﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90820</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec1f0255-1895-4c4e-9d16-e5e53c6a072d.jpg</image:loc>
            <image:title>Duruyordu Bir Yol Durması Gereken Yerde</image:title>
            <image:caption>Şiir, hakikatin ulağıdır. Ve şair, varlık oluş’unun ifadesini imgeye dönüştürüp algılayıcı imgeyle temas ederek kendi varlık oluş’una yöneldiğinde de anlam oluşur. Ali Hikmet Eren bu sürecin önemli bir kırılma anında. Nerede görülse özgünlüğü fark edilecek şiir tekniği, güçlü söylemi, özellikle sözdizimindeki (syntax) duyarlılığı ile durması gereken yeri bilen bir yolda ilerliyor. Ve şairin ilerlediği bu yol şiir tekniğini genişleten, poetik mecrayı derinleştiren, nesnelerden uzama, ev’den balkon’a, iç’e ve iç’ten gelene, ilk anda kapalı gibi görünse de duyguya, deneyime meyletmiş bir yönseme. Sözcükler ve sözdizimi kırık bir ayağı konyakla bezerken, ev içi an’ların mahremiyeti adları anılan dostların da katılmasıyla poetik bir kalkışmaya, arbedeye dönüşüyor. Şair, cem ettikleriyle hayata ve kendine, ben’e ve öteki’ne diklenmeye devam ediyor. 

Çünkü şiir, kazanmak değildir! Şiir, daima!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90821</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be4b4d99-ab57-437b-aac7-d1240f137db3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bambaşka</image:title>
            <image:caption>Kalır gibi gidişlerini izledim önce, sonra gider gibi kalışlarını... Ve anladım ki ne sen gidebiliyorsun ne ben kalabiliyorum. Öyle bir hayat yaşıyoruz ki şimdi; ağlamak gülmenin mahkumu, gülmek ağlamanın gardiyanı gibi sanki... Ve anladım ki ne seninle ağlayabiliyorum, ne de sensiz gülebiliyorum. Belki de sen aşka aşıktın, ben üstüme alındım bilmiyorum.
Bir gün gerçekten seni terk edebilecek miyim onu da bilmiyorum. Üzerine sinen benin kokusunu duymadan yaşayabilecek misin?.. Çünkü, senden geriye sadece sen kalana dek terk edilmiş olmuyorsun. İnsan yaşadığı anın değerini yaşadıklarından ötürü değil, neler yaşayacağını bilmediğinden ötürü bilmez. Seni çok seviyorum; bir gün seni terk etme gücümü kendimde bulup bulamayacağımı bilmeye bilmeye... Anlıyor musun? Gel &quot;biz&quot; olalım demek kolay...
Benimle hiç olur musun? Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Bambaşka” ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90822</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b75f700-3827-4ebe-954f-56c68a013a49.jpg</image:loc>
            <image:title>Bukre</image:title>
            <image:caption>Güzellik, bakmayı bilen gözdedir sevgilim. Artık kendime layık olanı seçebiliyorum sayende. Bir insanın gözlerine bakıp, kalbini görebiliyorum her seferinde. Eskisi gibi değilim. Neden mi senden çok daha öndeyim? Herkesin dünyası kendi gördüğü kadardır sevgilim. Sen önüne bakarken, ben uzakları ezberledim. Sen olup bitenlerle ilgilenirken, ben olmayanın izindeydim.
Çivi çiviyi sökermiş, yalnızlığı kanatan hüzünlü şarkılar, yalnızlığa iyi gelirmiş. İşte ben bu şekilde hayata karşı direndim. Keşke bana akıl vereceğine, aklımı alacak kadar beni sevseydin. Ben, bir çocukluk edip büyüdüm işte! Sen büyümüşsün ama doğmamışsın bile.
Ben, senin doğrundum sevgili. Ötekiler gelip geçerdi. Sen doğru olanı değil, geçerli olanı seçtin. Terk etmek kazanan olmaya yeter zannettin.
Bana, bir veba busesi bırakıp gittin; bak şimdi yerini başkaları aldı. Bu aşkın vebası sende, busesi bende kaldı. Seçtiğin yolda sana mutluluklar diliyorum.
Unutmak alışmaktır. Unutursun demiyorum… Ama alışacaksın biliyorum.
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Bukre&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90823</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5f4c1d3-276e-4483-a254-26deb2b06806.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölmek Bir Şey Değil, Yaşamamak Korkunç! - Victor Hugo’dan Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın sayfalarında Fransız ve dünya edebiyatının köşe taşlarından şair, oyun yazarı ve romancı Victor Hugo’nun mücadeleci yaşam öyküsünü, sanatsal dehasını yansıtan eserlerindeki en çarpıcı kesitleri bulacaksınız 
*
Sır, bir ağ gibidir; deliklerinden biri yırtılınca bir süre sonra tamamı parçalanır. 
* 
Elmaslar sadece toprağın karanlıklarında, 
gerçekler sadece düşüncenin derinliklerinde bulunur.   
* 
Bazı anlar oluyor ki insan bir saç teliyle bir zinciri kırabileceğine inanıyor. 
* 
İnsan tek merkezli bir daire değil, 
biri olay diğeri düşünceden oluşan çift odağa sahip bir elipstir. 
* 
Etrafımıza yaydığımız neşe her ışık gibi sönüp gidecek yerde, 
bize daha büyük bir parıltıyla geri döndüğü için çok sevimlidir. 
* 
Bir genç kızın ruhuna biçim verme söz konusu olduğunda 
tüm rahibeler bir araya gelseler, yine de bir anne etmezler. 
  * 
Ruhun çırpınmalarının yanında bir şehrin çalkantıları nedir ki? 
İnsan, toplumdan daha derindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90824</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4f8075d-60a6-4864-89c9-05db3faba446.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğüt - Türk Edebiyatı Dergisi Sayı 08 / Mart - Nisan 2021</image:title>
            <image:caption>Dosya
Prof. Dr. Fazıl Gökçek İle Akif’e Dair / Tuğçe Meç
Ortak Duyuşun Dili Ve Kendisini Milletin Huzurunda Gören Şair: Mehmet Akif Ersoy Salim Conoğlu
Mehmet Akif’i Anlamaya Dair Dikkatler / Muharrem Dayanç
Dil Olmak Endişesi: Mehmet Akif Ersoy Şiirlerinin Kuruluş’u / Ahmet Cüneyt Issı
Mehmet Akif’in Dostu Sarıklı Türkçü; Halîm Sâb:T Şibay / Tahsin Yıldırım
Böyle Bir Dostluk Görülmemıştir / Mehmet Aycı
Akif Ersoy: Zaptiye Ruhuyla Hükümet Sürenin, Yeri Altındadır, Üstünde Değildir Kürenin! / Hayati Tek
Ben Mehmet Akif / Cengizhan Orakçı
 
Deneme
 
Cönk Yazıları -6- “Dünya Çiçeği” Ali Duymaz
Arayış / Rabia Karanfil
Şükür Makamında Bir Bilge: Doğan Cüceloğlu / Yağız Gönüler
Kâğıttan Bir Dünya / Mustafa Kurt
Gece Esintileri / Ersin Bayram
Seyir Var Seyir İçinde / Tekin Şener
İçli Bir Saat Gibidir Anne Kalbi / Erhan Paşazâde
Kutadgu Bilig’den Türkülere Bin Yıllık Bir Deyimin İzinde / Mustafa Sarı
Kırk Belikli Bacı Eren / Cansu Coşkun
Başım İnternetle Değil, İnternetçilerle Dertte / Yaşar Çağbayır
 
İnceleme
Düğümlere Bitişik Yaşamların Hikâyesi / Elif Arpacı
Kâinatın Ritmi / Arafat Deniz
Karanlık Dükkânlar Sokağı / Zafer Saraç
Hangi Karanfil? / Nasuha Sukas
Geometri Bilmeyen, Şiire Girebilir Mi? / M. Sadi Karademir
Muhammet Erdevir’in Lav Denizindeki Ada’sına Dair / İsmail Kılınç
Nusret / Uğur Becerikli
Tehlikeli Estetik: Edebi Metnin Anlamı Üzerine / Saadet Çetin Yıldırım
Unutulmuş Gazeteciler Unutulmaz Hatıralar / Harun Görücüler
 
Tefrika
“Buzlu Camların Ardından” / Metin Savaş
 
Hikâye
Oralet / Feyza Ay
Bir Tutam, Kanla Karışık / Merve Sevde Selvi
Son Haziran / Deniz Depe
Rüya / Aydan Algül
Ateşe Yazgılı / Ayşegül Atılgan
Panayır Yeri / Menekşe Ercan Pekel
Seyir Defteri / Asuman Demir
Lay Lay / Nilüfer Ateş
Konçuy / Necdet Ekici
Sigara / Nisa Eser
Suskun Kar / Filiz Adalı
 
Şiir
Gidemeyenlerin En Yüreklisi / Fatma Aksu
Ağaçlar Tarihinden / Cengizhan Orakçı
Sessiz Tren / M. Tuğrul Çolak
Gitmemelerin Mümkünü / Ayyüce Güloğlu
Anadan Üryan Anka Kuşu / Kevser Eke
Kalan / Emirhan Eder
Biz Böyle Ne İyi / Muhammet Durmuş
Efkâr Lükmen Ve Mektup / Mehmet Şamil
Sırça Kubbe: Umut / İbrahim Daş
Kirli Sakal / M. Sadi Karademir
Ezber Bir Yalnızlık /Mustafa Uçurum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90825</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8925f4d3-5720-4e80-a53e-551f368fa034.jpg</image:loc>
            <image:title>Jüpiter’in Mirası Cilt 1</image:title>
            <image:caption>Olağanüstü güçlere kavuşan bir grup genç süperkahraman İkinci Dünya Savaşı sonrası Amerika’sında insanları uzaylılardan, yaratıklardan ve kötü adamlardan korurken aynı zamanda kişisel buhranlarıyla, ailevi problemlerle ve de birbirleriyle başa çıkmaya çalışıyorlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90826</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b718405-0f84-4cb9-a027-1c03d6cfde16.jpg</image:loc>
            <image:title>Kör Baykuş</image:title>
            <image:caption>“Kör Baykuş üzerine konuşmaktan asla bıkmayacağım.” –Henry Miller 
 
Modern İran edebiyatının belki de en önemli yazarı olan Sadık Hidayet bir yanda İran kültürünün köklerine, diğer yanda ise modern insanın varoluşsal sorunlarına varan geniş bir perspektife sahipti. Yazarın bu geniş perspektifi hem şah hem de molla iktidarının gözüne batıp dışlanmasındaki etkenlerden biriydi. 


Hidayet, yasaklı başyapıtı Kör Baykuş’ta gizemli sevgilisinin kaybından sonra umutsuzluğun pençesine düşen genç bir adamı hikâyesinin merkezine alıyor ve mistik bir anlatıyı, bireyin dünyasını keşfetmeye koşuyor. İnsan ruhunun derinliklerine uzanan, yalnızlığa, aşka ve saflığa dair sürekli evrilerek, dönüşerek ilerleyen bu şiirsel anlatı kâh ıssız topraklarda bir başına dolanıyor kâh kanatlanıp göklere çıkıyor.


Kafka, Rilke ve Poe gibi ustaların eserleriyle kıyaslanan Kör Baykuş, gerçek ile hayal arasında, zaman ve mekândan azade kurgusuyla dünya edebiyatında kendine yer edinmiş, ikamesi olmayan bir şaheser. 
 
Deniz Büyüker’in Farsça aslından çevirisiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90827</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6da82dd-f9c0-4100-abb3-090f81159c15.jpg</image:loc>
            <image:title>Dirilen Mumya</image:title>
            <image:caption>“Biraz daha ileride mermerden yerli bir masa, üstünde kristal bir tabut duruyordu. Bu tabutun yarısı, ağır işlemelerle işlenmiş kırmızı bir örtü ile örtülmüştü. Seza gözlerini zahmetle bu korkunç şeyden ayırabilirdi. Vücudu ürpermişti. Şimdi Charlie onun belini bırakmıştı. Tam karşısında duruyor ve iki elini tutuyordu. Seza’nın başı dönüyordu, düşünceleri darmadağınık, sinirleri harap, vücudu bitkindi. Artık tam akıllı bir insan gibi düşünemiyordu. Her şey bir rüya ve bir kâbus gibi geliyordu.” 
 
Kocasının ölümünden dolayı kendisini suçlayan Seza günahlarından arınmak için hacca gitmeye karar verir. Fakat İstanbul’da tanıştığı tuhaf yabancı, Charlie Dawson onu kutsal topraklarda da adım adım takip etmektedir. Charlie’nin Seza’dan istediği nedir? Neden bu genç dulu saplantı hâline getirmiştir? Bu soruların cevabı binlerce yıllık gizemli bir aşk hikâyesinde saklıdır. Dahası, bu ölümsüz aşkın kahramanı bir mumyadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90828</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b75e31a-ac9d-447c-9a54-349ec7ee16da.jpg</image:loc>
            <image:title>Kontrollü Patlama</image:title>
            <image:caption>yaslı ve tedirgin değiliz 
aynı gemide değiliz 
iyice keskinleşmiş, geçiştirilmiş o ses 
bize nasılsa ulaşır. 
dağılmış izmaritlerin teneke kutuların 
erkeklerin her yere kan sıçrattığı hayatın 
erkeklerin ve hayatın -belirtili isim tamlaması- 
ve seyyar tuvaletlerin 
karaköy altgeçidinde korktuğum çocukların 
korkuttuğum evsizlerin içinden aynı saatte hiç aşınmadan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90829</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89d9e542-b7ab-4bbe-8089-2926d71bbf91.jpg</image:loc>
            <image:title>Seven Bekler</image:title>
            <image:caption>Seven Bekler, bugün ismi anılmayan Hayrettin Ziya Taluy’un iki öykü kitabını, Dert Veren Pınar (1934) ve Karadeniz Hikâyeleri’ni (1940) bir araya getiriyor. Hayrettin Ziya memuriyetleri sebebiyle gezdiği Anadolu’yu anlatmış. Özellikle Karadeniz Hikâyeleri’nde yöre halkının ekonomik sorunlarını, doğayla, ağalarla, reji müfettişleri ve kaçakçılarla mücadelesini tasvir etmiş. İstanbul merkezli edebiyatımızın köye yönelişinden yıllar önce, bir İstanbul çocuğunun gözünden Anadolu insanının öykülerini okuyacaksınız. 
 
“Türkiye’nin neresine gitsen bir Karadeniz uşağı görebilirsin. Büyük savaştan evvel çalışmak için Rusya’ya, hatta Sibirya’ya kadar gidenleri vardı. Zekâlarıyla, azimleriyle, gayretleriyle her sahada kazanma fırsatlarını da bulurlar. Erkek nüfusta daimi bir hareket vardır, senenin belirli mevsimlerinde işler kadınlara kalır, tarlalarda onlar çalışırlar.”


Bizim Hikâye, Osmanlı’dan günümüze edebiyatımızda öykünün izini süren, öykücülüğümüzü var etmiş, geliştirmiş yazarların eserleri arasından en güzellerini, en başarılılarını, en önemlilerini belirli bir tematik bütünlük gözeterek ortaya koyan, 1850’lerden 1950’lere kadar bir asırlık öykücülüğümüzün verimlerini bir araya getiren bir kitap dizisi. 
 
Bizim Hikâye dizisiyle birlikte, hem öykücülüğümüze dair bütünlüklü bir söz söylemek hem de yeni öykücüler keşfetmek üzere farklı yolculuklara yelken açıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90830</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecf37907-7af4-4135-8611-259fbebb9135.jpg</image:loc>
            <image:title>Beklenmeyen(e) Yazılar</image:title>
            <image:caption>Beklenmeyen(e) Yazılar’da Zeynep Özyılmazel bu yüzyıla damgasını vuran beklenmeyen pandemi döneminde tarihe iz bırakacak öz hesaplaşmalarıyla dolu yazılar kaleme almıştır. Süreçte hayatı dinleyip mesajını anlamaya çalışmış, değişmiş, dönüşmüş ve bunu tüm çıplaklığı ile de bizimle paylaşmıştır. Sayfalarında bazen kendisine, bazen hayata bazen de o beklenmeyen kişiye seslenmiştir. Günü, gündemi, dünyayı ve kendisini, değişen ruh hâlini, kalbini sözcüklerle ifade etmekle kalmamış, bunlara fotoğraflarla da ruh vermiştir. Üstelik bu kadar da değil! Her yazının sonundaki günün şiiri, günün şarkısı seçkilerini de sayfalar arasından duyacaksınız. 
 
Sözcüklerin taşıyabildiklerini, kadraja sığanlarla yüreğe sığmayanları bir araya getirip harmanlayan Özyılmazel, sadece kendi ruhunu değil, okuyanın ruhunu da sanatla sarmaya teşvik ediyor. Dönemin hapsinde insanın ruhunun ilacının yine sanat olduğunu altını çize çize gösteriyor. 
Sayfalarda her ne kadar Zeynep Özyılmazel güncesi olsa da bu kitapta bahsedilen aslında hepimizin hayatı. Siz de kahveniz eşliğinde okuyacağınız satırlarda, “işte bu benim hayatım” diyeceksiniz… 
 
Bak sana ne diyeceğim? Gel sen kendinin en iyi arkadaşı, kendi kendinin güvenli limanı ol! Kendini gerçekten gör. Tüm değerlerini, defolarını bil. 
Kendini çok iyi tanı. Kendine yet.   
Sınırlarını öğren. Sınırsızlığını fark et. Düşün. Yarat. Yap, boz, bir daha yap. Sen beğenene, sen mutlu olana kadar tekrar tekrar dene. 
Ne demişti hatırlıyor musun? “Kendinin keyfini sür!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90831</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebc371a2-a37b-4305-b971-55b2abec818a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimse Beni Görmüyor</image:title>
            <image:caption>Okulun en popüler kızlarından biri olan on bir yaşındaki Defne, botanik bahçesinde başına gelenlerden sonra, bir gecede aniden görünmez oluyor. Anne-babasının boşanma haberi ve görüntüsünün yeryüzünden tamamen silinmesiyle, 
Defne’nin yaşamı âdeta altüst oluyor. 
 
Gerçekte nasıl biri olduğunu, okulda yaptığı zorbalıkları, arkadaşlıklarını sorgulamak ve sandığının içindeki asıl Defne’yi bulmak için çıktığı bu derin yolculukta ona eşlik eden herkes, hikâyesinde kendinden bir şeyler bulacak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90832</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76f5fad7-867a-4bd1-a14c-0897f94f8b7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Kızlar Ölmez Serisi Kutulu Set (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1- Kötü Kızlar Ölmez 
2- Lanetli Kızlar
3- Daha Ölü Olamazdı
Bir zamanlar Alexis lisenin asi kızıydı: pembe saçlı, kötü huylu, yalnızlığıyla mutlu. 
Ta ki bir gün kız kardeşi Kasey yanlış hayaletle arkadaş olana dek… 
İşler ne kadar kötüye giderse gitsin, her zaman daha kötüsü olabilir… 
 
“Bu kitap ışıklar açık uyumama neden oldu! Zekice ve ürkütücü.”
—MELISSA DE LA CRUZ 
 
“Tıpkı Stephen King kitaplarında olduğu gibi, Alender’da da uykunuz kaçacak!”
—MARGARET STOHL ve KAMI GARCIA 
 
“Ürkütücü ve kesinlikle tüyler ürpertici!”
—Xpresso Reads</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90833</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae204012-1775-4fe6-a94a-e9d58c865c98.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Karın Ağrısı Vakası</image:title>
            <image:caption>Çocuk Dedektif Mert Soran’ın yepyeni macerasıyla ile tanışmaya ve stres canavarını eğitmeye hazır mısın? 
 Mert Soran, çocukların yaşadıkları fizyolojik sorunların sebeplerini araştıran ve bu zorlukları çözmeleri konusunda onlara yardımcı olan bir çocuk dedektif. Kendi deneyimlerinden de yola çıkarak onlar için karmaşık görünen meselelere pratik çözümler bulmak işinin en önemli parçası. Misyonu, arkadaşlarının problemleri üzerinde hakimiyet kazanarak rahat ve mutlu hissetmeleri. Mizahi dili ve empatik yaklaşımı ise en karakteristik özellikleri arasında.  
Bir Karın Ağrısı Vakası’nda Mert, danışanı Ezgi Çözer’le birlikte yepyeni bir maceraya atılıyor. Ezgi’nin geçmek bilmeyen karın ağrılarının peşine düştükleri bu hikayede, ağrıların fizyolojik sebeplerini gözden geçirerek ve önemli tetikleyici faktörleri eleyerek, karın ağrılarının altında yatan ruhsal sebepleri keşfediyor. 
Dr. Howard J. Bennett, Çocuk Dedektif Mert Soran serisinin ilk kitabı Bir Yatak Islatma Vakası’nda olduğu gibi, burada da çocukların sağlık konusunda karşılaştıkları güçlüklere yarattığı samimi karakterler aracılığıyla eğlenceli bir bakış açısı sunuyor. Bir çocuk doktoru olarak sahip olduğu klinik tecrübeler ve pozitif bakış açısı, yatak ıslatma veya karın ağrıları gibi deneyimlenmesi zor olan konuları çocukların rahatça düşünebilmelerini ve konuşabilmelerini mümkün kılıyor. 
Amerikan Psikoloji Derneği Çocuk ve Gençlik Kitapları, çocukların farklı gelişim dönemlerinde karşılaştıkları sorunları büyük meseleler haline dönüşmeden nasıl çözeceklerini birbirinden ilginç hikayelerle anlatırken, onların konuşmakta en zorlandıkları konularla bile rahatça temas edebilmelerine olanak sağlıyor. Her çocuğun ve ailenin kendilerinden bir şeyler bulabilecekleri kadar doğal, kendilerine uygun çözüm yolları keşfedebilecekleri kadar da zengin bir içeriğe sahip. Çocuklar hikaye kahramanlarıyla rahatça özdeşim kurarak, onların maceraları aracılığıyla kendi ruh dünyalarında bir yolculuğa çıkıyorlar. APA’nın her bir kitabı, çocuk ve yetişkin dünyası arasında köprü kurarak, birbirleriyle olan iletişimlerini güçlendiriyor. En önemlisi de çocuklara, kendi kendilerine nasıl yardım edebilecekleri konusunda yol gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90834</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/957a8322-2346-412a-965d-985a830aefa1.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Atasözlerinden Seçmeler</image:title>
            <image:caption>Atalarımız, tarihin en eski uygarlığını ve değişik yörelerin kendine has halk kültürünü, değer yargılarını, hemen hemen her konuda geleneksel dünya görüşlerini bünyesinde toplamış ve Türklüğün varoluşundan beri halkımıza ışık tutan bilgelik kaynağı uyarı ve öğütler zincirini kendilerinden sonraki kuşaklara miras olarak bırakmışlardır.

Türkçe, atasözleri yönüyle oldukça zengin bir dildir. Halkımız özellikle konuşma dilinde, düşüncesini atasözleri ile destekler.

Türk Atasözlerinden, sizler için derlediğimiz bu seçme sözleri, birçoğunuz çevrenizdeki insanlardan duymuşsunuzdur, aralarında anlamlarını merak ettikleriniz de olmuştur.

Elinizdeki bu kitapta günlük hayatta en çok kullanılan Türk atasözlerini özet açıklamaları ile bulabilirsiniz.

Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de
Türk Atasözlerinden Seçmeler kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90835</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/404cb19f-df6d-4c27-b139-a393776f0121.jpg</image:loc>
            <image:title>Karagöz İle Hacivat</image:title>
            <image:caption>“Karagöz ile Hacivat’ın gerçekten yaşayıp yaşamadığı kesin olarak bilinmemektedir. Anlatılanlar söylentilere dayanır.

Bir rivayete göre Hacivat ile Karagöz, Orhan Gazi devrinde Bursa’da yaşamış cami yapımında çalışan iki işçidir. İşçilerin de çalışmasını engellemektedirler. Orhan Gazi, Cami mimarına “Cami vaktinde bitmezse kelleni alırız” der. Cami mimarı, caminin vaktinde bitmemesine Karagöz ile Hacivat’ın neden olduğunu söyler.

Bunun üzerine bu ikili idam edilir. Karagöz ve Hacivat’ı çok seven ve ölümlerine çok üzülen Şeyh Küşteri, ölümlerinin ardından kuklalarını yaparak perde arkasından oynatmaya başlar. Bu sayede Karagöz ile Hacivat tanınır.

Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de kültürümüzün sevilen hikâyelerinden Karagöz ile Hacivat kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90836</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e5efbba-30b3-4c80-9c6a-00585416761b.jpg</image:loc>
            <image:title>Robinson Crusoe</image:title>
            <image:caption>Ben Robinson Crusoe. Dehşetli bir fırtına sonucu gemimiz battı. Kaptan ve arkadaşlarımdan hiç kurtulan olmadı. İçinde bulunduğum ıssız bir adaya sürüklendim. Ölümün kıyısından dönen ben, şimdi büyük bir yalnızlık ve umutsuzlukla karşı karşıyayım.”
1 Ekim. Sabah olduğunda gemi kıyıya doğru sürüklenerek adaya çok yaklaşmıştı. Hiç rüzgâr yoktu. Teknenin parçalanmadığını, kupkuru olduğunu hayretle gördüm. Ona ulaşmalı, işe yarar şeyleri kurtarmalıyım.
2 Ekim. Yüzerek gemide ulaştım. Kamaralar dahil, teknenin bütün bölümlerini iyice araştırdım. Tahta ve direklerden sal yaparak ne buldumsa sahile taşıdım. Gemide rastladığım tek canlı küçük bir köpekti. Onu da kıyıya getirdim. İlerleyen günlerde benim buradaki tek arkadaşım bu köpek olacak.
11 Aralık. Bugün içini oyarak mağaraya çevirmeye çalıştığım kayalık kısmın tavanından kocaman bir toprak yığını düştü, az kalsın altında kalıp eziyordum. Uzun zaman uğraşarak çöken toprağı mağaradan dışarıya atmayı başardım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90837</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d448e2f-6ebb-4381-be12-d2cb1ec7ae66.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Şehrin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“Yirmi yıl öncesinden söz ediyorum, küçük hanım. Doktor evliydi. Bir İngiliz hanımefendisiyle evlenmişti; ben de nikâhta tanıktım. O beyin işleri de daha birçok Fransız beyinin, ailesinin işleri gibi tüm olarak Tellson’s’ın elindeydi. Bir bakıma, müşterilerimizden birçoğunun vekiliyim, eskiden de öyleydim. Bunlar ancak iş nedeniyle kurulan ilişkilerdi. Bunlarda dostluk, özel bir ilgi, duyguya benzer bir şey olamaz, iş hayatım süresince, tıpkı gündelik çalışma hayatımda olduğu gibi, birinden ötekine geçip gitmişimdir. Kısacası, bende duygu diye bir şey yoktur.”

“Bu, sanırım benim babamın hikâyesi, efendim! Şimdi anladığıma göre babamın ölümünden sonra annemin de ölmesiyle ben öksüz kalınca beni İngiltere’ye getiren de sizdiniz. O adamın siz olduğunuzdan hiç kuşkum yok.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90838</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58a3fbcb-0db9-4519-8eea-3824fde1069a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Efe - Çocuk Klasikleri 34</image:title>
            <image:caption>“Yalnız Efe’den kimsenin şikâyeti yokmuş. Ne kimseyi dağa kaldırırmış, ne de fidye istermiş. İstediği hep fakirler, kimsesizler, dullar, öksüzler içinmiş.”
Tarihsel gerçekliği öykücünün gözünden yansıtan, ders alınası yaşamsal pratikleri, gereksiz dil cambazlıklarına başvurmadan anlatan yalın öyküler. Yalın ama sığ değil! Yalın ama basit değil! Toplumsal olayları ve insanlığa dair ince davranışları ustalıkla kaleme alan Ömer Seyfettin bizi bir kez daha edabiyat şölenine devat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90839</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c46974cb-7009-49e0-8ad4-09ae15e94def.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan Yahut Silistre - Çocuk Klasikleri 28</image:title>
            <image:caption>“Hele karşılarında bir düşman göster; hele vatanın mukaddes topraklarını bir yabancının, murdar ayağı ile çiğneyeceğini anlasınlar... İşte o vakit halka başka bir hal geliyor, işte o vakit en güçsüz köylü ile benim aramda hiçbir fark kalmıyor, işte o vakit o abalı kebeli Türkler, o tatlı sözlü, yumuşak yüzlü köylüler, fark etmek istemediğimiz biçareler aradan bütün bütün kayboluyor da yerlerine Osmanlılığın, kahramanlığın ruhu meydana çıkıyor. En güçsüzü dişi ile kılıca, eli ile kurşuna saldırıyor. Kimse sınır boyunun bir taşını –en önemsiz bir taşını– korumaktan, yavrusunu koruyan dişi aslandan, anasını sakınan erkek insandan geri kalmıyor.”

Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de Namık Kemal’in ölümsüz eseri VatanYahut Silistre kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90840</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb9c062e-6892-457a-9826-449f43daab0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Silahşörler - Çocuk Klasikleri 33</image:title>
            <image:caption>Athos, Portos ve Aramis…

Kral 13. Louis ve Kraliçe’ye hizmet etmek uğruna her şeyle mücadele eden üç soylu silahşörtür. Bir gün yolları kendileri gibi silahşör olmak isteyen D’Artanyan ile birleşir.

Kendini üç silahşöre sevdiren D’Artanyan aralarına girmeyi başarır. İkiyüzlülük ve politik entrikalarla mücade eden dört arkadaş kendilerini bir anda Kardinal ve Kardinal’in tehlikeli casusu, güzeller güzeli genç İngiliz Miladi’nin karşısında bulurlar.

Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de ölümsüz eserlerden olan Üç Silahşörler kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90841</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9720a76e-45d7-4392-af0f-1d8237450091.jpg</image:loc>
            <image:title>Keloğlan Masalları - Çocuk Klasikleri 32</image:title>
            <image:caption>Keloğlan, almış sazı eline, vurmuş yanık yanık teline:
“Ben bir garip Keloğlan’ım,
Eşeğimin yok palanı.
Varım yoğum doğruluktur,
Hiç de sevmem ben yalanı.”
Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de tarihimizin ölümsüz kahramanlarından Keloğlan Masalları kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90842</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfdc78a7-fe9f-4500-af88-9a31bd5c961b.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Ne ile Yaşar - Çocuk Klasikleri 29</image:title>
            <image:caption>Edebiyat tarihinin en önemli romanlarına imza atan Lev N. Tolstoy ömrünün son yıllarında manevi yönü daha kuvvetli eserler verdiği bir döneme girmiştir.

İnsanlara sevmeyi, hoşgörülü ve anlayışlı olmayı, paylaşmanın güzelliğini anlattığı kısa hikayeler kaleme almıştır. Hikayelerinde Allah inancı ve sevgisi dikkat çekmekte, Allah’ı sevmeyenin insanları da sevmeyeceğini vurgulamaktadır.

Hiç kimse hiçbir zaman Allah’ı görmüş değildir. Ama birbirimizi seversek, Allah içimizde yaşar ve sevgisi içimizde yetkinleşmiş olur.

Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de dünyaca ünlü yazar Lev N. Tolstoy’un ölümsüz eseri  İnsan Ne ile Yaşar kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90843</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ba856f2-c715-4a2c-adfc-e28de0ec433f.jpg</image:loc>
            <image:title>Falaka - Çocuk Klasikleri 30</image:title>
            <image:caption>Ahmet Rasim kendi çocukluğunu ve okul anılarını kaleme aldığı eserinde bizi bir dönemin çocuk dünyasına götürüyor.
Korkuları, sevgileri, ilgileri, oyunları ve sorunlarıyla çocukların dünyasına bir ışık tutuyor.
O çocukluk aklımla da anlıyordum ki hoca denilen bu varlıkta bir korkunçluk var ama ne türlü bir korkunçluk? Ben umacının değil yanına, geçip gitmiş olduğu yere bile gidemezken bunun evine gidip elini dahi öpüyorum. Evet, korka korka öpüyorum.
Sözün kısası, yani yeni bir deyimle: Muhterem bir korku!
Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de Ahmet Rasim’in kaleminden Falaka kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90844</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85d90dd2-7f77-4704-b74a-ed4d818bef9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Değirmenimden Mektuplar - Çocuk Klasikleri 31</image:title>
            <image:caption>“Ne tuhaf! Değirmen taşının bulunduğu yer bomboşmuş. Ne bir çuval ne bir buğday tanesi... Duvarlarındaki örümcek ağlarının üstünde undan eser yokmuş. Değirmende olan o sıcak öğütülmüş buğday kokusu bile yokmuş... Değirmenin yük direği toz içindeymiş ve sıska kedi, üstünde uyuyormuş.
Aşağı odada da aynı sefalet, aynı terk edilmişlik... Pis bir yatak, üstünde birkaç paçavra, merdiven basamağında bir parça kurumuş ekmek, sonra bir köşede, patlamış yerlerinden moloz ve kireç alçı parçaları dökülmüş üç dört çuval...
İşte Cornille Ustanın sırrı !”
Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de Alphonse Daudet’un kaleminden Değirmenimden Mektuplar kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90845</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b844922a-0048-4f27-9998-93fc5eaa1eb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimin Dehaları Set (10 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Durma çevir sayfaları ve sen de onun gibi bir bilim insanı olmak için okumaya başla!
• Bilimin Dehaları/Nikola Tesla
• Bilimin Dehaları/Albert Einstein
• Bilimin Dehaları/ Isaac Newton
• Bilimin Dehaları/Arşimet
• Bilimin Dehaları/Steve Jobs
• Bilimin Dehaları/ Galileo Galilei
• Bilimin Dehaları/ Bill Gates
• Bilimin Dehaları/ Stephen Hawking
• Bilimin Dehaları/Marıe Curıe
• Bilimin Dehaları/Graham Bell</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90846</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed729193-bb7a-4e55-98f7-6290b90a2ef0.jpg</image:loc>
            <image:title>Liesl Shurtliff Serisi (4 Kitap Takım, Ciltli)</image:title>
            <image:caption>New York Times çok satan yazarı Liesl Shurtliff&apos;ten alışılmadık kahramanların gerçek hikâyeleridir.
Red
Rump
Jack
Grump</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90847</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c28370ae-5b8c-4447-9523-538c5f2799a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Tarihi</image:title>
            <image:caption>Derler ki, başlangıçta insanların dört eli, dört ayağı ve tek bir baş üzerinde zıt yönlere bakan iki yüzü varmış. Bu iki yüz, insanlara eşi benzeri görülmemiş bir kibir veriyormuş. Olimpos’un kudretli tanrısı Zeus, insanların bu kibrini dindirmek için onları tam ortalarından ikiye ayırmış. İnsanın kibri dinmiş dinmesine; ama bu sefer de kendisinden koparılıp alınan diğer yarısını özlemeye, hayatı boyunca onu arayıp tekrar bir olmak için uğraşmaya başlamış. Bu hale aşk denilmiş. 
Zeus’un insanları ayırıp onları aşka düşürmesinin üzerinden yüzyıllar geçti; bu sırada sanatta, felsefede, dinde ve bilimde; yerde ve gökte, kısacası elinin uzandığı her yerde aşkı, köklerini ve mantığını aradı insan. Aşkın Tarihi, insanlığın işte bu bitmek bilmez arayışının öyküsü. Tarihöncesi zamanların büyülü mitolojisinden ortaçağ şövalyelerinin hikâyelerine, “günahkârların azizlerden daha çekici göründüğü” Romantik dönemden yirminci yüzyılın psikiyatrik bakış açısı ve kadın hareketinin temellerine; felsefi bir şölen, eksiksiz bir aşk anlatısı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90848</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4113c68a-1d71-46c5-b2ae-606f5cb0e53b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne - 8</image:title>
            <image:caption>Anne ve Gilbert’ın en küçük kızları Rilla’nın katıldığı ilk parti, 
kötü bir haberle bölünür: Dünya, büyük bir savaşın eşiğindedir. 
 
Genç erkekler cepheye çağrılır, geride kalanlarsa cephedekilere yardım etmek için ellerinden ne gelirse yapacaktır. Peki, bu çabalar yeterli olacak ve savaş sona erecek midir? Jem, Walter ve Kenneth evlerine sağ salim geri dönebilecek midir? Savaşın başlamasıyla Anne ve Gilbert’ı endişe dolu günler beklemektedir. 
 
Yeşilin Kızı Anne serisinin son kitabını okurken, savaş günlerinde büyümeye çalışan RillaBlythe’ın çocukluktan yetişkinliğe attığı ilk adımlara tanıklık edeceksiniz. 
 
 “Yüzünde hâlâ bir tebessüm belirmedi mi, Rilla? Umarım belirmiştir. Gelecek yıllarda dünyanın gülmeye ve cesarete her zamankinden çok daha fazla ihtiyacı olacak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90849</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83a97158-8f3b-499e-bd46-cdb0a8be5871.jpg</image:loc>
            <image:title>Marmara’da Bir Ada</image:title>
            <image:caption>&quot;Bu kitapkendi hayat maceramın bir sahnesini anlatıyor.Orada memleketin siyaset alemine karışmış bir kişinin hatıralarından çok, insan kaderinin akıl, basiret, vicdan, korkaklık, cesaret, hıyanet, sadakat gibi tecellilerinden sesler duyacak, renkler görecek, kokular alacaksınız. Birde milletin tarihe göçmüş bir devrinden ibret dersleri!&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90850</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b89a803a-a782-4c71-ace1-728799bd8938.jpg</image:loc>
            <image:title>Dizel Skandalı ve Elektriğin Doğuşu</image:title>
            <image:caption>Dünya devi Volkswagen&apos;in 11 milyon aracında imza attığı skandal, sanılanın aksine sıradan bir vaka olarak sonlanmadı. Her evresi bilinen ve saklanması imkânsız olan skandalın birçok ortağı var. Peki neden bunca zaman göz yumuldu da tarihler 2015 yılını gösterdiğinde bu gidişata bir dur denildi? Sır perdesinin arkasındaki alternatif akımın destekleyicileri kimler? ABD, Almanya ve Japonya bu olaylar zincirinde nasıl rol oynuyor? 
Dizel kötülemeleriyle başlayan skandal aslında elektrikli araçlar için hazırlanan bir zemin. Otomotiv tarihinin en keskin geçişlerinden biri, arkasında ise sempatik iş adamı Elon Musk. 
Akademik makalelerden alınan bilgiler ışığında, sektörel ve politik tüm bağlantıları ortaya seren bu eserde kafanızdaki tüm soru işaretleri tek tek çözüme kavuşacak. Otomotivde elektrik serüveninin nasıl başladığı, gelecekte nelerle karşılaşacağımız ve en önemlisi bu değişimin gerçek sebeplerinin neler olduğu gün yüzüne çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90851</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f67f96f-845a-4516-8ad5-ee6af42ccb99.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Mavi</image:title>
            <image:caption>Kapkara kışın ortasında, masmavi denizim 
Pembe panjurlu evim 
Bahçesinde rengârenk çiçeklerim 
Dünyaya karşı güvenim, esenliğim 
Yüreğimi emanet ettiğim 
Ve sen 
Gözlerine baksam eridiğim 
Varlığında huzuru hissettiğim 
Kırlardaki gelinciğim 
Yazın ortasındaki gönül serinliğim 
Gönlünde gönlümü hissettiğim 
Ve sen 
Arkadaşım, sırdaşım, ahretliğim 
Sahteliğe, çirkinliğe sabrettiğim 
Hayattaki zenginliğim 
Sesim, sessizliğim 
Özgürce gülümseyişim 
Dünyadaki iyi ki&apos;m 
Ve sen 
Sevdiğim 
Gönül dolusu şükrettiğim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90852</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9719e986-e0e8-46ba-a78e-77bc2597729b.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Treni (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İstanbul Treni 20. yüzyılın en çok okunan İngiliz yazarlarından Graham Greene’in romancı kimliğini bulmaya başladığı yapıtıdır. Aynı zamanda akıcı olay örgüsüyle bir gerilim romanı tadında olup, aslında daha derin ahlaki temeliyle dikkat çeken romanlarından ilkidir. Sadakat, insanın kendisine ve başkalarına karşı görevleri, ülkesine bağlılığı, Greene’in ırkçılık ve komünizm üzerine kafa yorduğu romanının başlıca temaları arasındadır. Roman, Ostende’den İstanbul’a uzanan bir tren yolculuğuna çıkan bir grup insanın başından geçenleri anlatır. Bu yolcuların her biri 30’lu yılların dünyasında kabul görmüş toplumsal değerlere aykırı düşmektedir: Antisemit Avrupa’da seyahat eden bir Yahudi, komünist bir devrimci, o güne dek yakayı ele vermemesiyle övünen bir hırsız ve katil, cinsel yöneliminin onaylanması o dönemde mümkün olmayan alkolik bir kadın gazeteci ve kadınların değerini güzelliğin belirlediği bir çağda güzellikten pek nasibini almamış bir revü kızı. Trene farklı amaçlarla binen bu insanların yazgıları yolculuk boyunca iç içe geçecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90853</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eefea16-ff6d-494e-9823-d3926bc0633b.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kadınlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Louisa May Alcott’ın 1868’de yayımlanan ölümsüz yapıtı Küçük Kadınlar’ın kuşaklar boyu her yaştan okuru büyülemesinde, aile hayatını idealleştirmesinin ve her çağda geçerliliğini koruyan evrensel temaları kucaklamasının rolü vardır kuşkusuz. Sevgi, dayanışma, ölüm, savaş ve barış, insanın kendi idealleriyle ailesine ve topluma karşı sorumluluğu arasındaki çatışma romanın başlıca temalarını oluşturur. Erkek çocuğu gibi davranan yazar adayı Jo, güzel kıyafetlerin ve zenginliğin özlemini duyan Meg, narin ve kırılgan Beth, şımarık ve romantik Amy’den oluşan March kardeşler, Amerikan İç Savaşı sırasında New England’da ayakta kalmaya çalışırlar. Babaları savaştayken yoksullukla mücadele eden kızlar, kişilik olarak birbirlerinden farklı olsalar da ortak amaçları dini öğütlerin yol göstericiliğinde iyi birer insan olmaktır. Roman, kadınların dönemin katı toplumsal cinsiyet normlarının kendilerine dayattığı geleneksel rolleri benimsemek yerine hayata dair seçimlerini bizzat yapabileceklerini göstermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90854</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c21c8bb-aa83-48ec-83bd-1fe8bc9f6f53.jpg</image:loc>
            <image:title>Erdoğan - Trump</image:title>
            <image:caption>Yılmaz Polat, yakın dönem Türkiye -ABD ilişkilerinin zaman zaman neden kopma noktasına geldiğini, Donald Trump ve Tayyip Erdoğan arasındaki ikili ilişkiler üzerinden okuyor. İlginç saptamalar yapıyor. Keyifli örnekler de veren Polat, hepimizin gözleri önünde meydana gelen bazı olayların, aslında bildiğimiz gibi olmadığını bize gösteriyor. 
Öyle ya, eğer her şey göründüğü gibi olsaydı, bilime (bu arada sosyal bilimlere de) gerek kalmayacaktı. Yılmaz Polat, Amerikan siyasal tarihinin en ilginç kesitlerinden biri olan bu döneme yakından bakarak, ileride yapılacak bilimsel araştırmalar için de eşsiz değerde bir kaynak kitap, dahası bir referans eser sunuyor. Çalışmasında ilginç ayrıntılar veren Polat, Türk okurlarının bilmediği çarpıcı olayların gerçek hikâyesini anlatıyor. 
-Merdan Yanardağ- 
Türkiye ABD ilişkileri, hiçbir iktidar döneminde hem Türkiye hem de ABD’de Trump-Erdoğan kişisel ilişkileri kadar konuşulmadı. Trump-Erdoğan arasında “övgü, öfke, tehdit, hayranlık ve hayal kırıklığı” arasında geçen dört yıl, garip bir ilişkiler yumağı olarak değerlendirilmeli. Kitapta, Erdoğan’la Trump arasında dört yılda yaşananların Türkiye’nin “İtibar” ile “Siyasi, Askeri ve Ekonomi” politikalarına etkilerini bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90855</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39a9a572-8d4a-4beb-b629-f7735b412835.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka</image:title>
            <image:caption>Yavaşça ayağa kalktı. Gidiyordu işte. Ardı yapacaktı beni. Sildim göz yaşımı kalktım ayağa. Her soruyu anlama çeviren gözleriyle sustu. Bana acıyarak bakıyordu. Noktası çalınmış cümle sonum durdu öylece. &quot;Sana birbirinden güzel yalnızlıklar biriktirdim.&quot; der gibiydi. Dudakları kıpırdadı, inler gibi, &quot;çok çocuk kaldın aşka, kendi gölgesine basmaktan korkan...&quot; diyebildi sadece.

İşte gidiyordu. Bir daha hiç dönmeyecekti. Bir daha hiç olmayacaktı. Sadece bir &quot;gitme&quot; çıkabildi dudaklarımdan. Yüzüme baktı ve &quot;artık sözlerin merheme yara olmaya başlamışsa, içimdeki seni sus, içindeki beni duy.&quot; dedi ve sırtındaki ceketimi bankın üzerine bırakarak yürümeye başladı. Son sözleri bunlar olmamalıydı! Arkasından &quot;beni hiç almadığın hayatından böyle ucuz kovamazsın!&quot; diye bağırdım. Geriye döndü ve &quot;davet edilmediğin yerden kovulmazsın.&quot; dedi. Son sözüydü. Gitti...

Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Başka&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90856</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f0a3518-4491-45e1-b77a-cf8cb3500fed.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanları Uyandırmak</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, şiirimizin büyük ustası Orhan Veli Kanık’ın dünya görüşünü aydınlatan toplumsal içerikli yazıları, ilk kez tek bir başlıkta toplanmakta; özellikle dönemin güncel politik konularına bakışı, Cumhuriyet Devrimi’ne yaklaşımı ve insanlığın geleceğine dair düşünceleri yer almaktadır. 
“Bizi sol mu sanıyorsunuz? Evet soluz. Ama sol ne demektir? Memleketin kötülüğünü isteyen insan mı demektir? Hayır! Olsa olsa, memleketin de bütün insanlıkla beraber, daha ileriye gitmesini isteyen insan demektir. Memleket olsun, insanlık olsun, ileriye, ileri fikirlere inanmak, o fikirleri savunmakla gider. Her memleketini seven kişi, her memleketini seven kurum bu işe karışmak, bu yolda savaşmak zorundadır. Savaşılacak şeylerin başında, söz temsili yobazlıklar gelir. Yobazlık da türlü türlü. Dindeki yobazlık var, dildeki yobazlık var, toplum anlayışındaki, millet anlayışındaki yobazlık var. İleri olmak için, sol olmak için, bu yobazlıkların topuyla savaşmak gerek. Yaprak da ne yapıyor zaten? Gördüğü işlerin başında bu iş, bu savaş gelmiyor mu? Bunun da memleketi daha ileriye götürmek kaygısından başka bir dayanağı var mı? 
Soluz dedim ama solluğu bir başka yönden kabullendim; siz acaba ne düşündünüz de solluğu bize layık gördünüz? Haksızlığa uğramış insanların haklı çıkmalarını istediğimiz için mi? Sıkıntı içinde yaşayan köylümüzün kalkındırılmasını, aydınlığa ulaştırılmasını istediğimiz için mi? Sanatımızla, halka olsun, millete olsun, biraz daha faydalı olmaya çalıştığımız için mi?” 
-Orhan Veli-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90857</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bce9b8ec-1eb7-46f1-aa3c-9d63260e0d66.jpg</image:loc>
            <image:title>Server Tanilli</image:title>
            <image:caption>Tarih sürekliliktir ama yeniyi, değişmeyi, daha ileri adımları da içinde barındırır; zaman zaman yol ağızlarında sert ve ani dönüşlere de tanıklık eder; öyle olmasa mağara döneminden çıkıp bugünlere gelemezdik. Böylece gelecek, bugünkünden -hiç kuşkusuz- daha ilerde olacak. Bunun için de insan aklına ve emeğine, onlardan yana güçlere güvenmeliyiz. 
Tarih, bu güveni aşılıyor bize; onu yitirmek, kapıları kör ve karanlık güçlere açmak demek olur. 
Onlar bugün de vardır ve her şeyden önce de umudun düşmanıdırlar. 
Umudumuzu koruyalım ve bahçemizi işlemeye bakalım.” 
-Server Tanilli- 

“Eğer umutsuzluk benliğinizi sararsa, Tanilli’ye bakın, (bir) kitabını alın, okuyun. Umut çiçeği açar yüreğinizde.” 
-İlhan Selçuk- 

Öner Yağcı, yurdumuzda aydınlanma ve emek mücadelesine aklıyla omuz veren Cumhuriyet aydınlarını incelediği dizisinde bu kez Server Tanilli’yi yaşamı, düşünceleri ve yapıtlarıyla kaleme alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90858</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcf28f91-ccf6-4714-b3b0-7e0225e5071c.jpg</image:loc>
            <image:title>İntikam</image:title>
            <image:caption>Ölümü hak etmeyen masum ve temiz insanların ruhları, şüphesiz ki bir gün aynı kaderi yaşayan masum insanların bedeninde can bulacaktır. İlahi adaletin çarkları işte o vakit dönmeye başlayacaktır.

Tabiattaki hiçbir varlığın gücü o çarkı durdurmaya yetmeyecektir. Çünkü kader, görünmez bir el tarafından yeniden yazılacaktır. Ve iyilerin intikamı, kötülerin günahından daha acımasız olacaktır.
Bedel yoksa hak yerini bulmaz.
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;İntikam&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90859</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b411e22-d78c-456f-8865-9075a5baf385.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Başlayanlar İçin Din Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Düşünce tarihinde bağımsız bir disiplin olarak din felsefesi 19. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Ülkemizde din felsefesinin ortaya çıkışı ise çok yakın bir zaman olan II. Meşrutiyetle başlamıştır. 
Bu kitap, din felsefesini daha selis bir dille ifade etmek amacıyla kaleme alındı. Özellikle birden fazla yazarın ele almış olduğu bölümlerden oluşan kitaplarda birden fazla akademik dilin kullanılması, konuların makale formatında işlenmesi alana yeni başlayanların din felsefesine karşı ilgisini azaltmaktadır. 
Bu eser, yazarın yıllardır verdiği din felsefesi derslerindeki birikiminin bir özüdür. Derslerde sorulan sorulardan hareketle oluşturulan notlarla bu eser meydana geldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90860</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bc9891d-843d-4653-9c4e-66485cf38fc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Yüzyılın Prensesi</image:title>
            <image:caption>Sen bana neleri öğrettiğini biliyor musun?

İnsanın terk edildiğinde değil, unutulduğunda yalnızlaştığını ve unutulmanın insanoğluna verilmiş en büyük ceza olduğunu… insanı asıl yalnızlaştıranın, uzağındayken unutulmak değil, yakınındayken hatırlanmamak olduğunu…

Sen bana neleri öğrettiğini biliyor musun?

Başkalarının gözlerindeki ışığı görebilmemiz için, önce kendi gözlerimizdeki karanlığı aydınlatmamız gerektiğini. Ön yargıların insan ruhunun felçli yanı olduğunu. En çok önyargı sahibi insanların, “benim kesinlikle önyargılarım yoktur!” diyen insanlar olduğunu… yanılgı, yenilgi ve pişmanlık doğurduğunu… özgün düşünceye pranga vurduğunu… insanın kendinden ne kadar eminse, yanılmaya da o kadar yatkın olduğunu ve insanları yargılamanın, onları sevmeye engel olduğunu…

Ama en çok; insanın, tanrının kendisine bahşettiği mükemmelliği bozmayacak kadar mükemmel olmadığını öğrettin…

Rüyalarında ve masallarında başka başka hayal dünyalarının tadını çıkaranlar, bunun bedelini uyandıklarında hala aynı dünyada olmanın tahammül edilemez hafifliği ile öder.

Teşekkürler Darcy…

Prensesliğimi, bana kendi masalımdan anlattığın için…
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Kayıp Yüzyılın Prensesi&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90861</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3fdda9a-3b31-4c5f-92cc-9674f5622b41.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyısızlar</image:title>
            <image:caption>Kıyısızlar, Kaybedenlerin ve yalnızların kitabıdır. Ve her kaybedenin mutlaka söylemek istediği son bir sözü vardır. İşte o sözler, &quot;Katilime Mektuplar&quot; olarak yer alıyor kitapta... Hikâyeleri okurken, satırlar arasında bir o yana, bir bu yana savrulacaksınız. Katiline âşık olduğu için kaybetmeye mahkûm olan insanların hüznüne, isyanına, içsel sorgularına, çelişkilerine ve nasıl tutunamadıklarına şahitlik edeceksiniz.
Son yıllarda kendine has bir okuyucu kitlesi yaratıp, bu alanda bir fenomen haline gelen Kahraman Tazeoğlu, Kıyısızlar&apos;la okuyucusuna yeni bir &quot;Yara&quot; sunuyor ve şöyle diyor: &quot;Kimi yaralar kapanır &apos;İzi&apos; kalır, kimi yaralar kapanır &apos;Sızı&apos; kalır.&quot;
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Kıyısızlar” ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90862</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4ad5441-8471-4557-82ad-525f3881ec27.jpg</image:loc>
            <image:title>Söz</image:title>
            <image:caption>Altını çize çize okuduğunuz kitaplar vardır. Çok sayfalı kalın kitaplardır bazen bunlar. Günler, haftalar, hatta aylar sürer okuyup bitirmek. Bitirdiğinizde belki size hiçbir şey vermez o kitaplar ve harcadığınız zamana üzülürsünüz… Ama bir bakarsınız ki aklınıza bir çivi gibi mıhlanan altını çizdiğiniz o cümleler hayatınızı değiştirmiş, koca bir romandan kalan altı çizili üç-beş satır size hayatın anlamını öğretmiştir.

Kahraman Tazeoğlu, bu kitabında, yukarıda bahsettiğim altı çizili satırları hayatınızı değiştirecek o cümlelelere dönüştürerek, sayfalar dolusu kitaba gerek bırakmadan okumanın rahatlığını sunuyor.

Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Söz&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90863</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e143b292-221d-4748-baa0-1e5244662dd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefi Mektuplaşmalar</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Immanuel Kant’ın felsefi yazışmalarından oluşmaktadır. Bu mektuplar, Kant’ın hayatı, tutumları ve felsefi fikirlerinin gelişimini gözler önüne sermesi açısından oldukça önemlidir. 
Kant düşüncesindeki evrimin ilk elden raporlarıdır bu mektuplar. Taraftarlarının ve hasımlarının eleştirilerine ve sorularına verilen yanıtlar, Kant felsefesini anlamamıza yönelik paha biçilemez yardımcılardır. Metafizikten teolojiye, matematikten etiğe; kısacası Kant’ın entelektüel ilgi alanlarının neredeyse tamamı bu kitapta tartışılır. 
Kant’ın kişiliği ve karakteri, zihinsel ve fiziksel kaygıları yanında; Lambert, Mendelssohn, Herz, Schultz, Reinhold, Beck ve Fichte ile yazışmalarında 18. yüzyıl sonlarındaki Kant algısını da bizlere sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90864</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/217a4f18-2475-426e-ab4e-0920860f0817.jpg</image:loc>
            <image:title>Susacak Var</image:title>
            <image:caption>Bir aşk, bir adamın bakışlarında nasıl sizin olabilir? Siz ki küçük bir kız çocuğusunuz; o aşkı almaya cesareti nereden bulursunuz? Diyelim ki, cesaretsizliğinizin nazıyla, siz ellerinizi açmadan adam aşkı avuçlarınıza bıraktı (içinde gözleriyle birlikte). Siz nasıl taşıyabilirsiniz adama olduğu kadar aşka da çocuk kalırken?

Ve bir yazar aşk yazmışsa sayfalara, kelimeleri daha mı anlaşılır okunur? Siz henüz adım atmadığınız halde görünen ufkunun çetrefilliğinde, yolları daha mı hızlı yürünür, gidilir? Ayrılıkla başlayan bir şarkının nakarata geldikçe vuslata ters ilerleyen sözlerinde, müziği daha mı kavuşulacakmış gibi dinlenir?

Adam kaybetmediğini bulmuş olmanın sevinciyle aşka bürünüp çocuklaşırken, siz nasıl büyürsünüz suskunluğunuzla? Gözlerinizde dağların koyuluğu, neyi görmekten korkmazsınız? Adam bilirken içinizi ve yine de dilinize yabancı rolünü oynamaya çalışırken, siz neden sessizliğinizin inadında bir “haklı’’ suretiyle “suçlu’’ repliği söylersiniz:

&quot;Susacak Var!&quot;
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Susacak Var&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90865</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5f1a76a-61a6-4323-bd5d-2785252c633a.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah&apos;a Emanet Ol Furkan</image:title>
            <image:caption>Allah&apos;a emanet edilmek, Yaradan&apos;ın rahmet yağmuruna şemsiyesiz bırakılmak, onun vereceği derde de, kedere de, ihlasa da, sınava da, huzura da layık olunabilecek sıfatta olmak demekti. Biri sende bu sıfatı görebilmişse, sen o sıfatta görülmüş olmanın hakkını vereceksin, tefekkür edeceksin, Rabb&apos;ine teslim olacaksın.

Biri seni Allah&apos;a emanet etmişse seni görmeden ölmez. Biri seni Allah&apos;a emanet etmişse kimse seni çalamaz. Bir insanın emanet edileceği en güvenli yer arşıâlâdır. Biri Allah&apos;a emanet edildiğinde eksiksiz ve bozulmadan, bırakıldığı gibi geri alınır. Zeynep, giderken onu inandığı güce emanet etmişti. Furkan&apos;ı hayatta tutan şey de işte bu oldu.
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Allah’a Emanet Ol” ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90866</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4706fac3-7162-4690-aa1e-76a7f12b87fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Araz</image:title>
            <image:caption>“Ayrılığı seçtin mi her şeyi götüreceksin yanında. Geriye hiçbir şey kalmayacak. Söylenmemiş sözler kalmamalı bıraktığın yerde ki ben en çok onları duydum. Gittin mi adamakıllı gideceksin. Hiçbir özlem kalmayacak dönüşleri emziren. Demem o ki dönecekmiş gibi gitmeyeceksin. Büyük git gideceksen uçsuz bucaksız, dursuz duraksız git. Telefonun numaraları sesime düşmemeli, yolların yoluma değmemeli.

Hiçbir anıya, hiçbir dizeye, hiçbir şarkıya yenilmemeli ayrılık. Şiirler okununca unutulmalı, hasret dokununca uyutulmalı. Gece inmişken ayak parmaklarına kadar, yahut gün doğarken… Yatağının diğer yastığındaki boşluk tecavüz ederken gözlerine, ne bileyim tek başına yiyeceğin sofrana iki kişilik servis açtığında susacaksın, duracaksın... Gitmenin hakkını vereceksin.

Ayrılık gurur duymalı seninle. Gidensen, sözün ayaklarına geçiyorsa, ayakların yakınımdan geçmeyecek! Ayrılığı seçtin mi büyük olacak ayrılık! Ayrılığı seçtin mi?...
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Araz&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Susacak Var&quot; ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90867</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/644a829f-17b7-46c5-b142-4ba262b4da28.jpg</image:loc>
            <image:title>Damladaki Okyanus</image:title>
            <image:caption>Hz. Mevlânâ’nın“Sen okyanustaki bir damla değilsin, damladaki okyanus işte o sensin.” 
sözünden aldığı ilhamla yola çıkan Damladaki Okyanus; iyiliği ve güzelliği hatırlatmaya, yaymaya, bizzat uygulamaya dönük bir iyilik hareketidir. Zira biliyoruz ki kötülüğü savacak ve bizi iyileştirecek olan tek şey iyilik ve güzellik! Hepimiz samimiyetle, hâlis niyetle, tamamen karşılıksız ve beklentisiz bir şekilde güzel şeyler yapsak ülke ve dahi dünya bambaşka bir hale bürünmez mi bir anda? Sel gibi bir iyilik hareketi olsa değişmez mi bu hava?
Sen okyanusta basit bir damla değilsin dostum. Böyle etkisiz, böyle aciz görme kendini. Sen içinde, sınırlarını bile bilmediğin, hareket etmedikçe de asla öğrenemeyeceğin, engin ve muazzam bir okyanus taşıyan damlasın. Çevir yüzünü çerden çöpten, çevir yüzünü musibetten. İyiliğe, güzelliğe, kalplerin irtibatıyla ortaya çıkacak olan asıl güce, sevgiye ve muhabbete odaklan.  
İçinde saklı duran o sessiz ama derin okyanus, o aziz potansiyel, o aziz öz sen hareket etmedikçe çıkmayacak ortaya. Haydi biraz hareket et, biraz kımılda ki damladaki okyanus çıksın ortaya. Haydi az gayret et de bir damla, bir damla daha derken damlalar dönüşsün okyanuslara! Göçebe ruhlu, üç çocuklu bir anne. Diyarbakır’da doğdu. İstanbul, Moskova, Petersburg, İskoçya, Londra derken yeniden cennet Türkiye&apos;ye düştü yolu. Resmen matematikçi, mühendis. Fiilen her şeyin malzemesi olduğu işçi. Hem klasik hem yenilikçi. Hem seyyah hem evcimen. An peşinde. Hayat ve ışık kovalayıcısı. İyilik ve güzellik avcısı. Aşka meftun. Doğanın nefesine, kâinat tekkesine tutkun bir mecnun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90868</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf100f1e-8f80-48f3-b91e-0290cb0849b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Olmak İsteyen Dinozor</image:title>
            <image:caption>Dino ile Mino iki yakın arkadaşmış. Yedikleri içtikleri ayrı gitmezmiş.
Fakat bu iki arkadaşın huyları birbirine hiç benzemezmiş.
Dino ne kadar iyimserse Mino o kadar karamsarmış.
Dino bir söyler bin gülerken Mino hep surat asarmış.
***
Mavisel Yener bu kez çocuklara, hep surat asan ve mutlu olmak isteyen bir dinazorun öyküsünü Efecan Sezer&apos;in rengarenk çizimleri eşliğinde anlatıyor. 
***
3 yaş ve üzeri için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90869</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6c401b0-600c-4eaf-9e3a-329fcee36a51.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötücü Kuşlar Festivali</image:title>
            <image:caption>Bülbül yavrusu, en güzel sesli kuşu arıyor:
“Nasıl yani?”
Göklerden insanlara yönelmiş korkunç bir felaket var:
“Harekete geçmeli!”
Sarı Sığırcık, kendisini dünyanın en sıradan kuşu sanıyor: 
“Gerçek mi bu?”
Denizler altında yaşayan korkunç ahtapotu yaşlı bir kadın durduruyor:
“Yok artık!” 
Ve daha nice birbirinden fantastik sorular ve heyecanlı maceralar...
Abdullah Harmancı&apos;nın kaleminden çılgın, haşarı, deli dolu on masal...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90870</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3c540fa-72ee-45aa-9308-07ef55e47710.jpg</image:loc>
            <image:title>Zerdali - Dedemle Bir Yıl</image:title>
            <image:caption>&quot;Zerdali ağacı, dedemle dostluğumuzun simgesi olmuştu.&quot;
 
Yağız, altıncı sınıfa geçtiğinde dedesinin evinin yakınında yeni bir okula başlayacağını öğrenir. Yılda sadece birkaç kez gördüğü dedesi büyük apartmanların ve gri betonların arasında bahçeli küçük bir evde yaşar. Vaktinin çoğunu çok sevdiği ağaçlarıyla geçiren Said Bey&apos;in yaşamı torunu için sevgi ve sıcaklık anlamına gelir. Ta ki doğum gününde son model bir tablet yerine bir zerdali ağacı hediye edene kadar... Bu eğri büğrü zerdali büyürken Yağız ve dedesinin arasındaki dostluk da yeşerip çoğalacak mı? 
 
Zerdali - Dedemle Bir Yıl, kent yaşamının karmaşası içinde insanın kendisi için en değerli olanı fark etmesi hakkında sımsıcak bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90871</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9523e0b-9338-42e3-b235-65a81f393c59.jpg</image:loc>
            <image:title>Teoriden Pratiğe Türkiye Siyaseti</image:title>
            <image:caption>Sosyal bilimlerin peşinde koştuğu ve anlama çabasına girdiği konular çeşitlilik arz eder. Sosyoloji ve psikoloji gibi deneyselleşen disiplinlerin yanı sıra, siyaset bilimi ve iktisadın da gittikçe sayısallaştığı ve gerçekliği nicelik bağlamında anlamaya gayret ettiği vaka olarak belirmektedir. Öte yandan çağın ruhuna uygun olarak gelişen ölçme-biçme mantığı, esasında modern bilimin dayandığı temelin ifadesidir. Bu noktada ortaya çıkan tepkiler temel yetersizliklere işaret eder. Bu yetersizliğin ana ekseni sayısallık, nicelik ya da ölçüm yaklaşımının olguyu veya fenomeni sadece görünür olan üzerinden değerlendirmesi ve buna uygun yüzeysel bilim olgusunu var etmesidir...
 
Zira sosyal teorinin dayandığı temel tezlerden biri olan ve gerçek hayatla felsefenin; teoriyle pratiğin mecz edilmesini ifade eden pratik bilgelik ve praxis nihai gelişmeleri anlamak, yorumlamak ve uygulamak bağlamında düşünsel ve yazınsal faaliyeti gerektirir. Bu çerçevede duyulan ihtiyaç Teoriden Pratiğe Türkiye Siyaseti başlıklı çalışmayı şekillendirmiştir. Hakikat-hakikat sonrası tartışmalardan, ütopyaya kadar incelemelerin yer aldığı çalışma, küresel bağlamda Türkiye siyasetini şekillendiren sağ ve sol, sosyalist, İslamcı ve muhafazakâr siyaset tecrübelerini değerlendirmektedir.
 
Prof. Dr. Alim Yılmaz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90872</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46859d4e-ec28-49bf-9ad1-e4589c9d5ec9.jpg</image:loc>
            <image:title>Totalitarizm Üzerine</image:title>
            <image:caption>Bu kitap 1945 yılında yayınlanan Hayvan Çiftliği ve 1949 yılında yayınlanan 1984 adlı eserleriyle uluslararası ün kazanan George Orwell’in söz konusu kitaplarına kaynaklık eden totalitarizm eleştirilerinin işlendiği çeşitli yazılarını kapsayan bir derlemedir.
 
Bu derlemede yer alan yazılarında bir yandan dünyadaki mevcut büyük sosyo-ekonomik eşitsizliklere karşı tepki duyarak sosyalist düşüncelere yönelen, diğer yandan ateşli bir özgürlük sevdalısı olarak dünyadaki mevcut sosyalist pratiklere ve akımlara karşı en sert totalitarizm eleştirileri yapıp liberal değerlere sahip çıkan ve liberal düşüncelere yönelen bir kişidir, George Orwell.
 
Ona göre totalitarizme giden yolda atılan ilk önemli adım insanın özgürlüğü, özgür düşünceyi kendi kafasının içinde prangaya vurması ve böylece tarafgirliğin, hatta fanatizmin gerçeğe, doğruya, akla, sağduyuya, ahlâka ve vicdana üstün gelmesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90873</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b77d25d3-2acf-474b-a16e-0d36c79900f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sistem</image:title>
            <image:caption>İnternet, temelde kablolar ve bağlantılardan oluşan bir ağdır; dünyayı sarıp sarmalayan, veri merkezlerini birbirine ve nihayetinde bize bağlayan teller ağıdır. Peki tüm bu ağların sahibi, finansörü, denetleyicisi kim? Bu devasa sistem nasıl gelişti? Ekonomi ve politikayı kullanarak toplumu nasıl şekillendirdi?
 
James Ball, bilgisayar bilimcilerden kablolu yayıncılara, milyarder yatırımcılardan reklamcılara, aktivistlerden istihbarat kurumlarına kadar pek çok kişiyle röportaj yaparak internetin keşfedildiği ilk günden günümüze kadarki dönüşümünün kısa  tarihini yazıyor. Facebook, Google, Amazon, Apple gibi şirketlerin iç işleyişini çözümleyerek buzdağının görünmeyen yüzüne dikkat çekiyor. Silikon Vadisi&apos;nin karizmatik CEO&apos;ları Mark Zuckerberg, Jeff Bezos, Larry Page gibi isimleri masaya yatırarak internetin özgür, karmaşık, tehlikeli ve rahatsız edici tüm yönlerini ortaya koyuyor. Pulitzer ödüllü gazeteci-yazar, bir zamanlar demokrasinin yenilikçi bir uzantısı olarak coşkuyla karşılanan internetin insan hayatına, toplumlara ve sisteme etkisinin portresini titizlikle çiziyor.
 
&quot;James Ball, Sistem&apos;de interneti yönetenlere dair eleştirel bir bakış sunuyor. Mucitlerin, yatırımcıların, vasilerin, kural koyucuların, isyankârların gözünden bakıldığında bu kitap internetin neşe dolu bir tarihinden ibaret. […] Ball, internetin işleyişine daha da dikkat etmemizi tavsiye ediyor; 2008&apos;deki ekonomik krizden önce finans endüstrisinde olduğu gibi &apos;eylemsizlik oyununa&apos; gelmememiz gerektiğini belirtiyor.&quot;  ―Financial Times
 
&quot;Bulunduğumuz yere nasıl geldiğimizin ve daha iyi bir internet kurmak için nasıl ilerleyebileceğimizin mükemmel bir özeti.&quot;  ―Jimmy Wales, Wikipedia&apos;nın kurucusu
 
&quot;Bizi Zuckerberg, Bezos ve diğerlerinin ötesine; çevrimiçi her şeyin nasıl çalıştığını, bundan kimin yararlandığını keşfettiğimiz daha karanlık bir dünyaya götürüyor. Büyüleyici, ilgi çekici ve önemli.&quot;  ―Observer
 
&quot;Tam da bu zamanda okunması gereken bir kitap.&quot;  ―Spectator</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90875</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f2bf63c-89e5-4859-854e-25df3c3f5eca.jpg</image:loc>
            <image:title>Yas Uzun Bir Veda</image:title>
            <image:caption>“Yas, kaybettiğimiz sevdiklerimize içimizde bir yer açmaktır; onları içimize sığdırmak için kendimizi büyütmektir.” 
Herkes yitirir sevdiklerini. Bazen depremde, savaşta, salgın hastalıklarda; bazen bir hastane odasında, sıralı ya da sırasız ölümlerde. Yitirdiklerimizle birlikte yaşamaktır hayat. 
Kimi zaman da yitirilen bir yurt olur; kimi zaman bütün düşlerin saklandığı bir ev; ocağı tüttüren bir iş; aşina olanın verdiği güven ve sıcaklık… 
Yitirdiklerine dönüp bakmak ister insan, yitip gidenin ardında bıraktığı boşluğa atılacak bir son bakış, söylenecek bir son söz vardır hep. Yas, şair Orpheus gibi Yeraltı’na inip sevdiklerimizi geri getirme çabası ve bu çabanın beyhudeliğini anlama sürecidir belki de… Uzun bir yoldur; hayat boyu dönüp dönüp geriye bakılan, yitirdiklerimizi yanımıza alıp yürüdüğümüz, adına hayat denilen uzun bir yol. Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu’nun kişisel deneyimlerinden, yas terapilerinden ve evrensel örneklerden süzerek oluşturduğu bu yaşama rehberini, içinden geçtiğimiz zor zamanlarda başucunuzdan eksik etmeyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90876</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdbe4517-ef12-4db1-8131-4574593045b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömrümün Büyük Bir Kısmı - İsmail Hakkı Altuncu</image:title>
            <image:caption>Ömrümün Büyük Bir Kısmı - İsmail Hakkı Altuncu 
Adnan Menderes’in Koruma Müdürü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90877</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28531c4f-5ef2-4004-a1f5-893eed57f4f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Serüven</image:title>
            <image:caption>“Her şey hayal etmekle başlamıştı. 2009, benim için bir kırılma yılı oldu. Ancak bu serüvene başlamak kolay olmadı. Ben de her klasik Türk ailesinin sahip olduğu belli normlar ışığında büyütülmüştüm. Üniversiteyi bitir, askerliğini tamamla, güzel bir işe gir, evlen, çocuk yap ve hayatına bu akışta devam et. Peki ya hayaller?.. Peki ya bu adamın çocukluğunda zihnine kazınmış tutkuları, istekleri?.. Ve sonunda bir çözüm buldum. Hem hayatıma devam edecek hem de hayallerimin peşinden koşacaktım.”  
Serüven, kurumsal hayatta yönetici olarak yoğun bir iş temposu içinde çalışırken “hayallerinin peşinden gitmeye” karar verip kendisini bir yandan da önce dağlara, sonra yollara vuran, 44 ülke ve 200’ün üzerinde şehri gezen bir gezginin anılarını samimi bir dille tuttuğu günlükler vasıtasıyla sunuyor. 
Sait Eruçar’ın dağcılık yolu, Türkiye’deki Ağrı Dağı da dahil pek çok dağ faaliyetinden İran’daki Demavend Dağı’na, Gürcistan’daki Kazbek Dağı’na, İtalya’daki Dolomitler Dağı’nın zorlu rotalarına, Tanzanya’daki Kilimanjaro’ya ve efsanevi dağcı Reinhold Messner’le tanışmaya doğru giden 
heyecan verici bir yolculuğa uzanıyor.  
Tek başına çıktığı yollarda ise Kuzey’in ve Güney’in en ucuna gidiyor, üç ülkeyi gören şelalelerden başlayarak Tromso’da dev balinaları izliyor, Husky köpekleriyle kızak sürüyor; İzlanda’nın balıkçı köylerine, Kuzey Işıkları’na, milyon yıllık Perito Moreno Buzulları’na uzanıyor; Arktik okyanusta kano turu, buzda tırmanış yapıyor, Eskimolar gibi balık tutuyor, Che Guevera’nın kardeşiyle tanışıyor. Doğanın bir parçası olduğunu hissetmek için Kuzey Kutup Noktası’nda kutup ayılarını, yaşam alanlarında penguen kolonilerini, fokları ve timsahları izliyor; Grönland’da kızak sürüyor, siyah kumlarda yatıyor, hayalet maden şehirlerine, Kıyamet Günü için oluşturulmuş tohum deposuna, Faroe Adaları’na gidiyor. Yani başrolde Tabiat Ana’nın mucizelerinin içinde olmak var.  
Öte yandan Macchu Picchu’da İnkaların izini sürerken ve Etiyopya’da tek tek ilkel kabileleri gezip törenlerine katılırken insanlığın geçmişini de izlemek istiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90878</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c66c2803-9c2a-47fa-b506-b2a70ca4d033.jpg</image:loc>
            <image:title>Nutuk – Çizgi Roman</image:title>
            <image:caption>“Büyük Atatürk’ün Nutuk eserinin gençler için çizgi roman halinde sunulma fikri güzel. Nutuk, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1927’de İstiklal Savaşı ve Cumhuriyet&apos;in kuruluş yıllarını Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine altı gün boyunca okumasından meydana gelen bir ‘res gestae’, bir otobiyografidir. Geniş kitlelere tavsiye edilir. Konulara giriş ve başlangıç için bu tür yayınlar gereklidir.” 
İLBER ORTAYLI 
“Nutuk Kurtuluş Savaşı&apos;mızın ve Cumhuriyet&apos;in en önemli belgesidir. Çocuklarımız bu metni okuyarak büyümeli.” 
ZÜLFÜ LİVANELİ 
“Saygıdeğer efendiler, 
Sizi günlerce alıkoyan uzun ve ayrıntılı konuşmam, en sonunda, geçmişte kalmış bir dönemin hikâyesidir. Bunda, milletim için ve gelecekteki çocuklarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek bazı noktalar belirtebilmişsem, kendimi mutlu sayacağım. 
Efendiler, bu konuşmamla, milli hayatı bitmiş sanılan büyük bir milletin, bağımsızlığını nasıl kazandığını, bilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan milli ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım. 
Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardan bu yana çekilen milli felaketlerden doğan uyanışın ve bu sevgili vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir. 
Bu sonucu, Türk gençliğine emanet ediyorum.” 
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90880</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c35fc9b1-4abe-46b0-b5b7-09b366d359b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur Sıkıntısı</image:title>
            <image:caption>Yağmur Sıkıntısı, şiirlerinin yanı sıra yazdığı romanlar ve tiyatro oyunları da ilgiyle karşılanan Oktay Rifat&apos;ın (1914-1988) bütün oyunlarını bir araya getiriyor: &quot;Kadınlar Arasında ya da Fettah Paşalar&quot;, &quot;Birtakım İnsanlar&quot;, &quot;Atlarla Filler ya da Dirlik Düzenlik&quot;, &quot;Çil Horoz&quot;, &quot; Yağmur Sıkıntısı&quot;. Gerek romanlarında gerek oyunlarında, ekonomik ve kültürel alanda toplumda yaşanan değer değişimlerinin bireyler üzerindeki etkilerini irdeleyen Oktay Rifat&apos;tan şair işi oyunlar... &quot;Bir duman içindeyim ben de. Günüm güne, gecem geceye benzemiyor. Yatakta gözlerim faltaşı gibi açık, ayakta uykuda gibi. Yemiyorum, içiyorum. Dövse beni okşamış gibi geliyor. Kovsa beni çağırıyor diyorum. Surat asıyor, gülümsediğini sanıyorum. Bağırıyor, işte gönlümü alıyor, diye düşünüyorum. Sevmekle düşmanlık karıştı. Küçük Hanım&apos;ı kızdığım için seviyorum, karımı acıdığım için dövüyorum. Gülmekle ağlamayı ayıramaz oldum. Ellerimin biri bende, biri onda. O bakınca görüyorum. Duyarsa işitiyorum. Ağzım açık, onu öpsem kapanabilir. Kollarım sarkık yalnız ona sarılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90881</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d090d73c-7a33-4607-a433-8a725b30246b.jpg</image:loc>
            <image:title>Rabb’in Duana Cevap Verecek ve Sen de Hoşnut Olacaksın</image:title>
            <image:caption>Hayat bu, mevsimi boldur. Bazen bahardır, envai renkli çiçekle coşar insanın yüreği. Bazen kavurucu sıcak, bazen fırtınalı sağanak... 
Hüzün mevsimleri zorludur muhakkak. Yol karanlıktır, görüş sisli... Dünler çok gerilerde, gelecekse belirsiz. Ne yana gideceğini, ne yapacağını bilemez insan. 
Duaya sığınır en çok. Bir yol, bir umut, bir çıkış arar duasında. Belki sende de mevsim hüzündür şimdi. Belki sen de sığınmışsındır duana. Belki gönlün yaralıdır, belki şifa dilemişsindir bedenine, belki rızkın için açmışsındır ellerini. 
Kimseye duyuramıyorsundur belki sesini ama emin ol Rabb’in işitiyor diline dökmediğin sözlerini. Senden iyi biliyor derdini, endişelenme. 
Seni bir duyan var! 
Yoksa bir işaret mi bekliyorsun sesinin duyulduğuna dair? 
İşte bu kitap çıkmış bak karşına. Bil ki Rabb’imin ikramları inşallah sana yakındır. O, rahmet ederek kurak toprağa yağmuru yağdırdığı gibi hüzünlü gönüllere ikramı sever. Yalnız, unutulmamalıdır ki: “Vaktinden önce bir şeyi elde etmeye çalışan, onun yokluğuyla cezalandırılır.” – Hz. Ali (as) 
 
Ey hüzün döneminde rahmet yağmurunu bekleyen Can! 
Rabb’in sana küsmedi ve darılmadı da. 
Rabb’in duana cevap verecek ve sen de hoşnut olacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90882</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bd1e082-90ef-4712-bf1b-1785e6260f69.jpg</image:loc>
            <image:title>Vesiletü&apos;n-Necat - Mevlid (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Süleyman Çelebi (1351-1422): Bursa’da kültürlü bir ailenin çocuğu olarak doğmuştur, taşıdığı “çelebi” unvanı da eğitim görmüş bir kişi olduğuna işaret eder. Yaşamı hakkındaki bilgiler yetersiz ve çelişiktir. Doğum tarihi en meşhur eseri Vesîletü’n-Necât’ı yazdığı 1409 yılında altmış yaşında olduğunu belirten bir beytinden hareketle hesaplanmıştır. Ölüm tarihi genellikle 1422 olarak kabul edilir. Süleyman Çelebi’nin sevecen ve naif üslubuyla vücut bularak halk kitlelerine yayılıp nüfuz eden Vesîletü’n-Necât’ı pek çok Türk şairini mevlid yazmaya yöneltmiş ve birçok farklı mevlid metninin ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Vesîletü’n-Necât’ın çok tutulması nedeniyle kimi müstensihlerin farklı şairlerin mevlidlerinden beğendikleri parçaları Süleyman Çelebi’nin eserine katmaları da farklı uzunluklardaki mevlid nüshalarının sayısını artırmıştır. Bu çalışmada dil içi çeviriye Süleymaniye Kütüphanesi Fatih 5430 numarayla kayıtlı nüsha esas alınmıştır, bu nüshadaki eksik başlıklar Topkapı Sarayı Kütüphanesi 1477 numarayla kayıtlı nüshadan yararlanarak tamamlanmış, eserin transliterasyonu ve dil içi çevirisi paralel olarak verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90883</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fe01215-3b66-42b9-aa26-2dccc380f93c.jpg</image:loc>
            <image:title>Carmen (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Prosper Mériméee (1803-1870): Fransız yazar, arkeolog ve tarihçi. Romantizm akımının en önemli temsilcilerinden biridir. İspanyolca, Yunanca, Latince, İngilizcenin yanı sıra, çok etkilendiği Puşkin ve Gogol’ün eserlerini Fransızcaya çevirecek kadar Rusça da öğrenmiş çok yönlü bir yazardır. Oyunları, romanları, denemeleriyle olduğu kadar uzun öyküleriyle de tanınmıştır. Bu öykülerin en ünlüsü ve Mérimée’nin titiz, ölçülü sanatının doruğa çıktığı Carmen 1845 yılında yayımlandı.

Yazar İspanya seyahatleri sonrasında kaleme aldığı Carmen’de tutkulu, özgürlüğüne düşkün, gözü kara Çingene Carmen ile Don José’nin ölümsüz aşkını konu eder. Bizet’nin ünlü operasına da temel olan Carmen yayımlandığından beri pek çok kez diğer sanat dallarına da ilham olmuş, defalarca sahneye, sinemaya uyarlanmış, dünya edebiyatına ölümsüz bir karakter armağan etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90884</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/228a9aa3-2404-4640-8a3e-2cfea885578f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dilim Biftek (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Jack London’ın Bir Dilim Biftek (1909) ve Meksikalı (1911) yapıtları, yüzyıl dönümünün çalkantılı toplumsal yaşamından çarpıcı iki kesit sunuyor. Gençlik ile yaşlılık arasında işleyen kanunlar, Meksika Devrimi’nin katı iklimi, kuşku ile güven arasındaki belirsizleşmiş sınırlar, iki boksörün öyküsünde buluşuyor. Saniyeler içinde verilen kararlar, kitlelerin yanılgıları, amansız kapışmalar ve tutmayan planlar Jack London’ın ustalıklı kalemi sayesinde nadir görülen bir durulukla sentezleniyor. London, okurunu bir kez daha çetin insanlık durumumuzun dönemini aşan, evrensel bir fotoğrafıyla karşı karşıya bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90885</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63286467-eb44-48ec-8449-39845f3be944.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Değil Kiti – Işıklar Sönünce</image:title>
            <image:caption>Bazı çocuklar yatağa gitmekten nefret eder. 
KITI ETMEZ! O her gece kutusunun içinde tortop kıvrılıp rahatça uykuya dalar. Ama Kiti’nin gece lambası kaybolunca, karanlık korkusu saklandığı yerden ortaya çıkar ve evde TUHAF GÖLGELER dolaşmaya başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90886</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aeb37079-1aa8-4544-a95e-fd03f774f938.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Aşığı Leyla – Vızıldayan Kargaşa</image:title>
            <image:caption>Leyla Etraftayken Hep Bir Çilginlik Vardir! 
Leyla’nın Komşusu, Bir Seyler Uçuşup Vızıldarken Golf Oynayamıyordu. Bu Nedenle Bir Arı Sürüsü Çıkageldiğinde, Onları Yok Etmeyi Kafaya Koydu. 
Vizildayan Kargaşa! Leyla’nın Doğayı Koruması Gerekiyor. 
Bu Kitapta Doğa, Yaban Hayatı Ve Dünyamız Ile Ilgili Bir Sürü Harika Bilgiyi Ve Doğayı Korumak Için Senin Ne Yapabileceğini Bulabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90887</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c97e6a9d-4f02-4321-8ed3-82471c4f3afd.jpg</image:loc>
            <image:title>Anılar Antika Dükkanı</image:title>
            <image:caption>Meriç’in annesinin doğum günü yaklaşıyordu. Annesine çok özel bir hediye seçmeye kararlıydı Meriç… Ama ne? Meriç, babasının önerisiyle Anılar Antika Dükkânı’nın yolunu tuttu ve annesi için eşsiz bir hediye buldu. Ama önünde büyük bir engel vardı: Anılar Antika Dükkanı’nın sahibi Erhan Bey! Antikacı Erhan Bey, dükkânındaki hiçbir şeyi satmıyor, her seferinde güçlük çıkarmayı başarıyordu. Meriç hayal kırıklığına uğrasa da öyle kolay kolay pes etmeyecekti. Dostluk ve sevgi dolu çok ama çok ilginç bir macera onu bekliyordu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90888</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e3f452b-a05a-4cfb-9b5e-106ac331381a.jpg</image:loc>
            <image:title>Makinedeki Hayalet</image:title>
            <image:caption>İşte burada duruyorum. Bilinç sahibi atomlar ve merak içinde bir madde olarak…
Richard Feynman
Yalnızca atomlar ve boşluk vardır. Bunların dışında kalan her şey bir yanılsamadan ibarettir.
Demokritos
Bir ben vardır bende, benden içeri.
Yunus Emre
Bu kitap, çağdaş zihin felsefesine giriş niteliğindedir ve temelde iki sorunun cevabını aramaktadır: “Zihni neden
tartışmalıyız?” ve “Felsefe tarihinde zihin nasıl tartışılmaktadır?” Bu bağlamda kitap, zihne dair geliştirilmiş
felsefi teorileri ve tartışmaları zihin felsefesine yön veren filozoflar üzerinden okura sade bir dille sunmaktadır.
Problematik bir dizge ile zihin felsefesine giriş yapacağınız bu kitapta, bölüm sonlarında, akıl yürütme egzersizi
olarak değerlendirebilecek düşünce deneyleri ve meraklı okuyucu için okuma önerileri de bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90889</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e85acb3b-8d28-4d19-99eb-b0bae217f7d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Dahiler – Kurtarma Uçuşu</image:title>
            <image:caption>Aklin Yolu Birdir! Dâhiler Başinda… 
Jake Everdale, Fen Dersinden Sınıfta Kalmak Üzere. Annesi De Onu Beyzbol Takımından Almaya Karar Verebilir. Bu Sezonu Kurtarmak Mümkün Olabilir Mi? 
Pop! Jake Ödevine Yardım Almak Için Çaresizlik Içinde Bir Dilek Dilediğinde, Olanlara Inanamıyor! Tarihten Kahramanlar Oyuncakları Canlanıyor! Ünlü Bilim Insanı Sir Isaac Newton Ve Efsanevi Pilot Amelia Earhart, Jake’in Bilim Senliğinde Harika Bir Iş Çıkarmasını Sağlayacaklar. Fakat Öyle Görünüyor Ki, Bu Minik Dâhilerin Kendilerine Özgü Yöntemleri Var...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90890</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f3b4f8d-700d-408c-9351-f703586165a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Kutusu</image:title>
            <image:caption>Max çevirip sihirli bir anahtarı Açınca Gece Kutusu’nu, 
Karanlık, bir mürekkep damlası gibi yayılır etrafa 
Bir tilki çıkar ortaya ve gökyüzünde binlerce yıldız başlar göz kırpmaya. Sonra Gece başlar oynamaya. Gecenin harika ve sihirli dünyası hakkında büyüleyici, şiirsel bir uyku zamanı öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90891</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a69b44ee-1e86-42f3-b63a-0ead645f208b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Mavi Ayakkabı</image:title>
            <image:caption>Bir Mavi Ayakkabı 
Bir ayakkabı - rengi de mavi. Taburenin üstünde iki ayak duruyor. 
Etrafta seken üç top var. İkisi havada, biri yerde. 
Bu renkli ve eğlenceli kitapla sayıları keşfedelim. (Ah, bir de ayakkabının diğer tekini bulalım!)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90892</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee25e5af-06a3-4e63-8254-41ed0431c4ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapraklarımi Kim Aldı ?</image:title>
            <image:caption>AH PÜSKÜL AH! 
Püskül’ün yuva yaptığı ağaçta birbirinden güzel yapraklar vardı. Ama bir gün, Püskül bir baktı ne görsün! 
Yaprakları birer birer kayboluyor. Galiba yapraklarını biri alıyor! 
Püskül, yapraklarını alanı bulmaya kararlı. Bakalım başarılı olacak mı? 
Sonbaharda yaşanan doğa olaylarından örnekler sunan, neşeli bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90893</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f79f43d-0277-4013-bdc0-ac7c99f51dd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Koyun Çakıl</image:title>
            <image:caption>Çakıl sürüde çok sevilen bir koyun… ama diğerlerinden küçük bir farkı var. 
Morag Hood’dan farklılık ve kabul görme üzerine eğlenceli bir öykü. 
“Diğerlerine benzemeyen, genç bir koyunun merak uyandırıcı anlatımı… Koyun kılığına girmiş bir kurdun komik öyküsü” – Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90894</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9f32980-3dfe-4938-9ade-a4ffd8ffb8bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Leonardo’nun Yahuda’sı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Büyük Üstat Leonardo da Vinci’nin heyecanla beklenen başyapıtı “Son Akşam Yemeği” yarım kalmıştır. Milano’daki Santa Maria delle Grazie manastırının yemekhanesi için yaptığı resim üzerinde aylardır çalışamamasının Leonardo’yu yılgınlığa gark eden bir nedeni vardır. İsa’ya ihanet eden havari Yahuda’nın kafasını resmederken esinleneceği bir model bulamamıştır. Bu amaçla şehirdeki en kötü insanın peşine düşen Üstat, bütün sokakları, meyhaneleri ve pazarları gece gündüz dolaşır. O sıralarda şehre gelen Bohemyalı bir tüccar, eski bir borcu tahsil etme peşindedir. Bir de şehirde görüp âşık olduğu bir genç kızı aklından çıkaramamaktadır. Leo Perutz bu sürükleyici ve eğlenceli tarihi romanda, kibir, ihanet, sanat ve sanatçının yaratma edimi gibi temalara odaklanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90895</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/133c6aaf-e75f-40a2-8018-20fcf85cd514.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay ve Altı Peni (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ay ve Altı Peni, Londra’da yaşayan sıradan bir borsa simsarının resim yapma tutkusuyla bütün düzenini bozup Paris’te ve ardından Tahiti’de maceralara atılmasını konu edinir. 1919 yılında yayımlanan roman hem kurgusal bir ressam olan Charles Strickland’ın biyografisi, hem de bu biyografiyi kendi bakış açısıyla aktaran isimsiz anlatıcının hikâyesidir. Maugham’ın ünlü ressam Paul Gauguin’in hayatından esinlenerek yarattığı Charles Strickland karakteri, ailesini ve para odaklı hayatını geride bırakıp hayallerinin peşinden gider. Romanın başlığı da kurulu düzen ve para ile hayaller arasındaki ikilemle açıklanır. Maugham bir mektubunda bu ikilemi şöyle ifade etmiştir: “Altı peni bulacağım diye yere bakarak dolaşırsan, Ay’ı kaçırırsın.” Yazarın İnsanın Esareti adlı kitabı için yazılan eleştirilerden birinde de yine uzun süre tedavülde kalan bu madeni para kullanılmış ve karakter “Ay’ı görmek isterken ayağının dibindeki altı peniyi göremiyor” şeklinde tasvir edilmiştir. Bu da Maugham’ın eserleri hakkında yazılanları okuduğu ve bir sonraki eserinin başlığını böylece belirlediği şeklinde yorumlanabili</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90896</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86dfdea9-1f17-435a-a267-347ac92c4deb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve Sonra</image:title>
            <image:caption>Çık diye ateşten uzatsan elini 
Desen ki gel artık yandığın yeter 
Beni berbat zannedip, kendi halini 
Sütten çıkmış ak kaşık sandığın yeter 
Artık zaman bozuldu, bu zaman ahir 
Ahiri unutanın her anı zehir 
Bizi bizden başkası anlamaz zahir 
Olur olmaz herkese kandığın yeter 
Sen ayrısın, ben ayrı, dünyalar ayrı 
Yok, yan yana durmanın kimseye hayrı 
Herkes kendi yoluna desek de gayrı 
Şu gönlümde bir lahza kaldığın yeter 
Zehir bildim seni, aslın bal olsa da 
Gönüller anlaşır, diller lal olsa da 
Kavuşmak imkânsız bir hayal olsa da Uzaklardan gördüğüm endamın yeter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90897</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5f427ef-5ea5-4486-90d9-c693bdb0ff96.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlık Suçu 2</image:title>
            <image:caption>Bir Amerikan Trajedisi
1920’lerde hızla gelişen Amerika’da lüks ve refah bir hayatın hayalini kuran genç Clyde Griffiths yoksul bir aileden gelmedir. İyi eğitim görmediğinden basit işlerde boğaz tokluğuna çalışmak zorunda kalır. Eline geçen parayla da ailesine yardım etmekle yükümlüdür. Kansas’taki bu halinden hiç de memnun olmayan Clyde’ın hayatı arkadaşlarıyla birlikte yaptığı bir araba gezintisiyle tamamen değişir.
İzinsiz aldıkları arabayla bir kıza çarparlar ve kız ölür. O da yakalanıp hapse girmemek için Şikago’ya kaçar ve orada isim değiştirip bir kulüpte belboy olarak çalışır. Fabrika sahibi amcasıyla burada karşılaşınca hayalini kurduğu zengin dünyaya adım atmak üzere amcasından iş ister. Bu iş onun hayalini kurduğu dünyaya açılan bir kapı olacaktır. Ancak ne bu kapıdan içeri kolay kolay girebilecektir ne de kapının ardında, hayalini kurduğu gibi bir hayat olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90898</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1ebea26-7afc-455e-a82e-aabc219d4d0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Mucizem</image:title>
            <image:caption>Geçmiş geçti. Dün de bitti. Neden değişime bugünden başlamıyorsun? 

Ertelediğin aslında kendinsin. Ötelediğin ise senin hayatın. Neden şimdi hayatının iplerini sıkıca eline alıp yeniden ve daha güçlü bir adım atmıyorsun? 
Hadi! Biraz da kendin için bir şey yap. Değişime, yepyeni bir dünyaya adım at. Kendi mucizelerini yaşa! 

Buna hazırsın! Mucizeleri görmek, yeniden gülebilmek, huzura kavuşmak ve aslında içindeki seni ortaya çıkarmak için buna en çok senin ihtiyacın var. Şimdi, senin olanı alma zamanı! 

“Düştüm,” dediğin o yerden kalk ve hayatı sanki son gününmüş gibi yaşa! Sen bugün küllerinden yeniden doğacak ve hayatında yepyeni bir sayfa açacaksın. 
Her şey tam da istediğin gibi olacak. Yeter ki o içindeki gücü keşfet ve kendine inan! Yapabilirsin çünkü sen her şeyden değerlisin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90899</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5d8123f-07ea-48b8-b8a0-32fad54afbd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Çözemezsen Kant Çözer</image:title>
            <image:caption>Keçileri Kaçırdığınız Anlarda Hangi Filozofun Yanınızda Olmasını isterdiniz?
Kant, Nietzsche, Spinoza, Platon imdadiniza Yetişiyor!
Kontrol edemediğimiz durumlar, her şeyin yerle bir olduğu kaos dakikaları, öfkenin, gözyaşlarının, suçluluğun, anlayışsızlığın, utancın esiri olduğumuz yani keçileri kaçırdığımız anlar… Bu kriz anlarına kim çözüm getirebilir?
Kant, Nietzsche, Platon, Spinoza… Düşünceleriyle tarihe yön veren bu filozofların hayatınızın en büyük krizlerini çözmede size yardımcı olmak için yanınıza geldiğini düşünün. Bu kitapta tarihin en büyük on iki filozofu modern hayatın günlük sorunlarına çözüm getirebilmek için bir araya geliyor. Bir sonraki kriz anında telaşlanmak yerine bu filozoflardan yardım alabilirsiniz.
Marie Robert bu kitapta felsefeyi kütüphane raflarından çıkarıp ilişkilerimizin, işimizin ve bilhassa da gündelik hayatımızın tam kalbine yerleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90900</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9a0cc65-0e35-4700-bbee-44d72e8f12c8.jpg</image:loc>
            <image:title>144 Sayfa Mandala</image:title>
            <image:caption>Sevgili sanatçılar,
Kitaplarımın sekizincisi ile bir kez daha karşınızdayım, bir önceki kitabım olan Doğanın Rengi’ne gösterdiğiniz ilgi beni çok mutlu etti. Her biri birçok baskı yapan kitap serime gösterdiğiniz ilgi için minnettarım. Bu kitabımda da bize sanatımızı yansıtma olanağı verirken aynı zamanda rahatlamamızı sağlayan mandalalardan en iyilerini sizlere sunmak istiyorum. Binlerce mandala arasından her birinin boyanırken nasıl olabileceğini kafamda canlandırdığım ve en iyisi olduğunu düşündüğüm mandalaları tek tek seçtim. Üzerlerinde daha iyi boyanabilsinler diye büyük değişiklikler yaptım. Çizgilerini düzenledim. Hoş ve yeni ayrıntılar ekledim. Boyanmak için fazla detaylı olan ayrıntıları çıkardım. Umuyorum ki, bu büyük mandala kitabı içindeki çizimler, onları görünce tıpkı bana verdikleri gibi size de heyecan verecekler.
Sevgiyle,
Anabella</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90901</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d07d8962-7621-4ecc-8801-78dedb9c45f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Aidiyet Siyaseti</image:title>
            <image:caption>Bir bütün olarak aidiyet, bireyin duygusal bağlar kurma yoluyla sosyalleşme eğilimini tatmin etme güdüsü düzeyinde psikolojik, bir topluluğun üyesi olunması düzeyinde sosyal ve nihayet karşılıklı kabule dayanan bu üyeliğin sürdürülmesi ve yönetilmesi düzeyinde siyasal bir olgudur.   
Bu kitap, aidiyet ve sosyal dışlanma süreçlerinin yanı sıra aidiyet siyasetinin kapsamlı bir analizini ortaya koymaktadır. Aidiyet siyaseti, hedefteki belirli bir aidiyet topluluğuna belirli yöntemlerle belirli sınırlar inşa etmeyi, “biz ve onlar”ı ayıran bu sınırları etkin bir biçimde yönetmeyi ve sürekli biçimde yeniden üretmeyi ifade eder. Politik projeler aracılığıyla inşa edilen bu sınırları koruma ve yeniden üretme arzusu ve zorunluluğu aidiyet siyasetinin varlık koşuludur
Görünen o ki, içinde yaşadığımız modern dünyadaki sosyal ve siyasal yaşantımızı derinden etkileyen aidiyet siyaseti aracılığıyla, birey ve gruplar olarak ortaya koyduğumuz siyasal tutumlarımız, eğilimlerimiz ve davranışlarımız, insan doğasındaki aidiyet ihtiyacından yola çıkılarak açıklanabilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90902</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e31e9df3-0bf6-4bce-be1a-400146baefe7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Bir İşaret Göster</image:title>
            <image:caption>Mary, Martha&apos;s Vineyard Adası’nda kendini her zaman güvende ve korunmuş̧hissediyordu. Büyük büyük büyükbabası çok eskiden adaya gelmişti ve ilk sağır adalıydı. Şimdi, yüz yıldan fazla bir süre sonra, oradaki pek çok insan –Mary de dahil– sağırdı ve neredeyse herkes işaret diliyle iletişim kuruyordu. Mary kendini yalnız hissetmiyordu. Ancak yaşanan son olaylarla her şey değişti. 

Mary’nin erkek kardeşinin ölümü aileyi paramparça etti. İngiliz yerleşimciler ile adanın yerli halkı arasında arazi anlaşmazlıkları nedeniyle gerilim de giderek artıyordu. Ve adanın yaygın sağırlığının kökenini keşfetmeyi uman kurnaz bir genç̧bilim insanı çıkagelmişti. Deneyler yaparak cevaplar bulmak için Mary’yi gözüne kestirmişti. 

Ann Clare LeZotte, 19. yüzyılın başlarında Amerika’daki Martha&apos;s Vineyard Adası’ndaki sağır bir topluluğun gerçek tarihinden ilham alıyor ve engelli ayrımcılığının, ırkçılığın, sömürgeciliğin derinine iniyor. Kendisi de sağır olan yazar sürükleyici bir “kendi sesinden” hikâyesi örüyor. 

Bana Bir İşaret Göster, neyin normal kabul edildiğine dair dokunaklı ve etkileyici bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90903</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ae2b71c-dcdd-437f-8bda-29b2c16434cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Meseller</image:title>
            <image:caption>Batı düşünce tarihinde meseller unutulmaz imgelerle yer alır. Örneğin Platon&apos;un &apos;karanlık mağara duvarlarında dans eden gölgeler&apos;i, Luther&apos;in &apos;tarla faresi ile şehir faresi&apos;, Nietzsche&apos;nin &apos;En Çirkin Adam&apos;ı, Kafka&apos;nın &apos;Şato&apos;su gibi bütün bu örneklere baktığımızda Batı felsefi geleneğinin, ahlaki ve tinsel iletişimin aracı olarak imgelere yönelişini görebiliriz. 
Soren Kierkegaard da felsefi yazılarında meselleri yoğun olarak kullanılmıştır; bu nedenle çalışmaları, zihnimize unutulmaz imgelerle kazınmıştır. Edebî değerinin yanında, bu kitap, hikâye ve meseller üzerinden Kierkegaard felsefesine giriş niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90904</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a3714e4-f5ae-4340-a9d5-bc9377a5de0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Define Adası</image:title>
            <image:caption>Ada, on beş kilometre uzunluğunda, 8 kilometre genişliğindeydi. Orta kesiminde bir dağ vardı. Küçük Dürbün adıyla işaretlenmişti.
Haritaya daha sonra birtakım notlar eklenmişti; hepsinden önemlisi de kırmızı mürekkeple üç haç işareti konmuştu. Bunlardan ikisi adanın kuzeyinde, üçüncüsü de güneybatıdaydı. Bu sonuncusunun yanında, yine kırmızı mürekkeple, Kaptanın çarpık işaretleriyle hiç ilgisi olmayan düzgün bir yazıyla şunlar kaydedilmişti: “Definenin asıl büyük kısmı buradadır.”

Haritanın arkasına aynı el, şu tamamlayıcı bilgiyi yazmıştı: “Büyük ağaç, Küçük Dürbün tepesinin sırtı; yönü: Çeyrek kuzeydoğu.
İskelet adası, çeyrek güneydoğu. On ayak. Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de Define Adası kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90905</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8ae189c-5b24-4772-8d91-910fe24270c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ezop Masalları</image:title>
            <image:caption>Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber iken, eski hamam içinde...
Dillere destan, güzel mi güzel bir orman varmış.

Bu ormanın kralı aslan, gezmeyi çok ama çok severmiş. Günlerden bir gün aslan, geziye çıkmış. Bir süre ormanda gezdikten sonra biraz da ırmak kenarında dolaşmak istemiş. Irmağın kenarındaki söğüt ağaçlarının arasında dolanıyormuş. Derken, ırmağın kenarında küçük bir göl görmüş. Göle doğru yol almış. Tam bu sırada kulaklarını tırmalayan bir sesle irkilmiş.

Bu kadar yüksek sesin kocaman bir hayvana ait olduğunu sanmış.

Göle doğru biraz daha yürümeye devam etmiş. Sesin sahibini gözleriyle görmek istiyormuş. Ses, git gide yükseliyormuş.
Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de dünyaca sevilen Ezop Masalları kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90906</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/878c82c2-5bff-4df3-8cb4-cd98a8f7a999.jpg</image:loc>
            <image:title>Boyama Kitapları (10 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>• Hayvanlar-1/ Boyama Kitabı 
• Hayvanlar-2 / Boyama Kitabı 
• Taşıtlar ve Meslekler 1 / Boyama Kitabı 
• Taşıtlar ve Meslekler 2 / Boyama Kitabı 
• Şekiller ve Renkler 1 / Boyama Kitabı 
• Şekiller ve Renkler 2 / Boyama Kitabı 
• Meyveler / Boyama Kitabı 
• Sebzeler/ Boyama Kitabı
• Sayılar/ Boyama Kitabı 
• Harfler / Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90907</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aeab6768-62eb-450e-a471-87224d3a37ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kara Balık</image:title>
            <image:caption>Sabah daha güneş doğmadan Küçük Kara Balık annesini uyandırmış.
‘’Seninle konuşmak istiyorum anne,’’ demiş.
Annesi uykulu gözlerle ‘’Evladım şimdi zamanı mı?” diye söylenmiş. “Söyleyeceklerini başka zamana bıraksan da gezintiye çıksak daha iyi olmaz mı?’’
Küçük Kara Balık kararlı bir sesle ‘’Hayır anne!” diye itiraz etmiş. “Ben böyle boş boş gezip dolaşmalara katlanamıyorum artık. Buradan gitmek, başka yerler keşfetmek istiyorum.’’
Annesi yavrusundaki değişimi fark etmiş.
“Mutlaka gitmen mi gerekiyor?” diye sormuş.
“Evet anne, gitmeliyim.”
“Sabah sabah nereye gitmek istiyorsun?”
“Bu derenin sonu nerededir, bilmek istiyorum,” demiş Küçük Kara Balık. “Anne, ben aylardır derenin nerede bittiğini düşünüyorum ama bir türlü anlayabilmiş değilim. Dün geceden beri de gözüme uyku girmedi, hep düşündüm durdum. Sonunda karar verdim; kendim gidip derenin sonunu bulacağım. Başka yerlerde neler var bilmek, yeni yerler görmek istiyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90908</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75250502-a8f6-4c6b-8c6d-8a75cacd0dfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Masalı</image:title>
            <image:caption>Kimsiniz? Benden ne istersiniz?”
“Ben bu ülkenin padişahıyım! Duymadın mı kızım hastadır benim! İstiyorum ki gelip ona…”
Padişah sözün devamını getiremedi. Yaşlı hekimin ne dediğini çıkaramadı. Eveleyip geveledi, hekimin söylediğini anımsamaya çalıştı ama boşuna. Yol yorgunluğundan olsa gerek unutmuştu hekimin söylediklerini.
Çoban hatırlattı ona.
“Sevgi Masalı anlatmamı mı istiyorsunuz?”
“Hay aklınla bin yaşa! Evet, evet Sevgi Masalı… Yabancı bir hekim, kızımın hastalığının dermanının bu masal olduğunu söyledi. Dediğine göre, bu masalı yalnızca sen biliyormuşsun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90909</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2b32355-cde4-48d6-b6dd-fea21cf56495.jpg</image:loc>
            <image:title>Guliver&apos;in Gezileri</image:title>
            <image:caption>Küçücük bir insan, bir ayağını çenemin üstüne koymuş, şaşkın şaşkın, beni süzüyordu. Bir karış boyundaydı ancak. Elinde bir yayla ok vardı, sırtına da bir ok torbası asmıştı. Arkasından ona benzer en az kırk kişi daha geliyordu.

Öylesine şaşırmıştım ki birden avazım çıktığı kadar haykırdım. Bir anda hepsi korkup gerisin geri kaçıştılar. Sonra çabucak toparlanıp yine geldiler. İçlerinden biri yüzüme kadar iyice yaklaştı, gözlerini açarak ellerini havaya kaldırdı, sonra da ince bir sesle, “Hekinah degul!” diye bağırdı. Ötekiler de birkaç kere tekrarladılar bu sözü.

Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de Gulliver’in Gezileri kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90910</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cc7a62b-af7b-4fe1-a434-f804abda8f9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Oynayabilir miyiz?</image:title>
            <image:caption>Dünyadaki her çocuk oyun oynarken gülümser. Ben de büyüyüp öğretmen olduğumda sınıfıma kocaman bir yazı yazdırdım.
“Kuşlar uçar, balıklar yüzer, çocuklar oyun oynar.” 
Garry Landreth 
Birazdan derse başlayacağımız için çok heyecanlıydım. Daha, “Günaydın çocuklar,” diyemeden Azra parmağını kaldırıp “Öğretmenim oyun oynayabilir miyiz?” diye sordu. İşte o anda Sinem Öğretmen’in gülümsemesini hatırladım. Kocaman gülümsedim. “İstediğiniz her zaman!” dedim. Şimdi oyun oynuyorlar. Kahkahaları duyabiliyor musunuz? Ben kim miyim? Bu kitabı okuduğunda anlayacaksın... 
Oyun Oynayabilir miyiz? bütün çocukların ortak diline, oyuna dair, içinizi ısıtacak ve düşündürecek bir hikâye. 
 
“Tüm çocukların ortak dili, oyun. Daha çok çocuğun, daha çok oyun oynaması için yazılmış bu kitabın tüm oyun dostu çocuklar tarafından okunmasını dilerim.” 
 
Doç. Dr. Yavuz Samur 
Bahçeşehir Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90911</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d12308d-62c7-4afd-9718-fe04bee8f553.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Merkezine Yolculuk</image:title>
            <image:caption>“Tam başarıya kavuşacağımız sırada geri dönmek mi? Asla! Bunu yapmamı bekleme!”

Eski bir el yazmasının içerisinden çıkan şifreli yazıların kahramanımız Axel tarafından, tesadüf eseri de olsa, çözülmesi, kahramanımızın maden bilimci huysuz amcası Profesör Lindenbrock’u heyecanlandırmaya yetmiştir. Çünkü pusulanın söylediğine göre, Dünya’nın merkezine yolculuk etmek mümkündür.

Böyle bir keşfi tecrübe edecek olmanın coşkusuyla artık yerinde duramayan Profesör Lindenbrock, Axel’ı da peşinden sürüklemeye kararlıdır. Bu fikir, onu pek heyecanlandırmasa, hatta dehşete düşürse de Axel, amcasının peşine takılarak kaçınılmaz biçimde bir hayli zorlu olacak bu bilimsel keşif yolculuğunda ona eşlik eder.

Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de Jules Verne’in sevilen eseri Dünyanınn Merkezine Yolculuk kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90912</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9f10dfb-7245-4523-865e-141f870d6de0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay&apos;a Yolculuk</image:title>
            <image:caption>“Korkunç bir patlama duyuldu.

Patlamanın büyüklüğünü, korkunçluğunu sözle anlatmak imkânsızdı. Ne yanardağ patlaması ne gök gürültüsü ne savaş alanında yüzlerce topun birden sürekli atış yapması... Hayır, hiçbirinden böylesine korkunç bir gürültü duyulamazdı.

Kuyunun ağzından büyük, çok büyük, yoğun, çok yoğun bir alev bulutu yükseldi. Aynı anda toprak, okyanus dalgaları gibi kabardı...
Öyle büyük bir hızla fırlamıştı ki, hiçbir göz bu hızdaki bir hareketi izleyemezdi.

Ay’a yolculuk başlamıştı.”

Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de sevilen yazar Jules Verne’in Ay’a Yolculuk kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90913</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13439388-ba2a-433e-87c2-f7e2e457b79c.jpg</image:loc>
            <image:title>Graham Bell - Bilimin Dehaları</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en başarılı bilim insanlarından olan ve telefonun mucidi Graham Bell kimdir?

Nerede doğmuştur?
Hangi eğitimleri almıştır?
Hangi deneyleri yapmıştır?

Yapmış olduğu çalışmalarla dünyada ses getiren Graham Bell’in hayatını, eğitimini, kariyerini ve başarılarını merak mı ediyorsun? Graham Bell’in gerçekleştirdiği telefonun icadının günümüzde nasıl bir etkisinin olduğu ve Graham Bell hakkında merak ettiğin tüm soruların yanıtları bu kitapta.

Durma çevir sayfaları ve sen de onun gibi bir bilim insanı olmak için okumaya başla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90914</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ab57554-b243-4039-a6c9-68c18b216582.jpg</image:loc>
            <image:title>Marie Curie - Bilimin Dehaları</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en başarılı bilim insanlarından olan ünlü fizikçi ve kimyager Marie Curie kimdir?
Nerede doğmuştur?
Hangi eğitimleri almıştır?
Hangi deneyleri yapmıştır?
Yapmış olduğu çalışmalarla dünyada ses getiren Marie Curie’nin hayatını, eğitimini, kariyerini ve başarılarını merak mı ediyorsun? Maria Curie’nin gerçekleştirdiği fizik ve kimya deneylerinin günümüzde nasıl bir etkisinin olduğu ve Marie Curie hakkında merak ettiğin tüm soruların yanıtları bu kitapta.
Durma çevir sayfaları ve sen de onun gibi bir bilim insanı olmak için okumaya başla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90915</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d46eb8f-24a4-4e93-b3b1-2068417659d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Oliver Twist</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılın başlarında, İngiltere’nin bir şehrinde, dilenci­lik yuvası olan bir binada, Oliver Twist doğmuştu. Vücu­dunu örten paçavralara elbise adını vermek imkânsızdı.

Oliver Twist, bir soylunun olduğu kadar, bir dilenci­nin de çocuğu olabilirdi. Fakat hiç kimse onun, kimin oğlu olduğunu bilmiyordu. Toplum içindeki yerini de kestirmek imkânsızdı. Fakat günün birinde kaba, yıpran­mış, sarı kumaştan bir elbise giydirilip göğsüne etiket takılarak, yetimhaneye alınınca, toplum içindeki yerini bulmuş oldu.

Çocuk Klasikleri serimizle siz çocukları bu kez de Charles Dickens’ın ölümsüz eseri Oliver Twist kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90916</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3e10cc9-f600-4b0e-bffb-7ad099951398.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Dede Korkut Hikâyeleri, Oğuz boyunun anonim bir ürünüdür. Bu haliyle, Türk edebiyatının şaheserle­rindendir. Anonim olduğu için, zaman içinde bazı deği­şikliklere uğramıştır.

Hikâyeler, manzum (şiir biçiminde) ve mensurdur (düzyazı). Uzun dizeler vardır. Düzyazı kısımları da şiir biçimindeki bölümleri kadar akıcı ve şiirseldir. Çocuk Klasikleri serimizle siz çocukları bu kez de Türk edebiyatının eşsiz eserlerinden Dede Korkut Hikâyeleri kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90917</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53297bdf-90b1-4508-84e0-472d19ea86df.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Sawyer&apos;in Maceraları</image:title>
            <image:caption>Her çocuğun hayatında, bir köşeyi kazıp orada define bulmak isteğinin uyandığı bir zaman vardır. İşte bir gün Tom’un içinde de böyle bir istek uyandı. Joe Har­per’ı aramaya sokağa fırladı. Arkadaşını bulamadı. Son­ra Ben Rogers’ı aradı. O da balık tutmaya gitmişti. Bi­raz sonra Kızılel Huck’a rastladı. Onu bir köşeye çekti. Huck, define aramaya hevesliydi.

“Nereyi kazacağız?” diye sordu.
“Hemen her yeri.”
“Neden? Her yerde define mi var?”
Çocuk Klasikleri serimizle siz çocukları bu kez de Mark Twain’ın ölümsüz eseri Tom Sawyer kitabıyla buluşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90918</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a7711c4-f147-41d4-b22b-faf54d545248.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kurdu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Jack London’ın bütün eserlerine bir simgeci natüralizm örneği olan Deniz Kurdu ile devam ediyoruz. Varlıklı bir aileden gelen Humphrey Van Weyden, geçirdiği deniz kazasının ardından Hayalet adlı uskunanın kaptanı Wolf Larsen tarafından kurtarılır. Barışçıl bir “beyefendi” olarak, iradesi dışında Larsen’in hizmetine girmesiyle kendini şiddet dolu “gerçek dünya”da bulacak; bu deneyim onu elitist bir entelektüelden, cesur bir eylem adamına dönüştürecektir. 
Van Weyden’la Larsen arasındaki çatışma, yalnızca zayıf olanın ezildiği bir dövüş değil, bir fikir savaşıdır aynı zamanda. Hayatı “kutsal” olarak gören Van Weyden’ın idealizmiyle, var olmak dışında bir kaygı taşımayan Wolf Larsen’in materyalizmi arasındaki karşıtlık roman boyunca yinelenirken, Deniz Kurdu’nu farklı düzeylerde okunabilecek bir yapıt haline getirir. Ancak, London’ın en büyük başarısı hiç kuşkusuz ustalıkla geliştirip ete kemiğe büründürdüğü unutulmaz Wolf Larsen karakteridir. Nietzsche’nin “üstinsan” kavramını anıştıran Wolf Larsen, Ambrose Bierce’in de dikkat çektiği gibi, bir yazarın yaratabileceği en muazzam karakterlerden biridir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90919</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f68cc35c-dc9d-4b85-86ec-cef400dde0ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Buzullar Arasında Bir Kış (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1855 yılında ilk kez Musée des familles dergisinde yayımlanan Buzullar Arasında Bir Kış, okuru Dunkerque’ten dondurucu Grönland’a uzanan, aşk ve dostluk uğruna girişilen heyecan ve gerilim dolu bir maceraya davet ediyor. Bu kısa ama çarpıcı öyküde, büyük macera romanlarının barındırabileceği bütün unsurlar mevcuttur: Çetin bir deniz yolculuğu, zorlu bir arama kurtarma girişimi, düşman bir çevrede, son derece elverişsiz koşullarda hayatta kalma mücadelesi, gemide isyan… 
Kaptan Louis Cornbutte, Korkusuz Kız adlı gemiyle çıktığı sefer sırasında, tehlike sinyallerini aldığı bir uskunanın yardımına koşmak üzere iki tayfasıyla birlikte filikayla denize açılmış ve geri dönmemiştir. Korkusuz Kız’ı seferine başladığı Dunkerque’e ikinci kaptanı geri getirir. Louis’nin öldüğüne inanmayan ve kendisi de denizci olan babası Jean Cornbutte, mürettebatı toplayarak oğlunu aramak üzere yeniden denize açılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90920</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c48dedf6-54bb-4f59-8548-aff665a8694f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Tercihlerinizle Yaşamak</image:title>
            <image:caption>&quot;İnsanlar yalnızca tek yoldan mutlu olabilirler: kendileri olurlarsa. O zaman mutluluk pınarları akmaya başlar; daha canlı olurlar; görmesi, birlikte zaman geçirmesi bile keyif olur. Bir şarkı, bir dans olurlar.&quot;
 - Osho
Seni yiyip bitiren değersizlik fikri milyonlarca insanı da yiyip bitirmektedir. Çocukluktan itibaren toplum bireyin özgürlüğünü ele geçirmeye başlar. Onlar senin bir başkası olmanı isterler, kendin olmanı değil. Kendini değersiz hissetmenin sebebi budur. Bu çok doğal sen asla bir başkası olamazsın; içten içe kendine ihanet ettiğini hissedersin. İçten içe, her insanın doğal hakkı olan mutluluğu, özsaygıyı, gururu ve varoluşun sana hayatla birlikte sunduğu saygınlığı hissedemezsin.
Kendin olmana izin verilirse, kendini asla değersiz hissetmezsin. Ama toplum senden bir koyun olmanı ister. Sen bir ceylan olmanın, bir kaplan olmanın, bir aslan olmanın ya da bir kartal olmanın niteliklerine sahip olabilirsin ama toplum senden tek bir şey olmanı ister. Herkes koyun olmak zorundadır. Şimdi eğer sen bir aslanı bir koyun olmaya zorlarsan, o kendini değersiz hisseder. Sen ona, doğal olmayan bir şey dayatmış olursun. Kimse seni olduğun gibi sevmez; herkes senden şunu olmanı, bunu olmanı ister. Elbette eğer onların taleplerini karşılarsan sevilir, sayılırsın, ama bu çok tehlikelidir; kendini kaybetmek zorunda kalırsın. Sadece ikiyüzlü biri olursun. Onların saygısını, sevgisini kazanmak nedir ki sen ruhunu kaybetmişsindir. Sen evrendeki yerini, alanını, en önemli benliğini ve bilincini kaybetmişsindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90921</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ed2e1dc-9b88-4494-b2a6-d6d01d6de3cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kilo Vermenin Kolay Yolu</image:title>
            <image:caption>“Allen Carr’ın kitaplarını okuduktan sonra hayatları değişen çok sayıda insan tanıyorum.”
Sir Richard Branson
Eşsiz Bir Yöntem ile Beslenmenize Yeniden Yön Verin!
Kolayca, Acı Çekmeden ve Kalıcı Olarak Kilo Verin!
Abur Cubur Yemeye Yönelik Psikolojik İhtiyacı Ortadan Kaldırın!
Hayatınızın Kontrolünü Yeniden Kazanın!
“Allen Carr’ın bu kitabını okuduğunuz süre boyunca yapacağınız yolculuk kilo kontrolü sorununun ne kadar basit çözülebileceğini keşfetmekte bir aydınlanma olacak.”
Dr. P.M. Bray M.B., C.Hb., M.R.C.G.P.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90922</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7fd88ba-2c39-41cb-b4cb-5dfa9d7428d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Rakun İçin Öpülecek Bir El</image:title>
            <image:caption>Bu çocuk klasiğinde, Bayan Rakun “Avucundaki Öpücük” adlı aile sırrını oğlu Minik Rakun ile paylaşır. Minik Rakun okula gitmekten çekinmektedir. Yüreğimizi ısıtan bu hikâye, özellikle de ayrılık anları gelip çattığında milyonlarca çocuğun ve anne-babalarının hayatına dokunmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90923</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f72856f8-6f82-40f3-89d7-466d1f790270.jpg</image:loc>
            <image:title>Veda Öpücüğü</image:title>
            <image:caption>Önce insan olmasını istediğimiz çocuklarımıza...
Avucundaki Öpücük ve onu izleyen Bir Cep Dolusu Öpücük adlı kitaplardan okurların iyi tanıdıkları ve sevdikleri Minik Rakun bir sürü çocuğun yaşamında ortak olan bir başka ikilemle karşı karşıya kalır: Ailesiyle birlikte taşınması gerekir.
Ormanın yaşadıkları bölgesi kesilecektir ve Anne Rakun yeni bir ev bulmak zorunda kalmıştır. Minik Rakun kolayca anlaşılabileceği gibi hem üzgündür hem de bu taşınmanın
getirebileceklerinden korkmaktadır. Ama yeni ağacın pek de kötü olmadığını fark eder. Daha da önemlisi, tam da annesinin söylediği gibi, taşınma yeni evinde bulabileceği beklenmedik bir hoşluğu da beraberinde getirmiştir: yeni bir oyun arkadaşı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90925</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19ac6dfd-46fb-46cd-b02d-e3a70a50ee0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevginin Gücü</image:title>
            <image:caption>“Yaşam ve ölüm arasında bir erkeğin veya kadının başına gelebilecek en önemli şey sevgidir. “
“Sevgi var olmanın saf mutluluğundan doğan şiirselliktir. Sevgi şarkıdır, danstır, kutlamadır: Bir minnet şarkısı, bir şükran dansı, bazen sebepsiz yere, bazen dört bir yanımızı kuşatan bu muazzam armağan için, bu bütün evren için, topraktan kutsal güce kadar her şey için bir kutlamadır.”
“Sevgi korkuyu yok eder: Âşıkken korkmazsın. Âşıkken tüm dünyayla savaşabilirsin. Âşıkken her şeyi yapabileceğini hissedersin. Ama âşık değilken en ufak şeylerden bile korkarsın.”  
“Sevgi o kadar güzel bir sözcüktür ki “aşka düşmek” dediğin zaman onu çirkin bir şekilde kullanmış olursun. Aşkta insan her zaman yükselir, asla düşmez.”
“Bir şeyi bütünlüğünle yaparsan çölleri vahalara dönüştürebilirsin. Bir dilencinin hayatını bir imparatorun hayatına dönüştürebilirsin. Asıl mesele, içinde aşağılık kompleksinin olmamasıdır. Ne yaptığının bir önemi yoktur. Asıl önemli olan onu nasıl yaptığındır; kendi içinden geldiği gibi, kendi vizyonunla, sevginle. O zaman dokunduğun her şey altına dönüşür. “
“Özgün insan her zaman orijinaldir. O bir taklit, bir tekrar değildir. O yeni bir şarkı, yeni bir dans, yeni bir başlangıçtır, her zaman. Eğer zihinden kalbe geçebilirsen toplumun en başından beri engellemeye çalıştığı şeye erişmiş olursun. Toplum senin yürekli bir insan olmanı istemez. Toplumun zihinlere ihtiyacı vardır, yüreklere değil.”
Osho Yaşam Gereklilikleri serisi, bireyin yaşamındaki en önemli sorulara odaklanır. Her kitap, kişisel anlam ve amaç arayışımız için yaşamsal olan, içsel yaşamımız ve varoluşumuzun niteliğiyle ilgili sorulara odaklanan çağdaş anlayış ve tartışmalar içerir.
Osho yirminci yüzyılın en ilham verici spiritüel öğretmenlerinden biridir. İçsel dönüşüm bilimine yaptığı devrimsel katkılarıyla tanınır. Öğretilerinin etkisi yayılmaya ve dünyanın hemen her ülkesinde her yaştan insana ulaşmaya devam eder.,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90926</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0d1fe4d-81e8-4457-ad5f-6f2025a433c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sezgi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta yirminci yüzyılın en büyük spiritüel öğretmenlerinden biri olan Osho’dan sezgiyi öğrenecek, mantığın ötesindeki derin bilgeliğinizi keşfedeceksiniz.
Sezgi bilimsel olarak açıklanamaz çünkü aklın ötesinde bir şeydir. Aklın ulaşamamış olduğu bir noktadan gelir.
Sezgi, düşünsel, mantıksal zihin ile daha kapsamlı olan spiritüel âlem arasındaki farkla ilgileniyor. Mantık, zihnin gerçekliği nasıl bildiğidir, sezgi ise ruhun gerçekliği nasıl deneyimlediğidir. Osho’nun bu konularla ilgili argümanları son derece anlaşılır, ara sıra komik ve tamamen sürükleyicidir.
Tüm insanlar doğal bir sezgi yetisine sahiptir, ancak sosyal koşullanmalar ve eğitim sistemleri sezgiye karşı çalışıyor. İnsana sezgiyi görmezden gelmesi öğretiliyor; içgüdülerini anlaması ve onları bireysel büyüme ve gelişmede bir temel olarak kullanması öğretilmiyor ve bu süreçte sezgiye dönüşmesi gereken doğuştan bilgeliğinin kökü kurutulmuş oluyor.
Bu kitapta Osho, sezginin tam olarak ne olduğunu tespit ediyor ve sezginin başkalarındaki ve kendimizdeki işleyişini nasıl belirleyeceğimize dair yönergeler veriyor. Çalışmada, gerçek sezgisel içgörü ile, sıklıkla yanlış seçimlere ve istenmeyen sonuçlara yol açabilen “hüsnükuruntu” arasında ayrım yapmayı öğreneceksiniz. Kitap, her bireyin doğuştan sezgisel yetilerini beslemek ve desteklemek üzere tasarlanmış birçok özel egzersiz ve meditasyon da içeriyor.
Osho, hayatı tüm zenginlikleriyle yaşama kapasitemizi sınırlayan koşullu inanç sistemlerini ve önyargıları incelememiz ve onlardan özgürleşmemiz için bizi zorluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90927</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc494dfc-cef8-4285-989a-001315a93d5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Travma ve Anı</image:title>
            <image:caption>Dr. Peter A. Levine travma terapisinde öncü yöntemi olan Bedensel Deneyimleme Metodu’nu Kaplanı Uyandırmak kitabıyla dünyaya tanıtmıştı. Şimdi, Travma ve Anı ile bir sonraki adımını da atarak travma terapisindeki en zor ve karmaşık sorulardan birine yanıt arıyor: Anılarımıza güvenebilir miyiz? Travma terapileri genelde “açık” anılarımıza odaklanır, bedenin “örtük” anıları nasıl depoladığına ve bu “anı” olarak düşündüğümüz şeylerin ne kadarının duyular aracılığıyla bize geri döndüğüne genelde pek az dikkat edilir. Geçmiş ile şimdinin ve beden ile beynin birlikte oynadıkları bu karmaşık oyunu öğrenmekle travmalarımızla olan ilişkilerimizi düzenleyebilir ve daha dengeli, huzurlu bir ruh haline ve iç bütünlüğüne kavuşabiliriz. Bu kitap travmaları nedeniyle ıstırap çekenlere çok yardımcı olacaktır. Travma ve Anı, anının nasıl oluştuğu ve anılarımızın güncel yaşamlarımızı nasıl etkiledikleri konusunda çok önemli bir çalışmadır.
Peter Levine travmalarımızla bağlantılı olan ve bize zarar veren duygusal anılarımızın bedenlerimizde nasıl kilitli kaldığını açıklayan kahraman bir öncüdür... Levine travmatik örtük anıların inatçı ve güçlü etkisinin nasıl eritildiğini ve dönüştürüldüğünü bize gösterir.
Stephen W. Porges, Dr., The Polyvagal Theory: Neurophysiological Foundations of Emotions, Attachment, Communication and Self-Regulation (Polivagal Teori: Duyguların, Bağlılıkların, İletişimin ve Kendini-Düzenlemenin Temelleri) adı kitabın yazarı.
Anının birçok katmanı vardır. Peter Levine kendine ait bu biricik ve güçlü düşünce yöntemiyle bu sistemleri nasıl anlayacağımızı ve travma sonrasında kendilerini gösterdiklerinde nasıl yararımıza kullanacağımızı açıklar.
Daniel J. Siegel, Dr., Mindsight (Zihin Görüsü), The Mindful Therapist (İtinalı Terapist) ve Pocked Guide to Interpersonal Neurobiology (Kişilerarası Nöropsikoloji El Kitabı) kitaplarının yazarı.
Ancak geri çekilip bakabildiğimizde, kendimizi tarafsız bir şekilde değerlendirebildiğimizde, duyularımızın ve hislerimizin yoğunluğunu azaltabildiğimizde, doğuştan sahip olduğumuz fiziksel savunma tepkilerimizi harekete geçirebildiğimizde, otomatik olan ve içinde bulunduğumuz durumda bize fayda sağlamayan hayatta kalma tepkilerimizi dönüştürebiliriz. Ve ancak bunu yapabildiğimizde bize musallat olan anılarımızdan kurtulabiliriz.
Bessel A. Van der Kolk, Dr., The Body Keeps the Score: Mind, Brain and Body in the Healing of Trauma (Beden Skor Tutar: Travmanın İyileşmesinden Zihin, Beyin ve Beden) adlı kitabın yazarı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90928</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92e94bb7-bf21-4e41-820d-aebbf1da2d41.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyanışa Üç Adım</image:title>
            <image:caption>Her insanın içinde en az üç kişilik vardır. İlki gerçekte olduğu, ama farkında olmadığıdır. İkincisi olduğunu düşündüğüdür. Üçüncüsü ise insanlara yansıtmak istediğidir. Gerçek insan gerçekte kim olduğundur. Sen çok mütevazı olduğunu düşünürsün ama için egoyla doludur. İnsanlara sürekli hizmet eden bir insan olduğunu düşünüyorsundur ama içten içe herkesin sana hizmet etmesini istiyorsundur. Sen gerçekten de olduğunu anladığın insan mısın? Eğer olduğunu düşündüğün kişide takılıp kalırsan gerçek içsel benliğini asla bilemeyeceksin.
Bir gün uyanmak zorunda kalacaksın. Uyku sonsuza dek süremez ve uyku ebedi bir dinlenme hali olamaz, karanlık nihai hakikat deneyimi olamaz. Er ya da geç uyanmak zorunda kalacaksın her şey sana bağlı. Ama uyandığın zaman daha önce uyanmadığın için pişmanlık duyacaksın elini uzatman yeterliydi, sana öyle yakındı ki.
Görebilen insan düşünmez. Sadece göremeyen insan düşünür. Düşünmek bir cehalet göstergesidir; bilgi göstergesi değil. Ne kadar çok düşünürsen o kadar cahil olduğunu unutma. Bildiğin zaman düşünceler kaybolur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90929</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/496ea743-505c-4a8e-b238-4243a81b03a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcılık</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın en büyük spiritüel öğretmenlerinden biri olan Osho tarafından yazılmış olan bu eser, içsel fikirlerinizi ve yaratıcılığınızı beslemeniz için size ilham verecek ve bunları hayatınızın her alanında uygulayabileceksiniz.
Osho’nun bu kitabın önsözünde belirttiği gibi, tarihsel olarak, yaratıcı kişi neredeyse her zaman topluma karşı isyan etmeye zorlanmıştır.
Ancak günümüzde durum çarpıcı bir biçimde değişmiştir. Günümüz dünyasında, kurumsal CEO’lardan okul çağında çocuğu olan meşgul annelere kadar herkesten, yeni zorluklara yaratıcı bir şekilde yanıt verme yeteneği talep edilmektedir. Hayatla başa çıkmak için alet çantasında sadece geçmişte ebeveynlerinden ve öğretmenlerinden öğrendiklerini taşıyanlar, hem ilişkilerinde hem de kariyerlerinde büyük bir dezavantaja sahiptir. Taklitçi ve kurallara-bağlı davranıştan uzaklaşıp yaratıcı yenilik ve esnekliğe geçiş yapmak için, kendimiz ve yeteneklerimiz hakkındaki tutumlarımızda derin bir değişiklik gerekmektedir.
Bu kitap, hayatlarına daha fazla yaratıcılık, oyun ve esneklik getirme ihtiyacını anlayanlar için bir el kitabıdır. Okuyucuya, kalıpların dışında düşünmeyi ve aynı zamanda orada yaşamayı öğreten bir kılavuzdur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90930</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3900fa4-8ed2-4cf9-81a2-bb9c8d29890e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolan Kitaplar - Çılgın Dedektifler Baran ile Beren (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çılgın dedektiflerimiz Baran ile Beren, babalarının çalıştığı kütüphanedeki bazı değerli kitapların kaybolmasından şüphelenirler. Kaybolan kitapların gizemini çözmeye karar verirler. Ancak kaybolan değerli kitapların gizemini çözmek ve kitapları bulmak hiç de kolay olmayacaktır!
Kaybolan kitapların gizemini çözmek ve kötü adamları yakalamak için Baran ile Beren’e eşlik etmeye hazır mısın?
Her bölümün sonundaki dedektiflik testleriyle ne kadar iyi bir dedektif olduğunu ölçmeye ne dersin?
-Dikkat Gelişimi Uygulamalı
-Analitik Düşünce Gelişimi Uygulamalı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90931</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/315fb077-ef4f-4e23-b5a8-a98b862d8f5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Pan</image:title>
            <image:caption>Peter “Denizkızlarını, korsanları görmek isteyen benimle gelsin,” dedi.
Bu arada annem, babam ve Nana bahçe kapısına kadar gelmişlerdi. Hemen odamızın camına doğru baktılar. Doğrusu her şeyin yolunda olduğunu görüyorlardı. Görünüşte tuhaf giden bir şey yoktu. Ama annem, havada uçuşan gölgelerimizi görmek için gecikmedi. Merdivenlerden bağırarak, paldır küldür çıkarken “Çocuklarım! Eyvah başımıza gelenler,” diyordu.
İş işten geçmişti. Annem, babam ve komşular, odamıza geldiklerinde yataklarımızın bomboş olduğunu gördüler. Biz ise çoktan bulutların arasına ve gökyüzündeki yıldızlara doğru yol almıştık.
Kalbimde büyük bir huzur hissediyordum. Uçmak için cesaretin en büyük enerji kaynağı olduğunu anlamıştım. Bütün gücümle bu enerjinin bitmemesi için uğraşıyordum. Gökyüzü, yıldızlar bizimdi. Hepsinden önemlisi, hayallerimiz gerçek oluyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90932</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea1104eb-edc2-4150-8f66-bd7b9abe1c1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımızı Aydınlatan Muhteşem Kadın Dostlarım</image:title>
            <image:caption>Atillâ Dorsay bu kitabında ‘kadın dostlar’ını bir araya getiriyor. Hepsi de ülkemizin kültür yaşamında önemli roller oynamış 30 kadının özenle çizilmiş ayrıntılı portreleri... Ama bir ortak özellikleri daha var: Dorsay’ın uzun kariyeri boyunca bizzat tanıdığı, dostluklar kurduğu, anılar ve anekdotlar paylaştığı, hakkında yazılar kaleme aldığı kadınlar... Onun deyişiyle ‘Lady’ler ve ‘Diva’lar. Kadının yerinin ve konumunun hâlâ en hararetli biçimde tartışıldığı günümüzde övülesi bir çaba.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90933</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3bfbafb-db41-42f8-8148-031687214fa3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolda Bir Kuşa Rastladım</image:title>
            <image:caption>Hz. Mevlânâ Dîvân-ı Kebîr’de diyor ki; “Aşkta diri olmak gerek, ölüde iş yok. Diri kimdir bilir misin? Aşktan doğan kişidir.” İşte Kerim canın kitabı tam da bunu anlatıyor. İnanıyorum ki bu çalışma birçok insanın hayatına ışık tutacak bir başucu kitabı olacaktır… 
Esin Çelebi Bayru - Evet Aşk Güzel Şeydir’in Yazarı   
Kadim anlatılarda kuş çoğu kez ruhun bir simgesi olarak belirir. Böylece ruhların yolculuğu, ruhların av ya da avcı oluşu, ruhların özgürlüğe kanat çırpışı hakkında, bu uçucu kardeşlerimizin hikâyeleri bize yoldaşlık eder. Yolda Bir Kuşa Rastladım, bu eski ve âşinâ hikâyeleme türüne, ruhun hikâyesine sadık kalınarak verilmiş ilgi çekici ve taze bir selam. 
Ahmet Murat Özel - Kuşlarla Sohbetin Şartları’nın Yazarı 
 
Mantıku’t-Tayr ve Fusûsü’l-Hikem gibi irfânî geleneğimizi şekillendiren iki temel eserden ilhamını alan bir anlatım. Kuşlar ve hikmet... 
Ahmet Turgut - Aşkın Şehidi’nin Yazarı 
  Kendi hikâyemizin içinden geçmek ve onu şekillendirmek için dünyadayız. Farklı zamanların ve ayrı kültürlerin hikâyelerinin, Kerim Güç’ün kendi öz hikâyesinde eriyince nasıl bir hikmet çağlayanına dönüştüğünü keşfettiğimizde, kendi hikâyemize yeniden ve başka bir gözle bakma ihtiyacı hissedeceğiz. 
Mecit Ömür Öztürk - Dervişin Teselli Koleksiyonu’nun Yazarı 
 
Hikâye, gündelik rutinlerimizden tutun varoluşsal sorunların en karmaşık meselelerine kadar hayatımızın hemen bütün alanlarında kullandığımız bir anlatım biçimi. Semâvî mesajların içinde de karşımıza çıkıyor, modern/postmodern anlayışı yansıtan metinlerde de… Kerim Güç, hikâye etmenin imkânlarını kullanarak, modern insanın elinden tutup kadim anlatılara doğru götürüyor. Attâr’ın ölümsüz hikâyesi, Kuşların Dili’nden bize yeni haberler veriyor. Anka’nın/Simurg’un sonsuzluk iştiyâkıyla koyulduğu kozmik yolculuğun, aslında bugünde de yaşanmakta olduğunu bize yeniden hatırlatıyor. Okuru, modern hikâyelerin içinden geçirerek, ilâhî hikmeti yansıtan evrensel hikâyelere doğru çekiyor. Aslında, olayın bir yol ve yolcu/luk hikâyesi olduğunu öğreniyoruz Güç’ün hikâyelerinden. İrfânî birikimimize ve edebiyat dağarımıza değerli katkılar sunan bu hikâyeler; Attâr’dan, Hz. Mevlânâ’dan, Hz. Yûnus’tan, Martin Heidegger’den, Batı’nın büyük bilgelerinden ve onların metafiziksel imajlar dünyasından renkler, kokular devşiriyor. Ne diyordu Yûnus, “Her dem yeni doğarız, bizden kim usanası!” 
Sadık Yalsızuçanlar - Anka’nın Yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90934</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0060162-58cf-4e75-9626-5a2c731de4f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocukla Geziyorum</image:title>
            <image:caption>Seyahat etmek hem tutku hem ihtiyaç. Çekici coğrafyaları ve kültürleri tanımak, tarih ile sanata engin bir perspektiften bakan insanı zenginleşmekle kalmaz, derinlik de kazandırır.
Önünüze yeni rotalar koyduğunuzda başınızı hiç görmediğiniz bir gökyüzüne çevirirsiniz. Kulaklarınız aşina olmadığı bir dile açılır. Dimağınız yepyeni bilgilerle dolar. Böylelikle tazelenirsiniz. Bu eşsiz deneyimi yaşarken elinizden sevdiğiniz birilerinin tutmasını istersiniz: Bir hayat arkadaşı, bir dost, çocuklarınız… Çünkü bilirsiniz, güzel anlar paylaştıkça çoğalır.
Behiye Işın; eşi ve iki küçük çocuğuyla Hollanda, Macaristan, İsviçre ve Fransa’ya yaptığı gezileri okurlarıyla paylaşıyor. Bu birbirinden cazip ülkelerin sanatını, mimarisini, yöresel lezzetlerini tanıtırken bir yandan da çocukla gezmenin mümkün olduğunu, hatta gezilerin çocukların hayata bakış açılarına nasıl bir katkı sağladığını gözler önüne seriyor. Seyahatin insanlara sunduğu sayısız sürprizi atlamadan, mizahı ve kültür şoklarını es geçmeden bize birlikte seyahat etmenin püf noktalarını gösteriyor. Altını çizdiği çok önemli unsurlardan biri de çocuklarımızın küçülen dünyaya dair bir vizyon elde etmesi için mutlaka gezmesi, görmesi ve deneyimlemesi gerektiği.
Çocukla Geziyorum’un satırlarında Avrupa’nın çeşitli şehirlerini adım adım gezerken kendinizi Behiye Işın’ın tadına doyulmaz seyahatlerinin bir parçası hissedeceksiniz. Ve çok geçmeden kendinizi bu göz alıcı kentlerin sokaklarında çocuklarınızla yapacağınız gezileri planlarken bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90935</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/755bf155-2b90-4c5a-ace9-f00ccbc3993a.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeki Ama Çalışmıyor</image:title>
            <image:caption>Uçak fobisinden ilişkilerine, askerlik anılarından üniversite günlerine dek birçok anektodu samimiyetle paylaşan Oğuzhan Uğur için hiciv ustası desek abartmış olmayız. 
İlk gençliğinde karikatür de çizen Uğur, en ciddi konuları bile eğlendirerek anlatmaya devam ediyor.
Siz de hayatın absürtlüğü karşısında kara mizaha sığınıyorsanız, meşhur programı P!NÇ’e de kaynaklık etmiş durum komedisi tadındaki bu hikâyeleri okurken kendinizi gülmekten alıkoyamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90936</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35f3f438-8d39-4fd2-8089-b16fe0b31aa5.jpg</image:loc>
            <image:title>Telaşsız Yazılar</image:title>
            <image:caption>Nasıl sonbahar yaprakları çınar ağaçlarının altından süpürülürken üzülüyorsam, onların rüzgârda bir sağa bir sola gidişleri, arada yağmurun üzerlerine yağması, yürürken birden birinin başına düşmesi bir şiir gibi geliyorsa, içimdeki karmaşa da sanki bir müddet bekleyebilir toparlanmadan, arada yağmur yağabilir “nasıl yapsam” sorularıma.
Dur böyle olmadı deyip devirdiğim ama neyi nereye koyacağımı asla bilemediğim kalbimin odalarında bir gidip bir gelebilirim...
Genç bir yazarın çekmecelerde sakladığı duygularını çıkarıyor ortaya Nurbanu İnan. Kimi zaman yüzleşmesi zor, kimi zaman acı veren, kimi zaman hayata yeniden karışmayı isteyen duygular. Hepsi birbirinden farklı ama hepsi kendisinin, belki de herkesin duyguları...
Bu samimi ve içten denemeleri okurken yazarın dünyasına konuk olacak ama en çok da sizi nasıl bu kadar iyi tanıdığına şaşıracaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90937</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6424527f-8814-41ae-a9c2-814ed9a2e250.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerika&apos;da Irkçı Söylem ve Şiddet</image:title>
            <image:caption>Günümüzde Batılı devletlerin, özellikle de ABD’nin “beyaz egemen dünya” projesi, pandemi sürecinde giderek daha da güçlenmeye devam etmektedir. Batı dünyasının değerlerine “ters düşen” dünya halklarını imha etme yoluyla ‘beyazlaştırma’ operasyonu, Batı/ABD ile Öteki ekseninde süregelen siyasi bir projedir. Tarihsel akış içinde, sömürgeci güç ilişkilerinin ırkçı mantığını Batı Avrupa devletlerinden devralan ABD, kendi toplumsal düzeninde beyaz egemen dünya siyasi projesinin pratiklerini normalleştirmektedir. Bu kitap, bölgemizi şiddet politikalarıyla kasıp kavuran ABD’yi kendi vatandaşlarına uyguladığı ırkçılık üzerinden sorunsallaştırmaktadır. Beyaz kimliği kurgusunun temelinde yatan “beyaz ırksal çerçeve” içine siyahları oturtan ve bu çerçeve dışında onları tanıyamayan bir “cehalet” ile beraber hem fiziksel hem de söylemsel “şiddeti” besleyen söylemsel kurguyu incelerken, ırkçı bakış açısını, siyahları hedef tahtasına oturtan polis şiddeti üzerinden de açığa çıkarmak gereğine işaret etmektedir.
Çalışma, dünyayı “beyazlaştırma” operasyonlarının temelinde bulunan, dünyayı beyaz üstünlüğüne dayanan ve farklı ırk gruplarına tepeden bakan bir kavram penceresinden görmeyi alışkanlık haline getiren bakış açısını, ABD’nin kendi “yerel” zemininde incelemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90938</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31abec39-cf32-4a46-aa66-292cb284cd0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Varsa</image:title>
            <image:caption>Kan varsa haber de vardır... Habercilerin kullandığı bir deyişti bu ve o gün bir bombanın patlatıldığı Albert Macready Ortaokulu’nda kesinlikle kan vardı. Finders Keepers Dedektiflik Ajansı&apos;nda günlük işleriyle ilgilenen Holly Gibney&apos;nin dikkatini çeken ise bambaşka bir ayrıntıydı. O, kanın kokusunu alıp ilk haberi yapan muhabire takılmıştı. Holly&apos;nin adama odaklanmasının geçerli bir nedeni vardı, çünkü o bir Yabancı&apos;ydı. Kan Varsa her biri okuru kendi korku dolu dünyasına çeken dört uzun öyküden oluşuyor. Holly’nin ilk yalnız macerasının dışında Bay Harrigan’ın Telefonu, Chuck’ın Hayatı ve Sıçan öyküleri uykularınızı kaçıracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90939</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ea266e5-971f-422a-987e-dd58bcd4f17b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeşim Otizmli</image:title>
            <image:caption>Farklılıkların farkında olmak ve saygı göstermek, bizi eşsiz ve özel yapar. Bir gün ailece lokantaya gitmiştik ve Can Leo ilerimizdeki masada mutsuzca oturan bir adama yaklaşıp onu kelinden öpmüştü. Adam o gün Can Leo’ya çok kızmış ve ağıza alınmayacak laflar etmişti. Can Leo yanımıza geldiğinde annem ona, “O adamın içindeki yaralı çocuğun kalbi senin sevgini hissedemeyecek kadar kırgın Can Leo.” demişti. O gün çok üzülmüştüm ve anneme sormuştum: “Peki nasıl öğrenecekler, anne?” “En sihirli şeyi yapacağız Demirciğim!” demişti annem gülümseyerek. “Çocuklara anlatacağız. Anlayan ve gerçek bilgiyi öğrenen bir çocuk kalbi, gerçekleri düşleriyle zenginleştirir. Ve şu söylediğime kulak ver! Gelecekte içine bolca sevgi, bir parça düş gücü, birazcık inanç kattığımız bir kitap yazacağız.” İşte şimdi o kitabı elinizde tutuyorsunuz! Biz, iyiliğin bu dünyayı iyileştireceğine inanıyoruz. Sahilde, parkta, okulda ve her türlü sosyal ortamda Can Leo ve onun gibi Otizmli diğer çocuklara sevgiyle, saygıyla, hassasiyetle yaklaşılsın istiyoruz. Biz sadece Otizm’e değil, tüm farklılıklara ses vermek istiyoruz. Severek, değer vererek, anlamaya çalışarak… Ve bir düşünün; Ya sizin çocuğunuz, kardeşiniz, yeğeniniz, komşunuz olsaydı? Farklılıklar birbirimizi tamamlayan zenginliklerimizdir. Farkına varmak cebindeki sihirli sevgi tohumlarını bulup dünyaya serpiştirmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90940</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5ec6350-6fdb-4511-ab5c-d972122cd618.jpg</image:loc>
            <image:title>Araba Sevdası</image:title>
            <image:caption>Recaîzade Mahmut Ekrem’in Araba Sevdası, 1896 yılında Servet-i Fünun dergisinde tefrika edilmiş, 1897’de de kitap olarak yayımlanmıştır. Eser, Ekrem’in romantizmden realizme geçişini göstermesi bakımından önemlidir. Bu bakımdan Araba Sevdası’nı sadece dönemin ‘alafranga züppe tipi’nin alaya alındığı mizahî bir roman olarak değil, aynı zamanda romantik sanat anlayışının hayalciliğini yeren bir eser olarak değerlendirmek gerekir.
Araba Sevdası’nın bu baskısında Halil Paşa tarafından özel olarak yapılan on bir resim ile çeşitli desenler korunmuştur. Romanın Latinizasyonu sırasında hiçbir müdahalede bulunulmamış; özgün metne, şive özelliklerinden yazım işaretlerine kadar sadık kalınmıştır. Ayrıca bugün kullanılmayan kelime, tamlama ve Fransızca ifadelerin anlamları sayfa altlarında verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90941</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e73758a1-463d-471e-bfa8-0b80fa0666ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Bilgeliği</image:title>
            <image:caption>“Aceleci olup hızlı sonuçlar bekleme ve küçük menfaat peşine düşme”
Konfüçyüs (MÖ 551 – MÖ 479)
“Bir kişinin kollarını etrafında kavuşturamadığı ağaç da bir zamanlar küçük bir fidandı”
Laozi (MÖ – 6. Yüzyıl)
“Toprak biriktikçe dağ; su biriktikçe deniz oluşur”
Xunzi (MÖ 3. Yüzyıl)
“Depolarda yeteri kadar yiyecek varsa halk görgü kurallarını bilir; karınları doyar ve giysileri olursa onur ve utancı bilirler”
Guanzi (MÖ 7. Yüzyıl)
“Dünyanın temeli devlet, devletin temeli aile; ailenin temeli insandır”
Mengzi (MÖ 372 – MÖ 289)
Konfüçyüs, Laozi, Guanzi, Xunzi, Mengzi… Çin’in binlerce yıllık tarihinden önemli düşünürler ve onların çağları aşan sözleri. Çin Bilgeliği eserinde kadim sözlerin modern Çin’de Xi Jinping tarafından nasıl kullanıldığı ve sözlerin tarihi hikâyeleri ve arka planları uzmanları tarafından açıklanmaktadır. Kitap CCTV’de yayınlanan 12 programdan yola çıkarak derlenmiştir. “Çin Bilgeliği” ilk defa özgün dili Çinceden çevirisiyle okurla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90943</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b923525-b3df-47d5-a36d-479c676196bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Beklemeyeceğim İşte!</image:title>
            <image:caption>Tibo dondurma yemeyi çok seviyordu. 
Mahalleye dondurmacı arabası geldiğinde bir koşu yanına gitti. 
Ama o da ne? Dondurmayı seven sadece o değildi. 
Arabanın önünde upuzun bir kuyruk uzanıyordu. 
Tibo ise beklemek istemiyordu. 
Görkem Kantar Arsoy’un yazdığı, kapris yapmanın bir sonuç getirmediğini tatlı bir dille anlatan Beklemeyeceğim İşte! kitabına Melis Gökçen’in resimleri eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90944</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecb1f13e-b6e9-4faf-9d39-39065912b859.jpg</image:loc>
            <image:title>Normal Çocuklar (Karton Kapak)</image:title>
            <image:caption>Teneffüste Logan, Zita’ya onun normal olmadığını söyledi.
Zita şaşırmıştı. İyi de “normal olmak” ne demekti?
Nasıl normal olunurdu? Onun dışındaki herkes normal miydi?
Bu soruların yanıtlarını merak ettiyseniz Zita’nın sınıf arkadaşları üzerinde yaptığı araştırma ilginizi çekecek demektir.
Michael Escoffier’den düşündüren, gülümseten ve merak uyandıran bu müthiş hikâyeyi Laure Monloubou resimledi, Korkut Erdur çevirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90945</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe41f977-f5c1-4666-8e3e-c49331e2bf58.jpg</image:loc>
            <image:title>Robot Şahsuvar - Önüm Arkam Sobe 3</image:title>
            <image:caption>Bir &quot;Böö!&quot; sesi bile bizi korkutabilir. Sadece korkutan bu mudur? Değil elbette! Zamanla birçok korku zihnimize kurulur. Peki onlardan kurtulmanın yolu yok mudur? Var elbette! Acaba bu nasıl olur? Bulut’la Robot Şahsuvar’ın maceralarından bir çare bulunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90946</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2be6871-27aa-40cc-a386-a1dcf60ae0b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüylüler Okulu - Önüm Arkam Sobe 2</image:title>
            <image:caption>“Tüylüler Okulu mu? Hiç olur mu öyle şey?” diye kıkırdadığınızı duyar gibiyim. Olur  tabii!.. Bilge&apos;nin aklına bir fikir geldi, arkadaşları ona eşlik etti.
Hem biliyor musunuz, isterseniz siz de kendinize bir Tüylüler Okulu kurabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90947</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26919732-3799-476c-93ec-54bece5c3a7c.jpg</image:loc>
            <image:title>İvan İlyiç’in Ölümü</image:title>
            <image:caption>İvan İlyiç’in Ölümü yargı sisteminin üst kademelerine doğru ilerlemiş, sosyetede kendine bir yer edinmek için çabalamış İvan İlyiç’in birdenbire ölümlü gerçekliğiyle, faniliğiyle karşı karşıya gelmesini anlatır. Bireyin ölümü Çarlık Rusya’sının da ölümüdür bir yandan. Fakat Tolstoy’un bu eserinde sadece ölümlerin hikâyesi yoktur; zarif, nükteli ve tedirgin edici bir toplum eleştirisi, dağılan, çöken bir şeylerin haberi ve yeniyi arayışların müjdesi de görülür. 
“Evet, hastalık başlangıcı. Böğrümü çarptım, o gün ve sonraki gün yine eskisi gibiydim; biraz sızlıyordu, sonra arttı, sonra doktorlar, sonra bunaltı, sıkıntı, sonra yine doktorlar; durmadan gitgide, gitgide yaklaşıyordum uçuruma.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90948</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6022271a-2b7a-4e61-b23a-69aed4d13dd2.jpg</image:loc>
            <image:title>İkizce Öyküler</image:title>
            <image:caption>Çiğdem, akşam olunca sakin bir köşeye çekilip bir an önce kitabı okumayı düşünüyordu. 
Merakla okumaya başladı. Okudukça merakı daha da arttı. 
Anlaşılan o ki bu vatan kolay kazanılmamıştı. Farkında değildi ama gözleri yaşarmaya başladı. 
Nihayet kitabı bitirdiğinde ne görse iyiydi: Arkadaşlarıyla araştırdıkları gizem sonunda çözülmüştü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90949</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d1f807f-abfd-4df8-9c21-894829d65ad7.jpg</image:loc>
            <image:title>İkizce Masallar</image:title>
            <image:caption>Tam o sırada şaşırtıcı bir şey oldu. Depremden dolayı yıkık dökük olan köyün evleri güzelleşti. Eski hâlinden bile güzel oldu. 
Toprak yeşerdi, çiçekler açtı. Evlerin üstünde kocaman bir akarsu belirdi. Bu akarsu uçuyordu! 
Hemen yanında da ihtişamlı bir ev oluştu. Bu ev de uçuyordu! Uçan evden aşağıya doğru gökkuşağından bir merdiven indi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90950</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffe34bb3-2979-4d11-a8c7-c7d0f4a67366.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada Korkunca… (Karton Kapak)</image:title>
            <image:caption>Hepimiz gibi bazen Ada’nın da karanlıktan korktuğu geceler oluyor. Ama Ada ne yapacağını biliyor!
Ne zaman korksa onu koruyup kollayan arkadaşlarını çağırıyor yanına. Koca dev, şövalyeler, herkesi mutlu eden bir kediyle, şırıl şırıl akan şelale hemen koşuyor Ada’nın yardımına.
Kitapları ilgiyle takip edilen Heinz Janisch’in mışıl mışıl uyumayı kolaylaştıracak bu özgün hikâyesini Barbara Jung resimledi, Dürrin Tunç çevirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90951</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dadfab44-ef7d-49f2-b2b7-8053eed1c766.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Kulaklı Tavşancık ile Küçük Fil</image:title>
            <image:caption>Bonbon’un sınıfına yeni bir öğrenci geldi. 
Öğretmeni Küçük Fil Şaşa’yı Bonbon’un yanına oturttu ve iki ufaklık hemen arkadaş oldu. Yalnız Küçük Fil tavşancığın peşinden hiç ayrılmıyordu. Bir süre sonra bu durum Bonbon’un biraz canını sıkmaya başladı ve Şaşa’yla bir oyun oynamaya karar verdi
Kısa Kulaklı Tavşancık kitabının yazarı Julia Liu’dan yeni kurulan arkadaşlıklar üzerine yepyeni bir macera daha!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90952</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/475ae7e8-689b-47b3-9b78-3dd31ce1c4fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Dönemi İktidar Kavgası</image:title>
            <image:caption>Müslüman siyasal kültürünün oluşumunda Hz. Peygamber sonrasının özel bir yeri vardır. İlk müslüman neslini, bu dönem siyasi olaylarını ve bu olayların aktörlerini incelemek zorundayız.
Bu nesille kurduğumuz sevgi bağı, bizi doğruyu ortaya koymaktan alıkoymamalıdır. İslam tarihinde ilk yanlışlıklar siyasi alanda yapılmış ve daha sonra dinî ve ilmî alanlara sirayet etmiştir.
Bu yanlışlıklar sorgulanıp düzeltilecek yerde kutsanmış ve mukaddes bir cehaletle karşı karşıya kalınmıştır. Siyasal zihnin ürettiği sorunları çözemediğimizden, bu sorunlar gittikçe derinleşmiş ve kökleşmişir. Müslüman zihni geleceği, geçmişinde aramaktadır; Üstelik bunu ideal nesiller söylemi ile süslemektedir. Bu kitap, Hz. Peygamber sonrası siyasi sorunları mercek altına almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90953</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ff527b3-92fe-4b20-9a85-e6815ee019d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Gatsby (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Muhteşem Gatsby yalnızca Fitzgerald’ın en parlak yapıtı değil, aynı zamanda 20. yüzyıl Amerikan edebiyatının en iyi romanlarından biridir. Kahramanı Jay Gatsby’nin Long Island’da bir malikânede sürdürdüğü debdebeli yaşam tarzı, “Caz Çağı” olarak bilinen 1920’li yılları bütün coşkusu, aşırılıkları, şiddeti ve çöküşüyle yansıtır. 
Eğitimsiz bir aileden gelen yoksul Gatsby, kendini baştan yaratır. Servet ve güç kazanarak yeni umutlar ve başlangıçlar vaat eden bir hayatın eşiğine gelen bu gizemli milyonerin tek dürtüsü saplantı haline getirdiği ilk aşkı Daisy’ye kavuşmaktır. En parlak düşlerinin bir öpücükte cisimleştiği beş yıl önceki bir anı yeniden yakalamaktır aslında. Ama geçmiş geçmiştir ve tekrar edilmesi mümkün değildir. Gatsby’nin uğradığı yıkım, Amerikan Rüyası’nın da çöküşüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90954</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a768ec8-cf36-4d54-b9d7-8e5d6eff457a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruth (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lou Andreas-Salomé yapıtlarında kendi deneyimlerinden yola çıkarak, geleneğin kısıtladığı hayatlarında kendi  yollarını bulmaya çalışan kadınları, yetişkinliğe adım atmaya hazırlanan genç kızları anlatmıştır. Bu kadın hikâyeleri arasında kilit önem taşıyan Ruth, yazarın sağlığında en çok ilgi çeken yapıtıdır. 1895 yılında yayımlanan roman zamanın edebi zevkini yansıtır.
Çocuksu bir çekiciliğe sahip esrarengiz bir genç kız, işini çok seven bir eğitimci olan öğretmeninin kalbini tutuştururken, yaşadıkları karşılıklı bir büyülenmeye dönüşür. Genç kızın iç âlemi psikolojik tahlillerle aktarılır. 1928 yılına dek on baskı yapan Ruth’un okurları arasında Rainer Maria Rilke ve Sigmund Freud gibi ünlü kişiler de vardı. Hatta romandan çok etkilenen Rilke kendi kızına “Ruth” adını vermişti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90955</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/161d1e8a-2259-4a5e-af1e-680c6909bfa1.jpg</image:loc>
            <image:title>Topal Köpeği Vurdular</image:title>
            <image:caption>Ankara’nın son Ankara kedisi Maviş, mışıl mışıl uyuyordu… Balgat’ta Gavurların Orda, hareketlilik vardı ve ODTÜ tarafından silah sesleri geliyordu. Örgütçüler durmadan tünel kazıyordu. Yakında hapisten kaçacaklardı. Onların hapisten kaçmasına, Krizmet Konseyi karar vermişti. 
 
Krizmet Konseyi, Türkiye’nin darülharp olmasını emretmişti… Mele’den fetva aldılar. Mele İtalya’nın darülislam, Türkiye’nin darülharp olduğunu söylüyordu. Partinin İstihbarat Başkanı Damat Müntehil, Vehhabi Salih&apos;in adamıydı. Vehhabi Salih, Rabıta kitaplarını çevirtiyor, çevirtiyor, çevirtiyordu. 
 
Milli Mücadele gazisi Bican Çavuş, umudunu hiç kaybetmeden öldü. Bu sırada Kutalmış Öğretmen, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’la görüştü. Sunay, Ankara haritasını göstererek sordu; 
- Ankara’yı nereye kadar savunabilirsiniz? 
 
Topal Köpek ve Maviş olaylara karışmadan Durmuş ile Kutalmış Öğretmen’i destekliyordu. Baraj altında kalan köyden sadece mezarlar taşındı. Bacağı kurtlanan Topal Köpeğin tedavisiyle Veteriner Muhsin ilgileniyordu. Krizmet Konseyi karar aldı ve Topal Köpeği vurdular. 
 
Bu sırada Bican Çavuş ve Topal Köpeği kaybeden Ankara’nın son Ankara kedisi Maviş kimseyi dinlemiyor, şehrin üstüne yürüyordu. Krizmet Konseyi, Maviş’in arabaların gece üstüne yürümesi üzerine üst derece alarm verdi. Özel güvenlikçilerin aciz kaldığı bu noktada, devreye lejyonerler girdi. Sıkılan kurşunlara rağmen, Maviş lejyonerlerin üstüne yürüyordu… 
Maviş’e kurşun işlemiyordu. 
 
İşte o gün bugündür, Ankara’nın son Ankara kedisi Maviş’in ruhu, Ankara sokaklarında dolaşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90956</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/773e529c-581b-4221-ab12-a195d1ec8507.jpg</image:loc>
            <image:title>Celeste İçin Bir Yuva</image:title>
            <image:caption>Celeste asla sıradan bir fare değil! 1800&apos;lerin Kuzey Amerika&apos;sında, bir plantasyondaki evin kuytularında, sessiz sedasız sepetler ören bir sanatkâr!
Küçücük farenin küçücük dünyası, bölgedeki kuşları inceleyip resmetmeye gelen ünlü doğabilimci John James Audubon&apos;un genç çırağı Joseph’la karşılaşınca değişiyor. Yuva hasreti çeken bu iki güzel ruh, dost oluyor. Celeste, bir yandan Audubon’un tutup resimlediği kuşlara, bir yandan da bu resimlere arka planlar çizen Joseph’a yardım ediyor.
Henry Cole, gerçek bir hikâyeden yola çıkarak yazdığı bu güzel kitabın her sayfasında, yuvanın ve dostluğun anlamını arayan Celeste&apos;in macerasına harikulade çizimleriyle eşlik ediyor.
Bu dokunaklı hikâyenin içinde gezinirken, kuşlar ve yaban hayatı resimleriyle bilinen ünlü doğabilimci John James Audubon’u da yakından tanıma fırsatı bulacaksınız.Celeste kendine bir yuva arayan bir farecik.
Peki, o yuva sıcacık bir çizmenin burnu mu?
Ya da Celeste’in yeni arkadaşı Joseph’ın gömlek cebi mi?
Yoksa yuva, Celeste’in yüreğinin derinliklerinde, dostlukların yeşerdiği o yer mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90957</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b01c1ddc-8c1f-456e-b9c0-65ee348ef09c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulanık ve Klasik Uygulamalar ile Çok Kriterli Karar Verme Teknikleri</image:title>
            <image:caption>Bulanık ve Klasik Uygulamalar ile Çok Kriterli Karar Verme Teknikleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90958</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/317f4c1f-4aa6-44e9-ae8b-082bcc7a60d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızım Çünkü Sen Varsın</image:title>
            <image:caption>Yarına kalmanın adıydı belki yanında kalmak. Yanındayken bile bile kaybolmak… Bundan zerre korkmamak. Şimdi onu özlemek bile içinde bir bedel taşıyor. Ruhuna dokunamadığın kanına dokunuyor.&quot;
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu Yalnızım Çünkü Sen Varsın ile bu kez aşktan öteye geçiyor. Başka hayatların dokunuşlarıyla tamamlanan bir karakteri doğuran Tazeoğlu, öncesiz ve sonrasızlığını keşfedecek olan Efil&apos;in rehberliğinde histerik bunalımlara düşen talihsiz ruhlara kendinizden daha yakın olmanızı sağlıyor.
Yalnızlığımızı tek bir bedenle sınırlandırmamıza ve aşkı adadığımız kişiyle derecelendirmemize rağmen insan olarak acılarımızın benzerliğiyle aslında ne kadar da yalnız olmadığımızı göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90959</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37abb6ca-1f79-41d4-a824-a2f804b2dc01.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk ve Batı Kültürlerinde Karşılıklı Etkilenme</image:title>
            <image:caption>Bu alandaki incelemelerimizin temel amacı, Doğu ile Batı arasında baş gösteren kültür ve sanat alışverişine örnek olabilecek olayları bulup gün ışığına çıkarmaktan ibarettir. 

Uğraşımızı Osmanlı Türkleri ile Venedik Cumhuriyeti ve eski Alman Devleti (Das alte Reich) arasında 15. yüzyıldan bu yana vakit vakit baş gösteren kültür ve sanat etkileyişlerinin nerede, nasıl ve hangi sebeplerle meydana gelmiş olduklarını az çok yorumlayabilmeye imkân sağlayan incelemeler olarak nitelemek yerinde olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90960</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/739715a6-f8e9-4bf6-b4b8-00e9203bae95.jpg</image:loc>
            <image:title>Virgül Nerdesin? - Alfabe Bulutu 3</image:title>
            <image:caption>Çok uzun zaman önce, insanlar yazmaya ihtiyaç duyduklarını anladılar. Ancak bunu nasıl yapacaklarını bilmiyorlardı. Tam o sırada, dünyaya en yakın bulut olan Alfabe Bulutu’nda yaşamlarını süren harfler, insanlarla iletişime geçip onlara yazıyı öğrettiler. Alfabe Bulutu’nun düzenli ziyaretçilerinden
Alp Gökalp, bu dizide bizlere bazı bulut
sakinlerinin hikâyelerini anlatıyor… Virgül bir gün ormanda yönünü şaşırınca, yolda Tire’yle karşılaştı. Kendisi gibi evinden uzaktaki Tire ise, noktalama işaretlerinin harflerle sürdürdüğü ortak yaşam konusunda bazı sorgulamalar içerisindeydi.
Bu sorgulamalar hem bir başkaldırının, hem de özgürlük, uzlaşım, sevgi ve bağımsızlık konularında verilecek bir sınavın yalnızca başlangıcıydı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90961</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1659631e-b0e0-447a-91ac-52c753c972fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay&apos;a Yolculuk (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İnsanın Ay üzerinde ilk yürüyüşünden yaklaşık yüz yıl önce, 1865’te yayımlanan bu roman, insanlı Ay yolculuğuna dair bilimsel düş gücü ve hiciv yönünden hayli zengin bir kehanet gibidir. Baltimore Silah Kulübü’nün seçkin üyeleri, Amerikan İç Savaşı’nın sona ermesiyle boşluğa düşünce, kulübün başkanı bir uzay silahı icat ederek, Ay’a bir yolculuk gerçekleştirme önerisini ortaya atar.
Yeni bir roman türünün, bilimsel romanın yaratıcısı olarak görülen Jules Verne, çağdaş bilimkurgunun da temellerini atmıştır. Bugün bizler için hiçbir şaşırtıcı yanı kalmamış birçok bilimsel gelişme, henüz ufukta yokken onun yapıtlarında ayrıntılarıyla anlatılmıştır. Verne, fantastik serüvenlerinde uzay yolculuğunun yanı sıra bilim ilerledikçe hayatımıza katılan denizaltıları, televizyonu ve oksijen tüpünü de öngörmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90962</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98c9af18-8d06-4b04-a954-439049cab12f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Mısralar Ülkesinde Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Bu kitap neler mi var? 
Başka yerde bulamayacağın, 
Renkli düşlerde buluşacağın, 
Lezzetli mi lezzetli masallar. 
 
Dize dize olmuşlar, 
Okumanı bekliyorlar. 
Haydi öyleyse seç bir tane, Doğru Sihirler Mısralar Ülkesi’ne !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90963</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7266c0d8-8bb6-4b42-8c5a-6e050e29d9bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrılık Sevdaya Dahil</image:title>
            <image:caption>Mevsimlik sevdaların unutulmuş kızları, tasaları gizli cam güzeli 
kızlar, Sansaryan Han’da sorgulananlar, kullanılmış yüzlerini 
aynalara bırakan muhbirler, derinlemesine yalnız tutuklular, 
mağlup sarhoşlar, parmak uçlarından yıldızlar damlayan adamlar... 
Attilâ İlhan birbirinden sahici insanlarıyla kent resimleri çiziyor bize. Tanıyoruz o insanları; kimi ben, kimi sen, kimi o... 
Bizler...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90964</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84aa15c8-d862-4252-968b-6dba334e3810.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kitabın Macerası</image:title>
            <image:caption>Henüz küçücük bir çocukken en yakın arkadaşıydı kitaplar... Develer tellal idi, pireler berber; kâh güldü, kâh düşündü onlarla beraber. Tatillerde Alice onu Harikalar Diyarı&apos;na davet ederdi. Göbeğini hoplata hoplata gülen tavşanla, yumurta adamla onun sayesinde tanıştı. Herkes uykudayken Güliver çalardı kapısını, &apos;&apos;Haydi Cüceler ve Devler Ülkesi&apos;ne!&apos;&apos; derdi. Her kitap yeni bir serüvendi, her biri onu düş dünyalarında gezdirdi. Hiç terk etmedi onu hayal kahramanları; başucumda onlarla büyüdü. Hâlâ en yakın arkadaşıdır kitaplar. A bir de kediler, köpekler, çiçekler, kuşlar ve yıldızlar... Yazmayı da sevdi okumak kadar. Yazmak onun için gizemli bir yolculuğa çıkmak. Yazmak düş dünyasında kanat çırpmak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90965</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65011fcc-f3b8-4478-a424-1857b22de484.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dilim Biftek</image:title>
            <image:caption>Jack London’ın Bir Dilim Biftek (1909) ve Meksikalı (1911) yapıtları, yüzyıl dönümünün çalkantılı toplumsal yaşamından çarpıcı iki kesit sunuyor. Gençlik ile yaşlılık arasında işleyen kanunlar, Meksika Devrimi’nin katı iklimi, kuşku ile güven arasındaki belirsizleşmiş sınırlar, iki boksörün öyküsünde buluşuyor. Saniyeler içinde verilen kararlar, kitlelerin yanılgıları, amansız kapışmalar ve tutmayan planlar Jack London’ın ustalıklı kalemi sayesinde nadir görülen bir durulukla sentezleniyor. London, okurunu bir kez daha çetin insanlık durumumuzun dönemini aşan, evrensel bir fotoğrafıyla karşı karşıya bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90966</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdd1d051-3c93-45af-aba6-8257a1f3162e.jpg</image:loc>
            <image:title>Carmen</image:title>
            <image:caption>Prosper Mériméee (1803-1870): Fransız yazar, arkeolog ve tarihçi. Romantizm akımının en önemli temsilcilerinden biridir. İspanyolca, Yunanca, Latince, İngilizcenin yanı sıra, çok etkilendiği Puşkin ve Gogol’ün eserlerini Fransızcaya çevirecek kadar Rusça da öğrenmiş çok yönlü bir yazardır. Oyunları, romanları, denemeleriyle olduğu kadar uzun öyküleriyle de tanınmıştır. Bu öykülerin en ünlüsü ve Mérimée’nin titiz, ölçülü sanatının doruğa çıktığı Carmen 1845 yılında yayımlandı.

Yazar İspanya seyahatleri sonrasında kaleme aldığı Carmen’de tutkulu, özgürlüğüne düşkün, gözü kara Çingene Carmen ile Don José’nin ölümsüz aşkını konu eder. Bizet’nin ünlü operasına da temel olan Carmen yayımlandığından beri pek çok kez diğer sanat dallarına da ilham olmuş, defalarca sahneye, sinemaya uyarlanmış, dünya edebiyatına ölümsüz bir karakter armağan etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90967</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01f26619-f237-491b-bcb8-d1aee0b559db.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet-i Aliyye-V - Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Devlet-i ‘Aliyye’nin birinci cildi Osmanlı Devleti’nin bir beylikten Balkanlar ve Ortadoğu’ya hükmeden güçlü bir imparatorluğa dönüşümünü konu alır. İkinci cilt, padişah ve devlet otoritesinin zayıfladığı 17. yüzyılın ilk yarısındaki iktidar mücadelelerini inceler. Üçüncü cilt, merkezi devlet otoritesinin yeniden kurulduğu “Köprülüler” dönemini, Orta Avrupa’da Habsburglarla süren uzun iktidar mücadelesini, malî ve siyasî bunalıma karşı çözüm arayışlarını ayrıntılarıyla ele alır. Dördüncü cilt ise, Osmanlı Devleti’nin geçirdiği askerî ve malî dönüşümü mercek altına alır, Tanzimat ve Meşrutiyet dönemine kadar uzanan süreçte gelişen olayları takip eder. Ayrıca Birinci Dünya ve Kurtuluş Savaşları sonunda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına uzanan geniş bir kesit sunar. 
Osmanlı Devleti’nin kuruluş devrinin, hukukî ve idarî teşkilâtının, ekonomik, sosyal ve toplumsal altyapısının detaylı olarak işlendiği Devlet-i ‘Aliyye külliyatının beşinci cildi, Osmanlı-Avrupa ilişkileri, Annales Okulu ve bu okulun Osmanlı tarih araştırmalarına etkisiyle sonlanıyor. Halil İnalcık’ın bu son cilt için bir araya getirdiği İngilizce ve Türkçe makalelerinin yer aldığı eserde, ayrıca serinin tamamını ihtiva eden detaylı bibliyografya da sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90968</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8d16925-6d6c-4de9-a8d3-3dceadb7c579.jpg</image:loc>
            <image:title>Vesiletü&apos;n-Necat - Mevlid</image:title>
            <image:caption>Süleyman Çelebi (1351-1422): Bursa’da kültürlü bir ailenin çocuğu olarak doğmuştur, taşıdığı “çelebi” unvanı da eğitim görmüş bir kişi olduğuna işaret eder. Yaşamı hakkındaki bilgiler yetersiz ve çelişiktir. Doğum tarihi en meşhur eseri Vesîletü’n-Necât’ı yazdığı 1409 yılında altmış yaşında olduğunu belirten bir beytinden hareketle hesaplanmıştır. Ölüm tarihi genellikle 1422 olarak kabul edilir. Süleyman Çelebi’nin sevecen ve naif üslubuyla vücut bularak halk kitlelerine yayılıp nüfuz eden Vesîletü’n-Necât’ı pek çok Türk şairini mevlid yazmaya yöneltmiş ve birçok farklı mevlid metninin ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Vesîletü’n-Necât’ın çok tutulması nedeniyle kimi müstensihlerin farklı şairlerin mevlidlerinden beğendikleri parçaları Süleyman Çelebi’nin eserine katmaları da farklı uzunluklardaki mevlid nüshalarının sayısını artırmıştır. Bu çalışmada dil içi çeviriye Süleymaniye Kütüphanesi Fatih 5430 numarayla kayıtlı nüsha esas alınmıştır, bu nüshadaki eksik başlıklar Topkapı Sarayı Kütüphanesi 1477 numarayla kayıtlı nüshadan yararlanarak tamamlanmış, eserin transliterasyonu ve dil içi çevirisi paralel olarak verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90969</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57117976-3b83-4942-9a58-ef7fa2d023a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürüyerek İstanbul</image:title>
            <image:caption>“İyi bir dilek olarak, ‘Allah mülkünü gezdirsin,’ diye bir sözümüz vardır. Bu sözü her duyduğumda, söyleyen kişiye kalpten bir teşekkür ederim. Çünkü bilirim ki seyahatler, gündelik yaşamın boğucu koşullarından sıyrılmanın en eğlenceli yollarından biridir. Yollara düşmenin en güzel etkisi ise insanın kendisini yenilemesine olanak sağlamasıdır. Gülümseyerek eve döndüğümüz her seyahat, hayata daha mutlu gözlerle bakmamızı sağlar.” 

Gezi yazarı Melih Uslu, bir kenti tanımanın ilk koşulunun, doğru seçim yapmakla başladığı fikrinden hareketle bu özel kitabı sizler için hazırladı. Kitapta yer alan 34 rotayı tek tek yürüdü ve İstanbul’un ruhuna inebileceğiniz 340 öneriyi titizlikle seçti. Bu kitabı hazırlarken ünlü yazarlardan tarih profesörlerine, esnaflardan şehir uzmanlarına ve turizmcilere kadar pek çok insandan fikir ve görüş aldı. Kitapta yer alan rotaların bazıları The Daily Telegraph, Le Figaro, Die Welt, Gulf News, Kommersant, Skylife ve .tr gibi global mecralarda yayımlandı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90970</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a592cdb-caeb-4161-9052-bef416d679d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevdikçe Çocuk Kalır İnsan</image:title>
            <image:caption>Kapatıp gözlerimi 
saklanırdım 
usanmadan beni takip eden aydan 
düşünmeden edemezdim 
“acaba geliyor mu ardımdan” 
ne kadar saklandıysam senden 
o kadar pay aldın aklımdan 
anladım ki 
doğruymuş çocukken neye inandıysam sevdikçe seni çocuk kalıyor insan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90971</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7b6e71c-ead2-4339-9a60-a0df286bdffe.jpg</image:loc>
            <image:title>Ustalara Selam Olsun</image:title>
            <image:caption>Söz kulağa, yazı uzağa gider.” Atasözünden esinlenerek Şırnak’ın Silopi ilçesinden uzaklara sesimizi duyurmak adına çıktık bu yola. Ne kadar uzağa gideriz, şu an bu satırları nerede okuyorsunuz bilmiyoruz ama bizim için önemli olan yola çıkmaktı... 

Bu çalışma için bizlere ulaşan yüzlerce ürün arasında birazdan okuyacağınız ürünleri seçtik. Kitapta yer alan bütün eserler Cudi Ortaokulu öğrencilerine aittir ve tamamen özgün eserlerdir. 

Kendisi küçük, yüreği büyük bütün “Minik Kalemlerin” daima hayallerini, tutkularını yazmasını umut ediyoruz. 
Bütün yazarlarımızın, şairlerimizin önünde şiirimizle, kalemimizle, saygıyla eğiliyoruz ve “Ustalara Selam Olsun” diyoruz... 
Bu çalışmada emeği geçen herkese teşekkür ederiz. 
Hüseyin VURAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90972</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23429a08-72a7-4a5f-bf25-58e8051369c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalgaların Kıyısında</image:title>
            <image:caption>“Kadınlar ve bütün var olan türler dünyaya; birilerinin beklentilerini, keyfi hazlarını, doyumsuzluklarını, ihtiyacı olmayan ihtiyaçlarını doyurmak için gelmiyordu. Bu gerçeği görebilmek ve anlamına nail olabilmek, bütün kötülükleri temelden sarsabilecek güçteydi…”  

“Verdiğimiz tepkilerdik aslında biz, başımıza gelenlere, başımızdakilere… Sorunlarla baş etme şekillerimiz, bizim kim olduğumuzu azar azar fısıldardı kendimize. Kendini duymamakla başlıyordu belki de bütün kötülükler, türlerin her birine… Şiddeti giyinip kuşanmak âdetimiz olduğunda, kendi özümüzü bir bıçakla kazırız önce, sonra diğer canlardadır sıra…”  

“Kimine başkalarının canından üstün geliyordu kendi canı, kimineyse kendi canından önce geliyordu bir başkasının canı…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90973</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d147ee7c-31ec-4a5c-9738-25d79ec94b83.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Kalp Temizliği</image:title>
            <image:caption>Tasavvuf ehli âlimler; insanın bilerek ya da bilmeyerek, şeytanın fitneleri ile aşırılığa kaçan ya da azan kulunu, illetli yani hastalıklı olarak nitelemişlerdir. Bu hastalık da doğrudan kalp hastalıklarıdır. İnançlı olsun ya da olmasın, yanlış yapan ya da yanlış yolda olan insanın önce kalbinde bir şüphe hissi oluşur, bazılarında bu titreme veya ürperme şeklinde, bazılarında ise korku şeklinde etkisini gösterir. Eğer bu hislere boş verilirse, kalp şeytanın emrine (etkisine) girer ve artık bu yanlışlar olağanlaşır. Etrafından kınama ve eleştiri de gelmiyorsa, bu hali ölene dek sürer. Hataları sonucu kişinin günahları katlanmış ve sonuç olarak şeytan, kalbi ele geçirmiş olur.  
Yüce Allah bu durumu, Kerim kitabında “kalbin kararması”,  “kalbin paslanması”, “kalbin taşlaşması” ve hatta  “kalbin mühürlenmesi” şeklinde (biz akıl sahiplerine)  duyurmaktadır. 
Bismillahirrahmanirrahim! 

“Müminler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir………” 
(Enfâl Suresi, 2. Ayet) 

Beğeniyle okuyacağınızı ümit ediyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90975</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3724c96-d994-437a-ab1d-d8dae52bf4dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Gargantis</image:title>
            <image:caption>Tuhaf Deniz Kasabası’nın üzerinde patlamaya hazır fırtına bulutları dolaşıyor. Balıkçıların söylediğine göre buna sebep olan şey efsanevi bir canavar. Ve bilirsiniz ki efsanelerin, yeniden hayat bulmak gibi bir alışkanlığı var.

Biri, bu ürkütücü sahil kasabasının altındaki sulu mağaralarda uyuyan antik Gargantis’i uyandırıyor. Görünüşe göre Gargantis bir şeyin peşinde: Su altı sığınağından çalınan bir hazine. Belki de bu hazine Büyük Nautilus Oteli’nin Kayıp Eşya Sorumlusu Herbert Limon&apos;un gözetimindedir. Cesur Violet ve sadık dostu Herbert, Gargantis&apos;in ne istediğini ve hazinesini kimin çaldığını bulmak için elinden geleni yapacak. Fakat gizemli karakterlerle dolu bir kasabada suçlu, yoldan geçen herhangi biri olabilir!

İki maceraperestin, suların hiç durulmadığı Tuhaf Deniz Kasabası’nda başlayan, denizin soğuk ve karanlık derinliklerinden geçen olağanüstü macerası devam ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90976</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb3db176-79ba-4784-8717-d46640505d4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Işık</image:title>
            <image:caption>Ala geyiklerin, perilerin, canavarların olduğu bu masal ve destanlarda dünyadaki bütün Türkler için mücadele eden kahramanlarla tanışacak; sevgisi için kılık değiştiren şehzadelerle, devlerle savaşan yiğit gençlerle, yılanların arasında korkusuzca dolaşan beylerle maceradan maceraya atılacaksınız…

Her ne olursa olsun doğruluktan ve iyilikten vazgeçmemek gerektiğini öğütleyen bu metinlerde vatan, doğa, aile, dostluk ve sevgi gibi birçok değeri tertemiz bir Türkçe eşliğinde unutmamak üzere bir daha hatırlayacaksınız…

Türk düşünce dünyasının en yıldız isimlerinden biri olan Ziya Gökalp, Altın Işık eseriyle yediden yetmişe tüm okurlarını nice hazinelerle dolu bir okuma serüvenine çağırıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90977</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62511838-47c4-46e1-af4e-4627064330c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürpriz Ada - Vagon Çocukları 2</image:title>
            <image:caption>Dört çocuk ona bakıyordu. “Bir zamanlar babam bir ada satın almıştı,” diye söze başladı büyükbabaları...

Büyükbabalarıyla buluşan Henry, Jessie, Violet ve Benny kardeşler, bir vagonda başlayan umut yolculuklarına hız kesmeden devam ediyorlar.

Dört kardeş, büyükbabalarının onlara hazırladığı muhteşem bir ada hayatının keyfini, bir aile olmanın ötesinde yaşıyorlar. Sürpriz bir yaz tatili geçirerek, kendilerini doğanın gizemine bırakıyorlar. Doğadan öğrenecekleri çok şey var…

Tüm dünyada milyonlarca satan, iki kez de animasyon film olarak sinemaya aktarılan Vagon Çocukları serisinin ikinci kitabı Sürpriz Ada ailenin, arkadaşlığın ve doğa sevgisinin tüm güzelliklerini okurlarına en samimi şekilde yaşatmayı başarıyor…yor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90978</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a38aeeda-ebaa-408b-bac8-26f72fc0d161.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Sawyer’ın Maceraları</image:title>
            <image:caption>Tom Sawyer bir çocuk, ama onun için “büyümüş de küçülmüş” dense yeri! Hem de sürekli, türlü türlü haylazlık peşinde! Ama Tom, aslında düşündüğümüz gibi bir yaramaz değil… Belki de sadece maceradan maceraya atılmayı seviyor.

Bizler de Tom’un maceralarla dolup taşan dünyasına girdikçe dostluğun, sevginin, dürüstlüğün ve hayallerin dünyasına giriyoruz: Dünyanın hayal kuran çocuklara ihtiyacı var!

Amerikan edebiyatının kurucu yazarlarından Mark Twain’in kaleme aldığı Tom Sawyer’ın Maceraları, yetişkin okurlar için çocukluklarına, çocuk okurları için ise bugünlerine ayna tutacakları olağanüstü bir başyapıt…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90979</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a786dce-4ab2-44c4-bc06-ca47c570aaca.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Aşkın Tarihi</image:title>
            <image:caption>Mehmet Rauf, 1915’te basılan kitabı Bir Aşkın Tarihi’nde yer alan hikâyeleriyle, yirminci yüzyılın başında Osmanlı ailesinde ve kadın-erkek ilişkilerinde yaşanan değişimi gözler önüne seriyor. Aşk arzularıyla gönül kırıklıkları, namusu koruma çabasıyla ihlal etme isteği, mahremiyetle kamusallık, ayıplamayla utanma, alaturkayla alafranga iç içe geçerken, Osmanlı toplumunun son dönemlerine doğru edebi, tarîhi, psikolojik ve sosyolojik bir yolculuğa çıkıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90980</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/575afb2a-98cb-4c69-9ac8-b474e6adcc63.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İdam Mahkumunun Son Günü</image:title>
            <image:caption>Bir başucu kitabı. Victor Hugo’nun 27 yaşındayken takma adla yayımladığı bu küçük kitabı Dostoyevski, “eşsiz bir başyapıt” olarak nitelendirmişti. Gerçekten de çağının siyasi ve sosyolojik yapısına sert bir eleştiri niteliği taşıyan Bir İdam Mahkûmunun Son Günü’nde Hugo okura olayları tek bir karakterin zihninde dolaşarak aktarıyor ve bu anlamda modernist bilinçakışı tekniğinin habercilerinden oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90981</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7f347e2-afa8-4e85-bb11-7925f2fbee21.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Seçim Nasıl Kazanılır?</image:title>
            <image:caption>Romalı hukukçu, hatip, devlet adamı ve filozof Marcus Tullius Cicero, Roma Cumhuriyeti’nin sendelediği, Julius Caesar’ın yükselişini, diktatörlüğünü ve ölümünü gördüğü heyecanlı bir dönemde yaşadı. Siyasetin bu heyecanı, gerginliği, karmaşası ve entrikaları siyasi konuşmaları ve yazışmalarında açıkça görülen Cicero, Yunan düşüncesinin daha sonraki dönemlere aktarılmasında büyük rol oynayan, önemli bir tarihi figürdür. Cicero sadece döneminin siyasi ortamını iletmekle kalmadı, bilgi teorisi açısından kesinliğe bağlanmak yerine olasılıkların peşinden giden etik alanında dogmatik bir tavır sergileyip Stoacılar ve Sokrates’i takip ederek Latincenin felsefe dili olarak gelişmesine önemli katkılarda da bulundu. MÖ 64 yılının yaz aylarında Marcus Tullius Cicero konsüllük seçimine girdi. Kardeşi Quintus, ona seçimi hangi kampanya yöntemleriyle ve nasıl kazanabileceğine yönelik önerilerle dolu uzunca bir mektup kaleme aldı. Hemen herkese her şeyi vaat etmekten, rakiplerin karıştığı skandallardan yararlanmaya varıncaya kadar çok sayıda pratik öneride bulunan ve günümüz siyasetçilerinin de yararlanabileceği bu elkitabı şimdi ilk kez Türkçede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90982</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c991488-02d0-4766-8368-0567811a02a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kişiler Arası İletişim</image:title>
            <image:caption>İletişim alanında yazılmış kitapların bir benzerini yazmak; gereksiz olmasa da alana fazlaca katkısının olmayacağı açıktır. Buna karşılık kişilerarası iletişim sürecinin psikolojik boyutunu öne çıkaracak bir kitabın daha yararlı olacağı kuşkusuzdur. Çünkü bu kitap, etkileşimde bulunan bireylerin neden öyle düşündüğü, hissettiği ya da davrandığını; o davranışları biçimlendiren içsel faktörlerle ilişkilendirerek açıklamaya çalışmaktadır. 

Bu kitabı okuyacak olan sizlerin çoğu iletişimle ilgili herhangi bir ders görmemiş olabilir. Ancak hepiniz, yaşınız kadar iletişim deneyimine sahipsiniz. Usta ve etik birer iletişimci olmak için, bu deneyimler iyi bir temel olabilir. Bu temel üzerine kurulacak iletişim yeterliği, kesinlikle ilişkilerinizi daha sağlıklı, yaşamınızı daha zengin ve anlamlı kılacaktır. Çünkü yaşamak iletişimde bulunmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90983</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0facac6-8d9b-464f-99fa-784dc390b96f.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikolojiden Sanata Doğru - Sanat Psikolojisi Ve Ötesi</image:title>
            <image:caption>Toplumsal baskınlıkla birlikte değerlendirilebilecek sistemi meşrulaştırma kavramı, temelde, toplumsal kimlik kuramına dayanıyor. Bu kurama göre birey, kendini ve ait olduğu grubu yücelten tutum ve davranışlara sahiptir. Kötülükler, ‘bizden olmayanlar’a yansıtılıyor; böylece, ‘bizden olanlar’ın tertemiz olduğu yönünde, bir kendini idealize etme süreci sözkonusu oluyor. Toplumsal baskınlık kuramı ise buna bir tuğla daha ekleyip toplumda hiyerarşinin altında olanların, üstte olanları yücelttiğini gösteriyor. Sözgelimi, toplumsal kimlik yaklaşımı açısından, yoksulların, kendilerini yüceltip zenginleri kötü, insanlığı kalmamış, duygusuz kişiler olarak görmeleri beklenirken (kimi zaman bunu yapıyorlar ama her zaman değil), onlar; tersine, zenginleri yüceltip kendilerini aşağılıyorlar. Arabesk edebiyat, tam da bundan doğuyor. 

Sistemi meşrulaştırma kuramı, toplumsal baskınlık kuramındaki hiyerarşiyi destekleyici mitler kavramıyla aynı çizgide, ezilenlerin ezenleri yüceltmesine yol açan kimi araçlar olduğunu ileri sürüyor. Edebi anlatılarda, tarihsel olarak, bizden olmayanların kötülenmesinden,  bizden olmayanların yüceltilmesine doğru bir geçiş olduğu söylenebilir. Aynı biçimde, ezilenlerin boyun eğmeyip er ya da geç hakkını aradığı anlatılardan, ezilmenin/yoksulluğun mutlaklaştırıldığı bir anlatı tarzına geçiş de sözkonusu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90984</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95b6ac34-6a4b-4c10-9b20-2643f8e40e62.jpg</image:loc>
            <image:title>Emily - 2</image:title>
            <image:caption>Yeni Ay Çiftliği’nde yaşamaya başlayan Emily, karşılaştığı tüm zorlukların üstesinden ancak yazarak gelmektedir. Ama şimdi, arkadaşları eğitim almak üzere Shrewsbury yakınındaki liseye gidecekken, Emily’nin kaderi Elizabeth Teyze’nin isteğine bağlı kalmıştır. 
Pek çok konuda etrafından takdir gören Emily, kısa süre içinde aldığı kararların yazma yeteneğini geliştirdiğini fark eder. Başarıya uzanan o zorlu yolda ilerlerken hayatını sonsuza dek değiştirecek bir teklif bile alır. 
Peki, bu teklifi kabul edip hayatının akışını başka bir yöne mi çevirecektir? Yoksa olağan yaşantısına aynı şekilde devam mı edecektir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90985</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78f4d2a8-a748-4ae1-8bfa-69d25eae85ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Haftada Orhan Veli</image:title>
            <image:caption>Yalın bir anlatım benimseyip Türk şiir dilini, konuşma diline yakınlaştırarak yeni bir şiir anlayışını, üslubu edebiyatımıza kazandıran Orhan Veli’nin eserleri bugün hala her yaştan okuru yakalamayı başarıyor.
Edebiyatımızın en önemli şairlerinden Orhan Veli’yi daha yakından tanıma kitabı olarak hazırladığımız Bir Haftada Orhan Veli, yedi ayrı bölümden oluşuyor. Her bölümü bir gün olarak düşündüğümüzde; bu kitapla her yeni güne şairin bir fotoğrafıyla başlayacaksınız. Ardından bir şiiriyle güne devam edecek; sonrasında hikayelerinden birini okuyup Fransızcadan çevirdiği şiirlerden birini mırıldanarak, her bir günü dostlarına yazdığı mektuplarla sonlandırmış olacaksınız.
Üstelik bu bir haftayı başlatmak için pazartesiyi beklemenize gerek yok… Şimdiden iyi haftalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90986</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3365552b-0d7a-4288-a0e5-c304fa5df002.jpg</image:loc>
            <image:title>Binbir</image:title>
            <image:caption>Ben bir tavuğum ve hikâyeler yumurtlarım sizlere.
Yalnız beyaz ya da kahverengi değil, renk renk, her renkten, bazen de karışık renklerde, rengârenk yumurtalar, hepsi birbirinden farklı güzellikte hikâyelerdir bunlar. Dikkat edin ama hikâyelerime, inceciktir kabukları, kırılgandır. Boşa gitmesin anlattıklarım.
Yazamayan bir yazar, Şehrazat’ı bulmanın peşinde. Dokuz parmaklı bir komiser, ardı ardına işlenen cinayetleri çözmenin derdinde. Bir çocuk, babasını soruyor televizyonun altındaki dolapta uyuyan annesine.
Kim hangi hikâyeyi anlatıyor, kim nasıl ölüyor anlatılan hikâyeler bitmedikçe, kim yazıyor tüm bu olup bitenleri?
Öyle mi? Gerçek mi?
Öyküleriyle tanıdığımız Doğukan İşler, şimdi de kısa ama bitmeyecek bir romanla okurlarını edebi bir oyuna davet ediyor. BİNBİR kere anlatılan tüm o anlatılar, dönüp dönüp aynı kelimeler, dönüp dönüp aynı kaderler…Bembeyaz bir kâğıt var önümüzde ve daktilo! Elbette.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90987</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb28ee3a-7cf3-48c7-941a-c1981630759d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne - 8 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Anne ve Gilbert’ın en küçük kızları Rilla’nın katıldığı ilk parti, 
kötü bir haberle bölünür: Dünya, büyük bir savaşın eşiğindedir. 
 
Genç erkekler cepheye çağrılır, geride kalanlarsa cephedekilere yardım etmek için ellerinden ne gelirse yapacaktır. Peki, bu çabalar yeterli olacak ve savaş sona erecek midir? Jem, Walter ve Kenneth evlerine sağ salim geri dönebilecek midir? Savaşın başlamasıyla Anne ve Gilbert’ı endişe dolu günler beklemektedir. 
 
Yeşilin Kızı Anne serisinin son kitabını okurken, savaş günlerinde büyümeye çalışan RillaBlythe’ın çocukluktan yetişkinliğe attığı ilk adımlara tanıklık edeceksiniz. 
 
 “Yüzünde hâlâ bir tebessüm belirmedi mi, Rilla? Umarım belirmiştir. Gelecek yıllarda dünyanın gülmeye ve cesarete her zamankinden çok daha fazla ihtiyacı olacak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90988</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/441a14e7-0433-414f-8024-582c002fff87.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şey Çok Güzel Başlamıştı</image:title>
            <image:caption>Hikâye yazmak, hayata “son” vermek arzusuna yaslanır. “Buraya kadar!” demeyi sever hikâyeciler; zamanı kısa keserler... Betül Nurata hikâyelerini niye seviyorum? Çünkü çok farklı bir şey yapıyor: Başlatıyor sadece... Bir tür güzel doğum... Can vermek... Sonrası okurun şefkatiyle büyüyüp serpilen bir hayat!
Haşmet Babaoğlu
Betül Nurata, öykülerinde hayatın olağan akışına olağan dışı bir merakla bakıyor. Kapalı mekânları bizim için açıyor, küçük insanları büyütüyor. Bu öykülerde dikkatimi çeken, insanın kederine eşlik eden ironi. Bir de şu var: Cebinde sakladığı boks eldivenlerini görmüyorsunuz ama hissediyorsunuz.
Ahmet Murat
Betül Nurata öykülerinin okurla bağ kurmasındaki dolaysızlığı çok seviyorum. Betül’ün her öyküsünde beni çeken yan biraz da o. Okurunu hiç yalnız bırakmıyor. Ben bu öykülerdeki karakterleri bir yerden tanıyorum hissi yaşıyorum metni okurken. Bu ancak çok özgün yazarlara nasip olan bir özellik.
Mustafa Akar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90989</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71d290eb-9768-45ad-8ad3-f4e0255f05a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Eskiden Buralar</image:title>
            <image:caption>Belki sivas, belki bingöl, belki kars
Kim bilir belki de araftasın
Bense duvarda unutulmuş bir mushaf
Sensiz geçen günlerim şarktan sayılsın
Cümleler de yaşlanır, beklemek de marry
Herkes bir kapının eşiğinde paspas değil mi
Nesi olurum diyordum ya dünyanın
Beni bir gökdelene gök yaptılar sen gideli
Her şeyin fazlası fazladır marry
Gittin ya ben burda küme düşen bir takım
Kendimin bile uzak akrabasıyım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90990</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6756a080-dca9-4e44-aa06-6679fc0858aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Şuursuz İntihal</image:title>
            <image:caption>Mark Twain Amerikan edebiyatının klasikleri arasında mizah denince ilk akla gelen isimlerden biri. Ne kadar sivri dilli ve muzip olduğunu, ironi sanatını nasıl da ustaca icra ettiğini sadece yazılarında değil, çeşitli vesilelerle yaptığı konuşmalarında da görebiliyoruz. Kimilerinin stand-up komedinin öncüsü olarak nitelendirdiği bu gösteriler bugün de keyifle okunacak lezzette. Bu tadımlık seçkiye adını veren konuşmasında Twain intihal denen musibetin bazen nasıl da bilinçsizce yapılıverdiğine bizzat kendinden örnek vermiş. 
“Hiçbirinizin Paradise Lost’u okuduğunuza inanmıyorum, okumak da istemezsiniz. Bu sadece doğru olduğuna inanmak isteyeceğiniz bir şeydir. Profesör Winchester’ın söylediği gibi bu bir klasiktir ve onun klasik tanımını karşılamaktadır: herkesin okumuş olmak istediği ama kimsenin okumak istemediği bir şey.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90991</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f579d90-8d7f-431a-beba-2e37fa3dc7e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinema Yazıları</image:title>
            <image:caption>Kaleme aldığı yirminin üzerinde oyunla Türk tiyatro tarihinde kendi yerini oluşturan, öykü ve denemeleriyle yazınımıza yeni bir soluk getiren Memet Baydur’un kaleminden, sinema tarihinin “Baydurca” aktarımı Sinema Yazıları. 1999-2000 akademik yılında Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı’nda verdiği derslerin notlarından oluşan kitabında Baydur, sinema tarihini zengin bir yaklaşımla ele alıyor. 
Sıradan izleyicisinden meraklı takipçiye kadar herkese hitap eden diliyle Baydur, 11. yüzyıldaki gökbilimcilerin icatlarından Lumière Kardeşler’in ilk gösterilerine, oradan günümüze çektiği çizgide sinemanın bütün bir hikâyesini anlatıyor. Orson Welles’ten Charlie Chaplin’e, Hitchcock’tan Renoir’a, Bergman’dan Kurosawa’ya tüm ustalara, Hollywood’dan Bollywood’a, Fransız, İtalyan, İngiliz ve Doğu Avrupa sinemasından Sovyet sinemasına, çizgi filmden bilimkurguya, tüm duraklara uğruyor. Sinemanın arkeolojisini yaparak açtığı kapıyı, sinemanın önemi, güzelliği ve tehlikesinin altını çizerek kapatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90992</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1958d8cd-9ae7-4ed3-a396-c0f273c0492e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mai ve Siyah</image:title>
            <image:caption>Ahmed Cemil’in kişiliğinde, kuşağının düş kırıklığının romanıdır Mai ve Siyah. Halit Ziya bu ustalıklı eserinde döneminin edebiyat, sanat dünyasını ve sosyokültürel ortamını da gözler önüne serer. Babasının ölümü üzerine evin geçimini üstlenen Ahmed Cemil, bir yandan özel öğretmenlik yaparak bir yandan Babıâli’de çevirmenlik yaparak hayatını kazanmak durumundadır. Diğer yandan büyük ümitler bağladığı “eser”ini kaleme almaktadır. Her şey istediği gibi gittiği takdirde zengin olacak ve arkadaşı Hüseyin Nazmi’nin kardeşi Lamia ile evlenecektir. Oysa gerçek hayatın Ahmed Cemil için farklı planları vardır... Ahmed Cemil’in Tepebaşı bahçesinde, mehtaplı mavi bir gecede Haliç’e bakarak kurduğu hayali, siyah bir gecede, ümitsizlik içinde İstanbul’u terk etmesiyle sona erer. 
“Ah! Artık hülyalarından büsbütün ayrılmak, onlardan bir nişane bile bırakmamak için ihtiyacı vardı. Kendisini öldüren bunlar değil miydi? Sonra onlar da birer birer ölmüşlerdi; şimdi yalnız bu eser, bu son malûl dimağ nişanesi kalmıştı. Onu da öldürmek, ötekiler gibi bunu da mevcudiyet sahnesinden kaldırmak istiyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90993</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fcfdeba-cae9-406f-888a-e39728ce6881.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşetin Çağrısı</image:title>
            <image:caption>Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde Santa Clara Vadisi’nde bulunan büyük bir malikânede, Kuzey’de olanlardan habersiz keyifli bir hayat süren Buck adında irice bir köpek apar topar kaçırılarak soluğu Alaska’da alır. 1897’de bölge, altının keşfi üzerine, zenginlik hayalleriyle gözünü karartmış binlerce insanın akınına uğrar. Kızağa koşulmak üzere getirtilen ve pek çoğu yollarda telef olan köpekler bu azgınlığın taşıyıcısı olduğu kadar sessiz mağdurlarıdır da. İnsanoğlunun yarattığı vahşetin ortasında hem hayat hem de bir üstünlük mücadelesi verecek olan Buck, içindeki yabanın çağrısıyla, tabiatın bağrından yükselen isyanın öncüsü olacaktır. 
“İnsanları belli dönemlerde, kimyasalların tetiklediği kurşun saçmalarla karşılarına ne çıkarsa öldürmek üzere gürültülü şehirlerden çıkarıp ormanlara ve vadilere sevk eden tüm o eski içgüdüler, kana susamışlık, öldürmenin zevki; Buck’ın hissettikleri de bunlardı, ancak insanlara nazaran bu duyguları çok daha derinden hissediyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90994</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3f7a388-3590-4281-b8e7-1cf53f2844bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazak Türklerinde Halı Ve Düz Dokuma Yaygıları</image:title>
            <image:caption>Kazak Türklerinde Halı Ve Düz Dokuma Yaygıları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90995</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f197ed9-c472-4812-a9e0-cb6b9e9a9cb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Silahlı Çatışmaların Çözümü Mümkün Mü?</image:title>
            <image:caption>Barış süreçleri konusunda karşılaştırmalı analizler yapmak, artan zorlukların üstesinden nasıl gelinebileceği hakkında yeni fikirler ve perspektifler geliştirmek, silahlı çatışmaların sürdüğü, aktörlerin çoğaldığı ve sorunların karmaşıklaştığı günümüzde giderek büyük önem kazanmaktadır. Ne var ki, barış süreçleriyle ilgili çalışmaların birçoğunun belli bir zaman diliminde, belli bir ülkenin kendine özgü koşulları çerçevesinde incelenmesi ile sınırlı kaldığı görülmektedir. Oysa barış süreçleriyle ilgili çalışmalar; iç savaşların ve barış süreçlerinin özelliklerinin, bu süreçlere etkide bulunan siyasi dinamiklerin, müzakere ve arabuluculuk çabalarında karşılaşılan zorlukların ancak bütünsel bir bakış açısıyla ele alınması durumunda gerçek anlamda öğretici olma ve karar alıcılara yol gösterici olma özelliği kazanacaktır. Dr. Görkem Tanrıverdi editörlüğünde hazırlanan bu kitap, farklı coğrafyalarda yaşanan tecrübeleri anlamak ve bir arada değerlendirmek açısından önemli bir fırsat sunmakta ve akademik tartışmalara katkıda bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90996</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a91d0fc1-4e7b-4cb7-a2aa-f59234473932.jpg</image:loc>
            <image:title>Lojistik 4.0 Türkiye Lojistik Sektörü Durum Analizi</image:title>
            <image:caption>Dünya ticaretinin son günlerde en popüler konusu olan dijital dönüşümler, Dördüncü Endüstri Devrimi ile başlamış, tüm sektörler ve hatta insan hayatının birçok alanına yayılmış durumdadır. Ortaya çıkan teknolojik dönüşümlerle akıllı fabrikalar, akıllı üretim sistemleri, akıllı robotlar, akıllı ürünler gibi endüstriyel yapıların yanında akıllı kentler, akıllı kampüsler,  akıllı hastaneler, akılı otomobiller, akıllı lojistik ve akıllı finans yapıları gibi insan hayatını etkileyen birçok yapı meydana gelmiştir. Halen başlangıcında bulunduğumuz dijital dönüşüm hareketlerinin, aynı hızda devam edeceği ve dünyada birçok iş modelini, sektörü ve hayatı etkileyeceği düşünülmektedir. 
Lojistik sektörü özelinde dijital dönüşüm hareketlerine bakıldığında değişim ve dönüşümün başladığı ve kaçınılmaz bir şekilde birçok lojistik süreci ve iş modelini değiştireceği görülmektedir. Azımsanmayacak sayıda lojistik firması, gerekli fizibilite çalışmalarını başlatmış ve lojistik uygulamalarındaki dönüşümleri gerçekleştirmeyi planlamaktadırlar. Lojistik sektöründeki dönüşümü Türkiye açısından değerlendirmek gerekirse, sektörün teknolojik dönüşüm faaliyetlerinin çok başında olduğu görülmektedir. Ancak Türkiye Lojistik Sektörü’ nün kısa sürede teknolojik dönüşümü gerçekleştirmesi önem arz etmektedir. Çünkü ülkenin konumu ve sahip olduğu lojistik kabiliyetler ve lojistik potansiyeli yüksek düzeydedir. Bu kabiliyet ve potansiyelin sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için dijital dönüşümün Türkiye Lojistik Sektörü açısından gerçekleştirilmesi önemli bir gerekliliktir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90997</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11aa8e2f-7c30-44de-8c53-40ccb0c88c61.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurşun Gölgesi</image:title>
            <image:caption>u ülke bizim vatanımız; burada doğduk, burada da öleceğiz. Ola ki çocuklarım ve eşim, herhangi bir nedenle başka ülkelere giderse asla bu ülke aleyhine konuşmasınlar, ülke aleyhine herhangi bir eylem içinde olmasınlar. Kanlarının son damlasına kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin huzur ve güvenliği için çalışsınlar. Bu son vasiyetimdir. Bizi cephelerden uzak tutmak ne Kürtlerin suçu ne de Türklerin. Bu, Osmanlının kendi halkını aşağılamasının ve hor görmesinin sonucudur. Yanılgımız, bu halkın hep uyuyacağını düşünmektir. Mutlaka uyanacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90998</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3c4d5d3-3750-4440-b94a-6eccf20995a4.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisatta Erken Yazılar</image:title>
            <image:caption>Uzun vadeli sürdürülebilir kalkınma toplumsal konsensüs ile olur. Bu da büyümede eşitlik sunan politikalar gerektirir. Katılım ve demokrasi önemlidir.21.yy’a girdiğimiz şu günlerde gelişmeye daha geniş kapsamlı bir çerçeveden bakmak gerekir. Gelişme olasıdır, ancak hedef fakirin yarar sağladığı, demokratik süreçleri güçlendiren, refah düzeyini yükselten ve ekonomik, politik özgürlükleri genişleten yollarla gelişmeyi beslemektir. 

Elinizdeki kitap “ Türkiye Ekonomisine” ilişkin öngörüleri yüksek, muhtemel problemlere erken işaret eden yazılardan oluştuğu için kitabın adı “İktisatta Erken Yazılar” olarak şekillenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=90999</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cabef53-4325-4695-a814-baa78879cf69.jpg</image:loc>
            <image:title>Çeviri Sosyolojisi Odağında Türkiye&apos;de Kurumsal Çeviri Alanı</image:title>
            <image:caption>Çevirinin dolaşımı birden fazla aracı sayesinde gerçekleşmektedir. Bu ağın içerisinde hem bireyler hem de kurumlar vardır. Ulusal ve uluslararası düzeyde bilgi alışverişinin yoğun olarak yapıldığı günümüz dünyasında kurumların bu süreçteki rolü giderek artmıştır. Temelde kurumların iletişim ihtiyacından kaynaklanan bu durum, özellikle uluslararası kurum ve kuruluşlarda yoğun bir çeviri faaliyetinin sürdürülmesine neden olmaktadır. Çeviriye yer veren kurum ve kuruluşların oluşturduğu kurumsal çeviri alanına yönelen bu çalışmanın amacı kurumlarda görülen farklı dinamikleri inceleyerek çeviri ürün üzerindeki etkilerini açığa çıkarmaktır. Çalışmada zorluk ve kısıt şeklinde ele alınan bu etkilerden zorluk, çeviri sürecinde karşılaşılan ve bir şekilde çözümlenebilen, kısıt çözümü bulunamayan çevirmen ve nihai ürün üzerinde olumsuz etkiler yaratan sorunlar olarak tanımlanmıştır. Çalışmanın temel odağı, kurumsal alanın içinden ya da dışından, kurumsal yapının doğasından ya da maksatlı eylemlerinden, çeviri metnin özelliklerinden ya da çevirmenden kaynaklı sebeplerle ortaya çıkabilecek pek çok zorluk ve kısıtı açığa çıkarmaktır. Kurumsal çeviri alanı Pierre Bourdieu’ nün alan teorisi temelinde ve sermaye, habitus, illusio, yeniden üretim, ilişkisellik gibi pek çok temel kavramı kullanılarak tüm yönleriyle incelenmektedir. Çalışma bu alana ilgi duyan araştırmacılar ve öğrenciler için kapsamlı bir başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91000</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9c91679-ffb7-4592-bd5e-302c8c62ab01.jpg</image:loc>
            <image:title>Conan : Aslanlı Tahtın Kaderi (3.Kitap)</image:title>
            <image:caption>Amerikalı yazar Robert Ervin Howard tarafından yaratılan Barbar Conan, zamanla fantastik edebiyatın en meşhur karakterlerinden biri haline gelmiştir. Çizgi roman serisiyle başlayıp büyük bir başarı kazanan Cimmerialı Conan’ın maceraları yayımlandığı tarihten bugüne birçok yazara ilham olurken birçok okurun da hayal dünyasında unutulmaz bir yer edindi. Bu başarı, şüphesiz ki Ervin Howard’ın üstün gözlem yeteneğiyle gerçekleşti.  
Barbar Conan, kuzeyin zorluklarını aşarak dünyayı keşfederken her zorluğu göğüsler. Her savaşçıyla savaşır. Yoldaşı olan kadınlarla aşk dolu günler yaşar. Hayatta kalma mücadelesini bir an olsun bırakmaz. Yenilmez denilen canavarları yener. Ve yoluna devam eder… Hyboria Çağı’nı yakından keşfedeceğiniz, efsanevi krallıklarla, güzeller güzeli prenseslerle, nice savaşçı kadın ve erkekle, tasviri muhteşem yaratıklarla dolu maceraları okurken soluk soluğa kalacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91001</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8728998f-b50b-44eb-a950-090090cf39b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Conan: Cimmeriali Yabancı (1. Kitap)</image:title>
            <image:caption>Amerikalı yazar Robert Ervin Howard tarafından yaratılan Barbar Conan, zamanla fantastik edebiyatın en meşhur karakterlerinden biri haline gelmiştir. Çizgi roman serisiyle başlayıp büyük bir başarı kazanan Cimmerialı Conan’ın maceraları yayımlandığı tarihten bugüne birçok yazara ilham olurken birçok okurun da hayal dünyasında unutulmaz bir yer edindi. Bu başarı, şüphesiz ki Ervin Howard’ın üstün gözlem yeteneğiyle gerçekleşti.  
Güvenli bir sığınağın bulunmadığı, her an ortaya çıkabilecek bir tehlikeye karşı dikkatli olmanız gereken ve en güçlü olanın her zaman kazandığı, hayatta kalma mücadelesinin sürükleyici zamanlarında, masalsı Hyboria Çağı’nda, kuzeyin sert ikliminden gelen efsaneleşmiş Barbar Conan’ın maceralarını okurken Ervin Howard’ın muhteşem dünyasında unutulmaz bir yolculuğa çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91002</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2241c9c-fc40-47d6-9033-410c9fb9dd55.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokumacı</image:title>
            <image:caption>Ve Kula. Çölde bir erkek at ve sanırım ben ona aşığım. Ama o bunu bilmeyecek. Bir insanın bir hayvana böyle aşkı, ne bu çölde ne de başka bir yerinde dünyanın kabul görmeyecek sanki. Böyle hissediyor içim. Birbirinden bu kadar farklı iki şeyin aşk sayesinde yan yana olabileceğine gülecekler. Utanıyorum da bu yüzden, yanlış ya da yasak gibi düşüncelerim. Bunu da hissediyor içim. Ama Kula, bunu da bilmeyecek.” 
*** 
Kula, çizgileri olmayan zebralar, kuyu çocuk, şarap ustası, dokumacı ve bu çölün kurtları... Buraya nasıl geldi bilmiyor. Geçmişiyle ilgili hiçbir şey yok aklında. Adı bile. Gördüğü rüyalarla kafası gittikçe karışan bu kız, bunların belki de hatıraları olabileceğini düşünüyor. Gerçeğin ne olduğunu böylece anlayabilir belki. Ama sonra soruyor kendine, hatırlamak, o gerçek mi? Ezgi Altıner’in romanını okurken bir kızın zihninde ve olayların geçtiği çölün sonsuz genişliğinde bir yolculuğa çıkacaksınız. Derin bir iç gerçeklikle karşılaşacağınız bu kitap, karakterlerin ruh hâlleriyle şekillenirken kendini arayanların kaydını tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91003</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/277d5475-79db-478c-aa6b-652566611dd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinai Absürtler</image:title>
            <image:caption>Burada ciddi bir cinai hikâye yazıyoruz. Cinayet ciddi bir eylemdir. Ölmek kadar zordur öldürmek ve belki daha da zor. Öyle kazara olmuş cinayetlerden söz etmiyorum, onda “pardon” dersin geçer, bir kazadır sonuçta. Bir pardonla biter iş, biraz mahcubiyettir bedeli. Kaza sonucu işlenen cinayet osuruktan tayyaredir. Lakin taammüden öyle mi? Taammüden. Kelimenin kendisi ağır zaten, cezası da öyle; eskiden idamdı, şimdi kaldırıldı adam asmaca. Müebbet hapis, hayatın kodeste geçecek düşünsene. Göze almışın bu bir, gözü karalık gerek. İkincisi zekâ gerek bunun için, iyi bir tasarım, iyi bir strateji, plan program, zamanlama gerek. Zor iş anlayacağınız. 
Sıradan cinayetler gündelik hayatın tekdüzeliğinde yok olup giderken, Fatoş Beykal’ın kaleminde absürt ve kara komik bir karaktere bürünüyor. Herkesin herkesi öldürdüğü ve kimsenin cinayetlerinden pişmanlık duymadığı bu gerçeklikte cinai eylemler, bir kahve kaynatmak kadar önem arz eden ve bir o kadar da hayatın içinden birer hadiseye dönüşüyor. 
Cinai Absürtler, yazarın ve karakterlerin zekâsına hayran bırakan özgün bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91004</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e01f434-8a0f-4221-ac04-32cb073e50db.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Bir Yahudi Casus Josef Nasi</image:title>
            <image:caption>Değişim afsızdır, gecikmenin bedeli ağır. 
 
“Jozef Nasi, Dona Gracia’nın yakın akrabası ve himaye ettiği genç. Döneminde Avrupa bankacılığının önde gelen isimlerinden olan bu Portekizli Yahudi ailesi her yerde engizisyonun hışmına uğramış Maranoslardan, Avrupa’nın yöneticilerini, hatta Saray çevrelerini çok yakından tanıyorlar ve daha başından beri güvenliklerini Osmanlı başkentinde görmüşler. II. Selim, Jozef Nasi’nin bilgilerinden ve önerilerinden çok istifade etmiştir. Tarihin garip bir tecellisi, Müslümanların büyük hükümdarı ve halifesi tanınmış Yahudi bankeri Ege’deki Naksos Adası’na Dük tayin ediyor. Saray’ın içinde herkes Jozef Nasi’nin dostu değil ama padişah danışmanının arkasında duruyor. Aaron Nommaz’ın bu ilginç romanı hem tarihi bilgilerin iyi kullanımına dayanıyor hem de sürükleyici...” 
 
– Prof. Dr. İlber Ortaylı 
Osmanlı’nın okullarda öğretilmeyen övünülecek tarihi. 
Neden Osmanlı’nın en güçlü 5 padişahı Avrupa’da yakılma tehlikesiyle yaşayan Yahudilere kucak açtı ve Nasi’yi davet etti? 
 Katolik Avrupası’nda yakılma tehlikesiyle yaşayan soydaşlarını nasıl Osmanlı’da hürriyete taşıdı? 
 Nasi ile Rönesans’ta Portekiz, Anvers, Lion, Venedik, Ferrara, Dubrovnik ve      İstanbul saraylarında bir gezinti. 
Bu kahraman hakkında yazılan ilk ve tek Türkçe eserdir.  
Hazin bir hikâyeydi KANUNİ’NİN YAHUDİ BANKERİ DONA GRACİA. Engizisyondan kaçıp da Osmanlı topraklarına yerleşen ve Kanuni’nin bankerliğine, Hürrem Sultan’ın ise dostluğuna nail olan Dona Gracia’nın yaşamını okurken onun geride, ülkesinde bıraktığı ailesinden kimi insanları nasıl bir akıbetin beklediği hepimizin zihninde bir soru olarak kalmıştı. Bu romanda ise Dona Gracia’nın yeğenlerinden Jozef Nasi’nin, halasının yolundan ilerleyerek aynı amaç doğrultusunda kendisine kucak açan Osmanlı ülkesine yaptığı meşakkatli yolculuğun öyküsünü tarihi gerçekler ışığında bir solukta okuyacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91005</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44437f89-c9da-422d-8c52-e4bc621179e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Conan: Büyünün ve Kılıcın Gölgesinde (2. Kitap)</image:title>
            <image:caption>Amerikalı yazar Robert Ervin Howard tarafından yaratılan Barbar Conan, zamanla fantastik edebiyatın en meşhur karakterlerinden biri haline gelmiştir. Çizgi roman serisiyle başlayıp büyük bir başarı kazanan Cimmerialı Conan’ın maceraları yayımlandığı tarihten bugüne birçok yazara ilham olurken birçok okurun da hayal dünyasında unutulmaz bir yer edindi. Bu başarı, şüphesiz ki Ervin Howard’ın üstün gözlem yeteneğiyle gerçekleşti.  Her köşesinde çeşit çeşit tehlike barındıran, efsanevi yaratıklarla, kötücül ruhlar ve iyi insanlarla dolu Hyboria Çağı’nda, sadece güçlü ve zeki olanın ayakta kalabileceği bir dünyada Cimmerialı Conan ile pek çok maceraya sürükleneceksiniz. Ervin Howard’ın dehası sayesinde tanıştığımız zalim büyücüler, gaddar savaşçılar, hilekâr siyasetçiler ve antik zamanlardan kalma canavarların arasında yaşayan Conan’ın soluk kesen maceralarına davetlisiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91006</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0f99234-dc67-48f4-b0ff-15221e3e617e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şizofreni Üzerine</image:title>
            <image:caption>Graywolf Press Kurgu Dışı Yazın Ödülünü ve Whiting Ödülünü alan, Akıl Sağlığına Dair Güçlü, Etkileyici Denemeler 
 
Cennetin Sınırı adlı romanıyla büyük yankı uyandıran ödüllü yazar Esmé Weijun Wang, New York Times Çoksatanlar listesine giren Şizofreni Üzerine’de kendi deneyimlerinden yola çıkarak şizofreniye dair kapsamlı bir araştırma sunuyor. Dürüst ve çarpıcı anlatımıyla, merak eden herkese bu gizemli dünyanın kapılarını açıyor. 
 
&quot;Etkisinden kurtulamayacağınız, devrim niteliğinde bir eser.&quot; Publishers Weekly 
 
&quot;Berrak. Üzücü ve içten.&quot; Star Tribune 
 
&quot;Hastalıkların, özellikle de akıl hastalıklarının güçlükleri üzerine harika bir rehber. Kendi tanılarını anlamaya çalışan insanlara umut verecek.&quot; Meghan O’Rourke 
 
&quot;Her bir deneme, akıl hastalığıyla yaşayan bir kadının canlı bir portresini çiziyor. Wang’in akıllardan çıkmayacak güzellikteki yazınıyla bu derleme, edebiyat dünyasında kendisine sağlam bir yer ediniyor.&quot; Glamour 
 
&quot;Hem bilimsel hem de şiirsel sesiyle Wang, travma sonrası stres bozukluğu ve Lyme hastalığının yanı sıra kendisine konulan yeni tanıyı, okuru büyüleyen, aydınlatan bir incelik ve açıksözlülükle inceliyor.&quot; The Week 
 
&quot;Wang kaleme aldığı 13 denemede daha önce yürünmemiş yollarda size eşlik ediyor. Şizofreni Üzerine  zekice yazılmış, beklenmeyecek derecede eğlenceli, sorgulayan, korkusuz ve eşsiz bir eser.&quot; Los Angeles Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91007</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5858dca-c0bb-4d23-8a82-32ec54701633.jpg</image:loc>
            <image:title>Mülakata Giderken</image:title>
            <image:caption>Uzun yıllar yurt dışında ve yurt içinde mülakatlar gerçekleştirmiş bir yönetici olarak öğrendiklerimden ve değerli yöneticilerimin deneyimlerinden yararlanarak hazırlamış olduğum bu kitap, hem mülakatı gerçekleştiren uzmanların başvurabileceği bir soru kaynağı hem de mülakata katılacak adaylar için bir yol gösterici olarak hazırlandı. 
Başarılarınıza başarı katması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91008</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/391dcc00-17d5-415f-b4d0-e0f07bdf1a1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefes Almadan</image:title>
            <image:caption>Joey ve arkadaşları sahada maç yaparken, tanımadıkları bir çocuk kenarda oturmuş, onları izlemektedir. Joey onu maça davet edince çocuğun adının Adil olduğunu, sahanın yakınındaki Sığınmacı Merkezi&apos;nde yaşadığını öğrenirler. Çok geçmeden, Adil&apos;in müthiş yetenekli olduğu ortaya çıkar. Fakat Joey&apos;nin arkadaşlarının çoğu Adil&apos;le ilgili önyargılıdır. Çocuğun onlarla vakit geçirmesine ve kendi futbol kulüplerinin altyapısına katılmasına sıcak bakmazlar. Joey, Adil&apos;le arkadaşlık etmeye başlayınca, o ve ailesinin Suriye&apos;den aylar süren yolculukları hakkında daha çok şey öğrenir ve yeni arkadaşının yaşamak zorunda kaldıklarına çok üzülür. Önyargıları yıkmak hiç de kolay olmayacaktır. Fakat Joey, Adil&apos;i takıma kazandırmaya kararlıdır. 
“Nefes Almadan” mülteciler, ırkçılık, daha iyi bir yaşam umudu ve sporun birleştirici gücü hakkında sürükleyici bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91009</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b50fd8c8-3f26-4e02-946c-767ae5071ddd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne Rüya Evi (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Green Gables’ta düğün çanları çalıyor! 
 
Artık tam anlamıyla yetişkin bir kadına dönüşen Anne Shirley, o inatçı, kızıl saçlı, hayalperest kız çocuğunu kalbinin derinliklerinde hâlâ yaşatsa da, nihayet okul arkadaşı Gilbert Blythe ile evlenip Four Winds kıyılarındaki rüya evinde yeni hayatına başlamak üzeredir. 
 
Yeni bir kasaba sevgili Anne için her zamanki gibi tanınması, sevilmesi gereken yepyeni dostlar anlamına gelirken, çiçeği burnunda çifti zor kararlar ve kalplerini derinden yaralayacak bir trajedi de beklemektedir. Anne’in gülüşünü belki de sonsuza dek değiştirecek bir trajedi… 
L. M. Montgomery’nin ölümsüz kaleminde hayat bulan ve Anne with an E isimli Netflix dizisine de ilham olan Yeşilin Kızı Anne, yolculuğuna kaldığı yerden serinin beşinci kitabı Yeşilin Kızı Anne Rüya Evi ile devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91010</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b6ed14e-1897-4b6a-81f1-5f68fe7df5e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Harflere Ne Oldu?</image:title>
            <image:caption>Bir kehanet gerçekleşiyor ve bir sabah, güneşin doğuşuyla birlikte hafler siliniyor. 
Zeynep, kardeşi Can ile kendini, harfleri geri getirmek için Kayıp Kitap&apos;ı arayan ve şifreleri çözmeye çalışan bir ekibin içinde buluyor. Evet, küçük de olsa bir umut var ancak güneş batmadan şifrelerin çözülmesi gerekiyor. Uzaydaki bir uyduda başlayıp Kopenhag, Münih, İstanbul ve Moğolistan&apos;a kadar uzanan heyecan verici bir macera...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91011</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75dd00d7-b354-4980-af39-4852731851d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Cimri (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Paris’in son derece zengin ve bir o kadar da cimri burjuvalarından Harpagon, oğlu Cléante ve kızı Élise’i varlıklı kişilerle evlendirmeyi planlamaktadır ancak işler istediği gibi gitmez. Napolili genç Valère, Élise’i bir deniz kazasından kurtarmış ve ona gönlünü kaptırdığı için Harpagon’un evine vekilharç olarak girmiştir. Cléante ise maddi sıkıntılar çeken Mariane adlı genç kıza âşıktır. Gençlerin endişesi sevdikleriyle evlenip evlenemeyecekleri iken Harpagon’un tek derdi, çalınır korkusu ile bir sandığın içinde bahçeye gömdüğü altınlarıdır. 
Dünya edebiyatını Shakespeare’den sonra en çok etkileyen ve tiyatro tarihimizde özel bir yeri olan, komedi türünün en önemli temsilcilerinden Moliére’in 1668 yılında, kapitalizme ilerleyen Avrupa’da toplumsal hiyerarşinin dönüşümüyle yeni değerler sisteminin oluştuğu, ahlaki erdemler ve soyluluk gibi kavramların içinin boşaltılıp sadece paraya dayandırıldığı bir dönemde yazdığı Cimri’yi Ebru Erbaş’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91012</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c4bef61-30bb-45b9-8ecd-98d8c92f85fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Daireler ve Çemberler</image:title>
            <image:caption>Tekerlekler, madeni paralar, toplar, yüzükler, düğmeler. Temel geometrik şekillerden olan daireler ve çemberler her yerdedir! Rengârenk çizimlerle dolu bu eğlenceli kitapta, yuvarlak şekillerin temel özelliklerini öğrenirken kiriş, yay, daire dilimi gibi terimlerle ve çok önemli bir değer olan pi’yle tanışacaksınız. İçindeki uygulamalı aktiviteler sayesinde bir dairenin yarıçapını, çapını ve alanını nasıl bulacağınızı kolayca öğreneceksiniz! 
 
Matematik dünyasındaki en temel konuları sade ve anlaşılır bir şekilde ele alan matematik öğretmeni David A. Adler’ın yazdığı ve canlı, akılda kalıcı çizimlere imza atan Edward Miller’ın resimlediği Daireler ve Çemberler, sizi birer geometri uzmanına dönüştürecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91014</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/018f0fc9-5294-4f0c-813d-5a31723ea376.jpg</image:loc>
            <image:title>Ertan Sarıhan</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta “Ölenler / dövüşerek öldüler; / güneşe gömüldüler” diyerek sokakları ve alanları inlettiğimiz o güzel insanlarımızdan birini, Ertan Sarıhan’ın hikâyesini okuyacağız. 
Ertan Sarıhan 1942 yılında Fatsa’nın Beyceli köyünde dünyaya geldi. Çok okuyordu. Tartışmaları can kulağıyla dinledikten sonra konuşurdu. Bilgi düzeyi çoğumuzdan gelişkindi. Gençliğin verdiği coşkuyla hayalindeki dünyayı yaratabilmek adına çaresizlerin çaresi, umutsuzların umudu olmaya çalıştı. Halkın yanında olmak, devasa boyuttaki sorunlara çözüm üretmek adına çok sevdiği öğretmenliğe ara vermek zorunda kaldı. Mücadelesi boyunca hiçbir ayrım yapmadı. “Sömürüye son vereceğiz, haksızlıkları, yolsuzlukları, açlığı ve sefaleti ortadan kaldıracağız” şiarıyla haksızlığı, yolsuzluğu ortadan kaldırmak adına çabaladı. Köy köy dolaşarak fındık, tütün ve çay üretimindeki sömürü mekanizmalarını anlattı. Üreticileri bir araya getirip onlara örgütlü bir yapı içinde mücadele etmelerini önerdi. Güç birliğinin sağlanmasıyla, üreticiler birlikte daha güçlü olduklarını hissettiler. Bölgede tefecilere, stokçulara karşı mücadelenin ön saflarında yer aldı. Meydanlarda “üreten biziz, yöneten de biz olacağız. Sömürüsüz, eşit bir dünya kuruluncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz” diyenlerin sayısı gün geçtikçe çığ gibi büyüdü. Mücadele alanı sinsi mayınlarla çevrelense de ölüme kafa tutarak, “kurtuluşa kadar savaşacağız” sözünden dönmedi. O büyük usta ile yolu Kızıldere’de kesiştiğinde bölgedeki dostlarının tüm ısrarlarına rağmen geri dönmedi. Onlarla birlikte yürüdü ölüme... 
İLBAY KAHRAMAN 
1950 yılında Muş’ta doğdu. İlk ve ortaokulu Muş’ta, liseyi Samsun’da okudu. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü mezunudur. 1983 yılında Devrimci Yol Örgütü üyesi olduğu gerekçesi ve 1402 sayılı yasayla İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ndeki görevine İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından son verildi. Evli ve iki çocuk babası olan İlbay Kahraman İstanbul’da yaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91015</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf29ebe1-4ae5-4d9b-85f4-a4d20595ec10.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulmuş Düşler Mağarası</image:title>
            <image:caption>Yaratıcı düşüncenizi geri almaya hazır mısınız? 
Hayatınızda diğer insanlardan farklı olarak yaptığınız şey nedir? 
Gerçekten yapmak istediğiniz ve hâlâ yapamadığınız şey nedir? 
 Eğer kimsenin sizi yargılamayacağından emin olsaydınız neyi farklı yapardınız? 
Gerçekten inandığınız şeyleri mi yapıyorsunuz yoksa şu an yaptığınız şeylere inanmaya mı çalışıyorsunuz? 
Yaratıcı zihni kolaylıkla keşfedebilir ve beyinlerimizi yaratıcı dışavuruma odaklanması için eğitebiliriz. Yaratıcılık herkeste vardır ve geliştirilebilir. Sadece anahtarlar lazım… Yaratıcı zihnimizin kapılarını açacak anahtarlar. Çünkü yaratıcılık, üzerinde çalışılması gereken bir disiplinden ziyade, keşfedilmesi gereken bir bilinç durumudur. Bu yeni bilinç için hazır mısınız? Cevapları merak ediyorsanız okumaya hazırsınız demektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91016</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/662062c7-6f5b-4094-b373-36460fc6a285.jpg</image:loc>
            <image:title>Lang Masalları Cilt:2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lang Masalları, nesillerdir çocukların çok sevdiği hikayeleri bir araya getiriyor. Şair, romancı, edebiyat eleştirmeni ve ünlü bir masal koleksiyoncusu olan Andrew Lang, sadece Britanya’dan değil, Batı ve Orta Avrupa’dan, İskandinav ülkelerinden, eski Yunan dünyasından ve hatta Arap medeniyetinden ve Uzak Doğu kültüründen klasik masalları bu derlemesinde topluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91017</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a3d745a-56a5-4254-bcd2-59065433fa92.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Çocuk 4 – Çiz ve Boya</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların ince motor ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla hazırlanmış̧ bu kitapta; 
- görsel dikkat 
- kısa süreli hafıza 
- sayı tanıma 
- boyama ve çizgi tamamlama egzersizleri bulunmaktadır. 
Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91018</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d3ab89a-7609-4357-93ab-eeedb467e86f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sheakespeare Bana Ne Dedi?</image:title>
            <image:caption>İngiliz edebiyatı tarih boyunca hem Batı edebiyatını hem de dünya edebiyatını etkileyen zengin eserler ortaya çıkardı. Roman, öykü, şiir ve tiyatro oyunları edebiyat seven herkesin ruhuna dokundu. Bazen Hamlet bize güç verdi, bazen 1984’ün Büyük Birader’i zalim gözlerini üzerimize dikti ya da bazen hayatın anlamı Otostopçunun Galaksi Rehberi’ndeki gibi sadece 42’ydi. 
Charles Dickens’tan Virginia Woolf’a, Oscar Wilde’dan Jeanette Winterson’a kadar pek çok yazara yer veren bu kitap, İngilizce yazılmış görkemli romanları rafine bir süzgeçten geçiriyor. Okurun ilgisini çekecek ayrıntıları yakalarken ele alınan eserlerin edebiyatımızdaki izdüşümlerine dokunuyor. 
 
“İnsan var oldukça öykü de, şiir de, roman da var olacaktır kuşkusuz. Okumak ve yazmak, sağaltıcı bir şeydir çünkü. Yaralı ruhlarımızı iyileştirir.” 
Ercan Kesal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91019</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a969a4f4-ca67-41c5-aa62-0517f939a28d.jpg</image:loc>
            <image:title>Lang Masalları Cilt:1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lang Masalları, nesillerdir çocukların çok sevdiği hikayeleri bir araya getiriyor. Şair, romancı, edebiyat eleştirmeni ve ünlü bir masal koleksiyoncusu olan Andrew Lang, sadece Britanya’dan değil, Batı ve Orta Avrupa’dan, İskandinav ülkelerinden, eski Yunan dünyasından ve hatta Arap medeniyetinden ve Uzak Doğu kültüründen klasik masalları bu derlemesinde topluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91020</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc761b44-bf47-43b5-8536-fff665c2c0d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Lang Masalları Cilt:3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lang Masalları, nesillerdir çocukların çok sevdiği hikayeleri bir araya getiriyor. Şair, romancı, edebiyat eleştirmeni ve ünlü bir masal koleksiyoncusu olan Andrew Lang, sadece Britanya’dan değil, Batı ve Orta Avrupa’dan, İskandinav ülkelerinden, eski Yunan dünyasından ve hatta Arap medeniyetinden ve Uzak Doğu kültüründen klasik masalları bu derlemesinde topluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91021</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a37ac4b3-f399-4c47-ab62-1f6227b1fa45.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Çocuk 5 – Kaç Tane Var?</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların ince motor ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla hazırlanmış̧ bu kitapta; 
- Görsel dikkat 
- Kısa süreli hafıza 
- Sayı tanıma, tane kavramı egzersizleri bulunmaktadır. 
Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91022</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2020b4c-bf0b-4ec9-a281-81a285bfe6d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay’a Yolculuk</image:title>
            <image:caption>1865 yılıydı, Amerikan İçsavaşı bitmiş, Gun-Club’ın seçkin üyeleri, geliştirdikleri silahlar, toplar, mermilerle kalakalmışlardı. Büyük bir hayal kırıklığı ile kulübü kapatmayı düşündükleri sırada, başkandan muhteşem bir öneri geldi; geliştirecekleri bir uzay mermisiyle Ay’a gitmek. Büyük bir coşkuyla karşılanan bu fikir çok geçmeden bütün dünyaya yayılacak ve büyük destek görecekti. 
Bilimsel romanın yaratıcısı Jules Verne, pek çok muhteşem eserinde olduğu gibi bu romanında da yüzyıl sonra yaşanacak gelişmelerin ve buluşların haberini verebilen bir dâhi. 
Ay’a Yolculuk’u okurken Jules Verne’in nasıl olup da bu kadar çok ayrıntıyı doğru tahmin ettiğine inanamayacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91023</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e23a5c27-2899-431b-b785-1eebac77e15f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Kemal’le Anadolu’da Yolculuk</image:title>
            <image:caption>1919: Mustafa Kemal’in kariyerinde en uzun ve en zor yıl.  
Mustafa Kemal ve arkadaşları Bandırma vapuru ile Boğaz’dan Karadeniz’e açıldıkları 16 Mayıs akşamından 27 Aralık öğle vaktinde Ankara’ya gelene kadar toplam 225 günü Anadolu’nun bağrında, halkla iç içe geçirdiler. Tarihi yolculuğuna “ordu müfettişi” göreviyle başlayan Anafartalar Kahramanı, yolculuğun kalan kısmını “milletin ferdi” olarak sürdürmüş ve inanılmaz bir iletişim kampanyasıyla Milli Mücadele’yi örgütlemiştir. 
Prof. Dr. Hikmet Özdemir, Anadolu’daki bu tarihi yolculuğa ışık tutuyor: Yol güzergâhları nasıldı? Hangi ulaşım araçları kullanılmıştı? Yolculuk boyunca kamuoyu oluşturmak için neler yapılmıştı? Varılan yerlerde konaklama, güvenlik, iletişim, sağlık, finansman vb. ihtiyaçlar nasıl karşılanmıştı? Mustafa Kemal’in ateşlediği kurtuluş meşalesini kimler taşımıştı? 
Mustafa Kemal’le Anadolu’da Yolculuk zorlu bir mücadelenin ve milletin evladının milli liderliğe yükselişi hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91024</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d610cf4-e37c-46ca-90dd-3c886b963d79.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Çocuk 6 – Sayıları Boya</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların ince motor ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla hazırlanmış̧ bu kitapta; 
- görsel dikkat 
- kısa süreli hafıza 
- sayı tanıma 
- boyama egzersizleri bulunmaktadır. 
  Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91025</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42c63918-7f79-4411-ab04-63ed3b167853.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanpınar Bana Ne Dedi?</image:title>
            <image:caption>“Tanpınar Bana Ne Dedi?” edebiyatımıza bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Alıntılarla, anekdotlarla, yaşamöyküsü değinileriyle eşsiz bir okuma 
deneyimi sağlıyor. 
Ahmet Hamdi Tanpınar’dan Adalet Ağaoğlu’na, 
Yaşar Kemal’den Tezer Özlü’ye kadar pek çok yazara yer veren eser, 
derinlikli metinlerimize değinirken edebiyat tarihimizle ilgili de 
nitelikli saptamalar yapıyor.  
“Tanpınar Bana Ne Dedi?” yeni bir bakış kazandırmakla yetinmeyip bu yapıtları okumayanların da merakını kamçılıyor. 
“Ruken Ataman Ali Baba ve Kırk Haramiler’deki mağaranın kapısını açacak sihirli sözü çoktan bulmuş. İstediği zaman kitaplarla dolu bir dünyaya girerek sonsuz hazinesinden dilediğince nasiplenebiliyor.” 
Ercan Kesal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91028</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f87b9921-cac4-4e39-b6f5-e4d61e1f42d9.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi ki Anneyim iyi ki Babayım</image:title>
            <image:caption>Biz, hikâyemizin sekiz yıl önce başladığını zannediyorduk. Ancak okudukça, yaşadıkça çok daha önce yazıldığını hissetik. Satır aralarına indiğimizde ise çocukluğumuzda bulduk kendimizi. Buldukça fark ettik, 
öğrendik ve büyüdük...

 Birlikte büyüme hikâyesiydi bizimkisi. Heyecan, umut ve
sevgi dolu. Hiç bitmeyen, çocuklarıyla birlikte büyüyen bir
anne ve babanın hikâyesi. Hatta siz bu hikâyeyi okurken bile hâlâ devam eden bir hikâye...

Ve bu hikâyenin asıl kahramanları çocuklarımız...
Aslında bu kitapta okuyacaklarınız, onların bize
öğrettikleri ve yaşattıklarıdır. 
 
Trabzon Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapan Doç. Dr. Özge Erdoğan&apos;ın çalışma alanları arasında çocuk kitapları, etkileşimli okuma ve aile eğitimi yer almaktadır.  İlk okuma yazma öğretimi ve Türkçe öğretimi alanlarında ulusal ve uluslararası çok sayıda yayını bulunmaktadır.
Dr. Erdoğan, öğretmenliğin ve ebeveynliğin hiç bitmeyecek bir yolculuk olduğuna inanmaktadır.

Prof. Dr. Tolga Erdoğan, T.C. Milano Başkonsolosluğu eğitim ataşesidir. 
Kızı Melis&apos;in deyimiyle &quot;Şenlikçi Öğretmen&quot; ve drama eğitmeni olan Erdoğan, Türkçe öğretimi, oyun ve drama alanlarında bilimsel çalışmalar yapmaktadır. Çeşitli MEB, TÜBİTAK, UNICEF ve AB projelerinde danışman 
 ve eğitmen olarak görev yapmıştır. Ulusal ve uluslararası makale, 
bildiri ve kitapları bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91029</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/956211c9-f73e-42a2-9d13-cd388fb2fc67.jpg</image:loc>
            <image:title>Elebaşı</image:title>
            <image:caption>Sinaloa uyuşturucu kartelinin lideri Joaquín &quot;El Chapo&quot; Guzmán dünyanın en tehlikeli suçlularından biriydi. İktidar yolundaki güçlü yükselişi, gaddarlığı, çekiciliği, lüks düşkünlüğü, kılık değiştirme tutkusu, birden fazla zorlu hapishaneden kaçması, 
  Sean Penn’le beklenmedik karşılaşmaları… Bu ve benzeri olaylar, onu dünyanın en ünlü kanun kaçaklarından biri haline getirmişti. Ancak uzun yıllar süren bir operasyonun sonunda ABD ve Meksika güvenlik güçleri tarafından yakalanıp yargılandı. 
 
  Elebaşı, El Chapo&apos;nun mütevazı hayatından Brooklyn adliyesindeki mahkûmiyetine kadar süren epik bir hikâye. 
  New York Times muhabiri Alan Feuer’ın bu karışık davanın detaylarındaki hâkimiyeti, kolluk kuvvetlerindeki gizli kaynaklara benzersiz erişimi ve rahatsız edici konulardaki güçlü kavrayışı sayesinde Elebaşı, uzun yıllar &quot;El Chapo&quot; hakkında okunacak 
  tek kaynak olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91030</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ef4977c-ec47-4364-96b9-0b3760b30497.jpg</image:loc>
            <image:title>Var Böyle Tipler Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Var Böyle Tipler kitap oldu 
Sosyal medyada ve televizyonda yaptığı başarılı projelerle adını duyuran Kıvanç Talu’dan okuyanı kimi zaman gülümsetecek çoğu zaman da kahkahalara boğacak bir kitap raflardaki yerini aldı. Nemesis Kitap aracılığıyla okurlarına merhaba diyen Var Böyle Tipler Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’nün tek bir amacı var, o da bu kasvetli günlere inat biraz olsun gülümseyebilmek! 
Var Böyle Tipler Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü kitabı, yaşamın içinde var olan, seni, beni ve diğerlerini kimi zaman betimlemekten geri kalmadığımız esprili deyim ve sözlerin yine espriyle pekiştirilen anlamlarından oluşuyor. “Psikolojim pinpon topu gibi,” diyerek dalgalı bir ruh halini betimlerken, eski sevgililerden, ayrılık sonrası silinen fotoğraflardan, çoğul yalnızlıklar ve içsel kaygılardan, paradan ve parasızlıktan yakınan kimselerden ve hayatın içinde yer alan var böyle tipler yahu dediğimiz pek çok insandan örnekleri bir bir sıralıyor. 
Hayata biraz tebessümle bakmak ve biraz da pek bir ciddiye aldığımız durumları ve insanları azıcık paylamak, biraz hafifletmek ve en çok da şu karamsar günlerin acısını espriyle aydınlatmak herkese iyi gelecek. Eee, yok mu böyle tipler? Gerçekten Var Böyle Tipler! 
Psikolojim pinpon topu gibi* 
*İnsan psikolojisinin olumlu ve olumsuz yönlerde, bir pinpon topu hafifliğiyle savrulması ve hatta bunun bir pinpon müsabakasındaki gibi hızlı seyir değiştiriyor olması. 
Beyaz yakanın çakalı, geç ağırır şakağı* 
* İşini türlü çakallıklarla başkasına yaptıran, toplantılarda alicengiz oyunları ile göz boyayarak ön plana çıkan ve mesai saati biter bitmez soluğu plaza servisinde alan beyaz yaka plaza çalışanlarının bu sayede daha geç yaşlandığını betimleyen yeni nesil bir atasözüdür. (Her plazada mutlaka üç beş tane bulunur.) 
Son kısmet bükücü* 
*İnsanın tam hayırlı bir kısmete kavuşacağını düşünürken, hiç hesapta olmayan bir hemcinsin devreye girip işi bozması ve o kişinin saçını başını yolma fırsatı elde edemeden konunun kapanması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91031</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b03c64dc-47ec-417a-b7a7-d5dcb6691309.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağımsızlık Yolu</image:title>
            <image:caption>&quot;Bugünlere kolay gelinmedi ve bu topraklar kolay vatan olmadı. Bu yüzden hepimiz tarihimizi iyi bilmeli, öğrenmeliyiz.&quot;
Tolga Aydoğan çocuklar ve gençler için sürükleyici bir roman tarzında kaleme aldığı bu kitapta, Çanakkale Savaşı’ndan itibaren Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Kurtuluş Savaşı’nı tüm önemli dönüm noktalarıyla, adım adım anlatıyor.
Bu kitapla çocuklar ve gençler, tarihimizi temposu hiç düşmeyen bir roman akıcılığında heyecanla okurken aynı zamanda tümü belgelere dayanan, kaynak kitaplarla desteklenen, fotoğraf ve çizimlerle zenginleştirilen bilgilerle Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Kurtuluş Savaşı tarihini doğru öğrenmiş olacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91032</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e709a34a-8cad-4fbf-8729-de27aa40f218.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennetin Sınırı</image:title>
            <image:caption>2017’de Granta’nın, En İyi Genç Amerikalı Romancılar arasında gösterdiği Esmé Weijun Wang, büyük yankı uyandıran Cennetin Sınırı adlı ilk romanında aşka, aileye, göçmenliğe ve akıl sağlığına dair son derece etkileyici, ezberleri bozan bir hikâyeyi ustalıklı bir kurguyla anlatıyor. 
 
&quot;Evliliğin anlamı, dilin sınırları ve zihnin kaçınılmaz ıssızlığı üzerine nefes kesici bir roman. Esmé Weijun Wang’in kalemi sizi büyüleyecek, etkisinden uzun süre çıkamayacaksınız.&quot; Jennifer Dubois, Cartwheel  kitabının yazarı. 
 
&quot;Ahab’ın “deliliğin delirdiği”ne dair söylevi Wang’in romanındaki tüm karakterlere sinmiş. İşlev bozukluğuna, manipülasyona, psikolojik işkenceye ve aşka –evet, aşka– ürpertici bir bakış. Büyük ustalıkla yazılmış bir ilk roman.&quot; The Lit Hub 
 
&quot;Cennetin Sınırı, okuru “Bir sayfa daha okuyayım” dedirterek geç saatlere kadar tutan, karakterler arası dinamik geçişleriyle karanlıklar içerisinden çıkan bir roman.&quot;  Alli Maloney, The New York Times 
 
&quot;Farklı kuşakları anlatan, ustalıkla kurgulanmış, akıl hastalığına dürüstlükle yaklaşan bir roman.&quot; Barbara Hoffert, Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91033</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdc53112-01ee-4eb5-bf56-41a06cbb5654.jpg</image:loc>
            <image:title>Kül Kahvesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta Hidayet Karakuş&apos;un 55 yıllık şiir serüveninden süzülerek özenle seçilmiş şiirlerinden oluşan özel bir seçki sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91034</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d7e682d-665f-4cd2-84a0-a7705b64c74c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeraltından Notlar</image:title>
            <image:caption>Yeraltından Notlar, Dostoyevski&apos;nin 1864&apos;te yayımlanmış hikayesidir. Birçok kişi tarafından ilk varoluşçu eser olarak kabul edilen hikaye, on dokuzuncu yüzyılın ortalarında Petersburg&apos;da yeraltına çekilip insanların dünyasını küçümseyerek yaşayan isimsiz emekli bir memurun, yani diğer bir deyişle &quot;yeraltı adamının&quot; anılarından bir alıntıdır. 
Dostoyevski, kahramanının durumunu ve düşüncelerini etkileyici bir şekilde açıklayarak yeraltı insanının fikirlerinin karmaşasını, ruhundaki derin çelişkileri ortaya koyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91035</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7760810-43b2-47a6-acbd-ce006a9312b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağınık Düzen</image:title>
            <image:caption>Öyle bakma bana 
İçimde konfetiler patlıyor 
Aklım karışıyor 
Şantiyeler şövalyeler 
Altmış ikiden tavşan oluyorum her yer dağ 
Çok şey var da söylenecek 
Bir mümkünü olsun tek 
Bu hevesin bu düşün 
Ne kadar çiçek varsa kırlarda 
Hepsinin bir fazlası gülüşün 
Öyle bakma bana 
İçimde konfetiler patlıyor 
Aklım karışıyor 
Şantiyeler şövalyeler 
Altmış ikiden tavşan oluyorum her yer dağ 
Çok şey var da söylenecek 
Bir mümkünü olsun tek 
Bu hevesin bu düşün 
Ne kadar çiçek varsa kırlarda 
Hepsinin bir fazlası gülüşün</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91037</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5011f81b-e046-49b6-ad15-99528524dab5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mera – Dalgaların Hakimi</image:title>
            <image:caption>“Mera: Dalgaların Hâkimi’’ni okurken dalgaların içine sürüklenip gerilim, kahramanlık ve aşkla dolu bir dünyaya dalacaksınız”
Sasha Alsberg, Zenith’in New York Times çoksatan yazarı 

New York Times çoksatan yazarı Danielle Paige’in ve çizer Stephen Byrne’ın kaleminden Mera ve Aquaman’ın köken öyküsü.
 
Mera karaya ilk adımlarını atarken kahraman ya da düşman olma yolunda da ilk adımlarını atıyor. Kalbini mi dinleyecek yoksa ucunda ölümün yattığı görevine mi devam edecek?
 
Sualtındaki dünyanın kraliyet üyesi ve okurların sevgilisinin gözünden görev bilinci, aşk, kahramanlık ve özgürlüğün anlatımını yeniden keşfedeceğiniz şaşırtıcı bir öykü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91038</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0ba1421-8981-4f81-90a5-51f7d74ffe93.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Sühve</image:title>
            <image:caption>Aşk bir intiharken kırılmış bir ihtimaldi affetmek. 
 
Eyşan Akay, hayata dair keskin çizgileri olan bir kadındı. Kalbini kazanmaya çalışan adam ise iki yaşam arasında sıkışıp kalmıştı. Onu sevmesindeki en büyük engel bizzat kendisiydi ve kendisine rağmen sevdi, ona güvendi. 
 
Oysa hiçbir şey göründüğü gibi değildi. Ortaya çıkan gerçekler, aşklarını bir mum gibi yakıp ağır ağır tüketti. Kalplerini birbirine bağlayan hisler, artık bir idam ipinin ruhlarına dolanan ilmeği hâline gelmişti. 
  “Göğsüme bir yabancının izleri, zihnime bir yalancının hatıraları kazınmıştı. Yitiriyordum, ona kandığım her an, kendimi varlığında yitiriyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91040</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ecffbd5-952b-45ae-80e4-7cda2916e489.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazı Çivilemek - Kağıdın Öyküsü</image:title>
            <image:caption>İlk yazı ne zaman bulundu? 
İlk kitap ne zaman yazıldı? 
Papirüs kâğıdını bulan kimdi? 
Bergama kâğıdına neden Parşömen demişiz? 
İlk kâğıt nasıl üretildi? 
Kâğıt olmasa uygarlık yayılır mıydı? 
Kâğıdı dünyaya yayan kimdi? 
Yücel Feyzioğlu, masalları araştırırken yanlış bilinen doğruların hikâyesini de buldu ve bu kitapta yazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91041</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4c3080e-eeda-4ca7-8415-c712c340ec56.jpg</image:loc>
            <image:title>Soylu Katil - Brutus</image:title>
            <image:caption>Marcus Brutus; devlet adamı, filozof, barış destekçisi, savaşçı, komplocu ve suikastçı… Kathryn Tempest, bu eşsiz kitabında Brutus’un farklı yönlerini kadim metinlerin ışığında ilerleyerek anlatıyor. Mitlerin bir kenara bırakılarak değerlendirildiği bu kitapta Brutus’un aslında ne kadar gizem dolu ve kimilerine göre tuhaf bir insan olduğu ortaya çıkıyor. Özellikle de en yakın arkadaşı Sezar’ın öldürülmesinde aldığı başat rol irdelenerek Tempest okuruna soru sorduruyor: Brutus’un yaptığı doğru muydu, halka karşı görevini çiğnemiş miydi? 
Brutus’un bu biyografisi Kathryn Tempest’in kullandığı kaynaklar ve araştırmalarıyla bu zamana kadar okuduklarınızdan daha fazlasını size verecek. Brutus hakkında bilinmeyenleri nesnel bir şekilde ele alan bu kitap kendi sonuçlarınızı çıkarmanıza yardım edecek. Oldukça kapsamlı olan bu kitapla, Brutus’un kişisel ve politik kimliği gün yüzüne çıkacak, “soylu katil” Brutus efsanelerden kurtulacaktır. 
Bu toplulukta Sezar’ı çok sevmiş biri varsa derim ki ona, Brutus’un Sezar’a sevgisi daha az değildi onunkinden. Öyleyse neden Sezar’a karşı ayaklandın, derse bu dost bana, şu karşılığı veririm: Sezar’ı daha az sevdiğim için değil, Roma’yı daha çok sevdiğimden. Caesar yaşayıp da hepinizin köle olarak ölmeniz mi daha iyi yoksa Sezar ölüp de hepinizin hür insanlar olarak yaşamanız mı? Sezar beni severdi, ağlarım onun için; mutluluğa ermişti, sevinirim; bir kahramandı, saygı duyarım; ama tutkuya kapıldı, öldürürüm. 
Shakespeare, Julius Caesar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91042</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ff3f04b-0163-4626-8630-f084ece02839.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrılardan Krallar Vikingler II Cilt</image:title>
            <image:caption>Viking çalışmalarının temel kaynaklarından olan Heimskringla’nın ikinci cildi tarih ile mitoloji arasındaki ince çizgide kendisine has edebi yetkinlikle harmanlanmıştır. Tarih meraklılarıyla edebiyat düşkünlerini aynı ölçüde tatmin edecek bir tarzı yakalayan Heimskringla savaşçılığı tek maharetleri olduğu düşünülen Vikinglerin özgün eseridir. Kral I. Ólaf Tryggvasson ile Aziz II. Óláfr Haraldsson’un öyküsünü bulabileceğiniz bu ciltte Viking topluluklarının başlarından geçen tarihi olaylar kadar mitolojik inanışlarına, toplumsal dokularına ve siyasal idarelerine dair kendi bakış açılarını görüyoruz. Nesiller boyunca aktarılarak gelen bu kadim bilgiler Avrupa’nın kuzeyinden doğan yeni bir pınarın kıtanın bereketli topraklarına nasıl ulaştığını açıklamaktadır. Heimskringla’da anlatılan olaylar, kavramlar ve kişiler Ortaçağ’ı besleyen birçok edebi ve felsefi temanın tohumlarını atmıştır. Elinizdeki ikinci ciltteki anlatıların arka planındaki dokular, yapılar ve tatlar okurlarının Ortaçağ’ın gizemlerine yakından bakmasını mümkün kılmaktadır. Vikinglere dair sahip olunan önyargıların nedeni bu ciltte anlatılanlardır. Tanrılarından başlayıp Krallarını tanımak ve başlarından geçenleri Vikinglerin kendi ağzından dinlemek isterseniz, doğru adrestesiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91043</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b6cddff-4a24-49dc-986a-4f91ab334e15.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Mekanla Dünya Tarihi</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihini, tarih öncesi çağdan yirmi birinci yüzyılın başlarına kadar, dünyanın az bilinen 50 mekanı ile keşfedin.
En eski atalarımızın kalıntılarının bulunduğu Tanzanya&apos;daki Olduvai Geçidi&apos;nden, World Wide Web gibi devrimci teknolojilerin geliştirildiği Cern&apos;e kadar dünya üzerindeki izimizi sürüyoruz. İslam&apos;ın başladığı Suudi Arabistan&apos;daki bir mağaradan, Kudüs ve Roma gibi kadim şehirlere ya da Çin&apos;deki Konfüçyüs Tapınağı gibi yapılara kadar uzun bir yolculuğa çıkıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91044</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad9564db-17d7-4ace-bf4f-0a05058953e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Sen De Kır Zincirlerini</image:title>
            <image:caption>Yolculuğa Hazırlan! 
Kendi Serbest Çalışma Hayatını Yarat! 
Serbest Çalışan Gibi Düşün! 
Zincirlerinden kurtulan insanlar Pazartesi sabahları yüzlerindeki gülümsemelerle kolayca fark edilen ve gün geçtikçe büyüyen bir ailedir. Hayatlarında yapmak istediklerini anlayan insanlar şimdi bunun için yaşıyorlar. Ne zaman, nerede ve nasıl çalıştıklarını seçerler ve onları canlandıran şeyleri yapmak için para alırlar. Hafta sonları sade bir hayat mı istiyorsun? Önündeki tek engel henüz almadığın bir karar! 
Kaygısız ancak ciddi tarzıyla Kır Zincirlerini, hayalinizdeki hayatı yaratmak için pratik bir kılavuzdur. Yaşam koçu Cantwell, kariyer değiştiricilerin ihtiyaç duyduklarını düşündükleri ama yapmadıkları şeyleri ele alıyor: bir işi; büyük bir yatırımı; süslü bir web sitesini ve onlar için işleyen bir hayatın nasıl inşa edileceğini gösteriyor. Özgür bir insan olmak, kişisel gelişime yeni başlayanlar ve iş yaşam dengesi ile mücadele edenler için değerli bir unsurdur. Haydi Sen De Kır Zincirlerini!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91045</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99d3d452-bb4b-4500-9b23-02784353ff06.jpg</image:loc>
            <image:title>Kum Ve Köpük (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Halil Cibran’ın zamanında küçük kâğıt parçalarına ve defterlerine karaladığı aforizma ve mesellerden oluşan bu küçük kitap, sanatçının parçalı bir “otoportresi”ni ortaya koyuyor. Ruhunun derinliklerinden gelen çarpıcı ve çağrışımlı imgelerle aşk, güzellik, doğa ve insanlık durumuna ilişkin bir türlü ifadesini bulamayıp “suskunluğa gömülmüş” olanı ifşa ediyor. 
Cibran’ın yetmiş yılı aşkın bir süre önce yayımlanmış yapıtları, bugün dünyanın dört bir yanındaki okurlara ulaşmayı sürdürüyor. Sözcüklerinin bütün coğrafyalara uzanmasında, bu yapıtların birçok dile çevrilmesinin yanı sıra onun ırk, din, dil ayrımı gözetmeksizin insanlığı bir bütün olarak ele alan felsefesinin de rolü var kuşkusuz. Bir de insana dair verdiği mesajların her dönemde geçerli, “ezeli-ebedi” olmasının. Ermiş’in ardından, 1926’da yayımlanan Kum ve Köpük 1960’larda düşünen ve üreten insanların yüreğine dokunmuştu. Beatles üyesi John Lennon, bir trafik kazasında yitirdiği annesi için yazdığı “Julia” adlı şarkıda bu yapıttan satırlara yer vermişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91046</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4deed3f8-0341-4ba3-b0c3-5e1f5f1f24c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Usta Ve Margarita (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1930’lu yıllarda Moskova’da sıcak bir bahar günü… Günbatımına yakın saatlerde Şeytan, iyi giyimli ve yabancı görünümlü bir beyefendi kılığında şehre iner ve kendini kara büyü uzmanı Profesör Woland olarak tanıtır. Onun garip maiyetiyle birlikte gelişini, Sovyet başkentini kasıp kavuran bir dizi esrarengiz ve tekinsiz olay izler. Bulgakov 20. yüzyıl Rus edebiyatında çığır açan romanında, biri 1930’ların Moskova’sında, diğeri eski Kudüs’te geçen iki ayrı hikâye arasında baş döndürücü zikzaklar çizerek sürdürür anlatısını. Stalin rejiminin en karanlık günlerinde yazılan Usta ve Margarita, Sovyet yaşam tarzına yönelik keskin bir hiciv, dinsel bir alegori, komik bir fantezi olduğu kadar, dokunaklı bir aşk öyküsüdür de aynı zamanda. Bulgakov’un yaşamının son günlerine dek üzerinde çalıştığı roman, uzun süre yasaklanmış, yazarın ölümünden yıllar sonra, üstelik sansürlenmiş haliyle 1966’da yayımlanabilmiştir ancak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91047</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50e08504-3546-4e1b-aa36-236de8734522.jpg</image:loc>
            <image:title>Bodrum&apos;daki Acayip Günlerim</image:title>
            <image:caption>Volga, İstanbul’da, sokağında oyuncak müzesi olan güzel bir apartmanda oturuyordu. Günlerini birlikte geçirdiği arkadaşları vardı. Silgi tozlarından heykel yaptıkları, çizgilere basmadan yemekhaneye kadar yarıştıkları meydan okumalar, tadı tuzuydu okul günlerinin. Ama günün birinde adına verilmiş̧bir karara uymak zorunda kaldı: Bodrum’a taşınmak.

Bazı çocuklara göre İstanbul’dan Bodrum’a taşınmak havalı bir şeydi ama bunu bir de Volga’ya sorun! Kışın bile denize girebilmek her şey değildi sonuçta. Etrafını mandalina bahçelerinin sardığı, fantastik bir filmden fırlamış̧gibi görünen bir evde yaşamak Volga’nın bilmediği bir şeydi.

Nevra Nergiz, bildiğimiz hayat geride kaldığında yeniliklere yelken açmanın ve keşfetmenin güzelliğini ferahlatan bir esinti gibi anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91048</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71142c94-387d-48cd-bd8b-8e20f359cded.jpg</image:loc>
            <image:title>Normal Olacak Kadar Anormal Değilim</image:title>
            <image:caption>Müjdat Gezen’den öğrendiğim çok şey var. 
Biri hayata dair… 
Doğmak elimizde değil. 
Ölmek de. 
Ama ikisinin arası elimizde. 
Ömür dediğimiz kavram işte bu farkındalıktır. 
Elimizde olanı iyi kullanmaktır. 

Bu kitap, işte o iyi kullanılan hayatın imbiğinden süzülen damla damla anılardan oluşuyor. 
İlham verici bulacağınızdan eminim. 
Çünkü aslında, sanatçının hayatını değil, 
“hayat sanatı”nı anlatıyor. 

Yılmaz Özdil</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91049</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c6a380c-a021-414e-b33d-5603151d62e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüzün Nedeniyle Kapalıyız</image:title>
            <image:caption>Yunanistan’da küçük bir Akdeniz kasabası… Birbiriyle akraba, arkadaş, tanış insanlar. Hepsinin tek bir isteği var; bu mutsuzluk dolu kasabayı terk etmek. Çünkü bütün yollar birbirine, tüm hayaller aynı umutsuzluklara, tüm aşklar aynı kalp ağrılarına varmaktadır. Şeytanın bacağını kırıp kaçabilenler, kaçamayıp çaresizlikleriyle baş başa kalanlar, kendi çaresizliklerini başkalarına yükleyenler, her seferinde daha da detaylı anlatılan hikâyeler, gün geçtikçe ayyuka çıkan söylentiler, dilden dile gezen dedikodular.

Tiksintilerinin, hayatlarındaki bataklığın, aralarındaki çatışmaların ve bu çatışmaların yararsızlığı ve gülünçlüğünün can kattığı insanlar. Bu insanların oluşturduğu renkli bir kasaba… 

Kızıla Boyalı Saçlar ile Türkiye’de büyük bir okur kitlesine sahip Kostas Mourselas’ın kaleminden, adım adım ilerleyen, sayfa sayfa bir romanı oluşturan öyküler. Hüzün Nedeniyle Kapalıyız, hüznün tüm hallerinin nasıl keyifle anlatılabileceğinin kusursuz ispatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91050</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5b3a7bb-5c97-4e69-85e8-3516e0f7b627.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalyan</image:title>
            <image:caption>İsimsiz bir adam ve yabancı bir kadın, Penelope. Tek başına okunan bir kitap vesilesiyle başlayan sohbetin sonrasında yaşananlar. Eksik yahut örtük anlatılan geçmiş ve üzerine inşa edilmeye çalışılan yarınlar. Bir yalnız bir diğer yalnızı kendi yalnızlığına dahil etmesi. Bir aşk romanı mı? Elbette. Ancak daha çok aşksızlık üzerine bir roman Dalyan.

Güven Turan’ın yayımlandığı yıl Türk Dil Kurumu Roman Ödülü’ne değer görülen ve roman türünde yeni bir “zaman anlayışı”na kapılar açan Dalyan yeniden okuruyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91051</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6101d133-00f6-4f0a-b60e-5bcc16c230fe.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Tarihi Emeviler - Abbasiler</image:title>
            <image:caption>“Dilerim ki genç okurlarım bu kitabı bir öykü okur gibi okuyup geçmesinler; tarihteki olayların temellerinde yatan ve devletleri çöküntüye uğratan nedenleri iyi görsünler.”

Türkiye’nin ilk kadın ilahiyatçısı Bahriye Üçok’un “öğretmenlik” yıllarının ürünü, İslam Tarihi Emeviler - Abbasiler. Üçok, kitabında bütün bir İslam devletleri tarihini anlatmaktan ziyade, Emeviler ve Abbasiler odağında ele alıyor İslam tarihini. Bu iki yönetici soyun gayretleriyle üç kıta üzerinde Müslümanlığın nasıl yayıldığı, ayrılıkların nasıl doğduğu, Cahiliye döneminden beri var olan kabile rekabetlerinin zaman zaman nasıl canlandığı ve kimi başarılı halifeler sayesinde büyük olayların nasıl önlendiğini, kimi önemli ve başarılı olayların nasıl başarısızlık halini aldığını seçilmiş örnekler üzerinden sebep-sonuç ilişkisiyle ele alıyor. Gerek Emevilerin gerek Abbasilerin fetihler sonucu karşılaştıkları eski imparatorlukların etkisiyle, nasıl çok büyük bir uygarlığın temsilcileri durumuna geldiklerini aktarırken, musikiden resme, mimariden spora ve en önemlisi “kadın”a yönelik dönemin sosyal yaşantısına dair önemli detaylara da yer veriyor. 

Bahriye Üçok, aydın kimliğini yok saymadan, bu önemli kitap özelinde İslam’ın yasakları konusunda Türk toplumunun kimi kesimlerinde yerleşmiş yaygın dinsel bilgileri düzeltmeye yarayacak bilgi ve belgeleri de aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91052</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74d980fe-f926-4c96-a8c4-c81176f541a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Current Studies On Employment And Unemployment</image:title>
            <image:caption>Current Studies On Employment And Unemployment .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91053</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18210a1b-284a-4ae2-84b5-461e67ec46ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Güncel Değerlendirmelerle Bankacılık Dünyasından Seçmeler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Yeşil Bankacılığın Teorik Çerçevesi Perspektifinde Türk Bankacılık Sisteminde Yenilikçi ve Sürdürülebilir Bir Finansal Araç Yeşil Krediler 
COVID-19 Döneminde Türkiye’de Dijital Bankacılık İşlemlerine Dair Bulgular 
Gölge Bankacılık ve 2008 Küresel Krizi Üzerine Etkisi 
Blockchain Teknolojilerinin Bankacılık Sektöründe Kullanımı 
Bankacılıkta Güncel Pazarlama Yaklaşımları 
Bankaların Finansal Rasyo Etkinliklerinin Finansal Performansları Üzerine Etkisi: BIST Bankacılık Endeksi (XBank) Üzerine Bir Araştırma 
Damga Vergisinin Türk Vergi Sistemindeki Yeri ve Bankaların Damga Vergisi Yükümlülükleri 
Risk Algısının AB ve Türkiye Bankacılık Sektörüne Etkisi 
Bankacılığın Görünmeyen Yüzü: Davranışsal Finans 
Ticari Bankalarda Kaldıraç Mekanizması ve Döngüselliği: Türkiye Analizi 
Türkiye Bankalarında 2008 Küresel Krizi Sonrası Temettü Görünümü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91054</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e77fb8e-fabe-488f-be01-2d1363365cde.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikat Sonrası Çağda Kadın ve Siyaset</image:title>
            <image:caption>Hakikat Sonrası Çağda Kadın ve Siyaset</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91055</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/249729b8-e243-45ab-a942-65d65f07c959.jpg</image:loc>
            <image:title>Döngü</image:title>
            <image:caption>Hiçbiri, sıradan bir insanın öldürülmüş olmasını yadırgamaz, yerini kolayca doldurarak hayatlarına devam ederlerdi. Yeter ki kendi başlarına gelmesin... 
Döngü, geçmişini hatırlamayan bir karakterin etrafında yaşanan olayları takip ederek, günümüz ilişkilerini, yozlaşmış toplumunu, bozuk düşüncelerini ve hasta karakterlerini gözler önüne seren, bir çırpıda okunabilen ve tadı damakta kalan bir kitap. Var olan acımasız gerçekleri yalın bir dille anlatıp okuyucunun zihnine erişmeyi ve yaşananları farklı bir bakış açısı ile gösterebilmeyi hedefliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91056</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/647d66c8-66a1-4bbc-89a0-39ac97e227c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklerin Medeniyet Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Türklerin İslam medeniyeti içerisinde gösterdikleri başarı ile mukayese edilince Batı medeniyeti içerisindeki durumlarının pek iç açıcı olmadığını söylemek mümkündür. Bunun nedenleri ve süreçleri üzerinde, yeni bir medeniyet arayışından başlayarak yapılan tartışmalar, üç asırdır süren kültür buhranımızın odak noktasını oluşturmaktadır. Bizi yeni bir medeniyet arayışına iten sebeplerin başında bilim silsilesinin kopması ve buna bağlı olarak toplumsal hayata istikamet veren kuralların (kültür) pörsümesi gelmektedir. Çözüm için girilen yeni medeniyetteki iki asırlık deneyimden sonra geldiğimiz noktada bu durumun pek de değişmediği görülmektedir. Üstelik yeninin peşinden koşarken, bir başarı hikâyesi de ortaya koymuş olan eskiye sırt çevirmemiz bu bağları iyice zayıflatmış, işimiz daha da zorlaşmıştır.
Cumhuriyetle birlikte çizilen “çağdaş uygarlık seviyesine ulaşma” hedefine yönelik görüşler içerisinde “kendi kültürünü muhafaza ederek ilerleme, yükselme” mahiyetindeki görüş ön plana çıkar. Bu görüş, kendi içinde tutarlı olmakla beraber, muhafazayı sağlayacak vasıtalardan yoksun olunması sebebiyle uygulamada pek de başarılı olamamıştır. Geçmişin deneyiminde yeniliklerin, eskiden beri üretilmiş olanlarla harmanlanarak ileriye dönük hamleler haline getirildiği görülmektedir. Bu sayede medeniyet yolculuğunda bütünlük ve devamlılık sağlanmıştır. Bugün bunu yapamayışımızın ve “parçalanmış zamanlarda” yaşamaya devam etmek zorunda kalışımızın başlıca sebebi geçmiş bilgisinden mahrum oluşumuzdur. 
Yüzlerce yıllık medeniyet yolculuğumuzda oluşan zihniyet dünyamız, istemesek de bizimle beraber yürümekten vazgeçmeyeceğine göre problemlerimizi, ontolojik ve epistemolojik dayanağını kendimizin oluşturmadığı bir “bilimsellik” ile çözemeyeceğimiz de bellidir. Bu kitap İslam ilim geleneğini, kendine has yöntemlerle bir bütün olarak yeniden ele alma çabalarına bir katkı sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91057</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a745cd41-a137-4adc-981a-66b8481099d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Günümüze Polisiye - Gece Kuşları</image:title>
            <image:caption>1914 yılında yayımlanan Gece Kuşları, “İstanbul’u hayretler içinde bırakan, memûrîn-i zabıtaya uykusuz geceler geçirten Türk Arsène Lupini” Nahid Sami’nin maceralarının, bütün açıklığıyla tasvir edilen “İstanbul kibar hayatının” en zevkli köşeleri ve Beyoğlu âleminin en esrarlı noktaları içinde anlatıldığı “hakiki millî romandır.” Türk polisiye edebiyatının bu ilgi çekici ürününü, Seval Şahin’in titiz notlandırmasıyla okurlarımızın beğenisine sunuyoruz. “Serüvenler karada ve denizde devam ederken, yer yer modern polisiyenin temellerini göreceksiniz. Deniz üstündeki serüvenler, size de yer yer James Bond’u anımsatacaktır. Türün iyi bir örneği olduğu kadar, Türkiye’de polisiye edebiyatının ne kadar eskilere uzanabildiğini gösteren, bugüne gelene kadar geçilen merhaleleri gözler önüne seren, polisiye tarihimiz kadar edebiyat tarihimize de ışık tutan, hatta gündelik yaşama dair birçok noktayı aktaran bir roman…” 
Doğan Hızlan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91058</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcfabf5a-407e-4f7d-847e-1557ed796325.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Mutluluğu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tolstoy’un 1859 yılında Russki Vestnik gazetesinde tefrika edilen romanı Aile Mutluluğu, Rus aristokrasisi çevresinde geçen bir aşk hikâyesini anlatmaktadır. Roman, 17 yaşındaki genç bir kız olan Mashechka’nın kendisinden neredeyse yirmi yıl yaşlı bir aile dostu olan 36 yaşındaki Sergey Mikhaylych’e olan aşkı ve inişli çıkışlı ilişkisi üzerinedir. Romanın ilhamının Tolstoy’un Valeria Arseneva isimli bir genç kızla yaşadığı ilişki olduğu bilinmektedir. Eser her ne kadar Tolstoy tarafından zayıf bulunsa ve yayımlanması istenmese de dostları ve yayıncısının ısrarıyla neşredilmişti. Aile Mutluluğu 1869 yılında henüz Anna Karenina ve Savaş ve Barış neşredilmemişken Rus gazetelerinde “Tolstoy&apos;un bugüne kadarki en iyi eseri” sözleriyle methedildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91059</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d822a71-e54a-42b8-9a50-0f89b6369a5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzbaşının Kızı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gelmiş geçmiş en büyük Rus şairi ve modern Rus edebiyatının kurucusu olarak kabul edilen Puşkin’in ölümsüz eseri Yüzbaşı’nın Kızı, 1836 yılında yayımlanmıştır. Eser, emekli bir asker olan babası tarafından asker olması için Orenburg’a gönderilen 17 yaşındaki Pyotr Andreyiç Grinyov’un komutanının evinde verilen bir akşam yemeğinde tanıştığı yüzbaşının kızı Maşa’ya olan aşkını anlatmaktadır. Yüzbaşıdan kızıyla evlenme izni isteyen ve onun müsaadesini alan Pyotr’un ve romanın bütün karakterlerinin hayatları kendisinin Rus İmparatoru III. Petro olduğunu iddia eden Yemelyan Pugachev’in başlattığı isyanla değişecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91060</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c9a884c-45b9-4ffd-afbe-45c4937c5c48.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Sağlığı ve Güvenliği Hukuku (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“İnsan Hakları Evrensel Bildirgesine göre, her şahsın, yiyecek, giyim, konut, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere, sağlığını ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve iradesi dışında, işsizlik, hastalık, engellilik, dulluk, yaşlılık gibi haller dolayısıyla geçim imkanlarından yoksun kaldığında, toplumun bir üyesi olmak itibarıyla sosyal güvenliğe hakkı vardır” (m.22, m.25/I).

“Bize göre, kendi imkânlarıyla veya Aile Hukukundaki nafaka hükümleri çerçevesinde, sağlığını ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine sahip olamayan herkesin, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde de belirtildiği üzere, toplumun bir üyesi olmak itibarıyla sosyal güvenliğe hakkı olduğu kabul edilmeli, dolayısıyla, iş kazası veya meslek hastalığı sonucunda, yalnızca çalışanların ve sosyal güvenlik mevzuatında hak sahibi sayılan kişilerin zararları Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmalı ve Kurum gerektiğinde işverene rücu etmeli, böylece, çalışanlar ve hak sahipleri, işverene dava açmak, dava sürecinin sona ermesini beklemek ve bazen de fiilen tazminat alamamak durumunda kalmamalıdırlar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91061</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/868ef0ba-38a6-41f5-9a41-2b32786ed490.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu ve Batı Arasında Bir Tatar Mollası</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, modern Tatar edebiyatının öncülerinden -meşhur din âlimi Musa Carullah’ın ağabeyi- Zâhir Bigi’nin (1870-1902) Türkistan seyahatnamesi ile iki romanını içermektedir. Kitabı yayına hazırlayan Prof. Dr. Ahmet Kanlıdere, romancının hayatına dair yeni bilgiler içeren ayrıntılı bir giriş yazısından sonra, yazarın üç eserini Türkiye Türkçesine aktarmış, arkasından bunların özgün metinlerini Arap harflerinden Latin harflerine çevirmiştir. Zâhir Bigi, devrin telakkilerine göre bir mollanın (imamın) yapması düşünülemeyecek bir işe -roman yazmaya- girişmiş, toplumsal bozulmaları ve sorunları tasvir etmek suretiyle halkın gözünü açmayı gaye edinmiştir. Romanı bu gaye için en uygun bir araç olarak gören yazarımızın Güzel Kız Hatice (1887) adlı eseri Tatar hayatındaki değişimleri yansıtması bakımından tarihî bir öneme sahiptir. Günah-ı Kebair (1890) ise, yazarın Kazan medreselerine ve Tatar hayatına dair kişisel gözlemlerine dayanmaktadır. Romancı, Türkistan’daki dindaşlarının hayatını yerinde görmek ve orada bir gazete çıkararak onları aydınlatmak düşüncesiyle 1893 yılında Astrahan, Derbent, Bakü ve Krasnovodsk üzerinden Buhara Hanlığı’na seyahat etmiştir. Mâveraünnehir’de Seyahat adındaki gezi günlüğü, yolda ziyaret ettiği şehirlerdeki ve özellikle Buhara ve Semerkant’taki dinî ve toplumsal hayat, medreselerdeki eğitim tarzı ile ulema ve küberânın zihin dünyası hakkında ilginç gözlemler içermekte olup on dokuzuncu yüzyılın sonunda Türkistanlıların durumunu merak eden herkes tarafından okunmayı hak etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91062</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f15ed63c-0235-4999-a3cd-661c3abe77ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Safahat (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Hayır hayâl ile yoktur benim alış verişim/İnan ki her ne demişsem görüp de söylemişim,” mısralarında billurlaşan hakikat taşıyıcısı bir şair olarak Mehmet Âkif Ersoy’un Safahatı Prof. Dr. Salim ÇONOĞLU tarafından uzun ve titiz bir çalışmanın neticesinde hazırlandı. Elinizdeki baskıda Safahat’ın Mehmet Âkif’in sağlığında yapılan son baskısı esas alınmıştır. Her metnin kitaba girmeden önce hangi süreli yayında ve ne zaman yayımlandığı dipnotlarda belirtilmiştir. Bugünün okuyucusuna yabancı sayılabilecek kelime ve tamlamalar yine sayısı binleri aşan dipnotlarda açıklanmıştır. Prof. Dr. Salim ÇONOĞLU’nun çalışmasının en önemli ve önceki Safahat baskılarından farklı olan tarafı ise kitabın sonuna eklenen “Kavramlar ve İsimler Sözlüğü”dür. Büyük bir emeğin mahsulü olan “Kavramlar ve İsimler Sözlüğü” şiirlerde geçen kavramları, tarihî şahıs ve mekân isimlerini geniş bir şekilde açıklayarak Âkif’in duygu ve düşünce dünyasının daha iyi anlaşılmasını sağlamakta, devir-şahsiyet-eser arasındaki bağlantıyı ortaya çıkarmakta ve verilen mesajların kavranmasını kolaylaştırmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91063</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acb2deb8-63d6-4e58-98c2-4696a72ea34b.jpg</image:loc>
            <image:title>Madame Bovary (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Timedergisi tarafından 2007 yılında açıklanan dünyanın en ünlü yazarlarına göre “Tüm Zamanların En İyi On Kitabı” listesinde ikinci sırada bulunan Madame Bovaryromanının ana karakteri Emma, romanın yazarı Gustave Flaubert&apos;ten daha ünlüdür desek mübalağa yapmış olmayız. Yalnızca 19. yüzyıl Fransız edebiyatı içinde değil, bütün dünya edebiyatında büyük bir dönüşümün de habercisi olanMadam Bovary, derinlikli karakter tahlilleri, iç içe geçmiş olay örgüleri ve hepsinden önemlisi üslûbuyla bir klasik olarak adlandırılmayı fazlasıyla hak ediyor.
“Madame Bovaryyayımlandığı zaman bir edebi devrim oldu. Modern romanın yöntemi sanki Balzac&apos;ın kocaman eseri içerisinde mevzilenmiş ve dört yüz sayfaya indirgenmiş bir romanın sayfaları içinde açıkça ifade edilmiş gibiydi. Yeni sanat akımının düsturu böylece yazılmış oldu.Madame Bovarynetliği ve mükemme liyeti ile bir örnek ve türünün son romanı olmuştur.”
Emile Zola
“Madame Bovarybir yapıttır. (... ) Siz, beyefendi, ait olduğunuz neslin önde gelen yol gösterici zekâlarından birisiniz. Bu neslin önün de başınızı dik tutmaya ve sanatın bayrağını en ön sırada taşımaya devam edin.”
Victor Hugo</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91065</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33ebbf9d-c9a8-47ce-9c9e-54235114bd1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe Bunalımlara Çare Midir?</image:title>
            <image:caption>Felsefi danışmanlığın ve onun, “psikolojik danışmanlık” ve “psikoterapi”den ne denli farklılıkları bulunduğunun enine boyuna incelendiği, danışman-danışan ilişkilerinin Nermi Uygur örneğinde ele alındığı ve psikolojizme hiç sapmadan, felsefi danışmanlığı kendisi yapanın ne ya da neler olduğunun üzerinde durulduğu bu çalışmada İlker Altunbaşak, felsefi danışmanlıkla ilgili şunları söylüyor:



Avrupa’da seksenli yılların başında, felsefeyi eskiden olduğu gibi, sıradan insanın yaşam dünyasıyla tekrar ilişkilendirmeyi hedefleyen yeni bir felsefe yapma tarzının ortaya çıktığını görüyoruz: Felsefi Danışmanlık. Aslında felsefeyi insanla, onun yaşamıyla buluşturma, bir başka deyişle, felsefe ile hayatın içindeki insanın dertleri veya kendisine dert edindikleri arasında köprü kurma çalışmaları, felsefi danışmanlıktan daha önce uygulamalı etik (iş etiği, tıp etiği vb.)  alanında başlamıştı. Fakat son 40 yıldır felsefeyi insanla yakınlaştırma çabaları içinde hiç kuşkusuz en öne çıkanı, birçok kişisel sıkıntının/sorunun mahiyeti bakımından ‘felsefi’ olduğunu varsayan felsefi danışmanlık olmuştur. Felsefi danışmanlık, ilk kez uygulanmaya başlandığı günlerden itibaren, bireyin her günkü hayatında karşılaştığı sıkıntılarla/sorunlarla başa çıkmasında felsefece düşünmenin katkısı olacağına inanan felsefi danışmanlar tarafından psikolojik danışmanlığa alternatif bir danışmanlık türü olarak görülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91066</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a87b4045-b211-4f97-ab9e-25a219ef4ca9.jpg</image:loc>
            <image:title>Baragan&apos;ın Devedikenleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Balkan edebiyatının Gorki’si” diye bilinen Panait Istrati’nin sürükleyici romanı Baragan’ın Devedikenleri, gerçek hadiselerden ilham alınarak, bir çocuğun gözünden anlatılan yoksulluğun hikâyesidir. Istrati, bu romanında okuyucuyu Romanya topraklarına götürür, Baragan halkının nasıl bir sefalet içinde yaşadığını gözler önüne serer ve kitabın en tesirli tarafı da şudur ki, o sefalet tablosunu yoksul bir çocuğun gözünden seyrettirir, dilinden dinlettirir. O yoksul çocuğun, babasıyla birlikte balık satmak için yollara düşmesini, uzun ve zorlu bir maceraya girerken babasına ve o topraklara nasıl baktığını okuyucuya en tesirli şekilde anlatır.

 Harika hikâyelerle dolu bu göz alabildiğine uzanan sonsuzluğu geçerken sık sık, kavalı dışında hiçbir şeyle ilgilenmeyen babam olacak bu adamın nasıl biri olduğunu soruyordum kendime? Anamı bir kez bile öptüğünü görmemiştim; bana gelince, Lateni’ye geldiğimizden beri beni de pek az okşamıştı. Onun hakkında bildiğim şeyler, beygirimiz hakkında bilebildiğim kadardı, hatta belki ondan da daha azdı.


Neşeli ve eli tüfekli biri yanımda olsa, kendimde tehlikelere meydan okuyan, yılmak bilmeyen bir haydut yüreği bile keşfedebilirdim. Ama Tanrım! Hayatın yükü altında ezilmiş bir adamın yanında, baştanbaşa yiğitlik ve tehlikelerle dolu bir Baragan’la boy ölçüşmek ne kadar hüzün vericiydi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91067</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5a7147a-e2a4-4b44-bb78-fd3770a63b71.jpg</image:loc>
            <image:title>Nesayimü&apos;l-Mahabbe Min Şemayimü&apos;l-Fütüvve / Yiğitlik Kokularından Sevgi Esintileri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ali Şir Nevâyî; yaşadığı hayat, yazdığı eserlerin sayısı, bunların kültür tarihimizdeki yeri ve çeşitliliği, yetiştirdiği ve yetişmesine katkıda bulunduğu bilim ve sanat adamları, kurduğu yüzlerce hayır kurumu göz önüne alındığında yanına ikinci bir kişiyi koymakta zorlanacağımız önemli bir kişiliktir. Elinizde bulunan Nesâyimü’l-Mahabbe Min Şemâyimü’l-Fütüvve adlı eser, onun şeyhi ve dostu olan Molla Abdurrahman Camî’nin Farsça yazmış olduğu Nefehâtü’l-Üns Min Hadarâtü’l-Kuds adlı evliyalar tezkiresinin on beşinci yüzyıl Doğu Türkçesine Nevâyî tarafından çevrilmiş nüshasından Türkiye Türkçesine aktarıldı. Nevâyî sıradan bir çeviri yapmadığını, eserde olmayan Hindistanlı ve Türkistanlı Türk kökenli tasavvuf erbabını kendisinin esere eklediğini belirtir. Bu yönüyle eser, hem genel olarak İslam tasavvufu, hem de Türk tasavvufu açısından oldukça değerli bir kaynak niteliğindedir. Molla Camî’nin eseri Nefehâtü’l-Ünsa adıyla Lamiî Çelebi tarafından Oğuz Türkçesine çevrilmişti, ancak o çeviride Nevâyî tarafından esere eklenen Hindistan ve Türkistan coğrafyasının tasavvuf erbabı yer almaz, ancak o çeviriye de Anadolu’daki tasavvuf erbabı eklenmiştir. Eserin Nevâyî çevirisinde yaklaşık 780 kişi hakkında bilgi verilir. Eserde Türk tasavvufunun kurucusu olan Hoca Ahmet Yesevî silsilesinin hemen tamamının yer alması, bu eseri kültür tarihimiz açısından daha da değerli hâle getirir. Nevâyî’nin konuya bakışını göstermesi bakımından Korkut Ata’nın da bir mutasavvıf olarak eserde yer aldığını belirtelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91068</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/667f88ce-6d1a-4352-8c71-dbf5e48348c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahipsiz Sözler</image:title>
            <image:caption>Kütüphane raflarında farklı biçim ve düzenlerde birçok örneğine rastlanan antoloji niteliğindeki şiir mecmualarından seçilen beyitleri meraklılarının ilgisine sunan bu çalışma, binlerce beyit arasından seçilen yüz yirmi iki beyti içermektedir. Bu yüz yirmi iki beytin hangi kıstaslara göre seçildiğini ise Prof.Dr. Ömer Zülfe şöyle izah etmektedir:

Örneklerin seçimindeki ilk kıstas, beyitlerin “Lâ-edrî” unvanını taşıması ya da şairine dair herhangi bir kaydın bulunmamasıydı. Kitabın adı da bu yüzden Sahipsiz Sözler oldu. Şairinin unutulmuş olması veya bilinmemesi, aslında şiirin yalnız başına söz meydanındaki gücünü gösteren önemli bir etkendir. Şiir ve özelde de beyit, şairinden ayrılarak istiklalini kazanmış ve böylece geçmiş ve gelecek zamanlara tek başına adını yazdırmış olmaktadır. Kuşkusuz, buradaki beyitlerin hepsi sahipsiz değildir. Sahanın ehli olanlar bazılarının şairini tahmin edebilirler.

İkinci kıstas, beyitlerin söylenişinin akıcı, anlamının açık (fasîh) ve Türkçenin incelikleriyle örülü olmasıydı. Bu tür beyitlerin çoğu kez şerhe kapı aralayan derin düşüncelerle kurgulanmadığı bilinir. Fakat ne olursa olsun her biri Türkçenin eşsiz ifade kudretini gösteren canlı örneklerdir.

Seçimi belirleyen üçüncü kıstas ise, beyitlerin eskilerin şiirde aradığı, kimi zaman sihr-i helâl ve kimi zaman da sehl-i mümteni tanımını yakıştırdıkları incelikli buluşlar, etkili ifadeler ve çarpıcı söyleyişler içeren nükteli beyitler olmasıydı. Bu özellik de aslında yine Türkçenin zaferini ilandan başka bir şey değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91069</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4282a385-60c1-4fc8-af61-14c8e27fa238.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Sınıf İpuçlu Eğlenceli - Öğetici Türkçe Yeni Nesil Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>- 3. Sınıf İpuçlu Türkçe Yeni Nesil Soru Bankası
Yarının geleceği öğrencilerimiz için hazırlanmış olan &quot;İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası” kitabında dikkat ve odaklanmayı üst düzeye ulaştırarak bilgiyi edinme, analiz etme ve sentezleme aşamalarından geçerek, yeniden yorumlama ve değerlendirme basamaklarıyla öğrenilen bilginin kalıcılığının sağlanması hedeflenmiştir.
Bilgiyi eğlenceli hale getiren bu kitap; kendine güvenen, bilgiye meraklı, akıl yürütebilen öğrencilerin yetişmesini sağlayacaktır. Her bir soruyla öğrencinin, bilgiyi keşfederken dikkatini kullanarak bilgiye odaklanmasını, önceden öğrenilen bilgilerle yeni bilgilerin çıkarımını yaparak analiz etmesi sağlanmıştır.
Bu kitapta yer alan sorular; öğrencinin karşılaştığı zorluklarla mücadele edebilmesi ve karşılaştığı zorluğu tüm boyutlarıyla inceleyebilmesi, öğrendiklerini sosyal yaşama aktarabilmesi için tasarlanmıştır.
Yeni nesil sorularla; öğrencilerin eleştirel düşünme becerisini geliştirerek duyduğu, okuduğu ve gördüğü kavramları, olayları farklı açılardan ele alarak değerlendirebilmesi amaçlanmıştır.
Uzmanlar tarafından hazırlanan İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası kitabı Milli Eğitim Bakanlığı kazanımlarına göre hazırlanmıştır. Bu kitap evde ve okulda öğrenmeyi pekiştirir.
Unutmayın! Başarıyı kalıcı hale getirmek için tekrar çok önemlidir. Bu kitap her bir ünitede bol bol tekrar yapmanızı sağlayarak bilgiyi kalıcı hale getirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91071</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a19cafa-5dab-4928-891d-ccccb6661578.jpg</image:loc>
            <image:title>Parma Manastırı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Stendhal’ın meşhur eseri Parma Manastırı, yaklaşık iki ayda yazılan bir roman olduğu hâlde Balzac’ın “Elli yıldan bu yana, yayımlanmış romanların en güzeli” sözleriyle övüp bir başyapıt saydığı, Tolstoy’un ise “Parma Manastırıolmasaydı, Savaş ve Barış’ı asla o hâliyle meydana getiremezdim. Stendhal bana savaşı anlamayı öğretti.” dediği mühim bir eserdir. Romanın ilk baskısı 1839’da yapılmış ve Türkçeye de birçok kez tercüme edilmiştir.

Parma Manastırı, del Dongo ailesinin oğlu Fabrizio’nun hikayesini konu eder. Bu aristokrat ailenin idealist oğlu Fabrizio, savaşmak için henüz kendisini yeteri kadar hazırlamadığı hâlde, Napolyon’un yanında Waterloo Savaşı’na katılır. O hem fazlasıyla cesur hem de Napolyan’a epeyce hayrandır. Fakat idealistliği, cesareti ve hayalleri, onun önce hapishane, sonra manastırda bulunmasına ve entrikalarla dolu bir aşkın içine düşmesine engel olamamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91073</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01b68aa0-ef77-4dfb-a094-047e0711da60.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Werther&apos;in Istırapları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatına aşina olan tek bir kimse yok ki Werther adını duymamış olsun. Bu mustarip, heyecanlı ve kabına sığmayan âşık iki yüzyıldan fazla bir süredir hayatımızın tam ortasında kendisine bir yer edinmiş durumda. Öyle ki, artık Werther&apos;den haberi olmayan birinin gerçekten âşık olduğuna inanmak çok zor. Goethe, Genç Werther&apos;in Istırapları&apos;nı yayınladıktan elli yıl sonra, bu eserin nasıl doğduğuna dair bir soruya şu cevabı verir: “Yaşadım, sevdim ve çok acı çektim! Hepsi bu.” Goethe&apos;ye bunu söyleten neydi? Hangi acılardı, hangi gönül maceralarıydı “çok acı çektim” dedirten? Genç Werther&apos;in Istırapları&apos;nı kaleme aldığı gençlik yıllarındaki halet-i ruhiyesi nasıldı? Werther hangi acıların, hangi ıstırapların meyvesidir? Werther&apos;in ıstıraplarını anlayabilmek için genç Goethe&apos;nin hayatını, ıstıraplarını, ihtiraslarını ve kadınlarla münasebetini bilmek gerekir. Ötüken Neşriyat olarak Dünya Klasikleri serisinde sunduğumuz Genç Werther&apos;in Istıraplarını Türkçeye tercüme eden Senail Özkan, aynı zamanda bu soruların tamamına cevap bulabileceğiniz bir de Sonsöz kaleme aldı. Senail Özkan&apos;ın nefis Türkçesi ve neredeyse kitap hacmine ulaşan kapsamlı Sonsöz&apos;üyle sunduğumuz bu enfes tercüme, Türkçede yayınlanan Dünya Klasikleri serilerine yeni bir soluk kazandıracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91076</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fad38af-ef5d-4de9-a3fd-3d025b3303f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruh Adam (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>«RUH ADAM», Türk edebiyatında pek alışılmamış çeşitte bir romandır. Müellifin tarihî romanlarını okumuş olanlar, tarihî bir roman gibi başlayan bu eserin öyle olmadığını görecek, sayfalar ilerledikçe kendilerini aşırı bir sembolizmin içinde bulacaklardır. Bir tarih çeşnisinin de yer aldığı roman, yaşamanın gayesini yalnızca askerlikte bulan bir subayın hayatıdır. Tabiatüstü olaylarla anlatılan bir hayat hikâyesinin, dikkatle bakıldığı zaman, gerçeklerin sembollerle çerçevelenmiş ifadesinden başka bir şey olmadığı görülecektir. «Ruh Adam», kendi nefsi ile mücadele eden bir insanın macerasıdır. Edebî-ruhî tahlilini yapanlar, eserin hakikaten bir roman mı, yoksa yaşanmış bir hayat mı olduğunu kestirmekte hayli tereddüde düşeceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91077</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1f2dd0e-6ca4-4df2-a0fb-da2de3ff7f54.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli Kurt (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>«Deli Kurt», Osmanlı tarihinde Yıldırım Bayazıd&apos;dan sonra «Şehzadeler Kavgası» diye anılan devrin tarihî bir romanıdır. Bir bakıma göre de «Bozkurtlar»da başlayan Orta Asya&apos;daki hayat kavgasının yeni vatan Anadolu&apos;da devamıdır. Şehzadeler arasında süren ve tafsilâtı henüz yeterince aydınlanmamış bulunan çarpışmada Yıldırım&apos;ın oğulları hayat ve taht mücadelesinin hem kahramanca, hem şairane, hem de sefîhane bir örneğini vermişler ve birbiri ardınca hayata veda ederek meydanı içlerinden birisine bırakmışlardır. Bunlar arasında en talihsizi ve hayatı en az bilineni İsa Çelebi&apos;dir. Deli Kurt, İsa Çelebi&apos;nin meçhul bir oğlunun dramıdır. Bu dram daha sonraki asırlarda daha büyük bir şiddetle sürüp gidecek ve yüzlerce şehzadenin hayatına mal olacaktır. Romanda görülen parlak bakışlı, gözlerine bakılamayan kız, hayalî bir tip değildir. Zamanımızda Muğla köylerinden birinde böyle bir kız yaşamıştır ve belki de hâlâ yaşamaktadır. Roman yazarı, bu parlak ve büyülü bakışları beş yüz yıl öncesine götürmekle esere çeşni vermekten başka bir şey yapmamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91078</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30565562-d8c2-40ac-a4fd-97c33c81fe12.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Defter</image:title>
            <image:caption>Polonya istasyonlarının mavi çerçeveli levhaları gibi, her &quot;beyaz&quot; alan yazarın onu biçimlendirme isteğiyle çevriliydi. İç içe geçmiş iki anlatı; yazarın kış yaklaşırken Bremerhaven&apos;den Gdansk&apos;a yaptığı dolambaçlı yolculuğun hikayesiyle üç ayrı noktada üç Avrupa şehrinde geçirdiği birer haftanın hikayesi. Anllatılardan birinde yollarda rastlanılan manzaralar öbüründe de sorular birbirini kovalıyor: Vermeer ile Anne Frank arasındaki benzerlik nedir? Kayıp bir valiz bizi kaybolmuş hayatlara götürebilir mi? Bir Venedik evindeki eski kartpostallarla dil kitapları neyi simgeler? Mavi Defter doğusu, batısı, kuzeyi, güneyiyle bugünkü Avrupa&apos;nın şiirsel bir portresi ve yazmanın bütünüyle dürüst bir uğraş olup olamayacağı sorusuyla bir yüzleşme.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91079</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d55ce323-a515-44a6-9c6c-fe2e82495d52.jpg</image:loc>
            <image:title>4. Sınıf Eğlenceli - Öğretici İpuçlu Fen Bilimleri Yeni Nesil Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>- 4. Sınıf İpuçlu Fen Bilimleri Yeni Nesil Soru Bankası

Yarının geleceği öğrencilerimiz için hazırlanmış olan &quot;İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası” kitabında dikkat ve odaklanmayı üst düzeye ulaştırarak bilgiyi edinme, analiz etme ve sentezleme aşamalarından geçerek, yeniden yorumlama ve değerlendirme basamaklarıyla öğrenilen bilginin kalıcılığının sağlanması hedeflenmiştir.

Bilgiyi eğlenceli hale getiren bu kitap; kendine güvenen, bilgiye meraklı, akıl yürütebilen öğrencilerin yetişmesini sağlayacaktır. Her bir soruyla öğrencinin, bilgiyi keşfederken dikkatini kullanarak bilgiye odaklanmasını, önceden öğrenilen bilgilerle yeni bilgilerin çıkarımını yaparak analiz etmesi sağlanmıştır.

Bu kitapta yer alan sorular; öğrencinin karşılaştığı zorluklarla mücadele edebilmesi ve karşılaştığı zorluğu tüm boyutlarıyla inceleyebilmesi, öğrendiklerini sosyal yaşama aktarabilmesi için tasarlanmıştır.

Yeni nesil sorularla; öğrencilerin eleştirel düşünme becerisini geliştirerek duyduğu, okuduğu ve gördüğü kavramları, olayları farklı açılardan ele alarak değerlendirebilmesi amaçlanmıştır.

Uzmanlar tarafından hazırlanan İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası kitabı Milli Eğitim Bakanlığı kazanımlarına göre hazırlanmıştır. Bu kitap evde ve okulda öğrenmeyi pekiştirir.

Unutmayın! Başarıyı kalıcı hale getirmek için tekrar çok önemlidir. Bu kitap her bir ünitede bol bol tekrar yapmanızı sağlayarak bilgiyi kalıcı hale getirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91080</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17acdc48-acc6-4c74-9555-005330fa6429.jpg</image:loc>
            <image:title>4. Sınıf Eğlenceli - Öğretici İpuçlu Matematik Yeni Nesil Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>- 4. Sınıf İpuçlu Matematik Yeni Nesil Soru Bankası

Yarının geleceği öğrencilerimiz için hazırlanmış olan &quot;İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası” kitabında dikkat ve odaklanmayı üst düzeye ulaştırarak bilgiyi edinme, analiz etme ve sentezleme aşamalarından geçerek, yeniden yorumlama ve değerlendirme basamaklarıyla öğrenilen bilginin kalıcılığının sağlanması hedeflenmiştir.

Bilgiyi eğlenceli hale getiren bu kitap; kendine güvenen, bilgiye meraklı, akıl yürütebilen öğrencilerin yetişmesini sağlayacaktır. Her bir soruyla öğrencinin, bilgiyi keşfederken dikkatini kullanarak bilgiye odaklanmasını, önceden öğrenilen bilgilerle yeni bilgilerin çıkarımını yaparak analiz etmesi sağlanmıştır.

Bu kitapta yer alan sorular; öğrencinin karşılaştığı zorluklarla mücadele edebilmesi ve karşılaştığı zorluğu tüm boyutlarıyla inceleyebilmesi, öğrendiklerini sosyal yaşama aktarabilmesi için tasarlanmıştır.

Yeni nesil sorularla; öğrencilerin eleştirel düşünme becerisini geliştirerek duyduğu, okuduğu ve gördüğü kavramları, olayları farklı açılardan ele alarak değerlendirebilmesi amaçlanmıştır.

Uzmanlar tarafından hazırlanan İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası kitabı Milli Eğitim Bakanlığı kazanımlarına göre hazırlanmıştır. Bu kitap evde ve okulda öğrenmeyi pekiştirir.

Unutmayın! Başarıyı kalıcı hale getirmek için tekrar çok önemlidir. Bu kitap her bir ünitede bol bol tekrar yapmanızı sağlayarak bilgiyi kalıcı hale getirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91083</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/390b5aee-6bd8-4621-853a-38441bef9b38.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşün, Hayal Et ve Tasarla 5&apos;li Etkinlik Seti</image:title>
            <image:caption>Düşün, Hayal Et ve Tasarla 5,&apos;li Etkinlik Seti (Dikkat, Görsel Algı ve Yaratıcı Düşünme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91084</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd55579f-a383-45fb-b74a-a9402fb757a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Pompeıus</image:title>
            <image:caption>OSPREY Büyük Komutanlar Serisi 5
Tarihin En Büyük Komutanlarının Yaşam Öyküleri, Muharebe Tecrübeleri, Uyguladıkları Taktikler Ve Stratejiler… 

Dünya tarihinin en büyük komutanlarını tüm yönleriyle inceleyen OSPREY Büyük Komutanlar Serisi, Pompeius ile devam ediyor… 
Gnaeus Pompeius Magnus ya da bilinen adıyla Büyük Pompeius, daha 24 yaşındayken kanlı zaferler elde etmiş, 35 yaşındayken de Roma Cumhuriyeti&apos;nin zirvesine yerleşip, “Romalı İskender” olarak selamlanmıştır. MÖ 80&apos;li yıllarda Mariusçulara karşı başarıları, MÖ 70&apos;li yıllarda İber Yarımadası’ndaki seferleri, Akdeniz’deki korsanlara, doğuda Pontus Kralı Mithridates&apos;e ve diğerlerine karşı zaferleri Roma&apos;nın sınırlarını doğuya doğru iyice genişletirken, tüm bunların neticesinde ulaşılması güç bir askerî kariyere sahip olmuştur.  
Elde ettiği başarıların Pompeius’un başını döndürdüğü iddia edilebilir. Kendisi ayrıca deha sahibi, zaman zaman askerî mucizeler yaratan bir eylem adamıdır. Hep övgüye ve kendisine hayranlık duyulmasına muhtaçtır. Soğukkanlı bir karaktere sahip değildir. Homeros’un küstah ve pervasız kahramanları gibi ağlamıştır, öfkelenmiştir ve icraatlarıyla böbürlenip; düşme ihtimaline karşı dehşet içinde tetikte beklemiştir. Kılıcı olduğu kadar kalemi de ustalıkla kullanan Caesar, Pompeius’un hem kariyerine hem de şahsiyetine gölge etmiştir. 
Elinizde tuttuğunuz bu cesur ve zengin inceleme, Pompeius’u Caesar’ın bakış açısına sıkışmadan ele alıyor, hayatını önyargısız ve ayrıntılı bir şekilde incelerken komutanlığının da hakkını veriyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91085</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0186ac5c-4fbd-4383-8402-e3edb15398ab.jpg</image:loc>
            <image:title>IQ Zeka Gelişimi İçin 200 Heyecan Verici 5&apos;li Etkinlik Seti</image:title>
            <image:caption>Dil Gelişimi Konuşma Becerisi Dikkat ve Odaklanma Mantık ve Muhakeme Yaratıcı Düşünme ve Hayal Gücü Düşünme Becerisi Kelimleri Cümlelerle Bağlama Resimlerle Hikaye Oluşturma Sorulara Ayrıntılı Cevap Verme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91086</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af0e0b4a-fb0b-4116-a0d0-298d984b0d4f.jpg</image:loc>
            <image:title>LevelUp! 10 - Apartman Sudoku</image:title>
            <image:caption>Apartman sudoku, her gün oynayabileceğimiz en popüler bellek, mantık ve matematik oyunlarından biridir. Çocuklarda ve yetişkinlerde tıpkı fiziksel egzersiz gibi beyin egzersizi sağlar.
 
Apartman sudoku, bulmaca çözme süreci boyunca beyni harekete geçiren bir oyun olduğundan beyne daha hızlı düşünmeyi öğretmeye yardımcı olur. Ne kadar çok oynarsanız düşünme ve problem çözme becerileriniz o kadar hızlı olur. Oyunda her rakam, yüksekliği o rakam kadar olan apartmanı temsil eder. Apartman sudoku oyunundaki hedef her bir sayıyı apartman gibi düşünerek yüksekliklerine göre yerleştirmektir.
 
4x4 - 5x5 manyetik apartman sudoku oyunu kolay, orta ve zor seviyelerden oluşur.
 
Kutu İçeriği:
1 adet manyetik oyun tablası, toplam 20 adet çift taraflı 4x4 - 5x5 oyun kartı, 25 adet manyetik oyun pulu, 1 adet oyun kitapçığı.
 
Yaş Grubu:7+ Yaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91087</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28a24363-ba4b-480e-a0ff-41397c6903c7.jpg</image:loc>
            <image:title>LevelUp! 4 - Deniz Canlıları Sudoku</image:title>
            <image:caption>Sudoku, her gün oynayabileceğimiz en popüler bellek ve mantık oyunlarından biridir. Çocuklarda ve yetişkinlerde tıpkı fiziksel egzersiz gibi beyin egzersizi sağlar.
 
Sudoku, bulmaca çözme süreci boyunca beyni harekete geçiren bir oyun olduğundan beyne daha hızlı düşünmeyi öğretmeye yardımcı olur. Ne kadar çok oynarsanız düşünme ve problem çözme becerileriniz o kadar hızlı olur.
 
6x6 manyetik deniz canlıları sudoku oyunu kolay, orta ve zor seviyelerden oluşur.
 
Kutu İçeriği:
1 adet manyetik oyun tablası, 20 adet çift taraflı 6x6 oyun kartı, 36 adet manyetik oyun pulu, 1 adet oyun kitapçığı.
 
Yaş Grubu:5+ Yaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91088</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d861c41c-6591-41b0-ad63-a7f3c4ce5977.jpg</image:loc>
            <image:title>LevelUp! 9 - Zincir Sudoku</image:title>
            <image:caption>Dikkat Atölyesi Yayınları Level Up! 9 - Zincir Sudoku Zincir sudoku, her gün oynayabileceğimiz en popüler bellek ve mantık oyunlarından biridir. Çocuklarda ve yetişkinlerde tıpkı fiziksel egzersiz gibi beyin egzersizi sağlar. Zincir sudoku, bulmaca çözme süreci boyunca beyni harekete geçiren bir oyun olduğundan beyne daha hızlı düşünmeyi öğretmeye yardımcı olur. Ne kadar çok oynarsanız düşünme ve problem çözme becerileriniz o kadar hızlı olur. Oyunda kartlardaki seviyeye göre çizgilerle birbirine bağlanmış her dörtlü grupta 1’den 4’e kadar, her beşli grupta 1’den 5’e kadar her rakam sadece bir kez kullanılır. 4x4 - 5x5 manyetik zincir sudoku oyunu kolay, orta ve zor seviyelerden oluşur. Kutu İçeriği: 1 adet manyetik oyun tablası, toplam 20 adet çift taraflı 4x4 - 5x5 oyun kartı, 25 adet manyetik oyun pulu, 1 adet oyun kitapçığı. Yaş Grubu:7+ Yaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91089</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69f7dcc8-8f7c-47e3-9759-e869c7f95ce8.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Günlükleri - 2 Ben Kıskanç mıyım?</image:title>
            <image:caption>Hemen aynaya koşun ve birini kıskanırken nasıl göründüğünüze bakın! 


Hanzade Servi&apos;nin neşeli anlatımı ve Ali Benice&apos;nin ele avuca sığmayan resimleriyle kahkahayı garantileyen Ben Kıskanç mıyım?, dijital çağın çocuklarına okumayı sevdirme konusunda fillere bale yaptırabilecek kadar iddialı “Su Günlükleri” serisinin ikinci kitabı. 


Su Hoşeda EnMutlu adında on bir yaşındaki bir kızın delidolu günlük yazılarını sayfalarına taşıyan bu eğlenceli seri; aile bağları, arkadaşlık, okul hayatı gibi konulara eğilirken hem güldürüyor hem de düşündürüyor.

 
Kıskançlık duygusunu arkadaş ve kardeş ilişkileri ekseninde enine boyuna irdeleyen Ben Kıskanç mıyım?, kendini tanıma ve içindeki potansiyeli fark etme hususunda okurlara önemli öneriler sunuyor; başkalarının gözünde küçük düşme ve utanma endişelerinin yersizliğine vurgu yapıyor.   

Su Hoşeda EnMutlu&apos;nun (yoksa EnKıskanç mı demeliydik?) HARİKULATEŞEM (hem harika hem harikulade hem de muhteşem olan şey) günlüğünü okumak için yeniden bir aradayız! Su, yarıyıl tatilinde İzci kulübündeki arkadaşlarıyla birlikte kampa gidecektir. Ah, keşke bir mucize gerçekleşse de bu işten kurtulabilse... 

Mesela bir hortum tsunamisi çıksa ya da orman alanı uzaylı istilasına uğrasa! Bu arada, Su hariç herkes, hipnotize olmuş gibi Krizantem Alone adlı yazarı okuyor! Su&apos;ya göre Krizantem&apos;in yeni kitabı kesinlikle iyi falan değil. Zaten on beş yaşında bir kızın yazdıklarından ne beklenebilir? Şey... yoksa Su azıcık KISKANÇ olabilir mi? Eyvah! Tamam, herkes bir şeyleri kıskanır ama önemli olan şu: Acaba Su, “sinkanç” mı, yoksa “verikanç” mı? Tüm bu karışıklıklar yetmezmiş gibi bir de Gulyabani efsanesi dadanıyor Su&apos;nun saçlarına. Gulyabani kamp alanının asırlık sakiniymiş de, kıvırcık saçlı kızları kaçırırmış da... Kim inanır? Yoksa anlatılanlar gerçek mi? Su&apos;nun size vereceği sırları bir sincabın cevizleri gibi saklayacağınıza söz verirseniz bu günlüğün tadını doyasıya çıkarabilirsiniz. Bizden söylemesi...    Mizahtan beslenen hareketli öyküsü, çılgın tiplemeleri ve matrak çizimleriyle okurunu daha ilk sayfalarından içine çekmeyi başaran bu aşırı komik kitap, paylaştığı yaratıcı iletişim önerileri ve ilham verici fikirlerle de zihinleri uyanık tutuyor.   
 
Boş zamanlarını sosyal medyada sörf yaparak geçiren günümüz çocuklarının ekran bağımlılığına kısa ve tatlı bir ara verdirmeyi hedefleyen “Su Günlükleri” serisi, sorgulamaya ve yeni şeyler keşfetmeye dayalı maceralar yaşatarak bu türde kaleme alınmış eserlerden farklılaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91090</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/703c3dfd-5861-4a5a-932a-9fc0c4423bda.jpg</image:loc>
            <image:title>LevelUp! 1 - ThinkUp! Mantık Sudoku</image:title>
            <image:caption>3x3 Manyetik Mantık Sudoku
Sudoku mantığını oluşturmak için hazırlanan 3x3 manyetik mantık sudoku oyunu, 9 adet manyetik oyun puluyla oynanır. Her satır ve her sütunda verilen sayı+hayvan resimlerine göre o satır veya o sütuna belirtilen adette hayvan figürlerinin gelmesi hedeflenir. Aynı hayvan figürlerinin kesiştiği noktalar önemli bir ipucu içerir. Sadece oyun kartında belirtilen hayvan figürleri kullanılarak oyun tamamlanır.
Mantıksal düşünme becerisini geliştiren bu oyun çocuklarda dikkat ve odaklanma, bellek, akıl yürütme, mantık ve muhakeme becerilerinin gelişmesini sağlar.
3x3 manyetik mantık sudoku oyunu kolay, orta ve zor seviyelerden oluşur.
Kutu İçeriği
1 adet manyetik oyun tablası, 12 adet manyetik oyun pulu, 25 adet çift taraflı 3x3 oyun kartı, 1 adet oyun kitapçığı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91091</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d8fc539-4e39-4bb2-8ee6-f03037d268fc.jpg</image:loc>
            <image:title>İslamiyetten Önce Türkler</image:title>
            <image:caption>Dünya tarihine bakıldığında Türklerin yeryüzünün en eski uluslarından biri olduğu görülmektedir. Türk dili de binlerce yıllık var olan bir dildir. Kadim uygarlıklardan olan Çin’in ilk çağlardan beri komşuluğunu yapan Türkler, yalnızca bu Uzak Doğu medeniyetinin gelişimine katlı sağlamamış; İran, Hindstan gibi köklü uygarlıklar üzerinde de kalıcı izler bırakmıştır. Türklerin Avrupa medeniyetinin, bilhassa siyasi ve demografik gelişiminde de derin tesirleri olduğu bilinmektedir. Eski Türklerden günümüze ulaşan izlerin bir kısmı, “kalıcı eserler” şeklinde değerlendirilerek Dünya Mirası olarak tanınmış ve UNESCO’nun Dünya Miraslar Listesi’nde yer almıştır. Bu kitap, zengin Türk tarihinin, milattan önceki devirlerden, İslamiyetin kabulüne kadar olan uzun zaman dilimindeki gelişim süreçlerini sizlere sunmaya çalışmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91092</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f8bacce-e0ab-43e8-aaa7-bf0d542d0956.jpg</image:loc>
            <image:title>Cheli Tadında (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yazdıklarım mutfağıma seni davetimdir. Unutma ki yazacakların da senin bana ve sevdiklerine davetiyendir. Davetiyemi aldın ve geldin. Hoş geldin. 
Davetiyeni aldım. “Çayı koy geliyorum.” Eminim hoş bulacağım. 
Hadi öyleyse defterler açılsın, fırınlar ısıtılsın. Çaylar kahveler yapılsın. Denenecek çok tarif, tadı çıkarılacak pek çok an ve paylaşılacak nice lezzetler, sohbetler kareler var…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91093</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d89e061e-066c-49e8-83e0-bc2450e8a71e.jpg</image:loc>
            <image:title>İslamiyetten Sonra Türkler</image:title>
            <image:caption>Türkler 9. yüzyıldan itibaren Orta Doğu’da Arapları ve Persleri askeri yeteneklerinin yanı sıra hem toplum yönetimi becerileri hem de entelektüel yapıları ile etkilemişler ve bu nedenle de destansal Binbir Gece Masalları’nda kendilerine yer edinmişlerdir. 10. yüzyıldan itibaren gerçek anlamda Müslüman Türk devletleri süreci başlamış ve kesintisiz bir şekilde tarih sahnesinde adlarından söz ettirmişlerdir. Karahanlılar, Gazneliler, Harezmşahlar, Selçuklular, Memlûkler, Timurlular ve Babürler’in bulundukları coğrafyalarda etkileri yadsınamaz. Savaşçı kişiliklerine rağmen Türkler, binlerce yıldır devletçi bir tarihe sahip olarak büyük uygarlıklar kurup dünya medeniyetlerine çeşitli olumlu katkılar yapmış bir ulustur. Bugün UNESCO’nun Dünya Miraslar Listesi’nde bulunan bir çok mimari şaheseri insanlığın beğenisine sunmuşlar ve ayrıca dünyaya yoğurt ve kahve gibi birçok kültürel unsur tanıtmışlardır. İslamiyet’ten Sonra Türkler, bu ulusun Uzak Doğu’dan Avrupa’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya geniş coğrafya üzerinde yayılarak uzun süre dünya tarihinde derin bir iz bıraktıklarını ve Yeni Çağ’da da Osmanlılarla dünya tarihinin ilk süper gücüne sahip olduklarını belirtmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91094</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90c2e29b-b7e6-4449-8121-5183f0b2dab1.jpg</image:loc>
            <image:title>LevelUp! 2 - Çiftlik Hayvanları Sudoku</image:title>
            <image:caption>Sudoku, her gün oynayabileceğimiz en popüler bellek ve mantık oyunlarından biridir. Çocuklarda ve yetişkinlerde tıpkı fiziksel egzersiz gibi beyin egzersizi sağlar.
 
Sudoku, bulmaca çözme süreci boyunca beyni harekete geçiren bir oyun olduğundan beyne daha hızlı düşünmeyi öğretmeye yardımcı olur. Ne kadar çok oynarsanız düşünme ve problem çözme becerileriniz o kadar hızlı olur.
 
4x4 manyetik çiftlik hayvanları sudoku oyunu kolay, orta ve zor seviyelerden oluşur.
 
Kutu İçeriği:
1 adet manyetik oyun tablası, 20 adet çift taraflı 4x4 oyun kartı, 16 adet manyetik oyun pulu, 1 adet oyun kitapçığı.
 
Yaş Grubu:3+ Yaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91095</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59ff67b2-707a-4a6e-931e-b2488660c9fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Level Up! 3 - Orman Hayvanları Sudoku</image:title>
            <image:caption>Sudoku, her gün oynayabileceğimiz en popüler bellek ve mantık oyunlarından biridir. Çocuklarda ve yetişkinlerde tıpkı fiziksel egzersiz gibi beyin egzersizi sağlar.
 
Sudoku, bulmaca çözme süreci boyunca beyni harekete geçiren bir oyun olduğundan beyne daha hızlı düşünmeyi öğretmeye yardımcı olur. Ne kadar çok oynarsanız düşünme ve problem çözme becerileriniz o kadar hızlı olur.
 
5x5 manyetik orman hayvanları sudoku oyunu kolay, orta ve zor seviyelerden oluşur.
 
Kutu İçeriği:
1 adet manyetik oyun tablası, 20 adet çift taraflı 5x5 oyun kartı, 25 adet manyetik oyun pulu, 1 adet oyun kitapçığı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91096</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78149f5f-d1d9-46e8-8b70-6ab6009c0f24.jpg</image:loc>
            <image:title>Cihanname</image:title>
            <image:caption>Konstantine’ye Sitanbul derler, Rum kasabasıdır. Eskiden o şehrin adı Bizantiye idi ondan sonra ona Sitanbul dediler.” 
Daha hicrî 605 gibi erken tarihlerde İstanbul’un konuşma dilinde günümüzdeki hâli ile kaydedildiği Cihannâme, tarihî coğrafya alanında şimdiye kadar yeterince teveccüh gösterilmemiş bir kaynak olsa da ihtiva ettiği zengin ve özgün malumat itibariyle bizlere bu çalışma hakkında daha fazlasını yapma sorumluluğu yüklemiştir. 
Muhammed b. Necîb Bekrân devrin muktedir hükümdarı Sultan Muhammed Hârezmşah’ın dergâhına yaklaşmak için kumaşın üzerine çizdiği büyük dünya haritası coğrafi ölçek ile hazırlanmış Orta Çağ’ın ilk ve en kadim haritası olarak telakki edilmektedir. Müellifin harita üzerinedeki noktaları izah etmek için bir risale olarak kaleme aldığı Cihannâme ise gerek kullandığı metodoloji gerekse konu çeşitliliği itibariyle klasik İslam coğrafyacılarının eserleri arasından temayüz eder. 
Bu tür eserlerin Türkçeye kazandırılması, alanında büyük bir boşluğu kapatmakla birlikte bundan sonra yapılacak olan çalışmalar için de bir basamak mesabesindedir. Bu minvalde Cihannâme’nin Farsçadan Türkçeye tercümesinin tarihçiliğimize naçiz bir fayda olarak kütüphanelerimizde yerini alacağına dair ümit bakidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91097</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b76577e0-2add-46fb-a6c3-bc0673b75144.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupalı Seyyahların Gözüyle Kafkasya</image:title>
            <image:caption>Diller dağı&quot; olarak literatüre geçen Kafkasya, gerek yer altı ve yer üstü zenginlikleri gerek jeo-stratejik ve jeo-politik konumu ger ekse etnik ve kültür el zenginlikleriyle geçmişten günümüze sürekli ilgi odağı olmuştur. Bu yüzden olsa gerek, pek çok Doğulu ve Batılı seyyah ve araştırmacı, Kafkasya&apos;yı gezmiş, bölgenin fiziksel, jeo-politik, jeo-stratejik ve kültürel dokusu hakkında eserler kaleme almıştır. Özellikle 19. yüzyılda, değişen dünya konjonktürü ve sömürgeci anlayışın da etkisiyle Batılıların Kafkasya&apos;ya olan ilgisinde büyük bir sıçrama olmuş, bölge adeta seyyah ve araştırmacı akınına uğramıştır. 

İşte bu kitap, çeşitli amaçlarla Kafkasya&apos;da bulunan ve orayı inceleyen Batılı seyyah ve araştırmacıların yapıtlarından yola çıkarak, ama onlardaki bilgileri yapısöküme uğratarak, Kafkasya&apos;da yaşayan Çerkesler, Abhazlar, Karaçay-Malkarlar, Osetler, Çeçenler, Lezgiler, Avarlar ve Kumuklar gibi toplulukların etnik kökenleri, dini inançları, sosyo-kültürel yaşamları (giyim­kuşamları, evlilik adetleri, yeme-içme kültürleri, müzik anlayışları ve dansları) gibi kendilerine özgü folklorik özelliklerinin izlerini sürmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91099</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1911f800-e89c-4a2f-97a2-97c1244c9502.jpg</image:loc>
            <image:title>Maymun ve Öz</image:title>
            <image:caption>“Bu kitabın kaçınılmaz bir gücü var; katışıksız ve ele avuca sığmaz keskinliğinin okurları etkilememesi mümkün değil.” –Time 
 
“VE BUNA İLERLEME DEDİLER. İLERLEME! SÖYLÜYORUM SANA, İNSAN BEYNİNİN BULUŞLARININ PEK AZI İLERLEMEYDİ.” 
 
“Fikirlerin romancısı” Aldous Huxley, 20. yüzyılın en önemli distopya yazarlarından biri. Cesur Yeni Dünya ve Ada’yla birlikte yazarın üç vizyoner klasiğinden biri sayılan Maymun ve Öz ise bunların içinde en karanlık olanı. Senaryo formunun kullanıldığı bu kitap, yazarın kurgunun yanında biçimde de yaratıcılığını gösterdiği deneysel bir roman. 
 
Hollywood’da sıradan bir gün. Kahramanlarımız kenara atılmış senaryolardan birinin cazibesine kapılır ve biz de kendimizi bu senaryoyu okurken buluruz. “Maymun ve Öz” başlıklı bu tuhaf metinde anlatılanlara göre, Üçüncü Dünya Savaşı neredeyse tüm dünyayı yıkıma uğratmış, nükleer ve kimyasal silahlar uygarlığın sonunu getirmiştir. 
 
Yıkımdan etkilenmeyen bir grup biliminsanı, Kaliforniya’ya bir inceleme gezisi düzenler. Bu kişilerden biri olan Dr. Poole o bölgede yaşayanlar tarafından tutsak alınır. Bu insanlar, Şeytan’ı yücelten yeni bir inanç sistemi kurmuşlardır. Dr. Poole, Şeytan’ın ve kötülüğün nasıl bir hâkimiyet kurduğunu öğrendikten sonra, artık oradan uzaklaşması gerektiğini anlar. 
 
Uygarlığın teknolojik ilerlemesi nereye varacak? Savaşlar ve nükleer silahlanma dünyayı nereye götürecek? İnsan, kime ya da neye doğru evrilecek? 
 
Maymun ve Öz, Şeytan’ın boynuzları tarafından çizilen bir din, etik ve evrim üçgeni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91100</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29f3b667-88ac-461d-b54e-a03b9f9f5da7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hesap Lütfen!</image:title>
            <image:caption>“Siz, bilmeyenler kadar ses çıkarmadıkça, niteliğinizin farkına varamayacaklar ve anlaşılmadığınızı düşüneceksiniz. Meşgul olduğunuz işler başkalarının gözünde değersizleşecek ve vazgeçilebilir olduğunuzu zannedeceksiniz. Ses çıkartmak derken bağırmayı, gürültü yaparak barbarlaşmayı değil; doğru zaman ve doğru yerde kendini anlatmaktan geri durmamayı kastediyorum. Bilgi sahibi olduğumuza emin olduğumuz her konuda, eğitimini aldığımız alanlarda, hödüklerden daha çok ses çıkarmalıyız.”
Vedat MİLOR 
  Gastronomi uzmanı… Şarap uzmanı... İktisatçı… Sosyolog… Televizyoncu… Yazar… Her daim okuyan, yazan, arayan; bir yandan da hem geleneksel hem sosyal medyada eğlenen, dertleşen, anlatan ve anlamaya çalışan bir kamu aydını. ABD-Türkiye hattında dokuduğu hayat felsefesini mukayeseli bir zemine oturtmuş iyi bir gözlemci ve eleştirmen. Vedat Milor, hayatını roller coaster’a binmek gibi tanımlıyor. Farklı alanlar, farklı ülkeler, hatta farklı kıtalar arasında gidip gelen bir hız treni… Bu yolculuk sırasında üreten, keşfeden, öğrenen, sorgulayan ve hayatı deneyimlemekten kaçınmayan açık yürekli bir entelektüel… 
Gastronominin yalnızca yemek yemekten ibaret olmadığını onunla öğreniyoruz. Farklı kültürlere ve kesimlere nasıl bir pencere açılacağını; yaşam tarzının bir sınır, bir mahrumiyet alanına dönüşmesine mecbur olunmadığını da… 
Nurhak Kaya sordu; Vedat Milor geniş tecrübesinden ve bilgisinden süzdüğü insana, topluma dair gözlemlerini; bu kaotik dünyada her daim hayatta kalma stratejilerini Hesap Lütfen!’de okurlarla paylaştı. 
İnsan dünyaya nasıl açılır?
Hayattaki öncelikler nasıl belirlenir?
Yeme-içme kültürü için para şart mıdır?
Toplum içinde yaşamanın yolları nelerdir?
İş hayatında karşılaştığı zorlukları insan nasıl aşabilir?
Yaşamımızı dolu dolu sürdüreceğimiz makul bir dengenin yolu nereden geçer? 
Arkadaşlık. Aşk. Boş zamanlar. Yalnızlık. İş hayatı. Ev yaşamı. Kariyer seçimi. Hobiler. Yemekler, lezzetler, arayışlar. Günümüz kapitalizminde yeni trendler ve prekarya. Ülkemizin ekonomi politiği ve tufeylilik. Ülkedeki hâkim sınıf ve devletin niteliği. Türkiye’de çok az rastlanır bir samimiyet ve netlikle kişisel anekdotlar ve gözlemler. 
Milor, Hesap Lütfen! kitabıyla, içimizdeki sesin ve hayallerimizin peşinde koşarken sınırlarımızı zorlamanın ve başka pencereler açmanın önemini hepimize hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91101</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eaaf957-02cf-4c95-97ee-4736df495597.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendimi Doğurmadan Hemen Önce</image:title>
            <image:caption>Birbirine tutunup güçlenen şeylerin, iç içe geçip birbirini çürütenlere anlatacakları var. İnsan ile yumak bunun için benziyor birbirine. Bir ucunu, dünyayı keşfetmeye bakan bebek tutuyor ipin, diğer ucunu kırış kırış bir el. Evvelden lezzeti akıl çelen ile şimdi çiğnendikçe ağızda çoğalan aynı ekmek. Her şey birbirine eklenerek başlayıp bitiyor. Herkes bunun için açıyor kapısını yabancının “Benim,” diyen bildik sesine. 
 
Çağla Çinili, ilk kitabı Kendimi Doğurmadan Hemen Önce ile insana dair ne varsa apaçık koyuyor önümüze. İyi ve kötü, haklı ve haksız, suçlu ve masum aynı kişi oluyor bazen. Okura ise çağlayan bir ırmağı seyreder gibi akıp geçen öykülere bakmak kalıyor. 
 
“Kafasının içi gene kaşınıyor. Ne zaman bu kadar strese girse egzaması azardı. Al işte, insanın ‘böcek’ olması için ille de sekiz kol, iki de kanat çıkarmasına lüzum yoktu, sinirlenip üzülünce derisi yara oluyor, günlerce kabuk atıyor, saçları dökülüyordu. Bütün bunlar durmadan devam etse, vücudunun her yeri yara olup kepeklense, onu da görünce kusarlardı. İnsanlar, kötü giyindiğinde ona burun kıvırdıklarına göre pekâlâ vücudu yaralı olsa bir böcek görmüş gibi içleri de kalkardı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91102</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a09a5a03-3114-4c30-bd9b-29fc46092b0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözyaşları İyileştirir: Çocuklarımızı Nasıl Dinleriz?</image:title>
            <image:caption>Bebeği ya da küçük çocuğu olan ebeveynlerin baş etmesi gereken en zor şeylerden biri gözyaşlarıdır. Bebekleri ağladığında, anne babaları onları susturmak için uğraşırlar. Yeni yürümeye başlayan çocuklar öfke nöbeti geçirdiğinde de, onların dikkatini dağıtmaya, onları konuşarak ikna etmeye çalışır veya bunun pek uzun sürmeyeceğini umarak ağlamalarını görmezden gelirler. Çünkü genellikle ebeveynliğin başarısı çocukların ne kadar ağladığına göre değerlendirilir. 
 
Gözyaşları İyileştirir, işte bu geleneksel ebeveynlik yaklaşımında yaşanabilecek en köklü değişimin, ebeveynlerin çocuklarının gözyaşlarına verdikleri tepkilerin değişmesine bağlı olduğunu gözler önüne seriyor. Çocuğunuzun duygularını engellemeye çalışmak yerine onları dinlemeye geçerek ebeveynliğinizi nasıl dönüştürebileceğinizi, onunla nasıl güçlü bir bağ kurabileceğinizi ve onun üzüntülerine verdiğiniz tepkilerdeki basit değişikliklerle ebeveynlik zorluklarınıza nasıl çözüm getirebileceğinizi anlatıyor. 
 
Aynı zamanda bu kitapta, çocuğunuzun zorlu anlarıyla mücadele ederken kendi duygularınıza yardımcı olmaya yönelik ipuçları bulabilir, istediğiniz gibi ebeveynler olabilmeniz için kendinizi nasıl besleyip destekleyebileceğinizi de öğrenebilirsiniz. 
 

“Çocuğunuza elinizdekinin en iyisini vermek istersiniz ve Kate’in Gözyaşları İyileştirir’de sunduğu içgörü ve uygulamalar tam da ihtiyacınız olan, sevgi ve özgüveninizi, ağlayan çocuğunuzun hissetmesini sağlayacak araçlar.” 
–Patty Wipfler, Listen: Five Tools to Meet Your Everyday Parenting Challenges’ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91103</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92cbe854-1197-4760-a100-efc5e1f58fd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezgingöz - Sınır Ötesi Türkiye Mirası Rehberi</image:title>
            <image:caption>TARİHİN VE ZAMANIN İZİNİ SÜRMEK:
BİR KÜLTÜR REHBERİ
“Serhan Güngör ilginç kişiliklerden biridir. Öğrencimdir. Kitapta anlatılan bazı gezileri de beraber yaptık. Serhan hiç üşenmedi, gezdiği gördüğü geniş bir alandaki önemli noktaları çok çekici, sürükleyici ve mukayeseli bir üslupla kaleme aldı. Bu kitap, kutlanacak ve teşvik edilmesi gerekecek bir çalışmadır.”
İlber Ortaylı

Profesyonel turist rehberi olarak Türk gezginlerle 25 yıldır yaptığı yurtdışı turlarında ve kendi seyahatlerinde, her zaman gittiği ülkelerde Türkiye tarihi ve Anadolu kültürüne dair izler aramış bir gezgin Serhan Güngör. Adım attığı her ülkenin tarihini keşfederken kenarda-köşede kalmış, unutulmaya yüz tutmuş veya hiç bilinmeyen Türk-Osmanlı izlerini sürüyor. Anadolu’nun eski çağlardan bugüne uzanan tarihinin Türkiye sınırları dışında bulunan izleri ve insan öyküleriyle yolculuğa çıkılan ülkelerin şehir, müze ve mekânları arasında bir bağ kuruyor. Batıdan doğuya, kuzeyden güneye Türkiye’nin yakın ve uzak çevresini bir araya getiriyor. Böylece ortaya benzersiz bir kültür yolculuğu, hem okumayı hem de gezmeyi sevenler için nesiller boyu kalacak bir yol haritası çıkıyor.

Avrupa, Afrika, Amerika ve Asya kıtasında gezinen kitapta Otranto Kalesi’nden Mustafa Kemal’in izinde Sofya günlerine uzanırken British Museum’da Anadolu’ya dair sırlar yakalıyor. Dresden’deki Türk Osmanlı mirasını incelerken Nâzım Hikmet’in Polonya vatandaşlığına başvuru belgesini keşfediyor. Tunus’ta 500 yıllık Türk izlerinin peşine düşerken ABD’nin kalbindeki bir Osmanlı kitabesini inceliyor. İlber Ortaylı eşliğinde Lübnan’a tarih gezisi yaparken 11. yüzyılın şaheseri Nizamülmülk’ün kubbesinde nefesleniyor.
GEZGİNGÖZ: Sınır Ötesi Türkiye Mirası Rehberi, kıtadan kıtaya ve ülkeden ülkeye uzanan bir Türk tarihi hazinesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91104</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c88052e-d407-42bb-8edf-7d6ad734cd53.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekopraksisin Ontolojisi: Spinoza ve Marx</image:title>
            <image:caption>Sevinç Türkmen elinizdeki çalışmasında “günümüzde büyük ölçüde dil, mantık ve matematik eksenli araştırmalarla sınırlandırılmış olan felsefe”nin, çağdaş sorunlarımıza bir yanıt bulabilmek adına farklı ve daha etkili bir mecraya taşınmasının mümkün olup olmadığını kapsamlı bir şekilde araştırıyor. Bu araştırma boyunca karşımıza çıkacak üç önemli kavram, insan, doğa ve etiktir. Kitabın okurları, gerek günlük dilde gerekse felsefe dilinde çok sık kullandığımız bu kavramları bir çatı altında tartışmanın zannedilenden daha güç olduğunu, ancak bu yönde bir çabanın, hedeflediği ufuklar düşünülürse, göze alınmaya değer olduğunu görecek.

“Spinoza ve Marx... İlki töz, mutlak, sonsuz, içkin, öz, varoluş, zorunluluk, etkime gücü gibi kavramlardan bahsediyor, diğeri tarih, sınıf, çelişki, emek, değer, üretim ilişkileri, yabancılaşma gibi kavramlardan. Birinin temel metni, tözün, sıfatların, tavırların geometrik yolla serimlendiği Ethica, diğerininki metanın, ücretin, değerin, paranın, sermayenin, makinenin birbiriyle bağıntısının matematiksel hesaplar ve formüllerle irdelendiği Das Kapital. Peki ilk bakışta iki ayrı şeyle iki farklı tarzda ilgi içindeymişçesine düşünülebilecek bu iki filozof hangi bağlamda bir araya getirilebilir? Bu bağlam, ekolojik bir varoluş tarzının yani ekopraksisin nesnel olanaklarının araştırılması olabilir mi? Kuşkusuz bu soruların yanıtı için iki filozofun doğa felsefelerine bakmak yerinde olacaktır. Zira ekolojik bir araştırmanın nesnelliğini temin edecek birincil disiplin doğa felsefesi, yani esasen ontoloji olabilir. Bu ontolojik araştırmanın tamamlayıcı boyutu ise toplumların kuruluşunun mantığına dair tarihsel bir okumadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91105</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8611494c-4cd5-43fa-a95e-2c5e501ddcbc.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Tanrılar</image:title>
            <image:caption>“Paralel evrenden enerji transferi ve sıradışı uzaylılar içeren çok katmanlı bir hikâye. Asimov’un yazdığı en iyi tekil eser.”  
–The Encyclopedia of Science Fiction 

Hugo En İyi Roman Ödülü / Nebula En İyi Roman Ödülü / Locus En İyi Roman Ödülü 
 
“TARİHTE MUTLU SONLAR DEĞİL, AŞILACAK KRİZ ANLARI VARDIR.” 
 
Isaac Asimov, bilimin içinden gelip bilimkurguda devrim yapan, bilimkurgunun üç büyük ustasından biri. İşte Tanrılar ise Asimov’un bağımsız bilimkurgu romanlarının zirvesi, yazarın kendi tabiriyle “bilimkurgudaki en iyi uzaylı tasvirini barındıran, ayrıca yazıp yazabileceğim en iyi metin.” 
 
Yirmi ikinci yüzyıl. Dünya, Elektron Pompası’nın icadıyla sınırsız ve bedava enerjiye ulaşmış durumda. İnsanlığın hayallerini gerçekleştirmesi ve gelişmesinin önünde neredeyse hiç engel yok. Bu başarının arkasında ise Dünya ile kendi paralel evrenleri arasında madde değişimi yapabilen uzaylılar var. 
 
Her ne kadar bedava olsa da bu enerji bedelden yoksun değil. Ne insanların ne de uzaylıların öngörebildiği bir felaket yakında: Güneş’in ve Dünya’nın tümüyle yıkımı. 
 
Bu felaketin farkında olan sadece birkaç kişi var: Dünyalı bir sürgün biliminsanı, ölen bir gezegende yaşayan asi bir uzaylı, Ay’da doğmuş ve geleceğe dair tutarlı tahminleri olan bir Sezgici. Onların söylediklerine inanan kimse olmasa da evrenlerin kurtuluşu bu üçlünün ellerinde. 
 
İşte Tanrılar, çabaları nafile olmayanların kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91106</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96eaed61-0146-458c-adef-6ef6705ae1a5.jpg</image:loc>
            <image:title>360 Bir Dünya Turu Seyahatnamesi</image:title>
            <image:caption>BİR DÜNYA TURUNUN
SOLUKSUZ HİKÂYESİ…

“Tek yapmam gereken o eşikten adım atıp kendimi dünyanın kollarına bırakmaktı. İşimden istifa ettim, sevdiklerimle vedalaştım ve kendimi tanımak, sorularıma cevap bulmak, insanlar ve anılar biriktirmek için dünya turuna çıktım. Ben kendimle tanışmak, kendimi anlamak için bu unutulmuş topraklarda yalnız kalmak istemiştim. Önce kendimi kaybetmem, bu koca dünyada sürüklenmem gerekiyordu. Kendini kaybetmeyen aramaya çıkamazdı…”

Herkesin hayalidir dünyayı bir uçtan bir uca dolaşmak. Masabaşı işlerden, büyük şehrin koşuşturmacasından ve iş-okul-ev arasında gitgide robotlaşan insani ilişkilerden sıyrılıp yeni bir sayfa açmak. Ancak hayal kurmanın dayanılmaz zevki yerini sonu gelmeyen parasal kaygılara, bir şeylere yetişmenin mümkün olmadığı günümüz dünyasının zamansızlığına bırakır. Peki, hakikaten uzak bir hayal midir sırtında bir çantayla her şeyi geride bırakıp kendini dünyanın kollarına bırakmak?
Kerimcan Akduman, ilk defa tek başına yurtdışına çıktığında bir daha hayatı eskisi gibi olmamıştı. Her gencin “Bu yaz kesin yapıyoruz!” diye niyet ettiği Avrupa turunu iki defa yaptı. Doğru seyahatin nasıl yapılması gerektiğine kaybola kaybola bulduğu yeni yollarda cesurca ilerleyerek karar verdi. Ve bir gün hayatın ertelemeye gelmeyecek kadar kısa olduğuyla yüzleşince kaygılarının sonunun gelmeyeceğini düşünüp işinden istifa etti; sevdikleriyle vedalaşıp kendini ve dünyayı keşfe çıktı. Yeri geldi Şaman ayinine katıldı, yeri geldi ateş karıncalı balık yiyerek karnını doyurdu, yeri geldi gülmenin-birlikte ağlayabilmenin her dilde aynı olduğunu kanıtlarcasına yeni arkadaşlıklar kurdu. İnkaların kayıp şehrine doğru ayaklarını uzattı ve Patagonya’nın kimsesiz topraklarında otostop çekti. Ama nihayet hayallerinin ona araladığı kapıdan geçip bilinmezlerle dolu dünyayla bir bütün oldu.

360: Bir Dünya Turu Seyahatnamesi, heyecan verici hikâyeler ve fotoğraflar eşliğinde ilerleyen, hayattaki tüm soruların cevaplarının dünya yollarında olduğuna inanan bir kitap… Kim bilir senin hikâyen de bu kitabın kapağını kapattıktan sonra başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91107</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1e1152b-5a2e-466c-990e-a73619952da2.jpg</image:loc>
            <image:title>Habsburglar</image:title>
            <image:caption>“Habsburglar sürükleyici, renkli, dramatik olmasının yanı sıra özlü, akademik ve konuya hâkim bir kitap. Martyn Rady, bir zamanlar Peru’dan Filipinler’e üzerinde güneş batmayan bir imparatorluk yönetmiş, Avrupa’nın en büyük hanedanının hikayesini bizlere anlatıyor. Dünya tarihinde neredeyse bin sene boyunca rol almış önemli bir aktörü konu alan Habsburglar içine din, cinayet, ensest, delilik, intihar, suikast karışmış yüksek siyaset ve aile mahremiyetini gözler önüne seriyor. Bu kitap destansı bir tarihi merak edenler için!” Simon Sebag Montefiore, Romanovlar’ın yazarı 
Habsburglar, asırlar boyunca Avrupa’da hüküm sürmüş olan kudretli bir hanedanın, kuruluşundan nihai yıkılışına kadar geçen bütün tarihi. Habsburglar yüzyıllarca Avrupa’nın büyük bölümüne hükmetti. Aslında sadece sıradan Alman asillerinden oluşan bu aile evlilikler ve fetihlerin yanı sıra sahte evraklar düzenleyerek, kendilerine sahte atalar bularak ve tabii şanslarının yaver gitmesiyle de Avrupa kıtasının en önemli hanedanlarından biri haline gelmeyi başardı. Martyn Rady, Habsburg hanedanı ve onun neredeyse 
bin sene içerisinde inşa etmiş olduğu –ve sonra da kaybettiği– siyasi, sosyal ve kültürel düzenin destansı hikâyesini Avrupa ve dünya tarihi bağlamında anlatıyor.  
Ortaçağ’da Habsburglar Svabya’dan Güney Almanya ve Avusturya’ya yayılmaya başladılar. 1452 tarihinde bir Habsburg dükü, III. Frederick namıyla Kutsal Roma İmparatoru olarak taç giyince artık hanedan “Avusturya Dünyaya Hükmedecek” düsturuyla hareket eden bir imparatorluk mefkûresine sahip oldu. 
Yüzyıllar boyunca Kutsal Roma İmparatoru unvanını ellerinden bırakmayan Habsburglar İtalya, İspanya, Yeni Dünya ve Pasifik’e yayılarak Şarlken’in tabiriyle, üzerinde güneş batmayan bir imparatorluk haline geldiler. Akabinde bitmek bilmeyen din savaşları, ihtilaller, değişimler, 1700’de İspanya İmparatorluğu’nun ellerinden çıkması ve 1806’da Kutsal Roma İmparatorluğu’nun çöküşüyle sürekli kan kaybettiler, ta ki Birinci Dünya Savaşı’nın neticesinde dağılmalarına kadar. 
Tarihçiler Habsburgları, her ne kadar Avrupa’nın kıyısında kalmış köhne, ayakta zor duran bir imparatorluğun hükümdarları olarak tasvir etmiş olsalar da Rady bu kitapta Habsburgların nasıl bir aile olduklarını gayet açıkça aktarıyor: Sadece fetihlerle değil Hıristiyan medeniyeti ve Roma Katolik Kilisesinin müdafaası, barış ve huzurun temini ve bilimle eğitimin himayesiyle dünyaya hükmetmek olan bir hanedan. Habsburglar, asırlar boyunca Avrupa’da hüküm sürmüş olan kudretli bir hanedanın, kuruluşundan nihai yıkılışına kadar geçen bütün tarihi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91108</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e9c1adb-87d2-4079-9b5c-3c6462cb09f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Theophanes Confessor’ün Kroniğinde Türkler: 284-813</image:title>
            <image:caption>Bir Bizans Kroniğinde 
Doğu Avrupa Türkleri… 
Bin yılı aşkın tarihi ile dünyanın en uzun süre hüküm süren devleti unvanına sahip Bizans İmparatorluğu, tarih yazma geleneği ile de dikkat çekmektedir. Neredeyse hiç boşluk bırakmadan art arda kaleme alınan Bizans kronikleri sadece Roma ve Avrupa tarihine değil aynı zamanda dünyanın birçok devlet ve kavminin tarihine de ışık tutmaktadır. İşte bu kroniklerden biri de Bizans kronikleri içerisinde hacim ve önem itibariyle ilk sırada yer alan, aynı zamanda Bizans tarihçiliğini zirveye taşıyan Theophanes’in kroniğidir. 
Theophanes’in hem dünyevî hem de dinî tarih bilgilerini bir araya getirmek suretiyle 810-814 yılları arasında kaleme aldığı kroniği, M.S. 284-813 yılları arasındaki süreci kapsamakta ve bir Dünya Tarihi niteliği taşımaktadır. Kroniğin en çarpıcı özelliği; sadece Bizans imparatorluk yıllıklarını değil, aynı zamanda Hıristiyan Doğu’ya ait kaynakları da ihtivâ etmesi, yine bu kaynakların büyük bir kısmının zaman içerisinde yok olması ve barındırdıkları bilginin bu kronik yoluyla günümüze ulaşmış olması gerçeğidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91109</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f07efe6-59a6-474f-8c25-94b391883f70.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatih Devri Üzerinde Tetkikler Ve Vesikalar I (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Fatih Devrine Dair 
Başucu Kaynağı… 

“İstanbul’un fethi, yalnız Sultan Mehmed’in saltanatı için değil, Osmanlı Devleti için bir ölüm kalım dâvası olarak ortada idi. Fatih Mehmed, Osmanlı Devleti’nin bu hayati dâvasını kendi şahsında ve kendi istikbali için en trajik bir şekilde hissetmiş son Osmanlı hükümdarıdır. O, düğümü kılıçla kesmeği deneyecektir.”
- Halil İnalcık

Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1, Osmanlı İmparatorluğu’nu dünya tarihçiliğinin merkezine koyan Halil İnalcık’ın, ilk ve en önemli çalışmalarından biri. İnalcık, ilk defa 1954 yılında yayımlanan bu eserde geleceğin fatihi olarak dünya tarihinde önemli bir mevkii kazanacak II. Mehmed’in ilk sultanlık tecrübesini ve iktidarını güçlendirmek için babası ve devlet adamları ile olan rekabetini zengin kaynaklardan damıttığı bilgilerle analiz ediyor.
Dört bölümden meydana gelen eserin ilk üç bölümünde İstanbul’un 1453 tarihindeki fethine giden son on yıllık gergin devir (1443-1453) ele alınıyor. İnalcık’ın “imparatorluk buhranı” olarak 
tanımladığı bu dönem, II. Murad’ın oğlu Şehzade Mehmed lehine tahtan çekilmesi, Osmanlıları Balkanlar’dan atma ümidiyle bir araya gelen Haçlı ordusunun Varna’da yenilgiye uğratılması (1444), II. Murad’ın iki yıl sonra tekrar tahta dönüşü, Osmanlı siyasi eliti arasındaki mücadeleler ve bu çekişmenin iç ve dış siyasi gelişmelere yansımaları gibi pek çok kritik tarihi meseleyi barındırıyor. İnalcık dördüncü bölümde ise Osmanlıların Balkanlar’da kurdukları toprak sistemini ve idari rejimini inceliyor, Osmanlıların Balkanlar’a yerleşmesine dair birçok görüşü temelden sorgulayan bir perspektif sunuyor.
Yarım asrı aşkın bir zamandır alanında kaynak olarak kullanılan Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1, yeniden tarihçilerin ve meraklıların başucundaki yerini alıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91110</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23ab9264-41c2-4fb3-b88c-1ddcb6603a43.jpg</image:loc>
            <image:title>Stalin’in Savaşı</image:title>
            <image:caption>“Efsaneleri boşa çıkaran tarihçi, İkinci Dünya Savaşı’na çığır açan, kışkırtıcı bir yorum getiriyor. Başarılı, korkusuz ve coşkulu yazar, ‘efsaneleri yıkıp geçiyor’… McMeekin, birden fazla dilde çalışan saygın bir araştırmacı ve mühim sorular sormaya, yargılamaya hazır… Savaşın öyküsünü güzelce, Yugoslavya ve Finlandiya gibi küçük çaplı devletlerin iç siyasetinden küresel bağlama kadar ve etkileyici bir kapsamda anlatıyor. Bize de, Doğu Avrupa için Sovyetler tarafından “kurtarılmanın” ne anlam ifade ettiğini hatırlatıyor… McMeekin’in, bu savaşı gereğinden fazla zamandır haklı savaş olarak gördüğümüz tespiti çok isabetli. Kitabı, bu savaşı ve neticelerini yeniden değerlendirmemize sebep olacak, kendisinin de bunu umduğunu düşünüyorum.” 
Margaret Macmillan 

Ödüllü tarihçi Sean McMeekin, ezber bozan bu yeni eserinde İkinci Dünya Savaşı’ndaki tetikleyici gücün Hitler değil Stalin olduğunu anlatıyor. Sovyet, Amerikan ve Avrupa arşivlerinde yapılan iddialı bir araştırmanın ürünü olan Stalin’in Savaşı, savaşın merkezini Batı’dan Doğu’ya taşıyarak, İkinci Dünya Savaşı’na devrim niteliğinde bir bakış sunuyor. Hitler’in soykırım hırsı, küresel yıkımla sonuçlanan bu savaşın çıkmasına katkıda bulunmuş olabilir lâkin McMeekin, Batılı Güçler ile Nazi Almanyası’nın birbirine ağır darbeler vurarak güçten düşmeleri arzusuyla, 1939 Eylül’ünde Avrupa’da patlak veren harbin başlamasını Hitler’in değil Stalin’in arzu ettiğini öne sürüyor. Yazar, 1941-1945 yılları arasında 
devam eden Pasifik Savaşı’nın da, Stalin’in nihai hasmı olarak gördüğü kapitalist “Anglo-Sakson” güçleri ile Japonya arasında yıkıcı bir yıpratma harbine dönüşerek Sovyet liderinin bir diğer hedefini gerçekleştirdiğini aktarıyor. 
McMeekin bu eserinde, ABD ve İngiltere’nin, Sovyetlerin tüm taleplerine neredeyse gözü kapalı yerine getirdikleri Ödünç Verme-Kiralama yardımı başta olmak üzere, âdeta kendi kuyularını kazan stratejik eylemlerle Sovyet Komünizmini nasıl kurtardıklarını da ele alıyor. Anglo-Amerikalılar tarafından temin edilen silahların, sanayi ve teknoloji transferlerinin, Kızıl Ordu’nun tükettiği gıdalar ile diğer ikmal maddelerinin Stalin’in savaş makinesinin işlevinde ne kadar can alıcı bir yeri olduğu da titizlikle inceleniyor. 
Batılı Müttefiklerin bu yardımlarının, Berlin’den Pekin’e kadar Avrasya’nın çoğunu komünizm bayrağı altında fethetmek üzere Stalin’in ordularına nasıl destek olduğunu gösteriyor. 
Stalin’in Savaşı, İkinci Dünya Savaşı’na çığır açıcı yeni bir çerçeveden bakarak, mevcut dünya düzenini anlamak isteyenlerin mutlaka değerlendirmeleri gereken bir perspektif sunuyor. 
 
“Sean McMeekin’in yeni eseri, II. Dünya Savaşı tarih yazımında büyük bir boşluğu dolduruyor. Rusya ve diğer ülkelerin arşivlerinde yapılan kapsamlı araştırmalara dayandırdığı Stalin’in dış siyasetine dair incelemesinde yeni yollar keşfederken, bilinçsiz bir şekilde abartılan ‘Hitler’in savaşı’ vurgusu gibi birçok efsaneyi de boşa çıkarıyor. McMeekin en nihayetinde, hem 1939’da savaşın çıkmasına hem de ardından yaşanan korkunç katliama ait sorumluluğun iki tiranın üzerinde olduğunu ortaya koyuyor.”  
Nikolai Tolstoy, tarihçi yazar 
 
“Sürükleyici, mahir, anlaşılması kolay ve her zamanki gibi çarpıcı bir şekilde çığır açıcı.” 
Simon Sebag Montefiore, Stalin: Kızıl Çar’ın Sarayı ve Genç Stalin’in yazarı 
 
“McMeekin’den ödüle talip bir eser daha. Niall Ferguson’un, İngiltere’nin I. Dünya Savaşı’na girmemesi gerektiğini iddia eden The Pity of War kitabına eşlik etmeye layık bir kitap. Dahice kaleme alınmış, aykırı bir tarih yazımı.” 
Kirkus Review 
 
“İsabetli karakter tasvirleri, askerî ve diplomatik manevralara ilişkin aydınlatıcı analizlerle dolu eserde yazar, II. Dünya Savaşı’nın sebepleri, gelişmeleri ve yankılarını, kabiliyetli ve ikna edici bir şekilde, farklı bir çerçeveden aktarıyor.” 
Publishers Weeky 
 
“McMeekin’in Stalin’in Savaşı’ndaki yaklaşımı hem özgün hem de çarpıcı. Eseri müthiş bir netlikle kaleme almış.” 
Antony Beevor, Tarihçi, Berlin’in Düşüşü 1945 ve Stalingrad’ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91111</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63b22404-8cc1-4bb5-b138-e52e3a8f13ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş Yakmak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Jack London, Kuzey topraklarını konu alan eserlerinde okurlarını buzla sarmalanmış bir diyarda adım adım gezdirir. Biri 1902’de, öbürü 1908’de yayımlanan ve “Ateş Yakmak” başlığını paylaşsalar da birbirlerinden olay örgüsü yönünden ayrılan iki hikâyeyle, “Yaşama Azmi” adlı üçüncü bir hikâyenin bir araya getirildiği bu derlemede de Jack London insanın buz kaplı doğayla ve kendi benliğiyle yüzleşmesini anlatır.  Gençliğinde Klondike bölgesine altın aramaya giden ve soğuğun hüküm sürdüğü bu topraklarda bizzat yaşamış olan London, Alaska’dan Yukon’a, Kolondike’ten Kanada tundralarına kadar yörenin coğrafyasına ve sakinlerine oldukça hâkimdir. Jack London’ın karakterleri Kuzey’in dört bir yanda uzanan bembeyaz topraklarında vahşi doğanın gücüyle amansız bir mücadele halindedir. Doğanın, soğuğun ve pek iyi bilmedikleri bir coğrafyanın pençesinde, hayata tutunmaya çalışırlar.  Ve ateş yakmak, bu varoluş mücadelesinin ilk adımıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91112</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd865eec-7a92-4fac-ae41-895d91622c47.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülü Kehanet Kartları (Cep Boy)</image:title>
            <image:caption>48 Kartlık Deste ve Rehber Kitap.
Bu kitapta Büyülü Kehanet Kartları’yla kendiniz ve başkaları için doğru okumalar yapabilmenizi sağlayacak talimatlar yer alıyor. Kitap kartlarda resmedilen Yeryüzü elementinden ilham alan tanımların yanı sıra, söz konusu resme tekabül eden temayı kapsayan bir mesaj da içermektedir. Bu kartlarla nasıl çalışılacağını öğrenmek çok kolay. Bu sayede sezgisel benliğiniz ile Yeryüzünün ruhunun işbirliğinden doğan bilgeliğe ulaşacak ve tavsiyeler alacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91113</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59b6d071-f511-4dda-ab9a-dc18d5152412.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Madeni</image:title>
            <image:caption>“Lütfen unutma Ada, bir ağaca ancak kesilmeden önce yardım edebilirsin. 
Sular kirlenirse... Sonra ne suyu ne yağmuru ne toprağı temizleyebilirsin.” 
Bu kitapta ressam Aslı Sinman Kutluay&apos;ın rengarenk resimleri eşliğinde toprağını, suyunu, ağacını korumak için el ele tutuşanların öyküsünü okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91114</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b6fd29b-964f-48f3-bf76-895ee97b33af.jpg</image:loc>
            <image:title>Kirli Para</image:title>
            <image:caption>İsviçre’nin en önemli offshore bankalarından Swiss United Bank adına çalışan başarılı bankacı Matthew Werner’ın bulunduğu jet şüpheli bir şekilde düşer. Bu esrarengiz ölüm eşi Annabel’i bankacılık dünyasının sırlarını ortaya çıkarmaya iter. Banka hakkında dünyayı sarsacak çok önemli bir haber üzerinde çalışan tutkulu gazeteci Marina ise finans dünyasının en güçlü erkeklerinin hatta kendisine çok yakın olan bazılarının bile şaibeli işlerin içinde olduğunu görür. Eğer Marina haberi yayımlarsa bu aynı zamanda Annabel’i üzen sorulara da cevap olacaktır.

Finans dünyasındaki entrikaların işlendiği gerilimi yüksek ve sürükleyici bir roman olan Kirli Para, The New York Times çok satan yazarlarından Cristina Alger’i bu türde başarılı bir yazar olarak gösteriyor.

“Finans sektörünü konu alan sürükleyici gerilim hikâyeleri okumaya alışık değiliz... Ancak Cristina Alger bu konuda tüm sınavları geçer... Aşırı zengin bankacılık dünyasının karanlığına heyecan dolu bir yolculuk sizi bekliyor.” 
—The Times (UK)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91115</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/127afa08-e12b-4ec0-a025-380c9be7bcc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Geronimo</image:title>
            <image:caption>İntikam ateşiyle dolu bir Apaçi’nin öyküsü... 
Apaçi Kızılderililerinin gerçek yaşamlarını onların büyük şeflerinin ağzından dinleyeceksiniz bu kez! 
Geronimo! 
O Kızılderili bir lider. 
Bir savaşçı... 
Beyazlara karşı mücadele veren kahraman son Kızılderili... 
Apaçiler arasında en saygı duyulan kişi... 
1858 yılında bir gün eve döndüğünde, eşi, annesi ve üç çocuğunu İspanyollar tarafından öldürülmüş buldu. O günden sonra her beyaza düşman kesildi. İçinde günden güne büyüyen intikam ateşiyle pek çok beyaz insanı öldürmeye çalıştı. İntikam ateşiyle yanıp tutuşan bir şamandı o... İyi bir şifacıydı. Büyücüydü. Bu onu ruhsal ve entelektüel bir lider yapıyordu. 
1870’te San Carlos’a yerleştirilen Geronimo, buradan kaçmayı başardıysa da tutuklanıp geri gönderildi. Dört kez daha kaçmayı başarıp tutuklanan Geronimo, beşinci kaçışından sonra yıllarca bulunamadı. Geronimo’yu yakalayamayan süvariler köylere saldırıp kadınları ve çocukları katletmeye başladığında ortaya çıktı. Halkına zarar gelmemesi için teslim oldu. 
Bir savaş mahkûmu olarak can vermeden önce S. M. Barrett’a hayatını olduğu gibi aktardı. İşte bu kitap ölümünden sonra naaşının gömüldüğü yerde bulunamayan şaman bir savaşçının öyküsü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91116</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0af0c06-af53-4509-b11b-c1103be1e7ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Makedonya&apos;dan Fransa&apos;ya - Hakim&apos;in Yolculuğu 3</image:title>
            <image:caption>Yüreğinin sesinden gidince daha mı kolay kavuşur insan sevdiğine?
Fabien Toulmé&apos;nin gerçek kişilerden ve yaşanmış olaylardan esin alarak üç ciltlik bir seriye dönüştürdüğü Hakim&apos;in Yolculuğu, sığınacak bir liman bulamadan yitip giden göçmenlere adanmış etkileyici bir grafik roman.
Sanatçının uzun araştırmaları ve bir buçuk yıla yayılan ikili görüşmeleri sonucu şekillenen anlatısı, Suriye&apos;deki savaş nedeniyle sahip olduğu her şeyi geride bırakıp yeni ve daha “yaşanabilir” bir hayat kurma hayaliyle yollara düşen kendi hâlinde bir bahçıvanın mücadelesine tanıklık ediyor. Seri, genç adamın Şam&apos;ın güney banliyösünden başlayarak Lübnan, Ürdün, Türkiye, Yunanistan, Makedonya, Sırbistan, Macaristan, Avusturya ve İsviçre üzerinden Fransa&apos;nın Aix-en-Provence şehrinde noktalanan zorlu yolculuğunu odağına alıyor.
Toplumsal yansımaları küresel boyutta hissedilen mülteci krizini farklı açılardan ele alan Toulmé, pek çokları için birer “öteki” olarak nitelenen mültecilerin yaşadıklarını anlamak ve anlatmak için çaba göstermekle kalmıyor; insanlık onuru gibi önemli bir konuya da dikkat çekiyor.
Evimi terk edeli nerdeyse üç yıl oluyor.
Serinin üçüncü cildi, 2015 yılının eylül ayına uzanıyor ve Hakim&apos;in yasadışı yollarla Makedonya&apos;dan Fransa&apos;ya kaçışını sayfalarına taşıyor. Baba ve oğul Atina&apos;ya varmış olsalar da Fransa&apos;ya ulaşabilmeleri için katetmeleri gereken yol uzun ve çetrefillidir. Orta Avrupa&apos;da yükselen yabancı düşmanlığına bağlı olarak Hakim ve oğlu, yolculuk boyunca insanlık dışı muamelelerle karşılaşırlar. Balık istifi araçlara bindirilip mülteci kamplarında zorlu günler geçirirler. Açlık ve dondurucu soğukla sınanıp kimi zaman parklarda kimi zaman sokaklarda sabahlarlar. Sınırları, gecenin zifiri karanlığında yürüyerek geçerler. Çaresizlik ve korku hissi tüm hücrelerini kaplamış olsa da Hakim asla kaderine teslim olmaz. Kalbinde yeşerttiği umut, oğlu Hadi&apos;nin varlığı ve diğer mültecilerle arasındaki koşulsuz dayanışma onu geç de olsa hedefine, ailesine kavuşturacaktır...
Yakın geçmişimizde ve coğrafyamızda yaşanan “iç acıtıcı” olayları en doğru ve tarafsız şekilde aktarabilmek için bir mültecinin tanıklığına başvuran Hakim&apos;in Yolculuğu, göçmenlere yardım eli uzatanlara ve dünyanın daha insani bir yer olmasına katkıda bulunanlara içten bir selam gönderiyor.
Yaşanmış bir hikâyeye dayanmasından ötürü hem bir belgesel hem de merak uyandırıcı bir haber röportaj niteliği taşıyan ve yaşama dair her duyguyu içinde barındıran seri, usta bir çizer ve hikâye anlatıcısı olan Fabien Toulmé&apos;nin güçlü görselleriyle müthiş bir sinematografik anlatım sergiliyor.
Artık beraberiz!
Sonsuza dek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91117</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5e70870-038e-4db2-8c91-bb4b9791e425.jpg</image:loc>
            <image:title>Zerdüşt-Bende Olan Ne Varsa Sizin Elinizde de Gizli</image:title>
            <image:caption>“Ben Zerdüşt, doğruluğun yandaşı, sevgi ve erdemin sözcüsü, kötülerin ve yalancıların düşmanı, iyilerin yaveri...” 
Hakikat yolunun yalnız arayıcısı Zerdüşt, aklını varlığıyla bütünleştirmiş, özgürlüğün ruhuna nüfuz etmesine izin vermiş bir bilgedir. Mozart’tan Nietzsche’ye, Stanley Kubrick’ten Jung’a kadar pek çok sanatçıya ve filozofa ilham olmuştur. 
Dünyanın en eski tek tanrılı vahiy dini Zerdüştlüğün peygamberi olan Zerdüşt, Tanrı’ya yapılacak ibadetin; dürüst düşünce, dürüst söz ve dürüst dualar sergilemekten geçtiğini anlatır. Zerdüşt’ün tanrısı Ahura Mazda, varlığı bağışlayandır ve aynı zamanda aklın kendisidir. Öğretisini Gatha’lar olarak bilinen on yedi ilahiyle insanlığa ileten Zerdüşt, binlerce yıl öncesinden seslenerek bizleri ümit, aşk ve muhabbetle dolu dünyasına davet ediyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91118</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b20e99b2-f1c0-4bc9-a0a3-16a1b6e32671.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Albümü</image:title>
            <image:caption>Aile Albümü’nde eski kuşaklardan ve günümüzden 80 şairin 127 şiiri yer alıyor. Bu şiirlerin ortak özelliği kişiyi eksen alan, bir anlamda vesikalık denebilecek şiirler olmaları. Kimisi çok bilinen kimisi ise biraz karanlıkta kalmış bu şiirler kendi dönemsel özellikleri ve temsil kabiliyetleriyle başka bir ışık altında yan yana getirilmiş bir edebi portreler galerisi oluşturuyorlar. Mungan’a kulak verelim: 
“Bu seçki sizde kucağınıza aldığınız bir ‘aile albümü’ hissi uyandırsın istedim; kendi hayatınızdan, yaşadığınız kentlerden, oturduğunuz mahallelerden, büyüdüğünüz sokaklardan tanıdık gelecek yüzlerin, hayatların, açık ya da örtülü varlığını sezdiren hikâyelerin içinde yer aldığı, ‘tasvir edilen’ kişileri gözünüzde canlandırabileceğiniz şiirlerden oluşan ‘aile boyu’ bir albüm yapmak istedim. Farklı bir prizmayla geçmişten günümüze, dedelerden, ninelerden torunlara iz düşüren bir soy ağacı, simli bir şiir tarihi… Ömrü yıllara, zamanlara dağılmış şairler ailesinin bir albümü.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91119</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/222faa2d-b364-41bd-b227-d4e120468cb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Platonia ile Bael</image:title>
            <image:caption>Platonia ile Bael seviyorlar birbirlerini, farklı diyarlardan gelip bir yuva kuruyorlar birlikte. Evlilik onları aynı yerde buluştursa da ayrı bakıyorlar meselelere. Kadın duygularına, erkek mantığına tutunmuş; çekiyor sürekli biri kendine diğerini. Evlilik gerçekten bu kadar gerilimli mi? Yoksa bilge ağaç Gariba öğretebilir mi ilişkilerdeki ve yaşamdaki dengeyi? 
Gelin, Platonia’nın nüktedan ve coşkulu sesine kulak verin! Bir kadının kendine has iç âleminden dinleyin evlilik masalını. Gelgitleri, haklı veya haksız tüm hareketleriyle yaşama bir de onun gözünden bakın. Vakit zaten hızlı akıyor biraz ANda kalarak rahatlamaya çalışın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91120</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50e83287-dc94-4b55-80cc-d1b804881df5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolan Sesler</image:title>
            <image:caption>Taiap ve Ubıhça nadir bir kuş türü veya ölmekte olan bir mercan kayalığı olsaydı, belki daha fazla insan onların içinde bulunduğu durumu bilir ve endişelenirdi. Ancak dünyanın her yerinde birçok benzersiz yerel dil, daha önce hiç görülmemiş bir hızla ölüyor. Bunu çok az insan biliyor veya önemsiyor. Peki, bu seslere ne oldu? Bu kitap dillerin neden ve nasıl yok olduğunun dramatik hikâyesini anlatıyor… 
 Kaybolan Sesler, bu gidişatın ürkütücü olmanın ötesinde anlamlar taşıdığını savunur. Dillerin kaybolması ve çevre sorunları arasındaki bağlantıyı öne çıkarır, kaybolan dillerin aslında dünya çapında yıkılmak üzere olan ekosistemin bir parçası olduğunu gösterir. Yağmur ormanları gibi değerli çevre kaynaklarını korumak için verilen savaşın, farklı kültürlerin ayakta kalması için verilen savaştan ayrılamayacağını ve ekolojik yıkım gibi dil ölümünün nedenlerinin de ekoloji-politika kavşağında bulunacağını öne sürer, çeşitli çözüm yolları ve stratejiler sunar. 
Antropolog Daniel Nettle ve Oxford Üniversitesi’nden Suzanne Romaine, dünyanın yok olmakta olan dillerini savunurken ölen dillerin son konuşanlarına da saygılarını sunar. Güney Carolina’da yaşayan Kızılderili Kızıl Fırtına Bulutu, Man dilini 1974’te beraberinde mezara götüren Ned Mandrell, dilbilimcilerin sesini kaydetmek için Türkiye’deki Hacıosman köyüne akın ettiği Tevfik Esenç gibi isimlere… 
Eğer bir gün dillerin paha biçilmez mirasını yok olmaktan kurtarabilirsek, bunda Kaybolan Sesler’in çok önemli bir payı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91121</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d575a9e-5996-4bf9-b58a-9267a87f4008.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano İçin Polifonik Düzenlemeler</image:title>
            <image:caption>Çeçen Kızı 
Güvercin Uçuverdi 
Ey Büt-i Nev Eda 
Yine Bir Gülnihal 
Tuti Mucize Guyem 
Şu Dereler Şu Düzler 
Kürdilihicazkar Saz Semaisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91122</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9a88c8a-31f2-46e2-9de1-3f54ba780ae6.jpg</image:loc>
            <image:title>Tepegöz</image:title>
            <image:caption>Oğuz yiğitlerinin cengi ve lanetli, baş belası bir devin romanı.  
“Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut’u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar.” 
- Ord. Prof. M. Fuat KÖPRÜLÜ 
“Dede Korkut Romanları” serisinin üçüncü kitabı Tepegöz, Oğuzların kudretli bir beyi olan Aruz Han’ın Oğuzların bilgesi Dede Korkut’a akıl danışmaya gitmesiyle başlar. Aruz Han, yıllar evvel oğlunu kaybetmiş acılı bir babadır. Ve son zamanlarda ortalıkta dolaşan bir havadis sebebiyle fazlaca kaygılanmaktadır. 
Oğuz beyleri bir av dönüşü, bir kütleye rastlarlar. Kütleyi tepince, kütlenin içinden tek gözlü tuhaf bir bebek çıkar. Aruz Han, bebeğe kıyamaz ve onu evine götürür. Kısa zamanda bir deve dönüşen Tepegöz, eşkıya olup Oğuzlarla savaşa tutuşur. Parmağındaki sihirli yüzük sebebiyle kimse ona bir şey yapamaz. Ta ki aslan avcısı korkusuz Basat, aylar önce gittiği savaştan dönene kadar… 
Tarihi bir roman olarak kaleme aldığı bu kitabında Ufuk Tufan, Oğuz Türklerinin başına bela olan, üzerlerine lanet olup çöken; Oğuzlarla yedi büyük savaşa girip onları haraca bağlayan; Oğuz’da neredeyse yemedik adam ve koyun bırakmayan tek gözlü bir dev ile aslan avcısı Basat’ın amansız savaşını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91123</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dae58faf-f693-43c9-9699-6f32c16626e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yok Çünkü Telafisi</image:title>
            <image:caption>“Handan orada bütün kadınların özeti gibi oturuyordu, daha doğrusu ben onun üzerinden oluşturduğum imgeye kadınlarda aradığım ne varsa yüklemiştim.”
 
Brüksel bitpazarında bir tezgâhta, üzerinde saksı izi olan, cilasız, eski bir sehpa. Gazeteci Murat Bora’nın hayatı, satın aldığı bu mobilyanın Abülhamit’in yaptığı bir tıraş sehpası olduğunu öğrenmesiyle değişir. Vaktiyle Pera’da müzayedeye çıkmış bu kıymetli eser nasıl olup da Brüksel’e gelmiş, bitpazarına düşmüştür? Sehpanın hikâyesini araştırmaya başlayan Murat, kendini bir keşif serüveninin içinde bulur: Tarihin karanlığına gömülmüş karmaşık aile ilişkileri, polisiye bir vaka, bizzat kendi geçmişi ve sonunda tutkulu bir aşk!
 
İlk romanı Işık Ülkesinden ile Yunus Nadir Roman Ödülü’nü kazanan Zeynep Göğüş, roman yolculuğunun yeni uğrağı Yok Çünkü Telafisi ile 2022 Oktay Akbal Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91124</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee722ec2-2545-418c-a462-e634324231a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük Annemi Öpmedi</image:title>
            <image:caption>“Dönüp baktığımda, bana ait anılar hep yabancıların arasında, hep hüzün doluydu. Direngen olmaya karar verdiğimde iki türlü savaşın ortasında kalmıştım. İlki; anlam veremediğim geçersiz nedenlerden dolayı beni kendinden uzaklaştırmış, uzak, bilmediğim yerlere atmış olan annemi hayatımın neresine koyacağımı bulma savaşıydı. İkincisi ise...” 

Bir insan yetişirken; bulunduğu çevrenin ve dayatılan davranışların insan üzerindeki önemini ortaya koyan bir roman olmuş. Özgürlüğün yasaklanmasının ve baskıların bir insan üzerinde ne kadar etkili olduğunu pedagojik açıdan ele alarak ne gibi sorunlara yol açtığını anlatan öykü, aslında her insanın; karanlık, yalnız, kırılgan ve içe dönük olma durumunun anlaşılmaz derinliğini, etkileyici ve şiirsel bir dille anlatmış Gülay Vural. 
Cezmi ERSÖZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91125</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a2e8682-e39a-4ab4-8daf-dfae22047824.jpg</image:loc>
            <image:title>Aralık</image:title>
            <image:caption>Bazen, bitmesin dediğiniz kısacık bir an, bütün hayatınıza tekabül edebiliyor. Geçirilen tüm vakitler, o zamanın yansıması oluyor. Bunu değiştirmek tek isteğiniz olsa da, ne yazık ki, değiştiremeyeceğinizi kabul etmek zorunda kalıyorsunuz. Ben de, istemeyerek de olsa, bunu kabullenmek zorunda kaldım. Artık bu hayatta tek başına olduğum ve tek başına devam edeceğim gerçeğiyle yüzleştim. 
Aralık, doğruluğu ve dürüstlüğü görev edinmiş, başarılı bir adamın yaşadıklarından sonra alacağı intikamı anlatan, hayatın gerçekçiliğini gözler önüne seren, sarsıcı bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91126</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5a2ba94-4362-466e-8738-2f8fa4f5c89f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Gözlerimde</image:title>
            <image:caption>Yaşamak ne zormuş ıskalanan hayatta! Soğudu yaşam; zamanın dışında, bir boşluğun içinde sallanıyor yüreğim. Büyük yanılgılar ve yenilgiler yaşamış bir insanım artık. Pusulam bozuk. Hangi yöne dönsem orası hüzünler ülkesi. Acılarımın gölgesinde ömrüm nasıl geçecek? 
Mesut Derdigüzel işinde iyi bir gazetecidir. Her şey yolunda giderken bir gün birdenbire hayatının seyri değişir: Almanya’da çalıştığı gazete iflas eder, işsiz kalır ve terk edilir. Geçmiş travmalarını tetikleyen bu durum onun Frankfurt’ta kalmasını imkânsız kılar ve yeni bir başlangıç yapmak üzere doğduğu topraklara, Trabzon’a gitme kararı alır. Orada yerel bir gazetede çalışmaya başlayan Mesut, kendini bir çocuk kaçırma vakasının gizemini çözmeye adar. 
Araştırdıkça çetrefilleşen bu dava çözülebilecek midir? 
Peki ya kendi acılarını başkalarınınkiyle harmanlayan bu adam ruhunu kurtarabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91127</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9396929-f299-4ed2-9794-c029e5f676d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulagan &amp; Son Kartal</image:title>
            <image:caption>Ulu bir devletten geriye kalan son savaşçının ölüm feryatları, rüzgârın uğultusuna karışıp zaman zaman kulağına kadar geliyordu. Oysa ortada bir savaş yoktu… Biraz önce zirvesine çıktığı sarp dağdan, ilerideki saklı bir gölün üstüne düşen kara bulutların gölgesine baktı ve şöyle dedi: 

“Vakit yok, gelmekte olan her neyse, yaklaştı artık…” 

Kan ter içinde Bulagan’ın yanına gelen yoldaşları, sıra dışı bir zamanda, sıra dışı bir vazife üstlendiklerini artık daha iyi anlıyorlardı. Nandor, kabzasında duran çift kılıcı iki eliyle yokladı. Şahin, sadağından kara kirişli yayına, üzerinde yılanbaşı olan bir ok çekip yerleştirdi. Barkın, gözlerini kapatıp nefesini tuttuktan sonra topuzunu kavradı ve şöyle mırıldandı: 

“Gelmekte olan bize değil, biz ona yaklaştık. Varsın artık o düşünsün.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91128</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2a5c65a-ab0f-4477-9b66-8df5f04e7dd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozuk Bir Türkçeyim Ülkemde</image:title>
            <image:caption>Bilmiyorsunuz, 
Kalbim, şimdi kırlangıçlara yol olan bir teklik 
Urbasında dünyanın öfkesini sakinleyen bir hiçlik 
Ve tüm sıfatları düzensiz bulutlara çeviren bir çelimsizlik 
İçinde kıvranıyor. 
Hangi hâkim yargılasa bizi 
Müebbedin kralını demirliyor denizlerimize 
İdam kurtuluştur ama 
Asmıyorlar yüzümüzü 
Âşık bir kadının göğüslerine. 
Gülmek bir tesadüften ibaret 
Uzun süre rastlanılmayan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91129</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28884490-527d-42fd-8636-b684a29e9263.jpg</image:loc>
            <image:title>Nurettin Şazi Kösemihal’in Müzik Düşünceleri</image:title>
            <image:caption>Nurettin Şazi, müzik konusunda çağdaşlarına göre oldukça donanımlı bir sosyologdur. Müzisyen bir ailenin içerisine doğar. Babası sayesinde kanun ve kemanla tanışır. Çocukluk yıllarında başlayan keman eğitimini uzun yıllar ara vermeden ilerletir. İlk hocası Mahmut Ragıp Gazimihal’dir. Sonrasında Ekrem Zeki Ün ve Karl Berger gibi müzikolog ve sanatçılardan uzun yıllar dersler alır. Yurt içi ve yurt dışında birçok konser verir. Mahmut Ragıp Gazimihal’le amca çocuklarıdır. İdil Biret ise kuzeninin kızıdır. Hatta İdil Biret’in dört yaşında müzik dehasını keşfeden ve onun hakkında ilk yazıyı yazan Nurettin Şazi’dir. 

Elinizdeki kitap Nurettin Şazi’nin gizli kaldığını düşündüğümüz müzik kimliğini ve müzik düşüncesini müzikoloji ve sosyoloji camiasına tanıtmak için hazırlanmıştır. Amacımız Türk sosyolojisinin müzik konusunda en üretken yazarlarından biri olan Nurettin Şazi’nin, sahip olduğu müzikal donanımları ve savunduğu müzik idealini araştırmacılarla buluşturmaktır. Bu kitapta incelenen müzik makaleleri ve yürütülen tartışma konularından sadece müzikoloji camiası değil bir o kadar da sosyoloji araştırmacıları da istifade edeceklerdir. Çünkü bu kitap sayesinde Cumhuriyet’in ilk kuşak sosyologlarının müzik düşüncesi ve dönemin müzik tartışmalarındaki konumunu, Nurettin Şazi özelinde inceleyebilmek mümkündür. Ayrıca Türkiye’de müzik sosyolojisi düşüncesine ait ilk mevcut metinler ve müzik sosyologları hakkında çalışan gerek müzikoloji gerekse sosyoloji araştırmacıları da bu kitaptan faydalanabileceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91130</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63a5a79d-72a6-4923-8369-c83c6142366e.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano Eşlikli Viyola Sonatları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap öğretmenler ve öğrenciler için senelerdir süregelen notaya erişme zorlukları, erişilebilen notaların edisyon farklılıkları ve bu notaların defalarca çalışılmış olmasından kaynaklı sıkıntılardan dolayı derlenen ve düzenlenen viyola sonatlarından oluşmaktadır. Yurtdışından edinilen farklı edisyonlar nesilden nesile ancak fotokopi yöntemi ile aktarılabilmiş ve her çalışmada alınan notlar ve değiştirilen duateler notaları neredeyse okunmaz hale getirmiştir. Başta güzel sanatlar liseleri, eğitim fakültelerinin müzik eğitimi anabilim dalları, güzel sanatlar fakülteleri ve konservatuvarlarda yapılan viyola eğitimi için sonatların kolay erişilebilecek temiz notaları ve bu eserlerin piyano eşliklerinin olduğu bir albüm önem kazanmaktadır. 
 
Bu albümde Haendel, Telemann, Eccles ve Boccherini’ye ait 5 sonat yer almaktadır. Ana kitapta sonatların piyano eşlikli partileri, kitabın beraberindeki ayrı kitapçıkta ise sadece viyola partileri yer almaktadır. Eserler, viyola eğitiminde sıklıkla kullanılan sonatlar taranarak ve öğrencilerin teknik gelişimleri göz önünde bulundurularak seçilmiştir.  Öğrencilerin viyola eğitimindeki ilk senelerinden itibaren çalabilmelerine yönelik bir teknik içerik gözetilmiştir. Duateler ve konumlandırmalar olabildiğince çalgının yapısına ve yorumlamaya en uygun şekilde düzenlenmiştir. Sonatlar kolaydan zora doğru sıralanmıştır. Örneğin ilk sonat sadece I. konum içerirken en son sonat I., II., III., IV. ve V. konum geçişlidir. Öğrencilerin bir piyaniste ihtiyaç duymadan birlikte müzik yapma zevkini tatması için eserlerin piyano eşlikleri karekod şeklinde eserlerin başına eklenmiştir.  Bu eşliklere karekod okutarak ulaşabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91131</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52a42280-28ba-4536-a441-3eb10cc32852.jpg</image:loc>
            <image:title>Turizmi Haberleştirmek</image:title>
            <image:caption>Turizmi yalnızca tek boyutlu bir keyif ve boş zaman geçirme faaliyeti olarak haberleştirmek, turizm haberciliği sayılabilir mi? Turizmi haberleştirirken, yalnızca güneşin, denizin, kumun, kışın/karın ve dağların güzelliğini; yiyecek ve içeceklerin en lezzetlilerinin sunulduğu mekânları, sektörden kazanılan parayı mı anlatacak, yoksa sektörün doğaya, yerel kültür ve hayata etkisine de dikkat çekecek miyiz? Verilen hizmetin kalitesini, hizmet alanların memnuniyetini önemseyecek fakat o hizmeti veren kimi göçmen ve güvencesiz işçileri ilgi alanımızın dışında mı tutacağız? Turizm haberciliğini “doğruyu söylemek”ten farklı değerlendirip, bir destinasyonun “tanıtımı” adına, gerçek durumdan farklı bir tablo çizmeyi olağan mı sayacağız? Yoksa, “turizm haberciliği”nin kentleri, kültürleri, ülkeleri, insanları birbirine tanıtmak ve aralarında köprüler kurmak olduğu bilinciyle mi gazetecilik yapacağız? Bu kitapta; dünyanın farklı ülkelerinden gazeteciler, akademisyenler ve kaşifler turizm haberciliği konusundaki deneyimlerini aktarmaya ve yukarıdaki sorulara yanıt aramaya çalıştılar. Turizm haberciliğinin bir ayağında hikâyelerin yaratılması, diğer ayağında da o hikâyelerin anlatılması olduğunun, gazetecilerin de iyi bir hikâye anlatıcısı olmaları gerektiğinin altını çizdiler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91132</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9a33e27-91c1-4187-a758-8cf6bd935af3.jpg</image:loc>
            <image:title>Azbahar</image:title>
            <image:caption>Ve kuş kanatlarına yapıştırıp aşkı, 
Saldım gökyüzüne 
Uçsun dört bir yana! 
Sildim acıyı hatırlatan ne varsa… 
Sildim mevsimlerin adını, 
Böyle yazdım şiire; 
Bahar, yazbahar, azbahar, ilkbahar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91133</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae1a1d72-c6c2-4087-a28c-b7b5c7568b22.jpg</image:loc>
            <image:title>Bedeli Ödenmiş Cümleler</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitap, özellikle son 30 yıldaki çok yüksek tempolu bir koşuşturmada, 
kendime ayırdığım anlarda kaleme alındı. 
Öykü, şiir ve denemelerin her biri ruhumdan birer koku ve tat.  
&quot;Bedeli Ödenmiş Cümleler’de” sizler de kendinizden bir şeyler bulacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91134</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/364e4d7d-7dd8-498d-8cff-71464ff96100.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökkuşağının Mavisinde Buldum Seni</image:title>
            <image:caption>Geçerli akçe kibir, 
Can çekişiyor fikir. 
 
Duygularım med cezir, 
Kemir, nefsimi kemir. 
 
İşte böyle bir devir, Bekliyor bizi kabir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91135</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd35c83d-1452-4a33-a826-1b762afb96dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Hakla</image:title>
            <image:caption>İyi insanların din kanun ve kurallara ihtiyaçları yoktur, 
çünkü onların kanun ve kuralları kendi vicdanlarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91136</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02b8fab1-ef6a-4756-8089-f2b63fac76e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Bana İyi Geldin</image:title>
            <image:caption>İyi ki geldin dünyama 
Aniden böyle 
Sen bana iyi geldin yar 
Git desem de dinleme 
İlacı oldun ağrıyan kalbimin 
Kal gitme ne olur, sen kal benimle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91137</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9aa3269-844a-4877-9055-6a5c5d49640f.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Doktoru</image:title>
            <image:caption>Hazım sorunları olan bir ejderhaysanız… Kolu sürekli dikişlerinden ayrılan bir zombiyseniz… Ayakları sürekli sızlayan bir yetiyseniz…
Sizin için doğru adres Canavar Doktoru’dur. Hemen arayıp bir randevu alın çünkü doktor için hiçbir şey asla tedavi edilmeyecek kadar çok küçük değildir ya da hiçbir yaratık çok büyük değildir. Canavarların dünyası hiç bu kadar komik olmamıştı.
John Kelly’nin hem yazıp hem de çizdiği Canavar Doktoru ile sizler de sıra dışı yaratıkların sevimli dünyasına girmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91138</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cd572e2-3852-4384-b07c-bb60536f0ca0.jpg</image:loc>
            <image:title>Teen Titans Go! Parti Parti!</image:title>
            <image:caption>Evrendeki en havalı genç süper kahraman takımı Teen Titans ve takımın üyeleri Robin, Yıldız Ateşi, Cyborg, Kuzgun ve Canavar Çocuk! Onlar pizza canavarıyla, canlanan oyun konsoluyla ve beceriksiz kötüler birliğiyle savaşırken onlara eşlik edin. Süper kahraman temalı mini golf sahasını yok etmek, Silikon Vadisi’nde şirketin başına geçmek, balık git oyununu kıyasıya mücadeleyle oynamak, galaksilerarası telefon şakaları yapmak ya da yalnızca kızların katılabildiği pijama partileri düzenlemek ve çok daha fazlası... Dostlarımız bu şamata ve macera arasından hep zaferle çıkmayı başarıyor (yani çoğu zaman diyelim). Teen Titans bol eğlenceli hikâyelere imza atarken siz de eğlenin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91139</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ed5d6ea-a9d0-4e20-8e5a-9468d570bf94.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş</image:title>
            <image:caption>Alaska’nın ücra bir köşesinde annesiyle ve babasıyla birlikte mutlu bir hayat süren dokuz yaşındaki Rachel kendi kızak köpekleriyle yarışlara katılacağı günlerin hayalini kurar. Kızak köpekleri yetiştirip yarışlara katılan babası bir gün ona yeni doğan yavrulardan birini verince Rachel hayaline biraz daha yaklaşmış olur. Babası bu çelimsiz yavrunun kızak köpeği olamayacağını düşünür. Rachel da Gümüş adını verdiği yavrunun gerçek bir şampiyon olduğunu kanıtlamak için kolları sıvar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91140</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e77d42a-2c51-4cc1-8318-3d4f3f4d3e19.jpg</image:loc>
            <image:title>İp Kuyruklu Tavşan</image:title>
            <image:caption>İzbarço diğer tavşanlardan biraz farklı ve bu durum onu zaman zaman çok üzüyor. Diğerleri gibi ponpon bir kuyruğu olmadığı için arkadaşlarının kuyruğu hakkında yaptığı yorumlardan rahatsız oluyor. Sizce bir gün İzbarço’nun ve arkadaşlarının fikri değişir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91141</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f2b0ebf-9991-4b4d-9d24-5c3cef5f480e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarifsiz Neşe Değerli Hüzün</image:title>
            <image:caption>Yavuz Dizdar, Tarifsiz Neşe Değerli Hüzün’de güncel konuları yaşamdan örnekler vererek naif bir dille irdeliyor. 
Geçmişte göz ardı ederek büyümesine yol açtığımız 
sorunları geniş bir çerçevede ele alıyor.  
Deneyimlerini de içine katarak biçimlendirdiği anlatımı, 
hayatı yeniden anlama ve anlamlandırmaya yönelik 
samimi bir kılavuz özelliği taşıyor. 
“Gerçek hüzünler neşenin aksine doğurgandır, neşe etrafa mutluluk tohumları saçar, ama değerli hüzün o 
 tohumları esere dönüştürür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91142</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/881238d2-f9d3-4d27-a2fb-0013af3e9bd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalperest Koala</image:title>
            <image:caption>Hayalperest Koala her gece odasının camından yıldızları izliyor. Gökyüzünde neler var, bu yıldızlar nereden geliyor, nereye gidiyor? Bu merakını gidermek için ise bir fikri var. Hayalperest Koala ile gökyüzünde harika bir maceraya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91143</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1744953-5539-4e40-bdff-e8f9277ecfc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolan Dinozor</image:title>
            <image:caption>Cesaretin var mı dinozoru bulmaya?
En büyük, en güçlü olsa da...
Kaybetmiş kendini ormanda, belki de dağlarda. Nerede bu dinozor acaba? Bakalım sayfalarda gizlenen dinozoru bulabilecek misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91144</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7b1cd6d-7afd-4c86-abd8-251b9afc0979.jpg</image:loc>
            <image:title>Araçlar-Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Boyama Araçlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91145</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c150844a-539f-4c82-9638-990b71bf374c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumburlop Denize-Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Boyama Cumburlop Denize</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91146</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78dd1c75-8bd7-49aa-9050-f58455dffb82.jpg</image:loc>
            <image:title>Mikrop Avcıları-Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Boyama Mikrop Avcıları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91147</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b0e9290-e669-4c84-a493-aaa4fac0edd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Dürümler-Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Boyama Son Dürümler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91148</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83d049d4-4cc5-48d3-8b3f-365be205907d.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefesin Şifa Veren Gücü</image:title>
            <image:caption>Kadim öğretilerin uzun yıllardır bildiği ve söylediği şeyi artık bilim de söylüyor: Nefesimiz, sinir sistemimizi, kim olduğumuzu ve nasıl bir hayat yaşadığımızı etkiliyor. Psikoloji ve genel olarak tıp dünyasında yakın zamana kadar yeri olmayan nefes çalışmalarının, sinir sistemini nasıl hızlı ve kolay şekilde dönüştürebildiğini anlatan Nefesin Şifa Veren Gücü, okurları nefes farkındalığı yolculuğuna davet ediyor.
Nefesin Şifa Veren Gücü’nün temel iddiası şu: Nefes farkındalığı, kişinin bedenine, zihnine ve hayatına denge getirmesinin en kolay ve en güçlü yollarından biridir. Bu kitapta yer alan nefes çalışmalarını öğrenmek ve uygulamak için ihtiyacınız olan şeyler, gün içerisinde kendinize zaman ayırmak ve kayıtları dinlemek için bir kulaklık. Zeynep Aksoy’un seslendirdiği kayıtlar, nefes farkındalığı yolculuğunuzda yanı başınızda olacak ve böylelikle kitapta yer alan nefes çalışmalarını kolaylıkla hayatınıza katabileceksiniz.
Nefesin Şifa Veren Gücü’nde yer alan, öğrenmesi ve uygulaması kolay nefes çalışmaları ile stresi ve kaygınızı azaltabilir, konsantrasyonunuzu artırabilir ve sinir sisteminizi, dolayısıyla duygularınızı dengeleyebilirsiniz.

Bu kitapta Nefesin Şifa Veren Gücü ses kayıtlarını indirebileceğiniz bir QR kodu bulacaksınız.Kitabın bölümlerinde, ses kayıtlarının nefes çalışmalarında nasıl kullanılacağı açıklanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91149</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eacfa71-bb2f-4499-95ae-4a3440cd08d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklın Yolu</image:title>
            <image:caption>“Gayet zeki bir hayvan ile hayli sınırlı yeterlilikteki bir adam arasındaki uçurum muhtemelen bir mankafa ile bir dâhi arasındakinden daha büyük değildir. Bu yüzden, (...) onlar arasındaki bir başka bakımdan, eğilim ve duygularının benzerliğinden kaynaklanan ve yine her ikisini birbirine mezceden benzerlik zaman zaman şaşırtıcı şekilde bariz hale gelir ve hayreti mucip olur. Bu mülahaza bütün hayvanlarda iradenin asli ve esasi şey olduğunu açığa kavuşturur; buna mukabil zihin tali ve ilave bir şeydir, aslında iradenin hizmetinde safi bir araçtır.” Kitaplığın daha önceki kitapları Akıl Zayıflığı ve Akıl Sağlığı gibi, şimdi Aklın Yolu başlığıyla yayımlanan bu metin de aklın mahiyeti üzerinde duruyor, isteme karşısındaki vaziyetini, ona nazaran zayıf ve onun karşısında kırılgan yanlarını ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91150</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34eec7b2-cbb1-45ff-8ccc-bff196b25a78.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen ve Evren Uzay Yolcusu Kalmasın!</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en eğlenceli uzay yolculuğu başlıyor. 
Güneş sistemimizden GALAKSİMİZE ve ÖTESİNE uzanan bu İNANILMAZ yolculukta, kafayı uzayla bozmuş Dara Ó Briain&apos;a eşlik etmeye hazırlanın! 
Siz de bu soruların yanıtlarını merak edenlerden misiniz? 
Nasıl astronot olunur? (Çocuk oyuncağı! Ama abartıyor da olabilirim.) 
Venüs’ü ziyaret etmek nasıl fikir? (Berbat.) 
Evrenin sonu nasıl gelecek? (Dert etmeyin, gelmeyecek. Gerçekten!) 
Tüm bunları ve çok ama çok daha fazlasını KEŞFETMEK için evdeki RAHAT koltuğunuzu bırakmaya kararlıysanız, çantalar toplansın, uzay yolcusu kalmasın! 
 Dikkat! Elinizdeki kitap, bildiğiniz UZAY kitaplarına hiç benzemiyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91151</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34b1cfda-0b59-4b80-b643-0573d32effce.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhkoparan Morrigan Crow&apos;un Peşinde</image:title>
            <image:caption>38 Dile Çevrilen Nevermoor Serisi Devam Ediyor. 
 “2020’Nin En İyi Kitabi” Seçkilerinde 
Waterstones • Apple Book • Booktopia • Bookriot 
Nevermoor&apos;da Tuhaf Şeyler Oluyor… 
Morrigan Crow Ve Arkadaşları Wunderous Cemiyeti’nde Ilk Senelerini Atlattılar, Gudubet Pazarı’nın Alaşağı Edilmesine Yardım Ettiler Ve 919. Ekip’in Sadık Üyeleri Olduklarını Kanıtladılar. Şimdiyse Morrigan Yeni, Heyecan Verici Bir Zorlukla Karşı Karşıya: Usta Bir Wundersmith’in Vazgeçilmezi Olan “Aşağılık Yöntemler”I Öğrenmek Ve Kendisini Tüketmekle Tehdit Eden Gücü Kontrol Etmek. 
Keşke Hepsi Bu Kadar Olsa! Nevermoor’A Garip, Ürkütücü Bir Hastalık Musallat Oldu Ve Bulaştığı Wunder Hayvanları Av Peşinde Koşan Akılsız, Yırtıcı Hayvansılara Dönüştürüyor. Bu Illetin Kurbanları Çoğaldıkça Panik Yayılıyor Ve Sevdiği Şehir Korku Içinde Boğulurken Morrigan,  Ruhkoparan’A Deva Bulmanın Kendisine Düştüğünü Anlıyor… Bu Arayışı Onu –Ve Nevermoor&apos;daki Herkesi– Akıl Edebileceğinden Çok Daha Fazla Tehlikeye Sokacak Olsa Bile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91153</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f0fd6a8-a94e-4136-9215-23d96176cd83.jpg</image:loc>
            <image:title>Şık (Günümüz Türkçesiyle)</image:title>
            <image:caption>Ey okur! Şık’ın bu cehaletini, bu eblehliğini romancının hayal gücünde vücut bulmuş bir mübalağa olarak kabul etmeyiniz. Ben bu satırları sırf hayalimden yazmıyorum. Modelim görüp işittiğim hakikatlerdir. Bu hakikatlere rastlamamda ben de şüphe ettim. Fakat sağlamasını yaptım. Doğru buldum. Hayal ne kadar hayal olsa yine az çok hakikatten doğar. 
 
“Dönemin sokak hayatının, caddelerinin, mimarisinin, eğlence âleminin  ya da ev yaşamının yanı sıra, Hüseyin Rahmi şehrin kozmopolit, çok kültürlü dokusunu ve gündelik yaşama dair daha birçok ayrıntıyı da eserlerinde cömertçe bizimle paylaşır. Konuşma dilini edebiyatta en iyi temsil eden ve bu dilin renklerini metinlerine en ustaca yansıtan yazarlarımızdan olan Hüseyin Rahmi’nin bu üslup özelliğinin örneklerine, ilk romanı olan Şık’ta da sıklıkla rastlamak mümkündür.” 
Erkan Irmak 
 
“Kimsin sen çocuğum?” 
“Şık yazarı Hüseyin Rahmi…” 
 
&quot;Matbuat Caddesi&quot;ne ilk adımını atan genç Hüseyin Rahmi, Ahmet Midhat Efendi’ye kendini bu şekilde tanıtır. Bu ifade aynı zamanda büyük bir romancının edebiyat dünyasına kendini takdimidir. 
Yazarın ilk romanı olan Şık, kitabın önsözünde de ifade edildiği gibi daha sonraki birçok başyapıtın işaretlerini de taşımaktadır. 19. yüzyıl sonu İstanbul’unun, Beyoğlu’sunun birçok rengini önümüze seren bu küçük roman, ibretlik ve eğlenceli hikâyesiyle her dönemde okunmayı hak ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91154</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88b48fd4-9e0b-45af-8747-9714258e6ff4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahaf Mendel (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Zweig bu derlemede yer alan iki novellasında kitaplara, edebiyata ve sanata bağlılıklarını saplantı haline getirmiş insanların hikâyelerini anlatır. Her iki yapıtın da arka planında I. Dünya Savaşı, değişen kültürel hayat, yozlaşmış Avrupa, ekonomik bunalım ve yoksunluklar vardır. Ancak Zweig’ın karakterleri bütün dikkatlerini öyle mutlak bir coşkunlukla kendi ilgi alanlarına yöneltmişlerdir ki savaşın ve vahim sonuçlarının farkına bile varmazlar. Sahaf Mendel, eşsiz belleği ve bilgisiyle Viyanalı entelektüellerin gözbebeği sahaf Jakob Mendel’in trajik hikâyesidir. Sadece kitapların dünyasında var olabilen bu adamın başına savaş sırasında talihsiz bir olay gelir. Sonrasında ne Mendel eski Mendel’dir artık ne de Viyana eski Viyana. Görülmeyen Koleksiyon’da, Zweig bizi hiperenflasyonun hüküm sürdüğü 1920’lerin Almanya’sına götürür. Yeni zenginlerin sanat eserlerine gösterdiği yoğun ilgi yüzünden dükkânı tamtakır kalan saygın bir antikacı, sanat koleksiyonundan birkaç değerli parçayı ucuza kapatmak umuduyla eski bir müşterisini ziyaret eder. Ancak hiç beklemediği bir tabloyla karşılaşır. Unutulmayacak Bir İnsan ise yazarın mutlu yaşamın formülünün servet yerine dost biriktirmek olduğuna işaret ettiği, yüreklerimizi ısıtan bir öyküsüdür</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91155</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61ca6be6-6f10-4c5a-be3c-56d05bb93292.jpg</image:loc>
            <image:title>Eddy&apos;nin Sonu</image:title>
            <image:caption>1990&apos;ların sonunda, Kuzey Fransa&apos;daki yoksul bir kasabada, işsizlik, alkolizm, ırkçılık ve homofobiyle iç içe büyüyen Eddy Bellegueule&apos;ün tek istediği ailesinin, arkadaşlarının ve kasabalıların gözünde bir delikanlı olmaktır çünkü burada oğlan çocuklarından, kasabadaki yaşam tarzının ürünü olan bir erkeklik tipine uymaları beklenir. Fakat kendini çocukluğundan beri farklı hisseden Eddy, her geçen gün etrafındakiler için daha fazla sorun teşkil edecektir.   
Yirmiden fazla dile çevrilen, toplumsal eşitsizlik, cinsellik ve şiddet üzerine tartışmalara yol açan Eddy’nin Sonu dokunaklı, evrensel bir çocukluk ve büyüme hikâyesi. Aynı zamanda cinsel uyanışa ve eril zorbalığa dair çarpıcı bir metin. 
 
“Muazzam bir güç ve sahicilik yüklü.” 
Annie Ernaux Eddy’nin Sonu sadece dikkate değer bir etnografi değil, aynı zamanda farklılık ve ergenlik hakkında, birçoğundan çok daha gerçekçi olan büyüleyici bir hikâye.” 
 
The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91156</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/144a6dd2-a58e-48f5-a133-3c7ab85812ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüneldeki Çocuk (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Sait Faik yolda, sinema önünde, otobüste, köprü üstünde, vapurda, Gülhane Parkı’nda, ne bileyim bir dükkânda ya da İstanbul’un en kıyıda köşede kalmış bir yerinde rastladığı insanları kollarından tutup öykülerine sokuşturur. 
Tabii, bu öyküleri düzmek için yanaştığı her insana hemencecik el atmaz, onları, kavun alıyormuş gibi iyice tartar, koklar ve öykü olabilecek bir yan bulduktan sonra onlara kucak açar. Çünkü ona göre her insanın içinde öykü bulunmaz. Yazara düşen iş, içinde öykü taşıyan insanı kıstırmaktır. Bir kez kıstırdıktan sonra da elini uzatıp onun içinden öyküyü çekip çıkarmaktan başka iş kalmaz.” 
Salâh Birsel, Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu’dan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91157</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a6167e7-a126-43fc-8b9d-1cf04113e72c.jpg</image:loc>
            <image:title>Burun</image:title>
            <image:caption>Burun, Rus gerçekçiliğinin öncüsü Gogol’ün monarşinin hüküm sürdüğü çarlık döneminde kaleme aldığı Petersburg Öyküleri derlemesi içinde yer alan öykülerden biri. Ait olduğu yüzü terk eden bir burnun ve o burnun sahibi devlet memurunun gerçeküstü hikâyesini anlatıyormuş gibi gözükse de, dönemin Rusya’sına ve Rus toplumuna dair son derece gerçekçi bir bakış açısı sunan Burun aynı zamanda bir hiciv şaheseri.  
“Gogol uzun süre bu şakanın basılmasını istemedi; ama biz, bu öyküde öyle şaşırtıcı, akla sığmaz, neşeli, özgün şeyler bulduk ki öykünün elyazmasının bize verdiği zevki okuyucularımızla paylaşmaya razı olması için kendisini güçlükle kandırabildik.” 
Aleksandr Puşkin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91158</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c96e4aa-256e-4b0a-9236-4fec9bdbe73d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şık (Açıklamalı Orijinal Metin)</image:title>
            <image:caption>Ey kari! Şık’ın bu cehaletini, bu belahatını romancının hayalhanesinde vücut bulmuş bir mübalağa olarak telakki etmeyiniz. Ben bu satırları sırf hayalimden yazmıyorum. Modelim görüp işittiğim hakikatlerdir. Bu hakikatlere tesadüfümde ben de şüphe ettim. Fakat mihenge vurdum. Doğru buldum. Hayal ne kadar hayal olsa yine az çok hakikatten doğar. 
“Dönemin sokak hayatının, caddelerinin, mimarisinin, eğlence âleminin ya da ev yaşamının yanı sıra, Hüseyin Rahmi şehrin kozmopolit, çok kültürlü dokusunu ve gündelik yaşama dair daha birçok ayrıntıyı da eserlerinde cömertçe bizimle paylaşır. Konuşma dilini edebiyatta en iyi temsil eden ve bu dilin renklerini metinlerine en ustaca yansıtan yazarlarımızdan olan Hüseyin Rahmi’nin bu üslup özelliğinin örneklerine, ilk romanı olan Şık’ta da sıklıkla rastlamak mümkündür.”  
“Kimsin sen çocuğum?” 
“Şık muharriri Hüseyin Rahmi…” 
“Matbuat Caddesi”ne ilk adımını atan genç Hüseyin Rahmi, Ahmet Midhat Efendi’ye kendini bu şekilde tanıtır. Bu ifade aynı zamanda büyük bir romancının edebiyat dünyasına kendini takdimidir. 
Yazarın ilk romanı olan Şık, kitabın mukaddimesinde de ifade edildiği gibi daha sonraki birçok başyapıtın işaretlerini de taşımaktadır. 19. yüzyıl sonu İstanbul’unun, Beyoğlu’sunun birçok rengini önümüze seren bu küçük roman, ibretlik ve eğlenceli hikâyesiyle her dönemde okunmayı hak ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91159</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18a926ed-5f71-42af-83c5-ef2649d3db19.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Değil Kiti – Kiralık Bekçi Köpeği</image:title>
            <image:caption>Müzik tutkunu kedilerle dolu bir ev, ama bu kediler 
SESSIZ DURMAK ZORUNDA! Kedilerin orkestrasından rahatsız olan komşuları, onların artık gürültü yapmamasını, en ufak ses bile çıkarmamasını sağlamak üzere bu konuda uzman bir bekçi köpeği kiraladılar. Kedilerin başı dertte. DERHAL bir çözüm bulmak zorundalar. Çözüm her zamanki gibi turuncu kedi giysili küçük kızdan geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91160</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07997a24-c32f-4705-82c3-927294c1858f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaramaz Porsuk Dani</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü çocuk ve gençlik kitapları yazarı ve saygın edebiyat ödülleri sahibi Christine Nöstlinger’in, kendine has tarzıyla yazdığı birbirinden eğlenceli ve düşündürücü öyküler sizi bekliyor… Porsuk Dani ormandaki bütün hayvanlarla iyi anlaşıyordu, biri hariç. Tavşan Hubs, arkasından kozalak fırlatmaktan tutun da komik lakaplar takmaya kadar, Dani’ye etmediğini bırakmıyordu. Porsuk Dani buna bir çare bulmalıydı… Annesinin doğum gününde bir çiftçinin bahçesindeki çiçekleri toplayan Porsuk Dani, çiftçinin koşarak ona doğru geldiğini görünce ne yapacağını bilemedi… Anlayacağınız Porsuk Dani’nin maceraları hiç bitmiyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91161</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af6b1619-dd42-4d64-b963-39bf580ef384.jpg</image:loc>
            <image:title>Popüler Sinema’nin Mitolojisi II Suç Filmleri</image:title>
            <image:caption>Popüler Sinema’nın Mitolojisi’ne eklediğimiz ikinci halka, geçen yüzyılın en kitlesel sanatsal dışavurum aracı olan yedinci sanatın suçla imtihanına bir bakış atma denemesidir. Olgunun doğuşundan 70’li yıllara kadar geçen dönemin masaya yatırılması anlamına gelen “Suç Filmleri”, türün bütün yapısal problemlerini, tasnif edilme sorunlarını, zaman içinde birbirinin içine giren, dağılan ve farklı isimlerle, bakış açılarıyla yeniden bir araya gelen tür / alt tür karmaşasını bünyesinde barındırmaktadır. 
“Western”, “Korku”, “Komedi”, “Müzikal” gibi adlandırmalar; zaman içinde ortaya çıkardıkları göstergeler, tematik özellikler ve biçimsel yönelimlerle, diğer türlere oranla daha net bir ayrımı gerçekleştirirken, söz Suç Sineması’na geldiğinde sınıflandırma kolay sağlanamamıştır. Kendi içinde “Gangster”, “Polisiye / Dedektif”, “Gerilim”, “Kara Film”, “Casus”, “İnfazcı”, “Politik Suç”, “Mahkeme”, “Soygun” gibi pek çok kola ayrılan suç filmlerini kronolojik bir bakışla ele almak, onları parçalara ayırıp tekrar bir araya getirmek; zahmetli ve kimi zaman da tutarlılık sorunlarını beraberinde getiren bir çabadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91164</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f82fdeb3-1eb4-464f-8fa3-b620f95081a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Makarna Avcıları</image:title>
            <image:caption>Ördek ve Minik At, en zor bulunan makarnayı arıyorlar… SPAGETTİ! 
Ödüllü yazar Morag Hood’un bu komik öyküsü herkesi çok güldürecek! 
“Sıra dışı ve eğlenceli… Çocuklar yemek zamanlarını kahkahalarla geçirecek.” Sunday Times 
“Keyifli ve komik, hem okuyan hem de dinleyen için çok eğlenceli.” Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91165</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f41b49f-2b86-4a64-b3ca-edbd7022f9f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanguru Renkleri Öğreniyor</image:title>
            <image:caption>Minik kanguru, zıp zıp zıplıyor, zıplarken şarkılar söylüyor. 
Ama minik kanguru, sadece mavi rengi biliyor. Rastladığı her şeyin mavi olduğunu söylüyor. Dünyamız, mavi kadar güzel renklerle dolu. Başka renkler de öğrenecek minik kanguru!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91166</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d31c49d6-5593-410c-873e-a9e863b27af0.jpg</image:loc>
            <image:title>Merdümgiriz</image:title>
            <image:caption>“Sevgili Merdümgiriz! Dönüşebilir, yenilenebilir ve iyileşebilirsin. Aşkta, parada, sevgide, mutlulukta istediğin yaşamı gerçek kılabilirsin. Kendine karşı samimiyetle ve şefkatle yaklaştığında yenilenip iyileştiğine şahit olabilirsin. Bunu gerçekten başarabilirsin.” 
 
Aşkım Kapışmak, Merdümgiriz’de okurların çıkmaza giren duygularıyla yüzleşmelerini sağlıyor. Kayıtsızlık, sevme becerisi, olumsuz düşünme, vazgeçme bilgeliği gibi farklı konularda yol göstererek kılavuzluk yapıyor. Merdümgiriz hayata yeni bir bakış açısıyla bakmak, dönüşmek, yenilenmek ve iyileşmek isteyenler için bir yol haritası niteliğinde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91167</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e5815ce-a948-4b96-b2fc-4fde67d8326c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mezbaha Beş</image:title>
            <image:caption>YAŞAMIN HER ANINI FARKLI BİR ŞEKİLDE DENEYİMLEMEK İSTEYENLERE! 
Dinleyin: Billy Pilgrim zamanda koptu. 
Billy bunak bir dul olarak uykuya daldı ve düğün gününde uyandı. 1955’te bir kapıdan geçti ve 1941’de bir başka kapıdan çıktı. O kapıdan tekrar geçti ve kendini 1963’te buldu. Doğumunu ve ölümünü bir çok kere gördüğünü ve aradaki tüm olaylara gelişigüzel seyahatler yaptığını söylüyor. 
Öyle söylüyor. 
Billy Pilgrim zamanın akışından kopmuştur. Artık hayatını dilediği gibi ileriye ve geriye sarabilir. İsterse Tralfamadore gezegeninden uzaylıların kendisini kaçırdığı güne, isterse savaş esiri olarak tutulduğu Dresden’i müttefik uçaklarının bombaladığı güne ışınlanabilir. Billy’nin parçalanmış hayatı hepimize kendi hayatımızda aradığımız anlamı düşündürüyor. Mezbaha Beş bir modern klasik – Vonnegut’un başyapıtı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91168</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3fae502-5367-489c-bec9-f45b753af619.jpg</image:loc>
            <image:title>Şampiyonların Kahvaltısı</image:title>
            <image:caption>GELİN GÖRÜN, 
SİZ DE AKLINIZI 
KAÇIRACAKSINIZ! 
Amerika’yı, insanların gerçek hayattan bu kadar uzak olduğu, tehlikeli ve mutsuz bir ülke yapan şeyi anlayınca, hikaye anlatmayı bırakmaya karar verdim. Hayat hakkında yazacaktım. Her insan, bir diğeriyle tam olarak aynı ölçüde önemli olacaktı. Bütün gerçeklere eşit ağırlık verilecekti. Hiçbir şey dışarıda bırakılmayacaktı. Başkası düzen getirsin kaosa. Ben tam tersine düzene kaos getirecektim, ki bunu da yaptım bence. 
 Başarılı oto galerisi sahibi Dwayne Hoover, şiddetli bir orta yaş krizine girmek üzere. Farkında değil, ama değeri bilinmemiş bilimkurgu yazarı Kilgore Trout kendisine doğru ilerliyor. Çok geçmeden karşı karşıya geldiklerinde, onları çok önemli bir misafir bekliyor olacak. Şampiyonların Kahvaltısı, zenginleşen Amerikan toplumunun zihnini cinsellik, siyaset, savaş ve daha fazla tüketimle bombardımana tutan kitlesel medyayı alaya alan karnaval niteliğinde bir şaheser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91169</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79e68921-12a0-4050-8a14-7b13561b7167.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Beşiği</image:title>
            <image:caption>BÜTÜN BİLDİĞİNİZ FELAKET SENARYOLARINI UNUTUN! 
Felix Hoenikker ölmüştü, çocukları evde yokken denize nazır beyaz hasır koltuğunda ölmüştü. İhtiyar adam bütün gün buz-dokuz’a dair ipuçları vererek çocuklarına sataşmış, etiketinde üstü çarpıyla çizilmiş bir kurukafanın olduğu minik şişedeki maddeyi göstermişti. Etikette şöyle yazıyordu: “Tehlikeli! Buz-dokuz! Nemden uzak tutun!” 
Atom bombasının “baba”larından biri olan Felix Hoenikker, öldüğü sırada dünyanın sonunu getirebilecek gizemli buz-dokuz üzerinde çalışıyordu. Üç çocuğu bu maddeyi aralarında paylaştılar ve bir daha bu maddenin sözünü etmediler. Ta ki yolları San Lorenzo isimli Karayip adasında bir kez daha kesişene kadar. Bokonon’un da dediği gibi, “Tuhaf seyahat önerileri Tanrı’nın dans dersleridir.” Kedi Beşiği, küresel bir felaketin her zaman ne kadar yakınımızda olduğuna dair acı ironiyle dolu bir kült roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91170</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c167afb-852f-44af-81e4-3fe5f18c63ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Söylenmemiş Sözler</image:title>
            <image:caption>Üzüm ve zeytinin, yağ, bal ve şarap küplerinin, kadırgaların, binbir şifalı otun en eski vatanı Urla. Dünyanın zalimliği ve insanın vahşiliğinden şüphesi olmayanları, dünyanın güzelliği ve insanın iyiliğine inandıran bir yer burası. Bir zamanların efsane gazetecisi, dünyaya küskün Oktay Onur Yortan’ın ise çocukluğunun huzurlu bahçesi. Dünyadaki değer yitimine isyan edip tüm kariyerinden ve hayatın yüklerinden vazgeçip sığındığı liman. Kaçıp geldiği geçmişinden ve eski güzel günlerin anısından seçip sakladığı eski aşkı Filiz Canan şimdi kıymeti bilinememiş, kaçırılmış bir mutluluk fırsatı artık.
Söylenememiş sözlerin altında kalan koca bir ömürde ikisi de birbirinin hikâyesini yarım bıraktı. Ama okumaları ve bitirmeleri gereken asıl hikâye, Urla’daki o evin fotoğraflarından gülümseyen, sevgiyi bir yaşam direnişi olarak kucaklayan ve sıradanlığıyla bir hayat kahramanı olan Nona’ya ait. Nona’nın yaşadığı yüzyılın sonlarına yetişen Kerem ve Zeynep’in de dahil olduğu 48 saatlik maceraya sığan bir asırlık ömrün dökümünde, Nona sadece onlara değil, bu yüzyılın tüm insanlarına sesleniyor:
“Acı dediğin taş, insan dediğin su gibidir. Taşın üstünden kayar gider, toprağa karışır. Taşa her vurduğunda acır canın. Ama toprakla buluştukça acın azalır. Acıdan sonra bir bakmışsın ki o toprakta ne çiçekler, ne hayatlar dirilmiş. Hem su deyip geçme; o su, taşı bile aşındırıp yıpratır.”
Peki ya Oktay Bey? Karşısında oturan iki gence bütün kalbiyle, “Ölmekten değil yaşamaktan korkmamaktır kahramanlık,” derken haklı mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91171</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/184804ae-171f-4fad-8e2d-6a6410ad8122.jpg</image:loc>
            <image:title>Agriculture and Women&apos;s Employment in Turkey</image:title>
            <image:caption>Agriculture and Women&apos;s Employment in Turkey</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91172</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9d26923-5c5b-45b7-95ca-55cb29e49d5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Komedya&apos;da Erotizm ve Plautus&apos;un Oyunlarına Yansıması</image:title>
            <image:caption>Antik Komedya&apos;da Erotizm ve Plautus&apos;un Oyunlarına Yansıması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91173</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdc00634-e31c-403e-b8c6-23fc39e1563a.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-19&apos;un Muhasebe ve Finans Yansımaları</image:title>
            <image:caption>Covid-19&apos;un Muhasebe ve Finans Yansımaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91174</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaf362c9-b488-4080-983d-a3f4bd146c00.jpg</image:loc>
            <image:title>Liderlik Güncel Perspektifler</image:title>
            <image:caption>Liderlik Güncel Perspektifler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91175</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94a47b01-a39a-4f80-a173-382ebd12f07d.jpg</image:loc>
            <image:title>Lise Öğrencilerinin Dijital Oyun Oynama Motivasyonları ile Fiziksel Aktiviteye Katılım Motivasyonlarının İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>Lise Öğrencilerinin Dijital Oyun Oynama Motivasyonları ile Fiziksel Aktiviteye Katılım Motivasyonlarının İncelenmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91176</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f4ed98d-9cda-4102-8bd6-434005bb0791.jpg</image:loc>
            <image:title>Otizmde Bir Sevgi Sözcüğü “Mıyık”</image:title>
            <image:caption>“Yüz otizmli birey tanıyor olsanız, tanıyacağınız yüz birinci otizmli birey, önceki tanıdığınız yüz bireyden farklı olacak.” 
Nedret Özdemir, otizmli oğlu Göktürk ile otizm bilmecesini keşfini, bu alanda oğluyla birlikte ilerlemelerini, çabalarını, yaşadıkları zorlukları, özel eğitim öğretmenliği yaptığı sırada yaşadıklarını ve deneyimlerini akıcı üslubuyla bir yaşam hikâyesi gibi anlatırken, otizmle tanışmış ailelere otizmli bireylerin eğitimi ve onların hayata kazandırılmasında kullanabilecekleri birtakım yöntem ve ipuçlarından bahsediyor. 
Oğluna otizm tanısı konduğunda bu kelimeyi ilk defa duymuş ve bu konuda doğru düzgün hiçbir kaynağa ulaşamayan bir sınıf öğretmeni anneden, bir özel eğitim öğretmenine… 
“Otizmli bireylerin eğitimle kendilerine yetebilecek düzeye gelip, birçok işlerini bağımsız olarak yapabildiklerini öğrenmek, birçok anne ve babanın paylaşımlarını okumak beni biraz rahatlattı. Kaynakların ve doktorumuzun söylediklerinde otizmli çocukların eğitiminde anneye büyük görev düştüğü vurgulanıyordu. Otizm dünyasından bizim dünyamıza açılacak kapının anahtarının annenin elinde olduğunu anlamıştım artık. Bu görevi yapmaya hazırdım. Fakat nasıl ve nereden başlayacağımı bilemiyordum. Düşüncelerimi toparlamaya çalışıyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91177</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8536e02b-35ce-4b7a-a30e-c8897e1956de.jpg</image:loc>
            <image:title>Karaburun&apos;un Gizemi</image:title>
            <image:caption>“Şşşt! Susun biraz.”
“Niye, ne oldu ki?”
“Çalıların arasında bir şey kıpırdıyor, arı kovanlarına doğru ilerliyor gibi... Evet, evet. Gerçekten de bir şey var. Hem de büyük bir şey!”
Yazları Karaburun’da buluşan dört kafadar Ela, Rüzgâr, Yağmur ve Eren gizemli bir olaya tanıklık ederler. Çalılıkta gezinen bir karaltı görmeleri, yaşayacakları büyük maceranın başlangıcı olur. Nedir bu karaltı, neden Karaburun’dadır? Çocuklar bu gizemin peşine düşerler ve kendilerini yıllar öncesine uzanan ilginç bir olayın ortasında bulurlar.
Karaburun’un Gizemi, merakla okunacak sürükleyici bir macera.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91178</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1733e962-a206-4007-9263-abb1c186e68a.jpg</image:loc>
            <image:title>Pratik Miras Hukuku</image:title>
            <image:caption>Pratik Miras Hukuku</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91179</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0190e31c-5c38-412d-a89a-6cc59d5e23bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Taekwondocuların Antropometrik ve Biyomotor Yetilerinin Normlandırılması</image:title>
            <image:caption>Taekwondocuların Antropometrik ve Biyomotor Yetilerinin Normlandırılması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91180</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2eb22db-5e42-4cef-a8db-70e7abfdbcc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Zacharius Usta (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Zacharius Usta olağanüstü ince bir işçilikle ürettiği kusursuz saatlerle Cenevre şehrinin gururudur. Ünü İsviçre sınırlarını aşıp Fransa ve Almanya’ya kadar uzanmıştır. Saatçiliğin ilerleyen bilime ayak uydurmasıyla, Zacharius Usta da “saat maşası”nı icat eder. Bu icadının ardından kibir başını döndürür. Öyle ya, Tanrı sonsuzluğu yarattıysa, kendisi de zamanı yaratmıştır. Ancak günün birinde imal edip sattığı bütün saatlerin ortada görünür bir sebep olmaksızın birden durmasıyla, öfkeli müşteriler evinin kapısını aşındırmaya başlar.
Bilimle manevi değerler arasındaki çatışma Jules Verne’in 1854 yılında yayımladığı bu fantastik öykünün ana temasıdır. Kibrine yenilip ölümsüzlüğün peşine düşen ve ruhunu kaybeden Zacharius Usta için çöküş kaçınılmazdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91181</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d82c35b-332b-49a4-a864-2eac7e1c2c48.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçükler İçin Büyük Çizim Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bu kitapla, resim yapmak çok kolay ve eğlenceli! Çok basit adımları izleyerek denize dalan yunuslar, bir kaleyi koruyan şövalyeler, canavar suratları, vızıldayan arılar ve çok daha fazlasını çizebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91182</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e1b45e8-95a1-40dc-9644-a81891e2ea38.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Sosyolojisinin Antropolojik Temelleri</image:title>
            <image:caption>“Gerek başlangıçta genel olarak belirlenmiş ana çizgilerinden gerekse tarihsel süreç içerisinde ortaya çıkmış bulunan hukuk okullarının dolaylı hukuk sosyolojisi anlayışlarından yola çıkılarak bir hukuk sosyolojisi tanımı yapılabilir. Ancak burada hemen belirtilmesi gereken önemli nokta şudur; yaklaşım farklılıkları nedeniyle hukukun kesin bir tanımının yapılamayışına koşut olarak, hukuk sosyolojisi alanında da aynı güçlük ortaya çıkmakta, bakış açısı ayrılıkları nedeniyle birbirinden çok değişik hukuk sosyolojisi anlayışları varlıklarını birlikte sürdürmektedir.” 
 Elinizdeki kitap, Prof. Dr. Cahit Can’ın “Hukuk Sosyolojisinin Antropolojik Temelleri ve Genel Gelişim Çizgisi” kitabının en son baskısından daha geniş bir içeriğe sahip olacak şekilde yayıma hazırlanmıştır. Can’ın çeşitli tereddütlerle daha evvelki baskılardan çıkardığı bazı başlıklar bu kitaba yeniden dahil edilirken, bazı başlıklar ve bölümler ise çıkarılmıştır. Bu hususlarda karar verilirken, hukuk sosyolojisinin antropolojik temellerinin daha sağlam inşa edilebilmesi düşüncesiyle hareket edilmiştir. 2016 yılında kaybettiğimiz Cahit Can, eserleriyle hukuk sosyolojisi alanının gelişimine hizmet etmeyi sürdürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91183</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/451b622f-8362-41cb-9075-17a85c90d7e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Şahit Ve Anlattıkları</image:title>
            <image:caption>Meşâhidü’l-esrâr İbnü’l-Arabî’nin yirmili yaşlarında iken Endülüs’te başlayan yazı hayatının ilk örnekleri arasındadır. Bu eserde İbnü’l-Arabî gerçeklikle doğrudan karşılaşan ve onunla söyleşmelerini aktaran bir şahit olarak karşımıza çıkar. Dilin gündelik işleyişini bozan, değindiği konulara ilişkin yerleşik anlatımların dışına çıkan, zıtları bir araya getirerek farklı bir varlık durumunu ve gerçeklik kavrayışını ortaya koyan Meşâhidü’l-esrâr kaleme döküldüğünden itibaren ilgi çekmiş, özenle çoğaltılmış ve üzerine açıklamalar yazılmıştır. Elinizdeki kitap Meşâhidü’l-esrâr’ı hem klasik dönemdeki okuyucu ve yorumcuları hem de modern dönemdeki ilgilileri ve araştırmacılarıyla birlikte değerlendirme amacı taşımakta; eserin açıklamalı çevirisini yüzyıllara yayılmış bu kapsamlı literatürü dikkate alarak sunmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91184</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/351fcd61-7509-4770-9c24-7ddf398ffc02.jpg</image:loc>
            <image:title>Adalete Adanan Yıllar-M</image:title>
            <image:caption>“Adalet İnsanı” kavramını yıllardır duyduk mu ? Sahi bu adalet insanı kimdir, kim olmalıdır, ne yapmalıdır, hiç düşündük mü ? Kulaklarımızı yırtarcasına, gözümüzün içine sokarcasına, ruhumuza işlercesine,  yıllarca hiç işittik mi ? Bu kavramın içini doldurup, unsurlarını belirleyip, ilkelerini oluşturup, ruhunu tanımlayıp içselleştirdik mi ?  Adalet insanı kavramını yüceltecek bir şeyler yaptık mı? Yoksa düşene bir de sen vur babından davranışlar mı sergiledik.  

Elbette ki; doğruları bilmek önemlidir, gereklidir ve şarttır ancak yeterli değildir. Şeytan da bütün doğruları bilir amma melekle ayrılan farkı doğruları uygulama iradesi ve icraatıdır. Adalet insanı olmak için gereken ve herkesçe bilinen doğruları uygulayacak meslek etiklerine inanıp, hayata geçirmek için maliyetlerine rağmen fedakarca çalışan örnek adalet insanlarına ihtiyaç var.  

Elbette doğru. Ancak; sistem gerçekten nitelikli adalet insanı üretemedi veya üretmek istemedi. Belki de ona gereken, hukuk ve adaletin gereğini yapan adalet insanları değil de, gerektiğinde “işine yarayacak”  hukuk figürleri, hatta hukuk figüranlarıydı…. Belki de bunu başarmayı da bildi.  

Onu, herkese, her bir kişiye ve her kesime; sırf ve sadece ve yalnızca  “adalet dağıtan” bir ortakça benimsenen onurlu ülkümüz yaptık mı? 

 Oysa; “adalet insanını” her yerde, her zamanda, her zeminde, derhal ve behemehal, herkesten ve her kesimden çok bizim, bizlerin, hepimizin,  başkalarına bırakmaksızın birlikte oluşturmamız gerekmez miydi ?  Keşke; Sözümüz hiç bitmese, zorda, darda, tasada ve sevinçte ortak olsak, adaleti birlikte omuzlayıp, mutlak ve maddi adaleti gerçekleştirsek..!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91185</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54839336-eebb-44ff-a8ab-4bc39fb7e7d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Asrın Yemini</image:title>
            <image:caption>Alperhan; sırtını kendisiyle yaşıt alıç ağacının gövdesine dayayarak serin gölgesine oturup, gözlerini Kızılırmak vadisinin derinliğine dikti. Öylece durdu… Alıç ağacı gölgeliğinin ötesinde ise öyle sıcaktı ki hava ve toprak.  Güneş sanki sıcağını, ışığını ve ısısını kovalarla, helkelerle hatta kazanlarla yeryüzüne döküyordu. Ardından da bir serin su serpiliyordu ürpertircesine barajdan esen rüzgarlarla…! Uzun upuzun, birbirine benzeyen yıllar; ağır ağır, aheste aheste geçip gittiler. İşte benim rüyalarım, hayallerim,  hülyalarım. 40 yıl sonraki eskimiş yıllarım. Ve yanan,  yakan, kavuran bir afat ataşta yanacakken zamanın, o en değerli, küçük, küçücük. Minnacık, bir “an” kadarcık kısmında gördüğüm ULVİ RÜYAM …! Varın da hesap edin şimdi zamanın değerini, kıymetini ve vazgeçilmez, paha biçilmez bir mücevher oluşunu. 
Zamanın; 
Münevver, 
Muteber , 
Muazzam 
Mükemmel ve 
Muhteşem Oluşunu…!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91186</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46f1abb9-52d7-4d3a-8eae-eaf2ef37187b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Sevda Ahmera</image:title>
            <image:caption>!(“.. .. ..”)! 
 
Sen Aşkla bak gözlerime, 
Okyanus Gözlerinle 
Taa gözbebeklerime; 
Ruhunu hissedeyim; tenimde bedenimde 
Öyle sar ki benliğimi, 
Öylesine dol ki bedenime - tenime, 
Kalbin atsın her zerremde..! 
Can bitsin hücrelerimde..! 
 
 
Mustafa ARSLANTÜRK 
Şarkışla 07.05.2021 Cuma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91187</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ee099e0-1818-48e0-a012-bc3ebeed83df.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayli Duyarlı Kişi</image:title>
            <image:caption>“Bu kitapta kendimi apaçık bir şekilde gördüm ve neredeyse her sayfasını gözyaşları içinde okudum. Hayatımı bütünüyle değiştirdiğini söylemek bile yetersiz kalır. Elaine Aron&apos;a sonsuza dek minnettarım.”
— Alanis Morissette, müzisyen, söz yazarı, aktivist
“İnsan doğasının temel boyutlarından birini çok yönlü bir şekilde inceleyen Elaine Aron’ın analizi mutlaka okunmalı. Dengeli yaklaşımı, duyarlılığın bir engel değil olanak hâline gelmesi için yeni çözümler öneriyor.”
— Philip G. Zimbardo, Shyness, Psikoloji ve Yaşam
 
“Utangaç”, “korkak”, “asosyal”, “tuhaf”... Bunlar, yıllar boyu size uygun görülmüş etiketlerden yalnızca birkaçını tanımlıyorsa, Hayli Duyarlı Kişi size kendinizi bir kez daha tanıma şansı veriyor.
1990’dan beri duyarlı kişiler üzerine çalışmalar yürütmüş olan, klinik psikolog Elaine N. Aron’ın Hayli Duyarlı Kişi kitabı, duyarlı olmanın sıklıkla yanlış anlaşıldığı ve yanlış adlandırıldığı modern dünyada, toplumdaki ve yakın çevrenizdeki rolünüzü tekrar değerlendirmenize, bakış açınızı değiştirmenize yardımcı olacak.
On dörtten fazla dile çevrilmiş ve dünyanın dört bir yanında bir milyondan fazla satmış bu kitap, şu sorularınıza da yanıt bulmanızı sağlayacak:
 
• Yalnızca kadınlar mı hayli duyarlıdır? Duyarlılığın cinsiyeti olur mu?
• Duyarlı kişilerin hepsi birbirinin aynısı mı?
• Duyarlı kişilerin güçlü yanları da var mı?
• Hayli Duyarlı Kişi’yi duyarlı olmayandan ayıran özellikler nelerdir?
• Duyarlılığın veya hassasiyetin dereceleri ve çeşitlilik gösterdiğine dair örnekler var mı?
• Uyaranları kontrol edip günlük hayatla baş etmek mümkün mü?
• Uyarılma gerçekten kaygı ve korkudan farklı mıdır?
•    Bu özelliğe sahip olup başarılı ve göz önünde bir kariyer sahibi olmak mümkün mü?
 
“Bu olağanüstü kitap bize yeni bir bakış açısı veriyor, bizi rahatlatıyor ve toplumdaki yerimizi daha iyi anlamamızı sağlıyor. ”
— John Gray, Ph.D., Erkekler Mars&apos;tan, Kadınlar Venüs&apos;ten
 
“Üzerine çok az çalışma bulunan önemli bir konuyu inceleyen bu kitap ciddi bir
çalışmanın ürünü.”
— Portland Oregonian
 
“Bu kitap HDK&apos;ler için ve HDK&apos;leri anlamak isteyenler için paha biçilmez bir kaynak.”
— The New York Times
 
“Aydınlatıcı ve insana güç veren bu kitap hepimize çok değerli bir hediye.”
— Riane Eisler, Ph.D.,Nurturing Our Humanity</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91188</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dafd77df-57c1-483b-b57e-6f033944ba06.jpg</image:loc>
            <image:title>Böceklerin Savaşı</image:title>
            <image:caption>STEAM ÇOCUK KİTAPLARI ÖDÜLÜ 
 
 
Çok sevilen ve pek çok ödüle layık görülen BÖCEK ÇOCUK üçlemesinin finalinde, Darkus ve arkadaşları ile unutulmaz bir maceraya hazır mısın? 
 
Lucretia Cutter ormanda kurduğu gizli Biyom’dan kötülük yağdırmayı planlıyor; tabii Darkus, Virginia ve Bertolt onu durdurmanın bir yolunu bulamazlarsa.  
Başarmak zorundalar. Yoksa Lucretia,  yarattığı dev böcek sürüsünü dünyanın üstüne salacak ve gezegen bir daha  asla aynı olmayacak. 
İnsanlık, kuşatma altında. Gelecek, üç çocuğa ve onların böceklerine bağlı... 
 
‘‘Anneler, babalar, uyarmadı demeyin: Bu büyüleyici öykü, böcekleri popüler ev hayvanlarına dönüştürebilir.’’ 
DAILY TELEGRAPH 
 
‘‘Böcek çılgınlığı başlatabilir.’’ 
TIMES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91189</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e0fb47f-6fd9-4764-94ab-d8e2ddbe6932.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizmin Doğuşu: İlk Kökenlerinden 1848&apos;e - Kapitalizm 1</image:title>
            <image:caption>Kapitalizm Tarihi, Sanayi Devrimi’yle ve son iki yüzyılı geçkin süredir dünya ekonomisinin küreselleşmesine bağlı olarak, eski dünyadaki kapitalizmin ilk kökenlerinden evrimini ve Ortaçağ’ın sonlarındaki Avrupa’da pazarların gelişimini kapsayan en iyi atıftır.
Uluslararası düzeyde gözde bilim insanlarından oluşan bir ekip tarafından yazılan iki ciltlik derleme,
kapitalizmin yükselişinin ve yayılmasının uzman ve eksiksiz bir anlatımını sunar. Cilt 2 kapitalizme cevaplar ararken, Cilt 1 eski zamanlardaki uzak kökenlerini ortaya çıkarıyor. Kapitalizmin başarıları çok dikkat çekse de, kapitalizmin gelişimini kesmeye devam eden krizlerin yanı sıra dini, felsefi ve siyasi eleştiriler de dikkat çekiyor. Kapitalizmin tarihi, Batı’nın tarihiyle geleneksel olarak bağlantılı olmasına rağmen, bu ciltler kapitalizmdeki bölgesel değişiklikleri dikkate alarak ve rakiplerine kıyasla eşsiz bir inceleme sunarak küresel bir bakış açısı kazanıyor.
Ciltlerin Listesi
Cilt 1
Kapitalizmin Doğuşu:
İlk Kökenlerinden 1848’e
Cilt 2
Kapitalizmin Yayılışı:
1848’den Günümüze</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91190</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/376ed35e-f8ce-4d32-8257-7b75e5c58f6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhsin</image:title>
            <image:caption>Muhsin… 16 yaşında tiyatro sevdasına mani olmaya çalışan ailesine başkaldırıp kendi yolunu çizen ve sahnede devleşerek sonsuzluğa ulaşan bir sanat devrimcisi. Açlık, parasızlık, baskı ya da savaş. O, hiçbirini engel olarak görmedi; onun için imkânsız yalnızca içi boş, kof bir kavramdı. Ve aldığı her nefesi tiyatro için harcadı. İstanbul’dan Paris’e, Paris’ten Berlin’e, Berlin’den Stockholm’e uzanan bir tiyatro aşkının ayakta alkışlanası görkemli romanı. Muhsin Ertuğrul, Orhan Bahtiyar’ın usta kaleminde alışık olduğu tiyatro sahnesinden inip, sürükleyici bir romanın başkahramanı oluveriyor. O mesleği uğruna sınır tanımadan diyar diyar dolaşırken Bahtiyar’ın baş döndüren kurgusuyla sadece akıllara değil kalplere de kazınıyor. Dünya sahnesinden bir Muhsin Ertuğrul geçti ardında ışıltılı bir iz bırakarak…
“Muhsin Bey için yeni bir kitap yazılmış olmasına ne kadar sevindiğimi anlatamam. Zira son yıllarda hiç lafı edilmez oldu ve neredeyse unutulup gitti. Bugün Türk Tiyatrosunun böyle güçlü olmasına, bizlerin sağlam bir şekilde ayakta durmamıza olanak veren Muhsin Ertuğrul’un unutulup gitmesine bir tiyatrocu olarak üzülmemek mümkün değil. Muhsin Ertuğrul’un Türk Tiyatrosunun gerçek kurucusu olduğunu bilmemiz ve daha da önemlisi gelecek nesillere bildirmemiz gerek.”
Haldun Dormen
“Cumhuriyetimizin kurucusu nasıl ki, başöğretmenimiz ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ise; Türk
Tiyatrosunun kurucusu, koruyucusu ve bugünlere gelmesini sağlayan tiyatromuzun başöğretmeni de Muhsin Ertuğrul’dur. Ne mutlu bana onun imzası ile ‘Darülbedayi’ yani ‘Güzellikler Evi’ olan Şehir Tiyatroları ailesine katıldım. Bu kitapla başöğretmenimin uzun zaman sonra tekrar anılması mutluluk verici. Perdeler, hiç kapanmasın!”
Zihni Göktay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91191</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6158a35b-23c7-4e10-982d-856e813d5e25.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizmin Yayılışı: 1848&apos;den Günümüze - Kapitalizm 2</image:title>
            <image:caption>Kapitalizm Tarihi, Sanayi Devrimi’yle ve son iki yüzyılı geçkin süredir dünya ekonomisinin küreselleşmesine bağlı olarak, eski dünyadaki kapitalizmin ilk kökenlerinden evrimini ve Ortaçağ’ın sonlarındaki Avrupa’da pazarların gelişimini kapsayan en iyi atıftır.
Uluslararası düzeyde gözde bilim insanlarından oluşan bir ekip tarafından yazılan iki ciltlik derleme,
kapitalizmin yükselişinin ve yayılmasının uzman ve eksiksiz bir anlatımını sunar. Cilt 2 kapitalizme cevaplar ararken, Cilt 1 eski zamanlardaki uzak kökenlerini ortaya çıkarıyor. Kapitalizmin başarıları çok dikkat çekse de, kapitalizmin gelişimini kesmeye devam eden krizlerin yanı sıra dini, felsefi ve siyasi eleştiriler de dikkat çekiyor. Kapitalizmin tarihi, Batı’nın tarihiyle geleneksel olarak bağlantılı olmasına rağmen, bu ciltler kapitalizmdeki bölgesel değişiklikleri dikkate alarak ve rakiplerine kıyasla eşsiz bir inceleme sunarak küresel bir bakış açısı kazanıyor.
Ciltlerin Listesi
Cilt 1
Kapitalizmin Doğuşu:
İlk Kökenlerinden 1848’e
Cilt 2
Kapitalizmin Yayılışı:
1848’den Günümüze</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91192</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d5cd7bb-7882-40cc-96a5-75da61c91574.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>&quot;Karanlığın olmadığı yerde tekrar buluşacağız.”
Orada karanlık yok çünkü orada batacak olan bir güneş yok.
Geçmişin, gerçeğin ve sevginin olmadığı; savaşla barışın, özgürlükle esaretin, cehaletle gücün birbirine karıştığı bir dünya. Evliliklerin Parti iktidarını güçlendirmek için yapıldığı, çocukların bu iktidarı sürekli kılmak adına casus olarak yetiştirildiği bir dünya. Winston Smith, işte böyle bir dünyada, Büyük Birader’in onu izleyen gözleri ardında gördükleriyle dayatılanlar arasında hakikati ararken kendini totaliter rejimin pençelerinde, “karanlığın olmadığı yerde” buluveriyor. “Eğer umut varsa işçidedir” diyen Smith bedenine yapılan tüm işkencelere rağmen dayanabildiği son ana kadar ikiyle ikinin dört ettiğini engizitörlere haykırmaktan geri durmuyor.
Bağlamından koparılıp sığ bir düşünceyle sosyalizm eleştirisi olarak sunulmaya çalışılsa da 1984 “reel sosyalizm” den Nazi Almanyası’na kadar her türlü totaliter rejime karşı bir başkaldırı niteliğindedir.
Ve politik dehasıyla 1948 yılından geleceğe seslenen İngiliz edebiyatının güçlü kalemi George Orwell, yarattığı bu distopik romanla 21. yüzyılda hâlâ halkları uyarmaktadır: “Karşı konulmadığı takdirde totalitarizm kazanır. ”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91193</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b364daf-eec0-4cac-9f3e-c6decb23dbcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Zombilerle Tartışmak</image:title>
            <image:caption>Gerçeklerin sıklıkla çarpıtıldığı ya da yok sayıldığı günümüzde, Zombilerle Tartışmak, Nobel ödüllü ekonomist Paul Krugman’ın muhafazakâr sağın yakın geçmişte ABD’de ve tüm dünyada yarattığı ekonomik çıkmazı cesurca ortaya koyduğu makalelerinin seçilmiş bir koleksiyonunu sunuyor. 
 
Zombilerle Tartışmak, ABD’nin ekonomik alanda nereden gelip nereye gittiğini özlü, hazmı kolay bölümler halinde ele alarak, çoğunlukla yazarın popüler New York Times köşe yazılarından oluşan makalelerle iklim değişikliğinden sosyal güvenlik yasalarına, Trump’ın gerici sosyal ve ekonomik politikalarından AB ve Euro krizine geniş kapsamlı bir ekonomik analizi, tematik bir biçimde düzenlenmiş ve daha evrensel bir ekonomik tartışmaya zemin hazırlar halde sunuyor. 
 
Zombilerle Tartışmak, ABD ve dünyadaki son yirmi yıllık siyasi ve ekonomik söylemi anlamak ve zamanımızın en önemli ekonomik sorunlarının altında yatan temel olguları çözümlemek için vazgeçilmez bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91194</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11e48704-a224-4494-b1fe-6d405da394e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatta Maneviyat Üzerine</image:title>
            <image:caption>Modern sanatın gelişiminde büyük bir öneme sahip olan bu çalışma, Wassily Kandinsky (1866–1944) tarafından kaleme alındı. Yayımlandığı 1910 yılından bu yana halen günümüzde de sanatta bir rehber niteliği taşıyan bu eser, hem sanatçılara hem de sanatseverlere yol gösteriyor. Sanatı, geleneksel bağlarından koparıp özgürleştiren sanat hareketinin öncü kuramlarının yer aldığı bu yapıtta, resimdeki tinsel devrim olarak adlandırabileceğimiz, maddesel olandan uzaklaşıp soyuta yönelen dışavurumculuğun temelleri atılıyor. Kandinsky, bu kitabında, biçim ve rengin kendine özgü dilini ifşa ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91195</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e0225b1-2c03-4e6f-83b6-6452f4aabaa5.jpg</image:loc>
            <image:title>Self Healing - İlaçsız Şifa Sanatı</image:title>
            <image:caption>Vücuduna Güven, O Kendini İyileştirir 
İnsan sahip olduğu özellikleriyle eşsiz bir varlıktır. Ama birçoğumuz şifanın, iyilik halinin, aşkın, yani dışarıda aradığımız her şeyin kendimizde olduğunu unutup, hazinenin üstüne oturup hazine arar. 
Her şey aradıklarınızın kendinizde olduğunu fark etmenizle başlayacak. Siz yeter ki kendinize ve içselliğinize doğru bir adım atın ve sonucu görün. 
Self Healing, beslenme, yaşam tarzı değişiklikleri, zihinsel dönüşüm ve frekansal tedavilerini kapsayan ve iyileşmenin önündeki engelleri kaldırmayı amaçlayan bir öğretidir. 
Bütünsel bir bakış açısıyla hem modern tıbbın avantajlarını kullanır hem de buna ek olarak diğer iyileştirme tekniklerinden faydalanır ve hepsinin ötesinde vücudun kendi iyileşme kapasitesinin aktive olmasını hedefler. 
Self Healing - İlaçsız Şifa Sanatı hastalıklardan kurtulmak ve korunmak için, iyileşmeyi farklı bir perspektiften ele alıyor. 
Vücudunuzu, metabolizmanızı, hormonlarınızı ve bunların mekanizmalarını inceleyip sorgulayarak farkındalık kazanmanıza yardımcı oluyor. 
Bugüne kadar pek ele alınmayan, teşhis ve tedavi sürecinde genellikle göz ardı edilen, neredeyse herkesin maruz kaldığı ‘stres’ ve en yakın dostu ‘kortizol’ hormonunun sizi ve vücudunuzu nasıl ‘esir’ aldığını ortaya koyuyor. 
Bu kitabı şu an okumakta olduğunuza göre yenilenmenin vakti gelmiş demektir. Yenilenmek şifayı getirecek ve siz yeni bir ben ile yepyeni bir gerçekliğe adım atacaksınız… Öyleyse, kendisini dinleyip anlayarak ona güvendiğinizde vücudunuzun neler yapabileceğini öğrenmeye, şifaya açılan kapıdan girip hep birlikte iyileşmeye ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91196</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f38cf16-9213-4411-8c5c-565030437970.jpg</image:loc>
            <image:title>Ak-Yargı</image:title>
            <image:caption>Kitapta, Ruşen Gültekin’in savcılık ve yargıçlık deneyimlerini, hukukçu birikimini, emperyalizm destekli terör ve casusluk örgütü, ihanet şebekesi olan FETÖ’yle mücadelesini ve mücadeleye ilişkin önerilerini, adalet için verdiği savaşı bulacaksınız. Ruşen Gültekin’in azmini ve iyimserliğini göreceksiniz. Ama en önemlisi, kitabın sayfalarında ilerledikçe ülkemiz adına düşünecek, üzülecek ve şaşıracaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91197</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04187513-acfb-42b3-a2df-7ff22bd2eef3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonuncular</image:title>
            <image:caption>Bildiğimiz dünya artık yok. 
Yirmi kişi bir otelde kapana kısılmış̧.  İçlerinden biri katil. 
Nükleer saldırılar dünyanın sonunu getirdiğinde tarihçi Jon Keller İsviçre’deydi. Uygarlık yavaş̧ yavaş̧ karanlığa gömülürken o da eşi ile iki çocuğunun iyi olup olmadığını merak ediyordu ama bunu öğrenme fırsatını kaçırmıştı. Jon’un kaldığı otelde hayatta kalanların sayısı yirmiydi. Şehirden uzaktalardı ve bekleyip hayatta kalmaya çalışmaktan başka yapacak bir şeyleri yoktu. Derken bir ceset bulundu; anlaşılan o ki bu yirmi kişiden biri cinayet işlemişti. 
“Karanlık, özgün ve ilgi uyandırıcı.” 
-C.J. Tudor, Çöp Adam’ın yazarı 
 
“Eşi benzeri görülmemiş̧, ürpertici bir kitap.” 
-Emily St. John Mandel, İstasyon On Bir’in yazarı 

Netflix uyarlamasını da izleyeceğimiz Sonuncular romanıyla hatırı sayılır okur kitlesine ulaşan Hanna Jameson , polisiye, psikolojik gerilim ve distopyanın kesiştiği sürükleyici bir macera sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91200</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8492762a-4b29-4bf1-955c-042a9d989a5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yitik Çocukluğun Travmatik Şairi Nef’i</image:title>
            <image:caption>Yitik Çocukluğun Travmatik Şairi Nef’i</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91201</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eecfddd0-6e56-4980-9866-d7cffcfe1fbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Fotoğraftan Sonra İmajların İstilası</image:title>
            <image:caption>Kağıt öncesi yazılı tarih dönemine girdiğimiz üzerine yapılan tartışmalar temel dayanaklarını kaybetmiştir. Petir Burke Bütün bir enformasyon teorisi, görsel etkileşim üzerine inşa edilmiştir. Görselleştirme amacıyla donatılmış bir toplum, görselleştirme görevi için oluşturulmuş bir toplumdur. Her şey görselleştirmeye tabi tutulur, onun dışında hiçbir şeyin anlamı yoktur. Görselleşemeyen bir şey zamanımıza ait değilmiş gibi görünür. Görme bize, nahoş gerçekliği, onu hakikat düzeninden kopartarak sahte bir gizleme yeteneği kazandırır ve giderek imajlar sorgulanamaz hale gelirler. Sürekli değişen bu imajların renkleri büyülü bir deniz feneri gibi bizi uzaklardan karası olmayan bir limana çıkmaya çağırır. Gençlik çok az okuyor, çok az hatıraya sahipler, okulda öğrendiklerini evde unutuyorlar, ekranda öğrendiklerini kısa zaman içinde hatırlamıyorlar. Bilinçsizce kültürün kökenlerine yerleşen bu imajlar kitaplardaki resimler gibi de değil, bir tuşa dokunup siliniyor. Duygulara aktarılamayan heyecan, hatıra ve bilgiler ışıldayan uzak bir fener gibi kolayca hafızadan kaybolup gidiyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91202</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b17ad6e-718b-4f79-a678-5c922f0b8086.jpg</image:loc>
            <image:title>Örfün Aydını Gürbüz Azak</image:title>
            <image:caption>Gürbüz Azak&apos;ın yazıları, kitapları, resimleri ve doyumsuz sohbetleri sayesinde; yöremizin, ülkemizin ve kültürümüzün gizli ve kıyıda köşede kalmış nice güzellikleriyle tanıştım. Şüphesiz onun anlattıkları burada kayda geçirdiklerimden ibaret değil. Bu konuşmalarda daha çok Gürbüz Bey&apos;in şahsi macerası ile birlikte bazı hususlara temas edilmiştir. Asıl zenginlik onun eserlerindedir. Örfün Aydını Gürbüz Azak kitabı, okuyucuyu onun eserlerine ulaştıracak bir kapı aralamak için hazırlandı. Buyurun bu kapıdan birlikte girelim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91203</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ef46248-4576-42e3-9539-93a409f899f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Devleti&apos;nde Maden Hukuku Ve İmtiyazlar</image:title>
            <image:caption>Dünya kapitalist ekonomisiyle etkileşim içerisinde hızla değişen idari,mali vb yapı sal gönüşüm ve yapılanmada Osmanlı İmparatorluğu dış borçların etkisiyle yabancı sermayenin etkili olduğu madencilik sektöründe düzenlemeler yapmak zorunda kaldı Maden nizamnamelerinin hazırlandığı dönemde Osmanlı İmparatorluğu’nun dünya kapitalist ekonomisiyle bütünleşmesinin anlamı, dünya pazarı için hammadde kaynağı olması ile sınırlıydı.Bu süreçte,madencilik sektöründe İngiliz sermayesi hammaddde teminini ve ihracını zorlaştıran engelleri hızla ortadan kaldırdılar.Bu bağlamda,Maden Nizamnameleri İngiliz emperyalizminin sermaye İhracı’nı kolaylaştırmasına yönelik düzenlemeler haline geldi.Taştekin’in kitabının 1861,1869,1887 ve 1906 maden nizamnamelerinin düzenlemesinin imtiyazlar açısından ele alması bu bakımdan önemlidir.Nitekim yabancılara tek başına maden işletme hakkının verilmediği 1861 Maden Nizamnamesi’nin ardından 1869 Maden Nizamnamesi’nde bu snırlama  kaldırılması da bu kapsamda daha anlamlı bir hal almaktadır.Taştekin’in kitabı maden hukukunuun niteliği ve hukuki rejiminin tartışıldığı ilk bölümden sonra ikinci bölümde  Osmanlı Maden Hukuku’nun imtiyazlar açısından değişimini irdelemektedir.

Kitapta,maden nizamnamelerinin,empreyalizmin sermaye ihracına yönelik araç olarak kullanıması örnek vakalarla anlamlandırılmaktadır.Bahsi geçen maden nizamnamelerin ekler bölümünde bir araya getirilerek çeviriyazısının eklenmesi ile kitap alana belgesel bir katkı da sağlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91204</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78d557e2-116f-4e74-a4f5-c7aff0733afc.jpg</image:loc>
            <image:title>Jüpiter’in Mirası Cilt 3</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir adada süper güçler kazanan beş yakın arkadaş çökmek üzere olan 1920’ler Amerika’sını kurtarmıştı. Doksan yıl sonra, Amerika tekrar birçok krizle yüzleşiyordu. Süperkahraman grubunun lideri Ütopyacı sisteme güvenirken kardeşi Walter ise değişiklikten yanaydı. Artık yaşlanmış olan süperkahramanlar hem birbirleriyle hem de süper güçlü çocuklarıyla sıkıntılar yaşarken bir ailenin dağılması sadece Amerika’yı değil, tüm dünyayı kaosun eşiğine getirecekti. 
 
KICK-ASS ve MARVEL/İÇ SAVAŞ’ın yaratıcısı Mark Millar’ın yazdığı ve Frank Quitely’nin (3ÜZ, ALL-STAR SUPERMAN) çizdiği Jüpiter’in Mirası Cilt 3, süperkahramanların gizli kapaklı, problemli yaşamlarına yakından bakan, Watchmen ve The Boys sevenlerin bayılacağı bir çizgi roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91205</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c33ee2ca-cee1-47d5-96e7-05e58870d1ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Şimdi Kaygı Bozuklukluklarına Klinik Bir Bakış</image:title>
            <image:caption>Kaygı, kişinin kendini savunmasını sağlayan ve ruhsal yaşamı için ilerletici bir güç unsurudur. Öte yandan kaygının ne zaman ve nasıl, hangi koşullar altında uyumsuz bir işleve sahip olduğu önemli bir konudur. Sürekli kaygı hissetmek kişiyi yoran ve yaşam işlevini azaltan bir durumdur. Kaygı bozukluğunda tedavi hedefi, kişinin kaygısını tamamen yok etmek değil, yararlı olmayan ve yaşam işlevselliğini bozan tasalanma düzeyini azaltmaktır. 
Neden Şimdi? kaygı bozukluklarına klinik bir bakış sunarak, kaygı bozukluklarının türlerini, nedenlerini ve tedavi yöntemlerini ele alarak, bilimsel olarak test edilmiş teknikleri ele almıştır. Gerçekleştirilmiş araştırmalar sonucu ortaya çıkan bulgularla desteklenen kitap, kaygının doğumdan itibaren olan gelişimini ve özelliklerini tanıtarak pratik uygulamalarla zenginleştirilmiştir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91206</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8029b58e-49af-482e-9780-356704641611.jpg</image:loc>
            <image:title>Pollyanna</image:title>
            <image:caption>The moments we really lIve In are tImes when we can do whatever we want. 
 
Pollyanna, which has sold millions in many languages since its publication in 1913 and has been adapted to the cinema many times, once again confronts the reader with the concept of happiness, which is getting more and more difficult to describe. 
It is time to take a closer look at the &quot;glad game&quot;, which is an integral part of Pollyanna&apos;s life which is full of grief... 
The glad game is not just the skill of finding something to make you feel happy in every negative experience. It is also about being aware that happiness can only be possible with work and effort. 
Happiness is not unconditional and effortless. 
Happiness is an action. 
It is not belong to the one who expects it, but the one who can reinvent it for the benefit of others. 
It is fraternal, not selfishly.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91207</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f5ef30d-b757-4deb-b2ac-01c92c178371.jpg</image:loc>
            <image:title>Pollyanna</image:title>
            <image:caption>1913 yılında yayımlandığından beri pek çok dilde milyonlar satan ve defalarca sinemaya da uyarlanan POLLYANNA, tarifi giderek güçleşen mutluluk kavramıyla bir kez daha yüzleştiriyor okuru. 
Pollyanna’nın kederle dolu yaşamının ayrılmaz bir parçası olan Mutluluk Oyunu’na daha yakından bakmanın tam zamanı... 
Mutluluk Oyunu, her olumsuz deneyimin içinde mutlu hissettirecek bir şeyler bulabilme becerisi değildir sadece. Mutluluğun emekle ve çabayla mümkün olabileceğinin farkında olmaktır aynı zamanda... 
Mutluluk, koşulsuz ve çabasız olan değildir. 
Mutluluk bir eylemdir. 
Bekleyenin değil, onu başkalarının da faydasını gözeterek yeniden icat edebilenindir. 
Bencilce değil, kardeşçedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91208</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68b9014a-669f-43b5-a9c7-b4eb5e5ffd1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman, Şehit ve Hain</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’nın son dönemi, dev bir ülkenin çöküşü ve bitişi... 
Aynı yıllarda tarih sahnesinde göze batmaya başlayan beş delikanlı... 
Vatanını seven, kahramanlığa aç beş genç adam... 
Zühtü; zorluklara aldırmadan Harbiye’ye girmiş. Yakışıklı, gözü pek ve vatanı uğruna ölmeye hazır. 
Rahmi; yiğit, çekici ve savaşçı bir erkek... Korku nedir bilmiyor. 
Ethem (Çerkez); doğuştan savaşçı... Tek tutkusu ordulara komuta ederek adını tarihe yazdırmak. 
Halil (Kut-ül Amare kahramanı Halil Paşa); nevi şahsına münhasır biri... Doğuştan kahraman. 
Mustafa Kemal; savaşın harlı ateşinin içinde cumhuriyet düşü kuran bir asker. 
Araştırmacı-gazeteci Tuna Serim’in kaleme aldığı KAHRAMAN, ŞEHİT VE HAİN adlı bu roman, savaşın çapraz ateşinde mücadele veren beş adamın dönüşen kaderlerini Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bir tarih aralığında aktarıyor. 
Aşklar, kıskançlıklar, maceralar, çatışmalar, kazanımlar, kayıplar ve en önemlisi de tükenmek bilmeyen umutlar... 
Yıkılmış bir imparatorluktan genç bir cumhuriyet inşa etmek hiç kolay olmadı. Kahramanlar haine dönüştü bazen, hainler de kahramana...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91209</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13e2bcf0-6900-471f-92df-af57b0c79c96.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Ve Fert</image:title>
            <image:caption>Şevket Süreyya, “Kadro”da yayımladığı yazılarını biraraya getirip 1932 yılında İnkılap ve Kadro adıyla yayımlar. Aynı yıl Cumhuriyet gazetesinde, Ağaoğlu Ahmet Bey’in bu kitabı eleştiren yazıları yayımlanır. Bu eleştiri yazılarına, yine aynı gazetede, Şevket Süreyya ile Yakup Kadri’nin verdiği cevaplar da yayımlanır. 1933 yılında Ağaoğlu Ahmet Bey kendi yazıları ile kendisine yöneltilen eleştirilere verdiği cevapları içeren Devlet ve Fert adlı kitabı yayımlar. 
 
İnkılap ve Kadro’nun sonradan baskıları yapılsa da (ayrıca “Kadro”nun toplu basımı da gerçekleştirilmiştir) Devlet ve Fert bu ilk baskısından sonra bir daha yayımlanmaz. Dolayısıyla, otuzlu yılların başlarında, Türk düşünce tarihinde önemli bir yeri olan bu tartışma, günümüze tek taraflı olarak gelir, Devlet ve Fert unutulur. 
 
Devlet ve Fert’in bu baskısı, birtakım yazım yanlışlarının düzeltilmesi dışında, ilk baskıdaki haliyle yapılmıştır. Yalnız, bugün metni okumayı güçleştirdiği düşünülen bazı tabirlerin yerine, köşeli ayraç içerisinde bu tabirlerin bugünkü kullanımları verilmiştir. 
Şevket Süreyya, “Kadro”da yayımladığı yazılarını biraraya getirip 1932 yılında İnkılap ve Kadro adıyla yayımlar. Aynı yıl Cumhuriyet gazetesinde, Ağaoğlu Ahmet Bey’in bu kitabı eleştiren yazıları yayımlanır. Bu eleştiri yazılarına, yine aynı gazetede, Şevket Süreyya ile Yakup Kadri’nin verdiği cevaplar da yayımlanır. 1933 yılında Ağaoğlu Ahmet Bey kendi yazıları ile kendisine yöneltilen eleştirilere verdiği cevapları içeren Devlet ve Fert adlı kitabı yayımlar. 
 
İnkılap ve Kadro’nun sonradan baskıları yapılsa da (ayrıca “Kadro”nun toplu basımı da gerçekleştirilmiştir) Devlet ve Fert bu ilk baskısından sonra bir daha yayımlanmaz. Dolayısıyla, otuzlu yılların başlarında, Türk düşünce tarihinde önemli bir yeri olan bu tartışma, günümüze tek taraflı olarak gelir, Devlet ve Fert unutulur. 
 
Devlet ve Fert’in bu baskısı, birtakım yazım yanlışlarının düzeltilmesi dışında, ilk baskıdaki haliyle yapılmıştır. Yalnız, bugün metni okumayı güçleştirdiği düşünülen bazı tabirlerin yerine, köşeli ayraç içerisinde bu tabirlerin bugünkü kullanımları verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91210</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dde1eaa-af78-4cf3-9184-91cfb5a886fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dil Ve Lehçelerinin Okul Kitaplarından Seçmeler (1. Cilt)</image:title>
            <image:caption>Günümüz Türk dil ve lehçelerini merak eden, tanımak öğrenmek isteyen için Türkçe yayımlanmış çalışmaların sayısı azdı. Son otuz yıldan bu yana Türk dilleri hakkındaki bilgilerimiz artmış, Türkçe yayın sayısında hem nitelik hem de nicelik açısından artış sağlanmıştır. Ancak bu dilleri ve bu dillerin lehçelerine ait malzemeyi kendi kullandıkları alfabelerle bir arada ele alan bir derleme yoktu. 

Hocamız Talat Tekin’in sınıflaması ve sistemini esas alan elinizdeki kitap her yazı dilinin, Salırca, Sarı Uygurca, Fuyu Kırgızcası, Halaçça gibi yazı dili olmayan dillerinse alan çalışmalarına dayalı metinlerinin seçkisinden oluşmaktadır. Bu seçkiye her dilin (varsa) standart alfabesi, 2010’lara kadarki yeni alfabeleri, bu dillerle ilgili nüfus bilgileri de dahil edilmiştir. Ayrıca seçkiye, bu dillerin konuşulduğu bölgeleri gösterir, kitabı hazırlayanlar tarafından oluşturulmuş, bir de harita eklenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91211</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59d279a0-b45b-46ea-a1e4-b3a217f0ac98.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dil Ve Lehçelerinin Okul Kitaplarından Seçmeler (2. Cilt)</image:title>
            <image:caption>Günümüz Türk dil ve lehçelerini merak eden, tanımak öğrenmek isteyen için Türkçe yayımlanmış çalışmaların sayısı azdı. Son otuz yıldan bu yana Türk dilleri hakkındaki bilgilerimiz artmış, Türkçe yayın sayısında hem nitelik hem de nicelik açısından artış sağlanmıştır. Ancak bu dilleri ve bu dillerin lehçelerine ait malzemeyi kendi kullandıkları alfabelerle bir arada ele alan bir derleme yoktu. 

Hocamız Talat Tekin’in sınıflaması ve sistemini esas alan elinizdeki kitap her yazı dilinin, Salırca, Sarı Uygurca, Fuyu Kırgızcası, Halaçça gibi yazı dili olmayan dillerinse alan çalışmalarına dayalı metinlerinin seçkisinden oluşmaktadır. Bu seçkiye her dilin (varsa) standart alfabesi, 2010’lara kadarki yeni alfabeleri, bu dillerle ilgili nüfus bilgileri de dahil edilmiştir. Ayrıca seçkiye, bu dillerin konuşulduğu bölgeleri gösterir, kitabı hazırlayanlar tarafından oluşturulmuş, bir de harita eklenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91212</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eeb444a-92c2-4d81-92ad-0952b6c25a88.jpg</image:loc>
            <image:title>Atık</image:title>
            <image:caption>Antroposen Çağı’nın en büyük sorunu olan “atık”, tıpkı maddi hacmi gibi  kapsama alanı giderek genişleyen ve tasnif çabamıza karşı koyan bir kavram. Üstelik “dijital atık” diyebileceğimiz yeni türler de doğuruyor. Hepsinin arkasında ise yönetmekte zorlandığımız bir “arzu ekonomisi” mevcut. Zira atık aynı zamanda “artık arzulamadığımız” şey demek. 
 
Brian Thill’in bu küçük kitabı, dünyayı ve hayatımızı işgal eden, gözden çıkardığımız, kullanmadığımız, görmek istemediğimiz ya da istediğimiz her türden atığın, çöpün oluşturduğu manzaraya panoramik bir bakış, felsefi bir deneme niteliğinde. 
 
“Etrafa saçılmış tüm bu nesneler arasında, görkemli antik anıtların harap olmuş kalıntılarından çok, çağımızda onların yerini almış diğer atık sınıflarına ilgi duyuyorum: toprağa gömülü video oyunları, yeryüzünün kilometrelerce altında bozunmakta olan plutonyumun yavaş sızıntısı, ağaca takılmış naylon torba; tavan aralarımızda, ambarlarımızda ve oturma odalarımızda biriken çerçöp, uzayda savrulan uydu enkazları. Bunlar gelecek ile tutuştuğumuz bahse koyulmuş fişler. Sonunda su şişelerimiz, web sitelerimiz, çocuk menülerinden çıkan oyuncaklarımız, ve bombalarımız, zaman ve insanlık hakkında tıpkı Özgürlük Anıtı, Çin Seddi ve Kolezyum’un kaderleri kadar çok şey söyleyecek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91213</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1245dde-23a3-48d8-9d55-36c5154805be.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumsal</image:title>
            <image:caption>İlk kez 1942 yılında yayımlanan Kumsal, okurları İtalya’nın sayfiyesine davet ediyor: Romanını evli bir çift, onların yakın dostu ve arkadaşları ekseninde öyküleyen Pavese, odağına arkadaş topluluğunun ilişki dinamiklerini alırken aynı zamanda dönemin burjuvazisinin ruhunu da yansıtacak şekilde kişinin kendiyle ve ötekiyle ilişkisini, kadın erkek ilişkilerini yer yer bir varoluş sancısı hissettirerek sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91214</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61ae3eac-e55e-403f-9a7b-9335f46d90ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Hapishane</image:title>
            <image:caption>Hapishane, politik görüşleri nedeniyle Calabria’ya sürgüne gönderilen Pavese’nin kendi yaşam deneyiminden izler taşır: Stefano bir süre cezaevinde kaldıktan sonra bir köye sürgüne gönderilir. Gündüzleri köy halkının arasına karışabilmekle birlikte geceleri sokağa çıkması yasaktır. Stefano bir tür araf hayatı yaşadığı köyde mevsimlerin değişimine, hayatın durağan akışına tanıklık ederken kendi yalıtılmışlığını hiçbir zaman tümüyle aşamaz; yalnızlık hem altında ezildiği yazgısı hem de sığındığı kalesi olarak kalır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91215</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba64032d-1213-4189-988a-937fcf916e0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yine mi Sen!</image:title>
            <image:caption>Sulu şakalarıyla ünlü sınıf arkadaşı Utku’yla aylarca aynı sırada oturmak zorunda kalan Yankı, yaz tatili geldiğinde, başa bela sıra arkadaşından kurtulduğuna çok mutluydu. Halasının küçük bir tatil kasabasındaki evinde sakin ve keyifli bir yaz tatili geçirmeyi hayal ediyordu. Hayatın onun için bambaşka bir yaz planı olduğunu nasıl tahmin edebilirdi ki?.. 
Severek okunan kitapların yazarı Nehir Yarar’dan, sonu gelmeyen didişmelerden doğan bir dostluğun ilmek ilmek işlendiği, unutulmaz bir yaz hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91216</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/672195c5-a383-4423-9645-4a36dce0a67a.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprakyiyen</image:title>
            <image:caption>Toprağı okşadım, avucumu kapadım, María’nın ve onca kızın, başka bir kadının bedeninden olma sevgili kızların gittiği yere açılan anahtarı elimde tutarak ayağa kalktım. Toprağı tutup yuttum, biraz daha, biraz daha, yeni gözlerim ortaya çıksın ve görebileyim diye.   Her köşesinden adaletsizlik fışkıran Buenos Aires varoşlarında yaşayan isimsiz kız dürtülerine uyarak toprak yemeye başlayınca doğaüstü bir yeteneği ortaya çıkar: Toprakla temas edenlere dair gaipten görüntüler görebilmektedir. Kaybettiklerinin izini bulmak isteyen insanlar bahçesine toprak dolu şişeler bırakmaya başlar. Artık Toprakyiyen diye anılacak kız toprağın gizlediği ürpertici sırları çözerken bir yandan da kendi kaderini çizmeye çalışacaktır.   Toprakyiyen’de Dolores Reyes kadın ve çocukların dibe itildiği, şiddetle şekillenen eril dünyanın karanlığına büyülü bir ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91217</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa45b598-f7d0-412c-a213-d08505739e36.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Macerası - Eric Vale (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Eric Vale’nin bu defa çok ciddi bir sorunu var! Başı büyük bir belada! Okul müdürü Porter, Eric’in raydan çıktığını düşünüyor. Mutant Vampir Zombi Kurt Adam Uzaylılar gezegenimizi işgal etmeye hazırlanıyorlar mı cidden? Eğer Eric bu soruya mantıklı bir cevap bulamazsa insanlığın geleceği tehlikeye girecek.
Eric Vale ile beraber süper bir uzay maceresına girmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91218</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8765e8f0-4321-41d6-b03b-7ea21eb7bfd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Prenses Brambilla</image:title>
            <image:caption>Roma Karnavalı’na katılan aktör Giglio Fava, kendini bir masal dünyasının içinde bulur ve katıldığı bu gerçeküstü dünyada kendine hayalî bir ikiz yaratır. O artık Cornelio’dur ve Prenses Brambilla’ya âşık olur. Dahası, aşkının karşılık bulduğuna inanır.

Eserlerinde gerçek ile fantastiği kaynaştırarak göçebe, geçişken dünyalara dönüştüren Hoffmann, Prenses Brambilla’da gündelik hayatı masal, karnaval, mit, tiyatro ve rüya gibi alegorik düzlemlerle eşleştiriyor. Prenses Brambilla farklı dünyalar arasındaki sınırların kaybolup kimliklerin iç içe geçtiği bir Hoffmann masalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91219</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdee62f0-bec5-43a3-9499-f93c6b7fc3f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tefeci Gobseck</image:title>
            <image:caption>Balzac İnsanlık Komedyası’nda 19. yüzyılın ilk yarısını ve Fransa’yı kapsayan, yaşanmış gerçeklikten çok onun bir tür aynası niteliğini taşıyan, kendi tarihi, coğrafyası, soyluları ve burjuvazisi, esnafı ve köylüleri, politikacıları ve züppeleri daha da önemlisi kendi yasaları, felsefesi, bilimi bulunan alabildiğine özgün bir roman evreni yarattı.
Yüz otuz yedi eserden oluşan yirmi altı ciltlik devasa yapıtın Özel Yaşamdan Sahneler bölümünde yer alan Tefeci Gobseck’de, Balzac bu kez bir tefecinin de dahil olduğu bir aile dramını genç avukat Derville’in gözünden anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91220</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/021d4fba-30c9-400d-acd6-b21b99fa1115.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Çift İpek Çorap ve Başka Öyküler</image:title>
            <image:caption>Amerikalı yazar Kate Chopin’in dokuz kısa öyküsünden oluşan bu kitaptaki hikâyelerin neredeyse tamamı, Kanada’nın Acadia (bugünkü Nova Scotia) kırsalında ya da Acadia halklarının göç ettiği Louisiana’da geçer ve Fransızca konuşan Acadia, Creole ve Cajun halklarının yaşantısına odaklanır.
Chopin’in bu kısa öykülerindeki kadın karakterler içlerindeki tutkuyu keşfetme, kabullenme ve duygularına teslim olma yetenekleriyle yazarın kült romanı Uyanış’ın başkarakteri Edna’nın öncülüdürler. Her seferinde karar veren, harekete geçen, inisiyatifi alan, olayların seyrini değiştiren bu kadın karakterler aynı yaratıcıları gibi, kaleme alındıkları döneme göre zamanlarının ötesinde istisnai bir zihinsel özgürlüğe ve cesarete sahipler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91221</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fa7718b-ba8c-4cae-a309-92a437eb162e.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanfil ve Yasemin (Açıklamalı Orijinal Metin)</image:title>
            <image:caption>Bu kadar aydır en hararetli bir aşkla temas etmiş, en samimi bir hayatla yaşamıştı. Hâlâ neydi, nasıl bir kadındı, bunu bilmiyordu. Hatta hissiyatına, hevesatına hulul etmek mümkün olamamıştı. Her teşebbüsünde meçhul kalmıştı. Düşünüyordu. Sevmiş miydi? Sır! Neydi? Muamma! Bir rüya gibi anlaşılmadan zail olmuştu. Bir sfenks olarak görünmüş, bir sfenks olarak geçip gitmişti…   1923’te tefrika edilen ve ilk olarak 1924’te kitap olarak basılan Karanfil ve Yasemin, Eylül’le haklı bir şöhret kazanmış olan Mehmet Rauf’un dönem anlatıcılığında da ne kadar usta bir yazar olduğunu gösteren, oldukça önemli bir roman. Romanın arka planında, değişen Türkiye’nin değişen insanlarını, insan ilişkilerini, kıyafetlerini, çay partilerini tartışan yazar; ön plandaysa yoğun ve zorlu bir aşk hikâyesini, bu hikâyenin üç kahramanını da enfes tahlil yeteneğiyle irdeleyerek sunuyor.   Bugüne kadar hak ettiği ilgiyi görmeyen bu büyük roman, ilk baskısı ile tefrikası karşılaştırılarak ve yazarının diline müdahale edilmeden yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91222</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d9ab8b4-627e-4ce2-a5d9-c558069290ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanfil ve Yasemin (Günümüz Türkçesiyle)</image:title>
            <image:caption>Bu kadar aydır en ateşli bir aşkla temas etmiş, en samimi bir hayatla yaşamıştı. Hâlâ neydi, nasıl bir kadındı, bunu bilmiyordu. Hatta hissiyatına, heveslerine dahil olmak mümkün olamamıştı. Her teşebbüsünde belirsiz kalmıştı. Düşünüyordu. Sevmiş miydi? Sır! Neydi? Muamma! Bir rüya gibi anlaşılmadan yok olmuştu. Bir sfenks olarak görünmüş, bir sfenks olarak geçip gitmişti…   1923’te tefrika edilen ve ilk olarak 1924’te kitap olarak basılan Karanfil ve Yasemin, Eylül’le haklı bir şöhret kazanmış olan Mehmet Rauf’un dönem anlatıcılığında da ne kadar usta bir yazar olduğunu gösteren, oldukça önemli bir roman. Romanın arka planında, değişen Türkiye’nin değişen insanlarını, insan ilişkilerini, kıyafetlerini, çay partilerini tartışan yazar; ön plandaysa yoğun ve zorlu bir aşk hikâyesini, bu hikâyenin üç kahramanını da enfes tahlil yeteneğiyle irdeleyerek sunuyor.   Bugüne kadar hak ettiği ilgiyi görmeyen bu büyük roman, yazarının diline en az müdahaleyle günümüz Türkçesine uyarlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91223</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/824e40fc-8acb-4d49-bac8-f373a7298b73.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Kahraman - Eric Vale (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Eric Vale’nin okulunda “Süper Kahraman Haftası” düzenleniyor ve Eric’in de bu haftaya özel süper yaratıcı fikirleri var. Ama Eric sürprizleriyle herkesi şaşırtmayı planlarken kendisi büyük bir maceranın ortasına düşüyor. Ürkütücü mutantlar, tuhaf orang-utan ayı ve Öcü Böcü Adam… Eric bütün bu gariplikleri bir Süper Kahraman gibi aşabilecek mi, yoksa her şey bir felakete mi dönüşecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91224</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80a68718-6dcf-49da-81c0-a55f7bf3e38d.jpg</image:loc>
            <image:title>Divanu Lugati&apos;t-Türk&apos;te Tekrarlı Atasözleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Birinci Bölüm:
Divanu Lugati’t-Türk’te Tekrarlı Atasözleri
İkinci Bölüm:
Değerlendirme Ve Sonuç Değerlendirme
Sonuç
Kaynaklar
Divanu Lugati’t-Türk’teki Tekrarlı Atasözleri Ve Muhtemel Asıl Şekilleri
Dizin
Özgeçmiş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91225</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bed7dd60-9b00-4d14-98b3-64277bdce973.jpg</image:loc>
            <image:title>İşletmelerde Dijital Yönetim</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Bölüm 1
Dijital Dönüşüm: Rekabet, Strateji Ve Türkiye’nin Hedefleri
Bölüm 2
Dijitalleşme Ve İnsan Kaynakları Uygulamaları
Bölüm 3
Dijitalleşme Ve Entelektüel Sermayede Dönüşüm
Bölüm 4
Geleneksel Takımlardan Sanal Takımlara: Dijital Çağın Yeni Çalışma Modeli
Bölüm 5
Dijital Liderlik
Bölüm 6
Dijitalleşme Çağında Rekabeti Yeniden Düşünmek
Bölüm 7
Dijital Dünyada İşletmelerde Büyük Verinin Kullanımı
Bölüm 8
Dijitalleşme Ve Sürdürülebilirlik
Bölüm 9
Dijitalleşme Ve Finans Sektörü
Bölüm 10
Dijital Dönüşümün Muhasebe Sektörüne Etkisi
Bölüm 11
Dijital Dünyada Pazarlama
Bölüm 12
Değişen Dünyada Müşteri İçin Değer Yaratmak
Bölüm 13
Dijital Dönüşümde Kültürel Entegrasyon Yol Haritası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91226</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4bb6ce9-2cd2-4cee-8060-81cf81f09083.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Dünyası Üzerine Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Göç, Dayanışma ve Uyum Bağlamında Rozana Penceresinden Günümüze Antakya’da Yaşayan Suriyeli Kadınların Sosyalleşme Alanları: Sıbhiyyi ve Jam’iyya (İstikbal)
Antik Dönemde Kadın: Prehistorik Kadın’dan Havva’ya Kadar
Kişisel Markalaşma Fenomeni: Kadın Ceo’lar Örneği
Emperyalizm ve Savaş: Anadolu Kökenli Yunan Edebiyatçı Dido Sotiriou’nun Yazılarında Küçük Asya Seferi Ya Da Türk Kurtuluş Savaşı
Kadın ve Takı: Antik Dönem Kuyumculuğuna Genel Bir Bakış
Kadına Karşı Şiddet ve Kadın Olmak
Yabancı Mahkemelerin Ortak Velayet Kararlarının Türkiye’de Tenfiz Sorunu
Asri Hayat Asri Kadın: Cumhuriyet Döneminde İstanbul’da Ev Modası
Süryani Hagiografisinde Kadın Azizeler
Osmanlı Devleti’nde Müslüman Kadınlara Uygulanan Yasaklar ve Kısıtlamalar
Tarihte Türk Kadınının Serüveni ve Mustafa Kemal’in Türk Kadınına Bakışı
Türkiye’de Kadının Sosyo-Ekonomik Yapısı: Kahramanmaraş Örneği
Kurtuluş Savaşı Yılları Güney Cephesinde İstiklal Kahramanı Bir Kadın: Tayyar Rahime Hatun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91227</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/209c8767-6306-48aa-97eb-4dccdddda932.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat, Şehir, İnsan</image:title>
            <image:caption>Bir gün bir kitap okuyup bütün hayatınız değişir mi bilmem... Ama bu kitapla hayatınız güzelleşir... 
  -Ecz. Gürünay Çalışır 

Okuduğum her yazı, bilginin sonsuzluğunda yeni keşif heyecanı yarattı bende. Yeni şehirler, yeni hayatlar, yeni yaşanmışlıklar... Benim için hepsi unuttuğum ya da yeni öğrendiğim bilgilerdi. Okudukça şaşırdım, heyecanlandım. Gurur duydum... 
  -Zir. Müh. Belgin Durgun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91228</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef6c5598-d12e-4c00-915e-61a1ca54726b.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Pazarlama Yöntemleri ve Turizme Yansımaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
1. Bölüm
Dijital Pazarlama Ve Turizme Yansımaları
2. Bölüm
Sosyal Medya Pazarlaması Ve Turizme Yansımaları
3. Bölüm
Etkili Kişi(Influencer) Pazarlaması Ve Turizme Yansımaları
4. Bölüm
İçerik Pazarlaması Ve Turizme Yansımaları
5. Bölüm
Viral Pazarlama Ve Turizme Yansımaları
6. Bölüm
Satış Ortaklığı Pazarlaması (Affiliate Marketing) Ve Turizme Yansımaları
7. Bölüm
Gerilla Pazarlama Ve Turizme Yansımaları
8. Bölüm
Ağızdan Ağıza Pazarlama Ve Turizme Yansımaları
9. Bölüm
Yeşil Pazarlama Ve Turizme Yansımaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91229</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1b25a45-09c0-49a9-a120-20125ceba4b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatih İstanbul’da</image:title>
            <image:caption>“Genç Fatih, bir aralık gözlerini kapadı, bu uğultuyu dinledi. Bizans, 1125 yıldan beri Şarkî Roma’ya payitahtlık eden büyük şehir, sanki ev ev, köşe köşe, mahalle mahalle yıkılıyor, çöküyor, kayboluyordu. Kulaklara akseden uğultuda böyle derin ve umumî bir inhidamın iniltisi seziliyordu. 
Fatih, bu iniltiye dayanamamış gibi göründü. Yüzünü yanı başında duranlardan Zağanos Paşa’ya döndürdü: 
“Şehir,” dedi, “yıkılmasın, canım sıkılır.” 
O, imanlı bir sesle efendisini temin etmekte acele gösterdi: 
 “Türkler, şehir almayı bildikleri kadar aldıkları şehirleri korumayı da bilirler. İstanbul’un tek bir taşı yerinden düşmeyecektir sultanım.” 
  İstanbul’un fethi sadece Türk tarihini değil dünya tarihini de şekillendiren mühim olaylardan birisidir. Fetih ve Fatih hakkında gerek yurt içinde gerekse yurt dışında pek çok kitap yayımlanmış fetih, araştırmacısından romancısına her türden yazarın eserlerine konu olmuştur. Türk edebiyatında tarihî roman denince akla gelen ilk isimlerden birisi olan M. Turhan Tan’ın Yedigün dergisinde neşredilen bu kısa fakat çarpıcı romanı Fatih İstanbul’dafetih kitaplığına küçük de olsa katkı sağlayacak cinstendir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91230</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fca51c00-8c72-4bd4-b908-16c497bbacd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatih ve Fetih</image:title>
            <image:caption>“İkinci Murad’ın vasiyetnamesi mucibince Fâtih’in tahta çıkar çıkmaz İstanbul meselesini ele aldığından bahsedilir. Fetih’le neticelenen ve İkinci Mehmed’e “Fâtih” ve “Ebu-l-Feth” unvanlarını kazandıran yedinci muhâsara Hicret’in 857 senesi 26 Rebi’ül-evvel ve “Julien” denilen eski Milâd takviminin 1453 senesi 6 Nisan Cuma gününden aynı Hicri ve Milâdî senelerin 20 Cumada-l-ula ve 29 Mayıs Salı sabahına kadar 53 gün sürüp 54’üncü günü erkenden şehir fethedilmiştir: Bugün kullanmakta olduğumuz “Gregorien” ismindeki yeni Milâd takviminde muhâsara başıyla fetih günü 15 Nisan ve 7 Haziran Cuma ve Salı günlerine tesadüf etmektedir. Bu vaziyete göre İstanbul’un Fethi sekiz buçuk asırlık dinî ve dört asırlık millî bir ideal uğrunda devir devir ve dalga dalga dökülmüş Müslüman ve Türk kanlarının temin ettiği çetin ve muazzam bir netice demektir: İşte bundan dolayı İstanbul Fethi yeryüzündeki bütün Müslümanlarla bütün Türkler için tarihin en büyük vak’asıdır.” İsmail Hami Danişmend İsmail Hami Danişmend’in Fatih’in Hayatı ve Fetih Takvimi ve İstanbul Fethinin İnsanî ve Medenî Kıymeti adlı eserleri birleştirilerek oluşturulan Fâtih ve Fetih, dünya tarihine yön veren; hakkında sayısız eser yazılmış olan İstanbul’un fethini bu Danişmend’in sıra dışı bakış açısıyla okumamıza imkân sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91232</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e2cdc0c-7155-411a-a5c6-c2828337b9c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Enformasyon Çağında Marx Okumak</image:title>
            <image:caption>Ünlü Marksist biliminsanı ve eleştirel medya kuramcısı Christian Fuchs; internet, dijital emek, sosyal medya, medya endüstrileri ve dijital sınıf mücadeleleri gibi günümüz olgularından faydalanarak medya ve iletişim çalışmaları perspektifinden Marx’ın temel kavramlarını inceliyor. 
Enformasyon çağında okurların Karl Marx’ı anlamalarına yardımcı olan Fuchs, Marx’ın en önemli ve çığır açan yapıtı Kapital Cilt 1 için her bir bölümüne karşılık gelen kapsamlı bir giriş sunuyor. 
 
Fuchs çeşitli uluslararası güncel örneklerle, Amazon, Google ve Facebook gibi ulusötesi medya şirketlerinin küresel kapitalizmin denetiminde giderek daha etkin bir rol oynadığı bu dönemde Marx ve eserlerinin devam eden önemini vurguluyor. 
 
Her bir bölümün sonunda yer alan tartışma soruları ve alıştırmalar, okurların Marx’ın çalışmalarını günümüz bağlamlarına daha derinlikli uygulamalarına yardımcı oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91233</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6c3faad-a826-48c7-bd0b-b8bcd1e142d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Yarısından Sonra Bir Saat - Novalis</image:title>
            <image:caption>Hermann Hesse’nin, yapıtında izlediği yolu anlamak isteyen okurlar için gençlik dönemi eserleri arasında önem atfedip HERMANN LAUSCHER ve PETER CAMENZIND kitaplarıyla birlikte andığı ve henüz yirmi bir yirmi iki yaşlarında kaleme aldığı GECE YARISINDAN SONRA BİR SAAT masalsı atmosferiyle, Maeterlinck’in etkisi altında genç bir yazarın kendisine yarattığı düş ülkesinden ezgiler niteliğindedir. 
Yazarın ilk düzyazı denemelerinden, yine aynı yıllarda yazdığı, kitap sevgisine ilişkin “Novalis” öyküsü, bibliyofil anlatıcının aktarımıyla okuru eski kitapların geçmişteki ve gelecekteki hayali okurları ve dostluk üzerine düşündüren bir yolculuğa çıkarır; bu yolculuk boyunca romantizmin öncülerinden 18. yüzyıl sonu Alman şairi Novalis’in yapıtını selamlar. 
“Şimdi burada gördüğün ne varsa, her şey bütün gerçekliklerden daha güzel ve bütün gerçekliklerden daha gerçek.” 
Sözler metalden yapılmış gibi, yavaş ve ağır okunuyor. Buna rağmen kitap edebi değil. En iyi yerlerinde gerekli ve tuhaf. Taşıdığı huşu içten ve derin. Sevgisi büyük ve içindeki bütün duygular saf: Sanatın eşiğinde duruyor. 
 Rainer Maria Rilke (GECE YARISINDAN SONRA BİR SAAT kitabına dair)  
GECE YARISINDAN SONRA BİR SAAT’teki düzyazılar üzerinde çalışırken, kendime bir sanatçı-düş ülkesi, bir güzellikler adası yaratmıştım; düzyazılardaki şiirsellik güncel dünyanın çalkantılarından ve en diplerinden geceye, düşlere ve yalnızlıkların güzelliğine bir geri çekilme anlamı taşımaktaydı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91234</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/013e9d88-5a1c-4bec-8db1-8cddeb44c05e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yitik Dünya</image:title>
            <image:caption>Shannon Moss, Donanma Suç Araştırma Birimi’nin gizli bir bölümünde çalışıyordu. 1997 yılında, Batı Pennsylvania’da, bir komandonun ailesinin cinayetini araştırma görevini aldı, ayrıca ailenin kaybolan genç kızını da bulması gerekiyordu. Moss, geleneksel emniyet güçlerine söylemese de, kayıp komandonun USS Terazi isminde bir uzay gemisinde astronot olduğunu biliyordu. Bu gemi, Derin Zaman’ın akıntıları içinde kaybolmuştu. Moss zaman yolculuğunun zihinsel travmalarını ilk elden yaşamıştı ve komandonun gelecekteki tecrübelerinin bu şiddeti tetiklediğini düşünüyordu.  
Moss, kendi geçmişindeki bazı acıların da etkisiyle, kayıp kızı ve katili bulmak için zamanda ileriye, muhtemel geleceklerden birine gidecek ve 1997’deki bu cinayeti çözmesine yarayacak kanıtları bulmaya çalışacaktı. O, zamanda yolculuk yapıp farklı geleceklerden ipuçları toplarken, bir cinayetten çok daha korkunç bir kader, tüm insanlığın sonunu getirecek bir kıyamet gittikçe günümüze yaklaşıyordu. 
Tom Sweterlitsch’ten Yitik Dünya, yapısıyla ve üslubuyla Inception ile True Detective’i akla getiren, labirentimsi kâbus atmosferiyle tüyler ürpertici bir bilimkurgu polisiye.
“Hem zamanı hem de akılları büken bir polisiye. 12 Maymun ile True Detective’in bir karışımı gibi.” –Sylvain Neuvel
“Türler arasındaki sınırlara meydan okuyan, büyük fikirlere sahip bir roman. Destansı ve akıl almaz.” –Blake Crouch</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91235</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a699e902-7f96-44b0-8efc-9f20607f21ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğer Kızın Olsaydım</image:title>
            <image:caption>Belki de sadece sıradan bir kızımdır. 
 
Amanda Hardy, yeni okuluna başladığında her genç gibi arkadaş edinmek ve ortama uyum sağlamak istiyordu. Fakat çok önemli bir sırrı vardı. Eskiden Andrew olduğu öğrenilirse, her şey yine tepetaklak olabilirdi. 
 
Kendini korumak için ne kadar duvar örse de sevgisiz geçen bir hayat yaşamak sayılmazdı. İlk görüşte tutulduğu Grant’le zaman geçirdikçe, kendisiyle ilgili her şeyi ona açıklamak daha da zorlaşıyor, kendini daha da büyük bir açmazda buluyordu. 
 
Gerçekler, aşkına mı yoksa hayatına mı mal olacaktı? 
 
• Publishers Weekly • Kirkus • iBooks • Barnes &amp; Noble • Amazon ve • Bustle’a göre YILIN EN İYİ ROMANI 
 
“Bu cesur, ilham verici ve muhteşem kitabı mutlaka okuyun.” —Jennifer Niven 
 
“Eğer Kızın Olsaydım, önyargılarınızı kıracak.” —Nina LaCour 
 
“O kadar önemli bir kitap ki bitirir bitirmez herkesle paylaşmak isteyeceksiniz.” —Julie Murphy 
 
“Hayattaki yerini bulmaya çalışan bir gencin gerçekçi portresi.” —Washington Post 
 
“Umuda dair büyüleyici bir hikâye.” —Publishers Weekly, starred review 
 
“Farklı hissetmeye ve önyargılara dair sevgi ve umut dolu bir roman.” —Kirkus, starred review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91236</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d7b1c18-e87c-4e7f-9f04-87711695449b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalancılar İçin Sihir</image:title>
            <image:caption>Ivy Gamble’ın özel dedektiflik kariyerinin önü açık gibi görünüyordu. Uzun zamandır görüşmediği kız kardeşi Tabitha’nın sahip olduğu sihir yeteneği ona bahşedilmemişti ama sıradan hayatından gayet memnundu. Ivy, kardeşinin öğretmenlik yaptığı ve sihir gücüne sahip öğrencilerin yetiştirildiği Osthorne Akademisi’ndeki gizemli bir vakayı çözme görevini kabul ettiğinde, fırsat ayağına gelmişti. Artık sıradan vakalarla uğraşan değil, ciddi bir cinayet davasını çözebilecek türden, iyi bir dedektif olmak istiyordu ve cevaplar oradaydı, hepsi önündeydi. Tabii Ivy onları görecek kadar iyi olabilirse… 
 
“Bu merak uyandırıcı kitap sizi kesinlikle kendine bağlayacak.” –Veronica Roth 
 
“Biraz Veronica Mars biraz Harry Potter.” –The Nerd Daily 
 
“Akıl dolu ve sürükleyici…” –Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91237</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72087f9c-ecc4-4d55-86ce-c60b8eaf45de.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Fermanı</image:title>
            <image:caption>“Kanla yazılan ancak kanla bozulur.” 
 
Akla gelmeyenin başa neler getireceğini kim nereden bilebilir? Ufacık bir domino taşının her şeyi yerle yeksan etmesi için tüm şartlar hazır. Korku kendine yer bulmak için sırasını bekliyor. O, bulduğu yerde köklenmek isteyen tohum sanki. Kanla beslenip boy atan bir ağaç. 
 
Şafak Güçlü, Kan Fermanı ile bu toprakların korku için ne kadar bereketli olduğunu gösteriyor okura. Sürekli devan eden temposu, şaşırtıcı kurgusu ve nefes alıp veren karakterleriyle uzun zaman unutamayacağınız bir roman. 
 
“Vampir elindeki rulo şeklinde tuttuğu fermanı açtı. Parşömen kâğıdın üstünde kurumuş kan lekeleri ve silikleşmiş Arapça yazılar vardı. Bir süre bekleyen yaratık mırıldanmaya başladı! Bir anda önlerindeki ateş harlayarak yükseldi. Kıvılcımlar mağaranın onlarca metrelik tavanını bir anlığına yaladı ve yeniden normale döndü. Bununla birlikte diğer yaratıklar yeniden aynı sözleri mırıldanmaya başladı. Şimdi tüm mağarada yankılanan anlaşılmaz bir uğultu gittikçe yükseliyordu. 
Artık ölümcül ayin başlamıştı!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91238</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a2dfbf5-1cc3-4e2c-803f-5a5b2b06926b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Serçesi 1- Alaz</image:title>
            <image:caption>Kim demiş “Erkekler ağlamaz!” diye. Ağlar efendim. Hatta öyle bir ağlarlar ki alıp da küçük bir çocuk gibi dizinize yatırmak istersiniz. Ben bu gece beni dizlerine yatıracak olan kadının yokluğuna ağlıyorum. 
Okuduğum kitaplar, yazdığım satırlar, hepsi birer yara bandıydı. 
Bazı insanlar içinin acısını kelimelerden çıkarıyordu. Ben de o insanlardan biriydim. İçimdeki acıları parmak uçlarımda buluyor, onları satırlara çalıyordum. 
Ben Alaz Tandoğan. Babası tarafından terk edilen, annesi tarafından öksüz bırakılan, hayat mücadelesine küçük yaşta başlayan kül olmuş bir gencim. Koca bir şehri, geçmişi de içine gömerek geride bıraktım. Kaybetmemeye çalıştığım güzel yanımı da cehennem kapılarının önünden toplarken içimdeki iblisleri zapt etmeye çalıştım. 
Her şeyi yoluna koymaya çalıştığım ve bir meleğin kanatları altına sığındığım bir zaman oldu. Ama hayatım üzerine kumar oynanan masada, kader bir kez daha açtı elini önüme. İşte o an, elimdeki senaryolarda yazmayan sürpriz son, her şeyin başlangıcı oldu. 
Ve bir alaz sardı her yanı. İçinde yanan kim oldu dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91239</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f2c1e93-14b9-4bc0-b3dd-b0b36a7d00b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Korudaki Gümüş (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Emily Tesh’in birçok farklı mitolojide ve çeşitli halk inanışlarında yerleşik olan “Yeşil Adam” efsanesinden esinlenerek kaleme aldığı “Yeşilkuytu Serisi”nin ilk kitabı Korudaki Gümüş, fantastik edebiyatın olmazsa olmazı peri masallarına, kadim söylencelere, doğadaki doğaüstü unsurlara, büyülü ormanlara yönelik çağdaş bir hikâye anlatıyor. 
 
Tobias Finch, Yeşilkuytu’nun derinliklerinde, koruya hükmeden yaşlı bir meşe ağacının yanındaki kulübesinde, sakin ve kendi hâlinde bir yaşam sürüyordu. Kedisiyle ve bir de ağaç perileriyle… 
 
Yeşilkuytu Malikânesi’nin yeni sahibi Henry Silver ortaya çıkınca her şey değişti. Yerel halk efsaneleriyle yakından ilgilenen Silver’ın merakı sayesinde bir perde aralandı ve geçmişin gölgesinde saklanan sırlar yavaş yavaş topraktan filizlenmeye başladı. Tobias Finch, uzun zaman önce kapadığı bir defteri açmak zorunda kalacaktı. Ormanın büyüsü bozulacak, yeşilliğin kalbindeki karanlıkla hesaplaşılacaktı. 
 
Korudaki Gümüş, kara topraktaki köklerin derinliğine dair dokunaklı, masalsı bir anlatı. 

“Ormanın, perilerin ve sevginin hakiki öyküsü.” –Naomi Novik 
 
“Unutulmuş tanrıların, yaşlı ormanların büyüleyici öyküsü. Tek kelimeyle olağanüstü.” –Jenn Lyons 
 
“En yakın ormanda sessiz bir köşe bulun, ağaçların fısıltısını dinleyin, bu küçük kitap için eski ve yeni tanrılara teşekkür edin.” –Book Riot</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91240</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d7f8431-d9fb-47ec-9dda-d179f94be1c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyanist</image:title>
            <image:caption>Feminist şair, oyun yazarı, çevirmen ve romancı Elfriede Jelinek, kalabalık korkusu ve sosyal fobisi nedeniyle 2004 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü almaya bizzat gidememiş ama törende gösterilmesi için kaydedilen videoda, nota sehpasından okuduğu konuşmasında “Lisan bazen kazara bulur yolunu ama yoldan çıkmaz,” demişti. Jelinek, Avusturyalı yönetmen Michael Haneke’nin sinemaya da uyarladığı Piyanist’te annesiyle yaşayan, cinselliği bastırılmış piyano öğretmeni Erika Kohut’u anlatıyor. 
 
Küçüklüğünde bir müzik dâhisi olduğu düşünülen Erika artık otuzlarının sonunda, hâlâ annesiyle beraber yaşıyor ve Viyana Konservatuarı’nda piyano öğretmenliği yapıyor. Annesiyle aynı yatağı bile paylaşan bu kadın, ona ilgi duyduğunu anladığı öğrencilerinden biriyle başladığı sadomazoşist ilişki sayesinde, içindeki tüm saklı arzuları birden serbest bırakacak. Şiddet, haz ve aşk birbirine karışacak. 
 
Elfriede Jelinek’in en bilinen romanı Piyanist, müziği dinlenmeyip susturulan bedene, kadın ile erkeğin toplumsal rollerine dair tabu yıkan, sarsıcı bir başyapıt. 
 
“İnsanın kanını donduracak kadar baş döndürücü bir eser.” –Walter Abish 
 
“Piyanist, bir anne ile kızının, bir sanatçı ile âşığın zekice, sivri dilli, muhteşem bir portresi.” –John Hawkes 
 
“Jelinek’le ilgili insanı ele geçiren asıl şey, yanlış mutluluk fikirlerinden ibaret bir dünyanın içine böyle isabetli ve keskin biçimde girebilmesi.” –Frankfurter Rundschau</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91241</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97ae4513-735f-4316-a0fd-84bc9571c5ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman ve Cellat</image:title>
            <image:caption>Ev, ailenin karakutusu. İçeride çok ses var, çoğu zaman aynı şeyi söylemeyen sesler. Orada her şey coşkuyla, umutla ve iyi niyetle başlıyor ama böyle devam etmiyor. Toplum, aile için roller seçiyor: Anneler cefa çekiyor, babalar fedakârlık ediyor. Ya çocuklar? Orada değiller sanki. Aile olmak, insandan verebileceği en çetin mücadeleyi talep ediyor. 
 
Şeniz Baş, Kahraman ve Cellat’ta aile kavramını yeniden tartışmaya açarak yarattığı karakterlerle sadece bireyin değil toplumun da çıkmazlarına işaret ediyor. &quot;Kahraman ve Cellat&quot; özenli dili, sürükleyici kurgusu ve okuru içine alan atmosferiyle uzun zaman akılda kalacak bir roman. 
 
“Aynadaki bakışı anlamaya çalışıyorum. Kim bakıyor bize oradan? Kahraman mı cellat mı? Yüzüne bir gülümseme yayılıyor babamın.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91242</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7a41526-1bd2-4f6d-836c-a4aadefc9bf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyrukluyıldız Günleri</image:title>
            <image:caption>Biliminsanlarınca, kütlesinin çoğu gazdan oluştuğu için çarpsa da etkisi olmayacağı düşünülen bir kuyrukluyıldız Dünya’ya yaklaşıyor. Yaklaştıkça büyüyor, yeşilimsi aydınlığı belirginleşiyor. 
 
İnsanlık ise kendi dertleriyle meşgul. Dünya ekonomik krizde, insanlar işsiz, büyük bir savaş kapıda. Sömürünün ve savaşın yanında kuyrukluyıldızı hiç umursamayan genç sosyalist William Leadford’ın en büyük derdi ise henüz ayrıldığı sevgilisi. Oysa Dünya, kuyrukluyıldız sayesinde büyük bir değişimin eşiğinde. 
 
Wells’in 1910’da Dünya’dan görülebilecek olan Halley Kuyrukluyıldızı’na duyduğu merakla 1906’da kaleme aldığı bu ütopya, yazarın insanlık durumuna dair gerçekçi gözlemlerinden yola çıkarak ilerliyor ve eşitlik, pasifizm, özgür aşk ekseninde dönüyor. 
 
Savaş ve sınıfsal çelişkiler kadar aşk üzerine de zamanının ilerisinde görüşlere sahip Kuyrukluyıldız Günleri, toplumsal düzenin üzerine inşa edildiği temeli sarsmaktan korkmayan, sadece Wells’in yazabileceği öngörüde bir “bilimsel romans”. 

“Wells Kuyrukluyıldız’da bir yazarın karşısına çıkabilecek en ürkütücü mücadelelerin üçüyle yüzleşiyor. İlki, roman kesinlikle tartışmalı; Wells istediğini anlatabilmek için romanı tersyüz etme riskine giriyor. İkincisi, romanın ilerleyen bölümleri ütopyacı; herkes bilir ki ütopyalar parıltıdan yoksundur. Son olarak, Wells’in anakarakterinde kahraman hamuru yok; bu karakterle empati kurmak zor. Ama gelin görün ki Wells tüm bu sorunların altından zekice kalkıyor.” –Ben Bova</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91244</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f5e09e7-8591-4140-83d6-5d9e1a535ce5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans’ın İncesazı</image:title>
            <image:caption>İlhan Durusel’den yeni şiir kitabı 
Bizans’ın İncesazı 
 
Buraya ayak bastım, siliniyor şimdi ayak izim.
Örtün üzerimi, üşümesin. Heykelim. 
 
 
İlhan Durusel’in yeni şiir kitabı Bizans’ın İncesazı Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı. 
Bizans’ın İncesazı’nda İlhan Durusel zamanın gizlediklerini dile dökme sanatını geliştiriyor. Toplumsal tarihten kişisel tarihe uzanan şiirlerde bir yaşam kesiti, bir duyarlık, bir öykü öne çıkarıyor. İlhan Durusel yazıyla yaşam, güncelle bellek, şiirle düzyazı arasında yepyeni tınılar çıkarıyor, şiirsel ezgiler yaratıyor. 
İlhan Durusel önceki şiir kitabı Dil Tutulması ile geçtiğimiz günlerde Vedat Türkali Ödülü’nü almıştı. 
 
İlhan Durusel 1965’te Ayvalık’ta doğdu. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Edebiyat öğretmenliği yaptı (1988-94). 1994’ten beri eşi Francesca ile birlikte Pennsylvania’da yaşıyor. Lehigh Üniversitesi Kütüphanesi’nde arşiv ve nadir kitaplar bölümünde çalışıyor. Öykü, şiir ve yazılarından bazıları Sombahar, Cumhuriyet Kitap, kitap-lık, Mesele, Sarnıç, Notos, Öykülem, Granada, 14 Şubat Dünyanın Öyküsü, Askıda Öykü ve Japonya dergilerinde, bir öyküsü Kanada’da çıkan edebiyat dergisi Descant’ın Türkiye seçkisinde yayımlandı. 
Şiir: Kısa Kısa Kıssalar (2015), Dil Tutulması (2019), Bizans’ın İncesazı (2021). 
Öykü-Anlatı: Alınyazım Kılavuzu (1998), Karakalem Requiem (2003), Süslü Nesir – Selçuklular İçin Güzel Sözler (2007), Gül Öksüren Melek (2012), Yavaş Ateş (2016), Defterdar – Evlat Katli İçin El Kitabı (2018). 
Deneme: Blöf Kitap (Tansu M. Gülaydın ile, 1998), Otlar Çağırıyor (2014).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91245</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21036679-712f-4d75-80d3-2379fa02da00.jpg</image:loc>
            <image:title>Misyonerlerin Masum Olmayan Seyahatleri</image:title>
            <image:caption>“Sonraları sapkınlaşarak putlara tapmaya başlayan Hıristiyanlara ceza olarak Tanrı Türkleri göndermiş, 
Onlar da kiliseleri camilere çevirmişlerdir.” 
 
“Türk camilerinden gelen ezan sesini duymak ve insanları ne yapmaya çağırdığını bilmek insanı üzer çünkü insanlar Hz. İsa’ya değil Hz. Muhammed’in tanrısına ibadete çağrılmaktadırlar. Yani insanlar tanrısızlığa davet edilmektedirler.” 
 
Hıristiyan misyonerlerin “kutsal topraklar” diye adlandırdıkları bölgeyi Türklerin elinde tutuyor olması yüzlerce yıldır artarak çoğalan bir öfkenin ve kinin birikmesine neden oluyor. 
Hıristiyanlar açısından Asya, Tanrı’nın oğlunun doğduğu ve bir zamanlar yaşadığı yerdir. Ancak dünyada en fazla nüfusa sahip kıta olmasına rağmen, çok az Hıristiyan yaşamaktadır burada. 
Yazar Favell Lee Mortimer’in kaleme aldığı bu kitap, Hıristiyan misyonerlerin Asya’da yaptıkları seyahatlerde tuttukları, hiç de masum sayılmayan notları içeriyor. 
Misyonerlerin seyahatleri sırasında tuttukları notlardan da anlaşılıyor ki Hıristiyanların çok büyük bir motivasyonları var hâlâ... 
Kutsal toprakları geri almak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91246</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e314b34f-619d-4b37-b41f-3535b7ed1e83.jpg</image:loc>
            <image:title>Tepedelenli Ali Paşa İsyanı</image:title>
            <image:caption>“YANYA ASLANI&apos;NIN KANLI TARİHİ!” 
Tepedelenli Ali Paşa bir Osmanlı paşasıydı. 
Arnavutların o dönemdeki en büyük şehri sayılan Yanya’nın tek hâkimi... 
Seksen yıla yakın süren ömrü boyunca annesi ve çocukları da dahil binlerce insanın kanını döktü. 
Şeytana pabucunu ters giydiren bir adam olarak bilindi her zaman. Sonunda artık herkes onun ölmesini ister hale geldi ama Tepedelenli Ali Paşa’yı öldürmek kolay bir iş değil. Padişah II. Mahmut bile “Taş taş üstünde kalmaz!” dedi. 
Macar yazar Maurus Jokai’nin kaleme aldığı bu yarı masalsı roman, sadece Tepedelenli Ali Paşa’nın hikâyesi değil, aynı zamanda reform yapma çabasıyla sancılar yaşayan Osmanlı’nın yıkılış döneminin de hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91247</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e8f70c6-26b1-4ab0-a4f5-0f040e4087d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Topraklar Üzerine Oynanan Oyunlar</image:title>
            <image:caption>Armagedon toprakları üzerinde gerçekleşen Filistin Seferi’ni hiç kimse göz ardı edemez. 
Kutsal topraklar, tarih boyunca pek çok savaşa ev sahipliği yapmıştır. Belçika, Avrupa’da “Er Meydanı” olmadan çok önce bile Filistin tüm dünyanın “Er Meydanı” olma rolünü üstlenmişti. 
Asya ile Afrika’yı birbirine bağlayan bu güzergâhta Mısırlılar ile Asurlular, İsrailoğulları ile Kenan Ülkesi orduları, Yunanlılar ile Romalılar ve Eyyubi kuvvetleriyle Haçlılar arasında çok büyük savaşlar yaşanmıştır. Bu dar alanda savaşan komutanların isimleri en az Hz. İsa kadar önemlidir. 
Kutsal topraklar üzerinde oynanan oyunları bir İngiliz subayının gözünden ibretle okuyacaksınız bu kez! I. Dünya Savaşı sırasında Almanların Türkleri savaşa dahil etmesinden beri, Türkleri kendi topraklarında yok etme planı yapılmıştı ve bu nedenle Mısır savunması Filistin’e taşındı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91248</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0611929c-3e41-4806-ab84-6ce33b15e7fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilal ve Demir Haç</image:title>
            <image:caption>“Türkleri yok etmeyi planladılar ama İstiklal Savaşı’nda destan yazabileceklerini hesaba katmadılar.” 
Bu kitap I. Dünya Savaşı’nın tüm hızıyla devam ettiği yıllarda İngiliz yazar Edward F. Benson tarafından kaleme alınmış ve Batı’da büyük yankılar uyandırmıştır. 
Yazar, sarf ettiği şu çarpıcı sözleriyle çok dikkat çekmiştir: 
“Bir Türk imparatorluğu olan Osmanlı Devleti hasta adam değildir ve hiçbir zaman da hasta olmamıştır. Çünkü Türkler hasta değildir, hastalığın tam da kendisidirler. Türklük kanserin kendisidir ve bu canavar tümör, üzerine çöktüğü canlı dokuları yüzyıllardır yiyip bitirmektedir.” 
Elinizdeki kitap, buna rağmen, aşırı uçtan bir İngiliz milliyetçisinin kaleme aldığı bir eser değildir, çünkü özellikle kitabın son iki bölümünde anlatılanlar Sevr Antlaşması’nda uygulanmaya konmuştur ve şimdiki Büyük Ortadoğu Projesi’yle büyük benzerlik göstermektedir. Türklerin Çanakkale Zaferi İngilizler üzerinde büyük bir travma yaratmış ve “Hasta Adam” dünyayı korkutmaya başlamıştır. Müttefiklerin Türklerden yana yaşadıkları büyük korku, kitapta birkaç yerde geçen “Bir Türk her zaman cesur, disiplinli ve savaşçıdır. Türkler bu özelliklerini hâlâ korumaktadırlar!” sözlerinden de anlaşılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91249</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf517002-580b-4e63-8d19-18996c247e7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Thomas More / Bir Gün Filozoflar Kral ya da Krallar Filozof Olursa İnsanlık O Zaman. Mutluluğa Kavuşur</image:title>
            <image:caption>“Çürüyen bir bedene kıyasla ebedi olan ruhtan vazgeçmek ancak onursuzların işidir ve de ahmakların.” 
 
Filiz vermeyen birçok hayatın aksine koyu gölgeli yaprakları rüzgârlarla oynaşan ulu bir çınar gibi yaşadı Thomas More. Genç yaşta çok da istememesine rağmen hızlı bir tırmanışa geçti ancak şatafatın, ikiyüzlülüğün, heveslerin ışıkları altında yaşamaktansa son nefesini dürüstlüğün küf kokulu zindanlarında vermeyi tercih etti. “Vicdan özgürlüğü” uğruna celladına gülümseyecek kadar yaşamının doğruluğundan emindi. 
İdamla noktalanan 57 yıllık yaşamının ardında yakın dostu Erasmus’un ısrarı üzerine yazdığı bir kilometre taşı olan Ütopya’yı bıraktı. Ütopya’da eğitimden üretime, siyasetten adalete, ticaretten yönetime kadar her açıdan ideal bir devleti resmetti. Hem sorunu söyledi hem çözümü haykırdı. Döneminin dışına taştı. Peki ya biz Thomas More’un anlattığı ideal topluma ulaşma yolunda neredeyiz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91250</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70618339-0da9-4513-afc3-a5caadddc7e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Justıce League – Tek Kişilik Birlik</image:title>
            <image:caption>Modern dünyanın uzun zamandır unuttuğu Kadim bir kötülük uykusundan uyandı. Modern dünya onu o kadar uzun zamandır unutmuştu ki Justice League bile bu kötülükle yüzleşmeye hazır değildi. 
Bir kehanet, Justice League&apos;in Dünya&apos;da kalan son ejderhanın pençelerinde öleceğini söylediğinde, Wonder Woman onları kurtarmak için çok sevdiği arkadaşlarına ihanet etmek zorundaydı. Ama bu kararı acaba kaderi degiştirmeye yetecek miydi? 
Usta hikâye anlatıcısı ve çizer CHRISTOPHER MOELLER, JUSTICE LEAGUE: TEK KİŞİLİK BİRLİK’te efsanevi Justice League’in şimdiye kadar hiç bilinmeyen yönlerini olağanüstü çizimleriyle gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91252</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25055524-c187-422f-9aca-d2fe21c010b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Vektörlü Rus Dış Politikası (2000-2020)</image:title>
            <image:caption>Dört Vektörlü Rus Dış Politikası(2000 – 2020)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91253</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec7dbfa5-2558-484b-aaea-90e635fd80d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bızz’ın Anatomisi</image:title>
            <image:caption>The Anatomy of Buzz, Emanuel Rosen’ın “kulaktan kulağa pazarlama”nın anatomisini anlattığı bir başyapıttır. İngilizcede “buzz” arı vızıltısı anlamına gelir. Çeviride Türkçede arı vızıltısı anlamına gelen “bızz” sözcüğünü kullandık. Bu nedenle kitabı, gözden geçirilmiş ve çevrimiçi dünya için güncellenmiş yeni baskısından Bızz’ın Anatomisi: Kulaktan Kulağa Pazarlama ismiyle çevirdik. Bızz’ın Anatomisi, okurları kulaktan kulağa pazarlamanın iç dünyasına götürerek onun nasıl ve neden işe yaradığını açıklıyor.
Kanaat önderleri, pazarlama yöneticileri, araştırmacılar ve tüketicilerle yapılan yüzlerce görüşmeye dayanan kitap şu sorulara cevap arıyor:
•Çevrimiçi (online) ve çevrimdışı (offline) hakiki bızz nasıl üretilir?
•İnsanlar, ürünleriniz ve hizmetleriniz hakkında konuşmaya nasıl teşvik edilir; onlara arkadaşları, meslektaşları ve topluluklar arasında haberler nasıl yaydırılır?
•Geleneksel kulaktan kulağa stratejileri, bugün Facebook ve YouTube gibi tüketici tarafından üretilen medyalara nasıl uyarlanır?
Zeki, şaşırtıcı bilgilere ve en yeni stratejilerle içgörülere yer veren Bızz’ın Anatomisi: Kulaktan Kulağa Pazarlama, günümüzün aşırı ve karmaşık iletişim dünyasında bir ürüne, mesaja veya fikre dikkat çekmek isteyen herkesin mutlaka okunması gereken bir kitap.
Dünyanın en önemli pazarlama, marka ve iletişim bilimcisi kitap hakkında şöyle diyor: Rosen’ın on iki yeni bölümüyle kulaktan kulağa pazarlama kitabı bu konuyu anlamak ve kullanmak için harika bir rehber! Philip Kotler
Yeni baskıdan da fazlası olan bu kitap, taze içgörüler ve net örneklerle bızz’ın nasıl oluştuğunu ve iş stratejilerini nasıl geliştirdiğini gözler önüne seriyor! David Aaker
Kişilerarası ağların doğasına ve nasıl etkinleştirilebileceğine dair büyüleyici bir bakış. Son birkaç yılda bir kitaptan bu kadar etkilendiğimi hatırlayamıyorum. Everett M. Rogers</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91254</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58306458-6057-43bb-9697-146698b8f9b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Tohumları</image:title>
            <image:caption>GDO, günümüzün en korkutucu, şeytan sözcüklerinden biri haline geldi. Peki ama GDO denince ne anlıyoruz? GDO teknolojisini ne kadar iyi biliyoruz? Hakkında düşündüklerimizin ne kadarı gerçek ne kadarı yanlış yönlendirmelere dayanıyor? GDO teknolojisi gerçekten insanlığı ve dünyayı tehdit ediyor olabilir mi? Ya biri çıkıp her şeyi yanlış anladığımızı söyleseydi? 
Gazeteci-yazar Mark Lynas, 90’lı yıllarda GDO karşıtı hareketin önde gelen isimlerindendi. Yıllar boyunca sürdürdüğü araştırmalar yirmi yıl sonra onu GDO karşıtı hareketin diğer tarafına taşıdı. Peki bu değişimin sebebi neydi? 
Bu kitap, GDO konusunu kapsamlı şekilde ele alırken genetik mühendisliği ürünü gıdaların yararları ve potansiyel tehlikeleri hakkında da derin bir analiz sunuyor. Uzun yıllara yayılmış derin bir araştırmaya dayanan Bilim Tohumları, GDO’ya hem karşıt hem yandaş insanların gözünden bakarken Mark Lynas’ın geçirdiği dönüşümün hikâyesini de ele alıyor ve kaçınılmaz soruyu soruyor: GDO’ları nasıl bu kadar yanlış anladık?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91255</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e6d8d88-2327-4b2b-a619-6fb84e6fbe2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Necati Bey</image:title>
            <image:caption>“…Hangi yönünü anlatmalı ki. 
Öğretmenliğini mi? 
Kurduğu ve başkanlık ettiği dernekleri mi? 
Hukukçuluğunu mu? 
Altay Futbol Takımının Kurucu Başkanlığını mı? 
Gazete yazarlığını mı? 
Kuvayı Milliyeciliğini mi? 
İstiklal Mahkemeleri yargıçlığını mı? 
Muallimler Derneği Başkanlığını mı? 
Mübadele, İmar ve İskân Bakanlığını mı? 
Adalet Bakanlığını mı?.. 
Yoksa Millî Eğitim Bakanlığını mı? 
Vatanseverliğini mi? 
Eğitimciliğini, mücadeleciğini, hukukçuluğunu mu? 
Aydın, ilerici, örgütçü, yardımsever, yenilikçi, atılımcı, dürüst, saygın, sevecen, özverili kişiliğini mi? 
Ödünsüz ülkücülüğünü, devrimciliğini mi? 
35 yıllık ömrüne sığdırdığı bunca eylemli yaşamın hangi parçasını anlatmalı ki? 
Mustafa Necati Bey dendi mi, benim aklıma ilk olarak; Kurtuluş Savaşı yıllarındaki Kastamonu yöresi İstiklal Mahkemesi yargıcının sesi geliyor kulağıma: 
    &quot;Bundan sonra memleketin casuslara, eşkıyaya, rüşvet alana, zalime, asker kaçağına, bunları saklayanlara, zenginleri fukaraya tercih edenlere her kim ve ne mevkide ve rütbede ne kadar büyük olursa olsun, aman yoktur!..” 
Yaşar ALADAĞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91256</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5035d297-0235-4c4e-8f73-4b881ce690e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeği Arayış İnsanlığın Bitmeyen Savaşı</image:title>
            <image:caption>“…İnsanlık tarih öncesinden beri büyük bir mücadele içinde: Gerçeği Arayış… 

 Bu savaş hiç bitmiyor, bitmeyecek de. 

İnsan yaşamak ister; neslini sürdürmek ister. Öte yandan merak eder, yaşadığı evrenin gerçeklerini öğrenmek ister.       Gerçekleri öğrenmek insanoğlunun temel bir içgüdüsüdür. 

Bugün biz gerçekleri bilimler sayesinde öğreniyoruz. 

Bilimler, gerçekleri Bilimsel metotla keşfediyor. İnsanlık; gerçekleri, duyumsal bilgilerden rasyonel bilgilere yükselerek, duyumlarını akıl yeteneğiyle işleyerek bulmaktadır. Bu gerçeklere uyum sağlayarak da yaşamını sürdürmeye ve kalitece yükseltmeye çalışıyor. 

Elinizdeki kitap insanlığın, gerçeği arayış serüveninde uğradığı başlıca konakların özlü bir sunumudur. Bu büyük tarihî yolculuk dümdüz bir yolda, hiçbir engelle karşılaşmadan, sorunsuz bir şekilde mi gerçekleşti? 

Elbette hayır! Çünkü insan aklı ve duyu organları mükemmel değil. 
Ayrıca çıkar kaygıları var. Yanılmalar, düşünme hataları, saptırmalar oluyor. Engeller günümüzde de her yerde, Türkiye’de de varlığını sürdürüyor. Kitapta bunlar hakkında da geniş bilgi veriliyor. 

Bu yapıtın temelinde öğretim üyesi olarak çalıştığım uzun yıllar boyunca verdiğim araştırma yöntemleri dersinin birikimi vardır. Gerek sunum gerekse anlatım bakımından ilk kaygılarımdan biri herkesçe kolay anlaşılır bir üslup kullanmak oldu. 

Umarım, başta genç kuşaklar olmak üzere yurttaşlarıma faydalı olacak bir yapıt ortaya koymuşumdur…” 

Prof. Dr. Cihan Dura 
 
İyi Okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91257</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/304937bf-f331-4c18-ac9e-ad36ce0c263f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Hammurabi ve Babil Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Hammurabi, kral, yetkin kişiyim ben. Yüce tanrılar beni görevlendirdi: Yani ben sürüsünü iyi güden, asası doğru çobanım. Yararlı gölgem kentimin üzerine yayılmış duruyor. Kucağıma Sümer ve Akad ülkesinin insanlarını aldım. Ülkenin dostu olan koruyucu tanrımla birlikte barış içinde onlara bakıyorum; onları bilgimin derinliğiyle kuşatıyorum. “Babil’de başını Tanrı Anu ve Tanrı Enlil’in yükseklere diktiği kentte, Asangila’da, temelleri gök ve yer gibi sonsuza dek duracak olan evde, ülkenin hukukunu düzenlemek, kararlarını belirlemek, haklarından yoksun bırakılmışlara adalet dağıtmak için kusursuz sözlerimi dikme taşıma yazdım ve adaletin kralı olarak resmimin katında kurallaştırdım. Krallar arasında seçkin kralım ben.” Babilli Hammurabi, Eski Mezopotamya’nın yetiştirdiği en önemli, aynı zamanda da en tanınmış hükümdarları arasında sayılabilir. Fransa’da arkeologlar tarafından Sus’da bulunmuş ve o günden beri tekrar tekrar ilgi odağı olmuş olan o ünlü Dikme Taş Yasaları onun ismi ve resmiyle bağlantılıdır. Elinizdeki bu kitabın amacı, Hammurabi ve ardıllarının krallığındaki Babilonya ve başkent Babil’in ekonomik, toplumsal koşulları hakkında bir fikir vermektir. Öncelikle Babilonya’nın tablet arşivlerden ele geçen kapsamlı çivi yazısı malzemelerden ve bu arada da Kral Hammurabi’nin kendi belgelerinden yararlanıldı. Başka kaynaklar özellikle Orta Fırat ve Mari’den çıkarılan yeni tablet mektuplar, Hammurabi’nin politikalarına ilişkin bazı yeni bilgiler vererek kralın kişiliğini de belirgin biçimde ortaya çıkarmıştır. Ancak Kral Hammurabi ve Babil Günlüğü eski Babil’in toplumsal yaşamını betimleme yolundaki asıl amacını etkilememiştir. –Horst Klengel Prof. Horst Klengel bu çalışmasında, Babil kentinde devasa bir imparatorluğun ve hukuk sistemi geliştiren bir uygarlığın izlerini sürüyor. Son derece titizlikle hazırlanan bu eserin tarihe ayna tutarak yeni bir boyut kazandıracağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91258</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95df29a6-834f-4e58-8215-cc0049bd97a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Lina - Çikolata Kalpli Hayaller</image:title>
            <image:caption>Sen de &quot;Çikolata Kalpli Hayaller&quot; kurmak ister misin? 
O halde bir köy düşün. Ağaçlar, nehirler, evler, her şey çikolatadan. 
Peki, Bu köy nerede? 
Merak ediyorsan, cevabı 
Lina&apos;nın &quot;Çikolata Kalpli&quot; adındaki kuzucukla 
birlikte çıktığı sürprizlerle dolu serüveninde! 
Serüvene katılmaya ve gülümsemeye hazır ol!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91259</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29eee33e-6544-4c26-8389-dc95045ca213.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Nerede?</image:title>
            <image:caption>Mutluluk, onu görmek istediğin yerdedir, senin içindedir. 
Belki bir çiçeği sularken tanışacaksınız onunla, belki de 
yağmurda ıslanırken. 
Yaşam bir keşiftir çocuk, 
sen de kendi mutluluğunu keşfetmeye ne dersin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91260</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c97d661-4bb1-4efe-8225-07ba78c59695.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Teknoloji Ve Derin Uykudaki İslam Alemi</image:title>
            <image:caption>Aklın yolu: 

Zengin devlet ve refah içinde yaşayan millet olmanın yolu, çağa uygun bilim ve teknoloji üretmekten geçiyor. Bu eserde, İslâm adına İslâm âleminin bilimden nasıl mahrum edildiği, bilim düşmanlığının kökenleri ele alınıyor, bilim-teknoloji üreten bir Türkiye için öncelikler üzerinde duruluyor. 

Her zaman geçerli bir gerçek var: Gücü olmayanı kimse dikkate almaz. Viyana’dan Polatlı’ya kadar çekilişimiz, Filistin’de, Yemen’de, Balkanlarda, Kerkük’te, Uluğ Türkistan’da, Karabağ’da, Irak’ta, Myanmar’da Türklerin ve Müslümanların aşağılanması tamamen bilim ve teknolojideki gücümüzle ilgili. Bilim ve teknoloji üretir duruma gelinceye kadar, pazarımız, güvenliğimiz, geleceğimiz tehdit altında olmaya devam edecektir. 

Bilim ve Teknoloji için İstanbul Çalışma Grubu olarak, devlet yetkililerine Bilim Teknoloji konusunda kırk tavşanı birden kovalamak yerine öncelikli birkaç alana yoğunlaştırılmasını teklif ettik. Ankara’da, Bilim Teknoloji Kongresine İsrail’den katılan Prof. Rafael Nave bizi tasdik etti: Türkiye teknoloji üretmek istiyorsa öncelikli birkaç alana yoğunlaşmalı, ciddi teşvikler vermeli. Gerekirse el becerisi ithal etmeli.” Aklın yolu bir. Bu kitap sizi aklın yoluna, ezilmekten, itilip kakılmaktan kurtuluşa, gündemin birinci maddesi olarak bilimi, Ar-Ge’yi, inovasyonu seçmeye davet ediyor. 

2. ciltte Osmanlı devletinde bilim, medrese ve Avrupa’da bilimin yükselişi, 3. Ciltte günümüzdeki bilim teknoloji, Ar-Ge, inovasyon yarışı ele alınacaktır. 
-Ramazan Bakkal, Bilim Teknoloji İçin İstanbul Çalışma Grubu Başkanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91261</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a972dc5-e1db-4e70-a503-ddb8d14194c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Örnek Öykü Ve Bir Önsöz (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Laín Entralgo’nun “İspanyol bilincinin ve kişiliğinin uyanışı” biçiminde nitelediği “98 Kuşağı” yazarlarından Miguel de Unamuno (1864-1936) Madrid Complutense Üniversitesi’nde felsefe doktorasını tamamladıktan sonra atandığı Salamanca Üniversitesi’nde ders verirken bir yandan da deneme ve makalelerini yay›mlamaya başladı. Yönetim karşıtı yazıları yüzünden işine son verildi ve Fuerteventura Adas›’na sürüldü. Ancak 1931’de Cumhuriyet’in kuruluşuyla aynı üniversiteye rektör olarak atandı. Tarihsel roman ya da romanlaştırılmış tarih olarak nitelediği tek gerçekçi romanı Savaşta Barış’ı (La Paz en la guerra) yayımladı. İkinci romanı Aşk ve Pedagoji’de (Amor y pedagojía) gerçekçilikten bir hayli uzaklaştı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91262</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd8af2fc-a8fa-4764-badc-8fa70fbfeb1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Bir Avcıdır Yürek (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yalnız Bir Avcıdır Yürek, Carson McCullers’ın otobiyografik öğeler taşıyan ilk romanıdır. Sadece karamsar bir varoluş düşüncesinin yansıdığı derin bir duyarlığın romanı değil, yazıya geçirilmiş içli ve tedirgin bir müzik parçasıdır. 1930’lu yıllarda ABD’nin küçük ve kasvetli bir Güney kasabasında yaşayan sağır bir kuyumcu, bir genç kız, siyahi bir doktor, bir lokantacı ve aykırı bir gezgin işçinin ayrı sesler olarak yankılanan öyküleri birleşip romanın temel yapısını oluşturur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91263</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ea9ccd6-bc94-4e88-a577-75bd751a284f.jpg</image:loc>
            <image:title>Atapusat Ailesi</image:title>
            <image:caption>“Askeri güç, vatanın bağımsızlığını ilelebet koruyamaz! Vatanın bağımsızlığı ebediyen korumak için bağımsızlığa inanmış bir millet ve milleti ayakta tutan aile birliğine ihtiyaç vardır.”
Mehmet Kemal Atapusat


“Evlad-ı Fatihan&apos;ın ilk öncülerinden olan ailemizin soy ismini, büyük dedemiz Merbutiyet Mehmet’e, bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından verildiğini biliyorsun. Biz devletimizin koruyu ailelerinden sadece biriyiz. Biz Atapusat ailesi olarak Türklüğün varlık mücadelesi gösterdiği her yere silah gönderdik. Mîsâk-ı Millîciler yanında olduk.”
Makbule Atapusat


“Mustafa Kemal Paşa kurtuluş mücadelesini on yıl önce başlatsaydı başarıya kavuşabilir miydi? Bağımsızlığa kavuşmak için yapacaklarını çok uzun yıllar önce kararlaştırmıştı ve zamanın gelmesi için beklemişti. Biz bugün iç savaşa neden olacak bir karar aldığımızda kaybederiz, milletimiz kaybeder. Zamanı geldiğinde, yani halkımız kurtuluş istediğinde, biz öncü olmaktan başımızı cellat taşına koymaktan çekinmeyiz.”
Mehmet Kemal Atapusat


“Yok öyle deme! Böyle ifade olmaz deme! Atalarımız her daim yaşananları masallaştırarak anlatmıştır ki çocuklar da anlasın cahil olan da! Bu ifadeyi kim okuyacak çocuk mu cahil mi bilmediğim için önden böyle anlatmak lazım.”
İsmet Seyyah


“O yenilmez gerçek bir kahramandı! Yaralanmasına, yardıma muhtaç kalmasına, hata yapmasına hatta ilaç kullanarak hile yapmasına rağmen o bir kahramandı.”
“Kimse anlamasa da o benim kahramanım.”
Yağmur Atapusat


“Biz yemin etmeden kağıda imza atmayız. Yemin ettiklerimizin de arkasındayız.”
“…”
“Çok konuştum sayın savcım. Sonra arkamızdan gammazcı derler. Masum bir kadına iftira atılmasa bunları da söylemezdim. Adım Efecan Ertinay. Bizde meslek yoktur, vazife vardır; ben Efeyim. Bizim gelirimiz maddi değildir, belimdeki silahım, bindiğim atım, Han’ım olan eşimdir.”
Efecan Ertinay


Ölüm olmasa senle sonsuza kadar sırt sırta savaşırdım.
Zeyrek Ali</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91264</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/feb01353-d95e-4d9f-98e9-8e34ca2a20de.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Kanatlı Vampir 10 – Kara Kedi</image:title>
            <image:caption>Beyaz Kanatlı Vampir serisi ilk kitabıyla yüz binlerce çocuğun gönlünü fethetmeyi başardı. Diğer kitapları ile de tutkulu bir hayran kitlesine sahip oldu. Kitap okumaktan nefret eden çocuklar dahi bu seriye kayıtsız kalamadı. Tam bitti derken bambaşka bir macerayla yeniden başladı. Ve şimdi Beyaz Kanatlı Vampir 10- Kara Kedi sizlerle. Her sayfasında heyecan, macera ve eğlence…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91265</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a03620e1-b673-455b-8236-3dfcc3e946cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Camlar Gecesi</image:title>
            <image:caption>Yakın tarihin en acımasız ve kanlı olayları Nazi Almanya’sında gerçekleşiyordu. Milyonlarca insanın öldüğü II. Dünya Savaşı’nın müsebbibi olan Hitler ve Nazi iktidarı, sistematik bir şekilde soykırım uyguluyordu. Kurulan onlarca imha kampında insanlar, türlü işkencelere maruz kalıyor ve acımasızca katlediliyorlardı. Bu kamplarda sanılanın aksine sadece Yahudilere uygulanan bir katliam olmamıştı. Alman işgalinin gerçekleştiği topraklarda yakalanan ve savaşlarda esir düşen her milletten insan ile muhalif Alman vatandaşları da vardı. Bu insanlara uygulanan yaptırımlar tamamen insanlık dışı uygulamalardı. Çoğunun akıbeti ölümle neticelenmişti. İşte bu zulmü yaşayan insanlar arasında Türklerin de olduğunu biliyor muydunuz?
Eser, çeşitli sebeplerden dolayı Avrupa’da bulunan Türk vatandaşlarının, Nazi zulmüne maruz kalışlarını ve toplama kamplarında çektikleri çileleri hatırlatmak için kaleme alınmıştır. Olayların geçtiği Dachau Kampı’nda öldürülen 45 bin insan arasında bulunan 23 Türk vatandaşının acı hatırasını yaşatmak amacıyla yazılan bu romanı okurken kanınızın donduğunu hissedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91266</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74a4ac5d-c895-4d1a-bc4f-ae29917f66d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Şamanın Ritmi (1. Kitap)</image:title>
            <image:caption>Şaman Dinine göre tüm evrenin, insanın bedeninde atan nabzın hızında bir ritmi vardır. Ve bu ritim, tüm evren ile birlikte dünyanın ve onun üzerinde yaşayan canlı; bize cansızmış gibi görünen ama tıpkı bizler gibi bir ruha sahip olan tüm varlıkların yaşam ritmidir.

Ata Ruhları tarafından seçilen bir insan, Kam veya Utkun olarak geri kalan hayatını yaşamayı kabul ettiği anda Eerenlerinin ona ilk gösterdikleri: Bütün göğün, ufuk çizgisi boyunca atan bir nabız gibi Yer-Suyun üzerine nasıl yayıldığıdır.

O andan itibaren Üç Âlemin Eerenleriyle bir olan Kam veya Utkun, tüm Kamlamalarında Tüngürüyle bu ritme eş güdümlü bir ritim tutturur çünkü ancak bu sayede maddenin katı gerçekliğinden bir nefes gibi sıyrılarak, İyelere ait olan Üç Âlemin kapılarından geçebileceğini bilir.

Şaman Dininin felsefesini ve bu dinin üzerinde yükseldiği kaideyi meydana getiren unsurlarını ve bir Kam veya Utkunun ruhunun nasıl temellendiğini anlattığım ilk kitabımın ardından, bu kitabımda Kamlama esnasında kullanılan araç gereçler ile birlikte onların üzerindeki obje ve şekillerin neler olduğunu anlamları ile birlikte yazıp, gerek saha çalışmalarım esnasında gerekse müze ziyaretlerinde çizdiğim resimlerle destekledim. Bu sayede binlerce yıllık birikimin mirası olarak şekillenmiş olan Şaman Dininin kasıtlı veya kasıtsız hep karanlıkta bırakılan, dillendirilmekten kaçınılan hususlarını elimden geldiği kadar ve bu konuda yazılan kitaplardan daha farklı bir yol takip ederek dile getirdim. Bir Utkun olarak üzerime düşen bu görevi layıkıyla yerine getirmiş olmanın huzuruyla yoluma devam ediyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91267</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68320850-ddcd-44e5-8997-395bb7fa1e59.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an’a Selefi Yaklaşım</image:title>
            <image:caption>Kur’an’a Selefi Yaklaşım -İbn ‘Useymin Örneği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91268</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88e256cb-fef7-4a99-8f0d-6973faefaffc.jpg</image:loc>
            <image:title>Karikatür Kitabı 2 - Yaşasın Çocuklar!</image:title>
            <image:caption>Dikkat, şehirde çocuk var!
Karikatürist, yazar Behiç Ak, 40 yıllık benzersiz karikatür verimini yeni bir albümle taçlandırıyor. Her yaştan okura çocuk neşesini ve bilgeliğini taşıyan ikinci &quot;Karikatür Kitabı&quot;nda, günümüz dünyasını çocukların gözünden yorumlayan 143 karikatür yer alıyor. Çevre duyarlığından pandeminin zorlu koşullarına, okul yaşamından gelecek kaygısına pek çok temada mizahla felsefeyi harmanlayan karikatürler çocuklara taptaze sorular, yeni düşünme yolları sunuyor. &quot;Çocuklarla büyükler arasındaki farkı kaldıran karikatürler&quot; çizdiğini söyleyen sanatçı, çocukların birçok konuyu büyüklerden daha iyi anladığına dikkat çekiyor. Türkiye&apos;nin 2022 Hans Christian Andersen Ödülü &quot;yazar&quot; adayı olan Behiç Ak&apos;tan felsefi okumalara göz kırpan özel bir seçki!
Behiç Ak&apos;ın kitaptaki &quot;Önsöz yerine…&quot; başlıklı sunuş yazısından: Komşum geçenlerde, &apos;Çocukluğumda kaybettiğim bilyelerimi yıllarca aradım bulamadım,&apos; dedi. &apos;Ta ki, çocuğum onları bulana kadar.&apos; Deminden beri merak ettiğini söylediğin, kaybettiğimiz sorular da çoktan bulundu. Hem de, meraklı çocuklarımız tarafından. Onlar şimdi çocuklarımızın zihninde... Yanına yenilerini de eklediler üstelik. İstersek kavuşabiliriz onlara, yeter ki izin verelim, çocuklarımızın soru sormasına...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91269</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b72041b1-b0b4-43d9-98eb-b70c26d74d44.jpg</image:loc>
            <image:title>Pervaneler</image:title>
            <image:caption>&quot;Yine ortadasın çırılçıplak. O da seninle birlikte. Teninizde dikilen bir sürü göz. Bir tür yanma duygusu. Çıplaklığın ne demek olduğunu ilk kez gerçekten kavrıyorsun. Destebaşı gömleği üzerinize geçiriyor. Sağ yenine senin kolun, sol yenine onunkisi. Bir yakadan çıkan başlarınız. Yanak yanağa, omuz omuza, ten tene. Bundan böyle sen ve o yok, siz varsınız. İki değil, birsiniz. İki başlı, iki kollu, dört bacaklı bir yaratık, bir hilkat garibesi. Layhar kefeni sizi ömür boyu birbirinize bağladı.&quot; Pervaneler&apos;le birlikte öykücülüğümüzde farklı bir kurguya alışmak gerekecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91270</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cf759f1-5242-4de5-9f8b-866ad9cb9b04.jpg</image:loc>
            <image:title>Zemberek</image:title>
            <image:caption>&quot;Gizli Alanlar şairi&quot; Güven Turan, ilk öykü kitabı Düş Günler&apos;den 20 yıl sonra Zemberek&apos;te öykülerini biraraya getiriyor. Yolculuk, kentler, şiir, resim, kültür odaklı, soğuk ölümlerin örüldüğü gizemli öyküler zembereği kuruyor. Birden girişin boşluğu açılıyor önünde. Kapı yok. Karşısında ikinci sıra evlerin duvarı, bir göz yanıltmasıyla, ilk duvar, bir girinti yapıyor duygusu uyandırıyor. Aralıktan giriyor, sağa sola bakıyor: İkinci sıranın girişi bunun tam doksan derece karşısında. Hangi yönü seçerse seçsin, aynı sürede ulaşacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91271</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6458277d-5107-4975-aebd-5aae5b22d4b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Canım Ay’a Gitmek İstiyor!</image:title>
            <image:caption>Can, Ay&apos;ı öyle seviyor ki onu yakalamak istiyor!
İyi ama bunu nasıl yapacak dersiniz?

Peki ya siz Ay&apos;a ulaşabilir misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91272</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6933d0d0-3344-4190-8c08-bc29c0f13f18.jpg</image:loc>
            <image:title>Şalter Kemal</image:title>
            <image:caption>“Yemişim lan büyüsünü” dedi adam. Eli, köpeğin açlıktan kemik torbasına dönmüş boynundaydı. “Büyü bilsem kendime yaparım önce yavşak!”
Bir yudum daha çekti elindeki gazete kâğıdına sarılmış şişeden. “Bıraktık büyü yapmayı, adam bile sayılmam ben. Adam olsam şu mereti içmem. O kadar da söz verdik başkana…”
Köpek, adamın elindeki şişeyi saran gazete kâğıdını yaladı, sonra adamın yüzüne derin bir minnetle baktı. Adamın başka bir kâğıt içinde getirdiği kıymayla ekmek karnını doyurmaya yetmemişti.
Gece yarısı, köpekle adamın yan yana altına sığındıkları yaprakları boyun bükmüş ağaca incecik bir yağmur tıpırdıyordu. K…. kasabası bilmem kaçıncı uykusunda homurdanarak devinirken, adamla köpek bir yılı aşkın bir süredir adamın mutlu ve mutsuz tüm gecelerini paylaştıkları yerde, fabrika lojmanlarının ortasındaki bakımsız parkta geceyi dinliyorlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91273</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d44fb2b8-af2c-45f9-b5d0-a2dfd690cc3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Medreseleşen Üniversiteler Mollalaşan Akademisyenler</image:title>
            <image:caption>Osman İnci “Medreseleşen Üniversiteler Mollalaşan Akademisyenler” kitabında, çağdaşlaşmanın, aydınlanmanın, korumacılığın, tutumluluğun, bilene ve bilgiye saygının, cehaletle mücadelenin yaşamsal öneme sahip olduğunu vurgularken, “Eski Türkiye” üniversiteleri ile “Yeni Türkiye” üniversitelerini karşılaştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91274</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3b9e5c2-9c92-4201-b1e8-c5c9f79200e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Gölge</image:title>
            <image:caption>Ediz bir gün etrafında, kendisi gibi hareketli ve yaptıklarını taklit eden bir şey fark eder. Uzayan, kısalan ve diğer herkeste de olan bir şey: Bir gölge… 
Hadi, Ediz’in kendi gölgesini tanırken diğer gölgeleri de keşfettiği bu eğlenceli öyküye sen de eşlik et! Bir çocuğun gölgelerle olan macerasını konu alan öykümüz, farklılıkları ve bir bütünün parçası olmayı yalın bir dil ve rengârenk resimlerle anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91275</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29298b43-ff01-4f64-a9bd-c80ec1b8affa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim İletişimi</image:title>
            <image:caption>Bilim iletişimi, bilimin, bilimsel bilginin üretim merkezi olarak nitelendirilen bilimsel cemaatler/yapılar ile üretilen bilginin tüketim merkezi olarak nitelendirilen kamusal topluluklar/kitleler arasında “üretim ve tüketim” ya da  etki/tepki şeklinde kurulmuş tek yönlü ve sorunlu iletişim akışını etkileşimli, katılımcı, kapsayıcı, eşitlikçi ve demokratik kılmaya çalışan bir çalışma  alanı olarak son otuz yıldaki gelişimiyle gündelik yaşamda  da yer etmiştir. 
Bilim iletişimi kitabı, tam bu bağlamda, yaşama ve dünyaya dair bilgi kurucu ve genişletici bir etkinlik olarak bilimsel süreçlerin ve bilim  insanlarının, kendi içinde ve kendi dışında olan kamularla olan etkileşimini sergilemeyi  amaçlayan kolektif bir çalışma olarak kotarılmıştır. Bu kitapta bilimsel etkinliğin  ne olduğu, nasıl yapıldığı, kimlere yönelik  olduğu bilim politikalarının sonuçları, bilimin popülerleşmesinin dinamikleri ve etkileri eleştirel bir sorgulamaya alınmaktadır. Bilim iletişiminin temel aktörleri olan bilim insanları ve bilim kurumları, karar vericiler ve politika yapıcılar, kitle medyası ve dijital medya ve elbette farklı toplumsal kesimler arasındaki ilişkiler, her bir yazıda  farklı yönlere odaklanılarak gözden geçirilmektedir. 
Bilim iletişiminin, sadece bilim  teknoloji ve yeniliklerin topluma benimsetilmesini sağlayacak bir süreç olarak görülmemesine yönelik hemen her yazıda yer alan vurgular, bu sürecin daha da iyileştirilmesi ve geliştirilmesi adına söz konusu aktörlere düşen payları da tartışmaya açmaktadır. Bilim iletişimi kitabında, bütünüyle kapitalizmin amaçlarına hizmet etmeyen, tam tersine onun aşılabilmesine olanak sağlayacak bir bilim iletişiminin ipuçları da yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91276</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c8d2397-e3fa-4bee-81bf-fd19b8a341cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Anılar Belgeler 5.Cilt (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>ANILAR BELGELER, CİLT-5 
Kemal BURKAY&apos;IN Anılar-Belgeler adlı 5 ciltlik  eserinin ilk iki cildi geçtiğimiz yıllarda Deng Yayınları arasında basılmıştı. 3. Cilt 2019 Ekiminde, 4. Cilt ise 2020 Ekiminde Vakfımızın yayınları arasında basılıp okuyucuya sunulmuşlardı. 5. ve son cilt de Vakfımızın Yayınları arasında okura sunulmaktadır. Tümü de büyük boy ve kalın kapak olan bu beş cilt, ek belgeler ve kuşe kağıda basılmış resimlerle birlikte 3000 sayfaya ulaşıyor ve Burkay’ın hayat öyküsünün yanı sıra, son 80 yılın önemli iç ve dış ve olaylarını içeriyor. 
Kitaptan alıntılar; 
Ülkeden 1980 yılı Nisan başında, Suriye sınırından kaçak geçerek ayrılmıştım. Aradan tam 31 yıl 4 ay geçmişti. Şimdi bir Türk Hava Yolları uçağıyla dönüyordum ve cebimde bir İsveç pasaportu vardı. Garip duygular içindeydim. 
* * * 
Yıllardır kararlıca izlediğimiz politik çizginin ve verdiğimiz mesajların boşa gitmediğini, tüm engellere rağmen topluma ulaştığını ve onay bulduğunu gördüm. 
* * * 
Biraz soluk aldıktan sonra arkadaşlarla birlikte, çocukluğumun geçtiği bu bahçeye daldım. Bahçe öylesine değişmişti ki eğer bir sabah, nerede olduğumu bilmeden ansızın orada uyansam buranın eski evimiz ve bahçemiz olduğunu bilemezdim... 
* * * 
Parlamentoda bana, bugüne kadar Kürt halkının özgürlük mücadelesine ve Kürt kültürüne yaptığım hizmetlerden dolayı bir plaket armağan edildi. Bu da benim için değerli bir armağan 
* * *. 
Dersim&apos;in kayıp kızı Elif. Anılarında geçmişten sadece silik bazı izler kalmış: Köyü, makine takırtıları, can çekişen anne-babası, kanlar içinde düşüp ölen kardeşi... 
* * * 
12 Eylül darbecileri hakkındaki bu karar tarihin yalnız garip değil, güzel bir cilvesi idi 
* * * 
Nisan başında hayatımın en acı olayını yaşadım, Kızım Hélin, 3 Nisan günü, Stokholm&apos;da bir motosiklet çarpması sonucu hayatını kaybetti. 
* * * 
Geçmişte olduğu gibi inanıyorum ki, eşitlik temelinde bir çözümü ve çağdaş bir demokrasiyi gerçekleştirebilirsek, bu ülkede Kürt halkı ve Türk halkı barış içinde bir arada yaşayabilir. Bence ülkemize ve tüm Ortadoğu&apos;ya sunacağımız gelecek budur, bu olmalıdır; süregiden bir kavga, kin ve düşmanlık değil.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91277</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab835aa8-af9a-47a3-a7ac-db401840534c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurdistan u Pirsgireka Kurdan (1923-1945)</image:title>
            <image:caption>Kurdistan û Pirsgirêka Kurdan (1923-1945) 

Prof. M. S. Lazarev, dîrokzaneki Rûsî bi nav û deng e, ji 30 salî zêdetir, di Akadamiya Sowyêt ya Moskowayê da, di Enstîtûya Rohilatzaniyê da Serokatiya Beşa Kurdzaniyê kiriye. Pirtûk ji Rûsî bi aliyê nivîskarê Kurd Têmurê Xelîl hatiye wergerandin. 
Kürdistan ve Kürt Sorunu (1923-1945) 

Prof. M.S. Lazarev tanınmış Sovyet bilim insanlarındandır. 30 yılı aşkın süre boyunca Sovyetler Birliği Moskova Doğu Bilimleri Enstitüsü Kürdoloji Bölümü’nün Başkanlığını yapmıştır. Eserleri arasında 3 ciltlik “Kürdistan ve Kürt Sorunu” adlı tarihi incelemesi de vardır. Kürt yazar Têmurê Xelil tarafından Rusçadan Kürtçeye çevrilen bu incelemenin ilk iki cildi geçtiğimiz yıllarda Stockholm’de Roja Nû Yayınları arasında basılmıştır. 1923-1945 dönemini anlatan 3. Cildi ise Özgürlük Yolu Vakfımızın Yayınları arasında okura sunulmaktadır. Kitabın dili Kürtçedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91278</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3835d9c-04ae-4499-bac7-69f3b902d7e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Münferit Aşklar</image:title>
            <image:caption>yine bir yangın düşer içime 
gecenin en ıssız saatlerinde. 
sızlar yaram en yorgun yerinden. 
ne dilde söz, 
ne gözde fer kalmıştır. 
derler ki; 
bir tek meyuslar bilir 
sabahı olmaz geceleri. 
bir de kimsesizler… 
o geceler ki, 
aklı geçmiş mevsimler peşinde. 
bir mültefit bahar lazım şimdi bize 
karanlığa inat, 
güne yakın. 
tende sıcak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91279</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd90e6b1-3d33-4ca6-8ec1-d0d840151f6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha Da Küçükler Için Şu Acayip Ay</image:title>
            <image:caption>Ay’a gitmek ister misin? 
Bu da soru mu şimdi? 
Elbette Ay’a gitmek istersin. 
Herkes Ay’a gitmek ister! 
Peki Ay’a giden herkes ne ister biliyor musun? 
Dünya’ya geri dönmek! 
 
Eğer uzayın herhangi bir yerinde tıpkı Dünya gibi bir gezegen olsa ama o gezegenin Ay gibi bir uydusu olmasa, kimsenin mecbur kalmadıkça oraya taşınmak isteyeceğini zannetmiyorum... 
Dünya; dağları, tepeleri, denizleri, balıkları, ormanları, ağaçları, bulutları, yağmur taneleri ve uydusu Ay ile birlikte tam da bizim yaşayabileceğimiz şekilde yaratılmış bir gezegendir. 
Her nereye baksak, “Tam da olması gerektiği gibi” görürüz baktığımız şeyi... 
Ay, işte bunun için güzel bir örnektir... 
Büyüklüğü, Dünya’ya olan uzaklığı, hem kendi etrafında hem de Dünya’nın etrafında dönme hızı ile, tam da olması gerektiği gibidir... 
O bizim biricik uydumuz... Allah’ın gecelerimizi aydınlatsın diye başımızın üzerine astığı bir nurlu kandil, bir gece lambası... Ve zamanı belirlememiz için görünen bir takvim aynı zamanda...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91280</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afd1b39a-dcea-40e2-881a-70a52535de7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha Da Küçükler İçin Şu Acayip Dünya</image:title>
            <image:caption>DÜNYA’NIN üzerinde sayısız inanılmaz şey vardır! 
Kanatlarını aça kapata uçabilen kuşlar, çiçek açan odunlar, içinden birbirinden lezzetli yiyecekler çıkan toprak, kendilerine muhteşem altıgen odacıklardan oluşan evler yapabilen ve o odacıkların içini bal ile donduran arılar... Ve daha pek çok şey... 
Ama Dünya’nın kendisi de bir o kadar inanılmazdır! 
Gerçekten inanılmazdır Dünya! Ve bu, gerçekten gerçektir! 
Uzun ama çok uzun seneler önce, insanlar Dünya’nın yuvarlak bir masa gibi dümdüz olduğunu düşünüyorlardı. 
Ve bir timsahın üzerinde durduğuna! 
Bazıları da onu bir kaplumbağanın taşıdığını düşünüyordu. 
Ve dediklerine göre o kaplumbağayı da yine bir başka kaplumbağa taşıyormuş! 
Onu da bir başka kaplumbağa, onu da bir başkası... 
Yani Dünya’yı sırtında taşıyan kaplumbağadan aşağısı hep kaplumbağa imiş! 
Nihayet insanlar bizim sevgili Dünya’mızın aslında yuvarlak yaratıldığını keşfettiler. Bu çok kolay olmadı. 
Evet, Dünya yuvarlaktı! Ama, bu, bir pinpon topunun yuvarlaklığı gibi değildi.  Tam olarak yuvarlak bile değildi! 
Dünya, GEOİD bir küreydi. Üstten ve alttan bir miktar basıktı. 
İşte bu şekle GEOİD denirdi. 
Bu geoid şekliyle Dünya’mız, bir deve kuşu yumurtasına benzerdi. 
 Kocaman, mavi bir deve kuşu yumurtasına...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91281</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c513bfa6-4d2b-47ab-b9c4-88ec8beb4b97.jpg</image:loc>
            <image:title>Hangimizin Yarası Yok Ki</image:title>
            <image:caption>Sait Almış, öykülerinde bize küçük bir sahil kasabasının, Foça’nın içinden, derininden, kalbinden sesleniyor. O kadar ki, anlatıcının yazar değil de Foça’nın kendisi olduğunu düşünmeye başlıyorsunuz.
Geçen yüzyılın yerinden yurdundan ettiği sıradan insanların şaşırtıcı dünyalarıyla, sırlarıyla, boşlukta sallanan hayatlarıyla tanışıyorsunuz.
Haftalarca dinmeyen poyraz, yüzlerce yıllık ekmek telaşı, yüzlerce yıllık aşklar, acılar, endişeler, korkular;dönüp duran mevsimler…
Foça’da zamanın hep yinelenen sesi, sessizliği…
“Ne zamanı? Hangi zamandan söz ediyorsun?” diyor Sait Almış.
Hüsnü Arkan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91282</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6c69b99-1473-48b3-84f7-283ebbf91d45.jpg</image:loc>
            <image:title>Balıkçı ve Oğlu</image:title>
            <image:caption>Toplumsal konulara duyarlılığı ile tanınan edebiyatçı ve fikir adamı Zülfü Livaneli, bu kez Ege balıkçılarının ve hayal kurmaktan bile mahrum bırakılan göçmenlerin kaderine eğiliyor. 
Usta edebiyatçı Livaneli, Balıkçı ve Oğlu ile son yılların en can yakıcı ve büyük dramı “göçmenliği” balıkçı Mustafa, Mesude ve Samir bebek üzerinden anlatıyor. O güne dek sıcak evlerinde televizyondan izledikleri haberlerden aşina oldukları ölü insan bedenleri ve yarı ölü bir bebek evliliklerinin tam ortasına düşerek bir bomba etkisi yaratıyor; aile ilişkilerini bambaşka bir çehreye büründürüyor. 
Balıkçı ve Oğlu, Ege’nin tarihinden bugününe, balık çiftliklerine ve rant hırsıyla dağlara, kıyılara saldıran şirketlerin yarattığı ekolojik yıkıma dair çok şey söylüyor. Bunun ötesinde göçmenlerin bir bilinmeze doğru göze aldıkları yolculuğu, hayatta kalma çabalarını ya da ölümü; kısacası “deryaya yakın, dünyadan uzak” yaşamlarını odağına alıyor. Livaneli’nin belki de en şiirsel romanı olan Balıkçı ve Oğlu; aile, aşk, ebeveynlik, evlat, kadın dayanışması, dostluk, göç, doğa üzerine çağdaş bir epope. 

Zülfü Livaneli’nin, uzun bir aradan sonra yazdığı ve heyecanla beklenen yeni romanı Balıkçı ve Oğlu, ustalıkla seçilen tasvirlerle okurun zihninde capcanlı bir anlatı oluşturuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91283</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a80e2d9-38a0-438a-b10b-549f0d6c1892.jpg</image:loc>
            <image:title>Acı Bir Kuş</image:title>
            <image:caption>Zeynep Uzunbay, rotasını şiirden hikâye ve romana çeviren bir kalem işçisi. Acı Bir Kuş onun ilk kurgu eseri. Yazar bu kitapta kendisiyle, çocukluğuyla, ailesiyle, toplumla ve hayatla derin bir hesaplaşmaya giriyor. Romanın başkişisi Turna&apos;nın &apos;80 darbesini izleyen karanlık zamanlardaki gençliğini, bir işkencehanede çağırdığı ışıklı çocukluk anları eşliğinde okuyoruz. Gökyüzü gibi bir şey çocukluk, hiçbir yere gitmiyor, diyen Cansever&apos;in izleğinde Uzunbay, kendini tanımak isteyenin önce çocukluğunu tanıması gerektiğini hatırlatıyor.   


Bekliyoruz. Bizim zamanımız da şu herkesinkinden olsa ya! Bizim zamanımız canımıza okuyor. Bizim zamanımız ikiyüzlü! Kalleş! Biz polisin komünisti! Amiralin şeriatçısı! Yoldaşımızın orospusu! Turna, Türkiye haritasında bu kez. Dağlara zıplıyor, nehirlerden atlıyor. Kapıkule sınır kapısı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91284</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba5d8a33-9701-43fd-bcab-bb98686e9444.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim : Seçim Kurtarmak mı ? Nesil Kurtarmak mı ?</image:title>
            <image:caption>Eğitim politikaları bir zümrenin, bir grubun veya bir ideolojinin kendini ispat etme alanı değil, bir ÜLKE ÖDEVİDİR. Ülkemizde Cumhuriyet’in ilk döneminde büyük bir adanmışlıkla gelen başarıdan sonra maalesef, eğitim siyaset ilişkisi, sıralama sınavı, her Milli Eğitim Bakanı ve YÖK Başkanını etkileyen iz bırakma sendromu, müdür ve öğretmen yetkinlikleri gibi sorunlara kağıt mühendisliği yaklaşımı ile çözümler bulmaya çalıştık. Gelecek avuçlarımızın arasından kayıp giderken, artık toplum olarak NESİL KURTARMANIN SEÇİM KURTARMAKTAN çok daha önemli olduğunu idrak etmeli ve önümüzdeki yirmi yılı kapsayacak ulusal milli bir eğitim programı yapmalıyız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91285</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47562185-ca22-403d-a20f-275e6abd5cdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Aquila</image:title>
            <image:caption>&quot;Nazım, ona sonsuzluk gibi gelen ama aslında saniyelerle ölçülecek bir zaman diliminde olasılıkları düşünüp kararını verdi. Zaman yavaşlamış, bütün duyuları keskinleşmişti. Artık son derece soğukkanlıydı, hızla yaklaşan uçaklardan kaçıp vakit kazanmak için yapması gereken manevrayı saniyesine kadar hesaplamıştı. Son anda uçağının burnunu yukarıya çevirip motora giden yakıt valflerini sonuna kadar açtı. Emektar uçağı sanki canlanmış, kendinden beklenmeyen bir ataklıkla yükselmişti. Makinelere bir daha dokunduğunda çalışacaklarını içinde hissediyordu. Uçağını döndürüp bir kez daha saldırıya geçtiğinde iki namlu da ateş kusmaya başlamışlardı.
Bu yoğun ateş karşısında düşman uçaklarının geri döndüğünü gördü. Karşısındaki pilotlar, bu çılgın Türk&apos;le uğraşmak yerine daha kolay avlar peşinde koşmaya karar vermişlerdi.&quot;
Aquila, yani kartal, yırtıcı kuşların en aman vermezi, sınırsız bir güç ve özgürlük simgesi.
İsimlerini aldıkları kartal gibi özgür yaşamak isteyen, en karanlık gecede bile ışığı arayan bir grup genç.
Ve tüm umutlar kaybolurken kendilerini bulan iki genç kadın.
Aquila, Kurtuluş Savaşı&apos;nda yoku var ederek savaşmış, güçlerini özgür yaşama arzularından ve birbirlerinden alan pilotlarımızın destanı.
Aquila, aynı zamanda işgal altındaki bir ülkede, köhneleşmiş geleneklerin arasında kendi seslerini arayan Türk kadınlarının romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91286</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/162f69b6-d140-4e5f-81c3-169fc2c9d060.jpg</image:loc>
            <image:title>Payidar</image:title>
            <image:caption>16. yüzyılda da hüküm süren görkemli padişah Kanuni Sultan Süleyman devrinde geçen büyük bir aşk hikâyesi... Savaşlardan umuda sürüklenen bir Osmanlı hafiyesi... Kayıp geçmişin izini süren ve kardeşini arayan güzel bir kadın casus... Ve tüm bunları benliğinde eriten zaman. Osmanlı&apos;nın en güçlü döneminde bir hafiyeler silsilesi içinde geçen bir roman bu. Aşkın, ihanetin, geçmişin ve sadakatin satırlara nakış nakış işlendiği bu kitap, kalplere inceden inceye sizi verecek türde; okunmaya değer... “Dert-i aşkı gayrıdan sorma ne bilsin çekmeyen Anı yine âşık-1 nalana sor söylen söylesin...” (Fuzuli)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91287</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d30ff1d7-3e69-4ede-ba65-f6a7103a12eb.jpg</image:loc>
            <image:title>İran Bahçe Sanatı</image:title>
            <image:caption>İran Bahçe Sanatı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91288</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1baf645f-6654-4375-9317-4dd9db31c635.jpg</image:loc>
            <image:title>Savunma</image:title>
            <image:caption>Alıcısına mesajı taşıyorum, garipten, ahvalimden bildiriyorum. Ve selam ediyorum rüyalarıma, hayırlara vesile olunması adına diyorum ki... Bu kitabı edinmek isteyen önce kayıtsızlık derdinden kurtulacak sonra varacak ve kavrayacak yaşamı. Düşüncelerinin ağırlığından emin olacak sınavda ve yanaşacak cevaba. Sorunsallığını kendinden bilecek. Ve nedenselliğe değinecek. Sonra meselelere getirecek çareyi derdinden, çözümde buluşan adım, aydınlığa  uzanan yol ve iki yakayı birbirine bağlayan sırat-ı müstakim olacak. Kendini keşfedecek Öyle kısıldım ki, çaresizlik bu olsa gerek ...ve güç! Işığın izdüşümü, elinizde tuttuğunuz kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91289</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5ee84a1-fe46-461d-9a9b-4d6322476028.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Beni Leylekler mi Getirdi? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemde çocuklar birçok soru sorarlar. En çok merak ettikleri sorulardan biridir: “Ben nereden geldim?” “Seni leylekler getirdi!” cevabı artık günümüz çocukları için pek de inandırıcı olmayacaktır. Çocukların sorularını araştırabilecekleri pek çok kaynak varken, özellikle yaratılış gibi hassas bir konuda en güvenilir ve değerli olan ebeveynlerin cevaplarıdır. Bu kitapta, Barış’ın annesine “Ben nereden geldim?” demesiyle başlayan düşünce yolculuğuna eşlik ediyoruz. Kitap, çocukların ikna olmadıklarında sorularının peşinden nasıl koştuklarına dikkat çekerken, aynı zamanda ebeveynlerin de öz değerlendirme yapmalarına olanak sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91290</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0759731b-9ebd-41ff-9a25-875d86b46d9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Özelim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çocukları kötülüklerden korumanın en doğru yolu, onların sezgilerini güçlendirmek ve onlara sağduyu kazandırmaktır.
Bu kitabın amacı, çocukların olayları bağlamına göre değerlendirerek, kendisi için iyi ve kötü olanı fark edebilmesine, istismar ve zorbalık gibi istemediği durumlar karşısında kendisini doğru ifade edebilmeyi ve “Hayır!” diyebilmeyi öğrenmesine katkı sağlamaktır.
Deniz’in “Anne sevgi nedir?” sorusuyla başlayan yolculuğunda, bebekliğinden itibaren gelişen becerilerini fark etmesi ve günlük yaşamda karşılaşabileceği durumlar karşısında “benim özelim” bağlamında mahremiyet bilincinin nasıl oluştuğu ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91291</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55033500-5351-4ae5-ad0e-5b615d54a572.jpg</image:loc>
            <image:title>Tatlı Bir Şey (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dedem bana sürpriz yapmış.
Yaparken de ne maceralar yaşamış!
Oyuncaklar, kuşlar, çiçekler, kilimler, karpuzlar, çörekler…
Peki bu kadar şeyi bir güne nasıl sığdırmış?
***
“Tatlı Bir Şey” heyecanlı kurgusuyla çocukların Alzeimer’a dair farkındalıklarını arttırmayı hedefliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91292</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeb9b7d7-aa25-48f0-8ad2-76e2352e0418.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Yeniden</image:title>
            <image:caption>Serdar Özkan “Mutluluk Yeniden” kitabıyla kayıp zamanın izinden giden bir adamın peşinden sevginin anlamını arıyor. 
44 Dilde 100’ü aşkın ülkede okunan Türk romancı Serdar Özkan’ın kaleminden, hatırlamaya, hatırlananlar ile geçmişte gizlenen mutluluğu keşfetmeye dair yeni bir roman. 
“Fark etmiştim ki, hayal gerçek yapan, uçup giden geçmişi şimdiye taşıyan, karanlığı aydınlığa, ölümlüyü ölümsüze dönüştüren sevgiydi. Her birimizin içine geçmişte –ana rahmindeyken, bebekken, çocukken- usulca bırakılmış, zamanla unuttuğumuz, belleğimizin, kalbimizin, ruhumuzun derinliklerinde gizlenen sevgi. Hatırlamamız lazımdı, bir hatırlama serüvenine çıkmamız. Ve hatırladığımızla yaşadığımız...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91293</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/972f79aa-c421-4f96-9cdd-b6f0711472c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Şanslı Adında Bir Kuzu</image:title>
            <image:caption>Jasmine’in babası bir çiftçi, annesi ise bir veteriner. Jasmine bu yüzden vaktinin çoğunu hayvanlarla ilgilenerek ve onları beladan uzak tutmaya çalışarak geçiriyor. Ne yazık ki çoğu zaman bunu başaramayıp başını büyük dertlere sokuyor… 
Kuzulama mevsiminde işi başından aşkın olan Jasmine, bir yandan öksüz kalmış yavru kuşlarla ilgilenirken, bir yandan da annesini kaybeden minik bir kuzuya sahip çıkar. Sorumluluğunu üstlendiği bu hayvanları, kendilerine yetecek kadar büyüdüklerinde doğal ortamlarına bırakması gerektiğini bilse de Şanslı ismini verdiği kuzuyla arasında derin bir bağ kurar. Acaba anne ve babası, Şanslı’nın onunla kalmasına izin verecek mi? Yoksa bir gece yarısı aniden yaşanan beklenmedik bir olayla Jasmine, Şanslı’dan sonsuza dek ayrılmak zorunda mı kalacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91294</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b5861c2-37bc-4ffd-a85f-a856d9b87f9c.jpg</image:loc>
            <image:title>100 Soruda Nitel Araştırma</image:title>
            <image:caption>100 Soruda Nitel Araştırma yeni ve kısmen kıdemli araştırmacılar tarafından sıkça sorulan sorulardan bazılarını ele almaktadır. Karma yöntem araştırma ekiplerinin üyeleri, danışmanlar, araştırma görevlileri, öğrenciler, uygulayıcı araştırmacılar ve benzeri kimseler bu kitabı nitel araştırma tasarımında ortaya çıkan temel konulara yönelik bir kaynak olarak kullanabilir. Amaç, nitel araştırma uygulamalarını şekillendiren temel konulardan bazılarının ana hatlarını ortaya koymaktır. Diğer kaynaklara ek olarak kullanıldığında, bu kitap okuyucuların nitel araştırmaya dair kapsamlı bir fikir elde etmelerine yardımcı olacaktır. Belli bir disiplin içinde, belli bir metodoloji, bağlam veya araştırma uygulaması hakkında öğrenebilecekleri her şeyi öğrenmek isteyen okuyucular, başvurabilecekleri çok sayıda yayımlanmış kaynak bulacaktır. Bu kitap, araştırmacıların nitel araştırmayı tasarlarken ve uygularken sordukları sıklıkla sorulan önemli sorulara odaklanmaktadır. Cevaplar tüm araştırmacıların göz önünde bulundurması gereken en dikkat çekici konulardan bazıları hakkında rehberlik etmek için disipliner ve metodolojik sınırların ötesine geçecek şekilde tasarlanmıştır. Burada yer alan sorular, öğrencilerim, çalıştay katılımcıları, uygulayıcılar ve araştırmacı meslektaşlarım tarafından yıllar boyunca bana sorulan (disiplinler arası) sorulardır. Kitap, ilave bilgi almaya yönelik bir el kitabı olarak ve önemli bir konuda hızlı cevap elde edebilmek için ilk önce bakılacak bir kaynak olarak işlev görmek üzere tasarlanmıştır. Kapsamlı bir soru listesi veya ilgili tüm yanıtlara yönelik kapsamlı bir kılavuz sunma amacı güdülmemiştir. Halihazırda nitel araştırmanın içinde yer alanlar için bu kitap, yayınlarda ve öğretimde kullanılacak bir terimin bilgi tazeleyici veya kısa bir tanımını verebilir. Nitel araştırmada yeni olanlar için ise nitel araştırmanın temel konuları, zorlukları ve faydalarına genel bir bakış sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91295</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42213e30-e0c0-4545-a317-b6cd8de38fb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Nitel Araştırmalarda Örnek Olay Yöntemi</image:title>
            <image:caption>Karşılaştırmalı örnek olay çalışmaları, eğitim de dahil olmak üzere çeşitli sosyal araştırma alanlarında politikaların ve uygulamaların etkisini araştırmak için etkili bir nitel araçtır. Geleneksel örnek olay yaklaşımlarının yetersizliğine cevaben geliştirilmiş karşılaştırmalı örnek olay çalışmaları, bilgiyi zamanda ve mekânda sentezleyebildikleri için oldukça etkilidir. “Rethinking Case Study Research A Comparative Approach” isimli kitapta yazarlar, okurların kendi karşılaştırmalı örnek olay tasarımlarını geliştirmelerine yar-dımcı olmak için karşılaştırmalı örnek olay çalışmalarının yatay, dikey ve çapraz eksenlerini tanımlamış, açıklamış ve örneklendirmişlerdir. Altı kısa bölümde, iki uzman, bu yenilikçi yaklaşımın birden çok sosyal alanda politika ve uygulamanın işleyişine nasıl uygulandığını göstermek için coğrafî olarak ayrı Tanzanya’dan Guatemala’ya ve Birleşik Devletler’e örnek olay çalışmaları kullanmıştır. Antropolojiden, gelişim ve politika araştırmalarından örnekler ve alıştırmalar içeren bu kitap, araştırmacılar, özellikle de eğitim ve yorumlayıcı sosyal bilimler alanlarında eğitim gören lisansüstü öğrencileri için yazılmıştır. Lesley Bartlett, ABD’deki Wisconsin Madison Üniversitesinin Eğitim Politikaları Araştırmaları Bölümünde profesör, Antropoloji Bölümü ile Eğitim Programları ve Öğretim Bölümünde öğretim üyesidir. Frances Vavrus, ABD’deki Minnesota Üniversitesinin Organizasyonel Liderlik, Politika ve Gelişim Bölümünde profesör ve Disiplinlerarası Küresel Değişim Araştırmaları Merkezinde öğretim üyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91296</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/326220a0-627a-4874-ba74-e34342d0f070.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka İş Başında</image:title>
            <image:caption>Yapay Zekâ artık bilim kurgu değil, 21. yüzyılın en önemli iş trendi!
Dünyanın en başarılı şirketleri yapay zekâdan işlerini dönüştürmek, verimliliği ve kârlılığı artırmak için yararlanıyor.
Yapay Zekâ İş Başında sosyal medyadan elektroniğe, perakendeden nakliyeye, sağlıktan giyime çok farklı alanlardan 50 şirketi mercek altına alarak yapay zekâyı nasıl kullandıklarını inceliyor. Çoksatan yazar ve yapay zekâ uzmanı Bernard Marr makine öğrenmesi teknolojisinin iş yapma şeklimizi nasıl değiştirdiğini anlatıyor. 50 vaka çalışmasının her birinde şirketin karşılaştığı sorunu ve yapay zekânın nasıl bir çözüm sunduğunu anlaşılır bir dille ortaya koyuyor.
Yapay Zekâ İş Başında’yı okuduğunuzda başarılı şirketlerin inovasyon ve makine öğrenmesi teknolojisiyle sorunlarını nasıl aştığını öğrenecek, güncel yapay zekâ uygulamalarının performans ve verimlilik artışına nasıl yardımcı olabileceğine dair bir fikir edineceksiniz.
Kendi işinizi yapay zekâyla dönüştürmek istiyorsanız size ilham kaynağı olacak 50 örnek elinizin altında, tek bir kitapta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91297</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/569b7fa4-e6c4-4e79-901c-cd74abcc1e4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Felsefesi ve Hukuk Teorisi Rehberi</image:title>
            <image:caption>Hukuk Felsefesi ve Hukuk Teorisi Rehberi okura, birbirleriyle yakından bağlantılı bu iki alanda şu anda mevcut bulunan tartışma konularının en önemlileri için bir rehber sunmayı amaçlıyor. Kitapta yer alan makaleler ele aldıkları konu hakkındaki halihazırdaki uzlaşıyı, neyin tartışılmakta olduğunu ve ihtilaflı alanlarda öne çıkan görüşleri aktarıyor.
Her biri alanında uzman isimler tarafından yazılan makalelerin bir kısmı Hukuk Felsefesi ile Hukuk Teorisinin geleneksel çarpışma alanı olan hukuk felsefesi ekollerini öz halinde sunarken, diğer makaleler hukuka ait temel kavram ve kurumları felsefi sorgulamaya tabi tutuyor.
Temel olarak Anglo-Amerikan hukuk dünyasındaki tartışmaları yansıtan kitap, Kıta Avrupası’na ayırdığı iki bölüm yanında ele aldığı tartışma konularının evrenselliği sayesinde yerellikten kurtulmayı büyük ölçüde başarıyor.
Hukuk Felsefesi ve Hukuk Teorisi Rehberi, ele aldığı sorunlarla ilgili önemli bir başvuru metni mahiyetinde. Kitapta konu edilen sorunlar sadece hukukçulara veya hukuk felsefesine ilgi duyanlara değil; ahlak felsefesi, siyaset felsefesi, siyaset bilimi, siyaset teorisi ve kamu yönetimi alanlarındaki felsefi ve kavramsal tartışmaları takip etmek isteyenlere de yakından sesleniyor..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91298</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e03127c2-3d97-43da-a3e3-1fe391665c68.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayır!</image:title>
            <image:caption>Bir elimiz yeşil, bir elimiz mavi; yanaklarımızda güller, alnımızda laleler, dudaklarından bal akan Müslümanlar olmalıyız. Ki yeşiller bahar tadında, maviler denizler kadar çekici ve ferahlatıcı olsun. Bizi görmek istemeli gözler ve gönüller bizim için hasret çekmeli. Vuslat da biz olmalıyız, hasret de... Biz olmalıyız gemilerin limanı. Çöllere yağan mis kokan, çiçekleri filizlendiren yağmur biz olmalıyız Müslümanlar olarak. Lale gibi zarif ama dik, yeri gelince başak gibi dolu ve boynu eğik... Seven, gülümseyen, mutluluk saçan biz olmalıyız. Güzel ne varsa bizde durak bulmalı. Kur‘an’ın huzuru, namazın huşusu, kitabın kokusu biz olmalıyız. Cıvıl cıvıl, insan gibi insan, kuşlar gibi hür, korkusuz ve özgür olanlar olmalıyız. Sevgi de biz, aşk da biz; ahlak da biz, düzen de biz olmalıyız. En güzeller olmalıyız. Ve aslımıza dönmeliyiz. Çünkü aslına dönmeyen nesil kurtulamaz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91299</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c218625-f1bb-4ca4-a795-5dfc1d2b4028.jpg</image:loc>
            <image:title>Konsey</image:title>
            <image:caption>Konsey nedir? Dünya siyasi, ekonomik, kültürel ve coğrafi tarihindeki rolü nedir? Armagedon’a inanan Joe Biden’ın inancı ve kökeni neler? Yeni Dünya Düzeni’nin şeytanları kim? Rahip okulu öğrencisi genç Yosif Cuğaşvili nasıl Josef Stalin oldu? Troçki neden sürgün edildi ve bir suikast sonucu öldürüldü? Nazım Hikmet Stalin’e hangi şiiri yazdı? SSCB, Çekoslovakya&apos;yı neden işgal etti? Kore Savaşı’nda 38. paralel neden aşılamadı? Almanya neden Doğu ve Batı olarak ayrılıp Soğuk Savaş döneminin sembolü oldu? Filistin meselesi ve Holokost’un arkasında yatan gerçekler neler? Kıyamet Savaşı’nda insanlar yok olduktan sonra yeryüzüne çıkacak olan bu ‘Efendiler’ için tohumlar hangi sığınakta saklanıyor? Bu sığınağa Nuh’un Gemisi demelerinin nedeni nedir? Bill Gates ve Elon Musk’ın anlaşamadığı nokta hangisidir? Sizleri hayrete, hatta dehşete düşürecek birçok sorunun cevabı bu kitapta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91300</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b1038eb-4d04-47a4-abf6-793f9b40444c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ülkeleri Tanıyalım Mirketleri Bulalım Dedektif Sertifikası Alalım</image:title>
            <image:caption>Bizim haylaz mirketler dünyayı keşfetmek, ülkeleri tanımak için macera dolu bir yolculuğa çıkıyor. Ama öylesine hınzırlar ki, nereye gitseler saklanıp gözden kaybolmayı başarıyorlar. Bu yaramazların nerede olduklarını bulabilecek misin? Görevin, tabii kabul edersen, tam on tane mirketi gizlendikleri yerde bulmak. Dedektiflik yeteneklerine güveniyoruz. Görevi başarıyla tamamlarsan Dedektiflik Sertifikan da kitabın sonunda seni bekliyor… 
 
Haydi, macera başlıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91301</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dacdf016-2097-4e8e-907f-916e5396003e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Elma Şuuru</image:title>
            <image:caption>Bugün, iki bin yıllık bir hedefle; Siyonizm’in 1948 yılında Ortadoğu’nun ortasında gayrimeşru yöntemlerle doğurduğu İsrail Devleti ve küresel yapılanmalarının, “Tek Dünya Krallığı” ütopyasını gerçekleştirmek istemesinin şeytani hırs ve icraatlarıyla mücadele ediyoruz! Haliyle, bugün dünyanın onlara göre “küresel ihtilal” bize göre “ilahi düzene dönüşüm” yıllarının arifesine geldiği şu günlerde; bizi yeniden bir araya toplayacak ülkü birliği; “İlay-ı Kelimetullah” terbiye ve görgüsüyle “Kızıl Elma Şuuru”dur. Yılmaz Çebi’nin araştırmacı kişiliği ve güçlü kaleminin bir eseri olan “Kızıl Elma Şuuru”; yaşanan mücadeleler, yapılan araştırmalar ve öngörülerden oluşmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91302</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76c2d9f6-f9a2-4de9-8a53-4d5106bd5c84.jpg</image:loc>
            <image:title>O&apos;nu Affettim</image:title>
            <image:caption>Siz hiç sonsuzlukta sonsuzluğu Yaratan’a kırgın olarak sonsuza kadar yaşadınız mı?

İmkânsız acılar insan zihninin kaldıramayacağından sonsuz artı bir kadar büyüktür. Bizler, yaşadığımız bedenin çekmemesi gereken sınavlardan geçiyoruz ve ebediyetle kıyasladığımızda orası için toz zerresi, burası için uçsuz bucaksız dertlerin içinde savaşıyoruz.

Ütopya evreninde yaşayan bir avuç insan, Distopya’da yaşayanlarla empati kurmaya çalışıyor ve onlara kendi adıma teşekkür ediyorum. Bu ‘Öyküleştirilmiş Tiyatro Metni’ onlar için yazıldı. Karmaşamızı asla yaşamayın.

Anlatıcı karakter tek bir kişi yahut birçok kişi, anlatılan hikâyedeki kişi kutsal bir varlık ya da bir insan, yaşanmışlıklar bir canın çektiği karmaşa veya canların hayatları. Ne fark eder, hepsi de aynı kelimelerin içinde.

Ayâsya’nın dediği gibi, “Edebiyat karalamadır. Okurları iki çizgi arasında yürütmek değildir.” Ben edebiyatçıyım ve karaladım. Karalamanın içinde kendi yolunu bulmanız dileğimle keyifli okumalar diliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91303</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1356ddb2-b7ef-4c4a-b565-603b4335ee42.jpg</image:loc>
            <image:title>İsrail&apos;il A Planı</image:title>
            <image:caption>Yahudi Ütopyası-Dünya Hükümeti planları her geçen gün biraz daha deşifre olan İsrail, uyanan Ortadoğu halklarını Vahhabi-Sünni çatışmasıyla mı dizginleyecek? Seçilen dünya halkları çiplenip deney fareleri gibi mi yaşatılacak? Dünyaya narsist bir ırk mı geliyor? Kurulan damızlık çiftliklerinde yetiştirilen Dünya Efendileri; uzun boylu, sıkı vücutlu, yakışıklı dehalardan mı oluşacak? İsrail metafizik istihbarat kuvvetlerinin yetiştirilip kullanıldığı dünyanın Şer Üçgeni neresi? Kontrollü Açlık Stratejisi&apos;nin kriptosu Kuran’daki Yusuf Kıssası’nda mı gizli? Tüm İslam dünyasında kutsal olan Hacer’ül Esved taşı çalınırsa ne olur? Sion dünya hakimiyet logosu hangi şekilde tasarlandı? İsrail’in kodlarını deşifre eden Araştırmacı Yazar Hakan Yılmaz Çebi, bu defa İsrail’in &quot;A&quot; planını sizlere sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91304</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51a2499e-4676-4e2a-a451-05a7eefaa414.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Tabut</image:title>
            <image:caption>Peygamber Efendimizin hadislerinde ve çeşitli tarihi kaynaklarda dikkat çekilen bir konu olan “Kutsal Tabut/Ahd-i Atik Sandukası”, son ilahi kitap olan Kur’an&apos;da da bildirilmektedir. Ayrıca ilahi bir kitap olarak indirilip sonradan tahrif edilen Tevrat&apos;ta da bu sanduka hakkında bilgiler yer almaktadır. İslam âlimleri tarafından, Kur’an ahlakının tüm dünya üzerinde hâkim olacağı bir dönemin de habercisi olan sanduka hakkında, Kur’an’da; “Peygamberleri, onlara dedi: O’nun hükümdarlığının belgesi, size Tabut’un gelmesidir. Onda Rabbinizden &apos;bir güven duygusu ve huzur&apos; ile Musa ailesinden ve Harun ailesinden arta kalanlar var; onu melekler taşır. Eğer inanmışlarsanız, bunda şüphesiz sizin için bir delil vardır.” (Bakara Suresi, 2/248) şeklinde bir bilgi verilir. Elinizdeki bu kitabı okuyunca, Kutsal Tabut/Ahd-i Atik Sandukası hakkında detaylı bilgilere ulaşacak; Siyonizm’in bu kutsal sandık ile ilgili emellerinden ve çalışmalarından haberdar olacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91305</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c2b5ff8-15b7-45c5-94e6-6dde1dcacb92.jpg</image:loc>
            <image:title>Metafizik İstihbarat</image:title>
            <image:caption>Metafizik istihbarat alanında Türkiye’de ilk akla gelen isimlerden biri olan Araştırmacı-Yazar Hakan Yılmaz Çebi&apos;nin bu kitabını okuyunca hepiniz çok şaşırtacak, hatta ürperteceksiniz. Bu kitapta cevaplarını bulacağınız sorulardan bazıları şöyle: Metafizik istihbarat ile cinler arasındaki bağ nedir? İstihbarat toplamak için cinler mi kullanılabilir mi? Amerika’daki medyumlar niçin bu kadar değerli? Meşhur romanlar, trans halinde mi yazılıyor ya da yazdırılıyor? Zihinsel radyo nasıl işliyor? Ruh gerçeği nedir ve ruh, bedenden geçici olarak ayrılabilir mi? Ankara’nın başkent olacağı tayy-i mekânla mı bilindi? Mustafa Kemal’in el falında ne göründü? Dolandırıcıların tespitinde medyumlar kullanılıyor mu? Bermuda Şeytan Üçgeni aslında Cin Sultanlığı mı? KGB’nin beyin okuma timleri nasıl çalışır? ABD’li uzmanlar, Anadolu’da rüya avına mı çıktı? Pentagon, toplantılarını mezarlıkta mı yapıyor? Parapsikolojik güç verilen eşyalar hangileri? Hipnotik suikastçılarla kitleler nasıl yönlendiriliyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91306</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53f85059-601d-4dcb-8942-ebdbc0776093.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyonizm ve Masonluk - Satanist Kuşatma</image:title>
            <image:caption>nsanlık Cennet’te var olduğunda başlamıştı kıyamete kadar sürecek büyük mücadele. Yeryüzünde de devam edecekti elbette. Kötülüğün sembolü Kabil olarak çıktı karşımıza, iyiliğin ve masumiyetin sembolü ise Habil’di. Gözleri hırs bürüdü de makama, güce, paraya tapındı insanlar. Aslı aşk olan güzel duygu, körpe kızların hayatlarını karartan cellat oldu iblisin elinde. Saf duyguların karşısına dikildi hep iblisin fısıltılı sesi. Kimini uydurdu kendine, kendi gibi yaptı kimilerini; kimileri de ayrılmadı güzel ahlaktan, kazanan oldu hep bu güzel insanlar. Lakin çok bedel ödendi; ilk insandan bu yana iblisin yolunda giden, insan kılıklı mahlukların yüzünden. Bu kitap, iblisin yolunda gidenler ile Allah’ın yolunda gidenlerin mücadelesinden bir kesit sunmak ve insanlara gerçekler ışığında doğruyu anlatmak için kaleme alınd</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91307</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8673084-b499-4c84-af76-ef3a5aba3c71.jpg</image:loc>
            <image:title>Süryaniler</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin güneydoğusunda Turabdin adında bir yer vardır. Süryanice bir kelime olan Turabdin, “Tanrı’nın Hizmetkârları Dağı” anlamına gelir. Bu yöredeki antik manastırlar Havarilerin, Pavlus’un ve Petrus’un mirasçısı olan eski bir Hıristiyan cemaatinin hazinelerini ve gizlerini barındırır. Bu Süryani cemaat, iki bin yıl önce Filistin’de İsa’nın konuştuğu dili konuşmaya devam ediyor. Süryaniler ve Turabdin birçok bakımdan kültürel köklerimizin de tanıklarıdır. Türkiye’nin bu bölgesi duaların ve ezgilerin eşliğinde yaşar. Sébastien de Courtois’nın bölgeye yaptığı yolculuğun sonucunda, elinizdeki bu çok yönlü eser ortaya çıktı. Gezi notlarına, röportajların, tarihi ve arkeolojik bilgilerin iç içe geçtiği Süryaniler, kadim olduğu kadar zengin bir kültüre duyulan selamdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91308</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/049562d1-27d7-4e83-be86-e17254e28c13.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Seviyorum Allah&apos;ım</image:title>
            <image:caption>Sevgili Arkadaşım; Ben Macit… Henüz yedi yaşındayım. Sohbet etmeyi seven bir çocuğum. Allah’ı öğrenmeye nasıl başladığımı sana biraz anlatmak istedim. Ama sana ihtiyacım var. Rabbimizi anlama ve anlatma konusunda sen de bana yardım eder misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91309</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23d9cb59-cdc8-4ac5-b235-b2c70d1e718d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytan Diyor Ki!</image:title>
            <image:caption>İki yol vardı karşımızda: Ya Allah’ın dinine sarılıp, atalarımızın kutlu yolunda ilerleyecektik ya da kovulmuş şeytanın köleleri olacaktık. Belliydi doğru yol, lakin seçmesi gibi kolay değildi. Çünkü şeytan diyor ki: “İmanlarını almadan dünyayı vermem!” Türlü oyunlarla çıktı karşımıza şeytan: Gözleri ahu bir güzel oldu bazen, bazen de dünya serveti som altın… Tatlı bir yemek ikram etti sol yanımızdan bir ara, tadınca fark ettik o kara zehrini. Geri döndük kaçarcasına Allah’a doğru koşmak istedik; mal, mülk ile çıktı karşımıza. Bazen medeniyet oldu çıktı karşımıza bazen de bizdenmiş gibi bir kılığa büründü. Karıştı kafamız, Hak ile batılı ayırt edemedik uzunca bir zaman. Hızlı ve atikti şeytan; çünkü yer yüzüne indiğimiz günden beri tek uğraşısı bizdik. Lakin ne kadar oyun oynarsa oynasın ne kadar hesap yaparsa yapsın boşa idi çabaları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91310</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b227da85-6c01-4b68-b03d-f34a5b7f5bb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tünel</image:title>
            <image:caption>“Her sıkıntının çözümü, tam olarak o sıkıntı taşının altındadır. Asıl marifet, o taşın altındakini görebilmektir. Göğsünü, cesaret ve yücelik soluğuyla doldurmasını bilen kişi, maruz kaldığı zorbalığa başkaldırmalı ve bunu yaparken de yakınacak, sadece olumsuzluğu görecek, mazeret uyduracak durumda olmamalı.” “Sabır, durarak pasif bir şekilde beklemek değildi; tahammül etmek hiç değildi. Sabır mücadeleydi hem içsel hem de fiilî bir mücadele... Sonunu bilmiyordu veya başarıya ulaşıp ulaşmayacağından emin değildi ama sabredecekti. Zira sabır, dağın arkasını görenlerin erdemiydi.” “Ben; bana zulmedeni, bana zulmedilirken seyredenlere tercih ederim. O elbette devasa bir yanlışa imza atıyor ama onun bu çirkinlikleri yapabilmesinin müsebbibi, buna izleyici olanlar; yani müsaade edenler ve alkış tutanlardır.” * * * * * Reyting uğruna zorla bir yarışmaya dâhil edilen tutsakların maruz kaldığı insanlık dışı muameleler ve bu vahşi gösteriyi seyretmeyi tercih eden insanlar… Kim daha suçlu; yapımcılar mı, tutsaklar mı, seyirciler mi, buna göz yuman yetkililer mi? Gitgide çığırından çıkan medya; kişinin ve toplumun benliğini, psikolojisini, aile yaşamını, değerlerini, entelektüel yönelimini ve ilişkileri nasıl etkiliyor? Daha nice can alıcı sorunun cevabı bu romanda…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91311</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afceb475-95c9-438a-a28e-77b3ed75aba0.jpg</image:loc>
            <image:title>Armegeddon</image:title>
            <image:caption>Bugün metafizik konularla ilgilenen birçok araştırmacının ifade ettiği Armegeddon (kıyamet öncesi savaş) Muharref Tevrat kaynaklı bir komplo teorisi mi? Hakikat payı olabilir mi? Ya da sadece “ya tutarsa” cinsinden bir kehanet mi? Efsunlu onlarca kaynakta bu konuyla ilgili birçok açıklamaya günümüz teknolojisiyle rahatlıkla erişilebilir. Ancak kolay kolay erişilemeyen, erişilse bile sırrı çözülemeyen bu mevzuları mitoloji havasından arındırmak; işte işin püf noktası burada… Zihni karışık veya meselenin ağırlığı altında ezilmiş çalışmalardan ari bir anlatım için insanın önce alt yapısının bu işe donanımlı olması gerekiyor. Beklenen büyük kutsal savaş olarak adlandırılan “Armegeddon Savaşı” hakkında şimdiye kadar anlatılmayanları içeren detaylı bir araştırma. Hakan Yılmaz Çebi’nin araştırmacı kişiliği ve güçlü kalemiyle konuya bambaşka bir boyut kazandırdığı bu eseri keyifle okuyacağınızdan eminiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91312</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edfd518c-0e97-4ddf-a454-b39200757a55.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemden Sonra</image:title>
            <image:caption>Bir evden anne gidince peşinde sürükler dünyayı. Koku gider, tat gider, duyu gider. Her şey gider. Şeffaf bir zırhı vardır; şefkat, merhamet ve sevgi dolu. Seni koruyan o zırh da gider. En önemlisi anne duası gider. Bırakın her şeyiniz giderse gitsin. Anne duası kalsın bir tek. O her şeye yeter. * * * * * Sessizlik tüm kavgaların, gürültülerin, kalabalıkların annesi... Doğurur kendi bedeninden en yırtıcı çığlıkları. Kaybolur sonra... Arındırmak için yeniden her şeyi, kendine gebe kalır. Anne gidince dallarımdan çiçekleri, ruhumdan şiirleri kopartmaya çalıştım. Yerlerinden binlerce çiçek tohumlandı, binlerce mısra bitiverdi. Duvarlarımda şehir hatırası fotoğraflarımız... Tarihe gülen yüzle not düştüğümüz pozlarımız kaldı geriye. Eşeledikçe içinden söylenmemiş şiirler çıktı. Sırtımda bin bıçak izi, Bin yara, her biri birbirinden gizli. Adım atsam vurur yüzüme bir el, Düşmem yere, kalkarım, dik dururum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91313</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c661bd4-5d9b-48c4-92cd-776d1bdd9bb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Asia</image:title>
            <image:caption>Belki de bu yüzden âşık oluyoruz. Belki de bir başkasının sesini ve kokusunu kendi sesimizin ve kokumuzun yerine koymaya, bir başkasının sesini ve kokusunu bir parçamız gibi hissetmeye aşk diyoruz. Sevdiğimiz bir insanın sesine doğru akıp gitmemiz, aslında kendimize doğru yaptığımız bir yolculuk belki de. Kendi geçmişimize ancak başkalarıyla ulaşıyoruz. Aşk; bize ait olduğunu sandığımız bir sesin ve kokunun aslında bize ait olmadığını, bir başkasının sesi ve kokusu olduğunu anladığımız zaman bitiyor. Öyle ise yanıldığımız sürece aşığız biz! * * * “Kadını neden bilmiyoruz?” sorusuna cevap olarak yaşanmış hikayelerden örnekler… Kadınların görünmezliğini görünür kılma çabası ve kadınlık halleri… Anne kız ilişkileri, kadınlar arası dostluklar, gündelik hayat içindeki deneyimler ve doğuma, ölüme, travmaya, yalnızlığa, kabul arayışına dair yaşanmışlıklar… İki farklı dünyanın kadınların yaşamları, kadın olarak ve kadın olmaktan dolayı yaşanan acılar ve zorluklar… Temas ettiği hayatlar karşısında kadınların beklentileri, hissettikleri ve aşka tepkileri… Yazar Hümeyra Turan’ın kaleminden kadın erkek ilişkilerine dair yaşanmışlıkların arasında bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91314</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/384c5f17-5077-4c56-873f-eb73117dde79.jpg</image:loc>
            <image:title>Luna - Kırmızı Bisikleti Çok Seviyor</image:title>
            <image:caption>Luna mutlu mutlu oyuncaklarıyla oynarken bir ses duyuyor: Leo, parlak kırmızı bisikletiyle gelmiş. Luna da bu bisiklete binmeyi çok ama çok istiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91315</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f82ecf1-671f-4892-b795-1ba4431075f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Luna - Dışarıda Oynamayı Çok Seviyor</image:title>
            <image:caption>Luna ve Leo dışarıda oyun oynuyor. Büyük oyuncak kutusunu sürükleye sürükleye dışarı çıkarıyorlar. Yağmur aniden hızlanınca koşarak içeri giriyorlar. Artık dışarıda oynamak imkansızlaşıyor. Evde oynamak ise birdenbire çok sıkıcılaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91316</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d839b95-9396-4fdf-bc5e-5627937f53f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Musibetname</image:title>
            <image:caption>Hâl diliyle söylenir bunların tümü / Söz diliyle söylenmez bunların tümü / Sözle değil, hâl diliyle söylerse sana / İnan ona; imkânsız deme buna / Gönüldeki aşkı gör; gönül cânda gizli / Yüz cihan yüzlerce cihanda gizli / İki dünyanın neresinde bir sır varsa / Bu dîvânda yer alır baştan sona</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91317</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f559d98b-073b-4b39-ba15-2e292daea744.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakınlaşmalar</image:title>
            <image:caption>Yakınlaşmalar, “Eğer insanın insana (ve doğaya) ettikleri bir son bulsaydı ne olurdu?” sorusunun peşinden kışkırtıcı, muzip ve ufuk açan bir tarzda ilerliyor. Yazar, günümüz toplumundan tanıdık simaların; devlet başkanlarının, medya patronlarının, endüstri liderlerinin göklerden gelen müdahale ile ellerindeki iktidarı kaybetmeleri karşısında bocalayışlarını mizahi bir dille resmediyor. Gezegenin her bir ucundan sıradan vatandaşlarsa ellerine geçen bu yeni özgürlükle ne yapacaklarını tartışıyorlar. Acaba insanlık eski bayağı hallerine dönüp kendini yok mu edecek, yoksa el ele verip evreni mi keşfedecek? Seçim bizim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91318</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88ffd4da-3b0a-4bbf-8a0d-f5fa23d83186.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimar Kunduzlar</image:title>
            <image:caption>Bilim ve teknoloji ile iç içe olan çocuklar; merak duygusu gelişmiş, yaşamın ve doğanın kurallarını öğrenmiş, eleştirel düşünme yetisine sahip bireyler olarak yetişirler.

Bilim Kitaplığı- İlk Okuma Serisi eserlerimiz; çocuklarınızın bu yönde gelişimine katkıda bulunmak için çeşitli araştırma ve anketler taranarak hazırlandı. Bu kitaplarla çocuklarınız okumayı öğrenir öğrenmez bilimsel okuryazarlığa da adım atacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91319</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8c4e21e-7f6a-4d3a-aa91-fd17361d2456.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Deniz</image:title>
            <image:caption>Bilim ve teknoloji ile iç içe olan çocuklar; merak duygusu gelişmiş, yaşamın ve doğanın kurallarını öğrenmiş, eleştirel düşünme yetisine sahip bireyler olarak yetişirler. 
 
Bilim Kitaplığı- İlk Okuma Serisi eserlerimiz; çocuklarınızın bu yönde gelişimine katkıda bulunmak için çeşitli araştırma ve anketler taranarak hazırlandı. Bu kitaplarla çocuklarınız okumayı öğrenir öğrenmez bilimsel okuryazarlığa da adım atacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91320</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1837b6d7-48ca-4146-96f1-2f44577cb0ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgiler-Zihin Becerileri Aktivite Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Zihin Becerileri Aktivite Kitabı - Çizgiler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91321</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77779176-3e40-4817-b5d2-b34d6bd4a377.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Geliştirme Becerileri-Kral Şakir Zihin Becerileri Aktivite Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Zihin Becerileri Aktivite Kitabı - Dikkat Geliştirme Becerileri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91322</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9897bb6c-de9f-4e28-823b-7ecb6b3b8a07.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyniniz İçin Bilgiler</image:title>
            <image:caption>“Sayfalarda gezinip herhangi bir yerinde durun, sadece beyninizi harekete geçirmekle kalmayıp sizi gülümseten bir şeyler de bulacağınıza eminim.” 
 
Büyük fizikçi Isaac Newton’ın gözüne bilimsel amaçla bir iğne sapladığını;* Geleneksel Çin tıbbının sıtma tedavisini geliştirmeye yardımcı olduğunu; 
Çocuk felci aşısını bulan Dr. Jonas Salk’ın ilk testleri kendisine ailesi üzerinde yaptığını; 
 Amerika Birleşik Devletleri’nde köleliği kaldıran Abraham Lincoln’ün siyahlarla beyazların asla eşit olamayacağına inandığını; 
 Küresel ısınmaya yol açan sera gazı salımlarının %14’ünden besi hayvanlarının sorumlu olduğunu 
 
Biliyor muydunuz 
 
Öğrenince bir anda aydınlanmış hissettiğiniz tuhaf bilgilerle karşılaştığınız olur mu? Peki ya bunlarla sık sık karşılaşamıyorsanız? Genellikle daha önce böyle bir bilgiyle nerede karşılaşabileceğimiz, hatta böyle bir konunun varlığı hakkında bile en ufak fikrimiz olmaz. Beyniniz İçin Bilgiler isimli podcast yayınının yaratıcısı Moxie LaBouche böyle kenarda kıyıda kalmış bilgileri ciddi şekilde araştırıp yedi ana başlık altında eğlenceli bir içerik haline getiriyor. 
 
Tarih hakkında yaygın yanlış bilinenlere, biyoloji ve sanattan popüler kültüre, gündelik hayattan az tanınmış insanların şaşırtıcı önemine ve farklı kültürlerin defin törenlerine kadar beklenmedik ayrıntılarda, tuhaf gerçeklerde gizlenmiş beyninizi besleyecek sağlam bilgilerden oluşan bir kitap Beyniniz İçin Bilgiler. 
 
Eğer İcat Çıkarma 1, İcat Çıkarma 2, Artık Biliyorum, Dünyanın En Harika Fikri gibi kitapları sevdiyseniz, Beyniniz İçin Bilgiler’e de bayılacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91323</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2acd4df-61be-4205-a576-872a1f3131c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat ve Görsel Algı-Kral Şakir Zihin Becerileri Aktivite Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Zihin Becerileri Aktivite Kitabı - Dikkat ve Görsel Algı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91324</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd606314-fb95-4917-a539-7eb8f9c79de6.jpg</image:loc>
            <image:title>Solak Leydi Vakası</image:title>
            <image:caption>Enola Holmes, dünyanın en büyük, en karanlık ve en pis şehrinde dünyanın en ünlü dedektifi, kendi ağabeyi Sherlock Holmes tarafından aranmaktadır. Ancak Enola, hem annesinin hem de kendisinin özgürlüğü uğruna ağabeyine yakalanmamalıdır. Genç kız bu kaçma ve kurtulma mücadelesi içindeyken ruh ikizi diyebileceği başka bir genç kızın, Leydi Cecily’nin, hiç iz bırakmadan ortadan kaybolduğunu öğrenir ve onu bulmayı kendine görev edinir.  
Enola Holmes, kendi kimliğini saklamaya devam ederek solak olan bu soylu genç kızı bulup kurtarabilecek midir yoksa kendisi için en önemli olan şeyi, özgürlüğünü, sonsuza dek kaybedecek midir? 
  En İyi Genç Yetişkin Roman dalında Edgar Ödülü, En İyi Çocuk Kitabı dalında Edgar Ödülü ve James Tiptree Jr. Ödülü alan yazar Nancy Springer’ın, altı kitaplık Enola Holmes Gizemi serisi, çok yakın bir tarihte bir Netflix filmi olarak seyircinin karşısına çıktı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91325</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82d7629b-6cec-4817-b4fe-9cc5411a701a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kodlama Öğreniyorum 2 -Kral Şakir Zihin Becerileri Aktivite Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Zihin Becerileri Aktivite Kitabı - Kodlama Öğreniyorum 2</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91326</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/321bf0a8-70f3-4185-bdbc-1ca54c6a50ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Akdeniz Sürgünü</image:title>
            <image:caption>Hoda Barakat, kendisine Necib Mahfuz Edebiyat Ödülü kazandıran Akdeniz Sürgünü&apos;nde, iç savaş sonrası harap olmuş Beyrut&apos;ta, babasının kumaş dükkânının yıkıntıları arasında hayatta kalmaya çalışan, halüsinasyonlar gören yalnız bir adamın çokkatmanlı hikâyesini anlatıyor. 
 
Issız, yer yer gerçeküstü ve hatta distopik sayılabilecek bir şehir manzarası fonunda, hayal ile gerçeğin birbirine karıştığı metinde yazar, Doğu Akdeniz kültürünü ve felsefesini incelikli bir şekilde yansıtıyor, Lübnan&apos;ın zengin kültürel kumaşının nasıl dokunduğuna dair şiirsel bir anlatı sunuyor.
 
Güçlü tarihsel arka planında, Orta Doğu&apos;daki giyim tercihlerinin evrimine ve bunun günlük hayattaki etkilerine de yer veren roman; geriye dönüşlerle örülü hikâyesini savaş, travma ve insan üzerinden şekillendiriyor.   &apos;&apos;İpekten kadınlar vardır; annen de ipekten, büyüdüğünde sen de anlayacaksın.&apos;&apos; Akdeniz Sürgünü, Lübnan İç Savaşı&apos;nın yaşandığı puslu yıllara götürüyor, Beyrut&apos;u yerle bir eden bombardımanlardan birinde harap olmuş bir kumaşçı dükkânının kapılarını sonuna kadar açıyor. Kumaşlar ve renkler arasında buğulu bir kompozisyon kuran yazar Hoda Barakat; okuru, dünyaya bir de ketenin, kadifenin, ipeğin, dantelin yani kumaşların gözünden bakmaya çağırıyor. Baba yadigârı bir dükkânın yıkıntıları arasında, sanrıların ve halüsinasyonların esiri olmuş bir adamın geçmişiyle hesaplaşmasını gözler önüne seren eser; kâbusu andıran bir şehirde, eski güzel anıların, tekinsiz mutlulukların izini süren kahramanının iç dünyasını ustalıkla aktarıyor. Okurlar, kitabın yaydığı eski Beyrut ışıltısı eşliğinde insan ruhunun karanlık dehlizlerinde dolaşırken, rengârenk kumaşların iyileştirici özelliğini âdeta teninde hissediyor.   Bazı kumaşlar gibi insan ruhunun da &apos;&apos;sentetik&apos;&apos; sayılabilecek bir değişim ve dönüşüm sürecinden nasibini alabileceğine dikkat çeken roman, insanların mekân ve zaman ekseninde kumaşın değerini ve önemini unutmalarından dem vuruyor.   Damıtılmış hikâyesinin yanı sıra üslubu ve diliyle de farklılaşan Akdeniz Sürgünü, Beyrut&apos;u yaşayan ve yaşatan, sofistike bir metne dönüşüyor.   &apos;&apos;Bana dön ve kadifeyi anlat. Benim nasıl kadifeye dönüştüğümü anlat.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91327</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/590f1b16-05bf-4cd4-b36b-8e816894d81e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakın Tarih Dersleri</image:title>
            <image:caption>Günümüzde cereyan eden birçok mesele geçen asırda da hemen hemen aynı şekilde yaşanmıştı. Başta devlet adamlarımız olmak üzere okuma-yazma bilen her Türk’ün imparatorluğun 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın başındaki dağılma sürecini, ayakta kalabilmek için yaptığımız mücadeleyi, izlediğimiz yanlış siyasetler ve yaptığımız hatalar ile o dönemde Avrupa’nın bize karşı izlediği siyaseti bütün teferruatıyla okuması gerekir. 
Bu kitapta Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde yaşanan ve günümüzde de yansımaları olan ilginç hadiseleri okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91328</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a871b50c-d924-40e2-9dd6-d806f2f2acd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlar Nereye?</image:title>
            <image:caption>Hayatını hava tahminleri yaparak kazanan Bulut Adam doğum günü için tebrik beklerken işten çıkarıldığını öğrenir. Sonra mı? Gökyüzüne bulutlara yağmura yıldızlara ve mesleğine küser... Çareyi bir pasajın içinde küçük bir dükkân açmakta ve çocukluk tutkusu olan doğal taşlar satmakta bulur ama sayısı her geçen gün artan müşteriler çok geçmeden onun şaşırtıcı tahmin yeteneğini keşfederler.
Usta yazar Sevim Ak&apos;ın benzersiz anlatımıyla yalnızlığını doğayla paylaşan doğayla barışan bir adamın yürek ısıtan öyküsü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91329</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdf79c28-c68e-4e91-b6d6-487f95119ff4.jpg</image:loc>
            <image:title>Scarlet ve Ivy 5 -Mum Işığında Lanet</image:title>
            <image:caption>Rockwood Okuluna gelen yeni kız Scarlet ve Ivy için çözülmesi gereken yeni bir gizem yaratır. 
İlginç biri olan yeni kız Ebony, Scarlet ve Ivy’de büyük bir merak uyandırır ve yepyeni bir macera yaşamalarına yol açar. 
Ebony gizemli olduğu kadar etkileyicidir de ve okuldaki kızların pek çoğunu peşinden sürükler. Hatta yaşı daha küçük olan kızların onun büyüsüne kapılmış olduğu bile söylenebilir. 
Ama etrafa Ebony ile ilgili dedikodular yayılmıştır ve bu dedikoduların hepsi de iyi dedikodular değildir. 
Cadılar Bayramı gecesinde işler ters gidince bütün suç Ebony’in üstüne kalır. 
Scarlet ve Ivy suçlunun Ebony olduğundan emin değillerdir. Göz önünde olan kişi Ebony olsa da Ebony tehlikeli biri olmayabilir. Peki suçlu Ebony değilse suçlu kim? 
Scarlet ve Ivy’nin yeni macerasını okumaya hazır mısnız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91330</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7bf621d-82ea-4932-9f47-fd47f9b26959.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Matematikçiler – Euler’den Von Neumann’a</image:title>
            <image:caption>Galilei’nin dediği gibi: Doğayı ancak onun bizimle konuştuğu dili ve işaretleri öğrendiğimiz takdirde anlayabiliriz ki bu dil matematik ve kullanılan işaretler de matematiksel işaretlerdir.” 
Oxford Üniversitesi matematik profesörlüğünden emekli olan Ioan James bu önemli çalışmasında, günümüzden 300 yıl geriye uzanarak altmış büyük matematikçinin biyografilerini kaleme alıyor. Kitap, matematikçilerin bilimsel başarılarının yanı sıra her biri oldukça merak uyandırıcı yaşam öyküleri üzerinde de titizlikle duruyor. Kronolojik olarak düzenlenmiş biyografilerle, matematiğin yıllar içinde hangi toplumsal koşullarda geliştiğine dair çarpıcı bir tablo sunuluyor. Bilimsel ve teknik ayrıntıları asgaride tutan kitap, konuya ilgi duyan bütün okurları modern gelişmeleri kolayca izlemeye davet ediyor. 
Aralarında Euler, Laplace, Cauchy, Galois, Riemann, Poincaré, Hardy, Birkhoff, Kolmogorov ve Von Neumann gibi pek çok matematikçiye ait ilginç hayat hikâyelerini okurken bir yandan da matematiğin kendi yolunda nasıl ilerlediğine ve diğer bilim dallarıyla ilişkisine tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91331</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9277f018-69a6-4cfb-aef3-248a6c9a8bd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolumuzu Değiştirelim – Koronavirüsün Öğrettikleri</image:title>
            <image:caption>“Çin’in ismini bile duymadığımız ücra bir şehrinde birdenbire ortaya çıkan küçücük bir virüs dünya çapında bir faciaya yol açtı. Kuşkusuz, bakterilerin küresel ölçekte birleşmesi Amerika kıtalarının keşfinden itibaren gerçekleşen bir vaka, ancak Covid-19’un köklü yeniliği siyasal, ekonomik, toplumsal, ekolojik, ulusal ve küresel krizlerin bileşimi olan bir megakrize yol açması oldu.” 
Dünyaca ünlü Fransız sosyolog Edgar Morin karşı karşıya olduğumuz salgının gezegene yayılmış Batılı paradigmanın, yani 16. yüzyılda Avrupa’da doğmuş modernitenin daha genel ve derin krizinin bir semptomu olduğunu ileri sürüyor ve bu megakrizi nasıl fırsata çevirebileceğimiz üzerine kafa yoruyor. “Koronavirüs sonrası da krizin kendisi kadar endişe verici. Umudun da yeni felaketlerin de taşıyıcısı olabilir. Yarının dünyasının dünün dünyası olmayacağı kesin kanaatini çoğu insan paylaşıyor. Peki, nasıl olacak? Sosyal hayatta, ekonomide, politikada ve sağlıktaki krizler toplumlarımızı darmaduman mı edecek? Tüm insanları bir kader ortaklığına mahkûm eden, herkesi gezegenin biyo-ekolojik yazgısına bağlayan bu pandemiden ders çıkarabilecek miyiz?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91332</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/219ef814-8d2d-440c-9c03-61c2e192c924.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Umutlar</image:title>
            <image:caption>Charles Dickens (1812-1870): Viktorya Dönemi İngilteresi’nin en önemli romancısı kabul edilen Dickens orta sınıf bir ailenin çocuğuydu. On iki yaşındayken ailesinin dara düşmesi sonucu bir fabrikada çalışmaya başladı ve romanlarında büyük bir isabetle aktardığı işçi sınıfının hayatını gözlemleme fırsatını elde etti. Yazarın en sevilen romanlarından Büyük Umutlar, yoksulluk içinde büyüyen öksüz yetim bir çocuğun erişkinliğe geçişini anlatır. 1861 yılında yayımlanmış, atmosferi, sürükleyici olay örgüsü, unutulmaz karakterleri, komik ve trajik öğelerinin dengesiyle hem eleştirmenlerin hem de okurların beğenisini kazanmıştır. Pek çok defa televizyona ve sinemaya da uyarlanan Büyük Umutlar, Dickens’ın sonradan değiştirdiği orijinal sonuyla birlikte Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde okurlarıyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91333</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8392269e-9b54-4d5c-b8ec-f72c069b0237.jpg</image:loc>
            <image:title>Hanyalı Kami Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Hanyalı Kami Mektuplar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91334</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f76416d-2251-4cbc-962e-728b36836193.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahaf Mendel</image:title>
            <image:caption>Zweig bu derlemede yer alan iki novellasında kitaplara, edebiyata ve sanata bağlılıklarını saplantı haline getirmiş insanların hikâyelerini anlatır. Her iki yapıtın da arka planında I. Dünya Savaşı, değişen kültürel hayat, yozlaşmış Avrupa, ekonomik bunalım ve yoksunluklar vardır. Ancak Zweig’ın karakterleri bütün dikkatlerini öyle mutlak bir coşkunlukla kendi ilgi alanlarına yöneltmişlerdir ki savaşın ve vahim sonuçlarının farkına bile varmazlar. Sahaf Mendel, eşsiz belleği ve bilgisiyle Viyanalı entelektüellerin gözbebeği sahaf Jakob Mendel’in trajik hikâyesidir. Sadece kitapların dünyasında var olabilen bu adamın başına savaş sırasında talihsiz bir olay gelir. Sonrasında ne Mendel eski Mendel’dir artık ne de Viyana eski Viyana. Görülmeyen Koleksiyon’da, Zweig bizi hiperenflasyonun hüküm sürdüğü 1920’lerin Almanya’sına götürür. Yeni zenginlerin sanat eserlerine gösterdiği yoğun ilgi yüzünden dükkânı tamtakır kalan saygın bir antikacı, sanat koleksiyonundan birkaç değerli parçayı ucuza kapatmak umuduyla eski bir müşterisini ziyaret eder. Ancak hiç beklemediği bir tabloyla karşılaşır. Unutulmayacak Bir İnsan ise yazarın mutlu yaşamın formülünün servet yerine dost biriktirmek olduğuna işaret ettiği, yüreklerimizi ısıtan bir öyküsüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91335</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17e08d6b-3aa2-446f-9fe3-6a0adc921a68.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüneldeki Çocuk</image:title>
            <image:caption>“Sait Faik yolda, sinema önünde, otobüste, köprü üstünde, vapurda, Gülhane Parkı’nda, ne bileyim bir dükkânda ya da İstanbul’un en kıyıda köşede kalmış bir yerinde rastladığı insanları kollarından tutup öykülerine sokuşturur. 
Tabii, bu öyküleri düzmek için yanaştığı her insana hemencecik el atmaz, onları, kavun alıyormuş gibi iyice tartar, koklar ve öykü olabilecek bir yan bulduktan sonra onlara kucak açar. Çünkü ona göre her insanın içinde öykü bulunmaz. Yazara düşen iş, içinde öykü taşıyan insanı kıstırmaktır. Bir kez kıstırdıktan sonra da elini uzatıp onun içinden öyküyü çekip çıkarmaktan başka iş kalmaz.” 
Salâh Birsel, Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu’dan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91336</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8a37f41-269a-4ad8-8010-32cb08718015.jpg</image:loc>
            <image:title>Cemile</image:title>
            <image:caption>“Dünyanın en güzel aşk hikâyesi.” Louis Aragon
Cemile neşesi, şakaları, özgüveni ve söylediği türkülerle etrafına ışık saçan güzel, genç bir kadındır. Cephedeki kocasının küçük kardeşi, kendi deyimiyle “kiçine bala”sıyla aralarından su sızmaz. Ve birgün köyde bir başına yaşayıp giden savaş gazisi Danyar ile değirmene buğday taşıma işine girişmeleriyle birlikte onlar için her şey değişmeye başlar. Köyün tüm genç erkekleri savaşa gönderildiğinden kadın erkek, yaşlı genç fark etmeksizin geride kalan herkes her işi yapmaktadır. Zorlu geçen bir iş gününün ardından dönüş yoluna düştükleri bir akşam Danyar’ın bir türkü söylemesiyle bu kimsesiz, sessiz ve tuhaf adamın ruhunun derinliklerine gizlediği yaşam sevinci duyurur sesini.
Kuşkusuz bu türkü, bir güz akşamı filizlenen aşkın da habercisidir.
Yapıtları 100’den fazla dile çevrilen Cengiz Aytmatov’un adını tüm dünyaya duyuran en ünlü eseridir Cemile. Hikâyeden çok etkilenen Fransız şair Louis Aragon onu Fransızcaya çevirmiş ve kitap böylece önce Avrupa’da daha sonra da tüm dünyada yayımlanarak büyük bir ilgi görmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91337</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/993ce13d-ed14-4203-b151-65b84938a762.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek</image:title>
            <image:caption>Ufuksuz denizler, bitimsiz düşlere sürükler insanı bazen. Tıpkı kendisi gibi; uçsuz bucaksız, başlangıcı ve sonu olmayan, birbirine karışarak çoğalan sonsuz düşlere. Ölümse öğrenmenin en kısa yoludur kimi zaman…
Deneyimli avcılar Emrayin ve Mılgun küreklere asıladursunlar; ilk avının heyecanını yaşayan küçük Kirisk ile ömrünü düş kurmakla tüketmiş Orhan Dede’nin umutları, korkuları ve kuşkusuz hayalleri birbirine karışmış gibidir. Sonsuz beyazlığın orta yerinde yapayalnız kalan Kirisk, ilk avından eli boş dünmüş olsa da tüm dünyalarını sığdırdıkları küçük sandaldaki benzersiz yolculukları ona yaşamın anlamını kavrama gücünü bahşedecektir.
Çünkü bazen yaşatmak için ölmeyi bilmek gerekir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91338</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f9a02ca-29ff-4d85-8228-e01ed1c24b8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Adı Sıfır</image:title>
            <image:caption>Dış dünyadan habersiz yaşayan bir genç. Ekranlardan ve bilgisayarlardan oluşan steril bir dünyada, kimseyle temas etmeden tek başına büyüyen biri. Tek bir canlıya dokunmadan, yağmura, kara maruz kalmadan. Bu sanal hayattan gerçek dünyaya adım attığı o gün, on altı yıldır bildikleri işine yaramaz olur... Çağdaş İtalyan edebiyatının ödüllü yazarlarından Luigi Ballerini, bilimkurguyla distopyayı ustaca harmanlıyor. Teknolojiyle biçimlenen dünyanın geleceğine “dronlar eşliğinde” bakıyor, aile kavramını sorguluyor, okura sarsıcı keşifler sunuyor. Günlük yaşamın her ânını ele geçiren teknolojinin etik sınırlarını ve kullanım amaçlarını sorgulayan roman dünyanın geleceğini düşünenleri, insanın en temel duygularında keşfe çıkarıyor. Edebiyat yayıncılığında 10. yılını kutlayan ON8, ödüllü yeni kitabıyla her yaştan okura güncel tartışmalar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91339</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/064b0001-5ebd-4cca-9ff7-5d1a70d2aafc.jpg</image:loc>
            <image:title>Deve Gözü</image:title>
            <image:caption>Cengiz Aytmatov’dan insanın yeryüzü mücadelesi, kendisi ve dünya ile yüzleşmesi üzerine çarpıcı iki öykü.
Anarhay bozkırının çorak topraklarında doğaya ve insan ruhunun kötücül yanına karşı verilen çetin bir mücadeleyi konu edinen Deve Gözü, sabır ve dirayetin “zor” olanı “kolay” kılışını anlatır. Hep daha ötesini hayal edenlerin, kolayca pes etmeyenlerin kazanacağı zaferler vardır elbet.
Baydamtal Irmağında ise hırs ve tamahkârlığın yıkıcı yapısına eğilir. İşini hakkıyla yapmak isterken hırsına karşı verdiği mücadelede yenik düşen bir adamın içsel çatışmaları ve kendi karanlığı ile yüzleşmesini konu edinir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91340</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e2a6349-909c-4cf4-ae91-3c9a87db77cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yer Açın! Yer Açın!</image:title>
            <image:caption>“Usta işi bir eser. Nüfus fazlalığına dair en önemli romanlardan biri.” –Brian Aldiss
“Harry Harrison’ın kitapları her zaman büyük bir keyif kaynağıdır.” –George R. R. Martin 
“Bak, Bugün Berbat Bİr Dünyada Yaşiyoruz Ve Sikintilarimizin Tek Bİr Sebebİ Var: Çok Fazla İnsan.”
Harry Harrison, bilimkurgunun altın çağını yaratan isimlerden biri, hatta türün maceracı tarafını en faydalı şekilde kullanan ve derdini anlatmaktan taviz vermeyen en sivri dilli yazarı. Yer Açın! Yer Açın! ise, aşırı nüfus artışını konu edinen ilk eser, bugünün en büyük sorunları olan kaynak kıtlığı ve küresel ısınmayı da tahmin eden bir distopya.
Yıl 1999. Dünyanın nüfusu yedi milyarı aşkın. Yalnızca New York’ta otuz beş milyon insan yaşıyor. Yaz ayları aşırı sıcakken kış ayları her sene daha sert. Su ve yiyecek kıtlığı hiç olmadığı kadar fazla. Yağmacılık, hırsızlık, cinayet gündelik hayatın bir parçası.
Polis zoru ve hükümet baskısıyla ayakta kalan New York’ta, yeraltı dünyasının önemli bir figürü ve üst tabakanın bir üyesi olan Mike O’Brien, evine giren bir hırsız tarafından öldürülünce dedektif Andy Rusch bu davaya atanır.
Andy bir yandan kalabalığın yuttuğu katilin peşinden nafile koşarken bir yandan da şehirde başlayan kıtlık isyanlarıyla ve her geçen gün zıvanadan çıkan şiddet eylemleriyle mücadele etmeye çalışacaktır.
Yer Açın! Yer Açın!, yakın geleceğin boğucu bir tablosu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91341</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff55a028-3afc-44d6-81d5-82739418f592.jpg</image:loc>
            <image:title>Elveda Gülsarı</image:title>
            <image:caption>Büyük anlatıcı Cengiz Aytmatov, opus magnum’larından biri olan Elveda Gülsarı’da, Gülsarı nam ünlü bir cins atın ve sahibi Tanabay’ın çalkantılarla dolu hayat hikâyelerini okura sunar. Çarlık Rusyası’nın yıkılmasıyla özgürlüklerine kavuşan Kırgızların yaşadığı büyük coşku; değişim fikrinin büyüsü, toplum-birey ve insan-doğa arasındaki ilişki ustalıkla ve realist bir biçimde dile gelir romanda. Özgürlüğün hemen ardından sökün eden yozlaşma, bürokratikleşme ve çöküş ise tek kelimeyle hüzünlüdür. Pratiğin teoriyle örtüşmediği o çelişki dolu noktada ise bir öz eleştiri başlar.
Elveda Gülsarı yaşamla ölümün sınırında bir muhasebedir!
Bir atın yaşam döngüsüyle insanın ve toplumun yaşam döngüsünü, “evcilleşme”yle “modernleşme”nin trajik sonuçlarını mükemmel bir biçimde anlatan görkemli bir ağıttır Elveda Gülsarı. Yitirilen özgürlüğe, eşitliğe ve kardeşliğe yakılan bir ağıt…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91342</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ab54d60-796f-432b-b8f1-91d5b03095b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Söylem Ve Hakikat</image:title>
            <image:caption>Söylem ve Hakikat başlıklı bu yeni baskı, Foucault’nun 1982 yılının Mayıs ayında Grenoble Üniversitesi’nde parrhesia üzerine verdiği bir konferansla zenginleştirilmiş, düşüncesinin son döneminde böyle önemli bir yer kaplayan bu kavramın etik ve politik açılımlarını anlamak bakımından eksik bir halka daha tamamlanmıştır. Hayatının büyük bir bölümünü Batı’da “özne” kavramının hangi söylemsel ve pratik süreçlerle kurulduğunu araştırmaya vakfetmiş olan Michel Foucault, bu amaçla eserlerinde delilik, suça eğilimlilik, hastalık gibi kategorilerin özne oluşumunda ne gibi tarihsel ve toplumsal roller oynadığını araştırmıştır. Düşünür, Cinselliğin Tarihi’ne yönelik çalıştığı son yıllarında ilgisini modernite öncesi döneme yöneltmiş, Antik Yunan ve Latin metinlerine dönerek modern özne düşüncesinin izini sürmeye girişmiştir. Kendi deyişiyle bir “düşünce tarihçisi” olarak her zamanki titiz çalışmasını sürdüren Foucault, dur durak bilmeden söz konusu dönemlerde yazılmış metinleri incelemiş, bu metinlerde özne ve kendilikle ilgili hangi meselelerin ön plana çıktığını, hangi soruların zaman içinde gündemden düştüğünü ve hangi kavramsal çerçevelerin kurulup dağıldığını araştırmıştır. Hakikati Söylemek, Foucault’nun bu son döneminden ziyadesiyle canlı bir örnek sunuyor bize</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91343</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1128124-439e-4ec7-a74b-de0a3f77d660.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönemeç</image:title>
            <image:caption>Yayımlandığı dönemde Tahir Alangu’nun “Son yıllarda iyice tıkanıp daralan gerçekçi hikâye anlatımına yeni bir ufuk açıyor” diyerek karşıladığı Dönemeç’teki öykülerde Ümit Kaftancıoğlu, insanla doğanın, insanla insanın kavgasını anlatır. 
Kitaba adını veren ve 1970 yılında, öykü dalında TRT Büyük Ödülü’ne değer görülen “Dönemeç” öyküsünde Cilavuz Köy Enstitüsü&apos;ne girebilmek için gerçekleştirilen zorlu yolculuğu, Ulgar Dağı’nda amansız bir kar fırtınası altında yitip giden Kırklar&apos;ın trajik öyküsünü resmeden Kaftancıoğlu, edebiyat çevrelerince bir yolculuk yazarı olarak selamlanır. 
Hasan İzzettin Dinamo, “Türk köyünün büyük edebiyatçılarına kendimce bir ad daha katmış oldum” diyerek başladığı yazısını, “Ulgar”a atıfta bulunarak şöyle bitirir: “Bana koskoca bir roman havasıyla konuk olmuş olan bu hikâye, toplumcu gerçekçiliğin bütün güzelliğini, etkinliğini taşımaktadır. Kollu köyünün Kırklar&apos;ı, kırk öküzüyle ölünceye dek benim içimden bir gözyaşı kervanı gibi aralıksız geçip duracaklardır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91344</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/904fb29b-5939-43e5-9adb-109ad832564c.jpg</image:loc>
            <image:title>Davalar - Franz Kafka Hakkında</image:title>
            <image:caption>Elias Canetti, 1930/31 kış aylarında tek romanı Körleşme’yi yazdığı sırada, Kafka’nın “Dönüşüm” ve “Bir Açlık Sanatçısı” öykülerini okur. Bu öykülerin romanının daha sonraki gelişiminde etkili olduğunu notlarında belirten Canetti, Kafka’ya yönelik ilgisini yaşadığı sürece canlı tutmuştur. Canetti’nin edebî bir tür haline getirdiği notlarında Kafka’ya sık sık rastlarız. Bu notlarda Canetti, Kafka’nın eserlerine ve kişiliğine yönelik yorumlarda bulunur, kimi zaman kendi hayatıyla paralellikler kurar, dahası kendini Kafka’yla özdeşleştirdiği de olur. Öyle ki, 14.4.1982 tarihli bir notunda, Stockholm’e Nobel ödülünü almaya giderken, aslında “Kafka’ya eşlik ettiğini” belirtir.
Elias Canetti bütün eserlerini yoğun bir biçimde incelediği Kafka’nın Felice Bauer ile Mektuplaşmaları’nı ve bu mektuplaşmanın yazıldığı dönemi, Öteki Dava-Kafka’nın Felice’ye Mektupları denemesinde ele almış ve bu dönemin Dava romanındaki izlerini göstermiştir.
Canetti Vakfı tarafından Susanne Lüdemann ve Kristian Wachinger’e hazırlatılan bu kitapta, Canetti’nin “Öteki Dava” denemesinin yanı sıra, denemenin yazılmasından önceki 1946–1966 yıllarında, deneme üzerinde çalıştığı 1967–68 yıllarında ve daha sonraki 1969–1994 yıllarında yazdığı notlar yer alıyor. Bu notlarda Kafka’ya ilişkin düşüncelerin yanı sıra, kendi hayatından izler de vardır. Örneğin Kafka denemesini yazdığı sırada tanıklık ettiği 1968 Paris ve Prag Baharı olayları da notlara yansır.
Kitapta ayrıca Canetti’nin 1948 yılında Bryanston Summer School’da verdiği “Proust, Kafka Konferansı” ve 10 Mayıs 1980’de, kendisine verilen Johann Peter Hebel Ödülünün töreninde yaptığı “Hebel ve Kafka” başlıklı konuşma da yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91345</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a30e03fb-8ee7-4753-92e0-651672487a42.jpg</image:loc>
            <image:title>Plasebo</image:title>
            <image:caption>Plasebo onlar için sahip olmak istedikleri gücü simgeliyordu; dediklerini yaptırabilme, kimseden korkmama, geri adım atmama ve kararlılık gücünü... Bir gruba ait olma, bütün olma hazzını yaşıyorlardı ve o haz, gücü simgeleyen kişinin podyuma çıkması, onu etli, kanlı, canlı görmeleriyle beraber doruğa ulaşacaktı. Sonuç olarak, orgazm bir güç patlaması ve iki kişinin tek bedende bütünleşmesi değil de ne ki?
Ütopya ve distopyalar diyarına; Ada’ya götürüyor Ahmet Erözenci bizi.
Deney fareleri gibi içinde debelendiğimiz, birinden kurtuldum derken diğerinde kaybolduğumuz labirentlerinde işittiğimiz her ses, her sözde, karşılaştığımız her görüntüdeki şifreleri, bulmacaları çözmeye çabalamaktan bunalıp yorulduğumuz ve her şeyiyle bağımlısı olduğumuz, her şeyine bağışıklık kazandığımız Ada’dayız. Kendi Ada’mızda.
Evler, sokaklar, mekânlar, ağaçlar, ormanlar, denizi, suyu, insanı... bildiğimiz yer yurt biz içindeyken, gözümüzün önünde görünmez bir üst iradeyle değişir, meçhulümüze dönüşürken, belleğin derinliklerinden mutluluk kırıntıları derlemeye çabalayan Plasebo ahalisi ve Adası, Adaları, zamanımıza dair bir laboratuar anlatısı, bir otopsi.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>