﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90292</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51774ad9-cdff-40e5-8b3d-5f13cfe29e9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizm Nasıl Sona Erecek ?</image:title>
            <image:caption>Çağdaş siyaset ve ekonomi uzmanı Wolfgang Streeck’e göre dünya değişmek üzere: İkinci Dünya Savaşı&apos;nın gölgesinde bir araya gelen demokrasi ile kapitalizm yavaş yavaş ayrılıyor. Bir zamanlar finans sektörünün aşırılıklarını kısıtlayan düzenleyici kurumlar çöktü ve Soğuk Savaş sonrası kapitalizmin nihai zaferinin ardından, piyasaların liberalleşmesini geri alabilecek hiçbir siyasi kurum yok. 
 
Kapitalizm artık kritik bir durumda. Büyüme yerini durgunluğa bıraktı; eşitsizlik istikrarsızlığa yol açtı ve para ekonomisine olan güven neredeyse tamamen ortadan kalktı. Dünya azalan büyüme, oligarşik yönetim, küçülen bir kamusal alan, kurumsal yozlaşma ve uluslararası anarşiyle tanımlanır hale geldi ve bu hastalıkların tedavisi yok. 
 
Peki, Kapitalizm Nasıl Sona Erecek? 
Bir patlamayla mı yoksa bir inlemeyle mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90293</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91545f17-90c7-489c-8a48-d309b06ec189.jpg</image:loc>
            <image:title>Enerji Tıbbı</image:title>
            <image:caption>Zihinlerin açılma ve bedenlerin iyileşme zamanı geldi. Okuyun, öğrenin ve içsel şifa becerilerinizi keşfedin.
-Dr. Bernie Siegel, Love, Medicine &amp; Miracles Adlı Kitabın Yazarı-
Donna Eden&apos;ın enerji tıbbına dair bu klasik rehberde yazar, okurlarına sağlığı ve refahı artırmak için bedenin enerji sistemleriyle nasıl çalışabileceklerini göstermektedir. Bu kitap, insanların beden enerjileri kullanıldığı takdirde nasıl: Direnç ve canlılığı artırdıklarını, Bağışıklık sistemini güçlendirdiklerini, Ağrı ve soğuk algınlığı, baş ağrıları gibi sıkça görülen şikâyetleri hafiflettiklerini, Hafıza ve zihni çalıştırdıklarını, Beş dakikalık günlük bir rutinle genel sağlığı ve ruh halini güçlendirdiklerini göstermektedir.
Son on yıl içinde Eden&apos;ın binlerce hasta ve öğrenciyle yaptığı çalışmalardan alınan kapsamlı güncellemelerle revize edilmiş bu baskı, yazardan bir önsöz ve ameliyat veya kemoterapi gibi agresif operasyonlar gerekli olduğunda bedeni korumak ve iyileştirmek için gerekli enerji tekniklerini konu alan bir bölüm içermektedir.
Donna Eden, enerji tıbbı adı verilen bu süratle genişleyen ve son derece önemli alanda en keyifli ve etkili öncülerden biridir. Enerji tıbbı üzerine bir klasik olan bu kitap merhamet, bütünlük ve bilgelikle çağlayan inanılmaz pratik bir rehberdir.
-Dr. Christiane Northup, Women&apos;s Bodies, Women&apos;s Wisdom ve The Wisdom of Menopause İsimli Kitabın Yazarı-
Donna Eden&apos;ın beden-enerji çalışması, belki de bu alanda gördüğün en zeki, kapsamlı ve etkili sistemdir.
-Profesör Jean Houston, The Possible Human Adlı Kitabın Yazarı-
En dik kafalı doktor bile bazı insanların bizi -ve bağışıklık sistemimizi- eskisinden daha iyi yapan
iyileştirici bir varlıkları olduğunu kabul edecektir. Donna Eden o ender şifacılardan biridir.
-Gloria Steinem-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90294</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e59bec0-2a14-4db6-859d-8cc82a3ce68e.jpg</image:loc>
            <image:title>Enneagram ile Kişilik Analizi</image:title>
            <image:caption>Enneagram, kişiliğinizin benlik nefsini terk edip nasıl daha büyük bir Nefse yönelebileceğimizi bize gösterir; böylece yaşamın kutsal gizeminin bilinçli katılımcısı olabiliriz. Aslında bu, Ruhun yaşamı demek olan her şeyin elde edilmesi amacı ile bir hiçin, yani kişiliğimizin terk edilmesi demektir. Bu yolda ilk adım, kişiliğimizin bilinçdışı emirlerini yerine getirmekten vazgeçmemiz için kendimizi gözlemlemeye istekli olmaktır.
Savunmasız hücremizin içinde bir esir gibiyiz. Kimse bizi buraya zorla sokmadı; ayrıca anahtarın içeride olduğunu da biliyoruz. Bu anahtarı bulabilirsek kapıyı açabilecek ve özgürlüğümüze kavuşabileceğiz. Ama acaba anahtar nerede?
İşte kadim sufi bilgeliğinin binlerce yıl ötesinden işaret ettiği kişilik tipleri:
Tarz Bir Reformcu, ilkeli, amaçlı ve kontrollü, kusursuzluk peşinde
Tarz İki Yardımcı, cömert, kendini göstermeyi seven, insanları memnun etmeye çalışan, baskı kuran
Tarz Üç Başaran, duruma uyan, hırslı, imaj meraklısı ve küstah
Tarz Dört Bireyci, canlı ifade gücü olan, etkileyici, rolamtik, saklayıcı ve değişken ruh halli
Tarz Beş Araştırmacı, yenilikçi, beyinsel, mesafeki ve kışkırtıcı
Tarz Altı Sadık, güvenilir, kendini adayan, savunmacı ve şüpheci
Tarz Yedi Hevesli, kendiliğinden davranan, çok yönlü, dikkati çabuk dağılan, aşırıya kaçabilen
Tarz Sekiz Meydan Okuyan, öz güven sahibi, kararlı, hükmedici ve yüzleşme eğilimli
Tarz Dokuz Barışçı, destekleyici, uyumlu, kopuk ve inatçı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90295</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf62b25a-492a-4886-bd2a-c57b6e2bc99d.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Bir İşadamına</image:title>
            <image:caption>İşadamlığını dürüstçe üçten alıp dürüstçe beşe satmak zannetme. Onu yapana esnaf derler.
İşadamlığı, ihtiyacı olan aptaldan aptalı oynayarak üçe alıp ihtiyacı olmayan aptala yine aptalı oynayarak beşe satmaktır. Buradaki hüner, üçten alıp beşe satmak değildir. Aptalı bir star kalitesinde oynayabilmektir.

İş dünyasında teorik bir ahlak geçerli olsaydı kimse sıfırdan zengin olamazdı. Zenginler de asla kaybetmezlerdi. Sınıflar arası geçişi sağlayan, pratik bir ahlaksızlıktır.

Kölelerin ve çocuklarının hakları olur. Efendilerin ve çocuklarının ise imtiyazları. Mülk edinme hakkı, veraset imtiyazı ve fırsat eşitliği

Bu üçünü bir arada yutturmak kolay değildir. Ne garip, eskiden insanları zorla köle yapardık. Şimdi seve seve geliyorlar. Kapitalizmin en göz kamaştırıcı başarısı budur.

Ruhunu sat. Hemen, bir an önce sat ve kurtul. Nerede ve nasıl mı satmalısın? Piyasa seni bulacak merak etme! Ondan sonrası daha kolaydır.

Sessiz bir yaz akşamı açık penceremden, yolda yürüyen Tarih&apos;in ayak seslerini duydum. Seks... Para... Seks... Para... diye adımlıyordu sokakları yapayalnız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90296</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f348c3f1-6110-47bc-8599-d88b5f5fd6d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Güce Karşı Kuvvet</image:title>
            <image:caption>Tahayyül edin - sormak istediğiniz herhangi bir soruya karşılık basit bir evet-veya-hayır cevabına erişiminiz olsaydı. Doğruluğu kanıtlanabilir bir cevap. Soru işareti kullanılmaksızın ifade edilmiş herhangi bir soru… Bir düşünün.Kontrolümüzde olan kuvvetler sayesinde yaşadığımızı zannederiz ama aslında kaynağı açığa çıkmamış, kontrol edemediğimiz bir güç tarafından yönetiliyoruz. Takip edeceğimiz yolları bir bir seçerken evren nefesini tutar çünkü hayatın özü olan evren son derece bilinçlidir. Her davranış, düşünce ve tercih daimi mozaiğe bir parça ekler; kararlarımız bilinç evreninde dalgalanarak herkesin hayatını etkiler.
&quot;Tanrı vergisi bir kitap… Yazdıklarınla sevinç, sevgi, ve şefkat saçıyorsun. Bu üçünün meyvası, senin de bildiğin gibi, huzurdur…&quot;
- Rahibe Teresa
&quot;… tam zamanında… bugün karşılaştığımız sorunları anlamak ve bu sorunlarla başa çıkmak için önemli bir destek.&quot;
- Lee Iacocca</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90297</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7446b0d-6a61-445e-a9c9-eb613b3350bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Kutsal Karanlığı</image:title>
            <image:caption>Harry Bosch, Dedektif Renée Ballard ile güçlerini birleştiriyor.

 Dedektif Renée Ballard, gece vardiyasında eski dosyaları karıştıran bir yabancıyla karşılaşır. Bu davetsiz misafir, rafa kaldırılmış bir vakada çalışan emekli dedektif Harry Bosch’tur. Ballard, Bosch’un şantaj kartlarını kontrol etmesine izin vermez, ancak merkezden ayrılmadan önce onun çözmeye çalıştığı faili meçhul cinayeti inceler ve bu vakaya derin bir empatiyle yaklaşır: 

Hollywood sokaklarında vahşice öldürülen ve bedeni bir çöp kutusuna bırakılan on beş yaşındaki Daisy Clayton vakası çözülememiştir. Ballard, Daisy’ye ne olduğunu öğrenmek ve katili adalete teslim etmek için Bosch ile güçlerini birleştirir. İki dedektif soruşturma boyunca zaman zaman sarsıntılar yaşasalar da birbirlerine güvenirler. Ancak vaka beklenmedik olaylarla tehlikeli bir hal aldığında bu ortaklık devam edebilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90298</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbb6e3d1-82b8-4b7f-8149-8ea3c9ac4069.jpg</image:loc>
            <image:title>Işığın Doğuşu</image:title>
            <image:caption>arbara Ann Brennan&apos;ın ilk çok-satan kitabı Işığın Elleri, onu dünyanın en yetenekli şifacı ve öğretmenlerinin arasına yerleştirdi. Şimdi, uzun zamandır bekleyen yeni çalışmasında, sağlık veya hastalık deneyimimizin kaynağı olan insan enerji alanına ya da auraya dair çarpıcı keşifler yapmayı sürdürmektedir. Ders ve uygulamalarındaki pek çok yeni gelişmeye odaklanan yazar, hem hasta hem de şifacı olarak en temel şifalı gücümüzü nasıl anlayabileceğimizi ve o güçle nasıl çalışabileceğimizi göstermektedir: insanlığımızın merkezinden yükselen ışıkla.
Şifacı, hasta ve diğer sağlık profesyonelleri arasında işbirlikçi bir çalışmayı teşvik eden eşsiz bir yaklaşımla Işığın Doğuşu, şifacının görsel, işitsel ve kinestetik olarak ne algıladığını ve her birimizin şifa sürecinin her aşamasına nasıl katılabileceğini açıklamaktadır. Holografi bilimine dayanan yeni bir şifa paradigmasından &quot;hara seviyesine&quot; ve &quot;çekirdek yıldıza&quot; dair anlatımlara kadar çok çeşitli araştırmalar sunan Işığın Doğuşu, çağımızın şifa uygulamalarına yepyeni bir boyut kazandırmaktadır.
Her birimizin nasıl kendimizi ve başkalarını iyileştirmek için içsel gücümüze erişebileceğimizi, Bir şifacı ile çalışan hastanın rehberini; bir şifacının tekniğinin ve amaçlarının, bir doktor veya terapistin teknik ve amaçlarından nasıl farklılık gösterdiğini ve bu profesyonellerin şifa vermek için en iyi nasıl işbirliği yapabileceklerini, Şifa sürecinin yedi katmanını; her seviyede ihtiyaçlarınızı nasıl karşılayacağınızı, artı kendi sağlık planınızı yaratmak için adım adım neler yapmanız gerektiğini, İlişkilerdeki enerji etkileşimlerine dair çarpıcı yeni bilgileri ve negatif kalıpları aşıp yakınımızdakilerle nasıl yeni, pozitif etkileşimler kurabileceğimizi, Şifa, yaratıcılık ve aşkınlık arasındaki yaşamsal bağlantıyı ve çok daha fazlasını öğreneceksiniz. Vaka çalışmaları, egzersizler ve hem siyah-beyaz hem de renkli görsellerle Işığın Doğuşu şifaya, bütünlüğe ve bilince giden yepyeni bir yol sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90299</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eb7fdf2-b440-45a9-b63c-7dc1ce5371d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Işığın Elleri : İnsan Enerji Alanıyla Şifa Rehberi</image:title>
            <image:caption>“Barbara Brennan’ın çalışması zihin açıyor. Hastalığın oynadığı rol ve sağlığa nasıl ulaşıldığıyla ilgili kavramları kesinlikle benim tecrübelerimle birebir örtüşüyor.”
- Dr. Bernie S. Siegel / Love, Medicine and Miracles adlı kitabın yazarı
Barbara Ann Brennan, bir fizikçinin netliği, on beş yılı aşkın bir süredir 5,000 danışan ve öğrenciyi gözlemleme tecrübesi, yetenekli bir şifacının merhametiyle mutluluğu, sağlığı ve potansiyellerini arayan insanlar için var olan ilk kapsamlı İnsan Enerji Alanı çalışmasını sunmaktadır. Fiziksel bedenlerimiz, sağlık ve hastalık dahil gerçeklik tecrübemizi yaratmamızı sağlayan araç olan daha büyük bir “bedenin”, bir İnsan Enerji Alanı’nın ya da aurasının içinde var olmaktadır. Kendimiz iyileştirme gücüne bu enerji alanı sayesinde sahip oluruz. Bilim insanları tarafından yakın zamanda doğrulanan, ama şifacı ve mistiklerin uzun zamandır bildikleri bu enerji bedeni, tüm hastalıkların başlangıç noktasıdır. Burada en güçlü ve engin insan etkileşimlerimiz iyileşir, tüm fizyolojik ve duygusal rahatsızlıkların habercisi ve şifacısıdır. Işığın Elleri sizi yeni bir bütünlüğe götüren rehberinizdir.
Kitap size:
Sağlıkta, ilişkilerde ve hastalıklarda insan için yeni bir paradigma,
İnsan Enerji Alanı’nın nasıl göründüğüne, işlev gösterdiğine, bozulduğuna, iyileştiğine ve arkadaş ve eşlerle nasıl etkileşim kurduğuna dair bir anlayış,
Auraları görme ve yorumlama becerisinde eğitim,
Hayatın tüm alanlarından farklı, çeşitli hastalıklara sahip insanların tıbbi olarak doğrulanmış iyileşme hikayeleri,
Kendi kendini ve başkalarını iyileştirmek için yollar,
Ve yazarın, bize büyüme, cesaret ve engin bilinç olasılıkları için bir model sunan kişisel ve merak uyandıran yaşam hikayesini sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90300</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/117c968b-037f-4130-b630-584b6542070a.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Estetik Halleri</image:title>
            <image:caption>“Bir kez aşka ulaşanın yitirecek zerresi kalmaz ruhundan başka. İçindeki üstün değere erişme arzusunu keşfeden, aşkın çılgınlığa yönelten kışkırtıcılığından asla vazgeçemez! 
Aşkın derinliği, yaşamın yüzeyselliğine karşı bir isyandır. Çağına tanıklık eden bir başkaldırıya dönüşür, akabinde de efsaneleşir. 
Aşka düşmeyegör Diotima, tenini okşayan samyeli gibi zambaklara bile parmak uçlarınla dokunursun. İşte bu hal, yaratmanın anlamını kavrayan sanatçının hoş görülen çılgınlığı kadar içsel ve doğaldır.” 
  Ümit Yaşar Gözüm, Aşkın Estetik Halleri adlı kitabında yaşadığımız kadim topraklardaki büyük uygarlıkların aşka dair bıraktığı izleri takip ediyor. Mitolojinin başladığı, kadının kut aldığı, insanlığa binlerce tanrı ve tanrıça armağan eden bu bereketli coğrafyanın içinde geçen bir yolculuk hikâyesi… Gözüm, aşka ve sevgiye dair birbirini tamamlayan, sanatsal bir dille kaleme aldığı özgün ve akıcı denemeleri felsefenin metodolojisine dayandırıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90301</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e652159-bdb1-46cd-a12f-fd7d1c0b7ff3.jpg</image:loc>
            <image:title>Pembe Gül Aslan</image:title>
            <image:caption>Kelimeler 
şiirlerinizin satırlarında 
özgürce dolaşamıyorsa; 
Özgür düşünüp 
özgür yaşamıyorsunuz 
demektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90302</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2ceb4bc-5f10-4052-8e8d-9776e778232f.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğaç Han / Dede Korkut Romanları / 2</image:title>
            <image:caption>“Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, 
Dede Korkut’u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar.” 
- Ord. Prof. M. Fuat KÖPRÜLÜ 
  “Dede Korkut Romanları” serisinin ikinci kitabı “Boğaç Han”, Oğuzların kudretli bir beyi olan Dirse Han’ın herkesçe alaya alınan, horlanan oğlu için duyduğu üzüntüyle başlar. Hanlar hanı Bayındır Han, yakında bir şölen verecektir ve Dirse Han, oraya gidince oğlu sebebiyle diğerleri tarafından küçümseneceğini, onların eğlence konusu olacağını düşünmektedir. 
Boğaç Han ise sabahtan akşama kadar obanın çocuklarıyla aşık oynayıp gününü gün etse de aslında babasının kendisinden utandığının farkındadır. Babasını yaşadığı utançtan kurtarmak ve kendi yiğitliğini ispatlamak için bir akşam evinden ayrılır ve alın yazısının peşine düşer. 
Ufuk Tufan bu kitapta Boğaç Han’ın; aşağılanma ve dışlanma ile geçirdiği ızdırap dolu yıllarının ardından, kâh amansız bir boğayla güreşe tutuştuğu kâh babasını kurtarmak için kâfirlerle cenk ettiği kahramanlıklarını, onun Oğuz Türklerinin en güçlü yiğitlerinden birine dönüşme hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90303</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28f8c8b5-7cf3-45a7-8aa5-948528bdaa88.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Makamı</image:title>
            <image:caption>Bu böyledir: Bizler insan doğmayız, sonradan insan oluruz. Beşeriyetten insaniyet mertebesine çıkmak bir çabanın ve en nihayetinde de bir lütfun sonucudur. Beşer mütemadiyen yükselmek ve insaniyet makamına çıkmak için çabalar aslında, fıtrat bunu ister çünkü. Bunun yanında dünya ve içindekiler de insanı aşağı çekmek için tüm imkânlarını seferber eder. Hevâ ve heves, nefis ve şeytan, mal ve mülk, tûl-i emel, şehvet, servet, şöhret… Bunların tümü insan olmanın ve o makamda kalmanın önünde birer engel, aşılması gerekli olan birer mâniadır. Bunları aşmadan, onlarla mücadeleyi sürdürmeden insan olabilmek ve kalabilmek mümkün değildir. 
Bunları aşmak kolay mı peki? Değil elbette. Nefes alıp verdiğimiz sürece devam edecek bu mücadele. Gerçi her seferinde, şu tepeyi de aştık mı düzlüğe çıkacağımızı ümit ediyoruz ama bitmiyor bir türlü tepeler, bitmeyecek. İmtihan dünyası burası, burada düzlük yok. Aştığımız her tepeden sonra yeni tepeler, yeni tepeler bekliyor bizi. Son nefesi vermeden de bitmeyecek bu savaş. 
Ya sonrası peki? Sonrası da öncesi de Allah kerim. Allah kerim ve rahîm.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90304</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69d766f3-b6c8-42f8-8dd1-a5f98ef7d945.jpg</image:loc>
            <image:title>Pembe Gül Gizem</image:title>
            <image:caption>Kelimeler 
şiirlerinizin satırlarında 
özgürce dolaşamıyorsa; 
Özgür düşünüp 
özgür yaşamıyorsunuz 
demektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90305</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e24c4ffd-1ede-42f3-9bcb-18cfd40b70a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes İçin Siyer - Medine Dönemi 2.Cilt</image:title>
            <image:caption>Peygamber (s.a.v.) sevdalısı ve şairi olan Hassân b. Sâbit’e (r.a.), “Muhammed’i övecek bir şiir oku!” dediklerinde, “Ben sözlerimle Muhammed’i (s.a.v.) övemem, bilakis Muhammed (s.a.v.) ile sözlerimi güzelleştirmiş olurum,” demiştir. 
İşte Herkes İçin Siyer’in amacı, Efendimiz’in (s.a.v.) o bereketli ömrüne yapacağımız yolculukla güzelleşmek, onun hayatından kendi hayatımıza güzel hasletler aktarabilmektir… 
Bu kitapla umuyoruz ki Allah Resûlü (s.a.v.) hayatımızın her alanına dokunacak ve hiçbir yer kalmayacak ki onun eli değmemiş, onun sesi, onun sedası işitilmemiş olsun. Çünkü biliyoruz ki yitik dünyamız ancak onunla anlam kazanabilir. Daralan ufuklarımız ancak onunla genişleyebilir. Sahâbeye hasret kalan yüreklerimiz ancak onun zamanlar ve zeminler üstü mesajlarıyla bir karşılık bulabilir. 
Bundan dolayı siyer her ne kadar bir insanın, bir beşerin hayatı olsa da, aslında bütün bir beşeriyetin hayatıdır. Çünkü kim olursa olsun, herkese söylenmiş bir söz vardır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90306</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd834475-eadc-4117-83a1-73e338195738.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısmet</image:title>
            <image:caption>Niyet ettiğin her konuda kısmetini açacak, eşi benzeri olmayan, gelmiş geçmiş en etkili uygulama ve formüller. 
BİLİNÇALTI * TILSIM * ŞİFRELER * TELKİN SIRLAR * DUA * GİZEMLER * RİTÜEL 
 Bu kitap sadece sahibine aittir ve ona sahip olan kişi için güçlü bir etkiyle çalışır. Kitabı aldıktan ve uygulamaya başladıktan kısa süre sonra sahibinin enerjisine uyumlanır. Kitap, kendi esrarengiz enerjisini de sahibine geçirir. 
Bu kitap, bir sırlar kitabıdır ve gizemlerle doludur. KISMET, sahibinin dileklerini gerçek yapmak için gerekli birçok sıra dışı şifre ve kodu içerir. Kısmet, yolu bilir. Hiç yolu yoksa bile, o bir yol açar. Kısmetine açılan kapının tüm gizemli şifrelerini girerek, dileklerini gerçek yapmaya ve yeni bir hayata şimdi hazırsın. KISMET, SENİN YERİNİ BİLİYOR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90307</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f2d00d1-5d7b-41f8-900d-76e6e4d91210.jpg</image:loc>
            <image:title>Korona Günlerinde Düş Bahçesi</image:title>
            <image:caption>Düş Bahçesi; sadece korona günlerinde kaybedilenleri değil, aynı zamanda daha güzel ve sağlıklı bir dünyada yaşama isteğinin ön planda olduğu bir hikâye. 
Oyun ve merakın ön planda yer aldığı sayfalarda incelikli mesajlara da yer veriliyor. Dilem’in düşünde gezinirken, çevreci bir kurgunun içinde buluyorsunuz kendinizi. 

Düş Bahçe’sini okurken, kendi çocukluğumuzda ya da unuttuğumuzu sandığımız bir anıyı ortaya çıkardığını görüyorsunuz. Aynı zamanda sözcükleri ve kurgusunun yanında, renkli görselleri ile de etkileyici bir bütünlük sağlıyor. Sözsüz sayfaları bile okuyucusuna bir hediye sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90308</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2a3a74b-81d2-4984-a3f5-9444eb805d77.jpg</image:loc>
            <image:title>Korona Günlerinde Yol Ayrımı</image:title>
            <image:caption>Sadece yetişkin olunca değil, hayatımızın her döneminde karşılaşırız yol ayrımlarıyla... 
Çocukken de seçeceğimiz birçok yol vardır. En doğrusunu seçebilme yeteneğine daha çocukken erişebilmek kadar büyük hazine olamaz diye düşünüyorum. Elinizde tuttuğunuz bu kitap, yetişkinler olarak çocuklarımıza en faydalı yolları seçebilme bilincini nasıl aşılayacağımızı gösteriyor. Çocuklara da bu süreçte seçtikleri yollarda nasıl sonuçlarla karşılaşabileceklerini öğretiyor. Hepimizin öğreneceği şeyler var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90309</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f035127b-9fc7-4b03-a28a-2f2eb788bac9.jpg</image:loc>
            <image:title>Akrebin Gözleri Koyu Karanlık</image:title>
            <image:caption>Yaralarının en ince sızısında 
Yürek çırpıntılarınla gözlerinde kırmızı bir karanfil açmışsa ne olduğunu bilmeden 
Tek başına yengeç dümenini kıramamışsan karanlık bir dehlizde 
Uluyorsa kurtlar başka bir geceye gel-geç ormanında dişlerini göstermeden 
Çakalların tangosunda balçığa bulanırsın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90310</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b626e8d1-ff13-4aae-883e-a16894f21335.jpg</image:loc>
            <image:title>Vuslata Mektuplar</image:title>
            <image:caption>“Hayatımızda çok büyük yeri olan mektupları teknolojik haberleşmenin hızlı gelişmesi yok etmeye başlamış olsa bile yerini hiçbir şey doldurmuyor. Edebiyatın güzel türlerinden biri olan mektup metinleri sonsuza kadar var olacaktır. 
Mektup yazılırken; yazar birebir kendi hayatından alıntılarını, müthiş kurgularını, soyut düşüncelerini ve duygusal zekasını mükemmel harmanlayıp, herkesin kendisine bir şeyler bulacağı mektupları yazıp boşluğa bırakıvermiş! 
Okuduğunuzda eski sevdaların aşkların saflığı burcu burcu içinize işlerken duygu yüklü o müthiş kelimeler bir müziğin ritmi gibi gönül telinizi çalacaktır...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90311</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1173c634-7968-46ec-be19-237150b0e479.jpg</image:loc>
            <image:title>6. Nesil</image:title>
            <image:caption>“Sular çekildikten sonra hayatta kalanlar hep birlikte yaşam mücadelesi vermeye başladı. Adonya’nın bazı alçak kesimleri ise tamamen su altında kalıp yok olmuştu. Artık insanlar arasındaki ayrım ortadan kalkmıştı eskiden köle olanlar ve onlara bunu layık gören efendileri hayatta kalmak için eşit şartlardaydı ve hayatta kalabilmek için zaman zaman birbirlerine yardım içindeydiler. Bu hayatta kalanlar ta ki yüz seksen yıl önce Tangor’un gezegeninize gönderdiği elektromanyetik dalgalara kadar süren insanlığın beşinci neslini oluşturdu. O dalgalara rağmen hayatta kalıp yepyeni bir medeniyet kuran diğer insanların dışladığı, hor gördüğü toplum içine dahi almadığı otizmli denilen insanlar ise masumiyet çağını başlatıp altıncı neslin temelini oluşturdu…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90313</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3481de37-cbfd-4076-a74f-01287577045f.jpg</image:loc>
            <image:title>Masumiyetin İçin Savaş</image:title>
            <image:caption>Miranda Wood evine döndüğünde eski sevgilisi ve patronu Richard’ı yatağında öldürülmüş bulur. Bütün kanıtlar genç kadının aleyhindedir ve suçsuzluğunu ispatlayabilmek için önünde çok az bir zaman vardır. 
Yerel bir gazetenin sahibi olan Richard’ın sanılandan fazla düşmanı olduğunu keşfetmek Miranda’yı şaşırtsa da takip edebileceği yepyeni ipuçlarına ulaşır. Araştırması derinleştikçe bu işin düşündüğünden çok daha kapsamlı ve karmaşık olduğunu anlar. Üstelik artık peşinde onu öldürmek isteyen birileri de vardır. 
Kendini bir ölüm kalım savaşının içinde bulan Miranda’nın ne pahasına olursa olsun gerçeği ortaya çıkarmaktan başka yolu kalmamıştır. 
Uluslararası çok satan romanların yazarı Tess Gerritsen büyük bir ustalıkla, tempoyu hiç düşürmeden okurunu sürprizlerle dolu heyecanlı ve romantik bir maceraya çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90314</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bff6c7ee-ded0-46ab-b861-a735fbe3d7a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Adalet Ve Toplum</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı neden yazdım? 
Ormanda tek başımıza yaşamadığımıza göre yaşantımızı düzene koymak ve huzur içinde bir düzen kurmamız gerekiyor. İnsanların birbirinin hakkını gasp etmesinin ve birbirine zarar vermesinin önüne geçmenin tek formülü makul bir hukuk sistemi kurmaktır. Peki iyi hukuk sistemi nasıl kurulur, her hukuk sistemi insanlara huzur ve güven tesis edebilir mi? Sözde değil gerçek bir fonksiyon ihtiva edecek olan bir hukuk sistemi nasıl kurulur? Adalet olmadığında başımıza neler gelebilir? 
Bugün bizler için iyi olup başkaları için kötü olan sistem yarın tersine işleyebilir. Bunun önüne nasıl geçmeliyiz? Hukukun bıraktığı boşluğu ahlak ve vicdan doldurabilir mi? Yahut doldurması için neler yapılmalıdır? Hukuk öncelikle namuslu insanlar için mi gereklidir yoksa namussuzlar için mi? Hukuk ve adaletin tesisinde halkın rolü ne olmalıdır? Halkın adalet talebinin bir önemi var mıdır? Olayların farkına varmanın adaletin rotasına bir etkisi olur mu? İşte kitabı bu soruların cevabını aramak için kaleme aldım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90315</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35fccd12-ca6b-4d7f-b1c4-a77ab844e789.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Hizmetinde 45 Yıl</image:title>
            <image:caption>Bu armağan kitap, Türk Ordusu&apos;nda ve Üniversitelerinde Türk dünyasının ve milletinin varlığının korunması ve sürdürülmesi yolunda vermiş olduğu 45 yıllık özverili resmi devlet hizmetinin sona ermesi vesilesiyle, Prof. Dr. Cemalettin Taşkıran&apos;a, Türkiye Cumhuriyeti Devleti&apos;ne, aziz Türk Milleti&apos;ne ve Türk dünyasına birbirinden değerli katkılarından ötürü mütevazı bir teşekkür mahiyetinde sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90316</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16e73fe7-4fdf-474c-8c77-0f8532aaf1ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahkahayı Patlatın</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, mizah ve hiciv türünde yazılmış eğlenceli bir eserdir. Yazar, toplumdaki olayları, tanınmış kişileri ve gündelik hayatın ilginç yönlerini esprili bir dille ele alır. Okuyucuya hem düşündüren hem de güldüren kısa yazılar ve mizahi anlatımlar sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90317</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65aed229-c8e9-4552-b8f3-266f28b2bd61.jpg</image:loc>
            <image:title>How Did We Up Here</image:title>
            <image:caption>The columns in this volume are chronicles of the transformation of the Middle East order from a Japanese point of view in a peculiar moment of history when the humankind has been experiencing a great transformation and turning points. 
 
The book is going to be a searchlight which light the path of the international politics in the Middle East and East Asia, in which a steady change is going on and accelerated under the dark night of COVID-19 pandemic. 
 
Satoshi Ikeuchi is Professor of Religion and Global Security at the Research Center for Advanced Science and Technology (RCAST) of the University of Tokyo. He specializes in the Middle East politics and organizes the RCAST Open Laboratory for Emergence Strategies which is the meeting point of research on the international and regional studies.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90318</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6be692da-e44c-4ecf-9d88-5cca33a669c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Onkolojide Çocuk Beslenmesi Ve Yemek Tarifleri</image:title>
            <image:caption>Doğru ve yeterli beslenme, kanser tedavisi sürecinin önemli bir unsurudur. Beslenmenin iyi yapılabildiği hastalarda, yan etkilerin daha az görüldüğü, tedavi başarısının daha yüksek olduğu bilinmektedir. Gelişmiş tıbbi tekniklerle birlikte beslenmenin de aynı ciddiyet ve titizlikle sürdürülmesi sonuçları daha üstün kılmaktadır. 
 
Çocuklar aynı zamanda büyüyen ve gelişen varlıklar oldukları için, yeterli ve doğru beslenme özellikle pediatrik onkoloji tedavilerinin ayrılmaz bir parçası olmalıdır. 
 
Bu kitapta onkoloji servisinde tedavi gören çocuklarımız için ebeveynlere yol göstermeyi ve destek olmayı amaçlayan bilgilerle birlikte tedavilere ve yan etkilerine göre uygulanabilir yemek tariflerini bir arada bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90319</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53b12132-04d1-47e2-be3a-fb42b333f078.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimar Sinan - Yaptığın İşi Gönlünde Hissedersen, Irmaklar Çağlar İçinde</image:title>
            <image:caption>“Geçti bu demde cihandan Pir-i Mimaran Sinan.” 
Osmanlı mimarisini zirveye taşımış, kubbe sanatında henüz aşılamamış bir dehaya sahip, hayal gücüyle çığır açmış ve kendi tarzını oluşturmayı başarabilmiş bir dehadır Mimar Sinan. 
Allah aşkı, ahiret bilinci ve hayra vesile olmanın yüceliğini ilke edinen, sahip olduğu her şeyi insanlığın hizmetine sunmaktan çekinmeyen, aynı zamanda bir eğitim gönüllüsü, bir büyük usta ve bir bilge kişidir. Dünyanın dört bir yanından uzmanı, eserlerindeki mimari işçiliğine hayran bırakmayı başarabilmiş ve kişiliği ile de tüm insanlık adına örnek bir karakter sergilemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90320</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00cf265c-da6e-4208-a959-4eba7312affb.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Maddede Doğu Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Ünal Ersözlü bu kitapta felsefenin bir düşünce sistemi olarak Doğu’dan yükselişine ışık tutuyor, Doğu felsefesinin satır başlarını önemli alıntılarla ve derin bir araştırma merceğinden geçirerek okuyucuya sunuyor. Hint felsefesinden Buda’ya, Konfüçyüs’ten Tao felsefesine, antik Mısır felsefesinden Zerdüşt felsefeye; tasavvuf ve Doğu felsefesi arasındaki benzerliklere, sufi ile keşişin kesişen yollarına, ezeli hikmetten kadim felsefeye kadar Doğu felsefesine dair her şey 50 maddede bu kitapta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90321</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef427857-bad3-40e7-973e-5ef38aeb3efd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ergenlik ya da Merhaba Hüzün</image:title>
            <image:caption>İnsan yaşamının ilk dönüşümü fetüsten bebekliğe geçiş olan doğumdur, ikinci dönüşüm çocukluktan erişkinliğe geçiş olan ergenliktir. Son dönüşüm ise canlı olma halinden cansızlığa geçiş olan ölümdür. Sonun başlangıcı doğumdur, ancak sonun başlangıcının farkına varılması ergenlikte olur. Öyleyse ergenlik bir son-başlangıç olmanın zıtlığı ve tuhaflığıyla, ikinci doğum olarak, bireyi biricik ölümüne hazırlayan ve kabullenmesini sağlayan bir süreç olacaktır. 
 
İstanbul Psikanaliz Derneği’nin kurucu başkanı ve Türkiye’de psikanalizi kurumsal-laştıran sayılı isimlerden biri olan Talat Parman’ın 90’lı yıllarda kaleme aldığı bu ya­zılar, cinsellikten aşka, aile ilişkilerinden beden patolojilerine uzanan bir yelpazede, “normali” ya da “hakikati” arayan ergenin uzun ve zorlu yolculuğuna eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90322</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a8a81fd-a926-40ca-8fb3-3c3d831598cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Almanya Mektupları</image:title>
            <image:caption>Halit Ziya’nın 1915’te Peşte, Viyana, Münih, Nürnberg, Leipzig, Berlin, Hamburg, Hannover, Frankfurt, Heidelberg, Bremen gibi kentlerde 84 gün süren yolculuğu boyunca günlük gibi yazdığı kırk mektuptan oluşuyor Almanya Mektupları. Tanîn gazetesindeki yayımı 59 sayı süren mektuplar Halit Ziya’nın izlenimlerinden, gözlem ve incelemelerinden çıkardığı sonuçlarla, duygu ve düşünceleriyle dolu. Özgür İldeş’in çeviri yazısıyla ilk kez kitap halinde yayımlanan mektuplarda yazarın dili ve yazım biçimi korundu. Gezilen yerlerin o zamanki fotoğraflarıyla, kapsamlı sözlüğüyle, kişi ve yer adları dizinleriyle Halit Ziya külliyatının önemli bir eksiği tamamlandı. Çöküş, dağılış ve savaş döneminde seçkin bir Osmanlı aydınının Avrupa’daki modern yaşamdan nasıl etkilendiğini gösteren, her bakımdan değerli bir kitap Almanya Mektupları. 
 
“Ne zaman güzel bir oyuncak görse çocuklarını düşünen bir baba hissiyle bütün görülen şeylerden sonra hayâlimin memleketime akan bir cereyânı var. Bu gâyet tabiîdir. Sack Çiftliği’nde de hep Anadolu’nun işleyecek kollara muntazır bî-enhâ topraklarını düşündüm; ve hep oraya bu cihazlardan, o bizzat müteharrik ve faal anbarlardan, samanlıklardan koydum; sonra hepsini birden bir nefh-i ümîd üfürerek bu çarhı döndürdüm; ve fakir Anadolu’nun üstüne bir altın yağmuru yağdırdım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90323</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28d8b2ca-50ad-4c59-a520-294917c8e6e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Günlükler (1956-1966) Ekrem Alican</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Ekrem Alican’ın 1956-1966 yılları arasında tuttuğu günlüklerinden oluş­maktadır. Politikaya Demokrat Parti saflarında başlayan, Menderes’in baskıcı politi­kalarına karşı çıkarak DP’den ayrılıp Hürriyet Partisi’ni ve daha sonra Yeni Türkiye Partisi’ni kurup Maliye Bakanlığı, başbakanlık yardımcılığı yapan Alican Çok Parti­li Türk siyasi hayatının ilginç kişilerinden biridir. Askeri darbeler, darbe girişimleri, seçim ittifakları, koalisyonlarla dolu çalkantılı bir dönemde siyaset yapmış ilkeli bir siyasetçinin her ne pahasına olursa olsun inandığı fikirlerden taviz vermeden nasıl mücadele ettiğini bu günlükte okuyacaksınız. 
Konuşmam geçen sene olduğu gibi Demokrat Parti Meclis Grubu tarafından büyük bir alaka ile dinleniyordu. Konuşmamın başında bütçe hakkındaki görüşlerimi, denk bütçe, bütçede samimiyet ve tasarruf kaidelerine riayet mevzuundaki tatbikatı gözden geçiriyor, iktisadi faaliyetlerimizi tetkike girişiyordum. Bu bahsin başında da Demok­rat Parti iktidarının son günlerde iktisadi faaliyetlerin demokratik bir rejim içerisinde gelişemeyeceği yolunda bazı iddialara giriştiğini, bu fikrin tamamen hatalı olduğunu, Hürriyet Partisi Meclis Grubu’nun kanaatine göre, hakiki iktisadi kalkınma hareketi­nin hürriyet ve demokrasi rejimleri içerisinde gelişebileceklerini ifade ediyordum. Bu arada, son zamanlarda evvela iktisadi kalkınma sonra hürriyet diyen gayrimesul par­tizan şahısların seslerini duymaya başladığımıza işaret ederek: “Dünyanın geçirdiği asırlar boyu tecrübeler göstermiştir ki; çeşitli diyarlarda evvela iktisadi kalkınma sonra hürriyet diyerek, istibdat zihniyetinin uşaklığını yapanlar, büyük suiistimal şebeke­lerinin, büyük menfaat gruplarının bedbaht alet veya ortakları oldukları hakikatini, hiçbir zaman, gizlemek imkânını bulamamışlardı” diyordum. 
 
İktidar bu suretle Meclis’te muazzam bir darbe yedi. Ertesi gün gazeteler hadiseden uzun uzun bahsettiler. İhtilaf mevzuu cümle bütün gazetelerde yer aldı. Bu suretle ik­tidarın taktiği kendi aleyhine işledi. Bizim gruptan Cemal Köprülü, Halk Partisi’nden Turgut Göle bana gelip, konuşmamın siyasi hayatımızda bir dönüm noktası olacağını, fevkalade bir hareket olduğunu ifade ettiler. Adnan Bey ve hükümeti muazzam bir tokat yemişti. Ertesi sabah saat 10’da Meclis’e geldik. Bütçe komisyonu sözcüsü Sebati Ataman alelacele hazırlanmış ve bana cevap vermek üzere kürsüye çıkmıştı. Bütçede denklik, samimiyet, tasarruf mevzularındaki sözlerime güya cevaplar verdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90324</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/857203e8-187c-4bfd-b3db-a679b112c63a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Değil Kiti – Banyo Zamanı</image:title>
            <image:caption>Kiti’nin banyo yapmaya ihtiyacı var. Ama söylemesi kolay. SUDAN NEFRET EDEN kedilerle dolu bir evde gel de banyo yap bakalım! Sonunda kediler tüm CESARETLERİNİ toplayıp, harap konağın eski ve tozlu banyosunun kapısını açınca, Kiti banyo yapmanın o kadar da kötü bir şey olmadığını anlıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90325</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c58ac1d3-b098-462e-a8b4-2a97416e213d.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Yere Lazım Küçük Ayı Zımzım</image:title>
            <image:caption>Her Yere Lazım Küçük Ayı Zımzım, Birinci Sınıf’taki kız erkek bütün öğrencilerin arkadaşıdır. 
Her hafta sonu çocuklardan biri onu evine alır. Ama bir gün Küçük Zımzım düştü sırt çantasından sulara Ve çok büyük bir maceraya atıldı tek başına.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90326</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/945dd22b-ae3a-4754-9a5f-72c1e7be636e.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem de Çocukmuş</image:title>
            <image:caption>Sen hiç beştaş oynadın mı? Ya da körebe? Veya istop? 
Evde çok sıkılan Leyla, tam tabletini açıp çizgi film izleyeceği sırada, 
annesi eski sandığını açar ve içinden siyah beyaz fotoğraflar çıkarır. 
Fotoğraflarda Leyla’nın daha önce hiç duymadığı, oynamadığı oyunlar vardır. Annesi de anlatır bu oyunları bir bir… 
Ama Leyla sadece yeni oyunlar öğrenmekle kalmaz, 
başka bir sırrı daha çözer!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90327</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/086b6368-6f96-4f82-a35c-3d076cf9071a.jpg</image:loc>
            <image:title>Pek Ürkütücü Olmayan Ayı</image:title>
            <image:caption>Ürkütücü Ayı her gün ormanda dolanır durur Korkutacak hayvan arar bulur. Her gece öyle bir gürler ki Zavallı ağaçların yaprakları zangır zangır titrer Sanki deprem olmuş gibi. 
Ama unutma, her şey göründüğü gibi değildir. Ürkütücü Ayı’nın bir sırrı var, acaba nedir? 
Pek Ürkütücü Olmayan Ayı, hayal kırıklıkları, arkadaşlık ve ürkütücü veya değil kendin olmakla ilgili çok sevimli bir masal.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90328</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4047b8e2-d4e3-4fdb-bbc7-685391c80882.jpg</image:loc>
            <image:title>Pek Sessiz Olmayan Fare</image:title>
            <image:caption>Pek Sessiz Olmayan Fare’nin çok güçlü bir sesi vardı ve yüksek sesle kitap okumayı çok seviyordu. Ancak arkadaşları onun bu huyundan hiç hoşlanmıyorlardı. Sonunda herkesi mutlu edecek bir çözüm bulundu, ama sonuç hiç de beklendiği gibi olmamıştı. 
Merakla okunacak, harika bir öykü!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90329</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b50da64f-6854-4459-bd4a-93159f48fe6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıcak Bir Yuva</image:title>
            <image:caption>Evlat edinen bir baba tarafından yazılan SICAK BİR YUVA, evlat edinme sürecine çocuğun gözünden bakarak, hassas ve doğru bir tablo çiziyor ve küçük çocukların evlat edinme kavramını anlamasına yardımcı oluyor. 
Evlat edinilen her çocuğun iyileşmesi ve gelişmesi için, bu yolculuğun anlaşılır bir hikâyesi olması ve bu hikâyenin ilk fırsatta, yaşına uygun bir şekilde anlatılması gerekir. Dr. Meryl Forse, Klinik Psikolog 
Evlat edinmiş aileler olarak, geçmiş ve şimdiki zaman arasında ince bir çizgide yürürüz. Küçük çocuklarının yeni bir ailenin parçası olmayı kabullenmelerine yardımcı olmak isteyen herkes, bu öyküyü onlarla paylaşmaktan keyif alacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90330</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48db74fa-4ccb-4d59-982b-d7e8196ed7bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahil Gezisi</image:title>
            <image:caption>Bugün büyük gün - Pamuk yardım almadan sörf yapacak!  
En azından sahibi böyle düşünüyor. Pamuk pek emin değil. Bu unutulmaz sahil macerasında kocaman bir kumdan kale, öğle yemeğinde kızarmış balık ve patates, bir sürü tekne ve harika dalgalar sizi bekliyor. 
AVUSTRALYA SAHİLLERİNİN EŞSİZ GÜZELLİĞİ, OKYANUSUN GÖZ ALICILIĞI VE KENDİ YOLUNU BULMAK HAKKINDA BİR ÖYKÜ.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90331</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b916eef4-a29c-4988-8fb5-1ea12e78f26d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürpriz Konuk</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar küçük bir balıkçı vardı. Büyük, masmavi denizin ortasında Kayalık küçük bir adada yaşardı. Kovaları balıkla dolup taşıyordu Ama onları paylaşacak kimsesi yoktu. Günlerden bir gün, çok ama çok BÜYÜK bir SÜRPRIZ konuk dayandı kapısına... 
Bu harika resimli kitap, arkadaşlık, paylaşım ve denizlerimizdeki canlılara özen göstermek hakkında sıcacık bir öykü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90332</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04984d6a-419e-4257-a4bf-77b05e435496.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhaba, Arkadaşım!</image:title>
            <image:caption>Arkadaşımla birlikte oynamayı çok seviyorum. Oyuncaklarımı onunla paylaşmayı ve birlikte bisiklete binmeyi seviyorum. Eve gidince arkadaşımı çok özlüyorum. Acaba o da beni özlüyor mudur? 
Heves, empati ve ilk arkadaşlık hakkında kalbinizi ısıtacak bir öykü. 
“Cobb’un çizimleri, çocukluğun neşesini yakalıyor” The Sunday Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90333</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99008130-893b-45e7-ba8e-d57d9a773620.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedemin Oyuncakları</image:title>
            <image:caption>Karşınızda Ece! Heyecanlı, inatçı ve meraklı… 
Ece’nin öyle bir dedesi var ki bildiğiniz yetişkinlere hiç benzemez. Büyümüş, büyümüş ama oyun oynamaktan vazgeçmemiş. Ece’yi şaşırtmaya ve ona çılgın sürprizler yapmaya bayılır. 
Dedesinin Ece’ye yine bir sürprizi var. Bu sefer de “Seni çocukluğuma götüreceğim,” dedi. Ece çok heyecanlandı. Bu, zamanda yolculuk demekti! 
Peki ama nasıl? İşte bu sorunun cevabı kitapta gizli. İstanbul Oyuncak Müzesi’nin koridorlarında macera dolu bir yolculuğa hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90334</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1630fd5b-ae5b-49bb-9b70-378754909ddc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayırıcı Marka Varlıkları İnşa Etmek</image:title>
            <image:caption>Bir markanız varsa bu kitabın size söyleyecekleri var! 
Pazarlama dünyasında her şey çok hızlı değişiyor. Ancak markanızın kimliğini gelecekteki değişimlere dirençli kılmak istiyorsanız bu kitapta göz atabileceğiniz çok sayıda ipucu var. Bu kitap, markanızın ayırıcı varlıklarını inşa etmede ve devamlılığını sağlamada uzun dönemli bir strateji oluşturmanıza yardımcı olarak size bir yol haritası sunacak. 
Markanızı iyileştirin! 
Hangi stratejileri benimseyerek eyleme geçmenin sizi bir adım daha öne çıkaracağını keşfedin. Elbette hangi stratejilerin işe yaramayacağını da! Markanız için fırsatları yakalamaya çalışırken sizi mayın tarlalarına çıkaran yollardan nasıl kurtulabileceğinizi fark edin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90335</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/764c9491-692d-41cc-a6c9-dee6cc1ce75b.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Okula</image:title>
            <image:caption>Pom bir sonraki sene anaokuluna başlayacaktı. Öyle hevesliydi ki şimdiden arkadaşlarının okullarını ziyaret etmeye karar verdi.
Minik Zıpla Okulu’nda tavşancıklar harfleri ve sayıları öğreniyordu.
Yeşil Sazlık Okulu’nda kurbağalar birbirinden güzel resimler yapıyordu.
Evvel Zaman Okulu’nda kurtlar kütüphanede toplanmış kitap okuyordu.
Acaba Pom’un hayalindeki okul da bütün bunların bir karışımı olabilir miydi?

Anaokuluna gitmek ne büyük maceraydi!

Ödüllü çizer Marianne Dubuc çocukları neşeli, ayrıntılarla bezeli bir keşfe çıkarıyor. Yuvaların, anasınıflarının sıcacık rutinlerinin anlatıldığı sayfalar küçük okurları okula hazırlayacak, okula gidenlere ise tanıdık detaylar üzerinden kendi deneyimlerine bakma fırsatı sunacak.

Haydi Okula, kısa süre içinde çok sevilen, Dubuc’un yazıp resimlediği Postacı Fare’nin Bir Günü ve Postacı Fare Tatilde kitaplarının yanında raflarda yerini alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90337</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c2ea7fd-9352-4678-b2c6-6ebcb820ca12.jpg</image:loc>
            <image:title>19 Mayıs&apos;ı Anlamak</image:title>
            <image:caption>19 Mayıs, çok önemli, bir o kadar tartışılan bir tarihtir. Kimileri Vahdettin’in Mustafa Kemal’i vatanı kurtarması için hem de 40 bin altın vererek Samsun’a gönderdiğini iddia eder. Oysa tarih, 24 Mayıs 1920’de Padişah Vahdettin’in, Atatürk ve arkadaşlarının idam kararını onayladığını yazıyor! 

19 Mayıs ile ilgili yazılan tüm kitap ve makalelerde, birbiriyle çelişen onca ifadelerine rağmen, Bennett’in Mustafa Kemal ve arkadaşlarına vize verdiği yazılmaktadır. 
Bennett, bu konuya kaynaklık eden, biri kendisine ait iki kitapta da vize olayını; 

&quot;8 Haziran’da, ilginç bir tesadüf eseri yirmi ikinci doğum günümde bir Türk subayı odama gelip, Mustafa Kemal ve Heyeti için vize istedi. Listeyi okuduğumda, Türk Ordusu’nun en etkin otuz beş generalinin ve kurmay albayının adını tanıdım. Ancak yetkimin bunu aşacağı düşüncesiyle üstlerime sordum. ‘Haberimiz var sen vizeyi ver’ dediler bende verdim” şeklinde anlatıyor. 

Oysa vize verilen listede tek general Atatürk’tür. Vize verilen subayların sayısı kimi kaynaklarda 18, kiminde 22 olarak geçmektedir. Ancak 35 general ve albaydan oluşan bir kadro hiçbir kaynakta yazmamaktadır. 

Peki, 35 kişilik liste nedir?  Onu da belgeleriyle bu kitapta okuyacaksınız. Yüzbaşı Bennett’in Atatürk düşmanlarına malzeme vermek için uydurduğu vize yalanlarını da!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90338</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6240ca3e-e0cf-4ef8-a2dd-3363f4a0f723.jpg</image:loc>
            <image:title>Biricik Sevgili</image:title>
            <image:caption>Ey güzelliği, sevgisi, muhabbeti cennetteki nimetleri bile unutturan Biricik Rabbimiz, 
Yeryüzünde yarattığın ağaçlar, kuşlar, çiçekler,  kelebekler, meyveler, tohumlar sayısınca… Yağdırdığın tüm yağmur damlaları ve kar kristalleri sayısınca… Gökyüzünde yarattığın yıldızlar, gezegenler, galaksiler sayısınca… Evrendeki atomlar, moleküller, elektronlar,  protonlar nötronlar sayısınca Sana teşekkür ederiz. 

Tüm bunların sayısınca Senin birliğini ve benzersizliğini, her türlü kusurdan uzak olduğunu,  kudretinin ve ilminin sonsuzluğunu, sanatının eşsiz güzelliğini ilan eder, tüm bu gerçeklere gönülden şahitlik eder, 
Hepsinin sayısınca Senden hata ve kusurlarımızın affını dileriz Ey Güzeller Güzeli Biricik Rabbimiz… Merhametine, affına, lütuf ve ikramlarına her zamankinden çok fazla muhtacız hepimiz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90339</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/678cefef-742b-4cb3-b616-4538ebd8c913.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatıralar</image:title>
            <image:caption>Doğan güneş ruhuna saçılır sanki
Umutlar yeşerir filizlenir yüreğinde
Denizler gibi gökyüzü mavidir şimdi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90340</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf55974c-df0a-43fb-b2b7-6a138805cfaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mecmua Sayı 19 / Mart - Nisan 2021</image:title>
            <image:caption>Rahmetli Amcam Osman Turan / Fuat Turan Osman Turan (Haziran 1914 - 17 Ocak 1978) / Erkan Göksu Bir Tarih Sarrafı: Osman Turan / Mustafa Alican Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi’nin Kökeni: Türklerin Tanrı-Âlem-Insan Tasavvuru ve Cihana Kut Kuşağı Bağlamak / Hasan Atik Bir Orta Çağ Türk- İslâm Tarihçisi: Prof. Dr. Osman Turan / Yunus Emre Kaleli Türk Siyasetinde Sıra Dışı Bir Portre: Prof. Dr. Osman Turan / Nasrullah Uzman Prof. Dr. Osman Turan’ın Vefatından Önce Yazmayı Düşündüğü Eserler / İbrahim Güneş Osman Turan, Selçuklular ve İslamiyet / Kemal Ramazan Haykıran Tarihin Andığı Tarihçi: Osman Turan / Doç. Dr. Başak Burcu Eke Prof. Dr. Osman Turan Bibliyografyası / Yunus Emre Kaleli Tarihçi ve Tarih Ilişkileri Çerçevesinde Osman Turan’ın Tarih Anlayışı / Ayhan Bıçak Osman Turan’ın Tarih Metodolojisi / Mehmet Öz Osman Turan’ın Kültür ve Medeniyet Anlayışı ve Islâm Medeniyetini İhya Davası / Yılmaz Özakpınar Hz. Peygamber ve Raşit Halifeler Döneminde Türklerle İlişkiler ve İlk İslamlaşma / Ali Hatalmış Lubbu’t-Tevârîh Adlı Eserin Gazneliler Bahsinin Değerlendirmesi / Vural Öntürk “Cengiz Han ve Moğollar Türk müdür?” Sorusu Üzerine / Mustafa Uyar Selçuklu Ülkesine İltica Eden Müstakbel Bizans Imparatoru: VIII. Mihail Paleologos / Prof. Dr. Mustafa Daş İsfahan’da H.512’de Basılan Dinarlar ve Sancar ve Mahmud Arasındaki Askeri Mücadele / Muhammed Yunus Sultan Melikşâh ve Liderlik Özellikleri / Erkan Göksu Orta Çağ Tarihi Üzerine Prof. Dr. Osman Gazi Özgüdenli Özgüdenli ile Mülakat / Mustafa Can Tiryaki</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90342</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0407369c-79a3-4da9-b08b-520a895742a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Maya’s Hochzeit - Maya’nın Düğünü</image:title>
            <image:caption>Malum; hayat bir yolculuk… 
Kimi zaman yolların, kimi zaman koşulların değiştiği ama yolu yürüyenin değişmediği “iki kapılı bir han”. 
Bu kitap bir yolcunun günlüğü; yaşadıklarının, hissettiklerinin bazen yazıya bazen de çizgiye döküldüğü bir günlük. 
Bu kitap aynı zamanda bir armağan; bir güzele adanan… 
İyi ki doğdun Maya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90343</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/249514ba-92f5-405a-b284-ebb9b4bf3d0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Afili Mahalle 1- Tarla Arena</image:title>
            <image:caption>Merhaba!
Çok heyecanlıyım. Nereden başlayacağımı bilmiyorum. Ben, Hamdi Söylemez.
Bizim mahallede dolaşmaya hazır mısın?
Maceradan maceraya koştuğumuz mahallemizde seni yeni arkadaşlarla tanıştıracağım.
Bu serüvende, birlikte hem çok eğleneceğiz hem de çözümler üreteceğiz.
Bazen haylazlıklarımız da olacak tabii.
Hadi o zaman seni de bizim Fanki ve Kankilere dâhil edeyim.
Mahalle afili... Mahalle’nin çocukları afili... Maceralar afili...
Bize Bir De Afili Okurlar Lazım!
İşte o sensin biliyorum?
Haydi, katıl bize.
Ama çabuk ol. Yoksa köstebekler, kelebekler ve ben beklemem...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90344</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/550449f1-06cb-4284-9b45-f01f06fb95b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitki Devrimi</image:title>
            <image:caption>Genellikle bitkiler hakkında her detayı bildiğimizi ve artık gezegendeki bütün bitkilerin botanikçiler tarafından bulunduğunu düşünürüz. Oysa sadece 2015 yılında iki binden fazla yeni tür bulundu. Bunlar öyle el değmemiş ormanların uzak köşelerine saklanmış mikroskobik türler diye sanılmasın. İçlerinden biri yüz tondan fazla ağırlığı olan, 45 metre uzunluğundaki Gilbertiodendron Maximum! 
 
Dünyada 31 binden fazla bitki türünü ihtiyaçlarımız için kullanıyoruz: Tıbbi amaçlı, besin olarak, tekstil ve yapı malzemesi olarak, enerji üretmesi için, hayvan yemi ve sosyal amaçlarla. 
 
Dünyaca ünlü botanikçi Stefano Mancuso, bitkilere sadece bu amaçlarla değil, bize öğreteceklerini fark edip onlara ilham alarak bakarsak, sonuç mükemmel olabilir diyor. İşte bu sürecin kendisi bitki devrimidir. 
 
Yazar, bitkilerle hayvanlar arasındaki çok temel bir farka dikkat çekiyor. Hayvanlar merkezi bir sisteme sahipken, bitkilerde durum tam tersidir. Merkezi bir sistemleri olmadığı halde, etraflarındaki ortamı çok daha yüksek bir hassasiyetle algılarlar. Koşulları gayet net bir şekilde değerlendirirler. Çok yönlü fayda zarar analizleri yaparlar. Çevresel uyaranlara karşı uygun eylemleri üstlenirler. Şaşırtıcı değil mi, bunları bitkiler mi yapıyor gerçekten? 
 
Bu kitabın adını yazar, bu gerekçelerle Bitki Devrimi koymuştur. İtalyanca orijinalinden tastamam bir çeviridir hem bu isim hem de bu kitap. 
 
 
Çok açık bir şekilde ve çok büyük bir hızla, insanlık son üç yüz yılda ürettiği yaşam biçiminin sonuna geliyor. Şanslıyız ki aynı insanlığın yine çok hızlı bir şekilde bu yanlıştan dönme yeteneği var. Bir imkân olarak bitkiler, bize çıkış yolunu gösteriyor olabilir. Çok iyi biliyoruz ki insanların tamamı, hatta hayvanların tamamı gezegenden silinse, bitkiler yaşamaya devam edecek. Ama ya bitkiler yok olursa?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90345</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8109012-6a15-425b-9bf6-413f01af410e.jpg</image:loc>
            <image:title>Maske İzi</image:title>
            <image:caption>E. Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş. O bir savaş pilotu. Kimi zaman Yunan savaş uçaklarıyla bir it dalaşına girdi, kimi zaman PKK kamplarını bombaladı… Uçuş anlarında da her pilot gibi bir oksijen maskesi taktı. Görev bitip maske çıktığında ise yüzünde uzun süre kaybolmayan bir iz kaldı. ‘Maske İzi’ydi o.

Karataş Paşa, yüzlerine sahte maske takıp ifadesi değişmeyen hainlere karşı da savaştı. Zindanlara atıldığında ve zincirleri kırdığında onurlu, yeni bir iz daha bırakmıştı hayata. O iz bu kez onun yüzünde değil, bizim yüreklerimizdeydi. O onurun izi silinmeyecekti.

O sahte maskeliler, sahte delillerle doldurdukları 25 kuruşluk CD’lerle Türk ordusunu bombaladığında, Karataş Paşa bu milletin cephesindeydi. ABD’nin kirli oyunlarına ve ‘onur nişanlarına’ gereken yanıtı verdiğinde de sırtını şanlı al bayrağa yaslamıştı.

Bu kitap, yüksek karakterli ve alçakgönüllü bir savaşçı neferin yaşam öyküsünü ve büyük tecrübelerini anlatıyor. Kitabı okuduğunuzda sizde de derin bir iz kalacak. O iz, vatan sevgisinin hissini taşıracak. ‘Maske İzi’ yüreğinize takılmış bir onur nişanesi olarak aklınıza mıh gibi kazınacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90346</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07515348-4624-466e-9d58-b33a7ecc0820.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırat’ın Uzay Problemi</image:title>
            <image:caption>Fırat ile Irmak ikiz kardeşler, ikizler ama dış görünüşleri tamamıyla farklı. Fırat teknoloji meraklısı, çok sevdiği bir de kuzeni var: Alp. Onunla bir araya geldiklerinde tabletlerinde oyun oynamaktan başka bir şey yapmıyorlar. Saatlerce tablet başında kalmaları, gözlerinin başka bir şey görmemesi elbette anne-babalarının hoşuna gitmiyor. Onların biraz da dış dünyayla, insanlarla, doğayla ilgilenmelerini, açık havada farklı şeylerle uğraşmalarını sağlamak için müthiş bir plan hazırlıyorlar. Çocukları alıp tatile çıkıyorlar ama daha deniz kenarındaki köye varır varmaz işleri çıktığı için çocukları orada bırakıp kente dönüyorlar. Köyde kalan üç kafadar ise nasıl bir oyunun içine itildiklerini anlamıyorlar. Elvin Öven’in keyifli matematik sorularıyla süslenen bu serüven genç okurlara tablet ve bilgisayar dışında da bir dünya olduğunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90347</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8658a12e-234f-44e0-b234-4e2629447f9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çete - Arbede</image:title>
            <image:caption>Öykü, çeteye girmeyi istemesine sebep olan intikamını almış, artık mutlu olacağını düşünmeye başlamıştı. Ama yanılıyordu… Annesinin hayatına giren adam,  Barlas’ın fazlasıyla değer verdiği kız arkadaşı Simay ve elbette Demir ona savaşması gereken yeni cepheler açıyorlardı. Vermek zorunda kalacağı karar ise her şeyin sonu olabilirdi. 
 “Hayatımı düşünmeye başladım. Yaşadıklarımı ve yaşayacaklarımı…  
Yolunda giden hiçbir şey yoktu. Sürekli korku içindeydim.  
Bu sefer yorulmamıştım, bu sefer tükenmiştim. İleriye gidemiyordum… Bu böyle devam edemezdi. Hepimizin hayatını kurtaracaksa, yanlış kararla doğru bir şey yapabilirdim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90348</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df39d1bc-db52-416f-a6f9-ec3270b7054b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Tanımadığım Biri</image:title>
            <image:caption>“Eleştirmen bu önemli bir kitap diye düşünür, çünkü savaşı ele almaktadır. Bu ise önemsiz bir kitap, çünkü oturma odasındaki kadınların duygularını ele alıyor.” 
Virginia Woolf / Kendine Ait Bir Oda 
 
 
İleriye doğru giden bir trende, yanlış seçilmiş bir koltukta, ters oturuyordu kadın. Geçmişe, geleceğe, göğe ve hiç tanımadığı birine bakıyordu pencereden. Bilge Aygün’ün ilk kurgu kitabı, benzer pencerelerde kimbilir kaç kez karşılaşıp tanışmayı ihmal ettiklerimizi hatırlatıyor. 
 
“Duygularım, ancak Konya’da olabilecek kadar dümdüz bir ovada dörtnala koşan bir at gibi özgür... Ben bir elimle Asya Kıtası’nı, diğer elimle Amerika Kıtası’nı tutuyorum; uzay boşluğunda vals adımları ile dönüyor, dönüyoruz. Ellerimi bırakıp yıldız olup kayıyorum. Marmara Denizi’nden Moby Dick olup çıkıyorum. Trendeki kendime kuyruk sallıyorum. Sağım solum önüm arkam, her yerdeyim. Her şey benden doğuyor, benden uzuyor. Yollar endişelendirmiyor beni, her yere gidebiliyorum. Sonbahar mevsiminde, 24 Kasım 2019’da, burada, trenin birinci vagonunda cama başını dayamış olan da benim; dörtnala koşan at da... Bunu kim inkâr edebilir? Hiç mutsuz olmamış ve olmayacak gibiyim. Zamanı büktüm işte. Artık hayatımı sevebilirim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90349</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c9f9421-8e02-4ba4-bf6b-201a1c485cd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Kriterli Karar Verme Yöntemleri İle İllerin Yatırım Ortamlarının Karşılaştırılması</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Bölüm I – Giriş 
Bölüm II – Yatırım Ortamına Genel Bakış 
Bölüm III – Dünya’da Ve Türkiye’de Yatırım Ortamı 
Bölüm IV – Çok Kriterli Karar Verme Yöntemleri 
Bölüm V – Yöntem 
Bölüm VI – Bulgular 
Bölüm VII – Sonuç Ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90350</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5482ef10-27fd-480a-afce-8aba87e380d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Denetim Komitesinin Finansal Raporlama Kalitesi Üzerindeki Etkisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm 
Çalışma İle İlgili Teorik Çerçeve 
İkinci Bölüm 
Denetim Komitesi 
Üçüncü Bölüm 
Finansal Raporlama Kalitesi 
Dördüncü Bölüm 
Denetim Komitesinin Finansal Raporlama Kalitesi Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi: BİST Uygulaması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90351</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ddc794a-04cc-417b-8dbc-daa981ef59a3.jpg</image:loc>
            <image:title>İzotonik İçeceklerin Sporcularda Dayanıklılık Performansı Ve Toparlanma Seviyeleri Üzerine Etkileri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
2.1.Dehidrasyon 
2.2.Rehidrasyon 
2.3.Spor İçecekleri 
2.4.Egzersiz Sırasında Kullanılan Enerji Sistemleri 
2.5.Maksimal Oksijen Tüketim Kapasitesi (VO2max) 
2.6.Laktat Metabolizması 
2.7.Laktat ve Egzersiz 
2.8.Kalp Atım Sayısı ve Fiziksel Egzersiz 
2.9.Anaerobik Eşik 
2.10.Toparlanma 
2.11.Toparlanma Önlemleri ve Yöntemleri 
2.12.Egzersiz Sonrası Toparlanma Süreci 
3.Gereç Ve Yöntem 
3.1.Araştırma Grubu 
3.2.Test Protokolü 
3.3 Veri Toplama Araçları 
3.4.İstatistiksel Analiz 
4.Bulgular 
5.Tartışma 
6.Sonuç Ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90352</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de55020f-aa6f-43c6-b47f-6ca781135286.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadının Hiç Suçu Yok</image:title>
            <image:caption>“Ortalık farkındalıktan geçilmiyor. Laf çok, icraat yok. İş kurdeleyle, renkle, etiketle bitmiyor. Bir düşün: Bu yıl kaç kadın ve çocuk hayatının son anıyla yüzleşmek zorunda kaldı? O dehşeti düşün.”

Ev içi istismar, kadınların ve çocukların yaşamlarında büyük trajedilere ve travmalara yol açıyor ancak çoğu adalet sistemi bu konuda yaptıkları ve yapmadıklarıyla yetersiz kalıyor.

Bireysel olarak ise yanlış sorular ve yorumlarla sorun daha da çözülmez kılınıyor: “Kadın neden onu terk etmedi? Nasıl olur da ayrılmaz? Ben olsam kesin ayrılırdım!” Oysa sorulması gereken soru, erkeklerin bunu neden yaptığı… Erkekler neden ayrılmıyor? Partnerlerinden bu kadar nefret ediyormuş gibi görünen bu erkekler neden hem kalıp hem de partnerlerinin yaşamasına engel olmak için ellerinden geleni yapıyorlar? Her şeyden önce, partnerlerinin yaşamasına neden engel olmaya çalışıyorlar? Erkekler istismar ediyorlar çünkü güç ve kontrol istiyorlar demek yetmez. Bunu neden istiyorlar?

Stella Ödüllü çarpıcı eseri Kadının Hiç Suçu Yok: Görmezden Geldiğimiz Ev İçi Şiddetin Tehlikeleri ile Jess Hill, erkeklerin şiddet uygulamaya devam etme motivasyonlarını sorgularken, hem şiddetin iki yüzünü okuyucusuna gösteriyor hem de istismarzede ile istismarcının dünyasında neler olup bittiğini anlatıyor.

“Olga üç yaşındayken, bir gün anne babasının yatak odasına dalmış. O sırada annesine tecavüz etmeye çalışan babasını kolundan tutup uzaklaştırmaya çalışınca, babası Olga’ya tokat atmış ve ona babalarına saygısızlık eden küçük kızlara ne olduğunu öğreteceğini söylemiş. Hemen orada, annesinin gözleri önünde, henüz üç yaşındaki Olga’ya tecavüz etmiş. Annesi, yarım ağızla ‘Yapma’ demiş ve sonra beyni durmuş.”

Şiddetin yalnızca tek bir türü yok. Psikolojik ve ekonomik şiddetin yanı sıra aile üyelerinin hayatlarıyla tehdit edilmek kadınların ve çocukların hayatlarını içinden çıkılması zor bir döngüye hapsedebiliyor. Peki şiddeti nasıl tanırız? Manipülatif bir erkek kadını nasıl kendine bağlar ve sonra hayatını nasıl kabusa çevirir?

Jess Hill, dünyada artık bir salgın halini alan erkek şiddeti ve istismarzedelerle ilgili bildiklerimize meydan okuyor. Mağdurların partnerlerinin uyguladıkları şiddete mazeret bulmalarına ve istismarcılarına geri dönmelerine ya da onlarla ilişkilerine devam etmelerine neden olan kültürel, psikolojik, ekonomik nedenleri bir bir sıralıyor.

“İstismarcının en iyi numarası, istismarı görünmez kılmaktır.”

Partneriniz, eşiniz telefonunuzun kablolarını kesebilir, özgüveninizin düşmesine neden olabilir ya da intihar etmekle sizi tehdit edip duygularınızı sömürebilir. Statünüzün, dini inancınızın, mesleğinizin, eğitim seviyenizin ne olduğunun hiçbir önemi yok. Ev içi istismar herkesin başına gelebilir ve istismarcı tipleri diğerlerinden ayırt edecek pek bir ipucu bulunmayabilir başlangıçta. Üstelik fiziksel şiddet kadar hatta daha da tehlikeli olan psikolojik şiddet mağdurun hayatında derin izler bırakabilir. 

Çağımızın en büyük dertlerinden biri olan aile içi şiddete, istismarın bileşenlerine, erkeklerin kontrol kurma konusundaki ısrarlarına ve şiddeti körükleyen sebeplere ışık tutan Kadının Hiç Suçu Yok: Görmezden Geldiğimiz Ev İçi Şiddetin Tehlikeleri’ni elinizden bırakamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90353</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e0deb3e-f7f3-44ba-90fc-4310cf4e59b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Ölümü Şarkıları</image:title>
            <image:caption>Aşk ve unutuş günleri geliyor bazen de, bir anılar ve düşler demetinin beni kendine bağlayan bir özeti gibi. 

İdil günleri geliyor ve unuttuğumu hatırlıyorum. Bir ara sevilmiş ve sevmiş olma haccına katılmış, unutulmuş ve unutmuş olma cehenneminde beklemiş biri olduğumu görüyor ve sonra kendime, halime bakıp acı acı gülümsüyorum. 

Çocuk Ölümü Şarkıları Hamdi Koç’un ilk romanı. Ancak ilk romandan beklenmeyecek bir cesaret ve ustalık sergileyerek içdünyanın gizli bölmelerini aralıyor. Anne-oğul ilişkisine, yaratıcılığın ardındaki tekinsiz dinamiklere, yaşamla ölüm arasındaki ince bağa, sırrına erilmez müziğe dair bir öykü anlatan bu kısa ama benzersiz kitap, tıpkı gizemli ve hüzünlü bir füg gibi, derinlere işleyip akıldan çıkmıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90354</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfc2b0d3-86a5-4911-bd47-5c7451cc7495.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Ben Balık Mıyım?</image:title>
            <image:caption>Yıllar önce Türkçe’mizin en görkemli çocuk şairi Fazıl Hüsnü Dağlarca’yı evinde ziyaret etmiştim. Sizler için yazdığı şiirlerinden okumamı isteyince ne kadar heyecanlandığımı anlatamam size!

Önce büyük şairimizin birkaç şiirini okudum. Hemen ardından kurşun kalemle yazdığım iki şiirimi çantamdan çıkarıp okudum ve bekledim. Heyecanlı bekleyişimin sonunda, Dağlarca, gözlerimin içine bakarak şunları söyledi:

“Çocuğun baktığı yerden bakmalısın hep. Sözcükler gözleriniz olsun. Bazı şiirler büyümemeyi seçerler. İlk yaşlarda durarak var ederler kendilerini. Şiirlerini çocukların okumasını istiyorsan küçük yaşlarda kalmak isteyen şiirler yazmalısın…”

Anne Ben Balık mıyım? şiir seçkisi, çocuk edebiyatımızın öncü yazarlarından şair Mustafa Ruhi Şirin’in kırk beş yıl boyunca çocuklar için yazdığı şiirlerden oluşuyor. Kitaptaki şiirlerin içinizdeki şairi uyandırması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90355</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b477f17e-75d2-4413-a4d4-ec91cc681fa4.jpg</image:loc>
            <image:title>Apartman Kamil</image:title>
            <image:caption>O gün babam herkesin ortasında gömleğinin düğmelerini kopardı. Sonra fanilasını yırtıp attı. “Biz de emir kuluyuz ağbi!” diyen lacivert giyimli adamların yüzlerine ağzından köpükler saça saça “Başlarım emrinize de kulunuza da, ocağıma incir ağacı diktiniz!” diye bağırdı. 

Ben, kenarda olan biteni izlerken, canhıraş haykırışlar ve alçalıp yükselen sesler arasında kaldım. Komşular ve havlayan köpekler, uçan kuşlar ve gıt gıt gıdaklar arasında… Nasıl bir ağaç bu incir, diye düşünürken siren sesleri ve polislerin ortasında, ambulanstan çıkan doktorları gördüm sonra.
 
Birileri ellerinde telsizlerle beklerken, ben, annem nerede diye ağlarken, babam kendini yaktı. Yarım bidon benzin, birkaç adet kibritle ortalık alev aldı. 
Apartman Kâmil, sade, sade olduğu kadar çarpıcı anlatımı ile sokağı ve insanı merkeze alıyor, okurlarının hayal dünyasına eşlik eden karakterleri ve çok yönlü bakış açısıyla bir ilk kitap olmanın ötesine geçiyor. Yeni nesil öykücülerimizden Fatih Parlak, umuyoruz ki adından sıkça söz ettirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90356</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b46808d-b206-408b-b54b-2a11e9fb90d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Şarkılı Küçük Irmak</image:title>
            <image:caption>Çocukken hiç masal dinlemeden büyümüşüm.

Okuma-yazmayı öğrenince ders kitaplarındaki kısacık masalları okudukça oyun oynamış gibi sevinmiştim. Sevinmekle de kalmamış arkadaşlarıma anlatmaya başlamıştım bu masalları.

Zamanla şarkılı küçük bir ırmağa dönüşüverdi masallarım.

Bir varmış bir yokmuş, der demez bir yolculuğa çıkardım. Küçüktüm ve hayal ile gerçeği birbirinden ayıramazdım. Masalların gerçek olduğuna inanmamın nedeni de bu olmalı…

Şarkılı Küçük Irmak masal edebiyatçımız Mustafa Ruhi Şirin’in yıllar boyunca çocuklar için yazdığı masallardan oluşturduğu bir seçki. Şiir ırmağı ve masal ırmağının yan yana aktığı şarkılı ırmak boyunca yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90357</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ba9fe5c-6488-442e-81b8-ce37d1b0a2ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay&apos;a Türkü Söyleyen At</image:title>
            <image:caption>Çocukken masal ile hikâye-öykü arasındaki farkı bilmezdim. Masal ve hikâye türünde örnekler okudukça ayırmaya başladım masal ve hikâyeleri birbirlerinden.

Sözlü ve yazılı bir anlatıda uçurtma ipsiz uçuyorsa bu anlatı olağanüstü bir gerçeklik taşıdığı için, masaldır. Bir anlatıda kahramanlar iple havalandırmışsa uçurtmayı, bu sözlü ya da yazılı anlatı gerçek bir hikâyedir. Çocuk okurlar için yazarken yalnızca gerçeği yazmak yeterli değil. Çocuğun gerçekle yüzleşmesi için onu yeni bir yolculuğa çağırıyorum. Çünkü masal, hayal, rüya ve hikâye aynalarına bakabilme cesareti gösterdikçe umudunuzun büyüyeceğini düşünüyorum.

Ay’a Türkü Söyleyen At kitabı, çocuk edebiyatımızın usta kalemi Mustafa Ruhi Şirin’in kırk beş yıl boyunca yazdığı ve çocukların severek okuduğu öykülerden oluşan bir seçki. Seçkideki öykülerin öykü yazma duygunuzu kanatlandırması dileklerimizle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90358</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ae10c85-b1ce-4769-8952-82ff63edf6ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Önder (S.A.V.) ve Toleransa</image:title>
            <image:caption>“Hayatını incelediğimizde, yeryüzüne rahmet yaymak için gönderilen son elçi olan Hz. Muhammed’in (s.a.v.), insanlığın vicdanını temsil ettiğini rahatça görebiliriz.”

“Hz. Muhammed’in (s.a.v.) engin affediciliği, hoşgörüsü ve anlayışı çağımız Müslümanlarınca yeterince doğru değerlendirilmiş midir, bilemiyorum!
Eğer Hz. Resul yeterince tanınıyor, değerlendiriliyor ve okunuyor olsaydı Müslümanlar, aralarındaki problemlerin birçoğunu çözmüş olurlardı. Dahası radikal okumaların önü de kapanmış olurdu.

Dünya bugün bir Hz. Muhammed (s.a.v.) tavrına muhtaçtır. Kavgaların, cinayetlerin, savrulmaların, hazımsızlıkların tavan yaptığı, herkesin kendi mahallesini temize çıkarmaya çabaladığı şu yılgın dünyamızda Hz. Muhammed (s.a.v.) kurtuluş, sevgi, anlayış ve merhamet adına bir iksirdir.
Bugün artık hem Müslüman toplumlara hem de gayrimüslimlere Hz. Muhammed’i (s.a.v.) anlatmak, tanıtmak zamanıdır. Açık ve net örneklerle.
Elinizdeki kitap dilerim bu bakış tarzını yansıtacak yeni çalışmalara vesile olur, kapı açar.”
-Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90359</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1156199b-ae5f-4211-95ce-13b083ac7370.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulut Tarlası</image:title>
            <image:caption>Bu masal neden önemli? 
Hayaller gerçeklere kavuşmanın ilk adımıdır. 
Çocuklar bu kitaptaki kahramanlarla tanışarak; 
- Hayal etmenin, 
-  Özgüvenin, 
- Arkadaşlık ilişkisinin, 
- Birlik ve beraberlik kavramının, 
- Olumsuz koşullarda bile vazgeçmemenin, eğlenceli ve iyi bir örneğini görecekler. Bulut ve arkadaşları sıcacık bir öyküyle kalplerinizi ısıtacak. 

Sevde Gözükara</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90360</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b86a4e33-2c99-4542-9cd4-9d0d87a1aa04.jpg</image:loc>
            <image:title>Melek</image:title>
            <image:caption>Kaybettiği eşinin acısında boğulan genç bir baba... 
Her şeyden habersiz sıradan bir hayat süren masum bir kadın... 
Ve destansı bir kalp meselesi... 
Kader, Biricik ve Deniz&apos;i talihsiz bir kaza sonucu bir araya getirmişti. İkisinin de birbirlerine karşı garip bir bağı vardı; birlikte de olamıyorlardı, birbirileri olmadan da... 
Peki aralarındaki bu karmaşanın sebebi neydi? 
Günler sonra ikisi de bunu, çok çarpıcı bir şekilde öğreneceklerdi. Peki ya bu gerçeklerin cehenneminde yanan kim olacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90361</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06f01924-ab13-48cf-bbfa-5c3545270d27.jpg</image:loc>
            <image:title>FİT - Şirketiniz Fit Mi?</image:title>
            <image:caption>İş hayatı, ticaret baştan aşağı değişiyor. Zaman ve mekân kavramı ortadan kalkıyor. Zamandan bağımsız, 7/24 çalışan ülkelerden bağımsız bir ekonomi oluşuyor. Değişim bu hale gelmişken mevcut organizasyon yapıları, yönetim sistemleri, şirket yönetimleri aynı şekilde devam edebilir mi? Pazarlama kanunları, pazarlama teorileri ve anlayışları aynı kalabilir mi? Yenidünyaya eskinin yaklaşımıyla cevap verebilir miyiz? 

Elma Yayınevi, yeni kitabında işyerlerinde değişen koşulları anlatıyor okura. Yazar Bilal Temizer, verdiği yaşanmış örneklerle ve açıklamalarıyla geçmişe bağlı kalarak konfor alanından çıkmadan, gerçeği görmezden gelenlere karşı çıkıyor. Yenidünyadan habersiz, gerçeği saklamak isteyenlere, “Kral çıplak” diyor. Yeni ekonomik dünyada ayakta kalmak isteyenler için de bir çözüm önerisi getiriyor: « F.i.t bir şirket haline gelmek. Çünkü yenidünyada ve ekonomik yapıda F.i.t olmayan şirketler yok olacaklar. » 

  F.i.t şirketlerin çoğalması için yeni kitabımız sizlerle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90362</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10f4d447-c986-4aaa-b8d2-0b6099b58409.jpg</image:loc>
            <image:title>Selçukluların Muhteşem Sultanı Melikşah</image:title>
            <image:caption>üyük Selçuklu Devleti, Türklerin İslâmiyeti kabul etmelerinin ardından kurdukları en önemli siyasî yapıydı. Bu devlete zirve dönemini yaşatan Sultan Melikşah (1072 – 1092), sınırları Kaşgar’dan Anadolu hudutlarına, Aral Gölü ve Kafkasya’dan Yemen ve Aden’e kadar uzanan çok geniş bir alanda hâkimiyet süren bir devlete sahipti. 
Selçuklu Devlet Teşkilâtı, onun zamanında Büyük Vezir Nizâmü’l-Mülk’ün de gayretleriyle mükemmel hâle getirildi. Nizâmü’l-Mülk, meşhur eseri Siyâsetnâme’yi bu zamanda kaleme aldı. 
Celâlî Takvimi adı verilen güneş takvimini o hazırlattı. Yenilgi yüzü görmeyen Emîr Artuk, onun kumandanlarından biriydi. Suriye Fâtihi Uvakoğlu Atsız Bey, onun hizmetindeydi. Türk tarihinin en muhteris hanımı Terken Hatun, onun eşiydi. O, ölümüne Hristiyan din adamlarının bile “babamızı kaybettik” diye üzüntü duyduğu ve yas tuttuğu büyük bir hükümdardı. O, Malazgirt Zaferi’nin mimarı Sultan Alp Arslan’ın oğlu, Çağrı Bey’in torunuydu. 
O, Selçuklular Dönemi’nin dünya padişahı, adaletli ve muazzam sultanıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90363</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10728463-0f5f-4b4a-9f67-df3698d4e461.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Yukarıdan Gelir</image:title>
            <image:caption>Hepimiz büyük bir çaba içindeyiz. Kavuşmak için. Sevgilinin izini sürüyoruz. Bizi ona götürecek işaretler arıyoruz. Yürümek istediğimiz yollardan geçmiş âşıklar, şairler yetişiyor imdadımıza; sözleriyle rehber oluyorlar bize. Gökteki yıldızlar gibi onların mısraları; yönümüzü tayin edebilmemiz, kaybolmamamız için yolumuzu aydınlatıp bizi hakikate yöneltiyorlar. 
“Sevgi Yukarıdan Gelir”de Hayati İnanç, akıcı üslubuyla zarif bir anlatıcı ve hatırlatıcı olarak edebiyatımızın ustalarının baş döndürücü, ruh açıcı, hikmet dolu mısralarını nakledip izah ediyor bizlere. Maksat can evimizi temiz tutabilmek ve Vedûd’un sevgisini orada büyütebilmek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90364</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c504bd1d-ce33-4371-8231-3685707ac530.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazanan Kim? (5 kitap)</image:title>
            <image:caption>Kitap HakkındaBazen kaybettiğimizde gerçek kazanan oluruz… Arkadaşlık, dürüstlük, cesaret, paylaşma, yardımlaşma, iyilik gibi asıl önemli değerleri öncelediğimizde kaybetmiş görünsek bile gerçek kazanan oluruz. Kazanan Kim serisi çocuklara bu değerleri fark ettirmeyi amaçlıyor ve onlara gerçek kazanan olmaları için yol gösteriyor. Setin içindeki kitaplar Şirin’in Güzel Sesi Havuç Şekeri İlkbahar Yarışları Lider Filata Meşe Palamudu Günü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90365</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0240c044-88f8-4953-ab44-abec3f931c19.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Pizza Dilimini Nasıl Ölçersin? - Küçük Matematikçiler İçin Rehber</image:title>
            <image:caption>Abisinin sürekli her şeyin daha fazlasını, daha büyüğünü almasından şikayetçi olan Ahmet, bir şeyin neye ve kime göre büyük olduğunu merak ediyor. Arkadaşlarıyla bir araya gelerek bu sorunun cevabını arıyorlar ve Ahmet matematik sayesinde abisini yenmeyi başarıyor.
STEAM yaklaşımı esas alınarak hazırlanan bu seride çocuklar, zihinlerini kurcalayan sorulara cevap ararken eğlenceli bir yolculuğa çıkacak ve mühendislikten yazılıma, kimyadan matematiğe birçok alanda bilgi sahibi olacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90366</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb84093a-42c9-4f6c-81c1-d4341a5a3147.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağrı Bey</image:title>
            <image:caption>AT ÜSTÜNDEKİ SAVAŞÇI: ÇAĞRI BEY…

Türkler, tarihleri boyunca pek çok devlet kurmuştur. Hiç şüphesiz kurulan bu devletler her defasında mümtaz bir şahsiyeti de tarihin sayfalarına kazımıştır. Bu mümtaz şahsiyetlerden biri de Çağrı Bey’dir. Genellikle Tuğrul Bey’in gölgesinde kalan Çağrı Bey, aslına bakıldığında Büyük Selçuklular’ın kurucusu ve bir nevi “Gölge Sultanı”dır. 

Çağrı Bey’in devletin kurulmasına olan katkısı sadece askerî anlamda olmamış, fikrî anlamda da kendisini hissettirmiştir. Selçuklular, Çağrı Bey’in cesareti ve askerî taktikleri sayesinde dönemin önemli ordularından birine karşı durabilmiş, ardından da üstün gelmeyi başarmıştır.

Dandanakan’dan önce yapılan mücadele ve hemen ardından savaşın kazanılması Çağrı Bey’in öngörüleri sayesinde mümkün olabilmiştir. Çağrı Bey, ayaklarının Horasan’dan kesilmesi halinde bir daha bu coğrafyada tutunmalarının da mümkün olamayacağını tahmin ettiğinden Gazneliler’in karşısına çıkarak savaşma konusunda ısrarcı olmuş, kazanılan zafer sayesinde de Büyük Selçuklular Devleti kurulabilmiştir.

&quot;Sultan Alp Arslan&quot; ve &quot;Büyük Selçuklular&quot; adlı eserleriyle, Türk tarihinde çoğu zaman göz ardı edilen kritik bir dönemi yeniden gündeme taşıyan Cihan Piyadeoğlu’nun elinizdeki eseri, Çağrı Bey’i üç bölümde inceliyor. İlk bölümde devletin kuruluşuna kadar geçen süreçteki faaliyetleri ele alınıyor. İkinci bölümde Dandanakan Zaferi sonrasındaki hâkimiyet bölgesi, üçüncü bölümde ise savaşçı kişiliği ortaya konuyor.

&quot;Çağrı Bey: Selçukluların Kuruluş Hikâyesi&quot;, alanında yazılmış en derinlikli çalışma olarak bir kaynak niteliği taşıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90367</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c42108a4-644b-4f55-9fc5-618372c25710.jpg</image:loc>
            <image:title>Selahaddin Eyyubi</image:title>
            <image:caption>Tarihin en büyük komutanlarının yaşam öyküleri, muharebe tecrübeleri, uyguladıkları taktikler ve stratejiler…

Dünya tarihinin en büyük komutanlarını tüm yönleriyle inceleyen OSPREY Büyük Komutanlar Serisi, Selâhaddîn Eyyûbî ile devam ediyor…

11. yüzyıl, İslâm dünyasında derin değişimlerin zuhur ettiği, seçkin Türk idarecilerin tüm Müslüman Orta Doğu’ya hâkim olduğu bir dönemdir. Arapların ve İranlıların dinî, ticarî, kültürel anlamda faaliyetleri yoğun olsa da askerî manada bir köşeye sıkıştığı, Sünnilerle Şiilerin arasındaki gerilimin hızla tırmandığı, Hıristiyanların gözlerini Kudüs’e çevirdiği bu dönemde Selâhaddîn Eyyûbî’nin Haçlılara karşı verdiği savaş, onun kendisini Orta Doğu’daki en kuvvetli hükümdarı olarak kabul ettirmesi için büyük bir önem arz ediyordu.

Doğulu ve Batılı tarihçilerin askeri deha ve strateji ustası olarak övdüğü Selâhaddîn Eyyûbî, Hicaz bölgesine verdiği önem nedeniyle “Hâdimü’l-Haremeyn” (Mekke ve Medine’nin hizmetkârı) unvanını kullanan ilk hükümdar olmuştur. Libya’dan Şam’a, Yemen’den Ahlat’a ve bugünkü Kuzey Irak’a kadar çok geniş ve stratejik bir alanda hakimiyet sağlamıştır. Fâtımî Hilafeti’ne son vererek Eyyûbî hanedanını Mısır’da tesis etmiş, Hıttîn’de Haçlılara karşı büyük bir zafer kazanmış, Kudüs’teki Haçlı işgaline son vermiş, çok sayıda medrese, cami, köprü, kale inşa ettirmiş ve sadece İslâm coğrafyasında değil, dünya tarihindeki en önemli komutanlar arasında yerini almıştır. 

Selâhaddîn Eyyûbî’nin askerî yaşamını merkeze alan bu çalışma, onun bir strateji dehası olmasının ardında yatan sırrı çözmeye çalışıyor. Bunu yaparken de dünya savaş tarihinde bir efsane olarak görülmesini sağlayan taktiklerini, siyasi faaliyetlerini yeniden değerlendiriyor. Şahsi tarihindeki kader anlarını, komutanlarla arasındaki gerilimi ve muharebe meydanlarındaki atmosferi olabildiğince canlı biçimde okuyucuya sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90368</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d004dc0-5997-47da-a472-f7f17eef668f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tabgaçlar</image:title>
            <image:caption>BOZKIR KÖKENLİ FATİHLER:
TABGAÇLAR…

Anavatanları Amur Nehri ile Argun Nehri arasındaki bölge olan Tabgaçlar Çin’de bitmek bilmeyen karışıklık döneminde ortaya çıkan dikkat çekici kavimlerden bir tanesidir. Birbiri ardına kurdukları iki ayrı devletle yaşanan bu kaos döneminde ayakta kalmayı başarmışlardır. 315-376 yıllarını kapsayan ilk siyasi teşekkülleri Hun boylarının hâkimiyetine girerek son bulsa da onlar küllerinden doğarak kurdukları 386-534 yılları arasındaki ikinci devletleriyle hem bozkır hem de Çin tarihine damga vurmuşlardır. 

Mücadeleyle geçen ömürlerinde Tabgaçlar tüm Kuzey Çin’e hâkim olmayı başarmış ve Doğu Asya’nın en büyük devleti hâline gelmiştir. Onlar bozkır kökenli fatihler olarak Çin’in birleştiricisi ve idarecisi olmuşlardır. Onların dönemlerinde İpek Yolu canlanmış ve Uzak Doğu’dan Akdeniz’e ticari ürünler güvenli bir biçimde taşınır hâle gelmiştir.

Tuğba Gökçe Balcı’nın elinizdeki çalışması, Tabgaç tarihini baştan sona ele alıyor. Çinli tarihçilerin kendi tarihlerinin bir parçası olarak gördüğü ancak Çinlileştikleri düşünüldüğü için Türk tarihçileri tarafından uzunca bir dönem öksüz bırakılan Tabgaçların esasında Çin’de bozkır kültürünün bir taşıyıcısı olduğunu tüm detaylarıyla ortaya koyuyor. 

Eserin ilk bölümünde Çin tarihinin ilginç dönemlerinden birisi olan On Altı Devlet dönemindeki bozkır kökenli kavimler inceleniyor. İkinci bölümde Tabgaçların bir devlet kurmadan önceki siyasi varlıkları ve sonrasında kurdukları ilk devlet olan Tai Devleti ele alınıyor. Üçüncü bölümde ise Tabgaçların bozkır karakterinden uzaklaşarak giderek Çin tipi bir devlete dönüştükleri Kuzey Wei Hanedanlığı tarihi geniş biçimde yer buluyor.

&quot;Tabgaçlar&quot;, bir bozkır kavminin azimli mücadelesi ile nasıl kudretli bir hanedanlığa dönüştüğünü anlatan sürükleyici bir kaynak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90369</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/422e620e-de8f-4ebd-b6f0-f5d8773f7fdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Dönemden Günümüze Gayrinizami Harp</image:title>
            <image:caption>GAYRİNİZAMİ HARBİN KÖKENLERİ,
TAKTİKLERİ VE GERİLLALAR…


Küresel silahlı çatışmalara bakıldığında en fazla öne çıkan muharebe türünün, yeni nesil tezahürleriyle gayrinizami harp ve gayrinizami kuvvetlere karşı harekat olduğu söylenebilir. Bu önemine karşın, Türkçe literatürde gayrinizami harp hak ettiği değeri görmemiştir. Gizli Teşkilatlar Serisi’nin elinizdeki yeni kitabı ülkemizde henüz emekleme aşamasında olan gayrinizami harp çalışmalarını marjinal bir konu başlığı olmanın ötesine taşımaya katkı sağlamayı amaçlamaktadır.

Brian Hughes ve Fergus Robson’ın editörlüğünü üstlendiği kitap okuyuculara zaman ve mekanda oldukça geniş bir yelpazede, dikkat çekici birçok konu başlığı sunuyor. Ayaklanma ve ayaklanmaya karşı koyma çerçevesinde kitapta, Afganistan, Cezayir, Filistin, İrlanda ve Amerika’daki modern örnekler işleniyor. Dahası kitap kronolojik olarak M.Ö. 7. yüzyıla kadar geri giderek gayrinizami harp uygulamalarındaki kesinti, kopukluk ve değişimin yanı sıra süreklilikleri de görmemizi sağlıyor. Fransız Ordusu’nun Vendée, İtalya, Mısır ve Suriye’de ayaklanmalar ve şiddetli mukavemet karşısındaki tutumu, freebooter’ların Hollanda’da yürüttüğü küçük savaş, geç dönem Ortaçağ İskoçya’sında  gerilla harbi, M.Ö. 2. yüzyıl  Mısır’ında gerilla harbi ve eski Yunan savaş tarzındaki çeşitlilik kitapta işlenen diğer konu başlıkları. &quot;Antik Dönemden Günümüze Gayrinizami Harp&quot;, yeryüzünde en çok görülen bu muharebe türünün kökenlerini, taktiklerini, çeşitli zaman ve coğrafyadaki uygulamalarını merak eden herkesin ilgi duyacağı bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90370</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcaff08e-e7b1-4b55-99c5-b5e7b2c48005.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Marka Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Elma Yayınevi pazarlama, satış üzerine yazılmış, onlarca örnek ve hikâye ile zenginleştirilmiş yepyeni bir kitapla
sizlerle…

T.U.H.A.F. pazarlama aygıtını karmaşık ve anlaşılmaz tanımlardan, deyimlerden arındırıyor. Pazarlamayı, şirketleri
daha kârlı daha başarılı hale getiren bir yönetim disiplini olarak bize anlatıyor. Ekonomi bilimi gibi pazarlama da
sıkıcı bilimler arasında sayılır. Pazarlama, İmer Özer&apos;in kalemiyle zihin açıcı olmakla da kalmıyor, eğlenceli bir
etkinliğe dönüşüyor ve büyük bir zevkle okunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90371</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b543d5e-52d5-44ed-8a42-b4b4430d0064.jpg</image:loc>
            <image:title>Ihlamurlar Altında Gezinti</image:title>
            <image:caption>18. yüzyıl Alman edebiyatının önde gelen isimlerinden Friedrich Schiller dramlarıyla Alman tiyatrosunun standart repertuvarında yer alır. Aynı zamanda bir öykücü de olduğu pek bilinmez. 
 
Schiller, dramlarında olduğu gibi öykülerinde de sahicilik arayışına girer ve karakterlerinin psikolojik gelişimine odaklanır. Ceza ve yargı sistemi de dahil olmak üzere toplumsal meselelerin salt insanı göz ardı ettiğini düşünen Schiller, insan psikolojisine eğilir. Bu öykülerde ahlaki ikileme düşen, umutsuzluğa sürüklenen, suça itilen insanın açmazını yaşarız. 
 
Ihlamurlar Altında Gezinti başlığı altında topladığımız bu küçük kitap, Schiller’in 1782-1792 yılları arasında kaleme aldığı öykülerini içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90372</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1927dd78-c997-479e-8e9c-5b0c4b919005.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Dilekler Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Tek istediğim serbest kalmaktı. Serbest. Başka hiçbir şey değil. Sadece serbest. O zaman da söyledim. Dinlemediler. Benim suçum değildi. Dinleselerdi. Ben söyledim. Açıkça söyledim. Ben yokum, dedim, bırakıyorum, gidiyorum, beni unutun. Hayır. Yoluma çıktılar. Ölenler oldu. Benim suçum değildi. Gitmek isteyen birini tutamazsın. Tutmaya çalışmamalısın. 
 
Aslında adının bir önemi yok, ona Can deyin yeter. Kötü biri olduğu da söylenemez. Ancak terbiyesizlikten, adaletsizlikten pek hoşlanmıyor. İnsanların hatalarının sonuçlarıyla yüzleşmesi gerektiğine inanıyor. Yeri geldiğinde de üzerine düşeni yapıyor. Tam da o dönemde Hergün gazetesinden Cemal Dik, birbirinden bağımsız bir dizi cinayete dikkat çekmeye başlıyor. Ve yavaş yavaş arada bağlantılar kuruluyor. 

Başkarakterinin geçmişi ve ailesi üzerinden Türkiye’nin yakın tarihinde yaşananların anlatıldığı İyi Dilekler Ülkesi, Hamdi Koç’un ustalık dönemi eserlerinden. Karakterin iç dünyasındaki karmaşanın psikolojik, tarihsel hatta varoluşsal nedenlerini ortaya seren sıra dışı, çarpıcı, alabildiğine sürükleyici bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90373</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a24d614-6a99-45a0-a131-bc871aa3b759.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgeliğin Başlangıcı</image:title>
            <image:caption>Antik Yunan felsefesi üzerine yapılmış pek çok çalışma, yazılmış pek çok kitap ve makale bulunur, ancak bütün bunların belki de tek bir ortak noktası vardır: Hepsinde mutlaka Francis Macdonald Cornford’un ismi geçer, çünkü onun kitaplarını okumadan Antik Yunan felsefesini bütüncül ve sağlıklı olarak yorumlamak mümkün değildir. Önemli bir Platon çevirmeni ve yorumcusu olarak Cornford’un çalışmaları hâlâ son derece saygı gören eserlerdir. Eski Yunan tarihinde felsefenin doğuşu konusundaki iki önemli eseri Dinden Felsefeye ve Bilgeliğin Başlangıcı’nın literatürdeki etkisi hâlâ son derece güçlüdür. 
Bilgeliğin Başlangıcı hem konunun meraklısı okur için zevkli bir okuma hem de akademik anlamda bu alanlarda çalışmalar yapan bilim insanları için eşsiz bir kaynak, bir yol gösterici olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90374</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e5d31d6-aa7c-42f9-b7c8-598d3697f9de.jpg</image:loc>
            <image:title>Daphnis ile Khloe&apos;nin Aşkı</image:title>
            <image:caption>Hakkında pek az şey bilinen Longos tarafından yazıldığı varsayılan Daphnis ile Khloe’nin Aşkı Antik Yunan edebiyatının ilk düzyazı örneklerinden biri kabul edilmesinin yanı sıra pastoral edebiyatın da ilk yapıtıdır. Yazarının kimliği netleşmemiş olsa da romanın okur üstündeki etkisi yüzyıllar sürmüş, nice yazara, ozana, heykeltıraşa, ressama, müzisyene ilham vermiş; Shakespeare’den Goethe’ye, Rousseau’dan George Sand’a, Colette’ten Yukio Mişima’ya birçok büyük edebiyatçının yapıtlarına esin kaynağı olmuş. 

İki bin yıl öncesinden gelen bu hikâye, Midilli Adası&apos;nda doğan, yeşeren ve engellere göğüs geren bir aşkı anlatıyor. Masumiyet, acımasız kader, sadakat, ihanet, tanrıların intikamı ve hatta acımasız korsanların eşlik ettiği bu aşk hiçbirine boyun eğmiyor, yok olmuyor. Sadece lekesiz, masum, karmaşık olmayan ilişkiler ve saf duygulara değil, hayvanlara, bitkilere, rüzgâra, mevsimlere de aynı güçle yönelebilen bu kadim metin insanlığa bir armağan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90375</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e5d5570-1498-4a3c-a44d-0b5bfdf24da1.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Suçları</image:title>
            <image:caption>Aşkın Suçları, eserleri yayımlanmaya başladığı andan itibaren her zaman keskin tartışmalara konu olan ve sadizm kavramına ismini veren Marquis de Sade’ın on bir öyküyü kapsayan eserinin üç öyküsünden oluşuyor. Sade’ın ahlakın belirleyicisi olarak etik değerler yerine içgüdüler konulduğunda neler olabileceğini anlattığı Aşkın Suçları derlemesi, Lamartine’in, Baudelaire’in, Swinburne’ün, Lautréamont’un, Nietzsche’nin, Puşkin’in, Dostoyevski’nin, Kafka’nın, Apollinaire’in başucu kitaplarından biriydi. 
 
Hıristiyan geleneklerine, tabulara ve yasaklara yazdıklarıyla ve yaşam biçimiyle savaş açan ve hayatının yaklaşık otuz yılını hapishanede, on yılından fazlasını akıl hastanesinde geçiren Sade hakkında Octavio Paz’dan Simone de Beauvoir’a, Ronald Hayman’dan Jacques Lacan’a, Theodor W. Adorno ve Max Horkheimer’dan Angela Carter’a pek çok kişi yazmıştır. Edebiyat tarihinin en ayrıksı kalemlerinden biri olan Sade’ın bu üç öyküsünü Türk şiirinin en büyük şairlerinden Cemal Süreya’nın çevirisiyle okurlara sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90376</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/666991aa-3bce-4b6d-91c9-47e3def405fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dost Kazanma ve Dost Kalma Sanatı</image:title>
            <image:caption>Romalı hukukçu, hatip, devlet adamı ve filozof Marcus Tullius Cicero, Roma Cumhuriyeti’nin sendelediği, Julius Caesar’ın yükselişini, diktatörlüğünü ve ölümünü gördüğü heyecanlı bir dönemde yaşadı. Siyasetin bu heyecanı, gerginliği, karmaşası ve entrikaları siyasi konuşmaları ve yazışmalarında açıkça görülen Cicero, Yunan düşüncesinin daha sonraki dönemlere aktarılmasında büyük rol oynayan, önemli bir tarihi figürdür. Cicero sadece döneminin siyasi ortamını iletmekle kalmadı, bilgi teorisi açısından kesinliğe bağlanmak yerine olasılıkların peşinden giden etik alanında dogmatik bir tavır sergileyip Stoacılar ve Sokrates’i takip ederek Latincenin felsefe dili olarak gelişmesine önemli katkılarda da bulundu. 
Cicero’nun MÖ 44 yılında kaleme aldığı, gerçek dostlar edinmek ve bu dostlara gereken değeri vermek için önemli bir rehber olan Dost Kazanma ve Dost Kalma Sanatı , iki bin yılı aşkın zamandır okurlara ilham kaynağı olmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90377</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7daaeb09-355b-4c01-a8b5-4448b0d04383.jpg</image:loc>
            <image:title>Havada Dumandım</image:title>
            <image:caption>Arthur Cravan, hem fiziği hem de meşrebiyle ele avuca sığmaz boksör şair. Oscar Wilde’ın yeğeni. Dada’nın temellerini atan, avangardın o dönem vücut bulmuş hali. Sanayi şövalyesi, denizci, katırcı, oduncu, portakal toplayıcısı, h*rsız. Ama her şeyden önce adabımuaşeretin üstünü çizen tam bir kara mizah azmanı. Ehm ehm!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90378</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c86fa45f-c63c-49b9-9f8e-7f5a5136fa3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşama ve Yaşlanma Sanatı</image:title>
            <image:caption>Romalı hukukçu, hatip, devlet adamı ve filozof Marcus Tullius Cicero, Roma Cumhuriyeti’nin sendelediği, Julius Caesar’ın yükselişini, diktatörlüğünü ve ölümünü gördüğü heyecanlı bir dönemde yaşadı. Siyasetin bu heyecanı, gerginliği, karmaşası ve entrikaları siyasi konuşmaları ve yazışmalarında açıkça görülen Cicero, Yunan düşüncesinin daha sonraki dönemlere aktarılmasında büyük rol oynayan, önemli bir tarihi figürdür. Cicero sadece döneminin siyasi ortamını iletmekle kalmadı, bilgi teorisi açısından kesinliğe bağlanmak yerine olasılıkların peşinden giden etik alanında dogmatik bir tavır sergileyip Stoacılar ve Sokrates’i takip ederek Latincenin felsefe dili olarak gelişmesine önemli katkılarda da bulundu. 
 
Yaşama ve Yaşlanma Sanatı, insan yaşamının en temel sorunlarından birini ele alırken modern okura yüzyıllar öncesinde yaşamış bir Romalının nasıl düşündüğüne, yaşlılığı nasıl kucakladığına dair apaçık bir resim çizer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90379</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b62218b-3cba-4d0f-9445-ba9f4959ca07.jpg</image:loc>
            <image:title>Tenten Cilt 2 - Üç Kitap Bir Arada (Ciltli - Kutulu)</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyıl Avrupa çizgi romanlarının en ünlüleri arasında sayılan Tenten’in Maceraları bütün dünyada bilinen ve zevkle okunan bir macera dizisi. Çizer George Remi, diğer ismiyle Hergé’nin başyapıtı sayılan bu çizgi roman heyecan, mizah ve ince ayrıntılarla dolu sayfalarıyla okurlarına dünyayı dolaştırıyor. 
Belçikalı bir gazeteci olan Tenten, köpeği Milu’yla birlikte çıktığı her tehlikeli serüvende kahramanca işlere imza atar. Dünyanın her yerine, hatta Ay’a bile gider. Düştüğü tehlikeli durumlardan zekâsı ve şansıyla kurtulur. Dizinin farklı kitaplarında Tenten’e alaycı ve kaba kişiliğiyle Kaptan Haddok, icatlarıyla Profesör Turnösol ve sakar dedektifler Dupond ve Dupont eşlik eder. 
Gerçek ya da kurgusal bir mekânda, mükemmel ayrıntılarla anlatılan serüvenler Hergé’nin kusursuz çizgileriyle birleşerek bir çizgi romandan fazlasını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90380</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c84669e5-1208-4bee-af9e-8aad6a990b3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Karşıtı Söylemin İslam Geleneğindeki İzdüşümleri</image:title>
            <image:caption>Kadın Karşıtı Söylemin İslam Geleneğindeki İzdüşümleri 
Kadın konusu zaman ve mekân değişmeksizin her yönüyle tartışılan bir konudur. Kadının yeri ve neliği üzerine yapılan tartışmalar, Müslüman dünya içerisinde ciddi bir yere sahiptir. Müslüman kadın günümüzde bir yandan geleneksel İslam öğretileri, diğer yandan modern hayatın dayatmaları karşısında bocalamaktadır.  Tüm bunlara rağmen kendi tarihsel gerçekliği içinde var olmaya çalışmakta ve kendisini hem bireysel hem de toplumsal boyutta gerçekleştirebileceği onurlu bir kimlik aramaktadır. 
Bu kitapta, çeşitli haberler sebebiyle varlığını hissettiğimiz kadın aleyhtarı tutumun kökenleri ve tezahürleri araştırılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90382</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6116a84-6250-41de-997e-378f2e9e81fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Meydan Okuyan Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Annette kadınların suda daha rahat hareket etmelerini sağlayacak başka bir giysi üzerine düşünmeye başladı. İç çamaşırlarını birleştirerek bir örnek dikti ve bu yeni kıyafeti sergilemek için İngiliz Kraliyet Ailesinin önünde yüzmeye davet edildiği günü seçti. İzleyiciler öfkelenmişti, ama Annette farkında olmadan kadınların hayatında devrim yaratmıştı. Belki de onu özetlemenin en iyi şekli 
şu olabilir: Kadınların bedenlerinin özgürleşmesine yardımcı oldu. 
Bu kitap, iktidarı ele geçirip Çin’e en ferah dolu dönemini yaşatan imparatoriçeden dünya rekorunu kıran atlete, çocuk gelin olmaktan kaçıp rap yıldızı olan Sonita’dan araştırmacı gazeteciliği başlatan 
Nelly Bly’e, kadınların hikâyelerini anlatıyor. 
Bu cüretkâr kadınlar hayatın önlerine çıkardığı engelleri aşıyor ve kendi seçimlerini yapıyor. Kadın olmak, kabile lideri olmayı, uzaya gitmeyi engelleyemiyor. Meydan Okuyan Kadınlar kendine karşı dürüst kalarak hayatını yaşamak isteyen herkes için ilham verici öyküler paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90384</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e9dfd82-8aed-4a93-9004-7a90ebe5fbcb.jpg</image:loc>
            <image:title>İlahi Komedya - Cehennem</image:title>
            <image:caption>İlahi Komedya ölmeden önce ölmenin ve yeniden doğmanın yolculuğudur. Yazıldığı 14. yüzyıla dair bir tanıklık sunduğu kadar insanın iyiye, salim ve kâmil olmaya nasıl ulaşacağına dair bir rehberdir de. İtalyanca orijinalinden çevrilen bu eksiksiz ve tamamı kafiyeli İlahi Komedya, ayrıca Dante’nin referans ve hayal dünyasına vâkıf olunabilmesi için ayrıntılı notlarla zenginleştirilmiştir. 
Dante’nin şiirsel başyapıtının ilk menzili olan Cehennem’i sizlere,  Komedya’nın en canlı tasvirini sunduğu kabul edilen 19. yüzyılın üretken ressamı Gustave Doré’nin 1866’da çizdiği 75 resimle sunuyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90385</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/032c4221-78f2-430d-9910-243c9c2c4670.jpg</image:loc>
            <image:title>İlahi Komedya (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İlahi Komedya  ölmeden önce ölmenin ve yeniden doğmanın yolculuğudur. Yazıldığı 14. yüzyıla dair bir tanıklık sunduğu kadar insanın iyiye, salim ve kâmil olmaya nasıl ulaşacağına dair bir rehberdir de. İtalyanca orijinalinden çevrilen bu eksiksiz ve tamamı kafiyeli İlahi Komedya, ayrıca Dante’nin referans ve hayal dünyasına vâkıf olunabilmesi için ayrıntılı notlarla zenginleştirilmiştir. 
Elinizdeki kitapta Dante’nin başyapıtı, romantik dönemin çığır açıcı şair ve ressamı William Blake’in ölümünden hemen önce, 1824-1827 yılları arasında ürettiği 102 suluboya resimle birlikte sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90386</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b68361a-917d-41b8-9fad-59cd3930ee83.jpg</image:loc>
            <image:title>İlahi Komedya - Cennet</image:title>
            <image:caption>İlahi Komedya ölmeden önce ölmenin ve yeniden doğmanın yolculuğudur. Yazıldığı 14. yüzyıla dair bir tanıklık sunduğu kadar insanın iyiye, salim ve kâmil olmaya nasıl ulaşacağına dair bir rehberdir de. İtalyanca orijinalinden çevrilen bu eksiksiz ve tamamı kafiyeli İlahi Komedya, ayrıca Dante’nin referans ve hayal dünyasına vâkıf olunabilmesi için ayrıntılı notlarla zenginleştirilmiştir.
Dante’nin şiirsel başyapıtının üçüncü ve son menzili olan Cennet’i sizlere, Komedya’nın en canlı tasvirini sunduğu kabul edilen 19. yüzyılın üretken ressamı Gustave Doré’nin 1867’de çizdiği 18 resimle sunuyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90387</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66b58ced-ff10-49d6-abd6-3db98a5324e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Vişnenin Cinsiyeti</image:title>
            <image:caption>Jeanette Winterson’ın baş döndürücü bir hızla akıp okuyucunun zihnine kök salan romanı, Pınar Kür’ün eşsiz çevirisiyle yeniden Türkçede! 

Annem bir matematik denklemi gibi; hep var ve olmadığını kanıtlamak imkânsız. Belki o beni bulmadan yıllar yıllar önce birisi de onu bulmuştu. Irmağın kıyısında, bir şişe içinde gözlerimin önüne getiriyorum onu. Şişenin rengi kobalt mavisi, deliği bezle tıkanmış, üstüne bir de balmumundan tıkaç konulmuş. Oradan geçen bir kadın, şişenin içinden sesler geldiğini duyuyor, bıçağıyla balmumunu kesiyor ve annem kavanozdan fırlayan bir cin gibi çıkıyor dışarı. 

Bunlar, hem on yedinci yüzyıl İngiltere’sini anımsatıp hem de öyle olmadığı iddia edilen, hayli fantastik bir atmosferde, bir sepet içinde Thames nehrinde yüzerken bulunan bebek Jordan’ın büyüdüğünde söyledikleri... Hiçliğin içindeki salınımı oldukça garip bir kadın tarafından kurtarılmasıyla son bulmuş, onu anne bellemesiyle dünyanın en tuhaf maceralarından birine adım atması bir olmuştur. Ancak tıpkı Gulliver gibi dünyayı dolaşmaktan başka tutkusu olmayan Jordan için asıl hikâye, onu anakaradan ayıracak geminin yelkenini şişiren ilk rüzgârla başlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90388</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94fa5f28-cb2d-4668-9d90-d170879d0095.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Bir Doktorun Anıları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Devrim zamanı Rusya… Karakışı aratmayacak kadar soğuk, kasvetli bir eylül günü, tıp fakültesinden yeni mezun olmuş bir doktor, şehirde çoktan unutulmuş geleneklerin ve boş inançların hüküm sürdüğü uzak bir kasabaya gelir. Devrim, büyük şehirlerin merkezlerinde hayatı ve zihniyetleri altüst ederken; bu genç doktor ülkenin ücra bir bölgesinde kadercilikle ve batıl inançlarla zorlu bir mücadeleye girişir. Zor bir doğum, hassas bir cerrahi müdahale, uzaktaki bir hastaya ulaşabilmek için şiddetli bir kar fırtınasına rağmen göze alınan bir yolculuk, ağrılarını dindirmeye çalışırken morfinman olan bir meslektaş… Genç Bir Doktor’un Anıları, doktorun gündelik hayatında karşılaştığı bütün zorlu sınavlar, Bulgakov’un elinde olağanüstü güçlü bir anlatımla, dram sınırlarında gezinen bir dokunaklılıkta öykülere dönüşür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90389</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83ef8913-ad78-4ecc-bf85-ede98738edee.jpg</image:loc>
            <image:title>Sardunya Köşesi</image:title>
            <image:caption>Geçmişine yolculuk yapmadan yaşayan insan var mıdır? Geçmişi kafadan tamamen silip atmak mümkün müdür? Zaman, kırgınlık ve hüzne ilaç olur. Acıya, can yanmasına, zaman merhem olur mu? Acının ilacı yoktur. O, panzehri olmayan bir zehir gibidir. En derinlerde bir yerlerde, hep taze kalan, büyümeyen ama solmayan da bir çiçektir.İçimizi daima sızlatan köklerini hayatımıza yayan ağacın ta kendisidir.
Hayâller, yolda yürürken çıkan gölgemiz gibidir.

Gerçek olmayacağını bile bile aynı hayâl kurulur mu? Güneş hep aynı hayâlin peşinden koşup durdu. Geçmişteki sır onun peşini bırakmadı. Çoğu zaman kendisini sardunya kadar değerli görmüyor, onlara nefretle bakıyordu. İçinde büyüyen hırsı durduran tek bir şey vardı; Emre. Ey aşk! Sen nasıl bir şeysin? Ayakları yerden kesip aklı baştan alıp götürüyorsun. Çaresizlik… Karşılıksız sevmek, hissedip hissettirememek, ağlamak isteyip ağlayamamak; umudu yitirdiğimiz andır.

Hiç Sardunyalarınızı Gözyaşlarınızla Suladınız mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90390</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1aab828-c114-4dbb-8090-c58359e42a04.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktor Hastalandı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Burma’da dilbilim dersleri veren Dr. Edwin Spindrift aniden rahatsızlanınca İngiltere’ye geri gönderilir. Londra’da yattığı hastanede acı veren ve aşağılayıcı bir dizi tetkikten sonra beyninde tümör olduğu anlaşılır. Geçireceği operasyonu beklerken, karısı da hastane civarındaki barlarda vakit geçirmektedir. Edwin, operasyondan bir gece önce onu bulmak için üzerinde pijamalarıyla hastaneden kaçar.
O güne dek sözcüklerin dünyasında yaşamış olsa da onların gerçek hayattaki “göndergelerini” pek umursamamış bir dilbilimci olarak, varlığından bile haberdar olmadığı bir âleme; Soho’nun hayatın kıyısında kalmış bin bir karanlık tiple dolu tekinsiz ve bohem yeraltı dünyasına dalar. Ancak akademik hayattaki steril varoluştan katı gerçekliğin hüküm sürdüğü yeraltına iniş macerası içinde gizem dolu bir müphemlik de barındırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90391</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5dff99c-321f-439d-9add-fb89d2204f3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Adı Bende Saklı</image:title>
            <image:caption>“Kolaysa vazgeç” der gibi bir gülüşü olduğunu söyledi Efe. İmkânsız aşkını başka kollara emanet ederken… Ömründen ömür gitti… Adı Asya’ydı. Birkaç cümle döküldü Asya’nın dilinden: “Gitmem gerek” dedi ve gitti.
“Mavi düşleriyle avunan yalnızlık içimi parçalıyor. Sensizliğe yaklaşmak uyandırıyor içimdeki çığlıkları.
Sesim çıkmıyor...”
Asya ile Efe’nin tertemiz aşkı ve bu aşkın üzerine kara bir bulut gibi çöken Ferit…
Tüm okuyucuların kendinden bir şeyler bulabileceği, çaresizliğin pençesinde kıvranan bir sevda hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90392</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cb4e128-066c-4e7c-b8c0-d73e96af61af.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçakçı Yıkım</image:title>
            <image:caption>Herkesin hayatından bir şeyler çaldı. Sonu gelmez bir oyun başlattı ve bu oyun dalga dalga yayılarak herkesi yuttu. Ailemi, gençliğimi, geçmişimi çaldı. Bir geleceğimin olmadığını düşünürken bir kadın hayatıma girdi ve benden izin bile almadan bana tutundu. Onun varlığına alıştım ama kadının o kadar çok yarası vardı ki içinde hala büyümeyen çocukluğu benden sevgi bekliyordu. Üstelik avuçlarının içi tırnaklarıyla kazdığı çukurlarla doluydu, bileğinde intiharın izini taşıyordu… Şimdi bir kadının hayatımda olmasına ve beni iyi bir adama çevirmesine alışmışken onu da benden almaya çalışıyor. Onu da yok etmek istiyor, kendi gibi gözü dönmüş, şerefini üç kuruşa satmış bir yaratık gibi onun kölesi olmasını istiyor. Savaş büyüyor, adam hiç vazgeçmiyor. Bu uğurda kaybedecek hiçbir şeyi yok. Onun zaafı yok… Onun vicdanı yok… Onun bir kalbi bile yok… Öyle ki bizi bir uçuruma sürüklüyor. Bizi o uçurumdan aşağı itiyor. Birlikte sonu gelmez bir yıkımın, gittikçe büyüyen bir yangının ve üzerine bastığımız toprağın bataklığa dönüştüğü bir noktaya sürükleniyoruz. Yapamaz sandığımız her ne varsa yapacak. Elinde tuttuğu silahın namlusunu üzerimize çevirecek, namlunun ucuna geçmişin kurşununu takacak. Tetiği çekecek, geçmişin ağır ve sancılı yükü üzerimize yıkılacak. Sonra kız sıska bedeniyle ölü ruhuna kefen arayıp duracak. Geçmişin geçiremediği o acı gerçekler bir zincir gibi uzanıp bileklerimize dolanacak. Herkes ölecek, cesetlerini ben sırtlanacağım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90393</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98b327ff-aeb5-4d02-815b-222c4aff851a.jpg</image:loc>
            <image:title>The Valley Of Fear</image:title>
            <image:caption>The Valley of Fear is a mystery novel by Sir Arthur Conan Doyle and was the last of the four Sherlock Holmes novels written by the author.

At the beginning of this novel Sherlock Holmes receives a message from Fred Porlock, an agent to Professor Moriarty. Porlock occasionally sends Holmes insider information.

Moriarty is blameless in the eyes of the law but Holmes knows him to be &quot;the controlling brain of the underworld.&quot; Together Holmes and Watson decipher Porlock&apos;s message as indicating that a man named John Douglas residing at Birlstone is in danger.

Inspector MacDonald of Scotland Yard calls upon Holmes to ask for his help and informs him that Mr Douglas of Birlstone Manor House has been murdered that morning. Sherlock Holmes tells MacDonald that since he received an alert from Porlock it is probable that Professor Moriarty&apos;s influence exists in the matter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90394</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/328d4318-3d8f-456b-9c18-92a50ffc764d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadın Bir Cinayet</image:title>
            <image:caption>Gölgeler de yaşlanmaz, gerçekler de! 1977 Mayıs’ı… İstanbul kâbuslar içinde bir cehennemden diğerine geçmektedir. 1 Mayıs katliamı sonrası şehir gençlerin ölümleriyle sarsılırken “Kralların Treni” Orient Ekspress tarihinde son defa Sirkeci Garı’na gelir. İki gün sonra bir Orient Ekspress yolcusu Gülhane Parkı’nda ölü bulunurken bir başka yolcu, yaşlı Alman kadın Gisela cinayet zanlısı olarak Sultanahmet Karakolu’nda gözaltına alınır. 

İttihat ve Terakki’nin güçlü önderi Talat Paşa’nın eski konağı olan karakolda günlerce masumiyetini haykırır Gisela. Onun mu acısı ve pişmanlığı büyüktür, kuruntu ve düşlerin sık sık yokladığı komiser Attila’nın mı yoksa gencecik bedenlerle dolup taşan morgun müdürü Taylan’ın mı? 

Sevgilisini çatışmalarda yitiren devrimci kız Ülkü’nün düşleri zamansız sona ermişti de; Topkapı Sarayı’nın dış bahçesinde, Gülhane Parkı’nın ağaçlarında hayata veda eden son Orient Ekspress yolcusu yaşlı adam akıbetini hak mı etmişti? 

Cinayetin ipuçlarını belki Tanzimat Fermanı’yla Türk aydınlanmasına ilk harcın konulduğu gizemli Gülhane Parkı saklıyordu, belki de 19’uncu yüzyılın askeri okulu, şimdinin İstanbul Morgu… ya da bizlere çok yabancı bir tarih! 

Melih Esen Cengiz’den, zamanın köreltmekte aciz kaldığı bir özlemin, gerçekleri nasıl perdelediğine tanık olacağınız ve masum gözyaşlarını sorgulayacağınız bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90395</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/840d3aeb-452b-47a5-8799-aa4a242914a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşimin ve Gölgenin Tanrıları</image:title>
            <image:caption>“Mitoloji ve tarihin eşsiz bir karışımı.” –Publishers Weekly

“Bu kitap tarihsel fantazinin zirvesi: Eski ile yeninin iç içe geçip çarpıştığı yenilikçi, feminist bir büyüme hikâyesi.” –S. A. Chakraborty 
 
“Geçmişi anımsatan, duygulu ve özgün bir peri masalı.” –Rebecca Roanhorse 
 
“Cesaret, sevgi ve bu dünyada ait olduğun yeri bulmaya dair coşkulu ve tatlı sert bir hikâye.” –Christina Henry
Casiopea Tun, büyükbabasının evinin yerlerini temizlemekle meşgul olsa da Meksika’nın güneyindeki küçük bir kasabadan uzaklarda yaşayabildiği bir hayatın hayalini kurar. Ne var ki bu hayat yıldızlar kadar ulaşılmazdır, ta ki karşısına gizemli bir sandık çıkıncaya dek. Sandığı açmasıyla bir Maya tanrısının ruhunu istemeden de olsa serbest bırakır. Böylece sıradan bir genç olan Casiopea, kendini efsanevi bir tanrının yoldaşı olarak bulur ve hem Meksika’ya, hem yeraltındaki Maya dünyasına hem de kendi kaderindeki bilinmezliklere doğru bir yolculuğa çıkar. 
 
Yeşimin ve Gölgenin Tanrıları, Maya mitolojisi ile çağdaş dünyanın kesiştiği karanlık bir peri masalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90396</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/511ccd64-c394-4648-b4a9-14e955998d90.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Zamanlar</image:title>
            <image:caption>stanbul’un vebadan kavrulduğu karanlık zamanlar… Tekinsiz bir malikânede yaşamakta olan tuhaf bir hekim, İstanbul’un korkutucu sokaklarında kol gezen hastalıkla mücadele etmektedir. Hekimin on bir yaşındaki kızı Dilara, annesinin doğum sırasında ölmesi nedeniyle hem babası hem de hiç sevgi görmediği halası tarafından sürekli dışlanmaktadır. Annesi hakkında konuşmak Dilara ve malikânedekiler için âdeta bir tabudur. Küçük kızın tek dostu, biricik kedisi Aristo’dur. Babasının katı kurallarına daima uyum gösteren Dilara’nın bir kez olsun aklının köşesinden bu kurallara karşı koymak geçmemiştir. Fakat bir gün annesiyle ilgili sır perdesi hiç ummadığı bir şekilde aralanır. Dilara bunun üzerine tüm kuralları unutup gerçeğin peşine düşer. Artık geri dönüş yoktur… Acaba küçük kız malikânenin duvarlarını aşıp annesi hakkındaki gerçeği bulabilecek midir? Peki, ya bulursa? O zaman ne olacaktır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90397</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7086485a-b919-45f9-bc01-a51afe304518.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyunda Kal 2 - Oyundasın</image:title>
            <image:caption>Okulun silik ve sönük genci Asım’ın yaptığı “Bakben” adlı bilgisayar karakteri bir anda herkesin ilgi odağı olmayı başarmıştı. Ancak Şeker Holdingin hırslı patronu, Bakben uygulamasının üzerine konuverdi. Üstelik artık sanal değil, kanlı canlı ve yakışıklı bir Bakben vardı karşımızda… Asım, “Neler oluyor?” diyemeden bir de İzleben çıktı ortaya! Bakben’in başına gelen İzleben’in de başına gelecek mi? “Ben İzleben’im!” diye etrafta boy gösteren güzeller güzeli kız gerçek İzleben mi? Peki ya tokyok kurabiyesinin, okul koridorlarında koşturan bir hemstırın, Erik Dalı çalıp oynayan Hüsmen’in, ünlü youtuber Aşkın Taşkın’ın tüm bunlarla ne ilgisi var? 

Oyunda Kal serisinin ikinci kitabında soluk soluğa macera devam ediyor, sırlar bir bir açığa çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90398</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b08dcc37-129c-4b4f-9bc8-e11a66e71211.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Romanları Seti (7 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Setimiz 7 Kitaptan oluşmaktadır.
Bir Umut Yeter, Çınara
Kozadaki Kadının Ada’sı, AzeM C..
Pranga, Aykut Günaydın
Aşkın Peşinde, Zeki Marakoğlu
İçimdeki Sen, Esra Nur Güler
YanaNcak, Ümit Dağcı
Birli Yaşam, Ümit Dağcı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90399</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8ac0130-5734-4169-8d16-abb0f1c7ef29.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Arap Kadının İtirafları</image:title>
            <image:caption>Bir kadın. Arap bir kadın. Yerinden sökülen başka bir yerde kök salmaya çalışan…
Ön yargıların baskısı altında hatalarıyla, doğrularıyla var olma mücadelesi veren herhangi bir kadın, Zaya ya da Zahiye
Bir kadın yazar onun hayatını yazmak istediğinde buna anlam veremiyor Zahiye. Hikâyesinin yazılmaya değer olmadığını düşünüyor. Ona göre, sıradan bir ailede sıradan bir hayat işte.
Oysa insanın insana davranışının ön yargılarla belirlendiği dünyada bu sıradan gibi görünen hikâyelerden çıkaracağımız çok anlam var. Belki de insanlık bu ön yargıları üzerinden silkinip attığında huzur bulacak. Tıpkı Zaya’nın itirafları gibi…
Zaya, yaşamın çizdiği yolda ilerlerken bazen yanlış seçimler de yapılabileceğini itiraf etme cesaretini gösteriyor. Rim es Sakr’ın Zaya’yla karşılaştığında fark ettiği de onun bu cesur duruşu. Yazar, bir Arap kadının kimlik arayışını, bu arayıştaki yanlış seçimlerini, hayallerini, itiraflarını öğüt vermeden enfes bir romana dönüştürüyor.

Bizim ülkemiz için bu romanın özel başka bir anlamı daha var. Genel olarak Araplara, özel olarak Arap kadınlara karşı müthiş bir önyargı var. Hepsi birbirinin aynıymış, hepsi tek tipmiş gibi. Bu hikaye ise onların özel dünyasına okuru sokarak, çarpıcı ve sarcısı bir etki bırakıyor.
Her gönülden okuma, insanlar, cinsler ve farklı uluslar arasında gözle görünmeyen bir bağın kurulmasını sağlıyor. Sınırlar buharlaşıyor, halklar yakınlaşıyor. Edebiyat, bu güzel söz söyleme sanatı, çıtasını yükseltiyor, hepimizi derinden etkilemeyi başarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90400</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41fcaae5-4726-492b-81ba-5bbf1ccd996b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çaylak İle Filozof -4</image:title>
            <image:caption>Kalbim kırılmış falan değildi. Aynaya baktığımda ne gördüğümün gayet farkındaydım ben. Gözlüklerimi çıkardığımda hafif şaşı oluyordum. Kulaklarım biraz kepçeydi. Kollarım ve bacaklarım güçsüzdü. Solucan kadar zayıftım ve boyum da bir türlü uzamıyordu... Sesim ise belki bir süre sonra değişecekti ama bir saksağanınki kadar çirkindi. Sivilcelerim vardı. Ve her geçen gün sayıları artmaktaydı. Saçım da iki tepeliydi. Onları ne tarafa taramam gerektiğine bir türlü karar verebilmiş değildim. Bütün bunlar yetmezmiş gibi terlediğimde fare ölüsü gibi kokuyordum.

Şükürler olsun, gülerken ya da konuşurken içerisi görünen bir ağzım yok. Dişlerim bir kunduzun dişlerine benziyordu çünkü. Hem sarı, hem de kazma gibi. Onlara tel takacaklardı. Filozof, Dr. Ortodontist’ten randevu bile ayarlamıştı. Yani bütün bunlar yetmezmiş gibi, yıllarca ağzımda tellerle dolaşacaktım. Sırf kendimi iyi hissedeyim diye bana, “Sen çok yakışıklısın. Robert Redford seni görse depresyona girer, oyunculuğu bırakır ve hayatını bir çiftlikte atlara fısıldayarak geçirirdi!” deseydi, Filozof’a inanacak mıydım sanki? Elbette inanmayacaktım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90401</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cba50e70-b4d8-4ed1-a4fe-e1736a9938a6.jpg</image:loc>
            <image:title>İntibah (Açıklamalı Orijinal Metin)</image:title>
            <image:caption>Biz daima Avrupa lisanlarının edebiyatça gerek intihap ettikleri kavaid-i külliyeye gerek ihtiyar eyledikleri tarz-ı taklide tâbi olmak mecburiyetindeyiz. Çünkü gerek o kavaid-i külliye gerek o tarz-ı taklit Avrupa’nın evham-ı heveskâranesinden çıkma birtakım hayalât değil sırf hakikat ve tamamıyla sevk-i tabiattır. 
Namık Kemal 
 
İntibah genel olarak aşk ve kıskançlık temaları etrafında kurgulanmış psikolojik ve kısmen sosyal muhtevalı bir eser olarak tanımlanır. Bu ve buna benzer konular Türk edebiyatında daha önceki dönemlerde mesneviler ile halk hikâyelerinde de işlenmiştir. Ancak Namık Kemal, savunduğu “edebiyat-ı sahiha” adına, tahlil ve tasvirleriyle mümkün olduğunca eskilerden ayrılmaya gayret etmiş, söz konusu bir kısım duyguları eskilerin aksine hayalî olarak değil beşerî ve gerçekçi planda ele almaya çalışmıştır. 
Abdullah Uçman 
 
Edebiyatımızın ilklerinden İntibah’ı, Namık Kemal’in romana sunuş olarak yazdığı ama yayımlatmadığı “Son Pişmanlık’ın Mukaddimesi” yazısıyla birlikte, orijinal metniyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90402</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d076fc62-5787-4637-bef5-a17058a84ac6.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Liderleri İçin Büyük Strateji Esasları</image:title>
            <image:caption>Çağımızda devleti yönetenlerin asli görevi; ülkenin ve bireylerin güvenliğini sağlamak, ülkenin ve bireylerin refah seviyelerini geliştirmektir. Devleti yönetenlerin güvenliği sağlayacak, refahı geliştirecek hedeflerin elde edilmesi amacı ile kontrollerine verilen güç unsurlarını geliştirmeleri, uyum içinde kullanmaları, hedeflerle mevcut güç unsurları arasındaki dengeleri kurmaları gerekmektedir.

Bu sistematik eylemler, çağdaş anlayışa göre “Büyük Strateji”nin ilgi alanını oluşturmaktadır. Batıda, prestijli üniversitelerde ve askerî okullarda, “Büyük Strateji Kavramı ve Sistematiği” öğretilmektedir. Çağdaş Türkiye için devleti yönetmeye aday olacak geleceğin liderlerinin de bu konuda bilgili olmaları gerekmektedir. Bu kitapçık, daha iyisi yazılana kadar, bu amaca hizmet etmek için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90403</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17381575-1b8a-417c-986c-3c8854ca5c06.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıkıldım İki Hafta Yokum</image:title>
            <image:caption>Yakınlaşmak için, bazen uzaklaşmak gerekir...
Pelin Güneş&apos;in kaleme aldığı Sıkıldım, İki Hafta Yokum, kitaplardaki kurmaca ile gerçek dünya arasında sıkışıp kalmış 14 yaşındaki Tuana&apos;nın benlik arayışlarına ışık tutan, sürükleyici bir ilkgençlik romanı.

Kanıksanmış bazı tutumlar nedeniyle ebeveyn-çocuk ilişkisinde meydana gelebilecek ani iniş çıkışları gerçekçi bir yaklaşımla ele alan yazar; gençlerin sürekli değişen duygu dalgalanmalarına odaklanıyor, toplumun dayattığı “normallik” algısı üzerine farklı bakış açıları getiriyor.

Büyüyebilmek ve daha da önemlisi olgunlaşabilmek için bazen sevdiklerimizden uzaklaşmamız gerekebileceğini anımsatan kitap; kurulan yeni dostlukların hayatın getirdiği dayatmalardan ve zorlamalardan bir nebze de olsa sıyrılabilmek için iyi bir fırsat yaratabileceğini vurguluyor.

Çocukluğu, annesinin zihnindeki “ideal çocuk” tanımına uyum sağlama çabaları yüzünden yorgun ve biraz da buruk geçen Tuana, ergenliğe girdiğinde ailesinin ve okul çevresinin direttiği ısrarcı ve tektipleşmeye dayalı tutumlara karşı kendince bir kalkan geliştirir. En yakınlarının bile renksiz ve hatta “sorunlu” saydığı genç kızın tek gayesi, kendisine “normal” olarak kabul ettirilmek istenen şeyleri bertaraf edip kendi doğrularından yürümektir. Bu uğurda ailesini ve arkadaşlarını dahi karşısına almayı göze alan Tuana, yaşadıklarının yorgunluğunu hafifletmenin yollarını düşsel bir dünyada arar. Kitaplara, özellikle de fantastik edebiyatın kültleşmiş “Orta Dünya”sına dalarak sistemin dayattığı kalıplar üzerine düşünmeye koyulur. İlkgençlik gelgitleri nedeniyle yine annesiyle tartıştığı bir gün, karşısına çıkan bir yolculuk teklifi tatsız hayatından uzaklaşması ve özgüvenini kazanması için kaçırılmayacak bir fırsattır...

Gençlerin ruhunda kopan fırtınaları özdeşlik yoluyla daha iyi anlama ve anlatma çabası güden bu katmanlı roman; dağılan aile, ebeveyn tükenmişliği, akran zorbalığı gibi özellikle ergenlik çağındakilerin duygusal dünyalarında açmazlara neden olabilecek hassas konulara temas ediyor.

Farklılıkları nedeniyle eleştirilen, ötekileştirilen genç bir kızın hayatını, farklılıklarını bir yaşam biçimine dönüştüren “aykırı” insanların hayatlarıyla kesiştiren Sıkıldım, İki Hafta Yokum, okurları değişen dünya ve bundan nasibini alan gençlik hâlleri üzerine düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90404</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc7ce601-2607-48c8-bdf8-26a5bc9a8ee2.jpg</image:loc>
            <image:title>Senden Hayır Beklenmez</image:title>
            <image:caption>Fırtına denizinde yüzüyorum, 
Hoyrat rüzgâra sürükleme beni. 
Hayalimde hayalin görüyorum, 
Hoyrat rüzgâra sürükleme beni. 
 
Al yeşil giyinip yaktığın yeter, 
Misk-i amber koktuğun yeter, 
Öyle can alıcı baktığın yeter, 
Hoyrat rüzgâra sürükleme beni. 
 
Sensiz Mevlana gibi dönüyorum, 
Yokluğunda aydınlıkta sönüyorum, 
Hasretinden bin kere ölüyorum, 
Hoyrat rüzgâra sürükleme beni. 
 
 
 1967 Oğuzeli-Kilis ili Elbeyli ilçesi Salhan Köyü-doğumlu. Kilis İnönü-Ziraat İlkokulu, Kilis Atatürk Ortaokulu, 1986 Bitlis Erkek Öğretmen Lisesi, 1991 Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Lisans mezunu. 1998-2000 yılları arasında Talim ve Terbiye Kurulu kitap inceleme ve yazım komisyonlarında çalıştı. 
Zeki Dağlı’nın , Narına Yandığım adlı ilk şiir kitabı 2010, ikinci şiir kitabı Aşkın Adı Şiir 2012 yılında basılmıştır. Üçüncü kitabı Senden Hayır Beklenmez Nisan 2021 yılında çıkmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90406</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e891aa85-b6ba-4701-8394-d061314412a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tutkal Hanım’ın Kırık Kalpleri</image:title>
            <image:caption>Kalp kırmak icat edildiğinden beri Tutkal Hanım’ın ailesi Kırık Kalpler Oteli’ni işletiyordu. Büyük büyük büyük büyükannesi, büyük büyük büyükannesi, büyük büyükannesi, büyükannesi ve annesi hepsi bu otelde çalışmıştı. Sıra Tutkal Hanım’daydı. 
Tutkal Hanım rüzgârın uğultusuyla uyandığı bir sabah, yeni bir misafirin geleceğini anladı. Misafiri tabii ki kalbi kırık biriydi. Heyecanla hazırlanmaya başladı. Kırık bir kalbe ne iyi gelirdi? 
Nur Tunay, kalp kırıklığını yeniden anlamlandırıyor ve duyguların yaşanması gerektiğine dair sıcacık bir hikâye anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90408</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca889ec5-e1c1-4803-acdb-70ffd97153a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Zambaklar Ülkesinde</image:title>
            <image:caption>Grigori Petrov, yayımlandığı dönemde Balkanlarda olduğu kadar genç Türkiye’de de büyük bir ilgiyle karşılanan Beyaz Zambaklar Ülkesinde eserinde, uzun yıllar ulus kimliğine sahip olamamış, işgaller, toplumsal eşitsizlikler, yoksulluk ve türlü güçlüklerle boğuşmuş küçücük bir ülkenin her yönden kalkınmasının hikâyesi büyük bir hayranlık ve sevgiyle anlatır. Bir avuç aydının kılavuzluğunda halkın her kesiminden insan, aydınlar, işçiler, köylüler, sanatçılar, zanaatkârlar, eğitimciler örneğine az rastlanan bir çabayla küçük ülkelerine, uluslarına sahip çıkarlar. Grigori Petrov da sonuçlarını bizzat gördüğü bu çabayı, birlik ve beraberliğin, ulus bilincine sahip olmanın değerini, masalsı üslubuyla eserinin hemen her sayfasında vurgular. Petrov’un Bulgar aydınlarına ithaf ettiği, onlar için bir kılavuz olarak tasarladığı bu özgün eser, Türkçeye ilk kez 1928 yılında Bulgarcadan çevrildi. O tarihten beri defalarca basıldı, pek çok kez yeni çevirisi yapıldı, harp okullarından köy okullarına kadar genç Türkiye’nin öğretmenlerine, aydınlarına da kılavuz oldu. Günümüzde okuryazarlık oranı yüzde yüze varan, eğitim ve öğretim sistemiyle, halkının mutluluğuyla diğer uluslara örnek olan Finlandiya’nın “kuruluş” hikâyesi Beyaz Zambaklar Ülkesinde eserinden alınacak pek çok ders ve ilham var hâlâ…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90409</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b9dd001-1ee3-45a9-9713-a27cc947d485.jpg</image:loc>
            <image:title>Cimri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kibarlık Budalası, Hastalık Hastası, Tartuffe gibi unutulmaz eserlerin müellifi Moliére’in tüm zamanların en bilinen piyeslerinden biri olan Cimri adlı eserinin dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok sayıda çevirisi yapılmış ve Türk tiyatroları sahnelerini defalarca bu eşsiz oyuna açmıştır. Oyunun, evine giren herkesi hırsız sanacak kadar takıntılı ve tamahkâr kahramanı Harpagon, cimriliğin ete kemiğe bürünmüş hâlidir. Moliére’in eleştirileri bu nekes karakter üzerinden insanoğlunun ahlaki düşüklüğüne de yönelir ve dönemine göre hayli sert olan hicvi bazı çevrelerde esaslı hasımlar edinmesine de sebep olur. Bu eleştirilerden ne fayda hasıl olmuştur bilinmez zira Harpagon karakterinde tecessüm eden kusurlar, insanoğlu varoldukça sürecektir. Bu yönüyle Moliére kadar Harpagon da ölümsüzdür. “Cimri’nin mevzusunu Moliére hayattan mı aldı, kitaptan mı? Bu mesele bilhassa kendisinden sonra birçok müellifleri işgal etmiş ve netice itibarıyla büyük dâhinin eserleri içinde en çok kaynakları olan piyesin bu piyes olduğunda herkes ittifak etmiştir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90410</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7abacc2-6c79-418e-a9f8-a7547b808fe7.jpg</image:loc>
            <image:title>İzlanda Balıkçısı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Louis Marie Juilen Viaud, bildiğimiz ismiyle Pierre Loti ülkemizde genellikle ilk romanı olan ve Osmanlı topraklarında geçen Aziyade ile tanınır. Türk dostu olarak bilinen Loti, edebiyatta egzotizm akımının öncülerinden birisi olmakla beraber Avrupa’da Doğu’ya ilgi duyulmasına da sebep olmuştur. Loti’nin diğer romanlarına nazaran egzotizm dozu düşük olan eser karakter tasvirleriyle öne çıkmaktadır. Loti’nin ölçülü anlatımıyla dengelemeye çalıştığı büyük bir aşkın hikâyesinin anlatıldığı İzlanda Balıkçısı, Loti’nin başyapıtları arasında özel bir yere sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90411</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bf72db2-2e2a-4094-841a-1fd807c9461b.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Feda Etmeyeceğim</image:title>
            <image:caption>Kimsenin korumadığı çocukları kim koruyacak? 
Seni Feda Etmeyeceğim, kurban kıssasını din, aile, cinsiyet ve cinsellik gibi konular etrafında cesurca tartışan felsefî bir metin. Biçimiyle roman türünün sınırlarını zorlarken içeriğiyle neyin Tanrı neyin put olduğuna dair tabulara meydan okuyor. 
Nihan Kaya’nın son kitabı Seni Feda Etmeyeceğim farklı bir okuma denemeyi sunuyor. 
Kimseye onun putuna tapacağıma dair bir söz vermedim ben.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90412</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e3d9d45-6153-4428-9bea-60872bd9812e.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İtalyan Harbi</image:title>
            <image:caption>Avanzâde Mehmed Süleyman esasen eczacı olmasına karşın farklı türlerde bir hayli eser vermiş bir Osmanlı aydınıdır. Avanzâde Mehmed Süleyman, eserlerini genellikle halkı aydınlatmak ve kayda değer meseleler hakkında bilgilendirmek gayesiyle kaleme almıştır. Avanzâde Mehmed Süleyman bu tavrını Trablusgarb Savaşı’nda (1911-1912) da devam ettirmiştir. Avanzâde Mehmed Süleyman, halkı hem devam eden savaş hakkında bilgilendirmek hem de Osmanlı Devleti’ne savaş ilan eden İtalya’yı ve işgal edilmek istenen Trablusgarb’ı tanıtmak için Trablusgarb ve Devlet-i Aliyye-İtalya Vekāyi’-i Harbiyyesi adlı eserini neşretmiştir. Avanzâde Mehmed Süleyman bu çalışmasında Trablusgarb’da yaşanan savaş ile alâkalı yabancı gazetelerde yayımlanmış makaleler ve mülakatlar, Trablusgarb’dan gönderilen mektup ve telgraflar, Trablusgarb bölgesi için planlanan ıslahat projeleri ile Afrika ve Trablusgarb tarih ve coğrafyasını anlatmaya çalışmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90413</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0691f03-e2f5-4a77-afa9-87f6fa8c5146.jpg</image:loc>
            <image:title>Barbaros Hayreddin Paşa’nın Hatıraları</image:title>
            <image:caption>“Gazavat-ı Hayreddin Paşa adını taşıyan ve Barbaros Hayreddin Paşa’nın hatıralarını ihtiva eden kitap, 16. asır Osmanlı tarihinin mühim kaynaklarından biridir. Denizcilik tarihimiz üzerinde kapital bir kaynaktır. Osmanlı Cihan Devleti’nin kaptan-ı deryası (bahriye nazırı ve deniz kuvvetleri kumandanı) olan ve devrinin büyük millî kahramanı sayılan Barbaros, “cihan padişahı” Kanûni Sultan Süleyman’ın emriyle hatıralarını denizci, şair ve yazar dostu Murad Çelebi’ye (Muradi) dikte etti. Gazavat-ı Hayreddin Paşa (Hayreddin Paşa’nın Gazaları) adını taşıyan bu kitap, Osmanlı literatüründe gazavatname tabir edilen türün, verdiği bilginin orijinalliği bakımından, en değerlisidir. Türkçedir. Seyyid Murad Çelebi, sonra bu kitabı nazma da çekmiştir. İstanbul, Vatikan, Berlin, Stuttgart, Kahire, Madrid, Paris, Londra kütüphanelerinde çeşitli yazma nüshaları bulunuyor. Eser, birçok dile tercüme edildi. Barbaros’un hayatında Arapçaya tercüme edildi ve şüphesiz önce Cezayir’de okundu. Bu inanılmaz tarih gerçeğinin hikâyesini, bizzat Barbaros’un ağzından bu kitapta dinleyeceksiniz. Barbaros Hayreddin Paşa’nın Hatıraları’nı, 1965 yılında sadeleştirerek Hayat Tarih Mecmuası’nda yayınlamıştım. Bu on tefrikayı şimdi kitap hâlinde ve çeyrek asır sonra Türk okuyucusuna sunuyorum. O zamanki nesil, büyük merak ve heyecanla takip etmişti. Onların çocukları olan bugünkü neslin de aynı ilgiyi göstereceğini ümit ediyorum. Hatıralarda, Kuzey Afrika’daki Berberi çekişmeleri üzerinde bezginlik verecek tafsilat vardır. Barbaros, bir türlü müstevliye karşı birleşmesini bilmeyen insanlardan çok yakınmış ve acı örnekler vermiştir. Bu kısımlar, bugünün okuyucusu için fazla çekici değildir. Atladım. Sadeleştirmeyi yaparken 16. asır Osmanlı Türkçesinde olmayan kelime ve tabirleri, o çağın zihniyetine aykırı deyimleri kullanmaktan kaçındım. Maksadım, her Türkçe bilen için okunacak bir metin sunmaktır. Gazavat’ın Türkiye kütüphanelerinde mevcut tek harekeli nüshasının faksimilesinin bir kısmını, kitabımın sonuna ekledim. Eski harfleri bilen okuyucu ve tarihçiler, bundan faydalanabileceklerdir.” Yılmaz Öztuna</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90414</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a99dc173-85a3-4799-b614-53cb41e5e4db.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Hayalperest bir çocuk olan Filo, on yaşında ve en sevdiği mevsim kış. Diğer çocuklar gibi kartopu oynamayı ve kardan adam yapmayı çok seviyor. Fakat 
Filo’yu diğer çocuklardan farklı kılan ise kardan adam yerine, bir kardan kadın yapmaya çalışması. Üstelik güzel ve hikâyeler anlatan bir kardan kadın... Ancak büyük bir sorun var: 
 Filo, kardan kadının erimesine engel olabilecek mi? 
İtalyan çocuk edebiyatının sevilen yazarlarının bir araya geldiği bu eğlenceli serinin üçüncü kitabı Kar Şarkısı sizi heyecan dolu bir hikâyeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90415</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c530f65-9401-4e55-95e1-a74b4e831852.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadı Savaşları</image:title>
            <image:caption>Büyüler, yarışmalar ve moda çekişmeleri... 

Cadılar arasında KIYASIYA BİR REKABET!

Cadıların lavabo borularının derinlerinde yaşadıkları gizli bir şehir var. Mira Bıcıybend, bu şehri ve onun tuhaf kurallarını bilmiyordu ta ki efsanevi bir peri, ona bir cadı olduğunu söyleyene ve onu bilmecelerle dolu bir yarışma olan Cadı Savaşları’na katılması için Şaşaa Şehir’e götürünceye kadar! Sizleri olağanüstü bir evrene davet eden bu hikâyede garip cadılar ve devasa bir ayakkabı var.

 Acaba Mira bu yarışmayı kazanabilecek mi? İşte bu, pek mümkün görünmüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90416</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54f6b990-3e94-4ef5-a8ae-81d733417816.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Devir Yazıları - İlk Yazılar</image:title>
            <image:caption>Yeni Devir gazetesinde yayımlanan bu yazıları, yazarlık hayatımın ilk ürünleri olduğu için önemsiyorum. Yeni Devir gazetesi ve Mavera dergisini dikkatle ve aşkla okuduğum yıllardı. Bu yıllarda önce Cahit Zarifoğlu, sonra İsmet Özel’le mektuplaşırdım. 
Bu yazılar, daha sonra şekillenecek ve oturacak olan yazı üslûbumun ve düşünce yapımın karakteristik özelliklerini yansıttıklrından önemlidirler benim için. Tam 40 yıl sonra ilk yazılarımı notlar ekleyerek yeniden yayımlıyorum. 
Bir dönemi ve o dönemin Müslüman gençliğinin duyarlığını, hassasiyetlerini ve hayata bakışını yansıtması bakımından önemli buluyorum onları. Tarihî ve sosyolojik bir belge özelliğine sahipler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90417</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b16cb2c5-b38b-4e03-aa14-8495f53569fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Paris ve Londra&apos;da Beş Parasız</image:title>
            <image:caption>Çivili barınaklarda evsizlerin yaşadıklarından, Paris sokaklarında aç geçen günlere; tahtakuruları içerisinde sefil bir yaşamdan, Londra sokaklarındaki beş parasız mücadelelere... Sokağa mahkûm insanların yaşadıklarını toplumların en göz ardı ettikleri ayrıntılara kadar anlatan bir eser. 

Orwell, beş parasız kalmaktan korkan insanoğlunun gerçekten meteliğe muhtaç hale geldiğinde hayatta kalmak için gösterdiği zorlu mücadeleyi gözler önüne sererken modern dünyada yok olmayıp sadece şekil değiştiren köleliğin varlığını da bir kere daha yüzümüze vuruyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90418</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/052b3183-2bff-4def-9b62-400cc7ce9e74.jpg</image:loc>
            <image:title>Cüppeli Vesayet</image:title>
            <image:caption>Meslek yaşamında Paris muhabirliğinden dış politika yazarlığına, futbol kritiklerinden gastronomi yazarlığına kadar birçok alanda görev almış bir gazeteci Ali Sirmen. Uzun yıllardır sürdürdüğü günlük köşe yazarlığıyla da yakın dönem basın tarihimizin “seçkin” gazetecilerinden ilk akla geleni. Fransa Ulusal Liyakat Nişanı (Chevalier rütbesi) sahibi olduğu gibi, 12 Eylül ve 12 Mart dönemlerinde “hakkında hiçbir mahkûmiyet kararı olmadığı halde” toplam 3,5 yıl hapis yatmış bir isim. 2021’de meslekteki 55’inci yılını tamamlayan Ali Sirmen, bunu bir kitapla taçlandırıyor.

Kendisinin daha önceki kitaplarından ve 2004’ten günümüze Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazılarından seçtikleriyle oluşturduğu yeni kitabı Cüppeli Vesayet, Türkiye’nin yarım asırlık hikâyesini özetliyor.

“Bu kitapta yer alan köşe yazılarının kapsadığı sürenin en belirgin özelliği ise düşün yaşamı ile siyasal hayatın sürekli olarak vesayet altında olmuş olmasıdır. (…) Özellikle son yirmi yılın Türkiye’sinde toplum, özgürlük karşıtı, adalet düşmanı güçlerin, şu anda vesayet tekeli savaşını veren iktidarın, askeri vesayeti katlayan sivil vesayet sultası altında inlemektedir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90419</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6744cc60-6631-40f5-854b-7516483f15a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Mağdurların Coğrafyasında: Arka Bahçemizdeki Halklar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>‘Arka bahçemizdeki’  coğrafyada paramparça edilmiş, yakın bir zamanda katliamlara uğramış, ülkeleri darmadağın olmuş, vekâlet  savaşlarına kurban edilmiş; vaktiyle bu coğrafyada yaşanan büyük göçleri yüzyıl sonra tekrar yaşamaya mahkûm ve mağdur edilmiş halklar kimlerdir? 
Bizimle aynı dili konuşan akraba, dindaş hatta soydaş olan bu halkları;  Arapları, Türkmenleri, Kürtleri nasıl bir gelecek bekliyor? 
Ya bugün, Irak ve Suriye’nin belli bölgelerinde azınlık olarak yaşayan ama vaktiyle Osmanlı’da Millet-i Sâdıka olarak kabul edilen ve Müslüman olmayan halklar? 
Elinizdeki kitap, bu ve benzeri sorulara cevap arıyor ve bin yıldır iç içe beraber yaşadığımız arka bahçemizdeki halkları/ mağdurları son yüzyıl içinde birbirlerini yeniden keşfetmek arzusu içinde olan hissiyatları ve halleri üzerinden ele alıyor. Tarihi süreçlerin büyük siyasî depremler yaşattığı kırılma zamanlarında, siyasî tercihleri itibarıyla, düşman olmaya meyilli halklara birbirlerini tanıma ve bilme fırsatı sunuyor. Orhan Miroğlu mağruriyetten mağduriyete dönüşen bir tarihi süreci, dünü ve bugünü ile Mezopotamya coğrafyasını anlatıyor ve okuru tarih içinde bir yolculuğa çıkarıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90420</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1834ad6f-2c7a-4fc9-92da-229fe7349f2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Okname</image:title>
            <image:caption>“Çeviri belasına uğramış bir ülkede yazarlık gitgide bir zengin gösteriş özentisine büründü. Nesirde de nazımda da öyle. (...)
Üstelik vefa mı gördük o kupkuru yerde. Sözle ırmağı akıtıp, söz deryasını dalgalandırabildikçe ne işimiz var can kaygısında olan o cansız suretler beldesinde.
Haddini bilsin resim de,
ressam da bundan böyle.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90421</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6081ec40-eccb-4675-824c-aa07cf00326d.jpg</image:loc>
            <image:title>Alfred Hıtchcook</image:title>
            <image:caption>Alfred Hitchcock garip bir çocukluk geçirdi. Yatak odasını terk etmekten korkarken, Avrupa boyunca hayali bir rota çizmek için demiryolu tarifelerini kullanarak büyük yolculuklar planladı. Poe’nun eserlerindeki ürkütücü tavırdan etkilendi. Peki karanlık bir dehaya sahip bu ilginç figür nasıl oldu da 20. yüzyılın en saygın film yönetmenlerinden biri oldu? Peter Ackyord, uzaktaki bir köşede yönetmen koltuğunda oturan Hitchcock’un korkularını, güvensizliklerini, takıntılarını ve ilginç çalışma yöntemlerini inceliyor. Onun tarzından umutsuzluğa kapılan Grace Kelly, Cary Grant, James Stewart, Ingrid Bergman ve Tippi Hedren gibi ikonik film yıldızlarının da minyatür bir portresini veriyor. 
Gerilim Ustası üzerine ustaca bir kitap.” 
–Moira Macdonald, Seattle Times 
“Kusursuz ve son derece okunaklı … türünün küçük bir klasiğine yakın.” 
–Jeff Simon, The Buffalo News 
Zarif ve son derece keyifli bir okuma.” 
–Alexander Larman, Sunday Express</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90422</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05c7fba1-81a7-4e6c-9df5-9689d398727b.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Sarayı</image:title>
            <image:caption>1740 yılının hemen başında, tüm Avrupa’yı etkisi altına alan şiddetli bir kış mevsiminde, Çariçe Anna’nın emriyle St. Petersburg’da inşa ediliyor. Yapı malzemesi saf buz. Sadece yapı da değil, dekorasyonu, mobilyası ve hatta yatak odasındaki terlikler dahil tüm eşya buzdan. Ölüm ve açlığın kırıp geçirdiği bir dönemde gözleri üzerine çeviren olağanüstü bir şaşaa. Sanatın gücüyle doğaya bir meydan okuyuş olduğu kadar aynı zamanda, ardındaki niyetin tersine, her despotik rejimin er geç çökeceğinin simgesi bir bakıma: Havalar ısınınca buzlar erir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90423</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df5f08af-eeda-4c3d-913f-bdbf6c9256fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenci Ayaklanmaları - Bütün Eserleri 7</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’nın başta Fransa ve Türkiye olmak üzere dünyadaki 1968 öğrenci ayaklanmalarını incelediği bu çok önemli çalışması, içerdiği bilimsel yöntem ve çeşitli üniversitelerde yapılan öğrenci araştırmaları verilerine dayandığı için, bu alanda yapılan çalışmalar içinde öne çıkıyor...

Öğrenci ayaklanmalarının kaynaklarını ülkelere göre ele alan, o ülkelerin yönetim biçimleriyle ayaklanmalar arasındaki ilişkiye odaklanan ve ayaklanmaların kökenlerindeki sosyo-ekonomik verileri masaya yatırarak siyasetle arasındaki bağı inceleyen Kışlalı, öğrenci ayaklanmaları konusunda çok önemli tezler oluşturuyor...

Öyle ki, o tezleri ve bu kitaba dayanak oluşturan araştırmaların sonuçlarını, bugünün öğrenci ayaklanmalarının ortaya çıktığı zeminde de görmek mümkün...

Prof. Dr. Emre Kongar’ın Sunuşuyla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90424</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5413152e-5417-495e-920a-39c890f1a08b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuğçe Işınsu Son Kitaplar Seti - Hiçlikten Gelen Güç Hediyeli (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Tuğçe Işınsu Son Kitaplar Seti - Hiçlikten Gelen Güç Hediyeli (5 Kitap)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90425</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cd2de3d-518e-47de-8347-f0f9fdb901ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül Rengini</image:title>
            <image:caption>kendime dönmek için günah yüzüme 
geçtim tütünlü bir ağrının arasından 
tuza âşık sular, gölgesiz yeşillikler 
sandım ki münkir kılacak beni suskunluğum, 
öfkeyi bende biriktirecek soyunduğum yalnızlığım. 
 
yanıldım 
kanadı her şeyim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90426</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d49d105-1f84-4f5f-963f-e70708a18066.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçurum</image:title>
            <image:caption>Sorular aksiyonla, gerilimle birlikte sanatla, aşkla ve sırlarla yoğurulduğunda cevaplara hangi yoldan gidilir dersiniz? Peki, cevaplara giden yol uçuruma çıkıyorsa siz olsanız ne karar verirsiniz? 
Alyssa Clark, New York’un önde gelen saygın ressamlarından bir tanesiydi. Güzeldi, iyi bir işe, üne, paraya, dostlara sahipti. Gıpta edilecek bir hayatı vardı.  Ancak görünenin ardında olanı kimse bilmiyordu. 
On beş yaşındayken babası gözlerinin önünde öldürüldüğünde Alyssa kendine bir söz vermiştir. Babasını ondan alan adamı bulacaktır. Fakat bunu yapmaya kendini hazır hissettiğinde, karşısına hiç olmaması gereken bir zamanda, hiç olmaması gerekecek kadar karizmatik bir adam çıkar; James Bennet. 
Alyssa için artık intikamı kadar çok istediği bir şey daha vardır, aşkı. James’in karanlık ama bir o kadar kavurucu havası onu kendine hapsetmiştir. Ama Alyssa’ya âşık olan bir diğer adam bu ilişkiye izin vermemeye kararlıdır. İntikam yemini, aşkı, arkadaşı, mesleği ve kendi doğruları arasında kalan Alyssa’nın yapacağı seçimler ve öğrenecekleri onu farklı sonuçlara sürüklemek üzeredir. Açılan her kapıyla birlikte yeni sırlar ortaya çıkarken, kapanan kapılar onu planlanmayan yollara iter. Alyssa hangi yolun sonunun uçurum olduğunu artık görememektedir. 
Yaşayacaklarının yaşadıklarının yanında bir hiç olduğunu bilmediği bu yolda artık onun için geri dönüş yoktur. 
 
Uçuruma çıkan bir yolda kaç kişi gözleri kapalı koşmaya gönüllü olur ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90427</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bca2dd0-5d3b-4c46-a3d1-8434c0efa472.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımın Akılalmaz Mantığı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>NORMAL HAYAT NASIL BİR ŞEYDİ? 
 
Salvador, bu dünyadaki yerini bildiğini sanıyordu. Fakat lisedeki son senesinde karakterinde meydana gelen keskin değişim hem onu hem de çevresindeki herkesi geçmiş, şimdi ve gelecekle yüzleşmeye itmişti. 
 
Üç yaşında evlat edinilmesi sayesinde sıcacık bir yuvaya ve olabilecek en sadık arkadaşlara sahip olduğunun farkındaydı. Yine de büyüdükçe Meksikalı gey bir babası olmasının farklı anlamlara da geldiğini gördüğünde kendini kaybolmuş hissetmeye başladı. 
 
Bir yanda onu bunca yıldır sevgiyle yetiştiren babası, diğer yanda genlerinde olduğunu düşündüğü şiddet izleri varken, Salvador bu denklemin neresinde duruyordu? 
 
 
 “Sevgi, sosyal sorumluluk ve ölüm gibi zor konular ustalıkla işlenmiş. Her kütüphanenin olmazsa olmazı.” —School Library Journal, starred review 
 
 “Aile ve dostlar arasındaki zengin ilişkiyi yakalamakta kimse Sáenz’in eline su dökemez.” —Kirkus, starred review 
 
 “Salvador’un en derin korkularına ışık tutan kısacık bölümleri okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.” —Publishers Weekly, starred review 
 
“Aile, arkadaşlık, sevgi ve kayıp üzerine büyüleyici bir hikâye.” —New York Times 
 
“Sáenz’in eserlerini kaçırmak istemezsiniz.” —VOYA 
 
“Daha önce yazara bayılmanızı sağlayan incelik, gerçekçilik ve sıcaklık bu romanın da temelini oluşturuyor.” —Bustle 
 
“Salvador, kitabı kapattıktan sonra bile sizinle yaşamaya devam edecek bir karakter.” —Booklist 
 
“Dünyanın şu an tam da böyle bir kitaba ihtiyacı var.” —Bill Konigsberg 
 
“İnsan olmanın karmaşık yapısına şefkat ve sevgiyle yaklaşan güçlü bir roman.” —Francisco Jiménez</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90428</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79a289b2-e066-4629-945b-235553e7b795.jpg</image:loc>
            <image:title>Homo İnformatiks</image:title>
            <image:caption>Bir mühendis, matematik tutkunu ve aynı zamanda felsefe alanında akademik çalışmaları olan Luc de Brabandere, farklı alanları sentezlemeyi seven bir düşünür. Yazarın tüm bu yönlerinden beslenerek ortaya koyduğu eser, sayıların diliyle sözel dili karşılaştırarak Homo İnformatiks adlı yeni bir insan türünün doğmakta olduğunu haber veriyor ve bu insan türünün sınırlarını tartışıyor. Eser aynı zamanda Aristoteles’ten Hârizmî’ye, Leibniz’den Thomas Bayes’e, Bertrand Russell’dan Claude Shannon’a pek çok önemli ismi bir araya getiriyor ve internet ve bilgisayarların hızla değişen yenilikçi dünyalarının matematik, mantık ve felsefeye dayanan temellerini tarihsel gelişim süreci içinde ele alıyor. Akıcı bir anlatım tekniği ile kaleme alınan ve Türkçeye Homo İnformatiks: Bilişim, Matematik ve Mantığın Kesişen Dünyaları adıyla kazandırılan bu çalışma, sadece uzmanların değil yenilikçi düşünce ve yaratıcılık gibi konulara ilgi duyan kitapseverlerin de zevkle okuyacağı bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90430</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37c3695d-ebe3-44df-8079-f87a8d960ef9.jpg</image:loc>
            <image:title>Houston, Houston Duyuyor Musun?</image:title>
            <image:caption>“İnsanlığın hayatta kalabilmesi için farklı bir dünya tahayyül eden, eşsiz bir feminist masal.” –Michael Swanwick 
 
Hugo En İyi Novella Ödülü / Nebula En İyi Novella Ödülü 
 
Alice B. Sheldon 1967 yılında James Tiptree, Jr. adıyla bilimkurgu yazmaya başladığında kimse onun bir kadın olduğunu bilmiyordu. Gerçek ortaya çıktığında ise insanlar ne şaşkınlıklarını gizleyebilmiş ne de yazarı takdir etmekten kendilerini alabilmişti. Ötekilikten cinsiyete, gerçeğin yanıltıcılığından insanın evrendeki yerine kadar pek çok konudaki eseri arasında muhtemelen en önemlisi olan Houston, Houston Duyuyor Musun?’da Tiptree feminist ütopyanın temel metinlerinden birine imza atıyor. 
 
İnsanlık tarihinde Güneş’e gerçekleşen ilk sefer. Bu seferden başarıyla dönen Güneşkuşu ve üç kişilik mürettebatı. Beklenmedik şekilde uzayan bir rota. Telsizin diğer ucunda tüm iletişim girişimlerini yanıtsız bırakan Houston. Sinyallerini yakalayıp iletişime geçen başka bir uzay aracı. 
 
Erkeklerden oluşan ve araçları hasar aldığı için tahmini bir rotayla Dünya’ya dönmeye çalışan astronotlar, mürettebatı kadınlardan oluşan bir uzay gemisiyle derin uzayda karşılaştığında dehşet ve umut karışımı bir hisse kapılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90431</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6581fc47-7628-4d06-83f0-a0c7ea3950cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöküş: Finansal Krizlerle Dolu Bir On Yıl Dünyayı Nasıl Değiştirdi?</image:title>
            <image:caption>Günümüzün saygın ekonomi profesörlerinden Adam Tooze’nin 2008 küresel krizinin başta ABD olmak üzere Çin, Rusya ve Avrupa üzerindeki etkilerini incelediği bu çalışma, okurlarına, ekonomi tarihi alanında yeni bir vizyon sunuyor. 1929’daki Büyük Buhrandan sonra dünyanın yaşadığı en büyük kriz olarak kabul edilen 2008 küresel ekonomik krizini, yazar, “çöküş” olarak nitelendiriyor. ABD’nin en büyük yatırım bankalarından Lehman Brothers’ın 600 milyar dolarlık borcuyla iflas etmesi üzerine başlayan, sonuçları dünya geneline yayılan ve gelecek yılları etkisi altına alarak bütün güç dengelerini sarsan bu kriz, yazarın “Finansal Krizlerle Dolu Bir On Yıl Dünyayı Nasıl Değiştirdi?” sorusu çerçevesinde ele alınıyor. Krizlerin nasıl oluştuğu ve küresel boyutta nasıl yayıldığının bilinmesinin, yaşanabilecek yeni krizlere karşı alınması gereken önlemler açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Tooze, bir tarihçi titizliğiyle küresel-siyasi gelişmeleri, finans piyasalarında olup bitenlerle ilişkilendirip, 2008 krizini tarihsel bağlamına oturtuyor. Böylece bu eser, krizin karmaşık yapısının çözümlenmesine kapsamlı ve önemli bir katkı sağlıyor. 2019 yılında Lionel Gelber Ödülü’ne layık görülen Çöküş; sermaye akışları, kamu borçları, bilançolar, tahvil-bono getirileri ve daha pek çok verinin istatiksel analinizi içeren tablo ve grafiklerle zenginleştirilmiş nitelikli bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90432</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca77e661-ee63-44b0-839a-c71f5a21458a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardan Adam ve Güneş</image:title>
            <image:caption>Kardan adam, güneş parlayıp hava ısındığında nereye gider? Peki ya eridiğinde? Çok uzaklara mı? Eğer bir yere gidiyorsa, geri de gelir mi?
Kardan Adam ve Güneş, sevdiğimiz insanlar veya nesneler değişse veya kaybolsa dahi onlarla kurduğumuz duygusal bağların var olmaya devam edeceğini anlatan modern bir fabldır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90433</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a419a9be-424b-49f8-a415-2cdc2b753353.jpg</image:loc>
            <image:title>Araplar ve Hikaye Anlatma Sanatı</image:title>
            <image:caption>Kendilerini şair bir halk olarak gören Araplar, şiirdeki ustalıklarını hikâye alanında da gösteriyorlar. Şiirin tercüme edilemezliği karşısında aktarıma daha elverişli olan ve Arapçanın zenginliğini âşikâr kılan hikâyeleri, onları anlatı sanatında da yüksek seviyelere taşıyor. Arap edebiyatının büyük nesir yazarlarından Câhiz, Kitâbü’l-Buhalâ’sıyla (Cimriler Kitabı) fesahat ve belâgatin en parlak örneklerinden birini sunuyor. Hemedânî ve Harîrî’nin Makāmâtları Arap dilinin inceliklerini ortaya koyarak Volga’dan Nijer’e, Ganj’dan Cebelitarık Boğazı’na her yerde zekânın ve zarif üslubun modeli oluyor. Sözün cazibesi; Maarrî’nin Risâletü’l-gufrân’ıyla İlâhî Komedya’da, Beydebâ’nın Kelîle ve Dimne’siyle Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’den La Fontaine’e kadar sayısız kişi ve eserde karşılık buluyor. Ve asıl şöhretini borçlu olduğu, kadının bilgeliğini temsil eden bir şaheserle zirveye çıkıyor: Binbir Gece Masalları… Ünlü edebiyat eleştirmeni, Faslı yazar Abdelfattah Kilito’nun anlatı sanatının klasiklerini ele aldığı ve Türkçeye kazandırılan ilk eseri olan Araplar ve Hikâye Anlatma Sanatı, geniş bir alanı kuşatan nitelikli bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90434</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/089d1c4e-7fad-4b5f-8992-5837739732dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Papağan ve Tüccar</image:title>
            <image:caption>Zamanın birinde tüccar bir kadın ile bir papağanın yolları önce kesişmiş sonra ayrılmış. Mahcihan ve Hindistan’dan gelen güzel mi güzel bir papağan... İkisi de yolculuklarından çok şey öğrenmişler. Çizimleri ile olağanüstü bir dünyayı selamlayan bu hikâye Mesnevî’den uyarlanarak kaleme alındı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90435</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46fa1f20-1aa3-4683-97be-4bae7bf0980f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yediler Teknesi</image:title>
            <image:caption>“Bir kadının aşkı uğruna, istikbalimi, hayatımı, inançlarımı bir kenara koydum ve bir kez bile pişmanlık duymadım bundan. Bu utanç, bu aşk ve bu inatçı halimle bu çöldeyim ben de. Ariflerden biri, ‘İnsan eksik doğar, eksilerek büyür, ölünce tamamlanır,’ derdi. Eksik doğdum, eksilerek büyüdüm, âşık olunca tamamlandım. Şu dünyada yaşanan onca kötülüğe rağmen cennetim, ilk zamanlar tenburum, sözüm ve sonra da sevdiğim kadın oldu. Tenburumun telini sevdiğim kadının sesiyle buluşturan Tanrı’ya şükürler olsun. Yolculuk bizim muradımızdı, hakikat çölünde kaybolduk. Aşk yola düşmek değilse nedir?” 
 
Eyüp bir sabah ısrarla çalınan kapısını açtığında, on yıldır görmediği oğlunun akranı iki kişiyle karşılaşır. Delikanlılar mesajlarını bırakıp ayrılırken Eyüp kendisine, oğluna ve geçmişine dair muğlak sorularla kalakalır. Aradığı cevaplar onu adım adım karanlık bir dünyanın eşiğine sürükler. Sorular çoğalır fakat cevaplar sorulara yetişemez. Sıkışıp kalmışlığın ortasında geriye tek bir seçenek kalır: Siderya’dan ayrılmak. Şehri terk etmekle günahlarından arınacağına inanan Eyüp onunla yolculuğa çıkacak altı kişiye ihtiyaç duyar. Altı adamı bulmak ve onları ikna etmekse hiç kolay değildir ve zamanı hızla tükenmektedir. 
 
Yediler Teknesi Abdullah Aren Çelik’in üçüncü romanı. Bir marangozun hayatına odaklanan kitap, okuru kolay kolay unutamayacağı çarpıcı bir tanıklığa davet ediyor. Bir cevap uğruna heba edilen bir hayatın şaşırtıcı hikâyesiyle Yediler Teknesi insana, aidiyet hissine, yurt ve yurtsuzluğa dair sisteme yöneltilmiş sert bir eleştiri aynı zamanda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90436</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4944598-85c1-40d6-a13c-c4f49cd6c758.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk ve İlişikiler Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Aşkı tanımlamak, dünyanın en zor işidir. Aşk, insanlığın merkezinde, bütün yaşamın kaynağı olabilecek en güzel duygudur. Destanlar yazılmıştır aşk için. Şiirler, romanlar, şarkılar… Edebiyattan bilime, insanın ürettiği her yenilikte aşk var etmiştir kendini. Aşk ilham olmuştur tüm değişimlere. İnsanların ilişkilerini şekillendirmiş, uğruna savaşlar çıkmıştır. Aşk ve İlişkiler Sözlüğü isimli bu kitapta; aşkın ve ilişkilerin merkezindeki tüm kavramlar ele alınmış, bilimsel yönlerinden sosyolojik yönlerine kadar ilişkileri ve aşkı şekillendiren tüm olgular profesyonel ve detaylı bir şekilde incelenmiştir. Aşk ve İlişkiler Sözlüğü’nü okuduktan sonra, belki de dünyanın en zor işini başaracak ve aşkı kendi kelimelerinizle tanımlayabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90437</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12a9c892-aa30-4701-ae4c-bb13d3fb223f.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kara Balık</image:title>
            <image:caption>Samed Behrengi,

1939 yılında İran&apos;da doğan Behrengi&apos;nin yaşamı oldukça kısa sürmüş ve 1967 yılında kuşkulu bir biçimde; henüz 28 yaşındayken Aras Nehri&apos;nde cansız bedeni bulunmuştur.

Behrengi, bu kısa yaşamına birçok ürün ve eylem sığdırmıştır. Onun yaşadığı dönemde İran&apos;da Şahlık yönetimi vardı ve Behrengi, özellikle yazdığı çocuk öyküleri aracılığı ile baskıcı yönetime karşı duruyordu.

Öğretmen okulunu bitirip köy okullarında öğretmenliğe başladığında aynı zamanda, Fars ve Azeri halklarının kültürleri üzerinde araştırmalar da yapıyordu. Bu halkların dilinde var olan masalları, söylenceleri derledi; bunlar üzerinde yorumlar geliştirdi.

Çocuk öyküleri üzerine yoğunlaşmış olmasına karşın bu öykülerde baskıcı yönetimlere karşı adalet, eşitlik gibi değerleri öne çıkarıyordu.

Behrengi&apos;nin eseleri her geçen gün daha büyük anlamlar kazanmakta ve daha çok okunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90438</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf9869c2-65c4-4103-a589-cc56581856cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens</image:title>
            <image:caption>Dünyada en çok satan kitaplardan biri olan ve yaklaşık yüz dile çevrilen &quot;Le Petit Prince&quot;, çocukların olduğu kadar, büyüklerin de okuması gereken bir eser. Hayata bir çocuk duyarlılığı ile bakıldığı kitapta yer alan bütün resimleri, yazarın kendisi, suluboya ve kurşun kalemle çizmiştir.


1900&apos;de Fransa&apos;da doğan Antoine de Saint Exupery, pilot olarak II. Dünya Savaşına katıldı. Arjantin Postaları için de çalışan Saint-Exupery&apos;nin uçağı, 1944 yılının Temmuz ayında, Korsika&apos;dan havalandıktan sonra, Akdeniz&apos;de kayıplara karıştı. Uçağın kalıntıları, 60 yıl aradan sonra, 2004 yılının Nisan ayı başlarında Marsilya açıklarında bulundu.

&quot;Gerçeği, ancak yüreğinle görebilirsin.&quot; diyen yazarın önemli yapıtları şöyledir: Gece Uçuşu, Savaş Pilotları, İnsanların Dünyası ve Küçük Prens.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90439</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1583f7df-a96a-42a0-87ca-62892c3148aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Vadideki Zambak</image:title>
            <image:caption>“Benim umudum, benim ışığım olacaksınız,
her şeyim olacaksınız!” diye haykırdım.
İçini çekti, gizli acıların o gülümseyişiyle şöyle bir baktı bana; bir ara başkaldıran kölenin gülüşüyle.
O günden sonra sevilen kadın değil, en çok sevilen kadın oldu benim için. Kalbimde bir yer isteyen, oraya ya bağlılıkla ya da aşırı bir zevk yoluyla işleyen bir kadın değildi o; hayır bütün kalbimi elde etti, kalp kaslarımın atışı için gerekli bir şey oldu. Floransalı şairin Beatrice’si, Venedikli şairin lekesiz Laura’sı neyse, o da benim için öyle olmuştu. Büyük düşüncelerin anası, kurtarıcı kararların bilinmez nedeni, geleceğin desteği, yaprakların karanlığında ışıldayan zambak gibi karanlıkta parıldayan ışık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90440</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1029119f-7d61-4d07-af79-7f3193ca6ac6.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku</image:title>
            <image:caption>Eşiyle evliliğinde herhangi bir sorun olmamıştı, tersine mutlu ve doyumluydu. Bazı kadınlarda çok görülen manevi bakımdan körelme gibi bir şikâyeti de yoktu. Kültürel yönden de kendisinden üstün, varlıklı bir kocası vardı. İki çocuğuyla birlikte rahat, refah içinde, son derece sakin, mutlu ve tembel bir hayat yaşıyordu.
Irene’de macera merakı işte bu rahat hayatının tehlikesiz ve güvenli oluşundan uyanmıştı. Bunaltıcı sıcak kadar, bazen havanın durgunluğu da insanı rahatsız edebilirdi. Bunun gibi ılımlı bir mutluluk da talihsizlik kadar kışkırtıcı olabilir; tembellikten mustarip pek çok kadın için bunlar umutsuzluğun getirdiği sürekli bir doyumsuzluktan daha tekinsiz hale gelebilirdi. Bazen tokluk da açlık kadar kışkırtıcıdır. Yaşadığı varlık içindeki hayatta onu zorlayan hiçbir şey yoktu. Hayatındaki her şey pürüzsüzdü, etrafındaki her şey özenle, şefkatle, sevgiyle ve rahatlıkla düzenlenmişti. Ama Irene, kendini bir şekilde bu rahatlık tarafından kandırılmış ve gerçek yaşamdan uzaklaştırılmış görüyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90441</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94eb1b30-b13e-40c8-9f60-4e83abeb2aab.jpg</image:loc>
            <image:title>Olağanüstü Bir Gece</image:title>
            <image:caption>“Bir yere bağlanmadan, tutunmadan, akan suyun üzerinde gider gibi yaşıyordum. Soğuk bir ölü, yüzen bir cesedimsi varlık olduğumu daha iyi anlıyordum. İçime bir donukluk, acımasız, soğuk bir duygusuzluk yerleşmişti ve içimdeki çürümenin dışarıdan da anlaşıldığı aşamanın başına gelmiştim.” Her istediğini zahmetsizce elde etmesini sağlayacak bir servete sahip genç bir adamın bu burjuva refahının ötesinde hiçbir şeyi arzu etmeyişinin bir alışkanlığa dönüşmesine dair; varoluşu, duyguları, duyarsızlaşmayı ve arzu etme arzusunu sorgulayan bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90442</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b17a02e-97d5-468d-abde-3a01449bdc63.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölü Canlar</image:title>
            <image:caption>Yolcu, odasını gözden geçirmekteyken eşyaları da yukarı çıkarıldı. Önce sahibiyle, ilk defa seyahate çıkmışa benzemeyen çok kullanılmış bir beyaz meşin valiz getirildi; onu, kısa boylu, koyun postundan bir kürk giymiş olan arabacı Selifan ile otuz yaşlarında, efendisinin olduğuna şüphe edilmeyen gayet bol ve eski elbiseli at uşağı Petruşka getirmişti. Sonra, kırmızı tahtadan bir küçük sandık, çizme kalıpları ve mavi kâğıda sarılı bir kızartılmış piliç getirildi. Bunlar odaya yerleştirildikten sonra, Selifan atları tımar etmek üzere ahıra gitti ve Petruşka, otelin küçük, gayet karanlık, pis bir odasına yerleşti. Bu çok kötü sığınakta yalnız üç ayaklı bir tahta sedir vardı; Petruşka onu duvara dayadı ve üstüne yamyassı, gayet pis şiltemsi bir şey serdi. Bunu, otelin patronundan alabilmişti. Hizmetçiler, ortalığı temizlemek için çalıştıkları sırada, bay yolcu da yemek salonuna indi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90443</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c3f906d-ffb2-4ee3-afc8-e739a50201f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç ve Ceza</image:title>
            <image:caption>“Neden bütün büyük suçlar ve suçlular çabuk yakalanıyor? İzleri birden ortaya çıkıyor?”
Bu durum, daha çok mahkeme anında meydana çıkıyordu. Suçlu orada rahat bir şekilde hareket etmesi lazım gelirken aksine değişik bir psikoloji içinde telaşa kapılıp, kendini ele veriyordu.
Bir de delikanlıyı rahatsız eden ve düşündüren şey de şuydu, “Suçu meydana getiren bir özel hastalık mıdır? Yoksa işlenen suç mu insanda bir hastalık doğuruyor?” Raskolnikov, zihnini altüst eden bu soruların cevabını bir türlü bulamıyordu. Zaten bunun için de kendini zorlamak istemiyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90444</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6fa30ba-48a1-42f9-85b8-8daacf5a080d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelinim</image:title>
            <image:caption>Gerçek sevgi, tüm geçmişin izlerini silebilir miydi?
Peki, küçük bir çocukken dökülen göz yaşlarını, yaşanılan kimsesizliği unutturabilir miydi...
Adam ve kız için geçmiş fazlasıyla karanlık ve puslu, gelecek ise geçmişin hayaletlerinin üzerine kuruluydu. Şimdiyse, kalpleri sevgiyle günden güne işlenirken, ya bu karanlığı aydınlığa çevirecek ya da geçmişin hayaletlerine mağlup olacaklardı.
Geçmişin tüm acılarının üzerine yapılan bir evlilik, genç çifte cennetten bir bahçe bahşedebilecek miydi? Yoksa cehennemin en kuytu mahzenlerinden birini mi sunacaktı? Geçmiş tüm gerçekliğiyle kalplerini bir örümcek ağı gibi sarmışken, ya boğulacak ya da kendilerini sevginin kollarına bırakıp nefes almaya devam edeceklerdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90445</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c4e6f25-b353-4069-8b69-166ed6a4afdf.jpg</image:loc>
            <image:title>8x8 Çıkartmalı Sudoku 3</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için Sudoku’lar, rakamlar yerine resimlerden oluşmakta ve eksikleri çocukların oynamayı çok sevdiği çıkartmalarla tamamlanmaktadır. Sudoku mantığına uygun olarak her bir resim, her bir satırda ve her bir sütunda sadece bir kez yer almaktadır. 

7 yaş üzeri çocuklar için hazırlanan 8x8 bulmacalar, belli bir temadaki 8 resmin veya 8 rakamın 64 kareye, yerleştirilmesini amaçlar. Kitap, 10 farklı Sudoku bulmacasından oluşmakta ve eksiklerin tamamlanacağı çıkartmalar kitabın ortasındaki 2 sayfada bulunmaktadır. 

Bu yayınla, hem Sudoku’yu çocuklara tanıtmak hem çok sevdikleri çıkartmalarla yeni bir faaliyet alanı yaratmak hem de sistematik düşünme becerilerini geliştirmek hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90447</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b37c2694-4023-4014-9230-831e517e5e4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zavallı Necdet (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Necdet Feridun eğitimli, yakışıklı, çapkınlığıyla meşhur bir gençtir. Ancak hiç ummadığı bir zamanda altın bukleleriyle onu büyüleyen Meliha ile tanışınca gerçek aşkla yüz yüze gelecek, önceleri aşkına karşılık bulamayarak çektiği ıstıraba daha sonra en yakın arkadaşının karısı olan Meliha’nın da onu sevdiğini öğrenmesiyle yenileri eklenecektir. Zavallı Necdet 1902’de İkdam gazetesinde tefrika edildikten sonra 1920’de yapılan üçüncü baskısında on dört bin rakamına ulaşmış, dönemin en çok okunan eserlerinden biri olmuştur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90448</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e036102-9bfe-4d26-8e0b-526e52611947.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge</image:title>
            <image:caption>Özgürlüğümüz için savaşmalı ve asla pes etmemeliyiz...  
İngiliz Çocuk Edebiyatı Elçisi, efsanevi yazar Michael Morpurgo, Gölge adlı romanıyla bu kez gözünü 2000&apos;li yıllarda Asya kıtasında yaşanan insanlık dramına çeviriyor ve Emin adında Afgan bir çocuğun hayatta kalma mücadelesini odağına alıyor.   

Yazarın alametifarikası insan-hayvan dostluğu ile savaş ve barış temalarının yine ön planda tutulduğu bu sürükleyici eser; sevgi bağıyla birbirine kenetlenen yaşamlara dokunuyor, Afganistan&apos;dan İngiltere&apos;ye uzanan destansı bir yol hikâyesi anlatıyor.  

Bir köpeğin izinden yürüyerek yakın dönem dünya siyasi tarihine ayna tutan Morpurgo; savaşın yıkıcı etkileri, sevdiklerini yitirme ve sığınmacılık gibi insan ruhunda kapanmaz yaralar açabilecek hassas konuları sinemasal bir dille, ustalıkla aktarıyor.   
 
&apos;&apos;İnsanların yüreğini kapkara yapan, onları zalim kılan; korku ve cehalettir.&apos;&apos;

Afganistan, İran, Türkiye, Fransa, İngiltere...

Emin ve annesi, Taliban&apos;ın zulmünden kaçıp İngiltere&apos;ye sığınmak istemektedir. Kolay olmayacaktır bu elbette. Yolda birbirinden büyük tehlikeler; kötü insanlar, yakalanma endişesi ve zorlu koşullar onları beklemektedir. Ama neyse ki mucizevi bir köpek vardır yanlarında: Gölge. Sonradan, Gölge&apos;nin aslında bir ordu köpeği olduğunu öğrenseler de Emin ve annesi ona çok şey borçlu olacaktır. Bununla birlikte, İngiltere&apos;ye ulaşmak da yetmeyecektir aile için. Hakiki bir zafer kazanmak istiyorlarsa, orada kalmak adına da mücadele etmeleri gerekecektir...

Hikâyelerin ustası Michael Morpurgo, sadece genç okurların değil yetişkinlerin de merakını tetikleyecek Gölge adlı kitabıyla inanılmaz bir serüven yaşatıyor; özgürlük yolunda savaşmanın ve asla pes etmemenin ne denli önem arz ettiğini vurguluyor. 

Bir köpeğin sadakatinin nelere kadir olabileceğini gösteren bu çok yönlü roman, iyilik yolunda sevgiyi ve dostluğu pusulası yapıyor.

&apos;&apos;&apos;Alt tarafı bir köpek,&apos; der insan, değil mi... Ama benim gözümde, köpekten ziyade dost o. Bizi bırakmak istemeyen, dostane bir gölge. Gölgenden asla kurtulamazsın.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90449</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/690c9e5b-5a9b-4124-bf2e-e9e9e25cd6d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Köleler Adası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Pierre de Marivaux (1688-1763): Oyunları Comédie Française tarafından en çok sahnelenen Fransız yazarlardandır. Paris’te bir İtalyan tiyatrosunun oyuncuları için yazmış, Commedia dell’arte geleneğinden beslenmiştir. Otuzdan fazla oyun kaleme alan Marivaux, Voltaire ve Rousseau gibi parlak zihinlerin hayranlığını kazanmış ve 1759’da Académie Française’in başına geçmiş olmasına rağmen hayattayken şöhreti tanımamış, yoksulluk içinde ölmüştür. 1725 yılında yazılan ve İtalyan oyuncular tarafından sahnelenen Köleler Adası, Marivaux’nun oyunları arasında 18. yüzyıl ruhunun daha belirgin olduğu birkaç eserden biridir. Toplumsal eşitsizlik, kölelik gibi Akıl Çağı’nın yakıcı konularını işleyen iyimser ve güleryüzlü bir komedyadır: İki efendi-köle çifti deniz kazası sonucu bir adaya düşer; bu adanın kanunları doğrultusunda efendiler köle, köleler efendi olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90450</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc408bad-c227-458b-8142-1145c3e67c1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektuplar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tyanalı Apollonios (MS I. yüzyıl): Yeni-Pythagorasçı bir filozoftur. Tyana günümüzde Niğde’nin Kemerhisar beldesinin bulunduğu yerde bir Yunan kentiydi. Kaynaklar Apollonios’un ailesinin kentin kurucularına kadar uzandığını belirtir. Filozofun yaşamına ilişkin bilgi aktaran en önemli kaynak Philostratus’un sekiz kitaptan oluşan eseridir, sergilediği çeşitli mucizelerden söz ederek Apollonios’u efsanevi bir kişi mertebesine çıkarır ve Roma İmparatoru Caracalla’nın Tyana’da onun için bir anıt-mezar yaptırdığı bilgisiyle son bulur. Apollonios’a atfedilen mektupların bir kısmı bu eserde, bir kısmı V. yüzyılda yaşamış olan John Stobaeus’un oluşturduğu antolojide, daha büyük bir kısmı ise Ortaçağ el yazmalarında bulunur. Mektuplar Tyanalı Apollonios’un yaşamını, yolculuklarını, çağdaşlarıyla ve imparatorlarla olan ilişkisini, yaşadığı dönemde ve sonrasında insanlar üzerinde bıraktığı etkiyi gözler önüne sermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90451</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/538e7802-f58e-4b6a-a1ba-77e9512b7c93.jpg</image:loc>
            <image:title>Aziyade (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Aziyade, edebiyat dünyasında Pierre Loti adıyla tanınan Fransız deniz subayı Julien Viaud’nun 1879 yılında yayımlanmış ilk yapıtı. Bir İngiliz savaş gemisiyle 1876’da Selanik limanına gelen roman kahramanı aracılığıyla yazar, kendi yaşam öyküsü ile kurmaca arasında köprüler kurarak Osmanlı dünyasına kendini adayışını betimliyor. Gizli gizli buluştuğu Çerkez güzeli Aziyade’yle olan aşkı, Loti’yi Doğu kültürüne giderek daha fazla çeken bir kuvvete dönüşüyor. 1876-77 yıllarında, Doğu Sorunu, Tersane Konferansı, anayasa devrimi, Osmanlı-Rus Savaşı’nı kapsayan yoğun siyasal atmosferin içinde, sıradan insanıyla, elitiyle, Müslüman, Musevi, Hıristiyan kültürüyle, kozmopolit Osmanlı toplumunun canlı bir portresini sunan ender yapıtlardan Aziyade.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90452</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1677d25-4400-47ee-a49d-b4b83ad759a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Köleler Adası</image:title>
            <image:caption>Pierre de Marivaux (1688-1763): Oyunları Comédie Française tarafından en çok sahnelenen Fransız yazarlardandır. Paris’te bir İtalyan tiyatrosunun oyuncuları için yazmış, Commedia dell’arte geleneğinden beslenmiştir. Otuzdan fazla oyun kaleme alan Marivaux, Voltaire ve Rousseau gibi parlak zihinlerin hayranlığını kazanmış ve 1759’da Académie Française’in başına geçmiş olmasına rağmen hayattayken şöhreti tanımamış, yoksulluk içinde ölmüştür. 1725 yılında yazılan ve İtalyan oyuncular tarafından sahnelenen Köleler Adası, Marivaux’nun oyunları arasında 18. yüzyıl ruhunun daha belirgin olduğu birkaç eserden biridir. Toplumsal eşitsizlik, kölelik gibi Akıl Çağı’nın yakıcı konularını işleyen iyimser ve güleryüzlü bir komedyadır: İki efendi-köle çifti deniz kazası sonucu bir adaya düşer; bu adanın kanunları doğrultusunda efendiler köle, köleler efendi olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90453</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6c59249-beaf-4b4e-8333-a981dbb8dbbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Yaklaşımlar Çerçevesinde Örgütlerde Yapı</image:title>
            <image:caption>Bilimsel, kültürel ve teknolojik gelişmeler, insanlık tarihi boyunca birikimli olarak yaratılan ve kuşaktan kuşağa aktarılan bilgiden çok daha fazlasının son 300 yıllık dönemde üretilmesini sağlamış, insanlık hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde ve çok kısa sürede farklı bir aşamaya geçmiştir. Sanayi Devrimi ile başlayan süreç, yönetimin bilimsel olarak incelenmesini sağlamış, örgütler toplumsal yapının temel unsuru hâline gelmiştir. İletişim ve bilişim teknolojileri alanında yaşanan büyük ve hızlı gelişmeler küreselleşmenin önünü açmış, ülkelerin fiziksel sınırlarının ötesinde bilgi paylaşımına ve ticaret yapılmasına olanak tanıyarak dünyayı mobil cihazlar vasıtasıyla ulaşılabilir hâle getirmiştir. Her alanda yaşanan yoğun bilgi üretimi ve paylaşımı bilgi çağının kapısını açmış, insanlığa muazzam kolaylıklar ve imkânlar sunarken bir yandan da insanı ve yaşadığı çevreyi tehdit eder hâle gelmiştir. Ortaya çıkan yeni dünya düzeni, yeni ekonomik sistemler ve yeni örgüt modellerini zorunlu hâle getirmiştir. Bu gelişmeler örgütlü toplumu kaçınılmaz hâle getirmiş, örgütlerin toplum içindeki rolü ve önemini sürekli olarak artırmıştır. Bu kitapta; örgüt, örgütü oluşturan unsurlar, örgüt yapısı ve türleri, toplumsal yaşamda var olan örgüt türleri, örgüt yapısı ile ilişkili olan temel kavramlar ve açıklamaları ile örgüt yapısının gelecekte nasıl şekilleneceği, geleceğin karmaşık, belirsiz ve muğlak dünyasında örgütlerin durumu ve rolleri yanında son dönemde yaşanan küresel salgının örgüt yapıları ve faaliyetlerine olan etkileri üzerine değerlendirmeler yapılarak araştırmacı ve konuya ilgisi olan okuyuculara multidisipliner bir bakış açısı sunulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90454</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2abdaba0-1741-4d7d-b079-fd855dfcb796.jpg</image:loc>
            <image:title>Aziyade</image:title>
            <image:caption>Aziyade, edebiyat dünyasında Pierre Loti adıyla tanınan Fransız deniz subayı Julien Viaud’nun 1879 yılında yayımlanmış ilk yapıtı. Bir İngiliz savaş gemisiyle 1876’da Selanik limanına gelen roman kahramanı aracılığıyla yazar, kendi yaşam öyküsü ile kurmaca arasında köprüler kurarak Osmanlı dünyasına kendini adayışını betimliyor. Gizli gizli buluştuğu Çerkez güzeli Aziyade’yle olan aşkı, Loti’yi Doğu kültürüne giderek daha fazla çeken bir kuvvete dönüşüyor. 1876-77 yıllarında, Doğu Sorunu, Tersane Konferansı, anayasa devrimi, Osmanlı-Rus Savaşı’nı kapsayan yoğun siyasal atmosferin içinde, sıradan insanıyla, elitiyle, Müslüman, Musevi, Hıristiyan kültürüyle, kozmopolit Osmanlı toplumunun canlı bir portresini sunan ender yapıtlardan Aziyade.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90455</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b03c97f9-711f-4b87-9869-660b1dcd432c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zavallı Necdet</image:title>
            <image:caption>Necdet Feridun eğitimli, yakışıklı, çapkınlığıyla meşhur bir gençtir. Ancak hiç ummadığı bir zamanda altın bukleleriyle onu büyüleyen Meliha ile tanışınca gerçek aşkla yüz yüze gelecek, önceleri aşkına karşılık bulamayarak çektiği ıstıraba daha sonra en yakın arkadaşının karısı olan Meliha’nın da onu sevdiğini öğrenmesiyle yenileri eklenecektir. Zavallı Necdet 1902’de İkdam gazetesinde tefrika edildikten sonra 1920’de yapılan üçüncü baskısında on dört bin rakamına ulaşmış, dönemin en çok okunan eserlerinden biri olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90456</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b239e0f3-3388-4901-ae37-37d3a8fda219.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Tyanalı Apollonios (MS I. yüzyıl): Yeni-Pythagorasçı bir filozoftur. Tyana günümüzde Niğde’nin Kemerhisar beldesinin bulunduğu yerde bir Yunan kentiydi. Kaynaklar Apollonios’un ailesinin kentin kurucularına kadar uzandığını belirtir. Filozofun yaşamına ilişkin bilgi aktaran en önemli kaynak Philostratus’un sekiz kitaptan oluşan eseridir, sergilediği çeşitli mucizelerden söz ederek Apollonios’u efsanevi bir kişi mertebesine çıkarır ve Roma İmparatoru Caracalla’nın Tyana’da onun için bir anıt-mezar yaptırdığı bilgisiyle son bulur. Apollonios’a atfedilen mektupların bir kısmı bu eserde, bir kısmı V. yüzyılda yaşamış olan John Stobaeus’un oluşturduğu antolojide, daha büyük bir kısmı ise Ortaçağ el yazmalarında bulunur. Mektuplar Tyanalı Apollonios’un yaşamını, yolculuklarını, çağdaşlarıyla ve imparatorlarla olan ilişkisini, yaşadığı dönemde ve sonrasında insanlar üzerinde bıraktığı etkiyi gözler önüne sermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90459</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35144789-9108-448e-ba1f-1cf53b8ca4ed.jpg</image:loc>
            <image:title>George’un Annesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Stephen Crane, New York’ta ikamet ettiği 1892-1894 yılları arasında en çarpıcı hikâyelerini yazmış, şehrin görünmeyen yüzünü anlatmıştır. 1896 yılında yayımlanan George’un Annesi de o dönemde suç ve yozlaşma ile anılan Bowery bölgesinde geçer. Oğlu için endişelenen bir anne ile umursamaz bir tavır sergilese de aslında annesine kıymet veren George Kelcey’nin gündelik hayatlarının hikâyesini anlatır. Bir tarafta annesinin George’un alkole meyliyle mücadelesi, diğer tarafta da George’un içindeki gece hayatı ve kilise ikilemi metnin temelini oluşturur. Yaşlı kadın ile oğlu, Sokak Kızı Maggie’deki Johnson’larla aynı binada ikamet eder ve hatta tanıdık karakterlerle de yollarımız kesişir. Ancak George ile annesinin komşularına nazaran daha sevgi dolu bir ilişkileri vardır. Anne sürekli oğlunu merak edip korumakta, oğluysa nispeten bağımsız ve özgür bir hayatın düşünü kurmaktadır. Stephen Crane, sıradan kimseleri ve kenar mahallelerdeki hayatı konu edindiği eserleriyle gerçekçilik akımının önemli temsilcilerinden biri olmuştur. Kötü ve elverişsiz toplumsal koşullar karşısında bireyin çaresizliğini anlatırken sembolik ve ziyadesiyle ironik bir üslup kullanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90460</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/960496b4-81c8-4149-802b-4f4bc02b30eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada Lovelace ve Sayıların Başını Döndüren Makine</image:title>
            <image:caption>Ada problemlere bayılır. Bu problemler ister küçük ister büyük olsun, onun için hiç fark etmez. En çok da içinden çıkılması zor problemleri sever. Kütüphanede ne bulursa okur, karmakarışık matematik işlemlerini çözer ve çılgın makineler icat eder. Ada, yaşıtlarından farksız küçük bir kız çocuğu gibi görünse de, dünyayı değiştirmek üzeredir. 
Zoë Tucker ve Rachel Katstaller, okula gitmemesine rağmen dünyanın ilk bilgisayar programını geliştiren küçük bir kız çocuğunun hayret verici hikâyesini anlatıyorlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90461</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3855ce7a-12e2-48b4-86db-b02662cd7c30.jpg</image:loc>
            <image:title>Mümkün Gölgenin Hakikati II</image:title>
            <image:caption>Kalp uyanır aşk ile, en güzel mümkünlere… 
İşte bu âlem, dünyamız ve biz.. Yaradılış itibariyle tüm olasılıklar alanında anlık bir “mümkün”üz, “hayır” (la) ile “evet” (illa) arasında titreşen..  
Manamız Allah tarafından isimlendirilmiş, akseden suretlerimiz biricik, Rahman’ın “İlahi Nefes”iyle her şen yeniden niteleniriz. 
Bölünmez birlikte, çokluk görünümlü birleşik mümkünler… Ki mümkünlüğümüzün bir yönü karanlık, diğeri ışık, biri doğa, öbürü ruh, gayb ile şehadet, örtünme ile açığa çıkma… 
Anlaşılan ne yöne dönersek oluşumuz onca… 
Bir yolculuk daveti Mümkün… 
Musa Dede’nin kaleminden çıkmış zamansız yazılardan oluşan, bir Sufi’nin manevi yolculuğundaki duraklardan manzaralar sunan bir kitap. Yolculuğun hedefinde kendini bilme, kendini bulma var. Kendini bilmeden âlemi, Yaradan’ı bilmek ne mümkün! Tasavvuf geleneğini güncelleyen, modern sanata, bilime, kuantum fiziğine göz kırpan, zamanın ruhu üzerine kafa yoran, Anadolu bilgeliğine selam gönderen bir metin bu. Derdine derman soranlara, mana arayışında olanlara, bulmuş olup da seyrine doyamayanlara, aşk mezhebinin müritlerine yazılmış gönülden mektuplar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90463</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9c5955e-92f6-427b-88a9-e0b0d6f6b364.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilal Şehir</image:title>
            <image:caption>Sevgiyle, her şey mümkündür. 
Kanla bağlandı. 
Arzuyla baştan çıkarıldı. 
Kaderle serbest bırakıldı. 
“Toprak ve Kan Hanesi oyunun kurallarını değiştiriyor! 
Mutlaka okumalısınız. Sarah J. Maas bu romanıyla standartları yeniden yarattı. “ 
 —J. R. Ward “Heyecan verici bir ilk kitap… Maas’ın keskin bir mizahı ile şölene dönüşen sınırsız hayal gücü ve yakıp kavuran bir romantizm. “ 
—Publishers Weekly 
Bryce’ın yaşamı kusursuzdu, bütün gün çalışır, gece de partilerdi, ta ki bir iblis en yakın arkadaşını öldürene kadar. Suçlu parmaklıklar ardında olmasına rağmen cinayetler devam edince Bryce kendini büyük bir soruşturmanın merkezinde buldu. 
Hunt ise düşmüş bir melekti. Bir zamanlar devirmeye çalıştığı Başmelekler tarafından köleleştirildi. Artık acımasız becerilerini tek bir amaç için kullanıyordu,patronunun düşmanlarına suikast yapmak… Ancak bir gün, Bryce’ın davasını çözerse özgürlüğüne bir adım atabileceğini fark etti. 
Bryce ve Hunt, Hilal Şehir’nin derinliklerine inerken, her şeyi tehdit eden karanlık gücü ve alev alev yanan tutkuyu keşfederler. 
Cam Şato ve Dikenler ve Güller Sarayı’nın büyük yazarı Sarah J. Maas bu kez yaşadığımız kayıpların yarasını, özgürlüklerimiz için ödediğimiz bedelleri ve sevginin gücünü yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90464</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95306da9-bf37-40f1-8bfc-75659f7fd3a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecikmeli Teslimiyet</image:title>
            <image:caption>Sizi tebrik ederim! Sağlığınız, mutluluğunuz için güzel bir adım attınız.  
Bu kitabı almak son zamanlarda kendiniz için yaptığınız en iyi şey olabilir. Tüm kalbimle inanarak söylüyorum: Okumayı bitirdiğinizde artık başka bir hayatınız olacak. Başka biri olacaksınız. Tamam, size evrenin sırrını vermeyeceğim. Açıkçası evrenin sırrına ben de ermiş değilim. Ama sağlıklı, mutlu bir varoluşun sırrını, bu kitapla ellerinize bırakacağım, garanti ederim! 
 
NeuroFormat Sistemi’ni kullanan yüz binlerce okurum kronik rahatsızlıklarını iyileştirdiler, fobilerini ve bağımlılıklarını yendiler, kilo sorunlarından kurtuldular, birçok ciddi rahatsızlığı alt ettiler. Bu güzel şeyler yaşanırken biz de ezber bozan gelişmelere şahit olduk!  
NeuroFormat Sistemi adeta bir üst sürüme geçti! Bizim için mucize kelimesinin tanımı bile değişti. Hepsini anlatacağım...  
 
Birlikte heyecanlı bir yolculuğa çıkıyoruz! Bu yolculukta şimdiyi iyileştirmekle kalmayacak, adeta zaman makinesine atlayıp geçmişin senaryosunu da değiştireceğiz! İnanılmaz ama gerçek diyeceğiniz şeyler okumaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90465</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eea4e3c-3524-46c0-b74c-5f905aa830b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mezun Cinayetleri</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un köklü liselerinden birinin aşure gününde, mezunlardan işadamı Murat Karaağaç lise binasının çatısından düşerek ölür. Şüpheli görünen vakayı araştırmaya başlayan Başkomiser Perihan Uygur’un soruşturması yukarıdan gelen emirle engellenir. Ancak bu mezun cinayetlerinin sadece ilkidir. Cinayetler devam edecek, Perihan Uygur ekibiyle birlikte ardında hiçbir iz bırakmayan katilin peşine düşecektir.  
 
Tuna Kiremitçi ilk polisiye romanı Mezun Cinayetleri’nde yepyeni bir kadın başkahramanla tanıştırıyor okuru: Vahşi cinayetleri aklı, tecrübesi, sakinliğiyle çözen Başkomiser Perihan Uygur…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90466</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bd9fa3a-bf57-46d6-97a9-87ac8c2189f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Otuz Yedi</image:title>
            <image:caption>“İnsanların hayatında çok önemli iki gün var. Bir, doğdukları gün; iki, sebebini öğrendikleri gün…”

1, 1, 1… 37!

Herkes 1 iken o neden 37?

Bahar, her şeyden habersiz tekdüze hayatında fani telaşlara kapılmışken bir gün karşı komşusu Deniz’in ani ziyaretiyle değişiyor yaşamı. Anlattıkları deli saçması gibi görünse de nasıl olduğunu anlayamadığı bir şekilde düşüyor bu girdabın içine. Her ipucu yeni bir soruya, her soru yeni bir soruna evrilirken yol gizli bir köy kütüphanesine çıkıyor. Fakat asıl çıkmaz tam da orada başlıyor.

Küçük, masumane bir çocuk oyunu sanılırken yaşamın en büyük sır kapısının anahtarına dönüşen doğaüstü bir yetenek. 1939’dan 2043’e uzanan beklenmedik bir öykü…

Sezin Karameşe, bu ilk romanında satırlara limitsiz hayal gücünün büyülü evrenini çiziyor. Ve okurlarını bitmesini asla istemeyecekleri bir oyuna davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90468</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01f3ea5d-e449-4906-ad97-1a609a0038a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncak Müzesinde Mila Ve Sarp&apos;ın Matematik Öyküleri - 2</image:title>
            <image:caption>Mila ve Sarp 6 yaşında çok iyi anlaşan iki arkadaş. Aynı okula gidiyorlar, aynı sokakta oturuyorlar ve okul sonrası zamanlarının çoğunu birlikte geçiriyorlar. 
Bu öykümüzde, Mila ve Sarp, gönüllü toplum hizmeti çalışması için oyuncak müzesindeler. Müzede pek çok oyuncak olduğu için toplam oyuncak sayısını bulmakta zorlanıyorlar. Onlara yardım etmeye ne dersin? 

***

Bizler, çocukların eğlenceli etkinlikler yoluyla düşünerek ve üreterek matematiği öğrenebileceklerine ve öğrendikçe de seveceklerine inanan matematik eğitimcileriyiz. Bu kitap serisinde, günlük yaşamlarında matematiği kullanan Mila ve Sarp’ın serüvenlerine sizleri de dâhil etmek istedik. Bu öykülerde, çocukların kişisel bakım, doğayı koruma, dengeli beslenme gibi temel yaşam becerileri kazanırken matematikten yararlanmalarını ve matematiğin günlük hayatın bir parçası olduğunu fark etmelerini amaçladık. Ayrıca, çocukların öyküleri okurken ve öykülerin sonundaki etkinlikleri yaparken, matematiksel düşünme ve problem çözme becerilerini de destekleyeceğimize inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90469</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3d3f7f5-1a27-4450-9068-74963d8c838e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sefarad Güzergahları</image:title>
            <image:caption>Sefarad Güzergahları, Osmanlı tarihi ve Yahudi tarihi çalışan araştırmacıları bir araya getirerek aile yadigarlarının, belgelerinin ve hatıra nesnelerinin 19. yüzyılın sonlarındaki ve 20. yüzyılın başlarındaki Osmanlı İmparatorluğu’ndan Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) göç sürecini kavramsallaştırmamıza nasıl yardımcı olduğuna dair bir tartışma ortaya koyuyor. Hem ABD’deki hem de eski Osmanlı topraklarındaki aile arşivlerinin ortak önemi üzerine düşünülen kitabın hareket noktasında, Washington Üniversitesi’ndeki Sefarad Araştırmaları Dijital Koleksiyonu ve bu koleksiyonun oluşum süreci bulunuyor. Koleksiyon, Akdeniz havzasındaki Sefarad Yahudileriyle ilişkili arşiv belgeleri ve kayıtların tutulduğu ilk büyük dijital veri havuzu niteliğinde, topluluk öncülüğünde gelişen bir arşiv. Makaleleriyle kitaba katkıda bulunan yazarlar, bu arşivden yola çıkarak Sefarad geçmişine dair çalışmalarda özel koleksiyonların rolü üzerine düşünüyor; Sefarad müziği ve edebiyatının yanı sıra yeni medya, dijitalleşme, araştırmacı podcast yayıncılığı ve aile yadigarlarının Osmanlı Sefarad kültürünü korumadaki rolü gibi konularda örnek çalışmalar sunuyorlar.
Kerem Tınaz, Koç Üniversitesi Tarih Bölümü’nde doktor öğretim üyesidir.
Oscar Aguirre-Mandujano, Pennsylvania Üniversitesi Tarih Bölümü’nde doktor öğretim üyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90470</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da4ab6ff-9bc7-4b8e-ab14-8f34046a7ad9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bülbülü Öldürmek (Çizgi Roman )</image:title>
            <image:caption>Harper Lee’nin Pulıtzer Ödüllü Kült Eseri Bülbülü Öldürmek, Çarpıcı Bir Çizgi Roman Uyarlamasıyla Yeniden Hayat Buluyor! 
&quot;Saksağanları vurabilirsin, tabii tutturabilirsen ama bülbülü öldürmek günahtır, unutma.”
 
Harper Lee 1930’ların Amerika’sında geçen Bülbülü Öldürmek romanında, ırk ve sınıf, masumiyet ve adaletsizlik, ikiyüzlülük ve kahramanlık, gelenek ve dönüşümün unutulmaz bir portresini çiziyor. İlk yayımlandığı 1960’lardan bu yana, yani insan hakları hareketinin en çalkantılı yıllarından günümüze dek önemini hiç yitirmedi. İnsan doğasının karmaşık yapısını ve insan yüreğinin derinliğini mizah, sarsılmaz bir dürüstlük ve şefkatle anlatan senelerin eskitemediği bu klasik, Fred Fordham’ın nadide çizimleriyle yeniden doğuyor. Scout, Jem, Öcü Radley, Atticus Finch ve Alabama&apos;nın küçük Maycomb kasabası gözlerinizin önünde pek çok ince detayıyla canlanacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90471</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93d6f381-b948-44d7-970d-dd772a34eec7.jpg</image:loc>
            <image:title>Galata</image:title>
            <image:caption>Galata’da kültür, tarihsel yapılar ve ticari yaşam… 
İstanbul’un kadim semtlerinden biri olan Galata, Bizans İmparatoru tarafından 1267 yılında Cenevizlilere tahsis edildi. Galata’nın bu özel konumu İstanbul’un fethinden sonra da devam etti. Fatih Sultan Mehmet, fethin hemen ertesi günü 1 Haziran 1453’te bir ahitname ile Galata’nın özerkliğini tanımış oldu. “Magnifica Comunita di Pera” adlı bu oluşum 350 yıl devam etti. 
Çeşitli dinlerin ve kültürlerin bir arada yaşadığı bu bölge, aynı zamanda ticaret ve finans dünyasının da merkezi oldu. Fetihten tam 400 yıl sonra Osmanlı yönetiminin borçlanma ihtiyacı duymasıyla birlikte Galata bankerleri devreye girdi. Borçlanmalar Galata Dersaadet Tahvil Borsası üzerinden yapıldı. Bu durum Osmanlı devletinin 1875 yılında borçlarını ödeyemeyip iflas etmesine kadar sürdü. 
Araştırmacı yazar Turan Akıncı bu kitapta, ticari ilişkilerin yanı sıra Galata’daki tarihsel yapıları, kültürel yaşamı ve Levantenlerin toplumsal konumunu belgeleriyle gün ışığına çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90472</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cc6ab43-7d0a-4643-863c-9f3a7086f253.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Vadinin İnsanları</image:title>
            <image:caption>Kimi dereler kimi çaylar doğrudan hedefler denizleri; kimileri de kendilerini denize taşıyacak nehirleri. Bu zorlu yolculuk sırasında oluşan vadilere, ovalara ekilen tohumları besleyip büyütmek gibi kutsal bir görevleri de vardır aslında. Yeşilırmak sevdalısı Tersakan Çayı da bunlardan biridir; yeşile boyar geçtiği vadiyi, altının kapkara kömüre teslim olduğuna aldırmaksızın. Uzak coğrafya göçerleri yurt edinirler bu yeşil vadiyi. Beraberlerinde getirdikleri mitlerini ve kültür tohumlarını ekerler yurt edindikleri bu kadim toprağa… Ve gökkuşağının tüm tonları üzerine kömür karasıyla yazarlar alın yazılarını. Mitler allı yeşilli motif olup girer çeyiz sandıklarına ve beklerler kendilerini yeni yuvalarına taşıyacak düğün alaylarını. Her cemre düşüşünde yeşil yapraklar arasında yeniden çiçeklenir dallar; kimi çiçekler kirazın kimileri de mis elmasının kızılında ererler vuslata… 

Yeşil vadiyi ve yeşil vadide nefeslenen insanları merkezine alan “Yeşil Vadinin İnsanları” bir Amasya romanıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90473</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/601124d9-d1c2-4299-8510-8f644f19134f.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Sevgisi Nedir</image:title>
            <image:caption>Necati Zekeriya, Balkanlarda doğmuş, yaşamış ve bütün kitaplarını Türkçe yazmış bir yazar ve şairimizdir. En çok şiir türünde kitaplar  yazdığı gibi, şiir kitaplarının çoğu çocuklar için yazdığı kitaplardan oluşmaktadır... Şair ve çocuk edebiyatı yazarı Mustafa Ruhi Şirin bu şiir kitaplarından sizler için bir seçki hazırladı. Böylece, yıllar önce şaire verdiği sözü de yerine getirmiş oldu. Kitabı Berk Öztürk resimledi. En güzel şiirle anlatılabilir anne. Sizce de öyle değil mi?

Necati Zekeriya, Türkçenin Balkanlardaki en önemli şair ve yazarlarından biridir. Edebiyatın birçok türünde eserler yazmakla kalmamış, öteki dillerden Türkçeye ve Türkçeden öteki dillere çeviriler yapmış... İlk çocuk kitabı 1952’de, son çocuk kitabı ise 1995’te yayımlanmış. Aradan yarım yüzyılı aşkın bir zaman geçmiş olmasına rağmen çocuklar için yazdığı şiir, öykü ve romanlar günümüzde de ilgiyle okunuyor... “

Anne Sevgisi Nedir?” kitabında çocuklar için yazdığı on iki şiir kitabından seçtiğimiz şiirler yer alıyor. Ninniden harflere, anneden aydedeye, sevgiden renklere, ağaçlarla konuşmalardan bir çocuğun ablasına sevgi şiirlerine uzanan şiir yolculuğuna hazırsanız içinizdeki şairi daha fazla bekletmeden okumaya başlayabilirsiniz...

 - Mustafa Ruhi Şirin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90474</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fca75134-4b31-43f4-951d-21626a8719a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Harflerin Kardeşliği</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en yaman sorularını anneler mi babalar mı sorar? Yoksa öğretmenler, matematik profesörleri mi? Bilgeler mi sorar yoksa?
Hayır. Hayır. Hiç kuşkunuz olmasın: Dünyanın en yaman sorularını çocuklar sorar. Şair, çocuk edebiyatçısı ve çocuk hakları savunucusu
Mustafa Ruhi Şirin çocukların sorularını kardeşliğin şiirini yazarak yorumluyor. Çocuk, bitki, hayvan dünyasını içeren üçlemenin üçüncü kitabı Harflerin Kardeşliği kitabını şair Haydar Ergülen’in yazdığı tanıtım yazısı ve Mustafa Delioğlu’nun resimleriyle “Kardeşlik Kitab”ı olarak okumanız dileğiyle.

“İnsan iki kişidir” diye yazmıştım eskiden. Mustafa Ruhi Şirin’in şiirlerine bakarak yazmışım bunu meğer. İnsanın iki kişisinden biri çocukluğu, diğeri de büyüklüğü işte. Şirin’in şiirleri de ikimize birden sesleniyor. Bir çocuk oluyorum, bir büyük. Evet, kitabın adı Harflerin Kardeşliği, çok güzel ama ben, Şirin’in tüm şiirlerinde, yazılarında, varlığında ve yüzünde ‘kardeşliğin harfleri’ni de görüyorum. En çok gereksinim duyduğumuz şeyi, kardeşliği harfi harfine yazıyor.Bu şiirlerde kardeş olmayan hiçbir şey ve hiç kimse yok. Çocuklar kardeş; kediler, köpekler kardeş, doğa zaten eski kardeş, insan yeni kardeş. Şairler, felsefeciler kardeş. Aristo, Nâzım Hikmet, Yahya Kemal, Sezai Karakoç, Dağlarca, Cahit Zarifoğlu kardeş. Vietnam&apos;la Filistin, Bosna ile Suriye acıda kardeş. &quot;Barış&apos;la konuşunca/ umutlanıyorum&quot; demek de kardeşliğin çocuk dili değil mi?&quot;Aynı anneden/Doğmuş gibi/Kardeş midir harfler?&quot; diyor ya Şirin, aynı sevgiden doğmuş gibi, hepsi de birbirinden güzel bu şiirlerin diye ekliyorum ben de.

- Haydar Ergülen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90475</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/506b39a0-4de7-4f56-bced-f4791c15121b.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük İyilikler Sokağı</image:title>
            <image:caption>Çocuklar okudukları şiirlerin kendilerine yazılmasını isterler. Haklısınız. Doğru olan da budur. Çocukların bu duygusunu bilen şairler sizin baktığınız yerden bakarak yazarlar şiirlerini. Bu tür şiirleri ister sesli ister sessiz okuyun daha kolay anlayabilirsiniz... Gökhan Akçiçek’in çocuklar için yazdığı şiirleri size yazılmış şiirler gibi okursanız bu kitaptaki şiirleri daha çok seveceksiniz. Küçük yaşta şiir okumayı, sevmeyi ve ezberlemeyi öğrenirseniz içinizdeki şairi erken uyandırabilirsiniz. Küçük İyilikler Sokağı kitabı Şahin Erkoçak’ın şiirler için yaptığı resimlerle resimli şiir okulu gibi. Şiir Okulu’nuzun kapılarının her zaman açık olması dileğiyle...

Şiir sanatının kozası sözcüklerle örülür. Bu nedenle şiir sanatı sanat türleri arasında biricik sanat kabul edilir. Niçin mi? Çünkü şiir sanatının bütün sanatlarla akrabalığı vardır... Bir şiir kısacık da olsa bir öykü anlatır bize. Buna karşın bazı şiirler bir romana bile sığmayabilir.

Bazıları ise bir filmden bile uzundur. Okuduğumuz şiir yaşadıklarımızla örtüşüyorsa daha çok etkiler bizi. Şiirin en önemli amacı da okuyanı etkilemektir.

Küçük İyilikler Sokağı’nda çocukların yaşadıklarını şiirleştiren Gökhan Akçiçek’in şiirleri ile buluşacaksınız. Kitaptaki şiirleri size yazılmış gibi okursanız içinizdeki şair daha erken uyanabilir...

- Mustafa Ruhi Şirin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90476</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05ccd17e-e48d-4171-af5f-96360a033455.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçükken Dinlemediğim Masallar</image:title>
            <image:caption>Mevlana İdris’in masalları hem soru hem de cevaptır. Masal kahramanları insanlar, hayvanlar, bitkiler ve cansız varlıklar olabilir. Bu kahramanların yaşları kaç olursa olsun çocuk gibi soru sorar, çocuk gibi bakarlar dünyaya. Çünkü hepsi merak ettiklerinin peşine düşen kahramanlardır. Tutkuludurlar. Hayal ettiklerini gerçekleştirmek için uyurken bile çalışırlar. Siz de Küçükken Dinlemediğim Masallar’ı merak ettiyseniz, Eren Dedeleroğlu’nun resimleriyle kitap sizi bekliyor.

Mevlana İdris’in sanat masallarını diğer masallardan farklı yapan kahramanlarıdır. Masal kahramanları insan ve hayvan olabileceği gibi bitki ve cansız varlıklar da olabilir. Masalları okurken kahramanların size yaklaştığını fark ederseniz yazarın yolculuğuna tanık olursunuz: “Adamın biri altmış yaşında” doğar. Bir başkasının dokuz düğmeli tişörtü vardır. Kara kedi niçin kimseyi umursamayarak yürür? Kelimeleri sessizlik torbasına koyan çocuğun amacı neydi? Bir çocuk işaret parmağındaki dünyanın en uğur böceğiyle niçin yolculuğa çıkmıştı? Dalgın ve dağınık bir adam olan Profesör Haşır Huşur hangi formül üzerinde çalışıyordu? Bu sorulardan bu kitabın kimya ya da fizik kitabı olduğunu sanmayın. Küçükken Dinlemediğim Masallar kitabı sorularımızı sanat masallarıyla yorumlayan bir felsefe kitabıdır. Mevlana İdris’in diğer sanat masallarında olduğu gibi fantastik dünyaya pencereler açılıyor. Gerçeğe hem hayal penceresinden hem de karşı kıyıdan bakmanız dileğiyle.

- Mustafa Ruhi Şirin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90477</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a808b546-5326-4bc2-8f5a-ebdbce5fb229.jpg</image:loc>
            <image:title>Cihatçılık</image:title>
            <image:caption>Bertolt Brecht, Nazizmden bahsederken “Sonunda insanlar onu yendi, fakat zafer ilan etmek için henüz çok erken. İğrenç canavarın çıktığı karın hâlâ doğurgan” diye yazıyordu. IŞİD ile Nazizmi bir tutmak gibi bir niyetim yok. Yalnızca “İslam Devleti”nin içinden çıktığı rahmin hâlâ doğurgan olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Başka bir deyişle bu hareketin ortaya çıkışını ve hızlı bir şekilde genişlemesini mümkün kılmış olan toplumsal ve tarihsel koşullar bugün Müslüman dünyasında olduğu gibi Batı’da da hâlâ mevcut. Bu kitabı yazarken nasıl karşılanacağını bilmiyordum, fakat Müslümanlar tarafından okunmayacağından emindim. Nitekim cihatçılığın İslam’la “ilgisinin olmadığını” söyleyenleri eleştiriyor, aksine bu dinle çok ilgisinin olduğunu savunuyorum ve bunun Müslümanların kitabı reddetmesi için yeterli olduğuna inanıyordum. Neyse ki yanılmışım: Fransa’da ve başka yerlerde birçoğu onu iyi karşıladı. Umutlanmak için bir sebebim var: Destekleriyle beraber cihatçılık pek çok ülkede hâlâ güçlü görünse de ona karşı çıkan çok sayıda Müslüman ona daha iyi direnebilmek üzere bu fenomeni anlamaya olanak sağlayan analizlerin peşinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90478</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0786e7f-cbbd-49c8-80b8-39fc0d85819c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk ve Toplum Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>İran asıllı hukuk sosyoloğu Reza Banakar, 28 Ağustos 2020’de altmış bir yaşında vefat etti. Hukuk sosyolojisi literatürüne çok önemli katkı yapmış olan bu bilim insanının Türkiye’deki okura tanıtılmasını kendimize görev bildik ve elinizdeki kitap ortaya çıktı.

Kitap, Reza Banakar’ın üç makalesinin çevirisinden oluşmaktadır. İran toplumunun ve hukukunun çeşitli yönlerine sosyolojik bir perspektifle yaklaşan bu makaleler gerek İran hukuk düzenine dair ortaya koyduğu bilgiler gerekse bu bilgileri ortaya koymadaki sosyolojik bakış açısı ve metodolojisi dolayısıyla son derece önemlidir. Bu bağlamda, makalelerdeki alan araştırmalarının teorik çerçevesini oluşturan Pierre Bourdieu sosyolojisinin temel kavramları, İran’daki hukuk pratiğinin analizinde ustalıklı bir şekilde kullanılmıştır. Umarız bu çeviriler, Türkiye’de sayısı hayli az olan alan araştırmasına dayalı hukuk sosyolojisi çalışmalarına da ilham verir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90479</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74d7da97-ed1f-4891-90ac-c561337aebb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğal Hukuk Sorunu</image:title>
            <image:caption>&quot;Doğal hukuk, bırakınız hâkimin kurduğu hükümde öznel gerekçelere dayanmasını, meclisin yapacağı yasanın ve hatta bunun da ötesinde herhangi bir insanın gündelik, alelade eyleminin dahi gerekçeli olmasını bekler. Bu gerekçeyi de felsefi bilgiden türetir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90480</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77c84658-902a-469b-8374-d62db7d105f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kaşık Sütlaç Bir Nefes Tarçın</image:title>
            <image:caption>Bir Kaşık Sütlaç Bir Nefes Tarçın, Maruzat Yayınevi&apos;nin ilk öykü antolojisi çalışmasıdır. Dosyada: Zafer Doruk, Hüseyin Opruklu, Erinç Büyükaşık, Zehra Kodallı, Merih Günay, Ahmet Türkoğlu, Alev Sönmez, Murat Öksüz, Bahadır Eren, Arif Tan, Gonca Atalay, Serdar Tabur, Turhan Yıldırım ve Mustafa Enes Ardıç&apos;tan 2&apos;şer öykü yer almaktadır. Her öyküde hayatın akışına dair gerçekliklerle karşılaşacak ve severek okuyacaksınız. Kitabın editörü Gülden Girgin de şöyle bir not ile seslendi okura:


&quot; Değerli Okur, 
Edebiyat, sanat tarihi ve eser üretimi bakımından yüksek sanat olarak kabul edilir. Tiyatroyu düşünelim, ilk adım hayal etmekse, ikinci adım senaryo yazmaktır. Senaryolar edebi metinlerdir. Şiirler, şarkıları beslerler ve şiirler de edebi metinlerdir. Öyküler, novellalar, romanlar, denemeler, makaleler… Hepsinin yolu yazılı metinlerden geçer ve edebiyatı temsil ederler. Okumaya niyetlendiğiniz bu eserde, toplam on dört ayrı kalemden ikişer öykü okuyacaksınız. Birbirlerini hiç görmemiş ve tanımayan yazarlar. Bu çalışma kapsamında edebiyat şemsiyesinin altında toplanmış isimlerin yer aldığını göreceksiniz. Yazarlara baktığınızda kiminin mürekkebinin soluk olduğunu, kiminin de okurun kalbine mürekkep akıttığını fark edeceksiniz. Bu noktada edebiyat, üzerine düşen vazifeyi yerine getirip sizlere öykü lisanında nasıl da kapsayıcı, birleştirici ve tümleyici olduğunu gösterecektir. Bizler dünyanın öteki ucundan, hiç görmediğimiz diyarlardan bir yazarın çalışmasını okurken kendimizden bir şeyler bulabiliyorsak, dahi onun takipçisi, hayranı olabiliyorsak bu, edebiyatın insan merkezli ve insan için bir sanat olduğunu göstermektedir. Ne zaman yolunu kaybetse kitaplara, kütüphanelere giden milyonlarca insanın da ortak paydası, edebiyatın bir tutkal gibi birleştirme ve bütünleştirme özelliğinden gelmektedir. “Bir Kaşık Sütlaç Bir Nefes Tarçın” öykü antolojisi ile bir kez daha insan için insanca yaratılmış öykülerin vücut bulduklarını göreceksiniz. Bir maruzatı olan öykülerin sunumuyla baş başasınız şimdi. Kendinizi şanslı addedebilirsiniz.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90481</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66aec153-a37f-4014-926a-e934eb505f8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Sosyolojisinde Güncel Ve Çeşitli Konular 1</image:title>
            <image:caption>Eğitim sosyolojisinde güncel ve çeşitli konular ülkemizde yaşadığımız, eleştirilen, basında yer alan konulardır. Ülkemizin büyüme sürecinde eğitim içinde değişme, güncellenme ve yenileşme durumlarının yoğunlaşması doğaldır. Her eğitim-öğretim yılında eğitim sistemimizde değişme ve reform isteklerinden basında söz edilmesi artık bir gelenek oldu. Bu değişim istekleri, eğitimin hem kurumsal hem de uygulamalı alanlarından oluşmaktadır. “Eğitim Sosyolojisi” isimli kitabımızın sonunda “Gelecekte Eğitim” bölümünde eğitim sisteminde hangi konuların değiştirilmesi gerektiğinden söz etmiştik. İşte yine o değişim istekleri gündeme gelmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90482</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61094466-4f8d-4107-9ab4-1c1442863ea0.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Etik Ve Öğretmenlik Mesleki Değerleri</image:title>
            <image:caption>“Etik” konusu, daha önceleri felsefî literatürümüzde yer almıştı. Doğan Özlem ve Ahmet Cevizci’nin bu konudaki kitapları ilk akla gelenler arasındadır. Bu yayınlarda “etik” konusu ahlâk felsefesi ile ilişkileri olarak ele alınmıştı. Biz bu çalışmamızda EĞİTİMDE ETİK konusunu ele alacağız. Kavramın eğitimde ele alınışı ülkemizde yeni bir konudur. Kuşkusuz bu konuda araştırmalar ve yayınlar yapılacaktır. Öncelikle, ilk bölümde “meslek ve etik” kavramlarını genel olarak ele alacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90483</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e58412f3-62a1-4a48-9ac0-5484ff71934f.jpg</image:loc>
            <image:title>Belgesel Sinema Kitabı</image:title>
            <image:caption>Editörlüğünü Brian Winston’ın yaptığı Belgesel Sinema Kitabı etik, estetik, siyaset gibi konularla ilişkisi içinde belgesel sinema ve farklı belgesel formlar  başta olmak üzere geniş ve verimli bir yelpazede, zengin bir kaynak olarak okurla buluşuyor. Kitaba yazıları ile katkıda bulunanlar belgesel üzerine uzun zamandır çaba ve emek sarf eden, belgesel üreten, üzerine düşünen, araştı ran, bu alanın gelişmesine ve ilerlemesine çeşitli açılardan kıymetli katkılarda bulunan uluslararası isimler. Benzer bir yaklaşımla kitabın Türkçe çevirisi de ağırlıklı olarak belgesel sinemacılar ve akademide bu alana yönelmiş insan ların emekleriyle gerçekleştirildi. 
Belgesel Sinema Kitabı belgeselin temel değerlerinden tarihçesine, belgesel paradigmalarına, farklı coğrafyalardan çeşitli üretim pratiklerine, belgesel öznelere ve bilim, sanat, televizyon gibi farklı alanlara yönelik üretimlere ilişkin bir soruşturmanın yanı sıra, yeni teknolojiler ve gelecek güzergâhları da içeren kapsamlı ve nitelikli bir eser. Belgesel Sinema Kitabı akademik çalışmalar gerçekleştiren araştırmacılardan sinema öğrencilerine, belgesel sinemacılara ve sinema izleyicisine kadar birbirinden farklı okurlara rehberlik edecek bir içeriğe sahip. Kitap, makalelerde  sözü edilen belgesellerle ele alınan konuda öne çıkan filmlere ilişkin bir seyir defteri niteliği de taşıyor. Altı bölümde kırkın üzerinde makalenin bulunduğu bu kitabın belgesel sinema alanının temel başvuru kaynaklarından biri olacağına inanıyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90484</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38282ff3-0f2a-4d31-803c-3f7786c379bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinin Ruhu</image:title>
            <image:caption>Filozof yazdığı her kitapta ve ele aldığı her konuda bizi farklı bir dünyanın içine sokmayı başaran kişidir. Hele aklın reddiyeler düzdüğünü çoktandır kabullendiğimiz ve onun imkânsız olduğuna bize inandırdığı şeyi çaresizce onayladığımız bir şeyin kapısını aralıyorsa bu durum daha da belirginlik kazanır...
Günümüz insanı, gerçekte dokuma tezgâhında dokunmuş bir kilim kadar ahenkli olan fizikî ve metafizik âlemi ya kasnaklarından çıkartıp çözmüş ya da çözülemeyecek kadar kördüğüm etmiştir. Çağımızın en önemli filozoflarından Taha Abdurrahman Dinin Ruhu kitabında âlemleri birbirinden ayıran paradigmaların aşılarak sonsuz varlık evrenine ulaşılmasını ve bu âlemlerin birbiriyle kaynaşması gerektiğini vurguluyor. Her birimizi ilgilendiren, insanın ontolojik bütünlüğünden ahlâka, siyasetten sekülarizme, din ve siyaset ilişkisinden İslâmcılığa pek çok konuyu kendi üslubunca, açık ve samimi bir biçimde irdeliyor. Filozof bu dünyanın, dokuma tezgâhındaki bir kilim misali yatay ilmekler hâlindeki argaçlarıyla metafizik âleme tutunmasını ve metafizik âlemin dikey ilmekler şeklindeki çözgüleriyle fizikî âleme asılması gerektiğini savunuyor. Filozofun burhan, sultan ve vicdan şeklindeki üçlü tasnifi ise politik olduğu kadar, etik bakımdan da önemli bir paradigma öneriyor. Ayrıca bu kavramlar kendi sistematiği içerisinde fizikî âlemi, metafizik âleme bağlayan, ahlâkî değerlerden müteşekkil bir eylem alanı meydana getiriyor.
Eserlerinde bütüncül ve çok yönlü bir İslâmî metodoloji inşa eden Taha Abdurrahman Dinin Ruhu kitabında ilk şehâdete dayalı yeni bir ahlâkî eylem teorisinin kapısını aralamak için eşsiz bir fırsat sunmakta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90485</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89574dd8-9f3c-460b-b967-3b418f4599a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcılık ve Yenilikçilik</image:title>
            <image:caption>Bu denemede, kendi ilgi ve uğraş alanımda edinebildiğim deneyimin, kendi tanıklık ve gözlemlerimin özel bir ağırlığı olacaktır. Hareket noktamı bu deneyim, tanıklık ve gözlemler oluşturuyor. Ama, bir yanıt bulmaya uğraştığım meselenin sistemsel bir bütünün parçası olduğu ve binlerce yıllık bir toplumsal geçmişe dayandığının her zaman farkında oldum. Çünkü, “Niçin yeterince yenilikçi ve yaratıcı olamadık” derken, hakkında bir hükme vararak bunun niçin böyle olduğunu sorguladığımız, toplumumuzun kendisidir; içinde yaşadığımız toplumdur. Hangi toplumu ya da toplumsal meseleyi o toplumun tarihsel geçmişinden ve içinde bulunduğu iktisadi-siyasi sistem gerçeğinden soyutlayarak ele alabiliriz ki... Bu mümkün değil. Hele de mesele, toplumun doğrudan bilimde, teknolojide, başta sanayi olmak üzere üretimde gelebildiği düzeyle ilgiliyse...
Aykut Göker</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90486</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8d0b328-70f2-46c1-b576-44773093f494.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınların Spor Yapmalarına İlişkin Problem ve Beklentiler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.GİRİŞ 
2. KAVRAMSAL ÇERÇEVE VE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR 
2.1.Spor Kavramı 
2.2.Gençlerde Spor 
2.3.Kadınlarda Spor 
2.4.Yerel Yönetim Kavramı 
2.5.Belediyeler Görev ve Fonksiyonları 
2.6.Belediyelerin Yönetimi 
2.7.Yerel Yönetimler Ve Spor 
2.8.Konu İle İlgili Yapılan Araştırmalar 
3.YÖNTEM 
4.BULGULAR VE YORUMLAR 
4.1.Genç ve Yetişkin Kadınların Aldıkları Spor Hizmetine Yönelik Problemlerine Ait Bulgular 
4.2.Genç ve Yetişkin Kadınların Aldıkları Spor Hizmetine Yönelik Beklentilerine Ait Bulgular 
5.TARTIŞMA 
5.1.Spor Hizmetlerinde Karşılaşılan Problemlere İlişkin Tartışma 
5.2. Spor Hizmetlerinden Beklentilere İlişkin Tartışma 
6.SONUÇ VE ÖNERİLER 
6.1.Araştırmacılara Yönelik Öneriler 
6.2.Uygulamaya Yönelik Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90487</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c946eae4-0509-424f-bc28-02c81de8158a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tepenin Laneti</image:title>
            <image:caption>Larchfield’ın en nüfuzlu adamı Angus Russell, Harrow Hill’deki malikânesinde boğazı kesilerek öldürülmüştür. Olay mahallindeki DNA ve parmak izleri, kurbana karşı husumeti bulunan belalı Billy Tate&apos;e işaret eder. Ancak bir sorun vardır: Tate, bir gün önce kilisenin çatısından düşerek ölmüştür. 
Polis, Tate&apos;nin cesedinin kaldırıldığı morgu kontrol ettiğinde cesedin yalnızca ortadan kaybolduğunu değil tabutun içeriden kırılarak açıldığını da keşfeder. Bu durum çok geçmeden yürüyen ölü, cehennemden gelen katil, zombi cinayeti olarak anılmaya başladığında bir zamanların huzurlu kasabası artık herkesin bir şüpheliye ve aynı zamanda kurbana dönüşebileceği korkunç bir kâbusa da uyanmış olur. 
Eski meslektaşı art arda işlenen bu tuhaf cinayetleri çözmek için kapısını çaldığında Dave Gurney, ölümün ötesinden öldürme ihtimali olan bir katili avlamak üzere tüm analitik becerilerini kullanmak zorundadır. 
“Verdon şaşırtıcı bir olay örgüsü yaratıp onu tatmin edici bir şekilde çözmede hiç bu kadar usta olmamıştı.” Publishers Weekly 
“Ona verdiğiniz dikkati ve zamanı sonuna kadar hak eden bir yazar.” Bookreporter.com</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90488</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0f2382a-e778-4748-8d7b-1e8bd81db7f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlara Satılmayan Roman</image:title>
            <image:caption>EVET! Doğru okudunuz. Bu kitap kadınlara satılmamaktadır. Nedeni ise kitabın satırlarında, kurgusunda gizlidir. Yani, adına “paradoks” diyebiliriz. “Kanın vahşeti sütle yıkanır mı?” romana sorulacak en doğru soru olsa gerek. Acaba bir ülkeyi anne sütüyle yıkarsan düzende neler değişir? Kadınların egemen olduğu bir dünyayla tanışın ve bu düzene başkaldıran bir yazarla. Mağduriyet ve empatinin iliklerinize yayılmasına izin verin. Bu sefer mağdur sizsiniz erkekler ve anne sütüyle yıkanmışsınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90489</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7947a1fe-5561-49f9-aecc-7d404985c496.jpg</image:loc>
            <image:title>Ataletten Zirveye</image:title>
            <image:caption>9 Mart 1999 yılında, Batman/Merkez&apos;de doğan Adem Taşçı, ilk ve ortaokulu  Metin Bostancıoğlu İlköğretim Okulunda, lise eğitimini ise Batman Petrol Anadolu Lisesinde tamamlamıştır. Şu an lisans eğitimine Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümünde devam etmektedir. 

Genç yaşının vermiş olduğu dinamizmi, hayatın her alanında göstermeye çalışan yazarımız, kendisinin de temel felsefesi olan &quot;Öğrencinin dilinden en iyi öğrenci anlar,&quot; anlayışına sahiptir. Ataletten Zirveye isimli bu kitap, yazarın ilk eseridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90490</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/727147b8-8a77-48d0-8eb5-0a86ec7f5282.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıların Duası 1</image:title>
            <image:caption>Sırf dikkatim dağılsın diye, kapının buzlu camını tutan macunları sökmüştüm. Sadece ince ağaç çivilerin desteğine terk edilmiş buzlu cam, onun arkasından kıkırdayarak sallanır, ikimizin de ilgi odağı olurdu. Camdan bir bağımız vardı. O kadar ince, o kadar kırılgan bir bağdı ki bu, hiçbir şiddet, öfke, sevgi tanımlayamazdı bunu. O, odanın dışında iki gözyaşı ile dingin; bense dikkati dağılmış, üzgün olurdum. Her baba ve kızı gibi farkına varırdık gayretlerimizin yetersiz olduğunun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90491</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88f339c8-f50a-43f3-91d5-58526d64aab1.jpg</image:loc>
            <image:title>Vitaminli Ekonomiks</image:title>
            <image:caption>Ege Cansen ve Asaf Savaş Akat’ın ekonomiye dair güncel tespitlerini toplayan bu kitap; 
Cari açık meselesinden büyümeye, kamu borcundan işsizliğe kadar Türkiye ekonomisine dair birçok temel ekonomik kavramı ele alıyor. 
Enflasyon-faiz sarmalı ile döviz kuruna ilişkin gelişmelere ve Türkiye ekonomisindeki çıkmazlara dair yanıtlara yer veriyor. 
Salgın sürecindeki küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisine etkileri ve ekonomi yönetimindeki görev değişimlerinin sonuçları üzerinden tarihi bir döneme tanıklık ediyor. Dr. Barış Esen’in 
editörlüğünde hazırlanan bu kitaba Asaf Savaş Akat’ın akademik ve teorik birikimiyle Ege Cansen’in tecrübeleri ve esprili anlatımı eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90492</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae2ab58e-ffac-4b54-a8ac-13bc9d03760f.jpg</image:loc>
            <image:title>Pelikülden Dijitale Yolculuğum…</image:title>
            <image:caption>Bir Dönüşüm Öyküsü 
Cihan Baydur’un yolu, yetmişli yıllardan itibaren Türkiye’de ticaret, reklam/iletişim ve sinema dünyasından pek çok kişiyle kesişti. Baydur, kendi alanlarında öne çıkmış Galib San, İlhan Arakon, Ömer Lütfi Akad, Zihni Küçümen, Üstün Barışta, Ali Tara, Umur Bugay, Metin Erksan, Halit Refiğ, Erdoğan Gönül, Eli Acıman, Ömer Vargı, Müjdat Gezen, Uğur Dündar gibi ünlülerle doğru iletişimler kurarak –kimi zaman da yaşanan olumsuzluklardan ders alarak– önüne çıkan fırsatları değerlendirmeyi başardı. 
Bu kitap onun renkli yaşamında adım adım belirlediği kilometre taşlarını ve girişimci bir ruhla gerçekleştirdiği “dönüşüm öyküsü”nü özetliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90493</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b404c01-295a-414f-beea-8d73006a4a78.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Ruhunun Cevheri Ruhsal Dayanıklılık</image:title>
            <image:caption>İnsan Bakışla, Zaman Eylemle Dönüşür 
 
Ruhsal dayanıklılık, kriz durumlarının zor koşullarına rağmen, ayakta kalabilme ve olumsuzlukların üstesinden gelebilme becerisidir. Böyle bir uyum becerisine, “insan ruhunun cevheridir” dersek, yerinde olur. 
 
Korkularımız karşısında cesareti ateşleyebilir miyiz? Güçlü yanlarımızı açığa çıkarırsak, kendimizi yeniden bulabilir miyiz? 
 
 Acının önemini kavrayarak, zor durumlarda dayanma gücü bulmak için, insan olarak birbirimize duyduğumuz ihtiyacı hatırlayabilir miyiz? 
 
Dayanışmanın ve doğanın karakterine saygı duymanın bizi daha kalıcı bir ruhsal dayanıklılığa taşıyacağını fark edebilir miyiz? 
 
  Klinik psikolog Nazar Tüysüzoğlu, bu soruların ve her bölüme eşlik eden alıştırmaların ışığında, bizi insan cevherinin derin katmanlarında bir yolculuğa çıkmaya davet ediyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90494</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7e6f9ce-e766-4c2a-90c0-a63624544f9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulusal Kimliklerin İnşası</image:title>
            <image:caption>Ulusal kimlikler doğal fenomenler değildir; bilakis inşa, belki de icat edilmeleri gerekir. Bugün ulusal kimliklerin temel unsurları denince bir çırpıda kurucu atalardan, tarihten, kahramanlardan, dilden, anıtlardan ve folklordan bahsedebiliyoruz. Peki tarihin her döneminde ulus denince aynı cevabı alabilir miydik? Anne-Marie Thiesse, Ulusal Kimliklerin İnşası&apos;nda son iki yüzyıldaki gelişmeler ışığında bu soruyu cevaplıyor. Endüstriyel kapitalizmin gelişimiyle modern devletlerin oluşumu ve ulus kimliğinin inşası arasındaki ilişkiyi serimleyen Thiesse, ulus fikrinin aslında oldukça uluslararası bir etkileşimin sonucu olduğunu ileri sürüyor. Epik soy anlatılarından etnografya müzelerine, ulusal dillerin gelişiminden paraların üzerindeki amblelmlere kadar uzanan bir çalışma sahası içinde ilerleyerek bu kolektif inşanın bir krokisini çıkarıyor. 18. yüzyıl Avrupa&apos;sında başlayan uluslaşma macerasını 21. yüzyılda nasıl anlamamız gerektiğine dair yetkin bir kavrayış sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90495</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f817297-b86e-41fa-b6b4-3572d2c24522.jpg</image:loc>
            <image:title>Amel Sorunsalı</image:title>
            <image:caption>Günümüzde amel kelimesi sadece ibadetlerle sınırlı davranışları ifade eden bir terim şeklinde anlaşılır. Oysa insanın yaptığı her türlü iş, tutum, davranış, üretim, hareket, etkinlik, uygulama, fiiliyata geçirme yahut gerçekleştirme gibi pek çok eylem bu kelimeyle ilgilidir. Bu yönüyle amel geleneksel içeriklerin ufkunu açar ve onları anlaşılır kılar. Hem zaten pratik, teorik bilgiyi inceltip, geliştirip derinlik kazandırmaz mı? Aslında “Allah bildiğiyle amel eden kimseyi bilmediğine varis kılar.” hadisi bunu doğrulamaktadır.
Taha Abdurrahman temel eserlerinin neredeyse tümünde amele yer verir ve kelimeye dikkate değer felsefi bir açıklama getirir. Amel Sorunsalı kitabında İslam’daki bilgi-amel diyalektiğini, İslam epistemolojisinin temellerinden biri şeklinde anlamaktadır. Bu ise inanç, dil ve bilgiyi bir pratik konusu olarak ele alan filozofun yaklaşım tarzına Batılı düşüncede genelde bulunmayan bir boyut kazandırır. Şu hâlde söz eylemle uyuşmadığı, söylem davranışa karşılık gelmediği takdirde inancın bir değeri yoktur. Buna karşın amel, sistemli bilginin uygulanmasından ibaret değil, bilakis onun somutlaşmasının ve mükemmelleşmesinin aracıdır.
Bilgiyi amelin kurucu ilkesi kabul eden Taha Abdurrahman’ın teorik dikkatinin önceliklerini, entelektüel ufkunu ve müdahalelerini yansıtan Amel Sorunsalı amelin içeriklerini, biçimlerini ve yapılarını yeniden düşünme fırsatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90496</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcabd887-5777-41c2-ab2d-e40269bd81cc.jpg</image:loc>
            <image:title>&quot;Kelebek Etkisi&quot; Söyleşileri 1</image:title>
            <image:caption>Hem Türkiye’nin, hem de dünyanın ekseni sürekli değişirken bu krizlerin ortasından esasa, kaynaklara, kadim değerlere bakmak için çaba harcanması gerekiyor. Aksi takdirde dönüşüm hâlindeki dünyada yaşayakalmaya çalışan bizler için ülkemizin temel meselelerini, dünyanın gidişatını kavrayabilmek mümkün olmaz. Olguların hakkını veren ve zihnin berraklaşması çağrısında bulunan Kelebek Etkisi Söyleşileri I, Alev Alatlı ile Ayşe Böhürler’in “Kelebek Etkisi” programındaki sohbetlerinden oluşuyor. Kitap Rusya, Amerika, neoconlar, paleoconlar, Amerika’nın sol ve sağ damarları, milenyum dinleri, paganizm ve panteizmin günümüzdeki görünümleri, küreselciler, ekolojik hareketler, Hollywood, Yehova Şahitleri, intihar kültleri, zihin kontrol sistemleri, insanların geçmişlerinden koparılıp robot hâline getirilmesi, paralı askerlerden paralı hapishanelere dünya sistemi gibi birçok başlığa temas ediyor. Elbette karamsarlığa kapılmadan ve hep yeni başlangıçları teşvik ederek… Alev Alatlı’nın Türk düşünce tarihine kazandırdığı birçok kavramın da çetelesi niteliğindeki, Kelebek Etkisi Söyleşileri I, Türkiye ve dünya hakkında bilmeden konuşmanın yol açtığı çatlakların büyümesiyle ortaya çıkan durumları gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90497</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb4ae588-a0ee-4881-9ddd-1fa1145a63bc.jpg</image:loc>
            <image:title>&quot;Kelebek Etkisi&quot; Söyleşileri 2</image:title>
            <image:caption>Dünyadaki gelişmeleri yorumlarken kadim bir izlek üzerinde hareket eden Türk insanının serüvenini anlamak elzem… Zira bu serüvene gelecekte yön verebilmek için mutlaka önce onu tanıyabilmekten geçiyor. Olayları, olguları, fikirleri sadece günümüzdeki görünümleriyle değil arka planı ile kavramayı öne çıkaran Kelebek Etkisi Söyleşileri II, çok yönlü düşüncenin güncesi niteliğinde… Kitap, safsatalara, dil ve mantık oyunlarına dikkat çekerek dünyadaki ve Türkiye’deki gelişmelerin arka planına bakma niyetiyle yapılan sohbetlerden oluşuyor. Alev Alatlı ile Ayşe Böhürler’in “Kelebek Etkisi” programındaki söyleşilerini içeren eser meseleleri bütüncül bakarak irdeliyor. Sinemadan endüstriye, kültürden irfana kadar fikirlerin izini süren sohbetler, Türkiye’nin kendi kalarak akıl kurmaya çalışırken yaşadığı sorunları, kusurlu eğitimin açmazlarını ve hayallerin gerçek üzerine kurulması gerektiğini belirgin kılıyor. Accountability, Peter Prensibi, Murphy Kanunları, karar alma süreçlerinde ihmal edilenler, hiyerarşik yapılanmaların sorunları, kıyameti çağıranlar, Frankistler, Amerika’daki aç bebekler, Kürt meselesindeki feodalizm çıkmazı sohbetlerde ele alınan konular arasında. Taşı başka bir yere koyunca özelliğinin kaybolacağını belirginleştiren Kelebek Etkisi Söyleşileri II, bazen bir kelimeden, bazen bir olaydan, bazen bir yorumdan, bazen de bir isimden ilham alarak dünyaya farklı pencereler açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90498</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e9bb729-0409-45d6-945e-e319c448b057.jpg</image:loc>
            <image:title>İlmin Öncüsü Hz. Aişe - Peygamberimizin Mutlu Yuvası 4</image:title>
            <image:caption>Hz. Âişe, Mescid-i Nebevî’ye bitişik bir eve gelin geldi. Evinin kapısı Mescid’e açıldığı için Peygamberimizin (sav) bütün sohbetlerini dinledi.
Peygamber Efendimizin rahle-i tedrisinden geçmiş biri olarak, İslam’ın ikinci kaynağı olan sünnetin gelecek nesillere aktarımında çok büyük bir rol üstlendi.

İlmi, cömertliği, edebi, vakarı ve iffeti ile Müslüman kadınlara örnek oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90499</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3f506e1-b286-4930-9328-c1309d26321d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehmed Akif Ersoy Hayatı ve Eserleri</image:title>
            <image:caption>Biyografisinin pek çok satır başı olmakla birlikte Âkif, modernleşme tarihimizin önemli bir figürü olarak serdettiği görüşler ve bu görüşleri dillendirdiği şiirin natıka kudreti dışında bilhassa şahsi meziyetleriyle ön plana çıkan bir his adamıdır. Edebiyat tarihçiliğimizin büyük ve çalışkan siması ve Köprülü okulunun önemli bir mensubu Fevziye Abdullah Tansel’in araştırma-inceleme sahasında ilk telifi olarak 1945’te yayımlanan Mehmed Âkif Ersoy Hayatı ve Eserleri, istiklal şairimiz hakkında kaleme alınan öncü ve değerli monografiler arasında bu şahsiyetli his adamını layıkıyla ortaya koyan bir eser olarak hâlâ kıymetini korumaktadır. Uzun zamandır baskısı bulunmayan kitap, yazarının tabiriyle, o güne kadarki dağınık bilgilerin tertibini, Âkif’in, devrin hadiselerinin şekillendirdiği eserlerinden hareketle, kendisine bir mutaassıp veya mukaddes bir varlık muamelesi yapanlara karşı tarafsız gözle ortaya konulan örnek ve idealist bir insan portresi hâlinde belirmesini sağlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90500</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a8733d9-3375-4219-908a-4da98c3cb247.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabır Timsali Hz. Ümmü Seleme - Peygamberimizin Mutlu Yuvası 5</image:title>
            <image:caption>Hz. Ümmü Seleme, cesur ve kararlı bir hanımdı. Baskılara aldırmadan İslam’ı kabul etmişti. Bu uğurda üç kez hicret etmiş, eşinden ve oğlundan ayrı düşmüştü.

Çalışkan, gayretli ve zekiydi. İlme ve öğrenmeye çok önem verirdi. Öğrenmek kadar öğretmeyi de severdi. Birçok âlimin yetişmesine katkıda bulundu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90501</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de22a6fe-8557-431b-b44e-aab0fbc14218.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski İran Dinleri Ve Şeytanın Doğuşu</image:title>
            <image:caption>Kötülüğün Tasarımı isimli serinin ilk kitabı olan bu çalışma deneysel bir çalışma olup, alanında bir ilk diyebileceğimiz türdendir. Olgay Söyler’in “Eski İran Dinleri ve Şeytanın Doğuşu” isimli makalesinin, Işın Beril Tetik’in “Bin Yıl Yaşa” ve Demokan Atasoy’un “Bir Devlet Memurunun İtirafları” isimli korku öykülerinin yer aldığı çalışmanın amacını, Olgay Söyler şu cümlelerle ifade etmektedir:  Amacımız, ülkemizde de yayımlamaya başlayan eski dinlere ait metinleri kullanarak tarihî ve mitolojik malzeme üstüne ‘Şeytan’ın anlatısını inşa etmekti. Mitolojide tek bir motifin bile ne kadar önemli olduğunu ayrıca edebiyat ile tarihin birbirine olan katkısını bu kitapta okuyucularımızın net olarak görmelerini arzu ettik. Avesta, Mani, Rig Veda gibi dini metinlere Şahnâme, Ardâvirâfnâme, Goştâspnâme gibi efsaneler içeren İran destan edebiyatı eşlik etti. Dante’nin İlahi Komedya’sı, en-Nedim’in el-Fihrist’i, Birunî’nin El-Âsâr el-Bâkiye’si Mesudî’nin Murûc Ez-Zeheb’i bu anlatının yine en değerli malzeme grubuydu. Bu kadar değerli destan ve Doğu klasiği eser üzerine, ülkemizde herkesin bulabileceği Batı literatüründen de bazı kaynak olabilecek eserleri alarak anlatımızı inşa etmeye gayret ettik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90502</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a715a9f7-f148-427a-ad53-1c46b5095416.jpg</image:loc>
            <image:title>Normal Çocuk (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Murph Cooper’ın bir sorunu var. Yeni okuluna dönem başından birkaç hafta sonra başlayan Murph, kendini
her şeyden kopuk hissediyor. Üstelik sırf nereye oturacağı,
nasıl arkadaş edineceği ve uyum sağlayıp sağlayamayacağından endişelendiği için değil.
Annesi onu yanlışlıkla süper kahramanlar okuluna
kaydettirdiği için! Murph’ün yeni okulu çok gizli ve aşırı tuhaf. Sınıf arkadaşları uçabiliyor, hava durumunu kontrol edebiliyor veya minik atlar çağırabiliyor. Peki ya Murph’ün olağanüstü yeteneği ne? Şey, Murph’ün yeteneği yok.
Fakat özel yetenekleriniz yok diye günü kurtaramayacak değilsiniz ya!
 
NORMAL ÇOCUK’un kahraman olma vakti geldi!
 
Radyo yıldızı GREG JAMES ve CHRIS SMITH tarafından yazılan eğlenceli serinin ilk kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90503</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce75f099-5965-4270-8c30-92ee5dfd26ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürdürebilirlik Performansını Değerlendirme Ölçeği</image:title>
            <image:caption>Sürdürebilirlik Performansını Değerlendirme Ölçeği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90504</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74e6af58-2e32-4620-a1da-51b216315adb.jpg</image:loc>
            <image:title>Var Böyle Tipler Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Var Böyle Tipler kitap oldu 
Sosyal medyada ve televizyonda yaptığı başarılı projelerle adını duyuran Kıvanç Talu’dan okuyanı kimi zaman gülümsetecek çoğu zaman da kahkahalara boğacak bir kitap raflardaki yerini aldı. Nemesis Kitap aracılığıyla okurlarına merhaba diyen Var Böyle Tipler Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’nün tek bir amacı var, o da bu kasvetli günlere inat biraz olsun gülümseyebilmek! 
Var Böyle Tipler Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü kitabı, yaşamın içinde var olan, seni, beni ve diğerlerini kimi zaman betimlemekten geri kalmadığımız esprili deyim ve sözlerin yine espriyle pekiştirilen anlamlarından oluşuyor. “Psikolojim pinpon topu gibi,” diyerek dalgalı bir ruh halini betimlerken, eski sevgililerden, ayrılık sonrası silinen fotoğraflardan, çoğul yalnızlıklar ve içsel kaygılardan, paradan ve parasızlıktan yakınan kimselerden ve hayatın içinde yer alan var böyle tipler yahu dediğimiz pek çok insandan örnekleri bir bir sıralıyor. 
 
Hayata biraz tebessümle bakmak ve biraz da pek bir ciddiye aldığımız durumları ve insanları azıcık paylamak, biraz hafifletmek ve en çok da şu karamsar günlerin acısını espriyle aydınlatmak herkese iyi gelecek. Eee, yok mu böyle tipler? Gerçekten Var Böyle Tipler! 
 
Psikolojim pinpon topu gibi* 
*İnsan psikolojisinin olumlu ve olumsuz yönlerde, bir pinpon topu hafifliğiyle savrulması ve hatta bunun bir pinpon müsabakasındaki gibi hızlı seyir değiştiriyor olması. 
Beyaz yakanın çakalı, geç ağırır şakağı* 
* İşini türlü çakallıklarla başkasına yaptıran, toplantılarda alicengiz oyunları ile göz boyayarak ön plana çıkan ve mesai saati biter bitmez soluğu plaza servisinde alan beyaz yaka plaza çalışanlarının bu sayede daha geç yaşlandığını betimleyen yeni nesil bir atasözüdür. (Her plazada mutlaka üç beş tane bulunur.) 
Son kısmet bükücü* 
*İnsanın tam hayırlı bir kısmete kavuşacağını düşünürken, hiç hesapta olmayan bir hemcinsin devreye girip işi bozması ve o kişinin saçını başını yolma fırsatı elde edemeden konunun kapanması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90505</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff3c1186-4465-4a88-bcbb-0dd46324fdfc.jpg</image:loc>
            <image:title>YDS / E-YDS Soru Çözüm Kampı Kitabı - 3</image:title>
            <image:caption>YDS/E-YDS zorluğunda özgün test sorularını çözerek sınava hazır hale gelebilirsiniz, kitapta bütün YDS soru tiplerinden sorular bulunmaktadır.

NOT: Kitap tek başına soru bankası olarak satılmaktadır, kitap ile birlikte videolar açılmamaktadır. 
 
Bu kitabımızda tam 10 adet mini YDS testi ve kelime testleri yer almaktadır. 
Sorular YDS-EYDS seviyesine uygun bir şekilde özenle hazırlanmıştır. Sorular son sınavların zorluk seviyesine uygun bir şekilde hazırlanmıştır. 
Kitabımız size her soru türünde deneyim ve bilgi kazandıracak ve öğrettikleriyle sınavdaki puanınızı yukarı çekmenizde size kesinlikle büyük katkısı olacaktır. 
Başarılar dileriz. 
 
Tijen Tan GÜLSE 
Ümit IŞIKLI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90506</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12115873-df12-461d-a6ff-edd0e7730266.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoş Geldin Hüzün</image:title>
            <image:caption>Elveda Masum Çocukluğum; Hoş Geldin Hüzün Fransız yazar Françoise Sagan&apos;ın, yayımlandıktan kısa süre sonra dünya çapında başarı elde eden ilk romanı Hoş Geldin Hüzün, on yedi yaşındaki Cécile&apos;in zevk düşkünü hayatını, yetişkinlerle ilişkisini ve kuşak çatışmasını 1950&apos;lerin ruhuna sadık kalarak, incelikle yansıtıyor.  

İlk kez okurla buluşmasından onlarca yıl sonra Frédéric Rébéna&apos;nın grafik roman uyarlamasıyla yeniden gün yüzüne çıkan bu sürükleyici eser, kendi dönemi için uçarı ve hatta cüretkâr sayılabilecek bir hikâyeyi Fransız Rivierası&apos;nın o meyvemsi ve deniz kokulu atmosferi eşliğinde sil baştan yaşatıyor.    

Hollywood&apos;un efsane yönetmenlerinden Otto Preminger tarafından aynı adla sinemaya da uyarlanan ve Jean Seberg&apos;in tutkulu oyunculuğuyla hafızalara kazınan eser, &apos;&apos;mutluluğu&apos;&apos; arayan yeniyetme bir kızın istemsiz kötülüğünün ardında yatan gerçeklere ve körelen vicdanına odaklanıyor.

Baba kız tatile çıkan Cécile ve Raymond, Fransız Rivierası&apos;nda bir villa kiralar. Tatillerine, Raymond&apos;un genç ve güzel sevgilisi Elsa da eşlik edecektir. Okuldan ve derslerden uzakta, ilk duygusal yakınlaşmaların sıcaklığı ile Akdeniz&apos;in tadını doyasıya çıkarmakta olan Cécile&apos;in huzuru, babasının bir emrivaki ile yazlığa davet ettiği, yıllar önce kaybettiği annesinin de eski bir arkadaşı olan Anne&apos;ın gelişi ile bozulur. Zarafeti ve olgun kişiliğiyle herkesi büyüleyen ve hatta Elsa&apos;ya rağmen babasını kendine âşık etmeyi başaran Anne; Cécile&apos;in, babasıyla düşlediği mutlu gelecek için artık büyük bir tehdittir. Genç kızın, konforlu hayatlarını yersiz kurallarla darmadağın edeceğine emin olduğu bu güçlü kadından kurtulmak için entrikalarla dolu sinsi bir planı vardır...

Adını Paul Éluard&apos;ın şiirinden alan Hoş Geldin Hüzün, özellikle Fransız toplumunun burjuva kesiminin geçmişten günümüze neredeyse hiç değişmeyen ahlak algısını sorguluyor. 2020&apos;li yıllar için bile hayli sıradışı sayılabilecek bir ailenin, içinden çıkılması güç ilişki sarmalını tüm hatlarıyla, ustalıkla resmediyor.    

Sagan&apos;ın bu en bilinen eserine saygı duruşundan ziyade yeni bir soluk getiren Frédéric Rébéna, detaylı çizimleri ve seçtiği renk paletiyle okurlarını 1950&apos;lere götürüyor. 

&apos;&apos;Kendimi sevmeme engel oluyor; ben ki aslında gamsız olmak için yaratılmışım, onun yüzünden kendimi vicdan azabı içinde buluyorum...&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90507</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7adffbc5-8d24-4487-8113-e02ec80b37d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Oxford İşletme Grupları Elkitabı</image:title>
            <image:caption>İşletme grupları (namıdiğer holdingler), ekonomik örgütlenmenin modern olmayan biçimleri olarak kimi zaman eleştiri konusu olsa da, bunların birçoğu ekonomik ve siyasi çalkantılara, uluslararası rekabete ve teknolojik değişime uyum sağlayarak önemli bir direnç göstermiştir.

Oxford İşletme Grupları Elkitabı, taşıdıkları öneme rağmen yeterince incelenmeyen bu işletme gruplarının gelişimini, stratejilerini ve kurumsal yönetimlerini irdelemeye yönelik kapsamlı ilk sistematik çalışma niteliğinde.

Bir yandan çeşitli ülkelerdeki işletme grupları hakkında analitik ve tarihsel verilere dayanan ampirik incelemelere yer veren Elkitabı, diğer yandan da farklı ülke örneklerini karşılaştırıp bu ülkelerin küresel bağlama nasıl oturduklarına yönelik kuramsal bir çerçeve sunuyor.
Sadece akademisyenler için değil, şirket yöneticileri ve politikacılar için de son derece önemli olan bu çalışma, işletme gruplarının büyük şirketler kesiminin çekirdeğini oluşturduğu Türkiye ekonomisi ile birlikte birçok yükselen piyasaya odaklanıyor: Ele alınan bölgeler Asya’dan Latin Amerika ve Ortadoğu’ya kadar çeşitlilik gösteriyor.

Aslı M. Çolpan, Japonya, Kyoto Üniversitesi İdari Bilimler Enstitüsü ve Ekonomi Enstitüsü’nde öğretim üyesidir. 2010 yılında, üniversitedeki en başarılı kadın akademisyenlere verilen Tachibana Ödülü’ne layık görülmüştür.
Takashi Hikino, Japonya, Kyoto Üniversitesi İdari Bilimler Enstitüsü’nde öğretim üyesidir.
James R. Lincoln, Berkeley’deki California Üniversitesi, Walter A. Haas İdari Bilimler Fakültesi, Mitsubishi Uluslararası İşletme ve Finans Kürsüsü’nde öğretim üyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90508</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/802018ed-8c65-4eec-a33b-2262237e9ff7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Kaybettiğin Yerden Başlar</image:title>
            <image:caption>“Kaybettiğinde değil, vazgeçtiğinde yenilirsin”

Bütün dünya bir araya gelse ve sana geç kaldığını söylese bile, hayır, kalmadın!
Aksine, tam da yeniden başlaman gereken noktadasın.
Üstelik bazen öyle düşünmekten kendini alamasan da, hiçbir şey kaybetmedin.
Kaybettiklerin senden gitmesi gerekenlerdi…

Sen, seni daha da güzelleştirecek adımlarla yoluna devam edeceksin.
Kaybettiğin için üzüldüklerinin, aslında kurtulduğun yükler olduğunu göreceksin.
Mesele kaybetmekse, hayatta bu da var, kaybedeceksin; ama senden gidenlere üzülmeyeceksin, yerine daha iyilerini getireceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90509</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f122a44e-71ff-49a7-a3b0-460dce009cf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahlak Sorunsalı</image:title>
            <image:caption>Ahlak bireyin amel aracılığıyla kendini gerçekleştirmesini ifade eder. Bu yönüyle insanın özü ve onu diğer canlılardan ayıran temeldir ahlaklılık. Akıllılık da dâhil olmak üzere tüm insani vasıfların kendisinden neşet ettiği bir niteliktir. Ancak meseleye yüzeysel bakan modernler bunu reddederler, dünya hakkındaki zanlara zemin hazırlayan soyut akıl üzerinde ısrarcıdırlar. Bu ise görecelik başta olmak üzere ahlakla ilgili fikrî karmaşayı beraberinde getirir. Taha Abdurrahman’ın Ahlak Sorunsalı kitabına da yansıyan felsefi düşüncesinin bütünündeki hâkim çizgi kesinlikle ahlaktır. Onun eserleri çeşitli yönleri ile birlikte ahlak felsefesi adını verebileceğimiz bir alanda konumlanır. Teorik şekilde ifade edilmiş ve uygulamayla zenginleştirilmiş bir ahlaki amele öncelik verir. Filozofun görüşlerini, birbirini destekleyen sorunsallar ve kanıtlamalar biçiminde sunan eser tam anlamıyla bu çizgiye odaklanmakta hem Batı’da hem de İslam dünyasında karşılaşılan temel meselelere eğilmektedir. Onun kapsamlı ahlak düşüncesi yüzeysel ahlakın tersine, bizi otoritenin logosta değil, ahlakta olduğu yeni bir medeniyet kurmaya çağırır. Öyle ki bu medeniyette insanın hakikati aklı ve sözüyle değil, ahlakı ve fiiliyle tanımlanır. Bundan uzak maddeci küreselleşme biçimlerini aşmanın yegâne yolu da ahlaklılıktır. O hâlde insanın bu dünyada düzelmesini ve ahirette kurtulmasını istiyorsak, insanı ahlak medeniyetine hazırlamaktan kaçış yoktur. Seküler modern olanı İslam ahlakı ile eleştiren Ahlak Sorunsalı, insanın varlığının ahlaktan önce değil, onunla beraber olduğu esasını kavramak için önemli bir başlangıç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90510</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e284f252-36ee-4db2-be64-966240250c6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dini Amel ve Aklın Yenilenmesi</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılı büyük yıkımlara uğratan araçsal akılla ilgili pek çok eleştiri yapıldı. Hem Batı dünyasında hem de İslam dünyasında meydana gelen sorunları ele alırken kaba bir akılcılıkla yetinilmemesi gerektiği anlaşılmış durumda. Artık hemen herkes ahlaken temellendirilmiş bir dünya görüşünü şu ya da bu şekilde benimsiyor.
Faslı dil, mantık ve ahlak filozofu Taha Abdurrahman Dinî Amel ve Aklın Yenilenmesi adlı eserinde tam da bu konular üzerinde duruyor. İslami uyanışa felsefi temeller kazandırmak amacıyla kaleme aldığı eserinde filozof, bunun yapılabilmesi için iki genel şart ileri sürer: Ahlaki tecrübe ve yenilenmiş akli bir yöntem. Ona göre tutarlı ve bütünleşmiş bir uyanış için bu iki husus tam manasıyla anlaşılmalıdır.
Tarihin çizgisel değil ahlaki zamandan okumasını yapan Taha Abdurrahman, bilgiyi amelin kurucu esası, ameli de bilginin olgunlaşmış tamamlanışı şeklinde değerlendirir. Söz ve uygulama arasındaki uyumsuzluklara dikkat çeken filozof, sadece İslam dünyasını değil aynı zamanda Batılı gelenekleri özellikle liberal Batılı geleneği eleştirmektedir. Tartışmanın en zayıf akılcılık biçiminden ahlaken zorlayıcı en güçlü akılcılığa doğru ilerlediği eser, İslam felsefesinin ve teolojik metafiziğin öncüllerini, siyasileştirmeyi, tasavvufi uygulamaları, modern selefi tezahürü çeşitli boyutlarıyla ele alıyor. Geleceğin yenilikçi yollarını üretecek ahlaki bir yöntemi belirgin kılıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90511</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5eaaf5bd-0e8d-48a9-8bf3-eee589299533.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Sevda</image:title>
            <image:caption>Evet, Bir yerden başlamalıydım artık, hangi kapılar ardında ne hayatlar yaşanıyor; ne gözyaşları akıyor o koskoca kalabalıklarda, ne yalnızlıklar yaşanıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90512</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e17f7a8-af88-4741-bbd6-48ea86ad5293.jpg</image:loc>
            <image:title>Karagöz ve Hacivat ile Boncukgöz</image:title>
            <image:caption>Uzay, dedesinin  yağlı boya sergisinde Hacivat ve Karagöz resimlerine bakarken, Hacivat ve Karagöz resimlerinin kendisine göz kırptığını görür ve çok heyecanlanır. Hemen gölge oyunu kahramanlarıyla tanışıp arkadaş olmak ister… Gölge oyunu Türk kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır. Gölge oyunu denildiğinde şüphesiz ki aklımıza Hacivat ve Karagöz gelir. İşte bu kitap; dedesi bir gölge oyunu araştırmacısı olan Uzay’ın maceralarını anlatmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90513</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61a789b3-5306-4db8-abe9-2bd0852c7204.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Doğum Bir Hikaye</image:title>
            <image:caption>“Bebeğinizi doğurmak ve sağlıkla büyütmek için ihtiyaç duyduğunuz her şey içgüdülerinizde mevcut! Kendinize her daim güvenin…”
Furkan KAYABAŞOĞLU 

Doğum doğal bir süreç! 
Korkulara, endişelere, tüm tecrübesizliğine rağmen her anne adayının sürecin sonunda öyle ya da böyle başardığı bir yolculuk… 

Anne adayları hamilelik sürecini olabildiğince bilinçli yaşamak istiyor.
Öğrenmeye çalışıyor, araştırıyor…
Doğuma ve anneliğe kendini hazırlıyor.
Bir sürü internet sitesi, raflar dolusu kitaplar ve YouTube! Peki, bu süreci yaşanmış gerçek hikâyeler üzerinden öğrenmeye ne dersiniz? 

Bu kitapta, anne adaylarının doğum öncesinde mutlaka öğrenmesi gereken yirmi dört konu hakkında Dr. Furkan Kayabaşoğlu’nun derlediği doğum hikâyelerini okuyacaksınız. Her bölümün sonundaki notlar da doğumun tıbbi yönünü pekiştirmenizi sağlayacak. Onlarca anne adayının yaşanmışlıkları kendi hikâyenizde size rehberlik edecek! 
Hikâyeler bittiğinde fark etmeden, sıkılmadan, hepsinden önemlisi strese girmeden doğum hakkında çok şey öğrenmiş olacaksınız! 
Sadece hamileler için değil; bu süreci geçmişte deneyimlemiş anneler, geleceğin anne adayları ve hatta babalar için de öğretici bir kaynak niteliğindeki bu kitap hamileliğe bakış açınızı tamamıyla değiştirecek! 

Her Doğum Bir Hikâye ve bu hikâyeler hiç bitmeyecek. 
Bu sefer sırada senin hikâyen, sizin hikâyeleriniz var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90514</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/880dcbc6-fbe7-46a4-89ae-80e411384b20.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Rıhtım Masalları</image:title>
            <image:caption>“Bahar şiirle karşılansın diye devşiriyorum iklimleri, 
Deviniyorum da bununla. 
Ekmek, un, papaya yapıyorum, 
Kesilmiş üçgenlerden. 
Yarım kalmış cümlelerden, düş. 
Ben bu şiiri kaybettim, 
Pan, flütünü çaldığında. 
Kesirler kaldı hayranlık duyduğum paydadan.” 
 
Şiirde öyle merkezi bir hal var ki; 
Atlaslardan çıkıp biraz boşluğa bakmak, 
Anahtar çoğu zaman. 
Şiirde keskin bıçak yarasını iyileştiren şifalı merhem var. 
Damıtılmış dizelerin saf kokusu, 
Eter&apos;e varan Simya&apos;nın yolu. 
Şiirde dünyanın boşluğu var. 
Kanat çırpıp uçabiliyorsak, Ne güzel!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90515</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4256f2d8-4189-4455-801e-df84da4311f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Zbigniew Brzezinski Amerikan Güvenlik Politikasındaki Rolü Ve Türkiye Değerlendirmeleri</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;nin konumlandığı Yakın Doğu coğrafyasına büyük stratejistlerin ilgisi önceki yüzyıllarda olduğu gibi yaşadığımız yüzyılda da sürmektedir. Soğuk Savaş ve sonrasında müttefik veya hasım çeşitli başkentlerde mensup oldukları devletlerin milli güvenlik karargâhlarına yön veren bu stratejistlerin en tanınan ve etkili isimlerinden biri, kuşkusuz ABD&apos;li stratejist Zbigniew Brzezinski&apos;dir. 
Uluslararası güvenlik politikaları uzmanı Dr. (E) Albay Levent Demirci bu incelemesinde, Brzezinski&apos;nin Polonyalı bir mülteci ailesinin çocuğu olarak ABD&apos;nin yönetim zirvesine sabırlı yolculuğunun ve dünyanın bu önemli emperyal gücüne yön veren Milli Güvenlik Kurumu&apos;nda kendi ülkesinin çıkarları açısından ortaya koyduğu ve uygulattığı tezleri anlatmaktadır. 
Prof. Dr.Hikmet ÖZDEMİR 
 
*** 
Güç, barış, güvenlik, huzur ve istikrar; bireylerden devletlere, her kişinin ve oluşumun önem verdiği anahtar kavramlar. Peki bunlar kendiliğinden veya salt güçlü bir yöneticinin inançları yahut sihirli bir ideolojik reçetenin uygulanması ile gerçekleştirilebilir mi? 
Elinizdeki kitap, milli güvenlik politikalarının oluşturulmasında ve uygulanmasında ne kadar karmaşık; bilgiye, gerçek verilere, deneyime; duygusallıktan uzak, olabildiğince objektif ve güçlü bir zekaya ve muhakeme yeteneğine dayalı ekip çalışmasıyla desteklenen siyasi liderliğe ihtiyaç bulunduğunu, ABD örneği ve bir büyük akademisyenin hayatı çerçevesinde somut örneklerle ortaya koymaktadır. 
Eser, Türkiye&apos;nin milli güvenliğinden sorumlu makamlar ve kendini bu konuda sorumlu hisseden bireyler için son derecede yararlı bilgi ve değerlendirmeleri, olabildiğince sade ve anlaşılır bir üslupla okuyucunun istifadesine sunmaktadır. 
Prof. Dr. Sadi ÇAYCI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90516</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0243727f-beaf-4627-bbfe-37955e2e64b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Söylemek İçin Çırpındığım Gecelerde Siz Yoktunuz</image:title>
            <image:caption>Özdemir Asaf, Türk Edebiyatı’nın şiir yolculuğunu kendi iç dünyasında yeniden yorumlayan bir şair ve düşünürdü. Dizelerindeki derin görü yeteneği, şiir gibi yaşadığı hayatından geliyordu. Asaf’ın yaşamından şiirlerle beraber, her biri adını edebiyat tarihine yazdırmış şairler de geçti. Bu kitapta bir hayat hikâyesinin, hem Türkiye’nin sanat dünyasına hem de tarihine ne denli izler bıraktığını okuyacak, sayfalar arasında yitirilmeyen bir hazinenin muhtevasına tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90517</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d119b4c1-f497-4218-9bdd-eaceff7bc32b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatım Ciddiye Alınmasını İstediğim Bir Oyundu</image:title>
            <image:caption>Eserlerinde modern Türk insanının çıkmazını, saflık ve güç arasında gidip gelen benliğini, gittikçe sönükleşen yaşama tutkusunu anlatan Oğuz Atay, yaşarken sesi duyulmamış ama öldükten sonra okuyucularının yaşamlarında birer birer hayat bulan karakterleriyle ismi çok uzun yıllarca anılacak bir yazardı.

Atay’ın, İnebolu’da başlayan hayat yolculuğu, edebiyatın, yalnızlığın, aşkın ve ölümün kıyısında “Türkiye’nin Ruhu” ismini verdiği yaşam görüşünde nihayete erdi.

O, hep bir “Tutunamayan” olarak yaşadı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90518</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06b88dfb-e6c8-4b19-8264-4f624f9a717b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağlayabilseydiniz Anlayabilirdiniz</image:title>
            <image:caption>Kaldırımlar, tekkeler, okullar, hapishaneler ve dört duvar arasında edebiyatla geçmiş bir ömür. 
Necip Fazıl Kısakürek, şiirindeki özgün sesi ve tasavvuruyla bir taraftan Türkiye’nin farklı renklerini aynı duyguda birleştirirken diğer taraftan refah dolu bir geleceğe duyduğu hasretle ölene kadar davası uğruna mücadele etti. 
Osmanlı Dönemi’nde, bir konakta başlayan ve yıllar süren düşünce sancılarının sonunda, insanlara yoldaş olacak onlarca eser bıraktı. Kendini anlamak ve anlaşılmak için yazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90519</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81586898-333f-43b6-bddf-7e8f5e63f54b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cebimde Yoktu Yüreğimden Verdim</image:title>
            <image:caption>k tutkusu ve halkı uğruna verdiği kavgayla ne uğruna ve nasıl yaşanacağını insanlara gösterdi. 
Nâzım Hikmet’in sadece yazıları değil, yaşamı da geride kalanlara bir mirastı. Tek başına göğüslediği hak mücadelesi, yıllar sonlara binlerce kişinin izinden gideceği bir gelecek yoluna dönüştü. 
Ruhuyla yoğrulan ve ruhlara ulaşan şiirler yazdı. Sanat ve siyaset dünyasının birçok ismi, onun hayatından tarihe izler bıraktı. Çok güzel âşık oldu, çok güzel kavga etti. 
Ama en çok halkını sevdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90520</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc6a831e-fe93-442b-983f-75ac6dd5afa4.jpg</image:loc>
            <image:title>İnci&apos;nin Kitabı</image:title>
            <image:caption>İnci’nin hayatında yeni bir dönem başlıyordu. Yeni bir semt, yeni bir sokak, yeni bir okul... Taşındıkları gün, her şeyden önce apartmanın karşısındaki köşk çekti İnci’nin dikkatini. Hüzünlü bakan pencereleriyle, hikâyesiz binalar arasında hemen gösteriyordu kendini. Okulla, piyano dersleriyle ve bu gizemli köşke dair düşlerle geçen haftalardan sonra, karlı bir kış gününde, İnci’nin babası yeni bir plakla geldi eve. Çalan müzik, bir mucizenin habercisi gibiydi, hem ismiyle hem de Ninni’siyle... O gece, bir ışık yandı köşkün pencelerinde. Davet gibiydi yepyeni bir öyküye... 
 
Öyküleriyle ve biyografileriyle sevilen Göknil Özkök’ün hayalle gerçeği buluşturan bu ilham dolu öyküsü, klasik müzik bestecimiz Ahmed Adnan Saygun’a ve onun müzik eğitimine adanmış hayatına saygı niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90521</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d14fefc6-0aa2-489a-bbcb-15043a1c565f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hurrice Dilbilgisi</image:title>
            <image:caption>Hurriler, M.Ö. 3. bin yılın sonuna kadar Transkafkasya ve Anadolu’nun doğusunda, M.Ö. 3. bin yılın son çeyreği ile M.Ö. 13. yüzyıl arasında ise Orta Anadolu ve Bereketli Hilal’in kuzey bölgesinde yaşarken dilleri Hurrice de bu bölgede yaygın bir biçimde kullanılan bir Eski Önasya dili olmuştur. Hititler, Hurri dilini konuşulduğu bölgeden Orta ve Kuzey Anadolu’ya taşımışlar ve ibadet dili olarak kullanmışlardır. Hurrice metinlerin Hititler tarafından kopyalayıp yeniden düzenlenmesi ile Hurrice, varlığını sürdürebilmiş ve yazılı olarak günümüze kadar ulaşabilmiştir.

Ortaköy-Šapinuva’da Hurrice tabletler keşfedilmesi, Hurri dilini bilen uzman bir bilim insanının Türkiye’de olmayışı, Hititolog Doç. Dr. Leyla Murat Karakurt’un Hurri dilinin piri Prof. Dr. Wilhelm’den bu dili öğrenmesi, çalışmalarını Hurrice üzerine yoğunlaştırması sonucunda Hititoloji alanında en büyük eksiklik olan “Hurrice Dilbilgisi” kitabı Türkçe yazılmış ve bilim dünyasına sunulmuştur.

u kitapta, yabancı dilde yazılmış eski Hurrice Dilbilgisi kitaplarındaki eksikliği ve yetersizliği gidermek üzere dağınık vaziyetteki son çalışmalar bir araya getirilmiş, yeni Hurrice çalışmalar ve yeni yayınlanmış belgeler ışığında en son belirlenen şekli ile Hurri dili ve grameri detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Ayrıca yeni yayınlanmış Hurrice metin örnekleri analizleri ile birlikte verilerek bir Hurrice metni okuma, morfemik transkripsiyonunu, Hurrice kelimelerin gramer analizini ve metin tercümesini yapabilme yetisini kazandırmak amaçlanmıştır.

Hurri dili üzerine yapılmış tüm çalışmalar yurt dışında yabancı dilde yazılmışken bu “Hurrice Dilbilgisi” kitabı, Hurri dilinin öğrenimini kolaylaştırmak, Hurri dilini öğrenmek isteyenlerin, bilenlerin, Hurrice üzerine çalışan Türk uzmanların çoğalmasını sağlamak amacıyla Türkçe hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90522</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05326205-202f-4b49-b5c5-2e73872e31cb.jpg</image:loc>
            <image:title>İstiridyenin Sirkati</image:title>
            <image:caption>Herkeste seni arıyorum sanki 
Herkeste senden bir parça 
Bulduklarım ne ki umduklarımın yanında? 
Ne de çabuk değişiyor dünya Ayak uyduramıyorum artık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90523</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f35aabec-a8b7-40b5-b898-82d61b09e9e4.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Bilgisi</image:title>
            <image:caption>Bertrand Russell bu kitabında insanın ne bildiğini ve bildiklerini nasıl bildiğini sorgular. Bilgiyi, hayvanların beklentilerinden, insanların beklentilerine; insanın kendi deneyimine dayanarak bilgi üretmesinden, bilimin soyut ve nesnel bilgilerine giden kesintisiz bir süreç bağlamında değerlendirir. Dış dünyaya dair bilgimizin kaynağını yine dış dünyada bulur ve bu anlamda deneycidir ama bunun yanında bilginin deneyimden öğrenmediğimiz bazı ilkeleri varsaydığını ileri sürer. Kitabın amacı, bilimin bilgi üretme etkinliğine temel sağlamaktır. Yazar, bu temeli ararken, “inandığımız şeylere neden inanırız?”, “bilgi nasıl ‘bilgi’ olur?” gibi ilginç sorulara cevaplar verir. Russell insan bilgisi üzerine olan bu araştırmayı, her zamanki neşeli, kinayeli ve sivri dilli üslubuyla kaleme almıştır. 
 
“Ansiklopedik boyutlarda bir eser … okuması çok keyifli.” 
—New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90525</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68282743-99ce-45bc-89e6-d7db65520eed.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Denen Hayvan</image:title>
            <image:caption>Hayvanlarda meme kanseri görülür mü? Strese bağlı kalp krizi? Bayılma nöbetleri? Cinsel yolla bulaşan hastalıklar? Yeme bozuklukları? Hayvanlar aşırı ya da tıkınırcasına yer mi? Kendilerini ölesiye aç bırakırlar mı? Peki ya ruhsal bozukluklar? Örneğin obsesif-kompülsif bozukluk? Klinik depresyon? Madde bağımlılığı ve istismarı? Kaygı bozuklukları? Kendine zarar verme? 
Kalp yetersizliği olan küçük sevimli bir maymunu ameliyat etmesinin ardından kendine sorduğu bu sorular, kardiyolog Barbara Natterson-Horowitz’in tıbba bakışını tamamen değiştiren heyecanlı bir yolculuğun başlangıcı olmuş. İnsanlardaki sağlık sorunlarının hayvanlarda da görülüp görülmediğini araştırmaya başladığında karşılaştığı tablo, insan tıbbıyla hayvan tıbbı arasındaki kopukluğun giderilip daha kapsayıcı bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğine onu ikna etmiş. 
İnsan Denen Hayvan’da Horowitz ile bilim yazarı Kathryn Bowers, insan sağlığıyla hayvan sağlığı arasındaki çarpıcı paralelliklere dikkat çekerek tıpta insanmerkezciliğin aşılması çağrısında bulunuyorlar. 
 “Artık Homo sapiens’in sınırlarını aşıp hayvanların, evrimin ve çevrenin bilgeliğinin düşünce yapımızı güçlendirmesine izin vermeliyiz. Dünya üzerinde yaşamın ortak unsurlarıyla karşılaşmak ve onları kucaklamak yirmi birinci yüzyıl tıbbı için bir gerekliliktir. Belki böylece insan istisnacılığını istisnai bir insancıllığa dönüştürerek gezegenimizdeki bütün hastalara fayda sağlayabiliriz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90526</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a961102-0a64-44a3-a5d6-c70afb4a5e37.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüzde Devrim</image:title>
            <image:caption>Günümüzde Devrim kitabında Susan Buck-Morss tüm dünyadaki insanlara siyasal sorumluluklarını anlamanın, bilmenin, yerine getirmenin ve adlandırmanın güncel biçimlerini öneriyor. Bunu yaparken yeni ve güçlü devrimci tahayyüller oluşturmamıza yarayan sıradışı görseller kullanıyor. Her zamanki gibi Susan, geçmişi günümüzde keşfederken, geçmişin tüm sınırlılıklarından sıyrılmayı beceriyor. İçinde yaşadığımız zorlu zamanlarda okunacak çarpıcı bir kaynak.  
 
Zillah Eisenstein 
 
Susan Buck-Morss anlam sistemlerinin sınırlarındaki boşlukları araştırırken aynı zamanda özgürlük, özgürleşme ve insanlığa dair görünüşte tutarlı modern anlatıların çatlaklarını keşfeden bir araştırmacı. Tekil disiplinlerin uzmanlaşmış dillerini kullanırken onları gözlemlediği görsel kültür öğeleri ile karıştırıp ötelerine geçmeyi beceriyor.  
 
Political Critique</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90527</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdf9300d-ff42-4f82-a08e-dd72a5ff56f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah&apos;la Tanışma Defteri - Nedim Sorayımdedim -1</image:title>
            <image:caption>Hatice Kübra Tongar’dan Gençler İçin Yepyeni Bir Serinin İlk Kitabı

GÖZÜNLE GÖRMEDEN İNANMA! 

Her şey Çetin dedemle zeytinlikte sohbet ederken başladı. Dedem bana ‘Evladım gözünle görmediğin hiçbir şeye inanma!’ dedi.

Neeee?! Gözümle görmediğim hiçbir şeye inanmayayım mı?

- Ama ben Allah’ı da gözümle görmüyorum ki?!!

Meğer Allah’ı görüyormuşum.
Ama gözümle değil de başka türlü görüyormuşum. 
Nasıl oluyor diye merak ediyorsan doğru yerdesin. 
Çünkü ben de merak ettim ve dedeme, nineme, anneme, babama onlarca soru sordum. 
Bu soruların cevaplarını da Allah’la Tanışma Defterim’e yazdım.

Bazı insanlar çok soru sorduğumu düşünüyor olabilir.

Ama N’eedim? Bari Sorayımdedim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90528</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4742e84-99fc-4b96-8b6f-4900d14d3485.jpg</image:loc>
            <image:title>Batarya ile Ateş</image:title>
            <image:caption>Irkına, vatanına, tarihine ihanet etmiş olan kişi ve kavimlerin hiçbirini unutma
Türk oğlu!..
Unutma ve affetme!..
 
&quot;İmparatorluğun çatırtılarının ayyuka çıktığı bir dönemde yaşamış, vatanının ve milletinin tattığı ıztırapları yüreğinin tam ortasında hisseden aydınlardan biri olan Süleyman Nazif’in bu eserinden adeta kan ve gözyaşı damlıyor. Kâh Plevne’de Gazi Osman Paşa’nın emrinde kâh Kafkasya’da Şeyh Şâmil’in yanı başında Ruslarla yaka paça oluyor; oradan bir kolunu Trablusgarp’a, diğerini Girit’e uzatarak vatan topraklarının parçalanmasını durdurmaya çalışıyor. Vatanı ve milleti için canından geçenlere duyduğu hayranlık ve saygıya bizi de ortak ediyor, geride bıraktıklarına sahip çıkmayı şerefli bir borç olarak milletçe üstlenmemiz gerektiğini vurguluyor. Katlanamadığı bir şey varsa o da bu millî felâket karşısında aydınların duyarsızlığıdır. En mütevazı çabaları bile içten bir samimiyetle alkışlayarak takdir ve teşvik ediyor!..&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90529</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3519917-fd04-422a-8b95-7cc5bc5bcd06.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam’ı Yeniden Anlama</image:title>
            <image:caption>“Şimdi Müslümanların ilerlemesi için tekrar idealistlerin hâkim olması, İslam’da yeni bir hareketin başlaması, İslam’ı yeni zamana göre yeniden anlama ve yoruma tabi tutma zorunluluğu doğdu. İslam’ı evrensel kabul eden, onun her zaman idealistlerin hâkimiyetinde olmasını kabullenmek zorundadır. Böyle düşünmeyen kimseler İslam’ın her zaman geçerliliğini kabul etmemiş olurlar. İnanç, fiilî durum ve vakıa ile uyum halinde olursa gerçekleşme imkânı bulur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90530</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8b61e94-157e-4c1c-b985-9c844bf4bdcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Önemsiz Günler ve Haftalar</image:title>
            <image:caption>“Akıp giden su gibi güzeldi işte geçip giden zaman da. Akması, geçmesiydi önemli olan ve bizim de onlarla akmamız, geçmemiz, esmemiz, uçmamız, yüzmemiz, yürümemiz, koşmamız, durmamız, bakmamız, susmamız ve yazmamız... Sonra günlerimiz vardı, olup olacağı yedi gündü, iki avcumuza sığardı, ‘hayırlı cumalar’ kadar ‘mavi cumartesiler’, ‘uykulu pazarlar’, ‘güneşli pazartesiler’, ‘sakin salılar’, ‘iyimser çarşambalar’, ‘uğurlu perşembeler’ de demek iyiydi.” 
-Haydar Ergülen 
***
 Haydar Ergülen,
 Önemsiz Günler ve Haftalar’da zamanı peşi sıra akan aynılıklar bütünü olmaktan kurtarıyor, her bir haftaya “önemsiz” bir anlam atfediyor ve bize o hep özlediğimiz geçmişin tatlı-ekşi atmosferini yeniden canlandırabileceğimiz bir ruh atlası sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90531</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71cd46e5-104b-44c1-bed7-b3033f275b26.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgar ile Karahindiba</image:title>
            <image:caption>“O gün hiç ama hiç rüzgâr esmedi koca gezegende... Sırf cılız bir karahindiba üşümesin diye...” 
Karanlıktan korkan kırgın bir rüzgâr ile dünyanın en yüksek dağından göğe uçma hayalleri kuran cılız bir karahindiba... 
Birbirlerine yol arkadaşlığı etmeye karar verdikleri gün, önlerinde uzanan uzun yolun onlara ne vereceğinden ya da onlardan ne alacağından habersizdiler. 
İkisinin bu hayal dolu macerasını okuyan her ruhun içinde, hem bir rüzgârın umudu hem de bir karahindibanın masumiyeti uyanışa geçecek... 
Derin bir içsel yolculuğa sürükleneceğin bu romanda aşkın en masum haline tanık olacaksın. 
Sen de kendi Güneşi Batmayan Ülke’ni aramaya hazır mısın? 
O halde gönlünü al da gel. 
Müthiş bir yolculuk başlıyor... 
Çocuk parklarına güneş doğana kadar... 
Türkiye’nin İlk İnteraktif İçsel Yolculuk Romanı 
İçerisinde okura özel tam 19 videoyla birlikte 38 pratik uygulama yer alıyor. 
Kitaptaki QR kodları okuttuğunda 19 adımın her birinde bir videoyla karşılaşacaksın. Videoyu izledikten sonra “Rüzgâr’ın Yolu”nu veya “Karahindiba’nın Yolu”nu tercih edebilirsin. 
Seçimlerine göre karşına çıkacak olan meditasyon ve pratik uygulamalar da farklılık gösteriyor olacak. Kitabın kahramanlarıyla birlikte sen de kendi eşsiz yolunu çizeceksin. 
Bu yolculuğun sonunda ne mi var? 
Sana iki şey vaat ediyorum sadece: 
Masumiyet ve aşk...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90532</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24a5fa5a-5de3-4950-8115-3fe4ee5edc22.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağabeyler Anlatıyor -8</image:title>
            <image:caption>Bediüzzaman Said Nursî, çilelerle dolu bir hayat yaşadı. En büyük gayesi, çevresinde toplanan
Nur pervanelerini iman nurunun aydınlığına ulaştırmaktı.
Aynı gaye ve gayret Nur’un ilk halkalarında da kendisini gösterdi. Risale-i Nur’daki hakikatleri onlar da etraflarına yaymak için var güçleriyle çalıştılar. İman ve Kur’an kahramanı olmaya liyakat kazandılar.
Ağabeyler Anlatıyor serisi, bu mümtaz hizmet ve dava erlerinin doğrudan birinci ağızdan hatırlarını aktarıyor. Ayrıca bu seri, yakın tarihimize aynalık yaptığı gibi, gelecek nesillere bir miras ve belge olma özelliğine sahip.
Uzun ve yorucu çalışmaların neticesinde tespit edilen hatıralar tamamen orijinal, teyitli ve tashihlidir. Tamamına yakını geniş kitleler tarafından daha önce ya duyulmamış veya hiç neşredilmemiş bilgi ve belgeleri ihtiva ediyor...
İşte bize ve gelecek nesillere Nur’un ilk kahramanları ve onların dilinden Nurlu hatıralar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90533</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73f658c0-5aef-4c82-8ff7-5119425dd683.jpg</image:loc>
            <image:title>Lassie Yuvaya Dönüş Dünya Çocuk Klasikleri</image:title>
            <image:caption>Neredeyse tüm Yorkshire’da tanınan Lassie, gelmiş geçmiş en güzel Collie sayılırdı. Üstelik sadece güzel bir köpekten fazlasıydı. O; sadık, zeki ve son derece dakik bir köpekti. Öyle ki, saatinizi ona göre ayarlayabilirdiniz. Köyde, “Güneş gecikebilir, Lassie asla!” denirdi. Her şey yıllar önce, Lassie daha bir yavruyken başlamıştı. O gün, Carraclough ailesinin en küçük üyesi Joe, okuldan eve büyük bir sevinçle dönmüştü, “Anne! Tahmin et ne oldu? Bugün okuldan çıktığımda Lassie beni kapıda bekliyordu!” Lassie o günden sonra her gün okul çıkışına gitti ve her zaman aynı yerde oturup Joe’yu bekledi. Kulübelerinin penceresinden sokağı seyreden kadınlar, dükkânlarının önünde bekleyen esnaf, caddedeki polis memurları… hepsi ama hepsi Lassie’nin geçişini beklerdi. Dakika sektirmezdi. İnsanlar gülümseyerek “Lassie geldiğine göre saat dörde beş var” derlerdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90534</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daafc002-7ff5-4590-9d12-4a0bd15f2f37.jpg</image:loc>
            <image:title>Vakıf ve Dünya</image:title>
            <image:caption>1941 yılında genç bir biliminsanı ve yazar olarak Isaac Asimov, Edward Gibbon’ın yazdığı Roma İmparatorluğu&apos;nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi’nden etkilenerek çağının çok ötesinde bir destan yazdı: Galaktik İmparatorluk’un çöküşü ve feodalizmin dönüşü, İkinci Galaktik İmparatorluk dönemindeki güvenli ortamdan geçmişe bakan bir bakış açısıyla anlatıldı. İşte bu süreç sonucunda “Tarih tahmin edilebilir mi?”, “Toplum nasıl yönetilmeli?” ya da “İmparatorluklar neden yükselir ve çöker?” gibi soruları sormaktan çekinmeyen destansı Vakıf Serisi ortaya çıktı.

Golan Trevize, İkinci İmparatorluk ile Galaksiya arasında seçimini mücadeleci bireylerin, ulusların ve gezegenlerin anarşisi yerine Galaksiya’dan, tüm insanlığın kolektif bir bilinci paylaşacağı ütopik bir gelecekten yana kullanmıştı. Ama doğru seçimi yaptığından emin değildi. Öğrenmek için yapması gereken ise yaşanmaz bir vaziyette olduğu ve terk edildiği söylenen, insanlığın ilk gezegeni Dünya’yı bulmaktı. Pelorat ve Bliss’le birlikte, bilgi edinmek için haritalardan çıkarılmış üç Uzaycı gezegeninin yolunu tutan Trevize robotlarla, vahşi yaratıklarla, tuhaf topluluklarla ve Galaksi’nin sırlarıyla karşılaşırken Dünya’yla ilgili gizemi aralayacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90535</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/852e776c-cdd1-4438-8bdc-34e569df0d29.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha İyi Bir Türkiye İçin Hangi Fikri Yıkalım?</image:title>
            <image:caption>Her ülkenin problemleri, zorlu zamanları ve süreçleri var. Bu problemlerin bazısı tarihten kaynaklanıp dalga dalga, devir uygun düştükçe yaşanıp ‘başımıza gelen’ oluyor. Bazılarının hayaleti hiç gitmiyor. Hep üstümüzde ve bizleri güdüyor adeta. Bazısının kökü o kadar derinde ki söküp atılamıyor. Sökmeye çalıştıkça kendini yeniden üretiyor. Her seferinde farklı bir mana ile geri dönüyor. Bunlardan kurtulmanın bir yolu yok mu? Ya da bunlardan kurtulmadan ilerlenebilir mi? Hangilerinden sıyrılmak gerekir? Bunları yıkmadan ilerlemek kabil midir?
Bugün ülkemizde birçok vatandaş yoğun gündemden bitap düşmüş halde. Birçok genç veya yetişmiş beyin yurt dışında kendini ve geleceğini arıyor. Yetiştirdiğimiz, yatırım yaptığımız ve yarın hepimizin hayat standartlarını farklı disiplinlerden yürüyerek yükseltmelerini beklediklerimiz, burada bizimle olmayacaklarsa işimiz çok zor demektir. En yeteneklileri çekebilecek, en iyi fikirlerin dillendirilmesini sağlayabilecek ve fikirlerin hayata geçmesini mümkün kılacak bir ülke olmak zorundayız. Gökhan Şen’in elinizdeki kitabı; ekonomiden sanayiye, tarımdan eğitime, bilimden kadın politikaları ve istihdama, tarihten kültür sanata dek güzel bir Türkiye hayaliyle düşünen, sorgulayan, yazan, alanının en entelektüel zihinleriyle konuşan bir çalışma.  
Daha İyi Bir Türkiye İçin Hangi Fikri Yıkalım? ayak uydurmaya değil; cesur adımlar atmaya, aksaklıkları tamir etmeye, daha güzelini keşfetmeye tutkun herkes için heyecan verici bir kitap</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90536</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f823fd18-e814-47da-bda2-4a60ae2f9c8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatımı İmparatorluğu</image:title>
            <image:caption>Fâtımîler; Abbâsî İmparatorluğu’nun onuncu yüzyıldaki çöküşünden, on birinci yüzyılda Selçukluların Orta Asya’dan ve on ikinci yüzyılda Haçlıların Avrupa’dan Ortadoğu’ya gelişine ve imparatorluğun Selâhaddîn Eyyûbî tarafından ortadan kaldırılışına kadar, Ortaçağ İslam dünyası tarihinin merkezinde olmuştur. Fâtımî hükümdarının “İmam” ve “Halife” olarak Peygamber’in dinî ve siyasî otoritesini miras aldığını iddia etmesiyle, Ortaçağ İslamının tarihinde hayatî bir rol oynamıştır. Fâtımîler, İslam sanatına mimarî, seramik, cam, madenî ve fildişi eserlerin yanı sıra halifelerin hazinelerinin en önemli bölümünü teşkil eden kumaşlarıyla da unutulmaz katkılar sunmuşlardır.
Fâtımî İmparatorluğu, İsmailîliğin, Kuzey Afrika’nın ve Mısır’ın tarihi serüvenini, Fâtımî hanedanının tarihi serüveniyle birlikte tutarlı bir hikâyeye dönüştürüyor. Bu hikâye İslam’ın geniş tarihinde kendine güçlü bir bağ buluyor ve okuyucular Fâtımî İmparatorluğu’nun tarihi önemini yeniden keşfediyor. Mısır’ın fethi, devletin kuruluşu, imparatorluğun teşekkülü, el-Hâkim bi-Emrillâh’ın hükümdarlığından sonra gelen siyasî kriz, siyasî ve ideolojik bakımdan rejimin yeniden inşası, hanedanın yön değiştirmesi ve sonrasında gelen başarısızlıklarla beraber imparatorluğun tarih sahnesinden çekilişi, belgesel tadında bir üslupla okuyucuyla buluşuyor. Londra Üniversitesi Şarkiyat ve Afrika Araştırmaları Okulu (SOAS), Kuzey Afrika Tarihi Bölümü’nden emekli öğretim üyesi Michael Brett&apos;in yarım yüzyılı aşan araştırmalarının ürünü olan Fâtımî İmparatorluğu, üç yüzyıla yakın bir süre boyunca, Ortadoğu, Afrika ve Akdeniz’de hüküm sürerek, tarihte siyasetten sanata dek önemli izler bırakmış bir hanedanın sıra dışı öyküsü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90537</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eec7d4c1-ff05-4a80-8edc-5da154c7dd07.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Tarihçiliğine Yön Veren Konuşmalar</image:title>
            <image:caption>Son yirmi yılda Osmanlı araştırmalarında konu yelpazesi genişledi, yeni yöntemler devreye girdi; başta sosyal tarih, iktisat tarihi, askeri tarih ve şehir tarihi gibi alanlarda yeni yönelimler ortaya çıktı. Maddi kültür ve servet, tüketim, kadın/cinsiyet, harem, ticaret ve finans, yemek, ayanlık, kuruluş, kimlik, eğitim, çevre, sınır ve serhat çalışmaları, içinde bulunduğumuz yüzyılda ilgi gören ve üzerine özgün eserler verilen konular oldu.
Osmanlı tarihçiliğine yön veren, uzman tarihçilere ait metinlerden oluşan bu kitap, tarihçiliğimizin son yıllardaki seyrini izlemek ve yeni çalışma alanları keşfetmek için benzersiz bir imkân sunuyor. Metinler, Osmanlı tarihini, kitabî kaynaklardan harem çalışmalarına, askeri tarihten deniz tarihi araştırmalarına, şeriyye sicillerinin Osmanlı araştırmaları için öneminden iktisat tarihi araştırmalarının serencamına, tıp tarihi çalışmalarındaki sorunlardan sınır araştırmalarına kadar oldukça geniş bir yelpazede ele alıyor. Abdülkadir Özcan, Ahmet Yaşar Ocak, Ahmet Tabakoğlu, Ali Akyıldız, Berch Berberoglu, Feridun Emecen, Gábor Ágoston, İdris Bostan, Mehmet Akif Aydın, Michael Ursinus, Nil Sarı gibi yetkin akademisyenlerin Osmanlı tarihinin çeşitli alanlarının mevcut durumuyla ilgili tespitlerini ve bundan sonra yapılacak çalışmalar için önerilerini içermesiyle de başucu kaynağı niteliği taşıyor.
Arif Bilgin ve M. Bedizel Aydın’ın editörlüğünü yaptığı “Osmanlı Tarihçiliğine Yön Veren Konuşmalar”, hem tarih öğrencilerinin hem de araştırma tutkunlarının büyük keyif alarak okuyacakları bir çalışma…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90538</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99e0ef8f-809e-424e-874e-c8dd68efbc27.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Geriliklerimizin Sorumluları Din Adamları</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. İlhan Arsel bu kitabında, din adamının toplumsal gelişme içindeki rolünü araştırıyor. İslamda &quot;din adamları sınıfı&quot; (ruhbanlık) var mıdır? İslamcılar bu konuda ne der? &quot;Akıl&quot; ve &quot;İman&quot; arasında yüzyıllardır süren mücadelede din adamının işlevi nedir? Şeriatın içyüzü ve din adamının saltanatı... Din adamının toplumumuza bellettiği &quot;din&quot; anlayışı... Din adamına teslimiyet...Kan dökmenin &quot;fazilet&quot;i... İnsanı akılcılıktan ve düşünme gücünden yoksun kılıcı şeriat düzeninin sürdürücüsü olarak din adamı... Kişiyi düşünme yeteneğinden yoksun kılma sanatı ve din adamı... Şeytanlar, cinler, periler ve melekler âleminin &quot;bilgileriyle&quot; eğitilen çocuklar... &quot;Mütevekkil&quot;, kendine güvensiz ve benliğine yabancı insanın yaratılmasında şeriat ve din adamının rolü... Resim, heykel, müzik, şiir vb. konulardaki yasaklarla fikren ve ruhen gelişemez yapılan insan... Din adamlarının çatışmaları ve insan aklı... Şeriatın çelişmeli ve tutarsız hükümleriyle kirletilen zekâlar ve din adamları... Akılcı ahlak-şeriat ahlakı çatışması ve din adamı... Kadını aşağılayan hükümler ve din adamı... Din adamının bellettiği &quot;Tanrı&quot; anlayışı ve insan üzerindeki etkileri... &quot;Güçlü&quot; olanın desteçisi ve koruyucusu olarak din adamı... Atatürk&apos;ün bin bir güçlükle din adamından kurtardığı toplumu, yeniden din adamının pençesine terk eden zihniyet...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90539</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3927f08-feb9-40f6-a8e6-bc6946c12451.jpg</image:loc>
            <image:title>Arap Milliyetçiliği ve Türkler</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. İlhan Arsel bu kitabında “İslam şeriatında ‘ırklar’ ve ‘toplumlar’ arası eşitlik ilkesinin esas olduğu” tezine karşı çıkıyor ve Hz. Muhammed’in Arap ırkını yücelttiğini, “kavm-i necip” olarak nitelediğini, buna karşılık Türkleri, insanlığa felaket getirici, tiksinti verici bir ırk olarak tanıttığını belirtiyor.
“Siz (Müslümanlar) küçük gözlü, kızıl yüzlü, basık burunlu, yüzleri kalkan gibi, derisi üst üste binmiş olan Türklerle öldürüşmedikçe kıyamet kopmaz.”
(Buhari, e’s-Sahih, Kitabu’l Cihad/95; Müslim, e’s-Sahih, Kitab’ul Fiten/66, Hadis No: 2912; İbn Mace, Hadis No: 4097-4098)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90540</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90778156-3fb5-4ec2-b643-631aef5b4d31.jpg</image:loc>
            <image:title>Disk Dünya 23 - Carpe Jugulum</image:title>
            <image:caption>Pusuda bekleyen sivri dişler kanınıza susamış olabilir!

Efsane yazar Sör Terry Pratchett&apos;ın benzersiz yaratımı “Diskdünya” serisinin ilk kez Türkçeye çevrilen yeni kitabı Carpe Jugulum, günü “gırtlağından” yakalamayı kendilerine şiar edinmiş vampirleri sahneye süren, edebî atıflarıyla güldüren, karanlık ve kan dolu bir macera!

Dünya çapında 100 milyonun üzerinde satan külliyatın yirmi üçüncü halkası olan kitap, “Cadılar” alt serisinin de altıncı ve son serüveni.

Kana susamış sivri dişlilerin ve vampir görünümlü nice kişilerin yaşamımıza nasıl da çaktırmadan sızabileceklerini gözler önüne seren bu sarımsak kokulu roman, edebiyat ve sinemanın en kanlı üyelerini parodileştiren satırlarıyla, mitolojiden günümüze vampir kültürünü yeniden anlatıyor. 

En iyi hendekleri siz kazarsanız, elinize daha büyük bir kürek tutuştururlar. Sonunda size de bu çıplak duvarlar, bu çıplak yer, bu soğuk kulübe kalır... 

Lancre Krallığı&apos;nı tatlı bir telaş sarıyor, zira kraliyet ailesi ilk çocuklarına kavuşuyor. Her şey yolunda akıp giderken, çocuğun isim günü yaklaşıyor. Tabii bu günün en önemli konuğu, hayatını seçimler yaparak geçiren bir cadı: Esmerelda Havamumu. Oysa basit bir yanlış anlaşılma, egosu kaya kadar sert Havamumu Nine&apos;yi küstürmeye de yetebiliyor. Üstelik şimdi, Uberwaldliler de onun zihninin dehlizlerine iniyor... 

Vampirler hakkında herkesin bildiği pek çok şey vardır. Fakat hiç kimse, bunları artık vampirlerin de öğrenmiş olabileceği gerçeğini hesaba katmaz. 

Diskdünya&apos;nın tüm diğer sakinleri gibi vampirleri de nevi şahsına münhasır yaratıklar. Öğreniyorlar. Değişiyorlar. Ve değişirken fazlasıyla da gelişiyorlar. Lâkin karşılarındaki gücü görmezden gelerek, kendileriyle çelişiyorlar... 

Niran Elçi&apos;nin pürüzsüz dili ve Delidolu&apos;nun özenli baskısıyla Türkçede ilk kez yayımlanan Carpe Jugulum (Gırtlağı Yakala), günü ve çağı yakalama heveslisi vampirleri ve erdemlikle yüklenmiş cadıları eşsiz bir kurguda birleştirerek yine kahkahalarla okunacak bir anlatı sunuyor. 

Bizim başımıza asla bir şey gelmez. Bunu sakın unutma. Biz, başkalarının başına geliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90541</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/506c5e39-5050-481b-a7fe-97d6ad41bbb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çölde Kutup Ayısı</image:title>
            <image:caption>Dimitri Verhulst, modern Belçika edebiyatının dünyaya kazandırdığı, yirmi birinci yüzyılın en sivri dilli ve en sansasyonel romancılarından. Tabiri caizse, edebiyatın haylaz çocuğu. Kalemini bir çekiç gibi kullanmaktan çekinmeyen bir yazar. İlk olarak Avrupa’daki mülteci meselesini işlediği Problemski Hotel’le adını duyuran, sonraları pek çok aykırılıkla suçlanan Verhulst, mahkeme salonlarının da gediklisi. 
 
Flandre’de bir yerde, unutulmuş bir köyde, çocuğun biri babası ve üç amcasıyla birlikte büyükannesinin evinde yaşıyor. Hepsi de kaba saba, görgüsüz ve alkolik. Toplumsal sınıfın dibine demir atmış ve hayattan beklentisi olmayan bu ailenin hayatı gerçek bir keşmekeş. 
Yarı otobiyografik romanında Verhulst görgü kurallarından ve utançtan yoksun, yabancılaşmanın ve sosyal mahrumiyetin başı çektiği melankolik bir dünyayı anlatıyor. Beyaz perdeye de uyarlanan Çölde Kutup Ayısı, işe yaramazlığın, ötekiliğin, alkolizmin, kavga dövüşün ve terk edilmişliğin romanı. 
 
“Doğal, gerçekçi, bir ailenin olumsuz yanlarını zerre gizlemeden resmeden bir kitap.” –Booklist 
 
“İnsanın nevrini döndüren ve merakını uyandıran bir roman.” –The Guardian 
 
Erhan Gürer’in Felemenkçe aslından çevirisiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90542</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9ce2f76-d07e-42ad-b72c-62ca50154a22.jpg</image:loc>
            <image:title>Kralların Son Çaresi</image:title>
            <image:caption>Logen Dokuzparmak’ın önünde son bir dövüş daha kalmıştı ama hayli zorlu olacak gibiydi. Savaş bütün Kuzey’i sarmışken Kuzey’in Kralı Bethod tahtını korumayı sürdürüyordu ve sadece tek bir kişi onu durdurabilirdi: Eski dostu ve eski düşmanı Kanlı Dokuz’un eve dönme vakti gelmişti. 
 
Çok fazla efendisi ama çok az zamanı olan Üstat Glokta ise başka türden bir mücadelenin içindeydi; kimsenin güvende olmadığı ve kimseye güvenemeyeceği bir tanesinde. Üstelik çevik bir savaşçı olduğu günler artık geçmişte kalmıştı. Neyse ki elindeki silahlarla da en az eskisi kadar ölümcül olabilirdi; şantaj, tehdit ve işkence. 
 
Jezal dan Luthar şöhret uğraşının gereğinden fazla acılı olduğuna karar verip yüzünü sevdiği kadınla geçireceği basit bir hayata çevirmişti. Gelgelelim aşk da acı dolu olabiliyordu ve şöhretin, insanın üzerine yapışmak gibi bir huyu vardı. 
 
İttifak Kralı ölüm döşeğine düşmüş, köylüler başkaldırmış ve asiller tacın peşinde birbirlerine girmişti. Bu sırada hiç kimse savaş ateşinin İttifak’ın kalbine kadar ulaşmasını beklemiyordu. Dünyayı yalnızca Mecusların İlki kurtarabilirdi ama bu kurtuluşun beraberinde getirdiği riskler de vardı. Yine de İlk Kanun’u çiğnemekten daha büyük risk olamazdı. 
 
Kralların son çareye başvurmasının zamanı gelmişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90543</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecb07383-40ed-411f-8c3c-0f0e777770fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Tozu</image:title>
            <image:caption>Viktoryen çağın şafağında, mahmur İngiliz kırsalında Duvar Köyü uzanır; ismiyle müsemma bu köyün etrafını verimli çimenler üzerinde yükselen taş duvarlar çevreler. Duvar’daki sükûnet dolu yaşantı her dokuz yılda bir, yalnızca bir kereliğine bozulur ve fanilerle periler benzersiz bir panayır için bir araya gelir. 
 
Duvar’daki bu panayırda genç Tristran Thorn kalbini köyün güzeline kaptırıverir; ama bu güzel, hem Tristran’ın hem de kendisinin serin bir ekim ayı akşamında kayarken gördükleri yıldız kadar soğuk ve mesafelidir. Sevgisine karşılık bulmak için Tristran hiç düşünmeden o kayan yıldızı yakalayacağına yemin eder ve onu kadim duvarın ötesindeki, aklının hayalinin almayacağı bir dünyaya götürecek yolculuğuna başlar. 
 
Aşk, büyü ve macera dolu bu muhteşem hikâyede SANDMAN’in ödüllü sayıları “Bir Yaz Gecesi Rüyası” ile “Fırtına” için bir araya gelen NEIL GAIMAN ve CHARLES VESS, yine duygu yüklü bir eser ortaya çıkarıyor. Bu yeni ve genişletilmiş edisyonda daha önce yayımlanmamış metin taslakları ve çizimler de kendilerine yer buluyor. 
 
“Her bir ânı iyilikle dolup taşan bir romans. Pek çok fantazi edebiyatı yazarı geleneksel öykülere yeni bakış açıları getirse de hiçbiri Gaiman kadar zeki, samimi ve enerjik değil.” –Kirkus 
 
“YILDIZ TOZU ne çok kırılgan ne de çok bilmiş, Gaiman hikâyeyi zorlamadan mizah ile romansı başarıyla harmanlıyor. Vess’in detaylı resimleri de Periler Ülkesi’nin güzelliğini, dehşetini ve tuhaflığını kusursuzca yansıtıyor.” –San Francisco Chronicle 
 
“Popüler fantastik edebiyatta birden fazla duyguyu yansıtmak kolay değil ama Gaiman bu konuda usta. YILDIZ TOZU’yla hem dur durak bilmeyen benzersiz bir hikâye hem de gündelik hayatın sınırlarını aşan bir macera vadediyor.” –Locus 
 
“Hikâye başlı başına muazzam ancak hemen her sayfada can bulan çizimler (toplam 175 renkli çizim) bu kitabı gerçek bir hazineye dönüştürüyor.” –SF Site</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90544</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1918444a-75c7-478e-81bb-f5a65082cc8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Candide ya da İyimserlik</image:title>
            <image:caption>Voltaire deyince, başta Candide ya da İyimserlik gelir akla ve evrensel edebiyatın şaheserlerinden biri de budur. &quot;Olabilir dünyaların en iyisi&quot;nde yaşadığımıza inanan saf bir gençtir Candide; iyimserlikle doludur. Bir talihsizlik, sevgilisinden ayırır onu ve yollara düşürür. Voltaire, hemen hemen bütün dünyada dolaştırır kahramanını. Gittiği her yerde de gördüğü savaştır onun, acıdır, gözyaşıdır... Kötümserleşir. &quot;Nedir iyimserlik?&quot; diye soranlara verdiği yanıt şu olup çıkar: &quot;İnsanın kötü bir durumda olduğu bir zamanda, her şeyin iyi olduğunu ileri sürmesi çılgınlığı!&quot; Son olarak, İstanbul&apos;a düşer yolu. Orada, bir Türk köylüsünden, çalışmanın, emeğin erdemlerini öğrenir: &quot;Çalışmak, bizden üç büyük kusuru, can sıkıntısını, kötü alışkanlıkları ve yoksulluğu uzaklaştırır&quot; der köylü. Buradan kalkıp boş laflara, havada tartışmalara ve gevezeliklere karşı, bulduğu şudur Candide&apos;in: &quot;Bahçemize bakmamız gerek!&quot; Eser, Voltaire&apos;in kaleminden XVIII. yüzyılın bir eleştirisi idi. Kuşkusuz, kötümserdir Voltaire, ama cesaretini yitirmemiş bir kötümser; öyle olduğu için de eleştirirken, daha iyi bir dünyayı da sezdirir bize. Üstelik o &quot;daha iyi dünya&quot; gerçekleşmiş değil, aptallıklara yenileri eklenmiş halde. Böylece, Voltaire&apos;in eseri güncelliğini sürdürüyor. Okuyunuz, göreceksiniz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90545</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f3cd09a-060c-4140-a07e-8c147230f52e.jpg</image:loc>
            <image:title>Böyle Söylüyordu Nietzsche</image:title>
            <image:caption>Böyle Söylüyordu Nietzsche, Metis Küçük Filozoflar dizisinin 26 kitabı olarak yayımlanıyor. 
Dağlarda inzivaya çekilmiş olan Nietzsche dünyanın anlamını ve yaşamın güzelliğini keşfetmiştir. İnsanların arasına dönüp onlara harika bir armağan vermek, yaşama sevincine giden sarp yolu göstermek ister. 
Küçük Filozoflar Dizisi, 9 - 14 yaş çocukları için filozofların hikâyelerini anlatan çok güzel resimlenmiş kitaplardan oluşuyor. Diziyle çocukların felsefeye zevkli bir giriş yapmalarını, kendi sorularının peşinden gitme alışkanlığı kazanmalarını amaçlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90546</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4630f054-6404-4e91-98f1-72814d341279.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat Mini Set - Bugün Çok İşim Var Çok!</image:title>
            <image:caption>Funny Mat Mini Set: “Bugün Çok İşim Var Çok!” Set, çocukların günlük rutinlerini eğlenceli bir aktiviteye dönüştürüyor.

Çocuklar, evde geçirilen vaktin ve çoğu zaman sıkıcı olan rutinlerin nasıl bir oyuna dönüştüğüne çok şaşıracaklar. Her gün yeniden kurulabilecek bir oyun, hem de her gün! “Bugün ne yesem? Bugün ne giysem? Bugün ne oynasam?” gibi sorulara cevap arayacak, çizecek, boyayacak, yıkayıp tekrar tekrar bu oyunu oynayacaklar.

Funny Mat Mini Set, çocukların bilişsel, sosyal ve sanatsal becerilerinin gelişimine katkı sağlar. Yaratıcı düşünme gücüne destek olur

Ayrıca ince motor gelişimlerini hızlandırır. Eğlenceli, eğitici ve sanatsal ögeler içerir

Set içerisinde 6 farklı yıkanabilir sayfa yer alır. İlk sayfa yaratıcı etkinlikler için boş olarak hazırlanmıştır. Çocuk bu sayfayı istediği gibi yazar, çizer ve boyar. Diğer 5 sayfa ise aktivite ile uyumlu çizimlerden oluşur. Çocuk düşünür, eklemeler yapar, boyar, yazar, çizer. Funny Mat Mini Set su bazlı keçeli kalemle kullanılır ve suyla kolayca yıkanır ya da ıslak mendille silinir.


İstenirse yumuşak kuru boya kalemleriyle de kullanılabilir ve silgiyle silinebilir. Böylece defalarca kullanmak mümkün olur. Evde, okulda, tatilde, seyahatlerde rahatça kullanabilecek boyutlarda hazırlanmıştır. Yaratıcı, eğitici ve eğlencelidir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90547</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c909e79-2f72-47e0-95e4-920219ceed2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Bellekte Köy Enstitüleri Deneyimi</image:title>
            <image:caption>Sayın Berktaş, bu tez araştırmasında Köy Enstitüleri öğretmenlerinin ve buralarda yetişen öğretmenlerin anı kitaplarını incelemiş, bazılarıyla yüz yüze görüşmüş, bunların çevrelerinde oluşturdukları olumlu etkileri gerçek olaylarla anlatmıştır. 
Tahsin Yücel  
(Çifteler Köy Enstitüsü ve Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü Mezunu)   
Türkiye&apos;nin “Köy Enstitüleri” deneyiminin çok yazılması, okunması, konuşulması gerektiğini düşünüyorum. Böylesine eşsiz bir deneyim mümkün olduğu kadar çok kişi tarafından bilinmeli.  Kendisi de öğretmen olan Kerim Koray Berktaş’ın kitabı bu amaca hizmet eden önemli bir emeğin ürünü. Mutlaka okunmalı. 
Prof. Dr. Ester Biton Ruben 
 
Köy Enstitüleri’nin kamusal tartışma ve sivil toplum için bir ilham kaynağı olmaya devam etmeleri, Türkiye toplumsal belleğinde korudukları canlılığı ortaya koymaktadır. Genç bir Cumhuriyet’in ihtiyaç duyduğu toplumsal tabanın inşasında öncü bir rol oynayacak bireylerin yetiştirilmesine yönelik bir girişim olarak Köy Enstitüleri, sosyal bilimlerin çeşitli disiplinlerinden araştırmacılar tarafından yeni bakış açılarıyla ele alınmaya değer bir olgu teşkil etmektedirler. Köy Enstitüleri’nin siyasî, ideolojik veya kültürel ön kabullerin ötesinde çeşitli boyutlarıyla incelenmesi, ilgili tarihî bağlam dâhilinde mahiyet ve işlevlerinin doğru anlaşılması kadar, günümüzde yurttaşlık, eğitim ve ekoloji alanlarındaki girişimleri besleyebilecek bir fikir kaynağı olarak değerlendirilebilmeleri açısından da önem arz etmektedir. Kerim Koray Berktaş’ın çalışmasının bu çabaya katkı sağlamasını temenni ederim. 
Kerem Bilgin 
 
1940’lı yıllar Türkiye’sinin yaşadığı kültürel dönüşümün en önemli kurumları arasında yer alan “Köy Enstitüleri” üzerine yazılan bu eseri farklı kılan husus, belgesel ağırlıklı kaynaklardan beslenen monografilerle kıyaslandığında daha canlı bir anlatımın tercih edilmesidir. Köy Enstitüleri deneyimine tanıklık etmiş şahısların yaşanmışlıkları ve anlatımlarından yola çıkılarak hazırlanan bu eser, Köy Enstitüleri literatürüne sağlayacağı katkının yanında, 1940’lı yılların sosyo-kültürel dünyasına da yeni bir pencere açmaktadır. 
Doç. Dr. Resul Babaoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90548</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e81e301a-2705-4a19-ac23-be38390fbbaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Fihristü&apos;l Aşâir</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğu’nun en geniş sınırları içindeki coğrafyada, imparatorluğun kendisinden önce de var olan pek çok aşiret bulunuyordu. Bu aşiretler daha güçlü olan devlet yapıları karşısında kendi özerkliklerini koruyabilmek, geçimlerini sağlamak ve bir arada kalabilmek için çeşitli stratejiler geliştirdiler. Ancak coğrafi yapının elverdiği ve merkezîleşmiş devlet yapılarının izin verdiği ölçüde varlıklarını koruyabildiler ya da yerleşikleşerek aşiret özelliklerini kaybettiler. Fihristü’l Aşâir, imparatorluğun son döneminde merkezî devletin kendi sınırları içindeki aşiretlerin dökümünü bize sunuyor. Suavi Aydın ve Erdal Çiftçi, fihristin dökümünü yaparken aynı zamanda Osmanlı sınırları içindeki aşiretlerin kadim geleneklerine, var olma biçimlerine, geçimlik ekonomilerine, siyasi güç olarak potansiyellerine hem tarih hem de antropoloji literatürlerinin geniş kapsamı içinde yaklaşarak, ayrıntılı bir tartışma da ortaya koyuyorlar. “Fihrist’teki ayrıntılı yerel bilgi bize yeni bir yerel tarih kurgusu yapabilme imkânı vermektedir İmparatorluğun tarihe karışmak üzere olduğu bir zaman aralığında ortaya çıkmış olan Fihrist, aynı zamanda aşiretler açısından Osmanlı’nın Cumhuriyet’e nasıl bir miras bıraktığını da ortaya koymaktadır.” SUAVİ AYDIN / ERDAL ÇİFTÇİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90549</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3206c367-4503-4acd-bb83-14916a30b72c.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha Ölü Olamazdı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Alexis’in, Lydia Small’un ölümüne tanık oluşunun üzerinden üç ay geçmişti ve artık tek istediği normal hayatına dönebilmekti. Fakat normal insanlar bir fotoğrafa baktıklarında, aslında orada olmayan kişileri görmezdi. Normal insanlara arkadaşlarının hayaletleri musallat olmaz ya da korkunç saldırılara uğramazlardı. 
 
Başlarda her şey bir intikam planı gibiydi. Özellikle de okuldan bir kız kaybolduğunda ve ardında sarı güller bulunduğunda bundan emin olmuşlardı. Çok geçmeden, artık kimsenin güvende olmadığı ve onları sadece Alexis’in kurtarabileceği ortaya çıkmıştı. Ancak bu sefer düşman hiç olmadığı kadar güçlüydü. 
 
Kader onları, en kötü kâbuslarında bile hayal edemeyeceği biçimde birbirine bağlamıştı. 
  “Unutulmaz ve tüyler ürpertici bir anlatım.” —Voya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90550</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0f6bf64-e8f9-4c53-b500-5f6cfe076095.jpg</image:loc>
            <image:title>Suikast Bürosu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Zaman, kusuru olmayan yegâne makinedir. 
  Hayatın temelini oluşturan tüm felsefi değerleri yıkıp baştan kuran Suikast Bürosu, sarsılmaz ahlaki inançlarına sıkı sıkıya bağlı bir örgütün dinamiklerine ışık tutuyor. Saygın üyelerden oluşan bu grubun toplumsal faydayı gözeten bir tutumla icra ettikleri suikastlar, günün birinde geri tepen bir silah misali, kusursuz yapılanmalarında geri dönülmez bir çatırdamaya yol açıyor ve insanı kendi özüyle bir kez daha yüzleşmeye zorluyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90551</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b86fc0b-dc4b-471b-bd55-92086867df5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuvalin Ardındaki Tarih</image:title>
            <image:caption>Değerli araştırmacı, yazar ve ressam Celal Binzet; “Tuvalin Ardındaki Tarih”te, üstün sanatçıların, tarihin çeşitli dönemlerinde yaptıkları ve uygar insanlığa armağan ettikleri resimlerin gerisindeki yaşanmışlıkları, yapıtları yaratanları etkileyen toplumsal ve bireysel olayları, gerçekleri ve öyküleri anlatıyor. 
Ve, varsıl bir sanat müzesinde ziyaretçilerini gezdiren usta ve donanımlı bir rehber gibi; sanatsever her insanın mutlaka aklının bir köşesinde olan ünlü resimler için “ne zaman, neden, nasıl ve hangi koşullarda yapıldıkları” gibi soruların yanıtlarını kıvrak bir kalem ve yazınsal bir biçemle veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90552</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/930d1814-447d-4b96-9e45-630f80a92362.jpg</image:loc>
            <image:title>Charlotte Holmes Serisi Kutulu Set (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1- Charlotte Holmes Dosyası 
2- August’un Sonu 
3- Jamie’nin Davası 
4- Bir Holmes Meselesi
Watson ve Holmes:
Belanın ortasındaki muhteşem ikili. 
“Elementary ve Sherlock gibi dizilerin hayranları bu kitabı yalayıp yutacak… edebiyat dünyasının en sevilen ikililerinden birini tekrar okumak için harika bir mazeret.”
—Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90553</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeea2c3d-a36d-4f83-93a9-7467c72ad65a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hainin Oyunu Serisi Kutulu Set (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1- Hainin Oyunu 
2- Düzenbazın Kalbi 3- Savaşçının Laneti
Hainin Oyununda kazanmaktan başka şansın yok. 
 
“Her sayfada artan gerilimiyle, son kitaba doğru nefes kesen bir yolculuk.”
—Booklist 
 
“Sıradaki büyük genç yetişkin çılgınlığı.”
—Entertainment Weekly 
 
“Her ters köşede ağzınız açık kalacak.”
—Justine Magazine 
 
“Nielsen, hikâye boyunca gerilimi belirli bir seviyede tutarken bir yandan da okuru savunmasız yakalamak konusunda müthiş bir iş çıkarmış. En zor beğenen okurlar bile tatmin olacak.”
—School Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90554</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/479c0269-c2ee-4521-bc09-da337b076476.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat Mini Set - Hangi Yolu Kullansam?</image:title>
            <image:caption>Oyun sırasında çözülen basit problemler çocuklar için gerçek hayatın ilk provalarıdır. Set, çocukları düşündürüyor, farklı zorluklarda, karar vermeleri gereken durumlarla karşı karşıya bırakıyor.

Değişik yolları denemelerine olanak veriyor. Yanlış yaparlarsa silip tekrar tekrar deneyebiliyorlar. Funny Mat Mini Set, çocukların bilişsel, sosyal ve sanatsal becerilerinin gelişimine katkı sağlar. Yaratıcı düşünme gücüne destek olur

Ayrıca ince motor gelişimlerini hızlandırır. Eğlenceli, eğitici ve sanatsal ögeler içerir

Set içerisinde 6 farklı yıkanabilir sayfa yer alır. İlk sayfa yaratıcı etkinlikler için boş olarak hazırlanmıştır. Çocuk bu sayfayı istediği gibi yazar, çizer ve boyar. Diğer 5 sayfa ise aktivite ile uyumlu çizimlerden oluşur. Çocuk düşünür, eklemeler yapar, boyar, yazar, çizer. Funny Mat Mini Set su bazlı keçeli kalem ile kullanır ve su ile kolayca yıkanır ya da ıslak mendil ile silinir.


İstenirse yumuşak kuru boya kalemleri ile de kullanılabilir ve silgi ile silinebilir. Böylece defalarca kullanmak mümkün olur. Evde, okulda, tatilde, seyahatlerde rahatça kullanabilecek boyutlarda hazırlanmıştır. Yaratıcı, eğitici ve eğlencelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90555</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2f80053-f65b-49c5-9370-c33d39670e31.jpg</image:loc>
            <image:title>Funny Mat Mini Set - Bugün Hava Nasıl?</image:title>
            <image:caption>Set, çocukların kendilerine ve doğaya karşı fakındalık geliştirmelerini hedefliyor. Çocuklar, her gün hava durumunu gözlemliyorlar. Buna uygun giysilerin neler olabileceğini düşünüyor, seçiyor ve boyuyorlar. Seçim yapma sorumluluğunu deneyimliyorlar. Hem de eğlenceli bir aktivite ile. Üstelik bu oyun her gün yeni baştan kuruluyor.

Funny Mat Mini Set, çocukların bilişsel, sosyal ve sanatsal becerilerinin gelişimine katkı sağlar. Yaratıcı düşünme gücüne destek olur.

Ayrıca ince motor gelişimlerini hızlandırır. Eğlenceli, eğitici ve sanatsal ögeler içerir.

Set içerisinde 6 farklı yıkanabilir sayfa yer alır. İlk sayfa yaratıcı etkinlikler için boş olarak hazırlanmıştır. Çocuk bu sayfayı istediği gibi yazar, çizer ve boyar. Diğer 5 sayfa ise aktivite ile uyumlu çizimlerden oluşur.


Çocuk düşünür, eklemeler yapar, boyar, yazar, çizer. Funny Mat Mini Set su bazlı keçeli kalemle kullanılır ve suyla kolayca yıkanır ya da ıslak mendille silinir. İstenirse yumuşak kuru boya kalemleriyle de kullanılabilir ve silgiyle silinebilir.

Böylece defalarca kullanmak mümkün olur. Evde, okulda, tatilde, seyahatlerde rahatça kullanabilecek boyutlarda hazırlanmıştır. Yaratıcı, eğitici ve eğlencelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90556</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/303a80bc-4711-4eac-9559-97fa5ba97912.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Evin Robotu</image:title>
            <image:caption>Ali’nin babasının çalıştığı şirket evlerine, denemeleri için Japonya’dan bir robot göndermişti. Ali gibi bütün ev halkı inanılmaz heyecanlıydı. Son teknoloji bu robot; 
ev işlerine yardım etmekten çiçekleri sulamaya, cama konan kuşları beslemekten sohbet etmeye kadar pek çok şeyi kusursuzca yapabiliyordu. Fakat bir gün, Mülayim ismini verdikleri robotları evden kaybolunca İlhan Ailesi çok endişelendi. 
Acaba Mülayim nereye gitmişti? 
Çocuk kitaplarının sevilen yazarı Koray Avcı Çakman, teknolojinin hayatımızda yarattığı heyecanı ve çevreyi korumanın önemini harika bir hikâyede birleştiriyor! Robot Mülayim, size de umut ve ilham verecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90557</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e7efea8-32ce-4802-99cc-07123944df7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Köprüsü -1</image:title>
            <image:caption>Macar ve Romen’lerin iç içe yaşadığı Braşov’da ardı arkası kesilmeyen olaylar hüküm sürmekteydi. Macar-Romen düşmanlığı tüm ülkeyi sarmıştı. Bu durum ile nasıl başa çıkacaklardı? Nasıl barış sağlanacaktı? Hayallerindeki, o; herkesin mutlu, ayrımcılığın ve ırkçılığın olmadığı, Macar ve Romen’lerin birbirlerine saygı duyarak birlikte yaşadığı ülkeye kavuşabilecekler miydi? 
Romen olan Sebastian ve bir Macar kızı olan Anna bu tabuyu sonunda kırmıştı. Büyük bir aşk yaşayarak Macar ve Romen’lerin kurtuluşu yolunda ilk adımı atmışlardı. Bu barışı destekleyen birtakım insanlar ile uzun bir yola girmişlerdi. Artık onları bambaşka olaylar bekleyecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90558</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/457beeda-c2d1-4ba8-ad06-5bc9fdb82047.jpg</image:loc>
            <image:title>Süregelen Devrim</image:title>
            <image:caption>Kadın hakları hareketinin ortaya çıkışından bu yana, dünyanın birçok yerinde, cephede muazzam mesafeler kat edildiği bir gerçek. Gelgelelim, halen çocuk yaşta evlendirilen, seks köleliğine zorlanan, sürüklenen, zorla çalıştırılan, tecavüzün savaş silahı olarak kullanıldığı çatışma bölgelerinde sıkışıp kalan, okula gitmesi, hatta özel yaşamlarında kişisel tercihleri engellenen kadınlar ve kız çocukları bulunuyor.

Süregelen Devrim, tüm dünyadaki kadın ve kızların temel haklarını elde etmesi için birçok alanda sürdürülen küresel mücadelenin öyküsünden çarpıcı fotoğraflar çekiyor. Bu çok yüzlü öykünün coğrafyası, tecavüze uğrayan kadınların hak arama mücadelelerinin eril bürokrasinin umursamazlığına tosladığı ABD’den, Arap Devriminin büyük umutlar uyandırdığı, ancak bu siyasi devrimlerin kadın ve çocuk yaştaki kızların temel haklarını elde etmesi için yetersiz kaldığı, hatta bu hakları daha da kırpma ihtimali doğurduğu açıkça ortaya çıkan Ortadoğu’ya dek uzanıyor.

Küresel kadın hakları hareketinin ve uluslararası insan hakları söyleminin modern kökenlerini ve son otuz kırk yıldır dünya genelinde kadın ve çocuk yaştaki kızların hayat koşullarında yaşanan ilerleme ve gerilemeleri mercek altına aldığımız bu kitapta, kadınların mülk hakları, savaş suçu olarak tecavüz, silahlı çatışmanın kadın ve çocuk yaşlarındaki kızlar üzerindeki etkileri, göçmen kadınlara yönelik şiddet, ev işçilerinin hakları gibi acil çözüm bekleyen kadın hakları sorunları masaya yatırılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90559</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3965511d-a90d-450d-ac81-fef2c46a18d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Köprüsü -2</image:title>
            <image:caption>Macar-Romen mücadelesi devam ediyordu. Bir yandan Sebastian, Anna ve Rita kendilerini bambaşka olayların içinde bulmuşlardı. Herkesin birbirleriyle bağlantılı olduğu bu olaylar gizemini koruyordu. 
Gianni, bozulmuş akıl sağlığıyla herkesin takıntısı haline gelmişti. Onunla mücadelenin sonuçları hem kendisi için hem de başkaları için ağır olacaktı. Zaman geçtikçe ortaya çıkan sırlar; birçok kişinin acı ölümüne sebep olmuştu. Artık tüm olaylar şeffaflığıyla gün yüzüne çıkmıştı. Gianni ve karşısına aldığı onlarca insan onun sonunu hazırlıyordu. Osman Akdere’nin kaleme aldığı bu eser; Umut Köprüsü adlı eserin devamı niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90560</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2139be4-4357-488f-90f5-95001a4dac84.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahiler Sınıfı - Arşimet Sayıların Büyücüsü</image:title>
            <image:caption>Antik Çağ’ın en büyük bilgininin inanılmaz hikâyesi. Yemek yemeyi ve yıkanmayı unutan, ama elindeki pergelle dünyayı sonsuza dek değiştiren sıra dışı ve gizemli bir dâhi. 
 
Büyük ilgi gören Dâhiler Sınıfı serisi ARŞİMET: SAYILARIN BÜYÜCÜSÜ ile devam ediyor. 
 
Dâhiler Sınıfı Serisi Hakkında: 
Bunlar, her biri kendi yöntemiyle; kelimeleriyle, icatlarıyla, seçimleriyle ve hatta kaderleriyle dünyayı değiştirmiş kadınların ve erkeklerin hayat hikâyeleri; şaşkınlık ve hayranlık duymanızı sağlayacak, hayal gücü ve merak duygunuzu harekete geçirecek büyüleyici hikâyeler. Dâhiler Sınıfı serisi bu özel insanları çocuklarla (9 yaş ve üstü) tanıştırmak üzere tasarlandı. İlk olarak yayımlandığı İtalya’da büyük övgü toplayan ve ardından pek çok dile çevrilen Dâhiler Sınıfı, minik ebadı, renkli illüstrasyonları, bilgiyi heyecan ve macerayla birleştiren anlatımıyla çocukların kolay okuyacağı, zor unutacağı, onlara öğrendiklerinden daha da fazlasını merak ettirecek bir seri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90561</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcc6b145-98e5-496e-8257-4238a3f998d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Teresa Hala&apos;nın Soruşturmaları - 2</image:title>
            <image:caption>GELİŞTİRMEK İÇİN HAZIRLANMIŞ ETKİNLİKLİ POLİSİYE ÇİZGİ ROMAN 
 
Teresa Hala’ya ipuçlarını toplamasında yardım edelim ve neler olduğunu öğrenelim! Ama bunun için önce şu merak uyandıran mantık oyunlarını çözmemiz gerek: 
denklemleri ve simetrileri tamamlama, 
dizileri yeniden düzenleyip tamamlama, 
olayları zamansal olarak sıralama, 
labirentleri çözme, 
tarif edilen gizemli kişiyi bulma, 
kümelerle ilgili problemleri çözme. 
 
İlkokul ikinci ve üçüncü sınıf öğrencileri için tasarlanan serinin ikinci kitabı Limanda Hır sızlık’ta, öğrencilerin gerek görsel-mantıksal ve sayısal gerekse dil ve problem çözme becerilerini oyunlarla geliştirmeleri amaçlanmaktadır. 
İlköğretimin iki, üç ve dördüncü sınıfılarını kapsayacak şekilde hazırlanan bu polisiye seri, zihin egzersizleri aracılığıyla çocukları sürekli keşfetme ve çözüm üretmeye teşvik etmeyi hedefliyor. 
 
BU BÖLÜMDE… 
 
Teresa Hala’ya sürpriz bir misafir gelir. Kuzeni Gustavo, gemiyle birkaç ay dünyayı turladıktan sonra Venedik’e dönmüştür. Ancak, aylar sonra kavuşan Teresa ile Gustavo’nun mutlulukları yarım kalır. Birileri, Gustavo’nun servet değerindeki kumaşını çalmıştır… 
 
Acaba hırs*z kim?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90562</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c93d289-c059-4d34-8aea-ff77016c2cdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahiler Sınıfı - Süfrajetler Tüm Kadınlara Oy Hakkı</image:title>
            <image:caption>Cesaretin bir araya getirdiği bir grup kadın, tarihin akışını değiştirdi. Süfrajetler alaya alındı, baskı gördü, tutuklandı, ama kadınlar için oy hakkı elde edinceye kadar mücadeleden vazgeçmediler. 
 
Büyük ilgi gören Dâhiler Sınıfı serisi Süfrajetler Tüm Kadınlara Oy Hakkı ile devam ediyor. 
 
Dâhiler Sınıfı Serisi Hakkında: 
Bunlar, her biri kendi yöntemiyle; kelimeleriyle, icatlarıyla, seçimleriyle ve hatta kaderleriyle dünyayı değiştirmiş kadınların ve erkeklerin hayat hikâyeleri; şaşkınlık ve hayranlık duymanızı sağlayacak, hayal gücü ve merak duygunuzu harekete geçirecek büyüleyici hikâyeler. Dâhiler Sınıfı serisi bu özel insanları çocuklarla (9 yaş ve üstü) tanıştırmak üzere tasarlandı. İlk olarak yayımlandığı İtalya’da büyük övgü toplayan ve ardından pek çok dile çevrilen Dâhiler Sınıfı, minik ebadı, renkli illüstrasyonları, bilgiyi heyecan ve macerayla birleştiren anlatımıyla çocukların kolay okuyacağı, zor unutacağı, onlara öğrendiklerinden daha da fazlasını merak ettirecek bir seri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90563</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/825f8c0c-8f19-489b-9404-455def38240e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahiler Sınıfı - Enzo Ferrari Hızın Efendisi</image:title>
            <image:caption>Motor sesinin büyüsüne kapılmış bir genç ve onun, dünyayı “Şahlanan At” efsanesi ile tanıştıran büyük tutkusunun hikâyesi. 
 
Büyük ilgi gören Dâhiler Sınıfı serisi ENZO FERRARİ: HIZIN EFENDİSİ ile devam ediyor. 
 
Dâhiler Sınıfı Serisi Hakkında: 
Bunlar, her biri kendi yöntemiyle; kelimeleriyle, icatlarıyla, seçimleriyle ve hatta kaderleriyle dünyayı değiştirmiş kadınların ve erkeklerin hayat hikâyeleri; şaşkınlık ve hayranlık duymanızı sağlayacak, hayal gücü ve merak duygunuzu harekete geçirecek büyüleyici hikâyeler. Dâhiler Sınıfı serisi bu özel insanları çocuklarla (9 yaş ve üstü) tanıştırmak üzere tasarlandı. İlk olarak yayımlandığı İtalya’da büyük övgü toplayan ve ardından pek çok dile çevrilen Dâhiler Sınıfı, minik ebadı, renkli illüstrasyonları, bilgiyi heyecan ve macerayla birleştiren anlatımıyla çocukların kolay okuyacağı, zor unutacağı, onlara öğrendiklerinden daha da fazlasını merak ettirecek bir seri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90564</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fb73c05-004d-47df-88c2-d8eef76496c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Teresa Hala&apos;nın Soruşturmaları - 3 Müzedeki Sahte Tablo</image:title>
            <image:caption>Ilkokul Öğrencilerinin Mantiksal Becerilerini Geliştirmek Için Hazirlanmiş Etkinlikli Polisiye Çizgi Roman 
 
Teresa Hala’ya Ipuçlarını Toplamasında Yardım Edelim Ve Neler Olduğunu Öğrenelim! Ama Bunun Için Önce Şu Merak Uyandıran Mantık Oyunlarını Çözmemiz Gerek: 
Denklemleri Ve Simetrileri Tamamlama, 
Dizileri Yeniden Düzenleyip Tamamlama, 
Olayları Zamansal Olarak Sıralama, 
Labirentleri Çözme, 
Tarif Edilen Gizemli Kişiyi Bulma, 
Örüntüleri Ve Haritaları Okuma, 
Grafikleri Ve Tabloları Okuma. 
 
Ilkokul Üçüncü Ve Dördüncü Sınıf Öğrencileri Için Tasarlanan Serinin Üçüncü Kitabı Müzedeki Sahte Tablo’da, Öğrencilerin Gerek Görsel-Mantıksal Ve Sayısal Gerekse Dil Ve Problem Çözme Becerilerini Oyunlarla Geliştirmeleri Amaçlanmaktadır. 
Ilköğretimin Iki, Üç Ve Dördüncü Sınıfılarını Kapsayacak Şekilde Hazırlanan Bu Polisiye Seri, Zihin Egzersizleri Aracılığıyla Çocukları Sürekli Keşfetme Ve Çözüm Üretmeye Teşvik Etmeyi Hedefliyor. 
 
Bu Bölümde… 
 
Teresa Hala Ile Plinyo’nun Müze Ziyareti Beklenmedik Bir Olayla Bölünür. Birileri, Ünlü Venedik Aslanı Tablosunu Sahtesiyle Değiştirmiştir! 
 
Acaba Bunu Kim Yaptı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90565</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c59aae98-01b0-46b1-bd88-c2e249db7a6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Kadar Çocuk</image:title>
            <image:caption>Merhaba, ben Adnan.
Aydın’da yaşıyorum.
Zeytini dalından toplayıp,
İncir ağaçlarının altında dinleniyorum.
Dedem deve güreşlerine gidiyor,
Bense hayvanların güreştirilmesini hiç sevmiyorum.
 
***
 
Hola, soy Adrian.
(Ola, soy Adrien.)
Ne oldu, şaşırdın mı?
“Merhaba, ben Adrian” diyorum.
İspanyol olduğum için
İspanyolca konuşuyorum.
 
Portakalı dalından toplayıp
Limon ağaçlarının altında siesta yapıyorum.
Dedem boğa güreşlerine gidiyor,
Bense hayvanların güreştirilmesini hiç sevmiyorum.
 
***
Merhaba, ben Fethi.
Sivas’ta yaşıyorum.
Her yıl 4 Eylül’de
Sivas Kongresi’nin yıl dönümünü
Şenliklerle kutluyorum.
Sivas halayının yavaşlığında
Canım sıkılıyor, söyleyemiyorum.
 
***
Olá, sou Fethee.
(Ola, so Feçi.)
Ne oldu, şaşırdın mı?
“Merhaba, ben Fethee” diyorum.
Brezilyalı olduğum için
Portekizce konuşuyorum.
 
Her yıl Paskalya’dan yedi hafta önce
Rio karnavalında eğleniyorum.
Salsanın hızına
Bir türlü yetişemiyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90566</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/721c1965-385a-4482-93fa-4b93d59f89fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Werther’in Acıları</image:title>
            <image:caption>En büyük aşk romanlarından ve romantik ekolün en seçkin kitaplarından biri olan Genç Werther’in Acıları henüz 25 yaşındaki Goethe’ye, Almancanın ve Almanya’nın sınırları ötesinde ün kazandırmıştır. Kitabın gençler üzerindeki etkisi “Werther Salgını” diye isimlendirilen bir fenomen haline gelmiş, gençlerin intihar etmeye başlaması skandallara sebep olmuştur. Bireysel özgürleşme ve aydınlanma sürecinin romanı olan Werther, günümüze dek etkisinden ve öneminden hiçbir şey yitirmemiştir. 
“Parmaklarımın ucunda yanarak beni sıkıntıya sokan bireysel, çok yakın ilişkilerdi, bunlar beni sonunda Werther’i ortaya çıkaran ruh durumuna soktu. Yaşamış, sevmiş ve çok acı çekmiştim.” 
 Goethe 
“Ben yalnız ve yalnız onu, böylesine içten, böylesine derinden severken, ondan başka birini ne tanıyor, ne biliyorken, ne de başka birine sahipken, nasıl olup da bir başkası onu sevebiliyor, sevmeye yelteniyor, hafsalam bazen bunu bir türlü almıyor!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90567</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c09561ab-9460-4895-b24e-f915e3540820.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklın Kutsal Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bilgi, kimsenin sizden alamayacağı bir güçtür.

Bilgi eksikliğinin olduğu yerde, sorgulanmamış ezberler,değerler, dürtüler ve alışkanlıklarla yaşanır.

Kendinizi tanıyıp hayatı anladıkça, geçmişi aşmanız, daha iyi kararlar almanız, engellerle başa çıkmanız, yaratıcı ve anlamlı yaşamanız kolaylaşır.

Doğru bilgi yalnızca bireyin değil, toplumun ve dünyanın iyileşmesi için de en önemli araçtır

Günümüzde bilgi akışı hızlandıkça nitelikli bilgiye ulaşmak zorlaşırken, akılcı, güvenilir ve kolay anlaşılır bilgi kaynaklarına olan ihtiyacımız giderek artıyor.

Doç. Dr. Şafak Nakajima’nın, tıp, psikoloji, bilim, felsefe ve sanat arasında köprüler kurarak özenle yazdığı, az sözle çok şey anlattığı bu kitap, zor insanlardan duygusal şiddete, virüslerin zekâsından düşünce tuzaklarına, aşkın çeşitlerinden eşcinselliğe, mutluluktan intihara, bilim tarihinden hayatın anlamına uzanan pek çok konuda, insanı tanıma ve hayatı anlama yolculuğunuza ışık tutacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90569</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d51b3c1-ca2a-44db-a4eb-c95c5b15ca74.jpg</image:loc>
            <image:title>Piri Reis’le Açık Denizde</image:title>
            <image:caption>“Yeryüzünde keşfedilmemiş bir yer kalmış mıdır acaba?” 
 Azra&apos;nın aklında tek bir soru vardır: Dünya üzerinde, haritalarda görünmeyen, bugüne kadar kimsenin ayak basmadığı yerler var mıdır acaba? Sorular birbirini kovalarken ünlü denizci Piri Reis ve büyük eseri Kitab-ı Bahriye’yle tanışan “kâşif adayı” Azra, bu büyük tutkunun peşinde kartografiden denizciliğe, “kişisel harita”dan “zihinsel harita”ya pek çok yeni kavramla karşılaşır. Azra ve okul arkadaşlarının kurduğu Kâşifler Kulübü&apos;nün keşfedeceği ne çok şey vardır! 
Çağdaş çocuk edebiyatının özgün kalemi Arslan Sayman, küçük bir kızın kendini ve dünyayı keşfetme arzusunu, Deniz Üçbaşaran’ın incelikli çizgileriyle anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90570</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e393732-2f47-4cd0-9448-e96400b25677.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünden Bugüne Türkiye - Irak İlişkileri</image:title>
            <image:caption>Bölüm I 
 Türkiye – Irak İlişkilerinin Tarihi 
 
Bölüm II 
 2003 Irak Savaşı ve Arap Baharı Arasında Türkiye – Irak İlişkileri 
 
Bölüm III 
 Arap Baharı Sonrasında Türkiye – Irak İlişkileri 
 
Bölüm IV 
 Türkiye’nin Terörle Mücadelesinde Yeni Konsept Planı ve “Irak / Suriye Denkleminde Sınır Ötesi Operasyonları”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90571</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b2f740e-8290-4542-bd88-84e1da8eac64.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerel Yönetimler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
A.    Yerel Yönetimlerde Kuramsal ve Tarihsel Çerçeve 
B.     Türkiye’de Yerel Yönetimler 
C.    Yerel Yönetimlerde Sorunlar ve Reform Arayışları 
D.    Yerel Yönetimler ve Siyaset 
E.     Yerel Yönetimler ve Kent 
F.     Yerel Yönetimlerde Kalkınma, Dijitalleşme ve Çevre</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90572</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0500ba7-6603-40b4-84f7-a22c37ce48a5.jpg</image:loc>
            <image:title>İşgücü Piyasalarında Kırılgan Kümeler</image:title>
            <image:caption>Dünya’da Ve Türkiye’de Ne Eğitimde Ne İstihdamda Ne De Öğrenimde Yer Alan Gençler (NEET) 
 
İşgücü Piyasalarının Feminizasyonu Ve Türkiye Gözlemleri 
 
Bilgi Ve Belge Yönetimi Bölümündeki Akademisyenlerin Cam Tavan Sendromu Algısı 
 
Kadın Yoksulluğu Çözüm Stratejisi Olarak Mikro Kredi Uygulaması Üzerine Tartışmalar 
 
Pozitif Ayrımcılık Bağlamında Türk Medeni Hukukunda Cinsiyet Eşitliği 
 
Emeklilikten Çalışmaya Geçiş: “Köprü İstihdam” Kavramsal Bir Değerlendirme 
 
Düzensiz Göçün Ortaya Çıkardığı Kırılganlıkların Boyutu, Biçimleri Ve Düzenlemeler 
 
Türkiye’de Kırılgan Gruplarda Gelir Ve Yoksulluk Düzeylerinin İşgücü Piyasası Göstergelerine Etkisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90573</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2f2c2a4-2d2d-47d4-8487-a5dc6315d745.jpg</image:loc>
            <image:title>İnternette Keşifsel Satın Alma</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 
Giriş 
 
BÖLÜM 2 
Kişilik ve Kişilik Özellikleri 
Özellik Yaklaşımı ve Kişiliğin Beş Temel Özelliği 
Optimum Uyarılma Seviyesi Teorisi 
Keşifsel Davranış Eğilimleri 
Keşifsel Satın Alma Eğilimleri ve Optimum Uyarılma Seviyesi 
Çevrimiçi( Online ) Satın Alma Niyeti 
İntermette Keşifsel Satın Alma Eğilimleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90574</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7700c4a7-cfd6-4983-952b-9fbffb6b3f01.jpg</image:loc>
            <image:title>Emily -2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yeni Ay Çiftliği’nde yaşamaya başlayan Emily, karşılaştığı tüm zorlukların üstesinden ancak yazarak gelmektedir. Ama şimdi, arkadaşları eğitim almak üzere Shrewsbury yakınındaki liseye gidecekken, Emily’nin kaderi Elizabeth Teyze’nin isteğine bağlı kalmıştır. 
 
Pek çok konuda etrafından takdir gören Emily, kısa süre içinde aldığı kararların yazma yeteneğini geliştirdiğini fark eder. Başarıya uzanan o zorlu yolda ilerlerken hayatını sonsuza dek değiştirecek bir teklif bile alır. 
 
Peki, bu teklifi kabul edip hayatının akışını başka bir yöne mi çevirecektir? Yoksa olağan yaşantısına aynı şekilde devam mı edecektir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90575</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b3a2707-8d40-4643-9db2-29a2c6ad4bde.jpg</image:loc>
            <image:title>Batı&apos;da İktisadi Demokrasi Tartışmaları Ve Bir Çıkış Yolu Arayışı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      Demokrasi Ve İktisadi Demokrasi 
 
2.      Faydacı Yaklaşım 
 
3.      İktisadi Özgürlükler Özelinde İktisadi Demokrasi Ve Eleştirisi 
 
4.      Meritokrasi Tartışmaları 
 
5.      Bir Çıkış Yolu Arayışı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90576</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a35b76a7-3b6c-47aa-a27f-4a3cb573ad58.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş ve Kan</image:title>
            <image:caption>“DÜNYADA SEVGİDEN DAHA GÜÇLÜ HİÇBİR ŞEY YOKTU. 
NE NEFRETNE DE KORKU BENZER BİR GÜCE SAHİP OLMAYI UMUT EDEBİLİRDİ.” 
 
Audrey Rose Wadsworth ve Thomas Cresswell karanlık sırlarla çevrili Chicago’da düzenlenen göz alıcı Kolomb Dünya Fuarı’na katıldıklarında, kendilerini kayıp kişilere ve çözülmemiş cinayetlere uzanan 
bir soruşturmanın ortasında bulurlar. 
Serinin şoke edici finalinde Audrey Rose ve Thomas, 
Beyaz Şehir Şeytanı olarak bilinen katili bulabilecekler mi? 
Yoksa gizemi çözüp cevapları bulmaya çalışırlarken aşkları 
 tarifi mümkün olmayan bir trajediyle yarım mı kalacak? 
 
“Maniscalco’nun ters köşelerle cazibe yayan 
kurgusuna hayran kalacaksınız.” 
-Kirkus Reviews 
 
“Doyle’un Sherlock Holmes’u ve Mary Shelley’nin Frankenstein’ı gibi klasik eserlere selam gönderen 
bu gizem dolu hikâye son derece tatmin edici 
bir okuma deneyimi sunmakta.” 
-School Library Connection</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90577</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d0723b0-751c-4dbf-8473-800851a8e263.jpg</image:loc>
            <image:title>Emily - 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Babası ile birlikte küçük bir çiftlikte hayatını sürdüren Emily Starr’ın yaşadığı beklenmedik bir olay, hayatındaki büyük değişimin habercisi olur. 
Yeni Ay Çiftliği’ne gönderilen Emily; sert mizaçlı Elizabeth Teyze, sevgi dolu Laura Teyze ve arkadaş canlısı Kuzen Jimmy ile yaşamaya başlar. 
Emily şaşırtıcı bir şekilde Yeni Ay’ın büyüsüne kapılsa da kendini oraya ait hissedebileceğinden emin değildir. Fakat kısa süre sonra hırçın ama iyi kalpli Ilse, muhteşem çizimler yapan Teddy ve evin azimli yardımcısı Perry, Emily’nin en yakın arkadaşları olurlar. 
Emily artık Yeni Ay Çiftliği’nde yeniden hayat bulacak ve kendini evinde hissedecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90578</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e095452c-5c16-4a4d-813e-aa64f3b959ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurbağa Manastırı - Abbatia Ranae</image:title>
            <image:caption>Perfectus Belaslatinas, bu kitapta, 1300’lerde manastırların potestas ordinis tarafından nasıl adım adım ele geçirildiğini anlatıyor.
“Korktuk. Dünya nimetlerinden vazgeçip, manastırlara kapanan biz rahiplerin, meğerse yitirecek ne kadar da çok şeyi varmış! Başkalarına sadece Tanrı’dan korktuğumuzu söyleyip gerçekte kendi gölgemizden korktuk! Başkalarına ‘devotus Deo’ olduğumuzu söyleyip, kendimizi nelere nelere adadık! Kendimizin ‘servus Dei’ olduğunu ilân edip, kimlere kimlere hizmet ettik! Manastırlarımızın kapısına ‘non sub homine, sed sub Deo et lege’ yazıp, kimlere kimlere itaat ettik!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90579</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/718e653f-e096-4c68-8284-d5ed47f2af40.jpg</image:loc>
            <image:title>Belirsiz Bir Anın Kıyısında</image:title>
            <image:caption>Sadece çarpma ânında tüm algılarımın ne kadar keskinleştiğini hatırlıyorum. Dünya farklı bir yer gibi görünmüştü gözüme, düşüncelerim dışında her şey yavaşlamış hatta durmuştu. İnsanların yüzlerinde dehşet vardı ve ben ölüm öncesi iyimserlik denilen kavramın varlığından haberdar değildim. Evet var böyle bir şey. Artık öğrendiniz. Ölmeden önceki son saniyelerinizde asla ölmeyeceğinizi düşüneceksiniz. Son ânın içindeymiş sonsuzluk. 
Tek katlı, bahçeli evlerin olduğu otoban kenarındaki gizemli mahalleden oyuncu belleğin dehlizlerine, kuyuya fısıldanan sırlardan mezarından kalkıp gelen ölülere, insan gibi makinelerin tuhaf dünyasından uykuyla uyanıklık arasındaki belirsiz anlara uzanan tekinsiz bir yolculuk; acımasız bir yazarın kaleminden çıkan uçuş korkusu ve nihai sonsuzluk. 
Murat Gülsoy, gerçekle gerçeküstünün sınırlarında dolaşan yedi öyküyle insan ruhunun karanlık sırlarını yer yer muzip yer yer ürkütücü bir atmosferin içinde anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90580</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/336e5752-124c-4531-9ed7-b80ab4053d9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Alara&apos;ya Mektup</image:title>
            <image:caption>“Karanlık ile mücadele etmeyen aydınlığı, zorluk ile mücadele etmeyen kolaylığı, sıkıntı ile mücadele etmeyen mutluluğu göremez.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90581</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/143587d4-c7c3-4633-901d-51fd4a256db0.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefi Düşün Sayı:16 – İskoç Aydınlanması</image:title>
            <image:caption>16. sayımızın konusu İskoç Aydınlanması. Adam Smith’ten David Hume’a, Thomas Reid’ten Adam Ferguson’a 18.yy’ın pek çok önemli filozofunun içinde bulunduğu bu dönemin kendisi kadar yarattığı etkilerin büyüklüğü de tartışmasızdır. Epistemolojiden tarihe, ekonomiden dile, dinden siyasete pek çok alanın orijinal fikirlerle kuşatıldığı bu dönemin çeşitliliği ve zenginliğini yansıtan, özellikle de filozofların ve öğretilerinin mümkün olduğunca İskoç Aydınlanması’nın genel bağlamı içinde ele alındığı yetkin akademik çalışmalar bu sayının içeriğini oluşturmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90582</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d72271ca-c86b-4db4-934b-9ce0163be739.jpg</image:loc>
            <image:title>Karaca Olmak İsteyen Tilki</image:title>
            <image:caption>İyilik, her koşulda cesaret gerektirir.
 
Alman edebiyatının çağdaş ustalarından Kirsten Boie, insanın doğa için oluşturduğu tehdidin gölgesinde yaşam mücadelesi veren orman hayvanlarının gözünden benzersiz bir gerçeklik yaratıyor. Ailesini kaybeden bir tilki yavrusunun hayatta kalma serüvenini, yalın anlatımı ve zarif üslubuyla hikâyeleştiriyor. Evrensel bir duygudaşlığa davet eden kitap, farklılıkların ve bakış açısının, yaşamlara katacağı harikulade ihtimalleri barındırıyor. Barbara Scholz&apos;ün renkli desenleriyle canlanan roman, ister tilki ister çocuk olsun, her canlının sevgiye, anlayışa ve güvene ihtiyacını duyumsatıyor.

Ormandaki büyük yangından kaçan karacalar, porsuklar, baykuşlar, tavşanlar, tarlafareleri... Ailesini kaybetmiş yavru tilkiyi gördüklerinde, hiçbiri onu sahiplenmek istemez. Ne de olsa, &quot;Tilki her zaman tilkidir.&quot; Anne Karaca dayanamaz, Mavi Göz adını verip kucak açar yavruya. Ama tarlafaresi yavrusu ortadan kaybolunca tüm gözler ona çevrilir. Kalbi kırılan Mavi Göz, gerçek ailesini bulmak için keşiflerle dolu bir yolculuğa çıkar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90584</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a16313ef-c456-4527-89f7-3acbc5bfa6e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı Arayışı Ve Anlam Sorunu</image:title>
            <image:caption>“Psikoterapi ve teoloji, bilim ve inanç çok uzun süre birbirleriyle boşuna mücadele ettiler veya birbirlerini yok saydılar; insanın –duruma göre– selameti ya da şifası için faydalı olmaya çalışan bu dallar arasında artık içten bir söyleşi yapma cesaretini göstermenin zamanı geldi. Bu amaçla 1984 yılının Ağustos ayında, Viyana’da tarafsız ve samimi bir diyaloğumuz oldu; bu diyalog ikimize de yeni ve geniş ufuklar açtı. Okur, en azından bizim için çok verimli olan bir görüş alışverişinin dışa vurumunu bulacaktır bu kitapta. ” 
Viktor Frankl – Pinchas Lapide 
 
Viktor E. Frankl, ardında çok geniş kapsamlı bir külliyat bıraktı. “Tanrı Arayışı ve Anlam Sorunu” adlı kitap, basılmış diğer kitapların arasında yer almıyor çünkü 2004 Mayıs’ında orijinal el yazması ve eserle ilgili ses kayıtları Frankl’ın özel arşivi kayıt altına alınırken keşfedildi. 
Viktor Frankl’ın, Viyana’daki evinde Yahudi ilahiyatçı Pinchas Lapide ile yaptığı birkaç saatlik söyleşi sonunda ortaya çıkan “Tanrı Arayışı ve Anlam Sorunu” adlı kitap, yazarın bırakıtında prova baskıları yapılmış olarak bulundu. Her iki yazar da iki kez redakte edip önsözünü yazarak âdeta kitabı yayına hazır hale getirmişlerdi. Kitabın neden yayınlanmadığı konusunda hâlâ bir bilgiye sahip değiliz. Logoterapinin temel özelliklerini açıklaması istendiğinde, Frankl genellikle varolan formülasyonları ve kanıtlanmış formülleri kullanır. Elinizdeki kitapta ise durum farklı. Burada, birbirlerine sadece kendi görüş açılarını anlatmakla kalmayan, ayrıca uzun yollar kat ederek birlikte yeni düşünceler ve fikirler geliştiren ve bunları hem özel hem de entelektüel dostluğun yarattığı güvenli bir ortamda tartışmaya açan iki araştırmacı buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90586</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4c4307f-6368-468d-ae97-2b07a79acc56.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürenin Diyalektiği</image:title>
            <image:caption>Fransız filozof Gaston Bachelard, 20. yüzyıl felsefesine yön veren en özgün isimlerden biridir. Onun fenomenoloji ve psikanalizle örülü yapıtı, bilim üzerine sürekli bir düşünüm sunarken arka planına insanın yaratıcı veya şiirsel yönünü alır.  
Bu kitap, Bachelard’ın zamanın ve fiziksel dünyanın doğasına ilişkin düşünme çabasının üründür. Felsefe yapmanın tamamen yeni bir biçimi olan ‘durma felsefesi’ne giriş niteliğindedir. Yazar bu kitapta, Bergson’la ve onun ‘yaşanmış zaman’ kavramıyla sürekli bir tartışma içindedir. Aynı zamanda Bachelard’ın bilim felsefesini, doğa ve nedensellik kavrayışını anlamak adına bu kitap, önemli izlekler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90587</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69881c8a-2cef-49de-a7d4-fb4be042daa2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini İyileştirme İşi Nasıl Yapılır?</image:title>
            <image:caption>Üç milyonu aşkın takipçili Instagram fenomeni “@the.holistic.psychologist” hesabının sahibi Dr. Nicole LePera’dan kalıcı bir değişim yaratmak için kişiyi kendi gücünü kontrol altına alıp kullanmaya yönelten devrim niteliğinde bir kitap. 
Kendisi de bir klinik psikolog olan Dr. Nicole LePera, geleneksel psikoterapinin kısıtlamaları yüzünden sık sık hayal kırıklığına uğradı. Danışanları ve kendisi için daha fazlasını isteyerek, insanları kendilerini iyileştirmeleri için gerekli olan araçlarla donatan birleşik bir zihinsel, fiziksel ve ruhsal iyilik hali felsefesi geliştirme yolculuğuna başladı. Hayat değiştiren sonuçları bizzat deneyimledikten sonra öğrendiklerini başkalarıyla paylaşmaya başladı ve kısa süre sonra “The Holistic Psychologist (Holistik Psikolog)” doğdu. Şimdi, Dr. LePera çok talep edilen kitabını dünya ile paylaşıyor. Kendini İyileştirme İşi Nasıl Yapılır? kitabında hem “Kendini İyileştirmek” için bir manifesto hem de daha enerjik, otantik ve neşeli bir yaşam yaratmak için temel bir rehber sunuyor. Çeşitli bilimsel alanlar ve iyileştirici yöntemlere dair en son araştırmalardan yararlanan Dr. LePera, çocukluktaki olumsuz deneyimlerin ve travmanın bizimle nasıl yaşadığını, bütün bedende nasıl işlev bozukluklarına neden olabildiğini —bizi eş bağımlılık, duygusal toyluk ve travma bağları kalıplarıyla meşgul olmaya mahkum eden zararlı stres tepkilerini nasıl harekete 
geçirdiğini anlamamıza yardımcı oluyor. Kişinin kendini sabote ettiği bu davranışlar, tanımlanıp ele alınmadığı sürece hızlı bir şekilde döngüsel hale gelebiliyor ve insanları mutsuz, tatminsiz ve iyilikten uzak hislerle bırakabiliyor. 
Kitapta Dr. LePera, okuyuculara yıkıcı davranışlardan kurtulmaları ve hayatlarını yeniden yaratmaları için destek ve araçlar sunuyor. Geleneksel eylem tarzına getirilen bir dizi köklü değişim olan bu çalışma, zihinsel sağlık ve kişisel bakıma dair yaklaşım şeklimizi sonsuza kadar değiştirecek bir rehberdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90588</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72d1b8ef-60d5-4884-b1c7-75e8371e3065.jpg</image:loc>
            <image:title>Moonology Ay Kehanetleri Kartları</image:title>
            <image:caption>Moonology Ay Kehanetleri Kartlari 
44 Kartlık Deste Ve Rehber Kitap. 
Ay’ın Enerjisinin GüNdelik Hayatımız ÜStüNde Çok GüÇlü Bir Etkisi Vardır. Harikulade Resmedilmiş Bu Kehanet Kartlarını Kullanarak Şifalanmak, Tavsiye Almak, Korunmak Ve Her Ay DöngüSü Boyunca Onun Sihirli Enerjisiyle Nasıl Çalışacağınızı Öğrenmek Için Ay’ın Kadim Bilgeliğiyle Bağ Kurun. 
Kartların Yanındaki Rehber Kitap Onların Nasıl Yorumlanacağını Ve Hayatınızı Yaratmak, Planlamak Ve Öngörmek Için Nasıl Kullanılacağını Açıklıyor. Önemli Bir Karar Vermeniz Gerektiği Zaman Sadece Bir Kart Çekin Ve Ay’ın Size Yol Göstermesine Izin Verin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90590</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1490cf46-4bf1-4494-82d0-b61cb24071fa.jpg</image:loc>
            <image:title>21 Köy Enstitüsü - Çınarlar Anlatıyor</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de eğitim niteliksiz, fırsat ve olanak eşitliğinin uzağında sürdürülürken, yoksunluklarla boğuşan köy çocuklarını birer eğitim meşalesine dönüştüren Köy Enstitüleri, yakın tarihimizin en büyük eğitim atılımı olarak her geçen gün daha da parıldıyor.
Köy Enstitüleri üzerine uzun yıllardır araştırmalarını sürdüren eğitimci Mustafa Gazalcı, 81. yıldönümünde 21 Köy Enstitüsünün tarihçesini, sistemin can alıcı yanlarını, enstitülerden çıkan 81 çınarın anlattıklarıyla sonsuzluğa taşıyor.
Çınarların tanıklığıyla Köy Enstitülerine yönelik karalamalar bir bir çürüyor, bu aydınlanmacı eğitim devrimini karartanların amaçları su yüzüne çıkıyor. 
Enstitülüler çarpıcı anılarını ve canlı tanıklıklarını dile getirirken iş içinde yürütülen o görkemli eğitimi, dört duvar arasında, ezberletip unutturan eğitim anlayışının karşısına dikiyorlar.
Enstitülerden yetişip birer çınara dönüşenlerin anlattıklarını okurken sisteme destek veren siyasetçilerin, Tonguç ve arkadaşlarının yaptıklarına bir kez daha hayran olacak, onlardan sonra boynu bükük bir fidan gibi bırakılan köy çocuklarının sessiz çığlıklarını duyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90591</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc3ed15a-9bdf-45ed-9031-81a57fb772a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilafet&apos;in Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Bugüne kadar hilafet hakkında birçok kitap yazılmıştır. Söz konusu kitapların bir kısmında hilafet kurumu ya ideolojik çatışmaların konusu yapılmış ya da kurumla ilgili teorik bilgi verilmekle yetinilmiştir. Kuşkusuz geçmişte yapılan çalışmalarla, kitabımızın konusu arasında benzerlikler olması kaçınılmazdır. Bununla birlikte biz burada halifeliği, İslâm dünyasında ortaya çıkmış önemli bir kurumun tarihini anlatmak üzere ele alacağız. Burada amacımız hilafetin meşruiyetini tartışmak değil, kurumun tarihî süreçte geçirdiği aşamaları ele almak, kısacası hikâyesini anlatmaktır. Bu çerçevede hilafet ve saltanat kurumlarının kökenine ve gelişim sürecine inilerek kurumun yapısı tasvir edilmeye çalışılacaktır. Elinizdeki çalışmanın bir başka amacı da hilafet kurumunun tarihî gelişimini ideolojik bir saplantıya girmeden ortaya koymaktır. Temel hedef, iki uca kayma eğilimi yüksek ideolojik yaklaşım sahiplerinin iddialarını temellendirmek değil, hilafet kurumunun tarihî gelişimini tasvir etmektir. Ulaşılan sonuçların kimin görüşünü beslediği ya da kimin görüşünü reddettiği hususu bu çalışmanın konusu değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90592</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdf21a81-07d3-44bb-925f-689dc8da731c.jpg</image:loc>
            <image:title>Trendeki Yabancılar - Nancy Drew Günlükleri 2</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada milyonlar satan, her yaştan okurun kalbini kazanmış, hem sinemaya hem de TV dizisine uyarlanmış Nancy Drew Günlükleri heyecan dolu maceralarıyla devam ediyor!

Bess ve George’la Kuzey Yıldızı’nda kendimize yarışma kazanmış üç yolcu süsü veriyorduk. O muhteşem yolcu gemisindeki olayı da neredeyse çözdüğümü sanıyordum. Ama şimdi hedef benmişim gibi görünüyor…

Amatör dedektif Nancy ve arkadaşları, tehlikeli sularda ilerlemeye devam ediyor…

Kuzey Yıldızı yolcu gemisi Skagway limanına yanaştı. Nancy, gemi limandayken içeride bir ipucu bulmanın peşinde. Ama asıl tehlikenin onu dışarıda beklediğini bilmiyor! Nancy ve arkadaşları şehirde gezintiye çıkıyorlar ve… Olaylar onların, onlar olayların peşini bir an olsun bırakmıyor.

Hayat sürprizlerle doludur. Bu sürprizler her zaman sevindirici olmayabilir. Nancy, nefesini ensesinde hissettiği sürprizle karşılaşınca neler olacak acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90593</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1815484-e508-4fbc-85c9-1775fd5428dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçan Sincap İle Uzaylı Topaç&apos;ın Serüvenleri</image:title>
            <image:caption>Merhaba...

Kitabımı eline aldığında gözlerinin parladığını gördüm. Yoksa sen de mi bir kitap kurdusun? Okumayı çok mu seviyorsun? Öyleyse, Tomurcuk Kitaplar’la arkadaş ol... Her birinde, yeni şeyler öğrenecek, değişik bir serüvenle karşılaşacaksın.

Farklı dünyalarda yaşayan kişiler de güzel dostluklar kurabilir mi? Uzaylı Topaç ve Uçan Sincap’ın hikâyesini okuduktan sonra bunun mümkün olduğunu düşüneceksin.

Güzel bir yaz gecesi Barış Ormanı’nda herkes uykuya dalmışken Uçan Sincap ormana bir cismin içinde ansızın gelen tostoparlak, kafasında anten olan garip ama bir o kadar sevimli bir yaratıkla tanışır ve ona gülümser. Bu sıcacık gülümseme ile sımsıcak bir dostluk ve güzel maceralar başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90594</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/444282d0-34ad-4a38-ad2c-abbc16c5e6d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaplumbağa Karita, Denizatı Derya ve Ötekiler</image:title>
            <image:caption>Merhaba...

Kitabımı eline aldığında gözlerinin parladığını gördüm. Yoksa sen de mi bir kitap kurdusun? Okumayı çok mu seviyorsun? Öyleyse, Tomurcuk Kitaplar’la arkadaş ol... Her birinde, yeni şeyler öğrenecek, değişik bir serüvenle karşılaşacaksın.

Son yıllarda insanlar her yere yayıldı. Bu durum hayvanların yaşam alanlarını daraltmış olabilir mi sence? Onların yaşama haklarını ellerinden almak yerine güvenle yaşamaları için elimizden geleni yapsak daha iyi olmaz mı?

Kaplumbağa Karita, Denizatı Derya, Gezgin Yunus, İstiridye ve Tombul Denizyıldızı’nın maceralarını, hayatta kalmak için verdikleri mücadeleyi okuyunca her canlının yaşam hakkı olduğunu anlayacaksın. Belki sen de bu mücadelelerinde onlara destek olmak istersin. Ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90595</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d154ce4-7d89-4809-bc46-fdb69cb05815.jpg</image:loc>
            <image:title>Duvarlar Resim Olsa</image:title>
            <image:caption>Sevim Ak’ın, Anıl Tortop’un çizimleriyle daha da sevilen romanı Duvarlar Resim Olsa FOM Kitap’ta!
Maske, izolasyon, hijyen… Üçü de 2015’te yazılan bu kitapta geçiyor. Umut, heyecan ve renkler… Sağlık, arkadaşlık ve fırçalar… Duvarlar bu bileşenlerle resim olacak…
Fulya, kocaman bir odası, içine kurulduğunda rengarenk dünyalara daldığı bir düş koltuğu ve kitaplarla dolu kütüphanesi olsa da yeni taşındıkları evde kendini yalnız hissediyordu.
Yüzünde yeniden gülücükler açması için penceresinin ötesindeki balkon komşusu Gülce ile tanışmayı beklemeliydi. Duygularını birbirlerine akıtmak, birlikte gülmek ve hiç unutamayacakları öyküler yaratmak için… 
Fulya ve Gülce&apos;nin arkadaşlığını, usta yazar Sevim Ak’ın benzersiz anlatımıyla, dayanışma içinde, hayallerle kenetlenen sıcacık bir dostluk romanı olarak okuyacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90596</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b159f157-17a6-4e02-b568-4cd6d960451a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Şişmanı</image:title>
            <image:caption>Usta yazar Sevim Ak’ın özgün anlatımıyla, önüne çıkan harika bir fırsatın izini süren, çektiği fotoğraflarla kendi içinde ve yaşadığı mahallede yepyeni bir yolculuğa çıkan bir çocuğun umut dolu hikayesi…

Karnesindeki düşük notları yüzünden yüzü bir türlü gülmeyen Berk, köşeye sıkışmış durumda! Ailesi ondan ne çok bekliyor… O ise, hangi işe el atsa, hangi hobiye merak sarsa hemencecik vazgeçiyor. En sevdiği şey, yan gelip yatmak, bir köşede saatlerce mışıl mışıl uyumak olunca… Yaptığı bu tercihin, yoluna sereceği sürprizlerden habersiz oysa.

Sevim Ak’ ın sevilen uzun öyküsü Dünyanın En Şişmanı, Ayşın Delibaş Eroğlu’nun çizimleriyle şimdi
FOM KİTAP’ ta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90597</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1268e1f-05ac-4c32-89d2-34c77bb76d0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Franchise Davası</image:title>
            <image:caption>Franchise’ın kapalı kapıları ardında yaşananlar çözülmeyi bekliyor. 
Marion Sharpe ve annesi kilitli kapılar ardına gizlenmiş sessiz sakin bir kasaba evi olan Franchise’ta huzurlu bir hayat sürüyorlar.
Bir gün polis kapıda masum yüzlü bir genç kızla beliriyor.
Betty Kane’le… 
Betty Kane, aile tarafından kaçırılıp işkenceye uğradığını ileri sürüyor. Tutulduğunu iddia ettiği tavan arasındaki camın çatlağına varıncaya kadar detaylı anlatıyor her şeyi. 
Betty Kane masum, utangaç, sessiz sakin bir genç kız.
Fakat avukat Robert, bir şeyler döndüğünün farkında.
Acaba gerekli ipucunu dava başlamadan bulabilecek mi? 
İngiltere Polisiye Yazarları Derneği tarafından en iyi yirmi polisiye romandan biri seçilen Franchise Davası, ilhamını gerçek bir olaydan alan sürükleyici bir klasik… 
“Kusursuz bir üslupla kaleme alınmış…
Birinci sınıf polisiye!” – Los Angeles Times 
“Josephine Tey’in özgün karakter yaratmadaki mahareti ve yazım tarzı, onu polisiyenin en iyileri arasına sokmaya yetiyor.” – New Yorker 
“Orijinal ve gizemli hikâyeler yazmakta usta Josephine Tey, okurları hayal kırıklığına uğratmayacak.” – Spectator</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90598</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2bfc421-8192-4076-9ce5-abc467ebdcf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Deliler Balosu</image:title>
            <image:caption>Orkestra çıt çıkarmayan kalabalığa vals çalmaya devam etti. Bakışlar, açılmakta olan kapılara yönelmişti... 
Bu egzotik hayvanları daha yakından görmek için itişip kakışıyorlardı. Sanki bir hayvanat bahçesinde, kafesteki ilginç yaratıklarla burun buruna gelmişlerdi. 
Bu egzotik hayvanları Salpêtrière’e hapsedenler; işçiler, çiçekçiler, öğretmenler, eczacılar, tüccarlar, babalar, kardeşler, kocalar… 
19. yüzyıl Paris’inde, bir sabah “gerçekleri” söylediğiniz için kendinizi, yakınlarınız tarafından Salpêtrière Hastanesine yatırılırken bulabilirdiniz. Deli olmadığınıza herkesi nasıl ikna edebilirsiniz? Peki ya gerçek deli onlarsa? Onların ürettiği toplumsal normlar, gerçek bir hastanenin duvarlarıysa? 
Victoria Mas, sizleri “deliler” ve “akıllılar”ın birbirine karıştığı bir baloda; önce hastanenin sonra da toplumsal cinsiyet, kimlik ve deliliğe dair önyargılarınızın duvarlarını yıkmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90599</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4deecb5-4562-49e7-9404-f842778788d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkalık Deneyimi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Kıta Avrupa Felsefesinde başkalık sorunundan yola çıkarak yasa, adalet, etik ve siyaset konularını düşünme çabasının ürünüdür. Bernasconi, Heidegger, Derrida ve Levinas düşüncesi üzerinden tartışılan başkalık sorunsalı; ırk, kültürel başkalık ve toplumsal cinsiyet sorularıyla ilişkilendirilmektedir. 
Heidegger’in ilgi etiği; Levinas’ın adalet, sonsuz sorumluluk ve Tanrı kavrayışı; Derrida’nın konukseverlik ve cinsiyet farklılığı anlayışı eserde ele alınan konulardandır. Tüm bunlarla beraber kitapta, Husserl, Sartre ve Merleau-Ponty felsefelerinde ‘başkalık’a dair izlekler sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90600</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/313b9cb5-7fdd-4368-bb9b-d09f50d75f56.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Emretmeyen Daima Uşak Kalır - Johann Wolfgang Von Goethe’den Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>Alman ve dünya edebiyatının en etkili kalemlerinden şair, yazar, düşün, bilim ve devlet adamı Johann Wolfgang Von Goethe’nin edebî yapıtlarıyla henüz tanışmamış olanlar, zengin yaşamı hakkında bilgi edinmek ve eserlerindeki en çarpıcı kesitleri bir arada görmek isteyenler, bilge sanatkârın eşsiz dünyasına bu kitapla bir başlangıç yapabilirler. 

İki ömrüm olsun isterdim; biri yaşamak, diğeri okumak için. 
 
Bir çağın içindeyken, o çağa bakabilecek bir seyir noktası yoktur. 
 
Yaşamını resmî toplantılarla geçiren, ziyafet sofrasında bir sandalye öteye geçmek uğruna yıllarını harcayan ne çok insan var! 
 
Yetenek, sessizlik içinde gelişir; karakter ise dünyanın fırtınaları arasında... 
 
Hükmetmek kolay öğrenilir, yönetmek zor. 
 
Niçin ölülerimizle ilgili bu derece iyi konuşuyoruz da iş, sağ olanlara gelince daha ihtiyatlı tavır takınıyoruz? 
 
Bir başkasının fikrini dinleyeceksem bu, güzel bir biçimde ifade edilmiş olmalıdır; kendi içimde yeterince karmaşığım zaten.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90601</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3edaf76-03b5-413d-b8df-391ab78d68d6.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>“Savaş Barıştır
Özgürlük Köleliktir
Cehalet Güçtür.”
Ne geçmişin ne geleceğin var olduğu, tüm olayların sonsuz bir “şimdi”de yaşandığı totaliter bir yönetim. Her şeyin izlendiği ve kontrol altında tutulduğu böylesi bir dünyada, yapılacak tüm planlar sadece ve sadece Parti ve “Büyük Birader” üzerine kurulu...
George Orwell, başlangıçtan bitişine herkesi gerçekliğine ikna edecek, kusursuz bir metin inşa ediyor.
Yirminci yüzyılın en önemli romanlarından 1984, neredeyse bir türe adını verecek güçte bir distopya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90602</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bd8b857-5639-490e-b2f6-c36f64719014.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah Bir Emekli Olsam!</image:title>
            <image:caption>Ev alsam, araba alsam, teknem olsa, tatile çıksam, dünyayı gezsem…
Hayaller sonsuz, kaynaklar kıt. Herkes emekli olacağı tarihi bilmek istiyor.
Bir güvenceye ihtiyaç duyduğumuz için emekliliği önemsiyoruz. Yoksa hepimiz biliyoruz ki “Kıyı kasabasında balık tutmak, tekne ile dünya turuna çıkmak” her emekliye nasip olacak bir hayal değil.
Ama emeklilik zamanı da bir gün çıkıp gelecek. Peki ne zaman ve nasıl emekli olunur? Ne kadar prim ödenmeli? Hangi şartlarda erken emeklilik hakkı kazanılıyor?
Çalışmadan emeklilik mümkün mü? Emekli maaşı nasıl artırılır? Tüm bu soruların ve çok daha fazlasının cevabı işte bu kitapta.
Faruk Erdem’den Ah Bir Emekli Olsam!, emeklilik için ihtiyaç duyduğunuz sihirli rakamlardan oluşan bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90603</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd37b760-1f99-4db8-8db5-1204044c5ca9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Holmes Meselesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Jamie Watson ve Charlotte Holmes, Moriarty tehlikesinden kurtulup sonunda rahata kavuştuklarını düşünüyorlardı. Ancak sıradan gençler gibi üniversite yaz programına yazılıp beladan uzak durmak isterlerken kendilerini yeni bir davanın tam göbeğinde buldular. 
 
Geçen yıl Oxford tiyatro kulübü üyelerinin başlarına gelen kazalar, başroldeki kızın birden kayıplara karışmasıyla son bulmuştu. Sır perdesi aralanmamış, dava kapatılmıştı. Ve kimse –özellikle de kızın yakın arkadaş grubu– bu konu hakkında tek kelime etmiyordu. 
 
Jamie’nin ilgisiyle aklı karışan Charlotte, hem gizemi bir an önce çözmek hem de nasıl bir gelecek istediğine karar vermek zorundaydı. Holmes ve Watson gerçek dünyayla yüzleşmeye hazır mıydı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90604</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ba74929-ae74-41c4-838f-440049c9be66.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Hırsızı</image:title>
            <image:caption>“Karanlık, şaşırtıcı ve özgün bir Peter Pan macerası.” –Christopher Golden 
 
Peter çevik, cesur ve haylazdı… ve tüm çocuklar gibi oyun oynamayı seviyordu, her ne kadar oyunları kanlı bitse de. Gözleri altın gibi parlayan Peter sana gülümsediğinde artık ömür boyu dostun olurdu ama çok da güvenilir bir dost sayılmazdı ve seni götürmeyi vadettiği yer Varolmayan Ülke değildi. 
 
Eğer Peter onu kurtarmasaydı on dört yaşındaki Nick uyuşturucu satıcıları tarafından öldürülecekti. Şimdi bu karizmatik çocuk onu asla büyümeyecekleri; perilerin, canavarların ve sonsuz büyünün var olduğu gizli bir yere, maceraya davet ediyordu. Nick, Peter’ın peşinden bu yere gittiğinde onun “Şeytanlar” adını koyduğu, kayıp ve çalınmış çocuklardan oluşan vahşi kabilesiyle birlikte Kaptan ve askerlerine karşı savaşmayı öğrenecek ya da ölecekti. Çocuk Hırsızı Peter’ın karanlık geçmişi bu süreçte su yüzüne çıkacaktı. 
Dünyaca ünlü illüstratör Brom’un hem yazıp hem resimlediği, Peter Pan hikâyesini tuhaf, sıradışı ve oldukça karanlık bir biçimde yeniden anlattığı Çocuk Hırsızı, çocukluk kahramanınızın korkutucu tarafını açığa çıkarıyor. 
 
“Brom, fantastik edebiyata safi korku zerk ediyor.” –Holly Black</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90605</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35084070-ca95-4957-8e2c-2f8e4882df72.jpg</image:loc>
            <image:title>Halka</image:title>
            <image:caption>“Asya’nın Stephen King’i.” –Library Journal 
 
“Koci Suzuki varlığın kurgusunu, ölümsüzlüğü ve bilinci sorguluyor.” –Hakan Günday 
 
1990’lı yıllardan itibaren insanlığa yeni kâbuslar armağan eden Koci Suzuki’nin başyapıtı Halka, hem edebiyatta hem de sinemada yeni bir korku dalgasının yükselmesine sebep olan, polisiyenin maceracı ruhuyla psikolojik gerilimin derin dehşetini birleştiren çağdaş bir lanet anlatısı. 
 
Dergi muhabiri Kazuyuki Asakava’nın yeğeni Tomoko gizemli bir şekilde hayatını kaybeder. Üç gencin daha aynı gün ve saatte aniden öldüklerini öğrenen Asakava, bu vakalar arasındaki karanlık bağları araştırırken, peşine düştüğü ipuçları onu tuhaf görüntülerle dolu bir videokasete götürür. Kendisini gün geçtikçe daha fazla sürüklendiği bir girdabın ortasında bulan Asakava, arkadaşı Ryuci Takayama’nın yardımıyla bu sarmalın içinden çıkmaya çabalarken, kasetin laneti hayatında daha fazla yer kaplamaya başlar. 
 
Sonuna kadar izle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90606</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bd2a256-8c11-46da-b205-d79c2877644e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrısız</image:title>
            <image:caption>İçinde bulunduğumuz yüzyılın sonlarına doğru şehirler birbirinin üzerine yığılan katlar hâlinde yükselirken üç katlı İstanbul’da işlenen bir cinayetin ardından başlayan olaylar bizi geçmişe, paralel evrenlere, başka gezegenlere sürüklüyor. 
 
Tanrısız’da polisiye ve bilimkurgu türlerini ustalıkla harmanlayarak bizleri 21. yüzyılın sonlarına götüren Mehmet Atılgan, muhtemel gelecek tasavvurunda da çıtayı oldukça yükseğe taşıyıp ters köşelerle okurun merakını diri tutmayı başarıyor. 
 
“Benjamin Libet, 1973 yılında yaptığı deneyler sonucunda bilincin her şey olup bittikten yarım saniye sonra devreye girdiğini ortaya koymuştu. Yani şu an dediğimizde, geçmişte olmuş bir olayı yaşıyoruz. Bu durumu diğer nörofizyologlar da, hep geçmişte yaşadığımız ve bilincimizin tüm yaşananları yarım saniye sonra gösteren bir monitör gibi olduğu şeklinde yorumlamıştı. 
 
Normalde tüm algılar beyne iletiliyor. Bilinçaltında değerlendirilip yorumlanırken, benlik hiçbir şeyin farkında değil. Zihnimizde canlanan, yani farkına varabildiğimiz bilgilerse epeyce uzun bir gecikmeden sonra kortekse, bilincin bulunduğu bölgeye gönderiliyor. 
 
Ya birisi, dışarıdan gelen bilgilerin kortekse iletilmesini geciktirecek bir teknoloji geliştirdiyse? Ya bilincimize aktarılan görüntülerin daha geç algılanmasının bir yolunu bulduysa? 
  O halde gelecek çoktan yaşandı. ‘Şimdi’yi hatırlıyoruz. Gelecek ve şu an, tamamen bizim kontrolümüzün</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90607</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5c76cbc-1e7d-4966-89c2-f6d8eedb6309.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokuzuncu Cemiyet</image:title>
            <image:caption>Galaxy “Alex” Stern, Yale Üniversitesi birinci sınıf öğrencileri arasından tuhaflığıyla sıyrılan bir genç. Los Angeles’ta büyüyen ve her türlü belaya bulaşabileceği bir hayat yaşayan Alex, vahşi bir cinayet mahallinden sağ çıkan tek kişi. Yirmi yaşında ama birçok açıdan hâlâ boyundan büyük işlere kalkışan biri… Ve bir gece arkadaşlarını, sevgilisini, bildiği her şeyi kaybetti. Hastane yatağında uyandıktan sonra hayatı tamamen değişti. Alex, üniversitedeki cemiyetlerin faaliyetlerini denetleyen bir grubun parçası oldu, peki ama neden? 
 
Geçmişiyle ilgili sorulara cevaplar arayan Alex, kendini birden sihirli ve gizemli cemiyetlerin, Kadim Sekizli’nin ortasında buldu. Büyüyle uğraşan, ölüleri dirilten, yaşayanları avlayan zenginlerin ve güçlülerin kalesi olan cemiyetlerde olup bitenleri kim tahayyül edebilirdi ki? 
 
“Son yıllarda okuduğum en iyi fantastik eser. Bardugo’nun hayal gücünün sınırları muazzam ve bu kitabı da elden bırakmak imkânsız.” –Stephen King 
 
“Dokuzuncu Cemiyet son yıllarda okuduğum en iyi fantazi romanlarından biri. Asla terk etmek istemeyeceğiniz bir dünyaya açılan bir kapı.” –Lev Grossman 
 
“Dokuzuncu Cemiyet uzun zamandır okuduğum en iyi kitap.” –Kelly Link 
 
“Bu kitap dünyamı altüst etti. Kahramanı Alex Stern’e doyamadım.” –Joe Hill</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90609</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b6a6998-d470-4700-8aeb-2f1406c18cfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşçının Laneti (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>KIZIL TAHT’IN PEŞİNDEKİ HERKES LANETLENİR 
 
Simon, Halderianların yeni kralı olarak dört bir yandan kuşatılmıştı. Uygun bir evlilik yapması, Antora’ya hükmetmesi ve bu uğurda herkesi ezip geçmesi bekleniyordu. Oysa o, Kestra’dan, bir zamanlar âşık olduğu kadından umudunu hiç kesmemişti. 
 
Herruh Ormanı’nda esir tutulan Kestra, büyüsünün geliştiğini hissedebiliyor ve tüm uyarılara karşın güçlerini tamamen benimsemesi gerektiğini biliyordu. Sonunda yozlaşacak olsa da emin olduğu tek bir şey vardı: Antora’nın kaderi büyüde gizliydi. 
 
Lord Endrick’i yok etmek için farklı yolları tercih eden Kestra ve Simon’ı korkunç bir karar ânı bekliyordu. O an geldiğinde beraber mi yoksa birbirlerine karşı mı savaşacaklardı? 
 
“Savaş, ihanet, büyü ve aşkla dolu bir dünyaya açılan pencere.” —School Library Connection</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90610</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3f0097a-4a5a-4f64-be9a-db81b7e97972.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Yogayım</image:title>
            <image:caption>Çok büyük bir dünyada kendimi küçük hissettiğimde zihnimi, bedenimi ve nefesimi sakinleştiririm. Hayal edebilir ve yaratıcılığımı sergilerim. Ben Yogayım. Bulutların arasına yükselen bir kartal veya gece gökyüzünde parıldayan bir yıldız... Çölde bir deve veya denize yelken açan bir tekne... Yoga dönüştürme gücüne sahiptir. Yalnızca bedeni güçlendirip zihni sakinleştirmekle kalmaz, aynı zamanda biraz hayal gücü ile bize her şeyin mümkün olabileceğini gösterir. Ben Yogayım kitabı, çocukları yogayı keşfetmeleri ve onun ötesindeki dünyaya yüreklerinde yer açmaları için cesaretlendiriyor. Usta yazar Peter H. Reynolds ve yoga eğitmeni Susan Verde bir araya gelerek sonsuz ihtimaller, yaratıcılık, hayal gücü ve kendini keşfetme üzerine müthiş bir eser ortaya koyuyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90611</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97277ae4-c3e7-47be-8c79-191775b7741a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sofist</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Ömer Naci Soykan&apos;ın Yunanca aslından İngilizce ve Almanca çevirileriyle karşılaştırarak Türkçeye çevirdiği Sofist, Platon&apos;un varlıkbilim anlayışını çarpıcı biçimde yansıtan bir son dönem diyaloğudur. 
Diyaloğun konusu kimliği, neliği, doğası araştırılan &quot;sofist&quot;tir. Platon, Sofist&apos;le başlayan, Sofist, Devlet Adamı ve Filozof başlıklarını taşıyan bir üçleme tasarladıysa da bunlardan sadece ilk ikisi gerçekleşmiştir. 
Sofist&apos;in en önemli Platon diyaloglarından olması dışında, Soykan&apos;ın bu çalışmadaki amacı Platon&apos;u yorumlamaktan öte, bir felsefe metninin nasıl okunduğunu, nasıl çözümlendiğini, onun içine nasıl girildiğini, iç-bağıntılarının nasıl gösterileceğini, bu bağıntıların başka metin iç-bağıntılarıyla ne gibi benzer/ ayrı yönleri olduğuna dair yol gösterici olmak. 
Yunanca aslıyla birlikte sunulan Sofist okuması, bu yönde yapılabilecek metin okumaları ve çözümlemeleri için önemli bir örnek teşkil ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90612</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a0c963d-0392-480b-bf88-41b888069b49.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Medyanın Gayrimenkul Pazarlamasına Etkisi</image:title>
            <image:caption>Bilgi ve iletişim alanındaki süratli gelişimle beraber internet teknolojisi de gelişim ve değişim içine girmiştir. 
Bu paralelde internet kullanıcılarının sayıları da devamlı artış göstermektedir. 

Şirketler de geleneksel pazarlama etkinliklerine ilaveten, bugün genel anlamda internette pazarlama uygulamalarından yararlanmaktadırlar. 
Özelde ise gerek maliyet gerekse tüketiciye erişim unsurları bakımından sosyal medya pazarlaması dikkat çekmektedir. 
Gayrimenkul sektörü, büyümesine ara vermeyen dinamik bir sektördür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90613</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/901d9283-045a-4772-a905-79ca246a5a33.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprakta Büyür mü İnsan?</image:title>
            <image:caption>Kerem Bakıcı’nın ilk öykü kitabı Toprakta Büyür mü İnsan?, alıç ağaçlarının gölgesi üzerine düşenlerin, pişmanlığına bir ömür adayanların, inatçı bir doğanın, kışın ve baharın anlattıklarını bir araya getiriyor. Sık sık doğa seslerinin karıştığı öyküler çınlayan, tıkırdayan, hareketli, değişken, hızlı bir soluğu taşıyor. 
 
“Kasaba aşağılarda kaldı. Kerpiç, sıcak ve eski. Kel Tepe’nin başı gökte. Eteklerine dizilmiş üç beş boranhane. Göz göz... Katran, feldir, canlı. Gün ışımadı henüz. Gökyüzünde sarı, kırmızı haleler. Cıbıldak tere batan Haris, adımlarını sıklaştırdı. Alnında geceden kalma bir ağrı, zonk zonk. Yıkık dökük boranhanelerden birine daldı. Kanat çırpışları her yanda. Güvercinler tek gözleri açık uyur, derlerdi de inanmazdım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90614</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a2baf19-279c-441f-b9ca-d9527dc625a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hevesin Kaçış Yönü</image:title>
            <image:caption>Gökhan Yılmaz üçüncü öykü kitabında akışkan, kıvrak, kırılmayan ama büküle büküle büyüyen ilişkilenmeleri dillendiriyor. 
Birbirine bakan aileler, bıçak kesiğiyle tutturulmuş ölümler, zamanla geçmesi beklenen hayatlar, içeride bir kör kuyuya dönüşen günler, dışarıda kanatları akılda büyüyen bir gökyüzü, ekmek yutan ve ekmek kusan bir fırının ağzında hikâyeler... 
“Günler geçtikçe başka ayrıntıları hatırladık. Yanımıza kolonya ile gönderirlerdi. Sokağa. Hem saçında hem cebinde. Koruyacağına inanırlardı belki, kim bilir. Kendini ayıltsın diye ihtimal. Aniden. Saçının önü burnuna doğru düşük. Bakışında yasa duran bir koyuluk. Sanılır ki bir karga.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90615</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/272f1f63-38e3-4ad8-b813-fa117d9fc265.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazi’nin Sineması</image:title>
            <image:caption>Gazi’nin Sineması adlı bu çalışma, birinci el kaynaklardan yola çıkarak, Gazi’nin sinemayla ilişkisini derinlikli ve bütünsel bir yaklaşımla ele alıyor. Kitap boyunca, sinema aracılığıyla, Cumhuriyet’in ilk yıllarına, dönemin sosyokültürel yapısına; Gazi’nin sinemaya, bireysel ilgisinin yanı sıra, ulusal belleğin oluşumunda ve toplu­mun modernleşmesinde bir araç olarak atfettiği öneme; izlediği, senaryosunu yaz­dırdığı, bizzat rol aldığı, önerdiği veya yapımına destek olduğu filmlere ve beyazper­dedeki son yolculuğuna tanıklık edeceksiniz. 
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sinemaya olan ilgisi az çok bilinen bir konudur. Zaten hikâyesi de epik bir sinema filminin konusundan farksız ve bir o kadar da inanılmaz­dır: Kahraman bir asker, zaferden zafere koşan bir komutan, emperyalizme kafa tutan, ulusunu bağımsızlığa kavuşturarak mazlum milletlere ilham veren ve dünya barışı için mücadele eden bir lider… Yaşamı, olağanüstü bir insanın, aynı zamanda bir ulusun men­kıbesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90616</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4d8f939-a9bf-49f6-abf4-4955c588131e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Kaderini Yazamayanlar</image:title>
            <image:caption>Şiddet, tecavüz, geçimsizlik ve sahte erkek egemenliği. Bütün bunların dışında, sonradan yaratılan bir kaderin demir direkleri. Kısacası: Varoluş Çabası!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90617</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75d0f76a-edc8-498c-8b22-d5839c6908c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Virüs Operasyonu</image:title>
            <image:caption>Günümüzde insanlığı etkileyen Covid-19 salgını, insan sağlığını olumsuz etkilemenin yanında, yaratacağı ekonomik sonuçlar itibariyle de yıkıcı etkileri içinde barındırmaktadır. Bu salgın, küresel ekonomik düzenin bozulması ve yeni bir sosyo-ekonomik düzenin kurulmasına sebep olacaktır. Ancak yeni düzenin insanlara ne getireceği henüz meçhul. 
* * * * * 
Dean Koontz&apos;un &quot;The Eyes of Darkness&quot; (Karanlığın Gözleri) ismiyle 1981 yayımladığı bir kitap böyle bir kurguyu nasıl yapabiliyor. Wuhan-400 isimli bir virüs... Hatırlarsanız Koronavirüs ilk defa Wuhan`da ortaya çıkmıştı. 
Dean Koontz&apos;un 1981 yılında yayımladığı romanında aynen şu ifadeler yer alıyor: &quot;Yaklaşık 2020&apos;de akciğerlere ve bronşlara saldıran şiddetli bir pnömoni (zatürre) hastalığı dünyaya yayılacak ve bilinen tüm tedavilere direnecek.&quot; 
* * * * * 
Koronavirüs’ün Wuhan’da çıktığı günden bugüne üzerine yapılan tartışmalar bitmemiştir. Virüsün laboratuvar ortamında insan eli ile üretilme ihtimalinden tutun, küresel pandemi haline gelmesine ve insan hayatı üzerindeki siyasi-ekonomik olumsuz etkilerine kadar aydınlatılması gereken birçok konu bulunmaktadır. 
Bu kitapta kendini halk bilimi araştırmalarına adayan Hakan Yılmaz Çebi’nin araştırmacı üslubu ile Koronavirüs ve arka planındaki konular derinlemesine ele alınıp incelenmekte, Koronavirüs hakkında dünya kamuoyunda tartışılan ve tartışılmayan birçok konuya açıklık getirilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90618</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/737d0b13-b590-4ad9-89ae-d3a2813df11f.jpg</image:loc>
            <image:title>Pervin Hanımın Arabası</image:title>
            <image:caption>Hanım’ın Arabası, başından geçen maceraları ve üç sahibini anlatıyor. 
Müzik Öğretmeni Pervin Hanım’ın 1977 Model Chevrolet otomobili maceradan maceraya koşuyor. 
Caner, evde Diki adlı kirpiyi beslemeye kalkarsa ailesi bu durumdan hoşnut kalacak mıdır? 
Ya şişman babaanne otomobilin koltuğundaki kirpiyi fark etmeyip üzerine oturunca soluğu hastanede alacaklar mıdır? 
Bir de hafta sonu pikniğinde denizkestaneleri babaannenin baş belası olacak mıdır? 
Üstelik Pervin Hanım, büyükelçi dedesinden kalan antika gitarın peşindeki hırsızları fark edecek midir? 
Bir de hırsızlar eve girmeye kalkarsa evdeki piranalar başlarını belaya sokacak mıdır? 
Hoppala ! Pervin Hanım’ın arabasının ikinci sahibi Osman Bey, onu taksi yapmaya kalkarsa.Hayvanat bahçesinden kaçan bir maymun gizlice bagaja girerse yeni bir macera kaçınılmaz olacak mıdır? 
 Ya kırmızı otomobil, bagajındaki engerek yılanından hoşnut mudur? 
Kırmızı otomobilin üçüncü sahibi Aşır Bey ve ailesi çok renkli kişiliklerse. Darbuka, klarnet; düğün ve eğlenceyi çok severlerse.Ancak giderek yaşlanmaya başlayan kırmızı otomobil panayırdan panayıra koşarken buna gücü yetecek midir? 
Haydi çocuklar, ne duruyorsunuz! Kırmızı otomobil sizi maceradan maceraya sürüklüyor, hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90619</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61610182-0c84-4732-9af3-5eb7a313a97f.jpg</image:loc>
            <image:title>Nerden Çıktı Bu Lemurlar</image:title>
            <image:caption>Lemur dolu bir gemide Amerika yolculuğu kâbusa dönüşür mü? 
Pervin Hanım artık iyice yaşlanmaya başlamıştır. Çatılarına leyleklerin yuva yapmasını bekleyen torunu Pamir’e yardımcı olabilecek midir? 
Pervin Hanım, otomobil müzesinde ünlü kişilerin otomobilleri arasında kırmızı arabasının olduğunun farkında olacak mıdır? Ya otomobil müzesinde çıkan yangından kırmızı otomobil kurtulabilecek midir? 
Bir de Müzik Öğretmeni Pervin Hanım’a konser için Amerika’dan davet gelirse. Pervin Hanım ve torunu büyük bir gemiye binerse nasıl bir macera başlar? 
 Üstelik Topkapı Sarayı’ndan Kaşıkçı Elması’nı çalan hırsızlar ve Madagaskar’dan gelen halka kuyruklu lemurlar da aynı gemideyse. Bir de kaza sırasında lemurlar geminin her yerine dağılırsa… 
Newyork sokaklarında halka kuyruklu lemur görmeye hazır mısınız çocuklar? 
Onları Newyorklular da gördüler ve birbirine sordular: Nereden Çıktı Bu Lemurlar?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90620</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd2b78ce-b865-4605-8cc5-99e4c1be9bc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Huzur Çıkmazı</image:title>
            <image:caption>Haldun Taner’in ilk dönem oyunlarından Huzur Çıkmazı üç perdelik oyun yazılışından altmış yıl sonra ilk kez okuruyla buluşuyor. 
 
1962’de İstanbul Şehir Tiyatroları’nda sahnelenen oyun ilerleyen yıllarda Ankara ve İzmir Devlet Tiyatrolarında defalarca sahnelenmiş ve büyük ilgi görmüştü. 
Oyun metnini yıllar sonra yazarın eşi Demet Taner buldu ve yayına hazırladı. Böylece tiyatromuzun büyük yazarının bir eseri daha oyun okuruyla buluşmuş oldu. 
Ayşegül Yüksel, oyun hakkında Haldun Taner Tiyatrosu kitabında şöyle diyor: “Huzur Çıkmazı, üç perdeden oluşan bir buruk güldürüdür. Taner’in dar aile çevresi içinde yer alan özel ilişkileri irdeleyen tek oyunudur. Huzur Çıkmazı, geleneksel ‘aşk üçgeni’ örgesinden yola çıkan, olaylar dizisi baştan sona ‘karı-koca-sevgili’ ilişkisinin bilinen aşamaları (kocadan soğuma – yasak aşk ilişkisine giriş – ilişkiyi kocaya söylenen yalanlarla sürdürme – korku ve tedirginlik aşamasına ulaşma – gerçeğin koca tarafından öğrenilmesi) üstüne kurulmuş bir oyundur; olayların akışı bilinen merak öğelerinin uyandırılması yolunda gelişir. 
 
Haldun Taner, Huzur Çıkmazı’nı ‘gerilimsizlikten gerilim çıkarmaya çalışan bir tiyatro araştırması’ olarak nitelendirir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90621</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/702161f9-c470-4ca9-be13-0978ad6b8053.jpg</image:loc>
            <image:title>Gün Işığı</image:title>
            <image:caption>Topkapı Sarayı’nın beklenmedik ziyaretçileri 
 
Dolandırıcı Arthur Abdel Simpson, Atina’da havaalanında karşılaştığı Harper’a her zamanki kurban profiline uyduğunu düşünerek yaklaşır. Fakat Harper’ın saf bir kurbandan çok daha fazlası olduğu ortaya çıkar. Kısa süre içinde Simpson kendini önce şüpheli bir otomobili Türkiye sınırından geçirmeye çalışırken bulacak, sonra da eline düştüğü polisin sunduğu iki seçenekle karşı karşıya kalacaktır: Ya polisle işbirliği yapıp eski meslektaşlarına ihanet etmeli ya da cezaevine düşmeyi göze almalıdır. Harper ve mücevher hırsızı çetesininse İstanbul’da bambaşka planları vardır... 
 
Çağdaş gerilim ve casusluk romanlarının öncüsü kabul edilen Eric Ambler, tekinsiz komploların içine düşen sıradan insanların maceralarını konu alan romanlarıyla tanındı. Renkli karakterlerle dolu Gün Işığı, Ambler’ın en eğlenceli romanlarından biri olmasının yanı sıra Jules Dassin’in 1964 yapımı klasik filmi Topkapı’nın da çıkış noktasıdır. 
 
“Ambler, ardından gelen taklitçilerinin üzerinde bir zirve gibi yükseliyor.”-Los Angeles Times 
 
“Ambler’ın yazdığı tek bir sıkıcı paragraf yok.” -Sunday Times 
 
“Bay Ambler olağanüstü bir yazar.” -Alfred Hitchcock</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90622</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ca136b7-a4c2-4d6d-996b-8e4cbc36aacf.jpg</image:loc>
            <image:title>Safahat’tan Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Bir fikir ve dava adamı Mehmet Akif Ersoy’u İstiklal Marşı’mızın yazarı olarak tanıyoruz. Unutulmaz “Çanakkale Şehitlerine” şiiriyle de gönlümüzde ayrı yer edinen şairimizin “Safahat” kitabı, nesiller boyunca başucu eserlerimizden biri olmuştur. Bütün şiirlerini topladığı “Safahat”, aynı zamanda pek çok manzum hikâyeyi de bünyesinde barındırmaktadır. 
Safahat’ta yer alan, başta “Küfeci”, “Seyfi Baba” gibi unutulmaz manzum şiir-hikâyeleri, genç nesillere aktarmak için aslına sadık kalarak günümüz Türkçesi’yle hikâyeleştirmeye gayret ettik. Eminiz ki herkes bu hikâyelerden istifade edecekler ve şairimizin hayal ettiği “Asım’ın Nesli”nin birer ferdi olacaktır. 
Mehmet Akif&apos;i ve onun davasını daha iyi anlayabilen bir gençlik, ülkemizin en büyük ihtiyacıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90623</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb03a682-530f-42b2-818d-d099b902e0de.jpg</image:loc>
            <image:title>Piramit</image:title>
            <image:caption>Henüz ölmemiş olsa da Jekyll son nefeslerini alıp verdiğinin farkındaydı. Gözlerini Cemil’e dikti; “Söylesene Osmanlı!” dedi inleyerek. “Nerde yanlış yaptım?” 
Cemil bir an bu ölümcül düşmanının haline acıdı. “Basit doktor!” diye cevapladı: “İman kuvvetini hesap edemedin!” 
* * * * * 
Eski İstanbul’un kabadayılar ve bitirimlerle dolu sokaklarından New York’un karanlık köşelerine ve Mojave Çölü’ne uzanan soluksuz bir macera… 
Sultan II. Abdülhamid’in emriyle Fatih’in dualı kılıcını kuşanıp vampir peşine düşen Turanoğlu Cemil… 
Esrarengiz ve doğaüstü düşmanlara karşı sürpriz müttefiklerle büyük bir kapışma… 
Bu hengâmede dünyayı sarmaya başlayan dehşetli bir kötülük… 
Ve bunca belanın arasına sıkışan bir aşk… 
PİRAMİT sizi fantezi, tarih ve maneviyatla harmanlanmış bir aksiyon fırtınasına çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90624</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c0889f6-17b6-4e90-a8c9-6619cd063a50.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Akıncılar</image:title>
            <image:caption>Şanlı tarihimizin en acı olaylarından biri de şüphesiz Yunanlıların Anadolu&apos;nun Batı bölgesini işgali esnasında yaptığı zulüm ve katliamlardır. Osmanlı Devleti’nin kurucuları olan Ertuğrul Gazi, Osman Gazi ve Şeyh Edebali&apos;nin türbelerine; Bursa, Söğüt ve Bilecik&apos;te yaşayan Müslüman Türklere Yunanlıların yaptığı saygısızlık, hakaret ve mezalim bu eserde gözler önüne serilmektedir. 
Karabekir Paşa&apos;nın özel olarak yetiştirdiği Serhat Kurtları’nın ve bir avuç vatanseverin, bu saygısızlığın hesabını sormasını ve bu arada Kurtuluş Savaşının kadın kahramanlarından olan Kara Fatma&apos;nın milis kuvvetleriyle birlikte işgalcilere karşı verdiği kahramanca mücadeleyi merak ediyor musunuz? 
Yazar, Kurtuluş Savaşının Batı cephesinin çok fazla anlatılmayan ve eksik bırakılan yönlerini ele aldığı bu romanda sizleri akıcı üslubuyla ve “Türk yılmaz, Türk yılmaz! Cihan yıkılsa Türk yılmaz!” marşı eşliğinde bir tarih yolculuğuna davet etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90625</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6377fde-9ac9-4af7-b674-2ce6034f8808.jpg</image:loc>
            <image:title>Buğdaydan Hayatlar</image:title>
            <image:caption>“Hiç değilse bir resmi olsaydı.” dedi. Gözlerini kapadı ve aklındaki son buluşmasını düşünerek hayal meyal de olsa Mehtap’la buluştu. 
Zamanı gelmişti. Kabininde bulunan balkon kapısını açtı. Uçsuz bucaksız denizden başka bir şey gözükmüyordu. Ay ışığı, tıpkı kendi gibi son günlerini yaşayan yaz gecesindeki tek ışık kaynağıydı ve gözünü alıyordu. Ay&apos;ın, denize yansıması kusursuz ve her baktığında başka bir şeyler hissettiren tablo gibiydi. “Doğru ya…” dedi; &quot;Mehtap işte burada! Şimdi de yanımdasın!” Titrek adımlarla balkonun uç kısmına ilerledi. Planladığı gibi balkonun üst demirine çıktı. Kendini serin sulara bırakmak için son düşünceler aklından geçiyor ve o her şeyi bitirecek bir anlık cesareti bekliyordu. Caner&apos;i hayata bağlayan tek şey sol elinin ince ve titreyen parmaklarıydı. 
* * * * * 
Murat Cahid Kuvvet’in akıcı üslubu ve çok katmanlı insan tahlilleri ile gün yüzüne çıkan “Buğdaydan Hayatlar”, kaybetmenin, bulmanın ve samimiyetin insanda bıraktığı izleri birbirinden gerçekçi ve etkileyici on beş öykü ile anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90626</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1294a0e1-2a59-4b0e-b719-0261ec681dc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavala Kurabiyecisi</image:title>
            <image:caption>Kurabiye sevgiyle yapılırsa mutluluğun giremeyeceği kalp yoktur. 
Ayvalık’ta kurabiye dükkânı işleten bir baba; kızlarına gizem dolu bir miras bırakırsa ne olur? 
Üstelik babanın vasiyetinde sevgi kurabiyelerini her yere ulaştırmaları isteği varsa… Vasiyeti yerine getirip insanları mutlu edebilecekler midir? 
Bir anne ve üç kızı SEVGİ KURABİYELERİ götürmek için gittikleri Sinop’ta bir cinayete tanık olurlarsa başları belaya girer mi? 
Sevgi kurabiyeleri Edirne’de de beğenilecek mi? 
Verda, dünyaca ünlü bir piyanist olabilecek mi? 
Ya dükkâna gelen gizemli Yunanlı da neyin peşinde? 
Gizemli bir anahtar hangi kapıyı açacak ve ok kaç metre öteye düşecek! 
Van’daki elma festivali, yarışmalar ve panayırlar… Bir de sevgi kurabiyesi götürdükleri evde tarihi eser kaçakçılığına şahit olurlarsa macera kaçınılmaz olur mu? 
Heyecan dolu kovalamacalar Akdamar Kilise’sine kadar mı sürecektir? 
Ya Akdamar Adası’nda Yunanlının ve piyanonun ne işi vardır? 
Haydi çocuklar, dedektif sizsiniz: Sizi iz sürmeye bekliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90627</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f93c5855-7671-414b-b3d5-761d01870796.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermiş</image:title>
            <image:caption>“Devrine bir güneş gibi doğan aziz ve seçilmiş El Mustafa”, kendisini yurduna götürecek geminin geldiğini görür. Peşine takılan halkla birlikte Orphalese kentinin meydanına gelir. Bu kentin sakinlerine veda etmeden önce aşk, evlilik, özgürlük, akıl ve tutku, iyilik ve kötülük gibi konularda hep hatırlayacakları öğütler bırakır.   Cibran kült bir başyapıta dönüşen, kendi çizimleriyle yayımladığımız kitabında, kutsal metinleri andıran tınısıyla günümüze seslenmeye devam ediyor.   #lübnanedebiyatı #inanç #bilgelik #düşünce #din</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90628</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3bedb80-eea6-48c0-b80f-728761ce2357.jpg</image:loc>
            <image:title>Mizi’nin Yemeği Nerede?</image:title>
            <image:caption>Burası yemyeşil bir orman, 
İçinde yaşar pek çok hayvan, 
İşte onlardan biri, 
Köstebek Mizi! 
Ama gelince yemek vakti, 
Tabağında göremiyor en sevdiği yemeği, 
Bakalım neler yiyecek Mizi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90629</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85e0124c-2c72-4e7b-a70c-68dc56500e53.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımızın Bir Günü</image:title>
            <image:caption>Devrimin etkilerinin sıcağı sıcağına hissedildiği Rusya’da gazetelerde ve dergilerde yayımladığı anlatılarda Bulgakov, bazen anekdotlardan, bazen güncel haberlerden, bazense kendi hayal gücünden yola çıkarak değişmekte olan yoksul toplumun günlük yaşamını, sıkıntılarıyla ve mutluluklarıyla gözlemlemişti. Hayatımızın Bir Günü’nde derlediğimiz yazılar, bir modern ustanın kaleminden yazılmış bir dönem tanıklığı olmasının yanı sıra kasvetli yaşamları dahi çekilir kılan mizahın da enfes bir örneği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90631</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0183629c-9e73-4aef-8c9e-fcc621564134.jpg</image:loc>
            <image:title>Salgınlar ve Toplum</image:title>
            <image:caption>Kara Ölüm’den bugüne kitlesel salgınların toplumu nasıl şekillendirdiğini inceleyen Frank M. Snowden, açık bir üslupla, hastalıkların tıp bilimini ve halk sağlığını etkilemekle kalmayıp, aynı zamanda sanatı, dini, entelektüel tarihi ve savaşı da dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. Büyük salgınların tıbbi ve sosyal tarihinin multidisipliner ve karşılaştırmalı bir incelemesi olan Salgınlar ve Toplum, tıbbi tedavinin evrimi, veba literatürü, yoksulluk, çevre ve kitlesel histeri gibi temalara değiniyor. Snowden, çiçek hastalığı, kolera ve tüberküloz gibi hastalıklar hakkında tarihsel bir perspektif sağlamanın yanı sıra, H ı V/A i D S, S A R S, E b o l a ve C o v i d - 1 9 gibi salgınların sonuçlarını ve dünyanın gelecek nesil hastalıklara hazır olup olmadığı sorusuna yanıt arıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90632</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b51ed0b7-1a3f-4687-a96f-921ee0fb971e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğimizdeki Mutluluk</image:title>
            <image:caption>Günler nasıl da akıp gidiyor değil mi? Sabah oldu derken bakıyoruz akşam olmuş, hafta başı geldi derken hafta sonu… Ay bitmiş, yıl bitmiş ve yeni bir yılın, yeni bir günü başlamış. 
Yılın fark etmeden bitiverdiğini takvimden öğreniyoruz. Zaman bir daha asla geri dönmeyecek biçimde yaşamımıza giriyor ve çıkıyor. Ve zaman hiç kimseyi beklemiyor.  
Zamana inat, hayatın küçük adımlarla ilerlemesi ise ne garip! 
Hayatımızın gidişatı böyleyse, son istasyona vardığımızda, “Ben aslında mutluluğu arıyordum.” dememek için çok geç olmadan, mutluluk seraplarının peşinden koşmayı bırakıp mutluluğu asıl kaynağında aramanın  zamanı gelmedi mi sizce? 
Unutmayın, mutluluk denilen şey aslında, “an” olarak adlandırdığınız, minyatür zaman kapsüllerinin içinde sakladığınız temiz hava boşluklarıdır. 
Kapsüllerinizi boşa harcamayın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90633</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2019c4f-4767-494e-9893-e3aca654b517.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kutu</image:title>
            <image:caption>Alina’nın uzun zamandır beklediği paket en sonunda geldi. Fakat o andan itibaren, işler hiç de Alina’nın beklediği gibi gitmedi. 
  Acaba hayal gücümüzden daha iyi bir oyuncak var mıydı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90634</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae225387-e969-4f9c-a21f-004675c06515.jpg</image:loc>
            <image:title>Meczup</image:title>
            <image:caption>İnsan nasıl meczup olur? Cibran’a göre herkes kadim gerçeklerin bilinciyle doğar. Gerçek yüzlerini gizleyen toplumun içinde bu bilgiyi unutur, arayışından vazgeçer. Ta ki bir gün uykusundan uyanana ve her şeyi olduğu gibi görene kadar. Ancak bu özgürlüğün bedeli meczup olarak görülmesi ve toplumun dışına itilmesidir. 
 
Yazarın kendi çizimleriyle yayımladığımız Meczup, adeta yüzyılların birikimini taşıyan bir bilgelikle bize, insanın benlik arayışında her zaman aklına gelen soruları sorduruyor. 
 
#lübnanedebiyatı #delilik #dahilik #mesel #fabl #inanç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90635</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8f57155-8a10-45b7-a3ff-b79531bb82e2.jpg</image:loc>
            <image:title>İntibah (Günümüz Türkçesiyle)</image:title>
            <image:caption>Biz daima Avrupa lisanlarının edebiyatça gerek seçtikleri bütün kurallara gerek tercih ettikleri taklit tarzına tabi olmak mecburiyetindeyiz. Çünkü gerek o bütüne dair kurallar gerek o taklit tarzı Avrupa’nın hevesli evhamından çıkma birtakım hayaller değil sırf hakikat ve tamamıyla tabiatın sevkidir. 
Namık Kemal 
 
İntibah genel olarak aşk ve kıskançlık temaları etrafında kurgulanmış psikolojik ve kısmen sosyal muhtevalı bir eser olarak tanımlanır. Bu ve buna benzer konular Türk edebiyatında daha önceki dönemlerde mesneviler ile halk hikâyelerinde de işlenmiştir. Ancak Namık Kemal, savunduğu “edebiyat-ı sahiha” adına, tahlil ve tasvirleriyle mümkün olduğunca eskilerden ayrılmaya gayret etmiş, söz konusu bir kısım duyguları eskilerin aksine hayalî olarak değil beşerî ve gerçekçi planda ele almaya çalışmıştır. 
Abdullah Uçman 
 
Edebiyatımızın ilklerinden İntibah’ı, Namık Kemal’in romana sunuş olarak yazdığı ama yayımlatmadığı “Son Pişmanlık’ın Önsözü” yazısıyla birlikte, günümüz Türkçesine uyarlanmış olarak sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90636</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9e13e79-8bf1-4619-9a8c-c18aff3ea877.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapının Ardı</image:title>
            <image:caption>Ali, kendini bildi bileli korkularını ve endişelerini odasında kendi yarattığı bir kapının ardına saklar, her gece kapının kilitli olduğundan emin olunca uyurdu. Fakat bir gün kapıyı aralık buldu. Artık Ali için karar verme zamanı... Merakının yanına cesaretini alıp kapıdan içeri girmeli mi yoksa kapıyı kapatıp her şeyi görmezden mi gelmeli?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90637</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb301122-5432-4979-bd0a-a7680d544e38.jpg</image:loc>
            <image:title>Mizi’nin Aktivite Kitabı</image:title>
            <image:caption>Pek çok etkinlik var bu kitapta, 
Bul, eşleştir ve tamamla! 
Çağırıyor seni sayfaların arasına, Neşeli Köstebek Mizi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90638</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce17a0c4-8008-44f4-bd8f-ddad987e44f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Mizi’nin Banyo Oyuncağı Nerede?</image:title>
            <image:caption>Burası yemyeşil bir orman, 
İçinde yaşar pek çok hayvan, 
İşte onlardan biri, 
Köstebek Mizi! 
Ama gelince banyo vakti, 
Ağlıyor bizimki. 
Kaybetmiş banyo oyuncağını, Bakalım nasıl yıkanacak Mizi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90639</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81b8c490-ae03-44c3-b8ee-2e46692f0662.jpg</image:loc>
            <image:title>Mizi’nin Uykusu Nerede?</image:title>
            <image:caption>Burası yemyeşil bir orman, 
İçinde yaşar pek çok hayvan, 
İşte onlardan biri, 
Köstebek Mizi! 
Ama gelince uyku vakti, 
Bir türlü uyuyamıyor bizimki. 
Kaybetmiş uykusunu, Bakalım nasıl uyuyacak Mizi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90640</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d17cc492-8fb1-462b-978c-656444ed2c83.jpg</image:loc>
            <image:title>Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenlerinin Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Yeterliliklerinin Sınıf Yönetimi Davranışları Açısından</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
The Effect of Accounting Information Systems on Companies 
 
Adoption of the International Financial Reporting Standards in Emerging Economies: The Case of Turkey 
 
Muhasebenin Teorisi ve Tarihi Gelişimi 
 
Muhasebe ve Denetimde Blok Zinciri Teknolojisinin Kullanımının Önündeki Engeller ve Potansiyel Uygulama Riskleri 
 
Muhasebede Hile: Meslek Mensupları Üzerine Bir Araştırma 
Muhasebe Meslek Mensuplarının Rol Belirsizliği ve İş Tatmini İlişkisinde Etik İklim ve Etik Tutumun Rolü 
 
Muhasebeci Perspektifinden E-Vergi Beyanname Uygulamasının  Mesleki Tatmini ve Sistemi Kullanma Niyeti Üzerine Etkisi 
 
Muhasebe Öğretiminde Etik Davranışı ve Etik İkilem: Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğrencileri Üzerine Bir Araştırma 
 
Yeni Teknolojilerin Muhasebe Profesyonellerinin Sahip Olması Gereken Beceri ve Yetkinliklere Etkileri ve Muhasebe Mesleğinin Geleceği 
 
Sürdürülebilir Kaynak ve Atık Yönetimi İçin Malzeme Akış Maliyet Muhasebesi 
 
Bankacılık Sektöründe Adli Muhasebe Algısı ve İhtiyacı 
 
Maddi Duran Varlıkların Muhasebeleştirilmesi Konusunun BOBİ FRS ve MSUGT Açısından İncelenmesi: Örnek Olay Çalışması 
 
Duran Varlıkların TFRS 5 Satış Amaçlı Elde Tutulan Duran Varlıklar ve Durdurulan Faaliyetler Standardı Kapsamında Değerlendirilmesi 
 
Belediyelerde Muhasebe Sistemi, Organizasyonu ve Uygulamaları 
 
Türkiye Muhasebe Standartları ve Türkiye Finansal Raporlama Standartlarının Uygulama Sürecine Genel Bakış 
 
Uluslararası Eğitim Standartları Çerçevesinde Türkiye’de Muhasebe Eğitimi ve Covid-19 Pandemisinin Sürece Etkileri 
 
Sayım ve Tesellüm Farklarının Tek Düzen Hesap Planı ile Finansal Raporlama Standartlarına Uygun Hesap Planı Taslağı Açısından Karşılaştırılması 
 
Türkiye’deki Raporlama Anlayışındaki Gelişmeler ve Gerçeğe Uygun Değer ile Ölçüm 
 
İhtiyari Tahakkuklar Denetim Kalitesini mi Yoksa Finansal Raporlama Kalitesini mi Ölçer? 
 
BDS701 Kapsamında Kilit Denetim Konularının Raporlanması: BIST100 Endeksinde İşlem Gören İşletmeler Üzerine Bir Araştırma 
 
Kazanç Yönetimi ile Yönetim Karakteristikleri ve Karlılık Oranları İlişkisinin Borsa İstanbul’da Test Edilmesi 
 
Kripto Varlıkların MSUGT ve UFRS Kapsamında Raporlanması 
Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının Kar Yönetimine Etkisi: Duran Varlıklar Kapsamında Bir Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90641</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71914835-2929-443c-a67d-97cd50e40a94.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-19 Pandemi Döneminde Kadın Girişimciler Yerelden Bakışla Pandemi Algısı, Sorunlar ve Beklentiler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BÖLÜM 1 
Kadın Girişimciler: Kavramlar, Yaklaşımlar Ve Sorunlar 
 
BÖLÜM 2 
Lisansüstü Akademik Araştırmalar Bağlamında Kadın Girişimci Sorunları 
 
BÖLÜM 3 
Covid-19 Pandemi Dönemi Ve Ekonomik Yansımaları 
 
BÖLÜM 4 
Kadın Girişimcilerin Pandemi Algısı, Karşılaştıkları Sorunlar Ve Beklentiler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90642</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86b41fcc-7e7d-4fe2-8ac2-5a6ea627fc4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Effects Of The Covid-19 Pandemic Restrictions On Jumping Events&apos; Athletes In Track And Field</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
INTRODUCTION 
 Pandemic 
 Worldwide Effects of Covid-19 
 The Effects of Covid-19 on the Sports Industry 
 
METHOD 
 Research Model 
 Research Sample 
 Research Data Collection 
 Ethics 
 Analysis of Research Data 
 Athletics and Performance Values   
RESULTS 
 Male Athletes 
 Female Athletes 
 
INTERPRETATION OF THE FINDINGS 
 Evaluation by Continents 
 Evaluation by Quarters 
 Evaluation by Jumping Events 
 
CONCLUSION</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90643</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a14bf145-ddfc-4be7-ba0e-393ec29b98a7.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi Teori ve Gelişmelere Gelenekçi ve Yenilikçi Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Yeni İpek Yolu Projesi’nde Türkiye’nin Yeri 
 
Yatırım Gelişme Yolu Yaklaşımı: Türkiye Üzerine Bir Değerlendirme 
 
Yatırım Kararlarının Rasyonellik Değerlendirmesi: Türkiye Örneğinde Nitel Bir Analiz 
 
Dijital Ayak İzi Kullanarak Yeniden Pazarlama – Gözetim Kapitalizmi 
 
Sürdürülebilir Kalkınma Ve Sürdürülebilir Kalkınmada Karşılaşılan Güçlükler: Türkiye Ekonomisi Üzerine Bir Değerlendirme 
 
Çevre Sorunları, Sürdürülebilir Kalkınma Ve Çevre Ahlakı 
 
Ekonomi Yönetiminde Düzenleyici Otoritelerin Kuşatılması Görünmeyen Sınırların Kesişiminde Bir Alan: İktisat Sosyolojisi 
 
Rasyonellik, Seçim Davranışları Ve Statüko Etkisi 
 
Davranışsal Nöro İktisat Boyutunda Rasyonel Davranış Ve Tüketim Yansıması: Bir Değerlendirme 
 
Ar-Ge Harcamaları ve Teknolojik Gelişmelerin Dış Ticaret Üzerine Etkileri: BRICS Ülkeleri Örneği (2000-2019) 
 
Neo-Liberal Politikalar Ekseninde Türkiye’de Emek Piyasasının Değişimi: İstihdam Ve Asgari Ücret 
 
The (IM)Balance of Geographical Population Distribution in Turkey: A Historical Analysis Based on The Gini Coefficient 
 
Tekafül Sigorta Sistemi Hakkında Türkiye Üzerine Bir Öneri: “Tekafül Sigortacılığının Teşviği” 
 
Covid-19 Salgını Sürecinde İşçilere Yönelik Nakdi Ücret Desteği Uygulaması 
 
Covid-19 Pandemisinin Küresel Gıda Tedarik Zincirine Etkileri 
 
The Covid-19 Pandemic And Its Economic Impacts: Evaluation On Turkey And The Selected European Countries</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90644</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c134833-059f-4c86-afb7-551f970a4b91.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi, Mali ve Finansal Uygulamaların Ampirik Sonuçları Cilt 1- İktisat Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
The Validity of Debt Overhang Theory in Develeoping Countries 
 
The Validity of Wagner’s Law: The Case of Turkey Within the Framework of the Musgrave and Mann Models 
 
The Impact of Foreign Direct Investment o the Economic Growth of Turkey 
 
The Impact of Co2 Emissions on Economic Growth: A Case Study for OECD Countries 
 
Impact of Income Inequality and Economic Growth on The Human Development Index: Panel Data Analysis for BRICS Countries 
The Economic and Financial Determinants of Co2 Emissions in Turkey: Generalized Method of Moments 
 
Renewable Energy and Economic Growth: New Evidence from Based Codas Method 
 
How do Consumer Loans and Commercial Loans Affect Turkey’s Current Account Balance? An Empirical Investigation 
 
Credit Cycles and Business Cycles in Turkish Economy 
 
Ekonomik Büyümenin Çevre Kirliliği Üzerine Etkisi: Türkiye Örneği 
 
İhracat, Ekonomik Büyüme ve Patent Başvuruları Arasındaki İlişkiler: Türkiye Örneği 
 
Uluslararası Ticaret-Ekonomik Büyüme İlişkisi: Küresel Ölçekte Bir Analiz 
 
Terörizmin Ekonomik Büyüme Üzerindeki Etkisine Yönelik Ampirik Bir Çalışma 
 
Ekonomik Büyüme, Enflasyon ve Faiz İlişkisi: Türkiye Örneği (1990-2019) 
 
Türkiye’de Büyüme – İşsizlik İlişkisinin Kısa ve Uzun Dönem Analizi 
 
1985-2019 Dönemi İçin İktisadi Büyüme, Brüt Tasarruf, Döviz Kuru Enflasyon Oranı İlişkisi Üzerine Bir İnceleme: Türkiye Örneği 
 
Türkiye’de İstihdamsız Büyüme: 2006-2018 
 
2000-2019 Yılları Verileriyle Türkiye Özelinde İstihdam ve Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları İlişkisinin Ölçülmesi 
 
Türkiye Ekonomisinde Sermaye Akımlarındaki Ani Duruşların Belirleyicileri: Brüt Sermaye Çıkışlarının Rolü 
 
Mikro Kredi Kavramı ve Türkiye’de Mikro Kredi Uygulamasının Kadın İstihdamı Üzerine Etkisi 
 
Yeni Sanayileşen Ülkelerde Ekonomik Dışa Açıklık ve İşsizlik İlişkisi: Panel Veri Analizi 
 
Dışa Açık Küçük Ekonomilerde Uluslararası Rezervlerin Belirleyenleri ve Rezerv Dağılımında Heterojenliğin Analizi 
 
Türkiye’de Gelir Dağılımı Yakınsaması ve Bölgeler Arası Eşitsizlik 
 
Kırılgan Beşli Ülkelerinde Finansal Gelişme ve Enflasyon İlişkisinin: Dinamik Panel Veri Analizi 
  Kırılgan Beşli Ülkelerinde Ülke Risk Priminin Makroekonomik Belirleyicileri: Panel Eşbütünleşme Analizi 
 
Seçilmiş OECD Ülkelerinde Toplam Katma-Değerin Uzun Dönem Sınıfsal Analizi: 1970-2019 
 
İntihar Davranışının Sosyoekonomik Nedenleri: OECD Ülkeleri İçin  Panel Veri Analizi 
 
Çin ve Hindistan Ekonomilerinin Karşılaştırmalı Analizi 
 
Türkiye’de Sağlık Alanında Yaşanan Eşitsizliğin Sosyoekonomik Belirleyicileri 
 
Sağlık Harcamalarının Belirleyicileri: Küresel Sağlık Lideri İspanya Örneği 
 
İktisadi Kalkınma Göstergeleri Çerçevesinde Sağlık Verilerinin Değerlendirilmesi: Yatay Kesit Analiz 
 
Kamu Hastanelerinin Etkinlerinin VZA ve SSA Yöntemleri ile Hesaplanması: Azerbaycan Örneği 
 
Döviz Kuru Belirsizliği Kapsamında Temel Makroekonomik Değişkenlerin Analizi 
 
Türkiye ile Seçilmiş Avrupa Birliği Ülkeleri Arasındaki Endüstri İçi Ticaretin Analizi: Otomotiv Sanayii Örneği 
 
CDS Primlerinin Rejimsel Belirleyicileri: Türkiye Ekonomisi Üzerine Ampirik Bir Araştırma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90645</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e5847aa-01ca-4096-a8b1-335a6fbe7003.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi, Mali ve Finansal Uygulamaların Ampirik Sonuçları Cilt 2-Maliye ve Finans Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Country – Comparative Analysis of the Impact of Level of Corruption on Foreign Aid at Quantile Level 
 
Küreselleşme ve Gelir Eşitsizliği: Merkezi ve Doğu Avrupa (CEE) Ülkeleri İçin Bir Yaklaşım 
 
Gelişmekte Olan Ülkelerde Vergi Yapısının Gelir Dağılımı Üzerindeki Etkisi 
 
Vergi Uyumu Analizinde Komşuluk Etkisinin Araştırılmasına Yönelik Deneysel Bir Çalışma 
 
Vergi Gelirleri ve E-Uygulamalar Kayıtdışı Ekonominin Azaltılmasında Etkili midir? Enflasyonla Mücadelede Katma Değer Vergisi: VAR Analizi 
 
Türkiye’de Kamu Borçlarının Sürdürülebilirliği: Fourier Fonksiyonlu Doğrusal Olmayan Birim Kök Testlerinden Kanıtlar 
 
Devletin İç ve Dış Borçlanmasının Ekonomik Büyüme Üzerindeki Etkisi 
 
Türkiye’de Kamu Maliyesinde Dönüşüm ve Yerel Yönetişim: Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Yerel Yönetimlere Aktarılan Paylar Çerçevesinde Ampirik Temelli Analiz (2007-2019) 
 
Belediyelerde Yaşanan Ecrimisil Sorunu Bağlamında Selçuk Belediyesi Örneği 
 
Yapay Sinir Ağo Modeliyle Kamu Kesimi Çevre Koruma Harcamalarının Tahmini: Uşak İli İçin Bir Uygulama 
 
N11 Ülkelerinde Elektrik Tüketimi ve Ekonomik Büyüme İlişkisi: Boostrap Panel Nedensellik Testinden Bulgular 
 
Examining Us Dollar Index (DXY) Movements by Monte Carlo Simulation 
 
Sosyal Sigortaların Kapsayıcılık Düzeyleri ile Üretim Değerleri Arasındaki İlişkiye Yönelik Bir Uygulama 
 
2008 Krizi Sonrası Türkiye’de Döviz Kurunu Etkileyen Seçilmiş Değişkenlerin Yapısal Kırılmalı Analizi 
 
Çimento Sektörü Firmalarının Finansal Performanslarının Kriz Dönemlerine Olan Tepkisinin Oran Analizi Yöntemiyle İncelenmesi 
 
Endüstri 4.0’dan Endüstri 5.0’a Geçiş ve Yapay Zekanın Dijital Finans Sektörüne Etkileri Üzerine Bir Değerlendirme 
 
Finansal Performans Etkinliği Ölçümü İçin Veri Zarflama Analizi Yöntemi 
 
Müşteri Deneyimi, Sadakati ve Memnuniyeti Üzerine Ampirik Bir Çalışma 
 
Akademisyenlerin İnternet Kabulü ile İlgili Davranışları ve Marmara Bölgesi’nde Yer Alan Üniversitelerde Bir Araştırma 
 
Üniversite Öğrencilerinin Finansal Risk Alma Eğilimine Etki Eden Faktörler 
 
Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerde ( KOBİ’LER) Muhasebe Bilgilerinin Kullanımı, Ardahan İli Örneği 
 
Yapay Sinir Ağları ile Banka Karlılıklarının Öngörüsü BİST Endekslerinin ve Döviz Kurunun Getirilerindeki ve Oynaklığındaki Haftanın Günü Etkileri Küresel Salgından Etkilendi mi ? 
 
The Impact of Global Uncertainty on International Trade: A Research on Maritime Transport 
 
Covid-19’un İşletme Bütçe Kalemlerine Etkisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90646</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a803ec0-6614-4bf5-9a88-ece722f7a048.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuramsal Anlamda Yönetim ve Strateji</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Open Strategy: An Emergent Theoretical Perspective in Strategy Research and Practice 
 
The Role of Perceived Organizational Support in the Relationship between Digi-Agile Organizational Culture and Sustainable Competitive Advantage 
 
Malign orBenign: A Preliminary Study on the Different Faces of Dominance in Task-Oriented Groups 
 
Güç Temellerinin Güçlendirme Yoluyla İşle Bütünleşmeye Etkisi 
 
Uzun Ömürlülük ve İş Hayatı: Çalışan ve İşveren Motivasyonu Üzerine Bir Değerlendirme 
 
Kavramsal Bir İnceleme: İşte Kendine Yetiştirme Kabotaj Kanunu ve Türk Deniz Taşımacılığı 
 
Savunmacı Davranış Eğilimi 
 
Özel Hastanelerde Kurumsallaşma ve Markalaşma 
 
Presenteeism Konusunda Bibliyometrik Bir Araştırma 
 
Covid-19 Pandemi Sürecinde Klasik Liderlik Tarzlarına Alternatif Olarak “Kendi Kendine Liderlik” 
 
Kıbrıs’ta Ahilik 
 
Toplum 5.0 ve İnsan Kaynakları Yönetiminde Güncel Yaklaşımlar 
 
Bir Rekabet Gücü Olarak Entelektüel Sermayenin Değerlendirilmesi 
 
Organizasyonlarda Dijital Dönüşümün Çalışan Davranışlarına Etkileri Üzerine Teorik Bir İnceleme 
 
Örgütsel Farkındalık Üzerine Kavramsal Bir Değerlendirme 
 
Değişen Stratejik Yönetim Anlayışı 
 
Türkiye’nin Doğalgaz Stratejisine Yönelik Bir Analiz 
 
Psikolojik İyi Oluşun Bağlamsal Performans ve Yaşam Doyumu Üzerindeki Yordayıcılık Görevi 
 
Modern Üretim Sistemlerinde Tam Zamanında Üretim Felsefesi 
 
Örgütsel Erdemlilik Üzerine Literatür ve Kavramsal Bir Analiz 
 
İş Becerikliliğinin İş Tatminine Olan Etkisinin Algılanan Örgütsel Destek Bağlamında İncelenmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90647</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1739b59c-6545-4cb8-90d9-a8cc93ed3ed0.jpg</image:loc>
            <image:title>Maliye Biliminde Gelenekçi ve Yenilikçi Yaklaşım ve Gelişmeler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Vergi Hukukunda Kişisel Verilerin Korunması Sorunsalı 
 
Vergilemenin Mali Amacının Gerçekleşmesinde Etkili Olan Faktörler 
 
Türk Vergi Sisteminde Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Özel Vergi Güvenlik Önlemleri 
 
Alkollü İçkilerin Vergilendirilmesi: Türkiye Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değelendirme 
 
Çevre Kirliliğinin Bir Türü Olan Hava Kirliliği ve Havacılık Vergisi 
 
Küresel Bir Dönüşüm: Dijital Hizmet Vergisi 
Otomasyon, Bilişsel Kapitalizm, Pandemi ve Devlet Maliyesi: Vatandaşlık Geliri Tartışmaları 
 
Kamu Harcama ve Gelir Politikalarının Pandemi ( Covid-19 ) Sürecinde Refah Devleti Kapsamında Değerlendirilmesi 
 
İslam Maliye Tarihi Literatürünün Teşekkülüne Bir Katkı: Maverdi ve Kamu Maliyesi 
 
Performans Esaslı Bütçe Sisteminin Etkinliğinin Artırılması: Program Bütçe Yaklaşımına Dönüş 
 
Kamu – Özel Sektör Ortaklıklarının Artışı ve Beyaz Fil Sendromu – Türkiye İncelemesi 
 
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Son 5 Yıl (2016-2020) Harcamaları ve Harcamaların Analizi 
 
Belediyelerde Özel Kalem Harcamaları: İzmir-Selçuk Belediyesi Örneği 
 
Kamu Hizmet Sunumunda Yapay Zeka Uygulamaları: Estonya, Danimarka ve Finlandiya Örneği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90648</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ab62779-eead-4894-a450-fdc4e98ff86a.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhasebe Araştırmaları İçin Uygulamalı Meta-Analiz</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
I.BÖLÜM – META–ANALİZ YÖNTEMİ 
 
II.BÖLÜM – MUHASEBE ALANINDA YAPILMIŞ META–ANALİZ ÇALIŞMALARI 
 
III.BÖLÜM – META-ANALİZ UYGULAMASI 
İçindekiler 
 
I.BÖLÜM – META–ANALİZ YÖNTEMİ 
 
II. BÖLÜM – MUHASEBE ALANINDA YAPILMIŞ META–ANALİZ ÇALIŞMALARI 
 
III.BÖLÜM – META-ANALİZ UYGULAMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90649</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef5a04e9-b067-4717-8993-b53e0f0380bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhasebe Organizasyon Pazarlama Anlayış, Tartışma ve Gelişmeler Cilt 1- Muhasebe</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
The Effect of Accounting Information Systems on Companies 
 
Adoption of the International Financial Reporting Standards in Emerging Economies: The Case of Turkey 
 
Muhasebenin Teorisi ve Tarihi Gelişimi 
 
Muhasebe ve Denetimde Blok Zinciri Teknolojisinin Kullanımının Önündeki Engeller ve Potansiyel Uygulama Riskleri 
 
Muhasebede Hile: Meslek Mensupları Üzerine Bir Araştırma 
Muhasebe Meslek Mensuplarının Rol Belirsizliği ve İş Tatmini İlişkisinde Etik İklim ve Etik Tutumun Rolü 
 
Muhasebeci Perspektifinden E-Vergi Beyanname Uygulamasının  Mesleki Tatmini ve Sistemi Kullanma Niyeti Üzerine Etkisi 
 
Muhasebe Öğretiminde Etik Davranışı ve Etik İkilem: Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğrencileri Üzerine Bir Araştırma 
 
Yeni Teknolojilerin Muhasebe Profesyonellerinin Sahip Olması Gereken Beceri ve Yetkinliklere Etkileri ve Muhasebe Mesleğinin Geleceği 
 
Sürdürülebilir Kaynak ve Atık Yönetimi İçin Malzeme Akış Maliyet Muhasebesi 
 
Bankacılık Sektöründe Adli Muhasebe Algısı ve İhtiyacı 
 
Maddi Duran Varlıkların Muhasebeleştirilmesi Konusunun BOBİ FRS ve MSUGT Açısından İncelenmesi: Örnek Olay Çalışması 
 
Duran Varlıkların TFRS 5 Satış Amaçlı Elde Tutulan Duran Varlıklar ve Durdurulan Faaliyetler Standardı Kapsamında Değerlendirilmesi 
 
Belediyelerde Muhasebe Sistemi, Organizasyonu ve Uygulamaları 
 
Türkiye Muhasebe Standartları ve Türkiye Finansal Raporlama Standartlarının Uygulama Sürecine Genel Bakış 
 
Uluslararası Eğitim Standartları Çerçevesinde Türkiye’de Muhasebe Eğitimi ve Covid-19 Pandemisinin Sürece Etkileri 
 
Sayım ve Tesellüm Farklarının Tek Düzen Hesap Planı ile Finansal Raporlama Standartlarına Uygun Hesap Planı Taslağı Açısından Karşılaştırılması 
 
Türkiye’deki Raporlama Anlayışındaki Gelişmeler ve Gerçeğe Uygun Değer ile Ölçüm 
 
İhtiyari Tahakkuklar Denetim Kalitesini mi Yoksa Finansal Raporlama Kalitesini mi Ölçer? 
 
BDS701 Kapsamında Kilit Denetim Konularının Raporlanması: BIST100 Endeksinde İşlem Gören İşletmeler Üzerine Bir Araştırma 
 
Kazanç Yönetimi ile Yönetim Karakteristikleri ve Karlılık Oranları İlişkisinin Borsa İstanbul’da Test Edilmesi 
 
Kripto Varlıkların MSUGT ve UFRS Kapsamında Raporlanması 
Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının Kar Yönetimine Etkisi: Duran Varlıklar Kapsamında Bir Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90650</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15e03c20-243a-4915-89f0-f82dd72e5665.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhasebe Organizasyon Pazarlama Anlayış, Tartışma ve Gelişmeler Cilt 2</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Critical Theory and a Critical Approach to Marketing 
 
The Role of Brand Association Factors in Ensuring Brand Loyalty in the Online Environment 
 
Pazarlamanın Tanımı – Kapsamı ve Pazarlama Anlayışındaki Gelişmeler 
 
Pazarlamada Yaşanan Dijital Dönüşümler: Sosyal Medya Pazarlaması 
 
Sosyal Medya ve Gelecekte Dijital Pazarlama 
 
Siyasal Pazarlama Kapsamında Sosyal Paylaşım Sitelerinin AHP Yöntemiyle Değerlendirilmesi 
The Role of Internal Audit in the Social Media Audit 
 
Tüketim Bilinci, Değer ve Algılanan Tüketici Etkinliğinin Sosyal Sorumlu Tüketim Üzerindeki Etkileri 
 
İşgörenlerin Kurumsal Sosyal Sorumluluk Algısı Üzerine Ampirik Bir Çalışma 
 
Tüketici Satın Alma Karar Sürecinde Renklerin Dili 
 
Yeşil Pazarlama Yönelimi 
 
Afrika Okyanusu; Mavi mi, Kızıl mı? 
 
Şehir Pazarlaması ve Marka Şehirler 
 
Yapay Zekanın Gelişimi ve Pazarlama Uygulamalarında Kullanımı 
 
Pazarlama Performansına Etkileri Bakımından Üretim Lojistiği ve Pazarlama Lojistiğinin Koordinasyonu: Manisa İli Demirci İlçesindeki İmalatçı KOBİ’ler Üzerine Bir Araştırma 
 
Pandemi Döneminde Değişen Tüketici Profili 
 
Pandemi Dönemi Tüketicisinin Dürtüsel Satın Alım ile İmtihanı: Duygular mı Hakim İrade mi? 
 
Tüketicilerin Kişilik Özellikleri, Fırsatları Kaçırma Korkusu ve Çevrimiçi Plansız Satın Alma Davranışı Üzerine Bir Araştırma 
 
Pazarlamada Kampanyalarla Satışları Artırmada Arz Talep Odaklı Yaratılan Farkındalıkların Tüketicilerin Satın Alma Davranışlarına Etkileri ve Bir İnceleme 
 
Kümeleme Analizi ile Finansal Okuryazarlık ve İrrasyonel Satın Alma Davranışlarına Yönelik Bir Araştırma 
 
Bütünleşik Kanallı Perakendecilikte Hizmet Kalitesi ve Hizmet Hatası Telafisi 
 
Endüstri 5.0 Modeli ile İşletmelerde Sürdürülebilirliğin Yönetimi 
 
Uzaktan Eğitimin Yerel İşletmeler(KOBİ) Üzerindeki Etkisine Yönelik Ölçek Geliştirme Araştırması 
 
İş Dünyasında Yeni Bir Kavram: Örgütsel Muhalefet ve Diğer Örgütsel Değişkenlerle İlişkisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90651</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a82e2f2-5415-4568-9c6d-a49694d2fc65.jpg</image:loc>
            <image:title>Multi Sportif Araştırmalar - 6 Farklı Yaklaşım</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Bölüm 1 
Beden Eğitimi ve Spor Öğretiminde Model Kullanılması 
 
Bölüm 2 
Spor Turizmi Etkinliklerinin Ekonomik Çevresel ve Kültürel Etkileri 
 
Bölüm 3 
  Tarihsel Süreçte Paralimpik Yaz Oyunları 
Bölüm 5 
Ali Rıza Yalman’ın(Yalkın) Cenupta Türkmen Oymakları Eserindeki Geleneksel Spor ve Oyunlar 
 
Bölüm 6 
Rekreasyonel Tüplü Dalış Macerası ve İyi Oluş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90652</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91f24894-ae81-41a4-9766-f1eb3b99ffbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Teoride İktisadi, Mali ve Finansal Uygulama ve Anlayışlar</image:title>
            <image:caption>Teoride İktisadi, Mali ve Finansal Uygulama ve Anlayışlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90655</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82a596e0-0b7d-4640-b246-62d52948afea.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütünsel Yaşam Ve Sağlık</image:title>
            <image:caption>Hepimizin istediği daha sağlıklı ve huzurlu olmak değil mi? Ve tabii mutlu ve sağlıklı bir şekilde daha uzun yaşamak... Peki, bunun için ne yapıyoruz? Günlük yaşantımızda fiziksel hareketimize, yediklerimizin ve içtiklerimizin kalitesine ne kadar dikkat ediyoruz? En sevdiklerimizle, en değer verdiklerimizle dengeli ve besleyici ilişkiler kurmaya ne kadar önem veriyoruz? 
Bedenimiz dinamik bir yapı olarak sürekli bilgi ve enerji alışverişi içerisindedir. Fiziksel sağlığımız için olumlu bir seçim yaptığımızda, örneğin sağlıklı beslenmeye başladığımızda, bundan zihinsel ve ruhsal olarak da anında olumlu etkileniriz. Aynı şekilde zihnimizi dinlendirecek bir teknik uyguladığımızda veya ruhumuzu besleyen bir şey yaptığımızda fiziksel bedenimiz de hemen olumlu etkilenir. 
Enerjik ve Dengede Bir Beden 
Dingin, Berrak ve Canlı Bir Zihin 
Sevgi ve Şefkat Dolu Bir Kalp 
Bunlara ne kadar yakın olursak huzurlu, sağlıklı ve uzun bir yaşama da o kadar yakın oluruz. Çoğunluğu hekim olan bir grup bilim insanının en son bilimsel araştırmalara dayanarak hazırladığı bu rehber kitap Bütünsel Yaşam ve Sağlık anlayışını hayatımıza nasıl uygulayacağımızı pratik önerilerle anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90656</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24e569fc-a79b-45c6-adf3-2c3f5ab34db6.jpg</image:loc>
            <image:title>İmtiyaz, yahut Cici Kızlara Bir Roman</image:title>
            <image:caption>“Önceleri gönülsüz ve çekingen olan Nergis arkadaşlarının neşeli hal ve tavırlarından, yalan yanlış uyduruk cevaplarından yavaş yavaş gecenin manasına ve gayesine uyandı. Burada kendisinin başta gözü açılmamış bir sığırcık yavrusu gibi sandığı üzere hayatının ebedi aşkını bulmak için değil, eğlenmek, gırgır ve şamata için bulunuyordu. Bu iyi niyetli, eli yüzü düzgün ama azıcık kalın kafalı oğlanlarla bırak uzun vadeli bir ilişki kurmayı, bu akşam dahi beraber eve dönmeyecekleri açıktı. İşin ucunda hiçbir beklenti olmadığını, burada söylediklerinin ve yaptıklarının hiçbir manası olmadığını idrak edince gevşedi. Oğlanlara durumu çok çaktırmadan, o da işi sululuğa vurmaya başladı. Bir an zihninden, üçlü bir takım olmanın verdiği güvenle bir ‘erkek gibi’ flört ettiği geçti.” İç sıkıntılarını, güvensiz arayışları kat eden yolun neşeyle döşendiği bir roman. Klasik edebiyatın romantizmi, 21. yüzyılın huylarıyla-sularıyla nasıl iş tutar? İyi eğitim almış, oturmayı kalkmayı bilen bir Nergis, “Kezban Roma’da” durumuyla nasıl baş eder? Kulağa küpe: “‘Kız muhabbeti’ asla sadece ‘kız muhabbeti’ değildir!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90657</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4efffb54-a205-4ebc-80a4-de8ccf1dc1ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Yunan Toplumu Üstüne İncelemeler-1</image:title>
            <image:caption>İngiliz bilim insanı George Thomson, tarihöncesi Ege’yi toplumsal, sanatsal ve felsefi yönleriyle incelemek için yıllarını verdi. Yazarın bu yoğun çalışmasının en seçkin ürünü,  iki ciltlik Eski Yunan Toplumu Üstüne İncelemeler’dir. Eskiçağ üstüne yapılmış en yetkin araştırmalardan biri olan Eski Yunan Toplumu Üstüne İncelemeler’in ilk cildini oluşturan Tarihöncesi Ege, sosyal bilim alanında disiplinlerarası çalışmalar açısından da çığır açan bir yapıt. 
George Thomson’ın etnoloji, arkeoloji, sosyoloji, dilbilim gibi disiplinlerdeki ileri birikimi damıtarak oluşturduğu bu başyapıtında, eskiçağın Ege’si ele alınıyor. Totemcilikten dine, kabileden devlete, kamptan kente, anaerkillikten ortaklaşmacılığa tüm bir tarihsel süreç gözlerimizin önüne serilirken, farklı Ege halklarının, kahramanlık çağı hanedanlıklarının ve onların destanını anlatan Homeros’un hikâyelerine de uzanıyoruz. 
Yaşadığımız coğrafyanın tarihsel ve kültürel zenginliğini bir kez daha hatırlatan bu eşsiz yapıt, dilimize de aynı zenginlikte bir Türkçeyle kazandırıldı. Tarihöncesi Ege’yi Celal Üster’in 1983 yılı Azra Erhat Çeviri Ödülü’ne değer görülen çevirisiyle okurlara yeniden sunuyoruz. 
“Eğer her kitabın bize bir şeyler öğrettiği düşüncesi yanlış değilse, bugüne kadar okuduğum ve çevirdiklerim arasında en çok şey öğrendiğim kitapların başında Tarihöncesi Ege’nin geldiğini söyleyebilirim. Neler öğrendiğime gelince, özellikle Tunç Çağı’na tarihlenen dönemde Ege’de anaerkillik, toprağı kullanma hakkı, kentlerin gelişimi ve destanın doğuşundan Ege’nin ilkçağ toplumları, uygarlıkları ve kültürlerinin ekonomik gelişme temeli üstündeki oluşumu, yapısı ve evrimine kadar pek çok şey sayabilirim. Ama bu uçsuz bucaksız alanı derinliğine ve ayrıntılı bir incelemeyle gözler önüne seren Tarihöncesi Ege’den asıl öğrendiğim, bir konunun incelenmesinde çok farklı bilim dallarının birbirini zenginleştirmesidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90658</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18c164b2-f7c6-4931-bdb9-924ecd121dc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Yunan Toplumu Üstüne İncelemeler-2</image:title>
            <image:caption>İngiliz bilim insanı George Thomson, tarihöncesi Ege’yi toplumsal, sanatsal ve felsefi yönleriyle incelemek için yıllarını verdi. Yazarın bu yoğun çalışmasının en seçkin ürünü,  iki ciltlik Eski Yunan Toplumu Üstüne İncelemeler’dir. Eskiçağ üstüne yapılmış en yetkin araştırmalardan biri olan Eski Yunan Toplumu Üstüne İncelemeler’in ikinci cildini oluşturan İlk Filozoflar, gerek akademik çevrelerde gerekse tarihe, felsefeye ve edebiyata meraklı okurlar arasında geniş yankı bulmuş bir başucu kitabı. 
Eskiçağ felsefesine ve felsefenin tarihine maddeci bir anlayışla ve meta üretimiyle ilişkileri bağlamında yaklaşan George Thomson, bu yapıtında farklı ilkçağ toplumlarındaki büyü ve miti, tanrıların doğuşunu, Doğu despotizmini, Yunanistan ile Çin arasındaki benzerlik ve farklılıkları, Yakındoğu ve Mezopotamya’yı, Suriye ve Girit’i ve tüm bu coğrafyalardaki düşünürleri derinlemesine inceliyor. Farklı filozoflar ve felsefe okulları, hem demokrasiye bakışlarıyla, hem “oluş”, “varlık” gibi kavramlara dönük düşünsel üretimleriyle hem de maddecilik ile idealizm arasındaki konumlanışlarıyla irdeleniyorlar. 
Tarihsel, felsefi ve kültürel incelemeler açısından “ekonomik temel”e özel bir ağırlık veren George Thomson, eskiçağa ve dönemin meta üretimine Kapital’in ışığı ve birikimiyle yaklaşan az sayıdaki düşünürden biri aynı zamanda. 
İlk Filozoflar’ı, yetkin eleştirmen ve çevirmenlerimizden Mehmet H. Doğan’ın Türkçesiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90659</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da469691-a349-4d5a-80a8-b50aee843a39.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye İşçi Partisi Radyoda Proletaryanın Büyülü Kutusu</image:title>
            <image:caption>13 Şubat 1961’de kurulan Türkiye İşçi Partisi, Türkiye siyasal tarihinin en önemli olaylarından biridir. TİP’in gelişip güçlenmesinde parti sözcülerinin efsanevi radyo konuşmalarının çok önemli bir yeri vardır. Türkiye proletaryasının sözcüleri, 1961-1971 döneminde,  bambaşka bir dile, bambaşka bir seslenişe ve bambaşka bir içeriğe sahip konuşmalarıyla o zamana kadar devletin ağzı olan radyoyu ‘proletaryanın büyülü kutusu’na çevirmişlerdi. 
Proletaryanın Büyülü Kutusu, TİP sözcülerinin  altı seçim için yaptıkları efsanevi radyo konuşmalarının metinlerini içermekle kalmıyor. Mehmet Ali Aybar’dan Yaşar Kemal’e, Kemal Türkler’den Can Yücel’e, Rıza Kuas’tan Hamdoş’a, Tarık Ziya Ekinci’den Çetin Altan’a TİP’in çok etkili hatiplerinin radyoda yaptığı konuşmaların ses kayıtlarını da içinde barındırıyor. Bu tarihî konuşmalar karekodlar aracılığıyla dinlenebiliyor. 
Proletaryanın Büyülü Kutusu’nun sayfalarından dinlenebilen radyo konuşmaları, onları dinlemeseler hayatları normalde bambaşka yönde akabilecek gençleri, aydınları, işçileri ve köylüleri sosyalist mücadelenin içine çekmiş ve TİP bayrağı altında toplayabilmişti.  Proletaryanın Büyülü Kutusu sosyalistlerin devlet radyosundan yaptıkları konuşmalarla hayatı değişen insanların öykülerinı anlattığı gibi bu konuşmaları yapan kişilerin portrelerine de yer veriyor. Kitapta Şekibe Çelenk’ten Mehmet Ali Aybar’a, Behice Boran’dan Hamdoş’a, Nazife Cemgil’den Kemal Türkler’e, Yaşar Kemal’den Can Yücel’e, Hasan Hüseyin Korkmazgil’den Tarık Ziya Ekinci’ye tam 43 portre yer alıyor. 
Proletaryanın Büyülü Kutusu’nun sayfalarında size Hamdoş’un masum ve cesur sesi, Abidin Dino’nun eşsiz desenleri, Moris Gabbay’ın  tarihî fotoğrafları ve titiz bir araştırmanın zengin bilgisi eşlik ediyor. Büyülü bir yolculuk sizi bekliyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90660</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0f0fdc4-11f9-4d50-9039-3881cc55be6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye İşçi Partisi Radyoda Proletaryanın Büyülü Kutusu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>13 Şubat 1961’de kurulan Türkiye İşçi Partisi, Türkiye siyasal tarihinin en önemli olaylarından biridir. TİP’in gelişip güçlenmesinde parti sözcülerinin efsanevi radyo konuşmalarının çok önemli bir yeri vardır. Türkiye proletaryasının sözcüleri, 1961-1971 döneminde,  bambaşka bir dile, bambaşka bir seslenişe ve bambaşka bir içeriğe sahip konuşmalarıyla o zamana kadar devletin ağzı olan radyoyu ‘proletaryanın büyülü kutusu’na çevirmişlerdi. 
Proletaryanın Büyülü Kutusu, TİP sözcülerinin  altı seçim için yaptıkları efsanevi radyo konuşmalarının metinlerini içermekle kalmıyor. Mehmet Ali Aybar’dan Yaşar Kemal’e, Kemal Türkler’den Can Yücel’e, Rıza Kuas’tan Hamdoş’a, Tarık Ziya Ekinci’den Çetin Altan’a TİP’in çok etkili hatiplerinin radyoda yaptığı konuşmaların ses kayıtlarını da içinde barındırıyor. Bu tarihî konuşmalar karekodlar aracılığıyla dinlenebiliyor. 
Proletaryanın Büyülü Kutusu’nun sayfalarından dinlenebilen radyo konuşmaları, onları dinlemeseler hayatları normalde bambaşka yönde akabilecek gençleri, aydınları, işçileri ve köylüleri sosyalist mücadelenin içine çekmiş ve TİP bayrağı altında toplayabilmişti.  Proletaryanın Büyülü Kutusu sosyalistlerin devlet radyosundan yaptıkları konuşmalarla hayatı değişen insanların öykülerinı anlattığı gibi bu konuşmaları yapan kişilerin portrelerine de yer veriyor. Kitapta Şekibe Çelenk’ten Mehmet Ali Aybar’a, Behice Boran’dan Hamdoş’a, Nazife Cemgil’den Kemal Türkler’e, Yaşar Kemal’den Can Yücel’e, Hasan Hüseyin Korkmazgil’den Tarık Ziya Ekinci’ye tam 43 portre yer alıyor. 
Proletaryanın Büyülü Kutusu’nun sayfalarında size Hamdoş’un masum ve cesur sesi, Abidin Dino’nun eşsiz desenleri, Moris Gabbay’ın  tarihî fotoğrafları ve titiz bir araştırmanın zengin bilgisi eşlik ediyor. Büyülü bir yolculuk sizi bekliyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90661</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f7edd71-cbb9-4ad3-9e86-6aa6edef2eba.jpg</image:loc>
            <image:title>Militan İyimserlik</image:title>
            <image:caption>21. yüzyılın ağır ve çetin sorunlarını, onlarla başa çıkmaya hiç uygun olmayan kurumlar, yapılar ve ilişkilerle karşılıyoruz. Düşünme mekanizmalarımız da aynı durumda. Umutsuzluk ne kadar nadir olması gerekirse, sosyal teoride umut bugün o kadar nadirdir. Etkin biçimde kuşkunun kurumsallaşmasını içeren modernlik eleştirileri geleceğin ufkunu bulanıklaştırmıştır. Kimsenin bir kenarda durma lüksünün olmadığı böyle bir dünyada sosyal bilimciye de bazı görevler düşmektedir. Ne var ki düşünceye gerçek kuvvetini veren değiştirme arzusu sosyal bilimlerden kaygısızca sökülüp atılmıştır. 
Bu kitapta sosyal bilimler için, Militan İyimserlik adı altında, değiştirme arzusuyla yüklü bir epistemoloji önerilmektedir. Kavram, “iyimserliğin filozofu” Ernst Bloch’a aittir. Bloch bu kavramı, kendi düşüncesinin felsefi temeli olan “umut ilkesi”nin ütopik olanı gerçekleştirebilme stratejisi olarak dile getirir. Militan İyimserlik, bu çalışmada, Hali Hazırda Olmuş Olan (yani nesnel gerçeklik) içerisinde, Henüz Olmamış Olan (yani reel mümkün) olarak duranın, belirsizin, muğlak olanın bilgisine erişmenin bir yolu olarak konumlandırılmıştır. Bilgi iddiasıyla ortaya çıkmış hiçbir yönlendirmeyi kabul etmeyen geç kapitalizmin kültürel mantığında ütopyaların bugündeki imkânlarını araştırmayı önermektedir. 
Militan İyimserlik, insanın dünyayı eylem halinde bilmesidir. Harekete geçirmeyen hamlesiz ve kötürüm iyimserliğin, gerçek bir kötümserlikten daha kötü olduğu inancıyla, insanı dünyada iyi ve güzel olanı yaratmaya teşvik eder. Çünkü: “Gelecek kısmet olarak gelmez insanın ayağına.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90662</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7afafad-1bdd-4e47-a3c6-8ddee83074bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Lacan - Anti - Felsefe Seminerleri, 1994-1995</image:title>
            <image:caption>Alain Badiou&apos;nun, kendini filozof olarak tanıtmayı yadsımakla kalmayıp, psikanaliz söylemiyle felsefe söylemi arasına güçlü bir mesafe koymakta ayak direyen çağdaş anti-filozof Jacques Lacan&apos;a adadığı Lacan: Anti-Felsefe Seminerleri, psikanalistin gerçeği simgesele, topolojiyi cebire yeğleyen çalışmalarına odaklanmaktadır. Bu seminerler bilgi ve hakikat arasındaki sorunu açıklamayı temel meselesi haline getirmiştir.


Anti-filozofun 70&apos;li yıllardaki çalışmalarından hareketle, onun matematiklere kapalı, siyasetin deliğini tıkayan ve odağında aşkı barındıran felsefe anlayışını çözümleyen bu sarsıcı inceleme, Lacancı anti-felsefenin özgül doğasına ve sınır hatlarına ışık tutarak, Lacan&apos;ın anti-felsefesinden felsefeye kalan mirası araştırmaya koyuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90663</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40f1812c-97f3-44a7-83f0-e770e01af50c.jpg</image:loc>
            <image:title>Paramparça Prens</image:title>
            <image:caption>Bu aşk benim sonum olacak 
 
Reed Royal zengindi, yakışıklıydı, güçlüydü. Okuldaki her kız onunla olmaya can atıyor, her erkek onun yerine geçmek istiyordu. Ancak Reed ailesi dışında kimseyi önemsemezdi. Ta ki hayatına Ella Harper girene kadar. 
 
Babasından ve onun yeni oyuncağından intikam almak isterken kendini bambaşka bir çıkmazda bulmuştu. Artık tek arzusu Ella’nın güvende ve yanında olmasıyken, yaptığı bir hatayla her şey elinden kayıp gitmişti. Herkes Royalların zehirli olduğunu söylüyordu ve belki de haklılardı. 
 
Etrafı sırlar, düşmanlar ve ihanetle sarılmışken, Reed gerçek bir Royal olduğunu kanıtlamak ve ailesini korumak zorundaydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90664</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf8a596b-6f32-490c-9793-38c62b31ad7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dünyamız 182 - Mayıs, Haziran 2021</image:title>
            <image:caption>Sanat Dünyamız dergisinin 182. sayısı yayımlandı. Dergi bu sayıda son dönem sanat üretimine yakından bakıyor ve sergi değerlendirmelerine geniş yer ayırıyor. 
Derginin kapağında yazar, şair, ressam Etel Adnan’ın Pera Müzesi’nde gerçekleşen “İmkânsız Eve Dönüş” sergisine yer veriliyor. Bu sergi vesilesiyle sanatçı üzerine yazılmış kapsamlı bir yazı okurları karşılıyor. Emre Hüner, Arter’de süren kişisel sergisi “[ELEKTROİZOLASYON]: Bilinmeyen Parametre Kayıt-Dışı” hakkında Özlem Altunok’a verdiği geniş bir söyleşiyle dergide. 
Mehşer’deki “Mâziyi Korumak: Sadberk Hanım Müzesi&apos;nden Bir Seçki”, Protocinema’daki “Göze Parmak”, Depo İstanbul’daki “Tempo Incognito: Akışlar, Ritim ve Hareket Üzerine”, Mixer Arts’taki “Olağanüstü Denklikler, İnce Benzerlikler” ve Senkron, bu sayıda değerlendirmeleri detaylı olarak yer alan sergiler, etkinlikler arasında. 
Eda Çekil, Şafak Şule Kemancı ve Gökçen Cabadan’ın kişisel sergileri vesilesiyle sanat pratiklerine yakından bakan birer yazı da okurları bekliyor. İlker Hepkaner ise, popüler kültür üzerinden 80’lere kuir bir bakış yönelttiği yazısıyla dergide yer alıyor. 
Süreyyya Evren, geçtiğimiz sayıda sonlanan Açıklaya Açıklaya Sanat serisinin ardından bu sayıda Sarmal Senaryolar adlı serisinin ilk yazısıyla okurlarla buluşuyor. 
Sanatçı Huo Rf’nin başlattığı yeni seri Hisler/Rastlantılar/Kesişmeler’in ikinci söyleşisinde ise Marina Papazyan ve Kerem Ozan Bayraktar “Korku” üzerine düşüncelerini, pratiklerinin kesiştiği noktaları anlatıyor. 
Sanat Dünyamız’ın her sayıda bir sanatçının okumayı, izlemeyi, dinlemeyi, görmeyi planladıklarına yer verdiği Ajanda bölümünde bu sayıda sanatçı İnci Eviner ajandasında yer alanları paylaşıyor. 
Sanat Dünyamız’ın bu sayısından itibaren yayın danışmanları da yenileniyor. Derginin yeni yayın danışmanları Fulya Erdemci, Güven Turan, Hera Büyüktaşçıyan, Kevser Güler, Mine Haydaroğlu ve Zeyno Pekünlü’den oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90665</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34be8fb4-e335-4a56-b8e0-1745c6efec04.jpg</image:loc>
            <image:title>Fener Bekçisi</image:title>
            <image:caption>Mutlu olmayı beklemiyorum. Aşkı çözüm ya da yanıt olarak düşünmüyorum. Aşkı doğanın bir gücü olarak düşünüyorum; güneş kadar güçlü, gerekli, gayrişahsi, devasa ve imkânsız bir şey olarak; ısıttığı gibi kavuran, kuruttuğu gibi hayat veren...

Jeanette Winterson, bu kez sevginin, merhametin ve bağlılığın izinde İskoçya&apos;nın uzak ve yalıtılmış bir kıyı kasabasına taşıyor okuru. Eski deniz fenerinin sıradışı bekçisinin dilinde, dün ve bugün birbirine açılan eşsiz öykülere dönüşürken hayal kırıklığı ve çaresizlikler de baş gösterecek ama aşk, her koşulda galip gelecektir.

Fener Bekçisi&apos;nde hikâyeler kadar arayışlar da iç içe geçer, geçmiş ve gelecek aşılır; çünkü, mutlu ya da mutsuz, hikâyelerin bir sonu yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90666</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4cb6a34-7365-4652-a74d-8b95fbf87f8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessizlik Zamanı</image:title>
            <image:caption>Luis Martín-Santos, yıllarca sansürlenip yasaklanmasına rağmen İspanyol edebiyatının mihenk taşlarından biri haline gelmiş eseri Sessizlik Zamanı&apos;nda, Franco diktatörlüğü gölgesinde savrulan savaş sonrası İspanyası&apos;nın en az Quernica tablosu kadar yıkıcı ve çarpıcı bir panoramasını sunar.
Dili bir devrimci araç olarak kullanan Martín-Santos, İspanyol edebiyatının Ulysses&apos;i olarak anılan bu eserinde doğrusal bir anlatım yerine, şehrin tüm katmanlarının rejim tarafından bastırılmış sesine bilinç akışı tekniğiyle ses katar.
Kanser gibi yayılan falanjist rejimi, birer deney faresi misali labirentlere sıkışmış ve yalnızca elindeki değerlere tutunan halkı, aile ve evlilik kurumunu, entelektüalite ve bilimi, geleneksel rolleri, ideal toplumu, lümpen orta sınıfı ve altkültürü, faşizmin tekdüzeleştirip sunileştirdiği her toplumsal nüveyi bu insanlık trajedisinin ortasında yeniden yoğurarak içsel konuşmalar ve yepyeni kelimelerle bezeli bir dille, yer yer çelişkili, çalkantılı ve bir o kadar da gerçeğin keskin soğukluğunu iliklerimize dek hissettiren panoramik bir duyguyla sunan Sessizlik Zamanı, uzun bir aradan sonra yeniden Türkçede...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90667</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1403ced8-6099-4685-948c-ef0782902279.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhaba Amerika</image:title>
            <image:caption>Distopik edebiyatın kültleşmiş ismi J.G. Ballard&apos;dan, &quot;süper güç&quot; Amerika&apos;nın mecburi yeniden keşfine dair gaipten bir anlatı...

Beklenen son gerçekleşmiş; Amerikan rüyası enerji kaynaklarının aşırı tüketimiyle her anlamda yerle bir olmuş, hem uçsuz bucaksız topraklar hem de bir bütün olarak zihinler çölleşmiştir. Ballard, tekrar ayağa kaldırılması gereken &quot;yeni&quot; Amerika&apos;nın bu yaratım sürecini ikonikleşmiş anti-kahramanlar üzerinden kurgularken, yıkımın müsebbipleri tarafından yaratılan toplumsal ve yerleşik korkulara nüktedan dokunuşlar yapmaktan geri durmuyor.

Şiddet eğilimli, yabancılaşmış ve hırs küpü karakterleriyle ise günümüz Amerikan yönetimine uzgörülü bir selam çakmayı da ihmal etmiyor.

Kalemini iktidar odaklarına çevirmiş bir kâhinden, yeni bir gelecek vaadeden yıkımı hicveden Merhaba Amerika, ilk kez Türkçede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90668</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7281df88-f082-4dae-bcf2-4ba86f2efaf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Karsambaç</image:title>
            <image:caption>Düğünlerde damat tıraşını yaptıktan sonra alnına koyduğu rakı bardağından damla dökmeden Çukurova çiftetellisi oynayan Berber Kemal; karısı elli yıl sonra yataklarını ayırınca hayatın anlamını ölümden kurtardığı yenik dövüş horozunda bulan Tahir Bey; güvercin kraliçesi Düztaban Zöhre&apos;ye yanık Süslü Yakup; vitesi attı mı durdurulması zaman alan, genelev sokağının kıdemli Abla&apos;sı Kocavezirli Yırtık Sabahat.


Orhan Kemal Öykü Ödüllü yazar Zafer Doruk yeni kitabı Karsambaç&apos;ta bizi peşine takıp Adana&apos;nın arka sokaklarında gezdiriyor. Kâh damda güvercinlerin ortasına kurulmuş bir âlem sofrasına oturuyoruz, kâh yoksulluğun kol gezdiği kanal boyunda bir gece vakti kurbağa sesleriyle çocuk, sonra evden kaçıp duvarın üzerinde sinema kuşu oluyoruz. Adana&apos;nın rengârenk, hüzünlü karnavalına hoşgeldiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90669</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b100c015-68f7-4507-aecc-daba80e517ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Mavisi</image:title>
            <image:caption>Gece Mavisi, Türkçenin laf cambazı Salâh Birsel&apos;in gençlik anılarından entelektüel birikimine yergi yergilediği, sergi sergilediği, tiyatro eleştirileriyle birlikte 1001 Gece Denemeleri&apos;nin belki de en adına yaraşır, kapsamlı ve muteber ciltlerindendir. Düzayak ettiği deneme ve günlük türlerinin arasındaki tüy kadar hafif geçişler muzip enstantanelerle renklenirken, Birsel&apos;in edebiyat camiası içerisinde atlattığı badirelerin kıymeti yine onun eşsiz üslubuyla ballanıyor.
Edebiyata vara varası kulluk etmek için bu yolda tıngır elek, tıngır saç kalmayı göze almış lafazan bir kalemşörün kat ettiği yolları hayranlıkla okuyacak, dobracılığın, adamsendeciliğin, hovardalığın böylesi ölçülü ve hınzır icrasına şapka çıkaracaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90670</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7d2216c-cdb2-4134-9884-83ae73dac0b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Törekeme Terekeme Kültürü</image:title>
            <image:caption>Törekeme Terekeme Kültürü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90671</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ec9ee8c-a5a9-41ef-877b-7a590c89e757.jpg</image:loc>
            <image:title>Umberto Arte ile Sanat III</image:title>
            <image:caption>“Sanata gerçek gücünü veren şey, sıradan olanı en yüce duyguyla ele almaktır.” 
Jean-FrançoIs Millet 
Barbizon Ekolü’nün öncü ismi Millet’nin zorlu yaşam mücadelesi. Devrimlerle çalkalanan Avrupa’nın karışık siyasi ortamı ve Barbizon Ekolü’nün kuruluş hikâyesi. Millet’nin Théodore Rousseau ve Gustave Courbet gibi çağdaşı ressamlarla olan ilişkisi ve Sürrealizm’in önemli ismi Salvador Dalí üzerindeki yoğun etkisi. Resimlerinin derinlerindeki şifreler ve çocukluğuna ilişkin izler. 
Fransız Realizmi’nin önemli ressamı Jules Breton’un kırsal yaşamın güzelliğini ve asaletini yücelten enfes resimleri ve kendisi gibi yetenekli kızı Virginie Demont-Breton’un anne, çocuklar ve balıkçılar üzerine yaptığı çalışmalar. Van Gogh’un Jules Breton ile tanışabilmek için gösterdiği insanüstü çaba. 
Modern resmin babası Cézanne’ın Émile Zola ile olan arkadaşlığı, Kübizm’e giden yolda Picasso üzerindeki etkisi ve Camille Pissarro gibi Empresyonistlerle olan derin bağı. Resimlerindeki modern resmi tetikleyen geometrik formlar. 
Romantizm’in karanlık çocuğu Francisco Goya’nın uzun sanat yaşantısı, mitolojik ve tarihi eserlerinin çok yönlü incelemeleri. Goya’nın hayatına ilişkin doğru bilinen yanlışlar. Saray ressamı olmasına karşın toplumsal olaylar karşısındaki duyarlılığı, hicivsel resimlerinin şifreleri. 
Ve ismi Empresyonizm’le özdeşleşen Monet’nin yaşantısı, eserlerinin detaylı incelemeleri. Soyut resmin önemli ismi Vasili Kandinski üzerindeki etkisi, Édouard Manet, Frédéric Bazille ve Edgar Degas’yla olan arkadaşlığı, Empresyonizm’in ayırt edici özellikleri. 
Tüm bunların yanında Paul Signac ve Charles Gleyre gibi sanatçıların eserleri ve sanatlarının püf noktaları da bu kitapta. UMBERTO ARTE İLE SANAT III sizlere eşsiz bir sanat okuması vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90672</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db98a2a0-bc75-4855-b34d-17f472cce799.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesaret Kulübü - Simurg Efsanesi</image:title>
            <image:caption>Hayat yolculuğu ile kariyer yolculuğu birbirlerinden çok da farklı değillerdir aslında. Kişi özel hayatında ne ise iş hayatında da o olmaya mahkûmdur. Dünya bir aynadır, herkese kendi yüzünü yansıtır. Öyleyse uyanmak, kim olduğunu bilmek, bulmak ve olmak zorundadır şayet hedefi özüne ulaşmaksa. 
Bil! 
Bul! 
Ol! 
Öyle bir hazinedir ki öz, “ol”madan kişiye sunulmaz. Bu yüzden insanın özüne giden yol yedi ölümcül vadi ile korunur. Her bir vadinin sınavından geçmek bir bilgelik isterken sınavı geçenlere de bir farkındalık kazandırır ve son sınava hazırlar. Çünkü hayat insanı hazırlamadan sınavı önüne getirmez. 
Son sınav ise en çetin olanıdır! 
Bu sefer kariyer yolculuğun kendinden başlayacak, kendinden mezun olmadan bitmeyecek. Yedi ölümcül vadiyi geçerek egondan saklayıp koruduğun özünü bilme vaktin geldi. Ardından bulacaksın, son vadiyi geçtiğinde ise olacaksın. 
Maneviyat yolundaki en önemli nitelik cesarettir! 
Cesaret Kulübü seni bekliyor. 
İyi yolculuklar! 
İlham Süheyl Aygül Cesaret Kulübü&apos;nün devam kitabında bu kez sufizmin kadim bilgeliğini kariyer yolculuğuna uyarlıyor ve ruhun sınava sokulduğu yedi ölümcül duyguyu beyaz yakalı terminolojisinden anlatıyor. 
  Bu kitap kendini bulmak için yola çıkan tüm beyaz yakalılara adanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90673</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abeb7ef6-2950-4ba3-bfcb-bb4f8d53109a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennet Sürgünü</image:title>
            <image:caption>Yasak olan her şey güzeldir. 
Bütün yasaklı şeylerin cazibesiyle geliyorum sana. 
Âdem’in yasak meyveye adım adım yaklaştığı gibi. Oysa emir kat’îydi: “Yaklaşma!” 
Bir ısırık cennetten kovulmaya yeter mi? 
… 
Yetti! 
 
Dünyadaki sürgünlüğümüz Âdem’den beri devam ediyor. Bazılarımız sürgün edildiği dünyayı cennet haline getirmeyi başardılar. 
Ya diğerleri? 
Cennet Sürgünü, o diğerlerinin öykülerini sunuyor size. Her gün yanımızdan geçip giden ama dönüp bakmadığımız, içimizdeki insanların hikâyelerini. Dışlanan, ötekileştirilen, görmezden gelinen, sindirilen insanların hikâyelerini…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90674</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/355c1af9-5c6d-4c15-93d6-f3e719cdbc1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Birdenbire</image:title>
            <image:caption>Konuşmayı öğrendim herkes gibi 
Çoğu gibi anlatamadım 
Oysa anlaşılmaktı arzumuz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90675</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b68b486b-b560-48fb-a614-2d1c94a570f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Rahmetün Mine&apos;r-Rahman 4 Kur&apos;an-ı Kerim Tefsiri</image:title>
            <image:caption>Yüce kitap Kur’ân-ı Kerîm’i tefsir eden, peygamber vârisi büyük âlimlerden biri de Şeyh-i Ekber Muhyiddin İbn Arabî hazretleridir. Çeşitli eserlerinde yaptığı atıflarla kendisine ait iki farklı tefsirin bulunduğunu kesin bir şekilde bilmekteyiz. Bunlardan biri olan Îcâzu’l-beyân fi’t-tercemeti ‘ani’l-Kur’ân isimli tefsirin Fâtiha sûresinin ve Bakara sûresinin başından bir bölümünün (1. cüzün) tefsirini ihtiva eden miktarı elimize ulaşmıştır. Daha büyük bir tefsir olan el-Cem‘u ve’t-tafsîl fî ma‘rifeti me‘ânî’t-tenzîl isimli tefsirden ise elimize ulaşan hiçbir parça bulunmamaktadır. “İbn Arabî Tefsiri” adı ile yayınlanmış ve günümüzde tedavülde olan iki ciltlik tefsir ise İbn Arabî’nin değil, Abdurrezzâk elKâşânî’nin (ö. 730/1330) tefsiridir. Nitekim o tefsirin yazma nüshasının sonunda bizzat Abdurrezzâk el-Kâşânî’nin mührü yer alır. Kaldı ki Şeyh-i Ekber’in Îcâzu’l-beyân fi’t-tercemeti ‘ani’l-Kur’ân isimli tefsirindeki üslubu ile Abdurrezzâk el-Kâşânî’nin bu tefsirdeki üslubu da oldukça farklıdır, okuyucu bunu fark edecektir. Bu yüzden, özellikle Şeyh-i Ekber’in Kur’ân anlayışının daha iyi anlaşılmasını sağlamak için yirmi beş seneden daha uzun bir süre boyunca onun bütün eserlerini titizlikle tarayarak Kur’ân âyetlerinin tefsiri sadedinde değerlendirilebilecek bütün ifadelerini toplayıp âyetlere göre tasnif ettik. Bunların bir kısmı, diğer tefsirlerde olduğu gibi, Kur’ân ifadelerinin zâhir mânalarının ve ahkâmının izahı, diğer bir kısmı ise işârî tefsir olarak isimlendirilen tasavvufi tefsir şeklinde olup tevhid ve sülûk bahisleri hakkında idi. Nihayet bu derlemeyi Şeyh-i Ekber’in ilâhî rahmetin kapsayıcılığı ve azabın sonsuz olmadığı şeklindeki anlayışına uygun bir şekilde, Rahmetün mine’r-Rahmân fî tefsîri ve işârâti’l-Kur’ân olarak isimlendirdim. Mahmûd el-Ğurâb</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90676</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a24e54dc-ec92-49d5-b113-8108a968ebc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tahura</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap çağımızda tasavvufa gönül vermiş ve sekiz asırdır sönmeyen Mevlevî çerağını dünyaya tanıtmaya azmetmiş gayret ve hizmet ehli bir kadın sûfîye, eğitim sürecine ve onun zihniyet dünyasına ışık tutuyor. Mesnevîhân Sertarîk Şefik Can Dede’nin rahle-i tedrisinde bulunmuş Hayat Nur Artıran Hanımefendi ile yapılan yurt dışı ve yurt içi röportajları kapsayan bu kitap, tasavvuf hayatının merkezinde olan bir kadın sûfînin tecrübelerine dair sıra dışı ve ilk elden bilgileri ihtiva ediyor.

Hz. Mevlânâ’nın zengin irfân dünyasından istifade eden H. Nur Artıran, İslam, din, ibadet, tevhid, vahdet, tasavvuf, tarikat, tekke, Mevlevîlik, Mesnevî-i Şerif, semâ, musiki, İslam’da kadının yeri, Mevlevilik tarihinde kadınların konumu, Aşk-ı İlahî, İslâm Ahlâkı, Ramazan-ı Şerif, sevgi, muhabbet, merhamet, barış gibi pek çok önemli kavrama açıklamalar getirirken verdiği cevaplar; Hz. Pir’in yolunun, terbiyesinin ve irfânının ince detaylarını yansıtıyor. Şefik Can Uluslararası Mevlânâ Eğitim ve Kültür Vakfı’nın yurt içi ve yurt dışına uzanan bilimsel, sosyal ve kültürel faaliyetleri Hz. Mevlânâ’ya olan ilginin küresel boyutlarını ortaya koymakta. 

Divân-ı Kebir ve Mesnevî-i Şerif’den getirdiği misaller ve meseller ile “kesrette vahdeti” “ikilikte biri” ve “nefsin karşısında ruhun yüceliğini” yansıtan cevaplarıyla bu kıymetli eser bireysel ve toplumsal düzeyde psikolojik ve sosyolojik sancılar çeken günümüz insanına maveradan kutsi soluklar taşıyor. 

Ayrıca, bu eser sayesinde Sayın Artıran’ın Şefik Can Dede ile “sırlı” buluşması ve dedemizin son yedi yılında bir nevi asistanı olarak müşahede ve tecrübe ettiği vakaları ilk defa kamuoyu ile paylaşması yönüyle çağdaş tasavvuf tarihine çok önemli bir not düşülmekte. Sufi Kitap, daha önce Aşk Bir Davaya Benzer ve Herkes Seni Terk Etse Aşk Terk Etmez adlı eserlerini neşrettiği Saygıdeğer Hayat Nur Artıran Hanımefendi’nin külliyatına bir kitap daha eklemenin mutluluğunu yaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90677</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b642816d-a7bc-46f7-985b-1df396229a2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkım İsyandır Benim</image:title>
            <image:caption>Nurullah Genç&apos;in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden.
Yanarım; öyle bakma yüzüme yağmur gibi
Dağıt kalbini saran hasret bulutlarını
Damlasın gözlerine sonsuzluk usaresi
Dalgınlık evlerinin en güzel melikesi
Sevemem; tozlu raflar arasına girmeden
Çöllerim kandır benim
Sevemem; karanlığı bir daha devirmeden
Aşkım isyandır benim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90678</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94b3fcbc-4c9e-4c6c-a9f7-c2564c57fd90.jpg</image:loc>
            <image:title>Madalyonun Arka Yüzü</image:title>
            <image:caption>Târih, bugünü anlamak ve analiz etmek bakımından gereken ipuçlarını bizlere sunar. Târihçi ise, bu ipuçlarını birleştirerek, geçmişin ışığında günümüzü aydınlatır. Geçmişle bugün arasında gider gelir. 

Madalyonun Arka Yüzü’ne Birinci Dünya Savaşı ve Çanakkale cephesi hakkındaki yazılarıyla başlayan Cemil Koçak; ardından tek-parti döneminin politik tartışmalarına değiniyor. Kitabın ilerleyen bölümlerinde ise, CHP-devlet bütünleşmesine, tek-partinin otoriterliğine, Serbest Fırka’nın âkıbetine, Halkevleri tartışmasına, hâlâ süren demiryolu mu, karayolu mu tartışmalarına, arada bir yeniden filizlenen uçak sanâyi tartışmalarına ilişkin analizini okurlarla buluşturuyor.

Yakın târih alanındaki araştırmalarıyla tanınan Cemil Koçak, Madalyonun Arka Yüzü’nü göstermek üzere bir yol haritası daha sunuyor. Bu kitap, tek taraflı ve âdetâ ezberlenmiş bir öyküyü yeniden kuruyor. Geçmişin yalnızca geçmişte kaldığını; “bizim”le artık bir alâkasının kalmadığını düşünenler varsa eğer; bugünün geçmişin içinde şekillendiğini, yoğrulduğunu ve “biz”i ortaya çıkardığını hatırlamalıyız. Geçmişin gölgesinde veyâ ışığında yaşamaya devâm ediyoruz çünkü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90679</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f31e9ab1-7c45-4141-90a6-b49dc4aee66a.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünce Tarihi Işığında Muhasebe Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Uygarlığın düşünsel birikimleri yaklaşık 2500 yıl önce felsefe çatısı altında toplanarak sistematik bir yapıya kavuştu. Yüzlerce yıl önemli bir ilerleme kaydedemeyen felsefe literatürü, üniversitelerin özgürleşmeye başladığı 18. yüzyılda hızla zenginleşerek bölünmek zorunda kaldı. 

Bu dönüşümden sosyal bilimler de nasibini aldı. Örneğin iktisat disiplininin felsefeden ayrılması 1776 yılına tekabül eder. 1850’lerin başında iktisattan işletme, 1876 ‘da işletmeden muhasebe ve 1940’larda ise muhasebeden finans bilimi doğdu. Bağımsızlaşan her bilim dalı, ortaya koyduğu tez ve kuramları geliştirmek amacıyla kendi felsefesine yöneldi. Muhasebe alandaki ilk eser ise 1907 yılında Muhasebe Felsefesi (The Philosophy of Accounts) ismiyle Charles Ezra Sprague tarafından yazıldı.

Muhasebe bilimi ‘kapıyı, kasayı ve kantarı’ felsefe bilimi ise ‘merakı, hayreti ve şüpheyi’ korumayı öğütler. Nitekim muhasebe mali olaylarla, felsefe kavramsal olgularla ilgilenir. Muhasebe felsefesi ise finansal olgulara kavramsal açıdan yaklaşır. Başka bir ifadeyle muhasebe, sayılar aracılığıyla parçadan bütüne doğru akan sistematik bir raporlama arayışı; felsefe, kavramlar yardımıyla bütünden parçaya doğru yayılan mantıksal bir sorgulama etkinliğidir. Muhasebe felsefesi ise sayılardan raporlamaya geçiş süreçlerini iyileştiren düşünsel bir arayıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90680</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e12f881e-cd6c-4789-a5c5-4a6f650f4557.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Savrulmalardan Kurtulmak</image:title>
            <image:caption>Size hiç “fazla hassas biri” olduğunuz ve duygularınızı çok abarttığınız söylendi mi?
Bazen duygularınızın ağırlığı altında ezildiğinizi hisseder misiniz?

Gözyaşı yağmurlarında, yakıcı öfke ataklarının ortasında, ıstırabın kucağında kalakaldığınız olur mu?

Sanki bir düğmenize basılmış gibi kontrolden çıkar mısınız? 
O an tam da hissettiğiniz gibi davrandığınız için sonrasında pişman olur musunuz?
Yorucu duyguların iniş çıkışından, sizi sağa sola savurmasından yorgun düşer misiniz?
Bunların hepsi sadece “çok-hisseden” biri olmanızdan kaynaklanıyor.

İyi hissetmek ve dengede kalmak için daha az hissetmeniz, kendinizi değiştirmeniz ve başkaları gibi olmaya zorlamanız gerekmiyor. 

Bu kitap; kendi değerlerinizi temel alarak daha sevecen, tatminkâr ve canlı bir hayat yaşamanız için ACT (Kabul ve Kararlılık Terapisi) teknikleri doğrultusunda adım adım ilerleyen bir yol haritası sunuyor. 

Çok-hissedenlerden misiniz? Doğru yerdesiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90681</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/642baa13-75b5-4074-93c0-9660c4e669d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökten Düşen Şeyler</image:title>
            <image:caption>Gökten düşen bir buz bloğu küçük Saara’nın annesinin canına mal olur.
Bir kadın art arda iki kez piyango ikramiyesini kazanır.
Bir adama beş kez yıldırım çarpar.

Bütün bunların bir insanın başına gelme olasılığı nedir ki şu hayatta? İşte tam da bu nedenle hayatları altüst olan bu insanlar, kaderleriyle yüzleşmenin bir yolunu bulmak adına bu rastgele olaylar için bir açıklama arıyorlar.

Bu kitap, mümkün imkânsızlıkların ve uzak ihtimallerin yakınlığı üzerine, hayata dair bir hikâye; zaman, sevginin gücü ve değişimin kaçınılmazlığı üzerine uzun soluklu bir düşünce. Finlandiya’nın en sevilen yazarlarından Selja Ahava’nın Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü sahibi romanı Gökten Düşen Şeyler, dünyanın dört bir yanında okurların kalplerine dokunuyor.

 
“Bir çocuğun bakış açısından anlatılan bu hikâye, diğer masalları geride bırakıyor... Katmanlı ve dokunaklı bir roman.” 
-Literary Review

“Hayatın gidişatını belirleyen ürkütücü rastlantısallık üzerine tuhaf ve düşünceli bir hikâye... Bu roman güçlü yazarların basit cümlelerle neler yapabileceğine dair iyi bir örnek.” 
-Booklist

 
“Edebî bir peri masalı... Soğuk iklimlerde yaşayan insanların, sıcak ocakların etrafında anlatacakları hikâyelere ihtiyacı var.” 
-Literary Hub

“Ahava, karakterlerinin tuhaflıklarını ve romanın olay örgüsündeki rastlantısallığın rolünü öyle iyi kucaklıyor ki, roman, keder ve yas üzerine bir düşünceden Paul Thomas

Anderson’ın Magnolia’sındaki Ricky Jay tonunda bir anlatıya dönüyor.” 
-Words Without Borders

“Gökten Düşen Şeyler’in neden AB Edebiyat Ödülü’nü kazandığını anlamak zor değil. Ahava, kesintiye uğramış hayatlar, parçalanan kimlikler, keder, anlaşılma arzusu ve insanın kapanma ihtiyacı hakkında dokunaklı bir hikâye yaratmış.” 
-Avrupa Edebiyat Ağı

“Selja Ahava’nın sessiz ama davetkâr romanı bir peri masalını çağrıştırıyor... anlatı hem hafif hem de şiirsel, saf ve bilge -gerçekten harika.” 
-Neue Zürcher Zeitung</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90682</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03070052-f5b9-471a-8691-a2a6cc989547.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanatlarım Var Benim</image:title>
            <image:caption>- Eğer istersen sana dünyayı gösterebilirim. Sırtıma binmen yeterli, demiş kuş. 
- Ya istemiyorsam, demiş elma kurdu. 
- Hiçbir zaman ne kaçırdığını bilemeyeceksin, demiş kuş. 
- Benim elmamım içi rahat ve güvenli! Sen de kendine bir elma bulmalı, rahat ve güvende kalmalısın, demiş elma kurdu. 

Dünyayı keşfetmek isteyen bir kuşla elmasını bir türlü bırakmak istemeyen elma kurdunun hikâyesi... Kanatlarım Var Benim &apos;le çocuklar, duvarın arkasında sonsuz bir yolculuğa çıkacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90683</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba75fefb-d87a-4df0-8033-e7831501db7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Keyifli Felsefe - Tabula Rasa</image:title>
            <image:caption>Tarihi mahallelerden birinde, küçük müstakil bir evi satın almamla başladı her şey. Tadilat esnasında bodrum katında tılsımlı bir oda keşfettim. Felsefe kitaplarımı yazmaya başladığım gece tuhaf bir gelişme oldu. Bir de baktım ki felsefe tarihinde adları anılan ünlü filozoflar, düşünürler, bilgeler saydam bedenleriyle odamdalar.

Önce biraz tuhaf karşılasam da zamanla bu duruma alıştım. Çünkü felsefe kitaplarımı baba filozoflarla birlikte yazmak gerçekten ilginç ve keyifli olacaktı. Fakat işin daha da tuhaf yanı, bu sırlı odaya filozof olmayan bazı insanların da gelmeleri…

Müslüm Baba, Deli Ziya, Güldane, Zehra, Rana ve Onur… Müslüm Baba süt beyazı elbisesiyle gelmiş. Deli Ziya, mezar taşına “Hayat bir gündür, o gün bugündür” yazdıran bir adam. Güldane bir Roman kızı, “Çiçek satarım, günü gününe yaşarım” diyor. Rana, tam bir kitap kurdu. Lisede bir felsefe kulübü kurmuş. Zehra ve Onur, Rana’nın kulüpten arkadaşları, “Felsefeye Fransız kalmamak için geldik” diyorlar. 

Yıllardır hayalini kurduğum felsefe kitaplarımı şimdi tuhaf konuklarımla birlikte yazıyorum. İşin sonu nereye varır, bunu henüz ben de bilmiyorum…

Bu kitapta insanlık tarihine yön veren fikirler ve felsefi akımlar konuşuluyor. Aklı kurcalayan, fikri çimdikleyen, beyin yakan sorular itinayla cevaplanıyor. Nereden? Nereye? Necisin? Numen mi yoksa fenomen misin? Ruh defterin dolu mu? Yoksa tamamen mi tabula rasa? Farkını ortaya koy; sor, düşün, sorgula… Her insan bir kitaptır. Okumaya kendinden başla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90684</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d19c7808-4df0-4cce-bd82-f75e4fcd5747.jpg</image:loc>
            <image:title>Keyifli Felsefe - Memento Mori</image:title>
            <image:caption>Tarihi mahallelerden birinde, küçük müstakil bir evi satın almamla başladı her şey. Tadilat esnasında bodrum katında tılsımlı bir oda keşfettim. Felsefe kitaplarımı yazmaya başladığım gece tuhaf bir gelişme oldu. Bir de baktım ki felsefe tarihinde adları anılan ünlü filozoflar, düşünürler, bilgeler saydam bedenleriyle odamdalar.

Önce biraz tuhaf karşılasam da zamanla bu duruma alıştım. Çünkü felsefe kitaplarımı baba filozoflarla birlikte yazmak gerçekten ilginç ve keyifli olacaktı. Fakat işin daha da tuhaf yanı, bu sırlı odaya filozof olmayan bazı insanların da gelmeleri… 

Müslüm Baba, Deli Ziya, Güldane, Zehra, Rana ve Onur… Müslüm Baba süt beyazı elbisesiyle gelmiş. Deli Ziya, mezar taşına “Hayat bir gündür, o gün bugündür” yazdıran bir adam. Güldane bir Roman kızı, “Çiçek satarım, günü gününe yaşarım” diyor. Rana, tam bir kitap kurdu. Lisede bir felsefe kulübü kurmuş. Zehra ve Onur, Rana’nın kulüpten arkadaşları, “Felsefeye Fransız kalmamak için geldik” diyorlar. 

Yıllardır hayalini kurduğum felsefe kitaplarımı şimdi tuhaf konuklarımla birlikte yazıyorum. İşin sonu nereye varır, bunu henüz ben de bilmiyorum…

…

Kim demiş felsefe sıkıcıdır diye! Bildiğin tüm o sıkıcı felsefe kitaplarını unut! Bu kitap felsefe yapmıyor! Felsefenin özünü ortaya çıkarıp bizzat okurunu filozof yapıyor. Soru sormak, fikir üretmek, eleştirel düşünmek serbest! Felsefenin derin konuları hayattan misallerle anlatılıyor. İlginç karakterleri ve özgün kurgusuyla bu kitap ezberlenmiş kalıpları yıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90685</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd82edcb-e361-43c3-91cb-d894b65e23d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Keyifli Felsefe - Carpe Diem</image:title>
            <image:caption>Tarihi mahallelerden birinde, küçük müstakil bir evi satın almamla başladı her şey. Tadilat esnasında bodrum katında tılsımlı bir oda keşfettim. Felsefe kitaplarımı yazmaya başladığım gece tuhaf bir gelişme oldu. Bir de baktım ki felsefe tarihinde adları anılan ünlü filozoflar, düşünürler, bilgeler saydam bedenleriyle odamdalar.

Önce biraz tuhaf karşılasam da zamanla bu duruma alıştım. Çünkü felsefe kitaplarımı baba filozoflarla birlikte yazmak gerçekten ilginç ve keyifli olacaktı. Fakat işin daha da tuhaf yanı, bu sırlı odaya filozof olmayan bazı insanların da gelmeleri…
Müslüm Baba, Deli Ziya, Güldane, Zehra, Rana ve Onur… Müslüm Baba süt beyazı elbisesiyle gelmiş. Deli Ziya, mezar taşına “Hayat bir gündür, o gün bugündür” yazdıran bir adam. Güldane bir Roman kızı, “Çiçek satarım, günü gününe yaşarım” diyor. Rana, tam bir kitap kurdu. Lisede bir felsefe kulübü kurmuş. Zehra ve Onur, Rana’nın kulüpten arkadaşları, “Felsefeye Fransız kalmamak için geldik” diyorlar. 
Yıllardır hayalini kurduğum felsefe kitaplarımı şimdi tuhaf konuklarımla birlikte yazıyorum. İşin sonu nereye varır, bunu henüz ben de bilmiyorum…

…

Felsefi terimlerin cirit attığı, kısa hikâyelerin akla kapı açtığı, soruların havada uçuştuğu, filozofların birbiriyle kapıştığı keyifli bir felsefi kurgu… Bu kitabın dilini, anlatımını, birbirinden ilginç kahramanlarını çok seveceksin. İnsana, hayata, ölüme, kadere, varlığa, varoluşa dair pek çok şey konuşuluyor. Kısmen Sokrates tarzı. Fakat bu kitabın başka özgün tarafları da var. Okudukça göreceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90686</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00d10e31-9551-4904-b186-5e3c935c2083.jpg</image:loc>
            <image:title>Keyifli Felsefe - Baba Filozoflar</image:title>
            <image:caption>Tarihi mahallelerden birinde, küçük müstakil bir evi satın almamla başladı her şey. Tadilat esnasında bodrum katında tılsımlı bir oda keşfettim. Felsefe kitaplarımı yazmaya başladığım gece tuhaf bir gelişme oldu. Bir de baktım ki felsefe tarihinde adları anılan ünlü filozoflar, düşünürler, bilgeler saydam bedenleriyle odamdalar.

Önce biraz tuhaf karşılasam da zamanla bu duruma alıştım. Çünkü felsefe kitaplarımı baba filozoflarla birlikte yazmak gerçekten ilginç ve keyifli olacaktı. Fakat işin daha da tuhaf yanı, bu sırlı odaya filozof olmayan bazı insanların da gelmeleri…
Müslüm Baba, Deli Ziya, Güldane, Zehra, Rana ve Onur… Müslüm Baba süt beyazı elbisesiyle gelmiş. Deli Ziya, mezar taşına “Hayat bir gündür, o gün bugündür” yazdıran bir adam. Güldane bir Roman kızı, “Çiçek satarım, günü gününe yaşarım” diyor. Rana, tam bir kitap kurdu. Lisede bir felsefe kulübü kurmuş. Zehra ve Onur, Rana’nın kulüpten arkadaşları, “Felsefeye Fransız kalmamak için geldik” diyorlar. 
Yıllardır hayalini kurduğum felsefe kitaplarımı şimdi tuhaf konuklarımla birlikte yazıyorum. İşin sonu nereye varır, bunu henüz ben de bilmiyorum…

…

Felsefe tarihinin en baba filozofları bu kitapta… Güvenilir kaynaklara dayanan ilginç hayat hikâyeleri ve temel düşünceleri anlatılıyor bir öykü tadında. Sade, kıvrak bir dili, eğlenceli bir anlatımı var... Bir solukta okuyacaksın. Bu kitaba ‘kısa bir felsefe tarihi’ de diyebilirsin. İnsanoğlunun iki bin beş yüz yıllık düşünce serüvenine tanık olacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90687</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed2e09b6-f464-43ee-bfad-523c51175968.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeşim Muhammed Ali</image:title>
            <image:caption>“Muhammed Ali’nin hikâyesi, tarihin önemli bir parçasını oluşturur. İçtenlikle söyleyebilirim ki, Ali’nin mirası çok uzun süre yaşayacak… umarım sonsuza kadar.”
Efsane sporcu
Jim Brown

Cassius Clay olarak dünyaya gelen Muhammed Ali, şöhretinin zirvesindeyken dünyanın en sevilen sporcusuydu. Hakkında çok şey söylendi, sayısız yorum yapıldı, onaylandı, alkışlandı. Herkesin konuştuğu bu büyük boksörle ilgili konuşmayan tek bir kişi oldu: Onu herkesten iyi tanıyan kardeşi ve en yakın dostu Rahman Ali.

Cassius ve Rudolph Arnett Clay olarak dünyaya gelen bu iki kardeş birlikte büyümüş, birlikte yaşamış, birlikte antrenman yapmış, birlikte yolculuk etmiş, sokakta ve ringde birlikte mücadele vermişlerdi. Rahman, iyi ve kötü zamanlarında Muhammed Ali’nin yanından bir kez olsun ayrılmamıştı.

Kardeşim Muhammed Ali adlı kitabında Rahman Ali, kardeşi hakkında çok iyi bilinen hikâyeleri değişik açılardan ele alıyor, mağrur fakat hayli kırılgan bir adam olan Muhammed Ali’yle ilgili çok zengin bir tablo çiziyor.
Bir efsaneye içeriden bakmak için okuyunuz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90688</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dc4f161-43f5-4ebb-8981-d699f8a0228d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı Dağları&apos;nın Eteğinde</image:title>
            <image:caption>Evet! Nerede başladığı, nerede bittiği belli olmayan bu dağlar Tanrı Dağları’ydı. Ülkeleri peş peşe geçen, gelip geçtiği her ülkede başka isimler alsa da bu dağlar bizim dağlarımızdı.

Bu dağlar bizim tarihimizin ruhuydu, omurgasıydı. Dünyada hiçbir dağ bizim için bu dağlar kadar değerli ve manalı olamazdı.

Özer Ravanoğlu bilindik akıcı üslubuyla kaleme aldığı Tanrı Dağları’nın Eteğinde eseriyle ilk olarak Doğudan Batıdan Hikâyeler başlığıyla kaleme aldığı hikâye külliyatını zenginleştirmeye devam ediyor. Yine Türk Dünyasının dört bir tarafından sımsıcak hikâyelerden oluşan bu eser hem ata yurdumuzla olan duygu köprümüzü göz yaşları eşliğinde tekrar inşa ediyor hem de güncel sorunlarımız sebebiyle unutulmaya yüz tutmuş bazı değerlerimizi bize layıkıyla hatırlatma vazifesini ifa ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90689</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42e0443f-e33d-4781-9747-bbc627d31749.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Mizah Ekolojisi</image:title>
            <image:caption>Aristoteles “İnsan gülmeyi bilen tek canlı varlıktır!” der. François Rebelais de Gargantua’nın başlangıcına “İnsanı insan yapan gülmektir!” sloganını yerleştirir. Fakat mizah yalnızca gülme ve kahkahayla sınırlandırılamaz. Mizahın ekolojisinde eleştiri, eğlence kültürü, grup kültürü, kültür ortamları, kültür ekonomisi, iletişim, üstünlük, rahatlama, pozitiflik ve negatiflik, statü, bağlamsal işlev, imaj, mizah ustaları ve tasarımcıları gibi kavramlar bulunur.
 
Bir ürün gibi sosyal üretim fabrikaları olan mizah kendi bağlamında ustalarının eliyle üretilir ve ekolojiye sunulur. Bu fabrikalar grup kültürünün oluşabildiği her türlü açık ve kapalı mekânlar olabilir. Kumaşı, kesimi ve tarzı iyiyse uzun süreli yaşama şansı bulur. Halkın hafızasında yer edinmesi, kültürel alan ve kodlara sızmasıyla patentini alır. Bu patentler ulusal hafızada Nasreddin Hoca, Keloğlan, Karagöz, Temel, İncili Çavuş, Bektaşi şeklinde markalanır.
 
Türk halkının gruplar arasında oluşturulan, yazılı ürünleri henüz oluşmamış mizah geleneklerinin ihmal edilmesi, oluşan ve gelişen yeni mizah yapma biçimlerinin ve ürünlerinin görmezden gelinmesi Türk mizah çalışmalarının kilitlendiği bir noktaydı.
 
Bu çalışmada tarihsel seyrinde mizaha karşı yüklenen farklı anlamlandırma çabaları verilmiştir. Güncel Türk mizahının ekolojik durumu ise halk ve kültür araştırmaları, halk grupları, gülme yasaları, icra ortamlarının cinsiyeti, politika, ilgiler, deneyimler, tipler, yemek ve oyun kültürü, dil, kültür ekonomisi, sözlü, yazılı ve elektronik kültür ortamı gibi meseleler üzerinden ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90690</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b6f9a7b-37e0-4ecd-9d09-a06b2627cd40.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorularla Karamanlılar</image:title>
            <image:caption>Sorularla Karamanlılar, yüz yıl öncesine kadar Orta Anadolu’da yaşamış Türk dilli Ortodoks Hıristiyanlar olan Karamanlıları topluma daha iyi anlatmak isteğinden doğmuş bir kitaptır. Daha önce Karamanlılarla ilgili kaleme alınmış çalışmalar olmakla birlikte Sorularla Karamanlılar’ın bunlardan farkı, sorularımıza bizzat onların üretmiş oldukları Karamanlıca, yani Yunan harfleriyle Türkçe eserlerde yanıtlar aranmış olmasıdır. Böylece dupduru Türkçeleriyle karşımıza çıkan pek çok Karamanlıca eser gözden geçirilmiş, Karamanlılarla ilgili sorduğumuz sorulara, onların kökenlerinden başlayarak dinleri, gelenekleri, eğitimleri, cemaatlerinin karakteri, basın yayın hayatları gibi pek çok alanı kapsayacak cevaplar bu eserlerden çıkarılmıştır. Bu çerçevede Millî Mücadele döneminde hangi gelişmelerden etkilendikleri, Türk Ortodoks Patrikhanesi’nin kuruluş süreci ve mübadeleden nasıl etkilendikleri de ele alınmıştır. Kitabımızın sadece dillerini değil, geleneklerini de mübadele ile gönderildikleri Yunanistan’da uzun süre yaşatan ve hâlen yaşatmaya çalışan Karamanlıların, Anadolulu Ortodoks Türklerin anlaşılmasına katkıda bulunacağını ümit ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90691</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2127845f-3ae8-47e8-bf1f-fdae290ac60a.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Günümüze Polisiye - Fakabasmaz Zihni&apos;nin Sergüzeştleri</image:title>
            <image:caption>&quot;Yalnız İstanbul’un değil bütün dünyanın en kurnaz, en ele avuca sığmaz, en mahir hırsızı Fakabasmaz Zihni ismindeki fevkalbeşer mahlukun akıllara hayret ve dehşet veren sergüzeştleri”nin birinci cildiyle karşınızdayız. Aralarında Cin Ali, Piç Servet, Ayıboğan Şükrü, Alyanak Sabiha, Tilki Ayşe, Cihan Yandı Müjgân, Sansar Emine gibi hepsi birbirinden mahir ve eğitimli mücrimlerin bulunduğu yüz kişilik çetesinin başında Sorbonne Darülfünunundan mezun bir Türk Fantoması olarak faaliyet yürüten bir organize suç örgütü liderinin ilk defa 1922’de neşrine başlanmış 56 kitaplık külliyatının ilk dokuz kitabını okuma imkânı bulacaksınız: Karacaahmet Mezarlığı Cinayeti, Şimendifer Haydutları, Kanlı Balta, Kesik Kafa, Kadın Parmağı, Fakabasmaz Zihni’nin Çapkınlığı, Karacaahmet’te Korkunç Bir Gece, Fakabasmaz’ın Korkunç Mahzenleri, Ölüm Yolcusu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90692</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/830d8861-3480-497e-8ef0-f7f7d8920c86.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an’da İstihlaf -Mü’minlerin Yeryüzü Egemenliği</image:title>
            <image:caption>Kur’an’da İstihlaf
-Mü’minlerin Yeryüzü Egemenliği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90693</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35707af9-b0e2-4406-9d26-6bd8f4c5468e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytan Adası&apos;nda Bir Türk</image:title>
            <image:caption>“1335 senesi 31 Ağustosu’nda Ayasofya’da bir manzaraya şahit oldum. Yedi sekiz Fransız askeri iki Türk hanımına tecavüz ediyordu. Ateş ettim, benimle beraber birçokları ateş etti. Neferlerden ikisi öldü. Fransız Divan-ı Harbi beni on sene kürek cezasına mahkûm etti. Bir zaman Fransız hapishanelerinde mekik dokudum. (…) Bir sabah bizi bir vapura bindirdiler. (…) Günlerce gittik. (…) Nihayet uzun bir yolculuktan sonra Güyan’a vasıl olduk. (…) İşte burada bana numaramı verdiler: 45090. Bu günden itibaren ismi, hüviyeti, cinsiyeti meçhul numaralı bir adam olmuştum. Artık ben numara ile çağırılan, ismi, milliyeti, cinsiyeti unutulan meçhul bir adamdım.”
Polis Cemil Efendi
 
Polis Cemil Efendi’nin Fransa’nın muhtelif hapishanelerindeki mahkûmiyetinin ardından adeta bir ölüm-kalım savaşı vereceği Fransız Guyanası’ndaki Saint Laurent Hapishanesi, Malgaches Çalışma Kampı, Cayenne Hapishanesi ve Şeytan Adası’nda geçen çileli esaret hayatı hatıralarını 1929 yılında Akşam gazetesi Türk okuyucularıyla buluşturmuştur. Vakar sahibi bir Türk polisinin nefes kesici maceralarını ilk yayımlanışından seneler sonra okurların dikkatlerine sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90694</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74d50c77-7521-4aab-97f8-fa0fb1b60ee1.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İmparatorluğu&apos;nda Devlet ve Ekonomi 1</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğu’nda Devlet ve Ekonomi I, Osmanlı İktisat Tarihi üzerine “hac yolunda bir karınca” ahlakıyla kırk yıla yayılan titiz bir ilmî mesainin semeresinin toplandığı, her ifadesi geniş ve nihayetsiz bir araştırma vadisinin dağınık kayıtlarından derlenen nicel verilerin aynı titizlik ve gayretle ele alınmasıyla ortaya konulmuş hüküm cümlelerinden oluşan, Osmanlı iktisadını kayıt ve sayılar üzerinden anlamlandırıp arkasındaki zihniyeti ortaya koyan büyük bir çalışmadır. Kitap, yayımlandığı andan itibaren umumi manada Türk tarihçiliğinin, hususi olarak da Osmanlı İktisat ve Maliye Tarihi’nin abidevi verimleri arasında yerini alıp klasikleşmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90695</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f5593c7-63ff-46c8-9291-83d71b9f08f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Kanunları ve Devlet Teşkilatı</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti şüphesiz bir kanun devletidir. Bir uc beyliği olarak kurulan Osmanlı, başlarda pek kanunlara ihtiyaç duymayıp, konular sultanın huzurunda veya kadı marifetiyle çözüme kavuşturulurdu. Osmanlı Devleti’nin önemli bir özelliği de kanunları yerli yerinde tatbik etmiştir. Bu yüzden adalet sağlanabilmiş, karmaşa içinde bulunan yerler Osmanlı yönetimine girdikten sonra uzun yıllar adaletli bir şekilde yönetilmiştir. Ne zaman ki, kanunlar iyi uygulanmayıp adalet zayıflamaya başlamış, devlet de yavaş yavaş gerilemeye başlamıştır. Elinizdeki Osmanlı Kanunları ve Devlet Teşkilâtı kitabı, mali konular, eyaletler ve askerî sınıflar için çıkarılmış ve elde bulunan kanunların, ihtiyaç duyulduğu zaman rahatlıkla ulaşılmasını sağlayacak bir kitapçık hâline getirilmesiyle oluşmuştur. Piyade Mukabeleciliği ve Defter-i Hâkânî nazırlığı yapmış olan Müezzinzade Ayn Ali Efendi, herhangi bir konu hakkında bilgi lâzım olduğunda arşiv kayıtları ile defterler karıştırılarak bin bir güçlükle bu bilgilere ulaşıldığı bilgiler mevcuttur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90696</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/796693c2-0f66-4d23-9910-33dff60f9f95.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzelik Müzeler - Eğlenceli Sanat</image:title>
            <image:caption>Haydi, hazırlan; müzeye gidiyoruz! Tarihe eğlenceli bir keşif yolculuğu seni bekliyor. Bu yolculukta hem Türkiye&apos;deki hem de dünyadaki müzeleri daha yakından tanıyacak, türlerine göre müzelerin özelliklerini öğreneceksin. Bitmedi! Kusursuz bir müze ziyareti için altın değerinde bilgilere sahip olacaksın.
İşte cevabını kitapta bulacağın bazı muhteşem sorular:
 
Müze kelimesinin kökeni neye dayanır?
Neden müzeye gideriz?
Müze ziyaretlerinde nelere dikkat etmeliyiz?
Müze ziyaretlerinin derslere faydası var mıdır?
Hangi müzelerde nelerle karşılaşırız?
En verimli ziyareti ne zaman yapılır?
Müzede fotoğraf çekerken nelere dikkat etmeliyiz?
Müze ziyaretinden sonra neler yapmalıyız?
Seni, müzeler ve müze ziyaretleri konusunda uzman yapacak bu soruların cevapları ve daha fazlası ‘Müzelik Müzeler’de.
Haydi, şimdi müze zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90697</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/858168dd-28ae-4d1a-b868-3a0d2a501aca.jpg</image:loc>
            <image:title>Marmara’nın Öte Yakasında</image:title>
            <image:caption>1902’de, Milli Eğitim Bakanı koltuğunda oturduğu sırada 39 yaşındayken dengesiz bir muallim tarafından makamında hayatına kastedilen Vasil Kınçov, Bulgar tarihinde eğitimci ve siyaset adamı kimliğiyle olduğu kadar, 19. yüzyıl sonu Makedonya’sıyla ilgili yaptığı saha araştırmalarıyla da kalıcı iz bırakmıştır.
1899’un ilk aylarında Marmara’nın öte yakasına geçerek Mudanya, Bursa, Karacabey, Bandırma ve Gönen gibi yerleşimleri kapsayan dokuz günlük gezisinin meyvesi olan seyahatnamede de anılan coğrafyayla ilgili kişisel gözleme dayalı değerli tanıklıklar sunmaktadır. Vakti zamanında daha verimli topraklara yerleşmek amacıyla Rumeli’den Anadolu’ya göç eden Osmanlı unsuru Bulgarların kurdukları köyleri odağına alan yazar, Piştikoz (Çobankırı) ve Rus Kazak köyleriyle ilgili derlediği bilgileri de özetlemektedir. İstanbul Mektupları başlığı altında bir iktisat dergisinde yayımladığı sekiz mektubuyla ise 19. yüzyılın son on yılında Bulgaristan Emareti ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki ticari ilişkilerin durumuna ve seyrine ışık tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90698</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd107eed-a244-4bf0-a676-44d2b9a2cea6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Panter 2</image:title>
            <image:caption>Ailesi ve halkıyla birlikte memleketinden koparılan Kondo’nun özgürlük mücadelesi, köle olarak satılmak üzere Batı’ya götürüldüğü gemide devam ediyor.

Ten renginden dolayı hor görülen Kondo’nun, gemiye saldıran korsanlara karşı cesaretle ortaya koyduğu kahramanlık, geminin kaptanının ve kumandanının Afrika halkına bakışını değiştirir. Fakat cesur yürekli Kondo, nihayet özgür bırakılacaklarına inansa da bu o kadar da kolay olmayabilir.

Okay Tiryakioğlu’nun kaleme aldığı, akıllardan uzun süre çıkmayacak bu insanlık hikâyesinde ırkçılık, cesaret ve dayanışma nefes kesen bir deniz macerasıyla harmanlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90699</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acce0212-9fd3-484b-a54a-16b4cfe021da.jpg</image:loc>
            <image:title>Jüpiter’in Mirası Cilt 2</image:title>
            <image:caption>İhanete uğradığını düşünen Göktilkisi, Birlik’ten ayrılmış ve gözden kaybolmuştu. Sheldon, Europa’dayken bulduğu terk edilmiş şehrin ve vericinin gizemini çözmeye çalışırken Los Angeles’tan yayılan halk isyanları büyüyordu. Başkan Yardımcısı kaçırıldığı zaman ise Ütopyacı ile arkadaşlarının eski dostları ve yeni düşmanlarının peşine düşmeleri gerekecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90701</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44d28b3f-65c7-439e-8c51-d7d9f5389078.jpg</image:loc>
            <image:title>İdris Küçük Ömer’le Türkiye Üzerine Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>Türkiye, İdris Küçükömer’in düşünce dünyasında her an sorguladığı, tartıştığı, deyiş yerindeyse, kendi kendisiyle bile sürekli “kavgalı” olduğu bir meseledir. Onu düşünmek tarihimizi ve insanımızı sürekli gözden geçirmektir. 
 
Kavramların ve bilimsel yöntemlerin eleğinden tekrar tekrar eleğinden geçirilmelidir bir ülke. Öteki türlü tekrarlar özleri boşaltır. Biraz daha içeriksiz klişelere toplumu yorar, gelişmeyi engeller. Bazen umutsuz görünen bir uğraştır bu. 
 
Aydının düşünce alanındaki özgünlüğü kadar, dayanılmaz yalnızlığı da buradan kaynaklanır. İdris Küçükömer’in Türkiye sorgulaması, köklerinde bir dünya ya da evren sorgulamasının da yattığı düşünsel süreçlere uzanır hep. 
 
1970’li yıllar boyunca Milliyet gazetesinde, dönemin farklı aydın, düşünür ve öncü isimlerinin katılımıyla “Düşünenlerin Forumu” başlığı altında pazar günleri yayımlanan tartışmalar onun katkılarıyla ayrı bir boyut kazanmıştı. Vefatından sonra, gazete sayfalarının arasından özenle kitaplaştırılmış bu tartışmalar, günümüz Türkiye’sine de projeksiyon tutan önemli ayrıntılar içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90702</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4eb126a-d5f7-48c6-9cdf-b2a37e2adb7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Fener Rum Patrikhanesi Tarihi Gelişimi Ekümenlik Heybeliada Ruhban Okulu Abd’nin Türkiye Karşıtı Helen Kozu</image:title>
            <image:caption>Fener Rum Patrikhanesi 
Tarihi Gelişimi 
Ekümenlik 
Heybeliada Ruhban Okulu 
Abd’nin Türkiye Karşıtı Helen Kozu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90703</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84ef232b-3319-4a0d-a883-7e3e188a8e9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermeni Sorunu Adana Bölgesi, Doğu Ve Güney Anadoluda Ermeni Katliamları Ve Bunlara Karşı Alınan Önlemler</image:title>
            <image:caption>Ermeni Sorunu Adana Bölgesi, Doğu Ve Güney Anadoluda Ermeni Katliamları Ve Bunlara Karşı Alınan Önlemler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90704</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b182112-9d76-4eab-9f0e-a386f6e3151e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hub</image:title>
            <image:caption>Kalem ve kâğıdın ilk olarak buluşmasından günümüz dijital çağına kadar insanlar birçok eser kaleme almıştır ve bu ilerleyiş hızlı bir şekilde devam etmektedir. Geçmişten günümüze dünya klasiklerinden tutun yüz binlerce kitap yazılmıştır. Bu eserlere aklıselim ve mutmain bir kalple bakıldığında ne kadar boş ve beleş oldukları aşikârdır. Bu eserler insanların kalplerine, ruhlarına, hislerine suni, sahte duygular pompalamaktadır. İnsanoğlu yaratılış itibariyle duygusal, bir o kadar da zayıftır. İnsanın yüreğindeki ve ruhundaki yaralarına sahte duygu kırıntıları asla merhem olamaz. Aksine bu, yaranın enfeksiyon kapmasına neden olur. Bu da insanın (manevi) kalbinde ve ruhunda birçok hastalıklı kötü duygulara neden olur. Geçmişte ve günümüzde birçok edebiyat, felsefe romanları, şiir, şarkı kaleme alınmıştır. Bunları yazanların çoğu ölmüş, bir kısmı da hayatlarına devam etmektedir. Kendini yazar, aydın, filozof zanneden bu ahmak ve müsveddeler hem kendilerini hem de okuyucularını yavaş yavaş helake sürüklemektedir. Bu eserde afaki ve suni bilgiler bulunmamakla beraber, kalpler yalnızca Allah azze ve celle Hazretleri’ni anmakla huzur bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90705</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/892a59e1-dac6-4fc3-9a67-c226718a8e85.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Yalnız Yerinde</image:title>
            <image:caption>Muhit Kitap, edebiyatımızın kıymetli ismi Mustafa Ruhi Şirin’in olgunluk dönemi eserlerini
yayımlamaya devam ediyor.
Dünyanın En Yalnız Yerinde, yüz bir rüyadan oluşan bir rüya kitabıdır. Hayal gücünün, berrak bir kalbin, saf bir aklın sınırsızlığıdır Mustafa Ruhi Şirin’in rüyaları. İçinde ve kendisinde büyümeyen bir çocuğun coşkusu ve uçsuz bucaksızlığı bu sefer yazarın sınırsız anlatımıyla okuru kuşatıyor.
“Rüyamda sancılarımı dindiren alabalığı tutan kimdi”? diye soran yazarın çocukluk hatıra ve anıların iç içe sindiği Dünyanın En Yalnız Yerinde, şairane bir dille okuyucuyu bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90706</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2086e90a-df4b-4bab-8be8-5f0712f7c4c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yürüyüş Senfonisi</image:title>
            <image:caption>Değerlerin tüketildiği bir çağda Arif Ay, Nuri Pakdil’in putkırıcı İbrahimî yürüyüşünün kolay anlaşılmayacağnı görüyordu. Yarım yüzyıla yaklaşan şahitliği onu Nuri Pakdil’in yazdıklarını şerh etmeye, açımlamaya götürdü.
Bir Yürüyüş Senfonisi ile Osmanlı Simitçiler Kasîdesi’nin her beytini Pakdil’in sanat ve düşünce dünyasına girmek isteyecek nitelikli okura rehber olacak bir şekilde açtı, açıkladı. Eliot’tan Sümbülzade Vehbî’ye, Dede Korkut’tan Kierkegaard’a, putkırıcı Hz. İbrahim’den ezeli ve ebedi biricik önderimiz Hz. Muhammed’e; Kudüs’ten Paris’e, minareleriyle uyanan İstanbul’dan balı sabra dönüştüren Bitlis’e, simidin tarihinden köy çocuklarının ayran tasına, dua ve medhiyeden putperestlere karşı buğza, yeryüzü ağıdından Mekke marşına Pakdil’in simgelerle dolu dünyasının kodlarını veriyor okura.
Nuri Pakdil Usta’nın yayınlandıkça her ay okuyup kesip sakladığı ve beğenisini de Arif Ay’a sık sık ifade ettiği bu kılavuz yazılar sizi başka bir âleme götürecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90707</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c811a45c-44f7-4f43-b93b-e26e8e68c5eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Söz Mülkünün Sultanı Baki</image:title>
            <image:caption>Türk şiirinin zirvelerinden Baki, Prof. Dr. Muhsin Macit tarafından kıymetli bir kitapla yeniden hatırlatıldı. İlmiye sınıfının mühim bir şahsiyeti, şairlerin sultanı, padişahların gözdesi Baki, adı yarınlara kalan kıymetli bir şairdir. Onun uzak asırların ardından bize yansıyan sesi, ahenkli; gölgesi uzundur. Kanuni ve Mimar Sinan gibi Baki de sadece bir devrin değil bütün Osmanlı çağlarının yüz akıdır. Dört padişah devrini görmüş olmasına rağmen aklımıza hep Kanuni’nin ihtişamıyla gelir. Davudî sesinde ve mısralarındaki parıltılı tezyinatta daima bu görkem ve biraz da gösteriş merakı sezilir. Hayatıyla sanatını değil, sanatıyla hayatını inşa edip ortasına yerleşmiş izlenimi verir.
Sanatkârlıkla zanaatkârlığın sınırlarının tam olarak ayrışmadığı bir çağda her iki tecrübeyi medrese eğitimiyle taçlandıran Baki, adeta kelimelerle oynar. Sanatını besleyen kanalları genişletir. Aşinası olduğumuz pek çok kelime, kazandığı çağrışım kabiliyetiyle ikinci bir hayata kavuşur.

Böyle bir şair, bir devrin değil bütün asırların gözdesidir. Günümüz okuru için de anlaşılması, hatırlanması, şiirlerinin üslup ve anlam özelliklerinin dile getirilmesi elzem bir hizmettir. Prof. Dr. Muhsin Macit, bu sahanın kıymetli akademisyeni olarak Baki’yi yeniden gündemimize taşımış, zirvenin güzelliğini bugüne yansıtmıştır.
Kitapta, Baki’nin hayatı ve eserlerinin yanında şiirlerinden seçmeler ve bunların açıklanması derli toplu bir kitapla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Bu kitapta Baki’nin sanat anlayışının farklı yönlerini ve üslubunun bütün inceliklerini görmek de mümkün.
Muhit Kitap tarafından yayınlanan Söz Mülkünün Sultanı: Baki adlı eser, Baki’yi tanımak için bütün ipuçlarını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90708</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db6ad7b7-a92f-4767-8820-154a08507aaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Rolla</image:title>
            <image:caption>Her yer karanlık olduğu için ilk çıktığımızda pek bir şey seçilmiyordu. Mahallede patlamamış sokak lambası çok azdı. Sadece giriş ve çıkıştakiler sağlamdı. Diğerlerinin hepsi  tamir edildiği an taşlanıp kırılırdı. Karanlıkta kalmak isterdi, buradaki insanlar. Görünmek iyi bir şey değildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90709</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c131d574-a337-4662-b988-495a6af132a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırk Şehir</image:title>
            <image:caption>Nasıl bir yerde yaşamak isterdiniz? M. Tevfik Göksu; Ahmet Emre Bilgili’den Ali Ural’a, Arif Ay’dan Aykut Ertuğrul’a, Cihan Aktaş’tan Nurullah Genç’e, Sadık Yalsızuçanlar’dan Sibel Eraslan’a… Kırk usta yazara hayallerindeki şehri sordu. Bu muntazam şehirlerde her an her şeyle karşılaşabilirsiniz. Kırk Şehir, ihmal ettiğimiz hayal gücümüzü yeniden canlandırmanın yanında bize Müslüman şehrinin güzel ve unuttuğumuz hasletlerini de hatırlatıyor.
Bu şehirde yaşamaya başladıktan sonra, geçmişin bir çırpıda silinir ve defalarca yeniden yazılırdı. En sonunda hangisine sahiplik etmek istersen hikâyen o olurdu artık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90710</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/438ecac9-0b82-4534-9aa1-40e3a2979cc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Rus Çarlığı Ve Osmanlı İmparatorluğu Modernleşme Süreçleri</image:title>
            <image:caption>Bu araştırma, modernleşme olgusu çerçevesinde, Osmanlı ve Rus İmparatorlukları’nın yaşamış oldukları, siyasal, toplumsal ve ekonomik dönüşümler ile bu dönüşümün temelinde yer alan iç ve dış dinamiklerin etkilerinin irdelenmesi yoluyla incelenmesine yönelik bir karşılaştırmalı tarih çalışmasıdır. Bu kapsamda, Rusya’da yaşanan modernleşme süreci ve bu sürece karşı toplumda oluşan tepkiler incelenirken, aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşanan paralel ve farklı gelişmeler konu edilmektedir. Çalışmanın konusu olarak Rus ve Türk modernleşme süreçlerinin seçilmiş olma nedeni ise, daha önce incelenmemiş bir konu olması ve taşıdığı önemdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90711</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f14bd0f6-a71b-4f3a-9fa1-1252dae453ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Beden Eğitiminin Öncü Kızları</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de Beden Eğitiminin Öncü Kızları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90712</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccb4fea7-05e2-415e-acaa-ca2d57302651.jpg</image:loc>
            <image:title>Mor Külhani Besteci Cengiz Tanç</image:title>
            <image:caption>Cengiz Tanç (1933-1997), geliştirdiği kendine özgü soyut yazı tarzı ile yenilikçi müziğin kapılarını açan sayılı bestecimizden biridir. Bu anlamda bir öncü, bir uçbeyi olduğu söylenebilir. 
Cumhuriyet dönemi müzik tarihimizde yaptığı hizmetler ve besteleriyle önemli bir yeri olmasına karşın, erken ölümünden sonra yapıtları ve kendisinin unutulmaya yüz tutması üzücüdür. 
Tanç&apos;ın yaşam öyküsü, 2. Dünya Harbi öncesi Türkiye&apos;nin ekonomik ve toplumsal durumuna, eğitim yaşamına, 1936&apos;da kurulan ilk konservatuvarın eğitim ve sosyal ortamına da ışık tutmaktadır.
Muammer Sun ve İlhan Baran&apos;la birlikte Adnan Saygun&apos;un mezun ettiği ilk üç öğrenciden biri olan Tanç&apos;ın, konservatuvarda, TRT&apos;de, operada görevli olduğu dönemde yaşadıkları, 12 Mart&apos;ta başına gelenler, Devlet Sanatçılığı konusunda koyduğu tavır, yurt dışında elde ettiği başarılar, Türk kültürü ve müziği hakkındaki görüşleri, bilinen ve bilinmeyen tüm yapıtları, hakkındaki anlatı ve değerlendirmeler, bu kitabın içeriğini oluşturmaktadır.
Kültür ve sanat yazarı, yılların usta gazetecisi Şefik Kahramankaptan tarafından âdeta roman gibi kolay okunur bir üslupla yazılmış olan bu kitap, Cengiz Tanç&apos;ın günümüz kuşakları tarafından öğrenilmesine, anısının yaşatılmasına önemli bir katkı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90713</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ceac904a-dd98-4644-bf86-9ac4530bd82f.jpg</image:loc>
            <image:title>The Relatıons Between Turkey And Brıtaın And Its Effect On The Emergence Of Modern Iraq: A Hıstorıcal Perspectıve</image:title>
            <image:caption>The Relatıons Between Turkey And Brıtaın And 
Its Effect On The Emergence Of Modern Iraq: 
A Hıstorıcal Perspectıve</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90714</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfbe80dd-aba5-485a-80df-c0e3625fd27f.jpg</image:loc>
            <image:title>İstemenin Özgürlüğü Üzerine</image:title>
            <image:caption>Arthur Schopenhauer, Berlin’de baş gösteren kolera salgınından duyduğu endişeyle şehirden apar topar ayrılarak Frankfurt’a yerleşir. Beş yıl sonra Norveç Kraliyet Bilimler Akademisi’nin ilan ettiği bir yarışma sorusuyla karşılaşır: “Özbilinçten yola çıkarak insan istemesinin özgürlüğü kanıtlanabilir mi?” 
Bu kitap, Schopenhauer’ın bu soruya cevap olarak Akademi’ye sunmuş olduğu ödüllü denemesidir. Filozof bu kitabında, felsefe tarihinin en zor sorularından birisi olan insan istemesinin özgürlüğü sorusuna yanıt vermeye çalışır. Bunu yaparken özgürlüğü hem sistematik bir biçimde farklı kavramsal katmanlar boyunca analiz eder hem de felsefe tarihinin büyük düşünürlerinin tanıklığına başvurur. Ama temelde hep aynı soru vardır: Özgürlük gerçekten de bir muamma mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90715</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/144a2edc-ddfe-433f-abab-2f476968ed58.jpg</image:loc>
            <image:title>Pragmatik Estetik –John Dewey’in Sanat Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, pragmatizmin estetik anlayışına giriş niteliğindedir. Pragmatizmin estetik teorisine kapsamlı bir bakış sunan John Dewey’in sanat felsefesini merkeze almaktadır. 
Dewey’e göre estetik ve sanatsal deneyim tamamlanmış bir yapıdır. Sanat, insan hayatında varolan imkânların en mükemmel örneklerini açığa çıkarır. Böylece sanat, benliğin estetik inşası ve davranışın üslup kazanması hâline gelir. 
Deneyim ve sanatın neliği, estetik deneyim ve ifade eylemi,  sanatın felsefeye meydan okuyuşu ve sanatın eleştirel işlevinin medeniyetle ilişkisi bu kitapta ele alınan temel konulardandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90716</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94114c58-7d13-4b9a-93f4-9a1f31067994.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatın İlkeleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, İngiliz filozof R. G. Collingwood’un sanat kuramının ilkelerini ortaya koyduğu temel eseridir. 
Sanat nedir? İfade olarak sanat ne anlama gelir? Sanatın, zanaat ve büyü ile bağı nedir? Dil, duyum ve hayalgücünün sanat ile ilişkisini nasıl okumalıyız? Tarihsel olarak sanatın toplumdaki konumu nedir? 
Tüm bu sorularla beraber Collingwood, ‘sanat’ sözcüğünü yanlış kullanımlarından arındırmaya çalışarak ‘sözde sanat’ ve ‘hakiki sanat’ ayrımını ortaya koymaktadır. Psikoloji temelli sanat kuramlarının eleştirisi ile birlikte yazar, Platon’un sanat felsefesine yönelik devrimci bir bakış ileri sürmektedir. Sanata ve sanat felsefesine ilgi duyan tüm okurlar için bu kitap, önemli izlekler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90717</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/571c52e3-4009-4d3d-8e32-8a6c8f11e1de.jpg</image:loc>
            <image:title>Marx Okumak</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta sunulan felsefi okuma, Marx ile Platon, Descartes ve Hegel arasında üretken olabilecek kısa devreler sunmak üzere şekilleniyor: Kapitalist mağarada Platoncu Marx, öznellik düşmanlarına öznelliği savunan Kartezyen Marx, emek temelinde özilişkisel bir olumsuzluk gören Hegelci Marx bir araya geliyor. 
 
Günümüzün önemli Marksist düşünürlerinden Žižek, Agon ve Hamza, cesur bir felsefi hamleyle Marx’ı yeni bir özgürleşme siyasetine zemin sunabilecek tarzda yeniden yorumluyorlar. Sonuçta, parçacık fiziğinden güncel siyasi eğilimlere uzanan bir turla kapitalizmin içinde bulunduğu krize farklı bir yaklaşım getiren muhayyel, yaratıcı ve deneysel bir okuma çıkıyor karşımıza. 
 
“Çok yerinde bir zamanlamayla kaleme alınmış bu eserde yazarlar, alışılagelmiş şekilde Hegel eleştirisi üzerinden Marx’ı anlama yaklaşımını tersine çeviriyor, işe Marx’tan başlayıp sonra Hegel’e dönüyorlar. Önümüze yepyeni bir entelektüel ufuk açıyorlar.” 
Kojin Karatani</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90719</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6cfdedf-22e1-4da3-819f-631f746213c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Berthe Georges Gaulis&apos;den Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitabın belkemiğini, Berthe Georges-Gaulis’nin Fransa’nın Fas Valisi Mareşal Hubert Lyautey’ye 1919-1928 arasında yazdığı, Cumhuriyet’in ilk mühendislerinden Fuat Pekin’in özel arşivinden kızı Aliye Pekin Çelik’in gün yüzüne çıkardığı ve ilk defa yayımlanan mektuplar oluşturuyor. Bu mektuplara, yazışmaların tarafları hakkında Zeynep Kocabıyıkoğlu Çeçen’in kaleme aldığı ayrıntılı biyografiler eşlik ediyor ve Cemil Koçak’ın sunuş metni dönemin kapsamlı bir panoramasını çiziyor.

I. Dünya Savaşı öncesinde İstanbul’da yaşamış ve Kurtuluş Savaşı yıllarında gazeteci kimliğiyle Anadolu’yu pek çok kez ziyaret etmiş Gaulis’nin doğrudan tanıklıklar içeren mektupları, o dönemde Fransa’nın Ortadoğu ve Türkiye siyasetine ışık tutarak bu politik hattın gündelik yansımalarını aktarıyor, diğer yandan da 1920’lerde bir Fransız kadının siyasi hayattaki etkin rolüne ilişkin fikir veriyor.
“Gaulis’nin haberleri, beklentileri, ümitleri kısmen yanlış çıkmış olabilir, hiç önemli değil; ama biz tam o satırları yazdığı sırada ona bunları yazdıracak koşulları gözümüzün önünden geçirmeyi alışkanlık haline getirmeliyiz. Mektupların tarihi önemi de tam olarak burada yatıyor zaten.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90720</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58f32925-19fd-40de-8c5c-66e52e16ae34.jpg</image:loc>
            <image:title>Ella ve Owen 4 - Kötü Balkabağı Pastası Karşılaştırması (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ella Owen&apos;ın dördüncü macerasında minik ejderhalarımızın karşısına bu kez de korkunç Bal Kabağı Kralı, aç bir örümcek ve bir cadı çıkıyor! Gecenin bir vakti dışarıda kalan kahramanlarımız yollarını kaybetmişken, uzaktan gelen bir ışık Ella&apos;nın dikkatini çekiyor. Işığa doğru ilerleyen dostlarımız, sonunda kötü kalpli Bal Kabağı Kralı, örümcek ve cadıyla karşılaşıyorlar. Bakalım onları atlatıp eve dönüş yolunu bulabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90721</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbbf7529-fb9c-44dd-b6f7-71d1ba326db4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ella ve Owen 3 - Şövalyeler Ejderhalara Karşı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ella ve Owen&apos;ın üçüncü macerasına hazır mısınız? Küçük ejderhalarımız bu kez de Korku Dağı&apos;nın yanlış tarafına düşüyorlar ve karşıların ejderha düşmanı, parlak zırhlı şövalyeler çıkıyor. Başları yine belada! Bakalım minik dostlarımız kalelerle ve şövalyelerle dolu Korku Dağı&apos;ndan eve</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90722</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2728c20-559b-490e-8c2e-6c771161abc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalan Sağlar</image:title>
            <image:caption>Özgün bir sesle okuyucuyu karşılayan Tuba Kaplan’ın yeni şiir kitabı Kalan Sağlar, gündelik hayatta gözden kaçanları, arada kalmış ve bölünmüşleri ortaya döküyor.
“ona bir bıçak verseler elini kana bulayacak bana bir bıçak verseler bir meşeyi soyarım ancak”
Dizelerde nirengi noktası olan sarsıntının izi gerçekliği gölgelemiyor. Sırtımızda buz kütlesiyle rota hep yeniden başlamaya alınıyor.
“kiracı olduğumu unutarak çiçekler alıyorum her seferinde eve alışıyor kamyonda ölüyorlar. ”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90723</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62c62d9e-2809-4b40-a23d-a00837bfc3f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomi Tıkırında</image:title>
            <image:caption>Gazeteci Sedat Pişirici, yayın koordinatörü olduğu Medyascope’ta, 7 Ocak 2019’da, Timur Selçuk’un eserinden esinlenerek ‘Ekonomi Tıkırında’ adını verdiği haftalık ekonomi analizi programına başladı. Başlığı “Betonarme Ekonomisinin Sonu” olan ilk analiz, Türkiye’nin bir ekonomik krize yuvarlandığını tespit ediyordu. Aradan geçen iki yıl bir ay sekiz gün sonra, 772. günde yayınlanan “Reformdan Anayasaya” başlıklı 105. analiz ise kriz içindeki Türkiye ekonomisinde bir dönemin sona erip yeni bir dönemin başladığının altını çiziyordu.

Bu kitap, 105 analizin 73’ünü içeriyor. Analizler, güncel ekonomik, toplumsal ve siyasal gelişmelerden, başta Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) olmak üzere kamu kurumlarının, yanı sıra başta TÜSİAD, TOBB, İSO olmak üzere iş dünyasının sivil toplum kuruluşlarının, yine başta DİSK ve Türk-İş olmak üzere emek dünyasının sivil toplum kuruluşlarının yayınladığı verilerden ve onların çeşitli düzeylerdeki sözcülerinin açıklamalarından ve elbette siyasi iktidarın ve muhalefetin sözcülerinin beyanatlarından yola çıkarak, kriz içindeki Türkiye ekonomisinde bir dönemin net ve ayrıntılı fotoğrafını sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90724</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abce682b-31f9-4907-8cbd-904c5d7be6e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Cumhuriyet Döneminde - Türk - Sovyet Ekonomik İlişkileri</image:title>
            <image:caption>Sovyet arşiv belgelerinden elde edilen belgelere dayalı, zahmetli ve zor bir çalışmanın ürünü olan bu kitap, yakın dönem Türkiye ve dünya tarihi çalışan araştırmacılar için önemli bir kaynaktır. Aynı zamanda, bugünü kavramanın geçmişi anlamaktan geçtiğini inanan tüm meraklı zihinler için de okuması çok keyifli ve öğretici bir eserdir.
Prof. Dr. R. Funda Barbaros
Ege Üniversitesi, İktisat Bölümü
Bu kitap erken Cumhuriyet tarihinin önemli bir konusuna ışık tutmaktadır. Erdal Bilgiç, derinlemesine araştırdığı Rus arşivlerinden daha önce görülmemiş vesikaları ustalıkla kullanıyor. Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı sonrasında ekonomisini nasıl toparladığını ve Sovyetler Birliği Türkiye ilişkilerinin Atatürk döneminde nasıl geliştiğini anlamak isteyen herkes için okunması gereken bir kitap.
Dr. Samuel Hirst
Bilkent Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü
Erken Cumhuriyet Dönemi İktisat Tarihi üzerine araştırmaların ve yayınların artması sevindiricidir. Erdal Bilgiç’in kitabı bu bağlamda önemli olduğu gibi Türkiye’nin yabancı ülkelerle iktisadi ilişkilerini inceleyen çalışmalar çok az olduğu için ayrıca değer taşımaktadır. Sovyetler Birliği arşiv belgelerine dayanması ise bu değeri artırmaktadır.
Dr. Murat Koraltürk
Marmara Üniversitesi, İktisat Bölümü
Erdal Bilgiç’in Erken Cumhuriyet Döneminde Türk-Sovyet Ekonomik İlişkileri başlıklı kitabı ülkemizde henüz yeni filizlenen Rus tarih literatürüne çok önemli katkılar yapan bir eser. Bilgiç, Rus arşiv vesikaları ışığında Ankara ve Moskova hükümetlerinin neden ve nasıl beraber çalıştıklarını okuyuculara ince detaylarla aktarıyor. İki savaş arası dönemin dinamiklerini ve Cumhuriyetin ilk yıllarını anlamak isteyenler için değerli ve faydalı bir kitap.
Dr. Onur İşçi
Bilkent Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90725</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fd8ccf3-5169-47c6-906d-950100ea650a.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi Düşünce Tarihi ve İktisatta Yöntem</image:title>
            <image:caption>İktisadi Düşünce Tarihi ve İktisatta Yöntem kitabı, aşağıda kısaca değinilen dört soruya yanıt arama sürecinde ortaya çıkmıştır. İlk soru, iktisadın bilim mi yoksa sanat mı olduğuna ilişkin meraktan doğar. Eğer iktisat sanat olarak ele alınırsa, iktisadın liberal sanat (formel bilim) mı, yoksa mekanik sanat (uygulamalı bilim) mı olduğu akıllara takılır; başka bir soru da iktisadın her ikisini birden mi kapsadığıdır. Kitaptaki yazılarda, Kadim Yunan’dan günümüze değin ileri sürülen farklı yaklaşımların mozaiği yansıtılmaktadır. Birbirinin içine geçmiş bilim, sanat, doğal bilim, sosyal bilim, sert bilim, yumuşak bilim, formel bilim, uygulamalı bilim, sağlık bilimleri, mühendislik bilimleri, yapayın bilimi, ahlak bilimi, gerçekçi bilim, bilimsel ilerleme kavramları ve aralarındaki ince ayrımlar mozaik içinde işlenmektedir.

İkinci soru Neoklasik iktisada dair; doğru bilinen yanlışlar üzerine olmuştur. Neoklasik iktisadın öncü isimleri John Stuart Mill, Leon Walras, Alfred Marshall, Knut Wicksell, Gustav Cassel, Abba Lerner, Oskar Lange, Frank Ramsey, Jacob Marshack, vb. birçok isim aynı zamanda sosyalist düşünceye sempati duymuş kişilerdir. Bu isimlere John Maynard Keynes’i dahi eklemek olasıdır. İkinci Dünya Savaşı sonrası Soğuk Savaş ve McChartyizm dönemine kadar Neoklasik iktisatta sol düşüncenin, “Yeni Sosyalizm” yaklaşımının hayli etkin olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bilinenden farklı bir Neoklasik iktisat okurları beklemektedir.

Merak uyandıran üçüncü konu; K. Marx, C. Menger, T. Veblen, A. Marshall, J. Schumpeter, F.A. Hayek, J.M. Keynes, vb. iktisatçıları buluşturan evrimci iktisadın modellenmesine ilişkindir. Evrimci oyun teorisi, evrimci kompütasyon, kompleksite ve ajan bazlı modelleme, evrimci iktisadın yükselişini sağlayabilir mi, onun da ötesinde anaakım iktisadın bir parçası yapabilir mi gibi soruların etrafında yapılanır. Sistem teorisi ve çizge (graf) matematiği, kompütasyon yardımıyla sosyal bilimlerde evrimin modellenmesinde yeni olanaklar sunması yapılanmayı genişletip derinleştirmektedir.

İktisadi düşünce tarihi ve iktisatta yöntem kapsamında yanıtı aranılan son soru Türkiye’de iktisadi düşünce ve iktisat eğitimine yöneliktir. Sorunun iki ayağı olmasından yola çıkılmıştır. İlki Türkiye’de iktisadi düşünce geleneğine ilişkindir. Bu alanda yapılan tartışmalara kısmen yanıt niteliğinde, fazla ayrıntılara girmeden görüşler ileri sürülmüştür. İkinci ayak, iktisat eğitimine dairdir ve Türkiye’deki eğitim sorunsalından ayrı düşünmek mümkün değildir. Farklı paradigmalar bağlamında yanıt arayışları devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90726</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ddf74f5-f253-4b14-ad31-614ddec2527e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Şeyh Bedreddin</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğu’na baktığımızda günümüzün ‘malzeme’si olan bazı olayların ya da şahısların hâlâ konuştuğunu görürüz, Şeyh Bedreddin gibi.

Onun devrimci paranteze alınması ‘romantik komünist’ Nâzım Hikmet’in 1936’da yazdığı Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destanı’yla başlar ve bu kurgu, gerçeğin yerine geçer, Bedreddin Mahmud, ‘çözülemeyen bir tarih problemi’ne dönüşür. 

Samet Altıntaş, tarihin yanlış tarafına düşen Rumeli çocuğu Şeyh Bedreddin’i, Seyyid Hüseyin Ahlatî’nin müridini, Musa Çelebi’nin kazaskerini, melamet hırkasına gizlenen Varidât’ı, İmparatorluğun ilk sufi direnişini, ‘dünü bugüne bağlayarak’ anlatıyor. 
Ben Şeyh Bedreddin, her şey ben yaşarken oldu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90727</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c34fb9f-457f-47b6-af09-54def7b8c721.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikaye Anlatıcılığı</image:title>
            <image:caption>Hikâye anlatıcılığı ve hikâyeleştirme… Son zamanlarda bu kavramları oldukça fazla duyar olduk değil mi? Bu kavramlar artık giderek popülerleşiyor, sıklıkla kullanılıyorlar. Uzun zamandır ortalıklarda görünmeyen hikâye anlatıcıları yeniden kapımızı çalmaya başladı. Ve hatta artık evlere değil sahnelere de konuk oluyorlar. Fakat hikâye anlatıcılığı sadece sahne sanatı olarak değil iş dünyasında da çok değerli bir beceri olarak görülüyor.

Çok büyük şirketler hikâye anlatıcılığı ve hikâyeleştirmenin gücünden yararlanmak istiyor. Microsoft, IBM, Nike gibi dev şirketlerde “Chief Storytelling Officer” veya “Chief Storyteller” gibi pozisyonlar mevcut. Yani “Baş Hikâye Anlatıcısı.”

Hikâye Anlatıcılığı günümüzde yeni anlamlar kazanıyor. Artık hikâye anlatıcılığı dendiğinde sadece anlatıcılık sanatını değil, iş dünyasında aranan bir yetkinliği anlamamız gerekiyor. Bu kitapta hikâye anlatmanın tekniklerini öğrenirken dünyanın en iyi TEDx konuşmacılarının analizlerini de göreceksiniz. İş dünyasında ya da sosyal hayatınızda başarınızı bu kitapla yukarılara taşıyın, hikâyelerinizi etkili anlatın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90728</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ddbecc7-8d9d-405c-b2fc-a48146dc7ebc.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaktan</image:title>
            <image:caption>Yazar Mehmet Auf, « Bu bir dönüşümün hikâyesidir » diyerek başlıyor, salgın günlerinde değişen çalışma kurallarına adapte olmaya çalışan Hakan’ın hikâyesine... Kitapta, hem iş hem de özel hayatında yaşadıklarını, çevresiyle ilişkilerini ama en çok da kendini sorgulayan bir satış temsilcisinin deneyimleri, endişeleri ve fark edişleri var.

Yazar, evrensel felaketlerin, evrensel sonuçlarını, insani tepkilerini ve yeni koşullara adaptasyonunu, hepimizin yaşadığı benzer örnekler üzerine kurgulayarak anlatıyor bizlere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90729</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f842a518-98e1-43f9-9c47-fd197ff843aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Düzyazılar 2</image:title>
            <image:caption>Behçet Necagil&apos;in &quot;Bütün Yapıtları&quot; dizisinin bu cildinde Necatigil&apos;le çeşitli dergilerde yapılmış söyleşiler ve şairin konferansları yer alıyor. Kitabın &quot;Konuşmalar&quot; bölümünde Necatigil şirinin evrimini ve radyo oyunu yazarlığındaki şiirle olan ilişkisini izliyoruz. &quot;Konferanslar&quot; ise Necatigil&apos;in, Yeni Şiir, Bugünkü Türk Şiiri, Günümüz Edebiyatı, Hikâye ve Romancılığımız, 2. Dünya Savaşı&apos;ndan Günümüze Türk Edebiyatındaki Gelişmeler, okul Kitapları, Türkiye&apos;de Günümüz Alman Edebiyatı ve Balkan ülkeleri Edebiyatlarından Türkçeye çevrilmiş örnekler üzerindeki düşüncelerini ve çalışmalarını aktarıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90730</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a21e581-9198-4603-b879-2070a8a018bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Dönem İslam Mimarisi ve Harran Firdevs Ulucami</image:title>
            <image:caption>Bu eserde, Harran’ın ilmi, siyasi, kültürel ve mimari tarihi bağlamında Harran Firdevs Ulucâmi tanıtılmıştır. İslâm dünyasının orta yerinde Doğu’nun kayıp Kurtubası Harran, Hz. Peygamber’in (a.s.) atası Hz. İbrahim’in (a.s.) beldesidir. Din, doğa ve sosyal bilimlerde yetkin 1000’i aşkın âlimin yetiştiği Harran’da; İslâm sanatı ve mimarisi açısından önemli birçok yapı bulunmaktadır. Harran Ulucâmi, Hayât-ı Harrânî Câmisi ve türbesi, Harran Kalesi, şehir surları ve Halep Kapısı bunlardan bazılarıdır. Mesleme b. Abdilmelik’in 709 yılında inşa ettiği Harran Kalesi; üç katlı, dikdörtgen planlı ve yaklaşık 35.000 m² kapalı alana sahiptir.   Harran Ulucâmi, 11.128 m²’lik alanıyla Anadolu’nun ilk anıtsal en büyük câmisidir. Ulucâminin 100 m’lik cephesinde; genişliği 8.32 m, yüksekliği 7.41 m olan âbidevî bir taç kapı ve iki tarafında dokuzar kapı bulunmaktadır. Ulucâmi; toplam 29 kapıya, kubbeli üç tatlı su kuyusuna, kubbeli-fıskiyeli şadırvana, 33.35 m’lik minareye ve zengin taş süslemelerine sahiptir. Harran Ulucâmi, birçok bakımdan Şam Emeviyye Câmisi’ne benzemektedir. Bu çalışmanın gayesi; Hz. Ömer, sahâbî İyâz b. Ğanm, Nureddîn Mahmud Zengî ve Selâhaddîn-i Eyyûbî’nin emaneti olan Harran Ulucâmi’ye dikkat çekmek ve onun ihyasına mütevazı bir katkı sunmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90731</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ab764a5-51b8-4f9d-bd27-130c37be0814.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüsrev Gerede</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal Paşa’nın “ilk inkılap ve müşkilat arkadaşım” olarak andığı Hüsrev Gerede, önemli görevlerde bulunmuş tarihi bir şahsiyettir. Milli Mücadele ve Cumhuriyet döneminin öne çıkan isimlerinden biri olan Hüsrev Gerede, Mustafa Kemal Paşa’nın 9. Ordu Müfettişi olarak Anadolu’ya hareket ettiği günlerden Cumhuriyet’in ilanına dek yanında bulunmuştur. 1923 yılı sonrası diğer devletlerle ilişkilerini geliştirmek isteyen Türkiye Cumhuriyeti, çeşitli ülkelerde elçilikler ihdas etmiştir. Hüsrev Gerede de elçiliklerde görevlendirilen isimlerden biri olmuştur. Uzun yıllar boyunca sürdürdüğü büyükelçilik görevi boyunca birçok hadiseye şahitlik etmiştir. Tahran, Tokyo, Berlin ve Rio de Janerio gibi dünyanın dört bir yanında yer alan şehirlerde yürüttüğü görevlerini, İkinci Dünya Savaşı yıllarına dek sürdürmüştür.
Dolayısıyla bu kitap, 20. yüzyılda gerçekleşen iki büyük dünya savaşı arasındaki dönemde yaşanan gelişmeleri ve gelişmeler karşısında verilen reflesklere farklı bir perspektiften bakmaya imkân sağlamaktadır. Bir biyografi çalışması olması sebebiyle bu kitap, içinde barındırdığı anekdotlarla, dönemin anlaşılması açısından oldukça önem taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90732</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c772641-9ed1-4547-980c-1d121a69e1ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Türk Diplomatının Evrak-ı Siyasiyyesi</image:title>
            <image:caption>Tanzimat, Osmanlı Devleti’nde önemli dönüşümlerin başlangıç noktasıdır. Bu dönemde devletin süregelen eski düzen ve klasik uygulamalarının yerine sistemi yeniden yapılandırmayı hedefleyen bir anlayış tezahür etmiş ve bu anlayışın gerekleri inşa edilmeye çalışılmıştır.
Bu dönemin tezahürünü en iyi gözlemleyebileceğimiz kişilerden biri de Mustafa Reşid Paşa’dır. Yaşanan dönüşümleri okuyabileceğimiz en yakın tanığın kendi evrakını kaleme alan Safiye Sultanzade Mehmed Salahaddin, Mustafa Reşid Paşa’nın 12 siyasi evrakını tertip ederek neşretmiştir.
Satır araları, paşanın gündemindeki konulara bakış açısını yansıtan bilgileri ihtiva etmekte, dönemsel tutumları, kendi gelgitleri ve muhatabın zihniyetine dair ipuçları ile üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin yeniden düşünülmesi gereken özel bir dönemi gün yüzüne çıkarmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90733</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/beb3ea56-d88b-44b9-98d3-f9f66c023d08.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Devleti&apos;nde Sağır, Dilsiz ve Amaların Eğitimi ve Gündelik Hayatları</image:title>
            <image:caption>Sağır, dilsiz ve âmâlar, insanlık tarihiyle birlikte dünyada var olmuşlar; fakat uzun süre toplumsal hayatta istenilen değeri görememişlerdir. Bununla birlikte sağır dilsizler Osmanlı sarayının, gizli bilgilerin sızmasının engellenmesi için vazgeçilmez hizmetkarlarından olmuşlardır. Ayrıca cellatlık gibi kritik ve yerine getirilmesi zor görevlerin aranılan isimleridirler. Osmanlı Devleti, sağır dilsizleri ötekileştirmek yerine dezavantajlarını avantaja çevirerek onları sosyal hayatın yanı sıra devlet hayatına da entegre etmiştir.
Dünyada sağır dilsiz ve âmâların eğitimleri için ilk ciddî çabalar ise ancak 1700’lerin ikinci yarısından sonra mümkün olmuştur. Günümüzdeki işitme engelliler eğitim modelinin temelleri bu yıllarda atılmıştır. Ancak Osmanlı Devleti’nde yaklaşık 130 yıl sonra sağır, dilsiz ve âmâlar için eğitim kurumları açılmıştır. Osmanlı Devleti’nde sosyal devlet olgusunun temellenmeye başladığı yıllarda dezavantajlı gruplar da göz ardı edilmemişlerdir. Eğitimlerinin sağlanması için devlet imkânlarının seferber edildiği söylenebilir.
Ancak bu ilk etapta yalnızca başkent İstanbul için mümkün olmuştur. Devletin geniş sınırlarının tamamında yaşayan sağır dilsiz ve âmâ vatandaşları için eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanamadığı görülmektedir. Oluşan boşluğu ise misyoner örgütler ve gruplar kısa sürede doldurmuşlardır. Bu çalışma dünyada ve Osmanlı Devleti’nde sağır dilsiz ve âmâların eğitimleri, gündelik hayattaki rolleri ile sosyal, ekonomik ve kültürel hayattaki konumlarına odaklanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90734</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/932251e1-0d7a-424a-9210-822bd4e06010.jpg</image:loc>
            <image:title>Gündem Lozan</image:title>
            <image:caption>Mehmet Asım’a göre 24 Temmuz gününün anlamı çok fazladır: Türk vatanı üzerine Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra vurulan esaret zincirleri kırılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun en güçlü zamanlarından itibaren başlayan ve daha sona Türkler aleyhinde devam edip gelen kapitülasyon bağları çözülmüştür. Türk vatanında yerli ile yabancı ancak bu sayede eşit olmuştur. Birinci Dünya Savaşı sonucunda Türk milletinin alnına yapıştırılan mağlubiyet damgası silinmiştir. Ancak bu sayede Türkler, Dünya’da soluk alma imkânını kazanmıştır. Türk milleti için serbest bir Türk vatanının mevcudiyeti devletler tarafından kabul edilmiştir. Hiç şüphesiz Türk milleti, bütün tarihinde Lozan sulhu kadar şerefli bir antlaşmaya imza koymamıştır. Çünkü Lozan muahedesinin imzası ile bir taraftan Türk milletinin idam kararından başka bir şey olmayan Sevr antlaşması yırtılmış, diğer taraftan Birinci Dünya Savaşı’ndan mağlup olarak çıkan Türkiye için Batılı devletlerle eşit bir mevki sağlanmıştı.
Lozan’la Türk milleti bağımsızlık ve hürriyet belgesine sahip olmuştur. Lozan, Türk milletini kapitülâsyon bağlarının esaretinden kurtarmış ve asırlardan beri Avrupa’nın karşısında bir sömürge muamelesi gören Türk milletinin medeni milletlerle eşit olduğunu bütün Dünya’ya kabul ettirmiştir. Birinci Dünya Savaşı’nda mağlup olan Türk devletini mağlûplar arasından çıkararak galipler arasına koymuştur. Çeşitli zümreler adı altında adeta Türk vatanına bir hastalık gibi giren mikropları, millî bünyeden atarak halis Türklerden oluşan on beş milyonluk bir devlet meydana getirmiştir. Türk milletine imparatorluk devrinde hiç bir vatanseverin aklına ve hayaline gelmeyen bir bağımsızlık getirmiştir. Lozan sulhu, Türk vatanında Türklerden fazla hak ve menfaatlere sahip oldukları hâlde Türkiye’ye küçük bir vergi dahi vermeyen yabancılara; Bundan sonra Türkiye’de hiçbir ecnebi Türklerden fazla bir hak iddia edemez. demiştir ve kendi vatanlarında Türkleri yabancılara karşı uşak olma durumundan kurtarmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90735</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/584066bc-6655-4105-a736-430c4ded78da.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Kuşlar</image:title>
            <image:caption>“Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da, bir hırstan başka neydi? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim. Hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum. Ada’nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım.” 
 
 
                                                                                                                                  “Haritada Bir Nokta” adlı öyküden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90736</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c343e7f-ee6f-425b-b861-90d099f77628.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralı</image:title>
            <image:caption>Artık hatırlanmaya değecek kadar bile kalmadın. Seni unutmak hakkım! Unutkan biri değilimdir ama sen bende hatırlanacak hiçbir şey bırakmadın. Benim unutulmuşum olmak bile güzeldir, bil. Aşk mı? Aramızda kaldı; içimizde değil…
Yanlış aşkta doğru aranmaz. Ama yine de oku istiyorum. Cümlelerimde gizlenmiş duygudan ne anladığını benim nasıl yazdığım değil, senin nasıl okuduğun belirler.
“Kör müydü gözlerin, nasıl göremedin” diye sordular senden sonra. Kör değildim. Ve hayatımda en çok iki kere parlamıştı gözlerim. Birincisi seni ilk gördüğüm, ikincisi giderken ardından baktığım gün. İlkinde aşkın ışığından, ikincisinde gözyaşlarımdan… O iki anın arasındaysa hep kapalıydı gözlerim. Aşkına inandığımdan.
Kör değildim, sadece güvenmiştim!
Not: Bugün seni düşünmeden yaşayabilmeyi başardığım ilk gün. Hadi topla seni benden. Kalbim seni uğurluyor. Al bu yara sende kalsın. Artık beni acıtmıyor. Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Yaralı&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90737</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a47fbb5-0160-42c6-bcc7-1c2e081923c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Vazgeçtim</image:title>
            <image:caption>Aklı ve mantığı ele geçiren, aynı zamanda akla ve mantığa sığmayan bir duygunun içindeyim. Geriye bakarak gitmeye çalışıyorum. Kırık bir umut taşıyorum. Aklım sende kala kala senden gidiyorum. İnsan yarısında terk ettiği filmin sonunu merak eder mi? Ediyorum. Tüm yelkenlerim yırtılmış ama ben hâlâ rüzgârdan medet umuyorum… Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Vazgeçtim&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90738</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26150963-1e84-4010-beaf-8faae6208e18.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkla Kal</image:title>
            <image:caption>İnsan olmaktan yorulur bazen insan. Hayat yorar, aşk yorar, yalnızlık yorar, kalabalık yorar, gelen yorar, giden yorar... Sana sunulan hiçbir şeye alışma bu yüzden. Terk edenler yorar... Daha az güvenmeye, daha az sevmeye ve daha az inanmaya tecrübe diyorlar. Ama bu tecrübe değil, tecrübeyi doğru kullanamamaktır. Daha az güvenmek, güven sorunu yaratır. Gerektiği kadar güvenmelisin. Daha az sevmek yalnızlığı getirir. Hak ettiği kadar sevmelisin. Daha az inanmak inancını zedeler. Neye ne kadar inanman gerek, onu bilmelisin.
İnsanlar terk edilerek terk etmeyi, aldanarak aldatmayı öğreniyorlar. Oysa terk edilen sadakati, aldatılan dürüstlüğü öğrenmelidir. Hayatın getirdiği sevinç ve mutlulukları nasıl kabul ediyorsak, onun sunacağı kederleri de aynı olgunlukla kabul etmeliyiz. Bu dünya bir imtihan dünyası. Kaderimize yazılan her keder, dayanma, sabretme ve inanma gücümüzü sınar. Yıkılmış, aldanmış, incinmiş, kırılmış olabilirsin. Umutların tükenmiş de olabilir. Bu kaderindir. Kader seni sürekli dener. Cevabını bilmediğini sandığın bir soru gibi gelir. Oysa Rabb&apos;in o sorunun cevabını çoktan vermiştir. Ve onun senin durumundakilere verdiği en iyi cevap gece-gündüz ilişkisidir. Geceyi ve gündüzü düşün şimdi.
Ve şunu: Her yeni gün, bitmiş bir gecenin ardından başlar ve şahitlik ettiğimiz bitişler, göremediğimiz nelerin başlangıcıdır kim bilir...
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Aşkla Kal&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90739</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ca39e78-695f-4b52-864f-f82554e068b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Simru</image:title>
            <image:caption>Nereden çıktın yine karşıma? Tamamlayamadığın hangi vicdansızlığın için döndün? Geçmişim olamamıştın, şimdi geleceğimde olmak için mi geldin? Artık benim için sen bir “fark etmez”sin. Fırtınada kaybolmuş bir yelkenli için rüzgârın nereden estiği önemli değildir. Geçti artık o günler… Mezarıma çiçekle gelmen, beni öldürmüş olman gerçeğini değiştirmiyor. Sessiz çığlıkları vardır kırılan kalbimizin ve onları yalnızca Allah duyar. Senin duymadığın ve hiçbir zaman duyamayacaklarından bahsediyorum. Umarım beni anlıyorsundur. Keşke biraz düşünebilseydin. Düşünmediğin için şimdi kalbin acıyor biliyor musun? Beynin düşünemediği her şeyin cezasını kalp çeker. Düşünmek beyni acıtmaz ama düşünmemek kalbi yorar. Şu hayatın bize en büyük darbesi beklediklerimizin hiçbir zaman gelmemesi, gelenlerin ise bizi hak etmemesidir. Bazı insanlar hiç başlamayan hayatlarının bitmesinden korkarlar…
Neyi biriktirebilmişler ki kaybetsinler? Sen de onlardansın bana göre. Elinde avucunda hiçbir şey kalmamış ama hâlâ yitirmekten korkuyorsun. Kolların boşluğa alışmış ama benimle doldurmaya çalışıyorsun. Bitmişsin ama hiç başlamamış olduğunu anlayamamışsın. Söylenmiş sözleri duymamışsın, şimdi söylenmemişleri dinliyorsun.
Göremediğin şey şuydu: Ben sana hayatımı verdim, sen onu başkasının çöpüne attın. Bana gelince…
İyiyim ben. Aşkta özgürlüğün tutsaklıkla başladığını ve aynı zamanda da hayatta aşktan daha önemli şeyler olduğunu öğrendim. Mesela insan olmak…
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Simru&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90740</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cb06547-14f7-4017-a35d-b31ad685dea7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mor</image:title>
            <image:caption>Kimi seviyorsan kalbinin ülkesi orası oluyor. Sonra bir gün gözlerine bir bakıyorsun; orada yoksun! Onunla kaybettiğini onsuz nasıl bulacağını bile öğretmeden gidiyor. &quot;Aşkın sağ olsun&quot; diyemiyorsun. Koca bir orman yanıyor içinde ama bir tek sen kül oluyorsun. Sadece bir insanı değil kirpiklerinden hayata tutunduğun bir aşkı kaybediyorsun. Ağlıyorsun. Kimi gözyaşları yanağını ıslatırken geçmişini temizler. Temizleniyorsun. Kendini, doğuma iki canla girip yapayalnız çıkan bir anne gibi hissediyorsun. Sana ait olanı doğururken kaybediyorsun. Ama hiçbir zaman onu içinde öldüremiyorsun. Kalbinden çıkaramadığını kabrine kadar götürüyorsun. Zaten o içimizde öldüremediklerimiz değil midir bizi sevmediklerimizle yaşamaya mahkûm eden?
İnsan yalnızca mutlu olduğu zaman dilimine hayat diyor... Gerisi yaşamaya çalışmak. Unutma! Hayal ettiğin kadar hayal, gerçekleştirebildiğin kadar gerçeksindir. Bazı şeyleri değiştirebilmek içinse bildik acıları yeniden yaşaman gerekir. Ve kimsenin mutsuzluğu hayatı kadar uzun sürmemelidir.
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Mor&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.
MOR-G kitabı ile birlikte...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90741</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e7be1d3-cd94-49de-b185-0de97206fe71.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyvallah</image:title>
            <image:caption>O benim için geçmişe anıt bırakılacak kadar değerli; geçmişte bırakılamayacak kadar gereklidir.
Unutuyorum her seferinde neresinde kalmıştık ayrılığın?
Bana geldiğin yol, aşk izlerinle doluydu. Bir dolu aşkın izini örtüyordu şiirlerin. Gelmek eylemi pörsümüştü adımlarında... Oysa ben, gelişini ‘‘milat’’ sayacak kadar başlıyordum aşka...
Yolumdan dönemediğim için değil, seninle hiçbir yolda yürüyemeyeceğimi bildiğim için gidiyorum. Yeryüzünün bütün aşkları senin ve beni unutabilirsin!
Sol yanıma yatsam seni uyusam, hep rüyada kalsam...
Ama içime dokundun bir kere. Parmak izlerin duruyor bakışlarımda. Nereye baksam senden bir iz bırakıyorum.
Ben senin, kaçmak istediğinde açabileceğin ve sonrasında dünyanın yüzüne çarpıp gidebileceğin bir kapıyım!
Gel, aç ve kaç...
Söyle sevgili şimdi hayatında bir kayıp mıyım? Bulunmaz...
Açık bir yara mıyım? Sarılmaz...
Tehlikeli bir yol muyum? Gidilmez...
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Eyvallah&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90742</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69328258-d937-4cc1-82f3-e3506ed964e0.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Söz</image:title>
            <image:caption>İnsan olmaktan yorulur bazen insan. Hayat yorar, aşk yorar, yalnızlık yorar, kalabalık yorar, gelen yorar, giden yorar... Sana sunulan hiçbir şeye alışma bu yüzden. Terk edenler yorar... Daha az güvenmeye, daha az sevmeye ve daha az inanmaya tecrübe diyorlar. Ama bu tecrübe değil, tecrübeyi doğru kullanamamaktır. Daha az güvenmek, güven sorunu yaratır. Gerektiği kadar güvenmelisin. Daha az sevmek yalnızlığı getirir. Hak ettiği kadar sevmelisin. Daha az inanmak inancını zedeler. Neye ne kadar inanman gerek, onu bilmelisin. İnsanlar terk edilerek terk etmeyi, aldanarak aldatmayı öğreniyorlar. Oysa terk edilen sadakati, aldatılan dürüstlüğü öğrenmelidir. Hayatın getirdiği sevinç ve mutlulukları nasıl kabul ediyorsak, onun sunacağı kederleri de aynı olgunlukla kabul etmeliyiz. Bu dünya bir imtihan dünyası. Kaderimize yazılan her keder, dayanma, sabretme ve inanma gücümüzü sınar. Yıkılmış, aldanmış, incinmiş, kırılmış olabilirsin. Umutların tükenmiş de olabilir. Bu kaderindir. Kader seni sürekli dener. Cevabını bilmediğini sandığın bir soru gibi gelir. Oysa Rabb&apos;in o sorunun cevabını çoktan vermiştir. Ve onun senin durumundakilere verdiği en iyi cevap gece-gündüz ilişkisidir. Geceyi ve gündüzü düşün şimdi. Ve şunu: Her yeni gün, bitmiş bir gecenin ardından başlar ve şahitlik ettiğimiz bitişler, göremediğimiz nelerin başlangıcıdır kim bilir...
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;İki Söz&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90743</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd78c4c8-a4dd-4a7d-ae4b-1114c5604c78.jpg</image:loc>
            <image:title>Beşir Ağa - Osmanlı Hareminin Baş Hadım Ağası</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, 18. yüzyılın önde gelen Osmanlı simalarından Hacı Beşir Ağa’nın Habeşistan’da başlayan, Osmanlı Kahire’si ve Hicaz’ından geçerek İmparatorluğun başkentine kadar uzanan, yaklaşık doksan yıllık hayat hikâyesini konu ediniyor. Hadım edilmiş siyahi bir köle olan Beşir Ağa, sarayın ve siyasetin en üst mertebelerine erişmiş; üç sultanın hareminde, birçok şehzadenin eğitiminde görev almıştır. Dârüssaâde ağalığı makamında 29 yıl boyunca kalan Beşir Ağa, İmparatorluğun siyasi ve askeri meselelerinde rol almış, sadrazamların tayininde bile söz sahibi olmuştur. Bugün Eyüp Sultan Türbesi’nin yanında medfûn olan Beşir Ağa, gerek bânisi olduğu külliye, kütüphane ve hayır eserleriyle gerek ilim ehlini himaye etmesiyle, Osmanlı ilim ve kültür hayatında da önemli bir kişiliktir. Osmanlı tarihçisi Prof. Jane Hathaway’in Beşir Ağa: Osmanlı Hareminin Baş Hadım Ağası başlıklı eseri, ülkemizdeki araştırmaların ihmal ettiği, oryantalist yaklaşımların istismar ettiği bu hayatı birincil kaynakları kullanarak yeniden inşa ediyor ve daha kapsamlı biyografilerin temelini atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90744</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5b73df4-4865-4bd9-a1b5-0f388a6b640f.jpg</image:loc>
            <image:title>Leningrad - Kuşatılmış Bir Şehrin Trajedisi 1941 - 1944</image:title>
            <image:caption>8 Eylül 1941’de, Hitler’in orduları Sovyetler Birliğine saldırdıktan on bir hafta sonra, Leningrad kuşatma altına alınmıştı. Alman kuşatması iki buçuk sene boyunca devam etti. II. Dünya Savaşının, tarihçilerin dikkatinden kaçan bu cephesinde, neredeyse bir milyon Leningradlı açlığın pençesinde can verdi. Anna Reid; gün yüzüne yeni çıkmış günlükleri, kuşatmayı bizzat yaşamış tanıklarla yapılan mülâkatları, Sovyet devlet belgelerini ve daha birçok çeşitli kaynağı bir araya getiriyor ve okuyucusuna kuşatmanın her bir anını tüm gerçekliğiyle resmeden, etkileyici bir çalışma sunuyor. 


Ölürsün ve geçer, fakat bir dakika sonra yine gelir, yine ıslık çalar ve ölürsün, yeniden doğarsın, ferahlayarak iç çekersin, sonra yeniden ve yeniden ölürsün. Bu ne kadar sürecek?... Beni tek seferde öldürün, günde birkaç kez parça parça değil! 
Leningrad: Kuşatılmış Bir Şehrin Trajedisi 1941-1944; savaşı, askeri ya da siyasi tarih dilinin ötesinde, insan gözünden gösteren ve hissettiren sıra dışı bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90745</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a44076d-093c-4eba-b988-31112529b404.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Mucizeler</image:title>
            <image:caption>Hayat mucizelerle doluydu. 
Bazen küçük bir kalpte, bazen bir kar tanesinde, bazen yıldızların arasında... Bazen de tam yanı başımızda!  
 
Sahip olduğum küçük mucizenin adıydı Pamir Ege. Huzuru, neşeyi, sevgiyi hissetmek için sadece ona bakmak, bazen yalnızca onu düşünmek bile yetiyordu. Ufacık bedeniyle zor günleri atlatmam için bana güç vermişti. Bana bir aile vermiş, en iyi arkadaşım olmuştu. Beni kırılgan, çaresiz, gencecik bir kızdan; cesur ve güçlü bir kadına dönüştürmüştü. Annesini kimsesizlikten kurtaran, ona yaşamak için bir neden veren bir bebek. 
 
Benim bebeğim.  
Birlikte iyiydik. Birlikte güvendeydik. Birer kardeşten farksız olan iki deli arkadaşa ve hepimize annelik eden tatlı bir kadına sahiptik. Başka birine ihtiyacım olmadığını sanıyordum. Bir daha bir adama güvenemeyeceğimi, kalbimi aşka açamayacağımı sanıyordum. Ta ki Doruk Ataoğlu’yla karşılaşana dek.  
Doruk etrafımdaki varlığıyla kalbimin kilitli kapılarını her gün biraz daha zorlarken geçmişteki kırgınlıklarımla savaşmak istememi sağlıyordu. Bir vaat değerindeki sözleriyle beni kuşatıyor, ona güvenmem için tüm yüreğini ortaya seriyordu. 
Bütün bunlar nasıl sonuçlanacak merak ediyordum. 
İkimizin varacağı yer neresiydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90746</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7f22b29-ce08-4dc8-9611-202dbb49fd39.jpg</image:loc>
            <image:title>Samsun’dan Sonra En Zor 19 Ay ( 1-2 Cilt )</image:title>
            <image:caption>Bu kitap; Atatürk’ün Samsun’a çıkışından I. İnönü Zaferi’ne kadar geçen zaman dilimini ele alıyor. Bu süre tam 19 aydır. Bu dönem, Milli Mücadele’nin en zor dönemiydi. Hiçbir şey belli değildir, gelecek “meçhul”dür.
Atatürk; işgal ordularıyla, İngilizlerle, işbirlikçilerle, iç savaşla uğraşıyordu. Sadece bunlarla değil, kendisine engel çıkaran kimi arkadaşlarıyla da baş etmek zorunda kalıyordu.
Bu kitap; Milli Mücadele’nin ilk 19 ayını, bilinmeyen yönleriyle ve belgelere dayanarak inceliyor. Atatürk’ün büyük liderliğini ortaya koyuyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90747</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ead1359-6b9f-4d4b-a20e-a608d4a76103.jpg</image:loc>
            <image:title>Temel Çocuk Yoktur</image:title>
            <image:caption>Embriyo araştırmaları bize öğrenmenin ana rahminde başladığını göstermektedir. Ana rahmindeki bir embriyo, özellikle dördüncü aydan itibaren anneye bağlı sinirler yoluyla istenip istenmediğini ve sevilip sevilmediğini hissetmektedir. İstenen ve sevilen bir embriyo yaşıtlarına göre fiziksel ve zihinsel yönden daha sağlıklı bir gelişme göstermektedir. Yine araştırmalar anne sütü emen bebeklerin daha sağlıklı ve daha zeki olduğunu gösteriyor. Ailede sevilen ve değer verilen bir çocuk başarılı olmak için elinden geleni yapacaktır. Başarıda ölçü, çocuğun kendi zihinsel kapasitesini kullanarak elinden geleni yapıyor olmasıdır. Mükemmeliyetçi bir ailede çocuk ne yapsa yaranamaz. Her sınavda daha yüksek puan alması istenir. Bu çocuk, ailenin beklentisini karşılayamadığı için başarılı olduğu halde mutsuzdur. Hiperaktif ve dikkat eksikliği ya da özel öğrenme güçlüğü olan bir çocuk zeki olduğu halde yaşıtlarına göre zor öğrenir. Çoğu anne baba çocuğunu tanımadığı için, sebebini araştırmadan ona “tembel” damgası vurmaktadır. Bir araştırmada okul başarısızlığının yüzde 70 aileden, yüzde 20 okuldan ve yüzde 10 çocuktan kaynaklandığı görülmektedir.
Bu kitapta bir çocuğun öğrenmesini engelleyen ve başarısızlığına yol açan bütün bilindik ve denenmiş ihtimalleri ele aldık. Çalışmamız çocuklarınızın başarısına bir katkı sağlarsa emeğimize değmiş sayarız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90748</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c5af661-2de6-4f68-9ba2-c2af7b33abda.jpg</image:loc>
            <image:title>Neo Liberal Ekonomi Politikaları Ve Türkiye Ekonomisine Etkileri</image:title>
            <image:caption>Neo Liberal Ekonomi Politikaları Ve 
Türkiye Ekonomisine Etkileri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90749</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c95339e-8040-4227-b29f-3193eb9cc210.jpg</image:loc>
            <image:title>Kökler</image:title>
            <image:caption>: Simone Weil Kökler: İnsanın ve Ruhun İhtiyacı ile İkinci Dünya Savaşı’nın getirdiği karanlığın ardından Avrupa’yı ve dünyanın geri kalanını etkileyen sosyal, kültürel ve manevi köklerden kopuşun nedenlerini teşhis ediyor. Weil, modern insanın temel yükümlülüklerini görmezden gelmesinin onu köksüz bıraktığı tezi ile bireyi muhatap alarak kitlelere, ideal toplumun yeniden inşası için bazı önerilerde bulunuyor. “Ruhun ihtiyaçları”, “köksüzleşme” ve “köklere dönüş” başlıklarından oluşan bu üç bölümlük manifesto, insan ruhunun sahip olduğu ebedi ışığa ayna tutarak topluma, köklerine dönüşe ve yeniden doğuşa giden yolu göstermekte. Weil düşüncesinin en eksiksiz ifadesi olarak kabul edilen “olağanüstü özgünlük”teki bu eser ilk kez Türkçede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90750</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46b02349-5a73-4e88-a0b1-cba27580988d.jpg</image:loc>
            <image:title>Köle Olmayacağız</image:title>
            <image:caption>: “Her şeye kadir olan Allah’a and olsun ki asla köle olmayacağız!” 
Aliya İzetbegoviç’in çeşitli zaman ve zeminlerde yaptığı konuşmaları ihtiva eden bu kitap, Bosna savaşının yarattığı yıkımı Aliya’nın kendi dilinden gözler önüne seriyor. İzetbegoviç’i kimi zaman bir seçim mitinginde Bosna halkına, kimi zamansa uluslararası bir komisyonda bürokratlara hitaben konuşurken buluyoruz. Tüm bu konuşmalar sırasında Aliya gerçek bir önder olarak karşımızdadır. 
“Bu fırtına bir gün dindiğinde kendimize dönmek zorunda kalacağız.” diyerek, halkının yalnızca savaşla ilgilenmesinin önüne geçiyor; bir lider olarak insanların daha çok hayatla, sanatla, edebiyatla olan ilişkisini kuvvetlendirme çabası veriyor. Harareti gittikçe artan bir savaş ortamında dahi barış konusunda ısrar etmekle Aliya, Bosna’ya sahip çıkmanın herkes için vicdani bir vazife olduğunu haykırıyor. İşin özü Aliya, konuşmaları boyunca tüm dünyadan esaslı bir duruş bekliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90751</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86ba4ebd-9256-40c2-980c-bf0b7bdcdfb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Daeş İdeoloji ve Yöntem</image:title>
            <image:caption>DAEŞ, El-Kaide’nin bünyesinden çıkmış bir terör örgütüdür. ABD’nin Irak’tan çekilmesiyle birlikte ‘Irak İslam Devleti’ adıyla bölgede güç kazanmış, Musul’u işgal etmesiyle de dünya gündemine oturmuştur. 2011’de başlayan Suriye iç savaşını kullanarak kısa zamanda Suriye ve Irak’ın bir bölümünde teritoryal bir hâkimiyet kurmuştur. Ancak Türkiye’nin düzenlediği harekâtlar ve uluslararası koalisyonun hava saldırılarıyla önemli darbeler almıştır.

DAEŞ’in stratejisinde ve hedefinde Türkiye de önemli bir yer tutmaktadır. Türkiye, DAEŞ tehdidi ile bulunduğu coğrafi konum nedeniyle doğrudan karşı karşıya kalan, örgütle mücadelede en çok çaba harcayan ve bedel ödeyen ülkedir. Elinizdeki kitap yerli ve yabancı çok sayıda kaynağın kullanımıyla DAEŞ hakkında hazırlanan oldukça kapsamlı bir çalışmadır. Ayrıca örgütün rapor, kitap, vesika, fotoğraf, video ve ses kaydı gibi materyallerinden de yararlanılmıştır. DAEŞ’in ortaya çıkışı, liderleri, ideolojisi, gelişimi, stratejisi, eylemleri ve propaganda faaliyetleri hakkında ayrıntılı bir inceleme sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90752</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41bd7be6-cf40-49c6-9e75-3f44966a8333.jpg</image:loc>
            <image:title>PKK Teror ve İdeoloji</image:title>
            <image:caption>Türkiye, 1960’lı yıllardaki devrimci romantizmin etkisiyle ortaya çıkan radikal sol örgütler ve etnik milliyetçiliğe dayalı Marksist-Leninist terör örgütü olan P*KK/K*CK terör örgütüyle uzun yıllardan beri mücadele vermektedir. Ancak bugün terörizmle mücadele konusunda salt güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğu açıkça ortadadır. Örgütün kuruluşundan günümüze kadarki yapısal ve ideolojik dönüşümünün izlenmesi de terörle mücadele stratejileri ve uygulamaları açısından büyük önem taşımaktadır.

Ö*rgüt, ideolojik açıdan Kürt siyasi oluşumları ve hareketlerinin sözde tek savunucusu ve Kürt vatandaşlarımızın temsili anlamında yegâne belirleyicisi olduğu tezini savunmuş; alternatif oluşumları korkutmak, yıldırmak ve ortadan kaldırmak suretiyle bu iddiasını devam ettirmiştir. Fakat 1990’lı yıllarda Sovyet rejiminin çökmesinin ardından Marksist-Leninist ideolojinin, 2000’li yıllarda ise salt etnik temelle dayalı siyasal taleplerin, terör örgütünü bir arada tutamayacağını ve devamlılığını koruyamayacağını analiz etmiş ve farklı ideolojik arayışlara girişmiştir.

Bu çalışmada, P*KK te*rör örgütünün kuruluşunda belirleyici olan ideolojinin arka planı anlatılmaya çalışılarak, sözde kongre kararları ile birlikte örgütün zaman içerisinde ne tür ideolojik ve yapısal dönüşümler tecrübe ettiği, günümüzdeki söylem ve eylem formları ile yeni örgütlenme biçimleri derinlemesine incelenmiş ve analiz edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90753</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c88e149-a14d-4975-ad34-167a7d84d8d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Olağanüstü Matematik</image:title>
            <image:caption>Antik metinleri çözmeye çalışan arkeologlar. Bir salgın hastalığın tüm dünyaya yayılıp pandemiye dönüşmesini engellemeye çalışan uzmanlar. Kendilerini dışlamaya çalışan bir toplumda oy hakkı mücadelesi veren Afro-Amerikanlar. Ve mutfak masasında bulmaca çözen bir aile. Bu sayılanların pek ortak noktası varmış gibi durmasa da, hakikat öyle değil. Hepsi, çok yönlü zorluklarla karşı karşıya ve sorunlarını çözmek için de matematiğe ihtiyaç duyuyorlar. Yazar ve eğitimci olan Anna Weltman, bu kitapta matematiğin gücünün sınırlarının nerelere ulaşabileceğini gösteriyor ve bizlere matematiğin bilimden politikaya, tarihten eğitime, sanattan sağlığa pek çok alanda nasıl uygulanabileceğini açıklıyor. Weltman sayesinde matematiğin bizi savaştan ve salgın hastalıklardan nasıl koruduğunu, dünyayı daha adil bir yer haline getirmek için nasıl da işe yaradığını öğreniyoruz. Hem tarihi olaylardan hem de güncel örneklerden yararlanan yazar, matematiksel düşüncenin karmaşık izlerini takip ederken, küresel problemlere ve bir bütün olarak insanlığın ortak mirasına büyüleyici bir bakış açısıyla bakmamızı sağlıyor. Bu kitap, olağanüstü bir kitap!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90754</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce5a8a7c-caaf-4dfa-a96f-64ad1ea9d381.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıralı Sırasız</image:title>
            <image:caption>Sıralı Sırasız: Dil, İletişim, Yönetişim, Prof. Dr. Mete Çamdereli’nin çeşitli vesilelerle kaleme aldığı, meta-anlatısı daha çok iletişim sosyolojisi üzerine kurulan yazılarından, makalelerinden ve söyleşilerinden oluşan bir “zamanlı zamansız” terennümler antolojisidir. İletişim kuramlarını daha çok göstergebilim ve dilbilim üzerinden okuyan ve bu alanlarda nevi şahsına münhasır kavramsallaştırmalar vücuda getiren Çamdereli, Sıralı Sırasız’da, kendi kültürümüzden neşv ü nema bulup kendine has mefhumlarıyla literatüre önemli katkılarda bulunan “yerli” düşünce sistemi ile Saussure, Jakobson, Todorov, Martinet, McLuhan, Barthes gibi Batılı kuramcıların ve eleştirmenlerin düşüncelerini iletişim, göstergebilim, dil ve edebiyat potasında eritiyor. Bunu yaparken de güncel meselelere çözümler önerip sunduğu düşünsel genişlikle geçmişten günümüze bir iletişim köprüsü kuruyor. 
Yazın ve yazınsallık farkından medyadaki dil etiği tartışmalarına, Türkçenin özgün kullanımı meselesinden güncel bir kavram olan yönetişime, dijitalleşmenin mahremiyet algısı üzerindeki etkisinden yayıncılığa uzanan boyutlarına, birçok alt başlığı masaya yatırıyor. Sıralı Sırasız, hem yazarının özgün dilinin yıllar içinde ne kadar kemâle erdiğini göstermesi hem de muhatabının bu yazılarda dile getirilen başlıkların serencamını gözlemleyerek mezkûr alanlardaki gelişimler ve değişimler ile birleşmeleri ve ayrışmaları takip edebilmesi açısından bir düşsel ve düşünsel atlastır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90755</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f77e552-14de-4519-aa90-c99631f4576a.jpg</image:loc>
            <image:title>Fizik Bizi Nasıl Özgür Kılar?</image:title>
            <image:caption>1687 yılında Isaac Newton, doğa kanunlarının maddenin hareketini neredeyse mükemmel bir hassasiyetle tahmin etmek için kullanılabileceği bir bilimsel çağın fitilini ateşledi. Newton fiziği aynı zamanda kendimize dair olan anlayışımıza da meydan okudu: Uçakların havada durmasını sağlayan doğa kanunları prensipte bizim de ne şekilde davranacağımızı tahmin etmede kullanılabilirdi. 
Peki, gerçekten de yaptığımız ve yapacağımız her şey, daha biz doğmadan önce var olan olgular tarafından belirleniyor olabilir mi? Bu konu, felsefi tartışmanın en temel meselelerinden biridir. Üniversite eğitimine yeni başlamış çaylak bir felsefe öğrencisinden tutun da konferanslardan sonra meslektaşlarıyla kafa dağıtan teorik fizikçilere kadar herkes bu konuyu konuşur durur. Yine de bundan daha çok düşünülen ve daha az anlaşılmış başka bir konu yoktur. 
Tartışmaların içine girmek, hatta ötesine geçmek, determinizmin söylediklerini aşmak ve fiziğin bize ne söylediğini gerçekten kendi terimleriyle anlamak istiyorsanız, bu kitabı okuyun. Özgür irade meselesi pek çok başka alan ile bağlantılı. Karar vermek ne demektir ve eylemlerimizin önceden belirlendiğini söylemek ne manaya gelir? Doğa kanunları nelerdir? Sebepleri nedir? Fizik merceğinden bakıldığından bizler ne tür varlıklarız ve doğal düzene nasıl ayak uydurabiliriz? Ismael, bu kitapta fiziğin kendimiz hakkında neler söylediğini derinlemesine inceliyor. İnsan varoluşuna dair bu temel soruya, herkesin anlayabileceği ve yenilikçi bir bakış açısı ile yaklaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90756</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04f916ff-2b81-4db2-9237-f938e2f59b02.jpg</image:loc>
            <image:title>Hugh Selwyn Mauberley</image:title>
            <image:caption>Hugh Selwyn Mauberley bir sahne-kitaptır. Pound bu sahnede, 1910’lar boyunca yaşadığı Londra’da sanat ve edebiyat dünyasından geçişini anlatır; modern İngiliz edebiyatının birçok ismine rol verdiği gibi, antik Yunan muhayyilesini özgün bir dekor olarak kullanır. Aslında bu sahnede şair, çağını yargılar. 1910’lu yıllarda, yıkımın zirvesinde, çıkar ve iktidar uğruna bütün değerleri harcayan Batı dünyasını tutup kendisiyle yüzleştirir. Hayatı, güzelliği, anlamı çiğneyip geçen savaşa karşı şiirin kadim bilgeliğini hatırlatır. Mauberley, modern şiirin nüfuz etmesi en zor örneklerinden biridir çünkü zorlu yıllara verilmiş keskin bir karşılıktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90757</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96bfa287-bbf1-4c33-bc1a-479f657015b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşın Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>1939 Eylül’ünde Alman tanklarının Polonya’ya girdiği haberleri tüm dünyada yeni savaşın ayak sesleri olarak duyurulmuştu ajanslardan. Herkes savaşın kısa sürede biteceğini söyleyebilirdi o günlerde. Ne var ki günler, aylar, yıllar birbirine bağlandıkça savaş alanları da genişliyor; bütün dünya korkunç bir felaketin içine sürükleniyordu.

Görünürde savaş sınırların hatta denizlerin ötesindeydi ama savaşın etkileri Karadeniz kıyılarına çoktan ulaşmıştı. Trabzon, Giresun, Rize ve diğer kıyı şehirleri dünyanın en uzak yerleri değildi elbette.  Savaşın tüm ağırlığı henüz kendini toparlayamamış olan bu şehirlerin de  üstünden geçiyordu. Ekmek Trabzon’da da karne ile satılıyor, mahsul vergisi Giresunlu çiftçiyi de vuruyor, varlık vergisi Rizeli zenginin de yakasına yapışıyordu. Tifüs, sıtma, verem, çiçek sıradan hastalıklardı o günlerde. Yine de geçitler aşılmaya, yollar yapılmaya, limanlar işletilmeye çalışılıyordu Karadeniz’de. Ellerinde küçük bayraklarla çocuklar bir yandan Atatürk’ü anıyor, diğer yandan Milli Şef Günü’nü kutluyordu. Çay ve fındık bayramlarının neşesine taarruz tatbikatlarının endişesi karışıyordu. Karadeniz kıyıları her gece karartılıyordu ve her sabah ajanslar saldırıların henüz sınırların ötesinde cereyan ettiğini gizli bir sevinçle dile getiriyordu. Her şeye rağmen Karadeniz, şehirlisi ve köylüsüyle ayakta kalmayı zorluyordu.

Elinizdeki kitap 2. Dünya Savaşı yıllarında Karadeniz şehirlerindeki toplum hayatına, ekonomik ve  politik gelişmelere ışık tutuyor.
Tufan Gündüz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90758</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc4cab59-93af-465e-a65c-42dfa78ddb05.jpg</image:loc>
            <image:title>Bi&apos; Dolu Hikaye (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Şükredecek o kadar çok şey var ki… Bunları görmek, mutluluğun da anahtarını ele geçirmektir. Hele bir de bu anahtarlara küçük yaşlarda ulaşılırsa…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90759</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccf3442a-8a60-4a93-a839-0d88a68f140f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yorganımın Altından Sesleniyorum</image:title>
            <image:caption>Masal, kendisini annesi ve babasının boşanma sürecinin ortasında buluyor. Yorganı ve oyuncağı Pofu, bu zor dönemi atlatmasına yardımcı olabilecek mi? 
Yorganımın Altından Sesleniyorum; küçük bir çocuğunun ebeveynlerinin ayrılığı karşısında yaşadığı duygusal değişimleri nahif ve doğru bir dille anlatıyor. Hem çocuklar hem de ebeveynler için zorlu dönemlerde rehber olarak kullanılabilecek kitap, uzman psikologlarla birlikte çalışıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90760</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3088e726-ca93-4746-bed0-e0081fae114e.jpg</image:loc>
            <image:title>Teşekkür Ederim Allah&apos;ım (4 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Annem İçin
Babam İçin
Kardeşim İçin
Verdiğin Nimetler İçin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90761</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83bff66e-325c-47ff-a93c-e71b48ed7d76.jpg</image:loc>
            <image:title>Dipsiz Çukurun İçine Doğru - Bir Nöropsikiyatrın Rahatsız Zihinler Üzerine Notları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap şizofreni, iki uçlu bozukluk, depresyon, sanrılar, anoreksiya nervoza, dönüştürme bozukluğu ve yadsıma sendromu hakkında. Fakat aynı zamanda hissettiği çaresizliğin kısırdöngüsünden kurtulamayan Thomas; bedeniyle ilgili gerçeklikten kopuk kanaatlerin komaya sürüklediği Emma; yaşadığı toplumun ırkçılığı altında ezilen Junior; koşullarla başa çıkamayınca çözümü hasta rolüne çekilmekte bulan Christopher; çileci tutumunun yeme bozukluğuna sürüklediği Caitlin; ve siz ve biz, ve hepimiz hakkında.
Anthony David kimi zaman fizyolojik nedenlerin, genetik mirasın ya da travmatik bir kazanın, kimi zaman da protestonun, inançların, umutsuzluğun kendi momentumunu kazandığı, iradenin akıp gittiği gerçek hikâyeler aracılığıyla okuru Dipsiz Çukurun İçine Doğru çekiyor. Bu çukurun karanlığında yitmemenin tek yolu, zihni ve bedeni iki ayrı varlıkmış gibi düşünmeden, biyolojik, psikolojik ve toplumsal alan arasındaki sürekliliği kaybetmeden, maddi beynimiz dışında bir gerçeklik olmadığını unutmadan bireyi yeniden inşa etmek.
&quot;Profesör David&apos;in ele aldığı yedi vaka, hem beynin hem de rayından çıkmış zihinlerin yarıklarını ve bitişme noktalarını gözler önüne seriyor. Hastalarının öznel iç yaşamlarını vurgularken sinirbilimin ilkelerinden kopmadan modern tıp düşüncesindeki indirgemeciliğin panzehirini sunuyor.”
- Dr. Alan Ropper, Harvard Tıp Fakültesi Nöroloji Profesörü
Anthony David, University College London’da Akıl Sağlığı Enstitüsü direktörü ve İngiliz Nöropsikiyatri Derneği başkanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90762</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7d70ed4-86af-4a8c-9886-9d876cbfff44.jpg</image:loc>
            <image:title>Acaba Bu Nedir?</image:title>
            <image:caption>Kum saatinin taneleri nasıl aynıysa birbiriyle,
başta insan da öyle aynıdır yılanlarla,
kuşlarla, ördeklerle...
Sonra zaman akar,
taneler darboğazdan dökülür.
İşte ancak o zaman kuş uçar, yılan sürünür,
insan yürür...
Bir biyolog ve bir ressam uzun bir yolculuğun izlerini arıyor: Yeryüzündeki tüm yaşamın hikâyesi hücrelerimizde kayıtlı duruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90763</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a8f97c1-30db-43db-b68d-17cf63252532.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem İçin Teşekkür Ederim Allahım</image:title>
            <image:caption>Şükredecek o kadar çok şey var ki… Bunları görmek, mutluluğun da anahtarını ele geçirmektir. Hele bir de bu anahtarlara küçük yaşlarda ulaşılırsa…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90764</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7126f89e-b8a2-4a14-9fb5-ec7d5ab397ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Ra - Gözcüler</image:title>
            <image:caption>“Doğup büyüdüğü yere ait değil insan... 
Acı çektiği ya da çok mutlu olduğu yere de ait değil... 
İnsan, olmak isteyip de olamadığı yere ait... 
Şey gibi bir his işte bu; çok, çok susamak gibi...” Ali Lidar 
 
Berk Yüksel sekizinci kitabı olan bu son romanında zamanın döngüsüne, zaman ve mekânın hegemonyasına, karanlığın ve cehaletin asırlar boyu süren baskısına kahramanlar aracılığı ile yeni bir pencere açıyor! “Seni Seçen Hayale Cesaretin Var mı?” diye soruyor yazar... 
Görebilenler için yaşam, en büyük inisiyasyondur! Birbirini tamamlayan üç dönem öyküsü ile kadim Sümer&apos;de başlayan gizemli yolculuk, Esseniler döneminde Hz. İsa ve Hz. Yahya ile Kudüs&apos;te sürecek ve Tapınak Şövalyeleri ile Paris&apos;te son bulacak... Bilgelik, güç ve güzellikten oluşan üç sütunun biraradalığı bu gölge gerçeklik için önemliyken... Zamansızlıkta ve mekânsızlıkta kahramanın dördüncü sütunu doğurabilme ümidi ise her daim yaşayacak... 
  “Kimseden daha iyi olmadığını anlayacak kadar mütevazı, herkesten farklı olduğunu kavrayacak kadar bilge olun.” İbn-i Rüşd</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90765</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66b49bb2-faab-4fd8-8005-05ba65ddf95b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeşim İçin Teşekkür Ederim Allah&apos;ım</image:title>
            <image:caption>Şükredecek o kadar çok şey var ki… Bunları görmek, mutluluğun da anahtarını ele geçirmektir. Hele bir de bu anahtarlara küçük yaşlarda ulaşılırsa…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90766</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6291eda4-b700-453f-be9f-b43ed6e5d969.jpg</image:loc>
            <image:title>Babam İçin Teşekkür Ederim Allah&apos;ım</image:title>
            <image:caption>Şükredecek o kadar çok şey var ki… Bunları görmek, mutluluğun da anahtarını ele geçirmektir. Hele bir de bu anahtarlara küçük yaşlarda ulaşılırsa…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90767</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d9a6cce-7739-4413-98bc-6beff76ba143.jpg</image:loc>
            <image:title>Masalları Kaybolan Bilge Kapi - Bi&apos; Dolu Hikaye</image:title>
            <image:caption>Orman halkının bir sorunla karşılaştığında sadece ona danışır: Yaşlı kaplumbağa Bilge Kapi… Kapi, ormandaki tüm sorunları çözerken aynı zamanda anlattığı masallarını da Bilgelik Kitabı’na yazmaktadır. Bir gün ormanın en yalnız kurdu Kuperuk, Bilge Kapi’nin masal kitabını çalar. Tüm masalları kendisi yazmış gibi okumaya başlar. Kitabının çalınmasına üzülen Bilge Kapi, bir yandan da orman halkını masalları kendisinin yazdığına inandırmaya çalışır. Acaba Bilge Kapi, masallarını Kuperuk’tan geri alabilecek mi?

Masalları Kaybolan Bilge Kapi, dürüstlüğün önemini anlatırken aynı zamanda birlik olma, dayanışma, cesaret gibi değerleri kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90768</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37f2f30a-fe70-4827-821a-c9be1094d1de.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşmekten Korkan Bulut - Bi&apos; Dolu Hikaye</image:title>
            <image:caption>Gökyüzünde dolaşan, Güneş’in sürekli önünü kapatan bulutlar Pamuk ile Karamuk çok iyi arkadaştır. Bir gün Güneş, yeryüzüne inmeleri gerektiğini söyler. Fakat Pamuk ile Karamuk, gökyüzünden ayrılmak istemezler. Yeryüzünün ise onlara ihtiyacı vardır. Aşağı inmeye karar veren Pamuk ile Karamuk acaba neler yaşayacak? Tekrar gökyüzüne dönebilecekler mi?

Düşmekten Korkan Bulut, yağmurun oluşumunu anlatırken aynı zamanda arkadaşlık, cesaret, yardımlaşma ve dayanışma gibi değerleri kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90769</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94cd7084-e19e-4c8d-8c76-d9f1b94b55ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitaptan Kaçan Zufi ile Kudi - Bi&apos; Dolu Hikaye</image:title>
            <image:caption>Hayvanları Sevme Günü’nde Zufi ile Kudi’nin tek isteği kitaptan dışarı çıkıp gezebilmek. Bir gün kitabın kapağı açık kalır, Zufi ile Kudi dışarı çıkar. Hayvanları Sevme Günü’nde Zufi ile Kudi gönüllerince eğlenmeye başlarlar. Sinemaya girdiklerinde Zufi’nin akrabalarını gören ikili, Afrika’ya gitmeye karar verir. Fakat orada gördükleri hoşlarına gitmez. Zufi ile Kudi, söz verdikleri gibi masal kitabına dönebilecekler mi?

Kitaptan Kaçan Zufi ile Kudi, hayvan sevgisinin önemini anlatırken dostluk, yardımseverlik, sözünde durma gibi değerleri kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90770</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dc299e1-5d6c-491d-a2ec-4519778ae68d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyruğunu Boyatan Sincap - Bi&apos; Dolu Hikaye</image:title>
            <image:caption>Ormandaki bütün sincapların birbirine benzediğini düşünen Puki’nin aklına bir fikir gelir: Kuyruğunu boyatmak… Şehre giderek kuyruğunu gökkuşağının renklerine boyatır. Artık herkesten farklıdır fakat onu gören diğer sincaplar da kuyruklarını boyatmaya karar verince işler biraz karışır. Kuyruğu boyalı sincapları fark eden insanların gelmesiyle acaba ormanda neler olacak?  

Kuyruğunu Boyatan Sincap, çevreyi korumanın önemini anlatırken aynı zamanda kendi olma, dayanışma, sevgi gibi değerleri kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90771</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10c15311-f76a-4379-8103-c9fca0c1c73a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötekinin Ağıdı</image:title>
            <image:caption>Birbirleri için ötekiydiler ama ağıtları bir, aşkları bir, yolculukları birdi… 
 
1980’li yılların karanlığında hem askeri darbeyle hem de terörle sarsılan Türkiye’nin doğusu ile batısı tüyler ürperten bir yanlış anlaşılmayla birleşiyor. Savcı Cengiz Bey ile ailesinin Kilyos’taki sade yaşamı Berzan Ağa ile Dicle’nin dağlarda, mağaralarda hatta kamplarda geçen mücadeleyle dolu yolculuğuyla kesişiyor ve bu yolculuk Zehra iken Berfin olan küçücük bir kızın değişen yaşamıyla çarpıcı bir hikayeye dönüşüyor. Kaçırdıkları savcının kızını kendi kızları belleyen Berzan Ağa ile Dicle köyden köye, evden eve, bir kimlikten diğerine sürüklenirken hem terör örgütünden saklanıyor hem de Berfin ismini verdikleri kızı ailesinden kaçırıyorlar. 
 
“Nefeslerini tutarak ve başlarını kaldırmadan en yakınlarındaki mağaralara, sığınaklara sürünmeye başladılar. Her silah sesi duyduklarında yaptıkları ölüm dansıydı bu sürünme. Önemli olan dansa iştirak etmek, ölerek halkayı ve ritmi bozmamaktı. Yoksa ölmek, kalmak umurlarında bile değildi. Başlarını bu yola adamışlardı onlar ve her zorluğa olduğu gibi ölüm fikrine de alışmışlardı çoktan.” 
 
Bu kaçış her bir kahramana aile olmanın ve bir arada kalmanın önemini gösterirken, yaralarını sarmalarını sağlıyor ve şifalanmaya giden yolda onları birbirlerine bağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90772</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14e7b6c6-09c1-4470-b1a7-e6e7a2eb66fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydınlanma Düşüncesi</image:title>
            <image:caption>Ahmet Çiğdem’in Aydınlanma’nın felsefî, sosyal ve düşünsel boyutlarını, oluşumun Avrupa’da kazandığı farklılıkların altını çizerek ortaya koyduğu bu çalışma, Türkiye’de bu konudaki ilk ve öncü çalışmalardan biri olma özelliğini hâlâ korumaktadır. Aydınlanma Düşüncesi’nin bir bütün olarak tasvir edildiği kitap, muhtelif Aydınlanma deneyimlerinin nedenlerine de ışık tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90773</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7c9f399-d6b7-4f5e-b8df-1ed8220f5555.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşra Epiği</image:title>
            <image:caption>Taşra Epiği, Türkiye’deki düşünce hayatının temel problemlerini ortaya koyma ve bunları kavramsallaştırma bakımından önemli bir girişimi temsil eder. Bu girişim, düşünce tarihiyle, toplumsal özgüllük iddialarının arasındaki ilişkinin politik sonuçlarının altını çizer; “yerlilik” ve “millîlik” iddialarının paylaştığı “ethos”u eleştirerek vurgular. Bir türkifikasyon önelemesine tâbi tutulan “Türk İdeolojileri”nin sonuçta Türkiye’deki düşünsel sefâletin görünürlüğü esasındaki sınırlılıklarını belirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90774</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79454aab-4022-40c3-a4b4-95f9060a3c6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Teo-Politik Müdahaleler</image:title>
            <image:caption>Mustafa Öztürk, son yıllarda Türkiye’de dinî düşüncenin gelişiminde hem özel olarak tefsir alanındaki tutumu hem de genel olarak gündelik hayat ve dinselliğin ilişkisi bağlamındaki yaklaşımı nedeniyle öne çıktı. Elinizdeki metin, özellikle ikinci boyuttaki katkılarını belgelemesi bakımından okuyucunun ilgisini çekecektir. 2018-2021 tarihleri arasında haftalık olarak yazılmış bu yazılar eşine az rastlanır bir “entelektüel duruşu” da sergilemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90775</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/092a54f8-ebb2-40fb-8cab-f83d262d7208.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Ayakkabıların Bilgeliği</image:title>
            <image:caption>Bir zamanların bağımsız ve isyankâr ruhlu kadını Masha’nın hayatı, 
 on iki yıl önce gerçekleşen trajik bir olayla sonsuza kadar değişir. 
Kederden kurtulamayan Masha, teselliyi Viktorya Dönemi’ne ait mezarlıktaki ruhların sessiz birlikteliğinde ve sualtına sığınmak istediği zamanlarda gittiği yüzme havuzunda bulur: Gürültüden ve acıdan uzakta, güvendedir. 
Ancak sıra dışı iki kadınla tesadüfen karşılaşınca önünde yepyeni bir olasılıklar dünyası belirir. Bu dünya ona yeniden yaşamaya 
 Başlaması için bir şans sunar. 
Masha’nın kalbinde bir umut kıvılcımı parlar. Ta ki geçmişiyle yüzleşmek 
zorunda kalacağı kader gününe kadar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90776</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/001b0ee0-ab65-4149-ab43-cf1cceb5e29e.jpg</image:loc>
            <image:title>Biraz Üzüldüm Sanki! - Bazen Olur Böyle</image:title>
            <image:caption>Üzüntüyle Baş Etmeyi Sarı Bir Balonla Anlatmak Mümkün Mü?
Klinik Psikolog Mehmet Teber’in kaleminden “Bazen Olur Böyle” serisi, soyut olan duyguları metaforik bir anlatımla somutlaştıran, mini zarflarıyla interaktif okuma sağlayan hikayelerden oluşuyor.
 
Duyguları fark etmek, kabul etmek, yönetmek zordur.
Her yaştan insana “Bazen olur böyle ama bir yolu var kalbinde!” dedirten, duygulara yön vermekle ilgili farkındalık kazandıran sıcacık hikayeler sizi bekliyor.
 
Serinin dördüncü kitabı “Biraz Üzüldüm Sanki!” sarı balon metaforu ile üzüntü duygusuna yön vermeyi bir sincap ailesi üzerinden anlatıyor. 
 
Kalbindeki Sarı Balonla Tanışmaya Hazır Mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90777</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb12c6a3-2271-4c7f-8413-050b96db7c84.jpg</image:loc>
            <image:title>Sovyet Arşivlerine Göre Ahıskalı Türklerin Sürgünü</image:title>
            <image:caption>II. Dünya savaşı öncesi ve sürecinde J. Stalin&apos;e ait kulak, repressia, ukaz kararlarıyla birçok insan grubu Türkistan bozkırına ve Sibirya&apos;nın derin ormanlıklarında sürgün kamplarına mahkûm edilmişlerdir. Bu sürgün kamplarına her gruptan insan katılmıştır, bunlar; siyasi muhalifler, ideolojik hasımlar, şüpheli parti elemanları, suçlu bulunan ordu mensupları, kulaklar, itibardan düşmüş sınıfların mensupları, sadakatsizlik yapma olasılığı olduğu düşünülen kişiler, düşman kabul edilen etnik grup elemanları, tüm din adamları, hatta adı geçen kişilerin aile bireyleridir. Baskı, şiddet, zulüm eşliğinde yaşanan sürgünler ailelerin zihin ve duygu dünyasında derin yaralar açmıştır. Dünyanın farklı bölgelerine savrulan bu insanlar bugün yabancı, garip, öteki, sığınmacı, göçmen gibi değişik adlar almışlardır. Rusça&apos;dan çevrilen Sovyet Arşivlerine Göre Ahıskalı Türklerin Sürgünü kitabı Stalinist yönetim biçiminin sonuçları hakkında bilgi verdiği gibi, Ahıska sürgününe ait temel belgeleri de içermektedir. Bu kitabın gerek Ahıska araştırmaları gerekse soğuk savaş dönemi araştırmalarını daha da ileri götüreceği düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90778</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69ae7f96-125d-47de-81eb-b8d28f15d557.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormana Dokun - İlk Dokun Hisset Kitabım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bal seven tüylü bir ayı, kükreyen koca yeleli bir aslan, zıp zıp zıplayan bir kanguru ve diğer orman dostlarımız bu kitapta hayat buluyor! 
Ormanda pofuduk bir gezinti seni bekliyor.
Minik parmaklar bu ormana tekrar tekrar dokunmak isteyecek! 
Merak, keşif ve dokunsal deneyim içerir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90779</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51275b58-6dd1-41ec-ab49-e23d237becb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyin Bi&apos; Tarihi Var - 1</image:title>
            <image:caption>Tarih geçmişte yaşanmış olayları bizlere anlatır, doğru. Peki ya tarihi yazan insanların da bir tarihi yok mu? Var elbette. Tarihi insan yazıyor ve aslında bu kitap tarih içindeki insanın ve insanın yaptıklarının hikâyesini anlatıyor. Yani sizin hikâyenizi…

Yürüdüğünüz bir yoldan asırlar önce kimin geçtiğini, gördüğünüz tarihî bir çeşmeden kimlerin su içtiğini, gölgesinde oturduğunuz asırlık bir çınarı kimin diktiğini hiç merak ettiniz mi?

***

Belki de günlük hayatın telaşesi içerisinde hiç farkında olmadığınız şeyleri; sobanın tarihini mesela, saatin tarihini, otobüsün tarihini, çamaşır makinasının tarihini...

İnsanın bir günün içinde kullandığı, yaşadığı şeylerin asırlar öncesinden gelen tarihî geçmişi nasıldır? Bütün bu saydıklarımızın bir tarihi var.

Hatta “Her Şeyin Bi’ Tarihi Var.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90780</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fa8705e-5e86-45ee-898e-5311502ac119.jpg</image:loc>
            <image:title>Belirli Gün ve Haftalar Etkinlik Kitabı (36 Ay)</image:title>
            <image:caption>Eğitim yılı boyunca eğitsel süreçleri yönetecek tematik kaynak kitaplarımızla tanışmaya hazır mısınız?

Bağımsız tematik etkinlik kitaplarımızdaki etkinlikler Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi eğitim Programı&apos;nın öğrenme sürecine uyumlu, kolaydan zora adım adım ilerleyen, uygun aralıklarla seviyeyi yükselterek tekrarlar yoluyla konuları pekiştiren bir düzende hazırlanmıştır.

Etkinliklerde göstergeler eksiksiz bir biçimde ele alınmıştır. Böylece etkinlikler, kazanımları bütüncül bir şekilde yansıtmakta ve öğretmenin uygulamasını kolaylaştırmaktadır. Kitaplardaki etkinlikler, sarmal yapıda ve öğrencinin severek yapabileceği; geliştirici ve sürükleyici nitelikte hazırlanmıştır.

Öğrencinin kolay kullanımı için spiralli olarak tasarlanmış kitaplarımızda her bölümün başında etkinliği anlatan eğlenceli bir başlık kullanılmıştır. Yönergeler çok açık ve kolay uygulamaya yardımcıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90781</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6a786e0-0d91-43b0-b08d-f9071f63aa2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Şekiller ve Kavramlar Etkinlik Kitabı (36 Ay)</image:title>
            <image:caption>Eğitim yılı boyunca eğitsel süreçleri yönetecek tematik kaynak kitaplarımızla tanışmaya hazır mısınız?
Bağımsız tematik etkinlik kitaplarımızdaki etkinlikler Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi eğitim Programı&apos;nın öğrenme sürecine uyumlu, kolaydan zora adım adım ilerleyen, uygun aralıklarla seviyeyi yükselterek tekrarlar yoluyla konuları pekiştiren bir düzende hazırlanmıştır.
Etkinliklerde göstergeler eksiksiz bir biçimde ele alınmıştır. Böylece etkinlikler, kazanımları bütüncül bir şekilde yansıtmakta ve öğretmenin uygulamasını kolaylaştırmaktadır. Kitaplardaki etkinlikler, sarmal yapıda ve öğrencinin severek yapabileceği; geliştirici ve sürükleyici nitelikte hazırlanmıştır.
Öğrencinin kolay kullanımı için spiralli olarak tasarlanmış kitaplarımızda her bölümün başında etkinliği anlatan eğlenceli bir başlık kullanılmıştır. Yönergeler çok açık ve kolay uygulamaya yardımcıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90783</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9494d2bc-c0ee-44f8-b1b6-9194780f405b.jpg</image:loc>
            <image:title>Belirli Gün ve Haftalar Etkinlik Kitabı (48 Ay ve Üzeri) - Mavi Çember Okul Öncesi Eğitim</image:title>
            <image:caption>Belirli Gün ve Haftalar Etkinlik Kitabı (48 Ay ve Üzeri) - Mavi Çember Okul Öncesi Eğitim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90784</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4648106-a04d-48c4-9154-6a9b9f73826c.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Etkinlik Kitabı (48 Ay ve Üzeri) - Mavi Çember Okul Öncesi Eğitim</image:title>
            <image:caption>Matematik Etkinlik Kitabı (48 Ay ve Üzeri) - Mavi Çember Okul Öncesi Eğitim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90785</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c662cfa-88d9-428e-92af-1272ee94abdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Şekiller ve Kavramlar Etkinlik Kitabı (48 Ay ve Üzeri) - Mavi Çember Okul Öncesi Eğitim</image:title>
            <image:caption>Şekiller ve Kavramlar Etkinlik Kitabı (48 Ay ve Üzeri) - Mavi Çember Okul Öncesi Eğitim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90786</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9cd5824-cfd9-46e0-b1d3-21bb7faf566e.jpg</image:loc>
            <image:title>İhanete 5 Kala</image:title>
            <image:caption>Sonbahar 2003&apos;te ABD Dışişleri Bakanı Rice: &quot;BOP kapsamında Türkiye dahil olmak üzere Fas&apos;a kadar 24 müslüman ülkenin sınırları ve rejimleri değişecek. Bu projenin ülkenizde bir de eşbaşkanı var! Kim mi? Recep Tayyip Erdoğan!&quot; demişti. Eşbaşkan Ağustos 2005&apos;te Diyarbakır&apos;a gitti: &quot;Kürt sorunu vardır, benim sorunumdur&quot; diyerek kabuk bağlamış yarayı kaşıdı, kanattı yara kangrene döndü. 2008 yılında ABD, Türkiye ve Barzani arasında yapılan Kuzey Irak&apos;taki &quot;Üçlü Mekanizma&quot; görüşmelerinden Kürt Açılımı doğdu. 6 senedir devam eden Açılım&apos;da son sözü Şubat 2014&apos;te BDP Başkanı Demirtaş söyledi: &quot;Biz artık AKP&apos;yi beklemeyeceğiz. 30 Mart seçimlerinden sonra kendi insiyatifimizle, bölgemizde Demokratik Özerkliği ilan edeceğiz&quot;. Bu söz &quot;Vatanın bölünmez bütünlüğünün&quot; ne kadar büyük bir tehdit altında olduğunu göstermektedir. Bu kitap ihaneti anlatan, tarihe not düşen, geleceğe ışık tutan ceridedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90787</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/302b7f54-9853-400c-a83a-d06886ffd4a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Katılımlı Etkinlik Kitabı (48 Ay ve Üzeri) - Mavi Çember Okul Öncesi Eğitim</image:title>
            <image:caption>Aile Katılımlı Etkinlik Kitabı (48 Ay ve Üzeri) - Mavi Çember Okul Öncesi Eğitim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90788</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a373e700-2943-420e-99a4-ca271e3b7b81.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Çember - Öğrenci Kutusu (48 Ay ve Üzeri) Okul Öncesi Eğitim Seti</image:title>
            <image:caption>Mavi Çember - Öğrenci Kutusu (48 Ay ve Üzeri) Okul Öncesi Eğitim Seti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90789</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/001268df-cd7b-4314-a2e0-bd691fe7de7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Belirli Gün ve Haftalar Etkinlik Kitabı (48 Ay)</image:title>
            <image:caption>Eğitim yılı boyunca eğitsel süreçleri yönetecek tematik kaynak kitaplarımızla tanışmaya hazır mısınız?
Bağımsız tematik etkinlik kitaplarımızdaki etkinlikler Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi eğitim Programı&apos;nın öğrenme sürecine uyumlu, kolaydan zora adım adım ilerleyen, uygun aralıklarla seviyeyi yükselterek tekrarlar yoluyla konuları pekiştiren bir düzende hazırlanmıştır.
Etkinliklerde göstergeler eksiksiz bir biçimde ele alınmıştır. Böylece etkinlikler, kazanımları bütüncül bir şekilde yansıtmakta ve öğretmenin uygulamasını kolaylaştırmaktadır. Kitaplardaki etkinlikler, sarmal yapıda ve öğrencinin severek yapabileceği; geliştirici ve sürükleyici nitelikte hazırlanmıştır.
Öğrencinin kolay kullanımı için spiralli olarak tasarlanmış kitaplarımızda her bölümün başında etkinliği anlatan eğlenceli bir başlık kullanılmıştır. Yönergeler çok açık ve kolay uygulamaya yardımcıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90790</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa9da651-37e9-42ff-a281-82e254231cb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Şekiller ve Kavramlar Etkinlik Kitabı (48 Ay)</image:title>
            <image:caption>Eğitim yılı boyunca eğitsel süreçleri yönetecek tematik kaynak kitaplarımızla tanışmaya hazır mısınız?
Bağımsız tematik etkinlik kitaplarımızdaki etkinlikler Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi eğitim Programı&apos;nın öğrenme sürecine uyumlu, kolaydan zora adım adım ilerleyen, uygun aralıklarla seviyeyi yükselterek tekrarlar yoluyla konuları pekiştiren bir düzende hazırlanmıştır.
Etkinliklerde göstergeler eksiksiz bir biçimde ele alınmıştır. Böylece etkinlikler, kazanımları bütüncül bir şekilde yansıtmakta ve öğretmenin uygulamasını kolaylaştırmaktadır. Kitaplardaki etkinlikler, sarmal yapıda ve öğrencinin severek yapabileceği; geliştirici ve sürükleyici nitelikte hazırlanmıştır.
Öğrencinin kolay kullanımı için spiralli olarak tasarlanmış kitaplarımızda her bölümün başında etkinliği anlatan eğlenceli bir başlık kullanılmıştır. Yönergeler çok açık ve kolay uygulamaya yardımcıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90791</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dc96d6f-7e31-487c-b322-8528896a584e.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Sınıf Fen Bilimleri Konu Anlatımı (4 Kitap Fasikül)</image:title>
            <image:caption>İlgi Yönetimi Eğitim Metoduyla hazırladığımız Fen Bilimleri kitaplarımız öğrencinin kolay taşıması ve öğretmenin istifadesi için 4 fasikül olarak hazırlanmıştır. Fen Bilimleri dersi başarısı, büyük resmi görme ve yaşayarak öğrenme ile doğru orantılıdır.

İlgi Yönetimi Eğitim Metodu ile Fen Bilimleri dersi, hayatın içinden gelen bilimi, öğrencilerin hayatlarında karşılaşabileceği durumlara gönderme yaparak işlemektedir. Öğrencinin görerek, dokunarak, hissederek, farkındalık sahibi olarak tüm konuları özümsemesi hedeflenmiştir. Konular mikro öğrenme alanlarına ayrılmıştır. Bu alanlarda etkinlikler, bulmacalar, deneyler ve mini testlerle tam öğrenme sağlanmıştır. Fen Bilimleri kitabımız öğrencinin sürekli dersin içinde olduğu dinamik bir ders süreci sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90793</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd714c47-2948-4bf6-8ead-4ed1e4779a99.jpg</image:loc>
            <image:title>29 Ekim 2048 Ankara Saat 9.30</image:title>
            <image:caption>29 Ekim 2048 Ankara Saat 9.30</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90794</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66c98358-56b1-482b-851c-3ccada5e8c6e.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Sınıf Matematik Konu Anlatımı (4 Kitap Fasikül)</image:title>
            <image:caption>İlgi Yönetimi Eğitim Metoduyla hazırladığımız Matematik kitaplarımız öğrencinin kolay taşıması ve öğretmenin istifadesi için 4 fasikül olarak hazırlanmıştır. Matematik başarısı, günlük hayatla kurulan bağlantı ile doğru orantılıdır.

İlgi Yönetimi Eğitim Metodu ile Matematik dersi, öğrencinin günlük hayatının doğal bir parçası haline getirilmesi hedeflenmiştir. Bulmaca çözme, eşleştirme, sonuca varma, soru yazma, analiz etme ve sentezleme, problem çözme, öğrendiklerini kullanma gibi öğretici ve dikkat artırıcı etkinliklerle zenginleştirilmiştir.

Öğrenciyi sürekli dersin için ve aktif tutacak şekilde dolu dolu ve keyifli bir ders sürcei sunulmaktadır. Derslerin ve eğitim öğretim faaliyetlerinin destekleyici somutlaştırılış örneklerle hayatın keyifli bir parçası haline getirilmesi hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90795</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ade1e104-049e-4e83-921c-c0bd95956b3b.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Sınıf Hayat Bilgisi Konu Anlatımı (4 Kitap Fasikül)</image:title>
            <image:caption>İlgi Yönetimi Eğitim Metoduyla hazırladığımız Hayat Bilgisi kitaplarımız öğrencinin kolay taşıması ve öğretmenin istifadesi için 4 fasikül olarak hazırlanmıştır. Bol görselle sunulan hayat bilgisi kitaplarımız öğrencinin hem okulda hem de özel hayatında karşılaşabileceği konuları oyunlaştırma metoduyla, etkileşimli olarak öğrenciye sunmaktadır. Konular mikro öğrenme alanlarına bölünmüştür. Her bölümde, boşluk doldurma, doğru yanlış, kelime avı, bulmaca, görsel okuma etkinlikleri, okuduğunu anlama mini değerlendirme testleri gibi etkinliklerle zenginleştirilmiştir. Derslerin ve eğitim öğretim faaliyetlerinin destekleyici somutlaştırılış örneklerle hayatın keyifli bir parçası haline getirilmesi hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90796</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24ee6644-eaf8-45a9-ae52-3ccd5ab3e951.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Sınıf Türkçe Konu Anlatımı (4 Kitap Fasikül)</image:title>
            <image:caption>İlgi Yönetimi Eğitim Metoduyla hazırladığımız Türkçe kitaplarımız öğrencinin kolay taşıması ve öğretmenin istifadesi için 4 fasikül olarak hazırlanmıştır. “Sorumun cevabı hangisi olabilir?”, “Cevabımın sorusunu bulalım.”, “Konuşan kim?”, “Hikâyeye göre doğru yanlış hangisi?”, “Hikâyedeki oluş sırası nedir?”, “Görsellerle oluş sırası nedir?”, “kelime avı”, “eşleştirme”, “bulmaca”, “boşluk doldurma”, “okuduğunu anlama”, “kendini ifade etme”, mini değerlendirme testleri gibi etkinliklerle zenginleştirilmiştir. Konular mikro öğrenme alanlarına bölünmüştür. Derslerin ve eğitim öğretim faaliyetlerinin destekleyici somutlaştırılış örneklerle hayatın keyifli bir parçası haline getirilmesi hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90797</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03c3b8d4-303f-4a73-8b5d-23bec29ab85f.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatçılar Kulübü - Karışık Karşılaşmalar</image:title>
            <image:caption>“O halde içelim!  Bağlılık, inanç ve sadakat için içelim. Çünkü özgürlük bunu gerektirir, özgürlük bazılarının sandığı gibi her şeyi bir hayvanmışçasına yapabilme yetisi değildir...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90799</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6aefbfe1-1280-4cae-8924-3f2eb7d9fb37.jpg</image:loc>
            <image:title>Affa</image:title>
            <image:caption>Geç saatlere kadar film izledikten sonra televizyonu kapatıp yatak odasına doğru ilerledi. Koridorun sonuna geldiğinde içine bir korku girdi. Sanki biri onu takip ediyormuş gibiydi. Bir takırtıyla arkasını döndü. Mutfaktan gelen sesle korktu ve o yöne doğru ilerledi. Kapının tam önünde televizyonun açık olduğunu gördü. Kendi kendine “Ama ben kapatmıştım,” dedi. Mutfağa adım attı ve birden mutfağın lambaları yandı. Korkarak geri geri gitmeye başladı. İkinci adımında televizyonun kanalı değişti. Ve ışıklar kapandı… Korkuyla ışığa, sonra ise kanalı değişen televizyona baktı. Bembeyaz ekranda bir bebek belirdi. Saniyede bir kahkaha atan bebek, kahkahayı kesip Pelin’in gözünün içine bakarak “Senin yüzünden oldu,” dedikten sonra bebeğin gözlerinden kan akmaya başladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90800</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff1a86c3-aa33-4aad-b0f8-a15f7e866777.jpg</image:loc>
            <image:title>4. Sınıf Türkçe Konu Anlatımı (4 Kitap Fasikül)</image:title>
            <image:caption>İlgi Yönetimi Eğitim Metoduyla hazırladığımız Türkçe kitaplarımız öğrencinin kolay taşıması ve öğretmenin istifadesi için 4 fasikül olarak hazırlanmıştır. “Sorumun cevabı hangisi olabilir?”, “Cevabımın sorusunu bulalım.”, “Konuşan kim?”, “Hikâyeye göre doğru yanlış hangisi?”, “Hikâyedeki oluş sırası nedir?”, “Görsellerle oluş sırası nedir?”, “kelime avı”, “eşleştirme”, “bulmaca”, “boşluk doldurma”, “okuduğunu anlama”, “kendini ifade etme”, mini değerlendirme testleri gibi etkinliklerle zenginleştirilmiştir. Konular mikro öğrenme alanlarına bölünmüştür. Derslerin ve eğitim öğretim faaliyetlerinin destekleyici somutlaştırılış örneklerle hayatın keyifli bir parçası haline getirilmesi hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90801</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2eac48e-4a38-47fc-9377-dd70dbfaf20e.jpg</image:loc>
            <image:title>4. Sınıf Matematik Konu Anlatımı (4 Kitap Fasikül)</image:title>
            <image:caption>İlgi Yönetimi Eğitim Metoduyla hazırladığımız Matematik kitaplarımız öğrencinin kolay taşıması ve öğretmenin istifadesi için 4 fasikül olarak hazırlanmıştır. Matematik başarısı, günlük hayatla kurulan bağlantı ile doğru orantılıdır.
İlgi Yönetimi Eğitim Metodu ile Matematik dersi, öğrencinin günlük hayatının doğal bir parçası haline getirilmesi hedeflenmiştir. Bulmaca çözme, eşleştirme, sonuca varma, soru yazma, analiz etme ve sentezleme, problem çözme, öğrendiklerini kullanma gibi öğretici ve dikkat artırıcı etkinliklerle zenginleştirilmiştir. Öğrenciyi sürekli dersin için ve aktif tutacak şekilde dolu dolu ve keyifli bir ders sürcei sunulmaktadır. Derslerin ve eğitim öğretim faaliyetlerinin destekleyici somutlaştırılış örneklerle hayatın keyifli bir parçası haline getirilmesi hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90802</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69a07a96-4818-4a68-97b5-d2ca6d5ce546.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum Evreninin Gizemi</image:title>
            <image:caption>Kuantum fiziği baktığımız her yerde, hem sonsuz büyük olanda hem de sonsuz küçük... Ama onun bizi çevreleyen dünya hakkında söyledikleri ile bizim gündelik hayatımızda gözlemlediklerimiz arasında adeta bir uçurum var. 
Fransa’da çoksatan listelerine giren ve pek çok dile çevrilen bilim grafik romanı Kuantum Evreninin Gizemi, modern fiziğin yaratıcılarıyla rastlaşıp onların ufuk açan kuramlarıyla tanışacağımız bir zaman yolculuğuna çıkarıyor bizleri.  
Yolda Max Planck ile krep atıştırıp Einstein ile atomları çekiştireceğimiz, Prens Louis de Broglie’yi malikânesinde
ziyaret edip Heligoland Adası’nda Heisenberg’in efkârına
ortak olacağımız eğlenceli bir yolculuk bu.  
Thibault Damour, teorik fizik alanındaki çalışmalarını Paris’teki Institut des Hautes Etudes Scientifiques’te sürdürmektedir. Fransız Bilimler Akademisi’nin de üyesi olan Damour’un kara delik, kütleçekimsel dalga ve kuantum kozmolojisi gibi alanlardaki öncü çalışmaları ona uluslararası bilinirlik ve Albert Einstein Madalyası dahil pek çok prestijli ödül kazandırmıştır. 
Mathieu Burniat, Shrimp, La Passion de Dodin-Bouffant ve Une mémoire de Roi kitaplarıyla övgü toplamış, Belçikalı grafik roman yazarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90803</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a020cfb-1697-412b-ae1c-cd4d5f04bad0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çingene (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ahmet Mithat Efendi Çingene adlı romanında genç bir beyzadenin güzel bir Çingene kızına aşkını anlatırken konuyu Tanzimat döneminin temel düşünsel eksenlerinden medeniyet ve medenileşme kavramları çerçevesinde ele alır. Eser Çingene sevgili dışında, Hintli bir öğretmen ve Ermeni bir ressamın da dahil olduğu, etnik açıdan heterojen bir çevre içinde kurgulanır. Genç ve zengin İstanbul beyefendisi ile güzel ve yoksul Çingene kızının toplumsal konumlarındaki zıtlık eğitimle, medenileşmek suretiyle aşılabilir mi tartışmaları sürerken o dönemde Çingeneler hakkındaki kimi yanlış önyargılar da yazar tarafından sorgulanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90804</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3b5b620-3e99-4abe-8038-70595ee5fcb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Sen Ve Otogar</image:title>
            <image:caption>Yazar Selçuk Özyurt, Ben Sen ve Otogar kitabında Trabzon’dan İstanbul’a uzanan öyküler anlatıyor. 
Ben Sen ve Otogar öyküleri, insan duyarlılıklarının farkına çağırıyor okuyucularını. Köyde doğayla mücadele eden insan kente geldiğinde, geçim derdiyle boğuşmaya başlar. Şehirde insan ilişkileri değişir, hayat şartları zorlaşır. 

Ben Sen ve Otogar öykülerinde kentin bireyselleştirdiği ailenin özgürlük ve bağlılık çelişkisi dile gelir yer yer. 
Parçalanma olmasa da kadın ve erkek, adı konulmamış bir yalnızlığı yaşamaktadır. 
Evet Ben Sen ve Otogar herşeyi düşünüp, kendini unutanların hikayesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90805</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e9f9e45-297f-4ced-aa55-2f9c12374ba9.jpg</image:loc>
            <image:title>Oathbringer - Fırtınaışığı Arşivi Üçüncü Roman-Cilt 1</image:title>
            <image:caption>New York Times çok satanlar listesinden Fırtınaışığı Arşivi’nin üçüncü romanı Oathbringer’da, insanoğlu sayıları da intikam açlıkları kadar yüksek bir düşman olan Yokelçilerin geri dönüşüyle birlikte yeni bir Issızlık ile karşı karşıya. Dalinar Kholin tarafından komuta edilen Alethi orduları korkunç bir bedel karşılığında geçici bir zafer kazandı. Bir zamanların itaatkâr ve barışçıl parshmenleri binlerce yıllık köleliklerinin gerçek dehşetinin farkına varmış durumda ve ailesini artan tehlikeye karşı uyarmak için yola düşen Kaladin de bu yeni öfkeyle yüzleşmeye mecbur kalabilir. Urithiru’daki Shallan, Parlayan Şövalyelerin kadim kalesindeki harikaları inceliyor ve bazı karanlık sırları açığa çıkarıyor. Vatanı Alethkar’ı birleştirmek için harekete geçen Dalinar ise bu kutsal hedefin yeterince iddialı olmadığını fark etmek üzere çünkü Roshar’ın bütün halkları bir araya gelemezse, Parlayan Şövalyelerin dönüşü bile dünyanın sonunun gelmesine engel olamayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90806</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9f22c7a-bbdb-4566-baf9-0354e82c207a.jpg</image:loc>
            <image:title>Oathbringer - Fırtınaışığı Arşivi Üçüncü Roman - 2.Cilt</image:title>
            <image:caption>Yeni bir fırtına geldi. 
Kül ve kırmızı yıldırımlar dünyayı süpürüyor, kadim düşmanlarımızı uyandırıyorlar. İnsanoğlunun gözleri açılırken, düşmanın ruhunun gölgeleri olan Yaradılmamışlar hareketleniyor. Bu savaş onların düşündüğü gibi değil ve hiçbir zaman da öyle olmamıştı. 
Yakında Dalgalar elimizde olabilir tekrar çünkü Işık bazılarına geri döndü ve bazıları da Işık’a yaklaşıyor. Kayıpların mahvettiği Yüzbaşı uzlaşmayı arzuluyor. Zulmün mahvettiği Casus tamamlanmak istiyor. Yeminlerin mahvettiği Taştayürüyen hakikatin peşinde. Hırsın mahvettiği Hain ise özgürlüğü bulmaya çabalıyor. 
Ve son olarak savaşın mahvettiği Kral… O da geçmişi arıyor. Terk edilmiş olanı. Bilmemesi gerekeni. 
Çünkü o sırlar, aynı kendinden önceki şövalyeleri yıktığı gibi, onu da yıkıp geçecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90807</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa9dc630-188d-4214-a39a-10faf1b7b1fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyin Bi&apos; Tarihi Var - 2</image:title>
            <image:caption>Tarih geçmişte yaşanmış olayları bizlere anlatır, doğru. Peki ya tarihi yazan insanların da bir tarihi yok mu? Var elbette. Tarihi insan yazıyor ve aslında bu kitap tarih içindeki insanın ve insanın yaptıklarının hikâyesini anlatıyor. Yani sizin hikâyenizi…
Yürüdüğünüz bir yoldan asırlar önce kimin geçtiğini, gördüğünüz tarihî bir çeşmeden kimlerin su içtiğini, gölgesinde oturduğunuz asırlık bir çınarı kimin diktiğini hiç merak ettiniz mi?
***
Vampirler gerçek mi? Ayasofya’nın kubbesinin altında yatan sırlar neler? Gizemli ve sırlı tarihi yapılar hangileri? Saatin uğursuzu da olur mu? Atomu parçalayıp da iyi mi ettik? İlm-i sima devşirmenin neresindeydi?
Bütün bu saydıklarımızın bir tarihi var.
Hatta “Her Şeyin Bi’ Tarihi Var.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90808</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e020d8e-bc4e-4578-84aa-dde2b10a84b7.jpg</image:loc>
            <image:title>9 Ay 99 Dua</image:title>
            <image:caption>9 Ay 99 Esma kitabımın okunmasıyla ulaştığım pek çok anne adayı, esmaların gölgesinde dualarla sürecini tamamlayıp yine esmaların nuruyla anne oldu. Sonrasında gelen, “Hamile olanlar bu kitabı okuyup mutlu oluyor peki ya hamile kalamayanlar ne yapsın?” veya “Hamile kalabilmek için dua ya da esma yok mu?” türünden sorular, şu an elinizde tuttuğunuz bu kitabın satırlarını yazmama vesile oldu.
Gittikçe tüm dünyanın ortak sorunu hâlini almaya başlayan “doğal yolla gebe kalamama” konusunu ele alırken, anneliği birçok yönüyle işledik. Anne olmadan öncesi ve sonrası şeklinde ilgili tüm konuları etraflıca ele almaya çalıştık. Muhtemel ihtiyaç olarak gördüğümüz konuları ve onlara karşılık gelen esmalarla duaları da ekledik.
Bir işte sonuca ulaşmak için mübah olan her yol ve yöntem denenmelidir. Biz de bu kitapta bazı tavsiyelerin yanı sıra, en çok en etkili yol olan “dua”nın üzerinde duracağız. Her bir dua, bir mektup misalidir. Avuçlarımızdan Rabbimize doğru yükselen…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90809</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00f7ac6b-6025-49ad-9e62-22534529b583.jpg</image:loc>
            <image:title>Dersler Aramızı Bozamaz</image:title>
            <image:caption>&quot;Bir insan kendi belirlediği bir hedefe, değerleri doğrultusunda, dış motivasyona ihtiyaç duymadan ulaşıyorsa ve bulunduğu yer onu tatmin ediyorsa başarılı olmuş demektir.&quot;

Sevgili anne ve babalar,
Çocuğunuz ders çalışmak istemiyor, masasının başında oturmakta zorlanıyor, otursa bile çalışmıyor ya da içsel bir motivasyon sağlayamıyor mu? Ders çalış, ödev yap, test çöz demekten dilinizde tüy mü bitti? Yoksa ders çalışmak istiyor ama dikkatini toplayamıyor mu? Çok çalışıyor, masa başından kalkmıyor mu?

Bu sahnelerden hangisini yaşıyor olursanız olun, sınavların akademik hayatta önemli bir yerinin olduğu ülkemizde, okul, dersler ve ödevler ebeveyn-çocuk iletişimini bozarak aileleri endişelendiriyor. Çocukları ise her geçen gün biraz daha isteksiz, umursamaz, yorgun ve kaygılı bireylere dönüştürüyor.

Bu kitabı elinizde tuttuğunuza göre sizler de çocukları ve geleceği için endişelenen, bu sebeple de ne yapması gerektiğini araştıran bir ebeveynsiniz. Öncelikle bu konuda bir çözüm yolu aradığınız için sizi tebrik ediyor ve bu kitabın ebeveynliğinize şifa olmasını diliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90811</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3dac6a7-1476-4d5c-9815-7dae0694c579.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyanış</image:title>
            <image:caption>Hiçbir dünya savaşı başladığında “Dünya Savaşı” diye adlandırılmamıştır. 
 
“Bütün uyuyanları uyandırmaya bir tek uyanık yeter!” 
 
III. Dünya Savaşı senaryosu çok önceden yazıldı, şimdi oynanıyor. Dünya, eşi benzeri görülmemiş bir kıyamete yaklaşıyor. Üstelik bu yolda yapılan bütün planlar tıkır tıkır işlemekte... 
Dünyanın şu durumdaki haline bakınca III. Dünya Savaşı senaryosuna ne kadar uzağız dersiniz? Aslında hiç uzak değiliz, kıyamete fazlasıyla yakınız. 
III. Dünya Savaşı öngörülere göre Müslümanların ya da Siyonizm’in sonunu getirecek deniyor ama doğru değil. Bu savaş, yeryüzünde yaşayan altıncı neslin, günümüz insan ırkının sonunu getirecek. 
Dünya bugüne kadar beş büyük kitlesel yok oluş yaşadı. Canlı türlerinin yüzde sekseninin hatta yüzde doksan altısının soyu tükendi. Sekiz buçuk milyara ulaşan dünya nüfusunu iki milyar seviyesine düşürmek için çaresi olmayan salgın hastalıklar, kıtlık, susuzluk, gıda oyunları ve son olarak savaş planları kurgulanıyor. Dünya, yedinci bin yıla yani Kova Çağı’na, diğer bir deyişle Altın Çağ’a geçebilmek için neredeyse insanlığın yüzde seksenini kaybedecek... 
Oynanan açlık oyunlarını yaşayarak göreceğiz. Ancak elimizde hâlâ bir silah var: 
Uyanmak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90812</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebaaceb1-964f-454a-a282-a7e8abc7a2f1.jpg</image:loc>
            <image:title>İskenderiyeli Philo Judaeus</image:title>
            <image:caption>Antikçağın önemli filozoflarından İskenderiyeli Philo, Pythagoras ve Platon’un felsefesini mistik ruhunda bir araya getirmiştir. Felsefe ve teoloji öğreniminin ardından çölde inzivaya çekilen İskenderiyeli Philo, sadece ekmek, tuz ve yenilebilir otları tüketerek Tanrı’yı düşünmüştür. İnzivasının ardından Atina’ya giderek Stoa Okulu’nda retorik ve alegori dersleri almıştır. Philo, haklı bir şöhret kazanarak İskenderiye’de “yüzyılın üstadı” ilan edilmiş ve kendisinden sonraki felsefi ekollere ilham kaynağı olmuştur. 
Philo için felsefe, yetkin bir bilimdir. Felsefe yapmak, Tanrı’ya ve Tanrı’nın hayaline hasret duymak demektir. Tanrı’ya ancak saf bir ruh ve saf bir inançla yaklaşılır. İçimizdeki Tanrısal krallığı keşfetmenin yolu bilgelik, cesaret, adalet ve itidal erdemlerine sahip olmaktan geçer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90813</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e644ee3-909e-4151-8218-2dcd83f73eac.jpg</image:loc>
            <image:title>Hış</image:title>
            <image:caption>Yazar/yapıt hk: Hış adlı dosyasıyla 2020 Yaşar Nabi Nayır Şiir Ödülü’ne değer görülen Ceren Biber, 1991 yılında Samatya’da doğdu. Kendi ifadesiyle, “anlamı sayılarda aradığı için” Yıldız Teknik Üniversitesi İstatistik Bölümü’nde okudu. Mezun olduktan sonra “ne aradığını hatırlayabilmek için duruma uzaktan bakmak adına” hosteslik yaptı. Ardından “daha da uzaktan bakmak için” editör olarak çalıştı.
“Şiiri bir şeye ya da şeylere benzetmem. Şiir üzerine ağdalı cümleler kurmaktan hiç hazzetmem. Şiir. Bu kadar,” diyor genç şair ve imgeyi, metaforu ne derece yoğun kullanırsa kullansın okura perdesiz ulaşan bir şiir dili kuruyor.

“neyin üzerine eğilsem
gizlenmek için bir çukur buluyor kendine
yamaçta yürüyen dağ keçileri
habire iltihaplarımı yalıyor
bıçağa kendimi anlatıyorum ve
‘kötü olan sen değilsin’ diyorum
küfre soktuğum tüm hayvanlar
bana allahı anlatıyor
dünyanın memesi iştah açıcı olsa da
sütünü ekşi buluyorum”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90814</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7c975b4-c0fd-4344-a568-59a5b87f4e31.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeye Rağmen</image:title>
            <image:caption>“Üstesinden geldiğimiz zorluklar kadar insanız aslında... 
Ama en önemlisi ne kadar işe yarıyorsak o kadar varız şu hayatta.” 
– Barış Murat Yağcı 
Çelikten bir irade için nasıl antrenman yapmak gerekir? 
Özgüven dışarıdan mı alınır, olduğu kadarıyla mı yaşanır? 
Güçlü fırtınalara rağmen yıkılmayan bir motivasyon mümkün müdür? 
Sessizlik hayattaki güçlü silahlardan biri sayılabilir mi? 
Çetin rakiplerle dolu bir adada aç ve yalnız kalmak insana ne kazandırır ne kaybettirir? 
2020 yılının en çok konuşulan “Survivor” yarışmacısı Barış Murat Yağcı’dan bireyin gücü, iradenin otoritesi ve sorgulama sanatı üzerine inşa edilmiş bir başucu rehberi... 
Z Kuşağı’nın anti-otoriter ruhuna kalp masajı yapacak bir kitap! 
Kısıtlı imkânlarla hayallerini gerçekleştirmek için elinde nasıl bir haritayla yola çıktığını ve yol boyunca başına gelenleri açık yüreklilikle kaleme alan Barış Murat Yağcı, kaosun içinde bulduğu çareleri tüm samimiyetiyle aktarıyor sevenlerine...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90815</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0191eb1a-715a-418d-9d40-7a5688ff8afc.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişim Kalesi - Küçük Mutluluklar Kulübü</image:title>
            <image:caption>Dünyamız her geçen gün biraz daha yaşanmaz hâle geliyor. Birilerinin bu gidişe dur demesi gerekli!
Peki, kim? Tabii ki biz!
Yani ben Mercan, köpeğim Gülücük ve dostlarım. Değişim Kalemizde kurduğumuz Küçük Mutluluklar Kulübü olarak yapacağımız küçük iyiliklerle dünyayı güzelleştirmeye söz verdik.
Gizemli ve eğlenceli bu macerada sen de bize katılmak ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90816</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3e0a0f7-8974-4b57-91ea-181d3fc2b29f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Dostlar - Değerli Öyküler</image:title>
            <image:caption>Tam bir hayvan dostu olan Çağıl’ın biricik kedisi Kırpık ansızın ortadan kaybolmuştur. Çağıl’ın, kedisini bulmak için çıktığı yolculuğu, başka kedilerin de kaybolduğunu keşfetmesiyle bambaşka bir hâl alır.
Tek başına çözmesi mümkün olmayan bu gizemli olay için yardıma ihtiyacı vardır. Harekete geçip arkadaşlarını toplaması yeterli değildir. Kusursuz bir plan da yapmalıdırlar. Ancak en önemlisi iyi bir takım olmaları da gerekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90817</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7f1f56c-5a68-4059-989e-098f2a54fed8.jpg</image:loc>
            <image:title>Alevli Nehirler - Dinozor Yarışları</image:title>
            <image:caption>Milyonlarca yıl öncesinde dinozorlarla yarışan beş arkadaş devasa bir yanardağın ansızın patlamasıyla birbirlerinden ayrı düşmüşlerdir. Evlerine dönebilmek için bir araya gelerek toparlanmaları ve sıradaki yarışı kazanmaları gerekmektedir.
Lav nehirleri arasından devasa canlılarla yarışmak sandıkları kadar kolay olmayacaktır. Milyonlarca yıl öncesine gidip nefes kesen, fantastik bir maceraya tanık olmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90818</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/365fa7c1-45c6-480c-bc31-49e54f544e7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Seksen Günde Dünya Gezisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Londralı beyefendi Phileas Fogg, üyesi olduğu Reform-Kulüp’te gazetesini okurken seksen günde dünyayı dolaşmanın mümkün olduğunu öğrenir. Bu olağanüstü yolculuk 19. yüzyılda sanayi devrimiyle gelen tren ve buharlı gemi gibi toplu taşıma araçlarının yanı sıra 1869 yılında açılan Süveyş Kanalı sayesinde yapılabilmektedir. 
Kulüp arkadaşlarıyla bu yolculuğu seksen gün içinde tamamlayacağına dair bahse tutuşan Fogg, aynı gün uşağı Passepartout’yla birlikte Londra’dan ayrılır. Bu meydan okumayla başlayan bin bir türlü maceraya, bir polis soruşturmasıyla, bir de aşk hikâyesi eklenir. Yayımlandığı 1872 yılından beri popülaritesinden hiçbir şey yitirmeyen Seksen Günde Dünya Gezisi yazarın en sevilen yapıtlarından biridir. Verne’in ulaşım olanaklarının gelişmesiyle “küçülen” dünyasına, artık elektronik çağa adım atmış ve geleneksel medyanın yerini yeni medyaya bırakmasıyla bir “küresel köy”e dönüştüğünden dem vurulan günümüz dünyasından bakmak da ayrı bir macera olsa gerektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90819</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:04:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a914c7c-510b-4457-9dc1-dbe474b69fed.jpg</image:loc>
            <image:title>Artamonovlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Keskin gözlemciliği, capcanlı karakterler yaratma yeteneği ve Rus toplumunun alt sınıflarına ilişkin bizzat deneyime dayanan eşsiz bilgisiyle döneminin en önemli edebi kişiliklerinden biri olan Gorki, devrimden sonra da 1917 öncesi döneme ilgisini kaybetmeyen Sovyet yazarlarındandır. 
Gorki 1925 yılında yayımlanan, en etkileyici ve en dramatik romanı olarak nitelenen Artamonovlar’da, devrim öncesi Rus kapitalizminin yükseliş ve çöküşünü işler. Toprak köleliğinin kalkmasından sonra özgürlüğüne kavuşan İlya Artamonov kendi işini kurar ve oğullarına çok çalışma ve alçakgönüllülük gibi değerleri aktarmaya çalışır. Gorki bu aile destanında Artamonovların küçük bir fabrikayla başlayıp işini büyüten eğitimsiz ama güçlü ve girişimci büyükbabadan, entelektüel ve devrimci toruna uzanan üç kuşaklık öyküsünü anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>