﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90697</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/858168dd-28ae-4d1a-b868-3a0d2a501aca.jpg</image:loc>
            <image:title>Marmara’nın Öte Yakasında</image:title>
            <image:caption>1902’de, Milli Eğitim Bakanı koltuğunda oturduğu sırada 39 yaşındayken dengesiz bir muallim tarafından makamında hayatına kastedilen Vasil Kınçov, Bulgar tarihinde eğitimci ve siyaset adamı kimliğiyle olduğu kadar, 19. yüzyıl sonu Makedonya’sıyla ilgili yaptığı saha araştırmalarıyla da kalıcı iz bırakmıştır.
1899’un ilk aylarında Marmara’nın öte yakasına geçerek Mudanya, Bursa, Karacabey, Bandırma ve Gönen gibi yerleşimleri kapsayan dokuz günlük gezisinin meyvesi olan seyahatnamede de anılan coğrafyayla ilgili kişisel gözleme dayalı değerli tanıklıklar sunmaktadır. Vakti zamanında daha verimli topraklara yerleşmek amacıyla Rumeli’den Anadolu’ya göç eden Osmanlı unsuru Bulgarların kurdukları köyleri odağına alan yazar, Piştikoz (Çobankırı) ve Rus Kazak köyleriyle ilgili derlediği bilgileri de özetlemektedir. İstanbul Mektupları başlığı altında bir iktisat dergisinde yayımladığı sekiz mektubuyla ise 19. yüzyılın son on yılında Bulgaristan Emareti ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki ticari ilişkilerin durumuna ve seyrine ışık tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90698</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd107eed-a244-4bf0-a676-44d2b9a2cea6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Panter 2</image:title>
            <image:caption>Ailesi ve halkıyla birlikte memleketinden koparılan Kondo’nun özgürlük mücadelesi, köle olarak satılmak üzere Batı’ya götürüldüğü gemide devam ediyor.

Ten renginden dolayı hor görülen Kondo’nun, gemiye saldıran korsanlara karşı cesaretle ortaya koyduğu kahramanlık, geminin kaptanının ve kumandanının Afrika halkına bakışını değiştirir. Fakat cesur yürekli Kondo, nihayet özgür bırakılacaklarına inansa da bu o kadar da kolay olmayabilir.

Okay Tiryakioğlu’nun kaleme aldığı, akıllardan uzun süre çıkmayacak bu insanlık hikâyesinde ırkçılık, cesaret ve dayanışma nefes kesen bir deniz macerasıyla harmanlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90699</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acce0212-9fd3-484b-a54a-16b4cfe021da.jpg</image:loc>
            <image:title>Jüpiter’in Mirası Cilt 2</image:title>
            <image:caption>İhanete uğradığını düşünen Göktilkisi, Birlik’ten ayrılmış ve gözden kaybolmuştu. Sheldon, Europa’dayken bulduğu terk edilmiş şehrin ve vericinin gizemini çözmeye çalışırken Los Angeles’tan yayılan halk isyanları büyüyordu. Başkan Yardımcısı kaçırıldığı zaman ise Ütopyacı ile arkadaşlarının eski dostları ve yeni düşmanlarının peşine düşmeleri gerekecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90701</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44d28b3f-65c7-439e-8c51-d7d9f5389078.jpg</image:loc>
            <image:title>İdris Küçük Ömer’le Türkiye Üzerine Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>Türkiye, İdris Küçükömer’in düşünce dünyasında her an sorguladığı, tartıştığı, deyiş yerindeyse, kendi kendisiyle bile sürekli “kavgalı” olduğu bir meseledir. Onu düşünmek tarihimizi ve insanımızı sürekli gözden geçirmektir. 
 
Kavramların ve bilimsel yöntemlerin eleğinden tekrar tekrar eleğinden geçirilmelidir bir ülke. Öteki türlü tekrarlar özleri boşaltır. Biraz daha içeriksiz klişelere toplumu yorar, gelişmeyi engeller. Bazen umutsuz görünen bir uğraştır bu. 
 
Aydının düşünce alanındaki özgünlüğü kadar, dayanılmaz yalnızlığı da buradan kaynaklanır. İdris Küçükömer’in Türkiye sorgulaması, köklerinde bir dünya ya da evren sorgulamasının da yattığı düşünsel süreçlere uzanır hep. 
 
1970’li yıllar boyunca Milliyet gazetesinde, dönemin farklı aydın, düşünür ve öncü isimlerinin katılımıyla “Düşünenlerin Forumu” başlığı altında pazar günleri yayımlanan tartışmalar onun katkılarıyla ayrı bir boyut kazanmıştı. Vefatından sonra, gazete sayfalarının arasından özenle kitaplaştırılmış bu tartışmalar, günümüz Türkiye’sine de projeksiyon tutan önemli ayrıntılar içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90702</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4eb126a-d5f7-48c6-9cdf-b2a37e2adb7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Fener Rum Patrikhanesi Tarihi Gelişimi Ekümenlik Heybeliada Ruhban Okulu Abd’nin Türkiye Karşıtı Helen Kozu</image:title>
            <image:caption>Fener Rum Patrikhanesi 
Tarihi Gelişimi 
Ekümenlik 
Heybeliada Ruhban Okulu 
Abd’nin Türkiye Karşıtı Helen Kozu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90703</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84ef232b-3319-4a0d-a883-7e3e188a8e9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermeni Sorunu Adana Bölgesi, Doğu Ve Güney Anadoluda Ermeni Katliamları Ve Bunlara Karşı Alınan Önlemler</image:title>
            <image:caption>Ermeni Sorunu Adana Bölgesi, Doğu Ve Güney Anadoluda Ermeni Katliamları Ve Bunlara Karşı Alınan Önlemler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90704</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b182112-9d76-4eab-9f0e-a386f6e3151e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hub</image:title>
            <image:caption>Kalem ve kâğıdın ilk olarak buluşmasından günümüz dijital çağına kadar insanlar birçok eser kaleme almıştır ve bu ilerleyiş hızlı bir şekilde devam etmektedir. Geçmişten günümüze dünya klasiklerinden tutun yüz binlerce kitap yazılmıştır. Bu eserlere aklıselim ve mutmain bir kalple bakıldığında ne kadar boş ve beleş oldukları aşikârdır. Bu eserler insanların kalplerine, ruhlarına, hislerine suni, sahte duygular pompalamaktadır. İnsanoğlu yaratılış itibariyle duygusal, bir o kadar da zayıftır. İnsanın yüreğindeki ve ruhundaki yaralarına sahte duygu kırıntıları asla merhem olamaz. Aksine bu, yaranın enfeksiyon kapmasına neden olur. Bu da insanın (manevi) kalbinde ve ruhunda birçok hastalıklı kötü duygulara neden olur. Geçmişte ve günümüzde birçok edebiyat, felsefe romanları, şiir, şarkı kaleme alınmıştır. Bunları yazanların çoğu ölmüş, bir kısmı da hayatlarına devam etmektedir. Kendini yazar, aydın, filozof zanneden bu ahmak ve müsveddeler hem kendilerini hem de okuyucularını yavaş yavaş helake sürüklemektedir. Bu eserde afaki ve suni bilgiler bulunmamakla beraber, kalpler yalnızca Allah azze ve celle Hazretleri’ni anmakla huzur bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90705</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/892a59e1-dac6-4fc3-9a67-c226718a8e85.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Yalnız Yerinde</image:title>
            <image:caption>Muhit Kitap, edebiyatımızın kıymetli ismi Mustafa Ruhi Şirin’in olgunluk dönemi eserlerini
yayımlamaya devam ediyor.
Dünyanın En Yalnız Yerinde, yüz bir rüyadan oluşan bir rüya kitabıdır. Hayal gücünün, berrak bir kalbin, saf bir aklın sınırsızlığıdır Mustafa Ruhi Şirin’in rüyaları. İçinde ve kendisinde büyümeyen bir çocuğun coşkusu ve uçsuz bucaksızlığı bu sefer yazarın sınırsız anlatımıyla okuru kuşatıyor.
“Rüyamda sancılarımı dindiren alabalığı tutan kimdi”? diye soran yazarın çocukluk hatıra ve anıların iç içe sindiği Dünyanın En Yalnız Yerinde, şairane bir dille okuyucuyu bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90706</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2086e90a-df4b-4bab-8be8-5f0712f7c4c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yürüyüş Senfonisi</image:title>
            <image:caption>Değerlerin tüketildiği bir çağda Arif Ay, Nuri Pakdil’in putkırıcı İbrahimî yürüyüşünün kolay anlaşılmayacağnı görüyordu. Yarım yüzyıla yaklaşan şahitliği onu Nuri Pakdil’in yazdıklarını şerh etmeye, açımlamaya götürdü.
Bir Yürüyüş Senfonisi ile Osmanlı Simitçiler Kasîdesi’nin her beytini Pakdil’in sanat ve düşünce dünyasına girmek isteyecek nitelikli okura rehber olacak bir şekilde açtı, açıkladı. Eliot’tan Sümbülzade Vehbî’ye, Dede Korkut’tan Kierkegaard’a, putkırıcı Hz. İbrahim’den ezeli ve ebedi biricik önderimiz Hz. Muhammed’e; Kudüs’ten Paris’e, minareleriyle uyanan İstanbul’dan balı sabra dönüştüren Bitlis’e, simidin tarihinden köy çocuklarının ayran tasına, dua ve medhiyeden putperestlere karşı buğza, yeryüzü ağıdından Mekke marşına Pakdil’in simgelerle dolu dünyasının kodlarını veriyor okura.
Nuri Pakdil Usta’nın yayınlandıkça her ay okuyup kesip sakladığı ve beğenisini de Arif Ay’a sık sık ifade ettiği bu kılavuz yazılar sizi başka bir âleme götürecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90707</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c811a45c-44f7-4f43-b93b-e26e8e68c5eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Söz Mülkünün Sultanı Baki</image:title>
            <image:caption>Türk şiirinin zirvelerinden Baki, Prof. Dr. Muhsin Macit tarafından kıymetli bir kitapla yeniden hatırlatıldı. İlmiye sınıfının mühim bir şahsiyeti, şairlerin sultanı, padişahların gözdesi Baki, adı yarınlara kalan kıymetli bir şairdir. Onun uzak asırların ardından bize yansıyan sesi, ahenkli; gölgesi uzundur. Kanuni ve Mimar Sinan gibi Baki de sadece bir devrin değil bütün Osmanlı çağlarının yüz akıdır. Dört padişah devrini görmüş olmasına rağmen aklımıza hep Kanuni’nin ihtişamıyla gelir. Davudî sesinde ve mısralarındaki parıltılı tezyinatta daima bu görkem ve biraz da gösteriş merakı sezilir. Hayatıyla sanatını değil, sanatıyla hayatını inşa edip ortasına yerleşmiş izlenimi verir.
Sanatkârlıkla zanaatkârlığın sınırlarının tam olarak ayrışmadığı bir çağda her iki tecrübeyi medrese eğitimiyle taçlandıran Baki, adeta kelimelerle oynar. Sanatını besleyen kanalları genişletir. Aşinası olduğumuz pek çok kelime, kazandığı çağrışım kabiliyetiyle ikinci bir hayata kavuşur.

Böyle bir şair, bir devrin değil bütün asırların gözdesidir. Günümüz okuru için de anlaşılması, hatırlanması, şiirlerinin üslup ve anlam özelliklerinin dile getirilmesi elzem bir hizmettir. Prof. Dr. Muhsin Macit, bu sahanın kıymetli akademisyeni olarak Baki’yi yeniden gündemimize taşımış, zirvenin güzelliğini bugüne yansıtmıştır.
Kitapta, Baki’nin hayatı ve eserlerinin yanında şiirlerinden seçmeler ve bunların açıklanması derli toplu bir kitapla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Bu kitapta Baki’nin sanat anlayışının farklı yönlerini ve üslubunun bütün inceliklerini görmek de mümkün.
Muhit Kitap tarafından yayınlanan Söz Mülkünün Sultanı: Baki adlı eser, Baki’yi tanımak için bütün ipuçlarını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90708</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db6ad7b7-a92f-4767-8820-154a08507aaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Rolla</image:title>
            <image:caption>Her yer karanlık olduğu için ilk çıktığımızda pek bir şey seçilmiyordu. Mahallede patlamamış sokak lambası çok azdı. Sadece giriş ve çıkıştakiler sağlamdı. Diğerlerinin hepsi  tamir edildiği an taşlanıp kırılırdı. Karanlıkta kalmak isterdi, buradaki insanlar. Görünmek iyi bir şey değildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90709</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c131d574-a337-4662-b988-495a6af132a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırk Şehir</image:title>
            <image:caption>Nasıl bir yerde yaşamak isterdiniz? M. Tevfik Göksu; Ahmet Emre Bilgili’den Ali Ural’a, Arif Ay’dan Aykut Ertuğrul’a, Cihan Aktaş’tan Nurullah Genç’e, Sadık Yalsızuçanlar’dan Sibel Eraslan’a… Kırk usta yazara hayallerindeki şehri sordu. Bu muntazam şehirlerde her an her şeyle karşılaşabilirsiniz. Kırk Şehir, ihmal ettiğimiz hayal gücümüzü yeniden canlandırmanın yanında bize Müslüman şehrinin güzel ve unuttuğumuz hasletlerini de hatırlatıyor.
Bu şehirde yaşamaya başladıktan sonra, geçmişin bir çırpıda silinir ve defalarca yeniden yazılırdı. En sonunda hangisine sahiplik etmek istersen hikâyen o olurdu artık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90710</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/438ecac9-0b82-4534-9aa1-40e3a2979cc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Rus Çarlığı Ve Osmanlı İmparatorluğu Modernleşme Süreçleri</image:title>
            <image:caption>Bu araştırma, modernleşme olgusu çerçevesinde, Osmanlı ve Rus İmparatorlukları’nın yaşamış oldukları, siyasal, toplumsal ve ekonomik dönüşümler ile bu dönüşümün temelinde yer alan iç ve dış dinamiklerin etkilerinin irdelenmesi yoluyla incelenmesine yönelik bir karşılaştırmalı tarih çalışmasıdır. Bu kapsamda, Rusya’da yaşanan modernleşme süreci ve bu sürece karşı toplumda oluşan tepkiler incelenirken, aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşanan paralel ve farklı gelişmeler konu edilmektedir. Çalışmanın konusu olarak Rus ve Türk modernleşme süreçlerinin seçilmiş olma nedeni ise, daha önce incelenmemiş bir konu olması ve taşıdığı önemdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90711</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f14bd0f6-a71b-4f3a-9fa1-1252dae453ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Beden Eğitiminin Öncü Kızları</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de Beden Eğitiminin Öncü Kızları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90712</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccb4fea7-05e2-415e-acaa-ca2d57302651.jpg</image:loc>
            <image:title>Mor Külhani Besteci Cengiz Tanç</image:title>
            <image:caption>Cengiz Tanç (1933-1997), geliştirdiği kendine özgü soyut yazı tarzı ile yenilikçi müziğin kapılarını açan sayılı bestecimizden biridir. Bu anlamda bir öncü, bir uçbeyi olduğu söylenebilir. 
Cumhuriyet dönemi müzik tarihimizde yaptığı hizmetler ve besteleriyle önemli bir yeri olmasına karşın, erken ölümünden sonra yapıtları ve kendisinin unutulmaya yüz tutması üzücüdür. 
Tanç&apos;ın yaşam öyküsü, 2. Dünya Harbi öncesi Türkiye&apos;nin ekonomik ve toplumsal durumuna, eğitim yaşamına, 1936&apos;da kurulan ilk konservatuvarın eğitim ve sosyal ortamına da ışık tutmaktadır.
Muammer Sun ve İlhan Baran&apos;la birlikte Adnan Saygun&apos;un mezun ettiği ilk üç öğrenciden biri olan Tanç&apos;ın, konservatuvarda, TRT&apos;de, operada görevli olduğu dönemde yaşadıkları, 12 Mart&apos;ta başına gelenler, Devlet Sanatçılığı konusunda koyduğu tavır, yurt dışında elde ettiği başarılar, Türk kültürü ve müziği hakkındaki görüşleri, bilinen ve bilinmeyen tüm yapıtları, hakkındaki anlatı ve değerlendirmeler, bu kitabın içeriğini oluşturmaktadır.
Kültür ve sanat yazarı, yılların usta gazetecisi Şefik Kahramankaptan tarafından âdeta roman gibi kolay okunur bir üslupla yazılmış olan bu kitap, Cengiz Tanç&apos;ın günümüz kuşakları tarafından öğrenilmesine, anısının yaşatılmasına önemli bir katkı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90713</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ceac904a-dd98-4644-bf86-9ac4530bd82f.jpg</image:loc>
            <image:title>The Relatıons Between Turkey And Brıtaın And Its Effect On The Emergence Of Modern Iraq: A Hıstorıcal Perspectıve</image:title>
            <image:caption>The Relatıons Between Turkey And Brıtaın And 
Its Effect On The Emergence Of Modern Iraq: 
A Hıstorıcal Perspectıve</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90714</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfbe80dd-aba5-485a-80df-c0e3625fd27f.jpg</image:loc>
            <image:title>İstemenin Özgürlüğü Üzerine</image:title>
            <image:caption>Arthur Schopenhauer, Berlin’de baş gösteren kolera salgınından duyduğu endişeyle şehirden apar topar ayrılarak Frankfurt’a yerleşir. Beş yıl sonra Norveç Kraliyet Bilimler Akademisi’nin ilan ettiği bir yarışma sorusuyla karşılaşır: “Özbilinçten yola çıkarak insan istemesinin özgürlüğü kanıtlanabilir mi?” 
Bu kitap, Schopenhauer’ın bu soruya cevap olarak Akademi’ye sunmuş olduğu ödüllü denemesidir. Filozof bu kitabında, felsefe tarihinin en zor sorularından birisi olan insan istemesinin özgürlüğü sorusuna yanıt vermeye çalışır. Bunu yaparken özgürlüğü hem sistematik bir biçimde farklı kavramsal katmanlar boyunca analiz eder hem de felsefe tarihinin büyük düşünürlerinin tanıklığına başvurur. Ama temelde hep aynı soru vardır: Özgürlük gerçekten de bir muamma mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90715</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/144a2edc-ddfe-433f-abab-2f476968ed58.jpg</image:loc>
            <image:title>Pragmatik Estetik –John Dewey’in Sanat Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, pragmatizmin estetik anlayışına giriş niteliğindedir. Pragmatizmin estetik teorisine kapsamlı bir bakış sunan John Dewey’in sanat felsefesini merkeze almaktadır. 
Dewey’e göre estetik ve sanatsal deneyim tamamlanmış bir yapıdır. Sanat, insan hayatında varolan imkânların en mükemmel örneklerini açığa çıkarır. Böylece sanat, benliğin estetik inşası ve davranışın üslup kazanması hâline gelir. 
Deneyim ve sanatın neliği, estetik deneyim ve ifade eylemi,  sanatın felsefeye meydan okuyuşu ve sanatın eleştirel işlevinin medeniyetle ilişkisi bu kitapta ele alınan temel konulardandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90716</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94114c58-7d13-4b9a-93f4-9a1f31067994.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatın İlkeleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, İngiliz filozof R. G. Collingwood’un sanat kuramının ilkelerini ortaya koyduğu temel eseridir. 
Sanat nedir? İfade olarak sanat ne anlama gelir? Sanatın, zanaat ve büyü ile bağı nedir? Dil, duyum ve hayalgücünün sanat ile ilişkisini nasıl okumalıyız? Tarihsel olarak sanatın toplumdaki konumu nedir? 
Tüm bu sorularla beraber Collingwood, ‘sanat’ sözcüğünü yanlış kullanımlarından arındırmaya çalışarak ‘sözde sanat’ ve ‘hakiki sanat’ ayrımını ortaya koymaktadır. Psikoloji temelli sanat kuramlarının eleştirisi ile birlikte yazar, Platon’un sanat felsefesine yönelik devrimci bir bakış ileri sürmektedir. Sanata ve sanat felsefesine ilgi duyan tüm okurlar için bu kitap, önemli izlekler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90717</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/571c52e3-4009-4d3d-8e32-8a6c8f11e1de.jpg</image:loc>
            <image:title>Marx Okumak</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta sunulan felsefi okuma, Marx ile Platon, Descartes ve Hegel arasında üretken olabilecek kısa devreler sunmak üzere şekilleniyor: Kapitalist mağarada Platoncu Marx, öznellik düşmanlarına öznelliği savunan Kartezyen Marx, emek temelinde özilişkisel bir olumsuzluk gören Hegelci Marx bir araya geliyor. 
 
Günümüzün önemli Marksist düşünürlerinden Žižek, Agon ve Hamza, cesur bir felsefi hamleyle Marx’ı yeni bir özgürleşme siyasetine zemin sunabilecek tarzda yeniden yorumluyorlar. Sonuçta, parçacık fiziğinden güncel siyasi eğilimlere uzanan bir turla kapitalizmin içinde bulunduğu krize farklı bir yaklaşım getiren muhayyel, yaratıcı ve deneysel bir okuma çıkıyor karşımıza. 
 
“Çok yerinde bir zamanlamayla kaleme alınmış bu eserde yazarlar, alışılagelmiş şekilde Hegel eleştirisi üzerinden Marx’ı anlama yaklaşımını tersine çeviriyor, işe Marx’tan başlayıp sonra Hegel’e dönüyorlar. Önümüze yepyeni bir entelektüel ufuk açıyorlar.” 
Kojin Karatani</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90718</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2974a094-cde5-41b2-9c62-d3adce1108bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrıntılı Mızrap Yönleri Ve Süslemeleriyle Ud Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Türk mûsikîsi saz icracıları kadim Türk mûsikîsi geleneğinin aktarımında ve gelişmesinde her daim öncü olmuşlardır. Çalgılarımız, Anadolu edvarlarından, sistemci okula ve günümüz modern nazariyat yaklaşımlarına kadar bir silsile olarak devam eden ve çalgılar üzerinden geliştirilen Türk mûsikîsi ses sistemlerinin oluşturulmasında önemli rol oynamıştır. Özellikle ud üzerinden yapılan ses sistemi ve nazariyat açıklamaları bu çalgıya verilen değeri de göstermektedir.  Bu nedenle bir mûsikînin temel aracı olarak kabul edilen çalgıların, eğitimi ve öğretimi ayrı bir hassasiyet konusudur. 

Çalgı repertuvarının oluşturulması ve çalgı çalanların üstün vasıflı icracılar olması geçirecekleri eğitim süreçlerine bağlıdır.  Mûsikîmizde usta-çırak ilişkisine dayalı meşk sisteminin yanı sıra okullu müzik eğitimi sürecinin de bulunması yetişen çalgı icracıları için önemli bir fırsattır.  Bu süreçte Türk mûsikîsinin en önemli ihtiyacı çalgı öğretim materyallerinin oluşturulması ve hazırlanmasıdır. Metot, alıştırma kitabı, makam seyirleri, çalgı etütleri gibi kitaplar yeni icracıların eğitiminde yol gösterici, fikir verici ve geliştirici materyaller olarak hizmet etmektedir.  Ancak Türk çalgılarının öğretimi için hazırlanan materyallerin sayısı oldukça azdır. Zengin makam, usûl ve repertuvara sâhip Türk mûsikîsinin, ulusal ve uluslararası alanda söz sâhibi icracılarının yetiştirilebilmesi, tecrübenin aktarımı ve yeni materyallerin hazırlanmasıyla mümkün olacaktır. Çalgı öğretimimiz adına yapılan her türlü çalışmalar bu nedenle çok önemli ve değerlidir. 

Kıymetli öğrencim Dr. Ali Kerim Öner’in hassasiyet gösterdiği, heyecanla ve emek vererek hazırladığı ve ud eğitiminin farklı tekniklerini içeren çalışmaların yer aldığı bu kitabının ud icracılarına faydalı olacağını ve yeni ufuklar açacağını düşünüyorum. Hayırlı olması dileklerimle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90719</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6cfdedf-22e1-4da3-819f-631f746213c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Berthe Georges Gaulis&apos;den Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitabın belkemiğini, Berthe Georges-Gaulis’nin Fransa’nın Fas Valisi Mareşal Hubert Lyautey’ye 1919-1928 arasında yazdığı, Cumhuriyet’in ilk mühendislerinden Fuat Pekin’in özel arşivinden kızı Aliye Pekin Çelik’in gün yüzüne çıkardığı ve ilk defa yayımlanan mektuplar oluşturuyor. Bu mektuplara, yazışmaların tarafları hakkında Zeynep Kocabıyıkoğlu Çeçen’in kaleme aldığı ayrıntılı biyografiler eşlik ediyor ve Cemil Koçak’ın sunuş metni dönemin kapsamlı bir panoramasını çiziyor.

I. Dünya Savaşı öncesinde İstanbul’da yaşamış ve Kurtuluş Savaşı yıllarında gazeteci kimliğiyle Anadolu’yu pek çok kez ziyaret etmiş Gaulis’nin doğrudan tanıklıklar içeren mektupları, o dönemde Fransa’nın Ortadoğu ve Türkiye siyasetine ışık tutarak bu politik hattın gündelik yansımalarını aktarıyor, diğer yandan da 1920’lerde bir Fransız kadının siyasi hayattaki etkin rolüne ilişkin fikir veriyor.
“Gaulis’nin haberleri, beklentileri, ümitleri kısmen yanlış çıkmış olabilir, hiç önemli değil; ama biz tam o satırları yazdığı sırada ona bunları yazdıracak koşulları gözümüzün önünden geçirmeyi alışkanlık haline getirmeliyiz. Mektupların tarihi önemi de tam olarak burada yatıyor zaten.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90720</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58f32925-19fd-40de-8c5c-66e52e16ae34.jpg</image:loc>
            <image:title>Ella ve Owen 4 - Kötü Balkabağı Pastası Karşılaştırması (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ella Owen&apos;ın dördüncü macerasında minik ejderhalarımızın karşısına bu kez de korkunç Bal Kabağı Kralı, aç bir örümcek ve bir cadı çıkıyor! Gecenin bir vakti dışarıda kalan kahramanlarımız yollarını kaybetmişken, uzaktan gelen bir ışık Ella&apos;nın dikkatini çekiyor. Işığa doğru ilerleyen dostlarımız, sonunda kötü kalpli Bal Kabağı Kralı, örümcek ve cadıyla karşılaşıyorlar. Bakalım onları atlatıp eve dönüş yolunu bulabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90721</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbbf7529-fb9c-44dd-b6f7-71d1ba326db4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ella ve Owen 3 - Şövalyeler Ejderhalara Karşı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ella ve Owen&apos;ın üçüncü macerasına hazır mısınız? Küçük ejderhalarımız bu kez de Korku Dağı&apos;nın yanlış tarafına düşüyorlar ve karşıların ejderha düşmanı, parlak zırhlı şövalyeler çıkıyor. Başları yine belada! Bakalım minik dostlarımız kalelerle ve şövalyelerle dolu Korku Dağı&apos;ndan eve</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90722</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2728c20-559b-490e-8c2e-6c771161abc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalan Sağlar</image:title>
            <image:caption>Özgün bir sesle okuyucuyu karşılayan Tuba Kaplan’ın yeni şiir kitabı Kalan Sağlar, gündelik hayatta gözden kaçanları, arada kalmış ve bölünmüşleri ortaya döküyor.
“ona bir bıçak verseler elini kana bulayacak bana bir bıçak verseler bir meşeyi soyarım ancak”
Dizelerde nirengi noktası olan sarsıntının izi gerçekliği gölgelemiyor. Sırtımızda buz kütlesiyle rota hep yeniden başlamaya alınıyor.
“kiracı olduğumu unutarak çiçekler alıyorum her seferinde eve alışıyor kamyonda ölüyorlar. ”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90723</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62c62d9e-2809-4b40-a23d-a00837bfc3f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomi Tıkırında</image:title>
            <image:caption>Gazeteci Sedat Pişirici, yayın koordinatörü olduğu Medyascope’ta, 7 Ocak 2019’da, Timur Selçuk’un eserinden esinlenerek ‘Ekonomi Tıkırında’ adını verdiği haftalık ekonomi analizi programına başladı. Başlığı “Betonarme Ekonomisinin Sonu” olan ilk analiz, Türkiye’nin bir ekonomik krize yuvarlandığını tespit ediyordu. Aradan geçen iki yıl bir ay sekiz gün sonra, 772. günde yayınlanan “Reformdan Anayasaya” başlıklı 105. analiz ise kriz içindeki Türkiye ekonomisinde bir dönemin sona erip yeni bir dönemin başladığının altını çiziyordu.

Bu kitap, 105 analizin 73’ünü içeriyor. Analizler, güncel ekonomik, toplumsal ve siyasal gelişmelerden, başta Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) olmak üzere kamu kurumlarının, yanı sıra başta TÜSİAD, TOBB, İSO olmak üzere iş dünyasının sivil toplum kuruluşlarının, yine başta DİSK ve Türk-İş olmak üzere emek dünyasının sivil toplum kuruluşlarının yayınladığı verilerden ve onların çeşitli düzeylerdeki sözcülerinin açıklamalarından ve elbette siyasi iktidarın ve muhalefetin sözcülerinin beyanatlarından yola çıkarak, kriz içindeki Türkiye ekonomisinde bir dönemin net ve ayrıntılı fotoğrafını sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90724</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abce682b-31f9-4907-8cbd-904c5d7be6e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Cumhuriyet Döneminde - Türk - Sovyet Ekonomik İlişkileri</image:title>
            <image:caption>Sovyet arşiv belgelerinden elde edilen belgelere dayalı, zahmetli ve zor bir çalışmanın ürünü olan bu kitap, yakın dönem Türkiye ve dünya tarihi çalışan araştırmacılar için önemli bir kaynaktır. Aynı zamanda, bugünü kavramanın geçmişi anlamaktan geçtiğini inanan tüm meraklı zihinler için de okuması çok keyifli ve öğretici bir eserdir.
Prof. Dr. R. Funda Barbaros
Ege Üniversitesi, İktisat Bölümü
Bu kitap erken Cumhuriyet tarihinin önemli bir konusuna ışık tutmaktadır. Erdal Bilgiç, derinlemesine araştırdığı Rus arşivlerinden daha önce görülmemiş vesikaları ustalıkla kullanıyor. Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı sonrasında ekonomisini nasıl toparladığını ve Sovyetler Birliği Türkiye ilişkilerinin Atatürk döneminde nasıl geliştiğini anlamak isteyen herkes için okunması gereken bir kitap.
Dr. Samuel Hirst
Bilkent Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü
Erken Cumhuriyet Dönemi İktisat Tarihi üzerine araştırmaların ve yayınların artması sevindiricidir. Erdal Bilgiç’in kitabı bu bağlamda önemli olduğu gibi Türkiye’nin yabancı ülkelerle iktisadi ilişkilerini inceleyen çalışmalar çok az olduğu için ayrıca değer taşımaktadır. Sovyetler Birliği arşiv belgelerine dayanması ise bu değeri artırmaktadır.
Dr. Murat Koraltürk
Marmara Üniversitesi, İktisat Bölümü
Erdal Bilgiç’in Erken Cumhuriyet Döneminde Türk-Sovyet Ekonomik İlişkileri başlıklı kitabı ülkemizde henüz yeni filizlenen Rus tarih literatürüne çok önemli katkılar yapan bir eser. Bilgiç, Rus arşiv vesikaları ışığında Ankara ve Moskova hükümetlerinin neden ve nasıl beraber çalıştıklarını okuyuculara ince detaylarla aktarıyor. İki savaş arası dönemin dinamiklerini ve Cumhuriyetin ilk yıllarını anlamak isteyenler için değerli ve faydalı bir kitap.
Dr. Onur İşçi
Bilkent Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90725</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fd8ccf3-5169-47c6-906d-950100ea650a.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi Düşünce Tarihi ve İktisatta Yöntem</image:title>
            <image:caption>İktisadi Düşünce Tarihi ve İktisatta Yöntem kitabı, aşağıda kısaca değinilen dört soruya yanıt arama sürecinde ortaya çıkmıştır. İlk soru, iktisadın bilim mi yoksa sanat mı olduğuna ilişkin meraktan doğar. Eğer iktisat sanat olarak ele alınırsa, iktisadın liberal sanat (formel bilim) mı, yoksa mekanik sanat (uygulamalı bilim) mı olduğu akıllara takılır; başka bir soru da iktisadın her ikisini birden mi kapsadığıdır. Kitaptaki yazılarda, Kadim Yunan’dan günümüze değin ileri sürülen farklı yaklaşımların mozaiği yansıtılmaktadır. Birbirinin içine geçmiş bilim, sanat, doğal bilim, sosyal bilim, sert bilim, yumuşak bilim, formel bilim, uygulamalı bilim, sağlık bilimleri, mühendislik bilimleri, yapayın bilimi, ahlak bilimi, gerçekçi bilim, bilimsel ilerleme kavramları ve aralarındaki ince ayrımlar mozaik içinde işlenmektedir.

İkinci soru Neoklasik iktisada dair; doğru bilinen yanlışlar üzerine olmuştur. Neoklasik iktisadın öncü isimleri John Stuart Mill, Leon Walras, Alfred Marshall, Knut Wicksell, Gustav Cassel, Abba Lerner, Oskar Lange, Frank Ramsey, Jacob Marshack, vb. birçok isim aynı zamanda sosyalist düşünceye sempati duymuş kişilerdir. Bu isimlere John Maynard Keynes’i dahi eklemek olasıdır. İkinci Dünya Savaşı sonrası Soğuk Savaş ve McChartyizm dönemine kadar Neoklasik iktisatta sol düşüncenin, “Yeni Sosyalizm” yaklaşımının hayli etkin olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bilinenden farklı bir Neoklasik iktisat okurları beklemektedir.

Merak uyandıran üçüncü konu; K. Marx, C. Menger, T. Veblen, A. Marshall, J. Schumpeter, F.A. Hayek, J.M. Keynes, vb. iktisatçıları buluşturan evrimci iktisadın modellenmesine ilişkindir. Evrimci oyun teorisi, evrimci kompütasyon, kompleksite ve ajan bazlı modelleme, evrimci iktisadın yükselişini sağlayabilir mi, onun da ötesinde anaakım iktisadın bir parçası yapabilir mi gibi soruların etrafında yapılanır. Sistem teorisi ve çizge (graf) matematiği, kompütasyon yardımıyla sosyal bilimlerde evrimin modellenmesinde yeni olanaklar sunması yapılanmayı genişletip derinleştirmektedir.

İktisadi düşünce tarihi ve iktisatta yöntem kapsamında yanıtı aranılan son soru Türkiye’de iktisadi düşünce ve iktisat eğitimine yöneliktir. Sorunun iki ayağı olmasından yola çıkılmıştır. İlki Türkiye’de iktisadi düşünce geleneğine ilişkindir. Bu alanda yapılan tartışmalara kısmen yanıt niteliğinde, fazla ayrıntılara girmeden görüşler ileri sürülmüştür. İkinci ayak, iktisat eğitimine dairdir ve Türkiye’deki eğitim sorunsalından ayrı düşünmek mümkün değildir. Farklı paradigmalar bağlamında yanıt arayışları devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90726</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ddf74f5-f253-4b14-ad31-614ddec2527e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Şeyh Bedreddin</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğu’na baktığımızda günümüzün ‘malzeme’si olan bazı olayların ya da şahısların hâlâ konuştuğunu görürüz, Şeyh Bedreddin gibi.

Onun devrimci paranteze alınması ‘romantik komünist’ Nâzım Hikmet’in 1936’da yazdığı Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destanı’yla başlar ve bu kurgu, gerçeğin yerine geçer, Bedreddin Mahmud, ‘çözülemeyen bir tarih problemi’ne dönüşür. 

Samet Altıntaş, tarihin yanlış tarafına düşen Rumeli çocuğu Şeyh Bedreddin’i, Seyyid Hüseyin Ahlatî’nin müridini, Musa Çelebi’nin kazaskerini, melamet hırkasına gizlenen Varidât’ı, İmparatorluğun ilk sufi direnişini, ‘dünü bugüne bağlayarak’ anlatıyor. 
Ben Şeyh Bedreddin, her şey ben yaşarken oldu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90727</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c34fb9f-457f-47b6-af09-54def7b8c721.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikaye Anlatıcılığı</image:title>
            <image:caption>Hikâye anlatıcılığı ve hikâyeleştirme… Son zamanlarda bu kavramları oldukça fazla duyar olduk değil mi? Bu kavramlar artık giderek popülerleşiyor, sıklıkla kullanılıyorlar. Uzun zamandır ortalıklarda görünmeyen hikâye anlatıcıları yeniden kapımızı çalmaya başladı. Ve hatta artık evlere değil sahnelere de konuk oluyorlar. Fakat hikâye anlatıcılığı sadece sahne sanatı olarak değil iş dünyasında da çok değerli bir beceri olarak görülüyor.

Çok büyük şirketler hikâye anlatıcılığı ve hikâyeleştirmenin gücünden yararlanmak istiyor. Microsoft, IBM, Nike gibi dev şirketlerde “Chief Storytelling Officer” veya “Chief Storyteller” gibi pozisyonlar mevcut. Yani “Baş Hikâye Anlatıcısı.”

Hikâye Anlatıcılığı günümüzde yeni anlamlar kazanıyor. Artık hikâye anlatıcılığı dendiğinde sadece anlatıcılık sanatını değil, iş dünyasında aranan bir yetkinliği anlamamız gerekiyor. Bu kitapta hikâye anlatmanın tekniklerini öğrenirken dünyanın en iyi TEDx konuşmacılarının analizlerini de göreceksiniz. İş dünyasında ya da sosyal hayatınızda başarınızı bu kitapla yukarılara taşıyın, hikâyelerinizi etkili anlatın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90728</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ddbecc7-8d9d-405c-b2fc-a48146dc7ebc.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaktan</image:title>
            <image:caption>Yazar Mehmet Auf, « Bu bir dönüşümün hikâyesidir » diyerek başlıyor, salgın günlerinde değişen çalışma kurallarına adapte olmaya çalışan Hakan’ın hikâyesine... Kitapta, hem iş hem de özel hayatında yaşadıklarını, çevresiyle ilişkilerini ama en çok da kendini sorgulayan bir satış temsilcisinin deneyimleri, endişeleri ve fark edişleri var.

Yazar, evrensel felaketlerin, evrensel sonuçlarını, insani tepkilerini ve yeni koşullara adaptasyonunu, hepimizin yaşadığı benzer örnekler üzerine kurgulayarak anlatıyor bizlere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90729</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f842a518-98e1-43f9-9c47-fd197ff843aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Düzyazılar 2</image:title>
            <image:caption>Behçet Necagil&apos;in &quot;Bütün Yapıtları&quot; dizisinin bu cildinde Necatigil&apos;le çeşitli dergilerde yapılmış söyleşiler ve şairin konferansları yer alıyor. Kitabın &quot;Konuşmalar&quot; bölümünde Necatigil şirinin evrimini ve radyo oyunu yazarlığındaki şiirle olan ilişkisini izliyoruz. &quot;Konferanslar&quot; ise Necatigil&apos;in, Yeni Şiir, Bugünkü Türk Şiiri, Günümüz Edebiyatı, Hikâye ve Romancılığımız, 2. Dünya Savaşı&apos;ndan Günümüze Türk Edebiyatındaki Gelişmeler, okul Kitapları, Türkiye&apos;de Günümüz Alman Edebiyatı ve Balkan ülkeleri Edebiyatlarından Türkçeye çevrilmiş örnekler üzerindeki düşüncelerini ve çalışmalarını aktarıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90730</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a21e581-9198-4603-b879-2070a8a018bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Dönem İslam Mimarisi ve Harran Firdevs Ulucami</image:title>
            <image:caption>Bu eserde, Harran’ın ilmi, siyasi, kültürel ve mimari tarihi bağlamında Harran Firdevs Ulucâmi tanıtılmıştır. İslâm dünyasının orta yerinde Doğu’nun kayıp Kurtubası Harran, Hz. Peygamber’in (a.s.) atası Hz. İbrahim’in (a.s.) beldesidir. Din, doğa ve sosyal bilimlerde yetkin 1000’i aşkın âlimin yetiştiği Harran’da; İslâm sanatı ve mimarisi açısından önemli birçok yapı bulunmaktadır. Harran Ulucâmi, Hayât-ı Harrânî Câmisi ve türbesi, Harran Kalesi, şehir surları ve Halep Kapısı bunlardan bazılarıdır. Mesleme b. Abdilmelik’in 709 yılında inşa ettiği Harran Kalesi; üç katlı, dikdörtgen planlı ve yaklaşık 35.000 m² kapalı alana sahiptir.   Harran Ulucâmi, 11.128 m²’lik alanıyla Anadolu’nun ilk anıtsal en büyük câmisidir. Ulucâminin 100 m’lik cephesinde; genişliği 8.32 m, yüksekliği 7.41 m olan âbidevî bir taç kapı ve iki tarafında dokuzar kapı bulunmaktadır. Ulucâmi; toplam 29 kapıya, kubbeli üç tatlı su kuyusuna, kubbeli-fıskiyeli şadırvana, 33.35 m’lik minareye ve zengin taş süslemelerine sahiptir. Harran Ulucâmi, birçok bakımdan Şam Emeviyye Câmisi’ne benzemektedir. Bu çalışmanın gayesi; Hz. Ömer, sahâbî İyâz b. Ğanm, Nureddîn Mahmud Zengî ve Selâhaddîn-i Eyyûbî’nin emaneti olan Harran Ulucâmi’ye dikkat çekmek ve onun ihyasına mütevazı bir katkı sunmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90731</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ab764a5-51b8-4f9d-bd27-130c37be0814.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüsrev Gerede</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal Paşa’nın “ilk inkılap ve müşkilat arkadaşım” olarak andığı Hüsrev Gerede, önemli görevlerde bulunmuş tarihi bir şahsiyettir. Milli Mücadele ve Cumhuriyet döneminin öne çıkan isimlerinden biri olan Hüsrev Gerede, Mustafa Kemal Paşa’nın 9. Ordu Müfettişi olarak Anadolu’ya hareket ettiği günlerden Cumhuriyet’in ilanına dek yanında bulunmuştur. 1923 yılı sonrası diğer devletlerle ilişkilerini geliştirmek isteyen Türkiye Cumhuriyeti, çeşitli ülkelerde elçilikler ihdas etmiştir. Hüsrev Gerede de elçiliklerde görevlendirilen isimlerden biri olmuştur. Uzun yıllar boyunca sürdürdüğü büyükelçilik görevi boyunca birçok hadiseye şahitlik etmiştir. Tahran, Tokyo, Berlin ve Rio de Janerio gibi dünyanın dört bir yanında yer alan şehirlerde yürüttüğü görevlerini, İkinci Dünya Savaşı yıllarına dek sürdürmüştür.
Dolayısıyla bu kitap, 20. yüzyılda gerçekleşen iki büyük dünya savaşı arasındaki dönemde yaşanan gelişmeleri ve gelişmeler karşısında verilen reflesklere farklı bir perspektiften bakmaya imkân sağlamaktadır. Bir biyografi çalışması olması sebebiyle bu kitap, içinde barındırdığı anekdotlarla, dönemin anlaşılması açısından oldukça önem taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90732</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c772641-9ed1-4547-980c-1d121a69e1ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Türk Diplomatının Evrak-ı Siyasiyyesi</image:title>
            <image:caption>Tanzimat, Osmanlı Devleti’nde önemli dönüşümlerin başlangıç noktasıdır. Bu dönemde devletin süregelen eski düzen ve klasik uygulamalarının yerine sistemi yeniden yapılandırmayı hedefleyen bir anlayış tezahür etmiş ve bu anlayışın gerekleri inşa edilmeye çalışılmıştır.
Bu dönemin tezahürünü en iyi gözlemleyebileceğimiz kişilerden biri de Mustafa Reşid Paşa’dır. Yaşanan dönüşümleri okuyabileceğimiz en yakın tanığın kendi evrakını kaleme alan Safiye Sultanzade Mehmed Salahaddin, Mustafa Reşid Paşa’nın 12 siyasi evrakını tertip ederek neşretmiştir.
Satır araları, paşanın gündemindeki konulara bakış açısını yansıtan bilgileri ihtiva etmekte, dönemsel tutumları, kendi gelgitleri ve muhatabın zihniyetine dair ipuçları ile üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin yeniden düşünülmesi gereken özel bir dönemi gün yüzüne çıkarmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90733</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/beb3ea56-d88b-44b9-98d3-f9f66c023d08.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Devleti&apos;nde Sağır, Dilsiz ve Amaların Eğitimi ve Gündelik Hayatları</image:title>
            <image:caption>Sağır, dilsiz ve âmâlar, insanlık tarihiyle birlikte dünyada var olmuşlar; fakat uzun süre toplumsal hayatta istenilen değeri görememişlerdir. Bununla birlikte sağır dilsizler Osmanlı sarayının, gizli bilgilerin sızmasının engellenmesi için vazgeçilmez hizmetkarlarından olmuşlardır. Ayrıca cellatlık gibi kritik ve yerine getirilmesi zor görevlerin aranılan isimleridirler. Osmanlı Devleti, sağır dilsizleri ötekileştirmek yerine dezavantajlarını avantaja çevirerek onları sosyal hayatın yanı sıra devlet hayatına da entegre etmiştir.
Dünyada sağır dilsiz ve âmâların eğitimleri için ilk ciddî çabalar ise ancak 1700’lerin ikinci yarısından sonra mümkün olmuştur. Günümüzdeki işitme engelliler eğitim modelinin temelleri bu yıllarda atılmıştır. Ancak Osmanlı Devleti’nde yaklaşık 130 yıl sonra sağır, dilsiz ve âmâlar için eğitim kurumları açılmıştır. Osmanlı Devleti’nde sosyal devlet olgusunun temellenmeye başladığı yıllarda dezavantajlı gruplar da göz ardı edilmemişlerdir. Eğitimlerinin sağlanması için devlet imkânlarının seferber edildiği söylenebilir.
Ancak bu ilk etapta yalnızca başkent İstanbul için mümkün olmuştur. Devletin geniş sınırlarının tamamında yaşayan sağır dilsiz ve âmâ vatandaşları için eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanamadığı görülmektedir. Oluşan boşluğu ise misyoner örgütler ve gruplar kısa sürede doldurmuşlardır. Bu çalışma dünyada ve Osmanlı Devleti’nde sağır dilsiz ve âmâların eğitimleri, gündelik hayattaki rolleri ile sosyal, ekonomik ve kültürel hayattaki konumlarına odaklanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90734</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/932251e1-0d7a-424a-9210-822bd4e06010.jpg</image:loc>
            <image:title>Gündem Lozan</image:title>
            <image:caption>Mehmet Asım’a göre 24 Temmuz gününün anlamı çok fazladır: Türk vatanı üzerine Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra vurulan esaret zincirleri kırılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun en güçlü zamanlarından itibaren başlayan ve daha sona Türkler aleyhinde devam edip gelen kapitülasyon bağları çözülmüştür. Türk vatanında yerli ile yabancı ancak bu sayede eşit olmuştur. Birinci Dünya Savaşı sonucunda Türk milletinin alnına yapıştırılan mağlubiyet damgası silinmiştir. Ancak bu sayede Türkler, Dünya’da soluk alma imkânını kazanmıştır. Türk milleti için serbest bir Türk vatanının mevcudiyeti devletler tarafından kabul edilmiştir. Hiç şüphesiz Türk milleti, bütün tarihinde Lozan sulhu kadar şerefli bir antlaşmaya imza koymamıştır. Çünkü Lozan muahedesinin imzası ile bir taraftan Türk milletinin idam kararından başka bir şey olmayan Sevr antlaşması yırtılmış, diğer taraftan Birinci Dünya Savaşı’ndan mağlup olarak çıkan Türkiye için Batılı devletlerle eşit bir mevki sağlanmıştı.
Lozan’la Türk milleti bağımsızlık ve hürriyet belgesine sahip olmuştur. Lozan, Türk milletini kapitülâsyon bağlarının esaretinden kurtarmış ve asırlardan beri Avrupa’nın karşısında bir sömürge muamelesi gören Türk milletinin medeni milletlerle eşit olduğunu bütün Dünya’ya kabul ettirmiştir. Birinci Dünya Savaşı’nda mağlup olan Türk devletini mağlûplar arasından çıkararak galipler arasına koymuştur. Çeşitli zümreler adı altında adeta Türk vatanına bir hastalık gibi giren mikropları, millî bünyeden atarak halis Türklerden oluşan on beş milyonluk bir devlet meydana getirmiştir. Türk milletine imparatorluk devrinde hiç bir vatanseverin aklına ve hayaline gelmeyen bir bağımsızlık getirmiştir. Lozan sulhu, Türk vatanında Türklerden fazla hak ve menfaatlere sahip oldukları hâlde Türkiye’ye küçük bir vergi dahi vermeyen yabancılara; Bundan sonra Türkiye’de hiçbir ecnebi Türklerden fazla bir hak iddia edemez. demiştir ve kendi vatanlarında Türkleri yabancılara karşı uşak olma durumundan kurtarmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90735</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/584066bc-6655-4105-a736-430c4ded78da.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Kuşlar</image:title>
            <image:caption>“Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da, bir hırstan başka neydi? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim. Hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum. Ada’nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım.” 
 
 
                                                                                                                                  “Haritada Bir Nokta” adlı öyküden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90736</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c343e7f-ee6f-425b-b861-90d099f77628.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralı</image:title>
            <image:caption>Artık hatırlanmaya değecek kadar bile kalmadın. Seni unutmak hakkım! Unutkan biri değilimdir ama sen bende hatırlanacak hiçbir şey bırakmadın. Benim unutulmuşum olmak bile güzeldir, bil. Aşk mı? Aramızda kaldı; içimizde değil…
Yanlış aşkta doğru aranmaz. Ama yine de oku istiyorum. Cümlelerimde gizlenmiş duygudan ne anladığını benim nasıl yazdığım değil, senin nasıl okuduğun belirler.
“Kör müydü gözlerin, nasıl göremedin” diye sordular senden sonra. Kör değildim. Ve hayatımda en çok iki kere parlamıştı gözlerim. Birincisi seni ilk gördüğüm, ikincisi giderken ardından baktığım gün. İlkinde aşkın ışığından, ikincisinde gözyaşlarımdan… O iki anın arasındaysa hep kapalıydı gözlerim. Aşkına inandığımdan.
Kör değildim, sadece güvenmiştim!
Not: Bugün seni düşünmeden yaşayabilmeyi başardığım ilk gün. Hadi topla seni benden. Kalbim seni uğurluyor. Al bu yara sende kalsın. Artık beni acıtmıyor. Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Yaralı&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90737</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a47fbb5-0160-42c6-bcc7-1c2e081923c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Vazgeçtim</image:title>
            <image:caption>Aklı ve mantığı ele geçiren, aynı zamanda akla ve mantığa sığmayan bir duygunun içindeyim. Geriye bakarak gitmeye çalışıyorum. Kırık bir umut taşıyorum. Aklım sende kala kala senden gidiyorum. İnsan yarısında terk ettiği filmin sonunu merak eder mi? Ediyorum. Tüm yelkenlerim yırtılmış ama ben hâlâ rüzgârdan medet umuyorum… Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Vazgeçtim&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90738</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26150963-1e84-4010-beaf-8faae6208e18.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkla Kal</image:title>
            <image:caption>İnsan olmaktan yorulur bazen insan. Hayat yorar, aşk yorar, yalnızlık yorar, kalabalık yorar, gelen yorar, giden yorar... Sana sunulan hiçbir şeye alışma bu yüzden. Terk edenler yorar... Daha az güvenmeye, daha az sevmeye ve daha az inanmaya tecrübe diyorlar. Ama bu tecrübe değil, tecrübeyi doğru kullanamamaktır. Daha az güvenmek, güven sorunu yaratır. Gerektiği kadar güvenmelisin. Daha az sevmek yalnızlığı getirir. Hak ettiği kadar sevmelisin. Daha az inanmak inancını zedeler. Neye ne kadar inanman gerek, onu bilmelisin.
İnsanlar terk edilerek terk etmeyi, aldanarak aldatmayı öğreniyorlar. Oysa terk edilen sadakati, aldatılan dürüstlüğü öğrenmelidir. Hayatın getirdiği sevinç ve mutlulukları nasıl kabul ediyorsak, onun sunacağı kederleri de aynı olgunlukla kabul etmeliyiz. Bu dünya bir imtihan dünyası. Kaderimize yazılan her keder, dayanma, sabretme ve inanma gücümüzü sınar. Yıkılmış, aldanmış, incinmiş, kırılmış olabilirsin. Umutların tükenmiş de olabilir. Bu kaderindir. Kader seni sürekli dener. Cevabını bilmediğini sandığın bir soru gibi gelir. Oysa Rabb&apos;in o sorunun cevabını çoktan vermiştir. Ve onun senin durumundakilere verdiği en iyi cevap gece-gündüz ilişkisidir. Geceyi ve gündüzü düşün şimdi.
Ve şunu: Her yeni gün, bitmiş bir gecenin ardından başlar ve şahitlik ettiğimiz bitişler, göremediğimiz nelerin başlangıcıdır kim bilir...
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Aşkla Kal&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90739</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ca39e78-695f-4b52-864f-f82554e068b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Simru</image:title>
            <image:caption>Nereden çıktın yine karşıma? Tamamlayamadığın hangi vicdansızlığın için döndün? Geçmişim olamamıştın, şimdi geleceğimde olmak için mi geldin? Artık benim için sen bir “fark etmez”sin. Fırtınada kaybolmuş bir yelkenli için rüzgârın nereden estiği önemli değildir. Geçti artık o günler… Mezarıma çiçekle gelmen, beni öldürmüş olman gerçeğini değiştirmiyor. Sessiz çığlıkları vardır kırılan kalbimizin ve onları yalnızca Allah duyar. Senin duymadığın ve hiçbir zaman duyamayacaklarından bahsediyorum. Umarım beni anlıyorsundur. Keşke biraz düşünebilseydin. Düşünmediğin için şimdi kalbin acıyor biliyor musun? Beynin düşünemediği her şeyin cezasını kalp çeker. Düşünmek beyni acıtmaz ama düşünmemek kalbi yorar. Şu hayatın bize en büyük darbesi beklediklerimizin hiçbir zaman gelmemesi, gelenlerin ise bizi hak etmemesidir. Bazı insanlar hiç başlamayan hayatlarının bitmesinden korkarlar…
Neyi biriktirebilmişler ki kaybetsinler? Sen de onlardansın bana göre. Elinde avucunda hiçbir şey kalmamış ama hâlâ yitirmekten korkuyorsun. Kolların boşluğa alışmış ama benimle doldurmaya çalışıyorsun. Bitmişsin ama hiç başlamamış olduğunu anlayamamışsın. Söylenmiş sözleri duymamışsın, şimdi söylenmemişleri dinliyorsun.
Göremediğin şey şuydu: Ben sana hayatımı verdim, sen onu başkasının çöpüne attın. Bana gelince…
İyiyim ben. Aşkta özgürlüğün tutsaklıkla başladığını ve aynı zamanda da hayatta aşktan daha önemli şeyler olduğunu öğrendim. Mesela insan olmak…
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Simru&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90740</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cb06547-14f7-4017-a35d-b31ad685dea7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mor</image:title>
            <image:caption>Kimi seviyorsan kalbinin ülkesi orası oluyor. Sonra bir gün gözlerine bir bakıyorsun; orada yoksun! Onunla kaybettiğini onsuz nasıl bulacağını bile öğretmeden gidiyor. &quot;Aşkın sağ olsun&quot; diyemiyorsun. Koca bir orman yanıyor içinde ama bir tek sen kül oluyorsun. Sadece bir insanı değil kirpiklerinden hayata tutunduğun bir aşkı kaybediyorsun. Ağlıyorsun. Kimi gözyaşları yanağını ıslatırken geçmişini temizler. Temizleniyorsun. Kendini, doğuma iki canla girip yapayalnız çıkan bir anne gibi hissediyorsun. Sana ait olanı doğururken kaybediyorsun. Ama hiçbir zaman onu içinde öldüremiyorsun. Kalbinden çıkaramadığını kabrine kadar götürüyorsun. Zaten o içimizde öldüremediklerimiz değil midir bizi sevmediklerimizle yaşamaya mahkûm eden?
İnsan yalnızca mutlu olduğu zaman dilimine hayat diyor... Gerisi yaşamaya çalışmak. Unutma! Hayal ettiğin kadar hayal, gerçekleştirebildiğin kadar gerçeksindir. Bazı şeyleri değiştirebilmek içinse bildik acıları yeniden yaşaman gerekir. Ve kimsenin mutsuzluğu hayatı kadar uzun sürmemelidir.
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Mor&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.
MOR-G kitabı ile birlikte...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90741</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e7be1d3-cd94-49de-b185-0de97206fe71.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyvallah</image:title>
            <image:caption>O benim için geçmişe anıt bırakılacak kadar değerli; geçmişte bırakılamayacak kadar gereklidir.
Unutuyorum her seferinde neresinde kalmıştık ayrılığın?
Bana geldiğin yol, aşk izlerinle doluydu. Bir dolu aşkın izini örtüyordu şiirlerin. Gelmek eylemi pörsümüştü adımlarında... Oysa ben, gelişini ‘‘milat’’ sayacak kadar başlıyordum aşka...
Yolumdan dönemediğim için değil, seninle hiçbir yolda yürüyemeyeceğimi bildiğim için gidiyorum. Yeryüzünün bütün aşkları senin ve beni unutabilirsin!
Sol yanıma yatsam seni uyusam, hep rüyada kalsam...
Ama içime dokundun bir kere. Parmak izlerin duruyor bakışlarımda. Nereye baksam senden bir iz bırakıyorum.
Ben senin, kaçmak istediğinde açabileceğin ve sonrasında dünyanın yüzüne çarpıp gidebileceğin bir kapıyım!
Gel, aç ve kaç...
Söyle sevgili şimdi hayatında bir kayıp mıyım? Bulunmaz...
Açık bir yara mıyım? Sarılmaz...
Tehlikeli bir yol muyum? Gidilmez...
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Eyvallah&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90742</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69328258-d937-4cc1-82f3-e3506ed964e0.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Söz</image:title>
            <image:caption>İnsan olmaktan yorulur bazen insan. Hayat yorar, aşk yorar, yalnızlık yorar, kalabalık yorar, gelen yorar, giden yorar... Sana sunulan hiçbir şeye alışma bu yüzden. Terk edenler yorar... Daha az güvenmeye, daha az sevmeye ve daha az inanmaya tecrübe diyorlar. Ama bu tecrübe değil, tecrübeyi doğru kullanamamaktır. Daha az güvenmek, güven sorunu yaratır. Gerektiği kadar güvenmelisin. Daha az sevmek yalnızlığı getirir. Hak ettiği kadar sevmelisin. Daha az inanmak inancını zedeler. Neye ne kadar inanman gerek, onu bilmelisin. İnsanlar terk edilerek terk etmeyi, aldanarak aldatmayı öğreniyorlar. Oysa terk edilen sadakati, aldatılan dürüstlüğü öğrenmelidir. Hayatın getirdiği sevinç ve mutlulukları nasıl kabul ediyorsak, onun sunacağı kederleri de aynı olgunlukla kabul etmeliyiz. Bu dünya bir imtihan dünyası. Kaderimize yazılan her keder, dayanma, sabretme ve inanma gücümüzü sınar. Yıkılmış, aldanmış, incinmiş, kırılmış olabilirsin. Umutların tükenmiş de olabilir. Bu kaderindir. Kader seni sürekli dener. Cevabını bilmediğini sandığın bir soru gibi gelir. Oysa Rabb&apos;in o sorunun cevabını çoktan vermiştir. Ve onun senin durumundakilere verdiği en iyi cevap gece-gündüz ilişkisidir. Geceyi ve gündüzü düşün şimdi. Ve şunu: Her yeni gün, bitmiş bir gecenin ardından başlar ve şahitlik ettiğimiz bitişler, göremediğimiz nelerin başlangıcıdır kim bilir...
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;İki Söz&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90743</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd78c4c8-a4dd-4a7d-ae4b-1114c5604c78.jpg</image:loc>
            <image:title>Beşir Ağa - Osmanlı Hareminin Baş Hadım Ağası</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, 18. yüzyılın önde gelen Osmanlı simalarından Hacı Beşir Ağa’nın Habeşistan’da başlayan, Osmanlı Kahire’si ve Hicaz’ından geçerek İmparatorluğun başkentine kadar uzanan, yaklaşık doksan yıllık hayat hikâyesini konu ediniyor. Hadım edilmiş siyahi bir köle olan Beşir Ağa, sarayın ve siyasetin en üst mertebelerine erişmiş; üç sultanın hareminde, birçok şehzadenin eğitiminde görev almıştır. Dârüssaâde ağalığı makamında 29 yıl boyunca kalan Beşir Ağa, İmparatorluğun siyasi ve askeri meselelerinde rol almış, sadrazamların tayininde bile söz sahibi olmuştur. Bugün Eyüp Sultan Türbesi’nin yanında medfûn olan Beşir Ağa, gerek bânisi olduğu külliye, kütüphane ve hayır eserleriyle gerek ilim ehlini himaye etmesiyle, Osmanlı ilim ve kültür hayatında da önemli bir kişiliktir. Osmanlı tarihçisi Prof. Jane Hathaway’in Beşir Ağa: Osmanlı Hareminin Baş Hadım Ağası başlıklı eseri, ülkemizdeki araştırmaların ihmal ettiği, oryantalist yaklaşımların istismar ettiği bu hayatı birincil kaynakları kullanarak yeniden inşa ediyor ve daha kapsamlı biyografilerin temelini atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90744</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5b73df4-4865-4bd9-a1b5-0f388a6b640f.jpg</image:loc>
            <image:title>Leningrad - Kuşatılmış Bir Şehrin Trajedisi 1941 - 1944</image:title>
            <image:caption>8 Eylül 1941’de, Hitler’in orduları Sovyetler Birliğine saldırdıktan on bir hafta sonra, Leningrad kuşatma altına alınmıştı. Alman kuşatması iki buçuk sene boyunca devam etti. II. Dünya Savaşının, tarihçilerin dikkatinden kaçan bu cephesinde, neredeyse bir milyon Leningradlı açlığın pençesinde can verdi. Anna Reid; gün yüzüne yeni çıkmış günlükleri, kuşatmayı bizzat yaşamış tanıklarla yapılan mülâkatları, Sovyet devlet belgelerini ve daha birçok çeşitli kaynağı bir araya getiriyor ve okuyucusuna kuşatmanın her bir anını tüm gerçekliğiyle resmeden, etkileyici bir çalışma sunuyor. 


Ölürsün ve geçer, fakat bir dakika sonra yine gelir, yine ıslık çalar ve ölürsün, yeniden doğarsın, ferahlayarak iç çekersin, sonra yeniden ve yeniden ölürsün. Bu ne kadar sürecek?... Beni tek seferde öldürün, günde birkaç kez parça parça değil! 
Leningrad: Kuşatılmış Bir Şehrin Trajedisi 1941-1944; savaşı, askeri ya da siyasi tarih dilinin ötesinde, insan gözünden gösteren ve hissettiren sıra dışı bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90745</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a44076d-093c-4eba-b988-31112529b404.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Mucizeler</image:title>
            <image:caption>Hayat mucizelerle doluydu. 
Bazen küçük bir kalpte, bazen bir kar tanesinde, bazen yıldızların arasında... Bazen de tam yanı başımızda!  
 
Sahip olduğum küçük mucizenin adıydı Pamir Ege. Huzuru, neşeyi, sevgiyi hissetmek için sadece ona bakmak, bazen yalnızca onu düşünmek bile yetiyordu. Ufacık bedeniyle zor günleri atlatmam için bana güç vermişti. Bana bir aile vermiş, en iyi arkadaşım olmuştu. Beni kırılgan, çaresiz, gencecik bir kızdan; cesur ve güçlü bir kadına dönüştürmüştü. Annesini kimsesizlikten kurtaran, ona yaşamak için bir neden veren bir bebek. 
 
Benim bebeğim.  
Birlikte iyiydik. Birlikte güvendeydik. Birer kardeşten farksız olan iki deli arkadaşa ve hepimize annelik eden tatlı bir kadına sahiptik. Başka birine ihtiyacım olmadığını sanıyordum. Bir daha bir adama güvenemeyeceğimi, kalbimi aşka açamayacağımı sanıyordum. Ta ki Doruk Ataoğlu’yla karşılaşana dek.  
Doruk etrafımdaki varlığıyla kalbimin kilitli kapılarını her gün biraz daha zorlarken geçmişteki kırgınlıklarımla savaşmak istememi sağlıyordu. Bir vaat değerindeki sözleriyle beni kuşatıyor, ona güvenmem için tüm yüreğini ortaya seriyordu. 
Bütün bunlar nasıl sonuçlanacak merak ediyordum. 
İkimizin varacağı yer neresiydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90746</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7f22b29-ce08-4dc8-9611-202dbb49fd39.jpg</image:loc>
            <image:title>Samsun’dan Sonra En Zor 19 Ay ( 1-2 Cilt )</image:title>
            <image:caption>Bu kitap; Atatürk’ün Samsun’a çıkışından I. İnönü Zaferi’ne kadar geçen zaman dilimini ele alıyor. Bu süre tam 19 aydır. Bu dönem, Milli Mücadele’nin en zor dönemiydi. Hiçbir şey belli değildir, gelecek “meçhul”dür.
Atatürk; işgal ordularıyla, İngilizlerle, işbirlikçilerle, iç savaşla uğraşıyordu. Sadece bunlarla değil, kendisine engel çıkaran kimi arkadaşlarıyla da baş etmek zorunda kalıyordu.
Bu kitap; Milli Mücadele’nin ilk 19 ayını, bilinmeyen yönleriyle ve belgelere dayanarak inceliyor. Atatürk’ün büyük liderliğini ortaya koyuyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90747</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ead1359-6b9f-4d4b-a20e-a608d4a76103.jpg</image:loc>
            <image:title>Temel Çocuk Yoktur</image:title>
            <image:caption>Embriyo araştırmaları bize öğrenmenin ana rahminde başladığını göstermektedir. Ana rahmindeki bir embriyo, özellikle dördüncü aydan itibaren anneye bağlı sinirler yoluyla istenip istenmediğini ve sevilip sevilmediğini hissetmektedir. İstenen ve sevilen bir embriyo yaşıtlarına göre fiziksel ve zihinsel yönden daha sağlıklı bir gelişme göstermektedir. Yine araştırmalar anne sütü emen bebeklerin daha sağlıklı ve daha zeki olduğunu gösteriyor. Ailede sevilen ve değer verilen bir çocuk başarılı olmak için elinden geleni yapacaktır. Başarıda ölçü, çocuğun kendi zihinsel kapasitesini kullanarak elinden geleni yapıyor olmasıdır. Mükemmeliyetçi bir ailede çocuk ne yapsa yaranamaz. Her sınavda daha yüksek puan alması istenir. Bu çocuk, ailenin beklentisini karşılayamadığı için başarılı olduğu halde mutsuzdur. Hiperaktif ve dikkat eksikliği ya da özel öğrenme güçlüğü olan bir çocuk zeki olduğu halde yaşıtlarına göre zor öğrenir. Çoğu anne baba çocuğunu tanımadığı için, sebebini araştırmadan ona “tembel” damgası vurmaktadır. Bir araştırmada okul başarısızlığının yüzde 70 aileden, yüzde 20 okuldan ve yüzde 10 çocuktan kaynaklandığı görülmektedir.
Bu kitapta bir çocuğun öğrenmesini engelleyen ve başarısızlığına yol açan bütün bilindik ve denenmiş ihtimalleri ele aldık. Çalışmamız çocuklarınızın başarısına bir katkı sağlarsa emeğimize değmiş sayarız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90748</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c5af661-2de6-4f68-9ba2-c2af7b33abda.jpg</image:loc>
            <image:title>Neo Liberal Ekonomi Politikaları Ve Türkiye Ekonomisine Etkileri</image:title>
            <image:caption>Neo Liberal Ekonomi Politikaları Ve 
Türkiye Ekonomisine Etkileri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90749</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c95339e-8040-4227-b29f-3193eb9cc210.jpg</image:loc>
            <image:title>Kökler</image:title>
            <image:caption>: Simone Weil Kökler: İnsanın ve Ruhun İhtiyacı ile İkinci Dünya Savaşı’nın getirdiği karanlığın ardından Avrupa’yı ve dünyanın geri kalanını etkileyen sosyal, kültürel ve manevi köklerden kopuşun nedenlerini teşhis ediyor. Weil, modern insanın temel yükümlülüklerini görmezden gelmesinin onu köksüz bıraktığı tezi ile bireyi muhatap alarak kitlelere, ideal toplumun yeniden inşası için bazı önerilerde bulunuyor. “Ruhun ihtiyaçları”, “köksüzleşme” ve “köklere dönüş” başlıklarından oluşan bu üç bölümlük manifesto, insan ruhunun sahip olduğu ebedi ışığa ayna tutarak topluma, köklerine dönüşe ve yeniden doğuşa giden yolu göstermekte. Weil düşüncesinin en eksiksiz ifadesi olarak kabul edilen “olağanüstü özgünlük”teki bu eser ilk kez Türkçede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90750</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46b02349-5a73-4e88-a0b1-cba27580988d.jpg</image:loc>
            <image:title>Köle Olmayacağız</image:title>
            <image:caption>: “Her şeye kadir olan Allah’a and olsun ki asla köle olmayacağız!” 
Aliya İzetbegoviç’in çeşitli zaman ve zeminlerde yaptığı konuşmaları ihtiva eden bu kitap, Bosna savaşının yarattığı yıkımı Aliya’nın kendi dilinden gözler önüne seriyor. İzetbegoviç’i kimi zaman bir seçim mitinginde Bosna halkına, kimi zamansa uluslararası bir komisyonda bürokratlara hitaben konuşurken buluyoruz. Tüm bu konuşmalar sırasında Aliya gerçek bir önder olarak karşımızdadır. 
“Bu fırtına bir gün dindiğinde kendimize dönmek zorunda kalacağız.” diyerek, halkının yalnızca savaşla ilgilenmesinin önüne geçiyor; bir lider olarak insanların daha çok hayatla, sanatla, edebiyatla olan ilişkisini kuvvetlendirme çabası veriyor. Harareti gittikçe artan bir savaş ortamında dahi barış konusunda ısrar etmekle Aliya, Bosna’ya sahip çıkmanın herkes için vicdani bir vazife olduğunu haykırıyor. İşin özü Aliya, konuşmaları boyunca tüm dünyadan esaslı bir duruş bekliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90751</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86ba4ebd-9256-40c2-980c-bf0b7bdcdfb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Daeş İdeoloji ve Yöntem</image:title>
            <image:caption>DAEŞ, El-Kaide’nin bünyesinden çıkmış bir terör örgütüdür. ABD’nin Irak’tan çekilmesiyle birlikte ‘Irak İslam Devleti’ adıyla bölgede güç kazanmış, Musul’u işgal etmesiyle de dünya gündemine oturmuştur. 2011’de başlayan Suriye iç savaşını kullanarak kısa zamanda Suriye ve Irak’ın bir bölümünde teritoryal bir hâkimiyet kurmuştur. Ancak Türkiye’nin düzenlediği harekâtlar ve uluslararası koalisyonun hava saldırılarıyla önemli darbeler almıştır.

DAEŞ’in stratejisinde ve hedefinde Türkiye de önemli bir yer tutmaktadır. Türkiye, DAEŞ tehdidi ile bulunduğu coğrafi konum nedeniyle doğrudan karşı karşıya kalan, örgütle mücadelede en çok çaba harcayan ve bedel ödeyen ülkedir. Elinizdeki kitap yerli ve yabancı çok sayıda kaynağın kullanımıyla DAEŞ hakkında hazırlanan oldukça kapsamlı bir çalışmadır. Ayrıca örgütün rapor, kitap, vesika, fotoğraf, video ve ses kaydı gibi materyallerinden de yararlanılmıştır. DAEŞ’in ortaya çıkışı, liderleri, ideolojisi, gelişimi, stratejisi, eylemleri ve propaganda faaliyetleri hakkında ayrıntılı bir inceleme sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90752</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41bd7be6-cf40-49c6-9e75-3f44966a8333.jpg</image:loc>
            <image:title>PKK Teror ve İdeoloji</image:title>
            <image:caption>Türkiye, 1960’lı yıllardaki devrimci romantizmin etkisiyle ortaya çıkan radikal sol örgütler ve etnik milliyetçiliğe dayalı Marksist-Leninist terör örgütü olan P*KK/K*CK terör örgütüyle uzun yıllardan beri mücadele vermektedir. Ancak bugün terörizmle mücadele konusunda salt güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğu açıkça ortadadır. Örgütün kuruluşundan günümüze kadarki yapısal ve ideolojik dönüşümünün izlenmesi de terörle mücadele stratejileri ve uygulamaları açısından büyük önem taşımaktadır.

Ö*rgüt, ideolojik açıdan Kürt siyasi oluşumları ve hareketlerinin sözde tek savunucusu ve Kürt vatandaşlarımızın temsili anlamında yegâne belirleyicisi olduğu tezini savunmuş; alternatif oluşumları korkutmak, yıldırmak ve ortadan kaldırmak suretiyle bu iddiasını devam ettirmiştir. Fakat 1990’lı yıllarda Sovyet rejiminin çökmesinin ardından Marksist-Leninist ideolojinin, 2000’li yıllarda ise salt etnik temelle dayalı siyasal taleplerin, terör örgütünü bir arada tutamayacağını ve devamlılığını koruyamayacağını analiz etmiş ve farklı ideolojik arayışlara girişmiştir.

Bu çalışmada, P*KK te*rör örgütünün kuruluşunda belirleyici olan ideolojinin arka planı anlatılmaya çalışılarak, sözde kongre kararları ile birlikte örgütün zaman içerisinde ne tür ideolojik ve yapısal dönüşümler tecrübe ettiği, günümüzdeki söylem ve eylem formları ile yeni örgütlenme biçimleri derinlemesine incelenmiş ve analiz edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90753</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c88e149-a14d-4975-ad34-167a7d84d8d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Olağanüstü Matematik</image:title>
            <image:caption>Antik metinleri çözmeye çalışan arkeologlar. Bir salgın hastalığın tüm dünyaya yayılıp pandemiye dönüşmesini engellemeye çalışan uzmanlar. Kendilerini dışlamaya çalışan bir toplumda oy hakkı mücadelesi veren Afro-Amerikanlar. Ve mutfak masasında bulmaca çözen bir aile. Bu sayılanların pek ortak noktası varmış gibi durmasa da, hakikat öyle değil. Hepsi, çok yönlü zorluklarla karşı karşıya ve sorunlarını çözmek için de matematiğe ihtiyaç duyuyorlar. Yazar ve eğitimci olan Anna Weltman, bu kitapta matematiğin gücünün sınırlarının nerelere ulaşabileceğini gösteriyor ve bizlere matematiğin bilimden politikaya, tarihten eğitime, sanattan sağlığa pek çok alanda nasıl uygulanabileceğini açıklıyor. Weltman sayesinde matematiğin bizi savaştan ve salgın hastalıklardan nasıl koruduğunu, dünyayı daha adil bir yer haline getirmek için nasıl da işe yaradığını öğreniyoruz. Hem tarihi olaylardan hem de güncel örneklerden yararlanan yazar, matematiksel düşüncenin karmaşık izlerini takip ederken, küresel problemlere ve bir bütün olarak insanlığın ortak mirasına büyüleyici bir bakış açısıyla bakmamızı sağlıyor. Bu kitap, olağanüstü bir kitap!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90754</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce5a8a7c-caaf-4dfa-a96f-64ad1ea9d381.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıralı Sırasız</image:title>
            <image:caption>Sıralı Sırasız: Dil, İletişim, Yönetişim, Prof. Dr. Mete Çamdereli’nin çeşitli vesilelerle kaleme aldığı, meta-anlatısı daha çok iletişim sosyolojisi üzerine kurulan yazılarından, makalelerinden ve söyleşilerinden oluşan bir “zamanlı zamansız” terennümler antolojisidir. İletişim kuramlarını daha çok göstergebilim ve dilbilim üzerinden okuyan ve bu alanlarda nevi şahsına münhasır kavramsallaştırmalar vücuda getiren Çamdereli, Sıralı Sırasız’da, kendi kültürümüzden neşv ü nema bulup kendine has mefhumlarıyla literatüre önemli katkılarda bulunan “yerli” düşünce sistemi ile Saussure, Jakobson, Todorov, Martinet, McLuhan, Barthes gibi Batılı kuramcıların ve eleştirmenlerin düşüncelerini iletişim, göstergebilim, dil ve edebiyat potasında eritiyor. Bunu yaparken de güncel meselelere çözümler önerip sunduğu düşünsel genişlikle geçmişten günümüze bir iletişim köprüsü kuruyor. 
Yazın ve yazınsallık farkından medyadaki dil etiği tartışmalarına, Türkçenin özgün kullanımı meselesinden güncel bir kavram olan yönetişime, dijitalleşmenin mahremiyet algısı üzerindeki etkisinden yayıncılığa uzanan boyutlarına, birçok alt başlığı masaya yatırıyor. Sıralı Sırasız, hem yazarının özgün dilinin yıllar içinde ne kadar kemâle erdiğini göstermesi hem de muhatabının bu yazılarda dile getirilen başlıkların serencamını gözlemleyerek mezkûr alanlardaki gelişimler ve değişimler ile birleşmeleri ve ayrışmaları takip edebilmesi açısından bir düşsel ve düşünsel atlastır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90755</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f77e552-14de-4519-aa90-c99631f4576a.jpg</image:loc>
            <image:title>Fizik Bizi Nasıl Özgür Kılar?</image:title>
            <image:caption>1687 yılında Isaac Newton, doğa kanunlarının maddenin hareketini neredeyse mükemmel bir hassasiyetle tahmin etmek için kullanılabileceği bir bilimsel çağın fitilini ateşledi. Newton fiziği aynı zamanda kendimize dair olan anlayışımıza da meydan okudu: Uçakların havada durmasını sağlayan doğa kanunları prensipte bizim de ne şekilde davranacağımızı tahmin etmede kullanılabilirdi. 
Peki, gerçekten de yaptığımız ve yapacağımız her şey, daha biz doğmadan önce var olan olgular tarafından belirleniyor olabilir mi? Bu konu, felsefi tartışmanın en temel meselelerinden biridir. Üniversite eğitimine yeni başlamış çaylak bir felsefe öğrencisinden tutun da konferanslardan sonra meslektaşlarıyla kafa dağıtan teorik fizikçilere kadar herkes bu konuyu konuşur durur. Yine de bundan daha çok düşünülen ve daha az anlaşılmış başka bir konu yoktur. 
Tartışmaların içine girmek, hatta ötesine geçmek, determinizmin söylediklerini aşmak ve fiziğin bize ne söylediğini gerçekten kendi terimleriyle anlamak istiyorsanız, bu kitabı okuyun. Özgür irade meselesi pek çok başka alan ile bağlantılı. Karar vermek ne demektir ve eylemlerimizin önceden belirlendiğini söylemek ne manaya gelir? Doğa kanunları nelerdir? Sebepleri nedir? Fizik merceğinden bakıldığından bizler ne tür varlıklarız ve doğal düzene nasıl ayak uydurabiliriz? Ismael, bu kitapta fiziğin kendimiz hakkında neler söylediğini derinlemesine inceliyor. İnsan varoluşuna dair bu temel soruya, herkesin anlayabileceği ve yenilikçi bir bakış açısı ile yaklaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90756</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04f916ff-2b81-4db2-9237-f938e2f59b02.jpg</image:loc>
            <image:title>Hugh Selwyn Mauberley</image:title>
            <image:caption>Hugh Selwyn Mauberley bir sahne-kitaptır. Pound bu sahnede, 1910’lar boyunca yaşadığı Londra’da sanat ve edebiyat dünyasından geçişini anlatır; modern İngiliz edebiyatının birçok ismine rol verdiği gibi, antik Yunan muhayyilesini özgün bir dekor olarak kullanır. Aslında bu sahnede şair, çağını yargılar. 1910’lu yıllarda, yıkımın zirvesinde, çıkar ve iktidar uğruna bütün değerleri harcayan Batı dünyasını tutup kendisiyle yüzleştirir. Hayatı, güzelliği, anlamı çiğneyip geçen savaşa karşı şiirin kadim bilgeliğini hatırlatır. Mauberley, modern şiirin nüfuz etmesi en zor örneklerinden biridir çünkü zorlu yıllara verilmiş keskin bir karşılıktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90757</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96bfa287-bbf1-4c33-bc1a-479f657015b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşın Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>1939 Eylül’ünde Alman tanklarının Polonya’ya girdiği haberleri tüm dünyada yeni savaşın ayak sesleri olarak duyurulmuştu ajanslardan. Herkes savaşın kısa sürede biteceğini söyleyebilirdi o günlerde. Ne var ki günler, aylar, yıllar birbirine bağlandıkça savaş alanları da genişliyor; bütün dünya korkunç bir felaketin içine sürükleniyordu.

Görünürde savaş sınırların hatta denizlerin ötesindeydi ama savaşın etkileri Karadeniz kıyılarına çoktan ulaşmıştı. Trabzon, Giresun, Rize ve diğer kıyı şehirleri dünyanın en uzak yerleri değildi elbette.  Savaşın tüm ağırlığı henüz kendini toparlayamamış olan bu şehirlerin de  üstünden geçiyordu. Ekmek Trabzon’da da karne ile satılıyor, mahsul vergisi Giresunlu çiftçiyi de vuruyor, varlık vergisi Rizeli zenginin de yakasına yapışıyordu. Tifüs, sıtma, verem, çiçek sıradan hastalıklardı o günlerde. Yine de geçitler aşılmaya, yollar yapılmaya, limanlar işletilmeye çalışılıyordu Karadeniz’de. Ellerinde küçük bayraklarla çocuklar bir yandan Atatürk’ü anıyor, diğer yandan Milli Şef Günü’nü kutluyordu. Çay ve fındık bayramlarının neşesine taarruz tatbikatlarının endişesi karışıyordu. Karadeniz kıyıları her gece karartılıyordu ve her sabah ajanslar saldırıların henüz sınırların ötesinde cereyan ettiğini gizli bir sevinçle dile getiriyordu. Her şeye rağmen Karadeniz, şehirlisi ve köylüsüyle ayakta kalmayı zorluyordu.

Elinizdeki kitap 2. Dünya Savaşı yıllarında Karadeniz şehirlerindeki toplum hayatına, ekonomik ve  politik gelişmelere ışık tutuyor.
Tufan Gündüz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90758</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc4cab59-93af-465e-a65c-42dfa78ddb05.jpg</image:loc>
            <image:title>Bi&apos; Dolu Hikaye (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Şükredecek o kadar çok şey var ki… Bunları görmek, mutluluğun da anahtarını ele geçirmektir. Hele bir de bu anahtarlara küçük yaşlarda ulaşılırsa…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90759</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccf3442a-8a60-4a93-a839-0d88a68f140f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yorganımın Altından Sesleniyorum</image:title>
            <image:caption>Masal, kendisini annesi ve babasının boşanma sürecinin ortasında buluyor. Yorganı ve oyuncağı Pofu, bu zor dönemi atlatmasına yardımcı olabilecek mi? 
Yorganımın Altından Sesleniyorum; küçük bir çocuğunun ebeveynlerinin ayrılığı karşısında yaşadığı duygusal değişimleri nahif ve doğru bir dille anlatıyor. Hem çocuklar hem de ebeveynler için zorlu dönemlerde rehber olarak kullanılabilecek kitap, uzman psikologlarla birlikte çalışıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90760</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3088e726-ca93-4746-bed0-e0081fae114e.jpg</image:loc>
            <image:title>Teşekkür Ederim Allah&apos;ım (4 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Annem İçin
Babam İçin
Kardeşim İçin
Verdiğin Nimetler İçin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90761</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83bff66e-325c-47ff-a93c-e71b48ed7d76.jpg</image:loc>
            <image:title>Dipsiz Çukurun İçine Doğru - Bir Nöropsikiyatrın Rahatsız Zihinler Üzerine Notları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap şizofreni, iki uçlu bozukluk, depresyon, sanrılar, anoreksiya nervoza, dönüştürme bozukluğu ve yadsıma sendromu hakkında. Fakat aynı zamanda hissettiği çaresizliğin kısırdöngüsünden kurtulamayan Thomas; bedeniyle ilgili gerçeklikten kopuk kanaatlerin komaya sürüklediği Emma; yaşadığı toplumun ırkçılığı altında ezilen Junior; koşullarla başa çıkamayınca çözümü hasta rolüne çekilmekte bulan Christopher; çileci tutumunun yeme bozukluğuna sürüklediği Caitlin; ve siz ve biz, ve hepimiz hakkında.
Anthony David kimi zaman fizyolojik nedenlerin, genetik mirasın ya da travmatik bir kazanın, kimi zaman da protestonun, inançların, umutsuzluğun kendi momentumunu kazandığı, iradenin akıp gittiği gerçek hikâyeler aracılığıyla okuru Dipsiz Çukurun İçine Doğru çekiyor. Bu çukurun karanlığında yitmemenin tek yolu, zihni ve bedeni iki ayrı varlıkmış gibi düşünmeden, biyolojik, psikolojik ve toplumsal alan arasındaki sürekliliği kaybetmeden, maddi beynimiz dışında bir gerçeklik olmadığını unutmadan bireyi yeniden inşa etmek.
&quot;Profesör David&apos;in ele aldığı yedi vaka, hem beynin hem de rayından çıkmış zihinlerin yarıklarını ve bitişme noktalarını gözler önüne seriyor. Hastalarının öznel iç yaşamlarını vurgularken sinirbilimin ilkelerinden kopmadan modern tıp düşüncesindeki indirgemeciliğin panzehirini sunuyor.”
- Dr. Alan Ropper, Harvard Tıp Fakültesi Nöroloji Profesörü
Anthony David, University College London’da Akıl Sağlığı Enstitüsü direktörü ve İngiliz Nöropsikiyatri Derneği başkanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90762</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7d70ed4-86af-4a8c-9886-9d876cbfff44.jpg</image:loc>
            <image:title>Acaba Bu Nedir?</image:title>
            <image:caption>Kum saatinin taneleri nasıl aynıysa birbiriyle,
başta insan da öyle aynıdır yılanlarla,
kuşlarla, ördeklerle...
Sonra zaman akar,
taneler darboğazdan dökülür.
İşte ancak o zaman kuş uçar, yılan sürünür,
insan yürür...
Bir biyolog ve bir ressam uzun bir yolculuğun izlerini arıyor: Yeryüzündeki tüm yaşamın hikâyesi hücrelerimizde kayıtlı duruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90763</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a8f97c1-30db-43db-b68d-17cf63252532.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem İçin Teşekkür Ederim Allahım</image:title>
            <image:caption>Şükredecek o kadar çok şey var ki… Bunları görmek, mutluluğun da anahtarını ele geçirmektir. Hele bir de bu anahtarlara küçük yaşlarda ulaşılırsa…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90764</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7126f89e-b8a2-4a14-9fb5-ec7d5ab397ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Ra - Gözcüler</image:title>
            <image:caption>“Doğup büyüdüğü yere ait değil insan... 
Acı çektiği ya da çok mutlu olduğu yere de ait değil... 
İnsan, olmak isteyip de olamadığı yere ait... 
Şey gibi bir his işte bu; çok, çok susamak gibi...” Ali Lidar 
 
Berk Yüksel sekizinci kitabı olan bu son romanında zamanın döngüsüne, zaman ve mekânın hegemonyasına, karanlığın ve cehaletin asırlar boyu süren baskısına kahramanlar aracılığı ile yeni bir pencere açıyor! “Seni Seçen Hayale Cesaretin Var mı?” diye soruyor yazar... 
Görebilenler için yaşam, en büyük inisiyasyondur! Birbirini tamamlayan üç dönem öyküsü ile kadim Sümer&apos;de başlayan gizemli yolculuk, Esseniler döneminde Hz. İsa ve Hz. Yahya ile Kudüs&apos;te sürecek ve Tapınak Şövalyeleri ile Paris&apos;te son bulacak... Bilgelik, güç ve güzellikten oluşan üç sütunun biraradalığı bu gölge gerçeklik için önemliyken... Zamansızlıkta ve mekânsızlıkta kahramanın dördüncü sütunu doğurabilme ümidi ise her daim yaşayacak... 
  “Kimseden daha iyi olmadığını anlayacak kadar mütevazı, herkesten farklı olduğunu kavrayacak kadar bilge olun.” İbn-i Rüşd</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90765</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66b49bb2-faab-4fd8-8005-05ba65ddf95b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeşim İçin Teşekkür Ederim Allah&apos;ım</image:title>
            <image:caption>Şükredecek o kadar çok şey var ki… Bunları görmek, mutluluğun da anahtarını ele geçirmektir. Hele bir de bu anahtarlara küçük yaşlarda ulaşılırsa…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90766</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6291eda4-b700-453f-be9f-b43ed6e5d969.jpg</image:loc>
            <image:title>Babam İçin Teşekkür Ederim Allah&apos;ım</image:title>
            <image:caption>Şükredecek o kadar çok şey var ki… Bunları görmek, mutluluğun da anahtarını ele geçirmektir. Hele bir de bu anahtarlara küçük yaşlarda ulaşılırsa…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90767</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d9a6cce-7739-4413-98bc-6beff76ba143.jpg</image:loc>
            <image:title>Masalları Kaybolan Bilge Kapi - Bi&apos; Dolu Hikaye</image:title>
            <image:caption>Orman halkının bir sorunla karşılaştığında sadece ona danışır: Yaşlı kaplumbağa Bilge Kapi… Kapi, ormandaki tüm sorunları çözerken aynı zamanda anlattığı masallarını da Bilgelik Kitabı’na yazmaktadır. Bir gün ormanın en yalnız kurdu Kuperuk, Bilge Kapi’nin masal kitabını çalar. Tüm masalları kendisi yazmış gibi okumaya başlar. Kitabının çalınmasına üzülen Bilge Kapi, bir yandan da orman halkını masalları kendisinin yazdığına inandırmaya çalışır. Acaba Bilge Kapi, masallarını Kuperuk’tan geri alabilecek mi?

Masalları Kaybolan Bilge Kapi, dürüstlüğün önemini anlatırken aynı zamanda birlik olma, dayanışma, cesaret gibi değerleri kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90768</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37f2f30a-fe70-4827-821a-c9be1094d1de.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşmekten Korkan Bulut - Bi&apos; Dolu Hikaye</image:title>
            <image:caption>Gökyüzünde dolaşan, Güneş’in sürekli önünü kapatan bulutlar Pamuk ile Karamuk çok iyi arkadaştır. Bir gün Güneş, yeryüzüne inmeleri gerektiğini söyler. Fakat Pamuk ile Karamuk, gökyüzünden ayrılmak istemezler. Yeryüzünün ise onlara ihtiyacı vardır. Aşağı inmeye karar veren Pamuk ile Karamuk acaba neler yaşayacak? Tekrar gökyüzüne dönebilecekler mi?

Düşmekten Korkan Bulut, yağmurun oluşumunu anlatırken aynı zamanda arkadaşlık, cesaret, yardımlaşma ve dayanışma gibi değerleri kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90769</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94cd7084-e19e-4c8d-8c76-d9f1b94b55ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitaptan Kaçan Zufi ile Kudi - Bi&apos; Dolu Hikaye</image:title>
            <image:caption>Hayvanları Sevme Günü’nde Zufi ile Kudi’nin tek isteği kitaptan dışarı çıkıp gezebilmek. Bir gün kitabın kapağı açık kalır, Zufi ile Kudi dışarı çıkar. Hayvanları Sevme Günü’nde Zufi ile Kudi gönüllerince eğlenmeye başlarlar. Sinemaya girdiklerinde Zufi’nin akrabalarını gören ikili, Afrika’ya gitmeye karar verir. Fakat orada gördükleri hoşlarına gitmez. Zufi ile Kudi, söz verdikleri gibi masal kitabına dönebilecekler mi?

Kitaptan Kaçan Zufi ile Kudi, hayvan sevgisinin önemini anlatırken dostluk, yardımseverlik, sözünde durma gibi değerleri kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90770</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dc299e1-5d6c-491d-a2ec-4519778ae68d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyruğunu Boyatan Sincap - Bi&apos; Dolu Hikaye</image:title>
            <image:caption>Ormandaki bütün sincapların birbirine benzediğini düşünen Puki’nin aklına bir fikir gelir: Kuyruğunu boyatmak… Şehre giderek kuyruğunu gökkuşağının renklerine boyatır. Artık herkesten farklıdır fakat onu gören diğer sincaplar da kuyruklarını boyatmaya karar verince işler biraz karışır. Kuyruğu boyalı sincapları fark eden insanların gelmesiyle acaba ormanda neler olacak?  

Kuyruğunu Boyatan Sincap, çevreyi korumanın önemini anlatırken aynı zamanda kendi olma, dayanışma, sevgi gibi değerleri kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90771</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10c15311-f76a-4379-8103-c9fca0c1c73a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötekinin Ağıdı</image:title>
            <image:caption>Birbirleri için ötekiydiler ama ağıtları bir, aşkları bir, yolculukları birdi… 
 
1980’li yılların karanlığında hem askeri darbeyle hem de terörle sarsılan Türkiye’nin doğusu ile batısı tüyler ürperten bir yanlış anlaşılmayla birleşiyor. Savcı Cengiz Bey ile ailesinin Kilyos’taki sade yaşamı Berzan Ağa ile Dicle’nin dağlarda, mağaralarda hatta kamplarda geçen mücadeleyle dolu yolculuğuyla kesişiyor ve bu yolculuk Zehra iken Berfin olan küçücük bir kızın değişen yaşamıyla çarpıcı bir hikayeye dönüşüyor. Kaçırdıkları savcının kızını kendi kızları belleyen Berzan Ağa ile Dicle köyden köye, evden eve, bir kimlikten diğerine sürüklenirken hem terör örgütünden saklanıyor hem de Berfin ismini verdikleri kızı ailesinden kaçırıyorlar. 
 
“Nefeslerini tutarak ve başlarını kaldırmadan en yakınlarındaki mağaralara, sığınaklara sürünmeye başladılar. Her silah sesi duyduklarında yaptıkları ölüm dansıydı bu sürünme. Önemli olan dansa iştirak etmek, ölerek halkayı ve ritmi bozmamaktı. Yoksa ölmek, kalmak umurlarında bile değildi. Başlarını bu yola adamışlardı onlar ve her zorluğa olduğu gibi ölüm fikrine de alışmışlardı çoktan.” 
 
Bu kaçış her bir kahramana aile olmanın ve bir arada kalmanın önemini gösterirken, yaralarını sarmalarını sağlıyor ve şifalanmaya giden yolda onları birbirlerine bağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90772</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14e7b6c6-09c1-4470-b1a7-e6e7a2eb66fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydınlanma Düşüncesi</image:title>
            <image:caption>Ahmet Çiğdem’in Aydınlanma’nın felsefî, sosyal ve düşünsel boyutlarını, oluşumun Avrupa’da kazandığı farklılıkların altını çizerek ortaya koyduğu bu çalışma, Türkiye’de bu konudaki ilk ve öncü çalışmalardan biri olma özelliğini hâlâ korumaktadır. Aydınlanma Düşüncesi’nin bir bütün olarak tasvir edildiği kitap, muhtelif Aydınlanma deneyimlerinin nedenlerine de ışık tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90773</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7c9f399-d6b7-4f5e-b8df-1ed8220f5555.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşra Epiği</image:title>
            <image:caption>Taşra Epiği, Türkiye’deki düşünce hayatının temel problemlerini ortaya koyma ve bunları kavramsallaştırma bakımından önemli bir girişimi temsil eder. Bu girişim, düşünce tarihiyle, toplumsal özgüllük iddialarının arasındaki ilişkinin politik sonuçlarının altını çizer; “yerlilik” ve “millîlik” iddialarının paylaştığı “ethos”u eleştirerek vurgular. Bir türkifikasyon önelemesine tâbi tutulan “Türk İdeolojileri”nin sonuçta Türkiye’deki düşünsel sefâletin görünürlüğü esasındaki sınırlılıklarını belirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90774</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79454aab-4022-40c3-a4b4-95f9060a3c6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Teo-Politik Müdahaleler</image:title>
            <image:caption>Mustafa Öztürk, son yıllarda Türkiye’de dinî düşüncenin gelişiminde hem özel olarak tefsir alanındaki tutumu hem de genel olarak gündelik hayat ve dinselliğin ilişkisi bağlamındaki yaklaşımı nedeniyle öne çıktı. Elinizdeki metin, özellikle ikinci boyuttaki katkılarını belgelemesi bakımından okuyucunun ilgisini çekecektir. 2018-2021 tarihleri arasında haftalık olarak yazılmış bu yazılar eşine az rastlanır bir “entelektüel duruşu” da sergilemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90775</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/092a54f8-ebb2-40fb-8cab-f83d262d7208.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Ayakkabıların Bilgeliği</image:title>
            <image:caption>Bir zamanların bağımsız ve isyankâr ruhlu kadını Masha’nın hayatı, 
 on iki yıl önce gerçekleşen trajik bir olayla sonsuza kadar değişir. 
Kederden kurtulamayan Masha, teselliyi Viktorya Dönemi’ne ait mezarlıktaki ruhların sessiz birlikteliğinde ve sualtına sığınmak istediği zamanlarda gittiği yüzme havuzunda bulur: Gürültüden ve acıdan uzakta, güvendedir. 
Ancak sıra dışı iki kadınla tesadüfen karşılaşınca önünde yepyeni bir olasılıklar dünyası belirir. Bu dünya ona yeniden yaşamaya 
 Başlaması için bir şans sunar. 
Masha’nın kalbinde bir umut kıvılcımı parlar. Ta ki geçmişiyle yüzleşmek 
zorunda kalacağı kader gününe kadar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90776</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/001b0ee0-ab65-4149-ab43-cf1cceb5e29e.jpg</image:loc>
            <image:title>Biraz Üzüldüm Sanki! - Bazen Olur Böyle</image:title>
            <image:caption>Üzüntüyle Baş Etmeyi Sarı Bir Balonla Anlatmak Mümkün Mü?
Klinik Psikolog Mehmet Teber’in kaleminden “Bazen Olur Böyle” serisi, soyut olan duyguları metaforik bir anlatımla somutlaştıran, mini zarflarıyla interaktif okuma sağlayan hikayelerden oluşuyor.
 
Duyguları fark etmek, kabul etmek, yönetmek zordur.
Her yaştan insana “Bazen olur böyle ama bir yolu var kalbinde!” dedirten, duygulara yön vermekle ilgili farkındalık kazandıran sıcacık hikayeler sizi bekliyor.
 
Serinin dördüncü kitabı “Biraz Üzüldüm Sanki!” sarı balon metaforu ile üzüntü duygusuna yön vermeyi bir sincap ailesi üzerinden anlatıyor. 
 
Kalbindeki Sarı Balonla Tanışmaya Hazır Mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90777</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb12c6a3-2271-4c7f-8413-050b96db7c84.jpg</image:loc>
            <image:title>Sovyet Arşivlerine Göre Ahıskalı Türklerin Sürgünü</image:title>
            <image:caption>II. Dünya savaşı öncesi ve sürecinde J. Stalin&apos;e ait kulak, repressia, ukaz kararlarıyla birçok insan grubu Türkistan bozkırına ve Sibirya&apos;nın derin ormanlıklarında sürgün kamplarına mahkûm edilmişlerdir. Bu sürgün kamplarına her gruptan insan katılmıştır, bunlar; siyasi muhalifler, ideolojik hasımlar, şüpheli parti elemanları, suçlu bulunan ordu mensupları, kulaklar, itibardan düşmüş sınıfların mensupları, sadakatsizlik yapma olasılığı olduğu düşünülen kişiler, düşman kabul edilen etnik grup elemanları, tüm din adamları, hatta adı geçen kişilerin aile bireyleridir. Baskı, şiddet, zulüm eşliğinde yaşanan sürgünler ailelerin zihin ve duygu dünyasında derin yaralar açmıştır. Dünyanın farklı bölgelerine savrulan bu insanlar bugün yabancı, garip, öteki, sığınmacı, göçmen gibi değişik adlar almışlardır. Rusça&apos;dan çevrilen Sovyet Arşivlerine Göre Ahıskalı Türklerin Sürgünü kitabı Stalinist yönetim biçiminin sonuçları hakkında bilgi verdiği gibi, Ahıska sürgününe ait temel belgeleri de içermektedir. Bu kitabın gerek Ahıska araştırmaları gerekse soğuk savaş dönemi araştırmalarını daha da ileri götüreceği düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90778</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69ae7f96-125d-47de-81eb-b8d28f15d557.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormana Dokun - İlk Dokun Hisset Kitabım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bal seven tüylü bir ayı, kükreyen koca yeleli bir aslan, zıp zıp zıplayan bir kanguru ve diğer orman dostlarımız bu kitapta hayat buluyor! 
Ormanda pofuduk bir gezinti seni bekliyor.
Minik parmaklar bu ormana tekrar tekrar dokunmak isteyecek! 
Merak, keşif ve dokunsal deneyim içerir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90779</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51275b58-6dd1-41ec-ab49-e23d237becb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyin Bi&apos; Tarihi Var - 1</image:title>
            <image:caption>Tarih geçmişte yaşanmış olayları bizlere anlatır, doğru. Peki ya tarihi yazan insanların da bir tarihi yok mu? Var elbette. Tarihi insan yazıyor ve aslında bu kitap tarih içindeki insanın ve insanın yaptıklarının hikâyesini anlatıyor. Yani sizin hikâyenizi…

Yürüdüğünüz bir yoldan asırlar önce kimin geçtiğini, gördüğünüz tarihî bir çeşmeden kimlerin su içtiğini, gölgesinde oturduğunuz asırlık bir çınarı kimin diktiğini hiç merak ettiniz mi?

***

Belki de günlük hayatın telaşesi içerisinde hiç farkında olmadığınız şeyleri; sobanın tarihini mesela, saatin tarihini, otobüsün tarihini, çamaşır makinasının tarihini...

İnsanın bir günün içinde kullandığı, yaşadığı şeylerin asırlar öncesinden gelen tarihî geçmişi nasıldır? Bütün bu saydıklarımızın bir tarihi var.

Hatta “Her Şeyin Bi’ Tarihi Var.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90780</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fa8705e-5e86-45ee-898e-5311502ac119.jpg</image:loc>
            <image:title>Belirli Gün ve Haftalar Etkinlik Kitabı (36 Ay)</image:title>
            <image:caption>Eğitim yılı boyunca eğitsel süreçleri yönetecek tematik kaynak kitaplarımızla tanışmaya hazır mısınız?

Bağımsız tematik etkinlik kitaplarımızdaki etkinlikler Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi eğitim Programı&apos;nın öğrenme sürecine uyumlu, kolaydan zora adım adım ilerleyen, uygun aralıklarla seviyeyi yükselterek tekrarlar yoluyla konuları pekiştiren bir düzende hazırlanmıştır.

Etkinliklerde göstergeler eksiksiz bir biçimde ele alınmıştır. Böylece etkinlikler, kazanımları bütüncül bir şekilde yansıtmakta ve öğretmenin uygulamasını kolaylaştırmaktadır. Kitaplardaki etkinlikler, sarmal yapıda ve öğrencinin severek yapabileceği; geliştirici ve sürükleyici nitelikte hazırlanmıştır.

Öğrencinin kolay kullanımı için spiralli olarak tasarlanmış kitaplarımızda her bölümün başında etkinliği anlatan eğlenceli bir başlık kullanılmıştır. Yönergeler çok açık ve kolay uygulamaya yardımcıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90781</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6a786e0-0d91-43b0-b08d-f9071f63aa2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Şekiller ve Kavramlar Etkinlik Kitabı (36 Ay)</image:title>
            <image:caption>Eğitim yılı boyunca eğitsel süreçleri yönetecek tematik kaynak kitaplarımızla tanışmaya hazır mısınız?
Bağımsız tematik etkinlik kitaplarımızdaki etkinlikler Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi eğitim Programı&apos;nın öğrenme sürecine uyumlu, kolaydan zora adım adım ilerleyen, uygun aralıklarla seviyeyi yükselterek tekrarlar yoluyla konuları pekiştiren bir düzende hazırlanmıştır.
Etkinliklerde göstergeler eksiksiz bir biçimde ele alınmıştır. Böylece etkinlikler, kazanımları bütüncül bir şekilde yansıtmakta ve öğretmenin uygulamasını kolaylaştırmaktadır. Kitaplardaki etkinlikler, sarmal yapıda ve öğrencinin severek yapabileceği; geliştirici ve sürükleyici nitelikte hazırlanmıştır.
Öğrencinin kolay kullanımı için spiralli olarak tasarlanmış kitaplarımızda her bölümün başında etkinliği anlatan eğlenceli bir başlık kullanılmıştır. Yönergeler çok açık ve kolay uygulamaya yardımcıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90783</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9494d2bc-c0ee-44f8-b1b6-9194780f405b.jpg</image:loc>
            <image:title>Belirli Gün ve Haftalar Etkinlik Kitabı (48 Ay ve Üzeri) - Mavi Çember Okul Öncesi Eğitim</image:title>
            <image:caption>Belirli Gün ve Haftalar Etkinlik Kitabı (48 Ay ve Üzeri) - Mavi Çember Okul Öncesi Eğitim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90784</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4648106-a04d-48c4-9154-6a9b9f73826c.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Etkinlik Kitabı (48 Ay ve Üzeri) - Mavi Çember Okul Öncesi Eğitim</image:title>
            <image:caption>Matematik Etkinlik Kitabı (48 Ay ve Üzeri) - Mavi Çember Okul Öncesi Eğitim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90785</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c662cfa-88d9-428e-92af-1272ee94abdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Şekiller ve Kavramlar Etkinlik Kitabı (48 Ay ve Üzeri) - Mavi Çember Okul Öncesi Eğitim</image:title>
            <image:caption>Şekiller ve Kavramlar Etkinlik Kitabı (48 Ay ve Üzeri) - Mavi Çember Okul Öncesi Eğitim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90786</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9cd5824-cfd9-46e0-b1d3-21bb7faf566e.jpg</image:loc>
            <image:title>İhanete 5 Kala</image:title>
            <image:caption>Sonbahar 2003&apos;te ABD Dışişleri Bakanı Rice: &quot;BOP kapsamında Türkiye dahil olmak üzere Fas&apos;a kadar 24 müslüman ülkenin sınırları ve rejimleri değişecek. Bu projenin ülkenizde bir de eşbaşkanı var! Kim mi? Recep Tayyip Erdoğan!&quot; demişti. Eşbaşkan Ağustos 2005&apos;te Diyarbakır&apos;a gitti: &quot;Kürt sorunu vardır, benim sorunumdur&quot; diyerek kabuk bağlamış yarayı kaşıdı, kanattı yara kangrene döndü. 2008 yılında ABD, Türkiye ve Barzani arasında yapılan Kuzey Irak&apos;taki &quot;Üçlü Mekanizma&quot; görüşmelerinden Kürt Açılımı doğdu. 6 senedir devam eden Açılım&apos;da son sözü Şubat 2014&apos;te BDP Başkanı Demirtaş söyledi: &quot;Biz artık AKP&apos;yi beklemeyeceğiz. 30 Mart seçimlerinden sonra kendi insiyatifimizle, bölgemizde Demokratik Özerkliği ilan edeceğiz&quot;. Bu söz &quot;Vatanın bölünmez bütünlüğünün&quot; ne kadar büyük bir tehdit altında olduğunu göstermektedir. Bu kitap ihaneti anlatan, tarihe not düşen, geleceğe ışık tutan ceridedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90787</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/302b7f54-9853-400c-a83a-d06886ffd4a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Katılımlı Etkinlik Kitabı (48 Ay ve Üzeri) - Mavi Çember Okul Öncesi Eğitim</image:title>
            <image:caption>Aile Katılımlı Etkinlik Kitabı (48 Ay ve Üzeri) - Mavi Çember Okul Öncesi Eğitim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90788</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a373e700-2943-420e-99a4-ca271e3b7b81.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Çember - Öğrenci Kutusu (48 Ay ve Üzeri) Okul Öncesi Eğitim Seti</image:title>
            <image:caption>Mavi Çember - Öğrenci Kutusu (48 Ay ve Üzeri) Okul Öncesi Eğitim Seti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90789</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/001268df-cd7b-4314-a2e0-bd691fe7de7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Belirli Gün ve Haftalar Etkinlik Kitabı (48 Ay)</image:title>
            <image:caption>Eğitim yılı boyunca eğitsel süreçleri yönetecek tematik kaynak kitaplarımızla tanışmaya hazır mısınız?
Bağımsız tematik etkinlik kitaplarımızdaki etkinlikler Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi eğitim Programı&apos;nın öğrenme sürecine uyumlu, kolaydan zora adım adım ilerleyen, uygun aralıklarla seviyeyi yükselterek tekrarlar yoluyla konuları pekiştiren bir düzende hazırlanmıştır.
Etkinliklerde göstergeler eksiksiz bir biçimde ele alınmıştır. Böylece etkinlikler, kazanımları bütüncül bir şekilde yansıtmakta ve öğretmenin uygulamasını kolaylaştırmaktadır. Kitaplardaki etkinlikler, sarmal yapıda ve öğrencinin severek yapabileceği; geliştirici ve sürükleyici nitelikte hazırlanmıştır.
Öğrencinin kolay kullanımı için spiralli olarak tasarlanmış kitaplarımızda her bölümün başında etkinliği anlatan eğlenceli bir başlık kullanılmıştır. Yönergeler çok açık ve kolay uygulamaya yardımcıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90790</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa9da651-37e9-42ff-a281-82e254231cb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Şekiller ve Kavramlar Etkinlik Kitabı (48 Ay)</image:title>
            <image:caption>Eğitim yılı boyunca eğitsel süreçleri yönetecek tematik kaynak kitaplarımızla tanışmaya hazır mısınız?
Bağımsız tematik etkinlik kitaplarımızdaki etkinlikler Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi eğitim Programı&apos;nın öğrenme sürecine uyumlu, kolaydan zora adım adım ilerleyen, uygun aralıklarla seviyeyi yükselterek tekrarlar yoluyla konuları pekiştiren bir düzende hazırlanmıştır.
Etkinliklerde göstergeler eksiksiz bir biçimde ele alınmıştır. Böylece etkinlikler, kazanımları bütüncül bir şekilde yansıtmakta ve öğretmenin uygulamasını kolaylaştırmaktadır. Kitaplardaki etkinlikler, sarmal yapıda ve öğrencinin severek yapabileceği; geliştirici ve sürükleyici nitelikte hazırlanmıştır.
Öğrencinin kolay kullanımı için spiralli olarak tasarlanmış kitaplarımızda her bölümün başında etkinliği anlatan eğlenceli bir başlık kullanılmıştır. Yönergeler çok açık ve kolay uygulamaya yardımcıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90791</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dc96d6f-7e31-487c-b322-8528896a584e.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Sınıf Fen Bilimleri Konu Anlatımı (4 Kitap Fasikül)</image:title>
            <image:caption>İlgi Yönetimi Eğitim Metoduyla hazırladığımız Fen Bilimleri kitaplarımız öğrencinin kolay taşıması ve öğretmenin istifadesi için 4 fasikül olarak hazırlanmıştır. Fen Bilimleri dersi başarısı, büyük resmi görme ve yaşayarak öğrenme ile doğru orantılıdır.

İlgi Yönetimi Eğitim Metodu ile Fen Bilimleri dersi, hayatın içinden gelen bilimi, öğrencilerin hayatlarında karşılaşabileceği durumlara gönderme yaparak işlemektedir. Öğrencinin görerek, dokunarak, hissederek, farkındalık sahibi olarak tüm konuları özümsemesi hedeflenmiştir. Konular mikro öğrenme alanlarına ayrılmıştır. Bu alanlarda etkinlikler, bulmacalar, deneyler ve mini testlerle tam öğrenme sağlanmıştır. Fen Bilimleri kitabımız öğrencinin sürekli dersin içinde olduğu dinamik bir ders süreci sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90792</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7725c920-e58a-408e-9a4d-16dee982aed3.jpg</image:loc>
            <image:title>2. Sınıf Türkçe Konu Anlatımı (4 Kitap Fasikül)</image:title>
            <image:caption>İlgi Yönetimi Eğitim Metoduyla hazırladığımız Türkçe kitaplarımız öğrencinin kolay taşıması ve öğretmenin istifadesi için 4 fasikül olarak hazırlanmıştır.

“Sorumun cevabı hangisi olabilir?”, “Cevabımın sorusunu bulalım.”, “Konuşan kim?”, “Hikâyeye göre doğru yanlış hangisi?”, “Hikâyedeki oluş sırası nedir?”, “Görsellerle oluş sırası nedir?”, “kelime avı”, “eşleştirme”, “bulmaca”, “boşluk doldurma”, “okuduğunu anlama”, “kendini ifade etme”, mini değerlendirme testleri gibi etkinliklerle zenginleştirilmiştir. Konular mikro öğrenme alanlarına bölünmüştür. Derslerin ve eğitim öğretim faaliyetlerinin destekleyici somutlaştırılış örneklerle hayatın keyifli bir parçası haline getirilmesi hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90793</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd714c47-2948-4bf6-8ead-4ed1e4779a99.jpg</image:loc>
            <image:title>29 Ekim 2048 Ankara Saat 9.30</image:title>
            <image:caption>29 Ekim 2048 Ankara Saat 9.30</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90794</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66c98358-56b1-482b-851c-3ccada5e8c6e.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Sınıf Matematik Konu Anlatımı (4 Kitap Fasikül)</image:title>
            <image:caption>İlgi Yönetimi Eğitim Metoduyla hazırladığımız Matematik kitaplarımız öğrencinin kolay taşıması ve öğretmenin istifadesi için 4 fasikül olarak hazırlanmıştır. Matematik başarısı, günlük hayatla kurulan bağlantı ile doğru orantılıdır.

İlgi Yönetimi Eğitim Metodu ile Matematik dersi, öğrencinin günlük hayatının doğal bir parçası haline getirilmesi hedeflenmiştir. Bulmaca çözme, eşleştirme, sonuca varma, soru yazma, analiz etme ve sentezleme, problem çözme, öğrendiklerini kullanma gibi öğretici ve dikkat artırıcı etkinliklerle zenginleştirilmiştir.

Öğrenciyi sürekli dersin için ve aktif tutacak şekilde dolu dolu ve keyifli bir ders sürcei sunulmaktadır. Derslerin ve eğitim öğretim faaliyetlerinin destekleyici somutlaştırılış örneklerle hayatın keyifli bir parçası haline getirilmesi hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90795</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ade1e104-049e-4e83-921c-c0bd95956b3b.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Sınıf Hayat Bilgisi Konu Anlatımı (4 Kitap Fasikül)</image:title>
            <image:caption>İlgi Yönetimi Eğitim Metoduyla hazırladığımız Hayat Bilgisi kitaplarımız öğrencinin kolay taşıması ve öğretmenin istifadesi için 4 fasikül olarak hazırlanmıştır. Bol görselle sunulan hayat bilgisi kitaplarımız öğrencinin hem okulda hem de özel hayatında karşılaşabileceği konuları oyunlaştırma metoduyla, etkileşimli olarak öğrenciye sunmaktadır. Konular mikro öğrenme alanlarına bölünmüştür. Her bölümde, boşluk doldurma, doğru yanlış, kelime avı, bulmaca, görsel okuma etkinlikleri, okuduğunu anlama mini değerlendirme testleri gibi etkinliklerle zenginleştirilmiştir. Derslerin ve eğitim öğretim faaliyetlerinin destekleyici somutlaştırılış örneklerle hayatın keyifli bir parçası haline getirilmesi hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90796</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24ee6644-eaf8-45a9-ae52-3ccd5ab3e951.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Sınıf Türkçe Konu Anlatımı (4 Kitap Fasikül)</image:title>
            <image:caption>İlgi Yönetimi Eğitim Metoduyla hazırladığımız Türkçe kitaplarımız öğrencinin kolay taşıması ve öğretmenin istifadesi için 4 fasikül olarak hazırlanmıştır. “Sorumun cevabı hangisi olabilir?”, “Cevabımın sorusunu bulalım.”, “Konuşan kim?”, “Hikâyeye göre doğru yanlış hangisi?”, “Hikâyedeki oluş sırası nedir?”, “Görsellerle oluş sırası nedir?”, “kelime avı”, “eşleştirme”, “bulmaca”, “boşluk doldurma”, “okuduğunu anlama”, “kendini ifade etme”, mini değerlendirme testleri gibi etkinliklerle zenginleştirilmiştir. Konular mikro öğrenme alanlarına bölünmüştür. Derslerin ve eğitim öğretim faaliyetlerinin destekleyici somutlaştırılış örneklerle hayatın keyifli bir parçası haline getirilmesi hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90797</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03c3b8d4-303f-4a73-8b5d-23bec29ab85f.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatçılar Kulübü - Karışık Karşılaşmalar</image:title>
            <image:caption>“O halde içelim!  Bağlılık, inanç ve sadakat için içelim. Çünkü özgürlük bunu gerektirir, özgürlük bazılarının sandığı gibi her şeyi bir hayvanmışçasına yapabilme yetisi değildir...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90798</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1396884-b626-499e-a594-1c78d6552486.jpg</image:loc>
            <image:title>4. Sınıf Sosyal Bilgiler Konu Anlatımı (4 Kitap Fasikül)</image:title>
            <image:caption>İlgi Yönetimi Eğitim Metoduyla hazırladığımız Sosyal Bilgiler kitaplarımız öğrencinin kolay taşıması ve öğretmenin istifadesi için 4 fasikül olarak hazırlanmıştır. Bol görselle sunulan hayat bilgisi kitaplarımız öğrencinin hem okulda hem de özel hayatında karşılaşabileceği konuları oyunlaştırma metoduyla, etkileşimli olarak öğrenciye sunmaktadır. Konular mikro öğrenme alanlarına bölünmüştür. Her bölümde, boşluk doldurma, doğru yanlış, kelime avı, bulmaca, görsel okuma etkinlikleri, okuduğunu anlama mini değerlendirme testleri gibi etkinliklerle zenginleştirilmiştir. Derslerin ve eğitim öğretim faaliyetlerinin destekleyici somutlaştırılış örneklerle hayatın keyifli bir parçası haline getirilmesi hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90799</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6aefbfe1-1280-4cae-8924-3f2eb7d9fb37.jpg</image:loc>
            <image:title>Affa</image:title>
            <image:caption>Geç saatlere kadar film izledikten sonra televizyonu kapatıp yatak odasına doğru ilerledi. Koridorun sonuna geldiğinde içine bir korku girdi. Sanki biri onu takip ediyormuş gibiydi. Bir takırtıyla arkasını döndü. Mutfaktan gelen sesle korktu ve o yöne doğru ilerledi. Kapının tam önünde televizyonun açık olduğunu gördü. Kendi kendine “Ama ben kapatmıştım,” dedi. Mutfağa adım attı ve birden mutfağın lambaları yandı. Korkarak geri geri gitmeye başladı. İkinci adımında televizyonun kanalı değişti. Ve ışıklar kapandı… Korkuyla ışığa, sonra ise kanalı değişen televizyona baktı. Bembeyaz ekranda bir bebek belirdi. Saniyede bir kahkaha atan bebek, kahkahayı kesip Pelin’in gözünün içine bakarak “Senin yüzünden oldu,” dedikten sonra bebeğin gözlerinden kan akmaya başladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90800</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff1a86c3-aa33-4aad-b0f8-a15f7e866777.jpg</image:loc>
            <image:title>4. Sınıf Türkçe Konu Anlatımı (4 Kitap Fasikül)</image:title>
            <image:caption>İlgi Yönetimi Eğitim Metoduyla hazırladığımız Türkçe kitaplarımız öğrencinin kolay taşıması ve öğretmenin istifadesi için 4 fasikül olarak hazırlanmıştır. “Sorumun cevabı hangisi olabilir?”, “Cevabımın sorusunu bulalım.”, “Konuşan kim?”, “Hikâyeye göre doğru yanlış hangisi?”, “Hikâyedeki oluş sırası nedir?”, “Görsellerle oluş sırası nedir?”, “kelime avı”, “eşleştirme”, “bulmaca”, “boşluk doldurma”, “okuduğunu anlama”, “kendini ifade etme”, mini değerlendirme testleri gibi etkinliklerle zenginleştirilmiştir. Konular mikro öğrenme alanlarına bölünmüştür. Derslerin ve eğitim öğretim faaliyetlerinin destekleyici somutlaştırılış örneklerle hayatın keyifli bir parçası haline getirilmesi hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90801</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2eac48e-4a38-47fc-9377-dd70dbfaf20e.jpg</image:loc>
            <image:title>4. Sınıf Matematik Konu Anlatımı (4 Kitap Fasikül)</image:title>
            <image:caption>İlgi Yönetimi Eğitim Metoduyla hazırladığımız Matematik kitaplarımız öğrencinin kolay taşıması ve öğretmenin istifadesi için 4 fasikül olarak hazırlanmıştır. Matematik başarısı, günlük hayatla kurulan bağlantı ile doğru orantılıdır.
İlgi Yönetimi Eğitim Metodu ile Matematik dersi, öğrencinin günlük hayatının doğal bir parçası haline getirilmesi hedeflenmiştir. Bulmaca çözme, eşleştirme, sonuca varma, soru yazma, analiz etme ve sentezleme, problem çözme, öğrendiklerini kullanma gibi öğretici ve dikkat artırıcı etkinliklerle zenginleştirilmiştir. Öğrenciyi sürekli dersin için ve aktif tutacak şekilde dolu dolu ve keyifli bir ders sürcei sunulmaktadır. Derslerin ve eğitim öğretim faaliyetlerinin destekleyici somutlaştırılış örneklerle hayatın keyifli bir parçası haline getirilmesi hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90802</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69a07a96-4818-4a68-97b5-d2ca6d5ce546.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum Evreninin Gizemi</image:title>
            <image:caption>Kuantum fiziği baktığımız her yerde, hem sonsuz büyük olanda hem de sonsuz küçük... Ama onun bizi çevreleyen dünya hakkında söyledikleri ile bizim gündelik hayatımızda gözlemlediklerimiz arasında adeta bir uçurum var. 
Fransa’da çoksatan listelerine giren ve pek çok dile çevrilen bilim grafik romanı Kuantum Evreninin Gizemi, modern fiziğin yaratıcılarıyla rastlaşıp onların ufuk açan kuramlarıyla tanışacağımız bir zaman yolculuğuna çıkarıyor bizleri.  
Yolda Max Planck ile krep atıştırıp Einstein ile atomları çekiştireceğimiz, Prens Louis de Broglie’yi malikânesinde
ziyaret edip Heligoland Adası’nda Heisenberg’in efkârına
ortak olacağımız eğlenceli bir yolculuk bu.  
Thibault Damour, teorik fizik alanındaki çalışmalarını Paris’teki Institut des Hautes Etudes Scientifiques’te sürdürmektedir. Fransız Bilimler Akademisi’nin de üyesi olan Damour’un kara delik, kütleçekimsel dalga ve kuantum kozmolojisi gibi alanlardaki öncü çalışmaları ona uluslararası bilinirlik ve Albert Einstein Madalyası dahil pek çok prestijli ödül kazandırmıştır. 
Mathieu Burniat, Shrimp, La Passion de Dodin-Bouffant ve Une mémoire de Roi kitaplarıyla övgü toplamış, Belçikalı grafik roman yazarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90803</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a020cfb-1697-412b-ae1c-cd4d5f04bad0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çingene (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ahmet Mithat Efendi Çingene adlı romanında genç bir beyzadenin güzel bir Çingene kızına aşkını anlatırken konuyu Tanzimat döneminin temel düşünsel eksenlerinden medeniyet ve medenileşme kavramları çerçevesinde ele alır. Eser Çingene sevgili dışında, Hintli bir öğretmen ve Ermeni bir ressamın da dahil olduğu, etnik açıdan heterojen bir çevre içinde kurgulanır. Genç ve zengin İstanbul beyefendisi ile güzel ve yoksul Çingene kızının toplumsal konumlarındaki zıtlık eğitimle, medenileşmek suretiyle aşılabilir mi tartışmaları sürerken o dönemde Çingeneler hakkındaki kimi yanlış önyargılar da yazar tarafından sorgulanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90804</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3b5b620-3e99-4abe-8038-70595ee5fcb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Sen Ve Otogar</image:title>
            <image:caption>Yazar Selçuk Özyurt, Ben Sen ve Otogar kitabında Trabzon’dan İstanbul’a uzanan öyküler anlatıyor. 
Ben Sen ve Otogar öyküleri, insan duyarlılıklarının farkına çağırıyor okuyucularını. Köyde doğayla mücadele eden insan kente geldiğinde, geçim derdiyle boğuşmaya başlar. Şehirde insan ilişkileri değişir, hayat şartları zorlaşır. 

Ben Sen ve Otogar öykülerinde kentin bireyselleştirdiği ailenin özgürlük ve bağlılık çelişkisi dile gelir yer yer. 
Parçalanma olmasa da kadın ve erkek, adı konulmamış bir yalnızlığı yaşamaktadır. 
Evet Ben Sen ve Otogar herşeyi düşünüp, kendini unutanların hikayesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90805</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e9f9e45-297f-4ced-aa55-2f9c12374ba9.jpg</image:loc>
            <image:title>Oathbringer - Fırtınaışığı Arşivi Üçüncü Roman-Cilt 1</image:title>
            <image:caption>New York Times çok satanlar listesinden Fırtınaışığı Arşivi’nin üçüncü romanı Oathbringer’da, insanoğlu sayıları da intikam açlıkları kadar yüksek bir düşman olan Yokelçilerin geri dönüşüyle birlikte yeni bir Issızlık ile karşı karşıya. Dalinar Kholin tarafından komuta edilen Alethi orduları korkunç bir bedel karşılığında geçici bir zafer kazandı. Bir zamanların itaatkâr ve barışçıl parshmenleri binlerce yıllık köleliklerinin gerçek dehşetinin farkına varmış durumda ve ailesini artan tehlikeye karşı uyarmak için yola düşen Kaladin de bu yeni öfkeyle yüzleşmeye mecbur kalabilir. Urithiru’daki Shallan, Parlayan Şövalyelerin kadim kalesindeki harikaları inceliyor ve bazı karanlık sırları açığa çıkarıyor. Vatanı Alethkar’ı birleştirmek için harekete geçen Dalinar ise bu kutsal hedefin yeterince iddialı olmadığını fark etmek üzere çünkü Roshar’ın bütün halkları bir araya gelemezse, Parlayan Şövalyelerin dönüşü bile dünyanın sonunun gelmesine engel olamayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90806</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9f22c7a-bbdb-4566-baf9-0354e82c207a.jpg</image:loc>
            <image:title>Oathbringer - Fırtınaışığı Arşivi Üçüncü Roman - 2.Cilt</image:title>
            <image:caption>Yeni bir fırtına geldi. 
Kül ve kırmızı yıldırımlar dünyayı süpürüyor, kadim düşmanlarımızı uyandırıyorlar. İnsanoğlunun gözleri açılırken, düşmanın ruhunun gölgeleri olan Yaradılmamışlar hareketleniyor. Bu savaş onların düşündüğü gibi değil ve hiçbir zaman da öyle olmamıştı. 
Yakında Dalgalar elimizde olabilir tekrar çünkü Işık bazılarına geri döndü ve bazıları da Işık’a yaklaşıyor. Kayıpların mahvettiği Yüzbaşı uzlaşmayı arzuluyor. Zulmün mahvettiği Casus tamamlanmak istiyor. Yeminlerin mahvettiği Taştayürüyen hakikatin peşinde. Hırsın mahvettiği Hain ise özgürlüğü bulmaya çabalıyor. 
Ve son olarak savaşın mahvettiği Kral… O da geçmişi arıyor. Terk edilmiş olanı. Bilmemesi gerekeni. 
Çünkü o sırlar, aynı kendinden önceki şövalyeleri yıktığı gibi, onu da yıkıp geçecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90807</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa9dc630-188d-4214-a39a-10faf1b7b1fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyin Bi&apos; Tarihi Var - 2</image:title>
            <image:caption>Tarih geçmişte yaşanmış olayları bizlere anlatır, doğru. Peki ya tarihi yazan insanların da bir tarihi yok mu? Var elbette. Tarihi insan yazıyor ve aslında bu kitap tarih içindeki insanın ve insanın yaptıklarının hikâyesini anlatıyor. Yani sizin hikâyenizi…
Yürüdüğünüz bir yoldan asırlar önce kimin geçtiğini, gördüğünüz tarihî bir çeşmeden kimlerin su içtiğini, gölgesinde oturduğunuz asırlık bir çınarı kimin diktiğini hiç merak ettiniz mi?
***
Vampirler gerçek mi? Ayasofya’nın kubbesinin altında yatan sırlar neler? Gizemli ve sırlı tarihi yapılar hangileri? Saatin uğursuzu da olur mu? Atomu parçalayıp da iyi mi ettik? İlm-i sima devşirmenin neresindeydi?
Bütün bu saydıklarımızın bir tarihi var.
Hatta “Her Şeyin Bi’ Tarihi Var.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90808</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e020d8e-bc4e-4578-84aa-dde2b10a84b7.jpg</image:loc>
            <image:title>9 Ay 99 Dua</image:title>
            <image:caption>9 Ay 99 Esma kitabımın okunmasıyla ulaştığım pek çok anne adayı, esmaların gölgesinde dualarla sürecini tamamlayıp yine esmaların nuruyla anne oldu. Sonrasında gelen, “Hamile olanlar bu kitabı okuyup mutlu oluyor peki ya hamile kalamayanlar ne yapsın?” veya “Hamile kalabilmek için dua ya da esma yok mu?” türünden sorular, şu an elinizde tuttuğunuz bu kitabın satırlarını yazmama vesile oldu.
Gittikçe tüm dünyanın ortak sorunu hâlini almaya başlayan “doğal yolla gebe kalamama” konusunu ele alırken, anneliği birçok yönüyle işledik. Anne olmadan öncesi ve sonrası şeklinde ilgili tüm konuları etraflıca ele almaya çalıştık. Muhtemel ihtiyaç olarak gördüğümüz konuları ve onlara karşılık gelen esmalarla duaları da ekledik.
Bir işte sonuca ulaşmak için mübah olan her yol ve yöntem denenmelidir. Biz de bu kitapta bazı tavsiyelerin yanı sıra, en çok en etkili yol olan “dua”nın üzerinde duracağız. Her bir dua, bir mektup misalidir. Avuçlarımızdan Rabbimize doğru yükselen…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90809</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00f7ac6b-6025-49ad-9e62-22534529b583.jpg</image:loc>
            <image:title>Dersler Aramızı Bozamaz</image:title>
            <image:caption>&quot;Bir insan kendi belirlediği bir hedefe, değerleri doğrultusunda, dış motivasyona ihtiyaç duymadan ulaşıyorsa ve bulunduğu yer onu tatmin ediyorsa başarılı olmuş demektir.&quot;

Sevgili anne ve babalar,
Çocuğunuz ders çalışmak istemiyor, masasının başında oturmakta zorlanıyor, otursa bile çalışmıyor ya da içsel bir motivasyon sağlayamıyor mu? Ders çalış, ödev yap, test çöz demekten dilinizde tüy mü bitti? Yoksa ders çalışmak istiyor ama dikkatini toplayamıyor mu? Çok çalışıyor, masa başından kalkmıyor mu?

Bu sahnelerden hangisini yaşıyor olursanız olun, sınavların akademik hayatta önemli bir yerinin olduğu ülkemizde, okul, dersler ve ödevler ebeveyn-çocuk iletişimini bozarak aileleri endişelendiriyor. Çocukları ise her geçen gün biraz daha isteksiz, umursamaz, yorgun ve kaygılı bireylere dönüştürüyor.

Bu kitabı elinizde tuttuğunuza göre sizler de çocukları ve geleceği için endişelenen, bu sebeple de ne yapması gerektiğini araştıran bir ebeveynsiniz. Öncelikle bu konuda bir çözüm yolu aradığınız için sizi tebrik ediyor ve bu kitabın ebeveynliğinize şifa olmasını diliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90810</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69389fb5-2f06-423e-a20e-10decac32c68.jpg</image:loc>
            <image:title>Salı Ertesi</image:title>
            <image:caption>Ben Bircan... 
Biraz arıza, biraz kırık, biraz aklı kıt, biraz hafakanlı, çokça kâbuslu, sıkça havaleli Bircan. Alkolik, sigarakolik, hapkolik, patronkolik Bircan. Yere yakın boyunu umursamaksızın inatla takım elbise giyen Bircan. Kafasını hep sıfıra vurduran, saçlarının yarım santimden daha fazla uzamasına katlanamayan Bircan. Patronunun haricinde kimseyle samimi dostluklar kuramayan yalnız can, Bircan... 
*** 
Hatice Dökmen’in kaleminden yine uykularınızı kaçıracak, sarsıcı bir roman... Konuşulamayan, yüzleşilemeyen, paylaşılamayan ve kimselere anlatılamayan acılara içeriden bakmak için yeterince cesaretli misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90812</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebaaceb1-964f-454a-a282-a7e8abc7a2f1.jpg</image:loc>
            <image:title>İskenderiyeli Philo Judaeus</image:title>
            <image:caption>Antikçağın önemli filozoflarından İskenderiyeli Philo, Pythagoras ve Platon’un felsefesini mistik ruhunda bir araya getirmiştir. Felsefe ve teoloji öğreniminin ardından çölde inzivaya çekilen İskenderiyeli Philo, sadece ekmek, tuz ve yenilebilir otları tüketerek Tanrı’yı düşünmüştür. İnzivasının ardından Atina’ya giderek Stoa Okulu’nda retorik ve alegori dersleri almıştır. Philo, haklı bir şöhret kazanarak İskenderiye’de “yüzyılın üstadı” ilan edilmiş ve kendisinden sonraki felsefi ekollere ilham kaynağı olmuştur. 
Philo için felsefe, yetkin bir bilimdir. Felsefe yapmak, Tanrı’ya ve Tanrı’nın hayaline hasret duymak demektir. Tanrı’ya ancak saf bir ruh ve saf bir inançla yaklaşılır. İçimizdeki Tanrısal krallığı keşfetmenin yolu bilgelik, cesaret, adalet ve itidal erdemlerine sahip olmaktan geçer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90813</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e644ee3-909e-4151-8218-2dcd83f73eac.jpg</image:loc>
            <image:title>Hış</image:title>
            <image:caption>Yazar/yapıt hk: Hış adlı dosyasıyla 2020 Yaşar Nabi Nayır Şiir Ödülü’ne değer görülen Ceren Biber, 1991 yılında Samatya’da doğdu. Kendi ifadesiyle, “anlamı sayılarda aradığı için” Yıldız Teknik Üniversitesi İstatistik Bölümü’nde okudu. Mezun olduktan sonra “ne aradığını hatırlayabilmek için duruma uzaktan bakmak adına” hosteslik yaptı. Ardından “daha da uzaktan bakmak için” editör olarak çalıştı.
“Şiiri bir şeye ya da şeylere benzetmem. Şiir üzerine ağdalı cümleler kurmaktan hiç hazzetmem. Şiir. Bu kadar,” diyor genç şair ve imgeyi, metaforu ne derece yoğun kullanırsa kullansın okura perdesiz ulaşan bir şiir dili kuruyor.

“neyin üzerine eğilsem
gizlenmek için bir çukur buluyor kendine
yamaçta yürüyen dağ keçileri
habire iltihaplarımı yalıyor
bıçağa kendimi anlatıyorum ve
‘kötü olan sen değilsin’ diyorum
küfre soktuğum tüm hayvanlar
bana allahı anlatıyor
dünyanın memesi iştah açıcı olsa da
sütünü ekşi buluyorum”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90814</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7c975b4-c0fd-4344-a568-59a5b87f4e31.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeye Rağmen</image:title>
            <image:caption>“Üstesinden geldiğimiz zorluklar kadar insanız aslında... 
Ama en önemlisi ne kadar işe yarıyorsak o kadar varız şu hayatta.” 
– Barış Murat Yağcı 
Çelikten bir irade için nasıl antrenman yapmak gerekir? 
Özgüven dışarıdan mı alınır, olduğu kadarıyla mı yaşanır? 
Güçlü fırtınalara rağmen yıkılmayan bir motivasyon mümkün müdür? 
Sessizlik hayattaki güçlü silahlardan biri sayılabilir mi? 
Çetin rakiplerle dolu bir adada aç ve yalnız kalmak insana ne kazandırır ne kaybettirir? 
2020 yılının en çok konuşulan “Survivor” yarışmacısı Barış Murat Yağcı’dan bireyin gücü, iradenin otoritesi ve sorgulama sanatı üzerine inşa edilmiş bir başucu rehberi... 
Z Kuşağı’nın anti-otoriter ruhuna kalp masajı yapacak bir kitap! 
Kısıtlı imkânlarla hayallerini gerçekleştirmek için elinde nasıl bir haritayla yola çıktığını ve yol boyunca başına gelenleri açık yüreklilikle kaleme alan Barış Murat Yağcı, kaosun içinde bulduğu çareleri tüm samimiyetiyle aktarıyor sevenlerine...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90815</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0191eb1a-715a-418d-9d40-7a5688ff8afc.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişim Kalesi - Küçük Mutluluklar Kulübü</image:title>
            <image:caption>Dünyamız her geçen gün biraz daha yaşanmaz hâle geliyor. Birilerinin bu gidişe dur demesi gerekli!
Peki, kim? Tabii ki biz!
Yani ben Mercan, köpeğim Gülücük ve dostlarım. Değişim Kalemizde kurduğumuz Küçük Mutluluklar Kulübü olarak yapacağımız küçük iyiliklerle dünyayı güzelleştirmeye söz verdik.
Gizemli ve eğlenceli bu macerada sen de bize katılmak ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90816</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3e0a0f7-8974-4b57-91ea-181d3fc2b29f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Dostlar - Değerli Öyküler</image:title>
            <image:caption>Tam bir hayvan dostu olan Çağıl’ın biricik kedisi Kırpık ansızın ortadan kaybolmuştur. Çağıl’ın, kedisini bulmak için çıktığı yolculuğu, başka kedilerin de kaybolduğunu keşfetmesiyle bambaşka bir hâl alır.
Tek başına çözmesi mümkün olmayan bu gizemli olay için yardıma ihtiyacı vardır. Harekete geçip arkadaşlarını toplaması yeterli değildir. Kusursuz bir plan da yapmalıdırlar. Ancak en önemlisi iyi bir takım olmaları da gerekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90817</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7f1f56c-5a68-4059-989e-098f2a54fed8.jpg</image:loc>
            <image:title>Alevli Nehirler - Dinozor Yarışları</image:title>
            <image:caption>Milyonlarca yıl öncesinde dinozorlarla yarışan beş arkadaş devasa bir yanardağın ansızın patlamasıyla birbirlerinden ayrı düşmüşlerdir. Evlerine dönebilmek için bir araya gelerek toparlanmaları ve sıradaki yarışı kazanmaları gerekmektedir.
Lav nehirleri arasından devasa canlılarla yarışmak sandıkları kadar kolay olmayacaktır. Milyonlarca yıl öncesine gidip nefes kesen, fantastik bir maceraya tanık olmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90818</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/365fa7c1-45c6-480c-bc31-49e54f544e7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Seksen Günde Dünya Gezisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Londralı beyefendi Phileas Fogg, üyesi olduğu Reform-Kulüp’te gazetesini okurken seksen günde dünyayı dolaşmanın mümkün olduğunu öğrenir. Bu olağanüstü yolculuk 19. yüzyılda sanayi devrimiyle gelen tren ve buharlı gemi gibi toplu taşıma araçlarının yanı sıra 1869 yılında açılan Süveyş Kanalı sayesinde yapılabilmektedir. 
Kulüp arkadaşlarıyla bu yolculuğu seksen gün içinde tamamlayacağına dair bahse tutuşan Fogg, aynı gün uşağı Passepartout’yla birlikte Londra’dan ayrılır. Bu meydan okumayla başlayan bin bir türlü maceraya, bir polis soruşturmasıyla, bir de aşk hikâyesi eklenir. Yayımlandığı 1872 yılından beri popülaritesinden hiçbir şey yitirmeyen Seksen Günde Dünya Gezisi yazarın en sevilen yapıtlarından biridir. Verne’in ulaşım olanaklarının gelişmesiyle “küçülen” dünyasına, artık elektronik çağa adım atmış ve geleneksel medyanın yerini yeni medyaya bırakmasıyla bir “küresel köy”e dönüştüğünden dem vurulan günümüz dünyasından bakmak da ayrı bir macera olsa gerektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90819</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a914c7c-510b-4457-9dc1-dbe474b69fed.jpg</image:loc>
            <image:title>Artamonovlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Keskin gözlemciliği, capcanlı karakterler yaratma yeteneği ve Rus toplumunun alt sınıflarına ilişkin bizzat deneyime dayanan eşsiz bilgisiyle döneminin en önemli edebi kişiliklerinden biri olan Gorki, devrimden sonra da 1917 öncesi döneme ilgisini kaybetmeyen Sovyet yazarlarındandır. 
Gorki 1925 yılında yayımlanan, en etkileyici ve en dramatik romanı olarak nitelenen Artamonovlar’da, devrim öncesi Rus kapitalizminin yükseliş ve çöküşünü işler. Toprak köleliğinin kalkmasından sonra özgürlüğüne kavuşan İlya Artamonov kendi işini kurar ve oğullarına çok çalışma ve alçakgönüllülük gibi değerleri aktarmaya çalışır. Gorki bu aile destanında Artamonovların küçük bir fabrikayla başlayıp işini büyüten eğitimsiz ama güçlü ve girişimci büyükbabadan, entelektüel ve devrimci toruna uzanan üç kuşaklık öyküsünü anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90820</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec1f0255-1895-4c4e-9d16-e5e53c6a072d.jpg</image:loc>
            <image:title>Duruyordu Bir Yol Durması Gereken Yerde</image:title>
            <image:caption>Şiir, hakikatin ulağıdır. Ve şair, varlık oluş’unun ifadesini imgeye dönüştürüp algılayıcı imgeyle temas ederek kendi varlık oluş’una yöneldiğinde de anlam oluşur. Ali Hikmet Eren bu sürecin önemli bir kırılma anında. Nerede görülse özgünlüğü fark edilecek şiir tekniği, güçlü söylemi, özellikle sözdizimindeki (syntax) duyarlılığı ile durması gereken yeri bilen bir yolda ilerliyor. Ve şairin ilerlediği bu yol şiir tekniğini genişleten, poetik mecrayı derinleştiren, nesnelerden uzama, ev’den balkon’a, iç’e ve iç’ten gelene, ilk anda kapalı gibi görünse de duyguya, deneyime meyletmiş bir yönseme. Sözcükler ve sözdizimi kırık bir ayağı konyakla bezerken, ev içi an’ların mahremiyeti adları anılan dostların da katılmasıyla poetik bir kalkışmaya, arbedeye dönüşüyor. Şair, cem ettikleriyle hayata ve kendine, ben’e ve öteki’ne diklenmeye devam ediyor. 

Çünkü şiir, kazanmak değildir! Şiir, daima!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90821</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be4b4d99-ab57-437b-aac7-d1240f137db3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bambaşka</image:title>
            <image:caption>Kalır gibi gidişlerini izledim önce, sonra gider gibi kalışlarını... Ve anladım ki ne sen gidebiliyorsun ne ben kalabiliyorum. Öyle bir hayat yaşıyoruz ki şimdi; ağlamak gülmenin mahkumu, gülmek ağlamanın gardiyanı gibi sanki... Ve anladım ki ne seninle ağlayabiliyorum, ne de sensiz gülebiliyorum. Belki de sen aşka aşıktın, ben üstüme alındım bilmiyorum.
Bir gün gerçekten seni terk edebilecek miyim onu da bilmiyorum. Üzerine sinen benin kokusunu duymadan yaşayabilecek misin?.. Çünkü, senden geriye sadece sen kalana dek terk edilmiş olmuyorsun. İnsan yaşadığı anın değerini yaşadıklarından ötürü değil, neler yaşayacağını bilmediğinden ötürü bilmez. Seni çok seviyorum; bir gün seni terk etme gücümü kendimde bulup bulamayacağımı bilmeye bilmeye... Anlıyor musun? Gel &quot;biz&quot; olalım demek kolay...
Benimle hiç olur musun? Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Bambaşka” ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90822</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b75f700-3827-4ebe-954f-56c68a013a49.jpg</image:loc>
            <image:title>Bukre</image:title>
            <image:caption>Güzellik, bakmayı bilen gözdedir sevgilim. Artık kendime layık olanı seçebiliyorum sayende. Bir insanın gözlerine bakıp, kalbini görebiliyorum her seferinde. Eskisi gibi değilim. Neden mi senden çok daha öndeyim? Herkesin dünyası kendi gördüğü kadardır sevgilim. Sen önüne bakarken, ben uzakları ezberledim. Sen olup bitenlerle ilgilenirken, ben olmayanın izindeydim.
Çivi çiviyi sökermiş, yalnızlığı kanatan hüzünlü şarkılar, yalnızlığa iyi gelirmiş. İşte ben bu şekilde hayata karşı direndim. Keşke bana akıl vereceğine, aklımı alacak kadar beni sevseydin. Ben, bir çocukluk edip büyüdüm işte! Sen büyümüşsün ama doğmamışsın bile.
Ben, senin doğrundum sevgili. Ötekiler gelip geçerdi. Sen doğru olanı değil, geçerli olanı seçtin. Terk etmek kazanan olmaya yeter zannettin.
Bana, bir veba busesi bırakıp gittin; bak şimdi yerini başkaları aldı. Bu aşkın vebası sende, busesi bende kaldı. Seçtiğin yolda sana mutluluklar diliyorum.
Unutmak alışmaktır. Unutursun demiyorum… Ama alışacaksın biliyorum.
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Bukre&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90823</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5f4c1d3-276e-4483-a254-26deb2b06806.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölmek Bir Şey Değil, Yaşamamak Korkunç! - Victor Hugo’dan Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın sayfalarında Fransız ve dünya edebiyatının köşe taşlarından şair, oyun yazarı ve romancı Victor Hugo’nun mücadeleci yaşam öyküsünü, sanatsal dehasını yansıtan eserlerindeki en çarpıcı kesitleri bulacaksınız 
*
Sır, bir ağ gibidir; deliklerinden biri yırtılınca bir süre sonra tamamı parçalanır. 
* 
Elmaslar sadece toprağın karanlıklarında, 
gerçekler sadece düşüncenin derinliklerinde bulunur.   
* 
Bazı anlar oluyor ki insan bir saç teliyle bir zinciri kırabileceğine inanıyor. 
* 
İnsan tek merkezli bir daire değil, 
biri olay diğeri düşünceden oluşan çift odağa sahip bir elipstir. 
* 
Etrafımıza yaydığımız neşe her ışık gibi sönüp gidecek yerde, 
bize daha büyük bir parıltıyla geri döndüğü için çok sevimlidir. 
* 
Bir genç kızın ruhuna biçim verme söz konusu olduğunda 
tüm rahibeler bir araya gelseler, yine de bir anne etmezler. 
  * 
Ruhun çırpınmalarının yanında bir şehrin çalkantıları nedir ki? 
İnsan, toplumdan daha derindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90824</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4f8075d-60a6-4864-89c9-05db3faba446.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğüt - Türk Edebiyatı Dergisi Sayı 08 / Mart - Nisan 2021</image:title>
            <image:caption>Dosya
Prof. Dr. Fazıl Gökçek İle Akif’e Dair / Tuğçe Meç
Ortak Duyuşun Dili Ve Kendisini Milletin Huzurunda Gören Şair: Mehmet Akif Ersoy Salim Conoğlu
Mehmet Akif’i Anlamaya Dair Dikkatler / Muharrem Dayanç
Dil Olmak Endişesi: Mehmet Akif Ersoy Şiirlerinin Kuruluş’u / Ahmet Cüneyt Issı
Mehmet Akif’in Dostu Sarıklı Türkçü; Halîm Sâb:T Şibay / Tahsin Yıldırım
Böyle Bir Dostluk Görülmemıştir / Mehmet Aycı
Akif Ersoy: Zaptiye Ruhuyla Hükümet Sürenin, Yeri Altındadır, Üstünde Değildir Kürenin! / Hayati Tek
Ben Mehmet Akif / Cengizhan Orakçı
 
Deneme
 
Cönk Yazıları -6- “Dünya Çiçeği” Ali Duymaz
Arayış / Rabia Karanfil
Şükür Makamında Bir Bilge: Doğan Cüceloğlu / Yağız Gönüler
Kâğıttan Bir Dünya / Mustafa Kurt
Gece Esintileri / Ersin Bayram
Seyir Var Seyir İçinde / Tekin Şener
İçli Bir Saat Gibidir Anne Kalbi / Erhan Paşazâde
Kutadgu Bilig’den Türkülere Bin Yıllık Bir Deyimin İzinde / Mustafa Sarı
Kırk Belikli Bacı Eren / Cansu Coşkun
Başım İnternetle Değil, İnternetçilerle Dertte / Yaşar Çağbayır
 
İnceleme
Düğümlere Bitişik Yaşamların Hikâyesi / Elif Arpacı
Kâinatın Ritmi / Arafat Deniz
Karanlık Dükkânlar Sokağı / Zafer Saraç
Hangi Karanfil? / Nasuha Sukas
Geometri Bilmeyen, Şiire Girebilir Mi? / M. Sadi Karademir
Muhammet Erdevir’in Lav Denizindeki Ada’sına Dair / İsmail Kılınç
Nusret / Uğur Becerikli
Tehlikeli Estetik: Edebi Metnin Anlamı Üzerine / Saadet Çetin Yıldırım
Unutulmuş Gazeteciler Unutulmaz Hatıralar / Harun Görücüler
 
Tefrika
“Buzlu Camların Ardından” / Metin Savaş
 
Hikâye
Oralet / Feyza Ay
Bir Tutam, Kanla Karışık / Merve Sevde Selvi
Son Haziran / Deniz Depe
Rüya / Aydan Algül
Ateşe Yazgılı / Ayşegül Atılgan
Panayır Yeri / Menekşe Ercan Pekel
Seyir Defteri / Asuman Demir
Lay Lay / Nilüfer Ateş
Konçuy / Necdet Ekici
Sigara / Nisa Eser
Suskun Kar / Filiz Adalı
 
Şiir
Gidemeyenlerin En Yüreklisi / Fatma Aksu
Ağaçlar Tarihinden / Cengizhan Orakçı
Sessiz Tren / M. Tuğrul Çolak
Gitmemelerin Mümkünü / Ayyüce Güloğlu
Anadan Üryan Anka Kuşu / Kevser Eke
Kalan / Emirhan Eder
Biz Böyle Ne İyi / Muhammet Durmuş
Efkâr Lükmen Ve Mektup / Mehmet Şamil
Sırça Kubbe: Umut / İbrahim Daş
Kirli Sakal / M. Sadi Karademir
Ezber Bir Yalnızlık /Mustafa Uçurum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90825</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8925f4d3-5720-4e80-a53e-551f368fa034.jpg</image:loc>
            <image:title>Jüpiter’in Mirası Cilt 1</image:title>
            <image:caption>Olağanüstü güçlere kavuşan bir grup genç süperkahraman İkinci Dünya Savaşı sonrası Amerika’sında insanları uzaylılardan, yaratıklardan ve kötü adamlardan korurken aynı zamanda kişisel buhranlarıyla, ailevi problemlerle ve de birbirleriyle başa çıkmaya çalışıyorlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90826</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b718405-0f84-4cb9-a027-1c03d6cfde16.jpg</image:loc>
            <image:title>Kör Baykuş</image:title>
            <image:caption>“Kör Baykuş üzerine konuşmaktan asla bıkmayacağım.” –Henry Miller 
 
Modern İran edebiyatının belki de en önemli yazarı olan Sadık Hidayet bir yanda İran kültürünün köklerine, diğer yanda ise modern insanın varoluşsal sorunlarına varan geniş bir perspektife sahipti. Yazarın bu geniş perspektifi hem şah hem de molla iktidarının gözüne batıp dışlanmasındaki etkenlerden biriydi. 


Hidayet, yasaklı başyapıtı Kör Baykuş’ta gizemli sevgilisinin kaybından sonra umutsuzluğun pençesine düşen genç bir adamı hikâyesinin merkezine alıyor ve mistik bir anlatıyı, bireyin dünyasını keşfetmeye koşuyor. İnsan ruhunun derinliklerine uzanan, yalnızlığa, aşka ve saflığa dair sürekli evrilerek, dönüşerek ilerleyen bu şiirsel anlatı kâh ıssız topraklarda bir başına dolanıyor kâh kanatlanıp göklere çıkıyor.


Kafka, Rilke ve Poe gibi ustaların eserleriyle kıyaslanan Kör Baykuş, gerçek ile hayal arasında, zaman ve mekândan azade kurgusuyla dünya edebiyatında kendine yer edinmiş, ikamesi olmayan bir şaheser. 
 
Deniz Büyüker’in Farsça aslından çevirisiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90827</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6da82dd-f9c0-4100-abb3-090f81159c15.jpg</image:loc>
            <image:title>Dirilen Mumya</image:title>
            <image:caption>“Biraz daha ileride mermerden yerli bir masa, üstünde kristal bir tabut duruyordu. Bu tabutun yarısı, ağır işlemelerle işlenmiş kırmızı bir örtü ile örtülmüştü. Seza gözlerini zahmetle bu korkunç şeyden ayırabilirdi. Vücudu ürpermişti. Şimdi Charlie onun belini bırakmıştı. Tam karşısında duruyor ve iki elini tutuyordu. Seza’nın başı dönüyordu, düşünceleri darmadağınık, sinirleri harap, vücudu bitkindi. Artık tam akıllı bir insan gibi düşünemiyordu. Her şey bir rüya ve bir kâbus gibi geliyordu.” 
 
Kocasının ölümünden dolayı kendisini suçlayan Seza günahlarından arınmak için hacca gitmeye karar verir. Fakat İstanbul’da tanıştığı tuhaf yabancı, Charlie Dawson onu kutsal topraklarda da adım adım takip etmektedir. Charlie’nin Seza’dan istediği nedir? Neden bu genç dulu saplantı hâline getirmiştir? Bu soruların cevabı binlerce yıllık gizemli bir aşk hikâyesinde saklıdır. Dahası, bu ölümsüz aşkın kahramanı bir mumyadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90828</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b75e31a-ac9d-447c-9a54-349ec7ee16da.jpg</image:loc>
            <image:title>Kontrollü Patlama</image:title>
            <image:caption>yaslı ve tedirgin değiliz 
aynı gemide değiliz 
iyice keskinleşmiş, geçiştirilmiş o ses 
bize nasılsa ulaşır. 
dağılmış izmaritlerin teneke kutuların 
erkeklerin her yere kan sıçrattığı hayatın 
erkeklerin ve hayatın -belirtili isim tamlaması- 
ve seyyar tuvaletlerin 
karaköy altgeçidinde korktuğum çocukların 
korkuttuğum evsizlerin içinden aynı saatte hiç aşınmadan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90829</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89d9e542-b7ab-4bbe-8089-2926d71bbf91.jpg</image:loc>
            <image:title>Seven Bekler</image:title>
            <image:caption>Seven Bekler, bugün ismi anılmayan Hayrettin Ziya Taluy’un iki öykü kitabını, Dert Veren Pınar (1934) ve Karadeniz Hikâyeleri’ni (1940) bir araya getiriyor. Hayrettin Ziya memuriyetleri sebebiyle gezdiği Anadolu’yu anlatmış. Özellikle Karadeniz Hikâyeleri’nde yöre halkının ekonomik sorunlarını, doğayla, ağalarla, reji müfettişleri ve kaçakçılarla mücadelesini tasvir etmiş. İstanbul merkezli edebiyatımızın köye yönelişinden yıllar önce, bir İstanbul çocuğunun gözünden Anadolu insanının öykülerini okuyacaksınız. 
 
“Türkiye’nin neresine gitsen bir Karadeniz uşağı görebilirsin. Büyük savaştan evvel çalışmak için Rusya’ya, hatta Sibirya’ya kadar gidenleri vardı. Zekâlarıyla, azimleriyle, gayretleriyle her sahada kazanma fırsatlarını da bulurlar. Erkek nüfusta daimi bir hareket vardır, senenin belirli mevsimlerinde işler kadınlara kalır, tarlalarda onlar çalışırlar.”


Bizim Hikâye, Osmanlı’dan günümüze edebiyatımızda öykünün izini süren, öykücülüğümüzü var etmiş, geliştirmiş yazarların eserleri arasından en güzellerini, en başarılılarını, en önemlilerini belirli bir tematik bütünlük gözeterek ortaya koyan, 1850’lerden 1950’lere kadar bir asırlık öykücülüğümüzün verimlerini bir araya getiren bir kitap dizisi. 
 
Bizim Hikâye dizisiyle birlikte, hem öykücülüğümüze dair bütünlüklü bir söz söylemek hem de yeni öykücüler keşfetmek üzere farklı yolculuklara yelken açıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90830</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecf37907-7af4-4135-8611-259fbebb9135.jpg</image:loc>
            <image:title>Beklenmeyen(e) Yazılar</image:title>
            <image:caption>Beklenmeyen(e) Yazılar’da Zeynep Özyılmazel bu yüzyıla damgasını vuran beklenmeyen pandemi döneminde tarihe iz bırakacak öz hesaplaşmalarıyla dolu yazılar kaleme almıştır. Süreçte hayatı dinleyip mesajını anlamaya çalışmış, değişmiş, dönüşmüş ve bunu tüm çıplaklığı ile de bizimle paylaşmıştır. Sayfalarında bazen kendisine, bazen hayata bazen de o beklenmeyen kişiye seslenmiştir. Günü, gündemi, dünyayı ve kendisini, değişen ruh hâlini, kalbini sözcüklerle ifade etmekle kalmamış, bunlara fotoğraflarla da ruh vermiştir. Üstelik bu kadar da değil! Her yazının sonundaki günün şiiri, günün şarkısı seçkilerini de sayfalar arasından duyacaksınız. 
 
Sözcüklerin taşıyabildiklerini, kadraja sığanlarla yüreğe sığmayanları bir araya getirip harmanlayan Özyılmazel, sadece kendi ruhunu değil, okuyanın ruhunu da sanatla sarmaya teşvik ediyor. Dönemin hapsinde insanın ruhunun ilacının yine sanat olduğunu altını çize çize gösteriyor. 
Sayfalarda her ne kadar Zeynep Özyılmazel güncesi olsa da bu kitapta bahsedilen aslında hepimizin hayatı. Siz de kahveniz eşliğinde okuyacağınız satırlarda, “işte bu benim hayatım” diyeceksiniz… 
 
Bak sana ne diyeceğim? Gel sen kendinin en iyi arkadaşı, kendi kendinin güvenli limanı ol! Kendini gerçekten gör. Tüm değerlerini, defolarını bil. 
Kendini çok iyi tanı. Kendine yet.   
Sınırlarını öğren. Sınırsızlığını fark et. Düşün. Yarat. Yap, boz, bir daha yap. Sen beğenene, sen mutlu olana kadar tekrar tekrar dene. 
Ne demişti hatırlıyor musun? “Kendinin keyfini sür!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90831</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebc371a2-a37b-4305-b971-55b2abec818a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimse Beni Görmüyor</image:title>
            <image:caption>Okulun en popüler kızlarından biri olan on bir yaşındaki Defne, botanik bahçesinde başına gelenlerden sonra, bir gecede aniden görünmez oluyor. Anne-babasının boşanma haberi ve görüntüsünün yeryüzünden tamamen silinmesiyle, 
Defne’nin yaşamı âdeta altüst oluyor. 
 
Gerçekte nasıl biri olduğunu, okulda yaptığı zorbalıkları, arkadaşlıklarını sorgulamak ve sandığının içindeki asıl Defne’yi bulmak için çıktığı bu derin yolculukta ona eşlik eden herkes, hikâyesinde kendinden bir şeyler bulacak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90832</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76f5fad7-867a-4bd1-a14c-0897f94f8b7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Kızlar Ölmez Serisi Kutulu Set (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1- Kötü Kızlar Ölmez 
2- Lanetli Kızlar
3- Daha Ölü Olamazdı
Bir zamanlar Alexis lisenin asi kızıydı: pembe saçlı, kötü huylu, yalnızlığıyla mutlu. 
Ta ki bir gün kız kardeşi Kasey yanlış hayaletle arkadaş olana dek… 
İşler ne kadar kötüye giderse gitsin, her zaman daha kötüsü olabilir… 
 
“Bu kitap ışıklar açık uyumama neden oldu! Zekice ve ürkütücü.”
—MELISSA DE LA CRUZ 
 
“Tıpkı Stephen King kitaplarında olduğu gibi, Alender’da da uykunuz kaçacak!”
—MARGARET STOHL ve KAMI GARCIA 
 
“Ürkütücü ve kesinlikle tüyler ürpertici!”
—Xpresso Reads</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90833</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae204012-1775-4fe6-a94a-e9d58c865c98.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Karın Ağrısı Vakası</image:title>
            <image:caption>Çocuk Dedektif Mert Soran’ın yepyeni macerasıyla ile tanışmaya ve stres canavarını eğitmeye hazır mısın? 
 Mert Soran, çocukların yaşadıkları fizyolojik sorunların sebeplerini araştıran ve bu zorlukları çözmeleri konusunda onlara yardımcı olan bir çocuk dedektif. Kendi deneyimlerinden de yola çıkarak onlar için karmaşık görünen meselelere pratik çözümler bulmak işinin en önemli parçası. Misyonu, arkadaşlarının problemleri üzerinde hakimiyet kazanarak rahat ve mutlu hissetmeleri. Mizahi dili ve empatik yaklaşımı ise en karakteristik özellikleri arasında.  
Bir Karın Ağrısı Vakası’nda Mert, danışanı Ezgi Çözer’le birlikte yepyeni bir maceraya atılıyor. Ezgi’nin geçmek bilmeyen karın ağrılarının peşine düştükleri bu hikayede, ağrıların fizyolojik sebeplerini gözden geçirerek ve önemli tetikleyici faktörleri eleyerek, karın ağrılarının altında yatan ruhsal sebepleri keşfediyor. 
Dr. Howard J. Bennett, Çocuk Dedektif Mert Soran serisinin ilk kitabı Bir Yatak Islatma Vakası’nda olduğu gibi, burada da çocukların sağlık konusunda karşılaştıkları güçlüklere yarattığı samimi karakterler aracılığıyla eğlenceli bir bakış açısı sunuyor. Bir çocuk doktoru olarak sahip olduğu klinik tecrübeler ve pozitif bakış açısı, yatak ıslatma veya karın ağrıları gibi deneyimlenmesi zor olan konuları çocukların rahatça düşünebilmelerini ve konuşabilmelerini mümkün kılıyor. 
Amerikan Psikoloji Derneği Çocuk ve Gençlik Kitapları, çocukların farklı gelişim dönemlerinde karşılaştıkları sorunları büyük meseleler haline dönüşmeden nasıl çözeceklerini birbirinden ilginç hikayelerle anlatırken, onların konuşmakta en zorlandıkları konularla bile rahatça temas edebilmelerine olanak sağlıyor. Her çocuğun ve ailenin kendilerinden bir şeyler bulabilecekleri kadar doğal, kendilerine uygun çözüm yolları keşfedebilecekleri kadar da zengin bir içeriğe sahip. Çocuklar hikaye kahramanlarıyla rahatça özdeşim kurarak, onların maceraları aracılığıyla kendi ruh dünyalarında bir yolculuğa çıkıyorlar. APA’nın her bir kitabı, çocuk ve yetişkin dünyası arasında köprü kurarak, birbirleriyle olan iletişimlerini güçlendiriyor. En önemlisi de çocuklara, kendi kendilerine nasıl yardım edebilecekleri konusunda yol gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90834</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/957a8322-2346-412a-965d-985a830aefa1.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Atasözlerinden Seçmeler</image:title>
            <image:caption>Atalarımız, tarihin en eski uygarlığını ve değişik yörelerin kendine has halk kültürünü, değer yargılarını, hemen hemen her konuda geleneksel dünya görüşlerini bünyesinde toplamış ve Türklüğün varoluşundan beri halkımıza ışık tutan bilgelik kaynağı uyarı ve öğütler zincirini kendilerinden sonraki kuşaklara miras olarak bırakmışlardır.

Türkçe, atasözleri yönüyle oldukça zengin bir dildir. Halkımız özellikle konuşma dilinde, düşüncesini atasözleri ile destekler.

Türk Atasözlerinden, sizler için derlediğimiz bu seçme sözleri, birçoğunuz çevrenizdeki insanlardan duymuşsunuzdur, aralarında anlamlarını merak ettikleriniz de olmuştur.

Elinizdeki bu kitapta günlük hayatta en çok kullanılan Türk atasözlerini özet açıklamaları ile bulabilirsiniz.

Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de
Türk Atasözlerinden Seçmeler kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90835</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/404cb19f-df6d-4c27-b139-a393776f0121.jpg</image:loc>
            <image:title>Karagöz İle Hacivat</image:title>
            <image:caption>“Karagöz ile Hacivat’ın gerçekten yaşayıp yaşamadığı kesin olarak bilinmemektedir. Anlatılanlar söylentilere dayanır.

Bir rivayete göre Hacivat ile Karagöz, Orhan Gazi devrinde Bursa’da yaşamış cami yapımında çalışan iki işçidir. İşçilerin de çalışmasını engellemektedirler. Orhan Gazi, Cami mimarına “Cami vaktinde bitmezse kelleni alırız” der. Cami mimarı, caminin vaktinde bitmemesine Karagöz ile Hacivat’ın neden olduğunu söyler.

Bunun üzerine bu ikili idam edilir. Karagöz ve Hacivat’ı çok seven ve ölümlerine çok üzülen Şeyh Küşteri, ölümlerinin ardından kuklalarını yaparak perde arkasından oynatmaya başlar. Bu sayede Karagöz ile Hacivat tanınır.

Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de kültürümüzün sevilen hikâyelerinden Karagöz ile Hacivat kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90836</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e5efbba-30b3-4c80-9c6a-00585416761b.jpg</image:loc>
            <image:title>Robinson Crusoe</image:title>
            <image:caption>Ben Robinson Crusoe. Dehşetli bir fırtına sonucu gemimiz battı. Kaptan ve arkadaşlarımdan hiç kurtulan olmadı. İçinde bulunduğum ıssız bir adaya sürüklendim. Ölümün kıyısından dönen ben, şimdi büyük bir yalnızlık ve umutsuzlukla karşı karşıyayım.”
1 Ekim. Sabah olduğunda gemi kıyıya doğru sürüklenerek adaya çok yaklaşmıştı. Hiç rüzgâr yoktu. Teknenin parçalanmadığını, kupkuru olduğunu hayretle gördüm. Ona ulaşmalı, işe yarar şeyleri kurtarmalıyım.
2 Ekim. Yüzerek gemide ulaştım. Kamaralar dahil, teknenin bütün bölümlerini iyice araştırdım. Tahta ve direklerden sal yaparak ne buldumsa sahile taşıdım. Gemide rastladığım tek canlı küçük bir köpekti. Onu da kıyıya getirdim. İlerleyen günlerde benim buradaki tek arkadaşım bu köpek olacak.
11 Aralık. Bugün içini oyarak mağaraya çevirmeye çalıştığım kayalık kısmın tavanından kocaman bir toprak yığını düştü, az kalsın altında kalıp eziyordum. Uzun zaman uğraşarak çöken toprağı mağaradan dışarıya atmayı başardım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90837</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d448e2f-6ebb-4381-be12-d2cb1ec7ae66.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Şehrin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“Yirmi yıl öncesinden söz ediyorum, küçük hanım. Doktor evliydi. Bir İngiliz hanımefendisiyle evlenmişti; ben de nikâhta tanıktım. O beyin işleri de daha birçok Fransız beyinin, ailesinin işleri gibi tüm olarak Tellson’s’ın elindeydi. Bir bakıma, müşterilerimizden birçoğunun vekiliyim, eskiden de öyleydim. Bunlar ancak iş nedeniyle kurulan ilişkilerdi. Bunlarda dostluk, özel bir ilgi, duyguya benzer bir şey olamaz, iş hayatım süresince, tıpkı gündelik çalışma hayatımda olduğu gibi, birinden ötekine geçip gitmişimdir. Kısacası, bende duygu diye bir şey yoktur.”

“Bu, sanırım benim babamın hikâyesi, efendim! Şimdi anladığıma göre babamın ölümünden sonra annemin de ölmesiyle ben öksüz kalınca beni İngiltere’ye getiren de sizdiniz. O adamın siz olduğunuzdan hiç kuşkum yok.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90838</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58a3fbcb-0db9-4519-8eea-3824fde1069a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Efe - Çocuk Klasikleri 34</image:title>
            <image:caption>“Yalnız Efe’den kimsenin şikâyeti yokmuş. Ne kimseyi dağa kaldırırmış, ne de fidye istermiş. İstediği hep fakirler, kimsesizler, dullar, öksüzler içinmiş.”
Tarihsel gerçekliği öykücünün gözünden yansıtan, ders alınası yaşamsal pratikleri, gereksiz dil cambazlıklarına başvurmadan anlatan yalın öyküler. Yalın ama sığ değil! Yalın ama basit değil! Toplumsal olayları ve insanlığa dair ince davranışları ustalıkla kaleme alan Ömer Seyfettin bizi bir kez daha edabiyat şölenine devat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90839</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c46974cb-7009-49e0-8ad4-09ae15e94def.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan Yahut Silistre - Çocuk Klasikleri 28</image:title>
            <image:caption>“Hele karşılarında bir düşman göster; hele vatanın mukaddes topraklarını bir yabancının, murdar ayağı ile çiğneyeceğini anlasınlar... İşte o vakit halka başka bir hal geliyor, işte o vakit en güçsüz köylü ile benim aramda hiçbir fark kalmıyor, işte o vakit o abalı kebeli Türkler, o tatlı sözlü, yumuşak yüzlü köylüler, fark etmek istemediğimiz biçareler aradan bütün bütün kayboluyor da yerlerine Osmanlılığın, kahramanlığın ruhu meydana çıkıyor. En güçsüzü dişi ile kılıca, eli ile kurşuna saldırıyor. Kimse sınır boyunun bir taşını –en önemsiz bir taşını– korumaktan, yavrusunu koruyan dişi aslandan, anasını sakınan erkek insandan geri kalmıyor.”

Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de Namık Kemal’in ölümsüz eseri VatanYahut Silistre kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90840</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb9c062e-6892-457a-9826-449f43daab0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Silahşörler - Çocuk Klasikleri 33</image:title>
            <image:caption>Athos, Portos ve Aramis…

Kral 13. Louis ve Kraliçe’ye hizmet etmek uğruna her şeyle mücadele eden üç soylu silahşörtür. Bir gün yolları kendileri gibi silahşör olmak isteyen D’Artanyan ile birleşir.

Kendini üç silahşöre sevdiren D’Artanyan aralarına girmeyi başarır. İkiyüzlülük ve politik entrikalarla mücade eden dört arkadaş kendilerini bir anda Kardinal ve Kardinal’in tehlikeli casusu, güzeller güzeli genç İngiliz Miladi’nin karşısında bulurlar.

Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de ölümsüz eserlerden olan Üç Silahşörler kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90841</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9720a76e-45d7-4392-af0f-1d8237450091.jpg</image:loc>
            <image:title>Keloğlan Masalları - Çocuk Klasikleri 32</image:title>
            <image:caption>Keloğlan, almış sazı eline, vurmuş yanık yanık teline:
“Ben bir garip Keloğlan’ım,
Eşeğimin yok palanı.
Varım yoğum doğruluktur,
Hiç de sevmem ben yalanı.”
Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de tarihimizin ölümsüz kahramanlarından Keloğlan Masalları kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90842</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfdc78a7-fe9f-4500-af88-9a31bd5c961b.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Ne ile Yaşar - Çocuk Klasikleri 29</image:title>
            <image:caption>Edebiyat tarihinin en önemli romanlarına imza atan Lev N. Tolstoy ömrünün son yıllarında manevi yönü daha kuvvetli eserler verdiği bir döneme girmiştir.

İnsanlara sevmeyi, hoşgörülü ve anlayışlı olmayı, paylaşmanın güzelliğini anlattığı kısa hikayeler kaleme almıştır. Hikayelerinde Allah inancı ve sevgisi dikkat çekmekte, Allah’ı sevmeyenin insanları da sevmeyeceğini vurgulamaktadır.

Hiç kimse hiçbir zaman Allah’ı görmüş değildir. Ama birbirimizi seversek, Allah içimizde yaşar ve sevgisi içimizde yetkinleşmiş olur.

Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de dünyaca ünlü yazar Lev N. Tolstoy’un ölümsüz eseri  İnsan Ne ile Yaşar kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90843</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ba856f2-c715-4a2c-adfc-e28de0ec433f.jpg</image:loc>
            <image:title>Falaka - Çocuk Klasikleri 30</image:title>
            <image:caption>Ahmet Rasim kendi çocukluğunu ve okul anılarını kaleme aldığı eserinde bizi bir dönemin çocuk dünyasına götürüyor.
Korkuları, sevgileri, ilgileri, oyunları ve sorunlarıyla çocukların dünyasına bir ışık tutuyor.
O çocukluk aklımla da anlıyordum ki hoca denilen bu varlıkta bir korkunçluk var ama ne türlü bir korkunçluk? Ben umacının değil yanına, geçip gitmiş olduğu yere bile gidemezken bunun evine gidip elini dahi öpüyorum. Evet, korka korka öpüyorum.
Sözün kısası, yani yeni bir deyimle: Muhterem bir korku!
Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de Ahmet Rasim’in kaleminden Falaka kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90844</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85d90dd2-7f77-4704-b74a-ed4d818bef9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Değirmenimden Mektuplar - Çocuk Klasikleri 31</image:title>
            <image:caption>“Ne tuhaf! Değirmen taşının bulunduğu yer bomboşmuş. Ne bir çuval ne bir buğday tanesi... Duvarlarındaki örümcek ağlarının üstünde undan eser yokmuş. Değirmende olan o sıcak öğütülmüş buğday kokusu bile yokmuş... Değirmenin yük direği toz içindeymiş ve sıska kedi, üstünde uyuyormuş.
Aşağı odada da aynı sefalet, aynı terk edilmişlik... Pis bir yatak, üstünde birkaç paçavra, merdiven basamağında bir parça kurumuş ekmek, sonra bir köşede, patlamış yerlerinden moloz ve kireç alçı parçaları dökülmüş üç dört çuval...
İşte Cornille Ustanın sırrı !”
Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de Alphonse Daudet’un kaleminden Değirmenimden Mektuplar kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90845</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b844922a-0048-4f27-9998-93fc5eaa1eb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimin Dehaları Set (10 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Durma çevir sayfaları ve sen de onun gibi bir bilim insanı olmak için okumaya başla!
• Bilimin Dehaları/Nikola Tesla
• Bilimin Dehaları/Albert Einstein
• Bilimin Dehaları/ Isaac Newton
• Bilimin Dehaları/Arşimet
• Bilimin Dehaları/Steve Jobs
• Bilimin Dehaları/ Galileo Galilei
• Bilimin Dehaları/ Bill Gates
• Bilimin Dehaları/ Stephen Hawking
• Bilimin Dehaları/Marıe Curıe
• Bilimin Dehaları/Graham Bell</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90846</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed729193-bb7a-4e55-98f7-6290b90a2ef0.jpg</image:loc>
            <image:title>Liesl Shurtliff Serisi (4 Kitap Takım, Ciltli)</image:title>
            <image:caption>New York Times çok satan yazarı Liesl Shurtliff&apos;ten alışılmadık kahramanların gerçek hikâyeleridir.
Red
Rump
Jack
Grump</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90847</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c28370ae-5b8c-4447-9523-538c5f2799a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Tarihi</image:title>
            <image:caption>Derler ki, başlangıçta insanların dört eli, dört ayağı ve tek bir baş üzerinde zıt yönlere bakan iki yüzü varmış. Bu iki yüz, insanlara eşi benzeri görülmemiş bir kibir veriyormuş. Olimpos’un kudretli tanrısı Zeus, insanların bu kibrini dindirmek için onları tam ortalarından ikiye ayırmış. İnsanın kibri dinmiş dinmesine; ama bu sefer de kendisinden koparılıp alınan diğer yarısını özlemeye, hayatı boyunca onu arayıp tekrar bir olmak için uğraşmaya başlamış. Bu hale aşk denilmiş. 
Zeus’un insanları ayırıp onları aşka düşürmesinin üzerinden yüzyıllar geçti; bu sırada sanatta, felsefede, dinde ve bilimde; yerde ve gökte, kısacası elinin uzandığı her yerde aşkı, köklerini ve mantığını aradı insan. Aşkın Tarihi, insanlığın işte bu bitmek bilmez arayışının öyküsü. Tarihöncesi zamanların büyülü mitolojisinden ortaçağ şövalyelerinin hikâyelerine, “günahkârların azizlerden daha çekici göründüğü” Romantik dönemden yirminci yüzyılın psikiyatrik bakış açısı ve kadın hareketinin temellerine; felsefi bir şölen, eksiksiz bir aşk anlatısı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90848</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4113c68a-1d71-46c5-b2ae-606f5cb0e53b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne - 8</image:title>
            <image:caption>Anne ve Gilbert’ın en küçük kızları Rilla’nın katıldığı ilk parti, 
kötü bir haberle bölünür: Dünya, büyük bir savaşın eşiğindedir. 
 
Genç erkekler cepheye çağrılır, geride kalanlarsa cephedekilere yardım etmek için ellerinden ne gelirse yapacaktır. Peki, bu çabalar yeterli olacak ve savaş sona erecek midir? Jem, Walter ve Kenneth evlerine sağ salim geri dönebilecek midir? Savaşın başlamasıyla Anne ve Gilbert’ı endişe dolu günler beklemektedir. 
 
Yeşilin Kızı Anne serisinin son kitabını okurken, savaş günlerinde büyümeye çalışan RillaBlythe’ın çocukluktan yetişkinliğe attığı ilk adımlara tanıklık edeceksiniz. 
 
 “Yüzünde hâlâ bir tebessüm belirmedi mi, Rilla? Umarım belirmiştir. Gelecek yıllarda dünyanın gülmeye ve cesarete her zamankinden çok daha fazla ihtiyacı olacak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90849</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83a97158-8f3b-499e-bd46-cdb0a8be5871.jpg</image:loc>
            <image:title>Marmara’da Bir Ada</image:title>
            <image:caption>&quot;Bu kitapkendi hayat maceramın bir sahnesini anlatıyor.Orada memleketin siyaset alemine karışmış bir kişinin hatıralarından çok, insan kaderinin akıl, basiret, vicdan, korkaklık, cesaret, hıyanet, sadakat gibi tecellilerinden sesler duyacak, renkler görecek, kokular alacaksınız. Birde milletin tarihe göçmüş bir devrinden ibret dersleri!&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90850</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b89a803a-a782-4c71-ace1-728799bd8938.jpg</image:loc>
            <image:title>Dizel Skandalı ve Elektriğin Doğuşu</image:title>
            <image:caption>Dünya devi Volkswagen&apos;in 11 milyon aracında imza attığı skandal, sanılanın aksine sıradan bir vaka olarak sonlanmadı. Her evresi bilinen ve saklanması imkânsız olan skandalın birçok ortağı var. Peki neden bunca zaman göz yumuldu da tarihler 2015 yılını gösterdiğinde bu gidişata bir dur denildi? Sır perdesinin arkasındaki alternatif akımın destekleyicileri kimler? ABD, Almanya ve Japonya bu olaylar zincirinde nasıl rol oynuyor? 
Dizel kötülemeleriyle başlayan skandal aslında elektrikli araçlar için hazırlanan bir zemin. Otomotiv tarihinin en keskin geçişlerinden biri, arkasında ise sempatik iş adamı Elon Musk. 
Akademik makalelerden alınan bilgiler ışığında, sektörel ve politik tüm bağlantıları ortaya seren bu eserde kafanızdaki tüm soru işaretleri tek tek çözüme kavuşacak. Otomotivde elektrik serüveninin nasıl başladığı, gelecekte nelerle karşılaşacağımız ve en önemlisi bu değişimin gerçek sebeplerinin neler olduğu gün yüzüne çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90851</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f67f96f-845a-4516-8ad5-ee6af42ccb99.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Mavi</image:title>
            <image:caption>Kapkara kışın ortasında, masmavi denizim 
Pembe panjurlu evim 
Bahçesinde rengârenk çiçeklerim 
Dünyaya karşı güvenim, esenliğim 
Yüreğimi emanet ettiğim 
Ve sen 
Gözlerine baksam eridiğim 
Varlığında huzuru hissettiğim 
Kırlardaki gelinciğim 
Yazın ortasındaki gönül serinliğim 
Gönlünde gönlümü hissettiğim 
Ve sen 
Arkadaşım, sırdaşım, ahretliğim 
Sahteliğe, çirkinliğe sabrettiğim 
Hayattaki zenginliğim 
Sesim, sessizliğim 
Özgürce gülümseyişim 
Dünyadaki iyi ki&apos;m 
Ve sen 
Sevdiğim 
Gönül dolusu şükrettiğim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90852</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9719e986-e0e8-46ba-a78e-77bc2597729b.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Treni (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İstanbul Treni 20. yüzyılın en çok okunan İngiliz yazarlarından Graham Greene’in romancı kimliğini bulmaya başladığı yapıtıdır. Aynı zamanda akıcı olay örgüsüyle bir gerilim romanı tadında olup, aslında daha derin ahlaki temeliyle dikkat çeken romanlarından ilkidir. Sadakat, insanın kendisine ve başkalarına karşı görevleri, ülkesine bağlılığı, Greene’in ırkçılık ve komünizm üzerine kafa yorduğu romanının başlıca temaları arasındadır. Roman, Ostende’den İstanbul’a uzanan bir tren yolculuğuna çıkan bir grup insanın başından geçenleri anlatır. Bu yolcuların her biri 30’lu yılların dünyasında kabul görmüş toplumsal değerlere aykırı düşmektedir: Antisemit Avrupa’da seyahat eden bir Yahudi, komünist bir devrimci, o güne dek yakayı ele vermemesiyle övünen bir hırsız ve katil, cinsel yöneliminin onaylanması o dönemde mümkün olmayan alkolik bir kadın gazeteci ve kadınların değerini güzelliğin belirlediği bir çağda güzellikten pek nasibini almamış bir revü kızı. Trene farklı amaçlarla binen bu insanların yazgıları yolculuk boyunca iç içe geçecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90854</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c21c8bb-aa83-48ec-83bd-1fe8bc9f6f53.jpg</image:loc>
            <image:title>Erdoğan - Trump</image:title>
            <image:caption>Yılmaz Polat, yakın dönem Türkiye -ABD ilişkilerinin zaman zaman neden kopma noktasına geldiğini, Donald Trump ve Tayyip Erdoğan arasındaki ikili ilişkiler üzerinden okuyor. İlginç saptamalar yapıyor. Keyifli örnekler de veren Polat, hepimizin gözleri önünde meydana gelen bazı olayların, aslında bildiğimiz gibi olmadığını bize gösteriyor. 
Öyle ya, eğer her şey göründüğü gibi olsaydı, bilime (bu arada sosyal bilimlere de) gerek kalmayacaktı. Yılmaz Polat, Amerikan siyasal tarihinin en ilginç kesitlerinden biri olan bu döneme yakından bakarak, ileride yapılacak bilimsel araştırmalar için de eşsiz değerde bir kaynak kitap, dahası bir referans eser sunuyor. Çalışmasında ilginç ayrıntılar veren Polat, Türk okurlarının bilmediği çarpıcı olayların gerçek hikâyesini anlatıyor. 
-Merdan Yanardağ- 
Türkiye ABD ilişkileri, hiçbir iktidar döneminde hem Türkiye hem de ABD’de Trump-Erdoğan kişisel ilişkileri kadar konuşulmadı. Trump-Erdoğan arasında “övgü, öfke, tehdit, hayranlık ve hayal kırıklığı” arasında geçen dört yıl, garip bir ilişkiler yumağı olarak değerlendirilmeli. Kitapta, Erdoğan’la Trump arasında dört yılda yaşananların Türkiye’nin “İtibar” ile “Siyasi, Askeri ve Ekonomi” politikalarına etkilerini bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90855</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39a9a572-8d4a-4beb-b629-f7735b412835.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka</image:title>
            <image:caption>Yavaşça ayağa kalktı. Gidiyordu işte. Ardı yapacaktı beni. Sildim göz yaşımı kalktım ayağa. Her soruyu anlama çeviren gözleriyle sustu. Bana acıyarak bakıyordu. Noktası çalınmış cümle sonum durdu öylece. &quot;Sana birbirinden güzel yalnızlıklar biriktirdim.&quot; der gibiydi. Dudakları kıpırdadı, inler gibi, &quot;çok çocuk kaldın aşka, kendi gölgesine basmaktan korkan...&quot; diyebildi sadece.

İşte gidiyordu. Bir daha hiç dönmeyecekti. Bir daha hiç olmayacaktı. Sadece bir &quot;gitme&quot; çıkabildi dudaklarımdan. Yüzüme baktı ve &quot;artık sözlerin merheme yara olmaya başlamışsa, içimdeki seni sus, içindeki beni duy.&quot; dedi ve sırtındaki ceketimi bankın üzerine bırakarak yürümeye başladı. Son sözleri bunlar olmamalıydı! Arkasından &quot;beni hiç almadığın hayatından böyle ucuz kovamazsın!&quot; diye bağırdım. Geriye döndü ve &quot;davet edilmediğin yerden kovulmazsın.&quot; dedi. Son sözüydü. Gitti...

Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Başka&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90856</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f0a3518-4491-45e1-b77a-cf8cb3500fed.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanları Uyandırmak</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, şiirimizin büyük ustası Orhan Veli Kanık’ın dünya görüşünü aydınlatan toplumsal içerikli yazıları, ilk kez tek bir başlıkta toplanmakta; özellikle dönemin güncel politik konularına bakışı, Cumhuriyet Devrimi’ne yaklaşımı ve insanlığın geleceğine dair düşünceleri yer almaktadır. 
“Bizi sol mu sanıyorsunuz? Evet soluz. Ama sol ne demektir? Memleketin kötülüğünü isteyen insan mı demektir? Hayır! Olsa olsa, memleketin de bütün insanlıkla beraber, daha ileriye gitmesini isteyen insan demektir. Memleket olsun, insanlık olsun, ileriye, ileri fikirlere inanmak, o fikirleri savunmakla gider. Her memleketini seven kişi, her memleketini seven kurum bu işe karışmak, bu yolda savaşmak zorundadır. Savaşılacak şeylerin başında, söz temsili yobazlıklar gelir. Yobazlık da türlü türlü. Dindeki yobazlık var, dildeki yobazlık var, toplum anlayışındaki, millet anlayışındaki yobazlık var. İleri olmak için, sol olmak için, bu yobazlıkların topuyla savaşmak gerek. Yaprak da ne yapıyor zaten? Gördüğü işlerin başında bu iş, bu savaş gelmiyor mu? Bunun da memleketi daha ileriye götürmek kaygısından başka bir dayanağı var mı? 
Soluz dedim ama solluğu bir başka yönden kabullendim; siz acaba ne düşündünüz de solluğu bize layık gördünüz? Haksızlığa uğramış insanların haklı çıkmalarını istediğimiz için mi? Sıkıntı içinde yaşayan köylümüzün kalkındırılmasını, aydınlığa ulaştırılmasını istediğimiz için mi? Sanatımızla, halka olsun, millete olsun, biraz daha faydalı olmaya çalıştığımız için mi?” 
-Orhan Veli-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90857</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bce9b8ec-1eb7-46f1-aa3c-9d63260e0d66.jpg</image:loc>
            <image:title>Server Tanilli</image:title>
            <image:caption>Tarih sürekliliktir ama yeniyi, değişmeyi, daha ileri adımları da içinde barındırır; zaman zaman yol ağızlarında sert ve ani dönüşlere de tanıklık eder; öyle olmasa mağara döneminden çıkıp bugünlere gelemezdik. Böylece gelecek, bugünkünden -hiç kuşkusuz- daha ilerde olacak. Bunun için de insan aklına ve emeğine, onlardan yana güçlere güvenmeliyiz. 
Tarih, bu güveni aşılıyor bize; onu yitirmek, kapıları kör ve karanlık güçlere açmak demek olur. 
Onlar bugün de vardır ve her şeyden önce de umudun düşmanıdırlar. 
Umudumuzu koruyalım ve bahçemizi işlemeye bakalım.” 
-Server Tanilli- 

“Eğer umutsuzluk benliğinizi sararsa, Tanilli’ye bakın, (bir) kitabını alın, okuyun. Umut çiçeği açar yüreğinizde.” 
-İlhan Selçuk- 

Öner Yağcı, yurdumuzda aydınlanma ve emek mücadelesine aklıyla omuz veren Cumhuriyet aydınlarını incelediği dizisinde bu kez Server Tanilli’yi yaşamı, düşünceleri ve yapıtlarıyla kaleme alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90858</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcf28f91-ccf6-4714-b3b0-7e0225e5071c.jpg</image:loc>
            <image:title>İntikam</image:title>
            <image:caption>Ölümü hak etmeyen masum ve temiz insanların ruhları, şüphesiz ki bir gün aynı kaderi yaşayan masum insanların bedeninde can bulacaktır. İlahi adaletin çarkları işte o vakit dönmeye başlayacaktır.

Tabiattaki hiçbir varlığın gücü o çarkı durdurmaya yetmeyecektir. Çünkü kader, görünmez bir el tarafından yeniden yazılacaktır. Ve iyilerin intikamı, kötülerin günahından daha acımasız olacaktır.
Bedel yoksa hak yerini bulmaz.
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;İntikam&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90859</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b411e22-d78c-456f-8865-9075a5baf385.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Başlayanlar İçin Din Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Düşünce tarihinde bağımsız bir disiplin olarak din felsefesi 19. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Ülkemizde din felsefesinin ortaya çıkışı ise çok yakın bir zaman olan II. Meşrutiyetle başlamıştır. 
Bu kitap, din felsefesini daha selis bir dille ifade etmek amacıyla kaleme alındı. Özellikle birden fazla yazarın ele almış olduğu bölümlerden oluşan kitaplarda birden fazla akademik dilin kullanılması, konuların makale formatında işlenmesi alana yeni başlayanların din felsefesine karşı ilgisini azaltmaktadır. 
Bu eser, yazarın yıllardır verdiği din felsefesi derslerindeki birikiminin bir özüdür. Derslerde sorulan sorulardan hareketle oluşturulan notlarla bu eser meydana geldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90860</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bc9891d-843d-4653-9c4e-66485cf38fc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Yüzyılın Prensesi</image:title>
            <image:caption>Sen bana neleri öğrettiğini biliyor musun?

İnsanın terk edildiğinde değil, unutulduğunda yalnızlaştığını ve unutulmanın insanoğluna verilmiş en büyük ceza olduğunu… insanı asıl yalnızlaştıranın, uzağındayken unutulmak değil, yakınındayken hatırlanmamak olduğunu…

Sen bana neleri öğrettiğini biliyor musun?

Başkalarının gözlerindeki ışığı görebilmemiz için, önce kendi gözlerimizdeki karanlığı aydınlatmamız gerektiğini. Ön yargıların insan ruhunun felçli yanı olduğunu. En çok önyargı sahibi insanların, “benim kesinlikle önyargılarım yoktur!” diyen insanlar olduğunu… yanılgı, yenilgi ve pişmanlık doğurduğunu… özgün düşünceye pranga vurduğunu… insanın kendinden ne kadar eminse, yanılmaya da o kadar yatkın olduğunu ve insanları yargılamanın, onları sevmeye engel olduğunu…

Ama en çok; insanın, tanrının kendisine bahşettiği mükemmelliği bozmayacak kadar mükemmel olmadığını öğrettin…

Rüyalarında ve masallarında başka başka hayal dünyalarının tadını çıkaranlar, bunun bedelini uyandıklarında hala aynı dünyada olmanın tahammül edilemez hafifliği ile öder.

Teşekkürler Darcy…

Prensesliğimi, bana kendi masalımdan anlattığın için…
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Kayıp Yüzyılın Prensesi&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90861</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3fdda9a-3b31-4c5f-92cc-9674f5622b41.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyısızlar</image:title>
            <image:caption>Kıyısızlar, Kaybedenlerin ve yalnızların kitabıdır. Ve her kaybedenin mutlaka söylemek istediği son bir sözü vardır. İşte o sözler, &quot;Katilime Mektuplar&quot; olarak yer alıyor kitapta... Hikâyeleri okurken, satırlar arasında bir o yana, bir bu yana savrulacaksınız. Katiline âşık olduğu için kaybetmeye mahkûm olan insanların hüznüne, isyanına, içsel sorgularına, çelişkilerine ve nasıl tutunamadıklarına şahitlik edeceksiniz.
Son yıllarda kendine has bir okuyucu kitlesi yaratıp, bu alanda bir fenomen haline gelen Kahraman Tazeoğlu, Kıyısızlar&apos;la okuyucusuna yeni bir &quot;Yara&quot; sunuyor ve şöyle diyor: &quot;Kimi yaralar kapanır &apos;İzi&apos; kalır, kimi yaralar kapanır &apos;Sızı&apos; kalır.&quot;
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Kıyısızlar” ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90862</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4ad5441-8471-4557-82ad-525f3881ec27.jpg</image:loc>
            <image:title>Söz</image:title>
            <image:caption>Altını çize çize okuduğunuz kitaplar vardır. Çok sayfalı kalın kitaplardır bazen bunlar. Günler, haftalar, hatta aylar sürer okuyup bitirmek. Bitirdiğinizde belki size hiçbir şey vermez o kitaplar ve harcadığınız zamana üzülürsünüz… Ama bir bakarsınız ki aklınıza bir çivi gibi mıhlanan altını çizdiğiniz o cümleler hayatınızı değiştirmiş, koca bir romandan kalan altı çizili üç-beş satır size hayatın anlamını öğretmiştir.

Kahraman Tazeoğlu, bu kitabında, yukarıda bahsettiğim altı çizili satırları hayatınızı değiştirecek o cümlelelere dönüştürerek, sayfalar dolusu kitaba gerek bırakmadan okumanın rahatlığını sunuyor.

Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Söz&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90863</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e143b292-221d-4748-baa0-1e5244662dd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefi Mektuplaşmalar</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Immanuel Kant’ın felsefi yazışmalarından oluşmaktadır. Bu mektuplar, Kant’ın hayatı, tutumları ve felsefi fikirlerinin gelişimini gözler önüne sermesi açısından oldukça önemlidir. 
Kant düşüncesindeki evrimin ilk elden raporlarıdır bu mektuplar. Taraftarlarının ve hasımlarının eleştirilerine ve sorularına verilen yanıtlar, Kant felsefesini anlamamıza yönelik paha biçilemez yardımcılardır. Metafizikten teolojiye, matematikten etiğe; kısacası Kant’ın entelektüel ilgi alanlarının neredeyse tamamı bu kitapta tartışılır. 
Kant’ın kişiliği ve karakteri, zihinsel ve fiziksel kaygıları yanında; Lambert, Mendelssohn, Herz, Schultz, Reinhold, Beck ve Fichte ile yazışmalarında 18. yüzyıl sonlarındaki Kant algısını da bizlere sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90864</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/217a4f18-2475-426e-ab4e-0920860f0817.jpg</image:loc>
            <image:title>Susacak Var</image:title>
            <image:caption>Bir aşk, bir adamın bakışlarında nasıl sizin olabilir? Siz ki küçük bir kız çocuğusunuz; o aşkı almaya cesareti nereden bulursunuz? Diyelim ki, cesaretsizliğinizin nazıyla, siz ellerinizi açmadan adam aşkı avuçlarınıza bıraktı (içinde gözleriyle birlikte). Siz nasıl taşıyabilirsiniz adama olduğu kadar aşka da çocuk kalırken?

Ve bir yazar aşk yazmışsa sayfalara, kelimeleri daha mı anlaşılır okunur? Siz henüz adım atmadığınız halde görünen ufkunun çetrefilliğinde, yolları daha mı hızlı yürünür, gidilir? Ayrılıkla başlayan bir şarkının nakarata geldikçe vuslata ters ilerleyen sözlerinde, müziği daha mı kavuşulacakmış gibi dinlenir?

Adam kaybetmediğini bulmuş olmanın sevinciyle aşka bürünüp çocuklaşırken, siz nasıl büyürsünüz suskunluğunuzla? Gözlerinizde dağların koyuluğu, neyi görmekten korkmazsınız? Adam bilirken içinizi ve yine de dilinize yabancı rolünü oynamaya çalışırken, siz neden sessizliğinizin inadında bir “haklı’’ suretiyle “suçlu’’ repliği söylersiniz:

&quot;Susacak Var!&quot;
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Susacak Var&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90865</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5f1a76a-61a6-4323-bd5d-2785252c633a.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah&apos;a Emanet Ol Furkan</image:title>
            <image:caption>Allah&apos;a emanet edilmek, Yaradan&apos;ın rahmet yağmuruna şemsiyesiz bırakılmak, onun vereceği derde de, kedere de, ihlasa da, sınava da, huzura da layık olunabilecek sıfatta olmak demekti. Biri sende bu sıfatı görebilmişse, sen o sıfatta görülmüş olmanın hakkını vereceksin, tefekkür edeceksin, Rabb&apos;ine teslim olacaksın.

Biri seni Allah&apos;a emanet etmişse seni görmeden ölmez. Biri seni Allah&apos;a emanet etmişse kimse seni çalamaz. Bir insanın emanet edileceği en güvenli yer arşıâlâdır. Biri Allah&apos;a emanet edildiğinde eksiksiz ve bozulmadan, bırakıldığı gibi geri alınır. Zeynep, giderken onu inandığı güce emanet etmişti. Furkan&apos;ı hayatta tutan şey de işte bu oldu.
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Allah’a Emanet Ol” ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90866</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4706fac3-7162-4690-aa1e-76a7f12b87fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Araz</image:title>
            <image:caption>“Ayrılığı seçtin mi her şeyi götüreceksin yanında. Geriye hiçbir şey kalmayacak. Söylenmemiş sözler kalmamalı bıraktığın yerde ki ben en çok onları duydum. Gittin mi adamakıllı gideceksin. Hiçbir özlem kalmayacak dönüşleri emziren. Demem o ki dönecekmiş gibi gitmeyeceksin. Büyük git gideceksen uçsuz bucaksız, dursuz duraksız git. Telefonun numaraları sesime düşmemeli, yolların yoluma değmemeli.

Hiçbir anıya, hiçbir dizeye, hiçbir şarkıya yenilmemeli ayrılık. Şiirler okununca unutulmalı, hasret dokununca uyutulmalı. Gece inmişken ayak parmaklarına kadar, yahut gün doğarken… Yatağının diğer yastığındaki boşluk tecavüz ederken gözlerine, ne bileyim tek başına yiyeceğin sofrana iki kişilik servis açtığında susacaksın, duracaksın... Gitmenin hakkını vereceksin.

Ayrılık gurur duymalı seninle. Gidensen, sözün ayaklarına geçiyorsa, ayakların yakınımdan geçmeyecek! Ayrılığı seçtin mi büyük olacak ayrılık! Ayrılığı seçtin mi?...
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Araz&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Susacak Var&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90867</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/644a829f-17b7-46c5-b142-4ba262b4da28.jpg</image:loc>
            <image:title>Damladaki Okyanus</image:title>
            <image:caption>Hz. Mevlânâ’nın“Sen okyanustaki bir damla değilsin, damladaki okyanus işte o sensin.” 
sözünden aldığı ilhamla yola çıkan Damladaki Okyanus; iyiliği ve güzelliği hatırlatmaya, yaymaya, bizzat uygulamaya dönük bir iyilik hareketidir. Zira biliyoruz ki kötülüğü savacak ve bizi iyileştirecek olan tek şey iyilik ve güzellik! Hepimiz samimiyetle, hâlis niyetle, tamamen karşılıksız ve beklentisiz bir şekilde güzel şeyler yapsak ülke ve dahi dünya bambaşka bir hale bürünmez mi bir anda? Sel gibi bir iyilik hareketi olsa değişmez mi bu hava?
Sen okyanusta basit bir damla değilsin dostum. Böyle etkisiz, böyle aciz görme kendini. Sen içinde, sınırlarını bile bilmediğin, hareket etmedikçe de asla öğrenemeyeceğin, engin ve muazzam bir okyanus taşıyan damlasın. Çevir yüzünü çerden çöpten, çevir yüzünü musibetten. İyiliğe, güzelliğe, kalplerin irtibatıyla ortaya çıkacak olan asıl güce, sevgiye ve muhabbete odaklan.  
İçinde saklı duran o sessiz ama derin okyanus, o aziz potansiyel, o aziz öz sen hareket etmedikçe çıkmayacak ortaya. Haydi biraz hareket et, biraz kımılda ki damladaki okyanus çıksın ortaya. Haydi az gayret et de bir damla, bir damla daha derken damlalar dönüşsün okyanuslara! Göçebe ruhlu, üç çocuklu bir anne. Diyarbakır’da doğdu. İstanbul, Moskova, Petersburg, İskoçya, Londra derken yeniden cennet Türkiye&apos;ye düştü yolu. Resmen matematikçi, mühendis. Fiilen her şeyin malzemesi olduğu işçi. Hem klasik hem yenilikçi. Hem seyyah hem evcimen. An peşinde. Hayat ve ışık kovalayıcısı. İyilik ve güzellik avcısı. Aşka meftun. Doğanın nefesine, kâinat tekkesine tutkun bir mecnun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90868</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf100f1e-8f80-48f3-b91e-0290cb0849b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Olmak İsteyen Dinozor</image:title>
            <image:caption>Dino ile Mino iki yakın arkadaşmış. Yedikleri içtikleri ayrı gitmezmiş.
Fakat bu iki arkadaşın huyları birbirine hiç benzemezmiş.
Dino ne kadar iyimserse Mino o kadar karamsarmış.
Dino bir söyler bin gülerken Mino hep surat asarmış.
***
Mavisel Yener bu kez çocuklara, hep surat asan ve mutlu olmak isteyen bir dinazorun öyküsünü Efecan Sezer&apos;in rengarenk çizimleri eşliğinde anlatıyor. 
***
3 yaş ve üzeri için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90869</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6c401b0-600c-4eaf-9e3a-329fcee36a51.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötücü Kuşlar Festivali</image:title>
            <image:caption>Bülbül yavrusu, en güzel sesli kuşu arıyor:
“Nasıl yani?”
Göklerden insanlara yönelmiş korkunç bir felaket var:
“Harekete geçmeli!”
Sarı Sığırcık, kendisini dünyanın en sıradan kuşu sanıyor: 
“Gerçek mi bu?”
Denizler altında yaşayan korkunç ahtapotu yaşlı bir kadın durduruyor:
“Yok artık!” 
Ve daha nice birbirinden fantastik sorular ve heyecanlı maceralar...
Abdullah Harmancı&apos;nın kaleminden çılgın, haşarı, deli dolu on masal...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90870</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3c540fa-72ee-45aa-9308-07ef55e47710.jpg</image:loc>
            <image:title>Zerdali - Dedemle Bir Yıl</image:title>
            <image:caption>&quot;Zerdali ağacı, dedemle dostluğumuzun simgesi olmuştu.&quot;
 
Yağız, altıncı sınıfa geçtiğinde dedesinin evinin yakınında yeni bir okula başlayacağını öğrenir. Yılda sadece birkaç kez gördüğü dedesi büyük apartmanların ve gri betonların arasında bahçeli küçük bir evde yaşar. Vaktinin çoğunu çok sevdiği ağaçlarıyla geçiren Said Bey&apos;in yaşamı torunu için sevgi ve sıcaklık anlamına gelir. Ta ki doğum gününde son model bir tablet yerine bir zerdali ağacı hediye edene kadar... Bu eğri büğrü zerdali büyürken Yağız ve dedesinin arasındaki dostluk da yeşerip çoğalacak mı? 
 
Zerdali - Dedemle Bir Yıl, kent yaşamının karmaşası içinde insanın kendisi için en değerli olanı fark etmesi hakkında sımsıcak bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90871</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9523e0b-9338-42e3-b235-65a81f393c59.jpg</image:loc>
            <image:title>Teoriden Pratiğe Türkiye Siyaseti</image:title>
            <image:caption>Sosyal bilimlerin peşinde koştuğu ve anlama çabasına girdiği konular çeşitlilik arz eder. Sosyoloji ve psikoloji gibi deneyselleşen disiplinlerin yanı sıra, siyaset bilimi ve iktisadın da gittikçe sayısallaştığı ve gerçekliği nicelik bağlamında anlamaya gayret ettiği vaka olarak belirmektedir. Öte yandan çağın ruhuna uygun olarak gelişen ölçme-biçme mantığı, esasında modern bilimin dayandığı temelin ifadesidir. Bu noktada ortaya çıkan tepkiler temel yetersizliklere işaret eder. Bu yetersizliğin ana ekseni sayısallık, nicelik ya da ölçüm yaklaşımının olguyu veya fenomeni sadece görünür olan üzerinden değerlendirmesi ve buna uygun yüzeysel bilim olgusunu var etmesidir...
 
Zira sosyal teorinin dayandığı temel tezlerden biri olan ve gerçek hayatla felsefenin; teoriyle pratiğin mecz edilmesini ifade eden pratik bilgelik ve praxis nihai gelişmeleri anlamak, yorumlamak ve uygulamak bağlamında düşünsel ve yazınsal faaliyeti gerektirir. Bu çerçevede duyulan ihtiyaç Teoriden Pratiğe Türkiye Siyaseti başlıklı çalışmayı şekillendirmiştir. Hakikat-hakikat sonrası tartışmalardan, ütopyaya kadar incelemelerin yer aldığı çalışma, küresel bağlamda Türkiye siyasetini şekillendiren sağ ve sol, sosyalist, İslamcı ve muhafazakâr siyaset tecrübelerini değerlendirmektedir.
 
Prof. Dr. Alim Yılmaz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90872</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46859d4e-ec28-49bf-9ad1-e4589c9d5ec9.jpg</image:loc>
            <image:title>Totalitarizm Üzerine</image:title>
            <image:caption>Bu kitap 1945 yılında yayınlanan Hayvan Çiftliği ve 1949 yılında yayınlanan 1984 adlı eserleriyle uluslararası ün kazanan George Orwell’in söz konusu kitaplarına kaynaklık eden totalitarizm eleştirilerinin işlendiği çeşitli yazılarını kapsayan bir derlemedir.
 
Bu derlemede yer alan yazılarında bir yandan dünyadaki mevcut büyük sosyo-ekonomik eşitsizliklere karşı tepki duyarak sosyalist düşüncelere yönelen, diğer yandan ateşli bir özgürlük sevdalısı olarak dünyadaki mevcut sosyalist pratiklere ve akımlara karşı en sert totalitarizm eleştirileri yapıp liberal değerlere sahip çıkan ve liberal düşüncelere yönelen bir kişidir, George Orwell.
 
Ona göre totalitarizme giden yolda atılan ilk önemli adım insanın özgürlüğü, özgür düşünceyi kendi kafasının içinde prangaya vurması ve böylece tarafgirliğin, hatta fanatizmin gerçeğe, doğruya, akla, sağduyuya, ahlâka ve vicdana üstün gelmesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90873</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b77d25d3-2acf-474b-a16e-0d36c79900f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sistem</image:title>
            <image:caption>İnternet, temelde kablolar ve bağlantılardan oluşan bir ağdır; dünyayı sarıp sarmalayan, veri merkezlerini birbirine ve nihayetinde bize bağlayan teller ağıdır. Peki tüm bu ağların sahibi, finansörü, denetleyicisi kim? Bu devasa sistem nasıl gelişti? Ekonomi ve politikayı kullanarak toplumu nasıl şekillendirdi?
 
James Ball, bilgisayar bilimcilerden kablolu yayıncılara, milyarder yatırımcılardan reklamcılara, aktivistlerden istihbarat kurumlarına kadar pek çok kişiyle röportaj yaparak internetin keşfedildiği ilk günden günümüze kadarki dönüşümünün kısa  tarihini yazıyor. Facebook, Google, Amazon, Apple gibi şirketlerin iç işleyişini çözümleyerek buzdağının görünmeyen yüzüne dikkat çekiyor. Silikon Vadisi&apos;nin karizmatik CEO&apos;ları Mark Zuckerberg, Jeff Bezos, Larry Page gibi isimleri masaya yatırarak internetin özgür, karmaşık, tehlikeli ve rahatsız edici tüm yönlerini ortaya koyuyor. Pulitzer ödüllü gazeteci-yazar, bir zamanlar demokrasinin yenilikçi bir uzantısı olarak coşkuyla karşılanan internetin insan hayatına, toplumlara ve sisteme etkisinin portresini titizlikle çiziyor.
 
&quot;James Ball, Sistem&apos;de interneti yönetenlere dair eleştirel bir bakış sunuyor. Mucitlerin, yatırımcıların, vasilerin, kural koyucuların, isyankârların gözünden bakıldığında bu kitap internetin neşe dolu bir tarihinden ibaret. […] Ball, internetin işleyişine daha da dikkat etmemizi tavsiye ediyor; 2008&apos;deki ekonomik krizden önce finans endüstrisinde olduğu gibi &apos;eylemsizlik oyununa&apos; gelmememiz gerektiğini belirtiyor.&quot;  ―Financial Times
 
&quot;Bulunduğumuz yere nasıl geldiğimizin ve daha iyi bir internet kurmak için nasıl ilerleyebileceğimizin mükemmel bir özeti.&quot;  ―Jimmy Wales, Wikipedia&apos;nın kurucusu
 
&quot;Bizi Zuckerberg, Bezos ve diğerlerinin ötesine; çevrimiçi her şeyin nasıl çalıştığını, bundan kimin yararlandığını keşfettiğimiz daha karanlık bir dünyaya götürüyor. Büyüleyici, ilgi çekici ve önemli.&quot;  ―Observer
 
&quot;Tam da bu zamanda okunması gereken bir kitap.&quot;  ―Spectator</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90875</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f2bf63c-89e5-4859-854e-25df3c3f5eca.jpg</image:loc>
            <image:title>Yas Uzun Bir Veda</image:title>
            <image:caption>“Yas, kaybettiğimiz sevdiklerimize içimizde bir yer açmaktır; onları içimize sığdırmak için kendimizi büyütmektir.” 
Herkes yitirir sevdiklerini. Bazen depremde, savaşta, salgın hastalıklarda; bazen bir hastane odasında, sıralı ya da sırasız ölümlerde. Yitirdiklerimizle birlikte yaşamaktır hayat. 
Kimi zaman da yitirilen bir yurt olur; kimi zaman bütün düşlerin saklandığı bir ev; ocağı tüttüren bir iş; aşina olanın verdiği güven ve sıcaklık… 
Yitirdiklerine dönüp bakmak ister insan, yitip gidenin ardında bıraktığı boşluğa atılacak bir son bakış, söylenecek bir son söz vardır hep. Yas, şair Orpheus gibi Yeraltı’na inip sevdiklerimizi geri getirme çabası ve bu çabanın beyhudeliğini anlama sürecidir belki de… Uzun bir yoldur; hayat boyu dönüp dönüp geriye bakılan, yitirdiklerimizi yanımıza alıp yürüdüğümüz, adına hayat denilen uzun bir yol. Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu’nun kişisel deneyimlerinden, yas terapilerinden ve evrensel örneklerden süzerek oluşturduğu bu yaşama rehberini, içinden geçtiğimiz zor zamanlarda başucunuzdan eksik etmeyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90876</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdbe4517-ef12-4db1-8131-4574593045b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömrümün Büyük Bir Kısmı - İsmail Hakkı Altuncu</image:title>
            <image:caption>Ömrümün Büyük Bir Kısmı - İsmail Hakkı Altuncu 
Adnan Menderes’in Koruma Müdürü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90877</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28531c4f-5ef2-4004-a1f5-893eed57f4f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Serüven</image:title>
            <image:caption>“Her şey hayal etmekle başlamıştı. 2009, benim için bir kırılma yılı oldu. Ancak bu serüvene başlamak kolay olmadı. Ben de her klasik Türk ailesinin sahip olduğu belli normlar ışığında büyütülmüştüm. Üniversiteyi bitir, askerliğini tamamla, güzel bir işe gir, evlen, çocuk yap ve hayatına bu akışta devam et. Peki ya hayaller?.. Peki ya bu adamın çocukluğunda zihnine kazınmış tutkuları, istekleri?.. Ve sonunda bir çözüm buldum. Hem hayatıma devam edecek hem de hayallerimin peşinden koşacaktım.”  
Serüven, kurumsal hayatta yönetici olarak yoğun bir iş temposu içinde çalışırken “hayallerinin peşinden gitmeye” karar verip kendisini bir yandan da önce dağlara, sonra yollara vuran, 44 ülke ve 200’ün üzerinde şehri gezen bir gezginin anılarını samimi bir dille tuttuğu günlükler vasıtasıyla sunuyor. 
Sait Eruçar’ın dağcılık yolu, Türkiye’deki Ağrı Dağı da dahil pek çok dağ faaliyetinden İran’daki Demavend Dağı’na, Gürcistan’daki Kazbek Dağı’na, İtalya’daki Dolomitler Dağı’nın zorlu rotalarına, Tanzanya’daki Kilimanjaro’ya ve efsanevi dağcı Reinhold Messner’le tanışmaya doğru giden 
heyecan verici bir yolculuğa uzanıyor.  
Tek başına çıktığı yollarda ise Kuzey’in ve Güney’in en ucuna gidiyor, üç ülkeyi gören şelalelerden başlayarak Tromso’da dev balinaları izliyor, Husky köpekleriyle kızak sürüyor; İzlanda’nın balıkçı köylerine, Kuzey Işıkları’na, milyon yıllık Perito Moreno Buzulları’na uzanıyor; Arktik okyanusta kano turu, buzda tırmanış yapıyor, Eskimolar gibi balık tutuyor, Che Guevera’nın kardeşiyle tanışıyor. Doğanın bir parçası olduğunu hissetmek için Kuzey Kutup Noktası’nda kutup ayılarını, yaşam alanlarında penguen kolonilerini, fokları ve timsahları izliyor; Grönland’da kızak sürüyor, siyah kumlarda yatıyor, hayalet maden şehirlerine, Kıyamet Günü için oluşturulmuş tohum deposuna, Faroe Adaları’na gidiyor. Yani başrolde Tabiat Ana’nın mucizelerinin içinde olmak var.  
Öte yandan Macchu Picchu’da İnkaların izini sürerken ve Etiyopya’da tek tek ilkel kabileleri gezip törenlerine katılırken insanlığın geçmişini de izlemek istiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90878</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c66c2803-9c2a-47fa-b506-b2a70ca4d033.jpg</image:loc>
            <image:title>Nutuk – Çizgi Roman</image:title>
            <image:caption>“Büyük Atatürk’ün Nutuk eserinin gençler için çizgi roman halinde sunulma fikri güzel. Nutuk, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1927’de İstiklal Savaşı ve Cumhuriyet&apos;in kuruluş yıllarını Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine altı gün boyunca okumasından meydana gelen bir ‘res gestae’, bir otobiyografidir. Geniş kitlelere tavsiye edilir. Konulara giriş ve başlangıç için bu tür yayınlar gereklidir.” 
İLBER ORTAYLI 
“Nutuk Kurtuluş Savaşı&apos;mızın ve Cumhuriyet&apos;in en önemli belgesidir. Çocuklarımız bu metni okuyarak büyümeli.” 
ZÜLFÜ LİVANELİ 
“Saygıdeğer efendiler, 
Sizi günlerce alıkoyan uzun ve ayrıntılı konuşmam, en sonunda, geçmişte kalmış bir dönemin hikâyesidir. Bunda, milletim için ve gelecekteki çocuklarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek bazı noktalar belirtebilmişsem, kendimi mutlu sayacağım. 
Efendiler, bu konuşmamla, milli hayatı bitmiş sanılan büyük bir milletin, bağımsızlığını nasıl kazandığını, bilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan milli ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım. 
Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardan bu yana çekilen milli felaketlerden doğan uyanışın ve bu sevgili vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir. 
Bu sonucu, Türk gençliğine emanet ediyorum.” 
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90879</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de0d6189-9708-40cc-a8e8-0be2c54c0f23.jpg</image:loc>
            <image:title>Neva</image:title>
            <image:caption>“Tanıdığın herkesi yanında sürükleyemezsin. Bazen insan geride bırakmak zorundadır birilerini...” 
İzmir’de lise yıllarının tatlı aylaklığında esrik, eğlenceli dört erkek arkadaş. Ardından birlikte İstanbul’a geliş, Ilgın’ın tıp fakültesindeki hızlı günleri, sonrasında Ankara’da uzmanlık yılları. Neva’yla tanışmayla birlikte çılgın bir aşkın savurduğu iki genç yürek... Gençlik, dostluk, serkeşlik, gerçek aşk, geçmiş, kıskançlık ve sevdiğine inanmak üzerine, muhteşem, okurların zihnini allak bullak eden, yürek yakıcı bir hikâye. Gerçek hayattan esinlenerek yazılan ve sinemaya da uyarlanan Neva, Ilgın Olut’tan zamansız bir gençlik romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90880</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c35fc9b1-4abe-46b0-b5b7-09b366d359b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur Sıkıntısı</image:title>
            <image:caption>Yağmur Sıkıntısı, şiirlerinin yanı sıra yazdığı romanlar ve tiyatro oyunları da ilgiyle karşılanan Oktay Rifat&apos;ın (1914-1988) bütün oyunlarını bir araya getiriyor: &quot;Kadınlar Arasında ya da Fettah Paşalar&quot;, &quot;Birtakım İnsanlar&quot;, &quot;Atlarla Filler ya da Dirlik Düzenlik&quot;, &quot;Çil Horoz&quot;, &quot; Yağmur Sıkıntısı&quot;. Gerek romanlarında gerek oyunlarında, ekonomik ve kültürel alanda toplumda yaşanan değer değişimlerinin bireyler üzerindeki etkilerini irdeleyen Oktay Rifat&apos;tan şair işi oyunlar... &quot;Bir duman içindeyim ben de. Günüm güne, gecem geceye benzemiyor. Yatakta gözlerim faltaşı gibi açık, ayakta uykuda gibi. Yemiyorum, içiyorum. Dövse beni okşamış gibi geliyor. Kovsa beni çağırıyor diyorum. Surat asıyor, gülümsediğini sanıyorum. Bağırıyor, işte gönlümü alıyor, diye düşünüyorum. Sevmekle düşmanlık karıştı. Küçük Hanım&apos;ı kızdığım için seviyorum, karımı acıdığım için dövüyorum. Gülmekle ağlamayı ayıramaz oldum. Ellerimin biri bende, biri onda. O bakınca görüyorum. Duyarsa işitiyorum. Ağzım açık, onu öpsem kapanabilir. Kollarım sarkık yalnız ona sarılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90881</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d090d73c-7a33-4607-a433-8a725b30246b.jpg</image:loc>
            <image:title>Rabb’in Duana Cevap Verecek ve Sen de Hoşnut Olacaksın</image:title>
            <image:caption>Hayat bu, mevsimi boldur. Bazen bahardır, envai renkli çiçekle coşar insanın yüreği. Bazen kavurucu sıcak, bazen fırtınalı sağanak... 
Hüzün mevsimleri zorludur muhakkak. Yol karanlıktır, görüş sisli... Dünler çok gerilerde, gelecekse belirsiz. Ne yana gideceğini, ne yapacağını bilemez insan. 
Duaya sığınır en çok. Bir yol, bir umut, bir çıkış arar duasında. Belki sende de mevsim hüzündür şimdi. Belki sen de sığınmışsındır duana. Belki gönlün yaralıdır, belki şifa dilemişsindir bedenine, belki rızkın için açmışsındır ellerini. 
Kimseye duyuramıyorsundur belki sesini ama emin ol Rabb’in işitiyor diline dökmediğin sözlerini. Senden iyi biliyor derdini, endişelenme. 
Seni bir duyan var! 
Yoksa bir işaret mi bekliyorsun sesinin duyulduğuna dair? 
İşte bu kitap çıkmış bak karşına. Bil ki Rabb’imin ikramları inşallah sana yakındır. O, rahmet ederek kurak toprağa yağmuru yağdırdığı gibi hüzünlü gönüllere ikramı sever. Yalnız, unutulmamalıdır ki: “Vaktinden önce bir şeyi elde etmeye çalışan, onun yokluğuyla cezalandırılır.” – Hz. Ali (as) 
 
Ey hüzün döneminde rahmet yağmurunu bekleyen Can! 
Rabb’in sana küsmedi ve darılmadı da. 
Rabb’in duana cevap verecek ve sen de hoşnut olacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90882</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bd1e082-90ef-4712-bf1b-1785e6260f69.jpg</image:loc>
            <image:title>Vesiletü&apos;n-Necat - Mevlid (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Süleyman Çelebi (1351-1422): Bursa’da kültürlü bir ailenin çocuğu olarak doğmuştur, taşıdığı “çelebi” unvanı da eğitim görmüş bir kişi olduğuna işaret eder. Yaşamı hakkındaki bilgiler yetersiz ve çelişiktir. Doğum tarihi en meşhur eseri Vesîletü’n-Necât’ı yazdığı 1409 yılında altmış yaşında olduğunu belirten bir beytinden hareketle hesaplanmıştır. Ölüm tarihi genellikle 1422 olarak kabul edilir. Süleyman Çelebi’nin sevecen ve naif üslubuyla vücut bularak halk kitlelerine yayılıp nüfuz eden Vesîletü’n-Necât’ı pek çok Türk şairini mevlid yazmaya yöneltmiş ve birçok farklı mevlid metninin ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Vesîletü’n-Necât’ın çok tutulması nedeniyle kimi müstensihlerin farklı şairlerin mevlidlerinden beğendikleri parçaları Süleyman Çelebi’nin eserine katmaları da farklı uzunluklardaki mevlid nüshalarının sayısını artırmıştır. Bu çalışmada dil içi çeviriye Süleymaniye Kütüphanesi Fatih 5430 numarayla kayıtlı nüsha esas alınmıştır, bu nüshadaki eksik başlıklar Topkapı Sarayı Kütüphanesi 1477 numarayla kayıtlı nüshadan yararlanarak tamamlanmış, eserin transliterasyonu ve dil içi çevirisi paralel olarak verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90883</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fe01215-3b66-42b9-aa26-2dccc380f93c.jpg</image:loc>
            <image:title>Carmen (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Prosper Mériméee (1803-1870): Fransız yazar, arkeolog ve tarihçi. Romantizm akımının en önemli temsilcilerinden biridir. İspanyolca, Yunanca, Latince, İngilizcenin yanı sıra, çok etkilendiği Puşkin ve Gogol’ün eserlerini Fransızcaya çevirecek kadar Rusça da öğrenmiş çok yönlü bir yazardır. Oyunları, romanları, denemeleriyle olduğu kadar uzun öyküleriyle de tanınmıştır. Bu öykülerin en ünlüsü ve Mérimée’nin titiz, ölçülü sanatının doruğa çıktığı Carmen 1845 yılında yayımlandı.

Yazar İspanya seyahatleri sonrasında kaleme aldığı Carmen’de tutkulu, özgürlüğüne düşkün, gözü kara Çingene Carmen ile Don José’nin ölümsüz aşkını konu eder. Bizet’nin ünlü operasına da temel olan Carmen yayımlandığından beri pek çok kez diğer sanat dallarına da ilham olmuş, defalarca sahneye, sinemaya uyarlanmış, dünya edebiyatına ölümsüz bir karakter armağan etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90884</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/228a9aa3-2404-4640-8a3e-2cfea885578f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dilim Biftek (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Jack London’ın Bir Dilim Biftek (1909) ve Meksikalı (1911) yapıtları, yüzyıl dönümünün çalkantılı toplumsal yaşamından çarpıcı iki kesit sunuyor. Gençlik ile yaşlılık arasında işleyen kanunlar, Meksika Devrimi’nin katı iklimi, kuşku ile güven arasındaki belirsizleşmiş sınırlar, iki boksörün öyküsünde buluşuyor. Saniyeler içinde verilen kararlar, kitlelerin yanılgıları, amansız kapışmalar ve tutmayan planlar Jack London’ın ustalıklı kalemi sayesinde nadir görülen bir durulukla sentezleniyor. London, okurunu bir kez daha çetin insanlık durumumuzun dönemini aşan, evrensel bir fotoğrafıyla karşı karşıya bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90885</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63286467-eb44-48ec-8449-39845f3be944.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Değil Kiti – Işıklar Sönünce</image:title>
            <image:caption>Bazı çocuklar yatağa gitmekten nefret eder. 
KITI ETMEZ! O her gece kutusunun içinde tortop kıvrılıp rahatça uykuya dalar. Ama Kiti’nin gece lambası kaybolunca, karanlık korkusu saklandığı yerden ortaya çıkar ve evde TUHAF GÖLGELER dolaşmaya başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90886</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aeb37079-1aa8-4544-a95e-fd03f774f938.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Aşığı Leyla – Vızıldayan Kargaşa</image:title>
            <image:caption>Leyla Etraftayken Hep Bir Çilginlik Vardir! 
Leyla’nın Komşusu, Bir Seyler Uçuşup Vızıldarken Golf Oynayamıyordu. Bu Nedenle Bir Arı Sürüsü Çıkageldiğinde, Onları Yok Etmeyi Kafaya Koydu. 
Vizildayan Kargaşa! Leyla’nın Doğayı Koruması Gerekiyor. 
Bu Kitapta Doğa, Yaban Hayatı Ve Dünyamız Ile Ilgili Bir Sürü Harika Bilgiyi Ve Doğayı Korumak Için Senin Ne Yapabileceğini Bulabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90887</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c97e6a9d-4f02-4321-8ed3-82471c4f3afd.jpg</image:loc>
            <image:title>Anılar Antika Dükkanı</image:title>
            <image:caption>Meriç’in annesinin doğum günü yaklaşıyordu. Annesine çok özel bir hediye seçmeye kararlıydı Meriç… Ama ne? Meriç, babasının önerisiyle Anılar Antika Dükkânı’nın yolunu tuttu ve annesi için eşsiz bir hediye buldu. Ama önünde büyük bir engel vardı: Anılar Antika Dükkanı’nın sahibi Erhan Bey! Antikacı Erhan Bey, dükkânındaki hiçbir şeyi satmıyor, her seferinde güçlük çıkarmayı başarıyordu. Meriç hayal kırıklığına uğrasa da öyle kolay kolay pes etmeyecekti. Dostluk ve sevgi dolu çok ama çok ilginç bir macera onu bekliyordu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90888</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e3f452b-a05a-4cfb-9b5e-106ac331381a.jpg</image:loc>
            <image:title>Makinedeki Hayalet</image:title>
            <image:caption>İşte burada duruyorum. Bilinç sahibi atomlar ve merak içinde bir madde olarak…
Richard Feynman
Yalnızca atomlar ve boşluk vardır. Bunların dışında kalan her şey bir yanılsamadan ibarettir.
Demokritos
Bir ben vardır bende, benden içeri.
Yunus Emre
Bu kitap, çağdaş zihin felsefesine giriş niteliğindedir ve temelde iki sorunun cevabını aramaktadır: “Zihni neden
tartışmalıyız?” ve “Felsefe tarihinde zihin nasıl tartışılmaktadır?” Bu bağlamda kitap, zihne dair geliştirilmiş
felsefi teorileri ve tartışmaları zihin felsefesine yön veren filozoflar üzerinden okura sade bir dille sunmaktadır.
Problematik bir dizge ile zihin felsefesine giriş yapacağınız bu kitapta, bölüm sonlarında, akıl yürütme egzersizi
olarak değerlendirebilecek düşünce deneyleri ve meraklı okuyucu için okuma önerileri de bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90889</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e85acb3b-8d28-4d19-99eb-b0bae217f7d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Dahiler – Kurtarma Uçuşu</image:title>
            <image:caption>Aklin Yolu Birdir! Dâhiler Başinda… 
Jake Everdale, Fen Dersinden Sınıfta Kalmak Üzere. Annesi De Onu Beyzbol Takımından Almaya Karar Verebilir. Bu Sezonu Kurtarmak Mümkün Olabilir Mi? 
Pop! Jake Ödevine Yardım Almak Için Çaresizlik Içinde Bir Dilek Dilediğinde, Olanlara Inanamıyor! Tarihten Kahramanlar Oyuncakları Canlanıyor! Ünlü Bilim Insanı Sir Isaac Newton Ve Efsanevi Pilot Amelia Earhart, Jake’in Bilim Senliğinde Harika Bir Iş Çıkarmasını Sağlayacaklar. Fakat Öyle Görünüyor Ki, Bu Minik Dâhilerin Kendilerine Özgü Yöntemleri Var...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90890</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f3b4f8d-700d-408c-9351-f703586165a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Kutusu</image:title>
            <image:caption>Max çevirip sihirli bir anahtarı Açınca Gece Kutusu’nu, 
Karanlık, bir mürekkep damlası gibi yayılır etrafa 
Bir tilki çıkar ortaya ve gökyüzünde binlerce yıldız başlar göz kırpmaya. Sonra Gece başlar oynamaya. Gecenin harika ve sihirli dünyası hakkında büyüleyici, şiirsel bir uyku zamanı öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90891</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a69b44ee-1e86-42f3-b63a-0ead645f208b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Mavi Ayakkabı</image:title>
            <image:caption>Bir Mavi Ayakkabı 
Bir ayakkabı - rengi de mavi. Taburenin üstünde iki ayak duruyor. 
Etrafta seken üç top var. İkisi havada, biri yerde. 
Bu renkli ve eğlenceli kitapla sayıları keşfedelim. (Ah, bir de ayakkabının diğer tekini bulalım!)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90892</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee25e5af-06a3-4e63-8254-41ed0431c4ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapraklarımi Kim Aldı ?</image:title>
            <image:caption>AH PÜSKÜL AH! 
Püskül’ün yuva yaptığı ağaçta birbirinden güzel yapraklar vardı. Ama bir gün, Püskül bir baktı ne görsün! 
Yaprakları birer birer kayboluyor. Galiba yapraklarını biri alıyor! 
Püskül, yapraklarını alanı bulmaya kararlı. Bakalım başarılı olacak mı? 
Sonbaharda yaşanan doğa olaylarından örnekler sunan, neşeli bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90893</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f79f43d-0277-4013-bdc0-ac7c99f51dd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Koyun Çakıl</image:title>
            <image:caption>Çakıl sürüde çok sevilen bir koyun… ama diğerlerinden küçük bir farkı var. 
Morag Hood’dan farklılık ve kabul görme üzerine eğlenceli bir öykü. 
“Diğerlerine benzemeyen, genç bir koyunun merak uyandırıcı anlatımı… Koyun kılığına girmiş bir kurdun komik öyküsü” – Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90894</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9f32980-3dfe-4938-9ade-a4ffd8ffb8bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Leonardo’nun Yahuda’sı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Büyük Üstat Leonardo da Vinci’nin heyecanla beklenen başyapıtı “Son Akşam Yemeği” yarım kalmıştır. Milano’daki Santa Maria delle Grazie manastırının yemekhanesi için yaptığı resim üzerinde aylardır çalışamamasının Leonardo’yu yılgınlığa gark eden bir nedeni vardır. İsa’ya ihanet eden havari Yahuda’nın kafasını resmederken esinleneceği bir model bulamamıştır. Bu amaçla şehirdeki en kötü insanın peşine düşen Üstat, bütün sokakları, meyhaneleri ve pazarları gece gündüz dolaşır. O sıralarda şehre gelen Bohemyalı bir tüccar, eski bir borcu tahsil etme peşindedir. Bir de şehirde görüp âşık olduğu bir genç kızı aklından çıkaramamaktadır. Leo Perutz bu sürükleyici ve eğlenceli tarihi romanda, kibir, ihanet, sanat ve sanatçının yaratma edimi gibi temalara odaklanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90895</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/133c6aaf-e75f-40a2-8018-20fcf85cd514.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay ve Altı Peni (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ay ve Altı Peni, Londra’da yaşayan sıradan bir borsa simsarının resim yapma tutkusuyla bütün düzenini bozup Paris’te ve ardından Tahiti’de maceralara atılmasını konu edinir. 1919 yılında yayımlanan roman hem kurgusal bir ressam olan Charles Strickland’ın biyografisi, hem de bu biyografiyi kendi bakış açısıyla aktaran isimsiz anlatıcının hikâyesidir. Maugham’ın ünlü ressam Paul Gauguin’in hayatından esinlenerek yarattığı Charles Strickland karakteri, ailesini ve para odaklı hayatını geride bırakıp hayallerinin peşinden gider. Romanın başlığı da kurulu düzen ve para ile hayaller arasındaki ikilemle açıklanır. Maugham bir mektubunda bu ikilemi şöyle ifade etmiştir: “Altı peni bulacağım diye yere bakarak dolaşırsan, Ay’ı kaçırırsın.” Yazarın İnsanın Esareti adlı kitabı için yazılan eleştirilerden birinde de yine uzun süre tedavülde kalan bu madeni para kullanılmış ve karakter “Ay’ı görmek isterken ayağının dibindeki altı peniyi göremiyor” şeklinde tasvir edilmiştir. Bu da Maugham’ın eserleri hakkında yazılanları okuduğu ve bir sonraki eserinin başlığını böylece belirlediği şeklinde yorumlanabili</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90896</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86dfdea9-1f17-435a-a267-347ac92c4deb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve Sonra</image:title>
            <image:caption>Çık diye ateşten uzatsan elini 
Desen ki gel artık yandığın yeter 
Beni berbat zannedip, kendi halini 
Sütten çıkmış ak kaşık sandığın yeter 
Artık zaman bozuldu, bu zaman ahir 
Ahiri unutanın her anı zehir 
Bizi bizden başkası anlamaz zahir 
Olur olmaz herkese kandığın yeter 
Sen ayrısın, ben ayrı, dünyalar ayrı 
Yok, yan yana durmanın kimseye hayrı 
Herkes kendi yoluna desek de gayrı 
Şu gönlümde bir lahza kaldığın yeter 
Zehir bildim seni, aslın bal olsa da 
Gönüller anlaşır, diller lal olsa da 
Kavuşmak imkânsız bir hayal olsa da Uzaklardan gördüğüm endamın yeter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90897</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5f427ef-5ea5-4486-90d9-c693bdb0ff96.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlık Suçu 2</image:title>
            <image:caption>Bir Amerikan Trajedisi
1920’lerde hızla gelişen Amerika’da lüks ve refah bir hayatın hayalini kuran genç Clyde Griffiths yoksul bir aileden gelmedir. İyi eğitim görmediğinden basit işlerde boğaz tokluğuna çalışmak zorunda kalır. Eline geçen parayla da ailesine yardım etmekle yükümlüdür. Kansas’taki bu halinden hiç de memnun olmayan Clyde’ın hayatı arkadaşlarıyla birlikte yaptığı bir araba gezintisiyle tamamen değişir.
İzinsiz aldıkları arabayla bir kıza çarparlar ve kız ölür. O da yakalanıp hapse girmemek için Şikago’ya kaçar ve orada isim değiştirip bir kulüpte belboy olarak çalışır. Fabrika sahibi amcasıyla burada karşılaşınca hayalini kurduğu zengin dünyaya adım atmak üzere amcasından iş ister. Bu iş onun hayalini kurduğu dünyaya açılan bir kapı olacaktır. Ancak ne bu kapıdan içeri kolay kolay girebilecektir ne de kapının ardında, hayalini kurduğu gibi bir hayat olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90898</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1ebea26-7afc-455e-a82e-aabc219d4d0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Mucizem</image:title>
            <image:caption>Geçmiş geçti. Dün de bitti. Neden değişime bugünden başlamıyorsun? 

Ertelediğin aslında kendinsin. Ötelediğin ise senin hayatın. Neden şimdi hayatının iplerini sıkıca eline alıp yeniden ve daha güçlü bir adım atmıyorsun? 
Hadi! Biraz da kendin için bir şey yap. Değişime, yepyeni bir dünyaya adım at. Kendi mucizelerini yaşa! 

Buna hazırsın! Mucizeleri görmek, yeniden gülebilmek, huzura kavuşmak ve aslında içindeki seni ortaya çıkarmak için buna en çok senin ihtiyacın var. Şimdi, senin olanı alma zamanı! 

“Düştüm,” dediğin o yerden kalk ve hayatı sanki son gününmüş gibi yaşa! Sen bugün küllerinden yeniden doğacak ve hayatında yepyeni bir sayfa açacaksın. 
Her şey tam da istediğin gibi olacak. Yeter ki o içindeki gücü keşfet ve kendine inan! Yapabilirsin çünkü sen her şeyden değerlisin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90899</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5d8123f-07ea-48b8-b8a0-32fad54afbd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Çözemezsen Kant Çözer</image:title>
            <image:caption>Keçileri Kaçırdığınız Anlarda Hangi Filozofun Yanınızda Olmasını isterdiniz?
Kant, Nietzsche, Spinoza, Platon imdadiniza Yetişiyor!
Kontrol edemediğimiz durumlar, her şeyin yerle bir olduğu kaos dakikaları, öfkenin, gözyaşlarının, suçluluğun, anlayışsızlığın, utancın esiri olduğumuz yani keçileri kaçırdığımız anlar… Bu kriz anlarına kim çözüm getirebilir?
Kant, Nietzsche, Platon, Spinoza… Düşünceleriyle tarihe yön veren bu filozofların hayatınızın en büyük krizlerini çözmede size yardımcı olmak için yanınıza geldiğini düşünün. Bu kitapta tarihin en büyük on iki filozofu modern hayatın günlük sorunlarına çözüm getirebilmek için bir araya geliyor. Bir sonraki kriz anında telaşlanmak yerine bu filozoflardan yardım alabilirsiniz.
Marie Robert bu kitapta felsefeyi kütüphane raflarından çıkarıp ilişkilerimizin, işimizin ve bilhassa da gündelik hayatımızın tam kalbine yerleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90900</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9a0cc65-0e35-4700-bbee-44d72e8f12c8.jpg</image:loc>
            <image:title>144 Sayfa Mandala</image:title>
            <image:caption>Sevgili sanatçılar,
Kitaplarımın sekizincisi ile bir kez daha karşınızdayım, bir önceki kitabım olan Doğanın Rengi’ne gösterdiğiniz ilgi beni çok mutlu etti. Her biri birçok baskı yapan kitap serime gösterdiğiniz ilgi için minnettarım. Bu kitabımda da bize sanatımızı yansıtma olanağı verirken aynı zamanda rahatlamamızı sağlayan mandalalardan en iyilerini sizlere sunmak istiyorum. Binlerce mandala arasından her birinin boyanırken nasıl olabileceğini kafamda canlandırdığım ve en iyisi olduğunu düşündüğüm mandalaları tek tek seçtim. Üzerlerinde daha iyi boyanabilsinler diye büyük değişiklikler yaptım. Çizgilerini düzenledim. Hoş ve yeni ayrıntılar ekledim. Boyanmak için fazla detaylı olan ayrıntıları çıkardım. Umuyorum ki, bu büyük mandala kitabı içindeki çizimler, onları görünce tıpkı bana verdikleri gibi size de heyecan verecekler.
Sevgiyle,
Anabella</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90901</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d07d8962-7621-4ecc-8801-78dedb9c45f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Aidiyet Siyaseti</image:title>
            <image:caption>Bir bütün olarak aidiyet, bireyin duygusal bağlar kurma yoluyla sosyalleşme eğilimini tatmin etme güdüsü düzeyinde psikolojik, bir topluluğun üyesi olunması düzeyinde sosyal ve nihayet karşılıklı kabule dayanan bu üyeliğin sürdürülmesi ve yönetilmesi düzeyinde siyasal bir olgudur.   
Bu kitap, aidiyet ve sosyal dışlanma süreçlerinin yanı sıra aidiyet siyasetinin kapsamlı bir analizini ortaya koymaktadır. Aidiyet siyaseti, hedefteki belirli bir aidiyet topluluğuna belirli yöntemlerle belirli sınırlar inşa etmeyi, “biz ve onlar”ı ayıran bu sınırları etkin bir biçimde yönetmeyi ve sürekli biçimde yeniden üretmeyi ifade eder. Politik projeler aracılığıyla inşa edilen bu sınırları koruma ve yeniden üretme arzusu ve zorunluluğu aidiyet siyasetinin varlık koşuludur
Görünen o ki, içinde yaşadığımız modern dünyadaki sosyal ve siyasal yaşantımızı derinden etkileyen aidiyet siyaseti aracılığıyla, birey ve gruplar olarak ortaya koyduğumuz siyasal tutumlarımız, eğilimlerimiz ve davranışlarımız, insan doğasındaki aidiyet ihtiyacından yola çıkılarak açıklanabilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90902</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e31e9df3-0bf6-4bce-be1a-400146baefe7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Bir İşaret Göster</image:title>
            <image:caption>Mary, Martha&apos;s Vineyard Adası’nda kendini her zaman güvende ve korunmuş̧hissediyordu. Büyük büyük büyükbabası çok eskiden adaya gelmişti ve ilk sağır adalıydı. Şimdi, yüz yıldan fazla bir süre sonra, oradaki pek çok insan –Mary de dahil– sağırdı ve neredeyse herkes işaret diliyle iletişim kuruyordu. Mary kendini yalnız hissetmiyordu. Ancak yaşanan son olaylarla her şey değişti. 

Mary’nin erkek kardeşinin ölümü aileyi paramparça etti. İngiliz yerleşimciler ile adanın yerli halkı arasında arazi anlaşmazlıkları nedeniyle gerilim de giderek artıyordu. Ve adanın yaygın sağırlığının kökenini keşfetmeyi uman kurnaz bir genç̧bilim insanı çıkagelmişti. Deneyler yaparak cevaplar bulmak için Mary’yi gözüne kestirmişti. 

Ann Clare LeZotte, 19. yüzyılın başlarında Amerika’daki Martha&apos;s Vineyard Adası’ndaki sağır bir topluluğun gerçek tarihinden ilham alıyor ve engelli ayrımcılığının, ırkçılığın, sömürgeciliğin derinine iniyor. Kendisi de sağır olan yazar sürükleyici bir “kendi sesinden” hikâyesi örüyor. 

Bana Bir İşaret Göster, neyin normal kabul edildiğine dair dokunaklı ve etkileyici bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90903</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ae2b71c-dcdd-437f-8bda-29b2c16434cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Meseller</image:title>
            <image:caption>Batı düşünce tarihinde meseller unutulmaz imgelerle yer alır. Örneğin Platon&apos;un &apos;karanlık mağara duvarlarında dans eden gölgeler&apos;i, Luther&apos;in &apos;tarla faresi ile şehir faresi&apos;, Nietzsche&apos;nin &apos;En Çirkin Adam&apos;ı, Kafka&apos;nın &apos;Şato&apos;su gibi bütün bu örneklere baktığımızda Batı felsefi geleneğinin, ahlaki ve tinsel iletişimin aracı olarak imgelere yönelişini görebiliriz. 
Soren Kierkegaard da felsefi yazılarında meselleri yoğun olarak kullanılmıştır; bu nedenle çalışmaları, zihnimize unutulmaz imgelerle kazınmıştır. Edebî değerinin yanında, bu kitap, hikâye ve meseller üzerinden Kierkegaard felsefesine giriş niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90904</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a3714e4-f5ae-4340-a9d5-bc9377a5de0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Define Adası</image:title>
            <image:caption>Ada, on beş kilometre uzunluğunda, 8 kilometre genişliğindeydi. Orta kesiminde bir dağ vardı. Küçük Dürbün adıyla işaretlenmişti.
Haritaya daha sonra birtakım notlar eklenmişti; hepsinden önemlisi de kırmızı mürekkeple üç haç işareti konmuştu. Bunlardan ikisi adanın kuzeyinde, üçüncüsü de güneybatıdaydı. Bu sonuncusunun yanında, yine kırmızı mürekkeple, Kaptanın çarpık işaretleriyle hiç ilgisi olmayan düzgün bir yazıyla şunlar kaydedilmişti: “Definenin asıl büyük kısmı buradadır.”

Haritanın arkasına aynı el, şu tamamlayıcı bilgiyi yazmıştı: “Büyük ağaç, Küçük Dürbün tepesinin sırtı; yönü: Çeyrek kuzeydoğu.
İskelet adası, çeyrek güneydoğu. On ayak. Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de Define Adası kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90905</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8ae189c-5b24-4772-8d91-910fe24270c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ezop Masalları</image:title>
            <image:caption>Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber iken, eski hamam içinde...
Dillere destan, güzel mi güzel bir orman varmış.

Bu ormanın kralı aslan, gezmeyi çok ama çok severmiş. Günlerden bir gün aslan, geziye çıkmış. Bir süre ormanda gezdikten sonra biraz da ırmak kenarında dolaşmak istemiş. Irmağın kenarındaki söğüt ağaçlarının arasında dolanıyormuş. Derken, ırmağın kenarında küçük bir göl görmüş. Göle doğru yol almış. Tam bu sırada kulaklarını tırmalayan bir sesle irkilmiş.

Bu kadar yüksek sesin kocaman bir hayvana ait olduğunu sanmış.

Göle doğru biraz daha yürümeye devam etmiş. Sesin sahibini gözleriyle görmek istiyormuş. Ses, git gide yükseliyormuş.
Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de dünyaca sevilen Ezop Masalları kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90906</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/878c82c2-5bff-4df3-8cb4-cd98a8f7a999.jpg</image:loc>
            <image:title>Boyama Kitapları (10 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>• Hayvanlar-1/ Boyama Kitabı 
• Hayvanlar-2 / Boyama Kitabı 
• Taşıtlar ve Meslekler 1 / Boyama Kitabı 
• Taşıtlar ve Meslekler 2 / Boyama Kitabı 
• Şekiller ve Renkler 1 / Boyama Kitabı 
• Şekiller ve Renkler 2 / Boyama Kitabı 
• Meyveler / Boyama Kitabı 
• Sebzeler/ Boyama Kitabı
• Sayılar/ Boyama Kitabı 
• Harfler / Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90907</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aeab6768-62eb-450e-a471-87224d3a37ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kara Balık</image:title>
            <image:caption>Sabah daha güneş doğmadan Küçük Kara Balık annesini uyandırmış.
‘’Seninle konuşmak istiyorum anne,’’ demiş.
Annesi uykulu gözlerle ‘’Evladım şimdi zamanı mı?” diye söylenmiş. “Söyleyeceklerini başka zamana bıraksan da gezintiye çıksak daha iyi olmaz mı?’’
Küçük Kara Balık kararlı bir sesle ‘’Hayır anne!” diye itiraz etmiş. “Ben böyle boş boş gezip dolaşmalara katlanamıyorum artık. Buradan gitmek, başka yerler keşfetmek istiyorum.’’
Annesi yavrusundaki değişimi fark etmiş.
“Mutlaka gitmen mi gerekiyor?” diye sormuş.
“Evet anne, gitmeliyim.”
“Sabah sabah nereye gitmek istiyorsun?”
“Bu derenin sonu nerededir, bilmek istiyorum,” demiş Küçük Kara Balık. “Anne, ben aylardır derenin nerede bittiğini düşünüyorum ama bir türlü anlayabilmiş değilim. Dün geceden beri de gözüme uyku girmedi, hep düşündüm durdum. Sonunda karar verdim; kendim gidip derenin sonunu bulacağım. Başka yerlerde neler var bilmek, yeni yerler görmek istiyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90908</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75250502-a8f6-4c6b-8c6d-8a75cacd0dfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Masalı</image:title>
            <image:caption>Kimsiniz? Benden ne istersiniz?”
“Ben bu ülkenin padişahıyım! Duymadın mı kızım hastadır benim! İstiyorum ki gelip ona…”
Padişah sözün devamını getiremedi. Yaşlı hekimin ne dediğini çıkaramadı. Eveleyip geveledi, hekimin söylediğini anımsamaya çalıştı ama boşuna. Yol yorgunluğundan olsa gerek unutmuştu hekimin söylediklerini.
Çoban hatırlattı ona.
“Sevgi Masalı anlatmamı mı istiyorsunuz?”
“Hay aklınla bin yaşa! Evet, evet Sevgi Masalı… Yabancı bir hekim, kızımın hastalığının dermanının bu masal olduğunu söyledi. Dediğine göre, bu masalı yalnızca sen biliyormuşsun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90909</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2b32355-cde4-48d6-b6dd-fea21cf56495.jpg</image:loc>
            <image:title>Guliver&apos;in Gezileri</image:title>
            <image:caption>Küçücük bir insan, bir ayağını çenemin üstüne koymuş, şaşkın şaşkın, beni süzüyordu. Bir karış boyundaydı ancak. Elinde bir yayla ok vardı, sırtına da bir ok torbası asmıştı. Arkasından ona benzer en az kırk kişi daha geliyordu.

Öylesine şaşırmıştım ki birden avazım çıktığı kadar haykırdım. Bir anda hepsi korkup gerisin geri kaçıştılar. Sonra çabucak toparlanıp yine geldiler. İçlerinden biri yüzüme kadar iyice yaklaştı, gözlerini açarak ellerini havaya kaldırdı, sonra da ince bir sesle, “Hekinah degul!” diye bağırdı. Ötekiler de birkaç kere tekrarladılar bu sözü.

Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de Gulliver’in Gezileri kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90910</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cc7a62b-af7b-4fe1-a434-f804abda8f9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Oynayabilir miyiz?</image:title>
            <image:caption>Dünyadaki her çocuk oyun oynarken gülümser. Ben de büyüyüp öğretmen olduğumda sınıfıma kocaman bir yazı yazdırdım.
“Kuşlar uçar, balıklar yüzer, çocuklar oyun oynar.” 
Garry Landreth 
Birazdan derse başlayacağımız için çok heyecanlıydım. Daha, “Günaydın çocuklar,” diyemeden Azra parmağını kaldırıp “Öğretmenim oyun oynayabilir miyiz?” diye sordu. İşte o anda Sinem Öğretmen’in gülümsemesini hatırladım. Kocaman gülümsedim. “İstediğiniz her zaman!” dedim. Şimdi oyun oynuyorlar. Kahkahaları duyabiliyor musunuz? Ben kim miyim? Bu kitabı okuduğunda anlayacaksın... 
Oyun Oynayabilir miyiz? bütün çocukların ortak diline, oyuna dair, içinizi ısıtacak ve düşündürecek bir hikâye. 
 
“Tüm çocukların ortak dili, oyun. Daha çok çocuğun, daha çok oyun oynaması için yazılmış bu kitabın tüm oyun dostu çocuklar tarafından okunmasını dilerim.” 
 
Doç. Dr. Yavuz Samur 
Bahçeşehir Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90911</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d12308d-62c7-4afd-9718-fe04bee8f553.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Merkezine Yolculuk</image:title>
            <image:caption>“Tam başarıya kavuşacağımız sırada geri dönmek mi? Asla! Bunu yapmamı bekleme!”

Eski bir el yazmasının içerisinden çıkan şifreli yazıların kahramanımız Axel tarafından, tesadüf eseri de olsa, çözülmesi, kahramanımızın maden bilimci huysuz amcası Profesör Lindenbrock’u heyecanlandırmaya yetmiştir. Çünkü pusulanın söylediğine göre, Dünya’nın merkezine yolculuk etmek mümkündür.

Böyle bir keşfi tecrübe edecek olmanın coşkusuyla artık yerinde duramayan Profesör Lindenbrock, Axel’ı da peşinden sürüklemeye kararlıdır. Bu fikir, onu pek heyecanlandırmasa, hatta dehşete düşürse de Axel, amcasının peşine takılarak kaçınılmaz biçimde bir hayli zorlu olacak bu bilimsel keşif yolculuğunda ona eşlik eder.

Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de Jules Verne’in sevilen eseri Dünyanınn Merkezine Yolculuk kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90912</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9f10dfb-7245-4523-865e-141f870d6de0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay&apos;a Yolculuk</image:title>
            <image:caption>“Korkunç bir patlama duyuldu.

Patlamanın büyüklüğünü, korkunçluğunu sözle anlatmak imkânsızdı. Ne yanardağ patlaması ne gök gürültüsü ne savaş alanında yüzlerce topun birden sürekli atış yapması... Hayır, hiçbirinden böylesine korkunç bir gürültü duyulamazdı.

Kuyunun ağzından büyük, çok büyük, yoğun, çok yoğun bir alev bulutu yükseldi. Aynı anda toprak, okyanus dalgaları gibi kabardı...
Öyle büyük bir hızla fırlamıştı ki, hiçbir göz bu hızdaki bir hareketi izleyemezdi.

Ay’a yolculuk başlamıştı.”

Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de sevilen yazar Jules Verne’in Ay’a Yolculuk kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90913</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13439388-ba2a-433e-87c2-f7e2e457b79c.jpg</image:loc>
            <image:title>Graham Bell - Bilimin Dehaları</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en başarılı bilim insanlarından olan ve telefonun mucidi Graham Bell kimdir?

Nerede doğmuştur?
Hangi eğitimleri almıştır?
Hangi deneyleri yapmıştır?

Yapmış olduğu çalışmalarla dünyada ses getiren Graham Bell’in hayatını, eğitimini, kariyerini ve başarılarını merak mı ediyorsun? Graham Bell’in gerçekleştirdiği telefonun icadının günümüzde nasıl bir etkisinin olduğu ve Graham Bell hakkında merak ettiğin tüm soruların yanıtları bu kitapta.

Durma çevir sayfaları ve sen de onun gibi bir bilim insanı olmak için okumaya başla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90914</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ab57554-b243-4039-a6c9-68c18b216582.jpg</image:loc>
            <image:title>Marie Curie - Bilimin Dehaları</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en başarılı bilim insanlarından olan ünlü fizikçi ve kimyager Marie Curie kimdir?
Nerede doğmuştur?
Hangi eğitimleri almıştır?
Hangi deneyleri yapmıştır?
Yapmış olduğu çalışmalarla dünyada ses getiren Marie Curie’nin hayatını, eğitimini, kariyerini ve başarılarını merak mı ediyorsun? Maria Curie’nin gerçekleştirdiği fizik ve kimya deneylerinin günümüzde nasıl bir etkisinin olduğu ve Marie Curie hakkında merak ettiğin tüm soruların yanıtları bu kitapta.
Durma çevir sayfaları ve sen de onun gibi bir bilim insanı olmak için okumaya başla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90915</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d46eb8f-24a4-4e93-b3b1-2068417659d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Oliver Twist</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılın başlarında, İngiltere’nin bir şehrinde, dilenci­lik yuvası olan bir binada, Oliver Twist doğmuştu. Vücu­dunu örten paçavralara elbise adını vermek imkânsızdı.

Oliver Twist, bir soylunun olduğu kadar, bir dilenci­nin de çocuğu olabilirdi. Fakat hiç kimse onun, kimin oğlu olduğunu bilmiyordu. Toplum içindeki yerini de kestirmek imkânsızdı. Fakat günün birinde kaba, yıpran­mış, sarı kumaştan bir elbise giydirilip göğsüne etiket takılarak, yetimhaneye alınınca, toplum içindeki yerini bulmuş oldu.

Çocuk Klasikleri serimizle siz çocukları bu kez de Charles Dickens’ın ölümsüz eseri Oliver Twist kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90916</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3e10cc9-f600-4b0e-bffb-7ad099951398.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Dede Korkut Hikâyeleri, Oğuz boyunun anonim bir ürünüdür. Bu haliyle, Türk edebiyatının şaheserle­rindendir. Anonim olduğu için, zaman içinde bazı deği­şikliklere uğramıştır.

Hikâyeler, manzum (şiir biçiminde) ve mensurdur (düzyazı). Uzun dizeler vardır. Düzyazı kısımları da şiir biçimindeki bölümleri kadar akıcı ve şiirseldir. Çocuk Klasikleri serimizle siz çocukları bu kez de Türk edebiyatının eşsiz eserlerinden Dede Korkut Hikâyeleri kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90917</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53297bdf-90b1-4508-84e0-472d19ea86df.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Sawyer&apos;in Maceraları</image:title>
            <image:caption>Her çocuğun hayatında, bir köşeyi kazıp orada define bulmak isteğinin uyandığı bir zaman vardır. İşte bir gün Tom’un içinde de böyle bir istek uyandı. Joe Har­per’ı aramaya sokağa fırladı. Arkadaşını bulamadı. Son­ra Ben Rogers’ı aradı. O da balık tutmaya gitmişti. Bi­raz sonra Kızılel Huck’a rastladı. Onu bir köşeye çekti. Huck, define aramaya hevesliydi.

“Nereyi kazacağız?” diye sordu.
“Hemen her yeri.”
“Neden? Her yerde define mi var?”
Çocuk Klasikleri serimizle siz çocukları bu kez de Mark Twain’ın ölümsüz eseri Tom Sawyer kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90919</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f68cc35c-dc9d-4b85-86ec-cef400dde0ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Buzullar Arasında Bir Kış (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1855 yılında ilk kez Musée des familles dergisinde yayımlanan Buzullar Arasında Bir Kış, okuru Dunkerque’ten dondurucu Grönland’a uzanan, aşk ve dostluk uğruna girişilen heyecan ve gerilim dolu bir maceraya davet ediyor. Bu kısa ama çarpıcı öyküde, büyük macera romanlarının barındırabileceği bütün unsurlar mevcuttur: Çetin bir deniz yolculuğu, zorlu bir arama kurtarma girişimi, düşman bir çevrede, son derece elverişsiz koşullarda hayatta kalma mücadelesi, gemide isyan… 
Kaptan Louis Cornbutte, Korkusuz Kız adlı gemiyle çıktığı sefer sırasında, tehlike sinyallerini aldığı bir uskunanın yardımına koşmak üzere iki tayfasıyla birlikte filikayla denize açılmış ve geri dönmemiştir. Korkusuz Kız’ı seferine başladığı Dunkerque’e ikinci kaptanı geri getirir. Louis’nin öldüğüne inanmayan ve kendisi de denizci olan babası Jean Cornbutte, mürettebatı toplayarak oğlunu aramak üzere yeniden denize açılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90920</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c48dedf6-54bb-4f59-8548-aff665a8694f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Tercihlerinizle Yaşamak</image:title>
            <image:caption>&quot;İnsanlar yalnızca tek yoldan mutlu olabilirler: kendileri olurlarsa. O zaman mutluluk pınarları akmaya başlar; daha canlı olurlar; görmesi, birlikte zaman geçirmesi bile keyif olur. Bir şarkı, bir dans olurlar.&quot;
 - Osho
Seni yiyip bitiren değersizlik fikri milyonlarca insanı da yiyip bitirmektedir. Çocukluktan itibaren toplum bireyin özgürlüğünü ele geçirmeye başlar. Onlar senin bir başkası olmanı isterler, kendin olmanı değil. Kendini değersiz hissetmenin sebebi budur. Bu çok doğal sen asla bir başkası olamazsın; içten içe kendine ihanet ettiğini hissedersin. İçten içe, her insanın doğal hakkı olan mutluluğu, özsaygıyı, gururu ve varoluşun sana hayatla birlikte sunduğu saygınlığı hissedemezsin.
Kendin olmana izin verilirse, kendini asla değersiz hissetmezsin. Ama toplum senden bir koyun olmanı ister. Sen bir ceylan olmanın, bir kaplan olmanın, bir aslan olmanın ya da bir kartal olmanın niteliklerine sahip olabilirsin ama toplum senden tek bir şey olmanı ister. Herkes koyun olmak zorundadır. Şimdi eğer sen bir aslanı bir koyun olmaya zorlarsan, o kendini değersiz hisseder. Sen ona, doğal olmayan bir şey dayatmış olursun. Kimse seni olduğun gibi sevmez; herkes senden şunu olmanı, bunu olmanı ister. Elbette eğer onların taleplerini karşılarsan sevilir, sayılırsın, ama bu çok tehlikelidir; kendini kaybetmek zorunda kalırsın. Sadece ikiyüzlü biri olursun. Onların saygısını, sevgisini kazanmak nedir ki sen ruhunu kaybetmişsindir. Sen evrendeki yerini, alanını, en önemli benliğini ve bilincini kaybetmişsindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90921</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ed2e1dc-9b88-4494-b2a6-d6d01d6de3cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kilo Vermenin Kolay Yolu</image:title>
            <image:caption>“Allen Carr’ın kitaplarını okuduktan sonra hayatları değişen çok sayıda insan tanıyorum.”
Sir Richard Branson
Eşsiz Bir Yöntem ile Beslenmenize Yeniden Yön Verin!
Kolayca, Acı Çekmeden ve Kalıcı Olarak Kilo Verin!
Abur Cubur Yemeye Yönelik Psikolojik İhtiyacı Ortadan Kaldırın!
Hayatınızın Kontrolünü Yeniden Kazanın!
“Allen Carr’ın bu kitabını okuduğunuz süre boyunca yapacağınız yolculuk kilo kontrolü sorununun ne kadar basit çözülebileceğini keşfetmekte bir aydınlanma olacak.”
Dr. P.M. Bray M.B., C.Hb., M.R.C.G.P.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90922</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7fd88ba-2c39-41cb-b4cb-5dfa9d7428d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Rakun İçin Öpülecek Bir El</image:title>
            <image:caption>Bu çocuk klasiğinde, Bayan Rakun “Avucundaki Öpücük” adlı aile sırrını oğlu Minik Rakun ile paylaşır. Minik Rakun okula gitmekten çekinmektedir. Yüreğimizi ısıtan bu hikâye, özellikle de ayrılık anları gelip çattığında milyonlarca çocuğun ve anne-babalarının hayatına dokunmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90923</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f72856f8-6f82-40f3-89d7-466d1f790270.jpg</image:loc>
            <image:title>Veda Öpücüğü</image:title>
            <image:caption>Önce insan olmasını istediğimiz çocuklarımıza...
Avucundaki Öpücük ve onu izleyen Bir Cep Dolusu Öpücük adlı kitaplardan okurların iyi tanıdıkları ve sevdikleri Minik Rakun bir sürü çocuğun yaşamında ortak olan bir başka ikilemle karşı karşıya kalır: Ailesiyle birlikte taşınması gerekir.
Ormanın yaşadıkları bölgesi kesilecektir ve Anne Rakun yeni bir ev bulmak zorunda kalmıştır. Minik Rakun kolayca anlaşılabileceği gibi hem üzgündür hem de bu taşınmanın
getirebileceklerinden korkmaktadır. Ama yeni ağacın pek de kötü olmadığını fark eder. Daha da önemlisi, tam da annesinin söylediği gibi, taşınma yeni evinde bulabileceği beklenmedik bir hoşluğu da beraberinde getirmiştir: yeni bir oyun arkadaşı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90924</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8975d2ab-20d6-4c9c-a09c-2a75240626ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Mükemmel Olmamanın Hediyeleri</image:title>
            <image:caption>Asla yeterince iyi değilim. İnsanlar ne düşünecek? Herkes bana bakıyor, sakin olmalıyım. Komik görünüyorum! Kendimi toparlamam lazım. Eyvah rezil oldum, şimdi ne yapacağım? düşünceleri size tanıdık geliyor mu ? Tabii ki geliyor çünkü hepimizde olan düşünceler. Hikâyemize sahip çıkmamız zor olabilir ama bu, hayatlarımızı ondan kaçarak geçirmek kadar zor değildir. Savunmasızlıklarımızı kucaklamamız tehlikelidir ama sevgi ve keyiften vazgeçmek kadar tehlikeli değildir. Hangisi daha risklidir? İnsanların ne düşündüğünü bırakmak mı, yoksa gerçekten nasıl hissettiğimizi, neye inandığımızı ve kim olduğumu bırakmak mı? Bütün kalbimizle, kendimize dürüst olarak yaşamak hayatlarımıza inanılmaz bir değer katar. Sabah uyanmak ve ne halledilmemiş ve ne kadarı tamamlanmamış olursa olsun, ben yeterliyim diye düşünmek ne kadar rahatlatıcıdır. Gece yatağa, evet hatalarım var ve bazen de korkuyorum ama bu benim özümde iyi kalpli bir insan olduğum gerçeğini değiştirmez diye düşünerek girmemiz gerekir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90925</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19ac6dfd-46fb-46cd-b02d-e3a70a50ee0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevginin Gücü</image:title>
            <image:caption>“Yaşam ve ölüm arasında bir erkeğin veya kadının başına gelebilecek en önemli şey sevgidir. “
“Sevgi var olmanın saf mutluluğundan doğan şiirselliktir. Sevgi şarkıdır, danstır, kutlamadır: Bir minnet şarkısı, bir şükran dansı, bazen sebepsiz yere, bazen dört bir yanımızı kuşatan bu muazzam armağan için, bu bütün evren için, topraktan kutsal güce kadar her şey için bir kutlamadır.”
“Sevgi korkuyu yok eder: Âşıkken korkmazsın. Âşıkken tüm dünyayla savaşabilirsin. Âşıkken her şeyi yapabileceğini hissedersin. Ama âşık değilken en ufak şeylerden bile korkarsın.”  
“Sevgi o kadar güzel bir sözcüktür ki “aşka düşmek” dediğin zaman onu çirkin bir şekilde kullanmış olursun. Aşkta insan her zaman yükselir, asla düşmez.”
“Bir şeyi bütünlüğünle yaparsan çölleri vahalara dönüştürebilirsin. Bir dilencinin hayatını bir imparatorun hayatına dönüştürebilirsin. Asıl mesele, içinde aşağılık kompleksinin olmamasıdır. Ne yaptığının bir önemi yoktur. Asıl önemli olan onu nasıl yaptığındır; kendi içinden geldiği gibi, kendi vizyonunla, sevginle. O zaman dokunduğun her şey altına dönüşür. “
“Özgün insan her zaman orijinaldir. O bir taklit, bir tekrar değildir. O yeni bir şarkı, yeni bir dans, yeni bir başlangıçtır, her zaman. Eğer zihinden kalbe geçebilirsen toplumun en başından beri engellemeye çalıştığı şeye erişmiş olursun. Toplum senin yürekli bir insan olmanı istemez. Toplumun zihinlere ihtiyacı vardır, yüreklere değil.”
Osho Yaşam Gereklilikleri serisi, bireyin yaşamındaki en önemli sorulara odaklanır. Her kitap, kişisel anlam ve amaç arayışımız için yaşamsal olan, içsel yaşamımız ve varoluşumuzun niteliğiyle ilgili sorulara odaklanan çağdaş anlayış ve tartışmalar içerir.
Osho yirminci yüzyılın en ilham verici spiritüel öğretmenlerinden biridir. İçsel dönüşüm bilimine yaptığı devrimsel katkılarıyla tanınır. Öğretilerinin etkisi yayılmaya ve dünyanın hemen her ülkesinde her yaştan insana ulaşmaya devam eder.,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90926</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0d1fe4d-81e8-4457-ad5f-6f2025a433c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sezgi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta yirminci yüzyılın en büyük spiritüel öğretmenlerinden biri olan Osho’dan sezgiyi öğrenecek, mantığın ötesindeki derin bilgeliğinizi keşfedeceksiniz.
Sezgi bilimsel olarak açıklanamaz çünkü aklın ötesinde bir şeydir. Aklın ulaşamamış olduğu bir noktadan gelir.
Sezgi, düşünsel, mantıksal zihin ile daha kapsamlı olan spiritüel âlem arasındaki farkla ilgileniyor. Mantık, zihnin gerçekliği nasıl bildiğidir, sezgi ise ruhun gerçekliği nasıl deneyimlediğidir. Osho’nun bu konularla ilgili argümanları son derece anlaşılır, ara sıra komik ve tamamen sürükleyicidir.
Tüm insanlar doğal bir sezgi yetisine sahiptir, ancak sosyal koşullanmalar ve eğitim sistemleri sezgiye karşı çalışıyor. İnsana sezgiyi görmezden gelmesi öğretiliyor; içgüdülerini anlaması ve onları bireysel büyüme ve gelişmede bir temel olarak kullanması öğretilmiyor ve bu süreçte sezgiye dönüşmesi gereken doğuştan bilgeliğinin kökü kurutulmuş oluyor.
Bu kitapta Osho, sezginin tam olarak ne olduğunu tespit ediyor ve sezginin başkalarındaki ve kendimizdeki işleyişini nasıl belirleyeceğimize dair yönergeler veriyor. Çalışmada, gerçek sezgisel içgörü ile, sıklıkla yanlış seçimlere ve istenmeyen sonuçlara yol açabilen “hüsnükuruntu” arasında ayrım yapmayı öğreneceksiniz. Kitap, her bireyin doğuştan sezgisel yetilerini beslemek ve desteklemek üzere tasarlanmış birçok özel egzersiz ve meditasyon da içeriyor.
Osho, hayatı tüm zenginlikleriyle yaşama kapasitemizi sınırlayan koşullu inanç sistemlerini ve önyargıları incelememiz ve onlardan özgürleşmemiz için bizi zorluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90927</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc494dfc-cef8-4285-989a-001315a93d5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Travma ve Anı</image:title>
            <image:caption>Dr. Peter A. Levine travma terapisinde öncü yöntemi olan Bedensel Deneyimleme Metodu’nu Kaplanı Uyandırmak kitabıyla dünyaya tanıtmıştı. Şimdi, Travma ve Anı ile bir sonraki adımını da atarak travma terapisindeki en zor ve karmaşık sorulardan birine yanıt arıyor: Anılarımıza güvenebilir miyiz? Travma terapileri genelde “açık” anılarımıza odaklanır, bedenin “örtük” anıları nasıl depoladığına ve bu “anı” olarak düşündüğümüz şeylerin ne kadarının duyular aracılığıyla bize geri döndüğüne genelde pek az dikkat edilir. Geçmiş ile şimdinin ve beden ile beynin birlikte oynadıkları bu karmaşık oyunu öğrenmekle travmalarımızla olan ilişkilerimizi düzenleyebilir ve daha dengeli, huzurlu bir ruh haline ve iç bütünlüğüne kavuşabiliriz. Bu kitap travmaları nedeniyle ıstırap çekenlere çok yardımcı olacaktır. Travma ve Anı, anının nasıl oluştuğu ve anılarımızın güncel yaşamlarımızı nasıl etkiledikleri konusunda çok önemli bir çalışmadır.
Peter Levine travmalarımızla bağlantılı olan ve bize zarar veren duygusal anılarımızın bedenlerimizde nasıl kilitli kaldığını açıklayan kahraman bir öncüdür... Levine travmatik örtük anıların inatçı ve güçlü etkisinin nasıl eritildiğini ve dönüştürüldüğünü bize gösterir.
Stephen W. Porges, Dr., The Polyvagal Theory: Neurophysiological Foundations of Emotions, Attachment, Communication and Self-Regulation (Polivagal Teori: Duyguların, Bağlılıkların, İletişimin ve Kendini-Düzenlemenin Temelleri) adı kitabın yazarı.
Anının birçok katmanı vardır. Peter Levine kendine ait bu biricik ve güçlü düşünce yöntemiyle bu sistemleri nasıl anlayacağımızı ve travma sonrasında kendilerini gösterdiklerinde nasıl yararımıza kullanacağımızı açıklar.
Daniel J. Siegel, Dr., Mindsight (Zihin Görüsü), The Mindful Therapist (İtinalı Terapist) ve Pocked Guide to Interpersonal Neurobiology (Kişilerarası Nöropsikoloji El Kitabı) kitaplarının yazarı.
Ancak geri çekilip bakabildiğimizde, kendimizi tarafsız bir şekilde değerlendirebildiğimizde, duyularımızın ve hislerimizin yoğunluğunu azaltabildiğimizde, doğuştan sahip olduğumuz fiziksel savunma tepkilerimizi harekete geçirebildiğimizde, otomatik olan ve içinde bulunduğumuz durumda bize fayda sağlamayan hayatta kalma tepkilerimizi dönüştürebiliriz. Ve ancak bunu yapabildiğimizde bize musallat olan anılarımızdan kurtulabiliriz.
Bessel A. Van der Kolk, Dr., The Body Keeps the Score: Mind, Brain and Body in the Healing of Trauma (Beden Skor Tutar: Travmanın İyileşmesinden Zihin, Beyin ve Beden) adlı kitabın yazarı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90928</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92e94bb7-bf21-4e41-820d-aebbf1da2d41.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyanışa Üç Adım</image:title>
            <image:caption>Her insanın içinde en az üç kişilik vardır. İlki gerçekte olduğu, ama farkında olmadığıdır. İkincisi olduğunu düşündüğüdür. Üçüncüsü ise insanlara yansıtmak istediğidir. Gerçek insan gerçekte kim olduğundur. Sen çok mütevazı olduğunu düşünürsün ama için egoyla doludur. İnsanlara sürekli hizmet eden bir insan olduğunu düşünüyorsundur ama içten içe herkesin sana hizmet etmesini istiyorsundur. Sen gerçekten de olduğunu anladığın insan mısın? Eğer olduğunu düşündüğün kişide takılıp kalırsan gerçek içsel benliğini asla bilemeyeceksin.
Bir gün uyanmak zorunda kalacaksın. Uyku sonsuza dek süremez ve uyku ebedi bir dinlenme hali olamaz, karanlık nihai hakikat deneyimi olamaz. Er ya da geç uyanmak zorunda kalacaksın her şey sana bağlı. Ama uyandığın zaman daha önce uyanmadığın için pişmanlık duyacaksın elini uzatman yeterliydi, sana öyle yakındı ki.
Görebilen insan düşünmez. Sadece göremeyen insan düşünür. Düşünmek bir cehalet göstergesidir; bilgi göstergesi değil. Ne kadar çok düşünürsen o kadar cahil olduğunu unutma. Bildiğin zaman düşünceler kaybolur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90929</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/496ea743-505c-4a8e-b238-4243a81b03a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcılık</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın en büyük spiritüel öğretmenlerinden biri olan Osho tarafından yazılmış olan bu eser, içsel fikirlerinizi ve yaratıcılığınızı beslemeniz için size ilham verecek ve bunları hayatınızın her alanında uygulayabileceksiniz.
Osho’nun bu kitabın önsözünde belirttiği gibi, tarihsel olarak, yaratıcı kişi neredeyse her zaman topluma karşı isyan etmeye zorlanmıştır.
Ancak günümüzde durum çarpıcı bir biçimde değişmiştir. Günümüz dünyasında, kurumsal CEO’lardan okul çağında çocuğu olan meşgul annelere kadar herkesten, yeni zorluklara yaratıcı bir şekilde yanıt verme yeteneği talep edilmektedir. Hayatla başa çıkmak için alet çantasında sadece geçmişte ebeveynlerinden ve öğretmenlerinden öğrendiklerini taşıyanlar, hem ilişkilerinde hem de kariyerlerinde büyük bir dezavantaja sahiptir. Taklitçi ve kurallara-bağlı davranıştan uzaklaşıp yaratıcı yenilik ve esnekliğe geçiş yapmak için, kendimiz ve yeteneklerimiz hakkındaki tutumlarımızda derin bir değişiklik gerekmektedir.
Bu kitap, hayatlarına daha fazla yaratıcılık, oyun ve esneklik getirme ihtiyacını anlayanlar için bir el kitabıdır. Okuyucuya, kalıpların dışında düşünmeyi ve aynı zamanda orada yaşamayı öğreten bir kılavuzdur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90930</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3900fa4-8ed2-4cf9-81a2-bb9c8d29890e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolan Kitaplar - Çılgın Dedektifler Baran ile Beren (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çılgın dedektiflerimiz Baran ile Beren, babalarının çalıştığı kütüphanedeki bazı değerli kitapların kaybolmasından şüphelenirler. Kaybolan kitapların gizemini çözmeye karar verirler. Ancak kaybolan değerli kitapların gizemini çözmek ve kitapları bulmak hiç de kolay olmayacaktır!
Kaybolan kitapların gizemini çözmek ve kötü adamları yakalamak için Baran ile Beren’e eşlik etmeye hazır mısın?
Her bölümün sonundaki dedektiflik testleriyle ne kadar iyi bir dedektif olduğunu ölçmeye ne dersin?
-Dikkat Gelişimi Uygulamalı
-Analitik Düşünce Gelişimi Uygulamalı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90931</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/315fb077-ef4f-4e23-b5a8-a98b862d8f5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Pan</image:title>
            <image:caption>Peter “Denizkızlarını, korsanları görmek isteyen benimle gelsin,” dedi.
Bu arada annem, babam ve Nana bahçe kapısına kadar gelmişlerdi. Hemen odamızın camına doğru baktılar. Doğrusu her şeyin yolunda olduğunu görüyorlardı. Görünüşte tuhaf giden bir şey yoktu. Ama annem, havada uçuşan gölgelerimizi görmek için gecikmedi. Merdivenlerden bağırarak, paldır küldür çıkarken “Çocuklarım! Eyvah başımıza gelenler,” diyordu.
İş işten geçmişti. Annem, babam ve komşular, odamıza geldiklerinde yataklarımızın bomboş olduğunu gördüler. Biz ise çoktan bulutların arasına ve gökyüzündeki yıldızlara doğru yol almıştık.
Kalbimde büyük bir huzur hissediyordum. Uçmak için cesaretin en büyük enerji kaynağı olduğunu anlamıştım. Bütün gücümle bu enerjinin bitmemesi için uğraşıyordum. Gökyüzü, yıldızlar bizimdi. Hepsinden önemlisi, hayallerimiz gerçek oluyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90932</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea1104eb-edc2-4150-8f66-bd7b9abe1c1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımızı Aydınlatan Muhteşem Kadın Dostlarım</image:title>
            <image:caption>Atillâ Dorsay bu kitabında ‘kadın dostlar’ını bir araya getiriyor. Hepsi de ülkemizin kültür yaşamında önemli roller oynamış 30 kadının özenle çizilmiş ayrıntılı portreleri... Ama bir ortak özellikleri daha var: Dorsay’ın uzun kariyeri boyunca bizzat tanıdığı, dostluklar kurduğu, anılar ve anekdotlar paylaştığı, hakkında yazılar kaleme aldığı kadınlar... Onun deyişiyle ‘Lady’ler ve ‘Diva’lar. Kadının yerinin ve konumunun hâlâ en hararetli biçimde tartışıldığı günümüzde övülesi bir çaba.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90933</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3bfbafb-db41-42f8-8148-031687214fa3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolda Bir Kuşa Rastladım</image:title>
            <image:caption>Hz. Mevlânâ Dîvân-ı Kebîr’de diyor ki; “Aşkta diri olmak gerek, ölüde iş yok. Diri kimdir bilir misin? Aşktan doğan kişidir.” İşte Kerim canın kitabı tam da bunu anlatıyor. İnanıyorum ki bu çalışma birçok insanın hayatına ışık tutacak bir başucu kitabı olacaktır… 
Esin Çelebi Bayru - Evet Aşk Güzel Şeydir’in Yazarı   
Kadim anlatılarda kuş çoğu kez ruhun bir simgesi olarak belirir. Böylece ruhların yolculuğu, ruhların av ya da avcı oluşu, ruhların özgürlüğe kanat çırpışı hakkında, bu uçucu kardeşlerimizin hikâyeleri bize yoldaşlık eder. Yolda Bir Kuşa Rastladım, bu eski ve âşinâ hikâyeleme türüne, ruhun hikâyesine sadık kalınarak verilmiş ilgi çekici ve taze bir selam. 
Ahmet Murat Özel - Kuşlarla Sohbetin Şartları’nın Yazarı 
 
Mantıku’t-Tayr ve Fusûsü’l-Hikem gibi irfânî geleneğimizi şekillendiren iki temel eserden ilhamını alan bir anlatım. Kuşlar ve hikmet... 
Ahmet Turgut - Aşkın Şehidi’nin Yazarı 
  Kendi hikâyemizin içinden geçmek ve onu şekillendirmek için dünyadayız. Farklı zamanların ve ayrı kültürlerin hikâyelerinin, Kerim Güç’ün kendi öz hikâyesinde eriyince nasıl bir hikmet çağlayanına dönüştüğünü keşfettiğimizde, kendi hikâyemize yeniden ve başka bir gözle bakma ihtiyacı hissedeceğiz. 
Mecit Ömür Öztürk - Dervişin Teselli Koleksiyonu’nun Yazarı 
 
Hikâye, gündelik rutinlerimizden tutun varoluşsal sorunların en karmaşık meselelerine kadar hayatımızın hemen bütün alanlarında kullandığımız bir anlatım biçimi. Semâvî mesajların içinde de karşımıza çıkıyor, modern/postmodern anlayışı yansıtan metinlerde de… Kerim Güç, hikâye etmenin imkânlarını kullanarak, modern insanın elinden tutup kadim anlatılara doğru götürüyor. Attâr’ın ölümsüz hikâyesi, Kuşların Dili’nden bize yeni haberler veriyor. Anka’nın/Simurg’un sonsuzluk iştiyâkıyla koyulduğu kozmik yolculuğun, aslında bugünde de yaşanmakta olduğunu bize yeniden hatırlatıyor. Okuru, modern hikâyelerin içinden geçirerek, ilâhî hikmeti yansıtan evrensel hikâyelere doğru çekiyor. Aslında, olayın bir yol ve yolcu/luk hikâyesi olduğunu öğreniyoruz Güç’ün hikâyelerinden. İrfânî birikimimize ve edebiyat dağarımıza değerli katkılar sunan bu hikâyeler; Attâr’dan, Hz. Mevlânâ’dan, Hz. Yûnus’tan, Martin Heidegger’den, Batı’nın büyük bilgelerinden ve onların metafiziksel imajlar dünyasından renkler, kokular devşiriyor. Ne diyordu Yûnus, “Her dem yeni doğarız, bizden kim usanası!” 
Sadık Yalsızuçanlar - Anka’nın Yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90934</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0060162-58cf-4e75-9626-5a2c731de4f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocukla Geziyorum</image:title>
            <image:caption>Seyahat etmek hem tutku hem ihtiyaç. Çekici coğrafyaları ve kültürleri tanımak, tarih ile sanata engin bir perspektiften bakan insanı zenginleşmekle kalmaz, derinlik de kazandırır.
Önünüze yeni rotalar koyduğunuzda başınızı hiç görmediğiniz bir gökyüzüne çevirirsiniz. Kulaklarınız aşina olmadığı bir dile açılır. Dimağınız yepyeni bilgilerle dolar. Böylelikle tazelenirsiniz. Bu eşsiz deneyimi yaşarken elinizden sevdiğiniz birilerinin tutmasını istersiniz: Bir hayat arkadaşı, bir dost, çocuklarınız… Çünkü bilirsiniz, güzel anlar paylaştıkça çoğalır.
Behiye Işın; eşi ve iki küçük çocuğuyla Hollanda, Macaristan, İsviçre ve Fransa’ya yaptığı gezileri okurlarıyla paylaşıyor. Bu birbirinden cazip ülkelerin sanatını, mimarisini, yöresel lezzetlerini tanıtırken bir yandan da çocukla gezmenin mümkün olduğunu, hatta gezilerin çocukların hayata bakış açılarına nasıl bir katkı sağladığını gözler önüne seriyor. Seyahatin insanlara sunduğu sayısız sürprizi atlamadan, mizahı ve kültür şoklarını es geçmeden bize birlikte seyahat etmenin püf noktalarını gösteriyor. Altını çizdiği çok önemli unsurlardan biri de çocuklarımızın küçülen dünyaya dair bir vizyon elde etmesi için mutlaka gezmesi, görmesi ve deneyimlemesi gerektiği.
Çocukla Geziyorum’un satırlarında Avrupa’nın çeşitli şehirlerini adım adım gezerken kendinizi Behiye Işın’ın tadına doyulmaz seyahatlerinin bir parçası hissedeceksiniz. Ve çok geçmeden kendinizi bu göz alıcı kentlerin sokaklarında çocuklarınızla yapacağınız gezileri planlarken bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90935</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/755bf155-2b90-4c5a-ace9-f00ccbc3993a.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeki Ama Çalışmıyor</image:title>
            <image:caption>Uçak fobisinden ilişkilerine, askerlik anılarından üniversite günlerine dek birçok anektodu samimiyetle paylaşan Oğuzhan Uğur için hiciv ustası desek abartmış olmayız. 
İlk gençliğinde karikatür de çizen Uğur, en ciddi konuları bile eğlendirerek anlatmaya devam ediyor.
Siz de hayatın absürtlüğü karşısında kara mizaha sığınıyorsanız, meşhur programı P!NÇ’e de kaynaklık etmiş durum komedisi tadındaki bu hikâyeleri okurken kendinizi gülmekten alıkoyamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90936</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35f3f438-8d39-4fd2-8089-b16fe0b31aa5.jpg</image:loc>
            <image:title>Telaşsız Yazılar</image:title>
            <image:caption>Nasıl sonbahar yaprakları çınar ağaçlarının altından süpürülürken üzülüyorsam, onların rüzgârda bir sağa bir sola gidişleri, arada yağmurun üzerlerine yağması, yürürken birden birinin başına düşmesi bir şiir gibi geliyorsa, içimdeki karmaşa da sanki bir müddet bekleyebilir toparlanmadan, arada yağmur yağabilir “nasıl yapsam” sorularıma.
Dur böyle olmadı deyip devirdiğim ama neyi nereye koyacağımı asla bilemediğim kalbimin odalarında bir gidip bir gelebilirim...
Genç bir yazarın çekmecelerde sakladığı duygularını çıkarıyor ortaya Nurbanu İnan. Kimi zaman yüzleşmesi zor, kimi zaman acı veren, kimi zaman hayata yeniden karışmayı isteyen duygular. Hepsi birbirinden farklı ama hepsi kendisinin, belki de herkesin duyguları...
Bu samimi ve içten denemeleri okurken yazarın dünyasına konuk olacak ama en çok da sizi nasıl bu kadar iyi tanıdığına şaşıracaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90937</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6424527f-8814-41ae-a9c2-814ed9a2e250.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerika&apos;da Irkçı Söylem ve Şiddet</image:title>
            <image:caption>Günümüzde Batılı devletlerin, özellikle de ABD’nin “beyaz egemen dünya” projesi, pandemi sürecinde giderek daha da güçlenmeye devam etmektedir. Batı dünyasının değerlerine “ters düşen” dünya halklarını imha etme yoluyla ‘beyazlaştırma’ operasyonu, Batı/ABD ile Öteki ekseninde süregelen siyasi bir projedir. Tarihsel akış içinde, sömürgeci güç ilişkilerinin ırkçı mantığını Batı Avrupa devletlerinden devralan ABD, kendi toplumsal düzeninde beyaz egemen dünya siyasi projesinin pratiklerini normalleştirmektedir. Bu kitap, bölgemizi şiddet politikalarıyla kasıp kavuran ABD’yi kendi vatandaşlarına uyguladığı ırkçılık üzerinden sorunsallaştırmaktadır. Beyaz kimliği kurgusunun temelinde yatan “beyaz ırksal çerçeve” içine siyahları oturtan ve bu çerçeve dışında onları tanıyamayan bir “cehalet” ile beraber hem fiziksel hem de söylemsel “şiddeti” besleyen söylemsel kurguyu incelerken, ırkçı bakış açısını, siyahları hedef tahtasına oturtan polis şiddeti üzerinden de açığa çıkarmak gereğine işaret etmektedir.
Çalışma, dünyayı “beyazlaştırma” operasyonlarının temelinde bulunan, dünyayı beyaz üstünlüğüne dayanan ve farklı ırk gruplarına tepeden bakan bir kavram penceresinden görmeyi alışkanlık haline getiren bakış açısını, ABD’nin kendi “yerel” zemininde incelemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90938</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31abec39-cf32-4a46-aa66-292cb284cd0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Varsa</image:title>
            <image:caption>Kan varsa haber de vardır... Habercilerin kullandığı bir deyişti bu ve o gün bir bombanın patlatıldığı Albert Macready Ortaokulu’nda kesinlikle kan vardı. Finders Keepers Dedektiflik Ajansı&apos;nda günlük işleriyle ilgilenen Holly Gibney&apos;nin dikkatini çeken ise bambaşka bir ayrıntıydı. O, kanın kokusunu alıp ilk haberi yapan muhabire takılmıştı. Holly&apos;nin adama odaklanmasının geçerli bir nedeni vardı, çünkü o bir Yabancı&apos;ydı. Kan Varsa her biri okuru kendi korku dolu dünyasına çeken dört uzun öyküden oluşuyor. Holly’nin ilk yalnız macerasının dışında Bay Harrigan’ın Telefonu, Chuck’ın Hayatı ve Sıçan öyküleri uykularınızı kaçıracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90939</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ea266e5-971f-422a-987e-dd58bcd4f17b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeşim Otizmli</image:title>
            <image:caption>Farklılıkların farkında olmak ve saygı göstermek, bizi eşsiz ve özel yapar. Bir gün ailece lokantaya gitmiştik ve Can Leo ilerimizdeki masada mutsuzca oturan bir adama yaklaşıp onu kelinden öpmüştü. Adam o gün Can Leo’ya çok kızmış ve ağıza alınmayacak laflar etmişti. Can Leo yanımıza geldiğinde annem ona, “O adamın içindeki yaralı çocuğun kalbi senin sevgini hissedemeyecek kadar kırgın Can Leo.” demişti. O gün çok üzülmüştüm ve anneme sormuştum: “Peki nasıl öğrenecekler, anne?” “En sihirli şeyi yapacağız Demirciğim!” demişti annem gülümseyerek. “Çocuklara anlatacağız. Anlayan ve gerçek bilgiyi öğrenen bir çocuk kalbi, gerçekleri düşleriyle zenginleştirir. Ve şu söylediğime kulak ver! Gelecekte içine bolca sevgi, bir parça düş gücü, birazcık inanç kattığımız bir kitap yazacağız.” İşte şimdi o kitabı elinizde tutuyorsunuz! Biz, iyiliğin bu dünyayı iyileştireceğine inanıyoruz. Sahilde, parkta, okulda ve her türlü sosyal ortamda Can Leo ve onun gibi Otizmli diğer çocuklara sevgiyle, saygıyla, hassasiyetle yaklaşılsın istiyoruz. Biz sadece Otizm’e değil, tüm farklılıklara ses vermek istiyoruz. Severek, değer vererek, anlamaya çalışarak… Ve bir düşünün; Ya sizin çocuğunuz, kardeşiniz, yeğeniniz, komşunuz olsaydı? Farklılıklar birbirimizi tamamlayan zenginliklerimizdir. Farkına varmak cebindeki sihirli sevgi tohumlarını bulup dünyaya serpiştirmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90940</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5ec6350-6fdb-4511-ab5c-d972122cd618.jpg</image:loc>
            <image:title>Araba Sevdası</image:title>
            <image:caption>Recaîzade Mahmut Ekrem’in Araba Sevdası, 1896 yılında Servet-i Fünun dergisinde tefrika edilmiş, 1897’de de kitap olarak yayımlanmıştır. Eser, Ekrem’in romantizmden realizme geçişini göstermesi bakımından önemlidir. Bu bakımdan Araba Sevdası’nı sadece dönemin ‘alafranga züppe tipi’nin alaya alındığı mizahî bir roman olarak değil, aynı zamanda romantik sanat anlayışının hayalciliğini yeren bir eser olarak değerlendirmek gerekir.
Araba Sevdası’nın bu baskısında Halil Paşa tarafından özel olarak yapılan on bir resim ile çeşitli desenler korunmuştur. Romanın Latinizasyonu sırasında hiçbir müdahalede bulunulmamış; özgün metne, şive özelliklerinden yazım işaretlerine kadar sadık kalınmıştır. Ayrıca bugün kullanılmayan kelime, tamlama ve Fransızca ifadelerin anlamları sayfa altlarında verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90941</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e73758a1-463d-471e-bfa8-0b80fa0666ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Bilgeliği</image:title>
            <image:caption>“Aceleci olup hızlı sonuçlar bekleme ve küçük menfaat peşine düşme”
Konfüçyüs (MÖ 551 – MÖ 479)
“Bir kişinin kollarını etrafında kavuşturamadığı ağaç da bir zamanlar küçük bir fidandı”
Laozi (MÖ – 6. Yüzyıl)
“Toprak biriktikçe dağ; su biriktikçe deniz oluşur”
Xunzi (MÖ 3. Yüzyıl)
“Depolarda yeteri kadar yiyecek varsa halk görgü kurallarını bilir; karınları doyar ve giysileri olursa onur ve utancı bilirler”
Guanzi (MÖ 7. Yüzyıl)
“Dünyanın temeli devlet, devletin temeli aile; ailenin temeli insandır”
Mengzi (MÖ 372 – MÖ 289)
Konfüçyüs, Laozi, Guanzi, Xunzi, Mengzi… Çin’in binlerce yıllık tarihinden önemli düşünürler ve onların çağları aşan sözleri. Çin Bilgeliği eserinde kadim sözlerin modern Çin’de Xi Jinping tarafından nasıl kullanıldığı ve sözlerin tarihi hikâyeleri ve arka planları uzmanları tarafından açıklanmaktadır. Kitap CCTV’de yayınlanan 12 programdan yola çıkarak derlenmiştir. “Çin Bilgeliği” ilk defa özgün dili Çinceden çevirisiyle okurla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90943</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b923525-b3df-47d5-a36d-479c676196bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Beklemeyeceğim İşte!</image:title>
            <image:caption>Tibo dondurma yemeyi çok seviyordu. 
Mahalleye dondurmacı arabası geldiğinde bir koşu yanına gitti. 
Ama o da ne? Dondurmayı seven sadece o değildi. 
Arabanın önünde upuzun bir kuyruk uzanıyordu. 
Tibo ise beklemek istemiyordu. 
Görkem Kantar Arsoy’un yazdığı, kapris yapmanın bir sonuç getirmediğini tatlı bir dille anlatan Beklemeyeceğim İşte! kitabına Melis Gökçen’in resimleri eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90944</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecb1f13e-b6e9-4faf-9d39-39065912b859.jpg</image:loc>
            <image:title>Normal Çocuklar (Karton Kapak)</image:title>
            <image:caption>Teneffüste Logan, Zita’ya onun normal olmadığını söyledi.
Zita şaşırmıştı. İyi de “normal olmak” ne demekti?
Nasıl normal olunurdu? Onun dışındaki herkes normal miydi?
Bu soruların yanıtlarını merak ettiyseniz Zita’nın sınıf arkadaşları üzerinde yaptığı araştırma ilginizi çekecek demektir.
Michael Escoffier’den düşündüren, gülümseten ve merak uyandıran bu müthiş hikâyeyi Laure Monloubou resimledi, Korkut Erdur çevirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90945</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe41f977-f5c1-4666-8e3e-c49331e2bf58.jpg</image:loc>
            <image:title>Robot Şahsuvar - Önüm Arkam Sobe 3</image:title>
            <image:caption>Bir &quot;Böö!&quot; sesi bile bizi korkutabilir. Sadece korkutan bu mudur? Değil elbette! Zamanla birçok korku zihnimize kurulur. Peki onlardan kurtulmanın yolu yok mudur? Var elbette! Acaba bu nasıl olur? Bulut’la Robot Şahsuvar’ın maceralarından bir çare bulunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90946</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2be6871-27aa-40cc-a386-a1dcf60ae0b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüylüler Okulu - Önüm Arkam Sobe 2</image:title>
            <image:caption>“Tüylüler Okulu mu? Hiç olur mu öyle şey?” diye kıkırdadığınızı duyar gibiyim. Olur  tabii!.. Bilge&apos;nin aklına bir fikir geldi, arkadaşları ona eşlik etti.
Hem biliyor musunuz, isterseniz siz de kendinize bir Tüylüler Okulu kurabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90947</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26919732-3799-476c-93ec-54bece5c3a7c.jpg</image:loc>
            <image:title>İvan İlyiç’in Ölümü</image:title>
            <image:caption>İvan İlyiç’in Ölümü yargı sisteminin üst kademelerine doğru ilerlemiş, sosyetede kendine bir yer edinmek için çabalamış İvan İlyiç’in birdenbire ölümlü gerçekliğiyle, faniliğiyle karşı karşıya gelmesini anlatır. Bireyin ölümü Çarlık Rusya’sının da ölümüdür bir yandan. Fakat Tolstoy’un bu eserinde sadece ölümlerin hikâyesi yoktur; zarif, nükteli ve tedirgin edici bir toplum eleştirisi, dağılan, çöken bir şeylerin haberi ve yeniyi arayışların müjdesi de görülür. 
“Evet, hastalık başlangıcı. Böğrümü çarptım, o gün ve sonraki gün yine eskisi gibiydim; biraz sızlıyordu, sonra arttı, sonra doktorlar, sonra bunaltı, sıkıntı, sonra yine doktorlar; durmadan gitgide, gitgide yaklaşıyordum uçuruma.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90948</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6022271a-2b7a-4e61-b23a-69aed4d13dd2.jpg</image:loc>
            <image:title>İkizce Öyküler</image:title>
            <image:caption>Çiğdem, akşam olunca sakin bir köşeye çekilip bir an önce kitabı okumayı düşünüyordu. 
Merakla okumaya başladı. Okudukça merakı daha da arttı. 
Anlaşılan o ki bu vatan kolay kazanılmamıştı. Farkında değildi ama gözleri yaşarmaya başladı. 
Nihayet kitabı bitirdiğinde ne görse iyiydi: Arkadaşlarıyla araştırdıkları gizem sonunda çözülmüştü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90949</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d1f807f-abfd-4df8-9c21-894829d65ad7.jpg</image:loc>
            <image:title>İkizce Masallar</image:title>
            <image:caption>Tam o sırada şaşırtıcı bir şey oldu. Depremden dolayı yıkık dökük olan köyün evleri güzelleşti. Eski hâlinden bile güzel oldu. 
Toprak yeşerdi, çiçekler açtı. Evlerin üstünde kocaman bir akarsu belirdi. Bu akarsu uçuyordu! 
Hemen yanında da ihtişamlı bir ev oluştu. Bu ev de uçuyordu! Uçan evden aşağıya doğru gökkuşağından bir merdiven indi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90950</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffe34bb3-2979-4d11-a8c7-c7d0f4a67366.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada Korkunca… (Karton Kapak)</image:title>
            <image:caption>Hepimiz gibi bazen Ada’nın da karanlıktan korktuğu geceler oluyor. Ama Ada ne yapacağını biliyor!
Ne zaman korksa onu koruyup kollayan arkadaşlarını çağırıyor yanına. Koca dev, şövalyeler, herkesi mutlu eden bir kediyle, şırıl şırıl akan şelale hemen koşuyor Ada’nın yardımına.
Kitapları ilgiyle takip edilen Heinz Janisch’in mışıl mışıl uyumayı kolaylaştıracak bu özgün hikâyesini Barbara Jung resimledi, Dürrin Tunç çevirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90951</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dadfab44-ef7d-49f2-b2b7-8053eed1c766.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Kulaklı Tavşancık ile Küçük Fil</image:title>
            <image:caption>Bonbon’un sınıfına yeni bir öğrenci geldi. 
Öğretmeni Küçük Fil Şaşa’yı Bonbon’un yanına oturttu ve iki ufaklık hemen arkadaş oldu. Yalnız Küçük Fil tavşancığın peşinden hiç ayrılmıyordu. Bir süre sonra bu durum Bonbon’un biraz canını sıkmaya başladı ve Şaşa’yla bir oyun oynamaya karar verdi
Kısa Kulaklı Tavşancık kitabının yazarı Julia Liu’dan yeni kurulan arkadaşlıklar üzerine yepyeni bir macera daha!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90952</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/475ae7e8-689b-47b3-9b78-3dd31ce1c4fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Dönemi İktidar Kavgası</image:title>
            <image:caption>Müslüman siyasal kültürünün oluşumunda Hz. Peygamber sonrasının özel bir yeri vardır. İlk müslüman neslini, bu dönem siyasi olaylarını ve bu olayların aktörlerini incelemek zorundayız.
Bu nesille kurduğumuz sevgi bağı, bizi doğruyu ortaya koymaktan alıkoymamalıdır. İslam tarihinde ilk yanlışlıklar siyasi alanda yapılmış ve daha sonra dinî ve ilmî alanlara sirayet etmiştir.
Bu yanlışlıklar sorgulanıp düzeltilecek yerde kutsanmış ve mukaddes bir cehaletle karşı karşıya kalınmıştır. Siyasal zihnin ürettiği sorunları çözemediğimizden, bu sorunlar gittikçe derinleşmiş ve kökleşmişir. Müslüman zihni geleceği, geçmişinde aramaktadır; Üstelik bunu ideal nesiller söylemi ile süslemektedir. Bu kitap, Hz. Peygamber sonrası siyasi sorunları mercek altına almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90953</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ff527b3-92fe-4b20-9a85-e6815ee019d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Gatsby (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Muhteşem Gatsby yalnızca Fitzgerald’ın en parlak yapıtı değil, aynı zamanda 20. yüzyıl Amerikan edebiyatının en iyi romanlarından biridir. Kahramanı Jay Gatsby’nin Long Island’da bir malikânede sürdürdüğü debdebeli yaşam tarzı, “Caz Çağı” olarak bilinen 1920’li yılları bütün coşkusu, aşırılıkları, şiddeti ve çöküşüyle yansıtır. 
Eğitimsiz bir aileden gelen yoksul Gatsby, kendini baştan yaratır. Servet ve güç kazanarak yeni umutlar ve başlangıçlar vaat eden bir hayatın eşiğine gelen bu gizemli milyonerin tek dürtüsü saplantı haline getirdiği ilk aşkı Daisy’ye kavuşmaktır. En parlak düşlerinin bir öpücükte cisimleştiği beş yıl önceki bir anı yeniden yakalamaktır aslında. Ama geçmiş geçmiştir ve tekrar edilmesi mümkün değildir. Gatsby’nin uğradığı yıkım, Amerikan Rüyası’nın da çöküşüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90954</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a768ec8-cf36-4d54-b9d7-8e5d6eff457a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruth (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lou Andreas-Salomé yapıtlarında kendi deneyimlerinden yola çıkarak, geleneğin kısıtladığı hayatlarında kendi  yollarını bulmaya çalışan kadınları, yetişkinliğe adım atmaya hazırlanan genç kızları anlatmıştır. Bu kadın hikâyeleri arasında kilit önem taşıyan Ruth, yazarın sağlığında en çok ilgi çeken yapıtıdır. 1895 yılında yayımlanan roman zamanın edebi zevkini yansıtır.
Çocuksu bir çekiciliğe sahip esrarengiz bir genç kız, işini çok seven bir eğitimci olan öğretmeninin kalbini tutuştururken, yaşadıkları karşılıklı bir büyülenmeye dönüşür. Genç kızın iç âlemi psikolojik tahlillerle aktarılır. 1928 yılına dek on baskı yapan Ruth’un okurları arasında Rainer Maria Rilke ve Sigmund Freud gibi ünlü kişiler de vardı. Hatta romandan çok etkilenen Rilke kendi kızına “Ruth” adını vermişti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90955</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/161d1e8a-2259-4a5e-af1e-680c6909bfa1.jpg</image:loc>
            <image:title>Topal Köpeği Vurdular</image:title>
            <image:caption>Ankara’nın son Ankara kedisi Maviş, mışıl mışıl uyuyordu… Balgat’ta Gavurların Orda, hareketlilik vardı ve ODTÜ tarafından silah sesleri geliyordu. Örgütçüler durmadan tünel kazıyordu. Yakında hapisten kaçacaklardı. Onların hapisten kaçmasına, Krizmet Konseyi karar vermişti. 
 
Krizmet Konseyi, Türkiye’nin darülharp olmasını emretmişti… Mele’den fetva aldılar. Mele İtalya’nın darülislam, Türkiye’nin darülharp olduğunu söylüyordu. Partinin İstihbarat Başkanı Damat Müntehil, Vehhabi Salih&apos;in adamıydı. Vehhabi Salih, Rabıta kitaplarını çevirtiyor, çevirtiyor, çevirtiyordu. 
 
Milli Mücadele gazisi Bican Çavuş, umudunu hiç kaybetmeden öldü. Bu sırada Kutalmış Öğretmen, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’la görüştü. Sunay, Ankara haritasını göstererek sordu; 
- Ankara’yı nereye kadar savunabilirsiniz? 
 
Topal Köpek ve Maviş olaylara karışmadan Durmuş ile Kutalmış Öğretmen’i destekliyordu. Baraj altında kalan köyden sadece mezarlar taşındı. Bacağı kurtlanan Topal Köpeğin tedavisiyle Veteriner Muhsin ilgileniyordu. Krizmet Konseyi karar aldı ve Topal Köpeği vurdular. 
 
Bu sırada Bican Çavuş ve Topal Köpeği kaybeden Ankara’nın son Ankara kedisi Maviş kimseyi dinlemiyor, şehrin üstüne yürüyordu. Krizmet Konseyi, Maviş’in arabaların gece üstüne yürümesi üzerine üst derece alarm verdi. Özel güvenlikçilerin aciz kaldığı bu noktada, devreye lejyonerler girdi. Sıkılan kurşunlara rağmen, Maviş lejyonerlerin üstüne yürüyordu… 
Maviş’e kurşun işlemiyordu. 
 
İşte o gün bugündür, Ankara’nın son Ankara kedisi Maviş’in ruhu, Ankara sokaklarında dolaşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90956</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/773e529c-581b-4221-ab12-a195d1ec8507.jpg</image:loc>
            <image:title>Celeste İçin Bir Yuva</image:title>
            <image:caption>Celeste asla sıradan bir fare değil! 1800&apos;lerin Kuzey Amerika&apos;sında, bir plantasyondaki evin kuytularında, sessiz sedasız sepetler ören bir sanatkâr!
Küçücük farenin küçücük dünyası, bölgedeki kuşları inceleyip resmetmeye gelen ünlü doğabilimci John James Audubon&apos;un genç çırağı Joseph’la karşılaşınca değişiyor. Yuva hasreti çeken bu iki güzel ruh, dost oluyor. Celeste, bir yandan Audubon’un tutup resimlediği kuşlara, bir yandan da bu resimlere arka planlar çizen Joseph’a yardım ediyor.
Henry Cole, gerçek bir hikâyeden yola çıkarak yazdığı bu güzel kitabın her sayfasında, yuvanın ve dostluğun anlamını arayan Celeste&apos;in macerasına harikulade çizimleriyle eşlik ediyor.
Bu dokunaklı hikâyenin içinde gezinirken, kuşlar ve yaban hayatı resimleriyle bilinen ünlü doğabilimci John James Audubon’u da yakından tanıma fırsatı bulacaksınız.Celeste kendine bir yuva arayan bir farecik.
Peki, o yuva sıcacık bir çizmenin burnu mu?
Ya da Celeste’in yeni arkadaşı Joseph’ın gömlek cebi mi?
Yoksa yuva, Celeste’in yüreğinin derinliklerinde, dostlukların yeşerdiği o yer mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90957</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b01c1ddc-8c1f-456e-b9c0-65ee348ef09c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulanık ve Klasik Uygulamalar ile Çok Kriterli Karar Verme Teknikleri</image:title>
            <image:caption>Bulanık ve Klasik Uygulamalar ile Çok Kriterli Karar Verme Teknikleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90958</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/317f4c1f-4aa6-44e9-ae8b-082bcc7a60d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızım Çünkü Sen Varsın</image:title>
            <image:caption>Yarına kalmanın adıydı belki yanında kalmak. Yanındayken bile bile kaybolmak… Bundan zerre korkmamak. Şimdi onu özlemek bile içinde bir bedel taşıyor. Ruhuna dokunamadığın kanına dokunuyor.&quot;
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu Yalnızım Çünkü Sen Varsın ile bu kez aşktan öteye geçiyor. Başka hayatların dokunuşlarıyla tamamlanan bir karakteri doğuran Tazeoğlu, öncesiz ve sonrasızlığını keşfedecek olan Efil&apos;in rehberliğinde histerik bunalımlara düşen talihsiz ruhlara kendinizden daha yakın olmanızı sağlıyor.
Yalnızlığımızı tek bir bedenle sınırlandırmamıza ve aşkı adadığımız kişiyle derecelendirmemize rağmen insan olarak acılarımızın benzerliğiyle aslında ne kadar da yalnız olmadığımızı göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90959</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37abb6ca-1f79-41d4-a824-a2f804b2dc01.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk ve Batı Kültürlerinde Karşılıklı Etkilenme</image:title>
            <image:caption>Bu alandaki incelemelerimizin temel amacı, Doğu ile Batı arasında baş gösteren kültür ve sanat alışverişine örnek olabilecek olayları bulup gün ışığına çıkarmaktan ibarettir. 

Uğraşımızı Osmanlı Türkleri ile Venedik Cumhuriyeti ve eski Alman Devleti (Das alte Reich) arasında 15. yüzyıldan bu yana vakit vakit baş gösteren kültür ve sanat etkileyişlerinin nerede, nasıl ve hangi sebeplerle meydana gelmiş olduklarını az çok yorumlayabilmeye imkân sağlayan incelemeler olarak nitelemek yerinde olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90960</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/739715a6-f8e9-4bf6-b4b8-00e9203bae95.jpg</image:loc>
            <image:title>Virgül Nerdesin? - Alfabe Bulutu 3</image:title>
            <image:caption>Çok uzun zaman önce, insanlar yazmaya ihtiyaç duyduklarını anladılar. Ancak bunu nasıl yapacaklarını bilmiyorlardı. Tam o sırada, dünyaya en yakın bulut olan Alfabe Bulutu’nda yaşamlarını süren harfler, insanlarla iletişime geçip onlara yazıyı öğrettiler. Alfabe Bulutu’nun düzenli ziyaretçilerinden
Alp Gökalp, bu dizide bizlere bazı bulut
sakinlerinin hikâyelerini anlatıyor… Virgül bir gün ormanda yönünü şaşırınca, yolda Tire’yle karşılaştı. Kendisi gibi evinden uzaktaki Tire ise, noktalama işaretlerinin harflerle sürdürdüğü ortak yaşam konusunda bazı sorgulamalar içerisindeydi.
Bu sorgulamalar hem bir başkaldırının, hem de özgürlük, uzlaşım, sevgi ve bağımsızlık konularında verilecek bir sınavın yalnızca başlangıcıydı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90961</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1659631e-b0e0-447a-91ac-52c753c972fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay&apos;a Yolculuk (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İnsanın Ay üzerinde ilk yürüyüşünden yaklaşık yüz yıl önce, 1865’te yayımlanan bu roman, insanlı Ay yolculuğuna dair bilimsel düş gücü ve hiciv yönünden hayli zengin bir kehanet gibidir. Baltimore Silah Kulübü’nün seçkin üyeleri, Amerikan İç Savaşı’nın sona ermesiyle boşluğa düşünce, kulübün başkanı bir uzay silahı icat ederek, Ay’a bir yolculuk gerçekleştirme önerisini ortaya atar.
Yeni bir roman türünün, bilimsel romanın yaratıcısı olarak görülen Jules Verne, çağdaş bilimkurgunun da temellerini atmıştır. Bugün bizler için hiçbir şaşırtıcı yanı kalmamış birçok bilimsel gelişme, henüz ufukta yokken onun yapıtlarında ayrıntılarıyla anlatılmıştır. Verne, fantastik serüvenlerinde uzay yolculuğunun yanı sıra bilim ilerledikçe hayatımıza katılan denizaltıları, televizyonu ve oksijen tüpünü de öngörmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90962</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98c9af18-8d06-4b04-a954-439049cab12f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Mısralar Ülkesinde Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Bu kitap neler mi var? 
Başka yerde bulamayacağın, 
Renkli düşlerde buluşacağın, 
Lezzetli mi lezzetli masallar. 
 
Dize dize olmuşlar, 
Okumanı bekliyorlar. 
Haydi öyleyse seç bir tane, Doğru Sihirler Mısralar Ülkesi’ne !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90963</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7266c0d8-8bb6-4b42-8c5a-6e050e29d9bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrılık Sevdaya Dahil</image:title>
            <image:caption>Mevsimlik sevdaların unutulmuş kızları, tasaları gizli cam güzeli 
kızlar, Sansaryan Han’da sorgulananlar, kullanılmış yüzlerini 
aynalara bırakan muhbirler, derinlemesine yalnız tutuklular, 
mağlup sarhoşlar, parmak uçlarından yıldızlar damlayan adamlar... 
Attilâ İlhan birbirinden sahici insanlarıyla kent resimleri çiziyor bize. Tanıyoruz o insanları; kimi ben, kimi sen, kimi o... 
Bizler...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90964</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84aa15c8-d862-4252-968b-6dba334e3810.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kitabın Macerası</image:title>
            <image:caption>Henüz küçücük bir çocukken en yakın arkadaşıydı kitaplar... Develer tellal idi, pireler berber; kâh güldü, kâh düşündü onlarla beraber. Tatillerde Alice onu Harikalar Diyarı&apos;na davet ederdi. Göbeğini hoplata hoplata gülen tavşanla, yumurta adamla onun sayesinde tanıştı. Herkes uykudayken Güliver çalardı kapısını, &apos;&apos;Haydi Cüceler ve Devler Ülkesi&apos;ne!&apos;&apos; derdi. Her kitap yeni bir serüvendi, her biri onu düş dünyalarında gezdirdi. Hiç terk etmedi onu hayal kahramanları; başucumda onlarla büyüdü. Hâlâ en yakın arkadaşıdır kitaplar. A bir de kediler, köpekler, çiçekler, kuşlar ve yıldızlar... Yazmayı da sevdi okumak kadar. Yazmak onun için gizemli bir yolculuğa çıkmak. Yazmak düş dünyasında kanat çırpmak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90965</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65011fcc-f3b8-4478-a424-1857b22de484.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dilim Biftek</image:title>
            <image:caption>Jack London’ın Bir Dilim Biftek (1909) ve Meksikalı (1911) yapıtları, yüzyıl dönümünün çalkantılı toplumsal yaşamından çarpıcı iki kesit sunuyor. Gençlik ile yaşlılık arasında işleyen kanunlar, Meksika Devrimi’nin katı iklimi, kuşku ile güven arasındaki belirsizleşmiş sınırlar, iki boksörün öyküsünde buluşuyor. Saniyeler içinde verilen kararlar, kitlelerin yanılgıları, amansız kapışmalar ve tutmayan planlar Jack London’ın ustalıklı kalemi sayesinde nadir görülen bir durulukla sentezleniyor. London, okurunu bir kez daha çetin insanlık durumumuzun dönemini aşan, evrensel bir fotoğrafıyla karşı karşıya bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90966</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdd1d051-3c93-45af-aba6-8257a1f3162e.jpg</image:loc>
            <image:title>Carmen</image:title>
            <image:caption>Prosper Mériméee (1803-1870): Fransız yazar, arkeolog ve tarihçi. Romantizm akımının en önemli temsilcilerinden biridir. İspanyolca, Yunanca, Latince, İngilizcenin yanı sıra, çok etkilendiği Puşkin ve Gogol’ün eserlerini Fransızcaya çevirecek kadar Rusça da öğrenmiş çok yönlü bir yazardır. Oyunları, romanları, denemeleriyle olduğu kadar uzun öyküleriyle de tanınmıştır. Bu öykülerin en ünlüsü ve Mérimée’nin titiz, ölçülü sanatının doruğa çıktığı Carmen 1845 yılında yayımlandı.

Yazar İspanya seyahatleri sonrasında kaleme aldığı Carmen’de tutkulu, özgürlüğüne düşkün, gözü kara Çingene Carmen ile Don José’nin ölümsüz aşkını konu eder. Bizet’nin ünlü operasına da temel olan Carmen yayımlandığından beri pek çok kez diğer sanat dallarına da ilham olmuş, defalarca sahneye, sinemaya uyarlanmış, dünya edebiyatına ölümsüz bir karakter armağan etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90967</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01f26619-f237-491b-bcb8-d1aee0b559db.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet-i Aliyye-V - Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Devlet-i ‘Aliyye’nin birinci cildi Osmanlı Devleti’nin bir beylikten Balkanlar ve Ortadoğu’ya hükmeden güçlü bir imparatorluğa dönüşümünü konu alır. İkinci cilt, padişah ve devlet otoritesinin zayıfladığı 17. yüzyılın ilk yarısındaki iktidar mücadelelerini inceler. Üçüncü cilt, merkezi devlet otoritesinin yeniden kurulduğu “Köprülüler” dönemini, Orta Avrupa’da Habsburglarla süren uzun iktidar mücadelesini, malî ve siyasî bunalıma karşı çözüm arayışlarını ayrıntılarıyla ele alır. Dördüncü cilt ise, Osmanlı Devleti’nin geçirdiği askerî ve malî dönüşümü mercek altına alır, Tanzimat ve Meşrutiyet dönemine kadar uzanan süreçte gelişen olayları takip eder. Ayrıca Birinci Dünya ve Kurtuluş Savaşları sonunda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına uzanan geniş bir kesit sunar. 
Osmanlı Devleti’nin kuruluş devrinin, hukukî ve idarî teşkilâtının, ekonomik, sosyal ve toplumsal altyapısının detaylı olarak işlendiği Devlet-i ‘Aliyye külliyatının beşinci cildi, Osmanlı-Avrupa ilişkileri, Annales Okulu ve bu okulun Osmanlı tarih araştırmalarına etkisiyle sonlanıyor. Halil İnalcık’ın bu son cilt için bir araya getirdiği İngilizce ve Türkçe makalelerinin yer aldığı eserde, ayrıca serinin tamamını ihtiva eden detaylı bibliyografya da sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90968</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8d16925-6d6c-4de9-a8d3-3dceadb7c579.jpg</image:loc>
            <image:title>Vesiletü&apos;n-Necat - Mevlid</image:title>
            <image:caption>Süleyman Çelebi (1351-1422): Bursa’da kültürlü bir ailenin çocuğu olarak doğmuştur, taşıdığı “çelebi” unvanı da eğitim görmüş bir kişi olduğuna işaret eder. Yaşamı hakkındaki bilgiler yetersiz ve çelişiktir. Doğum tarihi en meşhur eseri Vesîletü’n-Necât’ı yazdığı 1409 yılında altmış yaşında olduğunu belirten bir beytinden hareketle hesaplanmıştır. Ölüm tarihi genellikle 1422 olarak kabul edilir. Süleyman Çelebi’nin sevecen ve naif üslubuyla vücut bularak halk kitlelerine yayılıp nüfuz eden Vesîletü’n-Necât’ı pek çok Türk şairini mevlid yazmaya yöneltmiş ve birçok farklı mevlid metninin ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Vesîletü’n-Necât’ın çok tutulması nedeniyle kimi müstensihlerin farklı şairlerin mevlidlerinden beğendikleri parçaları Süleyman Çelebi’nin eserine katmaları da farklı uzunluklardaki mevlid nüshalarının sayısını artırmıştır. Bu çalışmada dil içi çeviriye Süleymaniye Kütüphanesi Fatih 5430 numarayla kayıtlı nüsha esas alınmıştır, bu nüshadaki eksik başlıklar Topkapı Sarayı Kütüphanesi 1477 numarayla kayıtlı nüshadan yararlanarak tamamlanmış, eserin transliterasyonu ve dil içi çevirisi paralel olarak verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90969</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57117976-3b83-4942-9a58-ef7fa2d023a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürüyerek İstanbul</image:title>
            <image:caption>“İyi bir dilek olarak, ‘Allah mülkünü gezdirsin,’ diye bir sözümüz vardır. Bu sözü her duyduğumda, söyleyen kişiye kalpten bir teşekkür ederim. Çünkü bilirim ki seyahatler, gündelik yaşamın boğucu koşullarından sıyrılmanın en eğlenceli yollarından biridir. Yollara düşmenin en güzel etkisi ise insanın kendisini yenilemesine olanak sağlamasıdır. Gülümseyerek eve döndüğümüz her seyahat, hayata daha mutlu gözlerle bakmamızı sağlar.” 

Gezi yazarı Melih Uslu, bir kenti tanımanın ilk koşulunun, doğru seçim yapmakla başladığı fikrinden hareketle bu özel kitabı sizler için hazırladı. Kitapta yer alan 34 rotayı tek tek yürüdü ve İstanbul’un ruhuna inebileceğiniz 340 öneriyi titizlikle seçti. Bu kitabı hazırlarken ünlü yazarlardan tarih profesörlerine, esnaflardan şehir uzmanlarına ve turizmcilere kadar pek çok insandan fikir ve görüş aldı. Kitapta yer alan rotaların bazıları The Daily Telegraph, Le Figaro, Die Welt, Gulf News, Kommersant, Skylife ve .tr gibi global mecralarda yayımlandı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90970</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a592cdb-caeb-4161-9052-bef416d679d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevdikçe Çocuk Kalır İnsan</image:title>
            <image:caption>Kapatıp gözlerimi 
saklanırdım 
usanmadan beni takip eden aydan 
düşünmeden edemezdim 
“acaba geliyor mu ardımdan” 
ne kadar saklandıysam senden 
o kadar pay aldın aklımdan 
anladım ki 
doğruymuş çocukken neye inandıysam sevdikçe seni çocuk kalıyor insan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90971</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7b6e71c-ead2-4339-9a60-a0df286bdffe.jpg</image:loc>
            <image:title>Ustalara Selam Olsun</image:title>
            <image:caption>Söz kulağa, yazı uzağa gider.” Atasözünden esinlenerek Şırnak’ın Silopi ilçesinden uzaklara sesimizi duyurmak adına çıktık bu yola. Ne kadar uzağa gideriz, şu an bu satırları nerede okuyorsunuz bilmiyoruz ama bizim için önemli olan yola çıkmaktı... 

Bu çalışma için bizlere ulaşan yüzlerce ürün arasında birazdan okuyacağınız ürünleri seçtik. Kitapta yer alan bütün eserler Cudi Ortaokulu öğrencilerine aittir ve tamamen özgün eserlerdir. 

Kendisi küçük, yüreği büyük bütün “Minik Kalemlerin” daima hayallerini, tutkularını yazmasını umut ediyoruz. 
Bütün yazarlarımızın, şairlerimizin önünde şiirimizle, kalemimizle, saygıyla eğiliyoruz ve “Ustalara Selam Olsun” diyoruz... 
Bu çalışmada emeği geçen herkese teşekkür ederiz. 
Hüseyin VURAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90972</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23429a08-72a7-4a5f-bf25-58e8051369c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalgaların Kıyısında</image:title>
            <image:caption>“Kadınlar ve bütün var olan türler dünyaya; birilerinin beklentilerini, keyfi hazlarını, doyumsuzluklarını, ihtiyacı olmayan ihtiyaçlarını doyurmak için gelmiyordu. Bu gerçeği görebilmek ve anlamına nail olabilmek, bütün kötülükleri temelden sarsabilecek güçteydi…”  

“Verdiğimiz tepkilerdik aslında biz, başımıza gelenlere, başımızdakilere… Sorunlarla baş etme şekillerimiz, bizim kim olduğumuzu azar azar fısıldardı kendimize. Kendini duymamakla başlıyordu belki de bütün kötülükler, türlerin her birine… Şiddeti giyinip kuşanmak âdetimiz olduğunda, kendi özümüzü bir bıçakla kazırız önce, sonra diğer canlardadır sıra…”  

“Kimine başkalarının canından üstün geliyordu kendi canı, kimineyse kendi canından önce geliyordu bir başkasının canı…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90973</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d147ee7c-31ec-4a5c-9738-25d79ec94b83.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Kalp Temizliği</image:title>
            <image:caption>Tasavvuf ehli âlimler; insanın bilerek ya da bilmeyerek, şeytanın fitneleri ile aşırılığa kaçan ya da azan kulunu, illetli yani hastalıklı olarak nitelemişlerdir. Bu hastalık da doğrudan kalp hastalıklarıdır. İnançlı olsun ya da olmasın, yanlış yapan ya da yanlış yolda olan insanın önce kalbinde bir şüphe hissi oluşur, bazılarında bu titreme veya ürperme şeklinde, bazılarında ise korku şeklinde etkisini gösterir. Eğer bu hislere boş verilirse, kalp şeytanın emrine (etkisine) girer ve artık bu yanlışlar olağanlaşır. Etrafından kınama ve eleştiri de gelmiyorsa, bu hali ölene dek sürer. Hataları sonucu kişinin günahları katlanmış ve sonuç olarak şeytan, kalbi ele geçirmiş olur.  
Yüce Allah bu durumu, Kerim kitabında “kalbin kararması”,  “kalbin paslanması”, “kalbin taşlaşması” ve hatta  “kalbin mühürlenmesi” şeklinde (biz akıl sahiplerine)  duyurmaktadır. 
Bismillahirrahmanirrahim! 

“Müminler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir………” 
(Enfâl Suresi, 2. Ayet) 

Beğeniyle okuyacağınızı ümit ediyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90975</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3724c96-d994-437a-ab1d-d8dae52bf4dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Gargantis</image:title>
            <image:caption>Tuhaf Deniz Kasabası’nın üzerinde patlamaya hazır fırtına bulutları dolaşıyor. Balıkçıların söylediğine göre buna sebep olan şey efsanevi bir canavar. Ve bilirsiniz ki efsanelerin, yeniden hayat bulmak gibi bir alışkanlığı var.

Biri, bu ürkütücü sahil kasabasının altındaki sulu mağaralarda uyuyan antik Gargantis’i uyandırıyor. Görünüşe göre Gargantis bir şeyin peşinde: Su altı sığınağından çalınan bir hazine. Belki de bu hazine Büyük Nautilus Oteli’nin Kayıp Eşya Sorumlusu Herbert Limon&apos;un gözetimindedir. Cesur Violet ve sadık dostu Herbert, Gargantis&apos;in ne istediğini ve hazinesini kimin çaldığını bulmak için elinden geleni yapacak. Fakat gizemli karakterlerle dolu bir kasabada suçlu, yoldan geçen herhangi biri olabilir!

İki maceraperestin, suların hiç durulmadığı Tuhaf Deniz Kasabası’nda başlayan, denizin soğuk ve karanlık derinliklerinden geçen olağanüstü macerası devam ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90976</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb3db176-79ba-4784-8717-d46640505d4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Işık</image:title>
            <image:caption>Ala geyiklerin, perilerin, canavarların olduğu bu masal ve destanlarda dünyadaki bütün Türkler için mücadele eden kahramanlarla tanışacak; sevgisi için kılık değiştiren şehzadelerle, devlerle savaşan yiğit gençlerle, yılanların arasında korkusuzca dolaşan beylerle maceradan maceraya atılacaksınız…

Her ne olursa olsun doğruluktan ve iyilikten vazgeçmemek gerektiğini öğütleyen bu metinlerde vatan, doğa, aile, dostluk ve sevgi gibi birçok değeri tertemiz bir Türkçe eşliğinde unutmamak üzere bir daha hatırlayacaksınız…

Türk düşünce dünyasının en yıldız isimlerinden biri olan Ziya Gökalp, Altın Işık eseriyle yediden yetmişe tüm okurlarını nice hazinelerle dolu bir okuma serüvenine çağırıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90977</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62511838-47c4-46e1-af4e-4627064330c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürpriz Ada - Vagon Çocukları 2</image:title>
            <image:caption>Dört çocuk ona bakıyordu. “Bir zamanlar babam bir ada satın almıştı,” diye söze başladı büyükbabaları...

Büyükbabalarıyla buluşan Henry, Jessie, Violet ve Benny kardeşler, bir vagonda başlayan umut yolculuklarına hız kesmeden devam ediyorlar.

Dört kardeş, büyükbabalarının onlara hazırladığı muhteşem bir ada hayatının keyfini, bir aile olmanın ötesinde yaşıyorlar. Sürpriz bir yaz tatili geçirerek, kendilerini doğanın gizemine bırakıyorlar. Doğadan öğrenecekleri çok şey var…

Tüm dünyada milyonlarca satan, iki kez de animasyon film olarak sinemaya aktarılan Vagon Çocukları serisinin ikinci kitabı Sürpriz Ada ailenin, arkadaşlığın ve doğa sevgisinin tüm güzelliklerini okurlarına en samimi şekilde yaşatmayı başarıyor…yor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90978</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a38aeeda-ebaa-408b-bac8-26f72fc0d161.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Sawyer’ın Maceraları</image:title>
            <image:caption>Tom Sawyer bir çocuk, ama onun için “büyümüş de küçülmüş” dense yeri! Hem de sürekli, türlü türlü haylazlık peşinde! Ama Tom, aslında düşündüğümüz gibi bir yaramaz değil… Belki de sadece maceradan maceraya atılmayı seviyor.

Bizler de Tom’un maceralarla dolup taşan dünyasına girdikçe dostluğun, sevginin, dürüstlüğün ve hayallerin dünyasına giriyoruz: Dünyanın hayal kuran çocuklara ihtiyacı var!

Amerikan edebiyatının kurucu yazarlarından Mark Twain’in kaleme aldığı Tom Sawyer’ın Maceraları, yetişkin okurlar için çocukluklarına, çocuk okurları için ise bugünlerine ayna tutacakları olağanüstü bir başyapıt…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90979</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a786dce-4ab2-44c4-bc06-ca47c570aaca.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Aşkın Tarihi</image:title>
            <image:caption>Mehmet Rauf, 1915’te basılan kitabı Bir Aşkın Tarihi’nde yer alan hikâyeleriyle, yirminci yüzyılın başında Osmanlı ailesinde ve kadın-erkek ilişkilerinde yaşanan değişimi gözler önüne seriyor. Aşk arzularıyla gönül kırıklıkları, namusu koruma çabasıyla ihlal etme isteği, mahremiyetle kamusallık, ayıplamayla utanma, alaturkayla alafranga iç içe geçerken, Osmanlı toplumunun son dönemlerine doğru edebi, tarîhi, psikolojik ve sosyolojik bir yolculuğa çıkıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90980</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/575afb2a-98cb-4c69-9ac8-b474e6adcc63.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İdam Mahkumunun Son Günü</image:title>
            <image:caption>Bir başucu kitabı. Victor Hugo’nun 27 yaşındayken takma adla yayımladığı bu küçük kitabı Dostoyevski, “eşsiz bir başyapıt” olarak nitelendirmişti. Gerçekten de çağının siyasi ve sosyolojik yapısına sert bir eleştiri niteliği taşıyan Bir İdam Mahkûmunun Son Günü’nde Hugo okura olayları tek bir karakterin zihninde dolaşarak aktarıyor ve bu anlamda modernist bilinçakışı tekniğinin habercilerinden oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90981</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7f347e2-afa8-4e85-bb11-7925f2fbee21.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Seçim Nasıl Kazanılır?</image:title>
            <image:caption>Romalı hukukçu, hatip, devlet adamı ve filozof Marcus Tullius Cicero, Roma Cumhuriyeti’nin sendelediği, Julius Caesar’ın yükselişini, diktatörlüğünü ve ölümünü gördüğü heyecanlı bir dönemde yaşadı. Siyasetin bu heyecanı, gerginliği, karmaşası ve entrikaları siyasi konuşmaları ve yazışmalarında açıkça görülen Cicero, Yunan düşüncesinin daha sonraki dönemlere aktarılmasında büyük rol oynayan, önemli bir tarihi figürdür. Cicero sadece döneminin siyasi ortamını iletmekle kalmadı, bilgi teorisi açısından kesinliğe bağlanmak yerine olasılıkların peşinden giden etik alanında dogmatik bir tavır sergileyip Stoacılar ve Sokrates’i takip ederek Latincenin felsefe dili olarak gelişmesine önemli katkılarda da bulundu. MÖ 64 yılının yaz aylarında Marcus Tullius Cicero konsüllük seçimine girdi. Kardeşi Quintus, ona seçimi hangi kampanya yöntemleriyle ve nasıl kazanabileceğine yönelik önerilerle dolu uzunca bir mektup kaleme aldı. Hemen herkese her şeyi vaat etmekten, rakiplerin karıştığı skandallardan yararlanmaya varıncaya kadar çok sayıda pratik öneride bulunan ve günümüz siyasetçilerinin de yararlanabileceği bu elkitabı şimdi ilk kez Türkçede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90982</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c991488-02d0-4766-8368-0567811a02a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kişiler Arası İletişim</image:title>
            <image:caption>İletişim alanında yazılmış kitapların bir benzerini yazmak; gereksiz olmasa da alana fazlaca katkısının olmayacağı açıktır. Buna karşılık kişilerarası iletişim sürecinin psikolojik boyutunu öne çıkaracak bir kitabın daha yararlı olacağı kuşkusuzdur. Çünkü bu kitap, etkileşimde bulunan bireylerin neden öyle düşündüğü, hissettiği ya da davrandığını; o davranışları biçimlendiren içsel faktörlerle ilişkilendirerek açıklamaya çalışmaktadır. 

Bu kitabı okuyacak olan sizlerin çoğu iletişimle ilgili herhangi bir ders görmemiş olabilir. Ancak hepiniz, yaşınız kadar iletişim deneyimine sahipsiniz. Usta ve etik birer iletişimci olmak için, bu deneyimler iyi bir temel olabilir. Bu temel üzerine kurulacak iletişim yeterliği, kesinlikle ilişkilerinizi daha sağlıklı, yaşamınızı daha zengin ve anlamlı kılacaktır. Çünkü yaşamak iletişimde bulunmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90983</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0facac6-8d9b-464f-99fa-784dc390b96f.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikolojiden Sanata Doğru - Sanat Psikolojisi Ve Ötesi</image:title>
            <image:caption>Toplumsal baskınlıkla birlikte değerlendirilebilecek sistemi meşrulaştırma kavramı, temelde, toplumsal kimlik kuramına dayanıyor. Bu kurama göre birey, kendini ve ait olduğu grubu yücelten tutum ve davranışlara sahiptir. Kötülükler, ‘bizden olmayanlar’a yansıtılıyor; böylece, ‘bizden olanlar’ın tertemiz olduğu yönünde, bir kendini idealize etme süreci sözkonusu oluyor. Toplumsal baskınlık kuramı ise buna bir tuğla daha ekleyip toplumda hiyerarşinin altında olanların, üstte olanları yücelttiğini gösteriyor. Sözgelimi, toplumsal kimlik yaklaşımı açısından, yoksulların, kendilerini yüceltip zenginleri kötü, insanlığı kalmamış, duygusuz kişiler olarak görmeleri beklenirken (kimi zaman bunu yapıyorlar ama her zaman değil), onlar; tersine, zenginleri yüceltip kendilerini aşağılıyorlar. Arabesk edebiyat, tam da bundan doğuyor. 

Sistemi meşrulaştırma kuramı, toplumsal baskınlık kuramındaki hiyerarşiyi destekleyici mitler kavramıyla aynı çizgide, ezilenlerin ezenleri yüceltmesine yol açan kimi araçlar olduğunu ileri sürüyor. Edebi anlatılarda, tarihsel olarak, bizden olmayanların kötülenmesinden,  bizden olmayanların yüceltilmesine doğru bir geçiş olduğu söylenebilir. Aynı biçimde, ezilenlerin boyun eğmeyip er ya da geç hakkını aradığı anlatılardan, ezilmenin/yoksulluğun mutlaklaştırıldığı bir anlatı tarzına geçiş de sözkonusu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90984</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95b6ac34-6a4b-4c10-9b20-2643f8e40e62.jpg</image:loc>
            <image:title>Emily - 2</image:title>
            <image:caption>Yeni Ay Çiftliği’nde yaşamaya başlayan Emily, karşılaştığı tüm zorlukların üstesinden ancak yazarak gelmektedir. Ama şimdi, arkadaşları eğitim almak üzere Shrewsbury yakınındaki liseye gidecekken, Emily’nin kaderi Elizabeth Teyze’nin isteğine bağlı kalmıştır. 
Pek çok konuda etrafından takdir gören Emily, kısa süre içinde aldığı kararların yazma yeteneğini geliştirdiğini fark eder. Başarıya uzanan o zorlu yolda ilerlerken hayatını sonsuza dek değiştirecek bir teklif bile alır. 
Peki, bu teklifi kabul edip hayatının akışını başka bir yöne mi çevirecektir? Yoksa olağan yaşantısına aynı şekilde devam mı edecektir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90985</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78f4d2a8-a748-4ae1-8bfa-69d25eae85ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Haftada Orhan Veli</image:title>
            <image:caption>Yalın bir anlatım benimseyip Türk şiir dilini, konuşma diline yakınlaştırarak yeni bir şiir anlayışını, üslubu edebiyatımıza kazandıran Orhan Veli’nin eserleri bugün hala her yaştan okuru yakalamayı başarıyor.
Edebiyatımızın en önemli şairlerinden Orhan Veli’yi daha yakından tanıma kitabı olarak hazırladığımız Bir Haftada Orhan Veli, yedi ayrı bölümden oluşuyor. Her bölümü bir gün olarak düşündüğümüzde; bu kitapla her yeni güne şairin bir fotoğrafıyla başlayacaksınız. Ardından bir şiiriyle güne devam edecek; sonrasında hikayelerinden birini okuyup Fransızcadan çevirdiği şiirlerden birini mırıldanarak, her bir günü dostlarına yazdığı mektuplarla sonlandırmış olacaksınız.
Üstelik bu bir haftayı başlatmak için pazartesiyi beklemenize gerek yok… Şimdiden iyi haftalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90986</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3365552b-0d7a-4288-a0e5-c304fa5df002.jpg</image:loc>
            <image:title>Binbir</image:title>
            <image:caption>Ben bir tavuğum ve hikâyeler yumurtlarım sizlere.
Yalnız beyaz ya da kahverengi değil, renk renk, her renkten, bazen de karışık renklerde, rengârenk yumurtalar, hepsi birbirinden farklı güzellikte hikâyelerdir bunlar. Dikkat edin ama hikâyelerime, inceciktir kabukları, kırılgandır. Boşa gitmesin anlattıklarım.
Yazamayan bir yazar, Şehrazat’ı bulmanın peşinde. Dokuz parmaklı bir komiser, ardı ardına işlenen cinayetleri çözmenin derdinde. Bir çocuk, babasını soruyor televizyonun altındaki dolapta uyuyan annesine.
Kim hangi hikâyeyi anlatıyor, kim nasıl ölüyor anlatılan hikâyeler bitmedikçe, kim yazıyor tüm bu olup bitenleri?
Öyle mi? Gerçek mi?
Öyküleriyle tanıdığımız Doğukan İşler, şimdi de kısa ama bitmeyecek bir romanla okurlarını edebi bir oyuna davet ediyor. BİNBİR kere anlatılan tüm o anlatılar, dönüp dönüp aynı kelimeler, dönüp dönüp aynı kaderler…Bembeyaz bir kâğıt var önümüzde ve daktilo! Elbette.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90987</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb28ee3a-7cf3-48c7-941a-c1981630759d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne - 8 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Anne ve Gilbert’ın en küçük kızları Rilla’nın katıldığı ilk parti, 
kötü bir haberle bölünür: Dünya, büyük bir savaşın eşiğindedir. 
 
Genç erkekler cepheye çağrılır, geride kalanlarsa cephedekilere yardım etmek için ellerinden ne gelirse yapacaktır. Peki, bu çabalar yeterli olacak ve savaş sona erecek midir? Jem, Walter ve Kenneth evlerine sağ salim geri dönebilecek midir? Savaşın başlamasıyla Anne ve Gilbert’ı endişe dolu günler beklemektedir. 
 
Yeşilin Kızı Anne serisinin son kitabını okurken, savaş günlerinde büyümeye çalışan RillaBlythe’ın çocukluktan yetişkinliğe attığı ilk adımlara tanıklık edeceksiniz. 
 
 “Yüzünde hâlâ bir tebessüm belirmedi mi, Rilla? Umarım belirmiştir. Gelecek yıllarda dünyanın gülmeye ve cesarete her zamankinden çok daha fazla ihtiyacı olacak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90988</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/441a14e7-0433-414f-8024-582c002fff87.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şey Çok Güzel Başlamıştı</image:title>
            <image:caption>Hikâye yazmak, hayata “son” vermek arzusuna yaslanır. “Buraya kadar!” demeyi sever hikâyeciler; zamanı kısa keserler... Betül Nurata hikâyelerini niye seviyorum? Çünkü çok farklı bir şey yapıyor: Başlatıyor sadece... Bir tür güzel doğum... Can vermek... Sonrası okurun şefkatiyle büyüyüp serpilen bir hayat!
Haşmet Babaoğlu
Betül Nurata, öykülerinde hayatın olağan akışına olağan dışı bir merakla bakıyor. Kapalı mekânları bizim için açıyor, küçük insanları büyütüyor. Bu öykülerde dikkatimi çeken, insanın kederine eşlik eden ironi. Bir de şu var: Cebinde sakladığı boks eldivenlerini görmüyorsunuz ama hissediyorsunuz.
Ahmet Murat
Betül Nurata öykülerinin okurla bağ kurmasındaki dolaysızlığı çok seviyorum. Betül’ün her öyküsünde beni çeken yan biraz da o. Okurunu hiç yalnız bırakmıyor. Ben bu öykülerdeki karakterleri bir yerden tanıyorum hissi yaşıyorum metni okurken. Bu ancak çok özgün yazarlara nasip olan bir özellik.
Mustafa Akar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90989</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71d290eb-9768-45ad-8ad3-f4e0255f05a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Eskiden Buralar</image:title>
            <image:caption>Belki sivas, belki bingöl, belki kars
Kim bilir belki de araftasın
Bense duvarda unutulmuş bir mushaf
Sensiz geçen günlerim şarktan sayılsın
Cümleler de yaşlanır, beklemek de marry
Herkes bir kapının eşiğinde paspas değil mi
Nesi olurum diyordum ya dünyanın
Beni bir gökdelene gök yaptılar sen gideli
Her şeyin fazlası fazladır marry
Gittin ya ben burda küme düşen bir takım
Kendimin bile uzak akrabasıyım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90990</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6756a080-dca9-4e44-aa06-6679fc0858aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Şuursuz İntihal</image:title>
            <image:caption>Mark Twain Amerikan edebiyatının klasikleri arasında mizah denince ilk akla gelen isimlerden biri. Ne kadar sivri dilli ve muzip olduğunu, ironi sanatını nasıl da ustaca icra ettiğini sadece yazılarında değil, çeşitli vesilelerle yaptığı konuşmalarında da görebiliyoruz. Kimilerinin stand-up komedinin öncüsü olarak nitelendirdiği bu gösteriler bugün de keyifle okunacak lezzette. Bu tadımlık seçkiye adını veren konuşmasında Twain intihal denen musibetin bazen nasıl da bilinçsizce yapılıverdiğine bizzat kendinden örnek vermiş. 
“Hiçbirinizin Paradise Lost’u okuduğunuza inanmıyorum, okumak da istemezsiniz. Bu sadece doğru olduğuna inanmak isteyeceğiniz bir şeydir. Profesör Winchester’ın söylediği gibi bu bir klasiktir ve onun klasik tanımını karşılamaktadır: herkesin okumuş olmak istediği ama kimsenin okumak istemediği bir şey.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90991</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f579d90-8d7f-431a-beba-2e37fa3dc7e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinema Yazıları</image:title>
            <image:caption>Kaleme aldığı yirminin üzerinde oyunla Türk tiyatro tarihinde kendi yerini oluşturan, öykü ve denemeleriyle yazınımıza yeni bir soluk getiren Memet Baydur’un kaleminden, sinema tarihinin “Baydurca” aktarımı Sinema Yazıları. 1999-2000 akademik yılında Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı’nda verdiği derslerin notlarından oluşan kitabında Baydur, sinema tarihini zengin bir yaklaşımla ele alıyor. 
Sıradan izleyicisinden meraklı takipçiye kadar herkese hitap eden diliyle Baydur, 11. yüzyıldaki gökbilimcilerin icatlarından Lumière Kardeşler’in ilk gösterilerine, oradan günümüze çektiği çizgide sinemanın bütün bir hikâyesini anlatıyor. Orson Welles’ten Charlie Chaplin’e, Hitchcock’tan Renoir’a, Bergman’dan Kurosawa’ya tüm ustalara, Hollywood’dan Bollywood’a, Fransız, İtalyan, İngiliz ve Doğu Avrupa sinemasından Sovyet sinemasına, çizgi filmden bilimkurguya, tüm duraklara uğruyor. Sinemanın arkeolojisini yaparak açtığı kapıyı, sinemanın önemi, güzelliği ve tehlikesinin altını çizerek kapatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90992</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1958d8cd-9ae7-4ed3-a396-c0f273c0492e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mai ve Siyah</image:title>
            <image:caption>Ahmed Cemil’in kişiliğinde, kuşağının düş kırıklığının romanıdır Mai ve Siyah. Halit Ziya bu ustalıklı eserinde döneminin edebiyat, sanat dünyasını ve sosyokültürel ortamını da gözler önüne serer. Babasının ölümü üzerine evin geçimini üstlenen Ahmed Cemil, bir yandan özel öğretmenlik yaparak bir yandan Babıâli’de çevirmenlik yaparak hayatını kazanmak durumundadır. Diğer yandan büyük ümitler bağladığı “eser”ini kaleme almaktadır. Her şey istediği gibi gittiği takdirde zengin olacak ve arkadaşı Hüseyin Nazmi’nin kardeşi Lamia ile evlenecektir. Oysa gerçek hayatın Ahmed Cemil için farklı planları vardır... Ahmed Cemil’in Tepebaşı bahçesinde, mehtaplı mavi bir gecede Haliç’e bakarak kurduğu hayali, siyah bir gecede, ümitsizlik içinde İstanbul’u terk etmesiyle sona erer. 
“Ah! Artık hülyalarından büsbütün ayrılmak, onlardan bir nişane bile bırakmamak için ihtiyacı vardı. Kendisini öldüren bunlar değil miydi? Sonra onlar da birer birer ölmüşlerdi; şimdi yalnız bu eser, bu son malûl dimağ nişanesi kalmıştı. Onu da öldürmek, ötekiler gibi bunu da mevcudiyet sahnesinden kaldırmak istiyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90993</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fcfdeba-cae9-406f-888a-e39728ce6881.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşetin Çağrısı</image:title>
            <image:caption>Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde Santa Clara Vadisi’nde bulunan büyük bir malikânede, Kuzey’de olanlardan habersiz keyifli bir hayat süren Buck adında irice bir köpek apar topar kaçırılarak soluğu Alaska’da alır. 1897’de bölge, altının keşfi üzerine, zenginlik hayalleriyle gözünü karartmış binlerce insanın akınına uğrar. Kızağa koşulmak üzere getirtilen ve pek çoğu yollarda telef olan köpekler bu azgınlığın taşıyıcısı olduğu kadar sessiz mağdurlarıdır da. İnsanoğlunun yarattığı vahşetin ortasında hem hayat hem de bir üstünlük mücadelesi verecek olan Buck, içindeki yabanın çağrısıyla, tabiatın bağrından yükselen isyanın öncüsü olacaktır. 
“İnsanları belli dönemlerde, kimyasalların tetiklediği kurşun saçmalarla karşılarına ne çıkarsa öldürmek üzere gürültülü şehirlerden çıkarıp ormanlara ve vadilere sevk eden tüm o eski içgüdüler, kana susamışlık, öldürmenin zevki; Buck’ın hissettikleri de bunlardı, ancak insanlara nazaran bu duyguları çok daha derinden hissediyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90994</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3f7a388-3590-4281-b8e7-1cf53f2844bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazak Türklerinde Halı Ve Düz Dokuma Yaygıları</image:title>
            <image:caption>Kazak Türklerinde Halı Ve Düz Dokuma Yaygıları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90995</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f197ed9-c472-4812-a9e0-cb6b9e9a9cb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Silahlı Çatışmaların Çözümü Mümkün Mü?</image:title>
            <image:caption>Barış süreçleri konusunda karşılaştırmalı analizler yapmak, artan zorlukların üstesinden nasıl gelinebileceği hakkında yeni fikirler ve perspektifler geliştirmek, silahlı çatışmaların sürdüğü, aktörlerin çoğaldığı ve sorunların karmaşıklaştığı günümüzde giderek büyük önem kazanmaktadır. Ne var ki, barış süreçleriyle ilgili çalışmaların birçoğunun belli bir zaman diliminde, belli bir ülkenin kendine özgü koşulları çerçevesinde incelenmesi ile sınırlı kaldığı görülmektedir. Oysa barış süreçleriyle ilgili çalışmalar; iç savaşların ve barış süreçlerinin özelliklerinin, bu süreçlere etkide bulunan siyasi dinamiklerin, müzakere ve arabuluculuk çabalarında karşılaşılan zorlukların ancak bütünsel bir bakış açısıyla ele alınması durumunda gerçek anlamda öğretici olma ve karar alıcılara yol gösterici olma özelliği kazanacaktır. Dr. Görkem Tanrıverdi editörlüğünde hazırlanan bu kitap, farklı coğrafyalarda yaşanan tecrübeleri anlamak ve bir arada değerlendirmek açısından önemli bir fırsat sunmakta ve akademik tartışmalara katkıda bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90996</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a91d0fc1-4e7b-4cb7-a2aa-f59234473932.jpg</image:loc>
            <image:title>Lojistik 4.0 Türkiye Lojistik Sektörü Durum Analizi</image:title>
            <image:caption>Dünya ticaretinin son günlerde en popüler konusu olan dijital dönüşümler, Dördüncü Endüstri Devrimi ile başlamış, tüm sektörler ve hatta insan hayatının birçok alanına yayılmış durumdadır. Ortaya çıkan teknolojik dönüşümlerle akıllı fabrikalar, akıllı üretim sistemleri, akıllı robotlar, akıllı ürünler gibi endüstriyel yapıların yanında akıllı kentler, akıllı kampüsler,  akıllı hastaneler, akılı otomobiller, akıllı lojistik ve akıllı finans yapıları gibi insan hayatını etkileyen birçok yapı meydana gelmiştir. Halen başlangıcında bulunduğumuz dijital dönüşüm hareketlerinin, aynı hızda devam edeceği ve dünyada birçok iş modelini, sektörü ve hayatı etkileyeceği düşünülmektedir. 
Lojistik sektörü özelinde dijital dönüşüm hareketlerine bakıldığında değişim ve dönüşümün başladığı ve kaçınılmaz bir şekilde birçok lojistik süreci ve iş modelini değiştireceği görülmektedir. Azımsanmayacak sayıda lojistik firması, gerekli fizibilite çalışmalarını başlatmış ve lojistik uygulamalarındaki dönüşümleri gerçekleştirmeyi planlamaktadırlar. Lojistik sektöründeki dönüşümü Türkiye açısından değerlendirmek gerekirse, sektörün teknolojik dönüşüm faaliyetlerinin çok başında olduğu görülmektedir. Ancak Türkiye Lojistik Sektörü’ nün kısa sürede teknolojik dönüşümü gerçekleştirmesi önem arz etmektedir. Çünkü ülkenin konumu ve sahip olduğu lojistik kabiliyetler ve lojistik potansiyeli yüksek düzeydedir. Bu kabiliyet ve potansiyelin sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için dijital dönüşümün Türkiye Lojistik Sektörü açısından gerçekleştirilmesi önemli bir gerekliliktir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90997</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11aa8e2f-7c30-44de-8c53-40ccb0c88c61.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurşun Gölgesi</image:title>
            <image:caption>u ülke bizim vatanımız; burada doğduk, burada da öleceğiz. Ola ki çocuklarım ve eşim, herhangi bir nedenle başka ülkelere giderse asla bu ülke aleyhine konuşmasınlar, ülke aleyhine herhangi bir eylem içinde olmasınlar. Kanlarının son damlasına kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin huzur ve güvenliği için çalışsınlar. Bu son vasiyetimdir. Bizi cephelerden uzak tutmak ne Kürtlerin suçu ne de Türklerin. Bu, Osmanlının kendi halkını aşağılamasının ve hor görmesinin sonucudur. Yanılgımız, bu halkın hep uyuyacağını düşünmektir. Mutlaka uyanacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90998</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3c4d5d3-3750-4440-b94a-6eccf20995a4.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisatta Erken Yazılar</image:title>
            <image:caption>Uzun vadeli sürdürülebilir kalkınma toplumsal konsensüs ile olur. Bu da büyümede eşitlik sunan politikalar gerektirir. Katılım ve demokrasi önemlidir.21.yy’a girdiğimiz şu günlerde gelişmeye daha geniş kapsamlı bir çerçeveden bakmak gerekir. Gelişme olasıdır, ancak hedef fakirin yarar sağladığı, demokratik süreçleri güçlendiren, refah düzeyini yükselten ve ekonomik, politik özgürlükleri genişleten yollarla gelişmeyi beslemektir. 

Elinizdeki kitap “ Türkiye Ekonomisine” ilişkin öngörüleri yüksek, muhtemel problemlere erken işaret eden yazılardan oluştuğu için kitabın adı “İktisatta Erken Yazılar” olarak şekillenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90999</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cabef53-4325-4695-a814-baa78879cf69.jpg</image:loc>
            <image:title>Çeviri Sosyolojisi Odağında Türkiye&apos;de Kurumsal Çeviri Alanı</image:title>
            <image:caption>Çevirinin dolaşımı birden fazla aracı sayesinde gerçekleşmektedir. Bu ağın içerisinde hem bireyler hem de kurumlar vardır. Ulusal ve uluslararası düzeyde bilgi alışverişinin yoğun olarak yapıldığı günümüz dünyasında kurumların bu süreçteki rolü giderek artmıştır. Temelde kurumların iletişim ihtiyacından kaynaklanan bu durum, özellikle uluslararası kurum ve kuruluşlarda yoğun bir çeviri faaliyetinin sürdürülmesine neden olmaktadır. Çeviriye yer veren kurum ve kuruluşların oluşturduğu kurumsal çeviri alanına yönelen bu çalışmanın amacı kurumlarda görülen farklı dinamikleri inceleyerek çeviri ürün üzerindeki etkilerini açığa çıkarmaktır. Çalışmada zorluk ve kısıt şeklinde ele alınan bu etkilerden zorluk, çeviri sürecinde karşılaşılan ve bir şekilde çözümlenebilen, kısıt çözümü bulunamayan çevirmen ve nihai ürün üzerinde olumsuz etkiler yaratan sorunlar olarak tanımlanmıştır. Çalışmanın temel odağı, kurumsal alanın içinden ya da dışından, kurumsal yapının doğasından ya da maksatlı eylemlerinden, çeviri metnin özelliklerinden ya da çevirmenden kaynaklı sebeplerle ortaya çıkabilecek pek çok zorluk ve kısıtı açığa çıkarmaktır. Kurumsal çeviri alanı Pierre Bourdieu’ nün alan teorisi temelinde ve sermaye, habitus, illusio, yeniden üretim, ilişkisellik gibi pek çok temel kavramı kullanılarak tüm yönleriyle incelenmektedir. Çalışma bu alana ilgi duyan araştırmacılar ve öğrenciler için kapsamlı bir başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91000</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9c91679-ffb7-4592-bd5e-302c8c62ab01.jpg</image:loc>
            <image:title>Conan : Aslanlı Tahtın Kaderi (3.Kitap)</image:title>
            <image:caption>Amerikalı yazar Robert Ervin Howard tarafından yaratılan Barbar Conan, zamanla fantastik edebiyatın en meşhur karakterlerinden biri haline gelmiştir. Çizgi roman serisiyle başlayıp büyük bir başarı kazanan Cimmerialı Conan’ın maceraları yayımlandığı tarihten bugüne birçok yazara ilham olurken birçok okurun da hayal dünyasında unutulmaz bir yer edindi. Bu başarı, şüphesiz ki Ervin Howard’ın üstün gözlem yeteneğiyle gerçekleşti.  
Barbar Conan, kuzeyin zorluklarını aşarak dünyayı keşfederken her zorluğu göğüsler. Her savaşçıyla savaşır. Yoldaşı olan kadınlarla aşk dolu günler yaşar. Hayatta kalma mücadelesini bir an olsun bırakmaz. Yenilmez denilen canavarları yener. Ve yoluna devam eder… Hyboria Çağı’nı yakından keşfedeceğiniz, efsanevi krallıklarla, güzeller güzeli prenseslerle, nice savaşçı kadın ve erkekle, tasviri muhteşem yaratıklarla dolu maceraları okurken soluk soluğa kalacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91001</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8728998f-b50b-44eb-a950-090090cf39b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Conan: Cimmeriali Yabancı (1. Kitap)</image:title>
            <image:caption>Amerikalı yazar Robert Ervin Howard tarafından yaratılan Barbar Conan, zamanla fantastik edebiyatın en meşhur karakterlerinden biri haline gelmiştir. Çizgi roman serisiyle başlayıp büyük bir başarı kazanan Cimmerialı Conan’ın maceraları yayımlandığı tarihten bugüne birçok yazara ilham olurken birçok okurun da hayal dünyasında unutulmaz bir yer edindi. Bu başarı, şüphesiz ki Ervin Howard’ın üstün gözlem yeteneğiyle gerçekleşti.  
Güvenli bir sığınağın bulunmadığı, her an ortaya çıkabilecek bir tehlikeye karşı dikkatli olmanız gereken ve en güçlü olanın her zaman kazandığı, hayatta kalma mücadelesinin sürükleyici zamanlarında, masalsı Hyboria Çağı’nda, kuzeyin sert ikliminden gelen efsaneleşmiş Barbar Conan’ın maceralarını okurken Ervin Howard’ın muhteşem dünyasında unutulmaz bir yolculuğa çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91002</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2241c9c-fc40-47d6-9033-410c9fb9dd55.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokumacı</image:title>
            <image:caption>Ve Kula. Çölde bir erkek at ve sanırım ben ona aşığım. Ama o bunu bilmeyecek. Bir insanın bir hayvana böyle aşkı, ne bu çölde ne de başka bir yerinde dünyanın kabul görmeyecek sanki. Böyle hissediyor içim. Birbirinden bu kadar farklı iki şeyin aşk sayesinde yan yana olabileceğine gülecekler. Utanıyorum da bu yüzden, yanlış ya da yasak gibi düşüncelerim. Bunu da hissediyor içim. Ama Kula, bunu da bilmeyecek.” 
*** 
Kula, çizgileri olmayan zebralar, kuyu çocuk, şarap ustası, dokumacı ve bu çölün kurtları... Buraya nasıl geldi bilmiyor. Geçmişiyle ilgili hiçbir şey yok aklında. Adı bile. Gördüğü rüyalarla kafası gittikçe karışan bu kız, bunların belki de hatıraları olabileceğini düşünüyor. Gerçeğin ne olduğunu böylece anlayabilir belki. Ama sonra soruyor kendine, hatırlamak, o gerçek mi? Ezgi Altıner’in romanını okurken bir kızın zihninde ve olayların geçtiği çölün sonsuz genişliğinde bir yolculuğa çıkacaksınız. Derin bir iç gerçeklikle karşılaşacağınız bu kitap, karakterlerin ruh hâlleriyle şekillenirken kendini arayanların kaydını tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91003</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/277d5475-79db-478c-aa6b-652566611dd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinai Absürtler</image:title>
            <image:caption>Burada ciddi bir cinai hikâye yazıyoruz. Cinayet ciddi bir eylemdir. Ölmek kadar zordur öldürmek ve belki daha da zor. Öyle kazara olmuş cinayetlerden söz etmiyorum, onda “pardon” dersin geçer, bir kazadır sonuçta. Bir pardonla biter iş, biraz mahcubiyettir bedeli. Kaza sonucu işlenen cinayet osuruktan tayyaredir. Lakin taammüden öyle mi? Taammüden. Kelimenin kendisi ağır zaten, cezası da öyle; eskiden idamdı, şimdi kaldırıldı adam asmaca. Müebbet hapis, hayatın kodeste geçecek düşünsene. Göze almışın bu bir, gözü karalık gerek. İkincisi zekâ gerek bunun için, iyi bir tasarım, iyi bir strateji, plan program, zamanlama gerek. Zor iş anlayacağınız. 
Sıradan cinayetler gündelik hayatın tekdüzeliğinde yok olup giderken, Fatoş Beykal’ın kaleminde absürt ve kara komik bir karaktere bürünüyor. Herkesin herkesi öldürdüğü ve kimsenin cinayetlerinden pişmanlık duymadığı bu gerçeklikte cinai eylemler, bir kahve kaynatmak kadar önem arz eden ve bir o kadar da hayatın içinden birer hadiseye dönüşüyor. 
Cinai Absürtler, yazarın ve karakterlerin zekâsına hayran bırakan özgün bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91005</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44437f89-c9da-422d-8c52-e4bc621179e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Conan: Büyünün ve Kılıcın Gölgesinde (2. Kitap)</image:title>
            <image:caption>Amerikalı yazar Robert Ervin Howard tarafından yaratılan Barbar Conan, zamanla fantastik edebiyatın en meşhur karakterlerinden biri haline gelmiştir. Çizgi roman serisiyle başlayıp büyük bir başarı kazanan Cimmerialı Conan’ın maceraları yayımlandığı tarihten bugüne birçok yazara ilham olurken birçok okurun da hayal dünyasında unutulmaz bir yer edindi. Bu başarı, şüphesiz ki Ervin Howard’ın üstün gözlem yeteneğiyle gerçekleşti.  Her köşesinde çeşit çeşit tehlike barındıran, efsanevi yaratıklarla, kötücül ruhlar ve iyi insanlarla dolu Hyboria Çağı’nda, sadece güçlü ve zeki olanın ayakta kalabileceği bir dünyada Cimmerialı Conan ile pek çok maceraya sürükleneceksiniz. Ervin Howard’ın dehası sayesinde tanıştığımız zalim büyücüler, gaddar savaşçılar, hilekâr siyasetçiler ve antik zamanlardan kalma canavarların arasında yaşayan Conan’ın soluk kesen maceralarına davetlisiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91006</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0f99234-dc67-48f4-b0ff-15221e3e617e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şizofreni Üzerine</image:title>
            <image:caption>Graywolf Press Kurgu Dışı Yazın Ödülünü ve Whiting Ödülünü alan, Akıl Sağlığına Dair Güçlü, Etkileyici Denemeler 
 
Cennetin Sınırı adlı romanıyla büyük yankı uyandıran ödüllü yazar Esmé Weijun Wang, New York Times Çoksatanlar listesine giren Şizofreni Üzerine’de kendi deneyimlerinden yola çıkarak şizofreniye dair kapsamlı bir araştırma sunuyor. Dürüst ve çarpıcı anlatımıyla, merak eden herkese bu gizemli dünyanın kapılarını açıyor. 
 
&quot;Etkisinden kurtulamayacağınız, devrim niteliğinde bir eser.&quot; Publishers Weekly 
 
&quot;Berrak. Üzücü ve içten.&quot; Star Tribune 
 
&quot;Hastalıkların, özellikle de akıl hastalıklarının güçlükleri üzerine harika bir rehber. Kendi tanılarını anlamaya çalışan insanlara umut verecek.&quot; Meghan O’Rourke 
 
&quot;Her bir deneme, akıl hastalığıyla yaşayan bir kadının canlı bir portresini çiziyor. Wang’in akıllardan çıkmayacak güzellikteki yazınıyla bu derleme, edebiyat dünyasında kendisine sağlam bir yer ediniyor.&quot; Glamour 
 
&quot;Hem bilimsel hem de şiirsel sesiyle Wang, travma sonrası stres bozukluğu ve Lyme hastalığının yanı sıra kendisine konulan yeni tanıyı, okuru büyüleyen, aydınlatan bir incelik ve açıksözlülükle inceliyor.&quot; The Week 
 
&quot;Wang kaleme aldığı 13 denemede daha önce yürünmemiş yollarda size eşlik ediyor. Şizofreni Üzerine  zekice yazılmış, beklenmeyecek derecede eğlenceli, sorgulayan, korkusuz ve eşsiz bir eser.&quot; Los Angeles Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91007</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5858dca-c0bb-4d23-8a82-32ec54701633.jpg</image:loc>
            <image:title>Mülakata Giderken</image:title>
            <image:caption>Uzun yıllar yurt dışında ve yurt içinde mülakatlar gerçekleştirmiş bir yönetici olarak öğrendiklerimden ve değerli yöneticilerimin deneyimlerinden yararlanarak hazırlamış olduğum bu kitap, hem mülakatı gerçekleştiren uzmanların başvurabileceği bir soru kaynağı hem de mülakata katılacak adaylar için bir yol gösterici olarak hazırlandı. 
Başarılarınıza başarı katması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91008</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/391dcc00-17d5-415f-b4d0-e0f07bdf1a1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefes Almadan</image:title>
            <image:caption>Joey ve arkadaşları sahada maç yaparken, tanımadıkları bir çocuk kenarda oturmuş, onları izlemektedir. Joey onu maça davet edince çocuğun adının Adil olduğunu, sahanın yakınındaki Sığınmacı Merkezi&apos;nde yaşadığını öğrenirler. Çok geçmeden, Adil&apos;in müthiş yetenekli olduğu ortaya çıkar. Fakat Joey&apos;nin arkadaşlarının çoğu Adil&apos;le ilgili önyargılıdır. Çocuğun onlarla vakit geçirmesine ve kendi futbol kulüplerinin altyapısına katılmasına sıcak bakmazlar. Joey, Adil&apos;le arkadaşlık etmeye başlayınca, o ve ailesinin Suriye&apos;den aylar süren yolculukları hakkında daha çok şey öğrenir ve yeni arkadaşının yaşamak zorunda kaldıklarına çok üzülür. Önyargıları yıkmak hiç de kolay olmayacaktır. Fakat Joey, Adil&apos;i takıma kazandırmaya kararlıdır. 
“Nefes Almadan” mülteciler, ırkçılık, daha iyi bir yaşam umudu ve sporun birleştirici gücü hakkında sürükleyici bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91009</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b50fd8c8-3f26-4e02-946c-767ae5071ddd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne Rüya Evi (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Green Gables’ta düğün çanları çalıyor! 
 
Artık tam anlamıyla yetişkin bir kadına dönüşen Anne Shirley, o inatçı, kızıl saçlı, hayalperest kız çocuğunu kalbinin derinliklerinde hâlâ yaşatsa da, nihayet okul arkadaşı Gilbert Blythe ile evlenip Four Winds kıyılarındaki rüya evinde yeni hayatına başlamak üzeredir. 
 
Yeni bir kasaba sevgili Anne için her zamanki gibi tanınması, sevilmesi gereken yepyeni dostlar anlamına gelirken, çiçeği burnunda çifti zor kararlar ve kalplerini derinden yaralayacak bir trajedi de beklemektedir. Anne’in gülüşünü belki de sonsuza dek değiştirecek bir trajedi… 
L. M. Montgomery’nin ölümsüz kaleminde hayat bulan ve Anne with an E isimli Netflix dizisine de ilham olan Yeşilin Kızı Anne, yolculuğuna kaldığı yerden serinin beşinci kitabı Yeşilin Kızı Anne Rüya Evi ile devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91010</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b6ed14e-1897-4b6a-81f1-5f68fe7df5e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Harflere Ne Oldu?</image:title>
            <image:caption>Bir kehanet gerçekleşiyor ve bir sabah, güneşin doğuşuyla birlikte hafler siliniyor. 
Zeynep, kardeşi Can ile kendini, harfleri geri getirmek için Kayıp Kitap&apos;ı arayan ve şifreleri çözmeye çalışan bir ekibin içinde buluyor. Evet, küçük de olsa bir umut var ancak güneş batmadan şifrelerin çözülmesi gerekiyor. Uzaydaki bir uyduda başlayıp Kopenhag, Münih, İstanbul ve Moğolistan&apos;a kadar uzanan heyecan verici bir macera...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91011</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75dd00d7-b354-4980-af39-4852731851d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Cimri (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Paris’in son derece zengin ve bir o kadar da cimri burjuvalarından Harpagon, oğlu Cléante ve kızı Élise’i varlıklı kişilerle evlendirmeyi planlamaktadır ancak işler istediği gibi gitmez. Napolili genç Valère, Élise’i bir deniz kazasından kurtarmış ve ona gönlünü kaptırdığı için Harpagon’un evine vekilharç olarak girmiştir. Cléante ise maddi sıkıntılar çeken Mariane adlı genç kıza âşıktır. Gençlerin endişesi sevdikleriyle evlenip evlenemeyecekleri iken Harpagon’un tek derdi, çalınır korkusu ile bir sandığın içinde bahçeye gömdüğü altınlarıdır. 
Dünya edebiyatını Shakespeare’den sonra en çok etkileyen ve tiyatro tarihimizde özel bir yeri olan, komedi türünün en önemli temsilcilerinden Moliére’in 1668 yılında, kapitalizme ilerleyen Avrupa’da toplumsal hiyerarşinin dönüşümüyle yeni değerler sisteminin oluştuğu, ahlaki erdemler ve soyluluk gibi kavramların içinin boşaltılıp sadece paraya dayandırıldığı bir dönemde yazdığı Cimri’yi Ebru Erbaş’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91012</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c4bef61-30bb-45b9-8ecd-98d8c92f85fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Daireler ve Çemberler</image:title>
            <image:caption>Tekerlekler, madeni paralar, toplar, yüzükler, düğmeler. Temel geometrik şekillerden olan daireler ve çemberler her yerdedir! Rengârenk çizimlerle dolu bu eğlenceli kitapta, yuvarlak şekillerin temel özelliklerini öğrenirken kiriş, yay, daire dilimi gibi terimlerle ve çok önemli bir değer olan pi’yle tanışacaksınız. İçindeki uygulamalı aktiviteler sayesinde bir dairenin yarıçapını, çapını ve alanını nasıl bulacağınızı kolayca öğreneceksiniz! 
 
Matematik dünyasındaki en temel konuları sade ve anlaşılır bir şekilde ele alan matematik öğretmeni David A. Adler’ın yazdığı ve canlı, akılda kalıcı çizimlere imza atan Edward Miller’ın resimlediği Daireler ve Çemberler, sizi birer geometri uzmanına dönüştürecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91014</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/018f0fc9-5294-4f0c-813d-5a31723ea376.jpg</image:loc>
            <image:title>Ertan Sarıhan</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta “Ölenler / dövüşerek öldüler; / güneşe gömüldüler” diyerek sokakları ve alanları inlettiğimiz o güzel insanlarımızdan birini, Ertan Sarıhan’ın hikâyesini okuyacağız. 
Ertan Sarıhan 1942 yılında Fatsa’nın Beyceli köyünde dünyaya geldi. Çok okuyordu. Tartışmaları can kulağıyla dinledikten sonra konuşurdu. Bilgi düzeyi çoğumuzdan gelişkindi. Gençliğin verdiği coşkuyla hayalindeki dünyayı yaratabilmek adına çaresizlerin çaresi, umutsuzların umudu olmaya çalıştı. Halkın yanında olmak, devasa boyuttaki sorunlara çözüm üretmek adına çok sevdiği öğretmenliğe ara vermek zorunda kaldı. Mücadelesi boyunca hiçbir ayrım yapmadı. “Sömürüye son vereceğiz, haksızlıkları, yolsuzlukları, açlığı ve sefaleti ortadan kaldıracağız” şiarıyla haksızlığı, yolsuzluğu ortadan kaldırmak adına çabaladı. Köy köy dolaşarak fındık, tütün ve çay üretimindeki sömürü mekanizmalarını anlattı. Üreticileri bir araya getirip onlara örgütlü bir yapı içinde mücadele etmelerini önerdi. Güç birliğinin sağlanmasıyla, üreticiler birlikte daha güçlü olduklarını hissettiler. Bölgede tefecilere, stokçulara karşı mücadelenin ön saflarında yer aldı. Meydanlarda “üreten biziz, yöneten de biz olacağız. Sömürüsüz, eşit bir dünya kuruluncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz” diyenlerin sayısı gün geçtikçe çığ gibi büyüdü. Mücadele alanı sinsi mayınlarla çevrelense de ölüme kafa tutarak, “kurtuluşa kadar savaşacağız” sözünden dönmedi. O büyük usta ile yolu Kızıldere’de kesiştiğinde bölgedeki dostlarının tüm ısrarlarına rağmen geri dönmedi. Onlarla birlikte yürüdü ölüme... 
İLBAY KAHRAMAN 
1950 yılında Muş’ta doğdu. İlk ve ortaokulu Muş’ta, liseyi Samsun’da okudu. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü mezunudur. 1983 yılında Devrimci Yol Örgütü üyesi olduğu gerekçesi ve 1402 sayılı yasayla İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ndeki görevine İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından son verildi. Evli ve iki çocuk babası olan İlbay Kahraman İstanbul’da yaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91015</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf29ebe1-4ae5-4d9b-85f4-a4d20595ec10.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulmuş Düşler Mağarası</image:title>
            <image:caption>Yaratıcı düşüncenizi geri almaya hazır mısınız? 
Hayatınızda diğer insanlardan farklı olarak yaptığınız şey nedir? 
Gerçekten yapmak istediğiniz ve hâlâ yapamadığınız şey nedir? 
 Eğer kimsenin sizi yargılamayacağından emin olsaydınız neyi farklı yapardınız? 
Gerçekten inandığınız şeyleri mi yapıyorsunuz yoksa şu an yaptığınız şeylere inanmaya mı çalışıyorsunuz? 
Yaratıcı zihni kolaylıkla keşfedebilir ve beyinlerimizi yaratıcı dışavuruma odaklanması için eğitebiliriz. Yaratıcılık herkeste vardır ve geliştirilebilir. Sadece anahtarlar lazım… Yaratıcı zihnimizin kapılarını açacak anahtarlar. Çünkü yaratıcılık, üzerinde çalışılması gereken bir disiplinden ziyade, keşfedilmesi gereken bir bilinç durumudur. Bu yeni bilinç için hazır mısınız? Cevapları merak ediyorsanız okumaya hazırsınız demektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91016</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/662062c7-6f5b-4094-b373-36460fc6a285.jpg</image:loc>
            <image:title>Lang Masalları Cilt:2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lang Masalları, nesillerdir çocukların çok sevdiği hikayeleri bir araya getiriyor. Şair, romancı, edebiyat eleştirmeni ve ünlü bir masal koleksiyoncusu olan Andrew Lang, sadece Britanya’dan değil, Batı ve Orta Avrupa’dan, İskandinav ülkelerinden, eski Yunan dünyasından ve hatta Arap medeniyetinden ve Uzak Doğu kültüründen klasik masalları bu derlemesinde topluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91017</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a3d745a-56a5-4254-bcd2-59065433fa92.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Çocuk 4 – Çiz ve Boya</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların ince motor ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla hazırlanmış̧ bu kitapta; 
- görsel dikkat 
- kısa süreli hafıza 
- sayı tanıma 
- boyama ve çizgi tamamlama egzersizleri bulunmaktadır. 
Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91018</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d3ab89a-7609-4357-93ab-eeedb467e86f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sheakespeare Bana Ne Dedi?</image:title>
            <image:caption>İngiliz edebiyatı tarih boyunca hem Batı edebiyatını hem de dünya edebiyatını etkileyen zengin eserler ortaya çıkardı. Roman, öykü, şiir ve tiyatro oyunları edebiyat seven herkesin ruhuna dokundu. Bazen Hamlet bize güç verdi, bazen 1984’ün Büyük Birader’i zalim gözlerini üzerimize dikti ya da bazen hayatın anlamı Otostopçunun Galaksi Rehberi’ndeki gibi sadece 42’ydi. 
Charles Dickens’tan Virginia Woolf’a, Oscar Wilde’dan Jeanette Winterson’a kadar pek çok yazara yer veren bu kitap, İngilizce yazılmış görkemli romanları rafine bir süzgeçten geçiriyor. Okurun ilgisini çekecek ayrıntıları yakalarken ele alınan eserlerin edebiyatımızdaki izdüşümlerine dokunuyor. 
 
“İnsan var oldukça öykü de, şiir de, roman da var olacaktır kuşkusuz. Okumak ve yazmak, sağaltıcı bir şeydir çünkü. Yaralı ruhlarımızı iyileştirir.” 
Ercan Kesal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91019</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a969a4f4-ca67-41c5-aa62-0517f939a28d.jpg</image:loc>
            <image:title>Lang Masalları Cilt:1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lang Masalları, nesillerdir çocukların çok sevdiği hikayeleri bir araya getiriyor. Şair, romancı, edebiyat eleştirmeni ve ünlü bir masal koleksiyoncusu olan Andrew Lang, sadece Britanya’dan değil, Batı ve Orta Avrupa’dan, İskandinav ülkelerinden, eski Yunan dünyasından ve hatta Arap medeniyetinden ve Uzak Doğu kültüründen klasik masalları bu derlemesinde topluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91020</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc761b44-bf47-43b5-8536-fff665c2c0d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Lang Masalları Cilt:3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lang Masalları, nesillerdir çocukların çok sevdiği hikayeleri bir araya getiriyor. Şair, romancı, edebiyat eleştirmeni ve ünlü bir masal koleksiyoncusu olan Andrew Lang, sadece Britanya’dan değil, Batı ve Orta Avrupa’dan, İskandinav ülkelerinden, eski Yunan dünyasından ve hatta Arap medeniyetinden ve Uzak Doğu kültüründen klasik masalları bu derlemesinde topluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91021</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a37ac4b3-f399-4c47-ab62-1f6227b1fa45.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Çocuk 5 – Kaç Tane Var?</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların ince motor ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla hazırlanmış̧ bu kitapta; 
- Görsel dikkat 
- Kısa süreli hafıza 
- Sayı tanıma, tane kavramı egzersizleri bulunmaktadır. 
Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91022</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2020b4c-bf0b-4ec9-a281-81a285bfe6d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay’a Yolculuk</image:title>
            <image:caption>1865 yılıydı, Amerikan İçsavaşı bitmiş, Gun-Club’ın seçkin üyeleri, geliştirdikleri silahlar, toplar, mermilerle kalakalmışlardı. Büyük bir hayal kırıklığı ile kulübü kapatmayı düşündükleri sırada, başkandan muhteşem bir öneri geldi; geliştirecekleri bir uzay mermisiyle Ay’a gitmek. Büyük bir coşkuyla karşılanan bu fikir çok geçmeden bütün dünyaya yayılacak ve büyük destek görecekti. 
Bilimsel romanın yaratıcısı Jules Verne, pek çok muhteşem eserinde olduğu gibi bu romanında da yüzyıl sonra yaşanacak gelişmelerin ve buluşların haberini verebilen bir dâhi. 
Ay’a Yolculuk’u okurken Jules Verne’in nasıl olup da bu kadar çok ayrıntıyı doğru tahmin ettiğine inanamayacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91023</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e23a5c27-2899-431b-b785-1eebac77e15f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Kemal’le Anadolu’da Yolculuk</image:title>
            <image:caption>1919: Mustafa Kemal’in kariyerinde en uzun ve en zor yıl.  
Mustafa Kemal ve arkadaşları Bandırma vapuru ile Boğaz’dan Karadeniz’e açıldıkları 16 Mayıs akşamından 27 Aralık öğle vaktinde Ankara’ya gelene kadar toplam 225 günü Anadolu’nun bağrında, halkla iç içe geçirdiler. Tarihi yolculuğuna “ordu müfettişi” göreviyle başlayan Anafartalar Kahramanı, yolculuğun kalan kısmını “milletin ferdi” olarak sürdürmüş ve inanılmaz bir iletişim kampanyasıyla Milli Mücadele’yi örgütlemiştir. 
Prof. Dr. Hikmet Özdemir, Anadolu’daki bu tarihi yolculuğa ışık tutuyor: Yol güzergâhları nasıldı? Hangi ulaşım araçları kullanılmıştı? Yolculuk boyunca kamuoyu oluşturmak için neler yapılmıştı? Varılan yerlerde konaklama, güvenlik, iletişim, sağlık, finansman vb. ihtiyaçlar nasıl karşılanmıştı? Mustafa Kemal’in ateşlediği kurtuluş meşalesini kimler taşımıştı? 
Mustafa Kemal’le Anadolu’da Yolculuk zorlu bir mücadelenin ve milletin evladının milli liderliğe yükselişi hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91024</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d610cf4-e37c-46ca-90dd-3c886b963d79.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Çocuk 6 – Sayıları Boya</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların ince motor ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla hazırlanmış̧ bu kitapta; 
- görsel dikkat 
- kısa süreli hafıza 
- sayı tanıma 
- boyama egzersizleri bulunmaktadır. 
  Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91025</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42c63918-7f79-4411-ab04-63ed3b167853.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanpınar Bana Ne Dedi?</image:title>
            <image:caption>“Tanpınar Bana Ne Dedi?” edebiyatımıza bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Alıntılarla, anekdotlarla, yaşamöyküsü değinileriyle eşsiz bir okuma 
deneyimi sağlıyor. 
Ahmet Hamdi Tanpınar’dan Adalet Ağaoğlu’na, 
Yaşar Kemal’den Tezer Özlü’ye kadar pek çok yazara yer veren eser, 
derinlikli metinlerimize değinirken edebiyat tarihimizle ilgili de 
nitelikli saptamalar yapıyor.  
“Tanpınar Bana Ne Dedi?” yeni bir bakış kazandırmakla yetinmeyip bu yapıtları okumayanların da merakını kamçılıyor. 
“Ruken Ataman Ali Baba ve Kırk Haramiler’deki mağaranın kapısını açacak sihirli sözü çoktan bulmuş. İstediği zaman kitaplarla dolu bir dünyaya girerek sonsuz hazinesinden dilediğince nasiplenebiliyor.” 
Ercan Kesal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91026</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bac184ea-6e9d-49c2-96cb-4c1805e1e527.jpg</image:loc>
            <image:title>Malamander (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>EFSANEVİ MALAMANDER&apos;IN GİZEMİNİ KİM ÇÖZECEK? 
Tuhaf Deniz Kasabası &apos;na kışları kimse uğramaz. Özellikle karanlık çöktüğünde, korkunç sis Canavarağzı Kayalıklarını ve Leviathan gemisini yuttuğunda... Bazıları bu sisin içinde korkunç Malamander&apos;in ayak izini gördüğüne yemin edebilir! 
Herbert Limon, Büyük Nautilus Oteli&apos;nin kayıp eşya sorumlusu, kaybolan eşyaların sahiplerini bulmanın ne kadar zor olduğunun farkında. Özellikle, kaybolan şey bir kız çocuğunun ailesi ise... Kimse on iki sene önce Parma Voilet&apos;in ailesine ne olduğunu bilmez. Violet, ailesini bulmak için Herbert&apos;ten yardım istediğinde olayın ucunun efsanevi Malamander&apos;e uzandığını keşfederler. Tuhaf Deniz Kasabası her daim esrarengiz bir yer olmuştu. Fakat şimdi sis kıyıya çöküyor ve işler çok daha ürkütücü bir hâle geliyor.

Mükemmel bir hayal gücüyle oluşturulmuş macera atmosferi, mitler ve efsaneler yönünden zengin lezzetli bir gotik anlatı. Malamander kitabı Thomas Taylor&apos;ın yetenekli bir yazar olduğunu kanıtlıyor. Bu kitap bütün alkışları hak ediyor.
—The Bookseller


Bu gençlik macerasında bir tatil adasında iki çocuğun yerel bir efsaneyi kovalayışını okuyacaksınız. Yazar mizahi bir ton ile ilginç karakterleri birleştirerek alışılagelmedik bir üçlemenin açılışını yapıyor. Enerjik, fantastik bu anlatı tarafından ele geçiriliyorsunuz.
—Publishers</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91028</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f87b9921-cac4-4e39-b6f5-e4d61e1f42d9.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi ki Anneyim iyi ki Babayım</image:title>
            <image:caption>Biz, hikâyemizin sekiz yıl önce başladığını zannediyorduk. Ancak okudukça, yaşadıkça çok daha önce yazıldığını hissetik. Satır aralarına indiğimizde ise çocukluğumuzda bulduk kendimizi. Buldukça fark ettik, 
öğrendik ve büyüdük...

 Birlikte büyüme hikâyesiydi bizimkisi. Heyecan, umut ve
sevgi dolu. Hiç bitmeyen, çocuklarıyla birlikte büyüyen bir
anne ve babanın hikâyesi. Hatta siz bu hikâyeyi okurken bile hâlâ devam eden bir hikâye...

Ve bu hikâyenin asıl kahramanları çocuklarımız...
Aslında bu kitapta okuyacaklarınız, onların bize
öğrettikleri ve yaşattıklarıdır. 
 
Trabzon Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapan Doç. Dr. Özge Erdoğan&apos;ın çalışma alanları arasında çocuk kitapları, etkileşimli okuma ve aile eğitimi yer almaktadır.  İlk okuma yazma öğretimi ve Türkçe öğretimi alanlarında ulusal ve uluslararası çok sayıda yayını bulunmaktadır.
Dr. Erdoğan, öğretmenliğin ve ebeveynliğin hiç bitmeyecek bir yolculuk olduğuna inanmaktadır.

Prof. Dr. Tolga Erdoğan, T.C. Milano Başkonsolosluğu eğitim ataşesidir. 
Kızı Melis&apos;in deyimiyle &quot;Şenlikçi Öğretmen&quot; ve drama eğitmeni olan Erdoğan, Türkçe öğretimi, oyun ve drama alanlarında bilimsel çalışmalar yapmaktadır. Çeşitli MEB, TÜBİTAK, UNICEF ve AB projelerinde danışman 
 ve eğitmen olarak görev yapmıştır. Ulusal ve uluslararası makale, 
bildiri ve kitapları bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91029</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/956211c9-f73e-42a2-9d13-cd388fb2fc67.jpg</image:loc>
            <image:title>Elebaşı</image:title>
            <image:caption>Sinaloa uyuşturucu kartelinin lideri Joaquín &quot;El Chapo&quot; Guzmán dünyanın en tehlikeli suçlularından biriydi. İktidar yolundaki güçlü yükselişi, gaddarlığı, çekiciliği, lüks düşkünlüğü, kılık değiştirme tutkusu, birden fazla zorlu hapishaneden kaçması, 
  Sean Penn’le beklenmedik karşılaşmaları… Bu ve benzeri olaylar, onu dünyanın en ünlü kanun kaçaklarından biri haline getirmişti. Ancak uzun yıllar süren bir operasyonun sonunda ABD ve Meksika güvenlik güçleri tarafından yakalanıp yargılandı. 
 
  Elebaşı, El Chapo&apos;nun mütevazı hayatından Brooklyn adliyesindeki mahkûmiyetine kadar süren epik bir hikâye. 
  New York Times muhabiri Alan Feuer’ın bu karışık davanın detaylarındaki hâkimiyeti, kolluk kuvvetlerindeki gizli kaynaklara benzersiz erişimi ve rahatsız edici konulardaki güçlü kavrayışı sayesinde Elebaşı, uzun yıllar &quot;El Chapo&quot; hakkında okunacak 
  tek kaynak olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91030</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ef4977c-ec47-4364-96b9-0b3760b30497.jpg</image:loc>
            <image:title>Var Böyle Tipler Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Var Böyle Tipler kitap oldu 
Sosyal medyada ve televizyonda yaptığı başarılı projelerle adını duyuran Kıvanç Talu’dan okuyanı kimi zaman gülümsetecek çoğu zaman da kahkahalara boğacak bir kitap raflardaki yerini aldı. Nemesis Kitap aracılığıyla okurlarına merhaba diyen Var Böyle Tipler Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’nün tek bir amacı var, o da bu kasvetli günlere inat biraz olsun gülümseyebilmek! 
Var Böyle Tipler Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü kitabı, yaşamın içinde var olan, seni, beni ve diğerlerini kimi zaman betimlemekten geri kalmadığımız esprili deyim ve sözlerin yine espriyle pekiştirilen anlamlarından oluşuyor. “Psikolojim pinpon topu gibi,” diyerek dalgalı bir ruh halini betimlerken, eski sevgililerden, ayrılık sonrası silinen fotoğraflardan, çoğul yalnızlıklar ve içsel kaygılardan, paradan ve parasızlıktan yakınan kimselerden ve hayatın içinde yer alan var böyle tipler yahu dediğimiz pek çok insandan örnekleri bir bir sıralıyor. 
Hayata biraz tebessümle bakmak ve biraz da pek bir ciddiye aldığımız durumları ve insanları azıcık paylamak, biraz hafifletmek ve en çok da şu karamsar günlerin acısını espriyle aydınlatmak herkese iyi gelecek. Eee, yok mu böyle tipler? Gerçekten Var Böyle Tipler! 
Psikolojim pinpon topu gibi* 
*İnsan psikolojisinin olumlu ve olumsuz yönlerde, bir pinpon topu hafifliğiyle savrulması ve hatta bunun bir pinpon müsabakasındaki gibi hızlı seyir değiştiriyor olması. 
Beyaz yakanın çakalı, geç ağırır şakağı* 
* İşini türlü çakallıklarla başkasına yaptıran, toplantılarda alicengiz oyunları ile göz boyayarak ön plana çıkan ve mesai saati biter bitmez soluğu plaza servisinde alan beyaz yaka plaza çalışanlarının bu sayede daha geç yaşlandığını betimleyen yeni nesil bir atasözüdür. (Her plazada mutlaka üç beş tane bulunur.) 
Son kısmet bükücü* 
*İnsanın tam hayırlı bir kısmete kavuşacağını düşünürken, hiç hesapta olmayan bir hemcinsin devreye girip işi bozması ve o kişinin saçını başını yolma fırsatı elde edemeden konunun kapanması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91031</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b03c64dc-47ec-417a-b7a7-d5dcb6691309.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağımsızlık Yolu</image:title>
            <image:caption>&quot;Bugünlere kolay gelinmedi ve bu topraklar kolay vatan olmadı. Bu yüzden hepimiz tarihimizi iyi bilmeli, öğrenmeliyiz.&quot;
Tolga Aydoğan çocuklar ve gençler için sürükleyici bir roman tarzında kaleme aldığı bu kitapta, Çanakkale Savaşı’ndan itibaren Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Kurtuluş Savaşı’nı tüm önemli dönüm noktalarıyla, adım adım anlatıyor.
Bu kitapla çocuklar ve gençler, tarihimizi temposu hiç düşmeyen bir roman akıcılığında heyecanla okurken aynı zamanda tümü belgelere dayanan, kaynak kitaplarla desteklenen, fotoğraf ve çizimlerle zenginleştirilen bilgilerle Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Kurtuluş Savaşı tarihini doğru öğrenmiş olacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91032</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e709a34a-8cad-4fbf-8729-de27aa40f218.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennetin Sınırı</image:title>
            <image:caption>2017’de Granta’nın, En İyi Genç Amerikalı Romancılar arasında gösterdiği Esmé Weijun Wang, büyük yankı uyandıran Cennetin Sınırı adlı ilk romanında aşka, aileye, göçmenliğe ve akıl sağlığına dair son derece etkileyici, ezberleri bozan bir hikâyeyi ustalıklı bir kurguyla anlatıyor. 
 
&quot;Evliliğin anlamı, dilin sınırları ve zihnin kaçınılmaz ıssızlığı üzerine nefes kesici bir roman. Esmé Weijun Wang’in kalemi sizi büyüleyecek, etkisinden uzun süre çıkamayacaksınız.&quot; Jennifer Dubois, Cartwheel  kitabının yazarı. 
 
&quot;Ahab’ın “deliliğin delirdiği”ne dair söylevi Wang’in romanındaki tüm karakterlere sinmiş. İşlev bozukluğuna, manipülasyona, psikolojik işkenceye ve aşka –evet, aşka– ürpertici bir bakış. Büyük ustalıkla yazılmış bir ilk roman.&quot; The Lit Hub 
 
&quot;Cennetin Sınırı, okuru “Bir sayfa daha okuyayım” dedirterek geç saatlere kadar tutan, karakterler arası dinamik geçişleriyle karanlıklar içerisinden çıkan bir roman.&quot;  Alli Maloney, The New York Times 
 
&quot;Farklı kuşakları anlatan, ustalıkla kurgulanmış, akıl hastalığına dürüstlükle yaklaşan bir roman.&quot; Barbara Hoffert, Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91033</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdc53112-01ee-4eb5-bf56-41a06cbb5654.jpg</image:loc>
            <image:title>Kül Kahvesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta Hidayet Karakuş&apos;un 55 yıllık şiir serüveninden süzülerek özenle seçilmiş şiirlerinden oluşan özel bir seçki sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91034</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d7e682d-665f-4cd2-84a0-a7705b64c74c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeraltından Notlar</image:title>
            <image:caption>Yeraltından Notlar, Dostoyevski&apos;nin 1864&apos;te yayımlanmış hikayesidir. Birçok kişi tarafından ilk varoluşçu eser olarak kabul edilen hikaye, on dokuzuncu yüzyılın ortalarında Petersburg&apos;da yeraltına çekilip insanların dünyasını küçümseyerek yaşayan isimsiz emekli bir memurun, yani diğer bir deyişle &quot;yeraltı adamının&quot; anılarından bir alıntıdır. 
Dostoyevski, kahramanının durumunu ve düşüncelerini etkileyici bir şekilde açıklayarak yeraltı insanının fikirlerinin karmaşasını, ruhundaki derin çelişkileri ortaya koyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91035</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7760810-43b2-47a6-acbd-ce006a9312b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağınık Düzen</image:title>
            <image:caption>Öyle bakma bana 
İçimde konfetiler patlıyor 
Aklım karışıyor 
Şantiyeler şövalyeler 
Altmış ikiden tavşan oluyorum her yer dağ 
Çok şey var da söylenecek 
Bir mümkünü olsun tek 
Bu hevesin bu düşün 
Ne kadar çiçek varsa kırlarda 
Hepsinin bir fazlası gülüşün 
Öyle bakma bana 
İçimde konfetiler patlıyor 
Aklım karışıyor 
Şantiyeler şövalyeler 
Altmış ikiden tavşan oluyorum her yer dağ 
Çok şey var da söylenecek 
Bir mümkünü olsun tek 
Bu hevesin bu düşün 
Ne kadar çiçek varsa kırlarda 
Hepsinin bir fazlası gülüşün</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91037</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5011f81b-e046-49b6-ad15-99528524dab5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mera – Dalgaların Hakimi</image:title>
            <image:caption>“Mera: Dalgaların Hâkimi’’ni okurken dalgaların içine sürüklenip gerilim, kahramanlık ve aşkla dolu bir dünyaya dalacaksınız”
Sasha Alsberg, Zenith’in New York Times çoksatan yazarı 

New York Times çoksatan yazarı Danielle Paige’in ve çizer Stephen Byrne’ın kaleminden Mera ve Aquaman’ın köken öyküsü.
 
Mera karaya ilk adımlarını atarken kahraman ya da düşman olma yolunda da ilk adımlarını atıyor. Kalbini mi dinleyecek yoksa ucunda ölümün yattığı görevine mi devam edecek?
 
Sualtındaki dünyanın kraliyet üyesi ve okurların sevgilisinin gözünden görev bilinci, aşk, kahramanlık ve özgürlüğün anlatımını yeniden keşfedeceğiniz şaşırtıcı bir öykü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91038</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0ba1421-8981-4f81-90a5-51f7d74ffe93.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Sühve</image:title>
            <image:caption>Aşk bir intiharken kırılmış bir ihtimaldi affetmek. 
 
Eyşan Akay, hayata dair keskin çizgileri olan bir kadındı. Kalbini kazanmaya çalışan adam ise iki yaşam arasında sıkışıp kalmıştı. Onu sevmesindeki en büyük engel bizzat kendisiydi ve kendisine rağmen sevdi, ona güvendi. 
 
Oysa hiçbir şey göründüğü gibi değildi. Ortaya çıkan gerçekler, aşklarını bir mum gibi yakıp ağır ağır tüketti. Kalplerini birbirine bağlayan hisler, artık bir idam ipinin ruhlarına dolanan ilmeği hâline gelmişti. 
  “Göğsüme bir yabancının izleri, zihnime bir yalancının hatıraları kazınmıştı. Yitiriyordum, ona kandığım her an, kendimi varlığında yitiriyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91040</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ecffbd5-952b-45ae-80e4-7cda2916e489.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazı Çivilemek - Kağıdın Öyküsü</image:title>
            <image:caption>İlk yazı ne zaman bulundu? 
İlk kitap ne zaman yazıldı? 
Papirüs kâğıdını bulan kimdi? 
Bergama kâğıdına neden Parşömen demişiz? 
İlk kâğıt nasıl üretildi? 
Kâğıt olmasa uygarlık yayılır mıydı? 
Kâğıdı dünyaya yayan kimdi? 
Yücel Feyzioğlu, masalları araştırırken yanlış bilinen doğruların hikâyesini de buldu ve bu kitapta yazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91041</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4c3080e-eeda-4ca7-8415-c712c340ec56.jpg</image:loc>
            <image:title>Soylu Katil - Brutus</image:title>
            <image:caption>Marcus Brutus; devlet adamı, filozof, barış destekçisi, savaşçı, komplocu ve suikastçı… Kathryn Tempest, bu eşsiz kitabında Brutus’un farklı yönlerini kadim metinlerin ışığında ilerleyerek anlatıyor. Mitlerin bir kenara bırakılarak değerlendirildiği bu kitapta Brutus’un aslında ne kadar gizem dolu ve kimilerine göre tuhaf bir insan olduğu ortaya çıkıyor. Özellikle de en yakın arkadaşı Sezar’ın öldürülmesinde aldığı başat rol irdelenerek Tempest okuruna soru sorduruyor: Brutus’un yaptığı doğru muydu, halka karşı görevini çiğnemiş miydi? 
Brutus’un bu biyografisi Kathryn Tempest’in kullandığı kaynaklar ve araştırmalarıyla bu zamana kadar okuduklarınızdan daha fazlasını size verecek. Brutus hakkında bilinmeyenleri nesnel bir şekilde ele alan bu kitap kendi sonuçlarınızı çıkarmanıza yardım edecek. Oldukça kapsamlı olan bu kitapla, Brutus’un kişisel ve politik kimliği gün yüzüne çıkacak, “soylu katil” Brutus efsanelerden kurtulacaktır. 
Bu toplulukta Sezar’ı çok sevmiş biri varsa derim ki ona, Brutus’un Sezar’a sevgisi daha az değildi onunkinden. Öyleyse neden Sezar’a karşı ayaklandın, derse bu dost bana, şu karşılığı veririm: Sezar’ı daha az sevdiğim için değil, Roma’yı daha çok sevdiğimden. Caesar yaşayıp da hepinizin köle olarak ölmeniz mi daha iyi yoksa Sezar ölüp de hepinizin hür insanlar olarak yaşamanız mı? Sezar beni severdi, ağlarım onun için; mutluluğa ermişti, sevinirim; bir kahramandı, saygı duyarım; ama tutkuya kapıldı, öldürürüm. 
Shakespeare, Julius Caesar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91042</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ff3f04b-0163-4626-8630-f084ece02839.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrılardan Krallar Vikingler II Cilt</image:title>
            <image:caption>Viking çalışmalarının temel kaynaklarından olan Heimskringla’nın ikinci cildi tarih ile mitoloji arasındaki ince çizgide kendisine has edebi yetkinlikle harmanlanmıştır. Tarih meraklılarıyla edebiyat düşkünlerini aynı ölçüde tatmin edecek bir tarzı yakalayan Heimskringla savaşçılığı tek maharetleri olduğu düşünülen Vikinglerin özgün eseridir. Kral I. Ólaf Tryggvasson ile Aziz II. Óláfr Haraldsson’un öyküsünü bulabileceğiniz bu ciltte Viking topluluklarının başlarından geçen tarihi olaylar kadar mitolojik inanışlarına, toplumsal dokularına ve siyasal idarelerine dair kendi bakış açılarını görüyoruz. Nesiller boyunca aktarılarak gelen bu kadim bilgiler Avrupa’nın kuzeyinden doğan yeni bir pınarın kıtanın bereketli topraklarına nasıl ulaştığını açıklamaktadır. Heimskringla’da anlatılan olaylar, kavramlar ve kişiler Ortaçağ’ı besleyen birçok edebi ve felsefi temanın tohumlarını atmıştır. Elinizdeki ikinci ciltteki anlatıların arka planındaki dokular, yapılar ve tatlar okurlarının Ortaçağ’ın gizemlerine yakından bakmasını mümkün kılmaktadır. Vikinglere dair sahip olunan önyargıların nedeni bu ciltte anlatılanlardır. Tanrılarından başlayıp Krallarını tanımak ve başlarından geçenleri Vikinglerin kendi ağzından dinlemek isterseniz, doğru adrestesiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91043</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b6cddff-4a24-49dc-986a-4f91ab334e15.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Mekanla Dünya Tarihi</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihini, tarih öncesi çağdan yirmi birinci yüzyılın başlarına kadar, dünyanın az bilinen 50 mekanı ile keşfedin.
En eski atalarımızın kalıntılarının bulunduğu Tanzanya&apos;daki Olduvai Geçidi&apos;nden, World Wide Web gibi devrimci teknolojilerin geliştirildiği Cern&apos;e kadar dünya üzerindeki izimizi sürüyoruz. İslam&apos;ın başladığı Suudi Arabistan&apos;daki bir mağaradan, Kudüs ve Roma gibi kadim şehirlere ya da Çin&apos;deki Konfüçyüs Tapınağı gibi yapılara kadar uzun bir yolculuğa çıkıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91044</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad9564db-17d7-4ace-bf4f-0a05058953e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Sen De Kır Zincirlerini</image:title>
            <image:caption>Yolculuğa Hazırlan! 
Kendi Serbest Çalışma Hayatını Yarat! 
Serbest Çalışan Gibi Düşün! 
Zincirlerinden kurtulan insanlar Pazartesi sabahları yüzlerindeki gülümsemelerle kolayca fark edilen ve gün geçtikçe büyüyen bir ailedir. Hayatlarında yapmak istediklerini anlayan insanlar şimdi bunun için yaşıyorlar. Ne zaman, nerede ve nasıl çalıştıklarını seçerler ve onları canlandıran şeyleri yapmak için para alırlar. Hafta sonları sade bir hayat mı istiyorsun? Önündeki tek engel henüz almadığın bir karar! 
Kaygısız ancak ciddi tarzıyla Kır Zincirlerini, hayalinizdeki hayatı yaratmak için pratik bir kılavuzdur. Yaşam koçu Cantwell, kariyer değiştiricilerin ihtiyaç duyduklarını düşündükleri ama yapmadıkları şeyleri ele alıyor: bir işi; büyük bir yatırımı; süslü bir web sitesini ve onlar için işleyen bir hayatın nasıl inşa edileceğini gösteriyor. Özgür bir insan olmak, kişisel gelişime yeni başlayanlar ve iş yaşam dengesi ile mücadele edenler için değerli bir unsurdur. Haydi Sen De Kır Zincirlerini!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91045</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99d3d452-bb4b-4500-9b23-02784353ff06.jpg</image:loc>
            <image:title>Kum Ve Köpük (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Halil Cibran’ın zamanında küçük kâğıt parçalarına ve defterlerine karaladığı aforizma ve mesellerden oluşan bu küçük kitap, sanatçının parçalı bir “otoportresi”ni ortaya koyuyor. Ruhunun derinliklerinden gelen çarpıcı ve çağrışımlı imgelerle aşk, güzellik, doğa ve insanlık durumuna ilişkin bir türlü ifadesini bulamayıp “suskunluğa gömülmüş” olanı ifşa ediyor. 
Cibran’ın yetmiş yılı aşkın bir süre önce yayımlanmış yapıtları, bugün dünyanın dört bir yanındaki okurlara ulaşmayı sürdürüyor. Sözcüklerinin bütün coğrafyalara uzanmasında, bu yapıtların birçok dile çevrilmesinin yanı sıra onun ırk, din, dil ayrımı gözetmeksizin insanlığı bir bütün olarak ele alan felsefesinin de rolü var kuşkusuz. Bir de insana dair verdiği mesajların her dönemde geçerli, “ezeli-ebedi” olmasının. Ermiş’in ardından, 1926’da yayımlanan Kum ve Köpük 1960’larda düşünen ve üreten insanların yüreğine dokunmuştu. Beatles üyesi John Lennon, bir trafik kazasında yitirdiği annesi için yazdığı “Julia” adlı şarkıda bu yapıttan satırlara yer vermişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91046</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4deed3f8-0341-4ba3-b0c3-5e1f5f1f24c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Usta Ve Margarita (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1930’lu yıllarda Moskova’da sıcak bir bahar günü… Günbatımına yakın saatlerde Şeytan, iyi giyimli ve yabancı görünümlü bir beyefendi kılığında şehre iner ve kendini kara büyü uzmanı Profesör Woland olarak tanıtır. Onun garip maiyetiyle birlikte gelişini, Sovyet başkentini kasıp kavuran bir dizi esrarengiz ve tekinsiz olay izler. Bulgakov 20. yüzyıl Rus edebiyatında çığır açan romanında, biri 1930’ların Moskova’sında, diğeri eski Kudüs’te geçen iki ayrı hikâye arasında baş döndürücü zikzaklar çizerek sürdürür anlatısını. Stalin rejiminin en karanlık günlerinde yazılan Usta ve Margarita, Sovyet yaşam tarzına yönelik keskin bir hiciv, dinsel bir alegori, komik bir fantezi olduğu kadar, dokunaklı bir aşk öyküsüdür de aynı zamanda. Bulgakov’un yaşamının son günlerine dek üzerinde çalıştığı roman, uzun süre yasaklanmış, yazarın ölümünden yıllar sonra, üstelik sansürlenmiş haliyle 1966’da yayımlanabilmiştir ancak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91047</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50e08504-3546-4e1b-aa36-236de8734522.jpg</image:loc>
            <image:title>Bodrum&apos;daki Acayip Günlerim</image:title>
            <image:caption>Volga, İstanbul’da, sokağında oyuncak müzesi olan güzel bir apartmanda oturuyordu. Günlerini birlikte geçirdiği arkadaşları vardı. Silgi tozlarından heykel yaptıkları, çizgilere basmadan yemekhaneye kadar yarıştıkları meydan okumalar, tadı tuzuydu okul günlerinin. Ama günün birinde adına verilmiş̧bir karara uymak zorunda kaldı: Bodrum’a taşınmak.

Bazı çocuklara göre İstanbul’dan Bodrum’a taşınmak havalı bir şeydi ama bunu bir de Volga’ya sorun! Kışın bile denize girebilmek her şey değildi sonuçta. Etrafını mandalina bahçelerinin sardığı, fantastik bir filmden fırlamış̧gibi görünen bir evde yaşamak Volga’nın bilmediği bir şeydi.

Nevra Nergiz, bildiğimiz hayat geride kaldığında yeniliklere yelken açmanın ve keşfetmenin güzelliğini ferahlatan bir esinti gibi anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91048</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71142c94-387d-48cd-bd8b-8e20f359cded.jpg</image:loc>
            <image:title>Normal Olacak Kadar Anormal Değilim</image:title>
            <image:caption>Müjdat Gezen’den öğrendiğim çok şey var. 
Biri hayata dair… 
Doğmak elimizde değil. 
Ölmek de. 
Ama ikisinin arası elimizde. 
Ömür dediğimiz kavram işte bu farkındalıktır. 
Elimizde olanı iyi kullanmaktır. 

Bu kitap, işte o iyi kullanılan hayatın imbiğinden süzülen damla damla anılardan oluşuyor. 
İlham verici bulacağınızdan eminim. 
Çünkü aslında, sanatçının hayatını değil, 
“hayat sanatı”nı anlatıyor. 

Yılmaz Özdil</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91049</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c6a380c-a021-414e-b33d-5603151d62e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüzün Nedeniyle Kapalıyız</image:title>
            <image:caption>Yunanistan’da küçük bir Akdeniz kasabası… Birbiriyle akraba, arkadaş, tanış insanlar. Hepsinin tek bir isteği var; bu mutsuzluk dolu kasabayı terk etmek. Çünkü bütün yollar birbirine, tüm hayaller aynı umutsuzluklara, tüm aşklar aynı kalp ağrılarına varmaktadır. Şeytanın bacağını kırıp kaçabilenler, kaçamayıp çaresizlikleriyle baş başa kalanlar, kendi çaresizliklerini başkalarına yükleyenler, her seferinde daha da detaylı anlatılan hikâyeler, gün geçtikçe ayyuka çıkan söylentiler, dilden dile gezen dedikodular.

Tiksintilerinin, hayatlarındaki bataklığın, aralarındaki çatışmaların ve bu çatışmaların yararsızlığı ve gülünçlüğünün can kattığı insanlar. Bu insanların oluşturduğu renkli bir kasaba… 

Kızıla Boyalı Saçlar ile Türkiye’de büyük bir okur kitlesine sahip Kostas Mourselas’ın kaleminden, adım adım ilerleyen, sayfa sayfa bir romanı oluşturan öyküler. Hüzün Nedeniyle Kapalıyız, hüznün tüm hallerinin nasıl keyifle anlatılabileceğinin kusursuz ispatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91050</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5b3a7bb-5c97-4e69-85e8-3516e0f7b627.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalyan</image:title>
            <image:caption>İsimsiz bir adam ve yabancı bir kadın, Penelope. Tek başına okunan bir kitap vesilesiyle başlayan sohbetin sonrasında yaşananlar. Eksik yahut örtük anlatılan geçmiş ve üzerine inşa edilmeye çalışılan yarınlar. Bir yalnız bir diğer yalnızı kendi yalnızlığına dahil etmesi. Bir aşk romanı mı? Elbette. Ancak daha çok aşksızlık üzerine bir roman Dalyan.

Güven Turan’ın yayımlandığı yıl Türk Dil Kurumu Roman Ödülü’ne değer görülen ve roman türünde yeni bir “zaman anlayışı”na kapılar açan Dalyan yeniden okuruyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91051</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6101d133-00f6-4f0a-b60e-5bcc16c230fe.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Tarihi Emeviler - Abbasiler</image:title>
            <image:caption>“Dilerim ki genç okurlarım bu kitabı bir öykü okur gibi okuyup geçmesinler; tarihteki olayların temellerinde yatan ve devletleri çöküntüye uğratan nedenleri iyi görsünler.”

Türkiye’nin ilk kadın ilahiyatçısı Bahriye Üçok’un “öğretmenlik” yıllarının ürünü, İslam Tarihi Emeviler - Abbasiler. Üçok, kitabında bütün bir İslam devletleri tarihini anlatmaktan ziyade, Emeviler ve Abbasiler odağında ele alıyor İslam tarihini. Bu iki yönetici soyun gayretleriyle üç kıta üzerinde Müslümanlığın nasıl yayıldığı, ayrılıkların nasıl doğduğu, Cahiliye döneminden beri var olan kabile rekabetlerinin zaman zaman nasıl canlandığı ve kimi başarılı halifeler sayesinde büyük olayların nasıl önlendiğini, kimi önemli ve başarılı olayların nasıl başarısızlık halini aldığını seçilmiş örnekler üzerinden sebep-sonuç ilişkisiyle ele alıyor. Gerek Emevilerin gerek Abbasilerin fetihler sonucu karşılaştıkları eski imparatorlukların etkisiyle, nasıl çok büyük bir uygarlığın temsilcileri durumuna geldiklerini aktarırken, musikiden resme, mimariden spora ve en önemlisi “kadın”a yönelik dönemin sosyal yaşantısına dair önemli detaylara da yer veriyor. 

Bahriye Üçok, aydın kimliğini yok saymadan, bu önemli kitap özelinde İslam’ın yasakları konusunda Türk toplumunun kimi kesimlerinde yerleşmiş yaygın dinsel bilgileri düzeltmeye yarayacak bilgi ve belgeleri de aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91052</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74d980fe-f926-4c96-a8c4-c81176f541a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Current Studies On Employment And Unemployment</image:title>
            <image:caption>Current Studies On Employment And Unemployment .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91053</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18210a1b-284a-4ae2-84b5-461e67ec46ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Güncel Değerlendirmelerle Bankacılık Dünyasından Seçmeler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Yeşil Bankacılığın Teorik Çerçevesi Perspektifinde Türk Bankacılık Sisteminde Yenilikçi ve Sürdürülebilir Bir Finansal Araç Yeşil Krediler 
COVID-19 Döneminde Türkiye’de Dijital Bankacılık İşlemlerine Dair Bulgular 
Gölge Bankacılık ve 2008 Küresel Krizi Üzerine Etkisi 
Blockchain Teknolojilerinin Bankacılık Sektöründe Kullanımı 
Bankacılıkta Güncel Pazarlama Yaklaşımları 
Bankaların Finansal Rasyo Etkinliklerinin Finansal Performansları Üzerine Etkisi: BIST Bankacılık Endeksi (XBank) Üzerine Bir Araştırma 
Damga Vergisinin Türk Vergi Sistemindeki Yeri ve Bankaların Damga Vergisi Yükümlülükleri 
Risk Algısının AB ve Türkiye Bankacılık Sektörüne Etkisi 
Bankacılığın Görünmeyen Yüzü: Davranışsal Finans 
Ticari Bankalarda Kaldıraç Mekanizması ve Döngüselliği: Türkiye Analizi 
Türkiye Bankalarında 2008 Küresel Krizi Sonrası Temettü Görünümü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91054</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e77fb8e-fabe-488f-be01-2d1363365cde.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikat Sonrası Çağda Kadın ve Siyaset</image:title>
            <image:caption>Hakikat Sonrası Çağda Kadın ve Siyaset</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91055</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/249729b8-e243-45ab-a942-65d65f07c959.jpg</image:loc>
            <image:title>Döngü</image:title>
            <image:caption>Hiçbiri, sıradan bir insanın öldürülmüş olmasını yadırgamaz, yerini kolayca doldurarak hayatlarına devam ederlerdi. Yeter ki kendi başlarına gelmesin... 
Döngü, geçmişini hatırlamayan bir karakterin etrafında yaşanan olayları takip ederek, günümüz ilişkilerini, yozlaşmış toplumunu, bozuk düşüncelerini ve hasta karakterlerini gözler önüne seren, bir çırpıda okunabilen ve tadı damakta kalan bir kitap. Var olan acımasız gerçekleri yalın bir dille anlatıp okuyucunun zihnine erişmeyi ve yaşananları farklı bir bakış açısı ile gösterebilmeyi hedefliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91056</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/647d66c8-66a1-4bbc-89a0-39ac97e227c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklerin Medeniyet Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Türklerin İslam medeniyeti içerisinde gösterdikleri başarı ile mukayese edilince Batı medeniyeti içerisindeki durumlarının pek iç açıcı olmadığını söylemek mümkündür. Bunun nedenleri ve süreçleri üzerinde, yeni bir medeniyet arayışından başlayarak yapılan tartışmalar, üç asırdır süren kültür buhranımızın odak noktasını oluşturmaktadır. Bizi yeni bir medeniyet arayışına iten sebeplerin başında bilim silsilesinin kopması ve buna bağlı olarak toplumsal hayata istikamet veren kuralların (kültür) pörsümesi gelmektedir. Çözüm için girilen yeni medeniyetteki iki asırlık deneyimden sonra geldiğimiz noktada bu durumun pek de değişmediği görülmektedir. Üstelik yeninin peşinden koşarken, bir başarı hikâyesi de ortaya koymuş olan eskiye sırt çevirmemiz bu bağları iyice zayıflatmış, işimiz daha da zorlaşmıştır.
Cumhuriyetle birlikte çizilen “çağdaş uygarlık seviyesine ulaşma” hedefine yönelik görüşler içerisinde “kendi kültürünü muhafaza ederek ilerleme, yükselme” mahiyetindeki görüş ön plana çıkar. Bu görüş, kendi içinde tutarlı olmakla beraber, muhafazayı sağlayacak vasıtalardan yoksun olunması sebebiyle uygulamada pek de başarılı olamamıştır. Geçmişin deneyiminde yeniliklerin, eskiden beri üretilmiş olanlarla harmanlanarak ileriye dönük hamleler haline getirildiği görülmektedir. Bu sayede medeniyet yolculuğunda bütünlük ve devamlılık sağlanmıştır. Bugün bunu yapamayışımızın ve “parçalanmış zamanlarda” yaşamaya devam etmek zorunda kalışımızın başlıca sebebi geçmiş bilgisinden mahrum oluşumuzdur. 
Yüzlerce yıllık medeniyet yolculuğumuzda oluşan zihniyet dünyamız, istemesek de bizimle beraber yürümekten vazgeçmeyeceğine göre problemlerimizi, ontolojik ve epistemolojik dayanağını kendimizin oluşturmadığı bir “bilimsellik” ile çözemeyeceğimiz de bellidir. Bu kitap İslam ilim geleneğini, kendine has yöntemlerle bir bütün olarak yeniden ele alma çabalarına bir katkı sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91057</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a745cd41-a137-4adc-981a-66b8481099d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Günümüze Polisiye - Gece Kuşları</image:title>
            <image:caption>1914 yılında yayımlanan Gece Kuşları, “İstanbul’u hayretler içinde bırakan, memûrîn-i zabıtaya uykusuz geceler geçirten Türk Arsène Lupini” Nahid Sami’nin maceralarının, bütün açıklığıyla tasvir edilen “İstanbul kibar hayatının” en zevkli köşeleri ve Beyoğlu âleminin en esrarlı noktaları içinde anlatıldığı “hakiki millî romandır.” Türk polisiye edebiyatının bu ilgi çekici ürününü, Seval Şahin’in titiz notlandırmasıyla okurlarımızın beğenisine sunuyoruz. “Serüvenler karada ve denizde devam ederken, yer yer modern polisiyenin temellerini göreceksiniz. Deniz üstündeki serüvenler, size de yer yer James Bond’u anımsatacaktır. Türün iyi bir örneği olduğu kadar, Türkiye’de polisiye edebiyatının ne kadar eskilere uzanabildiğini gösteren, bugüne gelene kadar geçilen merhaleleri gözler önüne seren, polisiye tarihimiz kadar edebiyat tarihimize de ışık tutan, hatta gündelik yaşama dair birçok noktayı aktaran bir roman…” 
Doğan Hızlan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91058</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcfabf5a-407e-4f7d-847e-1557ed796325.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Mutluluğu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tolstoy’un 1859 yılında Russki Vestnik gazetesinde tefrika edilen romanı Aile Mutluluğu, Rus aristokrasisi çevresinde geçen bir aşk hikâyesini anlatmaktadır. Roman, 17 yaşındaki genç bir kız olan Mashechka’nın kendisinden neredeyse yirmi yıl yaşlı bir aile dostu olan 36 yaşındaki Sergey Mikhaylych’e olan aşkı ve inişli çıkışlı ilişkisi üzerinedir. Romanın ilhamının Tolstoy’un Valeria Arseneva isimli bir genç kızla yaşadığı ilişki olduğu bilinmektedir. Eser her ne kadar Tolstoy tarafından zayıf bulunsa ve yayımlanması istenmese de dostları ve yayıncısının ısrarıyla neşredilmişti. Aile Mutluluğu 1869 yılında henüz Anna Karenina ve Savaş ve Barış neşredilmemişken Rus gazetelerinde “Tolstoy&apos;un bugüne kadarki en iyi eseri” sözleriyle methedildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91059</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d822a71-e54a-42b8-9a50-0f89b6369a5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzbaşının Kızı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gelmiş geçmiş en büyük Rus şairi ve modern Rus edebiyatının kurucusu olarak kabul edilen Puşkin’in ölümsüz eseri Yüzbaşı’nın Kızı, 1836 yılında yayımlanmıştır. Eser, emekli bir asker olan babası tarafından asker olması için Orenburg’a gönderilen 17 yaşındaki Pyotr Andreyiç Grinyov’un komutanının evinde verilen bir akşam yemeğinde tanıştığı yüzbaşının kızı Maşa’ya olan aşkını anlatmaktadır. Yüzbaşıdan kızıyla evlenme izni isteyen ve onun müsaadesini alan Pyotr’un ve romanın bütün karakterlerinin hayatları kendisinin Rus İmparatoru III. Petro olduğunu iddia eden Yemelyan Pugachev’in başlattığı isyanla değişecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91060</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c9a884c-45b9-4ffd-afbe-45c4937c5c48.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Sağlığı ve Güvenliği Hukuku (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“İnsan Hakları Evrensel Bildirgesine göre, her şahsın, yiyecek, giyim, konut, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere, sağlığını ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve iradesi dışında, işsizlik, hastalık, engellilik, dulluk, yaşlılık gibi haller dolayısıyla geçim imkanlarından yoksun kaldığında, toplumun bir üyesi olmak itibarıyla sosyal güvenliğe hakkı vardır” (m.22, m.25/I).

“Bize göre, kendi imkânlarıyla veya Aile Hukukundaki nafaka hükümleri çerçevesinde, sağlığını ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine sahip olamayan herkesin, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde de belirtildiği üzere, toplumun bir üyesi olmak itibarıyla sosyal güvenliğe hakkı olduğu kabul edilmeli, dolayısıyla, iş kazası veya meslek hastalığı sonucunda, yalnızca çalışanların ve sosyal güvenlik mevzuatında hak sahibi sayılan kişilerin zararları Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmalı ve Kurum gerektiğinde işverene rücu etmeli, böylece, çalışanlar ve hak sahipleri, işverene dava açmak, dava sürecinin sona ermesini beklemek ve bazen de fiilen tazminat alamamak durumunda kalmamalıdırlar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91061</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/868ef0ba-38a6-41f5-9a41-2b32786ed490.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu ve Batı Arasında Bir Tatar Mollası</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, modern Tatar edebiyatının öncülerinden -meşhur din âlimi Musa Carullah’ın ağabeyi- Zâhir Bigi’nin (1870-1902) Türkistan seyahatnamesi ile iki romanını içermektedir. Kitabı yayına hazırlayan Prof. Dr. Ahmet Kanlıdere, romancının hayatına dair yeni bilgiler içeren ayrıntılı bir giriş yazısından sonra, yazarın üç eserini Türkiye Türkçesine aktarmış, arkasından bunların özgün metinlerini Arap harflerinden Latin harflerine çevirmiştir. Zâhir Bigi, devrin telakkilerine göre bir mollanın (imamın) yapması düşünülemeyecek bir işe -roman yazmaya- girişmiş, toplumsal bozulmaları ve sorunları tasvir etmek suretiyle halkın gözünü açmayı gaye edinmiştir. Romanı bu gaye için en uygun bir araç olarak gören yazarımızın Güzel Kız Hatice (1887) adlı eseri Tatar hayatındaki değişimleri yansıtması bakımından tarihî bir öneme sahiptir. Günah-ı Kebair (1890) ise, yazarın Kazan medreselerine ve Tatar hayatına dair kişisel gözlemlerine dayanmaktadır. Romancı, Türkistan’daki dindaşlarının hayatını yerinde görmek ve orada bir gazete çıkararak onları aydınlatmak düşüncesiyle 1893 yılında Astrahan, Derbent, Bakü ve Krasnovodsk üzerinden Buhara Hanlığı’na seyahat etmiştir. Mâveraünnehir’de Seyahat adındaki gezi günlüğü, yolda ziyaret ettiği şehirlerdeki ve özellikle Buhara ve Semerkant’taki dinî ve toplumsal hayat, medreselerdeki eğitim tarzı ile ulema ve küberânın zihin dünyası hakkında ilginç gözlemler içermekte olup on dokuzuncu yüzyılın sonunda Türkistanlıların durumunu merak eden herkes tarafından okunmayı hak etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91062</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f15ed63c-0235-4999-a3cd-661c3abe77ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Safahat (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Hayır hayâl ile yoktur benim alış verişim/İnan ki her ne demişsem görüp de söylemişim,” mısralarında billurlaşan hakikat taşıyıcısı bir şair olarak Mehmet Âkif Ersoy’un Safahatı Prof. Dr. Salim ÇONOĞLU tarafından uzun ve titiz bir çalışmanın neticesinde hazırlandı. Elinizdeki baskıda Safahat’ın Mehmet Âkif’in sağlığında yapılan son baskısı esas alınmıştır. Her metnin kitaba girmeden önce hangi süreli yayında ve ne zaman yayımlandığı dipnotlarda belirtilmiştir. Bugünün okuyucusuna yabancı sayılabilecek kelime ve tamlamalar yine sayısı binleri aşan dipnotlarda açıklanmıştır. Prof. Dr. Salim ÇONOĞLU’nun çalışmasının en önemli ve önceki Safahat baskılarından farklı olan tarafı ise kitabın sonuna eklenen “Kavramlar ve İsimler Sözlüğü”dür. Büyük bir emeğin mahsulü olan “Kavramlar ve İsimler Sözlüğü” şiirlerde geçen kavramları, tarihî şahıs ve mekân isimlerini geniş bir şekilde açıklayarak Âkif’in duygu ve düşünce dünyasının daha iyi anlaşılmasını sağlamakta, devir-şahsiyet-eser arasındaki bağlantıyı ortaya çıkarmakta ve verilen mesajların kavranmasını kolaylaştırmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91063</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acb2deb8-63d6-4e58-98c2-4696a72ea34b.jpg</image:loc>
            <image:title>Madame Bovary (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Timedergisi tarafından 2007 yılında açıklanan dünyanın en ünlü yazarlarına göre “Tüm Zamanların En İyi On Kitabı” listesinde ikinci sırada bulunan Madame Bovaryromanının ana karakteri Emma, romanın yazarı Gustave Flaubert&apos;ten daha ünlüdür desek mübalağa yapmış olmayız. Yalnızca 19. yüzyıl Fransız edebiyatı içinde değil, bütün dünya edebiyatında büyük bir dönüşümün de habercisi olanMadam Bovary, derinlikli karakter tahlilleri, iç içe geçmiş olay örgüleri ve hepsinden önemlisi üslûbuyla bir klasik olarak adlandırılmayı fazlasıyla hak ediyor.
“Madame Bovaryyayımlandığı zaman bir edebi devrim oldu. Modern romanın yöntemi sanki Balzac&apos;ın kocaman eseri içerisinde mevzilenmiş ve dört yüz sayfaya indirgenmiş bir romanın sayfaları içinde açıkça ifade edilmiş gibiydi. Yeni sanat akımının düsturu böylece yazılmış oldu.Madame Bovarynetliği ve mükemme liyeti ile bir örnek ve türünün son romanı olmuştur.”
Emile Zola
“Madame Bovarybir yapıttır. (... ) Siz, beyefendi, ait olduğunuz neslin önde gelen yol gösterici zekâlarından birisiniz. Bu neslin önün de başınızı dik tutmaya ve sanatın bayrağını en ön sırada taşımaya devam edin.”
Victor Hugo</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91064</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5298a17d-9359-432d-9dae-19dd72d8bee4.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Sınıf Eğlenceli - Öğretici İpuçlu Hayat Bilgisi Yeni Nesil Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>- 3. Sınıf İpuçlu Hayat Bilgisi Yeni Nesil Soru Bankası
Yarının geleceği öğrencilerimiz için hazırlanmış olan &quot;İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası” kitabında dikkat ve odaklanmayı üst düzeye ulaştırarak bilgiyi edinme, analiz etme ve sentezleme aşamalarından geçerek, yeniden yorumlama ve değerlendirme basamaklarıyla öğrenilen bilginin kalıcılığının sağlanması hedeflenmiştir.
Bilgiyi eğlenceli hale getiren bu kitap; kendine güvenen, bilgiye meraklı, akıl yürütebilen öğrencilerin yetişmesini sağlayacaktır. Her bir soruyla öğrencinin, bilgiyi keşfederken dikkatini kullanarak bilgiye odaklanmasını, önceden öğrenilen bilgilerle yeni bilgilerin çıkarımını yaparak analiz etmesi sağlanmıştır.
Bu kitapta yer alan sorular; öğrencinin karşılaştığı zorluklarla mücadele edebilmesi ve karşılaştığı zorluğu tüm boyutlarıyla inceleyebilmesi, öğrendiklerini sosyal yaşama aktarabilmesi için tasarlanmıştır.
Yeni nesil sorularla; öğrencilerin eleştirel düşünme becerisini geliştirerek duyduğu, okuduğu ve gördüğü kavramları, olayları farklı açılardan ele alarak değerlendirebilmesi amaçlanmıştır.
Uzmanlar tarafından hazırlanan İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası kitabı Milli Eğitim Bakanlığı kazanımlarına göre hazırlanmıştır. Bu kitap evde ve okulda öğrenmeyi pekiştirir.
Unutmayın! Başarıyı kalıcı hale getirmek için tekrar çok önemlidir. Bu kitap her bir ünitede bol bol tekrar yapmanızı sağlayarak bilgiyi kalıcı hale getirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91065</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33ebbf9d-c9a8-47ce-9c9e-54235114bd1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe Bunalımlara Çare Midir?</image:title>
            <image:caption>Felsefi danışmanlığın ve onun, “psikolojik danışmanlık” ve “psikoterapi”den ne denli farklılıkları bulunduğunun enine boyuna incelendiği, danışman-danışan ilişkilerinin Nermi Uygur örneğinde ele alındığı ve psikolojizme hiç sapmadan, felsefi danışmanlığı kendisi yapanın ne ya da neler olduğunun üzerinde durulduğu bu çalışmada İlker Altunbaşak, felsefi danışmanlıkla ilgili şunları söylüyor:



Avrupa’da seksenli yılların başında, felsefeyi eskiden olduğu gibi, sıradan insanın yaşam dünyasıyla tekrar ilişkilendirmeyi hedefleyen yeni bir felsefe yapma tarzının ortaya çıktığını görüyoruz: Felsefi Danışmanlık. Aslında felsefeyi insanla, onun yaşamıyla buluşturma, bir başka deyişle, felsefe ile hayatın içindeki insanın dertleri veya kendisine dert edindikleri arasında köprü kurma çalışmaları, felsefi danışmanlıktan daha önce uygulamalı etik (iş etiği, tıp etiği vb.)  alanında başlamıştı. Fakat son 40 yıldır felsefeyi insanla yakınlaştırma çabaları içinde hiç kuşkusuz en öne çıkanı, birçok kişisel sıkıntının/sorunun mahiyeti bakımından ‘felsefi’ olduğunu varsayan felsefi danışmanlık olmuştur. Felsefi danışmanlık, ilk kez uygulanmaya başlandığı günlerden itibaren, bireyin her günkü hayatında karşılaştığı sıkıntılarla/sorunlarla başa çıkmasında felsefece düşünmenin katkısı olacağına inanan felsefi danışmanlar tarafından psikolojik danışmanlığa alternatif bir danışmanlık türü olarak görülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91066</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a87b4045-b211-4f97-ab9e-25a219ef4ca9.jpg</image:loc>
            <image:title>Baragan&apos;ın Devedikenleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Balkan edebiyatının Gorki’si” diye bilinen Panait Istrati’nin sürükleyici romanı Baragan’ın Devedikenleri, gerçek hadiselerden ilham alınarak, bir çocuğun gözünden anlatılan yoksulluğun hikâyesidir. Istrati, bu romanında okuyucuyu Romanya topraklarına götürür, Baragan halkının nasıl bir sefalet içinde yaşadığını gözler önüne serer ve kitabın en tesirli tarafı da şudur ki, o sefalet tablosunu yoksul bir çocuğun gözünden seyrettirir, dilinden dinlettirir. O yoksul çocuğun, babasıyla birlikte balık satmak için yollara düşmesini, uzun ve zorlu bir maceraya girerken babasına ve o topraklara nasıl baktığını okuyucuya en tesirli şekilde anlatır.

 Harika hikâyelerle dolu bu göz alabildiğine uzanan sonsuzluğu geçerken sık sık, kavalı dışında hiçbir şeyle ilgilenmeyen babam olacak bu adamın nasıl biri olduğunu soruyordum kendime? Anamı bir kez bile öptüğünü görmemiştim; bana gelince, Lateni’ye geldiğimizden beri beni de pek az okşamıştı. Onun hakkında bildiğim şeyler, beygirimiz hakkında bilebildiğim kadardı, hatta belki ondan da daha azdı.


Neşeli ve eli tüfekli biri yanımda olsa, kendimde tehlikelere meydan okuyan, yılmak bilmeyen bir haydut yüreği bile keşfedebilirdim. Ama Tanrım! Hayatın yükü altında ezilmiş bir adamın yanında, baştanbaşa yiğitlik ve tehlikelerle dolu bir Baragan’la boy ölçüşmek ne kadar hüzün vericiydi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91067</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5a7147a-e2a4-4b44-bb78-fd3770a63b71.jpg</image:loc>
            <image:title>Nesayimü&apos;l-Mahabbe Min Şemayimü&apos;l-Fütüvve / Yiğitlik Kokularından Sevgi Esintileri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ali Şir Nevâyî; yaşadığı hayat, yazdığı eserlerin sayısı, bunların kültür tarihimizdeki yeri ve çeşitliliği, yetiştirdiği ve yetişmesine katkıda bulunduğu bilim ve sanat adamları, kurduğu yüzlerce hayır kurumu göz önüne alındığında yanına ikinci bir kişiyi koymakta zorlanacağımız önemli bir kişiliktir. Elinizde bulunan Nesâyimü’l-Mahabbe Min Şemâyimü’l-Fütüvve adlı eser, onun şeyhi ve dostu olan Molla Abdurrahman Camî’nin Farsça yazmış olduğu Nefehâtü’l-Üns Min Hadarâtü’l-Kuds adlı evliyalar tezkiresinin on beşinci yüzyıl Doğu Türkçesine Nevâyî tarafından çevrilmiş nüshasından Türkiye Türkçesine aktarıldı. Nevâyî sıradan bir çeviri yapmadığını, eserde olmayan Hindistanlı ve Türkistanlı Türk kökenli tasavvuf erbabını kendisinin esere eklediğini belirtir. Bu yönüyle eser, hem genel olarak İslam tasavvufu, hem de Türk tasavvufu açısından oldukça değerli bir kaynak niteliğindedir. Molla Camî’nin eseri Nefehâtü’l-Ünsa adıyla Lamiî Çelebi tarafından Oğuz Türkçesine çevrilmişti, ancak o çeviride Nevâyî tarafından esere eklenen Hindistan ve Türkistan coğrafyasının tasavvuf erbabı yer almaz, ancak o çeviriye de Anadolu’daki tasavvuf erbabı eklenmiştir. Eserin Nevâyî çevirisinde yaklaşık 780 kişi hakkında bilgi verilir. Eserde Türk tasavvufunun kurucusu olan Hoca Ahmet Yesevî silsilesinin hemen tamamının yer alması, bu eseri kültür tarihimiz açısından daha da değerli hâle getirir. Nevâyî’nin konuya bakışını göstermesi bakımından Korkut Ata’nın da bir mutasavvıf olarak eserde yer aldığını belirtelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91068</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/667f88ce-6d1a-4352-8c71-dbf5e48348c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahipsiz Sözler</image:title>
            <image:caption>Kütüphane raflarında farklı biçim ve düzenlerde birçok örneğine rastlanan antoloji niteliğindeki şiir mecmualarından seçilen beyitleri meraklılarının ilgisine sunan bu çalışma, binlerce beyit arasından seçilen yüz yirmi iki beyti içermektedir. Bu yüz yirmi iki beytin hangi kıstaslara göre seçildiğini ise Prof.Dr. Ömer Zülfe şöyle izah etmektedir:

Örneklerin seçimindeki ilk kıstas, beyitlerin “Lâ-edrî” unvanını taşıması ya da şairine dair herhangi bir kaydın bulunmamasıydı. Kitabın adı da bu yüzden Sahipsiz Sözler oldu. Şairinin unutulmuş olması veya bilinmemesi, aslında şiirin yalnız başına söz meydanındaki gücünü gösteren önemli bir etkendir. Şiir ve özelde de beyit, şairinden ayrılarak istiklalini kazanmış ve böylece geçmiş ve gelecek zamanlara tek başına adını yazdırmış olmaktadır. Kuşkusuz, buradaki beyitlerin hepsi sahipsiz değildir. Sahanın ehli olanlar bazılarının şairini tahmin edebilirler.

İkinci kıstas, beyitlerin söylenişinin akıcı, anlamının açık (fasîh) ve Türkçenin incelikleriyle örülü olmasıydı. Bu tür beyitlerin çoğu kez şerhe kapı aralayan derin düşüncelerle kurgulanmadığı bilinir. Fakat ne olursa olsun her biri Türkçenin eşsiz ifade kudretini gösteren canlı örneklerdir.

Seçimi belirleyen üçüncü kıstas ise, beyitlerin eskilerin şiirde aradığı, kimi zaman sihr-i helâl ve kimi zaman da sehl-i mümteni tanımını yakıştırdıkları incelikli buluşlar, etkili ifadeler ve çarpıcı söyleyişler içeren nükteli beyitler olmasıydı. Bu özellik de aslında yine Türkçenin zaferini ilandan başka bir şey değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91069</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4282a385-60c1-4fc8-af61-14c8e27fa238.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Sınıf İpuçlu Eğlenceli - Öğetici Türkçe Yeni Nesil Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>- 3. Sınıf İpuçlu Türkçe Yeni Nesil Soru Bankası
Yarının geleceği öğrencilerimiz için hazırlanmış olan &quot;İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası” kitabında dikkat ve odaklanmayı üst düzeye ulaştırarak bilgiyi edinme, analiz etme ve sentezleme aşamalarından geçerek, yeniden yorumlama ve değerlendirme basamaklarıyla öğrenilen bilginin kalıcılığının sağlanması hedeflenmiştir.
Bilgiyi eğlenceli hale getiren bu kitap; kendine güvenen, bilgiye meraklı, akıl yürütebilen öğrencilerin yetişmesini sağlayacaktır. Her bir soruyla öğrencinin, bilgiyi keşfederken dikkatini kullanarak bilgiye odaklanmasını, önceden öğrenilen bilgilerle yeni bilgilerin çıkarımını yaparak analiz etmesi sağlanmıştır.
Bu kitapta yer alan sorular; öğrencinin karşılaştığı zorluklarla mücadele edebilmesi ve karşılaştığı zorluğu tüm boyutlarıyla inceleyebilmesi, öğrendiklerini sosyal yaşama aktarabilmesi için tasarlanmıştır.
Yeni nesil sorularla; öğrencilerin eleştirel düşünme becerisini geliştirerek duyduğu, okuduğu ve gördüğü kavramları, olayları farklı açılardan ele alarak değerlendirebilmesi amaçlanmıştır.
Uzmanlar tarafından hazırlanan İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası kitabı Milli Eğitim Bakanlığı kazanımlarına göre hazırlanmıştır. Bu kitap evde ve okulda öğrenmeyi pekiştirir.
Unutmayın! Başarıyı kalıcı hale getirmek için tekrar çok önemlidir. Bu kitap her bir ünitede bol bol tekrar yapmanızı sağlayarak bilgiyi kalıcı hale getirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91070</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b768c3a-aded-4bd8-a3ef-e3a9f2e07f40.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Sınıf İpuçlu Eğlenceli - Öğretici Matematik Yeni Nesil Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>- 3. Sınıf İpuçlu Matematik Yeni Nesil Soru Bankası
Yarının geleceği öğrencilerimiz için hazırlanmış olan &quot;İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası” kitabında dikkat ve odaklanmayı üst düzeye ulaştırarak bilgiyi edinme, analiz etme ve sentezleme aşamalarından geçerek, yeniden yorumlama ve değerlendirme basamaklarıyla öğrenilen bilginin kalıcılığının sağlanması hedeflenmiştir.
Bilgiyi eğlenceli hale getiren bu kitap; kendine güvenen, bilgiye meraklı, akıl yürütebilen öğrencilerin yetişmesini sağlayacaktır. Her bir soruyla öğrencinin, bilgiyi keşfederken dikkatini kullanarak bilgiye odaklanmasını, önceden öğrenilen bilgilerle yeni bilgilerin çıkarımını yaparak analiz etmesi sağlanmıştır.
Bu kitapta yer alan sorular; öğrencinin karşılaştığı zorluklarla mücadele edebilmesi ve karşılaştığı zorluğu tüm boyutlarıyla inceleyebilmesi, öğrendiklerini sosyal yaşama aktarabilmesi için tasarlanmıştır.
Yeni nesil sorularla; öğrencilerin eleştirel düşünme becerisini geliştirerek duyduğu, okuduğu ve gördüğü kavramları, olayları farklı açılardan ele alarak değerlendirebilmesi amaçlanmıştır.
Uzmanlar tarafından hazırlanan İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası kitabı Milli Eğitim Bakanlığı kazanımlarına göre hazırlanmıştır. Bu kitap evde ve okulda öğrenmeyi pekiştirir.
Unutmayın! Başarıyı kalıcı hale getirmek için tekrar çok önemlidir. Bu kitap her bir ünitede bol bol tekrar yapmanızı sağlayarak bilgiyi kalıcı hale getirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91071</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a19cafa-5dab-4928-891d-ccccb6661578.jpg</image:loc>
            <image:title>Parma Manastırı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Stendhal’ın meşhur eseri Parma Manastırı, yaklaşık iki ayda yazılan bir roman olduğu hâlde Balzac’ın “Elli yıldan bu yana, yayımlanmış romanların en güzeli” sözleriyle övüp bir başyapıt saydığı, Tolstoy’un ise “Parma Manastırıolmasaydı, Savaş ve Barış’ı asla o hâliyle meydana getiremezdim. Stendhal bana savaşı anlamayı öğretti.” dediği mühim bir eserdir. Romanın ilk baskısı 1839’da yapılmış ve Türkçeye de birçok kez tercüme edilmiştir.

Parma Manastırı, del Dongo ailesinin oğlu Fabrizio’nun hikayesini konu eder. Bu aristokrat ailenin idealist oğlu Fabrizio, savaşmak için henüz kendisini yeteri kadar hazırlamadığı hâlde, Napolyon’un yanında Waterloo Savaşı’na katılır. O hem fazlasıyla cesur hem de Napolyan’a epeyce hayrandır. Fakat idealistliği, cesareti ve hayalleri, onun önce hapishane, sonra manastırda bulunmasına ve entrikalarla dolu bir aşkın içine düşmesine engel olamamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91073</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01b68aa0-ef77-4dfb-a094-047e0711da60.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Werther&apos;in Istırapları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatına aşina olan tek bir kimse yok ki Werther adını duymamış olsun. Bu mustarip, heyecanlı ve kabına sığmayan âşık iki yüzyıldan fazla bir süredir hayatımızın tam ortasında kendisine bir yer edinmiş durumda. Öyle ki, artık Werther&apos;den haberi olmayan birinin gerçekten âşık olduğuna inanmak çok zor. Goethe, Genç Werther&apos;in Istırapları&apos;nı yayınladıktan elli yıl sonra, bu eserin nasıl doğduğuna dair bir soruya şu cevabı verir: “Yaşadım, sevdim ve çok acı çektim! Hepsi bu.” Goethe&apos;ye bunu söyleten neydi? Hangi acılardı, hangi gönül maceralarıydı “çok acı çektim” dedirten? Genç Werther&apos;in Istırapları&apos;nı kaleme aldığı gençlik yıllarındaki halet-i ruhiyesi nasıldı? Werther hangi acıların, hangi ıstırapların meyvesidir? Werther&apos;in ıstıraplarını anlayabilmek için genç Goethe&apos;nin hayatını, ıstıraplarını, ihtiraslarını ve kadınlarla münasebetini bilmek gerekir. Ötüken Neşriyat olarak Dünya Klasikleri serisinde sunduğumuz Genç Werther&apos;in Istıraplarını Türkçeye tercüme eden Senail Özkan, aynı zamanda bu soruların tamamına cevap bulabileceğiniz bir de Sonsöz kaleme aldı. Senail Özkan&apos;ın nefis Türkçesi ve neredeyse kitap hacmine ulaşan kapsamlı Sonsöz&apos;üyle sunduğumuz bu enfes tercüme, Türkçede yayınlanan Dünya Klasikleri serilerine yeni bir soluk kazandıracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91076</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fad38af-ef5d-4de9-a3fd-3d025b3303f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruh Adam (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>«RUH ADAM», Türk edebiyatında pek alışılmamış çeşitte bir romandır. Müellifin tarihî romanlarını okumuş olanlar, tarihî bir roman gibi başlayan bu eserin öyle olmadığını görecek, sayfalar ilerledikçe kendilerini aşırı bir sembolizmin içinde bulacaklardır. Bir tarih çeşnisinin de yer aldığı roman, yaşamanın gayesini yalnızca askerlikte bulan bir subayın hayatıdır. Tabiatüstü olaylarla anlatılan bir hayat hikâyesinin, dikkatle bakıldığı zaman, gerçeklerin sembollerle çerçevelenmiş ifadesinden başka bir şey olmadığı görülecektir. «Ruh Adam», kendi nefsi ile mücadele eden bir insanın macerasıdır. Edebî-ruhî tahlilini yapanlar, eserin hakikaten bir roman mı, yoksa yaşanmış bir hayat mı olduğunu kestirmekte hayli tereddüde düşeceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91077</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1f2dd0e-6ca4-4df2-a0fb-da2de3ff7f54.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli Kurt (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>«Deli Kurt», Osmanlı tarihinde Yıldırım Bayazıd&apos;dan sonra «Şehzadeler Kavgası» diye anılan devrin tarihî bir romanıdır. Bir bakıma göre de «Bozkurtlar»da başlayan Orta Asya&apos;daki hayat kavgasının yeni vatan Anadolu&apos;da devamıdır. Şehzadeler arasında süren ve tafsilâtı henüz yeterince aydınlanmamış bulunan çarpışmada Yıldırım&apos;ın oğulları hayat ve taht mücadelesinin hem kahramanca, hem şairane, hem de sefîhane bir örneğini vermişler ve birbiri ardınca hayata veda ederek meydanı içlerinden birisine bırakmışlardır. Bunlar arasında en talihsizi ve hayatı en az bilineni İsa Çelebi&apos;dir. Deli Kurt, İsa Çelebi&apos;nin meçhul bir oğlunun dramıdır. Bu dram daha sonraki asırlarda daha büyük bir şiddetle sürüp gidecek ve yüzlerce şehzadenin hayatına mal olacaktır. Romanda görülen parlak bakışlı, gözlerine bakılamayan kız, hayalî bir tip değildir. Zamanımızda Muğla köylerinden birinde böyle bir kız yaşamıştır ve belki de hâlâ yaşamaktadır. Roman yazarı, bu parlak ve büyülü bakışları beş yüz yıl öncesine götürmekle esere çeşni vermekten başka bir şey yapmamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91078</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30565562-d8c2-40ac-a4fd-97c33c81fe12.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Defter</image:title>
            <image:caption>Polonya istasyonlarının mavi çerçeveli levhaları gibi, her &quot;beyaz&quot; alan yazarın onu biçimlendirme isteğiyle çevriliydi. İç içe geçmiş iki anlatı; yazarın kış yaklaşırken Bremerhaven&apos;den Gdansk&apos;a yaptığı dolambaçlı yolculuğun hikayesiyle üç ayrı noktada üç Avrupa şehrinde geçirdiği birer haftanın hikayesi. Anllatılardan birinde yollarda rastlanılan manzaralar öbüründe de sorular birbirini kovalıyor: Vermeer ile Anne Frank arasındaki benzerlik nedir? Kayıp bir valiz bizi kaybolmuş hayatlara götürebilir mi? Bir Venedik evindeki eski kartpostallarla dil kitapları neyi simgeler? Mavi Defter doğusu, batısı, kuzeyi, güneyiyle bugünkü Avrupa&apos;nın şiirsel bir portresi ve yazmanın bütünüyle dürüst bir uğraş olup olamayacağı sorusuyla bir yüzleşme.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91079</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d55ce323-a515-44a6-9c6c-fe2e82495d52.jpg</image:loc>
            <image:title>4. Sınıf Eğlenceli - Öğretici İpuçlu Fen Bilimleri Yeni Nesil Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>- 4. Sınıf İpuçlu Fen Bilimleri Yeni Nesil Soru Bankası

Yarının geleceği öğrencilerimiz için hazırlanmış olan &quot;İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası” kitabında dikkat ve odaklanmayı üst düzeye ulaştırarak bilgiyi edinme, analiz etme ve sentezleme aşamalarından geçerek, yeniden yorumlama ve değerlendirme basamaklarıyla öğrenilen bilginin kalıcılığının sağlanması hedeflenmiştir.

Bilgiyi eğlenceli hale getiren bu kitap; kendine güvenen, bilgiye meraklı, akıl yürütebilen öğrencilerin yetişmesini sağlayacaktır. Her bir soruyla öğrencinin, bilgiyi keşfederken dikkatini kullanarak bilgiye odaklanmasını, önceden öğrenilen bilgilerle yeni bilgilerin çıkarımını yaparak analiz etmesi sağlanmıştır.

Bu kitapta yer alan sorular; öğrencinin karşılaştığı zorluklarla mücadele edebilmesi ve karşılaştığı zorluğu tüm boyutlarıyla inceleyebilmesi, öğrendiklerini sosyal yaşama aktarabilmesi için tasarlanmıştır.

Yeni nesil sorularla; öğrencilerin eleştirel düşünme becerisini geliştirerek duyduğu, okuduğu ve gördüğü kavramları, olayları farklı açılardan ele alarak değerlendirebilmesi amaçlanmıştır.

Uzmanlar tarafından hazırlanan İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası kitabı Milli Eğitim Bakanlığı kazanımlarına göre hazırlanmıştır. Bu kitap evde ve okulda öğrenmeyi pekiştirir.

Unutmayın! Başarıyı kalıcı hale getirmek için tekrar çok önemlidir. Bu kitap her bir ünitede bol bol tekrar yapmanızı sağlayarak bilgiyi kalıcı hale getirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91080</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17acdc48-acc6-4c74-9555-005330fa6429.jpg</image:loc>
            <image:title>4. Sınıf Eğlenceli - Öğretici İpuçlu Matematik Yeni Nesil Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>- 4. Sınıf İpuçlu Matematik Yeni Nesil Soru Bankası

Yarının geleceği öğrencilerimiz için hazırlanmış olan &quot;İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası” kitabında dikkat ve odaklanmayı üst düzeye ulaştırarak bilgiyi edinme, analiz etme ve sentezleme aşamalarından geçerek, yeniden yorumlama ve değerlendirme basamaklarıyla öğrenilen bilginin kalıcılığının sağlanması hedeflenmiştir.

Bilgiyi eğlenceli hale getiren bu kitap; kendine güvenen, bilgiye meraklı, akıl yürütebilen öğrencilerin yetişmesini sağlayacaktır. Her bir soruyla öğrencinin, bilgiyi keşfederken dikkatini kullanarak bilgiye odaklanmasını, önceden öğrenilen bilgilerle yeni bilgilerin çıkarımını yaparak analiz etmesi sağlanmıştır.

Bu kitapta yer alan sorular; öğrencinin karşılaştığı zorluklarla mücadele edebilmesi ve karşılaştığı zorluğu tüm boyutlarıyla inceleyebilmesi, öğrendiklerini sosyal yaşama aktarabilmesi için tasarlanmıştır.

Yeni nesil sorularla; öğrencilerin eleştirel düşünme becerisini geliştirerek duyduğu, okuduğu ve gördüğü kavramları, olayları farklı açılardan ele alarak değerlendirebilmesi amaçlanmıştır.

Uzmanlar tarafından hazırlanan İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası kitabı Milli Eğitim Bakanlığı kazanımlarına göre hazırlanmıştır. Bu kitap evde ve okulda öğrenmeyi pekiştirir.

Unutmayın! Başarıyı kalıcı hale getirmek için tekrar çok önemlidir. Bu kitap her bir ünitede bol bol tekrar yapmanızı sağlayarak bilgiyi kalıcı hale getirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91081</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93d0b715-b0aa-441e-a40c-d43b6fb5b7ae.jpg</image:loc>
            <image:title>2. Sınıf İpuçlu Eğlenceli - Öğretici Hayat Bilgisi Yeni Nesil Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>- 2. Sınıf İpuçlu Hayat Bilgisi Yeni Nesil Soru Bankası 

Yarının geleceği öğrencilerimiz için hazırlanmış olan &quot;İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası” kitabında dikkat ve odaklanmayı üst düzeye ulaştırarak bilgiyi edinme, analiz etme ve sentezleme aşamalarından geçerek, yeniden yorumlama ve değerlendirme basamaklarıyla öğrenilen bilginin kalıcılığının sağlanması hedeflenmiştir. 

Bilgiyi eğlenceli hale getiren bu kitap; kendine güvenen, bilgiye meraklı, akıl yürütebilen öğrencilerin yetişmesini sağlayacaktır. Her bir soruyla öğrencinin, bilgiyi keşfederken dikkatini kullanarak bilgiye odaklanmasını, önceden öğrenilen bilgilerle yeni bilgilerin çıkarımını yaparak analiz etmesi sağlanmıştır. 

Bu kitapta yer alan sorular; öğrencinin karşılaştığı zorluklarla mücadele edebilmesi ve karşılaştığı zorluğu tüm boyutlarıyla inceleyebilmesi, öğrendiklerini sosyal yaşama aktarabilmesi için tasarlanmıştır. 

Yeni nesil sorularla; öğrencilerin eleştirel düşünme becerisini geliştirerek duyduğu, okuduğu ve gördüğü kavramları, olayları farklı açılardan ele alarak değerlendirebilmesi amaçlanmıştır. 

Uzmanlar tarafından hazırlanan İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası kitabı Milli Eğitim Bakanlığı kazanımlarına göre hazırlanmıştır. Bu kitap evde ve okulda öğrenmeyi pekiştirir. 

Unutmayın! Başarıyı kalıcı hale getirmek için tekrar çok önemlidir. Bu kitap her bir ünitede bol bol tekrar yapmanızı sağlayarak bilgiyi kalıcı hale getirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91082</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83da82fc-78dc-46a8-b39b-bb24bcc84563.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl Yürütme ve Mantıksal Düşünme Becerisi Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Çocukların çıkarımlar elde ederek okuduğunu anlama becerilerini geliştirir.
Bu kitaptaki etkinlikler, iki grup bilgiyi çıkarımlar yaparak eşleştirmeyi, çocuklara dinleme ve yönergeleri takip etme pratiği kazandırır. 
Ayrıca soruları doğru analiz etmeyi, dikkatli okumayı ve okuduğunu anlama becerisini geliştirerek olaylara farklı bakış açısı getirmeyi sağlar.
 Dikkat ve odaklanma
 Mantık ve muhakeme
 Mantıksal Düşünme
 Eleştirel ve Yaratıcı Düşünme
 Düşünme becerisi
 Dil gelişimi ve konuşma becerisi
 Resimlerle hikayeler oluşturma
 Sorulara ayrıntılı cevaplar verme
Buna ek olarak, çocuk nesneleri adlandırmayı, kendisi hakkında bir hikaye oluşturmayı, kelimeleri-sembolleri ve kelimeleri-eylemleri hatırlamayı, günlük rutini tekrarlamayı, akıl yürütmeyi ve sonuç çıkarmayı, hafıza ve hayal gücünü geliştirmeyi öğrenecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91083</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/390b5aee-6bd8-4621-853a-38441bef9b38.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşün, Hayal Et ve Tasarla 5&apos;li Etkinlik Seti</image:title>
            <image:caption>Düşün, Hayal Et ve Tasarla 5,&apos;li Etkinlik Seti (Dikkat, Görsel Algı ve Yaratıcı Düşünme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91084</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd55579f-a383-45fb-b74a-a9402fb757a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Pompeıus</image:title>
            <image:caption>OSPREY Büyük Komutanlar Serisi 5
Tarihin En Büyük Komutanlarının Yaşam Öyküleri, Muharebe Tecrübeleri, Uyguladıkları Taktikler Ve Stratejiler… 

Dünya tarihinin en büyük komutanlarını tüm yönleriyle inceleyen OSPREY Büyük Komutanlar Serisi, Pompeius ile devam ediyor… 
Gnaeus Pompeius Magnus ya da bilinen adıyla Büyük Pompeius, daha 24 yaşındayken kanlı zaferler elde etmiş, 35 yaşındayken de Roma Cumhuriyeti&apos;nin zirvesine yerleşip, “Romalı İskender” olarak selamlanmıştır. MÖ 80&apos;li yıllarda Mariusçulara karşı başarıları, MÖ 70&apos;li yıllarda İber Yarımadası’ndaki seferleri, Akdeniz’deki korsanlara, doğuda Pontus Kralı Mithridates&apos;e ve diğerlerine karşı zaferleri Roma&apos;nın sınırlarını doğuya doğru iyice genişletirken, tüm bunların neticesinde ulaşılması güç bir askerî kariyere sahip olmuştur.  
Elde ettiği başarıların Pompeius’un başını döndürdüğü iddia edilebilir. Kendisi ayrıca deha sahibi, zaman zaman askerî mucizeler yaratan bir eylem adamıdır. Hep övgüye ve kendisine hayranlık duyulmasına muhtaçtır. Soğukkanlı bir karaktere sahip değildir. Homeros’un küstah ve pervasız kahramanları gibi ağlamıştır, öfkelenmiştir ve icraatlarıyla böbürlenip; düşme ihtimaline karşı dehşet içinde tetikte beklemiştir. Kılıcı olduğu kadar kalemi de ustalıkla kullanan Caesar, Pompeius’un hem kariyerine hem de şahsiyetine gölge etmiştir. 
Elinizde tuttuğunuz bu cesur ve zengin inceleme, Pompeius’u Caesar’ın bakış açısına sıkışmadan ele alıyor, hayatını önyargısız ve ayrıntılı bir şekilde incelerken komutanlığının da hakkını veriyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91085</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0186ac5c-4fbd-4383-8402-e3edb15398ab.jpg</image:loc>
            <image:title>IQ Zeka Gelişimi İçin 200 Heyecan Verici 5&apos;li Etkinlik Seti</image:title>
            <image:caption>Dil Gelişimi Konuşma Becerisi Dikkat ve Odaklanma Mantık ve Muhakeme Yaratıcı Düşünme ve Hayal Gücü Düşünme Becerisi Kelimleri Cümlelerle Bağlama Resimlerle Hikaye Oluşturma Sorulara Ayrıntılı Cevap Verme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91086</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af0e0b4a-fb0b-4116-a0d0-298d984b0d4f.jpg</image:loc>
            <image:title>LevelUp! 10 - Apartman Sudoku</image:title>
            <image:caption>Apartman sudoku, her gün oynayabileceğimiz en popüler bellek, mantık ve matematik oyunlarından biridir. Çocuklarda ve yetişkinlerde tıpkı fiziksel egzersiz gibi beyin egzersizi sağlar.
 
Apartman sudoku, bulmaca çözme süreci boyunca beyni harekete geçiren bir oyun olduğundan beyne daha hızlı düşünmeyi öğretmeye yardımcı olur. Ne kadar çok oynarsanız düşünme ve problem çözme becerileriniz o kadar hızlı olur. Oyunda her rakam, yüksekliği o rakam kadar olan apartmanı temsil eder. Apartman sudoku oyunundaki hedef her bir sayıyı apartman gibi düşünerek yüksekliklerine göre yerleştirmektir.
 
4x4 - 5x5 manyetik apartman sudoku oyunu kolay, orta ve zor seviyelerden oluşur.
 
Kutu İçeriği:
1 adet manyetik oyun tablası, toplam 20 adet çift taraflı 4x4 - 5x5 oyun kartı, 25 adet manyetik oyun pulu, 1 adet oyun kitapçığı.
 
Yaş Grubu:7+ Yaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91087</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28a24363-ba4b-480e-a0ff-41397c6903c7.jpg</image:loc>
            <image:title>LevelUp! 4 - Deniz Canlıları Sudoku</image:title>
            <image:caption>Sudoku, her gün oynayabileceğimiz en popüler bellek ve mantık oyunlarından biridir. Çocuklarda ve yetişkinlerde tıpkı fiziksel egzersiz gibi beyin egzersizi sağlar.
 
Sudoku, bulmaca çözme süreci boyunca beyni harekete geçiren bir oyun olduğundan beyne daha hızlı düşünmeyi öğretmeye yardımcı olur. Ne kadar çok oynarsanız düşünme ve problem çözme becerileriniz o kadar hızlı olur.
 
6x6 manyetik deniz canlıları sudoku oyunu kolay, orta ve zor seviyelerden oluşur.
 
Kutu İçeriği:
1 adet manyetik oyun tablası, 20 adet çift taraflı 6x6 oyun kartı, 36 adet manyetik oyun pulu, 1 adet oyun kitapçığı.
 
Yaş Grubu:5+ Yaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91088</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d861c41c-6591-41b0-ad63-a7f3c4ce5977.jpg</image:loc>
            <image:title>LevelUp! 9 - Zincir Sudoku</image:title>
            <image:caption>Dikkat Atölyesi Yayınları Level Up! 9 - Zincir Sudoku Zincir sudoku, her gün oynayabileceğimiz en popüler bellek ve mantık oyunlarından biridir. Çocuklarda ve yetişkinlerde tıpkı fiziksel egzersiz gibi beyin egzersizi sağlar. Zincir sudoku, bulmaca çözme süreci boyunca beyni harekete geçiren bir oyun olduğundan beyne daha hızlı düşünmeyi öğretmeye yardımcı olur. Ne kadar çok oynarsanız düşünme ve problem çözme becerileriniz o kadar hızlı olur. Oyunda kartlardaki seviyeye göre çizgilerle birbirine bağlanmış her dörtlü grupta 1’den 4’e kadar, her beşli grupta 1’den 5’e kadar her rakam sadece bir kez kullanılır. 4x4 - 5x5 manyetik zincir sudoku oyunu kolay, orta ve zor seviyelerden oluşur. Kutu İçeriği: 1 adet manyetik oyun tablası, toplam 20 adet çift taraflı 4x4 - 5x5 oyun kartı, 25 adet manyetik oyun pulu, 1 adet oyun kitapçığı. Yaş Grubu:7+ Yaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91089</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69f7dcc8-8f7c-47e3-9759-e869c7f95ce8.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Günlükleri - 2 Ben Kıskanç mıyım?</image:title>
            <image:caption>Hemen aynaya koşun ve birini kıskanırken nasıl göründüğünüze bakın! 


Hanzade Servi&apos;nin neşeli anlatımı ve Ali Benice&apos;nin ele avuca sığmayan resimleriyle kahkahayı garantileyen Ben Kıskanç mıyım?, dijital çağın çocuklarına okumayı sevdirme konusunda fillere bale yaptırabilecek kadar iddialı “Su Günlükleri” serisinin ikinci kitabı. 


Su Hoşeda EnMutlu adında on bir yaşındaki bir kızın delidolu günlük yazılarını sayfalarına taşıyan bu eğlenceli seri; aile bağları, arkadaşlık, okul hayatı gibi konulara eğilirken hem güldürüyor hem de düşündürüyor.

 
Kıskançlık duygusunu arkadaş ve kardeş ilişkileri ekseninde enine boyuna irdeleyen Ben Kıskanç mıyım?, kendini tanıma ve içindeki potansiyeli fark etme hususunda okurlara önemli öneriler sunuyor; başkalarının gözünde küçük düşme ve utanma endişelerinin yersizliğine vurgu yapıyor.   

Su Hoşeda EnMutlu&apos;nun (yoksa EnKıskanç mı demeliydik?) HARİKULATEŞEM (hem harika hem harikulade hem de muhteşem olan şey) günlüğünü okumak için yeniden bir aradayız! Su, yarıyıl tatilinde İzci kulübündeki arkadaşlarıyla birlikte kampa gidecektir. Ah, keşke bir mucize gerçekleşse de bu işten kurtulabilse... 

Mesela bir hortum tsunamisi çıksa ya da orman alanı uzaylı istilasına uğrasa! Bu arada, Su hariç herkes, hipnotize olmuş gibi Krizantem Alone adlı yazarı okuyor! Su&apos;ya göre Krizantem&apos;in yeni kitabı kesinlikle iyi falan değil. Zaten on beş yaşında bir kızın yazdıklarından ne beklenebilir? Şey... yoksa Su azıcık KISKANÇ olabilir mi? Eyvah! Tamam, herkes bir şeyleri kıskanır ama önemli olan şu: Acaba Su, “sinkanç” mı, yoksa “verikanç” mı? Tüm bu karışıklıklar yetmezmiş gibi bir de Gulyabani efsanesi dadanıyor Su&apos;nun saçlarına. Gulyabani kamp alanının asırlık sakiniymiş de, kıvırcık saçlı kızları kaçırırmış da... Kim inanır? Yoksa anlatılanlar gerçek mi? Su&apos;nun size vereceği sırları bir sincabın cevizleri gibi saklayacağınıza söz verirseniz bu günlüğün tadını doyasıya çıkarabilirsiniz. Bizden söylemesi...    Mizahtan beslenen hareketli öyküsü, çılgın tiplemeleri ve matrak çizimleriyle okurunu daha ilk sayfalarından içine çekmeyi başaran bu aşırı komik kitap, paylaştığı yaratıcı iletişim önerileri ve ilham verici fikirlerle de zihinleri uyanık tutuyor.   
 
Boş zamanlarını sosyal medyada sörf yaparak geçiren günümüz çocuklarının ekran bağımlılığına kısa ve tatlı bir ara verdirmeyi hedefleyen “Su Günlükleri” serisi, sorgulamaya ve yeni şeyler keşfetmeye dayalı maceralar yaşatarak bu türde kaleme alınmış eserlerden farklılaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91090</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/703c3dfd-5861-4a5a-932a-9fc0c4423bda.jpg</image:loc>
            <image:title>LevelUp! 1 - ThinkUp! Mantık Sudoku</image:title>
            <image:caption>3x3 Manyetik Mantık Sudoku
Sudoku mantığını oluşturmak için hazırlanan 3x3 manyetik mantık sudoku oyunu, 9 adet manyetik oyun puluyla oynanır. Her satır ve her sütunda verilen sayı+hayvan resimlerine göre o satır veya o sütuna belirtilen adette hayvan figürlerinin gelmesi hedeflenir. Aynı hayvan figürlerinin kesiştiği noktalar önemli bir ipucu içerir. Sadece oyun kartında belirtilen hayvan figürleri kullanılarak oyun tamamlanır.
Mantıksal düşünme becerisini geliştiren bu oyun çocuklarda dikkat ve odaklanma, bellek, akıl yürütme, mantık ve muhakeme becerilerinin gelişmesini sağlar.
3x3 manyetik mantık sudoku oyunu kolay, orta ve zor seviyelerden oluşur.
Kutu İçeriği
1 adet manyetik oyun tablası, 12 adet manyetik oyun pulu, 25 adet çift taraflı 3x3 oyun kartı, 1 adet oyun kitapçığı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91091</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d8fc539-4e39-4bb2-8ee6-f03037d268fc.jpg</image:loc>
            <image:title>İslamiyetten Önce Türkler</image:title>
            <image:caption>Dünya tarihine bakıldığında Türklerin yeryüzünün en eski uluslarından biri olduğu görülmektedir. Türk dili de binlerce yıllık var olan bir dildir. Kadim uygarlıklardan olan Çin’in ilk çağlardan beri komşuluğunu yapan Türkler, yalnızca bu Uzak Doğu medeniyetinin gelişimine katlı sağlamamış; İran, Hindstan gibi köklü uygarlıklar üzerinde de kalıcı izler bırakmıştır. Türklerin Avrupa medeniyetinin, bilhassa siyasi ve demografik gelişiminde de derin tesirleri olduğu bilinmektedir. Eski Türklerden günümüze ulaşan izlerin bir kısmı, “kalıcı eserler” şeklinde değerlendirilerek Dünya Mirası olarak tanınmış ve UNESCO’nun Dünya Miraslar Listesi’nde yer almıştır. Bu kitap, zengin Türk tarihinin, milattan önceki devirlerden, İslamiyetin kabulüne kadar olan uzun zaman dilimindeki gelişim süreçlerini sizlere sunmaya çalışmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91092</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f8bacce-e0ab-43e8-aaa7-bf0d542d0956.jpg</image:loc>
            <image:title>Cheli Tadında (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yazdıklarım mutfağıma seni davetimdir. Unutma ki yazacakların da senin bana ve sevdiklerine davetiyendir. Davetiyemi aldın ve geldin. Hoş geldin. 
Davetiyeni aldım. “Çayı koy geliyorum.” Eminim hoş bulacağım. 
Hadi öyleyse defterler açılsın, fırınlar ısıtılsın. Çaylar kahveler yapılsın. Denenecek çok tarif, tadı çıkarılacak pek çok an ve paylaşılacak nice lezzetler, sohbetler kareler var…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91093</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d89e061e-066c-49e8-83e0-bc2450e8a71e.jpg</image:loc>
            <image:title>İslamiyetten Sonra Türkler</image:title>
            <image:caption>Türkler 9. yüzyıldan itibaren Orta Doğu’da Arapları ve Persleri askeri yeteneklerinin yanı sıra hem toplum yönetimi becerileri hem de entelektüel yapıları ile etkilemişler ve bu nedenle de destansal Binbir Gece Masalları’nda kendilerine yer edinmişlerdir. 10. yüzyıldan itibaren gerçek anlamda Müslüman Türk devletleri süreci başlamış ve kesintisiz bir şekilde tarih sahnesinde adlarından söz ettirmişlerdir. Karahanlılar, Gazneliler, Harezmşahlar, Selçuklular, Memlûkler, Timurlular ve Babürler’in bulundukları coğrafyalarda etkileri yadsınamaz. Savaşçı kişiliklerine rağmen Türkler, binlerce yıldır devletçi bir tarihe sahip olarak büyük uygarlıklar kurup dünya medeniyetlerine çeşitli olumlu katkılar yapmış bir ulustur. Bugün UNESCO’nun Dünya Miraslar Listesi’nde bulunan bir çok mimari şaheseri insanlığın beğenisine sunmuşlar ve ayrıca dünyaya yoğurt ve kahve gibi birçok kültürel unsur tanıtmışlardır. İslamiyet’ten Sonra Türkler, bu ulusun Uzak Doğu’dan Avrupa’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya geniş coğrafya üzerinde yayılarak uzun süre dünya tarihinde derin bir iz bıraktıklarını ve Yeni Çağ’da da Osmanlılarla dünya tarihinin ilk süper gücüne sahip olduklarını belirtmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91094</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90c2e29b-b7e6-4449-8121-5183f0b2dab1.jpg</image:loc>
            <image:title>LevelUp! 2 - Çiftlik Hayvanları Sudoku</image:title>
            <image:caption>Sudoku, her gün oynayabileceğimiz en popüler bellek ve mantık oyunlarından biridir. Çocuklarda ve yetişkinlerde tıpkı fiziksel egzersiz gibi beyin egzersizi sağlar.
 
Sudoku, bulmaca çözme süreci boyunca beyni harekete geçiren bir oyun olduğundan beyne daha hızlı düşünmeyi öğretmeye yardımcı olur. Ne kadar çok oynarsanız düşünme ve problem çözme becerileriniz o kadar hızlı olur.
 
4x4 manyetik çiftlik hayvanları sudoku oyunu kolay, orta ve zor seviyelerden oluşur.
 
Kutu İçeriği:
1 adet manyetik oyun tablası, 20 adet çift taraflı 4x4 oyun kartı, 16 adet manyetik oyun pulu, 1 adet oyun kitapçığı.
 
Yaş Grubu:3+ Yaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91095</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59ff67b2-707a-4a6e-931e-b2488660c9fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Level Up! 3 - Orman Hayvanları Sudoku</image:title>
            <image:caption>Sudoku, her gün oynayabileceğimiz en popüler bellek ve mantık oyunlarından biridir. Çocuklarda ve yetişkinlerde tıpkı fiziksel egzersiz gibi beyin egzersizi sağlar.
 
Sudoku, bulmaca çözme süreci boyunca beyni harekete geçiren bir oyun olduğundan beyne daha hızlı düşünmeyi öğretmeye yardımcı olur. Ne kadar çok oynarsanız düşünme ve problem çözme becerileriniz o kadar hızlı olur.
 
5x5 manyetik orman hayvanları sudoku oyunu kolay, orta ve zor seviyelerden oluşur.
 
Kutu İçeriği:
1 adet manyetik oyun tablası, 20 adet çift taraflı 5x5 oyun kartı, 25 adet manyetik oyun pulu, 1 adet oyun kitapçığı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91096</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78149f5f-d1d9-46e8-8b70-6ab6009c0f24.jpg</image:loc>
            <image:title>Cihanname</image:title>
            <image:caption>Konstantine’ye Sitanbul derler, Rum kasabasıdır. Eskiden o şehrin adı Bizantiye idi ondan sonra ona Sitanbul dediler.” 
Daha hicrî 605 gibi erken tarihlerde İstanbul’un konuşma dilinde günümüzdeki hâli ile kaydedildiği Cihannâme, tarihî coğrafya alanında şimdiye kadar yeterince teveccüh gösterilmemiş bir kaynak olsa da ihtiva ettiği zengin ve özgün malumat itibariyle bizlere bu çalışma hakkında daha fazlasını yapma sorumluluğu yüklemiştir. 
Muhammed b. Necîb Bekrân devrin muktedir hükümdarı Sultan Muhammed Hârezmşah’ın dergâhına yaklaşmak için kumaşın üzerine çizdiği büyük dünya haritası coğrafi ölçek ile hazırlanmış Orta Çağ’ın ilk ve en kadim haritası olarak telakki edilmektedir. Müellifin harita üzerinedeki noktaları izah etmek için bir risale olarak kaleme aldığı Cihannâme ise gerek kullandığı metodoloji gerekse konu çeşitliliği itibariyle klasik İslam coğrafyacılarının eserleri arasından temayüz eder. 
Bu tür eserlerin Türkçeye kazandırılması, alanında büyük bir boşluğu kapatmakla birlikte bundan sonra yapılacak olan çalışmalar için de bir basamak mesabesindedir. Bu minvalde Cihannâme’nin Farsçadan Türkçeye tercümesinin tarihçiliğimize naçiz bir fayda olarak kütüphanelerimizde yerini alacağına dair ümit bakidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91097</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b76577e0-2add-46fb-a6c3-bc0673b75144.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupalı Seyyahların Gözüyle Kafkasya</image:title>
            <image:caption>Diller dağı&quot; olarak literatüre geçen Kafkasya, gerek yer altı ve yer üstü zenginlikleri gerek jeo-stratejik ve jeo-politik konumu ger ekse etnik ve kültür el zenginlikleriyle geçmişten günümüze sürekli ilgi odağı olmuştur. Bu yüzden olsa gerek, pek çok Doğulu ve Batılı seyyah ve araştırmacı, Kafkasya&apos;yı gezmiş, bölgenin fiziksel, jeo-politik, jeo-stratejik ve kültürel dokusu hakkında eserler kaleme almıştır. Özellikle 19. yüzyılda, değişen dünya konjonktürü ve sömürgeci anlayışın da etkisiyle Batılıların Kafkasya&apos;ya olan ilgisinde büyük bir sıçrama olmuş, bölge adeta seyyah ve araştırmacı akınına uğramıştır. 

İşte bu kitap, çeşitli amaçlarla Kafkasya&apos;da bulunan ve orayı inceleyen Batılı seyyah ve araştırmacıların yapıtlarından yola çıkarak, ama onlardaki bilgileri yapısöküme uğratarak, Kafkasya&apos;da yaşayan Çerkesler, Abhazlar, Karaçay-Malkarlar, Osetler, Çeçenler, Lezgiler, Avarlar ve Kumuklar gibi toplulukların etnik kökenleri, dini inançları, sosyo-kültürel yaşamları (giyim­kuşamları, evlilik adetleri, yeme-içme kültürleri, müzik anlayışları ve dansları) gibi kendilerine özgü folklorik özelliklerinin izlerini sürmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91098</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05c22ef7-c9db-4f21-a148-dca04c3ac7ae.jpg</image:loc>
            <image:title>1 Sayfalık Pazarlama Planı</image:title>
            <image:caption>Nasıl yeni müşteriler edinilir ve mevcut müşterilerden daha fazla kâr sağlanır? 
Neden &quot;Büyük işletme&quot; tarzı pazarlama, işinizi ve stratejilerinizi çökertebilir? 
Nasıl işleri tersine çevirerek potansiyel müşterilere saldırgan veya muhtaç görünmeden satışı kapatırsınız? 
 
Pazarlama, ideal hedef pazarınızın sizi tanımasını ve bir müşteri olacak kadar size güvenmesini sağlamak için kullandığınız stratejidir. Küçük işletmelerin çoğunun neden vasat bir düzeyde ilerlediğini hiç merak ettiniz mi? Başarılı bir iş kurmak için, rasgele pazarlama eylemleri yapmayı bırakmanız ve hızlı iş büyümesi için güvenilir bir pazarlama planı izlemeye başlamanız gerekir. Geleneksel bir pazarlama planı oluşturmak zor ve zaman alan bir süreçtir, bu yüzden çoğu zaman yapılmaz. 
 
İster yeni başlıyor olun ister deneyimli bir girişimci, 1 Sayfalık Pazarlama Planı, işletmenizin büyümesini sağlayacak bir pazarlama planı oluşturmanın en kolay ve en hızlı yolunu vadediyor. 
 
“Bu kitap, baştan sona kişiselleştirilmiş bir pazarlama planını oluşturan titizlikle test edilmiş süreçleri adım adım ortaya koyuyor – ve bu plan yalnızca bir sayfa.” –Inc. 
 
&quot;Pazarlamanın giderek karmaşıklaştığını herkes biliyor. Allan Dib bu sorunu yeni kitabıyla çözüyor. Okuyun ve hayatınızı kolaylaştırın.&quot; 
–Al Ries, Konumlandırma: Tüketici Zihnini Fethetme Savaşı’nın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91099</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1911f800-e89c-4a2f-97a2-97c1244c9502.jpg</image:loc>
            <image:title>Maymun ve Öz</image:title>
            <image:caption>“Bu kitabın kaçınılmaz bir gücü var; katışıksız ve ele avuca sığmaz keskinliğinin okurları etkilememesi mümkün değil.” –Time 
 
“VE BUNA İLERLEME DEDİLER. İLERLEME! SÖYLÜYORUM SANA, İNSAN BEYNİNİN BULUŞLARININ PEK AZI İLERLEMEYDİ.” 
 
“Fikirlerin romancısı” Aldous Huxley, 20. yüzyılın en önemli distopya yazarlarından biri. Cesur Yeni Dünya ve Ada’yla birlikte yazarın üç vizyoner klasiğinden biri sayılan Maymun ve Öz ise bunların içinde en karanlık olanı. Senaryo formunun kullanıldığı bu kitap, yazarın kurgunun yanında biçimde de yaratıcılığını gösterdiği deneysel bir roman. 
 
Hollywood’da sıradan bir gün. Kahramanlarımız kenara atılmış senaryolardan birinin cazibesine kapılır ve biz de kendimizi bu senaryoyu okurken buluruz. “Maymun ve Öz” başlıklı bu tuhaf metinde anlatılanlara göre, Üçüncü Dünya Savaşı neredeyse tüm dünyayı yıkıma uğratmış, nükleer ve kimyasal silahlar uygarlığın sonunu getirmiştir. 
 
Yıkımdan etkilenmeyen bir grup biliminsanı, Kaliforniya’ya bir inceleme gezisi düzenler. Bu kişilerden biri olan Dr. Poole o bölgede yaşayanlar tarafından tutsak alınır. Bu insanlar, Şeytan’ı yücelten yeni bir inanç sistemi kurmuşlardır. Dr. Poole, Şeytan’ın ve kötülüğün nasıl bir hâkimiyet kurduğunu öğrendikten sonra, artık oradan uzaklaşması gerektiğini anlar. 
 
Uygarlığın teknolojik ilerlemesi nereye varacak? Savaşlar ve nükleer silahlanma dünyayı nereye götürecek? İnsan, kime ya da neye doğru evrilecek? 
 
Maymun ve Öz, Şeytan’ın boynuzları tarafından çizilen bir din, etik ve evrim üçgeni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91100</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29f3b667-88ac-461d-b54e-a03b9f9f5da7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hesap Lütfen!</image:title>
            <image:caption>“Siz, bilmeyenler kadar ses çıkarmadıkça, niteliğinizin farkına varamayacaklar ve anlaşılmadığınızı düşüneceksiniz. Meşgul olduğunuz işler başkalarının gözünde değersizleşecek ve vazgeçilebilir olduğunuzu zannedeceksiniz. Ses çıkartmak derken bağırmayı, gürültü yaparak barbarlaşmayı değil; doğru zaman ve doğru yerde kendini anlatmaktan geri durmamayı kastediyorum. Bilgi sahibi olduğumuza emin olduğumuz her konuda, eğitimini aldığımız alanlarda, hödüklerden daha çok ses çıkarmalıyız.”
Vedat MİLOR 
  Gastronomi uzmanı… Şarap uzmanı... İktisatçı… Sosyolog… Televizyoncu… Yazar… Her daim okuyan, yazan, arayan; bir yandan da hem geleneksel hem sosyal medyada eğlenen, dertleşen, anlatan ve anlamaya çalışan bir kamu aydını. ABD-Türkiye hattında dokuduğu hayat felsefesini mukayeseli bir zemine oturtmuş iyi bir gözlemci ve eleştirmen. Vedat Milor, hayatını roller coaster’a binmek gibi tanımlıyor. Farklı alanlar, farklı ülkeler, hatta farklı kıtalar arasında gidip gelen bir hız treni… Bu yolculuk sırasında üreten, keşfeden, öğrenen, sorgulayan ve hayatı deneyimlemekten kaçınmayan açık yürekli bir entelektüel… 
Gastronominin yalnızca yemek yemekten ibaret olmadığını onunla öğreniyoruz. Farklı kültürlere ve kesimlere nasıl bir pencere açılacağını; yaşam tarzının bir sınır, bir mahrumiyet alanına dönüşmesine mecbur olunmadığını da… 
Nurhak Kaya sordu; Vedat Milor geniş tecrübesinden ve bilgisinden süzdüğü insana, topluma dair gözlemlerini; bu kaotik dünyada her daim hayatta kalma stratejilerini Hesap Lütfen!’de okurlarla paylaştı. 
İnsan dünyaya nasıl açılır?
Hayattaki öncelikler nasıl belirlenir?
Yeme-içme kültürü için para şart mıdır?
Toplum içinde yaşamanın yolları nelerdir?
İş hayatında karşılaştığı zorlukları insan nasıl aşabilir?
Yaşamımızı dolu dolu sürdüreceğimiz makul bir dengenin yolu nereden geçer? 
Arkadaşlık. Aşk. Boş zamanlar. Yalnızlık. İş hayatı. Ev yaşamı. Kariyer seçimi. Hobiler. Yemekler, lezzetler, arayışlar. Günümüz kapitalizminde yeni trendler ve prekarya. Ülkemizin ekonomi politiği ve tufeylilik. Ülkedeki hâkim sınıf ve devletin niteliği. Türkiye’de çok az rastlanır bir samimiyet ve netlikle kişisel anekdotlar ve gözlemler. 
Milor, Hesap Lütfen! kitabıyla, içimizdeki sesin ve hayallerimizin peşinde koşarken sınırlarımızı zorlamanın ve başka pencereler açmanın önemini hepimize hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91101</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eaaf957-02cf-4c95-97ee-4736df495597.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendimi Doğurmadan Hemen Önce</image:title>
            <image:caption>Birbirine tutunup güçlenen şeylerin, iç içe geçip birbirini çürütenlere anlatacakları var. İnsan ile yumak bunun için benziyor birbirine. Bir ucunu, dünyayı keşfetmeye bakan bebek tutuyor ipin, diğer ucunu kırış kırış bir el. Evvelden lezzeti akıl çelen ile şimdi çiğnendikçe ağızda çoğalan aynı ekmek. Her şey birbirine eklenerek başlayıp bitiyor. Herkes bunun için açıyor kapısını yabancının “Benim,” diyen bildik sesine. 
 
Çağla Çinili, ilk kitabı Kendimi Doğurmadan Hemen Önce ile insana dair ne varsa apaçık koyuyor önümüze. İyi ve kötü, haklı ve haksız, suçlu ve masum aynı kişi oluyor bazen. Okura ise çağlayan bir ırmağı seyreder gibi akıp geçen öykülere bakmak kalıyor. 
 
“Kafasının içi gene kaşınıyor. Ne zaman bu kadar strese girse egzaması azardı. Al işte, insanın ‘böcek’ olması için ille de sekiz kol, iki de kanat çıkarmasına lüzum yoktu, sinirlenip üzülünce derisi yara oluyor, günlerce kabuk atıyor, saçları dökülüyordu. Bütün bunlar durmadan devam etse, vücudunun her yeri yara olup kepeklense, onu da görünce kusarlardı. İnsanlar, kötü giyindiğinde ona burun kıvırdıklarına göre pekâlâ vücudu yaralı olsa bir böcek görmüş gibi içleri de kalkardı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91102</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a09a5a03-3114-4c30-bd9b-29fc46092b0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözyaşları İyileştirir: Çocuklarımızı Nasıl Dinleriz?</image:title>
            <image:caption>Bebeği ya da küçük çocuğu olan ebeveynlerin baş etmesi gereken en zor şeylerden biri gözyaşlarıdır. Bebekleri ağladığında, anne babaları onları susturmak için uğraşırlar. Yeni yürümeye başlayan çocuklar öfke nöbeti geçirdiğinde de, onların dikkatini dağıtmaya, onları konuşarak ikna etmeye çalışır veya bunun pek uzun sürmeyeceğini umarak ağlamalarını görmezden gelirler. Çünkü genellikle ebeveynliğin başarısı çocukların ne kadar ağladığına göre değerlendirilir. 
 
Gözyaşları İyileştirir, işte bu geleneksel ebeveynlik yaklaşımında yaşanabilecek en köklü değişimin, ebeveynlerin çocuklarının gözyaşlarına verdikleri tepkilerin değişmesine bağlı olduğunu gözler önüne seriyor. Çocuğunuzun duygularını engellemeye çalışmak yerine onları dinlemeye geçerek ebeveynliğinizi nasıl dönüştürebileceğinizi, onunla nasıl güçlü bir bağ kurabileceğinizi ve onun üzüntülerine verdiğiniz tepkilerdeki basit değişikliklerle ebeveynlik zorluklarınıza nasıl çözüm getirebileceğinizi anlatıyor. 
 
Aynı zamanda bu kitapta, çocuğunuzun zorlu anlarıyla mücadele ederken kendi duygularınıza yardımcı olmaya yönelik ipuçları bulabilir, istediğiniz gibi ebeveynler olabilmeniz için kendinizi nasıl besleyip destekleyebileceğinizi de öğrenebilirsiniz. 
 

“Çocuğunuza elinizdekinin en iyisini vermek istersiniz ve Kate’in Gözyaşları İyileştirir’de sunduğu içgörü ve uygulamalar tam da ihtiyacınız olan, sevgi ve özgüveninizi, ağlayan çocuğunuzun hissetmesini sağlayacak araçlar.” 
–Patty Wipfler, Listen: Five Tools to Meet Your Everyday Parenting Challenges’ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91103</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92cbe854-1197-4760-a100-efc5e1f58fd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezgingöz - Sınır Ötesi Türkiye Mirası Rehberi</image:title>
            <image:caption>TARİHİN VE ZAMANIN İZİNİ SÜRMEK:
BİR KÜLTÜR REHBERİ
“Serhan Güngör ilginç kişiliklerden biridir. Öğrencimdir. Kitapta anlatılan bazı gezileri de beraber yaptık. Serhan hiç üşenmedi, gezdiği gördüğü geniş bir alandaki önemli noktaları çok çekici, sürükleyici ve mukayeseli bir üslupla kaleme aldı. Bu kitap, kutlanacak ve teşvik edilmesi gerekecek bir çalışmadır.”
İlber Ortaylı

Profesyonel turist rehberi olarak Türk gezginlerle 25 yıldır yaptığı yurtdışı turlarında ve kendi seyahatlerinde, her zaman gittiği ülkelerde Türkiye tarihi ve Anadolu kültürüne dair izler aramış bir gezgin Serhan Güngör. Adım attığı her ülkenin tarihini keşfederken kenarda-köşede kalmış, unutulmaya yüz tutmuş veya hiç bilinmeyen Türk-Osmanlı izlerini sürüyor. Anadolu’nun eski çağlardan bugüne uzanan tarihinin Türkiye sınırları dışında bulunan izleri ve insan öyküleriyle yolculuğa çıkılan ülkelerin şehir, müze ve mekânları arasında bir bağ kuruyor. Batıdan doğuya, kuzeyden güneye Türkiye’nin yakın ve uzak çevresini bir araya getiriyor. Böylece ortaya benzersiz bir kültür yolculuğu, hem okumayı hem de gezmeyi sevenler için nesiller boyu kalacak bir yol haritası çıkıyor.

Avrupa, Afrika, Amerika ve Asya kıtasında gezinen kitapta Otranto Kalesi’nden Mustafa Kemal’in izinde Sofya günlerine uzanırken British Museum’da Anadolu’ya dair sırlar yakalıyor. Dresden’deki Türk Osmanlı mirasını incelerken Nâzım Hikmet’in Polonya vatandaşlığına başvuru belgesini keşfediyor. Tunus’ta 500 yıllık Türk izlerinin peşine düşerken ABD’nin kalbindeki bir Osmanlı kitabesini inceliyor. İlber Ortaylı eşliğinde Lübnan’a tarih gezisi yaparken 11. yüzyılın şaheseri Nizamülmülk’ün kubbesinde nefesleniyor.
GEZGİNGÖZ: Sınır Ötesi Türkiye Mirası Rehberi, kıtadan kıtaya ve ülkeden ülkeye uzanan bir Türk tarihi hazinesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91104</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c88052e-d407-42bb-8edf-7d6ad734cd53.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekopraksisin Ontolojisi: Spinoza ve Marx</image:title>
            <image:caption>Sevinç Türkmen elinizdeki çalışmasında “günümüzde büyük ölçüde dil, mantık ve matematik eksenli araştırmalarla sınırlandırılmış olan felsefe”nin, çağdaş sorunlarımıza bir yanıt bulabilmek adına farklı ve daha etkili bir mecraya taşınmasının mümkün olup olmadığını kapsamlı bir şekilde araştırıyor. Bu araştırma boyunca karşımıza çıkacak üç önemli kavram, insan, doğa ve etiktir. Kitabın okurları, gerek günlük dilde gerekse felsefe dilinde çok sık kullandığımız bu kavramları bir çatı altında tartışmanın zannedilenden daha güç olduğunu, ancak bu yönde bir çabanın, hedeflediği ufuklar düşünülürse, göze alınmaya değer olduğunu görecek.

“Spinoza ve Marx... İlki töz, mutlak, sonsuz, içkin, öz, varoluş, zorunluluk, etkime gücü gibi kavramlardan bahsediyor, diğeri tarih, sınıf, çelişki, emek, değer, üretim ilişkileri, yabancılaşma gibi kavramlardan. Birinin temel metni, tözün, sıfatların, tavırların geometrik yolla serimlendiği Ethica, diğerininki metanın, ücretin, değerin, paranın, sermayenin, makinenin birbiriyle bağıntısının matematiksel hesaplar ve formüllerle irdelendiği Das Kapital. Peki ilk bakışta iki ayrı şeyle iki farklı tarzda ilgi içindeymişçesine düşünülebilecek bu iki filozof hangi bağlamda bir araya getirilebilir? Bu bağlam, ekolojik bir varoluş tarzının yani ekopraksisin nesnel olanaklarının araştırılması olabilir mi? Kuşkusuz bu soruların yanıtı için iki filozofun doğa felsefelerine bakmak yerinde olacaktır. Zira ekolojik bir araştırmanın nesnelliğini temin edecek birincil disiplin doğa felsefesi, yani esasen ontoloji olabilir. Bu ontolojik araştırmanın tamamlayıcı boyutu ise toplumların kuruluşunun mantığına dair tarihsel bir okumadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91105</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8611494c-4cd5-43fa-a95e-2c5e501ddcbc.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Tanrılar</image:title>
            <image:caption>“Paralel evrenden enerji transferi ve sıradışı uzaylılar içeren çok katmanlı bir hikâye. Asimov’un yazdığı en iyi tekil eser.”  
–The Encyclopedia of Science Fiction 

Hugo En İyi Roman Ödülü / Nebula En İyi Roman Ödülü / Locus En İyi Roman Ödülü 
 
“TARİHTE MUTLU SONLAR DEĞİL, AŞILACAK KRİZ ANLARI VARDIR.” 
 
Isaac Asimov, bilimin içinden gelip bilimkurguda devrim yapan, bilimkurgunun üç büyük ustasından biri. İşte Tanrılar ise Asimov’un bağımsız bilimkurgu romanlarının zirvesi, yazarın kendi tabiriyle “bilimkurgudaki en iyi uzaylı tasvirini barındıran, ayrıca yazıp yazabileceğim en iyi metin.” 
 
Yirmi ikinci yüzyıl. Dünya, Elektron Pompası’nın icadıyla sınırsız ve bedava enerjiye ulaşmış durumda. İnsanlığın hayallerini gerçekleştirmesi ve gelişmesinin önünde neredeyse hiç engel yok. Bu başarının arkasında ise Dünya ile kendi paralel evrenleri arasında madde değişimi yapabilen uzaylılar var. 
 
Her ne kadar bedava olsa da bu enerji bedelden yoksun değil. Ne insanların ne de uzaylıların öngörebildiği bir felaket yakında: Güneş’in ve Dünya’nın tümüyle yıkımı. 
 
Bu felaketin farkında olan sadece birkaç kişi var: Dünyalı bir sürgün biliminsanı, ölen bir gezegende yaşayan asi bir uzaylı, Ay’da doğmuş ve geleceğe dair tutarlı tahminleri olan bir Sezgici. Onların söylediklerine inanan kimse olmasa da evrenlerin kurtuluşu bu üçlünün ellerinde. 
 
İşte Tanrılar, çabaları nafile olmayanların kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91106</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96eaed61-0146-458c-adef-6ef6705ae1a5.jpg</image:loc>
            <image:title>360 Bir Dünya Turu Seyahatnamesi</image:title>
            <image:caption>BİR DÜNYA TURUNUN
SOLUKSUZ HİKÂYESİ…

“Tek yapmam gereken o eşikten adım atıp kendimi dünyanın kollarına bırakmaktı. İşimden istifa ettim, sevdiklerimle vedalaştım ve kendimi tanımak, sorularıma cevap bulmak, insanlar ve anılar biriktirmek için dünya turuna çıktım. Ben kendimle tanışmak, kendimi anlamak için bu unutulmuş topraklarda yalnız kalmak istemiştim. Önce kendimi kaybetmem, bu koca dünyada sürüklenmem gerekiyordu. Kendini kaybetmeyen aramaya çıkamazdı…”

Herkesin hayalidir dünyayı bir uçtan bir uca dolaşmak. Masabaşı işlerden, büyük şehrin koşuşturmacasından ve iş-okul-ev arasında gitgide robotlaşan insani ilişkilerden sıyrılıp yeni bir sayfa açmak. Ancak hayal kurmanın dayanılmaz zevki yerini sonu gelmeyen parasal kaygılara, bir şeylere yetişmenin mümkün olmadığı günümüz dünyasının zamansızlığına bırakır. Peki, hakikaten uzak bir hayal midir sırtında bir çantayla her şeyi geride bırakıp kendini dünyanın kollarına bırakmak?
Kerimcan Akduman, ilk defa tek başına yurtdışına çıktığında bir daha hayatı eskisi gibi olmamıştı. Her gencin “Bu yaz kesin yapıyoruz!” diye niyet ettiği Avrupa turunu iki defa yaptı. Doğru seyahatin nasıl yapılması gerektiğine kaybola kaybola bulduğu yeni yollarda cesurca ilerleyerek karar verdi. Ve bir gün hayatın ertelemeye gelmeyecek kadar kısa olduğuyla yüzleşince kaygılarının sonunun gelmeyeceğini düşünüp işinden istifa etti; sevdikleriyle vedalaşıp kendini ve dünyayı keşfe çıktı. Yeri geldi Şaman ayinine katıldı, yeri geldi ateş karıncalı balık yiyerek karnını doyurdu, yeri geldi gülmenin-birlikte ağlayabilmenin her dilde aynı olduğunu kanıtlarcasına yeni arkadaşlıklar kurdu. İnkaların kayıp şehrine doğru ayaklarını uzattı ve Patagonya’nın kimsesiz topraklarında otostop çekti. Ama nihayet hayallerinin ona araladığı kapıdan geçip bilinmezlerle dolu dünyayla bir bütün oldu.

360: Bir Dünya Turu Seyahatnamesi, heyecan verici hikâyeler ve fotoğraflar eşliğinde ilerleyen, hayattaki tüm soruların cevaplarının dünya yollarında olduğuna inanan bir kitap… Kim bilir senin hikâyen de bu kitabın kapağını kapattıktan sonra başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91107</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1e1152b-5a2e-466c-990e-a73619952da2.jpg</image:loc>
            <image:title>Habsburglar</image:title>
            <image:caption>“Habsburglar sürükleyici, renkli, dramatik olmasının yanı sıra özlü, akademik ve konuya hâkim bir kitap. Martyn Rady, bir zamanlar Peru’dan Filipinler’e üzerinde güneş batmayan bir imparatorluk yönetmiş, Avrupa’nın en büyük hanedanının hikayesini bizlere anlatıyor. Dünya tarihinde neredeyse bin sene boyunca rol almış önemli bir aktörü konu alan Habsburglar içine din, cinayet, ensest, delilik, intihar, suikast karışmış yüksek siyaset ve aile mahremiyetini gözler önüne seriyor. Bu kitap destansı bir tarihi merak edenler için!” Simon Sebag Montefiore, Romanovlar’ın yazarı 
Habsburglar, asırlar boyunca Avrupa’da hüküm sürmüş olan kudretli bir hanedanın, kuruluşundan nihai yıkılışına kadar geçen bütün tarihi. Habsburglar yüzyıllarca Avrupa’nın büyük bölümüne hükmetti. Aslında sadece sıradan Alman asillerinden oluşan bu aile evlilikler ve fetihlerin yanı sıra sahte evraklar düzenleyerek, kendilerine sahte atalar bularak ve tabii şanslarının yaver gitmesiyle de Avrupa kıtasının en önemli hanedanlarından biri haline gelmeyi başardı. Martyn Rady, Habsburg hanedanı ve onun neredeyse 
bin sene içerisinde inşa etmiş olduğu –ve sonra da kaybettiği– siyasi, sosyal ve kültürel düzenin destansı hikâyesini Avrupa ve dünya tarihi bağlamında anlatıyor.  
Ortaçağ’da Habsburglar Svabya’dan Güney Almanya ve Avusturya’ya yayılmaya başladılar. 1452 tarihinde bir Habsburg dükü, III. Frederick namıyla Kutsal Roma İmparatoru olarak taç giyince artık hanedan “Avusturya Dünyaya Hükmedecek” düsturuyla hareket eden bir imparatorluk mefkûresine sahip oldu. 
Yüzyıllar boyunca Kutsal Roma İmparatoru unvanını ellerinden bırakmayan Habsburglar İtalya, İspanya, Yeni Dünya ve Pasifik’e yayılarak Şarlken’in tabiriyle, üzerinde güneş batmayan bir imparatorluk haline geldiler. Akabinde bitmek bilmeyen din savaşları, ihtilaller, değişimler, 1700’de İspanya İmparatorluğu’nun ellerinden çıkması ve 1806’da Kutsal Roma İmparatorluğu’nun çöküşüyle sürekli kan kaybettiler, ta ki Birinci Dünya Savaşı’nın neticesinde dağılmalarına kadar. 
Tarihçiler Habsburgları, her ne kadar Avrupa’nın kıyısında kalmış köhne, ayakta zor duran bir imparatorluğun hükümdarları olarak tasvir etmiş olsalar da Rady bu kitapta Habsburgların nasıl bir aile olduklarını gayet açıkça aktarıyor: Sadece fetihlerle değil Hıristiyan medeniyeti ve Roma Katolik Kilisesinin müdafaası, barış ve huzurun temini ve bilimle eğitimin himayesiyle dünyaya hükmetmek olan bir hanedan. Habsburglar, asırlar boyunca Avrupa’da hüküm sürmüş olan kudretli bir hanedanın, kuruluşundan nihai yıkılışına kadar geçen bütün tarihi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91108</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e9c1adb-87d2-4079-9b5c-3c6462cb09f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Theophanes Confessor’ün Kroniğinde Türkler: 284-813</image:title>
            <image:caption>Bir Bizans Kroniğinde 
Doğu Avrupa Türkleri… 
Bin yılı aşkın tarihi ile dünyanın en uzun süre hüküm süren devleti unvanına sahip Bizans İmparatorluğu, tarih yazma geleneği ile de dikkat çekmektedir. Neredeyse hiç boşluk bırakmadan art arda kaleme alınan Bizans kronikleri sadece Roma ve Avrupa tarihine değil aynı zamanda dünyanın birçok devlet ve kavminin tarihine de ışık tutmaktadır. İşte bu kroniklerden biri de Bizans kronikleri içerisinde hacim ve önem itibariyle ilk sırada yer alan, aynı zamanda Bizans tarihçiliğini zirveye taşıyan Theophanes’in kroniğidir. 
Theophanes’in hem dünyevî hem de dinî tarih bilgilerini bir araya getirmek suretiyle 810-814 yılları arasında kaleme aldığı kroniği, M.S. 284-813 yılları arasındaki süreci kapsamakta ve bir Dünya Tarihi niteliği taşımaktadır. Kroniğin en çarpıcı özelliği; sadece Bizans imparatorluk yıllıklarını değil, aynı zamanda Hıristiyan Doğu’ya ait kaynakları da ihtivâ etmesi, yine bu kaynakların büyük bir kısmının zaman içerisinde yok olması ve barındırdıkları bilginin bu kronik yoluyla günümüze ulaşmış olması gerçeğidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91109</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f07efe6-59a6-474f-8c25-94b391883f70.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatih Devri Üzerinde Tetkikler Ve Vesikalar I (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Fatih Devrine Dair 
Başucu Kaynağı… 

“İstanbul’un fethi, yalnız Sultan Mehmed’in saltanatı için değil, Osmanlı Devleti için bir ölüm kalım dâvası olarak ortada idi. Fatih Mehmed, Osmanlı Devleti’nin bu hayati dâvasını kendi şahsında ve kendi istikbali için en trajik bir şekilde hissetmiş son Osmanlı hükümdarıdır. O, düğümü kılıçla kesmeği deneyecektir.”
- Halil İnalcık

Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1, Osmanlı İmparatorluğu’nu dünya tarihçiliğinin merkezine koyan Halil İnalcık’ın, ilk ve en önemli çalışmalarından biri. İnalcık, ilk defa 1954 yılında yayımlanan bu eserde geleceğin fatihi olarak dünya tarihinde önemli bir mevkii kazanacak II. Mehmed’in ilk sultanlık tecrübesini ve iktidarını güçlendirmek için babası ve devlet adamları ile olan rekabetini zengin kaynaklardan damıttığı bilgilerle analiz ediyor.
Dört bölümden meydana gelen eserin ilk üç bölümünde İstanbul’un 1453 tarihindeki fethine giden son on yıllık gergin devir (1443-1453) ele alınıyor. İnalcık’ın “imparatorluk buhranı” olarak 
tanımladığı bu dönem, II. Murad’ın oğlu Şehzade Mehmed lehine tahtan çekilmesi, Osmanlıları Balkanlar’dan atma ümidiyle bir araya gelen Haçlı ordusunun Varna’da yenilgiye uğratılması (1444), II. Murad’ın iki yıl sonra tekrar tahta dönüşü, Osmanlı siyasi eliti arasındaki mücadeleler ve bu çekişmenin iç ve dış siyasi gelişmelere yansımaları gibi pek çok kritik tarihi meseleyi barındırıyor. İnalcık dördüncü bölümde ise Osmanlıların Balkanlar’da kurdukları toprak sistemini ve idari rejimini inceliyor, Osmanlıların Balkanlar’a yerleşmesine dair birçok görüşü temelden sorgulayan bir perspektif sunuyor.
Yarım asrı aşkın bir zamandır alanında kaynak olarak kullanılan Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1, yeniden tarihçilerin ve meraklıların başucundaki yerini alıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91110</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23ab9264-41c2-4fb3-b88c-1ddcb6603a43.jpg</image:loc>
            <image:title>Stalin’in Savaşı</image:title>
            <image:caption>“Efsaneleri boşa çıkaran tarihçi, İkinci Dünya Savaşı’na çığır açan, kışkırtıcı bir yorum getiriyor. Başarılı, korkusuz ve coşkulu yazar, ‘efsaneleri yıkıp geçiyor’… McMeekin, birden fazla dilde çalışan saygın bir araştırmacı ve mühim sorular sormaya, yargılamaya hazır… Savaşın öyküsünü güzelce, Yugoslavya ve Finlandiya gibi küçük çaplı devletlerin iç siyasetinden küresel bağlama kadar ve etkileyici bir kapsamda anlatıyor. Bize de, Doğu Avrupa için Sovyetler tarafından “kurtarılmanın” ne anlam ifade ettiğini hatırlatıyor… McMeekin’in, bu savaşı gereğinden fazla zamandır haklı savaş olarak gördüğümüz tespiti çok isabetli. Kitabı, bu savaşı ve neticelerini yeniden değerlendirmemize sebep olacak, kendisinin de bunu umduğunu düşünüyorum.” 
Margaret Macmillan 

Ödüllü tarihçi Sean McMeekin, ezber bozan bu yeni eserinde İkinci Dünya Savaşı’ndaki tetikleyici gücün Hitler değil Stalin olduğunu anlatıyor. Sovyet, Amerikan ve Avrupa arşivlerinde yapılan iddialı bir araştırmanın ürünü olan Stalin’in Savaşı, savaşın merkezini Batı’dan Doğu’ya taşıyarak, İkinci Dünya Savaşı’na devrim niteliğinde bir bakış sunuyor. Hitler’in soykırım hırsı, küresel yıkımla sonuçlanan bu savaşın çıkmasına katkıda bulunmuş olabilir lâkin McMeekin, Batılı Güçler ile Nazi Almanyası’nın birbirine ağır darbeler vurarak güçten düşmeleri arzusuyla, 1939 Eylül’ünde Avrupa’da patlak veren harbin başlamasını Hitler’in değil Stalin’in arzu ettiğini öne sürüyor. Yazar, 1941-1945 yılları arasında 
devam eden Pasifik Savaşı’nın da, Stalin’in nihai hasmı olarak gördüğü kapitalist “Anglo-Sakson” güçleri ile Japonya arasında yıkıcı bir yıpratma harbine dönüşerek Sovyet liderinin bir diğer hedefini gerçekleştirdiğini aktarıyor. 
McMeekin bu eserinde, ABD ve İngiltere’nin, Sovyetlerin tüm taleplerine neredeyse gözü kapalı yerine getirdikleri Ödünç Verme-Kiralama yardımı başta olmak üzere, âdeta kendi kuyularını kazan stratejik eylemlerle Sovyet Komünizmini nasıl kurtardıklarını da ele alıyor. Anglo-Amerikalılar tarafından temin edilen silahların, sanayi ve teknoloji transferlerinin, Kızıl Ordu’nun tükettiği gıdalar ile diğer ikmal maddelerinin Stalin’in savaş makinesinin işlevinde ne kadar can alıcı bir yeri olduğu da titizlikle inceleniyor. 
Batılı Müttefiklerin bu yardımlarının, Berlin’den Pekin’e kadar Avrasya’nın çoğunu komünizm bayrağı altında fethetmek üzere Stalin’in ordularına nasıl destek olduğunu gösteriyor. 
Stalin’in Savaşı, İkinci Dünya Savaşı’na çığır açıcı yeni bir çerçeveden bakarak, mevcut dünya düzenini anlamak isteyenlerin mutlaka değerlendirmeleri gereken bir perspektif sunuyor. 
 
“Sean McMeekin’in yeni eseri, II. Dünya Savaşı tarih yazımında büyük bir boşluğu dolduruyor. Rusya ve diğer ülkelerin arşivlerinde yapılan kapsamlı araştırmalara dayandırdığı Stalin’in dış siyasetine dair incelemesinde yeni yollar keşfederken, bilinçsiz bir şekilde abartılan ‘Hitler’in savaşı’ vurgusu gibi birçok efsaneyi de boşa çıkarıyor. McMeekin en nihayetinde, hem 1939’da savaşın çıkmasına hem de ardından yaşanan korkunç katliama ait sorumluluğun iki tiranın üzerinde olduğunu ortaya koyuyor.”  
Nikolai Tolstoy, tarihçi yazar 
 
“Sürükleyici, mahir, anlaşılması kolay ve her zamanki gibi çarpıcı bir şekilde çığır açıcı.” 
Simon Sebag Montefiore, Stalin: Kızıl Çar’ın Sarayı ve Genç Stalin’in yazarı 
 
“McMeekin’den ödüle talip bir eser daha. Niall Ferguson’un, İngiltere’nin I. Dünya Savaşı’na girmemesi gerektiğini iddia eden The Pity of War kitabına eşlik etmeye layık bir kitap. Dahice kaleme alınmış, aykırı bir tarih yazımı.” 
Kirkus Review 
 
“İsabetli karakter tasvirleri, askerî ve diplomatik manevralara ilişkin aydınlatıcı analizlerle dolu eserde yazar, II. Dünya Savaşı’nın sebepleri, gelişmeleri ve yankılarını, kabiliyetli ve ikna edici bir şekilde, farklı bir çerçeveden aktarıyor.” 
Publishers Weeky 
 
“McMeekin’in Stalin’in Savaşı’ndaki yaklaşımı hem özgün hem de çarpıcı. Eseri müthiş bir netlikle kaleme almış.” 
Antony Beevor, Tarihçi, Berlin’in Düşüşü 1945 ve Stalingrad’ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91111</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63b22404-8cc1-4bb5-b138-e52e3a8f13ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş Yakmak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Jack London, Kuzey topraklarını konu alan eserlerinde okurlarını buzla sarmalanmış bir diyarda adım adım gezdirir. Biri 1902’de, öbürü 1908’de yayımlanan ve “Ateş Yakmak” başlığını paylaşsalar da birbirlerinden olay örgüsü yönünden ayrılan iki hikâyeyle, “Yaşama Azmi” adlı üçüncü bir hikâyenin bir araya getirildiği bu derlemede de Jack London insanın buz kaplı doğayla ve kendi benliğiyle yüzleşmesini anlatır.  Gençliğinde Klondike bölgesine altın aramaya giden ve soğuğun hüküm sürdüğü bu topraklarda bizzat yaşamış olan London, Alaska’dan Yukon’a, Kolondike’ten Kanada tundralarına kadar yörenin coğrafyasına ve sakinlerine oldukça hâkimdir. Jack London’ın karakterleri Kuzey’in dört bir yanda uzanan bembeyaz topraklarında vahşi doğanın gücüyle amansız bir mücadele halindedir. Doğanın, soğuğun ve pek iyi bilmedikleri bir coğrafyanın pençesinde, hayata tutunmaya çalışırlar.  Ve ateş yakmak, bu varoluş mücadelesinin ilk adımıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91112</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd865eec-7a92-4fac-ae41-895d91622c47.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülü Kehanet Kartları (Cep Boy)</image:title>
            <image:caption>48 Kartlık Deste ve Rehber Kitap.
Bu kitapta Büyülü Kehanet Kartları’yla kendiniz ve başkaları için doğru okumalar yapabilmenizi sağlayacak talimatlar yer alıyor. Kitap kartlarda resmedilen Yeryüzü elementinden ilham alan tanımların yanı sıra, söz konusu resme tekabül eden temayı kapsayan bir mesaj da içermektedir. Bu kartlarla nasıl çalışılacağını öğrenmek çok kolay. Bu sayede sezgisel benliğiniz ile Yeryüzünün ruhunun işbirliğinden doğan bilgeliğe ulaşacak ve tavsiyeler alacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91113</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59b6d071-f511-4dda-ab9a-dc18d5152412.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Madeni</image:title>
            <image:caption>“Lütfen unutma Ada, bir ağaca ancak kesilmeden önce yardım edebilirsin. 
Sular kirlenirse... Sonra ne suyu ne yağmuru ne toprağı temizleyebilirsin.” 
Bu kitapta ressam Aslı Sinman Kutluay&apos;ın rengarenk resimleri eşliğinde toprağını, suyunu, ağacını korumak için el ele tutuşanların öyküsünü okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91114</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b6fd29b-964f-48f3-bf76-895ee97b33af.jpg</image:loc>
            <image:title>Kirli Para</image:title>
            <image:caption>İsviçre’nin en önemli offshore bankalarından Swiss United Bank adına çalışan başarılı bankacı Matthew Werner’ın bulunduğu jet şüpheli bir şekilde düşer. Bu esrarengiz ölüm eşi Annabel’i bankacılık dünyasının sırlarını ortaya çıkarmaya iter. Banka hakkında dünyayı sarsacak çok önemli bir haber üzerinde çalışan tutkulu gazeteci Marina ise finans dünyasının en güçlü erkeklerinin hatta kendisine çok yakın olan bazılarının bile şaibeli işlerin içinde olduğunu görür. Eğer Marina haberi yayımlarsa bu aynı zamanda Annabel’i üzen sorulara da cevap olacaktır.

Finans dünyasındaki entrikaların işlendiği gerilimi yüksek ve sürükleyici bir roman olan Kirli Para, The New York Times çok satan yazarlarından Cristina Alger’i bu türde başarılı bir yazar olarak gösteriyor.

“Finans sektörünü konu alan sürükleyici gerilim hikâyeleri okumaya alışık değiliz... Ancak Cristina Alger bu konuda tüm sınavları geçer... Aşırı zengin bankacılık dünyasının karanlığına heyecan dolu bir yolculuk sizi bekliyor.” 
—The Times (UK)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91115</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/127afa08-e12b-4ec0-a025-380c9be7bcc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Geronimo</image:title>
            <image:caption>İntikam ateşiyle dolu bir Apaçi’nin öyküsü... 
Apaçi Kızılderililerinin gerçek yaşamlarını onların büyük şeflerinin ağzından dinleyeceksiniz bu kez! 
Geronimo! 
O Kızılderili bir lider. 
Bir savaşçı... 
Beyazlara karşı mücadele veren kahraman son Kızılderili... 
Apaçiler arasında en saygı duyulan kişi... 
1858 yılında bir gün eve döndüğünde, eşi, annesi ve üç çocuğunu İspanyollar tarafından öldürülmüş buldu. O günden sonra her beyaza düşman kesildi. İçinde günden güne büyüyen intikam ateşiyle pek çok beyaz insanı öldürmeye çalıştı. İntikam ateşiyle yanıp tutuşan bir şamandı o... İyi bir şifacıydı. Büyücüydü. Bu onu ruhsal ve entelektüel bir lider yapıyordu. 
1870’te San Carlos’a yerleştirilen Geronimo, buradan kaçmayı başardıysa da tutuklanıp geri gönderildi. Dört kez daha kaçmayı başarıp tutuklanan Geronimo, beşinci kaçışından sonra yıllarca bulunamadı. Geronimo’yu yakalayamayan süvariler köylere saldırıp kadınları ve çocukları katletmeye başladığında ortaya çıktı. Halkına zarar gelmemesi için teslim oldu. 
Bir savaş mahkûmu olarak can vermeden önce S. M. Barrett’a hayatını olduğu gibi aktardı. İşte bu kitap ölümünden sonra naaşının gömüldüğü yerde bulunamayan şaman bir savaşçının öyküsü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91116</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0af0c06-af53-4509-b11b-c1103be1e7ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Makedonya&apos;dan Fransa&apos;ya - Hakim&apos;in Yolculuğu 3</image:title>
            <image:caption>Yüreğinin sesinden gidince daha mı kolay kavuşur insan sevdiğine?
Fabien Toulmé&apos;nin gerçek kişilerden ve yaşanmış olaylardan esin alarak üç ciltlik bir seriye dönüştürdüğü Hakim&apos;in Yolculuğu, sığınacak bir liman bulamadan yitip giden göçmenlere adanmış etkileyici bir grafik roman.
Sanatçının uzun araştırmaları ve bir buçuk yıla yayılan ikili görüşmeleri sonucu şekillenen anlatısı, Suriye&apos;deki savaş nedeniyle sahip olduğu her şeyi geride bırakıp yeni ve daha “yaşanabilir” bir hayat kurma hayaliyle yollara düşen kendi hâlinde bir bahçıvanın mücadelesine tanıklık ediyor. Seri, genç adamın Şam&apos;ın güney banliyösünden başlayarak Lübnan, Ürdün, Türkiye, Yunanistan, Makedonya, Sırbistan, Macaristan, Avusturya ve İsviçre üzerinden Fransa&apos;nın Aix-en-Provence şehrinde noktalanan zorlu yolculuğunu odağına alıyor.
Toplumsal yansımaları küresel boyutta hissedilen mülteci krizini farklı açılardan ele alan Toulmé, pek çokları için birer “öteki” olarak nitelenen mültecilerin yaşadıklarını anlamak ve anlatmak için çaba göstermekle kalmıyor; insanlık onuru gibi önemli bir konuya da dikkat çekiyor.
Evimi terk edeli nerdeyse üç yıl oluyor.
Serinin üçüncü cildi, 2015 yılının eylül ayına uzanıyor ve Hakim&apos;in yasadışı yollarla Makedonya&apos;dan Fransa&apos;ya kaçışını sayfalarına taşıyor. Baba ve oğul Atina&apos;ya varmış olsalar da Fransa&apos;ya ulaşabilmeleri için katetmeleri gereken yol uzun ve çetrefillidir. Orta Avrupa&apos;da yükselen yabancı düşmanlığına bağlı olarak Hakim ve oğlu, yolculuk boyunca insanlık dışı muamelelerle karşılaşırlar. Balık istifi araçlara bindirilip mülteci kamplarında zorlu günler geçirirler. Açlık ve dondurucu soğukla sınanıp kimi zaman parklarda kimi zaman sokaklarda sabahlarlar. Sınırları, gecenin zifiri karanlığında yürüyerek geçerler. Çaresizlik ve korku hissi tüm hücrelerini kaplamış olsa da Hakim asla kaderine teslim olmaz. Kalbinde yeşerttiği umut, oğlu Hadi&apos;nin varlığı ve diğer mültecilerle arasındaki koşulsuz dayanışma onu geç de olsa hedefine, ailesine kavuşturacaktır...
Yakın geçmişimizde ve coğrafyamızda yaşanan “iç acıtıcı” olayları en doğru ve tarafsız şekilde aktarabilmek için bir mültecinin tanıklığına başvuran Hakim&apos;in Yolculuğu, göçmenlere yardım eli uzatanlara ve dünyanın daha insani bir yer olmasına katkıda bulunanlara içten bir selam gönderiyor.
Yaşanmış bir hikâyeye dayanmasından ötürü hem bir belgesel hem de merak uyandırıcı bir haber röportaj niteliği taşıyan ve yaşama dair her duyguyu içinde barındıran seri, usta bir çizer ve hikâye anlatıcısı olan Fabien Toulmé&apos;nin güçlü görselleriyle müthiş bir sinematografik anlatım sergiliyor.
Artık beraberiz!
Sonsuza dek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91117</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5e70870-038e-4db2-8c91-bb4b9791e425.jpg</image:loc>
            <image:title>Zerdüşt-Bende Olan Ne Varsa Sizin Elinizde de Gizli</image:title>
            <image:caption>“Ben Zerdüşt, doğruluğun yandaşı, sevgi ve erdemin sözcüsü, kötülerin ve yalancıların düşmanı, iyilerin yaveri...” 
Hakikat yolunun yalnız arayıcısı Zerdüşt, aklını varlığıyla bütünleştirmiş, özgürlüğün ruhuna nüfuz etmesine izin vermiş bir bilgedir. Mozart’tan Nietzsche’ye, Stanley Kubrick’ten Jung’a kadar pek çok sanatçıya ve filozofa ilham olmuştur. 
Dünyanın en eski tek tanrılı vahiy dini Zerdüştlüğün peygamberi olan Zerdüşt, Tanrı’ya yapılacak ibadetin; dürüst düşünce, dürüst söz ve dürüst dualar sergilemekten geçtiğini anlatır. Zerdüşt’ün tanrısı Ahura Mazda, varlığı bağışlayandır ve aynı zamanda aklın kendisidir. Öğretisini Gatha’lar olarak bilinen on yedi ilahiyle insanlığa ileten Zerdüşt, binlerce yıl öncesinden seslenerek bizleri ümit, aşk ve muhabbetle dolu dünyasına davet ediyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91118</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b20e99b2-f1c0-4bc9-a0a3-16a1b6e32671.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Albümü</image:title>
            <image:caption>Aile Albümü’nde eski kuşaklardan ve günümüzden 80 şairin 127 şiiri yer alıyor. Bu şiirlerin ortak özelliği kişiyi eksen alan, bir anlamda vesikalık denebilecek şiirler olmaları. Kimisi çok bilinen kimisi ise biraz karanlıkta kalmış bu şiirler kendi dönemsel özellikleri ve temsil kabiliyetleriyle başka bir ışık altında yan yana getirilmiş bir edebi portreler galerisi oluşturuyorlar. Mungan’a kulak verelim: 
“Bu seçki sizde kucağınıza aldığınız bir ‘aile albümü’ hissi uyandırsın istedim; kendi hayatınızdan, yaşadığınız kentlerden, oturduğunuz mahallelerden, büyüdüğünüz sokaklardan tanıdık gelecek yüzlerin, hayatların, açık ya da örtülü varlığını sezdiren hikâyelerin içinde yer aldığı, ‘tasvir edilen’ kişileri gözünüzde canlandırabileceğiniz şiirlerden oluşan ‘aile boyu’ bir albüm yapmak istedim. Farklı bir prizmayla geçmişten günümüze, dedelerden, ninelerden torunlara iz düşüren bir soy ağacı, simli bir şiir tarihi… Ömrü yıllara, zamanlara dağılmış şairler ailesinin bir albümü.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91119</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/222faa2d-b364-41bd-b227-d4e120468cb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Platonia ile Bael</image:title>
            <image:caption>Platonia ile Bael seviyorlar birbirlerini, farklı diyarlardan gelip bir yuva kuruyorlar birlikte. Evlilik onları aynı yerde buluştursa da ayrı bakıyorlar meselelere. Kadın duygularına, erkek mantığına tutunmuş; çekiyor sürekli biri kendine diğerini. Evlilik gerçekten bu kadar gerilimli mi? Yoksa bilge ağaç Gariba öğretebilir mi ilişkilerdeki ve yaşamdaki dengeyi? 
Gelin, Platonia’nın nüktedan ve coşkulu sesine kulak verin! Bir kadının kendine has iç âleminden dinleyin evlilik masalını. Gelgitleri, haklı veya haksız tüm hareketleriyle yaşama bir de onun gözünden bakın. Vakit zaten hızlı akıyor biraz ANda kalarak rahatlamaya çalışın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91120</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50e83287-dc94-4b55-80cc-d1b804881df5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolan Sesler</image:title>
            <image:caption>Taiap ve Ubıhça nadir bir kuş türü veya ölmekte olan bir mercan kayalığı olsaydı, belki daha fazla insan onların içinde bulunduğu durumu bilir ve endişelenirdi. Ancak dünyanın her yerinde birçok benzersiz yerel dil, daha önce hiç görülmemiş bir hızla ölüyor. Bunu çok az insan biliyor veya önemsiyor. Peki, bu seslere ne oldu? Bu kitap dillerin neden ve nasıl yok olduğunun dramatik hikâyesini anlatıyor… 
 Kaybolan Sesler, bu gidişatın ürkütücü olmanın ötesinde anlamlar taşıdığını savunur. Dillerin kaybolması ve çevre sorunları arasındaki bağlantıyı öne çıkarır, kaybolan dillerin aslında dünya çapında yıkılmak üzere olan ekosistemin bir parçası olduğunu gösterir. Yağmur ormanları gibi değerli çevre kaynaklarını korumak için verilen savaşın, farklı kültürlerin ayakta kalması için verilen savaştan ayrılamayacağını ve ekolojik yıkım gibi dil ölümünün nedenlerinin de ekoloji-politika kavşağında bulunacağını öne sürer, çeşitli çözüm yolları ve stratejiler sunar. 
Antropolog Daniel Nettle ve Oxford Üniversitesi’nden Suzanne Romaine, dünyanın yok olmakta olan dillerini savunurken ölen dillerin son konuşanlarına da saygılarını sunar. Güney Carolina’da yaşayan Kızılderili Kızıl Fırtına Bulutu, Man dilini 1974’te beraberinde mezara götüren Ned Mandrell, dilbilimcilerin sesini kaydetmek için Türkiye’deki Hacıosman köyüne akın ettiği Tevfik Esenç gibi isimlere… 
Eğer bir gün dillerin paha biçilmez mirasını yok olmaktan kurtarabilirsek, bunda Kaybolan Sesler’in çok önemli bir payı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91121</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d575a9e-5996-4bf9-b58a-9267a87f4008.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano İçin Polifonik Düzenlemeler</image:title>
            <image:caption>Çeçen Kızı 
Güvercin Uçuverdi 
Ey Büt-i Nev Eda 
Yine Bir Gülnihal 
Tuti Mucize Guyem 
Şu Dereler Şu Düzler 
Kürdilihicazkar Saz Semaisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91122</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9a88c8a-31f2-46e2-9de1-3f54ba780ae6.jpg</image:loc>
            <image:title>Tepegöz</image:title>
            <image:caption>Oğuz yiğitlerinin cengi ve lanetli, baş belası bir devin romanı.  
“Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut’u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar.” 
- Ord. Prof. M. Fuat KÖPRÜLÜ 
“Dede Korkut Romanları” serisinin üçüncü kitabı Tepegöz, Oğuzların kudretli bir beyi olan Aruz Han’ın Oğuzların bilgesi Dede Korkut’a akıl danışmaya gitmesiyle başlar. Aruz Han, yıllar evvel oğlunu kaybetmiş acılı bir babadır. Ve son zamanlarda ortalıkta dolaşan bir havadis sebebiyle fazlaca kaygılanmaktadır. 
Oğuz beyleri bir av dönüşü, bir kütleye rastlarlar. Kütleyi tepince, kütlenin içinden tek gözlü tuhaf bir bebek çıkar. Aruz Han, bebeğe kıyamaz ve onu evine götürür. Kısa zamanda bir deve dönüşen Tepegöz, eşkıya olup Oğuzlarla savaşa tutuşur. Parmağındaki sihirli yüzük sebebiyle kimse ona bir şey yapamaz. Ta ki aslan avcısı korkusuz Basat, aylar önce gittiği savaştan dönene kadar… 
Tarihi bir roman olarak kaleme aldığı bu kitabında Ufuk Tufan, Oğuz Türklerinin başına bela olan, üzerlerine lanet olup çöken; Oğuzlarla yedi büyük savaşa girip onları haraca bağlayan; Oğuz’da neredeyse yemedik adam ve koyun bırakmayan tek gözlü bir dev ile aslan avcısı Basat’ın amansız savaşını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91123</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dae58faf-f693-43c9-9699-6f32c16626e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yok Çünkü Telafisi</image:title>
            <image:caption>“Handan orada bütün kadınların özeti gibi oturuyordu, daha doğrusu ben onun üzerinden oluşturduğum imgeye kadınlarda aradığım ne varsa yüklemiştim.”
 
Brüksel bitpazarında bir tezgâhta, üzerinde saksı izi olan, cilasız, eski bir sehpa. Gazeteci Murat Bora’nın hayatı, satın aldığı bu mobilyanın Abülhamit’in yaptığı bir tıraş sehpası olduğunu öğrenmesiyle değişir. Vaktiyle Pera’da müzayedeye çıkmış bu kıymetli eser nasıl olup da Brüksel’e gelmiş, bitpazarına düşmüştür? Sehpanın hikâyesini araştırmaya başlayan Murat, kendini bir keşif serüveninin içinde bulur: Tarihin karanlığına gömülmüş karmaşık aile ilişkileri, polisiye bir vaka, bizzat kendi geçmişi ve sonunda tutkulu bir aşk!
 
İlk romanı Işık Ülkesinden ile Yunus Nadir Roman Ödülü’nü kazanan Zeynep Göğüş, roman yolculuğunun yeni uğrağı Yok Çünkü Telafisi ile 2022 Oktay Akbal Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91124</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee722ec2-2545-418c-a462-e634324231a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük Annemi Öpmedi</image:title>
            <image:caption>“Dönüp baktığımda, bana ait anılar hep yabancıların arasında, hep hüzün doluydu. Direngen olmaya karar verdiğimde iki türlü savaşın ortasında kalmıştım. İlki; anlam veremediğim geçersiz nedenlerden dolayı beni kendinden uzaklaştırmış, uzak, bilmediğim yerlere atmış olan annemi hayatımın neresine koyacağımı bulma savaşıydı. İkincisi ise...” 

Bir insan yetişirken; bulunduğu çevrenin ve dayatılan davranışların insan üzerindeki önemini ortaya koyan bir roman olmuş. Özgürlüğün yasaklanmasının ve baskıların bir insan üzerinde ne kadar etkili olduğunu pedagojik açıdan ele alarak ne gibi sorunlara yol açtığını anlatan öykü, aslında her insanın; karanlık, yalnız, kırılgan ve içe dönük olma durumunun anlaşılmaz derinliğini, etkileyici ve şiirsel bir dille anlatmış Gülay Vural. 
Cezmi ERSÖZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91125</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a2e8682-e39a-4ab4-8daf-dfae22047824.jpg</image:loc>
            <image:title>Aralık</image:title>
            <image:caption>Bazen, bitmesin dediğiniz kısacık bir an, bütün hayatınıza tekabül edebiliyor. Geçirilen tüm vakitler, o zamanın yansıması oluyor. Bunu değiştirmek tek isteğiniz olsa da, ne yazık ki, değiştiremeyeceğinizi kabul etmek zorunda kalıyorsunuz. Ben de, istemeyerek de olsa, bunu kabullenmek zorunda kaldım. Artık bu hayatta tek başına olduğum ve tek başına devam edeceğim gerçeğiyle yüzleştim. 
Aralık, doğruluğu ve dürüstlüğü görev edinmiş, başarılı bir adamın yaşadıklarından sonra alacağı intikamı anlatan, hayatın gerçekçiliğini gözler önüne seren, sarsıcı bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91126</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5a2ba94-4362-466e-8738-2f8fa4f5c89f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Gözlerimde</image:title>
            <image:caption>Yaşamak ne zormuş ıskalanan hayatta! Soğudu yaşam; zamanın dışında, bir boşluğun içinde sallanıyor yüreğim. Büyük yanılgılar ve yenilgiler yaşamış bir insanım artık. Pusulam bozuk. Hangi yöne dönsem orası hüzünler ülkesi. Acılarımın gölgesinde ömrüm nasıl geçecek? 
Mesut Derdigüzel işinde iyi bir gazetecidir. Her şey yolunda giderken bir gün birdenbire hayatının seyri değişir: Almanya’da çalıştığı gazete iflas eder, işsiz kalır ve terk edilir. Geçmiş travmalarını tetikleyen bu durum onun Frankfurt’ta kalmasını imkânsız kılar ve yeni bir başlangıç yapmak üzere doğduğu topraklara, Trabzon’a gitme kararı alır. Orada yerel bir gazetede çalışmaya başlayan Mesut, kendini bir çocuk kaçırma vakasının gizemini çözmeye adar. 
Araştırdıkça çetrefilleşen bu dava çözülebilecek midir? 
Peki ya kendi acılarını başkalarınınkiyle harmanlayan bu adam ruhunu kurtarabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91127</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9396929-f299-4ed2-9794-c029e5f676d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulagan &amp; Son Kartal</image:title>
            <image:caption>Ulu bir devletten geriye kalan son savaşçının ölüm feryatları, rüzgârın uğultusuna karışıp zaman zaman kulağına kadar geliyordu. Oysa ortada bir savaş yoktu… Biraz önce zirvesine çıktığı sarp dağdan, ilerideki saklı bir gölün üstüne düşen kara bulutların gölgesine baktı ve şöyle dedi: 

“Vakit yok, gelmekte olan her neyse, yaklaştı artık…” 

Kan ter içinde Bulagan’ın yanına gelen yoldaşları, sıra dışı bir zamanda, sıra dışı bir vazife üstlendiklerini artık daha iyi anlıyorlardı. Nandor, kabzasında duran çift kılıcı iki eliyle yokladı. Şahin, sadağından kara kirişli yayına, üzerinde yılanbaşı olan bir ok çekip yerleştirdi. Barkın, gözlerini kapatıp nefesini tuttuktan sonra topuzunu kavradı ve şöyle mırıldandı: 

“Gelmekte olan bize değil, biz ona yaklaştık. Varsın artık o düşünsün.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91128</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2a5c65a-ab0f-4477-9b66-8df5f04e7dd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozuk Bir Türkçeyim Ülkemde</image:title>
            <image:caption>Bilmiyorsunuz, 
Kalbim, şimdi kırlangıçlara yol olan bir teklik 
Urbasında dünyanın öfkesini sakinleyen bir hiçlik 
Ve tüm sıfatları düzensiz bulutlara çeviren bir çelimsizlik 
İçinde kıvranıyor. 
Hangi hâkim yargılasa bizi 
Müebbedin kralını demirliyor denizlerimize 
İdam kurtuluştur ama 
Asmıyorlar yüzümüzü 
Âşık bir kadının göğüslerine. 
Gülmek bir tesadüften ibaret 
Uzun süre rastlanılmayan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91129</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28884490-527d-42fd-8636-b684a29e9263.jpg</image:loc>
            <image:title>Nurettin Şazi Kösemihal’in Müzik Düşünceleri</image:title>
            <image:caption>Nurettin Şazi, müzik konusunda çağdaşlarına göre oldukça donanımlı bir sosyologdur. Müzisyen bir ailenin içerisine doğar. Babası sayesinde kanun ve kemanla tanışır. Çocukluk yıllarında başlayan keman eğitimini uzun yıllar ara vermeden ilerletir. İlk hocası Mahmut Ragıp Gazimihal’dir. Sonrasında Ekrem Zeki Ün ve Karl Berger gibi müzikolog ve sanatçılardan uzun yıllar dersler alır. Yurt içi ve yurt dışında birçok konser verir. Mahmut Ragıp Gazimihal’le amca çocuklarıdır. İdil Biret ise kuzeninin kızıdır. Hatta İdil Biret’in dört yaşında müzik dehasını keşfeden ve onun hakkında ilk yazıyı yazan Nurettin Şazi’dir. 

Elinizdeki kitap Nurettin Şazi’nin gizli kaldığını düşündüğümüz müzik kimliğini ve müzik düşüncesini müzikoloji ve sosyoloji camiasına tanıtmak için hazırlanmıştır. Amacımız Türk sosyolojisinin müzik konusunda en üretken yazarlarından biri olan Nurettin Şazi’nin, sahip olduğu müzikal donanımları ve savunduğu müzik idealini araştırmacılarla buluşturmaktır. Bu kitapta incelenen müzik makaleleri ve yürütülen tartışma konularından sadece müzikoloji camiası değil bir o kadar da sosyoloji araştırmacıları da istifade edeceklerdir. Çünkü bu kitap sayesinde Cumhuriyet’in ilk kuşak sosyologlarının müzik düşüncesi ve dönemin müzik tartışmalarındaki konumunu, Nurettin Şazi özelinde inceleyebilmek mümkündür. Ayrıca Türkiye’de müzik sosyolojisi düşüncesine ait ilk mevcut metinler ve müzik sosyologları hakkında çalışan gerek müzikoloji gerekse sosyoloji araştırmacıları da bu kitaptan faydalanabileceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91130</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63a5a79d-72a6-4923-8369-c83c6142366e.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano Eşlikli Viyola Sonatları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap öğretmenler ve öğrenciler için senelerdir süregelen notaya erişme zorlukları, erişilebilen notaların edisyon farklılıkları ve bu notaların defalarca çalışılmış olmasından kaynaklı sıkıntılardan dolayı derlenen ve düzenlenen viyola sonatlarından oluşmaktadır. Yurtdışından edinilen farklı edisyonlar nesilden nesile ancak fotokopi yöntemi ile aktarılabilmiş ve her çalışmada alınan notlar ve değiştirilen duateler notaları neredeyse okunmaz hale getirmiştir. Başta güzel sanatlar liseleri, eğitim fakültelerinin müzik eğitimi anabilim dalları, güzel sanatlar fakülteleri ve konservatuvarlarda yapılan viyola eğitimi için sonatların kolay erişilebilecek temiz notaları ve bu eserlerin piyano eşliklerinin olduğu bir albüm önem kazanmaktadır. 
 
Bu albümde Haendel, Telemann, Eccles ve Boccherini’ye ait 5 sonat yer almaktadır. Ana kitapta sonatların piyano eşlikli partileri, kitabın beraberindeki ayrı kitapçıkta ise sadece viyola partileri yer almaktadır. Eserler, viyola eğitiminde sıklıkla kullanılan sonatlar taranarak ve öğrencilerin teknik gelişimleri göz önünde bulundurularak seçilmiştir.  Öğrencilerin viyola eğitimindeki ilk senelerinden itibaren çalabilmelerine yönelik bir teknik içerik gözetilmiştir. Duateler ve konumlandırmalar olabildiğince çalgının yapısına ve yorumlamaya en uygun şekilde düzenlenmiştir. Sonatlar kolaydan zora doğru sıralanmıştır. Örneğin ilk sonat sadece I. konum içerirken en son sonat I., II., III., IV. ve V. konum geçişlidir. Öğrencilerin bir piyaniste ihtiyaç duymadan birlikte müzik yapma zevkini tatması için eserlerin piyano eşlikleri karekod şeklinde eserlerin başına eklenmiştir.  Bu eşliklere karekod okutarak ulaşabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91131</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52a42280-28ba-4536-a441-3eb10cc32852.jpg</image:loc>
            <image:title>Turizmi Haberleştirmek</image:title>
            <image:caption>Turizmi yalnızca tek boyutlu bir keyif ve boş zaman geçirme faaliyeti olarak haberleştirmek, turizm haberciliği sayılabilir mi? Turizmi haberleştirirken, yalnızca güneşin, denizin, kumun, kışın/karın ve dağların güzelliğini; yiyecek ve içeceklerin en lezzetlilerinin sunulduğu mekânları, sektörden kazanılan parayı mı anlatacak, yoksa sektörün doğaya, yerel kültür ve hayata etkisine de dikkat çekecek miyiz? Verilen hizmetin kalitesini, hizmet alanların memnuniyetini önemseyecek fakat o hizmeti veren kimi göçmen ve güvencesiz işçileri ilgi alanımızın dışında mı tutacağız? Turizm haberciliğini “doğruyu söylemek”ten farklı değerlendirip, bir destinasyonun “tanıtımı” adına, gerçek durumdan farklı bir tablo çizmeyi olağan mı sayacağız? Yoksa, “turizm haberciliği”nin kentleri, kültürleri, ülkeleri, insanları birbirine tanıtmak ve aralarında köprüler kurmak olduğu bilinciyle mi gazetecilik yapacağız? Bu kitapta; dünyanın farklı ülkelerinden gazeteciler, akademisyenler ve kaşifler turizm haberciliği konusundaki deneyimlerini aktarmaya ve yukarıdaki sorulara yanıt aramaya çalıştılar. Turizm haberciliğinin bir ayağında hikâyelerin yaratılması, diğer ayağında da o hikâyelerin anlatılması olduğunun, gazetecilerin de iyi bir hikâye anlatıcısı olmaları gerektiğinin altını çizdiler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91132</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9a33e27-91c1-4187-a758-8cf6bd935af3.jpg</image:loc>
            <image:title>Azbahar</image:title>
            <image:caption>Ve kuş kanatlarına yapıştırıp aşkı, 
Saldım gökyüzüne 
Uçsun dört bir yana! 
Sildim acıyı hatırlatan ne varsa… 
Sildim mevsimlerin adını, 
Böyle yazdım şiire; 
Bahar, yazbahar, azbahar, ilkbahar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91133</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae1a1d72-c6c2-4087-a28c-b7b5c7568b22.jpg</image:loc>
            <image:title>Bedeli Ödenmiş Cümleler</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitap, özellikle son 30 yıldaki çok yüksek tempolu bir koşuşturmada, 
kendime ayırdığım anlarda kaleme alındı. 
Öykü, şiir ve denemelerin her biri ruhumdan birer koku ve tat.  
&quot;Bedeli Ödenmiş Cümleler’de” sizler de kendinizden bir şeyler bulacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91134</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/364e4d7d-7dd8-498d-8cff-71464ff96100.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökkuşağının Mavisinde Buldum Seni</image:title>
            <image:caption>Geçerli akçe kibir, 
Can çekişiyor fikir. 
 
Duygularım med cezir, 
Kemir, nefsimi kemir. 
 
İşte böyle bir devir, Bekliyor bizi kabir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91135</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd35c83d-1452-4a33-a826-1b762afb96dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Hakla</image:title>
            <image:caption>İyi insanların din kanun ve kurallara ihtiyaçları yoktur, 
çünkü onların kanun ve kuralları kendi vicdanlarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91136</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02b8fab1-ef6a-4756-8089-f2b63fac76e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Bana İyi Geldin</image:title>
            <image:caption>İyi ki geldin dünyama 
Aniden böyle 
Sen bana iyi geldin yar 
Git desem de dinleme 
İlacı oldun ağrıyan kalbimin 
Kal gitme ne olur, sen kal benimle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91137</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9aa3269-844a-4877-9055-6a5c5d49640f.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Doktoru</image:title>
            <image:caption>Hazım sorunları olan bir ejderhaysanız… Kolu sürekli dikişlerinden ayrılan bir zombiyseniz… Ayakları sürekli sızlayan bir yetiyseniz…
Sizin için doğru adres Canavar Doktoru’dur. Hemen arayıp bir randevu alın çünkü doktor için hiçbir şey asla tedavi edilmeyecek kadar çok küçük değildir ya da hiçbir yaratık çok büyük değildir. Canavarların dünyası hiç bu kadar komik olmamıştı.
John Kelly’nin hem yazıp hem de çizdiği Canavar Doktoru ile sizler de sıra dışı yaratıkların sevimli dünyasına girmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91138</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cd572e2-3852-4384-b07c-bb60536f0ca0.jpg</image:loc>
            <image:title>Teen Titans Go! Parti Parti!</image:title>
            <image:caption>Evrendeki en havalı genç süper kahraman takımı Teen Titans ve takımın üyeleri Robin, Yıldız Ateşi, Cyborg, Kuzgun ve Canavar Çocuk! Onlar pizza canavarıyla, canlanan oyun konsoluyla ve beceriksiz kötüler birliğiyle savaşırken onlara eşlik edin. Süper kahraman temalı mini golf sahasını yok etmek, Silikon Vadisi’nde şirketin başına geçmek, balık git oyununu kıyasıya mücadeleyle oynamak, galaksilerarası telefon şakaları yapmak ya da yalnızca kızların katılabildiği pijama partileri düzenlemek ve çok daha fazlası... Dostlarımız bu şamata ve macera arasından hep zaferle çıkmayı başarıyor (yani çoğu zaman diyelim). Teen Titans bol eğlenceli hikâyelere imza atarken siz de eğlenin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91139</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ed5d6ea-a9d0-4e20-8e5a-9468d570bf94.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş</image:title>
            <image:caption>Alaska’nın ücra bir köşesinde annesiyle ve babasıyla birlikte mutlu bir hayat süren dokuz yaşındaki Rachel kendi kızak köpekleriyle yarışlara katılacağı günlerin hayalini kurar. Kızak köpekleri yetiştirip yarışlara katılan babası bir gün ona yeni doğan yavrulardan birini verince Rachel hayaline biraz daha yaklaşmış olur. Babası bu çelimsiz yavrunun kızak köpeği olamayacağını düşünür. Rachel da Gümüş adını verdiği yavrunun gerçek bir şampiyon olduğunu kanıtlamak için kolları sıvar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91140</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e77d42a-2c51-4cc1-8318-3d4f3f4d3e19.jpg</image:loc>
            <image:title>İp Kuyruklu Tavşan</image:title>
            <image:caption>İzbarço diğer tavşanlardan biraz farklı ve bu durum onu zaman zaman çok üzüyor. Diğerleri gibi ponpon bir kuyruğu olmadığı için arkadaşlarının kuyruğu hakkında yaptığı yorumlardan rahatsız oluyor. Sizce bir gün İzbarço’nun ve arkadaşlarının fikri değişir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91141</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f2b0ebf-9991-4b4d-9d24-5c3cef5f480e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarifsiz Neşe Değerli Hüzün</image:title>
            <image:caption>Yavuz Dizdar, Tarifsiz Neşe Değerli Hüzün’de güncel konuları yaşamdan örnekler vererek naif bir dille irdeliyor. 
Geçmişte göz ardı ederek büyümesine yol açtığımız 
sorunları geniş bir çerçevede ele alıyor.  
Deneyimlerini de içine katarak biçimlendirdiği anlatımı, 
hayatı yeniden anlama ve anlamlandırmaya yönelik 
samimi bir kılavuz özelliği taşıyor. 
“Gerçek hüzünler neşenin aksine doğurgandır, neşe etrafa mutluluk tohumları saçar, ama değerli hüzün o 
 tohumları esere dönüştürür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91142</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/881238d2-f9d3-4d27-a2fb-0013af3e9bd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalperest Koala</image:title>
            <image:caption>Hayalperest Koala her gece odasının camından yıldızları izliyor. Gökyüzünde neler var, bu yıldızlar nereden geliyor, nereye gidiyor? Bu merakını gidermek için ise bir fikri var. Hayalperest Koala ile gökyüzünde harika bir maceraya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91143</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1744953-5539-4e40-bdff-e8f9277ecfc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolan Dinozor</image:title>
            <image:caption>Cesaretin var mı dinozoru bulmaya?
En büyük, en güçlü olsa da...
Kaybetmiş kendini ormanda, belki de dağlarda. Nerede bu dinozor acaba? Bakalım sayfalarda gizlenen dinozoru bulabilecek misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91144</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7b1cd6d-7afd-4c86-abd8-251b9afc0979.jpg</image:loc>
            <image:title>Araçlar-Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Boyama Araçlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91145</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c150844a-539f-4c82-9638-990b71bf374c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumburlop Denize-Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Boyama Cumburlop Denize</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91146</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78dd1c75-8bd7-49aa-9050-f58455dffb82.jpg</image:loc>
            <image:title>Mikrop Avcıları-Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Boyama Mikrop Avcıları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91147</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b0e9290-e669-4c84-a493-aaa4fac0edd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Dürümler-Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Boyama Son Dürümler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91148</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83d049d4-4cc5-48d3-8b3f-365be205907d.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefesin Şifa Veren Gücü</image:title>
            <image:caption>Kadim öğretilerin uzun yıllardır bildiği ve söylediği şeyi artık bilim de söylüyor: Nefesimiz, sinir sistemimizi, kim olduğumuzu ve nasıl bir hayat yaşadığımızı etkiliyor. Psikoloji ve genel olarak tıp dünyasında yakın zamana kadar yeri olmayan nefes çalışmalarının, sinir sistemini nasıl hızlı ve kolay şekilde dönüştürebildiğini anlatan Nefesin Şifa Veren Gücü, okurları nefes farkındalığı yolculuğuna davet ediyor.
Nefesin Şifa Veren Gücü’nün temel iddiası şu: Nefes farkındalığı, kişinin bedenine, zihnine ve hayatına denge getirmesinin en kolay ve en güçlü yollarından biridir. Bu kitapta yer alan nefes çalışmalarını öğrenmek ve uygulamak için ihtiyacınız olan şeyler, gün içerisinde kendinize zaman ayırmak ve kayıtları dinlemek için bir kulaklık. Zeynep Aksoy’un seslendirdiği kayıtlar, nefes farkındalığı yolculuğunuzda yanı başınızda olacak ve böylelikle kitapta yer alan nefes çalışmalarını kolaylıkla hayatınıza katabileceksiniz.
Nefesin Şifa Veren Gücü’nde yer alan, öğrenmesi ve uygulaması kolay nefes çalışmaları ile stresi ve kaygınızı azaltabilir, konsantrasyonunuzu artırabilir ve sinir sisteminizi, dolayısıyla duygularınızı dengeleyebilirsiniz.

Bu kitapta Nefesin Şifa Veren Gücü ses kayıtlarını indirebileceğiniz bir QR kodu bulacaksınız.Kitabın bölümlerinde, ses kayıtlarının nefes çalışmalarında nasıl kullanılacağı açıklanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91149</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eacfa71-bb2f-4499-95ae-4a3440cd08d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklın Yolu</image:title>
            <image:caption>“Gayet zeki bir hayvan ile hayli sınırlı yeterlilikteki bir adam arasındaki uçurum muhtemelen bir mankafa ile bir dâhi arasındakinden daha büyük değildir. Bu yüzden, (...) onlar arasındaki bir başka bakımdan, eğilim ve duygularının benzerliğinden kaynaklanan ve yine her ikisini birbirine mezceden benzerlik zaman zaman şaşırtıcı şekilde bariz hale gelir ve hayreti mucip olur. Bu mülahaza bütün hayvanlarda iradenin asli ve esasi şey olduğunu açığa kavuşturur; buna mukabil zihin tali ve ilave bir şeydir, aslında iradenin hizmetinde safi bir araçtır.” Kitaplığın daha önceki kitapları Akıl Zayıflığı ve Akıl Sağlığı gibi, şimdi Aklın Yolu başlığıyla yayımlanan bu metin de aklın mahiyeti üzerinde duruyor, isteme karşısındaki vaziyetini, ona nazaran zayıf ve onun karşısında kırılgan yanlarını ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91150</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34eec7b2-cbb1-45ff-8ccc-bff196b25a78.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen ve Evren Uzay Yolcusu Kalmasın!</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en eğlenceli uzay yolculuğu başlıyor. 
Güneş sistemimizden GALAKSİMİZE ve ÖTESİNE uzanan bu İNANILMAZ yolculukta, kafayı uzayla bozmuş Dara Ó Briain&apos;a eşlik etmeye hazırlanın! 
Siz de bu soruların yanıtlarını merak edenlerden misiniz? 
Nasıl astronot olunur? (Çocuk oyuncağı! Ama abartıyor da olabilirim.) 
Venüs’ü ziyaret etmek nasıl fikir? (Berbat.) 
Evrenin sonu nasıl gelecek? (Dert etmeyin, gelmeyecek. Gerçekten!) 
Tüm bunları ve çok ama çok daha fazlasını KEŞFETMEK için evdeki RAHAT koltuğunuzu bırakmaya kararlıysanız, çantalar toplansın, uzay yolcusu kalmasın! 
 Dikkat! Elinizdeki kitap, bildiğiniz UZAY kitaplarına hiç benzemiyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91151</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34b1cfda-0b59-4b80-b643-0573d32effce.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhkoparan Morrigan Crow&apos;un Peşinde</image:title>
            <image:caption>38 Dile Çevrilen Nevermoor Serisi Devam Ediyor. 
 “2020’Nin En İyi Kitabi” Seçkilerinde 
Waterstones • Apple Book • Booktopia • Bookriot 
Nevermoor&apos;da Tuhaf Şeyler Oluyor… 
Morrigan Crow Ve Arkadaşları Wunderous Cemiyeti’nde Ilk Senelerini Atlattılar, Gudubet Pazarı’nın Alaşağı Edilmesine Yardım Ettiler Ve 919. Ekip’in Sadık Üyeleri Olduklarını Kanıtladılar. Şimdiyse Morrigan Yeni, Heyecan Verici Bir Zorlukla Karşı Karşıya: Usta Bir Wundersmith’in Vazgeçilmezi Olan “Aşağılık Yöntemler”I Öğrenmek Ve Kendisini Tüketmekle Tehdit Eden Gücü Kontrol Etmek. 
Keşke Hepsi Bu Kadar Olsa! Nevermoor’A Garip, Ürkütücü Bir Hastalık Musallat Oldu Ve Bulaştığı Wunder Hayvanları Av Peşinde Koşan Akılsız, Yırtıcı Hayvansılara Dönüştürüyor. Bu Illetin Kurbanları Çoğaldıkça Panik Yayılıyor Ve Sevdiği Şehir Korku Içinde Boğulurken Morrigan,  Ruhkoparan’A Deva Bulmanın Kendisine Düştüğünü Anlıyor… Bu Arayışı Onu –Ve Nevermoor&apos;daki Herkesi– Akıl Edebileceğinden Çok Daha Fazla Tehlikeye Sokacak Olsa Bile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91152</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1115f57-8d6a-44b8-a7ea-b029c26d52eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkeklerden Nefret Ediyorum</image:title>
            <image:caption>Kadınlar, bilhassa da feministler uzun zamandan beri erkek düşmanlığıyla suçlanıyor. Kadınlarsa bu iddiayı içgüdüsel olarak reddediyor, ne de olsa geçmişte bundan çok daha azı yüzünden kazıklarda yakıldılar. Peki ya erkeklere güvenmemek, onlardan hoşlanmamak –ve evet, belki de nefret etmek– cinsiyetçiliğe karşı etkili bir cevapsa? 
“Erkekleri sevmeme hakkımız olmalı,” diyen Harmange bu kitapta, kişisel düzeyde değil de genel anlamda kadınların erkeklerden hoşlanmama ve onlara güvenmeme hakkına sahip olması gerektiğini savunurken, kadın dayanışmasına yönelik modern tavırları sorguluyor. Bu bağlamda Erkeklerden Nefret Ediyorum; feminizm, cinsiyetçilik ve kadınların her gün maruz kaldığı eril baskı üzerine kaleme alınmış, dayanışmayı ve kız kardeşliği kucaklayan, es geçilmemesi gereken bir metin. 
Heyecan verici… bir özgürlük çağrısı. Harmange’ın yazını kadınlara ve onların yeteneklerine sarsılmaz bir inançla dolup taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91153</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f0fd6a8-a94e-4136-9215-23d96176cd83.jpg</image:loc>
            <image:title>Şık (Günümüz Türkçesiyle)</image:title>
            <image:caption>Ey okur! Şık’ın bu cehaletini, bu eblehliğini romancının hayal gücünde vücut bulmuş bir mübalağa olarak kabul etmeyiniz. Ben bu satırları sırf hayalimden yazmıyorum. Modelim görüp işittiğim hakikatlerdir. Bu hakikatlere rastlamamda ben de şüphe ettim. Fakat sağlamasını yaptım. Doğru buldum. Hayal ne kadar hayal olsa yine az çok hakikatten doğar. 
 
“Dönemin sokak hayatının, caddelerinin, mimarisinin, eğlence âleminin  ya da ev yaşamının yanı sıra, Hüseyin Rahmi şehrin kozmopolit, çok kültürlü dokusunu ve gündelik yaşama dair daha birçok ayrıntıyı da eserlerinde cömertçe bizimle paylaşır. Konuşma dilini edebiyatta en iyi temsil eden ve bu dilin renklerini metinlerine en ustaca yansıtan yazarlarımızdan olan Hüseyin Rahmi’nin bu üslup özelliğinin örneklerine, ilk romanı olan Şık’ta da sıklıkla rastlamak mümkündür.” 
Erkan Irmak 
 
“Kimsin sen çocuğum?” 
“Şık yazarı Hüseyin Rahmi…” 
 
&quot;Matbuat Caddesi&quot;ne ilk adımını atan genç Hüseyin Rahmi, Ahmet Midhat Efendi’ye kendini bu şekilde tanıtır. Bu ifade aynı zamanda büyük bir romancının edebiyat dünyasına kendini takdimidir. 
Yazarın ilk romanı olan Şık, kitabın önsözünde de ifade edildiği gibi daha sonraki birçok başyapıtın işaretlerini de taşımaktadır. 19. yüzyıl sonu İstanbul’unun, Beyoğlu’sunun birçok rengini önümüze seren bu küçük roman, ibretlik ve eğlenceli hikâyesiyle her dönemde okunmayı hak ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91154</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88b48fd4-9e0b-45af-8747-9714258e6ff4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahaf Mendel (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Zweig bu derlemede yer alan iki novellasında kitaplara, edebiyata ve sanata bağlılıklarını saplantı haline getirmiş insanların hikâyelerini anlatır. Her iki yapıtın da arka planında I. Dünya Savaşı, değişen kültürel hayat, yozlaşmış Avrupa, ekonomik bunalım ve yoksunluklar vardır. Ancak Zweig’ın karakterleri bütün dikkatlerini öyle mutlak bir coşkunlukla kendi ilgi alanlarına yöneltmişlerdir ki savaşın ve vahim sonuçlarının farkına bile varmazlar. Sahaf Mendel, eşsiz belleği ve bilgisiyle Viyanalı entelektüellerin gözbebeği sahaf Jakob Mendel’in trajik hikâyesidir. Sadece kitapların dünyasında var olabilen bu adamın başına savaş sırasında talihsiz bir olay gelir. Sonrasında ne Mendel eski Mendel’dir artık ne de Viyana eski Viyana. Görülmeyen Koleksiyon’da, Zweig bizi hiperenflasyonun hüküm sürdüğü 1920’lerin Almanya’sına götürür. Yeni zenginlerin sanat eserlerine gösterdiği yoğun ilgi yüzünden dükkânı tamtakır kalan saygın bir antikacı, sanat koleksiyonundan birkaç değerli parçayı ucuza kapatmak umuduyla eski bir müşterisini ziyaret eder. Ancak hiç beklemediği bir tabloyla karşılaşır. Unutulmayacak Bir İnsan ise yazarın mutlu yaşamın formülünün servet yerine dost biriktirmek olduğuna işaret ettiği, yüreklerimizi ısıtan bir öyküsüdür</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91155</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61ca6be6-6f10-4c5a-be3c-56d05bb93292.jpg</image:loc>
            <image:title>Eddy&apos;nin Sonu</image:title>
            <image:caption>1990&apos;ların sonunda, Kuzey Fransa&apos;daki yoksul bir kasabada, işsizlik, alkolizm, ırkçılık ve homofobiyle iç içe büyüyen Eddy Bellegueule&apos;ün tek istediği ailesinin, arkadaşlarının ve kasabalıların gözünde bir delikanlı olmaktır çünkü burada oğlan çocuklarından, kasabadaki yaşam tarzının ürünü olan bir erkeklik tipine uymaları beklenir. Fakat kendini çocukluğundan beri farklı hisseden Eddy, her geçen gün etrafındakiler için daha fazla sorun teşkil edecektir.   
Yirmiden fazla dile çevrilen, toplumsal eşitsizlik, cinsellik ve şiddet üzerine tartışmalara yol açan Eddy’nin Sonu dokunaklı, evrensel bir çocukluk ve büyüme hikâyesi. Aynı zamanda cinsel uyanışa ve eril zorbalığa dair çarpıcı bir metin. 
 
“Muazzam bir güç ve sahicilik yüklü.” 
Annie Ernaux Eddy’nin Sonu sadece dikkate değer bir etnografi değil, aynı zamanda farklılık ve ergenlik hakkında, birçoğundan çok daha gerçekçi olan büyüleyici bir hikâye.” 
 
The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91156</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/144a6dd2-a58e-48f5-a133-3c7ab85812ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüneldeki Çocuk (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Sait Faik yolda, sinema önünde, otobüste, köprü üstünde, vapurda, Gülhane Parkı’nda, ne bileyim bir dükkânda ya da İstanbul’un en kıyıda köşede kalmış bir yerinde rastladığı insanları kollarından tutup öykülerine sokuşturur. 
Tabii, bu öyküleri düzmek için yanaştığı her insana hemencecik el atmaz, onları, kavun alıyormuş gibi iyice tartar, koklar ve öykü olabilecek bir yan bulduktan sonra onlara kucak açar. Çünkü ona göre her insanın içinde öykü bulunmaz. Yazara düşen iş, içinde öykü taşıyan insanı kıstırmaktır. Bir kez kıstırdıktan sonra da elini uzatıp onun içinden öyküyü çekip çıkarmaktan başka iş kalmaz.” 
Salâh Birsel, Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu’dan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91157</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a6167e7-a126-43fc-8b9d-1cf04113e72c.jpg</image:loc>
            <image:title>Burun</image:title>
            <image:caption>Burun, Rus gerçekçiliğinin öncüsü Gogol’ün monarşinin hüküm sürdüğü çarlık döneminde kaleme aldığı Petersburg Öyküleri derlemesi içinde yer alan öykülerden biri. Ait olduğu yüzü terk eden bir burnun ve o burnun sahibi devlet memurunun gerçeküstü hikâyesini anlatıyormuş gibi gözükse de, dönemin Rusya’sına ve Rus toplumuna dair son derece gerçekçi bir bakış açısı sunan Burun aynı zamanda bir hiciv şaheseri.  
“Gogol uzun süre bu şakanın basılmasını istemedi; ama biz, bu öyküde öyle şaşırtıcı, akla sığmaz, neşeli, özgün şeyler bulduk ki öykünün elyazmasının bize verdiği zevki okuyucularımızla paylaşmaya razı olması için kendisini güçlükle kandırabildik.” 
Aleksandr Puşkin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91158</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c96e4aa-256e-4b0a-9236-4fec9bdbe73d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şık (Açıklamalı Orijinal Metin)</image:title>
            <image:caption>Ey kari! Şık’ın bu cehaletini, bu belahatını romancının hayalhanesinde vücut bulmuş bir mübalağa olarak telakki etmeyiniz. Ben bu satırları sırf hayalimden yazmıyorum. Modelim görüp işittiğim hakikatlerdir. Bu hakikatlere tesadüfümde ben de şüphe ettim. Fakat mihenge vurdum. Doğru buldum. Hayal ne kadar hayal olsa yine az çok hakikatten doğar. 
“Dönemin sokak hayatının, caddelerinin, mimarisinin, eğlence âleminin ya da ev yaşamının yanı sıra, Hüseyin Rahmi şehrin kozmopolit, çok kültürlü dokusunu ve gündelik yaşama dair daha birçok ayrıntıyı da eserlerinde cömertçe bizimle paylaşır. Konuşma dilini edebiyatta en iyi temsil eden ve bu dilin renklerini metinlerine en ustaca yansıtan yazarlarımızdan olan Hüseyin Rahmi’nin bu üslup özelliğinin örneklerine, ilk romanı olan Şık’ta da sıklıkla rastlamak mümkündür.”  
“Kimsin sen çocuğum?” 
“Şık muharriri Hüseyin Rahmi…” 
“Matbuat Caddesi”ne ilk adımını atan genç Hüseyin Rahmi, Ahmet Midhat Efendi’ye kendini bu şekilde tanıtır. Bu ifade aynı zamanda büyük bir romancının edebiyat dünyasına kendini takdimidir. 
Yazarın ilk romanı olan Şık, kitabın mukaddimesinde de ifade edildiği gibi daha sonraki birçok başyapıtın işaretlerini de taşımaktadır. 19. yüzyıl sonu İstanbul’unun, Beyoğlu’sunun birçok rengini önümüze seren bu küçük roman, ibretlik ve eğlenceli hikâyesiyle her dönemde okunmayı hak ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91159</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18a926ed-5f71-42af-83c5-ef2649d3db19.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Değil Kiti – Kiralık Bekçi Köpeği</image:title>
            <image:caption>Müzik tutkunu kedilerle dolu bir ev, ama bu kediler 
SESSIZ DURMAK ZORUNDA! Kedilerin orkestrasından rahatsız olan komşuları, onların artık gürültü yapmamasını, en ufak ses bile çıkarmamasını sağlamak üzere bu konuda uzman bir bekçi köpeği kiraladılar. Kedilerin başı dertte. DERHAL bir çözüm bulmak zorundalar. Çözüm her zamanki gibi turuncu kedi giysili küçük kızdan geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91161</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af6b1619-dd42-4d64-b963-39bf580ef384.jpg</image:loc>
            <image:title>Popüler Sinema’nin Mitolojisi II Suç Filmleri</image:title>
            <image:caption>Popüler Sinema’nın Mitolojisi’ne eklediğimiz ikinci halka, geçen yüzyılın en kitlesel sanatsal dışavurum aracı olan yedinci sanatın suçla imtihanına bir bakış atma denemesidir. Olgunun doğuşundan 70’li yıllara kadar geçen dönemin masaya yatırılması anlamına gelen “Suç Filmleri”, türün bütün yapısal problemlerini, tasnif edilme sorunlarını, zaman içinde birbirinin içine giren, dağılan ve farklı isimlerle, bakış açılarıyla yeniden bir araya gelen tür / alt tür karmaşasını bünyesinde barındırmaktadır. 
“Western”, “Korku”, “Komedi”, “Müzikal” gibi adlandırmalar; zaman içinde ortaya çıkardıkları göstergeler, tematik özellikler ve biçimsel yönelimlerle, diğer türlere oranla daha net bir ayrımı gerçekleştirirken, söz Suç Sineması’na geldiğinde sınıflandırma kolay sağlanamamıştır. Kendi içinde “Gangster”, “Polisiye / Dedektif”, “Gerilim”, “Kara Film”, “Casus”, “İnfazcı”, “Politik Suç”, “Mahkeme”, “Soygun” gibi pek çok kola ayrılan suç filmlerini kronolojik bir bakışla ele almak, onları parçalara ayırıp tekrar bir araya getirmek; zahmetli ve kimi zaman da tutarlılık sorunlarını beraberinde getiren bir çabadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91163</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa8d91a5-430e-4a4c-b076-de3420800994.jpg</image:loc>
            <image:title>Boncuk’un Not Defteri</image:title>
            <image:caption>Başlıyor macera! At bakalım Boncuk ilk ısırığı 
Kopar yaşamdan ilk lokmayı Şu upuzun yol önünde uzanan 
Senin hayat hikayendir 
Ve SEN olacaksın onu yazan. Sevimli hayat dersleriyle dolu bu eğlenceli kitap, sadece Boncuk’a değil hepimize sesleniyor; hepimizi kendi öykümüzü yazmaya, yaşamın önemli DÖNÜM NOKTALARI üzerinde düşünmeye çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91164</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f82fdeb3-1eb4-464f-8fa3-b620f95081a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Makarna Avcıları</image:title>
            <image:caption>Ördek ve Minik At, en zor bulunan makarnayı arıyorlar… SPAGETTİ! 
Ödüllü yazar Morag Hood’un bu komik öyküsü herkesi çok güldürecek! 
“Sıra dışı ve eğlenceli… Çocuklar yemek zamanlarını kahkahalarla geçirecek.” Sunday Times 
“Keyifli ve komik, hem okuyan hem de dinleyen için çok eğlenceli.” Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91165</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f41b49f-2b86-4a64-b3ca-edbd7022f9f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanguru Renkleri Öğreniyor</image:title>
            <image:caption>Minik kanguru, zıp zıp zıplıyor, zıplarken şarkılar söylüyor. 
Ama minik kanguru, sadece mavi rengi biliyor. Rastladığı her şeyin mavi olduğunu söylüyor. Dünyamız, mavi kadar güzel renklerle dolu. Başka renkler de öğrenecek minik kanguru!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91166</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d31c49d6-5593-410c-873e-a9e863b27af0.jpg</image:loc>
            <image:title>Merdümgiriz</image:title>
            <image:caption>“Sevgili Merdümgiriz! Dönüşebilir, yenilenebilir ve iyileşebilirsin. Aşkta, parada, sevgide, mutlulukta istediğin yaşamı gerçek kılabilirsin. Kendine karşı samimiyetle ve şefkatle yaklaştığında yenilenip iyileştiğine şahit olabilirsin. Bunu gerçekten başarabilirsin.” 
 
Aşkım Kapışmak, Merdümgiriz’de okurların çıkmaza giren duygularıyla yüzleşmelerini sağlıyor. Kayıtsızlık, sevme becerisi, olumsuz düşünme, vazgeçme bilgeliği gibi farklı konularda yol göstererek kılavuzluk yapıyor. Merdümgiriz hayata yeni bir bakış açısıyla bakmak, dönüşmek, yenilenmek ve iyileşmek isteyenler için bir yol haritası niteliğinde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91167</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e5815ce-a948-4b96-b2fc-4fde67d8326c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mezbaha Beş</image:title>
            <image:caption>YAŞAMIN HER ANINI FARKLI BİR ŞEKİLDE DENEYİMLEMEK İSTEYENLERE! 
Dinleyin: Billy Pilgrim zamanda koptu. 
Billy bunak bir dul olarak uykuya daldı ve düğün gününde uyandı. 1955’te bir kapıdan geçti ve 1941’de bir başka kapıdan çıktı. O kapıdan tekrar geçti ve kendini 1963’te buldu. Doğumunu ve ölümünü bir çok kere gördüğünü ve aradaki tüm olaylara gelişigüzel seyahatler yaptığını söylüyor. 
Öyle söylüyor. 
Billy Pilgrim zamanın akışından kopmuştur. Artık hayatını dilediği gibi ileriye ve geriye sarabilir. İsterse Tralfamadore gezegeninden uzaylıların kendisini kaçırdığı güne, isterse savaş esiri olarak tutulduğu Dresden’i müttefik uçaklarının bombaladığı güne ışınlanabilir. Billy’nin parçalanmış hayatı hepimize kendi hayatımızda aradığımız anlamı düşündürüyor. Mezbaha Beş bir modern klasik – Vonnegut’un başyapıtı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91168</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3fae502-5367-489c-bec9-f45b753af619.jpg</image:loc>
            <image:title>Şampiyonların Kahvaltısı</image:title>
            <image:caption>GELİN GÖRÜN, 
SİZ DE AKLINIZI 
KAÇIRACAKSINIZ! 
Amerika’yı, insanların gerçek hayattan bu kadar uzak olduğu, tehlikeli ve mutsuz bir ülke yapan şeyi anlayınca, hikaye anlatmayı bırakmaya karar verdim. Hayat hakkında yazacaktım. Her insan, bir diğeriyle tam olarak aynı ölçüde önemli olacaktı. Bütün gerçeklere eşit ağırlık verilecekti. Hiçbir şey dışarıda bırakılmayacaktı. Başkası düzen getirsin kaosa. Ben tam tersine düzene kaos getirecektim, ki bunu da yaptım bence. 
 Başarılı oto galerisi sahibi Dwayne Hoover, şiddetli bir orta yaş krizine girmek üzere. Farkında değil, ama değeri bilinmemiş bilimkurgu yazarı Kilgore Trout kendisine doğru ilerliyor. Çok geçmeden karşı karşıya geldiklerinde, onları çok önemli bir misafir bekliyor olacak. Şampiyonların Kahvaltısı, zenginleşen Amerikan toplumunun zihnini cinsellik, siyaset, savaş ve daha fazla tüketimle bombardımana tutan kitlesel medyayı alaya alan karnaval niteliğinde bir şaheser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91169</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79e68921-12a0-4050-8a14-7b13561b7167.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Beşiği</image:title>
            <image:caption>BÜTÜN BİLDİĞİNİZ FELAKET SENARYOLARINI UNUTUN! 
Felix Hoenikker ölmüştü, çocukları evde yokken denize nazır beyaz hasır koltuğunda ölmüştü. İhtiyar adam bütün gün buz-dokuz’a dair ipuçları vererek çocuklarına sataşmış, etiketinde üstü çarpıyla çizilmiş bir kurukafanın olduğu minik şişedeki maddeyi göstermişti. Etikette şöyle yazıyordu: “Tehlikeli! Buz-dokuz! Nemden uzak tutun!” 
Atom bombasının “baba”larından biri olan Felix Hoenikker, öldüğü sırada dünyanın sonunu getirebilecek gizemli buz-dokuz üzerinde çalışıyordu. Üç çocuğu bu maddeyi aralarında paylaştılar ve bir daha bu maddenin sözünü etmediler. Ta ki yolları San Lorenzo isimli Karayip adasında bir kez daha kesişene kadar. Bokonon’un da dediği gibi, “Tuhaf seyahat önerileri Tanrı’nın dans dersleridir.” Kedi Beşiği, küresel bir felaketin her zaman ne kadar yakınımızda olduğuna dair acı ironiyle dolu bir kült roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91170</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c167afb-852f-44af-81e4-3fe5f18c63ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Söylenmemiş Sözler</image:title>
            <image:caption>Üzüm ve zeytinin, yağ, bal ve şarap küplerinin, kadırgaların, binbir şifalı otun en eski vatanı Urla. Dünyanın zalimliği ve insanın vahşiliğinden şüphesi olmayanları, dünyanın güzelliği ve insanın iyiliğine inandıran bir yer burası. Bir zamanların efsane gazetecisi, dünyaya küskün Oktay Onur Yortan’ın ise çocukluğunun huzurlu bahçesi. Dünyadaki değer yitimine isyan edip tüm kariyerinden ve hayatın yüklerinden vazgeçip sığındığı liman. Kaçıp geldiği geçmişinden ve eski güzel günlerin anısından seçip sakladığı eski aşkı Filiz Canan şimdi kıymeti bilinememiş, kaçırılmış bir mutluluk fırsatı artık.
Söylenememiş sözlerin altında kalan koca bir ömürde ikisi de birbirinin hikâyesini yarım bıraktı. Ama okumaları ve bitirmeleri gereken asıl hikâye, Urla’daki o evin fotoğraflarından gülümseyen, sevgiyi bir yaşam direnişi olarak kucaklayan ve sıradanlığıyla bir hayat kahramanı olan Nona’ya ait. Nona’nın yaşadığı yüzyılın sonlarına yetişen Kerem ve Zeynep’in de dahil olduğu 48 saatlik maceraya sığan bir asırlık ömrün dökümünde, Nona sadece onlara değil, bu yüzyılın tüm insanlarına sesleniyor:
“Acı dediğin taş, insan dediğin su gibidir. Taşın üstünden kayar gider, toprağa karışır. Taşa her vurduğunda acır canın. Ama toprakla buluştukça acın azalır. Acıdan sonra bir bakmışsın ki o toprakta ne çiçekler, ne hayatlar dirilmiş. Hem su deyip geçme; o su, taşı bile aşındırıp yıpratır.”
Peki ya Oktay Bey? Karşısında oturan iki gence bütün kalbiyle, “Ölmekten değil yaşamaktan korkmamaktır kahramanlık,” derken haklı mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91171</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/184804ae-171f-4fad-8e2d-6a6410ad8122.jpg</image:loc>
            <image:title>Agriculture and Women&apos;s Employment in Turkey</image:title>
            <image:caption>Agriculture and Women&apos;s Employment in Turkey</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91172</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9d26923-5c5b-45b7-95ca-55cb29e49d5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Komedya&apos;da Erotizm ve Plautus&apos;un Oyunlarına Yansıması</image:title>
            <image:caption>Antik Komedya&apos;da Erotizm ve Plautus&apos;un Oyunlarına Yansıması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91173</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdc00634-e31c-403e-b8c6-23fc39e1563a.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-19&apos;un Muhasebe ve Finans Yansımaları</image:title>
            <image:caption>Covid-19&apos;un Muhasebe ve Finans Yansımaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91174</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaf362c9-b488-4080-983d-a3f4bd146c00.jpg</image:loc>
            <image:title>Liderlik Güncel Perspektifler</image:title>
            <image:caption>Liderlik Güncel Perspektifler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91175</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94a47b01-a39a-4f80-a173-382ebd12f07d.jpg</image:loc>
            <image:title>Lise Öğrencilerinin Dijital Oyun Oynama Motivasyonları ile Fiziksel Aktiviteye Katılım Motivasyonlarının İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>Lise Öğrencilerinin Dijital Oyun Oynama Motivasyonları ile Fiziksel Aktiviteye Katılım Motivasyonlarının İncelenmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91176</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f4ed98d-9cda-4102-8bd6-434005bb0791.jpg</image:loc>
            <image:title>Otizmde Bir Sevgi Sözcüğü “Mıyık”</image:title>
            <image:caption>“Yüz otizmli birey tanıyor olsanız, tanıyacağınız yüz birinci otizmli birey, önceki tanıdığınız yüz bireyden farklı olacak.” 
Nedret Özdemir, otizmli oğlu Göktürk ile otizm bilmecesini keşfini, bu alanda oğluyla birlikte ilerlemelerini, çabalarını, yaşadıkları zorlukları, özel eğitim öğretmenliği yaptığı sırada yaşadıklarını ve deneyimlerini akıcı üslubuyla bir yaşam hikâyesi gibi anlatırken, otizmle tanışmış ailelere otizmli bireylerin eğitimi ve onların hayata kazandırılmasında kullanabilecekleri birtakım yöntem ve ipuçlarından bahsediyor. 
Oğluna otizm tanısı konduğunda bu kelimeyi ilk defa duymuş ve bu konuda doğru düzgün hiçbir kaynağa ulaşamayan bir sınıf öğretmeni anneden, bir özel eğitim öğretmenine… 
“Otizmli bireylerin eğitimle kendilerine yetebilecek düzeye gelip, birçok işlerini bağımsız olarak yapabildiklerini öğrenmek, birçok anne ve babanın paylaşımlarını okumak beni biraz rahatlattı. Kaynakların ve doktorumuzun söylediklerinde otizmli çocukların eğitiminde anneye büyük görev düştüğü vurgulanıyordu. Otizm dünyasından bizim dünyamıza açılacak kapının anahtarının annenin elinde olduğunu anlamıştım artık. Bu görevi yapmaya hazırdım. Fakat nasıl ve nereden başlayacağımı bilemiyordum. Düşüncelerimi toparlamaya çalışıyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91177</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8536e02b-35ce-4b7a-a30e-c8897e1956de.jpg</image:loc>
            <image:title>Karaburun&apos;un Gizemi</image:title>
            <image:caption>“Şşşt! Susun biraz.”
“Niye, ne oldu ki?”
“Çalıların arasında bir şey kıpırdıyor, arı kovanlarına doğru ilerliyor gibi... Evet, evet. Gerçekten de bir şey var. Hem de büyük bir şey!”
Yazları Karaburun’da buluşan dört kafadar Ela, Rüzgâr, Yağmur ve Eren gizemli bir olaya tanıklık ederler. Çalılıkta gezinen bir karaltı görmeleri, yaşayacakları büyük maceranın başlangıcı olur. Nedir bu karaltı, neden Karaburun’dadır? Çocuklar bu gizemin peşine düşerler ve kendilerini yıllar öncesine uzanan ilginç bir olayın ortasında bulurlar.
Karaburun’un Gizemi, merakla okunacak sürükleyici bir macera.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91178</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1733e962-a206-4007-9263-abb1c186e68a.jpg</image:loc>
            <image:title>Pratik Miras Hukuku</image:title>
            <image:caption>Pratik Miras Hukuku</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91179</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0190e31c-5c38-412d-a89a-6cc59d5e23bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Taekwondocuların Antropometrik ve Biyomotor Yetilerinin Normlandırılması</image:title>
            <image:caption>Taekwondocuların Antropometrik ve Biyomotor Yetilerinin Normlandırılması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91180</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2eb22db-5e42-4cef-a8db-70e7abfdbcc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Zacharius Usta (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Zacharius Usta olağanüstü ince bir işçilikle ürettiği kusursuz saatlerle Cenevre şehrinin gururudur. Ünü İsviçre sınırlarını aşıp Fransa ve Almanya’ya kadar uzanmıştır. Saatçiliğin ilerleyen bilime ayak uydurmasıyla, Zacharius Usta da “saat maşası”nı icat eder. Bu icadının ardından kibir başını döndürür. Öyle ya, Tanrı sonsuzluğu yarattıysa, kendisi de zamanı yaratmıştır. Ancak günün birinde imal edip sattığı bütün saatlerin ortada görünür bir sebep olmaksızın birden durmasıyla, öfkeli müşteriler evinin kapısını aşındırmaya başlar.
Bilimle manevi değerler arasındaki çatışma Jules Verne’in 1854 yılında yayımladığı bu fantastik öykünün ana temasıdır. Kibrine yenilip ölümsüzlüğün peşine düşen ve ruhunu kaybeden Zacharius Usta için çöküş kaçınılmazdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91181</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d82c35b-332b-49a4-a864-2eac7e1c2c48.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçükler İçin Büyük Çizim Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bu kitapla, resim yapmak çok kolay ve eğlenceli! Çok basit adımları izleyerek denize dalan yunuslar, bir kaleyi koruyan şövalyeler, canavar suratları, vızıldayan arılar ve çok daha fazlasını çizebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91182</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e1b45e8-95a1-40dc-9644-a81891e2ea38.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Sosyolojisinin Antropolojik Temelleri</image:title>
            <image:caption>“Gerek başlangıçta genel olarak belirlenmiş ana çizgilerinden gerekse tarihsel süreç içerisinde ortaya çıkmış bulunan hukuk okullarının dolaylı hukuk sosyolojisi anlayışlarından yola çıkılarak bir hukuk sosyolojisi tanımı yapılabilir. Ancak burada hemen belirtilmesi gereken önemli nokta şudur; yaklaşım farklılıkları nedeniyle hukukun kesin bir tanımının yapılamayışına koşut olarak, hukuk sosyolojisi alanında da aynı güçlük ortaya çıkmakta, bakış açısı ayrılıkları nedeniyle birbirinden çok değişik hukuk sosyolojisi anlayışları varlıklarını birlikte sürdürmektedir.” 
 Elinizdeki kitap, Prof. Dr. Cahit Can’ın “Hukuk Sosyolojisinin Antropolojik Temelleri ve Genel Gelişim Çizgisi” kitabının en son baskısından daha geniş bir içeriğe sahip olacak şekilde yayıma hazırlanmıştır. Can’ın çeşitli tereddütlerle daha evvelki baskılardan çıkardığı bazı başlıklar bu kitaba yeniden dahil edilirken, bazı başlıklar ve bölümler ise çıkarılmıştır. Bu hususlarda karar verilirken, hukuk sosyolojisinin antropolojik temellerinin daha sağlam inşa edilebilmesi düşüncesiyle hareket edilmiştir. 2016 yılında kaybettiğimiz Cahit Can, eserleriyle hukuk sosyolojisi alanının gelişimine hizmet etmeyi sürdürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91183</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/451b622f-8362-41cb-9075-17a85c90d7e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Şahit Ve Anlattıkları</image:title>
            <image:caption>Meşâhidü’l-esrâr İbnü’l-Arabî’nin yirmili yaşlarında iken Endülüs’te başlayan yazı hayatının ilk örnekleri arasındadır. Bu eserde İbnü’l-Arabî gerçeklikle doğrudan karşılaşan ve onunla söyleşmelerini aktaran bir şahit olarak karşımıza çıkar. Dilin gündelik işleyişini bozan, değindiği konulara ilişkin yerleşik anlatımların dışına çıkan, zıtları bir araya getirerek farklı bir varlık durumunu ve gerçeklik kavrayışını ortaya koyan Meşâhidü’l-esrâr kaleme döküldüğünden itibaren ilgi çekmiş, özenle çoğaltılmış ve üzerine açıklamalar yazılmıştır. Elinizdeki kitap Meşâhidü’l-esrâr’ı hem klasik dönemdeki okuyucu ve yorumcuları hem de modern dönemdeki ilgilileri ve araştırmacılarıyla birlikte değerlendirme amacı taşımakta; eserin açıklamalı çevirisini yüzyıllara yayılmış bu kapsamlı literatürü dikkate alarak sunmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91184</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/351fcd61-7509-4770-9c24-7ddf398ffc02.jpg</image:loc>
            <image:title>Adalete Adanan Yıllar-M</image:title>
            <image:caption>“Adalet İnsanı” kavramını yıllardır duyduk mu ? Sahi bu adalet insanı kimdir, kim olmalıdır, ne yapmalıdır, hiç düşündük mü ? Kulaklarımızı yırtarcasına, gözümüzün içine sokarcasına, ruhumuza işlercesine,  yıllarca hiç işittik mi ? Bu kavramın içini doldurup, unsurlarını belirleyip, ilkelerini oluşturup, ruhunu tanımlayıp içselleştirdik mi ?  Adalet insanı kavramını yüceltecek bir şeyler yaptık mı? Yoksa düşene bir de sen vur babından davranışlar mı sergiledik.  

Elbette ki; doğruları bilmek önemlidir, gereklidir ve şarttır ancak yeterli değildir. Şeytan da bütün doğruları bilir amma melekle ayrılan farkı doğruları uygulama iradesi ve icraatıdır. Adalet insanı olmak için gereken ve herkesçe bilinen doğruları uygulayacak meslek etiklerine inanıp, hayata geçirmek için maliyetlerine rağmen fedakarca çalışan örnek adalet insanlarına ihtiyaç var.  

Elbette doğru. Ancak; sistem gerçekten nitelikli adalet insanı üretemedi veya üretmek istemedi. Belki de ona gereken, hukuk ve adaletin gereğini yapan adalet insanları değil de, gerektiğinde “işine yarayacak”  hukuk figürleri, hatta hukuk figüranlarıydı…. Belki de bunu başarmayı da bildi.  

Onu, herkese, her bir kişiye ve her kesime; sırf ve sadece ve yalnızca  “adalet dağıtan” bir ortakça benimsenen onurlu ülkümüz yaptık mı? 

 Oysa; “adalet insanını” her yerde, her zamanda, her zeminde, derhal ve behemehal, herkesten ve her kesimden çok bizim, bizlerin, hepimizin,  başkalarına bırakmaksızın birlikte oluşturmamız gerekmez miydi ?  Keşke; Sözümüz hiç bitmese, zorda, darda, tasada ve sevinçte ortak olsak, adaleti birlikte omuzlayıp, mutlak ve maddi adaleti gerçekleştirsek..!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91185</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54839336-eebb-44ff-a8ab-4bc39fb7e7d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Asrın Yemini</image:title>
            <image:caption>Alperhan; sırtını kendisiyle yaşıt alıç ağacının gövdesine dayayarak serin gölgesine oturup, gözlerini Kızılırmak vadisinin derinliğine dikti. Öylece durdu… Alıç ağacı gölgeliğinin ötesinde ise öyle sıcaktı ki hava ve toprak.  Güneş sanki sıcağını, ışığını ve ısısını kovalarla, helkelerle hatta kazanlarla yeryüzüne döküyordu. Ardından da bir serin su serpiliyordu ürpertircesine barajdan esen rüzgarlarla…! Uzun upuzun, birbirine benzeyen yıllar; ağır ağır, aheste aheste geçip gittiler. İşte benim rüyalarım, hayallerim,  hülyalarım. 40 yıl sonraki eskimiş yıllarım. Ve yanan,  yakan, kavuran bir afat ataşta yanacakken zamanın, o en değerli, küçük, küçücük. Minnacık, bir “an” kadarcık kısmında gördüğüm ULVİ RÜYAM …! Varın da hesap edin şimdi zamanın değerini, kıymetini ve vazgeçilmez, paha biçilmez bir mücevher oluşunu. 
Zamanın; 
Münevver, 
Muteber , 
Muazzam 
Mükemmel ve 
Muhteşem Oluşunu…!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91186</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46f1abb9-52d7-4d3a-8eae-eaf2ef37187b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Sevda Ahmera</image:title>
            <image:caption>!(“.. .. ..”)! 
 
Sen Aşkla bak gözlerime, 
Okyanus Gözlerinle 
Taa gözbebeklerime; 
Ruhunu hissedeyim; tenimde bedenimde 
Öyle sar ki benliğimi, 
Öylesine dol ki bedenime - tenime, 
Kalbin atsın her zerremde..! 
Can bitsin hücrelerimde..! 
 
 
Mustafa ARSLANTÜRK 
Şarkışla 07.05.2021 Cuma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91187</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ee099e0-1818-48e0-a012-bc3ebeed83df.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayli Duyarlı Kişi</image:title>
            <image:caption>“Bu kitapta kendimi apaçık bir şekilde gördüm ve neredeyse her sayfasını gözyaşları içinde okudum. Hayatımı bütünüyle değiştirdiğini söylemek bile yetersiz kalır. Elaine Aron&apos;a sonsuza dek minnettarım.”
— Alanis Morissette, müzisyen, söz yazarı, aktivist
“İnsan doğasının temel boyutlarından birini çok yönlü bir şekilde inceleyen Elaine Aron’ın analizi mutlaka okunmalı. Dengeli yaklaşımı, duyarlılığın bir engel değil olanak hâline gelmesi için yeni çözümler öneriyor.”
— Philip G. Zimbardo, Shyness, Psikoloji ve Yaşam
 
“Utangaç”, “korkak”, “asosyal”, “tuhaf”... Bunlar, yıllar boyu size uygun görülmüş etiketlerden yalnızca birkaçını tanımlıyorsa, Hayli Duyarlı Kişi size kendinizi bir kez daha tanıma şansı veriyor.
1990’dan beri duyarlı kişiler üzerine çalışmalar yürütmüş olan, klinik psikolog Elaine N. Aron’ın Hayli Duyarlı Kişi kitabı, duyarlı olmanın sıklıkla yanlış anlaşıldığı ve yanlış adlandırıldığı modern dünyada, toplumdaki ve yakın çevrenizdeki rolünüzü tekrar değerlendirmenize, bakış açınızı değiştirmenize yardımcı olacak.
On dörtten fazla dile çevrilmiş ve dünyanın dört bir yanında bir milyondan fazla satmış bu kitap, şu sorularınıza da yanıt bulmanızı sağlayacak:
 
• Yalnızca kadınlar mı hayli duyarlıdır? Duyarlılığın cinsiyeti olur mu?
• Duyarlı kişilerin hepsi birbirinin aynısı mı?
• Duyarlı kişilerin güçlü yanları da var mı?
• Hayli Duyarlı Kişi’yi duyarlı olmayandan ayıran özellikler nelerdir?
• Duyarlılığın veya hassasiyetin dereceleri ve çeşitlilik gösterdiğine dair örnekler var mı?
• Uyaranları kontrol edip günlük hayatla baş etmek mümkün mü?
• Uyarılma gerçekten kaygı ve korkudan farklı mıdır?
•    Bu özelliğe sahip olup başarılı ve göz önünde bir kariyer sahibi olmak mümkün mü?
 
“Bu olağanüstü kitap bize yeni bir bakış açısı veriyor, bizi rahatlatıyor ve toplumdaki yerimizi daha iyi anlamamızı sağlıyor. ”
— John Gray, Ph.D., Erkekler Mars&apos;tan, Kadınlar Venüs&apos;ten
 
“Üzerine çok az çalışma bulunan önemli bir konuyu inceleyen bu kitap ciddi bir
çalışmanın ürünü.”
— Portland Oregonian
 
“Bu kitap HDK&apos;ler için ve HDK&apos;leri anlamak isteyenler için paha biçilmez bir kaynak.”
— The New York Times
 
“Aydınlatıcı ve insana güç veren bu kitap hepimize çok değerli bir hediye.”
— Riane Eisler, Ph.D.,Nurturing Our Humanity</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91188</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dafd77df-57c1-483b-b57e-6f033944ba06.jpg</image:loc>
            <image:title>Böceklerin Savaşı</image:title>
            <image:caption>STEAM ÇOCUK KİTAPLARI ÖDÜLÜ 
 
 
Çok sevilen ve pek çok ödüle layık görülen BÖCEK ÇOCUK üçlemesinin finalinde, Darkus ve arkadaşları ile unutulmaz bir maceraya hazır mısın? 
 
Lucretia Cutter ormanda kurduğu gizli Biyom’dan kötülük yağdırmayı planlıyor; tabii Darkus, Virginia ve Bertolt onu durdurmanın bir yolunu bulamazlarsa.  
Başarmak zorundalar. Yoksa Lucretia,  yarattığı dev böcek sürüsünü dünyanın üstüne salacak ve gezegen bir daha  asla aynı olmayacak. 
İnsanlık, kuşatma altında. Gelecek, üç çocuğa ve onların böceklerine bağlı... 
 
‘‘Anneler, babalar, uyarmadı demeyin: Bu büyüleyici öykü, böcekleri popüler ev hayvanlarına dönüştürebilir.’’ 
DAILY TELEGRAPH 
 
‘‘Böcek çılgınlığı başlatabilir.’’ 
TIMES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91189</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e0fb47f-6fd9-4764-94ab-d8e2ddbe6932.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizmin Doğuşu: İlk Kökenlerinden 1848&apos;e - Kapitalizm 1</image:title>
            <image:caption>Kapitalizm Tarihi, Sanayi Devrimi’yle ve son iki yüzyılı geçkin süredir dünya ekonomisinin küreselleşmesine bağlı olarak, eski dünyadaki kapitalizmin ilk kökenlerinden evrimini ve Ortaçağ’ın sonlarındaki Avrupa’da pazarların gelişimini kapsayan en iyi atıftır.
Uluslararası düzeyde gözde bilim insanlarından oluşan bir ekip tarafından yazılan iki ciltlik derleme,
kapitalizmin yükselişinin ve yayılmasının uzman ve eksiksiz bir anlatımını sunar. Cilt 2 kapitalizme cevaplar ararken, Cilt 1 eski zamanlardaki uzak kökenlerini ortaya çıkarıyor. Kapitalizmin başarıları çok dikkat çekse de, kapitalizmin gelişimini kesmeye devam eden krizlerin yanı sıra dini, felsefi ve siyasi eleştiriler de dikkat çekiyor. Kapitalizmin tarihi, Batı’nın tarihiyle geleneksel olarak bağlantılı olmasına rağmen, bu ciltler kapitalizmdeki bölgesel değişiklikleri dikkate alarak ve rakiplerine kıyasla eşsiz bir inceleme sunarak küresel bir bakış açısı kazanıyor.
Ciltlerin Listesi
Cilt 1
Kapitalizmin Doğuşu:
İlk Kökenlerinden 1848’e
Cilt 2
Kapitalizmin Yayılışı:
1848’den Günümüze</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91190</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/376ed35e-f8ce-4d32-8257-7b75e5c58f6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhsin</image:title>
            <image:caption>Muhsin… 16 yaşında tiyatro sevdasına mani olmaya çalışan ailesine başkaldırıp kendi yolunu çizen ve sahnede devleşerek sonsuzluğa ulaşan bir sanat devrimcisi. Açlık, parasızlık, baskı ya da savaş. O, hiçbirini engel olarak görmedi; onun için imkânsız yalnızca içi boş, kof bir kavramdı. Ve aldığı her nefesi tiyatro için harcadı. İstanbul’dan Paris’e, Paris’ten Berlin’e, Berlin’den Stockholm’e uzanan bir tiyatro aşkının ayakta alkışlanası görkemli romanı. Muhsin Ertuğrul, Orhan Bahtiyar’ın usta kaleminde alışık olduğu tiyatro sahnesinden inip, sürükleyici bir romanın başkahramanı oluveriyor. O mesleği uğruna sınır tanımadan diyar diyar dolaşırken Bahtiyar’ın baş döndüren kurgusuyla sadece akıllara değil kalplere de kazınıyor. Dünya sahnesinden bir Muhsin Ertuğrul geçti ardında ışıltılı bir iz bırakarak…
“Muhsin Bey için yeni bir kitap yazılmış olmasına ne kadar sevindiğimi anlatamam. Zira son yıllarda hiç lafı edilmez oldu ve neredeyse unutulup gitti. Bugün Türk Tiyatrosunun böyle güçlü olmasına, bizlerin sağlam bir şekilde ayakta durmamıza olanak veren Muhsin Ertuğrul’un unutulup gitmesine bir tiyatrocu olarak üzülmemek mümkün değil. Muhsin Ertuğrul’un Türk Tiyatrosunun gerçek kurucusu olduğunu bilmemiz ve daha da önemlisi gelecek nesillere bildirmemiz gerek.”
Haldun Dormen
“Cumhuriyetimizin kurucusu nasıl ki, başöğretmenimiz ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ise; Türk
Tiyatrosunun kurucusu, koruyucusu ve bugünlere gelmesini sağlayan tiyatromuzun başöğretmeni de Muhsin Ertuğrul’dur. Ne mutlu bana onun imzası ile ‘Darülbedayi’ yani ‘Güzellikler Evi’ olan Şehir Tiyatroları ailesine katıldım. Bu kitapla başöğretmenimin uzun zaman sonra tekrar anılması mutluluk verici. Perdeler, hiç kapanmasın!”
Zihni Göktay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91191</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6158a35b-23c7-4e10-982d-856e813d5e25.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizmin Yayılışı: 1848&apos;den Günümüze - Kapitalizm 2</image:title>
            <image:caption>Kapitalizm Tarihi, Sanayi Devrimi’yle ve son iki yüzyılı geçkin süredir dünya ekonomisinin küreselleşmesine bağlı olarak, eski dünyadaki kapitalizmin ilk kökenlerinden evrimini ve Ortaçağ’ın sonlarındaki Avrupa’da pazarların gelişimini kapsayan en iyi atıftır.
Uluslararası düzeyde gözde bilim insanlarından oluşan bir ekip tarafından yazılan iki ciltlik derleme,
kapitalizmin yükselişinin ve yayılmasının uzman ve eksiksiz bir anlatımını sunar. Cilt 2 kapitalizme cevaplar ararken, Cilt 1 eski zamanlardaki uzak kökenlerini ortaya çıkarıyor. Kapitalizmin başarıları çok dikkat çekse de, kapitalizmin gelişimini kesmeye devam eden krizlerin yanı sıra dini, felsefi ve siyasi eleştiriler de dikkat çekiyor. Kapitalizmin tarihi, Batı’nın tarihiyle geleneksel olarak bağlantılı olmasına rağmen, bu ciltler kapitalizmdeki bölgesel değişiklikleri dikkate alarak ve rakiplerine kıyasla eşsiz bir inceleme sunarak küresel bir bakış açısı kazanıyor.
Ciltlerin Listesi
Cilt 1
Kapitalizmin Doğuşu:
İlk Kökenlerinden 1848’e
Cilt 2
Kapitalizmin Yayılışı:
1848’den Günümüze</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91192</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d5cd7bb-7882-40cc-96a5-75da61c91574.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>&quot;Karanlığın olmadığı yerde tekrar buluşacağız.”
Orada karanlık yok çünkü orada batacak olan bir güneş yok.
Geçmişin, gerçeğin ve sevginin olmadığı; savaşla barışın, özgürlükle esaretin, cehaletle gücün birbirine karıştığı bir dünya. Evliliklerin Parti iktidarını güçlendirmek için yapıldığı, çocukların bu iktidarı sürekli kılmak adına casus olarak yetiştirildiği bir dünya. Winston Smith, işte böyle bir dünyada, Büyük Birader’in onu izleyen gözleri ardında gördükleriyle dayatılanlar arasında hakikati ararken kendini totaliter rejimin pençelerinde, “karanlığın olmadığı yerde” buluveriyor. “Eğer umut varsa işçidedir” diyen Smith bedenine yapılan tüm işkencelere rağmen dayanabildiği son ana kadar ikiyle ikinin dört ettiğini engizitörlere haykırmaktan geri durmuyor.
Bağlamından koparılıp sığ bir düşünceyle sosyalizm eleştirisi olarak sunulmaya çalışılsa da 1984 “reel sosyalizm” den Nazi Almanyası’na kadar her türlü totaliter rejime karşı bir başkaldırı niteliğindedir.
Ve politik dehasıyla 1948 yılından geleceğe seslenen İngiliz edebiyatının güçlü kalemi George Orwell, yarattığı bu distopik romanla 21. yüzyılda hâlâ halkları uyarmaktadır: “Karşı konulmadığı takdirde totalitarizm kazanır. ”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91193</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b364daf-eec0-4cac-9f3e-c6decb23dbcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Zombilerle Tartışmak</image:title>
            <image:caption>Gerçeklerin sıklıkla çarpıtıldığı ya da yok sayıldığı günümüzde, Zombilerle Tartışmak, Nobel ödüllü ekonomist Paul Krugman’ın muhafazakâr sağın yakın geçmişte ABD’de ve tüm dünyada yarattığı ekonomik çıkmazı cesurca ortaya koyduğu makalelerinin seçilmiş bir koleksiyonunu sunuyor. 
 
Zombilerle Tartışmak, ABD’nin ekonomik alanda nereden gelip nereye gittiğini özlü, hazmı kolay bölümler halinde ele alarak, çoğunlukla yazarın popüler New York Times köşe yazılarından oluşan makalelerle iklim değişikliğinden sosyal güvenlik yasalarına, Trump’ın gerici sosyal ve ekonomik politikalarından AB ve Euro krizine geniş kapsamlı bir ekonomik analizi, tematik bir biçimde düzenlenmiş ve daha evrensel bir ekonomik tartışmaya zemin hazırlar halde sunuyor. 
 
Zombilerle Tartışmak, ABD ve dünyadaki son yirmi yıllık siyasi ve ekonomik söylemi anlamak ve zamanımızın en önemli ekonomik sorunlarının altında yatan temel olguları çözümlemek için vazgeçilmez bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91194</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11e48704-a224-4494-b1fe-6d405da394e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatta Maneviyat Üzerine</image:title>
            <image:caption>Modern sanatın gelişiminde büyük bir öneme sahip olan bu çalışma, Wassily Kandinsky (1866–1944) tarafından kaleme alındı. Yayımlandığı 1910 yılından bu yana halen günümüzde de sanatta bir rehber niteliği taşıyan bu eser, hem sanatçılara hem de sanatseverlere yol gösteriyor. Sanatı, geleneksel bağlarından koparıp özgürleştiren sanat hareketinin öncü kuramlarının yer aldığı bu yapıtta, resimdeki tinsel devrim olarak adlandırabileceğimiz, maddesel olandan uzaklaşıp soyuta yönelen dışavurumculuğun temelleri atılıyor. Kandinsky, bu kitabında, biçim ve rengin kendine özgü dilini ifşa ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91195</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e0225b1-2c03-4e6f-83b6-6452f4aabaa5.jpg</image:loc>
            <image:title>Self Healing - İlaçsız Şifa Sanatı</image:title>
            <image:caption>Vücuduna Güven, O Kendini İyileştirir 
İnsan sahip olduğu özellikleriyle eşsiz bir varlıktır. Ama birçoğumuz şifanın, iyilik halinin, aşkın, yani dışarıda aradığımız her şeyin kendimizde olduğunu unutup, hazinenin üstüne oturup hazine arar. 
Her şey aradıklarınızın kendinizde olduğunu fark etmenizle başlayacak. Siz yeter ki kendinize ve içselliğinize doğru bir adım atın ve sonucu görün. 
Self Healing, beslenme, yaşam tarzı değişiklikleri, zihinsel dönüşüm ve frekansal tedavilerini kapsayan ve iyileşmenin önündeki engelleri kaldırmayı amaçlayan bir öğretidir. 
Bütünsel bir bakış açısıyla hem modern tıbbın avantajlarını kullanır hem de buna ek olarak diğer iyileştirme tekniklerinden faydalanır ve hepsinin ötesinde vücudun kendi iyileşme kapasitesinin aktive olmasını hedefler. 
Self Healing - İlaçsız Şifa Sanatı hastalıklardan kurtulmak ve korunmak için, iyileşmeyi farklı bir perspektiften ele alıyor. 
Vücudunuzu, metabolizmanızı, hormonlarınızı ve bunların mekanizmalarını inceleyip sorgulayarak farkındalık kazanmanıza yardımcı oluyor. 
Bugüne kadar pek ele alınmayan, teşhis ve tedavi sürecinde genellikle göz ardı edilen, neredeyse herkesin maruz kaldığı ‘stres’ ve en yakın dostu ‘kortizol’ hormonunun sizi ve vücudunuzu nasıl ‘esir’ aldığını ortaya koyuyor. 
Bu kitabı şu an okumakta olduğunuza göre yenilenmenin vakti gelmiş demektir. Yenilenmek şifayı getirecek ve siz yeni bir ben ile yepyeni bir gerçekliğe adım atacaksınız… Öyleyse, kendisini dinleyip anlayarak ona güvendiğinizde vücudunuzun neler yapabileceğini öğrenmeye, şifaya açılan kapıdan girip hep birlikte iyileşmeye ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91196</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f38cf16-9213-4411-8c5c-565030437970.jpg</image:loc>
            <image:title>Ak-Yargı</image:title>
            <image:caption>Kitapta, Ruşen Gültekin’in savcılık ve yargıçlık deneyimlerini, hukukçu birikimini, emperyalizm destekli terör ve casusluk örgütü, ihanet şebekesi olan FETÖ’yle mücadelesini ve mücadeleye ilişkin önerilerini, adalet için verdiği savaşı bulacaksınız. Ruşen Gültekin’in azmini ve iyimserliğini göreceksiniz. Ama en önemlisi, kitabın sayfalarında ilerledikçe ülkemiz adına düşünecek, üzülecek ve şaşıracaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91197</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04187513-acfb-42b3-a2df-7ff22bd2eef3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonuncular</image:title>
            <image:caption>Bildiğimiz dünya artık yok. 
Yirmi kişi bir otelde kapana kısılmış̧.  İçlerinden biri katil. 
Nükleer saldırılar dünyanın sonunu getirdiğinde tarihçi Jon Keller İsviçre’deydi. Uygarlık yavaş̧ yavaş̧ karanlığa gömülürken o da eşi ile iki çocuğunun iyi olup olmadığını merak ediyordu ama bunu öğrenme fırsatını kaçırmıştı. Jon’un kaldığı otelde hayatta kalanların sayısı yirmiydi. Şehirden uzaktalardı ve bekleyip hayatta kalmaya çalışmaktan başka yapacak bir şeyleri yoktu. Derken bir ceset bulundu; anlaşılan o ki bu yirmi kişiden biri cinayet işlemişti. 
“Karanlık, özgün ve ilgi uyandırıcı.” 
-C.J. Tudor, Çöp Adam’ın yazarı 
 
“Eşi benzeri görülmemiş̧, ürpertici bir kitap.” 
-Emily St. John Mandel, İstasyon On Bir’in yazarı 

Netflix uyarlamasını da izleyeceğimiz Sonuncular romanıyla hatırı sayılır okur kitlesine ulaşan Hanna Jameson , polisiye, psikolojik gerilim ve distopyanın kesiştiği sürükleyici bir macera sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91199</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6fda6d9-5f03-421c-a469-5a8908b3fd2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynı Gemide Değiliz</image:title>
            <image:caption>Bir toplumda yalnız bir kişi tek başına yokluk  yoksuzluk, işsizlik, parasızlık, evsizlik gibi ağır koşullarla karşılaşırsa dayanma gücü çok çabuk tükenebilir. 
Ancak sırtladığı sıkıntıların herkese birden yüklenmiş olduğunu öğrenirse, ruhen rahatlar, sanki en ağır sorunları hafiflemiş gibi hisseder. Bu ruh halini açıklayan bir atasözümüz vardır: 
“El ile Gelen Düğün Bayram”. 

Bu atasözümüzün açıklaması şudur: Çok ağır koşullar altında ezilen bir kişi, “yalnız benim başımda değil, herkes aynı sıkıntı içindedir&quot; diye teselli bulur. İşte insanların bu ruh halini çok iyi bilen kurnaz egemenler, sömürgeciler ve para babaları bir tekerleme uydurmuşlardır: 
&quot;Hepimiz Aynı Gemideyiz&quot; 

Özellikle ekonomik bunalımlarda bu söylem sık sık piyasaya sürülür. Emekçiler, emekliler, işsizler, yoksullar yıkıcı ekonomik bunalımlarda inlerken: kurnaz tilkiler saraylarında, köşklerinde, yalılarında görkemli yaşamlarını sürdürüp aynı masalı toplumun üzerine boca ederler: 
&quot;Hepimiz Aynı Gemideyiz!&quot; 

Yalnız ülkemizin değil, tüm dünya halklarının Corona virüs pandemi salgınıyla boğuştuğu günümüzde yine o &quot;uyuşturucu söylemi çok sık işitir olduk: 
&quot;Hepimiz Aynı Gemideyiz!&quot; 

Gerçekten hepimiz aynı gemide miyiz? Yabancı ülkelerden ve ülkemizin çeşitli katmanlarından verdiğimiz örnekleri, somut verileri bu kitapta tek tek gözlerinizin önüne serdik. Bakalım sizler ne diyeceksiniz? 
Hepimiz Aynı Gemide miyiz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91200</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8492762a-4b29-4bf1-955c-042a9d989a5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yitik Çocukluğun Travmatik Şairi Nef’i</image:title>
            <image:caption>Yitik Çocukluğun Travmatik Şairi Nef’i</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91201</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eecfddd0-6e56-4980-9866-d7cffcfe1fbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Fotoğraftan Sonra İmajların İstilası</image:title>
            <image:caption>Kağıt öncesi yazılı tarih dönemine girdiğimiz üzerine yapılan tartışmalar temel dayanaklarını kaybetmiştir. Petir Burke Bütün bir enformasyon teorisi, görsel etkileşim üzerine inşa edilmiştir. Görselleştirme amacıyla donatılmış bir toplum, görselleştirme görevi için oluşturulmuş bir toplumdur. Her şey görselleştirmeye tabi tutulur, onun dışında hiçbir şeyin anlamı yoktur. Görselleşemeyen bir şey zamanımıza ait değilmiş gibi görünür. Görme bize, nahoş gerçekliği, onu hakikat düzeninden kopartarak sahte bir gizleme yeteneği kazandırır ve giderek imajlar sorgulanamaz hale gelirler. Sürekli değişen bu imajların renkleri büyülü bir deniz feneri gibi bizi uzaklardan karası olmayan bir limana çıkmaya çağırır. Gençlik çok az okuyor, çok az hatıraya sahipler, okulda öğrendiklerini evde unutuyorlar, ekranda öğrendiklerini kısa zaman içinde hatırlamıyorlar. Bilinçsizce kültürün kökenlerine yerleşen bu imajlar kitaplardaki resimler gibi de değil, bir tuşa dokunup siliniyor. Duygulara aktarılamayan heyecan, hatıra ve bilgiler ışıldayan uzak bir fener gibi kolayca hafızadan kaybolup gidiyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91202</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b17ad6e-718b-4f79-a678-5c922f0b8086.jpg</image:loc>
            <image:title>Örfün Aydını Gürbüz Azak</image:title>
            <image:caption>Gürbüz Azak&apos;ın yazıları, kitapları, resimleri ve doyumsuz sohbetleri sayesinde; yöremizin, ülkemizin ve kültürümüzün gizli ve kıyıda köşede kalmış nice güzellikleriyle tanıştım. Şüphesiz onun anlattıkları burada kayda geçirdiklerimden ibaret değil. Bu konuşmalarda daha çok Gürbüz Bey&apos;in şahsi macerası ile birlikte bazı hususlara temas edilmiştir. Asıl zenginlik onun eserlerindedir. Örfün Aydını Gürbüz Azak kitabı, okuyucuyu onun eserlerine ulaştıracak bir kapı aralamak için hazırlandı. Buyurun bu kapıdan birlikte girelim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91203</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ef46248-4576-42e3-9539-93a409f899f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Devleti&apos;nde Maden Hukuku Ve İmtiyazlar</image:title>
            <image:caption>Dünya kapitalist ekonomisiyle etkileşim içerisinde hızla değişen idari,mali vb yapı sal gönüşüm ve yapılanmada Osmanlı İmparatorluğu dış borçların etkisiyle yabancı sermayenin etkili olduğu madencilik sektöründe düzenlemeler yapmak zorunda kaldı Maden nizamnamelerinin hazırlandığı dönemde Osmanlı İmparatorluğu’nun dünya kapitalist ekonomisiyle bütünleşmesinin anlamı, dünya pazarı için hammadde kaynağı olması ile sınırlıydı.Bu süreçte,madencilik sektöründe İngiliz sermayesi hammaddde teminini ve ihracını zorlaştıran engelleri hızla ortadan kaldırdılar.Bu bağlamda,Maden Nizamnameleri İngiliz emperyalizminin sermaye İhracı’nı kolaylaştırmasına yönelik düzenlemeler haline geldi.Taştekin’in kitabının 1861,1869,1887 ve 1906 maden nizamnamelerinin düzenlemesinin imtiyazlar açısından ele alması bu bakımdan önemlidir.Nitekim yabancılara tek başına maden işletme hakkının verilmediği 1861 Maden Nizamnamesi’nin ardından 1869 Maden Nizamnamesi’nde bu snırlama  kaldırılması da bu kapsamda daha anlamlı bir hal almaktadır.Taştekin’in kitabı maden hukukunuun niteliği ve hukuki rejiminin tartışıldığı ilk bölümden sonra ikinci bölümde  Osmanlı Maden Hukuku’nun imtiyazlar açısından değişimini irdelemektedir.

Kitapta,maden nizamnamelerinin,empreyalizmin sermaye ihracına yönelik araç olarak kullanıması örnek vakalarla anlamlandırılmaktadır.Bahsi geçen maden nizamnamelerin ekler bölümünde bir araya getirilerek çeviriyazısının eklenmesi ile kitap alana belgesel bir katkı da sağlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91204</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78d557e2-116f-4e74-a4f5-c7aff0733afc.jpg</image:loc>
            <image:title>Jüpiter’in Mirası Cilt 3</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir adada süper güçler kazanan beş yakın arkadaş çökmek üzere olan 1920’ler Amerika’sını kurtarmıştı. Doksan yıl sonra, Amerika tekrar birçok krizle yüzleşiyordu. Süperkahraman grubunun lideri Ütopyacı sisteme güvenirken kardeşi Walter ise değişiklikten yanaydı. Artık yaşlanmış olan süperkahramanlar hem birbirleriyle hem de süper güçlü çocuklarıyla sıkıntılar yaşarken bir ailenin dağılması sadece Amerika’yı değil, tüm dünyayı kaosun eşiğine getirecekti. 
 
KICK-ASS ve MARVEL/İÇ SAVAŞ’ın yaratıcısı Mark Millar’ın yazdığı ve Frank Quitely’nin (3ÜZ, ALL-STAR SUPERMAN) çizdiği Jüpiter’in Mirası Cilt 3, süperkahramanların gizli kapaklı, problemli yaşamlarına yakından bakan, Watchmen ve The Boys sevenlerin bayılacağı bir çizgi roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91205</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c33ee2ca-cee1-47d5-96e7-05e58870d1ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Şimdi Kaygı Bozuklukluklarına Klinik Bir Bakış</image:title>
            <image:caption>Kaygı, kişinin kendini savunmasını sağlayan ve ruhsal yaşamı için ilerletici bir güç unsurudur. Öte yandan kaygının ne zaman ve nasıl, hangi koşullar altında uyumsuz bir işleve sahip olduğu önemli bir konudur. Sürekli kaygı hissetmek kişiyi yoran ve yaşam işlevini azaltan bir durumdur. Kaygı bozukluğunda tedavi hedefi, kişinin kaygısını tamamen yok etmek değil, yararlı olmayan ve yaşam işlevselliğini bozan tasalanma düzeyini azaltmaktır. 
Neden Şimdi? kaygı bozukluklarına klinik bir bakış sunarak, kaygı bozukluklarının türlerini, nedenlerini ve tedavi yöntemlerini ele alarak, bilimsel olarak test edilmiş teknikleri ele almıştır. Gerçekleştirilmiş araştırmalar sonucu ortaya çıkan bulgularla desteklenen kitap, kaygının doğumdan itibaren olan gelişimini ve özelliklerini tanıtarak pratik uygulamalarla zenginleştirilmiştir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91206</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8029b58e-49af-482e-9780-356704641611.jpg</image:loc>
            <image:title>Pollyanna</image:title>
            <image:caption>The moments we really lIve In are tImes when we can do whatever we want. 
 
Pollyanna, which has sold millions in many languages since its publication in 1913 and has been adapted to the cinema many times, once again confronts the reader with the concept of happiness, which is getting more and more difficult to describe. 
It is time to take a closer look at the &quot;glad game&quot;, which is an integral part of Pollyanna&apos;s life which is full of grief... 
The glad game is not just the skill of finding something to make you feel happy in every negative experience. It is also about being aware that happiness can only be possible with work and effort. 
Happiness is not unconditional and effortless. 
Happiness is an action. 
It is not belong to the one who expects it, but the one who can reinvent it for the benefit of others. 
It is fraternal, not selfishly.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91207</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f5ef30d-b757-4deb-b2ac-01c92c178371.jpg</image:loc>
            <image:title>Pollyanna</image:title>
            <image:caption>1913 yılında yayımlandığından beri pek çok dilde milyonlar satan ve defalarca sinemaya da uyarlanan POLLYANNA, tarifi giderek güçleşen mutluluk kavramıyla bir kez daha yüzleştiriyor okuru. 
Pollyanna’nın kederle dolu yaşamının ayrılmaz bir parçası olan Mutluluk Oyunu’na daha yakından bakmanın tam zamanı... 
Mutluluk Oyunu, her olumsuz deneyimin içinde mutlu hissettirecek bir şeyler bulabilme becerisi değildir sadece. Mutluluğun emekle ve çabayla mümkün olabileceğinin farkında olmaktır aynı zamanda... 
Mutluluk, koşulsuz ve çabasız olan değildir. 
Mutluluk bir eylemdir. 
Bekleyenin değil, onu başkalarının da faydasını gözeterek yeniden icat edebilenindir. 
Bencilce değil, kardeşçedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91208</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68b9014a-669f-43b5-a9c7-b4eb5e5ffd1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman, Şehit ve Hain</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’nın son dönemi, dev bir ülkenin çöküşü ve bitişi... 
Aynı yıllarda tarih sahnesinde göze batmaya başlayan beş delikanlı... 
Vatanını seven, kahramanlığa aç beş genç adam... 
Zühtü; zorluklara aldırmadan Harbiye’ye girmiş. Yakışıklı, gözü pek ve vatanı uğruna ölmeye hazır. 
Rahmi; yiğit, çekici ve savaşçı bir erkek... Korku nedir bilmiyor. 
Ethem (Çerkez); doğuştan savaşçı... Tek tutkusu ordulara komuta ederek adını tarihe yazdırmak. 
Halil (Kut-ül Amare kahramanı Halil Paşa); nevi şahsına münhasır biri... Doğuştan kahraman. 
Mustafa Kemal; savaşın harlı ateşinin içinde cumhuriyet düşü kuran bir asker. 
Araştırmacı-gazeteci Tuna Serim’in kaleme aldığı KAHRAMAN, ŞEHİT VE HAİN adlı bu roman, savaşın çapraz ateşinde mücadele veren beş adamın dönüşen kaderlerini Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bir tarih aralığında aktarıyor. 
Aşklar, kıskançlıklar, maceralar, çatışmalar, kazanımlar, kayıplar ve en önemlisi de tükenmek bilmeyen umutlar... 
Yıkılmış bir imparatorluktan genç bir cumhuriyet inşa etmek hiç kolay olmadı. Kahramanlar haine dönüştü bazen, hainler de kahramana...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91209</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13e2bcf0-6900-471f-92df-af57b0c79c96.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Ve Fert</image:title>
            <image:caption>Şevket Süreyya, “Kadro”da yayımladığı yazılarını biraraya getirip 1932 yılında İnkılap ve Kadro adıyla yayımlar. Aynı yıl Cumhuriyet gazetesinde, Ağaoğlu Ahmet Bey’in bu kitabı eleştiren yazıları yayımlanır. Bu eleştiri yazılarına, yine aynı gazetede, Şevket Süreyya ile Yakup Kadri’nin verdiği cevaplar da yayımlanır. 1933 yılında Ağaoğlu Ahmet Bey kendi yazıları ile kendisine yöneltilen eleştirilere verdiği cevapları içeren Devlet ve Fert adlı kitabı yayımlar. 
 
İnkılap ve Kadro’nun sonradan baskıları yapılsa da (ayrıca “Kadro”nun toplu basımı da gerçekleştirilmiştir) Devlet ve Fert bu ilk baskısından sonra bir daha yayımlanmaz. Dolayısıyla, otuzlu yılların başlarında, Türk düşünce tarihinde önemli bir yeri olan bu tartışma, günümüze tek taraflı olarak gelir, Devlet ve Fert unutulur. 
 
Devlet ve Fert’in bu baskısı, birtakım yazım yanlışlarının düzeltilmesi dışında, ilk baskıdaki haliyle yapılmıştır. Yalnız, bugün metni okumayı güçleştirdiği düşünülen bazı tabirlerin yerine, köşeli ayraç içerisinde bu tabirlerin bugünkü kullanımları verilmiştir. 
Şevket Süreyya, “Kadro”da yayımladığı yazılarını biraraya getirip 1932 yılında İnkılap ve Kadro adıyla yayımlar. Aynı yıl Cumhuriyet gazetesinde, Ağaoğlu Ahmet Bey’in bu kitabı eleştiren yazıları yayımlanır. Bu eleştiri yazılarına, yine aynı gazetede, Şevket Süreyya ile Yakup Kadri’nin verdiği cevaplar da yayımlanır. 1933 yılında Ağaoğlu Ahmet Bey kendi yazıları ile kendisine yöneltilen eleştirilere verdiği cevapları içeren Devlet ve Fert adlı kitabı yayımlar. 
 
İnkılap ve Kadro’nun sonradan baskıları yapılsa da (ayrıca “Kadro”nun toplu basımı da gerçekleştirilmiştir) Devlet ve Fert bu ilk baskısından sonra bir daha yayımlanmaz. Dolayısıyla, otuzlu yılların başlarında, Türk düşünce tarihinde önemli bir yeri olan bu tartışma, günümüze tek taraflı olarak gelir, Devlet ve Fert unutulur. 
 
Devlet ve Fert’in bu baskısı, birtakım yazım yanlışlarının düzeltilmesi dışında, ilk baskıdaki haliyle yapılmıştır. Yalnız, bugün metni okumayı güçleştirdiği düşünülen bazı tabirlerin yerine, köşeli ayraç içerisinde bu tabirlerin bugünkü kullanımları verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91210</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dde1eaa-af78-4cf3-9184-91cfb5a886fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dil Ve Lehçelerinin Okul Kitaplarından Seçmeler (1. Cilt)</image:title>
            <image:caption>Günümüz Türk dil ve lehçelerini merak eden, tanımak öğrenmek isteyen için Türkçe yayımlanmış çalışmaların sayısı azdı. Son otuz yıldan bu yana Türk dilleri hakkındaki bilgilerimiz artmış, Türkçe yayın sayısında hem nitelik hem de nicelik açısından artış sağlanmıştır. Ancak bu dilleri ve bu dillerin lehçelerine ait malzemeyi kendi kullandıkları alfabelerle bir arada ele alan bir derleme yoktu. 

Hocamız Talat Tekin’in sınıflaması ve sistemini esas alan elinizdeki kitap her yazı dilinin, Salırca, Sarı Uygurca, Fuyu Kırgızcası, Halaçça gibi yazı dili olmayan dillerinse alan çalışmalarına dayalı metinlerinin seçkisinden oluşmaktadır. Bu seçkiye her dilin (varsa) standart alfabesi, 2010’lara kadarki yeni alfabeleri, bu dillerle ilgili nüfus bilgileri de dahil edilmiştir. Ayrıca seçkiye, bu dillerin konuşulduğu bölgeleri gösterir, kitabı hazırlayanlar tarafından oluşturulmuş, bir de harita eklenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91211</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59d279a0-b45b-46ea-a1e4-b3a217f0ac98.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dil Ve Lehçelerinin Okul Kitaplarından Seçmeler (2. Cilt)</image:title>
            <image:caption>Günümüz Türk dil ve lehçelerini merak eden, tanımak öğrenmek isteyen için Türkçe yayımlanmış çalışmaların sayısı azdı. Son otuz yıldan bu yana Türk dilleri hakkındaki bilgilerimiz artmış, Türkçe yayın sayısında hem nitelik hem de nicelik açısından artış sağlanmıştır. Ancak bu dilleri ve bu dillerin lehçelerine ait malzemeyi kendi kullandıkları alfabelerle bir arada ele alan bir derleme yoktu. 

Hocamız Talat Tekin’in sınıflaması ve sistemini esas alan elinizdeki kitap her yazı dilinin, Salırca, Sarı Uygurca, Fuyu Kırgızcası, Halaçça gibi yazı dili olmayan dillerinse alan çalışmalarına dayalı metinlerinin seçkisinden oluşmaktadır. Bu seçkiye her dilin (varsa) standart alfabesi, 2010’lara kadarki yeni alfabeleri, bu dillerle ilgili nüfus bilgileri de dahil edilmiştir. Ayrıca seçkiye, bu dillerin konuşulduğu bölgeleri gösterir, kitabı hazırlayanlar tarafından oluşturulmuş, bir de harita eklenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91212</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eeb444a-92c2-4d81-92ad-0952b6c25a88.jpg</image:loc>
            <image:title>Atık</image:title>
            <image:caption>Antroposen Çağı’nın en büyük sorunu olan “atık”, tıpkı maddi hacmi gibi  kapsama alanı giderek genişleyen ve tasnif çabamıza karşı koyan bir kavram. Üstelik “dijital atık” diyebileceğimiz yeni türler de doğuruyor. Hepsinin arkasında ise yönetmekte zorlandığımız bir “arzu ekonomisi” mevcut. Zira atık aynı zamanda “artık arzulamadığımız” şey demek. 
 
Brian Thill’in bu küçük kitabı, dünyayı ve hayatımızı işgal eden, gözden çıkardığımız, kullanmadığımız, görmek istemediğimiz ya da istediğimiz her türden atığın, çöpün oluşturduğu manzaraya panoramik bir bakış, felsefi bir deneme niteliğinde. 
 
“Etrafa saçılmış tüm bu nesneler arasında, görkemli antik anıtların harap olmuş kalıntılarından çok, çağımızda onların yerini almış diğer atık sınıflarına ilgi duyuyorum: toprağa gömülü video oyunları, yeryüzünün kilometrelerce altında bozunmakta olan plutonyumun yavaş sızıntısı, ağaca takılmış naylon torba; tavan aralarımızda, ambarlarımızda ve oturma odalarımızda biriken çerçöp, uzayda savrulan uydu enkazları. Bunlar gelecek ile tutuştuğumuz bahse koyulmuş fişler. Sonunda su şişelerimiz, web sitelerimiz, çocuk menülerinden çıkan oyuncaklarımız, ve bombalarımız, zaman ve insanlık hakkında tıpkı Özgürlük Anıtı, Çin Seddi ve Kolezyum’un kaderleri kadar çok şey söyleyecek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91213</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1245dde-23a3-48d8-9d55-36c5154805be.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumsal</image:title>
            <image:caption>İlk kez 1942 yılında yayımlanan Kumsal, okurları İtalya’nın sayfiyesine davet ediyor: Romanını evli bir çift, onların yakın dostu ve arkadaşları ekseninde öyküleyen Pavese, odağına arkadaş topluluğunun ilişki dinamiklerini alırken aynı zamanda dönemin burjuvazisinin ruhunu da yansıtacak şekilde kişinin kendiyle ve ötekiyle ilişkisini, kadın erkek ilişkilerini yer yer bir varoluş sancısı hissettirerek sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91214</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61ae3eac-e55e-403f-9a7b-9335f46d90ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Hapishane</image:title>
            <image:caption>Hapishane, politik görüşleri nedeniyle Calabria’ya sürgüne gönderilen Pavese’nin kendi yaşam deneyiminden izler taşır: Stefano bir süre cezaevinde kaldıktan sonra bir köye sürgüne gönderilir. Gündüzleri köy halkının arasına karışabilmekle birlikte geceleri sokağa çıkması yasaktır. Stefano bir tür araf hayatı yaşadığı köyde mevsimlerin değişimine, hayatın durağan akışına tanıklık ederken kendi yalıtılmışlığını hiçbir zaman tümüyle aşamaz; yalnızlık hem altında ezildiği yazgısı hem de sığındığı kalesi olarak kalır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91215</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba64032d-1213-4189-988a-937fcf916e0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yine mi Sen!</image:title>
            <image:caption>Sulu şakalarıyla ünlü sınıf arkadaşı Utku’yla aylarca aynı sırada oturmak zorunda kalan Yankı, yaz tatili geldiğinde, başa bela sıra arkadaşından kurtulduğuna çok mutluydu. Halasının küçük bir tatil kasabasındaki evinde sakin ve keyifli bir yaz tatili geçirmeyi hayal ediyordu. Hayatın onun için bambaşka bir yaz planı olduğunu nasıl tahmin edebilirdi ki?.. 
Severek okunan kitapların yazarı Nehir Yarar’dan, sonu gelmeyen didişmelerden doğan bir dostluğun ilmek ilmek işlendiği, unutulmaz bir yaz hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>