﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89485</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f821cc1-b5ab-4b6c-8b36-8290c062c6aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Hegel Mantığı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, İngiliz İdealizminin en önemli temsilcilerinde John Ellis McTaggart’ın Hegelci Diyalektik, Hegelci Kozmoloji eserleri ile birlikte yazarın Hegel üzerine araştırmalarının son ürünüdür. 
Bu kitap Büyük Mantık’ı anlamak isteyen Hegel okurlarına bir açımlama olarak faydalı olacaktır. Aynı zamanda okuyucu bu kitapta, Varlık kategorisinden Mutlak İde kategorisine giden süreçte Hegel felsefesinin geçiş yaptığı çeşitli uğrakların eleştirel bir açıklamasını bulacaktır. 
Tüm filozoflar gibi, Hegel’in düşüncesi de durgun bir gölet değildir. Bu açıdan, Hegel’in Büyük Mantık ve Ansiklopedi eserleri büyük ölçüde örtüşse de,  farklılık gösterdikleri birkaç önemli nokta da söz konusudur. Bu farklılıkları görmek adına da elinizdeki kitap sizlere önemli bir izlek sunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89486</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30ba4b33-e98c-4ff2-a81b-f90a190c1ee3.jpg</image:loc>
            <image:title>Schelling -Doğa, Özgürlük, Mitoloji</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Fichte ve Hegel ile birlikte Alman İdealizmi’nin ve Alman Romantizmi’nin en önemli isimlerinden olan Friedrich Schelling’in felsefesine giriş niteliğindedir. Erken Romantizm döneminde kendisiyle birlikte yer alan Schlegel Kardeşler, Schleiermacher, Hölderlin ve Novalis gibi isimlerin Schelling düşüncesindeki yeri de bu kitapta ele alınmaktadır. 
Alman filozof Nicolai Hartmann bu kitabında, Schelling’in felsefi gelişimini ve düşüncesinin evrimini sistematik bir yöntemle okura sunmaktadır. Schelling’in doğa felsefesi, transendental idealizmi, özdeşlik, özgürlük ve din felsefesi eserde ele alınan temel konulardandır. Yalnızca Schelling felsefesini değil, Alman İdealizmi’ni ve Alman Romantizmi’ni anlama noktasında da bu kitap okuyucuya kılavuzluk yapacaktır. 
Hartmann’ın, görüşlerini mümkün olduğunca objektif bir bakış açısıyla ve tarihsel gelişimi esas alarak açık bir dille sunduğu bu eserini, Saygın Günenç çevirisi ile okurlarımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89487</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff685353-0a77-4ebf-a94a-9754f3962413.jpg</image:loc>
            <image:title>Fonksiyonel Özellikleri Bakımından Çaycuma İlçesinin Yerleşme Coğrafyası</image:title>
            <image:caption>1- Giriş 
2- Amaç ve Yöntem 
3- Araştırma Sahasının Coğrafi Konumu 
4- Çaycuma İlçesinin Doğal Çevre Özellikleri 
5- Çaycuma İlçesindeki Yerleşmelerin Fonksiyonları ve Özellikleri 
6- Sonuç ve Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89488</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dfa4394-e191-4618-b0de-28750c91a9fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;den Yunanistan&apos;a - Hakim&apos;in Yolculuğu 2</image:title>
            <image:caption>Umut yolunda Suriye&apos;den Türkiye&apos;ye uzanan yaşamlar...
Fabien Toulmé&apos;nin gerçek kişilerden ve yaşanmış olaylardan esin alarak üç ciltlik bir seriye dönüştürdüğü Hakim&apos;in Yolculuğu, insanlığı unutmuş bir dünyada insan olmanın nasıl bir şey olduğuna dair etkileyici bir grafik roman.
Sanatçının, uzun araştırmalar sonucu ve yıllara yayılan ikili görüşmeleriyle şekillenen anlatısı, Suriye&apos;deki savaş nedeniyle sahip olduğu her şeyi geride bırakıp, tamamen yasal yollar üzerinden, yeni ve daha &apos;&apos;yaşanabilir&apos;&apos; bir hayat kurmaya çabalayan bir adamın mücadelesine tanıklık ettiriyor.
Kendi hâlinde bir bahçıvanın başına neler gelebilir? Hakim için yaşam, hayallerinin peşinde azimle çalışan bir genç için seyrinde ilerlerken 2011&apos;de Suriye sokaklarında filizlenmeye başlayan Arap Baharı hareketi ile altüst olur. Dayatılan korku iklimi başta büyük kentler olmak üzere tüm ülkeyi sarar. Fidanlığı gasp edilen ve ardından sokaktaki yaralılara yardım ettiği gerekçesiyle bir süre tutuklu kalıp işkence gören Hakim için artık Suriye&apos;de yaşamak imkânsız hâle gelir. Genç adamın Şam&apos;ın güney banliyösünden başlayan sürgünlüğü; Lübnan, Ürdün, Türkiye, Yunanistan, Makedonya, Sırbistan, Macaristan, Avusturya, İsviçre ülkeleri üzerinden Fransa&apos;nın Aix-en-Provence şehrine kadar uzanır.

Serinin ilk kitabı olan &apos;&apos;Suriye&apos;den Türkiye&apos;ye&apos;&apos;yi Desen okurları için özel kılan yanı Türkiye&apos;den de bolca kareler içermesi. Sokak tabelalarından şehirlerin mimarisine ve evlerin mobilyalarına kadar incelikle verilen detaylar da Fabien Toulmé&apos;nin çizer olarak hikâyeyi aktarmadaki ustalığını kanıtlıyor. Hakim&apos;in 2013&apos;ün Mart ayında, Amman üzerinden uçakla Antalya&apos;ya gelmesiyle başlayan Türkiye serüveni; sırasıyla İstanbul ve İzmir şehirlerini de kapsayan bir güzergâhta, trajikomik durumlar eşliğinde veriliyor.

Yaşanmış bir hikâyeye dayanmasından ötürü hem bir belgesel hem de merak uyandırıcı bir haber röportaj niteliği taşıyan Hakim&apos;in Yolculuğu, usta bir çizer ve hikâye anlatıcısı olan Toulmé&apos;nin güçlü görselleriyle müthiş bir sinematografik anlatım sergiliyor.
&apos;&apos;Bunun benim başıma gelebileceği aklımdan bile geçmezdi. Anlıyorum ki her insan bir gün &apos;mülteci&apos; olabilir... Bunun için ülkenin çökmesi yeterli. Ya sen de onunla birlikte çöküyorsun ya da çekip gidiyorsun.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89489</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b83cb134-5e6e-41fa-b0d2-1be78bd3e69e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevrimiçi Dünya: Küreselleşmenin Geleceği</image:title>
            <image:caption>1990’lardan bu yana küreselleşme olgusu gerek bireysel gerekse toplumsal hayatlarımızın içinde yer alıyor ve içinde bulunduğu her şeyi değiştiriyor, dönüştürüyor. Uluslararası toplum da bu değişim ve dönüşümden muaf değil; eğitimden hukuka, teknolojiden güvenliğe, enerjiden kültüre hemen her konuda yeni şeylerle karşılaşıyoruz. 2020’de dünya genelinde yayılarak yaşamlarımızı felç eden ve milyonlarca cana mal olan Covid-19 pandemisi ise alışkanlıkları, ihtiyaçları ve zorunlulukları değiştirerek yepyeni bir hayat tarzını beraberinde getirdi. Sonuç olarak teknolojik gelişmelerle birlikte pandemiden çok önce başlayan ve pandemide artış gösteren dijital ve çevrimiçi bir kurguyla küreselleşme yeni bir boyut kazanmış bulunuyor. Küreselleşmenin geleceği üzerine, sisteme ve insana dair analizler içeren bu çalışma, 21. yüzyılın yeni meydan okumalarını anlayarak, yaşadığımız süreci farklı boyutlarıyla değerlendirme amacını güdüyor. 
Küreselleşme, Bölgesel Bloklar ve Gelecek CEM KARADELİ • Küreselleşme, Emek ve Sermaye AHMET ALPAY DİKMEN - ULAŞ TAŞTEKİN • Su ve Enerji Politikalarının Geleceği ve Dünya Düzenine Etkileri SENCER İMER • Küresel Güvenlik mi, Güvenliğin Küreselleşmesi mi? Yirmi Birinci Yüzyılın Güvenlik Kavramına Dair Bir Değerlendirme NURGÜL BEKAR • Covid - 19 Sürecinde Küreselleşme Boyutuyla Küresel Tedarik Zincirleri ve Uluslararası Ticaret GÜNER KOÇ AYTEKİN • Japonya, Çin ve Kuzey Kore Etkisinde Asya-Pasifik Bölgesinde Entegrasyon Süreci MEHMET FURKAN YILMAZ • Kültürel Açıdan Küreselleşmeyi Anlamak ve Değiştirmek Üzerine: Perspektifler ve Toplumsal Hareketler M. GÖKHAN UZUNER • Dönüşen İnsan ve Transhuman AHMET ALPAY DİKMEN • Küreselleşen Panoptikon: “Her Yer Gözetim” Post-Panoptikon Gözetim Olgusuna Sosyolojik Bir Bakış ELİF GÖZDAŞOĞLU KÜÇÜKALİOĞLU • Nesnelerin İnterneti Küresel İletişim Ağının Eğitim Sistemleri Üzerine Yansımaları MESUT ÜNLÜ •Küreselleşen Toplumda Eğitim: Salgın Sürecinde Çevrimiçi Olabilirliğin Anlamı MUHİTTİN ŞAHİN • Hukuk Devleti Endeksleri: Küresel Kapitalizm ve Sıradan İnsanın Hukuk Devleti Anlayışı NEZAHAT DEMİRAY • Kültürel Çeşitlilik Ekseninde Küreselleşmeye Yeniden Bakmak: Yerel-Küresel Etkileşimi ve Popüler Kültür RABİA BURÇİN YAVUZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89490</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39ce5aef-eed9-4c63-84e5-2bd38c5afc68.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-19 Salgını</image:title>
            <image:caption>Adını ilk kez 2019 yılının son günlerinde duyduğumuz Covid-19 virüsü, 2020 yılında tüm dünyayı etkisi altına alan bir salgına dönüşmüştür. Bu kitap, insanlığı derinden etkileyen salgının dünyanın farklı ülkelerinde ve bölgelerinde nasıl bir hikayesi olduğunu anlamayı ve anlatmayı amaçlamakta ve bu amaçla ülkelerin salgınla mücadele deneyimleri ile salgının bölgesel etkilerini ve küresel yansımalarını ele almaktadır. Çalışma ayrıca ülkelere ek olarak sınırların anlamını yitirdiği salgın sürecinde bölgesel oluşumları ve yurtlarından edilmiş mültecilerin karşılaştıkları güçlükleri de incelemektedir. Bu çerçevede kitap, ele alınan ülkelerin ve bölgesel oluşumların yaşadığı sorunlar, uyguladıkları tedbirler ve çözüm önerileri ile bunların iç ve dış politikadaki yansımalarını ve toplumların farklı kesimlerinin verdiği tepkileri değerlendirmektedir. ÜLKELER Çin Rüyası, Korona Kâbusu: Çin Komünist Partisi’nin Covid-19 ile Mücadelesi EMRE DEMİR • Güney Kore’nin Covid-19 Salgını ile Mücadelesi: İkinci Bir Kore Mucizesi mi? HATİCE ÇELİK • Japonya’da Covid-19 Salgını: Toplumsal Uyum, Demokratik Özgürlükler, Dünya Sağlık Diplomasisi BAHADIR PEHLİVANTÜRK • Rusya’nın Koronavirüs ile İmtihanı: Siyaset, Ekonomi ve Uluslararası İlişkiler Üzerine Etkiler HALİL BURAK SAKAL • Türkiye ve Pandemi: Bir Modern Ulus Devletin Kendi Suretiyle Mücadelesi K.ÖZHAN DEĞİRMENCİOĞLU • Covid-19 Günlerinde İran’ın Orta Doğu Siyaseti: Irak ve Suriye Krizleri Üzerine Bir Değerlendirme GÜLRİZ ŞEN • Hindistan’da “Sosyal Mesafe”: Kast Sisteminin Pandemik Hali ZEYNEP TUBA SUNGUR • Küreselleşme, ABD ve Covid-19 ENGİN SUNE • Ölüm ve Direnişin Korku ve Umut Kentleri: Brezilya&apos;da Korona Virüsü NEZİHE BAŞAK ERGİN SINIR AŞAN OLUŞUMLAR VE MESELELER Covid-19 Sürecinde ASEAN Bütünleşmesi ve Güneydoğu Asya KEREM KILIÇDAROĞLU • Covid-19 Salgını: Koronazasyon Sürecinde Avrupa Birliği’nin Büyük Sınavı MERVE SUNA ÖZEL ÖZCAN • Covid-19 Salgını ve Mülteciler İREM ŞENGÜL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89491</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cd18d28-f3cb-4640-ab7c-deb728adea51.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Hizmette Dezavantajlı / Risk Altındaki Gruplar</image:title>
            <image:caption>Sosyal hizmet, birey, grup ve toplumların yaşam kalitesini arttırmak için destekleyici uygulamaları kendi içerisinde barındıran uygulama temelli bir disiplindir. Bu yüzden öncelikle savunmasız, yoksul, toplumda kendini güçsüz hisseden kesimlere hitap etmektedir. Bu gruplara yönelik sosyal devlet bağlamında sosyal eşitliği sağlayıcı mekanizmaların oluşturulması, sosyal refahın sağlanmasında da büyük öneme sahiptir.
Bu kitapta öncelikle dezavantajlılığın ne olduğu, dezavantajlı / risk altındaki grupların sosyal hizmet ve sosyal politika açısından önemi ele alınmış, ardından da kitapta tanımlanan 13 farklı grup ayrı bölümlerde incelenmiştir. Öncelikle grupsal tanımlamalara yer verilmiş ardından da bu gruplara yönelik risk faktörleri ve bu risk faktörlerine yönelik sosyal hizmet uygulamaları sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89492</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74bd380c-08e3-41fc-a8b8-4b18b448b78f.jpg</image:loc>
            <image:title>Black Mirror: Aynadan Yansıyanlar</image:title>
            <image:caption>Modernleşme serüveninde zaman zaman tekno-paranoid olarak adlandırılabilecek çapta bir huzursuzluğun yaşandığını biliyoruz. Bu durum sanat ve teknolojinin ilk görkemli kucaklaşması sayabileceğimiz fotoğrafın icadından beri böyle. Teknoloji neye olanak, neye engel oluşturuyor? Kendini var etmenin, yeni ifade biçimleri keşfetmenin, özgürleşmenin yolunu açarak mı ilerliyor yoksa tersi şekilde mi? Bu noktada Black Mirror’a distopik yakıştırmalar yapıldığını da göz önünde bulundurarak, László F. Földényi’nin ütopyalar üzerine söylediklerini pekâlâ distopyalar için de düşünebilir, korkutucu kehanetleri, gelecek kurgularımızı, aslında bugünü, kendi zamanımızın yansımaları olarak değerlendirebiliriz. Black Mirror’ın geleceği konu alırken bugünün endişelerinden beslendiği açık. Dizinin yazarı ve yapımcılarından Charlie Brooker da bu endişelerin yaşamdaki karşılığı ve kurmacadaki temsilleri için &quot;sorumlu kimdir?&quot; sorusu üzerine düşünmemizi istiyor: &quot;Tüm sorunlarımızın kökeni ya teknoloji değilse? Kusurlu olan ya bizlersek?&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89493</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87467957-1c4d-493f-bd44-e4a69a9226e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünümsel Sosyolojiye Davet</image:title>
            <image:caption>Çağdaş sosyal bilim dünyasına damgasını vurmuş isimlerden biri olan Pierre Bourdieu, incelediği alanlar açısından büyük bir çeşitlilik gösteren eserleriyle, dünyanın dört bir yanında, çeşitli disiplinlerden araştırmacıları etkilemeye devam ediyor. Bourdieu sosyolojisine genel bir bakış sunan bu kitap üç ana bölümden oluşuyor: Loïc Wacquant, ilk bölümde Bourdieu sosyolojisinin yapısını ve mantığını derli toplu ama son derece derinlikli bir biçimde değerlendiriyor. İkinci bölümde Bourdieu, Wacquant’la yaptığı mülakatta sosyolog olarak entelektüel serüveninin adeta bir muhasebesini yapıyor. Çalışmalarını, kullandığı temel kavramları –yapı, alan, strateji, habitus, kültürel sermaye, çıkar, illusio, simgesel iktidar– olabildiğince yalın ve anlaşılır bir dille açıklıyor. Eserlerine dair yanlış anlaşılmaların nedenlerine işaret ederek kendisine yöneltilen eleştirilere cevap verirken, hem sosyal bilimler alanının genel bir manzarasını çiziyor hem de bu alanda kendi özgün konumunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Kitabın üçüncü bölümü, Bourdieu’nün lisansüstü öğrencileriyle yaptığı bir araştırma seminerinde verdiği konferanslardan oluşuyor. Bu bölümde Bourdieu, araştırma anlayışını öğrencilere aktarırken pratikten yola çıkıp epistemolojik ilkelere ulaşıyor. Kitabın sonunda ise yine Wacquant’ın kaleminden, Bourdieu’nün eserlerine dair iki okuma güzergâhı önerisi ve geniş bir kaynakça bulmak mümkün. Türkçedeki ilk basımı Düşünümsel Bir Antropoloji İçin Cevaplar adıyla yayımlanan kitabın gözden geçirilmiş ve genişletilmiş versiyonu niteliğindeki Düşünümsel Sosyolojiye e Davet, Bourdieu’nün eserlerine mükemmel bir giriş niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89494</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be7cd6fd-d6da-41b6-b7c9-27727fc70702.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsunlu Gözler</image:title>
            <image:caption>Lise son sınıftan, iki gün öncesine kadar her gece 
rüyasında aynı gözleri görür fakat bu rüyaya bir 
anlam veremezdi. O siyah gözler, efsunlu bakışlarıyla 
bakardı Halil’e. En sonunda bu rüya, içsel dünyasında 
gizli bir güç olmuştu. Böyle kabullenmişti ve rüyayı 
görmediği gecelerin sabahında kendisinde bir eksiklik 
varmış gibi hissederdi. Ama o gün köyde, o efsunlu 
gözlerle karşılaştığında yine rüyada olduğunu 
düşündü bir an. Gözlerini ovaladı. Bir daha baktı. 
Rüyada mıyım diye kendisine cimcik attı. Evet! Rüya 
değildi, gerçekti bu! Gözler, yüzünün güzelliğini 
zenginleştirmiş sanki bir ceylan gibi süzülüyordu. 
Boyu posu da tam kendine göreydi. Liseden itibaren 
rüyalarını süsleyen bu tılsımlı gözler, nihayet ortaya 
çıkmıştı. Hem de askerlik yaptığı yerde. “Ah bir daha 
karşıma çıkar mıydı bu peri kızı!” diye sızlanıp 
durmuştu. 

“Mutlaka görmeliyim onu! Bu rüyanın bir anlamı 
olmalı. Benim kaderim galiba o kız.” diye 
mırıldanıyordu kendi kendine.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89495</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29494363-35f3-404e-a6ce-9f269ec4b943.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozuk Para</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta macerayı sizler yönlendireceksiniz! 
Kelimelerin arasında gezinirken eğlenecek, birden fazla sonla biten hikayeleri okurken öğreneceksiniz! 
Haydi hemen sayfaları çevirin, maceraya yön verin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89496</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d8e94b7-9a68-4d19-880c-757715fc51b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Işığı</image:title>
            <image:caption>BEN UFUK UÇAR 
Herkes hayatın ortasından koşarken 
Ben hayatın kenarında yavaş yürüdüm, 

Güneş herkesi ışığıyla ısıtırken 
Ben yağmurlarda üşüyerek ıslandım, 
Herkes sevdiğinin elini tutarken 
Ben sırılsıklam, sevdiğime hasrettim. 
Herkes parklarda eğlenip gezerken 
Ben penceremde mutluluklarımı yaşadım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89497</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00c83e3a-4b02-4c0c-9684-13dc62f9a4b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşama Dair</image:title>
            <image:caption>Taksam kırmızı neşeleri 
Mutluluk tacı gibi başıma. 
Göğsüm kabarık, gözlerimde gurur 
Yürüsem şu garip ülkemin 
Topraklarında, 
Tek bir dikene rastlamadan yollarında.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89498</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfb75c97-c7ca-458b-9f74-8676453f1c8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gubar-ı Hüzün</image:title>
            <image:caption>Üzgünüm. Üzüldüğüm çok şey var… Ve bunca üzgünlüğün içerisinde 
elimden gelen tek şey elimden geliyor. Bu elîm bir hâdise değil 
fikrimce. Hiçbir vahimliği yok kanaatindeyim. 
Aslında bir mükâfat, içimi konuşturmak istediğim için elime
tutunmak. Elimse elîmime uzanan bir el .Buna inancım had safhada.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89499</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5298db04-d5e1-4819-9138-9beab189b2bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Astronot Olacağım</image:title>
            <image:caption>ASTRONOT OLMAK İSTİYORSUN 
BUNUN İÇİN GEREKEN BİLGİ VE BECERİYE SAHİP MİSİN? 
Kısa ama öz bilgilerle dolu bu kitap, uzay, astronomi ve Uluslararası Uzay İstasyonu hakkında merak ettiğin her şeyi öğrenmeni sağlayacak. 
Basit görevleri yerine getir ve bir roketle Uluslararası Uzay İstasyonu’na fırlatılıp inanılmaz bir uzay uçuşu yaparak pratik deneyim kazan. 
Bu seri, çocukların STEM konularına ve onlarla bağlantılı muhteşem mesleklere ilgi duymalarını sağlamayı amaçlamaktadır. 
Çocuklar bu seri ile doktorluktan astronotluğa birçok meslek için gerekli bilgi ve beceriler hakkında fikir sahibi olacaklar. STEM eğitimi, fen (science), teknoloji (technology),  mühendislik (engineering) ve matematik (mathematics)  gibi dört önemli disiplinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan bir öğretim modeli olarak tanımlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89500</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be8b3103-04b5-49b5-9af9-63a952289d1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısına Bilim 2020</image:title>
            <image:caption>Bilim Akademisi akademik liyakat, dürüstlük ve özgürlük ilkeleri üzerine kurulmuş, Türkiye’nin başarılı bilim insanlarını, bilime katkılarına göre üyeliğe davet eden bağımsız bir akademi ve aynı zamanda bir sivil toplum kuruluşudur.
Bu seçki, pek çok değerli bilim insanının katkısıyla, çoğunluğu 2020&apos;de Bilim Akademisi&apos;nin popüler bilim yayını sarkac.org&apos;da yayımlanmış yazılardan oluşturuldu.
Meraklısına Bilim’de araştırmacıların bilimsel düşünce ve yöntemi anlattığı yazı ve alıntılar, Covid-19’un değiştirdiği dengeleri ele alan yazılar ile matematik, Nobel Ödülleri, tıp araştırmaları, bilim tarihi, karadelikler ve kameralar/görüntüleme üzerine pek çok yazı yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89501</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e625732-7cfd-4392-a154-788d59f86a21.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuvvetler Ayrılığı Olmayınca</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitabın özelliği, 1946-1960 dönemine sistem sorunu açısından bakmasıdır.
Türkiye 1950’de çok partili hayata geçti fakat otoriter siyasi kültürle ve kuvvetler birliği sistemiyle…
Başta Celal Bayar olmak üzere DP iktidarı kuvvetler ayrılığına dayalı yeni bir anayasa yapmayı reddetti!
Kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı, bağımsız anayasa mahkemesi ve hukukun üstünlüğü kültürü olmadan 1950 yılında girilen çok partili dönemde olaylar nasıl gelişti?
Siyaset darbe felaketine giden yolda nasıl yürüdü?
1946-1960 dönemine bir tarih laboratuvarı gibi bakan Taha Akyol’un kitabında bu sorunun cevaplarını bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89502</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7eae914-5c15-4f86-9cea-07a8eb6527c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavak Ağacı</image:title>
            <image:caption>“Sıcak geçen yaz günlerinden sonra, hava artık daha serin; gün geçtikçe daha da serin olmaya başladı. Kuzey tarafımdaki yapraklarım her geçen gün daha da çok sararıyor. Güneşi daha çok gören güney tarafımdaki yapraklarım hâlâ yeşilliklerini koruyor.’’

Elinizdeki kitabı okudukça; yaşam enerjisini, dostluğu, umudu, önyargıyı, koruma iç güdüsünü, kıskançlığı, öfkeyi ve daha birçok duyguyu bir kavak ağacı olarak yaşayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89503</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3cf8d2f-a9a5-4973-9170-05749a60da33.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşka Sürgün Hz. Musa</image:title>
            <image:caption>Hz. Musa, daha üç aylık iken arkasında gözyaşlarını ve bastırılmış çığlıkları bırakarak evlat endişesinin pârelediği bir kadının eliyle bırakılmıştı Nil’e.
Nil’den Firavun’un sarayına ve Firavun’un karısı olarak şerrin doruğuna izafe edilse de cennet hatunu Hz. Asiye’nin kucağına teslim edilmişti. Allah (c.c.), emanetini binlerce masumu katleden Firavun’un sarayına göndermiş ve halkına zulmeden, ilahlık taslayan bu kara kalpli Firavun’a Hz. Musa’yı sevimli göstermişti.
Firavun farkında değildi ki kucağına aldığı bu çocuk, katlettiği masumların hakkını ondan alacaktı.
İnananlara örnek olarak kalan en büyük ders ise Hz. Musa ve Hz. Harun’un imanları ve güzel ahlâklarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89504</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/785a2e23-1e9f-459e-bc43-7858d78d1a40.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumdan Kaleler</image:title>
            <image:caption>Dalgalardan korkmayacaksın fakat dalgaların üzerine de gitmeyeceksin. Kaleni dalgaların geldiği yerlerin hemen dibinde yapacaksın ki dalgalar hem sana zarar vermeyecek hem de bolca ıslak kumdan faydalanacaksın. Bu taktiği uygularsan başarılı olursun.

Hayat da böyledir. Başarılı olmak için korkularını yeneceksin. Aynı zamanda da onlardan uzak durmayacak, korkularınla iç içe yaşayacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89505</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc61260b-b7f1-4f9b-b1ff-3866b4b95481.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens</image:title>
            <image:caption>“Elveda…” dedi tilki. “Vereceğim sır çok basit: İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçekleri görebilir. Gerçekler gözle görülmez.”
……
O zaman sen de kendini yargılarsın. En gücü de budur zaten. Çünkü kendini yargılamak başkalarını yargılamaktan çok daha güçtür. Eğer kendini yargılamayı başarabilirsen gerçek bir bilgesin demektir.
…….
Bu gezegenle ilgili numarasını da söyleyecek kadar detay veriyorsam, bunun nedeni sayılara bayılan büyükler. Onlara yeni bir arkadaştan söz açsanız, sesi nasılmış, hangi oyunları severmiş, kelebek biriktirir miymiş sormazlar “Kaç yaşında?” derler, “Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası kaç para kazanıyor?” Ancak böyle tanıdıklarını sanırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89506</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5160499e-03be-4380-ba42-b492c90dbb98.jpg</image:loc>
            <image:title>Şafak Süvarileri</image:title>
            <image:caption>“Savaş alanının tam kalbinde karşı karşıya duran Ecved Komutan ve Neccar Bey, birbirlerine tüfeklerini doğrultmaktaydı. O an sanki tüm muharebe durmuş, tüm sesler kesilmiş, tüm soluklar tutulmuştu. Tüm asker ve milisler başlarını onlara doğru çevirmiş, neler olacağını merakla izliyordu. Göğü kara bulutlar kaplamıştı. Bulutların damarlarında dolaşan şimşekler morluğun arasında ara ara ışıklarını gösteriyordu.

Ecved Komutan ve Neccar Bey tüfeklerini aynı anda indiriverdi. İkisinin de yüzünde ağlamaklı bir ifade vardı. Titreyen dudaklarla konuştu Ecved Komutan:
“Kardeşim… Yetmedi mi bu kan?”
“Artık kardeş kanı akmasın ağabey…” diyerek yanıt verdi Neccar, dopdolu gözlerle.
İkisi de savaşı unutmuş bir şekilde kollarını açıp birbirlerine doğru yürümeye başladı. Bütün kavgaları tüfeklerinin namlularında bırakan iki kardeşin tek dileği birbirlerine yıllar sonra yine sarılabilmekti.

Emperyalist planlar uğruna gereksiz yere kardeş kanının akıtıldığı Yemen’de yaşananların anlatıldığı bu eserde; kendinizi savaşın içerisinde hissedecek, cepheden cepheye koşacaksınız. Savaşın gölgesinde yaşama tutunmaya çalışan insanların dramlarını yaşayacak, Nazende ile Affan’ın zor şartlarda yeşeren sevdalarına şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89507</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9263e885-26a3-4bf8-9df6-f83c9231a67b.jpg</image:loc>
            <image:title>100 Yüzlü İnsan</image:title>
            <image:caption>Görülüyor ki günümüzün iki büyük sorunu var: Kendini tanımamak ve insanların iyi yönlerini görememek…
Kendimizi ve insanları bütün yüzleri ve yönleriyle tanıyalım ki; sorularımız cevap bulsun, sorunlarımız çözüm bulsun.
İnsanı tanıyalım ki; neyi neden yaptığı, neden herkesin farklı algılara sahip olduğunu, neden normallerin farklı olduğunu kavrayalım.
Kavrayalım ki, farklılıklar karşısında önyargılı olmayalım.
Empati olsun, hoşgörü olsun, güzellik olsun, sevgi olsun.
Olsun değil mi?
Olsun inşaAllah.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89508</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6043782c-410e-4187-9360-6be085ab3d7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne İçin Eğitim?</image:title>
            <image:caption>Çocukları karmakarışık iş dünyasına hazırlamak mı? Montaigne&apos;in deyişiyle kitap yüklü eşek olsunlar diye kafalarını olgularla doldurmak mı? Yoksa hayatın sayısız zorluklarıyla başa çıkabilmeleri için daha akıllı ve daha yetenekli olsunlar diye onlara nasıl düşünüleceğini ve sorgulanacağını öğretmek mi? Hızla değişen zamanlarda giderek artan sosyal, teknolojik, ekonomik ve siyasî baskılarla birlikte bu mesele önem arz eder.

Tarih bununla ilgili olarak ne söylüyor? Sokrates ve Platon zamanından itibaren asırlar boyunca büyük düşünürlerin güçlü görüşleri olmuştur. Bu kitapta Dr. Nicholas Tate bu düşünürlerden onunun düşüncelerini gözden geçiriyor.

Hem Okul Müfredatı ve Değerlendirme Kurumu&apos;nun hem de Yeterlilikler ve Müfredat Kurumu&apos;nun eski başkanı olarak, Winchester College müdürü, International School of Geneva [Cenevre Uluslararası Okulu] genel müdürü, Uluslararası Bakalorya yönetim kurulu üyesi ve hükümetlere danışmanlık yapmış biri olarak geniş eğitim deneyimiyle Tate, bütün bunları anlamlandırmak için ideal bir konumda bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89509</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e934ca93-f8db-472f-98b2-2f0ff4354cf9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürtler Aslında</image:title>
            <image:caption>“Uç sağ Kürt meselesini müstakil bir şekilde ele almak yerine komünizmle ilişkili, ‘komünist Kürtçülük’ olarak değerlendirmiş ve komünistlerin Türkiye’deki emellerine ulaşmak için Kürt meselesini ‘araç’ olarak kullandığını iddia etmiştir. ‘Komünist Kürtçülük’te vurgu daha çok ‘komünistlik’te olmuş, böylece Kürt meselesi ‘antikomünizm politikaları’ çerçevesinde çözülmeye çalışılmış ve bunda da devletle işbirliği içerisinde olunmuştur.” Türkiye’nin en temel demokrasi gündemlerinden biri olan Kürt meselesi belki de her toplumsal mesele gibi birtakım evrelerden geçmiştir ve yalnızca şimdide nasıl görüldüğüne bakılarak anlaşılamaz. “Kürtler Aslında...” Uç Sağın Kürtlere Bakışı’nda Bayram Koca, seküler Türkçü-Turancılar, ana akım milliyetçiler, ana akım İslâmcılar, radikal İslâmcılar olarak tanımladığı uç sağ bileşenlerinin 1945-1980 yılları arasında Kürtlere bakışını, birincil kaynakları inceleyerek ve o dönemin aktörleriyle görüşmeler yaparak inceliyor. Ayrıca milliyetçi ve siyasal İslâmcı akımların Kürt meselesini kavrayışlarında kendi içlerindeki ortaklıkları ve farklılıkları da bizlere sunuyor. Kitap yeni yeni gelişmeye başlayan uç sağ çalışmaları alanına önemli bir katkı yapmanın yanında, okurlarına uç sağın Kürt meselesine yaklaşımındaki “beka” kaygısının tarihsel izleğini sunuyor ve güncel tartışmaları yeni bir çerçevede anlamlandırabilmeye yardımcı oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89510</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0ea7383-b241-4948-b4e7-ce0f4599f774.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Küçük Pilotları</image:title>
            <image:caption>Pilot olmak isteyen Nazlı ve abisi Mert’in oyuncak uçakları, bilgisayar oyunları ya da kumandalı helikopterleri yoktu. Bu yüzden de pilot olamayacaklarını, hatta pilotçuluk bile oynayamayacaklarını düşünüyorlardı! Ta ki dedeleri neşeli bir kahkahayla yanlarına gelene dek… Dedeleri onlara yanıldıklarını göstermeye hazırdı! “Beş derste pilotçuluk eğitimi” başlıyordu! 
 
Dedelerinin desteğiyle Nazlı ve Mert, ellerindeki malzemeler ve hayal güçleri sayesinde dünyanın en küçük pilotları olmaya hazırlanırken, içinizi ısıtacak bu keyifli hikâyeye siz de ortak olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89511</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48a94217-9e9f-436e-82f2-3378f3e2a68a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzünün Yüzü ve Söğütbülbülü Bübü</image:title>
            <image:caption>Minik bir söğütbülbülüydü Bübü. Kanatları henüz tam gelişmediğinden, zamanının çoğunu yuvasında, annesinin uzun yolculuklarla ilgili anlattığı hikâyeleri dinleyerek geçirirdi. Bübü, o yolculuklardan birine çıkmak için çok sabırsızlanıyordu! 
 
Bir gün annesine sorduğunda, “Zamanı geldiğinde gökyüzü bize söyleyecek,” cevabını alınca, Bübü hevesle gökyüzünün yüzünü aramaya koyuldu. Belki onu bulursa, yolculuğa erken çıkmaları için ikna edebilirdi! Fakat yolda karşılaşacağı küçük dostları sayesinde Bübü bir şeyi fark edecekti: Bazı durumlarda sabırlı davranıp doğru zamanı beklemek o kadar da kötü olmayabilirdi... 
 
Değerler Eğitimi Serisi’nin bu ilk kitabında küçük okurlar hem tatlı bir kahramanla tanışacak hem de sabırlı olmanın önemini öğrenecek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89512</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d8051ee-4879-42dc-b9e4-b506f78d2f4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Hasta</image:title>
            <image:caption>46 DİLDE 2,5 MİLYON OKUR 
 
GOODREADS YILIN EN İYİ GERİLİM ROMANI ÖDÜLÜ 
 
NEW YORK TIMES ÇOKSATANLAR LİSTESİNDE 46 HAFTA 
 
&quot;YILIN EN İYİ KİTAPLARI&quot; SEÇKİLERİNDE 
AMAZON - PUBLISHERS WEEKLY 
 
 
SESSİZLİĞİN KÖKLERİ TAHMİN EDEBİLECEĞİNİZDEN ÇOK DAHA DERİNLERDE. 
Başarılı ressam Alicia Berenson, kocası Gabriel onun için endişelenmesin, iyi olduğunu görsün diye bir günlük tutuyordu. Bu çok sevdiği adam, ondan sebep mutsuz olmamalıydı. 
Alicia Berenson, otuz üç yaşında, kocasını suratına beş kez ateş ederek öldürdü. Sonrasında tek kelime bile konuşmadı. 
Adli psikoterapist Theo Faber, yıllardır kimsenin başaramadığını başarıp Alicia’yı konuşturabileceğinden emin. Ama olur da başarırsa, gerçeği duymak isteyecek mi? 
 
 
“Unutulmaz! Hitchcock gerilimi, Agatha Christie kurgusu ve Yunan trajedisinin birleşimi.” Entertainment Weekly 
 
“Sayfalar, çevirirken parmaklarınızın arasında tutuşup yanıyor.” David Baldacci 
 
 &quot;Zekice kurgulanmış, sofistike bir gerilim.” Lee Child</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89513</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2656dddf-f3cd-48ec-9175-c1e0347025a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim Posdcorb</image:title>
            <image:caption>Yönetim Posdcorb</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89514</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb4a33f5-3e84-4192-815d-9ecb55082547.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Seni Seviyorum Deme Hissettir</image:title>
            <image:caption>en benim kalbimin kafası güzel halisin... 
Sevmekten daha önemli şeyler vardır. 
Hissettirmek gibi, koklayarak öpmek gibi…  
Bazen sevilmekten çok varlığını hissetmek istersiniz. Varlığını hissedemediğiniz birini sevemezsiniz.Kadınlar sevildiğini duymaktan çok hissetmek ister. 
Sevdiği adamın sevgisini hisseden kadından daha güzeli yoktur. 
Sevdiği kadına sevgisini hissettiren erkeğin aşkına doyum olmaz. 
Ben bu kitapta kendimi sana hissettirmeye geldim.  
Ben sevdikçe hissettirdim, sen hissettikçe gittin. 
Oysa sen benim kalbimin kafası güzel haliydin… 
Ve o gün öyle bir gittin ki ben o günden sonra kendimi hissetmedim… 
Ve o kalple seni sevdim. 
Varlığını hissedemediğiniz birini sevemezsiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89515</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d41436b5-2fff-41df-9aff-14876f4e4fed.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Seni Seviyorum Deme Sev</image:title>
            <image:caption>Çünkü zaman değil, en çok sevgi iyileştiriyor insanı. 
Kurduğum en güzel hayallerim yıkıldı.  
Hem de beklenmedik insanlar tarafından. 
Bense bu duruma sadece sessiz kaldım. 
Korkaklığımdan değil, kırgınlığımdan. 
İnsanın bazen en çok söylemesi gereken şeylerin 
yerine sahne alır suskunluğu. 
Ben de sustum ve kendi gösterimi kendim izledim. 
Gişe rekoru kıran bu gösteride, 
başrolü yalnızlığım ve hayal kırıklıklarım oynadı.  
Ben de yalnızca izledim. 
En güzel hislerimi değmeyecek insanlar uğruna heba ettim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89516</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aed8d2b3-69dd-42a8-a107-229e73b1939e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Hoş Geldin</image:title>
            <image:caption>“Kahverengi dallardan pembe çiçekler açtığına göre, ümitsizliğe gerek yok.” 
 
Kendinden başka kimseye ihtiyacın yok. En kötü gününü düşün. Sana, “Yanındayım,” diyen onca insan vardı. Tek başına atlatmadın mı? Düştün, ayağa kendin kalkmadın mı? Doldun, tek başına ağlamadın mı? Soruyorum sana: Değmeyecek insanlar için kendine yeteri kadar haksızlık yapmadın mı? 
 
İnsanlar gelip geçici. Unutma, kimse senden daha çok düşünmeyecek seni. “Gitmem,” diyenler gidecek, sen yine kendine geleceksin. Düşeceksin, ayağa yine kendin kalkacaksın. Yaralanacaksın, yaralarını kendin saracaksın. Onca acının içinden yine tek başına çıkacaksın. Sarılmaya ihtiyacın olacak, yine kendine sarılacaksın. Dertlerin seni yakacak, Anka kuşu gibi küllerinden doğacaksın. 
  Kendine iyi bak, sana en çok sen lazımsın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89517</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/913e714c-bc01-40ef-a42e-106e531b6ff6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen On Yedi Yaşımsın</image:title>
            <image:caption>Gittiği yere kadar değil, gücünün yettiği yere kadar sevmeli insan... 
 
Seni &apos;&apos;canımın içi&apos;&apos; diye sevecek birini kaybettin. 
Şimdi hiçbir can nefes olmayacak sana. 
Daha çok sevileceğini umarak gittiğin yerde sıkışırsa kalbin, 
elini kalbine koy; çünkü o acı benim. 
O sıkışmayla sana, bizi bitirme çabalarını ve hiçe sayışlarını hatırlatmaya geleceğim. 
Biliyor musun sevgilim? 
Seni sevdim. 
Bir insan hayatında ne kadar çok ve ne kadar güzel sevebilirse, 
o kadar sevdim. 
Bu da benim yenik zaferim… 
 
Sen benim ilk çaresizliğim, sen benim ilk yenilgimsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89518</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c9b4aa9-996d-479f-99d1-f726f0a27d5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yine de Sevdik</image:title>
            <image:caption>Değiştirebildiğiniz kadar değil, olduğu gibi kabullenerek sevin insanları... 
“Biz bittik,” demişsin. Fakat sen bitmenin ne demek olduğunu bilememişsin. Bitmek değildi bizimkisi, hiç başlayamamaktı. Bitmek için başlamak gerekir biriciğim. Biz hiç başlamadık ki… Sen beni güzel sevmedin. 
Sana her adım attığımda beni biraz daha sensizliğe ittin. 
Ben seni her şeyim diye sevmiştim. 
Meğer senin için koca bir hiçmişim. İnsanlara, “Ben ondan çoktan gittim,” deme; çünkü sen bana hiç gelmedin. 
Ben senin varlığını hiçbir zaman hissetmedim. 
Fakat bir gün olsun vazgeçeyim de demedim. 
Şunu unutma; ben bizden hiç vazgeçmedim, sen beni vazgeçirdin. Ama rahat olsun için çünkü sensiz daha rahat artık benim de içim! 
 
Kabul olacak dua olsan, açılmayacak uğruna ellerim…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89519</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c51f19f6-c46b-4c32-aa1c-db77b345210e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne - 7</image:title>
            <image:caption>Anne ile Gilbert, Avrupa gezisinden döndüklerinde St. Glen Mary’de küçük bir değişiklik fark ederler: Köye John Meredith adında yeni bir rahip gelmiştir. Biraz dalgın bir kişiliğe sahip bu rahip, dört çocuğunu da yanında getirmiştir: Jerry, Faith, Una ve Carl. Çocukların yaramazlıkları ve buna rağmen her daim başıboş bırakılmaları St. Glen Mary halkının hayatlarını altüst eder. Ingleside’ın çocukları, Jem, Walter, Nan, Di, Shirley ve Rilla da onlara eşlik edince işler iyice karışır. Çocuklar birlikte heyecan verici ama kimi zaman gülünç pek çok maceraya atılır. Maceraların ana mekânı ise büyülü Gökkuşağı Vadisi’dir. Gökkuşağı Vadisi, kısa süre içinde çocukların hayal dünyalarına adım attıkları, tüm sevinçlerini ve üzüntülerini paylaştıkları ve en önemlisi de dostluğu keşfettikleri yer haline gelir.

Yeşilin Kızı Anne serisinin yedinci kitabını okurken Blythe ve Meredith’in çocuklarının maceralarıyla eğlenip onların kurduğu hayallere ortak olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89520</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9fe9361-25f1-442f-ae81-dbfd511fc499.jpg</image:loc>
            <image:title>Safahat’tan Seçmeler</image:title>
            <image:caption>Özellikle yazdığı İstiklal Marşı sayesinde Türk milletinin gönlünde yer edinen Mehmet Akif Ersoy, yazdığı şiirlerle toplum meselelerini dile getirmekle kalmamış, onun çözüm yollarını da göstermiştir. 
Bu seçmeleri hazırlarken Safahat&apos;ın mutlaka okunması gereken bir eser olduğu düşüncesinden hareketle her okuyucunun Akif&apos;in şiir dünyasıyla tanışmasını sağlamayı amaçladık. 
Akif&apos;in ideal bir gençlik hayalinin olduğunu ve bu gençliği Asım diye isimlendirdiğini biliyoruz. Milli şairimizin bu düşüncesini gerçekleştirmenin yolu onun eserlerini okumak, anlamak ve yeniden yorumlamaktan geçer. Günümüz gençliğine düşen de onu anlamaya çalışıp vatanın kalkınması için önem arz eden fikirlerine sahip çıkmaktır. 
Bu seçmeler kitabının Safahat&apos;ın daha fazla okunup anlaşılmasına vesile olmasını ve milli şairimizin geniş okuyucu kitlesi tarafından bilinmesini, tartışılmasını, şiirlerinin yeniden yorumlanmasını temenni ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89521</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17f295e6-6847-44de-bca9-4ef12e25a1d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yardımsever Kanguru</image:title>
            <image:caption>Her çocuğun bir masala, her masalın bir anlatıcıya ihtiyacı vardır. 
Masallar hayatla baş etme becerilerimizi geliştirirken, 
hayal dünyamızın zenginleşmesine de yardımcı olur. 
Bu masal da bir kangurunun çocuklara yardım etmesiyle başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89522</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5e24c88-4729-40cb-b15d-5d275ba76648.jpg</image:loc>
            <image:title>Evi Eriyen Kutup Ayısı</image:title>
            <image:caption>Her çocuğun bir masala, her masalın bir anlatıcıya ihtiyacı vardır. 
Masallar hayatla baş etme becerilerimizi geliştirirken, 
hayal dünyamızın zenginleşmesine de yardımcı olur. 
Bu masal da bir kutup ayısının evinin erimesiyle başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89523</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db5086ef-0372-4486-b54b-003254c91f0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mis Kokulu Kokarca</image:title>
            <image:caption>Her çocuğun bir masala, her masalın bir anlatıcıya ihtiyacı vardır. 
Masallar hayatla baş etme becerilerimizi geliştirirken, hayal dünyamızın zenginleşmesine de yardımcı olur. Bu masal da küçük bir korkarcanın ormanda yeni arkadaşlar aramasıyla başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89524</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6a6aee2-c520-480a-b5a8-a3b872913d0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Taş Bebek</image:title>
            <image:caption>Mahmut Yesari’nin eserleri nadiren mutlu sonlarla biter. O karakterlerine karşı oldukça acımasızdır. Öykü ve romanlarına, kendi sonunu çağırırcasına, karanlık, acılı, yürek burkucu sonlar seçer. Kahramanları da genellikle kaybeder. İnançlarını, aşklarını, umut ya da hayatlarını kaybederler birer birer. Bu seçkide yer alan üç uzun öykünün kahramanları da bu kaybedenlerdendir. 
 
“Taş Bebek”te Füsun’dan hoşlanan, bu güzeller güzeli kızın kalbinde yer etmeye çalışan Fatin ve Haluk’un sonu hüsran olacaktır. “Bir Rüyanın Hatırası”nda Remide, yaz aşkı Cin’in aslında sandığı gibi bir genç adam olmadığını öğrenip hayal kırıklığına uğrar. “Sevda Geceleri”ndeyse pek çok kadınla gönül eğlendirdikten sonra Süheyla’da karar kılan Ekrem, tam da saadetin eşiğindeyken geçmişi karşısına dikilecektir. Süheyla da Ekrem de… Hepsi, ama hepsi kaybedecektir. 
 
“Hayatta sürekli sevinç yokmuş.” 
 
Bizim Hikâye, Osmanlı’dan günümüze edebiyatımızda öykünün izini süren, öykücülüğümüzü var etmiş, geliştirmiş yazarların eserleri arasından en güzellerini, en başarılılarını, en önemlilerini belirli bir tematik bütünlük gözeterek ortaya koyan, 1850’lerden 1950’lere kadar bir asırlık öykücülüğümüzün verimlerini bir araya getiren bir kitap dizisi. 
 
Bizim Hikâye dizisiyle birlikte, hem öykücülüğümüze dair bütünlüklü bir söz söylemek hem de yeni öykücüler keşfetmek üzere farklı yolculuklara yelken açıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89525</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3c7d485-8920-4f52-8dbb-f978331dd3a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutma Beni Çiçeği</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı okurken umuda çiçek açan hikâyeler fısıldayacak kulağına, “Yalnız değilsin” diyecekler. Çünkü hayatın sürprizleri ve çelmeleri, belleğin oyunları, sustuklarımız, kaçtıklarımız, avaz avaz bağırıp savunduklarımız, gördüklerimiz, görmek istemediklerimiz ve tabii ki sevgi, aşk, aile, dostluk… Hepsinden oluşan, geçmişin gölgesinde, bugüne renk renk çiçekler açmış kocaman bir demet 
UNUTMA BENİ ÇİÇEĞİ. 
Sana “Yalnız değilmişim” dedirtecek, içinde karakterlerine sarılma isteği uyandıracak hikâyelerden derlenmiş, her sayfası başka dünyalara açılan bir kitap. 
Hadi tut elinden kahramanlarımın! Önce onlar hikâyelerini anlatacak sana, sonra da sen anlatacaksın, ama kendine! “Ben de” diyeceksin. Sessiz, sözsüz bir itiraf başlayacak içinde ve sonra yüreğinde çiçekler açacak. Çünkü birinin elini tutması, “Ben buradayım” diyen birilerinin olduğunu ve yalnız olmadığını bilmek hem yüreğini hafifletecek hem de güç verecek. 
Sana sadece hikâyeler ve karakterler değil, dostlar ve ihtiyacın kadar da umut tohumu veriyorum. 
Uzat ellerini, hayal edemeyeceğin kadar umut var burada. 
Artık hepsi senin avuçlarında. Her daim kullan, unutma. 
Umudunu besle, büyüt ve sen de başkalarına umut vermeyi hep hatırla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89526</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2a4396a-10dd-4703-885b-80d50bc7ccec.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada</image:title>
            <image:caption>Aldous Huxley’nin, 1962 yılında yayımlanan son kitabı Ada, yazarın en bilinen romanı Cesur Yeni Dünya’nın ütopik ikizi. Otomatik Portakal’ın yazarı Anthony Burgess’ın da en iyi doksan dokuz modern roman arasında saydığı bu eserde Huxley, çocuklar birden fazla aile tarafından yetiştirilebilir mi, geçmiş travmaların etkisinden kurtulup aydınlanmak mümkün mü, Batı bilimi ile Doğu felsefesi harmanlanabilir mi, bir ülke yayılmacı politikalar uygulamadan da var olabilir mi gibi soruları irdeliyor. 
 
Yakın zamanda eşini kaybeden gazeteci Will Farnaby, görünüşte bir deniz kazası sonucu, Pasifik Okyanusu’nda yüz yirmi yıldır gözden uzakta gelişen, zengin petrol kaynaklarına sahip bir adanın, Pala’nın sahiline sürüklenir. Will, âdeta bir cennette yaşayan bu ütopyanın sakinleriyle tanıştıkça, Pala’ya gelmekteki asıl amacını da sorgulamaya başlar. 
 
Ada, distopya edebiyatının en tedirgin edici başyapıtlarından birini yazan Aldous Huxley’den, buraya, bu âna ve yarına dair gerçekçiliği elden bırakmayan bir ütopya. 
 
“Huxley, insanın sınırları ve potansiyelinin tamamen anlaşılması sayesinde iyi bir hayatın gelişebildiği hayali bir tropik ada gösteriyor bize.” –Anthony Burgess 
 
“Romanın dini fanatizme, büyük askeri güç kullanımına, petrolün jeopolitik önemi ve yapay döllenme gibi konulara dair uyarıları, çağımızın ikliminde fevkalade öngörülü geliyor.” –The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89527</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/327454ce-e8cc-4e31-a839-b8f674f701fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecede Saklı Yalnız Aşklar</image:title>
            <image:caption>Başarılı bir iş insanı olan Bora, çalıştığı şirketin Roma ofisine transfer olur. Bu transfer aslında içinde bir kaçışı da barındırır. Roma’da hayatına giren kadınlarla mutlu olduğu yanılgısına düştüğü bir dönemde, İstanbul’dan, âşık olduğu ve kaçtığı kadından sürpriz bir mektup alır. Mektubu okuduktan sonra hayatını sorgulamaya başlayan Bora’nın, hedonist yaşam algısı kökünden sarsılır. 
 
Gecede Saklı Yalnız Aşklar, felsefesi “anı yaşa” olan genç ve başarılı bir adamın kendi ruhunun derinliklerine yaptığı bir yolculuğun hikâyesi. 
 
“Karmaşa bilinmezlerle doludur ve içgüdüsel olarak hepimiz için heyecan vericidir ama basitlik bir sabun köpüğü gibidir. Ne değerini biliriz ne de yok olup gittiğinde onu umursarız. Oysa bu evrenin en gizemli mesajlarından biridir, en huzur verici olanın kendini hiç belli etmeden çekip gitmesi. Onun farkına bile varmamızı engelleyen bir sessizliğe sahip, çekingen ve önemsiz görünür.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89528</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b79daeb-7334-4547-91df-4a8d513a3295.jpg</image:loc>
            <image:title>Sistem Konstelasyonu Eğitim Kitabı Temel Bilgiler, Yöntemler ve Uygulama</image:title>
            <image:caption>Sistem konstelasyonu, bütün danışmanlıklar, sosyal ve terapötik meslekler için yararlı bir tamamlayıcı yöntemdir. Ayrıca ilgilenen herkese kendi kişisel gelişimleri için yoğun öz farkındalık ve kapsamlı destek fırsatı sunar. 

Sistem Konstelasyonu Eğitim Kitabı, sistem konstelasyonunda bireysel terapötik ve psikososyal alan odaklı temel eğitimin bütün yönlerini kapsayan bir çalışma ve kaynak kitaptır. Bu kitapta güncel ve kök ailelerinizdeki ilişkilerinizde ve kendi seçtiğiniz hayatlarda konstelasyon çalışması için önemli olabilecek her şeyi bulabilirsiniz. 
Peki Sistem ve Sistemik Konstelasyonlar nedir? 

İki veya daha fazla kişi, kurum, ülke, takım vb. somut ve soyut gruplar sistemi oluştururlar. Sistemik Konstelasyon, birbirine bağlı grupların kendi içlerinde gelişen dilini anlamamızı sağlar ve bağlantıları yeniden düzenler. Olayları bir bütün olarak ele alıp daha derine iner. Kör sevgi ve sadakatle yarattığımız dolanık ve düzensiz bağlantılar hayatımızı bazen kısıtlayabilir ve deneyimlerimizden yola çıkan sonuçlar hayatımızı karmaşık hâle getirebilir. Bu noktada çözüm sistem konstelasyonundadır. 

20 yıldan daha fazla süredir üzerinde çalıştıkları, “Sistem Konstelasyonu” konusunda dünyaca tanınan duayenler Sevgili Stephanie Hartung ve Wolfgang Spitta, bilgi ve tecrübelerini tüm cömertlikleri ile bu kitapta birleştirmişlerdir. 
Sistem Konstelasyonu Eğitim Kitabı, hem alan öğrencileri ve danışmanlar 
hem de kendi kişisel gelişimine önem veren herkes için 
zengin bir kaynak ve bir baş ucu kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89529</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/759cb737-e005-4b11-a1f8-6d972df06238.jpg</image:loc>
            <image:title>The Roadmap of Sustainable Growth</image:title>
            <image:caption>Contents 
Acknowledgements 
About The Author 
Preface 
Chapter1: Technology Development 
Chapter2: Training of the Work force 
Chapter3: Capital Investments 
Chapter4: Legal Reforms 
References</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89530</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21d0399b-132b-4f88-a906-fff1ec022d2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Köy Muhtarlarının Spor Hizmetleri ile İlgili Yerel Yönetimlerden Beklentilerinin Tematik Analizi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Şekiller Dizini 
Tablolar Dizini 
Simgeler ve Kısaltmalar 
1.Giriş 
2. Genel Bilgiler 
3.  Materyal ve Metod 
4.  Bulgular 
5.Tartışma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89531</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/216f69af-4be3-4832-98d6-cc2a04b165fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Hukukta Yapay Adalar ve Tesisler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Önsöz 
İçindekiler 
Kısaltmalar Listesi 
Giriş 
Birinci Bölüm 
1. Yapay Adalar ve Tesislerin Uluslararası Sözleşmelerdeki Yeri ve Tanımı 
İkinci Bölüm 
2. Yapay Adalar ve Tesislerin Kurulması ve Kaldırılması 
Üçüncü Bölüm 
3.Uluslararası Çevre Hukukunda Yapay Adalar ve Tesisler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89532</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06edb698-b53d-42cf-98bf-2ad63d059513.jpg</image:loc>
            <image:title>Geştalt Danışmanlığı: Değişme Yolculuklarına Uzanan El</image:title>
            <image:caption>Danışanını “olduğu gibi” tanıma; onun da kendisini “olduğu gibi” tanımasına, tanımadığı parçalarını benimsemesine yardımcı olma: İşte Geştalt Danışmanlık Yaklaşımı! 
Yaklaşıma ilişkin kuramla uygulamayı iç içe sunan kitap hem mesleğe yeni adım atmış danışmanlara hem de deneyimli danışmanlara yönelik, Geştalt danışmanlığının felsefesi ve çalışma yöntemleri üstüne kapsamlı bir kılavuz niteliğindedir. Sills, Fish ve Lapworth, dört kesime ayırdıkları metinde, okurlara önce Geştalt yaklaşımına genel bir bakış, sonra Geştalt danışmanlığının başat kuramlarına ilişkin bir inceleme, daha sonra da Geştalt uygulama ve değerlendirme evrelerine yönelik bir odaklanma sağlıyor; olgu örneği sunusuyla birlikte eğitme ve üstdenetmenlik üstüne bölümle çemberi tamamlıyorlar. Kitap, her bir bölümde yer alan alıştırma örnekleriyle, önerileriyle yalnızca danışmanlara, danışanlara değil, Geştalt yaklaşımıyla yeni tanışmış sıradan okurlara da seslenebilecek, onların da ilgisini çekecek yalınlıkta.  
  Yazarlar “kendinizi, içinde yer aldığınız çevreyle birlikte fark etmeye” çağırıyor. Bu çağrıya “ben varım, hazırım!” diyorsanız Geştalt Danışmanlığı’na buyurunuz, hoş geldiniz. Şimdi ve burada bir yolculuğa çıkıyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89533</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b70ef660-4890-4465-a625-79be43540a6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızca Sayıları Seven Adam</image:title>
            <image:caption>Tüm zamanların en üretken matematikçilerinden Paul Erdős’ün mükemmel bir biyografisi. Erdős, 485 matematikçi ile ortak çalışmalar yaptı ve 1500’den fazla (normal bir matematikçinin yaklaşık 10 katı) makale yayımladı. Onun hiç evi olmadı, sahip olduğu her şeyini sığdırdığı bir bavulla, çalışmak istediği matematikçilerin kapısına dayandı. Bu kitapta, Erdős’ün yaşamına dair diğer detayların yanı sıra, yaşamı boyunca çalıştığı (çoğunluğu sayılar teorisi ile ilgili) çok sayıda problem hakkında tartışmalar da yer alıyor. 
Cambridge Üniversitesi, Matematik Kitapları Öneri Listesi, 2021 
“Erdős matematiğe inanılmaz ölçüde katkılarda bulundu. Ama benim için daha önemli olan çok sayıda matematikçi yaratmış olmasıdır. Muhteşem bir problem ortaya koyucuydu. Herhangi bir zorluk derecesindeki problemi formüle etme yeteneği efsaneviydi. Pek çok insan cevaplaması neredeyse imkânsız olan, zor ya da saçma denecek kadar kolay sorular sorabilir. Fakat çok azımızın ulaşılmazlıkla saçmalık arasındaki ince çizgide ilerleyebilecek yeteneği vardır. Erdős problemleri, çözmek için yarım asır ya da daha fazla zaman gerektiren Hilbert problemlerinden değildi. Erdős soruları hep tam ayarındaydı. Araştırmamızda tökezliyorsak, aslında çoğu zaman doğru soruyu sormuyoruzdur. Erdős’ün seçkin ve önemli soruları, matematik tarihinde yerlerini almışlardır. Bu soruların hemen hemen hepsini çözmek için ciddi çabalar ortaya konulmuş ve bazıları kısmen, bazıları ise tamamen çözülmüşlerdir.” 
Richard Guy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89534</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c52be6bb-7448-4134-8b7f-ebfcdce35199.jpg</image:loc>
            <image:title>Düet ve Düello</image:title>
            <image:caption>Sözünü sakınmayan, yanılgılarını itiraf etmekten korkmayan, dobra bir kadın ve dobra bir erkek... İkisi de sonuna dek açık sözlü, sansürsüz ve inatçı. İkisi de başkalarının ne diyeceğini hiç umursamıyor... İlk aşklarını 70&apos;li yılların büyülü ortamında başkalarıyla yaşayan Nilgün Belgün ve Cengiz Özakıncı, günümüzde giderek yok olan aşkı kurtarmak üzere, &apos;Aşk, yeniden&apos; dediler ve el ele verip aşkın, sevginin ve dostluğun kitabını yazdılar birlikte... Kendi ilk aşklarını, şiirlerini, şarkılarını, günümüz gençliğiyle paylaşırken, kimi kez birbirleriyle kıyasıya çatışarak Kadın-Erkek Savaşı&apos;na girmekten hiç çekinmeyen Belgün ve Özakıncı, Kadın-Erkek Dostluğu&apos;nun en güzel örneklerini de verdiler bu kitapta... Ve bir şairin ruhu kitap boyunca adım adım izledi onları... Kimi kez Düet`e kimi kez Düello&apos;ya dönüşen bu diyalogları okurken gözleriniz dolabilir evet... Belgün&apos;ün Farketmez Gençliği, Özakıncı&apos;nın Duygusal İktidarsızlar olarak adlandırdığı günümüz gençliği, bir türlü yakalayamadığı Gerçek Aşkın Sırrı&apos;nı çözebilir bu kitapta... Yitirilen Duygular&apos;dan Yalan Sevgiler&apos;e; kuşaklar arası çet&apos;ten Sokak Kızı İrma&apos;ya; aşk uğruna tahtını terk eden Kral Edward&apos;tan, Marliyn Monroe ve Yves Montand&apos;a; burçlar arası yıldız savaşları&apos;ndan sevdiklerini tokatlayan aşıklara; “Erkek niçin aldatır”dan “Dişi Entrikalar”a; “Zihinsel Aldatma”dan “Bedensel Aldatma”ya; “Geçici aşk”tan kalıcı sevgi ve kıskançlığa; “İlk günah”tan Cennet&apos;teki ilk kavga&apos;ya; cennet&apos;ten kovulan ilk feminist Lilith&apos;ten Adem ve Havva’ya; İlk ihanet&apos;ten aynı kişiye ikinci kez aşık olmaya; aşk eski bir yalan&apos;dan; aşk ahlak ve namus&apos;a; paranın egemenliğinden &quot;biricik bedava utluluğumuz: Aşk&quot;a; her şey ama her şey masaya yatırıldı bu kitapta..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89535</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afe03492-eb7c-4ade-9dca-e8ffcade80fc.jpg</image:loc>
            <image:title>19. Yüzyılda Karadeniz Ticareti Kurumlar Ve Organizasyonlar</image:title>
            <image:caption>19. Yüzyıl, hem Avrupa hem de Osmanlı iktisat tarihi açısından önemli ve literatürde Büyük Ayrışma olarak tanımlanan geçişin özelliklerinin belirginleşmeye başladığı; Avrupa’da Napolyon Savaşları’nın sona erdiği, Sanayi Devrimi’nin sonuçlarının ve kentleşmenin belirginleşmeye başladığı,  pek çok alanda köklü dönüşümlerin yaşandığı bir dönemdir. 
 
Hem Avrupa hem de Osmanlı iktisat tarihi açısından önemli ve literatürde “Büyük Ayrışma” olarak tanımlanan geçişin tarihini anlatan “19. Yüzyılda Karadeniz Ticareti”, yaşanan ekonomik dönüşümün boyutlarını anlayabilmek için Karadeniz havzasını bütüncül bir bakış açısıyla değerlendiriyor. 
 
Karadeniz ticaretinde işlem maliyetleri analizini ilk yapan çalışma özelliğindeki kitap, Karadeniz liman kentlerini kurumsal yapıda değişim, ticari genişleme ve şehirleşme açısından inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89536</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/039b13dc-d78c-440e-96df-be13d09fd446.jpg</image:loc>
            <image:title>Paleolimnoloji - Biyolojik İndikatörler ve Anadolu’da Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>ALANININ İLK KİTABI OLMASI ÖZELLİĞİNİ TAŞIYAN BU KİTAP, lisans ve lisansüstü biyoloji, coğrafya ve jeoloji öğrencilerini paleolimnoloji alanına ve özellikle coğrafya ve jeoloji öğrencilerini de biyolojik indikatörlere tanıştırmayı amaçlamaktadır. Ayrıca, biyoloji biliminin alt dallarından olan güncel limnoloji ve ekoloji alanlarında çalışmalar yapanların, uzun süreli geçmiş çevresel ve iklimsel değişimin takibi ile ilgilenen coğrafyacı ve jeologların, aynı zamanda geçmiş çevresel koşulları ve iklimi merak eden arkeologların ilgisini çekebilir. 

Anadolu’daki göl sedimanları geç Pleistosen’in çoğu ve Holosen boyunca hem insanlık tarihine hem de geçmiş iklim ve çevresel değişimlere tanıklık etmişlerdir. Bugün yaşadığımız iklimsel ve çevresel koşulların yakın ve uzak geçmişteki değişimini takip etmek bize hem bugünü daha iyi anlamamızı hem de geleceğe yönelik daha iyi tahminlerde bulunmamızı sağlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89537</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f08fbf41-82f7-4b6e-bea0-615e675e736a.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni İlk Gördüğüm Zaman</image:title>
            <image:caption>Yasmin bir arkadaşı olması için her şeyini verirdi. Arkadaş kalabilmek içinse her şeyi yapardı.
On beş yaşında bir lise öğrencisi olan Yasmin’e okulda herkes Döner der. Çünkü Yasmin hem obez hem de yarı Türk’tür. Babasını birkaç sene önce kaybetmiş olan Yasmin dış dünyayla olan bağını da onunla birlikte yavaş yavaş kaybeder, annesinin yeniden evlenmesiyle de günden güne içine kapanır. Artık bir tek odasına istiflediği abur cuburla ve sınıf arkadaşı Alice Taylor ile ilgili kurduğu hayallerle mutlu olur. Okulun en güzel ve en popüler öğrencisi Alice ile arkadaş olabilmek için her şeyi yapmaya hazırdır.
Bir gün bir adamın okul bahçesinde Alice’i izlediğini gören Yasmin nihayet Alice’in kalbini kazanmanın bir yolunu bulduğunu düşünür. Çünkü ona göre bu adam Alice’i kaçıracaktır. Yasmin o günden sonra adam hakkında daha fazla şey öğrenmeye karar verir; böylece Alice’i kaçırdığında onu tanıyan, adını ve nerede yaşadığını bilen tek kişi o olacak ve Alice’i o kurtaracaktır.
Ama adamı tanıdıkça Yasmin’in duyguları değişmeye başlar. Belki de onun hakkında yanılıyordur. Belki de Alice’e hiç ihtiyacı yoktur.
Derken… Alice bir gün gerçekten ortadan kaybolur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89538</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b27afd2-bb84-448c-985a-3ae6f61d44b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dördüncü Sanayi Devrimi</image:title>
            <image:caption>Dünya Ekonomik Forumu&apos;nun kurucusu ve başkanı Klaus Schwab&apos;ın bu yılın Şubat ayında yayınlanan Dördüncü Sanayi Devrimi başlıklı kitabı insanlığın dönüşümünü de içeren yeni teknolojik devrimi nasıl anlamak ve biçimlendirmek meselesini ele alıyor.

&quot;Sanayi 4.0&quot; beş yıldır bilinen bir kavram olmasına rağmen 2016 Davos toplantılarının ana gündem maddesi olarak ilan edilince dünya çapında konuşulur oldu. Yapay zekâ, robotik, nesnelerin interneti, özerk taşıtlar, 3D yazıcılar, nanoteknoloji, biyoteknoloji, malzeme bilimi, enerji depolama ve kuantum bilgiişlem gibi yeni teknolojik atılımların çok çeşitli alanlarda şaşırtıcı şekillerde iç içe geçmesi insanlara, şirketlere, ülkelere ve dünyaya ne getirecek?

Teknolojinin ekonomik, sosyal, kültürel ve insani bağlamları nasıl yeniden biçimlendireceği ve bununla ilgili kapsayıcı ve küresel bir ortak görüş ihtiyacı üzerine bir kitap.

Sadece teknoloji alanındakileri değil, hepimizi yakından ilgilendiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89540</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8966fdb-1de2-4437-a8c6-fc1c0a9b488e.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Pan</image:title>
            <image:caption>Hanzade Servi, İskoç yazar James Matthew Barrie&apos;nin ölümsüz klasiği Peter Pan&apos;ı, mizahtan beslenen duru bir yorumla yeniden anlatıyor. Melike Tan&apos;ın zarif resimleri eşliğinde &apos;&apos;SEN de OKU Klasikler&apos;&apos; koleksiyonundaki yerini alan bu sürükleyici fantazya, zamanının çok ötesindeki kurgusuyla bizleri &apos;&apos;Var Olmayan Ülke&apos;&apos;ye uçuruyor; asla büyümeyen bir çocuğun rehberliğinde, gerçeküstü bir serüvene çıkarıyor.
 
Çocukluk ve yetişkinlik kavramları üzerinden neşe ve masumiyet gibi naif duygulara temas eden kitap, fiziksel büyümenin hayalleri küçülttüğüne dikkat çekiyor ve Peter Pan&apos;ı ebedî bir çocukluk idealinin simgesine dönüştürüyor.
 
Bütün çocuklar büyür. Biri hariç... Büyümeyi reddeden Peter Pan, ele avuca sığmaz kişiliği ve uçabilme yeteneğiyle sıradışı bir çocuktur. Var Olmayan Ülke&apos;de, minik peri dostu ve kayıp çocuklarla birlikte yaşamaktadır. Adı yıllarca kulaktan kulağa dolanmış, hikâyelere konu olmuştur. Hatta, asla büyümeyen bu çocuğun efsanesi, Darling ailesinin evine ve onların hayalperest çocuklarının düşlerine dahi konmuştur. Ve nihayet, Wendy, John ve Michael için Peter Pan&apos;la tanışma vakti gelmiştir. Tabii, Peter kaybettiği gölgesini bulmayı başarabilirse! 
 
Ama... hiç büyümeyen çocuk mu olur? Uçmak gerçekten mümkün mü? Korsan Kanca neden Peter&apos;ın peşinde? O hâlde gökyüzüne biraz peri tozu serpiştirelim ve sırları birer birer açığa çıkaralım!
 
Kayıp çocukların kendi krallıklarında hüküm sürdüğü, Kızılderililer ile korsanların etrafta cirit attığı sihir dolu bir serüvene &apos;&apos;havalanan&apos;&apos; Peter Pan, &apos;&apos;sıradan&apos;&apos; şeylere geçit vermeyen fantastik bir dünyanın kapılarını sonuna kadar açıyor.

Masallara inanmaktan vazgeçmeyenleri Var Olmayan Ülke&apos;ye götüren Peter Pan&apos;ın bu yeniden anlatımı, hayallerine sıkı sıkıya sarılan çocukları ve içindeki ufaklığın sesine kulak vermeyi ihmal etmeyen yetişkinleri, çocukluğun hiç bitmeyen düşleri ve solmayan renkleriyle buluşturuyor.
 
&apos;&apos;İnsanlar, büyüyünce nasıl uçacaklarını unutuyorlar...&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89541</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/333d66d9-b8d4-4568-a734-d605a23b59fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşanmış Şiir: Don Kişot</image:title>
            <image:caption>Don Kişot, Jül Sezar’dan da, Napolyon’dan da daha gerçektir. Onlar sadece tarih kitaplarında varlar. Don Kişot ise, sanki sahte gerçeğe meydan okurcasına, hayatımızda hep yaşar ve her an yeniden doğar.   Benim üstadım Don Kişot’tur. Yirmi yaşından itibaren kendime rehber edindim onu. İdealin gerçekten daha doğru olduğuna inanan Don Kişot’u. Hiçbir fırtınanın baş eğdiremediği o kahramanı…   Haklı bir davaya inanmışsanız, bedeli ne olursa olsun, onun uğrunda sonuna kadar mücadele etmelisiniz. Bu arada her eyleminizin karşınıza çıkardığı her yeni durumu da göğüsleyebilmelisiniz. Öylesi durumlarda ne cesaretsizliğe yer vardır artık, ne de mesele üzerinde yeniden düşünmeye.   Benim açımdan dünyanın en büyük günahı, umutsuzluğa kapılmaktır. İman sahibi olmak ise, fırtına ve kasırgalara rağmen sabaha ereceğinize ve günle buluşacağınıza inanmak demektir.   Roger Garaudy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89542</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd0926b6-827c-446d-9db1-038e90d918f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Armağanın Fenomenolojisi</image:title>
            <image:caption>Felsefe tarihinin büyük sistem felsefeleri içinde “armağan”, hiçbir zaman birincil ve merkezi bir araştırma konusu olarak ele alınmamıştır. Bu anlamda armağana, armağanın ne olduğuna ve armağanın fenomenolojisine ilişkin tartışma, her ne kadar tarihsel olarak daha gerilerdeki felsefi söylemlerle kısmen ilişkilendirilebilecek olsa da, en temelde 20. yüzyıla ve onun düşünme alanına aittir. İlginin, odağın, merakın armağan üzerine yöneldiği, döndüğü vakit 20. yüzyıldır ve armağana ilişkin farklı yaklaşımlar ve tartışmaları ele alırken, konuya ilişkin büyük resmi oluşturan bu tarihsel, genel karakteristik çerçeve her zaman hatırlanmalıdır. 
Armağan sorunu sadece armağanla ilgili değildir. Yani, armağanı kendi düşünmelerinin konusu hâline getiren ve burada metinleri çevrilerek sunulmuş olan tüm bilim insanı, düşünür ve filozoflar, öyle ya da böyle bir biçimde, armağan üzerine düşünürken aslında, ya armağanın yanı sıra başka şeyleri de düşünür, ya da asıl olarak başka şeyleri düşünmeye çalışırken armağan üzerine düşünmeye de yönelirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89543</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dff40db-241f-4468-be69-dfa38e34f3ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Kemal&apos;in Çanakkale Efsanesi</image:title>
            <image:caption>“Çanakkale Efsanesi”ni yaratan, Mustafa Kemal isimli henüz 34 yaşında olan genç bir yarbaydı.
Bu kitabı niçin yazmak zorunluluğunu hissettim? Çünkü Çanakkale Destanı’nı Mustafa Kemal Atatürk’ün ismini zikretmeden yazmak cüretinde ve aymazlığında bulunan sözde tarihçilere ve yazarlara, tarihi gerçeklere dayandırarak, Mustafa Kemal’siz Çanakkale Savaşı’nı yazmanın mümkün olamayacağıını göstermek istedim. Böylelikle, Çanakkale Savaşlarını bu sözde tarihçilerin gözünden görmek zorunda bırakılan halkımıza ve özellikle gençlerimize, gerçek Çanakkale Destanı’nın nasıl yazılmış olduğunu göstermeyi bir görev bildim.
Şu çok iyi bilinmelidir ki, Atatürk’süz Çanakkale Savaşı yazılamaz ve anlatılamaz!
Çanakkale Savaşları, ancak Mustafa Kemal’in eşsiz askeri dehası, kuşku götürmez cesareti ve üstün komutanlık yeteneği sayesinde kazanılabilmiştir! Dünya tarihi bunu böyle yazmıştır; bu gerçeği değiştirmeye ülkemizde hiçbir kişi ya da hükümetin gücü yetmeyecektir!
Doç. Dr. Hüner Tuncer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89544</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/797dfaaf-f7bc-45a0-8eb6-6606cc145f1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgi Kirliliği Ortamında Kalbimiz Ve Damarlarımız</image:title>
            <image:caption>Başta tıp olmak üzere bilimin öneminin çok daha iyi anlaşıldığı dönemde bile, bilimdışı tezler ve iddialar toplumun zihnini bulandırmaya devam ediyor.

Metin Özenci işte bu bilgi kirliğine karşı “Bilgi Kirliliği Ortamında Kalbimiz ve Damarlarımız” kitabıyla, halkımıza hiç değilse kalp ve damar sistemimizle ilgili kimi güncel ve geçerli bilgileri yalın bir dille anlatıyor.

Üstelik, tıp öğrencileri ve uzmanlık öğrencisi doktorlara da temel bilgilerle klinik uygulamalar birleştirmenin önemini de vurgulayıp, hekimliğin ana amacı olan “başarılı tedavi”nin “birincil koşulu”nun “doğru tanı”ya ulaşmak olduğunu, bunu başarmak için gerekli ipuçlarını da vererek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89545</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5151c2b1-c7d4-44b8-8c48-b469cee6ed7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Her bir bilimsel alanda bilimsel bilginin daha anlaşılır ve paylaşılabilir olması ortak bir terminolojinin varlığıyla yakından ilgilidir. Ancak ne yazık ki ülkemizde psikolojiyle ilgili halihazırda ortak bir Türkçe terminolojinin olmadığını belirtmek zorundayız. Bu çalışmayla temel amacımız ortak bir terminolojiye doğru adım atmak olmuştur. Diğer taraftan Türkçe yazında birçok bilimsel makale ve kitaplar dahil olmak üzere aynı psikolojik terim farklı Türkçe karşılıklarla kullanılabilmektedir. Bu durum elbette psikoloji biliminin görece genç bir alan olmasıyla ilgilidir. Bu nedenle açıklama gayreti içerisinde olduğumuz her bir Türkçe terimin İngilizce karşılığını da belirttik. Ayrıca İngilizce kaynaklardan faydalanan okurlara kolaylık sağlaması için İngilizce-Türkçe Terimler Sözlüğü ekledik. Fobilerin hem uygulamada hem teoride çokça karşılaşılan bir konu olması ve geniş bir terminolojiye sahip olması nedeniyle Fobiler Sözlüğüne yer verdik. Psikoloji biliminin inşasına katkıda bulunan bilim insanları ve ilişkili kimi olgulara kronolojik olarak Tarihte Psikoloji kısmında yer vermeye çalıştık. Psikoloji ve ilişkili alanlarda öğrenim gören veya ilgi duyan okurların faydalanabilmesi dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89546</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a7d92ce-98c9-40b2-9173-4fa0b52a900d.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Yapraklı Ahududu</image:title>
            <image:caption>“Poyraz Sarıcalı yediğim elmadan çıkan kurttu. Tam evden çıkacakken kaçıveren kalitesiz naylon çoraptı. Lunaparklardaki hiçbir şey kazanamadığınız, para tuzağı olan o sinir bozucu oyuncaklardandı. Çok sevdiğiniz dizinin senaristinin değişmesi ve her şeyin, bütün karakterlerin mahvolmasıydı. 
Nefret ettiğim her şeydi kısacası.” 
 
 
Pansiyonumun hemen yanı başında gece kulübü açma girişiminde bulunan bu adamdan daha ilk bakışta, hatta adını duyduğum ilk anda nefret etmiştim. Hem de bütün kalbimle ve inanılmaz bir şiddetle. 
 
Eğer içinde yaşadığımız dünyanın düzenini biraz olsun kabullendiyseniz şunu bilirdiniz; böyle ani ve büyük nefretlerin yalnızca iki sonucu vardır. Ya siz silahlarınızı kuşanıp nefret ettiğiniz kişiyi mahvedersiniz ya da hiç hesapta yokken 
ona âşık olursunuz ve o sizi mahveder. 
 
Benim başıma hangisinin geldiğini tahmin etmek hiç de zor değil. Ama hikâyemin bütün detaylarını sizinle paylaştığımda ve nihayetinde beni yakından tanıdığınızda artık çok yakın iki arkadaş olacağımızı ve beni anlayacağınızı ümit ediyorum. Başlayalım mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89547</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca135be8-99c8-4052-9648-9d268785ce6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Zekalılar Cenneti</image:title>
            <image:caption>Üzerlerinde bir sevgisizlik kabuğu taşıyan orta zekâlılar, toplumdaki saygın yerlerini koruyabilir, insanların yaşamları hakkında kararlar verebilir, hepimizi yönetebilir…”  
Kimi şiir dizeleri, besteleri ile Türkiye toplumunun söz dağarcığına kalıcı izler bırakmayı başaran usta edebiyatçı Zülfü Livaneli, bu kez, yakından tanıdığımız bir ifadenin kâşifi olarak karşımıza çıkıyor: Orta Zekâlılar Cenneti. 
Orta Zekâlılar Cenneti, ilk yayımlanışının üzerinden geçen onyıllara rağmen “orta zekâlı”ların genişleyen alanını ve yozlaşan toplum değerlerini hâlâ net bir şekilde anlatıyor. İnsan soyunu türlü dertlere sürükleyen muktedir “orta zekâlı”ların hikâyesini bir de Livaneli’nin sürükleyici anlatımından dinliyoruz.  
Zülfü Livaneli, pek bilgili olmasalar da kurnaz ve uyumlu olarak hayatın her alanına sinen “orta zekâlı”ları, eleştirel bir yolculuğa çıkarıyor. Bu kez kaidelere ve geleneksel kabullenişe direniyor, hesaplaşıyor ve hatta “putları yıkıyor”. 
Sanatı güzellik yaratmanın ve kendini ifade etmenin bir biçimi olarak gören ünlü sanatçının, düşünme ve paylaşma uğraşına tüm okurlar davetli… Ve elbette bu davet, içinde bulunduğumuz durumun tüm yanlarını açıkça ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89548</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57c1520d-eaf1-4f7c-bc0c-96e6c1325319.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat, Finans ve Bankacılık Konularında Güncel Yorumlar</image:title>
            <image:caption>İktisat bilimi, optimum kaynak dağılımını ele alması bakımından, finans ve bankacılık alanları ile yakından ilişkilidir ve küresel krizleri takiben çemberlerinin kesiştikleri bölgeler gün geçtikte genişlemektedir. Tartışılan bu konularda, kimi zaman küçük parçalardan yola çıkılarak büyük resim görülmeye çalışılmıştır. Ağaçlar detaylı analiz edilmiş, uygulama deneyimleri okuyucularla paylaşılmıştır. Bazen de büyük bir parçadan yola çıkılarak küçük parçalara doğru seyahat edilmiştir.

Yeri geldikçe okurla konuşma biçiminde ilerlenmiş, ancak yorum ve düşüncelerin bilimsel gerçeklik ve kaynaklarla desteklenmesine titizlikle önem verilmiştir. Kitap, üretim, tüketim, yatırım, dış ticaret, enflasyon gibi temel makro iktisadi konular ile başlamakta; parasal ekonomi, merkez bankacılığı, finans ve bankacılık konularındaki çeşitli yorum ve değerlendirmelerle tamamlanmaktadır. Bu kitap, üniversite öğrencilerine, iş hayatında çalışanlara ve kendini bu alanlarda geliştirmek isteyenlere hitap eden pek çok konuyu içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89549</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d94772e1-fc4b-457d-a35a-40e60d5c5304.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Eserleri - Behçet Necatigil - 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Behçet Necatigil’in bütün eserleri, Yapı Kredi Yayınları’nın bilgiyi tek kaynaktan sunmayı hedefleyen Delta dizisinde Bütün Eserleri adıyla bir araya getirildi.

Yazarın toplam on kitaptan oluşan şiirleri, radyo oyunları, yazıları ve mektupları bu baskıda tek cilde sığdırıldı. Edebiyatımızın bu büyük ustasını bu kez de Delta dizisi içinde, böylesine şık bir baskıda okuruyla buluşturmanın sevinci içindeyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89550</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc79ad57-6824-482c-a6a6-f3343ecea358.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Yaşlı Major bir rüya görür: Acımasız insanlar iktidardan düşer, zulüm yerini adalete ve eşitliğe bırakır, sömürü son bulur, özgürlük geri kazanılır. Devamında iyi yönetilmiş bir Ayaklanma ile hayal gerçeğe dönüşür. Beşer Çiftliği’nde eşitliğe dayalı bir hayvan cumhuriyeti kurulur. Ancak baştaki temel ilke ve idealler yalnızca bir süre için geçerliliğini koruyabilir…
Zamanının ötesinde metinler kaleme alarak distopya türünün öncü isimlerinden biri haline gelen George Orwell, insanı ve onun egemenliğini sağlayan araçların eleştirisinden yola çıkarak baskıcı rejimleri, yozlaşmış siyasetçileri, güç ve iktidar arasında sıkışmış çelişkili insan doğasını sorgulayan politik bir parodi inşa ediyor. Tiranlığın manipülasyonlarına, idealizmin dönüşümüne, el değiştirse de cazibesini yitirmeyen otoriteye dair bir portre çiziyor.
Hayvan Çiftliği, sömürüye, özgürlüğe ve kavramdan öteye geçmeyen adalete dair zamansız bir başyapıt.
 
“Hayvan Çiftliği tarihin karanlık yüzüne dair büyük bir hiciv olma özelliğini hâlâ koruyor.” ―Malcolm Bradbury
“Orwell’ın hicvi kapsamlı, zekice tasarlanmış ve incelikle kaleme alınmış.”
―San Francisco Chronicle
“Hayvan Çiftliği, tüm politikaların trajikomedisini merkeze alıyor, aslında iktidarın yolsuzluğunun trajik komedisi.”
―The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89551</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20cb4bdc-5b23-40c2-9639-8e1423292195.jpg</image:loc>
            <image:title>İkidillilik ve Çokdillilik</image:title>
            <image:caption>Birden fazla dil öğrenmek ve ev, okul ve iş yaşamında kullanmak, dünyanın hemen her yerinde sık karşılaşılan bir durumdur. Bugün dünyaya gözünü açan çocukların çoğu, erken çocukluk döneminden itibaren yaşamları boyunca birden fazla dile maruz kalmakta ve bu dilleri gündelik yaşamlarında etkin bir biçimde kullanmaktadır. Bunun bireysel olduğu kadar, ekonomik, pedagojik, sosyal ve siyasal pek çok boyutu vardır. Bu kitabın amacı, birden fazla dil konuşan çocukların dil gelişimini incelemek ve bu sayede hem eğitim fakültelerinde öğrenim gören öğretmen adaylarının akademik donanımına destek olmak, hem de çocuklarına anadili dışında bir dil kazandırmak isteyen anne babaların ve öğretmenlerin sorularına cevap bulmaktır. 

Dil öğrenimi karmaşık ve çok boyutlu bir süreçtir. Ancak, normal gelişim gösteren her çocuk, çevresinde konuşulan ve düzenli olarak iletişim kurma olanağı bulduğu her dili öğrenme kapasitesine sahiptir. Aynı durum, işitme engelli çocuklar için de geçerlidir. Bu anlamda, beynin bir çocuğun öğrenebileceği dillerin sayısını sınırlaması söz konusu değildir. Dahası, çocuk çevresinde konuşulan bir veya birden çok dili öğrenme sürecini, bilişsel, sosyal ve psikolojik açıdan henüz gelişme evresinde olduğu yaşamın ilk yıllarında yaşamaya başlar. Çocukta dil öğrenimi nasıl gerçekleşir? Çocuk dil edinimi sırasında hangi evrelerden geçer? Anne babanın veya çevrenin çocuğun dil gelişimine etkileri nelerdir? Çocuğun ilk sözcükleri, ilk tümceleri ne gibi özellikler taşır? Doğrusu, çok basitmiş gibi görünen bu sorular, yaşamın ilk yıllarında başlayan çok boyutlu bir öğrenme sürecinin temel halkalarını oluştururlar. Bu konuda ortaya atılan görüşler, bilişsel, dilbilimsel, nörolojik, psikolojik ve sosyolojik birçok yaklaşımı içerir. Aynı bireyin iki ya da daha fazla dili öğrenme süreci düşünüldüğünde ise, karşı karşıya kaldığımız problem, daha karmaşık bir durum arz eder. Her biri kendine has ses bilgisi, morfoloji bilgisi, söz varlığı, sözdizim bilgisi, stil ve edimbilimsel kullanım kuralları içeren iki dile eşzamanlı olarak aynı anda ya da arka arkaya maruz kalmak, ikidilli büyüyen bireyler için başlı başına karmaşık bir öğrenme sürecine işaret eder. Kısaca, iki farklı dil sistemini aktif olarak kullanma olarak tanımlayabileceğimiz ikidillilik, alanyazında anadil edinimine oranla daha az çalışılan bir alan olmasına karşın, tüm dünyada önemi hızla artan alabildiğine karmaşık bir olgudur. Bu alanda yapılan araştırmalar, ikidilliliğin sadece dil öğrenme süreçleriyle ve diller arası etkileşimle sınırlı olmadığını, bilişsel ve nörolojik süreçlerden, toplumsal yaşama, kuşaklararası dil aktarımından, ikidilli eğitim sistemlerine kadar uzanan geniş bir yelpazeye yayıldığını göstermektedir. Bu bakımdan kitabın amacı, hemen her gün iki veya daha fazla farklı dili konuşan ve kullanan bireylerin özelliklerini ve ikidillilik türlerini ele almak ve ikidilliliğin bilişsel, nörolojik ve sosyal boyutlarını değerlendirerek, bu durumun iki dilde okuma ve yazma becerilerinin edinimine ve ikidilli eğitim sistemlerine yansımalarını incelemektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89552</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe130645-a2ef-47d3-96b2-32907903a2ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahbap Ferdinand</image:title>
            <image:caption>Kurban bayramında hayvan pazarından kaçarak kesilmemek için soluğu denizde alan, dört gün boyunca yüzen, tekrar yakalandıktan sonra Ahbap Platformu tarafından kurtarılarak özgürlüğüne kavuşturulan Ferdinand’ın hikâyesini herkes biliyor. Peki ama Ferdinand’ın macerasının iç yüzünü gerçekten biliyor musunuz? 
 
Ahbap Ferdinand, hikâyesini Ferdinand’ın iç dünyasından dillendiren büyükler için bir masal. Bildiğimiz hikâyeyi ters yüz ediyor ve bize madalyonun diğer tarafını da gösteriyor. Zira Ferdinand’ın yolculuğu şapşiklikten esarete, esaretten kurban pazarına, kurban pazarından denize ve oradan da özgürlüğe uzanan ilham verici bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89553</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/628331d7-f765-4270-aad4-6d2e4828cf61.jpg</image:loc>
            <image:title>Yöneticiler İçin Eğitimde Politika Geliştirme ve Analiz</image:title>
            <image:caption>Deneyimlerim, bağlamsal ve eğitimsel olarak metodolojik olan bir kitaba duyulan ihtiyaca işaret etmektedir. Bu kitap, eğitim yöneticilerinin ve politika liderlerinin arzu ve uygulama ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Politika analizi adımlarının anlaşılır olması için her bir bölümün başında bölüm hedeflerini ve eğitim senaryolarını kullanıyorum. Her bölümün ana fikri, çoklu eğitim örnekleri ve bölümün ana noktalarının birçoğunu özetleyen ve vurgulayan şekiller ve tablolarla iç içe geçmiştir. Her bölüm bir özet, yansıtıcı sorular, analiz için haber hikâyesi, seçilen kaynaklar ve ilgili web siteleri ile bitmektedir. Seçilen kaynakların ve web sitelerinin her biri, eğitim liderlerinin kaynağı neden ilgi çekici bulacağına dair bir açıklama da içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89554</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6780368-e48d-475b-9658-a52f4cc4f38e.jpg</image:loc>
            <image:title>Usta William</image:title>
            <image:caption>“Ne kadar aydınlatıcı bir kitap! Leinwand keskin zekâsı, özenli araştırması ve bilgili kararlılığıyla saygın yazarlarımızın Shakespeare’i nasıl ısrarla incelediklerini, kendi yazdıklarını nasıl şekillendirdiklerini irdeliyor. Usta William bize Shakespeare’le, yedi edebi ustayla ve kendimizle ilgili çok şey öğretiyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89555</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e078705-1cef-4588-9c93-24e2682be4d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünen Ada</image:title>
            <image:caption>İlişkilerinde bir türlü yüzü gülmeyen, duygusal iniş çıkışları bitmeyen Yağmur, 30’larının ortasına geldiği halde hayatında istediği düzeni kuramamıştır. Dibe vurduğu dönemlerden birinde dertlerinden uzaklaşmak için hep yaptığı gibi Burgazada’ya doğru yola çıkar. Etrafında güvenebileceği bir dostu kalmadığı için yanına aldığı kardeşi Deniz’in patavatsızlıklarına rağmen ritüelini tamamlayıp şehre yenilenmiş olarak dönebilecek midir? 

Yoksa ada onun için başka bir yol mu düşünmektedir? Adalar gibi izole olduğunu düşünen bir kadın, var olduğunu düşünen bir ada ve eski sevgiliye benzeyen martının hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89556</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/deb6fb2f-58e5-44f2-b942-f8304c2eb008.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağlama Düzeni Bağlama Metodu Orta Seviye - 2 (Kısa Sap)</image:title>
            <image:caption>1965, Sivas doğumludur. 26 yıldır bağlama eğitmenliği yapmaktadır. Bu bilgi birikimini ve eğitim faaliyetlerini aktif olarak Doğan Elmalı Sanat Merkezi ve Mavi Müzik Sanat Merkezinde sürdürmektedir.

Kendisi profesyonel olarak bağlama üretimiyle de ilgilenip kişisel atölyesinde başarılı çalışmalarını sergilemektedir.

Bağlama Metodu Repertuvar Kitabı&apos;nın içeriğinde, bağlama düzeni tekniğine uygun türkülere yer verilmiştir. Metotta olabildiği kadar basit melodiler, pratiği geliştirici şekilde türküler sıralanmıştır. Alıştırmalar, türkülerin daha keyifli çalınmasını amaçlamaktadır. Bu nedenle çalışmalar daha titiz ve özenli olmalıdır. Ayrıca temel nota bilgilerine, kolay uygulanabilir ezgilere ve pratiği geliştirici alıştırmalara yer verilmiştir.

Bu kitabın hem hobi hem de akademik olarak ilgilenenlerin yararlanacağı düzeyde olmasına dikkat edilmiştir.

Metot yeni başlayanların olduğu kadar, Güzel Sanatlar Lisesi ve müzik eğitimi veren kurumların da yararlanacağı düzeyde yazılmıştır.

Müziğin sihirli etkisini ve güzelliğini, tüm ruhunuzda hissederek yaşamak ve başarmak dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89557</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f05fa66-518f-472d-b7b1-9e3286b909c2.jpg</image:loc>
            <image:title>5.0 Önde Başlamak</image:title>
            <image:caption>“Dünyayı değiştirmek için kullanabileceğiniz en güçlü silah eğitimdir.” 
– Nelson Mandel

Gelecek Nasıl Gelecek? 
 Makineler İnsanın Bir Fazlalık Olduğunu Düşünebilir mi? 
 Çocuklarımızı Geleceğe Nasıl Hazırlarız? 
 İçinizdeki Dâhiyi Nasıl Uyandırabilirsiniz? 
 
Bizim hayalini bile kuramadığımız bir gelecek, çocuklarımız için sıradan olacak. Bunu unutmamalıyız, bizim aklımız almıyor, biz göremiyoruz diye; onları düne ve bugüne bağlı bırakmayalım. Gençliğin algısı, bakış açısı, yetenekleri çok daha fazla ve bize göre çok farklı. Bırakalım bu yenilikleri, yarını, değişimi onlar keşfetsin, onlar yaratsın ve yönetsin. Hem artık toplum, bireylerden çok daha fazlasını talep ediyor, bu talebi karşılayamayanlar ne yazık ki başarısız olacak. Bu yalnızca bireysel bir başarısızlık değil, toplumsal bir başarısızlık. Dolayısıyla artık hepimize iş düşüyor, hepimiz önce kendimizi değiştirerek ve geliştirerek yola başlamalıyız. Gelecek ancak bu şekilde gelecek! 
Bu yolda esas kural nedir biliyor musunuz? 
Maneviyatı olmayan hiçbir şey sürdürülebilir değildir. Tüm gelecekler de buna dahildir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89558</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ba6ba58-4aaf-443f-8c8d-2089ba48061b.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam ve Hristiyanlık</image:title>
            <image:caption>7. yüzyıldaki İslâm Fetihleri, pek çok dinden insanı İslâm Devleti’nin vatandaşı haline getirdi. İslâm Devleti aynı zamanda dönemin hemen hemen tüm Doğu Hristiyan cemaatlerini de kontrolü altına almıştı: Miafizitler, Nestûrîler, Melkitler, Mârûnîler… Peki ama bu Hristiyanlar kimlerdi? Hristiyanlarla ve öteki din mensuplarıyla karşılaşıp onlar üzerinde egemenlik kuran Müslümanlar kimlerdi? Hristiyan kaynaklarında “çöldeki kum taneleri”ne benzetilen Arap askerleri gerçekten acımasız işgal orduları mıydı? Yoksa onlar mezhepsel haksızlığa uğrayan Hristiyan cemaatler için umut ve özgürlük anlamına mı gelmişlerdi? İslâm dini, peygamberi, Müslümanların kurdukları yönetim ve Müslümanlarla Hristiyanlar arasında başlayan etkileşimler çağdaş Hristiyan yazarlar tarafından nasıl betimlenmişti? İki dinin müsamaha sınırlarına, dinlerin siyaset mefhumuyla doğrudan ilişkisine, dönemin Hristiyan metinlerine ve Hristiyan yazarların İslâm algısına ışık tutan Zafer Duygu, İslâm ve Hristiyanlık alanında dikkate şayan bir eser sunuyor. İslâm ve Hristiyanlık, iki dinin karşılaştığı dönemi ve hemen sonrasını Hristiyan kaynaklarının penceresinden inceleyen, karşılıklı reaksiyonları analiz eden, sürece ilişkin birçok olguyu aydınlatan, bazı açılardan yeni paradigmalar gündeme getiren, İslâm-Hristiyanlık etkileşiminin peşinden giden zengin bir kitap. Dinler tarihine ilgi duyan bütün okurlar için nitelikli ve objektif bir çalışma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89559</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/578a3acf-ff04-4ab8-bbdc-08b1a991c0b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Alman Masalları</image:title>
            <image:caption>Hayat ve ölüm, cennete ve cehenneme götüren seçimler, huzursuz ruhlar; kanaat, kabul ve umutla huzura eren yaşamlar, büyülü ritüeller... Alman masalları denince akla ilk gelen Grimm Masalları’nın dışında, az bilinen, Pagan ve Hristiyanlık ögeleriyle harmanlanmış bu masallarla eski Avrupa’nın ortasına yeni bir yolculuk başlıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89560</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b1c0e09-e624-486f-a0df-a52ce0f21380.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Gönlüm Bir Kuştur - Bir Ahmed Yesevi Romanı</image:title>
            <image:caption>Hayal Denizi ve Aşk Kapını Ben Geldim kitaplarının yazarı Aydın Hız’dan, bozkırın güneşi Hoca Ahmet Yesevi’nin izinde, sarsıcı bir arayış öyküsü… Karahıtay boyuna mensup, oba lideri Balamir’in biricik oğlu Aras, geçmişin yüklerinden kurtulmak adına yuvasını terk ederek uzun ve tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Aydınlatılmamış bir suçun ağırlığı altında ezilirken çareyi karşısına çıkan dergâha sığınmakta bulur. Mecburiyetten sığındığı bu dergâhta, Hoca Ahmet Yesevi ve bilgeliği, Aras’a bambaşka bir yaşamın kapısını aralayacaktır… Aydın Hız, Aras’ın yolculuğunu anlatırken Orta Asya coğrafyasından kesitler sunuyor, okurlarını dönemin atmosferine ustalıkla dâhil ediyor. Pir’in hoşgörü ve sevginin gücüyle üstlendiği tarihî misyon, insanlığa evrensel bir çağrı niteliği taşıyor. Benim Gönlüm Bir Kuştur; pişmanlık, ıstırap ve manevi olgunlaşmanın heyecan verici bir serüvenle harmanlandığı, dokunaklı bir Hoca Ahmet Yesevi romanı… Dünyaya ait bağlarından kurtuldukça dağların zirvesinden ovalara doğru süzülen kırlangıçlar gibi hafifler insan. Yaşamak, uçmak kadar şenlikli olur o zaman. Özgürlüğü kanatlarıyla tartar çünkü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89561</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cd8588e-1748-41e9-8550-e098cf5bba94.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Peygamber&apos;i Yeniden Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Hz. Peygamber’e uymak; zerreden küreye, tepeden tırnağa, iğneden ipliğe bütün eşyayı kuşatan derin bir nazar, merhamet, marifet, muhabbet ve gayret yüklü bir aksiyondur. Bugün Efendimiz’i (sav) anlamak, somut ve spesifik birtakım sünnetleri hayatımıza tatbik etme ile başlayan ama burada kalmaması gereken, Efendimiz’in (sav) nazarıyla, hassasiyetiyle, derdiyle, değerleriyle insana, topluma, havadaki kuşa, denizdeki balığa, saksıdaki çiçeğe, sokaktaki köpeğe, kediye hasılı iğneden ipliğe her şeye Onun ümmeti olduğumuzun şuuru ve nazarıyla bakmak demektir. Hz. Peygamber aşk ile özdeştir. Onun sünnetine uyarak Onu sevmeyen, Onun sevgisiyle içini ısıtmayan, hiç kimseyle ünsiyet kuramaz; hakikatte kendi nefsinden başka hiç kimseyi de sevemez. Onun sünneti ümmet duvarının her bir tuğlasını birbirine bağlayan harçtır. Onun sünnetine uymadan Ona ümmet olunamaz. O halde şimdi Hz. Peygamber’i “Yeniden” Düşünmek, şimdi ümmet olmak zamanıdır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89562</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c381ca1-f104-4b14-9a13-87e7da338f2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Araba Sevdası</image:title>
            <image:caption>19. yüzyıl sonunda, Tanzimat sonrası dönemin en önemli Türkçe eserleri arasında ilk akla geleni şüphesiz Araba Sevdası’dır. Nazlı büyütülmüş, adamakıllı bir eğitim görmemiş, babası ölünce saf ve cahil annesiyle ve yüklü bir mirasla baş başa kalan paşazade Bihruz Bey’in trajikomik hikâyesi… Recaizade Mahmut Ekrem, dönemin gerek romanlarda gerekse gündelik hayatta çok sık karşılaşılan “alafranga züppe” tipini bütün gerçekliğiyle beraber bir aşk hikâyesinde resmeder. Bihruz Bey aracılığıyla dönemin bir eleştirisini sunarken, aslında benzerleri bugün de karşımıza çıkan bir tipin ölümsüz örneğini ortaya koyar. Araba Sevdası, hiçbir zaman eskimeyecek eserlerden…  
“Kışın mesela zemherir içinde bir açık hava görünce arkasında mücerret süse halel vermemek için dar ve incerek jaket, dizlerinin üzerindeyse mücerret süslü görünmek için bir kadife örtü bulunduğu halde Beyoğlu caddesinde, Kâğıthane yollarında araba kullanmak hevesiyle en şedit poyrazın karşısında tiril tiril titreyen Bihruz Bey yazın da otuz-otuz beş derece sıcak günlerde Çamlıca, Haydarpaşa, Fenerbahçesi yollarında yine o hevesle en kızgın güneşin altında haşım haşım haşlanır ve fakat bu azabı kendisine en büyük zevk addederdi. Bihruz Bey her nereye gitse, her nerede bulunsa maksadı görünmekle beraber görmek değil, yalnız görünmekti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89563</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c43bcb10-4fad-4227-bec9-9e4795f3f079.jpg</image:loc>
            <image:title>Yankı ve Hüzün</image:title>
            <image:caption>Nurullah Genç&apos;in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden.
Ey ahenk sultanı, renk okyanusu
Kokusu mehtabı kucaklayan su
Ben sana bin başlı kamburla geldim
Sen bana yağmurla, gülle yöneldin
Ey vefa arayan rüyanın sesi
Sendendir umudun filizlenmesi
Yüzüm gözlerinle ıslanmasaydı
Işıkla dolmazdı kalp kırıkları
Sarmasaydı beni yankı ve hüzün
Sevebilir miydim hıçkırıkları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89564</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba6ed4f1-7bba-458b-a72e-28c72d5181e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Evimiz Cennetimiz Olsun</image:title>
            <image:caption>Kim evinin cennet gibi olmasını istemez? Eşlerin muhabbetle kenetlendiği, hayatın zorluklarına karşı birbirlerine destek oldukları, çocukların saygı ve sevgi çerçevesinde ilgi ve şefkatle büyüdüğü bir aile ortamı herkesin hayalidir. Maalesef günümüzde yaşanan aile içi sorunlar TV ekranlarında pervasızca konuşuluyor, çözüm odaklı olmak yerine yaşanan problemler daha da içinden çıkılmaz bir hale getiriliyor, sorunlar büyütülüyor, kadına şiddet körükleniyor, boşanma oranları her geçen yıl artmaya devam ediyor. Evimiz Cennetimiz Olsun, bu gidişe “dur” demek için aile içerisinde yaşanan sorunları teşhis edip psikolojik ve manevi boyutlarıyla enine boyuna ele alarak eşlere Kur’an ve Sünnet perspektifinden yuvalarını cennet edecek çözümler sunuyor, özlenen sağlıklı bir aile ve toplum yapısına ulaşmanın yollarını gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89565</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bb029e8-d444-4cf3-a1e6-84b8857c2ad6.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizin Son Martıları</image:title>
            <image:caption>Nurullah Genç&apos;in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına 
götürüyor okuru yeniden.
Hayatı hece hece öğretti bana 
Sevginin açtığı kör kapıları 
Ne zaman döndüysem hülyalarıma
Damladı kalbime sevda suları 
Kalsın istiyorum kulaklarımda 
Umut saatinin tıkırtıları 
Mehtab neden böyle kanlı ve mağrur 
Nerede ışıklı çöl atlıları 
Uysal zamanlara kanatlanıyor
Rüya denizinin son martıları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89566</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/692634b1-c4c2-4c8a-91f4-d550bc39b2f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ramazan Güzellemeleri</image:title>
            <image:caption>Oruç, tıpkı kurban gibi, maddî yönünün maneviyata tahavvül etmesi beklenen, bu şekilde insanın da aslına rücu etmesine vesile kılınan bir ulu ibadettir. Ramazan ise muhteviyatının merkezindeki oruç farîzasının fertten topluma, toplumdan kâinata inkişafını gerektiren bir mübarek aydır. Kadim coğrafyamızda Mevlid okumaları, salâ, salavat, cerre çıkmak, diş kirası, gölge oyunu gibi pek çok güzel gelenekle idrak edilen Ramazan ayı, kalp coğrafyamızda ise zikr-i daim ile nesilden nesile aktarılagelen bir gönül iklimi oluşturmuş; bu iklimler de oruç ayının her bir gününde eşref-i mahlukat olan insana birer hediye mahiyetinde gönül hallerine, mevsimlerine dönüşmüştür. 
Huzur, buluşma, dertleşme, öğrenme, sükût, idrak, uzlet, dua, neşe mevsimleri...
İşte Ramazan Güzellemeleri, Bilal Kemikli&apos;nin edebiyatla buluşan sıcacık anlatımıyla Ramazan-ı Şerif&apos;in manevî arınma vesilesi kılınmasına dair bir &quot;mevsim&quot;ler manzumesi olarak okurunu selamlıyor. Şehr-i Ramazan&apos;ın her bir günü bu satırlarda, mü&apos;minin hatırlaması ve hatırlatması gereken çeşitli idrak seviyeleriyle karşımıza çıkıyor. Ramazan, âdeta bir mürşid; otuz gün boyunca süren ve akabinde de bir ömür sürdürülmesi beklenen bu serencam, bir dervişin seyr u sülûk mertebeleri oluyor ve öze dönüşü Üftâde Hazretlerinin nutku nezdinde muştuluyor:
Âşıklar edin salâ
Oruç ayı geldi yine
Rahmet denizi cûş edip
Âlemlere doldu yine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89567</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c14467ed-7382-48a3-9ab6-3d6f781f98bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Senfoni</image:title>
            <image:caption>Gustav Mahler, New York’tan Avrupa’ya giden bir geminin güvertesinde oturuyor. Dünyanın en ünlü, en büyük müzisyeni, ama vücudu artık dünyanın yükünü taşıyacak güçte değil, ağrıları her zamankinden de güçlü şimdi. Mürettebat onun el üstünde tutmaya çalışırken, o kendini bir ömrün hatıralarına teslim ediyor: Son yıllardan kalanlar, dağlardaki yazlar, hayaline düşen kızı Maria’nın ölümü, New York Filarmoni macerası, onu bekleyen diğer kızı Anna, besteleri, hastalıkları, onu çılgına çeviren hayatının aşkı Alma... Herkes, her şey -hem burada onunla, ama aslında bir o kadar da uzakta: Bu onun son yolculuğu. Son Senfoni, geçmişle yüzleşen yorgun bir sanatçının, kristal berraklığındaki dokunaklı portresi. “Onun özel bir üslubu var… Seethaler, cümleleri süsleyip püslemeden fazlalık gibi görünecek ne varsa soyup atıyor ve özü ortaya çıkarıyor.” ― Der Spiegel “Robert Seethaler, hayatın bir insandan talep ettiği ama büyük bir meziyet gerektiren şeyi tarif ediyor: İnsanoğlu önüne bakarak yaşarken bugünü sıkıntılı, dünü ise kasvetli olarak algılar. Ama geriye baktığında aslında ne çok güzel anlar da olduğunu şaşkınlıkla fark eder. İşte bu noktada o anları daha yoğun yaşamamış olmaktan pişmanlık duymaya başlar -yani kendi yasını tutmaya.” ― WDR “Son Senfoni, Seethaler’in son iki kitabını, Bütün Bir Ömür ve Toprak’ı ölüm üzerine yazılmış bir edebiyat zaferi üçlemesi mertebesine yükseltiyor. Bestseller listelerinde yerini alacağı tartışılmaz. Üstelik edebî değeriyle gurur duyulacak bir bestseller olarak.” ― Frankfurter Allgemeine “Bir veda senfonisi.” ― Süddeutsche Zeitung</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89568</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b07cef0-f349-4b6b-a774-32cabad36cbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Münebbihat - Din Nasihattır</image:title>
            <image:caption>“El-Munebbihât ale’l-İsti’dâd li yevmi’l-Mî’âd li’n-Nushi ve’l-Vedâd” ismiyle bilinen bu eser asırlarca medresede okutulan kitaplar arasında yer almış bir ahlak kitabıdır. Dokuz bölüm halinde bazı hadisler, özlü sözler ve kelâm-ı kibardan müteşekkil olup, hıfz kültürünün yaygın olduğu medreselerde ezberlemeyi kolaylaştırmak için ikili (sunâî), üçlü (sülâsî), dörtlü (rubâî) ve sırasıyla ona (uşârî) kadar devam eden söz kalıplarıyla yazıya dönüşmüştür. Senet zincirlerinin verilmediği bu kitapta iki yüzden fazla öğüt yer almakta ve okuyucuyu ahiret âlemine yönelik teyakkuza sevk etmekte. Okunduğunda görüleceği üzere, her biri uzun bahisleri kapsayacak özlü sözler insanın kalbinde derin bir tesir ve heyecan uyarmakta. İnsanın özüne dönmesine vesile olacak hakikatleri adeta kalpten kalbe nakşetmekte.  Bu metne önem kazandıran bir özellik de muhtevası yönüyle medrese ve tekke arasında kurmuş olduğu sağlam bağdır. Bu yönüyle “zühd asrının” önde gelen tasavvuf ricaline ait pek çok veciz söz medresede tedrisat gören talebenin dolaylı bir şekilde tasavvuf dünyasından beslendiğini gözler önüne serer. Medrese ve tekke arasındaki ilişkiler göz önünde tutulduğunda bu kitabın kalp hayatına yönelik uyarıcı hususiyeti âlim ve ârif arasındaki yakınlığı elbette ziyadeleştirmiştir. Münebbihât adlı eserin tasavvuf klasikleri arasında neşredilmesi işte bu açıdan gayet mühimdir. Kâmil Özay bu Arapça eseri tercüme etmek suretiyle irfan hayatımıza takdim etmekte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89569</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55f59bef-f593-43f8-97e1-e5307a7e627e.jpg</image:loc>
            <image:title>Miro ile Şino</image:title>
            <image:caption>Yağma Yağmur yağma 
Bizi eve kapama 
Pıta pıta pıt 
Şıpa şıpa şıp 
Güneş artık çık! 
Miro ile Şino iki kardeş. Miro, leylekler göç yoluna koyulduğunda yedi, Şino ise leylekler döndüğünde altı yaşına basacak. Günlerden bir gün bu iki kardeş parkta oynarken güneş birden kayboldu. Sonra kara bulutlar çıkageldi. Kuşlar apartmanların saçaklarına saklandı. Kediler kuytu köşelere kaçıştı. Önce çat, pat, küt  
sesiyle kaldırımları döven dolu yağdı, sonra yağmur.  
Günler haftalara, haftalar aylara kavuştu,  
yağmur bir türlü dinmedi.   
Miro ile Şino’nun yağmuru dindirmek için türlü türlü planları var. Acaba başarabilecekler mi? 
Yavuz Ekinci, çocuk dünyasındaki inatçı umudu anlatırken edebiyatımıza müthiş iki karakter hediye ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89570</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/707072bf-fff9-419f-8ebc-b7494bc9b706.jpg</image:loc>
            <image:title>Müslüman İspanya</image:title>
            <image:caption>Avrupa’nın tarımdan matematiğe, astronomiye, her şeyden önce felsefeye ve hatta dine kadar birçok alanda borçlu olduğu İspanyol-Müslüman medeniyetinin parlaklığı ve derinliği karşısında büyülenmemek elde değil. Türkiye’de Fatih Sultan Mehmed ve Kanuni Sultan Süleyman üzerine yazdığı kitaplarla bilinen Fransız gazeteci, tarihçi ve yazar André Clot Müslüman İspanya ismini verdiği bu çalışmasında, İspanya’daki Müslüman hâkimiyetini ve bu hâkimiyetin bölgeyi dönüştürme gücünü mimarî, sanatsal, siyasi ve kültürel açılardan ele alıyor. Endülüs bölgesindeki hâkimiyet savaşının dinî, siyasi ve kültürel hayatı nasıl etkilediğinin üzerinde duran Müslüman İspanya, her konuya ayrılan başlıklar sayesinde okura düzenli bir Endülüs İspanyası resmi sunuyor. 8. ila 15. yüzyılları kapsayan, ticaret yollarından ihracata, fildişi heykellerden saray süslemelerine, mezhep âlimlerinden azınlıklara, tercüme kitaplardan siyasi mücadelelere kadar pek çok grubu ve temayı içinde bulabileceğiniz dikkat çekici bir çalışma… Müslüman İspanya; objektif, akıcı, İspanya’daki dinamiklere aşinalık kazandıran çok yönlü bir kitap…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89571</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8189ee1-540c-4091-9e86-1e734f59b273.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözlerim Eksik Kalır Beni Kalbimden Dinle</image:title>
            <image:caption>UNUTMA! 
SURETTE KÜÇÜK BİR ÂDEM OLSAN DA 
HAKİKATTE EN BÜYÜK ÂLEM SENSİN 
 
Seveceksin azizim! 
Bağrına basa basa, saklamadan, gizlemeden, utanmadan, karşılık gözetmeden, sarılarak seveceksin! 
Anne, baba, eş, evlat, arkadaş büyük küçük hepsini seveceksin. 
Yaradan’ın hatırına yaratılmış olan her ne varsa, cimrilik etmeden, bir çocuk yüreği ile insanca seveceksin. Ama evvela kendini seveceksin. 
“Bir kitap okudum hayatım değişti!” der misin bilmem okuduktan sonra. 
Gel biz dertleşelim, dizimizdeki yaranın acısını nasıl azaltırız onu konuşalım, hiç olmadı birbirimize merhem olalım. 
Sen türkü dinle, ben arabeskten yana olayım. 
Bazen seyyah olalım ama Mardin’de de bir duralım, dünyaya bir de oradan bakalım. 
Dertli bir Anadolu evladının kaleminden insana, kadere, mücadeleye, hasrete, vuslata, memlekete, ölüme ve doğuma dair kelimeler...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89572</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d8f7d3e-f0a0-443f-88ad-9f623556696a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Kanatlar</image:title>
            <image:caption>&quot;Biz öyle sıradan kardeşler değildik. Biz turna kuşu kardeşleriydik. Filizcik&apos;i kendini evinde hissettiği tek yere, ailesinin yanına götürüyorduk.&quot;
Sevgi ve sorumlulukla birbirine bağlanmış iki kardeş...

Kardeşi Josh&apos;tan beş yaş büyük olan Jadran, fiziki olarak Dev lakaplı olacak kadar iridir fakat kardeşinden ve diğer çocuklardan daha küçük bir kalbe sahiptir. Yine de bu durum onlara engel olmaz. İki kardeş, buldukları yaralı turna kuşuna, ailesini Güney&apos;e kadar takip edebilmesi için, yeniden uçmayı öğretmek isterler. Annelerinin müzikallerde oynadığı zamanlardan kalan büyük mavi kanatları takarlar ve turnaya nasıl uçacağını göstermek için yükseğe tırmanırlar. Josh, ısrarcı kardeşi yüzünden talihsiz bir kaza geçirdiğinde her şey değişir. Jadran, birlikte yaşamaya devam edemeyecek kadar tehlikeli görünürken ailesiyle kalabilir mi?
İki kardeş, Jadran&apos;ın bir bakım evine taşınması gerektiğini öğrenince kaçmaya karar verir ve turna kuşunu da yanlarında götürür. Bu, bir ailenin sıcaklığını arayan cesur ve dokunaklı bir yolculuktur. Mavi Kanatlar, tüm zorluklara rağmen kırılganlık, güç ve kardeşlik hakkında sıcak, sevgi dolu bir hikâye</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89573</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fe84e4e-af4d-4a14-a612-4516bda3d46b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurur Ve Önyargı</image:title>
            <image:caption>Gurur ve Önyargı, Jane Austen’ın kısa yaşamına sığdırdığı altı romanı arasında en bilinenidir. Ve roman kahramanları arasında, daha ilk planda neşesi, ışıltısı ve zekâsıyla dikkat çeken Elizabeth, Austen’ın kadın karakterleri arasında en sevilenidir. Eserin romantik anlatımdan uzak, gerçekçi ve ironi barındıran bir dili vardır. Böylelikle eserde yer alan gönül ilişkileri, evlilikler, tutkular, çatışmalar, bağımsız karakterler Jane Austen’ın edebî evreninde kendine özgü bir iklime ve lezzete kavuşur. 
Taşra hayatında birbirine zıt iki aile arasında geçen olaylarda hayatın cilveleri birbirini izler. Bir yanda kızlarının talihi peşinde tutkuyla koşan bir anne, onun bitmek bilmeyen yakınmalarından usanmış kocası ve birbirlerinden farklı karakterlerdeki beş kız kardeşten oluşan bir aile; diğer yanda ise hatırı sayılır miktarda gelire sahip ve mensup oldukları üst tabaka gereği gururlarından taviz vermeyen bir başka aile çıkar karşımıza. Gençlerin kalbi hoş tesadüflere açıktır ancak farklı dünyalardaki bu ailelerin gençlerini bekleyen muhtemel bir aşkta, tarafların birbirine duyduğu önyargılar bir yana bırakılabilecek midir? Üst sınıfa ait olmanın getirdiği o gurur hissi kimsenin sözüne aldırış etmeden yabana atılabilir bir şey midir? Bir aşk hikâyesinde “ilk izlenimler”in etkisi nedir ve ne ölçüde geçerlidir? 
Mutlu sona varmadan önce aşk ve gurur etrafında tüm bu sorular yanıtını beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89574</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccf4de77-b67c-4518-a2c8-295208c83338.jpg</image:loc>
            <image:title>Günün Sosyolojisine Giriş</image:title>
            <image:caption>İlk basımı 1962’de yapılan Günün Sosyolojisine Giriş, Türkiye’de sosyolojik birikimi ve mirası göstermesi açısından klasik bir eser sayılmalıdır. Bu çalışma sosyolojinin bugün kazandığı şekli ve güncel gelişmeleri yansıtmaktan öte, sistematik anlamda modern sosyolojiye nasıl bir başlangıç yapılabileceğinin imkânlarını aramaktadır. 
 
Sosyolojinin yöntemi, yapı ve değişme olarak topluluk durumları bilimsel açıdan işlenmektedir. Kitabın özellikle birinci basımının önsözü, sosyolojinin doğup gelişmesini ve çağdaş topluluk karşısındaki bir bilim olarak görevini özlü bir biçimde dile getiriyor: Sosyolojinin, insanlığın modern toplumsal düzen çağında karşılaştığı çeşitli güçlüklerle sıkı sıkıya bağlı olarak doğmuş ve bu durumuyla orantılı bir şekilde gelişmiş bir bilim olduğu bilinen bir hadisedir. Bir bilim olarak sosyolojinin kuruluş yıllarında Saint-Simon ve Auguste Comte gibi isimler tarafından Fransa’da başlayan toplumsal olayların bağlı olduğu yasaları arama girişimi veya 1848 Devrimi sonrasında Almanya’da başlayan Lorenz von Stein, Karl Marx ve W. H. Riehl gibi sistemcilerin yapmak istedikleri de, zamanın toplumsal zorluklarının sebeplerine nüfuz etmek ve çözüm yollarını aramak amacını gütmektedir. Birbirine zıt iki kaynaktan beslenerek gelişen bu akımların güttükleri amaç ve hedef bakımından birleşmekte olmaları dikkate değer bir önem taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89575</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a860fe65-bdeb-41e6-84d2-ebdd22ad9a20.jpg</image:loc>
            <image:title>Yartı Kulak Türkmenistan Masalları</image:title>
            <image:caption>Çocuk özlemiyle yanıp tutuşan çiftlerin umut dolu bekleyişine armağandır “Yartı Kulak”. Bilge masalcılar hiç usanmaz onu anlatmaktan. Çok boyutlu, çok konulu bir masaldır. Büyük olasılıkla 5. yüzyılda Atilla ordularıyla Orta Asya’dan Fransa’ya kadar ulaşmış, “Parmak Çocuk” olarak kılık değiştirip dünyaya yayılmış. 
 
“Yartı Kulak” yarım deve kulağı boyunda şirin mi şirin, cesur bir masal kahramanımızdır. Serüvenleri dilden dile söylenir. Atlar ile develer onun fısıltısını dinler, onlarla çölleri aşıp, kentten kente gider... Merak ettin mi arkadaşım? O halde buyur... Masallarımız seninle çoğalsın, yıldızlar gibi parlasın...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89576</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbdc549b-d8fc-40ad-89de-4ea4d09f856b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan Süleyman Anadolu Masalları 2</image:title>
            <image:caption>Hamam hamam içinde, kalbur saman içinde… Bir Süleyman yaşarmış eski zaman içinde. Süleyman Sultanmış. Hazinesi yok, sabrı çokmuş. Sabır da bir huydur, başarmanın bir yolu da budur... Sultan Süleyman bir yüzük takarmış. Yüzüğün kaşında bir mühür varmış. Üstünde ‘Mühür kimdeyse Sultan Süleyman odur,’ diye yazarmış. O mühür sayesinde Sultan Süleyman her hayvanın, her kuşun dilinden anlarmış. 
 
2011 ELGİNKAN VAKFI ve TÜRKSAV Ödülleri ile 2019 TÜRKSOY – Cengiz AYTMATOV Madalyası Yücel Feyzioğlu’na verildi. 
 
2002, Sihirli Limon kitabı, Almanya Eğitim Bakanlığı’nın “20 kitap listesi”nde yer aldı. 
 
2016, MEB ve Avrupa Konseyi’nin kardeş masallarla hazırlattığı İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi 4. Sınıf Ders Kitabı, Türkiye’nin “en sevilen kitabı” seçildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89577</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bcdc6a2-ab0d-49b5-8ff9-67c9ee7ab9a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Köpekler - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi 
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma 
Tanım yapabilme 
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre 
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89579</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/190f574d-af9c-47d4-96c5-398fcfa809d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Afacanlar Kulübü - Canavarlar Giremez</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü çocuk edebiyatı yazarı Elisenda Roca’nın eserleri, 6 kitaplık seri olarak Afacanlar Kulübü ismiyle İspanyolcadan Türkçe’ye çevrilerek Bıcırık Çocuk aracılığıyla okurla buluşuyor. Renkli ve eğlenceli çizimiyle çocukların ilgisini çeken serinin her kitabında ayrı bir konu ele alınmakta, değerler, özgüven, nezaket kuralları gibi pek çok konuda çocukların bilinçlenmesi amaçlanmaktadır. Serinin bu kitabında; Emirhan’ın geceleri, bazı nesneleri korkunç yaratıklara benzetmesi sebebiyle oluşan fobisi ve ailesinin bu durumu eğlenceli bir şekilde çözümlemesi konusu anlatılıyor. “Canavarlar Giremez” renkli çizimi ve ilgi çekici konusuyla okuma saatlerini eğlenceli hale getirme fırsatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89580</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cedeb9a9-5225-45eb-89f5-dfda87b64bbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Afacanlar Kulübü - c Yanlış Mı?</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü çocuk edebiyatı yazarı Elisenda Roca’nın eserleri, 6 kitaplık seri olarak Afacanlar Kulübü ismiyle İspanyolcadan Türkçe’ye çevrilerek Bıcırık Çocuk aracılığıyla okurla buluşuyor. Renkli ve eğlenceli çizimiyle çocukların ilgisini çeken serinin her kitabında ayrı bir konu ele alınmakta, değerler, özgüven, nezaket kuralları gibi pek çok konuda çocukların bilinçlenmesi amaçlanmaktadır. Serinin bu kitabında; yalan söylemeyi eğlenceli zanneden Azra’nın maceraları ve ailesinin bu konudaki tutumu ilgi çekici bir üslupla anlatılıyor. “Doğru mu, Yanlış mı?” renkli çizimi ve ilgi çekici konusuyla okuma saatlerini eğlenceli hale getirme fırsatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89581</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7f281ae-e292-4d78-b4c5-a097f81c9dde.jpg</image:loc>
            <image:title>Afacanlar Kulübü - Merhaba Teşekkürler Hoşça Kal</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü çocuk edebiyatı yazarı Elisenda Roca’nın eserleri, 6 kitaplık seri olarak Afacanlar Kulübü ismiyle İspanyolcadan Türkçe’ye çevrilerek Bıcırık Çocuk aracılığıyla okurla buluşuyor. Renkli ve eğlenceli çizimiyle çocukların ilgisini çeken serinin her kitabında ayrı bir konu ele alınmakta, değerler, özgüven, nezaket kuralları gibi pek çok konuda çocukların bilinçlenmesi amaçlanmaktadır. Serinin bu kitabında; utangaçlıkları sebebiyle çevresindekilerle iletişim sorunu yaşayan Yusuf ve Öykü’nün maceraları, çevresindekilerin tutumu ve bu durumu nasıl aştıkları konusu anlatılıyor. “Merhaba! Teşekkürler! Hoşça Kal!” renkli çizimi ve ilgi çekici konusuyla okuma saatlerini eğlenceli hale getirme fırsatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89582</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3bf9d74-423b-4053-9a4f-aab50e8fd452.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulaşım Araçları - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi 
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma 
Tanım yapabilme 
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre 
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89583</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac7b4d64-803c-4bf2-9e67-1bda23048318.jpg</image:loc>
            <image:title>Sebzeler - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi 
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma 
Tanım yapabilme 
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre 
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89584</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1eb58d00-fd5b-4b47-bc11-4b8f129221d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkler - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi 
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma 
Tanım yapabilme 
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre 
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89585</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92c3c742-e6bd-4e5a-b2a2-77af06014cbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Orman - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi 
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma 
Tanım yapabilme 
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre 
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89586</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73dce65d-7b07-480b-ba2f-e1c938399194.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kediler - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi 
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma 
Tanım yapabilme 
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre 
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89587</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fef3698-f60c-48b4-b686-02fe675824dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Canlılar - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi 
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma 
Tanım yapabilme 
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre 
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89588</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8335be47-62f7-48f9-ad65-2acd4fc85acf.jpg</image:loc>
            <image:title>Hareket Edenler - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi 
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma 
Tanım yapabilme 
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre 
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89589</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f394fda-0c17-4de1-ab77-dbaff23a6d79.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa - Bebek Kartları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma
Tanım yapabilme
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları:
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89590</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/413ba93b-d8d5-4434-93b5-6e2eee02c65f.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma
Tanım yapabilme
Yardımlaşma
Desteklenen öğrenim alanları:
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89591</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af1a5e90-c0d0-411c-b105-bcfe9d9a91c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağ - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma
Tanım yapabilme
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanlar:
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89592</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a068a41-3884-41ef-bd5c-6d9f0d0c9f89.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiftlik - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma
Tanım yapabilme
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları:
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89593</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89f76e57-ab32-49d1-9c55-8446fe2f3534.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzik Aletleri - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi 
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma 
Tanım yapabilme 
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre 
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89594</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72a99131-4a6c-4d81-8bc9-e16d177544e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncaklar - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi 
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma 
Tanım yapabilme 
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre 
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89595</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b550852-717b-403c-8fe6-7cf885a9ea6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Giysiler - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi 
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma 
Tanım yapabilme 
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre 
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89596</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3558baa-81dd-41a9-9c21-f783cc9a7341.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebek Kreşe Gidiyor - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma
Tanım yapabilme
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları:
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89597</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7512813-20b4-4d7c-aed3-eed903e41308.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebek Mama Yiyor - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma
Tanım yapabilme
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89598</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/313bd07b-99f6-41a3-a556-53b7472284cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebek Uyuyor - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma
Tanım yapabilme
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89599</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b1aa073-c772-4a12-8d8f-03c4eec7097d.jpg</image:loc>
            <image:title>Video Çözümlü 5 Yökdil Fen Bilimleri Deneme Sınavı 2</image:title>
            <image:caption>VİDEO ÇÖZÜMLÜ 5 YÖKDİL FEN BİLİMLERİ DENEME SINAVI 2 
 
Bu kitabımızda tam 5 adet YÖKDİL FEN BİLİMLERİ denemesi bulunmaktadır. Her bir deneme, YÖKDİL&apos;in zorluk seviyesine göre hazırlanmıştır. Sınavlar içerik ve zorluk seviyesi yapılan YÖKDİL sınavları ile büyük benzerlik göstermektedir. 
 
Video Çözümlü 5 YÖKDİL FEN BİLİMLERİ deneme sınavı kitabımızdaki denemeler Tijen TAN GÜLSE ve Ümit IŞIKLI tarafından Ankara Dil Akademisi için hazırlanmıştır. 
 
Hedefinize ulaşmanızı arzu ediyor, başarılar diliyoruz. 
 
Tijen TAN GÜLSE 
Ümit IŞIKLI 

*Videolar, satın alınma tarihinden itibaren 6 ay boyunca açık kalacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89600</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a58fc87b-8466-4f85-b55a-0ee6cb601563.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi Neoliberalizm Medya</image:title>
            <image:caption>Geleneksel medya mevcut güç yapılarına meydan okumuyor. Oysa medyanın, hegemonik düzeni yeniden üretmeye hizmet etmek gibi bir derdi olmaması, aksine ezilenlerin yaşadıklarını ve karşılaştığı engelleri haber yapması gerekmekte. Özellikle Türkiye’de haber ajansları kendilerine verilen bilgileri haber olarak paylaştılar, habercilik yapmadılar ve bu durum halen devam etmekte. Bu anlamda pandemi döneminde alternatif medyanın ne kadar önemli bir görevi yerine getirdiği de bir kez daha gözler önüne serildi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89601</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d80e615d-ca33-4f52-ba54-c2a91d343032.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağır İşçiler</image:title>
            <image:caption>Orhan Duru’nun üçüncü öykü kitabı Ağır İşçiler (1974) yeni bir editörlükle Yapı Kredi Yayınları’nda 
Ağır İşçiler, klasik öykünün kalıplarını bozarak başka bir anlatı dili geliştiren 1950 Kuşağı’nın ele avuca sığmaz yazarı Orhan Duru’nun ayrıksı kitaplarından biri. Yazar, 1960’lardan itibaren gelişen toplumsal bilinci, siyasal ve tarihsel gelişmeleri kendine özgü yaklaşımlarla öyküleştiriyor. 
 
Orhan Duru sözü kırk parçaya bölerek düşün gerçeğini, saçmanın anlamını, umutsuzluğun neşesini yaratıyor. 
 
“Bu sırada çok önemli bir olay ortaya çıktı sol kolum üzerinde. Saatli olan sol kolum belki de saatlerce kalmıştı aynı biçimde yastığımın üzerinde ve başımın altında, bu yüzden uyuşmuştu ve kendinde değildi ve daha bilinçlenmemiş ve sınıf bilincine ulaşmamıştı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89602</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8119f502-2f8e-4f00-a758-0a96d5f3f4c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Homerosçu İlahiler</image:title>
            <image:caption>Homerosçu İlahiler Yunan tanrılarına yönelik heksametron veznindeki otuz üç hymnos’tan (ilahi/neşide) oluşan bir külliyattır. Bu külliyatın böyle bir başlıkla anılmasının sebebi İlahiler’in Antikçağ’da Homeros’a, yani Ilias ve Odysseia’nın bestecisi olduğu varsayılan kişiye atfedilmesidir. Homerosçu İlahiler külliyatını 
oluşturan bu kitaptaki metinler matbu olarak ilk defa Erken Modern Avrupa’nın en 
etkili hümanistlerinden biri olan Demetrius Chalcondyles tarafından 1488 yılında 
yayımlanmıştır. 
 
Hepsi tanrılara yönelik bir çağrıyla başlayan ve bir elvedayla tanrıyı uğurlayarak 
sonlanan Homerosçu İlahiler icracının farklı yaklaşımlarından kaynaklanan stratejileriyle Eski Yunan dini ve mitolojisi kadar, mitsel coğrafya tasavvuruna, Homeros çağından itibaren sürdürülen ve belirli açılardan bütünüyle korunan icra geleneğine dair kilit nitelikte bilgiler sunar. Daha önemlisi, belki de bu metinlerin modern insanın en çok ihtiyacı olduğu bir zamanda “işaret eden dilin” kökten 
etkisizleştiği kutsallığın liturjik aurasına bin yıllar ötesinden seslenen bir davet niteliği taşımalarıdır. Eski Yunan dini çerçevesinde tanrısallığın bir tür mevcudiyeti/hazır bulunuşu olarak hymnos’un bağlamının sunduğu bu kutsallık, dışarıda bırakan bir ürkütücülükle değil, içten bir selamlamanın beklenmedik irkilticiliğiyle dinleyicilerini çağırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89603</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c667ac77-dd1e-4850-8511-81adde03ac84.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne-Babayı İstismar</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Üstün Dökmen, yılların deneyimiyle toplumumuzun çözümsüz kalmış sorunlarına ışık tutuyor. Bu çarpıcı kitapta aile içi ilişkilere ve bunların toplumdaki yansımalarına yepyeni bir bakış açısı bulacaksınız: Göz ardı edilen gerçekleriyle anne-babanın istismar edilmesi. 
 
Anne-babalar, yetişkin çocuğunuz tarafından istismar edildiğinizin farkında mısınız? 
Siz her şeyinizi onlara verirken çocuklarınız neden talepkâr davranıyor? 
Yetişkin çocuklarınızın öfkeli olmasının sebebi ne? 
Çocuklarınıza ne zaman sınır koymaya başlamalısınız? 
“Bağlı” ve “bağımlı” kişi arasında hangi önemli farklar var? 
“Çöp Sepeti”, “Paspas”, “Akü” olmak ne demek? 
Çocukların öfke ve taleplerinin hedefi neden sıklıkla anneleroluyor? 
Aile içindeki iletişim kopukluğu nasıl çözülebilir? 
Üstün Dökmen, nesilden nesle aktarılarak neredeyse gelenekselleşmiş açmazları bir bir göz önüne serip etkili çözüm önerileri sunuyor ve istismar konusuna bambaşka bir açıdan bakıyor. Aile evini bir türlü terk edemeyen yetişkin çocukları sorumluluklarıyla yüzleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89604</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54d47083-0c68-4809-a3a1-8a59aff45a83.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamın Müziği</image:title>
            <image:caption>Biyolojinin son yüzyıldaki gelişimi nefes kesici bir hızla ilerliyor. Evrimden epigenetiğe uzanan bu göz alıcı gelişim sürecine önemli katkılar sağlayan başarılı biyolog Denis Noble “Yaşam nedir?” sorusuyla yola koyuluyor. Biyoloji alanındaki popüler ve yaygın ‘genetik program’ yaklaşımını eleştiriyor, yer yer ters yüz ediyor ve bize yaşamın kitabını okumayı değil yaşamın müziğini dinlemeyi öneriyor. Yazarın anlaşılır bir dille sunduğu bu bilimsel hikâyenin en çarpıcı yönü ise ‘sistem biyolojisi’ gibi karmaşık bir olguyu Yaşamın Müziği gibi keyifli bir metafor üzerinden, müzikle karşılaştırmalı olarak açıklaması. Noble, yaşamın ‘ne’liğini anlamak, moda tabirle büyük resmi görmek için teklif ettiği yaklaşımı metaforlar, hikayeler, düşünce deneyleri ve yaşanmış şahsi tecrübelerle zenginleştirerek önümüze seriyor. Yaşam olgusunu, genlerin ve proteinlerin varlığına indirgeyen görüşün çok ötesinde, etkileşimler ve örüntülerin dinamik ağ yapıları üzerinden yorumlayan kitap, oldukça güncel, katmanlı bir üslupla, bu müziğe kulak verenler için kayıtsız kalınamayacak ufuk açıcı bir serüven vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89605</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8830d087-7d4d-4038-bc64-946994284c48.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedilerin Gizli Dili</image:title>
            <image:caption>Kedinizle konuşuyor musunuz? Peki birbirinizi anladığınızı hissediyor musunuz? Kimileri kedilerin konuşamayacağına inansa da kediler konuşur, tüm kedi dostları bunu bilir. Ancak kediler neyi, nasıl söyler? Elinizdeki kitap tam da bu sorunun cevabını arıyor. Kedi âşığı dilbilimci Susanne Schötz, gizemli dostlarını anlamak için tüm bilimsel yetkinliklerini kullanıyor. Kedilerin sadece birbiriyle değil, beraber yaşadıkları insanlarla da konuştuklarını kanıtlıyor. Schötz bize kedilerin çıkardığı sesleri koşullara bağlı olarak nasıl tercüme etmemiz gerektiğini gösteriyor ve onları daha iyi anlamamızı sağlayacak pratik ipuçları veriyor. Kendi kedileriyle yaşadığı deneyimleri bilimsel bulgularla harmanlayarak uygulamalı bir rehber ortaya çıkıyor. Böylece kedilerin gizemli dünyasına hiç olmadığımız kadar yakın olmamızı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89606</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32df40d1-ec41-45e1-90a5-e4fc3e55d9d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Sorunu ve Osmanlı - İngiliz İlişkileri</image:title>
            <image:caption>Necla Geyikdağı, Osmanlı-İngiliz ilişkileri üzerinden 19. yüzyılda ortaya çıkan Doğu sorununu inceliyor. Esas olarak yabancı kaynaklara dayanan eser, Batılıların gözünden Türkler hakkında yapılan değerlendirmelere yer veriyor, Türk düşmanlığının Aydınlanma yazarları Voltaire, Diderot gibi yazarlara dahi sirayet ettiğini ortaya koyuyor.
1838’de imzalanan Ticaret Antlaşması İngilizlere Osmanlı ekonomisi içerisinde büyük avantajlar sağlarken Osmanlı Devleti’ni de büyük bir ekonomik ve siyasi buhrana götürmüştü. Tanzimat ve Islahat Fermanı gibi reformcu hareketler de bu süreci durdurmaya yetmemişti.
Osmanlı Devleti bu buhranı önlemek amacıyla başını İngilizlerin çektiği emperyalist devletlere daha fazla imtiyaz verme yoluna gitti. Bu da Osmanlı Devleti’ni adım adım çöküşe sürükledi.
Kitapta anlatılanlar günümüz açısından da önemli dersler içeriyor.
Fakat bu olumsuzluklarıyaşamamış olan Batı Avrupalıların Türklüğe onlardan daha da&quot;Bağımsızlığını Osmanlı&apos;ya karşı kaybeden çeşitli ulusların uzun yıllar, hatta asırlar boyunca Osmanlı&apos;ya ve Türk&apos;e düşmanca duygular beslemesi bir ölçüde anlaşılabilir.
çok düşman olmalarının nedenlerini anlamak güç.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89607</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5c84777-c6ce-40fa-a9fa-9800832cfd8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çam Bayramı</image:title>
            <image:caption>Muazzez İlmiye Çığ, çocuklar için hazırladığı bu kitabında “Yılbaşı kutlamalarının” eski Türklerden kaynaklandığını, aslının “Çam Bayramı” olduğunu ortaya koyuyor ve bu bayramın “Noel” olarak Hıristiyanlığa geçtiğini anlatıyor.

Eski bir Türk geleneği olan Nardugan Bayramı ile Noel Bayramı arasındaki benzerlikleri sıralayan Çığ, yılbaşında çam ağacı süsleme geleneğinin kökeninde Türklerin “Hayat Ağacı”nın bulunduğunu belirtiyor. Yılbaşında çocuklara hediyeler dağıtan Noel Baba’nın ilk görüldüğü yer de Türk mitolojisi.

“İşte, eski Türkler, Güneş&apos;in yeniden doğuşunu bu Çam Bayramı ile kutluyorlarmış. Çam ağacının altına hediyeler koyarak, iyi geçirdikleri bir yıl için tanrıya teşekkürlerini sunuyorlar, ağacın dallarına da ertesi yıl tanrıdan istekleri için adak bezleri bağlıyorlarmış.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89608</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b27f3a28-b156-4fa5-b576-9c317f18dcb8.jpg</image:loc>
            <image:title>İran Meşrutiyet Tarihi</image:title>
            <image:caption>Çağdaş İran tarihinin başlangıç noktası olan Meşrutiyet Hareketi&apos;nin öyküsü, İran&apos;ın istisnai kişiliğe sahip aydını Ahmed Kesrevi Tebrizi&apos;nin kaleminden aktarılıyor.

Meşrutiyet Hareketi sürecinde devrimin amacı konusun-da ortaya çıkan iki karşıt çizginin, &quot;Meşrüta&quot; ve &quot;Meşrüa&quot; mücadelesinin 20. yüzyıl boyunca İran&apos;daki siyasi tartışmaların ve mücadelenin eksenini oluşturması, 1979 Devrimi&apos;ne ve sonraki gelişmelere yön vermesi, kitabı günümüzdeki Iran&apos;ı anlamak için de önemli kılıyor.

Rusya ve İngiltere&apos;nin Meşrutiyet Hareketi öncesinde, sırasında ve sonrasında İran üzerindeki çıkar mücadelesi, siyasi akımların ve siyasetçilerin bu mücadele karşısında kitapta aktarılan tutumları, geçtiğimiz yüzyılda İran&apos;ın yaşadığı siyasi değişiklikleri anlamamızı sağlıyor, emperyalizme karşı mücadelenin İran toplumundaki kökleri gözler önüne seriliyor.
Din adamlarının mensup oldukları sınıfların önderleri olarak İran toplumunda var olagelen özgün yerleri, büyük etkileri, siyasi gelişmelerdeki vazgeçilmez rolleri bu kitapla tarihsel bir çerçeveye oturtulmuştur.

İçerdiği çok sayıda belge, birinci elden tanıklık ve döneme özgü yorumla İran Meşrutiyeti hakkında temel kaynak olan kitap, Ahmed Kesrevi Tebrizis&apos;nin kendine has dili, anlatımı ve yorumuyla özel bir değer kazanıyor.

Ahmed Kesrevi Tebrizi&apos;nin Şii medrese eğitimini tamamlamış genç bir imamlıktan Şiilik eleştirisine uzanan hayatı, düşünceleri, eserleri ve eylemi kitapta ayrı bir bölümde ele alınıyor.

İran Meşrutiyet Tarihi, Çağdaş İran tarihinin başlangıcını ve günümüzdeki İran toplumunu anlamak için temel kaynak niteliğinde bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89609</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/168cb0ce-2684-4feb-8bef-5b1606024643.jpg</image:loc>
            <image:title>Canım Şeytan</image:title>
            <image:caption>Karanlık, absürt, muzip. 
Şehrin dışındaki bir sanayi bölgesinde metal müzik hayranlarının kalesi olan Merkez, toplu intihar olaylarıyla çalkalanmaktadır. Hepsinin ortasında da yarı beyaz yakalı-yarı metalci Haldun, gönülsüz bir dedektiflik macerasına atılarak hem Merkez’e sızdığı düşünülen sivilleri, hem meçhul bir tedarikçiyi, hem de ortadan kaybolan bir müzisyeni aramaya başlar. 
Canım Şeytan, hayali bir metal komünitesi üzerinden “topluluk olma” fikrini sorguluyor, bizleri bir arada tutan farazi ipleri alaya alıyor. Berkan M. Şimşek, ilk romanı Leopold’un Sabunu’yla açtığı kendine has kulvarda sıkı bir tempoda koşarak incelikli bir evren yaratıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89610</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73105412-39e7-428b-9b19-253344c1676a.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Tarotu</image:title>
            <image:caption>Aşk ve ilişkilere dair sorularınız için kartlar, açılımlar ve dizilişler 
 
Yüzyıllar boyunca âşıklar, kara sevdalılar, terk edilenler ve karşılıksız aşkın acısını çekenler romantizm ile ilgili konularda Tarot kartlarına danıştılar. Tarot okuyucusunun masasına sevinç ve üzüntü, umut ve korku, tutku ve acı gibi çeşitli duygularla oturdular. Her durumda Tarot onlara bir tavsiye ile cevap verdi. Sonuçta Tarot’un en büyük gücü buydu. 
 
Corrine Kenner doğaüstü konuları pratik ve gerçekçi bir şekilde gündeme getirme konusunda uzmanlaşmış, Tarot üzerine yazdığı kitaplar ve hazırladığı kart desteleri dünya çapında yayımlanmıştır. Aşk Tarotu, kartların 1441 Rönesans İtalyası’na uzanan ve Tarocchi adlı bir oyun olarak bilindiği tarihçesinden başlıyor. Kenner kartların anlamını, Majör ve Minör Arkana setlerini, 78 kartın astroloji ve mitoloji ile bağlantısını anlatırken, örnek açılımlarla romantik konularda cevap arayan kişilere okumalarında yol göstermiş. Aşk Tarotu, kartların bilinen klasik anlamlarından bir adım öteye giderek, her kartın aşk ve ilişkiler çerçevesinde nasıl yorumlanması gerektiğini açıklıyor. 
 
Tarot Destesinin Düalitesi 
Sayıların, Elementlerin ve Renklerin Sembolizmi 
Hayat Ağacı Sembolizmi 
Doğru Deste Nasıl Seçilir? 
Tarot Okumasında Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler 
Tarot Okuyucusunun Etik Kuralları 
Gezegenler ve Kartlar 
Saraylı Kartların Danışmanlığı 
Kelt Haçı ve Zodyak Açılımı Tarot Sembolleri ve Terimleri Sözlüğü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89611</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b51ab47-b012-4f7a-a521-351e87b08ec8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurebahane-İ Laklakan (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ahmet Haşim’in 1921-1927 yılları arasında çeşitli gazete ve dergilerde çıkan yazıları arasından seçilen 29 denemenin yer aldığı Gurebahane-i Laklakan ilk olarak 1928’de yayımlanmıştır. Alaturka ve alafranga saat sistemlerinden modaya, kadın ve erkeğin bedensel estetiklerinden sonbahar şiirlerinin değerlendirilmesine kadar çok farklı konuları ele alan denemelerin ortak yanı son derece usta bir kalemin, her cümlede fark edilen yazıya hâkimiyeti ve üslupta gizli olağanüstü ince alaycılığıdır. Ahmet Haşim (1887-1933) Bağdat’ta doğan Ahmet Haşim’in çocukluk yılları babasının görevi nedeniyle Arabistan’ın çeşitli vilayetlerinde geçer. Erken yaşta annesini kaybetmesinin neden olduğu ruhsal sarsıntı o dönemden başlayarak çekingen, içe kapanık ve hayalperest bir kişilik yapısına yol açar. 1895’te babasıyla birlikte İstanbul’a gelir, iyi konuşamadığı Türkçeyi ilk iki yıl Numune-i Terakki Mektebi’nde öğrendikten sonra, 1897’de Galatasaray Sultanisi’ne kaydolur. Giderek edebiyata yönelen Ahmet Haşim, edebiyat hocaları Tevfik Fikret ve Ahmet Hikmet Müftüoğlu’nun da desteğiyle 16 yaşında ilk şiirini yayımlar. 1907’de Galatasaray’dan mezun olur, Reji İdaresi’nde çalışırken Hukuk Mektebi’ne devam eder. 1909’da Fecr-i Ati topluluğunun Servet-i Fünun’da yayımlanan bildirisinde onun da imzası vardır. Uzun sürmeyen bu beraberliğin ardından siyasi ve edebi gruplaşmaların dışında kalmayı tercih eden şair, kendine özgü bir şiir anlayışı geliştirir. 1921’de yayımlanan Göl Saatleri ve 1926’da yayımlanan Piyale adlı şiir kitaplarıyla döneminin önde gelen şairleri arasında yer alır. Modern Türk şiirinin kurucularından biri olarak kendinden sonra gelenleri önemli ölçüde etkiler. Şiirlerindeki kapalılık ve güç anlaşılırlığa karşılık düzyazıları gayet yalın, açık, akıcı ve yer yer mizahidir. Ele aldığı pek çok konuda zamanı aşan evrensel düşünüşüyle Ahmet Haşim’in yazıları günümüzün okuru için de hâlâ ilgi çekicidir. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89612</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea586e1c-bfbe-46c5-af6a-0f9051dc4846.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşetin Çağrısı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>JACK LONDON ya da doğduğunda kendisine verilen isimle John Griffith, 12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Çocukluğunu anne ve baba sevgisinden mahrum geçirdi. İlkokul sıralarındayken Oakland Kasabas›’ndaki abonesi olduğu kütüphanede “edebi annesi” Ina Coolbirth’ü keşfetti. Yaşamı boyunca ona eşlik edecek kitap sevgisi, deniz ve tekne tutkusu bu ortamda filizlendi. İlk teknesi Razzle Dazzle’ı ilkokulu bitirdiği yıl aldı ve 15 yaşında kolay para kazanmak için teknesi ile San Francisco Körfezi’nde maceralı bir hayata atıldı. Kaçak istiridye avladı, Japonya’da fok avlayan bir gemide tayfalık yaptı, ABD’yi bir başına dolaştı. İşsizliğin ve yoksulluğun kol gezdiği yıllarda trenlerde kaçak yolculuk edip, acıktığında dilendi. Genç bedenini hızla kötüye kullanıp, hastalanmıştı. Yaşam tarzını değiştirmeye karar verip Oakland’a döndü ve liseye başladı; sınavlarını dışarıdan vererek üniversiteye girdi. Yazar olması için başından bir altın macerası geçmesi gerekiyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89613</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48257de9-c639-438f-9c03-1127c4bb4fee.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayyar Hamza - Kokona Yatıyor</image:title>
            <image:caption>Tanzimat dönemi Türk tiyatrosunun oluşumunda ve komedi türünün gelişmesinde önemli hizmetlerde bulunan Âli Bey’den iki komedi uyarlaması: Ayyar Hamza ve Kokona Yatıyor. İlk kez, Güllü Agop’un kurduğu Âli Bey’in de yazar ve diyalekt hocası olarak emek verdiği Osmanlı Tiyatrosu’nda sahnelenen Ayyar Hamza, dalavereci bir uşağın çevirdiği dolapları konu alır. Günümüzde de sahnelenen Kokona Yatıyor’da ise hizmetçi Eleniko’nun hanımının yokluğunu efendisinden gizlerken yaşanan gülünçlüklere tanık oluruz.

 Âli Bey (Direktör) (1846-1899) Yaşadığı dönemde “Osmanlıların Molière’i” olarak tanınan Âli Bey İstanbul’da doğdu. Öğrenimine özel dersler alarak başladı. Rüştiyeyi bitirdikten sonra yine özel derslerle tarih, coğrafya, felsefe, astronomi, kimya, ekonomi, yönetim bilimi, hukuk ve matematik bilgisini geliştirdi. Arapça, Farsça ve Fransızca öğrendi. Mektubî-i Sadr-ı Âli Odası’nda çalışmaya başlayan Âli Bey, 1876’da mutasarrıf olarak mülki göreve atandı, 1884-1888 yıllarında Düyûn-ı Umûmiye’de müfettiş olarak çalıştı. Daha sonra Elazığ ve Trabzon valiliklerinde bulundu. Edebi faaliyeti idari makamlarca hoş karşılanmayıp azledilen Âli Bey tekrar Düyûn-ı Umûmiye’ye döndü, 1895 yılında direktörlüğe atandı ve hayatının sonuna dek bu görevi sürdürdü. Âli Bey edebiyatla uğraşmaya gençlik yıllarında Yeni Osmanlılar’la yakınlığını sürdürürken başladı. Batılı örneklere uygun bir tiyatronun gelişmesi için oyunlar yazdı ve Fransız yazarlardan birçok oyun uyarladı. Teodor Kasap’ın çıkardığı Diyojen dergisinde yayımlanan mizah yazılarını sadece “Âli” adıyla imzaladı. Diyojen kapatıldıktan sonra Çıngıraklı Tatar ve Hayal dergilerinde yazmaya devam etti. Türk edebiyatında mizah sözlüğü türünün ilk örneği olan Lehçetü’l-hakāyık, üç perdelik komik opereti Letafet, bir mizah hikâyesi olan Seyyareler ve Seyahat Jurnali en önemli eserleri arasındadır. Âli Bey’in seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89614</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a383123-161e-4253-a9af-40d213b7e9ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsuncu Baba (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Efsuncu Baba büyüyle, simyayla, tılsımla uğraşan; define aramak, madeni altına çevirmek, yıldıznamelerden âlemin sırrını çözmek gibi heveslere kapılmış bir zat-ı muhteremdir. Onun dünyasını batıl inançları şekillendirir, her adımını bu hurafelere göre atar. Eline yeni bir kitap geçer, İstanbul’un bütün defineleri şifreli halde bildirilmiştir bu kitapta. Defineye ulaşmak için tılsımı kaldırması gerekir, bu da Binbirdirek’teki anahtarı ve kendisine yardımcı olacak insan suretinde iki meleği bulmasına bağlıdır. Böylece Kirkor ve Agop’la tanışırız. Karın tokluğuna çalışan, ortaoyunundan fırlama bu iki komik tip Efsuncu Baba’nın karısı ve kızıyla yaşadığı konağa taşınır. Entrika giderek tüm aileyi sarar. Hüseyin Rahmi sofu görünümlü budala karakterlerinden birini daha insanlığın en büyük derdi olarak, gülmeceyle süslü serüvenli bir dille canlandırıyor. 

Hüseyin Rahmi Gürpınar (1864-1944) Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp, genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi, edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir. Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları, toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler, kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak, çok defa gülünç, bazen hüzünlü olarak işlenir. Romanımıza “mahalli renk” ilk kez onunla girer. Yazarlık yaşamına 1883’te Tercüman-ı Hakikat gazetesinde başlar. 1896’da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur. Döneminin en çok okunan yazarı olur. Tüm kazancı yazarlıktan gelir. Bu sayede Heybeliada’da şimdi müze olan köşkünü alır. 1908 Meşrutiyet’inden sonra Ahmet Rasim’le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır. İlk soruşturmaya böylelikle uğrar. Gazetesi kapanır. İkinci kez Ben Deli miyim? romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir. Çoğu roman olmak üzere öykü, tiyatro, makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89615</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d65d9705-cf2b-4110-b037-bccc8d942e22.jpg</image:loc>
            <image:title>Malta Sürgünlüğünden - Gözümün Nurlarına Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Birinci Dünya Savaşı’nın ardından İttihad ve Terakki’nin önde gelen asker, siyasetçi ve fikir insanları İngilizlerin isteği üzerine İstanbul Hükümeti tarafından tutuklanır. Tutuklandıktan bir süre sonra İngilizlere teslim edilen bu insanlar, 1919’da Malta Adası’na sürgüne gönderilir. 

28 Mayıs gecesi İstanbul’dan Malta’ya yola çıkan Princess Ena gemisindeki 78 sürgünden birisi de Ahmet Ağaoğlu’dur. 

Azerbaycan’ın bağımsızlığının tanınması için Paris Barış Konferansı’na gidecek heyette yer alan Ağaoğlu, heyetle birlikte Bakü’den İstanbul’a geldikten iki ay sonra, 15 Mart’ta tutuklanıp Bekirağa Bölüğü’ne götürülür. 30 Nisan 1921’e kadar süren sürgün yaşamı Mondros’ta başlayıp Malta Adası’nda devam eder. 

Sürgünde geçen iki yıl boyunca ailesiyle tek iletişim kaynağı olan mektuplarında “nûr-i didelerim” diye seslendiği eşine, çocuklarına ve dostlarına hasretini sık sık dile getirir. Onlara uzaktan da olsa öğütleriyle ve geleceğe dair umutlarıyla destek olmaya çalışır. 

Mektupların değişmeyen bir konusu da memlekete olan inancıdır. Neden tutuklandığını bilmediğini sürekli dile getirdiği satırları, kendilerinin ve memleketin kurtuluşunun yakın olduğu inancıyla son bulur. 

Ahmet Ağaoğlu’nun Malta’daki diğer sürgünlerle yaşadıkları hayattan manzaralar da çizdiği ve ilk kez yayımlanan bu mektupları, “Malta Mektupları” külliyatına önemli bir katkı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89616</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6792a050-32dd-47ae-bf8e-ced16ba241c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayyar Hamza - Kokona Yatıyor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tanzimat dönemi Türk tiyatrosunun oluşumunda ve komedi türünün gelişmesinde önemli hizmetlerde bulunan Âli Bey’den iki komedi uyarlaması: Ayyar Hamza ve Kokona Yatıyor. İlk kez, Güllü Agop’un kurduğu Âli Bey’in de yazar ve diyalekt hocası olarak emek verdiği Osmanlı Tiyatrosu’nda sahnelenen Ayyar Hamza, dalavereci bir uşağın çevirdiği dolapları konu alır. Günümüzde de sahnelenen Kokona Yatıyor’da ise hizmetçi Eleniko’nun hanımının yokluğunu efendisinden gizlerken yaşanan gülünçlüklere tanık oluruz.  

Âli Bey (Direktör) (1846-1899) Yaşadığı dönemde “Osmanlıların Molière’i” olarak tanınan Âli Bey İstanbul’da doğdu. Öğrenimine özel dersler alarak başladı. Rüştiyeyi bitirdikten sonra yine özel derslerle tarih, coğrafya, felsefe, astronomi, kimya, ekonomi, yönetim bilimi, hukuk ve matematik bilgisini geliştirdi. Arapça, Farsça ve Fransızca öğrendi. Mektubî-i Sadr-ı Âli Odası’nda çalışmaya başlayan Âli Bey, 1876’da mutasarrıf olarak mülki göreve atandı, 1884-1888 yıllarında Düyûn-ı Umûmiye’de müfettiş olarak çalıştı. Daha sonra Elazığ ve Trabzon valiliklerinde bulundu. Edebi faaliyeti idari makamlarca hoş karşılanmayıp azledilen Âli Bey tekrar Düyûn-ı Umûmiye’ye döndü, 1895 yılında direktörlüğe atandı ve hayatının sonuna dek bu görevi sürdürdü. Âli Bey edebiyatla uğraşmaya gençlik yıllarında Yeni Osmanlılar’la yakınlığını sürdürürken başladı. Batılı örneklere uygun bir tiyatronun gelişmesi için oyunlar yazdı ve Fransız yazarlardan birçok oyun uyarladı. Teodor Kasap’ın çıkardığı Diyojen dergisinde yayımlanan mizah yazılarını sadece “Âli” adıyla imzaladı. Diyojen kapatıldıktan sonra Çıngıraklı Tatar ve Hayal dergilerinde yazmaya devam etti. Türk edebiyatında mizah sözlüğü türünün ilk örneği olan Lehçetü’l-hakāyık, üç perdelik komik opereti Letafet, bir mizah hikâyesi olan Seyyareler ve Seyahat Jurnali en önemli eserleri arasındadır. Âli Bey’in seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89617</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ba9433a-f42c-4581-9a53-138f12fb4c6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Brezilya - Geleceğin Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Zweig, ırkçı cinnete kapılmış felakete sürüklenen Avrupa’dan kaçıp sığındığı Brezilya’da ütopik bir cennet bulmuştu. Uçsuz bucaksız verimli toprakları, sonsuz kaynakları, muhteşem doğası ve barındırdığı potansiyelle; kaygısız ve dost canlısı halkıyla Brezilya onu büyülemişti. Farklı ırkların barış içinde bir arada yaşadığı ve geleceğe umutla bakabildiği bu çok renkli düş ülkesi, o sırada kaosa teslim olmuş Avrupa ile tam bir tezat içindeydi. Zweig’ın Brezilya’ya ilanıaşkı, farklı tepkiler aldı. Yabancı bir yazarın coşkulu övgüsü Brezilya halkını sevindirirken, kitap bir yandan da ülkenin gerçekleriyle bağdaşmadığı ve siyasi iklimini yansıtmadığı gerekçesiyle eleştirilere hedef oldu. Petrópolis’teki evinde eşiyle birlikte inzivaya çekilen Zweig, dostlarından ayrı düşmüş, sürgündeki diğer Avrupalı entelektüellerle mektuplaşması savaş nedeniyle sekteye uğrayınca daha da yalnızlaşmıştı. Onu asıl kahreden, sadece anayurdundan değil yapıtlarını verdiği anadilinden de sürgün edilmiş olmasıydı. Brezilya, 22 Şubat 1942’de yaşamlarına son veren Zweig çiftinin son durağı oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89618</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3ef0899-c85f-481c-86ac-c52b1ef613c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Brezilya - Geleceğin Ülkesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Zweig, ırkçı cinnete kapılmış felakete sürüklenen Avrupa’dan kaçıp sığındığı Brezilya’da ütopik bir cennet bulmuştu. Uçsuz bucaksız verimli toprakları, sonsuz kaynakları, muhteşem doğası ve barındırdığı potansiyelle; kaygısız ve dost canlısı halkıyla Brezilya onu büyülemişti. Farklı ırkların barış içinde bir arada yaşadığı ve geleceğe umutla bakabildiği bu çok renkli düş ülkesi, o sırada kaosa teslim olmuş Avrupa ile tam bir tezat içindeydi. Zweig’ın Brezilya’ya ilanıaşkı, farklı tepkiler aldı. Yabancı bir yazarın coşkulu övgüsü Brezilya halkını sevindirirken, kitap bir yandan da ülkenin gerçekleriyle bağdaşmadığı ve siyasi iklimini yansıtmadığı gerekçesiyle eleştirilere hedef oldu. Petrópolis’teki evinde eşiyle birlikte inzivaya çekilen Zweig, dostlarından ayrı düşmüş, sürgündeki diğer Avrupalı entelektüellerle mektuplaşması savaş nedeniyle sekteye uğrayınca daha da yalnızlaşmıştı. Onu asıl kahreden, sadece anayurdundan değil yapıtlarını verdiği anadilinden de sürgün edilmiş olmasıydı. Brezilya, 22 Şubat 1942’de yaşamlarına son veren Zweig çiftinin son durağı oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89619</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7220e8b0-fbf5-4535-b600-58c725052219.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet Ve Antropoloji</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet ve Antropoloji Tanzimat sonrası yüz yılı kapsayan bir bilim tarihi. 1930’lu yıllarda gerçekleştirilen bilimsel ve kültürel devrimin geri planında yer alan birikime odaklanıyor. 

Tarihçilerce “katastrofik” ve “karanlık” bir evre diye nitelenen iki dünya savaşı arası dönem, Türkiye’nin kendi “yeni insan”ını inşa ettiği yıllar oldu. Çağdaş bilim ve eğitim anlayışının temelleri uluslaşmanın ilk evrelerine özgü romantik özlemlerle 1930’lu yıllarda atıldı. Harf devrimi ertesi 1928-1938 evresi bilim anlayışında milat sayıldı. İlköğretimden yükseköğretime antropolojik verilerle yüklü bir geçmiş vurgulandı. Süreç tarih, coğrafya, dilbilim, mantık, jeoloji, biyoloji başta olmak üzere geniş bir bilim yelpazesini kuşattı. Kültür devrimi ise Anadolu insanı üzerine Batı’daki nasırlaşmış önyargıları sorgulayan bir projeye dönüştü. 

Prof. Dr. Zafer Toprak, Cumhuriyet ve Antropoloji ’de yine çok zengin bir malzeme külliyatına dayanarak, bunalımlı bir evrede doğayla barışık bilimsel kaygıları belgeleriyle dile getiriyor. 

Prof. Dr. Zafer Toprak Boğaziçi Üniversitesi Emeritüs Öğretim Üyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89620</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49c81d93-b105-4c8b-b0f8-d514c5c8d9a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Duvarı</image:title>
            <image:caption>Sen miydin o, yalnızlığın mıydı yoksa 
Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi 
Dilimizde akşamdan kalma bir küfür 
Salonlar piyasalar sanat-sevicileri 
Derdim günüm insan arasına çıkarmaktı seni 
Yakanda bir amonyak çiçeği 
Yalnızlığım benim sidikli kontesim 
Ne kadar rezil olursak o kadar iyi  
                                                          [...]</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89621</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d756287-c01e-400a-8728-6a3e0f350d54.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortak İman</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Amerikan Pragmatizminin öncülerinden John Dewey’in dine ilişkin görüşlerini ortaya koyduğu başlıca eseridir. William James’in Dinsel Deneyimin Çeşitleri, Paul Tillich’in İmanın Dinamikleri ve Martin Buber’in Ben ve Sen’i gibi, modern dünyada tinsellik sorusuna yönelen 20. yüzyılın diğer klasikleriyle aynı çizgidedir. 
Dinler ile bir deneyim biçimi olarak dinî olan arasındaki ayrım nedir? İdeal veya mümkün olan ile reel veya fiilî olanın yaratıcı kesişimi olarak Tanrı fikri ne anlama gelir? Yaygın bir deneyim tarzı olarak dinî olanın demokratik yaşama aşılanması mümkün müdür? 
Tüm bu soruların ele alındığı Dewey’in Ortak İman ’ı, bilim tarafından dönüştürülmüş bir dünyada insan deneyiminin dinî boyutunun rolü sorusuna orijinal bir yanıt veren zengin ve kışkırtıcı bir metindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89622</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4974edac-1cfe-4d23-b4c2-3e88a3ff38cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Süreç ve Gerçeklik</image:title>
            <image:caption>Bu kitap 20. yüzyıl felsefesinin en önemli ve en özgün eserlerinden biridir. İngiliz filozof ve matematikçi Alfred North Whitehead’in baş yapıtı olan bu kitap, yazarın süreç felsefesi üzerine verdiği derslerden oluşmaktadır. 
Bu kitapta Whitehead gerçekliğin çeşitli unsurlarının birbirleriyle tutarlı bir ilişki içinde olduğu bütünlüklü bir felsefi sistem ortaya koymakta; organik ve kozmolojik bir gerçeklik vizyonu sunmaktadır. 
Bunu yaparken ise filozof, Aristoteles ve Platon ile beraber, Descartes, Newton, Locke, Hume ve Kant gibi 17. ve 18. yüzyılın önde gelen düşünürleriyle bir hesaplaşmaya girmektedir. Epistemolojiden metafiziğe, estetikten din felsefesine kadar birçok alana yön vermiş olan bu değerli çalışmayı Mevlüt Albayrak’ın Sunuş’u ve Kevser Çelik’in çevirisi ile sizlere sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89623</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e2e662c-f660-4c91-ace2-916aaf51cc10.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı’yı Beklerken</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Fransız filozof ve toplumbilimci 
Simone Weil’in en önemli eserlerinden biridir. Weil’in Tanrı sevgisi üzerine kaleme almış olduğu denemeler ve mektuplarından oluşmaktadır. 
Tanrı’yı Beklerken adı rastgele seçilmiş değildir. Onun bekleyişi, efendinin dönüşünü bekleyen hizmetçinin uyanık durumunu gösterir; onun içini kemiren ‘tamamlanmamış’ bir karakteri ifade eder. Weil için Tanrı’nın son derecede uçsuz bucaksız sevgisi, zamanın ve mekânın sonsuzluğu üstünden gelir bulur bizi. Bizim bekleyişimizden azadedir O’nun gelişi; ama zamanında gelir o... 
İnsan, iyiliği beklemek ve kötülüğü uzaklaştırmaktan başka şey yapmamalı. Sadece kötülük tarafından sarsılmamak için kas gücünü kullanmalıdır. Tanrı’yı arzu etmek ve geri kalan her şeyden vazgeçmek, selamete erdiren budur sadece.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89624</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b1469d8-51a2-4ace-9228-7fae80e6d5de.jpg</image:loc>
            <image:title>William James Kimdir?</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Amerikalı filozof William James’in hayatı ve düşüncesine giriş niteliğindedir. James şüphesiz çağdaş düşün hayatımızın en önemli ve en renkli isimlerinden biridir. Etkisi öyle derin olmuştur ki, psikolojiden felsefeye, epistemolojiden teolojiye; duygu çalışmalarından zihin felsefesine dek çığır açan yapıtları çağdaş düşünceye yön vermiştir. 
Bu kitap tüm bu etkilerin izini sürmektedir. Temel kavramları üzerinden James’in mirasının sistematik bir envanterini okura sunmaktadır. James’in bilgi anlayışı, bilinç akışının anlamı, dinî deneyim kavramının James psikolojisindeki yeri bunlardan birkaçıdır. 
Bu değerli çalışmayı Fransız filozof Emile Boutroux’un kaleminden okurlarımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89625</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/879695a4-5055-4a10-8304-ad4b718c291e.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Günler Eczanesi</image:title>
            <image:caption>Mizahi üslubuyla tanınan Hacer Kılcıoğlu, başka çevrelerde ve bambaşka kültürlerde büyüyen, içi içine sığmaz çocukları bir araya getiriyor. Renkli karakterlerle neşeli bir aileyi, ikinci baharı yakalayanları ve bir kediyle kargayı buluşturuyor. Okurlarını, içten duyguların paylaşıldığı, İzmir’in çokrenkli semtlerinden birine davet ediyor. Bir eczanenin ve mahallenin özelinde, yaşamın içinde kesişen yeni yolların ve arkadaşlıkların hayata kattığı anlamı yüceltiyor. Vefanın, paylaşmanın ve samimiyetin değerini duyumsatan roman, her yaştan okura keyifli bir okuma deneyimi sunuyor. Hazal’ın annesinin, mahallenin buluşma noktası olan İyi Günler Eczanesi’yle, babasının işlettiği aynı adlı kafe yan yanadır. Kafedeki doğum günü partisinde Hazal, eski sevdalılar Neşe Teyze’siyle eczanenin emektar kalfası Faik Amca’nın evlenmesinin hayalini kurar. O gece, evlendirme memuru teyzesiyle birlikte şehrin uzak bir semtindeki Roman düğününe gittiklerinde, kendini çok renkli, dost canlısı insanların arasında bulur. Hiç tanımadığı kültürden yeni arkadaşlar edinir: Bayram ve Tilbe. Üstelik, Faik Amca da düğündedir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89626</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfeb5bbd-9920-4e30-b869-19bf367e9a91.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahkam Ayetleri Ve Hadisleri Fıkıh Konularına Göre Tasnifi</image:title>
            <image:caption>Ahkam Ayetleri Ve Hadisleri
Fıkıh Konularına Göre Tasnifi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89627</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d252f25f-6fc0-444c-a7b4-6f32ce4f9c60.jpg</image:loc>
            <image:title>Matüridi: Kayıp Aydınlanmanın İzinde</image:title>
            <image:caption>İslam medeniyeti, Orta Asya’da, Türk ve İran; Mağrib’de ise Berberi kültürle karşılaşarak en ciddi nüvelerini üretti. Bu karşılaşma, her coğrafyanın kendi karakterini yansıtan düşünme biçimlerini ortaya çıkardı.
Semerkand, Buhara, Taşkent gibi kültür merkezlerini içinde barındıran Maveraünnehir bölgesindeki düşünce hareketliliği ve ilmi tedrisin yoğunluğu da kendi geleneğini oluşturdu. Bilginin sistematik bir formda yeniden inşa edildiği bu dönemin en önemli isimlerinden biri, kendinden sonraki âlimlerin ‘aklı karışıklara rehber’ olarak tanımladıkları İmam Matüridi’dir.
Elinizdeki eser, Müslüman toplumların salt hamasetle değil bilgiye dayanan aydınlanmanın verdiği güçle çağa tanıklıklarını talep etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89628</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ae691ce-ac75-48e5-ba5f-2523839f1c9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hırsız mı Kahraman mı? - Üzümlü Kek Çetesi 4</image:title>
            <image:caption>Üzümlü Kek Çetesi bir iyilik çetesidir ve çete üyeleri iyilik yapmak isterken başlarına türlü türlü maceralar gelir.
İlginç olaylar Üzümlü Keklerin peşini bırakmıyor. Bu defa herkesin bir eşyası kayboluyor ve bu işte kimin parmağı olduğu bir türlü bulunamıyor. Bir yandan da İsmail Robin Hood’a merak salıyor ve hırsızın belki de bir kahraman olabileceğini savunuyor. Tabii başı yine dertten kurtulmuyor. Üzümlü Kek Çetesinin yeni maceraları bir kez daha iyilikle her şeyin üstesinden gelinebileceğini gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89629</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97e584d1-5a80-4cab-9d32-602dd907d47a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekip Kuruluyor - Üzümlü Kek Çetesi 1</image:title>
            <image:caption>Üzümlü Kek Çetesi bir iyilik çetesidir ve çete üyeleri iyilik yapmak isterken başlarına türlü türlü maceralar gelir.
Yeni taşındığı mahallede bir çete kurmaya niyetlenen Demet’in bu çete için büyük bir eksiği vardır: çete üyeleri. Ancak hiç kimseyi tanımadığı bir muhitte bunu yapması hayli zor olacak. Çete üyelerini topladığındaysa iyilik dolu maceralar Üzümlü Kek Çetesi’nin peşinden ayrılmayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89630</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dff1830-b7f6-4d2b-946b-ab33d432168c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sivrisineklere Karşı - Üzümlü Kek Çetesi 3</image:title>
            <image:caption>Üzümlü Kek Çetesi bir iyilik çetesidir ve çete üyeleri iyilik yapmak isterken başlarına türlü türlü maceralar gelir.
Üzümlü Kek Çetesi’nin başı bu defa sivrisineklerle dertte! Sınıflardan eksik olmayan sinek sesleri, okulun duvarlarına İsmail’in kayıp ilanlarının asılması ve yaşanan başka gariplikler çete üyelerinin çözmek zorunda olduğu bir soruna işaret ediyor.
Başlarına ne gelirse gelsin Üzümlü Kek Çetesi bu işi iyilikle çözmeye kararlı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89631</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96ce8297-34a7-46c9-8ab9-72f30b03de49.jpg</image:loc>
            <image:title>Pembeli Teyzeyi Takip - Üzümlü Kek Çetesi 5</image:title>
            <image:caption>Üzümlü Kek Çetesi bir iyilik çetesidir ve çete üyeleri iyilik yapmak isterken başlarına türlü türlü maceralar gelir.
Çete üyeleri okul bahçesindeki ağacın dibini kazan gizemli bir yaşlı teyzeyle karşılaşmışlardır. Bu ağacın dibinde eski paralar bulan ekip bu sırrı çözmeye kararlıdır.
Demet’in yeni belgesel projesi, okulu güzelleştirmek için yapılan çalışmalar ve daha fazlası Üzümlü Kek Çetesi serisinin son kitabında!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89632</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cd94046-115a-45da-a46f-865b99f2db78.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihçilikte Disiplinlerarasılık - Fırsat mı Sınırlılık mı?</image:title>
            <image:caption>Bilindik sularda yüzmek, yeni ve hâkim olmadığımız alanlarda çalışmaktan daha güvenlidir. Bu güven duygusu tek bir disiplin içinde kalmanın konforu ve tanıdıklar arasında olmanın rahatlığından kaynaklanır. Buna bir nevi araştırmacı ve hatta tarihçi muhafazakârlığı da denebilir.
Belli bir konuya yaklaşım biçimlerimizi illaki tek bir disiplin çerçevesinden takip etmek zorunda olmadığımızı bilmeliyiz. Çoklu imkanlar üzerinden düşünme pratiklerini oluşturacak ve farklı disiplinlerin yardımı ile daha kompleks analiz metotlarını geliştirecek yolları düşünmek, tarihsel bir problematiği araştırmanın ön koşullarında biridir. Tarihçilikte Disiplinlerarasılık: Fırsat mı, Sınırlılık mı? Çoğu kez herkesin teoride hemfikir olduğu tarihçilikte disiplinlerarasılığın, “neden” ve “nasıl”ını tartışıyor. Alman Tarih Okulu, Fransız Annales Okulu, Bölge Çalışmaları, Karşılaştırmalı Tarih, Global Tarih gibi ana yaklaşımların da tartışıldığı bu kitabın Türkiye’deki tarih yazımının zenginleşmesine katkı sağlayacağını düşünüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89633</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3c8fbd2-209b-4d6b-af13-6fd0edf04392.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Öyle Çok Özledim ki</image:title>
            <image:caption>&quot;Sen sustukça içimdeki müptezel ve bedevi sancılar şaha kalkar&quot; 
Anne sevgisi, vatan aşkı, sevgili hasreti... hepsinin harmanlandığı düşten düşe daldıran tatlı bir şiir kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89634</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2949395-06c4-473f-81c9-e99ad3c1f34d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafkasya Zafer, İhanet Ve Hüzün 1918-1919</image:title>
            <image:caption>Yazarımız Atilla Güler, Balkan Savaşı ve Kop Dağı Harekâtı’nı ele alan ve kısa sürede bir çok baskı yapan eserlerinden sonra yeni kitabında; Kafkasya bölgesinin tarihi ve stratejik önemine dikkat çekiyor, Kafkasya’da yaşanan gelişmeleri Berlin Konferansı ile birlikte ele almaya başlayarak Kafkas İslam Kolordusu’nun Kafkasya harekatını krokiler, belgeler ve resimlerle okuyucuya sunuyor. 
Kitapta neler var? 
Kafkasya Bölgesinin tarihi ve stratejik önemi, 
Berlin Konferansı ve Kafkasya’da yaşanan gelişmeler, 
Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında Kafkasya, 
Bolşevik İhtilali ve sonrasında Kafkasya, 
Kafkas İslam Kolordusu’nun kuruluşu ve nedeni, 
Kafkas İslam Kolordusu’nun muharebeleri, 
Kuzey Kafkas Cumhuriyeti’nin İlan edilmesi ve yaşanan gelişmeler… 
Alınan dersler 
Ve daha birçok konu… 

  İyi Okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89635</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a1de926-9ebc-4be1-ba15-47da6a84cb4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mottom</image:title>
            <image:caption>Tebessüm sihirli bir şey... 
Onu dosta hediye edersen rahatlar
Düşmana hediye etsen pişmanlık duyar 
Tanımadığın birine hediye etsen onun dostu olursun 
Kendin için gülümsersen kuvvetin daha bir artar
Mutlu olacağımız vakitler olması dileği ile İNŞAALLAH…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89636</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2816de9-50f1-4826-80db-980fa86a569c.jpg</image:loc>
            <image:title>Susmalar Birbirine Benziyor</image:title>
            <image:caption>Ne şiirde 
Ne de sözde tesir 
Yorulup düştüğüm zamanlarda Yitip her şey gitmiş 
Aynalar kırılmış 
İçimin yolları hep aynı Uçurumun kenarına tutunmuş Konuşmanın rengi yok Susmalar birbirine benziyor Benimkisi kendime benziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89637</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d986388e-dffe-4d01-8565-88b5400382c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kastafiore’nin Mücevherleri - Tenten’in Maceraları 21</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyıl Avrupa çizgi romanlarının en ünlüleri arasında sayılan Tenten’in Maceraları bütün dünyada bilinen ve zevkle okunan bir macera dizisi. Çizer George Remi, diğer ismiyle Hergé’nin başyapıtı sayılan bu çizgi roman heyecan, mizah ve ince ayrıntılarla dolu sayfalarıyla okurlarına dünyayı dolaştırıyor. 
Belçikalı bir gazeteci olan Tenten, köpeği Milu’yla birlikte çıktığı her tehlikeli serüvende kahramanca işlere imza atar. Dünyanın her yerine, hatta Ay’a bile gider. Düştüğü tehlikeli durumlardan zekâsı ve şansıyla kurtulur. Dizinin farklı kitaplarında Tenten’e alaycı ve kaba kişiliğiyle Kaptan Haddok, icatlarıyla Profesör Turnösol ve sakar dedektifler Dupond ve Dupont eşlik eder. 
Gerçek ya da kurgusal bir mekânda, mükemmel ayrıntılarla anlatılan serüvenler Hergé’nin kusursuz çizgileriyle birleşerek bir çizgi romandan fazlasını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89638</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4306240-b326-4ee4-96f9-0632c1525611.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihninden Çık Hayatına Gir</image:title>
            <image:caption>Zihninden Çık Hayatına Gir isimli eserin yazarları; iyilik, bilgelik ve mizah ile okuyucuyu psikolojik zorluklar ve özellikle de yaşam doyumu hakkında yeni bir düşünme biçimi yönünde eğitiyorlar. Modern araştırma yöntemleri ile birleştirilmesi, kadim olanla tınlaması, güvenilir ve gerçek uygulamaları olması, bu kitabı en büyüleyici ve aydınlatıcı kendine yardım kitaplarından biri haline getiriyor.
“Eğer siz de standart psikolojik söylemlerden yorulduysanız ve hayat kalitenizle ilgili hayal kırıklığı yaşıyorsanız, bu kitap size bir lütuf olabilir.”
Martha Beck
O Dergisi köşe yazarı
Kendi Kutup Yıldızı’nın Peşinde kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89639</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3780a687-8988-40ec-ad3e-99246cc9e933.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Yaşam ve Mutluluk Üzerine</image:title>
            <image:caption>“Bir süredir aklımda gençlik arkadaşım Ataol Behramoğlu’nun ‘Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var’ dizesinden yola çıkan bir sohbetler dizisi düşüncesi dolaşıyordu. ‘Okuduklarımızı, başkalarından öğrendiklerimizi değil, kendi yaşadıklarımızı konuşalım’ demiştim. ‘Dobra dobra anlatalım!’ Gerçekten, yaşını başını almış insanlar olarak niçin yaşadıklarımızdan öğrendiğimiz şeyleri, çıkardığımız dersleri başkalarıyla, bu arada gençlerle paylaşmıyorduk? Hayat dörtnala kaçıp gidiyordu. Bu paylaşımı şimdi yapmazsak ne zaman yapacaktık? Bu bir çeşit görev değil miydi?” 
İyi Yaşam ve Mutluluk Üzerine başlıklı denemeler toplamında Haluk Şahin, yaşamdan edindiği deneyimlerini, tanıklıklarını ve gözlemlerini aktarıyor. Akademisyen, eğitimci, gazeteci kimliklerini bir kenara bırakıp, hiçbir satırında kimseye üstten bakmadan, samimi bir sohbete davet ediyor. Denemelerinde doğru yolu göstermek ya da ders vermek yerine, yaşarken aldığı dersleri paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89640</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a81b506e-c7a5-4bf9-a577-f2bbb95ca5b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Durak</image:title>
            <image:caption>Yazar, çağının aktörü değil, tanığıdır. O tarihi yapmaz, yazar. Ama bazı  durumlarda, yazar tarihin hem yazanı olur hem de yapanı. 
Kemal Anadol Son Durak’ta, sendikacı Metin ve Avukat Güler’in aşkları çevresinde  Türkiye’nin vahşi terör zinciriyle bugünlere nasıl geldiğini bir tarihçi titizliğiyle anlatıyor. Romanın kapsadığı dönem Türkiye’sinde aktif siyasetin etkin kişilerinden biri olan Anadol, yaşanan sevgisizlik ve nefret dolu o terör ortamında aşkların da mümkün olamayacağını gerçekçi biçemle anlatırken, bir döneme de ışık tutuyor. 
Kemal Anadol’un kimi zaman sanığı da olduğu dönemle ilgili tanıklığı, okuru düşünmeye ve dönemin sorumlularını sorgulamaya yöneltiyor. 
Ali Sirmen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89641</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88b1cd09-48d0-4550-bb8d-c0e5f2b7ccb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>Sağlık ve ekonomi her zaman insanlık için temel problem alanları olagelmiştir. Sağlık ve ekonomiyi buluşturan sağlık ekonomisi disiplininin geliştirilmesi için gerekli eğitim ve bilimsel faaliyetlerin ülkemizde de çoğaltılmasında yarar görülmektedir. Sağlık ekonomisi alanına daha çok bilimsel çalışma ve özellikle kitap kazandırmak Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için de önem taşımaktadır. Gelecekte sağlık ekonomisin öneminin daha da artması beklenmektedir.
Bu kitapta sağlık ekonomisi konusunda alan yazında var olan çalışmalara katkı yapmak amaçlanmaktadır. Sağlık ekonomisi konuları, genelden özele doğru okuyucuların bilgi birikimini arttırmak amacıyla açıklanmaya çalışılmıştır. Kitabın bazı bölümlerinde teorik bilgilerin yanı sıra, Türkiye sağlık sisteminden örnekler veya bilgiler verilerek konuların daha iyi anlaşılması sağlanmaya çalışılmıştır. Böylece okuyucuya, sağlık sektörünü sağlık ekonomisi bakış açısı ile değerlendirme fırsatı verilmek istenmiştir. Gerek güncel sağlık ekonomisi konularının ele alınışı yönüyle, gerek konular kapsamıyla başta profesyonel sağlık yöneticileri ve öğrencileri olmak üzere, sağlık ekonomisine ilgi duyan tüm alan profesyonellerinin yarar sağlayacağı bir eser ortaya koymak amaçlanmıştır.
Pandemisiz nice günlere ve yıllara….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89642</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc51860b-c708-42a4-8530-a8e73bf836ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabus</image:title>
            <image:caption>Halid Ziya’ya kadar, romancı muhayyilesiyle doğmuş tek muharririmiz yoktur. Hepsi roman veya hikâye yazmaya hevesli insanlardır. 
Ahmet Hamdi Tanpınar 
 
Bireysel hayal kırıklıklarının ve bir aile dramının işlenmesi Kâbus’un temel izleği olsa da oyun ayrıca toplumu ilgilendiren meselelere dair yapılan göndermelerle de dikkatleri çeker. Özellikle kadın haklarına, kadının toplum içindeki yeri, evlilik, boşanma gibi hususlara doğrudan ya da dolaylı yoldan getirilen çözümlemeler ve eleştiriler oyunun sınırlarını genişletir. Böylelikle parçadan bütüne çıkarımlarda bulunma olanağına erişilir. 
İsmail Kekeç 
 
Kâbus, büyük bir romancı olmasının yanında tiyatro tutkusuyla da bilinen Halid Ziya Uşaklıgil’in tek telif oyunudur. Yazar, Kâbus’tan önce Fare ve Füruzan isimli iki oyun daha kaleme almışsa da bu oyunlar dönemin anlayışına uygun olarak Avrupalı yazarların oyunlarından uyarlanmış metinlerdir. Kâbus oyununda Halid Ziya, Aşk-ı Memnu, Kırık Hayatlar gibi büyük romanlarındaki izlekleri takip eder ve eşsiz üslubuyla döneminin ahlak anlayışına, aile yaşantısına ve kadın haklarına dair önemli meseleleri birer birer dile getirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89643</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca37719b-3544-4873-911a-a904f30e458f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Hizmetlerinde Toplam Kalite Yönetimi ve Akreditasyon</image:title>
            <image:caption>Sağlıkta kalite için üç noktadan bahsetmek mümkündür. Bunlar; hasta yönünden, sağlık çalışanı yönünden ve hastane yönetimi yönündendir. Sağlık hizmetlerinde yönetim açısından kalite denilince, paydaşların ihtiyaçlarının karşılanması için kaynakların etkin ve verimli kullanılarak hizmet sunumunun   gerçekleştirilmesi  akla gelmektedir Hasta yönünden kalite kavramından bahsederken ise hastanın ve hasta yakınlarının sağlık hizmetlerine ilişkin algısı devreye girmekte olup hasta ve hasta yakınlarının beklentilerinin üzerinde sağlık hizmeti verilmesi gerekmektedir. Sağlık çalışanları yönünden kaliteyi iki boyutlu değerlendirmek mümkündür. Birinci boyut çalışanlara verilen hizmetlerin ihtiyaçlarını karşılama düzeyi, ikinci boyutu ise çalışanların hasta ve hasta yakınlarına vermiş oldukları hizmetlerin ihtiyacı karşılama düzeyi olarak değerlendirilebilir. Tüm paydaşların sonsuz mutluluğunu sağlama olarak tanımlanabilecek toplam kalite yönetimi yaklaşımının sağlık hizmetlerinin sunumuna çok önemli katkılarının olacağı kuşkusuzdur. Bu denenle diğer tüm sektörlerde olduğu gibi sağlık sektöründe de olan toplam kalite yönetimi yaklaşımı ilkelerinin benimsenerek yöntem ve tekniklerinin uygulanması gerekmektedir. Sağlıkta kalite ve sağlıkta toplam kalite yöntem ve yaklaşımlarının tüm boyutları ile değerlendirildiği bu kitabın tüm paydaşlara yararlı olması dileğiyle….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89644</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf8e7ea7-1900-4d00-b5a6-a832b1c4570b.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul&apos;un Geçmiş Günlerinde Yeme İçme</image:title>
            <image:caption>Sermet Muhtar Alus, yazdığı bini aşkın yazıyla okurlarına hep bir şehrin, genellikle de 19. yüzyıl sonlarıyla 20. yüzyıl başları arasındaki döneminin hayatını anlatmış bir yazardır; sık kullandığı tabirle “eski İstanbul”un yazarı. Önce Meşrutiyet, sonra da Cumhuriyet’i sadece birer rejim değişikliği gibi değil, toplum hayatındaki büyük dönüşümler olarak yaşamış birkaç kuşaktan okura, çok da eski olmayan “eskiler”in hoşluk ve acayipliklerini anlatarak ekmeğini kazanmış bir yazar. 
 
Çoğu ilk defa kitaplaşan bu yazılarında Alus’un son derece eğlenceli kılavuzluğuyla turumuza önce İstanbul’un lokanta, meyhane, mesire yeri, börekçi gibi mekânlarını ziyaret ederek başlıyoruz. Müslümanların iftar ve bayram sofralarına, Hıristiyanların panayırlarına uğradıktan sonra sokaktan insan hikâyelerini dinliyoruz. Et ve balık yemeklerinin ardından bostanlara, meyve bahçelerine dalıp maruldan pırasaya, üzümden portakala onlarca sebze ile meyvenin birbirinden hoş ayrıntılarla dolu “monografi”lerini okuyoruz. İstanbul’un bu bostanlar ve bahçeler sayesinde enikonu kendine yeten bir şehir olduğunu da görüyoruz içimiz sızlayarak. Karakulak’tan Hamidiye’ye şehrin suları etrafında oluşan mesire kültürünü ballandıra ballandıra anlatan bu hünerli hikâye anlatıcısı eşliğinde tatlılar ve kuruyemişleri de tattıktan sonra İstanbul’un geçmiş günlerinde rakı, şarap, bira, çay, kahve ve nargile gibi mükeyyifatın keyfini çıkararak turumuzu sonlandırıyoruz. 
 
Alus’un dilinin zenginliğine, olağanüstü kulak hafızasına, hemen her kesimin gündelik konuşma ve düşünme tarzlarını inanılmaz bir detaycılıkla hatırlayıp muzip mizah duygusuyla aktarabilmesine duyduğumuz hayranlık kalıyor aklımızda. 
Erdir Zat da kitaba yazdığı sunuşta Alus’un bu güzel yazılarının satır aralarından yola çıkarak önemli noktalara dikkat çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89645</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96c89b61-4239-4adc-8c22-575c8ad87c9d.jpg</image:loc>
            <image:title>2666</image:title>
            <image:caption>Meksikalı entelektüellerin güçle ilişkisi bilinen hikâyedir. Hepsi aynıdır demiyorum. Kayda değer istisnalar var. Güce teslim olanların kötü niyetli olduklarını da söylemiyorum. Hatta tamamen teslim olduklarını bile iddia etmiyorum. Sadece bir iş deyip geçebiliriz ama devlet için çalışmaktan bahsediyoruz. Avrupa’da entelektüeller yayınevleri veya gazeteler için çalışır, karıları onlara bakar veya aileleri zengindir ve kendilerine aylık ödenek bağlatmıştır veya işçidirler ya da suçludurlar ve yaptıkları işten dürüstçe para kazanırlar. Meksika’da, ve bu söylediğim Arjantin hariç bütün Latin Amerika için de geçerli, entelektüeller devlet için çalışır. 
 
2666’yı meydana getiren birbirinden bağımsız okunabilecek beş roman ortak unsurlar içerdiği gibi ortak bir amaca da hizmet eder. Romancılardan akademisyenlere, mahkûmlardan spor yazarlarına, öğrencilerden savaş suçlularına uzanan karakterlerin yolları ABD-Meksika sınırındaki, kadın cinayetleriyle ün salan meşum bir şehirde kesişir… 
 
Yaşamının son yıllarında inşa ettiği 2666, Roberto Bolaño’nun belki de en 
iddialı yapıtı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89646</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70d493f2-46b5-4f17-a3da-55d2c3d6fc9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hamamcı Ülfet</image:title>
            <image:caption>Bazı gönül erbabı, sefa çiçekleri gibi günün ilk ışıklarına muhtaçtır. Ondan sonra sarılı kırmızılı parıltılarla göz alır, kendisini sevdirir, beğenen bakışları üstüne çeker. Ülfet de böyleydi. (…) Dudaklarını ezen o iki sevgili dudak, göğsüne temas eden o hararetli, ateşli, beyaz, muntazam göğüs, saçlarını sevecenlikle, seve seve okşayan o küçük zarif eller, hevesli burnunu dolduran o güzel koku onda takat bırakmadı. O da güzel, o da müptela... Burası belli… Fakat tatlı bir bela mı? 
 
Döneminin İstanbul hayatına dair birçok ayrıntıyı zapta geçirip bugünlere birbirinden güzel mektuplar ulaştıran Ahmet Rasim, Hamamcı Ülfet romanında, her yazarın kolay kolay kalem oynatamayacağı, en fazla üstünkörü değinip geçeceği bir dünyayı anlatıyor. Erkeklerin konaklara hapsettiklerini düşündükleri kadınların dışarıdan daha renkli dünyası, eğlence meclisleri, hamam sohbetleri bu kısa ve keyifli romanda teker teker işleniyor. Lezbiyenlerin ilk defa görünür olduğu eserlerden biri olan Hamamcı Ülfet, kadınların giyim kuşamları, süslenmeleri, argoları üzerine de meraklıları için önemli bilgiler sunuyor. 
 
Bu baskıda Hamamcı Ülfet’in orijinal metnini ve günümüz Türkçesine uyarlamasını bir arada bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89647</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06e98e33-28ae-4dac-8598-afea33bcc3d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurşun Kalemin Hikayesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İtalyan çocuk edebiyatının sevilen 
yazarlarının bir araya geldiği bu eğlenceli 
serinin ikinci kitabı Kurşun Kalemin Hikâyesi sizi heyecan dolu bir dostluk 
hikâyesine davet ediyor. 
İtalyan çocuk edebiyatının sevilen 
yazarlarının bir araya geldiği bu eğlenceli 
serinin ikinci kitabı Kurşun Kalemin Hikâyesi sizi heyecan dolu bir dostluk 
hikâyesine davet ediyor. 
 
 
Bir sabah, sivri uçlu bir kurşun kaleme dönüşmüş olarak uyansaydınız ne yapardınız? Üstelik gittiğiniz her yerde izler bırakmaya başlayıp tüm şehrin silüetini değiştirdiğinizi bir hayal edin. İmkânsız gibi görünebilir ancak tüm bunlar Levent’in başına geldi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89648</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58c05a9d-ef03-4424-b6ba-e33042a04d69.jpg</image:loc>
            <image:title>Nihavent Hıçkırık-İhsan Raif’in Romanı</image:title>
            <image:caption>Edebiyat tarihimizde “hece veznini kullanan ilk kadın şairimiz” olarak geçer İhsan Raif’in adı. Feylesof, şair Rıza Tevfik’in öğrencisi İhsan Raif, şiirlerinin haricinde yazdığı güfteler ve yaptığı bestelerle de ayrı bir yere sahiptir sanat hayatımızda. Ancak hayat hikâyesinin detayları, edebiyat ve müzik tarihinde yazıldığı kadar ışıltılı değildir. Osmanlı’nın son vezirlerinden Köse Raif Paşa’nın kızı olarak, Batılı eğitim ve hayat tarzına rağmen eşini kendisi seçemedi. İlk eşi İhsan Raif’e bir tuzak kurarak onunla evlenecek, daha sonra ne on beş yıl süren bu ilk evliliğinde ne de diğer evliliklerinde mutlu bir hayat yaşayacaktı... 
En son Türkiye’deki kadın hareketinin sembol isimlerinden Şükûfe Nihal’i anlatan Demet Altınyeleklioğlu, Nihavent Hıçkırık – Kimseye Etmem Şikâyet romanında, İhsan Raif Hanım’ı anlatıyor. Aradan yüz yıldan fazla geçmiş olsa da bu topraklarda “kadın”ın kaderinin hâlâ aynı olduğunu ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89649</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30948a84-e1a5-4514-ac41-8fcdb3cadd4e.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorluğu Yıkan Örgüt - Nili</image:title>
            <image:caption>Birinci Dünya Savaşı’nda Aaron Aaronsohn adında bir Siyonist bilim adamı tarafından kurulan NİLİ casusluk örgütü, Filistin’de bağımsız bir Yahudi devleti kurmak amacını güdüyordu. Bunu başarmak için öncelikle yapılması gerekense Filistin’in Osmanlı İmparatorluğu’ndan koparılıp İngiliz işgaline açılmasıydı. Filistin-Suriye Cephesi’ne dağılan NİLİ casusları, Osmanlı ordusunun asker sayısı, bulunduğu cepheler, yer değişiklikleri, lojistik ve cephane durumu, kullandığı yol ve tren hatları konularında birçok gizli bilgiye ulaştılar. Örgütün Filistin sorumlusu Sarah Aaronsohn’un Siyonist fikirlerle efsunladığı kadın casuslar, Türk ve Alman subaylarla kurdukları gönül ilişkileri sayesinde önemli bilgiler sağladılar. NİLİ’nin topladığı bilgiler, düzenli olarak Mısır’daki İngiliz istihbarat üssüne ulaştırıldı. NİLİ, 1917’nin başlarına kadar faaliyetlerini gizli olarak yürütmeyi başardı. Osmanlı istihbaratı, NİLİ’yi deşifre edip çökerttiğinde İngilizler, çoktan Kudüs’ün kapılarına dayanmıştı. İngiliz Orduları Başkomutanı General Allenby, Osmanlı ordusunu bozguna uğrattığı Nablus (Armagedon) Savaşı’nın strateji ve taktiğini NİLİ’nin sağladığı istihbarata göre oluşturdu. Savaş sonunda İngiliz askerî erkânı, kendilerine zaferin anahtarını sunan NİLİ casuslarına her fırsatta şükranlarını sundu. NİLİ’nin gizem dolu hikâyesi, Osmanlı İmparatorluğu’nun kutsal topraklarda çöküşünün de hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89650</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca958492-fe85-4a04-a445-aeb43f2fdb58.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Türklüğünün Muhafazası</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik olarak ayrıldığı gibi savaş sonrası Türkler, Anadolu ve İstanbul’da varlık tehlikesine düşmüşlerdi. Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından kısa süre sonra İstanbul’un fiilen işgali, Türklerin İstanbul’a dair endişelerini arttırmıştı. Bu işgal ile neler hedeflenmişti? Amaç İstanbul’u tamamen Türk idaresinden çıkaracak bir süreci başlatarak Türklerin İstanbul ve Anadolu’daki hâkimiyetine son vermek miydi? Barış antlaşması imzalanana kadar, savaştan yenik çıkmış Osmanlı idaresini kontrol altında tutmak mıydı? İşgalle beraber bu soruların cevaplarını arayan Türk kamuoyunda, İstanbul’a ve İstanbul’da yaşayan Müslüman/Türk ahalinin geleceğine dair ciddi endişeler bulunmaktaydı. Müttefik devletlerin kısa süre içinde ateşkes şartlarına aykırı uygulamaları, imzalanacak barış antlaşmasında da Türkler lehine bir sonuç çıkmayacağını göstermişti. Nitekim İtilaf Devletleri&apos;nin tasarladıkları barış metni, Sevr Antlaşması olarak masaya getirilecekti. Mustafa Kemal Paşa liderliğinde yürütülen Millî Mücadele’nin askerî başarıları, bu antlaşmayı hükümsüz kılmıştı. Mütareke süresince Millî Mücadele yanlısı Türk basını, İstanbul’un Türk ve İslam kimliğinin vurgulandığı ve Türk idaresinin devamının sağlanmasına yönelik taleplerin dile getirildiği yayınlar yapmıştı. Dönemin ifadesiyle “İstanbul Türklüğü’nün muhafazası” olarak ifade edilen bu talepler, farklı sebeplerle İkinci Dünya Savaşı yıllarına kadar belli dönemlerde gündeme gelmeye devam etmişti. Bu çalışmada, Mondros Mütarekesi’nden İkinci Dünya Savaşı’nın başladığı yıllara kadar Türk kamuoyunun İstanbul’a dair endişe ve talepleri incelenmektedir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89651</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2083e0cf-df6c-4535-990b-53f6ab9ca676.jpg</image:loc>
            <image:title>Selçuklularda Vergiler</image:title>
            <image:caption>Devletlerin yapacakları icraatlar için gelire ihtiyaçları vardır. Bu gelir kaynaklarından biri de &apos;vergiler&apos;dir. Nitekim Büyük Selçuklu Devleti ve kolları (Irak, Suriye, Kirman ve Anadolu) kurulduktan sonra gerekli işlemleri yapabilmek için kendilerine tabi olan halktan vergi toplamışlardır. Bu eserde; Selçuklu döneminin ilgili kaynaklarından faydalanılarak zikri geçen vergiler tespit edilmeye çalışılmıştır. Büyük Selçuklu Devleti sultanları vergi toplayan görevlilerden halka iyi davranılmasını istemektedirler. Ayrıca olağanüstü vergileri toplamak zorunlu bir durum olursa halk arasında zengin ve fakir ayırımı yapılmayacaktı. 
Türkiye Selçukluları dönemini ise belki de ikiye ayırmak gerekecektir. Kösedağ Savaşı&apos;ndaki (1243) Moğollar karşısındaki mağlubiyete kadar bağımsız elde edilen vergiler, bu tarihten sonra Moğollara ödenmeye başlamış, Anadolu&apos;da zorla ve zalimce alınan vergiler halkın şikayetlerine sebep olmuştur. Özellikle Anadolu&apos;ya vergi toplamaya gelen İlhanlı görevliler bu konuda yeterince bilgi sahibi olmadıklarından aşırı taleplerinden dolayı halk göç etmek zorunda dahi kalmıştı. Türkiye Selçukluları zamanında refah içinde yaşayan Anadolu halkı İlhanlılar zamanında ortaya çıkan yeni yeni vergilerle iktisadi bakımdan çökmüş bir durumdaydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89652</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8ded4e1-f346-4c25-95e2-60bec02937fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Çağda Gazeteciliğin Krizi ve Finansmanı</image:title>
            <image:caption>İyi ve kaliteli gazetecilik; doğru, hızlı, çok yönlü, derinlikli ve bol haber, vazgeçilmez bir kamusal ihtiyaç. Bu ihtiyacın karşılanması için ise bağımsız ve ekonomik olarak güçlü olan, yani yeterince ve sürdürülebilir bir şekilde para kazanan gazetelerin varlığı olmazsa olmaz bir önem taşıyor. Ancak gazetecilik sektöründe, sadece Türkiye’de değil dünyanın hemen her yerinde, işler bir süredir hiç de iyi gitmiyor. Sektör 2008 yılından bu yana her yıl küçülüyor, gazeteler düzenli olarak gelir kaybediyor ve görünen o ki, bir süre daha kaybetmeye devam edecek. 

Bu kitap çalışması, gazetecilik sektöründeki söz konusu gelir kaybının sırasıyla nedenlerini, sonuçlarını ve bu durumdan çıkışın koşullarını ele alıp tartışıyor. 
Demokrasinin en temel araçlarından birisi olan gazetecilerin içinde bulunduğu derin kurumsal krizi aşmak her zaman olduğundan daha önemli. Bu krizin ne olduğunu anlayıp onunla yüzleşmeden çözüm yolları da bulunamıyor. Bu kitap okuru hem bu krizle yüzleşmeye hem de bu krizi aşmak için yolların var olduğuna inanmaya davet ediyor. Çünkü gazetecilik, sadece gazetecileri değil, bütün toplumu ilgilendiren bir meslek ve gazeteciliğin içinde bulunduğu kriz ancak toplumsal işbirliği ile aşılabilir. Bunun için ise gazetelerin yıllardır gelir elde etmek için dayandığı reklamlardan artık umudunu kesmesi gerekiyor. Zira Google, Facebook ve bunlara benzer dijital platformlar gazetelerin eskiden elde ettikleri kadar büyük reklam geliri elde etmesini önemli ölçüde sınırlamaya başladı. Yazar kitapta bunun nedenlerini uzun uzun tartışıyor ve okuru ikna ediyor. Burada toplumsal işbirliğinin önemi devreye giriyor. Yazar kitabın sonunda dünyadaki başarılı ve ilham verici deneyimlerden örnekler vererek, gazetelerin okurlarından gelir elde etmesinin, ödeme duvarı ve gönüllü okur desteği gibi yollarını ve başarılı olmasının koşullarını tartışıyor. 

Gazeteciliğin içinde bulunduğu kriz, aynı zamanda özgün, düzgün ve kamu yararını gözeten bir gazeteciliğin imkânlarının yaratılması için bir fırsata çevrilebilir. Kitabı okuyunca bunun ne kadar mümkün olduğuna bir kez daha ikna olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89653</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd41f10d-b334-4d60-9735-250b223f5f24.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyan Gazi Kemal</image:title>
            <image:caption>Biz, istiklalimizi emin bulundurabilmek için heyet-i umumiyemizce (hepimiz), heyet-i milliyemizce (tüm ulus olarak) bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı heyet-i milliyece (bütün ulusca) mücahedeyi (savaşmayı) caiz (gerekli) gören bir mesleği takip eden insanlarız… 
Mustafa Kemal ATATÜRK 

Biz, Ulusal Kurtuluş Savaşı’na ve bu savaşın yüce komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e inançla bağlıyız. İlerici düşüncemizin odağına “Kemalist” düşüncenin kutsal bağımsızlık harcını koyarız. Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı benimsememiş düşünce ve akımlarla hiç ama hiç bağdaşmayız. 
Uğur MUMCU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89654</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/432a8c13-e395-4989-a9eb-4469eb6f117d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş ve Kan</image:title>
            <image:caption>1914’ten 1945’e 20.Yy’ın ilk yarısının, tüm Avrupa’yı ateş ve kan gölüne çeviren bir dizi devrim, yıkım ve savaş dönemi olduğu muhakkaktır. Enzo Traverso, “Avrupa İç Savaşı” kavramının; sınır ve hukuk tanımayan topyekûn bir savaşın, soykırımların ve daha yerel düzeydeki iç savaşların bu dehşetengiz bileşimini açıklayabileceği kanısındadır. Sıkı sıkıya örülmüş ve belgelendirilmiş bir çerçeve dâhilinde açıklama modelinin temel hatlarını şu şekilde sıralar: modern teknolojinin, soğuk idari-bürokratik aklın ve ilkel şiddetin düşmanı tamamıyla yok etmek amacıyla bir araya getirilmesi; toplu göç ve sürgüne zorlanan kitlelerin her türden zorbalığa maruz bırakılması; kendi içlerinde parçalanmış toplumlarda birey ve gruplar arasındaki çatışmaların şiddetinin sınır tanımaz bir seviyeye yükselişi (SSCB 1917-1923, İspanya 1936-1939, Fransa -direniş hareketi- 1939-1945); ve elbette insanların zihninde ölüm korkusunun geri döndürülemez biçimde yer edişi. 
Traverso, bu çalışmasıyla, tarihin bu dönemine ilişkin yeni bir okuma da önerir. Totaliter rejimlerin vahşetinin sözde eleştirisi üzerinden, faşist ya da anti-faşist olsun, aktörlerin o dönemde yaşanan trajedilerdeki sorumluluğunu ideolojilere yıkan bir tarih okumasını temelli biçimde bertaraf eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89655</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc250ec1-8cd5-4efd-bd30-829a83cfe0c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazetecilik</image:title>
            <image:caption>“…Uğur Mumcu daha ilk yazılarında, ince mizahı ve yazma tutkusuyla kendisini kabul ettirdi… Bir başına bir adam… 
Bence başarıya mahkûmdu. Kuşağının, aydının, demokrasinin sesi oldu çünkü. “Türkçenin kara cümlesini” yakalamıştı. Büyük kamu hukuku birikimini, güncel olayın, siyasetin, kavganın içinde kullanmayı bildi… Her zaman açık yürekli oldu; cesur davrandı, risklerden korkmadı. Ve elbette en önemli nitelik, eli gerçekten kalem tutuyordu. … Sadede bir yazar, yalnızca bir gazeteci olarak kalmadı; bir düşünür, bir özgürlük savaşçısı, bir siyaset ve hukuk adamı olarak da belirdi… 68’lerin açık alnı… 

Günlük yazı, kişiyi ister istemez yenilemelere götürür. Uğur Mumcu, yinelemeye en güzel işlevi kazandırdı: Düşünsel mine’leme… 
Okunaklı, orta boy, dev adam…” (Cemal Süreya, “99 Yüz”, s. 353-354)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89656</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c802e9d5-cfa6-4f33-9bda-87b90cdaff57.jpg</image:loc>
            <image:title>Güçlü İletişimin Sırları Diksiyon Beden Dili ve Hitabet</image:title>
            <image:caption>1863’te Amerika’da iç savaşın çıktığı yıllarda halkın çıkardığı isyanı bastırmak için vali Edward Everett’in yapmış olduğu iki saatlik konuşma halkta herhangi bir etki yaratmazken hemen arkasından konuşan Abraham Lincoln iki dakikayı bile bulmayan sadece 227 kelimeden oluşan ölümsüz konuşmasıyla hem isyanı bastırır hem de Amerikan tarihine adını yazdırır. Lincoln’un bu konuşması valinin iki saatlik konuşmasının bir özeti olmakla birlikte az kelimeyle çok şeyin anlatılabileceğinin ve hitabetin nasıl etkili bir sanat olduğunun önemini anlatan en güzel örneklerden biridir. 
  TRT Spikeri ve Öğretim Görevlisi Mehmet Çelikyay, bu kitabında hitabet, diksiyon ve beden dilini doğru kullanmanın insanlar üzerindeki mucizevi etkisini gözler önüne seriyor. İş hayatından özel hayatımıza kadar her alanda kullanabileceğimiz bu güçlü iletişimin sırlarına ulaşmak için bize bir kapı aralıyor. Hem de kolay ve pratik çalışmalarla kendi kendimize girebileceğimiz bir kapı. Buyrun, hep birlikte iletişim sırlarını keşfetmeye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89657</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52e84d38-6632-40a8-8b88-c79cc18d8de0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhsal Zeka</image:title>
            <image:caption>Hayatımızı şans, kaza, tesadüf perdesinde gizlenerek yönlendiren ilahi elin hikmetlerini açıklıyor Ruhsal Zekâ… Kâinatın ve hayatın metafiziğine sıra dışı bir bakış açısı kazandırıyor.
İnanma gücümüzün ve niyetimizin niteliği işlerimizin sonuçlarını nasıl değiştiriyor? Duygular ve ısrar maneviyatı nasıl derinleştiriyor? Kanaat hissinin başardığı işi hırs neden bozuyor? Ne tür ruhani tür ruhani etkileşim kanallarına sahibiz? Yüce Yaradan’ın uyarılarını nasıl algılayıp toparlanabiliriz?
Anne şefkatine içgüdü, nasiplere şans, belalara kaza demek ve hayatımızı doğa yasalarının yönettiğini zannetmek büyük yanılgı... Tesadüf yoktur ve kimsenin ayağına hikmetsiz diken batmaz. Her yaptığımızla ve düşündüğümüzle, ilahi gözetim altında sürekli sınanıyoruz. Kalplerimizde gizli niyete, kanaate, inanca, sabra ve samimiyete göre hayatımızı yönlendiriyor Yüce Yaradan. Layığına göre, dilediği ocağı söndürüyor; dilediğini de küllerinden diriltiyor. İlahi müdahale gelince, hayatımız ansızın yön değiştiriyor.
Okuyucular şöyle yazdı: “Hiçbir kitabı bu kadar meraklanarak okuduğumu hatırlamıyorum.” “Başarı yolcularının aklına kıvılcımdan öte bir ateş bırakıyor.” “İnsanı öyle anlatıyorsunuz ki kendime hayran kaldım.” “Bir kitaba böylesine bağlanacağımı düşünemezdim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89658</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/133c66ed-1820-43f7-b08e-db9c2d513ba3.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Yöneticiliğinden Entelektüel Liderliğe</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta yöneticilerin yaşadığı önemli yönetsel deneyimlerden hareketle, yöneticilere ve yönetici adaylarına örnek olay yöntemiyle deneyimler kazandırılması amaçlanmaktadır. Böylece yöneticiler ileride karşılaşacakları yönetsel sorunlarla daha iyi mücadele edebilme yeterliliği kazanacaklardır. Bölümlerin tümünde yönetsel deneyimler ile kuramsal bilgi bütünleştirilerek, okul yönetimi alanında hem akademik çalışma yapanlara hem de uygulamanın içinde olan ve olacaklara önemli katkılar sağlanması hedeflenmiştir. Her bir bölümde konuyla ilgili kuramsal dayanaklardan hareketle var olan durum yordanmakta ve diğer bölümlerle bütünlük sağlanmaktadır. Bu çalışma, okul yönetimi ile ilgili akademik çalışma yapanlara ve uygulamanın içinde olanlara kaynak oluşturacak bir kitaptır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89659</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c398510-8c3b-4442-95f4-a9d2b48909be.jpg</image:loc>
            <image:title>Bence Sevmek Güzel</image:title>
            <image:caption>Aradığım değil, bulduğum Sen,
Esaretim değil, cesaretim Sen,
İstanbul&apos;dan ziyade, İstanbul&apos;u özlediğim Sen,
Sen İstanbul, İstanbul Sen...
 
Bütün cesaretimle korktuğum Sen,
Avazımın çıktığı kadar sustuğum Sen,
Giden Sen, dönmemi bekleyen Sen,
Sen İstanbul, İstanbul Sen...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89660</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27e3061a-f468-4047-a090-a818ea336e53.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardelen Mevsimi</image:title>
            <image:caption>“Kardelen çiçekleri dağların zirvesinde, karın o soğuklarında yenilgiyi kabul etmişçesine sabırla bekler. Öyle bir sabır ki ayaza çalan kar soğuklarına direnir. Ta ki erimeye başladığı bir anda karların arasından usulca açar ve boynunu eğer. Düşünsene, o soğuklara direnerek karları delip çıkan bir çiçek arsızca, ‘İşte ben buradayım, başardım.’ dercesine dallarını açması gerekirken; dağ başlarında veya bir kayanın dibinde yalnızlık içinde görünmeden, fark ettirmeden açıverir. İşte sen de bir kardelen gibi yenilginde sabrı, başarında tevazuu yaşıyorsun. Bunu ben hissediyorum ve seni işte bunun için ikinci bir evladım olarak seviyorum kerata.”

Elinizdeki romanda; Nilay ile Yusuf’un, kısa ömürlerine sığdırdıkları yaşanmış bir sevdalarını ve Yusuf’un karşılık görmeyen sevdasının ardından yaşadığı yalnızlığı bulacaksınız.

Sevdiğine değil, sevdaya sevdalanan bir gencin; kışın sert ayazında kendini koruyan ve açmak için en uygun zamanı kollayan kardelen misali zamanı geldiğinde “Kardelen Mevsimi”ni yaşamasının hikâyesi bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89661</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8b8947a-fcc6-406f-a3b5-33fcd7d468bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumru Yuvası</image:title>
            <image:caption>Sokak aralarındaki soğuk çeşmeler gibiydi hayatım. Faytonların önünde dili dışarıda, dört nala koşan atın yelesi gibi rüzgâra saldım tüm kederimi; savrulsun diye.

Kendi kendime öğrendiğim bir şey var. Çaresizlikte bulduğum bir yol... Beni mutsuz eden, her şeyden yüzümü çeviremesem de gönlümü çeviriyorum. Gönlü görmezse, gözü de görmüyor insanın. Dolayısıyla nasıl bir ferahlık, anlatamam.

Hayatın sırtınıza yüklediği küfeyi bir ucundan tutmak gibi… Eski konağa geri dönmüş gibi... Kumru yuvasının kenarında kollarımı bağlayıp şehre tepeden bakar gibi...


Ahh eski konak! Sen hiç bağlama kollarını, hep aç ve kucakla beni.

Bir kumru kadar yerim olsa da onunki çalı çırpıdan, benimki eski tahtalardan… Bahçedeki tarihî çeşme gibi akıp geçse de yıllar, ömrümü senden uzağa atma!

At arabalarının gelip geçtiği, atların nal seslerinin yankılandığı Osmanlı kokan sokak aralarında kaybet beni. Söz, kimse duymaz sesimi. Bir tek Paşam Sultan bilir yerimi. O da bir tek rüyalarıma gelir, bir de dualarıma…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89662</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9aa0d048-9922-4947-911a-fcb8c4aae53e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömrümün Dört Mevsimi</image:title>
            <image:caption>Her şeyin bir mevsimi vardır.
Güneşin altındaki her amacın bir vakti vardır.
Ayrılık ve kavuşmaların bir zamanı vardır.
Aşk varsa, yaşanılan her mevsim bahardır.
İlk gençlik çağında bir yaz akşamında karşılaştığı Bahar’a ilk görüşte vurulan Osman’ın, o andan itibaren en büyük arzusu ona kavuşmak olacaktır. Aşkına karşılık bulsa da beklenmedik bir şekilde ayrılık yaşarlar. Ne var ki sevdiği, hayatının farklı mevsimlerinde hiç ummadığı yerlerde karşısına çıkacaktır. İlk göz ağrısını hiçbir zaman unutamayan Osman, hayat yolculuğunda iniş çıkışlar yaşasa da yüreğindeki aşk ve kavuşma hayalinden her zaman güç alacaktır.
Aşkın ve hayatın dört mevsiminin akıcı bir dil ve sürükleyici bir kurguyla anlatıldığı “Ömrümün Dört Mevsimi”, okurları roman kahramanlarının renkli dünyasına götürüyor. Kitabın sayfaları ilerledikçe okurlar, Osman ve Bahar’ın yaşadıkları olaylara tanıklık ederken sevinçlerine, mutluluklarına ve acılarına ortak oluyor.
Yaşanmış bir hikâyeden esinlenilerek kaleme alınan “Ömrümün Dört Mevsimi”, edebiyat tutkunlarının zevkle okudukları etkileyici bir roman.
Ayrılık ve kavuşmaların gölgesinde yarım asırlık bir aşkın anlatıldığı “Ömrümün Dört Mevsimi”, okurları duygusal ve anlam yüklü bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89663</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/362143a3-eae2-48e7-973b-0f7324199d02.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderhanın Gözleri (Yeni Kapak)</image:title>
            <image:caption>“Bu kitabın bir tek kusuru var. Bitmesini hiç istemiyordum, oysa bitiverdi.” Naomi King 
Stephen King’in kızı Naomi’ye ithaf ettiği Ejderhanın Gözleri, bugüne dek ünlü yazarın dünyasına girmeye çekinen yetişkin ve çocuk okurlar için hevesli bir başlangıç. 
Ünlü edebiyatçı bu kez okurlarına fantastik bir masal anlatıyor. Bu masalda da iyilerin yanı sıra kötü büyücüler, taht oyunları ve türlü kıskançlıklar var ancak King’in diğer kitaplarında görmeye alıştığımız vampirler, hortlaklar, gulyabaniler, çeşitli yaratıklar ve kâbuslar yok. 
Dünya çapında çok satan ve çok okunan Stephen King’in eserleri arasında özgün bir yere sahip olan Ejderhanın Gözleri, Tuğçe Akyüz çevirisiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89664</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1782801-b695-4342-864e-82d65173512e.jpg</image:loc>
            <image:title>Seks, Yalanlar ve Psikanaliz</image:title>
            <image:caption>İki insan arasındaki bilinçdışı bağın seks ve arzuyla nasıl kesiştiğini merak ediyor, cinsellik ile tutkunun karmaşık yapısını incelemek istiyorsanız bu kitabı elinizden bırakamayacaksınız! 
 
İfade edilmemiş duygular asla ölmez, sadece diri diri gömülür; sonradan daha korkunç şekillerde ortaya çıkar, der Freud. Hastalarıyla gerçekleştirdiği seanslarda Freud’un bu sözünü kanıtlar nitelikteki çarpıcı gerçeklerle yüzleşen psikanalist ve klinik danışman Dr. Galit Atlas, kendisiyle birlikte bizi de bilinmezliklerle dolu bir kapının ardına sürüklüyor. 
 
Bu heyecan verici kitap, analistin ve hastanın arzularına ve bunların danışma odasında nasıl ortaya çıkarak birbiriyle etkileşim içine girdiğine değinen bir grup terapi hikayesine yer veriyor. Bu bağlamda, iki insanın arasındaki bilinçdışı bağın seks ve arzuyla nasıl kesiştiğine de dikkat çekiyor. 
 
Atlas’ın on bir hastayla yaptığı görüşmeler ve bu süreçte kaydettikleri ilerlemeler samimi ve sürükleyici bir dille okuyucuya aktarılıyor. Kendimizi bir anda o terapi odasında, Atlas ile birlikte birbirinden farklı hayat hikayelerine tanıklık ederken buluyoruz. 
 
Bilinen ve bilinmeyenin, hayaletler ve kötü ruhların, cinsellik ve tutkunun masaya yatırıldığı bu terapi seanslarında özlem, arzu, cinsel engelleme, hamilelik, ebeveynlik ve yaratıcılığın “gizemli ve pragmatik” olarak adlandırılan özellikleri teker teker inceleniyor. 
 
Dr. Galit Atlas burada yalnızca hastalarının yaşadıklarına değil, kendi yaşadıklarına da yer vererek olayları iki farklı boyutta incelememize imkan sunuyor. Bu zamana kadar belki kendimize bile itiraf edemediğimiz arzuların kaynağını keşfetmeye hiç olmadığımız kadar yakın olabiliriz. 
 
Seks, Yalanlar ve Psikanaliz: Arzunun Gizemi psikanalistler, terapistler ve ruh sağlığı uzmanlarının başvuracağı yararlı bir kaynak olmanın yanı sıra seks ve arzunun çetrefilli yapısını merak eden herkes için de bir başucu kitabı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89665</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3723de4-2e93-43c7-9576-4639e16fcfe8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabanıl Anne</image:title>
            <image:caption>Anne olmadan önce, sessizlikte ve yavaş hareketlerle uyanmaktan, kuşların ötüşünü, nehrin akışını ve kendi nefesimin sesini dinlemekten zevk alırdım. Kahvemi içip birkaç saat yazı yazdıktan sonra bazen yoga yapar bazen de dağ eteklerinde koşardım.
Annelik ne demek? Her gün göreve hazır uyanmak, sorular yanıtlamak, alt bezi değiştirmek, yoğurt ve mısır gevreğini kaselere doldurmak mı?
Peki anne olduğumuzda kişiliğimizden ödün vermeli miyiz? Macera dolu bir hayat yine de mümkün mü yoksa annelik klişelerine boyun mu eğmeliyiz?
Bu kitapta yabanıl bir annenin, bu sorulara yanıt vermeye çalışırken nasıl savrulduğuna ve kendini yeni baştan nasıl yarattığına tanık olacaksınız. Kimi zaman güldüren kimi zaman duygulandıran bu sıcacık anlatı, biraz olsun cesarete ihtiyacı olan herkesi, önüne yeni rotalar çizerek özgürleştirecek güce sahip.
Biz bu kitapla sınırlarını zorlayan hem özgür bir birey hem iyi bir ebeveyn olmaya ihtiyaç duyan herkesin yanında olmayı amaçlıyoruz. Haritanızı elinize alın ve göl kenarında yürüyüşlerden yaylalara, dağ tepelerinden eteklerine uzanacağınız; doğanın ortasında bir kulübenin yalnızlığını orman gezilerinin heyecanını doruklarda yaşayacağınız bir seyahate hazırlanın!
“Bu kitap yabanıl insan doğasının bir kutlaması.” Carrie Vissintainer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89666</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aef408f8-8dde-40c5-9a9b-cede483550ec.jpg</image:loc>
            <image:title>İngiliz Bireyselciliğinin Kökenleri</image:title>
            <image:caption>Yaşayan en saygın antropologlardan biri olan Alan Macfarlane, bu önemli kitapta, İngiltere’nin ortaçağ feodalizminden Sanayi Devrimine uzanan beş yüzyıllık toplumsal dönüşüm hikâyesini ele alıyor. Macfarlane, feodal sistemin olgunlaşma çağı olan on üçüncü yüzyıl İngiltere’sinin aile hukuku, toprak rejimi, mülkiyet ilişkileri ve dinsel-toplumsal yapılanma modelinin nasıl olup da uzun vadede Avrupa anakarasından farklılaştığını ve “İngiliz istisnailiği” denen olgunun köklerinin nelere dayandığını araştırıyor. Marx, Weber, Bloch ve Goody gibi birçok tarihsel sosyologla diyalog halindeki İngiliz Bireyselciliğinin Kökenleri, sadece İngiliz toplumunda ailenin dönüşümünü, köylülükten kentliliğe geçişi, Aydınlanma ve Sanayi Devrimini hazırlayan koşulları değil, bugünün bireyselleşmiş Anglo-Amerikan yaşam kültürünün de pek çok ayrıntısını gösteren, çok zengin bir çalışma…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89667</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba45c6af-e562-46b1-aa07-b2414f47c3f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Uyku Atlası</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımız düzenli yaşamalı. 
Çocuklarımızın yemeklerine dikkat ettiğimiz kadar uykularına da dikkat etmeliyiz. 
Gündüz tam aydınlıkta tam uyanık olmalı. 
Gece de karanlıkta verimli bir uyku içinde olmalıdır. 
Bu kitap çocuklarımıza uykuyu tatlı bir dille ve resimlerle anlatıyor. Uykunun boşa geçen bir zaman değil, vücudumuzun dinlenmesi ve beynimizin temizlenmesi için gerekli olduğunu gösterecek. Çocuklarımız uykunun sırlarını öğrendikçe uykuyu daha çok sevecekler. 
Nasıl uyumalı, kaç saat uyumalı, ne zaman uykuya geçmeli ve uyku odamız nasıl olmalı? Güzel bir uyku için neler yapmalıyız? Uykumuz bozulmadan önce nasıl önlemler almalıyız? Uyku hijyeni nedir? Hayvanlar kaç saat uyur? Neden uyuyoruz? 24 saatlik bir günü nasıl yaşamalıyız? Uyku ve öğrenme arasındaki ilişki nedir? 
Kitabımızın son bölümünde ebeveynler için uyku rehberimizi de bulabileceksiniz. 
Bu soruların cevaplarını birlikte bulmaya çalışacağız.       
Haydi çocuklar Uyku’ya…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89668</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b9d7740-7968-489c-a946-d14b3c3f139e.jpg</image:loc>
            <image:title>Serdengeçti Şairleri</image:title>
            <image:caption>Osman Yüksel Serdengeçti (1917-1983), Türk milliyetçiliği hareketinin özgün isimlerinden birisidir. Onun 1947-1962 yılları arasında ancak 33 sayı çıkarabildiği Serdengeçti dergisi geniş halk kitleleri tarafından büyük rağbet görür. Aylık tirajı 40 bin ile 60 bin arasında değişir. Bazı sayıları iki üç baskı yapar. Toplam sayı 1 milyona yaklaşır. “Serdengeçti Şairleri” adını verdiğimiz bu kitap, Serdengeçti dergisinde şiirleri yayımlanan şairleri ve şiirlerini konu almaktadır. Şairlere baktığımızda milliyetçi mukaddesatçı görüşte geniş bir yelpazenin olduğu görülür. Şiirlerin konuları, Türkiye’nin ve milliyetçi mukaddesatçı çevrelerin o yıllarda hangi problemlerle ilgilendiğini göstermesi bakımından önemlidir. Bunların başında aşk, memleket sevgisi, esir Türkler meselesi, Rusya ve komünizm düşmanlığı, hapishane hayatı, sosyal siyasal eleştiri ve Tek Parti karşıtlığı, dinî tasavvufi ve millî hamasi konular gelmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89669</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/657863f0-e0c8-4c76-aacd-1119d4ba720f.jpg</image:loc>
            <image:title>Üşüyen Eller Divanı</image:title>
            <image:caption>Muhit Kitap Türk şiirinin önemli isimlerinden eserler yayımlamaya, devam ediyor.
Edebiyat yolculuğunda yerini sağlamlaştıran, şiirini güçlü bir gelenek damarından besleyen Said Yavuz, Üşüyen Eller Divanı ile Muhit Kitap’ta. Kuşağının önde gelen isimlerinden olan Said Yavuz’un Türk şiiri adına söyleyecekleri merak uyandırıyor. Yavuz’un son kitabı dikkatli bir okur için üslup ve şiirinin yönelimi hakkında bir fikir veriyor.
Seninle bizim o bildiğimiz Allah’ta saklı
Ve ne iyi bazı iyiliklerin sularda dağılması
Bir hastane koridorunda Çocuk ve Allah
Sarar nefeste açan yaraları
Bazı şiirler sessiz okunur, çünkü bulaşıcı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89670</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b361f8d2-e31f-4f68-bdf0-f38e2e2520e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dervişin Fikri</image:title>
            <image:caption>Osman Toprak, tasavvufun ilk dönemlerinden bugüne ayağı toprağa basan menkıbeler anlatıyor ve örnek hayatları göstererek diğerkâmlığı, cömertliği ve iyiliği hatırlatıyor. Dervişin Fikri bizi &quot;neyin peşindesin?&quot; sorusuyla baş başa bırakarak kendi hikâyemizi aramaya teşvik ediyor. Muhit Kitap, insanı modern hayatın kıskacından kurtaracak bu eserin okura iyi gelmesini ümit eder.
Acılar, elemler, kederler, ağrılar, sızılar bize kimden gelmektedir? Ya sayılamayacak kadar çok nimetleri; gören gözleri, işiten kulakları, yürüyen ayakları, düşünen başları, çalışan elleri, yiyen içen ve konuşan dilleri, tertemiz havayı, bol güneşi, bereketli toprağı cana can katan suları kim bizim için var etmiştir? Rabbine şükretmeye, insanlara teşekkür etmeye alışan bir dil, bunu zor zamanlarda da ihmal etmez. Nimete nankörlük etmediği gibi mihnete de isyanla değil sabırla; şifayı, devayı nasıl ve kimden arayacağını bilerek katlanır. Bakmasını, görmesini, ârif olmasını bilmezsek bizim için nimet de zahmet de bir isyana dönüşebilir. Şaşırmamak, yoldan sapmamak, çizgiden çıkmamak için inceliğe, tefekküre, teşekküre, ârif olmaya ihtiyacımız var</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89671</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05d7dcec-6f31-4e48-bbda-160fbcb6b2d7.jpg</image:loc>
            <image:title>28 Şubat’ın Psikolojik Etkileri</image:title>
            <image:caption>Her darbe aynı zamanda toplumsal bir travmadır. 28 Şubat darbesi ise etki alanı oldukça geniş, sayıları milyonları bulan insanın hayatında travmatik sonuçları olan darbelerden biri…
28 Şubat süreci hakkında yazılan, söylenen birçok söz oldu, aradan uzun yıllar geçti. Bu konu hakkında birçok farklı çalışma yapıldı. Ancak hâlâ 28 Şubat’ın psikolojik etkileri ve yaşanan travmatik süreçler yeterince ve hakkınca konuşulmadı. Çok açık ki bu süreç, deneyimleyenleri açısından etkileri hâlâ devam eden zor bir süreçti.
Bu kitap 28 Şubat’ın bitmeyen karanlık günlerini ve en kitlesel zulümlerinden biri olan başörtüsü yasağını, yasağın başörtülü kadınları psikolojik açıdan nasıl etkilediğini ele alıyor. Bunu yaparken kadınların ne yaşadıklarından çok ne hissettiğine odaklanıyor ve en çok onların seslerine kulak vermeye çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89672</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6b5dcbd-6995-4030-bedc-3f52d41ce64c.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan Bizim Fikir Bizim Mehmet Akif</image:title>
            <image:caption>Türk Edebiyatı’nın kahraman kalemi Mehmet Akif Ersoy’un bu biyografisi İstiklal Marşı’nın 100. yılında genç okurlar için kaleme alındı. 
“Doğacaktır, sana vaat ettiği günler Hakk’ın!.. Bu, ümitle, imanla yazılır. İmanım olmasaydı yazabilir miydim? Bu zamana kadar yazmış olduğum eserler, hep istiklâle kavuşmak için; fakat bugün başarılan inkılâpları gördükten sonra yazacağım eser de bir inkılâp eseri olacaktır. Vatan bizim, fikir bizim... Artık başımızda fikrimize balta vuracak, ayağımıza demir bağlayıp bizi denize atacak korkunç saltanat kuvvetleri yok!” 
Milli mücadeleye, bağımsızlığa, bir karış vatan toprağına adanmış koca bir ömür.  
Mehmet Akif Ersoy’un doğumuyla Fatih’teki küçük evlerine neşe kattığı günden, güreşle ve şiirle geçen çocukluğuna; camilerde halka istiklal umudu aşıladığı gençliğinden, vatan hasretiyle “çıldıracak” hale geldiği sürgün yıllarına kadar uzanan yaşam öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89673</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed5c91e9-e99d-4861-aee3-98bedf1c4216.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Makamı</image:title>
            <image:caption>Gönül Makamı, musikimizden hareketle anlam arayışımıza vesile olacak, sahih tasavvuf geleneğinden beslenen önemli bir &quot;muhabbet kaynağı&quot; Savaş Ş. Barkçin, bu kitabında &quot;Aşkın sanatı&quot; nasıl bir sanattır meselesini anlamak üzere, büyük musiki üstâdlarından hareketle bir yol çizerek, muhabbet ve meşk kültürüne her alanında birincil önem veren bir medeniyetin, günümüzde sağlıklı bir okuma ve yorumunu yapma çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89674</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f9c016f-d57a-462a-8a6f-993975900ffa.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Hali</image:title>
            <image:caption>Tanınmış psikiyatr ve yazar Engin Geçtan’ın meslektaşı, öğrencisi ve dostu Timuçin Oral’la birlikte hazırlayıp sunduğu Dünya Hali’nin dinleyicisiyle buluşmasının üzerinden 20 yıl geçti. 
Engin Geçtan’ın Punta Arenas’tan Kuzey buzullarına, Patagonya’nın sonsuzluğundan Copacabana Plajı&apos;nın dalga seslerine uzanan seyahatlerinden biriktirdikleri, hem Türkiye&apos;ye hem de dünyaya dair altını çizdiği anekdotlar, 2000&apos;li yılların başında insanlığın ve yaşamlarımızın geniş perspektifli bir resmini çiziyor. 
Engin Geçtan ve Timuçin Oral’ın dostluğu, belki de artık yürürlükte olmayan bir iletişim anlayışına, birlikte üretmenin, düşünmenin gücüne, birbirinden sonsuzca öğrenmeye, hayatı kabul etmeye, kişisel ve toplumsal tarihimize, birey olmaya ve elbette, “dünyadaki meraksızlık sendromu”na dair bize bugün de çok şey söylüyor. 
Dünya Hali’yle hem zamanda hem de kendi içimizde çıktığımız bu benzersiz yolculukta dünyaya Engin Geçtan’ın gözleriyle bakmak, yaratıcılığın, dünyaya inanmanın ve coşkuyla yaşamanın her koşulda mümkün olduğunu gösteriyor bizlere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89675</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31ef5432-a917-405a-89d8-9aa277f6a31f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kod Adı Atilla</image:title>
            <image:caption>KOD ADI ATİLLA ilk kez 2004 yılında yayımlandı. 
O günden itibaren Alaattin Çakıcı’nın, “geçmiş dönemin yeraltı dünyasının bir aktörü” olarak ömrünü hapiste tamamlayacağı düşünülüyordu. 
Ama bugün dışarıda ve neredeyse bir “politik figür” haline getirildi. 
Kitabın bu genişletilmiş son baskısında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından “mafya”, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından ise “ülkücü dava arkadaşım” diye adlandırılan Çakıcı hakkındaki son tartışmalar yer alıyor. 
Emniyet’in kayıtlarına göre bugün Türkiye’de “ulusal”, “bölgesel” ve “yerel” toplam 881 “organize suç örgütü” haraç kesip tehdit ediyor, adam öldürüp kaçakçılık yapıyor. 
“Ulusal” çapta faaliyet gösteren 32 organize suç örgütü arasında Çakıcı’nın liderliğini yaptığı örgüt toplam 417 eleman ile başı çekiyor. 
Gazeteci Nedim Şener, bu çalışmasında “Alaattin Çakıcı bir mafya lideri mi, politik figür mü?” sorusuna cevap veriyor. 
Kitabı okuduğunuzda cevabı kendiniz bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89676</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31ab9adb-ab29-4ba7-b75b-4c67322be9b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gitmeli Miyim Kalmalı Mıyım</image:title>
            <image:caption>Kusur bulanların yanında huzur bulamazsınız... 
 
Dört bir yanımız, dünyanın kendi etrafında döndüğüne inanan narsislerle çevrili... 
 
İşin garibi, bir narsise âşık olmak fazlasıyla kolay... Çünkü onlar üstün zekâları, manipülasyon kabiliyetleri ve karizmalarıyla yeryüzünün en çekici âşıkları... Ne yazık ki sevmek yerine, seviyor gibi yapabilme ustalıkları yadsınamayacak kadar güçlü... 
 
Hakan Mengüç’ün kaleme aldığı GİTMELİ MİYİM KALMALI MIYIM adlı bu kitap romancılığın ezberlerini bozarak yepyeni bir okuma disiplini vaat etmesinin yanı sıra, narsisizmin gölgesinde yaşanan huzursuz ve mutsuz ilişkilerin psikolojik dehlizlerine inerek günümüz ilişkilerine ayna tutuyor. 
 
Bu kitapta bir narsisin yarattığı alevlerle dolu sahte cennetten nasıl kaçabileceğinizin ve giderek yok edilmekte olan özgüveninizi nasıl geri kazanabileceğinizin ipuçlarıyla da karşılaşıyor olacaksınız. Çünkü bu sadece bir roman değil, aynı zamanda bir kurtuluş yolu... 
 
Aleyna ve Ertan’ın “aşk gibi” görünen savaşında kendinizden çok şey bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89677</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9d38bcb-358f-479a-866e-1c2bc7296fb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Pazartesi Çıkmazı</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;nin polisiye dergisi Dedektif, yazarlarının kaleme aldığı öykülerden oluşan seçkileri polisiye okurlarının beğenisine sunmaya devam ediyor. Pazartesi Çıkmazı adıyla yayınlanan bu yılın seçkisini, her yıl olduğu gibi yine Gencoy Sümer hazırladı.
Dedektif 3. Yıl Öykü Seçkisi “Pazartesi Çıkmazı”, yirmi öyküden oluşuyor. İnsanoğlunun alacakaranlıktaki serüveninin anlatıldığı bu ürkütücü entrikaların ortak konusu ise “suç”. Zekice yazılmış, beklenmedik sonları olan gizem dolu kurgular bunlar.
Eğer, “Türkiye&apos;de nitelikli polisiye yazılmıyor,&quot; diye düşünenlerdenseniz; merak, heyecan ve gerilimle dolu bu öyküleri okuduğunuzda fikriniz kesinlikle değişecek. Ülkemiz polisiyesi, gerçekten de güçlü ve nitelikli yazarlara sahip. Pazartesi Çıkmazı, bunu kanıtlıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89678</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ff49345-e4f3-44a2-bb18-1c70674dfb04.jpg</image:loc>
            <image:title>Sızı</image:title>
            <image:caption>Kanatlarım değer çatılara, saçaklara, pervazlara, insanların gölgelerine, pencerelerine, hikâyelerine… Kanatlarım damlar bazen üstlerine, kanatlarım eser sırtlarından, kanatlarım serinletir bazen onları, kanatlarım korkutur bazılarını, kanatlarım… Siyah ve kırçıl renkleriyle güneşte parlayan kanatlarım. GAAAK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89679</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5246fc2-ff43-4476-a852-0252bcef7ab2.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Bir Kendinden Koruyamadın</image:title>
            <image:caption>25 Kasım 1983 Bursa Orhangazi doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Orhangazi’de tamamladım. Devamında Niğde Ö mer Halis demir Üniversitesi İktisadi ve İdari Birimler bölümünü bitirdim. Lise yıllarımdan beri devam ettiğim konservatuar eğitimimi Türk Sanat Müziği üzerine tamamladım. Meslek hayatıma 2010-2019 yılları arasında bankacılık yaparak devam ettim. Şimdilerde ise ailemle Bursa’da yaşamakta, ilişki ve evlilik danışmanlığı yapmaktayım. 
Bir insan bir insanı ne kadar anlayabilir? Peki bir yazar karakterinin kalemini eline alıp ne kadar gerçekçi yazabilir? Bu soruların cevabını bulmak, hikâyenin kalbinin attığı yeri bulmak demektir. 

Seven insan ne kadar bekler? Bir saat mi, yoksa bir gün mü, peki ya bir ay? Görmeden, sesini duymadan, kokusunu içine çekmeden bir insan ne kadar bekler? Beklemek sekiz harf ama yedi yıl eder. Belki bir ömür bile devam eder. Sevdiğini herkesten koruyup kendinden koruyamayan bir adamla, sevdiğinden haber alamadığında “başka birinin yanındadır” yerine “başına bir şey mi geldi” diyen kadının hikâyesi... Hayatın onlar için söylemesi gereken sözleri, yazması gereken kaderleri vardı. Belki de yazarın kalemi  kadere yeni yollar vadedecektir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89680</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21adc87b-e29b-442d-9283-a103833ce27e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dudaklarında Mevsimler</image:title>
            <image:caption>Dudaklarımızdan çıkan sözler içimizi hem ısıtan hem de soğutan mevsimlere sebep olmaz mı? Kelimeler hayatın belli başlı yerlerine sıralanır. İçimizi döktüğümüz güzel anıları da savurur, gelecek mevsimler. Yaşandıkça koyulaşır sıfatlar. Güldükçe, keyif aldıkça, yaşamın döngüsü pozitif olarak sunar mısralarını. Dizilen duygular kendiliğinden şiire dönüşür. Tanıdığın ve tanımadığın kalplere ulaşır tecrübeler. Okundukça mutlulukla dolar içimizdeki sızlayan mevsimler. Dudaklarda başlar tüm güzellikler. Aşkla, sevgiyle renklenir imgeler. 
Sevdikçe, nefes aldıkça eDudaklarımızdan çıkan sözler içimizi hem ısıtan hem de soğutan mevsimlere sebep olmaz mı? Kelimeler hayatın belli başlı yerlerine sıralanır. İçimizi döktüğümüz güzel anıları da savurur, gelecek mevsimler. Yaşandıkça koyulaşır sıfatlar. Güldükçe, keyif aldıkça, yaşamın döngüsü pozitif olarak sunar mısralarını. Dizilen duygular kendiliğinden şiire dönüşür. Tanıdığın ve tanımadığın kalplere ulaşır tecrübeler. Okundukça mutlulukla dolar içimizdeki sızlayan mevsimler. Dudaklarda başlar tüm güzellikler. Aşkla, sevgiyle renklenir imgeler. 

Sevdikçe, nefes aldıkça edebiyatın sokaklarında gezinir çocukluğum. Kahkahalarını tüm dizelere atar durur. Buruk bir sevinç bile olsa toplar onu samimiyet. Yakalar hayat tüm güzel olan her şeyi. İntikal ettiğim gecelere edebiyat söylenir. Mutluluk kalbe dokunduğu zaman şiirler dile gelir ve dökülen mevsimler hecelere seslenir. Umut dolu kelimeler hayata renk verir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89681</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff9f4c41-bb35-414f-bbe5-ab480e709e9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Bezelye Tanesi</image:title>
            <image:caption>En güzel yaşımda, hayatın tüm güzelliklerini yaşayacağımı düşünürken aslında hayatın bana neler getireceğini unutmuşum. Hayat herkesi bir şeyler ile sınarken beni de sağlığımla sınama kararı vermiş. Her gün içimi kemiren, beni yiyen bir düşmanla savaşmamı istemiş. 
Benim bu savaşta yapacak hiçbir şeyim yok. Tek bildiğim çok sağlam basmalı yere ayaklarım. Ve son nefesimi verene kadar savaşmalıyım bununla. 
Ve yaşıyorum, nefes alıyorum. 
Sadece yaşamakla, var olmakla kalmıyorum ama. 
Herkesin hayatına dokunmak istiyor, güçlü yanlarının farkında olmalarını diliyorum. Ben mücadele ediyorum. 
Hayattayım, 
Mutluyum, 
Umutluyum, 
Engelliyim, 
Ama çok iyiyim... 
Çünkü ben: 
“Güçlü Meltem!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89682</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d5a478e-becd-4a4e-a821-53396df140d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektepten Memlekete Bir Şehir Estetiği Van</image:title>
            <image:caption>Bir şehir nesinden tanınır? Çehresinden mi? Yoksa tabiatın ve tarihin ona bahşettiği ruhundan mı? Dünyada her şeyin çehresi değişir. Çünkü zamanın yıpratıcılığından yakasını kurtaran hiçbir şey yok gibidir. İnsanın, eşyanın, nesnenin bu değişimden yakasını kurtarması nasıl kabil değilse şehirler de bu değişimden nasiplerini alırlar. Fakat şehirler değişimin yanında kendi zamanlarının ruhunu da asırlar boyunca taşırlar. Şehre kimlik ve kişilik kazandıran değerleri, eserleri, yöresel hususiyetleri bu ruh biçimlendirir. Bu kitap, bir kadim zaman şehrinin, fiziğinden geometrisinden öte, ruhuna içeriden aşina derin bir bakışın nişanesidir. Şehrin uzakta kalmış eski zaman hatıralarının çekim kuvvetine kapılmış bir zihnin, geçmiş zamanla şimdiki zaman arasındaki gizli geçitlerden hafızanın yer altı şehrine giden macerasını anlatmaktadır. Okuyucu yer yer şehrin gündelik hayatına ilişkin latifeler okuyacak, yer yer şehrin büyümesiyle birlikte hoyrat kentleşme karşısında yitik hazinelerin hüznünü hissedecektir. Bu kitabın okurları fiziksel olarak kitaba konu olan şehirden uzak olsalar bile, satırların içinde kendileri için zihinsel yakınlık ve dimağlarında selis bir anlatının lezzetini hissedeceklerdir. Son olarak bu kitap, hidayetsiz kentleşmenin talanından geçmişin seslerini, renklerini, kokularını, göz lezzetlerini hatıranın ve hafızanın kar beyazı tuvaline bir kanaviçe inceliğiyle işleyip ölümün ve unutulmanın elinden kurtaran zevk sahibi bereketli bir kalemin ahenkli bir tablosudur. Mimar Şahabettin Öztürk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89683</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4059620-4347-48fd-8630-0867aeb94b5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Meçhule Giden Yolcu</image:title>
            <image:caption>&quot;O ana kadar hiçbir şey düşünemiyordum, sadece trenin kalkış sesine odaklanmıştım. Belki bir milyon defa Allah&apos;ın adını anmışımdır. Bir milyon kere de Kerbela&apos;ya yalvarmışımdır. Ayetler okuyorum, Kuran okuyorum, &quot;Allahım,&quot; diyorum, &quot;kendimi sana emanet ettim, dardayım.&quot; Aklıma ne geldiyse söylüyorum, yalvarıyorum.

Tren bu arada yavaş yavaş, tak tak diye hareket edip yol almaya başlıyor. Tık tık tık tık diye hızlanıyor. Bir beş dakika daha geçti, nihayet kapak açıldı. Arapça bağırıyorlar: “Huna polis, huna polis.“ Tak tak vuruyorlar bazanın kapağına. Hasan abi beni aklınca korkutuyor. Ama ben o olduğunu biliyorum, çünkü Türklerin dilinde Arapça aksanı tanıyorum hemen. Bu sefer Arapça &quot;Yallah yallah inzilo“ diye bağırmaya başlıyor. &apos;Yakaladık seni&apos; anlamında.

Kapağı açtı, bana baktı, dedi: “Ne olmuş sana, sen öldün mü?“ Su içindeyim, o kadar terlemişim ki, &quot;Bana bir bardak su ver,&quot; dedim. Getirdi, içtim, idrar ihtiyacım geldiği gibi kaybolmuştu. Fakat ter içindeyim, olduğum yerde tüm vücudum ter dökmüş. &quot;Hadi gözün aydın, Suriye topraklarındayız. Korkuya hacet kalmadı...&quot;
Berlin Türkmen Cephesi‘nin en önde gelen isimlerinden biri olan Ganim Authman&apos;ın etkileyici yaşam hikayesi, yine Berlinli olan yazar Defne Seidel&apos;in usta kalemi ile, bir solukta okunacak bir biyografik romana dönüşmüş…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89684</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f248c313-44d1-4dbf-9658-4aef46d2a9cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Müslüman Mahallesinde Salyangoz Satmak</image:title>
            <image:caption>1900’lü yılların başlarında Osmanlı topraklarına göz dikmiş olan İngiltere, yetiştirdiği provokatör ve casusları Müslüman kimliği ile Osmanlı İmparatorluğu içine sızdırmıştır.
Çanakkale Savaşı, Milli Mücadele Dönemi ve İstanbul’un işgal günlerinde Kuva-yi Milliye hareketini engellemek için halkı kışkırtan bu din bezirgânları ortaya çıktıkları İstanbul’da çevrelerine binlerce mürit toplamış ve halkı Kuva-yi Milliye’ye karşı kışkırtmışlardır.
Kurtuluş Savaşı sonrası bu topraklara akıtılan zehir, uzun yıllar kuluçka dönemini yaşamış, parazitler palazlanmış ve günümüzde bile Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığı yapanların yegâne dayanağı olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89685</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b945dc96-63d0-4333-a63d-396a15a10e3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerno&apos;nun Sırrı - Geçmişin İzinde 2</image:title>
            <image:caption>Sürprizlerle dolu 2062 Amsterdam&apos;ında sürükleyici bir macera... Gerno Dekker&apos;ın gizli yaşamı, evsizlerin umutsuz hayatları, insansı robotlar, uçangözlerle bezenmiş gökyüzü, devasa su setleri, Usküdar sokaklarında imkânsız bir aşk, karanlığın hizmetkârları ve anı değiştiriciyle gelen peri masalı hikâyelerinin yeniden dizayn edilişi...
Selim ve Benedict&apos;in, John Ramsden&apos;ın kanlı mektubunun şifrelerini çözmek için gittiği Amsterdam&apos;da yaşadığı olağanüstü olaylar, küresel ısınmanın getirdiği ağır yükümlülükler, bir türlü dizginlenemeyen okyanustan gelen dev dalgalar, Amsterdam sakinlerinin endişe içindeki bekleyişi...
Güvensiz bölgeye adeta hapsedilen evsizlerin akıbeti ve sistemin içinde kaybedenlerden birinin isyan ateşi koca bir şehrin kaderini nasıl etkileyecek?
Selim&apos;in; kişisel bir trajediden, küresel bir akıma dönüşen müthiş hikayesinde ikinci perde. Irkçılığın, bilimkurgunun ve aşkın doruklarda hissedildiği destansı bir roman.
Yazar Cihan Ormancı, gerçekler üzerinden kurguladığı romanda sadece gelecek ile ilgili argümanlar sunmuyor okurlarına. İlk kitapta Amerika&apos;nın yüzyıllardır çözemediği ırkçılık sorununa ışık tutarken, bu kez evsizlerin umutsuz dünyasıyla tanıştırıyor bizleri. Büyük finale, Afrika&apos;nın şahlanışına ramak kala Amsterdam&apos;da yaşananlar sizi derinden etkileyecek.
...
“Okyanus, günde iki kez uçsuz bucaksız bir ülkenin üzerine büyük bir hızla dökülür, öyle ki yerin karaya mı yoksa denize mi ait olduğundan şüphe edilir. Bu ülkede, kendi kurdukları yüksek tepelerde acınacak durumda olan bir halk yaşar. Halk bu tepeleri bildikleri en yüksek su seviyesinin üstündeki bir yükseklikte kurmuştur.”
Gaius Plinius Secundus
*Keder dolu düşüncelerle boğuştuğundan mıdır bilinmez; az sonra kalbinin derinliklerinden kopup gelen bir kelime, boğazında düğümlenip öylece kaldı. Bir bedeli vardı her şeyin. Hayatın, kararların, gayelerin, anlaşmaların... Nihayet bedeli üstlenmiş bir çift gözden akan iki damla yaş, Benedict&apos;in boğazında düğümlenen kelimeyi, sigara içen birinin çıkardığı hüzün dolu bir duman gibi öylece özgür bıraktı ağzından: -Caroline.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89686</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9702bfe8-7932-4517-92d6-afa1206a992e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Hayvan Çiftliği, George Orwell tarafından 17 Ağustos 1945’te İngiltere’de yayımlanan alegorik bir roman. Kitap, hayvanların eşit, özgür ve mutlu olabileceği bir toplum yaratma umuduyla insan çiftçilerine isyan eden bir grup çiftlik hayvanının hikâyesini anlatıyor. Ancak nihayetinde isyan “ihanete” uğruyor ve çiftliğin, Napolyon adlı bir domuzun diktatörlüğü altında eskisi kadar kötü bir duruma düşmesi politik bir hiciv olarak sunuluyor. Time Dergisi kitabı en iyi 100 İngilizce romandan biri olarak seçti (1923’ten 2005’e kadar); En İyi 20. Yüzyıl Romanları Modern Kütüphane Listesi’nde 31. sırada ve. BBC’in ulusun en sevilen romanını bulmak amacıyla yaptığı “The Big Read” anketinde 46. sırada yer aldı. 1996’da Hugo Ödülü kazandı ve “Great Books of the Western World” (Batı Dünyasının Büyük Kitapları) seçkisine dâhil edildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89687</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f67b39ae-3e8f-4f91-96cc-b5edadc913af.jpg</image:loc>
            <image:title>Pusat ve Şifreci 1- İsrail</image:title>
            <image:caption>Sultan Alparslan az sonra Bizanslılara karşı elde edeceği zaferi görüyormuşçasına, elinde tuttuğu pusatına bakarak ordusuna hitap ediyordu: “Ey İslam’ın ve Türk’ün yüce ve asıl ordusu. Az sonra bu meydanda ya şehir düşüp Rahmet-i Rahman’a kavuşacağız ya da bu yurdu ebediyen bir ”Türk Yurdu” yapacağız. Şimdi size sorarım, bu cenkte benimle çarpışıp şehit olmaya ve burayı “Türk Yurdu” yapmaya var mısın?
Şanlı ordunun neferleri hep bir ağızdan liderlerini tarih boyunca hiçbir zaman yalnız bırakmadıklarını belirten bir edayla:
“Varuz hünkârım. Sen iste bir tekimiz bile buradan sağ çıkmayana dek cenk idelüm.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89688</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cdab6df-5a03-438d-bfb6-588026daa08d.jpg</image:loc>
            <image:title>1984 Bin Dokuz Yüz Seksendört</image:title>
            <image:caption>​İlk yayımlandığı günden itibaren güncelliğini yitirmeyen Orwell’ın distopik romanı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, gündelik hayatlarındaki her şeyin düzenlendiği, denetlendiği bir toplum ve onu her anlamda baskı altında tutarak zorla şekillendiren, belleksiz bırakarak nesneleştiren iktidar aygıtı çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriliyor. 
“Büyük Birader’e duyulan sevgi dışında sevgi olmayacak. Düşmanı bozguna uğrattıktan sonra atılan zafer kahkahası dışında hiçbir kahkaha olmayacak. Sanat, edebiyat ve bilim diye bir şey de olmayacak. Kadir-i mutlak olduğumuzda bilime gerek kalmayacak. Güzellik ve çirkinlik arasında hiçbir fark kalmayacak. Merak, yaşama sevinci diye bir şey olmayacak. Yaşamın tüm zevkleri yok edilecek. Ama durmadan büyüyen, gittikçe ustalaşıp yetkinleşen bir iktidar esrikliği olacak; bunu sakın unutma Winston. Zafer heyecanı, çaresiz düşmanı ezip geçmenin coşkusu her zaman, her an yaşanacak. Geleceğin resmini görmek istiyorsan, bir insan yüzüne basmış bir postal getir gözlerinin önüne, sonsuza dek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89689</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbe8e5ae-e0c9-4bf4-b32f-4623519856b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Fabrikada Cinayet</image:title>
            <image:caption>“İzmir&apos;de, Atatürk Organize Sanayii’ndeki bir fabrikada gece korkunç bir cinayet işlendi. Polisin yaptığı açıklamaya göre, iki çocuk babası olan fabrikanın muhasebe müdürü Hayri Özgören çalışma ofisinde boğazı kesilerek öldürüldü. İlk belirlemelere göre cinayeti, arkasında itiraf mektubu bırakan fabrika bekçisinin işlediği tahmin ediliyor. Cinayetin neden işlendiği hakkında kesin bir bilgi olmamakla birlikte muhabirimizin öğrendiğine göre...”
Fabrikada Cinayet, esaslı bir polisiye roman. Ahmet Yemenici, karanlık bir cinayetin ardından geçen nefes kesici üç günün hikayesini anlatmış bize. Sadece olay örgüsünü değil, karakterlerini de özenle işlemiş. Bu kadar sürükleyici bir polisiyeyi sanırım uzun zamandır okumamıştım.
Gencoy Sümer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89690</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40ebbcdc-e26a-4f5a-b3d8-ac66a2a9b113.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğimden Dökülenler</image:title>
            <image:caption>Şiiri doğanın sesi diye düşünürüm. Açık havada akarsuyun, kuşların, rüzgârın, yağmurun, dalganın sesi, öyle ahenkli gelir ki kulağıma şiir gibidir sanki. Şiir olaylar karşısında oluşan düşüncelerimizin duygularla yoğrulup, yüreklerde oluşturduğu sesin yansımasıdır. Sessiz bir şarkı gibidir. Her şiir bence yaşanmışlıkların ürünüdür. Herkes kendine ait bir şey bulabilir şiirlerde…   Hayatımızı bozuk bir plak gibi çalıyoruz. Ne tamir ediyoruz bozulan yerlerini, Ne dinlemekten vazgeçiyoruz. Hep aynı nameler, aynı nakarat. Cızırdasa da, sarsa da başa bazen. Yine de vazgeçemiyoruz alışkanlıklardan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89691</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f7d480e-427f-443f-a8f3-5adb6163ae24.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı ile Dostluk</image:title>
            <image:caption>Çoğu insan Tanrı’ya inanır, bilmedikleri şeyse 
 Tanrı’nın da onlara inandığıdır.

Neale Donald Walsch’ın vermek istediği mesajın özü, inancın kalbinde, her insanın Tanrısı’yla yalnız kaldığı o kutsal yerde saklı. Walsch hepimizi, her yerde olan ve yaptığımız her şeyde bizimle konuşan bir Tanrı’yla benzersiz bir ilişki kurmaya çağırıyor. Bu çağrıyı dinlemek ve Tanrı’yla konuşmaya başlamak ise bize kalmış... Unutmamalıyız ki sohbet etmek, her ilişkide olduğu gibi, güven vermek ya da arkadaşlık kurmak için atılan ilk adımdır.

Bu kitap bizleri, Yaratıcı’yla kurduğumuz bağları derinleştirmeye ve güçlendirmeye yönlendirirken kalbimizin arzusunu da onurlandırıyor: Daha yakın, daha zengin ve daha dolu bir bağlantı sayesinde Tanrı ile dost olmak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89692</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a45abdd1-6f8c-414d-ad13-6006dc41e6af.jpg</image:loc>
            <image:title>Gayrimenkul Alanında Disiplinlerarası Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
I Bölüm – İktisat 
I Bölüm – Yönetim 
III Bölüm – Pazarlama 
IV Bölüm - Muhasebe Ve Finansman 
V Bölüm - Mühendislik Ve Planlama 
VI Bölüm – Kamu Yönetimi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89693</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7d29e04-3bd3-4912-a876-f41ad0df2e0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Örgütsel İletişim</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.  Bölüm – Örgütsel İletişim 
2.  Bölüm – Siyasi Reklamların Gelişim Süreci 
3.  Bölüm – İkna Kavramı ve Tutum Davranışı 
4.  Bölüm – Siyasal İletişim, Propaganda, Reklam ve Halkla İlişkiler Arasındaki Uygulama ve Benzerlikleri 
5.  Bölüm – Siyasi Örgütler, Sosyoloji Bilimi ve İletişim 
6. Bölüm – Siyasal İletişim Uygulama ve Süreçleri 
7.  Bölüm – Siyasi Faaliyetlerin Medya İçindeki Rolü 
8.  Bölüm – Kamuoyu Araştırmaları, Katılmayı Özendirme İşlevi 
9.  Bölüm – Genel Seçim Analizleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89694</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/108afba7-1f21-43f4-9f3c-2ee58a96c833.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıncı</image:title>
            <image:caption>“Akıncı” adıyla bilinen Robert Boyd, İskoç Kral Robert Bruce’un en güçlü muhafızlarından biridir. Çıplak elleri bile ölümcül bir silah sayılan genç savaşçının hayatındaki en önemli iki şey, sınır bölgelerine yaptığı akınlar ve İngilizler için hissettiği jilet gibi keskin nefretidir. Ancak ezeli düşmanının güzel kız kardeşini rehin aldığında tüm ilkeleri yerle bir olur ve intikam ile aşk arasında bir seçim yapması gerekir. 
Leydi Rosalin Clifford, altı yıl önce kaçmasına yardım ettiği asi mahkûm tarafından kaçırıldığında kaderin onu tekrar karşısına çıkardığına inanamaz. Robert Boyd hatırladığından daha yakışıklı olsa da savaş onu çok değiştirmiştir. Rosalin kalbini çalan bu savaşçının, içinde tutuşturduğu özlemi ve ezeli düşmanları bile sevgiliye dönüştüren tutkuyu inkâr edemez. Güzel bir İngiliz leydisinin sonsuz aşkı, İskoçya’nın en acımasız savaşçısını intikam almaktan vazgeçirebilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89695</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b8258e1-2312-4be4-befb-fe9b306c0d96.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözün Büyüsü</image:title>
            <image:caption>Düşündüğümüz, söylemek istediğimiz,
söylediğimizi sandığımız, söylediğimiz,
karşımızdakinin duymak istediği, duyduğu,
anlamak istediği, anladığını sandığı ve anladığı…
Birbirimizi yanlış anlamamız için en az dokuz ihtimali sıralar 
 
Sylviane Herpin. 

Belki de bu sebeple anlaşılmanın bir lüks olduğunu dile getirir


R. Waldo Emerson. 
Peki, kendimizi anlamamızın yolu nereden geçer?
Kelimeler birer organdır. Yaşamla bağ kurmamızı sağlar.
Konuşurken ağzımızdan çıkarlar, fakat gitmezler.
Dünyamızı kelimelerle ifade eder, kelimelerle tanımlarız. Böylece duvarlar örer ya da duvarları yıkarız. Onları sadece sözlük anlamları ile değil, sosyolojik ve psikolojik anlamlarıyla da kullanırız. Biz, konuştuğumuz kişiyiz. Seçtiğimiz kelimeler, sözler sadece konularımızı değil, bütünüyle bizi resmeder.
Ve sustuklarımız, bundan bağımsız değildir.

Göksel Bekmezci</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89696</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72f8da38-76ea-4f41-9460-97475762d7b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Parerga ve Paralipomena Cilt 2</image:title>
            <image:caption>Parerga ve Paralipomena’nın ikinci cildi, İrade ve Tasavvur Olarak Dünya adlı temel eserin ikinci baskısında yer bulamayan temel konulara eklemeler ve açıklamalar içeriyor. En azından Schopenhauer üçüncü baskının ön sözünde bunları yazar. Aslında bazı bölümler ana eserin ikinci cildi için tamamlama ve ekler olarak da görülebilir. Bazı bölüm başlıklarında bu durum “EKLER” ifadesiyle zaten açıkça belirtilmiştir. Diğer bölümlerde de referanslar hemen göze çarpar; örneğin 10. bölümde İrade ve Tasavvur Olarak Dünya’nın ikinci cildinde yer alan başlık “Ölüm ve Kendinde Varlığımızın Yok Edilemezliği ile İlişkisi” nerdeyse aynen tekrarlanır yahut 27. bölümde “Cinsel Sevginin Metafiziği”ne referansı daha ilk bakışta görürüz. Tüm diğer başlıkların da -Ahlak, Estetik, Bilgi Öğretisi ve Din... gibi- ana eserin felsefi sistemiyle genel bir bağlantısı söz konusudur. Sadece sistem öncesi yazılarından olan “Görme ve Renkler Üzerine” bu çerçevenin biraz dışına çıkar. Ancak daha önceki yazılarda, geçerken sadece şöyle bir değinilmiş yepyeni meseleler de söz konusudur. Burada “Eğitim Hakkında” bölümünün yanı sıra, “Yazarlık ve Üslup Hakkında” ile “Okuma ve Kitaplar Hakkında” bölümlerinden de bahsedilmelidir; ayrıca bunlar müstakil olarak da yayımlanmış yazılardır. Bu durum aynı zamanda felsefi sistemiyle bağlamı kopararak Schopenhauer’in kamuoyundaki olumsuz imajını orantısız biçimde şekillendiren ve çok daha kısa olan “Kadınlar Hakkında” senaryosu için de geçerlidir. Buna karşılık, “Din Hakkında” bölümünde yer alan ve hâlen güncel sayılabilecek diyalog olumlu bir tepki almıştır. Kısacası bu cilt Schopenhauer’in felsefi sistemine çeşitli yönlerden bakış sağladığı gibi onun felsefi konular dışındaki düşüncelerini de fevkalade edebî bir maharet ve üslupla okuyucularına sunmaktadır. Matthias Koßler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89697</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9766cb03-d280-4e38-b5af-4bbdf03f6037.jpg</image:loc>
            <image:title>Kim Uyur Kim Uyanık?</image:title>
            <image:caption>İnsanlık değerlerine karşı kayıtsızlaştırılan insan, özne olmaktan çıkarılıp nesne yapılır olmuş. Sözlü kültür değerlerine sahip çıkmak kayıtsızlığa şifaymış. Bir şifa kaynağı da masallarmış. Masalların kendi kültür dokularıyla aktarılmasında ve yaygınlaştırılmasında gerilere düşmüşüz. Masallarla beslenemeyen çocuklar, küresel kültür savaşlarında korunmasız kalıyormuş. Çocuklarımız küresel ve popüler kültür yangınından korunmalıymış. Yüksek oranda yerel olmayan kültür ürünleri dolaşımdaymış. Basın yayın ve sosyal medyanın bütün araç gereçleriyle kendimize yeniden çekidüzen vermek, kendi masallarımıza dönmek mecburiyetindeymişiz. Çocuklarımıza kendi masallarımızı anlatmayı ihmal etmemeliymişiz. Mehmet Naci Önal, Kim Uyur Kim Uyanık’ta bir araya topladığı masal çözümlemeleriyle, bu konularda alınacak yolların yordamını ortaya koyuyor.İnsanlık değerlerine karşı kayıtsızlaştırılan insan, özne olmaktan çıkarılıp nesne yapılır olmuş. Sözlü kültür değerlerine sahip çıkmak kayıtsızlığa şifaymış. Bir şifa kaynağı da masallarmış. Masalların kendi kültür dokularıyla aktarılmasında ve yaygınlaştırılmasında gerilere düşmüşüz. Masallarla beslenemeyen çocuklar, küresel kültür savaşlarında korunmasız kalıyormuş. Çocuklarımız küresel ve popüler kültür yangınından korunmalıymış. Yüksek oranda yerel olmayan kültür ürünleri dolaşımdaymış. Basın yayın ve sosyal medyanın bütün araç gereçleriyle kendimize yeniden çekidüzen vermek, kendi masallarımıza dönmek mecburiyetindeymişiz. Çocuklarımıza kendi masallarımızı anlatmayı ihmal etmemeliymişiz. Mehmet Naci Önal, Kim Uyur Kim Uyanık’ta bir araya topladığı masal çözümlemeleriyle, bu konularda alınacak yolların yordamını ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89698</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef169ea2-e8ea-41ed-b4ff-18fc5c09f91f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çerçici</image:title>
            <image:caption>&quot;Çerçici… Koca iblis. Onun adı bu muydu? Değildi tabii. Bir adı var mıydı? Kim bilebilirdi ki? Nihayetinde, onu bu isimle anan onlardı; kendini gelip tanıtmamıştı kimseye. İblise bile ad takan âdem, kendi soyunu mu azade edecekti?&quot;
Çerçici, Anadolu’nun kokusunu buram buram hissettirecek kadar bizden, ama bir o kadar da evrensel bir hikâye. Kızının hayatı için ismini iblise satan Kenan Dervişoğlu’nun başından geçenleri konu alan bu sürükleyici kısa romanda, yazar, gerçeküstü bir boyutta açtığı yarıkla, sıradanlaşmış gerçekliğimizin yüzeyinin altına iniyor. Hayatın anlamını oluşturan kavramları teker teker sorgulatan, serbest dolaylı anlatımla kaleme alınmış, çok katmanlı, türler arası ve eşine az rastlanır türden bir metin...
&quot;Sıradışı olduğu kadar etkileyici, gerçeküstü ama bir o kadar da gerçek bir hikâye. Yılmaz, Kafkaesk anlatım tarzının tüm unsurlarını novellasının içine katarken, yazım tekniğiyle çok sayıda katmanı ve türü birbirine bağlıyor.&quot;
Prof. Dr. Metin Toprak
&quot;Derin ve kusursuz bir şekilde örülmüş sembolik düzen ile yerinde, bilinçli ve ölçülü bir şekilde kullanılan imgelerin ardında gizlenmiş, imkânsız gibi görünen bir kurgunun vücut bulmuş hâli ‘Çerçici’. Yılmaz, yaptığıyla yetinmeyecek, anlatının sınırlarını daha da ötelere genişletecekmiş gibi görünüyor.&quot;
Prof. Dr. Nurdan Öncel Taşkıran
&quot;Bu sürükleyici hikâyede, benliğinizi askıya alacak, bir varlık olarak kendinize dışarıdan bakacaksınız. İnsan ruhunun derinliklerinde dolaşan muhteşem bir anlatı.&quot;
Prof. Dr. Bozkurt Koç
&quot;Hayatın içindeki üstü örtük kavramları sorgulamamızı sağlayan sürükleyici bir hikâye. Kitap bittiğinde sorularınız başlayacak!”
Deniz Alter, Felsefeci, P4C Uzmanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89699</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1afdf6d5-df62-4beb-8f7e-f5666d4bc3ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Karnı Tok Ruhu Aç Çocuklar</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızı yetiştirmek yerine onların köleleri olduk! 
Çocuğunuza nasıl bir rol modelsiniz? Marka düşkünü, gösteriş budalası, sosyal medya bağımlısı olabilir misiniz? 
İnternet çağında doğan çocukları yetiştirmenin zorlukları nelerdir? 
Çocuğunuzun nasıl sınırlara ihtiyacı var? 
Kendine âşık/narsis nesiller mi yetişiyor? 
Çocuğunuzun duygusal açlığını maddelerle mi gideriyorsunuz? 
Bu kitapla birlikte anne babalığınıza, çocuğunuzun ruhsal gelişimine dair soru ve sorunlarınıza hayattan ve klinik vakalardan örneklerle cevaplar bulacaksınız. Gerçek terapi öykülerinin de yer aldığı bu kitapla hem ebeveyn olarak kendinizi hem de çocuğunuzu daha yakından tanıyacak, kendinizin ve çocuğunuzun ruh sağlığı yararına büyük bir adım atmış olacaksınız... 
Uzman Klinik Psikolog Fazilet Seyitoğlu’nun kaleme aldığı bu kitap maddeyle karınları doyurulmuş çocukların ruhlarının ne şekilde iyileştirilebileceğinin etkili ve güçlü yollarını ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89700</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42d3c856-5691-4de3-a512-de4b82e0921c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hipokampüsü Küçük Bir Kadının Anıları</image:title>
            <image:caption>Bir ayrılığın ardından yeniden âşık olmak kaçınılmazdır. 
Çünkü otoparktaki erik ağacının kış güneşine aldanması lazımdır. 
Çünkü o çiçeklerin cemre fırtınasından önce açması gerekir. 
Çünkü zayıflar güçlülerden ancak böyle ayrılır ve en lezzetli meyveler de böyle yetişir. 
Çünkü “Tanrı zar atmaz!” ve her şey büyük planın bir parçasıdır. 
Eksik olan, hiç kimsenin bunu yere düşen çiçeklere söylememesidir... 
Elinizdeki kitap “Neden?” sorusuna gerçek bir cevap arayan içtenlikli bir kavrayışın hikâyesidir. 
 
Neli, başarılı bir iş insanı, mücadeleci, güçlü bir kadın ve iyi bir anneydi... Ancak sadakatsiz, hoyrat ve seks düşkünü eşine, çocuklarına rağmen tahammül etmesi gerekmediğini anladığında zaten yorgun düşmüştü. Yine de boşanmanın yükünü kaldırabilirdi, çocuklarınınkini de... Peki ya yeni bir aşkın? Bir türlü adım atamayan sevgilinin bıraktığı yükü taşıyabilir miydi? İşte ezberinin bozulduğu yer, tam da burası oldu. Bu hayatta gücün, çabanın, azmin ve zekânın yetmediği; insanların birbirlerine hissettikleri derin duyguların bile yaşanmasını engelleyen, akla hiç gelmeyen bir şeye takıldı. 
Bazen gerçeğin öyle keskin, dayanılmaz bir tadı vardır ki tek lokma dahi dilini damağını dağlar insanın. Yalanlarla seyreltilmesi, yenilir yutulur hale getirilmesi elzem olur. Bu yüzden, diğer tüm yazarlar gibi, bu kitabın yazarı da yalancıdır. Belki de değildir. Ya da daha açık söylersek, bu hikâye aslında yaşanmamış süsü verilmiş gerçek bir hayaldir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89701</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fdc6328-43a5-4ecc-aec2-c2d3bc606895.jpg</image:loc>
            <image:title>Genel Müzik Kültürü ve Müzik Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin toplumsal, siyasal, kültürel, bilimsel ve sanatsal bakımdan uluslararası düzeyde yerini alabilmesinin; Türk toplumuna verilmesi gereken çağdaş genel müzik kültürü eğitimi ile ilişkisinin önemini çok iyi biliyordu. Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte genel müzik kültürü eğitimine yönelik pek çok çalışmayı başlatmıştır. 
Kültürel boyutun en önemli ögelerinden biri olan müzik konusunda AB sürecine yönelik olarak, Türkiye Cumhuriyeti Türk müzik eğitiminin, kültürünün, sanatının, endüstrisinin geliştirilmesine ve çağdaş dünya ile entegrasyonuna yönelik devlet politikaları belirlemek zorundadır. Genel müzik eğitimi müziksel kültür birikiminin programlı öğretimine dayanır. Bu nedenle “Genel Müzik Kültürü ve Müzik Öğretimi” kitabımda öncelikle bir müzik eğitimcisinin müzik kültürü öğretimine ait sahip olması gereken, kuram ve uygulama bilgilerini müziğin tarihçesinden başlayarak özet halinde vermeye çalıştım. Müzik öğretmeni, öğrencilerine kuram ve uygulamayı birlikte verir. Bu anlamda da müzik öğretiminde ders içi etkinlik uygulamalarına yer verdim. Çünkü bu müzik öğretimi alanının gereğidir. AB katılım sürecindeki etki ve katkıları çerçevesinde, ülkemizde müzik eğitimi çağdaş normlara sahip programlara ulaşmak zorundadır. Aynı zamanda öğretmenlerin de bu programları uygulayacak yeterlilikte olması gerekir.Bunun için daha önce yapılmış olan programlar ve günümüzde uygulananmüzik öğretimi programı uygulama bilgileri kitapta yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89702</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eb0471a-e873-4778-b56c-e832ceab8f37.jpg</image:loc>
            <image:title>At Yavrusu Taytay - Mini Masallar 5</image:title>
            <image:caption>Çok keyifli, maceralı, sevgi dolu bu masallar söz varlığınızı, hayal gücünüzü, okuma beceri ve alışkanlığınızı geliştirecek. Bu masalları bir çırpıda bitirecek, okumaya doyamayacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89703</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcc85109-d0fa-4865-8a7d-936a66a68382.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıtçıt Kasabası - Mini Masallar 5</image:title>
            <image:caption>Çok keyifli, maceralı, sevgi dolu bu masallar söz varlığınızı, hayal gücünüzü, okuma beceri ve alışkanlığınızı geliştirecek. Bu masalları bir çırpıda bitirecek, okumaya doyamayacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89704</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/078b7ed6-b018-43f2-9969-e4a29a482d24.jpg</image:loc>
            <image:title>Mirket Hala - Mini Masallar 5</image:title>
            <image:caption>Çok keyifli, maceralı, sevgi dolu bu masallar söz varlığınızı, hayal gücünüzü, okuma beceri ve alışkanlığınızı geliştirecek. Bu masalları bir çırpıda bitirecek, okumaya doyamayacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89705</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d310e8de-486f-4273-8dc4-f6015ef24b41.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıpa Çila - Mini Masallar 5</image:title>
            <image:caption>Çok keyifli, maceralı, sevgi dolu bu masallar söz varlığınızı, hayal gücünüzü, okuma beceri ve alışkanlığınızı geliştirecek. Bu masalları bir çırpıda bitirecek, okumaya doyamayacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89706</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a771a571-80cb-4122-bee5-0cde3fcf34ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus Balığı Lila - Mini Masallar 5</image:title>
            <image:caption>Çok keyifli, maceralı, sevgi dolu bu masallar söz varlığınızı, hayal gücünüzü, okuma beceri ve alışkanlığınızı geliştirecek. Bu masalları bir çırpıda bitirecek, okumaya doyamayacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89707</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad960f5d-7076-4cff-9139-626a16c6ae61.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzu Kuju - Mini Masallar 5</image:title>
            <image:caption>Çok keyifli, maceralı, sevgi dolu bu masallar söz varlığınızı, hayal gücünüzü, okuma beceri ve alışkanlığınızı geliştirecek. Bu masalları bir çırpıda bitirecek, okumaya doyamayacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89708</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de23f26d-6e56-4a0b-a186-0e396b87861a.jpg</image:loc>
            <image:title>Keçi Nineler - Mini Masallar 5</image:title>
            <image:caption>Çok keyifli, maceralı, sevgi dolu bu masallar söz varlığınızı, hayal gücünüzü, okuma beceri ve alışkanlığınızı geliştirecek. Bu masalları bir çırpıda bitirecek, okumaya doyamayacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89709</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/532e1970-dc19-4676-b3e3-b24948337d9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutup Ayısı Potuk - Mini Masallar 5</image:title>
            <image:caption>Çok keyifli, maceralı, sevgi dolu bu masallar söz varlığınızı, hayal gücünüzü, okuma beceri ve alışkanlığınızı geliştirecek. Bu masalları bir çırpıda bitirecek, okumaya doyamayacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13815b6f-a180-4873-b847-7a4e7787e97b.jpg</image:loc>
            <image:title>Pinpon Tavşan - Mini Masallar 5</image:title>
            <image:caption>Çok keyifli, maceralı, sevgi dolu bu masallar söz varlığınızı, hayal gücünüzü, okuma beceri ve alışkanlığınızı geliştirecek. Bu masalları bir çırpıda bitirecek, okumaya doyamayacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a69851de-735a-42de-897b-1b18ff67ef32.jpg</image:loc>
            <image:title>Sincap Pafi - Mini Masallar 5</image:title>
            <image:caption>Çok keyifli, maceralı, sevgi dolu bu masallar söz varlığınızı, hayal gücünüzü, okuma beceri ve alışkanlığınızı geliştirecek. Bu masalları bir çırpıda bitirecek, okumaya doyamayacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5529c03-0dc5-41c2-9c73-61fb7c2bfb88.jpg</image:loc>
            <image:title>Mini Masallar 5 Set - (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Mini Masallar, beşinci serisiyle devam ediyor! 
 
Hayvanlar âleminden seçilmiş sevimli kahramanlarıyla bir solukta okunan Mini Masallar, çocukların okuma beceri ve alışkanlıklarını geliştiriyor. Her bir kitapta ele alınan özel temalar çocukların sosyal davranışları ve becerileri tanımalarına katkı sağlıyor, karakter eğitimlerini destekliyor. 
 
Eğitsel yönden güvenilir içeriği, yolculukta ve evde rahatça taşınan boyutları, rengârenk çizimleriyle yayınlandığı ilk günden beri çocukların gözdesi olan Mini Masallar, eğlenerek okuma alışkanlığı kazandıran harika bir dizi... 
 
“Mini Masallar, ebeveyn ve eğitimcilerin çocuklara kazandırmak istedikleri yaşam becerileriyle donatılarak hazırlandı. Her kitapta ayrı ayrı ele alınan temalar, çocukların sosyal davranışları ve becerileri tanımalarına katkı sağlayarak karakter eğitimlerini destekliyor. Dizideki kahramanların maceralarını eğitimlerinin ilk aşamasındaki tüm öğrenciler okuyabilir, okumayı bilmeyen minikler de zevkle dinleyebilirler.” - Kudret Eren Yavuz (Uzm. Psikolojik Danışman)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6d8bf83-c26d-488e-938a-7976ecbe8ac4.jpg</image:loc>
            <image:title>Mete İle Çetin İşler Beklemesin - 4. Sınıf Hikaye Seti (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Ben ve en yakın arkadaşım Çetin, macera dolu bir dönem daha geçireceğiz anlaşılan!

Daha tatilden döneli bir gün olmadan kendimizi bir hazine avının içinde bulduk. Adamların kovalamasından hiç bahsetmiyorum bile!
Bakalım daha nelerle karşılaşacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fa65fdb-dcee-4445-aa4b-77b3717b2709.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağ Beyin Sol Beyin Egzersizleri Set (3 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Beynimizin iki parçası fiziksel olarak birbirine çok benziyor gibi görünür. Ancak işlevleri tamamen farklıdır. Buna rağmen iki kısım da birbirinden bağımsız çalışamaz.
Sol beyin, daha çok sözel, analitik ve düzenlidir. Bazen dijital beyin olarak adlandırılır. Okuma, yazma ve hesaplama gibi alanlarda daha iyidir.
Sağ beyin, daha çok görsel vesezgiseldir. Bazen analog beyin olarak anılır. Daha yaratıcı ve daha az organize bir düşünce tarzına sahiptir.
Bu kitapta beynin iki yarısını birlikte çalıştırmaya dönük oyun niteliğinde, eğlenceli etkinliklerle çocuklarımıza düzenli çalışma alışkanlığı ve bilgileri kullanma yeteneği kazandırmayı hedeflemekteyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/768eed86-fc40-4263-aba2-5489f5038876.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşırılığın Peygamberleri</image:title>
            <image:caption>Batı tarihinde birkaç düşünür aşkın ve zorlayıcı kültürel vizyonlar ortaya koymuştur. Bu vizyonlar önceki düşüncelerden kopmaları açısından aşkın, kendilerinden sonra gelen düşünürleri onları büyük bir ciddiyetle ele almaya itmeleri açısından zorlayıcıdırlar. Bu tür vizyonları dile getiren düşünürlere yerinde bir nitelemeyle gündem belirleyiciler adı verilir: Onlar kendilerini takip edenler için düşünsel önceliklerin sırasını belirlerler. Yeni bir şey keşfetme umuduyla sınırda yaşarlar.
Nietzsche’den Heidegger, Foucault ve Derrida’ya uzanan çizgi, bence, kendine özgü bir bütünlüğe sahiptir; Batı’nın yakın dönemdeki düşünce tarihinin önemli bir kısmını anlamamıza yardımcı olan bir bütünlüktür bu. Nietzsche’yle birlikte bir şey biter ve yeni bir şey başlar; Derrida’yla birlikteyse bu yeni başlangıç sona eriyormuş gibi görünmektedir. Dahası, bu çizgi ile düşünce tarihimizdeki gittikçe daha fazla kabul gören diğer gerçeklikler arasında bir dizi ilginç bağlantı vardır. Geçmişe baktığımızda, bu çizgi Aydınlanma’nın “başarısızlığı” diye adlandırılagelen şeyle bağlantılıdır.
Bugüne baktığımızda ise bu çizgi 20. yüzyıl sonunda yaşayan birçok sanatçı ve entelektüelin hâlâ benimsediği birçok varsayımla bağlantılıdır. Modernizmin ve postmodernizmin varsayımları en güçlü ve tutarlı biçimde burada ele aldığımız düşünürler tarafından dile getirilir. Onlarda dile getirildikleri biçimiyle bu varsayımları incelemek, hâlâ yürürlükte olan görüşleri incelemek demektir. Bu düşünürleri eleştirirken, dolaylı olarak kendimizi eleştiriyoruz.
-Allan Megill</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e919c95c-7de1-4ce3-afbf-bd71e9164678.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişime Baştan Başla</image:title>
            <image:caption>Kıvırcık, düz, dalgalı... Siyah, sarı, kumral, kızıl... Uzun, kısa, orta...
En değerlimiz, kafamızı çevreleyen gül bahçesi saçlar...
Pek çok cinayetin delili, adli tıbbın gözdesi, Galler Prensesi Diana’nın ve Napolyon’un ölümünde sır perdesi, Rapunzel’in masumiyeti,
Julius Caesar’ın defneli kamuflaj sebebi...
Peki, ortalama bir insanın kafa derisinde 100.000 civarında saç teli olduğunu, sağlıklı bir saç büyüme döngüsünde hemen her gün 50 ila 100 adet saç telinizin döküldüğünü, ayda ortalama “1 cm” uzayabildiklerini ve dökülmeden evvel de yaklaşık 4 ila 7 sene yaşayabildiklerini, henüz genetiğin önüne geçilemediğini, beslenmenin saç için son derece önemli olduğunu ve bazı bakımlarla şahane saçlara kavuşabileceğinizi biliyor musunuz?
Ben Saç Ekimi Uzmanı ve Araştırmacısı Aziz Aksöz. Bu kitabın son cümlesini okuyup sayfayı çevirdiğinizde, saçlar hakkında pek çok ayrıntıyı öğrenmiş olacaksınız. Değişime Baştan Başla en değerli varlığımız olan beynimizi çevreleyen yapısıyla saçlarımızı anlatıyor. Saçların kişilik, çekicilik, başarı, sağlık, sosyal statü hatta aile geleneklerini bile barındıran pek çok unsuru nasıl tanımladığına, bazen nasıl bir delil olduğuna, bazen de imparatorları bile zorlayan bu minyatür organın kudretine şahitlik edeceksiniz.
Bilimin ışığından ayrılmadan, dökülen, cansız saçlar, kellik sorunu, saç ekimi, diğer saç tedavileri, saç bakımı gibi pek çok farklı konu, gerçek hasta hikâyeleriyle birlikte bu kitapta sizlerle buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89717</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93a9cc7c-c6b7-4c15-ac48-da6cd8c01c0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tılsım Balbal ve Meyve Sinekleri</image:title>
            <image:caption>İtalyan çocuk edebiyatının sevilen yazarlarının bir araya geldiği bu eğlenceli serinin ilk kitabı Tılsım Balbal ve Meyve Sinekleri sizi heyecan dolu bir dostluk hikâyesine davet ediyor.
Tılsım’ın küçük dünyası ve 01 KOLONİSİ var. Onları boynuna asılı hâlde taşıyor. Veli’nin ise sihirli bir gözü var. Eğer o meraklı Poyraz her şeye burnunu sokmasaydı Tılsım ve Veli’nin meyve sineklerini kurtarma planı kolayca başarıya ulaşacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89718</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba0178e2-e7ed-4674-9e16-0e22fca870e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ufo&apos;lar (Uçan Daireler) Ve Zaman Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Ufo&apos;lar (Uçan Daireler) Ve Zaman Yolculuğu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cd78a18-8e2b-40a2-abd7-fa5744fce6ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Celaleddin Harezmşah</image:title>
            <image:caption>Tarihte övülen hükümdarlar farklı başarılarından dolayı büyük olarak tanımlanırlar. Sultan Celâleddin Harezmşah da asla vazgeçmemek, yılmadan mücadele etmek ve durmaksızın savaşmak yönüyle Türk tarihindeki büyük hükümdarlardan biri olarak yerini almıştır. Celâleddin Mengüberti’nin Harezmşahlar Devleti’nin başına geçip hükümranlık ettiği saltanat yılları sadece Moğollara karşı yılmadan savaşan kahraman bir hükümdarın hikâyesinden ibaret değildir.

Büyük bir düşmana karşı bir bayrak altında toplanamamanın da hüzünlü hikâyesidir. Yaşadığı dönemde verdiği mücadele ile topluma umut olan bu Sultan, ölümünden sonra da efsanevi bir kahramana dönüşmüştür.

Bu kitap, Türk tarihinin önemli bir devrini temsil eden Harezmşahların son hükümdarı Sultan Celâleddin Mengüberti’yi yeni nesillerin daha iyi tanımaları için kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a29b109-ee5e-48f0-a503-63067fad27f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Celaleddin Karatay - Siyasetin Dengesi</image:title>
            <image:caption>Selçuklular döneminde, özellikle Hristiyan ailelerden alınarak yetiştirilen yöneticilerin, devlete hizmetleri yanında kültür ve medeniyet tarihine de önemli katkıları olmuştur. On üçüncü yüzyılda, 1. Alaeddin Keybubad’ın himayesinde kölelikten emirliğe ve atabeyliğe uzanan öyle birisi çıkar ki; emirler ve küçük yaştaki şehzadelerin çalkantıları arasında sarsılan Türkiye Selçuklu Devletinin ömrüne ömür katar.

Türkiye Selçuklu Devletinde şehzadelerin arasını bulan, emirleri makul gerekçelerle hizaya getiren stratejik ve analitik politikalarıyla siyasi dengeyi kuran Celaleddin Karatay, bu özellikleriyle günümüz okurlarına hatırlatılmayı hak ediyor. Devlet adamlığı kadar kültürel, sosyal, ilmi hayata etkileriyle de öne çıkan Karatay’ın izlerini Anadolu’da bıraktığı eserlerden sürebiliyoruz.

Halen Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde Öğretim Üyesi olarak görev yapan Dr. Zehra Odabaşı’nın kaleminden çıkan bu biyografi yazarın “Selçuklu Devleti’nde Mühtedî Vakıfları: Celaleddin Karatay Vakıfları Örneği” adlı doktora tezinden kitaplaştı. İki ana bölüme sahip kitabın ilk bölümünde yazar Karatay’ın doğumdan ölüme hayatını; ailesi, kökeni, devlet kademesindeki görevlerini ve Türkiye Selçuklu Devleti’nde ilk defa uyguladığı “ortak saltanat” uygulamasını, Anadolu’nun tasavvuf hayatındaki yerini; alim ve mutasavvıflarla ilişkilerini ve yakın çevresini anlatıyor. Karatay’ın sosyal, kültürel ve dini hayata etkilerini arkasında bıraktığı eserler üzerinden ele alan ikinci bölümdeyse Karatay Kervansarayı, zaviyesi ve vakıfları bütün içerikleriyle inceleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/869a8194-600f-4a56-9ff4-a3096cf9268e.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizlerin Efendisi Gazi Umur Bey</image:title>
            <image:caption>13. yüzyıl başlarında Batı Anadolu’da kurulan Aydınoğulları, Menteşeoğulları, Karesioğulları ve Saruhanoğulları ‟denizci Türkmen beylikleri” olarak tarih literatürüne geçmişlerdir. Bu beyliklerden Aydınoğulları, denizlerdeki hâkimiyetini Ege adaları, Yunanistan ve Trakya’ya kadar taşımış, Bizans İmparatorluğu ile kurduğu yakın ilişki ve ittifaklarla bu devletin iç işlerine müdahale eder hâle gelmiştir. Bilhassa Gazi Umur Bey devri (1334-1348) denizcilik ve Rumeli gazâlarında Aydınoğullarını bir adım öne çıkarmıştır. Gazi Umur Bey, cesur kişiliği ve girişken tavırları ile Batı Anadolu’nun tarihi akışına müdahale etmiş önemli bir kahramandır. O, Batı Anadolu kıyılarında ilk defa denizle tanışan Türk toplulukları içinden çıkan önemli bir denizci olarak başarısını bütün dünyaya kabul ettirmiştir. Gazi Umur Bey, 14. yüzyılda Ege Denizi’ni kontrol altına ala bir donanmaya sahip olduğu gibi gemileri karadan yürüten ilk denizci olarak da tarihe geçer. O, hayatı ancak efsanelere sığacak gerçek bir Türk kahramanıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2abca13-4f18-4700-b4ec-1ce55d2bc28f.jpg</image:loc>
            <image:title>İran Öyküleri</image:title>
            <image:caption>İran’la geçmişten gelen siyasi, sosyal dolayısıyla toplumsal rekabet edebi sahada da geçerli midir? Bu sorunun en doğru cevabını edebiyat ürünlerinde bulabiliriz. Bu minvalde yakın zamanda çevirmen Zeynep Özel’in, hem çok yakın hem çok uzak kaldığımız komşumuz İran’dan Erdem Yayınları için hazırladığı öykü seçkisine bakmak isteyebilirsiniz. Seçkinin kaynağı Hasan Mîr Âbidini&apos;nin İran’ın 80 yıllık Kısa Öykücülüğü -Heştad Sal-i Dastan-i Kûtah-ı İran- kitabı. Zeynep Özel tarafından çevrilen öykülerden bazılarını daha önce dergilerde okudunuz. Bazılarını da ilk kez bugün okuyucusunun beğenisine sunduğumuz Çağdaş İran Öyküleri Seçkisi’nde okuyacaksınız.  Aynı zamanda kitapta yer alan  “Perde Arası” bölümleriyle modern İran öyküsü ve yazarlarının seyrini de izleyeceksiniz.

Öyküler ve yazarları sırasıyla Daş Akil, Sadık Hidayet; Cam Göz, Sadık Çubek; Gile, Merd, Bozorg Alevi; Kime Selam Vereyim? Simin Danişver; Fotoğrafçı, Muhammed Muhammed Ali; Ben de Che Guevara’yım Goli Tarakki; Kutlu Tören, Celal Al-i Ahmed; Mohre-i Mar, Mahmud İtimadzade; Adam, Mahmud Devletabadi; Ferruliga Sadreddivan-ı Gülçehre Hanım, Şehrnuş Parsipûr; Rüzgar Getirdiğini Götürmüyor, Nadir İbrahimi; Salonlar, Gazale-i Alizade; Yarışma, Nahid Tabatabai; Uzun Gece, Moniru Ravanipur.

Zeynep Özel’in de önsözde altını çizdiği gibi “Öyküleri okurken -Celal Al-i Ahmed’in ‘Kutlu Tören’ hikayesindeki kıyafet inkılabı gibi- İran’la aslında ne kadar çok benzer noktamız olduğuna ve ortak geçmişimize tanık olacaksınız.” Her bir yazarın en doğal haliyle kaleme aldığı meramını coşkuyla, neşeyle, sevinçle ve kederle ve hüzünle okuyacaksınız. O kadar ki sinemada bir İran filmi izlediğiniz zannına kapılabilirsiniz.  O an kısa bir aydınlanma da yaşayacaksınız; evet o filmlerin kaynağı bu hikayeler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87538502-581d-4e72-b0d7-2316a0957a5a.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Anne Baba Olma Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Aile olma sürecini yeniden ele alan Serap Buharalı, anne ve babaya yol gösteren İyi Anne Baba Olma Kılavuzu kitabını sizlere sunuyor. Birey olarak kendimizi gerçekleştirmeye başladığımız andan başarabildiklerimiz ve başaramadıklarımıza; evlilik adımı atacağımız kişi ile ilişkilerimizi anlamlandırıp hamilelik sürecini anlaşılır kılmaya; insan ilişkilerimizi güçlendirip 21. yüzyılın getirilerine ayak uydurmaya kadar pek çok konuya değinilen kitap, bir kılavuz olma özelliğini taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0924614-f69d-4f21-8d21-da23edb85fca.jpg</image:loc>
            <image:title>Lütfü</image:title>
            <image:caption>Var ya, uzaktan çok matrak görünüyoruz!
Şimdi ben sana Lütfü’yü nasıl anlatsam, bilemedim? Çocuğun işlerinde bi’terslik var kardeşim. Ters geliyor bazı şeyler yiğidime aslanıma lakin, kuzu kuzu kuzu kuzu kuzu kuzu yapıyor. Beyaz kartalından indi de kız peşine düştü desem, beyaz kartal Amerikan simgesi derler de büyük resme gömerler bizimkini. Arabesk dinler, vegan restoranında kaybolur. Brokolinin yanına da demli çay gitmez ki kardeşim! Çok sesli bağırır sevdasını amma sesi kötü ne yapsın? Az biraz avertadır. Az biraz sağdan, az biraz soldan. Felsefe yapar vesveseye kapılır. Desise yapar hadisede çakılır. Rakkase oynatır elbiseye takılır. Medrese yapar pencüse de sıkılır. Lakin sevmiyorlar bu devirde güzeli gencüse kardeşim, Lütfü ne yapsın?
Üç harfli kaçtı bizim oğlanın içine. Üçü birden kaçtı. Lütfü durdu durdu üç harflilerden mi oldu? Artık o kadarını da siz okuyun.
Diyeceğim o ki o kırmızı davul fırına çarpmayacaktı ayağını.
O küçük serçe parmak ki ne acır, ne acır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c329ea84-2e53-49cf-bbbb-1ed1879003bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yahya Kemal’le</image:title>
            <image:caption>Osmanlı imparatorluğun çöküşüne ve Cumhuriyetin kuruluşuna şahitlik etmiş bir hayat… Kendi tabiriyle kökü mazide olan bir ati… İstanbul’a kendini “Türk şiirinin bir köşesinde, kırk sene bir vehme kapılarak çalışmış bir işçi” olarak gören bir şairin gözünden şahit olmak ve onun lisanıyla İstanbul’u dinlemek…
Mehmet Samsakçı hem Yahya Kemal’in eserlerinden hem de onun hakkında bugüne kadar ortaya konulmuş olan muhtelif çalışmalardan damla damla süzerek tamamen kendine has bir yöntemle inşa ettiği bu kitabında, şimdi ile geçmiş arasındaki mesafeyi adım adım silerken okuyucunun muhayyilesinde gittikçe belirginleşen farklı ve özgün bir Yahya Kemal imgesi canlandırıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a84e8ae-5e1c-4dba-b5dc-2e0be01b0a2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyumsuzlar</image:title>
            <image:caption>Türk hikâyeciliğinin yaşayan büyük isimlerinden Rasim Özdenören’in yeni kitabı Uyumsuzlar, büyük ustanın son dönemde yazdığı öykülerin yanı sıra, yıllar önce yazılıp bir kenarda kalmış ve yayınlanmamış bazı öykülerini de içeriyor. Özdenören’in benzersiz üslubuyla insan hallerini, aşkı ve uyumsuzları anlattığı öyküler, edebiyatımızı bir adım daha ileriye taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89727</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e49edae6-5763-422d-b1b6-9723e7239857.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Rüzgar</image:title>
            <image:caption>Başlarımız, bir doğruyu yeni anlamış olmanın utangaçlığıyla yana eğiliyor. “Evet haklısınız,” diyoruz. Birden beliren bir gerçeğin kanatları altına girmeyi kabullenen, yerinde bulan, baş eğen sesimizi yadırgıyoruz bir an; kaybetmeye başladığımızın farkına varıyoruz.
Bize, ‘haklısınız’ dedirten şey kalın bir tabakaya dönüşecekti ve biz o tabakanın çıkardığı zehirli havayı soluyacaktık. Onaylayan, itaat eden zayıf bırakılmış biz, düşünce üretmemize engel olan bir ağ örecek; artık ne derlerse “Haklısınız,” diyecektik. “Evet efendim. Özür dileriz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08821013-7047-4152-9c7a-7c997cae755a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Nöbetçileri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çocukluğunda fazlasıyla yara alan ve on yedi yaşında Koza tarafından Ekip’e dahil edilen Helin Aktan, son görevi için ajan olarak Sokak Nöbetçileri’nin yanına gönderilir fakat çıkmış olduğu bu yolda kendisi kadar yaralı beş kişiyle tanışacağından habersizdir. Ummadığı ve tanımadığı bir tabloyla karşılaşır: Sokaklarda büyümüş bir aile vardır karşısında. Ailenin lideri ve beyni olan Yankı, gücü ve merhameti olan Bartu, bacakları ve sessizliği olan Lâl, elleri ve rengi olan ikizler Mutlu ile Işık... Kendi benliğini kaybettiğini onlarda gördüğü parçalarla fark eden Helin, eline bir fırça alıp kendisini yavaş yavaş bu tabloya yerleştirmeye başlar. Daha önce hiç tanımadığı ve ilk defa karşılaştığı aşk, onu bu tabloda beklemektedir.  “Ne olacak senin bu durmadan titreyen sesin?  Durmadan titreyen ellerin ve dizlerin?  Helin, ne yapacağım ben seninle?” Biz altı yetişkin. Yaşlarımız yirminin üzerinde.  Biz altı çocuk. Yaşlarımız onun altında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bba591c8-887e-4fa3-91ce-87c4d19df5b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Diş (Şömizli - Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Jack London’ın Issız Diyarı, yabanı, buz kalpli Kuzey Toprakları’ndaki hayatı konu edindiği ikinci romanı Beyaz Diş’tir. Vahşetin Çağrısı’na kendini bırakmış bir annenin yavrusu Beyaz Diş’in diyarıdır anlatılan. Onun hayranlık uyandırıcı zekâsı ve içgüdüleriyle kendini var edişinin ve “insan tanrılar”ın yaşamına geri dönüşünün enfes hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b320aaad-c9ad-487a-8d0f-e0723d7a908c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mai ve Siyah Günümüz Türkçesiyle (Şömizli - Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Halit Ziya, ustalık döneminin ilk romanı kabul edilen Mai ve Siyah’ta, dönemin basın dünyasını matbaacısından yayın yönetmenine, yazarından eleştirmenine özgün karakterlerle betimlerken, hikâyesini sızılı bir sevdayla bezemeyi de ihmal etmemiştir. Romanın trajik baş karakteri Ahmet Cemil’de, yazarın çeşitli memuriyetlerle yazarlık arasında gidip gelen ikili yaşantısı ve Edebiyat-ı Cedide topluluğunun bakış açısını bulmak mümkündür</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e362fb5-5bf5-446b-9687-53671379a967.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Kız Kalbi Günümüz Türkçesiyle (Şömizli -Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yayımlandığı dönemde büyük ilgi gören ve sevilerek okunan Genç Kız Kalbi İstanbul’a akrabalarını ziyarete gelen genç bir kızın günlüğünden aktarılan sayfalardan oluşur. Olayların merkezinde platonik bir aşkın yer aldığı romanda Pervin’in aşk ve evlilik konusundaki düşünceleri anlatılırken, Mehmet Rauf kadın erkek eşitliği, birey ve toplum eğitiminin önemiyle ilgili görüşlerini ve seçkin görünen zümrenin sürdürdüğü hayata dair eleştirilerini de dile getirir. Akıcı bir üslupla kaleme alınan Genç Kız Kalbi’nde kahramanın iç dünyasında yaşadığı gelgitler, arayışlar ile sevinç, üzüntü, umut gibi duyguların dikkat çekici bir gerçekçilikle ifadesi Mehmet Rauf’un derin gözlem gücünü ortaya koyar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89732</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a437a9f-6922-4fa7-b2f9-1f490f3f8b0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül Günümüz Türkçesiyle (Şömizli -Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Servet-i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül, yazarına büyük bir şöhret, edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır. Roman, konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır. Fakat Eylül’de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir. Böylece bakışların konuştuğu, müziğin eşlik ettiği, neredeyse sessiz bir ilişki başlar. Öte yandan karakterler mutluluğu, sevgiyi, toplumsal bağları sorguladıkları; ihtiraslar, çelişkiler, yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler. Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul’un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle, müzikle, mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89733</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1e077c2-5c7c-41d5-8a28-8ffd9093d1c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Delinin Gönül Kaleminden</image:title>
            <image:caption>Aşkındadır kalbim sensizlik atar 
Yazamam sözcükler kalemim yakar 
Gülmeyen yüzüm aynalara çatar 
Namımızda asi ve deli yazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89734</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fccab3cd-d45c-468c-b32f-9c518856a5b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kundalini Yoga Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>1932 yılında Zürih’teki Psikoloji Kulübünde Kundalini Yoga üzerine verilen bu seminerler, Batı kültürünün Doğu kültürüne bakışı konusunda bir dönüm noktası olarak görülür. Avrupa-merkezciliğin zirve dönemini yaşadığı bir devirde Jung, çoğu entelektüel çevrede geri ve hatta ilkel görülen Doğu düşüncesini psikolojik açılardan anlamaya ve iç tecrübedeki simgesel dönüşümleri kavramaya çalışır. Kundalini Yoga, yüksek bir bilincin gelişim aşamaları için bir modeldir. Jung da buradaki simgeleri bireyleşme süreci dahilinde yorumlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89735</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2779aaf8-a4c1-47a4-b1c2-a6087d1c100f.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma İmparatorlari (Cilt 2)</image:title>
            <image:caption>ÇARPICI YAŞAMLARIYLA
ROMA İMPARATORLARI…
Türkiye’de ilk defa tamamı yayınlanacak olan Historia Augusta’nın ikinci cildi, daha önce olduğu gibi Samet Özgüler tarafından dilimize kazandırıldı. Bu cilt, MS 211 yılında tahta geçen Caracalla ile başlıyor ve 244 yılında büyük ihtimalle tahtta gözü olan bir diğer aday tarafından öldürülen III. Gordianus ile son buluyor.
Roma imparatorları hakkındaki sayılı Latince kaynaktan biri olan Historia Augusta, askerî anarşinin gitgide daha çok hâkim olduğu, imparatorluk topraklarının neredeyse tamamında yaşanan ve hissedilen büyük kriz ortamının ve dış saldırıların Roma’yı kötü bir sona sürüklediği döneme dair elimizdeki nadir kaynaklardan biri olması ve söz konusu imparatorların hayatlarına dair neredeyse tek kaynak olması sebebiyle tarihi önemini asırlardır muhafaza ediyor. 
Okuyucular metin boyunca çoğu zaman diğer kaynaklarla karşılaştırma yapıp doğru olması en yüksek ihtimal bilgiye erişme şansına sahip olacakken öte yandan zaman zaman kendi mantıklarıyla kalacak ve olayları bu doğrultuda değerlendirecektir. Neredeyse bütün diğer Eski Çağ Tarihi kaynaklarında olan bu durumun biyografilerde daha da öne çıkması, belki de Historia Augusta’yı çok daha ilginç ve çekici kılan hususlardan biridir.
Bu ciltte okuyucular Antoninus Caracalla, Antoninus Geta, Opellius Macrinus, Antoninus Diadumenianus, Antoninus Elagabalus, Severus Alexander, I. Maximinus, II. Maximinus, I. Gordianus, II. Gordianus, III. Gordianus, Maximus ve Balbinus gibi Roma imparatorları hakkında çarpıcı bilgiler öğrenebilecekler.
Roma İmparatorları, birbirinden çarpıcı yaşam öyküleriyle tarihi karakterlere ilgi duyan herkesin baş ucu eseri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89736</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b91c9bf1-6b85-4eb2-9bec-53225899ccc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Living In The Ottoman Lands</image:title>
            <image:caption>The long and elaborate past of the Ottoman Empire, encompassing a wide geographical area, presents a mosaic of knowledge and acquisition of experience. Upon this complicated and plural nature, Ottoman history looks like a puzzle that requires a wealth of skills and approaches to decipher. The foremost step to achieve this sophisticated task is to go beyond the borders of formalistic narratives and gain a multiplicity of perspectives through collaborative studies. This book is one of the outputs of such cooperation toward a more comprehensive Ottoman historiography. 
The first part, entitled “Religious Identities, Intercommunal Relations and Social Life”, focuses on the communal structure of the Ottoman society. In this part, the transformation of the multilingual, multi-ethnic, and multi-religious empire and of the world around it is discussed on the basis of changes in social and administrative structures. The second part, “Administration and Business in the Center or Periphery”, consists of the studies on the administrative instruments of the political and economic reforms in the 19th century Ottoman world and the way these instruments reshaped market mechanisms. The third part, entitled “Personal Documents, Public Prints and Medical Approaches”, contains articles on personal narratives, diaries, travel notes, and the Ottoman press. The final part, which discusses the military and geopolitical strategies that the Ottoman Empire followed throughout its journey from a principality to an empire, is entitled “Warfare and Intelligence”. In the book, a panorama of the empire’s lifestyle is manifested, and the course of history is outlined from various perspectives. It analyses the story of the Ottomans based on various personal, communal, social, economic, and military affairs.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89737</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/371c5d80-5368-4b19-a271-c76c59ca2319.jpg</image:loc>
            <image:title>Hunlar Hakani Attila</image:title>
            <image:caption>Dünya tarihinin en büyük komutanlarını tüm yönleriyle inceleyen OSPREY Büyük Komutanlar Serisi, Hunlar Hakanı Attila ile devam ediyor…
Hunlar Hakanı Attila, tarihin en simgesel şahsiyetlerinden biridir; öyle ki mirası ve namı günümüzde dahi hayal gücünü harekete geçirebiliyor. Genel kanı, onun gelmiş geçmiş en etkili komutanlardan biri olduğu yönündedir. 
Gelgelelim, Attila’nın efsanevi seferlerinin ardındaki gerçeklere dair tam olarak ne biliyoruz? O, MS 430’ların sonlarından öldüğü yıl olan 453’e kadar Roma İmparatorluğu’nun önce doğu, sonra da batı yarılarını tarumar etmişti. Hatta 452 yılındaki seferde bizzat İtalya’yı hedef almış ve ebedi şehir Roma’yı tehdit altında bırakmıştı. Zengin bir görsel malzemeyle desteklenen bu yeni kitap, Hunlar Hakanı’nı etrafını çevreleyen efsaneleri aralayarak analiz ediyor ve Avrupa’yı bir uçtan öbürüne silip süpürmeyi nasıl başarabildiğini açıklığa kavuşturuyor. Attila’nın getirdiği yenilikler ile verdiği savaşlar, yaşadığı pek az yenilgiden biri olan MS 451’deki Chalons muharebesi de dahil, masaya yatırılıyor. Elinizde tuttuğunuz, Attila’nın olağanüstü fetihlerinin ve onun bu denli geniş bir imparatorluk kurabilmesini sağlayan kabiliyetlerinin eksiksiz bir hikayesidir. Salt kurucusunun iradesine bağlı bu imparatorluk, Attila sahneyi terk edince ayakta duramayıp dağılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89738</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/508386ba-afe2-46c6-a780-d71d72bf2b38.jpg</image:loc>
            <image:title>Günlükler 1925-1979 (2 Cilt)</image:title>
            <image:caption>Günlükler 1925-1979 (2 Cilt)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89739</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ff7756c-798b-4101-806b-15f21e7a377b.jpg</image:loc>
            <image:title>II.Haçlı Seferi</image:title>
            <image:caption>II. Haçlı Seferi’nin Temel Kaynağı…
Urfa Haçlı Kontluğu, Birinci Haçlı Seferi sırasında Doğu’da kurulan ilk Haçlı devletiydi. 24 Aralık 1144 tarihinde Musul Atabeyi İmadeddin Zengi tarafından ele geçirildiğinde ise ilk yıkılanı oldu. Urfa’nın Türklerin eline geçişi, diğer Haçlı devletlerinde şok etkisi yarattığı gibi Avrupa’da da yaklaşık kırk yıldır sönmüş olan Haçlı ateşinin yeniden alevlenmesine yol açmıştır. 
Bu kaybın ardından, Antakya ve Kudüs’ün Latin hükümdarları, yeni bir Haçlı Seferi düzenlenmesi talebiyle Papa III. Eugenius’a yardım çağrısında bulunmuş. Papa III. Eugenius, Fransa Kralı VII. Louis ve Alman Kralı III. Konrad’ın haçı kabul etmesini sağlamıştır. Neticede Avrupa’nın iki büyük hükümdarının komutasındaki Haçlı orduları, 1147 yılının bahar aylarında harekete geçti; fakat sefer sonucunda önemli bir başarı elde edilemedi. 1147 yılında Fransa kralı ile Haçlı Seferi’ne katılan ve kralın vaizi olan Deuilli Odo’nun Caner Togaç tarafından Latinceden çevrilen kitabı, İkinci Haçlı Seferi’ne dair yapılan çalışmalarda uzun süre temel kaynak olarak kullanılmıştır. 
Elinizdeki eser, Haçlı Seferi’nin ilanı, hazırlıkları ve Frank hacıların Fransa’dan ayrılışıyla başlıyor. Seferin her anına tanıklık eden Odo; yolculuğu esnasında Macaristan, Bulgaristan, Sofya, Filibe, Çatalca, Konstantinopolis, Anadolu, İzmit, Efes, Antalya, Antakya gibi birçok yeri tasvir ediyor. Frank, Alman, Bizans ve Türk ordularının sefer boyunca izledikleri stratejileri, hilelerini, mücadelelerini ve anlaşmalarını tüm detaylarıyla birlikte aktarıyor. Odo’nun sefere dair duygularını aktardığı yerlerde yaşanan kötü olaylar için Bizanslıları suçlamasının yanında Haçlıları da eleştirmeyi ihmal etmemesi dikkat çekicidir.
II. Haçlı Seferi: VII. Louis’in Doğu’ya Seyahati, başından sonuna dek belgesel zevkiyle okunacak bir kaynak kitap…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89740</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/baace794-88ae-4f13-94c3-a24d0441ec2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasiklerle Tanışıyorum - Çocuk Kalbi</image:title>
            <image:caption>Edebiyatın sevilen klasikleriyle ilk buluşma... 
Üçüncü sınıfa geçen Enrico’yu yeni bir öğretmen ve maceralarla dolu bir okul yılı bekliyor. Enrico’nun bu sene öğrenecekleri arasında sadece dersler değil; dürüstlük, fedakârlık, iyilik, yardımlaşma ve arkadaşlığın değeri de var. Dünya edebiyatının sevilen klasiklerinden Çocuk Kalbi rengârenk çizimler eşliğinde akıcı bir anlatımla hayat buluyor. Klasiklerle Tanışıyorum serisi dünya edebiyatının tanınmış eserlerini genç okurlara yönelik bir anlatım ve tasarımla yeniden yorumluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89741</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03cd14c5-23f9-4bd0-832d-630ed3022bca.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Yavaş</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89742</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb68883a-d134-4ed3-bacc-dfe9ec3268d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Umut Yaşamak - Şiirler</image:title>
            <image:caption>Özkan Şahbaz&apos;ın ilk şiir kitabı olan eserde, duygu yüklü, umut yüklü, sevgi yüklü toplam 40 şiir bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89743</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18573940-f8a0-4402-b4d2-60c742143230.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Durumları - Kendime Anlatırım</image:title>
            <image:caption>Umut Çetin’in üçüncü kitabı olan “Aşkın Durumları”, yazarın çocukluk ve gençlik yıllarını geçirdiği köy/kasaba hayatında kendisinde iz bırakan anılarını, kendine anlatı biçiminde kaleme aldığı 28 yazıdan oluşmaktadır. Yazılar, kimi zaman insanın yüzünde buruk bir acı, kimi zaman hafif bir gülümseme uyandıracak biçimde gerçekçi, doğal ve kendine özgü üslupla anlatılmış. Geçmişteki köy yaşantısı hepimizin ulaşmak isteği olabildiğince naifliği ve pastoral haliyle gözler önüne seriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89744</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a81325c-4d79-4ec4-bb53-5dc23e6d605b.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Onlara Verme</image:title>
            <image:caption>“Kırgınım. Dünya kırgınlığımın da farkında değil.” 
Tarık Tufan, İstanbul&apos;un eski bir semtinde, kaybolmaya yüz tutmuş mahallelerinden birinde yaşayan hayata küskün, kırgın kadınların; yaralı, yorgun erkeklerin yarım kalan hikâyelerini anlatıyor. Acısı dinmemiş ayrılıkları, tutkulu ve hüzünlü aşkları resmediyor. 
Gerçeklikle kurmaca arasındaki çizginin ortadan kalktığı yalınlıkta bir İstanbul ağıtı bu. İnsanın kalbine işleyen derin duygular, tanıdık yüzlerin saklı hayatları, yanından geçerken fark etmediklerimiz, büyüleyici ve masalsı bir dünya. 
Beni Onlara Verme sizi bir tanıklığa ve bitmeyen umudun peşinden gitmeye çağırıyor. 
“Çok güzelsin. Sen hep güzelsin. Ben yine sana bakıyorum, sen başka bir yere. Beni görmüyorsun. Fark etmiyorsun. Dolaştığın yerlerde dikkat çekmeyen bir nesne gibi bir kenarda duruyorum. Dokunsan can gelecek bedenime.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89745</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a11f9d12-b774-479a-a48e-8bd1e4fb7568.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş/Ün/Sen</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bir oyun daveti. Okuyup bitirdiğinde kendinle yeniden tanışmış olacaksın… 
Sorsan bir gün kendine; hani hep o “ben” diye düşündüğün, sadece o “sen sandığın” ise. Hani “o hep düşlediğin”, belki de hiç tanışmadığın, derinlerinde sessizce durup bir gün sana sesini duyurmayı bekleyen o “gerçek sen” ise? 
Merak etsen bir gün; hani belki de o hiç farkına dahi varmadığın “gerçek sen” en çok neyi düşünür, neyi düşler, kimin düşüdür? 
Anlamak istesen bir gün; kim en çok “ben”i düşünür, kim en çok “ben” sandığını? Kim neyi “ben” sanır, kim neleri “ben değil” diye öteler? Gir oyuna sen de o vakit, seni gerçekten sen yapanlarla tanışıp yepyeni bir sen harmanlamaya… 
DÜŞ/ÜN/SEN sıra dışı, kendimizle ilgili bildiğimizi sandığımız her şeyi alt üst edecek, içimizdeki kodları, kabulleri tek tek deşifre eden bir kitap. Ödülü kendinle tanışma olan bir oyun daveti...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89746</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f92e057-688d-4944-a767-bf7393c6b8a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Everest&apos;e Nasıl Tırmanılır?</image:title>
            <image:caption>Kutuhal’in bir hayali var: Dünyanın en yüksek dağı Everest’e tırmanmak! Ancak başaramayacağını düşünüyor. Arkadaşları da “Yapamazsın!” dedikçe hevesi kırılıyor. Bu nedenle mutsuz, kafası karışık ve gergin. Ta ki En Kalbi Tavşan’la karşılaşana dek. O, Kutuhal’e ayna tutuyor. Böylece bir yolculuk başlıyor. Farkındalıkla üzerine olan bu öykümüzü, Tuğba Can yazdı ve Cansu Dinç resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89747</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74f8f17f-f944-4455-ba2b-1fcd35aa7f2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifalı Dönüşümler</image:title>
            <image:caption>Sebze ve meyveler artık daha şifalı, daha besleyici ve daha renkli!.. 
 
Sağlıklı beslenmenin vazgeçilmezi sebze ve meyvedir ama en önemlisi, bunların mevsiminde tüketilmesidir. Peki, hangi sebze ve meyvenin hangi aya rengini verdiğini biliyor musunuz? 
 
Probiyotik beslenme çalışmalarıyla tanınan İpek Kuşçu, her ayın kendine özgü meyve ve sebzeleriyle hazırlanan özel tarif ve teknikleri bir araya getirdi.  Sonra onlara özel dokunuşunu kattı ve ortaya birbirinden renkli reçeteler çıkardı. 
 
Enginar çiçeğinden yoğurt mayalama, şekerde bekletilen turp turşusu, vegan peynir ve yoğurt, sebzeler ile meyveleri buluşturan turşular, muz gazozu, acı pestil, rejuvelac, çeşit çeşit kvass örnekleri, şurup yapımı… 
 
Onlarca tarif, püf noktaları ve hayal gücünüzü zorlayacak deneyimler Şifalı Dönüşümler’de.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89748</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fd2ad6e-ff30-4ef8-b9b0-f63c0876d299.jpg</image:loc>
            <image:title>Assassin’s Creed - Odysseia</image:title>
            <image:caption>Ona kiralık asker diyorlardı ve o, payına düşeni ne pahasına olursa olsun alacaktı. 
 
Kassandra, ebeveynleri tarafından acımasız ve umursamaz, yani ideal bir Spartalı çocuk olarak büyütülmüştü. Kaderinde yücelik yatıyordu. Ancak korkunç bir trajedinin sonucu olarak Yunanistan yakınlarındaki Kephalonia Adası’nda mahsur kaldığında, Sparta’nın kısıtlamalarından uzakta, kiralık asker olarak iş bulmaya karar verdi. 

Ona kiralık asker diyorlardı ve o, payına düşeni ne pahasına olursa olsun alacaktı. 
 
Kassandra, ebeveynleri tarafından acımasız ve umursamaz, yani ideal bir Spartalı çocuk olarak büyütülmüştü. Kaderinde yücelik yatıyordu. Ancak korkunç bir trajedinin sonucu olarak Yunanistan yakınlarındaki Kephalonia Adası’nda mahsur kaldığında, Sparta’nın kısıtlamalarından uzakta, kiralık asker olarak iş bulmaya karar verdi. 
 
Yıllar sonra, Kassandra borçla boğuşuyor ve bir zorbanın gölgesi altında yaşıyorken gizemli bir yabancı ona yeni bir iş teklif etti: Ünlü Spartalı General Kurt’u öldürürse paraya para demeyecekti. Teklif basitti ancak görev değil… Başarılı olmak için Atina ile Sparta arasında süregelen savaşa sızması gerekecekti. 
 
Kassandra zorlu yolculuğu boyunca yeni yeni düşmanların ve belirsiz müttefiklerin arasında kalacaktı. Hayatını ve tüm Yunanistan’ı tehdit eden bir komplo ağı, giderek çevresine zehrini saçarken gerçeğe ulaşmak için etrafını saran düşmanları yok etmesi gerekiyordu. Neyse ki bir Spartalının kılıcı her zaman keskindi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89749</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0a5c042-cd48-4de2-a4c4-841bb6debd68.jpg</image:loc>
            <image:title>Ela&apos;nın Maskesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ela’nın Maskesi, tanınmış bir bilim insanı olan İlaria Capua’nın, çocuklara virüsün ne olduğunu ve onunla nasıl başa çıkılacağını açıkladığı bir oyun kitabıdır. 
Bir çocuğun virüsle hayali karşılaşma hikâyesini anlatan kitapta, çok sayıda bilimsel içerikli pencere bulunmaktadır. 
Kitabın amacı, oynayarak öğrenmek, korkmadan anlamak ve gelecekteki acil durumlara karşı hazırlıklı olabilmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89750</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6856cffd-306c-4d7b-b801-dedfbbe20e43.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Seçimin</image:title>
            <image:caption>İstediğin her yere gidebilecek olsaydın nereye seçerdin?
Deniz kenarı, orman, yanardağ, şehir, çöl ya da uzay?
Kiminle arkadaş olmak isterdin?
Bir korsan, bir uzaylı, bir peri, bir robot ya da Noel Baba?
Peki eğlenmek için hangisini tercih ederdin?
Paraşütle atlamak, maymun beslemek, deniz bisikleti sürmek, ormanda keşfe çıkmak ya da güneşlenmek?
Haydi... Seçim Senin!
Pippa Goodhart’ın (kendisi Laura Owen mahlasıyla Sakar Cadı Vini serisinin de yazarı) dünyada 1 milyondan fazla satan Senin Seçimin serisi, 3-7 yaş arası çocuklara kendi öykülerini uydurmalarını sağlayacak bir alet çantası sunuyor. İçindeki yüzlerce görsel ve yönlendiren ama kısıtlamayan basit sorular sayesinde çocuklar her açtığında yepyeni masallar, maceralar, hikâyeler hayal ediyorlar.
“Konuşmayı ve dinlemeyi geliştirmek için harika.” Times Eğitim Eki</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89751</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b54f84b-f459-4dfe-82dc-17f4fdab8452.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Seçimin Senin Hayalin</image:title>
            <image:caption>Dünyada Bir Milyondan Fazla Satan Senin Seçimin Serisi
Fare kadar küçük ya da bir ev kadar büyük olmak nasıl olurdu?
Okyanusun derinliklerini keşfettiğini, yeraltına tünel kazdığını ya da geleceğe seyahat ettiğini hayal et.
Harika ihtimallerle dolu bu hayal gücü festivalinde istediğin her şey olabilirsin.
Haydi... Sadece Hayal Et
Pippa Goodhart’ın (kendisi Laura Owen mahlasıyla Sakar Cadı Vini serisinin de yazarı) dünyada 1 milyondan fazla satan Senin Seçimin serisi, 3-7 yaş arası çocuklara kendi öykülerini uydurmalarını sağlayacak bir alet çantası sunuyor. İçindeki yüzlerce görsel ve yönlendiren ama kısıtlamayan basit sorular sayesinde çocuklar her açtığında yepyeni masallar, maceralar, hikâyeler hayal ediyorlar.
“Konuşmayı ve dinlemeyi geliştirmek için harika.”
Times Eğitim Eki
“Çocukları hayal etmeye, düşünmeye ve kendi hikâyelerini yaratmaya itiyor.”
-BookTrust</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89752</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06267445-d862-4f6a-ba86-db197774d47e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Kokular Bahçesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>AŞK CADILARI ÂŞIK OLMAZ. 
 
On altı yaşındaki Mimosa, dünyadaki son iki kokubazdan biri olarak kendisini gelecekte nelerin beklediğini çok iyi biliyordu: Ot yolmak, aşk iksirleri karıştırmak ve çöpçatanlık yapmakla geçen yapayalnız bir hayat. Çünkü âşık olursa, sahip olduğu tek yeteneği olan hassas koku duyusunu kaybederdi. 
 
Annesinin tüm itirazlarına rağmen, her sıradan genç kız gibi liseye gitmek ve arkadaşlar edinmek  istiyor, bu ikili hayatı yönetebileceğine inanıyordu. Ancak hazırladıkları bir aşk iksirini kazayla yanlış kadına verdiğinde, hatasını düzeltmek için okulun en popüler çocuğundan yardım almak zorunda kalacaktı. Görünen o ki âşık olmak her zaman kişinin kendi verebileceği bir karar değildi. 
 
“Stacey Lee, ilk aşkın kalp çarpıntısını alıp içine biraz sihir ekliyor.” —Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89753</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fce663fc-7c7e-4e10-ba28-f82304e0eef5.jpg</image:loc>
            <image:title>Küllerin Günü</image:title>
            <image:caption>Masumiyetin hüküm sürdüğü bir dünyada, katili öldürmeye sevk eden ne olabilir? 
Günah nedir bilmeyen bir toplumda nasıl olur da kan akar? 
Ya tam tersiyse… 
Suçlu, o topluluktaki tek masumsa…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89754</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61d5f879-0fa0-4f20-b9e8-b9edfc6db545.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözümün Nuru</image:title>
            <image:caption>NAMAZA BAŞLA 
Dünyayı boşla., 
Namaza başla... 

Şeytanı taşla. 
Namaza başla.. 
 
Nefsini haşla. 
Namaza başla... 
 
Buluğ o yaşla, 
Namaza başla... 
 
Can arkadaşla, 
Namaza başla.. 
 
Ve kan kardaşla, 
Namaza başla..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c68c6d44-4247-4034-9b93-b1504322a16a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuğu Anlat Bana</image:title>
            <image:caption>Çarıklarını kapıda çıkarıp odaya giren köylü gibi düşünceyi eşikte bırakıp yalınayak basmak ipek halısına sözün Şiirin ne olduğu sorusuna bir yanıt. Bir yanıt daha. Peki nasıl bir yanıt Samih Rifat&apos;ınki? Kısaca, kendi diyor: yalınayak. Bu kitap bir yontu. Yontuların, yapıların, doğanın karşısında kabaran hayranlıkla; kocaman, nedensiz çocuklukların özlemiyle, ipincecik bir dille öpülüp koklanmış. İnsanı temelerinden kucaklayan handiyse eskil bir anlatı. Yahu Türkçe ne güzel dil, onun anımsatıyor. Kolu geniş, ekini bol bir adam, şimdiye dek pek çok şair&apos;in değil, ozan&apos;ın yapıtını dilimize çevirmiş bir adam kendi şiirini söylüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44c9be9b-743e-4a6b-a97c-a9e30ba0bc99.jpg</image:loc>
            <image:title>İstiklal Savaşı İmparatorluktan Cumhuruyet&apos;e</image:title>
            <image:caption>İstiklal Savaşı İmparatorluktan Cumhuruyet&apos;e</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bdef5df-c36e-4116-aa75-11bba8c490a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocuklukta Çocuğu Tanıma ve Değerlendirme</image:title>
            <image:caption>Bu kitapla, okul öncesi dönem çocuklarının tanıma ve değerlendirme sürecini ayrıntılı bir şekilde ele almak amaçlanmıştır. Aynı zamanda okul öncesi dönem çocukları ile çalışacak öğretmenler ve öğretmen adayları için çocuğu tanıma ve değerlendirme sürecinde yardımcı bir ders kaynağı olacaktır. Kitap, okul öncesi dönemde çocuğu tanıma ve değerlendirmenin amacı ve önemli ile başlayıp okul öncesi dönemde yaygın olarak kullanılan değerlendirme yöntemleri ile devam etmektedir. Kitap içeriğinde aynı zamanda tanıma ve değerlendirme sürecinde ailenin rolü ve önemine de yer verilerek ilgili bölümlerde kuramsal bilginin yanı sıra bu bilgileri destekleyecek örnekler de sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fba9757-01c0-4413-8288-cff6ab39ad6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaflıklar Ailesi Yollarda</image:title>
            <image:caption>Sıradışı bir ailenin sıradışı yolculuğu...
Üç Çocuk, Bir Öğretmen ve Unutulmaz Bir Gün adlı bol ödüllü kitabından tanıdığımız Amerikalı yazar John David Anderson&apos;ın imzasını taşıyan Tuhaflıklar Ailesi Yollarda, ani bir kayıp sonrası alelacele çıkılan bir yolculuğu, kimi zaman matrak kimi zaman gözleri nemlendiren ama çokça da gizemli an(ı)larla buluşturan, iyileştirici bir kenetlenme öyküsü.
Farklılıkları ve kendilerine has tuhaflıklarıyla dikkat çeken Tuhafoğlu ailesi üzerinden “aile olma” kavramını tekrardan tanımlayan bu katmanlı roman, eksantrik tiplemeleri, şaşırtıcı olay örgüsü ve kıvrak üslubuyla üç kuşaklık bir baba-oğul ilişkisine odaklanıyor.
Gizem dolu anlatısını, Orion Takım Yıldızı ve gökyüzü ile ilişkilendirerek okurun merak duygusunu kabartan yazar; hiçbir şeyin dışarıdan göründüğü gibi olmadığını ve gerçeklerin üstesinden gelebilmek için daima cesur adımlar atmak gerektiğini hatırlatıyor.
Tuhafoğlu ruhunu keşfedebilmek için nasıl bir hazine avına çıkmak gerekiyor?
Hayatını ilginç aromalı jelibonlar üreterek kazanan kimyager bir baba, astronom bir anne, “yürüyen sözlük” tanımının vücut bulmuş hâli bir kız kardeş ve müzikalleri ezbere bilen bir ablası varken Orion, Tuhafoğlu ailesindeki en sıradan bireydir. Bir akşam, kapılarına gelen bir palyaço tarafından büyükbabalarının hayatını kaybettiği haberini alan aile, buruk duygular eşliğinde, ona son kez veda etmek üzere apar topar yola koyulur. Geçmişe uzanan bu gizemli yolculukta çocuklar büyükbabalarını, yani Tuhafoğlu Baba&apos;yı daha yakından tanıma fırsatı bulurken, babaları da geçmişiyle ilgili içsel bir yolculuğa çıkar. Trajikomik olayların peşi sıra birbirini kovaladığı bu serüven, Tuhafoğlu ailesini sonsuza dek değiştirmekle kalmayıp, gerçeklerin ardında yatan gizemi de açıklığa kavuşturacaktır...
Bir ailenin geçmişini gün yüzüne çıkaran ve geleceğini yeni baştan tayin etmesine tanıklık ettiren bu etkileyici roman, Tuhafoğlu ailesini ortak bir deneyim etrafında buluşturarak eşi benzerine az rastlanır bir serüven yaşatıyor.
Farklılıklarımızın bizleri ayırmayıp aksine birleştirdiğine vurgu yapan Tuhaflıklar Ailesi Yollarda, aileyi bir arada tutan değerlere temas ederek mutlu ve huzurlu bir aile olmanın sırlarını paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cbd2854-3ef0-4caa-8000-7bad24dc57e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Zambaklar Ülkesinde</image:title>
            <image:caption>Grigory Petrov’un çeşitli aralıklarla çıktığı Finlandiya seyahatlerindeki notlardan oluşan Beyaz Zambaklar Ülkesinde, 1800’lerin sonlarında Finlandiya halkının içinde bulunduğu durumu, cehaletten kurtulmak için başta Johan Vilhelm Snellman olmak üzere ülkedeki bir avuç Fin aydınının verdiği olağanüstü mücadeleyi anlatır. Petrov’un 1923 yılında kaleme aldığı eser Finlandiya’ya adanmış olmakla beraber, gelişmekte olan ülkelere rehber olacak nitelikte bir uygarlık mücadelesinin öyküsüdür aynı zamanda. 
 
Mustafa Kemal Atatürk’ün askerî okullarda okutulmasını istediği Beyaz Zambaklar Ülkesinde, hâlâ ilk günkü güncelliğini koruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e7d35e2-e338-4b40-9048-656733b85789.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtarma Mesafesi</image:title>
            <image:caption>Ben hep en kötü olasılıklara kafa yorarım. Şu an bile kafamda hesap yapıyorum, Nina birden havuza düşerse arabadan çıkıp koşarak ona ulaşmamın ne kadar süreceğini hesaplıyorum. Kızımla aramdaki değişken mesafeye verdiğim isim “kurtarma mesafesi”, günlerimin yarısını bunu hesaplayarak geçiriyorum, yine de hep gereksiz riskler alıyorum. 
 
Arjantin taşrasında, tarlalar arasında bir kasaba... Kasabanın kıyısında yeşil renkli, gizemli bir ev... Huzurlu bir tatil hayaliyle kasabaya gelen Amanda ve küçük kızı Nina... Tek amacı kızını korumak olan Amanda’nın önce ona ulaşması lazım, ulaşmak içinse olayları tetikleyen o ânı bulması. 
 
Latin Amerika edebiyatının yükselen temsilcilerinden Samanta Schweblin’in bu ilk romanı 2017 Man Booker Ödülü finalistleri arasındaydı. Kurtarma Mesafesi’ndeki gerilimler ruh ve bireyle olduğu kadar toplum ve çevreyle de alakalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c276680d-6888-460e-a390-aaf883ebfb9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kördüğüm Evrim Ağacı: Yepyeni Bir Yaşam Tarihi</image:title>
            <image:caption>Canlı organizmalarda bulunan protein moleküllerindeki çeşitliliğe bakarak yaşamın derin tarihini okuyabilir miyiz?  
David Quammen, moleküler filogenetikteki son keşiflerin evrim anlayışımızı ve yaşamı nasıl değiştirebildiğini, insan sağlığı ve insan doğası için ne tür çıkarımları olabileceğini bilim tarihinde iz bırakan araştırmacıların yaşamları üzerinden anlatıyor: arkeleri keşfeden Carl Woese, endosimbiyotik teorinin mimarı Lynn Margulis,  yatay gen transferinin şaşırtıcı sonuçlarını ortaya koyan Tsutomu Watanabe ve diğerleri...  
İnsan birey nedir? Bizler neyiz? Bu keşifler insanın kimliğine, bireyselliğine ve tarihine dair 
ne gibi etkiler taşıyor? Canlılar arası evrimsel bağlantıların atalarından kalma doğası ve her bir organizmanın iç içe geçme derecesine ışık tutan Kördüğüm Evrim Ağacı biyolojideki en büyük hikâyelerden birini ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5d7bc42-04b0-4668-b950-46d888b288a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’yla Dertleri Ne?</image:title>
            <image:caption>Bu eser, klasik bir Osmanlı-İngiliz ilişkileri tarihi değildir. Daha çok yakın çağlarda yaşanan Habil ve Kabil kıssasının izini sürmek gibidir. Bu mücadele, tarih boyunca hep var olmuş iki zıt zihniyetin mücadelesidir esasında. Bu mücadele neticesinde yeryüzünde Habil’i temsil eden Osmanlı düzeni son bulmuş; zihinsel hâkimiyet, Kabil’i temsil eden İngiliz aklının saldırgan düzenine kalmıştır.
Bu serüvenin ilk bölümünde; İngiliz siyasi kimliğinin nasıl inşa edildiğini, İngiliz gücü ile Yahudi sermayesinin proje ortaklığının küresel egemenliğe uzanışını, İngiliz insanının zihin haritasını bulacaksınız.
İkinci bölümündeyse; İngiliz-Yahudi imparatorluğunun Osmanlı Devleti’ni yıkıma götüren taktiklerini, siyasetten ekonomiye, kültürden psikolojiye, Osmanlı direncini kırabilmek için yaklaşık dört yüz yıla yayılan politik örümcek ağını nasıl ördüğünü okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1fb1323-a839-40d4-951a-b0db8cd2548e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif Yavru Maymun</image:title>
            <image:caption>Yaratıcı, etkileyici ve ayrıntılarıyla hayran bırakan bir kitap. 
Mücevherler mi kayıp? 
Ne! Pizza bile mi? 
Yok artık! Uzay gemisi de mi? 
Neyse ki Dedektif Yavru Maymun var. 
Tüm bu olayları çözebilir, tabii pantolonunu giyebilirse! 
 
Brian Selznick ve David Serlin’den resimli kitap türünde çığır açacak bir eser. 
Bu kitabın keyfini sürmek için Dedektif Yavru Maymun’un sırlarını tek tek 
çözmek gerekiyor. 
İpucu aramak hiç̧ bu kadar eğlenceli olmamıştı. 
Çok yaşa Yavru Maymun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb0ba71c-6151-47d3-82ba-ec17f223ec94.jpg</image:loc>
            <image:title>Yusuf Bey</image:title>
            <image:caption>ANAMED’in 2017 yılında gerçekleştirdiği “Yusuf Franko’nun İnsanları: Bir Osmanlı Bürokratının Karikatürleri” sergisine eşlik eden İngilizce yayın, sergiyle eş zamanlı olarak yayımlanmıştı. Kitabın Türkçe ve nispeten genişletilmiş versiyonu Şubat 2021’de yayımlanarak daha geniş bir okur kitlesinin beğenisine sunuldu. Kitapta, Ömer M. Koç Koleksiyonu’na ait, Yusuf Franko Kusa Bey tarafından çizilen karikatürler ve karikatürlerden yola çıkılarak yazılan makaleler yer alıyor. Makaleler Yusuf Franko’nun aile tarihi, 19. yüzyıl sonu Avrupa siyasi tarihi ve karikatürlerin çizildiği sosyo-mekânsal bağlama odaklanırken, ek bölüm, orijinal albümdeki karikatür sırasını takip ederek her bir karikatür hakkında detaylı bilgiler veriyor. Bu karikatürler 1957 yılında İstanbul’daki bir antika halıcıda keşfedildikleri tarihten itibaren toplu halde Türkçe olarak ilk kez ANAMED tarafından yayımlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89766</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88bc7ca0-14ea-4a19-bc37-0e989a1ca7f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ölünün Anıları</image:title>
            <image:caption>Mihail Bulgakov’un “yarım kalan” eserlerinden Bir Ölünün Anıları, sözde, Sergey Leontiyeviç Maksudov adlı bir yazarın kaleme alıp intihar etmeden önce Bulgakov’a gönderdiği notlardan oluşan bir roman. İlk olarak 1938’de kaleme alınsa da dönemin Sovyet tiyatro çevresini ve bürokrasisini eleştirdiği için, tahmin edileceği üzere, yasaklanan ve ancak 1967’de yayımlanan romanında Bulgakov o incelikli diliyle çuvaldızın nasıl ustaca batırılacağını gösteriyor. 
“Mesele şu ki; Nakliyat gazetesinde mütevazı bir pozisyonda redaktör olarak çalışıyordum. Yaptığım işten nefret ediyordum ve geceleri, kimi zaman gün ağarana dek tavan arasında kendi romanımı yazıyordum. 
Bir gece kötü bir rüya gördükten sonra karar vermiştim roman yazmaya.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89767</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e288767-bbc5-4945-98ae-5e87435db66f.jpg</image:loc>
            <image:title>Barbaros Hayrettin’in Hayatı</image:title>
            <image:caption>Şarkıları bugün de dillerden düşmeyen Lüküs Hayat operetinin yazarı Ekrem Reşit Rey, kardeşi besteci Cemal Reşit Rey’le birlikte sahneye koydukları eserlerle Cumhuriyet tarihimizin kültürel dönüşümünde kalıcı izler bırakmıştır. Fransa’nın saygın yayınevlerinden Gallimard tarafından ta 1931’de yayımlanan, Fransızca kaleme aldığı Barbaros Hayrettin’in Hayatı, yayınevinin yaşamöyküsü dizisinde çıkmış olsa da pekâlâ tarihsel roman olarak da okunabilecek bir edebiyat eseridir. 
Hızır Reis isminde Midilli adasından çıkma yaman bir korsanken Akdeniz’de kazandığı şanlı zaferlerle Kaptan-ı Derya unvanını alarak Osmanlı donanmasının başına geçen Barbaros Hayrettin Paşa, yalnızca askeri dehasıyla değil, lafını sakınmayan pervasız tavırları ve kalender kişiliğiyle de Kanuni’nin dikkatini çeker. 
“Alaylar, mehter marşları, askeri geçitler, asılan bayraklar, kalabalık, şaşaalı evlerdeki dört başı mamur sofralar onun ilgisini çekmiyordu. Bunlara önem vermiyordu. Arayıp da bulamadığı, mutlu günlerde ya da düşman karşısında duyulan dayanışma; kalplerin ve akılların kaynaşması; aynı amaç uğruna birlikte hareket eden ‘Ocak’; birbirinden farklı ruhlarda birbirine denk duygulardı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c858e128-8ee0-429f-9cf9-156a509b2c79.jpg</image:loc>
            <image:title>Çaylak Gazeteci</image:title>
            <image:caption>Amerikalı gazeteci yazar Vince Vawter’ın kendi yaşamöyküsünden ilham alarak yazdığı ve Amerikan Kütüphaneler Birliği Dikkate Değer Kitap Ödülü gibi pek çok saygın ödülün sahibi olan Gazeteci Çocuk’un macerası devam ediyor. 
Amerika’nın Memphis kentinde yaşayan Victor, artık on altı yaşındadır ve gazete dağıtıcılığını bırakıp yerel gazetede stajyerliğe terfi etmiştir. En yakın arkadaşı ve yol göstericisi Bay Spiro’nun ölümü onu derinden etkilese de ona verdiği sözü yerine getirmek için Mississippi Nehri’nin denizle birleştiği yere gitmesi gerekmektedir. Bay Spiro için görünen bu yolculuk, kekemelikle baş etmeye çalışan, sevdiği romanları daktiloya geçirerek sakinleşen ve ilk gençliğin rüzgârını içinde hisseden Victor için de dönüştürücü olacaktır. Yeni arkadaşlar, farklı aile biçimleri ve duygular deneyimlerken edebiyatçılar ve Bay Spiro’nun hayata dair sözleri ona eşlik edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7f37cd4-02fb-4963-b8b1-f940a53a2f10.jpg</image:loc>
            <image:title>Fragmanlar</image:title>
            <image:caption>Alman filozof Immanuel Kant’ın “kitap” haline getirilip yayımlanması uzun yıllar alan evrakı metrukesi Opus postumum içindeki son dosya. 1796’da 72 yaşındayken başlayıp 1803 yılına, hem bedensel hem zihinsel olarak dermanı tükeninceye kadar yazmayı sürdürdüğü tamamlanmamış yapıtının, kimilerine göre ise “bunaklık kitabının” son deminden bir seçme. Ardında, felsefe tarihinin seyrine yön veren bir büyük yapıt, magnum opus bırakan filozofun, baharın gelişiyle penceresinin önünde ötmeye başlayan çitserçesini bekleyedurduğu dizginsiz satırlar. Oruç Aruoba’nın notları ve yer yer dokundurmalarıyla... 
“Akıl, kaçınılmazca, nesneler yaratır kendi kendisine. Bu yüzden her düşünenin bir tanrısı vardır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a645fbf3-127d-44ea-b74a-de3226329877.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Günahkar Geceden Sonra - Muhaberat-I Hakikiye</image:title>
            <image:caption>Bir Günahkâr Geceden Sonra ve Muhaberat-ı Hakikiye’de özellikle kadınlar arası dostluk ve dayanışma ele alınır ve bu dostluğun kadınları güçlendirebileceği gibi, aksinin kadınların felaketine yol açabileceği anlatılır. Sadiye Vefik, bu arkadaşlığı, sırdaşlığı, kadınların birbirini yargılamadan dinleme ihtiyacını mektup roman biçiminde okurlara sunuyor. 
1913 yılında kitap olarak basılan Muhaberat-ı Hakikiye’nin ve 1922 yılında Yeni Şark gazetesinde tefrika edilen Bir Günahkâr Geceden Sonra’nın bir arada yayımlanmasıyla Türk edebiyatının unutulan bir kadın yazarı daha gün yüzüne çıkarılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d88cc8b3-d631-41a2-b578-fb28ebfa6eca.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessizlikle Yıka İçini</image:title>
            <image:caption>Modern Hint edebiyatının uluslararası alandaki ilk büyük imzalarından Rabindranath Tagore. Başta William Butler Yeats olmak üzere çağının önemli yazar ve şairleri tarafından takip edilmiş, 1913’te Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görüldüğünde bu ödülü kazanan ilk Asyalı yazar olmuştu. Yüz binlerce dizeye imza atan, üç binin üzerinde şarkı besteleyen, ömrünün son yıllarında Avrupa ve Amerika’da resim sergileri açan çok yönlü bir sanatçıydı. Tagore, eğitimci kimliğinin yanında Hindistan’ın sosyal ve politik tarihi açısından da önemli bir figürdü. 
Usta şair ve çevirmen Ülkü Tamer’in çevirip derlediği şiirlerinden, öykülerinden ve mektuplarından oluşan Sessizlikle Yıka İçini, Tagore’un büyülü dünyasını ortaya koyuyor. 
“Kendi ayak izlerini bulacaksın benim şarkılarımda.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b282a577-4ca5-4bab-a368-f73cb854eed6.jpg</image:loc>
            <image:title>Koç Üniversitesi Suna Kıraç Kütüphanesi Yazmalar Kataloğu 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İlk cildi 2018’de yayımlanan Koç Üniversitesi Suna Kıraç Kütüphanesi Yazmalar Kataloğu’nun ikinci cildi, Konyalı bürokrat Salim Erel’in bağışladığı eserlerin kataloğudur. Katalog, özellikle İznik Medresesi ile Süleymaniye Medreseleri Dönemi’nde bilginin dolaşımı ve yazmaların çoğaltılması konusunda uzmanlaşan, yazma eserlerin kataloglama metodolojisi üzerine çalışan Sami Arslan tarafından hazırlanmıştır. Erel yazmaları da medreselerde okutulan eserlerdendir ve elimizdeki nüshalarda özellikle dikkati çeken unsur, eserlerin derkenarlardaki yoğun haşiyelerdir. Bu okuyucu notları ve yorumları, eserlerin çeşitli yüzyıllarda müellifler/okuyucular tarafından nasıl algılandığına dair bizleri aydınlatan birincil kaynaklar olarak önemlidir. Elimizdeki yayın, öncelikle Erel koleksiyonu üzerine tarihsel bir bağlam sunar. Katalog kısmında ise eserlerin her birinin paleografi bilgileri, eser metinlerinin başlangıç ve sonunu gösteren görselleri, eser içeriği ve okuyucu yorumlarıyla ilgili notlar hakkındaki değerlendirmeleri ve bibliyografya bilgileri sunulur. En sonda ise eser adları, müellifler, müstensihler, istinsah mekânları ve zamanları, mâlikler ve sosyo-kültürel hayata dair dizinler yer alır.    
 
&quot;Salim Erel koleksiyonu 79 cilt içinde 275 eserden oluşur. 229 tanesi 38 mecmua içerisinde yer alan bu koleksiyonda çoğu Osmanlı medrese eserlerinden oluşan yirmi farklı disiplinden yazma yer almaktadır. Bu açıdan eserler bir Osmanlı koleksiyonunun parçasıdır. Büyük ölçüde 19. yüzyılda oluşturulmuş olan bu koleksiyon yine büyük ölçüde bir Osmanlı taşra müftüsü olan Hafız Ali Avni (ö. 1882) tarafından oluşturulmuştur. Katalogda sadece metinlere değil, bilakis nüshalarda yer alan müstensih ve okurlara da yer verilmiştir. Böylece katalogda metinlerin büyük kahramanlarının yanında nüshaların ˗yazma eseri yazma eser yapan- &apos;küçük&apos; okurlarına, der/kenardaki edilgen öznelere, müderrislere, talebelere, hocalara, müftülere, mollalara, kadınlara, askerlere, hafızlara, şeriflere, seyyidlere, ağalara, efendilere, sürgünlere, muhacirlere, çocuklara, babalara, kentlilere, yazma eser kültürüne, köylülere, hadiselere ve duygulara yer verilmiştir.” Sami Arslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0289b88a-2e75-41ec-b885-91b41ea7d333.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Evlilik Sadakatsizlik</image:title>
            <image:caption>Öyle bir sevin ki sevilen de sevmeyi sizden öğrensin... Aşk “ben”leri yok etmek pahasına “biz” olabilme çabası, sınırları iyi çizilmiş bir evlilik “ben”leri koruyarak “biz” olabilme sanatı, sadakatsizlik ise “biz”i yok etme riskini göze almaktır. 
Aşk başınızı, sevgi dünyayı döndürür. Aşk “Seni seviyorum çünkü sana ihtiyacım var” derken sevgi “Sana ihtiyacım var çünkü seni seviyorum” der. Aşk tutkulu bir biçimde yaşanırken, sevgi farkındalıklı ve dingin biçimde yaşanır ve dinginleşen her şey gibi derinleşir. 
Aşk evliliği başlatabilir ancak iyi bir evlilik sürdürebilmek için aşk asla yetmez. Evlilik de tıpkı trafikte seyreden araç gibi bakım ve onarım ister. Bazen gitmek ister gidemez, bazen kalmak ister ama kalamazsınız. Çünkü evliliğiniz ne gidecek kadar kötüdür ne de kalacak kadar iyi... 
İnsan kusurlu bir varlıktır. İncinir, incitir. Sevmeyi öğrenmek bazen affetmeyi öğrenmeyi de gerektirir. Affetmek geçmişi değiştirmez ancak geleceği değiştirebilir. Affetmek unutmayı gerektirmez ancak borcu iptal edip, alacaklı olma halinden çıkmayı ve yüreğinizi ele geçiren öfkeden özgürleşmenizi sağlayabilir. Geleceğe yer açmak ancak geçmişe yapışmaktan vazgeçmekle mümkündür. 
Öyle bir sevin ki sevilen de sevmeyi sizden öğrensin... 
Bu dünya biraz daha sevgi ve şefkatle daha anlamlı bir yer olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3a406e8-78be-402a-b5ed-39f62d6a1c39.jpg</image:loc>
            <image:title>Stefan Zweig-Bilmek Değil Sadece Hayal Etmek İnsanı Mutlu Kılar</image:title>
            <image:caption>Her şeyin bittiğini sandığınız anda kader birini yollar.” 
– Stefan Zweig 
Stefan Zweig, eserlerinde neden kazananı değil de, yenilenin yazgısını kaleme alıyordu? 
Sanatının kökleri nereye dayanıyor? 
Yazmaya yeni başlayanlara tavsiyesi nedir? 
Hayalinde nasıl bir Avrupa vardı? 
Erasmus’u neden ustası olarak kabul ediyordu? 
Yaptığı iki evlilik hayatını nasıl etkiledi? 
Onu kendi yaşamına son vermeye iten sebepler nelerdi? 
Hitler faşizminin gölgesinde yaşayan ve üreten bir yazar olarak Stefan Zweig’ın yaşamına bakmak, onun sadece sanatına bakmak demek değildir. Onun hikâyesi, aynı zamanda Avrupa’nın da hikâyesidir. 
Bu kitap, hayal kuran ve hayali uğruna mücadele veren, ancak ne yazık ki hayalinin gerçekleşmesinde sabırsızlık eden bir yazarın yolculuğudur. Hayali gerçekleştiğinde artık yaşamıyor olan sabırsız bir yüreğin yolculuğu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec44b863-9e9c-4b8e-a6d6-3a49d3550a20.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağlantısallık Yaşamdaşlık</image:title>
            <image:caption>Türker Kılıç, bana göre bir “kozmos cerrahı” ve bu ifade herhangi bir anlamda metafor içermiyor! “Beyin” [mucizevi ama asla mucize değil!] bu dünyanın özel bir eseri ve onu üreten gerçekliğin bütün izlerini kendinde saklıyor ve sürekli yeniliyor. Yazar -bizim beyin dediğimizbu eserle öylesine hemhâl olmuş ki izleri titizce sürüyor ve karşımıza çıkan eşsiz tablonun bize nasıl bir yaşam tarzı fısıldadığını anlatıyor. Bilgi, beceri, sezgi ve bilgelik elbirliği yapmış! Sahiden önemli bir kitap 
Prof. Dr. Çetin Balanuye (Ekim 2020) 
Beyni düşünmek ve yazmak, beyin cerrahisi kadar zordur; o inanılmazlık, içinde kaybolma, düşünceleri bilime bağlayamama riskini taşır. Türker’in bunu yapabilme ihtimali var, başından beri beyin bilimi, beyin cerrahisi ile birlikte başarıyla yürüttü.                                                                    Prof. Dr. Yücel Kanpolat (Aralık 2014) 
Türker’i öğrenciliğinden beri tanırım. Çok iyi bir öğrenciydi, çok iyi bir cerrah oldu, çok iyi bir bilim insanı oldu, çok iyi bir eğitimci oldu. Bugün öğrendiklerimden anlıyorum ki iyi de bir bilim anlatıcısı da olacak. Düşünceme göre bir bilim insanı için, en önemli H-indeks’i öğrencisinin yaptıkları; Türker’in yaptıklarında benim de payım var ve bununla övünüyorum. 
Prof. Dr. Tunçalp Özgen (Şubat 2019) 
 
Bilim “bağlantısallık” kavramıyla, evrene ve doğaya ve insana yeni bir bakışla yaklaşıyor, kendi başına bir dünya olduğunu sanan insanlığın önüne de “yaşamdaşlık” kültürünü koyuyor. Yeni bilime göre, en yetkin bilgi işleme sistemi insan beyni değil yaşamın kendisi; biyolojik ve fiziksel her varlık muazzam bir bağlantısallık içinde var. Kainatın bir parçasıyız, bir ağacın ve yaprağın. Tüm toplumu ve dünyayı esir alan 5 mikron ölçeğinde bir virüs bile, insanın nereye ait olduğunu, insan – virüs arasındaki ilişkisi bilince çıkartıyor. Her gün elinde tuttuğu, iyileştirmeye ve anlamaya çalıştığı insan beyni, Prof. Dr. Türker Kılıç’ı, yeni bilimin Konnektom ve Yaşamdaşlık kavramının okyanusuna attı. Kılıç, uluslararası ve ulusal konferansları ve yazılarıyla, konunun evrensel önde gelen uzmanlarından oldu. Ve başta gençler olmak üzere hepimiz için Yaşamdaşlık’ı popüler bilim kitabına dönüştürmesi dileklerimizi sonunda gerçekleştirdi. Çok özgün ve bir ilk kitapla karşı karşıyayız. Bu sihirli kavramın, her şeyini yeniden tartıştığımız küresel düzenin insani ekonomik ve toplumsal olarak nasıl yeniden yapılanması gerektiği üzerine tartışmalara da ışık tutması dileğimizle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/220231fe-d9a8-4f89-b92f-904130c2abc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Mitolojileri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Paul Ricoeur miti şöyle tanımlar: «Mit, zaman(lar)ın başlangıcında vuku bulmuş olaylar hakkında, insanın kendini, kendi dünyası içinde anladığı bütün eylemde bulunma ve düşünme biçimlerini temellendirmeye dönük geleneksel bir anlatıdır». Ona göre her mit, açığa çıkarılmayı talep eden örtülü bir logos içerir. 
Mitosların her biri, içinde üretildiği geleneğin izini taşır ve yansıtır. Farklı geleneklerin en önemli belirleyici unsuru da hiç kuşkusuz coğrafyadır. Dünyanın çeşitli yörelerinde üretilmiş mitolojiler, ait oldukları yörenin ikliminin, faunasının ve florasının karakteristik yapısını yansıtır. Halkların üretim tarzlarına, zanaatlerine, barınma ve beslenme biçimlerine, kız alıp verme tarzlarına, eğlencelerine, cenaze törenlerine, vb. ilişkin adetlerinden esinlenir. Fakat bu farklılıklar yanında, dünya mitolojileri arasında çok çarpıcı benzerlikler de bulunmaktadır. Bazı kahramanlar, veya tanrılar, değişik adlar altında, coğrafi bakımdan bazen yakın, bazense uzak yörelerde, benzer işlevlere sahip karakterler olarak belirir. Birtakım mitolojik simgeler, medeniyetler arasında mübadele edilerek birbirinden farklı geleneklerce sahiplenilir. Larousse Dünya Mitolojileri&apos;nin yazarlarının da belirttiği gibi, değişik medeniyetlerin mitlerinin incelenmesinde en şaşırtıcı ve heyecan verici olan şey, kainatın ve hayatın kökeni gibi asli sorulara verdikleri cevapların, bir medeniyetten diğerine, gezegenin bir ucundan diğerine sergilediği benzerliktir. Bu itibarla mitoloji, dünyanın değişik yörelerinde yaşayanların duygusal ve düşünsel kaygılarını gözler önüne seren vazgeçilmez bir bilgi kaynağıdır. 
Çok kapsamlı bu eserde, Mezopotamya, Yunanistan, Roma, Mısır, Fenike, Hindistan ve İran mitlerinden İskandinav, Cermen ve Kelt mitlerine, Fin-Ugor, Slav ve Kuzey Kutbu mitlerinden Japonya, Çin, Tibet, Afrika, Okyanusya, Aztek, Maya ve İnka mitlerine kadar Dünya Mitolojileri&apos;ni farklı ve benzer yanlarıyla bulacaksınız ...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89777</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40e2483b-12e5-4430-badb-bdc232ed15f6.jpg</image:loc>
            <image:title>34 u 442 Veda Busesi</image:title>
            <image:caption>34 u 442 Veda Busesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89778</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c5b92e7-90b0-46da-ab7b-747f1de47809.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Güzel Çocuklar Şüpheli</image:title>
            <image:caption>Bütün Güzel Çocuklar Şüpheli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b3d5215-9200-477f-9168-d3fb557fd5cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Cevapsız Ağrı</image:title>
            <image:caption>Cevapsız Ağrı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7b80a9f-13fd-48a2-b4bd-5e245f33a6c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Orospu Kırmızı</image:title>
            <image:caption>Orospu Kırmızı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89781</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b0f7058-48d8-4f90-946e-a7ccaec77b5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüya Duvarları</image:title>
            <image:caption>Rüya Duvarları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89782</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e34435d-518e-475f-8957-8b6e6a0a4d06.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokaklar Uyudu Artık Öpüşebiliriz</image:title>
            <image:caption>Sokaklar Uyudu Artık Öpüşebiliriz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cd32443-c467-484e-b1a7-066f9bcbb977.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşlı Muhafızın Tangosu</image:title>
            <image:caption>Max, kavalyesiz yolcularla dans etmek için tutulan, zarif ve kibar bir salon dansçısıdır; Mecha ise başarılı bir bestecinin lükse düşkün nazik eşi. Ayrı dünyaların insanları gibi görünen bu iki kişinin yolları 1928 yılında Buenos Aires’e giden lüks bir yolcu gemisinde kesişir. Onları birbirine bağlayan tek şey tangonun ateşidir.

Zaman içinde tekrar tekrar karşılaşmaları, aralarındaki tutkuyu alevlendirirken kalplerinde derin yaralar da açar. Çünkü bu tesadüfler hem vuslat, hem yüzleşme 
hem de içinde yeni tehlikelerin yükünü taşıyan bir hesaplaşmadır.

Sevgi ile onurun, macera ile casusluğun iç içe geçen hikâyesini anlatan Yaşlı Muhafızın Tangosu, zamanı ve sınırları aşarak, aşkın ruhta bıraktığı kalıcı izlerin peşine düşüyor.


 Polisiye Yazarlar Birliği’nin verdiği Dagger Ödülü sahibi
Arturo Pérez-Reverte’den destansı bir tarihi roman.


“Pérez-Reverte, siyah beyaz eski bir filmin romantik ruhunu canlandırıyor: 
 İlgi çekici ve hüzünlü.” 
- Kirkus Reviews

“Esprili diyaloglarla parıldayan bu gerilim, türü seven 
okurlara kesinlikle tavsiye edilir.” 
 - Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89784</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/988b56f9-9016-4d16-ac33-c2de9e77e72d.jpg</image:loc>
            <image:title>Jacob’ın Odası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Nereye yerleşirsem yerleşeyim sürgünde ölürüm.” 
 
Jacob Flanders genç ve hassas bir adamdır. Çocukluğunda, okul yıllarında, Londra’da geçirdiği gençliğinde ve ona göre medeniyetin kalbi olan Yunanistan’a yaptığı gezi esnasında bile Jacob her zaman daha iyinin, daha önemlinin peşinden gider. Fakat uzaklardan gelen kimi sesler, onu bekleyen kaderin habercisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86851b60-4493-4536-b77b-bde7b03473c2.jpg</image:loc>
            <image:title>İçerinin Haritası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Korku edebiyatının önde gelen isimlerinden Stephen Graham Jones’un ödüllü novellası İçerinin Haritası, Amerikan yerlilerinin hayatına dair duygusal ve dehşet dolu bir hikâye anlatıyor. Aile bağlarını, kimliği ve hayaletiyle musallat olmayı sürdüren bir geçmişi hem umut dolu hem de acımasızca yansıtan eserde hayattakiler, ölülerin yüklerini taşımaya devam ediyor. 
 
Prefabrik evinde annesi ve erkek kardeşiyle yaşayan on beş yaşındaki genç, bir gece uykusundan uyandığında bu evin sakini olmayan bir figürü koridorda görür. Gördüğü kişi ya yıllar önce hayatını gizemli bir şekilde kaybetmiş babasıdır ya da uyurgezerliği böyle bir yanılsamaya sebep olmuştur. 
 
İşin peşine düştükten sonra yaşadığı evin zannettiğinden daha büyük, derin ve gizemli olduğunu fark eder. Ve görünen o ki ölüm, en sevdiklerinizi bile değiştirir.  
 
Bu andan itibaren ne ev eski evdir ne de hayat eskisi gibidir. Genç, birkaç gece boyunca evinin haritasını çıkarmaya, annesini ve özellikle kardeşini onları bekleyen tehlikeden kurtarmaya hazırlanır. Ama hem geçmişle yüzleşmenin hem de geleceği kurtarmanın bedeli çok büyük olacaktır. 
 
İçerinin Haritası, geçmişinden kaçmayan, karanlık ve melankolik bir hayaletin hikâyesi. 
 
“Duygusal, rahatsız edici, ürkütücü ve gözalıcı. Etkilenmemek elde değil.” –Paul Tremblay 
 
“Stephen Graham Jones’un tüyler ürperten novellası S. E. Hinton ve Shirley Jackson’ın karışımı gibi.” –Richard Kadrey 
 
“Jones, yaşayan yazarlar arasında en yeteneklilerden ve en üretkenlerden biri.” –Tommy Orange</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe2e63cb-b9cc-4f3e-b806-720a7af5a696.jpg</image:loc>
            <image:title>Armenian Genocide, A Big Lie Damn Lies and Facts About So-Called “Armenian Genocide”</image:title>
            <image:caption>Armenian Genocide, A Big Lie Damn Lies and Facts About So-Called “Armenian Genocide”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cd453d1-5813-4975-a96f-4d740ec652f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk Cumhuriyeti Örtülü Savaşa Hazır Mı?</image:title>
            <image:caption>Atatürk Cumhuriyeti Örtülü Savaşa Hazır Mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89788</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8582a693-8f5f-445b-90de-dc2442b86838.jpg</image:loc>
            <image:title>Hava Adamı Ariel</image:title>
            <image:caption>“Döneminin en önemli, kült bilimkurgu yazarlarından biri.” –John Scalzi 
 
“Wells ve Verne’in tarzının Rusçadaki karşılığı Belyaev’dir.” –Adam Roberts 
 
“TANRILAR DA BAZEN SIRADAN İNSANLARA İMRENEBİLİR.” 
 
Aleksandr Belyaev, Sovyet döneminin en saygı duyulan bilimkurgu yazarlarından. Sovyetler’in Jules Verne’i olarak da anılan Belyaev, yayımlanan son romanı Hava Adamı Ariel’de okuru bu kez gökyüzüne çıkarıp insanüstü güçlere sahip kahramanlarına bir yenisini ekliyor. 
 
Bebek yaşta ailesinden ve vatanından koparılıp Hindistan’da okültist bir okula kapatılan Ariel, burada insanları kandırmak üzere girişilen mucizevi bir deneyin kurbanı olur. Ariel yeni güçleriyle hem dünyanın adaletsiz yapısını hem de gerçekte kim olduğunu öğreneceği bir serüvene atılır. 
 
Yuvasına varmak için dünyanın öbür ucuna gitmek zorunda kaldığı bu yolculuğunda, kimsenin yaklaşmak istemediği paryalarla, zalim ve kudretli rajalarla, her yerde kâr kovalayan Amerikalı milyonerlerle karşılaşan Ariel aşk ve arkadaşlıkla da tanışacaktır. 
Çıkar uğruna hem insanları hem de inançları sömüren bir dünyada saflığın ne kadar hayatta kalabileceğini sorgulayan roman, acımasız dünya düzenine hüzünlü bir şekilde yaklaşıyor. 
 
Hava Adamı Ariel, güneşe yakın uçmaktan korkmayanların romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89789</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b224f29f-c608-49df-95f6-5465a01dbe28.jpg</image:loc>
            <image:title>Soğuk Kan</image:title>
            <image:caption>BİR KATİLE ÂŞIK OLDUM 
ŞİMDİ BENİM DE ELLERİMDE KAN VAR 
 
Dedektif Erika Foster, polislik kariyeri boyunca her türden cinayetle karşılaştığını düşünüyordu, ta ki Thames Nehri’nin kıyısında bulunan valizdeki cesedi görene kadar. 
 
Güvenilir ekibinin çabaları sayesinde soruşturmayı derinleştirdikçe vaka karmaşıklaşıyor ve kurbanların sayısı gitgide artıyordu. 
 
Seri katilin onlardan birkaç adım önde olduğunu fark ettiklerinde ise namlunun ucu çoktan sevdiklerine dönmüştü. Hızla azalan zaman Erika’yı çok büyük riskler almaya iterken korkunç bir gerçekle yüzleşmeleri gerekecekti. 
 
“Robert Bryndza beni asla hayal kırıklığına uğratmıyor.” —The Book Review Café 
 
“Erika Foster serisi, okuduğum en iyi kadın dedektif serisi olabilir.” —Stardust Book Reviews 
 
“Soğuk Kan, kapatıp bir köşeye koyacağınız değil, tadını olabildiğince uzun çıkarmaya çalışacağınız bir roman.” —Jen Med’s Book Reviews 
 
“Robert Bryndza gerçek bir dâhi.” —The Quiet Knitter 
 
“Soğuk Kan, bu serideki favori kitabım oldu bile. Kaçırmak istemezsiniz.” —The Letter Book Reviews 
 
“O kadar gerilim yüklü ki kalbim patlayacak sandım.” —Chelle’s Book Reviews 
  “Sakin, zeki ve güçlü Erika Foster’ı yeniden görmek çok güzel.” —Trisha’s Blog</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb17024a-97e0-418f-bf23-9bf368c2dc6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Adımı Söyle</image:title>
            <image:caption>“İki güneş zamanı uzaklaşmak, 
yeni bir masal için yeterli bir mesafeydi.” 
 
İstanbul’dan Mardin’e uzanan nefes kesen bir yolculuğa hazır mısınız? 
Öyleyse, her yaşadığı acıda yeniden doğan Meltem’in ve trende tanıştığı, ona yeni adını veren Murat’ın “olmaz bu kadar” dedirtecek hikâyesi sizi bekliyor. 
 
 
Bana Adımı Söyle’yi okurken Mezopotamya’nın tarihe kafa tutmuş bir köyünde 
yeniden varoluşun hikâyesine tanık olacaksınız. 
Uyarmalıyız ki “Nereye gidiyor bu hikâye? Peki, Murat bu hikâyeden ne pay alacak?” sorusu aklınızda hep yankılanacak. 
Ve sonunu asla tahmin edemeyeceğiniz, herkesi şaşırtacak usta bir kurgu ile yazılmış bu romanın uzun süre etkisinde kalacaksınız. 
 
 
“Bu benim acılarıma dayanma, tahammül etme yolum” dedi Meltem. 
Yüzüne yansıyan ay ışığını parmağıyla severek. 
“Yeni adın Hivron olsun” dedi Murat. “Ay ışığı demek...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d71fb000-e106-4850-91b2-46797dc71eb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;ün Din ve Laiklik Anlayışı</image:title>
            <image:caption>Atatürk&apos;ün Din ve Laiklik Anlayışı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89792</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c762fa45-a869-4253-86c1-5396a6ca4b81.jpg</image:loc>
            <image:title>Arsen Lüpen’in İtirafları</image:title>
            <image:caption>“Böylelikle bu macera da, suçun çözümünde olayların incelenmesi, gözlem, çıkarım, muhakeme ve diğer zırvalardan daha üstün bir şeyin, sezginin önemini bir kez daha kanıtladı. Sezgi ve zekâ… Kendimi övmek için söylemiyorum ama ikisi de bende eksik değil.” 
 
Onu her zaman aynı yüzle, aynı kılık kıyafet içinde göremezsiniz. İçine girdiği ortamlarda her zaman dolambaçlı bir oyun var. Terk ettiği yerlerde ya bir şeyler eksik kalıyor ya da gizlenen gerçekler açığa çıkıyor. Bir kontrol edin isterseniz, cebinizdeki saat hâlâ yerinde mi? Onu yakaladığınızı sanabilirsiniz ama dikkatli olun, belki de kendisi yakalanmak istemiştir. Birçok ismi var ama en bilinenini duymuşsunuzdur herhalde. Karşınızda, kibar hırsız, Arsen Lüpen! 
  Maurice Leblanc’ın kaleme aldığı, yaratılışının üstünden yüz yılı aşkın zaman geçmesine rağmen hâlâ ilgiyle okunan, hem tiyatro oyunu, hem dizi hem de sinema filmi olarak birçok defa uyarlanan, ilk öyküsü 1905 yılında yayımlanan bu muzip karakterin dokuz öyküsünün bulunduğu Arsen Lüpen’in İtirafları’nda, kibar hırsızımızın yolu, içinde feci bir sır barındıran bir kasayla, korkunç bir cinayetle, kıymetli tablolarla, çeşit çeşit sinsi karakterle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74f3adb0-db6b-4e4d-9804-ab625ff4da33.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk the Greatest and Genuine Turkish Nationalist and Turkism</image:title>
            <image:caption>Atatürk the Greatest and Genuine Turkish Nationalist and Turkism</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89794</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50961e0e-cd5e-45c7-b390-e7cbd250e97b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>“Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşittir.” Özgürlük, eşitlik ve kardeşlik uğruna başlatılan bir ayaklanmanın oportünist emellerle totaliter bir yönetime evrilen alegorik hikâyesi. Politik dehası ve keskin kalemiyle dünyayı sarsan İngiliz yazar George Orwell 1984’le meydan okuduğu totaliter rejimleri Hayvan Çiftliği’nde adeta orantısız bir güçle alt ediyor. Asla sadece “reel sosyalizm” eleştirisi olarak görülemeyecek bu başyapıt, tüm zamanlara hükmeden kurgusuyla her türlü despotik yönetimi ustaca hicvediyor. Sömürüsüz bir gelecek umuduyla çiftlik sahibi Bay Jones’a başkaldıran hayvanlar, önderliği sahiplenen domuzların giderek zalimleşen egemenliğinde baltalanmış bir devrimin ağır sonuçlarına tanıklık ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89795</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23f6503d-279a-4fbf-85cb-15d178c97b29.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafkasya’da Türk-Sovyet Askeri İşbirliği (1919-1923)</image:title>
            <image:caption>Mehmet Perinçek, Kurtuluş Savaşı yıllarında Türkiye ve Sovyet Rusya’nın Kafkasya’daki askeri işbirliği sürecini incelediği kitabında, şimdiye dek bilinmeyen, ilk kez gün ışığına çıkan pek çok belgeye yer veriyor. 
 
Türkiye ve Sovyet Rusya’nın bu işbirliğindeki temel amaç, İngilizlerin iki ülke arasına kama gibi soktuğu Kafkas Seddi’ni yıkmak ve bölgedeki işbirlikçi hükümetleri tasfiye etmekti. İki devrimci lider, Mustafa Kemal ve Lenin’in bu hedefi gerçekleştirildi, bölgede istikrar sağlandı ve böylece Ermeni meselesi de çözüme kavuşturuldu. 
 
Türkiye, Çanakkale Savaşı’yla Rusya’daki devrime büyük katkı sağlamıştı. Rusya’da iktidara gelen Bolşevikler de Kafkaslar’da Ankara’yla işbirliği yaparak Kurtuluş Savaşı’nın başarıya ulaşmasında önemli rol oynadı. 
 
Mehmet Perinçek’in çalışması tarihe olduğu kadar günümüze de ışık tutuyor. Ele alınan dönem ve iki ülke arasındaki işbirliği, yalnızca son dönemde tanık olduğumuz Karabağ Savaşı ve Kafkasya’daki gelişmeler değil, özellikle Doğu Akdeniz’de yaşananlar açısından da önemli dersler içermektedir. 
 
100 yıl önce “yalnızca kendi nam ve hesaplarına” değil, bütün mazlum milletler için savaş veren Türkiye ve Rusya bugün de stratejik işbirliği içindedir ve Atlantik sistemini sarsan bu bölgesel dostluk, Avrasya çağının habercisidir. 
 

 
“Tarih boyunca, Osmanlı-Çarlık’tan Cumhuriyet-Sovyet dönemine, Soğuk Savaş’tan günümüze, Türk-Rus savaşının/çatışmasının/gerginliğinin taraflar açısından kazananı olmamıştır. Başka bir ifadeyle her iki taraf da bu çatışmanın kaybedenidir.” 
(Mehmet Perinçek)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89796</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcab00bd-9b93-475a-91fd-518866ac615d.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk Kayıp Kıta Mu ve Türk Tarih Tezi Güneş Dil Teorisi</image:title>
            <image:caption>Atatürk Kayıp Kıta Mu ve Türk Tarih Tezi Güneş Dil Teorisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89797</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/597e691e-b4fe-4dd2-92c6-2645d66a4924.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Kemal Atatürk Atatürkçü Düşünce Sistemi Uygarlık İdeolojisi</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal Atatürk Atatürkçü Düşünce Sistemi Uygarlık İdeolojisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89798</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/445f01a3-faa5-44bd-a47c-6d88601dded8.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürkçü Türk Ülküsü Türkçülük</image:title>
            <image:caption>Atatürkçü Türk Ülküsü Türkçülük</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89799</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc00f5e6-2ef1-4b11-aa32-a6cbe7cf6f58.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermeni Soykırımı Yalanının Günümüzdeki Durumu ve Çifte Standartlı Batı</image:title>
            <image:caption>Ermeni Soykırımı Yalanının Günümüzdeki Durumu ve Çifte Standartlı Batı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89800</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41817e96-3513-4f09-807d-0ef4537950d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk Founding Father Of Modern Turkey and His Leading Principles</image:title>
            <image:caption>Atatürk Founding Father Of Modern Turkey and His Leading Principles</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89801</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc733893-d7b2-4ac6-b225-dd44935e63d9.jpg</image:loc>
            <image:title>The Aspect of Military Genius in International Relations General Rommel and Patton</image:title>
            <image:caption>The Aspect of Military Genius in International Relations General Rommel and Patton</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89802</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f627cde1-858c-4752-9295-47abb64dd7e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Heybemdeki Erdem Dağları</image:title>
            <image:caption>Heybemdeki Erdem Dağları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89803</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1d11b30-c967-487f-89b0-4a6bbfccdf0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Nihat Keklik ve Hikmet Binası</image:title>
            <image:caption>Nihat Keklik hem özgün felsefi görüşleri hem de Türk-İslam felsefesi tarihi çalışmalarıyla Türk-İslam düşünce geleneğine büyük katkılar sunmuştur. Bu çalışmalar bir bütün olarak görüldüğünde, Keklik’in dönem tablosunda Türk Felsefesine bir yer arayışında olduğu görülmektedir. Uzun süre hüküm sürmüş ve dünya tarihinde belirleyici olmuş Osmanlı İmparatorluğunun ardından gelen genç Cumhuriyetin özelliklerini ve tartışmalarını çalışmalarında görebildiğimiz bir akademisyen, bir düşünürdür. Maddi dünyanın zaferi hem o zafere götüren yolları tespit edip bunları ülkenin hizmetine sunmayı, hem de değerler alanının ve içinde yetiştiği kültürün varlığının devamlılığını sağlama çabasını ortaya çıkarmıştır, onun düşüncesinde. Bu düşünceler dünyayı bir bütün halinde kavramayı amaç edinen bir düşünce yapısını ve bu yüzyılda değer problemi yaşayan felsefeyi yeniden konumlandırma çabasını beraberinde getirmiştir. Ama asıl kaygı, parçalı bulutlu bilgi anlayışını “hikmet binası” teorisiyle tekrar bir bütün halinde sunuşunda görülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89805</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03efe774-f518-4607-8b1d-eab07d227632.jpg</image:loc>
            <image:title>Demir Kapı</image:title>
            <image:caption>Demir Kapı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89806</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f8572b1-9974-4771-8523-55d3fa66b725.jpg</image:loc>
            <image:title>Virüs Üç Aylık Kültür – Sanat Ve Edebiyat Ortak Kitabı Sayı: 7 (Nisan – Mayıs – Haziran 2021)</image:title>
            <image:caption>Virüs 
Üç Aylık Kültür – Sanat Ve Edebiyat Ortak Kitabı 
Sayı: 7 (Nisan – Mayıs – Haziran 2021)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89807</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bced6b02-26d5-4a71-b02c-52d47ee8be61.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilin Toplumsal Tarihi</image:title>
            <image:caption>Tarihi ölü bir anlatı olmaktan kurtarıp yaşayan, nefes alan bir canlı haline getiren sosyal tarih anlayışı tüm tarih yazımını kökten değiştirdi. Sosyal disiplinlerin tamamıyla etkileşim halinde olan bu yeni tarih yazımı ile birlikte geçmişte yaşanmış büyük olayların bir izleyicisi olmaktan kurtulan ve onun içinde yaşayan bir özne halini alan “sıradan insan” da bu sayede tarihsel özne konumuna yerleşmiş oldu. 
 
Dile ve onda gerçekleşen değişimlere hem bir tarihsel kaynak hem de onu yaratan en büyük aktörlerden biri olarak bakan bu kitap, 16. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan bir aralıkta Britanya, Fransa ve İtalya&apos;da “dilin” peşine düşüyor: Şarlatan hekimlerin onu bir araç olarak kullanmasından, Fransız Devrimi’nin  köktenci bir biçimde dönüşüme uğratmasına; iki dilli bir anlaşmanın yarattığı kargaşadan, 18. Yüzyıl Parisi’nde kullanılan hakaretlerin sosyolojisine; İtalya’da okuryazarlığın yerinden, atasözlerinin toplumsal tarihine doğru bir yolculuğa çıkarken dilin serüvenine tanıklık etmemize olanak sağlıyor. 
 
Toplumsal tarih yazımının en verimli isimlerinden Peter Burke ve Roy Porter’ın derlediği Dilin Toplumsal Tarihi, dilin yarattığı toplumlardan toplumların yarattığı dile ve ikisinin iç içe geçmişliğine emsalsiz bir kaynak teşkil ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89808</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b92bbb9-9255-4432-8e19-1e74d4ed91fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Ve Yaşam</image:title>
            <image:caption>Bu bir poetika kitabı. Bütün sanatsal varoluşların temelinde bulunan “yapma sanatı” da, “yaşama sanatı” gibi anlatılması ve aktarılması zor ögeler taşır. Her zaman “kendinize özgü”dür herşey genellik taşımaz, örnek olamaz, doktrin hiç oluşturmaz. Az sayıda da olsa “Şiir Sanatı” ya da “Şiir Yazmak” başlıklı rehber kitap ve ürünlerdeki deneyimlerin tümü de özneldir. Elinizdeki kitap da şiir üzerine düşünceleri, yaşanmışlıklar ve tarihsellik içinden aktarıyor. 
 
Yine de akılda kalmalı: “Şiir Yaratıcı Yazma Kursu” veren eğitimci şair, bütün öğrenme sürecinin merkezindedir; ama, kendi pratiğinin iktidarından vazgeçer. Bu, başlı başına zor bir konumdur. Şiir zaten eğitimle elde edilmez; şiire didaktik ve pedagojik açıdan yapılan yaklaşımlar geri teper; “şiir duygusu eğitimi” bile tepki çeker. “Şiir öğrencisi”ni “güçlü şair”le yan yana getirmek, orantısız bir hesaplaşmadır; bağımsız kalması gereken adayı “boğup öldürmek” demektir. “Bağımsızlık”, şiirin tanımında ve doğasında vardır. 
 
Bu kitapta yer alan “öznel deneyimlerin” sahibini, 1981’de Cemal Süreya şöyle tanımlar: “Ve geldik Ali Cengizkan’a… Şiirin kendisi, şiirin hiçbir şeyle kendini bağlı görmeyişi. Her şiirin kendisiyle tanımlanabileceği. Ve şiirin başka hiçbir şeyle tanımlanamayacağı. Dev tutku, büyük çıkış.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89809</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf702617-2219-458a-87c7-6041637cbb90.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Nokta</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta bir muhabbete davetlisiniz… Anlam arayışında her şeyi yeniden anlamlandıracağınız bir yolculuk bu… Kalbe dokunan, samimi bir el uzatış ile bir çağrı yapıyor yazar… Varoluşun özüne dönüyor ve bizi hakikate yaklaştıran o kederli ve uzun yolun sırlı güzelliklerine kapı aralıyor…  İşte bu yolculuk insanın en keskin duygusu Yalnızlık ile başlıyor… 
 
Bir ‘tek’ vardır sahibi... 
Mânâ ‘O’na durmaktır. 
Varmak da yoktur ama; Yokluk, aramamaktır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89810</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf77869d-e9cb-46a8-bcaf-4498da5176b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi</image:title>
            <image:caption>İlk günden beri virüsle aynı soğutucuda bekleyen aşı... 
Ve insanlığı kurtarmak için bekleyen aşk! 
 
 
İnsanlık bir kere daha korkunç bir salgınla sınanıyordu. Yeni bir salgındı. Gezegenimizin gördüğü son pandemi. 
 
Felaket tellallarının, fütüristlerin veya kalbi açık iyi adamların, hatta bizzat o laboratuvarların sahiplerinin dediği gün gelmişti: Maskeli bir katil, hazırladığı virüslerden şimdilik sadece birini çıkarmış, korkunç nefesiyle insanlığın üstüne üflemişti. 
 
Şimdi biraz zaman geçmeliydi. İnsanlar iyice korkmalı, içlerine çekilmeli, birbirine düşmeli, susmalı, beklemeli, yalvarmalı, biri bir aşı bulsun diye dualar etmeliydi. İlk günden beri virüsle aynı soğutucuda bekleyen aşıyı... 
 
Ve aşk da vardı. İnsanlığı kurtarmak için bekliyordu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89811</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c21b8e72-98a4-49b0-b152-3b9f24ad313b.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulmaz</image:title>
            <image:caption>Bir baba gibi ev geçindiriyordu, anne gibi evin her işine bakıyordu, bir çocuk gibi okula gidiyordu. 
 
Neden hepsi aynı anda? 
 
Çünkü ona sunulan hayat buydu. 
 
Annesiz babasız bırakılıp her şeyi onun üstleneceği bir hayat. 
 
Vücudu yorgundu hayata sarılmaktan. 
 
Yine de, âşıktı, hayatın en büyük nimeti bu değil miydi? 
 
Ölüm ayırana kadar birlikte… 
 
Onun boynuna sımsıkı sarılıyorum. Askerde bir ay boyunca geçirdiği günleri anlatıyor. Onu beklerken günlerin ne kadar zor geçtiğinden yakınıyorum. İkimizin de gözleri ışıl ışıl. Birleşmiş olmanın verdiği sevinç, mutluluk, coşku var üzerimizde. Karınlarımızı doyurduktan sonra yürüyüş yapıyoruz. Başımı onun vücuduna yaslayıp kolumu beline doluyorum. Sarı saçlarım hafif esen sonbahar rüzgârıyla dalgalanıp onun göğsüne çarpıyor. Uçuşan saçlarımı okşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89812</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc250e66-5512-4a1e-acf6-1f606c5d2d85.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Toplum Cilt 1</image:title>
            <image:caption>Evrimci budunbilimin kurucusu sayılan Lewis Henry Morgan, hukuk öğreniminin ardından Amerika kıtasındaki yerli halklara karşı yapılan haksızlıklara karşı çıkmıştır. Morgan 1851-1877 yılları arasında Kızılderililerin arasında yaşamış, yaptığı gözlemleri ve araştırmaları kitaplarına konu etmiş ve antropolojinin simge adlarından biri haline gelmiştir. Eski Toplum yapıtıyla Friedrich Engels’e de esin kaynağı olmuş; Engels bu eserle Charles Darwin’in Türlerin Kökeni ’ni kıyaslayarak Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni adlı yapıtını oluşturmuştur.
Morgan, Kızılderililer arasında geçirdiği otuz yıllık deneyimi neticesinde insanlığın yabanıllık, barbarlık ve uygarlık aşamalarından geçtiğini öne sürer ve bu savını sadece Amerika yerlileri ile sınırlamayarak, dünya üzerindeki tüm ilk toplumlarda da aynı aşamaların yaşandığını örnekler. Morgan’a göre insanlık köken olarak tek ve birdir; ayrı yerlerde, ayrı zamanlarda, aynı yollardan geçmiş; aynı süreçleri tamamlayarak uygarlığın/gelişmenin benzer aşamalarına varmıştır.
Budunbilim konusunda en önemli kaynaklardan biri olarak gösterilen Eski Toplum, günümüz toplum şekillerine ve toplumsal örgütlenmelerine nasıl ulaştığımızı, bugünden sonra da değişimin aynı şekilde devam edip bizleri başka bir aşamaya taşıyacağını geniş çaplı araştırmalarla ortaya koyuyor.
“Budunbilimin kurucusu Lewis Henry Morgan’ın yüz yılı aşan bir süreçten sonra da, günümüzde geçerliliğini sürdüren birçok görüşü, değerlendirmesi vardır. Morgan’ı eleştirenlerin, zamanın karşısında Morgan kadar başarılı olup olamayacaklarını ve bugün kendilerinin yaptığı çalışmaların hangi insani değerlere hizmet ettiğini düşünmelerinde yarar vardır.”
-Ünsal Oskay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89813</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7d2a236-1ffd-49f7-a1f3-f25c66730672.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Toplum Cilt 2</image:title>
            <image:caption>İnsanlığın yeryüzündeki eskil çağlara uzanan geçmişi, günümüzde bütünüyle ve yeniden kurgulanmış gibi ortaya çıkarılmış bulunmaktadır. Önemli olan, bütün bu bulguların geçirdiğimiz son otuz yıl içinde gerçekleştirilmiş olması; günümüz kuşağının ise böylesine önemli bir olguya tanıklık eden ilk kuşak olmasıdır.
Bugün, Avrupa’da buzul çağında, hatta bu çağın yakın öncesinde de insanoğlunun yaşamış olduğu; insanın bundan da öncelere uzanan yerbilimsel çağda bile bu topraklarda hayatı sürdürmüş olması çok olası görünüyor. Bu ilk insanlar, zamanlarının birçok canlı türünden sonra da yaşamaya devam etmiş; belirli bir gelişme süreci geçirmiş; insan familyasının çeşitli dallarında, gelişme alanlarında ve süreçlerinde parlak başarılar göstermişlerdir.
İnsanlığın bütün bu geçmiş çağları ardı ardına nasıl aştığını; fark edilmeyecek kadar küçük küçük adımlarla ilerleyerek yabanıl topluluğundan barbarlığın en üst düzeyine nasıl eriştiğini; bazılarının ise, bu ilerleme yarışında niçin gerilerde kaldığını –bir bölümü uygarlığa geçebilmişse de, diğerleri barbarlık dönemini, hatta bir bölümü daha da ilkel olan yabanıllık dönemini aşamamıştır– öğrenmeyi istemek, yerinde ve doğal bir arzudur.”
(Yazarın önsüzünden)
Budunbilim konusunda en önemli kaynaklardan biri olarak gösterilen Eski Toplum, günümüz toplum şekillerine ve toplumsal örgütlenmelerine nasıl ulaştığımızı, bugünden sonra da değişimin aynı şekilde devam edip bizleri başka bir aşamaya taşıyacağını geniş çaplı araştırmalarla ortaya koyuyor.
L. Henry Morgan’ın bu başyapıtını Ünsal Oskay’ın çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89814</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60bce3c8-9dfe-4ab4-8db9-b447ba46ba88.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük ve Sıradan Şeylerle Mutluluğu Bulma Yolları</image:title>
            <image:caption>Gaye de senin benim gibi sıradan birisi. Geceleri dünyayı kurtarmasına yardım eden süper bir gücü ya da çözemediğimiz problemlerin üstesinden gelebilecek üstün bir zekâsı yok. Tek özelliği, ki bu bir özellikse tabii, sıradan ama mutlu olması. Hayat yolunun bir anda değişmesiyle kendisini dünyanın en mutlu ülkelerinden birisi olan İsviçre’de bulan ve hayatla ilgili kendine öğretilenleri sorgulamaya başlayan Gaye, yaşam yolculuğunu ve bu yolculukta keşfettiklerini bizlerle paylaşıyor. Günlük hayatın sıradan anlarında ve çoğumuzun belki de gözden kaçırdığı küçük şeylerde mutluluğu arıyor. Başarı, para, aşk ve mükemmeliyetçilik gibi hayatlarımızın merkezindeki birçok konuya farklı bakış açılarından bakmamıza ve denklemlerimizi yeniden kurmamıza yardımcı oluyor. Hayatlarındaki bazı şeyleri değiştirmek isteyip de o gücü kendinde bulamayanlara ise Epictetus gibi soruyor: “Yarın bambaşka bir insan olacağım diyorsun. Niye bugünden başlamıyorsun?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89815</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9a4ec53-7dad-473e-9b88-8dd86b6c2cc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm</image:title>
            <image:caption>“Gerçek bir şaheser! Teknik ve psikolojik olarak mükemmel! Öldürmek mi bağışlamak mı ikilemini en iyi veren roman.” Yaşar Kemal “Livaneli, dönemin saplantılı siyasal inançlarını, roman akışı içinde ustalıkla yedirerek anlatıyor.” Doğan Hızlan Türkiye’nin üretken kalemi Zülfü Livaneli’nin yazmaya başladıktan 29 yıl sonra bitirdiği romanı: Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölü. Ünlü yazar, bu romanıyla dünyanın farklı yerlerinden, Stockholm’e sığınan devrimcilere odaklanıyor. Tüm yaşamları sınavlarla ve kayıplarla geçen bu insanların “biraz güvenlik biraz can sıkıntısı” olarak tanımladıkları mutluluk arayışlarına odaklanıyor. Türkiye’den Stockholm’e iltica eden Sami, yaşadıklarının sorumlularından biri olan eski bakanla kaldığı hastanede tesadüfen bir araya geliyor. Bu karşılaşma, intikam ve affetme gibi temel psikolojik ikilemleri tartışırken, cezalandırma ve yargılama gibi devlet mekanizmaları ekseninde ülkenin ahlaki iklimine de değiniyor. 2001 Yunus Nadi Roman Ödülü’ne layık görülen Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm okurları alışılmışın dışında bir roman tekniğiyle tanıştırıyor. Usta edebiyatçı Zülfü Livaneli, yazar-karakter çatışmasını oldukça şeffaf ve özgün bir şekilde göz önüne seriyor. Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm enternasyonalizm, mültecilik, şiddet, cinayet, aile ve anadil üzerine cesur bir düşünüş biçimi sunuyor. Türü ROMAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89816</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b52d38d7-02c4-4b64-8ce1-b702722d3b5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebe</image:title>
            <image:caption>Bebe Eğiten Kitap Çocuk Kitapları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89817</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f563dd3-6f47-4939-9d4a-12281049cf3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Gülleri</image:title>
            <image:caption>Eyy şehrim 
Eyy mabedi bende saklı yâr Ekinler ekerim saçlarına 
Buğdaylar dökerim dilin değirmenine Öğüt beni un ufak olana kadar! 
 
Bir nimet gibi sofrana ser besmele ile Yâr tut elimden sımsıkı 
Salıncaktan korkmuş bir çocuk gibi Kapatayım gözlerimi 
İçim geçsin içinden Bir zaman gibi usul usul. 
 
Şimdi şu buz gülleri açar mı şu kutsal bahçelerde? 
Demem o ki, eyy sevgili! 
Şehrine geldim Kucakla beni bir toprak gibi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89818</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fa9f412-aa52-4bdf-962c-c391e27c2097.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli Külhani</image:title>
            <image:caption>Sahibinden satılık Az kullanılmış kalpler 
Tezgahlarda haraç mezat aşklar 
Ruh pazarında kelepir adamlar, kadınlar... 
Bir hoşça kal soğuğunda Ayrılıklar yağarken cesedime Kırk gün kırk gece 
Bir deli yas tutar.· 
Ben ölüyorum deli! Ölüyorum!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89819</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b52363c5-f5b1-433f-8de2-47aaaf1af02d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile İçi Sorunlara Yönelik Koruyucu Manevi Rehberlik</image:title>
            <image:caption>Modern dönemin etkilediği kurumların başında aile gelmektedir. Ailenin etkilenmesi ise aslında toplumun etkilenmesidir. Toplumu oluşturan bireylerin ilk uğrak yeri ve eğitim aldığı saha, ailedir. Burada düzenli yetişen bireyler toplumsal hayata çıkmakta ve orada pozitif ya da negatif etki unsuru olmaktadırlar. İşte bu çalışma modern dönemin modern bir bilim dalı olan manevi rehberliğin, aile içi sorunlara yönelik koruyucu ne gibi önlemler alabileceğini ortaya koymaya çalışan akademik bir çalışmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89820</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/264a9429-4f3f-4d90-b816-929e72d843ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Din, Siyaset ve Mimari: Amerika Diyanet Merkezinin Tarihi</image:title>
            <image:caption>İslâm’ın barış mesajının remizlerini taşıyan bu eser, sadece İslâmofobik risklerin azaltılması değil, aynı zamanda Batı medeniyeti ile İslâm medeniyeti arasındaki ilişkileri de derinleştirme amacına hizmet etme potansiyeli taşımaktadır.
Bu eser, özü itibarıyla Amerika Diyanet Merkezinin amacını, nasıl yapıldığını, neyi simgelediği ve nasıl konumlandırılması gerektiğini açıklamak için kaleme alınmıştır. Kitap inşa aşamalarını izleyerek din, siyaset ve mimarî alanın birbiriyle ilişkisini analiz etmekte, profan bir mekânın manevî bir çekim merkezine dönüşmesinin hikâyesini anlatmaktadır. Kitap klâsik mimarî anlayışın günümüz malzeme ve teknik imkânlarıyla nasıl sentezlenebileceğini merak edenler için bir kaynak değeri taşımaktadır. Kapitalizmin merkezi Amerika’da Müslümanlar için manevî bir sığınak, sağlıklı bir temas noktası ve engelsiz bir yaşam alanı inşa etmenin zorluklarını yansıtması bakımından da önem taşımaktadır. Çalışma, hatıra derlemeleri, uzman görüşleri ve bolca görsel malzeme içermesi bakımından genel okuyucu kitlesinin ilgilendirirken, vesika değeri taşıyan malzemeye yer vermesi itibarıyla da Diyanet tarihi ve Amerika’daki toplum merkezleri üzerinde araştırma yapacaklar için göz ardı edilemeyecek bir kaynak değeri taşımaktadır.
Yazar, Dr. Yaşar Çolak, Amerikan Diyanet Merkezinin 2011-2017 yılları arasında kurucu başkanlığını yapmış, hâlen İbn Haldun Üniversitesi İslâmî İlimler Fakültesi İslâm Tarihi ve Sanatları Anabilim Dalında öğretim üyesi olarak çalışmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89821</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c156822-4516-40c9-9aa6-62d69241d85f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuğumu Nasıl Geri Alabilirim</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz teknolojik aletlere bağımlı yaşıyor ve siz bu durum karşısında kendinizi ümitsiz mi hissediyorsunuz?  
İnsanlar olarak bizler, bir milyon yıldan fazla bir süredir doğada yaşadık ve doğayla şekillendik. Doğa duygularımızı ve duyularımızı geliştirdi. Hayat hızlandıkça ve ekrana maruz kalma süresi arttıkça doğayla bağımızı arkamızda bırakıyoruz. Uzakları göremediğimiz için görme duyumuz, doğal varlıklara dokunamadığımız için dokunma duyumuz, gerçek tatlardan uzaklaştığımız için tatma duyumuz ve kendimizle baş başa olabilme becerimiz köreliyor.  
Doğa ile aramızdaki bu kopukluk tahminlerimizin ötesinde zararlar veriyor. Bilimsel çalışmalar sadece iki nesil önceye göre depresyona en az iki kat fazla maruz kaldığımızı işaret ediyor. Çocuklar ve gençler arasında depresyon gibi problemlerin artmasında doğa temelli oyunların ve doğal ortamlarda geçirilen zamanın azalmasının rol oynadığı iddia ediliyor. Doğa yalnızca ruhsal ve fiziksel sağlığımızı değil; hayal gücümüzü, yaratıcılığımızı ve esenliğimizi de iyi yönde etkiliyor.  
“Çocuğumu Nasıl Geri Alabilirim” kitabı, aktivite ve egzersiz önerileriyle çocukların bilgisayar oyunlarına, sosyal medyaya ve televizyona ayırdıkları zamanı azaltmalarına yardımcı olur. Bu kitap sayesinde çocuklarla doğada zaman geçirmenin birçok keyifli yolunu bulacaksınız.  Bonnie Thomas, dünyada çok satan “Çocuklar İçin Yaratıcı Baş Etme Becerileri”, “Çocuklar İçin Duygularla İletişim Becerileri”, “Ergenliğe Geçişte Duygularla İletişim Becerileri” ve “Gençler ve Çocuklar İçin Yaratıcı Baş Etme Becerileri” adlı kitapların yazarıdır. Thomas okullarda çalışan bir klinisyendir. Çocuklarla ve ebeveynleriyle yıllara dayanan tecrübesi bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89822</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d405785-15e4-44af-8bb6-e5bb01d61dc9.jpg</image:loc>
            <image:title>The History Of The Salcuq Turks</image:title>
            <image:caption>The Saljūqnāma, very probably penned between 1177 and 1186 by Zahīr al-Dīn Nīshāpūri, is one of the main sources of the political, social an cultural events in the history of the The Great Saljūq and the Saljūq o Iraq. Dedicated to Abū Ṭālīb Ṭughril b. Arslan the last Iraqi Saljuq ruler (1177-1194), the work is the first known Saljūqnāma and a main referece for the historians studying the Saljūq history, which makes the work extremely outstanding and notable. Depending on the work of A.H. Moton, who first found and published The Saljūqnāma in 2004, after comparing the manuscript with the other related historical records, this work is the first complete English translation of Nīshāpūrī’s work with a meti lous study on the Persian version and the Turkish translation of the manuscript.

This book includes the life and the literary personality of Nīshāpūrī, thecontent and the technical features of the manuscript with its language,style, and literary aesthetics, and the complete translation of the work, consisting of the preface and the following fourteen chapters, which opens with the emergence of the Saljūq on the stage of the history, covers the events up to the beginning of Ṭughril’s reign, and ends at the beginning of the reign of the last ruler of the Saljuq of Iraq, Abū Ṭālīb Ṭughril b. Arslan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89823</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a82dcd27-5e00-4e03-ba44-52a8b916bcf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Diye Diye</image:title>
            <image:caption>Heyhat nasıl da diz çökmekteyiz önünde
Kuşatmaları yararak kuşatıldığımız dünyanın
Mahrumiyet içinde verdiğimiz kavgalar
Göğsümüze saplanan bir hançer şimdi
Yenile yenile yazdığımız tarihin hükmü
Böler bir ömrü en bölünmez yerinden
Hiçbir hayat uğrunda ölmeye değmez
Yaşamaya değer belki aşkların
Uğrunda ölmek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89824</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e1d827a-c983-4903-b8de-098f4ad0edcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuklamu</image:title>
            <image:caption>Kuklamu’nun 1950’li yıllarda başlayan yaşamının örgüsünü, kendini onun kardeşi zanneden örümcek Arahnimu Bibi anlatıyor. Zaman zaman Kuklamu’nun aldığı notlar ve kimin olduğu belli olmayan bir anlatı da yer alıyor. Kitabın üç sesi var. Ancak ana ses ve anlatı Arahnimu Bibi’nin. Arahnimu Bibi’nin ve Kuklamu’nun anneleri Seblâ Sarıdal Eczacıbaşı’nın çizdiği desenleri ile Kuklamu’nun Şakir Eczacıbaşı tarafından çekilen fotoğrafları kitabın sesinin rengi oluyor..
Bu kurgusal anıda mekân, yaş, zaman, gerçek kişiler yok. Arahnimu Bibi bir yaşamın tanıklığını yapıyor. Zaman içinde akan metinde farklı bir dil oluşuyor. Buna örümcekçe diyor kendisi. Mesela Araknece. Önce kendi bedenini ve Kuklamu’nun atalarını anlatıyor.
Anlatılarında örümcekgillerden birileri de oluyor. Dili kırık, deyimleri kendine göre kullanıyor, mekânları, zamanları kurmaca metaforlarla betimliyor; ‘mesela’ ve ‘ki’ kullanıyor. Ayrıca Mnemosini, bellek suları ile onu besliyor, ona akıl oluyor unutturmamak için. Arahnimu Bib bölüm başlarına epigraflar da yazıyor.
Ki masal bu ya, mesela… Unutturmamak için denilsin. Arahnimu Bibi ve Kuklamu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89825</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b78c8012-24d0-48e7-9a7b-eccb1dec1755.jpg</image:loc>
            <image:title>Mağdurların Coğrafyasında</image:title>
            <image:caption>‘Arka bahçemizdeki’ coğrafyada paramparça edilmiş, yakın bir zamanda katliamlara uğramış, ülkeleri darmadağın olmuş, vekâlet savaşlarına kurban edilmiş; vaktiyle bu coğrafyada yaşanan büyük göçleri yüzyıl sonra tekrar yaşamaya mahkûm ve mağdur edilmiş halklar kimlerdir?
Bizimle aynı dili konuşan akraba, dindaş hatta soydaş olan bu halkları; Arapları, Türkmenleri, Kürtleri nasıl bir gelecek bekliyor?
Ya bugün, Irak ve Suriye’nin belli bölgelerinde azınlık olarak yaşayan ama vaktiyle Osmanlı’da Millet-i Sâdıka olarak kabul edilen ve Müslüman olmayan halklar?
Elinizdeki kitap, bu ve benzeri sorulara cevap arıyor ve bin yıldır iç içe beraber yaşadığımız arka bahçemizdeki halkları/ mağdurları son yüzyıl içinde birbirlerini yeniden keşfetmek arzusu içinde olan hissiyatları ve halleri üzerinden ele alıyor. Tarihi süreçlerin büyük siyasî depremler yaşattığı kırılma zamanlarında, siyasî tercihleri itibarıyla, düşman olmaya meyilli halklara birbirlerini tanıma ve bilme fırsatı sunuyor.
Orhan Miroğlu mağruriyetten mağduriyete dönüşen bir tarihi süreci, dünü ve bugünü ile Mezopotamya coğrafyasını anlatıyor ve okuru tarih içinde bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89826</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1149bcc8-b123-4d8d-993c-f8b632b55477.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayılar ve Bağlantılar II</image:title>
            <image:caption>Birinci kitaptaki buluşma adreslerimize 
yeni matematiksel istasyonlar ekliyoruz. 
Bize katılmaya ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89827</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72db419a-da9b-4110-9d0a-cb11fd944795.jpg</image:loc>
            <image:title>Yenidünya</image:title>
            <image:caption>7 Ocak 1959 yılında Mersin&apos;in Silifke ilçesinde doğdum. Üç buçuk yaşına kadar Silifke’de büyüdüm, sonrasında ailede çıkan anlaşmazlık gereği bir aileye evlatlık verilmişim. Annemin adı Sultan babamınki ise Mustafa DURMAZ. Yöremizde lakabı Yenidünya Mustafa olarak bilinirdi. 1980 yılında babamı, 1994 yılında da annemi kaybettim. 
Dokuz yaşına kadar Evkaf çiftliği köyünde çocukluğumu geçirmiş, ilk öğrenimime köy okulunda başlayıp 1969 yılında Mut ilçesine göç etmişiz. İlk ve ortaokulu bitirip lise 1 de o dönemin siyasi çalkantılar içerisinde olması ve okula bir süre ara vermem, tekrar döndüğümde uyum sorunu yaşamam nedeniyle bıraktım. 1999 yılında açıktan EML’i bitirdim. 
1979 yılında askere gittim. 20 ay sonunda terhis olup Mut&apos;a döndüm. 5 Mayıs 1982’de Mesude hanımla evlilik yaptım. Gonca, Pınar Sultan adında iki kızım; üç kız bir erkek de torunum var. Eşimin anlayış yetisi ve kaderimizin benzerliğiyle 39 yıllık evliliğimiz devam etmektedir. 1985 yılında PTT’de işe girdim. 2009 yılında emekli oldum. 
Boş zamanlarımı değerlendirmek için ‘Çıtlık’ adlı bir gezi gurubuna katıldım. Bu grup sayesinde arkadaşların farklı kişiliklerin olması bunları gözlemlemem, doğa gezileri 30 yıllık anıları depreştirmesi ile yeniden şiir yazmaya başladım. 
İnşallah beğenilir. Bazen hiciv bazen taşlama, sevgi yergi ,övgü hepsini harmanladım. Cengiz DURMAZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89828</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d5adf2c-0d3b-4a38-a816-f384693c7794.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens (Tam Metin )</image:title>
            <image:caption>DÜNYANIN EN ÇOK OKUNAN VE EN ÇOK SEVİLEN KİTABI 
Küçük Prens, uçağı çölde arıza yapan bir pilot ile bambaşka bir gezegenden gelen Küçük Prens’in dünyaya yıldızlardan bakan hikâyesi. Küçük Prens, her biri kendi dünyalarında yaşayan bir kralı, bir kendini beğenmişi, bir ayyaşı, bir iş adamını, bir fenerciyi ve bir coğrafyacıyı ardında bırakıp Dünya’ya gelir. Pilot ile Küçük Prens’in sohbetleri, pilot için olduğu kadar, onun bu hikâyeyi anlattığı okurlar için de kendi hayatlarına bambaşka bir gözle bakmanın yolunu açar. 
Fransız yazar ve askeri pilot Antoine de Saint-Exupéry, Küçük Prens’i II. Dünya Savaşı sırasında, ülkesinin Almanya tarafından işgal edilmesinin ardından New York’a kaçmak zorunda kaldığında yazmış ve resimlemiştir. Saint-Exupéry’nin en bilinen eseri olan bu kısa hikâye, bir çöle zorunlu iniş yapan bir pilotun, küçük bir asteroitten Dünya’ya düşen Küçük Prens’le karşılaşmasını anlatır. 
Fransızcanın en çok okunan ve en çok çevrilen kitabı unvanını elinde bulunduran Küçük Prens, Fransa’da 20. yüzyılın en iyi kitabı seçilmiştir. Braille Alfabesi de dâhil olmak üzere 300 kadar dil ve lehçeye çevrilmiş, 200 milyondan fazla satarak tüm zamanların en çok satan kitabı olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89829</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dab709c-0392-4fc7-8bce-64b66e9da8f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Sesli Kültür - Podcast</image:title>
            <image:caption>“Dinleyicilerin istedikleri, ilgi duydukları içerikleri üretmeleri, internet radyoculuğu ile başlamıştı. 2000&apos;li yıllardan sonra, radyo yayıncılığı dinleyicisini de yapısal olarak dönüştürmüştü. Bu dönüşümle birlikte, müzik çalar &quot;İpod&quot; ile &quot;broadcast&quot; sözcüklerinden türetilen &quot;podcast&quot; yayıncılığı, tüm renkliliği ve canlılığıyla yaşamımıza giriverdi. 
Artık dinleyicilerin düşüncelerini, duygularını aktardıkları, kendi ürettikleri ya da dinlemekten zevk aldıkları podcastleri vardı. Yeni bir biçim içinde, işitsel kültür kapımızı çalmıştı ve biz yaşamımıza giren bu konuğu çok benimsemiştik. 
Aslında, podcast yayınları, kendine özgü nitelikleri olan radyo programlarıdır. Bu programlar, tablet, akıllı telefon, taşınabilir medya oynatıcıları ve bilgisayarlarda oynatılmak üzere İnternet aracılığıyla dağıtılma tekniğidir. Podcast uygulaması, radyo yayıncılığının birçok alanını kapsayan yeni bir işitsel kültür ortamıdır. Dinleyici, podcast yoluyla içerik üretebileceği gibi, ilgi alanına göre seçtiği podcasti dinler ve üretirken de dinlerken de bağımsızdır, özgürdür.” 
Prof. Dr. Özden Cankaya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89830</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/235b87d8-abbb-415d-bf46-74b90cd1341d.jpg</image:loc>
            <image:title>Haddini Aş!</image:title>
            <image:caption>Yazar Bora Özkent, yeni kitabında « Haddini Aş » sloganıyla sesleniyor okurlara. Kitap ilk sayfasından son sayfasına kadar bu fikir üzerine kurgulanmış. 
Onlar başkaları tarafından tasarlanarak önlerine konan hayat hikâyelerini yaşamaya asla razı olmamışlar. 
Onlar asla başkalarının dikte ettiği kurallara ve dogmalara körü körüne uymamışlar. 
Ve onlar asla kendilerine çizilen sınırlara hapsolmamış, başkalarının hadlerini bildirmesine izin vermemiş, hadlerini aşmak için ellerinden geleni yapmaktan asla çekinmemişler. 
Çünkü olağanüstü başarıya giden yolun ilk adımı bu zaten: 
Haddini aşmayı her şeyden çok istemek. 
“Haddini Aş” sloganı işte bu gözlemlerime dayanıyor. 
Elma Yayınevi’nin yeni kitabı Haddini Aş sizlerle… Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89831</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c6491e6-e49e-4955-8fc6-63e14970666c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedemin Zaman Kapsülü</image:title>
            <image:caption>Mita ve Gizemli İnci ile çok sevilen Elif Özmenek Çarmıklı’dan kuşaklar arası iletişim üzerine yepyeni bir kitap. Benzersiz eski yıllara gidilsin, şifreler çözülsün, bugünün küçük mutlulukları çoğalsın…
Sinem başka bir gezegenden mektuplar almaya başlar. Bu mektuplar, insan kılığındaki dinozorlardan bahsetmekte, Sinem’e kimi görevler vermektedir.
Mektuplar zamanla çoğalır. Sinem bu dinozorları bulmalı ve bir zaman kapsülü hazırlamalıdır. Ama önce bazı şifreleri çözmesi gerekmektedir.
Sevgili Sinem,
Ben Timbuki. Timranya gezegenindenim. Kendi gezegenimde yaşım yetmiş altı ama bizden binlerce ışık yılı geride olan sizin gezegeninizde senin yaşında sayılabilirim. Burası minicik ama güzel bir gezegen. Aslında her zaman böyle değildi. Yıllar önce daha büyüktü. Zamanla küçülmeye başladı. Buraları sıkıcı bulup başka gezegenlere gidenler oldu. Sonunda bu gezegende çok az kişi kaldı. Kalanların tamamı insan kılığındaki dinozorlar. Evet, doğru duydun. Burada insan kılığında dinozorlar yaşıyor artık. O yüzden de soyları giderek tükeniyor. Amacım, senin de yardımınla bir --../.-/--/.-/-./-.-/.-/.--./…/..-/.-../..-  hazırlayarak, insan dinozorların tamamen unutulup gitmesini engellemek. Bunu ancak senin yardımınla başarabilirim. Sizin gezegeninizde de insan kılığında dinozorlar yaşıyor. İlk işin onları tespit etmek. --../ .-/--/.-/-./-.-/.-/.--./…/..-/.-../..- için gerekli eşyaları onlarda bulacaksın. Bu arada, dinozor olduklarını bildiğini onlara asla hissettirmemelisin. Nasıl mı tespit edeceksin dinozorları? Mesela etrafındakilere ilk olarak “Evinde -/./.-.././..-./---/-./.-././…./-…/./.-./.. olan biri var mı?” diye sorarak başlayabilirsin. Varsa bil ki o bir insan dinozor. Senin bu işi başarabileceğine inancım sonsuz. En kısa zamanda tekrar yazacağım.
Sevgiler,
Timbuki</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89832</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d00ac90f-d5a6-4a34-b07c-3472d759c1af.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Kuş</image:title>
            <image:caption>Sözcüklerin gizemi, çocukların yaratıcılığında saklı! Öpücük Ne Renktir?’in yaratıcısı, sevilen sanatçı Rocio Bonilla, bir benzetme nedeniyle kuşlarla arasında bağ kurmaya çabalayan bir çocuğun hikâyesini anlatıyor. Küçük okurlarını kavramların ve sözcüklerin gizemli dünyasına davet ediyor. Yetişkinlerin kalıplaşmış benzetmelerine, dilin kullanım olanaklarına, meraklı bir çocuğun gözünden yaklaşıyor. Komşunun yaptığı bir benzetmeyle kafası karışan bir çocuk, kuşların ve çağrışımların evreninde komik bir maceraya çıkıyor. Soruların, hayal gücünün ve yaratıcılığın değerini yücelten neşeli resimli öykü, her yaştan okura görsel bir şölen sunuyor. Alvaro, araştırmayı, öğrenmeyi seven, çok meraklı bir çocuktur. Bir gün, komşu Bayan Manolita onu kuşa benzettiğini söyleyince kafası karışır ve hemen kuşları araştırmaya başlar. Bir kuş gibi görünmeyi, davranmayı dener. Ama bir türlü kendini kuşa benzetemez. Yoksa komşu kadın başka bir şeyi mi kastetmiştir?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89833</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/097537f3-a511-4650-9fd3-ab9f25e306d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Romantikler</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Alman Romantizminin dünya görüşüne; Romantik yaşam ve düşünceye giriş niteliğindedir. Kitapta Romantikler’in en önemli temsilcileri Schlegel, Hölderlin, Novalis, Schleiermacher’in yanı sıra bu akımın öncüsü Hemsterhuis ele alınmaktadır. 
Romantizm kendine özgü bir yaşam tonu, yaşam tınısıdır. Onun özünü kavramsal olarak belirleyebilmek olanaksızdır. Öyle ki ona en uzak şeyin felsefe olduğu görülür; şiir ise ona daha yakın durur. Şairler Romantizmin en saf temsilcileridir. Şairlerin izinden giden filozoflar, örneğin Schelling ve Schleiermacher, onların asıl kastettiği şeyin sadece bir kesitini dile getirirler. Onların yönelimi, özünde, Plotinos, Bruno, Spinoza, Jacob Böhme’de görülen sonsuza duyulan özlemin köklenmiş serüvenidir. 
Alman filozof Nicolai Hartmann’ın bu değerli çalışmasını Saygın Günenç çevirisiyle okurlarımıza sunuyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89834</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74be9ac5-113b-474e-a5e1-dff4fc977be6.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeyh ve Kilise</image:title>
            <image:caption>“Biz dervişiz, ölünce diriliriz” dedi ve gözlerini kapatıp başını önüne eğdi Şeyh Efendi. Aslında onun bu halini gören de yoktu. Henüz yeni başlamış olan sohbeti sanki nefes almadan dinleyenler, sohbet başladıktan kısa süre sonra dizleri gibi bellerini de bükmüş, kafalarını kalplerine yaklaştırmış, gözlerini kapatmış dinliyor ve içten içe dinleniyorlardı. 
Cümleler arasında uzun süren sessizliğin, tane tane anlatılan konuları sindirmek ve kulaklarından kalplerine indirmek için bilinçli bir ara olduğunu biliyorlardı. 
Uzun yoldan gelen bu derviş grubu, duydukları her kelimeyi kalplerine yazmak istiyorlardı. Ama bu sefer sessizlik alışık olduklarından daha uzun sürmüştü. Bu nedenle birer birer başlarını belli belirsiz kaldırarak şeyhin kulağına sessizce ama heyecanla bir şeyler fısıldayan kişiyi merak etmeye başladılar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89835</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/741751c7-58b9-4e43-8771-486090bcebb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Belgelerle Koçgiri</image:title>
            <image:caption>1860 yılında 55 Koçgirili muhtar ve önderler merhameten af talep dilekçesinde İstanbul‘da sürgünde bulunan Koçgirililerin Türkçe bilmediklerini şu sözlerle ifade ederler: 
«… bazıları bilâ-cürm beraberce ahz u girift olunmuş ise, merkûmlar aşiret olduğundan lisana muktedir olamadıklarından eşkıyalar ile birlikte mahbus ilkâ ve Tersane-i Amire&apos;ye vaz’ olunmuş.» 
«… bazıları suçsuz olarak eşkıyalarla beraber yakalanarak teslim edilmişlerse de, bunların da ismi geçen aşiretten [Koçgiri] olup lisana muktedir olamadıklarından dolayı konuşamamışlar, kendilerini kurtaramayıp eşkıyalarla birlikte mahpusa atılmışlar ve Tersane i Amire‘ye [Donanma Tersanesine] konulmuşlar.» 
(BOA, MVL.599.65/5, 1860 yılına ait tarihsiz).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89836</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7452be64-5d32-4e8a-9fd0-ab3efcd319ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Çanakkale Ruhu (3 Cilt Takım)</image:title>
            <image:caption>Çanakkale Ruhu Çanakkale Deniz Savaşları 1914-1915</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89837</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccc98a3d-461d-473e-b1da-7b1fe38512f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilincin ve Bilinçaltının Gücü</image:title>
            <image:caption>Bilinç, bir geminin kaptanı gibidir. Gemiyi o yönetir. Motor odasındaki kişilere komutlar gönderir. Bu kişiler sırayla kazanları, aletleri, ölçüleri vb. kontrol ederler. Motor odasındakiler nereye gittiklerini bilmezler; sadece komutları yerine getirirler. Eğer kaptan pusulaya, sekstanta ya da diğer aletlere bağlı bulgulara dayanarak hatalı ya da yanlış talimatlar verirse kayalara bindirebilirler. Kontrol ve sorumluluk kaptanda olduğu için, motor odasındakiler ona itaat ederler. Kaptan ne yaptığını bilmek durumunda olduğundan, mürettebat onunla tartışmaz, yalnızca emirlere uyar. Kaptan gemisinin efendisidir ve istekleri yerine getirilir. Aynı şekilde bilinciniz de geminizin -yani bedeninizin, çevrenizin ve ilişkilerinizin- kaptanı ve efendisidir.
Bilinçaltınız size ilham verir ve yol gösterir. Hafızanızın deposundan önemli sahneleri çağırır. Kalp atışlarınızı ve kan dolaşımınızı kontrol eder. Sindiriminizi düzenler, özümseme ve boşaltım işlevi görür. Bir parça ekmek yediğinizde, bilinçaltı bunu dokuya, kasa, kemiğe ve kana dönüştürür. Bilinçaltınız, bedeninizin bütün hayati süreçlerini ve fonksiyonlarını kontrol eder. Bütün sorunların çözümlerini bilir. Bilinçaltı hiç uyumaz, hiç dinlenmez. Her zaman iş başındadır. Bilinçaltınız zaman ve mekandan bağımsız olmanızı sağlayabilir. Bilinçaltınıza hangi düşünceleri, inançları, fikirleri, teorileri, dogmaları yazar, kazır ya da iletirseniz, bunları koşulların, durumların ve olayların nesnel göstergeleri olarak yaşarsınız. İçeriye ne yazarsanız, dışarıda onu yaşarsınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89838</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79da21dd-339c-4099-8d17-af00cf7db491.jpg</image:loc>
            <image:title>Beden - Bir Kullanıcı Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>HEMEN HER ŞEYİN KISA TARİHİ&apos;NİN YAZARINDAN 
Sizi inşa etmek için gereken atom sayısı toplamda yedi milyar-milyar-milyar (7 oktilyon). Bu  yedi milyar-milyar-milyar atomun sizi oluşturmak için duyduğu bu yoğun arzunun nedenini ise bilen yok. 
Bütün hayatımızı bir bedende geçiriyoruz ama pek azımızın onun nasıl işlediğine, içinde neler olup bittiğine dair fikri var. Kulağa ne kadar inanılmaz gelse de, bir toprak parçasının içinde bulacağımız materyalin aynısından ibaretiz. Bizi oluşturan elementleri özel kılan tek şey, bizi oluşturuyor olmaları. Yaşamın mucizesi işte bu.  Bu kitabın niyeti ise bu muhteşem düzeneği, kendimizi anlamak.  
Ünlü kitabı Hemen Her Şeyin Kısa Tarihi ile bilimi anlaşılır ve eğlenceli kılmakta çıtayı oldukça yükseklere çeken, çağımızın en büyük anlatıcılarından Bill Bryson, şimdi insan bedeninin işleyişine, kendini iyileştirme konusundaki olağanüstü becerilerine odaklanıyor. Kısa sürede bir klasiğe dönüşen Beden: Bir Kullanıcı Kılavuzu, işgal ettiğimiz alana, varoluşunuzun barındırdığı dehaya tekrar tekrar şaşırmanızı sağlayacak bir kitap. Anlatan Bryson olunca, bizim hikâyemizden daha büyüleyici bir hikâye, gerçekten yok. 
“Bryson, metafor ve teşbihler konusunda benzeri olmayan bir anlatı üstadı... Baştan sona sürükleyici, kışkırtıcı ve eğlenceli.”  Wall Street Journal 
&quot;Bir harikalar rehberi... Yaşama dair nihai bir reçete belki de.” Gavin Francis - Guardian 
Yılın En İyi Bilim Kitabı  - Sunday Times 
Kraliyet Akademisi  Bilim Kitabı Ödülü Finalisti 
Yılın Kitabı Seçkilerinde  - Washington Post • Financial Times • Boston Globe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89839</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/223b4f8e-b968-4f32-9221-776f4a290903.jpg</image:loc>
            <image:title>Pırtık Tekir- Büyük Boy</image:title>
            <image:caption>Minik Balık ile Değnek Adam’ın yazar ve çizerinden harika bir öykü daha...
“Ben ve sen bir de eski gitar
Ah gururluyuz ve mutlu ne kadar
Miii-Yavvv bir de eski gitar
Ah Gurrr-urluyuz ve mutlu ne kadar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89840</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09190549-1526-49ff-931d-262626852eee.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne-7 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Anne ile Gilbert, Avrupa gezisinden döndüklerinde St. Glen Mary’de küçük bir değişiklik fark ederler: Köye John Meredith adında yeni bir rahip gelmiştir. Biraz dalgın bir kişiliğe sahip bu rahip, dört çocuğunu da yanında getirmiştir: Jerry, Faith, Una ve Carl. Çocukların yaramazlıkları ve buna rağmen her daim başıboş bırakılmaları St. Glen Mary halkının hayatlarını altüst eder. Ingleside’ın çocukları, Jem, Walter, Nan, Di, Shirley ve Rilla da onlara eşlik edince işler iyice karışır. Çocuklar birlikte heyecan verici ama kimi zaman gülünç pek çok maceraya atılır. Maceraların ana mekânı ise büyülü Gökkuşağı Vadisi’dir. Gökkuşağı Vadisi, kısa süre içinde çocukların hayal dünyalarına adım attıkları, tüm sevinçlerini ve üzüntülerini paylaştıkları ve en önemlisi de dostluğu keşfettikleri yer haline gelir. 
 
Yeşilin Kızı Anne serisinin yedinci kitabını okurken Blythe ve Meredith’in çocuklarının maceralarıyla eğlenip onların kurduğu hayallere ortak olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89841</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fa1f1dd-1e36-4eea-98e9-8047c74dd8c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi Polemikleri</image:title>
            <image:caption>Elinizde bulunan ‘Pandemi Polemikleri’ adlı bu çalışma, çok değil, bir yıla yakın bir zaman diliminde ülkede ve dünyada en önemli gündem maddemiz olan Kovid-19 virüsünün bireysel ve toplumsal yaşamımıza ne derece etki ettiğini “farklı” bir pencereden irdeliyor. 
Çalışmayı “farklı” kılan, soruna birçok yönüyle bakması ve sorul(a)mayan / söylen(e)meyen yada dezenforme yöntemleri kullanılarak sorulması/sorulması istenmeyeni yüksek perdeden dillendirmesi olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89842</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ac20171-921b-40db-a1a6-f9184dafdc1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermenilerin Yalan(cı)ları İtiraf(çı)ları</image:title>
            <image:caption>Ermenilerin, Yalan(cı)ları &amp; İtiraf(çı)ları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89843</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21723982-a26e-4631-a59b-b759c848e9fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Veba Geceleri</image:title>
            <image:caption>Orhan Pamuk’un üzerinde 5 yıldır çalıştığı Veba Geceleri, 1901 yılında 3. Veba Pandemisi döneminde Osmanlı’nın 29. Vilayeti Minger adasında geçiyor.  Hem sürükleyici bir siyaset ve aşk romanı hem de Pamuk’un salgın, karantina, devlet ve birey konularını bir masal havasıyla tartıştığı bu tarihi roman, konusuyla yaşadığımız günlere de ışık düşürüyor. 
1901 baharında Osmanlı İmparatorluğu’nun 29. vilayeti Minger Adası’nda veba salgını baş gösterince Sultan Abdülhamit önce Sağlık Başmüfettişi kimyager Bonkowski Paşa’yı, onun arkasından da genç ve başarılı Doktor Nuri’yi salgını durdurması için adaya gönderir. Padişah kısa bir süre önce genç doktoru, sarayda hapis hayatı yaşattığı ağabeyi önceki padişah V. Murat’ın kızı Pakize Sultan ile evlendirmiştir ve Pakize Sultan da bu yolculukta kocasına eşlik etmektedir. Adada ise genç ve milliyetçi Osmanlı subayı Kolağası Kâmil, onun âşık olduğu adalı Zeynep ve her şeye yetişmeye çalışan Vali Sami Paşa ile güzel sevgilisi Marika vardır. Karantina yasaklarına itaat edilmesi için çaba harcayan bu insanların vebayla, adadaki geleneklerle ve sonunda birbirleriyle ve ölüm tehditleriyle savaşının ve yaşadıkları aşkların hikâyesidir Veba Geceleri. 
“Pamuk yaşayan en büyük yazar.”  -LE POINT, FRANSA 
“Pamuk, en iyi kitaplarını Nobel’den sonra yazan eşsiz bir yazar.” -THE INDEPENDENT, İNGİLTERE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89844</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fa7c95c-fad0-4af3-914b-6442abba959c.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk - İnönü - Bayar&apos;lı Yıllarda Türk - Amerikan İlişkileri</image:title>
            <image:caption>Atatürk - İnönü - Bayar&apos;lı Yıllarda Türk - Amerikan İlişkileri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89845</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97f26991-3409-4562-ab36-362f73e2cae6.jpg</image:loc>
            <image:title>Khatisian, 1930</image:title>
            <image:caption>Khatisian, 1930</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89846</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c8c89a7-44dc-4af0-97ca-b35406399daf.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürüyen Çınar</image:title>
            <image:caption>Yürüyen Köşk’ü duymuş muydunuz? Yalova’da, denize bakan bir müze şimdi... Atatürk sahilde görüp çok etkilendiği ulu bir çınar ağacının yanına bir köşk yaptırır. Fakat bir süre sonra çınarın dalları köşkün çatısına zarar vermeye başlar ve bahçıvan Atatürk’ten dalları kesmek için izin ister. Atatürk dalların kesilmesi yerine köşkün yürütülmesini isteyince de köşk, İstanbul&apos;dan getirtilen tramvay rayları üzerinde sekiz çocuk adımı yürütülür.

İşte &quot;Yürüyen Çınar&quot; ilhamını bu meşhur çınardan alıyor. Çınar nasıl da öfkeliydi bir gün. Çıkardı köklerini topraktan, yürüdü yapraklarını fırlata fırlata. Nereye böyle çınar? Atatürk dallarına zarar gelmesin diye taşıtmadı mı koca köşkü yanından?..

Ödüllü sanatçı Huban Korman&apos;ın rengârenk resimleriyle yeniden raflarda yerini alan &quot;Yürüyen Çınar&quot;, ağaçları ve doğayı korumanın önemini vurgulayan bir öykü. Hem çocuklara hem yetişkinlere yönelik kitaplarıyla sevilen yazar Simlâ Sunay&apos;ın yazdığı bu öykünün kahramanları ise, Yürüyen Köşk’ün tarihi çınarı ile çocuklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89847</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a091afbc-a3d0-4fcb-923d-2081a73969ac.jpg</image:loc>
            <image:title>The Bad Lemonade</image:title>
            <image:caption>Redhouse, İngilizce ürün yelpazesine yepyeni bir seri daha ekliyor!
Redhouse Early Readers Set, Susie ve Fred’in eğlenceli maceralarını İngilizceyi öğrenmeye yeni başlayan çocuklarla buluşturuyor.
Sıcak bir yaz günü, Fred, tüm gün bahçeyle uğraşan babasına soğuk bir limonatanın iyi geleceğini düşünür. Fakat limonatanın tadı düşündüğü kadar da lezzetli olmaz. Günü kurtaracak kişi, çantasında şaşırtan hediyeleriyle kapıyı çalmak üzeredir.
The Bad Lemonade, Ailem (My Family) ve Duygular (Feelings) başlıklı ünite konularını ele alıyor. Başlangıç seviyesinde hazırlanan bu seride, her hikâyenin sonunda okuduğunu anlama alıştırmaları ve resimli sözlük bulunmaktadır.
İngilizce Seviyesi: Early Beginner / Pre-A1</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89848</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33dd710e-dbaf-4af5-a6f5-fe937217e9a8.jpg</image:loc>
            <image:title>The Lost Cat</image:title>
            <image:caption>Redhouse, İngilizce ürün yelpazesine yepyeni bir seri daha ekliyor!
Redhouse Early Readers Set, Susie ve Fred’in eğlenceli maceralarını İngilizceyi öğrenmeye yeni başlayan çocuklarla buluşturuyor.
Tabby, sıcacık evinde, pencereden kuşları izleyerek sıradan bir gün geçirmektedir. Bir anda, Fred’in açtığı kapıdan kaçar ve ortadan kaybolur. Susie ve Fred, tüm gün şehirde Tabby’i ararlar. Tabby ise yeni arkadaşıyla oldukça mutludur.
The Lost Cat, Şehrimde (My Town) başlıklı ünite konusunu ele alıyor. Başlangıç seviyesinde hazırlanan bu seride, her hikâyenin sonunda okuduğunu anlama alıştırmaları ve resimli sözlük bulunmaktadır.
İngilizce Seviyesi: Early Beginner / Pre-A1</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89849</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c157210-01ea-4225-bba7-027f406c73d4.jpg</image:loc>
            <image:title>The Clumsy Day</image:title>
            <image:caption>Redhouse, İngilizce ürün yelpazesine yepyeni bir seri daha ekliyor!
Redhouse Early Readers Set, Susie ve Fred’in eğlenceli maceralarını İngilizceyi öğrenmeye yeni başlayan çocuklarla buluşturuyor.
Muhteşem bir pazar sabahı, Fred ve Susie, babalarıyla eğlenceli bir gün geçirmek için parkın yolunu tutarlar. Fakat gün, umdukları gibi geçmez. Yaşanan talihsizliklerden sonra Fred ve Susie, babalarının pazar günleri için sunduğu yeni fikre daha sıcak bakar.
The Clumsy Day, Oyun Parkında (At the Playground) ve Vücut Kısımları (Body Parts) başlıklı ünite konularını ele alıyor. Başlangıç seviyesinde hazırlanan bu seride, her hikâyenin sonunda okuduğunu anlama alıştırmaları ve resimli sözlük bulunmaktadır.
İngilizce Seviyesi: Early Beginner / Pre-A1</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89850</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/162a419f-3282-4626-ac85-f6b18e8c36f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Aferin, Küçük Ayı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Küçük Ayı, Büyük Ayı ile birlikte ormanı keşfe çıkıyor ve bu küçük keşif gezisi çok geçmeden Küçük Ayı için büyük bir maceraya dönüşüyor. Ayı Kayası’na tırmanan, ihtiyar ağacın dallarında zıplayan Küçük Ayı kendi başına bir şeyler başarmanın verdiği mutluluk ve Büyük Ayı’nın hep yanında olduğunu bilmenin verdiği güvenle doyasıya eğleniyor. 
 
Hans Christian Andersen ödüllü Martin Waddell’in yazdığı,  Kate Greenaway ödüllü Barbara Firth’ün resimlediği Küçük Ayı serisi içimizi ısıtan, sevgi dolu öyküleri ve sımsıcak resimleriyle hiç eskimeyen bir uyku öncesi klasiği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89851</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e79e38dd-2c19-4e33-8ca4-6a7cb9961dec.jpg</image:loc>
            <image:title>Eve Dönelim, Küçük Ayı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Büyük Ayı ile Küçük Ayı karla kaplı ormanda yaptıkları yürüyüşün ardından evlerine dönüyor. Karlarda koşup yuvarlanan Küçük Ayı’nın keyfine diyecek yok. Derken, o da nesi? Küçük Ayı bir ses duyuyor: pat pat pat. Bu bir Patırtıcı olabilir mi acaba? Hayır, bu sadece ağır ağır yürüyen Büyük Ayı’nın ayak sesi. Derken şıp şıp şıp! Bu da bir Şıpırtıcı mı yoksa? Orman Küçük Ayı’yı tedirgin eden seslerle dolu. Neyse ki Büyük Ayı yanında. Büyük Ayı duyduğu bütün sesleri Küçük Ayı’ya sabırla tek tek açıklayıp onu rahatlatıyor. Böylece eve dönüş yolculuğu keyifli bir maceraya dönüşüyor.  

Hans Christian Andersen ödüllü Martin Waddell’in yazdığı,  Kate Greenaway ödüllü Barbara Firth’ün resimlediği Küçük Ayı serisi içimizi ısıtan, sevgi dolu öyküleri ve sımsıcak resimleriyle hiç eskimeyen bir uyku öncesi klasiği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89852</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8e6348c-9885-48d3-b339-4e4478095762.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyuyamıyor Musun, Küçük Ayı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Uyku vakti geldi ama Küçük Ayı bir türlü uyuyamıyor çünkü karanlıktan korkuyor. Büyük Ayı sabırla Küçük Ayı’yı uyutmaya çalışıyor ama nafile. Küçük Ayı’ya korkacak bir şey olmadığını göstermenin bir yolu olmalı ama ne? Büyük Ayı uzun uzun düşünüp taşınıyor. 
Ve en sonunda Büyük Ayı’nın aklına bir fikir geliyor… 
 
Hans Christian Andersen ödüllü Martin Waddell’in yazdığı,  Kate Greenaway ödüllü Barbara Firth’ün resimlediği Küçük Ayı serisi içimizi ısıtan, sevgi dolu öyküleri ve sımsıcak resimleriyle hiç eskimeyen bir uyku öncesi klasiği. 
-Kate Greenaway Madalyası 
-Nestlé Smarties Ödülü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89853</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd3e888f-2199-4d62-8fa8-58d636dee008.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitaplığım 15 Kitap (Kutulu Set)</image:title>
            <image:caption>İlk Sözcüklerim - Vahşi Hayvanlar 
İlk Sözcüklerim - Renkler 
İlk Sözcüklerim - Alfabe 
İlk Sözcüklerim - Hayvanlar 
İlk Sözcüklerim - Şekiller 
İlk Sözcüklerim - Oyuncaklar 
İlk Sözcüklerim - Meyveler 
İlk Sözcüklerim - Zıtlıklar 
İlk Sözcüklerim - Sayılar 
İlk Sözcüklerim - Benim Hakkımda 
İlk Sözcüklerim - İngilizce Alfabe 
İlk Sözcüklerim - Eşyalar 
İlk Sözcüklerim - Taşıtlar 
İlk Sözcüklerim - Sebzeler 
İlk Sözcüklerim - Meslekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89854</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9e1e54c-606e-4491-8575-b28d9b026f5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Çağ Avrupa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Hem Orta Çağ hem Avrupa… 
Ne kadar da ilginç ve gizemli iki kavram değil mi? Tarih, daima bir mekanda gerçekleşir; medeniyet ise daima bir toprakta gelişir ve yayılır. Aslında Orta Çağ, bir geçiş evresi ve aynı zamanda bir tutulmadır. Dolayısıyla birbiriyle ilişkili bu iki kavram, bize kuzey ışıkları gibi rengarenk bir dünyanın kapısını aralıyor. Medeniyetlerin kırılma noktaları da bu zaman diliminde gerçekleştiği için tüm medeniyetlerden de izler taşıyor. Orta Çağ Avrupa’nın hem gerçeklik hem de temsil anlamında biçim aldığı bir dönemdir. Çünkü gelecekte Avrupa, kendini toplumuyla ve medeniyetiyle Orta Çağ’da şekillenen ve de kendisine ait bir zaman kavramanı yaratan şekliyle var olacaktır. 
Bu kitapta da Orta Çağ’da Avrupa’nın kapısı aralanıyor.  Çünkü bütün medeniyetlerin bir dili, zamanı ve mekanı vardır. İşte en önemli siyasi ve sosyal yönleriyle Orta Çağ Avrupa’sı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89855</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c79b6e0-cd5e-4751-bf17-c307d374ef9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Katibinin Gözünden Sultan Baybars</image:title>
            <image:caption>Sultan el-Melik ez-Zahir Rükneddin Baybars, İslam Dünyası’nın XIII. yüzyıldaki iki büyük düşmanı olan Haçlılar ile Moğollara karşı verdiği mücadelelerin en büyük kahramanı olarak temayüz etmiştir. Onun Kıpçak bozkırlarından bir Memlûk askerliğine ve oradan da Sultanlığa kadar uzanan serüveninin en belirleyici yönü; yetenekleri konusundaki farkındalığı, bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi, hakimiyeti altındakilere ve kendisine hizmet edenlere gösterdiği cömertliğidir. Bütün bunlara taktiksel dehası, düşmanlarına karşı özgüveni ve onların kalplerine saldığı amansız korkuyu da eklemek mümkündür. Öyle ki kimi zaman sadece adı dahi düşmanlarını savaşmadan dağıtmaya yetmiştir. Yine bireysel cesaretiyle mücadele meydanlarında bizzat teşkil ettiği örnek ile askerlerini 17 yıllık saltanatı sırasında başarıdan başarıya koşturmuştur. 
Elinizdeki kitapta bu büyük Türk-İslam hükümdarının yaşam hikayesini olayların en yakın görgü şahidi olan kâtibi Muhyiddîn İbn Abdüzzâhir’in anlatımından takip etmek/okumak imkanını bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89856</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b14b998b-94f0-447b-bb72-e5a5aaffe599.jpg</image:loc>
            <image:title>Korsanlar</image:title>
            <image:caption>Korsanlığın yüzlerce yıllık tarihi hakkında çığır açan bir kitap. Lehr, korsanlığın nedenleri hakkında ayrıntılı bir analiz yaparak eski zamanların çoğu zaman gözden kaçan korsanlık faaliyetlerini ortaya çıkarıyor. Malakka Boğazı’ndaki, Gine Körfezi’ndeki ve Somali’deki korsan saldırılarına ise tam bir uzman bakışı ile yaklaşıyor. 
David Cordingly, Under the Black Flag kitabının yazarı 
------ 
Korsanlık hakkında şu ana dek okuduğum en kapsamlı metin. Son derece sürükleyici bir kitap. 
Adrian Tinniswood, Pirates of Barbary adlı kitabın yazarı 
----- 
Deniz güvenliği ve terörle mücadele konusunda dünyanın en önde gelen uzmanlardan biri tarafından kaleme alınan, korsanlığın çağlar boyunca süren macerasını küresel bazda ele alan bir kitap. Lehr, korsanlığa karşı getirilen suçlayıcı önyargıları bir kenara atarak romantik bakış açılarından uzak, korsanlık merkezli bir metin ortaya koyuyor… Alanında son derece mahir bir kalemin elinden çıkan bu kitap son derece öğretici. Bu kitap tam manasıyla çağımızın tarihi. 
Kris E. Lane, Pillaging the Empire kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89857</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a2bf274-0bb0-4bd1-8848-789641345381.jpg</image:loc>
            <image:title>Nıetzsche</image:title>
            <image:caption>Nietzsche, Deleuze’ün yeni bir düşünce imgesi yaratma idealinin, Spinoza ve Bergson’la birlikte temel dayanaklarından biridir. 1965’te yayımlanan bu kitap, anlaşılır diliyle hem Nietzsche’nin delilik ve ihanet tarafından gölgelenen felsefesini tekrar keşfetmeye olanak tanıyor hem de Deleuzecü yeni düşünce imgesine ilişkin ipuçları sunuyor. Ayrıca Nietzsche’nin temel kavramlarına ilişkin yanılsamaları eleştirel bir okumayla gidermeye çalışıyor: Bengi dönüş aynının tekrarı değil, olumlananın geri dönüşüdür; güç istencinin gücü istemekle bir ilgisi yoktur, o etkin kuvvetleri tepkisel kuvvetlerden ayırmaya yarayan bir seçim ilkesidir; üstinsan tarihsel bir momenti değil, tarihüstü bir dönüşüm figürünü ifade eder… Ve belki de kitapta altı çizilen en büyük Nietzscheci ders, düşünürün, üstün değerlerin taşıyıcısı değil, bir yaratıcı, yasa koyucu olduğu yönündeki derstir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89858</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c9d238b-3a42-4b68-9686-f3e7fe421985.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapacak Bir Şey Yok</image:title>
            <image:caption>Pandemiyle birlikte kendimize döndüğümüz bu zamanlarda, derinlere gömdüğümüz hangi taraf larımızla yeniden tanışıyoruz? Ayrıcalıklarımızı hangi noktaya kadar koruyabileceğiz? Bir anda ortaya çıkan devasa boş zamanlarla ne yapacağız? Bu yepyeni koşullarda doğan ilişki biçimleri bize neler öğretiyor? Çektiğimiz sıkıntıları başkalarıyla karşılaştırmanın bir anlamı var mı? Virüs mü daha kötü, yoksulluk mu yoksa ırkçılık mı? Eski biz olabilecek miyiz?
 
İlk romanı İnci Gibi Dişler’den bu yana adından övgüyle söz ettiren bol ödüllü yazar Zadie Smith, Yapacak Bir Şey’de, tüm dünyanın hazırlıksız yakalandığı küresel salgının ilk dönemlerinde hemen herkesin aklını kurcalayan sorulara yanıt arıyor. Smith, akıcı, yalın üslubuyla sakınmadan ortaya koyduğu endişeleri, sabırsızlıkları, bencillikleri ve ayrıcalıklarıyla okuruna çok öznel bir yerden ayna tutuyor. Bunu yaparken de okurunun dünyada olup biteni, merhamet duygusunu kaybetmeden gözden geçirebilmesi için etraflıca düşünülmüş bir perspektif sunuyor.
 
Zadie Smith’in pandemiyle başlayıp George Floyd’un öldürülmesiyle son bulan dönemin ona hissettirdiklerini aktardığı bu küçük kitap, toplumsal hafızanın kaydını tutması açısından da kıymetli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89859</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15cc9073-3fa0-4dce-9267-620cb9e877b7.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Bilim İnsanıyla - Psikolojinin Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>İnsanın nasıl davranacağına karar veren mekanizma, kendisinin nasıl biri olduğu değil, içinde olduğu ortamdır. - Stanley Milgram Skinnner’den Chomsky’e, Freud’dan Maslow’a dünyanın en büyük elli psikoloğu, fikirleri ve çalışmalarıyla bu kitapta. Son 150 yılda yaşanan değişimler, psikolojinin seyrini değiştiren fikirler ve deneyler 50 Bilim İnsanıyla Psikolojinin Kısa Tarihi’nde tartışılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89860</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1d4f252-54b4-4edf-a2f6-82a0c1f23555.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikemü’l Ataiyye</image:title>
            <image:caption>Atâullah İskenderî Tasavvuf dünyasının en şöhretli simalarından birisi. 
Yüzlerce hikmetli sözü yanı sıra, muhtelif kişilere yazdığı bazı mektuplardan parçalar her devirde ilgi görmüştür. Sonundaki münacaatla taçlanan Hikemü’l-Atâiyye, önemli bir tasavvuf klasiği olarak kabul edilir. 
İbn Atâullah’ın, mürşidi Ebu’l-Abbas el-Mürsî’ye takdim ettiği eserde tasavvufî hayat ve düşüncenin en tartışmalı konuları çok dikkatli bir üslûpla özlü bir şekilde anlatılmıştır. Eserde kulluk ve dervişlik psikolojisinin son derece güçlü bir üslûpla özetlenmesi sebebiyle daha sonraki yüzyıllarda sûfîler arasında, “Namazda Kur’ân’dan başka bir kitap okumak câiz olsaydı el-Hikem okunurdu” sözü yaygınlık kazanmıştır. 
Eser, tasavvufî yorum ve hikmetleri yüksek edebî bir üslûp ile işlemesi sebebiyle yüzyıllardır okunmaya, şerh edilmeye ve defalarca farklı çevirilerle farklı dillerde yayınlanmaya devam eder.  
Osmanlı son döneminde pek çok görev üstlenmiş ve Meclis-i Meşâyih reisliği makamında oturmuş olan Saffet Yetkin’in tercümesi, benzerlerinden bir adım öndedir. Aldığı tasavvufî terbiye, kemâlat ve medrese ilimlerini birleştiren ve entelektüel bir kişilik olan Yetkin, bu eseri vefatından hemen önce, 1950 yılında bitirmiş ve yayınlamıştır. 
Hikemü’l-Atâiyye, bu yayınla daha kolay anlaşılması için yer yer sadeleştirilmiş ve tasavvufa ilgili okurların daha rahat kavrayabileceği bir kıvama getirilmiştir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89861</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1afcef15-67cb-47f5-8d0a-b3dbb57b4cb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeniden İnsan Olmak İçin - 3 Dakikalık Felsefe</image:title>
            <image:caption>“İnsan olmak temelde mükemmelin aranmadığı anlamına gelir” 
GEORGE ORWELL 
&quot;Kışın ortasında, kendi benliğimde yenilmez bir yazı keşfettim.&quot; 
ALBERT CAMUS 
“Nereye gittiğimi bilmek için yürüyorum.” 
GOETHE 
“Kötüleşen bir hikâyeden kurtulmak için bir kavanoz reçele başvuruyorum.” 
FRIEDRICH NIETZSCHE 
“Bu dalga ve sisten, gemini kurtar.” 
ARISTO 
Yeniden İnsan Olmak İçin 3 Dakikalık Felsefe, okurları farklı düşünmeye davet ediyor. Bunu yaparken, yazarlardan, düşünürlerden, ressamlardan ve şairlerden istifade ediyor. Toplumun aydınlık yüzlerinin ilham verici 40</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89862</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0b030d0-6b7d-4779-8b00-f65156e43614.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımdaki Tüm Mutluluğu Sana Borçluyum</image:title>
            <image:caption>Şüphesiz Leonard ve Virginia Woolf çiftinin birliktelik hikâyesi “büyük aşklar” sınıfına girecek cinsten değildir. Özellikle Virginia cephesinden bakacak olursak, tutkudan ya da tensellikten bahsetmek zordur. Victoria dönemi İngiliz toplumunun feragat ve özveri telkiniyle bir eş ve anne olarak kadına biçtiği rolü kanıksamaz ama ihlal ettiği de söylenemez. Uzlaşımcıdır. Zira uzlaşımlar insan ruhundaki çatlakları bir alçı gibi kapatır. Sıkıca sarar, saklar, korur. Leonard Woolf ile ilişkisinin daha baştan “evlenme” üzerine kurulmuş olmasının nedenlerini belki biraz burada aramak gerekir. Carole d’Yvoire, Virginia Woolf’un yazarlığa ilk adımını atarken aldığı bu evlilik kararının, bu stratejik hamlenin arka planını irdeliyor. Hem onun hem de Leonard’ın hayatının gelişiminde, açtıkları yaralarla derin izler bırakan belli kırılma anlarını hikâye ederek, bu evliliğin koşullarının nasıl oluştuğunu ortaya koyuyor. Evliliğin umdukları gibi krizlere çözüm değil, bilakis yeni krizlere vesile olduğunu göstererek hayatlarındaki bir başka önemli viraja işaret ediyor: birlikte var ettikleri yayınevi Hogarth Press</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89863</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/853b174e-d633-49e5-9e3c-4f8f43bb6e84.jpg</image:loc>
            <image:title>Hearing the Phenomenon of Divorce in Turkey from Divorce Lawyers: Social Change, Gender and Patriarchy</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Chapter I – Three Key Concepts In  Understanding The Phenomenon Of Divorce In Turkey: Social Change, Gender, Patriarchy 
Chapter Iı – Basic Statistics About Divorce And Other Field Studies On Divorce In Turkey 
Chapter Iıı -  Findings And Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89864</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52f9d0d2-3f68-47a7-b842-7faad6c2e1ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Perakende Pazarlama Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Perakende Pazarlama Yönetimi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89865</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/556a7375-1c9e-4cc1-85ff-1110bff50a14.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihte Adıyaman: Devlet, Toplum ve Kültür</image:title>
            <image:caption>Tarihte Adıyaman: Devlet, Toplum ve Kültür</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89866</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04c2dc83-ec40-484f-a05f-94e12a386e6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Katchaznouni 1923</image:title>
            <image:caption>Katchaznouni, 1923</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89867</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e6fe5f3-953b-4ea8-ab7d-68095b5b6944.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatisyan, 1930</image:title>
            <image:caption>Hatisyan, 1930</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89868</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd982889-bf0f-40b5-87f7-28beabdc39c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Lahanistan</image:title>
            <image:caption>Dil ustası Feyza Hepçilingirler, öyküdeki üslupçuluğunu bu kez hicivle birleştiriyor. Edebiyata unutulmaz mekânlar ve karakterler armağan ederek hem çok tanıdık hem de çok yabancı bir masal anlatıyor. Masal bu ya, Lahanistan adlı ülkenin Lahan adında bir kralı varmış. Kral dendiğine bakmayın, Sayın Lahan, halkının demokrasiyle yönetildiğini düşünmesi için kendisine “başkan” denmesini istermiş. Her sabah sarayında mango suyunu içip sağa sola emirler yağdırır, komşu ülkelerle kavga edermiş. Karalahanalar ve mor lahanalar da isyan bayrağını çekince ne mi olmuş? Yaşayıp, pardon, okuyup göreceğiz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89869</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae6df8c8-c9c1-4ab2-8257-7c7201b1ec29.jpg</image:loc>
            <image:title>Şubat</image:title>
            <image:caption>Şubat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89870</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e00f0a2-9ea8-40fc-ac12-0e0c730bdc5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlam Ve Nedensellik</image:title>
            <image:caption>Bu kitap anlamlılık olgusunu açıklayan bir varlıkbilim sunuyor. Anlamlılığın evrimsel bir gelişim olduğunu, insan dillerindeki anlamlı tümcelerin, doğadaki yalın belirtilerden başlayarak, aşamalarla karmaşıklaşıp içerik zenginliği kazanan iletişim biçimlerinin son basamağında yer aldıklarını savunuyor. Anlamlılığın, dile getiren ile dile getirilen şeyler arasındaki bağıntılarda keşfedileceğini, böylesi bağlantıların en temel biçimlerinin özsel ve nedensel bağlantılar olduklarını öne sürüyor. Anlamın kaynağını oluşturan özsellik ve nedenselliği de açıklayan bu çalışmada, insan ve hayvan iletişimleri arasındaki fark, düşünme ve dil arasındaki öncelik ilişkisi gibi konular da tartışılıyor. 
 
“Anlam, düşünce tarihinin her döneminde, insanda bazen hayranlık bazen de kuşku uyandıran bir tür büyü gibi görülmüştür. Bunun nedenini anlamak pek güç değil. Kendiliğinde cansız, gösterişsiz ve tekdüze olan kimi nesne, ses ya da çizgiler, belli bir değerlendirmeyle bizim için yepyeni, özgün ve zengin dünyalar yaratabiliyorlar (...) 
 
Anlam dediğimiz şeyin doğasını açıklamaya, ona ilişkin bir varlıkbilim geliştirmeye çalışacağım. Anlamın varlıksal bir boyutu bulunması onun doğasının soyut ve zihinsel olmasını mantıksal açıdan içermediğine göre, fiziksel herhangi bir şeyin bir anlam taşıdığı öne sürüldüğünde bu nasıl kavranmalıdır? Anlamlı olduğu söylenen bir şeyi, böyle olmayan bir başkasından ayrı kılan olgu nedir?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89871</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9be336d-a642-4ee9-ae82-022faf6709a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Olmayan Şeyler</image:title>
            <image:caption>Gökhan Yücel’in kaleminden; garip, absürt, zihinde şimşek çaktıran kısa hikayeler.  
Talihsiz zaman yolcuları, zihin implant mağdurları, güneşe ateş eden Adanalılar, reenkarne olmuş kayıp ruhlar, kıyamete giden köz ustaları ve telepat koyunlar bu kitapta buluşuyor. Siz de davetlisiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89872</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cc96ec2-c637-4001-b163-bd9998643c28.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakın Tarihin Gerçekleri</image:title>
            <image:caption>&quot;İttihatçılar milliyetperver ve büyük ideallere sahiplerdi ama kendilerini değerlendiremeyen bir ekip olmaları onları başarısızlığa sürükledi.&quot; 
“Mustafa Kemal (Atatürk), Suriye’de Vatan Cemiyeti’ni kuruyor, ertesi sene Makedonya’ya geliyor, oradan Trablusgarp’a koşuyor. Trablusgarp’taki görevi bitince tekrar bu tarafa Balkan Harbi’ne geliyor. Bu durum tabii ki kendisini ve düşüncelerini müthiş etkilemiştir.” 
&quot;Birinci Dünya Savaşı&apos;ndan sonra Türk toplumu kaosu ve yeni bir dünya savaşını değil, Milli Mücadele&apos;yi tercih etmiştir.&quot; 
&quot;Osmanlı İmparatorluğu, milliyetçi akımlar sayesinde dağılan tek imparatorluk değildi; fakat ne Rusya, ne de Avusturya-Macaristan’da ulusalcı akımlar bu derecede aktif ve silahlı eyleme dönüşmüştü.&quot; 
&quot;1967&apos;de bindiğimiz trendeki ihtiyar Araplar &apos;Ah nerede o Osmanlı!&apos; diye yakınıyorlardı. Cevabı düşündürücüdür. Acaba o Osmanlı&apos;yı kim kovaladı, bizimle beraber mi kovalandı; bilemiyoruz.&quot;
&quot;1918 yılında, mütarekenin en hazin vaktinde, millet her yerde direniyordu. Ama bu direnişlerin arasında koordinasyon yoktu. O eşgüdümü hangi politik deha sağlayacaktı? Ancak arkasında askerî bir başarı ve müspet intibaları olan bir komutan… Mustafa Kemal Atatürk...&quot; 
“İkinci Dünya Savaşı, cephede öldürdüklerinden çok, geride yaşayan ölüler bıraktı.” 
İLBER ORTAYLI

***
Osmanlı’nın çöküşünün nedenlerini, milliyetçilik akımlarını, Trablusgarp Harbi’ni, Balkan Harbi’ni, Birinci Dünya Harbi’ni, küllerinden doğan bir cumhuriyet kuran Mustafa Kemal Atatürk ile arkadaşlarını, Türk siyasal hayatında demokrasiye geçiş çabalarını, Demokrat Parti’nin iktidarda olduğu yılları ve 1965 yılına doğru giden gelişmeleri, Ortadoğu&apos;nun tarihini, Krallıkların yükselişini ve çöküşünü, baskıcı liderler ve oğullarını Türk tarihçiliğinin kılavuz ismi İlber Ortaylı’nın derin analizleriyle soluk soluğa okumak için benzersiz bir davet… YAKIN TARİHİN GERÇEKLERİ, 19 ve 20. yüzyıla dair tartışılan, gündemden düşmeyen konulara dair İlber Ortaylı&apos;nın görüşlerini merak edenler için mutlaka okunması gereken bir kitap...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89873</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93f901fa-8cb1-4668-bc1d-d4ff2968cef2.jpg</image:loc>
            <image:title>Medya ve Nefret Söylemı̇ 2</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, ifade özgürlüğü ile nefret söylemi, suç ile söylem arasındaki ilişki; Türkiye’nin değişmeyen ötekileri; etnik, dinî ve cinsiyet temelli ayrımcılığın türleri ve boyutları; nefret söyleminin ardındaki toplumsal ve tarihî nedenler; yeni bir dilin hangi temelde ve hangi araçlarla kurulabileceği; farklı temalardaki medya izleme çalışmalarında neler gözlemlendiği; gazeteciliğin içinden bakıldığında meselenin nasıl göründüğü gibi, ancak çeşitli disiplinlerden uzmanların katkılarıyla kavranabilecek ve yanıt aranabilecek birçok mesele ve soru ele alınıyor.
Okuyacağınız tüm makaleler, Hrant Dink Vakfı’nın on yıldır işaret etmekte olduğu ‘nefret söylemi’ meselesini toplumsal ve tarihsel bir bağlama oturtuyor. Nefret söylemini, farklı disiplinlerin perspektifinden, çok çeşitli boyutlarıyla ele alan bu makalelerin, meselenin anlaşılmasına ve nefret diliyle mücadeleye katkı sunarak, bir arada yaşama umudunu güçlendirmesini diliyoruz.
Israrla, yılmadan söylediğimiz ve söylemeye devam edeceğimiz gibi, #YeniBirDilİçin #NefretSöylemineHayır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89874</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5fc6e35-3412-41fa-bdcc-770e1be4b760.jpg</image:loc>
            <image:title>Freud&apos;dan Lacan&apos;a Psikanaliz</image:title>
            <image:caption>Freud’dan Lacan’a uzanan, yeni buluşlarla, tartışmalarla dolu uzun yol boyunca psikanaliz hem dönüşmüş, hem de insanı açıklamak bakımından beşeri bilimleri etkileyecek çeşitli imkânlara sahip olduğunu göstermiştir. Saffet Murat Tura’nın bu klasikleşmiş kitabı bir yandan dikkatimizi bu imkânlara çekip irdelerken bir yandan da Freud’un kavramlarının ve psikanalizin Lacan’ın elinde kazandığı yorumu açıklamaya, anlamlandırmaya çalışıyor. Psikanalizin epistemolojik statüsünü ve psikanalizin temel kavramı olan “bilinçdışı”nın felsefi olarak nasıl mümkün olabildiğini tartışıyor; fenomenoloji geleneği ile Lacan’ın görüşlerini birlikte değerlendiriyor.
İnsan hakkındaki bilgilerimizin gelişimi kuşkusuz durmadığı, günümüze değin özellikle nörobiyoloji alanındaki buluşlarla kimi zaman yanlışlanıp kimi zaman değişime uğradığı için Tura okurlarını uyarıyor: “Kitabımın bir tavsiye, bir reçete gibi okunmamasını dilerim. Ampirik değeri tartışmalı düşünce sistemleri karşısında insanlar ya bunlara tamamen biat etmeyi ya da büsbütün inkâr etmeyi seçiyorlar. Bilimin gücü hata yapmamasından değil, hatada ısrar etmemesinden kaynaklanır. Bilim bir seferde bütün zamanlar için geçerli mutlak doğruları dile getirmez. Psikanaliz kaynaklı bilgilerimizin önemini reddedemeyiz, ama psikanaliz hakkındaki tartışmaların artarak devam ettiğinin de farkında olmalıyız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89875</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69657aee-f414-430e-b503-86b744a0547e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ara Toplam</image:title>
            <image:caption>“Yeniden başlama imkânı doğada insanın en büyük lüksü.
Ne kadar çok düşersen o kadar çok kalkma şansın da var. Sen onu yapacak mısın, yapmayacak mısın? Başarısızlık yan etkilere bağlı olabilir ama ayağa kalkmak sadece sana bağlıdır.” 
AHMET MÜMTAZ TAYLAN 
 
Küçük yaşta evden ayrıldı. Bugün olduğu kişiyi adım adım inşa etti. İki üniversitede okudu; Diyarbakır’dan Almanya’ya, Ankara’dan İstanbul’a sahnenin tozunu yuttu. Yazdı, yönetti, oynadı. Kendi ifadesiyle, “ayağını basmadığı, ekmeğini yemediği, suyunu içmediği, insanıyla konuşmadığı hiçbir yöre” bırakmamacasına Türkiye’yi baştan başa dolaştı. Onunla beraber gülebiliyorsak, beraber ağlayabiliyorsak, beraber isyan edebiliyorsak Ahmet Mümtaz Taylan bizi bu kadar iyi tanıdığı içindir. 
Elinizdeki kitap, bu tanışıklığın ürünü. Yazar Irmak Zileli, Ahmet Mümtaz Taylan’la kadın-erkek ilişkilerine, anne-baba rollerine, sanat ve sanatçı kavramlarına, eğitime, siyasete, doğayla ve hayvanla kurduğumuz ilişkiye, aşka, yeteneğe, hayata ve ayakta kalmaya dair konuştu. Taylan’ın samimi ve ufuk açan cevaplarında, bir sanatçının geniş tecrübesinden süzdüğü, keskin bakışını kendine de topluma da yönelterek damıttığı düşünceleri bulacaksınız. Kendinize sorduğunuz birçok soruyu; emeğin, vicdanın ve dürüstlüğün pusulasından şaşmayan bir sanatçının nasıl yanıtladığını göreceksiniz. 

Bu hayatta ne yapmak istiyoruz?
Seçimlerimizi neye göre yaparız?
Öğrenmek ama nasıl?
Yeteneğini keşfetmek ve geliştirmek nasıl mümkün olur?
Başarının ölçütleri nelerdir?
Bir insan nasıl yetiştirilir?
İnsanın yurdu neresidir? 
Taylan’ın deyimiyle bu kitap bir Ara Toplam. Bir nefes molası. Hayatlarının bir döneminde kendilerini hesaba çekmek için şöyle bir durup düşünmek ve yeniden başlamak isteyenler için… Merakını hiçbir zaman yitirmeyen, soru sormaktan vazgeçmeyen her insanın elbet kendi yolunu çizebileceğini umut edenler için… Bu manada her deneyimin kıymetli olduğunu tekrar tekrar dile getirmek, unutmamak için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89876</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45cde202-4a01-47b4-a8ef-3ccb964ca649.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi Sonrası Yeni Nesil Tarım</image:title>
            <image:caption>Pandemi Sonrası Yeni Nesil Tarım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89877</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e61eb51-458e-4fc7-a1f0-fc4ffd6fc466.jpg</image:loc>
            <image:title>Captain America: Karanlık Planlar</image:title>
            <image:caption>Steve Rogers hayatta kalmanın inceliklerini herkesten daha iyi biliyordu. Onlarca yıl buzun içinde kalmak ona bunu öğretmişti. Ancak Yenilmezler’in ihtiyacı olan şey sarsılmaz bir ahlak anlayışı ve süper güçten daha fazlasıydı. Kaptan Amerika, dünyayı zehirlemeyi amaçlayan bir terörist grubunu çökerttikten sonra daha büyük bir tehlikenin farkına varacaktı. Tedavisi olmayan bir virüs yıllardır onun bedeninde saklı duruyordu ve artık gün yüzüne çıkmıştı. Dünyayı kurtarmak için, ona cehennem olan yere, yani buzun altına dönmekten başka çaresi yoktu.


Bunu yaparken eski bir tanıdığını da yanında götürmek zorundaydı.  Bir Steve Rogers klonu sayesinde kendi ölümünden kaçmayı başarmış Kızıl Kurukafa da virüsü taşıyordu ancak o kendini feda etmeye Kaptan Amerika kadar niyetli değildi. Ölümcül hastalık değişip geliştikçe yeni örüntüler ortaya çıkacaktı. Kaptan Amerika, virüs her tarafa yayılmadan önce Kızıl Kurukafa’yı durdurabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89878</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ca586ee-42c8-4e0d-a792-80e71fe29046.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşlı Kadın ve Papağan</image:title>
            <image:caption>Bayan Gage, çok sevdiği köpeğiyle birlikte yaşayan yoksul bir kadındı. Bir gün evine gelen mektupla ağabeyinin hayatını kaybettiğini ve bütün mirasını ona bıraktığını öğrendi. Hemen yola çıkıp ağabeyinin yaşadığı eve giden Bayan Gage’i bir sürpriz bekliyordu: 
Ağabeyi ona köydeki harabe bir evle birlikte gri bir papağan bırakmıştı! Ve yaşlı kadının hayatı, bu papağan sayesinde tamamen değişmek üzereydi... 
 
Edebiyatın unutulmaz isimlerinden Virginia Woolf’un yazdığı; hayvan sevgisi ve yardımlaşmanın önemini anlatan bu sıcacık hikâye, minik okurlar için Günberk Gülderen tarafından uyarlandı ve resimlendi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89879</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efe275cc-ab4c-4dd8-ba55-0bed4d47ce21.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurmaca ve Eleştiri</image:title>
            <image:caption>Gerçeklik her zaman kurmacayla örülü hâldedir.
Kurmaca ve Eleştiri, 20. yüzyılın önemli düşünür ve yazarlarından Ricardo Piglia&apos;nın kendisiyle yapılmış söyleşilerden ve yazılarından oluşuyor. Edebiyattan sinemaya farklı sanat dallarına uzanan eser, tıpkı polisiye bir romandaki dedektif gibi okuru kurmacanın gizemlerini çözmeye davet ediyor.
Kitap boyunca kurmacanın iktidar ve edebiyatın ortak kulvarı olup olmadığı sorusu üzerine yoğunlaşan Arjantinli yazar, okuru kendi zihninin dehlizlerinde gezindirerek gerçeklik, kurmaca, okuma ve yazma eylemleri üzerine düşündürüyor.
Toplum, iktidar, hayat ve edebiyat arasındaki bağlara özellikle dikkat çeken Piglia, kurmacaya görünür biçimde veya görünmeden dâhil olmuş tüm unsurların izlerini takip ettiriyor.
Yazın, hayatın üzerini çizenlerin varlığını mümkün kılan yerdir; kimbilir, belki de bu yüzden edebiyat yapılıyordur.

Yazarlığın, herkesin gördüğü şeyi başka biçimde görme mesleği, gerçekliğin ise her şeyden önce bir görme biçimi olduğunu savunan Kurmaca ve Eleştiri; gerçekle kurgunun kesiştiği bulanık alana odaklanıyor ve her şeyin yazılabileceği, yaşanan tüm gerçekliklerin romana dönüştürülebileceği bir yazın anlayışından bahsediyor.

Etkili bir yazar olabilmenin koşullarından yazarın okurlarıyla kurduğu iletişime ve hatta yayımlanan kitapların yayın sektörü içindeki konumlandırmasına kadar yazma sanatı ve geleneği üzerine değerli tespitler ve önermelerde bulunan Ricardo Piglia, kitapta Faulkner, Hemingway, Fitzgerald, Poe, Borges, Cortàzar gibi dünya edebiyatının kilometre taşı isimlerine ve yapıtlarına da dokunuyor.

Kurmacanın, anlatılanlar kadar anlatılmayanları da temsil ettiğinin altını çizen Kurmaca ve Eleştiri, ideal okur profilinin bizzat eserin ürettiği okur olduğunu vurguluyor ve görme biçimlerimizi yeni baştan şekillendiriyor.
Gerçekle kurmacanın kesiştiği bulanık alanda çalışmak ilgimi çekiyor. Çünkü her şeyden önce kurmacanın, örneğin bir bilim gibi sınırları belirlenmiş kendine özgü bir alanı yok. Her şey kurmacaya dönüştürülebilir. Kurmaca inanç üzerine çalışır ve bu anlamda ideolojiyi, gerçekliğin bilinen tüm modellerini ve elbette bir metni gerçek ya da kurmaca hâline getiren temel unsurları içinde barındırır. Gerçeklik her zaman kurmacayla örülü hâldedir.
“Piglia, Gabriel García Márquez&apos;in ışıltılı zamanlarından bu yana Latin Amerika&apos;dan çıkan en iyi yazar olabilir.”
Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89880</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ae569e4-6aad-4be9-9064-7d4484cf7214.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Taciri</image:title>
            <image:caption>BÜYÜLÜ BİR 
KIŞ MASALINA HAZIR MISINIZ? 
Rüzgârlı bir sahil kasabasında, sütunların üzerinde duran bir handa yaşardı Lettie Karabiber. Yalnızdı; annesi yıllar önce kayıplara karışmış, babasının gözü kendinden başka kimseyi görmez olmuştu. Lettie’nin günleri hanı çekip çevirmek, dürbünüyle kasabayı izlemek, en yakın arkadaşı güvercin Menekşe ile konuşmakla geçerdi. Ta ki bir gün, elinde büyük bir bavulla, Kar Taciri olduğunu söyleyen bir yabancı gelinceye kadar. İşte o gün, Lettie’nin hayatı –ve dünya– sonsuza dek değişti... 
 
Dört duvara hapis bir çocuk, gizemli bir simyacı, korumacı bir Rüzgâr, omzunda dal büyüyen bir oğlan ve nihayet lapa lapa yağan kar... Kar Taciri, unutulmaz kahramanları ve maceralı kurgusuyla sımsıcak, büyülü bir kış masalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89881</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff4fec8f-4ecb-497a-a1c4-228baa03e37c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Şey Söyle</image:title>
            <image:caption>Dünyanın senin sesini duymaya ihtiyacı var. Bir şey söyle!
Kelimelerinle, sanatınla, müziğinle, şiirinle, cesaretinle ya da sadece varlığınla!
Ve unutma, yürekten olduğu sürece söylediklerin mükemmel olmak zorunda değil! Çocukluğun Ozanı Peter H. Reynolds yine ilham veriyor, iyileştiriyor, değiştiriyor, dönüştürüyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89882</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3abe61dd-b84d-4fd0-946d-2eebe44090ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Karne Hediyesi At Kestanesi</image:title>
            <image:caption>Babası, Suphi’ye her dönem sonunda karne hediyesi olarak at kestanesi toplardı. Anlayacağınız biraz tuhaf bir adamdı. Ama Suphi de pek normal sayılmazdı, çalışmadığı hâlde sınavdan en yüksek notu alacağını umardı. Her sınav öncesi kurnazca planlar yapar, hileli yollara sapardı. Bu nedenle başı beladan hiç kurtulmazdı. Taaa ki okul müdürü onu odasına çağırana dek...
Suphi’yi seveceksiniz çünkü Suphi sizden biri, ya önünüzdeki sırada oturuyor ya arkanızdaki. Aman dikkat, yanınızda oturuyorsa işte o zaman yandığınızın resmi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89883</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45d4e534-2e07-4124-9143-eb1cb81ca1ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Umutsuzsam Bana Ne! Değilmişim Gibi Devam!</image:title>
            <image:caption>“Çoktan sönmüş bir yıldızın ışıldamasını görebilmek için epey uzağında olmak gerekir. Bir de öyle geçmişler vardır ki hayli uzaklarda yaşandıkları için bize henüz ulaşmamışlardır.” 
 
Daha önce İnsanın Eskimişliği adlı iki ciltlik önemli yapıtını da yayımladığımız Günther Anders’in (1902-1992) Günlükler’i, filozofun II. Dünya Savaşı ekseninde Avrupa ve ABD’deki hayatına dair izlenimlerinin yer aldığı bir kitap olmakla kalmıyor, harabeler ve Hollywood kostümlerinden müze kültürüne, Holocaust’tan atom bombasına ve savaş sonrası Almanya’nın ruhsal portresine kadar birçok konuda çarpıcı sorular ve yorumlarla dolu felsefi bir metin kimliğine de bürünüyor. 
 
Hollywood’da temizlik işçiliği yaptığı dönemle başlayan, yirmi beş yılı kapsayan paragraflardan oluşan günlükler, özneliğe meraksız, kendini önemsemeyen, “Dünya’nın haline direnme düşüncesinin açıksözlü oksijeni” bir filozofun, sürgün yıllarından başlayıp elinin ayağının tutmadığı “morukluk günlerine” dek devam eden “zarif nezaketsizlikleri”dir bir anlamda. 
 
Özeti: “Salona biletsiz girdin. Gösterinin sıkıcı olduğunu da iddia edemezsin. Hal böyle iken gösteri sırasında biri karşına dikilip yoksulluk, yoksunluk ve hastalık şeklinde bir bedel talep ederse, rezalet çıkarma, sökül. Dünya’ya gelmiş olmak her şeye değer.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89884</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/705bfd88-04f8-4dcc-b914-dff3f9538c4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha Önce Ölmüş Müydük?</image:title>
            <image:caption>içinden geçirip de söyleyemediğin ağaçlar var - utancın bu 
içinden geçirip de sevemediğin insanlar: şehirler: otobüs biletleri 
ben şarap dediysem sen onu ağustos anla 
hani doğum günü hani gündoğumu eli kolu bağlı bir ada 
insanın yalan söyleyen birileri olmalı hayatında</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89885</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80634b19-c7de-4046-9316-2aecbb3c2239.jpg</image:loc>
            <image:title>Gel</image:title>
            <image:caption>Şu anda bu kitap elinizdeyse, 
bunu evrenden gelen bir işaret olarak görün ve 
bazı olumsuz inançlardan, engellerden kurtulmanız için 
artık desteklendiğinizi, duygusal, enerjik ve fiziksel bedeninizi iyileştirebileceğinizi hatırlayın. 
Bu kitap sizi ve yakınlarınızı manen iyileştirecek 
pratik çalışmalarla dolu. 
Şimdi yaralarınızı sarma zamanı... 
“Yıllarca kendimden kaçmak için türlü maskeler edinmişim. 
Bugün ise kendimi bulmaya çalışıyorum. Kendimi arama öyküm yıllarca sürdü ve hâlâ devam etmekte. Bugün benim gibi kendi özünden uzaklaşmış ne istediğini ve neyi sevdiğini unutmuş, başkalarının belirlediği görecelere göre hayatlarını devam ettiren bir sürü insan ve mutsuz hikâye var. 
Ben kendimi karanlıktayken buldum. Kayıplarımın, hastalıklarımın, yitirdiğim onca şeyin üzerine hâlâ hayattayım ve nefes alabiliyorum. Sanırım “Var Olan Her Şeyin Yaratıcısı” bana artık hızlı bir biçimde ödüllerini sunuyor ya da ben nasıl isteyeceğimi öğrendiğim için birçok şey hızlıca iyileşmeye başladı. Sen de nasıl yapacağını bilmek ister misin?” diyor yazar Sezen Tatlı ve ekliyor; 
Evrendeki sonsuz şifadan ve huzurdan bahsediyorum, 
haydi öyleyse GEL…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89886</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ece70d64-d3a6-487f-ad78-9d247f8eb526.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Üzerine</image:title>
            <image:caption>Eric Blair, namı diğer George Orwell’in hayatı Eton’dan mezun olduktan sonra daha konforlu bir yolda ilerleyebilirdi. Oysa bağımsızlığına düşkündü, belki düzenli bir gelir kazanmayacak, istikrarlı olarak yazılar yazdığı bir yayın olmayacaktı. Fakat özellikle üzerinde çalıştığı deneme türü sayesinde geçimini kazanacak, istediğini istediği biçimde söyleyebilecekti. 
 
Orwell, Edebiyat Üzerine adlı bu seçkisinde okuyacağınız yirmi iki yazıda, roman sanatının savunusunu yapıyor, Hayvan Çiftliği’nin karşılaştığı sansür çabalarından bahsediyor, bilimkurguya, basın özgürlüğüne, kitap fiyatlarının pahalılığına dair bitmek bilmeyen o tartışmalara, edebiyat ile sol düşünce arasındaki ilişkiye değiniyor, mizah, şiir, siyah biraya dair fikirlerini paylaşıyor. 
 
“Çağının, birbiriyle yarışan tutuculuğu ve baskıcılığıyla, elinde eski daktilosu ve inatçı kişiliğinden başka bir şey olmadan yüzleşti.” 
–Christopher Hitchens 
 
“1950 yılında hayatını kaybetmiş olsa da, Orwell’in nasıl-yapmalı tarzında yazdığı zekice denemelerindeki dile ve siyaset tarzına dair fikirleri, haftalık siyasi yorumları ve edebiyat eleştirileri güncelliklerini korumakla kalmadılar sadece, çaresizce ihtiyacımız da var onlara.” –Jeffrey Meyers</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89887</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06602be9-c664-459f-8370-2161de209a47.jpg</image:loc>
            <image:title>Yılan ve Güvercin (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cadı ile cadı avcısı kutsal evlilik bağıyla birleştiklerinde 
hikâye tek bir şekilde bitebilir 
AŞK ve ATEŞ 
 
 
Louise le Blanc bağlı olduğu cadılar meclisinden iki yıl önce kaçıp Cesarine şehrinin gölgelerine gizlenmişti. Cadıların avlanıp yakıldığı bu şehirde büyüsünü kullanmaya cesaret edemese de yetenekli bir hırsız olarak bıçak sırtında yürüyordu. 
 
Cadı avcısı Reid Diggory’nin ise hayattaki tek ideali kötülüğü yeryüzünden silmekti. Fakat kaderin hain bir oyunu yüzünden Lou ile Reid evlenmek zorunda kaldıklarında, zamanla aralarında karanlık sırlardan başka şeyler de filizlenecekti. 
 
Yüzyıllardır süren savaş son kurbanını bekliyor. 
 
 
 
2019 Amazon Yılın En İyi Kitabı 
New Yok Times ve Indiebound Çoksatanı 
 
 
“Muhteşem bir çıkış romanı, içinde sevdiğim her şey var: IŞIK SAÇAN ve gerçeklerin farkında bir KADIN KAHRAMAN, karmaşık ve ölümcül bir BÜYÜ sistemi ve gece geç saatlere kadar okumamı sağlayan, iç yakan bir aşk. Yılan ve Güvercin kesinlikle MÜCEVHER değerinde bir kitap.” —Sarah J. Maas 
 
“Shelby Mahurin, cadı ile cadı avcısı konseptini alıp yepyeni bir atmosferde sunuyor. Lou’nun güçlü ama hüzünlü karakteri sayesinde sayfaların arasında kaybolacaksınız.” —School Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89888</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd971d21-784b-4104-acf8-5bc8c81a21b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal Zaman Serisi Analizi Finansçılar İçin Temel Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.BÖLÜM 
Finansal Zaman Serilerinin Temel  Özellikleri 
2.BÖLÜM 
Finansal Zaman Serilerinde Birim Kök Ve Durağanlık Analizi 
3 BÖLÜM 
Finansal Zaman Serilerinde Uzun Dönemli İlişkilerin Analizi 
4.BÖLÜM 
Kısa Dönemli İlişki Analizi 
5. BÖLÜM 
Volatilite Modelleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89889</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d49ebc59-d576-40f0-b233-6b54db0cad2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Başlamak Ve Başarmak</image:title>
            <image:caption>Hâlimi tercüme edecek olursam ya da hayat hikayemi kısaca belirtecek olursam, aklıma şunlar geliyor: Memleket olarak doğduğum yeri sorarsanız Pazarcık. Kahramanmaraş’ın şirin bir ilçesi. Pazarcığa, Kahramanmaraş’tan gelmişiz. Aslımız Kahramanmaraş’lıdır. Sandalzade olarak bilinen bir aileye mensubum. 7 kardeşin üçüncüsüyüm. 1965 yılında doğdum. Babam geçimini Marangozlukla sağlardı. 17 yıl kadar önce emekli oldu. Annem 2007 yılında vefat etti. Allah (cc) rahmet eylesin. Canım Annem, birçok Anadolu kadını gibi çileli bir hayat yaşadı. Babam da elinden emektar bir kişidir. Hayatı boyunca hep çalışarak yaşadı. Babam gibi Ben de el sanatlarıyla ilgilenmeyi ve marangozluk mesleğinde ürünler üretmeyi çok isterdim. Ancak, elim el sanatkârlığına yatkın değil. Sanatkâr olamadığımız için okuduk. Pazarcık Lisesi’nden sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdim. Şiire 13 yaşında başladım. Ortaokul, lise, üniversite yıllarında çok şiir yazdım. 1987 yılında memuriyete başlayınca biraz mola vereyim dedim. Bu mola uzun sürdü. Yazmaya tekrar 2000’li yıllardan sonra başladım. Bu tarihten sonra edebiyat alanındaki çaba ve çalışmalarımı artırdım. Elhamdülillah, bu tarihten sonra 10 kitap yayınladım. Elinizdeki bu kitap  on ikinci kitabımdır. Haydi hayırlısı. 
 
Evliyim. Mehmet, Ebru Nur ve Abdurrahman Taha isminde üç çocuk babasıyım. Ahmed Fuad isminde bir torunum var. Maşallah. 
 
Bu kitabın ana maksadı yüreğimden kaynaklanan duyguları, aklımdan yayılan düşünceleri sizlere sunmak ve sizin de yüreklerinizde hoşluk ve akıllarınızda aydınlık meydana getirebilmektir. Kendi yüreğim ile aklımı da hoş duygulara ve aydınlık fikirlere her daim muhtaç bilirim. İnsanlara iyi ve güzel hususları hatırlatmakta her daim fayda vardır. “Anlatılanlardan faydalananlar faydalanır, faydalanmayanlar bizim ölçümüz değildir.” Bir kişi eğer bu yazdıklarımızdan istifade ederse, kitap maksadına ulaşmıştır. 
 
Şair Yazar olarak bu hususları belirtmenin yanında bir Kamu Görevlisi olarak da “insanı yaşat ki, Devlet yaşasın” inanç ve fikri doğrultusunda hareket etmeyi bir vazife bildiğimi hassaten belirtiyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89890</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1e451cd-e8a3-4844-8e1d-12d30b5d6d32.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşiyan 1 - Virane</image:title>
            <image:caption>İnsan bir ölüme bir de sevdaya böylesine yenik düşüyormuş. 
 Bir ateş ancak başka bir ateşle bütünleşince büyüyormuş. 
 
Bir tan vaktinde gece ile gün birbirinden ayrılırken 
sardı yangını. Şafak söktü, gün aydı, 
yabancısı olduğum barut kokusu ruhuma bulaştı. 
 
“Sen benim evimsin Gülfem,” dedi bir yemin gibi. 
“Şu tenin, her karışını ezbere bildiğim, 
başkasının el sürmesine dahi izin vermeyeceğim vatanım. Benim tüm savaşlarım sana, senin uğruna. 
Sen buraya girdiğinden beri...” dedi 
elimi kalbinin üzerine koyarak. 
Avuçlarımın altında güçlü şekilde atan kalbini oldukça 
net hissettim. “Başkasına böyle attıysa namerdim!” dedi erkeksi gür sesiyle. 
“Bu can ki bu canana böylesine teslimken, 
buralar hep senin...” 
Sıcacık elini buz gibi elimin üstüne biraz daha bastırdı. “Sen benim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89891</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/249e524e-829d-41e0-a32d-2f2d0da1f3b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Mukaddes Ankara&apos;dan Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Mukaddes Ankara’dan Mektuplar, Mısır Prensesi Kadriye Hüseyin’in Mütareke döneminde kaleme aldığı bir eser… 
Kadriye Hüseyin Ankara Hükümeti’nin oluşum döneminde Ankara’nın tarihsel misyonunu işaret eder; “Bütün Müslüman şarkın istikbali, burada yaratılmaktadır.” 
Kadriye Hüseyin Mukaddes Ankara’dan Mektuplar kitabında, iki tarihsel kavramsallaştırma yapar; Ebedi Türkiye ve Mukaddes Ankara… 
Bu saptama bugün de geçerlidir. 

Kadriye Hüseyin çözülme döneminde yeniden dirilişi görebilen bir deha… Mukaddes Ankara’dan Mektuplar, tekrar tekrar üzerinde durulacak bir eser… 
Türklüğün bekasına iman edenlere selam olsun. 

*** 

Kadriye Hüseyin’in dünya kamuoyuna meydan okuyan satırlarından bir parça: 
Mukaddes Ankara birdenbire vecd içinde sükuta dolan bir şehir oluvermiş. Cengaver şehrin siması değişmiş. Ankara bir bayram havası yaşıyor… Ebedi Türkiye’nin şanlı ordularının asil kumandanları, umutsuz olmayınız! Sizler hürriyet ve adaletin müdafileri olduğunuzdan Kadiri Mutlak imha olunmanıza müsaade etmeyecektir. 

Ya Rab! İmdadımıza yetiş, ya Hazreti Muhammed; her yandan hücuma uğradık! Sen ki evvelce ilahi vahiy ile ümmetini ulvi ve şanlı, metin ve kudretli kılmıştın. Şimdi merhametsiz saldırganların sebep olduğu şu felakete bak. Ey kadiri mutlak Rabbin nurlu Hazreti Peygamberi, bize şefaatte bulunmanı candan niyaz ediyoruz. 

Sizleri ziyaret edip Mukaddes Ankara&apos;mızın ruhundan biraz olsun nefes götürebildiğim için minnettarım. Yaşanılmış günlerdeki ıstırapların hatırasına rağmen, Cenabı Hakk’ın inayeti ile nihai zaferi göreceğiz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89892</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a05ef8dd-10ee-4bbc-99d5-639cbf82e36a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuş Uçsa Gölge Kalır</image:title>
            <image:caption>Gülten Akın (Yozgat, 23 Ocak 1933 – Ankara, 4 Kasım 2015) 1955’te Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. 1956’da Yaşar Cankoçak’la evlendi. Avukatlık ve öğretmenlik yaptı. 1980 sonrası İnsan Hakları Derneği, Halkevleri, Dil Derneği gibi demokratik kitle örgütlerinde kurucu ve yönetici olarak çalıştı. Şiirleri İngilizce, Almanca, Flamanca, Danca, İtalyanca, Bulgarca, Arapça, Lehçe, İspanyolca ve İbraniceye çevrildi, çeşitli akademik çalışmalara konu oldu. Kırkı aşkın şiiri bestelendi. Kimi kısa oyunları yurtiçinde ve yurtdışında sahneye kondu. Şiir kitaplarıyla pek çok edebiyat ödülü aldı. 2004 TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı’nın Onur Yazarı seçildi. 2006 Yunus Emre Şiir Ödülü’nü, 2008 Erdal Öz Edebiyat Ödülü’nü, 2008 Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Sanat Hizmet Ödülü ve 2014 Metin Altıok Şiir Ödülü’nü aldı. Basılı tüm kitapları 2019’da Bütün Eserleri 1 adıyla YKY Delta dizisinde bir ciltte toplandı. 

Yapıtları Şiir: Rüzgâr Saati (1956), Kestim Kara Saçlarımı (1960), Sığda (1964, TDK Şiir Ödülü), Kırmızı Karanfil (1971), Maraş’ın ve Ökkeş’in Destanı (1972, TRT Ödülü), Ağıtlar ve Türküler (1976, Yeditepe Şiir Armağanı), Seyran Destanı (1979), Seyran (1982, Toplu Şiirler, 1992 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü), İlahiler (1983), İzlediğimiz Sular (1991), Sevda Kalıcıdır (1991, Halil Kocagöz Ödülü), Toplu Şiirler 1956-1991 (1995), Sonra İşte Yaşlandım (1995), Sessiz Arka Bahçeler (1998, 1999 Antalya Altın Portakal Şiir Ödülü), Uzak Bir Kıyıda (2003, Dünya Kitap Ödülü), Sevdiğim Yaz Geldi Yine (2003, Seçme Şiirler), Kuş Uçsa Gölge Kalır (2007), Celâliler Destanı (2007), Deli Kızın Türküsü (2012, Seçme Şiirler), Beni Sorarsan (2013). Düzyazı: 42 Gün (1986), Şiiri Düzde Kuşatmak (1983), Şiir Üzerine Notlar (1996), Toplu Oyunlar (1997)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89893</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3f48837-542a-42fd-a029-0aabcab1ca2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkırın Tanıkları Eski Türkçe Yazıtlar</image:title>
            <image:caption>Türklerin en eski yazılı belgeleri hangileridir? Neden yazıldı? Kime hitap edildi? Neler anlatıldı? Hangi duygular aktarıldı? 
Eski Türk yazıtları dediğimiz bu metinlerde, devlet yöneticileri millete, Türk boylarına seslendi. Sade vatandaşın yazdıklarında ise hatıralar tazelendi. Bir bakarsınız &quot;Bunu ben yazdım, adım filanca&quot; demek için, bir bakarsınız kitap boyutunda metinlerle anlattılar düşündüklerini, yaşadıklarını. Kimi zaman savaşlar anlatıldı uzun uzun, kimi zaman ise sevinç ve gözyaşı nakşedildi bengü taşlara. O günden beri, bin küsur yıldır bize hep bir şeyler anlattı o taşlar. Ebediyen anlatsın diye bengü taş adını verdiler. 
Türk runik harfli eski Türk yazıtları, 1730 yılında P. Tabbert von Strahlenberg&apos;in çığır açan eserinden itibaren olmak üzere, esasen harflerin çözüldüğü 1893 yılından bugüne kadar eksilmeyen bir heyecanla işlendi, incelendi, yorumlar yapıldı. Dolayısıyla bu metinler binlerce kitaba ve makaleye konu oldu. 
Bu satırların yazarı, 1995 yılında başladığı bu büyük külliyatı, öncelikle anlama ve ardından anlatma görevine Bozkırın Tanıkları, Eski Türkçe Yazıtlar adlı yeni bir yayın ile katkıda bulunmak niyetindedir. Kitapta, Türklerin en eski, ancak bildiğimiz, bugün bile aynı veya benzerine tanıklık ettiğimiz hatıralarına rastlayacaksınız. 
Kitapta öncelikle &quot;Eski Türkçe nedir, ne değildir?&quot; sorusu ile karşılaşacak, ardından bu büyük külliyatın bulunduğu coğrafyalardan bize seslenen metinlerden örnekler göreceksiniz. Kitabın en temel hedeflerinden biri, Türk dili ve edebiyatı ve tarih gibi alanların mensuplarına hitap etmek ise, ikinci hedefi bu millete mensup olanların, atalarının yazdıklarım doğru bilgilerle öğrenmesi olacaktır. Okuyucunun, bir hikâye veya roman tadında lezzet alması için dipnotlara ve kaynaklara boğmaktan uzak durmaya çalıştım. Umarım yazarken aldığım tadı, siz de okurken alırsınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89894</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b95a0f26-fabf-44ca-a884-5b4cbc6699ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Trabzon Rum Devleti</image:title>
            <image:caption>İdarecileri, bir asırdan fazla Bizans İmparatorluğu&apos;nu yönetmiş bir ailenin fertleri; Halkı, Ortodoksluk potası altında birleşmiş ve Rum adıyla bilinen farklı kökenlere mensup topluluk; Sınırları, Karadeniz sahil şeridindeki belirli ticaret merkezlerinden oluşan bir devlet; Kayıtlara, Trabzon İmparatorluğu, Trabzon Rum İmparatorluğu, Pontus Rum İmparatorluğu gibi farklı isimlerle girmiş Komnenosların Karadeniz hakimiyeti hakkında, dönemin kaynakları ve konuyla ilgili yapılan araştırmalar taranarak tarihi gerçeklerin arandığı bu eser, 1204-1461 arasında Karadeniz bölgesinin siyasi, ekonomik ve sosyo- kültürel tarihi hakkında doğrulara ulaşma çabasının bir ürünüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89895</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d2692d4-2a46-44dc-a373-55925813c9a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ak-Koyunlu Devleti Siyasi Tarihi Ve Yönetim Yapısı</image:title>
            <image:caption>Ak-Koyunlular tarih sahnesine çıktıklarında Anadolu&apos;da Moğol hâkimiyeti henüz sona ermekte idi. Bu sıralarda rakip ve kardeş olan diğer bir  Türkmen boyu Kara-Koyunlular ile Anadolu&apos;nun uç taraflarında yaşamaktaydılar. Bu dönemde Anadolu&apos;nun doğusunda tıpkı batı ucunda olduğu gibi Türk hâkimiyetinin tesis edilmesi için Türk boylarında ciddi çabalar görülmeye başlamıştı. Anadolu&apos;nun doğusundaki bu çabanın merkezinde yer alan Ak-Koyunlular kısa bir süre içinde bunu gerçekleştirmek için harekete geçtiler. 
Ak-Koyunlular tarihte ilk olarak adlarını gaza amacıyla Trabzon üzerine düzenledikleri seferle duyurdular. Ardından da çevrelerinde bulunan Türk devlet ve emîrlikleri ile yapmış oldukları münasebetlerle söz ettirdiler. Özellikle Uzun Hasan Bey döneminde ele geçirilen topraklarla Ak­Koyunlular, doğuda ve batıda büyük akisler uyandırdılar. Uzun Hasan Bey kazandığı başarılar ile İslam dünyasında büyük ses getirdi ve onun Tanrı tarafından yardım gördüğü inancı yaygınlaştı. Ak­Koyunlu hanedanı Anadolu&apos;da siyasi başarılar kazandıkça özellikle Haleb ve Suriye Türkmenleri ile Dulkadir elinden devlete katılımlar hızlandı. Ardından da XV. yüzyılda siyasi birliğini tamamlayarak Türk ve Dünya tarihinde oynadıkları rolle siyasi ve kültürel alanda önemli bir yere sahip oldular.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89896</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c5b0f11-0485-4306-8426-0430279e96eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Türk Ailesi Rif’at Paşa Sülalesi</image:title>
            <image:caption>Louis Pasteur&apos;ün 1885&apos;te kuduz hastalığına karşı aşı geliştirmesinden sonra Osmanlı Sultanı II. Abdülhamid Han bakteriyoloji ihtisası için iki doktorunu, Hasan Zühtü Nazif Bey ile Mehmed Rif’at Hüsâmeddin Bey&apos;i, Mart 1890 - Ekim 1892 tarihleri arasında Paris&apos;e gönderir. İki Türk doktor Val-de Grâce Askerî Tıp Okulu (Hastahanesi)&apos;nde ihtisaslarını yaptıktan sonra, Pasteur Enstitüsü&apos;nde Dr. Roux&apos;un nezaretinde kurs görerek kuduz aşısı yapmayı öğrenirler. 
Hasan Zühtü Nazif Bey yurda dönüşünden sonra Dr. Hüseyin Remzi Bey&apos;in 27 Temmuz 1892&apos;de açtığı Telkîhhâne-i Osmânî (Osmanlı Aşı Evi)&apos;ne 1894&apos;te müdür olarak atanmış, ancak 1897&apos;deki Türk-Yunan Savaşı&apos;nda Teselya cephesinde tifüsten ölümü üzerine müdürlüğe 1897-1908 / 1909 yılları arasında Mehmed Rif&apos;at Hüsameddin Paşa atanmıştır .. 
Telkîhhane-i Şâhâne Müdürlüğüne getirilen Dr. Mehmed Rif’at Hüsâmeddin ise 1900&apos;de Telkîhhane-î Şahane&apos;de bir aşı mektebi açmış ve bu aşı mektebinde haftada bir gün nazarî ve haftada iki gün de pratik ders vermiştir. 
Dr. Mehmed Rif’at Hüsâmeddin Telkihhane-i Şâhâne müdürü iken çiçek hastalığı üzerinde araştırmalar yapmış, hattâ çiçek hastalığının seyrini hafifletici bir serum da hazırlamıştır. 1900 (Hicrî 1318) yılında Telkîhhâne&apos;nin yedi yıllık ilmî mesaisini gösteren Telkîhhâne istatistiğini yayımlamıştır. 127 sahifelik bu eser Türkiye&apos; de çiçek aşısı tarihi açısından çok önemli bir kaynak olmuştur. 
Veteriner mekteplerinde de bakteriyoloji dersinin okutulmasına ilişkin 2 Şubat 1309 (= 1893) tarihli irade çıkınca, Sultanahmet (Kabasakal Sokağı&apos;ndaki) Mülkiye Baytar Mektebi&apos;nin Fenn-i Mikrobî hocalığına Paris&apos;ten yeni dönmüş olan Dr. Mehmed Rif’at Hüsâmeddin atanmıştır. Bu görev 1909&apos;da Prof. Dr. Mehmed Rif’at Hüsâmeddin Paşa&apos;nın üniversite hocalığından ayrılmasına kadar sürmüştür. 
Prof. Dr. Mehmed Rif’at Hüsâmeddin Paşa Baytar Mehtebi’nde Mehmed Akif Ersoy’un da hocası olmuştur. Mehmed Akif Ersoy anılarında Rif’at Paşa’nın Louis Pasteır ve kuduz aşısı ile bilgiler verdiğini nakletmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89897</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/502a14a8-32f0-4a8a-96ee-efad1ab425a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıvılcım</image:title>
            <image:caption>Askerî Tıbbiye-i Şâhâne’nin isyankâr ve aydınlanmacı koridorlarında başlayan upuzun bir hikâye.
Çılgın ruhlu Tıbbiye talebelerini gözetip kollayan muallim muavini Hüseyinzade Ali Bey’in dört bir yanda dolaşan gölgesi.
Karacaahmet Mezarlığı’nda harlatılan kıvılcımlardan Türk Ocağı doğacaktır.
Bu roman bir milletin küllerinden dirilişinin hikâyesidir.
Ocak, payitaht İstanbul’un bir mezarlığında tutuşturulur ve Budapeşte’den Kaşgar’a kadar sıçrayan kıvılcımlar Türk Yurdu’nu yeniden ışıtır.
Yusuf Akçura’ların, Ziya Gökalp’ların, Hamdullah Suphi’lerin çevresindeki ülkücü Türk gençliği aşklarıyla ve fedakârlıklarıyla bugünün Türklüğüne sesleniyor.
Onlar buradalar!
Siz neredesiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89898</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf4e0578-a206-456f-a798-27a6b9c2580a.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıntıya Karşı</image:title>
            <image:caption>“… Oltanın ucundaki balık şöyle dedi: ‘Yem öyle büyü­lü, çekici, gerçek idi ki; nasıl desem gerçekten daha gerçekti. Şimdi şu son nefesimi verirken itiraf edi­yorum: “Tanrım bunu beklemiyordum’.
*
Elinizdeki kitap sadece şu mektuptaki cümle yüzün­den kaleme alınmıştır desem yeridir. Çağdaş Küre­sel Medeniyet’in (O iki asırdan beri peşine düşüp yetişmeye çalıştığımız muasır medeniyet) insanlığı getirdiği son durak burasıdır.”
Mustafa Kutlu’nun gazete yazılarından derleyerek yazdığı yeni eseri toplumumuzun tüm sorunlarına, eksiklerine, nereden nerelere gelindiğine ışık tutarken, çözümlerini de kelimelerinin arasında ilgililere sunuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89899</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6a7511b-b511-4a0f-bbc3-73a33b53f74a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlik Hatası: Steve Jobs’ın “Öteki” Kızı Olmak</image:title>
            <image:caption>Bir çiftlikte doğan ve annesi Chrisann Brennan ile babası Steve Jobs’ın bir tarlada isim verdiği Lisa Brennan-Jobs, ilk gençlik adımlarını hızla değişime uğrayan Silikon Vadisi’nde atar. Hayatında nadiren yer alan babası onun için mitolojik bir karakter gibidir. İleriki yıllarda kızıyla daha fazla ilgilenmeye başlayan Steve Jobs, Lisa’yı malikâneler, lüks tatiller ve özel okullarla dolu bir dünyaya sürükleyecektir. Gösterdiği ilgiyle Lisa’nın başını döndürmesine rağmen mesafeli, eleştirel ve öngörülemez biridir. Lisedeyken annesiyle  arası giderek bozulan Lisa babasının yanına taşınmaya karar verir ve her zaman hayallerini süsleyen babaya sonunda kavuşacağını umut eder. 
 
Gençlik Hatası, Lisa Brennan-Jobs’ın sıra dışı ama kusurlu iki aile arasında mekik dokuyarak geçen çocukluğuna dair dokunaklı bir anlatı, Steve Jobs mitolojisi için de ciddi ve insani bir eleştiri. 
 
Brennan-Jobs gerçekten yetenekli bir yazar… İç dünyasını öyle incelikle betimliyor ki böylesi bir kitabı başka kimsenin yazabilmesi mümkün değil. Etkileyici, edebî ve çarpıcı. 
The New York Times Book Review 
 
İfşa niteliğinde. 
Entertainment Weekly 
 
Hayranlık uyandırdığı kadar hayrete de düşürüyor… Ciddi bir edebî yeteneğin ürünü. 
 The New Yorker 
 
Yürekleri sızlatan bir anı kitabı… Kabahatleri ve kusurlarıyla sahip olduğu babaya dair, zekice, düşünceli ve sevgi dolu bir portre. 
The Seattle Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89900</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5829a2ab-71c4-4a16-9482-6a6b353e6043.jpg</image:loc>
            <image:title>Darwin Hack&apos;leniyor: Genetik Mühendislik ve İnsanlığın Geleceği</image:title>
            <image:caption>Genetik devrimin şafağında, DNA’mız tıpkı bilgi teknolojimiz gibi okunabilir, yazılabilir ve hack’lenebilir hale geliyor. Ancak insanlık olarak kendi genetik kodumuzu yeniden düzenlemeye başladığımızda; insan refahında nefes kesici ilerlemeleri gerçekleştirmek ile tehlikeli ve potansiyel olarak ölümcül bir genetik silahlanma yarışına inmek arasındaki farkı belirleyen, bugün yaptığımız seçimler olacak. 
 
Biliminsanlarının bilimkurguyu gerçeğe dönüştürdüğü laboratuvarlara girin. En derin inançların, etiğin ve politikanın daha önce hiç olmadığı kadar zorlandığı ve insan olmanın ne anlama geldiğinin sorgulandığı bir geleceğe bakın. Çocuklarımızı tasarlayabilecek, ömürlerimizi büyük ölçüde uzatabilecek, hayatı yeniden sıfırdan inşa edebilecek, bitki ve hayvan dünyasını yeniden yaratabilecek mühendisliğe eriştiğimiz zaman geriye tek bir soru kalacak: Tüm bunları gerçekten yapmalı mıyız? 
 
Darwin Hack’leniyor, okuru genetik mühendisliğinin birçok açıdan hayatımızın esas temellerini –seks, savaş, aşk ve ölüm– derinden sarsan bir keşfe davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89901</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a31bb886-ea6f-4932-81c3-f388e996cafb.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkomser Nevzat 1 – Çiçekçinin Ölümü</image:title>
            <image:caption>Bir Usta Yazar, İki Usta Çizer, Üç Çarpıcı Çizgi Roman 
Ahmet Ümit okurlarının zihinlerinde canlandırdığı dünyası bu kez çizgi dünyamızın iki ustası İsmail Gülgeç&apos;le Aptülika&apos;nın kareleriyle hayat buluyor. Ümit&apos;in polisiye roman ve öykülerinin efsanevi kahramanı Başkomser Nevzat, bizi bu üç çarpıcı macerada, yardımcıları Komiser Ali ve Kriminolog Zeynep&apos;le beraber İstanbul&apos;un kadim semtlerinden farklı toplumsal yaşantıların dünyasına, insanın aşk ve onurunu korumak için neler yapabileceği ile yüz yüze getiriyor. 
Her katilin bir hikâyesi vardır. 
O hikâye ki size insanı anlatır. 
AHMET ÜMİT 
Bir suçluyu daha yakalamak... 
Bataklıkta sivrisinek avladığının farkındaydı... 
Polisliğin insan öğüten bir meslek olduğunu çoktan fark etmişti... 
İyi de polislik gerçek anlamda bir “iş” mi? BAŞKOMSER NEVZAT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89902</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ea34ede-8ef2-448f-8032-86a181c8d58d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hopalupa Kardeşler – Kayıp Şehir</image:title>
            <image:caption>Var mısınız yeni bir maceraya?
Hopalupa Kardeşler Çin Seddi ve Kuzey Kutbu yolculuklarından sonra bu kitapta da İnka Uygarlığı’nın kalbine, Kayıp Şehir’e gidiyorlar. 
Hopalupa Kardeşler’in maceralarına yine Betül Akzambaklar harika resimleriyle eşlik ediyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89903</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58f36559-537b-4301-be3f-7cf6ed8fb19c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayılar ve Türümüze Katkıları</image:title>
            <image:caption>İnsan kültürleri şaşırtıcı derecede kısa bir süre öncesine kadar sayı mefhumuna sahip değildi. Sayıların icadıyla gelen sözel ve sembolik temsiller, insan yaşantısında köklü bir dönüşüme yol açtı. Çocukluğunu Amazonlardaki yerli kabileler arasında geçiren dilbilimci antropolog Caleb Everett ödüllü çalışması Sayılar ve Türümüze Katkıları’nda bu dönüşümün kapsamını ortaya koyuyor, farklı kültürlerin sayılarla ilişkisini ve sayıların insan zihnini, davranış ve kültürleri nasıl şekillendirdiğini incelikle ele alıyor. 
 
Bilişsel bilimler, dilbilim, antropoloji, nörobiyoloji ve fizyoloji gibi farklı alanlardan pek çok araştırmayla zenginleşen bu anlatıda arkaik sayı sistemleri, yerli kabilelerin farklı sayma uygulamaları, insanlarla diğer hayvanların sayısal becerileri ve bu becerilerin nörobiyolojik kökenleri de ufuk açıcı örneklerle açıklanıyor. 
 
 “Everett’in çok farklı alanlardan çarpıcı çalışmalarla desteklediği güçlü bir savı var: Sayılar ne doğaldır ne de insan doğasına içkindir; insan zihninin yarattığı bilişsel bir icattır ve nicelikleri anlayıp ayırt etme şeklimizi ebediyen değiştirmiştir. Sayıların tarım ve tarıma dayalı kalabalık toplumların gelişiminde hayati rol oynadığına ilişkin savı da bir o kadar ikna edici.” 
Amir Alexander, Wall Street Journal 
 
“Everett binlerce yıllık insan evrimini irdeleme serüveninde Amazon ormanlarından Avustralya çöllerine yolculuk ederken insan kültürlerinin çeşitliliğini daha derinden anlama çabasını asla elden bırakmıyor, soluk kesici bir anlatıyla türümüzün en önemli bilişsel ve dilsel başarısını ele alıyor: sayı saymak ve niceliksel kavramları kullanarak muazzam çeşitlilikteki kültürel faaliyetleri zenginleştirip geliştirmek.” 
Bernd Heine, University of Cologne 
 
“Sayılar zihin açan, yer yer de okuyucuyu şaşkına çeviren bir çalışma. Dilin kültürel bir icat olarak türümüzü şekillendirmekteki hayati işlevini ikna edici bir şekilde ortaya koyuyor.” Vyvyan Evans, New Scientist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89904</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8424b3f9-ed6d-49d2-ab13-82c984097e99.jpg</image:loc>
            <image:title>El Ele-Manus in Mano</image:title>
            <image:caption>Hakikat Görünmeyen, Bilinemeyendir. 
“Olacağın gibi oldun mu?” 
Şayet olmadıysan, şimdiye kadar bir başkasının hayatını yaşadın demektir. Hayat oyununda her şey anlamsız da olabilir, yüklediğin kadar da anlamlı. 
İş oyuncuda biter... 
Bir keşiş... 
Bir şifacı... 
Bir yargıç... 
Bir uşak... 
Bir adamla iki kadın... 
Kader ile karar arasında gidip gelen adam gerçek aşkı bulduğunda tadını çıkaracak mı? Hayatına giren o özel kadın onu ya adam edecek ya da darmaduman... 
Tutunacak bir insan kalmadığında, Bir’inin zaten seni tutmakta olduğunu hissettiğinde her tür zorluğu yenmek elbette mümkündür. El ele birlikte aşılamayacak engel yoktur,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89905</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0ceae32-8ff1-4774-ac1e-b3356af87135.jpg</image:loc>
            <image:title>Siz Var Ne Demek? - Burada Türkçe Konuşuyoruz 2</image:title>
            <image:caption>Üniversitede edebiyat dersleri veren Profesör Âlim Bilgin ve torunu Etem ile tanışın! Bu dizide dilimiz konusunda oldukça hassas davranan Âlim Bey’in başından geçen ve onu kızdıran olayları okuyacaksınız. Peki, sizin konuşurken ya da yazarken yaptığınız hatalar var mı?

Etem ve çevresindekilerin anlattıklarına kulak verin. Hepsi Âlim Bilgin ile yaşadığı bir anıyı anlatıyor. Bu kitapta, aynı anlamı taşıyan sözcüklerin bir arada kullanımından mesleklere getirilen eklere, gereksiz sözcük eklemelerinden bölünen unvanlara türlü hataların Âlim Bey’i nasıl kızdırdığını okuyacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89906</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c91a570-9971-4451-8900-076d73b860ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Sizin Orada Ne Diyorlar? - Burada Türkçe Konuşuyoruz 4</image:title>
            <image:caption>Üniversitede edebiyat dersleri veren Profesör Âlim Bilgin ve torunu Etem ile tanışın! Bu dizide dilimiz konusunda oldukça hassas davranan Âlim Bey’in başından geçen ve onu kızdıran olayları okuyacaksınız. Peki, sizin konuşurken ya da yazarken yaptığınız hatalar var mı?

Etem bu defa ailesiyle birlikte çıktığı güzel bir tatil turuyla karşınızda! Karadeniz’de başlayan tatil macerası Konya’dan İstanbul’a uzanıyor. Etem tatil boyunca bir sürü yöresel kelime öğreniyor. Âlim Bilgin ise şehirde hiç yanından ayrılmayan torununun yüzünü tatilde görememekten muzdarip. Sizin memleketinize özgü kelimeler neler?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89907</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d31eb842-5ba8-4b9d-b7f5-060366b33c1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Engelli Çalışanlarda İş Yaşam Kalitesi ve Örgütsel Sosyalleşme</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm – İş Yaşam Kalitesi 
İkinci Bölüm – Örgütsel Sosyalleşme 
Üçüncü Bölüm – Engellilik İle İlgili Kuramsal Çerçeve 
Dördüncü Bölüm – Engelli Çalışanların İş Yaşam Kalitelerinin Örgütsel Sosyalleşme Üzerindeki Etkisine Yönelik Bir Araştırma: Burdur İli Örneği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89908</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eed5a999-952d-4f2f-ab3d-e5f3b694c7e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Cool Olma Kendin Ol! - Burada Türkçe Konuşuyoruz 3</image:title>
            <image:caption>Üniversitede edebiyat dersleri veren Profesör Âlim Bilgin ve torunu Etem ile tanışın! Bu dizide dilimiz konusunda oldukça hassas davranan Âlim Bey’in başından geçen ve onu kızdıran olayları okuyacaksınız. Peki, sizin konuşurken ya da yazarken yaptığınız hatalar var mı?
Etem ve çevresindekilerin anlattıklarına kulak verin. Hepsi Âlim Bilgin ile yaşadığı ilginç bir anıyı anlatıyor. Günlük hayatta kullanmaya alışkın olsak da dilimizde zaten alternatifi olan kelimelerin tercih edilmemesi Âlim Bey’i çok kızdırıyor. Peki, sizin sürekli kullanılmasından rahatsız olduğunuz yabancı kelimeler var mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89909</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffca7699-38dc-4f0a-a354-7427b6127d1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Burada Türkçe Konuşuyoruz (5 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Bilmediğimiz doğrular, doğru bildiğimiz yanlışlar…
Konuşurken, yazarken yaptığımız hatalar ve bu hataların sebep olduğu iletişim kazaları…
Bu seri Türkçeyi doğru şekilde kullanabilmek için yol göstermek amacıyla hazırlandı.
Seride dilimiz konusunda oldukça hassas davranan, Türkçe âşığı Profesör Âlim Bilgin ve torunu Etem’in başından geçen komik olayları okuyacaksınız. Alim Bey’in öfkesini üzerinize çekmemek için Türkçeyi doğru kullanmanız yeterli!

Setin içindeki kitaplar:
Hatalıysam Söyle
Siz Var Ne Demek?
Cool Olma Kendin Ol
Sizin Orada Ne Diyorlar?
Hani Derler Ya...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89910</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0818301-532c-44d9-a599-9f0208afd61e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hani Derler Ya... - Burada Türkçe Konuşuyoruz 5</image:title>
            <image:caption>Üniversitede edebiyat dersleri veren Profesör Âlim Bilgin ve torunu Etem ile tanışın! Bu dizide dilimiz konusunda oldukça hassas davranan Âlim Bey’in başından geçen ve onu kızdıran olayları okuyacaksınız. Peki, sizin konuşurken ya da yazarken yaptığınız hatalar var mı? 

Şu sıralar Etem ve ailesinin evinde tatlı bir heyecan var çünkü Almanya’dan gelen bir misafir ağırlayacaklar. Yaşadığı ülkede yeterince Türkçe konuşamadığı için dilimize çok hakim olmayan Ömer, Etem ve Profesör Âlim Bilgin’in başından geçenleri keyifle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89911</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7155db20-4dbe-42f0-8421-4c7bf6a5f9eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Yükseköğretim Kurumlarında Stratejik Liderlik ve Örgütsel Bağlılık İlişkisinin İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>Spor Yükseköğretim Kurumlarında Stratejik Liderlik ve Örgütsel Bağlılık İlişkisinin İncelenmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89912</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/829c36b4-69c6-411a-a990-94e2571f7c84.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahallenin En Güzel Kızı</image:title>
            <image:caption>“Ben bir seramik çamuru değilim, dönüp duran ahşap levhanın üzerinde duygularıma şekil vermeniz mümkün değil. Ben bireyim ve hayallerim var. Hayallerime müdahale ettiğiniz her an kimliğime olan inancımı yitirmeye başlarım.” 
Murat Ali Ersan yeni romanı Mahallenin En Güzel Kızı’nda, insanın iç dünyasıyla hesaplaşması sonunda, başka hikâyelerde bulduğu yeni yollarda dolaşıyor. 
Bu romanda, ümitlerin bittiği yerde bile insana her an yeni yaşama sebeplerinin sunulduğuna şahit olacak ve belki de kendi çıkmazlarınızdan ayrılan yeni yollar bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89913</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47242668-6138-4203-894c-13b5e8506072.jpg</image:loc>
            <image:title>Gariplerden Bir Yolcu - Hak ve Aşk için Şiirler</image:title>
            <image:caption>Hâlimi tercüme edecek olursam ya da hayat hikayemi kısaca belirtecek olursam, aklıma şunlar geliyor: Memleket olarak doğduğum yeri sorarsanız Pazarcık. Kahramanmaraş’ın şirin bir ilçesi. Pazarcığa, Kahramanmaraş’tan gelmişiz. Aslımız Kahramanmaraş’lıdır. Sandalzade olarak bilinen bir aileye mensubum. 7 kardeşin üçüncüsüyüm. 1965 yılında doğdum. Babam geçimini Marangozlukla sağlardı. 17 yıl kadar önce emekli oldu. Annem 2007 yılında vefat etti. Allah (cc) rahmet eylesin. Canım Annem, birçok Anadolu kadını gibi çileli bir hayat yaşadı. Babam da elinden emektar bir kişidir. Hayatı boyunca hep çalışarak yaşadı. Babam gibi Ben de el sanatlarıyla ilgilenmeyi ve marangozluk mesleğinde ürünler üretmeyi çok isterdim. Ancak, elim el sanatkârlığına yatkın değil. Sanatkâr olamadığımız için okuduk. Pazarcık Lisesi’nden sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdim. Şiire 13 yaşında başladım. Ortaokul, lise, üniversite yıllarında çok şiir yazdım. 1987 yılında memuriyete başlayınca biraz mola vereyim dedim. Bu mola uzun sürdü. Yazmaya tekrar 2000’li yıllardan sonra başladım. Bu tarihten sonra edebiyat alanındaki çaba ve çalışmalarımı artırdım. Elhamdülillah, bu tarihten sonra 10 kitap yayınladım. Elinizdeki bu kitap on birinci kitabımdır. Haydi hayırlısı. 

Evliyim. Mehmet, Ebru Nur ve Abdurrahman Taha isminde üç çocuk babasıyım. Ahmed Fuad isminde bir torunum var. Maşallah. 

Bu kitabın ana maksadı, başta gençlerimiz olmak üzere tüm insanlarımızın gönlüne, yüreğine hoş gelecek sözler sunmaktır. Şiirler bir vasıtadır, maksat değildir. Maksat o şiirleri Hak bir Davada, rıza-i ilahi için sunmaktır. Bizden sunması. İnşallah sunduklarımız yerini bulur. Allah emeklerimizi boşa çıkarmasın. Allah faydalı ve hayırlı insanlar arasına bizleri de dahil eylesin. 

Şair Yazar olarak bu hususları belirtmenin yanında bir Kamu Görevlisi olarak da “insanı yaşat ki, Devlet yaşasın” inanç ve fikri doğrultusunda hareket etmeyi bir vazife bildiğimi hassaten belirtiyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89914</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d9fa84a-5aff-445f-8aee-c83372367d11.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyükannemin Sarı Keçisi</image:title>
            <image:caption>Yörükler. Dağlarda konargöçerler. Bütün yolları bilirler. Keçileriyle birlikte yürürler. Çan sesleri şarkı olur, gökyüzüne tırmanır. 
Şafak Okdemir, dağların ve suların sesini duyanların etkileyici hikâyesini anlatıyor. Bir bebek ve bir oğlağın sarılıp uyuduğu Toroslar, Şafak Okdemir’in resimleriyle gerçeğin ta kendisi oluyor. 
Büyükannemin Sarı Keçisi, doğanın ve yaşamın hakkını verenlerin kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89915</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d85287f7-ccb2-4007-918b-062da58ddd7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Çığlık</image:title>
            <image:caption>İş adamı Yakup Atmaca’nın biricik torunu Harun dürüst, ahlaklı ve vefalı bir gençtir. Küçük yaşta yüreğine ektiği, yıllarca sır gibi sakladığı bir sevda içinde kök salmış, gönlünü esir almıştır…

Yakup Atmaca ve torunu, kaderin sürprizlerinden habersiz yaşarken türlü zorlukla mücadele eder.
Bir yanda dedesine düşman kesilmiş, mal mülk hırsıyla körleşmiş anne ve babasına karşı çetin bir imtihan veren Harun diğer yanda kardeş bildiği, dostuyla nişanlanmasına vesile olduğu

Rüveyda’nın başına gelenlerle sarsılır…
İhanet ve iftiranın kararttığı hayatlarda, sevda yeniden filizlenecek mi?
Türlü acı ve bedel sonrası sevenler kavuşacak mı?

Usta yazar Ahmed Günbay Yıldız’dan kökleri çocukluğun masumiyetine dayanan sevda, vefa, arayış ve dostluk gibi kavramlarla pişmanlığın, kederin ve manevi olgunlaşmanın harmanlandığı, sürükleyici bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89916</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddcb1154-8bee-4156-b1ec-0c0d98ec4cb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaygıyla Başa Çıkmak</image:title>
            <image:caption>Günümüzde kaygı en sık yaşanan psikolojik sorunların başında geliyor. Pandeminin de etkisiyle kaygı ve anksiyete sorunları her geçen gün daha fazla insanın mustarip olduğu durumlar. Bu kitap İngiltere&apos;de ünlü bir TV programcısı olan Anna Willimson&apos;ın kaygı ve panik atak krizleriyle alt üst olan hayatını aldığı eğitim ve terapilerle nasıl düzene koyduğunu anlatmakla kalmıyor. Bugün çok sayıda kişiye danışmanlık ve terapi hizmeti veren Anna Williamson kendi yaşadıklarını da sık sık samimiyetle paylaşarak son derece pratik ve hayata uygulanabilir bir modelle adım adım kaygıyla baş etme uygulamaları yaptırıyor. Williamson&apos;ın ortaya koyduğu model, aynı zamanda kitap boyunca Dr. Reetta Newell&apos;in alandaki uzmanlık bilgisiyle desteklediği bölüm sonu özetleri ve önerileriyle zenginleşiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89917</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/925e050f-96a0-4f56-b0c7-8d1e60b4c6b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Örtemediği Şehir Kudüs</image:title>
            <image:caption>Nalan Güven, Gönül Kapısında Bir Elifte olduğu gibi bu kitapta da derinden derine köklerinden kopmanın sancısını hisseden, manevi bir arayışı olan ama ne aradığını tam olarak bilemeyen, içimizden biri mesabesindeki karakterlerine bir defa yola koyulunca ihsanların nasıl da peş peşe geleceğini gösteren bir yol hikayesi yaşatıyor. Çocuklara duyduğu muhabbetle çocuk doktoru olan ama kendi evlacını kucağına alamayan Aslı Kariye&apos;den Kudüs&apos;e uzanan bir yolculukta umduklarından çok daha fazlasını buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89918</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b5b0856-249b-4ef8-a0b1-059d8f2cce0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mansfield Park</image:title>
            <image:caption>Jane Austen&apos;ın olgunluk dönemi eserlerinden olan Mansfield Park hem ironik üslubu hem de konusu gereği yazarın en önemli ve en ciddi kitaplarından biri olarak kabul edilir. ingiliz edebiyatının en önemli figürlerinden olan Jane Austen bu romanda aşk, aile, bağlılık, ahlak gibi konuları ustalıkla ele alıyor. Elizabeth Bennet, Fanny Brice ve Elinor Dashwood gibi döneminin klişelerine meydan okuyan kahramanlarıyla kadının toplumsal konumunu işleyerek feminist romancılığın öncülerinden biri olmuştur. Austen kıvrak zekası, gerçekçi tarzı ve toplumsal hayatta yaşanan aksaklıklara karşı takındığı alaycı tavırla hem kendi zamanında hem de günümüzde birçok yazara ilham kaynağı olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89919</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95c82a3b-8d86-496c-80ef-b475be2624e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıldan Kalbe Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Bediüzzaman, düşünce sistemini oluşturur ve inancını delillendirirken, mantık filmini nasıl kullandı?
Maddeci ve tabiatçı anlayışın ileri sürdüğü tezleri nasıl çürüttü?
Henüz kuantum fiziği ortaya çıkmamışken, atom içi dünyalardan tevhid hakikatine nasıl bir yolculuk gerçekleştirdi?
Ruh, melekler ve ölümden sonra dirilişi Bediüzzaman nasıl isbat ediyor?
Bediüzzaman&apos;ın &apos;iki hikmet&apos; analizi nedir ve neden önemlidir?
gibi soruların ve daha fazlasının cevabı var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89920</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c58da93a-9dcf-47cc-bccc-d41a811f9d4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Şair Nigar Hanım - Günlük</image:title>
            <image:caption>*Nigât Hanım&apos;ın günlükleri ilk kez yeni harflerle ve tam metin olarak neşrediliyor. * Titiz bir çalışmanın ürünü olmanın yanında Nigâr Hanım&apos;la ilgili en önemli ilmi çalışmaları yapan Naim Bekiroğlu&apos;nun önsözünü ve notlarını ihtiva ediyor. *Nigâr Hanım mensup olduğı aile ve yazar kimliğiyle kendi döneminin önemli figürlerinden biri ve son derece kalabalık bir sosyal çevreye sahip. Bu da demek oluyor ki Günlük&apos;te Osmanlı bürokrasisinden hanım sultanlara, dönemin politik olaylarından sosyal değişimlere, musikiden salon hayatına ve elbette dönemin yazar kadrolarına varıncaya kadar son derece zengin bir içerik mevcut. * Nigâr Hanım&apos;ın günlükleri hem edebiyat tarihi hem de sosyal tarih açısından incelenmesi gereken önemli bir vesika.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89921</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10eedabd-545b-4555-be29-215460b18e56.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Türk Liderleri</image:title>
            <image:caption>Kitapta, İslam öncesi Türk tarihine damga vurmuş 56 liderin hayatı, yaptıkları icraatlar ve bu şahsiyetlerin bugüne bile güçlü mesajlar veren uygulamaları alfabetik olarak yer alıyor. Attila dan Bilge Kağan&apos;a, Bumin Kağan&apos;dan Tonyukuk&apos;a, Teoman&apos;dan Mete&apos;ye değin, bilinen ve bilinmeyen birçok liderin yaşamlarına tanıklık ediyoruz. Yazar, hanların öykülerini kısa ama çarpıcı bilgilerle aktarıyor. Taşağıl, ol</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89922</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46d302e4-97e9-4b05-9387-f7d88a84a1e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sofya&apos;dan İstanbul&apos;a</image:title>
            <image:caption>Her seyahatname, tarihin dipnotlarında kalmış hayatları canlandırır. Angel Karaliyçev de İstanbul ile ilgili perde arkasındaki sesleri defterine taşıyor. &quot;İstanbullu Bulgar tüccarları, milli uyanışın ve maddi kültürün ön saftaki erleri&quot; olarak gören yazar, şehrin desenlerini gösteriyor: &quot;29 Mayıs gecesi Ayasofya&apos;da son Hıristiyan ayini çınladı, Haçı yeniden Ayasofya&apos;nın kubbesine dikrnek isteyen Yunanları Atatürk durdurdu, Girdiğimiz ilk dar İstanbul sokağı bir Bulgar&apos;ın adını taşıyor: Baltaoğlu Süleyman Bey, Balkapanı Han Bir yeraltı tüneliyle han, Ayasofya&apos;ya çekiyor:&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89923</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8b22149-6e5c-43f3-b1f7-b32914bda464.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Tarihinde Askeri Strateji</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en iyi askeri tarih yazarlarından Jeremy Blackiın bu kitabı, askeri stratejinin tüm dinamiklerini ve derinlil</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89924</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0a61d9e-edfd-4189-82bb-6569a8900259.jpg</image:loc>
            <image:title>Misal Alemi</image:title>
            <image:caption>&quot;Herşeyden önce, misal alemi ruhani Mem ile maddi âlem arasında kalan üçüncü bir âlemdir. Bu âlem ne maddi ne de ruhanidir. Aksine, maddeden arınık olduğu halde üç boyutlu niteliklere sahip olan cismani süretler âlemidir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89925</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ac4f125-5f1d-4116-bc7c-26ac8df9e824.jpg</image:loc>
            <image:title>Avcının Son Gecesi</image:title>
            <image:caption>Bir seri katili anlamak mümkün müdür? Peki adalet beklediklerimizden mi ibarettir yoksa gördüklerimizden mi?
 
O bir ressam, bir şövalye, sanattan, incelikten, hikâyelerden anlayan bir romantik. Kibar, sevgi dolu ve kurbanlarının kalbini söken bir seri katil. Onun adı Avcı. Ona göre İstanbul bir tuval ve o tuvale adaletin resmini çizecek, hem de kalem kullanmadan.
Geçmiş travmalarıyla baş edemeyen Avcı, bir intikam oyunu başlatır. Gözü kara savcı Feryal, bu oyunun kalbi olacak ya da kendi yolunu çizecektir.
 
Romanda adalet kavramı sorgulanırken, avcı ile savcıyı birbirine bağlayan tesadüfler zincirinin halkası bir bir çözülüyor. Halkı ikiye bölen âşık düşmanların savaşı, bambaşka bir adalet arayışı sunuyor.
Ödüllü, genç yazar Dilruba Yıldız’dan gerilimi her sayfada tırmandıran, tartışmalar yaratacak sıkı bir polisiye.
Şiir, sırlar, cinayet, adalet ve aşk.
Avcının son gecesi gürültülü olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89926</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4618582-2ce8-4b11-a5e1-44f68b12cf07.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebek Zihinli Çocuk</image:title>
            <image:caption>Jamie’nin tek dileği normal olmak. Fakat dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ona beyninde kelebekler uçuşurmuş gibi hissettiriyor.
Elin’in tek dileğiyse mükemmel olmak. Ancak o zaman ailesinin yeniden bir araya geleceğine inanıyor.

Jamie ve Elin’in hayatları ummadıkları bir anda ve beklemedikleri bir yerde kesiştiğinde ikisinin de hayatı baştan aşağı değişiyor ve sürpriz sonlu bir masala dönüşüyor.

Belki normal ya da mükemmel diye bir şey yoktur ve belki de mutlu sonlar farklı şekillerde de olur.
&quot;Acı veren bir gerçeklikle yazılan fakat umudu da unutmayan bir yapıt.&quot;

- Kirkus Starred Review
“Gerçekten olağanüstü. İki farklı anlatıcıdan dinlediğimiz, samimiyetle kaleme alınmış, empati ve duygu yüklü, üstün bir hikâye anlatımı. Zamane çocuklarının bu kitaptan öğrenecekleri çok şey var. Okurken cidden yüreğim sızladı. Mutlaka ama mutlaka okunmalı.”

- Scott Evans, The Reader Teacher</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89927</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbf03961-bcf8-44de-87fa-e9c4af61f0c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelecek Ekspresi - Çöp Dünya</image:title>
            <image:caption>Ülkemizin koskocaman bir çöl olduğunu, tarım alanlarının azaldığını, yağmurun neredeyse hiç yağmadığını düşün! Dünyadaki canlı çeşitliliğinin azaldığı, buzulların hızla eridiği, ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinin artık yaşanmadığı bir dünya...
Nil, gelecek nesillere iyi bir dünya bırakabilmek için kendince bir mücadele verir. Eğer önlem alınmazsa bir çöp dünyada yaşamaya mahkûm olacaklardır. Can, Narin ve Yiğit onun boşuna çabaladığını düşünür. O ise mücadelesine arkadaşlarını da dâhil etmeyi ister. Gelecekte yaşanacakları gösterebileceği bir yolculuk, bu mücadeleyi büyütmesinde Nil’e yardımcı olabilecek mi?
Şimdi Gelecek Ekspresi’yle birlikte 2050 yılına bir yolculuğa çıkmayı kabul ediyorsan kitabın kapağını aç! Çabuk ol! Geleceğimizi kaybetmek üzereyiz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89928</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e73e5a6c-98e0-4524-bbf2-38d7faff21e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayati Kopya - Kayıp Çocuk Gizemi</image:title>
            <image:caption>Gizemli kitabın peşinde maceradan maceraya koşmak için Hayati Kopya ile tanış!
Hayati, haylaz bir öğrencidir. Yeni okulunda arkadaş edinmekte başlangıçta biraz zorluk çekse de kısa sürede sıkı dostluklar edinir. O ve arkadaşları, bilinmezlerle dolu maceralara atılır. Okul kütüphanesinde yıllar önce kaybolan bir çocuğun gizemini çözmelidirler. Kütüphane arşivinde 1860&apos;lı yıllardan kalma eski bir kitap bulmalarıyla araştırmaları heyecanlı bir hâl alır.
Hayati Kopya ve arkadaşları, Kayıp Çocuk Gizemi’ni aydınlatabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89930</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10c18d4d-50eb-43ee-912e-16acfc729764.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözüpek Kaşifler</image:title>
            <image:caption>Gözüpek Kâşifler 
 Bütün dünyayı gezmeye hazır mısınız? 
 Gözüpek Kâşifler kitabını aralarken, geride bıraktığınız sıkıcı coğrafya derslerine el sallayabilirsiniz... 
• Silkeleneceksiniz! James Cook’un macera dolu hayatı...
• Büyüleneceksiniz! Ferdinand Macellan’ın dünyanın etrafını ilk kez dolaşması... 
• Buz keseceksiniz! Kaptan Scott’un Güney Kutbuna kadar gidip orada kendisine bırakılmış bir not bulması... 
• Etkileneceksiniz! İbn-i Battuta’nın 30 yıl evinden uzak kalması… 
Tüm bunlar sizi yeterince heyecanlandırmadıysa, kimi kâşiflerin haritaları olmadan yollarını nasıl bulabildiklerini, neden diğerlerinin hep kılık değiştirerek yolculuk etmek zorunda kaldıklarını ve kendi gizli günlüklerinde gerçekte neler olduğunu okuyun. Yeri titretecek heyecanda bir serüvene hazırlanın! 
Coğrafya hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı! 
Kraliyet Coğrafya Topluluğu’ndan not: 
“Bu kitap ilham verici!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89931</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef63717f-d891-41c6-b681-7083bc05c665.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent İlk Okuma Kitaplarım 2 - Set (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Levent&apos;in eğlenceli maceraları devam ediyor, çocuklar okumayı seviyor! 

Okumayı yeni öğrenen çocuklar, ilk defa okuyacakları bu hikâye kitaplarıyla Levent&apos;in haylaz kardeşi Mert ve muzip arkadaşlarıyla tanışacaklar. Mustafa Orakçı&apos;nın usta kaleminden eğlenceli hikâyeler, Derya Işık Özbay&apos;ın sıcacık çizimleriyle okumayı yeni öğrenen çocuklarla buluşacak. Her biri 16 sayfa, renkli, 10 kitaptan oluşan bu set, miniklere kitap okumayı sevdirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89932</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3351a298-9a09-41d4-81a8-42801447e381.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamberimizin Hayatı Set (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Kocaman bir evrende küçücük bir dünyada yaşıyoruz. Bu küçük dünyamıza anlam katan en önemli kişi sence kim? Evet, doğru bildin, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem).  O, dünyamızda sayılı günler kalmış ama bıraktığı etki ve güzellik yüzyıllardır devam ediyor. O&apos;nun açtığı yolda ilerlemek istemez misin? Bu gizemli yolculukta O&apos;nu (s.a.s.) takip etmek bizleri mutluluğa, huzura, güzel yerlere götürecek.  

HAYDİ, KAPAĞI AÇ VE DÜNYANIN SIRLARINI KEŞFET.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89933</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f2e41ce-1d9c-44cd-9fdb-d390c8e401cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirin Dünyayı Geziyorum 2 - Set (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Şirin bu kez dünyayı geziyor! Önceki maceralarından tanıdığımız Lokum, Fisto, Hombili, Kıvır ve sınıfından daha birçok komik arkadaşı da ona bu gezilerde eşlik ediyor.
Tabii ki onları çokça seven, ama onların çokça çıldırttıkları öğretmenleri de yanlarında!

Şirin&apos;i çok seven okurlar, bu kez onunla birlikte beş farklı ülkeyi gezecek, yine yepyeni şeyler öğrenecek, kahkahalarla gülecek ve çok eğlenecekler!
O zaman dünya turu başlasın: Bekle bizi Japonya, Yunanistan, Çin, Mısır, Hindistan!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89934</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad6d362b-277e-4fd6-bc42-c087277f27cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Ayıcık Küçük Ayıcık ve Ben</image:title>
            <image:caption>Bir ayıcığınız varsa bu çok güzel. Ama benim iki tane var ve bu çok daha güzel.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89935</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1630dbb0-c838-4a8b-a775-3098fd4324c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazen Olur Böyle - Biraz Kızdım Sanki!</image:title>
            <image:caption>Öfkeyle baş etmeyi kırmızı bir balonla anlatmak mümkün mü?
Klinik Psikolog Mehmet Teber’in kaleminden “Bazen Olur Böyle” serisi, soyut olan duyguları metaforik bir anlatımla somutlaştıran, mini zarflarıyla interaktif okuma sağlayan hikayelerle dolu.

Duyguları fark etmek, kabul etmek, yönetmek zordur.
Her yaştan insana “Bazen olur böyle ama bir yolu var kalbinde!” dedirtecek, duygulara yön vermekle ilgili farkındalık kazandıracak sıcacık hikayeler sizi bekliyor.

Serinin üçüncü kitabı “Biraz Kızdım Sanki!” kırmızı balon metaforu ile öfke duygusuna yön vermeyi anlatıyor.

Kalbinizdeki kırmızı balonla tanışmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89936</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78e892b6-31eb-449b-93ea-ef7d262b6272.jpg</image:loc>
            <image:title>Bul Beni Ormanda Saklambaç (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Uzun hortumlu fil ormanda arkadaşlarını arıyor, eğlenceli bir saklambaç oyunu başlıyor.
Kim, nerede saklanıyor bulabilecek misin?
Her sayfada var bir ebe; aç-bak-sobele!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89937</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5eb6cc96-ac02-4bf8-8eaf-2484113cc15b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bidur Durmazgil&apos;in Maceraları - Gece Yarısı Ziyaretçisi</image:title>
            <image:caption>Çok yakışıklı, oldukça zeki ve bir o kadar da hareketli biri var mı etrafınızda? Peki şöyle soralım: Her gittiği yerde isminden söz ettiren biri?
 
Şimdiye kadar fark etmediyseniz onu tanımanın tam zamanı! Bidur Durmazgil&apos;in maceralı ve eğlenceli hayatına girdikten sonra çıkmak istemeyeceksiniz!
 
Birdenbire ortaya çıkan yeşil bir ışık, solup giden çiçekler, uykusunu kaçıran rüyalar Bidur&apos;u durdurabilecek mi dersiniz? Durdurulabilemez maceralar deyince akla gelen ilk ve tek kişi bu kapağın arkasında sizleri bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89938</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c0f1ebe-eebf-41e9-86ea-0aa9605e62f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaylıların Beynimizi Yemeye Geldiği Gün</image:title>
            <image:caption>Freddy ve Sal, TINGIRTI gezegeninde yaşayan huysuz uzaylı Alan ile yanlışlıkla bir uzay savaşı başlatırlar.

Çok geçmeden polis teşkilatı, NASA ve dünya liderleri işin içine girer. Freddy dünyanın en meşhur çocuğu olmak üzeredir... Ama hiç de iyi bir şekilde değil...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89939</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63001372-1420-4f29-9bdc-0bf389d44889.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Başarısının Sınırları</image:title>
            <image:caption>Her çocuğun doğuştan getirdiği mizacı, yetenekleri vardır ve biriciktir. Her çocuk bize gelen kocaman bir hediye paketidir. Bu hediye paketi istediğimiz özellikleri de hiç beklemediğimiz sürprizleri de beraberinde getirir. İyi ve kötü yönleriyle o bizim çocuğumuzdur. İyi anne- baba olmanın ilk şartı da gelen hediye paketini iyisiyle, kötüsüyle olduğu gibi kabul etmektir. Umarız bu kitabı okuyan anne-babalar, çocuklarını daha iyi tanıyabilir, onların sınırlarını anlayabilir ve onlara hem ihtiyaç duydukları kadar hem de ihtiyaç duydukları şekilde yardım edebilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89940</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c59c06f-a38c-4bc0-a2ed-9741e9bb8daf.jpg</image:loc>
            <image:title>Platon&apos;un Çalar Saati ve Diğer Muhteşem Antik İcatlar</image:title>
            <image:caption>TARİHİN İLK ÖLÜM IŞININI KİM İCAT ETTİ?
İLK ESTETİK AMELİYAT NE ZAMAN YAPILDI?
SICAK HAVA BALONUNU İLK KEZ UÇURAN KİMDİ?
NANOTEKNOLOJİNİN BİLİNEN İLK KANITI NEYDİ?

Bu muhteşem kitap, antik çağda kullanılan pek çok aleti, icadı ve dünyanın dört bir yanında yüzyıllar boyu gerçekleşen gelişmeleri bir araya getiriyor.

Yaşadığımız çağ oldukça etkileyici; internet diye bir şey, sağlık, bilim ve uzay araştırmaları alanında kaydedilen muhteşem gelişmeler var. Fakat tüm bu bilgi birikiminin kaynağı nedir? Günümüzün çoğunlukla kanıksanan icatlarının tarihteki öncüleri kimdir?

Bu soruların yanıtları antik çağ uygarlıklarının şaşırtıcı zihniyetinde gizlidir. Bu aydınlatıcı kitap, Taş Devri’nde yapılan beyin ameliyatından Platon’un milattan önce dördüncü yüzyılda çalar saati icat edişine, Rum ateşi diye bilinen korkunç kimyasal silahtan bir zamanlar dünyanın en sağlam metali olsa da artık nasıl üretildiği bilinmeyen Şam çeliğine antik çağların hayret edilesi teknik gelişmişliğine bir bakış sunuyor. Bu inanılmaz icatlar zamana yenik düşmemekle kalmayıp 21. yüzyılın büyük icatlarıyla yarışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89941</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2c0052f-1919-4eea-ba53-ef3556ba50bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Tırtıl Osman&apos;ın Bir Günü</image:title>
            <image:caption>&quot;Herkesin ağzında bir söz. Ya ‘Osman, sen benim psikolojimi mi bozmak istiyorsun?’ ya da ‘Dikkat, çocuğun psikolojisini bozacaksın...’&quot;

Çocuk olmak kolay mı, her gün ayrı bir macera. Tırtıl Osman bizimle dertleşiyor, tam bir gününü, sabahtan gece uykusuna kadar olan biteni içtenlikle anlatıyor. Okulda yaşadıkları, futbol sevdası yüzünden başına gelenler, içini döktüğü günlüğü...

Osman’ın bir günlük macerası hem sahici hem eğlenceli. Hadi şimdi ona kulak verelim de çocuğun psikolojisini bozmayalım!

Akademisyen yazar Ayfer Gürdal Ünal&apos;ın muzip kalemi ve Doğan Gençsoy&apos;un neşeli çizimleriyle &quot;Tırtıl Osman&apos;ın Bir Günü&quot;, sıradan günlerde saklı maceraları öne çıkarırken çocukların sesine de kulak veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89942</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70b623a7-fe13-40b9-b814-1fdfdbba589e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çemberli Parkur - Dinozor Yarışları</image:title>
            <image:caption>Dört arkadaş neşe içinde yaptıkları piknik sonrası eve dönmeyi beklerken kendilerini milyonlarca yıl öncesinde bulurlar. Ailelerine ve yaşadıkları zamana dönebilmeleri için kendi dinozorlarını yakalayıp eğitmeli ve yarışları kazanmalıdırlar.
Bu devasa canlılarla yarışma sandıkları kadar kolay olmayacaktır. Milyonlarca yıl öncesine gidip nefes kesen fantastik bir maceraya tanık olmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89943</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6160de84-14a1-4642-b594-399b41a1f87d.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Dağını Aşan Tavşan</image:title>
            <image:caption>Psikolog Tavsiyeli, Terapi Tadında Bir Öykü
Korku kelimesini duyunca bile eminim birçok kişi ufaktan ürperir. Hatta bazıları öyle gerilir ki tüyleri diken diken olur. Ama hiç kimsenin korkusu tavşanınki kadar büyük değildir.
Alvin’in de korktuğu şeyler öyle çok ve büyüktür ki neredeyse yüreği titremeden yaptığı hiçbir şey kalmamıştır. Korkularından hayatını yaşanmaz hâle getirmiştir âdeta.
Alvin’in korku dağını aşacağı terapi macerasına seni de bekliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89944</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65256981-5d72-419f-9de6-a9f4801fd8c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Emanet Kalp</image:title>
            <image:caption>“Sakin olun, her şey yolunda. Artık yeni bir kalbiniz var.”

Hayatının yeni dönemine bu sözleri işiterek başladı Ömer. Gece yarısı şehrin diğer ucundaki bir eve düşen haber, getirdiği büyük acılarla beraber, başka hayatlara umudu taşıyordu. Kalbin atmaya başladığı ilk an gibi, en başından bu yana sarmaş dolaş olan ikilik o gece de hüküm sürüyordu: keder ve sevinç, kayıp ve kazanç, bitiş ve başlangıç, düğün ve cenaze.

Kalp ve Damar Cerrahı Profesör Doktor Gökçen Orhan’ın, uzun yılların tecrübesi ve birikimiyle kaleme aldığı Emanet Kalp; yapılan her organ bağışının nasıl da tükenen çarelerin, yeşeren hayatlara vesile olduğunun hikâyesi. Her satırıyla hayatın bize bağışlanmış büyük bir armağan olduğunu anımsatıyor. Ve her şey tamamlandığında bu kez armağan sunma sırasının belki de bizlere geldiğinin…

Bir hikâyeyi sadece kelimeler anlatmaz. Sadece kalplerimizin hissettiği, söze dökülemeyen anlamlar vardır.

Yeni bir kalp? Peki kendi kalbim nerede? Beni yarı yolda bırakan, artık vücuduma yetmeyen kalbim… Ona ne oldu? Şimdi “uyum sağladı” denilen bu kalp kimin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89945</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03373b72-1ce7-472a-8312-c2fba34ed3cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaş Canlısı Salyangoz - Tavşancan ile Faresu</image:title>
            <image:caption>Tavşancan ile Faresu Arkadaş Canlısı Salyangoz birbirinin farklılıklarına değer vermekle ilgili eğlenceli bir hikâye. Faresu’nun gürültülü oyunları Tavşancan’ın salyangozunu korkutunca Tavşancan Faresu’ya çok kızar… Ama sonra açgözlü bir kuş salyangozu kapmak ister. Çok geçmeden iki arkadaş bazen gürültü yapmanın iyi olabileceğini anlarlar!

Tavşancan ile Faresu’nun maceralarında çocukların dünyasına özgü konular ele alınıyor. Arkadaşlık, paylaşma, sorunlara çözüm bulma temalarının öne çıktığı kitapların resimleri de çocuklara görsel bir şölen sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89946</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bad0fbe-f637-4f85-9ccb-2daa078116c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Sanatçılar</image:title>
            <image:caption>Ünlü sanatçıların başarılarını biliyoruz. Peki, çocuklukları ile ilgili ne kadar bilgi sahibiyiz? Bunu öğrenmek için onların hikâyelerinin başladığı zamana dönüyoruz.
Her çocuk büyünce büyük bir sanatçı olmaz. Ama her büyük sanatçı işe önce çocuk olarak başlar. Ressamlar okulda defterlerine karalamalar yapar. Heykeltıraşlar arka bahçelerindeki çamurla oynar. Bugün illüstratörlük yapanların çoğu en sevdikleri çizgi romanın, bilgisayar oyununun ya da çizgi filmin ismini hâlâ hatırlar.
David Stabler’ın yazdığı Doogie Horner’ın resimlediği kitap sekiz yaş üstü çocuklar kadar yetişkinlere de hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89947</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27ad617b-ddee-4bde-8106-4abeecf7bc65.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet&apos;e Adanan Bir Ömür</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Muazzez İlmiye Çığ&apos;ın 70 yıllık meslek hayatına bir saygının ifadesidir.

Kitap, Türkiye&apos;nin seçkin şahsiyetlerinin mektuplarından yazılarından ve makalelerinden oluşuyor. Yazarlar, siyasetçiler, bilim insanları, basın mensupları, öğrenciler ve meslektaşlar...Ayrıca kendisiyle yapılan söyleşiler de kitapta yer alıyor.

Atatürk, Cumhuriyetimizin temellerini devrimlerle atmıştı. İlmiye Çığ ise hem bu devrimlerin bir ürünüdür hem de temel taşlarından biri.

O halkçıdır çünkü bilimi halkın aydınlatılması için üniversite kampüslerinden, dersliklerinden ve mahzenlerden kurtarmış, gençlere hem Cumhuriyet&apos;i hem de Sümerleri, Orta Asya&apos;yı ve peygamberler diyarı Ortadoğu&apos;yu sevdirmiştir.

O, bir aydınlanmacı olarak Cumhuriyet&apos;in değerlerini Sümer tarihine başvurarak savundu. Kur&apos;an, İncil ve Tevrat&apos;ın kökeni Sümer&apos;deydi...

Bir Sümer atasözü der ki &quot;Biliyorsun neden öğretmiyorsun, boş vakit geçirdin, neye yaradı?&quot; İşte Muazzez İlmiye Çığ bunu uygulamaktadır. Nice uzun yıllara sevgili öğretmenimiz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89948</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a87d2e25-8dc6-4c3b-bcb8-df2bca77c009.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye İşçi Sınıfı Tarihi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de işçi sınıfının gelir getirici bir işte çalışanlar içindeki oranının yüzde 70’i aştığı ve bu oranın sürekli olarak arttığı bir dönemdeyiz.

Ekonomik kriz ve küresel salgın, kırsal bölgelerde ve kentlerde küçük burjuvazinin tasfiye sürecini daha da hızlandırdı. Geçinemeyen köylüler, iflas eden esnaf, iş bulabilirse işçi sınıfının, iş bulamazsa işsizler ordusunun saflarına katılıyor. İşçi sınıfı artan sorunları karşısında nasıl bir tavır alacak?

İşçi sınıfının sendikal örgütleri ve diğer örgütlenmeleri nasıl gelişti, bu örgütlerin işçi sınıfını yönetme ve yönlendirme yetenekleri nasıl?

Sendikaları kendi amaçları için kullanmaya çalışan yapılar hangileri? Türkiye Cumhuriyeti devletinin sendikal örgütler içinde bir etkisi var mı? Emperyalistlerin sendikaları yönlendirme çabalarında kullanılan araçlar neler?

Elinizdeki kitap, Osmanlı’dan 2020’ye kadar uzanan dönemi inceleyerek bu ve benzeri sorulara yanıt vermeye çalışıyor.

Kitabın temel varsayımı, işçi sınıfını oluşturan işçilerin, memurların ve işsizlerin tarih boyunca ve bugün son derece rasyonel davrandıkları, kısa vadeli çıkarlarını çok iyi bilen zeki insanlar olarak, mümkün olduğunca az risk alarak ve son derece ihtiyatlı bir çizgi izleyerek hareket ettikleridir.

Tarihsel süreçte bu insanların nasıl davrandıklarının mantığı ve dinamikleri kavranırsa, bundan sonra karşı karşıya bulundukları yeni sorunlar karşısında nasıl davranacaklarına ilişkin öngörülerde bulunulabilir. Yıldırım Koç’un kitabı, bu tür gerçekçi öngörülerde bulunabilmek için işçi sınıfını anlamaya çalışıyor. Türkiye işçi sınıfının ülkemizin toplumsal ve siyasal gelişmesinde önemli roller üstlenme potansiyelinin bulunduğu günümüzde, bu görevin önemli olduğu açıktır. Tarih, geleceği öğrenmek isteyene yol gösterici ışıktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89949</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f2daf67-f610-404f-bb7f-6ee3ee9e4802.jpg</image:loc>
            <image:title>Ergen</image:title>
            <image:caption>Ergenlik, insanın bir yandan anlaşılmaya en çok ihtiyaç duyduğu, bir yandan da en çok anlaşılmamış hissettiği dönemdir. Hem çocuklukta kaçırılanı yakalamak adına, hem de birey olabilmek; kendi hayatının dümenine geçebilmek için son şanstır. Ait hissedebilmek, kendiyle baş başayken “evde olma” sıcaklığını yaşayabilmek için son dönüm noktasıdır. Çünkü birey ancak ve ancak kişiliğiyle kendini evinde hisseder.

Ergenliğin gücü, çeşitli bağlamlarda bir görünüp bir kaybolan ayrı ayrı parçaların bütünleşmesine ve bireyin kendi kişiliğine sahip olmasına dair potansiyeldir. Gerçeklik ilkesine bağlı bir bütünleşme için bireyin hâlihazırda neye sahip olduğunu, neye sahip olmak istediğini ve neye sahip olabileceğini, iyi anlamak gerekir…

Bu kitapla amaçlanan kimlik oluşumundaki hayati yerine karşın hor görülen ergenliğin ve bir yandan yeniden doğarken bir yandan da yok olan ergenin anlaşılması sürecine bir nebze de olsa yardımcı olabilmektir.

Sözcüklerle bu kadar uğraştıktan sonra, söz ötesi anlatımın ve bilinçdışı sembolizasyonun gücü hatırlanarak ne çocukluğa ne yetişkinliğe ait olan ergenin hikâyesini tek bir göz kırpma mesafesinde anlatmak; ne karaya ne suya ait olan, ne insana ne balığa benzeyen denizkızına devredilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89950</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bca1cb8b-5dd1-4e64-8673-2758829a2c47.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Adam Efsanesi - Üzümlü Kek Çetesi 2</image:title>
            <image:caption>Üzümlü Kek Çetesi bir iyilik çetesidir ve çete üyeleri iyilik yapmak isterken başlarına türlü türlü maceralar gelir.

Sonunda okullar açıldı. Bütün çete üyeleri okula başladı ancak garip olaylar çetenin peşini bırakmıyor. Okulda dilden dile dolaşan Kırmızı Adam Efsanesi bütün öğrencilere korku salmış durumda. Bu işi çözmekse Üzümlü Kek Çetesi’ne kaldı.

Okulun en kuytu köşelerinde kovalamacanın devam ettiği maceralar hız kesmeden devam ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89951</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60a62b00-f3bc-4c7d-a985-0610a81dd9a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Köprüler Neden Düşmez? - Küçük Mimarlar ve Mühendisler İçin Rehber</image:title>
            <image:caption>Çınar ve Doğa, çok meraklı iki arkadaş. Köprüler Neden Düşmez? kitabında dünyanın dört bir yanındaki yapıları inceliyor ve kafalarına takılan sorulara cevap arıyorlar. Çevrelerindeki insanlardan yardım alarak cevaplara ulaşmaya çalışıyor ve tüm bunları eğlenceli bir dille de bize anlatıyorlar.

STEAM yaklaşımı esas alınarak hazırlanan bu seride çocuklar, zihinlerini kurcalayan sorulara cevap ararken eğlenceli bir yolculuğa çıkacak ve mühendislikten yazılıma, kimyadan matematiğe birçok alanda bilgi sahibi olacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89952</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8a6c835-f177-4e18-8a5f-dc961e9f2b9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Moleküller Nasıl Bir Arada Kalır? - Küçük Kimyagerler İçin Rehber</image:title>
            <image:caption>Büyüyünce kimyager olmak isteyen Leyla, kuzeni Selim’in kimya hakkında merak ettiklerine ışık tutuyor. Birlikte hem oyunlar oynuyorlar hem eğlenceli örneklerle bilgilerini pekiştiriyorlar.

STEAM yaklaşımı esas alınarak hazırlanan bu seride çocuklar, zihinlerini kurcalayan sorulara cevap ararken eğlenceli bir yolculuğa çıkacak ve mühendislikten yazılıma, kimyadan matematiğe birçok alanda bilgi sahibi olacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89953</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d19639a7-4716-4213-bc93-5af349729b60.jpg</image:loc>
            <image:title>Tahterevalliler Nasıl Hareket Eder? - Küçük Mühendisler için Rehber</image:title>
            <image:caption>Yedi yaşındaki Aras araba kullanmaya karar verir ve bu işe araba tamircisi babası rehberliğinde basit makineleri öğrenerek başlar. Makinelerin heyecanlı dünyasına giren Aras, vidalar, makaralar gibi basit makinelerin hayatımızı kolaylaştıracak büyük icatlara nasıl dönüştüğünü fark eder.
STEAM yaklaşımı esas alınarak hazırlanan bu seride çocuklar, zihinlerini kurcalayan sorulara cevap ararken eğlenceli bir yolculuğa çıkacak ve mühendislikten yazılıma, kimyadan matematiğe birçok alanda bilgi sahibi olacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89954</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d99d124a-bcca-4260-bf05-87346e19c518.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgisayar Komutları Nasıl Takip Eder? - Küçük Yazılımcılar İçin Rehber</image:title>
            <image:caption>Berk, bir gün bilgisayarların komutları nasıl takip ettiğini merak eder ve bunu yazılımcı olan annesi Nurgül Hanım’a sorar. Bilgisayarlar üzerine uzun bir sohbete başlayan anne-oğul programlama dilinden değişkenlere, ikili kodlardan program döngülerine kadar birçok konuyu eğlenceli örneklerle bizlere sunuyor.

STEAM yaklaşımı esas alınarak hazırlanan bu seride çocuklar, zihinlerini kurcalayan sorulara cevap ararken eğlenceli bir yolculuğa çıkacak ve mühendislikten yazılıma, kimyadan matematiğe birçok alanda bilgi sahibi olacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89955</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4681493b-e903-4d45-a91e-53ff905b15b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayelerle Kodlama</image:title>
            <image:caption>Teknolojiyle tanışma yaşının çocukluğa kadar indiği bu dönemde, çocukların teknolojiyi etkin bir şekilde kullanabilmesi ve üretebilmesi için hazırlanan Hikâyelerle Kodlama kitabı hayatın içindeki olayları kodlama diliyle anlatan hikâyelerle ve kodlama becerilerini geliştirebilecekleri etkinliklerle çocuklara eğlenceli bir öğrenme fırsatı sunuyor.

Bahçede birlikte oyun oynadığı köpeği yaralanan Salih, köpeğinin çabuk iyileşebilmesi için şifalı bitkiler toplamaya karar verir. Şifaları bitkilere ulaşmak için arkadaşı akıllı robot Robi ile kâh komşularının bahçesini düzenlemeye yardım eder kâh susuz kalmış ağaçları sular kâh ormanın derinliklerine dalarlar. Tabii ki en önemli yardımcıları kodlama becerileri olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89956</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62523fa9-5f79-4537-a081-a20407c127b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimin Öncüleri 2 (5 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Bilimin Öncüleri serisi bugünün teknoloji ve bilimine temel oluşturan Müslüman ve Türk bilim adamlarının hayatlarını günümüz çocuklarına anlatabilmek için hazırlandı. Serinin beş kitaplık 2. seti, Ali Kuşçu, İbni Baytar, Harizmi, Meryem Usturlabi ve İbni Battûta’nın hayatları hakkındaki temel bilgilerden yola çıkılarak oluşturulmuş kurgu romanları içeriyor. Tarihe adını yazdırmış bu bilim insanlarının çocuklarına, afacanlıklarına ve hayallerine ulaşmak için neler yaptıklarına şahit olacaksınız.
Setin İçindeki Kitaplar
• Osmanlı’da Astronominin Kurucusu: Ali Kuşçu
• Bitkilerin Kâşifi: İbni Baytar
• Cebrin Babası Harizmi
• İlk Kadın Gök Bilimci: Meryem Usturlabi
• Bir Dünya Gezgini: İbni Battûta</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89957</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30e9be20-0db0-461c-a978-504ae25a4c72.jpg</image:loc>
            <image:title>Komedi Bizi Kurtaracak - Uçuk Kaçık Ayşe ile Bilim 5</image:title>
            <image:caption>Pazartesi sabahları fen dersi olduğu için okula mutluluktan uçarak giden Ayşe, o pazartesi yeni laboratuvar öğretmeniyle tanışır. Bu yeni öğretmen o kadar eğlenceli deneyler yapar ki sınıfın en haşarı çocuğu Mustafa’yı bile bilime kazandırır. Evde Umut Efe’nin yaptığı haylazlıklar ise ortalığı karıştırır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89958</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06c14ee7-e263-4832-8c3e-60d2d9abd2f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçuk Kaçık Ayşe ile Bilim (5 kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Ayşe meraklı mı meraklı, biraz da uçuk kaçık bir çocuk. Büyüyünce bilim insanı olmak isteyen Ayşe, çok küçük yaşlarda bilimin gerçekleriyle tanışır. Evinde ve okulunda karşılaştığı ilginç durumlar bilimi farklı yönleriyle tanımasını sağlar. Aklına takılan soruları öylece bırakmaz, cevapların peşine düşer. İşte macera da o zaman başlar.
Uçuk Kaçık Ayşe’nin birbirinden komik maceralarıyla hem çok eğlenecek hem de bazı bilimsel gerçekleri öğreneceksiniz.
Setin içindeki kitaplar:
Bilim Ne Güzel Şey
Gümbürtüye Gittim
Atomun Bundan Haberi Var mı?
Bilime Bir Katkımız Olsun
Komedi Bizi Kurtaracak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89959</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22a1c10f-980e-454f-b636-e3e80d16fc3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Ne Güzel Şey - Uçuk Kaçık Ayşe ile Bilim 1</image:title>
            <image:caption>Büyüyünce bilim insanı olmak isteyen Ayşe, daha 4 yaşındayken yer çekimi kavramıyla tanışır. İlkokula başlamadan okuma yazma öğrenen Ayşe; evde, okulda bilimsel çalışmalar yapar ve günlük yaşamda karşılaştığı durumların bilimsel açıklamalarını öğrenir. Hem ailesiyle hem okuldaki arkadaşları ve öğretmenleriyle yaşadığı birbirinden ilginç olayları okurken çok eğleneceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89960</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/387bcb07-992d-4a2e-ac2b-b35088e4f122.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümbürtüye Gittim – Uçuk Kaçık Ayşe ile Bilim 2</image:title>
            <image:caption>Uçuk Kaçık Ayşe ile Bilim dizisinin ikinci kitabında Ayşe, okulda bir bilim kulübü kurulması için harekete geçer. Bunun için okul Müdürü Recep Çokbilir’in peşinden koşturur. Müdür’ü ikna edene kadar başına gelmeyen kalmaz.  Elbette her garip olay Ayşe’nin aklına yeni fikirler, bilimsel çalışmalar getirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89961</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/985e036f-74f1-4935-9cd9-41dc92264435.jpg</image:loc>
            <image:title>Atomun Bundan Haberi Var mı? - Uçuk Kaçık Ayşe ile Bilim 3</image:title>
            <image:caption>Uçuk Kaçık Ayşe ile Bilim dizisinin üçüncü kitabında Ayşe, okul müdürü Recep Çokbilir’in organize ettiği sürpriz bir okul gezisine katılır. Bu geziyi o kadar çok beğeniyor ki Müdür Öğretmen’e tam 10 puan verir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89962</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02a82288-80c0-4f46-9415-dd40a2fc07d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilime Bir Katkımız Olsun – Uçuk Kaçık Ayşe ile Bilim 4</image:title>
            <image:caption>Pazar günü erkenden uyanan Ayşe, soluğu bakkalda alır. Sabah kahvaltısını bakkalda Kadir amca ve Bahadır abi ile yaparken hem eğlenceli sohbetler eder hem de küçük deneylerle bilime katkı sağlar. Umut Efe’nin Sipirmencilik maceralarından istenmeyen misafir Gelincik’e türlü olaylar Uçuk Kaçık Ayşe ile Bilim dizisinin dördüncü kitabında!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89963</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89532d6d-b208-47df-9cd9-c0e0cf09956d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatalıysam Söyle! - Burada Türkçe Konuşuyoruz 1</image:title>
            <image:caption>Üniversitede edebiyat dersleri veren Profesör Âlim Bilgin ve torunu Etem ile tanışın! Bu dizide dilimiz konusunda oldukça hassas davranan Âlim Bey’in başından geçen ve onu kızdıran olayları okuyacaksınız. Peki, sizin konuşurken ya da yazarken yaptığınız hatalar var mı?

Etem ve çevresindekilerin anlattıklarına kulak verin. Hepsi Âlim Bilgin ile yaşadığı bir anıyı anlatıyor. Kısaltmaların kullanımından harf hatalarına, bağlaçların kullanımından kelimelere gelen eklere türlü hatalar yüzünden Âlim Bey’den azar işitmeyen kalmamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89964</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d0bf849-0dc7-43e1-a874-419b68eb6ca9.jpg</image:loc>
            <image:title>Max’in Balıkları</image:title>
            <image:caption>Savaşların ve ırkçılığın kol gezdiği bir dünyada çocuk oldu Max. Doğum gününde çok sevdiği evinden ve kırmızı renkli, sarı pulları olan balığından ayrılmak zorunda kaldı. Ne annesinin üniformasına diktiği altın rengi yıldıza ne de sadece Yahudi olduğu için onunla alay eden sınıf arkadaşlarına anlam verebildi. Onun dünyası babasından öğrendiği resim sanatından, balıklarından, doğum gününde üfleyeceği mumlarından ve bahçesinde koşup oynayacağı okulundan ibaretti; o dünya, sevgi dolu bir yerdi… Max’in Balıkları insanlığın utanç dolu tarihini bir çocuğun gözünden açığa çıkarırken çocukları sarıp sarmalayan bir dünyaya ne kadar ihtiyacımız olduğunu hatırlatıyor; kirli elleri ile çocukların masum dünyasını yok edenlere gerçek bir hikâyenin izleri ile sesleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89965</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ecc9e5a-1cc2-4ea5-b1a1-c854dbb35db6.jpg</image:loc>
            <image:title>Profesörün Sırrı - Büyük Macera</image:title>
            <image:caption>Ulises ve Lia şaşkınlıklarını bir türlü üzerlerinden atamıyorlardı. Bir anlık dikkatsizlikleri sonucunda sınıf öğretmenleri ikisini de Büyük Macera adlı seçmeli derse kaydetmişti. Herkes bu dersi veren profesörün çok tuhaf biri olduğundan söz ediyordu. Işler ikisi için hiç de yolunda değildi ama gerçeklik her zaman olduğu gibi kurmacayı bir anda alt edecekti.
Lia ve Ulises, profesörün çok büyük bir sır sakladığından haberdar değildi. Işte şimdi, tam anlamıyla büyük maceraya çıkmaya hazırlanıyorlardı !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89966</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e48ce44c-facf-48f3-aa5a-a95f8c53330f.jpg</image:loc>
            <image:title>Pir Sultan Abdal - Geçti Dost Kervanı</image:title>
            <image:caption>Pir Sultan Abdal, sazı ses oldu  
ve sözü hep şiir kaldı. 
Asırlardır gönüllere dokunan bir  aşk ustası, kendi halinde bir yol ehli, bir varlığı mihnet etmemekte bulmuş bir isyankâr… Daima şair,  
Türkçe’nin gül ağacı… 
Alevi-Bektaşi geleneğinin en çok bilinen, tanınan, sevilen, dilden dile dolaşan söz ustası. Onun şiirleri, hayatı ve mücadelesi ile bir, aynı soydan.  
Günümüzde bilinen pek çok türkü, deyiş, ilahi ve nefes’in yaratıcısı. Onun sözlerinde önce Muhammed vardır, Ali vardır, Hüseyin, Fâtıma, Hasan, Ehlibeyt vardır. İnancını, baştâcı isimlerini söylemekten hiç çekinmez. Ama sadece politik duruşla sınırlı da değildir. Anadolu’nun dağı taşı, çiçeği ağacı, baharı kışı… Sıradan insanın derdi, hayatı, kaygısı, sevgisi, yergisi… Hepsi Pir Sultan’da da vardır. 
Erhan Çapraz’ın büyük titizlikle derlediği Pir Sultan Abdal şiirleri, sözleri,  ayrıntılı bir açıklamalarla göz dolduruyor. Dostun kervanına katılmaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89967</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44b50f4a-39e4-42bc-8860-258d8f165aa2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ömür Sevgilim Necla</image:title>
            <image:caption>Yaşanmışlıkların anlatıldığı çağdaş sevda öyküsü Bir Ömür Sevgilim Necla, “Edebiyat’ta Yeni Normal” akımı temsilcilerinden Cafer Yıldız’dan, bire bin katmayan anlatımı, yalın dili, cesur lirizmi ile kusursuz bir ilk kitap.
Çocuk yaşlarında tanışan Cafer’le Necla’nın, her daim kanayan bir coğrafyada, geleneklerin ağırlığı altında kalmaları kaçınılmaz yaşamları nedeniyle, içten dıştan yaralı ailelerine, komşularına arkadaşlarına direne direne geliştirip, kocamanlaştırdıkları beraberlikleri; aşkın, sevdanın ötesinde anlamlar içeriyor.
Okuyanların, bu kitabı ve Cafer’le Necla’yı çok seveceklerine; yanı sıra “Edebiyat’ta Yeni Normal”i de değerlendirme fırsatı bulacaklarına inanıyorum.
Recai Oktan
Gazeteci Yazar
Yazı Dükkanı Akademisi ve
Yazı Dükkanı Akademik Etkinlikler Derneği Kurucusu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89968</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/456c0216-97f1-4ad5-b510-7be51cc7b3d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dramatik Buluntular</image:title>
            <image:caption>Her şeyi yazıyordu Taylan. Yazarak uzaklaşmaya çalışıyordu dünya ağrısından. Peki, yazınca acı azalıyor mu? Azalmıyor, acı anıtlaşıyor. Acının anıtlaşması bir gülümsemeyi de, bir dayanma gücünü de getiriyordu beraberinde. Kendisini taşıyıcı olarak görüyordu. Sırası geldiğinde o ağrıyı bir başkasına devredecekti. Çünkü yeryüzünde bu görevi üstlenen veya bu görev için seçilmiş taşıyıcılar vardır. Birilerinin taşıması gerekiyordu bu ağrıyı. Onun görev süresi dolmuştu neredeyse. Omuzlarından bir melek düşmüştü avuçlarına. Yakalamıştı onu. Ama o melek uçup gitti yeniden ve giderken “seni bekleyeceğim, papatya suyuyla yıkanmış mektuplar vadisinde, geç kalma!” demişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89969</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb38d843-26a7-4dad-a563-ac88ca7810da.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Çirkin Kraliçe</image:title>
            <image:caption>“İstanbul”, renkleri, sesleri, sosyal hayatı ve her tür güzellik ve yaşama inceliğiyle örülmüş, dünyanın başşehriydi bir zamanlar, diğer bütün şehirlerin lideriydi... 
Kıskandıran, şanlı bir tarihi vardı. Yenilmezdi; bütün üstünlük yarışlarında, yanına yaklaşılamaz bir şehirdi... 
Çok güçlüydü; doğal konumunun güzelliği ve zengin tarihiyle, sadece dünyanın değil, adeta “evrenin gözbebeği” idi… 
Kim derdi ki bir devir gelecek ve karşısına korkunç bir rakip çıkıp onu perişan edecek; şanını, güzelliğini, inanılmaz çekiciliğini mahvedecek, onu yorgun bir savaşçıya dönüştürecek, “çirkin bir kraliçeye” benzetip boynu bükük, üzgün ve süzgün bir hale sokacak diye… 
Nereden bilecekti ki o güçlü canavarların “biçimsiz beton yığınları” olacağını... 
Haldun Hürel, bir “kraliçe” kadar “alımlı” bir şehrin ruhunun nasıl çirkinleştirildiğini, yaşanması zor, zahmetli ve yorucu bir hale dönüştürüldüğünü, bir sanatçı duyarlılığı ve yüksek kent bilgisiyle birleştirerek anlatıyor… 
Gönüllerde süren bu saltanatın, bu güzelliğin dökülüşüne dikkat çekerken herkesi başını elleri arasına alıp düşünmeye çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89970</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b536046-0fdf-49dc-a448-468488a9c75e.jpg</image:loc>
            <image:title>21 Günde Bilinç Formatlama</image:title>
            <image:caption>Sadece 21 günde, geçmişten kurtulmak, anı yaşamak ve her zaman istediğiniz geleceği keşfetmek ister miydiniz...
21 Günde Bilinç Formatlama bizi, gözlerimizi olduğumuz ve olabileceğimiz her şeye açmamızı sağlayacak olağanüstü bir kişisel yolculuğa çıkarıyor. Bilincimizi dönüştürüyor, hayatımızdaki amacı, anlamı ve tutkuyu ortaya çıkarıyoruz.
Bir insanın ruhsal inançları ne yönde olursa olsun, bu kitabın önerilerini yerine getiren birinin fayda sağlamaması mümkün değil. Mesaj çok net ve uygulamalar son derece belirgin ve sistematik.
-Dr. Harville Hendrix-
Anı doyasıya yaşamak. Gerçek çağrınızı keşfetmek. Bunlar, erişemeyeceğiniz kavramlar değil. Debbie Ford yeni kitabında, sizi bir keşif yolculuğuna çıkarıyor. Ruhun keşfedilmeyi bekleyen altınını ortaya çıkarmak için dış kabuğumuz parçalanıyor.
-Marianne Williamson-
21 Günde Bilinç Formatlama konusunda kararlıysanız, bunun sebebi büyük olasılıkla, şu an yaşadığınızdan daha fazlası olduğunu hissediyor olmanızdır. Artık yaşamınızın herhangi bir alanında ya ıstırabınız çok büyük ya da bir sürü şeye sahip olma arzunuz çok baskın. Daha çok istiyorsunuz, daha fazlasını hak ettiğinizi biliyorsunuz. Elde edemediğiniz bir şeyler olduğunun farkındasınız ve bunu almaya hazırsınız. Dolayısıyla bugün gücünüzü dış dünyadan geri almanız, içinize döndürmeniz ve sizi harekete geçiren özünüzle yeniden bağlantı kurmaya başlamanız için harika bir gündür. Bu kitapla, bilincinizi karmaşalardan arındırabilir, derin ve anlamlı hayatınıza ulaşabilirsiniz.
-Debbie Ford-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89971</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9c2c785-3b47-49fa-900b-bd9ce6a4de3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Acımasız Dünyaya Meydan Okumak</image:title>
            <image:caption>“Hayat Olduğumuzdan Farklı Biri
Olmamızı Gerektirmez.
Olduğumuz Kişi Olmamızı Gerektirir.
Yakından bakınca insanlardan nefret etmek zordur. Yaklaşın.
Boş konuşacağınıza gerçeği dile getirin. Uygar olun.
El ele tutuşun. Yabancılarla da.
Sırtınız sağlam, yüzünüz yumuşak ve yüreğiniz çılgın olsun.
Dünyada ait olmadığınızın onayını arayarak dolanmaktan vazgeçin.
Bunu misyonunuz haline getirirseniz, illa ki aradığınızı bulursunuz.
Yeterli olmadığınızın kanıtını arayarak insanların yüzlerine bakmaktan vazgeçin. Bunu amacınız haline getirirseniz, o kanıtı bulursunuz.
Kim olduğumuzun gerçeği yüreğimizde yaşar.
Kimse buraya sizden daha fazla ait değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89972</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55384967-5029-4b36-8a35-c094e796af78.jpg</image:loc>
            <image:title>Beden ile Zihni Dengelemek</image:title>
            <image:caption>Bedenle iletişim kurmaya başlayınca işler çok kolaylaşıyor. Bedenin zorlanması gerekmiyor, çünkü beden ikna edilebilir. Bedenle kavgaya girişmek gerekmiyor bu çirkin, şiddet dolu ve saldırgan olur ve herhangi bir sürtüşme sadece daha fazla gerginlik yaratmaya yarar. O yüzden sürtüşmeye girmeye gerek yok bırak rahatlık ön planda olsun. Ve Beden Tanrının öyle güzel bir hediyesi ki onunla itişmek tanrıya karşı gelmek ile eşdeğerdir. O bir tapınak biz içinde yaşıyoruz, o bir mabet. Biz onun içinde var oluyoruz ve ona iyi bakmak zorundayız.. o bizim sorumluluğumuz.
Başta biraz tuhaf gelecek, çünkü kendi bedenimizle konuşmak asla öğretilmedi ama bu sayede mucizeler gerçekleşebilir. Biz farkında olmadan zaten gerçekleşiyor. Ben seninle konuşurken elim bir hareket yapıyor. Seninle konuşuyorum beynim seninle iletişim halinde. Bedenim onu takip ediyor. Beden beyinle uyumlu davranıyor. Beden adeta beyin ile uyumlu çalışıyor. O çok duyarlı bedeninle nasıl konuşacağını öğrenmelisin ve işte o zaman pek çok şey yapılabilir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89973</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/969d8d60-61a9-4f07-a6c7-2cfbd1c9becc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sanatçı Gibi Araklayın</image:title>
            <image:caption>Yaratıcılığınızın zincirlerini kırın 
1. Bir sanatçı gibi araklayın. 
2. Başlamak için kim olduğunuzu öğrenmeyi beklemeyin. 
3. Okumak istediğiniz kitabı yazın. 
4. Ellerinizi kullanın. 
5. Yan projeler ve hobiler yararlıdır. 
6. Sır: İyi iş çıkarın ve insanlarla paylaşın.
7. Coğrafya artık efendimiz değil.
8. Nazik olun. (dünya küçük bir kasaba.) 
9. Sıkıcı olun. (işleri bitirmenin tek yolu bu.) 
10. Yaratıcılık bir çikarmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89974</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/160838c0-0421-48b9-9b66-4124bf51a3d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Birçok Yaşam Birçok Üstat</image:title>
            <image:caption>Genç hastası ve ikisinin de yaşamını değiştiren geçmiş yaşam terapileri ile ilgili ünlü bir psikiyatrın gerçek hikâyesi
Ünlü bir psikiyatr olan Dr. Brian Weiss bir gün bir hastası ile birlikte çalışırken hastasına hipnoz uygular. Hipnoza giren genç kadın geçmiş yaşamları ile ilgili birçok vizyonlar görür ve bunları anlatır. Bununla birlikte bazen iki yaşam arasındaki boşluklarda bazı üstatlar devreye girer ve dünya ile ilgili birçok mesajlar verirler. Bazı mesajlar Dr. Brian Weiss´in ailesi ve ölen oğlu ile ilgilidir. Konuyla son derece yakından ilgilenen Dr.Weiss hastasıyla yaptığı birçok seanslar sonucunda inanılmaz sonuçlara ulaşır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89975</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c14e276-b8d9-4505-a64b-edf34a63af4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugün Bir Kova Doldurdun mu?</image:title>
            <image:caption>Dokuz Ödülün Sahibi;
2007 Annelerin Seçimi Ödülü - En İyi Resimli Çocuk Kitabı
2007 Writer&apos;s Digest - En İyi Resimli Çocuk Kitabı
2007 DIL Kitap Festivali - En İyi Resimli Çocuk Kitabı
2007 Kitaplar ve Yazarlar Ağı - En İyi Çocuk Kitabı
2007 Best You Can Be Vakfı - En İyi On Çocuk Kitabından Biri Ödülü
2007 Londra Kitap Festivali - Onur Ödülü?
2008 Nautilus Kitap Ödülü - Gümüş Madalya
2008 NABE Pinnacle Kitap Başarı Ödülü
2011 Mor Kızböceği Kitap Ödülü - Birincilik
Tatlı, basit cümleler ve canlı resimlerle insanın yüreğini ısıtan bu kitap çocukların olumlu davranışlarını yüreklendiriyor. Çocuklar gündelik yaşamlarında nazik davranmanın, takdir
etmenin, sevgi göstermenin ne kadar kolay ve ödüllendirici olduğunu öğreniyorlar.
Bir çocuk oyuncağı evrensel şefkatin ve sevginin simgesi olarak kullanılıyor. Carol McCloud, okurlarına dünyanın daha iyi bir yer olması için yol gösteriyor. Onun &apos;kova doldurma&apos; sembolizmi son derece basit yazılmıştır, ama sağladığı geri-beslemenin gücü çarpıcıdır.
Donna DeWitt, otuz yıllık eğitmen; 2005-2006 Lake Oregon, Michigan, yılın ilkokul öğretmeni; anne ve büyükkanne.
Bu hoş kitap okuru kendi yüreğindeki bilgelikten sonuçlar çıkarmaya yönlendiriyor. Onaylayıcı cümlelerin ve eylemlerin gücü aileleri yüreklendiriyor. Yalın &apos;kova doldurma&apos; kavramı neşe ve sevincin yayılmasını sağlıyor.
Karen Wells, ebeveynlik uzmanı; akıl sağlığı merkezi çalışanı; danışman ve öğretmen; anne ve büyükkanne.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89976</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/976b9bf0-ffbb-4942-93ad-162e6edc44a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın ve Erkeği Tanıma Sanatı</image:title>
            <image:caption>Erkek, ilk yaratılan insan ama kadınsız hayatını sürdüremiyor.
Kadın da insan, erkek de insan; ancak hiçbir yönleriyle birlilerine benzemiyorlar.
Biri olamadan diğeri eksik ve yarım oluyor.
İkisi bir araya geldiğinde ancak tam insan oluyor ve “ikinin gücünü” meydana getiriyorlar.
Kadın-erkek ilişkilerinde kadının beklentilerinin daha fazla olduğu söylenir; ama erkeğin beklentileri de ondan aşağı değil…
Genelde kadının psikolojik ihtiyacı “sevgi ve ilgiye” dayanırken; erkeğinki ise “önemsenmeye ve takdire” dayanıyor.
Kadın erkeksiz, erkek de kadınsız yapamıyor ama birbirini anlama mücadelesi, günümüzde hâlâ çözüme kavuşmuş değil…
Erkek beyni, “sistem kurmaya” programlanmış “sonuç odaklı”dır. Amacı hedefe ulaşmaktır.
Erkek, bir durum karşısında “neden-sonuç” ilişkisini anlamaya ve sistemin nasıl işlediğini çözmeye çalışır.
Kadın beyni ise “ilişki kurmaya programlanmış”tır. Kadın, ilişkide olduğu kişinin duygularını anlamaya ve bu duruma duygusal bir cevap vermeye çalışır.
Kadın, “empatik bir ilişki kurarken”; erkek “sistemin aksaklığını nasıl gidereceğini” düşünür.
Bu kitabı okuyan erkeklerin kadınlara bakış açıları değişeceği gibi; kadınlar da okuduklarında, kendilerini yeniden konumlandıracaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89977</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8193e1a-8515-4e47-aa98-130035049f74.jpg</image:loc>
            <image:title>Selçuklular</image:title>
            <image:caption>Türklerin tarih boyunca kurdukları en önemli devletlerden biri, hiç şüphesiz Büyük Selçuklu Devleti’dir. Selçuklular; Orta Çağ’da Türk ve İslam dünyasına getirdikleri yenilikler, kurallar ve teşkilatlar ile kendisinden sonra kurulan Türk devletlerine örnek teşkil etmiştir.

Göktürk Kitabeleri’nde yer alan “Gece uyumadan gündüz oturmadan çıplak milleti elbiseli, fakir milleti zengin, az milleti çok kıldım.” sözüyle halkı için yaptığı fedakârlıkları açıkça dile getiren Bilge Kağan gibi Büyük Selçuklu Devleti sultanları da sahip oldukları Türk hâkimiyet anlayışına ve mensubu oldukları İslam dininin esaslarına göre hangi soydan, dinden veya medeniyetten olurlarsa olsunlar hâkimiyetleri altındaki milletlere karşı kendilerini sorumlu olarak görmüşlerdir.

Bu kitapta, tarih sahnesine çıkan Büyük Selçuklu Devleti’nin kuruluşundan yıkılışına kadar geçen sürede tahta çıkan hükümdarları, sosyal, siyasi, kültürel olayları ve Anadolu’nun nasıl Türk yuvası hâline geldiğini canlı, akıcı ve düzenli bir anlatımla okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89978</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e6001a8-cb7d-4674-bd6e-636f1a1ce4f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gün Anneler de Gider</image:title>
            <image:caption>Sen yere göğe sığdıramazsın, bir avuç toprağa sığdırır ecel…
Ellerinden son bir kez tutmak istersin,
Toprak dolar avuçlarına.
Canın gider, canının cananı gider, canından gider…
Ama sen gidemezsin;
Kalakalırsın hüznün mahzenlerinde, mahzun bir halde.
Annenle birlikte kalbinin yarısını da toprağa koyarsın.
Hiç ağlamadığın gibi ağlarsın, hiç bakmadığın gibi bakarsın.
Hiç yanmadığın gibi yanar, hiç olmadığın gibi kanarsın.
Dipsiz bir keder kuyusuna düşerken,
Bir umut ararsın, bir dayanak.
Son anda tutunur ellerin bir ayete.
Ve ayet fısıldar kulağına...
“Rabbin seni terk etmedi!” (Duha Suresi,3)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89979</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77ae1108-5c3e-432b-8844-c68e575ed940.jpg</image:loc>
            <image:title>Pedina - Güven Bana Serisi 1</image:title>
            <image:caption>Bir cinayet…

Sabaha karşı bir gölün kenarında alnından vurularak öldürülmüş bir genç kızın ölümü ardındaki sır perdesi…

Bu sır perdesini aralama görevini gizli bir soruşturma ile acemi bir polise veren, cinayeti örtbas etmek ister gibi görünen bir güruh…

Ve bu ölümün sınırlarına girmiş, başka bir gizemli ölüm…
Cinayetleri takip eden rakipsiz bir duygu; aşk.
Aşkın adı Güven.
İnanmak, sığınmak ve dokunmak isteyen bir kadın; Zehra.
Bir daha güvenmek denen o şeyden korkarken, karanlık bakışların ardından gizemiyle rağbet görmüş, bambaşka bir dünyanın dev adamına tutkun bir
Erkek Fatma’nın hayatı, bu soruşturma ile allak bullak olacak.
Mizahın, gözyaşının, aksiyonun ve son ana kadar sizi diri tutacak merakın doludizgin yaşanacağı Pedina’yı bir solukta tüketmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89980</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/758028ff-3547-4b9b-a449-24419d9eda18.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeb - Güven Bana Serisi 2</image:title>
            <image:caption>Acemi polis Zehra&apos;nın yıllarla harmanlanmış mesleği ile aşkının arasında yeniden kalışı..
Arka arkaya işlenen seri cinayetler...
Pedina Gölü&apos;nün esrarlı adamı Güven&apos;e inanmanın eşiğinde çırpınan Zehra&apos;nın iflah olmaz aşkı...
Güven Bana, aşk ile polisiyenin iç içe geçtiği keşke bitmeseydi dedirtecek bir hikâye. Gizemle dolu kurgusu ile finale doğru alınan yolda nefes nefese takip edilecek seri cinayetlerin Zehra ve Güven aşkının gölgesinde kaldığının farkına bile varamayacaksınız.
Büyük bir yangının tam ortasındaki aşıkların tutkularının peşinde vazgeçmek istediklerine şaşıracak, güvenmek için çırpınan bir deli aşığın peşinde aşka dair bildiklerinizi yeniden sorgulayacaksınız.
Mizahın, gözyaşının, aksiyonun ve son ana kadar sizi diri tutacak merakın doludizgin yaşanacağı
&quot;Şeb’i&quot; bir nefeste tüketmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89981</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6fc004b-ca3d-4658-a7de-a73feae211d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Düşünce Hayatında Erol Güngör</image:title>
            <image:caption>Cafer Vayni, edebiyat dairesinde de az da olsa Erol Güngör’e dokunuyor. Psikolojide değil de, sosyoloji bölümünde olsaydı daha verimli olabileceğine değiniyor: “Onun yazı ve kitaplarının tamamına yakını daha çok sosyolojiye aittir. Onu orjinalleştiren de sosyoloji konusundaki makale ve kitaplarıdır.” Vayni’nin bu yazdıkları doğrudur, ama Türkiye’nin o dönemdeki şartlarını yaş icabı bilememektedir. Ülkemizde iki üniversite vardı. Her profesörün alacağı asistanlar çevresindeki arkadaşlarının çocuklarıydı. Kimisi de bunu ideolojiler üzerinde kullanıyordu. Böyle bir durumda Kırşehir’den çıkıp gelen Erol Güngör’e sıra gelir miydi?

Mehmet Niyazi Özdemir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89982</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ccdf280-d1b8-4560-9ca9-36f0f1d5ce3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset Felsefesi Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Siyaset, insanlığın var olduğu günden bu yana varlığını göstermektedir. Çağlar boyunca yüzlerce filozof, siyaseti anlamlandırmaya çalışmış; birbirinden farklı siyaset felsefesi akımları ortaya çıkmıştır. Özellikle küreselleşmenin siyaseti uluslararası kılması, kapitalizmin büründüğü girift yapıyla her şeyin metalaştığı yakın dönemde ise siyaset felsefesi giderek önem kazanmaktadır.

Siyaset felsefesi gündelik hayata ve etrafımızda olana bitene dair sorularımızın ta kendisidir. “Nasıl olmalı?”, “Neden böyle oldu?” gibi sorular bizleri siyaset felsefesinin nasıl olması gerektiği sorununa götürmektedir. Siyaset felsefesini dahi iyi kavramak ve anlaşılır kılmak için, siyaset felsefesinin temelini oluşturan ve yön veren kavramları doğru bilmek gerekmektedir. Bu anlamda, Siyaset Felsefesi Sözlüğü, hepimizin bir şekilde içinde olduğu siyaset kurumunun ve siyaset felsefesinin karmaşık görünen yapısını daha anlaşılır kılacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89983</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fef9965-8966-4c74-8940-574659f6cc81.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarı Yaşamak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Güçlü bir kadının adımları bastığı yeri titretir.

Yaşadığı sarsıcı olaydan sonra hayatını eski düzenine sokmak için mücadele eden Rüzgâr Ulu, masumiyetini ispat etmesine rağmen yaşadığı travmayı görmezden gelen bir yığın insanla yüzleşmek zorundadır. Asistan doktor olarak çalıştığı hastanede ona savaş açan herkese doğruyu gösterebilmek için bir kez daha tüm cesaretini toplar ve gözünü karartır.
Bu yaşananlara rağmen elini tutmak için daima onu bekleyen biri vardır: Kahverengi gözlerinde merhameti saklayan Tuna Kartal.
Onların aşkı kendilerine hem güç verecek hem de geçmişin iyileştiremediği yaralara merhem olacaktır.
Fakat hayat onları yeni bir savaşla sınadığında birbirlerine eskisi kadar bağlı kalabilecekler midir?
Aralarında hiç doğmamış cümleler dile gelmek için can çekişirken bir kez daha kalplerini dinleyebilecekler midir?

Rüzgârı Yaşamak&apos;ta yaşama sıkıca tutunan cesur bir kadının öyküsünü okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89984</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79b580d5-042d-4c62-a441-0902d553e40f.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah ve Adalet Bize Yeter</image:title>
            <image:caption>Allah adaleti ve adil yöneticileri sever, inkarcıları ise sevmez.
Adalet mülkün temelidir. Her zaman ve her yerde lazımdır.
Kur’an-ı Kerim diri olanları uyarsın ve kafirler cezayı hak etsinler diye indirilmiştir.
Okuyucularımın vesveselerden, ruh sıkıntısından uzak kalması, iman şuuru içinde mutlu ve bahtiyarlığı için elzem bir konudur.
Hadiselere müspet bakan müspet düşünür, müspet düşünen de hayatından lezzet alır. Lezzet alan kullarından eyle bizi Allah’ım…
Devleti yönetmek isteyenlere, politikacılara; akıllı, sorgulayan ve araştıran genç beyinlere tavsiyemdir...
Yüz yılını 2023’te tamamlayacak olan “Lozan Antlaşması” hakkında kimileri lehinde kimileri ise aleyhinde düşünür. “Zafer değil hezimettir.” görüşünde olanlar da vardır.

Antlaşmada haklarımızı gasp eden, yerlerimizi elimizden alan, bizi dar bölgede kalmaya mecbur bırakan ve Türkiye’nin büyük zararlarına sebep olan maddelerinden ve onun zincirlerinden kurtulma zamanı gelmiş hatta geçmiştir. 2023’e kadar ciddi bir direnişle, vakurla, hak ve adalet prensiplerine sadık kalarak bu durumun üstesinden gelmeliyiz.
Türkiye’nin 1920-2020 yılları arasında yaşanan süreçleri iyi tahlil edenler, 80-100 yıllık bu dönemi bir duraklama, kısmen de toparlanma dönemi olarak kabul edeceklerdir. Bundan sonra artık Türkiye; hakkını, hukukunu, özünü, tarihini, mazisini, köklerini, bin yıllık kültür ve medeniyetini, gerçek değerlerini hayata hâkim kılmaya çalışılacaktır. Tüm bunları manevi sorumluluk bilinciyle yapacak, gece-gündüz, adil ve mertçe çalışıp gayret edecektir. Milletimiz bunu beklemekte ve herkesin taşın altına elini koyarak başarmasını istemektedir.
Dönem artık birlik, beraberlik ve kardeşlik dönemidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89985</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cee13c55-4b1e-4ced-a0d6-f7f96f606aa9.jpg</image:loc>
            <image:title>Veda Caddesi 4 – Dehr (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Karanlıkta kaldık çünkü ay bizim için parlamıyor. 
 
Geçmişin hatalarıyla yüzleşen kalpler evlerinden kaçıp sokağa koştular. Açıldı sandıklar, saçıldı kâğıtlar. Herkes payına düşen kadar acıdı ve ağladı. İmza diye düştü yanaklardan bileklere gözyaşları çünkü çok sevenler yazdı bu satırları. 
 
Aymira ve Kamer en soğuk gecelerin, en çaresiz ve kimsesiz anların iki kahramanıydı. İkisi de yaşıyordu fakat birinin mezarı birinin de son nefesi hazırda bekliyordu. Çünkü biri gitti, biri kaldı. İkisi de sevdi, ikisi de sevildi. Oysa bu kimsenin kazanamayacağı ve sonunda iki kaybedenin olacağı bir savaştı. 
 
Sona geldiklerini sandıklarında aslında en başında olduklarını anladılar. Bir kum saatinin içinde kaldılar ve onlar istedikçe zaman aktı, kum taneleri birbirine karıştı. Onca şeyi aşan bu iki kalp bunu da aşacaktı. 
 
‘’Şimdi çıkıp gelsem, gözlerin kapıyı gösterir diye çekiniyorum. Dışarıda kalıp üşüyeceğimden değil, sensiz kalıp yalnız öleceğimden korkuyorum.’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89986</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2cca44c-4c12-4c33-ae93-b12e877c6fed.jpg</image:loc>
            <image:title>Veda Caddesi 4 – Dehr</image:title>
            <image:caption>Karanlıkta kaldık çünkü ay bizim için parlamıyor. 
 
Geçmişin hatalarıyla yüzleşen kalpler evlerinden kaçıp sokağa koştular. Açıldı sandıklar, saçıldı kâğıtlar. Herkes payına düşen kadar acıdı ve ağladı. İmza diye düştü yanaklardan bileklere gözyaşları çünkü çok sevenler yazdı bu satırları. 
 
Aymira ve Kamer en soğuk gecelerin, en çaresiz ve kimsesiz anların iki kahramanıydı. İkisi de yaşıyordu fakat birinin mezarı birinin de son nefesi hazırda bekliyordu. Çünkü biri gitti, biri kaldı. İkisi de sevdi, ikisi de sevildi. Oysa bu kimsenin kazanamayacağı ve sonunda iki kaybedenin olacağı bir savaştı. 
 
Sona geldiklerini sandıklarında aslında en başında olduklarını anladılar. Bir kum saatinin içinde kaldılar ve onlar istedikçe zaman aktı, kum taneleri birbirine karıştı. Onca şeyi aşan bu iki kalp bunu da aşacaktı. 
 
‘’Şimdi çıkıp gelsem, gözlerin kapıyı gösterir diye çekiniyorum. Dışarıda kalıp üşüyeceğimden değil, sensiz kalıp yalnız öleceğimden korkuyorum.’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89987</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf97fa76-8de8-4878-97f2-993be809f31f.jpg</image:loc>
            <image:title>Amenta (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Söylendiği günden beri Amenta’nınduvarlarında yankılanan bir kehanet… 
Ay Düğümü lanetini sona erdirecek bir kitap… Her şeyin sorumlusu acımasız bir kraliçe… Ve biz… Her ne kadar mısır tanrılarının kavgası gibi görünse de bu bizim hikâyemizdi. 
Gecenin hâkiminin ve onun parıltısının… 
Zamanın buzdan çarkları Ayliz Kılıç için dönmeyi bıraktığında, kumların arasından çıkarılan sırlar etrafa saçılmıştı. Karanlık gerçeklerin arasındaki yerini bulan Ayliz, hayatını ikinci kez değiştiren o zorlu kararı verecek ve kendini yeniden Aytun Karavera’nın dünyasında bulacaktı. Bir kez daha asıl ait olduğu yere döndüğünde her şeyi öğrendiğini, tek düşmanının Neftis olduğunu zannediyordu. Fakat öyle olmadığını çok geçmeden anlayacak, etrafını saran düşmanlarını teker teker tanıyacaktı. 
Aytun, aşkının tuzağına düşerek Ayliz’i herkesten saklamaya çalışırken kurduğu intikam planının asıl kurbanı olduğunun farkına varabilecek miydi? Yoksa tüm bunlardan bihaber yaşamaya devam mı edecekti? İhanetler, büyülerin asırlardır süregelen etkileri ve azap ruhları… 
Ay Düğümü laneti açığa çıktığında ipler kimin elinde olacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89988</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c586c8d1-39bb-4e3c-8c14-62c4eb654b0a.jpg</image:loc>
            <image:title>AB ile Türkiye Arasında Mülteciler</image:title>
            <image:caption>Mültecilik olgusu, toplumların var olduğu günden bu yana insanlığın en önemli gündem maddelerinden birisi olmuştur. Tarih boyunca insanlar çeşitli nedenlerden dolayı yaşadıkları toprakları terk ederek, farklı otoritelerin ya da devletlerin korumaları altına girmişlerdir. Yakın geçmişimizde var olan savaş ve iç savaşlar nedeniyle ise kitlesel hareketler mülteciliğin en belirgin özelliği olmuştur.

Türkiye hem tarihsel politik birikimleri hem de jeopolitik konumu nedeniyle yakın dönemde mülteciler için en gözde ülkelerden birisi olmuştur. Özellikle Arap Baharı ve Suriye iç savaşının ortaya çıkmasının ardından gerek sığınmak gerekse Avrupa ülkelerine geçiş sağlayabilmek için milyonlarca mülteci Türkiye’ye akın etmiştir.

AB İle Türkiye Arasında Mülteciler isimli bu kitapta, mültecilik olgusunun teorik ve pratik yönleri geniş perspektiflerle ele alındıktan sonra, başta Avrupa Birliği’nin mülteci politikaları ve çıkmazları olmak üzere Avrupa ile Türkiye arasında sıkışıp kalmış mültecilerin yaşadıkları sorunlar objektif bir şekilde ele alınmıştır. Mültecilerin, Avrupa ülkeleri ve Türkiye’de karşılaştıkları zorluklar ile AB-Türkiye ilişkilerinin geleceğindeki etkilerine ışık tutulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89990</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:09:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb46e959-6564-49fe-b9d5-9f87e2b1ce4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Unuttum Sanma</image:title>
            <image:caption>“İnsanın aldığı her nefes, ölüme ‘Geliyorum!’ diyen bir selamdır.”

Kaleme almış olduğu eserlerle okurların gönlünde taht kuran yazar Bilal Civelek, sizleri bu kez insanlığın en büyük yarası olan şiddet ve terör olaylarının gölgesindeki dramatik bir aşk hikayesiyle derin bir vicdan yolculuğunu çıkarıyor.

Bu hikâyeyi okuduktan sonra muhtemelen bir rüyadan uyanmış hissedecek; hafifçe geriye yaslanarak şu sözleri mırıldanacaksınız:
“Sakın onlarla gitme!

Onlar, kötülüklerinden başka kaybedecekleri olmayan bir sürüdür.
Zaten karanlıktan gelmişlerdi, yine karanlığa gidiyorlar. Bu sürü çok kalabalık. Denizdeki dalgalar gibi sayısız. Geçmişi yok, geleceği yok.

Sakın onlara kapılıp gitme!

Onların yıldızlardan haberleri yok. Gökyüzünden yer yüzüne, dünyanın merkezindeki sevgiden haberleri yok.

Yapma çiçeğe benzerler; sahte, renksiz ve kokusuz…
Sakın onlara kapılıp, gitme!”</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>