﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89991</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72191f55-d0a8-4b8e-8f4a-ea1903042546.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>George Orwell’ın 1947-1948 yılları arasında verem hastalığıyla mücadele ederken kaleme almış olduğu Bin Dokuz Yüz Seksen isimli eser, distopya türüne ait ön önemli örneklerden birisidir.
Okyanusya’da yaşayan ana karakter Winston Smith’in yaşamı, düşünceleri, aşkı ve “Büyük Birader”e olan öfkesi ile ardından yaşanan işkenceler üzerine Büyük Birader’e teslim oluşu, alegorik bir evrende okuyucuya sunulmuştur.
Bir ülke düşünün; içinde dev ekranların olduğu, her adımınızın izlendiği, her konuşmanızın dinlendiği, düşüncelerinizin bile kontrol altına alınmak istendiği… Winston’ın bu sisteme karşı sessiz mücadelesi içinde Julia ile tanışması ve aşklarını gizlice yaşamalarını merakla okuyacaksınız.
“Karanlığın olmadığı yerde buluşacağız.” demişti. Ne anlama geldiğini biliyordu ya da bildiğini düşünüyordu. Karanlığın olmadığı yer, insanın asla göremeyeceği, ancak bir şekilde önseziyle paylaşabilecekleri bir gelecekti. Ancak tele-ekrandan gelen kulak tırmalayıcı ses yüzünden, düşünmeye daha fazla devam edemedi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89992</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b5e9b63-9790-4514-bdc2-4a841b43e48e.jpg</image:loc>
            <image:title>Samimi Niyet</image:title>
            <image:caption>Samimiyet ve niyet…
Tüm canlılarla iletişimimizde anlamanın ve anlaşılmanın en önemli iki kavramı…
Tüm uğraşılan işlerde başarmanın ve huzuru bulmanın en önemli iki kavramı…
Tüm sıkıntılı anlarda sabretmenin ve üstesinden gelmenin en önemli iki kavramı…
Uzun yıllar medya sektöründe çalışmalar yürütmüş ve yüzlerce program düzenlemiş olan başarılı sunucu ve koordinatör Aynur Ayaz, sizleri samimi bir yolculuğa davet ediyor. Samimiyetin ve niyetin insan hayatındaki sırlı etkilerinden, çocukluk günlerimizdeki saflığımıza; ruhu dinginleştirecek düşünce yapılarından başarıya götürecek niyetlere kadar birçok konuyu sizler için irdeliyor. İçinizde, kalbinizde tuttuğunuz güzelliklerin üzerine örtülen perdeleri, sizlerle birlikte aralıyor.
Samimiyet ve iyi niyetle, hayata yeniden bakmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89993</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d04fc770-6b2e-4a02-93d1-22c407ba9f2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Tarihi Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Türk tarihi, geniş bir coğrafyaya yayılmış birbirinden önemli kişiler ve olaylarla örülüdür. Tarihin derinliklerinden günümüze yansıyan her anekdot, geleceğimize yön verebilmek adına bizler için birer anahtardır.

Türk Tarihi Sözlüğü, tarih okumayı seven ve özellikle Türk tarihi hakkında araştırma yapan kişiler için özel olarak derlendi. Oğuz Kağan’dan Mustafa Kemal Atatürk’e, Ergenekon Destanı’ndan Misak-ı Milli’ye kadar Türk tarihi için büyük önemlere sahip birçok kişi ve olay bu sözlükte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89994</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0d322ef-16e5-411f-acf1-bca2b24da41b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğime Kış Yağdı</image:title>
            <image:caption>“İnsanın kaderi bir günde değişebilir mi? Demek onca yıl, bir geçmişi yüklenmişim kader diye; hem de bir başkasının geçmişini…
Gelinliğimin eteğini iki tarafından tutup avuçlarımın içinde sıktım var gücümle. Tırnaklarım avuç içlerime batana kadar bırakmadım gelinliğimi. Belki de gelinliğimi değil, kaderimi almışımdır avuçlarıma, kim bilir? Şimdi, onu sıkmak veya özgür bırakmak arasında bir seçim yapma zamanı…
Dışarısı buz gibi ve hâlâ kar yağıyor. Yüreğime kış yağıyor ince ince, içim ürperiyor. Yağan her kar tanesi mesafeler koyuyor bebeğimle arama…”
Senin de dört duvar arasına sıkışmış korkuların var mı?
Sessiz çığlıklarını duyurmanın vakti geldi. Haydi biraz cesaret!..
Ben yüreğimdeki kışı bahara çevirmeyi başardım. Şimdi, sıra sende…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89995</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6328ea13-70ee-4459-9277-651a12a2df05.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugün Değilse Ne Zaman?</image:title>
            <image:caption>İster haklı ol, ister haksız...
İster üzülen ol, ister üzen...
İster ağlayan ol, ister ağlatan...
İster kırılan ol, ister kıran...
İster yanlış anlayan ol, ister yanlış anlaşılan...
İster özür dileyen ol, ister özür dilenen...
İster barışmak için acele eden, ister küs kalmak için direnen...
Ne olursan ol, bana bir şey olmaz deme. Bir gün devran döner, kınadığını yaşarken bulabilirsin kendini. Veya bir başka gün yaptığınla sınanabilirsin. Bugün değil yarın, burada değil başka bir yerde, bu insanla değil, başka biriyle, bu işte değil başka bir işte mutlu olacağını düşünüyorsan yanılıyorsun. Mutluluk ya şimdidedir ya da hiçbir yerde...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89996</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be08e67d-a3ec-4a9c-a0e6-1d034b107e34.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilçam Hafiyesi</image:title>
            <image:caption>Ülkemizin en büyük kültürel miraslarından birisidir Yeşilçam Filmleri. Ortak paydada buluştuğumuz, ortak anılarımızı biriktirdiğimiz ve toplumsal yaralarımıza ortak çözümler aradığımız bir değerdir.
Yeşilçam hakkında yapmış olduğu araştırmalarıyla tanınan ve Nerede Çekildi (@nerdecekildi) konseptiyle büyük ilgi toplayan Sinema Araştırmacısı Kürşat Çetin, kendi koleksiyonunda bulunan ve Yeşilçam hakkında ilk kez duyacağınız birçok bilgiyi sizler için derledi. Kitapta neler mi var?
- Yeşilçam oyuncularının orijinal mektupları, sözleşmeleri, ücret makbuzları, iş davetiyeleri, filmlerde kullanılan paralar gibi birbirinden özel evrak ve belgeler
- Yeşilçam filmlerinin çekildiği mekanlar ve ilk kez duyacağınız ayrıntıları
- Yeşilçam oyuncularının akrabalıkları
- Yeşilçam filmlerinin seslendirme sanatçıları
- Cameo’lar ve aynı kıyafetle çekilen farklı filmler
- Yeşilçam’ın çocuk oyuncuları
Birbirinden farklı ve özel daha birçok konu ve belgelerle Yeşilçam Hafiyesi kitabı sizleri belgesel tadında bir zaman yolculuğuna davet ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89997</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e570b7aa-a647-4e85-8bc5-de12fc79d2d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan Sevdalısı Atatürk</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti’nin tarih sahnesinden çekilmeye yüz tuttuğu, bir dönemde, Anadolu’yu merkez seçen Mustafa Kemal ve silah arkadaşları, milletimizin milli ve manevi değerlerine olan bağlılığına ve hürriyete olan düşkünlüğüne güvenerek Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı başlatıp, yedi düvele karşı büyük bir zafer kazanmışlardır.

Peki, her dönem hakkında konuşulan ve tartışılan;
Vatan sevdalısı Gazi Mustafa Kemal kimdir ?
Nasıl bir eğitim sürecinden geçmiştir ?
Gençlik yıllarında dünya siyasetini nasıl okumuştur ?
Bir evlat, bir asker, bir siyasi lider olarak nasıl birisidir ?
Dine ve İslamiyet’e bakışı nasıldı ?
Yaşadığı dönemde, dünya O’nu nasıl bilirdi ?
Liderlik sırları, askeri yetenekleri, siyasi analizleri, dini görüşleri ve milletine olan muhabbeti ne dereceydi ?
Elinizdeki eser, tarih biliminin hassasiyetleri göz önüne alınarak hazırlanmıştır ve amacı, belgeler ve bilgiler ışığında ‘insan’ olan Atatürk’ü daha yakından tanımaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89998</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28388987-0acb-4339-b9ec-0f56094dce49.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemin Çocukluğunu Kim Yedi?</image:title>
            <image:caption>Bir çocuk yetiştirirken, bu süreçte kendi çocukluğunuzun izlerini taşıdığınızı hiç düşündünüz mü? Ya da çocukluğunuzun nasıl ortadan kaybolduğunu, kimler tarafından “yenildiğini” ?

Kaybedilmiş, tozlu raflarda unutulmuş çocukluğunuzu yeniden keşfetmeye hazır mısınız ?
Nasıl bir anne, nasıl bir baba olmanız gerektiği orada saklı!

Bu kitap sizi; masallarla, oyunlarla çocuklarınızın iç dünyasında bir gezintiye çıkartırken; bir yandan da kendi yitik çocukluğunuzla yeniden tanışmaya davet ediyor. Doz doz, gün gün, çocuğunuzun isteklerine karşılık verirken neleri kaçıyorsunuz? Nerede hata yapıyor ve hem kendinizi hem çocuğunuzu nasıl bir kaybediş öyküsünün yorgun kahramanları hâline getiriyorsunuz? Evet, tüm bunların cevabını satırlarda yavaş yavaş öğütecek ve sadece iyi bir ebeveyn olmakla kalmayacaksınız. Kendi çocukluk anılarınızda bugünün yetişkinliğini bulacaksınız! O hâlde doğru yerdesiniz.
Şimdi gelin, bir anne ve bir uzmanın dilinden, geleceğinize yol haritası çizecek bu sayfaları çevirmeye başlayın. Size sizi anlatıyor… Ve fısıldıyor: “Çocuğunu Gözlemle, İyi Tanı, Çözüm Elinin Altında!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89999</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b862f60-ea8e-4653-bee2-5fbd47252019.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülümseten Hikayeler</image:title>
            <image:caption>“Gülümse, tozu gitsin yalnızlığımızın.” Attila İlhan
Her anlatı, insanlar için önemli noktalar barındırır. Her bir hikaye ise, tek başına güçlü bir anlatı olarak insanlara kısa sürelerde birçok mesaj verir. Kimi hikayelerde bir ders, kimi hikayelerde bir hatırlatma, kimi hikayelerde de birer ibret vardır.
Birbirinden güzel, birbirinden sıcak, birbirinden samimi hikayeler sizler için derlendi. Okurken birçok dersler çıkaracak, yer yer düşündürürken yer yer güldürecek hikayelerle ruhunuzu ısıtacaksınız.
Gülümseten Hikayeler, yüzünüzden tebessümü eksik ettirmemek için sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90000</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05be28ac-f809-46d2-bdda-f32299ff1f7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizm ve Özgürlük</image:title>
            <image:caption>Kapitalizm ve Özgürlük’ün ilk baskısı 1962 yılında yayınlandığında, Büyük Buhran’ın acı hatıraları Amerikan halkının önemli bir kısmının hafızasında halen canlıydı. O dönemde, entelektüellerin yanı sıra hem Cumhuriyetçi hem Demokrat siyasetçilerin de tercihleri Keynesyen politikalardı. Böyle bir atmosferde yayınlanan Kapitalizm ve Özgürlük’te Friedman, devlet müdahalesinin niyet edilmemiş kötü sonuçlarına dikkat çekti. Rekabetçi kapitalizmin teorik ve pratik üstünlüklerini açık ve kuvvetli bir şekilde izah etti. 

Friedman, bu kitapta, ekonomik özgürlükler ile siyasî özgürlükler arasındaki bağıntıyı net bir şekilde ortaya koymuştur. Friedman’ın iktisat  felsefesinde merkezî bir tema olan rekabetçi kapitalizm, hem iktisadî özgürlüğe ulaşmak için bir araç hem de siyasî özgürlük için gerekli bir koşuldur. 
Güncelliğini o zamandan bu yana dünyanın pek çok yerinde koruyan önemli pratik konulara rekabetçi kapitalizm perspektifinden yaklaşımlar sunan Friedman, devletin, duhul ettiği alanlardaki olumsuz etkilerini araştırmış ve bunlara çözüm önerileri getirmiştir. Devlet müdahalesinin etkilerinin yoğun bir şekilde hissedildiği uluslararası ticaret, malî politika, eğitim sistemi, ayrımcılık, tekeller, ruhsatlandırma, gelir dağılımı, sosyal refah politikaları ve yoksulluk gibi konular bu kitabın odaklandığı alanlardandır. 

Kapitalizm ve Özgürlük, 20. Yüzyıl’ın en etkili ve etkileyici kitaplarından birisi olarak gösterilmektedir. İlk edisyonundan sonra birkaç kez revize edilen kitap, onlarca dile çevrilmiş, tüm dünyada yüzbinlerce okura ulaşmıştır. Kitap, birçok ülkenin iktisat politikasını etkileyen fikirleri yaymasının yanı sıra Friedman’ın 1976 yılında Nobel İktisat Ödülü almasında etkili olmuştur. 

Milton Friedman, dikkat çekici analitik yetenekleri ve teknik ustalığıyla diğerlerinden ayrılan, ABD’nin olağanüstü iktisatçılarından biri. Her zaman aydınlatıcı, özgür, cesur, zeki ve en önemlisi de ufuk açıcı.” 
-Henry Hazlitt, Newsweek 

“Kendi meslektaşlarının düşünüş şeklini büyük ölçüde değiştirebilen bir profesör çok nadirdir. Dünyanın değişmesine etki edeni daha da nadirdir. Friedman ikisini de başardı.” 
-Stephen Chapman, Chicago Tribune</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90001</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efdf7632-bc1f-43ea-8a30-c433a91eac2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tercih Özgürlüğü</image:title>
            <image:caption>Milton Friedman 20. Yüzyıl’ın en etkili politik iktisat düşünürlerinden biridir. 1930’lardan 1970’lere kadar egemen iktisadî paradigma olan Keynesyen iktisatın hakimiyetine son veren ve klasik geleneğin izinde yeni makro iktisat okullarının yükselişine öncülük eden isim Friedman’dır. 1980’li yıllarda ABD’de Reagan, İngiltere’de Thatcher, Türkiye&apos;de Özal liderliğinde yapılan ekonomik reformların ilham kaynağı ve fikri öncüsünün de Friedman olduğunu söylemek mümkündür. 

Milton Friedman ile –aynı zamanda entellektüel yoldaşı da olan– eşi Rose Friedman, birlikte kaleme aldıkları bu eserde devletçi-kumandacı zihniyete karşı serbest piyasacı argümanları ustalık ve incelikle ele alıyorlar. Bunu yaparken düzenlemelerin, kanunların, devlet personeli ve kurumlarının, dolayısıyla kamu harcamalarının artmasıyla özgürlüğün nasıl aşındığını ve refahın nasıl azaldığını açıklıyorlar. Bunun yanında devlet müdahalesinin iyi niyetle bile yapılsa nasıl da tam tersi istikamette sonuçlar ürettiğini gösteriyorlar. Bu menfî sonuçları telafi etmek için devletin daha fazla düzenleme, kanun, personel ve kuruma ihtiyaç duyduğunu; sonuçta hem refahın hem de büyüyen devlet karşısında özgürlüğün daha hızlı eridiğini gözler önüne seriyorlar. 

Dünyanın politik ve ekonomik açıdan en özgürlükçü ülkelerinden biri olarak görülen Amerika Birleşik Devletleri’nde devletçi-kumandacı bürokratik zihniyetin icraatlarına güçlü eleştiriler yönelten Friedmanlar tespit ettikleri ekonomik (ve aslında politik) sorunlara karşılık tedavi reçeteleri de sunuyorlar. Sosyal güvenlik sisteminden eğitime kadar birçok alanda kazılar yapıp tespit ettikleri sorunlara karşı çözüm önerilerini tartışıyorlar. 

Popülist hareketler ve devletçi-kumandacı yönelimler hemen her nesilde tekrar tekrar ortaya çıkabildiği ve buna karşı bilinçli ve tetikte olmak gerektiği için, Tercih Özgürlüğü çok uzun yıllar daha bir modern klasik olarak kalacaktır. 
 
“Milton Friedman hakikatleri tekrar gözler önüne seriyor ve izin verdiğimiz takdirde özgürlük ve bolluk içindeki bir toplumun nasıl işleyebileceğinden haberdar olmamızı sağlıyor. İşte bu yüzden iktisat alanında aldığı Nobel Ödülü’nü hak ediyor ve işte bu yüzden bu kitabı okumalısınız.” 
– Reader’s Digest 

“Muhteşem” 
– The Christian Science Monitor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90002</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/467fabbb-a171-4606-ba62-cd03b0b2a26b.jpg</image:loc>
            <image:title>İçli Dışlı</image:title>
            <image:caption>İçli Dışlı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90003</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4d90da1-83ad-449a-865b-16a7c5a9dbb1.jpg</image:loc>
            <image:title>On Beş Yaşında Bir Kaptan</image:title>
            <image:caption>Kimsesiz bir çocuk olan Dick Sand, Kaptan Hull’un idaresindeki Pilgrim adlı bir balina gemisinde miçoluk yapmaktadır. 
Av mevsiminin kapanmasıyla Pilgrim geldiği yere, yani San Francisco’ya dönmek üzere Yeni Zelanda’nın Auckland Limanı’ndan yola çıkar. Fakat taşıdığı kişi sayısı aynı değildir. Zira gemi sahibinin bir süredir Yeni Zelanda’da bulunan eşi Bayan Weldon, oğlu Jack, oğlunun dadısı ihtiyar Nan ve yakın akrabası Bay Benedict de Pilgrim’e binmiştir. 
Başlarda her şey yolunda giderken, yaşanan bir takım olaylar sonucu, henüz on beş yaşında olan Dick Sand, Pilgrim’in idaresini devralmak zorunda kalır. Sonrasında, Pilgrim mürettebatı ve yolcuları kendilerini tehlikeli ve gizemli bir maceranın içinde bulurlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90004</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d655023c-5a11-4989-af4f-a6aecefbbdf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklerin Hz. Ali’si</image:title>
            <image:caption>Hz. Ali, bir taraftan Oğuz Kağan, Afrasiyab ve Mete gibi Türklerin efsanevî kahramanlarının, bir taraftan da Göktürklerin bilgesi Tonyukuk’un ve Oğuzların tam bilicisi Dede Korkut’un özeliklerini taşır ve zamanla onların yerini alır. Türk alperenleri gibi üstün kabiliyet ve güçlerle donatılmış büyük bir savaşçı, mucizeler ve kerametler gösteren bir veli, ayrıca yardım isteyen herkesin imdadına koşan Hızır’dır. Yüzlerce yıl yoğrulup, ilmek ilmek dokunan Buyruklar, cenknâmeler, destanlar, efsaneler, menâkıbnâmeler, fütüvvetnâmeler, makteller, mevlidler, nefes ve deyişler onun mucize, keramet ve yiğitliğini anlatır. O, Şamanlar gibi Tanrı’yla görüşür, semah döner, hastaları iyileştirir, ihtiyarları gençleştirir, göğü gürletir, yıldırımlar gönderir, aslan şekline girer, ejderhalarla dövüşür, narasıyla yüzlerce kâfiri öldürür ve atıyla dağdan dağa uçar. Kılıcı ise yerin yedinci katına kadar iner. İşte bu eserde, bahsedilen kaynakların ışığında, mezhep ve coğrafya farkı olmaksızın Türklerin Ali’sini ve bunun temellerini bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90005</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e13b3f61-fe03-4e27-9a16-5761e0c3413d.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice Harikalar Diyarında (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Ah benim kulaklarım, vah benim bıyıklarım… Eyvah, geç kaldım!” 
Beyaz Tavşan’ı takip edip, Alice’le beraber tavşan deliğinden aşağı düşmeye hazır mısınız? Tüm zamanların en unutulmaz hikâyesi Alice Harikalar Diyarında, sizi Harikalar Diyarı’nın o büyülü dünyasına davet ediyor. Şapkacı ve Mart Tavşanı ile çay içip, Gülkedisi ile sohbet ederken, bir kez daha bu garip diyarda her şeyin mümkün olduğuna şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90006</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e109dbad-4f92-4727-8184-b069778f4f64.jpg</image:loc>
            <image:title>Heidi (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bu kadar üzülme, gülümsemeye devam et. Unutma, gülümsemek yapılacak en güzel şeydir.” 
Alp Dağları&apos;nın tatlı kızı Heidi&apos;yi hepimiz biliriz. Çoğumuz dostluğu, cömertliği, sevgiyi ve her şeye rağmen hayata dört elle sarılmayı ondan öğrendi.  Heidi&apos;nin kimi zaman yürek burkan kimi zaman gülümseten sıcacık hikâyesi, bu kez yetişkinler için roman tadında evlerinize, kitaplıklarınıza konuk oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90007</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/319b929c-a2c9-45da-b38f-4e80f24db6c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Pollyanna (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mutluluk, mutluluk, mutluluk!” 
 Annesini ve babasını kaybettikten sonra teyzesi ile yaşamaya gelen küçük Pollyanna’nın hikâyesi, yediden yetmişe herkesin yüreğine dokunacak. Tertemiz kalbi, sonsuz sevgisi ve iyimserliğiyle Pollyanna, yalnızca kasabadaki yeni dostlarına değil, hikâyesini okuyan herkese iyilik var olduğu sürece dünyanın değişebileceğini bir kez daha hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90008</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0db7c2a5-7d87-4a75-87e6-15714cfdc1e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Şahbaba</image:title>
            <image:caption>Vatan Haini Miydi?
“...Facialara kalkan olamadım ise de, siper-i sâika (paratoner) vazifesi gördüm... Bütün musibetleri üzerime çektim. Kendimi feda ederek vatanı kurtarmaya çalıştım. Dinine, devletine, vatanına ve milletine hıyanet edenlerin azîz Allah’ın kahreden kudretli gücüne hedef olması için yakarıyorum...”

Memleketini Niçin Terketti?
“Her tarafı istilâ eden inkılâb ve ihtiras iç inde karşı koyma yahut başeğme imkânını bulamadım. Kamuoyunda sükûn ve durumda açıklık belirinceye kadar İstanbul’dan geçici olarak ayrılmaya karar verdim...”

Gidişi ‘Kaçış’ Mıydı?
“...Vekîli olduğum şânı yüce peygamberin yaptığını yaptım, hicret ettim...”

Ve Gerçekler:
“...Elbet birgün hak kuvvete üstün gelecek ve necîb milletimiz hakikatleri öğrenecektir...”
Torunları, Sultan Vahideddin’e Şahbaba derlerdi...

Şahbaba, yukarıdaki satırları, ölümünden sadece birkaç gün önce yazmıştı...

Son padişahın tarihteki rolü yıllarca tartışıldı ama, o hiç katılmadı bu tartışmaya... Şimdi, ölümünün üzerinden geçen 70 küsur yıl boyunca ailesinin titizlikle sakladığı özel arşivi ilk kez bu kitapla günışığına çıkıyor ve Sultan Vahideddin, hakkındaki tartışmalara belgeleriyle, mektuplarıyla, yarım bıraktığı anılarıyla, yani kendi kalemiyle katılıyor...

Murat Bardakçı’nın titiz bir araştırmayla topladığı ve bugüne kadar hiçbir yerde yayınlanmamış belgelere dayanarak kaleme aldığı Şahbaba sadece Sultan Vahideddin’in değil ailesinin ve yakın çevresinin de hikayesi... Hükümdarın kızı Sabiha Sultan’ın ifadesiyle, “Masalı andıran bir hayat yaşayıp başdöndürücü iniş-çıkışlar ve taşkın fırtınalar atlattıktan sonra pek de kolay olmayan bir şekilde ayakta kalabilen insanların” öyküsü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90009</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/686ec157-9967-4e4e-b7b6-b29785128671.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesur Koala</image:title>
            <image:caption>Oscar’s Book Prize Kazananı!
Kevin’la tanışın! Kevin hep aynı şeyleri yapmayı seven bir koala. Sürekli aynı şeyleri…
Ama bir gün beklenmedik olaylar başına gelecek ve Kevin yaşamdaki her bir günün yeni ve harika olabileceğini keşfedecekti.
Kevin’a bayıldım!
-Claudia Winkleman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90010</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15318b21-5597-48a7-86d2-27bf4f103224.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağır Ağır Yürüyorum</image:title>
            <image:caption>34 yıllık şairlik yaşamıma, 3000&apos;den fazla şiir ve beş kitap sığdırdım. “SÖYLEYENE 
DEĞİL SÖYLETENE BAK” 
Temel hedef: İnsanın yaşama hakkına saygı, özgürlük, adalet ve üretim gücüne saygıdır. 
 
Anamız, eşimiz, kızımız, kız kardeşimiz, hangisi değersiz hangisi kıymetsiz? Bir erkeğin hayatındaki dört bayan, dört elmas, dört çiçek
Zor mudur kolay mıdır bilmem, çizgiden taşmadan, hak yoldan şaşmadan Türkiye denen bu güzel vatanda Allah’a kulluk, arkadaşa mertlik, namerde sertlik, akrabaya dostluk yapmak, namerdin hilesini sezmek, doğruyu haykırdığın sokaklarda endişe duymadan gezmek... Bunun yorumunu siz okuyucularımızın takdirlerine bırakıyorum. 
 
Bu kitabın kusurları benim ve güzellikleri Allah’ın ikramıdır. 
İşsizliğin, asgari ücretle ay sonunu getirmenin, dost kazığının, yalancı akrabanın, nankörlüğün, aranan insan olmanın, hak ettiğini alamamanın, doğru söyleyince dokuz köyden kovulmanın ne demek olduğunu, kitaplardan değil yaşayarak hayat denen üniversitede yüksek ihtisasını tamamlamış bir şair ve yazar olarak bu kitabı kaleme almanın haklı gururunu yaşıyorum. 
 
“Yarınlar bu günlerden daha güzel ola!” duası ve ümidiyle siz değerli okurlarımıza saygı, sevgi ve selamlar sunuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90011</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d5b29a8-2bae-47fc-8533-5eeaa058c63f.jpg</image:loc>
            <image:title>Entegre Raporlama</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.Bölüm – Sürdürülebilirlik Muhasebesi 
2.Bölüm – Entegre Raporlama 
3.Bölüm – Zorunlu mu? Gönüllü mü? – Vekalet Teorisi, Kurumsal Teori Ve Meşruiyet Teorileri Çerçevesinde Bir Değerlendirme 
4.Bölüm – Entegre Raporlama Kalitesi: Ampirik Bir Analiz 
5.Bölüm – Sonuç ve Tartışmalar 
6. Bölüm - Kaynakça</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90012</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f830a85-2fa5-4475-b234-49859be477c0.jpg</image:loc>
            <image:title>KOBİ&apos;lerde Bilgi Yönetimi Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm 
1.Giriş 
İkinci Bölüm 
2.Küçük Ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) 
Üçüncü Bölüm 
3.Bilgi Ve Bilgi Yönetimi 
Dördüncü Bölüm 
4.KOBİ’lerde Bilgi Yönetimi Uygulamaları 
Beşinci Bölüm 
5.Çalışmanın Ana Değişkenleri Arasındaki İlişkiler Ve Hipotez Geliştirme 
Altıncı Bölüm 
6.Araştırmanın Metodolojisi 
Yedinci Bölüm 
7.Sonuçlar Ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90013</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/340130e2-92d6-46fd-aa02-f653ae684d34.jpg</image:loc>
            <image:title>Sermaye Yapısı ve Sermaye Yapısı Teorileri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
&quot;Sermaye Yapısı ve Sermaye Yapısı Teorileri” kitabında, sermaye bileşenleri, maliyeti ve en uygun sermaye yapısı hesaplama yöntemleri incelendikten sonra günümüze kadarki sermaye yapısı teorileri topluca anlatılmaktadır. Daha sonra ise sermaye yapısını etkileyen faktörler ile ilgili olarak, ampirik çalışma yapmak isteyen araştırmacılar için kaldıraç oranları ve sermaye yapısını etkileyen faktörler literatür örnekleri ile beraber sunulmaktadır. Bu açıdan kitabın, finansal okuryazarlığa ve finansman konusunda çalışanlara, şirket yöneticilerine, akademisyenlere ve öğrencilere katkı sağlayacağı düşünülmektedir. 
Birinci Bölüm – Sermaye Yapısı Ve Maliyeti 
İkinci Bölüm – Sermaye Yapısı Teorileri 
Üçüncü Bölüm – Sermaye Yapısı Analizinde Kaldıraç Oranları 
Dördüncü Bölüm – Sermaye Yapısını Etkileyen Faktörler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90014</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/668b912f-e184-4f7d-a4b2-77010c52d785.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Bankacılık Sektöründe Katılım Bankalarının Finansal Performans Analizi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
BİRİNCİ BÖLÜM 
1.Bankacılık Kavramı Ve Tarihçesi 
İKİNCİ BÖLÜM 
2.Katılım Bankacılığının Gelişimi 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
3.Katılım Bankacılığı Sisteminin İşleyişi 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
4.Metodoloji 
BEŞİNCİ BÖLÜM 
5.Türk Bankacılık Sektöründe Katılım Bankalarının Finansal Performans Analizi: Entropi, Vikor Ve Topsis Yöntemleriylr Bir Uygulama</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90015</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69a17415-eaba-45c0-befe-3f9009696d5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerel Yönetimlerde Kayyımlık</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm 
1.Kavramsal Çerçeve 
İkinci Bölüm 
2.Yerel Yönetim Modelleri 
Üçüncü Bölüm 
3.Yerel Yönetimlerde Kayyım Görevlendirmelerine Giden Süreç Ve Sonrası 
Dördüncü Bölüm 
4.Kayyımlığa İlişkin Algı Ve Belediye Hizmetlerinde Vatandaş Memnuniyetinin Ölçülmesi 
Beşinci Bölüm 
5.Sonuç Ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90016</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58f6bdc8-92f9-4633-9bda-b59b7212a665.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl</image:title>
            <image:caption>Tıp öğrenimi için büyük umutlarla Viyana’ya yerleşen genç öğrenci Bertold Berger, çok geçmeden hayal kırıklığına uğrar; yabancı şehrin karmaşasına uyum sağlamakta son derece zorlanmaktadır. Hayatı boyunca çekingenlikten mustarip olan genç adam, kendisini bir kez daha çocuksu bir acizliğin ortasında bulur. Üstelik ilk defa ailesinden uzakta, yapayalnızdır. Bütün umudunu yitiren öğrenci, neredeyse her şeyden vazgeçtiği sırada kızıl hastalığına yakalanan bir genç kızla tanışır. Bu süreçte yaşam amacını yeniden keşfederek yeni hislere tanıklık eden Bertold, kızın iyileşmesine yardım ederken kendi yaralarına çare bulabilecek midir? 
Stefan Zweig 1908 yılında yayımlanan bu erken dönem eseri Kızıl’da, yarattığı karakterin gizli arzularını ustalıkla işlerken, kimseye aldırış etmeyen büyük ve yabancı kentin acımasızlığını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90017</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c3e7a6a-423c-4696-8b22-fb40040bc18b.jpg</image:loc>
            <image:title>Feder Ya Da Paragöz Koca</image:title>
            <image:caption>dhal [Marie-Henri Beyle] (1783-1842): Genç yaşta teğmen olarak orduya girdi, Napoléon’un İtalya ve Rusya seferlerine katıldı. Almanya, Avusturya ve Rusya’da çeşitli askerî görevlerde bulundu. Bir dönem Marsilya’da ticaretle uğraştı, Trieste’de bir süre konsolosluk görevini sürdürdü. Fransız edebiyatında gerçekçilik akımının en önemli temsilcilerinden kabul edilen Stendhal’in bitirilmemiş eseri Féder ya da Paragöz Koca, Marsilyalı genç bir portre ressamının öyküsünü anlatır. Yazarın büyük bir beceriyle incelediği döneminin toplumsal yükselme hırsları, çıkar ilişkileriyle aşkın çatışması gibi temalar taşra-şehir gerilimi içinde ele alınırken diğer eserlerinde pek bulunmayan bir mizah öne çıkar. Yazarın ölümünden sonra, 1854 yılında yayımlanan Féder ya da Paragöz Koca ilk defa Türkçede okurlarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90018</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f83265d4-cdc2-453f-847c-5bccc7219c97.jpg</image:loc>
            <image:title>Feder Ya Da Paragöz Koca (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Stendhal [Marie-Henri Beyle] (1783-1842): Genç yaşta teğmen olarak orduya girdi, Napoléon’un İtalya ve Rusya seferlerine katıldı. Almanya, Avusturya ve Rusya’da çeşitli askerî görevlerde bulundu. Bir dönem Marsilya’da ticaretle uğraştı, Trieste’de bir süre konsolosluk görevini sürdürdü. Fransız edebiyatında gerçekçilik akımının en önemli temsilcilerinden kabul edilen Stendhal’in bitirilmemiş eseri Féder ya da Paragöz Koca, Marsilyalı genç bir portre ressamının öyküsünü anlatır. Yazarın büyük bir beceriyle incelediği döneminin toplumsal yükselme hırsları, çıkar ilişkileriyle aşkın çatışması gibi temalar taşra-şehir gerilimi içinde ele alınırken diğer eserlerinde pek bulunmayan bir mizah öne çıkar. Yazarın ölümünden sonra, 1854 yılında yayımlanan Féder ya da Paragöz Koca ilk defa Türkçede okurlarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90019</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fd1960a-f083-4f13-9cd2-182172abab33.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalin Gönlümde Renkli Bir Resim</image:title>
            <image:caption>“Hangi güzeli gönlümden geçirdiysem bakıp gördüm ki 
hep kendi rahatlarına beni yontmaya çalıştılar. Bana gönül 
gözüyle bakmadılar. Fakirlerin komşu yanında geçmez akçe 
kadar değeri yoktur. Bir kısım fakirler de baylılara hoşgişi 
geçmek için önlerinde her gün sayısız defa takla atıyorlar. 
Yüreğin; dağ kadar yüce, gönlün okyanuslar gibi engin ve 
berrak, yayla suyu gibi bereketli olsa bile kıymeti harbiyesi 
yoktur. Cebinde paran, yaylaklarda sürülerin ve kapında 
binitin yoksa dönüp yüzüne bakanın olmaz. Ha bu şikâyet 
mi? Kendi nefsim için hayır. Bunlarım olsun istemiyorum. 
Bunun yanında sen de biliyorsun ya kimseye boyun eğmiyorum. 
Bu delilik benim yazgımda var. Zalimlerin karşısında 
eğilmediğim için de beni kimse sevmez.” 
“Böyle delişmen yaşantın sana ne kazandırdı?” 
“Kazanç-kayıp derdinde değilim. Yalakalık, yağcılık 
bilmem. Her şeyim harbidir.” 

“Savını doğruluyorum. İnsana değer vermeyenin sevgi ve 
muhabbetine ihtiyacın mı var? Sana karşı yalandan sevgi 
gösterenlerin aldatmasına güvenme. Sen, gariplerin yanında 
sevgili ol yeter. Muhannet kul bugün bir parça ekmek verir, 
yarın başına kakar. Yiğit yüreklisin, onların soğuk şerbetini 
içmektense ciğerin kebaba dönsün bence bundan iyidir.” 
Nereye baksa yalnızlık ve hüzün doluydu. Söylenenler 
zihninde uğuldarken yılları kiminle paylaşacağını düşünecek 
durumda değildi. 

İçinden çıkamadığı olumsuzlukları nereye göndereceğini 
şaşırmış vaziyette kalabalığa karıştı. Tek başınaydı bunca 
telaşlı insanların içinde; kimi var ki ona sığınsın, onu kabullensin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90020</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c186bee5-39bf-46a1-bb03-d29683414293.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Hayat (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gertrude Stein, yayımlanan ilk eseri Üç Hayat’ta, birbirinden farklı ama bir o kadar da benzer hayatları olan Bridgepoint kasabası sakini üç kadının hikâyesini anlatır. İşçi sınıfından bu üç kadın, toplumun onları mahkûm ettiği rollerden sıyrılamamış ve kendi hayatlarının kontrolünü yitirmiştir. İlk kez 1909 yılında okurlarla buluşan Üç Hayat, modernist yazarlar tarafından üslup ve dilbilgisi kullanımı üzerine yapılacak cesurca deneylerin başlangıcıdır. Zaman-mekân bozulmaları ve geleneksel doğrusallığı bozan tekrarlar yazarın edebiyattaki yerleşik kurallara karşı çıkışını gösterir. Empresyonistlerin ve post-empresyonistlerin sanat eserlerinde ifade ettiklerini düzyazıda uygulayan yazar, belli kelimeleri, cümleleri, hatta bazen bir paragrafı tekrar eder; bildik imla ve noktalamanın dışına çıkar. “İyi Anna”daki doğrusal olmayan anlatı yapısı, Paul Cézanne’ın eserlerinden alır ilhamını. Stein’ın Pablo Picasso ile olan dostluğu, “Melanctha” hikâyesindeki sözdizimsel tekrarların önünü açar. “Kibar Lena” ise Henri Matisse esintileriyle bir kadının psikolojik portresini ortaya koyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90021</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12243831-ce75-4454-a9e6-bf190da097d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bi &apos;Yere&apos; Kadar</image:title>
            <image:caption>Kelimelere takla attıran şair Toprak Hazar.  
Azar azar ruhunuza duhul ederek iliklerinize kadar işleyen, bir konuyu tam anladım derken ters köşeye yatıran, keskin zeka ürünü satırlar. İnsanlık tarihi boyunca Yaratanın, doğanın yüklediği anlamları nasıl deforme ettiğimizi her şiirinde yüzümüze vuruyor şair. 
Toprak Hazar’ın folklorik dizelerinde ise sade, yalın ve yöresel sözcüklerle o anın içinde yaşarsınız şairle beraber… 
Yazarın ilk kitabı “Topraktan Gelenler”den sonra ikinci kitabı olan &quot;Bi &apos;Yere&apos; Kadar&quot;ı okudukça düşünecek ve kendinizi vicdan mahkemenizin salonunda beklerken bulacaksınız.  
 
İlyas Torgaç 
Senirkent İlçe Halk Kütüphanesi Müdürü 
 
 
Her bir kelimesi özenle seçilmiş ve derin anlamlar ifade eden mısralardan oluşan bu kitapta Toprak Hazar bizlere bu hayatta her şeyin bir yere kadar olduğunu, nereden gelip nereye gideceğimizi hatırlatıyor ve insanın geldiği yeri unutursa gideceği yeri de bilemeyeceği düşüncesiyle duygularını şiirlere dökerek kitaplaştıran sözün ustası Toprak Hazar kitabında söyleyeceklerini sondan bir öncesine kadar söylemiş. 
Yazılarını, şiirlerini merakla ve takdirle takip ettiğim Toprak Hazar bizi bir güdüp gözetenin olduğunu ve sahipsiz olmadığımızı bizlere sade bir dille “Bi ‘Yere’ Kadar” adlı bu çalışmasında ifade ediyor. 
 
 
Şaban İliksiz 
Eğitimci Senirkent Yükseliş Gazetesi sorumlu müdürü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90022</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdfea430-c591-43bf-b3be-bacc96fd840c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mine İle Efe’nin Defteri</image:title>
            <image:caption>erhaba! Ben, Mine. Okumayı ve yazmayı çok seviyorum, ileride yazar olmayı çok istiyorum. Annem ve babamın günlük tuttuğunu görünce aklıma harika bir fikir geldi. Kendime güzel bir defter aldım. Yaşadığımız maceraları bu deftere yazacağım. Kardeşim Efe de heveslendi, o da defterime katkıda bulunmak istedi. Ailemizin başından geçen eğlenceli olayları, bizim kalemimizden okumak ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90023</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/894616db-871d-43e1-82fa-f2a2fa63e809.jpg</image:loc>
            <image:title>Keçi Kafe</image:title>
            <image:caption>Katur Kutur, Çıtır Çıtır ! 
Çilekler! Ahududulari! Turplari! 
…Tabelalar? 
Dekoratif Biblolar? 
Bu Yaramaz Keçiler Her Şeyi Yiyebilir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90024</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/129a8e4a-310a-4f4e-9885-68e7a787cc9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Melis Neler Gördü?</image:title>
            <image:caption>Şempanzeler birbirleriyle sohbet ederler mi? Bir kaplumbağanın gözlerinin dolması mümkün mü? Hayvanlar yardımlaşırlar mı? Sevgi nedir, bilirler mi acaba? 
Melis ve arkadaşları, bir doğal yaşam parkı gezisinde bütün bu soruların yanıtlarını buluyorlar. Hayvanların muhteşem dünyasını, yaşayarak keşfediyorlar. 
Hayvan dostlarımızdan öğreneceğimiz ne çok şey var! Çocuklar, bu sıcacık öyküyü okurken iyiliği, dostluğu, yardımlaşmanın güzelliğini bir kez daha görecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90025</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afca1d8a-0aa8-4a76-9790-d0b6c912ded5.jpg</image:loc>
            <image:title>Pek İşi Olmayan Arı</image:title>
            <image:caption>Bir arının vakti hep doludur Vızz vızz vızz Hep yapacak bir işi bulunur. Ama Pek İşi Olmayan Arı onlar gibi değildir. Vızır vızır çalışırken diğer arıların hepsi Yapmak için işlerini Bizimki çiçekleri koklayıp Bulutları sayarak geçirir günlerini. Ama Kraliçe Arı’nın doğum gününde, Pek İşi Olmayan Arı’nın başka özellikleri çıkacak öne Ve neler yapabildiğini vızz vızz vızz gösterecek herkese. 
Pek İşi Olmayan Arı, dostluk, anlayış, hayatı aceleye getirmeme ve arı gibi çalışsan da kendin olma hakkında çok sevimli bir masal.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90026</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e2d0efa-de9f-4e6e-86f3-b0a2a726bdc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuş Ve Su Aygırı</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar, çok uzaklarda Bir su aygırı yaşarmış 
Kuş arkadaşı yanındaysa, Hiçbir şeyden korkmazmış 
En iyi arkadaşını arayan su aygırının uzun yolculuğuna sen de katıl.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90027</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d588b307-6d19-40aa-8ae2-bf56ed0f2545.jpg</image:loc>
            <image:title>Haylaz Adam Serisi (5 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Haylaz Adam ile Okulun İlk Günü (1. Kitap)
Haylaz Adam Okul Gezisinde (2. Kitap)
Haylaz Adam ve Kayıp Pabuçlar (3. Kitap)
Haylaz Adam Partiye Davetli Değil (4. Kitap)
Haylaz Adam Futboldan Anlamıyor (5. Kitap)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90028</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31fa1484-95db-4108-84d3-56a32dfa7007.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Ne yazayım diye düşünmeye başladım. Acaba hikâye mi yazsam? Hikâyede konunun pek o kadar mühim olmadığını söyleyenler de çıktı. Ama ne olursa olsun, bir vaka lazım. O vakanın bir başı bir sonu olması lazım. Üstelik vaka da, alışılmış bıkılmış vakalardan olmamalı. Küçük burjuvanın hayatını anlatan, onun zaaflarını, onun adiliklerini dünyanın en büyük kahramanlıkları, en asil heyecanları gibi gösteren hikâyelerden illallah dedik artık. 
 
Orhan Veli’nin kısa bir hayata sığdırdığı eserleri ebedî bir gençliğin ve tükenmez yaşama sevincinin izlerini taşır. Şiir biçimine ve şiir üzerine düşünmeye getirdiği yenilikçi tavrı, yaşamı kıskıvrak yakalayan gözü ve şiirselliği Orhan Veli’nin düzyazısında da görmek mümkün. Bütün Öyküleri, Orhan Veli’nin öykü türüne getirdiği renklerden oluşan, şairin geniş yelpazesinden izler taşıyan bir kitap</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90029</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1743f201-32ba-4dfc-93e8-8186cf7e007e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötekiyle Konuşmak</image:title>
            <image:caption>Sosyal yaşamın içinde tanımadığımız insanlarla her gün temas halindeyiz. Çoğu zamansa tanımadığımız birine hemen inanmak ile hiç inanmamak arasındaki uç varsayımlarda gidip geliyoruz. Oysa çoğu sorun bir yanlış anlamayla, yersiz bir varsayımla, dinlemeden atılan beklenmedik bir adımla başlıyor. İnsanları yanlış anlamak basit bir mesele değil; büyük çatışmalara, ölümlere hatta savaşa yol açabiliyor. 
Malcolm Gladwell, Ötekiyle Konuşmak kitabında insanlar arasındaki ilişkilere yepyeni bir ışık tutuyor. Fidel Castro yıllar boyu CIA’yi nasıl aldattı? Neville Chamberlain neden Adolf Hitler’e güvenebileceğini düşündü? Basit bir trafik cezası, ölümcül sonuçları olan bir çatışmaya nasıl dönüştü? Bunlara benzer, dünya tarihine geçmiş ya da basında geniş yer tutmuş bazı skandalları kendine örnek alan Gladwell, çatışmaları derinleştiren, öngörülemeyen bazı dinamikleri bir cerrah titizliğiyle masaya yatırıyor. 
Ötekiyle Konuşmak hem yaşamlarımız hem dünyamız için ciddi sonuçları olabilecek anlaşmazlıkların önüne geçmek için bir rehber niteliğinde. Her kitabıyla okurlara yeni bakış açıları kazandıran Malcolm Gladwell, bu yeni kitabıyla da insanlar arasındaki ilişkilere farklı biçimde yaklaşmanın mümkün olduğunu gösteriyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90030</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6e67884-076f-40ad-b9be-b643cd7a2c96.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebekler İçin Klasikler - Külkedisi</image:title>
            <image:caption>Masal zamanı! 

Çocuklara bebekliklerinden itibaren düzeylerine uygun öykü ve masal okumak onların gelişimleri için çok önemli. Bu doğrultuda, dünyaca ünlü klasik masallar minikler için yeniden uyarlandı. Rengârenk, ilgi çekici resimleri ve yalın anlatımıyla Bebekler İçin Klasikler dizisindeki kitaplar sayesinde bebeğinizle bağ kurarak keyifli bir okuma saati geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90031</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3b3de9b-0953-4959-9c48-35b88a4a10dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebekler İçin Klasikler - Prenses ve Bezelye Tanesi</image:title>
            <image:caption>Masal zamanı! 
 
Çocuklara bebekliklerinden itibaren düzeylerine uygun öykü ve masal okumak onların gelişimleri için çok önemli. Bu doğrultuda, dünyaca ünlü klasik masallar minikler için yeniden uyarlandı. Rengârenk, ilgi çekici resimleri ve yalın anlatımıyla Bebekler İçin Klasikler dizisindeki kitaplar sayesinde bebeğinizle bağ kurarak keyifli bir okuma saati geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90032</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/194e3998-b07d-46bd-b189-badf8e36893c.jpg</image:loc>
            <image:title>Canlılığın Oluşum Öyküsünde Renklerin Dansı</image:title>
            <image:caption>“Dünya’nın tüm öğeleriyle korunması bir insanlık borcudur. Bunu yerine getireceğinize inanıyorum.&quot; 
 
Prof. Dr. Ali Demirsoy, bilime inanmış bütün idealist bilim insanları gibi “bilgi”nin değiştirici ve dönüştürücü gücünü biliyor. Onun için de önceden kitaplarını okuyan insanları “başka insanlar” olarak tanımlayarak, bu kitabı da bir solukta okuyacaklarını söylüyor. 
 
Renklerin Kökeni hakkında, “Renklerin oluşumunu ve evrimini hep merak etmişimdir. Ancak ülkemizde renk oluşumu biyokimyasal olarak hemen hemen hiç anlatılmadığı gibi, renklerin evrimi ile ilgili dünya literatüründe de çok az sayıda yazı bulunmaktadır,” dedikten sonra, “bu kitabı okuyan kişi kitabı okuyup da son sayfasını kapattığında farklı bir insan olmalıdır,&quot; diye yazıyor ve haklı çıkıyor. 
 
Bu kitabı okuyup kapattığınızda; bir çiçeğe, çiçeğin üstündeki kelebeğe, kelebeğin kanatlarındaki desene, odanızdaki kilimin renklerine ve sevgilinizin gözündeki hareye başka türlü bakacak ve aralarındaki bağlantıyı anlayacaksınız. Renkleri anlamanın, bütün bunlar arasındaki ilişkiyi anlamak, yani hayatı anlamak olduğunu; yaşamın, canlılığın neden çok çok “değerli” olduğunu göreceksiniz. 
 
Evren’in ilk anlarından başlayıp renklerin ortaya çıkışıyla süren ve bugüne gelene kadar “yaşamın-renklerin” görsel bir anlatımı olarak bu kitap bize, 13,7 milyar yıllık serüvenin bir ağaç yaprağında nasıl ışıdığını gösteriyor, gösterirken ona olan borcumuzu da hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90033</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16821fa6-c15d-4ff3-8bcc-8d6b96321b2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrenin Çocukları</image:title>
            <image:caption>Yazar, bu kitabında, özellikle Big-Bang’dan, yani evrenin  oluşmaya başlamasındaki (Newton asalarının ortaya çıkmasından sonra) ilk andan, Dünyadaki ilk organik polimerin oluşumuna kadar geçen süreçte bugün bizim yapımızın temelini oluşturan güçlerin ve işleyişlerin niteliklerini, bir roman dili anlatımıyla okuyuculara aktarmayı ve çeşitli kaynaklardan özellikle Hoimar von Ditfurth’un eserlerinden edinmiş olduğu bilgilerden bazı kişisel yorumlar yapmayı da amaçlamıştır. 
 
Bilimde tekrarlanamayan bir olayın mutlak doğruluğu diye bir şey yoktur. Bu nedenle “nereden kesin olarak biliyorsun?” sorusunu soracaklara da vereceği tek yanıt ancak: İnsanlık tarihinden bugüne kadar, birçok insanın sonsuz çaba ve emekleriyle birikmiş ve özellikle son 60-70 yıldır, geliştirilen olağanüstü ölçme ve gözleme teknikleriyle birikmiş bilgilerdir, olacaktır. Kökleri jeolojik devirlere uzanan etkileri, uzaydaki dev enerjilerin bir canlının oluşumuna inanılmaz katkıları, varlığını değişerek ve çeşitlenerek koruyan canlılığın olağanüstü dinamiği ve bunları öğrenmek için didinen biz insanların bilime susamış ihtirası, bizim toplumumuzun da bilgisine sunulmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90034</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/804625b9-e22e-4f60-8ca7-ef9421d8b1b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Toplumunda Bilgiyi Kime Nasıl Vermeli - Son İmparatora Öğütler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta yazılanlar, insan soyunun bilinen tarihinden bu yana, toplum ya da bireysel olarak çektiği acıların anlamsız nedenlerini ortaya koyan, çözüm yollarını önermeye çalışan yaklaşımlar olacaktır. Bu kitapta, ayrıca, tarihte ve bugün, güdümlenmiş mantıksal düşünce tarzlarından dolayı doğru çıkış yolunu ya da doyurucu açıklama yolunu bulamayarak, yaşadıkları acıların, olumsuzlukların,  birçoğunun kaynağının, zannettikleri gibi “şanssızlık, kader, alın yazısı ve takdir-i ilahi olarak adlandırdıkları” insan soyunun yazgısı olmadığı, bu olumsuzlukların kaynağının bağnazlıktan, bilim yoksunluğundan ve yeteneksizlerin yönetiminden kaynaklandığı anlatılmaya çalışılacak ve her bir olumsuz kaynağın bilimsel analizi, tarihten gelen bilgi birikimi de göz önüne alınarak, son 70 yıl içerisinde dev adımlarla ilerleyen doğa bilimlerinin, özellikle biyoloji bilimindeki gelişmelerin ışığı altında yapılmaya çalışılacaktır. 
 
Birçok yaklaşımda görülen ve en kolay yol olarak bilinen, sadece tenkit etme yönteminden büyük ölçüde kaçınılmaya çalışılacak; her olumsuzluğun, geçmişteki nedeni, açtığı yaralar analiz edilecek, gelecekte doğuracağı sakıncalara dikkat çekilecek ve yeni bilgilerin, özellikle canlıların doğasını temel alan biyoloji bilimindeki gelişmelerin ışığı altında, kapısını aralayarak girmeye başladığımız “bilim çağının” idari sistemi, hak ve özgürlükleri konusundaki önerileri, “bu dönemi henüz yaşamadığınız ve belki de yaşamınız boyunca bu konularla hiç ilgilenmediğiniz için” bazen endişeyle bazen şaşkınlıkla okuyacaksınız... Bugüne kadar alışılagelmiş alışkanlıklarımızı kökten sarsacak gelişmelerin neler olabileceğini bir nebze olsun öğreneceksiniz...  En önemlisi, bugüne kadar “insanın biyolojik yapısından kaynaklanan” kalıtsal hastalıkların, yeteneksizliklerin ve diğer birçok olumsuzluğun, hatta sel, deprem, yangın vs. gibi toplumları derinden sarsan birçok doğa olayının açtığı yaraların, gerçekte bir yazgı değil, bugüne kadar doğal olmayan ve insan soyuna yakışmayan birçok yönlendirmeler nedeniyle, toplumların bilimsel düşünceye yeterince yaklaştırılmaması ya da bugün dünyanın birçok yerinde hâlâ inatla yaşatılan bilime yabancılaştırma politikası nedeniyle, insanların sorunlarını çözmesindeki gecikmeye nasıl neden olduğunu öğreneceksiniz...  
 
Gerçek bilim toplumunun ne olduğunu belki de ilk defa bu kitapta çarpıcı bir şekilde; ancak en önemlisi bilinmeyen bir yüzünden görmeye başlayacaksınız ve bilimin azaldığı yerde yazgının neden ve nasıl egemen olduğunu öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90035</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cac3ed9-d706-434c-831a-3fc93cb34834.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğer Bugün Ormana Gidersen (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kahverengi Ayı Ormanı bizim evimiz.
Çeşit çeşit hayvan, ağaç ve bitki
Hep beraber burada yaşar gideriz.
Her mevsim bir eğlence var burada.
Sen de aramıza katılmak ister misin?
Acaba neler saklı bu masalsı ormanda?
Doğayla ilgili keşfedilecek bilgiler,
okunacak şiirler, her mevsimde yapılacak
farklı aktiviteler ve büyüleyici resimlerin
arasında 100’den fazla ara-bul etkinliği bu
kitapta seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90036</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9ea0d9a-3845-4052-9dc4-71c7519bd938.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Mavisi</image:title>
            <image:caption>Acımak, nasıl bir duygu idi? İnsan kendisine zarar veren, gençliğinin en güzel zamanlarını, bile bile kendisine azap eden bir insana nasıl acırdı? Keşke içimizden bazı duyguları atabilseydik. Bu kadar merhametli olmak, karşımızdakinin düşmanımız olduğunu bile bile ona acımak, hatta onun için üzülmek… “İşte ben senin hakkından geldim. Yıllar önce bana yaptıklarının acısını şimdi ben senden çıkaracağım. İntikam işte budur!” diyebilmek… Diyememek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90037</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f4b759c-0df7-4e2b-a212-b0a31e94a965.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimin Son Notası</image:title>
            <image:caption>Şimdi ben seni seviyorum ya, her şey sen oluverir. Her şarkıda sen çıkarsın karşıma, her filmin başrolünü ikimiz paylaşırız. Her gün dua ederim benim ol diye. Aşka zerre inanmayan ben, aşk böceği olur çıkarım. Seni sevdiğimi bil isterim, ama delice de korkarım bundan. Kaybetmeye dayanamam çünkü, kalbim durur o zaman. 

Şimdi sen beni sevmiyorsun ya, her uyandığımda göğsüme bir acı oturuverir. Kalkmaz oradan, misafir sanırım, demirbaş oluverir. Gece uyurken de yoklar, yolda sana benzer birini görünce de… Sen beni sevmiyorsun ya, ben herkesten seni kıskanırım. Çünkü sanırım ki, sen âşık olacaksın onlara. Beni tamamen unutacaksın diye düşünür, acıyan kalbime bir bıçak da ben saplarım. Tekrar ve tekrar. 

Hani şimdi biz imkânsızız ya sevdiğim, bir bakmışsın aşk olmuş dillerde adımız. 

Belki tek taraflı, belki çift… 

Sonuçta nefesimizle birlikte sadece yaşam sönmez, umudumuz da söner. Son ana kadar ayakta kalır umut.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90038</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11c7c4e3-708d-4301-929a-09a83a23935f.jpg</image:loc>
            <image:title>Böğürtlen Kırmızısı</image:title>
            <image:caption>Yeni Kurulan Çocuk Yayınevi “Salamis”ten “Böğürtlen Kırmızısı” Kitabı Çıktı 
 
Dünyadan çocuk edebiyatını tanıtmak, çocuk ve gençlere hem içerik hem de görsel olarak nitelikli eserler sunmak amacıyla kurulan Salamis Yayınevi ilk meyvesini verdi. Raflardaki yerini alan “Böğürtlen Kırmızısı” adlı kitap ile yayınevinin ilk durağı, eğitim alanında dünyada ilk sırada yer alan Finlandiya. 
Özellikle çocuk serisinde, Amerika ve İngiltere dışındaki ülkelerin kültürlerine ait kitapları küçük okurlarıyla buluşturmayı hedefleyen Salamis Yayınları, barış ve çevre bilinci, temalarına ağırlık vermeyi planlıyor. 
 
“Böğürtlen Kırmızısı”nın yazarı Tuula Pere Finlandiya’da ve dünyada tanınmış bir edebiyatçı. Böğürtlen Kırmızısı adlı resimli kitabı ise barış üzerine. Muhteşem çizimler Georgia Stylou adındaki Yunan çizere ait. Barış temalı kitabın konusu ise kısaca şöyle: 
 
Bir sabah küçük Aino’nun babası ona veda ederek savaşa gider. Ardından hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Düşman adım adım köye yaklaşır. Ve... Küçük kız düşman askeriyle göz göze gelir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90039</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a79d6bf9-d705-4922-8c40-782093033089.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermişin Bahçesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cibran’ın en sevilen yapıtı Ermiş’in devamı olan Ermişin Bahçesi, yazarın ölümünden sonra, 1933’te yayımlandı. Ermiş’in sonunda on iki yılını geçirdiği Orphalese kentinden ayrılarak denize açılan El Mustafa, doğduğu adaya, annesiyle babasının ebedi uykularına daldıkları bahçeye döner. Uzun bir aradan sonra müritleriyle yeniden bir araya gelmiştir. Onlara ayrılıktan, yalnızlıktan, zamandan, insanla insanı, insanla doğayı birleştiren bağlardan söz eder. Sözlerinde mutlu ve aydınlık bir hayatın sırları gizlidir yine.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90040</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb3a6f73-34a9-40ab-9b52-2c3c04de9839.jpg</image:loc>
            <image:title>Ceberut Martin (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir deniz kazasından kurtulan Britanya donanması mensubu Christopher Nobel Edebiyat Ödülü Hadley Martin, Atlantik okyanusunun ortasında bir ölüm kalım mücadelesinin ardından yalnızca hava durumu haritalarında görülen kayalık bir adacığa çıkar. Muazzam bir hırsla yiyecek ve temiz su bulmak, potansiyel kurtarıcılar tarafından fark edilmek için zekâsına ve eğitimine başvurarak hayata tutunmaya çalışırken geçmişin anı ve görüntüleri zihnine musallat olur. Adacığın tek sakini olarak kendi kendine konuşarak geçirdiği uzun saatlerden sonra korkunç yazgısını kavrayacaktır. Giderek akıl sağlığını yitirmeye başlamasıyla gördüğü halüsinasyonlar onu bir varoluş krizine sürükler. 
Golding’in kurduğu bu çok katmanlı dünyada yanılsamalar ve en çılgın hayaller bile gerçek gibi görünür. Roman sürekli yinelenen akıl sağlığı ve delilik, gerçeklik ve gerçekdışılık temaları eşliğinde okuru insan zihninin gizli kovuklarında gezindirir. Golding okuru bütün hikâyeyi yeniden gözden geçirmeye zorlayan sarsıcı finalde “teknik açıdan muazzam bir büyücülük” sergilemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90041</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d508814-ee71-47b5-8c18-a21c0f1692c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Veba (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Jack London, 1912 yılında İngiltere’de London Magazine’de yayımlanmaya başlayan Kızıl Veba yapıtıyla “kıyamet sonrası” edebiyatın öncüleri arasına girmiştir. Nüfustaki, bilim ve teknikteki, ekonomideki sıçramaların büyüsüyle gözlerin kamaştığı bir çağda yazar, uygarlığımızın kırılganlığını anımsatır. Yapıtı milyonlarca insanın doldurduğu şehirlerin ve kırların ıssızlığa teslim oluşundaki hızı bütün çarpıcılığıyla ortaya koyar. Yalnızca nüfusun değil, bilginin, üretimin, hatta dilin yitirilişi, eski uygarlıkla köprü olan bir profesörün gözünden yeni insanlığa anlatılır. Peki yeni insanlık bu ihtiyara kulak verecek midir? Kızıl Veba’da yirminci yüzyılın başından yüz yıl sonrasına, 2010’lar dünyasına bakan Jack London’ın öngörülerindeki keskinlik, kitabı bir klasik olmanın ötesinde, günümüz için hâlâ canlı bir eleştiri kılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90042</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7783f12-a89a-41ee-862c-f8c1eefa347c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Keşiş (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çehov’un 1894’te Artist dergisinde yayımlanan son felsefi öyküsü Kara Keşiş, Lev Tolstoy’un da övgüsünü kazanan en önemli eserlerinden biridir. Öykü, görkemlilik kuruntusuna kapılan vasat biliminsanı Kovrin’le ilgilidir. Bu genç adam kendisinin bir dâhi, Tanrı’nın seçilmiş kullarından biri olduğuna inanmaktadır. Yazar bu öyküsünde delilik ile dâhilik arasındaki olası ilişkiye dikkat çeker. Çehov 1890’lı yılların başında, rüyasında tarlaların üzerinde uçan uğursuz bir kara keşiş görmüş, uyandığında onun hakkında yazmaya karar vermişti. Ortaya çıkan öykü, kimi zaman entelektüellere yönelik bir hiciv, kimi zaman da Çehov’un kendi korkularının alegorisi olarak değerlendirildi. Öyküyü mistisizmle ilişkilendirenler de oldu. Oysa yazar, yayıncı dostu Aleksey Suvorin’e yazdığı mektupta, melankoliye kapılmadan, “soğukkanlı bir tefekkür içinde” yazdığı Kara Keşiş için “tıbbi bir öykü” demişti. Çehov muhtemelen bir hekim olarak 19. yüzyılın sonlarında Rusya’da birçok megalomani vakası görmüş ve bu durumu çarpıcı bir kurguya dönüştürmüştü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90043</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78358a5a-4d5a-4caf-957f-4e3974294c74.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Zanaatla Beklenmedik Karşılaşma (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Stefan Zweig, bu kez gündelik yaşamın içinde yatan gizil bilgeliği keşfe çağırıyor okurunu. Kahramanımız, duyduğu taşkın merakla Paris’in nehir gibi akan kalabalığına karıştığında kentin ona nasıl sürprizlerle yanıt vereceğinden habersiz görünüyor. Sherlock Holmes bakışıyla insan portrelerini çıkarırken birden gözleyen ile gözlenenin, av ile avcının, öğreten ile öğrenenin yer değiştirdiği baş döndürücü bir çalkantı içinde buluyor kendini. Ya da tam tersi, bu kez Viyana Prater’de, durağan ve süslü yaşamından gündelik yaşamın sıradanlığına kaçan bir kahramanda özgür aşkı, toplumun kaygısız doğasını hatırlayışı okuyoruz. Bir Zanaatla Beklenmedik Karşılaşma ve Prater’de İlkbahar, Zweig’ın en küçük ilişkilerin içine nüfuz eden, en sıradanın içindeki zenginliği gören gözlem yeteneğine çarpıcı iki örnek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90044</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ca56609-22a2-43bc-b608-acacaf636bcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kira Kiralina (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Panait Istrati’nin ilk yapıtlarından olan Kira Kiralina, 1924 yılında yayımlandığında büyük ilgi topladı ve yazarın gelecek şöhretinde büyük pay sahibi oldu. Adrien Zograffi adlı kahramanının adını taşıyan dizinin ilk kitabı Kira Kiralina’da yazar, Tuna Nehri’nden Kahire’ye uzanan bir coğrafyanın insanlarını canlı portreler halinde betimliyor. Adrien’in Stavro’yla karşılaşmaları üzerinden, mülksüz, yurtsuz bir insan için özgürlüğün ve ahlakın anlamını tartışıyor. Istrati Doğu’yu toz pembe bir masal halinde değil, geleneksel devlet, aile, cinsiyet bağlarının dışındaki insanların bitimsiz dayanak arayışlarından kesitlerle sunuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90045</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21698d58-b0c1-4a00-850f-09a180d0f149.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Fare Kükredi</image:title>
            <image:caption>20’den fazla dile çevrildi! 
 
KÜKREYEBiLMEK için KOCAMAN olmak zorunda değilsin. 
 
Ufacık tefecik olmak her zaman çok kolay değil. 
 Minik fare, içindeki cesareti bulmak ve kükremeyi öğrenmek için çıktığı bu yolculukta, 
en küçük canlının bile bir aslanın yüreğine sahip olabileceğini keşfediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90046</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f28b599-f06b-45cd-a208-b41951175a24.jpg</image:loc>
            <image:title>Gücünü Keşfet</image:title>
            <image:caption>Power Thoughts “Güçlü Düşünceler”in kurucusu Nathalie Costa’nın katkılarıyla, Beth Cox tarafından yazıldı, Vicky Barker resimledi. Blue Peter Book Ödülü 2018 
Çocukların zihinlerini özgür bırakmak, onların kendilerine güvenlerinin gelişmesine fırsat verir. Bu kitapla, çocuklar denenmiş ve test edilmiş teknikleri kullanarak empati kurmayı ve içsel güçlerini bulmayı öğrenecekler. Bu kitaptaki etkinlikler, çocukların yaşadığımız dünyada huzuru yakalamalarına, yoğun duygularını anlayıp kucaklamalarına ve içlerindeki mucizeyi keşfetmelerine yardımcı olmak amacıyla tasarlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90047</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9aa87966-cacf-4a98-b6ea-24032dbe3188.jpg</image:loc>
            <image:title>Leylek Leyli</image:title>
            <image:caption>Leylek Leyli ve arkadaşlarının sıcacık hikâyesi sizleri bekliyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90048</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dcbe5bc-83d1-4761-aa8e-1d80f925a45b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaju Adası Kardeşliği</image:title>
            <image:caption>Okyanusun ortasındaki gizemli ada Kaju’da ilginç olaylar yaşanır. O olağanüstü gecede herkes on yıl yaşlanır, çocuklar büyürler. Zalim hükümdar Olimba’ya göre Karita, Netya ve diğer çocuklar yeni savaş makineleridir artık. Ancak onlar hükümdarla aynı görüşü paylaşmazlar ve işler karışmaya başlar. Gizli Kabin üyeleri, barış ve özgürlükleri için heyecanlı, engellerle dolu bir maceraya girişirler. Bu mücadelede sahip oldukları tek şey özgürlüğe olan inançları ve cesaretleridir. 

Bir tarafta Lider Olimba ve Büyücü Baykuş, diğer tarafta Kaju Adası Kardeşliği… Bakalım zafer kimin kapısını çalacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90049</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d68a3776-2bd7-4174-82d8-f2941d636867.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Maceraları</image:title>
            <image:caption>Kemerini bağla, gücünü topla ve bilimin heyecan verici dünyasını keşfetmeye hazırlan! İnteraktif bir dokunuşla hazırlanan bu kitap, faaliyetlerle zenginleştirilen dört sürükleyici maceradan oluşuyor. Dünyayı kurtarmak için zamana karşı yarışarak bir dizi problemi çözmen gerekiyor. 
Gizemli öyküleri oku, ilginç kimya, biyoloji ve fizik problemlerini çöz, bilimsel becerilerini test et! 
Bu kitapta 5., 6., 7. ve 8. sınıf müfredatlarındaki aşağıdaki üniteler ele alınır. 
8. SINIF: Basit Makineler / Elektrik Yükleri ve Elektrik Enerjisi / Madde ve Endüstri / Basınç 
7. SINIF: Kuvvet ve Enerji / Saf Madde ve Karışımlar / Elektrik Devreleri 
6. SINIF: Vücudumuzdaki Sistemler / Madde ve Isı / Elektriğin İletimi / Güneş Sistemi ve Tutulmalar 
5. SINIF: Kuvvetin Ölçülmesi Ve Sürtünme / Madde ve Değişim / Elektrik Devre Elemanları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90050</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3a79fe0-d6b7-4bad-8aed-a6b8db082a1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel İktisadi Tarihçe, 1980-2009</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, küresel iktisadın neoliberal ideoloji güdümünde geçen 1980-2009 dönemini betimlemek ve irdelemek amacı ile yazılmış olup, giriş ve sonuç bölümleri dışında, başlıca üç kısımdan oluşmaktadır. 
Bu üç kısımda, anılan dönemdeki küresel iktisadi yönetişim mekanizması, uygulanan belli başlı iktisat politikaları ve dönemin iktisadi başarımı sırayla incelenmiştir. 
Birinci kısmın ilk bölümünde neoliberalizmin gelişmiş ve gelişmekte olan ülke gruplarında ekonomiyi dönüştürme patikaları özetlenmekte, küresel iktisadi yönetişimin kurumsal çerçevesi tanıtılmaktadır. Bu kurumsal çerçevenin iki önemli bileşeni olan uluslararası para ve finans sistemi ile dünya ticaretini düzenleyen ve yönlendiren örgütlenmeler, izleyen bölümlerde ele alınmıştır. 
İkinci kısım, kaynak tahsisini etkileyen iktisat politikalarının (bu bağlamda sanayi, tarım ve çevre politikalarının) incelenmesiyle başlamakta, bunu dış ticaret, talep yönetimi ve bölüşüm politikaları üzerindeki değerlendirmeler ve ödemeler dengesi sermaye hesabının yönetimine ilişkin tartışmalar izlemektedir. Bu kısımda iktisat politikalarının ülke grupları ve/veya ülkeler itibarıyla nasıl farklılaştığına ve politika önceliklerinin zaman içinde nasıl evrildiğine de değinilmiştir. Küresel iktisadi başarımın incelenmesine ayrılan üçüncü ve son kısmın ilk iki bölümünde iktisadi gelişmenin genel görünümü ve küresel gelir bölüşümü öncelikle ele alınmıştır. Üçüncü kısmı ve kitabı sonlandıran bölümde dünya ekonomisinin finansallaşması ve “Neoliberal Çağ”daki finansal krizler üzerinde durulmuştur. Görece ayrıntılı olan bu bölüm, yazarın şu kanısını yansıtmaktadır: Geçmişten artakalan söylem ve uygulamalar kısmen sürdürülse bile, 2007-9 finansal krizinden sonraki dünya, artık başka bir dünya olacaktır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90051</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/490736a3-d1e3-4b2d-b609-7bfb79562670.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Atlas Küçük Canlılar</image:title>
            <image:caption>Geçmişin insanları zamanın trafiğini değiştiriyor; yakalanan anlarla birlikte her şey arayışların ve kaçışların, ertelemelerin ve kavuşmaların tesadüfi dizilimiyle Berlin’de, gece sessiz olunması gereken bir balkona taşınıyor. 
Barış Pirhasan, zihin çekmecesini karıştırırken yoksulluklara kendi giden aşıklardan hastane odalarındaki arkadaşlara kadar hayatının tüm insanlarını kendi gölgeleri gibi uzatıp kısaltıyor. Kıpırtısını ve heyecanını muhafaza eden şiirler, bu kez biraz daha yüksek bir sesle okunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90052</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/374ac1a5-be84-432f-9793-d19b41ca5deb.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>Karanlığın olmadığı yerde buluşacağız.” 
George Orwell’ın eserlerindeki güçlü politik taşlamaları ve sistem eleştirileri, kurgularına dünya çapında bir değer kazandırdı. Basıldığı her dilde büyük ilgi gördü. 
Yedi dil konuşma becerisine sahip bir yazar olan Orwell, kısa ama oldukça ilginç bir hayat sürdü. İki okuldan burs kazanmasına rağmen üniversite eğitimine devam etmeyip bunun yerine Burma Polis Kuvvetleri’nde Kraliyet Polisi olarak hizmet etmeyi seçti. Bu hizmetinde çok başarılıydı ama zamanla Burma halkının İngilizler tarafından yönetilmekten memnun olmadığını ve değerlere aykırı davrandığını fark edince işler değişti. Görevinden istifa edip, yazmaya başladı. 
Yazarın 1984 adlı bu romanı, ilk kez 1949’da basıldı. Yazıldığı zamanın çok ötesinde bir distopya olduğunu, bu çağın sosyal, ekonomik ve politik dinamiklerine bakarak anlamak çok daha mümkün. 
Bu kitap, bir hükümetin bilgiden hafızaya kadar her alanda kontrol sağlamaya çalıştığı bir dünyada gerçeğin, bireyselliğin ve özgürlüğün yok edilmesini konu ediyor. Gerçekleşmek üzere olan bir geleceğin unutulmaz bir kehaneti gibi adeta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90053</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d10c009-aa97-4199-82e7-c4f22baed4f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Yiyici</image:title>
            <image:caption>Lily’nin anaokuluna esrarengiz bir misafir girdi. İlk önce bunun bir fare olduğunu düşündüler çünkü kitaplarda peynirdeki gibi delikler açılmıştı. Sonra bunun bir eşek olduğunu düşündüler çünkü sayfalar eşek kulakları gibi gözüküyordu.
Son olarak, bunun bir fil olması gerektiğine karar verdiler çünkü bütün kitaplar buruşturulmuş ve ezilmişti.
Çocuklar öğlen uykusuna yatmışken Lily yarı açık gözleriyle etrafa göz gezdirip düşünmeye başladı ve bu esrarengiz misafirin kim olduğunu bulmaya karar verdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90054</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2213721-80a5-464c-bd31-6301186bc5ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-19’dan Sonraki İlk Yıl</image:title>
            <image:caption>Günümüzün Ünlü Düşünür ve Yazarlarının Covid-19’a Bakışları
Giriş Koronavirüs Yalıtılmış Olarak Var Olmaz, Başka Hastalıklardan ve Krizlerden Beslenir Tiff-AnnIe Kenny . Covid’den Sonra Normale Dönüş Olmayacak: İnsanlık Sonrası Bir Döneme Giriyoruz ve Yeni Bir Yaşam Tarzı İcat Etmemiz Gerekecek Slavoj Žižek. COVID-19 Grip Değildir Eskild Petersen
Neydi, Ne Oldu? Koronavirüs Kışı Geliyor: Öğrendiklerimiz Bizi Nasıl Hazırlayabilir? Spencer Bokat-Lindell . COVID-19 ile İlgili 6 Mit ve Doğrular Hannah Devlin . Koronavirüsle Nasıl Başa Çıkacağız? Rupert Beale . Toplumsal Salgın: Çin’de Mikrobiyolojik Sınıf Savaşımı Chuang Dergisi . Covid-19 Karantinası Bir Distopya Değil Margaret Atwood
“Geçmiş, Acıyıp Giden Ağrı” Boccaccio COVID-19 Hakkında Ne Derdi? Paula FIndlen . Yeni Patojen, Eski Siyaset Alex De Waal . Kolera ve İlerlemenin Bedeli MIchael Mayzul . Londra: Vebadan Yangına 1664-1666 Michael Mayzul . 1918 Pandemisinden Ders Almak Tim Adams . Pandemiler Tarihi Nasıl Değiştirdi? Isaac ChotIner
Teknoloji, Devlet ve Pandemi Serge Halimi . Teknoloji Şirketlerinin Bu Krizi İktidarlarını Genişletmek İçin Kullanmasına İzin Veremeyiz JS Tan . Bağışıklık Pasaportlarının Kötü Bir Fikir Olmasının On Nedeni Natalie Kofler-FrançoIse Baylis . Yüzleştiğimiz Sınama Karantina ya da Yalıtım Değil, Toplumlar Yeniden Hareket Etmeye Başladığında Ne Olacağı SlAvoj Žižek . Hükümetler COVID-19’u Devlet İktidarlarını Genişletmek İçin Değerlendiriyor Stephen Boyd . COVID-19 Aşısı Yolda Ama İhmalkâr ve Milliyetçi Hükümetler ile Aşı Karşıtı Çılgınları Aşabilecek mi? Polly Toynbee
Kapitalizm ve Pandemi Koronavirüs ‘Brezilya’nın Yerli Halklarını Yeryüzünden Silebilir’ João Fellet . Brezilya’da Sınır Tanımayan Hekimler’e İzin Verilmedi Carl De Souza . Çalışmanın Değerini Yeniden Düşünmenin Zamanıdır Paulo L. Dos Santos . Pandemik İflas: Bu Seferki Ekonomik Kriz Neden Olacak? Bue Rubner Hansen . Neoliberal Veba Rob UrIe . Keynesçilik ve Kapitalizmin Krizi George Martinfell Brown-Tony Gong . Hastalık Kapitalizmi ve COVID-19 Prabir Purkaystha . Koronavirüs Önlemlerinde ‘Hızla Normale Dönelim’ Diyenler Tehlikeli Bir Aptallık İçinde Karlin Lillington . Kim Kimi Yağmalıyor? David Sirato . Sömürgecilik ve Kemer Sıkma Siyasaları Afrika’nın Koronavirüsle Mücadelesini Nasıl Şekillendiriyor? Sa’eed Husaini . Koronavirüs Sonrası Evden Çalışmak Patronlara İşçilerin Yaşamları Üzerinde Daha Büyük Bir Denetim Verecektir Luke Savage . İklim Krizi ve COVID-19 Ayrılmaz Şekilde Birbirine Bağlı Drew Pendergras-Troy Vettesse
Dayanışma Hepimiz Aynı Koronavirüs Gemisinde Değiliz Kenan Malik . Koronavirüs Yeni Bir İşçi Sınıfını Nasıl Yaratabilir? Olga Khazan . İyi Bir Toplum İyi Niyetten Fazlasını Gerektirir Kenan Malik . Pandemi Sonrası Bildiğimiz Dünya Nostaljiden İbaret Olacak Slavoj Žižek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90055</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49b7151f-0629-4234-af70-2ffd726def79.jpg</image:loc>
            <image:title>Afrika’nın Yaşam Felsefesi Ubuntu</image:title>
            <image:caption>Afrika’nın Yaşam Felsefesi UBUNTU 
“Ubuntu düşüncesi ve pratiği Afrika’nın dünyaya en büyük armağanıdır. Ve bu armağanı maalesef çok bilen yok. Ubuntunun özü Afrika dillerinin neredeyse hepsinde var olan bir atasözü ile açıklanabilir. Şöyle çevirebiliriz: ‘İnsan, diğer insanlar sayesinde insandır.’ Dünyada öğrendiğimiz ve yaşadığımız her şeyi başka insanlarla ilişkimizde öğreniriz. Bu nedenle davranışlarımızı, düşüncelerimizi sorgulamamız icap eder. Sana nasıl davranılmasını istiyorsan başkalarına da öyle davran! Ubuntu sahibi biri bunun bir adım ötesine geçer; etrafındaki bütün insanların sonsuz değeri olduğunu bilir. O yüzden sadece bir davranış biçimi değildir ubuntu, gerçekten bir varoluş biçimidir!” 
Desmond Tutu 
  Ulusal devletler ve sınırlarla yeryüzünü hayali olarak bölen insanlar aslında birlikte yaşamak ve birbirlerinin yaşam deneyimlerinden, kültürlerinden öğrenmek zorundalar. Coronavirüs salgını bunu bir kez daha gösterdi. Desmond Tutu’nun torunu Mungi Ngomane ülkesinin yaşam felsefesinin dünyayı ve içindeki yerimizi anlamamıza nasıl yardımcı olacağını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90056</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a69ce56-848c-4af0-97e4-5d63f4b66d95.jpg</image:loc>
            <image:title>Mostari</image:title>
            <image:caption>Ben, gönüllü köprü bekçisi,
Gece gündüz burada...
Gündüz Vassaf, Mostar Köprüsü’ne ilk görüşte aşık olur.
Aylar geçer.
Köprünün geçmişi, bugünü ve geleceği hakkında almaya başladığı notlar, “bir köprü bekçisinin günlüğü” haline gelir.
Gündüz Vassaf, Mostari’de bir yandan dünyayla hesaplaşıyor, öte yandan da samimiyetle kendini sorguluyor. Günlüklerin de Mostar Köprüsü’ne duyduğu tutku tüm yalınlığıyla ortaya
çıkıyor.
UNESCO tarafından “Dünya Kültür Mirası” ilan edilmiş, Evliya Çelebi’nin “16 imparatorluk dolaştım, böyle köprü görmedim!” dediği Mostar Köprüsü’nün bu gönüllü bekçisinden şiir tadın da, renkli ve bir o kadar da hüzünlü bir günlük...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90057</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d40aa3c0-93a9-4271-87c8-38cee2af5bbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Hallerin Esiri</image:title>
            <image:caption>Merhametsiz babaların, şefkatli annelerin, dal dal uzayan ailelerin, arkadaşların yanı başında, zamanın çok yavaş aktığı köy toprağında geçen bir çocukluk… Ve onun her yaşta, her yerde üstümüzden eksik olmayan bazen gri, bazen renkli tozları…
Sedat Anar, Hallerin Esiri’nde geçmişiyle yüzleşmeye çalışan bir adamın yolculuklarla, ölümlerle ve en önemlisi şiirle kesişen hüzünlü hikâyesini anlatıyor. Ne yaşanırsa yaşansın hep var olan muzip anları da göz ardı etmeyen sürükleyici birroman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90058</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fe29518-13d6-450d-b0fb-2baf44242126.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğayı, Emeği, Yaşamı Korumak</image:title>
            <image:caption>“Patriyarkal emperyalist kapitalist sistem durdurulmazsa her kriz yaşam üzerinde bir öncekinden daha da şiddetli, geri alınamaz ekolojik yıkımları… beraberinde getirecektir. Küresel iklim krizi, sağlık krizi, gıda krizi, türlerin yok oluşu, halkların canlıların barınma hakkının yok edilmesi, halkların zorla yerinden edilmesi, yoksulluk, açlık, işçi sınıfının, emekçilerin yaşam güvencelerinin ve özlük haklarının yok edilişi, ekolojik sistemlerin yıkımı önlenemez boyuta ulaşacaktır. Bu olgu, yaşamı yeniden kurmak için hepimize, tüm halklara sorumluluk yüklemektedir.”
Beyza Üstün
Doğayı korumak, suyu korumak, yaşamı korumak için duyarlılık, mücadele – ve siyaset! Bu kadar yalın bir meselesi var, Doğayı, Emeği, Yaşamı Korumak’ın. Beyza Üstün, bilim insanı donanımıyla ama her şeyden önce bir ekolojik-politik eylemci olarak, ülkenin ve dünyanın yaşam kaynaklarına yönelen ölümcül tehdide ve pandemiyle sermayenin “hız ortaklığına” dikkat çekiyor. Güç ve şiddet kullanarak, zorla yerinden ederek, el koyarak uygulanan yıkıcı ve yayılmacı politikaları teşhir ediyor. Saldırılara itirazın “yaşamı savunan” öfkesiyle yapıyor bunu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90059</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/468d11f6-c8a3-4b91-810f-be30b02a18ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Bomonti</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un en eski semtlerinden biri olan Bomonti, asırlık geçmişinde sayısız dönüşüme sahne olmuş bir yerleşim yeri. Osmanlı’dan bugüne, bir yanda teneke mahallesi ve gecekonduları, diğer yanda Levanten yaşam tarzı tüm renkliliğiyle hüküm sürerken, tarihi çok eskilere dayanan büyük fabrikalar etrafında gelişen işçi yaşamı ile orta sınıf semt sakinlerinin apartman yaşantısı yan yana varlığını sürdürmüş. Bugün Bomonti, yükselen yeni rezidansları ve sunulan yeni yaşam tarzlarıyla kentsel dönüşümün tam da kalbinde yer alıyor. Bomonti. Kentsel Dönüşüm ve Mekânın Belleği, Bomonti’nin geçirdiği bu dönüşümü tüm yönleriyle ele alıyor.
Derya Fırat, Bomonti Bira Fabrikası ve Bira Bahçesi’nden yola çıkıp semtin kadim belleğinin izlerini sürüyor.
Egemen Yılgür teneke mahallesinin oluşumunu ve kentsel dönüşüm karşısında mahallelinin düşüncelerini paylaşırken, Şükrü Aslan da bu eski işçi semtinin fabrikalarının, işçi yaşantısının, işçi mücadelesinin izlerini araştırıyor. Aylın Dikmen Özarslan, Bomonti’nin orta sınıf sakinlerinin gündelik hayatını ayrıntılı biçimde sergilerken, Çağlayan Kovanlıkaya darezidanslarla gelen soylulaştırma hamlesinin hem semtin fiziksel ve sosyal yapısını nasıl dönüştürdüğünü inceliyor hem de rezidans yaşamının yeni görünümlerini ortaya koyuyor.
Geniş bir saha araştırmasının ürünü olan bu çalışma, semt sakinlerinin gözünden Bomonti’nin geçmişini, bugününü ve geleceğini okumaya
çalışıyor; sadece semtin değil aynı zamanda İstanbul’un da geçirdiği büyük dönüşümü sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90060</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b97a932c-abf0-487b-ae27-21f64a9aa395.jpg</image:loc>
            <image:title>Faşist Kimdir?</image:title>
            <image:caption>“Faşizme dönüş, Umberto Eco’nun ‘Ebedi Faşizm’ başlıklı makalesiyle, büyük bir sükseyle yeniden tedavüle girdi. Bu makalenin okunma biçimi, yazarın, ‘ebedi faşizm en masum kisvelere bürünerek geri dönebilir’ ve ‘görevimizin onun maskesini düşürmek ve dünyanın her yerinde her gün ortaya çıkan yeni biçimlerinden her birine dikkat çekmek’ uyarısını yaparken söylediklerinin tam tersi etkiler yaratabilir diye düşünüyorum.”
Emilio Gentile
Faşizmi tarihte kalmış “antika” bir olay olarak görmek bir uçtaysa, her otoriter ve baskıcı rejimi faşistlikle itham etmek de öteki uçtur. İkisi de günümüzde faşizm benzeri sonuçlara yol açabilecek olan hareketler ve ideolojik öğeler karşısında insanları duyarsız ve atıl kılabilir. Emilio Gentile, Faşist Kimdir? başlıklı kitabında, faşizm kavramının genel bir hakaret sözcüğüne dönüşmesinin bu sakıncalarına dikkat çekiyor. Faşizmin İtalya’da bir yüzyıl önce ortaya çıkarken sahip olduğu örgütsel, kültürel ve kurumsal boyutların özgül niteliğini hatırlatıyor.
Kitaba Türkiye’de faşizm kavramının serencâmı üzerine kapsamlı bir giriş yazısı yazan Tanıl Bora’nın da işaret ettiği gibi, Gentile’nin kitabını okurken, faşizm kavramının soldaki enflasyonist kullanımının vahim anti-demokratik ve faşizan siyaset, ideoloji ve pratiklere karşı güçlü bir duyarlılık oluşmasını engellemiş olabileceği sorusu karşımıza çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90061</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d5d4bfe-cd73-43cc-aea1-adad516f21a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Seks Olmayınca</image:title>
            <image:caption>Modern haz kültürü, günümüzde bireyleri cinselliğin her yerde ve her zaman erişilebilir olduğuna inandırmış olsa da, gerçekte seks nicedir pek çok insanın hayatından çekilip gitti. Günümüzde uzmanlar, her yaş ve her kesimi sarmış bir haz kaybı ve aseksüellik salgınından bahsediyor. Cinsel mahrumiyet elbette yeni bir mesele değil. Felsefe, edebiyat ve sanat tarihi konunun farklı örnekleriyle dolu olsa da, kimse bugünkü duruma nasıl gelindiğini bilmiyor. Cinsel özgürleşme dönemini takip eden aşırı seks çağının beklenmedik ve sarsıcı bedeliyle mi karşı karşıyayız? Seksin olmaması, çift hayatında ne anlama gelir? 
Arzunun, iktidarın, cazibenin ve deneyimin cinsellikle bağlantısı nedir? Erotik heyecan nerede başlar, nerede biter ve nasıl bulunur? Sekssiz bir hayat, kadın ve erkek için aynı şey midir? Alışkanlık seksin üzerine düşen karanlık bir gölge midir, yoksa ona güven ve sıcaklık bahşeden bir koruma kalkanı mı? Seks öğrenilebilir mi? Felsefeci Wilhelm Schmid Seks Olmayınca’da cinselliğin yer almadığı bir hayatın yarattığı eksiklikler kadar vaat ettiği imkânları da masaya yatırıyor. Tensel yakınlığın tatminkâr bir hayat sürmedeki inkâr edilemez payını teslim ederken, sükûnetle diğer seçenekleri de tartışıyor. Ve seks yoksunluğu çekenlere, bu hassas sanatı geri kazanmanın yolları üzerine cesaretlendirici tavsiyelerde bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90062</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a835283d-718a-493f-85a3-86223c0d0c07.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi Döneminde Sınanan Dijital Vatandaşlık</image:title>
            <image:caption>Dijital vatandaşlık bireylerin teknoloji ile gelen yeni uygulamaları ve sosyal dönüşümleri anlamasını sağlayan bilgilerin tümü olarak adlandırılıyor. Dijital vatandaşlık sadece edinilmesi gereken bir bilgi değil, teknolojinin sürekli gelişimi ile orantılı olarak, bireylerin de ömür boyu sürdürmeleri gereken bir pratik olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda dijital vatandaşlık, bireylerin sosyal yaşamın her alanında ilgili teknolojik uygulamalar için, uygun, sorumlu ve güçlendirilmiş bir yaklaşım geliştirme becerisini gerektirir. Alanyazında dijital vatandaşlığın tanımlanmasında ve kavramsal temellerinin ortaya konulmasında çeşitli yaklaşım ve sınıflandırmaların olduğu görülmektedir. 

Dijital vatandaşlığın sivil yaşamla doğrusal olmayan bir ilişki içerisinde olan karmaşık ve çok boyutlu bir kavram olduğu üzerinde duran Choi (2016), dijital vatandaşlığı etik, medya ve bilgi okuryazarlığı, katılım ve eleştirel direnç olmak üzere dört boyut altında ele almaktadır. Ribble (2011), dijital vatandaşlığı dijital okuryazarlık, dijital sağlık, dijital erişim, dijital iletişim, dijital ticaret, dijital güvenlik, dijital etik, dijital hukuk ile dijital haklar ve sorumluluklar olmak üzere birbiriyle ilişkili dokuz boyut çerçevesinde ele almaktadır. Her iki yaklaşımda da dijital vatandaşlığı anlamaya ve açıklamaya yönelik birbiriyle örtüşen alt boyutlar yer almakta ve ayrı konu başlıkları gibi görünseler de birbirlerini tamamlamaktadırlar. Bu kitap kapsamında Ribble tarafından ortaya konan dokuz dijital vatandaşlık boyutu pandemi sürecinde yaşanan deneyimlerle ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90063</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdcff6aa-fb58-46bb-b88d-931c40575740.jpg</image:loc>
            <image:title>Zincirlenmiş Zamanlar - Zincirlenmiş Sözcükler</image:title>
            <image:caption>Çokdilli, çokuluslu ve çokkültürlü bir mirasın ağırlığını omuzlarına yükleyen Kürt aydını Mehmed Uzun&apos;un, yeni bir yüzyıla soyunan dünyaya yeni bir perspektiften baktığını ilan eden denemeler toplamıdır Zincirlenmiş Zamanlar - Zincirlenmiş Sözcükler.


Merhametsizlik, acımasızlık ve vicdansızlıkla kapanan yüzyılı ardında bırakıp, meramını kamuoyuna, devlete, dünya halklarına tazelenmiş bir dille, yumuşak ama kesin bir üslupla anlatan Uzun, zorbalık da dahil olmak üzere her türlü kültürel yok saymayla boğuşan tarihsel ve politik mirasının üzerinin, unutkanlığın ölüm perdesiyle örtülmesine karşı durmaktan vazgeçmiyor.



&quot;Çok umutlu olmak için ciddi bir neden yok artık; takvimdeki yılın yerini yeni bir yıla bırakması, yeni yıldan itibaren her şeyin daha iyi olacağı anlamına gelmiyor. Buraya kadar anlatmaya çalıştıklarımın kıssadan hissesi şu; insanlık, geçen cani yüzyılın kötülükleriyle daha uzun bir süre boğuşmak zorunda.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90064</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/267d51b4-e337-486e-9f69-0623fdf24db8.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Görüyorum</image:title>
            <image:caption>Artık Özgürsün’ün yazarı Clare Mackintosh’un kaleminden sıra dışı bir roman daha!
Her gün aynı şeyi yapıyorsun.
Nereye gittiğini çok iyi biliyorsun.
Ama unutma, bunu bilen sadece sen değilsin.
Zoe Walker bir gazetenin ilanlar bölümünde kendi fotoğrafını görünce çok şaşırır ve fotoğrafının nasıl olup da orada yayınlandığını bulmak için araştırmaya başlar. İlanda hiçbir açıklama yoktur; sadece çözünürlüğü düşük bir fotoğraf, bir internet adresi ve bir telefon numarası.
Zoe gazeteyi ailesine gösterir, ancak onlar fotoğrafın Zoe’ya benzeyen başka birine ait olduğunu düşünürler. Fakat ertesi gün ilanda başka bir kadının fotoğrafı yayınlanır, ertesi gün ise bir başkasının. Bu bir yanlışlık mıdır? Belki de bir tesadüf? Yoksa attıkları her adımı izleyen birileri mi vardır?
Seni Görüyorum, heyecan, gizem ve psikolojik gerilimin dozunun büyük bir hassasiyetle denge lendiği soluk soluğa bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90065</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32e4e84d-40f6-4278-a195-b034df12c23c.jpg</image:loc>
            <image:title>Harika Hayaller</image:title>
            <image:caption>Çocukluğun Rengidir Hayaller; Sınırsız, Koşulsuz, Rengârenk, Yaratıcı... 
Harika Hayaller Kitabı, Düşünmek Ve Düşlemek Sahip Olduğumuz En Değerli Şeylerdir Diyor. Tüm Ümidini Ve Planlarını Evlere, Arabalara Hatta Mobil Yalara Dönüştürenler Onları Kaybettiğinde Yollarına Devam Edebilecekler Mi Acaba? Oysa Zihnimiz Bize Durmaksızın Hayal Kurmamızı Söylüyor. Düşünseni Ze, Onlar Asla Kaybolmaz, Eskimez, Bozulmazlar... Haydi Hayal Kuralım, Hatta Hayal Kurmanın Da Hayali Ni Kuralım! 
Dallas Clayton, Harika Hayaller Kitabıyla Çocuk Dünyasını, Hayal Kurmanın Güzelliğini, Farklılıkların Değerini Ve Asla Vazgeçmemek Gerektiğini Sıcacık Bir Dille Anlatırken Hepimize Müthiş Bir Evrenin Kapı Sını Aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90066</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fb5e646-071a-4ab6-b4cc-1302e2cdeeee.jpg</image:loc>
            <image:title>Annie’nin Hayat Listesi</image:title>
            <image:caption>İşte Her Şeyini Düzenli Ve Kontrol Altında Tutmaya Çalışan Bir Çocuğun Bir Yılı. Mümkün Mü? Okuyup Göreceğiz! 
Yeni Bir Okula Başlamanın, Yanlış Bir Şey Söylemenin, Utançtan Ölmenin Ya Da Sevdiği Bir Arkadaşından Ayrı Düşmenin Kaygısını Taşıyanlar Ancak Annie&apos;yi Anlayabilir. Peki Annie Nasıl Biri? Başına Dert Olacak Kadar Güçlü Bir Hafızası Var. İnanılmaz Utangaç Ve Buna Rağmen Yazar Olmak İstiyor. Eski Okulun Daki Arkadaşlarından Birini Çok Seviyor Ve Yeni Okulunda Da Yeni Arkadaşlar Edinmeye Çalışıyor. Bir De Başını Belaya Sokmamak İçin Çaba Sarf Ediyor. Bunun İçin De Her Şeyin Bir Listesini Tutuyor. Size Çok Saçma Gelebilir Ama Evet, Annie&apos;de Her Şeyin Bir Listesi Var. 
Annie&apos;nin Hayat Listesi Kendini Tanımak, Sesini Duyur Mak, Arkadaş Edinmek, Kaybetmek, Yeni Çevreler Ve Hayatlar Kazanmak Üzerine Yazılmış Sıcacık Bir Gençlik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90067</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c9839cb-dbf9-47a1-b826-a4a8e2ce80a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kitap Çok Saçma… Ya Da Değil</image:title>
            <image:caption>Lapa lapa pamuk şeker yağan sımsıcak bir kış gününde; kelebekler bavullarıyla tatile gidiyor, güller çikolatalı pasta yiyor, havuçlar da seksek oynuyordu. Tüm bu sıradanlığın ortasında, garip olan bir şey vardı… Ama Defne bunun ne olduğunu bir türlü çözemiyordu. Pervaneli şapkasıyla havada süzülen panda, Şair Leylek ve diğer dostlarıyla birlikte Defne bu garipliği bulmaya kararlıydı. 
 
Şu an elinde, dünyanın en saçma kitabını tutuyorsun. 
Bir saniye... Belki de bu, dünyanın en mantıklı kitabıdır. 
Kim bilebilir ki? 
En iyisi, kitabı oku ve nasıl olduğuna sen karar ver.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90068</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2a15a9e-cf19-4d05-8c1d-2a1ab2649a50.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkunç&apos;tan Kim Korkar?</image:title>
            <image:caption>Fındıklı Pasta kitabının çok sevilen karakterleri Kuzgun Neşeli ile Sincap Şakacı, bu kez turuncu bir topun peşinde heyecan dolu bir maceraya çıkıyorlar. Kuzgun Neşeli, odasında oynadığı topu, gecenin karanlığında pencereden dışarı kaçırınca, Korkunç adını verdikleri canavarın onu aldığına inanıyorlar. Ertesi gün topu aramaya karar veriyorlar. Ancak eğer topu geri istiyorlarsa, korkularıyla yüzleşmeleri gerekecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90069</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e54189d1-1dc8-4c9f-9679-95888cc53bc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Psiklojisi Ve Ruh Sağlığı</image:title>
            <image:caption>Kişinin ideal benliği, küçük yaşlardan itibaren yakın çevresinin çocuğa karşı olumlu tutum ve davranışlar içerisinde olması ve ona dönük ego geliştirici bir dil kullanmasına bağlı olarak gelişmektedir.”  Kitap, çocukluk çağı travmaları, çocuklarda görülen uyumsuz davranışların nedenleri ve baş etme yöntemleri, iletişim ve çocukla doğru iletişim kurma yolları, kişilik bozuklukları, özel gereksinimli çocuğu olan ailelerin tepkilerini anlama onlara yardım ve danışmanlık, boşanma, ölüm ve çocuk ruh sağlığı, psikoloji, sağlık ve ruh sağlığı kavramları, kişilik tipleri, ruh sağlığı modelleri,  çocukların ruh sağlığını güçlendirmenin yolları, kişilik ve kişilik gelişimi, çocuğun benlik gelişiminde anne-babanın rolü, savunma mekanizmaları,  ruh sağlığı bağlamında kişilik gelişimi kuramları, doğum sırasının psikolojik etkileri, kimlik gelişimi ve özellikleri gibi konuları içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90070</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66e20e58-3b77-43ce-9546-0656209b8509.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dahiler Aktivite Seti 3+ Yaş (3 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Küçük Dahiler Aktivite Seti 3 : + Yaş (Pedagog Onaylı)
Bu kitapta 3+ yaş çocuklar için özel olarak hazırlanmış, bilişsel, motor, dikkat ve düşünme becerilerini geliştiren pek çok eğlenceli aktivite bulacaksınız.
Boyama, resim tamamlama, farklı olanı bulma, aynı olanı bulma, yap-boz tamamlama, eşleştirme, dizi tamamlama, gruplama, parmak boyama, resim yapma ve daha pek çok aktivite çocuklarınızın zihinsel ve motor becerilerini, el-göz koordinasyonlarını geliştirecek; aynı zamanda akıl yürütme, dikkat gelişimi ve yaratıcılıklarını da destekleyecektir.
Çocuklarınız bu aktiviteleri sizinle birlikte ve tek başına yaparken hem çok eğlenecek hem de öğrenecek.
Değerli Ebeveynler,
Bu kitap dizisi, 3 yaş çocuklarımızın ince el kasları, görsel ve işitsel dikkat, görsel ve işitsel hafıza, konsantrasyon yetilerini geliştirmek amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 0-72 ay eğitim programına uygun kazanımlar dikkate alınarak hazırlanmıştır.
Bu kitabı çocuğunuzla birlikte uygularken:
- Yönergeleri okuyunuz fakat çocuğunuz etkinliğe başladığında müdahale etmeyiniz.
- Yönergelere uygun hareket ettiğinde, “Aferin, tebrik ederim” benzeri motive edici sözcükler kullanınız.
- Yönergeleri yanlış uygularsa, “Bir daha denemeye ne dersin?, Şuraya dikkat ederek yeniden yapabilirsin.” benzeri, destekleyici ve teşvik edici uyarılarda bulunabilirsiniz.
Önemli olanın, çocuğun doğru yapması değil, doğru yapmak için çaba göstermesi olduğunu unutmayalım.
Bol kitaplı ve sağlıklı günler dileğiyle!
Pedagog Ayşen Oy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90071</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04acf19b-f310-4340-879e-e4a217955c0c.jpg</image:loc>
            <image:title>İşitme Yetersizliği Eğiten Kitap</image:title>
            <image:caption>Bu kitap işitme yetersizliğinden etkilenmiş çocuğa sahip anne babaların fikirleri alınarak tasarlanmıştır. Yolun başında olan anne babalarımız için şunu çok rahat söyleyebilirim yalnız değilsiniz. Çocuğunuzun tarama testlerinin yapılmasından cihazlanmasına, cihazlarının öneminden evde materyal tasarlamaya, evde oyun oynama yöntemlerinden beslenmeye, güvenlikten haklara kadar birçok konu titizlikle ve detaylıca alan uzmanları tarafından yazılmıştır. Her bölüm sizler için ayrı bir önem taşımaktadır.
Teknolojinin getirdiği yenilikler duymayı artık çok daha mümkün kılmaktadır. Bu nedenle çocuklarımız rahat duyup ve konuşmayı edinebilmektedirler. Akranları ile aynı okullarda eğitim görebilmektedirler. Ancak bunların mümkün olabilmesi için çocuğumuzla çok iyi ilgilenmeli ve eğitimlerini olması gerektiği gibi sürdürmeliyiz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90072</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1dd9c3f-3e1d-4505-829e-52af3715f70e.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Eğitimde Kavram Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Özel Eğitmde Kavram Ögretimi kitabında toplam sekiz bölüm yer almaktadır. Bu bölümlerde; kavram öğretimine giriş, bireylerde kavram kazanımı, kavram analizi, kavram ögretiminde ortam düzenleme ve materyal kullanımı, kavram ögretiminde kullanılan yöntemler ve teknikler, kavram ögretiminin planlanması, kavram öğretiminde ölçme ve değerlendirme ve farklı ögretim yöntemleri doğrultusunda kavram ögretimi uygulama örneklerine yer verilmiştir. Oluşturulan bu içeriğin başta özel eğitim öğretmenliği bölümlerinde ögrenim gören ögrenciler olmak üzere, özel gereksinimi olan bireylerin eğitimlerinde bir şekilde yer alan bütün meslek elemanlarına ve ailelere kavram ögretiminde yarar sağlayacağı düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90073</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc432fdf-6e36-4f61-8b43-1647a5c37633.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğadan Hayata Erken Çocukluk Döneminde Orman Okulu Etkinlikeri</image:title>
            <image:caption>ünya ve gökyüzü, ormanlar ve tarlalar, göller ve akarsular, dağ ve deniz mükemmel eğitimcilerdir ve bazılarımıza kitaplardan öğrenebileceğimizden daha fazla öğretir. &quot;    John Lubbock 
Günümüz çocukları, yaşamın hızı ve karmaşasında gerek imkânsızlıklar gerekse eğitim sisteminin sonucu olarak doğa ile daha geç bağ kurmaktadırlar. Hala toprağa ve çamura dokunmaktan korkan, bir ağaca tırmanamayan çocuklar olduğunu biliyoruz. Bu kitabın amacı, çocukların olabildiği kadar doğa ve doğal ortamlarla bağını güçlendirmek, sonsuz öğrenme kaynaklarına sahip olan doğanın sunduklarını öğrenme ve öğretme süreçlerine katmak ve edinilen deneyimleri kalıcı hale getirmektir. 32 haftalık olarak hazırlanan bu kitaptaki etkinlikler, Mili Eğitim Bakanlığının Okul Öncesi Eğitim Programındaki kazanımları ve göstergeleri ile bütünleştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90074</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c864aec3-52fd-4d51-8ffa-c9d9c8af1115.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzisyen Çocuklar</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar, eğitimciler, ebeveynler ve müzikle çocuğu buluşturmak isteyen herkes, Bu kitabı güzel çocuklarımız müziği tanısın, sevsin ve müzikle hem öğrensin hem de eğlensin diye kaleme aldım. Çok değerli çocuklarla çalışmış ve şimdi de çocuklarla çalışacak çok değerli üniversite öğrencileri ile çalışan biri olarak bu kitapla hepinize ulaşmak istedim. Amacım, öncelikle öğretmen ve öğretmen adaylarına müzikle diğer alanları nasıl bütünleştirebileceğimiz ile ilgili etkinlik örnekleri sunmak, çocuklarla ilgilenecek çocuk gel işimi uzmanları ve adaylarına örnek uygulamalar göstermek ve ailelerle çocukları müziğin ortak noktasında birleştirip, bestelediğim şarkılarla biraz olsun mutlu olmalarını desteklemektir. 
  Çocukluğumdan beri şarkıların eşsiz gücüne inanıyorum. Şarkılarımı sizin aracılığınızla çocuklarla buluşturmak istiyorum. Biraz teori biraz da uygulama, biraz etkinlik biraz da şarkı derken bu müzik yolculuğuna benimle birlikte çıkmaya ne dersiniz? Her çocuk aslında doğuştan müzisyendir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90075</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1252662a-0d4e-4989-9b41-c9af984f9d5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcı Ve Farklı Düşünmeye Giden Yol Scamper</image:title>
            <image:caption>SCAMPER yaratıcı düşünmenin geliştirilmesinde kullanılan, mevcut fikirlerin nasıl değiştirileceğini düşündüren, yeni veya alternatif fikirler üretmeye yardımcı olan uygulanması kolay, eğlenceli bir beyin fırtınası yöntemidir. Michalko (2000) SCAMPER’ın felsefesini: ”Her fikir varolan başka bir fikirden doğar” diyerek açıklamıştır. Bir başka deyişle, varolan her fikir yeni fikirlerin oluşturulmasında önemli bir kaynaktır. “SCAMPER’in bu felsefesi elinizdeki kitabın temel kaynağı olmuştur. 
SCAMPER aynı zamanda her eğitim düzeyinde ve üstün zeka/yeteneklilerin eğitiminde yer alan farklı alanlardaki öğretimin geliştirilmesinde önemli bir stratejidir. Bu strateji dünyanın pek çok ülkesinde eğitim, endüstriyel ve teknolojik tasarım, pazarlama, reklam, sanat, moda vb. alanlarında kullanılmaya devam etmektedir. SCAMPER hayatımızın her alanında bizimle birlikte sadece biraz daha dikkatli bakmamız gerekmektedir. Kullandığımız pek çok araçta, okuduğumuz kitaplarda, izlediğimiz film ve reklamlarda, giydiğimiz giysilerde SCAMPER izleri vardır. Bu kitap bizim bu izleri daha rahat görmemizi sağlayacaktır. Aynı zamanda iyi bir SCAMPER kullanıcısı olmamızı da destekleyecektir. 
  SCAMPER kullanmak farklı ve yaratıcı düşünmeye açılan önemli bir kapıdır. Bu kapı ne kadar çok kullanılırsa doğal olarak elde edilecek kazanç çok daha fazla olacaktır. Bu nedenle kitabımızda 100’den fazla etkinlik ve uygulamalar yer almaktadır. 5 yaştan başlayarak her yaş grubunda, okulöncesinden yükseköğretime kadar her eğitim düzeyinde ve üstün zekalı/yeteneklilerin eğitiminde bu çalışmalar uygulanabilir. Birçok etkinliği yaratıcı ve farklı düşünmek isteyen yetişkinler de yapabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90076</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98096014-fcd2-464a-948c-193a00b8072a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoş Şeyler Zamanı</image:title>
            <image:caption>yiliklere ivedilik gerek… Sıradan bir yemek kaşığı, ama sapı bir metre uzunluğunda. Konuklar eğer çorbayı içebilirlerse ardından enfes yemekler servis edilecek ama içemezlerse hiçbir yemek servis edilmeyecek. Çorbayı içmeleri için verilen kaşık, ‘sevgi kaşığı’. 

Konukların karınları aç. 
Çorba nefis! 
Ardından gelecek yemekleri hayal etmek bile güç. 
Fakat çorbayı nasıl içecekler? 
Çorbayı içmeye güçleri yetecek mi? 
Adına inat, kaşık büyük bir engel olarak duruyor önlerinde. 
Nereden baktıklarına göre değişecek her şey: Kaşıklar engel mi, imkân mı? 

Sait Edip Akdağ, sevgide söze değil öze kilitlenmeyi anlatıyor; sevgi sarmalında satır harmanlıyor; okura yürek mevsimi sombaharlardan, kutlu cemrelerin düşüşünden dem vuruyor. 

yüreğim gökçül bir edip kuş, 
dün ve bugün her şey daha değişik daha hoş. 
düşleri kuşandım, zamanın özengisinden asılıp, 
heybeme sevgi doldurdum. 
yarınlar atlas yokuş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90077</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8e924c1-4e96-4b71-9b4a-48212548d796.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Eğitimde Türkçe Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın amacı özel eğitimde Türkçe öğretimi konusunda okuyucularına kuram ve uygulama bağlamında genel bilgi kazandırmaktır. Öncelikli hedefi ise Özel Eğitim Öğretmenleri ve Sınıf Öğretmenleri ile bu öğretmenlik alanlarının lisans programlarında öğrenim görmekte olan öğretmen adayları olan bu kitap, özel gereksinimli öğrencilere Türkçe öğretimi konusunda bilgi edinmek isteyen tüm okuyuculara yönelik hazırlanmıştır. Bu kitapta; Türkçe öğretimi ile ilgili genel bilginin yanı sıra zihin yetersizliği olan öğrencilere, otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilere, özel öğrenme güçlüğü olan öğrencilere, işitme yetersizliği olan öğrencilere, görme yetersizliği olan öğrencilere ve özel yetenekli öğrencilere yönelik Türkçe öğretim teknikleri ve stratejileri ayrıntılarıyla tanıtılmaktadır. Kitabın özel eğitim ve kaynaştırma/bütünleştirme uygulamalarına katkı getirmesi ve tüm eğitimcilere, uzmanlara, ailelere ve paydaşlara rehber olması dileklerimizle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90078</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e058f6b0-feb8-4335-9761-4934aed6124c.jpg</image:loc>
            <image:title>Noktalarım Olmadan Ne Yapacağım? - Alfabe Bulutu 2</image:title>
            <image:caption>Çok uzun zaman önce, insanlar yazmaya ihtiyaç duyduklarını anladılar. Ancak bunu nasıl yapacaklarını bilmiyorlardı. Tam o sırada, dünyaya en yakın bulut olan Alfabe Bulutu’nda yaşamlarını sürdüren harfler, insanlarla iletişime geçip onlara yazıyı öğrettiler. Alfabe Bulutu’nun düzenli ziyaretçilerinden Alp Gökalp, bu dizide bizlere bazı bulut sakinlerinin hikâyelerini anlatıyor… 

Herkes küçük harf ü’den yaka silkiyordu, çünkü ü diğer harflerin en zayıf yönlerini bilir, onlarla dalga geçerdi. Karşısındakinde ne keyif bırakırdı ne de özgüven. Sürekli yapacağı şakaları düşündüğü için, arkadaşlarının ondan uzaklaştığını bile fark etmemişti. Bir gün, düşüp noktalarını kırdı! Şimdi ne yapacaktı? Noktasız bir ü düşünülemezdi ki...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90079</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a5b9b87-a3bd-4ba3-abd1-60dad82983c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgül Öğrenme Güçlüğü Olan Çocuklar</image:title>
            <image:caption>&quot;DSM-V tanı kriterlerinde genel ifadelerle yerini almış olan Özgül Öğrenme Güçlüğü(ÖÖG), ne olduğunun anlaşılmasında, dolayısıyla tanınması ve tanılamasında zorlanılan bir güçlük olarak görülmektedir. 
Kitap, bu güçlük alanının daha iyi anlaşılabilmesi ve tanılanabilmesine yönelik çok sayıda alt sorun alanına dair somut performans örnekleri içermektedir. Güçlüğün nedenlerinden ve doğasından hız alınarak hazırlanmış içerik, alanda çalışan uzmanlara, eğitimcilere ve ilgili ailelere kaynak olarak hazırlanmıştır. 
Sorunlara müdahaleler(eğitim uygulamaları) kapsamında ise kitapta, en çok zorlanılan okuma, yazma, dil ve konuşma ile dikkat eksikliği(DE) konuları başta olmak üzere pek çok alt sorun alanına yönelik çoğu özgün olan 100&apos;ü aşkın denenmiş ve başarıya ulaşmış yaklaşım, uygulama ve uyarlamalara yer verilmiştir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90080</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1050640c-236d-4774-ae0d-e290d84f78ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Eğtiminin Temel Kavramlari</image:title>
            <image:caption>Kavram bilgisi bir yönüyle bireyin etkinleşmesi anlamına gelmektedir. 
Spinoza, &quot;Ethica”sında buna şöyle bir açıklık getirir: &quot;..algı kelimesi sanki daha çok zihnin nesne karşısındaki edilgin haline işaret ediyor. Oysa kavram zihnin etkin halini açığa vuruyor.”1 Doğal olarak bireyin öğrenme ve öğretmede daha etkin bir rol alması ve alımlama sürecinin daha anlamlı olması için kavram öğretimi önemsenmelidir. 2018 yılında güncellenen Türkçe Öğretmenliği Lisans Programı’nda kavram öğretimine ilişkin olarak &quot;Dil Eğitiminin Temel Kavramları” başlıklı bir derse yer verilmiştir. Elinizdeki bu çalışma da anılan dersin amaç ve içeriğine uygun olarak hazırlanmıştır. Sekiz bölümden oluşan bu kitapta öncelikle genel anlamda dile ve dört temel dil becerisine ilişkin kavramlar dizgesel bir anlayışla verilmiştir. Dört temel dil becerisi dışında Türkçe öğretimi sürecinin doğal bir bileşeni olan dilbilgisine ve dilbilime ait kavramlara, bu disiplinle doğrudan ya da dolaylı ilişkisi olan disiplinlere özgü olup Türkçe eğitiminde kullanılan kavramlara da yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90081</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13b3083e-51d1-472a-9e06-a68037d19707.jpg</image:loc>
            <image:title>Ya Başkası Olsaydım? - Alfabe Bulutu 1</image:title>
            <image:caption>Çok uzun zaman önce, insanlar yazmaya ihtiyaç duyduklarını anladılar. Ancak bunu nasıl yapacaklarını bilmiyorlardı. Tam o sırada, dünyaya en yakın bulut olan Alfabe Bulutu’nda yaşamlarını sürdüren harfler, insanlarla iletişime geçip onlara yazıyı öğrettiler. Alfabe Bulutu’nun düzenli ziyaretçilerinden Alp Gökalp, bu dizide bizlere bazı bulut sakinlerinin hikâyelerini anlatıyor… 

S harfi, hayatını çok sıradan ve sıkıcı bulmaya başlamıştı. Evi, bahçesi, giysileri, günlük alışkanlıkları… Her şey ona basit ve zevksiz geliyordu. Bir yandan da Alfabe Bulutu’nun en saygın harfi A’nın görkemli hayatını yakından takip ediyor, onun gibi yaşamanın hayalini kuruyordu. Sonra düşündü… A ile yer değiştirse, mutlu olabilir miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90082</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9e90917-ae7e-42c0-b1db-1f981adc018c.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygulamalarla İşitme Engelillerin Eğitimi Ve Öğretimi</image:title>
            <image:caption>İşitme engelli/sağır bireylerin yaşamı olağanüstü bir kültürün yansımasıdır. İşiten bireyler olarak aynı gelişim basamaklarından geçmediğimizden, belki de sağır dünyasını hiçbir zaman tam anlamıyla kavrayamayacağız. Bu nedenle işitme engelli bireylerin dünyasını anlatan kitapları öncelikli olarak sağır kültüründen gelen akademisyenlerin yazmaları temennimizdir. Yine de elimizde deneyim denilen güçlü bir projektör var. Yıllar içerisinde teorik bilgilerin alandan çalışan uzmanların pratiğe dönüştürmesiyle ortaya çıkan deneyimleri bu konuda çalışan/çalışacaklara yol gösterecektir. İşitme engellilerin eğitimlerinde henüz hangi kullanacağımız konusunda bir uzlaşıya varamamışken, işitme engelliler öğretmenliği bölümlerinin kapatılmasıyla bu eğitimi kim verecek? Sorusuyla karşı karşıya kaldık.  Kitapta yer alan bölümler işaret dili deneyimlerimizin sınırlılığı nedeniyle ağırlıklı olarak sözel yönteme yönelik hazırlanmıştır. İşaret dili yöntemiyle öğretim uygulamalarının örneklendirilmesi yazarlarımızca önemli görülmektedir. İstiyoruz ki sağır dünyası işiten bireylerce daha iyi tanınsın ve verilen eğitimler daha profesyonel yürütülsün. Kitapta yer alan teorik ve uygulama örnekleri, işitme engelli/sağır bireylerle ilgilenenlerin sorularına önemli ölçüde yanıt olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90083</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d922cb57-88cc-4118-93f4-eff6e8376793.jpg</image:loc>
            <image:title>Manzum Kırk Hadis</image:title>
            <image:caption>Manzum Kırk Hadis</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90084</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d191bb1a-c4ef-4bd7-99cb-b6fba28d63dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Egitiminde Tiyatro Ve Drama</image:title>
            <image:caption>İnsan yalnızca biyolojik bir varoluşu kabullenmez. Onun aynı zamanda kültürel, sosyolojik, estetik bir yanı vardır. Eğlenmek, hoşça vakit geçirmek, kendisini dışardan gözlemlemek, toplumsallaşmak, öğrenmek için çeşitli yöntemler geliştirir. Oyun bu etkinliklerin en vazgeçilmezidir. Doğumdan itibaren oyun gündelik yaşamın bir parçasıdır. Bu yönden insan, homo-ludens, yani oyun oynayan bir türdür. Oyunun yaşama farklı bir yansıması olarak tiyatro sanatı da estetik üretimin ya da tüketimin başka bir boyutudur. 
Pedagojik yönden oyun, tiyatro ve drama uygulamalarından eğitim-öğretimin her aşamasında yararlanmak gerekir. Bunun amaca uygun yürütülmesi, özellikle eğitimcilerin bu konuda bilgilendirilmesine bağlıdır. Nitelikli kaynakların üretilmesi bu açıdan işlevsel bir rol oynayabilir, bir boşluğu doldurabilir. Alanında uzman ve yükseköğretim düzeyinde &quot;tiyatro ve drama uygulamaları” dersini yürüten  araştırmacılar tarafından yazılan bu kitap; oyun, tiyatro ve drama uygulamalarına ilişkin paydaşlara (özellikle Türkçe öğretmeni adaylarına) kuramsal ve pratik bir alt yapı kazandırmayı hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90085</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a0e7474-3417-4705-ac7a-a5bfc4c41b61.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Yetersizliği Ve Otizm Spektrum Bozukluğu</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Zihin Yetersizliği ve Otizm Spektrum Bozukluğu olan bireylerle ilgili tanımları, sınıflandırma, yaygınlık ve nedenleri ile tarama, tanılama ve yerleştirme hizmetlerine yer verilmiştir. Kitapta Zihin Yetersizliği ve Otizm Spektrum Bozukluğu olan bireylerin gelişim özellikleri, eğitim ortamları, öğretimlerinde kullanılan yöntemlere de yer verilmiştir. 
  Ayrıca Zihin Yetersizliği ve OSB olan bireylere ve ailelerine yönelik tutumlar ve yasal hakları ile ilgili bilgiler bulabileceğiniz kitap özel eğitim bölümlerinde görevli öğretim elemanları tarafından hazırlanmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90086</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1e5c8f6-8bc5-44e9-8738-7c4f5fb48cb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Yetersizliği Olan Bireylerde Sosyal Problem Çözme</image:title>
            <image:caption>Sosyal problem çözme, bireylerin sosyal gelişimini önemli ölçüde desteklemekte, çevresiyle olumlu etkileşim kurmalarına, daha çok ve daha kolay arkadaşlıklar edinmelerine ve işbirlikçi bir yapıya sahip olmalarına yardımcı olmaktadır. Ayrıca, sosyal problem çözmede başarılı olan bireyler karşılaştıkları olumsuz olaylar karşısında daha az stres yaşamaktadırlar. 
  Sosyal problem çözmede etkin olamayan bireylerin sosyal, duygusal, davranışsal ve psikolojik olarak olumsuz etkilendikleri, bunun sonucunda da olumsuz davranışlar sergiledikleri ve yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde de olumsuz davranış sergilemeye devam edecekleri düşünülmektedir. Sosyal problem çözmenin öğretilmesindeki amaç, bireylerin günlük yaşamlarında karşılaştıkları problemlerin üstesinden bağımsız bir şekilde gelebilmeleri konusunda onlara yol gösterici ve onları yönlendirici genel işleyişi kazandırmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90087</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b635c2b5-29b2-460d-b400-a494a73142f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hello! I&apos;m Triangular Rabbit</image:title>
            <image:caption>Hello!  I’m Triangular Rabbit. I live in Shape Land. 
I know I don’t look much like the other rabbits 
But... 
I also have two long twitchy ears, a little pink nose 
and a soft  fluffy tail. 
Do you know? 
I also have a little beating heart with full of feelings. 
Just like you 
Let&apos;s discover our emotions with the lovely character of Shape Land, Triangular Rabbit. 
-0-5 years</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90088</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce5e7479-07b0-477f-8b73-b8f94c3f3ade.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal Yönetim</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm – Finansal Yönetim Ve İşlevleri 
İkinci Bölüm – Finansal Yönetim Ve İşletmelerin Hukuki Yapıları 
Üçüncü Bölüm – Finansal Piyasalar Ve Kurumlar 
Dördüncü Bölüm – Finansal Piyasa Araçları 
Beşinci Bölüm – Finansal Analiz 
Altıncı Bölüm – Nakit Yönetimi 
Yedinci Bölüm – Paranın Zaman Değeri 
Sekizinci Bölüm – Finansal Planlama Ve Kontrol 
Dokuzuncu Bölüm – Çalışma Sermayesi Yönetimi 
Onuncu Bölüm – Alacak Ve Stok Yönetimi 
Onbirinci Bölüm – Yabancı Kaynak İle Finansman 
Onikinci Bölüm – Özkaynak İle Finansman 
Onüçüncü Bölüm – Alternatif Finansman Yöntemleri 
Ondördüncü Bölüm – Tahvil, Hazine Bonosu Ve Pay Değerlemesi 
Onbeşinci Bölüm – Sermaye Maliyeti 
Onaltıncı Bölüm – Sermaye Bütçelemesi 
Onyedinci Bölüm – Sermaye Yapısı 
Onsekizinci Bölüm – Kar Dağıtım Politikası 
Ondokuzuncu Bölüm – İşletme Değerinin Tespiti 
Yirminci Bölüm – Finansal Başarısızlık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90089</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/397b9c33-a77b-47c2-a28c-8e8b04bb17a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimsel Düşünce ve Araştırma Metodolojisi - Kavramlar, İlkeler, Bilim Felsefesi ve Ontolojik Boyut</image:title>
            <image:caption>1. Bilim 
2. Bilim Felsefesi &amp; Epistemoloji &amp; Mantık 
3.Bilimsel Araştırmada Seçilen Konuların Ontolojik Boyutu 
4.Bilimsel Araştırmada Bilişsel Boyut 
5.Bilimsel Araştırmada Teknik Ve Beşeri Boyut 
6.Bilimsel Araştırma İçin Önemli Kavramlar 
7.Bilimsel Araştırma Yöntemleri 
8.Bilimsel Araştırma Süreci</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90090</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49226cb9-b3ea-48e0-8cc4-b67e3a353670.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin İstihbarat Örgütünün Stratejik Analizi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm 
1.İstihbarat Kavramı ve Tarih’te Çin İstihbaratı 
İkinci Bölüm 
2.Çin İstihbaratının Organizasyon Yapısı 
Üçüncü Bölüm 
3.Çin’in Güvenlik’te Ceza Hukuku Yaklaşımı 
Dördüncü Bölüm 
4.Çin İstihbaratının Hedef Stratejileri 
Beşinci Bölüm 
5.İstihbarat Analitik Fayda Yaklaşımı 
Altıncı Bölüm 
6.Çin İstihbarat Örgütü (MSS) PESTEL Analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90091</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/979b40ae-f970-4cc9-89d0-e6bcca290325.jpg</image:loc>
            <image:title>İşgücü Piyasalarına Yönelik Regülasyonların İşgücü Arz ve Talep Üzerine Etkileri: Türkiye Üzerine Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1. Bölüm 
İktisat Kuramında İşgücü Piyasaları 
2. Bölüm 
İktisat Kuramında Regülas Yon Ve İşgücü Piyasasına Yönelik Yapılan Regülasyonlar 
3. Bölüm 
Dünya’da İşgücü Piyasaları Ve İşgücü Piyasası Regülasyonlarındaki Eğilimler, Etkileşimler 
4. Bölüm 
Türkiye’de İşgücü Piyasası: İşgücü Arzı Ve Talebi 
5. Bölüm 
Türkiye’de İşgücü Piyasası Regülasyonları 
6. Bölüm 
Ampirik Uygulama: İstihdamın Korunmasına Yönelik Regülasyonların İşgücü Arzı Ve Talebi Üzerindeki Etkileri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90092</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/464e3f88-fdb2-46a9-8ad7-a6e9ffb51a14.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Avcısı</image:title>
            <image:caption>Ltenssar baharı yaşıyordu. Leylak kokuları dört bir yanı sarmıştı. 

Maymun gölgeli yol, üzerini örten jakarandaların dallarında yaşam bulan mavi-mor çiçeklerin altında uzayıp gidiyor, Yelakan, yatağına zor sığıyordu. 
Ve biz İfyteris’le yine baş başaydık. 

Halsizleşmiş cadıya sordum: 

“Peki, hayallerini satın aldığım insanlara ne olacak?” 
Fırıncı Motans’ın hayallerini damıtmayı tamamlamış, eski gücüne yavaş yavaş kavuşuyordu. 
“Ne olacak sanıyorsun? Duygusuzluk tohumları, etrafında hızla filizlenecek. 

Onu nefes alamaz hale getirinceye dek tuğladan örülmüş duvarlar gibi yükselerek içine hapsedecek. 
Sahip olduğu yeni serveti, damarlarına nüfuz ederek tüm bedenine yayılacak ve nihayet kalbini söndürecek.” 
Güçlü bir kahkaha attı, neşesi yerine gelmişti, “Seni aptal insan çocuğu! Umutsuzluk, sahip olmak isteyeceğin en son servettir. Bunu sakın unutma, e mi?” Kahkahaları devam etti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90093</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07dc87fe-526d-4213-9d84-ed016dc2ca93.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Kedisi</image:title>
            <image:caption>Erkenden yola çıkmıştım, yol ikiye bölünmüştü. Sokaklar bomboştu. Bulutlar dağları örtmüştü, ben boş sokaklarda tek başıma yürüyordum. Rüzgâr her taraftan esiyordu, kaldırımlar donmuştu. Donmuş kaldırımlarda eski bir hayatı arıyordum, sıcak bir çorba içiyordum. Taş duvarlar yıkılmış, dağılmıştı, yüzüm duvara dönük çorba içtim. Terk edilmiş sokaklar soğuktan titriyordu, titreyen sokaklarda çayımı karıştırıp içtim. Hüzünlü bir resim çerçevenin içini kaplamıştı, yorgun bir adamın omuzlarında zaman su gibi geçmişti. Ben de bu zamanın bir parçasıydım, eski bir hayatı arıyordum. Bütün sokaklar susmuştu, bir kedi köşede duruyordu. Ben bu sokaktan ilerleyip yürüdüm, iki köpek yanımdan geçip gitti. Arkasından bir adam karşıma çıktı, yüzü çok hüzünlüydü. Hava bir bıçak kadar keskin ve soğuktu. Güneşe baktım, güneş de çok soğuktu. Üşüyerek sokakları terk ettim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90094</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b5b24ed-8f06-4500-ba92-b2fb909475c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalemlerin Gece Macerası</image:title>
            <image:caption>Çizmek, boyamak, resim yapmak boya kalemlerinin en büyük eğlencesiydi. Her gün Berk’in eve gelmesini ve resim yapmasını dört gözle bekliyorlardı. Ama o gün hiç de bekledikleri gibi olmadı. Berk eve geldiğinde çok yorgundu ve erkenden uyudu. Boya kalemlerinin canı pek sıkıldı bu işe. Bütün geceyi bu kutunun içinde mi geçireceklerdi? Hayııır! Sonunda kutudan çıkmaya karar verdiler. Ve işte macera böyle başladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90095</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e68c795-67ed-4e7d-87b8-240194da48d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimlerle Günlük Yaşamdan İngilizce 500 Sözcük</image:title>
            <image:caption>Çocukların İngilizce sözcük dağarcıklarını geliştirmelerini sağlayan renkli ve eğlenceli bu kitap, günlük yaşamda sıkça karşılaşılan 500’den fazla basit sözcük içeriyor. 
Yaşamdan Günlük Sözcükler-İngilizce, çocukların İngilizceyi eğlenceli bir şekilde öğrenmelerini sağlayacak nitelikte tasarlandı. Çocukların renkli ve canlı resimlerle sözcükleri eşleştirmesi sağlanarak hem sözcükleri daha kolay öğrenmeleri, hem de öğrendiklerinin hafızlarında daha iyi yer etmesi amaçlandı. Kitabın karşılıklı sayfalarına yayılan her büyük resimde farklı sayıda çeşitli nesne gizli, çocuklar bu nesneleri resim içinde bulmaya çalışırken keyifli saatler geçirecek. 
Ayrıca kitabın sonunda kitapta yer alan tüm sözcüklerin Türkçe karşılıklarını gösteren bir de İngilizce-Türkçe sözlük bulunuyor.  
İngilizce öğrenmek çocuklar için artık çok eğlenceli!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90096</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cb1a86e-b60c-4e0d-9882-ea397f2b584d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Senin Zamanın</image:title>
            <image:caption>Kariyerini Dönüştürmek İsteyenlere Öğrenilmiş Dersler Kitabı 
 
Özel sektörde, sivil toplum kuruluşlarında ve kendi girişimcilik yolculuğunda edindiği deneyimleri bir araya getiren Arzu Tekir, yönünü değiştirmeye karar vermiş ancak adım atacak cesareti bulamayanlara sesleniyor: Şimdi Senin Zamanın 
 
Alanlarında öncü olan ve hayatlarını dönüştürmüş girişimci kadınların hikâyelerini okuyacağınız bu kitapta; cesur kadınların deneyimlerini, tereddütlerini, özel hayatları ve iş yaşamlarının girişimcilik yolculuklarına etkisini samimi bir sohbet havasında dinleyeceksiniz. 
 
….. 
Kariyer basamaklarını tasarlamak arzusuna ve özgüvene sahip kadınlar bu kitapta çok yararlı ipuçlarını bulacaklar. Keyifle okunup, başucu rehberi olarak saklanacak bir yapıt. 
Tayfun Bayazıt 
Marsh McLennan Grubu Yönetim Kurulu Başkanı 
TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Üyesi 
Yapı ve Kredi Bankası (e) Yönetim Kurulu Başkanı 
 
İşinde, kariyerinde ya da ne yapacağını bilemediği kavşakta bekleyen okurların Arzu Tekir’in kitabından öğreneceği, ilham alacağı çok şey var. 
Ali Rıza Danış 
WRI Türkiye Sürdürülebilir Şehirler 
Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi

Kendi yolculuk hikâyemi okur gibi oldum. İş yaşamında var olma mücadelesi veren herkesin ortak anahtarları ile dolu bir kitap. 
Münteha Adalı 
Güvensan Tesis Hizmetleri Kurucu Ortağı ve CEO 
Arya Kadın Yatırım Platformu Kurucu Ortağı 
 
Bu kitabın bir başkasına ışık olacağından, cesaret vereceğinden eminim. Zaten bir sivil toplum kuruluşunda başlayan tanışıklığımız boyunca onda gördüğüm kendini devamlı geliştirme, yenileme arzusu bu kitaba bütünüyle yansımış. 
 
Ayşe Canan EDİBOĞLU 
ING Bank Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi 
WRI Türkiye Sürdürülebilir Şehirler Yönetim Kurulu Üyesi 
Tüpraş Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90097</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b9e3f08-4abc-4c9d-8b16-61572735854f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşkucu Bir Hayalperestin Yaşamı E.T.A. Hoffmann</image:title>
            <image:caption>Avrupa’nın politik olarak çalkantılı bir döneminde yaşayan Hoffmann, dünya edebiyat tarihinin en gizemli yazarlarından birisidir. Hayatı boyunca kendisini müzisyen olarak görse de, çok başarılı olduğuna inanmadığından sert bir alaycılığın hâkim olduğu peri masalları kaleme alır. Bilinçaltının ürkütücü yanlarıyla fantastiklerin bugüne kadarki en ünlü ve etkili anlatıcısı haline gelir. Yapıtlarının zamanla azalmayan çok özel bir çekiciliği vardır. Kuşkucu Bir Hayalperestin Yaşamı’nda küçük yaşta sanatçı olmaya çağrılan Hoffmann’ın eğitim serüveni, ardından avukatlık mesleği, aile hayatındaki karmaşalar, entelektüel dünyayla gerilimi ve çocukluk arkadaşı Hippel’le kapsamlı yazışmaları analitik bir titizlikle işlenmiş ve değişen hayatının derinliklerine inilmiştir. Usta biyografi yazarı Safranski, Hoffmann’ın tuhaf fantezilerinin özüne girmeyi başararak, onu sadece büyük bir yazar olarak değil, ayrıca zamanının çok ötesinde, çok yönlü yeteneğe sahip bir şahsiyet olarak öne çıkarmayı başarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90098</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4da87102-f0c6-4c72-a55f-2b92de7f8e7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Otur Kızım</image:title>
            <image:caption>Cornell Üniversitesi’nde ahlak felsefesi profesörü olan Kate Mann soruyor: Kadın düşmanlığı nedir, tam olarak? Kadın düşmanlığının cinsiyetçilikten farkı nedir ve bu fark yüzünden neden cinsiyetçi toplumsal roller solsalar bile var olmaya –hatta artmaya– meyillidir? 
“Kadın düşmanlığıyla savaşmanın tek tek vakalara odaklanmak suretiyle olacağını düşünmenin başka bir sebebi de mekanizmalarının ve yöntemlerinin çok fırsatçı olmasıdır veya girişimsel, nasıl baktığınıza göre nasıl betimleneceği de değişir ve elbette çok çeşitlidir. Kız çocukları ve kadınlar bulundukları kademeden aşağı indirilir ve insanların tipik bir biçimde değer verdikleri her neyse –maddi varlıklar, toplumsal statü, ahlaki saygınlık ve entelektüel güvenilirlik, insani başarının diğer alanları arasında kendine saygı, onur vs– ondan mahrum edilirler. Birçok biçimde olabilir bu: tepeden bakarak, açüklama yaparak, ahlakçılık yaparak, suçlayarak, cezalandırarak, sessizleştirerek, alaya alarak, dalga geçerek, cinselleştirerek, küçülterek, karikatürleştirerek, sömürerek, silerek ve belirtilmiş kayıtsızlığı göstererek. 
İşte bu da bu başlığı seçmemin bir başka sebebi: bunun bir emir olması ve kulağa otoriter gelmesine gerek olmaması — usulca söylenebilir ve ona zevkle, bir amaçla itaat edilebilir. Köpeğim Panko bunu ispatlıyor. Fakat onun için “özgürleştirici bir ödev” olan şey benim için asla öyle olmayacaktır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90099</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac1bc1be-880e-4c97-b130-ab06eb158cda.jpg</image:loc>
            <image:title>Soğuğa Açılan Kapı</image:title>
            <image:caption>&quot;Bu parlak kitap Türkçede şiir üzerine yazılmış en iyi, en okunaklı iki kitaptan biri.&quot; Orhan Pamuk Şavkar Altınel&apos;in şiirimize egemen olan eğilimlere bilinçli olarak sırt çevirmiş gibi duran, yalın, anlatımcı şiirleri gibi şiir hakkındaki yazıları da yıllardır hem ilgi, hem de tepki uyandırıyor. Bu yazılarla ilk kez karşılaşıyorsanız; siz de belki Altınel&apos;e katılacak, belki öfkelenecek, ama her aşamada kendinizi, alıştığınız görüş ve değerlendirmelerinizi yeniden gözden geçirmek zorunda kalırken bulacaksınız. Soğuğa Açılan Kapı yalnız şiirle ilgilenenlerin değil, genel olarak edebiyat (ve hayat) konusunda düşümek isteyenlerin okuması gereken bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90100</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e05d28b-81f3-4f05-9dbd-f9e97df5ed51.jpg</image:loc>
            <image:title>Fen Ve Matematik Eğitiminde Kullanılan Web 2.0 Araçları</image:title>
            <image:caption>Zamanın çok hızlı aktığı günümüzde, öğrencilerin istek ve ihtiyaçları doğrultusunda öğrenme ortamları yapılandırılmaktadır. Z ve alfa kuşağı öğrenciler teknolojiyi ve ürünlerini öğrenmeleri için çok önemserler. Bu nedenledir ki; daha fazla duyu organını harekete geçirmesi ve kalıcı öğrenmeyi desteklemesi için öğrenme ortamlarına teknoloji entegrasyonu gerekmektedir.  Öğrenme ortamlarındaki uygun tasarımların, hem ulaşılması kolay hem de çok yönlü kullanıma uygun araçlardan olması, beklenen etkiye ulaşmayı kolaylaştırmaktadır. Bu amaçla, çok farklı ihtiyaçları karşılayacak, çok farklı türden web 2.0 aracından bahsetmemiz mümkündür. Bu kitapta yalnızca, yalın halde öğretmen ve öğrencilerin özellikle fen ve matematik öğretiminde ihtiyaç duyabilecekleri çeşitli platformlarda kullanılabilen web 2.0 araçlarına değinilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90101</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98e97762-65cc-4b4c-b64c-f55f8c7a880c.jpg</image:loc>
            <image:title>Seri Katiller</image:title>
            <image:caption>“Seri katil” denilince çoğumuzun aklına genellikle Amerikan yapımı televizyon dizilerinden bildiğimiz Ted Bundy, John Wayne Gacy ve Jeffrey Dahmer gibi yirminci yüzyılın en vahşi Amerikalı seri katilleri gelir. Bunlar kurbanlarına tarif edilemez acılar çektirmiş, hiçbir insani yönü bulunmayan eylemler gerçekleştirmiş canavarlardır. Ama dünya sadece Amerikalı seri katillere ev sahipliği yapmaz. Örneğin Japonya’da, Avustralya’da, Brezilya’da, İtalya’da veya Makedonya’da Amerikalı benzerlerini aratmayacak caniler bulmak mümkündür. Üstelik bazıları ‒toplumdaki genel algıyı yıkacak şekilde‒ kadındır. 
 
Seri Katiller’de, on altı farklı yazarın farklı zaman dilimlerinde kaleme aldığı yaşanmış olayları bulacaksınız. Bu gerçek hikâyelerde dünyanın dört bir yanındaki farklı cinsiyetlerden, farklı yaş ve meslek gruplarından insanların en karanlık eylemlerini, yaşamöykülerini ve nasıl yakalandıklarını okuyacaksınız. 
 
“Seri katiller hakkında okuduğum açık ara en iyi kitap. Her yazarın özgün bir içgörüsü var; bunun sebebi bazen tasvir ettikleri katille bizzat karşılaşmış olmaları ama aynı zamanda duyarlılıkları sayesinde katillerin akıl sır ermez zihinlerine girebilmeleridir. Ürpertici, çok dokunaklı ama hepsinden önemlisi, okunması gereken bir kitap.” 
—Peter Guttridge, eleştirmen ve cinayet romanı yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90102</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11cd8c70-fa75-41d3-9af3-4e70d607c66b.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocuklukta Araştırma Ve Uygulamalarla Soruşturma Temelli Erken Geometri Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Soruşturma temelli öğrenme çocukların geometrik özellikleri ve ilişkileri kendi çabaları ile, ön bilgilerini ve deneyimlerini de işe koşarak, esnek, özgür ve çeşitli öğrenme süreçlerinden geçerek anlamaları ve anlamlandırmaları açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Ancak eğitim süreçlerinde farklı paydaşların yer ve sorumluluk aldığı unutulmamalıdır. Bu nedenle bu kitapta ulusal ve uluslararası bilimsel çalışmalar ışığında soruşturma temelli öğrenme tanıtılmış, erken geometri öğrenimi ile bağdaştırılmış, eğitimci, aile, eğitici materyal, öğrenme ortamı ve soruşturma temelli öğrenme türlerine göre öğrenme süreçleri ele alınarak tartışılmıştır. Soruşturma temelli erken geometri öğrenim farklı boyutları ile ele alınmasının yanında 3-6 yaş aralığında bulunan çocuklara yönelik soruşturma temelli etkinlik örnekleri sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90103</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b5ac2de-41c1-4e23-af65-83a895d195da.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Dramanın Gücü</image:title>
            <image:caption>Sevgili öğretmenim, elinizdeki kitap alanında çalışmaktan zevk duyan, bilgilerini paylaşma meraklısı, çocukları çok seven iki akademisyenin yıllarca mesleki anlamda biriktirdiklerini sizlere aktarabilme sevdası sonucu doğdu. 
Eminiz sizler de bizim gibi çocuklarla çalışmayı çok seviyorsunuz ki kitabımızı şu an okuyorsunuz. Bu kitap bizim beraber hazırladığımız ilk kitabımız olmakla birlikte sizlerle buluşturmak istediğimiz farklı konularda kitap projelerimiz için hazırlıklara başladık bile… Çocuklarınızla beraber keyifli bir yolculuğa çıkabileceğiniz, serüvenlerle dolu örnek planları uygulamanız için daha önce deneyimlediğimiz etkinlikleri, 2013 okul öncesi programını göz önünde bulundurarak sizler için kaleme aldık. Keyifle okumanız ve mesleki yaşantınıza aktarmanız umuduyla kendi drama serüveninizde başarılar dileriz. Öğretmenlik isteğiniz ve drama gücünüz hiç eksilmesin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90104</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5062653-f6cf-4be0-b2a0-93450990ef23.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Yaratıcı Düşünme Tekniği</image:title>
            <image:caption>Erken çocukluk dönemi diğer gelişim alanlarında olduğu gibi çocuklarda yaratıcılığın gelişimi açısından da kritik bir dönemdir. Bu nedenle bu dönemin etkili bir şekilde değerlendirilmesi ve çocuklara uyarıcı bir çevrenin sunulması gerekmektedir. Her çocukta var olan ancak geliştirilmeyi ve desteklenmeyi bekleyen yaratıcılık, uyarıcı bir çevre kapsamında çocuğa sunulan farklı öğretim teknikleriyle ortaya çıkarılabilmektedir. Erken çocukluk döneminde çocuğa sunulabilecek farklı öğretim tekniklerinden birisi de SCAMPER’dır. SCAMPER çocuklarda yaratıcı düşünme becerilerinin geliştirilmesinde kullanılan eğlenceli bir tekniktir. Scamper çalışmaları sırasında uyarıcı bir materyal kullanılarak çocuklar, hayal etmeye ve deneyimlerinin üstünde düşünmeye yönlendirilirler. Çocuklarda yaratıcı düşünme becerilerinin gelişmesinde önemli bir role sahip olan SCAMPER tekniği gerek eğitimciler gerekse de ebeveynler tarafından yeterince bilinmemektedir. Bu nedenle bu kitabın eğitimcilere ve ebeveynlere rehberlik edeceği düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90105</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63a60347-3bce-47c4-80e7-7bda80c9015a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevda İçinde</image:title>
            <image:caption>Sevda İçinde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90106</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b46995b-65f0-46a1-a9e9-a7b8892be20b.jpg</image:loc>
            <image:title>Oğuzname</image:title>
            <image:caption>Hayatta gördüğümüz hemen her şey, gerçekte bizim onları gördüğümüz gibi değildir; öyle görebildiğimiz veya görmek istediğimiz için öyledirler. 
İnsanlar kendi alışkanlıklarıyla yaşarlar Alışkanlıkları onların doğruları olur. Zamanın oyunları alışkanlıkları değiştirir ve doğruları da değişir. Bu durumda geçmişin gerçekleri bir hayal, bir düş veya bir yalan durumuna düşer…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90107</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38644744-e57b-4c42-af13-7c3e496a8412.jpg</image:loc>
            <image:title>Giordano Bruno ve Hermetik Gelenek</image:title>
            <image:caption>Yıl 1460: İstanbul’un fethinden yedi yıl sonra, Bizanslı ulemanın beraberinde getirdiği elyazmaları Floransa Sarayı’nda antikçağ felsefesi üzerine hummalı bir çalışma başlatır. Tam bu sırada, Makedonya’dan ulaşan Yunanca bir elyazmasıyla akan sular durur. Bu metin, Rönesans düşünce ve sanatı üzerinde kuvvetli bir tesir bırakacak olan Hermetik Külliyattır. 
 
Hafiye romanlarını aratmayacak bir merak duygusunun önderlik ettiği bu araştırmada Frances Yates, “Din Savaşları” döneminde Avrupa’da ilahiyat, felsefe ve büyü arasında yeniden çizilmekte olan sınırları Hermetik geleneğin en önde gelen temsilcisi Giordano Bruno’nun İtalya’dan başlayıp Paris, Londra, Almanya, hatta Prag’a uzanan ve Venedik’te son bulan serüveni üzerinden irdeliyor. Hermetizm’in modern siyasi düşünce içindeki yankılarının, kriz dönemleri başta olmak üzere günümüz siyasi düşüncesine hâlâ rehberlik eden Ütopyacılar üzerindeki etkisinin okurda bilhassa karşılık bulacağını umuyoruz. 
 
“Frances Yates … o ender bulunan bilginlerden; yazdıkları hakikaten nefes kesici.” 
— The Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90108</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01083c98-9fd3-4869-a017-c798f7803600.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokul Öğretmenleri İçin Temel Matematiksel Kavramlar</image:title>
            <image:caption>tematiksel düşünme ve yapma becerileri çocuklarda okul öncesi dönemden itibaren gelişmektedir. Neden-sonuç zinciri çerçevesinde oluşan muhakeme etme matematik için kuvvetli bir alt yapıdır. Çocuklarda muhakeme etme ve problem çözme yeteneklerinin gelişimi çocuğun yaşadığı çevreye önemli ölçüde bağlıdır. Bu çevre içerisinde en önemli kaynaklardan birisi öğretmendir. Öğretmenler, çocukların matematiğe tutumundan, kavramları anlamalarına kadar öğrenmelerinden sorumludurlar. Matematiksel kavramlara ezbere yaklaşmayan, somut ispat yöntemini benimseyerek öğrenmeyi öğreten öğretmenler hedefimizdir. 
 Bu kitapta ilkokulda karşılaşılacak matematiksel kavramlar derinlemesine incelenmiştir. Bu incelemede kavramlar içerisinde yatan anlamlar neden-sonuç çerçevesinde ele alınmıştır. Soyut olan matematiksel kavramlar birtakım yöntemlerle somutlaştırılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90109</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66a4af3c-923f-443c-a66a-0047f93b4d45.jpg</image:loc>
            <image:title>Müslüman Cenazesi</image:title>
            <image:caption>Huo Da’nın Mao Dun Edebiyat Ödülü’ne layık görülen başyapıtı Müslüman Cenazesi, Çin edebiyatında Müslüman kimliğin ses bulduğu ilk büyük anlatılardan biri olarak dünya çapında geniş yankı uyandırdı. 
 
Roman, yeşim taşına adanmış bir hayatın içinde, büyük bir sevdanın ve ağır bir fedakârlığın izlerini sürerken, Hui Müslümanlarının Çin toplumunda verdikleri hayatta kalma mücadelesine odaklanıyor. Pekin’in arka sokaklarında geçen hikâye; üç kuşağı, aşklar, inançlar, kayıplar ve pişmanlıklar etrafında birleştiriyor. 
 
Dünya çapında milyonlarca okura ulaşan, onlarca dile çevrilen ve şimdi Türkçede ilk kez yayımlanan Müslüman Cenazesi, okurunu derin bir duygu dünyasına davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90110</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87d062c0-d391-4bd9-9067-025dbf830784.jpg</image:loc>
            <image:title>Bembeyaz Dişler Necatisiz Gülüşler - Çürük Ali Mikrop Necati (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bembeyaz Dişler Necatisiz Gülüşler - Çürük Ali Mikrop Necati Kitap Açıklaması
Güneş yavaş yavaş doğmaya başladı, mikroplar mahallesindeki odamın içi iyice ısındı. Bu tek bir şey demek: Yemek vakti!
Şimdi canım arkadaşım Mikrop Necati ile yapmamız gereken şey kendimize yiyecek dolu güzel bir ağız bulmak.
Ben kim miyim? Tabii ki Çürük Ali! Mikroplar âleminin birinci kralı.
Haydi, Necati çürütülecek dişler bizi bekler!
Dişlerin korkulu rüyası Çürük Ali ve Mikrop Necati’nin yeni hikâyeleri sizi bekliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90111</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d82c0aa6-9bab-428d-a892-38fc2bb7fe3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Burası Orası Değil</image:title>
            <image:caption>Kimdir Oğuz  Alplâçin? Tezer Özlü’nün öyküsünde karşımıza çıkan bir kahraman mı, 50 Kuşağı’nın en “bohem” üyesi mi? Büyük bir nihilist mi, Selahattin Hilav’ın taktığı isimle “entelektüel solucan” mı? Evsiz-yersiz-yurtsuz bir anarşist mi, yoksa Diyarbakırlı zengin bir ailenin ferdi mi? Dönemin yazarlarının anılarında yer alan siyah beyaz bir figür mü, eksiklerle dolu hayat hikâyesi anlatıldıkça efsaneleşen renkli bir karakter mi? İğneli sözleriyle karşısındaki insanı sarsan keskin bir çift göz mü, yoksa tanıyan herkesin çok sevdiği bir dost mu? Arkasında tek tük metinler bırakmış bir hevesli mi, yoksa çok çalışkan usta bir çevirmen veya  göz ardı edilmiş bir şair/yazar mı? Oğuz Halûk mu, Haluk Oğuz mu? O. A. mı? OHA mı? “O Pera’daki Hayalet” mi? Yoksa sadece aramızdan geçip gitmiş bir Hayalet mi? 
Kaya Tanış, yıllara yayılan (belki hâlâ devam eden) bir iz sürmenin neticesinde, Türk kültür-edebiyat sahnesinin en ünlü bohemini –kelimenin gerçek anlamıyla– tüm yönleriyle ortaya koyuyor. Efsanelerden, rivayetlerden arındırıp bir hayaleti bedenine kavuşturuyor. 
Burası Orası Değil / Hayalet Oğuz Kitabı’nda Tanış, Oğuz Halûk Alplâçin’in önce hayatında eksik bilinenleri belgeleriyle ortaya koyuyor, daha sonra şiirlerinden öykülerine, yazılarından çevirilerine imza attığı işleri bir araya getiriyor. Burası Orası Değil / Hayalet Oğuz Kitabı buzdağının görünmeyen kısmını gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90112</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/356552ac-c398-48da-ac9e-54dd8c5cba55.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir Çizgi Roman Albüm - 2</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar, ben Şakir. Hepinizin bildiği şekilde nam-ı diğer Kral Şakir.
Bu kez çizgi roman albümünün 2. kitabında yepyeni maceralarla karşınızdayım. Çılgın ve bir o kadar da komik ailemle yaşadığımız maceraları çizgi roman olarak bu albümde topladık. Eğlenmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90113</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc1a3848-f742-4a21-b4b9-ef4a604c7864.jpg</image:loc>
            <image:title>1945 Türkiye-SSCB İlişkileri</image:title>
            <image:caption>1945 yılı, hem Türkiye-SSCB ilişkileri  hem de Türkiye-ABD ilişkileri açısından çok önemli bir yıldır. Türkiye 1945’te kapsamlı bir şekilde Batı’ya yönelmeye başlamıştır. Ancak 1945’in izleri 1939’dan başlayarak II. Dünya Savaşı yılları boyunca görülmektedir. 
Elinizdeki kitap, bu büyük dönüşümün en önemli gerekçesi olarak savunulan SSCB’nin Türkiye’den üs ve toprak talep etmesi konusunu derinlemesine incelemektedir. Üstelik bugüne kadarki yapılanlardan farklı olarak, Türk, Amerikan ve İngiliz belgeleri dışında, Rusya arşivlerinden çok önemli belgeleri de inceleyerek… 
SSCB’nin sonradan hata olarak gördüğü üs ve toprak talebinin nedenleri, Ankara’nın II. Dünya Savaşı yıllarında izlediği politikanın bu talepteki etkisi, ABD ve İngiltere’nin tutumu, bazı Türk yetkililerin talebi Batı’ya yönelmenin bir gerekçesi yapmak üzere fazlasıyla köpürtmesi, yoğun bir antikomünist kampanya yürütmesi vb. konular, Hazal Yalın tarafından doğrudan birinci kaynaklar esas alınarak analiz ediliyor. 
Kitap, 1945 yılına odaklansa da, ayrıca hem II. Dünya Savaşı’nı hem de Soğuk Savaş’ın ön çarpışmalarını incelediği için, önemli bir kaynak olma özelliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90114</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f83c17d-6bd5-4f86-8fb7-959f48027cc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecikmiş Konuşma Ve Dil Gelişiminde Eğitsel Müdahale</image:title>
            <image:caption>&quot;Konuşma insanın aklını diliyle kullanma sanatıdır, konuşma aklın fihristidir” 
L. Annaeus Seneca 
Ömrümüz boyunca ilk andan itibaren pek çok bilgi ve davranış öğreniriz. Özel durumlar dışında beynimiz her zaman öğrenmeye hazır durumdadır. Konuşma da öğrenilen bir davranıştır. 
 
Bebeğin doğduktan sonra konuşmayı öğrenme sürecine baktığımızda bütün gelişim alanlarının birbiriyle koordineli olarak çalıştığını görürüz. En çok işitme duyusu öne çıksa da motor ve bilişsel becerileri, sosyal ve duygusal gelişimi de konuşmayı öğrenme sürecini etkiler. Bu kitap öncelikle dil ve konuşmanın birbirinden farklı ama ilişkili olduğunu, erken çocuklukta dil ve konuşma gelişiminin süreçlerini, genel olarak hangi durumlarda gecikme olabileceğini ve çocuğun yaşına göre gecikme olup olmadığının değerlendirilmesini anlatmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90115</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/008e90f1-a3ac-41ad-9f7d-493fcd0c0b53.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocuklukta Regio Emilla Yaklaşımı</image:title>
            <image:caption>Reggio Emilia yaklaşımı ile ilgili yayınlar özellikle de yeni yayınlar sınırlı olmakla birlikte; bu kitapta bu yaklaşımın hem teorik hem uygulamalı bilgisine öncelikle bu konudaki temel yayınlar baz alınarak biraz daha ayrıntılı bir biçimde ele alınmaya çalışılmıştır. Bu yaklaşımın dünyada yayılması ve öğrenilmesi için çaba gösteren Uluslararası Loris Malaguzzi Merkezi’ne ve yine bu kentte yer alan REMİDA yaratıcı dönüşüm merkezi olmak üzere mümkün olduğunca her yönüne; temel kaynaklarından ve zengin fotoğraf örneklerinden yararlanılarak yer verilmeye çalışılmıştır. 
  Hem erken çocukluk gelişimi ve eğitimi alanına hem de diğer ilgili alanlara ve bu alan çalışanlarına ve öğrencilerimize fayda sağlaması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90116</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a045589-9d9f-4747-82f9-9f3a9504be0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne 5 – Hayaler Evi</image:title>
            <image:caption>“Büyük aşkların ve büyük acıların sınırı yoktur, 
hangi mucizeyi yaratabileceğine akıl sır ermez.” 
 
Anne, çocukluğunun geçtiği Green Gables’tan bir kere daha ayrılmaya hazırlanır. Ancak bu seferki yolculuğu Gilbert ile yaşayacağı Hayaller Evi’ne olacaktır. Four Winds Limanı’na yepyeni bir macera için yelken açarlar. 
 
Four Winds Limanı, içinde birçok esrarengiz komşuyu barındırmaktadır. Hayatı denizlerde geçmiş, hikâyeleriyle ünlü Kaptan Jim, düşüncelerini direkt söyleyen 
Bayan Cornelia ve güzelliğiyle herkesi büyülese de içinde büyük bir hüzün taşıyan Leslie Moore… Bakalım Anne ve Gilbert, yeni komşularının gizemli hayatlarıyla beraber zorlukların üstesinden gelip yeni yaşamlarına 
alışabilecekler midir? 
 
Çok sevilen Yeşilin Kızı Anne serisinin beşinci kitabında aşk, mutluluk, hüzün ve dostlukla dolu sayfalar sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90117</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff9f2346-51a8-4c9d-8116-feffb2abf13e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne 3 – Adanın Kızı</image:title>
            <image:caption>“Hayatla ilgili dersler üniversitede öğrenilmiyor. 
Hayat, her yerde insana kendi derslerini öğretiyor.” 
 
Yeşilin Kızı Anne - Adanın Kızı birçok yeni karakter 
ve macerayla kaldığı yerden devam ediyor! 
 
Anne artık on sekiz yaşındadır ve üniversiteye gitmek üzere 
çok sevdiği Green Gables’tan ayrılmak üzeredir. Çocukluğuna 
veda eden Anne, eski dostları Charlie Sloane, Gilbert Blythe ve Priscilla Grant’la birlikte Redmond’a doğru yola çıkar. 
Gençler üniversitenin yaşamlarına katacağı yenilikleri karşılamaya hazırdır. Redmond’taki yaşam Anne için zorlu görünse de kurduğu arkadaşlıklar ve her zamanki hayalperest yapısıyla yeni hayatına alışması uzun sürmez. Kendiyle ilgili henüz bilmediği yeni yönler keşfedeceği bir dört yıl vardır önünde. Sınavlar, yarışmalar, davetler ve tabii ki aşklar! Herkesi kendine hayran bırakan Anne’i, 
bu sefer nasıl maceralar bekleyecek… 
 
Yeşilin Kızı Anne serisi ilk günkü heyecanıyla okurların kalplerine dokunurken, L.M. Montgomery Adanın Kızı’nı güçlü ve 
hayalperest kadınlara adıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90118</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/474a5d14-cedf-44cd-acf1-42fe898f6ab7.jpg</image:loc>
            <image:title>Avonlea Yeşilin Kızı Anne 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bazen Aşk, Tohumunu Patlatan Bir Gül Goncası Gibi, Güzel Bir Dostluktan Doğabilir.”
Anne evlatlık geldiği Yeşil Ev’e iyice bağlanmış, Cuthbert kardeşlerden Matthew’un ölümünün ardından Marilla’yla da iyice yakınlaşmıştır. Artık on altı yaşındadır ve yetişkinliğe biraz daha yaklaşırken yeni sorumluluklar alır. Akademideki eğitimini tamamladıktan sonra hayallerini erteleyerek Avonlea’de kalıp köyün okulunda öğretmenlik yapmaya karar verir. Farklı insanlar tanıdığı bu yeni macerası onun için önemli ve değerli bir eğitim süreci olur.
Anne Shirley içindeki çocuğu kaybetmeden; Huş Patikası’ndan, Perili Orman’dan ve hayallerinden vazgeçmeden yeni planlarını hayata geçirmek üzere bir adım atar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90119</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fea1917a-eea6-4ad0-8b88-7948655a4f98.jpg</image:loc>
            <image:title>Tırmanış</image:title>
            <image:caption>“Tek yapman gereken aşağıya bakmamak.” 
 
Gençliğinde kendisi de tutkulu bir dağcı olan Ludwig Hohl, 
Tırmanış kitabında iki dağcıyı anlatıyor. 
Johann ve Ull. 
Biri azimli, aceleci, sebatkâr. 
Diğeri dikkatli, ölçülü, tedbirli. 
 
İkisi, tırmanışın bir noktasında ayrılıyor ve 
başka yönlere hareket ediyorlar. 
Tırmanış zorlu, vakit az. 
Önlerinde iki seçenek var: 
Ölüm ve yaşam. 
 
Friedrich Dürrenmatt, Max Frisch, Adolf Muschg gibi yazarlarca övülen 
Ludwig Hohl’un Türkçeye çevrilen ilk eseri Tırmanış, 
insan ve doğa arasındaki süregelen çekişmeyi 
acımasız bir dille aktarıyor. 
 
“Filozof ve yazar Ludwig Hohl’un Tırmanış’ı, 
kurgusal edebiyatın kilometre taşlarından biri.” 
– Charles Mori, Neue Zürcher Zeitung 
 
“20. yüzyılın en önemli İsviçreli yazarlarından Ludwig Hohl, 
Tırmanış ile yazınsal bir anıt dikiyor.” 
– Südostschweiz 
 
“Hohl gereklidir, bizlerse tesadüfiyiz. 
Biz insani olanı belgelendiririz, Hohl ise onu belirler.” 
– Friedrich Dürrenmatt</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90120</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1c270ac-2218-437d-b1f1-e93a52da967c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hapishane Öncesi Yazılar</image:title>
            <image:caption>22 Ocak 1891’de İtalya’nın Cagliari şehrinde doğan Antonio Gramsci, on bir yaşından itibaren zor durumdaki ailesine destek olmak için vergi dairesinde çalışmaya başlamıştır. Liseye kayıt olduktan sonra ağabeyi Gennaro ile kalmaya başlamış ve işçi sınıfının örgütlü kesimleri ile radikal ve sosyalist siyasete ilk kez burada tanık olmuştur. 
1911 yılında Torino Üniversitesi’nden burs kazanmış ve burada edebiyat fakültesine kaydolmuştur. 1915’te İtalyan Sosyalist Partisi’nin aktif bir üyesi olmuş ve kendisini dönemin en korkulan eleştirmenleri arasına sokacak bir gazetecilik kariyerine adım atmıştır. Bu dönemde Avanti! Gazetesi’ndeki köşe yazıları ve tiyatro eleştirileri geniş bir okur kitlesine ulaşmıştır. Birtakım işçi eğitim çevrelerinde Romain Rolland’ın romanları, Paris Komünü, Fransız ve İtalyan devrimleri ve Karl Marx’ın yazıları gibi çeşitli konularda düzenli konuşmalar yapmıştır. 
Yine 1917 ve 1918 yıllarında siyasal ve iktisadi eylemlerle kültürel çalışmaları bir arada yürütmek gerektiği tespitini yaparak Torino’da bir proleter kültür derneğin kurulmasına ön ayak olmuştur. 
Ekim 1917 Devrimi’yle birlikte Rus Devrimi liderliğinin yöntemleri ve hedeflerini desteklemiş, ayrıca ileri kapitalist ülkelerin sosyalist dönüşümü konusuna eğilmiştir. 
1919 baharında Angelo Tasca, Umberto Terracini ve Togliatti ile birlikte sonraki beş yıl boyunca İtalyan radikal ve devrimci sol çevrelerinde etkin olacak L’Ordine Nuovo (Yeni Düzen) dergisini kurmuştur. 
Sonraki beş yıl boyunca Gramsci zamanının çoğunu fabrika konseyi hareketine ve Ocak 1921’de Livorno Kongresi’nde İtalyan Sosyalist Partisi içindeki komünist azınlığın saflarına katılmasına neden olacak militan gazeteciliğe adamıştır. Daha sonra İtalyan Komünist Partisi üyesi olmuştur. Faşist hareketin filizlenmeye başladığı dönemde İtalyan solunun önde gelen temsilcileri arasında yer almış ve 8 Kasım 1926’da faşist hükümet tarafından çıkarılan “Olağanüstü Hal Yasası”na dayanarak tutuklanmış ve Regina Coeli Hapishanesi’nde hücreye kapatılmıştır. Bu kitap onun cezaevine girmeden önceki yazılarının tamamından oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90121</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f8ad8be-aabd-4b7f-92c4-f71d6676826e.jpg</image:loc>
            <image:title>Abolisyonist Sosyalist Feminizm</image:title>
            <image:caption>neden sosyalizm? 
Her insan açlık, evsizlik, hastalık, işsizlik ve engellilik kaygısı olmaksızın yaşamayı hak eder. Kâr amacı gütmek insanlığı yok eder. Sosyalizme bir başlangıç yapmak, herkesin evrensel olarak yaşanabilir bir gelire ve sağlık hizmetlerine kavuşması demektir. 
neden feminizm? 
Çünkü bireyin yaşam tercihlerini, ne biyolojik ne de toplumsal cinsiyeti belirlemelidir. Çünkü mizojini (kadın düşmanlığı) ve kadınların yaşadığı eşitsizliğe yapısal destek sağlayan hetero-ataerki, kadınların bedenleri üzerinde egemenlik kurma ve onları denetim altına almanın peşindedir. Benim “kadınlar” tabirini kullanışım her zaman trans, geleneksel cinsiyet normlarına uyum göstermeyen ve non-binary kimlikleri de kapsamaktadır. Bu belirlenmiş ve evrensel bir kabuldür. 
neden abolisyonizm? 
Kölelik sadece şekil değiştirmiş durumda; bireylik ile uygarlık ve insanlığın doğurduğu haklar ancak sözde kalmaya devam ediyor. Beyazların üstünlüğü, hukukun yapılandırılmasından, hapishanelerden ve ırka dayalı iş bölümü düzenlemelerinden bütünüyle sökülüp atılmalıdır... Abolisyonizm, günümüzde genellikle mevcut hapishane sistemini sona erdirmek üzere sürdürülen dirençli harekete atıfta bulunmak için kullanılmaktadır. Benim kullanımım ise, her nerede büyüyüp gelişirse gelişsin, mizojinist (kadın düşmanı) ırkçılığın yapısal bütünlüğünü kapsamaktadır.  
Neden yıllardır kapitalist ırkçı hetero-ataerkiye ırkçılık ve mizojini karşıtı eleştirilerde bulunmamın ardından, hala bu açıklamaları yapmak zorunda kalıyorum? Neden bu hala mesele olmayı sürdürüyor? Neden ilerici düşünenler ve her çizgiden aktivistler biraz daha değişemediler? Neden sol cenah, kişisel olanın politik olduğunu, cinsiyetin de bir politikası olduğunu, cinselleştirilmiş ırkçılığın sınıf meselesinin temelini attığını bir türlü anlayamadı? 
Neden hiçbir zaman başarılı bir sosyalist devrimin gerçekleşmediğini açıklayan şey, radikal ve devrimci tarihin bu ayrıcalıklı olma hali midir? Devrimlerin salt erk, zulüm ve sömürü arasındaki bağlantının parçalarını düzenlemeyi seçmiş olmalarının sebebi bu mudur? Sebep sosyalizmin daha fazla kalbe ve bedene, daha fazla abolisyonist sosyalist feministe ihtiyaç duyması mıdır? 
Bizler -devrim niteliğinde değişimi arzulayanlar- ilerlemeyi seçmeliyiz. Eskiye gömülüp kalırsak, ancak onu tekrar ederiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90122</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5322d6e6-24de-43fd-92c4-2007b27c2007.jpg</image:loc>
            <image:title>Rağmen 4: İstanbul’a Söz</image:title>
            <image:caption>Mutfaktan seslenenlerin, bir şans daha verenlerin, apartman boşluğunda bir araya gelenlerin, içinden konuşanların, geceleri evine hızlı adımlarla dönenlerin, evine dönerken arkasını kollayanların, evinde güvende hissetmeyenlerin, ses çıkaramayanların, ses çıkaranların, duyulmayanların, bangır bangır bağıranların, aynı apartman boşluğunun pencerelerinde sesine karşılık bulanların, sadece özgür yaşamak isteyenlerin, sadece yaşamak isteyenlerin, ölenlerin ve kalanların, hepsine rağmen asla yalnız yürümeyenlerin hikâyeleri…
Bir kişi daha eksilmeyeceğiz.
İstanbul’a söz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90123</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d02845d5-f9b6-49bc-9f1a-ee1608efff27.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Hatıra-i Pejmürde</image:title>
            <image:caption>Bir Hatıra-i Pejmürde (Bir Perişanın Hatıraları) Kadın bir yazar tarafından yazılan ve hadiselere kadın tarafından bakan ilk günlük-roman örneği. Latin harflerle ve sadeleştirilmiş hâliyle ilk kez Türkçede. Yazarı kadın, baş karakteri kadın, meselesi kadın... Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde, II. Meşrutiyet’in oluşturduğu atmosferde ilk kez çocuk yaşta evlilik, esirlik, annelik ve dönemin sosyal statüleri gibi kavramlara değinen; baş role genç bir kadını koyan ve tüm bu konuları iç burkan bir anlatıyla okuyucuyla buluşturan özel bir eser. Edebiyat tarihimizin unutulmuş ismi Salime Servet Seyfi’nin kaleminden çıkan, döneminin çok ötesinde bir roman. Bir Hatıra-i Pejmürde, karakterlerin ruh hallerini betimlemedeki sadeliği ve vuruculuğuyla göz dolduran, kayıp bir yazarın kaleminden çıkmış gizli bir hazine.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90124</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29eccebd-afce-4a42-9351-6da3d06ff7ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Andy Warhol-Durmadığınız Sürece Ne Kadar Yavaş Gittiğiniz Önemli Değil</image:title>
            <image:caption>“Herkes bir gün on beş dakikalığına ünlü olacak.” 
– Andy Warhol 
 
Sıra dışı kimliğiyle dikkat çeken Andy Warhol, eserlerinde neden sıradanlığın sanatından söz ediyor? 
Ünlü olma arzusu ile fastfood kültürü arasında ne türden bir bağ kuruyor? 
Dijital dünyanın gençlerine nasıl bir yol haritası çiziyor? 
Neden kola şişeleri ve konserve kutuları gibi atıl nesnelere sanatsal bir algı yükledi? 
“Sleep” filminde neden uyuyan bir insanı altı saat boyunca çekti? 
Çocukluğunda yaşadığı hangi travma bütün hayatını etkiledi? 
Ölüm korkusunun temelinde yatan büyük sebep neydi? 
Neden suikast girişimine maruz kaldı? 
 
Andy Warhol sadece bir ressam, film yapımcısı ve yayıncı değil... Dünyayı sarsan Pop Art akımının en önemli temsilcilerinden biri. Seri üretim nesnelerinin sıkça kullanıldığı bir sanat türü üzerinde tasarımlar yaparak, tüketim toplumunun insan üzerinde yarattığı karakter aşınmasının altını çizen bir idol. 
Bu kitap, koşullar ne kadar zorlasa da pes etmeden hayallerinin peşinde koşan bir sanat ikonunun yolculuğudur. Kalabalıklar içindeki yalnızlığından kurtulamayan bir yaşam yolcusunun hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90125</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/554efea0-0d0a-4e73-b2e3-9e8319fe9255.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliya Çelebi-Gönlünü Dinle Ama Her İstediğini Verme</image:title>
            <image:caption>“Eee, dünya bu! 
Bir kararda durmuyor insanoğlu. Zaman oluyor, melekleri hayran ediyor. 
Gün geliyor, şeytan utanıyor ondan...” 
İstanbul’un Unkapanı semtinde dünyaya gelen Evliya Çelebi, 17. yüzyılın önde gelen gezginlerindendir. Kırk yılı aşkın süreyle Osmanlı toprakları başta olmak üzere pek çok ülkeyi gezip dolaşmış, gördüklerini de kendine has üslubuyla “Seyahatname” adını verdiği eserinde anlatmıştır. 
“Daima ilerisi hedefin olsun” sözüyle kendini geliştirmenin önemini vurgulayan Evliya Çelebi, aynı zamanda bir tarihçi, zanaatkâr, ressam, halkbilimci ve gurmedir de. 
Avrupa Konseyi Parlamentosu’nun girişinde yer alan, dünyanın en önemli kişiliklerinin resimlerinin bulunduğu sergide, insanlık tarihine yön verenler arasında Leonardo da Vinci ve Gandi’nin yanı sıra ünlü Türk gezgin Evliya Çelebi de yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90126</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c691ebbf-ef1d-4b41-ae11-12f52165ca68.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>“Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşittir.” 
 
Gerçek ismi Eric Blair olan George Orwell, Burma’daki polislik görevinden istifa ettikten sonra, ülkeyi terk edip düşük ücretli işlerde çalışan yoksul insanların arasında yaşamaya karar verdi. Halkın arasına karışabilmek için yırtık kıyafetler giydi, Paris’te gecekondu mahallelerinde yaşadı, dilencilerle ve sokak çocuklarıyla köprü altlarında uyuduğu oldu. 
Ailesinin, iyi eğitimli oğullarının bulaşıkçılık yapıp dilencilerle birlikte uyuduğunu hoş karşılamayacağını düşündüğü için eserlerini George Orwell ismiyle yayımladı. 
HAYVAN ÇİFTLİĞİ adlı politik taşlamalarla dolu bu kitabı, 1917 Rus Devrimi’ne ve Sovyetler Birliği’nin Stalinci dönemine kadar uzanan sürecin bir kritiği... 
Yayımlandığı günden bu yana, 20. yüzyılın en önemli kitapları arasında gösterilen bu eser, özgürlüklerin tehdit edildiği günümüz dünyası için de hayli düşündürücü ve yol buldurucu bir roman olma niteliğini korumaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90127</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4bf7dd9-35c0-4ca5-bc5d-72b4c0a684f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkler</image:title>
            <image:caption>“En berrak, en özenli ve dikkatli zihinler renkleri en çok sevenlerdir.” 
– John Ruskin 
- Avrupalı casuslar neden Türk kırmızısının peşine düştü? 
- Naziler ölüme gönderdikleri Yahudileri neden sarı armalarla işaretlediler? 
- Romantik Dönem’in platonik âşıkları intihar ederken ne renk giyerdi? 
- Geyşalar yüzünü neden beyaza boyar? 
- Henry Ford neden yalnızca siyah arabalar üretti? 
- Kırmızı neden cinsellik ve şehvet ile ilişkilendirilir? 
- Ortaçağda erkekler neden kırmızı iç çamaşırı giymiştir? 
- Edebiyatın ahlaksız rengi nedir? 
-1. Dünya Savaşı’nda 27.000 askerin bir günde ölmesine sebep olan renk hangisidir? 
- Paranın rengi neden yeşildir? 
- Picasso’nun Mavi Dönem resimleri neyi yansıtır? 
- İhanetin rengi nedir? 
- Maskulen erkekler pembe giyer mi? 
- Morun içine doğmak ne demektir? 
- Budist rahipler neden turuncu giyer? 
- “Mavi Çoraplı Kadınlar” kimdir? 
- İştah kapatan renkler hangileridir? 
- Uçakların kara kutusu gerçekten kara mıdır? 
- Cadı imgesi neden kızıl saçlıdır? 
- Sarışınlara neden aptal damgası vurulmuştur? 
- Osmanlı’da beyaz gelinlik giyen ilk sultan kimdir? 
- Kadın hareketlerinin rengi neden mordur? 
- Sosyal medyada hangi renkler dikkat çekmenizi sağlar? 
- Pazarlama dünyasında etkili renkler hangileridir? 
 Bu kitapta referans değeri taşıyan bilgiler ışığında, renklerin bilinmeyen, güçlü ve tesirli anlamları üzerine merak ettiğiniz daha yüzlerce sorunun cevabını bulacaksınız. 
“RENKLER kitabı, renkleri böylesine içselleştirerek yaşayan bir toplumda, şüphesiz keyifle okunacak ve okuyanlara ilham verecek bir eser olacaktır.” 
– Leatrice Eiseman 
Uluslararası Renk Uzmanı 
Pantone Renk Enstitüsü Başdanışmanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90128</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8feaaf03-8686-4264-b18c-c27882002d9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne 4 – Rüzgarlı Söğütler</image:title>
            <image:caption>“Hayallerimizi çabuk kaybediyoruz zaten. 
Hem Yarın’a gidemeyeceğimiz ne malum? Yarın’a gidebilirsek 
orada ne bulacağımızı kim bilebilir? Belki melekler her yerdedir.” 
 
Anne Shirley’nin maceralarla dolu hayatı 
kaldığı yerden devam ediyor! 
 
Üniversiteden mezun olan Anne, Summerside Lisesi’nde müdürlük yapmaya başlar ve Rüzgârlı Söğütler pansiyonunda Kate ve 
Chatty Teyze, evin yardımcısı Rebecca Dew ve kedileri Tozlu Miller ile artık yepyeni bir yaşam onu beklemektedir. Anne her zamanki pozitif tavrı ve umut dolu sözleriyle, bir kez daha yaşadığı 
küçük kasabadaki herkesin hayatına dokunur. Ancak hayat Anne için hiçbir zaman toz pembe olmamıştır; ve bu küçük kasabadaki 
yeni yaşamında da yine karşısına büyük bir engel çıkar: Summerside’ın Kraliyet Ailesi olarak anılan Pringlelar. 
Bakalım Anne, Pringle ailesinin yaptıklarıyla nasıl başa çıkacak? 
 
Yeşilin Kızı Anne serisinin dördüncü kitabında okurları, 
içten yazılmış mektuplar ve nevi şahsına münhasır 
yepyeni karakterler bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90129</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e81ef33-e7d1-40f2-8b5f-391e8e376f57.jpg</image:loc>
            <image:title>Corto Maltese Cilt 4 - Keltler</image:title>
            <image:caption>Corto Maltese bir hazine haritasının izinde Venedik’te keşişlerle buluşup, Kelt diyarı İrlanda’da Merlin ve büyücülerine yardım edip, Alman savaş efsanesi Kızıl Baron’la karşılaşıyor! Özgürlük düşkünü ve serseri ruhlu maceraperest Corto Maltese kayıp hazinelerin, yardıma muhtaç arkadaşların, tuhaf hikâyelerin peşinde dünyayı dolaşıyor. 
1 Tuzlu Denizin Şarkısı 
2 Oğlak Burcu Altında 
3 Git Gidebildiğin Kadar 
Yakında 
5 Etiyopyalılar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90130</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79e10d34-ba25-4303-8a37-11df0d986f10.jpg</image:loc>
            <image:title>Emile Durkheim Seti (8 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Emile Durkheim 20. Yüzyıl toplumbilimcileri arasında önemli bir yeri olan bilim adamıdır. Toplumbiliminin kendine özgü konusu, yöntemi ve uygulama teknikleri üzerine uygulamalı birçok çalışma yapmıştır. 1896&apos;da kurup 1913&apos;e değin yayımını sürdürdüğü l&apos;Annee Socioloque dergisindeki incelemeleri özellikle anılmaya değerdir. Bu katkıları nedeniyle her toplumbilim öğrencisi ve öğreticisi için vazgeçilmez bir kaynak olma özelliğini hep koruyacaktır.
1) Eğitim ve Sosyoloji
2) Sosyoloji ve Eylem
3) İntihar
4) Toplumsal İş Bölüöü
5) Sosyolojinin Yöntem Kuralları
6) Sosyoloji Dersleri
7) Dinsel Yaşamın İlk Biçimleri
8) Ahlak Eğitimi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90131</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44f60ecc-7e26-4a0a-b405-aac2f8733ca6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dezavantajlı Çocuklar</image:title>
            <image:caption>Çocukken büyükler bana kızdığında, anneannem &quot;Daha o sabi...&quot; diyerek tepki gösterirdi. Sabi, bala, uşak... Artık çok sık duyamadığımız bu kelimelerin hepsi masumiyeti, saflığı, doğallığı, heyecanı, coşkuyu, eğlenceyi çağrıştıran çocukları, çocuklarımızı anlatıyor. Çocuklar geleceğimizin güvencesi ve dünyayı güzelleştirmek için bize sunulan sebeplerden belki de en güzeli… Ancak hak ettiği yaşamı bulamayan çocuklar da var ne yazıkki. Var ki “Dezavantajlı Çocuklar” kitabı yazıldı. Bu kitap kapsamında, ben ve değerli yazarlarımız dezavantajlı gruplarda yer alan çocuklarımızı farklı açılardan ele aldık. Böylece olumsuz durumlar içindeki çocuklara dikkat çekmeye çalıştık. 
Kitabın öğrencilere, öğretmenlere, uzmanlara ve araştırmacılara katkı sağlamasını umut ediyoruz. 
 Çocuklar hepimizin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90132</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e03e424-9b8a-40c0-bfda-05d74a157082.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Kız</image:title>
            <image:caption>1925 Nobel Edebiyat Ödülünün sahibi George Bernard Shaw, tiyatro eserlerinin yanı sıra çok başarılı bir hikâyecidir de. Shaw hikâyelerini, keskin gözlemler ve ince bir mizah duygusuyla yazmıştır. Kara Kız, başta kadınların eşitliği ve şiddet karşıtlığı olmak üzere, çağdaş yaşam düşüncesini öne süren hikâyelerden oluşmaktadır. Kara Kız’ı Mete Ergin’in çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90133</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39fc73c3-5ba8-4261-b464-a1d4ed7680b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocukla İletişim</image:title>
            <image:caption>Çocukların gelişimlerini desteklemede, hayatı deneyimleyerek öğrenmelerinde iletişim tek başına yeterli olmasa dahi kapıları açan sihirli bir anahtar olarak karşımıza çıkacaktır. O nedenle bu kitap, çocukla çalışan öğretmen, akademisyen, psikolog, terapist, bakım veren kişi, diğer meslek elemanları ve çocuk içerikli alanlardan birinde öğrenim gören yükseköğretim öğrencilerinin yanı sıra ebeveynlere ve tüm okurlara da yol gösterici olması amacıyla; teorik bilgilerin ve araştırmaların, alanda uzun yıllar çalışan akademisyenlerin deneyimleri ve uygulamalarıyla harmanlanması şeklinde sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90134</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0baa0ad-f845-4e05-a017-cc9b24144516.jpg</image:loc>
            <image:title>Franz Kafka Mektuplar (7 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Franz Kafka’nın hayatına dair en özel sırlarında da yer aldığı tüm mektuplaşmaları, çevirmen Kamuran Şipal’in duru Türkçesiyle okuyucuyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90135</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8990ddfe-c8d6-4bd5-af76-a9249f72c9d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Franz Kafka Öykü ve Roman Seti (7 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Franz Kafka’nın öykü ve romanlarının tamamının yer aldığı bu yedi kitaplık set; çevirmen Kamuran Şipal’in duru Türkçesiyle okuyucuyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90136</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b18dc429-6bac-4219-8217-19e8b0880b62.jpg</image:loc>
            <image:title>Dır Dır Drama - Okul Öncesi Dönemde Yaratıcı Drama</image:title>
            <image:caption>Hepimiz bir zamanlar çocuktuk… Çocukken en büyük uğraşımız ve tüm yaşamımız oyundu… Hayat oyunla güzeldi… Büyüdük, büyüdükçe oyun oynamayı unuttuk… Hayat fazla ciddileşti, oyunla gelen doğal öğrenmeler ve eğlenceler yerini sıkıcı işlere bıraktı belki de. Yerde bulduğumuz bir dalı at yapıp koştuğumuzda; yaratıcılığımız gelişir, bedenimiz ihtiyacı olan harekete kavuşur, kahkahalarla ruhumuz beslenirdi. 
Bu kitapla ruhunuzdaki çocuğa sesleniyorum. Haydi, uyan, oyna, hayal kur, keşfet. Oyun ve dramayla için de, dışın da gülücükle dolsun. Dilin çözülsün aklından geçenleri söze döksün. Bedenin ihtiyacı olan harekete kavuşsun. Keyifle keşfedilecek yollar bu kitapta seni bekliyor. 
Unuttuklarımızı hatırlayalım. Masalsı bir dille yazılmış kuramsal bölüm sizi daha çok okuyup araştırmaya sevk etsin. Uygulamalar benden size, sizden eğitimcilere, ebeveynlere ve ruhundaki çocuğu uyandırmak isteyenlere ulaşsın… Sevgiyle, gülücükle, oyunla dolsun yaşamınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90137</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/260acb2d-f097-4dd7-b8dc-c415b6ffadac.jpg</image:loc>
            <image:title>Franz Kafka Külliyatı (14 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü yazar Franz Kafka’nın bilinen tüm eserler ve mektuplaşmalarını Kamuran Şipal’in duru Türkçesiyle birlikte okuyucularımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90138</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3e8614f-9687-4ba4-8158-f5b30bc98473.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleştirel Düşünme</image:title>
            <image:caption>Eleştirel düşünme, sadece belli bir işe veya disipline sahip bireylerde bulunması gereken bir beceri değildir. İşyerinde, okulda, evde ve hatta günlük hayatta kilit bir beceridir. Çünkü hayatımızın her aşamasında karar vermek, problem çözmek zorundayız. Eleştirel düşünme becerisine sahip bireyler, etkileşimde oldukları bireylerin sorunlarını çözmelerine, iş ve günlük hayatlarında daha iyi olmalarını sağlayacak yaklaşımlar geliştirmelerine yardımcı olur. Bu nedenle işverenler, öğretmenler, yöneticiler anne-babalar ve çocuklar güçlü eleştirel düşünme becerilerine sahip olmaları gerekir. 
  Özellikle bilgi trafiğinin çok yoğun olduğu günümüzde eleştirel düşünme becerileri, etkin kullanılarak hayatımızda daha doğru kararlar almamıza ve daha mutlu bir hayat sürmemize yardımcı olabilir. Bu çalışmanın okuyuculara yardımcı olması dileği ile iyi okumalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90139</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a395b9f7-515c-419b-96b3-809ccc94c2a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Adanmış Hayat Hak Mücadelesi</image:title>
            <image:caption>Adanmış Hayat Hak Mücadelesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90140</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5934188-8056-4f62-9d2b-2530b3577003.jpg</image:loc>
            <image:title>Erzincan Bölgesinde Ermeni Mezalimi Ve Bu Mezalimi Bizzat Yaşayan Sayın Ömer Necati Gören’in Hatıraları</image:title>
            <image:caption>Erzincan Bölgesinde Ermeni Mezalimi Ve Bu Mezalimi Bizzat Yaşayan Sayın Ömer Necati Gören’in Hatıraları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90141</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c19702b5-df64-4441-9a45-f8ea1907f30e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermeni Soykırımı İddiası Yalandır</image:title>
            <image:caption>Ermeni Soykırımı İddiası Yalandır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90142</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e94f966-45f4-4981-a176-19fb1b488850.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeyh Bedreddin Tasavvuf Ve İsyan</image:title>
            <image:caption>Mevlana Celaleddin Rumî, Hacı Bektaş, Yunus Emre ve İbn Arabi gibi mutasavvıfların dinlerüstü uzlaştırmacı tavrı Anadolu’daki hoşgörülü tasavvuf anlayışının kaynağını oluşturmaktadır. Michel Balivet’ye göre bu mistik şahsiyetlerin fikirleri ve öncülüğü, Hıristiyan nüfus ile çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Müslüman halkın, Anadolu’da ortak bir coğrafyayı paylaşarak farklı inançların temelde birlik bulmasını sağlamıştır. Tasavvuf ve İsyan, şahsiyeti ve tasavvuf anlayışının oluşumunda Anadolu ve Balkan miraslarının önemi yadsınamayacak olan Şeyh Bedreddin’in Edirne’den Kahire’ye uzanan eğitim hayatını, Hüseyin Ahlatî’yle tanışmasını, fikir hayatındaki dönüşümleri, isyana doğru giden süreci ve idamını ayrıntılarıyla ele almaktadır. Michel Balivet, Bedreddin’in torunu Hafız Halil’in kaleme aldığı Menakıbnâme’nin ve dönemin diğer kaynaklarının karşılaştırmalı incelemesine dayanan bu eserle, Şeyh Bedreddin’in siyasal ve toplumsal gerilimlerin kesişme noktasında yer aldığını kanıtlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90143</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c84bda7-413c-4089-937d-c3623c98832d.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkili İlişkinin 7 Alışkanlığı</image:title>
            <image:caption>Dr. Stephen R. Covey, güçlü ilişkilerin öyle kendiliğinden ortaya çıkmadığını; çiftlerin ortak enerjisine, yeteneğine, arzusuna, vizyonuna ve bağlılığına ihtiyaç duyduğunu belirtir. 
 
Etkili İlişkinin 7 Alışkanlığı: Çalkantılı Bir Dünyada İlişkinizi Öncelik Haline Getirin, çiftlerin daha etkili iletişim kurmalarına ve sorunlarını çözmelerine olanak tanıyan evrensel 7 Alışkanlığı uygulamak için ihtiyaç duyduğumuz çerçeveyi ortaya koyuyor. 
 
Günümüz dünyasında etkili bir ilişki için güçlü bir birliktelik ve aile yaratma arzusu yeterli değil, zorluklarla başa çıkmak için yeni bir zihniyet gerekiyor. Güçlü, mutlu, samimi ve cinsel açıdan tatmin edici bir birlikteliğe giden yolda ilişkinize öncelik verebilmek, bir çift olarak kendi ritüellerinizi oluşturabilmek, ortak bir misyonu paylaşabilmek ve birlikte daha kaliteli zaman geçirebilmek için 7 Alışkanlığın size rehberlik etmesine izin verin. 
 
Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı, yıllardır eğitimcilerin, ebeveynlerin ve öğrencilerin hayatlarını değiştiriyor. Dr. Stephen R. Covey ve eşi Sandra’nın elli yıllık evlilikleri üzerine inşa edilen bu kitapta ise, yazarların bu 7 Alışkanlığın ilişkiye ve evliliğe uygulanmasına dair önerileri ile kişisel deneyimleri bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90144</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac41ff26-1334-4f66-aa04-f75a39952899.jpg</image:loc>
            <image:title>Management and Analysis of Tourism and Aviation Sectors During Covid-19 Crisis in Turkey</image:title>
            <image:caption>Management and Analysis of Tourism and Aviation Sectors During Covid-19 Crisis in Turkey</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90145</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c43f26a1-379e-47fd-b691-cb5250bad49b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhsal Haritam Kendine Uyanış</image:title>
            <image:caption>Açılmaz denilen kapılarını açmaya ne dersin? 
Unutma, kapı da sensin kilidi de sen! 
 
Ruhsal Haritam Kendine Uyanış sizi ruhsal rehberiniz ile buluşturup içsel bir yolculuğa çıkaracak. Kapalı kapılarınızın illüzyonunu aştırıp bütün kilitleri kırdıracak. Kendinden kendine bir geçiş sağlayarak dünyaya yeniden uyandıracak. 
Bu kitapta gerçek hayat hikâyelerinin spiritüel dönüşüm süreçlerini nefessiz okuyacaksınız. Karakterlerin mucizelerine şahitlik ederken kendi blokajlarınızın farkına varıp zincirlerinizden kurtulacaksınız. 
Kitabın içerisindeki afirmasyon tekniği ile de yaşamınıza mucize tohumlarını nasıl ekeceğinizi öğrenip kendinize yepyeni bir yaşam başlatacaksınız. 
Mucize olup çoğalmaya hazır mısınız? 
 
“Kendi karanlığına mum olmayı seçenler kazanacak!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90146</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddcb7128-4d44-46a8-88a3-019bb1cce0be.jpg</image:loc>
            <image:title>Katil Buse</image:title>
            <image:caption>“Katil Buse”, “Melek Sanmıştım Şeytanı”, “Gönül Ticareti”, “Çocuğumun Babası”... Hüseyin Rahmi Gürpınar, o hiçbir detayı kaçırmayan, en gizli sevdaları, en derin yaraları görmekte usta gözlerini bu sefer kapalı kapılar ardında, karı kocalar ve metresler, âşıklar üzerinde gezdiriyor. Hüseyin Rahmi’nin sadakatsizleri size gönül ilişkilerinin en mahrem sırlarını vermek üzere bu ciltte bir araya geliyor. 
 
“Ben karımı seviyorum. O da başkasına gönüllü. Bırakayım da büsbütün sevgilisine mi gitsin? Hayır. Öldüreyim de aşkım toprağa mı gömülsün? Hayır. Sevmek hayatın en büyük lezzetidir. Sevgiyi şiddetlendiren kıskançlık bu tadı arttırıyor. Karım bana ihanet cehenneminin alevleri arasında cennetin gül bahçelerini gösteriyor. Cennetin lezzetlerini cehennemin alevleriyle karıştırarak beni öldürüp öldürüp diriltiyor. Ben bu anlatılmaz zevkin alevleri içinde Âşık Kerem gibi tüterek yanıyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90147</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/350c1b19-5b2e-47e6-ab5a-1f0472c40413.jpg</image:loc>
            <image:title>Management and Organization Strategies and Online Behavior Review Focusing Z and Y Generations of The New Millennium</image:title>
            <image:caption>Management and Organization Strategies and Online Behavior Review Focusing Z and Y Generations of The New Millennium</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90148</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c21c18d-ebb9-4cf6-8aa9-7a4b324879e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhsal Haritam Tohumdan Çatlamak</image:title>
            <image:caption>“Sen çağırdın, ben de geldim.” Duydun mu, kitap sana seslendi! 
Bu cümle, kitaptan senin için seçildi. Belli ki ruhunu silkelemenin, gölgelerini aydınlatmanın, karanlığınla barışıp, içindeki cevaplara ve kendine ulaşmanın vakti gelmiş. 
Ruhsal Haritam ile yolun kesiştiğine göre hayatının sihirli bir şekilde değişmeye başlayacağına şahitlik etmeye hazırsın demektir. 
  “Ruhsal Haritam” hayat yolculuğunda istediğiniz her an eşlik edecek olan rehberlerinizle, ilham kaynaklarınızla tanıştırıp ruhunuzu aydınlatacak. Enerji alanlarınızı ve ruhsal yeteneklerinizi nasıl harekete geçireceğinizi anlaşılır, sade ve çarpıcı bir dille anlatan bu kitaptan sonra hayatınız eskisi gibi olmayacak. Çok daha iyi bir yaşam ve ruh hâli için neler mümkünmüş, birlikte göreceğiz. 
 “Ruhsal Haritam / Tohumdan Çatlamak” okuyucularına kendi ruhsal yollarını bulduracak, içlerindeki bilgeye ulaştıracak, kadim bilgilerle donatacak ve kendi şifacı güçlerini aktive edip pranalarını yani yaşam enerjilerini uyandıracak bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90149</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54522a8d-dee9-4c13-9907-3b12ff554d31.jpg</image:loc>
            <image:title>Kancayı Atmak</image:title>
            <image:caption>Kancayı Atmak: 3 Saniyelik Dünyada Nasıl Öne Çıkılır? kitabıyla Brendan Kane, içinde yaşadığımız mikrodikkat dünyasında başarılı olabilmek, hem çevrimiçi hem de çevrimdışı ilgi çekici bir marka yaratmak için en etkili stratejileri ortaya koyuyor. 
 
Markalar ve bireyler neyi niye yaptıkları konusunda net olsalar bile, bir kitlenin dikkatini, onların alışkanlıklarını öğrenecek kadar uzun süre çekmekte sorun yaşarlar. Aralarından bazıları ise, ellerindeki mükemmel ürünlere rağmen başarıya ulaşamazlar çünkü yaptıklarını anlatmayı beceremezler. Bunun sebebi, sosyal medyanın dünyamızı mikrodikkat seviyesine indirgemiş olmasıdır. 
 
Dijital platformlarda her gün 60 milyardan fazla mesaj paylaşılıyor. Bir kişi günde 10 bin ila 14 bin reklama maruz kalıyor. Bu bombardıman karşısında iletişim ve pazarlama yöntemlerimizi değiştirmek zorundayız. Araştırmalar, bir kişinin dikkatini çekmek için 3 saniyeden az bir süre olduğunu gösteriyor. Bu kadar kısa bir zamanda markanın farkındalığını artırmak ve büyümesini sağlamak istiyorsak, kitleleri hızla kendimize bağlamamız gerekiyor. 
 
Taylor Swift ve Rhianna gibi ünlüler için platformlar oluşturmanın yanı sıra Paramount, Viacom ve MTV gibi Fortune 500 şirketleriyle de çalışan stratejist Brendan Kane, öne çıkma sanatında ustalaşan isimlerden biri. İster bir markayı veya ürünü ister bir hizmeti tanıtıyor olun, Kancayı Atmak: 3 Saniyelik Dünyada Nasıl Öne Çıkılır? 3 saniyelik dünyamızda başarıya ulaşmak adına temel bir kılavuz. 
 
“Brendan Kane dikkat çekme konusunda bir uzman. Kalabalık bir piyasa içerisinde olduğunuzu ve rekabette nasıl öne çıkacağınızı bilmediğinizi düşünüyorsanız Kane’in son kitabı Kancayı Atmak hiç beklemeden kullanabileceğiniz araçlar ve stratejiler sunuyor.” 
–Ajit Nawalkha, Evercoach ve Mindvalley kurucu ortağı 
 
“Markanız ya da işletmeniz için talep mi oluşturmak istiyorsunuz? Kane, üzerinde yaşadığımız 7/24 ulaşılabilir dünyada işe yarayan yöntemleri paylaşıyor.” 
–Jonathan Skogmo, Jukin Media’nın kurucusu ve CEO’su 
 
“Mutlaka okunmalı. Sürekli dönüşüm geçiren bir dünyada Kancayı Atmak, öne çıkmanın ve markanızı büyütmenin anahtarı.” 
–Keith Ferrazi, Asla Yalnız Yeme’nin yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90150</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d81534f3-bd59-4a40-adb7-cd0e372c3b12.jpg</image:loc>
            <image:title>Present-Day Management Perceptions on Hydrogen Energy Economics whit A Swot Analysis and Selected Global Paradigms</image:title>
            <image:caption>Present-Day Management Perceptions on Hydrogen Energy Economics whit A Swot Analysis and Selected Global Paradigms</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90151</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50b14435-1c28-468e-b638-99c255edfc38.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüz Pazarlama Uygulamalarında Türkiye Y Kuşağı</image:title>
            <image:caption>Günümüz Pazarlama Uygulamalarında Türkiye Y Kuşağı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90152</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96467a67-761b-4bce-9279-1ff60f4ed7c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüşsu Zamanı</image:title>
            <image:caption>Çağdaş edebiyatımızın dikkati çeken isimlerinden çevirmen, yazar Saliha Nilüfer, çocukları geleceğin ıssız dünyasında gerçeküstü bir yolculuğa davet ediyor. Başka bir yaşam düzeninde, bambaşka bir gezegende, dış dünyayla bağlantısını koparmış bir şehirde yaşayan meraklı bir çocuğun izinde insanın ve dünyanın geleceğine dair çarpıcı bir serüvene çıkarıyor. İnsan eliyle talan edilen doğal yaşamın ve yitirilen güzelliklerin izini süren Minnu’nun masalsı macerası, dünyayı yeniden kurmak için cesaret ve umutla yola çıkmanın, belleği sahiplenmenin ilham veren gücünü duyumsatıyor. Doğa ve insan ilişkisinin değiştirici gücünü yalın bir anlatımla dillendiren kitap, geleceğin dünyasından bugüne ayna tutuyor. Elif Deneç’in desenleriyle renklenen roman, evimiz Dünya’nın ve eşsiz doğasının değerini düşündürüyor.
Bozkırın ortasındaki Sardun, kum fırtınalarından ancak cam kubbeyle korunan bir şehirdir. Meraklı ve cesur bir çocuk olan Minnu, yasak olduğunu bile bile, yakındaki mağaralarda yaşayan gudilere yiyecek taşır. Güvenini kazandığı Gudi’den ağaçları, yağmuru, doğanın bereketini dinlediğinde adeta büyülenir. Sardunlular’ın geçmişte sahip olduğu doğal zenginlikleri keşfetmenin hayalini kurar. Gudi’yle gizemli topraklara yaptıkları yolculuğun ardından, arkadaşı Bozek’le müthiş bir plan geliştirirler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90153</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f61dbaa2-0302-47fa-8d3a-1e93f868f192.jpg</image:loc>
            <image:title>Acaba Nerede?</image:title>
            <image:caption>Herkesin kaybettiği bir şeyler var.
Bazen bir oyuncak, bazen bir çorap, bazen anahtar...
Bazen zaman kaybederiz...
Bazen de gideceğimiz yolu...
Bir şeyleri kaybediyorsak bulabiliriz de.
Umudumuzu kaybetmediğimiz sürece.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90154</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f2f544a-077f-4b89-ac96-1f4007979367.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezgin Ada Yolda- 4</image:title>
            <image:caption>MÜZİKALLER KENTİ LONDRA&apos;DA 
Ada bu kez ailesiyle birlikte Londra&apos;ya gidiyor ve kraliçenin yaşadığı Buckingham Sarayı&apos;nı, Doğa Tarihi Müzesi&apos;ni, Covent Garden&apos;ı geziyor. Greenwich&apos;e, Ulusal Denizcilik Müzesi&apos;ne, Trafalgar Meydanı&apos;na da giden Ada, Matilda müzikalini izlerken gelecekte yapmak isteği mesleği buluyor. Rüyasında kendini Tinker Bell olarak gören Ada, Londra&apos;yı Peter Pan&apos;la birlikte havadan dolaşıyor... Siz de Ada ile birlikte Londra&apos;yı gezmeye ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90155</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1004373-1f38-4bfe-a112-5c0305410f50.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrılığın İlk Günü</image:title>
            <image:caption>Hemen her kadının hayatına pranga gibi bir aşk girmiştir; biri, o bir adam, bir türlü çıkmaz hayatınızdan. Çıkaramazsınız. Size eziyet eder, sizi hırpalar, sevmez, aldatır, kandırır, bütün benliğinizi altüst eder, ama onu yine de gönderemezsiniz. Gözlerinden anlarsınız yalanlarını, susarsınız, sırf bitmesin diye. Ama bir gün gelir, emin olursunuz: Sizi sevmiyor, sizinle oynuyor. Başka kadınların yatağından çıkıp sizinkine giriyor. Onun sevmemesi bir yana, artık siz de sevmezsiniz kendinizi. Gitsin o zaman. Bırakın, gitsin. Çok sevmiş her kadın gibi bu kitabın başkahramanını da zor bir gün bekliyor. Tutkuyla bağlandığı, yıkıcı bir ilişkiden kendi isteğiyle, dün ayrıldı. Her ânı kalp ağrıları ve sert dalgalarla dolu, kazasız belasız atlatılması gereken yirmi dört saat var önünde. Nereden baksanız sıradışı bir yirmi dört saat... İçsesinin rehberliğinde büyük bir macerayı göğüsleyecek; kalbinin derinliklerine, geçmişine, kadınlığına ve yalnızlık korkusuna doğru, tehlikeli bir yolculuk. 
 Sevilen yazar Aslı Perker, son romanında âşık olduğu adamdan ayrılmış bir kadının ilk gününü saat saat, ustalıkla anlatıyor. Hüzünle kara mizahı, kadınlığın içsesiyle aşkın evrensel sancılarını buluşturan Ayrılığın İlk Günü, zamana karşı yarışan ama zamana yenik düşmeyecek bir roman. Aşka dair büyük bir hesaplaşma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90156</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a719a2d-bcb0-444d-8f17-478d8f59c6b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çingene Gelin</image:title>
            <image:caption>Kafatası kurtçuklarla dolu bir ceset. Düğünlerine günler kala kan dondurucu bir yöntemle öldürülen iki kız kardeş.
Babası Çingene olmasına rağmen Çingene adetlerine göre yetiştirilmemiş olan Susana Macaya, arkadaşlarının organize ettiği bekârlığa veda partisinden sonra sırra kadem basar. Ortadan kaybolduktan iki gün sonra bulunan cesedin, alışılmadık ve dehşet verici bir ritüelle işkenceye uğradığı ortaya çıkar. Bu cinayetin en şüpheli yanı ise Susana&apos;nın kız kardeşi Lara&apos;nın da yedi yıl önce, evlilik arifesinde aynı yöntemle cinayete kurban gitmiş olmasıdır. Lara&apos;nın katilinin hapiste olması akıllarda soru işaretleri yaratır: Ya Lara&apos;nın esas katili dışarıda serbestken içeride masum biri yatıyordur ya da birileri, Susana&apos;yı öldürmek için kız kardeşinin cinayetinde kullanılan yöntemi taklit etmiştir.

Kendine has tavırlarıyla yetkin bir polis olan Dedektif Elena Blanco, acı dolu geçmişinin izlerini taşırken bir yandan da Çingene Gelin vakasının ardındaki sır perdesini aralamaya çalışır. Katilin kurbanlarına karşı uyguladığı acımasız yöntem tüylerinizi ürpertecek ve sizi polisiye türünde, Ispanya&apos;da ve pek çok ülkede adından söz ettiren yazar Carmen Mola&apos;ya hayran bırakacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90157</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bd4f008-d3c8-4f29-9d36-0181d31a62bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Diriliş</image:title>
            <image:caption>Beni tanıyorsunuz. 
Kimi için bir avcı kimi için bir melezdim. 
Ama şimdi ölülerin denize aktığı, yaşayanların ruhlarının ise 
hayalet gibi dolandığı o yerdeyim, cehennemdeyim. 
Doğduğumdan beri öldürmek için eğitildiğim halkın karanlık tahtında oturuyorum şimdi. Uzaklarda eski tozlanmış bir anı kızıl gözlerimde titreşiyor bazen, yakışıklı bir adamın güzel yüzü. Sonra anı bozuluyor ve binbir parçaya ayrılıyor yeniden. 
O adamın bir adı var diyor zihnim. Ve sen o adama âşıksın. 
Milyarlarca parıltının gezindiği dünyada sadece ben kimsesiz ve lanetliyim. Tek sahip olduğum dostum uçsuz bucaksız karanlık. 
Ve sonunda karanlık bile beraberinde getirdiği gölgeleriyle gizleyemediği her günah için af diledi. 
 
Ben kim miyim? 
Kirli ve karanlık bir geçmişin doğurduğu bembeyaz kanatlara 
hapsolmuş şu hafızasını kaybetmiş melek. 
Ailem yok, arkadaşlarım yok. Sadece her şeyi yutan kutsal bir ışık var. 
Sadece bazen... Renkler geliyor dünyama. İnsanların yitip giderken 
asla gerçekleşmeyecek hayalleriyle doluyor ruhum. 
Ben hayal kırıklığı gibiyim, hayallerle besleniyorum. 
Ve derinlerde bir yerde, ilk şarkıların bile adını anmadığı 
o karanlık devirden bir anı süzülüyor zihnime. 
Adını bilmiyorum ama tutunuyorum o kızın hayaline. Ben kayıp ruhların yoldaşı, Azrail’in çırağı Aidanhell, yaşayanların diyarında yükselirken ruhumda asla hatırlamadığım bir kaybın acısını taşıyorum her doğan güneşle yeniden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90158</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/736b6aea-d399-449a-b536-d1890076a6ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Milena’ya Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Milena’ya Mektuplar, Franz Kafka’nın en önemli ve en çok okunan eserlerinden biridir. Diğer kitaplarında olduğu gibi hayatının bir yansımasıdır. Kafka, yazdığı öykülerin Çek diline çevrilmesi için arayış içindeyken, bir dost meclisinde 
Milena ile tanışır ve o andan sonra bütün hayatı değişir. 
Romantizm denilince en başa konulması gereken bu kitap, 
her satırında büyük ve imkânsız bir aşkın sancılarını, yalnızlık girdabının onu “yoksunluğa” nasıl çektiğini, başka hiçbir yerde göremeyeceğiniz bir dilde anlatır. Bu eser, bütün iyi okuyucuların kütüphanesinde, başköşede yerini almalıdır. 
 
“Kendimden başka hiçbir eksiğim yok,” diyerek aslında bütün hayatını özetliyordu Franz Kafka. Yirminci yüzyıl dünya edebiyatının en önemli yazarlarından biridir. Tüm yaşamı boyunca kendini hem toplumdan,  hem iş yaşamından, en önemlisi de ailesinden eksik hissetmiştir hep. Onun eserlerini derinlemesine anlayabilmek için, kısaca hayatına göz atıp onun yaşamı hakkında bilgi sahibi olmak gerekir. Bu durum onu okurken daha iyi anlamaya ve yazdıklarını iliklerinize kadar hissetmenize yardımcı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90159</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/344ed252-02f9-40f1-b6e7-8972b76f38b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Ve Gurur</image:title>
            <image:caption>“Ben her zaman şiiri aşkın gıdası olarak görürdüm.” “Bahsettiğimiz aşk sağlam, derin ve gerçekse evet, 
gıdası olabilir. Zaten güçlü olan bir hissi her şey besler. 
Fakat önemsiz, zayıf, geçici bir aşk ise bu, 
eminim tek bir mısrayla bile yok olup gider.” 
 
18. yüzyıl İngiltere kırsalında toplumsal sorunların ve özellikle sınıf farklılıklarının ortasında yaşanan büyük bir aşk hikâyesi… Orta sınıf bir aileden gelen neşeli, zeki ve güzel 
Elizabeth Benet ile dönemin en zengin adamlarından olan yakışıklı, gururlu Fitzwilliam Darcy’nin birbirlerini ilk gördükleri andan itibaren nefretle başlayan aşkları, genç kızın ön yargısı ile genç adamın kibri ve gururuyla perdelenmiştir. Kendilerine bile itiraf edemedikleri bu duygu, bütün 
sorunları ve kendi iç dünyalarındaki engelleri aşarak aşkın gücünü bizlere bir kez daha kanıtlamıştır. 
 
İngiliz edebiyatının romantik kült eserlerinden sayılan, yazıldığı dönemin toplumsal sorunlarını incelikle işleyen, beyaz perdeye ve birçok sanat dalına ilham olan 
Aşk ve Gurur, her dönemde okunması gereken 
modern bir başyapıttır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90160</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/164772c7-e631-4669-becc-918281e27bce.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzü Olmayan Adam</image:title>
            <image:caption>Bir nörolog beyin rahatsızlıklarının bir insanın kişiliğini nasıl değiştirebileceğini ve o insanın hayatını nasıl yerle bir edebileceğini anlatıyor. Yüzü Olmayan Adam adlı 12 öyküden oluşan bu koleksiyonda, 12 farklı hastalık anlatılıyor. Tüylerimizi diken diken eden, içimize dokunan ve bazen de son derece komik olan hikâyelerden oluşmakta. Oliver Sacks’ın okurları ve psikiyatrik vaka öykülerini sevenler için son derece ilgi çekici bir kitap</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90161</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26610f8d-9385-4a71-a7e4-216aca997d8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Nedir?</image:title>
            <image:caption>Hukuk nedir? Cevap fazlasıyla açık ve basit gibi görünüyor. Oysa Cemal Bâli Akal’ı tanıyan okuyucular, bu kitapta “hukuk şudur ya da budur” gibi beylik cevaplara yer verilmediğini tahmin etmiş olmalılar. Bu tahminlerinde de haklılar. Benzer sözcüklerin tarihte hiç değişmeden kalan benzer anlamlara sahip olduklarına ilişkin inancın, insanı kolaycı çözümlere yönelten vahim bir hata olduğunu gösteriyor ve ezberci “bir” hukuk tanımına karşı çıkıyor Akal. Yine kendisinden bekleneceği gibi, bir yandan hayatın sonsuz değişkenliği içinde metafizik cevapların yetersizliğini gösterirken, diğer yandan farklı tüm hukukların ortak aslî unsurlarını yakalama arayışından vazgeçmiyor. İdealist genel kabulleri, hâkim muhafazakâr anlayışları ve ataerkil zihniyeti kuşkuyla karşılayıp literatürdeki önemli bir boşluğu dolduran bu arayışa ortak olmak isteyenler için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90162</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8384c1bd-a2ca-45f3-b764-9d60c099d960.jpg</image:loc>
            <image:title>Tilki Avı</image:title>
            <image:caption>&quot;Ya hayatta kalmanın tek yolu, sözümona düşmanınıza güvenmekse?&quot; 
Aralık 2010’da, Tunus’ta ateşe verilen bir bedende tütmeye başlayan devrim havası çok geçmeden Yemen’e de ulaşmıştı. Bir yanda Hadi’nin sadık taraftarları, öbür yanda eski Cumhurbaşkanı Salih tarafından desteklenen Husiler ile Yemen’in Kuzey ve Güney’i arasındaki uçurum gittikçe derinleşiyordu. Bu yükselen tansiyonun ve artan çatışmanın ortasında, dünyada görmek istediği değişimi başlatmaya niyetli, genç bir dinler arası diyalog elçisi ve barış aktivisti olan Muhammed El Semavi, ölüm tehditlerini ve ajan yaftalarını göze alarak amacı doğrultusunda kararlılıkla yürüyordu. 
Çaresizliğin karanlığında umulmadık yerden gelen yardım eli, Muhammed’in savaş bölgesinden çıkmasını sağlamakla kalmayacak, ona o güne kadar öğretilenlerin ötesindekileri de gösterecek ve belki de bakış açısını sonsuza kadar değiştirecekti.  Muhammed El Semavi’nin bir kitapla başlayıp bir kitapla biten, can damarları sosyal medya ile beslenen ilham verici hayatta kalma öyküsünde, mücadelenin, dostluğun, “doğrunun” ve “düşmanın&quot; ne olduğunu bir kez daha düşüneceksiniz. 
 Muhammed El Semavi, 1986’da Yemen’de doğdu. Yirmili yaşlarının ortasında, Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Yahudiler arasında diyaloğu teşvik eden dinler arası gruplara dahil oldu. 2015’te Yemen İç Savaşı sırasında, Aden’den Amerika Birleşik Devletleri’ne iltica etti. Amerika Birleşik Devletleri’ne gittiğinden beri, barış ve dini hoşgörüyü teşvik eden birçok sivil toplum kuruluşunda çalıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90163</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d26022a-e093-49f7-9292-b2bb50968fba.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Serap Günce</image:title>
            <image:caption>Kuşağı arasında kendine özgü bir yere ve biçeme sahip olan Orçun Türkay’dan yeni bir kitap: Bir Serap Günce. Gerçeklikle beslenen hayallerin tutulduğu bir yas günlüğü. Uzunca bir burnu, genişçe bir ağzı vardı. Ağzını büzerek gülüyor, gözleri doluyordu. “Annem çok güzeldi” dedi. 
Tunç Bey’le (YKY, 2018) aralık bıraktığı kapıyı kapatmadan ilerliyor Orçun Türkay. 
Bir Serap Günce yüklerinden arınmış, ölüm korkusunu yenmiş bir anlatı. Bir kayıp sonrası yaşanan edebi artçı sarsıntı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90164</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/014e89bc-90fe-4b99-8da9-5a0557dd0452.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Uykusu</image:title>
            <image:caption>Kar Uykusu, Neşe Yaşın’ın ilgiyle karşılanan Üşümüş Kuşlar (2016) kitabından sonra şiir dizimizdeki ikinci kitabı. Yaşın, Kar Uykusu’nda okuru bu kez bütünüyle kendine özgü bir düş dünyası ile buluşturuyor. Aşk trajik olana dokunup çekilirken okuyucu da acılı lirik bir söyleyişin eşlik ettiği şiirler aracılığıyla çok katmanlı bir masal dünyasının içine çekiliyor. Kar Uykusu, cinsiyetçi ideolojiyle hesaplaşmanın alttan alta izlendiği tutkulu ama bir yandan da tutkusunun girdabında kaybolmayan, ayırt edici söylensel ögelerle bezenmiş bir masal şiir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90165</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa3600cd-9030-4fee-b37d-3ebe436f5cbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Stephen Hawking ve Arkaslı Arkadaşım</image:title>
            <image:caption>Bilginlerin sakin bir hayat yaşadığını kim söyledi?

Dünyanın en büyük bilim insanlarının yaşamlarını ve eserlerini nefes kesen maceralar içinde keşfet!

Elliot yaz tatilini San Francisco’da arkadaşlarıyla kaykay yapıp eğlenerek geçirmeyi hayal ediyordu. Olmadı! Dalgın bir fizikçi olan babası onu büyük bir astrofizik konferansının yapılacağı Dublin’e götürmeyi aklına koymuştu. Elliot orada Stephen Hawking’le ve beyaz saçlı gizemli bir kızla tanışacaktı. Kimdi bu kız? Tekerlekli sandalyeye mahkûm bu seçkin bilimciden ne istiyordu? Elliot bu soruların cevabını bir kara delik tarafından yutulduktan sonra başka bir uzayzamanda bulacaktı.

Olağanüstü bir yaşam süren büyük bilim insanı Stephen Hawking’le birlikte araştırma yapmaya ve tuzakları aşmaya var mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90166</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f24edc65-54ae-4747-b68d-a17419ee3a58.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Giysili Adam</image:title>
            <image:caption>Julian Barnes’ın yazarlığında dikkat çekici bir yere sahip olan “biyografi” kavramı karşımıza ilk kez Flaubert’in Papağanı’nda “birbirine iple bağlanmış bir delikler derlemesi” metaforuyla çıkmış ve yazınsal bir “tür” olarak biyografi onun daha sonraki bazı yapıtlarında da değişik veçheleriyle işlenmişti. Julian Barnes, Kırmızı Giysili Adam’da, on dokuzuncu yüzyıl dünyasından öncü bir doktor; ama aynı zamanda bir sanat meraklısı, bir koleksiyoncu ve de bir Donjuan olan Samuel Pozzi kimliğinden hareketle bu kavramın içini yine zengin, yine yoğun ve bir o kadar ilginç öğelerle doldurmaya girişiyor. Anlatı bir yandan esas olarak Pozzi’nin ilginç hayat serüveni üzerinde yoğunlaşırken, bir yandan da 19. yüzyıl edebiyat ve sanat dünyasının ünlü şahsiyetlerine ilişkin olarak neredeyse baş döndürücü bir panorama çiziyor. Yazar birbirinden ilginç yaşam hikâyeleriyle anekdotları, derinlikli analizler içeren tablo yorumlarını ve onlardan hiç de daha az merak uyandırıcı olmayan günce kayıtlarını bir bir gözlerimizin önüne seriyor. Sözünü ettiğimiz bu panorama içinde hangi ünlü şahsiyetler boy göstermiyor ki: Başta Proust’un Baron de Charlus karakterine esin kaynaklığı etmiş olduğu “kabul edilen” Kont Robert de Montesquiou olmak üzere Oscar Wilde’dan tutun da sayısız ressama (John Singer Sargent, Carolus-Duran, La Gandara, Degas vb.), Henry James’ten tiyatrocu Sarah Bernhardt’a ve sayısız besteciye kadar (“tuhaf üçlü”nün mensuplarından Prens Edmond de Polignac, Wagner vb.) ünlü ya da daha az tanınmış yahut hiç tanınmayan çok sayıda kişi hikâyeleriyle bir çeşit resmi geçit yapıyorlar.

Bu özellikleriyle Kırmızı Giysili Adam sadece biyografi temelli ilginç bir deneme kitabı ya da jinekoloji alanında geçen yüzyılda kaydedilen tıbbi yeniliklerin bir tarihçesi olmakla kalmayıp içinde edebiyatın içeriğinin ta kendisinin derinlemesine tartışıldığı, hayata sanat ve edebiyat perspektifinden bakmanın ne olabileceğinin irdelendiği bir çalışma olarak da dikkat çekmekte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90167</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87724921-533c-45a1-84b9-3fcada6bdaa6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatsal ve Arkeolojik Nesneler İçin Malzeme Nitelendirme Testleri</image:title>
            <image:caption>ANAMED’in çalışma alanlarında referans kitabı oluşturma amacıyla başlattığı serinin ikinci kitabı Sanatsal ve Arkeolojik Nesneler için Malzeme Nitelendirme Testleri: İkinci Baskı Şubat 2021’de yayımlandı. İngilizce orijinal versiyonu, Material Characterization Tests for Objects of Art and Archaeology: Second Edition (Londra: Archetype Publications) 2005 senesinde yayımlanan kitabın çevirisini Duygu Tarkan üstlendi. Bu kitapta yer alan testler, metaller, inorganik malzemeler ve organik malzemeler içindir ve pH, özgül ağırlık ve sertlik gibi genel karakteristik özellikleri içermektedir. Malzemelerin nitelendirilmesi ve konservasyon kararlarına pratik uygulamalar sunan bu testlerin derlenmesinin ve çevirisinin, eserler ile çalışan çeşitli disiplinler için değerli olmasını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90168</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/babcbddd-e46f-4538-b0d6-d4048b5f016a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür Teorisinde Eskizler</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap 1968’de kendi ülkesinde görüşleri ve muhalif tutumla rı nedeniyle barınamayan ve ülkesini terk etmek zorunda kalan Bauman’ın kaybolduğunu sandığı bir çalışması. Tam basıma hazırlandığı sırada düşünceleri ve eserleri ülke içinde yasaklanan parlak bir düşünüre ait olan bu çalışma adeta “şişeye konulmuş bir mesaj.” Yıllar sonra bir kütüphane arşivinde bulunarak okurla buluşan bu mesaj bize Bauman gibi büyük bir düşünürün 1960’lı yılların sonunda düşünsel çerçevesini nasıl kurduğuna dair birçok değerli bilgi sunuyor. Sosyoloji öğrencileri ve Bauman takipçileri için hazine niteliğinde sayılabilecek bu makaleler toplamında Bauman dönemin eleştirel teorik yaklaşımlarını, kültür okumalarını, eğitim ve gençlik olgusunu, modernitenin ayırt edici niteliklerine eğilen ve daha sonra “akışkan modernlik” kavramına zemin oluşturacak fikirleri okurlarla buluşturuyor. Kültür teorileri ve eleştirel kültür okumaları üzerine Bauman gibi önemli bir düşünürün erken bir dönemde söylemiş olduklarına ulaşmak “şişedeki mesajı” üzerinden yıllar bile geçse değerli kılıyor.
Bauman’ın deyişiyle “şişedeki mesaj” alegorisinde iki varsayım saklıdır: Öncelikle ortada yazılmaya uygun ve şişeyi suya atma zahmetine değer bir mesaj olduğu varsayılır. İkincisiyse bulunup okunduğunda onu bulan kişinin şişeyi açıp içindekini okuma, özümseme ve benimseme zahme- tine değecek bir mesaj olduğu düşünülür. Şişedeki mesaj hayal kırıklığının geçiciliğini ve umudun sürekliliğini, olasılıkların yok edilemez oluşunu ve onların gerçekleşmesine engel olan güçlüklerin aşılabileceğini ifade eder. Umarız bu eser okurlar için böyle bir ifadenin aracı olur…

Zygmunt Bauman: 1925’te Polonya’da doğan Bauman sırasıyla faşizmi, sosyalizmi ve kapitalizmi eleştirel bir mesafeyi koruyarak yaşamış ve hiçbir zaman bağımsız entelektüel kişiliğinden taviz vermemiştir. 1968’de Polonya’dan sınır dışı edilmesinin ardından İsrail’e, oradan da Leeds Üniversitesi Sosyoloji Kürsüsü’nün başına geçmek üzere Britanya’ya gitmiştir. Bu görevini 1971-1990 arası sürdüren Bauman, ilk yıllardan itibaren hemen her konuda sosyolojik bakışın çerçevesini genişleten eserler vermiştir. Bauman genellemeleri seven bir yazardır; ama yöntembilim ve kavram tartışmaları yerine doğrudan toplumla ilgilenir. Eserleri bir sorun ve teşhis etrafında döner. Bu anlamda Britanya geleneğinden kopar. Göçmenliği, öncelleri K. Mannheim, A. Löwe, N. Elias gibi ona da, ampirik ve pragmatik bir geleneğin şekillendirdiği ada kültürüne dışarıdan bakma imkânı vermiştir. Ayrıca onlar gibi, hakikat ve ahlakı sosyolojiye taşır. Bauman kültür ve iktidarın çözümlemesine özel önem vermiş ve bu çerçevede toplum, ideolojiler, milli kimlikler, devlet, ahlaki seçim, modernizm ve postmodernizm konularını ele alarak sosyolojiye yeni bir soluk getirmiştir. Uzun yaşamına pek çok değerli çalışmayı sığdıran Bauman, 9 Ocak 2017’de hayatını kaybetti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90169</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5ec657a-0bc7-4089-be2f-257df5e98a4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Evren Sayılarla Konuşur</image:title>
            <image:caption>“Einstein tam bir kaçık.” Genç ve ukala Robert Oppenheimer, 1935 yılının başlarında Princeton’da Einstein’ı ziyaret etmesinin ardından, dünyanın en ünlü bilim insanını bu şekilde tanımlamıştı. Einstein o dönemde yakla- şık on yıldır yeni ve cüretkâr bir teori geliştirmeye çalışıyordu ve bu teori, Oppenheimer ve diğerlerinin gözünde Princeton’daki bilge adamın yoldan çıkmış olduğunu çeşitli şekillerde gösteriyordu. Göründüğü kadarıyla Eins- tein, maddeyi en küçük ölçekte anlamak adına kuantum teorisi aracılığıyla atılan adımları görmezden gelmekteydi. Cüretkâr bir yeni teori arayışındaydı; amacı şaşırtıcı deneysel keşiflere karşılık vermek değil, entelektüel bir düşünce alıştırması gerçekleştirmekti; yalnızca hayal gücünü kullanıyordu, desteği de matematikti. Bu yaklaşım o dönemin bilim insanları arasında popüler olmasa da, en seçkin haleflerinden bazılarının günümüzde araştırma dünyasının ön saflarında başarıyla kullandığı bir metoda öncülük etmiş oluyordu.

“Kitabın dili güzel, okuması keyifli ve çok derin bilgilere dayanıyor. Günümüzde evrenin işleyişini anlatan en popüler ve en şık teorilerin test edilmesi giderek daha zor bir hal alıyor, hatta imkânsızlaşıyor; ama Farmelo ustalıkla yazdığı bu kitabında, bu teorilerin bizi gerçekliğin kalbinde yatan derin matematiğe götürdüğünü söylüyor.”
Roger Highfield, Londra Bilim Müzesi Dış İlişkiler Direktörü

“Farmelo, matematikle teorik fizik arasındaki hareketli dansın geçmişini büyük ustalıkla anlatırken, bizi Newton’dan alıp Einstein’a, sicim teorisine ve daha da ötesine götürüyor. Bu kitap, bu iki disiplinin geçmişiyle veya bugünüyle ilgilenen herkesin okuması gereken bir eser konumunda.”
Jacob Bourjaily (Fizik Bölümü), Uluslararası Niels Bohr Akademisi, Kopenhag Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90170</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6fb1cdf-efde-4245-99ec-97df389c881c.jpg</image:loc>
            <image:title>Babaannem Geri Döndü</image:title>
            <image:caption>Dedemin Bakkalı ve Abartma Tozu kitaplarıyla her yaştan yüz binlerce çocuğun en sevdiği yazarlardan biri olan Şermin Yaşar&apos;ın son kitabı Babaannem Geri Döndü yine bol bol ironi, kahkaha ve katıksız sevgi içeriyor.

7’den 70’e tüm okurların sayfalarında kendilerinden bir parça bulacağı Babaannem Geri Döndü, aslında son derece tonton ve şefkatli bir babaanne olan Hasibe Hesapoğlu’nun hiç beklenmedik bir şekilde çocuklarının evine yerleşme macerasını anlatıyor. Torununun ağzından dinleyecek olursak olaylar tam olarak şöyle gelişiyor:

Her şey babaannemin âniden kapıda belirmesiyle başladı. Ayağında pateni, üstünde balerin eteği ve pembe saçlarıyla bir babaanne ancak bu kadar kapıda belirebilirdi! Neredeyse bir barınağı dolduracak kadar evcil hayvanın yanı sıra legolar, yapraklar, taşlar, hayalî bir arkadaş ve daha bir sürü tuhaf şeyle dolu 15 valiziyle bize yerleşmeye karar verdi!

İnsanın babaannesinin yaramaz bir çocuğa dönüşmesi çok acayipti. Bazen oturup bağıra çağıra ağladı, bazen de olur olmadık kahkahalar attı! Kıyafetleri de arkadaşları da fikirleri de oyuncakları da birbirinden garipti.

Babaannem yüzünden ne uyuyabildik ne oturabildik ne de eğlenebildik.

Tek istediğimiz eski tonton, şefkatli babaannemizdi. Gerçek babaannemi o kadar özlemiştik ki... 
Ve tam da artık ümidimizi kestiğimiz anda işler değişti.  
Ne mi oldu? 

Babaannem geri döndü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90171</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79e7e71c-908f-4b0c-a493-68eb37577414.jpg</image:loc>
            <image:title>Alfabe ve Matbuat</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de 1 Kasım 1928’de kabul edilen Alfabe Devrimi, Arap harfli Türkçe yazı sistemine oranla okumayı ve yazmayı kolaylaştırmasının yanı sıra, siyasal retoriğini Osmanlı geçmişinden kopuş üzerinden tanımlayan Erken Cumhuriyet modernleşmesinin yeni yüzünü oluşturdu. Yeni alfabeyle okuma yazma eğitimi seferberliğinde Millet Mektepleri, ülkede millî matbuat kültürünün oluşturulmasında ise Matbuat Umum Müdürlüğü idaresinde 1934’te yapılandırılan matbuat rejimi etkin rol oynadı.

Erken Cumhuriyet dönemi Türkiye’sinde matbuat rejimi, 1930’larda Avrupa, ABD ve Sovyetler Birliği’nde yürütülen matbuat rejimlerindeki gibi siyasal iktidarların denetimine giren resmî ve hususi yayımcılığı merkezi politikalarla şekillendirmesi ve kırsal bölgelere ulaşabilen yayın faaliyetleriyle resmî modernleşme ideolojisini kitlelere benimsetmesi açısından etkili bir kültür yönetimiydi. 1930’larda sosyalist, faşist veya liberal rejimlerin kitle iletişiminde ve eğitim politikalarında etkin rol alan matbuat rejimlerinin ortak hedefi, resmî modernleşme ideolojisini toplumsal kültüre dönüştürebilmekti.

Alfabe ve Matbuat, Erken Cumhuriyet dönemi Türkiye’sinde ulusun inşası söyleminin, alfabe kitaplarından resmî propaganda yayınlarına uzanan geniş ölçekteki matbuat ürünleriyle somutlaştırılmasının ve kitlelere aşılanmasının on yıllık siyasetini inceliyor. Yayın, Türkiye’de millî yazılı kültürü belirleyen Alfabe Devrimi’nin ve millî matbuat kültürünü biçimlendiren matbuat rejiminin gelişim süreçlerini, Türkiye’nin komşusu ve müttefiki olan siyasal rejimlerle 1920’li ve 1930’lu yıllarda kurduğu kültürel ilişkiler üzerinden karşılaştırarak ele almayı ve iki dünya savaşı arasında Türkiye’deki uluslaşma siyasetinde öne çıkan millî matbuat kültürünü yeniden okumayı öneriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90172</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03183b8a-6c8b-4f3e-8b05-e8cc2f355493.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimdeki Yolcu</image:title>
            <image:caption>Hayat yolunun neresinde olursan ol varacağın menzil belli değil mi? Herkesin göçüp gittiği bir mekân var. Baksana insanlar sahip olduğu her şeyi bir anda bırakıp itiraz dahi edemeden gidiyorlar. Demek ki bizi bekleyen başka bir âlem var. Karar senin ya dünyayı tercih edecek kısa bir zevk uğruna ebedi hayatını ziyan edeceksin ya da sonsuz bir âleme açılan kalbinin kapı­larını aralayacaksın. Hadi kır zincirlerini arada kalıp ziyan olma!
“Senden sana, özünden özüne yolculukta harika bir yol arkadaşı. İstikameti yaratıcısına olanlar için harika bir rehber…”
Bülent Gardiyanoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90173</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb17bb2e-6fce-40d1-b2ec-9bcdf1119c5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mırmır Osman</image:title>
            <image:caption>Kuledibi’ndeki Aztek Galerisi’nde meşhur tablolar sergilenmektedir. Sergiyi gezen Osman Mona Lisa’ya, Şişko Efe ise Marilyn Monroe’ya ilk görüşte âşık olur. Üstelik Mona da Osman’a karşı boş değildir! 
 
Osman’ın geçmişe Nazlı’nın ise geleceğe yolculuk yaptığı Şişhane Yokuşu’ndaki küçük mahallede yine akıl almaz şeyler oluyor. 
“Elimden tut, atla çerçeveden aşağıya,” dedi Mona Lisa. 
O an galeri tenhaydı. Kimseler yoktu etrafta. 
Osman tablodan aşağıya atladı. Mona Lisa’yı iki elinden tutup dışarıya çekti. O da tablodan çıkmıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90174</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f73bcc26-85d2-456c-a5cc-5138f0a38289.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam Şimdidir</image:title>
            <image:caption>Yaşamın hızla geçtiği zannedilerek pek de fark edilmeyen “Şimdi” kavramı, bir köşede öksüz dursa da yaşamın her anını ilmek ilmek ören tek gerçektir. Tüm yaşam formları o var diye vardır aslında. 
Davranışsal kavramların tiyatral bir dille anlatıldığı kitabımızda, yaşamın ana dinamiklerinin neler olduğu, huzur, sevgi, mutluluğun elde edilmesi sürecindeki zorluk ve başarıların neler olduğu yorumlandı. 
Bölümlerden Bazıları; Varlık Bilinci Nedir? - İçsel Uyanma Olur mu?- İçsel Özgürlük Olur mu?-  Zihne Bağımlılık Nedir?- Duygu &amp; Ego &amp; Öfke Ortaklığı - Sevgi - Sevinç - Huzur Kardeş mi? -  Ego - Benlik Çatışması Olur mu?- Yaşama Kafa Tutulur mu? - Yaşama Evet Demek Zor mu? -  Zihne Karşı Duruş Nasıl Başarılır?- Yaşama Evet Demek Zor mu? - Yaşamı Gerçekleştirmek Nedir? - Geçmiş Şimdinin Marifetleri? - Yaşamın Şimdisi Işık mı? - Değerlilik Hissi Zor mu? - Ego Korkak mı? - Zihin Tuzağa mı düşürür? - Ego Korkak mı?- Kendimizle ilişki Kurabiliyor muyuz?- Tam ve Bütün Olmak Zor mu?- Nasılın Zaferi Olur mu? -  Davranışlar Nasıl Oluşur? - Zihnin Emrine Girince Ne Olur? - Duygular Kontrol Edilmezse Ne Olur?- Gelecek Bir İllüzyon mu?- Sahte İlişkinin Seyri Nasıl olur?- İletişim Ne Zaman Başlar? - Kadın Farkında mı? - Neden İlişki kurulur ?-  Algıladığımız da mı Var Oluruz?- Olana Direnmek Bilinçsizlik mi? 
Ve diğer soruların yorumları….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90175</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fa4ac49-54cd-4d76-a209-e41d9a423c44.jpg</image:loc>
            <image:title>Leydi Susan</image:title>
            <image:caption>Jane Austen Leydi Susan’ı yazdığında henüz on sekiz yaşındaydı ve bu eser ölümünden elli dört yıl sonra yayımlandı. Erken dönem eserlerinden olan Leydi Susan, mektuplardan oluşuyor. Bu kısa roman, Jane Austen’ın ince zekâsı ve ironi anlayışını ortaya koyarak, bundan sonrasında yazacakları için fikir veriyor. Kısa bir süre önce dul kalmış Leydi Susan otuzlu yaşlarında, oldukça güzel, esprili ve zekidir. Fakat zekâsı her zaman kendi menfaatine ve küçük hesaplara çalışmaktadır. O ne kadar femme fatale ise on altı yaşındaki kızı o kadar utangaç ve saftır. Leydi, hem kendisine hem kızına ortalığı karıştıracak yeni bir evlilik ve gelecek planlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90176</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca5ceecd-5c6b-4d51-b5bb-bc8078dc467e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ya Akıl Ya Vahiy Birini Seç</image:title>
            <image:caption>Üç yıllık bir araştırmanın sonunda ortaya çıkan bu kitap, çoğunuzun anne ve babasından miras kalan dini inancını sorgulamasına neden olacak, verilen bilgilerin gerçekliğini araştırmaya başladığınızda kendinizi aldatılmışlıkların dehlizlerinde hissedeceksiniz. O nedenle kitabı okumadan önce dinler ile ilgili şu ana kadar duyduklarınızı, bildiklerinizi bir süreliğine unutun! 

Bu kitabın yazarı bir misyoner değil. O nedenle sizi dininizden uzaklaştırmayı ya da başka dinlere inanmanızı amaçlamıyor. Sadece sizi düşünmeye ve tamamen dini kaynaklara dayandırılarak verilen bilgilerle gerçeği bulmanıza yardımcı olmaya çalışıyor. 

Cihan Karaosmanoğlu’nu son derece de iddialı bu eserinden dolayı kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.  Bekir Öztürk 
 
Bir mum, başka mumları tutuşturduğunda kendisinden bir şey kaybetmez... 
Halil İbrahim Ay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90177</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f9be936-c858-45fc-95db-dd4e4f116d0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk Çanakkale&apos;de</image:title>
            <image:caption>Büyük Atatürk, yarbay rütbesiyle katıldığı Çanakkale savaşlarında elde ettiği başarılarla çok kısa sürede dikkatleri üzerinde toplamış, dört ay sonra Anafartalar Grubu Komutanlığı’na getirilmiş, Sayın Turgut Özakman’ın ifadesiyle “Çanakkale Savaşı boyunca, Liman Paşa dışında hiçbir komutan, bu kadar uzun zaman, bu kadar çok birliği ve bu kadar geniş bir alanı komuta etmemişti.” 

Bu savaşa 20 tümen, 39 tümen komutanı; 10 kolordu, 52 alay, 104 alay komutanı; 18 kolordu komutanı; iki ordu, iki ordu komutanı; binlerce subay, yüzbinlerce asker katılmışken, Yarbay rütbesi ile muharebelerin ortasında bu cepheye gelen Mustafa Kemal, Çanakkale Zaferi’ne imzasını atmış, “İstanbul’u kurtaran kahraman” unvanını hak etmişti. Çünkü Çanakkale’nin geçilmesi İstanbul’un da geçilmesi anlamına geliyordu. 

Bu kitap, ülkemizin kaderini değiştiren bu zaferi, salt “iman gücüyle” kazanılmış, orada bir askeri deha yokmuş gibi gösterenlerin, Çanakkale Zaferi’nden Mustafa Kemal Atatürk’ü çıkarma projesine karşı bir cevap olarak yazılmıştır. Şunu ifade etmek gerekir ki, işgal kuvvetleri, Mustafa Kemal komutasındaki kara muharebeleri ile püskürtülmüş olmasaydı, düşman, İstanbul’a, oradan da Anadolu’ya geçmiş olacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90178</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f21a635e-9533-4ffb-a3fe-a8e4db83793a.jpg</image:loc>
            <image:title>Downsendrella (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Her insanın vücudunda 46 kromozom bulunuyordu. İnci’de ise 47 kromozom vardı ve 47. kromozomu tam başının üstünde duruyordu ! Bu 47. kromozom İnci’nin bazı zorluklar yaşamasına sebep olabiliyordu : İnci henüz koşamıyor, kalem tutamıyor ve konuşamıyordu. Yaz sonunda okula başlayacak olan İnci bu zorlukların üstesinden gelebilecek miydi ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90179</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e80d6ede-31c8-44f8-af44-38fe3f08e323.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkabahçe</image:title>
            <image:caption>14 klasik eserin doğuş öyküsü... Klasikler henüz yaşama acemisi olan bizlere büyük keşiflerin kapılarını açan yapıtlardır. Kahramanıyla tek yürek; heyecanla, öfkeyle, acıyla, sevinçle, umutla yol alırken taraf olup, yargılayıp, hak verip, nihayetinde “edenin bulacağı” o anı dört gözle beklediğimiz bir serüvendir deneyimlediğimiz. 


Bazen okuruna yaşattığının bir benzeri gelir bir yapıtın başına. Yaratım sürecinde bir sıçramayla yazılıverilir tüm hikâyesi. Bazen de ilginç bir ayrıntıda gizlidir kaderi. Bir klasiğin yaratıcısına ilham olan ayrıntıyı öğrenmekse bir klasikle tanışmanın, onu farklı bir gözle yeniden okumanın fitilini ateşleyebilir.

 “Çaloğlu, Arkabahçe adlı eserinde, dünyaca tanınan on dört ünlü eserin pek bilinmeyen, bazıları okuyucuları hayrete düşürecek olan dünyaya geliş öykülerini anlatıyor. Kolayına görülmeyen, henüz kamuya açılmamış arkabahçeleri görmek isteyenlerin ufuklarını zengin bakış açısıyla genişletiyor.” 

ÜSTÜN DÖKMEN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90180</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1191385-3678-48dd-be4a-007534aae4ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Lilliputlar - Devcücekentler</image:title>
            <image:caption>Yaşadığınız &apos;&apos;cüce&apos;&apos; kentlere bir de &apos;&apos;devlerin&apos;&apos; gözünden bakın!
Hakan Keleş&apos;in koleksiyon değerindeki foto-illüstrasyonlarını sergilediği Liliputlar: Devcücekentler adlı kitabı, kent-kültür ilişkisi bağlamında sürekli değişim ve dönüşüm hâlindeki şehirlere çok yönlü bir bakış getiriyor.
Albümdeki her bir çalışma, Türkiye kentlerinden farklı sokak perspektiflerine yerleştirilen &apos;&apos;dev&apos;&apos; karakterlerin, bulundukları ortamla kurdukları &apos;&apos;olağanüstü&apos;&apos; ilişkiye odaklanıyor; zamanı ve mekânı esneten yeni görsel hikâyeler kurgulanmasına aracılık ediyor.
Keleş&apos;in, sosyal medya üzerinden aldığı yüksek etkileşimle özgün bir sanatsal forma dönüştürdüğü &apos;&apos;lilliputing&apos;&apos; akımı, bakmakla görmek arasındaki ayrıma dikkat çekiyor; insanların, günlük hayatın telaşesi yüzünden duyarsızlaştıkları fiziksel çevrelerini başka bir katman aracılığıyla yeniden görmelerini sağlıyor.

Gulliver&apos;in Gezileri&apos;ndeki cüceler kentine gönderme yapan Lilliput ismi, bu kitapta sarkastik bir evreni tanımlıyor. Referansını gerçek dünyadan alan fakat onu eğretileyerek bozan, büyüklük bilgisinin sabit olmadığı, çok katmanlı ve dağınık bir evrene konuk oluyor okurlar. Fonda Türkiye&apos;den farklı kent atmosferleri ve kimi anıtsal yapılar bir panorama oluştururken, karakterlerin her birinin yarattığı etkileşim, tekil ama bütüncül bir anlatı kurmayı başarıyor.

Her gün yanından geçtiğimiz eski bir bina, bulunduğu yere o kadar aittir ki görünmez hâle gelmiştir. Orada olmaması gereken hayalî bir karakter onunla temasa geçince yeni bir gerçeklik kurulur ve hem kendini hem de görünmez olanın niteliklerini açığa çıkarır. Hakan Keleş&apos;in, Eskişehir&apos;de cep telefonuyla çektiği bir fotoğrafa dev bir karakter karalaması ve bunu Instagram üzerinden paylaşmasıyla başlayan &apos;&apos;lilliput&apos;&apos; serüveni de işte tam bu sanal/gerçek/hayal örüntüsünün ardında yatan kent yaşamının dinamikleri anlayışından besleniyor.

Kitap altı bölümden oluşuyor. Lilliputgündelik, bugünün kent ve kentlilerinin büyük ölçekli birer yeniden temsili gibi, gerçekliğe en yakın mizansenleri içeriyor. Lilliputnostaljik, kültürümüze ait ama geride kalmış ya da unutulmuş figür ve unsurları günümüz kentleriyle birleştirerek bir zamansızlık algısı üretmeye çalışıyor. Lilliputsarkastik, kenti bir karikatür nesnesi olarak ele alıp ölçek farkından kaynaklanan algısal bozulmaları mizahi unsurlara dönüştürmeyi amaçlıyor. Lilliputbilindik, bu coğrafyada yaşamış ya da yaşamaya devam eden önemli figürlerle kültürümüze mâl olmuş hayalî karakterleri, farklı mekânlarda görselleştiriyor. Olduklarından büyük temsil edilmeleri, kamusal alandaki bilinirliklerine de simgesel bir vurgu yapıyor. Lilliputorganik, kenti doluluk ve boşluklar bağlamında ele alıp ona soyut bedenler eklenen çalışmalardan oluşuyor. Kitabın en sonunda ise özel bir bölüm var. Kitap karantina sürecinde hazırlandığından, Covid19 temalı işler lilliputpandemik başlığı altında yer alıyor.
Tamamı dijital olarak tablette üretilen Lilliputlar: Devcücekentler&apos;in yayıma hazırlık sürecine dair eskiz ve notların yer aldığı &apos;&apos;Pano&apos;&apos; bölümünde bir de harita ve karekod bulunuyor. Karekod ve link aracılığıyla, kitapta yer alan fotoğrafların konum bilgisine hem telefonlardan hem de bilgisayarlardan ulaşılabiliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90181</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94910124-de4e-4210-bcc6-8e34f77ee920.jpg</image:loc>
            <image:title>Nerede ve Ne için Yaşadım</image:title>
            <image:caption>Beni medeniyete götürecek ne bir kapım, ne bir bahçem, ne de bir yolum var!” 
İki yılı aşkın bir süre boyunca kendi elleriyle inşa ettiği kulübede yaşayan, ilk aktivist çevrecilerden biri olan Henry David Thoreau, Walden’ın sayfalarında bireyin çevresiyle kurduğu ilişkiyi şiirsel bir dille kaleme aldı. Walden Gölü izlenimleri böylece ölümsüz bir esere dönüşerek günümüzün çevrecilik anlayışına ve ekolojik fikirlerine ilham kaynağı oldu. Bu seçkide Walden’ın etkileyici bölümlerinden olan “Nerede ve Ne İçin Yaşadım”, “Okumak”, “Sesler” ve “Yalnızlık” yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90182</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c7cbd73-519a-45d7-a39c-9293fa6ae369.jpg</image:loc>
            <image:title>Okumadan Kitap Eleştirileri</image:title>
            <image:caption>“Bu kitapta okuyacağınız yazılar, emin olun, türünün ilk örnekleri...”
“Fatih Altınöz’ün denemeleri, kitapların kapakları çevrilmeksizin ön kapak ve arka kapaklarında yer alan yazı, resim ve illüstrasyonlarından yola çıkılarak el değmeden başka bir açı kullanılarak yazıldı. Bir kitap üzerine söylenebileceklerin tamamen sınırsız olduğunu ispatlayan bu yazı türünün belki de en önemli yanı, üslubu. Şizofrengi dergisinin karakteristik özelliklerini taşıyan bu üslup, okuyanların zihnine yeni bir bakış̧ hediye ediyor. Bir yandan ciddi, bir yandan komik, bir yandan anormalliği ti’ye alan anti-anormal, bir yandan terslik, bir yandan ise alışageldiğimiz gerçeklik duygusunu alabora eden hoş̧ bir dalga estiriyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90183</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e33c422-131f-4ffd-adaa-1edd275fc715.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayurveda Sağlıklı ve Mutlu Yaşamın Sırları</image:title>
            <image:caption>Ayurveda, kökeni 5000 yıl öncesi Hindistan kültürüne dayanan en eski tıp sistemidir ve kelime anlamı olarak yaşam bilgisi demektir. Ayurveda’nın amacı, doğa ile uyumlu yaşamak ve bedenimizdeki dengeyi sağlamaktır. Dr. Kulreet Chaudhary, aldığı modern tıp eğitimiyle Ayurveda arasında bir köprü inşa eder ve bu bilgi birikimini, kolayca uygulanabilir şekilde okuyucuya sunar. Fiziksel ve bedensel bütünlüğümüzü dengede tutmak ve vücudumuzun sahip olabileceği en iyi hâline gelmesinin yollarını bize gösterir. 
Bu kitapla neler öğreneceksiniz? 
Yaşam tarzı alışkanlıklarınızı iyileştirmek için vücudunuzun kimyasını nasıl değiştirebilirsiniz? 
Nöro-adaptasyon yiyecek bağımlılığı ve beyin ilişkisi (Neden beyniniz ve bağırsaklarınız kilo vermenize engel oluyor?) 
 Kilo vermek, neden ne yediğinizle değil ne sindirdiğinizle ilgilidir? 
Aşırı yeme isteğinden ve yağlardan nasıl kurtulabilir, enerjinizi nasıl yükseltebilirsiniz? 
Hayatınızın en muhteşem çağını yaşamaya hazır mısınız? 
Ayurveda, kökeni 5000 yıl öncesi Hindistan kültürüne dayanan en eski tıp sistemidir ve kelime anlamı olarak yaşam bilgisi demektir. Ayurveda’nın amacı, doğa ile uyumlu yaşamak ve bedenimizdeki dengeyi sağlamaktır. Dr. Kulreet Chaudhary, aldığı modern tıp eğitimiyle Ayurveda arasında bir köprü inşa eder ve bu bilgi birikimini, kolayca uygulanabilir şekilde okuyucuya sunar. Fiziksel ve bedensel bütünlüğümüzü dengede tutmak ve vücudumuzun sahip olabileceği en iyi hâline gelmesinin yollarını bize gösterir. 
Bu kitapla neler öğreneceksiniz? 
Yaşam tarzı alışkanlıklarınızı iyileştirmek için vücudunuzun kimyasını nasıl değiştirebilirsiniz? 
Nöro-adaptasyon yiyecek bağımlılığı ve beyin ilişkisi (Neden beyniniz ve bağırsaklarınız kilo vermenize engel oluyor?) 
 Kilo vermek, neden ne yediğinizle değil ne sindirdiğinizle ilgilidir? 
Aşırı yeme isteğinden ve yağlardan nasıl kurtulabilir, enerjinizi nasıl yükseltebilirsiniz? 
Hayatınızın en muhteşem çağını yaşamaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90184</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cb5f9ad-9358-45b6-99f6-62d7a2dbf0bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Adem ile Havva’nın Güncesi</image:title>
            <image:caption>İlk aşk, ilk günah, ilk ölüm… 
Âdem ile Havva… 
İnsanlık tarihinin en ilgi çeken ikilisi… Nasıl cennetten kovuldular? Dünyayı keşfederken neler yaşadılar? Sadece dinlerin değil edebiyat, resim, mimari gibi daha pek çok sahanın cazibe odağı olmaya devam eden çiftin hikâyesi Mark Twain’in keskin mizahı ile birleşince akıllara durgunluk veren bir gösteriye dönüşüyor. İnsan olduğunu keşfetmeye çalışan ikili arasındaki kadın erkek mücadelesi ve yaşama tutunma çabası da eğlenceli bir üslupla günlüğe dönüştürülerek gözler önüne seriliyor. 
Kendisine bakarken dün göle düştü. Zaten hep gölde kendisine bakıp duruyordu. Az kalsın boğulacaktı. Bunun çok kötü bir şey olduğunu söyledi. Bunun üzerine adına balık dediği ve gölde yaşayan yaratıklara çok üzüldü. İsme ihtiyacı olmayan ve isimleri söylendiğinde gelmeyen şeylere isim takmaya devam ediyor çünkü çok inatçı birisi ve bunu hiç umursamıyor. Geçen gece bir sürü balığı sudan çıkararak ısınmaları için yatağıma getirdi. Hem o gece hem de bugün dikkat ettim de öncekinden daha mutlu olmadılar, yalnızca daha sessizler o kadar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90185</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4546b6ca-9f1b-43ea-a81d-e624d1d7f443.jpg</image:loc>
            <image:title>Altıncı Koğuş</image:title>
            <image:caption>Evet hastayım. Lakin dışarıda onlarca, yüzlerce deli dolaşıyor hepsi özgürler zira sizin cehaletiniz onları ayırt etmekten acizdir.” 
İvan Dmitriç, Altıncı Koğuşta niçin tedavi görüyor? Bu sözlerin sahibi bir deli olabilir mi? Yoksa el birliği ile delirtildi mi? Sistemin çarkları arasında ezildikçe çığlıkları duyulan ve bunun sonucunda hastaneye kapatılan kaç kişi vardır? 
Kısa öykünün yüz akı Anton Çehov sizi insanlık, toplum ve birey üzerine düşünmeye ve sorgulamaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90186</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e593ebbc-cb65-4d76-8c73-8ac9e2f0ff58.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dünya Öykü</image:title>
            <image:caption>1.Raşomon 
2.Palto - Burun 
3.Midas’ın Müritleri 
4.Bir İdam Mahkûmunun Son Günü 
5.Altıncı Koğuş 
6.Âdem ile Havva’nın Güncesi 
7.Ölümcül Öyküler 
Üç Romantik Hikâye</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90187</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c56aeb12-a16f-4627-b4b3-c0bb08d79392.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İdam Mahkümunun Son Günü</image:title>
            <image:caption>Uzun zaman önce biri demişti ki: Tanrılar çekip gitsinler! 
Son olarak başka bir ses şöyle bağırdı: Krallar çekip gitsinler! 
Şimdi zaman artık üçüncü bir sesin şöyle haykırmasının vaktidir: Cellat çekip gitsin! 
Bir İdam Mahkûmunun Son Günü’nde giyotinin dev gölgesi okurun boynuna da düşüyor. Victor Hugo, özünde cinayetten farksız bir ceza olan idamı; yetim kalan çocuklar, yoksul aileler, gençliğinin baharında solup gidenlerin penceresinden gösteriyor. Bir babanın evladı ile son kez kucaklaşması, çaresizce kapatıldığı hücrede öleceği günü beklemesi ve adil olmayan bu karara karşı içinde kabaran isyan dalgası… 
İnsanlık tarihinin alnına kara bir leke olarak çalınan giyotin uygulamasının ne kadar acı verici olduğunu, acımasız erk sahiplerinin masum suçlu ayırt etmeksizin bu gücü nasıl sonuna kadar kullandığını okumak modern dönem insanının alışık olmadığı bir çağa ayak basmasını sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90188</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/106ba52e-cd9c-439b-b202-e04810b14046.jpg</image:loc>
            <image:title>Midas’ın Müritleri</image:title>
            <image:caption>Yetkililer bu sırrı saklamam için bana yalvardılar. Bugüne kadar sakladım, ama daha fazla dayanamıyorum. Bu olay korkunç sonuçlarıyla kamu sorununa dönüştü ve bu dünyadan gitmeden toplumu karşısındaki bu tehlikeden haberdar ederek son görevimi yerine getireceğim. 
Midas’ın Müritleri adıyla anılan bir örgüt ekonomik adaleti kendi elleriyle sağlamaya karar verir. Fakat bu karar ortalığı kana bulayacaktır. Ölüm korkusu, tehdit, devlet erki, ekonomik dengeler…  Tüm bu kavramlar arasındaki tehlikeli ilişkiyi alt üst eden cinayetler silsilesi… 
Jack London, kimin suçlu kimin suçsuz olduğu konusunda bizi kararsız bırakacak Midas’ın Müritleri ve açlık, geçim sıkıntısı, mücadeleyle örülü diğer hikâyeleri ile bizlere nefes kesici bir edebî şölen sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90189</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/074c5dd2-d524-4cec-85d4-91eccbb640a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetişkinler İçin Ergen Rehberi</image:title>
            <image:caption>Ergen bir çocuğunuz var ve zorlanıyorsunuz. Haklısınız, bazen gerçekten çekilmez oluyorlar :) Ama unutmayın, bu ilişkide yetişkin olan sizsiniz. Çocuğunuzla ilişkiniz, onun geleceği, kişiliği ve yaşamı için çabalarsanız fark yaratacağınızı biliyorsunuz. Peki bunun için yeterince donanımlı mısınız? 
Çocuğunuzun kendi sorumluluklarını alması, yetişkinliğe giden yolda bağımsızlığa kavuşması için ne yapabilirsiniz? Teknolojiyle ilişkisi, uyuşturucu, seks, seksting, ölüm gibi zor konularda nasıl konuşacağınızı biliyor musunuz? İşte bu kitapla, bir ergenin duygusal ve düşünsel anlamda yaşama en iyi şekilde hazırlanması için neyi nasıl yapmanız gerektiğini öğrenebilirsiniz. 
Ergen sorunlarında uzmanlaşan ve küresel çapta ün kazanan Josh Shipp, Yetişkinler İçin Ergen Rehberi’nde size ışık tutacak stratejileri araştırma sonuçlarıyla, örnek durum ve diyaloglarla, akıcı ve kolay anlaşılır bir dille anlatıyor. Ergenliğin korkuyla beklenen bir çatışma dönemi olmadığını, aksine türlü kazanımlarla barış içinde geçirilebilecek bir keyif dönemi olduğunu göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90190</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e40dabea-6840-4c90-8495-c851dc41bbc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümcül Öyküler</image:title>
            <image:caption>Ölümcül Hikâyeler başlığı altında sunulan bu seçki, yazarın bilinen gotik havasının yanı sıra içindeki bilim kurgu hikâyesi sayesinde tanımadığınız bir Poe ile sizleri tanıştıracak. 
Jules Verne’den otuz yıl önce Poe’nun aya yolculukla ilgili bir hikâyesi olduğunu daha önce duymuş muydunuz? Hem de öyle bir yolculuk ki sizleri bulutların üzerine çıkaracak ve bir daha ayaklarınızın yere basmasını engelleyecek cinsten. 
Ölüm kokan, satırlarından damla damla korku akan hikâyeleri ise aniden ürpermenize neden olacak. Ancak bir yandan da ruhunuzun karanlık köşelerine dokunacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90191</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07d00f87-a840-4ad4-b18c-b8e313ca3d3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Palto - Burun</image:title>
            <image:caption>25 Mart’ta Petersburg&apos;da pek tuhaf bir olay oldu. Binbaşı Kovalev, burnunun yerinde olmadığını fark edip dehşete düştü. 
İster kaçak bir burnun peşinde ister Akaki Akakiyeviç’in bin bir zorlukla aldığı paltosunun peşinde olun karşılaşacağınız manzara aslında aynı: Devlet kurumlarındaki yozlaşma, çürümüşlük; fakirin daha fakir olduğu ve ezildiği bir düzen... Gogol’un hikâyelerinde insani değerlerin yok oluşu karşısında, izah edilmesi mümkün olmayacak birçok eleştiriyi mizah yoluyla dile getirdiğini görüyoruz. Okuyacağınız hikâyeler hem çok eğlenceli hem de içinizi sızlatacak cinsten. 
Haydi! Gogol’un paltosundan hep beraber çıkalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90192</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e760f588-87c9-4137-a98f-4c25a0b18635.jpg</image:loc>
            <image:title>Raşomon</image:title>
            <image:caption>Her hikâyenin bir sonu var mıdır? Olmak zorunda mıdır? 
Ruhsal sıkıntıları ve intiharı ile de tanınan Akutagawa Ryunosuke, başyapıtı Raşomon’da da “hayatı” çoğunlukla yarım bırakıyor. Zihinlere sızan duru hikâyeleri, sürekli damlayan, sonu gelmeyen, şaşırtıcı kurgusuyla alışkın olduğumuz kurgu yapısını yıkıyor. 
Bu öyküler ay ışığı altında Japon kurgusunun vazgeçilmezi “Shinigami” ile karşılaşmış gibi sizi ürpertecek, bıraktığı yaşanmışlık ve yarım kalmışlık hissini bir türlü üzerinizden atamayacaksınız. Bir kâse çorba içerken Raşomon ansızın zihninizde çakacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90193</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/134a3c1f-2118-4256-8478-9886e6eb639e.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Romantik Hikaye</image:title>
            <image:caption>Kendisini ve ırkını yok etmeye yeminli bir örgütün evinde saklanan bir adamın hikâyesi… 
Gölgesini satıp başına türlü dert açan bir adamın macerası… 
Önce kahraman sonra hain ilan edilen Venedik Duka’sının hazin sonu… 
Sabahattin Ali tarafından Türkçeye kazandırılan üç Alman hikâyesi çağını aşarak bugüne ulaşıyor. Heinrich von Kleist, Albert von Chamisso ve E. T. A. Hoffman’ın hikâyeleri Alman romantizminin canlı birer örneği olarak Sabahattin Ali’nin akıcı diliyle her satırda okuru bambaşka diyarlara sürüklüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90194</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c725ee44-c593-4353-90fb-91f7d9367757.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiçbir Yerde</image:title>
            <image:caption>Christa Wolf 1979 tarihli bu romanında, büyük Alman yazar Heinrich von Kleist ile şair Karoline von Günderrode’yi 1804’te Winkel’da bir toplantıda buluşturur. Yaşadıkları dünyaya katlanamayan bu iki insan, bu hayali buluşmada aralarındaki ruh akrabalığını keşfettikleri derin bir sohbete dalarlar. Wolf giderek rasyonelleşen bir çevrede sanatçının daralan etkinlik alanına odaklanır. Dünyanın gerçekleri karşısında şiirden ve sınırsız hayal gücünden yana tavır alır. Romanın arka planında, Alman Demokratik Cumhuriyeti’nde rejim muhalifi müzisyen Wolf Biermann’ın sistemi eleştirdiği için 1976’da vatandaşlıktan çıkarılmasıyla alevlenen sanatçının rolüne dair tartışmanın izleri sürülebilir. Yazarın iç monologlar, dolaylı ve dolaysız anlatımların yanı sıra Romantik döneme özgü ifadelerle ördüğü anlatısı, karakterlerin kâh iç âlemine kâh yaşadıkları ortama odaklanır. Roman, Kleist ve Günderrode’nin duygusal açıdan gergin durumuna ilişkin oldukça sahici bir tablo ortaya koyar. Her ikisinin de bu kurgusal karşılaşmadan birkaç yıl sonra, Günderrode’nin 1806’da, Kleist’ın ise 1811’de intihar etmiş olması, anlatıdaki gerilimi daha da artırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90195</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f847c83f-0694-46ae-a7e3-848060f29f06.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Hayat</image:title>
            <image:caption>Gertrude Stein, yayımlanan ilk eseri Üç Hayat’ta, birbirinden farklı ama bir o kadar da benzer hayatları olan Bridgepoint kasabası sakini üç kadının hikâyesini anlatır. İşçi sınıfından bu üç kadın, toplumun onları mahkûm ettiği rollerden sıyrılamamış ve kendi hayatlarının kontrolünü yitirmiştir. İlk kez 1909 yılında okurlarla buluşan Üç Hayat, modernist yazarlar tarafından üslup ve dilbilgisi kullanımı üzerine yapılacak cesurca deneylerin başlangıcıdır. Zaman-mekân bozulmaları ve geleneksel doğrusallığı bozan tekrarlar yazarın edebiyattaki yerleşik kurallara karşı çıkışını gösterir. Empresyonistlerin ve post-empresyonistlerin sanat eserlerinde ifade ettiklerini düzyazıda uygulayan yazar, belli kelimeleri, cümleleri, hatta bazen bir paragrafı tekrar eder; bildik imla ve noktalamanın dışına çıkar. “İyi Anna”daki doğrusal olmayan anlatı yapısı, Paul Cézanne’ın eserlerinden alır ilhamını. Stein’ın Pablo Picasso ile olan dostluğu, “Melanctha” hikâyesindeki sözdizimsel tekrarların önünü açar. “Kibar Lena” ise Henri Matisse esintileriyle bir kadının psikolojik portresini ortaya koyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90196</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4326381d-bbfc-4722-83a2-fa58e056d66d.jpg</image:loc>
            <image:title>Konuşmalar</image:title>
            <image:caption>Konfüçyüs (MÖ 551-MÖ 479): Tarihteki en önemli, en ünlü Çinli filozof. Yaşadığı dönem Çin için hem siyasi açıdan tam bir kargaşa çağı, hem de Çin tarihinin en parlak düşünsel dönemlerinden biriydi. “Yüz Okul” adı verilen felsefe akımlarının düşünürlerinden olan Konfüçyüs beylikler arasında seyahat ediyor, yöneticilere fikirlerini aşılamaya çalışıyordu. Konfüçyüs sorunların barışçıl yöntemlerle çözülmesinden yanaydı. Ona göre iyi, ahlâklı ve yetenekli kişilerin yönetime gelmesi, toplumun düzelmesinin ilk adımıydı. Platon’dan yaklaşık yüz yıl önce kendi okulunu kuran Konfüçyüs şiir, müzik, tarihi belge ve kroniklerden oluşan antik metinleri derleyerek derslerinde kullanmış, bu eserler daha sonra Çin medeniyetinin temel kaynakları olarak kabul edilmiştir. Çin tarih, kültür ve medeniyetini anlamak için Konfüçyüs’ü anlamak çok önemlidir. Çin düşüncesinin en temel metinlerinden biri olarak kabul edilen Konuşmalar eseriyle Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi de yayım hayatının 15. yılında 400 esere ulaşmış oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90197</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15f4c493-81a0-4139-8925-200f78459daf.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitkilerin Yaşamı – Bir Karışım Metafiziği</image:title>
            <image:caption>Doğa, salgınlarla ve türlü felaketlerle insanı ayrıcalıklı konumunu sorgulamaya çağırırken düşünürler de insanı merkezden çıkaracak bakış açıları arıyor. Hızla birçok dile çevrilen, ödüle layık görülen bu kitapta Emanuele Coccia dünyayı anlamak için merkeze bitkileri koyuyor; yaprakların, köklerin ve çiçeklerin bakış açısına yerleşiyor, onların anlattıklarını dinliyor: Bildiğimiz ve içinde yaşadığımız haliyle dünyayı onların yarattığını, hayal etmekte ve akıl yürütmekte esas ustaların onlar olduğunu, gezegen üzerindeki tüm yaşamı bir güneş krallığı haline getirdiklerini öğreniyoruz. Bitkilerin söylediklerini anlamak her şeyden önce bir bakış dönüşümünü gerektiriyor ve Bitkilerin Yaşamı gündelik yaşamdan, felsefeden ve bilimden yola çıkarak, şiirsel diliyle bu dönüşüm için bize rehberlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90198</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a64ec51-24fc-4fe3-bc39-f8ff018acc8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçede Zıt Anlamlı Kelimeler Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Eş anlamlılık kavramı ilk çağdan günümüze değin, filozoflar ve dil bilimcilerce sürekli tartışılmış; değişik tanım ve ölçütler ileri sürülmüştür. “Birbirinin yerine ötekisinin konulması sonucunda ortaya çıkan cümlelerin anlamı değişmiyorsa bu sözcükler eş anlamlıdır.” görüşü bunlardan biridir. Ancak birçok dil bilimci eş anlamlı diye tanımlanan sözcükler arasında kesin bir anlam eşitliği olamayacağını, bunların az veya çok anlam farklılıkları içerdiğini vurgulamışlardır. Bu nedenle de eş anlamlılığın karşılıklı yer değişebilirlik koşuluna bağlanmasına karşı çıkmışlar; bu tür sözcüklerin yakın anlamlı olarak tanımlanması gerektiğini belirtmişlerdir. Dil bilimciler, eş anlamlılığın tanımında farklı farklı düşünseler de yazılışları farklı “anlamları aynı veya birbirine çok yakın olan sözcüklerin” eş anlamlı olarak kabullenmişlerdir. Sözlüğümüzün hazırlanmasında bu tanım doğrultusunda çalışılmıştır. Madde başı olan sözlerin eş anlamlıları verilirken, sırasıyla anlamca türleri, kökenleri, varsa mecazi anlamları, halk dilinde kullanımları, argo karşılıkları, matematik, hukuk, ekonomi, tıp, felsefe vb. alanlardaki terimlerle ilişkileri kısaltmalarıyla verilmiştir. Ayrıca Arapça ve Farsçadan dilimize girmiş türemiş yapılı sözcüklerin kökleri, ekleri ayrılarak ait oldukları köken belirtilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90199</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/014a3403-7748-498a-8a85-d726b77cee13.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Mutluluktur (Ciltli, Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Müzisyen, romancı, senarist, yönetmen, siyasetçi, fikir adamı… Kendi şahsında pek çok sanat dalını birleştiren Zülfü Livaneli, bu kez edebiyata açılan mutluluk penceresini aralıyor. Edebiyat Mutluluktur, ömrünü sanatsal üretime adayan ve çok sayıda dilde kendi okur kitlesini oluşturan Zülfü Livaneli’nin edebiyat dünyasına dair düşüncelerini paylaştığı denemelerden oluşuyor. 

Türkiye’den ve dünyadan farklı örnekleri odağına alarak sanat-toplum ilişkisini irdeliyor. Çok yönlü bir sanatçının anılarından mülhem bir çalışma olan Edebiyat Mutluluktur, bir taraftan edebiyat-moda-tüketim ilişkisi gibi güncel sorunlara ışık tutarken, diğer taraftan edebiyatın temaları, burjuvaziyle kurduğu ilişki ve savaş dönemlerinin edebiyat üzerindeki etkileri gibi geleneksel sorunları tartışıyor.

Yayıncılık konusundaki deneyimlerinden çeviri edebiyatın çetrefil yollarına, Güneş-Dil Teorisi’nden güncel edebiyata uzanan çeşitli başlıkların yanı sıra; Karacaoğlan’dan Knut Hamsun’a, Nâzım Hikmet’ten Paul Auster’e dek çok sayıda edebi simayı yazılarına konuk eden usta yazar, hem edebiyatseverler hem yazar adayları için keyifli bir okuma kılavuzu sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90200</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ff16d02-0d76-415a-aa97-5cb75fea1c7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mihenk Taşı</image:title>
            <image:caption>“Hayata ilk adımın atıldığı üniversite yıllarındaki ilk heyecan, ilk aşk ve tamamına eren…” diye başlamak ister cümlelerim. 
Ah şu insanoğlunun, doğruyu bulmasına rehberlik eden, yoluna ışık tutan, ilmek ilmek dokunmuş tecrübeleri ile yüreğinin sesinin örtüştüğü anlar yok mu? Hani kaderini belirleyen cinsten… İşte bu uğurda, damla damla biriktirilmiş “an”ların, o yolun yolcusunun, yol arkadaşının hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90201</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a9c05c9-6778-44fd-8a8a-16f145be4c97.jpg</image:loc>
            <image:title>No: 26</image:title>
            <image:caption>Sen bırak tutunmayı, dünya bizi sarmalar. 
Kendimi yaşamaya değer görmediğim her şey  
benim bu hayattaki esaretimdir. 
Mine çocukluk döneminde babasından şiddet görmüş, annesi tarafından terk edilmiş ve sonrasında yurtta büyütülmüştür. Geçmiş travmalarının ve acılarının üzerine kendisine kurduğu yeni hayatında internetten Yeşil Küpeli Kız takma ismiyle magazin haberleri yaparak milyonlarca takipçiye ulaşmıştır. Mine&apos;nin şimdiki haber hedefi ise hızla yayılan müzik videosuyla bir gecede şöhrete kavuşan, genç kızların yeni sevgilisi Efe Duran&apos;dır...  
Mine ve Efe’yi aynı çatı altında bir araya getiren No. 26, ikisi için de geri dönüşü olmayan bir değişimin başlangıcı olacaktır. 
Bize hiçbir şeyi yaşamayı hak görmeyen herkese  
bir çiçeğin bataklıktan da doğabileceğini göstereceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90202</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/663969c6-76d3-44c9-8d6d-0248a80b9145.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelimeler Göçtü</image:title>
            <image:caption>İnan 
Suskun değilim sevdiğim 
Mevsim hazan 
Ve 
Kelimeler göçtü 
Bizden 
Hazırlan 
Bu kalkan da son kafileydi Zaten</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90203</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79af8421-ff6b-40c5-99e3-f0e3f58c388c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebekler İçin Klasikler – Prenses ve Kurbağa</image:title>
            <image:caption>Masal zamanı! 
Çocuklara bebekliklerinden itibaren düzeylerine uygun öykü ve masal okumak onların gelişimleri  için çok önemli. Bu doğrultuda, dünyaca ünlü klasik masallar minikler için yeniden uyarlandı. Rengârenk, ilgi çekici resimleri ve yalın anlatımıyla Bebekler İçin Klasikler dizisindeki kitaplar sayesinde bebeğinizle bağ kurarak keyifli bir okuma saati geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90204</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3eb67eb1-3a8a-45dc-9e53-0511c2103285.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebekler İçin Klasikler – Altın Saçlı Kız ve Üç Ayı</image:title>
            <image:caption>Masal zamanı! 
Çocuklara bebekliklerinden itibaren düzeylerine uygun öykü ve masal okumak onların gelişimleri  için çok önemli. Bu doğrultuda, dünyaca ünlü klasik masallar minikler için yeniden uyarlandı.    Rengârenk, ilgi çekici resimleri ve yalın anlatımıyla Bebekler İçin Klasikler dizisindeki kitaplar sayesinde bebeğinizle bağ kurarak keyifli bir okuma saati geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90205</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/033b0007-b5e0-4f39-8a0d-9e8b1100da2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebekler İçin Klasikler – Küçük Çoban</image:title>
            <image:caption>Masal zamanı! 
Çocuklara bebekliklerinden itibaren düzeylerine uygun öykü ve masal okumak onların gelişimleri için çok önemli. Bu doğrultuda, dünyaca ünlü klasik masallar minikler için yeniden uyarlandı.    Rengârenk, ilgi çekici resimleri ve yalın anlatımıyla Bebekler İçin Klasikler dizisindeki kitaplar sayesinde bebeğinizle bağ kurarak keyifli bir okuma saati geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90206</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df57847d-9e1d-4f6d-8913-6824d8fdcca6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebekler İçin Klasikler – Tavşan ile Kaplumbağa</image:title>
            <image:caption>Masal zamanı! 
Çocuklara bebekliklerinden itibaren düzeylerine uygun öykü ve masal okumak onların gelişimleri için çok önemli. Bu doğrultuda, dünyaca ünlü klasik masallar minikler için yeniden uyarlandı.    Rengârenk, ilgi çekici resimleri ve yalın anlatımıyla Bebekler İçin Klasikler dizisindeki kitaplar sayesinde bebeğinizle bağ kurarak keyifli bir okuma saati geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90207</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a6244f1-1874-4af1-96ff-ff2a21b7d9c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebekler İçin Klasikler – Karga ile Tilki</image:title>
            <image:caption>Masal zamanı! 
Çocuklara bebekliklerinden itibaren düzeylerine uygun öykü ve masal okumak onların gelişimleri  için çok önemli. Bu doğrultuda, dünyaca ünlü klasik masallar minikler için yeniden uyarlandı.    Rengârenk, ilgi çekici resimleri ve yalın anlatımıyla Bebekler İçin Klasikler dizisindeki kitaplar sayesinde bebeğinizle bağ kurarak keyifli bir okuma saati geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90208</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a00b6923-ce9b-46cb-9258-c58e6937b05f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebekler İçin Klasikler – Pierre ve Kurt</image:title>
            <image:caption>Masal zamanı! 
Çocuklara bebekliklerinden itibaren düzeylerine uygun öykü ve masal okumak onların gelişimleri  için çok önemli. Bu doğrultuda, dünyaca ünlü klasik masallar minikler için yeniden uyarlandı.    Rengârenk, ilgi çekici resimleri ve yalın anlatımıyla Bebekler İçin Klasikler dizisindeki kitaplar sayesinde bebeğinizle bağ kurarak keyifli bir okuma saati geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90209</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27b79896-dbdb-4140-bc51-07768ad782cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebekler İçin Klasikler – Hansel ve Gretel</image:title>
            <image:caption>Masal zamanı! 
Çocuklara bebekliklerinden itibaren düzeylerine uygun öykü ve masal okumak onların gelişimleri  için çok önemli. Bu doğrultuda, dünyaca ünlü klasik masallar minikler için yeniden uyarlandı.    Rengârenk, ilgi çekici resimleri ve yalın anlatımıyla Bebekler İçin Klasikler dizisindeki kitaplar sayesinde bebeğinizle bağ kurarak keyifli bir okuma saati geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90210</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c318fb9e-ec5f-4601-9678-1b701ff267ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarı Yaşamak</image:title>
            <image:caption>Güçlü bir kadının adımları bastığı yeri titretir.

Yaşadığı sarsıcı olaydan sonra hayatını eski düzenine sokmak içinmücadele eden Rüzgâr Ulu, masumiyetini ispat etmesine rağmenyaşadığı travmayı görmezden gelen bir yığın insanla yüzleşmek zorundadır. Asistan doktor olarak çalıştığı hastanede ona savaş açan herkese doğruyugösterebilmekiçin bir kez daha tüm cesaretini toplar ve gözünü karartır.
Bu yaşananlararağmen elini tutmak için daima onu bekleyen biri vardır: Kahverengi gözlerinde merhameti saklayan Tuna Kartal.
Onların aşkı kendilerine hem güç verecek hem de geçmişiniyileştiremediği yaralara merhem olacaktır.
Fakat hayat onları yeni bir savaşlasınadığında birbirlerine eskisi kadar bağlı kalabilecekler midir?
Aralarında hiç doğmamış cümleler dile gelmek için can çekişirken bir kez daha kalplerini dinleyebilecekler midir?

RüzgârıYaşamak&apos;tayaşama sıkıca tutunan cesur bir kadının öyküsünü okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90211</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edcf2fa7-1674-4f8d-b15c-d951be7411af.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanetli Krallar -1 Demir Kral</image:title>
            <image:caption>“Lanetli Krallar’da bir tarihi romandan beklenecek her şey var: 
Demir krallar ve boğdurulan kraliçeler, savaşlar ve ihanetler, yalan ve şehvet, kandırmaca, hanedanların rekabeti, Tapınak Şövalyeleri’nin gizemi, doğumda değiştirilen bebekler, kılıç ve günah, büyük bir hanedanın çöküşü; üstelik tamamına yakını doğrudan kronikler ve tarih sayfalarından alınma. Emin olun, Capet ve Plantagenet’lerin, Stark’lar ve Lannister’lardan geri kalır yanı yok. Bana göre Maurice Druon, Alexandre Dumas’dan sonra Fransa’dan çıkan en büyük tarihi romancı.” 
– George R. R. Martin’in sunuş yazısından 
Maurice Druon&apos;un, Fransız Capet Hanedanı&apos;nın çöküşünden Yüz Yıl Savaşları&apos;nın başlangıcına uzanan çalkantılı dönemi ustalıkla aktardığı epik tarihi roman serisi, Ahmet Deniz Altunbaş&apos;ın özenli çevirisi ile sonunda Türkçede!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90212</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e905243-77e9-4da0-8910-d5cfa7e70c10.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım Sıkıntı</image:title>
            <image:caption>Sıkıntı, bir an Önce kurtulmak gereken bir karabasan mı; birçok yaratıcı eylemin başlangıcı mı yoksa? Sıkıntının bilmediğimiz bir yüzü olabilir mi? Onunla yeniden tanışıp barışmak, hatta arkadaş olmak mümkün mü? 
Gaye G. Özdamar&apos;ın özgün metni, Şeyda Ünal&apos;ın eşsiz çizgileriyle birleşerek, sıkıntıya farklı gözlerle bakmaya davet ediyor bizi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90213</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3444b554-76ae-4714-ad19-ba9f9cd1d35c.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Dünyası Fikri</image:title>
            <image:caption>İslam Dünyası Fikri özgün ve önemli bir kitap.
Cemil Aydın, modernliğin hem Müslümanların dünyadaki evrensel rolleri üzerine kendi algılarını, hem de onların dünyadaki yeri üzerine bizim algılarımızı nasıl şekillendirdiğini görmek için evrensel bir mercek sunuyor.
–III. Edmund Burke
 
Cemil Aydın, “İslam dünyası”na bakış açımızın nasıl oluştuğunu ve geliştiğini sorguluyor ve bu ifadenin günlük söylemlerimizdeki önemine nasıl kavuştuğunu bizlere gösteriyor. Sekiz muhteşem bölümde, belirli bir tarihsel ve siyasal çerçevede İslamı bir kültür ve uygarlık geleneği olarak ele alıp, İslam dünyasının anahatlarını çiziyor.
–Ebrahim Moosa</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90214</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3e1e388-c6bf-4bd4-8418-677822af0c26.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyalar Savaşı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünyalar Savaşı’nın Pearson’s Magazine’de tefrika edildiği 1897 yılında, Kraliçe Victoria’nın tahta çıkışının altmışıncı yılı törenlerle kutlanmıştı. Büyük Britanya İmparatorluğu, Kanada’dan Yeni Zelanda’ya uzanan, Afrika’nın büyük bir kısmıyla Hint yarımadasının tamamını kapsayan geniş topraklarıyla gücünün doruğundaydı. Dünyalar Savaşı, Wells’in İngiliz emperyalizmi üzerine bir yorumu; 20. yüzyıl başında imparatorluğun genişlemesinin muhtemel sonuçlarına ilişkin kaygıları yansıtan felsefi ve ideolojik öyküsüdür. Mars’tan gelip tuhaf araçlarıyla imparatorluk topraklarında gezinen, yollarına çıkan her şeyi ölümcül ısı ışınlarıyla yerle bir ederken tüm yaşamı da sona erdiren yaratıkların istilası, belki de Victoria dönemi okurunun bu kaygılarına denk düşmüştü. Orson Welles’in 1938’de romandan uyarladığı bir radyo oyununu gerçek sanan dinleyicilerin panik içinde sokağa dökülmesi, yapıtın imgelemi tetikleme gücünü ortaya koydu. Çeşitli film ve dizi versiyonları yapılan Dünyalar Savaşı birçoğuna da esin verdi. Wells’in capcanlı imgelemiyle özgün ve gerçekçi anlatımı, uzay yolculuğu ve başka gezegenlerden dünyamıza yönelik istilalar konusuna artık hiç de yabancı olmadığımız bugün de her kuşaktan okuru cezbetmeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90215</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa489a2a-535a-4acc-b979-36ca7eb2aaf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Aelita (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Aleksey N. Tolstoy’un 1923 yılında yazılmış ve pek çok dünya diline çevrilmiş yapıtı Aelita, çağın fizik, astronomi ve tarih görüşlerini sentezleyen bir serüven. Bir Sovyet mucidi ile eski bir Kızılordu neferi, Mars’ta yeni bir uygarlık savaşının içinde buluyorlar kendilerini. Sosyal eşitliği kurma iddiasındaki bir ülkeden gelip ilahi bir ilgi ve korkuyla karşılanıyorlar. 

“Göklerin Oğullarını” ilahi tahtlarından indiren ilk etken, çökmekte olan eşitsiz Marslı uygarlığının güzel prensesi Aelita’nın aşkı oluyor, ikincisi ise isyan. Yayımlandığından bu yana pek çok kez sinemaya uyarlanmış Aelita, zamanın göreliliği, roket fiziği, Sovyet sistemi gibi temalardan yararlanan yazarın “Batı’nın Çöküşü” teorileriyle tartışması olarak da değerlendirilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90216</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff024878-142a-43f3-bcf5-ceb4bd0f4904.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Görebiliyor Musun?</image:title>
            <image:caption>Sen de bazen çok küçük olduğunu düşünüyor musun? Acele etme. Onu bir de ayağına tırmanan minik tırtıla soralım bakalım. O da senin küçük olduğunu düşünüyor mu? Büyüklük ve küçüklük nereden baktığına göre değişir. İnanmıyor musun? Haydi o zaman Gökçe İrten’le birlikte küçük şeylerin dünyasını keşfetmeye hazırlan ve kitabın sayfalarını çevirmeye başla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90217</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d4c2cd0-1e6d-4375-88aa-7df8655729b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekolojik Bir Toplum Yaratmak Devrimci Bir Dönüşüme Doğru</image:title>
            <image:caption>Su, hava ve dünyanın kendisi her geçen gün daha da kirleniyor. Türler yok oluyor, yok ediliyor. Bununla birlikte, artık insanlık, kapitalizmin yarattığı katliamın farkına varmaya başlıyor. Kapitalizm, sürekli büyümek ve kâr elde etmek üzerine kurduğu bu düzeni sürdürebilmek için değerleri yok sayıyor ve eşitsizlikleri tetikliyor. Artan ırkçılık, cinsiyetçi baskı ve hiç sonu gelmeyen savaşlar ortasında, pastadan insanlığın payına yalnızca yoksulluk kalıyor. Tüm bunlar yapılırken insanın evrimsel rekabetçi kökenlerine atıfta bulunuluyor. 

Ekolojik Bir Toplum Yaratmak, ekolojik istikrarsızlığı destekleyen bu sistemi değiştirmeye yönelik yapılacak reformların hayati önem taşıdığını vurguluyor fakat asıl önemli olan, bu sistemi sosyo-ekolojik bir devrimle değiştirmek. Toplumu demokratik, eşitlikçi ve adil bir düzende sürdürmek mümkün. Toplum, söylenenin aksine temelde rekabetçi değil, yani doğayla iş birliği içerisinde yaşamak mümkün. Toplumdaki bu temel değişimle ekolojik bir toplum yaratmak mümkün! 
 “Bu titiz ve etraflı çalışma, salt olağanüstü geniş kapsamı ve uzmanlık seviyesindeki yetkinliğiyle değil, aynı zamanda kapitalist kurumların doğası gereği sürdürülemezliğine ilişkin analiziyle ve felaketi önlemek için gereken “devrimci sistem değişikliği”ni başarabileceğimizi müjdeleyen umut verici mesajıyla da toplumsal ve ekolojik mücadele açısından çok değerli bir katkı.” 
— NOAM CHOMSKY 

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü“Kitap, sürdürülebilir bir geleceğe doğru kuyumcu hassasiyetiyle bir yol açıyor. Gezegenimiz adına eylem önerileri ve ümitle dolu, gerçekten tutkuyla, etraflıca araştırılmış, yalnızca aktivistler değil, insanlığın yeryüzündeki geleceğini azıcık da olsa önemseyen herkes muhakkak okumalı.“ 
— EMMA THOMPSON</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90218</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d953fe43-2bd7-4845-b02e-7a030a2caaf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Duanın Ruhu</image:title>
            <image:caption>Müslüman bir ailede dünyaya geldiği için, zahmetsizce Müslüman olmuş bizim gibi biri değil, tam aksine koyu dindar bir Hıristiyan ortamında bulunduğu hâlde, İslâm’ı bin bir emek ve çabayla arayıp bulmuş bir hanımefendiydi Prof. Dr. Eva de Vitray-Meyerovitch. İslâm’ın Güleryüzü kitabında hidayete eriş serüvenini genişçe anlatır. 

Mevlâna’nın kitapları sayesinde Müslüman olan ve şimdi Konya’da, çok sevdiği Mevlâna’sına yakın Üçler Mezarlığı’nda bulunan o hanımefendi, Duanın Ruhu kitabında İslâm’ın eşsiz güzelliğini dillendiriyor. 

Arayarak ve araştırarak bulduğu İslâm’ın, Allah’ın insanlığa nasıl paha biçilmez bir nimeti ve çok değerli bir armağanı olduğunu gözler önüne seriyor. Gerçek huzura ve mutluluğa da, ancak, gündelik hayatımızda bu dini hakkıyla yaşarsak erişebileceğimize dikkat çekiyor.
İslâm’daki ibadetlerin, namazın, orucun, haccın ve zekâtın, insanı nasıl insanüstü bir hâle getirdiğini, insanı nasıl melekleştirdiğini ve insanı nasıl güzelliklerle donattığını en ikna edici bir dille izah ediyor. 

Tek ve gerçek sevgilinin Allah olduğunu hücrelerine kadar duyup, hissetmiş ve yaşamış, evliya mertebesindeki bu hanımefendi, okuruna, o eşsiz Sevgili’ye ulaşabilmenin ve O’nunla buluşabilmenin yollarını gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90219</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3127ba8-f390-40bd-9f9c-98de759cab56.jpg</image:loc>
            <image:title>Porselen Bir Mevzu</image:title>
            <image:caption>“Biz kendimize bu çırpınma anlarında rastladık. Biz kendimize başkalarına sahiciliğimizi ispat etmeye çalışırken alıştık. Biz kendimizi başkalarına göstermeye çalışırken kendimize inanmayı öğrendik. Biz görüntülerle haşır neşir bir nesle hayallerimizi sevdirmek istiyoruz. Biz kendimizi sevdik. Biz kendimize inandık. Biz kendi kendimize anlatıyorduk. Kim? Kimdi o? Bizi kâğıtlara geçiren kimdi?” Birbirlerinin sesi olan üç kadın. Onların adları Zümrüt. Zümrütler. Birbirlerinin içinden doğdular. Aşkla okudular, mağrur bir edayla yazdılar… En çok da sorular sordular. Gökçe Bilgin, masalların, Anadolu efsanelerinin anlatım dilinden damıttığı kendi özgün üslubunu yaratıyor. Porselen Bir Mevzu, özenli kurgusu, katman katman açılan hikâyesiyle, edebiyata ve yazma deneyimine dair yöneldiği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90220</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea7586fd-6512-4ab1-b2bc-66f1350c1a44.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralı Erkeklikler</image:title>
            <image:caption>12 Mart askerî darbesini konu edinen romanlar Türkiye tarihinin karanlık bir dönemine tanıklık eder. Estetiğe odaklanmayı zorlaştıran toplumsal, siyasi ve tarihsel gerilimlerin etkisindeki 1970’li yıllarda yazılan bu romanlarda ilk göze çarpan katman, devrimci muhalefet ve karşı karşıya geldiği milliyetçi muhafazakâr tepki olsa da, aslında Soğuk Savaş ikliminde farklılaşan fikir ve eylemler aracılığıyla bütün bir Türkiye toplumu, iktidar meselesine ilişkin bir sorgulama için sahneye çıkarılır. Erkeklik, 12 Mart romanlarında çarpıcı bir meseledir ve ordunun siyasete müdahalesinden daha geniş bir travmayı görünür kılar. 12 Mart romanları, erkeklik kavrayışları içerisindeki özcülük meselesini ve erkeklerin güçsüzleşme korkularını ele alır. Erkek yazarların da erkekliğe eleştirel bakabildiğini görürüz ve bu Türkçe edebiyatta pek sık karşılaştığımız bir durum değildir. Çimen Günay-Erkol, Yaralı Erkeklikler’de güce tapılan bir atmosferde, istikrarlı bir erkeklik arayan ama bunun ne demek olduğunu göremeyen erkeklerle dolu 12 Mart romanlarını erkek kimliklerine getirilen yeni ve güçlü bir eleştiriyle ele alıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90221</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/003cb649-99c6-4519-8773-1a896af2ac3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Telkin</image:title>
            <image:caption>Akta kara, karada ak mutlaka vardır. 
“Şüphe kurdunu bilir misiniz Savcı`m?” 
“Şüphe kurdu!” 
“Evet, şüphe kurdu insanı aşırı tedirgin eden, içini kemiren kuşkudur. İnsanın aklına bir kez düşmeye görsün, şüphe ortadan kalkana ya da kişi ölene kadar o kurt beynini yer bitirir. Bir süre sonra paranoyak bir korkak olursun istesen de istemesen de; ya ölmeliydim ya da şüpheyi ortadan kaldırmalıydım.” 
&quot;Artık kaybedecek hiçbir şeyim olmadığını düşünerek ne pahasına olursa olsun Angora’yı ortadan kaldırmam gerektiğine karar verdim. Kısa bir araştırmadan sonra yaşadığı yeri buldum. Gözüm kararmıştı, bu yüzden çok fazla plan yapma gereği duymadım. Eve girecek, Angora’ya neden diye soracak ve sonra da öldürecektim. Onca çaba ve fedakârlığın, hiç yoktan yere harcanan gencecik silah arkadaşlarımın ve benden çalındığını düşündüğüm hayatımın bedelini ödetecektim. Onu öldürdükten sonra ölsem de, ele geçsem de bir önemi yoktu&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90222</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61394a16-80ff-4c93-97df-f86173c901e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür ve Emperyalizm</image:title>
            <image:caption>Kültür ve Emperyalizm, Edward W. Said’in Şarkiyatçılık’la başladığı tasarının bir parçası: Bir yandan kültürün, Batı “yüksek kültürü”nün emperyalizmle ilişkisini sorguluyor, bu ilişkiyi ortaya çıkarmaya çalışıyor; bir yandan da maruz kalanların, sömürgeleştirilenlerin emperyalizme düşünsel ve edebi direnişlerini inceliyor. 
 
Kitaptaki incelemeler Batı romanı ve müziğine; Joseph Conrad, Jane Austen, Charles Dickens, Rudyard Kipling, Albert Camus, André Gide gibi yazarların yanı sıra Verdi’nin Aida’sına yoğunlaşıyor. Ele alınan yapıtların emperyalizme (varsa) neler borçlu olduğunu, içinde yer aldıkları emperyal dünyayı, sömürgeleri, sömüren ile sömürülen arasındaki ilişkileri ne ölçüde ve nasıl yansıttıklarını, yansıtmadıkları takdirde neleri görmezden geldiklerini gösteriyor, romanı (ve sanatı) “dünya”ya bağlayan hatları vurguluyor. Bunu yaparken de yapıtların estetik değerini küçültmemeye özellikle özen gösteriyor. 
 
Öte yandan İngiliz ve Fransız emperyalizmine maruz kalmış eski sömürgelerde gelişen kurtuluş ve bağımsızlık mücadelelerine eşlik etmiş antiemperyalist düşüncelerin, kuramsal ve edebi tepkilerin içeriklerini araştırıyor ve ulusçuluk, yerlicilik gibi ideolojilerin zaaflarını ve sömürgelikten çıkmış ülkelerdeki “iktidar patolojileri”nin sonuçlarını ele alıyor. Said, her iki dünyaya mensup ama ikisine de tam ait olmayan biri olarak, bir yanda tahakkümün öbür yanda “içine kapanma”nın alternatifi üstüne düşünüyor. 
 
Karşılaştırmalı edebiyatın yanı sıra emperyalizm, dünya siyaseti ve kimlik politikalarına kafa yoranlar için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90223</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e0a7a93-4ee3-42b2-97c7-4e631fbcb7bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Baskı Karşıtı Sosyal Çalışma</image:title>
            <image:caption>Bugün, dünyanın her yerinden, daha iyi yarınlara ulaşabilme umuduyla bir araya gelen insanların temel kaygısı, baskıların ortadan kaldırılabilmesini ve herkesin kendini ifade etme hakkına kavuşabilmesini mümkün kılabilmektir. İnsanların özgürlük ve güçlenmeye ilişkin taleplerinin yanı sıra farklı nüfus grupları arasında daha eşitlikçi sosyal ilişkiler yaratılmasına ilişkin istekler, ulus devletin baskın yurttaşlık ve katılım tanımları ile yine ulus devletin bir parçası olan refah ve sivil toplum tanımlarına da meydan okumaktadır. Bu meydan okumanın, içinde sosyal çalışmanın da bulunduğu bakım odaklı mesleklerin hem kuramsal temelleri hem de uygulamaları üzerinde büyük etkileri olmuştur. 
 
Bu kitap, uygulayıcıların, yaşam deneyimleri baskıcı güç ilişkileri tarafından şekillenmiş müracaatçılara daha uygun hizmetler sunabilmelerine yardımcı olmayı hedeflemektedir. Kitabın odak noktası, yaşamlarının her günü karşılarına çıkan ve onları kendi yaratıcı potansiyellerinin farkında olmaktan mahrum bırakan çeşitli dezavantajlı koşullarla mücadele edenlerdir. Kitap, sınıf, ırk, toplumsal cinsiyet, yaş, engellilik ya da cinsel yönelim gibi her biri farklı toplumsal bölünmelere karşılık gelen ve birbiri üzerine eklenerek farklı sonuçlar doğuran baskı biçimlerine ilişkin eklektik bir yaklaşımın ötesine geçmeyi amaçlamakta, sosyal çalışmacılardan baskı altında olmanın gerçekliğin yalnızca bir kısmı olduğunu ve hem kendilerinin hem de müracaatçılarının baskı yaratan ilişkilerden azade olmadıklarını anlamalarını talep etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90224</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66b54c59-a4a7-4efa-a9a6-f0307e1cb9f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Eskilerin Şöleni - Hayalet Müzik 2</image:title>
            <image:caption>“Lidya Kralı Gyges’i düşünürken Albinoni dinleyen tarihçi; Frigya’da Ana Tanrıça Kybele için müzikli ve kanlı ayinler düzenleyen rahipler; Hattuşa’yı saran laneti nasıl ortadan kaldıracağına kafa yorarken ritüel rahibelerinin ilahileriyle kendinden geçen Hitit Kralı Murşili; Yunan mitolojisindeki Sirenleri, Türklerin Tanrıçası Umay’ı ve geçmişin nice efsanesini peşinde sürükleyen müzisyen; İthaka’daki kurban töreninin anılarını hep içinde taşıyan anne; evinin penceresinden Foça’daki Siren Kayalıkları’nı seyreden kadın; Antik Çağ saraylarında şarkılar eşliğinde efsaneler anlatan ozan; Sefarad Yahudilerinin sürgünü ve Osmanlı zamanında geçen hikâyeler bulacaksınız Hayalet Müzik 2: Eskilerin Şöleni’nde.
Her insanın karanlık bir tarafı bulunur. Kiminde yoğundur bu karanlık, kiminde ise belli belirsiz… İşte bu kitap, insanın içindeki karanlığa ayna tutarken müziğin ritmini de kulak arkası etmeyen öykülerden oluşuyor. Zira korku ve karanlık da tıpkı müzik gibi insanlık tarihiyle yaşıt.”
Artemis Yayınları’ndan çıkan, korku ile fantazya edebiyatının Türkiye’deki önemli isimlerini yazar kadrosunda barındıran Hayalet Müzik antolojisinde müzik temalı karanlık öyküler yer alıyordu. Aynı serinin ikinci derlemesi olan Hayalet Müzik 2: Eskilerin Şöleni ise tarihi kurguyu müzikle ve insanın içindeki karanlıkla birleştiriyor. Her biri kendi alanında önemli eserlere imza atan on yazardan on farklı karanlık, ürpertici ve melodik hikâyeyi okurken tekinsiz bir yolculuğa çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90225</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2918297d-0cf1-46c9-a13a-1155f1022495.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplu Şiirler</image:title>
            <image:caption>şiir kitabımı, aslında kendisi de gizli bir şair olan kardeşim Naci Tekin’e adıyorum. 
Naci, kısa şiirleri çok iyi yazan bir şairdir. Aşağıda onun kısa bir şiirine yer vermek istiyorum.” -Bülent Tekin- 
Külleri rüzgârda savrulan 
Yanık sevdalarız. 
Nerede toprağa düşsek Orada çiçek açarız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90226</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4133849-dada-443d-9e72-7271c3cd7a74.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirin Aslında Güllük Gülistan - Hindistan - Dünyayı Geziyorum 2</image:title>
            <image:caption>&quot;Daha önce dünyanın hiçbir yerinde karşılaşmadığımız görüntüler çıktı karşımıza. Eski şiltelerin üzerinde, kaldırımlarda horul horul uyuyan fakir insanlar vardı. Onlara hayretle bakıp çarşının içine girince bir anda gözlerimiz yaşardı. Baharat kokusu burnumuza yumruk attı sanki.&quot; 

Şirin ve arkadaişarı Hindistan&apos;da fare tapınağı, Ganj Nehri, Tac Mahal gibi yerleri gezerken başlarına yeni dertler açıyor.  

Haydi, sen de Şirin&apos;le Hindistan gezisine katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90227</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b7f79b7-4145-4f70-afea-fc23a94438c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirin Terrakotta Adrenalin - Çin - Dünyayı Geziyorum 2</image:title>
            <image:caption>&quot;Daha önce gittiğim hiç bir ülkede, uzaya geldim hissine kapılmamıştım. Dükkânlar, sokaklar, harfler, hatta insanlar bile farklı. Herkes bize bakıyor. Çünkü sanırım onlar da bizim farklı olduğumuzu düşünüyor.&quot; Şirin ve arkadaşları, Çin&apos;de bambaşka bir kültürle karşılaşıyor. Çubuklarla yemek yemeye çalışıp panpalarla oyunlar oynuyor, yine birbirinden ilginç maceralar yaşıyorlar.  

Haydi, sen de Şirin&apos;le Çin gezisine katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90228</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/221b7ea6-5a5e-4ab3-a8f0-d458fde16201.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirin Mumyalar ve Sır - Mısır - Dünyayı Geziyorum 2</image:title>
            <image:caption>&quot;Gittiğimiz yeri araştırmıştım ama yine de insan yaşamadan durumu tam olarak anlayamıyormuş. Geldiğimiz ülke sınıftaki kürede dünyanın göbekli kısmına çok yakındı. Oraya yaklaştıkça durumun bu kadar değişeceğini hayal etmemiştim.&quot;
Şirin ve arkadaşları Mısır&apos;da piramitler, mumyalar, müzeler sayesinde adeta antik çağlara yolculuk yapıyor. Türlü türlü maceralar ise yine peşlerini bırakmıyor.

Haydi, sen de Şirin&apos;le birlikte Mısır gezisine katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90229</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc1ac0e3-f720-4f85-b521-b2309db87297.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirin Didişiriz Şakacıktan - Yunanistan - Dünyayı Geziyorum 2</image:title>
            <image:caption>&quot;Listem garson konuştukça uzadı. Pırasaya pıraso diyorlar, fasulyeye fasolya diyerek güzel Türkçemizi bozuyorlardı. Bu işe el atmanın zamanı gelmişti. İşte dedim kendi kendime, belki benim karşımda Atatürk gibi kurtarılacak bir ülke yok ama korunması gereken bir kültür var. Bundan sonra kültürümüzü korumaya karar verdim. Bu kararımdan da Lokum’dan başka kimseye bahsetmedim.&quot;

Komşu ülke Yunanistan&apos;ı gezerken ne kadar çok ortak yönümüz olduğunu fark edince Şirin ve arkadaşlarının birazcık kafası karışıyor. Türk kültürünü korumaya karar veren ekip, öğrendikleri yeni bilgiler karşısında epey şaşırıyorlar. 

Haydi, sen de Şirin&apos;le Yunanistan gezisine katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90230</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/452d4ba8-b62a-437c-98c8-30a13c4aeb6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizlenen Derin Devlet Raporu</image:title>
            <image:caption>Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş’ın hazırlayıp dönemin başbakanı Mesut Yılmaz’a sunduğu “Susurluk Raporu” ve eklerini, dosyanın eksiksiz haliyle yayımlıyoruz. 
3 Kasım 1996’da Susurluk’ta gerçekleşen, büyük sarsıntılara neden olan ve etkileri halen süren bir trafik kazasının ardındaki kirli ilişkiler ağını aydınlatmak için yıllardır örgütlü çaba içinde bulunan, bu çabaları nedeniyle FETÖ kumpaslarında hedef seçilmiş Av. Nusret Senem’in yıllar sonra ulaştığı rapor, karanlığa tutulan güçlü bir ışık işlevi görüyor. 
 
Rapor, siyaset, yeraltı dünyası, kamu kuruluşları üçgeninde gelişen ve faili meçhul cinayetlerden uyuşturucu ticaretine, devlet adına hareket eden çetelerden bölücü teröre, dış ülkelerde tezgâhlanan darbelerden günümüze kadar uzanan FETÖ izlerine, silah ticaretinden kumarhane dünyasına açılan karanlık yelpazeyi gözler önüne seriyor. 
 
Kutlu Savaş’ın raporu incelendiğinde, 
Fethullah Gülen, Mehmet Eymür, Meral Akşener, Mahmut Yıldırım (Yeşil), Abdullah Çatlı, Cem Ersever, Ömer Lütfi Topal, Mehmet Ali Yaprak, Savaş Buldan, Özer Çiller, Haluk Kırcı, Ali Fuat Yılmazer, İbrahim Babat, Abdülkadir Aygan  gibi isimlerin başrolde olduğu bir oyunun sahnelenme sürecinin, yalnızca 25 yıl önceki Türkiye’yi değil, günümüzü ve yarınlarımızı da ilgilendirdiği açıkça görülüyor. 
Yayımladığımız rapor, bir devlet yetkilisinin, öncesi ve sonrasıyla Susurluk olayına ilişkin devlete sunduğu bir röntgen filmi niteliğindedir. 
 
“Devletin Güvenlik Teşkilatları olayları, irtibatları bilmekte, TCK’na göre suç teşkil eden fiilleri tespit etmekte ve susmaktadır. Susurluk olayı işte budur. Her şeyden haberdar olan MİT’e, 150 bin kişilik ve asayişten sorumlu polise rağmen, etrafına 15-20 kişi toplamış kabadayılara yaptıklarının hesabını sormak mümkün olmamıştır. Kurumlar kendilerini inkâr ederek, sonunda bir kamyona çarpmışlardır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90231</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf59ae45-f005-4043-8fc5-2d24f12de26e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Seni Seviyorum Deme Evlen Benimle</image:title>
            <image:caption>Tuzlu kahve gerçek aşkın sıvı halidir...
Hayatta birçok kez haksızlığa uğrarız. 
Lakin öldüreceğini sandığımız hiçbir acıda yılmayız...
Herkesin bir hikâyesi vardı.
Kimi dile getirmedi acıyan yanlarını.
Oturup kâğıda döktü acılarını.
Kimi yalnızca sustu, içine ata ata doldu taştı...
Yine de tek kelime edemedi.
Hayat kimine sevebileceği nice kalpler sundu, kimse sevemedi.
Elbet benim de dile getiremediğim acılarım var. 
Anlatmak istesem anlatılmaz...
Zaten bazı acılar dile getirilemez.
Getirilmek istense de kelimeler yetmez...
Dilinden, “Seni seviyorum,” sözü eksik olmayan insanlar
zaten sevemez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90232</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1faa515-ec15-4b57-a25d-984ed5458af7.jpg</image:loc>
            <image:title>No :26 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sen bırak tutunmayı, dünya bizi sarmalar. 
Kendimi yaşamaya değer görmediğim her şey  
benim bu hayattaki esaretimdir. 
Mine çocukluk döneminde babasından şiddet görmüş, annesi tarafından terk edilmiş ve sonrasında yurtta büyütülmüştür. Geçmiş travmalarının ve acılarının üzerine kendisine kurduğu yeni hayatında internetten Yeşil Küpeli Kız takma ismiyle magazin haberleri yaparak milyonlarca takipçiye ulaşmıştır. Mine&apos;nin şimdiki haber hedefi ise hızla yayılan müzik videosuyla bir gecede şöhrete kavuşan, genç kızların yeni sevgilisi Efe Duran&apos;dır...  
Mine ve Efe’yi aynı çatı altında bir araya getiren No. 26, ikisi için de geri dönüşü olmayan bir değişimin başlangıcı olacaktır. 
Bize hiçbir şeyi yaşamayı hak görmeyen herkese  
bir çiçeğin bataklıktan da doğabileceğini göstereceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90233</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4d45250-5fd0-4099-8652-d7c470bb1dc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bit Yeniği Kadar Hülyalar</image:title>
            <image:caption>Belki bana da derler ağız dolusu 
Eprimiş bir yalnızlığı büyüttüğümden 
Umde edinip gölgeli haykırışlarını 
Divane diye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90234</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/758be7fe-45fb-4e0e-b7db-808d2011f720.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanal Aşkın Gerçek Acısı</image:title>
            <image:caption>“Hangi dizinin reklam arasında ölmüştü insanlığımız, 
Hangi kirli senaryonun kurbanı olmuştu sevdalarımız, 
Hangi pervasız yarışma programında kaybetmiştik ahlakı-mızı, 
Hangi çatışma dizisinde vurulup gitti gençliğimiz, 
Hangi kış mevsiminde bıraktık yemyeşil umutları, 
Ve 
Hangi menfur cinayete kurban gitti ömrümüz?” 
Mavi Mühür adlı şiir kitabıyla edebiyat dünyasına adım atan Erkan Ünlü, Leyla’dan sonra ikinci romanıyla da hayatın içinden hikâyeleri çarpıcı bir biçimde anlatmaya devam ediyor. Sanal ve gerçek dünyanın birbirine karıştığı bugünlerde duyguların aslında hiçbir zaman sanallaşmayacağını Barış’ın dilinden okuyacağız. 
“Koca bir yalanın içinde yaşamaya alışmıştık. Kısacası böylesine bir kirlenmişliğin içerisindeydik! İşte tüm hikâye tam da bu noktada başlıyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90235</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50f831b8-966a-4563-829f-b7e411c995bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Sandman 11: Sonsuz Geceler</image:title>
            <image:caption>Bram Stoker En İyi Resimli Anlatı Ödülü 
 
Locus En İyi Resimli Kitap Ödülü 
 
Will Eisner Çizgi Roman Endüstrisi En İyi Öykü Derlemesi Ödülü 
 
Will Eisner Çizgi Roman Endüstrisi En İyi Kısa Öykü Ödülü (Ölüm) 
 
SONSUZ GECELER, hem SANDMAN hayranları için muazzam bir devam cildi hem de seriye yeni başlayacaklar için ideal bir öykü kitabı. Sonsuzlardan her biri için akıldan çıkmayan, acıklı ve eğlenceli, erotik ve kâbus gibi yedi öykü tuhaf sırları ve şaşırtıcı gerçekleri ortaya seriyor. Yedi öyküyü çizgi roman dünyasının yedi büyük çizeri resmediyor. SONSUZ GECELER aynı zamanda New York Times çoksatanlar listesine giren ilk çizgi roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90237</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34f83026-4b94-47f6-93f0-ac7eaf1ef493.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Nesil Eleştirmeninin Kitabı - Mehmed Ziver Bey Mütalaat-ı Edebiyye</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1. Bölüm 
Ara Nesil’e Bir Bakış 
2.  Bölüm 
Mehmed Ziver Bey’in Hayatı Ve Mütalaat-I Edebiyye’ye Dair 
3.  Bölüm 
Mütalaat-I Edebiyye 
4. Bölüm 
Müalaat-I Edebiyye: Bir Dönemin Aynası 
5. Bölüm 
Sözlük</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90238</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99c441cc-125b-4ab4-b079-fc45161d363b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatırlıyor Musun?</image:title>
            <image:caption>Elli sekiz yıldır Türkiye’de yaşayan Ayşe Reisoğlu, geçmiş yıllarla ilgili hatıralarını, evliliğini, ilerleyen yıllarda profesör olan eşinin akademik hayatını, Türkiye’deki yaşamı, kültürü artık Türkleşmiş bir Alman’ın gözünden anlatıyor. Kısacası bu kitap mutlu bir Türk-Alman evliliğinin hikayesi, Almanya ve Türkiye’nin bir kadın gözünden yakın tarihi…
Arkadaş grubumuzdakilerin hepsi Alman değildi, yurt dışından Almanca öğrenmek için gelenler de vardı. Hatta yeni gelen birinden bahsediyorlardı. Kendisi Türk’müş. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde asistanmış, ayrıca doktorasını bile yapmış! Enstitü’de ilk Türk! Acaba nasıl biriydi?
Onu gözümün önünde canlandırmaya çalıştım: siyah saçlı, kara gözlü, biraz kısa boylu ve kesinlikle bıyıklı. Acaba elinde kılıç, kafasında fes de var mıydı? Hadi kızım sen de, abartıyorsun! Ama muhakkak bolca Türk kahvesi içerdi, orası kesin. Evli miydi acaba, Müslümanların dört eş hakkı yok muydu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90239</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d532118-ca04-498e-9e04-1abb2f20fa7b.jpg</image:loc>
            <image:title>San Francisco Kafası</image:title>
            <image:caption>İrem ve Burcu, 2000 senesinde ceplerinde topu topu 300 dolar ile dünyanın öbür ucunda bir şehre gitmeye karar verdiler. Ne kalacak yerleri, ne de tanıdıkları vardı; iki kişilik bir yalnızlıkla yola çıkmışlardı. Kente vardıklarında, masmavi gökyüzüne uzanmak için yarışa girmiş ihtişamlı gökdelenler onları karşıladı. Her yaştan, her ırktan, her tipten ve her tuhaflıktan insana kapılarını açmıştı San Francisco. Takım elbisesinin altında pembe topuklu ayakkabılarıyla yürüyen amca mı, vücudunda dövdürecek yer kalmayınca, yüzüne dövme yaptıran genç kız mı, çıplak bedenine file bir elbise geçirmiş gezen abi mi? Ne ararsanız vardı rengârenk sokaklarında. Ancak hayallerini gerçekleştirmek için geldikleri bu çılgın şehir öyle herkesi hemen kucaklamıyordu. Direnmek, çalışmak ve bazen de San Francisco’yu kafaya almak lazımdı! “Kaybedecek neyimiz vardı? Kolay olmayacağını ikimiz de biliyorduk ama ne kadar zor olacağını yaşadıkça görecektik.” Birçok film ve dizide yer almış ve son dönemde Çukur dizisinde oynayan ve büyük beğeni toplayan oyuncu İrem Altuğ’dan, cesur ve çarpıcı bir roman: San Francisco Kafası. Altuğ, kendi deneyimlerinden yola çıkarak yazdığı romanda, sokaklarda fal bakmaktan mezarlık mesaisinde garsonluk yapmaya uzanan ve büyük mücadeleler sonucunda oyunculuğa giden bu serüvende, Amerika’nın acımasız düzenini gözler önüne sermekten çekinmiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90240</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77de9f80-9712-4c5e-8252-53b3dbb8ebd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Macera - Hayretix Çöllerde</image:title>
            <image:caption>Merhaba Arkadaşlar, 
Ben Hayretix. Sizinle çöllerde öyle süper bir maceraya atılacağız ki! Hayretten hayrete sürükleneceksiniz. 
 
Biliyor musunuz? 
Çöller içinde “buz gibi” soğuk olanlar da var. Hele de, bir tanesi var ki! Uzaydan bakıldığında, bu gizemli çölde çok acayip yapılar görülüyor. Ne olabilir sence? 
Öyle garip bir çöl canlısı var ki, hiç mi hiç acı hissetmiyor. Üzerine asit bile dökülse, “acımadı ki, acımadı ki!” diyor. 
Sadece kaktüslerin olduğunu zannettiğimiz çöllerde, tam 2 metre yükseklikte ve 8 metre genişlikte bir bitki yaşıyor. Bu bitki hem de 1500 yıl ömür sürebiliyor. 
Ölüm Vadisi’ndeki 300 kg’lık dev kayalar, kendi kendisine yerde kayarak ilerliyor. Sonunda bu gizemli olayın sırrı, NASA Jeologları tarafından çözüldü. 
 
İşte çöller, bunlar gibi birbirinden ilginç olaylar ve canlılarla dopdolu. Her geçen gün, yepyeni sırlarını fısıldıyorlar bizlere. Seslerini duyuyor musunuz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90241</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fd036fa-51a8-4a21-8d02-272b65715ceb.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Macera - Hayretix Okyanuslarda</image:title>
            <image:caption>Merhaba Arkadaşlar, 
Ben Hayretix. Sizinle öyle muhteşem bir maceraya atılacağız ki! Hayretler içerisinde kalacaksınız. 
 
Biliyor musunuz? 
Okyanuslarda boyu 10 metreye ulaşan, ağırlığı 4 tonu bulan dev bir canavar var. Gövdesi zırhla kaplı olan bu arkadaşımız, tek ısırışta köpek balığını ikiye ayırabiliyor. 
Bazı canlılar da, yutamayacakları kadar büyük besinleri yiyebiliyor. Nasıl mı? Mideleri ağızlarından çıkıp, avlarını sarıyor ve dışarıda sindirim yapıyor. Sonra da tekrar vücut içlerine çekiliyor. 
10.000 km2’lik dev buz katmanı altında, öfkeli bir volkanın uyuduğu tespit edildi. Bu volkanın kalp atışlarına göre, bizim buzul sürekli büyüyüp küçülüyor. 
Hele bir canlı var ki, deneylerde –272°C’de helyum içine atılmış, 92°C’de kimyasal maddeler içinde haftalarca kaynatılmış. Ancak ortam normal ısıya getirilip, 1 damlacık olsun su verildiğinde hiçbir şey olmamış gibi aynen yaşamaya başlamış. 
 
İşte okyanuslar, bunlar gibi birbirinden ilginç olaylara sahne oluyor. Her geçen gün, yepyeni sırlarını fısıldıyorlar bizlere. Seslerini duyuyor musunuz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90242</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75d55006-3ad5-466d-8663-989c1a7592b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçilmişler</image:title>
            <image:caption>Başka bir dünya daha vardı hayatımızın tam ortasında; karanlık ve bilinmeyenlerle dolu… 
Oda boştu, telaşla açık bırakılmış dış kapıdan bahçeye doğru koştu. Küçük kızı bahçe duvarının kenarında hareketsiz duruyordu. Bu kadarı fazlaydı, kızının yanına yaklaşıp omzundan hafifçe sarstı: 
“Gizem ne yapıyorsun gecenin bu vaktinde dışarıda?” 
Küçük kız aniden sıçradı. Tuhaf, donuk bir bakış vardı gözlerinde. “Sakın...” diye fısıldadı. “Onunla konuşurken bana dokunma.” 
Korkmuştu, neler oluyordu küçük kızına? “Neye üzüldün, hadi anlat annene?” diye sordu, korkuyla dolu bir ses tonuyla. 
“Benim annem değilsin. Taşıyıcımsın.” 
Beş yaşındaki Gizem de diğer benzerleri gibi aynı yanıtı vermişti. Gerçekte seçilmiş kristal çocuklardı onlar: Ve bir gün aniden ortadan yok oldular. 
1991 yılında ABD-Cape Canaveral Uzay Üssü’nde Mars’ta keşfedilen bir kratere “Sinop” isminin verilmesiyle başlayan sırlar yumağı önce Nevada’daki 51. Bölge’ye, oradan da Türkiye’ye kadar uzanıyor. Kaybolan kızının peşine düşen çaresiz annenin bir yazardan yardım istemesiyle gelişen olaylar, Türkiye’deki bambaşka bir sırrın ortaya çıkmasını sağlıyor. SEÇİLMİŞLER’i okurken soluksuz kalacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90243</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e13faf3-1821-4a57-921e-b6e6ac82bdfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz, Bizim Hikayemiz (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu bizim hikâyemiz. Yalnızca kralların, kraliçelerin, imparatorların, çarların, sultanların, diktatörlerin hikâyesi değil. Bizim hikâyemiz. İnsanlık tarihinin başından bu yana dünyadan geçmiş olan tüm erkeklerin, kadınların ve çocukların izi var bu kitapta. Hepimiz yüz elli bin yıl önce başlamış bu görkemli hikâyenin isimsiz kahramanlarıyız. 
Bu uzun tarih boyunca kötü dönemler, savaşlar, salgınlar, kıtlıklar yaşadık ve hâlâ yaşıyoruz. Uygarlıklar kurduk, uygarlıklar yıktık. Savaşı icat ettiğimiz gibi sanatı da icat ettik. Birbirimize düşman olduk, ama aşkı, arkadaşlığı, elbirliğini, dayanışmayı da yarattık. Doğayı ve kendimizi anlamaya çalışmaktan hiç vazgeçmedik. Ürettik, keşfettik ve dünyayı değiştirdik. 
Yvan Pommaux ile Christophe Ylla-Somers’in ortak çalışmasının ürünü olan, Fransa’da çocuk ve gençlik edebiyatı alanında verilen Sorcières Ödülü’nü kazanan Biz, Bizim Hikâyemiz işte insanlık tarihinin bu dönüm noktalarını anlatıyor bize. Her sayfası göz dolduran harikulade resimlemeleri farklı zaman dilimlerini, farklı coğrafyaları gözümüzde canlandırmamızı sağlıyor.  Bu rengârenk, kocaman kitap insanlık tarihinde büyüleyici bir yolculuğa çağırıyor bizi. Öyleyse kapağını açalım ve serüven başlasın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90244</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10b3178b-d91b-4b9b-be8d-0ee7daf5db3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Romanın Hatıra Defteri</image:title>
            <image:caption>Mehmed Uzun, ömrünün son dönemecinde onu hayata bağlayan ve tarihin görkemli atlarının dizginlenemez nal seslerinin ölümsüz yankılarını günümüze taşıyan Hawara Dîcleyê (Dicle&apos;nin Sesi) romanının yolculuğunu bir günlük formunda aktardığı Bir Romanın Hatıra Defteri&apos;nde, bir yapıtın ilmek ilmek işlenişini gözler önüne seriyor. Böylece, yalnızca tek bir esere ait kılavuz olmaktan çıkarak, yaratma kudreti ve sancısının yazarda neye tekabül ettiğinin izleğinin de tüm yönleriyle sürülebildiği çarpıcı bir anlatıya dönüşüyor.

&quot;Taraflı ve nesnel, tutkulu ve serinkanlı, öfkeli ve anlayışlı olma&quot;nın çetrefil dengesini tutturmaya çalışan Mehmed Uzun&apos;un yazar kimliğinin yanı sıra dünya vatandaşı olma çabasının bütünlüklü bir sonucu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90245</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1becac1f-d693-41ba-9de9-3044715735db.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitmeyen Savaş Troya (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Savaş, korkunç ve acıklı yanlarıyla, ama aynı zamanda da kahramanlık öyküleriyle, sanatçılara hep ilham vermiştir. Antik Çağ’ın en büyük destanlarından biri olan İlyada’nın da konusunu, birleşmiş Yunan kavimleri ile Troyalılar arasında on yıl boyunca süren kanlı savaş oluşturur. 
Bir türlü bitmek bilmeyen ve her iki tarafa da ölüm ve yıkım getiren bu savaş, MÖ 8. yüzyılda Homeros adındaki ozan tarafından öyle harikulade bir dille anlatılmıştır ki bunca zaman sonra bizler bu destansı şiiri hâlâ büyük bir merak ve heyecanla okuruz. Akhilleus’un kuvveti, Hektor’un yiğitliği karşısında hayranlık duyarız. 
Yvan Pommaux, savaşın dehşetini duyuran capcanlı resimlerle süslediği kitabında, bu büyük destanı özünü koruyup sadeleştirerek sunar genç okurlara. Troya yalnızca bir savaşın değil, tutkusu, gururu, öfkesi, korkuları ve cesaretiyle insanlığın öyküsüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90246</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db9f2da3-388b-4ced-92d5-44b86769ef30.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Meleğiyle Randevu</image:title>
            <image:caption>Kendisine yöneltilen &quot;Niçin yazıyorsunuz?&quot; sorusunu &quot;Niçin yaşıyorsunuz?&quot;la eşdeğer tutan, ölüm kapıya dayandığında tüm direngenliğiyle hep hayatı, geleceği, umudu, azmi konuşma, düşünme ve hayal etme kararı alan Mehmed Uzun&apos;un vasiyeti üzerine Muhsin Kızılkaya tarafından derlenen, vefatından önce kaleme aldığı denemelerinin ve söyleşilerinin derlemesi Ölüm Meleğiyle Randevu, okurları için bir son duraktan ziyade retrospektif bir önem arz ediyor.

Sözler, Renkler ve Sesler adlı üç ana başlıktan oluşan bu derleme, Uzun&apos;un ardında bıraktığı yapıtlara, coğrafyalara ve çağlara dair son saygı duruşu niteliği de taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90247</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/462e780c-c965-4e51-8324-ddff730ff7a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Küllerinden Doğan Dil ve Roman</image:title>
            <image:caption>Küllerinden Doğan Dil ve Roman, dünyayla kucaklaşan ve ömrünün büyük kısmını doğup büyüdüğü topraklardan sürgün edildiği İsveç&apos;te geçiren bir dengbêjin, Mehmed Uzun&apos;un Türkiye ve dünya basınında yer almış söyleşilerinden oluşuyor.

Hem kendinin hem de eserlerinin maruz bırakıldığı tüm yasaklara ve baskılara rağmen yaşamını modernist bir aydının sorumluluklarını yerine getirmek üzere küllerinden doğarak sürdüren Uzun, Modern Kürtçe Roman&apos;ın yaratıcılarından biri olmasının anahtarını okuruyla paylaşıyor. Edebiyat ve politika ekseninde verdiği demeçler evrensellik, çokdillilik ve çokkültürlülük hakkındaki her daim güncel ve sarih düşüncelerini açıklığa kavuştururken, Avrupa ve İskandinav coğrafyasına uzanan &quot;Mehmed Uzun imgesi&quot;nin Türkiyeli okurlar tarafından algılanışına da imkân kılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90248</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b72741f-6822-4316-a173-c44b3cf1d5be.jpg</image:loc>
            <image:title>Mirina Kaleki Rind</image:title>
            <image:caption>Du meriv. Du ronakbîrên kurd; ronakbîrê destpêka 1900&apos;î Kalo û ronakbîrê nûjen Serdar Azad. Jiyanên wan, hîs û serpêhatiyên wan, xewn û xeyalên wan, danûstandinên wan yên bi hev re û bi doralî re, dijwarî berberiyên wan... Romana Mehmed Uzun ya duwemîn, Mirina Kalekî Rind, li dor van kes, tişt û pirsiyaran tê pê. Ronakbîrê nûjen Serdar Azad pênûs di destan de, li ber masê rûdine û ronakbîrê kevnare Kalo bi bîr tîne; gundekî biçûk û kalemêrekî ecêb. Kalo kî ye? Ew ji kû ye? Ew çi vedişêre? Serdar Azad, li milekî, ji xwendevanên xwe re behsa kalê ecêb û sirtijî dike û li milekî din jî, ew bi kalo re dipeyive û jê re behsa xwe, hîsên xwe, bîranên xwe û zarokatiya xwe dike. Yanê, roman ne bi tenê li ser du kesan tê pê, herweha ew bi du şêwan jî tê hûnandin û vegotin. Mirov dikare Kalo wekî rûpelekî jibîrbûyî ji dîroka Kurdistanê bibîne, Serdar Azad û jiyan, hîs, daxwaz û bîranînên wî jî, wekî mirovekî kurd yê nûjen û jiyana wî... ji ber ku kes, bûyer û peywendiyên romanê herçend şexsî û taybetî bin, hewçend jî gelemper in.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90249</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4efeac2-b63e-44f1-be43-74690fbcd0a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dil Yaratmak</image:title>
            <image:caption>Evrenselleşen yapıtlarıyla, yalnızca bir dilin değil bir kültürün tarihsel mücadelesinin köşetaşlarından Mehmed Uzun&apos;un çeşitli zamanlarda yaptığı söyleşilerden ve verdiği demeçlerden oluşan Bir Dil Yaratmak, onun önce kendi halkına, ardından aynı coğrafyayı paylaştığı dünya halklarına açık çağrısıdır.

Mehmed Uzun bu röportajlarda, kültürün siyasal tahakkümün meşruiyet aracına dönüştüğü ve bu yöntemle kültürel zenginliği çoraklaştıran devlet politikalarının silikleştirdiği Kürtçe ve Kürt edebiyatına katkılarını mütevazı biçimde ortaya koyarken; kişisel yolculuğunu, kendi dilini aradığı bu ömürlük serüvende karşılaştığı badireleri, yılgınlığa kapılmasına engel olan motivasyon kaynaklarını açıkyüreklilikle paylaşıyor. Söyleşilerin yayınlandığı mecralar, tarihler ve buna göre farklılık gösterebilen söylemleri ise hem politik bir yakın tarih okumasına hem de buna mukabil basının değişen tutumunun gözlemlenmesine kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90250</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7161d5e-1936-46f4-bb49-1e9834cbca45.jpg</image:loc>
            <image:title>Binbir Oyunlu Odysseus (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bazı insanların hayran olunası bir cesareti vardır ama gereksiz risklerden kaçınmasını da iyi bilirler. Bu sayede hayatta kalır ve daha uzun süre kahraman olarak yaşayabilirler. 
İşte bu temkinli kahramanların en büyük örneği Odysseus’tur. Kafasının içinde binbir oyun dolaşan, gözü pek ve akıllı savaşçı... Odysseus’un Troya Savaşı’ndaki kahramanlıklarını ve savaştan sonra evine dönüş yolculuğunu Homeros çok uzun yıllar önce anlatmıştı bize, bugünse Yvan Pommaux bu büyük macerayı birbirinden güzel resimlerle görselleştirerek genç okurlara sunuyor. 
Troya Savaşı’nın ardından, İthaka kralının adasına geri dönebilmesi tam on yıl sürmüştü. Hikâye öyle heyecanlı ki bu on yıllık yolculukta Odysseus’un başına gelenleri, teker aşmak zorunda kaldığı sayısız engeli nefesimizi tutarak takip ediyoruz. Evine varmakla da rahata kavuşmuyor Odysseus, son bir hesaplaşma, son bir sınav onu bekliyor çünkü. 
Odysseia, ne macera ama!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90251</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5058efd2-a155-4e60-ab1f-4ce21cfc50dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Arzuhal</image:title>
            <image:caption>“İçinde mektup olan Mektubat’ı bir süre aradım, tahmin ettiğim gibi üst rafta duruyordu. Hemen tanıdım, tanımamak imkânsızdı, çocukluğumdan beri bu iki cildin kavuşma hikâyesi beni hep çok etkilemişti. İçeriği hakkında hiçbir şey bilmiyordum, ilgimi de çekmemişti. Ama Hâce’min her gün mutlaka bir parça okuduğu, özel zamanlarını ayırdığı kitaptı. Onları ayırmaya kıyamayıp her ikisini de raftan aldım, dayımın yatağının ucuna oturdum, kitabın sayfalarını biraz karıştırdıktan sonra sararmış zarfı buldum. Zarfın üzerinde, ‘Emanetime, Zühre’me’ yazıyordu.
Ellerim titriyor, akan gözyaşlarım zarfın üzerine damlıyordu. Sakinleşmeye çalıştıkça içimdeki yangın daha da alevleniyordu. Zarfı aldım öptüm, kokladım. Nadide bir emanetmiş gibi titizlikle açtım. İç içe katlanmış sayfalardan uzunca bir mektup yazıldığını anladım. Hem bedenen hem ruhen sakinleşmeyi bekledim, yavaşça katlanmış kâğıtları açıp okumaya başladım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90252</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/316f48e4-72ef-4077-932e-235df712c73f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötekiler - İntikam Ateşi</image:title>
            <image:caption>“İçinizdeki köstebek,
O bilgiyi verecek.
Asil beyaz komutan,
Yerin dibinden gelecek.
Ak ova inleyecek.
Çifte çemberin sahibine,
Üçüncü çember eklenecek.
Tılsım ateşlenecek.
Siyah siyah golanlar,
Simsiyah kesilecek.”

Kehanet göründüğü gibi olmadı! Yoksa kehaneti yanlış mı yorumlamışlardı?
Düşman siyah ya da beyaz golanlar değil miydi?
Ak Ova’da şeytani golanlara karşı zafer kazanılacak mı?
Reşha bu sefer tılsımı ateşleyebilecek mi?
Aşk, ihtiras, ihanet, kin, intikam, merhamet, savaş ve korkunun iç içe geçtiği soluksuz bir roman…
Hiçbir şey göründüğü gibi olmayabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90253</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03a7408d-e5f9-47be-a129-cb194300480a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Tozu</image:title>
            <image:caption>Mythopoeic Fantazi Ödülü 
 
Locus En İyi Fantastik Roman Ödülü Adayı 
 
İNANMAK ZORUNDASIN. AKSİ TAKDİRDE ASLA GERÇEKLEŞMEZ. 
 
Adını ötesindeki gizemli topraklardan kendilerini ayıran koca taş duvardan alan Duvar Köyü’nde hayat sakin bir şekilde ilerliyordu. Gel zaman git zaman, köyde yaşayan genç Tristran Thorn, kalbini güzel ve soğuk Victoria Forester’a kaptırdı. 
 
Tristran’ın Victoria’nın kalbini kazanmak için Duvar’ın ötesine düşen bir kayan yıldızı getirmesi gerekecekti. Yer yön bilmeden atılacağı büyülü ve tehlikeli âlemlerde bu yıldızın peşinde başkaları da vardı; cadılar, lordlar… ve tabii bir de yıldızın kendisi. 
Mizah, sihir, macera ve romantizmle harmanlanmış bir peri masalı olan Yıldız Tozu, yazarın cesur, zarif ve sınırsız hayal gücünü gösteren, zamansız bir eser. 
 
“Neil Gaiman hikâyelerle dolu bir hazine sandığı ve elini hangi işe atsa biz kârlı çıkıyoruz.” –Stephen King 
 
“Gaiman, zengin bir hayal gücüne ve büyük konuları ustalıkla anlatma yeteneğine sahip.” –Philip Pullman 
 
“Gaiman tarifi mümkün olmayanları tarif ediyor.” –Susanna Clarke 
 
“Bizi ayıran tüm sınırlara karşın her şeyin mümkün olduğu ve saf büyüden oluşan bir diyar var. Neil Gaiman da o diyara açılan kapının anahtarını boynunda taşıyor: Öykü diyarının.” –Elif Şafak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90254</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ceb0bb61-1036-43a9-a932-e8ab7f3009c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Tadında Aşk Var</image:title>
            <image:caption>Bir mutfakta sadece mis gibi kokular ve lezzetli yemekler yoktur. Savaş alanına dönüşme potansiyeli ve tezgâhında aşk mayası da vardır. 
 
Balım yaşadığı talihsiz olaylara rağmen, hayallerindeki restorana ve mutfağa kavuşmuş genç ve güzel bir kadındır. Kendi gibi inatçı ama bir o kadar da neşeli ve yakışıklı bir adam olan Kenan’dan aldığı teklifle birlikte öğrendikleri karşısında hayatı sarsılacaktır. 
Kenan, Balım’a aslında hiç de istemediği bir teklifi yaparken aynı zamanda nefsiyle savaşmak zorunda kalacağından hiç haberi yoktur. 
 
Birbirleriyle didişmekten konuşmaya fırsat bulamayan bu iki karakter aynı zamanda bir ekip olup yarışmaya hazırlanmak zorunda kalırsa o mutfakta neler yaşanabilir? Karşısında ondan uzak durmasına izin vermeyen çok yakışıklı ve karizmatik bir adam varken Balım aşktan ne kadar kaçabilir? 
 
Balım ve Kenan’ın düştükleri sorunun içine kalpler katılacak. Mutfakta yemekle birlikte tutkulu da bir aşk pişerken ortalık biraz dağılacak. 
Peki, kavgayla başlayan bir ilişki aşka dönüştüğünde sevgi ve tutku kaç ölçek olacak dersiniz? 
“Önlükler giyilsin, başlıklar takılsın ve aşk savaşı başlasın!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90255</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8815911-70bf-44ef-8311-efa6284c363b.jpg</image:loc>
            <image:title>Operadaki Hayalet</image:title>
            <image:caption>&quot;Yazılmış en güçlü gotik romanslardan biri.” –New York Times 
 
Gaston Leroux’nun birçok defa beyaz perdeye uyarlanan, müzikaliyle yıllardır izleyicilerin hafızasına kazınan, okurlara Frankenstein’ın canavarı ve Dracula gibi unutulmaz bir karakteri tanıtan Operadaki Hayalet gotik edebiyatın en önemli romanlarından biri. 
 
Paris Operası’nın karanlık koridorlarında bir hayaletin dolaştığı dedikodusu herkesin kulağındadır. Kimse bu hayaleti görmemiştir, sadece güzel ve yetenekli bir şarkıcı olan Christine Daaé duyabilmiştir sesini. Hayalet, onun Müzik Meleği, öğretmenidir. Ancak Christine’e âşık olan, eski dostu Chagny Vikontu ona yakınlaşmaya başlayınca Hayalet’in kıskançlığı da tehlikeli boyutlara ulaşır. 
 
Bir hayalet mi o? Yoksa hem gökyüzüne hem de yeryüzüne ait biri mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90256</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a0b0ad9-8b13-44dc-8ea7-6dfdab8c3a66.jpg</image:loc>
            <image:title>Katı Olmayan Şeyler</image:title>
            <image:caption>Yalnızca çocukların bildikleri bir lisan var. Yalın, sahici, ürkütücü bir lisan. Her şeyi olduğu gibi söyleyen, yamasız, süssüz, hatta çıplak. Sadece konuşmuyorlar üstelik onunla, bakıp görmeyi, dinleyip anlamayı da beceriyorlar. Bazısı büyür büyümez unutuyor bu lisanı, bazısı hiç çıkarmıyor aklından. 
 
Nilüfer Altunkaya, Katı Olmayan Şeyler kitabıyla yalnızca çocukların konuştuğu tertemiz bir lisan sunuyor bize. Olanı allayıp pullamadan, saf gerçekliğiyle gösteriyor okura. Kimi zaman arka sokağımızdan geçiyor, kimi zaman da uzak bir gelecekten sesleniyor bize. 
 
“Yaz geceleri insanın aklını başından alıyor. Yaz mevsiminin tenimde soluk alıp veren, her şeyi kuşatan, boşlukları dolduran bir gecesini daha yaşıyor olmak. Sadece bu. Görünmez olmak istiyorum. Zaten gölge gibiyim. Kendimin gölgesi. Tek bir kişi olmaya çalışan ruhumdaki kalabalığın gölgesi. İşte bütün bunlar çok zor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90257</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78873f1e-5d2e-4c30-bab5-5459f39ba8da.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınır</image:title>
            <image:caption>“Sana erişmek istiyorum, erişemiyorum. Sanki gözle görünmeyen kuvvetler tarafından şiddetle korunan bir sınırın birimiz bir, diğerimiz öteki tarafındayız. Sana erişmeye imkân bulamıyorum. Bana o kadar yakınsın, yan yanayız ve arada geçilmez bir çizgi var.” 
 

Evet, Ayla ile Osman arasında aşılması güç bir sınır var. Peki, ya aşk? Aşk her zorluğu, her imkânsızı yenemez, her sınırı aşamaz mı?  

Suat Derviş en önemli eserlerinden biri olan Sınır’da bu sorunun cevabını arıyor. Farklı sınıflardan, farklı hayatlardan iki gencin, İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde verdikleri bir arada kalma mücadelesini tüm ayrıntılarıyla anlatıyor. 

 
“Suat Derviş’in Romanlarında Kadınlar ve Yoksulluk” başlıklı bir tez de hazırlayan Çiğdem İlker, “Aşkın ve Savaş’ın Romanı: Sınır” başlıklı yazısıyla sizin için romanı derinlemesine inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90258</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77c6a30b-e06e-48d0-af3c-e2fc4a9ec5b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaylı Caniko Sevgiyi Öğreniyor</image:title>
            <image:caption>Çok uzaklarda, milyonlarca kilometre ötede, Luster denilen minik bir gezegen var. Öyle bildiğiniz gezegenlerden değil. Uzaylı Caniko gibi pek çok canlı yaşıyor orada. Tüm Lusterliler gibi Caniko da bir gün dünyaya gitmeyi hayal ediyordu. Ve bilin bakalım ne oldu? Sonunda gidebildi. Dünyadayken, sevginin çok farklı yollarla gösterilebileceğini öğrendi. Şemsiye paylaşarak, ağlayan kardeşini öperek veya basitçe bitki yetiştirerek Dünyalılar nasıl her yerde sevgiyi bulabiliyor, birlikte keşfedelim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90259</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c80d5379-f47e-4797-97f1-c2a518071b92.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Gezegeni (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İnfografik adı verilen hızlı ve sezgisel iletişim tekniği sayesinde Dünya’yı keşfetmek artık hem kolay hem de çok eğlenceli. Bu kitapta kavramları ve sayısal verileri şekillere çevirebilen infografik tablolar yardımıyla gezegenimiz hakkında merak ettiğiniz birçok bilgiyi kolay ve kalıcı bir şekilde öğrenebileceksiniz. Bu heyecan verici macerada hayvanlar aleminde süper kahraman olarak bilinen tardigrad Tardi size eşlik edecek. Tek yapmanız gereken merakınızı takip etmek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90260</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/776b63ec-b992-46da-b741-7e50aff8504b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgem ve Ben</image:title>
            <image:caption>Gölgem görünmekten çok korkuyordu. 
Attığım her adımda gizlenmek istiyordu. Ona yardım etmeye karar verdim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90261</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17f39bfb-a788-4751-8684-6e3f24bcfbfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Reçel Kavanozu</image:title>
            <image:caption>Şimdi gözlerinizi kapatın ve en sevdiğiniz kokuyu düşünün. O kokuyu hep yanınızda taşımak isteseniz onu nasıl toplar ve nerede saklardınız? Âsaf hayal dünyasını beş duyusu ile bütünleştiren bir çocuk ve bir gün en sevdiği kokuyu saklamak istemiş, kendince de bazı yöntemler bulmuş. Bu yöntemler ne mi? Haydi, sayfaları çevirip öğrenelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90262</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25324dfc-b47f-4a29-b6ff-23a40886e8c7.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Yaşam Felsefesi</image:title>
            <image:caption>“Buradaki konum tarihte var olduğu şekliyle iyi yaşam fikridir. Kitabın yarısı tarihsel araştırmalardan oluşmaktadır; daha sonra da “idealist” ve tam olarak “monoteist” iyi hayat varsayımlarını inceliyorum.” 
19. yüzyılın en etkin teologlarından biri olan Charles Gore, uzman olmayanlara da hitap eden bu derslerinde sadece Hıristiyanlığı değil, Zerdüştçülüğü, Budizmi ve diğer Doğu dinlerini, bunun yanında Batıdaki felsefi akımları inceler ve nihayetinde iyi yaşam felsefesini ortaya çıkarmaya çalışır.,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90263</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6ebd8c7-aa3c-4e70-b972-9dfa5ef2cc87.jpg</image:loc>
            <image:title>Hititler Bilinmeyen bir Dünya İmparatorluğu</image:title>
            <image:caption>Teknolojisi, kültürü ve hukuk sistemiyle hayranlık uyandıran görkemli Tunç Çağı imparatorluğu: Hititler. 
Birgit Brandau ve Hartmut Schickert, Anadolu’nun eski dünyasına bir kapı açarak, bu olağanüstü halkın dünyasına götürüyorlar bizi. Tıpkı Brandau’nun &quot;Troia: Bir Kent ve Mitleri&quot; adlı kitabında yaptığı gibi, arkeoloji biliminin en yani bulgularına ve uzmanların görüşlerine dayanarak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90264</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc0bc63a-c6a8-4250-aa33-4b2ce5edb128.jpg</image:loc>
            <image:title>The Adventures of Tom Sawyer Stage 1 Books</image:title>
            <image:caption>The Adventures of Tom Sawyer (1876) celebrates boyhood in a town on the Mississippi river. It is a story about a schoolboy named Tom Sawyer who loves the idea of having a life full of adventure. He often plays pranks on his friends and relatives in order to derive fun, which he thinks to be an essential spice of life. He has a couple of trustworthy friends, for instance, Huck and Joe, who entertain in their minds the same notion (as Tom does) that life is a total waste without thrill and excitement. This novel extensively details the adventures Tom and his friends have together. 
Binbir Çiçek, çocuklara ve gençlere yönelik dil yayıncılığında ülkemizin önde gelen markalarından biri. Her geçen gün daha da genişlettiğimiz ürün yelpazemize şimdi de dünya klasiklerinin seviyelendirilmiş okuma kitaplarını ekliyor ve dil eğitimine değer katıyoruz. 
Bu seride yer alan kitaplar hem içerikleri hem de içerdikleri kelime sayısı bakımından basitleştirilmiş ve okuyucunun ihtiyaçları doğrultusunda yeniden düzenlenmiştir. Temel amaç kelime bilgisinin geliştirilmesi, cümle yapısının sindirilmesi ve okuma becerilerinin ilerlemesini sağlamaktır. Tüm kitapların sonunda bir sözlük ve çeşitli aktivitelere de yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90265</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f5c25c5-36a2-45c4-b8f7-24d532aa19c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözüyle Kartal Avlayan Yazar Yaşar Kemal</image:title>
            <image:caption>Çukurova’nın verimli topraklarından çıkıp, memleketinin doğasını, kokusunu; kartalını, ölmez otunu; emekçi insanını ve o insanların zulme karşı verdiği mücadelenin haklı onurunu tüm dünyaya destansı bir dille anlatan bir “edebiyat mucizesi!”

Türk Edebiyatı’nın güçlü kalemi Zülfü Livaneli, gelmiş geçmiş en büyük ustasını, kırk dört yıllık dostunu, yoldaşını; “Yaşar Abi”sini anlatıyor.

Yaşar Kemal kendi edebiyat kuramını ilmek ilmek oluşturup doğduğu kentten başladığı yazın hayatında dünya insanına ulaşarak varıyor zirveye. Epopelerden, Anadolu efsanelerinden, mitoslardan, ağıtlardan aldığı ilhamını kusursuz betimlemeleri, insan psikolojisinin en derinine inen sezgisi ve gerçekçi kurgusuyla taçlandırıyor. Dramı değil trajediyi yaşatıyor zihinlerde. Homeros’un, Karacaoğlan’ın, Cervantes’in, Çehov’un, Dadaloğlu’nun açtığı yollardan gidiyor. Ve Anadolu dağlarında bir ateş yakıp tüm dünyayı aydınlatıyor.

“Yaşar Kemal’i düşündüğüm zaman aklımda deli deli türküler dolaşır” diyor Livaneli. Stockholm’ün karlı caddelerinde, Paris’in geniş meydanlarında ve İstanbul’un belki her sokağında söyledikleri türküleri yazıyor satırlarına. Ülkenin faili meçhullerle, terörle, sansürle kuşatıldığı en karanlık dönemlerde ve hatta sürgün yıllarında bile Yaşar Kemal’in umut dolu yüreği ayakta tutuyor çevresini.

Kalbi ve kalemi her zaman dostluktan, kardeşlikten, barıştan yana olan; Sait Faik’in “Türklerin en Kürdü, Kürtlerin en Türkü” dediği, “edebiyat mucizesi” Yaşar Kemal bir dost kalemiyle bir kez daha varıyor ebediyete.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90266</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3afead35-314c-41e3-b5e0-29b793d86c7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessizliğin Tarihi</image:title>
            <image:caption>Duy bu ince gürültüyü, akıyor; sessizlik bu. 
Dinle, hiçbir şey duyulmazken ne duyduğunu dinle 
 
Paul Valéry’nin bu tavsiyesine uyup dinleyebilir miyiz sessizliği yoksa yaşadığımız gürültü çağında unuttuk mu ne olduğunu? Bugünlerde birçoğumuz için sessizlik doldurulması gereken tekinsiz bir boşlukken, kimilerimiz de sessizliğin hikmetini yeniden öğrenmeye çalışıyor. 
 
Fransa’nın yaşayan en önemli tarihçilerinden biri kabul edilen Alain Corbin gürültünün mekândan uzaya her yeri işgal ettiği bu çağdan hareketle, sessizliğe eğitici bir değer atfedilen, konuşmanın nadide görüldüğü çağlara bakıyor. Sessizlik sesin yokluğu değil de meditasyonun bir koşulu olarak çıkıyor karşımıza, tefekkür ve derin düşünüş olarak; sözün tezahür ettiği içsel bir yer olarak... 
 
Sessizliği deneyimleme biçimlerinin, sessizlik arayışlarının muazzam çeşitliliğini ve geçirdikleri evrimi edebiyat ve düşünce metinlerine, resim ve sinemaya atıflarla irdeleyen Corbin sessizliğin tarihi üzerine bir ilk çalışma olarak gördüğü bu kitabında, insanın sessizlikle ilişkisinin yaşam için ne kadar kurucu olduğuna dair önemli ipuçları veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90267</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3d4b644-b6ba-4342-81b8-62c97191ce19.jpg</image:loc>
            <image:title>Buzdağımız Eriyor (10. Yıl Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyadaki birçok kuruluşta milyonlarca hayatı değiştirmiş bir klasik, işletme dünyasına dair sevilen bir fabl, şimdi gözden geçirilmiş ve güncellenmiş onuncu yıl baskısıyla. 
 
Buzdağımız Eriyor hızlı değişimin yarattığı stres ve belirsizlikler altında başarılı olabilmeyi anlatan sade ve basit bir hikâye. Harvard İşletme Okulu’ndan John Kotter’in ödüllü çalışmasına dayanarak yazılmış bu hikâye, hem size hem de iş arkadaşlarınıza zor zamanlarda başarılı olabilmeniz için yardım edebilir. 
 
Antarktika kıyısına yakın bir buzdağının üzerinde bir grup harika imparator penguen yıllardır yaptıkları gibi yaşamaya devam ederken, meraklı bir penguen, yurtlarının geleceğini tehdit eden, yıkıcı olma potansiyeli yüksek bir sorunla karşılaşır ve neredeyse hiç kimse onu dinlemez. 
 
Hikâyedeki karakterler -Fred, Alice, Louis, Buddy, Profesör ve NoNo- çalıştığınız kurumda tanıdığınız diğer insanlara hatta kendinize benziyor olabilir. Onlarınki, bir hayli çetin görünen engellerle başa çıkmak için geliştirdikleri zekice taktikleri barındıran, bir değişime karşı direniş ve kahramanlık eylemi masalı. Hepimiz yeni koşullara uyum sağlamak için mücadele ederken, penguenlerin bize sunduğu bu model çok ilham verici. 
 
Buzdağımız Eriyor, John Kotter’in her türden grupta değişim yaratabilecek sekiz adıma ilişkin öncü araştırmasına dayanmaktadır. Hikâyeyi bitirdikten sonra, ne kadar büyük veya küçük olursa olsun, kendi ekibinizi etkileyebilmek için kuvvetli bir çerçeveye sahip olacaksınız. 
 
Onuncu yıl baskısında bu zamansız hikâyenin metni korunmuş, yeni görseller, gözden geçirilmiş bir sonsöz ve son on yılda aldıkları geribildirim ve etkileşimler hakkında yazarlarla yapılan bir Soru-Cevap bölümü eklenmiştir. Bu klasik fablın zaten hayranı iseniz ya da onu ilk kez keşfediyorsanız bile, aydınlanmaya ve keyif almaya hazırlanın! 
 
Daha fazla rehberlik, kaynak ve fikir için: www.OurIcebergIsMelting.com</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90268</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abf6108c-337a-4a6f-b1f3-d5239012ffd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Pantolon</image:title>
            <image:caption>Siyah Pantolon hikayesi, Alişan Kapaklıkaya’nın bizzat yaşadığı ve milyonları derinden etkileyen duyguların başında gelmektedir.

Anadolu’nun kendi halinde bir köyünde, birçoğumuzun hayatında var olan, yoklukla mücadele eden bir ailenin dramatik öyküsü…
Zorluklar içinde büyümeye ve okumaya çalışan bir ailenin çocukları... Eve güçlükle alınan ve kardeşlerin sırayla giyebildiği bir pantolon... Ama gelin görün ki; o kardeşlerden biri, tam da siyah pantolonun sırası kendine geldiği gün cennete gidiyor.

Eğitimci-Yazar Alişan Kapaklıkaya, sizleri bu kez duygu yüklü bir yolculuğa davet ediyor. Çocuk yaşta vefat eden kardeşi Rafet’in ve Siyah Pantolon’un hikayesini okurken kendinizi sorgulayacak; tüm sevdikleriniz için hayatınızda, en çok da yüreğinizde kocaman bir yer açacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90270</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1204c57a-6a10-4401-b893-fc482a488b22.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş</image:title>
            <image:caption>Çetin eve dikkatlice bakmaya devam ederek konuştu: 
‘Aslına bakarsan hep böyle olmuyor mu? Yani hepimiz geçmişte kalan anılarımızı hep taze tutarak şimdi, şu anda hapsetmedik mi? Ya da oturduğumuz yerden geleceğe dair hayali yolculuklar yapmıyor muyuz?’ 
Elif kafasını kaldırmış, başlarının üstünden uçan kuşlara bakarak ‘Zaman makinesi…’ dedi. 
Çetin gülümseyerek cevapladı: 
‘Evet, zaman makinesi bence insanlık kadar eski…’” 
Ölümcül bir trafik kazası geçiren Elif, uzun zaman yoğun bakımda uyutulduktan sonra tekrar hayata 
gözlerini açar. Komada geçen günlerinde ailesinden başka Elif&apos;in iyileşmesini bekleyen ve daha önce hiç tanımadığı birisi daha vardır: Çetin. 
Elif ve Çetin&apos;in birbirlerine olan ilgisi zamanla tutkulu bir aşka dönüşürken okuyucuyu sürpriz bir son beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90271</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5e2b76e-860d-4bce-b4db-f86528b06a75.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiçliğe Sığmayan</image:title>
            <image:caption>İnsanın kendini bilmek istemesi hep ötelenen bir sorgulamadır. Bu durum, geçmişin duyumsanması ve analiz edilmesine de bariyer oluşturur. Yaşanmış olanı sorgulamak, zihni dedikodunun çöküşünden kurtarıp daha şeffaf bir bakışla yargılamak, doğru bir yaklaşım olacaktır. Duruluk, dinginlik ve içtenlik, insanın geleceğe yönelimini berraklaştırır. İnsanın kendinden kaçışı en büyük tuzaktır. Kendi varoluş dinamiklerini unutan, vazgeçen toplumlar içinde; adil, mutlu, hoşgörülü birliktelikler yaşamak oldukça zordur. Adil olamayan toplum görüşü, tarih sürecince yok olmaya mahkûmdur, bireylerin yaşadığı trajik sonu, kitleler de yaşayacaktır. İnsan, dünya ve evren ‘kozmos’unda varoluşu için kendi nesliyle barışık, yeni bir başlangıç yapmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90272</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50ef95fc-9bfe-451f-8506-d2ae59b79abb.jpg</image:loc>
            <image:title>Cebimdeki Zamansız Notlar</image:title>
            <image:caption>İnsan, bildiği şeyleri hatırlayabilirdi... Hatırlayamadıkları ise hiç bilmedikleriydi... Bundan dolayı hatırlayamadıklarını bilgi olarak kabul etmiyordu. Ancak bilmedikleri “şey” her zaman yok değildi. Mesela insan doğduğunu hatırlayamıyordu ancak bu onun hiç doğmadığı anlamına gelmiyordu… Eğer bir insana nasıl doğduğu anlatılmasaydı, o yeni tanrılar bulacaktı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90273</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5f58fb2-79d8-42d9-bdab-6f2b9378af37.jpg</image:loc>
            <image:title>Adı Olmayan Adam</image:title>
            <image:caption>Bu ne kadim bir ağaçmış ki bedeni kesilse de kökleri yok olmadı...
Tiyatro alanındaki akademik çalışmaları, makaleleri ve çeviri eserleriyle tanınan Fırat Güllü&apos;nün, 2018 Tudem Edebiyat Ödülleri&apos;nde dereceye giren romanı Adı Olmayan Adam, Türkiye&apos;de egemen kültüre mensup olmayan her türlü “azınlık” kültürünün Türkiyeli olma mücadelesini; İstanbul Ermeni toplumunun kültür hayatından sürgün edilmiş, suskunluğa itilmiş, adı olmayan insanlarından yalnızca biri olan oyun yazarı Arman Vartanyan&apos;ın yaşamından kesitler sunarak paylaşıyor.
Kitabını, hayat mücadelesinden asla vazgeçmeyip yarınlarını aydınlatmayı başaran dirayetli ruhlara ithaf eden yazar, İstanbul&apos;da mümtaz bir çevrede başlayıp Avrupa&apos;da zirve noktasına ulaşan, sanat ve kültürle örülü bir yaşamın tepetaklak oluşuna tanıklık ettirirken, iç içe geçen bireysel trajedilerin de izini sürüyor.

Edebiyatı tarih ve tiyatro ile buluşturarak çok katmanlı bir anlatıya imza atan Fırat Güllü; Oğuz Atay&apos;dan Arman Vartanyan&apos;a Halide Edib&apos;den Zabel Yesayan&apos;a kurduğu bağlarla, kanıksanmış bir suskunluğu bozuyor ve yüzleşilemeyen, tekerrür eden, yazgıya dönüşmüş bir tarihin perdesini aralıyor. Süregiden insafsız oyunu kendi yarattıkları oyunlar aracılığıyla tersyüz etmeye niyetlenen, var olma mücadelesi içindeki farklı karakterleri birer birer sahneye çıkarıyor.
Yaşamımı üç döneme ayırıyorum ben: Tıpkı bir tragedyanın bölümleri gibi prolog, zirve ve düşüşten ibaret. Üç aşamayı da henüz otuz yaşıma varmadan tamamladım ve tragedyam sona erdi. Peki, şimdi ne demeye yaşamaya devam ediyorum o zaman? Kolonos&apos;a sürgüne giden Oidipus&apos;la aynı değil mi kaderimiz?
Her şey bir karşılaşmayla başlar: Birbirini hiç tanımayan, farklı kuşaklardan ve kültürlerden gelen iki adam tesadüfen aynı uçakta yan yana koltuklarda seyahat etmek durumunda kalır. Kısa sürede aralarında güçlü bir diyalog başlayan ikiliden yaşlı olanı, içerisinde Türkçe ve Ermenice yazılmış kişisel notlarının bulunduğu eski bir defteri yolculuk boyunca okuması için genç adama uzatır. Okudukları, genç yolcunun üzerinde kendi hayatından da izler bulacağı derin bir tesir bırakacaktır.
Çokkültürlü bir yaşam anlayışını benimsemelerine rağmen çeşitli nedenlerle suskunluğa itilmiş, toplumun kültür hayatından sürgün edilmiş Türkiyeli bir topluluğun, diğer bir deyişle adı olmayan insanların bu ülkede var olma çabalarını, siyasi açmazlarını, ruh hâllerini ve dayatmacı tutumlara karşı geliştirdikleri tepkiyi ortaya koyan Fırat Güllü bu romanında, her fırsatta “sen buralı değilsin” dense de kendini daima “buralı” hissedenlerin tanıdık hikâyelerini paylaşıyor.
İstesek de istemesek de gidemiyorduk. Sadece devletlerin sınırları değil, yaşamın öncelikleri, kurduğumuz bağlar, hayallerimiz, anılarımız... Bir şeyler sırtımızdan yakalıyor, peşimizi bir türlü bırakmıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90274</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf8d10aa-070b-4d56-8ac3-ec412fa84183.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Tolstoy, Çocuklar İçin Hikâyeler adlı bu eserinde birbirinden güzel on üç kısa hikâyeye yer vermiş, çocuklarla bağını, kendisi de on üç çocuğa sahip bir baba olması dolayısıyla hiçbir zaman koparmamış, onların hayal dünyasına hitap ederek kişiliklerinin gelişmesine yardımcı olmak istemiştir.

Gerçekçi ve sarsıcı üslubuyla sadece çocukları değil, her yaştan okuru etkisi altına alan, tekrar tekrar okunan bu kısa hikâyeler öylesine inandırıcıdır ki, kendinizi öykünün içinde, kahramanlara elinizi uzatıp dokunacak denli yakın hissedersiniz.

Çocuk edebiyatına, çocuk seviyesine ve çocuğa görelik ilkesine tam anlamıyla uyan, mini mini hikâyelerden oluşan bu eseri çocuğunuza bir başucu kitabı olarak keyifle sunabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90275</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/095dc791-0987-43a2-b45e-88ff1bc76d50.jpg</image:loc>
            <image:title>İtiraflarım</image:title>
            <image:caption>Bir arayışın tezahürlerinden ibaret olan İtiraflarım, Tolstoy’un, yaşamın anlamına dair uzun uzun düşünüp büyük bir arayış içinde olduğu zamanlarını, düşünce kuytuluklarından gün yüzüne çıkardığı eseridir. Dünya edebiyatına ölümsüz eserler veren ve Rus edebiyatının da en önemli isimlerinden biri olan Tolstoy’un varoluşa dair her insan gibi sorgulamaları, hayatının dönüm noktaları ve yaptıkları bu eserde onu okurlara daha da yakınlaştırmakla kalmaz, onu ve eserlerini anlamayı fazlasıyla kolaylaştırır. Bu yönüyle İtiraflarım, Tolstoy’un yaşama, ölüme ve intihara dair düşüncelerini barındırması bakımından Tolstoy okuruna şaşırtıcı bir otobiyografi eseri sunar. Ailesi, çocukluğu, inançları, kalbinde yeşermiş kötü düşünceler ve hatalarıyla gerçek bir itiraf metni olan eser, Tolstoy’a dair okumalarınızda mutlaka yer vermeniz gereken bir yapıt konumundadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90276</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eaea4757-d517-4523-8357-48e745a91707.jpg</image:loc>
            <image:title>Satranç</image:title>
            <image:caption>Satranç... Bir kelime, iki hece, yedi harf, milyonlarca farklı kombinasyon, dizilim, olasılık, hesap, strateji, saldırı, savunma, sabır, öngörü, zeka dikkat... Zweig&apos;in bu eseri şimdiye dek yazılmış en iyi satranç kitaplarından biri olarak kabul edilirken, o, anlatım gücü ile bu oyun hakkında ufacık bir fikri olmayan okuyucuların dahi aklını çelmeyi başararak kalemindeki yetkinliğinin bir başka zaferini daha yakalamıştır.
&quot;Kendi tecrübemden çok iyi biliyordum ki kralların oyununun gizemli bir çekiciligi vardı. insanoğlunun icat ettiği bütün oyunların en eşsiz olanı, kendini rastlantının her türlü zorlamasının dışında tutabilirdi ve zafer taçlannı yalnızca zihne, dahası zihinsel yetinin belirli bir biçimine borçluydu. Ancak, daha satranca bir oyun dediğimiz anda, hakaret sayılacak bir sınırlamayla kabahat istemiyor muyuz?
Bütün karşıtlıkların yetkin bir birleşimi; sonsuz kadar eski, ama yine de ebediyen yeni; kuruluşu mekanik ama yine de etkisi hayal gücünde; geometrik katı bir mekanla sınırlı ve aynı zamanda kombinasyonlanyla sınırsız; sürekli gelişen ama yine de durağan, sonunda hiçbir şeye götürmeyen bir düşünce, hiçbir işlemi olmayan bir matematik, temeli olmayan sanatsal bir mimari yapı ve bunlardan var oluşu ve varlığıyla tüm kitaplardan ve yapıtlardan kanıtlanmış biçimde daha kalıcı, bütün halklara ve zamanlara ait olan tek oyun ve kimse hangi tanrımn onu, can sıkıntısını gidermek, duyulan keskinleştirmek, ruhu dinlendirmek için yeryüzüne getirdiğini bilmiyor. Sonu ve başı neredeydi bu oyunun?&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90277</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f62eccf9-d163-4803-8020-fb7b61686e72.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Zekalılar Cenneti (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Üzerlerinde bir sevgisizlik kabuğu taşıyan orta zekâlılar, toplumdaki saygın yerlerini koruyabilir, insanların yaşamları hakkında kararlar verebilir, hepimizi yönetebilir…” Kimi şiir dizeleri, besteleri ile Türkiye toplumunun söz dağarcığına kalıcı izler bırakmayı başaran usta edebiyatçı Zülfü Livaneli, bu kez, yakından tanıdığımız bir ifadenin kâşifi olarak karşımıza çıkıyor: Orta Zekâlılar Cenneti. Orta Zekâlılar Cenneti, ilk yayımlanışının üzerinden geçen onyıllara rağmen “orta zekâlı”ların genişleyen alanını ve yozlaşan toplum değerlerini hâlâ net bir şekilde anlatıyor. İnsan soyunu türlü dertlere sürükleyen muktedir “orta zekâlı”ların hikâyesini bir de Livaneli’nin sürükleyici anlatımından dinliyoruz. Zülfü Livaneli, pek bilgili olmasalar da kurnaz ve uyumlu olarak hayatın her alanına sinen “orta zekâlı”ları, eleştirel bir yolculuğa çıkarıyor. Bu kez kaidelere ve geleneksel kabullenişe direniyor, hesaplaşıyor ve hatta “putları yıkıyor”. Sanatı güzellik yaratmanın ve kendini ifade etmenin bir biçimi olarak gören ünlü sanatçının, düşünme ve paylaşma uğraşına tüm okurlar davetli… Ve elbette bu davet, içinde bulunduğumuz durumun tüm yanlarını açıkça ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90278</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3e94783-a3c7-4136-bf80-a7ab72bddc0e.jpg</image:loc>
            <image:title>El Kapısında</image:title>
            <image:caption>Bir Turgenyev oyunuyla bir Orhan Veli çevirisinin birleşimi El Kapısında. 50 yıllıkbir serüvenin ardından dizili sayfalara dönüşen birbüyük yapıtın ülkemizdeki yaşamının öyküsü hem de. Bu öykü Muhsin Ertuğrul ile başlıyor, yazarlar, tiyatro adamları, gazeteciler arasında git-gellerle gelişiyor, bir yangınla gerelim gerilim boyutuna uzanıyor, bilinmezliklerin gizemine de birinerek bugüne ulaşıp &quot;mutlu son&quot;a eriyor. Gogol&apos;un, Ostrovski&apos;nin,Gorki&apos;nin, Çehov&apos;un kaleminde yoğrulan güçlü Rus tiyatrosunun bir başka öncüsü Turgenyev&apos;in birçok oyunu 1945-46 yıllarında Milli Eğitim Bakanlığı dizisinde yayınlanmıştı. İzleyen yıllarda Turgenyev&apos;in yayın dünyamızda da sahne yaşamımızda da (Köyde Bir Ay dışında) değinmeye değer bir yankısı olamadı. Orhan Veli&apos;nin şiirli Türkçesiyle çapını genişleten El Kapısında bu yankıyı oluşturacak kuşkusuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90279</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21d0f4eb-3c45-4910-b593-f39654dfc612.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesaret</image:title>
            <image:caption>Eğer cesur değilsen samimi olamazsın. Eğer cesur değilsen sevemezsin. Eğer cesur değilsen güvenemezsin. Eğer cesur değilsen, gerçeğin peşine düşemezsin. O yüzden önce cesaret gelir. Ve diğer her şey onu izler. Osho’ya göre cesaret, korkunun olmaması değildir; korkuyla yüzleşme cesaretini gösterebilmektir. Bu kitap, korkularımızın nereden kaynaklandığını, onları nasıl anlayacağımızı ve onlarla yüzleşme cesaretini nasıl bulacağımızı öğretiyor. Bu bağlamda Osho, hayatlarımızda belirsizlik ve değişim ile karşılaştığımızda bunun aslında bir kutlama nedeni olduğunu öne sürmektedir. Tanıdık ve bilinen alana bağlı kalmaya çalışmak yerine, bu durumları bir fırsat olarak değerlendirebilir ve bu sayede hem kendimize hem de çevremizdeki dünyaya dair anlayışımızı derinleştirebiliriz. Kitap, cesaretin anlamının ve bireyin günlük yaşamında nasıl ifade edildiğinin derinlemesine araştırılmasıyla başlıyor. Zorlu durumlardaki kahramanca cesaret eylemlerine odaklanan kitapların aksine bu çalışma, gündelik yaşamda özgün ve tatmin edici hayatlar sürmemizi sağlayan içsel cesareti geliştirmeye yoğunlaşmaktadır. Bu, değişim gerektiğinde değişme cesaretidir, başkalarının görüşlerine rağmen kendi gerçeğimize sahip çıkma cesaretidir, ve ilişkilerimizde, kariyerlerimizde —ya da kim olduğumuzu ve neden burada olduğumuzu anlama yolculuğunda— karşılaştığımız tüm korkularımıza rağmen bilinmeyeni kucaklama cesaretidir. Bu eser, insanlara korkularıyla başa çıkmalarında yardımcı olmak için, Osho tarafından özel olarak tasarlanmış bir dizi meditasyon tekniği de içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90280</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1edf8f23-d853-4df1-a3e4-36abc5ae869e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dile Gelmeyen Bir Sesle</image:title>
            <image:caption>Peter A. Levine, tüm hayatı boyunca yaptığı çalışmaları topladığı bu kitabında bir klinik çalışanı, karşılaştırmalı beyin araştırmaları konusunda bir öğrenci, stres bilimcisi ve hayvan
dünyasının meraklı bir gözlemcisi olarak beyin, beden ve psikolojik travmanın doğasını
ve dönüşümünü açıklamaktadır. Dile Gelmeyen Bir Sesle, travmanın ne bir hastalık ne de bir bozukluk olduğu fikrine temellenir. Travma, korku, çaresizlik ve kaybın neden olduğu bir yaradır ve sadece yüksek uyarı ve yoğun duygu durumlarında bedenin doğuştan gelen kendini düzenleme kapasitesini kullanarak tedavi edilebilir. Konuya uygun kuramsal çerçeveyle ve şaşırtıcı vaka çalışmalarıyla zenginleştirilmiş bu eser, biyoloji, nörobilim ve beden yönelimli psikoterapi alanlarındaki son gelişmeleri de kapsayarak hayvani içgüdülerimizi ve aklımızı bir araya getirdiğimiz zaman daha bütünlüklü insanlar olacağımızı gösterir.
“Peter Levine’in çalışması ideal sağduyudur; saf ve basittir.”

- Aldous Huxley
“Peter Levine’in hayatlarımıza ve çalışmalarımıza yaptığı büyük katkı:
İnsanlığımıza karşı yapılan en ıstırap verici saldırılar ve hatta şaşırtıcı derecede önemsiz olanlar karşısında hayatlarımızı nasıl sağlam bir şekilde, zevk alarak ve yaratıcılıkla sürdürebiliriz?”

- Dr. Don Hanlon Johnson; California Institute of Integral Studies bölümünde somatik profesörü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90281</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a53d9cf-e937-4ac2-a947-c279bfc7da79.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünüyorum, Öyleyse Varım!</image:title>
            <image:caption>Önce “insan“ olmasını istediğimiz çocuklarımıza... Dünyanın en ünlü kişisel gelişim yazarlarının çocuk kitapları Türkiye’de! Düşünüyorum, Öyleyse Varım! Çocuklara Olumlu Düşünmenin Gücünü Öğretmek “Düşünceleriniz yaşamınızı yaratır!“ Louise Hay’in 25 yılı aşkındır tüm dünyadaki insanlara öğretmeye çalıştığı mesaj budur. Çocuklar düşünceleri ve sözleri üzerinde denetimleri olduğu güçlü düşüncesini öğrenebilir ve anlayabilirler. Bunun yaşamları üzerindeki etkilerini görebilirler. Düşünüyorum, Öyleyse Varım adlı kitabın sayfalarında, çocuklar negatif düşünceler ve pozitif onamalar arasındaki farkı görecekler. Eğlenceli resimler ve basit metinlerle negative düşünce ve sözcükleri pozitif olanlarla ikâme etmenin yolunu öğrenecekler. Bu becerinin kazandırdığı mutluluk ve güven tüm yaşamları boyunca çocuklara yardım edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90282</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64d98131-0573-4f4f-b036-d5c685c3a38e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözlerinde Gördüğüm</image:title>
            <image:caption>Yayılmadan çığlığın sesi, 
Toparlandım sanki diye diye.. 
Telkinim kendime nafile, 
Çok acil çıkmalıyım bu yerden 
Uzun uzun yürümeliyim, 
Dağ havasının soğuğunda üşümeden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90283</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae34840b-aa97-4b84-b412-c1125eca2c47.jpg</image:loc>
            <image:title>Yar Denince</image:title>
            <image:caption>Neylerse bu gönül sevdama eyler 
Kalbe sarar hüzün hazandan eyler 
Aşka bülbül olmuş dalında gülüm 
Yâr denince yürek derdini söyler 
 
Yokluğun içimde bitmeyen yara 
Andıkça ismini kanıyor yara 
Nere gitsem alıp başımı gülüm 
Yâr denince yürek derdini söyler 
 
Gül yüzlüm resmini duvara astım 
Gelirsen kilidi kapıma astım 
Ben seni gönülden sevmiştim gülüm 
Yâr denince yürek derdini söyler 
 
Kırıldı kalemim sineye yazdım 
Tükenmez sevdama mısralar yazdım 
Gömsem de maziye unutamam gülüm 
Yâr denince yürek derdini söyler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90284</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a69e85d-09f5-489b-bb1b-6ee693535b0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Hakimim Masum Bey</image:title>
            <image:caption>Ben Hâkimim Masum Bey’de suçun beslenme alanı olan toplumun adalet aynasındaki yansımaları anlatılmıştır.  Toplumda kanıksanmış olarak yaşanan suçlar adalet terazisinde tartılırken ortaya çıkan mizaha yer verilmiştir.  
 
Adalet sadece mahkeme kapılarında yaşananlar değil tüm hayatımızı kuşatan bir olgudur. Onun için hukuk mizahı sadece adalet mensuplarının değil tüm insanların ilgi duyacağı bir alandır. Bu nedenle herkesin;  adalet, suç, ceza ve hukuk kavramları üzerinde tebessüm ederek okuyup düşüneceği bir kitap oldu diye düşünüyorum. 
 
Kitaptaki mizahın temel özelliği, işin felsefi tarafıyla komik tarafını yan yana getirmektir. Buna bir zihin şenliği ya da aklımızın gülümsemesi denebilir. Eğer bu kitabı okuyanların zihinlerinde yeni ve neşeli pencereler açılırsa kendimi mutlu hissedeceğim.  
 
Adaletli bir düzen ve güler yüzlü bir hayat diliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90285</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26e06373-f29a-435a-a04a-abb3f569ea53.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolay Tarot Kiti</image:title>
            <image:caption>Kolay Tarot Kiti, Tarot kartlarını okumayı öğrenmek ve bu rehberlik alanında derinleşmek isteyenler için özel olarak hazırlandı. Bu özel kitte yetmiş sekiz karttan oluşan meşhur Yaldızlı Tarot (Gilded Tarot) destesiyle birlikte, yazar Josephine Ellershaw’un otuz yılı aşkındır devam eden Tarot yolculuğuna dayanan bilgi ve deneyimlerle hazırladığı bir kitapçık da var. Kitapçıkta, Tarot kartları ile çalışmak için başlangıç önerileri, önemli ipuçları, farklı amaçlar ve sorular için kullanılacak açılımlar ile size zaman ve içgörü kazandıracak teknikleri bulabilirsiniz. 
Yaldızlı Tarot destesini kullanarak yetmiş sekiz kartın birbirine nasıl bağlandığını öğrenecek ve Tarot kartları aracılığıyla rehberlik almanın keyfini çıkaracaksınız. Klasikleşen açılımlardan Gerçeklik Haçı ve Kelt Haçı’nın yanı sıra, bu kite özel Yaşam Açılımı’nı nasıl kullanabileceğinizi öğrenebileceksiniz. Ayrıca kitapçığın sonunda yan yana gelen bazı kartların verebileceği mesajlar ve yorumların listesi de var. 
Kolay Tarot El Kitabı’ndan aşağıdaki konularda da rehberlik alabilirsiniz: 
Kartların anlamları ve mesajları için hızlı bir kılavuz 
Örnek okumalar, destenizi koruma önlemleri ve etik yönergeler 
Tarot günlüğü tutmanın ipuçları 
“Ya kartlar birbirine bağlı görünmüyorsa?” gibi her Tarot okuyucusunun karşılaşabileceği soruları ele alan sorun giderme önerileri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90286</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24f95765-15ea-4bc9-9285-cb27bca15377.jpg</image:loc>
            <image:title>Batılı Zihniyetin Demokrasi Prangaları</image:title>
            <image:caption>Sözlerime başlarken Rabbime sonsuz hamdüsenalar olsun ve onun resulü Hz. Muhammed (s.a.v.) peygamberimiz liderimiz, iki cihan güneşi, kâinatın efendisi ahir zaman nebisi rahmetenlil âlemine selatü selam olsun.  Âline ashabına ve kıyamet sabahına kadar ona ümmetliğe erişenlere ve dahi onun izinde Allah yolunda cihat edip İslam’ın doğuşundan kıyamet sabahına kadar şehit olan kardeşlerime de selam olsun. Bu küfür diyarı köhne Avrupa’ya işçiler olarak gelip çok büyük zorluklar içinde mücadele verip Avrupa’nın karanlık sokaklarında kaybolmadan var olma yok olma savaşı veren,  Türkiye’mizin inançlı ve vakarlı aziz insanlarına da selam olsun. Belki küfür diyarında maddi ve manevi yönden, istenilen hedeflere erişemedik ama bu diyarda aslından ve inancından kopmadan hayata tutunmak bence bir başarı bir zirvedir. Allah’ın yardımıyla elimizden geldiği kadar, ülkemiz için maddi seferberlik kuruşumuzu zayi etmeden, cennet Türkiye’mizde harcadık.  Lakin 1980 ile 2002 yılları arasındaki idareciler Avrupa’dan akan bu döviz selini değerlendiremediler. Türkiye’ye ne kadar çok döviz geldiyse ülke o kadar geriledi, yoksullaştı. Türkiye’nin onda biri olmayan ülkelere dilencilik elleri açılarak, koskoca bir imparator milletinin itibarını sıfırlayan hükûmetler geldi Türkiye’ye. Öte yandan Müslüman Türk insanı, Avrupa’ya koyun sürer gibi sürülerek, yalnızlığa terk edildi. Âcizane bu yüzden böyle bir kitap yazmaya, yaşadığımız olaylardan dolayı ihtiyaç duydum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90287</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb0992e0-cdf5-4b9c-92ee-cd3339ae4bc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödülleri 2020-2021</image:title>
            <image:caption>Her sene gurur ve mutlulukla Ümit Kaftancıoğlu öykü Yarışması’nda ödül alan yazarları düzenlenen anma ve öykü ödül dağıtım gecesinde kamuoyuna sunuyor idik. Ancak küresel salgın nedeni ile bu töreni iki yıldır gerçekleştiremiyoruz. Edebiyata gönül ve emek veren yazarlarımızı dijital ve yazılı medya üzerinden alkışlayabiliyor, alınlarından öpebiliyoruz. Çıktıkları renkli, emekli, çetin yolda bir kilometre taşı olmasını umduğumuz ve çoğu zamanda öyle olan yarışmamızın ödül törenini bu yılda gönlümüzce ve layığı ile yapamıyacağız. Ancak dereceye giren ve emek veren tüm yazarlarımızın hak ettikleri övgü ve tanınmışlığı elden geldiğince sağlamak için gücümüz yettiğince çaba göstereceğiz. Dereceye girenler başta olmak üzere tüm edebiyat dostlarına saygı ve sevgi ile</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90288</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70e8742e-bd7d-4127-a2d3-334647c6b1b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Pembe Gül Canım</image:title>
            <image:caption>Kelimeler 
şiirlerinizin satırlarında 
özgürce dolaşamıyorsa; 
Özgür düşünüp 
özgür yaşamıyorsunuz 
demektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90289</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8405fed4-773c-477c-b051-c1c031f10d21.jpg</image:loc>
            <image:title>İsli Çocuklar: Maya</image:title>
            <image:caption>Yeşim Aslan, İsli Çocuklar’da kıyamet sonrası hayatta kalmış insanların suyla, toprakla ve havayla kurdukları etkileşim sonucu birbirlerinden ayrışmasını ve aralarındaki ezelî-ebedî savaşı  kimi zaman fantastik, kimi zaman distopik öğeler kullanarak anlatıyor. 
 
Maya’nın dünyayı yeniden yaşanılabilir kılan gücü, Dualık adlı büyücü okulunun ulusu Şah Bilge’nin elindedir fakat tılsım söner ve kıtlık baş gösterir. Doğu İmparatorluğu’nun koruyucusu Dualık ve Şah Bilge’ye olan güven sarsılır, yerine kardeşi Deli Bakır’ın geçmesi beklenir. Ta ki Şah Bilge genç bir kızı işaret edene kadar… Eski düşmanlıklar, katliamlar, ihanetler… İnsanın kadim zamanlardan bu yana doğayı tarumar edişi ve bitmez tükenmez, arzu dolu iktidar hırsı… 
 
İsli Çocuklar, içindeki güce inanan bir genç kadının, düzenini doğanın saatine göre ayarlayan, yürüdüğü yoldan şartlar ne olursa olsun dönmeyen Nazar’ın hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90290</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ab3b550-2b08-4c5a-a751-5cb4f0bf3cf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhasebe Denetiminde Örnek Olaylar</image:title>
            <image:caption>Denetim muhasebe bilgilerinden yararlanacak olan karar alıcılar için hayati öneme sahip olan bir süreçtir. Bu süreç müşterinin seçilmesi ve işin kabulü ile başlar, raporun tamamlanması ile son bulur. Elinizdeki kitap, denetim mesleğine ve bu sürece ilgi duyanlar için hazırlanmıştır. Hazırlık süreci 2011 yılı içerisinde Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB)tarafından yürütülen denetçi eğitimleri ile başladı. Bunu, 2013-2015 yılları arasında Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetimi Standartları Kurulu (KGK)’ nun çıkardığı bağımsız denetim yönetmeliğinin geçici 1 inci maddesi çerçevesinde yapılan geçiş dönemi eğitimleri takip etti. Verilen tüm eğitimlerde serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavirler ile örnek olay çalışması yapma fırsatı elde edildi. Ayrıca TÜRMOB tarafından düzenlenen 2. Muhasebe Etiği Kongresi&apos;nde 30 kişilik dört ayrı salon içerisinde oluşturulan altı kişilik gruplar ve belirlenen sözcülerle, 4. Etik Kongresinde ise, 300 kişilik büyük bir salonda grup halinde örnek olay çözümleme şansı bulundu. Tüm bu eğitimler sırasında elde edilen tecrübeler, örnek olayın doğası ile ilgili geri dönüşler ve katılımcıların kendi başlarından geçen olaylar elinizdeki kitabın omurgasını oluşturmaktadır. Aynı zamanda  Borsa İstanbul’da  işlem gören şirketlerin bağımsız denetim raporlarından da şirket isimleri değiştirilerek yararlanılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90291</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd3fe55d-96ff-4d0e-8ea2-db149aa13202.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökçukuru</image:title>
            <image:caption>“… Peki sen aynı insan mısın?” sorusu geçti yıldırım hızıyla aklımdan. Her şeyin bıraktığım gibi kalmasını isteyen ben de o geçmişten neredeyse hiçbir iz taşımıyordum. Ne kafamın içindekilerin ne de üzerimdekilerin o geçmişe ait olduğunu iddia edebilirdim. Bir kök arayışıyla buraya gelip düş kırıklığına uğradığım için başkalarını mı suçluyordum? Benim ruhuma yabancılaşmış o geçmişe başkasını bekçi bırakmaya çalışmamdan öte bir anlamı var mıydı bunun gerçekten? 
Geçmişte kalmaya direnen çocukluklar, Avrupa’nın ortasında bir yerde kendini, kimliğini, aidiyetini sorgulayan karakterler; travmalar, yitip gidemeyen anlar ve biriktikçe biriken duygular. Farklı zaman dilimlerine, farklı yaş dönümlerine ait, büyükşehirden taşraya, farklı dünyalarda yaşanan ve bir hayata gölgesini vuran deneyimler… 
Ramazan Güngör Gökçukuru’ndaki öykülerinde kimi zaman karakterlerini farklı diyarlar ve kültürlerde yaşadıkları yabancılaşmanın kimi zaman da gelip geçen zamanın dolayımında resmediyor. Varoluşumuzda büyük yarılmalar yaratan anları ustalıkla yakalayıp, arka planı asla ihmal etmediği fotoğraf karelerinde kristalleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90292</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51774ad9-cdff-40e5-8b3d-5f13cfe29e9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizm Nasıl Sona Erecek ?</image:title>
            <image:caption>Çağdaş siyaset ve ekonomi uzmanı Wolfgang Streeck’e göre dünya değişmek üzere: İkinci Dünya Savaşı&apos;nın gölgesinde bir araya gelen demokrasi ile kapitalizm yavaş yavaş ayrılıyor. Bir zamanlar finans sektörünün aşırılıklarını kısıtlayan düzenleyici kurumlar çöktü ve Soğuk Savaş sonrası kapitalizmin nihai zaferinin ardından, piyasaların liberalleşmesini geri alabilecek hiçbir siyasi kurum yok. 
 
Kapitalizm artık kritik bir durumda. Büyüme yerini durgunluğa bıraktı; eşitsizlik istikrarsızlığa yol açtı ve para ekonomisine olan güven neredeyse tamamen ortadan kalktı. Dünya azalan büyüme, oligarşik yönetim, küçülen bir kamusal alan, kurumsal yozlaşma ve uluslararası anarşiyle tanımlanır hale geldi ve bu hastalıkların tedavisi yok. 
 
Peki, Kapitalizm Nasıl Sona Erecek? 
Bir patlamayla mı yoksa bir inlemeyle mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90293</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91545f17-90c7-489c-8a48-d309b06ec189.jpg</image:loc>
            <image:title>Enerji Tıbbı</image:title>
            <image:caption>Zihinlerin açılma ve bedenlerin iyileşme zamanı geldi. Okuyun, öğrenin ve içsel şifa becerilerinizi keşfedin.
-Dr. Bernie Siegel, Love, Medicine &amp; Miracles Adlı Kitabın Yazarı-
Donna Eden&apos;ın enerji tıbbına dair bu klasik rehberde yazar, okurlarına sağlığı ve refahı artırmak için bedenin enerji sistemleriyle nasıl çalışabileceklerini göstermektedir. Bu kitap, insanların beden enerjileri kullanıldığı takdirde nasıl: Direnç ve canlılığı artırdıklarını, Bağışıklık sistemini güçlendirdiklerini, Ağrı ve soğuk algınlığı, baş ağrıları gibi sıkça görülen şikâyetleri hafiflettiklerini, Hafıza ve zihni çalıştırdıklarını, Beş dakikalık günlük bir rutinle genel sağlığı ve ruh halini güçlendirdiklerini göstermektedir.
Son on yıl içinde Eden&apos;ın binlerce hasta ve öğrenciyle yaptığı çalışmalardan alınan kapsamlı güncellemelerle revize edilmiş bu baskı, yazardan bir önsöz ve ameliyat veya kemoterapi gibi agresif operasyonlar gerekli olduğunda bedeni korumak ve iyileştirmek için gerekli enerji tekniklerini konu alan bir bölüm içermektedir.
Donna Eden, enerji tıbbı adı verilen bu süratle genişleyen ve son derece önemli alanda en keyifli ve etkili öncülerden biridir. Enerji tıbbı üzerine bir klasik olan bu kitap merhamet, bütünlük ve bilgelikle çağlayan inanılmaz pratik bir rehberdir.
-Dr. Christiane Northup, Women&apos;s Bodies, Women&apos;s Wisdom ve The Wisdom of Menopause İsimli Kitabın Yazarı-
Donna Eden&apos;ın beden-enerji çalışması, belki de bu alanda gördüğün en zeki, kapsamlı ve etkili sistemdir.
-Profesör Jean Houston, The Possible Human Adlı Kitabın Yazarı-
En dik kafalı doktor bile bazı insanların bizi -ve bağışıklık sistemimizi- eskisinden daha iyi yapan
iyileştirici bir varlıkları olduğunu kabul edecektir. Donna Eden o ender şifacılardan biridir.
-Gloria Steinem-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90294</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e59bec0-2a14-4db6-859d-8cc82a3ce68e.jpg</image:loc>
            <image:title>Enneagram ile Kişilik Analizi</image:title>
            <image:caption>Enneagram, kişiliğinizin benlik nefsini terk edip nasıl daha büyük bir Nefse yönelebileceğimizi bize gösterir; böylece yaşamın kutsal gizeminin bilinçli katılımcısı olabiliriz. Aslında bu, Ruhun yaşamı demek olan her şeyin elde edilmesi amacı ile bir hiçin, yani kişiliğimizin terk edilmesi demektir. Bu yolda ilk adım, kişiliğimizin bilinçdışı emirlerini yerine getirmekten vazgeçmemiz için kendimizi gözlemlemeye istekli olmaktır.
Savunmasız hücremizin içinde bir esir gibiyiz. Kimse bizi buraya zorla sokmadı; ayrıca anahtarın içeride olduğunu da biliyoruz. Bu anahtarı bulabilirsek kapıyı açabilecek ve özgürlüğümüze kavuşabileceğiz. Ama acaba anahtar nerede?
İşte kadim sufi bilgeliğinin binlerce yıl ötesinden işaret ettiği kişilik tipleri:
Tarz Bir Reformcu, ilkeli, amaçlı ve kontrollü, kusursuzluk peşinde
Tarz İki Yardımcı, cömert, kendini göstermeyi seven, insanları memnun etmeye çalışan, baskı kuran
Tarz Üç Başaran, duruma uyan, hırslı, imaj meraklısı ve küstah
Tarz Dört Bireyci, canlı ifade gücü olan, etkileyici, rolamtik, saklayıcı ve değişken ruh halli
Tarz Beş Araştırmacı, yenilikçi, beyinsel, mesafeki ve kışkırtıcı
Tarz Altı Sadık, güvenilir, kendini adayan, savunmacı ve şüpheci
Tarz Yedi Hevesli, kendiliğinden davranan, çok yönlü, dikkati çabuk dağılan, aşırıya kaçabilen
Tarz Sekiz Meydan Okuyan, öz güven sahibi, kararlı, hükmedici ve yüzleşme eğilimli
Tarz Dokuz Barışçı, destekleyici, uyumlu, kopuk ve inatçı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90295</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf62b25a-492a-4886-bd2a-c57b6e2bc99d.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Bir İşadamına</image:title>
            <image:caption>İşadamlığını dürüstçe üçten alıp dürüstçe beşe satmak zannetme. Onu yapana esnaf derler.
İşadamlığı, ihtiyacı olan aptaldan aptalı oynayarak üçe alıp ihtiyacı olmayan aptala yine aptalı oynayarak beşe satmaktır. Buradaki hüner, üçten alıp beşe satmak değildir. Aptalı bir star kalitesinde oynayabilmektir.

İş dünyasında teorik bir ahlak geçerli olsaydı kimse sıfırdan zengin olamazdı. Zenginler de asla kaybetmezlerdi. Sınıflar arası geçişi sağlayan, pratik bir ahlaksızlıktır.

Kölelerin ve çocuklarının hakları olur. Efendilerin ve çocuklarının ise imtiyazları. Mülk edinme hakkı, veraset imtiyazı ve fırsat eşitliği

Bu üçünü bir arada yutturmak kolay değildir. Ne garip, eskiden insanları zorla köle yapardık. Şimdi seve seve geliyorlar. Kapitalizmin en göz kamaştırıcı başarısı budur.

Ruhunu sat. Hemen, bir an önce sat ve kurtul. Nerede ve nasıl mı satmalısın? Piyasa seni bulacak merak etme! Ondan sonrası daha kolaydır.

Sessiz bir yaz akşamı açık penceremden, yolda yürüyen Tarih&apos;in ayak seslerini duydum. Seks... Para... Seks... Para... diye adımlıyordu sokakları yapayalnız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90296</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f348c3f1-6110-47bc-8599-d88b5f5fd6d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Güce Karşı Kuvvet</image:title>
            <image:caption>Tahayyül edin - sormak istediğiniz herhangi bir soruya karşılık basit bir evet-veya-hayır cevabına erişiminiz olsaydı. Doğruluğu kanıtlanabilir bir cevap. Soru işareti kullanılmaksızın ifade edilmiş herhangi bir soru… Bir düşünün.Kontrolümüzde olan kuvvetler sayesinde yaşadığımızı zannederiz ama aslında kaynağı açığa çıkmamış, kontrol edemediğimiz bir güç tarafından yönetiliyoruz. Takip edeceğimiz yolları bir bir seçerken evren nefesini tutar çünkü hayatın özü olan evren son derece bilinçlidir. Her davranış, düşünce ve tercih daimi mozaiğe bir parça ekler; kararlarımız bilinç evreninde dalgalanarak herkesin hayatını etkiler.
&quot;Tanrı vergisi bir kitap… Yazdıklarınla sevinç, sevgi, ve şefkat saçıyorsun. Bu üçünün meyvası, senin de bildiğin gibi, huzurdur…&quot;
- Rahibe Teresa
&quot;… tam zamanında… bugün karşılaştığımız sorunları anlamak ve bu sorunlarla başa çıkmak için önemli bir destek.&quot;
- Lee Iacocca</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90297</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7446b0d-6a61-445e-a9c9-eb613b3350bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Kutsal Karanlığı</image:title>
            <image:caption>Harry Bosch, Dedektif Renée Ballard ile güçlerini birleştiriyor.

 Dedektif Renée Ballard, gece vardiyasında eski dosyaları karıştıran bir yabancıyla karşılaşır. Bu davetsiz misafir, rafa kaldırılmış bir vakada çalışan emekli dedektif Harry Bosch’tur. Ballard, Bosch’un şantaj kartlarını kontrol etmesine izin vermez, ancak merkezden ayrılmadan önce onun çözmeye çalıştığı faili meçhul cinayeti inceler ve bu vakaya derin bir empatiyle yaklaşır: 

Hollywood sokaklarında vahşice öldürülen ve bedeni bir çöp kutusuna bırakılan on beş yaşındaki Daisy Clayton vakası çözülememiştir. Ballard, Daisy’ye ne olduğunu öğrenmek ve katili adalete teslim etmek için Bosch ile güçlerini birleştirir. İki dedektif soruşturma boyunca zaman zaman sarsıntılar yaşasalar da birbirlerine güvenirler. Ancak vaka beklenmedik olaylarla tehlikeli bir hal aldığında bu ortaklık devam edebilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90298</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbb6e3d1-82b8-4b7f-8149-8ea3c9ac4069.jpg</image:loc>
            <image:title>Işığın Doğuşu</image:title>
            <image:caption>arbara Ann Brennan&apos;ın ilk çok-satan kitabı Işığın Elleri, onu dünyanın en yetenekli şifacı ve öğretmenlerinin arasına yerleştirdi. Şimdi, uzun zamandır bekleyen yeni çalışmasında, sağlık veya hastalık deneyimimizin kaynağı olan insan enerji alanına ya da auraya dair çarpıcı keşifler yapmayı sürdürmektedir. Ders ve uygulamalarındaki pek çok yeni gelişmeye odaklanan yazar, hem hasta hem de şifacı olarak en temel şifalı gücümüzü nasıl anlayabileceğimizi ve o güçle nasıl çalışabileceğimizi göstermektedir: insanlığımızın merkezinden yükselen ışıkla.
Şifacı, hasta ve diğer sağlık profesyonelleri arasında işbirlikçi bir çalışmayı teşvik eden eşsiz bir yaklaşımla Işığın Doğuşu, şifacının görsel, işitsel ve kinestetik olarak ne algıladığını ve her birimizin şifa sürecinin her aşamasına nasıl katılabileceğini açıklamaktadır. Holografi bilimine dayanan yeni bir şifa paradigmasından &quot;hara seviyesine&quot; ve &quot;çekirdek yıldıza&quot; dair anlatımlara kadar çok çeşitli araştırmalar sunan Işığın Doğuşu, çağımızın şifa uygulamalarına yepyeni bir boyut kazandırmaktadır.
Her birimizin nasıl kendimizi ve başkalarını iyileştirmek için içsel gücümüze erişebileceğimizi, Bir şifacı ile çalışan hastanın rehberini; bir şifacının tekniğinin ve amaçlarının, bir doktor veya terapistin teknik ve amaçlarından nasıl farklılık gösterdiğini ve bu profesyonellerin şifa vermek için en iyi nasıl işbirliği yapabileceklerini, Şifa sürecinin yedi katmanını; her seviyede ihtiyaçlarınızı nasıl karşılayacağınızı, artı kendi sağlık planınızı yaratmak için adım adım neler yapmanız gerektiğini, İlişkilerdeki enerji etkileşimlerine dair çarpıcı yeni bilgileri ve negatif kalıpları aşıp yakınımızdakilerle nasıl yeni, pozitif etkileşimler kurabileceğimizi, Şifa, yaratıcılık ve aşkınlık arasındaki yaşamsal bağlantıyı ve çok daha fazlasını öğreneceksiniz. Vaka çalışmaları, egzersizler ve hem siyah-beyaz hem de renkli görsellerle Işığın Doğuşu şifaya, bütünlüğe ve bilince giden yepyeni bir yol sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90299</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eb7fdf2-b440-45a9-b63c-7dc1ce5371d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Işığın Elleri : İnsan Enerji Alanıyla Şifa Rehberi</image:title>
            <image:caption>“Barbara Brennan’ın çalışması zihin açıyor. Hastalığın oynadığı rol ve sağlığa nasıl ulaşıldığıyla ilgili kavramları kesinlikle benim tecrübelerimle birebir örtüşüyor.”
- Dr. Bernie S. Siegel / Love, Medicine and Miracles adlı kitabın yazarı
Barbara Ann Brennan, bir fizikçinin netliği, on beş yılı aşkın bir süredir 5,000 danışan ve öğrenciyi gözlemleme tecrübesi, yetenekli bir şifacının merhametiyle mutluluğu, sağlığı ve potansiyellerini arayan insanlar için var olan ilk kapsamlı İnsan Enerji Alanı çalışmasını sunmaktadır. Fiziksel bedenlerimiz, sağlık ve hastalık dahil gerçeklik tecrübemizi yaratmamızı sağlayan araç olan daha büyük bir “bedenin”, bir İnsan Enerji Alanı’nın ya da aurasının içinde var olmaktadır. Kendimiz iyileştirme gücüne bu enerji alanı sayesinde sahip oluruz. Bilim insanları tarafından yakın zamanda doğrulanan, ama şifacı ve mistiklerin uzun zamandır bildikleri bu enerji bedeni, tüm hastalıkların başlangıç noktasıdır. Burada en güçlü ve engin insan etkileşimlerimiz iyileşir, tüm fizyolojik ve duygusal rahatsızlıkların habercisi ve şifacısıdır. Işığın Elleri sizi yeni bir bütünlüğe götüren rehberinizdir.
Kitap size:
Sağlıkta, ilişkilerde ve hastalıklarda insan için yeni bir paradigma,
İnsan Enerji Alanı’nın nasıl göründüğüne, işlev gösterdiğine, bozulduğuna, iyileştiğine ve arkadaş ve eşlerle nasıl etkileşim kurduğuna dair bir anlayış,
Auraları görme ve yorumlama becerisinde eğitim,
Hayatın tüm alanlarından farklı, çeşitli hastalıklara sahip insanların tıbbi olarak doğrulanmış iyileşme hikayeleri,
Kendi kendini ve başkalarını iyileştirmek için yollar,
Ve yazarın, bize büyüme, cesaret ve engin bilinç olasılıkları için bir model sunan kişisel ve merak uyandıran yaşam hikayesini sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90300</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/117c968b-037f-4130-b630-584b6542070a.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Estetik Halleri</image:title>
            <image:caption>“Bir kez aşka ulaşanın yitirecek zerresi kalmaz ruhundan başka. İçindeki üstün değere erişme arzusunu keşfeden, aşkın çılgınlığa yönelten kışkırtıcılığından asla vazgeçemez! 
Aşkın derinliği, yaşamın yüzeyselliğine karşı bir isyandır. Çağına tanıklık eden bir başkaldırıya dönüşür, akabinde de efsaneleşir. 
Aşka düşmeyegör Diotima, tenini okşayan samyeli gibi zambaklara bile parmak uçlarınla dokunursun. İşte bu hal, yaratmanın anlamını kavrayan sanatçının hoş görülen çılgınlığı kadar içsel ve doğaldır.” 
  Ümit Yaşar Gözüm, Aşkın Estetik Halleri adlı kitabında yaşadığımız kadim topraklardaki büyük uygarlıkların aşka dair bıraktığı izleri takip ediyor. Mitolojinin başladığı, kadının kut aldığı, insanlığa binlerce tanrı ve tanrıça armağan eden bu bereketli coğrafyanın içinde geçen bir yolculuk hikâyesi… Gözüm, aşka ve sevgiye dair birbirini tamamlayan, sanatsal bir dille kaleme aldığı özgün ve akıcı denemeleri felsefenin metodolojisine dayandırıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90301</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e652159-bdb1-46cd-a12f-fd7d1c0b7ff3.jpg</image:loc>
            <image:title>Pembe Gül Aslan</image:title>
            <image:caption>Kelimeler 
şiirlerinizin satırlarında 
özgürce dolaşamıyorsa; 
Özgür düşünüp 
özgür yaşamıyorsunuz 
demektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90302</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2ceb4bc-5f10-4052-8e8d-9776e778232f.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğaç Han / Dede Korkut Romanları / 2</image:title>
            <image:caption>“Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, 
Dede Korkut’u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar.” 
- Ord. Prof. M. Fuat KÖPRÜLÜ 
  “Dede Korkut Romanları” serisinin ikinci kitabı “Boğaç Han”, Oğuzların kudretli bir beyi olan Dirse Han’ın herkesçe alaya alınan, horlanan oğlu için duyduğu üzüntüyle başlar. Hanlar hanı Bayındır Han, yakında bir şölen verecektir ve Dirse Han, oraya gidince oğlu sebebiyle diğerleri tarafından küçümseneceğini, onların eğlence konusu olacağını düşünmektedir. 
Boğaç Han ise sabahtan akşama kadar obanın çocuklarıyla aşık oynayıp gününü gün etse de aslında babasının kendisinden utandığının farkındadır. Babasını yaşadığı utançtan kurtarmak ve kendi yiğitliğini ispatlamak için bir akşam evinden ayrılır ve alın yazısının peşine düşer. 
Ufuk Tufan bu kitapta Boğaç Han’ın; aşağılanma ve dışlanma ile geçirdiği ızdırap dolu yıllarının ardından, kâh amansız bir boğayla güreşe tutuştuğu kâh babasını kurtarmak için kâfirlerle cenk ettiği kahramanlıklarını, onun Oğuz Türklerinin en güçlü yiğitlerinden birine dönüşme hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90303</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28f8c8b5-7cf3-45a7-8aa5-948528bdaa88.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Makamı</image:title>
            <image:caption>Bu böyledir: Bizler insan doğmayız, sonradan insan oluruz. Beşeriyetten insaniyet mertebesine çıkmak bir çabanın ve en nihayetinde de bir lütfun sonucudur. Beşer mütemadiyen yükselmek ve insaniyet makamına çıkmak için çabalar aslında, fıtrat bunu ister çünkü. Bunun yanında dünya ve içindekiler de insanı aşağı çekmek için tüm imkânlarını seferber eder. Hevâ ve heves, nefis ve şeytan, mal ve mülk, tûl-i emel, şehvet, servet, şöhret… Bunların tümü insan olmanın ve o makamda kalmanın önünde birer engel, aşılması gerekli olan birer mâniadır. Bunları aşmadan, onlarla mücadeleyi sürdürmeden insan olabilmek ve kalabilmek mümkün değildir. 
Bunları aşmak kolay mı peki? Değil elbette. Nefes alıp verdiğimiz sürece devam edecek bu mücadele. Gerçi her seferinde, şu tepeyi de aştık mı düzlüğe çıkacağımızı ümit ediyoruz ama bitmiyor bir türlü tepeler, bitmeyecek. İmtihan dünyası burası, burada düzlük yok. Aştığımız her tepeden sonra yeni tepeler, yeni tepeler bekliyor bizi. Son nefesi vermeden de bitmeyecek bu savaş. 
Ya sonrası peki? Sonrası da öncesi de Allah kerim. Allah kerim ve rahîm.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90304</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69d766f3-b6c8-42f8-8dd1-a5f98ef7d945.jpg</image:loc>
            <image:title>Pembe Gül Gizem</image:title>
            <image:caption>Kelimeler 
şiirlerinizin satırlarında 
özgürce dolaşamıyorsa; 
Özgür düşünüp 
özgür yaşamıyorsunuz 
demektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90305</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e24c4ffd-1ede-42f3-9bcb-18cfd40b70a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes İçin Siyer - Medine Dönemi 2.Cilt</image:title>
            <image:caption>Peygamber (s.a.v.) sevdalısı ve şairi olan Hassân b. Sâbit’e (r.a.), “Muhammed’i övecek bir şiir oku!” dediklerinde, “Ben sözlerimle Muhammed’i (s.a.v.) övemem, bilakis Muhammed (s.a.v.) ile sözlerimi güzelleştirmiş olurum,” demiştir. 
İşte Herkes İçin Siyer’in amacı, Efendimiz’in (s.a.v.) o bereketli ömrüne yapacağımız yolculukla güzelleşmek, onun hayatından kendi hayatımıza güzel hasletler aktarabilmektir… 
Bu kitapla umuyoruz ki Allah Resûlü (s.a.v.) hayatımızın her alanına dokunacak ve hiçbir yer kalmayacak ki onun eli değmemiş, onun sesi, onun sedası işitilmemiş olsun. Çünkü biliyoruz ki yitik dünyamız ancak onunla anlam kazanabilir. Daralan ufuklarımız ancak onunla genişleyebilir. Sahâbeye hasret kalan yüreklerimiz ancak onun zamanlar ve zeminler üstü mesajlarıyla bir karşılık bulabilir. 
Bundan dolayı siyer her ne kadar bir insanın, bir beşerin hayatı olsa da, aslında bütün bir beşeriyetin hayatıdır. Çünkü kim olursa olsun, herkese söylenmiş bir söz vardır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90306</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd834475-eadc-4117-83a1-73e338195738.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısmet</image:title>
            <image:caption>Niyet ettiğin her konuda kısmetini açacak, eşi benzeri olmayan, gelmiş geçmiş en etkili uygulama ve formüller. 
BİLİNÇALTI * TILSIM * ŞİFRELER * TELKİN SIRLAR * DUA * GİZEMLER * RİTÜEL 
 Bu kitap sadece sahibine aittir ve ona sahip olan kişi için güçlü bir etkiyle çalışır. Kitabı aldıktan ve uygulamaya başladıktan kısa süre sonra sahibinin enerjisine uyumlanır. Kitap, kendi esrarengiz enerjisini de sahibine geçirir. 
Bu kitap, bir sırlar kitabıdır ve gizemlerle doludur. KISMET, sahibinin dileklerini gerçek yapmak için gerekli birçok sıra dışı şifre ve kodu içerir. Kısmet, yolu bilir. Hiç yolu yoksa bile, o bir yol açar. Kısmetine açılan kapının tüm gizemli şifrelerini girerek, dileklerini gerçek yapmaya ve yeni bir hayata şimdi hazırsın. KISMET, SENİN YERİNİ BİLİYOR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90307</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f2d00d1-5d7b-41f8-900d-76e6e4d91210.jpg</image:loc>
            <image:title>Korona Günlerinde Düş Bahçesi</image:title>
            <image:caption>Düş Bahçesi; sadece korona günlerinde kaybedilenleri değil, aynı zamanda daha güzel ve sağlıklı bir dünyada yaşama isteğinin ön planda olduğu bir hikâye. 
Oyun ve merakın ön planda yer aldığı sayfalarda incelikli mesajlara da yer veriliyor. Dilem’in düşünde gezinirken, çevreci bir kurgunun içinde buluyorsunuz kendinizi. 

Düş Bahçe’sini okurken, kendi çocukluğumuzda ya da unuttuğumuzu sandığımız bir anıyı ortaya çıkardığını görüyorsunuz. Aynı zamanda sözcükleri ve kurgusunun yanında, renkli görselleri ile de etkileyici bir bütünlük sağlıyor. Sözsüz sayfaları bile okuyucusuna bir hediye sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90308</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2a3a74b-81d2-4984-a3f5-9444eb805d77.jpg</image:loc>
            <image:title>Korona Günlerinde Yol Ayrımı</image:title>
            <image:caption>Sadece yetişkin olunca değil, hayatımızın her döneminde karşılaşırız yol ayrımlarıyla... 
Çocukken de seçeceğimiz birçok yol vardır. En doğrusunu seçebilme yeteneğine daha çocukken erişebilmek kadar büyük hazine olamaz diye düşünüyorum. Elinizde tuttuğunuz bu kitap, yetişkinler olarak çocuklarımıza en faydalı yolları seçebilme bilincini nasıl aşılayacağımızı gösteriyor. Çocuklara da bu süreçte seçtikleri yollarda nasıl sonuçlarla karşılaşabileceklerini öğretiyor. Hepimizin öğreneceği şeyler var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90309</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f035127b-9fc7-4b03-a28a-2f2eb788bac9.jpg</image:loc>
            <image:title>Akrebin Gözleri Koyu Karanlık</image:title>
            <image:caption>Yaralarının en ince sızısında 
Yürek çırpıntılarınla gözlerinde kırmızı bir karanfil açmışsa ne olduğunu bilmeden 
Tek başına yengeç dümenini kıramamışsan karanlık bir dehlizde 
Uluyorsa kurtlar başka bir geceye gel-geç ormanında dişlerini göstermeden 
Çakalların tangosunda balçığa bulanırsın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90310</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b626e8d1-ff13-4aae-883e-a16894f21335.jpg</image:loc>
            <image:title>Vuslata Mektuplar</image:title>
            <image:caption>“Hayatımızda çok büyük yeri olan mektupları teknolojik haberleşmenin hızlı gelişmesi yok etmeye başlamış olsa bile yerini hiçbir şey doldurmuyor. Edebiyatın güzel türlerinden biri olan mektup metinleri sonsuza kadar var olacaktır. 
Mektup yazılırken; yazar birebir kendi hayatından alıntılarını, müthiş kurgularını, soyut düşüncelerini ve duygusal zekasını mükemmel harmanlayıp, herkesin kendisine bir şeyler bulacağı mektupları yazıp boşluğa bırakıvermiş! 
Okuduğunuzda eski sevdaların aşkların saflığı burcu burcu içinize işlerken duygu yüklü o müthiş kelimeler bir müziğin ritmi gibi gönül telinizi çalacaktır...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90311</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1173c634-7968-46ec-be19-237150b0e479.jpg</image:loc>
            <image:title>6. Nesil</image:title>
            <image:caption>“Sular çekildikten sonra hayatta kalanlar hep birlikte yaşam mücadelesi vermeye başladı. Adonya’nın bazı alçak kesimleri ise tamamen su altında kalıp yok olmuştu. Artık insanlar arasındaki ayrım ortadan kalkmıştı eskiden köle olanlar ve onlara bunu layık gören efendileri hayatta kalmak için eşit şartlardaydı ve hayatta kalabilmek için zaman zaman birbirlerine yardım içindeydiler. Bu hayatta kalanlar ta ki yüz seksen yıl önce Tangor’un gezegeninize gönderdiği elektromanyetik dalgalara kadar süren insanlığın beşinci neslini oluşturdu. O dalgalara rağmen hayatta kalıp yepyeni bir medeniyet kuran diğer insanların dışladığı, hor gördüğü toplum içine dahi almadığı otizmli denilen insanlar ise masumiyet çağını başlatıp altıncı neslin temelini oluşturdu…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90312</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d421fc6-beed-4ea5-ab37-243d6c4b4135.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Duygular Tuhaf Diyaloglar</image:title>
            <image:caption>“Önce kendinden kurtulacaksın. Başladığın noktaya dönmek istemiyorsan kendi yörüngenden çıkıp boşlukta kaybolmayı göze alacaksın. Cesur olacaksın. Başka yolu yok.” 
 
“Hayatta her şeyin bir matematiği var. Hatta bir şiire konu olan her şey, birtakım nötron, elektron ve protonlardan oluşur. Hayatı, varlığı ve dolayısıyla da şiiri zenginleştiren şey de, bütün bu atom ve atomaltı parçacıkların kendi aralarında kurduğu sonsuz, matematiksel kombinasyondur. Bu, aynı zamanda gerçek sonsuzluğun da sebebidir. Hiçbir şey yok olmayıp, başka bir şeye dönüşürken, şiir bu kozmik hareketin rüzgarından ilham alır. Bu harekete bir anlam arar.” 
 
Ebru Ceylan, bir dedektif gibi insanları gözleyerek bir araya getirdiği, herkesin zaman zaman hissettiği tuhaf duygular ile karşısındakiyle yaşayabileceği tuhaf diyalogları okurla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90313</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3481de37-cbfd-4076-a74f-01287577045f.jpg</image:loc>
            <image:title>Masumiyetin İçin Savaş</image:title>
            <image:caption>Miranda Wood evine döndüğünde eski sevgilisi ve patronu Richard’ı yatağında öldürülmüş bulur. Bütün kanıtlar genç kadının aleyhindedir ve suçsuzluğunu ispatlayabilmek için önünde çok az bir zaman vardır. 
Yerel bir gazetenin sahibi olan Richard’ın sanılandan fazla düşmanı olduğunu keşfetmek Miranda’yı şaşırtsa da takip edebileceği yepyeni ipuçlarına ulaşır. Araştırması derinleştikçe bu işin düşündüğünden çok daha kapsamlı ve karmaşık olduğunu anlar. Üstelik artık peşinde onu öldürmek isteyen birileri de vardır. 
Kendini bir ölüm kalım savaşının içinde bulan Miranda’nın ne pahasına olursa olsun gerçeği ortaya çıkarmaktan başka yolu kalmamıştır. 
Uluslararası çok satan romanların yazarı Tess Gerritsen büyük bir ustalıkla, tempoyu hiç düşürmeden okurunu sürprizlerle dolu heyecanlı ve romantik bir maceraya çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90314</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bff6c7ee-ded0-46ab-b861-a735fbe3d7a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Adalet Ve Toplum</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı neden yazdım? 
Ormanda tek başımıza yaşamadığımıza göre yaşantımızı düzene koymak ve huzur içinde bir düzen kurmamız gerekiyor. İnsanların birbirinin hakkını gasp etmesinin ve birbirine zarar vermesinin önüne geçmenin tek formülü makul bir hukuk sistemi kurmaktır. Peki iyi hukuk sistemi nasıl kurulur, her hukuk sistemi insanlara huzur ve güven tesis edebilir mi? Sözde değil gerçek bir fonksiyon ihtiva edecek olan bir hukuk sistemi nasıl kurulur? Adalet olmadığında başımıza neler gelebilir? 
Bugün bizler için iyi olup başkaları için kötü olan sistem yarın tersine işleyebilir. Bunun önüne nasıl geçmeliyiz? Hukukun bıraktığı boşluğu ahlak ve vicdan doldurabilir mi? Yahut doldurması için neler yapılmalıdır? Hukuk öncelikle namuslu insanlar için mi gereklidir yoksa namussuzlar için mi? Hukuk ve adaletin tesisinde halkın rolü ne olmalıdır? Halkın adalet talebinin bir önemi var mıdır? Olayların farkına varmanın adaletin rotasına bir etkisi olur mu? İşte kitabı bu soruların cevabını aramak için kaleme aldım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90315</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35fccd12-ca6b-4d7f-b1c4-a77ab844e789.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Hizmetinde 45 Yıl</image:title>
            <image:caption>Bu armağan kitap, Türk Ordusu&apos;nda ve Üniversitelerinde Türk dünyasının ve milletinin varlığının korunması ve sürdürülmesi yolunda vermiş olduğu 45 yıllık özverili resmi devlet hizmetinin sona ermesi vesilesiyle, Prof. Dr. Cemalettin Taşkıran&apos;a, Türkiye Cumhuriyeti Devleti&apos;ne, aziz Türk Milleti&apos;ne ve Türk dünyasına birbirinden değerli katkılarından ötürü mütevazı bir teşekkür mahiyetinde sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90316</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16e73fe7-4fdf-474c-8c77-0f8532aaf1ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahkahayı Patlatın</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, mizah ve hiciv türünde yazılmış eğlenceli bir eserdir. Yazar, toplumdaki olayları, tanınmış kişileri ve gündelik hayatın ilginç yönlerini esprili bir dille ele alır. Okuyucuya hem düşündüren hem de güldüren kısa yazılar ve mizahi anlatımlar sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90317</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65aed229-c8e9-4552-b8f3-266f28b2bd61.jpg</image:loc>
            <image:title>How Did We Up Here</image:title>
            <image:caption>The columns in this volume are chronicles of the transformation of the Middle East order from a Japanese point of view in a peculiar moment of history when the humankind has been experiencing a great transformation and turning points. 
 
The book is going to be a searchlight which light the path of the international politics in the Middle East and East Asia, in which a steady change is going on and accelerated under the dark night of COVID-19 pandemic. 
 
Satoshi Ikeuchi is Professor of Religion and Global Security at the Research Center for Advanced Science and Technology (RCAST) of the University of Tokyo. He specializes in the Middle East politics and organizes the RCAST Open Laboratory for Emergence Strategies which is the meeting point of research on the international and regional studies.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90318</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6be692da-e44c-4ecf-9d88-5cca33a669c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Onkolojide Çocuk Beslenmesi Ve Yemek Tarifleri</image:title>
            <image:caption>Doğru ve yeterli beslenme, kanser tedavisi sürecinin önemli bir unsurudur. Beslenmenin iyi yapılabildiği hastalarda, yan etkilerin daha az görüldüğü, tedavi başarısının daha yüksek olduğu bilinmektedir. Gelişmiş tıbbi tekniklerle birlikte beslenmenin de aynı ciddiyet ve titizlikle sürdürülmesi sonuçları daha üstün kılmaktadır. 
 
Çocuklar aynı zamanda büyüyen ve gelişen varlıklar oldukları için, yeterli ve doğru beslenme özellikle pediatrik onkoloji tedavilerinin ayrılmaz bir parçası olmalıdır. 
 
Bu kitapta onkoloji servisinde tedavi gören çocuklarımız için ebeveynlere yol göstermeyi ve destek olmayı amaçlayan bilgilerle birlikte tedavilere ve yan etkilerine göre uygulanabilir yemek tariflerini bir arada bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90319</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53b12132-04d1-47e2-be3a-fb42b333f078.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimar Sinan - Yaptığın İşi Gönlünde Hissedersen, Irmaklar Çağlar İçinde</image:title>
            <image:caption>“Geçti bu demde cihandan Pir-i Mimaran Sinan.” 
Osmanlı mimarisini zirveye taşımış, kubbe sanatında henüz aşılamamış bir dehaya sahip, hayal gücüyle çığır açmış ve kendi tarzını oluşturmayı başarabilmiş bir dehadır Mimar Sinan. 
Allah aşkı, ahiret bilinci ve hayra vesile olmanın yüceliğini ilke edinen, sahip olduğu her şeyi insanlığın hizmetine sunmaktan çekinmeyen, aynı zamanda bir eğitim gönüllüsü, bir büyük usta ve bir bilge kişidir. Dünyanın dört bir yanından uzmanı, eserlerindeki mimari işçiliğine hayran bırakmayı başarabilmiş ve kişiliği ile de tüm insanlık adına örnek bir karakter sergilemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90320</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00cf265c-da6e-4208-a959-4eba7312affb.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Maddede Doğu Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Ünal Ersözlü bu kitapta felsefenin bir düşünce sistemi olarak Doğu’dan yükselişine ışık tutuyor, Doğu felsefesinin satır başlarını önemli alıntılarla ve derin bir araştırma merceğinden geçirerek okuyucuya sunuyor. Hint felsefesinden Buda’ya, Konfüçyüs’ten Tao felsefesine, antik Mısır felsefesinden Zerdüşt felsefeye; tasavvuf ve Doğu felsefesi arasındaki benzerliklere, sufi ile keşişin kesişen yollarına, ezeli hikmetten kadim felsefeye kadar Doğu felsefesine dair her şey 50 maddede bu kitapta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90322</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a8a81fd-a926-40ca-8fb3-3c3d831598cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Almanya Mektupları</image:title>
            <image:caption>Halit Ziya’nın 1915’te Peşte, Viyana, Münih, Nürnberg, Leipzig, Berlin, Hamburg, Hannover, Frankfurt, Heidelberg, Bremen gibi kentlerde 84 gün süren yolculuğu boyunca günlük gibi yazdığı kırk mektuptan oluşuyor Almanya Mektupları. Tanîn gazetesindeki yayımı 59 sayı süren mektuplar Halit Ziya’nın izlenimlerinden, gözlem ve incelemelerinden çıkardığı sonuçlarla, duygu ve düşünceleriyle dolu. Özgür İldeş’in çeviri yazısıyla ilk kez kitap halinde yayımlanan mektuplarda yazarın dili ve yazım biçimi korundu. Gezilen yerlerin o zamanki fotoğraflarıyla, kapsamlı sözlüğüyle, kişi ve yer adları dizinleriyle Halit Ziya külliyatının önemli bir eksiği tamamlandı. Çöküş, dağılış ve savaş döneminde seçkin bir Osmanlı aydınının Avrupa’daki modern yaşamdan nasıl etkilendiğini gösteren, her bakımdan değerli bir kitap Almanya Mektupları. 
 
“Ne zaman güzel bir oyuncak görse çocuklarını düşünen bir baba hissiyle bütün görülen şeylerden sonra hayâlimin memleketime akan bir cereyânı var. Bu gâyet tabiîdir. Sack Çiftliği’nde de hep Anadolu’nun işleyecek kollara muntazır bî-enhâ topraklarını düşündüm; ve hep oraya bu cihazlardan, o bizzat müteharrik ve faal anbarlardan, samanlıklardan koydum; sonra hepsini birden bir nefh-i ümîd üfürerek bu çarhı döndürdüm; ve fakir Anadolu’nun üstüne bir altın yağmuru yağdırdım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90323</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28d8b2ca-50ad-4c59-a520-294917c8e6e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Günlükler (1956-1966) Ekrem Alican</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Ekrem Alican’ın 1956-1966 yılları arasında tuttuğu günlüklerinden oluş­maktadır. Politikaya Demokrat Parti saflarında başlayan, Menderes’in baskıcı politi­kalarına karşı çıkarak DP’den ayrılıp Hürriyet Partisi’ni ve daha sonra Yeni Türkiye Partisi’ni kurup Maliye Bakanlığı, başbakanlık yardımcılığı yapan Alican Çok Parti­li Türk siyasi hayatının ilginç kişilerinden biridir. Askeri darbeler, darbe girişimleri, seçim ittifakları, koalisyonlarla dolu çalkantılı bir dönemde siyaset yapmış ilkeli bir siyasetçinin her ne pahasına olursa olsun inandığı fikirlerden taviz vermeden nasıl mücadele ettiğini bu günlükte okuyacaksınız. 
Konuşmam geçen sene olduğu gibi Demokrat Parti Meclis Grubu tarafından büyük bir alaka ile dinleniyordu. Konuşmamın başında bütçe hakkındaki görüşlerimi, denk bütçe, bütçede samimiyet ve tasarruf kaidelerine riayet mevzuundaki tatbikatı gözden geçiriyor, iktisadi faaliyetlerimizi tetkike girişiyordum. Bu bahsin başında da Demok­rat Parti iktidarının son günlerde iktisadi faaliyetlerin demokratik bir rejim içerisinde gelişemeyeceği yolunda bazı iddialara giriştiğini, bu fikrin tamamen hatalı olduğunu, Hürriyet Partisi Meclis Grubu’nun kanaatine göre, hakiki iktisadi kalkınma hareketi­nin hürriyet ve demokrasi rejimleri içerisinde gelişebileceklerini ifade ediyordum. Bu arada, son zamanlarda evvela iktisadi kalkınma sonra hürriyet diyen gayrimesul par­tizan şahısların seslerini duymaya başladığımıza işaret ederek: “Dünyanın geçirdiği asırlar boyu tecrübeler göstermiştir ki; çeşitli diyarlarda evvela iktisadi kalkınma sonra hürriyet diyerek, istibdat zihniyetinin uşaklığını yapanlar, büyük suiistimal şebeke­lerinin, büyük menfaat gruplarının bedbaht alet veya ortakları oldukları hakikatini, hiçbir zaman, gizlemek imkânını bulamamışlardı” diyordum. 
 
İktidar bu suretle Meclis’te muazzam bir darbe yedi. Ertesi gün gazeteler hadiseden uzun uzun bahsettiler. İhtilaf mevzuu cümle bütün gazetelerde yer aldı. Bu suretle ik­tidarın taktiği kendi aleyhine işledi. Bizim gruptan Cemal Köprülü, Halk Partisi’nden Turgut Göle bana gelip, konuşmamın siyasi hayatımızda bir dönüm noktası olacağını, fevkalade bir hareket olduğunu ifade ettiler. Adnan Bey ve hükümeti muazzam bir tokat yemişti. Ertesi sabah saat 10’da Meclis’e geldik. Bütçe komisyonu sözcüsü Sebati Ataman alelacele hazırlanmış ve bana cevap vermek üzere kürsüye çıkmıştı. Bütçede denklik, samimiyet, tasarruf mevzularındaki sözlerime güya cevaplar verdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90324</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/857203e8-187c-4bfd-b3db-a679b112c63a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Değil Kiti – Banyo Zamanı</image:title>
            <image:caption>Kiti’nin banyo yapmaya ihtiyacı var. Ama söylemesi kolay. SUDAN NEFRET EDEN kedilerle dolu bir evde gel de banyo yap bakalım! Sonunda kediler tüm CESARETLERİNİ toplayıp, harap konağın eski ve tozlu banyosunun kapısını açınca, Kiti banyo yapmanın o kadar da kötü bir şey olmadığını anlıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90325</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c58ac1d3-b098-462e-a8b4-2a97416e213d.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Yere Lazım Küçük Ayı Zımzım</image:title>
            <image:caption>Her Yere Lazım Küçük Ayı Zımzım, Birinci Sınıf’taki kız erkek bütün öğrencilerin arkadaşıdır. 
Her hafta sonu çocuklardan biri onu evine alır. Ama bir gün Küçük Zımzım düştü sırt çantasından sulara Ve çok büyük bir maceraya atıldı tek başına.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90326</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/945dd22b-ae3a-4754-9a5f-72c1e7be636e.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem de Çocukmuş</image:title>
            <image:caption>Sen hiç beştaş oynadın mı? Ya da körebe? Veya istop? 
Evde çok sıkılan Leyla, tam tabletini açıp çizgi film izleyeceği sırada, 
annesi eski sandığını açar ve içinden siyah beyaz fotoğraflar çıkarır. 
Fotoğraflarda Leyla’nın daha önce hiç duymadığı, oynamadığı oyunlar vardır. Annesi de anlatır bu oyunları bir bir… 
Ama Leyla sadece yeni oyunlar öğrenmekle kalmaz, 
başka bir sırrı daha çözer!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90327</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/086b6368-6f96-4f82-a35c-3d076cf9071a.jpg</image:loc>
            <image:title>Pek Ürkütücü Olmayan Ayı</image:title>
            <image:caption>Ürkütücü Ayı her gün ormanda dolanır durur Korkutacak hayvan arar bulur. Her gece öyle bir gürler ki Zavallı ağaçların yaprakları zangır zangır titrer Sanki deprem olmuş gibi. 
Ama unutma, her şey göründüğü gibi değildir. Ürkütücü Ayı’nın bir sırrı var, acaba nedir? 
Pek Ürkütücü Olmayan Ayı, hayal kırıklıkları, arkadaşlık ve ürkütücü veya değil kendin olmakla ilgili çok sevimli bir masal.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90328</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4047b8e2-d4e3-4fdb-bbc7-685391c80882.jpg</image:loc>
            <image:title>Pek Sessiz Olmayan Fare</image:title>
            <image:caption>Pek Sessiz Olmayan Fare’nin çok güçlü bir sesi vardı ve yüksek sesle kitap okumayı çok seviyordu. Ancak arkadaşları onun bu huyundan hiç hoşlanmıyorlardı. Sonunda herkesi mutlu edecek bir çözüm bulundu, ama sonuç hiç de beklendiği gibi olmamıştı. 
Merakla okunacak, harika bir öykü!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90329</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b50da64f-6854-4459-bd4a-93159f48fe6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıcak Bir Yuva</image:title>
            <image:caption>Evlat edinen bir baba tarafından yazılan SICAK BİR YUVA, evlat edinme sürecine çocuğun gözünden bakarak, hassas ve doğru bir tablo çiziyor ve küçük çocukların evlat edinme kavramını anlamasına yardımcı oluyor. 
Evlat edinilen her çocuğun iyileşmesi ve gelişmesi için, bu yolculuğun anlaşılır bir hikâyesi olması ve bu hikâyenin ilk fırsatta, yaşına uygun bir şekilde anlatılması gerekir. Dr. Meryl Forse, Klinik Psikolog 
Evlat edinmiş aileler olarak, geçmiş ve şimdiki zaman arasında ince bir çizgide yürürüz. Küçük çocuklarının yeni bir ailenin parçası olmayı kabullenmelerine yardımcı olmak isteyen herkes, bu öyküyü onlarla paylaşmaktan keyif alacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90330</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48db74fa-4ccb-4d59-982b-d7e8196ed7bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahil Gezisi</image:title>
            <image:caption>Bugün büyük gün - Pamuk yardım almadan sörf yapacak!  
En azından sahibi böyle düşünüyor. Pamuk pek emin değil. Bu unutulmaz sahil macerasında kocaman bir kumdan kale, öğle yemeğinde kızarmış balık ve patates, bir sürü tekne ve harika dalgalar sizi bekliyor. 
AVUSTRALYA SAHİLLERİNİN EŞSİZ GÜZELLİĞİ, OKYANUSUN GÖZ ALICILIĞI VE KENDİ YOLUNU BULMAK HAKKINDA BİR ÖYKÜ.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90331</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b916eef4-a29c-4988-8fb5-1ea12e78f26d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürpriz Konuk</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar küçük bir balıkçı vardı. Büyük, masmavi denizin ortasında Kayalık küçük bir adada yaşardı. Kovaları balıkla dolup taşıyordu Ama onları paylaşacak kimsesi yoktu. Günlerden bir gün, çok ama çok BÜYÜK bir SÜRPRIZ konuk dayandı kapısına... 
Bu harika resimli kitap, arkadaşlık, paylaşım ve denizlerimizdeki canlılara özen göstermek hakkında sıcacık bir öykü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90332</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04984d6a-419e-4257-a4bf-77b05e435496.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhaba, Arkadaşım!</image:title>
            <image:caption>Arkadaşımla birlikte oynamayı çok seviyorum. Oyuncaklarımı onunla paylaşmayı ve birlikte bisiklete binmeyi seviyorum. Eve gidince arkadaşımı çok özlüyorum. Acaba o da beni özlüyor mudur? 
Heves, empati ve ilk arkadaşlık hakkında kalbinizi ısıtacak bir öykü. 
“Cobb’un çizimleri, çocukluğun neşesini yakalıyor” The Sunday Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90333</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99008130-893b-45e7-ba8e-d57d9a773620.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedemin Oyuncakları</image:title>
            <image:caption>Karşınızda Ece! Heyecanlı, inatçı ve meraklı… 
Ece’nin öyle bir dedesi var ki bildiğiniz yetişkinlere hiç benzemez. Büyümüş, büyümüş ama oyun oynamaktan vazgeçmemiş. Ece’yi şaşırtmaya ve ona çılgın sürprizler yapmaya bayılır. 
Dedesinin Ece’ye yine bir sürprizi var. Bu sefer de “Seni çocukluğuma götüreceğim,” dedi. Ece çok heyecanlandı. Bu, zamanda yolculuk demekti! 
Peki ama nasıl? İşte bu sorunun cevabı kitapta gizli. İstanbul Oyuncak Müzesi’nin koridorlarında macera dolu bir yolculuğa hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90334</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1630fd5b-ae5b-49bb-9b70-378754909ddc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayırıcı Marka Varlıkları İnşa Etmek</image:title>
            <image:caption>Bir markanız varsa bu kitabın size söyleyecekleri var! 
Pazarlama dünyasında her şey çok hızlı değişiyor. Ancak markanızın kimliğini gelecekteki değişimlere dirençli kılmak istiyorsanız bu kitapta göz atabileceğiniz çok sayıda ipucu var. Bu kitap, markanızın ayırıcı varlıklarını inşa etmede ve devamlılığını sağlamada uzun dönemli bir strateji oluşturmanıza yardımcı olarak size bir yol haritası sunacak. 
Markanızı iyileştirin! 
Hangi stratejileri benimseyerek eyleme geçmenin sizi bir adım daha öne çıkaracağını keşfedin. Elbette hangi stratejilerin işe yaramayacağını da! Markanız için fırsatları yakalamaya çalışırken sizi mayın tarlalarına çıkaran yollardan nasıl kurtulabileceğinizi fark edin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90335</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/764c9491-692d-41cc-a6c9-dee6cc1ce75b.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Okula</image:title>
            <image:caption>Pom bir sonraki sene anaokuluna başlayacaktı. Öyle hevesliydi ki şimdiden arkadaşlarının okullarını ziyaret etmeye karar verdi.
Minik Zıpla Okulu’nda tavşancıklar harfleri ve sayıları öğreniyordu.
Yeşil Sazlık Okulu’nda kurbağalar birbirinden güzel resimler yapıyordu.
Evvel Zaman Okulu’nda kurtlar kütüphanede toplanmış kitap okuyordu.
Acaba Pom’un hayalindeki okul da bütün bunların bir karışımı olabilir miydi?

Anaokuluna gitmek ne büyük maceraydi!

Ödüllü çizer Marianne Dubuc çocukları neşeli, ayrıntılarla bezeli bir keşfe çıkarıyor. Yuvaların, anasınıflarının sıcacık rutinlerinin anlatıldığı sayfalar küçük okurları okula hazırlayacak, okula gidenlere ise tanıdık detaylar üzerinden kendi deneyimlerine bakma fırsatı sunacak.

Haydi Okula, kısa süre içinde çok sevilen, Dubuc’un yazıp resimlediği Postacı Fare’nin Bir Günü ve Postacı Fare Tatilde kitaplarının yanında raflarda yerini alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90336</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/494b3895-0ff1-4da9-a798-d53a860c2f37.jpg</image:loc>
            <image:title>Sömürgeci Bat’nın Barbarlık Tarihi</image:title>
            <image:caption>Dünya üç bölümdür: Doğu, Batı ve Türkler. Bu üç bölüm, çoğu yönden birbirinden farklıdır. 
Son beş yüz yıllık süreçte akıl ve bilimi terk eden Doğu ve Türkler gerilemişler, buna karşılık Batı akıl ve bilimle aydınlanma sürecine girmiştir. Ama Batı bütün gücünü ve aklını sömürgecilik için kullanmıştır. Bunun için de Batı’nın iki yüzü vardır. 
Bu sebeple Batı demek; sadece gazetelerin turizm sayfalarında yer alan Paris’in bohem akşamları, Prag’ta bahar, İspanya’da boğa güreşi, Venedik’te gondol sefası demek değildir! Bunlar Batı’nın sadece vitrini ve hayâl dünyasıdır! Öte yandan Batı demek; sadece bir aydınlanma, bir Fransız İhtilali ve Seneca, Kant, Hegel, Marks vb. demek değildir. 
Batı’nın bu görünen yüzünün arkasında başka bir Batı daha vardır. Batı’nın bu vitrin dünyasının ardındaki gerçek yüzü ve Avrupa dışında yaptıkları, bu görünen dünyadan çok farklıdır! O gerçek Batı; siyasîlerin, kapitalistlerin, orduların ve silah üreticisi bilim adamlarının oluşturduğu başka bir dünyadır! O Batı; Avrupa halklarını kendi çıkarları için dünyaya salar, savaşlar çıkartır, kıtaları yağmalar, insanları ve doğayı yok eder. Bu uğurda Hristiyanlığı bazen bir alet, bazen bir silah gibi kullanır. 
Bu bakımdan Batı’nın iki yüzü vardır: Bir yüzü sanat, edebiyat, felsefe, bilim, medeniyet; diğer yüzü ise şovenizm, kültür düşmanlığı, barbarlık, katliam ve sömürgeciliktir. 
Doğu ve Türkler, kendi kendine yeter bir bölümdür. Doğu kendini yaratmıştır. İlk icatların ve keşiflerin kökenleri Doğu’dur. Tarih, Doğu’da başlamıştır. Doğu, genellikle kendi içinde egemenlik savaşları yapmıştır. Esas hedefi, Batı değildir; Batı, yayılma alanıdır. Doğu, Batısız yaşar ama Batı, Doğusuz, hele ki Orta Doğusuz hiç yaşayamaz. Sömürge, köle, değerli maden, ham madde vd. bakımdan Doğu’dan beslenir. Doğu, Türkler ve İslam; Batı için ötekidir. Batı’nın bu “öteki” saplantısının temeli ise Batılı egemenlerin, siyasetçilerin ve din adamlarının sinsi şekilde canlı tutmaya çalıştıkları; Doğu’ya, Türklere ve İslam’a karşı bölücü, yıkıcı, sömürgeci hırsına dayanır! Bu hırs, bin yıl önce kendi adını kendi koymuştur: Haçlı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90337</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c2ea7fd-9352-4678-b2c6-6ebcb820ca12.jpg</image:loc>
            <image:title>19 Mayıs&apos;ı Anlamak</image:title>
            <image:caption>19 Mayıs, çok önemli, bir o kadar tartışılan bir tarihtir. Kimileri Vahdettin’in Mustafa Kemal’i vatanı kurtarması için hem de 40 bin altın vererek Samsun’a gönderdiğini iddia eder. Oysa tarih, 24 Mayıs 1920’de Padişah Vahdettin’in, Atatürk ve arkadaşlarının idam kararını onayladığını yazıyor! 

19 Mayıs ile ilgili yazılan tüm kitap ve makalelerde, birbiriyle çelişen onca ifadelerine rağmen, Bennett’in Mustafa Kemal ve arkadaşlarına vize verdiği yazılmaktadır. 
Bennett, bu konuya kaynaklık eden, biri kendisine ait iki kitapta da vize olayını; 

&quot;8 Haziran’da, ilginç bir tesadüf eseri yirmi ikinci doğum günümde bir Türk subayı odama gelip, Mustafa Kemal ve Heyeti için vize istedi. Listeyi okuduğumda, Türk Ordusu’nun en etkin otuz beş generalinin ve kurmay albayının adını tanıdım. Ancak yetkimin bunu aşacağı düşüncesiyle üstlerime sordum. ‘Haberimiz var sen vizeyi ver’ dediler bende verdim” şeklinde anlatıyor. 

Oysa vize verilen listede tek general Atatürk’tür. Vize verilen subayların sayısı kimi kaynaklarda 18, kiminde 22 olarak geçmektedir. Ancak 35 general ve albaydan oluşan bir kadro hiçbir kaynakta yazmamaktadır. 

Peki, 35 kişilik liste nedir?  Onu da belgeleriyle bu kitapta okuyacaksınız. Yüzbaşı Bennett’in Atatürk düşmanlarına malzeme vermek için uydurduğu vize yalanlarını da!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90338</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6240ca3e-e0cf-4ef8-a2dd-3363f4a0f723.jpg</image:loc>
            <image:title>Biricik Sevgili</image:title>
            <image:caption>Ey güzelliği, sevgisi, muhabbeti cennetteki nimetleri bile unutturan Biricik Rabbimiz, 
Yeryüzünde yarattığın ağaçlar, kuşlar, çiçekler,  kelebekler, meyveler, tohumlar sayısınca… Yağdırdığın tüm yağmur damlaları ve kar kristalleri sayısınca… Gökyüzünde yarattığın yıldızlar, gezegenler, galaksiler sayısınca… Evrendeki atomlar, moleküller, elektronlar,  protonlar nötronlar sayısınca Sana teşekkür ederiz. 

Tüm bunların sayısınca Senin birliğini ve benzersizliğini, her türlü kusurdan uzak olduğunu,  kudretinin ve ilminin sonsuzluğunu, sanatının eşsiz güzelliğini ilan eder, tüm bu gerçeklere gönülden şahitlik eder, 
Hepsinin sayısınca Senden hata ve kusurlarımızın affını dileriz Ey Güzeller Güzeli Biricik Rabbimiz… Merhametine, affına, lütuf ve ikramlarına her zamankinden çok fazla muhtacız hepimiz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90339</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/678cefef-742b-4cb3-b616-4538ebd8c913.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatıralar</image:title>
            <image:caption>Doğan güneş ruhuna saçılır sanki
Umutlar yeşerir filizlenir yüreğinde
Denizler gibi gökyüzü mavidir şimdi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90340</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf55974c-df0a-43fb-b2b7-6a138805cfaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mecmua Sayı 19 / Mart - Nisan 2021</image:title>
            <image:caption>Rahmetli Amcam Osman Turan / Fuat Turan Osman Turan (Haziran 1914 - 17 Ocak 1978) / Erkan Göksu Bir Tarih Sarrafı: Osman Turan / Mustafa Alican Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi’nin Kökeni: Türklerin Tanrı-Âlem-Insan Tasavvuru ve Cihana Kut Kuşağı Bağlamak / Hasan Atik Bir Orta Çağ Türk- İslâm Tarihçisi: Prof. Dr. Osman Turan / Yunus Emre Kaleli Türk Siyasetinde Sıra Dışı Bir Portre: Prof. Dr. Osman Turan / Nasrullah Uzman Prof. Dr. Osman Turan’ın Vefatından Önce Yazmayı Düşündüğü Eserler / İbrahim Güneş Osman Turan, Selçuklular ve İslamiyet / Kemal Ramazan Haykıran Tarihin Andığı Tarihçi: Osman Turan / Doç. Dr. Başak Burcu Eke Prof. Dr. Osman Turan Bibliyografyası / Yunus Emre Kaleli Tarihçi ve Tarih Ilişkileri Çerçevesinde Osman Turan’ın Tarih Anlayışı / Ayhan Bıçak Osman Turan’ın Tarih Metodolojisi / Mehmet Öz Osman Turan’ın Kültür ve Medeniyet Anlayışı ve Islâm Medeniyetini İhya Davası / Yılmaz Özakpınar Hz. Peygamber ve Raşit Halifeler Döneminde Türklerle İlişkiler ve İlk İslamlaşma / Ali Hatalmış Lubbu’t-Tevârîh Adlı Eserin Gazneliler Bahsinin Değerlendirmesi / Vural Öntürk “Cengiz Han ve Moğollar Türk müdür?” Sorusu Üzerine / Mustafa Uyar Selçuklu Ülkesine İltica Eden Müstakbel Bizans Imparatoru: VIII. Mihail Paleologos / Prof. Dr. Mustafa Daş İsfahan’da H.512’de Basılan Dinarlar ve Sancar ve Mahmud Arasındaki Askeri Mücadele / Muhammed Yunus Sultan Melikşâh ve Liderlik Özellikleri / Erkan Göksu Orta Çağ Tarihi Üzerine Prof. Dr. Osman Gazi Özgüdenli Özgüdenli ile Mülakat / Mustafa Can Tiryaki</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90341</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f95f9f7-014d-4be6-aef8-85b7513f4f75.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüsünü Bozma</image:title>
            <image:caption>Bazen korkuya kapılmıyor değildim. 
Eşime “Ya her şey ters giderse,” diye sordum. 
Eşim de artık bu işe girmeye karar vermişti. 
“Bak Erol” dedi, “Eğer işler kötü gider, her şeyimizi kaybedersek, bir deniz kenarına gider, sokak simidi ve çay alır, sıfırdan başlar, hayallerimizi yeniden kurarız.” 
Sustum ve dinledim. 
Büyüsünü bozmadan izledim. 
 
Sen de düşün, 
Bir şeye emek verdiğimizi, gereğini yerine getirip layığınca tamamladığımızı… 
Kendimizi konfor alanlarımıza hapsetmediğimizi, akışkan olduğumuzu… 
Şükrederek tembellik etmenin ataletindense şükrederek çalışmayı benimsediğimizi… 
Her şeyi söze dökmek zorunda kalmadan karşımızdakine sessizce hissettirebildiğimizi… 
Üzülsek bile üzmediğimizi, başkalarının sorumluluğunu almaktan kaçmadığımızı… 
Yaşamlarımızdan çıkaracağımız sonucun ahenk ve denge olduğunu… 
Kendimizi evrenin, tabiatın bir parçası olarak görebildiğimizi, tüm varlıklara saygı duyabildiğimizi, mütevazı olabildiğimizi… 
 
Şşşşşş, sessiz ol, büyüsünü bozma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90342</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0407369c-79a3-4da9-b08b-520a895742a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Maya’s Hochzeit - Maya’nın Düğünü</image:title>
            <image:caption>Malum; hayat bir yolculuk… 
Kimi zaman yolların, kimi zaman koşulların değiştiği ama yolu yürüyenin değişmediği “iki kapılı bir han”. 
Bu kitap bir yolcunun günlüğü; yaşadıklarının, hissettiklerinin bazen yazıya bazen de çizgiye döküldüğü bir günlük. 
Bu kitap aynı zamanda bir armağan; bir güzele adanan… 
İyi ki doğdun Maya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90343</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/249514ba-92f5-405a-b284-ebb9b4bf3d0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Afili Mahalle 1- Tarla Arena</image:title>
            <image:caption>Merhaba!
Çok heyecanlıyım. Nereden başlayacağımı bilmiyorum. Ben, Hamdi Söylemez.
Bizim mahallede dolaşmaya hazır mısın?
Maceradan maceraya koştuğumuz mahallemizde seni yeni arkadaşlarla tanıştıracağım.
Bu serüvende, birlikte hem çok eğleneceğiz hem de çözümler üreteceğiz.
Bazen haylazlıklarımız da olacak tabii.
Hadi o zaman seni de bizim Fanki ve Kankilere dâhil edeyim.
Mahalle afili... Mahalle’nin çocukları afili... Maceralar afili...
Bize Bir De Afili Okurlar Lazım!
İşte o sensin biliyorum?
Haydi, katıl bize.
Ama çabuk ol. Yoksa köstebekler, kelebekler ve ben beklemem...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90344</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/550449f1-06cb-4284-9b45-f01f06fb95b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitki Devrimi</image:title>
            <image:caption>Genellikle bitkiler hakkında her detayı bildiğimizi ve artık gezegendeki bütün bitkilerin botanikçiler tarafından bulunduğunu düşünürüz. Oysa sadece 2015 yılında iki binden fazla yeni tür bulundu. Bunlar öyle el değmemiş ormanların uzak köşelerine saklanmış mikroskobik türler diye sanılmasın. İçlerinden biri yüz tondan fazla ağırlığı olan, 45 metre uzunluğundaki Gilbertiodendron Maximum! 
 
Dünyada 31 binden fazla bitki türünü ihtiyaçlarımız için kullanıyoruz: Tıbbi amaçlı, besin olarak, tekstil ve yapı malzemesi olarak, enerji üretmesi için, hayvan yemi ve sosyal amaçlarla. 
 
Dünyaca ünlü botanikçi Stefano Mancuso, bitkilere sadece bu amaçlarla değil, bize öğreteceklerini fark edip onlara ilham alarak bakarsak, sonuç mükemmel olabilir diyor. İşte bu sürecin kendisi bitki devrimidir. 
 
Yazar, bitkilerle hayvanlar arasındaki çok temel bir farka dikkat çekiyor. Hayvanlar merkezi bir sisteme sahipken, bitkilerde durum tam tersidir. Merkezi bir sistemleri olmadığı halde, etraflarındaki ortamı çok daha yüksek bir hassasiyetle algılarlar. Koşulları gayet net bir şekilde değerlendirirler. Çok yönlü fayda zarar analizleri yaparlar. Çevresel uyaranlara karşı uygun eylemleri üstlenirler. Şaşırtıcı değil mi, bunları bitkiler mi yapıyor gerçekten? 
 
Bu kitabın adını yazar, bu gerekçelerle Bitki Devrimi koymuştur. İtalyanca orijinalinden tastamam bir çeviridir hem bu isim hem de bu kitap. 
 
 
Çok açık bir şekilde ve çok büyük bir hızla, insanlık son üç yüz yılda ürettiği yaşam biçiminin sonuna geliyor. Şanslıyız ki aynı insanlığın yine çok hızlı bir şekilde bu yanlıştan dönme yeteneği var. Bir imkân olarak bitkiler, bize çıkış yolunu gösteriyor olabilir. Çok iyi biliyoruz ki insanların tamamı, hatta hayvanların tamamı gezegenden silinse, bitkiler yaşamaya devam edecek. Ama ya bitkiler yok olursa?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90345</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8109012-6a15-425b-9bf6-413f01af410e.jpg</image:loc>
            <image:title>Maske İzi</image:title>
            <image:caption>E. Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş. O bir savaş pilotu. Kimi zaman Yunan savaş uçaklarıyla bir it dalaşına girdi, kimi zaman PKK kamplarını bombaladı… Uçuş anlarında da her pilot gibi bir oksijen maskesi taktı. Görev bitip maske çıktığında ise yüzünde uzun süre kaybolmayan bir iz kaldı. ‘Maske İzi’ydi o.

Karataş Paşa, yüzlerine sahte maske takıp ifadesi değişmeyen hainlere karşı da savaştı. Zindanlara atıldığında ve zincirleri kırdığında onurlu, yeni bir iz daha bırakmıştı hayata. O iz bu kez onun yüzünde değil, bizim yüreklerimizdeydi. O onurun izi silinmeyecekti.

O sahte maskeliler, sahte delillerle doldurdukları 25 kuruşluk CD’lerle Türk ordusunu bombaladığında, Karataş Paşa bu milletin cephesindeydi. ABD’nin kirli oyunlarına ve ‘onur nişanlarına’ gereken yanıtı verdiğinde de sırtını şanlı al bayrağa yaslamıştı.

Bu kitap, yüksek karakterli ve alçakgönüllü bir savaşçı neferin yaşam öyküsünü ve büyük tecrübelerini anlatıyor. Kitabı okuduğunuzda sizde de derin bir iz kalacak. O iz, vatan sevgisinin hissini taşıracak. ‘Maske İzi’ yüreğinize takılmış bir onur nişanesi olarak aklınıza mıh gibi kazınacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90346</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07515348-4624-466e-9d58-b33a7ecc0820.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırat’ın Uzay Problemi</image:title>
            <image:caption>Fırat ile Irmak ikiz kardeşler, ikizler ama dış görünüşleri tamamıyla farklı. Fırat teknoloji meraklısı, çok sevdiği bir de kuzeni var: Alp. Onunla bir araya geldiklerinde tabletlerinde oyun oynamaktan başka bir şey yapmıyorlar. Saatlerce tablet başında kalmaları, gözlerinin başka bir şey görmemesi elbette anne-babalarının hoşuna gitmiyor. Onların biraz da dış dünyayla, insanlarla, doğayla ilgilenmelerini, açık havada farklı şeylerle uğraşmalarını sağlamak için müthiş bir plan hazırlıyorlar. Çocukları alıp tatile çıkıyorlar ama daha deniz kenarındaki köye varır varmaz işleri çıktığı için çocukları orada bırakıp kente dönüyorlar. Köyde kalan üç kafadar ise nasıl bir oyunun içine itildiklerini anlamıyorlar. Elvin Öven’in keyifli matematik sorularıyla süslenen bu serüven genç okurlara tablet ve bilgisayar dışında da bir dünya olduğunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90347</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8658a12e-234f-44e0-b234-4e2629447f9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çete - Arbede</image:title>
            <image:caption>Öykü, çeteye girmeyi istemesine sebep olan intikamını almış, artık mutlu olacağını düşünmeye başlamıştı. Ama yanılıyordu… Annesinin hayatına giren adam,  Barlas’ın fazlasıyla değer verdiği kız arkadaşı Simay ve elbette Demir ona savaşması gereken yeni cepheler açıyorlardı. Vermek zorunda kalacağı karar ise her şeyin sonu olabilirdi. 
 “Hayatımı düşünmeye başladım. Yaşadıklarımı ve yaşayacaklarımı…  
Yolunda giden hiçbir şey yoktu. Sürekli korku içindeydim.  
Bu sefer yorulmamıştım, bu sefer tükenmiştim. İleriye gidemiyordum… Bu böyle devam edemezdi. Hepimizin hayatını kurtaracaksa, yanlış kararla doğru bir şey yapabilirdim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90348</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df39d1bc-db52-416f-a6f9-ec3270b7054b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Tanımadığım Biri</image:title>
            <image:caption>“Eleştirmen bu önemli bir kitap diye düşünür, çünkü savaşı ele almaktadır. Bu ise önemsiz bir kitap, çünkü oturma odasındaki kadınların duygularını ele alıyor.” 
Virginia Woolf / Kendine Ait Bir Oda 
 
 
İleriye doğru giden bir trende, yanlış seçilmiş bir koltukta, ters oturuyordu kadın. Geçmişe, geleceğe, göğe ve hiç tanımadığı birine bakıyordu pencereden. Bilge Aygün’ün ilk kurgu kitabı, benzer pencerelerde kimbilir kaç kez karşılaşıp tanışmayı ihmal ettiklerimizi hatırlatıyor. 
 
“Duygularım, ancak Konya’da olabilecek kadar dümdüz bir ovada dörtnala koşan bir at gibi özgür... Ben bir elimle Asya Kıtası’nı, diğer elimle Amerika Kıtası’nı tutuyorum; uzay boşluğunda vals adımları ile dönüyor, dönüyoruz. Ellerimi bırakıp yıldız olup kayıyorum. Marmara Denizi’nden Moby Dick olup çıkıyorum. Trendeki kendime kuyruk sallıyorum. Sağım solum önüm arkam, her yerdeyim. Her şey benden doğuyor, benden uzuyor. Yollar endişelendirmiyor beni, her yere gidebiliyorum. Sonbahar mevsiminde, 24 Kasım 2019’da, burada, trenin birinci vagonunda cama başını dayamış olan da benim; dörtnala koşan at da... Bunu kim inkâr edebilir? Hiç mutsuz olmamış ve olmayacak gibiyim. Zamanı büktüm işte. Artık hayatımı sevebilirim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90349</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c9f9421-8e02-4ba4-bf6b-201a1c485cd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Kriterli Karar Verme Yöntemleri İle İllerin Yatırım Ortamlarının Karşılaştırılması</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Bölüm I – Giriş 
Bölüm II – Yatırım Ortamına Genel Bakış 
Bölüm III – Dünya’da Ve Türkiye’de Yatırım Ortamı 
Bölüm IV – Çok Kriterli Karar Verme Yöntemleri 
Bölüm V – Yöntem 
Bölüm VI – Bulgular 
Bölüm VII – Sonuç Ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90350</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5482ef10-27fd-480a-afce-8aba87e380d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Denetim Komitesinin Finansal Raporlama Kalitesi Üzerindeki Etkisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm 
Çalışma İle İlgili Teorik Çerçeve 
İkinci Bölüm 
Denetim Komitesi 
Üçüncü Bölüm 
Finansal Raporlama Kalitesi 
Dördüncü Bölüm 
Denetim Komitesinin Finansal Raporlama Kalitesi Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi: BİST Uygulaması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90351</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ddc794a-04cc-417b-8dbc-daa981ef59a3.jpg</image:loc>
            <image:title>İzotonik İçeceklerin Sporcularda Dayanıklılık Performansı Ve Toparlanma Seviyeleri Üzerine Etkileri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
2.1.Dehidrasyon 
2.2.Rehidrasyon 
2.3.Spor İçecekleri 
2.4.Egzersiz Sırasında Kullanılan Enerji Sistemleri 
2.5.Maksimal Oksijen Tüketim Kapasitesi (VO2max) 
2.6.Laktat Metabolizması 
2.7.Laktat ve Egzersiz 
2.8.Kalp Atım Sayısı ve Fiziksel Egzersiz 
2.9.Anaerobik Eşik 
2.10.Toparlanma 
2.11.Toparlanma Önlemleri ve Yöntemleri 
2.12.Egzersiz Sonrası Toparlanma Süreci 
3.Gereç Ve Yöntem 
3.1.Araştırma Grubu 
3.2.Test Protokolü 
3.3 Veri Toplama Araçları 
3.4.İstatistiksel Analiz 
4.Bulgular 
5.Tartışma 
6.Sonuç Ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90352</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de55020f-aa6f-43c6-b47f-6ca781135286.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadının Hiç Suçu Yok</image:title>
            <image:caption>“Ortalık farkındalıktan geçilmiyor. Laf çok, icraat yok. İş kurdeleyle, renkle, etiketle bitmiyor. Bir düşün: Bu yıl kaç kadın ve çocuk hayatının son anıyla yüzleşmek zorunda kaldı? O dehşeti düşün.”

Ev içi istismar, kadınların ve çocukların yaşamlarında büyük trajedilere ve travmalara yol açıyor ancak çoğu adalet sistemi bu konuda yaptıkları ve yapmadıklarıyla yetersiz kalıyor.

Bireysel olarak ise yanlış sorular ve yorumlarla sorun daha da çözülmez kılınıyor: “Kadın neden onu terk etmedi? Nasıl olur da ayrılmaz? Ben olsam kesin ayrılırdım!” Oysa sorulması gereken soru, erkeklerin bunu neden yaptığı… Erkekler neden ayrılmıyor? Partnerlerinden bu kadar nefret ediyormuş gibi görünen bu erkekler neden hem kalıp hem de partnerlerinin yaşamasına engel olmak için ellerinden geleni yapıyorlar? Her şeyden önce, partnerlerinin yaşamasına neden engel olmaya çalışıyorlar? Erkekler istismar ediyorlar çünkü güç ve kontrol istiyorlar demek yetmez. Bunu neden istiyorlar?

Stella Ödüllü çarpıcı eseri Kadının Hiç Suçu Yok: Görmezden Geldiğimiz Ev İçi Şiddetin Tehlikeleri ile Jess Hill, erkeklerin şiddet uygulamaya devam etme motivasyonlarını sorgularken, hem şiddetin iki yüzünü okuyucusuna gösteriyor hem de istismarzede ile istismarcının dünyasında neler olup bittiğini anlatıyor.

“Olga üç yaşındayken, bir gün anne babasının yatak odasına dalmış. O sırada annesine tecavüz etmeye çalışan babasını kolundan tutup uzaklaştırmaya çalışınca, babası Olga’ya tokat atmış ve ona babalarına saygısızlık eden küçük kızlara ne olduğunu öğreteceğini söylemiş. Hemen orada, annesinin gözleri önünde, henüz üç yaşındaki Olga’ya tecavüz etmiş. Annesi, yarım ağızla ‘Yapma’ demiş ve sonra beyni durmuş.”

Şiddetin yalnızca tek bir türü yok. Psikolojik ve ekonomik şiddetin yanı sıra aile üyelerinin hayatlarıyla tehdit edilmek kadınların ve çocukların hayatlarını içinden çıkılması zor bir döngüye hapsedebiliyor. Peki şiddeti nasıl tanırız? Manipülatif bir erkek kadını nasıl kendine bağlar ve sonra hayatını nasıl kabusa çevirir?

Jess Hill, dünyada artık bir salgın halini alan erkek şiddeti ve istismarzedelerle ilgili bildiklerimize meydan okuyor. Mağdurların partnerlerinin uyguladıkları şiddete mazeret bulmalarına ve istismarcılarına geri dönmelerine ya da onlarla ilişkilerine devam etmelerine neden olan kültürel, psikolojik, ekonomik nedenleri bir bir sıralıyor.

“İstismarcının en iyi numarası, istismarı görünmez kılmaktır.”

Partneriniz, eşiniz telefonunuzun kablolarını kesebilir, özgüveninizin düşmesine neden olabilir ya da intihar etmekle sizi tehdit edip duygularınızı sömürebilir. Statünüzün, dini inancınızın, mesleğinizin, eğitim seviyenizin ne olduğunun hiçbir önemi yok. Ev içi istismar herkesin başına gelebilir ve istismarcı tipleri diğerlerinden ayırt edecek pek bir ipucu bulunmayabilir başlangıçta. Üstelik fiziksel şiddet kadar hatta daha da tehlikeli olan psikolojik şiddet mağdurun hayatında derin izler bırakabilir. 

Çağımızın en büyük dertlerinden biri olan aile içi şiddete, istismarın bileşenlerine, erkeklerin kontrol kurma konusundaki ısrarlarına ve şiddeti körükleyen sebeplere ışık tutan Kadının Hiç Suçu Yok: Görmezden Geldiğimiz Ev İçi Şiddetin Tehlikeleri’ni elinizden bırakamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90353</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e0deb3e-f7f3-44ba-90fc-4310cf4e59b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Ölümü Şarkıları</image:title>
            <image:caption>Aşk ve unutuş günleri geliyor bazen de, bir anılar ve düşler demetinin beni kendine bağlayan bir özeti gibi. 

İdil günleri geliyor ve unuttuğumu hatırlıyorum. Bir ara sevilmiş ve sevmiş olma haccına katılmış, unutulmuş ve unutmuş olma cehenneminde beklemiş biri olduğumu görüyor ve sonra kendime, halime bakıp acı acı gülümsüyorum. 

Çocuk Ölümü Şarkıları Hamdi Koç’un ilk romanı. Ancak ilk romandan beklenmeyecek bir cesaret ve ustalık sergileyerek içdünyanın gizli bölmelerini aralıyor. Anne-oğul ilişkisine, yaratıcılığın ardındaki tekinsiz dinamiklere, yaşamla ölüm arasındaki ince bağa, sırrına erilmez müziğe dair bir öykü anlatan bu kısa ama benzersiz kitap, tıpkı gizemli ve hüzünlü bir füg gibi, derinlere işleyip akıldan çıkmıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90354</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfc2b0d3-86a5-4911-bd47-5c7451cc7495.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Ben Balık Mıyım?</image:title>
            <image:caption>Yıllar önce Türkçe’mizin en görkemli çocuk şairi Fazıl Hüsnü Dağlarca’yı evinde ziyaret etmiştim. Sizler için yazdığı şiirlerinden okumamı isteyince ne kadar heyecanlandığımı anlatamam size!

Önce büyük şairimizin birkaç şiirini okudum. Hemen ardından kurşun kalemle yazdığım iki şiirimi çantamdan çıkarıp okudum ve bekledim. Heyecanlı bekleyişimin sonunda, Dağlarca, gözlerimin içine bakarak şunları söyledi:

“Çocuğun baktığı yerden bakmalısın hep. Sözcükler gözleriniz olsun. Bazı şiirler büyümemeyi seçerler. İlk yaşlarda durarak var ederler kendilerini. Şiirlerini çocukların okumasını istiyorsan küçük yaşlarda kalmak isteyen şiirler yazmalısın…”

Anne Ben Balık mıyım? şiir seçkisi, çocuk edebiyatımızın öncü yazarlarından şair Mustafa Ruhi Şirin’in kırk beş yıl boyunca çocuklar için yazdığı şiirlerden oluşuyor. Kitaptaki şiirlerin içinizdeki şairi uyandırması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90355</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b477f17e-75d2-4413-a4d4-ec91cc681fa4.jpg</image:loc>
            <image:title>Apartman Kamil</image:title>
            <image:caption>O gün babam herkesin ortasında gömleğinin düğmelerini kopardı. Sonra fanilasını yırtıp attı. “Biz de emir kuluyuz ağbi!” diyen lacivert giyimli adamların yüzlerine ağzından köpükler saça saça “Başlarım emrinize de kulunuza da, ocağıma incir ağacı diktiniz!” diye bağırdı. 

Ben, kenarda olan biteni izlerken, canhıraş haykırışlar ve alçalıp yükselen sesler arasında kaldım. Komşular ve havlayan köpekler, uçan kuşlar ve gıt gıt gıdaklar arasında… Nasıl bir ağaç bu incir, diye düşünürken siren sesleri ve polislerin ortasında, ambulanstan çıkan doktorları gördüm sonra.
 
Birileri ellerinde telsizlerle beklerken, ben, annem nerede diye ağlarken, babam kendini yaktı. Yarım bidon benzin, birkaç adet kibritle ortalık alev aldı. 
Apartman Kâmil, sade, sade olduğu kadar çarpıcı anlatımı ile sokağı ve insanı merkeze alıyor, okurlarının hayal dünyasına eşlik eden karakterleri ve çok yönlü bakış açısıyla bir ilk kitap olmanın ötesine geçiyor. Yeni nesil öykücülerimizden Fatih Parlak, umuyoruz ki adından sıkça söz ettirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90356</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b46808d-b206-408b-b54b-2a11e9fb90d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Şarkılı Küçük Irmak</image:title>
            <image:caption>Çocukken hiç masal dinlemeden büyümüşüm.

Okuma-yazmayı öğrenince ders kitaplarındaki kısacık masalları okudukça oyun oynamış gibi sevinmiştim. Sevinmekle de kalmamış arkadaşlarıma anlatmaya başlamıştım bu masalları.

Zamanla şarkılı küçük bir ırmağa dönüşüverdi masallarım.

Bir varmış bir yokmuş, der demez bir yolculuğa çıkardım. Küçüktüm ve hayal ile gerçeği birbirinden ayıramazdım. Masalların gerçek olduğuna inanmamın nedeni de bu olmalı…

Şarkılı Küçük Irmak masal edebiyatçımız Mustafa Ruhi Şirin’in yıllar boyunca çocuklar için yazdığı masallardan oluşturduğu bir seçki. Şiir ırmağı ve masal ırmağının yan yana aktığı şarkılı ırmak boyunca yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90357</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ba9fe5c-6488-442e-81b8-ce37d1b0a2ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay&apos;a Türkü Söyleyen At</image:title>
            <image:caption>Çocukken masal ile hikâye-öykü arasındaki farkı bilmezdim. Masal ve hikâye türünde örnekler okudukça ayırmaya başladım masal ve hikâyeleri birbirlerinden.

Sözlü ve yazılı bir anlatıda uçurtma ipsiz uçuyorsa bu anlatı olağanüstü bir gerçeklik taşıdığı için, masaldır. Bir anlatıda kahramanlar iple havalandırmışsa uçurtmayı, bu sözlü ya da yazılı anlatı gerçek bir hikâyedir. Çocuk okurlar için yazarken yalnızca gerçeği yazmak yeterli değil. Çocuğun gerçekle yüzleşmesi için onu yeni bir yolculuğa çağırıyorum. Çünkü masal, hayal, rüya ve hikâye aynalarına bakabilme cesareti gösterdikçe umudunuzun büyüyeceğini düşünüyorum.

Ay’a Türkü Söyleyen At kitabı, çocuk edebiyatımızın usta kalemi Mustafa Ruhi Şirin’in kırk beş yıl boyunca yazdığı ve çocukların severek okuduğu öykülerden oluşan bir seçki. Seçkideki öykülerin öykü yazma duygunuzu kanatlandırması dileklerimizle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90358</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ae10c85-b1ce-4769-8952-82ff63edf6ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Önder (S.A.V.) ve Toleransa</image:title>
            <image:caption>“Hayatını incelediğimizde, yeryüzüne rahmet yaymak için gönderilen son elçi olan Hz. Muhammed’in (s.a.v.), insanlığın vicdanını temsil ettiğini rahatça görebiliriz.”

“Hz. Muhammed’in (s.a.v.) engin affediciliği, hoşgörüsü ve anlayışı çağımız Müslümanlarınca yeterince doğru değerlendirilmiş midir, bilemiyorum!
Eğer Hz. Resul yeterince tanınıyor, değerlendiriliyor ve okunuyor olsaydı Müslümanlar, aralarındaki problemlerin birçoğunu çözmüş olurlardı. Dahası radikal okumaların önü de kapanmış olurdu.

Dünya bugün bir Hz. Muhammed (s.a.v.) tavrına muhtaçtır. Kavgaların, cinayetlerin, savrulmaların, hazımsızlıkların tavan yaptığı, herkesin kendi mahallesini temize çıkarmaya çabaladığı şu yılgın dünyamızda Hz. Muhammed (s.a.v.) kurtuluş, sevgi, anlayış ve merhamet adına bir iksirdir.
Bugün artık hem Müslüman toplumlara hem de gayrimüslimlere Hz. Muhammed’i (s.a.v.) anlatmak, tanıtmak zamanıdır. Açık ve net örneklerle.
Elinizdeki kitap dilerim bu bakış tarzını yansıtacak yeni çalışmalara vesile olur, kapı açar.”
-Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90359</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1156199b-ae5f-4211-95ce-13b083ac7370.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulut Tarlası</image:title>
            <image:caption>Bu masal neden önemli? 
Hayaller gerçeklere kavuşmanın ilk adımıdır. 
Çocuklar bu kitaptaki kahramanlarla tanışarak; 
- Hayal etmenin, 
-  Özgüvenin, 
- Arkadaşlık ilişkisinin, 
- Birlik ve beraberlik kavramının, 
- Olumsuz koşullarda bile vazgeçmemenin, eğlenceli ve iyi bir örneğini görecekler. Bulut ve arkadaşları sıcacık bir öyküyle kalplerinizi ısıtacak. 

Sevde Gözükara</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90360</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b86a4e33-2c99-4542-9cd4-9d0d87a1aa04.jpg</image:loc>
            <image:title>Melek</image:title>
            <image:caption>Kaybettiği eşinin acısında boğulan genç bir baba... 
Her şeyden habersiz sıradan bir hayat süren masum bir kadın... 
Ve destansı bir kalp meselesi... 
Kader, Biricik ve Deniz&apos;i talihsiz bir kaza sonucu bir araya getirmişti. İkisinin de birbirlerine karşı garip bir bağı vardı; birlikte de olamıyorlardı, birbirileri olmadan da... 
Peki aralarındaki bu karmaşanın sebebi neydi? 
Günler sonra ikisi de bunu, çok çarpıcı bir şekilde öğreneceklerdi. Peki ya bu gerçeklerin cehenneminde yanan kim olacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90361</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06f01924-ab13-48cf-bbfa-5c3545270d27.jpg</image:loc>
            <image:title>FİT - Şirketiniz Fit Mi?</image:title>
            <image:caption>İş hayatı, ticaret baştan aşağı değişiyor. Zaman ve mekân kavramı ortadan kalkıyor. Zamandan bağımsız, 7/24 çalışan ülkelerden bağımsız bir ekonomi oluşuyor. Değişim bu hale gelmişken mevcut organizasyon yapıları, yönetim sistemleri, şirket yönetimleri aynı şekilde devam edebilir mi? Pazarlama kanunları, pazarlama teorileri ve anlayışları aynı kalabilir mi? Yenidünyaya eskinin yaklaşımıyla cevap verebilir miyiz? 

Elma Yayınevi, yeni kitabında işyerlerinde değişen koşulları anlatıyor okura. Yazar Bilal Temizer, verdiği yaşanmış örneklerle ve açıklamalarıyla geçmişe bağlı kalarak konfor alanından çıkmadan, gerçeği görmezden gelenlere karşı çıkıyor. Yenidünyadan habersiz, gerçeği saklamak isteyenlere, “Kral çıplak” diyor. Yeni ekonomik dünyada ayakta kalmak isteyenler için de bir çözüm önerisi getiriyor: « F.i.t bir şirket haline gelmek. Çünkü yenidünyada ve ekonomik yapıda F.i.t olmayan şirketler yok olacaklar. » 

  F.i.t şirketlerin çoğalması için yeni kitabımız sizlerle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90362</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10f4d447-c986-4aaa-b8d2-0b6099b58409.jpg</image:loc>
            <image:title>Selçukluların Muhteşem Sultanı Melikşah</image:title>
            <image:caption>üyük Selçuklu Devleti, Türklerin İslâmiyeti kabul etmelerinin ardından kurdukları en önemli siyasî yapıydı. Bu devlete zirve dönemini yaşatan Sultan Melikşah (1072 – 1092), sınırları Kaşgar’dan Anadolu hudutlarına, Aral Gölü ve Kafkasya’dan Yemen ve Aden’e kadar uzanan çok geniş bir alanda hâkimiyet süren bir devlete sahipti. 
Selçuklu Devlet Teşkilâtı, onun zamanında Büyük Vezir Nizâmü’l-Mülk’ün de gayretleriyle mükemmel hâle getirildi. Nizâmü’l-Mülk, meşhur eseri Siyâsetnâme’yi bu zamanda kaleme aldı. 
Celâlî Takvimi adı verilen güneş takvimini o hazırlattı. Yenilgi yüzü görmeyen Emîr Artuk, onun kumandanlarından biriydi. Suriye Fâtihi Uvakoğlu Atsız Bey, onun hizmetindeydi. Türk tarihinin en muhteris hanımı Terken Hatun, onun eşiydi. O, ölümüne Hristiyan din adamlarının bile “babamızı kaybettik” diye üzüntü duyduğu ve yas tuttuğu büyük bir hükümdardı. O, Malazgirt Zaferi’nin mimarı Sultan Alp Arslan’ın oğlu, Çağrı Bey’in torunuydu. 
O, Selçuklular Dönemi’nin dünya padişahı, adaletli ve muazzam sultanıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90363</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10728463-0f5f-4b4a-9f67-df3698d4e461.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Yukarıdan Gelir</image:title>
            <image:caption>Hepimiz büyük bir çaba içindeyiz. Kavuşmak için. Sevgilinin izini sürüyoruz. Bizi ona götürecek işaretler arıyoruz. Yürümek istediğimiz yollardan geçmiş âşıklar, şairler yetişiyor imdadımıza; sözleriyle rehber oluyorlar bize. Gökteki yıldızlar gibi onların mısraları; yönümüzü tayin edebilmemiz, kaybolmamamız için yolumuzu aydınlatıp bizi hakikate yöneltiyorlar. 
“Sevgi Yukarıdan Gelir”de Hayati İnanç, akıcı üslubuyla zarif bir anlatıcı ve hatırlatıcı olarak edebiyatımızın ustalarının baş döndürücü, ruh açıcı, hikmet dolu mısralarını nakledip izah ediyor bizlere. Maksat can evimizi temiz tutabilmek ve Vedûd’un sevgisini orada büyütebilmek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90364</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c504bd1d-ce33-4371-8231-3685707ac530.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazanan Kim? (5 kitap)</image:title>
            <image:caption>Kitap HakkındaBazen kaybettiğimizde gerçek kazanan oluruz… Arkadaşlık, dürüstlük, cesaret, paylaşma, yardımlaşma, iyilik gibi asıl önemli değerleri öncelediğimizde kaybetmiş görünsek bile gerçek kazanan oluruz. Kazanan Kim serisi çocuklara bu değerleri fark ettirmeyi amaçlıyor ve onlara gerçek kazanan olmaları için yol gösteriyor. Setin içindeki kitaplar Şirin’in Güzel Sesi Havuç Şekeri İlkbahar Yarışları Lider Filata Meşe Palamudu Günü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90365</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0240c044-88f8-4953-ab44-abec3f931c19.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Pizza Dilimini Nasıl Ölçersin? - Küçük Matematikçiler İçin Rehber</image:title>
            <image:caption>Abisinin sürekli her şeyin daha fazlasını, daha büyüğünü almasından şikayetçi olan Ahmet, bir şeyin neye ve kime göre büyük olduğunu merak ediyor. Arkadaşlarıyla bir araya gelerek bu sorunun cevabını arıyorlar ve Ahmet matematik sayesinde abisini yenmeyi başarıyor.
STEAM yaklaşımı esas alınarak hazırlanan bu seride çocuklar, zihinlerini kurcalayan sorulara cevap ararken eğlenceli bir yolculuğa çıkacak ve mühendislikten yazılıma, kimyadan matematiğe birçok alanda bilgi sahibi olacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90366</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb84093a-42c9-4f6c-81c1-d4341a5a3147.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağrı Bey</image:title>
            <image:caption>AT ÜSTÜNDEKİ SAVAŞÇI: ÇAĞRI BEY…

Türkler, tarihleri boyunca pek çok devlet kurmuştur. Hiç şüphesiz kurulan bu devletler her defasında mümtaz bir şahsiyeti de tarihin sayfalarına kazımıştır. Bu mümtaz şahsiyetlerden biri de Çağrı Bey’dir. Genellikle Tuğrul Bey’in gölgesinde kalan Çağrı Bey, aslına bakıldığında Büyük Selçuklular’ın kurucusu ve bir nevi “Gölge Sultanı”dır. 

Çağrı Bey’in devletin kurulmasına olan katkısı sadece askerî anlamda olmamış, fikrî anlamda da kendisini hissettirmiştir. Selçuklular, Çağrı Bey’in cesareti ve askerî taktikleri sayesinde dönemin önemli ordularından birine karşı durabilmiş, ardından da üstün gelmeyi başarmıştır.

Dandanakan’dan önce yapılan mücadele ve hemen ardından savaşın kazanılması Çağrı Bey’in öngörüleri sayesinde mümkün olabilmiştir. Çağrı Bey, ayaklarının Horasan’dan kesilmesi halinde bir daha bu coğrafyada tutunmalarının da mümkün olamayacağını tahmin ettiğinden Gazneliler’in karşısına çıkarak savaşma konusunda ısrarcı olmuş, kazanılan zafer sayesinde de Büyük Selçuklular Devleti kurulabilmiştir.

&quot;Sultan Alp Arslan&quot; ve &quot;Büyük Selçuklular&quot; adlı eserleriyle, Türk tarihinde çoğu zaman göz ardı edilen kritik bir dönemi yeniden gündeme taşıyan Cihan Piyadeoğlu’nun elinizdeki eseri, Çağrı Bey’i üç bölümde inceliyor. İlk bölümde devletin kuruluşuna kadar geçen süreçteki faaliyetleri ele alınıyor. İkinci bölümde Dandanakan Zaferi sonrasındaki hâkimiyet bölgesi, üçüncü bölümde ise savaşçı kişiliği ortaya konuyor.

&quot;Çağrı Bey: Selçukluların Kuruluş Hikâyesi&quot;, alanında yazılmış en derinlikli çalışma olarak bir kaynak niteliği taşıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90367</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c42108a4-644b-4f55-9fc5-618372c25710.jpg</image:loc>
            <image:title>Selahaddin Eyyubi</image:title>
            <image:caption>Tarihin en büyük komutanlarının yaşam öyküleri, muharebe tecrübeleri, uyguladıkları taktikler ve stratejiler…

Dünya tarihinin en büyük komutanlarını tüm yönleriyle inceleyen OSPREY Büyük Komutanlar Serisi, Selâhaddîn Eyyûbî ile devam ediyor…

11. yüzyıl, İslâm dünyasında derin değişimlerin zuhur ettiği, seçkin Türk idarecilerin tüm Müslüman Orta Doğu’ya hâkim olduğu bir dönemdir. Arapların ve İranlıların dinî, ticarî, kültürel anlamda faaliyetleri yoğun olsa da askerî manada bir köşeye sıkıştığı, Sünnilerle Şiilerin arasındaki gerilimin hızla tırmandığı, Hıristiyanların gözlerini Kudüs’e çevirdiği bu dönemde Selâhaddîn Eyyûbî’nin Haçlılara karşı verdiği savaş, onun kendisini Orta Doğu’daki en kuvvetli hükümdarı olarak kabul ettirmesi için büyük bir önem arz ediyordu.

Doğulu ve Batılı tarihçilerin askeri deha ve strateji ustası olarak övdüğü Selâhaddîn Eyyûbî, Hicaz bölgesine verdiği önem nedeniyle “Hâdimü’l-Haremeyn” (Mekke ve Medine’nin hizmetkârı) unvanını kullanan ilk hükümdar olmuştur. Libya’dan Şam’a, Yemen’den Ahlat’a ve bugünkü Kuzey Irak’a kadar çok geniş ve stratejik bir alanda hakimiyet sağlamıştır. Fâtımî Hilafeti’ne son vererek Eyyûbî hanedanını Mısır’da tesis etmiş, Hıttîn’de Haçlılara karşı büyük bir zafer kazanmış, Kudüs’teki Haçlı işgaline son vermiş, çok sayıda medrese, cami, köprü, kale inşa ettirmiş ve sadece İslâm coğrafyasında değil, dünya tarihindeki en önemli komutanlar arasında yerini almıştır. 

Selâhaddîn Eyyûbî’nin askerî yaşamını merkeze alan bu çalışma, onun bir strateji dehası olmasının ardında yatan sırrı çözmeye çalışıyor. Bunu yaparken de dünya savaş tarihinde bir efsane olarak görülmesini sağlayan taktiklerini, siyasi faaliyetlerini yeniden değerlendiriyor. Şahsi tarihindeki kader anlarını, komutanlarla arasındaki gerilimi ve muharebe meydanlarındaki atmosferi olabildiğince canlı biçimde okuyucuya sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90368</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d004dc0-5997-47da-a472-f7f17eef668f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tabgaçlar</image:title>
            <image:caption>BOZKIR KÖKENLİ FATİHLER:
TABGAÇLAR…

Anavatanları Amur Nehri ile Argun Nehri arasındaki bölge olan Tabgaçlar Çin’de bitmek bilmeyen karışıklık döneminde ortaya çıkan dikkat çekici kavimlerden bir tanesidir. Birbiri ardına kurdukları iki ayrı devletle yaşanan bu kaos döneminde ayakta kalmayı başarmışlardır. 315-376 yıllarını kapsayan ilk siyasi teşekkülleri Hun boylarının hâkimiyetine girerek son bulsa da onlar küllerinden doğarak kurdukları 386-534 yılları arasındaki ikinci devletleriyle hem bozkır hem de Çin tarihine damga vurmuşlardır. 

Mücadeleyle geçen ömürlerinde Tabgaçlar tüm Kuzey Çin’e hâkim olmayı başarmış ve Doğu Asya’nın en büyük devleti hâline gelmiştir. Onlar bozkır kökenli fatihler olarak Çin’in birleştiricisi ve idarecisi olmuşlardır. Onların dönemlerinde İpek Yolu canlanmış ve Uzak Doğu’dan Akdeniz’e ticari ürünler güvenli bir biçimde taşınır hâle gelmiştir.

Tuğba Gökçe Balcı’nın elinizdeki çalışması, Tabgaç tarihini baştan sona ele alıyor. Çinli tarihçilerin kendi tarihlerinin bir parçası olarak gördüğü ancak Çinlileştikleri düşünüldüğü için Türk tarihçileri tarafından uzunca bir dönem öksüz bırakılan Tabgaçların esasında Çin’de bozkır kültürünün bir taşıyıcısı olduğunu tüm detaylarıyla ortaya koyuyor. 

Eserin ilk bölümünde Çin tarihinin ilginç dönemlerinden birisi olan On Altı Devlet dönemindeki bozkır kökenli kavimler inceleniyor. İkinci bölümde Tabgaçların bir devlet kurmadan önceki siyasi varlıkları ve sonrasında kurdukları ilk devlet olan Tai Devleti ele alınıyor. Üçüncü bölümde ise Tabgaçların bozkır karakterinden uzaklaşarak giderek Çin tipi bir devlete dönüştükleri Kuzey Wei Hanedanlığı tarihi geniş biçimde yer buluyor.

&quot;Tabgaçlar&quot;, bir bozkır kavminin azimli mücadelesi ile nasıl kudretli bir hanedanlığa dönüştüğünü anlatan sürükleyici bir kaynak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90369</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/422e620e-de8f-4ebd-b6f0-f5d8773f7fdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Dönemden Günümüze Gayrinizami Harp</image:title>
            <image:caption>GAYRİNİZAMİ HARBİN KÖKENLERİ,
TAKTİKLERİ VE GERİLLALAR…


Küresel silahlı çatışmalara bakıldığında en fazla öne çıkan muharebe türünün, yeni nesil tezahürleriyle gayrinizami harp ve gayrinizami kuvvetlere karşı harekat olduğu söylenebilir. Bu önemine karşın, Türkçe literatürde gayrinizami harp hak ettiği değeri görmemiştir. Gizli Teşkilatlar Serisi’nin elinizdeki yeni kitabı ülkemizde henüz emekleme aşamasında olan gayrinizami harp çalışmalarını marjinal bir konu başlığı olmanın ötesine taşımaya katkı sağlamayı amaçlamaktadır.

Brian Hughes ve Fergus Robson’ın editörlüğünü üstlendiği kitap okuyuculara zaman ve mekanda oldukça geniş bir yelpazede, dikkat çekici birçok konu başlığı sunuyor. Ayaklanma ve ayaklanmaya karşı koyma çerçevesinde kitapta, Afganistan, Cezayir, Filistin, İrlanda ve Amerika’daki modern örnekler işleniyor. Dahası kitap kronolojik olarak M.Ö. 7. yüzyıla kadar geri giderek gayrinizami harp uygulamalarındaki kesinti, kopukluk ve değişimin yanı sıra süreklilikleri de görmemizi sağlıyor. Fransız Ordusu’nun Vendée, İtalya, Mısır ve Suriye’de ayaklanmalar ve şiddetli mukavemet karşısındaki tutumu, freebooter’ların Hollanda’da yürüttüğü küçük savaş, geç dönem Ortaçağ İskoçya’sında  gerilla harbi, M.Ö. 2. yüzyıl  Mısır’ında gerilla harbi ve eski Yunan savaş tarzındaki çeşitlilik kitapta işlenen diğer konu başlıkları. &quot;Antik Dönemden Günümüze Gayrinizami Harp&quot;, yeryüzünde en çok görülen bu muharebe türünün kökenlerini, taktiklerini, çeşitli zaman ve coğrafyadaki uygulamalarını merak eden herkesin ilgi duyacağı bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90370</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcaff08e-e7b1-4b55-99c5-b5e7b2c48005.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Marka Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Elma Yayınevi pazarlama, satış üzerine yazılmış, onlarca örnek ve hikâye ile zenginleştirilmiş yepyeni bir kitapla
sizlerle…

T.U.H.A.F. pazarlama aygıtını karmaşık ve anlaşılmaz tanımlardan, deyimlerden arındırıyor. Pazarlamayı, şirketleri
daha kârlı daha başarılı hale getiren bir yönetim disiplini olarak bize anlatıyor. Ekonomi bilimi gibi pazarlama da
sıkıcı bilimler arasında sayılır. Pazarlama, İmer Özer&apos;in kalemiyle zihin açıcı olmakla da kalmıyor, eğlenceli bir
etkinliğe dönüşüyor ve büyük bir zevkle okunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90371</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b543d5e-52d5-44ed-8a42-b4b4430d0064.jpg</image:loc>
            <image:title>Ihlamurlar Altında Gezinti</image:title>
            <image:caption>18. yüzyıl Alman edebiyatının önde gelen isimlerinden Friedrich Schiller dramlarıyla Alman tiyatrosunun standart repertuvarında yer alır. Aynı zamanda bir öykücü de olduğu pek bilinmez. 
 
Schiller, dramlarında olduğu gibi öykülerinde de sahicilik arayışına girer ve karakterlerinin psikolojik gelişimine odaklanır. Ceza ve yargı sistemi de dahil olmak üzere toplumsal meselelerin salt insanı göz ardı ettiğini düşünen Schiller, insan psikolojisine eğilir. Bu öykülerde ahlaki ikileme düşen, umutsuzluğa sürüklenen, suça itilen insanın açmazını yaşarız. 
 
Ihlamurlar Altında Gezinti başlığı altında topladığımız bu küçük kitap, Schiller’in 1782-1792 yılları arasında kaleme aldığı öykülerini içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90372</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1927dd78-c997-479e-8e9c-5b0c4b919005.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Dilekler Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Tek istediğim serbest kalmaktı. Serbest. Başka hiçbir şey değil. Sadece serbest. O zaman da söyledim. Dinlemediler. Benim suçum değildi. Dinleselerdi. Ben söyledim. Açıkça söyledim. Ben yokum, dedim, bırakıyorum, gidiyorum, beni unutun. Hayır. Yoluma çıktılar. Ölenler oldu. Benim suçum değildi. Gitmek isteyen birini tutamazsın. Tutmaya çalışmamalısın. 
 
Aslında adının bir önemi yok, ona Can deyin yeter. Kötü biri olduğu da söylenemez. Ancak terbiyesizlikten, adaletsizlikten pek hoşlanmıyor. İnsanların hatalarının sonuçlarıyla yüzleşmesi gerektiğine inanıyor. Yeri geldiğinde de üzerine düşeni yapıyor. Tam da o dönemde Hergün gazetesinden Cemal Dik, birbirinden bağımsız bir dizi cinayete dikkat çekmeye başlıyor. Ve yavaş yavaş arada bağlantılar kuruluyor. 

Başkarakterinin geçmişi ve ailesi üzerinden Türkiye’nin yakın tarihinde yaşananların anlatıldığı İyi Dilekler Ülkesi, Hamdi Koç’un ustalık dönemi eserlerinden. Karakterin iç dünyasındaki karmaşanın psikolojik, tarihsel hatta varoluşsal nedenlerini ortaya seren sıra dışı, çarpıcı, alabildiğine sürükleyici bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90373</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a24d614-6a99-45a0-a131-bc871aa3b759.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgeliğin Başlangıcı</image:title>
            <image:caption>Antik Yunan felsefesi üzerine yapılmış pek çok çalışma, yazılmış pek çok kitap ve makale bulunur, ancak bütün bunların belki de tek bir ortak noktası vardır: Hepsinde mutlaka Francis Macdonald Cornford’un ismi geçer, çünkü onun kitaplarını okumadan Antik Yunan felsefesini bütüncül ve sağlıklı olarak yorumlamak mümkün değildir. Önemli bir Platon çevirmeni ve yorumcusu olarak Cornford’un çalışmaları hâlâ son derece saygı gören eserlerdir. Eski Yunan tarihinde felsefenin doğuşu konusundaki iki önemli eseri Dinden Felsefeye ve Bilgeliğin Başlangıcı’nın literatürdeki etkisi hâlâ son derece güçlüdür. 
Bilgeliğin Başlangıcı hem konunun meraklısı okur için zevkli bir okuma hem de akademik anlamda bu alanlarda çalışmalar yapan bilim insanları için eşsiz bir kaynak, bir yol gösterici olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90374</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e5d31d6-aa7c-42f9-b7c8-598d3697f9de.jpg</image:loc>
            <image:title>Daphnis ile Khloe&apos;nin Aşkı</image:title>
            <image:caption>Hakkında pek az şey bilinen Longos tarafından yazıldığı varsayılan Daphnis ile Khloe’nin Aşkı Antik Yunan edebiyatının ilk düzyazı örneklerinden biri kabul edilmesinin yanı sıra pastoral edebiyatın da ilk yapıtıdır. Yazarının kimliği netleşmemiş olsa da romanın okur üstündeki etkisi yüzyıllar sürmüş, nice yazara, ozana, heykeltıraşa, ressama, müzisyene ilham vermiş; Shakespeare’den Goethe’ye, Rousseau’dan George Sand’a, Colette’ten Yukio Mişima’ya birçok büyük edebiyatçının yapıtlarına esin kaynağı olmuş. 

İki bin yıl öncesinden gelen bu hikâye, Midilli Adası&apos;nda doğan, yeşeren ve engellere göğüs geren bir aşkı anlatıyor. Masumiyet, acımasız kader, sadakat, ihanet, tanrıların intikamı ve hatta acımasız korsanların eşlik ettiği bu aşk hiçbirine boyun eğmiyor, yok olmuyor. Sadece lekesiz, masum, karmaşık olmayan ilişkiler ve saf duygulara değil, hayvanlara, bitkilere, rüzgâra, mevsimlere de aynı güçle yönelebilen bu kadim metin insanlığa bir armağan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90375</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e5d5570-1498-4a3c-a44d-0b5bfdf24da1.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Suçları</image:title>
            <image:caption>Aşkın Suçları, eserleri yayımlanmaya başladığı andan itibaren her zaman keskin tartışmalara konu olan ve sadizm kavramına ismini veren Marquis de Sade’ın on bir öyküyü kapsayan eserinin üç öyküsünden oluşuyor. Sade’ın ahlakın belirleyicisi olarak etik değerler yerine içgüdüler konulduğunda neler olabileceğini anlattığı Aşkın Suçları derlemesi, Lamartine’in, Baudelaire’in, Swinburne’ün, Lautréamont’un, Nietzsche’nin, Puşkin’in, Dostoyevski’nin, Kafka’nın, Apollinaire’in başucu kitaplarından biriydi. 
 
Hıristiyan geleneklerine, tabulara ve yasaklara yazdıklarıyla ve yaşam biçimiyle savaş açan ve hayatının yaklaşık otuz yılını hapishanede, on yılından fazlasını akıl hastanesinde geçiren Sade hakkında Octavio Paz’dan Simone de Beauvoir’a, Ronald Hayman’dan Jacques Lacan’a, Theodor W. Adorno ve Max Horkheimer’dan Angela Carter’a pek çok kişi yazmıştır. Edebiyat tarihinin en ayrıksı kalemlerinden biri olan Sade’ın bu üç öyküsünü Türk şiirinin en büyük şairlerinden Cemal Süreya’nın çevirisiyle okurlara sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90376</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/666991aa-3bce-4b6d-91c9-47e3def405fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dost Kazanma ve Dost Kalma Sanatı</image:title>
            <image:caption>Romalı hukukçu, hatip, devlet adamı ve filozof Marcus Tullius Cicero, Roma Cumhuriyeti’nin sendelediği, Julius Caesar’ın yükselişini, diktatörlüğünü ve ölümünü gördüğü heyecanlı bir dönemde yaşadı. Siyasetin bu heyecanı, gerginliği, karmaşası ve entrikaları siyasi konuşmaları ve yazışmalarında açıkça görülen Cicero, Yunan düşüncesinin daha sonraki dönemlere aktarılmasında büyük rol oynayan, önemli bir tarihi figürdür. Cicero sadece döneminin siyasi ortamını iletmekle kalmadı, bilgi teorisi açısından kesinliğe bağlanmak yerine olasılıkların peşinden giden etik alanında dogmatik bir tavır sergileyip Stoacılar ve Sokrates’i takip ederek Latincenin felsefe dili olarak gelişmesine önemli katkılarda da bulundu. 
Cicero’nun MÖ 44 yılında kaleme aldığı, gerçek dostlar edinmek ve bu dostlara gereken değeri vermek için önemli bir rehber olan Dost Kazanma ve Dost Kalma Sanatı , iki bin yılı aşkın zamandır okurlara ilham kaynağı olmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90377</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7daaeb09-355b-4c01-a8b5-4448b0d04383.jpg</image:loc>
            <image:title>Havada Dumandım</image:title>
            <image:caption>Arthur Cravan, hem fiziği hem de meşrebiyle ele avuca sığmaz boksör şair. Oscar Wilde’ın yeğeni. Dada’nın temellerini atan, avangardın o dönem vücut bulmuş hali. Sanayi şövalyesi, denizci, katırcı, oduncu, portakal toplayıcısı, h*rsız. Ama her şeyden önce adabımuaşeretin üstünü çizen tam bir kara mizah azmanı. Ehm ehm!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90378</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c86fa45f-c63c-49b9-9f8e-7f5a5136fa3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşama ve Yaşlanma Sanatı</image:title>
            <image:caption>Romalı hukukçu, hatip, devlet adamı ve filozof Marcus Tullius Cicero, Roma Cumhuriyeti’nin sendelediği, Julius Caesar’ın yükselişini, diktatörlüğünü ve ölümünü gördüğü heyecanlı bir dönemde yaşadı. Siyasetin bu heyecanı, gerginliği, karmaşası ve entrikaları siyasi konuşmaları ve yazışmalarında açıkça görülen Cicero, Yunan düşüncesinin daha sonraki dönemlere aktarılmasında büyük rol oynayan, önemli bir tarihi figürdür. Cicero sadece döneminin siyasi ortamını iletmekle kalmadı, bilgi teorisi açısından kesinliğe bağlanmak yerine olasılıkların peşinden giden etik alanında dogmatik bir tavır sergileyip Stoacılar ve Sokrates’i takip ederek Latincenin felsefe dili olarak gelişmesine önemli katkılarda da bulundu. 
 
Yaşama ve Yaşlanma Sanatı, insan yaşamının en temel sorunlarından birini ele alırken modern okura yüzyıllar öncesinde yaşamış bir Romalının nasıl düşündüğüne, yaşlılığı nasıl kucakladığına dair apaçık bir resim çizer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90379</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b62218b-3cba-4d0f-9445-ba9f4959ca07.jpg</image:loc>
            <image:title>Tenten Cilt 2 - Üç Kitap Bir Arada (Ciltli - Kutulu)</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyıl Avrupa çizgi romanlarının en ünlüleri arasında sayılan Tenten’in Maceraları bütün dünyada bilinen ve zevkle okunan bir macera dizisi. Çizer George Remi, diğer ismiyle Hergé’nin başyapıtı sayılan bu çizgi roman heyecan, mizah ve ince ayrıntılarla dolu sayfalarıyla okurlarına dünyayı dolaştırıyor. 
Belçikalı bir gazeteci olan Tenten, köpeği Milu’yla birlikte çıktığı her tehlikeli serüvende kahramanca işlere imza atar. Dünyanın her yerine, hatta Ay’a bile gider. Düştüğü tehlikeli durumlardan zekâsı ve şansıyla kurtulur. Dizinin farklı kitaplarında Tenten’e alaycı ve kaba kişiliğiyle Kaptan Haddok, icatlarıyla Profesör Turnösol ve sakar dedektifler Dupond ve Dupont eşlik eder. 
Gerçek ya da kurgusal bir mekânda, mükemmel ayrıntılarla anlatılan serüvenler Hergé’nin kusursuz çizgileriyle birleşerek bir çizgi romandan fazlasını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90380</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c84669e5-1208-4bee-af9e-8aad6a990b3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Karşıtı Söylemin İslam Geleneğindeki İzdüşümleri</image:title>
            <image:caption>Kadın Karşıtı Söylemin İslam Geleneğindeki İzdüşümleri 
Kadın konusu zaman ve mekân değişmeksizin her yönüyle tartışılan bir konudur. Kadının yeri ve neliği üzerine yapılan tartışmalar, Müslüman dünya içerisinde ciddi bir yere sahiptir. Müslüman kadın günümüzde bir yandan geleneksel İslam öğretileri, diğer yandan modern hayatın dayatmaları karşısında bocalamaktadır.  Tüm bunlara rağmen kendi tarihsel gerçekliği içinde var olmaya çalışmakta ve kendisini hem bireysel hem de toplumsal boyutta gerçekleştirebileceği onurlu bir kimlik aramaktadır. 
Bu kitapta, çeşitli haberler sebebiyle varlığını hissettiğimiz kadın aleyhtarı tutumun kökenleri ve tezahürleri araştırılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90381</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33f76a06-ca7c-49b3-97ce-2d489df96911.jpg</image:loc>
            <image:title>İncir Çekirdeği</image:title>
            <image:caption>İncir çekirdeğini doldurmayacak konulardan hayat dersleri…

Hereke’de zeytinlikler, üzüm bağları, kiraz bahçeleri, ayva ve nar ağaçları arasında doğmuş bir çocuk düşünün. Yüzünü yağmurlara bilerek tutmuş, ayakkabılarını çamura bilerek basmış olsun. Bilge bir büyükbaba, görmüş geçirmiş büyükannenin sesleriyle, nazarları ve özel ilgisiyle büyümüş bulunsun o çocuk. Sonra da, öğretmenlerinin, yakın komşularının sevgisiyle donansın. Anne ve babanın şefkatiyle serpilip gelişsin. Ne olur o sonunda? Bıkmaz usanmaz bir tabiat tutkunu, çiçeğe böceğe, gezmeye tozmaya, yemeye içmeye meraklı bir yeni zaman meraklısına dönüşmez mi?

Yatılı okumak için geldiği İstanbul’da, Boğaziçi’ne düşerse yolu sonra? Sonrası, baştan başa İstanbul, onun renkleri, mevsimleri, kültürü, tarihi, estetiği. Ayasofya bir yanda Topkapı Sarayı diğer yanda. Tarih ve kültür gökkuşağı görkemine bürünür onda.

Haluk Dursun…

Son zamanların gelmiş geçmiş en seçkin dil ustalarından, zevki hayat bilmiş, gezginliğin sayfalarında tarihin damarlarına sızmış uslanmaz bir merak dürbünü. Çiçeklerin piri. Yemeklerin, meyvelerin, sokakların, insanların zaman alacası.

Böyle yaman adamlar nadir gelirler hayata. Gelip geçtiklerinde de ölümsüz izler bırakırlar.

İncir Çekirdeği, her bir cümlesi, Haluk Dursun’un hayat tecrübesi ve kültürü zevk kılmış idealizmiyle okurlara armağan.

Nehirler, dağlar, ağaçlar, türlü çiçekler, hayvanlar, ayrıntılar, bir incir çekirdeğinin koca bir ağacı müjdeleyen balıyla yüklü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90382</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6116a84-6250-41de-997e-378f2e9e81fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Meydan Okuyan Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Annette kadınların suda daha rahat hareket etmelerini sağlayacak başka bir giysi üzerine düşünmeye başladı. İç çamaşırlarını birleştirerek bir örnek dikti ve bu yeni kıyafeti sergilemek için İngiliz Kraliyet Ailesinin önünde yüzmeye davet edildiği günü seçti. İzleyiciler öfkelenmişti, ama Annette farkında olmadan kadınların hayatında devrim yaratmıştı. Belki de onu özetlemenin en iyi şekli 
şu olabilir: Kadınların bedenlerinin özgürleşmesine yardımcı oldu. 
Bu kitap, iktidarı ele geçirip Çin’e en ferah dolu dönemini yaşatan imparatoriçeden dünya rekorunu kıran atlete, çocuk gelin olmaktan kaçıp rap yıldızı olan Sonita’dan araştırmacı gazeteciliği başlatan 
Nelly Bly’e, kadınların hikâyelerini anlatıyor. 
Bu cüretkâr kadınlar hayatın önlerine çıkardığı engelleri aşıyor ve kendi seçimlerini yapıyor. Kadın olmak, kabile lideri olmayı, uzaya gitmeyi engelleyemiyor. Meydan Okuyan Kadınlar kendine karşı dürüst kalarak hayatını yaşamak isteyen herkes için ilham verici öyküler paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90383</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ea9859e-13ca-4b80-9afe-28ece0df5e54.jpg</image:loc>
            <image:title>İlahi Komedya - Sandro Botticelli Resimleriyle</image:title>
            <image:caption>İlahi Komedya  ölmeden önce ölmenin ve yeniden doğmanın yolculuğudur. Yazıldığı 14. yüzyıla dair bir tanıklık sunduğu kadar insanın iyiye, salim ve kâmil olmaya nasıl ulaşacağına dair bir rehberdir de. İtalyanca orijinalinden çevrilen bu eksiksiz ve tamamı kafiyeli İlahi Komedya, ayrıca Dante’nin referans ve hayal dünyasına vâkıf olunabilmesi için ayrıntılı notlarla zenginleştirilmiştir. Dante’nin başyapıtına, zarif ve şiirsel çizgileriyle müstesna Rönesans ressamı Sandro Botticelli’nin, 15. yüzyıl sonunda bir elyazması için çizdiği 88 resim eşlik etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90384</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e9dfd82-8aed-4a93-9004-7a90ebe5fbcb.jpg</image:loc>
            <image:title>İlahi Komedya - Cehennem</image:title>
            <image:caption>İlahi Komedya ölmeden önce ölmenin ve yeniden doğmanın yolculuğudur. Yazıldığı 14. yüzyıla dair bir tanıklık sunduğu kadar insanın iyiye, salim ve kâmil olmaya nasıl ulaşacağına dair bir rehberdir de. İtalyanca orijinalinden çevrilen bu eksiksiz ve tamamı kafiyeli İlahi Komedya, ayrıca Dante’nin referans ve hayal dünyasına vâkıf olunabilmesi için ayrıntılı notlarla zenginleştirilmiştir. 
Dante’nin şiirsel başyapıtının ilk menzili olan Cehennem’i sizlere,  Komedya’nın en canlı tasvirini sunduğu kabul edilen 19. yüzyılın üretken ressamı Gustave Doré’nin 1866’da çizdiği 75 resimle sunuyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90385</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/032c4221-78f2-430d-9910-243c9c2c4670.jpg</image:loc>
            <image:title>İlahi Komedya (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İlahi Komedya  ölmeden önce ölmenin ve yeniden doğmanın yolculuğudur. Yazıldığı 14. yüzyıla dair bir tanıklık sunduğu kadar insanın iyiye, salim ve kâmil olmaya nasıl ulaşacağına dair bir rehberdir de. İtalyanca orijinalinden çevrilen bu eksiksiz ve tamamı kafiyeli İlahi Komedya, ayrıca Dante’nin referans ve hayal dünyasına vâkıf olunabilmesi için ayrıntılı notlarla zenginleştirilmiştir. 
Elinizdeki kitapta Dante’nin başyapıtı, romantik dönemin çığır açıcı şair ve ressamı William Blake’in ölümünden hemen önce, 1824-1827 yılları arasında ürettiği 102 suluboya resimle birlikte sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90386</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b68361a-917d-41b8-9fad-59cd3930ee83.jpg</image:loc>
            <image:title>İlahi Komedya - Cennet</image:title>
            <image:caption>İlahi Komedya ölmeden önce ölmenin ve yeniden doğmanın yolculuğudur. Yazıldığı 14. yüzyıla dair bir tanıklık sunduğu kadar insanın iyiye, salim ve kâmil olmaya nasıl ulaşacağına dair bir rehberdir de. İtalyanca orijinalinden çevrilen bu eksiksiz ve tamamı kafiyeli İlahi Komedya, ayrıca Dante’nin referans ve hayal dünyasına vâkıf olunabilmesi için ayrıntılı notlarla zenginleştirilmiştir.
Dante’nin şiirsel başyapıtının üçüncü ve son menzili olan Cennet’i sizlere, Komedya’nın en canlı tasvirini sunduğu kabul edilen 19. yüzyılın üretken ressamı Gustave Doré’nin 1867’de çizdiği 18 resimle sunuyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90387</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66b58ced-ff10-49d6-abd6-3db98a5324e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Vişnenin Cinsiyeti</image:title>
            <image:caption>Jeanette Winterson’ın baş döndürücü bir hızla akıp okuyucunun zihnine kök salan romanı, Pınar Kür’ün eşsiz çevirisiyle yeniden Türkçede! 

Annem bir matematik denklemi gibi; hep var ve olmadığını kanıtlamak imkânsız. Belki o beni bulmadan yıllar yıllar önce birisi de onu bulmuştu. Irmağın kıyısında, bir şişe içinde gözlerimin önüne getiriyorum onu. Şişenin rengi kobalt mavisi, deliği bezle tıkanmış, üstüne bir de balmumundan tıkaç konulmuş. Oradan geçen bir kadın, şişenin içinden sesler geldiğini duyuyor, bıçağıyla balmumunu kesiyor ve annem kavanozdan fırlayan bir cin gibi çıkıyor dışarı. 

Bunlar, hem on yedinci yüzyıl İngiltere’sini anımsatıp hem de öyle olmadığı iddia edilen, hayli fantastik bir atmosferde, bir sepet içinde Thames nehrinde yüzerken bulunan bebek Jordan’ın büyüdüğünde söyledikleri... Hiçliğin içindeki salınımı oldukça garip bir kadın tarafından kurtarılmasıyla son bulmuş, onu anne bellemesiyle dünyanın en tuhaf maceralarından birine adım atması bir olmuştur. Ancak tıpkı Gulliver gibi dünyayı dolaşmaktan başka tutkusu olmayan Jordan için asıl hikâye, onu anakaradan ayıracak geminin yelkenini şişiren ilk rüzgârla başlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90388</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94fa5f28-cb2d-4668-9d90-d170879d0095.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Bir Doktorun Anıları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Devrim zamanı Rusya… Karakışı aratmayacak kadar soğuk, kasvetli bir eylül günü, tıp fakültesinden yeni mezun olmuş bir doktor, şehirde çoktan unutulmuş geleneklerin ve boş inançların hüküm sürdüğü uzak bir kasabaya gelir. Devrim, büyük şehirlerin merkezlerinde hayatı ve zihniyetleri altüst ederken; bu genç doktor ülkenin ücra bir bölgesinde kadercilikle ve batıl inançlarla zorlu bir mücadeleye girişir. Zor bir doğum, hassas bir cerrahi müdahale, uzaktaki bir hastaya ulaşabilmek için şiddetli bir kar fırtınasına rağmen göze alınan bir yolculuk, ağrılarını dindirmeye çalışırken morfinman olan bir meslektaş… Genç Bir Doktor’un Anıları, doktorun gündelik hayatında karşılaştığı bütün zorlu sınavlar, Bulgakov’un elinde olağanüstü güçlü bir anlatımla, dram sınırlarında gezinen bir dokunaklılıkta öykülere dönüşür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90389</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83ef8913-ad78-4ecc-bf85-ede98738edee.jpg</image:loc>
            <image:title>Sardunya Köşesi</image:title>
            <image:caption>Geçmişine yolculuk yapmadan yaşayan insan var mıdır? Geçmişi kafadan tamamen silip atmak mümkün müdür? Zaman, kırgınlık ve hüzne ilaç olur. Acıya, can yanmasına, zaman merhem olur mu? Acının ilacı yoktur. O, panzehri olmayan bir zehir gibidir. En derinlerde bir yerlerde, hep taze kalan, büyümeyen ama solmayan da bir çiçektir.İçimizi daima sızlatan köklerini hayatımıza yayan ağacın ta kendisidir.
Hayâller, yolda yürürken çıkan gölgemiz gibidir.

Gerçek olmayacağını bile bile aynı hayâl kurulur mu? Güneş hep aynı hayâlin peşinden koşup durdu. Geçmişteki sır onun peşini bırakmadı. Çoğu zaman kendisini sardunya kadar değerli görmüyor, onlara nefretle bakıyordu. İçinde büyüyen hırsı durduran tek bir şey vardı; Emre. Ey aşk! Sen nasıl bir şeysin? Ayakları yerden kesip aklı baştan alıp götürüyorsun. Çaresizlik… Karşılıksız sevmek, hissedip hissettirememek, ağlamak isteyip ağlayamamak; umudu yitirdiğimiz andır.

Hiç Sardunyalarınızı Gözyaşlarınızla Suladınız mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90390</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1aab828-c114-4dbb-8090-c58359e42a04.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktor Hastalandı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Burma’da dilbilim dersleri veren Dr. Edwin Spindrift aniden rahatsızlanınca İngiltere’ye geri gönderilir. Londra’da yattığı hastanede acı veren ve aşağılayıcı bir dizi tetkikten sonra beyninde tümör olduğu anlaşılır. Geçireceği operasyonu beklerken, karısı da hastane civarındaki barlarda vakit geçirmektedir. Edwin, operasyondan bir gece önce onu bulmak için üzerinde pijamalarıyla hastaneden kaçar.
O güne dek sözcüklerin dünyasında yaşamış olsa da onların gerçek hayattaki “göndergelerini” pek umursamamış bir dilbilimci olarak, varlığından bile haberdar olmadığı bir âleme; Soho’nun hayatın kıyısında kalmış bin bir karanlık tiple dolu tekinsiz ve bohem yeraltı dünyasına dalar. Ancak akademik hayattaki steril varoluştan katı gerçekliğin hüküm sürdüğü yeraltına iniş macerası içinde gizem dolu bir müphemlik de barındırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90391</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5dff99c-321f-439d-9add-fb89d2204f3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Adı Bende Saklı</image:title>
            <image:caption>“Kolaysa vazgeç” der gibi bir gülüşü olduğunu söyledi Efe. İmkânsız aşkını başka kollara emanet ederken… Ömründen ömür gitti… Adı Asya’ydı. Birkaç cümle döküldü Asya’nın dilinden: “Gitmem gerek” dedi ve gitti.
“Mavi düşleriyle avunan yalnızlık içimi parçalıyor. Sensizliğe yaklaşmak uyandırıyor içimdeki çığlıkları.
Sesim çıkmıyor...”
Asya ile Efe’nin tertemiz aşkı ve bu aşkın üzerine kara bir bulut gibi çöken Ferit…
Tüm okuyucuların kendinden bir şeyler bulabileceği, çaresizliğin pençesinde kıvranan bir sevda hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90392</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cb4e128-066c-4e7c-b8c0-d73e96af61af.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçakçı Yıkım</image:title>
            <image:caption>Herkesin hayatından bir şeyler çaldı. Sonu gelmez bir oyun başlattı ve bu oyun dalga dalga yayılarak herkesi yuttu. Ailemi, gençliğimi, geçmişimi çaldı. Bir geleceğimin olmadığını düşünürken bir kadın hayatıma girdi ve benden izin bile almadan bana tutundu. Onun varlığına alıştım ama kadının o kadar çok yarası vardı ki içinde hala büyümeyen çocukluğu benden sevgi bekliyordu. Üstelik avuçlarının içi tırnaklarıyla kazdığı çukurlarla doluydu, bileğinde intiharın izini taşıyordu… Şimdi bir kadının hayatımda olmasına ve beni iyi bir adama çevirmesine alışmışken onu da benden almaya çalışıyor. Onu da yok etmek istiyor, kendi gibi gözü dönmüş, şerefini üç kuruşa satmış bir yaratık gibi onun kölesi olmasını istiyor. Savaş büyüyor, adam hiç vazgeçmiyor. Bu uğurda kaybedecek hiçbir şeyi yok. Onun zaafı yok… Onun vicdanı yok… Onun bir kalbi bile yok… Öyle ki bizi bir uçuruma sürüklüyor. Bizi o uçurumdan aşağı itiyor. Birlikte sonu gelmez bir yıkımın, gittikçe büyüyen bir yangının ve üzerine bastığımız toprağın bataklığa dönüştüğü bir noktaya sürükleniyoruz. Yapamaz sandığımız her ne varsa yapacak. Elinde tuttuğu silahın namlusunu üzerimize çevirecek, namlunun ucuna geçmişin kurşununu takacak. Tetiği çekecek, geçmişin ağır ve sancılı yükü üzerimize yıkılacak. Sonra kız sıska bedeniyle ölü ruhuna kefen arayıp duracak. Geçmişin geçiremediği o acı gerçekler bir zincir gibi uzanıp bileklerimize dolanacak. Herkes ölecek, cesetlerini ben sırtlanacağım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90393</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98b327ff-aeb5-4d02-815b-222c4aff851a.jpg</image:loc>
            <image:title>The Valley Of Fear</image:title>
            <image:caption>The Valley of Fear is a mystery novel by Sir Arthur Conan Doyle and was the last of the four Sherlock Holmes novels written by the author.

At the beginning of this novel Sherlock Holmes receives a message from Fred Porlock, an agent to Professor Moriarty. Porlock occasionally sends Holmes insider information.

Moriarty is blameless in the eyes of the law but Holmes knows him to be &quot;the controlling brain of the underworld.&quot; Together Holmes and Watson decipher Porlock&apos;s message as indicating that a man named John Douglas residing at Birlstone is in danger.

Inspector MacDonald of Scotland Yard calls upon Holmes to ask for his help and informs him that Mr Douglas of Birlstone Manor House has been murdered that morning. Sherlock Holmes tells MacDonald that since he received an alert from Porlock it is probable that Professor Moriarty&apos;s influence exists in the matter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90394</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/328d4318-3d8f-456b-9c18-92a50ffc764d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadın Bir Cinayet</image:title>
            <image:caption>Gölgeler de yaşlanmaz, gerçekler de! 1977 Mayıs’ı… İstanbul kâbuslar içinde bir cehennemden diğerine geçmektedir. 1 Mayıs katliamı sonrası şehir gençlerin ölümleriyle sarsılırken “Kralların Treni” Orient Ekspress tarihinde son defa Sirkeci Garı’na gelir. İki gün sonra bir Orient Ekspress yolcusu Gülhane Parkı’nda ölü bulunurken bir başka yolcu, yaşlı Alman kadın Gisela cinayet zanlısı olarak Sultanahmet Karakolu’nda gözaltına alınır. 

İttihat ve Terakki’nin güçlü önderi Talat Paşa’nın eski konağı olan karakolda günlerce masumiyetini haykırır Gisela. Onun mu acısı ve pişmanlığı büyüktür, kuruntu ve düşlerin sık sık yokladığı komiser Attila’nın mı yoksa gencecik bedenlerle dolup taşan morgun müdürü Taylan’ın mı? 

Sevgilisini çatışmalarda yitiren devrimci kız Ülkü’nün düşleri zamansız sona ermişti de; Topkapı Sarayı’nın dış bahçesinde, Gülhane Parkı’nın ağaçlarında hayata veda eden son Orient Ekspress yolcusu yaşlı adam akıbetini hak mı etmişti? 

Cinayetin ipuçlarını belki Tanzimat Fermanı’yla Türk aydınlanmasına ilk harcın konulduğu gizemli Gülhane Parkı saklıyordu, belki de 19’uncu yüzyılın askeri okulu, şimdinin İstanbul Morgu… ya da bizlere çok yabancı bir tarih! 

Melih Esen Cengiz’den, zamanın köreltmekte aciz kaldığı bir özlemin, gerçekleri nasıl perdelediğine tanık olacağınız ve masum gözyaşlarını sorgulayacağınız bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90395</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/840d3aeb-452b-47a5-8799-aa4a242914a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşimin ve Gölgenin Tanrıları</image:title>
            <image:caption>“Mitoloji ve tarihin eşsiz bir karışımı.” –Publishers Weekly

“Bu kitap tarihsel fantazinin zirvesi: Eski ile yeninin iç içe geçip çarpıştığı yenilikçi, feminist bir büyüme hikâyesi.” –S. A. Chakraborty 
 
“Geçmişi anımsatan, duygulu ve özgün bir peri masalı.” –Rebecca Roanhorse 
 
“Cesaret, sevgi ve bu dünyada ait olduğun yeri bulmaya dair coşkulu ve tatlı sert bir hikâye.” –Christina Henry
Casiopea Tun, büyükbabasının evinin yerlerini temizlemekle meşgul olsa da Meksika’nın güneyindeki küçük bir kasabadan uzaklarda yaşayabildiği bir hayatın hayalini kurar. Ne var ki bu hayat yıldızlar kadar ulaşılmazdır, ta ki karşısına gizemli bir sandık çıkıncaya dek. Sandığı açmasıyla bir Maya tanrısının ruhunu istemeden de olsa serbest bırakır. Böylece sıradan bir genç olan Casiopea, kendini efsanevi bir tanrının yoldaşı olarak bulur ve hem Meksika’ya, hem yeraltındaki Maya dünyasına hem de kendi kaderindeki bilinmezliklere doğru bir yolculuğa çıkar. 
 
Yeşimin ve Gölgenin Tanrıları, Maya mitolojisi ile çağdaş dünyanın kesiştiği karanlık bir peri masalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90396</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/511ccd64-c394-4648-b4a9-14e955998d90.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Zamanlar</image:title>
            <image:caption>stanbul’un vebadan kavrulduğu karanlık zamanlar… Tekinsiz bir malikânede yaşamakta olan tuhaf bir hekim, İstanbul’un korkutucu sokaklarında kol gezen hastalıkla mücadele etmektedir. Hekimin on bir yaşındaki kızı Dilara, annesinin doğum sırasında ölmesi nedeniyle hem babası hem de hiç sevgi görmediği halası tarafından sürekli dışlanmaktadır. Annesi hakkında konuşmak Dilara ve malikânedekiler için âdeta bir tabudur. Küçük kızın tek dostu, biricik kedisi Aristo’dur. Babasının katı kurallarına daima uyum gösteren Dilara’nın bir kez olsun aklının köşesinden bu kurallara karşı koymak geçmemiştir. Fakat bir gün annesiyle ilgili sır perdesi hiç ummadığı bir şekilde aralanır. Dilara bunun üzerine tüm kuralları unutup gerçeğin peşine düşer. Artık geri dönüş yoktur… Acaba küçük kız malikânenin duvarlarını aşıp annesi hakkındaki gerçeği bulabilecek midir? Peki, ya bulursa? O zaman ne olacaktır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90397</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7086485a-b919-45f9-bc01-a51afe304518.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyunda Kal 2 - Oyundasın</image:title>
            <image:caption>Okulun silik ve sönük genci Asım’ın yaptığı “Bakben” adlı bilgisayar karakteri bir anda herkesin ilgi odağı olmayı başarmıştı. Ancak Şeker Holdingin hırslı patronu, Bakben uygulamasının üzerine konuverdi. Üstelik artık sanal değil, kanlı canlı ve yakışıklı bir Bakben vardı karşımızda… Asım, “Neler oluyor?” diyemeden bir de İzleben çıktı ortaya! Bakben’in başına gelen İzleben’in de başına gelecek mi? “Ben İzleben’im!” diye etrafta boy gösteren güzeller güzeli kız gerçek İzleben mi? Peki ya tokyok kurabiyesinin, okul koridorlarında koşturan bir hemstırın, Erik Dalı çalıp oynayan Hüsmen’in, ünlü youtuber Aşkın Taşkın’ın tüm bunlarla ne ilgisi var? 

Oyunda Kal serisinin ikinci kitabında soluk soluğa macera devam ediyor, sırlar bir bir açığa çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90398</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b08dcc37-129c-4b4f-9bc8-e11a66e71211.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Romanları Seti (7 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Setimiz 7 Kitaptan oluşmaktadır.
Bir Umut Yeter, Çınara
Kozadaki Kadının Ada’sı, AzeM C..
Pranga, Aykut Günaydın
Aşkın Peşinde, Zeki Marakoğlu
İçimdeki Sen, Esra Nur Güler
YanaNcak, Ümit Dağcı
Birli Yaşam, Ümit Dağcı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90399</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8ac0130-5734-4169-8d16-abb0f1c7ef29.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Arap Kadının İtirafları</image:title>
            <image:caption>Bir kadın. Arap bir kadın. Yerinden sökülen başka bir yerde kök salmaya çalışan…
Ön yargıların baskısı altında hatalarıyla, doğrularıyla var olma mücadelesi veren herhangi bir kadın, Zaya ya da Zahiye
Bir kadın yazar onun hayatını yazmak istediğinde buna anlam veremiyor Zahiye. Hikâyesinin yazılmaya değer olmadığını düşünüyor. Ona göre, sıradan bir ailede sıradan bir hayat işte.
Oysa insanın insana davranışının ön yargılarla belirlendiği dünyada bu sıradan gibi görünen hikâyelerden çıkaracağımız çok anlam var. Belki de insanlık bu ön yargıları üzerinden silkinip attığında huzur bulacak. Tıpkı Zaya’nın itirafları gibi…
Zaya, yaşamın çizdiği yolda ilerlerken bazen yanlış seçimler de yapılabileceğini itiraf etme cesaretini gösteriyor. Rim es Sakr’ın Zaya’yla karşılaştığında fark ettiği de onun bu cesur duruşu. Yazar, bir Arap kadının kimlik arayışını, bu arayıştaki yanlış seçimlerini, hayallerini, itiraflarını öğüt vermeden enfes bir romana dönüştürüyor.

Bizim ülkemiz için bu romanın özel başka bir anlamı daha var. Genel olarak Araplara, özel olarak Arap kadınlara karşı müthiş bir önyargı var. Hepsi birbirinin aynıymış, hepsi tek tipmiş gibi. Bu hikaye ise onların özel dünyasına okuru sokarak, çarpıcı ve sarcısı bir etki bırakıyor.
Her gönülden okuma, insanlar, cinsler ve farklı uluslar arasında gözle görünmeyen bir bağın kurulmasını sağlıyor. Sınırlar buharlaşıyor, halklar yakınlaşıyor. Edebiyat, bu güzel söz söyleme sanatı, çıtasını yükseltiyor, hepimizi derinden etkilemeyi başarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90400</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41fcaae5-4726-492b-81ba-5bbf1ccd996b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çaylak İle Filozof -4</image:title>
            <image:caption>Kalbim kırılmış falan değildi. Aynaya baktığımda ne gördüğümün gayet farkındaydım ben. Gözlüklerimi çıkardığımda hafif şaşı oluyordum. Kulaklarım biraz kepçeydi. Kollarım ve bacaklarım güçsüzdü. Solucan kadar zayıftım ve boyum da bir türlü uzamıyordu... Sesim ise belki bir süre sonra değişecekti ama bir saksağanınki kadar çirkindi. Sivilcelerim vardı. Ve her geçen gün sayıları artmaktaydı. Saçım da iki tepeliydi. Onları ne tarafa taramam gerektiğine bir türlü karar verebilmiş değildim. Bütün bunlar yetmezmiş gibi terlediğimde fare ölüsü gibi kokuyordum.

Şükürler olsun, gülerken ya da konuşurken içerisi görünen bir ağzım yok. Dişlerim bir kunduzun dişlerine benziyordu çünkü. Hem sarı, hem de kazma gibi. Onlara tel takacaklardı. Filozof, Dr. Ortodontist’ten randevu bile ayarlamıştı. Yani bütün bunlar yetmezmiş gibi, yıllarca ağzımda tellerle dolaşacaktım. Sırf kendimi iyi hissedeyim diye bana, “Sen çok yakışıklısın. Robert Redford seni görse depresyona girer, oyunculuğu bırakır ve hayatını bir çiftlikte atlara fısıldayarak geçirirdi!” deseydi, Filozof’a inanacak mıydım sanki? Elbette inanmayacaktım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90401</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cba50e70-b4d8-4ed1-a4fe-e1736a9938a6.jpg</image:loc>
            <image:title>İntibah (Açıklamalı Orijinal Metin)</image:title>
            <image:caption>Biz daima Avrupa lisanlarının edebiyatça gerek intihap ettikleri kavaid-i külliyeye gerek ihtiyar eyledikleri tarz-ı taklide tâbi olmak mecburiyetindeyiz. Çünkü gerek o kavaid-i külliye gerek o tarz-ı taklit Avrupa’nın evham-ı heveskâranesinden çıkma birtakım hayalât değil sırf hakikat ve tamamıyla sevk-i tabiattır. 
Namık Kemal 
 
İntibah genel olarak aşk ve kıskançlık temaları etrafında kurgulanmış psikolojik ve kısmen sosyal muhtevalı bir eser olarak tanımlanır. Bu ve buna benzer konular Türk edebiyatında daha önceki dönemlerde mesneviler ile halk hikâyelerinde de işlenmiştir. Ancak Namık Kemal, savunduğu “edebiyat-ı sahiha” adına, tahlil ve tasvirleriyle mümkün olduğunca eskilerden ayrılmaya gayret etmiş, söz konusu bir kısım duyguları eskilerin aksine hayalî olarak değil beşerî ve gerçekçi planda ele almaya çalışmıştır. 
Abdullah Uçman 
 
Edebiyatımızın ilklerinden İntibah’ı, Namık Kemal’in romana sunuş olarak yazdığı ama yayımlatmadığı “Son Pişmanlık’ın Mukaddimesi” yazısıyla birlikte, orijinal metniyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90402</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d076fc62-5787-4637-bef5-a17058a84ac6.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Liderleri İçin Büyük Strateji Esasları</image:title>
            <image:caption>Çağımızda devleti yönetenlerin asli görevi; ülkenin ve bireylerin güvenliğini sağlamak, ülkenin ve bireylerin refah seviyelerini geliştirmektir. Devleti yönetenlerin güvenliği sağlayacak, refahı geliştirecek hedeflerin elde edilmesi amacı ile kontrollerine verilen güç unsurlarını geliştirmeleri, uyum içinde kullanmaları, hedeflerle mevcut güç unsurları arasındaki dengeleri kurmaları gerekmektedir.

Bu sistematik eylemler, çağdaş anlayışa göre “Büyük Strateji”nin ilgi alanını oluşturmaktadır. Batıda, prestijli üniversitelerde ve askerî okullarda, “Büyük Strateji Kavramı ve Sistematiği” öğretilmektedir. Çağdaş Türkiye için devleti yönetmeye aday olacak geleceğin liderlerinin de bu konuda bilgili olmaları gerekmektedir. Bu kitapçık, daha iyisi yazılana kadar, bu amaca hizmet etmek için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90403</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17381575-1b8a-417c-986c-3c8854ca5c06.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıkıldım İki Hafta Yokum</image:title>
            <image:caption>Yakınlaşmak için, bazen uzaklaşmak gerekir...
Pelin Güneş&apos;in kaleme aldığı Sıkıldım, İki Hafta Yokum, kitaplardaki kurmaca ile gerçek dünya arasında sıkışıp kalmış 14 yaşındaki Tuana&apos;nın benlik arayışlarına ışık tutan, sürükleyici bir ilkgençlik romanı.

Kanıksanmış bazı tutumlar nedeniyle ebeveyn-çocuk ilişkisinde meydana gelebilecek ani iniş çıkışları gerçekçi bir yaklaşımla ele alan yazar; gençlerin sürekli değişen duygu dalgalanmalarına odaklanıyor, toplumun dayattığı “normallik” algısı üzerine farklı bakış açıları getiriyor.

Büyüyebilmek ve daha da önemlisi olgunlaşabilmek için bazen sevdiklerimizden uzaklaşmamız gerekebileceğini anımsatan kitap; kurulan yeni dostlukların hayatın getirdiği dayatmalardan ve zorlamalardan bir nebze de olsa sıyrılabilmek için iyi bir fırsat yaratabileceğini vurguluyor.

Çocukluğu, annesinin zihnindeki “ideal çocuk” tanımına uyum sağlama çabaları yüzünden yorgun ve biraz da buruk geçen Tuana, ergenliğe girdiğinde ailesinin ve okul çevresinin direttiği ısrarcı ve tektipleşmeye dayalı tutumlara karşı kendince bir kalkan geliştirir. En yakınlarının bile renksiz ve hatta “sorunlu” saydığı genç kızın tek gayesi, kendisine “normal” olarak kabul ettirilmek istenen şeyleri bertaraf edip kendi doğrularından yürümektir. Bu uğurda ailesini ve arkadaşlarını dahi karşısına almayı göze alan Tuana, yaşadıklarının yorgunluğunu hafifletmenin yollarını düşsel bir dünyada arar. Kitaplara, özellikle de fantastik edebiyatın kültleşmiş “Orta Dünya”sına dalarak sistemin dayattığı kalıplar üzerine düşünmeye koyulur. İlkgençlik gelgitleri nedeniyle yine annesiyle tartıştığı bir gün, karşısına çıkan bir yolculuk teklifi tatsız hayatından uzaklaşması ve özgüvenini kazanması için kaçırılmayacak bir fırsattır...

Gençlerin ruhunda kopan fırtınaları özdeşlik yoluyla daha iyi anlama ve anlatma çabası güden bu katmanlı roman; dağılan aile, ebeveyn tükenmişliği, akran zorbalığı gibi özellikle ergenlik çağındakilerin duygusal dünyalarında açmazlara neden olabilecek hassas konulara temas ediyor.

Farklılıkları nedeniyle eleştirilen, ötekileştirilen genç bir kızın hayatını, farklılıklarını bir yaşam biçimine dönüştüren “aykırı” insanların hayatlarıyla kesiştiren Sıkıldım, İki Hafta Yokum, okurları değişen dünya ve bundan nasibini alan gençlik hâlleri üzerine düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90404</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc7ce601-2607-48c8-bdf8-26a5bc9a8ee2.jpg</image:loc>
            <image:title>Senden Hayır Beklenmez</image:title>
            <image:caption>Fırtına denizinde yüzüyorum, 
Hoyrat rüzgâra sürükleme beni. 
Hayalimde hayalin görüyorum, 
Hoyrat rüzgâra sürükleme beni. 
 
Al yeşil giyinip yaktığın yeter, 
Misk-i amber koktuğun yeter, 
Öyle can alıcı baktığın yeter, 
Hoyrat rüzgâra sürükleme beni. 
 
Sensiz Mevlana gibi dönüyorum, 
Yokluğunda aydınlıkta sönüyorum, 
Hasretinden bin kere ölüyorum, 
Hoyrat rüzgâra sürükleme beni. 
 
 
 1967 Oğuzeli-Kilis ili Elbeyli ilçesi Salhan Köyü-doğumlu. Kilis İnönü-Ziraat İlkokulu, Kilis Atatürk Ortaokulu, 1986 Bitlis Erkek Öğretmen Lisesi, 1991 Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Lisans mezunu. 1998-2000 yılları arasında Talim ve Terbiye Kurulu kitap inceleme ve yazım komisyonlarında çalıştı. 
Zeki Dağlı’nın , Narına Yandığım adlı ilk şiir kitabı 2010, ikinci şiir kitabı Aşkın Adı Şiir 2012 yılında basılmıştır. Üçüncü kitabı Senden Hayır Beklenmez Nisan 2021 yılında çıkmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90405</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e46a46d4-23e7-4616-8185-a9367c1a5037.jpg</image:loc>
            <image:title>Deneyim Raporu</image:title>
            <image:caption>“Pek çok şey var ama belki de en gülünç olanı, son savaşına girecek kadar yaşlı ama aynı zamanda savaşa gidebilecek kadar genç olmandır.” 

Yeni Zelandalı yazar John Mulgan’ın anılarından oluşan Deneyim Raporu, hem yazarın zihnine hem de İkinci Dünya Savaşı’nda İngiltere ve Avrupa’nın tutumuna dair bir fikir veriyor. Bu raporda Mulgan, Müttefikler’in İkinci Dünya Savaşı’na giden yolunun ve halkın, düşmanlıkların gerçekliğini kabul etme konusundaki isteksizliğinin izini sürüyor. Önce akranlarının ve üstlerinin eylemsizliği, ardından saldırganlığa karşı zayıf ve gerçekçi olmayan tepkiler onu dehşete düşürüyor. 
Deneyim Raporu, ilk basımından 74 yıl sonra Türkiye’de ilk defa sizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90406</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e891aa85-b6ba-4701-8394-d061314412a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tutkal Hanım’ın Kırık Kalpleri</image:title>
            <image:caption>Kalp kırmak icat edildiğinden beri Tutkal Hanım’ın ailesi Kırık Kalpler Oteli’ni işletiyordu. Büyük büyük büyük büyükannesi, büyük büyük büyükannesi, büyük büyükannesi, büyükannesi ve annesi hepsi bu otelde çalışmıştı. Sıra Tutkal Hanım’daydı. 
Tutkal Hanım rüzgârın uğultusuyla uyandığı bir sabah, yeni bir misafirin geleceğini anladı. Misafiri tabii ki kalbi kırık biriydi. Heyecanla hazırlanmaya başladı. Kırık bir kalbe ne iyi gelirdi? 
Nur Tunay, kalp kırıklığını yeniden anlamlandırıyor ve duyguların yaşanması gerektiğine dair sıcacık bir hikâye anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90408</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca889ec5-e1c1-4803-acdb-70ffd97153a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Zambaklar Ülkesinde</image:title>
            <image:caption>Grigori Petrov, yayımlandığı dönemde Balkanlarda olduğu kadar genç Türkiye’de de büyük bir ilgiyle karşılanan Beyaz Zambaklar Ülkesinde eserinde, uzun yıllar ulus kimliğine sahip olamamış, işgaller, toplumsal eşitsizlikler, yoksulluk ve türlü güçlüklerle boğuşmuş küçücük bir ülkenin her yönden kalkınmasının hikâyesi büyük bir hayranlık ve sevgiyle anlatır. Bir avuç aydının kılavuzluğunda halkın her kesiminden insan, aydınlar, işçiler, köylüler, sanatçılar, zanaatkârlar, eğitimciler örneğine az rastlanan bir çabayla küçük ülkelerine, uluslarına sahip çıkarlar. Grigori Petrov da sonuçlarını bizzat gördüğü bu çabayı, birlik ve beraberliğin, ulus bilincine sahip olmanın değerini, masalsı üslubuyla eserinin hemen her sayfasında vurgular. Petrov’un Bulgar aydınlarına ithaf ettiği, onlar için bir kılavuz olarak tasarladığı bu özgün eser, Türkçeye ilk kez 1928 yılında Bulgarcadan çevrildi. O tarihten beri defalarca basıldı, pek çok kez yeni çevirisi yapıldı, harp okullarından köy okullarına kadar genç Türkiye’nin öğretmenlerine, aydınlarına da kılavuz oldu. Günümüzde okuryazarlık oranı yüzde yüze varan, eğitim ve öğretim sistemiyle, halkının mutluluğuyla diğer uluslara örnek olan Finlandiya’nın “kuruluş” hikâyesi Beyaz Zambaklar Ülkesinde eserinden alınacak pek çok ders ve ilham var hâlâ…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90409</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b9dd001-1ee3-45a9-9713-a27cc947d485.jpg</image:loc>
            <image:title>Cimri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kibarlık Budalası, Hastalık Hastası, Tartuffe gibi unutulmaz eserlerin müellifi Moliére’in tüm zamanların en bilinen piyeslerinden biri olan Cimri adlı eserinin dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok sayıda çevirisi yapılmış ve Türk tiyatroları sahnelerini defalarca bu eşsiz oyuna açmıştır. Oyunun, evine giren herkesi hırsız sanacak kadar takıntılı ve tamahkâr kahramanı Harpagon, cimriliğin ete kemiğe bürünmüş hâlidir. Moliére’in eleştirileri bu nekes karakter üzerinden insanoğlunun ahlaki düşüklüğüne de yönelir ve dönemine göre hayli sert olan hicvi bazı çevrelerde esaslı hasımlar edinmesine de sebep olur. Bu eleştirilerden ne fayda hasıl olmuştur bilinmez zira Harpagon karakterinde tecessüm eden kusurlar, insanoğlu varoldukça sürecektir. Bu yönüyle Moliére kadar Harpagon da ölümsüzdür. “Cimri’nin mevzusunu Moliére hayattan mı aldı, kitaptan mı? Bu mesele bilhassa kendisinden sonra birçok müellifleri işgal etmiş ve netice itibarıyla büyük dâhinin eserleri içinde en çok kaynakları olan piyesin bu piyes olduğunda herkes ittifak etmiştir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90410</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7abacc2-6c79-418e-a9f8-a7547b808fe7.jpg</image:loc>
            <image:title>İzlanda Balıkçısı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Louis Marie Juilen Viaud, bildiğimiz ismiyle Pierre Loti ülkemizde genellikle ilk romanı olan ve Osmanlı topraklarında geçen Aziyade ile tanınır. Türk dostu olarak bilinen Loti, edebiyatta egzotizm akımının öncülerinden birisi olmakla beraber Avrupa’da Doğu’ya ilgi duyulmasına da sebep olmuştur. Loti’nin diğer romanlarına nazaran egzotizm dozu düşük olan eser karakter tasvirleriyle öne çıkmaktadır. Loti’nin ölçülü anlatımıyla dengelemeye çalıştığı büyük bir aşkın hikâyesinin anlatıldığı İzlanda Balıkçısı, Loti’nin başyapıtları arasında özel bir yere sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90411</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bf72db2-2e2a-4094-841a-1fd807c9461b.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Feda Etmeyeceğim</image:title>
            <image:caption>Kimsenin korumadığı çocukları kim koruyacak? 
Seni Feda Etmeyeceğim, kurban kıssasını din, aile, cinsiyet ve cinsellik gibi konular etrafında cesurca tartışan felsefî bir metin. Biçimiyle roman türünün sınırlarını zorlarken içeriğiyle neyin Tanrı neyin put olduğuna dair tabulara meydan okuyor. 
Nihan Kaya’nın son kitabı Seni Feda Etmeyeceğim farklı bir okuma denemeyi sunuyor. 
Kimseye onun putuna tapacağıma dair bir söz vermedim ben.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90412</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e3d9d45-6153-4428-9bea-60872bd9812e.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İtalyan Harbi</image:title>
            <image:caption>Avanzâde Mehmed Süleyman esasen eczacı olmasına karşın farklı türlerde bir hayli eser vermiş bir Osmanlı aydınıdır. Avanzâde Mehmed Süleyman, eserlerini genellikle halkı aydınlatmak ve kayda değer meseleler hakkında bilgilendirmek gayesiyle kaleme almıştır. Avanzâde Mehmed Süleyman bu tavrını Trablusgarb Savaşı’nda (1911-1912) da devam ettirmiştir. Avanzâde Mehmed Süleyman, halkı hem devam eden savaş hakkında bilgilendirmek hem de Osmanlı Devleti’ne savaş ilan eden İtalya’yı ve işgal edilmek istenen Trablusgarb’ı tanıtmak için Trablusgarb ve Devlet-i Aliyye-İtalya Vekāyi’-i Harbiyyesi adlı eserini neşretmiştir. Avanzâde Mehmed Süleyman bu çalışmasında Trablusgarb’da yaşanan savaş ile alâkalı yabancı gazetelerde yayımlanmış makaleler ve mülakatlar, Trablusgarb’dan gönderilen mektup ve telgraflar, Trablusgarb bölgesi için planlanan ıslahat projeleri ile Afrika ve Trablusgarb tarih ve coğrafyasını anlatmaya çalışmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90413</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0691f03-e2f5-4a77-afa9-87f6fa8c5146.jpg</image:loc>
            <image:title>Barbaros Hayreddin Paşa’nın Hatıraları</image:title>
            <image:caption>“Gazavat-ı Hayreddin Paşa adını taşıyan ve Barbaros Hayreddin Paşa’nın hatıralarını ihtiva eden kitap, 16. asır Osmanlı tarihinin mühim kaynaklarından biridir. Denizcilik tarihimiz üzerinde kapital bir kaynaktır. Osmanlı Cihan Devleti’nin kaptan-ı deryası (bahriye nazırı ve deniz kuvvetleri kumandanı) olan ve devrinin büyük millî kahramanı sayılan Barbaros, “cihan padişahı” Kanûni Sultan Süleyman’ın emriyle hatıralarını denizci, şair ve yazar dostu Murad Çelebi’ye (Muradi) dikte etti. Gazavat-ı Hayreddin Paşa (Hayreddin Paşa’nın Gazaları) adını taşıyan bu kitap, Osmanlı literatüründe gazavatname tabir edilen türün, verdiği bilginin orijinalliği bakımından, en değerlisidir. Türkçedir. Seyyid Murad Çelebi, sonra bu kitabı nazma da çekmiştir. İstanbul, Vatikan, Berlin, Stuttgart, Kahire, Madrid, Paris, Londra kütüphanelerinde çeşitli yazma nüshaları bulunuyor. Eser, birçok dile tercüme edildi. Barbaros’un hayatında Arapçaya tercüme edildi ve şüphesiz önce Cezayir’de okundu. Bu inanılmaz tarih gerçeğinin hikâyesini, bizzat Barbaros’un ağzından bu kitapta dinleyeceksiniz. Barbaros Hayreddin Paşa’nın Hatıraları’nı, 1965 yılında sadeleştirerek Hayat Tarih Mecmuası’nda yayınlamıştım. Bu on tefrikayı şimdi kitap hâlinde ve çeyrek asır sonra Türk okuyucusuna sunuyorum. O zamanki nesil, büyük merak ve heyecanla takip etmişti. Onların çocukları olan bugünkü neslin de aynı ilgiyi göstereceğini ümit ediyorum. Hatıralarda, Kuzey Afrika’daki Berberi çekişmeleri üzerinde bezginlik verecek tafsilat vardır. Barbaros, bir türlü müstevliye karşı birleşmesini bilmeyen insanlardan çok yakınmış ve acı örnekler vermiştir. Bu kısımlar, bugünün okuyucusu için fazla çekici değildir. Atladım. Sadeleştirmeyi yaparken 16. asır Osmanlı Türkçesinde olmayan kelime ve tabirleri, o çağın zihniyetine aykırı deyimleri kullanmaktan kaçındım. Maksadım, her Türkçe bilen için okunacak bir metin sunmaktır. Gazavat’ın Türkiye kütüphanelerinde mevcut tek harekeli nüshasının faksimilesinin bir kısmını, kitabımın sonuna ekledim. Eski harfleri bilen okuyucu ve tarihçiler, bundan faydalanabileceklerdir.” Yılmaz Öztuna</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90414</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a99dc173-85a3-4799-b614-53cb41e5e4db.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Hayalperest bir çocuk olan Filo, on yaşında ve en sevdiği mevsim kış. Diğer çocuklar gibi kartopu oynamayı ve kardan adam yapmayı çok seviyor. Fakat 
Filo’yu diğer çocuklardan farklı kılan ise kardan adam yerine, bir kardan kadın yapmaya çalışması. Üstelik güzel ve hikâyeler anlatan bir kardan kadın... Ancak büyük bir sorun var: 
 Filo, kardan kadının erimesine engel olabilecek mi? 
İtalyan çocuk edebiyatının sevilen yazarlarının bir araya geldiği bu eğlenceli serinin üçüncü kitabı Kar Şarkısı sizi heyecan dolu bir hikâyeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90415</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c530f65-9401-4e55-95e1-a74b4e831852.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadı Savaşları</image:title>
            <image:caption>Büyüler, yarışmalar ve moda çekişmeleri... 

Cadılar arasında KIYASIYA BİR REKABET!

Cadıların lavabo borularının derinlerinde yaşadıkları gizli bir şehir var. Mira Bıcıybend, bu şehri ve onun tuhaf kurallarını bilmiyordu ta ki efsanevi bir peri, ona bir cadı olduğunu söyleyene ve onu bilmecelerle dolu bir yarışma olan Cadı Savaşları’na katılması için Şaşaa Şehir’e götürünceye kadar! Sizleri olağanüstü bir evrene davet eden bu hikâyede garip cadılar ve devasa bir ayakkabı var.

 Acaba Mira bu yarışmayı kazanabilecek mi? İşte bu, pek mümkün görünmüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90416</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54f6b990-3e94-4ef5-a8ae-81d733417816.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Devir Yazıları - İlk Yazılar</image:title>
            <image:caption>Yeni Devir gazetesinde yayımlanan bu yazıları, yazarlık hayatımın ilk ürünleri olduğu için önemsiyorum. Yeni Devir gazetesi ve Mavera dergisini dikkatle ve aşkla okuduğum yıllardı. Bu yıllarda önce Cahit Zarifoğlu, sonra İsmet Özel’le mektuplaşırdım. 
Bu yazılar, daha sonra şekillenecek ve oturacak olan yazı üslûbumun ve düşünce yapımın karakteristik özelliklerini yansıttıklrından önemlidirler benim için. Tam 40 yıl sonra ilk yazılarımı notlar ekleyerek yeniden yayımlıyorum. 
Bir dönemi ve o dönemin Müslüman gençliğinin duyarlığını, hassasiyetlerini ve hayata bakışını yansıtması bakımından önemli buluyorum onları. Tarihî ve sosyolojik bir belge özelliğine sahipler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90417</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b16cb2c5-b38b-4e03-aa14-8495f53569fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Paris ve Londra&apos;da Beş Parasız</image:title>
            <image:caption>Çivili barınaklarda evsizlerin yaşadıklarından, Paris sokaklarında aç geçen günlere; tahtakuruları içerisinde sefil bir yaşamdan, Londra sokaklarındaki beş parasız mücadelelere... Sokağa mahkûm insanların yaşadıklarını toplumların en göz ardı ettikleri ayrıntılara kadar anlatan bir eser. 

Orwell, beş parasız kalmaktan korkan insanoğlunun gerçekten meteliğe muhtaç hale geldiğinde hayatta kalmak için gösterdiği zorlu mücadeleyi gözler önüne sererken modern dünyada yok olmayıp sadece şekil değiştiren köleliğin varlığını da bir kere daha yüzümüze vuruyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90418</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/052b3183-2bff-4def-9b62-400cc7ce9e74.jpg</image:loc>
            <image:title>Cüppeli Vesayet</image:title>
            <image:caption>Meslek yaşamında Paris muhabirliğinden dış politika yazarlığına, futbol kritiklerinden gastronomi yazarlığına kadar birçok alanda görev almış bir gazeteci Ali Sirmen. Uzun yıllardır sürdürdüğü günlük köşe yazarlığıyla da yakın dönem basın tarihimizin “seçkin” gazetecilerinden ilk akla geleni. Fransa Ulusal Liyakat Nişanı (Chevalier rütbesi) sahibi olduğu gibi, 12 Eylül ve 12 Mart dönemlerinde “hakkında hiçbir mahkûmiyet kararı olmadığı halde” toplam 3,5 yıl hapis yatmış bir isim. 2021’de meslekteki 55’inci yılını tamamlayan Ali Sirmen, bunu bir kitapla taçlandırıyor.

Kendisinin daha önceki kitaplarından ve 2004’ten günümüze Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazılarından seçtikleriyle oluşturduğu yeni kitabı Cüppeli Vesayet, Türkiye’nin yarım asırlık hikâyesini özetliyor.

“Bu kitapta yer alan köşe yazılarının kapsadığı sürenin en belirgin özelliği ise düşün yaşamı ile siyasal hayatın sürekli olarak vesayet altında olmuş olmasıdır. (…) Özellikle son yirmi yılın Türkiye’sinde toplum, özgürlük karşıtı, adalet düşmanı güçlerin, şu anda vesayet tekeli savaşını veren iktidarın, askeri vesayeti katlayan sivil vesayet sultası altında inlemektedir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90419</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6744cc60-6631-40f5-854b-7516483f15a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Mağdurların Coğrafyasında: Arka Bahçemizdeki Halklar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>‘Arka bahçemizdeki’  coğrafyada paramparça edilmiş, yakın bir zamanda katliamlara uğramış, ülkeleri darmadağın olmuş, vekâlet  savaşlarına kurban edilmiş; vaktiyle bu coğrafyada yaşanan büyük göçleri yüzyıl sonra tekrar yaşamaya mahkûm ve mağdur edilmiş halklar kimlerdir? 
Bizimle aynı dili konuşan akraba, dindaş hatta soydaş olan bu halkları;  Arapları, Türkmenleri, Kürtleri nasıl bir gelecek bekliyor? 
Ya bugün, Irak ve Suriye’nin belli bölgelerinde azınlık olarak yaşayan ama vaktiyle Osmanlı’da Millet-i Sâdıka olarak kabul edilen ve Müslüman olmayan halklar? 
Elinizdeki kitap, bu ve benzeri sorulara cevap arıyor ve bin yıldır iç içe beraber yaşadığımız arka bahçemizdeki halkları/ mağdurları son yüzyıl içinde birbirlerini yeniden keşfetmek arzusu içinde olan hissiyatları ve halleri üzerinden ele alıyor. Tarihi süreçlerin büyük siyasî depremler yaşattığı kırılma zamanlarında, siyasî tercihleri itibarıyla, düşman olmaya meyilli halklara birbirlerini tanıma ve bilme fırsatı sunuyor. Orhan Miroğlu mağruriyetten mağduriyete dönüşen bir tarihi süreci, dünü ve bugünü ile Mezopotamya coğrafyasını anlatıyor ve okuru tarih içinde bir yolculuğa çıkarıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90420</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1834ad6f-2c7a-4fc9-92da-229fe7349f2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Okname</image:title>
            <image:caption>“Çeviri belasına uğramış bir ülkede yazarlık gitgide bir zengin gösteriş özentisine büründü. Nesirde de nazımda da öyle. (...)
Üstelik vefa mı gördük o kupkuru yerde. Sözle ırmağı akıtıp, söz deryasını dalgalandırabildikçe ne işimiz var can kaygısında olan o cansız suretler beldesinde.
Haddini bilsin resim de,
ressam da bundan böyle.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90421</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6081ec40-eccb-4675-824c-aa07cf00326d.jpg</image:loc>
            <image:title>Alfred Hıtchcook</image:title>
            <image:caption>Alfred Hitchcock garip bir çocukluk geçirdi. Yatak odasını terk etmekten korkarken, Avrupa boyunca hayali bir rota çizmek için demiryolu tarifelerini kullanarak büyük yolculuklar planladı. Poe’nun eserlerindeki ürkütücü tavırdan etkilendi. Peki karanlık bir dehaya sahip bu ilginç figür nasıl oldu da 20. yüzyılın en saygın film yönetmenlerinden biri oldu? Peter Ackyord, uzaktaki bir köşede yönetmen koltuğunda oturan Hitchcock’un korkularını, güvensizliklerini, takıntılarını ve ilginç çalışma yöntemlerini inceliyor. Onun tarzından umutsuzluğa kapılan Grace Kelly, Cary Grant, James Stewart, Ingrid Bergman ve Tippi Hedren gibi ikonik film yıldızlarının da minyatür bir portresini veriyor. 
Gerilim Ustası üzerine ustaca bir kitap.” 
–Moira Macdonald, Seattle Times 
“Kusursuz ve son derece okunaklı … türünün küçük bir klasiğine yakın.” 
–Jeff Simon, The Buffalo News 
Zarif ve son derece keyifli bir okuma.” 
–Alexander Larman, Sunday Express</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90422</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05c7fba1-81a7-4e6c-9df5-9689d398727b.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Sarayı</image:title>
            <image:caption>1740 yılının hemen başında, tüm Avrupa’yı etkisi altına alan şiddetli bir kış mevsiminde, Çariçe Anna’nın emriyle St. Petersburg’da inşa ediliyor. Yapı malzemesi saf buz. Sadece yapı da değil, dekorasyonu, mobilyası ve hatta yatak odasındaki terlikler dahil tüm eşya buzdan. Ölüm ve açlığın kırıp geçirdiği bir dönemde gözleri üzerine çeviren olağanüstü bir şaşaa. Sanatın gücüyle doğaya bir meydan okuyuş olduğu kadar aynı zamanda, ardındaki niyetin tersine, her despotik rejimin er geç çökeceğinin simgesi bir bakıma: Havalar ısınınca buzlar erir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90423</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df5f08af-eeda-4c3d-913f-bdbf6c9256fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenci Ayaklanmaları - Bütün Eserleri 7</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’nın başta Fransa ve Türkiye olmak üzere dünyadaki 1968 öğrenci ayaklanmalarını incelediği bu çok önemli çalışması, içerdiği bilimsel yöntem ve çeşitli üniversitelerde yapılan öğrenci araştırmaları verilerine dayandığı için, bu alanda yapılan çalışmalar içinde öne çıkıyor...

Öğrenci ayaklanmalarının kaynaklarını ülkelere göre ele alan, o ülkelerin yönetim biçimleriyle ayaklanmalar arasındaki ilişkiye odaklanan ve ayaklanmaların kökenlerindeki sosyo-ekonomik verileri masaya yatırarak siyasetle arasındaki bağı inceleyen Kışlalı, öğrenci ayaklanmaları konusunda çok önemli tezler oluşturuyor...

Öyle ki, o tezleri ve bu kitaba dayanak oluşturan araştırmaların sonuçlarını, bugünün öğrenci ayaklanmalarının ortaya çıktığı zeminde de görmek mümkün...

Prof. Dr. Emre Kongar’ın Sunuşuyla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90424</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5413152e-5417-495e-920a-39c890f1a08b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuğçe Işınsu Son Kitaplar Seti - Hiçlikten Gelen Güç Hediyeli (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Tuğçe Işınsu Son Kitaplar Seti - Hiçlikten Gelen Güç Hediyeli (5 Kitap)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90425</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cd2de3d-518e-47de-8347-f0f9fdb901ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül Rengini</image:title>
            <image:caption>kendime dönmek için günah yüzüme 
geçtim tütünlü bir ağrının arasından 
tuza âşık sular, gölgesiz yeşillikler 
sandım ki münkir kılacak beni suskunluğum, 
öfkeyi bende biriktirecek soyunduğum yalnızlığım. 
 
yanıldım 
kanadı her şeyim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90426</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d49d105-1f84-4f5f-963f-e70708a18066.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçurum</image:title>
            <image:caption>Sorular aksiyonla, gerilimle birlikte sanatla, aşkla ve sırlarla yoğurulduğunda cevaplara hangi yoldan gidilir dersiniz? Peki, cevaplara giden yol uçuruma çıkıyorsa siz olsanız ne karar verirsiniz? 
Alyssa Clark, New York’un önde gelen saygın ressamlarından bir tanesiydi. Güzeldi, iyi bir işe, üne, paraya, dostlara sahipti. Gıpta edilecek bir hayatı vardı.  Ancak görünenin ardında olanı kimse bilmiyordu. 
On beş yaşındayken babası gözlerinin önünde öldürüldüğünde Alyssa kendine bir söz vermiştir. Babasını ondan alan adamı bulacaktır. Fakat bunu yapmaya kendini hazır hissettiğinde, karşısına hiç olmaması gereken bir zamanda, hiç olmaması gerekecek kadar karizmatik bir adam çıkar; James Bennet. 
Alyssa için artık intikamı kadar çok istediği bir şey daha vardır, aşkı. James’in karanlık ama bir o kadar kavurucu havası onu kendine hapsetmiştir. Ama Alyssa’ya âşık olan bir diğer adam bu ilişkiye izin vermemeye kararlıdır. İntikam yemini, aşkı, arkadaşı, mesleği ve kendi doğruları arasında kalan Alyssa’nın yapacağı seçimler ve öğrenecekleri onu farklı sonuçlara sürüklemek üzeredir. Açılan her kapıyla birlikte yeni sırlar ortaya çıkarken, kapanan kapılar onu planlanmayan yollara iter. Alyssa hangi yolun sonunun uçurum olduğunu artık görememektedir. 
Yaşayacaklarının yaşadıklarının yanında bir hiç olduğunu bilmediği bu yolda artık onun için geri dönüş yoktur. 
 
Uçuruma çıkan bir yolda kaç kişi gözleri kapalı koşmaya gönüllü olur ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90427</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bca2dd0-5d3b-4c46-a3d1-8434c0efa472.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımın Akılalmaz Mantığı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>NORMAL HAYAT NASIL BİR ŞEYDİ? 
 
Salvador, bu dünyadaki yerini bildiğini sanıyordu. Fakat lisedeki son senesinde karakterinde meydana gelen keskin değişim hem onu hem de çevresindeki herkesi geçmiş, şimdi ve gelecekle yüzleşmeye itmişti. 
 
Üç yaşında evlat edinilmesi sayesinde sıcacık bir yuvaya ve olabilecek en sadık arkadaşlara sahip olduğunun farkındaydı. Yine de büyüdükçe Meksikalı gey bir babası olmasının farklı anlamlara da geldiğini gördüğünde kendini kaybolmuş hissetmeye başladı. 
 
Bir yanda onu bunca yıldır sevgiyle yetiştiren babası, diğer yanda genlerinde olduğunu düşündüğü şiddet izleri varken, Salvador bu denklemin neresinde duruyordu? 
 
 
 “Sevgi, sosyal sorumluluk ve ölüm gibi zor konular ustalıkla işlenmiş. Her kütüphanenin olmazsa olmazı.” —School Library Journal, starred review 
 
 “Aile ve dostlar arasındaki zengin ilişkiyi yakalamakta kimse Sáenz’in eline su dökemez.” —Kirkus, starred review 
 
 “Salvador’un en derin korkularına ışık tutan kısacık bölümleri okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.” —Publishers Weekly, starred review 
 
“Aile, arkadaşlık, sevgi ve kayıp üzerine büyüleyici bir hikâye.” —New York Times 
 
“Sáenz’in eserlerini kaçırmak istemezsiniz.” —VOYA 
 
“Daha önce yazara bayılmanızı sağlayan incelik, gerçekçilik ve sıcaklık bu romanın da temelini oluşturuyor.” —Bustle 
 
“Salvador, kitabı kapattıktan sonra bile sizinle yaşamaya devam edecek bir karakter.” —Booklist 
 
“Dünyanın şu an tam da böyle bir kitaba ihtiyacı var.” —Bill Konigsberg 
 
“İnsan olmanın karmaşık yapısına şefkat ve sevgiyle yaklaşan güçlü bir roman.” —Francisco Jiménez</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90428</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79a289b2-e066-4629-945b-235553e7b795.jpg</image:loc>
            <image:title>Homo İnformatiks</image:title>
            <image:caption>Bir mühendis, matematik tutkunu ve aynı zamanda felsefe alanında akademik çalışmaları olan Luc de Brabandere, farklı alanları sentezlemeyi seven bir düşünür. Yazarın tüm bu yönlerinden beslenerek ortaya koyduğu eser, sayıların diliyle sözel dili karşılaştırarak Homo İnformatiks adlı yeni bir insan türünün doğmakta olduğunu haber veriyor ve bu insan türünün sınırlarını tartışıyor. Eser aynı zamanda Aristoteles’ten Hârizmî’ye, Leibniz’den Thomas Bayes’e, Bertrand Russell’dan Claude Shannon’a pek çok önemli ismi bir araya getiriyor ve internet ve bilgisayarların hızla değişen yenilikçi dünyalarının matematik, mantık ve felsefeye dayanan temellerini tarihsel gelişim süreci içinde ele alıyor. Akıcı bir anlatım tekniği ile kaleme alınan ve Türkçeye Homo İnformatiks: Bilişim, Matematik ve Mantığın Kesişen Dünyaları adıyla kazandırılan bu çalışma, sadece uzmanların değil yenilikçi düşünce ve yaratıcılık gibi konulara ilgi duyan kitapseverlerin de zevkle okuyacağı bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90429</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9deff798-035b-4942-9ab1-e33b8a72c292.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyamet Gösterisi</image:title>
            <image:caption>Dünya Fantazi En İyi Roman Ödülü Adayı 
 
Locus En İyi Fantastik Roman Ödülü Adayı 
 
İnanmak Kiyamet Yalnizca Bir Kere Kopar. Sen Yanliş Yapmayi Birakana Kadar Tekrar Tekrar Denemene İzin Vermezler. 
 
Havada Kıyamet Kokusu Var. 1655 Yılında Yazılmış Ve Şimdiye Kadarki En Doğru Kehanet Kitabı Olan Cadı Agnes Çatlak’ın Kat’î Ve İsabetli Kehanetleri’ne Göre, Cumartesi Günü Dünyanın Sonu. Önümüzdeki Cumartesi. Akşam Yemeğinden Hemen Önce. 
 
İyilik Ve Kötülük Orduları Toplanıyor. Atlantis Yükseliyor. Kurbağalar Yağıyor. Öfke Artıyor. Deccal Uyanıyor. Kısacası, Her Şey Büyük Plan’a Uygun Ilerliyor Gibi. Yalnız Ufak Bir Pürüz Var. Binlerce Yıldır Insanların Arasında Yaşayan Ve Onların Hayatına Uyum Sağlayan, Birazcık Müşkülpesent Bir Melek Ile Sefahat Düşkünü Bir Iblis Bu Coşku Dolu Ânın Gelişini Hiç De Iple Çekmiyor. 
 
Melek Aziraphale Ve İblis Crowley, Kıyamet’i Durdurmak Istiyorlarsa Deccal’i (Kendisi Gayet Tatlı Bir Oğlan Çocuğu, Tanısanız Seversiniz) Ortadan Kaldırmak Zorunda. Ama Görünen O Ki, Birileri Deccal’i Yanlış Yere Göndermiş. 
 
“Neil Gaiman Hikâyelerle Dolu Bir Hazine Sandığı Ve Elini Hangi Işe Atsa Biz Kârlı Çıkıyoruz.” –Stephen King 
 
“Gaiman, Zengin Bir Hayal Gücüne Ve Büyük Konuları Ustalıkla Anlatma Yeteneğine Sahip.” –Philip Pullman 
 
“Kıyamet Daha Önce Hiç Bu Kadar Eğlenceli Olmamıştı.” –Clive Barker</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90430</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37c3695d-ebe3-44df-8079-f87a8d960ef9.jpg</image:loc>
            <image:title>Houston, Houston Duyuyor Musun?</image:title>
            <image:caption>“İnsanlığın hayatta kalabilmesi için farklı bir dünya tahayyül eden, eşsiz bir feminist masal.” –Michael Swanwick 
 
Hugo En İyi Novella Ödülü / Nebula En İyi Novella Ödülü 
 
Alice B. Sheldon 1967 yılında James Tiptree, Jr. adıyla bilimkurgu yazmaya başladığında kimse onun bir kadın olduğunu bilmiyordu. Gerçek ortaya çıktığında ise insanlar ne şaşkınlıklarını gizleyebilmiş ne de yazarı takdir etmekten kendilerini alabilmişti. Ötekilikten cinsiyete, gerçeğin yanıltıcılığından insanın evrendeki yerine kadar pek çok konudaki eseri arasında muhtemelen en önemlisi olan Houston, Houston Duyuyor Musun?’da Tiptree feminist ütopyanın temel metinlerinden birine imza atıyor. 
 
İnsanlık tarihinde Güneş’e gerçekleşen ilk sefer. Bu seferden başarıyla dönen Güneşkuşu ve üç kişilik mürettebatı. Beklenmedik şekilde uzayan bir rota. Telsizin diğer ucunda tüm iletişim girişimlerini yanıtsız bırakan Houston. Sinyallerini yakalayıp iletişime geçen başka bir uzay aracı. 
 
Erkeklerden oluşan ve araçları hasar aldığı için tahmini bir rotayla Dünya’ya dönmeye çalışan astronotlar, mürettebatı kadınlardan oluşan bir uzay gemisiyle derin uzayda karşılaştığında dehşet ve umut karışımı bir hisse kapılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90431</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6581fc47-7628-4d06-83f0-a0c7ea3950cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöküş: Finansal Krizlerle Dolu Bir On Yıl Dünyayı Nasıl Değiştirdi?</image:title>
            <image:caption>Günümüzün saygın ekonomi profesörlerinden Adam Tooze’nin 2008 küresel krizinin başta ABD olmak üzere Çin, Rusya ve Avrupa üzerindeki etkilerini incelediği bu çalışma, okurlarına, ekonomi tarihi alanında yeni bir vizyon sunuyor. 1929’daki Büyük Buhrandan sonra dünyanın yaşadığı en büyük kriz olarak kabul edilen 2008 küresel ekonomik krizini, yazar, “çöküş” olarak nitelendiriyor. ABD’nin en büyük yatırım bankalarından Lehman Brothers’ın 600 milyar dolarlık borcuyla iflas etmesi üzerine başlayan, sonuçları dünya geneline yayılan ve gelecek yılları etkisi altına alarak bütün güç dengelerini sarsan bu kriz, yazarın “Finansal Krizlerle Dolu Bir On Yıl Dünyayı Nasıl Değiştirdi?” sorusu çerçevesinde ele alınıyor. Krizlerin nasıl oluştuğu ve küresel boyutta nasıl yayıldığının bilinmesinin, yaşanabilecek yeni krizlere karşı alınması gereken önlemler açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Tooze, bir tarihçi titizliğiyle küresel-siyasi gelişmeleri, finans piyasalarında olup bitenlerle ilişkilendirip, 2008 krizini tarihsel bağlamına oturtuyor. Böylece bu eser, krizin karmaşık yapısının çözümlenmesine kapsamlı ve önemli bir katkı sağlıyor. 2019 yılında Lionel Gelber Ödülü’ne layık görülen Çöküş; sermaye akışları, kamu borçları, bilançolar, tahvil-bono getirileri ve daha pek çok verinin istatiksel analinizi içeren tablo ve grafiklerle zenginleştirilmiş nitelikli bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90432</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca77e661-ee63-44b0-839a-c71f5a21458a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardan Adam ve Güneş</image:title>
            <image:caption>Kardan adam, güneş parlayıp hava ısındığında nereye gider? Peki ya eridiğinde? Çok uzaklara mı? Eğer bir yere gidiyorsa, geri de gelir mi?
Kardan Adam ve Güneş, sevdiğimiz insanlar veya nesneler değişse veya kaybolsa dahi onlarla kurduğumuz duygusal bağların var olmaya devam edeceğini anlatan modern bir fabldır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90433</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a419a9be-424b-49f8-a415-2cdc2b753353.jpg</image:loc>
            <image:title>Araplar ve Hikaye Anlatma Sanatı</image:title>
            <image:caption>Kendilerini şair bir halk olarak gören Araplar, şiirdeki ustalıklarını hikâye alanında da gösteriyorlar. Şiirin tercüme edilemezliği karşısında aktarıma daha elverişli olan ve Arapçanın zenginliğini âşikâr kılan hikâyeleri, onları anlatı sanatında da yüksek seviyelere taşıyor. Arap edebiyatının büyük nesir yazarlarından Câhiz, Kitâbü’l-Buhalâ’sıyla (Cimriler Kitabı) fesahat ve belâgatin en parlak örneklerinden birini sunuyor. Hemedânî ve Harîrî’nin Makāmâtları Arap dilinin inceliklerini ortaya koyarak Volga’dan Nijer’e, Ganj’dan Cebelitarık Boğazı’na her yerde zekânın ve zarif üslubun modeli oluyor. Sözün cazibesi; Maarrî’nin Risâletü’l-gufrân’ıyla İlâhî Komedya’da, Beydebâ’nın Kelîle ve Dimne’siyle Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’den La Fontaine’e kadar sayısız kişi ve eserde karşılık buluyor. Ve asıl şöhretini borçlu olduğu, kadının bilgeliğini temsil eden bir şaheserle zirveye çıkıyor: Binbir Gece Masalları… Ünlü edebiyat eleştirmeni, Faslı yazar Abdelfattah Kilito’nun anlatı sanatının klasiklerini ele aldığı ve Türkçeye kazandırılan ilk eseri olan Araplar ve Hikâye Anlatma Sanatı, geniş bir alanı kuşatan nitelikli bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90434</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/089d1c4e-7fad-4b5f-8992-5837739732dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Papağan ve Tüccar</image:title>
            <image:caption>Zamanın birinde tüccar bir kadın ile bir papağanın yolları önce kesişmiş sonra ayrılmış. Mahcihan ve Hindistan’dan gelen güzel mi güzel bir papağan... İkisi de yolculuklarından çok şey öğrenmişler. Çizimleri ile olağanüstü bir dünyayı selamlayan bu hikâye Mesnevî’den uyarlanarak kaleme alındı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90435</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46fa1f20-1aa3-4683-97be-4bae7bf0980f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yediler Teknesi</image:title>
            <image:caption>“Bir kadının aşkı uğruna, istikbalimi, hayatımı, inançlarımı bir kenara koydum ve bir kez bile pişmanlık duymadım bundan. Bu utanç, bu aşk ve bu inatçı halimle bu çöldeyim ben de. Ariflerden biri, ‘İnsan eksik doğar, eksilerek büyür, ölünce tamamlanır,’ derdi. Eksik doğdum, eksilerek büyüdüm, âşık olunca tamamlandım. Şu dünyada yaşanan onca kötülüğe rağmen cennetim, ilk zamanlar tenburum, sözüm ve sonra da sevdiğim kadın oldu. Tenburumun telini sevdiğim kadının sesiyle buluşturan Tanrı’ya şükürler olsun. Yolculuk bizim muradımızdı, hakikat çölünde kaybolduk. Aşk yola düşmek değilse nedir?” 
 
Eyüp bir sabah ısrarla çalınan kapısını açtığında, on yıldır görmediği oğlunun akranı iki kişiyle karşılaşır. Delikanlılar mesajlarını bırakıp ayrılırken Eyüp kendisine, oğluna ve geçmişine dair muğlak sorularla kalakalır. Aradığı cevaplar onu adım adım karanlık bir dünyanın eşiğine sürükler. Sorular çoğalır fakat cevaplar sorulara yetişemez. Sıkışıp kalmışlığın ortasında geriye tek bir seçenek kalır: Siderya’dan ayrılmak. Şehri terk etmekle günahlarından arınacağına inanan Eyüp onunla yolculuğa çıkacak altı kişiye ihtiyaç duyar. Altı adamı bulmak ve onları ikna etmekse hiç kolay değildir ve zamanı hızla tükenmektedir. 
 
Yediler Teknesi Abdullah Aren Çelik’in üçüncü romanı. Bir marangozun hayatına odaklanan kitap, okuru kolay kolay unutamayacağı çarpıcı bir tanıklığa davet ediyor. Bir cevap uğruna heba edilen bir hayatın şaşırtıcı hikâyesiyle Yediler Teknesi insana, aidiyet hissine, yurt ve yurtsuzluğa dair sisteme yöneltilmiş sert bir eleştiri aynı zamanda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90436</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4944598-85c1-40d6-a13c-c4f49cd6c758.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk ve İlişikiler Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Aşkı tanımlamak, dünyanın en zor işidir. Aşk, insanlığın merkezinde, bütün yaşamın kaynağı olabilecek en güzel duygudur. Destanlar yazılmıştır aşk için. Şiirler, romanlar, şarkılar… Edebiyattan bilime, insanın ürettiği her yenilikte aşk var etmiştir kendini. Aşk ilham olmuştur tüm değişimlere. İnsanların ilişkilerini şekillendirmiş, uğruna savaşlar çıkmıştır. Aşk ve İlişkiler Sözlüğü isimli bu kitapta; aşkın ve ilişkilerin merkezindeki tüm kavramlar ele alınmış, bilimsel yönlerinden sosyolojik yönlerine kadar ilişkileri ve aşkı şekillendiren tüm olgular profesyonel ve detaylı bir şekilde incelenmiştir. Aşk ve İlişkiler Sözlüğü’nü okuduktan sonra, belki de dünyanın en zor işini başaracak ve aşkı kendi kelimelerinizle tanımlayabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90437</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12a9c892-aa30-4701-ae4c-bb13d3fb223f.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kara Balık</image:title>
            <image:caption>Samed Behrengi,

1939 yılında İran&apos;da doğan Behrengi&apos;nin yaşamı oldukça kısa sürmüş ve 1967 yılında kuşkulu bir biçimde; henüz 28 yaşındayken Aras Nehri&apos;nde cansız bedeni bulunmuştur.

Behrengi, bu kısa yaşamına birçok ürün ve eylem sığdırmıştır. Onun yaşadığı dönemde İran&apos;da Şahlık yönetimi vardı ve Behrengi, özellikle yazdığı çocuk öyküleri aracılığı ile baskıcı yönetime karşı duruyordu.

Öğretmen okulunu bitirip köy okullarında öğretmenliğe başladığında aynı zamanda, Fars ve Azeri halklarının kültürleri üzerinde araştırmalar da yapıyordu. Bu halkların dilinde var olan masalları, söylenceleri derledi; bunlar üzerinde yorumlar geliştirdi.

Çocuk öyküleri üzerine yoğunlaşmış olmasına karşın bu öykülerde baskıcı yönetimlere karşı adalet, eşitlik gibi değerleri öne çıkarıyordu.

Behrengi&apos;nin eseleri her geçen gün daha büyük anlamlar kazanmakta ve daha çok okunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90438</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf9869c2-65c4-4103-a589-cc56581856cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens</image:title>
            <image:caption>Dünyada en çok satan kitaplardan biri olan ve yaklaşık yüz dile çevrilen &quot;Le Petit Prince&quot;, çocukların olduğu kadar, büyüklerin de okuması gereken bir eser. Hayata bir çocuk duyarlılığı ile bakıldığı kitapta yer alan bütün resimleri, yazarın kendisi, suluboya ve kurşun kalemle çizmiştir.


1900&apos;de Fransa&apos;da doğan Antoine de Saint Exupery, pilot olarak II. Dünya Savaşına katıldı. Arjantin Postaları için de çalışan Saint-Exupery&apos;nin uçağı, 1944 yılının Temmuz ayında, Korsika&apos;dan havalandıktan sonra, Akdeniz&apos;de kayıplara karıştı. Uçağın kalıntıları, 60 yıl aradan sonra, 2004 yılının Nisan ayı başlarında Marsilya açıklarında bulundu.

&quot;Gerçeği, ancak yüreğinle görebilirsin.&quot; diyen yazarın önemli yapıtları şöyledir: Gece Uçuşu, Savaş Pilotları, İnsanların Dünyası ve Küçük Prens.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90439</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1583f7df-a96a-42a0-87ca-62892c3148aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Vadideki Zambak</image:title>
            <image:caption>“Benim umudum, benim ışığım olacaksınız,
her şeyim olacaksınız!” diye haykırdım.
İçini çekti, gizli acıların o gülümseyişiyle şöyle bir baktı bana; bir ara başkaldıran kölenin gülüşüyle.
O günden sonra sevilen kadın değil, en çok sevilen kadın oldu benim için. Kalbimde bir yer isteyen, oraya ya bağlılıkla ya da aşırı bir zevk yoluyla işleyen bir kadın değildi o; hayır bütün kalbimi elde etti, kalp kaslarımın atışı için gerekli bir şey oldu. Floransalı şairin Beatrice’si, Venedikli şairin lekesiz Laura’sı neyse, o da benim için öyle olmuştu. Büyük düşüncelerin anası, kurtarıcı kararların bilinmez nedeni, geleceğin desteği, yaprakların karanlığında ışıldayan zambak gibi karanlıkta parıldayan ışık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90440</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1029119f-7d61-4d07-af79-7f3193ca6ac6.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku</image:title>
            <image:caption>Eşiyle evliliğinde herhangi bir sorun olmamıştı, tersine mutlu ve doyumluydu. Bazı kadınlarda çok görülen manevi bakımdan körelme gibi bir şikâyeti de yoktu. Kültürel yönden de kendisinden üstün, varlıklı bir kocası vardı. İki çocuğuyla birlikte rahat, refah içinde, son derece sakin, mutlu ve tembel bir hayat yaşıyordu.
Irene’de macera merakı işte bu rahat hayatının tehlikesiz ve güvenli oluşundan uyanmıştı. Bunaltıcı sıcak kadar, bazen havanın durgunluğu da insanı rahatsız edebilirdi. Bunun gibi ılımlı bir mutluluk da talihsizlik kadar kışkırtıcı olabilir; tembellikten mustarip pek çok kadın için bunlar umutsuzluğun getirdiği sürekli bir doyumsuzluktan daha tekinsiz hale gelebilirdi. Bazen tokluk da açlık kadar kışkırtıcıdır. Yaşadığı varlık içindeki hayatta onu zorlayan hiçbir şey yoktu. Hayatındaki her şey pürüzsüzdü, etrafındaki her şey özenle, şefkatle, sevgiyle ve rahatlıkla düzenlenmişti. Ama Irene, kendini bir şekilde bu rahatlık tarafından kandırılmış ve gerçek yaşamdan uzaklaştırılmış görüyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90441</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94eb1b30-b13e-40c8-9f60-4e83abeb2aab.jpg</image:loc>
            <image:title>Olağanüstü Bir Gece</image:title>
            <image:caption>“Bir yere bağlanmadan, tutunmadan, akan suyun üzerinde gider gibi yaşıyordum. Soğuk bir ölü, yüzen bir cesedimsi varlık olduğumu daha iyi anlıyordum. İçime bir donukluk, acımasız, soğuk bir duygusuzluk yerleşmişti ve içimdeki çürümenin dışarıdan da anlaşıldığı aşamanın başına gelmiştim.” Her istediğini zahmetsizce elde etmesini sağlayacak bir servete sahip genç bir adamın bu burjuva refahının ötesinde hiçbir şeyi arzu etmeyişinin bir alışkanlığa dönüşmesine dair; varoluşu, duyguları, duyarsızlaşmayı ve arzu etme arzusunu sorgulayan bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90442</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b17a02e-97d5-468d-abde-3a01449bdc63.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölü Canlar</image:title>
            <image:caption>Yolcu, odasını gözden geçirmekteyken eşyaları da yukarı çıkarıldı. Önce sahibiyle, ilk defa seyahate çıkmışa benzemeyen çok kullanılmış bir beyaz meşin valiz getirildi; onu, kısa boylu, koyun postundan bir kürk giymiş olan arabacı Selifan ile otuz yaşlarında, efendisinin olduğuna şüphe edilmeyen gayet bol ve eski elbiseli at uşağı Petruşka getirmişti. Sonra, kırmızı tahtadan bir küçük sandık, çizme kalıpları ve mavi kâğıda sarılı bir kızartılmış piliç getirildi. Bunlar odaya yerleştirildikten sonra, Selifan atları tımar etmek üzere ahıra gitti ve Petruşka, otelin küçük, gayet karanlık, pis bir odasına yerleşti. Bu çok kötü sığınakta yalnız üç ayaklı bir tahta sedir vardı; Petruşka onu duvara dayadı ve üstüne yamyassı, gayet pis şiltemsi bir şey serdi. Bunu, otelin patronundan alabilmişti. Hizmetçiler, ortalığı temizlemek için çalıştıkları sırada, bay yolcu da yemek salonuna indi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90443</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c3f906d-ffb2-4ee3-afc8-e739a50201f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç ve Ceza</image:title>
            <image:caption>“Neden bütün büyük suçlar ve suçlular çabuk yakalanıyor? İzleri birden ortaya çıkıyor?”
Bu durum, daha çok mahkeme anında meydana çıkıyordu. Suçlu orada rahat bir şekilde hareket etmesi lazım gelirken aksine değişik bir psikoloji içinde telaşa kapılıp, kendini ele veriyordu.
Bir de delikanlıyı rahatsız eden ve düşündüren şey de şuydu, “Suçu meydana getiren bir özel hastalık mıdır? Yoksa işlenen suç mu insanda bir hastalık doğuruyor?” Raskolnikov, zihnini altüst eden bu soruların cevabını bir türlü bulamıyordu. Zaten bunun için de kendini zorlamak istemiyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90444</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6fa30ba-48a1-42f9-85b8-8daacf5a080d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelinim</image:title>
            <image:caption>Gerçek sevgi, tüm geçmişin izlerini silebilir miydi?
Peki, küçük bir çocukken dökülen göz yaşlarını, yaşanılan kimsesizliği unutturabilir miydi...
Adam ve kız için geçmiş fazlasıyla karanlık ve puslu, gelecek ise geçmişin hayaletlerinin üzerine kuruluydu. Şimdiyse, kalpleri sevgiyle günden güne işlenirken, ya bu karanlığı aydınlığa çevirecek ya da geçmişin hayaletlerine mağlup olacaklardı.
Geçmişin tüm acılarının üzerine yapılan bir evlilik, genç çifte cennetten bir bahçe bahşedebilecek miydi? Yoksa cehennemin en kuytu mahzenlerinden birini mi sunacaktı? Geçmiş tüm gerçekliğiyle kalplerini bir örümcek ağı gibi sarmışken, ya boğulacak ya da kendilerini sevginin kollarına bırakıp nefes almaya devam edeceklerdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90445</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c4e6f25-b353-4069-8b69-166ed6a4afdf.jpg</image:loc>
            <image:title>8x8 Çıkartmalı Sudoku 3</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için Sudoku’lar, rakamlar yerine resimlerden oluşmakta ve eksikleri çocukların oynamayı çok sevdiği çıkartmalarla tamamlanmaktadır. Sudoku mantığına uygun olarak her bir resim, her bir satırda ve her bir sütunda sadece bir kez yer almaktadır. 

7 yaş üzeri çocuklar için hazırlanan 8x8 bulmacalar, belli bir temadaki 8 resmin veya 8 rakamın 64 kareye, yerleştirilmesini amaçlar. Kitap, 10 farklı Sudoku bulmacasından oluşmakta ve eksiklerin tamamlanacağı çıkartmalar kitabın ortasındaki 2 sayfada bulunmaktadır. 

Bu yayınla, hem Sudoku’yu çocuklara tanıtmak hem çok sevdikleri çıkartmalarla yeni bir faaliyet alanı yaratmak hem de sistematik düşünme becerilerini geliştirmek hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90446</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81e0270f-7cb6-4101-bbfa-ca33aa4eb37e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sezginin Sonsuzluğu</image:title>
            <image:caption>Ve... 
Ezeli-ebedi gizemi çözenlerin dilinde sonsuza dek yankılanacak o iki kelime: 
“Çok garip...” 
 
Binlerce yıl boyunca insan Hakikat’i aramıştır. Kutsal yolların izini sürmüş ve büyük cevabın peşine düşmüştür. Peki, bugünün modern dünyasında bu yollar kayıp mıdır? Değilse nasıl bulunabilir? 
 
“Hakikat Öğretisi” nedir? 
Hz. İsa’nın kayıp 15 yılının sırrı nedir? 
Kutsal Meryem aslında kimdir? 
Hıristiyanlık daha sonra kimler tarafından, nasıl yeniden dizayn edilmiştir? 
Hz. Muhammed’in hayatı neyin sembolüdür? 
İslam dini hurafelere ne şekilde gömülmüştür? 
İslam’ın özü nasıl bulunabilir? 
Mesih’in gerçek anlamı nedir, ne zaman ve nasıl gelir? 
İnsanın ve varoluşun sırrı nedir? 
 
25 yılı aşkın bir içsel yolculuğun açığa çıkardığı SEZGİNİN SONSUZLUĞU, İslam Tasavvuf Geleneği’nden Hıristiyan ve Musevi Mistisizmi’ne uzanan ruhsal bir serüveni anlatıyor. İsa, Muhammed ve Mesih Makamları’nın anlamlarını açan kitap, okuru bambaşka bir âleme çekerken, onu sonsuzluğun içinde aradığı cevapla buluşmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90447</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b37c2694-4023-4014-9230-831e517e5e4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zavallı Necdet (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Necdet Feridun eğitimli, yakışıklı, çapkınlığıyla meşhur bir gençtir. Ancak hiç ummadığı bir zamanda altın bukleleriyle onu büyüleyen Meliha ile tanışınca gerçek aşkla yüz yüze gelecek, önceleri aşkına karşılık bulamayarak çektiği ıstıraba daha sonra en yakın arkadaşının karısı olan Meliha’nın da onu sevdiğini öğrenmesiyle yenileri eklenecektir. Zavallı Necdet 1902’de İkdam gazetesinde tefrika edildikten sonra 1920’de yapılan üçüncü baskısında on dört bin rakamına ulaşmış, dönemin en çok okunan eserlerinden biri olmuştur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90448</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e036102-9bfe-4d26-8e0b-526e52611947.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge</image:title>
            <image:caption>Özgürlüğümüz için savaşmalı ve asla pes etmemeliyiz...  
İngiliz Çocuk Edebiyatı Elçisi, efsanevi yazar Michael Morpurgo, Gölge adlı romanıyla bu kez gözünü 2000&apos;li yıllarda Asya kıtasında yaşanan insanlık dramına çeviriyor ve Emin adında Afgan bir çocuğun hayatta kalma mücadelesini odağına alıyor.   

Yazarın alametifarikası insan-hayvan dostluğu ile savaş ve barış temalarının yine ön planda tutulduğu bu sürükleyici eser; sevgi bağıyla birbirine kenetlenen yaşamlara dokunuyor, Afganistan&apos;dan İngiltere&apos;ye uzanan destansı bir yol hikâyesi anlatıyor.  

Bir köpeğin izinden yürüyerek yakın dönem dünya siyasi tarihine ayna tutan Morpurgo; savaşın yıkıcı etkileri, sevdiklerini yitirme ve sığınmacılık gibi insan ruhunda kapanmaz yaralar açabilecek hassas konuları sinemasal bir dille, ustalıkla aktarıyor.   
 
&apos;&apos;İnsanların yüreğini kapkara yapan, onları zalim kılan; korku ve cehalettir.&apos;&apos;

Afganistan, İran, Türkiye, Fransa, İngiltere...

Emin ve annesi, Taliban&apos;ın zulmünden kaçıp İngiltere&apos;ye sığınmak istemektedir. Kolay olmayacaktır bu elbette. Yolda birbirinden büyük tehlikeler; kötü insanlar, yakalanma endişesi ve zorlu koşullar onları beklemektedir. Ama neyse ki mucizevi bir köpek vardır yanlarında: Gölge. Sonradan, Gölge&apos;nin aslında bir ordu köpeği olduğunu öğrenseler de Emin ve annesi ona çok şey borçlu olacaktır. Bununla birlikte, İngiltere&apos;ye ulaşmak da yetmeyecektir aile için. Hakiki bir zafer kazanmak istiyorlarsa, orada kalmak adına da mücadele etmeleri gerekecektir...

Hikâyelerin ustası Michael Morpurgo, sadece genç okurların değil yetişkinlerin de merakını tetikleyecek Gölge adlı kitabıyla inanılmaz bir serüven yaşatıyor; özgürlük yolunda savaşmanın ve asla pes etmemenin ne denli önem arz ettiğini vurguluyor. 

Bir köpeğin sadakatinin nelere kadir olabileceğini gösteren bu çok yönlü roman, iyilik yolunda sevgiyi ve dostluğu pusulası yapıyor.

&apos;&apos;&apos;Alt tarafı bir köpek,&apos; der insan, değil mi... Ama benim gözümde, köpekten ziyade dost o. Bizi bırakmak istemeyen, dostane bir gölge. Gölgenden asla kurtulamazsın.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90449</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/690c9e5b-5a9b-4124-bf2e-e9e9e25cd6d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Köleler Adası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Pierre de Marivaux (1688-1763): Oyunları Comédie Française tarafından en çok sahnelenen Fransız yazarlardandır. Paris’te bir İtalyan tiyatrosunun oyuncuları için yazmış, Commedia dell’arte geleneğinden beslenmiştir. Otuzdan fazla oyun kaleme alan Marivaux, Voltaire ve Rousseau gibi parlak zihinlerin hayranlığını kazanmış ve 1759’da Académie Française’in başına geçmiş olmasına rağmen hayattayken şöhreti tanımamış, yoksulluk içinde ölmüştür. 1725 yılında yazılan ve İtalyan oyuncular tarafından sahnelenen Köleler Adası, Marivaux’nun oyunları arasında 18. yüzyıl ruhunun daha belirgin olduğu birkaç eserden biridir. Toplumsal eşitsizlik, kölelik gibi Akıl Çağı’nın yakıcı konularını işleyen iyimser ve güleryüzlü bir komedyadır: İki efendi-köle çifti deniz kazası sonucu bir adaya düşer; bu adanın kanunları doğrultusunda efendiler köle, köleler efendi olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90450</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc408bad-c227-458b-8142-1145c3e67c1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektuplar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tyanalı Apollonios (MS I. yüzyıl): Yeni-Pythagorasçı bir filozoftur. Tyana günümüzde Niğde’nin Kemerhisar beldesinin bulunduğu yerde bir Yunan kentiydi. Kaynaklar Apollonios’un ailesinin kentin kurucularına kadar uzandığını belirtir. Filozofun yaşamına ilişkin bilgi aktaran en önemli kaynak Philostratus’un sekiz kitaptan oluşan eseridir, sergilediği çeşitli mucizelerden söz ederek Apollonios’u efsanevi bir kişi mertebesine çıkarır ve Roma İmparatoru Caracalla’nın Tyana’da onun için bir anıt-mezar yaptırdığı bilgisiyle son bulur. Apollonios’a atfedilen mektupların bir kısmı bu eserde, bir kısmı V. yüzyılda yaşamış olan John Stobaeus’un oluşturduğu antolojide, daha büyük bir kısmı ise Ortaçağ el yazmalarında bulunur. Mektuplar Tyanalı Apollonios’un yaşamını, yolculuklarını, çağdaşlarıyla ve imparatorlarla olan ilişkisini, yaşadığı dönemde ve sonrasında insanlar üzerinde bıraktığı etkiyi gözler önüne sermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90451</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/538e7802-f58e-4b6a-a1ba-77e9512b7c93.jpg</image:loc>
            <image:title>Aziyade (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Aziyade, edebiyat dünyasında Pierre Loti adıyla tanınan Fransız deniz subayı Julien Viaud’nun 1879 yılında yayımlanmış ilk yapıtı. Bir İngiliz savaş gemisiyle 1876’da Selanik limanına gelen roman kahramanı aracılığıyla yazar, kendi yaşam öyküsü ile kurmaca arasında köprüler kurarak Osmanlı dünyasına kendini adayışını betimliyor. Gizli gizli buluştuğu Çerkez güzeli Aziyade’yle olan aşkı, Loti’yi Doğu kültürüne giderek daha fazla çeken bir kuvvete dönüşüyor. 1876-77 yıllarında, Doğu Sorunu, Tersane Konferansı, anayasa devrimi, Osmanlı-Rus Savaşı’nı kapsayan yoğun siyasal atmosferin içinde, sıradan insanıyla, elitiyle, Müslüman, Musevi, Hıristiyan kültürüyle, kozmopolit Osmanlı toplumunun canlı bir portresini sunan ender yapıtlardan Aziyade.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90452</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1677d25-4400-47ee-a49d-b4b83ad759a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Köleler Adası</image:title>
            <image:caption>Pierre de Marivaux (1688-1763): Oyunları Comédie Française tarafından en çok sahnelenen Fransız yazarlardandır. Paris’te bir İtalyan tiyatrosunun oyuncuları için yazmış, Commedia dell’arte geleneğinden beslenmiştir. Otuzdan fazla oyun kaleme alan Marivaux, Voltaire ve Rousseau gibi parlak zihinlerin hayranlığını kazanmış ve 1759’da Académie Française’in başına geçmiş olmasına rağmen hayattayken şöhreti tanımamış, yoksulluk içinde ölmüştür. 1725 yılında yazılan ve İtalyan oyuncular tarafından sahnelenen Köleler Adası, Marivaux’nun oyunları arasında 18. yüzyıl ruhunun daha belirgin olduğu birkaç eserden biridir. Toplumsal eşitsizlik, kölelik gibi Akıl Çağı’nın yakıcı konularını işleyen iyimser ve güleryüzlü bir komedyadır: İki efendi-köle çifti deniz kazası sonucu bir adaya düşer; bu adanın kanunları doğrultusunda efendiler köle, köleler efendi olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90453</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6c59249-beaf-4b4e-8333-a981dbb8dbbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Yaklaşımlar Çerçevesinde Örgütlerde Yapı</image:title>
            <image:caption>Bilimsel, kültürel ve teknolojik gelişmeler, insanlık tarihi boyunca birikimli olarak yaratılan ve kuşaktan kuşağa aktarılan bilgiden çok daha fazlasının son 300 yıllık dönemde üretilmesini sağlamış, insanlık hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde ve çok kısa sürede farklı bir aşamaya geçmiştir. Sanayi Devrimi ile başlayan süreç, yönetimin bilimsel olarak incelenmesini sağlamış, örgütler toplumsal yapının temel unsuru hâline gelmiştir. İletişim ve bilişim teknolojileri alanında yaşanan büyük ve hızlı gelişmeler küreselleşmenin önünü açmış, ülkelerin fiziksel sınırlarının ötesinde bilgi paylaşımına ve ticaret yapılmasına olanak tanıyarak dünyayı mobil cihazlar vasıtasıyla ulaşılabilir hâle getirmiştir. Her alanda yaşanan yoğun bilgi üretimi ve paylaşımı bilgi çağının kapısını açmış, insanlığa muazzam kolaylıklar ve imkânlar sunarken bir yandan da insanı ve yaşadığı çevreyi tehdit eder hâle gelmiştir. Ortaya çıkan yeni dünya düzeni, yeni ekonomik sistemler ve yeni örgüt modellerini zorunlu hâle getirmiştir. Bu gelişmeler örgütlü toplumu kaçınılmaz hâle getirmiş, örgütlerin toplum içindeki rolü ve önemini sürekli olarak artırmıştır. Bu kitapta; örgüt, örgütü oluşturan unsurlar, örgüt yapısı ve türleri, toplumsal yaşamda var olan örgüt türleri, örgüt yapısı ile ilişkili olan temel kavramlar ve açıklamaları ile örgüt yapısının gelecekte nasıl şekilleneceği, geleceğin karmaşık, belirsiz ve muğlak dünyasında örgütlerin durumu ve rolleri yanında son dönemde yaşanan küresel salgının örgüt yapıları ve faaliyetlerine olan etkileri üzerine değerlendirmeler yapılarak araştırmacı ve konuya ilgisi olan okuyuculara multidisipliner bir bakış açısı sunulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90455</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b03c97f9-711f-4b87-9869-660b1dcd432c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zavallı Necdet</image:title>
            <image:caption>Necdet Feridun eğitimli, yakışıklı, çapkınlığıyla meşhur bir gençtir. Ancak hiç ummadığı bir zamanda altın bukleleriyle onu büyüleyen Meliha ile tanışınca gerçek aşkla yüz yüze gelecek, önceleri aşkına karşılık bulamayarak çektiği ıstıraba daha sonra en yakın arkadaşının karısı olan Meliha’nın da onu sevdiğini öğrenmesiyle yenileri eklenecektir. Zavallı Necdet 1902’de İkdam gazetesinde tefrika edildikten sonra 1920’de yapılan üçüncü baskısında on dört bin rakamına ulaşmış, dönemin en çok okunan eserlerinden biri olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90456</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b239e0f3-3388-4901-ae37-37d3a8fda219.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Tyanalı Apollonios (MS I. yüzyıl): Yeni-Pythagorasçı bir filozoftur. Tyana günümüzde Niğde’nin Kemerhisar beldesinin bulunduğu yerde bir Yunan kentiydi. Kaynaklar Apollonios’un ailesinin kentin kurucularına kadar uzandığını belirtir. Filozofun yaşamına ilişkin bilgi aktaran en önemli kaynak Philostratus’un sekiz kitaptan oluşan eseridir, sergilediği çeşitli mucizelerden söz ederek Apollonios’u efsanevi bir kişi mertebesine çıkarır ve Roma İmparatoru Caracalla’nın Tyana’da onun için bir anıt-mezar yaptırdığı bilgisiyle son bulur. Apollonios’a atfedilen mektupların bir kısmı bu eserde, bir kısmı V. yüzyılda yaşamış olan John Stobaeus’un oluşturduğu antolojide, daha büyük bir kısmı ise Ortaçağ el yazmalarında bulunur. Mektuplar Tyanalı Apollonios’un yaşamını, yolculuklarını, çağdaşlarıyla ve imparatorlarla olan ilişkisini, yaşadığı dönemde ve sonrasında insanlar üzerinde bıraktığı etkiyi gözler önüne sermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90457</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46d0a468-878f-4797-8291-15fd0f4485dd.jpg</image:loc>
            <image:title>George’un Annesi</image:title>
            <image:caption>Stephen Crane, New York’ta ikamet ettiği 1892-1894 yılları arasında en çarpıcı hikâyelerini yazmış, şehrin görünmeyen yüzünü anlatmıştır. 1896 yılında yayımlanan George’un Annesi de o dönemde suç ve yozlaşma ile anılan Bowery bölgesinde geçer. Oğlu için endişelenen bir anne ile umursamaz bir tavır sergilese de aslında annesine kıymet veren George Kelcey’nin gündelik hayatlarının hikâyesini anlatır. Bir tarafta annesinin George’un alkole meyliyle mücadelesi, diğer tarafta da George’un içindeki gece hayatı ve kilise ikilemi metnin temelini oluşturur. Yaşlı kadın ile oğlu, Sokak Kızı Maggie’deki Johnson’larla aynı binada ikamet eder ve hatta tanıdık karakterlerle de yollarımız kesişir. Ancak George ile annesinin komşularına nazaran daha sevgi dolu bir ilişkileri vardır. Anne sürekli oğlunu merak edip korumakta, oğluysa nispeten bağımsız ve özgür bir hayatın düşünü kurmaktadır. Stephen Crane, sıradan kimseleri ve kenar mahallelerdeki hayatı konu edindiği eserleriyle gerçekçilik akımının önemli temsilcilerinden biri olmuştur. Kötü ve elverişsiz toplumsal koşullar karşısında bireyin çaresizliğini anlatırken sembolik ve ziyadesiyle ironik bir üslup kullanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90458</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47b230de-13e0-4c77-9001-2aba01e858e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Film Nasıl Okunur?</image:title>
            <image:caption>Monaco, filme birçok farklı noktadan bakıyor; sanat ve zanaat, duyarlılık ve bilim, gelenek ve teknoloji. Filmin roman, resim, fotoğraf, televizyon, hatta müzik gibi diğer anlatı ortamlarıyla olan yakın ilişkisini inceledikten sonra filmlerin nasıl anlam ifade ettiğini ve daha da önemlisi bir filmin ne olduğunu en iyi nasıl ayırt edebileceğimizi anlamak için gerekli unsurları tartışıyor. Film meraklıları bu baskıda; yeni bir giriş, genişletilmiş bir kaynakça ve yüzlerce açıklayıcı siyah beyaz fotoğraf ve diyagram bulacaklar. 
 
“James Monaco’nun inanılmaz miktarda faydalı bilgiyi bu kadar basit ve sistematik bir şekilde bir araya getirme yeteneği hayranlık uyandırıcı.” 
–Janet Maslin, The New York Times Book Review 
 
“Film hakkında yazı yazan ya da filmlerle gerçekten ilgilenen 
herkes bu kitabı almalı ve mutlaka okumalı.” 
–Richard Roud, New York Film Festivali Direktörü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90459</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35144789-9108-448e-ba1f-1cf53b8ca4ed.jpg</image:loc>
            <image:title>George’un Annesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Stephen Crane, New York’ta ikamet ettiği 1892-1894 yılları arasında en çarpıcı hikâyelerini yazmış, şehrin görünmeyen yüzünü anlatmıştır. 1896 yılında yayımlanan George’un Annesi de o dönemde suç ve yozlaşma ile anılan Bowery bölgesinde geçer. Oğlu için endişelenen bir anne ile umursamaz bir tavır sergilese de aslında annesine kıymet veren George Kelcey’nin gündelik hayatlarının hikâyesini anlatır. Bir tarafta annesinin George’un alkole meyliyle mücadelesi, diğer tarafta da George’un içindeki gece hayatı ve kilise ikilemi metnin temelini oluşturur. Yaşlı kadın ile oğlu, Sokak Kızı Maggie’deki Johnson’larla aynı binada ikamet eder ve hatta tanıdık karakterlerle de yollarımız kesişir. Ancak George ile annesinin komşularına nazaran daha sevgi dolu bir ilişkileri vardır. Anne sürekli oğlunu merak edip korumakta, oğluysa nispeten bağımsız ve özgür bir hayatın düşünü kurmaktadır. Stephen Crane, sıradan kimseleri ve kenar mahallelerdeki hayatı konu edindiği eserleriyle gerçekçilik akımının önemli temsilcilerinden biri olmuştur. Kötü ve elverişsiz toplumsal koşullar karşısında bireyin çaresizliğini anlatırken sembolik ve ziyadesiyle ironik bir üslup kullanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90460</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/960496b4-81c8-4149-802b-4f4bc02b30eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada Lovelace ve Sayıların Başını Döndüren Makine</image:title>
            <image:caption>Ada problemlere bayılır. Bu problemler ister küçük ister büyük olsun, onun için hiç fark etmez. En çok da içinden çıkılması zor problemleri sever. Kütüphanede ne bulursa okur, karmakarışık matematik işlemlerini çözer ve çılgın makineler icat eder. Ada, yaşıtlarından farksız küçük bir kız çocuğu gibi görünse de, dünyayı değiştirmek üzeredir. 
Zoë Tucker ve Rachel Katstaller, okula gitmemesine rağmen dünyanın ilk bilgisayar programını geliştiren küçük bir kız çocuğunun hayret verici hikâyesini anlatıyorlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90461</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3855ce7a-12e2-48b4-86db-b02662cd7c30.jpg</image:loc>
            <image:title>Mümkün Gölgenin Hakikati II</image:title>
            <image:caption>Kalp uyanır aşk ile, en güzel mümkünlere… 
İşte bu âlem, dünyamız ve biz.. Yaradılış itibariyle tüm olasılıklar alanında anlık bir “mümkün”üz, “hayır” (la) ile “evet” (illa) arasında titreşen..  
Manamız Allah tarafından isimlendirilmiş, akseden suretlerimiz biricik, Rahman’ın “İlahi Nefes”iyle her şen yeniden niteleniriz. 
Bölünmez birlikte, çokluk görünümlü birleşik mümkünler… Ki mümkünlüğümüzün bir yönü karanlık, diğeri ışık, biri doğa, öbürü ruh, gayb ile şehadet, örtünme ile açığa çıkma… 
Anlaşılan ne yöne dönersek oluşumuz onca… 
Bir yolculuk daveti Mümkün… 
Musa Dede’nin kaleminden çıkmış zamansız yazılardan oluşan, bir Sufi’nin manevi yolculuğundaki duraklardan manzaralar sunan bir kitap. Yolculuğun hedefinde kendini bilme, kendini bulma var. Kendini bilmeden âlemi, Yaradan’ı bilmek ne mümkün! Tasavvuf geleneğini güncelleyen, modern sanata, bilime, kuantum fiziğine göz kırpan, zamanın ruhu üzerine kafa yoran, Anadolu bilgeliğine selam gönderen bir metin bu. Derdine derman soranlara, mana arayışında olanlara, bulmuş olup da seyrine doyamayanlara, aşk mezhebinin müritlerine yazılmış gönülden mektuplar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90462</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0ca436a-de2b-436a-abe1-2e101e2f5297.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes İçin Ekonomi</image:title>
            <image:caption>Bütün dünya sarsılıyor, insanlar küreselliğin ne anlama geldiğini yaşayarak öğreniyor. Kıtaları, ülkeleri, uzak coğrafyaları birbirine bağlayan “görünmez bir el” var.  Ekonomistler “hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı” zamanları müjdelerken, sonunda neye dönüşeceğinin henüz bilinmediği günümüzde, yeni küresel düzeni anlamak için bize bir rehber lazım. Yeniyi tarihle, neden-sonuç ilişkileriyle açıklayan bir rehber. M. Murat Kubilay, Dünya Sallanırken ve Türkiye Düşerken Herkes için Ekonomi ile sorulması gereken soruları sıralıyor.  
Yalnızca büyüme oranlarına odaklanmak kalkınma ve refah için yeterli mi?  
Neden finansal piyasalarda büyük balık küçük balığı yutar?  
Bankalar niçin bu kadar güçlü ve parayı aslında kim üretir?  
Vergi rekortmenleri isimlerini neden gizler ve vergi yükü orta direğe nasıl yüklenir?  
Türkiye daha demokratik olsaydı, bu ekonomisiyle Avrupa Birliği üyesi olabilir miydi?  
Dünya ekonomilerinin merkezinde neden ABD var ve bu durum sürecek mi?  
Ekonomik krizler niçin çıkar ve bu krizlerin en büyüğü gittikçe yaklaşıyor mu?  
Türkiye, makûs talihini yenip gelişmiş ülkelerin refahına nasıl erişebilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90463</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9c5955e-92f6-427b-88a9-e0b0d6f6b364.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilal Şehir</image:title>
            <image:caption>Sevgiyle, her şey mümkündür. 
Kanla bağlandı. 
Arzuyla baştan çıkarıldı. 
Kaderle serbest bırakıldı. 
“Toprak ve Kan Hanesi oyunun kurallarını değiştiriyor! 
Mutlaka okumalısınız. Sarah J. Maas bu romanıyla standartları yeniden yarattı. “ 
 —J. R. Ward “Heyecan verici bir ilk kitap… Maas’ın keskin bir mizahı ile şölene dönüşen sınırsız hayal gücü ve yakıp kavuran bir romantizm. “ 
—Publishers Weekly 
Bryce’ın yaşamı kusursuzdu, bütün gün çalışır, gece de partilerdi, ta ki bir iblis en yakın arkadaşını öldürene kadar. Suçlu parmaklıklar ardında olmasına rağmen cinayetler devam edince Bryce kendini büyük bir soruşturmanın merkezinde buldu. 
Hunt ise düşmüş bir melekti. Bir zamanlar devirmeye çalıştığı Başmelekler tarafından köleleştirildi. Artık acımasız becerilerini tek bir amaç için kullanıyordu,patronunun düşmanlarına suikast yapmak… Ancak bir gün, Bryce’ın davasını çözerse özgürlüğüne bir adım atabileceğini fark etti. 
Bryce ve Hunt, Hilal Şehir’nin derinliklerine inerken, her şeyi tehdit eden karanlık gücü ve alev alev yanan tutkuyu keşfederler. 
Cam Şato ve Dikenler ve Güller Sarayı’nın büyük yazarı Sarah J. Maas bu kez yaşadığımız kayıpların yarasını, özgürlüklerimiz için ödediğimiz bedelleri ve sevginin gücünü yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90464</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95306da9-bf37-40f1-8bfc-75659f7fd3a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecikmeli Teslimiyet</image:title>
            <image:caption>Sizi tebrik ederim! Sağlığınız, mutluluğunuz için güzel bir adım attınız.  
Bu kitabı almak son zamanlarda kendiniz için yaptığınız en iyi şey olabilir. Tüm kalbimle inanarak söylüyorum: Okumayı bitirdiğinizde artık başka bir hayatınız olacak. Başka biri olacaksınız. Tamam, size evrenin sırrını vermeyeceğim. Açıkçası evrenin sırrına ben de ermiş değilim. Ama sağlıklı, mutlu bir varoluşun sırrını, bu kitapla ellerinize bırakacağım, garanti ederim! 
 
NeuroFormat Sistemi’ni kullanan yüz binlerce okurum kronik rahatsızlıklarını iyileştirdiler, fobilerini ve bağımlılıklarını yendiler, kilo sorunlarından kurtuldular, birçok ciddi rahatsızlığı alt ettiler. Bu güzel şeyler yaşanırken biz de ezber bozan gelişmelere şahit olduk!  
NeuroFormat Sistemi adeta bir üst sürüme geçti! Bizim için mucize kelimesinin tanımı bile değişti. Hepsini anlatacağım...  
 
Birlikte heyecanlı bir yolculuğa çıkıyoruz! Bu yolculukta şimdiyi iyileştirmekle kalmayacak, adeta zaman makinesine atlayıp geçmişin senaryosunu da değiştireceğiz! İnanılmaz ama gerçek diyeceğiniz şeyler okumaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90465</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eea4e3c-3524-46c0-b74c-5f905aa830b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mezun Cinayetleri</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un köklü liselerinden birinin aşure gününde, mezunlardan işadamı Murat Karaağaç lise binasının çatısından düşerek ölür. Şüpheli görünen vakayı araştırmaya başlayan Başkomiser Perihan Uygur’un soruşturması yukarıdan gelen emirle engellenir. Ancak bu mezun cinayetlerinin sadece ilkidir. Cinayetler devam edecek, Perihan Uygur ekibiyle birlikte ardında hiçbir iz bırakmayan katilin peşine düşecektir.  
 
Tuna Kiremitçi ilk polisiye romanı Mezun Cinayetleri’nde yepyeni bir kadın başkahramanla tanıştırıyor okuru: Vahşi cinayetleri aklı, tecrübesi, sakinliğiyle çözen Başkomiser Perihan Uygur…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90466</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bd9fa3a-bf57-46d6-97a9-87ac8c2189f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Otuz Yedi</image:title>
            <image:caption>“İnsanların hayatında çok önemli iki gün var. Bir, doğdukları gün; iki, sebebini öğrendikleri gün…”

1, 1, 1… 37!

Herkes 1 iken o neden 37?

Bahar, her şeyden habersiz tekdüze hayatında fani telaşlara kapılmışken bir gün karşı komşusu Deniz’in ani ziyaretiyle değişiyor yaşamı. Anlattıkları deli saçması gibi görünse de nasıl olduğunu anlayamadığı bir şekilde düşüyor bu girdabın içine. Her ipucu yeni bir soruya, her soru yeni bir soruna evrilirken yol gizli bir köy kütüphanesine çıkıyor. Fakat asıl çıkmaz tam da orada başlıyor.

Küçük, masumane bir çocuk oyunu sanılırken yaşamın en büyük sır kapısının anahtarına dönüşen doğaüstü bir yetenek. 1939’dan 2043’e uzanan beklenmedik bir öykü…

Sezin Karameşe, bu ilk romanında satırlara limitsiz hayal gücünün büyülü evrenini çiziyor. Ve okurlarını bitmesini asla istemeyecekleri bir oyuna davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90467</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8c1628f-8fea-48c8-bb70-d8671fe4ac9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Vladimir Vladimiroviç Mayakovski - Hiçbir Şey Silemez Aşkı</image:title>
            <image:caption>“Aşk her şeyin kalbi. Bu kalp ölünce, her şey ölüp gider, anlamsızlaşır.” 
– Mayakovski 
Vladimir Vladimiroviç Mayakovski, Rus şair ve oyun yazarıdır. Halkların asi çocuğu, devrimin kıymetli şairi... 
Otuz altı yıllık kısacık hayatına hem ölümsüz eserler sığdırmış hem de Rusya’da yaşanan Ekim Devrimi’nde çara karşı ateşli gençliğinin de etkisiyle takındığı dik tavrıyla, sayısız devrimciye ilham olmuştur. 
Mayakovski’nin yerleşik olana başkaldıran dili, onun çok genç yaşta büyük kitleler tarafından tanınmasına yol açmıştı. Hatta Rus şiirinin geleneksel ve güçlü şairlerinin etkisini öylesine kuvvetli kırmıştı ki devrimin çocukları, Mayakovski’yi devrimin ateşli ruhu olarak görmüşlerdi. O artık bir bakıma, devrimin ortaya çıkardığı bir şairdi. 
Bu kitapta devrimci, genç bir şairin hayatını değil, yetenekli bir sanatçının gözü pekliğinin, inanmışlığının, direnişinin, mücadelesinin, meydanlarda yükselen sesinin hikâyesini bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90468</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01f3ea5d-e449-4906-ad97-1a609a0038a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncak Müzesinde Mila Ve Sarp&apos;ın Matematik Öyküleri - 2</image:title>
            <image:caption>Mila ve Sarp 6 yaşında çok iyi anlaşan iki arkadaş. Aynı okula gidiyorlar, aynı sokakta oturuyorlar ve okul sonrası zamanlarının çoğunu birlikte geçiriyorlar. 
Bu öykümüzde, Mila ve Sarp, gönüllü toplum hizmeti çalışması için oyuncak müzesindeler. Müzede pek çok oyuncak olduğu için toplam oyuncak sayısını bulmakta zorlanıyorlar. Onlara yardım etmeye ne dersin? 

***

Bizler, çocukların eğlenceli etkinlikler yoluyla düşünerek ve üreterek matematiği öğrenebileceklerine ve öğrendikçe de seveceklerine inanan matematik eğitimcileriyiz. Bu kitap serisinde, günlük yaşamlarında matematiği kullanan Mila ve Sarp’ın serüvenlerine sizleri de dâhil etmek istedik. Bu öykülerde, çocukların kişisel bakım, doğayı koruma, dengeli beslenme gibi temel yaşam becerileri kazanırken matematikten yararlanmalarını ve matematiğin günlük hayatın bir parçası olduğunu fark etmelerini amaçladık. Ayrıca, çocukların öyküleri okurken ve öykülerin sonundaki etkinlikleri yaparken, matematiksel düşünme ve problem çözme becerilerini de destekleyeceğimize inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90469</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3d3f7f5-1a27-4450-9068-74963d8c838e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sefarad Güzergahları</image:title>
            <image:caption>Sefarad Güzergahları, Osmanlı tarihi ve Yahudi tarihi çalışan araştırmacıları bir araya getirerek aile yadigarlarının, belgelerinin ve hatıra nesnelerinin 19. yüzyılın sonlarındaki ve 20. yüzyılın başlarındaki Osmanlı İmparatorluğu’ndan Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) göç sürecini kavramsallaştırmamıza nasıl yardımcı olduğuna dair bir tartışma ortaya koyuyor. Hem ABD’deki hem de eski Osmanlı topraklarındaki aile arşivlerinin ortak önemi üzerine düşünülen kitabın hareket noktasında, Washington Üniversitesi’ndeki Sefarad Araştırmaları Dijital Koleksiyonu ve bu koleksiyonun oluşum süreci bulunuyor. Koleksiyon, Akdeniz havzasındaki Sefarad Yahudileriyle ilişkili arşiv belgeleri ve kayıtların tutulduğu ilk büyük dijital veri havuzu niteliğinde, topluluk öncülüğünde gelişen bir arşiv. Makaleleriyle kitaba katkıda bulunan yazarlar, bu arşivden yola çıkarak Sefarad geçmişine dair çalışmalarda özel koleksiyonların rolü üzerine düşünüyor; Sefarad müziği ve edebiyatının yanı sıra yeni medya, dijitalleşme, araştırmacı podcast yayıncılığı ve aile yadigarlarının Osmanlı Sefarad kültürünü korumadaki rolü gibi konularda örnek çalışmalar sunuyorlar.
Kerem Tınaz, Koç Üniversitesi Tarih Bölümü’nde doktor öğretim üyesidir.
Oscar Aguirre-Mandujano, Pennsylvania Üniversitesi Tarih Bölümü’nde doktor öğretim üyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90470</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da4ab6ff-9bc7-4b8e-ab14-8f34046a7ad9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bülbülü Öldürmek (Çizgi Roman )</image:title>
            <image:caption>Harper Lee’nin Pulıtzer Ödüllü Kült Eseri Bülbülü Öldürmek, Çarpıcı Bir Çizgi Roman Uyarlamasıyla Yeniden Hayat Buluyor! 
&quot;Saksağanları vurabilirsin, tabii tutturabilirsen ama bülbülü öldürmek günahtır, unutma.”
 
Harper Lee 1930’ların Amerika’sında geçen Bülbülü Öldürmek romanında, ırk ve sınıf, masumiyet ve adaletsizlik, ikiyüzlülük ve kahramanlık, gelenek ve dönüşümün unutulmaz bir portresini çiziyor. İlk yayımlandığı 1960’lardan bu yana, yani insan hakları hareketinin en çalkantılı yıllarından günümüze dek önemini hiç yitirmedi. İnsan doğasının karmaşık yapısını ve insan yüreğinin derinliğini mizah, sarsılmaz bir dürüstlük ve şefkatle anlatan senelerin eskitemediği bu klasik, Fred Fordham’ın nadide çizimleriyle yeniden doğuyor. Scout, Jem, Öcü Radley, Atticus Finch ve Alabama&apos;nın küçük Maycomb kasabası gözlerinizin önünde pek çok ince detayıyla canlanacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90471</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93d6f381-b948-44d7-970d-dd772a34eec7.jpg</image:loc>
            <image:title>Galata</image:title>
            <image:caption>Galata’da kültür, tarihsel yapılar ve ticari yaşam… 
İstanbul’un kadim semtlerinden biri olan Galata, Bizans İmparatoru tarafından 1267 yılında Cenevizlilere tahsis edildi. Galata’nın bu özel konumu İstanbul’un fethinden sonra da devam etti. Fatih Sultan Mehmet, fethin hemen ertesi günü 1 Haziran 1453’te bir ahitname ile Galata’nın özerkliğini tanımış oldu. “Magnifica Comunita di Pera” adlı bu oluşum 350 yıl devam etti. 
Çeşitli dinlerin ve kültürlerin bir arada yaşadığı bu bölge, aynı zamanda ticaret ve finans dünyasının da merkezi oldu. Fetihten tam 400 yıl sonra Osmanlı yönetiminin borçlanma ihtiyacı duymasıyla birlikte Galata bankerleri devreye girdi. Borçlanmalar Galata Dersaadet Tahvil Borsası üzerinden yapıldı. Bu durum Osmanlı devletinin 1875 yılında borçlarını ödeyemeyip iflas etmesine kadar sürdü. 
Araştırmacı yazar Turan Akıncı bu kitapta, ticari ilişkilerin yanı sıra Galata’daki tarihsel yapıları, kültürel yaşamı ve Levantenlerin toplumsal konumunu belgeleriyle gün ışığına çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90472</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cc6ab43-7d0a-4643-863c-9f3a7086f253.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Vadinin İnsanları</image:title>
            <image:caption>Kimi dereler kimi çaylar doğrudan hedefler denizleri; kimileri de kendilerini denize taşıyacak nehirleri. Bu zorlu yolculuk sırasında oluşan vadilere, ovalara ekilen tohumları besleyip büyütmek gibi kutsal bir görevleri de vardır aslında. Yeşilırmak sevdalısı Tersakan Çayı da bunlardan biridir; yeşile boyar geçtiği vadiyi, altının kapkara kömüre teslim olduğuna aldırmaksızın. Uzak coğrafya göçerleri yurt edinirler bu yeşil vadiyi. Beraberlerinde getirdikleri mitlerini ve kültür tohumlarını ekerler yurt edindikleri bu kadim toprağa… Ve gökkuşağının tüm tonları üzerine kömür karasıyla yazarlar alın yazılarını. Mitler allı yeşilli motif olup girer çeyiz sandıklarına ve beklerler kendilerini yeni yuvalarına taşıyacak düğün alaylarını. Her cemre düşüşünde yeşil yapraklar arasında yeniden çiçeklenir dallar; kimi çiçekler kirazın kimileri de mis elmasının kızılında ererler vuslata… 

Yeşil vadiyi ve yeşil vadide nefeslenen insanları merkezine alan “Yeşil Vadinin İnsanları” bir Amasya romanıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90473</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/601124d9-d1c2-4299-8510-8f644f19134f.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Sevgisi Nedir</image:title>
            <image:caption>Necati Zekeriya, Balkanlarda doğmuş, yaşamış ve bütün kitaplarını Türkçe yazmış bir yazar ve şairimizdir. En çok şiir türünde kitaplar  yazdığı gibi, şiir kitaplarının çoğu çocuklar için yazdığı kitaplardan oluşmaktadır... Şair ve çocuk edebiyatı yazarı Mustafa Ruhi Şirin bu şiir kitaplarından sizler için bir seçki hazırladı. Böylece, yıllar önce şaire verdiği sözü de yerine getirmiş oldu. Kitabı Berk Öztürk resimledi. En güzel şiirle anlatılabilir anne. Sizce de öyle değil mi?

Necati Zekeriya, Türkçenin Balkanlardaki en önemli şair ve yazarlarından biridir. Edebiyatın birçok türünde eserler yazmakla kalmamış, öteki dillerden Türkçeye ve Türkçeden öteki dillere çeviriler yapmış... İlk çocuk kitabı 1952’de, son çocuk kitabı ise 1995’te yayımlanmış. Aradan yarım yüzyılı aşkın bir zaman geçmiş olmasına rağmen çocuklar için yazdığı şiir, öykü ve romanlar günümüzde de ilgiyle okunuyor... “

Anne Sevgisi Nedir?” kitabında çocuklar için yazdığı on iki şiir kitabından seçtiğimiz şiirler yer alıyor. Ninniden harflere, anneden aydedeye, sevgiden renklere, ağaçlarla konuşmalardan bir çocuğun ablasına sevgi şiirlerine uzanan şiir yolculuğuna hazırsanız içinizdeki şairi daha fazla bekletmeden okumaya başlayabilirsiniz...

 - Mustafa Ruhi Şirin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90474</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fca75134-4b31-43f4-951d-21626a8719a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Harflerin Kardeşliği</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en yaman sorularını anneler mi babalar mı sorar? Yoksa öğretmenler, matematik profesörleri mi? Bilgeler mi sorar yoksa?
Hayır. Hayır. Hiç kuşkunuz olmasın: Dünyanın en yaman sorularını çocuklar sorar. Şair, çocuk edebiyatçısı ve çocuk hakları savunucusu
Mustafa Ruhi Şirin çocukların sorularını kardeşliğin şiirini yazarak yorumluyor. Çocuk, bitki, hayvan dünyasını içeren üçlemenin üçüncü kitabı Harflerin Kardeşliği kitabını şair Haydar Ergülen’in yazdığı tanıtım yazısı ve Mustafa Delioğlu’nun resimleriyle “Kardeşlik Kitab”ı olarak okumanız dileğiyle.

“İnsan iki kişidir” diye yazmıştım eskiden. Mustafa Ruhi Şirin’in şiirlerine bakarak yazmışım bunu meğer. İnsanın iki kişisinden biri çocukluğu, diğeri de büyüklüğü işte. Şirin’in şiirleri de ikimize birden sesleniyor. Bir çocuk oluyorum, bir büyük. Evet, kitabın adı Harflerin Kardeşliği, çok güzel ama ben, Şirin’in tüm şiirlerinde, yazılarında, varlığında ve yüzünde ‘kardeşliğin harfleri’ni de görüyorum. En çok gereksinim duyduğumuz şeyi, kardeşliği harfi harfine yazıyor.Bu şiirlerde kardeş olmayan hiçbir şey ve hiç kimse yok. Çocuklar kardeş; kediler, köpekler kardeş, doğa zaten eski kardeş, insan yeni kardeş. Şairler, felsefeciler kardeş. Aristo, Nâzım Hikmet, Yahya Kemal, Sezai Karakoç, Dağlarca, Cahit Zarifoğlu kardeş. Vietnam&apos;la Filistin, Bosna ile Suriye acıda kardeş. &quot;Barış&apos;la konuşunca/ umutlanıyorum&quot; demek de kardeşliğin çocuk dili değil mi?&quot;Aynı anneden/Doğmuş gibi/Kardeş midir harfler?&quot; diyor ya Şirin, aynı sevgiden doğmuş gibi, hepsi de birbirinden güzel bu şiirlerin diye ekliyorum ben de.

- Haydar Ergülen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90475</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/506b39a0-4de7-4f56-bced-f4791c15121b.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük İyilikler Sokağı</image:title>
            <image:caption>Çocuklar okudukları şiirlerin kendilerine yazılmasını isterler. Haklısınız. Doğru olan da budur. Çocukların bu duygusunu bilen şairler sizin baktığınız yerden bakarak yazarlar şiirlerini. Bu tür şiirleri ister sesli ister sessiz okuyun daha kolay anlayabilirsiniz... Gökhan Akçiçek’in çocuklar için yazdığı şiirleri size yazılmış şiirler gibi okursanız bu kitaptaki şiirleri daha çok seveceksiniz. Küçük yaşta şiir okumayı, sevmeyi ve ezberlemeyi öğrenirseniz içinizdeki şairi erken uyandırabilirsiniz. Küçük İyilikler Sokağı kitabı Şahin Erkoçak’ın şiirler için yaptığı resimlerle resimli şiir okulu gibi. Şiir Okulu’nuzun kapılarının her zaman açık olması dileğiyle...

Şiir sanatının kozası sözcüklerle örülür. Bu nedenle şiir sanatı sanat türleri arasında biricik sanat kabul edilir. Niçin mi? Çünkü şiir sanatının bütün sanatlarla akrabalığı vardır... Bir şiir kısacık da olsa bir öykü anlatır bize. Buna karşın bazı şiirler bir romana bile sığmayabilir.

Bazıları ise bir filmden bile uzundur. Okuduğumuz şiir yaşadıklarımızla örtüşüyorsa daha çok etkiler bizi. Şiirin en önemli amacı da okuyanı etkilemektir.

Küçük İyilikler Sokağı’nda çocukların yaşadıklarını şiirleştiren Gökhan Akçiçek’in şiirleri ile buluşacaksınız. Kitaptaki şiirleri size yazılmış gibi okursanız içinizdeki şair daha erken uyanabilir...

- Mustafa Ruhi Şirin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90476</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05ccd17e-e48d-4171-af5f-96360a033455.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçükken Dinlemediğim Masallar</image:title>
            <image:caption>Mevlana İdris’in masalları hem soru hem de cevaptır. Masal kahramanları insanlar, hayvanlar, bitkiler ve cansız varlıklar olabilir. Bu kahramanların yaşları kaç olursa olsun çocuk gibi soru sorar, çocuk gibi bakarlar dünyaya. Çünkü hepsi merak ettiklerinin peşine düşen kahramanlardır. Tutkuludurlar. Hayal ettiklerini gerçekleştirmek için uyurken bile çalışırlar. Siz de Küçükken Dinlemediğim Masallar’ı merak ettiyseniz, Eren Dedeleroğlu’nun resimleriyle kitap sizi bekliyor.

Mevlana İdris’in sanat masallarını diğer masallardan farklı yapan kahramanlarıdır. Masal kahramanları insan ve hayvan olabileceği gibi bitki ve cansız varlıklar da olabilir. Masalları okurken kahramanların size yaklaştığını fark ederseniz yazarın yolculuğuna tanık olursunuz: “Adamın biri altmış yaşında” doğar. Bir başkasının dokuz düğmeli tişörtü vardır. Kara kedi niçin kimseyi umursamayarak yürür? Kelimeleri sessizlik torbasına koyan çocuğun amacı neydi? Bir çocuk işaret parmağındaki dünyanın en uğur böceğiyle niçin yolculuğa çıkmıştı? Dalgın ve dağınık bir adam olan Profesör Haşır Huşur hangi formül üzerinde çalışıyordu? Bu sorulardan bu kitabın kimya ya da fizik kitabı olduğunu sanmayın. Küçükken Dinlemediğim Masallar kitabı sorularımızı sanat masallarıyla yorumlayan bir felsefe kitabıdır. Mevlana İdris’in diğer sanat masallarında olduğu gibi fantastik dünyaya pencereler açılıyor. Gerçeğe hem hayal penceresinden hem de karşı kıyıdan bakmanız dileğiyle.

- Mustafa Ruhi Şirin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90477</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a808b546-5326-4bc2-8f5a-ebdbce5fb229.jpg</image:loc>
            <image:title>Cihatçılık</image:title>
            <image:caption>Bertolt Brecht, Nazizmden bahsederken “Sonunda insanlar onu yendi, fakat zafer ilan etmek için henüz çok erken. İğrenç canavarın çıktığı karın hâlâ doğurgan” diye yazıyordu. IŞİD ile Nazizmi bir tutmak gibi bir niyetim yok. Yalnızca “İslam Devleti”nin içinden çıktığı rahmin hâlâ doğurgan olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Başka bir deyişle bu hareketin ortaya çıkışını ve hızlı bir şekilde genişlemesini mümkün kılmış olan toplumsal ve tarihsel koşullar bugün Müslüman dünyasında olduğu gibi Batı’da da hâlâ mevcut. Bu kitabı yazarken nasıl karşılanacağını bilmiyordum, fakat Müslümanlar tarafından okunmayacağından emindim. Nitekim cihatçılığın İslam’la “ilgisinin olmadığını” söyleyenleri eleştiriyor, aksine bu dinle çok ilgisinin olduğunu savunuyorum ve bunun Müslümanların kitabı reddetmesi için yeterli olduğuna inanıyordum. Neyse ki yanılmışım: Fransa’da ve başka yerlerde birçoğu onu iyi karşıladı. Umutlanmak için bir sebebim var: Destekleriyle beraber cihatçılık pek çok ülkede hâlâ güçlü görünse de ona karşı çıkan çok sayıda Müslüman ona daha iyi direnebilmek üzere bu fenomeni anlamaya olanak sağlayan analizlerin peşinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90478</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0786e7f-cbbd-49c8-80b8-39fc0d85819c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk ve Toplum Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>İran asıllı hukuk sosyoloğu Reza Banakar, 28 Ağustos 2020’de altmış bir yaşında vefat etti. Hukuk sosyolojisi literatürüne çok önemli katkı yapmış olan bu bilim insanının Türkiye’deki okura tanıtılmasını kendimize görev bildik ve elinizdeki kitap ortaya çıktı.

Kitap, Reza Banakar’ın üç makalesinin çevirisinden oluşmaktadır. İran toplumunun ve hukukunun çeşitli yönlerine sosyolojik bir perspektifle yaklaşan bu makaleler gerek İran hukuk düzenine dair ortaya koyduğu bilgiler gerekse bu bilgileri ortaya koymadaki sosyolojik bakış açısı ve metodolojisi dolayısıyla son derece önemlidir. Bu bağlamda, makalelerdeki alan araştırmalarının teorik çerçevesini oluşturan Pierre Bourdieu sosyolojisinin temel kavramları, İran’daki hukuk pratiğinin analizinde ustalıklı bir şekilde kullanılmıştır. Umarız bu çeviriler, Türkiye’de sayısı hayli az olan alan araştırmasına dayalı hukuk sosyolojisi çalışmalarına da ilham verir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90479</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74d7da97-ed1f-4891-90ac-c561337aebb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğal Hukuk Sorunu</image:title>
            <image:caption>&quot;Doğal hukuk, bırakınız hâkimin kurduğu hükümde öznel gerekçelere dayanmasını, meclisin yapacağı yasanın ve hatta bunun da ötesinde herhangi bir insanın gündelik, alelade eyleminin dahi gerekçeli olmasını bekler. Bu gerekçeyi de felsefi bilgiden türetir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90480</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77c84658-902a-469b-8374-d62db7d105f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kaşık Sütlaç Bir Nefes Tarçın</image:title>
            <image:caption>Bir Kaşık Sütlaç Bir Nefes Tarçın, Maruzat Yayınevi&apos;nin ilk öykü antolojisi çalışmasıdır. Dosyada: Zafer Doruk, Hüseyin Opruklu, Erinç Büyükaşık, Zehra Kodallı, Merih Günay, Ahmet Türkoğlu, Alev Sönmez, Murat Öksüz, Bahadır Eren, Arif Tan, Gonca Atalay, Serdar Tabur, Turhan Yıldırım ve Mustafa Enes Ardıç&apos;tan 2&apos;şer öykü yer almaktadır. Her öyküde hayatın akışına dair gerçekliklerle karşılaşacak ve severek okuyacaksınız. Kitabın editörü Gülden Girgin de şöyle bir not ile seslendi okura:


&quot; Değerli Okur, 
Edebiyat, sanat tarihi ve eser üretimi bakımından yüksek sanat olarak kabul edilir. Tiyatroyu düşünelim, ilk adım hayal etmekse, ikinci adım senaryo yazmaktır. Senaryolar edebi metinlerdir. Şiirler, şarkıları beslerler ve şiirler de edebi metinlerdir. Öyküler, novellalar, romanlar, denemeler, makaleler… Hepsinin yolu yazılı metinlerden geçer ve edebiyatı temsil ederler. Okumaya niyetlendiğiniz bu eserde, toplam on dört ayrı kalemden ikişer öykü okuyacaksınız. Birbirlerini hiç görmemiş ve tanımayan yazarlar. Bu çalışma kapsamında edebiyat şemsiyesinin altında toplanmış isimlerin yer aldığını göreceksiniz. Yazarlara baktığınızda kiminin mürekkebinin soluk olduğunu, kiminin de okurun kalbine mürekkep akıttığını fark edeceksiniz. Bu noktada edebiyat, üzerine düşen vazifeyi yerine getirip sizlere öykü lisanında nasıl da kapsayıcı, birleştirici ve tümleyici olduğunu gösterecektir. Bizler dünyanın öteki ucundan, hiç görmediğimiz diyarlardan bir yazarın çalışmasını okurken kendimizden bir şeyler bulabiliyorsak, dahi onun takipçisi, hayranı olabiliyorsak bu, edebiyatın insan merkezli ve insan için bir sanat olduğunu göstermektedir. Ne zaman yolunu kaybetse kitaplara, kütüphanelere giden milyonlarca insanın da ortak paydası, edebiyatın bir tutkal gibi birleştirme ve bütünleştirme özelliğinden gelmektedir. “Bir Kaşık Sütlaç Bir Nefes Tarçın” öykü antolojisi ile bir kez daha insan için insanca yaratılmış öykülerin vücut bulduklarını göreceksiniz. Bir maruzatı olan öykülerin sunumuyla baş başasınız şimdi. Kendinizi şanslı addedebilirsiniz.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90481</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66aec153-a37f-4014-926a-e934eb505f8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Sosyolojisinde Güncel Ve Çeşitli Konular 1</image:title>
            <image:caption>Eğitim sosyolojisinde güncel ve çeşitli konular ülkemizde yaşadığımız, eleştirilen, basında yer alan konulardır. Ülkemizin büyüme sürecinde eğitim içinde değişme, güncellenme ve yenileşme durumlarının yoğunlaşması doğaldır. Her eğitim-öğretim yılında eğitim sistemimizde değişme ve reform isteklerinden basında söz edilmesi artık bir gelenek oldu. Bu değişim istekleri, eğitimin hem kurumsal hem de uygulamalı alanlarından oluşmaktadır. “Eğitim Sosyolojisi” isimli kitabımızın sonunda “Gelecekte Eğitim” bölümünde eğitim sisteminde hangi konuların değiştirilmesi gerektiğinden söz etmiştik. İşte yine o değişim istekleri gündeme gelmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90482</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61094466-4f8d-4107-9ab4-1c1442863ea0.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Etik Ve Öğretmenlik Mesleki Değerleri</image:title>
            <image:caption>“Etik” konusu, daha önceleri felsefî literatürümüzde yer almıştı. Doğan Özlem ve Ahmet Cevizci’nin bu konudaki kitapları ilk akla gelenler arasındadır. Bu yayınlarda “etik” konusu ahlâk felsefesi ile ilişkileri olarak ele alınmıştı. Biz bu çalışmamızda EĞİTİMDE ETİK konusunu ele alacağız. Kavramın eğitimde ele alınışı ülkemizde yeni bir konudur. Kuşkusuz bu konuda araştırmalar ve yayınlar yapılacaktır. Öncelikle, ilk bölümde “meslek ve etik” kavramlarını genel olarak ele alacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90483</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e58412f3-62a1-4a48-9ac0-5484ff71934f.jpg</image:loc>
            <image:title>Belgesel Sinema Kitabı</image:title>
            <image:caption>Editörlüğünü Brian Winston’ın yaptığı Belgesel Sinema Kitabı etik, estetik, siyaset gibi konularla ilişkisi içinde belgesel sinema ve farklı belgesel formlar  başta olmak üzere geniş ve verimli bir yelpazede, zengin bir kaynak olarak okurla buluşuyor. Kitaba yazıları ile katkıda bulunanlar belgesel üzerine uzun zamandır çaba ve emek sarf eden, belgesel üreten, üzerine düşünen, araştı ran, bu alanın gelişmesine ve ilerlemesine çeşitli açılardan kıymetli katkılarda bulunan uluslararası isimler. Benzer bir yaklaşımla kitabın Türkçe çevirisi de ağırlıklı olarak belgesel sinemacılar ve akademide bu alana yönelmiş insan ların emekleriyle gerçekleştirildi. 
Belgesel Sinema Kitabı belgeselin temel değerlerinden tarihçesine, belgesel paradigmalarına, farklı coğrafyalardan çeşitli üretim pratiklerine, belgesel öznelere ve bilim, sanat, televizyon gibi farklı alanlara yönelik üretimlere ilişkin bir soruşturmanın yanı sıra, yeni teknolojiler ve gelecek güzergâhları da içeren kapsamlı ve nitelikli bir eser. Belgesel Sinema Kitabı akademik çalışmalar gerçekleştiren araştırmacılardan sinema öğrencilerine, belgesel sinemacılara ve sinema izleyicisine kadar birbirinden farklı okurlara rehberlik edecek bir içeriğe sahip. Kitap, makalelerde  sözü edilen belgesellerle ele alınan konuda öne çıkan filmlere ilişkin bir seyir defteri niteliği de taşıyor. Altı bölümde kırkın üzerinde makalenin bulunduğu bu kitabın belgesel sinema alanının temel başvuru kaynaklarından biri olacağına inanıyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90484</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38282ff3-0f2a-4d31-803c-3f7786c379bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinin Ruhu</image:title>
            <image:caption>Filozof yazdığı her kitapta ve ele aldığı her konuda bizi farklı bir dünyanın içine sokmayı başaran kişidir. Hele aklın reddiyeler düzdüğünü çoktandır kabullendiğimiz ve onun imkânsız olduğuna bize inandırdığı şeyi çaresizce onayladığımız bir şeyin kapısını aralıyorsa bu durum daha da belirginlik kazanır...
Günümüz insanı, gerçekte dokuma tezgâhında dokunmuş bir kilim kadar ahenkli olan fizikî ve metafizik âlemi ya kasnaklarından çıkartıp çözmüş ya da çözülemeyecek kadar kördüğüm etmiştir. Çağımızın en önemli filozoflarından Taha Abdurrahman Dinin Ruhu kitabında âlemleri birbirinden ayıran paradigmaların aşılarak sonsuz varlık evrenine ulaşılmasını ve bu âlemlerin birbiriyle kaynaşması gerektiğini vurguluyor. Her birimizi ilgilendiren, insanın ontolojik bütünlüğünden ahlâka, siyasetten sekülarizme, din ve siyaset ilişkisinden İslâmcılığa pek çok konuyu kendi üslubunca, açık ve samimi bir biçimde irdeliyor. Filozof bu dünyanın, dokuma tezgâhındaki bir kilim misali yatay ilmekler hâlindeki argaçlarıyla metafizik âleme tutunmasını ve metafizik âlemin dikey ilmekler şeklindeki çözgüleriyle fizikî âleme asılması gerektiğini savunuyor. Filozofun burhan, sultan ve vicdan şeklindeki üçlü tasnifi ise politik olduğu kadar, etik bakımdan da önemli bir paradigma öneriyor. Ayrıca bu kavramlar kendi sistematiği içerisinde fizikî âlemi, metafizik âleme bağlayan, ahlâkî değerlerden müteşekkil bir eylem alanı meydana getiriyor.
Eserlerinde bütüncül ve çok yönlü bir İslâmî metodoloji inşa eden Taha Abdurrahman Dinin Ruhu kitabında ilk şehâdete dayalı yeni bir ahlâkî eylem teorisinin kapısını aralamak için eşsiz bir fırsat sunmakta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90485</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89574dd8-9f3c-460b-b967-3b418f4599a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcılık ve Yenilikçilik</image:title>
            <image:caption>Bu denemede, kendi ilgi ve uğraş alanımda edinebildiğim deneyimin, kendi tanıklık ve gözlemlerimin özel bir ağırlığı olacaktır. Hareket noktamı bu deneyim, tanıklık ve gözlemler oluşturuyor. Ama, bir yanıt bulmaya uğraştığım meselenin sistemsel bir bütünün parçası olduğu ve binlerce yıllık bir toplumsal geçmişe dayandığının her zaman farkında oldum. Çünkü, “Niçin yeterince yenilikçi ve yaratıcı olamadık” derken, hakkında bir hükme vararak bunun niçin böyle olduğunu sorguladığımız, toplumumuzun kendisidir; içinde yaşadığımız toplumdur. Hangi toplumu ya da toplumsal meseleyi o toplumun tarihsel geçmişinden ve içinde bulunduğu iktisadi-siyasi sistem gerçeğinden soyutlayarak ele alabiliriz ki... Bu mümkün değil. Hele de mesele, toplumun doğrudan bilimde, teknolojide, başta sanayi olmak üzere üretimde gelebildiği düzeyle ilgiliyse...
Aykut Göker</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90486</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8d0b328-70f2-46c1-b576-44773093f494.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınların Spor Yapmalarına İlişkin Problem ve Beklentiler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.GİRİŞ 
2. KAVRAMSAL ÇERÇEVE VE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR 
2.1.Spor Kavramı 
2.2.Gençlerde Spor 
2.3.Kadınlarda Spor 
2.4.Yerel Yönetim Kavramı 
2.5.Belediyeler Görev ve Fonksiyonları 
2.6.Belediyelerin Yönetimi 
2.7.Yerel Yönetimler Ve Spor 
2.8.Konu İle İlgili Yapılan Araştırmalar 
3.YÖNTEM 
4.BULGULAR VE YORUMLAR 
4.1.Genç ve Yetişkin Kadınların Aldıkları Spor Hizmetine Yönelik Problemlerine Ait Bulgular 
4.2.Genç ve Yetişkin Kadınların Aldıkları Spor Hizmetine Yönelik Beklentilerine Ait Bulgular 
5.TARTIŞMA 
5.1.Spor Hizmetlerinde Karşılaşılan Problemlere İlişkin Tartışma 
5.2. Spor Hizmetlerinden Beklentilere İlişkin Tartışma 
6.SONUÇ VE ÖNERİLER 
6.1.Araştırmacılara Yönelik Öneriler 
6.2.Uygulamaya Yönelik Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90487</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c946eae4-0509-424f-bc28-02c81de8158a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tepenin Laneti</image:title>
            <image:caption>Larchfield’ın en nüfuzlu adamı Angus Russell, Harrow Hill’deki malikânesinde boğazı kesilerek öldürülmüştür. Olay mahallindeki DNA ve parmak izleri, kurbana karşı husumeti bulunan belalı Billy Tate&apos;e işaret eder. Ancak bir sorun vardır: Tate, bir gün önce kilisenin çatısından düşerek ölmüştür. 
Polis, Tate&apos;nin cesedinin kaldırıldığı morgu kontrol ettiğinde cesedin yalnızca ortadan kaybolduğunu değil tabutun içeriden kırılarak açıldığını da keşfeder. Bu durum çok geçmeden yürüyen ölü, cehennemden gelen katil, zombi cinayeti olarak anılmaya başladığında bir zamanların huzurlu kasabası artık herkesin bir şüpheliye ve aynı zamanda kurbana dönüşebileceği korkunç bir kâbusa da uyanmış olur. 
Eski meslektaşı art arda işlenen bu tuhaf cinayetleri çözmek için kapısını çaldığında Dave Gurney, ölümün ötesinden öldürme ihtimali olan bir katili avlamak üzere tüm analitik becerilerini kullanmak zorundadır. 
“Verdon şaşırtıcı bir olay örgüsü yaratıp onu tatmin edici bir şekilde çözmede hiç bu kadar usta olmamıştı.” Publishers Weekly 
“Ona verdiğiniz dikkati ve zamanı sonuna kadar hak eden bir yazar.” Bookreporter.com</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90488</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0f2382a-e778-4748-8d7b-1e8bd81db7f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlara Satılmayan Roman</image:title>
            <image:caption>EVET! Doğru okudunuz. Bu kitap kadınlara satılmamaktadır. Nedeni ise kitabın satırlarında, kurgusunda gizlidir. Yani, adına “paradoks” diyebiliriz. “Kanın vahşeti sütle yıkanır mı?” romana sorulacak en doğru soru olsa gerek. Acaba bir ülkeyi anne sütüyle yıkarsan düzende neler değişir? Kadınların egemen olduğu bir dünyayla tanışın ve bu düzene başkaldıran bir yazarla. Mağduriyet ve empatinin iliklerinize yayılmasına izin verin. Bu sefer mağdur sizsiniz erkekler ve anne sütüyle yıkanmışsınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90489</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7947a1fe-5561-49f9-aecc-7d404985c496.jpg</image:loc>
            <image:title>Ataletten Zirveye</image:title>
            <image:caption>9 Mart 1999 yılında, Batman/Merkez&apos;de doğan Adem Taşçı, ilk ve ortaokulu  Metin Bostancıoğlu İlköğretim Okulunda, lise eğitimini ise Batman Petrol Anadolu Lisesinde tamamlamıştır. Şu an lisans eğitimine Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümünde devam etmektedir. 

Genç yaşının vermiş olduğu dinamizmi, hayatın her alanında göstermeye çalışan yazarımız, kendisinin de temel felsefesi olan &quot;Öğrencinin dilinden en iyi öğrenci anlar,&quot; anlayışına sahiptir. Ataletten Zirveye isimli bu kitap, yazarın ilk eseridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90490</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/727147b8-8a77-48d0-8eb5-0a86ec7f5282.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıların Duası 1</image:title>
            <image:caption>Sırf dikkatim dağılsın diye, kapının buzlu camını tutan macunları sökmüştüm. Sadece ince ağaç çivilerin desteğine terk edilmiş buzlu cam, onun arkasından kıkırdayarak sallanır, ikimizin de ilgi odağı olurdu. Camdan bir bağımız vardı. O kadar ince, o kadar kırılgan bir bağdı ki bu, hiçbir şiddet, öfke, sevgi tanımlayamazdı bunu. O, odanın dışında iki gözyaşı ile dingin; bense dikkati dağılmış, üzgün olurdum. Her baba ve kızı gibi farkına varırdık gayretlerimizin yetersiz olduğunun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90491</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88f339c8-f50a-43f3-91d5-58526d64aab1.jpg</image:loc>
            <image:title>Vitaminli Ekonomiks</image:title>
            <image:caption>Ege Cansen ve Asaf Savaş Akat’ın ekonomiye dair güncel tespitlerini toplayan bu kitap; 
Cari açık meselesinden büyümeye, kamu borcundan işsizliğe kadar Türkiye ekonomisine dair birçok temel ekonomik kavramı ele alıyor. 
Enflasyon-faiz sarmalı ile döviz kuruna ilişkin gelişmelere ve Türkiye ekonomisindeki çıkmazlara dair yanıtlara yer veriyor. 
Salgın sürecindeki küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisine etkileri ve ekonomi yönetimindeki görev değişimlerinin sonuçları üzerinden tarihi bir döneme tanıklık ediyor. Dr. Barış Esen’in 
editörlüğünde hazırlanan bu kitaba Asaf Savaş Akat’ın akademik ve teorik birikimiyle Ege Cansen’in tecrübeleri ve esprili anlatımı eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90492</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae2ab58e-ffac-4b54-a8ac-13bc9d03760f.jpg</image:loc>
            <image:title>Pelikülden Dijitale Yolculuğum…</image:title>
            <image:caption>Bir Dönüşüm Öyküsü 
Cihan Baydur’un yolu, yetmişli yıllardan itibaren Türkiye’de ticaret, reklam/iletişim ve sinema dünyasından pek çok kişiyle kesişti. Baydur, kendi alanlarında öne çıkmış Galib San, İlhan Arakon, Ömer Lütfi Akad, Zihni Küçümen, Üstün Barışta, Ali Tara, Umur Bugay, Metin Erksan, Halit Refiğ, Erdoğan Gönül, Eli Acıman, Ömer Vargı, Müjdat Gezen, Uğur Dündar gibi ünlülerle doğru iletişimler kurarak –kimi zaman da yaşanan olumsuzluklardan ders alarak– önüne çıkan fırsatları değerlendirmeyi başardı. 
Bu kitap onun renkli yaşamında adım adım belirlediği kilometre taşlarını ve girişimci bir ruhla gerçekleştirdiği “dönüşüm öyküsü”nü özetliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90493</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b404c01-295a-414f-beea-8d73006a4a78.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Ruhunun Cevheri Ruhsal Dayanıklılık</image:title>
            <image:caption>İnsan Bakışla, Zaman Eylemle Dönüşür 
 
Ruhsal dayanıklılık, kriz durumlarının zor koşullarına rağmen, ayakta kalabilme ve olumsuzlukların üstesinden gelebilme becerisidir. Böyle bir uyum becerisine, “insan ruhunun cevheridir” dersek, yerinde olur. 
 
Korkularımız karşısında cesareti ateşleyebilir miyiz? Güçlü yanlarımızı açığa çıkarırsak, kendimizi yeniden bulabilir miyiz? 
 
 Acının önemini kavrayarak, zor durumlarda dayanma gücü bulmak için, insan olarak birbirimize duyduğumuz ihtiyacı hatırlayabilir miyiz? 
 
Dayanışmanın ve doğanın karakterine saygı duymanın bizi daha kalıcı bir ruhsal dayanıklılığa taşıyacağını fark edebilir miyiz? 
 
  Klinik psikolog Nazar Tüysüzoğlu, bu soruların ve her bölüme eşlik eden alıştırmaların ışığında, bizi insan cevherinin derin katmanlarında bir yolculuğa çıkmaya davet ediyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90494</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7e6f9ce-e766-4c2a-90c0-a63624544f9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulusal Kimliklerin İnşası</image:title>
            <image:caption>Ulusal kimlikler doğal fenomenler değildir; bilakis inşa, belki de icat edilmeleri gerekir. Bugün ulusal kimliklerin temel unsurları denince bir çırpıda kurucu atalardan, tarihten, kahramanlardan, dilden, anıtlardan ve folklordan bahsedebiliyoruz. Peki tarihin her döneminde ulus denince aynı cevabı alabilir miydik? Anne-Marie Thiesse, Ulusal Kimliklerin İnşası&apos;nda son iki yüzyıldaki gelişmeler ışığında bu soruyu cevaplıyor. Endüstriyel kapitalizmin gelişimiyle modern devletlerin oluşumu ve ulus kimliğinin inşası arasındaki ilişkiyi serimleyen Thiesse, ulus fikrinin aslında oldukça uluslararası bir etkileşimin sonucu olduğunu ileri sürüyor. Epik soy anlatılarından etnografya müzelerine, ulusal dillerin gelişiminden paraların üzerindeki amblelmlere kadar uzanan bir çalışma sahası içinde ilerleyerek bu kolektif inşanın bir krokisini çıkarıyor. 18. yüzyıl Avrupa&apos;sında başlayan uluslaşma macerasını 21. yüzyılda nasıl anlamamız gerektiğine dair yetkin bir kavrayış sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90495</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:05:59+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f817297-b86e-41fa-b6b4-3572d2c24522.jpg</image:loc>
            <image:title>Amel Sorunsalı</image:title>
            <image:caption>Günümüzde amel kelimesi sadece ibadetlerle sınırlı davranışları ifade eden bir terim şeklinde anlaşılır. Oysa insanın yaptığı her türlü iş, tutum, davranış, üretim, hareket, etkinlik, uygulama, fiiliyata geçirme yahut gerçekleştirme gibi pek çok eylem bu kelimeyle ilgilidir. Bu yönüyle amel geleneksel içeriklerin ufkunu açar ve onları anlaşılır kılar. Hem zaten pratik, teorik bilgiyi inceltip, geliştirip derinlik kazandırmaz mı? Aslında “Allah bildiğiyle amel eden kimseyi bilmediğine varis kılar.” hadisi bunu doğrulamaktadır.
Taha Abdurrahman temel eserlerinin neredeyse tümünde amele yer verir ve kelimeye dikkate değer felsefi bir açıklama getirir. Amel Sorunsalı kitabında İslam’daki bilgi-amel diyalektiğini, İslam epistemolojisinin temellerinden biri şeklinde anlamaktadır. Bu ise inanç, dil ve bilgiyi bir pratik konusu olarak ele alan filozofun yaklaşım tarzına Batılı düşüncede genelde bulunmayan bir boyut kazandırır. Şu hâlde söz eylemle uyuşmadığı, söylem davranışa karşılık gelmediği takdirde inancın bir değeri yoktur. Buna karşın amel, sistemli bilginin uygulanmasından ibaret değil, bilakis onun somutlaşmasının ve mükemmelleşmesinin aracıdır.
Bilgiyi amelin kurucu ilkesi kabul eden Taha Abdurrahman’ın teorik dikkatinin önceliklerini, entelektüel ufkunu ve müdahalelerini yansıtan Amel Sorunsalı amelin içeriklerini, biçimlerini ve yapılarını yeniden düşünme fırsatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>