﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91003</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/277d5475-79db-478c-aa6b-652566611dd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinai Absürtler</image:title>
            <image:caption>Burada ciddi bir cinai hikâye yazıyoruz. Cinayet ciddi bir eylemdir. Ölmek kadar zordur öldürmek ve belki daha da zor. Öyle kazara olmuş cinayetlerden söz etmiyorum, onda “pardon” dersin geçer, bir kazadır sonuçta. Bir pardonla biter iş, biraz mahcubiyettir bedeli. Kaza sonucu işlenen cinayet osuruktan tayyaredir. Lakin taammüden öyle mi? Taammüden. Kelimenin kendisi ağır zaten, cezası da öyle; eskiden idamdı, şimdi kaldırıldı adam asmaca. Müebbet hapis, hayatın kodeste geçecek düşünsene. Göze almışın bu bir, gözü karalık gerek. İkincisi zekâ gerek bunun için, iyi bir tasarım, iyi bir strateji, plan program, zamanlama gerek. Zor iş anlayacağınız. 
Sıradan cinayetler gündelik hayatın tekdüzeliğinde yok olup giderken, Fatoş Beykal’ın kaleminde absürt ve kara komik bir karaktere bürünüyor. Herkesin herkesi öldürdüğü ve kimsenin cinayetlerinden pişmanlık duymadığı bu gerçeklikte cinai eylemler, bir kahve kaynatmak kadar önem arz eden ve bir o kadar da hayatın içinden birer hadiseye dönüşüyor. 
Cinai Absürtler, yazarın ve karakterlerin zekâsına hayran bırakan özgün bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91005</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44437f89-c9da-422d-8c52-e4bc621179e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Conan: Büyünün ve Kılıcın Gölgesinde (2. Kitap)</image:title>
            <image:caption>Amerikalı yazar Robert Ervin Howard tarafından yaratılan Barbar Conan, zamanla fantastik edebiyatın en meşhur karakterlerinden biri haline gelmiştir. Çizgi roman serisiyle başlayıp büyük bir başarı kazanan Cimmerialı Conan’ın maceraları yayımlandığı tarihten bugüne birçok yazara ilham olurken birçok okurun da hayal dünyasında unutulmaz bir yer edindi. Bu başarı, şüphesiz ki Ervin Howard’ın üstün gözlem yeteneğiyle gerçekleşti.  Her köşesinde çeşit çeşit tehlike barındıran, efsanevi yaratıklarla, kötücül ruhlar ve iyi insanlarla dolu Hyboria Çağı’nda, sadece güçlü ve zeki olanın ayakta kalabileceği bir dünyada Cimmerialı Conan ile pek çok maceraya sürükleneceksiniz. Ervin Howard’ın dehası sayesinde tanıştığımız zalim büyücüler, gaddar savaşçılar, hilekâr siyasetçiler ve antik zamanlardan kalma canavarların arasında yaşayan Conan’ın soluk kesen maceralarına davetlisiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91006</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0f99234-dc67-48f4-b0ff-15221e3e617e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şizofreni Üzerine</image:title>
            <image:caption>Graywolf Press Kurgu Dışı Yazın Ödülünü ve Whiting Ödülünü alan, Akıl Sağlığına Dair Güçlü, Etkileyici Denemeler 
 
Cennetin Sınırı adlı romanıyla büyük yankı uyandıran ödüllü yazar Esmé Weijun Wang, New York Times Çoksatanlar listesine giren Şizofreni Üzerine’de kendi deneyimlerinden yola çıkarak şizofreniye dair kapsamlı bir araştırma sunuyor. Dürüst ve çarpıcı anlatımıyla, merak eden herkese bu gizemli dünyanın kapılarını açıyor. 
 
&quot;Etkisinden kurtulamayacağınız, devrim niteliğinde bir eser.&quot; Publishers Weekly 
 
&quot;Berrak. Üzücü ve içten.&quot; Star Tribune 
 
&quot;Hastalıkların, özellikle de akıl hastalıklarının güçlükleri üzerine harika bir rehber. Kendi tanılarını anlamaya çalışan insanlara umut verecek.&quot; Meghan O’Rourke 
 
&quot;Her bir deneme, akıl hastalığıyla yaşayan bir kadının canlı bir portresini çiziyor. Wang’in akıllardan çıkmayacak güzellikteki yazınıyla bu derleme, edebiyat dünyasında kendisine sağlam bir yer ediniyor.&quot; Glamour 
 
&quot;Hem bilimsel hem de şiirsel sesiyle Wang, travma sonrası stres bozukluğu ve Lyme hastalığının yanı sıra kendisine konulan yeni tanıyı, okuru büyüleyen, aydınlatan bir incelik ve açıksözlülükle inceliyor.&quot; The Week 
 
&quot;Wang kaleme aldığı 13 denemede daha önce yürünmemiş yollarda size eşlik ediyor. Şizofreni Üzerine  zekice yazılmış, beklenmeyecek derecede eğlenceli, sorgulayan, korkusuz ve eşsiz bir eser.&quot; Los Angeles Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91007</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5858dca-c0bb-4d23-8a82-32ec54701633.jpg</image:loc>
            <image:title>Mülakata Giderken</image:title>
            <image:caption>Uzun yıllar yurt dışında ve yurt içinde mülakatlar gerçekleştirmiş bir yönetici olarak öğrendiklerimden ve değerli yöneticilerimin deneyimlerinden yararlanarak hazırlamış olduğum bu kitap, hem mülakatı gerçekleştiren uzmanların başvurabileceği bir soru kaynağı hem de mülakata katılacak adaylar için bir yol gösterici olarak hazırlandı. 
Başarılarınıza başarı katması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91008</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/391dcc00-17d5-415f-b4d0-e0f07bdf1a1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefes Almadan</image:title>
            <image:caption>Joey ve arkadaşları sahada maç yaparken, tanımadıkları bir çocuk kenarda oturmuş, onları izlemektedir. Joey onu maça davet edince çocuğun adının Adil olduğunu, sahanın yakınındaki Sığınmacı Merkezi&apos;nde yaşadığını öğrenirler. Çok geçmeden, Adil&apos;in müthiş yetenekli olduğu ortaya çıkar. Fakat Joey&apos;nin arkadaşlarının çoğu Adil&apos;le ilgili önyargılıdır. Çocuğun onlarla vakit geçirmesine ve kendi futbol kulüplerinin altyapısına katılmasına sıcak bakmazlar. Joey, Adil&apos;le arkadaşlık etmeye başlayınca, o ve ailesinin Suriye&apos;den aylar süren yolculukları hakkında daha çok şey öğrenir ve yeni arkadaşının yaşamak zorunda kaldıklarına çok üzülür. Önyargıları yıkmak hiç de kolay olmayacaktır. Fakat Joey, Adil&apos;i takıma kazandırmaya kararlıdır. 
“Nefes Almadan” mülteciler, ırkçılık, daha iyi bir yaşam umudu ve sporun birleştirici gücü hakkında sürükleyici bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91009</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b50fd8c8-3f26-4e02-946c-767ae5071ddd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne Rüya Evi (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Green Gables’ta düğün çanları çalıyor! 
 
Artık tam anlamıyla yetişkin bir kadına dönüşen Anne Shirley, o inatçı, kızıl saçlı, hayalperest kız çocuğunu kalbinin derinliklerinde hâlâ yaşatsa da, nihayet okul arkadaşı Gilbert Blythe ile evlenip Four Winds kıyılarındaki rüya evinde yeni hayatına başlamak üzeredir. 
 
Yeni bir kasaba sevgili Anne için her zamanki gibi tanınması, sevilmesi gereken yepyeni dostlar anlamına gelirken, çiçeği burnunda çifti zor kararlar ve kalplerini derinden yaralayacak bir trajedi de beklemektedir. Anne’in gülüşünü belki de sonsuza dek değiştirecek bir trajedi… 
L. M. Montgomery’nin ölümsüz kaleminde hayat bulan ve Anne with an E isimli Netflix dizisine de ilham olan Yeşilin Kızı Anne, yolculuğuna kaldığı yerden serinin beşinci kitabı Yeşilin Kızı Anne Rüya Evi ile devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91010</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b6ed14e-1897-4b6a-81f1-5f68fe7df5e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Harflere Ne Oldu?</image:title>
            <image:caption>Bir kehanet gerçekleşiyor ve bir sabah, güneşin doğuşuyla birlikte hafler siliniyor. 
Zeynep, kardeşi Can ile kendini, harfleri geri getirmek için Kayıp Kitap&apos;ı arayan ve şifreleri çözmeye çalışan bir ekibin içinde buluyor. Evet, küçük de olsa bir umut var ancak güneş batmadan şifrelerin çözülmesi gerekiyor. Uzaydaki bir uyduda başlayıp Kopenhag, Münih, İstanbul ve Moğolistan&apos;a kadar uzanan heyecan verici bir macera...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91011</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75dd00d7-b354-4980-af39-4852731851d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Cimri (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Paris’in son derece zengin ve bir o kadar da cimri burjuvalarından Harpagon, oğlu Cléante ve kızı Élise’i varlıklı kişilerle evlendirmeyi planlamaktadır ancak işler istediği gibi gitmez. Napolili genç Valère, Élise’i bir deniz kazasından kurtarmış ve ona gönlünü kaptırdığı için Harpagon’un evine vekilharç olarak girmiştir. Cléante ise maddi sıkıntılar çeken Mariane adlı genç kıza âşıktır. Gençlerin endişesi sevdikleriyle evlenip evlenemeyecekleri iken Harpagon’un tek derdi, çalınır korkusu ile bir sandığın içinde bahçeye gömdüğü altınlarıdır. 
Dünya edebiyatını Shakespeare’den sonra en çok etkileyen ve tiyatro tarihimizde özel bir yeri olan, komedi türünün en önemli temsilcilerinden Moliére’in 1668 yılında, kapitalizme ilerleyen Avrupa’da toplumsal hiyerarşinin dönüşümüyle yeni değerler sisteminin oluştuğu, ahlaki erdemler ve soyluluk gibi kavramların içinin boşaltılıp sadece paraya dayandırıldığı bir dönemde yazdığı Cimri’yi Ebru Erbaş’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91012</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c4bef61-30bb-45b9-8ecd-98d8c92f85fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Daireler ve Çemberler</image:title>
            <image:caption>Tekerlekler, madeni paralar, toplar, yüzükler, düğmeler. Temel geometrik şekillerden olan daireler ve çemberler her yerdedir! Rengârenk çizimlerle dolu bu eğlenceli kitapta, yuvarlak şekillerin temel özelliklerini öğrenirken kiriş, yay, daire dilimi gibi terimlerle ve çok önemli bir değer olan pi’yle tanışacaksınız. İçindeki uygulamalı aktiviteler sayesinde bir dairenin yarıçapını, çapını ve alanını nasıl bulacağınızı kolayca öğreneceksiniz! 
 
Matematik dünyasındaki en temel konuları sade ve anlaşılır bir şekilde ele alan matematik öğretmeni David A. Adler’ın yazdığı ve canlı, akılda kalıcı çizimlere imza atan Edward Miller’ın resimlediği Daireler ve Çemberler, sizi birer geometri uzmanına dönüştürecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91013</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d65ceb13-c1e3-4c27-abdf-1997adbdfd16.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrıntı Dergi 2021 Bahar 37. Sayı</image:title>
            <image:caption>Yakın bir geçmişe kadar girdiği her seçimden istediği sonuçla çıkan ve kazandığı sandık zaferlerini tek adam rejimini dayatmanın bir aracı olarak kullanan AKP, artık bu silahını kaybetmiş görünüyor. Yerel seçimlerde uğradığı ağır yenilgi ve derinleşen ekonomik krizin etkisiyle seçmen kitlesinde yaşadığı büyük erozyon, seçimleri AKP açısından ihtiyaç durumunda kullanılacak bir çıkış kapısı olmaktan çıkarttı. Bu durumun farkında olan siyasi iktidar, 2023’e giderken, kendi istediği şartlar altında, kendi istediği rakiplerle yarışabileceği bir seçim düzeneği hazırlamaya çalışıyor. Bu süreçte AKP, bir yandan HDP’yi seçim dışı bırakmak, CHP’nin seçmen kitlesinde yarılmalar yaratmak, İYİ Parti’yi Millet İttifakı’ndan koparmak, kendisinden ayrılan partilerin etkinliğini sınırlamak gibi siyasal adımlar atarken, diğer yandan da Siyasi Partiler Kanunu’nun değiştirilmesi, ittifak yapılarının yeniden düzenlenmesi, seçim barajının düşürülmesi, % 50+1 zorunluluğunun kaldırılması gibi yasal düzenlemeler için çeşitli çalışmalar yürütüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91014</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/018f0fc9-5294-4f0c-813d-5a31723ea376.jpg</image:loc>
            <image:title>Ertan Sarıhan</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta “Ölenler / dövüşerek öldüler; / güneşe gömüldüler” diyerek sokakları ve alanları inlettiğimiz o güzel insanlarımızdan birini, Ertan Sarıhan’ın hikâyesini okuyacağız. 
Ertan Sarıhan 1942 yılında Fatsa’nın Beyceli köyünde dünyaya geldi. Çok okuyordu. Tartışmaları can kulağıyla dinledikten sonra konuşurdu. Bilgi düzeyi çoğumuzdan gelişkindi. Gençliğin verdiği coşkuyla hayalindeki dünyayı yaratabilmek adına çaresizlerin çaresi, umutsuzların umudu olmaya çalıştı. Halkın yanında olmak, devasa boyuttaki sorunlara çözüm üretmek adına çok sevdiği öğretmenliğe ara vermek zorunda kaldı. Mücadelesi boyunca hiçbir ayrım yapmadı. “Sömürüye son vereceğiz, haksızlıkları, yolsuzlukları, açlığı ve sefaleti ortadan kaldıracağız” şiarıyla haksızlığı, yolsuzluğu ortadan kaldırmak adına çabaladı. Köy köy dolaşarak fındık, tütün ve çay üretimindeki sömürü mekanizmalarını anlattı. Üreticileri bir araya getirip onlara örgütlü bir yapı içinde mücadele etmelerini önerdi. Güç birliğinin sağlanmasıyla, üreticiler birlikte daha güçlü olduklarını hissettiler. Bölgede tefecilere, stokçulara karşı mücadelenin ön saflarında yer aldı. Meydanlarda “üreten biziz, yöneten de biz olacağız. Sömürüsüz, eşit bir dünya kuruluncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz” diyenlerin sayısı gün geçtikçe çığ gibi büyüdü. Mücadele alanı sinsi mayınlarla çevrelense de ölüme kafa tutarak, “kurtuluşa kadar savaşacağız” sözünden dönmedi. O büyük usta ile yolu Kızıldere’de kesiştiğinde bölgedeki dostlarının tüm ısrarlarına rağmen geri dönmedi. Onlarla birlikte yürüdü ölüme... 
İLBAY KAHRAMAN 
1950 yılında Muş’ta doğdu. İlk ve ortaokulu Muş’ta, liseyi Samsun’da okudu. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü mezunudur. 1983 yılında Devrimci Yol Örgütü üyesi olduğu gerekçesi ve 1402 sayılı yasayla İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ndeki görevine İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından son verildi. Evli ve iki çocuk babası olan İlbay Kahraman İstanbul’da yaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91015</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf29ebe1-4ae5-4d9b-85f4-a4d20595ec10.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulmuş Düşler Mağarası</image:title>
            <image:caption>Yaratıcı düşüncenizi geri almaya hazır mısınız? 
Hayatınızda diğer insanlardan farklı olarak yaptığınız şey nedir? 
Gerçekten yapmak istediğiniz ve hâlâ yapamadığınız şey nedir? 
 Eğer kimsenin sizi yargılamayacağından emin olsaydınız neyi farklı yapardınız? 
Gerçekten inandığınız şeyleri mi yapıyorsunuz yoksa şu an yaptığınız şeylere inanmaya mı çalışıyorsunuz? 
Yaratıcı zihni kolaylıkla keşfedebilir ve beyinlerimizi yaratıcı dışavuruma odaklanması için eğitebiliriz. Yaratıcılık herkeste vardır ve geliştirilebilir. Sadece anahtarlar lazım… Yaratıcı zihnimizin kapılarını açacak anahtarlar. Çünkü yaratıcılık, üzerinde çalışılması gereken bir disiplinden ziyade, keşfedilmesi gereken bir bilinç durumudur. Bu yeni bilinç için hazır mısınız? Cevapları merak ediyorsanız okumaya hazırsınız demektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91016</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/662062c7-6f5b-4094-b373-36460fc6a285.jpg</image:loc>
            <image:title>Lang Masalları Cilt:2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lang Masalları, nesillerdir çocukların çok sevdiği hikayeleri bir araya getiriyor. Şair, romancı, edebiyat eleştirmeni ve ünlü bir masal koleksiyoncusu olan Andrew Lang, sadece Britanya’dan değil, Batı ve Orta Avrupa’dan, İskandinav ülkelerinden, eski Yunan dünyasından ve hatta Arap medeniyetinden ve Uzak Doğu kültüründen klasik masalları bu derlemesinde topluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91017</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a3d745a-56a5-4254-bcd2-59065433fa92.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Çocuk 4 – Çiz ve Boya</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların ince motor ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla hazırlanmış̧ bu kitapta; 
- görsel dikkat 
- kısa süreli hafıza 
- sayı tanıma 
- boyama ve çizgi tamamlama egzersizleri bulunmaktadır. 
Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91018</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d3ab89a-7609-4357-93ab-eeedb467e86f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sheakespeare Bana Ne Dedi?</image:title>
            <image:caption>İngiliz edebiyatı tarih boyunca hem Batı edebiyatını hem de dünya edebiyatını etkileyen zengin eserler ortaya çıkardı. Roman, öykü, şiir ve tiyatro oyunları edebiyat seven herkesin ruhuna dokundu. Bazen Hamlet bize güç verdi, bazen 1984’ün Büyük Birader’i zalim gözlerini üzerimize dikti ya da bazen hayatın anlamı Otostopçunun Galaksi Rehberi’ndeki gibi sadece 42’ydi. 
Charles Dickens’tan Virginia Woolf’a, Oscar Wilde’dan Jeanette Winterson’a kadar pek çok yazara yer veren bu kitap, İngilizce yazılmış görkemli romanları rafine bir süzgeçten geçiriyor. Okurun ilgisini çekecek ayrıntıları yakalarken ele alınan eserlerin edebiyatımızdaki izdüşümlerine dokunuyor. 
 
“İnsan var oldukça öykü de, şiir de, roman da var olacaktır kuşkusuz. Okumak ve yazmak, sağaltıcı bir şeydir çünkü. Yaralı ruhlarımızı iyileştirir.” 
Ercan Kesal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91019</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a969a4f4-ca67-41c5-aa62-0517f939a28d.jpg</image:loc>
            <image:title>Lang Masalları Cilt:1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lang Masalları, nesillerdir çocukların çok sevdiği hikayeleri bir araya getiriyor. Şair, romancı, edebiyat eleştirmeni ve ünlü bir masal koleksiyoncusu olan Andrew Lang, sadece Britanya’dan değil, Batı ve Orta Avrupa’dan, İskandinav ülkelerinden, eski Yunan dünyasından ve hatta Arap medeniyetinden ve Uzak Doğu kültüründen klasik masalları bu derlemesinde topluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91020</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc761b44-bf47-43b5-8536-fff665c2c0d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Lang Masalları Cilt:3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lang Masalları, nesillerdir çocukların çok sevdiği hikayeleri bir araya getiriyor. Şair, romancı, edebiyat eleştirmeni ve ünlü bir masal koleksiyoncusu olan Andrew Lang, sadece Britanya’dan değil, Batı ve Orta Avrupa’dan, İskandinav ülkelerinden, eski Yunan dünyasından ve hatta Arap medeniyetinden ve Uzak Doğu kültüründen klasik masalları bu derlemesinde topluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91021</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a37ac4b3-f399-4c47-ab62-1f6227b1fa45.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Çocuk 5 – Kaç Tane Var?</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların ince motor ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla hazırlanmış̧ bu kitapta; 
- Görsel dikkat 
- Kısa süreli hafıza 
- Sayı tanıma, tane kavramı egzersizleri bulunmaktadır. 
Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91023</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e23a5c27-2899-431b-b785-1eebac77e15f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Kemal’le Anadolu’da Yolculuk</image:title>
            <image:caption>1919: Mustafa Kemal’in kariyerinde en uzun ve en zor yıl.  
Mustafa Kemal ve arkadaşları Bandırma vapuru ile Boğaz’dan Karadeniz’e açıldıkları 16 Mayıs akşamından 27 Aralık öğle vaktinde Ankara’ya gelene kadar toplam 225 günü Anadolu’nun bağrında, halkla iç içe geçirdiler. Tarihi yolculuğuna “ordu müfettişi” göreviyle başlayan Anafartalar Kahramanı, yolculuğun kalan kısmını “milletin ferdi” olarak sürdürmüş ve inanılmaz bir iletişim kampanyasıyla Milli Mücadele’yi örgütlemiştir. 
Prof. Dr. Hikmet Özdemir, Anadolu’daki bu tarihi yolculuğa ışık tutuyor: Yol güzergâhları nasıldı? Hangi ulaşım araçları kullanılmıştı? Yolculuk boyunca kamuoyu oluşturmak için neler yapılmıştı? Varılan yerlerde konaklama, güvenlik, iletişim, sağlık, finansman vb. ihtiyaçlar nasıl karşılanmıştı? Mustafa Kemal’in ateşlediği kurtuluş meşalesini kimler taşımıştı? 
Mustafa Kemal’le Anadolu’da Yolculuk zorlu bir mücadelenin ve milletin evladının milli liderliğe yükselişi hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91024</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d610cf4-e37c-46ca-90dd-3c886b963d79.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Çocuk 6 – Sayıları Boya</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların ince motor ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla hazırlanmış̧ bu kitapta; 
- görsel dikkat 
- kısa süreli hafıza 
- sayı tanıma 
- boyama egzersizleri bulunmaktadır. 
  Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91025</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42c63918-7f79-4411-ab04-63ed3b167853.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanpınar Bana Ne Dedi?</image:title>
            <image:caption>“Tanpınar Bana Ne Dedi?” edebiyatımıza bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Alıntılarla, anekdotlarla, yaşamöyküsü değinileriyle eşsiz bir okuma 
deneyimi sağlıyor. 
Ahmet Hamdi Tanpınar’dan Adalet Ağaoğlu’na, 
Yaşar Kemal’den Tezer Özlü’ye kadar pek çok yazara yer veren eser, 
derinlikli metinlerimize değinirken edebiyat tarihimizle ilgili de 
nitelikli saptamalar yapıyor.  
“Tanpınar Bana Ne Dedi?” yeni bir bakış kazandırmakla yetinmeyip bu yapıtları okumayanların da merakını kamçılıyor. 
“Ruken Ataman Ali Baba ve Kırk Haramiler’deki mağaranın kapısını açacak sihirli sözü çoktan bulmuş. İstediği zaman kitaplarla dolu bir dünyaya girerek sonsuz hazinesinden dilediğince nasiplenebiliyor.” 
Ercan Kesal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91026</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bac184ea-6e9d-49c2-96cb-4c1805e1e527.jpg</image:loc>
            <image:title>Malamander (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>EFSANEVİ MALAMANDER&apos;IN GİZEMİNİ KİM ÇÖZECEK? 
Tuhaf Deniz Kasabası &apos;na kışları kimse uğramaz. Özellikle karanlık çöktüğünde, korkunç sis Canavarağzı Kayalıklarını ve Leviathan gemisini yuttuğunda... Bazıları bu sisin içinde korkunç Malamander&apos;in ayak izini gördüğüne yemin edebilir! 
Herbert Limon, Büyük Nautilus Oteli&apos;nin kayıp eşya sorumlusu, kaybolan eşyaların sahiplerini bulmanın ne kadar zor olduğunun farkında. Özellikle, kaybolan şey bir kız çocuğunun ailesi ise... Kimse on iki sene önce Parma Voilet&apos;in ailesine ne olduğunu bilmez. Violet, ailesini bulmak için Herbert&apos;ten yardım istediğinde olayın ucunun efsanevi Malamander&apos;e uzandığını keşfederler. Tuhaf Deniz Kasabası her daim esrarengiz bir yer olmuştu. Fakat şimdi sis kıyıya çöküyor ve işler çok daha ürkütücü bir hâle geliyor.

Mükemmel bir hayal gücüyle oluşturulmuş macera atmosferi, mitler ve efsaneler yönünden zengin lezzetli bir gotik anlatı. Malamander kitabı Thomas Taylor&apos;ın yetenekli bir yazar olduğunu kanıtlıyor. Bu kitap bütün alkışları hak ediyor.
—The Bookseller


Bu gençlik macerasında bir tatil adasında iki çocuğun yerel bir efsaneyi kovalayışını okuyacaksınız. Yazar mizahi bir ton ile ilginç karakterleri birleştirerek alışılagelmedik bir üçlemenin açılışını yapıyor. Enerjik, fantastik bu anlatı tarafından ele geçiriliyorsunuz.
—Publishers</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91027</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5e82e26-57dc-45c4-9f85-3d65e808a8b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Limon Kütüphanesi (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>&quot;Kitaplar size kaybettiğiniz insanları geri verir.&quot;
Calypso 10 yaşında bir kız çocuğu. Kitaplar tüm dünyası. Annesini kanserden kaybetmiş ve babası ile yaşıyor. Babası içsel bir güce ve güçlü olmaya kafayı takmıştır. Olayları soğukkanlı karşılar, eşinin ölümünde bile ağlamamıştır. Calypso’ya da durmadan içsel olarak güçlü olmayı ve yalnızken mutlu olmayı telkin eder. 
Bir gün Calypso’nun okuluna yeni bir kız gelir. Bu kız onun rutin hayatını değiştirmeye başlayacak kişidir. Calypso, kendisi kadar kelimelere ilgi duyan bir arkadaş bulduğu için çok mutludur. Mae’nin en az onun kadar okuması ise bir başka sürpriz olur. 
Bu arkadaşlık limonlar gibi bir gün çürüyecek mi yoksa sonsuza dek sürecek midir?
&quot;Bir uçurumun kenarında duruyormuşum gibi hissediyordum, düşmemek için elimden tutan bir şey yoktu.
Keşke o limonları hiç bulmasaydım.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91028</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f87b9921-cac4-4e39-b6f5-e4d61e1f42d9.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi ki Anneyim iyi ki Babayım</image:title>
            <image:caption>Biz, hikâyemizin sekiz yıl önce başladığını zannediyorduk. Ancak okudukça, yaşadıkça çok daha önce yazıldığını hissetik. Satır aralarına indiğimizde ise çocukluğumuzda bulduk kendimizi. Buldukça fark ettik, 
öğrendik ve büyüdük...

 Birlikte büyüme hikâyesiydi bizimkisi. Heyecan, umut ve
sevgi dolu. Hiç bitmeyen, çocuklarıyla birlikte büyüyen bir
anne ve babanın hikâyesi. Hatta siz bu hikâyeyi okurken bile hâlâ devam eden bir hikâye...

Ve bu hikâyenin asıl kahramanları çocuklarımız...
Aslında bu kitapta okuyacaklarınız, onların bize
öğrettikleri ve yaşattıklarıdır. 
 
Trabzon Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapan Doç. Dr. Özge Erdoğan&apos;ın çalışma alanları arasında çocuk kitapları, etkileşimli okuma ve aile eğitimi yer almaktadır.  İlk okuma yazma öğretimi ve Türkçe öğretimi alanlarında ulusal ve uluslararası çok sayıda yayını bulunmaktadır.
Dr. Erdoğan, öğretmenliğin ve ebeveynliğin hiç bitmeyecek bir yolculuk olduğuna inanmaktadır.

Prof. Dr. Tolga Erdoğan, T.C. Milano Başkonsolosluğu eğitim ataşesidir. 
Kızı Melis&apos;in deyimiyle &quot;Şenlikçi Öğretmen&quot; ve drama eğitmeni olan Erdoğan, Türkçe öğretimi, oyun ve drama alanlarında bilimsel çalışmalar yapmaktadır. Çeşitli MEB, TÜBİTAK, UNICEF ve AB projelerinde danışman 
 ve eğitmen olarak görev yapmıştır. Ulusal ve uluslararası makale, 
bildiri ve kitapları bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91029</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/956211c9-f73e-42a2-9d13-cd388fb2fc67.jpg</image:loc>
            <image:title>Elebaşı</image:title>
            <image:caption>Sinaloa uyuşturucu kartelinin lideri Joaquín &quot;El Chapo&quot; Guzmán dünyanın en tehlikeli suçlularından biriydi. İktidar yolundaki güçlü yükselişi, gaddarlığı, çekiciliği, lüks düşkünlüğü, kılık değiştirme tutkusu, birden fazla zorlu hapishaneden kaçması, 
  Sean Penn’le beklenmedik karşılaşmaları… Bu ve benzeri olaylar, onu dünyanın en ünlü kanun kaçaklarından biri haline getirmişti. Ancak uzun yıllar süren bir operasyonun sonunda ABD ve Meksika güvenlik güçleri tarafından yakalanıp yargılandı. 
 
  Elebaşı, El Chapo&apos;nun mütevazı hayatından Brooklyn adliyesindeki mahkûmiyetine kadar süren epik bir hikâye. 
  New York Times muhabiri Alan Feuer’ın bu karışık davanın detaylarındaki hâkimiyeti, kolluk kuvvetlerindeki gizli kaynaklara benzersiz erişimi ve rahatsız edici konulardaki güçlü kavrayışı sayesinde Elebaşı, uzun yıllar &quot;El Chapo&quot; hakkında okunacak 
  tek kaynak olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91030</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ef4977c-ec47-4364-96b9-0b3760b30497.jpg</image:loc>
            <image:title>Var Böyle Tipler Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Var Böyle Tipler kitap oldu 
Sosyal medyada ve televizyonda yaptığı başarılı projelerle adını duyuran Kıvanç Talu’dan okuyanı kimi zaman gülümsetecek çoğu zaman da kahkahalara boğacak bir kitap raflardaki yerini aldı. Nemesis Kitap aracılığıyla okurlarına merhaba diyen Var Böyle Tipler Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’nün tek bir amacı var, o da bu kasvetli günlere inat biraz olsun gülümseyebilmek! 
Var Böyle Tipler Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü kitabı, yaşamın içinde var olan, seni, beni ve diğerlerini kimi zaman betimlemekten geri kalmadığımız esprili deyim ve sözlerin yine espriyle pekiştirilen anlamlarından oluşuyor. “Psikolojim pinpon topu gibi,” diyerek dalgalı bir ruh halini betimlerken, eski sevgililerden, ayrılık sonrası silinen fotoğraflardan, çoğul yalnızlıklar ve içsel kaygılardan, paradan ve parasızlıktan yakınan kimselerden ve hayatın içinde yer alan var böyle tipler yahu dediğimiz pek çok insandan örnekleri bir bir sıralıyor. 
Hayata biraz tebessümle bakmak ve biraz da pek bir ciddiye aldığımız durumları ve insanları azıcık paylamak, biraz hafifletmek ve en çok da şu karamsar günlerin acısını espriyle aydınlatmak herkese iyi gelecek. Eee, yok mu böyle tipler? Gerçekten Var Böyle Tipler! 
Psikolojim pinpon topu gibi* 
*İnsan psikolojisinin olumlu ve olumsuz yönlerde, bir pinpon topu hafifliğiyle savrulması ve hatta bunun bir pinpon müsabakasındaki gibi hızlı seyir değiştiriyor olması. 
Beyaz yakanın çakalı, geç ağırır şakağı* 
* İşini türlü çakallıklarla başkasına yaptıran, toplantılarda alicengiz oyunları ile göz boyayarak ön plana çıkan ve mesai saati biter bitmez soluğu plaza servisinde alan beyaz yaka plaza çalışanlarının bu sayede daha geç yaşlandığını betimleyen yeni nesil bir atasözüdür. (Her plazada mutlaka üç beş tane bulunur.) 
Son kısmet bükücü* 
*İnsanın tam hayırlı bir kısmete kavuşacağını düşünürken, hiç hesapta olmayan bir hemcinsin devreye girip işi bozması ve o kişinin saçını başını yolma fırsatı elde edemeden konunun kapanması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91031</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b03c64dc-47ec-417a-b7a7-d5dcb6691309.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağımsızlık Yolu</image:title>
            <image:caption>&quot;Bugünlere kolay gelinmedi ve bu topraklar kolay vatan olmadı. Bu yüzden hepimiz tarihimizi iyi bilmeli, öğrenmeliyiz.&quot;
Tolga Aydoğan çocuklar ve gençler için sürükleyici bir roman tarzında kaleme aldığı bu kitapta, Çanakkale Savaşı’ndan itibaren Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Kurtuluş Savaşı’nı tüm önemli dönüm noktalarıyla, adım adım anlatıyor.
Bu kitapla çocuklar ve gençler, tarihimizi temposu hiç düşmeyen bir roman akıcılığında heyecanla okurken aynı zamanda tümü belgelere dayanan, kaynak kitaplarla desteklenen, fotoğraf ve çizimlerle zenginleştirilen bilgilerle Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Kurtuluş Savaşı tarihini doğru öğrenmiş olacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91032</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e709a34a-8cad-4fbf-8729-de27aa40f218.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennetin Sınırı</image:title>
            <image:caption>2017’de Granta’nın, En İyi Genç Amerikalı Romancılar arasında gösterdiği Esmé Weijun Wang, büyük yankı uyandıran Cennetin Sınırı adlı ilk romanında aşka, aileye, göçmenliğe ve akıl sağlığına dair son derece etkileyici, ezberleri bozan bir hikâyeyi ustalıklı bir kurguyla anlatıyor. 
 
&quot;Evliliğin anlamı, dilin sınırları ve zihnin kaçınılmaz ıssızlığı üzerine nefes kesici bir roman. Esmé Weijun Wang’in kalemi sizi büyüleyecek, etkisinden uzun süre çıkamayacaksınız.&quot; Jennifer Dubois, Cartwheel  kitabının yazarı. 
 
&quot;Ahab’ın “deliliğin delirdiği”ne dair söylevi Wang’in romanındaki tüm karakterlere sinmiş. İşlev bozukluğuna, manipülasyona, psikolojik işkenceye ve aşka –evet, aşka– ürpertici bir bakış. Büyük ustalıkla yazılmış bir ilk roman.&quot; The Lit Hub 
 
&quot;Cennetin Sınırı, okuru “Bir sayfa daha okuyayım” dedirterek geç saatlere kadar tutan, karakterler arası dinamik geçişleriyle karanlıklar içerisinden çıkan bir roman.&quot;  Alli Maloney, The New York Times 
 
&quot;Farklı kuşakları anlatan, ustalıkla kurgulanmış, akıl hastalığına dürüstlükle yaklaşan bir roman.&quot; Barbara Hoffert, Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91033</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdc53112-01ee-4eb5-bf56-41a06cbb5654.jpg</image:loc>
            <image:title>Kül Kahvesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta Hidayet Karakuş&apos;un 55 yıllık şiir serüveninden süzülerek özenle seçilmiş şiirlerinden oluşan özel bir seçki sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91034</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d7e682d-665f-4cd2-84a0-a7705b64c74c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeraltından Notlar</image:title>
            <image:caption>Yeraltından Notlar, Dostoyevski&apos;nin 1864&apos;te yayımlanmış hikayesidir. Birçok kişi tarafından ilk varoluşçu eser olarak kabul edilen hikaye, on dokuzuncu yüzyılın ortalarında Petersburg&apos;da yeraltına çekilip insanların dünyasını küçümseyerek yaşayan isimsiz emekli bir memurun, yani diğer bir deyişle &quot;yeraltı adamının&quot; anılarından bir alıntıdır. 
Dostoyevski, kahramanının durumunu ve düşüncelerini etkileyici bir şekilde açıklayarak yeraltı insanının fikirlerinin karmaşasını, ruhundaki derin çelişkileri ortaya koyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91035</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7760810-43b2-47a6-acbd-ce006a9312b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağınık Düzen</image:title>
            <image:caption>Öyle bakma bana 
İçimde konfetiler patlıyor 
Aklım karışıyor 
Şantiyeler şövalyeler 
Altmış ikiden tavşan oluyorum her yer dağ 
Çok şey var da söylenecek 
Bir mümkünü olsun tek 
Bu hevesin bu düşün 
Ne kadar çiçek varsa kırlarda 
Hepsinin bir fazlası gülüşün 
Öyle bakma bana 
İçimde konfetiler patlıyor 
Aklım karışıyor 
Şantiyeler şövalyeler 
Altmış ikiden tavşan oluyorum her yer dağ 
Çok şey var da söylenecek 
Bir mümkünü olsun tek 
Bu hevesin bu düşün 
Ne kadar çiçek varsa kırlarda 
Hepsinin bir fazlası gülüşün</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91037</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5011f81b-e046-49b6-ad15-99528524dab5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mera – Dalgaların Hakimi</image:title>
            <image:caption>“Mera: Dalgaların Hâkimi’’ni okurken dalgaların içine sürüklenip gerilim, kahramanlık ve aşkla dolu bir dünyaya dalacaksınız”
Sasha Alsberg, Zenith’in New York Times çoksatan yazarı 

New York Times çoksatan yazarı Danielle Paige’in ve çizer Stephen Byrne’ın kaleminden Mera ve Aquaman’ın köken öyküsü.
 
Mera karaya ilk adımlarını atarken kahraman ya da düşman olma yolunda da ilk adımlarını atıyor. Kalbini mi dinleyecek yoksa ucunda ölümün yattığı görevine mi devam edecek?
 
Sualtındaki dünyanın kraliyet üyesi ve okurların sevgilisinin gözünden görev bilinci, aşk, kahramanlık ve özgürlüğün anlatımını yeniden keşfedeceğiniz şaşırtıcı bir öykü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91038</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0ba1421-8981-4f81-90a5-51f7d74ffe93.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Sühve</image:title>
            <image:caption>Aşk bir intiharken kırılmış bir ihtimaldi affetmek. 
 
Eyşan Akay, hayata dair keskin çizgileri olan bir kadındı. Kalbini kazanmaya çalışan adam ise iki yaşam arasında sıkışıp kalmıştı. Onu sevmesindeki en büyük engel bizzat kendisiydi ve kendisine rağmen sevdi, ona güvendi. 
 
Oysa hiçbir şey göründüğü gibi değildi. Ortaya çıkan gerçekler, aşklarını bir mum gibi yakıp ağır ağır tüketti. Kalplerini birbirine bağlayan hisler, artık bir idam ipinin ruhlarına dolanan ilmeği hâline gelmişti. 
  “Göğsüme bir yabancının izleri, zihnime bir yalancının hatıraları kazınmıştı. Yitiriyordum, ona kandığım her an, kendimi varlığında yitiriyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91039</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bffa3d71-08f0-44df-8dce-05f154e83f21.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül 1-Dilhun</image:title>
            <image:caption>Ben bir adam sevdim. Sevdiği insanlara ölüm getireceğini düşündüğü için sevmeyi kendine yasak edinen bir adamı. Ben koskoca evde yapayalnız kalan küçücük bir kız sevdim. Annesiz büyümüş bir kızı. 
Ben, aslında en çok o kızın annesi olmayı, o adamın zemherisini ısıtan güneş olmayı sevdim. 
 
Ruhumdaki kıpırtılar, dudaklarımdan minik bir tebessüm koparttığında gözlerimi kapattım ve gözlerimin önünde beliren sevdiğim adamın silüetine derin bir iç çektim. Derler ki aşk, uçsuz bucaksız diyarlardaki masallarda güzel, o masal kahramanlarında özel. Derler ki mutlu son yalnızca masallarda biter. Sonunu bilmediğim masalımın içinde kahramanım Poyraz olduğu sürece onun sesini duyduğum, onun maviliklerine baktığım ve içime çektiğim her koku, onun kokusu olduğu sürece ben hep aynı masalı yaşamak isteyecek, hiç bitmemesini dileyecektim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91040</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ecffbd5-952b-45ae-80e4-7cda2916e489.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazı Çivilemek - Kağıdın Öyküsü</image:title>
            <image:caption>İlk yazı ne zaman bulundu? 
İlk kitap ne zaman yazıldı? 
Papirüs kâğıdını bulan kimdi? 
Bergama kâğıdına neden Parşömen demişiz? 
İlk kâğıt nasıl üretildi? 
Kâğıt olmasa uygarlık yayılır mıydı? 
Kâğıdı dünyaya yayan kimdi? 
Yücel Feyzioğlu, masalları araştırırken yanlış bilinen doğruların hikâyesini de buldu ve bu kitapta yazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91041</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4c3080e-eeda-4ca7-8415-c712c340ec56.jpg</image:loc>
            <image:title>Soylu Katil - Brutus</image:title>
            <image:caption>Marcus Brutus; devlet adamı, filozof, barış destekçisi, savaşçı, komplocu ve suikastçı… Kathryn Tempest, bu eşsiz kitabında Brutus’un farklı yönlerini kadim metinlerin ışığında ilerleyerek anlatıyor. Mitlerin bir kenara bırakılarak değerlendirildiği bu kitapta Brutus’un aslında ne kadar gizem dolu ve kimilerine göre tuhaf bir insan olduğu ortaya çıkıyor. Özellikle de en yakın arkadaşı Sezar’ın öldürülmesinde aldığı başat rol irdelenerek Tempest okuruna soru sorduruyor: Brutus’un yaptığı doğru muydu, halka karşı görevini çiğnemiş miydi? 
Brutus’un bu biyografisi Kathryn Tempest’in kullandığı kaynaklar ve araştırmalarıyla bu zamana kadar okuduklarınızdan daha fazlasını size verecek. Brutus hakkında bilinmeyenleri nesnel bir şekilde ele alan bu kitap kendi sonuçlarınızı çıkarmanıza yardım edecek. Oldukça kapsamlı olan bu kitapla, Brutus’un kişisel ve politik kimliği gün yüzüne çıkacak, “soylu katil” Brutus efsanelerden kurtulacaktır. 
Bu toplulukta Sezar’ı çok sevmiş biri varsa derim ki ona, Brutus’un Sezar’a sevgisi daha az değildi onunkinden. Öyleyse neden Sezar’a karşı ayaklandın, derse bu dost bana, şu karşılığı veririm: Sezar’ı daha az sevdiğim için değil, Roma’yı daha çok sevdiğimden. Caesar yaşayıp da hepinizin köle olarak ölmeniz mi daha iyi yoksa Sezar ölüp de hepinizin hür insanlar olarak yaşamanız mı? Sezar beni severdi, ağlarım onun için; mutluluğa ermişti, sevinirim; bir kahramandı, saygı duyarım; ama tutkuya kapıldı, öldürürüm. 
Shakespeare, Julius Caesar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91042</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ff3f04b-0163-4626-8630-f084ece02839.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrılardan Krallar Vikingler II Cilt</image:title>
            <image:caption>Viking çalışmalarının temel kaynaklarından olan Heimskringla’nın ikinci cildi tarih ile mitoloji arasındaki ince çizgide kendisine has edebi yetkinlikle harmanlanmıştır. Tarih meraklılarıyla edebiyat düşkünlerini aynı ölçüde tatmin edecek bir tarzı yakalayan Heimskringla savaşçılığı tek maharetleri olduğu düşünülen Vikinglerin özgün eseridir. Kral I. Ólaf Tryggvasson ile Aziz II. Óláfr Haraldsson’un öyküsünü bulabileceğiniz bu ciltte Viking topluluklarının başlarından geçen tarihi olaylar kadar mitolojik inanışlarına, toplumsal dokularına ve siyasal idarelerine dair kendi bakış açılarını görüyoruz. Nesiller boyunca aktarılarak gelen bu kadim bilgiler Avrupa’nın kuzeyinden doğan yeni bir pınarın kıtanın bereketli topraklarına nasıl ulaştığını açıklamaktadır. Heimskringla’da anlatılan olaylar, kavramlar ve kişiler Ortaçağ’ı besleyen birçok edebi ve felsefi temanın tohumlarını atmıştır. Elinizdeki ikinci ciltteki anlatıların arka planındaki dokular, yapılar ve tatlar okurlarının Ortaçağ’ın gizemlerine yakından bakmasını mümkün kılmaktadır. Vikinglere dair sahip olunan önyargıların nedeni bu ciltte anlatılanlardır. Tanrılarından başlayıp Krallarını tanımak ve başlarından geçenleri Vikinglerin kendi ağzından dinlemek isterseniz, doğru adrestesiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91043</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b6cddff-4a24-49dc-986a-4f91ab334e15.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Mekanla Dünya Tarihi</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihini, tarih öncesi çağdan yirmi birinci yüzyılın başlarına kadar, dünyanın az bilinen 50 mekanı ile keşfedin.
En eski atalarımızın kalıntılarının bulunduğu Tanzanya&apos;daki Olduvai Geçidi&apos;nden, World Wide Web gibi devrimci teknolojilerin geliştirildiği Cern&apos;e kadar dünya üzerindeki izimizi sürüyoruz. İslam&apos;ın başladığı Suudi Arabistan&apos;daki bir mağaradan, Kudüs ve Roma gibi kadim şehirlere ya da Çin&apos;deki Konfüçyüs Tapınağı gibi yapılara kadar uzun bir yolculuğa çıkıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91044</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad9564db-17d7-4ace-bf4f-0a05058953e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Sen De Kır Zincirlerini</image:title>
            <image:caption>Yolculuğa Hazırlan! 
Kendi Serbest Çalışma Hayatını Yarat! 
Serbest Çalışan Gibi Düşün! 
Zincirlerinden kurtulan insanlar Pazartesi sabahları yüzlerindeki gülümsemelerle kolayca fark edilen ve gün geçtikçe büyüyen bir ailedir. Hayatlarında yapmak istediklerini anlayan insanlar şimdi bunun için yaşıyorlar. Ne zaman, nerede ve nasıl çalıştıklarını seçerler ve onları canlandıran şeyleri yapmak için para alırlar. Hafta sonları sade bir hayat mı istiyorsun? Önündeki tek engel henüz almadığın bir karar! 
Kaygısız ancak ciddi tarzıyla Kır Zincirlerini, hayalinizdeki hayatı yaratmak için pratik bir kılavuzdur. Yaşam koçu Cantwell, kariyer değiştiricilerin ihtiyaç duyduklarını düşündükleri ama yapmadıkları şeyleri ele alıyor: bir işi; büyük bir yatırımı; süslü bir web sitesini ve onlar için işleyen bir hayatın nasıl inşa edileceğini gösteriyor. Özgür bir insan olmak, kişisel gelişime yeni başlayanlar ve iş yaşam dengesi ile mücadele edenler için değerli bir unsurdur. Haydi Sen De Kır Zincirlerini!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91045</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99d3d452-bb4b-4500-9b23-02784353ff06.jpg</image:loc>
            <image:title>Kum Ve Köpük (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Halil Cibran’ın zamanında küçük kâğıt parçalarına ve defterlerine karaladığı aforizma ve mesellerden oluşan bu küçük kitap, sanatçının parçalı bir “otoportresi”ni ortaya koyuyor. Ruhunun derinliklerinden gelen çarpıcı ve çağrışımlı imgelerle aşk, güzellik, doğa ve insanlık durumuna ilişkin bir türlü ifadesini bulamayıp “suskunluğa gömülmüş” olanı ifşa ediyor. 
Cibran’ın yetmiş yılı aşkın bir süre önce yayımlanmış yapıtları, bugün dünyanın dört bir yanındaki okurlara ulaşmayı sürdürüyor. Sözcüklerinin bütün coğrafyalara uzanmasında, bu yapıtların birçok dile çevrilmesinin yanı sıra onun ırk, din, dil ayrımı gözetmeksizin insanlığı bir bütün olarak ele alan felsefesinin de rolü var kuşkusuz. Bir de insana dair verdiği mesajların her dönemde geçerli, “ezeli-ebedi” olmasının. Ermiş’in ardından, 1926’da yayımlanan Kum ve Köpük 1960’larda düşünen ve üreten insanların yüreğine dokunmuştu. Beatles üyesi John Lennon, bir trafik kazasında yitirdiği annesi için yazdığı “Julia” adlı şarkıda bu yapıttan satırlara yer vermişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91046</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4deed3f8-0341-4ba3-b0c3-5e1f5f1f24c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Usta Ve Margarita (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1930’lu yıllarda Moskova’da sıcak bir bahar günü… Günbatımına yakın saatlerde Şeytan, iyi giyimli ve yabancı görünümlü bir beyefendi kılığında şehre iner ve kendini kara büyü uzmanı Profesör Woland olarak tanıtır. Onun garip maiyetiyle birlikte gelişini, Sovyet başkentini kasıp kavuran bir dizi esrarengiz ve tekinsiz olay izler. Bulgakov 20. yüzyıl Rus edebiyatında çığır açan romanında, biri 1930’ların Moskova’sında, diğeri eski Kudüs’te geçen iki ayrı hikâye arasında baş döndürücü zikzaklar çizerek sürdürür anlatısını. Stalin rejiminin en karanlık günlerinde yazılan Usta ve Margarita, Sovyet yaşam tarzına yönelik keskin bir hiciv, dinsel bir alegori, komik bir fantezi olduğu kadar, dokunaklı bir aşk öyküsüdür de aynı zamanda. Bulgakov’un yaşamının son günlerine dek üzerinde çalıştığı roman, uzun süre yasaklanmış, yazarın ölümünden yıllar sonra, üstelik sansürlenmiş haliyle 1966’da yayımlanabilmiştir ancak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91047</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50e08504-3546-4e1b-aa36-236de8734522.jpg</image:loc>
            <image:title>Bodrum&apos;daki Acayip Günlerim</image:title>
            <image:caption>Volga, İstanbul’da, sokağında oyuncak müzesi olan güzel bir apartmanda oturuyordu. Günlerini birlikte geçirdiği arkadaşları vardı. Silgi tozlarından heykel yaptıkları, çizgilere basmadan yemekhaneye kadar yarıştıkları meydan okumalar, tadı tuzuydu okul günlerinin. Ama günün birinde adına verilmiş̧bir karara uymak zorunda kaldı: Bodrum’a taşınmak.

Bazı çocuklara göre İstanbul’dan Bodrum’a taşınmak havalı bir şeydi ama bunu bir de Volga’ya sorun! Kışın bile denize girebilmek her şey değildi sonuçta. Etrafını mandalina bahçelerinin sardığı, fantastik bir filmden fırlamış̧gibi görünen bir evde yaşamak Volga’nın bilmediği bir şeydi.

Nevra Nergiz, bildiğimiz hayat geride kaldığında yeniliklere yelken açmanın ve keşfetmenin güzelliğini ferahlatan bir esinti gibi anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91048</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71142c94-387d-48cd-bd8b-8e20f359cded.jpg</image:loc>
            <image:title>Normal Olacak Kadar Anormal Değilim</image:title>
            <image:caption>Müjdat Gezen’den öğrendiğim çok şey var. 
Biri hayata dair… 
Doğmak elimizde değil. 
Ölmek de. 
Ama ikisinin arası elimizde. 
Ömür dediğimiz kavram işte bu farkındalıktır. 
Elimizde olanı iyi kullanmaktır. 

Bu kitap, işte o iyi kullanılan hayatın imbiğinden süzülen damla damla anılardan oluşuyor. 
İlham verici bulacağınızdan eminim. 
Çünkü aslında, sanatçının hayatını değil, 
“hayat sanatı”nı anlatıyor. 

Yılmaz Özdil</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91049</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c6a380c-a021-414e-b33d-5603151d62e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüzün Nedeniyle Kapalıyız</image:title>
            <image:caption>Yunanistan’da küçük bir Akdeniz kasabası… Birbiriyle akraba, arkadaş, tanış insanlar. Hepsinin tek bir isteği var; bu mutsuzluk dolu kasabayı terk etmek. Çünkü bütün yollar birbirine, tüm hayaller aynı umutsuzluklara, tüm aşklar aynı kalp ağrılarına varmaktadır. Şeytanın bacağını kırıp kaçabilenler, kaçamayıp çaresizlikleriyle baş başa kalanlar, kendi çaresizliklerini başkalarına yükleyenler, her seferinde daha da detaylı anlatılan hikâyeler, gün geçtikçe ayyuka çıkan söylentiler, dilden dile gezen dedikodular.

Tiksintilerinin, hayatlarındaki bataklığın, aralarındaki çatışmaların ve bu çatışmaların yararsızlığı ve gülünçlüğünün can kattığı insanlar. Bu insanların oluşturduğu renkli bir kasaba… 

Kızıla Boyalı Saçlar ile Türkiye’de büyük bir okur kitlesine sahip Kostas Mourselas’ın kaleminden, adım adım ilerleyen, sayfa sayfa bir romanı oluşturan öyküler. Hüzün Nedeniyle Kapalıyız, hüznün tüm hallerinin nasıl keyifle anlatılabileceğinin kusursuz ispatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91050</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5b3a7bb-5c97-4e69-85e8-3516e0f7b627.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalyan</image:title>
            <image:caption>İsimsiz bir adam ve yabancı bir kadın, Penelope. Tek başına okunan bir kitap vesilesiyle başlayan sohbetin sonrasında yaşananlar. Eksik yahut örtük anlatılan geçmiş ve üzerine inşa edilmeye çalışılan yarınlar. Bir yalnız bir diğer yalnızı kendi yalnızlığına dahil etmesi. Bir aşk romanı mı? Elbette. Ancak daha çok aşksızlık üzerine bir roman Dalyan.

Güven Turan’ın yayımlandığı yıl Türk Dil Kurumu Roman Ödülü’ne değer görülen ve roman türünde yeni bir “zaman anlayışı”na kapılar açan Dalyan yeniden okuruyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91051</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6101d133-00f6-4f0a-b60e-5bcc16c230fe.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Tarihi Emeviler - Abbasiler</image:title>
            <image:caption>“Dilerim ki genç okurlarım bu kitabı bir öykü okur gibi okuyup geçmesinler; tarihteki olayların temellerinde yatan ve devletleri çöküntüye uğratan nedenleri iyi görsünler.”

Türkiye’nin ilk kadın ilahiyatçısı Bahriye Üçok’un “öğretmenlik” yıllarının ürünü, İslam Tarihi Emeviler - Abbasiler. Üçok, kitabında bütün bir İslam devletleri tarihini anlatmaktan ziyade, Emeviler ve Abbasiler odağında ele alıyor İslam tarihini. Bu iki yönetici soyun gayretleriyle üç kıta üzerinde Müslümanlığın nasıl yayıldığı, ayrılıkların nasıl doğduğu, Cahiliye döneminden beri var olan kabile rekabetlerinin zaman zaman nasıl canlandığı ve kimi başarılı halifeler sayesinde büyük olayların nasıl önlendiğini, kimi önemli ve başarılı olayların nasıl başarısızlık halini aldığını seçilmiş örnekler üzerinden sebep-sonuç ilişkisiyle ele alıyor. Gerek Emevilerin gerek Abbasilerin fetihler sonucu karşılaştıkları eski imparatorlukların etkisiyle, nasıl çok büyük bir uygarlığın temsilcileri durumuna geldiklerini aktarırken, musikiden resme, mimariden spora ve en önemlisi “kadın”a yönelik dönemin sosyal yaşantısına dair önemli detaylara da yer veriyor. 

Bahriye Üçok, aydın kimliğini yok saymadan, bu önemli kitap özelinde İslam’ın yasakları konusunda Türk toplumunun kimi kesimlerinde yerleşmiş yaygın dinsel bilgileri düzeltmeye yarayacak bilgi ve belgeleri de aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91052</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74d980fe-f926-4c96-a8c4-c81176f541a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Current Studies On Employment And Unemployment</image:title>
            <image:caption>Current Studies On Employment And Unemployment .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91053</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18210a1b-284a-4ae2-84b5-461e67ec46ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Güncel Değerlendirmelerle Bankacılık Dünyasından Seçmeler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Yeşil Bankacılığın Teorik Çerçevesi Perspektifinde Türk Bankacılık Sisteminde Yenilikçi ve Sürdürülebilir Bir Finansal Araç Yeşil Krediler 
COVID-19 Döneminde Türkiye’de Dijital Bankacılık İşlemlerine Dair Bulgular 
Gölge Bankacılık ve 2008 Küresel Krizi Üzerine Etkisi 
Blockchain Teknolojilerinin Bankacılık Sektöründe Kullanımı 
Bankacılıkta Güncel Pazarlama Yaklaşımları 
Bankaların Finansal Rasyo Etkinliklerinin Finansal Performansları Üzerine Etkisi: BIST Bankacılık Endeksi (XBank) Üzerine Bir Araştırma 
Damga Vergisinin Türk Vergi Sistemindeki Yeri ve Bankaların Damga Vergisi Yükümlülükleri 
Risk Algısının AB ve Türkiye Bankacılık Sektörüne Etkisi 
Bankacılığın Görünmeyen Yüzü: Davranışsal Finans 
Ticari Bankalarda Kaldıraç Mekanizması ve Döngüselliği: Türkiye Analizi 
Türkiye Bankalarında 2008 Küresel Krizi Sonrası Temettü Görünümü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91054</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e77fb8e-fabe-488f-be01-2d1363365cde.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikat Sonrası Çağda Kadın ve Siyaset</image:title>
            <image:caption>Hakikat Sonrası Çağda Kadın ve Siyaset</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91055</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/249729b8-e243-45ab-a942-65d65f07c959.jpg</image:loc>
            <image:title>Döngü</image:title>
            <image:caption>Hiçbiri, sıradan bir insanın öldürülmüş olmasını yadırgamaz, yerini kolayca doldurarak hayatlarına devam ederlerdi. Yeter ki kendi başlarına gelmesin... 
Döngü, geçmişini hatırlamayan bir karakterin etrafında yaşanan olayları takip ederek, günümüz ilişkilerini, yozlaşmış toplumunu, bozuk düşüncelerini ve hasta karakterlerini gözler önüne seren, bir çırpıda okunabilen ve tadı damakta kalan bir kitap. Var olan acımasız gerçekleri yalın bir dille anlatıp okuyucunun zihnine erişmeyi ve yaşananları farklı bir bakış açısı ile gösterebilmeyi hedefliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91056</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/647d66c8-66a1-4bbc-89a0-39ac97e227c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklerin Medeniyet Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Türklerin İslam medeniyeti içerisinde gösterdikleri başarı ile mukayese edilince Batı medeniyeti içerisindeki durumlarının pek iç açıcı olmadığını söylemek mümkündür. Bunun nedenleri ve süreçleri üzerinde, yeni bir medeniyet arayışından başlayarak yapılan tartışmalar, üç asırdır süren kültür buhranımızın odak noktasını oluşturmaktadır. Bizi yeni bir medeniyet arayışına iten sebeplerin başında bilim silsilesinin kopması ve buna bağlı olarak toplumsal hayata istikamet veren kuralların (kültür) pörsümesi gelmektedir. Çözüm için girilen yeni medeniyetteki iki asırlık deneyimden sonra geldiğimiz noktada bu durumun pek de değişmediği görülmektedir. Üstelik yeninin peşinden koşarken, bir başarı hikâyesi de ortaya koymuş olan eskiye sırt çevirmemiz bu bağları iyice zayıflatmış, işimiz daha da zorlaşmıştır.
Cumhuriyetle birlikte çizilen “çağdaş uygarlık seviyesine ulaşma” hedefine yönelik görüşler içerisinde “kendi kültürünü muhafaza ederek ilerleme, yükselme” mahiyetindeki görüş ön plana çıkar. Bu görüş, kendi içinde tutarlı olmakla beraber, muhafazayı sağlayacak vasıtalardan yoksun olunması sebebiyle uygulamada pek de başarılı olamamıştır. Geçmişin deneyiminde yeniliklerin, eskiden beri üretilmiş olanlarla harmanlanarak ileriye dönük hamleler haline getirildiği görülmektedir. Bu sayede medeniyet yolculuğunda bütünlük ve devamlılık sağlanmıştır. Bugün bunu yapamayışımızın ve “parçalanmış zamanlarda” yaşamaya devam etmek zorunda kalışımızın başlıca sebebi geçmiş bilgisinden mahrum oluşumuzdur. 
Yüzlerce yıllık medeniyet yolculuğumuzda oluşan zihniyet dünyamız, istemesek de bizimle beraber yürümekten vazgeçmeyeceğine göre problemlerimizi, ontolojik ve epistemolojik dayanağını kendimizin oluşturmadığı bir “bilimsellik” ile çözemeyeceğimiz de bellidir. Bu kitap İslam ilim geleneğini, kendine has yöntemlerle bir bütün olarak yeniden ele alma çabalarına bir katkı sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91057</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a745cd41-a137-4adc-981a-66b8481099d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Günümüze Polisiye - Gece Kuşları</image:title>
            <image:caption>1914 yılında yayımlanan Gece Kuşları, “İstanbul’u hayretler içinde bırakan, memûrîn-i zabıtaya uykusuz geceler geçirten Türk Arsène Lupini” Nahid Sami’nin maceralarının, bütün açıklığıyla tasvir edilen “İstanbul kibar hayatının” en zevkli köşeleri ve Beyoğlu âleminin en esrarlı noktaları içinde anlatıldığı “hakiki millî romandır.” Türk polisiye edebiyatının bu ilgi çekici ürününü, Seval Şahin’in titiz notlandırmasıyla okurlarımızın beğenisine sunuyoruz. “Serüvenler karada ve denizde devam ederken, yer yer modern polisiyenin temellerini göreceksiniz. Deniz üstündeki serüvenler, size de yer yer James Bond’u anımsatacaktır. Türün iyi bir örneği olduğu kadar, Türkiye’de polisiye edebiyatının ne kadar eskilere uzanabildiğini gösteren, bugüne gelene kadar geçilen merhaleleri gözler önüne seren, polisiye tarihimiz kadar edebiyat tarihimize de ışık tutan, hatta gündelik yaşama dair birçok noktayı aktaran bir roman…” 
Doğan Hızlan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91058</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcfabf5a-407e-4f7d-847e-1557ed796325.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Mutluluğu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tolstoy’un 1859 yılında Russki Vestnik gazetesinde tefrika edilen romanı Aile Mutluluğu, Rus aristokrasisi çevresinde geçen bir aşk hikâyesini anlatmaktadır. Roman, 17 yaşındaki genç bir kız olan Mashechka’nın kendisinden neredeyse yirmi yıl yaşlı bir aile dostu olan 36 yaşındaki Sergey Mikhaylych’e olan aşkı ve inişli çıkışlı ilişkisi üzerinedir. Romanın ilhamının Tolstoy’un Valeria Arseneva isimli bir genç kızla yaşadığı ilişki olduğu bilinmektedir. Eser her ne kadar Tolstoy tarafından zayıf bulunsa ve yayımlanması istenmese de dostları ve yayıncısının ısrarıyla neşredilmişti. Aile Mutluluğu 1869 yılında henüz Anna Karenina ve Savaş ve Barış neşredilmemişken Rus gazetelerinde “Tolstoy&apos;un bugüne kadarki en iyi eseri” sözleriyle methedildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91059</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d822a71-e54a-42b8-9a50-0f89b6369a5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzbaşının Kızı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gelmiş geçmiş en büyük Rus şairi ve modern Rus edebiyatının kurucusu olarak kabul edilen Puşkin’in ölümsüz eseri Yüzbaşı’nın Kızı, 1836 yılında yayımlanmıştır. Eser, emekli bir asker olan babası tarafından asker olması için Orenburg’a gönderilen 17 yaşındaki Pyotr Andreyiç Grinyov’un komutanının evinde verilen bir akşam yemeğinde tanıştığı yüzbaşının kızı Maşa’ya olan aşkını anlatmaktadır. Yüzbaşıdan kızıyla evlenme izni isteyen ve onun müsaadesini alan Pyotr’un ve romanın bütün karakterlerinin hayatları kendisinin Rus İmparatoru III. Petro olduğunu iddia eden Yemelyan Pugachev’in başlattığı isyanla değişecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91060</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c9a884c-45b9-4ffd-afbe-45c4937c5c48.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Sağlığı ve Güvenliği Hukuku (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“İnsan Hakları Evrensel Bildirgesine göre, her şahsın, yiyecek, giyim, konut, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere, sağlığını ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve iradesi dışında, işsizlik, hastalık, engellilik, dulluk, yaşlılık gibi haller dolayısıyla geçim imkanlarından yoksun kaldığında, toplumun bir üyesi olmak itibarıyla sosyal güvenliğe hakkı vardır” (m.22, m.25/I).

“Bize göre, kendi imkânlarıyla veya Aile Hukukundaki nafaka hükümleri çerçevesinde, sağlığını ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine sahip olamayan herkesin, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde de belirtildiği üzere, toplumun bir üyesi olmak itibarıyla sosyal güvenliğe hakkı olduğu kabul edilmeli, dolayısıyla, iş kazası veya meslek hastalığı sonucunda, yalnızca çalışanların ve sosyal güvenlik mevzuatında hak sahibi sayılan kişilerin zararları Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmalı ve Kurum gerektiğinde işverene rücu etmeli, böylece, çalışanlar ve hak sahipleri, işverene dava açmak, dava sürecinin sona ermesini beklemek ve bazen de fiilen tazminat alamamak durumunda kalmamalıdırlar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91061</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/868ef0ba-38a6-41f5-9a41-2b32786ed490.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu ve Batı Arasında Bir Tatar Mollası</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, modern Tatar edebiyatının öncülerinden -meşhur din âlimi Musa Carullah’ın ağabeyi- Zâhir Bigi’nin (1870-1902) Türkistan seyahatnamesi ile iki romanını içermektedir. Kitabı yayına hazırlayan Prof. Dr. Ahmet Kanlıdere, romancının hayatına dair yeni bilgiler içeren ayrıntılı bir giriş yazısından sonra, yazarın üç eserini Türkiye Türkçesine aktarmış, arkasından bunların özgün metinlerini Arap harflerinden Latin harflerine çevirmiştir. Zâhir Bigi, devrin telakkilerine göre bir mollanın (imamın) yapması düşünülemeyecek bir işe -roman yazmaya- girişmiş, toplumsal bozulmaları ve sorunları tasvir etmek suretiyle halkın gözünü açmayı gaye edinmiştir. Romanı bu gaye için en uygun bir araç olarak gören yazarımızın Güzel Kız Hatice (1887) adlı eseri Tatar hayatındaki değişimleri yansıtması bakımından tarihî bir öneme sahiptir. Günah-ı Kebair (1890) ise, yazarın Kazan medreselerine ve Tatar hayatına dair kişisel gözlemlerine dayanmaktadır. Romancı, Türkistan’daki dindaşlarının hayatını yerinde görmek ve orada bir gazete çıkararak onları aydınlatmak düşüncesiyle 1893 yılında Astrahan, Derbent, Bakü ve Krasnovodsk üzerinden Buhara Hanlığı’na seyahat etmiştir. Mâveraünnehir’de Seyahat adındaki gezi günlüğü, yolda ziyaret ettiği şehirlerdeki ve özellikle Buhara ve Semerkant’taki dinî ve toplumsal hayat, medreselerdeki eğitim tarzı ile ulema ve küberânın zihin dünyası hakkında ilginç gözlemler içermekte olup on dokuzuncu yüzyılın sonunda Türkistanlıların durumunu merak eden herkes tarafından okunmayı hak etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91062</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f15ed63c-0235-4999-a3cd-661c3abe77ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Safahat (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Hayır hayâl ile yoktur benim alış verişim/İnan ki her ne demişsem görüp de söylemişim,” mısralarında billurlaşan hakikat taşıyıcısı bir şair olarak Mehmet Âkif Ersoy’un Safahatı Prof. Dr. Salim ÇONOĞLU tarafından uzun ve titiz bir çalışmanın neticesinde hazırlandı. Elinizdeki baskıda Safahat’ın Mehmet Âkif’in sağlığında yapılan son baskısı esas alınmıştır. Her metnin kitaba girmeden önce hangi süreli yayında ve ne zaman yayımlandığı dipnotlarda belirtilmiştir. Bugünün okuyucusuna yabancı sayılabilecek kelime ve tamlamalar yine sayısı binleri aşan dipnotlarda açıklanmıştır. Prof. Dr. Salim ÇONOĞLU’nun çalışmasının en önemli ve önceki Safahat baskılarından farklı olan tarafı ise kitabın sonuna eklenen “Kavramlar ve İsimler Sözlüğü”dür. Büyük bir emeğin mahsulü olan “Kavramlar ve İsimler Sözlüğü” şiirlerde geçen kavramları, tarihî şahıs ve mekân isimlerini geniş bir şekilde açıklayarak Âkif’in duygu ve düşünce dünyasının daha iyi anlaşılmasını sağlamakta, devir-şahsiyet-eser arasındaki bağlantıyı ortaya çıkarmakta ve verilen mesajların kavranmasını kolaylaştırmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91063</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acb2deb8-63d6-4e58-98c2-4696a72ea34b.jpg</image:loc>
            <image:title>Madame Bovary (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Timedergisi tarafından 2007 yılında açıklanan dünyanın en ünlü yazarlarına göre “Tüm Zamanların En İyi On Kitabı” listesinde ikinci sırada bulunan Madame Bovaryromanının ana karakteri Emma, romanın yazarı Gustave Flaubert&apos;ten daha ünlüdür desek mübalağa yapmış olmayız. Yalnızca 19. yüzyıl Fransız edebiyatı içinde değil, bütün dünya edebiyatında büyük bir dönüşümün de habercisi olanMadam Bovary, derinlikli karakter tahlilleri, iç içe geçmiş olay örgüleri ve hepsinden önemlisi üslûbuyla bir klasik olarak adlandırılmayı fazlasıyla hak ediyor.
“Madame Bovaryyayımlandığı zaman bir edebi devrim oldu. Modern romanın yöntemi sanki Balzac&apos;ın kocaman eseri içerisinde mevzilenmiş ve dört yüz sayfaya indirgenmiş bir romanın sayfaları içinde açıkça ifade edilmiş gibiydi. Yeni sanat akımının düsturu böylece yazılmış oldu.Madame Bovarynetliği ve mükemme liyeti ile bir örnek ve türünün son romanı olmuştur.”
Emile Zola
“Madame Bovarybir yapıttır. (... ) Siz, beyefendi, ait olduğunuz neslin önde gelen yol gösterici zekâlarından birisiniz. Bu neslin önün de başınızı dik tutmaya ve sanatın bayrağını en ön sırada taşımaya devam edin.”
Victor Hugo</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91064</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5298a17d-9359-432d-9dae-19dd72d8bee4.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Sınıf Eğlenceli - Öğretici İpuçlu Hayat Bilgisi Yeni Nesil Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>- 3. Sınıf İpuçlu Hayat Bilgisi Yeni Nesil Soru Bankası
Yarının geleceği öğrencilerimiz için hazırlanmış olan &quot;İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası” kitabında dikkat ve odaklanmayı üst düzeye ulaştırarak bilgiyi edinme, analiz etme ve sentezleme aşamalarından geçerek, yeniden yorumlama ve değerlendirme basamaklarıyla öğrenilen bilginin kalıcılığının sağlanması hedeflenmiştir.
Bilgiyi eğlenceli hale getiren bu kitap; kendine güvenen, bilgiye meraklı, akıl yürütebilen öğrencilerin yetişmesini sağlayacaktır. Her bir soruyla öğrencinin, bilgiyi keşfederken dikkatini kullanarak bilgiye odaklanmasını, önceden öğrenilen bilgilerle yeni bilgilerin çıkarımını yaparak analiz etmesi sağlanmıştır.
Bu kitapta yer alan sorular; öğrencinin karşılaştığı zorluklarla mücadele edebilmesi ve karşılaştığı zorluğu tüm boyutlarıyla inceleyebilmesi, öğrendiklerini sosyal yaşama aktarabilmesi için tasarlanmıştır.
Yeni nesil sorularla; öğrencilerin eleştirel düşünme becerisini geliştirerek duyduğu, okuduğu ve gördüğü kavramları, olayları farklı açılardan ele alarak değerlendirebilmesi amaçlanmıştır.
Uzmanlar tarafından hazırlanan İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası kitabı Milli Eğitim Bakanlığı kazanımlarına göre hazırlanmıştır. Bu kitap evde ve okulda öğrenmeyi pekiştirir.
Unutmayın! Başarıyı kalıcı hale getirmek için tekrar çok önemlidir. Bu kitap her bir ünitede bol bol tekrar yapmanızı sağlayarak bilgiyi kalıcı hale getirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91065</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33ebbf9d-c9a8-47ce-9c9e-54235114bd1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe Bunalımlara Çare Midir?</image:title>
            <image:caption>Felsefi danışmanlığın ve onun, “psikolojik danışmanlık” ve “psikoterapi”den ne denli farklılıkları bulunduğunun enine boyuna incelendiği, danışman-danışan ilişkilerinin Nermi Uygur örneğinde ele alındığı ve psikolojizme hiç sapmadan, felsefi danışmanlığı kendisi yapanın ne ya da neler olduğunun üzerinde durulduğu bu çalışmada İlker Altunbaşak, felsefi danışmanlıkla ilgili şunları söylüyor:



Avrupa’da seksenli yılların başında, felsefeyi eskiden olduğu gibi, sıradan insanın yaşam dünyasıyla tekrar ilişkilendirmeyi hedefleyen yeni bir felsefe yapma tarzının ortaya çıktığını görüyoruz: Felsefi Danışmanlık. Aslında felsefeyi insanla, onun yaşamıyla buluşturma, bir başka deyişle, felsefe ile hayatın içindeki insanın dertleri veya kendisine dert edindikleri arasında köprü kurma çalışmaları, felsefi danışmanlıktan daha önce uygulamalı etik (iş etiği, tıp etiği vb.)  alanında başlamıştı. Fakat son 40 yıldır felsefeyi insanla yakınlaştırma çabaları içinde hiç kuşkusuz en öne çıkanı, birçok kişisel sıkıntının/sorunun mahiyeti bakımından ‘felsefi’ olduğunu varsayan felsefi danışmanlık olmuştur. Felsefi danışmanlık, ilk kez uygulanmaya başlandığı günlerden itibaren, bireyin her günkü hayatında karşılaştığı sıkıntılarla/sorunlarla başa çıkmasında felsefece düşünmenin katkısı olacağına inanan felsefi danışmanlar tarafından psikolojik danışmanlığa alternatif bir danışmanlık türü olarak görülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91066</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a87b4045-b211-4f97-ab9e-25a219ef4ca9.jpg</image:loc>
            <image:title>Baragan&apos;ın Devedikenleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Balkan edebiyatının Gorki’si” diye bilinen Panait Istrati’nin sürükleyici romanı Baragan’ın Devedikenleri, gerçek hadiselerden ilham alınarak, bir çocuğun gözünden anlatılan yoksulluğun hikâyesidir. Istrati, bu romanında okuyucuyu Romanya topraklarına götürür, Baragan halkının nasıl bir sefalet içinde yaşadığını gözler önüne serer ve kitabın en tesirli tarafı da şudur ki, o sefalet tablosunu yoksul bir çocuğun gözünden seyrettirir, dilinden dinlettirir. O yoksul çocuğun, babasıyla birlikte balık satmak için yollara düşmesini, uzun ve zorlu bir maceraya girerken babasına ve o topraklara nasıl baktığını okuyucuya en tesirli şekilde anlatır.

 Harika hikâyelerle dolu bu göz alabildiğine uzanan sonsuzluğu geçerken sık sık, kavalı dışında hiçbir şeyle ilgilenmeyen babam olacak bu adamın nasıl biri olduğunu soruyordum kendime? Anamı bir kez bile öptüğünü görmemiştim; bana gelince, Lateni’ye geldiğimizden beri beni de pek az okşamıştı. Onun hakkında bildiğim şeyler, beygirimiz hakkında bilebildiğim kadardı, hatta belki ondan da daha azdı.


Neşeli ve eli tüfekli biri yanımda olsa, kendimde tehlikelere meydan okuyan, yılmak bilmeyen bir haydut yüreği bile keşfedebilirdim. Ama Tanrım! Hayatın yükü altında ezilmiş bir adamın yanında, baştanbaşa yiğitlik ve tehlikelerle dolu bir Baragan’la boy ölçüşmek ne kadar hüzün vericiydi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91067</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5a7147a-e2a4-4b44-bb78-fd3770a63b71.jpg</image:loc>
            <image:title>Nesayimü&apos;l-Mahabbe Min Şemayimü&apos;l-Fütüvve / Yiğitlik Kokularından Sevgi Esintileri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ali Şir Nevâyî; yaşadığı hayat, yazdığı eserlerin sayısı, bunların kültür tarihimizdeki yeri ve çeşitliliği, yetiştirdiği ve yetişmesine katkıda bulunduğu bilim ve sanat adamları, kurduğu yüzlerce hayır kurumu göz önüne alındığında yanına ikinci bir kişiyi koymakta zorlanacağımız önemli bir kişiliktir. Elinizde bulunan Nesâyimü’l-Mahabbe Min Şemâyimü’l-Fütüvve adlı eser, onun şeyhi ve dostu olan Molla Abdurrahman Camî’nin Farsça yazmış olduğu Nefehâtü’l-Üns Min Hadarâtü’l-Kuds adlı evliyalar tezkiresinin on beşinci yüzyıl Doğu Türkçesine Nevâyî tarafından çevrilmiş nüshasından Türkiye Türkçesine aktarıldı. Nevâyî sıradan bir çeviri yapmadığını, eserde olmayan Hindistanlı ve Türkistanlı Türk kökenli tasavvuf erbabını kendisinin esere eklediğini belirtir. Bu yönüyle eser, hem genel olarak İslam tasavvufu, hem de Türk tasavvufu açısından oldukça değerli bir kaynak niteliğindedir. Molla Camî’nin eseri Nefehâtü’l-Ünsa adıyla Lamiî Çelebi tarafından Oğuz Türkçesine çevrilmişti, ancak o çeviride Nevâyî tarafından esere eklenen Hindistan ve Türkistan coğrafyasının tasavvuf erbabı yer almaz, ancak o çeviriye de Anadolu’daki tasavvuf erbabı eklenmiştir. Eserin Nevâyî çevirisinde yaklaşık 780 kişi hakkında bilgi verilir. Eserde Türk tasavvufunun kurucusu olan Hoca Ahmet Yesevî silsilesinin hemen tamamının yer alması, bu eseri kültür tarihimiz açısından daha da değerli hâle getirir. Nevâyî’nin konuya bakışını göstermesi bakımından Korkut Ata’nın da bir mutasavvıf olarak eserde yer aldığını belirtelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91068</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/667f88ce-6d1a-4352-8c71-dbf5e48348c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahipsiz Sözler</image:title>
            <image:caption>Kütüphane raflarında farklı biçim ve düzenlerde birçok örneğine rastlanan antoloji niteliğindeki şiir mecmualarından seçilen beyitleri meraklılarının ilgisine sunan bu çalışma, binlerce beyit arasından seçilen yüz yirmi iki beyti içermektedir. Bu yüz yirmi iki beytin hangi kıstaslara göre seçildiğini ise Prof.Dr. Ömer Zülfe şöyle izah etmektedir:

Örneklerin seçimindeki ilk kıstas, beyitlerin “Lâ-edrî” unvanını taşıması ya da şairine dair herhangi bir kaydın bulunmamasıydı. Kitabın adı da bu yüzden Sahipsiz Sözler oldu. Şairinin unutulmuş olması veya bilinmemesi, aslında şiirin yalnız başına söz meydanındaki gücünü gösteren önemli bir etkendir. Şiir ve özelde de beyit, şairinden ayrılarak istiklalini kazanmış ve böylece geçmiş ve gelecek zamanlara tek başına adını yazdırmış olmaktadır. Kuşkusuz, buradaki beyitlerin hepsi sahipsiz değildir. Sahanın ehli olanlar bazılarının şairini tahmin edebilirler.

İkinci kıstas, beyitlerin söylenişinin akıcı, anlamının açık (fasîh) ve Türkçenin incelikleriyle örülü olmasıydı. Bu tür beyitlerin çoğu kez şerhe kapı aralayan derin düşüncelerle kurgulanmadığı bilinir. Fakat ne olursa olsun her biri Türkçenin eşsiz ifade kudretini gösteren canlı örneklerdir.

Seçimi belirleyen üçüncü kıstas ise, beyitlerin eskilerin şiirde aradığı, kimi zaman sihr-i helâl ve kimi zaman da sehl-i mümteni tanımını yakıştırdıkları incelikli buluşlar, etkili ifadeler ve çarpıcı söyleyişler içeren nükteli beyitler olmasıydı. Bu özellik de aslında yine Türkçenin zaferini ilandan başka bir şey değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91069</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4282a385-60c1-4fc8-af61-14c8e27fa238.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Sınıf İpuçlu Eğlenceli - Öğetici Türkçe Yeni Nesil Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>- 3. Sınıf İpuçlu Türkçe Yeni Nesil Soru Bankası
Yarının geleceği öğrencilerimiz için hazırlanmış olan &quot;İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası” kitabında dikkat ve odaklanmayı üst düzeye ulaştırarak bilgiyi edinme, analiz etme ve sentezleme aşamalarından geçerek, yeniden yorumlama ve değerlendirme basamaklarıyla öğrenilen bilginin kalıcılığının sağlanması hedeflenmiştir.
Bilgiyi eğlenceli hale getiren bu kitap; kendine güvenen, bilgiye meraklı, akıl yürütebilen öğrencilerin yetişmesini sağlayacaktır. Her bir soruyla öğrencinin, bilgiyi keşfederken dikkatini kullanarak bilgiye odaklanmasını, önceden öğrenilen bilgilerle yeni bilgilerin çıkarımını yaparak analiz etmesi sağlanmıştır.
Bu kitapta yer alan sorular; öğrencinin karşılaştığı zorluklarla mücadele edebilmesi ve karşılaştığı zorluğu tüm boyutlarıyla inceleyebilmesi, öğrendiklerini sosyal yaşama aktarabilmesi için tasarlanmıştır.
Yeni nesil sorularla; öğrencilerin eleştirel düşünme becerisini geliştirerek duyduğu, okuduğu ve gördüğü kavramları, olayları farklı açılardan ele alarak değerlendirebilmesi amaçlanmıştır.
Uzmanlar tarafından hazırlanan İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası kitabı Milli Eğitim Bakanlığı kazanımlarına göre hazırlanmıştır. Bu kitap evde ve okulda öğrenmeyi pekiştirir.
Unutmayın! Başarıyı kalıcı hale getirmek için tekrar çok önemlidir. Bu kitap her bir ünitede bol bol tekrar yapmanızı sağlayarak bilgiyi kalıcı hale getirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91070</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b768c3a-aded-4bd8-a3ef-e3a9f2e07f40.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Sınıf İpuçlu Eğlenceli - Öğretici Matematik Yeni Nesil Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>- 3. Sınıf İpuçlu Matematik Yeni Nesil Soru Bankası
Yarının geleceği öğrencilerimiz için hazırlanmış olan &quot;İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası” kitabında dikkat ve odaklanmayı üst düzeye ulaştırarak bilgiyi edinme, analiz etme ve sentezleme aşamalarından geçerek, yeniden yorumlama ve değerlendirme basamaklarıyla öğrenilen bilginin kalıcılığının sağlanması hedeflenmiştir.
Bilgiyi eğlenceli hale getiren bu kitap; kendine güvenen, bilgiye meraklı, akıl yürütebilen öğrencilerin yetişmesini sağlayacaktır. Her bir soruyla öğrencinin, bilgiyi keşfederken dikkatini kullanarak bilgiye odaklanmasını, önceden öğrenilen bilgilerle yeni bilgilerin çıkarımını yaparak analiz etmesi sağlanmıştır.
Bu kitapta yer alan sorular; öğrencinin karşılaştığı zorluklarla mücadele edebilmesi ve karşılaştığı zorluğu tüm boyutlarıyla inceleyebilmesi, öğrendiklerini sosyal yaşama aktarabilmesi için tasarlanmıştır.
Yeni nesil sorularla; öğrencilerin eleştirel düşünme becerisini geliştirerek duyduğu, okuduğu ve gördüğü kavramları, olayları farklı açılardan ele alarak değerlendirebilmesi amaçlanmıştır.
Uzmanlar tarafından hazırlanan İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası kitabı Milli Eğitim Bakanlığı kazanımlarına göre hazırlanmıştır. Bu kitap evde ve okulda öğrenmeyi pekiştirir.
Unutmayın! Başarıyı kalıcı hale getirmek için tekrar çok önemlidir. Bu kitap her bir ünitede bol bol tekrar yapmanızı sağlayarak bilgiyi kalıcı hale getirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91071</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a19cafa-5dab-4928-891d-ccccb6661578.jpg</image:loc>
            <image:title>Parma Manastırı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Stendhal’ın meşhur eseri Parma Manastırı, yaklaşık iki ayda yazılan bir roman olduğu hâlde Balzac’ın “Elli yıldan bu yana, yayımlanmış romanların en güzeli” sözleriyle övüp bir başyapıt saydığı, Tolstoy’un ise “Parma Manastırıolmasaydı, Savaş ve Barış’ı asla o hâliyle meydana getiremezdim. Stendhal bana savaşı anlamayı öğretti.” dediği mühim bir eserdir. Romanın ilk baskısı 1839’da yapılmış ve Türkçeye de birçok kez tercüme edilmiştir.

Parma Manastırı, del Dongo ailesinin oğlu Fabrizio’nun hikayesini konu eder. Bu aristokrat ailenin idealist oğlu Fabrizio, savaşmak için henüz kendisini yeteri kadar hazırlamadığı hâlde, Napolyon’un yanında Waterloo Savaşı’na katılır. O hem fazlasıyla cesur hem de Napolyan’a epeyce hayrandır. Fakat idealistliği, cesareti ve hayalleri, onun önce hapishane, sonra manastırda bulunmasına ve entrikalarla dolu bir aşkın içine düşmesine engel olamamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91072</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ec48a0d-95e6-4cdd-942d-04c5f7872c12.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Sınıf Eğlenceli - Öğretici İpuçlu Fen Bilimleri Yeni Nesil Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>- 3. Sınıf İpuçlu Fen Bilimleri Yeni Nesil Soru Bankası
Yarının geleceği öğrencilerimiz için hazırlanmış olan &quot;İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası” kitabında dikkat ve odaklanmayı üst düzeye ulaştırarak bilgiyi edinme, analiz etme ve sentezleme aşamalarından geçerek, yeniden yorumlama ve değerlendirme basamaklarıyla öğrenilen bilginin kalıcılığının sağlanması hedeflenmiştir.
Bilgiyi eğlenceli hale getiren bu kitap; kendine güvenen, bilgiye meraklı, akıl yürütebilen öğrencilerin yetişmesini sağlayacaktır. Her bir soruyla öğrencinin, bilgiyi keşfederken dikkatini kullanarak bilgiye odaklanmasını, önceden öğrenilen bilgilerle yeni bilgilerin çıkarımını yaparak analiz etmesi sağlanmıştır.
Bu kitapta yer alan sorular; öğrencinin karşılaştığı zorluklarla mücadele edebilmesi ve karşılaştığı zorluğu tüm boyutlarıyla inceleyebilmesi, öğrendiklerini sosyal yaşama aktarabilmesi için tasarlanmıştır.
Yeni nesil sorularla; öğrencilerin eleştirel düşünme becerisini geliştirerek duyduğu, okuduğu ve gördüğü kavramları, olayları farklı açılardan ele alarak değerlendirebilmesi amaçlanmıştır.
Uzmanlar tarafından hazırlanan İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası kitabı Milli Eğitim Bakanlığı kazanımlarına göre hazırlanmıştır. Bu kitap evde ve okulda öğrenmeyi pekiştirir.
Unutmayın! Başarıyı kalıcı hale getirmek için tekrar çok önemlidir. Bu kitap her bir ünitede bol bol tekrar yapmanızı sağlayarak bilgiyi kalıcı hale getirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91073</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01b68aa0-ef77-4dfb-a094-047e0711da60.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Werther&apos;in Istırapları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatına aşina olan tek bir kimse yok ki Werther adını duymamış olsun. Bu mustarip, heyecanlı ve kabına sığmayan âşık iki yüzyıldan fazla bir süredir hayatımızın tam ortasında kendisine bir yer edinmiş durumda. Öyle ki, artık Werther&apos;den haberi olmayan birinin gerçekten âşık olduğuna inanmak çok zor. Goethe, Genç Werther&apos;in Istırapları&apos;nı yayınladıktan elli yıl sonra, bu eserin nasıl doğduğuna dair bir soruya şu cevabı verir: “Yaşadım, sevdim ve çok acı çektim! Hepsi bu.” Goethe&apos;ye bunu söyleten neydi? Hangi acılardı, hangi gönül maceralarıydı “çok acı çektim” dedirten? Genç Werther&apos;in Istırapları&apos;nı kaleme aldığı gençlik yıllarındaki halet-i ruhiyesi nasıldı? Werther hangi acıların, hangi ıstırapların meyvesidir? Werther&apos;in ıstıraplarını anlayabilmek için genç Goethe&apos;nin hayatını, ıstıraplarını, ihtiraslarını ve kadınlarla münasebetini bilmek gerekir. Ötüken Neşriyat olarak Dünya Klasikleri serisinde sunduğumuz Genç Werther&apos;in Istıraplarını Türkçeye tercüme eden Senail Özkan, aynı zamanda bu soruların tamamına cevap bulabileceğiniz bir de Sonsöz kaleme aldı. Senail Özkan&apos;ın nefis Türkçesi ve neredeyse kitap hacmine ulaşan kapsamlı Sonsöz&apos;üyle sunduğumuz bu enfes tercüme, Türkçede yayınlanan Dünya Klasikleri serilerine yeni bir soluk kazandıracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91074</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/087d12e3-f443-4340-ba11-63b411c87f32.jpg</image:loc>
            <image:title>4. Sınıf İpuçlu Eğlenceli - Öğretici Sosyal Bilgiler Yeni Nesil Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>- 4. Sınıf İpuçlu Sosyal Bilgiler Yeni Nesil Soru Bankası
Yarının geleceği öğrencilerimiz için hazırlanmış olan &quot;İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası” kitabında dikkat ve odaklanmayı üst düzeye ulaştırarak bilgiyi edinme, analiz etme ve sentezleme aşamalarından geçerek, yeniden yorumlama ve değerlendirme basamaklarıyla öğrenilen bilginin kalıcılığının sağlanması hedeflenmiştir.
Bilgiyi eğlenceli hale getiren bu kitap; kendine güvenen, bilgiye meraklı, akıl yürütebilen öğrencilerin yetişmesini sağlayacaktır. Her bir soruyla öğrencinin, bilgiyi keşfederken dikkatini kullanarak bilgiye odaklanmasını, önceden öğrenilen bilgilerle yeni bilgilerin çıkarımını yaparak analiz etmesi sağlanmıştır.
Bu kitapta yer alan sorular; öğrencinin karşılaştığı zorluklarla mücadele edebilmesi ve karşılaştığı zorluğu tüm boyutlarıyla inceleyebilmesi, öğrendiklerini sosyal yaşama aktarabilmesi için tasarlanmıştır.
Yeni nesil sorularla; öğrencilerin eleştirel düşünme becerisini geliştirerek duyduğu, okuduğu ve gördüğü kavramları, olayları farklı açılardan ele alarak değerlendirebilmesi amaçlanmıştır.
Uzmanlar tarafından hazırlanan İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası kitabı Milli Eğitim Bakanlığı kazanımlarına göre hazırlanmıştır. Bu kitap evde ve okulda öğrenmeyi pekiştirir.
Unutmayın! Başarıyı kalıcı hale getirmek için tekrar çok önemlidir. Bu kitap her bir ünitede bol bol tekrar yapmanızı sağlayarak bilgiyi kalıcı hale getirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91075</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8279fd7-5055-4f78-8194-6ef7c18eaae1.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Cinayat Koleksiyonu</image:title>
            <image:caption>İsmi dolayısıyla birbirinden bağımsız “onparalık öyküler” (dime novels) kategorisinde değerlendirilmesine rağmen içeriği ve teknik yapısıyla tek kitaplık bir polisiye olarak 1914 senesinde tefrika mantığı içinde haftada bir neşredilen on bölümlük Millî Cinâyât Koleksiyonu, klasik bir polisiye olmak dışında içeriğinde cin, peri gibi doğaüstü varlıklara, ürpertici atmosferlere, hayaletlerle dolu odalara, eski malikâne ve loş salonlara da rastlanması sebebiyle korku ve gerilim türüne de dâhil edilebilir. İstanbul’un altındaki dehlizlerde yaşayan, peri-cadı tevatürlerinin ardına saklanan, çoğunluğunu kadınların oluşturduğu ve son yirmi yılda basına yansımamış esrarengiz olayların sorumlusu büyük bir çeteye mal edilen korkunç cinayetler ile bu çeteyi çökertmeye çalışan polis memuru Siyah Pençe Hüseyin Bey ve yardımcısı Abdal Ahmed’in maceralarının anlatıldığı bu pek heyecanlı romanı, Didem Ardalı Büyükarman’ın titiz aktarımı ve notlandırmasıyla sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91076</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fad38af-ef5d-4de9-a3fd-3d025b3303f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruh Adam (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>«RUH ADAM», Türk edebiyatında pek alışılmamış çeşitte bir romandır. Müellifin tarihî romanlarını okumuş olanlar, tarihî bir roman gibi başlayan bu eserin öyle olmadığını görecek, sayfalar ilerledikçe kendilerini aşırı bir sembolizmin içinde bulacaklardır. Bir tarih çeşnisinin de yer aldığı roman, yaşamanın gayesini yalnızca askerlikte bulan bir subayın hayatıdır. Tabiatüstü olaylarla anlatılan bir hayat hikâyesinin, dikkatle bakıldığı zaman, gerçeklerin sembollerle çerçevelenmiş ifadesinden başka bir şey olmadığı görülecektir. «Ruh Adam», kendi nefsi ile mücadele eden bir insanın macerasıdır. Edebî-ruhî tahlilini yapanlar, eserin hakikaten bir roman mı, yoksa yaşanmış bir hayat mı olduğunu kestirmekte hayli tereddüde düşeceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91077</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1f2dd0e-6ca4-4df2-a0fb-da2de3ff7f54.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli Kurt (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>«Deli Kurt», Osmanlı tarihinde Yıldırım Bayazıd&apos;dan sonra «Şehzadeler Kavgası» diye anılan devrin tarihî bir romanıdır. Bir bakıma göre de «Bozkurtlar»da başlayan Orta Asya&apos;daki hayat kavgasının yeni vatan Anadolu&apos;da devamıdır. Şehzadeler arasında süren ve tafsilâtı henüz yeterince aydınlanmamış bulunan çarpışmada Yıldırım&apos;ın oğulları hayat ve taht mücadelesinin hem kahramanca, hem şairane, hem de sefîhane bir örneğini vermişler ve birbiri ardınca hayata veda ederek meydanı içlerinden birisine bırakmışlardır. Bunlar arasında en talihsizi ve hayatı en az bilineni İsa Çelebi&apos;dir. Deli Kurt, İsa Çelebi&apos;nin meçhul bir oğlunun dramıdır. Bu dram daha sonraki asırlarda daha büyük bir şiddetle sürüp gidecek ve yüzlerce şehzadenin hayatına mal olacaktır. Romanda görülen parlak bakışlı, gözlerine bakılamayan kız, hayalî bir tip değildir. Zamanımızda Muğla köylerinden birinde böyle bir kız yaşamıştır ve belki de hâlâ yaşamaktadır. Roman yazarı, bu parlak ve büyülü bakışları beş yüz yıl öncesine götürmekle esere çeşni vermekten başka bir şey yapmamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91078</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30565562-d8c2-40ac-a4fd-97c33c81fe12.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Defter</image:title>
            <image:caption>Polonya istasyonlarının mavi çerçeveli levhaları gibi, her &quot;beyaz&quot; alan yazarın onu biçimlendirme isteğiyle çevriliydi. İç içe geçmiş iki anlatı; yazarın kış yaklaşırken Bremerhaven&apos;den Gdansk&apos;a yaptığı dolambaçlı yolculuğun hikayesiyle üç ayrı noktada üç Avrupa şehrinde geçirdiği birer haftanın hikayesi. Anllatılardan birinde yollarda rastlanılan manzaralar öbüründe de sorular birbirini kovalıyor: Vermeer ile Anne Frank arasındaki benzerlik nedir? Kayıp bir valiz bizi kaybolmuş hayatlara götürebilir mi? Bir Venedik evindeki eski kartpostallarla dil kitapları neyi simgeler? Mavi Defter doğusu, batısı, kuzeyi, güneyiyle bugünkü Avrupa&apos;nın şiirsel bir portresi ve yazmanın bütünüyle dürüst bir uğraş olup olamayacağı sorusuyla bir yüzleşme.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91079</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d55ce323-a515-44a6-9c6c-fe2e82495d52.jpg</image:loc>
            <image:title>4. Sınıf Eğlenceli - Öğretici İpuçlu Fen Bilimleri Yeni Nesil Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>- 4. Sınıf İpuçlu Fen Bilimleri Yeni Nesil Soru Bankası

Yarının geleceği öğrencilerimiz için hazırlanmış olan &quot;İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası” kitabında dikkat ve odaklanmayı üst düzeye ulaştırarak bilgiyi edinme, analiz etme ve sentezleme aşamalarından geçerek, yeniden yorumlama ve değerlendirme basamaklarıyla öğrenilen bilginin kalıcılığının sağlanması hedeflenmiştir.

Bilgiyi eğlenceli hale getiren bu kitap; kendine güvenen, bilgiye meraklı, akıl yürütebilen öğrencilerin yetişmesini sağlayacaktır. Her bir soruyla öğrencinin, bilgiyi keşfederken dikkatini kullanarak bilgiye odaklanmasını, önceden öğrenilen bilgilerle yeni bilgilerin çıkarımını yaparak analiz etmesi sağlanmıştır.

Bu kitapta yer alan sorular; öğrencinin karşılaştığı zorluklarla mücadele edebilmesi ve karşılaştığı zorluğu tüm boyutlarıyla inceleyebilmesi, öğrendiklerini sosyal yaşama aktarabilmesi için tasarlanmıştır.

Yeni nesil sorularla; öğrencilerin eleştirel düşünme becerisini geliştirerek duyduğu, okuduğu ve gördüğü kavramları, olayları farklı açılardan ele alarak değerlendirebilmesi amaçlanmıştır.

Uzmanlar tarafından hazırlanan İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası kitabı Milli Eğitim Bakanlığı kazanımlarına göre hazırlanmıştır. Bu kitap evde ve okulda öğrenmeyi pekiştirir.

Unutmayın! Başarıyı kalıcı hale getirmek için tekrar çok önemlidir. Bu kitap her bir ünitede bol bol tekrar yapmanızı sağlayarak bilgiyi kalıcı hale getirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91080</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17acdc48-acc6-4c74-9555-005330fa6429.jpg</image:loc>
            <image:title>4. Sınıf Eğlenceli - Öğretici İpuçlu Matematik Yeni Nesil Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>- 4. Sınıf İpuçlu Matematik Yeni Nesil Soru Bankası

Yarının geleceği öğrencilerimiz için hazırlanmış olan &quot;İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası” kitabında dikkat ve odaklanmayı üst düzeye ulaştırarak bilgiyi edinme, analiz etme ve sentezleme aşamalarından geçerek, yeniden yorumlama ve değerlendirme basamaklarıyla öğrenilen bilginin kalıcılığının sağlanması hedeflenmiştir.

Bilgiyi eğlenceli hale getiren bu kitap; kendine güvenen, bilgiye meraklı, akıl yürütebilen öğrencilerin yetişmesini sağlayacaktır. Her bir soruyla öğrencinin, bilgiyi keşfederken dikkatini kullanarak bilgiye odaklanmasını, önceden öğrenilen bilgilerle yeni bilgilerin çıkarımını yaparak analiz etmesi sağlanmıştır.

Bu kitapta yer alan sorular; öğrencinin karşılaştığı zorluklarla mücadele edebilmesi ve karşılaştığı zorluğu tüm boyutlarıyla inceleyebilmesi, öğrendiklerini sosyal yaşama aktarabilmesi için tasarlanmıştır.

Yeni nesil sorularla; öğrencilerin eleştirel düşünme becerisini geliştirerek duyduğu, okuduğu ve gördüğü kavramları, olayları farklı açılardan ele alarak değerlendirebilmesi amaçlanmıştır.

Uzmanlar tarafından hazırlanan İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası kitabı Milli Eğitim Bakanlığı kazanımlarına göre hazırlanmıştır. Bu kitap evde ve okulda öğrenmeyi pekiştirir.

Unutmayın! Başarıyı kalıcı hale getirmek için tekrar çok önemlidir. Bu kitap her bir ünitede bol bol tekrar yapmanızı sağlayarak bilgiyi kalıcı hale getirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91081</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93d0b715-b0aa-441e-a40c-d43b6fb5b7ae.jpg</image:loc>
            <image:title>2. Sınıf İpuçlu Eğlenceli - Öğretici Hayat Bilgisi Yeni Nesil Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>- 2. Sınıf İpuçlu Hayat Bilgisi Yeni Nesil Soru Bankası 

Yarının geleceği öğrencilerimiz için hazırlanmış olan &quot;İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası” kitabında dikkat ve odaklanmayı üst düzeye ulaştırarak bilgiyi edinme, analiz etme ve sentezleme aşamalarından geçerek, yeniden yorumlama ve değerlendirme basamaklarıyla öğrenilen bilginin kalıcılığının sağlanması hedeflenmiştir. 

Bilgiyi eğlenceli hale getiren bu kitap; kendine güvenen, bilgiye meraklı, akıl yürütebilen öğrencilerin yetişmesini sağlayacaktır. Her bir soruyla öğrencinin, bilgiyi keşfederken dikkatini kullanarak bilgiye odaklanmasını, önceden öğrenilen bilgilerle yeni bilgilerin çıkarımını yaparak analiz etmesi sağlanmıştır. 

Bu kitapta yer alan sorular; öğrencinin karşılaştığı zorluklarla mücadele edebilmesi ve karşılaştığı zorluğu tüm boyutlarıyla inceleyebilmesi, öğrendiklerini sosyal yaşama aktarabilmesi için tasarlanmıştır. 

Yeni nesil sorularla; öğrencilerin eleştirel düşünme becerisini geliştirerek duyduğu, okuduğu ve gördüğü kavramları, olayları farklı açılardan ele alarak değerlendirebilmesi amaçlanmıştır. 

Uzmanlar tarafından hazırlanan İpuçlu Yeni Nesil Soru Bankası kitabı Milli Eğitim Bakanlığı kazanımlarına göre hazırlanmıştır. Bu kitap evde ve okulda öğrenmeyi pekiştirir. 

Unutmayın! Başarıyı kalıcı hale getirmek için tekrar çok önemlidir. Bu kitap her bir ünitede bol bol tekrar yapmanızı sağlayarak bilgiyi kalıcı hale getirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91082</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83da82fc-78dc-46a8-b39b-bb24bcc84563.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl Yürütme ve Mantıksal Düşünme Becerisi Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Çocukların çıkarımlar elde ederek okuduğunu anlama becerilerini geliştirir.
Bu kitaptaki etkinlikler, iki grup bilgiyi çıkarımlar yaparak eşleştirmeyi, çocuklara dinleme ve yönergeleri takip etme pratiği kazandırır. 
Ayrıca soruları doğru analiz etmeyi, dikkatli okumayı ve okuduğunu anlama becerisini geliştirerek olaylara farklı bakış açısı getirmeyi sağlar.
 Dikkat ve odaklanma
 Mantık ve muhakeme
 Mantıksal Düşünme
 Eleştirel ve Yaratıcı Düşünme
 Düşünme becerisi
 Dil gelişimi ve konuşma becerisi
 Resimlerle hikayeler oluşturma
 Sorulara ayrıntılı cevaplar verme
Buna ek olarak, çocuk nesneleri adlandırmayı, kendisi hakkında bir hikaye oluşturmayı, kelimeleri-sembolleri ve kelimeleri-eylemleri hatırlamayı, günlük rutini tekrarlamayı, akıl yürütmeyi ve sonuç çıkarmayı, hafıza ve hayal gücünü geliştirmeyi öğrenecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91083</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/390b5aee-6bd8-4621-853a-38441bef9b38.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşün, Hayal Et ve Tasarla 5&apos;li Etkinlik Seti</image:title>
            <image:caption>Düşün, Hayal Et ve Tasarla 5,&apos;li Etkinlik Seti (Dikkat, Görsel Algı ve Yaratıcı Düşünme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91084</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd55579f-a383-45fb-b74a-a9402fb757a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Pompeıus</image:title>
            <image:caption>OSPREY Büyük Komutanlar Serisi 5
Tarihin En Büyük Komutanlarının Yaşam Öyküleri, Muharebe Tecrübeleri, Uyguladıkları Taktikler Ve Stratejiler… 

Dünya tarihinin en büyük komutanlarını tüm yönleriyle inceleyen OSPREY Büyük Komutanlar Serisi, Pompeius ile devam ediyor… 
Gnaeus Pompeius Magnus ya da bilinen adıyla Büyük Pompeius, daha 24 yaşındayken kanlı zaferler elde etmiş, 35 yaşındayken de Roma Cumhuriyeti&apos;nin zirvesine yerleşip, “Romalı İskender” olarak selamlanmıştır. MÖ 80&apos;li yıllarda Mariusçulara karşı başarıları, MÖ 70&apos;li yıllarda İber Yarımadası’ndaki seferleri, Akdeniz’deki korsanlara, doğuda Pontus Kralı Mithridates&apos;e ve diğerlerine karşı zaferleri Roma&apos;nın sınırlarını doğuya doğru iyice genişletirken, tüm bunların neticesinde ulaşılması güç bir askerî kariyere sahip olmuştur.  
Elde ettiği başarıların Pompeius’un başını döndürdüğü iddia edilebilir. Kendisi ayrıca deha sahibi, zaman zaman askerî mucizeler yaratan bir eylem adamıdır. Hep övgüye ve kendisine hayranlık duyulmasına muhtaçtır. Soğukkanlı bir karaktere sahip değildir. Homeros’un küstah ve pervasız kahramanları gibi ağlamıştır, öfkelenmiştir ve icraatlarıyla böbürlenip; düşme ihtimaline karşı dehşet içinde tetikte beklemiştir. Kılıcı olduğu kadar kalemi de ustalıkla kullanan Caesar, Pompeius’un hem kariyerine hem de şahsiyetine gölge etmiştir. 
Elinizde tuttuğunuz bu cesur ve zengin inceleme, Pompeius’u Caesar’ın bakış açısına sıkışmadan ele alıyor, hayatını önyargısız ve ayrıntılı bir şekilde incelerken komutanlığının da hakkını veriyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91085</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0186ac5c-4fbd-4383-8402-e3edb15398ab.jpg</image:loc>
            <image:title>IQ Zeka Gelişimi İçin 200 Heyecan Verici 5&apos;li Etkinlik Seti</image:title>
            <image:caption>Dil Gelişimi Konuşma Becerisi Dikkat ve Odaklanma Mantık ve Muhakeme Yaratıcı Düşünme ve Hayal Gücü Düşünme Becerisi Kelimleri Cümlelerle Bağlama Resimlerle Hikaye Oluşturma Sorulara Ayrıntılı Cevap Verme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91086</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af0e0b4a-fb0b-4116-a0d0-298d984b0d4f.jpg</image:loc>
            <image:title>LevelUp! 10 - Apartman Sudoku</image:title>
            <image:caption>Apartman sudoku, her gün oynayabileceğimiz en popüler bellek, mantık ve matematik oyunlarından biridir. Çocuklarda ve yetişkinlerde tıpkı fiziksel egzersiz gibi beyin egzersizi sağlar.
 
Apartman sudoku, bulmaca çözme süreci boyunca beyni harekete geçiren bir oyun olduğundan beyne daha hızlı düşünmeyi öğretmeye yardımcı olur. Ne kadar çok oynarsanız düşünme ve problem çözme becerileriniz o kadar hızlı olur. Oyunda her rakam, yüksekliği o rakam kadar olan apartmanı temsil eder. Apartman sudoku oyunundaki hedef her bir sayıyı apartman gibi düşünerek yüksekliklerine göre yerleştirmektir.
 
4x4 - 5x5 manyetik apartman sudoku oyunu kolay, orta ve zor seviyelerden oluşur.
 
Kutu İçeriği:
1 adet manyetik oyun tablası, toplam 20 adet çift taraflı 4x4 - 5x5 oyun kartı, 25 adet manyetik oyun pulu, 1 adet oyun kitapçığı.
 
Yaş Grubu:7+ Yaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91087</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28a24363-ba4b-480e-a0ff-41397c6903c7.jpg</image:loc>
            <image:title>LevelUp! 4 - Deniz Canlıları Sudoku</image:title>
            <image:caption>Sudoku, her gün oynayabileceğimiz en popüler bellek ve mantık oyunlarından biridir. Çocuklarda ve yetişkinlerde tıpkı fiziksel egzersiz gibi beyin egzersizi sağlar.
 
Sudoku, bulmaca çözme süreci boyunca beyni harekete geçiren bir oyun olduğundan beyne daha hızlı düşünmeyi öğretmeye yardımcı olur. Ne kadar çok oynarsanız düşünme ve problem çözme becerileriniz o kadar hızlı olur.
 
6x6 manyetik deniz canlıları sudoku oyunu kolay, orta ve zor seviyelerden oluşur.
 
Kutu İçeriği:
1 adet manyetik oyun tablası, 20 adet çift taraflı 6x6 oyun kartı, 36 adet manyetik oyun pulu, 1 adet oyun kitapçığı.
 
Yaş Grubu:5+ Yaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91088</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d861c41c-6591-41b0-ad63-a7f3c4ce5977.jpg</image:loc>
            <image:title>LevelUp! 9 - Zincir Sudoku</image:title>
            <image:caption>Dikkat Atölyesi Yayınları Level Up! 9 - Zincir Sudoku Zincir sudoku, her gün oynayabileceğimiz en popüler bellek ve mantık oyunlarından biridir. Çocuklarda ve yetişkinlerde tıpkı fiziksel egzersiz gibi beyin egzersizi sağlar. Zincir sudoku, bulmaca çözme süreci boyunca beyni harekete geçiren bir oyun olduğundan beyne daha hızlı düşünmeyi öğretmeye yardımcı olur. Ne kadar çok oynarsanız düşünme ve problem çözme becerileriniz o kadar hızlı olur. Oyunda kartlardaki seviyeye göre çizgilerle birbirine bağlanmış her dörtlü grupta 1’den 4’e kadar, her beşli grupta 1’den 5’e kadar her rakam sadece bir kez kullanılır. 4x4 - 5x5 manyetik zincir sudoku oyunu kolay, orta ve zor seviyelerden oluşur. Kutu İçeriği: 1 adet manyetik oyun tablası, toplam 20 adet çift taraflı 4x4 - 5x5 oyun kartı, 25 adet manyetik oyun pulu, 1 adet oyun kitapçığı. Yaş Grubu:7+ Yaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91089</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69f7dcc8-8f7c-47e3-9759-e869c7f95ce8.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Günlükleri - 2 Ben Kıskanç mıyım?</image:title>
            <image:caption>Hemen aynaya koşun ve birini kıskanırken nasıl göründüğünüze bakın! 


Hanzade Servi&apos;nin neşeli anlatımı ve Ali Benice&apos;nin ele avuca sığmayan resimleriyle kahkahayı garantileyen Ben Kıskanç mıyım?, dijital çağın çocuklarına okumayı sevdirme konusunda fillere bale yaptırabilecek kadar iddialı “Su Günlükleri” serisinin ikinci kitabı. 


Su Hoşeda EnMutlu adında on bir yaşındaki bir kızın delidolu günlük yazılarını sayfalarına taşıyan bu eğlenceli seri; aile bağları, arkadaşlık, okul hayatı gibi konulara eğilirken hem güldürüyor hem de düşündürüyor.

 
Kıskançlık duygusunu arkadaş ve kardeş ilişkileri ekseninde enine boyuna irdeleyen Ben Kıskanç mıyım?, kendini tanıma ve içindeki potansiyeli fark etme hususunda okurlara önemli öneriler sunuyor; başkalarının gözünde küçük düşme ve utanma endişelerinin yersizliğine vurgu yapıyor.   

Su Hoşeda EnMutlu&apos;nun (yoksa EnKıskanç mı demeliydik?) HARİKULATEŞEM (hem harika hem harikulade hem de muhteşem olan şey) günlüğünü okumak için yeniden bir aradayız! Su, yarıyıl tatilinde İzci kulübündeki arkadaşlarıyla birlikte kampa gidecektir. Ah, keşke bir mucize gerçekleşse de bu işten kurtulabilse... 

Mesela bir hortum tsunamisi çıksa ya da orman alanı uzaylı istilasına uğrasa! Bu arada, Su hariç herkes, hipnotize olmuş gibi Krizantem Alone adlı yazarı okuyor! Su&apos;ya göre Krizantem&apos;in yeni kitabı kesinlikle iyi falan değil. Zaten on beş yaşında bir kızın yazdıklarından ne beklenebilir? Şey... yoksa Su azıcık KISKANÇ olabilir mi? Eyvah! Tamam, herkes bir şeyleri kıskanır ama önemli olan şu: Acaba Su, “sinkanç” mı, yoksa “verikanç” mı? Tüm bu karışıklıklar yetmezmiş gibi bir de Gulyabani efsanesi dadanıyor Su&apos;nun saçlarına. Gulyabani kamp alanının asırlık sakiniymiş de, kıvırcık saçlı kızları kaçırırmış da... Kim inanır? Yoksa anlatılanlar gerçek mi? Su&apos;nun size vereceği sırları bir sincabın cevizleri gibi saklayacağınıza söz verirseniz bu günlüğün tadını doyasıya çıkarabilirsiniz. Bizden söylemesi...    Mizahtan beslenen hareketli öyküsü, çılgın tiplemeleri ve matrak çizimleriyle okurunu daha ilk sayfalarından içine çekmeyi başaran bu aşırı komik kitap, paylaştığı yaratıcı iletişim önerileri ve ilham verici fikirlerle de zihinleri uyanık tutuyor.   
 
Boş zamanlarını sosyal medyada sörf yaparak geçiren günümüz çocuklarının ekran bağımlılığına kısa ve tatlı bir ara verdirmeyi hedefleyen “Su Günlükleri” serisi, sorgulamaya ve yeni şeyler keşfetmeye dayalı maceralar yaşatarak bu türde kaleme alınmış eserlerden farklılaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91090</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/703c3dfd-5861-4a5a-932a-9fc0c4423bda.jpg</image:loc>
            <image:title>LevelUp! 1 - ThinkUp! Mantık Sudoku</image:title>
            <image:caption>3x3 Manyetik Mantık Sudoku
Sudoku mantığını oluşturmak için hazırlanan 3x3 manyetik mantık sudoku oyunu, 9 adet manyetik oyun puluyla oynanır. Her satır ve her sütunda verilen sayı+hayvan resimlerine göre o satır veya o sütuna belirtilen adette hayvan figürlerinin gelmesi hedeflenir. Aynı hayvan figürlerinin kesiştiği noktalar önemli bir ipucu içerir. Sadece oyun kartında belirtilen hayvan figürleri kullanılarak oyun tamamlanır.
Mantıksal düşünme becerisini geliştiren bu oyun çocuklarda dikkat ve odaklanma, bellek, akıl yürütme, mantık ve muhakeme becerilerinin gelişmesini sağlar.
3x3 manyetik mantık sudoku oyunu kolay, orta ve zor seviyelerden oluşur.
Kutu İçeriği
1 adet manyetik oyun tablası, 12 adet manyetik oyun pulu, 25 adet çift taraflı 3x3 oyun kartı, 1 adet oyun kitapçığı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91091</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d8fc539-4e39-4bb2-8ee6-f03037d268fc.jpg</image:loc>
            <image:title>İslamiyetten Önce Türkler</image:title>
            <image:caption>Dünya tarihine bakıldığında Türklerin yeryüzünün en eski uluslarından biri olduğu görülmektedir. Türk dili de binlerce yıllık var olan bir dildir. Kadim uygarlıklardan olan Çin’in ilk çağlardan beri komşuluğunu yapan Türkler, yalnızca bu Uzak Doğu medeniyetinin gelişimine katlı sağlamamış; İran, Hindstan gibi köklü uygarlıklar üzerinde de kalıcı izler bırakmıştır. Türklerin Avrupa medeniyetinin, bilhassa siyasi ve demografik gelişiminde de derin tesirleri olduğu bilinmektedir. Eski Türklerden günümüze ulaşan izlerin bir kısmı, “kalıcı eserler” şeklinde değerlendirilerek Dünya Mirası olarak tanınmış ve UNESCO’nun Dünya Miraslar Listesi’nde yer almıştır. Bu kitap, zengin Türk tarihinin, milattan önceki devirlerden, İslamiyetin kabulüne kadar olan uzun zaman dilimindeki gelişim süreçlerini sizlere sunmaya çalışmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91092</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f8bacce-e0ab-43e8-aaa7-bf0d542d0956.jpg</image:loc>
            <image:title>Cheli Tadında (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yazdıklarım mutfağıma seni davetimdir. Unutma ki yazacakların da senin bana ve sevdiklerine davetiyendir. Davetiyemi aldın ve geldin. Hoş geldin. 
Davetiyeni aldım. “Çayı koy geliyorum.” Eminim hoş bulacağım. 
Hadi öyleyse defterler açılsın, fırınlar ısıtılsın. Çaylar kahveler yapılsın. Denenecek çok tarif, tadı çıkarılacak pek çok an ve paylaşılacak nice lezzetler, sohbetler kareler var…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91093</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d89e061e-066c-49e8-83e0-bc2450e8a71e.jpg</image:loc>
            <image:title>İslamiyetten Sonra Türkler</image:title>
            <image:caption>Türkler 9. yüzyıldan itibaren Orta Doğu’da Arapları ve Persleri askeri yeteneklerinin yanı sıra hem toplum yönetimi becerileri hem de entelektüel yapıları ile etkilemişler ve bu nedenle de destansal Binbir Gece Masalları’nda kendilerine yer edinmişlerdir. 10. yüzyıldan itibaren gerçek anlamda Müslüman Türk devletleri süreci başlamış ve kesintisiz bir şekilde tarih sahnesinde adlarından söz ettirmişlerdir. Karahanlılar, Gazneliler, Harezmşahlar, Selçuklular, Memlûkler, Timurlular ve Babürler’in bulundukları coğrafyalarda etkileri yadsınamaz. Savaşçı kişiliklerine rağmen Türkler, binlerce yıldır devletçi bir tarihe sahip olarak büyük uygarlıklar kurup dünya medeniyetlerine çeşitli olumlu katkılar yapmış bir ulustur. Bugün UNESCO’nun Dünya Miraslar Listesi’nde bulunan bir çok mimari şaheseri insanlığın beğenisine sunmuşlar ve ayrıca dünyaya yoğurt ve kahve gibi birçok kültürel unsur tanıtmışlardır. İslamiyet’ten Sonra Türkler, bu ulusun Uzak Doğu’dan Avrupa’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya geniş coğrafya üzerinde yayılarak uzun süre dünya tarihinde derin bir iz bıraktıklarını ve Yeni Çağ’da da Osmanlılarla dünya tarihinin ilk süper gücüne sahip olduklarını belirtmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91094</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90c2e29b-b7e6-4449-8121-5183f0b2dab1.jpg</image:loc>
            <image:title>LevelUp! 2 - Çiftlik Hayvanları Sudoku</image:title>
            <image:caption>Sudoku, her gün oynayabileceğimiz en popüler bellek ve mantık oyunlarından biridir. Çocuklarda ve yetişkinlerde tıpkı fiziksel egzersiz gibi beyin egzersizi sağlar.
 
Sudoku, bulmaca çözme süreci boyunca beyni harekete geçiren bir oyun olduğundan beyne daha hızlı düşünmeyi öğretmeye yardımcı olur. Ne kadar çok oynarsanız düşünme ve problem çözme becerileriniz o kadar hızlı olur.
 
4x4 manyetik çiftlik hayvanları sudoku oyunu kolay, orta ve zor seviyelerden oluşur.
 
Kutu İçeriği:
1 adet manyetik oyun tablası, 20 adet çift taraflı 4x4 oyun kartı, 16 adet manyetik oyun pulu, 1 adet oyun kitapçığı.
 
Yaş Grubu:3+ Yaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91095</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59ff67b2-707a-4a6e-931e-b2488660c9fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Level Up! 3 - Orman Hayvanları Sudoku</image:title>
            <image:caption>Sudoku, her gün oynayabileceğimiz en popüler bellek ve mantık oyunlarından biridir. Çocuklarda ve yetişkinlerde tıpkı fiziksel egzersiz gibi beyin egzersizi sağlar.
 
Sudoku, bulmaca çözme süreci boyunca beyni harekete geçiren bir oyun olduğundan beyne daha hızlı düşünmeyi öğretmeye yardımcı olur. Ne kadar çok oynarsanız düşünme ve problem çözme becerileriniz o kadar hızlı olur.
 
5x5 manyetik orman hayvanları sudoku oyunu kolay, orta ve zor seviyelerden oluşur.
 
Kutu İçeriği:
1 adet manyetik oyun tablası, 20 adet çift taraflı 5x5 oyun kartı, 25 adet manyetik oyun pulu, 1 adet oyun kitapçığı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91096</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78149f5f-d1d9-46e8-8b70-6ab6009c0f24.jpg</image:loc>
            <image:title>Cihanname</image:title>
            <image:caption>Konstantine’ye Sitanbul derler, Rum kasabasıdır. Eskiden o şehrin adı Bizantiye idi ondan sonra ona Sitanbul dediler.” 
Daha hicrî 605 gibi erken tarihlerde İstanbul’un konuşma dilinde günümüzdeki hâli ile kaydedildiği Cihannâme, tarihî coğrafya alanında şimdiye kadar yeterince teveccüh gösterilmemiş bir kaynak olsa da ihtiva ettiği zengin ve özgün malumat itibariyle bizlere bu çalışma hakkında daha fazlasını yapma sorumluluğu yüklemiştir. 
Muhammed b. Necîb Bekrân devrin muktedir hükümdarı Sultan Muhammed Hârezmşah’ın dergâhına yaklaşmak için kumaşın üzerine çizdiği büyük dünya haritası coğrafi ölçek ile hazırlanmış Orta Çağ’ın ilk ve en kadim haritası olarak telakki edilmektedir. Müellifin harita üzerinedeki noktaları izah etmek için bir risale olarak kaleme aldığı Cihannâme ise gerek kullandığı metodoloji gerekse konu çeşitliliği itibariyle klasik İslam coğrafyacılarının eserleri arasından temayüz eder. 
Bu tür eserlerin Türkçeye kazandırılması, alanında büyük bir boşluğu kapatmakla birlikte bundan sonra yapılacak olan çalışmalar için de bir basamak mesabesindedir. Bu minvalde Cihannâme’nin Farsçadan Türkçeye tercümesinin tarihçiliğimize naçiz bir fayda olarak kütüphanelerimizde yerini alacağına dair ümit bakidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91097</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b76577e0-2add-46fb-a6c3-bc0673b75144.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupalı Seyyahların Gözüyle Kafkasya</image:title>
            <image:caption>Diller dağı&quot; olarak literatüre geçen Kafkasya, gerek yer altı ve yer üstü zenginlikleri gerek jeo-stratejik ve jeo-politik konumu ger ekse etnik ve kültür el zenginlikleriyle geçmişten günümüze sürekli ilgi odağı olmuştur. Bu yüzden olsa gerek, pek çok Doğulu ve Batılı seyyah ve araştırmacı, Kafkasya&apos;yı gezmiş, bölgenin fiziksel, jeo-politik, jeo-stratejik ve kültürel dokusu hakkında eserler kaleme almıştır. Özellikle 19. yüzyılda, değişen dünya konjonktürü ve sömürgeci anlayışın da etkisiyle Batılıların Kafkasya&apos;ya olan ilgisinde büyük bir sıçrama olmuş, bölge adeta seyyah ve araştırmacı akınına uğramıştır. 

İşte bu kitap, çeşitli amaçlarla Kafkasya&apos;da bulunan ve orayı inceleyen Batılı seyyah ve araştırmacıların yapıtlarından yola çıkarak, ama onlardaki bilgileri yapısöküme uğratarak, Kafkasya&apos;da yaşayan Çerkesler, Abhazlar, Karaçay-Malkarlar, Osetler, Çeçenler, Lezgiler, Avarlar ve Kumuklar gibi toplulukların etnik kökenleri, dini inançları, sosyo-kültürel yaşamları (giyim­kuşamları, evlilik adetleri, yeme-içme kültürleri, müzik anlayışları ve dansları) gibi kendilerine özgü folklorik özelliklerinin izlerini sürmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91098</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05c22ef7-c9db-4f21-a148-dca04c3ac7ae.jpg</image:loc>
            <image:title>1 Sayfalık Pazarlama Planı</image:title>
            <image:caption>Nasıl yeni müşteriler edinilir ve mevcut müşterilerden daha fazla kâr sağlanır? 
Neden &quot;Büyük işletme&quot; tarzı pazarlama, işinizi ve stratejilerinizi çökertebilir? 
Nasıl işleri tersine çevirerek potansiyel müşterilere saldırgan veya muhtaç görünmeden satışı kapatırsınız? 
 
Pazarlama, ideal hedef pazarınızın sizi tanımasını ve bir müşteri olacak kadar size güvenmesini sağlamak için kullandığınız stratejidir. Küçük işletmelerin çoğunun neden vasat bir düzeyde ilerlediğini hiç merak ettiniz mi? Başarılı bir iş kurmak için, rasgele pazarlama eylemleri yapmayı bırakmanız ve hızlı iş büyümesi için güvenilir bir pazarlama planı izlemeye başlamanız gerekir. Geleneksel bir pazarlama planı oluşturmak zor ve zaman alan bir süreçtir, bu yüzden çoğu zaman yapılmaz. 
 
İster yeni başlıyor olun ister deneyimli bir girişimci, 1 Sayfalık Pazarlama Planı, işletmenizin büyümesini sağlayacak bir pazarlama planı oluşturmanın en kolay ve en hızlı yolunu vadediyor. 
 
“Bu kitap, baştan sona kişiselleştirilmiş bir pazarlama planını oluşturan titizlikle test edilmiş süreçleri adım adım ortaya koyuyor – ve bu plan yalnızca bir sayfa.” –Inc. 
 
&quot;Pazarlamanın giderek karmaşıklaştığını herkes biliyor. Allan Dib bu sorunu yeni kitabıyla çözüyor. Okuyun ve hayatınızı kolaylaştırın.&quot; 
–Al Ries, Konumlandırma: Tüketici Zihnini Fethetme Savaşı’nın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91099</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1911f800-e89c-4a2f-97a2-97c1244c9502.jpg</image:loc>
            <image:title>Maymun ve Öz</image:title>
            <image:caption>“Bu kitabın kaçınılmaz bir gücü var; katışıksız ve ele avuca sığmaz keskinliğinin okurları etkilememesi mümkün değil.” –Time 
 
“VE BUNA İLERLEME DEDİLER. İLERLEME! SÖYLÜYORUM SANA, İNSAN BEYNİNİN BULUŞLARININ PEK AZI İLERLEMEYDİ.” 
 
“Fikirlerin romancısı” Aldous Huxley, 20. yüzyılın en önemli distopya yazarlarından biri. Cesur Yeni Dünya ve Ada’yla birlikte yazarın üç vizyoner klasiğinden biri sayılan Maymun ve Öz ise bunların içinde en karanlık olanı. Senaryo formunun kullanıldığı bu kitap, yazarın kurgunun yanında biçimde de yaratıcılığını gösterdiği deneysel bir roman. 
 
Hollywood’da sıradan bir gün. Kahramanlarımız kenara atılmış senaryolardan birinin cazibesine kapılır ve biz de kendimizi bu senaryoyu okurken buluruz. “Maymun ve Öz” başlıklı bu tuhaf metinde anlatılanlara göre, Üçüncü Dünya Savaşı neredeyse tüm dünyayı yıkıma uğratmış, nükleer ve kimyasal silahlar uygarlığın sonunu getirmiştir. 
 
Yıkımdan etkilenmeyen bir grup biliminsanı, Kaliforniya’ya bir inceleme gezisi düzenler. Bu kişilerden biri olan Dr. Poole o bölgede yaşayanlar tarafından tutsak alınır. Bu insanlar, Şeytan’ı yücelten yeni bir inanç sistemi kurmuşlardır. Dr. Poole, Şeytan’ın ve kötülüğün nasıl bir hâkimiyet kurduğunu öğrendikten sonra, artık oradan uzaklaşması gerektiğini anlar. 
 
Uygarlığın teknolojik ilerlemesi nereye varacak? Savaşlar ve nükleer silahlanma dünyayı nereye götürecek? İnsan, kime ya da neye doğru evrilecek? 
 
Maymun ve Öz, Şeytan’ın boynuzları tarafından çizilen bir din, etik ve evrim üçgeni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91100</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29f3b667-88ac-461d-b54e-a03b9f9f5da7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hesap Lütfen!</image:title>
            <image:caption>“Siz, bilmeyenler kadar ses çıkarmadıkça, niteliğinizin farkına varamayacaklar ve anlaşılmadığınızı düşüneceksiniz. Meşgul olduğunuz işler başkalarının gözünde değersizleşecek ve vazgeçilebilir olduğunuzu zannedeceksiniz. Ses çıkartmak derken bağırmayı, gürültü yaparak barbarlaşmayı değil; doğru zaman ve doğru yerde kendini anlatmaktan geri durmamayı kastediyorum. Bilgi sahibi olduğumuza emin olduğumuz her konuda, eğitimini aldığımız alanlarda, hödüklerden daha çok ses çıkarmalıyız.”
Vedat MİLOR 
  Gastronomi uzmanı… Şarap uzmanı... İktisatçı… Sosyolog… Televizyoncu… Yazar… Her daim okuyan, yazan, arayan; bir yandan da hem geleneksel hem sosyal medyada eğlenen, dertleşen, anlatan ve anlamaya çalışan bir kamu aydını. ABD-Türkiye hattında dokuduğu hayat felsefesini mukayeseli bir zemine oturtmuş iyi bir gözlemci ve eleştirmen. Vedat Milor, hayatını roller coaster’a binmek gibi tanımlıyor. Farklı alanlar, farklı ülkeler, hatta farklı kıtalar arasında gidip gelen bir hız treni… Bu yolculuk sırasında üreten, keşfeden, öğrenen, sorgulayan ve hayatı deneyimlemekten kaçınmayan açık yürekli bir entelektüel… 
Gastronominin yalnızca yemek yemekten ibaret olmadığını onunla öğreniyoruz. Farklı kültürlere ve kesimlere nasıl bir pencere açılacağını; yaşam tarzının bir sınır, bir mahrumiyet alanına dönüşmesine mecbur olunmadığını da… 
Nurhak Kaya sordu; Vedat Milor geniş tecrübesinden ve bilgisinden süzdüğü insana, topluma dair gözlemlerini; bu kaotik dünyada her daim hayatta kalma stratejilerini Hesap Lütfen!’de okurlarla paylaştı. 
İnsan dünyaya nasıl açılır?
Hayattaki öncelikler nasıl belirlenir?
Yeme-içme kültürü için para şart mıdır?
Toplum içinde yaşamanın yolları nelerdir?
İş hayatında karşılaştığı zorlukları insan nasıl aşabilir?
Yaşamımızı dolu dolu sürdüreceğimiz makul bir dengenin yolu nereden geçer? 
Arkadaşlık. Aşk. Boş zamanlar. Yalnızlık. İş hayatı. Ev yaşamı. Kariyer seçimi. Hobiler. Yemekler, lezzetler, arayışlar. Günümüz kapitalizminde yeni trendler ve prekarya. Ülkemizin ekonomi politiği ve tufeylilik. Ülkedeki hâkim sınıf ve devletin niteliği. Türkiye’de çok az rastlanır bir samimiyet ve netlikle kişisel anekdotlar ve gözlemler. 
Milor, Hesap Lütfen! kitabıyla, içimizdeki sesin ve hayallerimizin peşinde koşarken sınırlarımızı zorlamanın ve başka pencereler açmanın önemini hepimize hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91101</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eaaf957-02cf-4c95-97ee-4736df495597.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendimi Doğurmadan Hemen Önce</image:title>
            <image:caption>Birbirine tutunup güçlenen şeylerin, iç içe geçip birbirini çürütenlere anlatacakları var. İnsan ile yumak bunun için benziyor birbirine. Bir ucunu, dünyayı keşfetmeye bakan bebek tutuyor ipin, diğer ucunu kırış kırış bir el. Evvelden lezzeti akıl çelen ile şimdi çiğnendikçe ağızda çoğalan aynı ekmek. Her şey birbirine eklenerek başlayıp bitiyor. Herkes bunun için açıyor kapısını yabancının “Benim,” diyen bildik sesine. 
 
Çağla Çinili, ilk kitabı Kendimi Doğurmadan Hemen Önce ile insana dair ne varsa apaçık koyuyor önümüze. İyi ve kötü, haklı ve haksız, suçlu ve masum aynı kişi oluyor bazen. Okura ise çağlayan bir ırmağı seyreder gibi akıp geçen öykülere bakmak kalıyor. 
 
“Kafasının içi gene kaşınıyor. Ne zaman bu kadar strese girse egzaması azardı. Al işte, insanın ‘böcek’ olması için ille de sekiz kol, iki de kanat çıkarmasına lüzum yoktu, sinirlenip üzülünce derisi yara oluyor, günlerce kabuk atıyor, saçları dökülüyordu. Bütün bunlar durmadan devam etse, vücudunun her yeri yara olup kepeklense, onu da görünce kusarlardı. İnsanlar, kötü giyindiğinde ona burun kıvırdıklarına göre pekâlâ vücudu yaralı olsa bir böcek görmüş gibi içleri de kalkardı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91102</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a09a5a03-3114-4c30-bd9b-29fc46092b0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözyaşları İyileştirir: Çocuklarımızı Nasıl Dinleriz?</image:title>
            <image:caption>Bebeği ya da küçük çocuğu olan ebeveynlerin baş etmesi gereken en zor şeylerden biri gözyaşlarıdır. Bebekleri ağladığında, anne babaları onları susturmak için uğraşırlar. Yeni yürümeye başlayan çocuklar öfke nöbeti geçirdiğinde de, onların dikkatini dağıtmaya, onları konuşarak ikna etmeye çalışır veya bunun pek uzun sürmeyeceğini umarak ağlamalarını görmezden gelirler. Çünkü genellikle ebeveynliğin başarısı çocukların ne kadar ağladığına göre değerlendirilir. 
 
Gözyaşları İyileştirir, işte bu geleneksel ebeveynlik yaklaşımında yaşanabilecek en köklü değişimin, ebeveynlerin çocuklarının gözyaşlarına verdikleri tepkilerin değişmesine bağlı olduğunu gözler önüne seriyor. Çocuğunuzun duygularını engellemeye çalışmak yerine onları dinlemeye geçerek ebeveynliğinizi nasıl dönüştürebileceğinizi, onunla nasıl güçlü bir bağ kurabileceğinizi ve onun üzüntülerine verdiğiniz tepkilerdeki basit değişikliklerle ebeveynlik zorluklarınıza nasıl çözüm getirebileceğinizi anlatıyor. 
 
Aynı zamanda bu kitapta, çocuğunuzun zorlu anlarıyla mücadele ederken kendi duygularınıza yardımcı olmaya yönelik ipuçları bulabilir, istediğiniz gibi ebeveynler olabilmeniz için kendinizi nasıl besleyip destekleyebileceğinizi de öğrenebilirsiniz. 
 

“Çocuğunuza elinizdekinin en iyisini vermek istersiniz ve Kate’in Gözyaşları İyileştirir’de sunduğu içgörü ve uygulamalar tam da ihtiyacınız olan, sevgi ve özgüveninizi, ağlayan çocuğunuzun hissetmesini sağlayacak araçlar.” 
–Patty Wipfler, Listen: Five Tools to Meet Your Everyday Parenting Challenges’ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91103</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92cbe854-1197-4760-a100-efc5e1f58fd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezgingöz - Sınır Ötesi Türkiye Mirası Rehberi</image:title>
            <image:caption>TARİHİN VE ZAMANIN İZİNİ SÜRMEK:
BİR KÜLTÜR REHBERİ
“Serhan Güngör ilginç kişiliklerden biridir. Öğrencimdir. Kitapta anlatılan bazı gezileri de beraber yaptık. Serhan hiç üşenmedi, gezdiği gördüğü geniş bir alandaki önemli noktaları çok çekici, sürükleyici ve mukayeseli bir üslupla kaleme aldı. Bu kitap, kutlanacak ve teşvik edilmesi gerekecek bir çalışmadır.”
İlber Ortaylı

Profesyonel turist rehberi olarak Türk gezginlerle 25 yıldır yaptığı yurtdışı turlarında ve kendi seyahatlerinde, her zaman gittiği ülkelerde Türkiye tarihi ve Anadolu kültürüne dair izler aramış bir gezgin Serhan Güngör. Adım attığı her ülkenin tarihini keşfederken kenarda-köşede kalmış, unutulmaya yüz tutmuş veya hiç bilinmeyen Türk-Osmanlı izlerini sürüyor. Anadolu’nun eski çağlardan bugüne uzanan tarihinin Türkiye sınırları dışında bulunan izleri ve insan öyküleriyle yolculuğa çıkılan ülkelerin şehir, müze ve mekânları arasında bir bağ kuruyor. Batıdan doğuya, kuzeyden güneye Türkiye’nin yakın ve uzak çevresini bir araya getiriyor. Böylece ortaya benzersiz bir kültür yolculuğu, hem okumayı hem de gezmeyi sevenler için nesiller boyu kalacak bir yol haritası çıkıyor.

Avrupa, Afrika, Amerika ve Asya kıtasında gezinen kitapta Otranto Kalesi’nden Mustafa Kemal’in izinde Sofya günlerine uzanırken British Museum’da Anadolu’ya dair sırlar yakalıyor. Dresden’deki Türk Osmanlı mirasını incelerken Nâzım Hikmet’in Polonya vatandaşlığına başvuru belgesini keşfediyor. Tunus’ta 500 yıllık Türk izlerinin peşine düşerken ABD’nin kalbindeki bir Osmanlı kitabesini inceliyor. İlber Ortaylı eşliğinde Lübnan’a tarih gezisi yaparken 11. yüzyılın şaheseri Nizamülmülk’ün kubbesinde nefesleniyor.
GEZGİNGÖZ: Sınır Ötesi Türkiye Mirası Rehberi, kıtadan kıtaya ve ülkeden ülkeye uzanan bir Türk tarihi hazinesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91104</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c88052e-d407-42bb-8edf-7d6ad734cd53.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekopraksisin Ontolojisi: Spinoza ve Marx</image:title>
            <image:caption>Sevinç Türkmen elinizdeki çalışmasında “günümüzde büyük ölçüde dil, mantık ve matematik eksenli araştırmalarla sınırlandırılmış olan felsefe”nin, çağdaş sorunlarımıza bir yanıt bulabilmek adına farklı ve daha etkili bir mecraya taşınmasının mümkün olup olmadığını kapsamlı bir şekilde araştırıyor. Bu araştırma boyunca karşımıza çıkacak üç önemli kavram, insan, doğa ve etiktir. Kitabın okurları, gerek günlük dilde gerekse felsefe dilinde çok sık kullandığımız bu kavramları bir çatı altında tartışmanın zannedilenden daha güç olduğunu, ancak bu yönde bir çabanın, hedeflediği ufuklar düşünülürse, göze alınmaya değer olduğunu görecek.

“Spinoza ve Marx... İlki töz, mutlak, sonsuz, içkin, öz, varoluş, zorunluluk, etkime gücü gibi kavramlardan bahsediyor, diğeri tarih, sınıf, çelişki, emek, değer, üretim ilişkileri, yabancılaşma gibi kavramlardan. Birinin temel metni, tözün, sıfatların, tavırların geometrik yolla serimlendiği Ethica, diğerininki metanın, ücretin, değerin, paranın, sermayenin, makinenin birbiriyle bağıntısının matematiksel hesaplar ve formüllerle irdelendiği Das Kapital. Peki ilk bakışta iki ayrı şeyle iki farklı tarzda ilgi içindeymişçesine düşünülebilecek bu iki filozof hangi bağlamda bir araya getirilebilir? Bu bağlam, ekolojik bir varoluş tarzının yani ekopraksisin nesnel olanaklarının araştırılması olabilir mi? Kuşkusuz bu soruların yanıtı için iki filozofun doğa felsefelerine bakmak yerinde olacaktır. Zira ekolojik bir araştırmanın nesnelliğini temin edecek birincil disiplin doğa felsefesi, yani esasen ontoloji olabilir. Bu ontolojik araştırmanın tamamlayıcı boyutu ise toplumların kuruluşunun mantığına dair tarihsel bir okumadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91105</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8611494c-4cd5-43fa-a95e-2c5e501ddcbc.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Tanrılar</image:title>
            <image:caption>“Paralel evrenden enerji transferi ve sıradışı uzaylılar içeren çok katmanlı bir hikâye. Asimov’un yazdığı en iyi tekil eser.”  
–The Encyclopedia of Science Fiction 

Hugo En İyi Roman Ödülü / Nebula En İyi Roman Ödülü / Locus En İyi Roman Ödülü 
 
“TARİHTE MUTLU SONLAR DEĞİL, AŞILACAK KRİZ ANLARI VARDIR.” 
 
Isaac Asimov, bilimin içinden gelip bilimkurguda devrim yapan, bilimkurgunun üç büyük ustasından biri. İşte Tanrılar ise Asimov’un bağımsız bilimkurgu romanlarının zirvesi, yazarın kendi tabiriyle “bilimkurgudaki en iyi uzaylı tasvirini barındıran, ayrıca yazıp yazabileceğim en iyi metin.” 
 
Yirmi ikinci yüzyıl. Dünya, Elektron Pompası’nın icadıyla sınırsız ve bedava enerjiye ulaşmış durumda. İnsanlığın hayallerini gerçekleştirmesi ve gelişmesinin önünde neredeyse hiç engel yok. Bu başarının arkasında ise Dünya ile kendi paralel evrenleri arasında madde değişimi yapabilen uzaylılar var. 
 
Her ne kadar bedava olsa da bu enerji bedelden yoksun değil. Ne insanların ne de uzaylıların öngörebildiği bir felaket yakında: Güneş’in ve Dünya’nın tümüyle yıkımı. 
 
Bu felaketin farkında olan sadece birkaç kişi var: Dünyalı bir sürgün biliminsanı, ölen bir gezegende yaşayan asi bir uzaylı, Ay’da doğmuş ve geleceğe dair tutarlı tahminleri olan bir Sezgici. Onların söylediklerine inanan kimse olmasa da evrenlerin kurtuluşu bu üçlünün ellerinde. 
 
İşte Tanrılar, çabaları nafile olmayanların kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91106</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96eaed61-0146-458c-adef-6ef6705ae1a5.jpg</image:loc>
            <image:title>360 Bir Dünya Turu Seyahatnamesi</image:title>
            <image:caption>BİR DÜNYA TURUNUN
SOLUKSUZ HİKÂYESİ…

“Tek yapmam gereken o eşikten adım atıp kendimi dünyanın kollarına bırakmaktı. İşimden istifa ettim, sevdiklerimle vedalaştım ve kendimi tanımak, sorularıma cevap bulmak, insanlar ve anılar biriktirmek için dünya turuna çıktım. Ben kendimle tanışmak, kendimi anlamak için bu unutulmuş topraklarda yalnız kalmak istemiştim. Önce kendimi kaybetmem, bu koca dünyada sürüklenmem gerekiyordu. Kendini kaybetmeyen aramaya çıkamazdı…”

Herkesin hayalidir dünyayı bir uçtan bir uca dolaşmak. Masabaşı işlerden, büyük şehrin koşuşturmacasından ve iş-okul-ev arasında gitgide robotlaşan insani ilişkilerden sıyrılıp yeni bir sayfa açmak. Ancak hayal kurmanın dayanılmaz zevki yerini sonu gelmeyen parasal kaygılara, bir şeylere yetişmenin mümkün olmadığı günümüz dünyasının zamansızlığına bırakır. Peki, hakikaten uzak bir hayal midir sırtında bir çantayla her şeyi geride bırakıp kendini dünyanın kollarına bırakmak?
Kerimcan Akduman, ilk defa tek başına yurtdışına çıktığında bir daha hayatı eskisi gibi olmamıştı. Her gencin “Bu yaz kesin yapıyoruz!” diye niyet ettiği Avrupa turunu iki defa yaptı. Doğru seyahatin nasıl yapılması gerektiğine kaybola kaybola bulduğu yeni yollarda cesurca ilerleyerek karar verdi. Ve bir gün hayatın ertelemeye gelmeyecek kadar kısa olduğuyla yüzleşince kaygılarının sonunun gelmeyeceğini düşünüp işinden istifa etti; sevdikleriyle vedalaşıp kendini ve dünyayı keşfe çıktı. Yeri geldi Şaman ayinine katıldı, yeri geldi ateş karıncalı balık yiyerek karnını doyurdu, yeri geldi gülmenin-birlikte ağlayabilmenin her dilde aynı olduğunu kanıtlarcasına yeni arkadaşlıklar kurdu. İnkaların kayıp şehrine doğru ayaklarını uzattı ve Patagonya’nın kimsesiz topraklarında otostop çekti. Ama nihayet hayallerinin ona araladığı kapıdan geçip bilinmezlerle dolu dünyayla bir bütün oldu.

360: Bir Dünya Turu Seyahatnamesi, heyecan verici hikâyeler ve fotoğraflar eşliğinde ilerleyen, hayattaki tüm soruların cevaplarının dünya yollarında olduğuna inanan bir kitap… Kim bilir senin hikâyen de bu kitabın kapağını kapattıktan sonra başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91107</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1e1152b-5a2e-466c-990e-a73619952da2.jpg</image:loc>
            <image:title>Habsburglar</image:title>
            <image:caption>“Habsburglar sürükleyici, renkli, dramatik olmasının yanı sıra özlü, akademik ve konuya hâkim bir kitap. Martyn Rady, bir zamanlar Peru’dan Filipinler’e üzerinde güneş batmayan bir imparatorluk yönetmiş, Avrupa’nın en büyük hanedanının hikayesini bizlere anlatıyor. Dünya tarihinde neredeyse bin sene boyunca rol almış önemli bir aktörü konu alan Habsburglar içine din, cinayet, ensest, delilik, intihar, suikast karışmış yüksek siyaset ve aile mahremiyetini gözler önüne seriyor. Bu kitap destansı bir tarihi merak edenler için!” Simon Sebag Montefiore, Romanovlar’ın yazarı 
Habsburglar, asırlar boyunca Avrupa’da hüküm sürmüş olan kudretli bir hanedanın, kuruluşundan nihai yıkılışına kadar geçen bütün tarihi. Habsburglar yüzyıllarca Avrupa’nın büyük bölümüne hükmetti. Aslında sadece sıradan Alman asillerinden oluşan bu aile evlilikler ve fetihlerin yanı sıra sahte evraklar düzenleyerek, kendilerine sahte atalar bularak ve tabii şanslarının yaver gitmesiyle de Avrupa kıtasının en önemli hanedanlarından biri haline gelmeyi başardı. Martyn Rady, Habsburg hanedanı ve onun neredeyse 
bin sene içerisinde inşa etmiş olduğu –ve sonra da kaybettiği– siyasi, sosyal ve kültürel düzenin destansı hikâyesini Avrupa ve dünya tarihi bağlamında anlatıyor.  
Ortaçağ’da Habsburglar Svabya’dan Güney Almanya ve Avusturya’ya yayılmaya başladılar. 1452 tarihinde bir Habsburg dükü, III. Frederick namıyla Kutsal Roma İmparatoru olarak taç giyince artık hanedan “Avusturya Dünyaya Hükmedecek” düsturuyla hareket eden bir imparatorluk mefkûresine sahip oldu. 
Yüzyıllar boyunca Kutsal Roma İmparatoru unvanını ellerinden bırakmayan Habsburglar İtalya, İspanya, Yeni Dünya ve Pasifik’e yayılarak Şarlken’in tabiriyle, üzerinde güneş batmayan bir imparatorluk haline geldiler. Akabinde bitmek bilmeyen din savaşları, ihtilaller, değişimler, 1700’de İspanya İmparatorluğu’nun ellerinden çıkması ve 1806’da Kutsal Roma İmparatorluğu’nun çöküşüyle sürekli kan kaybettiler, ta ki Birinci Dünya Savaşı’nın neticesinde dağılmalarına kadar. 
Tarihçiler Habsburgları, her ne kadar Avrupa’nın kıyısında kalmış köhne, ayakta zor duran bir imparatorluğun hükümdarları olarak tasvir etmiş olsalar da Rady bu kitapta Habsburgların nasıl bir aile olduklarını gayet açıkça aktarıyor: Sadece fetihlerle değil Hıristiyan medeniyeti ve Roma Katolik Kilisesinin müdafaası, barış ve huzurun temini ve bilimle eğitimin himayesiyle dünyaya hükmetmek olan bir hanedan. Habsburglar, asırlar boyunca Avrupa’da hüküm sürmüş olan kudretli bir hanedanın, kuruluşundan nihai yıkılışına kadar geçen bütün tarihi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91108</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e9c1adb-87d2-4079-9b5c-3c6462cb09f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Theophanes Confessor’ün Kroniğinde Türkler: 284-813</image:title>
            <image:caption>Bir Bizans Kroniğinde 
Doğu Avrupa Türkleri… 
Bin yılı aşkın tarihi ile dünyanın en uzun süre hüküm süren devleti unvanına sahip Bizans İmparatorluğu, tarih yazma geleneği ile de dikkat çekmektedir. Neredeyse hiç boşluk bırakmadan art arda kaleme alınan Bizans kronikleri sadece Roma ve Avrupa tarihine değil aynı zamanda dünyanın birçok devlet ve kavminin tarihine de ışık tutmaktadır. İşte bu kroniklerden biri de Bizans kronikleri içerisinde hacim ve önem itibariyle ilk sırada yer alan, aynı zamanda Bizans tarihçiliğini zirveye taşıyan Theophanes’in kroniğidir. 
Theophanes’in hem dünyevî hem de dinî tarih bilgilerini bir araya getirmek suretiyle 810-814 yılları arasında kaleme aldığı kroniği, M.S. 284-813 yılları arasındaki süreci kapsamakta ve bir Dünya Tarihi niteliği taşımaktadır. Kroniğin en çarpıcı özelliği; sadece Bizans imparatorluk yıllıklarını değil, aynı zamanda Hıristiyan Doğu’ya ait kaynakları da ihtivâ etmesi, yine bu kaynakların büyük bir kısmının zaman içerisinde yok olması ve barındırdıkları bilginin bu kronik yoluyla günümüze ulaşmış olması gerçeğidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91109</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f07efe6-59a6-474f-8c25-94b391883f70.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatih Devri Üzerinde Tetkikler Ve Vesikalar I (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Fatih Devrine Dair 
Başucu Kaynağı… 

“İstanbul’un fethi, yalnız Sultan Mehmed’in saltanatı için değil, Osmanlı Devleti için bir ölüm kalım dâvası olarak ortada idi. Fatih Mehmed, Osmanlı Devleti’nin bu hayati dâvasını kendi şahsında ve kendi istikbali için en trajik bir şekilde hissetmiş son Osmanlı hükümdarıdır. O, düğümü kılıçla kesmeği deneyecektir.”
- Halil İnalcık

Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1, Osmanlı İmparatorluğu’nu dünya tarihçiliğinin merkezine koyan Halil İnalcık’ın, ilk ve en önemli çalışmalarından biri. İnalcık, ilk defa 1954 yılında yayımlanan bu eserde geleceğin fatihi olarak dünya tarihinde önemli bir mevkii kazanacak II. Mehmed’in ilk sultanlık tecrübesini ve iktidarını güçlendirmek için babası ve devlet adamları ile olan rekabetini zengin kaynaklardan damıttığı bilgilerle analiz ediyor.
Dört bölümden meydana gelen eserin ilk üç bölümünde İstanbul’un 1453 tarihindeki fethine giden son on yıllık gergin devir (1443-1453) ele alınıyor. İnalcık’ın “imparatorluk buhranı” olarak 
tanımladığı bu dönem, II. Murad’ın oğlu Şehzade Mehmed lehine tahtan çekilmesi, Osmanlıları Balkanlar’dan atma ümidiyle bir araya gelen Haçlı ordusunun Varna’da yenilgiye uğratılması (1444), II. Murad’ın iki yıl sonra tekrar tahta dönüşü, Osmanlı siyasi eliti arasındaki mücadeleler ve bu çekişmenin iç ve dış siyasi gelişmelere yansımaları gibi pek çok kritik tarihi meseleyi barındırıyor. İnalcık dördüncü bölümde ise Osmanlıların Balkanlar’da kurdukları toprak sistemini ve idari rejimini inceliyor, Osmanlıların Balkanlar’a yerleşmesine dair birçok görüşü temelden sorgulayan bir perspektif sunuyor.
Yarım asrı aşkın bir zamandır alanında kaynak olarak kullanılan Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1, yeniden tarihçilerin ve meraklıların başucundaki yerini alıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91110</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23ab9264-41c2-4fb3-b88c-1ddcb6603a43.jpg</image:loc>
            <image:title>Stalin’in Savaşı</image:title>
            <image:caption>“Efsaneleri boşa çıkaran tarihçi, İkinci Dünya Savaşı’na çığır açan, kışkırtıcı bir yorum getiriyor. Başarılı, korkusuz ve coşkulu yazar, ‘efsaneleri yıkıp geçiyor’… McMeekin, birden fazla dilde çalışan saygın bir araştırmacı ve mühim sorular sormaya, yargılamaya hazır… Savaşın öyküsünü güzelce, Yugoslavya ve Finlandiya gibi küçük çaplı devletlerin iç siyasetinden küresel bağlama kadar ve etkileyici bir kapsamda anlatıyor. Bize de, Doğu Avrupa için Sovyetler tarafından “kurtarılmanın” ne anlam ifade ettiğini hatırlatıyor… McMeekin’in, bu savaşı gereğinden fazla zamandır haklı savaş olarak gördüğümüz tespiti çok isabetli. Kitabı, bu savaşı ve neticelerini yeniden değerlendirmemize sebep olacak, kendisinin de bunu umduğunu düşünüyorum.” 
Margaret Macmillan 

Ödüllü tarihçi Sean McMeekin, ezber bozan bu yeni eserinde İkinci Dünya Savaşı’ndaki tetikleyici gücün Hitler değil Stalin olduğunu anlatıyor. Sovyet, Amerikan ve Avrupa arşivlerinde yapılan iddialı bir araştırmanın ürünü olan Stalin’in Savaşı, savaşın merkezini Batı’dan Doğu’ya taşıyarak, İkinci Dünya Savaşı’na devrim niteliğinde bir bakış sunuyor. Hitler’in soykırım hırsı, küresel yıkımla sonuçlanan bu savaşın çıkmasına katkıda bulunmuş olabilir lâkin McMeekin, Batılı Güçler ile Nazi Almanyası’nın birbirine ağır darbeler vurarak güçten düşmeleri arzusuyla, 1939 Eylül’ünde Avrupa’da patlak veren harbin başlamasını Hitler’in değil Stalin’in arzu ettiğini öne sürüyor. Yazar, 1941-1945 yılları arasında 
devam eden Pasifik Savaşı’nın da, Stalin’in nihai hasmı olarak gördüğü kapitalist “Anglo-Sakson” güçleri ile Japonya arasında yıkıcı bir yıpratma harbine dönüşerek Sovyet liderinin bir diğer hedefini gerçekleştirdiğini aktarıyor. 
McMeekin bu eserinde, ABD ve İngiltere’nin, Sovyetlerin tüm taleplerine neredeyse gözü kapalı yerine getirdikleri Ödünç Verme-Kiralama yardımı başta olmak üzere, âdeta kendi kuyularını kazan stratejik eylemlerle Sovyet Komünizmini nasıl kurtardıklarını da ele alıyor. Anglo-Amerikalılar tarafından temin edilen silahların, sanayi ve teknoloji transferlerinin, Kızıl Ordu’nun tükettiği gıdalar ile diğer ikmal maddelerinin Stalin’in savaş makinesinin işlevinde ne kadar can alıcı bir yeri olduğu da titizlikle inceleniyor. 
Batılı Müttefiklerin bu yardımlarının, Berlin’den Pekin’e kadar Avrasya’nın çoğunu komünizm bayrağı altında fethetmek üzere Stalin’in ordularına nasıl destek olduğunu gösteriyor. 
Stalin’in Savaşı, İkinci Dünya Savaşı’na çığır açıcı yeni bir çerçeveden bakarak, mevcut dünya düzenini anlamak isteyenlerin mutlaka değerlendirmeleri gereken bir perspektif sunuyor. 
 
“Sean McMeekin’in yeni eseri, II. Dünya Savaşı tarih yazımında büyük bir boşluğu dolduruyor. Rusya ve diğer ülkelerin arşivlerinde yapılan kapsamlı araştırmalara dayandırdığı Stalin’in dış siyasetine dair incelemesinde yeni yollar keşfederken, bilinçsiz bir şekilde abartılan ‘Hitler’in savaşı’ vurgusu gibi birçok efsaneyi de boşa çıkarıyor. McMeekin en nihayetinde, hem 1939’da savaşın çıkmasına hem de ardından yaşanan korkunç katliama ait sorumluluğun iki tiranın üzerinde olduğunu ortaya koyuyor.”  
Nikolai Tolstoy, tarihçi yazar 
 
“Sürükleyici, mahir, anlaşılması kolay ve her zamanki gibi çarpıcı bir şekilde çığır açıcı.” 
Simon Sebag Montefiore, Stalin: Kızıl Çar’ın Sarayı ve Genç Stalin’in yazarı 
 
“McMeekin’den ödüle talip bir eser daha. Niall Ferguson’un, İngiltere’nin I. Dünya Savaşı’na girmemesi gerektiğini iddia eden The Pity of War kitabına eşlik etmeye layık bir kitap. Dahice kaleme alınmış, aykırı bir tarih yazımı.” 
Kirkus Review 
 
“İsabetli karakter tasvirleri, askerî ve diplomatik manevralara ilişkin aydınlatıcı analizlerle dolu eserde yazar, II. Dünya Savaşı’nın sebepleri, gelişmeleri ve yankılarını, kabiliyetli ve ikna edici bir şekilde, farklı bir çerçeveden aktarıyor.” 
Publishers Weeky 
 
“McMeekin’in Stalin’in Savaşı’ndaki yaklaşımı hem özgün hem de çarpıcı. Eseri müthiş bir netlikle kaleme almış.” 
Antony Beevor, Tarihçi, Berlin’in Düşüşü 1945 ve Stalingrad’ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91111</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63b22404-8cc1-4bb5-b138-e52e3a8f13ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş Yakmak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Jack London, Kuzey topraklarını konu alan eserlerinde okurlarını buzla sarmalanmış bir diyarda adım adım gezdirir. Biri 1902’de, öbürü 1908’de yayımlanan ve “Ateş Yakmak” başlığını paylaşsalar da birbirlerinden olay örgüsü yönünden ayrılan iki hikâyeyle, “Yaşama Azmi” adlı üçüncü bir hikâyenin bir araya getirildiği bu derlemede de Jack London insanın buz kaplı doğayla ve kendi benliğiyle yüzleşmesini anlatır.  Gençliğinde Klondike bölgesine altın aramaya giden ve soğuğun hüküm sürdüğü bu topraklarda bizzat yaşamış olan London, Alaska’dan Yukon’a, Kolondike’ten Kanada tundralarına kadar yörenin coğrafyasına ve sakinlerine oldukça hâkimdir. Jack London’ın karakterleri Kuzey’in dört bir yanda uzanan bembeyaz topraklarında vahşi doğanın gücüyle amansız bir mücadele halindedir. Doğanın, soğuğun ve pek iyi bilmedikleri bir coğrafyanın pençesinde, hayata tutunmaya çalışırlar.  Ve ateş yakmak, bu varoluş mücadelesinin ilk adımıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91112</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd865eec-7a92-4fac-ae41-895d91622c47.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülü Kehanet Kartları (Cep Boy)</image:title>
            <image:caption>48 Kartlık Deste ve Rehber Kitap.
Bu kitapta Büyülü Kehanet Kartları’yla kendiniz ve başkaları için doğru okumalar yapabilmenizi sağlayacak talimatlar yer alıyor. Kitap kartlarda resmedilen Yeryüzü elementinden ilham alan tanımların yanı sıra, söz konusu resme tekabül eden temayı kapsayan bir mesaj da içermektedir. Bu kartlarla nasıl çalışılacağını öğrenmek çok kolay. Bu sayede sezgisel benliğiniz ile Yeryüzünün ruhunun işbirliğinden doğan bilgeliğe ulaşacak ve tavsiyeler alacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91113</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59b6d071-f511-4dda-ab9a-dc18d5152412.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Madeni</image:title>
            <image:caption>“Lütfen unutma Ada, bir ağaca ancak kesilmeden önce yardım edebilirsin. 
Sular kirlenirse... Sonra ne suyu ne yağmuru ne toprağı temizleyebilirsin.” 
Bu kitapta ressam Aslı Sinman Kutluay&apos;ın rengarenk resimleri eşliğinde toprağını, suyunu, ağacını korumak için el ele tutuşanların öyküsünü okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91114</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b6fd29b-964f-48f3-bf76-895ee97b33af.jpg</image:loc>
            <image:title>Kirli Para</image:title>
            <image:caption>İsviçre’nin en önemli offshore bankalarından Swiss United Bank adına çalışan başarılı bankacı Matthew Werner’ın bulunduğu jet şüpheli bir şekilde düşer. Bu esrarengiz ölüm eşi Annabel’i bankacılık dünyasının sırlarını ortaya çıkarmaya iter. Banka hakkında dünyayı sarsacak çok önemli bir haber üzerinde çalışan tutkulu gazeteci Marina ise finans dünyasının en güçlü erkeklerinin hatta kendisine çok yakın olan bazılarının bile şaibeli işlerin içinde olduğunu görür. Eğer Marina haberi yayımlarsa bu aynı zamanda Annabel’i üzen sorulara da cevap olacaktır.

Finans dünyasındaki entrikaların işlendiği gerilimi yüksek ve sürükleyici bir roman olan Kirli Para, The New York Times çok satan yazarlarından Cristina Alger’i bu türde başarılı bir yazar olarak gösteriyor.

“Finans sektörünü konu alan sürükleyici gerilim hikâyeleri okumaya alışık değiliz... Ancak Cristina Alger bu konuda tüm sınavları geçer... Aşırı zengin bankacılık dünyasının karanlığına heyecan dolu bir yolculuk sizi bekliyor.” 
—The Times (UK)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91115</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/127afa08-e12b-4ec0-a025-380c9be7bcc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Geronimo</image:title>
            <image:caption>İntikam ateşiyle dolu bir Apaçi’nin öyküsü... 
Apaçi Kızılderililerinin gerçek yaşamlarını onların büyük şeflerinin ağzından dinleyeceksiniz bu kez! 
Geronimo! 
O Kızılderili bir lider. 
Bir savaşçı... 
Beyazlara karşı mücadele veren kahraman son Kızılderili... 
Apaçiler arasında en saygı duyulan kişi... 
1858 yılında bir gün eve döndüğünde, eşi, annesi ve üç çocuğunu İspanyollar tarafından öldürülmüş buldu. O günden sonra her beyaza düşman kesildi. İçinde günden güne büyüyen intikam ateşiyle pek çok beyaz insanı öldürmeye çalıştı. İntikam ateşiyle yanıp tutuşan bir şamandı o... İyi bir şifacıydı. Büyücüydü. Bu onu ruhsal ve entelektüel bir lider yapıyordu. 
1870’te San Carlos’a yerleştirilen Geronimo, buradan kaçmayı başardıysa da tutuklanıp geri gönderildi. Dört kez daha kaçmayı başarıp tutuklanan Geronimo, beşinci kaçışından sonra yıllarca bulunamadı. Geronimo’yu yakalayamayan süvariler köylere saldırıp kadınları ve çocukları katletmeye başladığında ortaya çıktı. Halkına zarar gelmemesi için teslim oldu. 
Bir savaş mahkûmu olarak can vermeden önce S. M. Barrett’a hayatını olduğu gibi aktardı. İşte bu kitap ölümünden sonra naaşının gömüldüğü yerde bulunamayan şaman bir savaşçının öyküsü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91116</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0af0c06-af53-4509-b11b-c1103be1e7ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Makedonya&apos;dan Fransa&apos;ya - Hakim&apos;in Yolculuğu 3</image:title>
            <image:caption>Yüreğinin sesinden gidince daha mı kolay kavuşur insan sevdiğine?
Fabien Toulmé&apos;nin gerçek kişilerden ve yaşanmış olaylardan esin alarak üç ciltlik bir seriye dönüştürdüğü Hakim&apos;in Yolculuğu, sığınacak bir liman bulamadan yitip giden göçmenlere adanmış etkileyici bir grafik roman.
Sanatçının uzun araştırmaları ve bir buçuk yıla yayılan ikili görüşmeleri sonucu şekillenen anlatısı, Suriye&apos;deki savaş nedeniyle sahip olduğu her şeyi geride bırakıp yeni ve daha “yaşanabilir” bir hayat kurma hayaliyle yollara düşen kendi hâlinde bir bahçıvanın mücadelesine tanıklık ediyor. Seri, genç adamın Şam&apos;ın güney banliyösünden başlayarak Lübnan, Ürdün, Türkiye, Yunanistan, Makedonya, Sırbistan, Macaristan, Avusturya ve İsviçre üzerinden Fransa&apos;nın Aix-en-Provence şehrinde noktalanan zorlu yolculuğunu odağına alıyor.
Toplumsal yansımaları küresel boyutta hissedilen mülteci krizini farklı açılardan ele alan Toulmé, pek çokları için birer “öteki” olarak nitelenen mültecilerin yaşadıklarını anlamak ve anlatmak için çaba göstermekle kalmıyor; insanlık onuru gibi önemli bir konuya da dikkat çekiyor.
Evimi terk edeli nerdeyse üç yıl oluyor.
Serinin üçüncü cildi, 2015 yılının eylül ayına uzanıyor ve Hakim&apos;in yasadışı yollarla Makedonya&apos;dan Fransa&apos;ya kaçışını sayfalarına taşıyor. Baba ve oğul Atina&apos;ya varmış olsalar da Fransa&apos;ya ulaşabilmeleri için katetmeleri gereken yol uzun ve çetrefillidir. Orta Avrupa&apos;da yükselen yabancı düşmanlığına bağlı olarak Hakim ve oğlu, yolculuk boyunca insanlık dışı muamelelerle karşılaşırlar. Balık istifi araçlara bindirilip mülteci kamplarında zorlu günler geçirirler. Açlık ve dondurucu soğukla sınanıp kimi zaman parklarda kimi zaman sokaklarda sabahlarlar. Sınırları, gecenin zifiri karanlığında yürüyerek geçerler. Çaresizlik ve korku hissi tüm hücrelerini kaplamış olsa da Hakim asla kaderine teslim olmaz. Kalbinde yeşerttiği umut, oğlu Hadi&apos;nin varlığı ve diğer mültecilerle arasındaki koşulsuz dayanışma onu geç de olsa hedefine, ailesine kavuşturacaktır...
Yakın geçmişimizde ve coğrafyamızda yaşanan “iç acıtıcı” olayları en doğru ve tarafsız şekilde aktarabilmek için bir mültecinin tanıklığına başvuran Hakim&apos;in Yolculuğu, göçmenlere yardım eli uzatanlara ve dünyanın daha insani bir yer olmasına katkıda bulunanlara içten bir selam gönderiyor.
Yaşanmış bir hikâyeye dayanmasından ötürü hem bir belgesel hem de merak uyandırıcı bir haber röportaj niteliği taşıyan ve yaşama dair her duyguyu içinde barındıran seri, usta bir çizer ve hikâye anlatıcısı olan Fabien Toulmé&apos;nin güçlü görselleriyle müthiş bir sinematografik anlatım sergiliyor.
Artık beraberiz!
Sonsuza dek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91117</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5e70870-038e-4db2-8c91-bb4b9791e425.jpg</image:loc>
            <image:title>Zerdüşt-Bende Olan Ne Varsa Sizin Elinizde de Gizli</image:title>
            <image:caption>“Ben Zerdüşt, doğruluğun yandaşı, sevgi ve erdemin sözcüsü, kötülerin ve yalancıların düşmanı, iyilerin yaveri...” 
Hakikat yolunun yalnız arayıcısı Zerdüşt, aklını varlığıyla bütünleştirmiş, özgürlüğün ruhuna nüfuz etmesine izin vermiş bir bilgedir. Mozart’tan Nietzsche’ye, Stanley Kubrick’ten Jung’a kadar pek çok sanatçıya ve filozofa ilham olmuştur. 
Dünyanın en eski tek tanrılı vahiy dini Zerdüştlüğün peygamberi olan Zerdüşt, Tanrı’ya yapılacak ibadetin; dürüst düşünce, dürüst söz ve dürüst dualar sergilemekten geçtiğini anlatır. Zerdüşt’ün tanrısı Ahura Mazda, varlığı bağışlayandır ve aynı zamanda aklın kendisidir. Öğretisini Gatha’lar olarak bilinen on yedi ilahiyle insanlığa ileten Zerdüşt, binlerce yıl öncesinden seslenerek bizleri ümit, aşk ve muhabbetle dolu dünyasına davet ediyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91118</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b20e99b2-f1c0-4bc9-a0a3-16a1b6e32671.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Albümü</image:title>
            <image:caption>Aile Albümü’nde eski kuşaklardan ve günümüzden 80 şairin 127 şiiri yer alıyor. Bu şiirlerin ortak özelliği kişiyi eksen alan, bir anlamda vesikalık denebilecek şiirler olmaları. Kimisi çok bilinen kimisi ise biraz karanlıkta kalmış bu şiirler kendi dönemsel özellikleri ve temsil kabiliyetleriyle başka bir ışık altında yan yana getirilmiş bir edebi portreler galerisi oluşturuyorlar. Mungan’a kulak verelim: 
“Bu seçki sizde kucağınıza aldığınız bir ‘aile albümü’ hissi uyandırsın istedim; kendi hayatınızdan, yaşadığınız kentlerden, oturduğunuz mahallelerden, büyüdüğünüz sokaklardan tanıdık gelecek yüzlerin, hayatların, açık ya da örtülü varlığını sezdiren hikâyelerin içinde yer aldığı, ‘tasvir edilen’ kişileri gözünüzde canlandırabileceğiniz şiirlerden oluşan ‘aile boyu’ bir albüm yapmak istedim. Farklı bir prizmayla geçmişten günümüze, dedelerden, ninelerden torunlara iz düşüren bir soy ağacı, simli bir şiir tarihi… Ömrü yıllara, zamanlara dağılmış şairler ailesinin bir albümü.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91119</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/222faa2d-b364-41bd-b227-d4e120468cb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Platonia ile Bael</image:title>
            <image:caption>Platonia ile Bael seviyorlar birbirlerini, farklı diyarlardan gelip bir yuva kuruyorlar birlikte. Evlilik onları aynı yerde buluştursa da ayrı bakıyorlar meselelere. Kadın duygularına, erkek mantığına tutunmuş; çekiyor sürekli biri kendine diğerini. Evlilik gerçekten bu kadar gerilimli mi? Yoksa bilge ağaç Gariba öğretebilir mi ilişkilerdeki ve yaşamdaki dengeyi? 
Gelin, Platonia’nın nüktedan ve coşkulu sesine kulak verin! Bir kadının kendine has iç âleminden dinleyin evlilik masalını. Gelgitleri, haklı veya haksız tüm hareketleriyle yaşama bir de onun gözünden bakın. Vakit zaten hızlı akıyor biraz ANda kalarak rahatlamaya çalışın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91120</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50e83287-dc94-4b55-80cc-d1b804881df5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolan Sesler</image:title>
            <image:caption>Taiap ve Ubıhça nadir bir kuş türü veya ölmekte olan bir mercan kayalığı olsaydı, belki daha fazla insan onların içinde bulunduğu durumu bilir ve endişelenirdi. Ancak dünyanın her yerinde birçok benzersiz yerel dil, daha önce hiç görülmemiş bir hızla ölüyor. Bunu çok az insan biliyor veya önemsiyor. Peki, bu seslere ne oldu? Bu kitap dillerin neden ve nasıl yok olduğunun dramatik hikâyesini anlatıyor… 
 Kaybolan Sesler, bu gidişatın ürkütücü olmanın ötesinde anlamlar taşıdığını savunur. Dillerin kaybolması ve çevre sorunları arasındaki bağlantıyı öne çıkarır, kaybolan dillerin aslında dünya çapında yıkılmak üzere olan ekosistemin bir parçası olduğunu gösterir. Yağmur ormanları gibi değerli çevre kaynaklarını korumak için verilen savaşın, farklı kültürlerin ayakta kalması için verilen savaştan ayrılamayacağını ve ekolojik yıkım gibi dil ölümünün nedenlerinin de ekoloji-politika kavşağında bulunacağını öne sürer, çeşitli çözüm yolları ve stratejiler sunar. 
Antropolog Daniel Nettle ve Oxford Üniversitesi’nden Suzanne Romaine, dünyanın yok olmakta olan dillerini savunurken ölen dillerin son konuşanlarına da saygılarını sunar. Güney Carolina’da yaşayan Kızılderili Kızıl Fırtına Bulutu, Man dilini 1974’te beraberinde mezara götüren Ned Mandrell, dilbilimcilerin sesini kaydetmek için Türkiye’deki Hacıosman köyüne akın ettiği Tevfik Esenç gibi isimlere… 
Eğer bir gün dillerin paha biçilmez mirasını yok olmaktan kurtarabilirsek, bunda Kaybolan Sesler’in çok önemli bir payı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91121</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d575a9e-5996-4bf9-b58a-9267a87f4008.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano İçin Polifonik Düzenlemeler</image:title>
            <image:caption>Çeçen Kızı 
Güvercin Uçuverdi 
Ey Büt-i Nev Eda 
Yine Bir Gülnihal 
Tuti Mucize Guyem 
Şu Dereler Şu Düzler 
Kürdilihicazkar Saz Semaisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91122</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9a88c8a-31f2-46e2-9de1-3f54ba780ae6.jpg</image:loc>
            <image:title>Tepegöz</image:title>
            <image:caption>Oğuz yiğitlerinin cengi ve lanetli, baş belası bir devin romanı.  
“Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut’u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar.” 
- Ord. Prof. M. Fuat KÖPRÜLÜ 
“Dede Korkut Romanları” serisinin üçüncü kitabı Tepegöz, Oğuzların kudretli bir beyi olan Aruz Han’ın Oğuzların bilgesi Dede Korkut’a akıl danışmaya gitmesiyle başlar. Aruz Han, yıllar evvel oğlunu kaybetmiş acılı bir babadır. Ve son zamanlarda ortalıkta dolaşan bir havadis sebebiyle fazlaca kaygılanmaktadır. 
Oğuz beyleri bir av dönüşü, bir kütleye rastlarlar. Kütleyi tepince, kütlenin içinden tek gözlü tuhaf bir bebek çıkar. Aruz Han, bebeğe kıyamaz ve onu evine götürür. Kısa zamanda bir deve dönüşen Tepegöz, eşkıya olup Oğuzlarla savaşa tutuşur. Parmağındaki sihirli yüzük sebebiyle kimse ona bir şey yapamaz. Ta ki aslan avcısı korkusuz Basat, aylar önce gittiği savaştan dönene kadar… 
Tarihi bir roman olarak kaleme aldığı bu kitabında Ufuk Tufan, Oğuz Türklerinin başına bela olan, üzerlerine lanet olup çöken; Oğuzlarla yedi büyük savaşa girip onları haraca bağlayan; Oğuz’da neredeyse yemedik adam ve koyun bırakmayan tek gözlü bir dev ile aslan avcısı Basat’ın amansız savaşını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91123</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dae58faf-f693-43c9-9699-6f32c16626e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yok Çünkü Telafisi</image:title>
            <image:caption>“Handan orada bütün kadınların özeti gibi oturuyordu, daha doğrusu ben onun üzerinden oluşturduğum imgeye kadınlarda aradığım ne varsa yüklemiştim.”
 
Brüksel bitpazarında bir tezgâhta, üzerinde saksı izi olan, cilasız, eski bir sehpa. Gazeteci Murat Bora’nın hayatı, satın aldığı bu mobilyanın Abülhamit’in yaptığı bir tıraş sehpası olduğunu öğrenmesiyle değişir. Vaktiyle Pera’da müzayedeye çıkmış bu kıymetli eser nasıl olup da Brüksel’e gelmiş, bitpazarına düşmüştür? Sehpanın hikâyesini araştırmaya başlayan Murat, kendini bir keşif serüveninin içinde bulur: Tarihin karanlığına gömülmüş karmaşık aile ilişkileri, polisiye bir vaka, bizzat kendi geçmişi ve sonunda tutkulu bir aşk!
 
İlk romanı Işık Ülkesinden ile Yunus Nadir Roman Ödülü’nü kazanan Zeynep Göğüş, roman yolculuğunun yeni uğrağı Yok Çünkü Telafisi ile 2022 Oktay Akbal Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91124</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee722ec2-2545-418c-a462-e634324231a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük Annemi Öpmedi</image:title>
            <image:caption>“Dönüp baktığımda, bana ait anılar hep yabancıların arasında, hep hüzün doluydu. Direngen olmaya karar verdiğimde iki türlü savaşın ortasında kalmıştım. İlki; anlam veremediğim geçersiz nedenlerden dolayı beni kendinden uzaklaştırmış, uzak, bilmediğim yerlere atmış olan annemi hayatımın neresine koyacağımı bulma savaşıydı. İkincisi ise...” 

Bir insan yetişirken; bulunduğu çevrenin ve dayatılan davranışların insan üzerindeki önemini ortaya koyan bir roman olmuş. Özgürlüğün yasaklanmasının ve baskıların bir insan üzerinde ne kadar etkili olduğunu pedagojik açıdan ele alarak ne gibi sorunlara yol açtığını anlatan öykü, aslında her insanın; karanlık, yalnız, kırılgan ve içe dönük olma durumunun anlaşılmaz derinliğini, etkileyici ve şiirsel bir dille anlatmış Gülay Vural. 
Cezmi ERSÖZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91125</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a2e8682-e39a-4ab4-8daf-dfae22047824.jpg</image:loc>
            <image:title>Aralık</image:title>
            <image:caption>Bazen, bitmesin dediğiniz kısacık bir an, bütün hayatınıza tekabül edebiliyor. Geçirilen tüm vakitler, o zamanın yansıması oluyor. Bunu değiştirmek tek isteğiniz olsa da, ne yazık ki, değiştiremeyeceğinizi kabul etmek zorunda kalıyorsunuz. Ben de, istemeyerek de olsa, bunu kabullenmek zorunda kaldım. Artık bu hayatta tek başına olduğum ve tek başına devam edeceğim gerçeğiyle yüzleştim. 
Aralık, doğruluğu ve dürüstlüğü görev edinmiş, başarılı bir adamın yaşadıklarından sonra alacağı intikamı anlatan, hayatın gerçekçiliğini gözler önüne seren, sarsıcı bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91126</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5a2ba94-4362-466e-8738-2f8fa4f5c89f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Gözlerimde</image:title>
            <image:caption>Yaşamak ne zormuş ıskalanan hayatta! Soğudu yaşam; zamanın dışında, bir boşluğun içinde sallanıyor yüreğim. Büyük yanılgılar ve yenilgiler yaşamış bir insanım artık. Pusulam bozuk. Hangi yöne dönsem orası hüzünler ülkesi. Acılarımın gölgesinde ömrüm nasıl geçecek? 
Mesut Derdigüzel işinde iyi bir gazetecidir. Her şey yolunda giderken bir gün birdenbire hayatının seyri değişir: Almanya’da çalıştığı gazete iflas eder, işsiz kalır ve terk edilir. Geçmiş travmalarını tetikleyen bu durum onun Frankfurt’ta kalmasını imkânsız kılar ve yeni bir başlangıç yapmak üzere doğduğu topraklara, Trabzon’a gitme kararı alır. Orada yerel bir gazetede çalışmaya başlayan Mesut, kendini bir çocuk kaçırma vakasının gizemini çözmeye adar. 
Araştırdıkça çetrefilleşen bu dava çözülebilecek midir? 
Peki ya kendi acılarını başkalarınınkiyle harmanlayan bu adam ruhunu kurtarabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91127</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9396929-f299-4ed2-9794-c029e5f676d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulagan &amp; Son Kartal</image:title>
            <image:caption>Ulu bir devletten geriye kalan son savaşçının ölüm feryatları, rüzgârın uğultusuna karışıp zaman zaman kulağına kadar geliyordu. Oysa ortada bir savaş yoktu… Biraz önce zirvesine çıktığı sarp dağdan, ilerideki saklı bir gölün üstüne düşen kara bulutların gölgesine baktı ve şöyle dedi: 

“Vakit yok, gelmekte olan her neyse, yaklaştı artık…” 

Kan ter içinde Bulagan’ın yanına gelen yoldaşları, sıra dışı bir zamanda, sıra dışı bir vazife üstlendiklerini artık daha iyi anlıyorlardı. Nandor, kabzasında duran çift kılıcı iki eliyle yokladı. Şahin, sadağından kara kirişli yayına, üzerinde yılanbaşı olan bir ok çekip yerleştirdi. Barkın, gözlerini kapatıp nefesini tuttuktan sonra topuzunu kavradı ve şöyle mırıldandı: 

“Gelmekte olan bize değil, biz ona yaklaştık. Varsın artık o düşünsün.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91128</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2a5c65a-ab0f-4477-9b66-8df5f04e7dd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozuk Bir Türkçeyim Ülkemde</image:title>
            <image:caption>Bilmiyorsunuz, 
Kalbim, şimdi kırlangıçlara yol olan bir teklik 
Urbasında dünyanın öfkesini sakinleyen bir hiçlik 
Ve tüm sıfatları düzensiz bulutlara çeviren bir çelimsizlik 
İçinde kıvranıyor. 
Hangi hâkim yargılasa bizi 
Müebbedin kralını demirliyor denizlerimize 
İdam kurtuluştur ama 
Asmıyorlar yüzümüzü 
Âşık bir kadının göğüslerine. 
Gülmek bir tesadüften ibaret 
Uzun süre rastlanılmayan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91129</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28884490-527d-42fd-8636-b684a29e9263.jpg</image:loc>
            <image:title>Nurettin Şazi Kösemihal’in Müzik Düşünceleri</image:title>
            <image:caption>Nurettin Şazi, müzik konusunda çağdaşlarına göre oldukça donanımlı bir sosyologdur. Müzisyen bir ailenin içerisine doğar. Babası sayesinde kanun ve kemanla tanışır. Çocukluk yıllarında başlayan keman eğitimini uzun yıllar ara vermeden ilerletir. İlk hocası Mahmut Ragıp Gazimihal’dir. Sonrasında Ekrem Zeki Ün ve Karl Berger gibi müzikolog ve sanatçılardan uzun yıllar dersler alır. Yurt içi ve yurt dışında birçok konser verir. Mahmut Ragıp Gazimihal’le amca çocuklarıdır. İdil Biret ise kuzeninin kızıdır. Hatta İdil Biret’in dört yaşında müzik dehasını keşfeden ve onun hakkında ilk yazıyı yazan Nurettin Şazi’dir. 

Elinizdeki kitap Nurettin Şazi’nin gizli kaldığını düşündüğümüz müzik kimliğini ve müzik düşüncesini müzikoloji ve sosyoloji camiasına tanıtmak için hazırlanmıştır. Amacımız Türk sosyolojisinin müzik konusunda en üretken yazarlarından biri olan Nurettin Şazi’nin, sahip olduğu müzikal donanımları ve savunduğu müzik idealini araştırmacılarla buluşturmaktır. Bu kitapta incelenen müzik makaleleri ve yürütülen tartışma konularından sadece müzikoloji camiası değil bir o kadar da sosyoloji araştırmacıları da istifade edeceklerdir. Çünkü bu kitap sayesinde Cumhuriyet’in ilk kuşak sosyologlarının müzik düşüncesi ve dönemin müzik tartışmalarındaki konumunu, Nurettin Şazi özelinde inceleyebilmek mümkündür. Ayrıca Türkiye’de müzik sosyolojisi düşüncesine ait ilk mevcut metinler ve müzik sosyologları hakkında çalışan gerek müzikoloji gerekse sosyoloji araştırmacıları da bu kitaptan faydalanabileceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91130</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63a5a79d-72a6-4923-8369-c83c6142366e.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano Eşlikli Viyola Sonatları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap öğretmenler ve öğrenciler için senelerdir süregelen notaya erişme zorlukları, erişilebilen notaların edisyon farklılıkları ve bu notaların defalarca çalışılmış olmasından kaynaklı sıkıntılardan dolayı derlenen ve düzenlenen viyola sonatlarından oluşmaktadır. Yurtdışından edinilen farklı edisyonlar nesilden nesile ancak fotokopi yöntemi ile aktarılabilmiş ve her çalışmada alınan notlar ve değiştirilen duateler notaları neredeyse okunmaz hale getirmiştir. Başta güzel sanatlar liseleri, eğitim fakültelerinin müzik eğitimi anabilim dalları, güzel sanatlar fakülteleri ve konservatuvarlarda yapılan viyola eğitimi için sonatların kolay erişilebilecek temiz notaları ve bu eserlerin piyano eşliklerinin olduğu bir albüm önem kazanmaktadır. 
 
Bu albümde Haendel, Telemann, Eccles ve Boccherini’ye ait 5 sonat yer almaktadır. Ana kitapta sonatların piyano eşlikli partileri, kitabın beraberindeki ayrı kitapçıkta ise sadece viyola partileri yer almaktadır. Eserler, viyola eğitiminde sıklıkla kullanılan sonatlar taranarak ve öğrencilerin teknik gelişimleri göz önünde bulundurularak seçilmiştir.  Öğrencilerin viyola eğitimindeki ilk senelerinden itibaren çalabilmelerine yönelik bir teknik içerik gözetilmiştir. Duateler ve konumlandırmalar olabildiğince çalgının yapısına ve yorumlamaya en uygun şekilde düzenlenmiştir. Sonatlar kolaydan zora doğru sıralanmıştır. Örneğin ilk sonat sadece I. konum içerirken en son sonat I., II., III., IV. ve V. konum geçişlidir. Öğrencilerin bir piyaniste ihtiyaç duymadan birlikte müzik yapma zevkini tatması için eserlerin piyano eşlikleri karekod şeklinde eserlerin başına eklenmiştir.  Bu eşliklere karekod okutarak ulaşabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91131</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52a42280-28ba-4536-a441-3eb10cc32852.jpg</image:loc>
            <image:title>Turizmi Haberleştirmek</image:title>
            <image:caption>Turizmi yalnızca tek boyutlu bir keyif ve boş zaman geçirme faaliyeti olarak haberleştirmek, turizm haberciliği sayılabilir mi? Turizmi haberleştirirken, yalnızca güneşin, denizin, kumun, kışın/karın ve dağların güzelliğini; yiyecek ve içeceklerin en lezzetlilerinin sunulduğu mekânları, sektörden kazanılan parayı mı anlatacak, yoksa sektörün doğaya, yerel kültür ve hayata etkisine de dikkat çekecek miyiz? Verilen hizmetin kalitesini, hizmet alanların memnuniyetini önemseyecek fakat o hizmeti veren kimi göçmen ve güvencesiz işçileri ilgi alanımızın dışında mı tutacağız? Turizm haberciliğini “doğruyu söylemek”ten farklı değerlendirip, bir destinasyonun “tanıtımı” adına, gerçek durumdan farklı bir tablo çizmeyi olağan mı sayacağız? Yoksa, “turizm haberciliği”nin kentleri, kültürleri, ülkeleri, insanları birbirine tanıtmak ve aralarında köprüler kurmak olduğu bilinciyle mi gazetecilik yapacağız? Bu kitapta; dünyanın farklı ülkelerinden gazeteciler, akademisyenler ve kaşifler turizm haberciliği konusundaki deneyimlerini aktarmaya ve yukarıdaki sorulara yanıt aramaya çalıştılar. Turizm haberciliğinin bir ayağında hikâyelerin yaratılması, diğer ayağında da o hikâyelerin anlatılması olduğunun, gazetecilerin de iyi bir hikâye anlatıcısı olmaları gerektiğinin altını çizdiler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91132</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9a33e27-91c1-4187-a758-8cf6bd935af3.jpg</image:loc>
            <image:title>Azbahar</image:title>
            <image:caption>Ve kuş kanatlarına yapıştırıp aşkı, 
Saldım gökyüzüne 
Uçsun dört bir yana! 
Sildim acıyı hatırlatan ne varsa… 
Sildim mevsimlerin adını, 
Böyle yazdım şiire; 
Bahar, yazbahar, azbahar, ilkbahar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91133</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae1a1d72-c6c2-4087-a28c-b7b5c7568b22.jpg</image:loc>
            <image:title>Bedeli Ödenmiş Cümleler</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitap, özellikle son 30 yıldaki çok yüksek tempolu bir koşuşturmada, 
kendime ayırdığım anlarda kaleme alındı. 
Öykü, şiir ve denemelerin her biri ruhumdan birer koku ve tat.  
&quot;Bedeli Ödenmiş Cümleler’de” sizler de kendinizden bir şeyler bulacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91134</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/364e4d7d-7dd8-498d-8cff-71464ff96100.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökkuşağının Mavisinde Buldum Seni</image:title>
            <image:caption>Geçerli akçe kibir, 
Can çekişiyor fikir. 
 
Duygularım med cezir, 
Kemir, nefsimi kemir. 
 
İşte böyle bir devir, Bekliyor bizi kabir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91135</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd35c83d-1452-4a33-a826-1b762afb96dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Hakla</image:title>
            <image:caption>İyi insanların din kanun ve kurallara ihtiyaçları yoktur, 
çünkü onların kanun ve kuralları kendi vicdanlarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91136</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02b8fab1-ef6a-4756-8089-f2b63fac76e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Bana İyi Geldin</image:title>
            <image:caption>İyi ki geldin dünyama 
Aniden böyle 
Sen bana iyi geldin yar 
Git desem de dinleme 
İlacı oldun ağrıyan kalbimin 
Kal gitme ne olur, sen kal benimle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91137</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9aa3269-844a-4877-9055-6a5c5d49640f.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Doktoru</image:title>
            <image:caption>Hazım sorunları olan bir ejderhaysanız… Kolu sürekli dikişlerinden ayrılan bir zombiyseniz… Ayakları sürekli sızlayan bir yetiyseniz…
Sizin için doğru adres Canavar Doktoru’dur. Hemen arayıp bir randevu alın çünkü doktor için hiçbir şey asla tedavi edilmeyecek kadar çok küçük değildir ya da hiçbir yaratık çok büyük değildir. Canavarların dünyası hiç bu kadar komik olmamıştı.
John Kelly’nin hem yazıp hem de çizdiği Canavar Doktoru ile sizler de sıra dışı yaratıkların sevimli dünyasına girmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91138</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cd572e2-3852-4384-b07c-bb60536f0ca0.jpg</image:loc>
            <image:title>Teen Titans Go! Parti Parti!</image:title>
            <image:caption>Evrendeki en havalı genç süper kahraman takımı Teen Titans ve takımın üyeleri Robin, Yıldız Ateşi, Cyborg, Kuzgun ve Canavar Çocuk! Onlar pizza canavarıyla, canlanan oyun konsoluyla ve beceriksiz kötüler birliğiyle savaşırken onlara eşlik edin. Süper kahraman temalı mini golf sahasını yok etmek, Silikon Vadisi’nde şirketin başına geçmek, balık git oyununu kıyasıya mücadeleyle oynamak, galaksilerarası telefon şakaları yapmak ya da yalnızca kızların katılabildiği pijama partileri düzenlemek ve çok daha fazlası... Dostlarımız bu şamata ve macera arasından hep zaferle çıkmayı başarıyor (yani çoğu zaman diyelim). Teen Titans bol eğlenceli hikâyelere imza atarken siz de eğlenin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91139</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ed5d6ea-a9d0-4e20-8e5a-9468d570bf94.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş</image:title>
            <image:caption>Alaska’nın ücra bir köşesinde annesiyle ve babasıyla birlikte mutlu bir hayat süren dokuz yaşındaki Rachel kendi kızak köpekleriyle yarışlara katılacağı günlerin hayalini kurar. Kızak köpekleri yetiştirip yarışlara katılan babası bir gün ona yeni doğan yavrulardan birini verince Rachel hayaline biraz daha yaklaşmış olur. Babası bu çelimsiz yavrunun kızak köpeği olamayacağını düşünür. Rachel da Gümüş adını verdiği yavrunun gerçek bir şampiyon olduğunu kanıtlamak için kolları sıvar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91140</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e77d42a-2c51-4cc1-8318-3d4f3f4d3e19.jpg</image:loc>
            <image:title>İp Kuyruklu Tavşan</image:title>
            <image:caption>İzbarço diğer tavşanlardan biraz farklı ve bu durum onu zaman zaman çok üzüyor. Diğerleri gibi ponpon bir kuyruğu olmadığı için arkadaşlarının kuyruğu hakkında yaptığı yorumlardan rahatsız oluyor. Sizce bir gün İzbarço’nun ve arkadaşlarının fikri değişir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91141</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f2b0ebf-9991-4b4d-9d24-5c3cef5f480e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarifsiz Neşe Değerli Hüzün</image:title>
            <image:caption>Yavuz Dizdar, Tarifsiz Neşe Değerli Hüzün’de güncel konuları yaşamdan örnekler vererek naif bir dille irdeliyor. 
Geçmişte göz ardı ederek büyümesine yol açtığımız 
sorunları geniş bir çerçevede ele alıyor.  
Deneyimlerini de içine katarak biçimlendirdiği anlatımı, 
hayatı yeniden anlama ve anlamlandırmaya yönelik 
samimi bir kılavuz özelliği taşıyor. 
“Gerçek hüzünler neşenin aksine doğurgandır, neşe etrafa mutluluk tohumları saçar, ama değerli hüzün o 
 tohumları esere dönüştürür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91142</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/881238d2-f9d3-4d27-a2fb-0013af3e9bd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalperest Koala</image:title>
            <image:caption>Hayalperest Koala her gece odasının camından yıldızları izliyor. Gökyüzünde neler var, bu yıldızlar nereden geliyor, nereye gidiyor? Bu merakını gidermek için ise bir fikri var. Hayalperest Koala ile gökyüzünde harika bir maceraya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91143</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1744953-5539-4e40-bdff-e8f9277ecfc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolan Dinozor</image:title>
            <image:caption>Cesaretin var mı dinozoru bulmaya?
En büyük, en güçlü olsa da...
Kaybetmiş kendini ormanda, belki de dağlarda. Nerede bu dinozor acaba? Bakalım sayfalarda gizlenen dinozoru bulabilecek misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91144</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7b1cd6d-7afd-4c86-abd8-251b9afc0979.jpg</image:loc>
            <image:title>Araçlar-Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Boyama Araçlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91145</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c150844a-539f-4c82-9638-990b71bf374c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumburlop Denize-Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Boyama Cumburlop Denize</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91146</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78dd1c75-8bd7-49aa-9050-f58455dffb82.jpg</image:loc>
            <image:title>Mikrop Avcıları-Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Boyama Mikrop Avcıları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91147</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b0e9290-e669-4c84-a493-aaa4fac0edd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Dürümler-Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Boyama Son Dürümler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91148</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83d049d4-4cc5-48d3-8b3f-365be205907d.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefesin Şifa Veren Gücü</image:title>
            <image:caption>Kadim öğretilerin uzun yıllardır bildiği ve söylediği şeyi artık bilim de söylüyor: Nefesimiz, sinir sistemimizi, kim olduğumuzu ve nasıl bir hayat yaşadığımızı etkiliyor. Psikoloji ve genel olarak tıp dünyasında yakın zamana kadar yeri olmayan nefes çalışmalarının, sinir sistemini nasıl hızlı ve kolay şekilde dönüştürebildiğini anlatan Nefesin Şifa Veren Gücü, okurları nefes farkındalığı yolculuğuna davet ediyor.
Nefesin Şifa Veren Gücü’nün temel iddiası şu: Nefes farkındalığı, kişinin bedenine, zihnine ve hayatına denge getirmesinin en kolay ve en güçlü yollarından biridir. Bu kitapta yer alan nefes çalışmalarını öğrenmek ve uygulamak için ihtiyacınız olan şeyler, gün içerisinde kendinize zaman ayırmak ve kayıtları dinlemek için bir kulaklık. Zeynep Aksoy’un seslendirdiği kayıtlar, nefes farkındalığı yolculuğunuzda yanı başınızda olacak ve böylelikle kitapta yer alan nefes çalışmalarını kolaylıkla hayatınıza katabileceksiniz.
Nefesin Şifa Veren Gücü’nde yer alan, öğrenmesi ve uygulaması kolay nefes çalışmaları ile stresi ve kaygınızı azaltabilir, konsantrasyonunuzu artırabilir ve sinir sisteminizi, dolayısıyla duygularınızı dengeleyebilirsiniz.

Bu kitapta Nefesin Şifa Veren Gücü ses kayıtlarını indirebileceğiniz bir QR kodu bulacaksınız.Kitabın bölümlerinde, ses kayıtlarının nefes çalışmalarında nasıl kullanılacağı açıklanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91149</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eacfa71-bb2f-4499-95ae-4a3440cd08d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklın Yolu</image:title>
            <image:caption>“Gayet zeki bir hayvan ile hayli sınırlı yeterlilikteki bir adam arasındaki uçurum muhtemelen bir mankafa ile bir dâhi arasındakinden daha büyük değildir. Bu yüzden, (...) onlar arasındaki bir başka bakımdan, eğilim ve duygularının benzerliğinden kaynaklanan ve yine her ikisini birbirine mezceden benzerlik zaman zaman şaşırtıcı şekilde bariz hale gelir ve hayreti mucip olur. Bu mülahaza bütün hayvanlarda iradenin asli ve esasi şey olduğunu açığa kavuşturur; buna mukabil zihin tali ve ilave bir şeydir, aslında iradenin hizmetinde safi bir araçtır.” Kitaplığın daha önceki kitapları Akıl Zayıflığı ve Akıl Sağlığı gibi, şimdi Aklın Yolu başlığıyla yayımlanan bu metin de aklın mahiyeti üzerinde duruyor, isteme karşısındaki vaziyetini, ona nazaran zayıf ve onun karşısında kırılgan yanlarını ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91150</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34eec7b2-cbb1-45ff-8ccc-bff196b25a78.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen ve Evren Uzay Yolcusu Kalmasın!</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en eğlenceli uzay yolculuğu başlıyor. 
Güneş sistemimizden GALAKSİMİZE ve ÖTESİNE uzanan bu İNANILMAZ yolculukta, kafayı uzayla bozmuş Dara Ó Briain&apos;a eşlik etmeye hazırlanın! 
Siz de bu soruların yanıtlarını merak edenlerden misiniz? 
Nasıl astronot olunur? (Çocuk oyuncağı! Ama abartıyor da olabilirim.) 
Venüs’ü ziyaret etmek nasıl fikir? (Berbat.) 
Evrenin sonu nasıl gelecek? (Dert etmeyin, gelmeyecek. Gerçekten!) 
Tüm bunları ve çok ama çok daha fazlasını KEŞFETMEK için evdeki RAHAT koltuğunuzu bırakmaya kararlıysanız, çantalar toplansın, uzay yolcusu kalmasın! 
 Dikkat! Elinizdeki kitap, bildiğiniz UZAY kitaplarına hiç benzemiyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91151</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34b1cfda-0b59-4b80-b643-0573d32effce.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhkoparan Morrigan Crow&apos;un Peşinde</image:title>
            <image:caption>38 Dile Çevrilen Nevermoor Serisi Devam Ediyor. 
 “2020’Nin En İyi Kitabi” Seçkilerinde 
Waterstones • Apple Book • Booktopia • Bookriot 
Nevermoor&apos;da Tuhaf Şeyler Oluyor… 
Morrigan Crow Ve Arkadaşları Wunderous Cemiyeti’nde Ilk Senelerini Atlattılar, Gudubet Pazarı’nın Alaşağı Edilmesine Yardım Ettiler Ve 919. Ekip’in Sadık Üyeleri Olduklarını Kanıtladılar. Şimdiyse Morrigan Yeni, Heyecan Verici Bir Zorlukla Karşı Karşıya: Usta Bir Wundersmith’in Vazgeçilmezi Olan “Aşağılık Yöntemler”I Öğrenmek Ve Kendisini Tüketmekle Tehdit Eden Gücü Kontrol Etmek. 
Keşke Hepsi Bu Kadar Olsa! Nevermoor’A Garip, Ürkütücü Bir Hastalık Musallat Oldu Ve Bulaştığı Wunder Hayvanları Av Peşinde Koşan Akılsız, Yırtıcı Hayvansılara Dönüştürüyor. Bu Illetin Kurbanları Çoğaldıkça Panik Yayılıyor Ve Sevdiği Şehir Korku Içinde Boğulurken Morrigan,  Ruhkoparan’A Deva Bulmanın Kendisine Düştüğünü Anlıyor… Bu Arayışı Onu –Ve Nevermoor&apos;daki Herkesi– Akıl Edebileceğinden Çok Daha Fazla Tehlikeye Sokacak Olsa Bile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91152</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1115f57-8d6a-44b8-a7ea-b029c26d52eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkeklerden Nefret Ediyorum</image:title>
            <image:caption>Kadınlar, bilhassa da feministler uzun zamandan beri erkek düşmanlığıyla suçlanıyor. Kadınlarsa bu iddiayı içgüdüsel olarak reddediyor, ne de olsa geçmişte bundan çok daha azı yüzünden kazıklarda yakıldılar. Peki ya erkeklere güvenmemek, onlardan hoşlanmamak –ve evet, belki de nefret etmek– cinsiyetçiliğe karşı etkili bir cevapsa? 
“Erkekleri sevmeme hakkımız olmalı,” diyen Harmange bu kitapta, kişisel düzeyde değil de genel anlamda kadınların erkeklerden hoşlanmama ve onlara güvenmeme hakkına sahip olması gerektiğini savunurken, kadın dayanışmasına yönelik modern tavırları sorguluyor. Bu bağlamda Erkeklerden Nefret Ediyorum; feminizm, cinsiyetçilik ve kadınların her gün maruz kaldığı eril baskı üzerine kaleme alınmış, dayanışmayı ve kız kardeşliği kucaklayan, es geçilmemesi gereken bir metin. 
Heyecan verici… bir özgürlük çağrısı. Harmange’ın yazını kadınlara ve onların yeteneklerine sarsılmaz bir inançla dolup taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91153</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f0fd6a8-a94e-4136-9215-23d96176cd83.jpg</image:loc>
            <image:title>Şık (Günümüz Türkçesiyle)</image:title>
            <image:caption>Ey okur! Şık’ın bu cehaletini, bu eblehliğini romancının hayal gücünde vücut bulmuş bir mübalağa olarak kabul etmeyiniz. Ben bu satırları sırf hayalimden yazmıyorum. Modelim görüp işittiğim hakikatlerdir. Bu hakikatlere rastlamamda ben de şüphe ettim. Fakat sağlamasını yaptım. Doğru buldum. Hayal ne kadar hayal olsa yine az çok hakikatten doğar. 
 
“Dönemin sokak hayatının, caddelerinin, mimarisinin, eğlence âleminin  ya da ev yaşamının yanı sıra, Hüseyin Rahmi şehrin kozmopolit, çok kültürlü dokusunu ve gündelik yaşama dair daha birçok ayrıntıyı da eserlerinde cömertçe bizimle paylaşır. Konuşma dilini edebiyatta en iyi temsil eden ve bu dilin renklerini metinlerine en ustaca yansıtan yazarlarımızdan olan Hüseyin Rahmi’nin bu üslup özelliğinin örneklerine, ilk romanı olan Şık’ta da sıklıkla rastlamak mümkündür.” 
Erkan Irmak 
 
“Kimsin sen çocuğum?” 
“Şık yazarı Hüseyin Rahmi…” 
 
&quot;Matbuat Caddesi&quot;ne ilk adımını atan genç Hüseyin Rahmi, Ahmet Midhat Efendi’ye kendini bu şekilde tanıtır. Bu ifade aynı zamanda büyük bir romancının edebiyat dünyasına kendini takdimidir. 
Yazarın ilk romanı olan Şık, kitabın önsözünde de ifade edildiği gibi daha sonraki birçok başyapıtın işaretlerini de taşımaktadır. 19. yüzyıl sonu İstanbul’unun, Beyoğlu’sunun birçok rengini önümüze seren bu küçük roman, ibretlik ve eğlenceli hikâyesiyle her dönemde okunmayı hak ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91154</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88b48fd4-9e0b-45af-8747-9714258e6ff4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahaf Mendel (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Zweig bu derlemede yer alan iki novellasında kitaplara, edebiyata ve sanata bağlılıklarını saplantı haline getirmiş insanların hikâyelerini anlatır. Her iki yapıtın da arka planında I. Dünya Savaşı, değişen kültürel hayat, yozlaşmış Avrupa, ekonomik bunalım ve yoksunluklar vardır. Ancak Zweig’ın karakterleri bütün dikkatlerini öyle mutlak bir coşkunlukla kendi ilgi alanlarına yöneltmişlerdir ki savaşın ve vahim sonuçlarının farkına bile varmazlar. Sahaf Mendel, eşsiz belleği ve bilgisiyle Viyanalı entelektüellerin gözbebeği sahaf Jakob Mendel’in trajik hikâyesidir. Sadece kitapların dünyasında var olabilen bu adamın başına savaş sırasında talihsiz bir olay gelir. Sonrasında ne Mendel eski Mendel’dir artık ne de Viyana eski Viyana. Görülmeyen Koleksiyon’da, Zweig bizi hiperenflasyonun hüküm sürdüğü 1920’lerin Almanya’sına götürür. Yeni zenginlerin sanat eserlerine gösterdiği yoğun ilgi yüzünden dükkânı tamtakır kalan saygın bir antikacı, sanat koleksiyonundan birkaç değerli parçayı ucuza kapatmak umuduyla eski bir müşterisini ziyaret eder. Ancak hiç beklemediği bir tabloyla karşılaşır. Unutulmayacak Bir İnsan ise yazarın mutlu yaşamın formülünün servet yerine dost biriktirmek olduğuna işaret ettiği, yüreklerimizi ısıtan bir öyküsüdür</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91155</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61ca6be6-6f10-4c5a-be3c-56d05bb93292.jpg</image:loc>
            <image:title>Eddy&apos;nin Sonu</image:title>
            <image:caption>1990&apos;ların sonunda, Kuzey Fransa&apos;daki yoksul bir kasabada, işsizlik, alkolizm, ırkçılık ve homofobiyle iç içe büyüyen Eddy Bellegueule&apos;ün tek istediği ailesinin, arkadaşlarının ve kasabalıların gözünde bir delikanlı olmaktır çünkü burada oğlan çocuklarından, kasabadaki yaşam tarzının ürünü olan bir erkeklik tipine uymaları beklenir. Fakat kendini çocukluğundan beri farklı hisseden Eddy, her geçen gün etrafındakiler için daha fazla sorun teşkil edecektir.   
Yirmiden fazla dile çevrilen, toplumsal eşitsizlik, cinsellik ve şiddet üzerine tartışmalara yol açan Eddy’nin Sonu dokunaklı, evrensel bir çocukluk ve büyüme hikâyesi. Aynı zamanda cinsel uyanışa ve eril zorbalığa dair çarpıcı bir metin. 
 
“Muazzam bir güç ve sahicilik yüklü.” 
Annie Ernaux Eddy’nin Sonu sadece dikkate değer bir etnografi değil, aynı zamanda farklılık ve ergenlik hakkında, birçoğundan çok daha gerçekçi olan büyüleyici bir hikâye.” 
 
The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91156</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/144a6dd2-a58e-48f5-a133-3c7ab85812ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüneldeki Çocuk (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Sait Faik yolda, sinema önünde, otobüste, köprü üstünde, vapurda, Gülhane Parkı’nda, ne bileyim bir dükkânda ya da İstanbul’un en kıyıda köşede kalmış bir yerinde rastladığı insanları kollarından tutup öykülerine sokuşturur. 
Tabii, bu öyküleri düzmek için yanaştığı her insana hemencecik el atmaz, onları, kavun alıyormuş gibi iyice tartar, koklar ve öykü olabilecek bir yan bulduktan sonra onlara kucak açar. Çünkü ona göre her insanın içinde öykü bulunmaz. Yazara düşen iş, içinde öykü taşıyan insanı kıstırmaktır. Bir kez kıstırdıktan sonra da elini uzatıp onun içinden öyküyü çekip çıkarmaktan başka iş kalmaz.” 
Salâh Birsel, Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu’dan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91157</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a6167e7-a126-43fc-8b9d-1cf04113e72c.jpg</image:loc>
            <image:title>Burun</image:title>
            <image:caption>Burun, Rus gerçekçiliğinin öncüsü Gogol’ün monarşinin hüküm sürdüğü çarlık döneminde kaleme aldığı Petersburg Öyküleri derlemesi içinde yer alan öykülerden biri. Ait olduğu yüzü terk eden bir burnun ve o burnun sahibi devlet memurunun gerçeküstü hikâyesini anlatıyormuş gibi gözükse de, dönemin Rusya’sına ve Rus toplumuna dair son derece gerçekçi bir bakış açısı sunan Burun aynı zamanda bir hiciv şaheseri.  
“Gogol uzun süre bu şakanın basılmasını istemedi; ama biz, bu öyküde öyle şaşırtıcı, akla sığmaz, neşeli, özgün şeyler bulduk ki öykünün elyazmasının bize verdiği zevki okuyucularımızla paylaşmaya razı olması için kendisini güçlükle kandırabildik.” 
Aleksandr Puşkin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91158</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c96e4aa-256e-4b0a-9236-4fec9bdbe73d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şık (Açıklamalı Orijinal Metin)</image:title>
            <image:caption>Ey kari! Şık’ın bu cehaletini, bu belahatını romancının hayalhanesinde vücut bulmuş bir mübalağa olarak telakki etmeyiniz. Ben bu satırları sırf hayalimden yazmıyorum. Modelim görüp işittiğim hakikatlerdir. Bu hakikatlere tesadüfümde ben de şüphe ettim. Fakat mihenge vurdum. Doğru buldum. Hayal ne kadar hayal olsa yine az çok hakikatten doğar. 
“Dönemin sokak hayatının, caddelerinin, mimarisinin, eğlence âleminin ya da ev yaşamının yanı sıra, Hüseyin Rahmi şehrin kozmopolit, çok kültürlü dokusunu ve gündelik yaşama dair daha birçok ayrıntıyı da eserlerinde cömertçe bizimle paylaşır. Konuşma dilini edebiyatta en iyi temsil eden ve bu dilin renklerini metinlerine en ustaca yansıtan yazarlarımızdan olan Hüseyin Rahmi’nin bu üslup özelliğinin örneklerine, ilk romanı olan Şık’ta da sıklıkla rastlamak mümkündür.”  
“Kimsin sen çocuğum?” 
“Şık muharriri Hüseyin Rahmi…” 
“Matbuat Caddesi”ne ilk adımını atan genç Hüseyin Rahmi, Ahmet Midhat Efendi’ye kendini bu şekilde tanıtır. Bu ifade aynı zamanda büyük bir romancının edebiyat dünyasına kendini takdimidir. 
Yazarın ilk romanı olan Şık, kitabın mukaddimesinde de ifade edildiği gibi daha sonraki birçok başyapıtın işaretlerini de taşımaktadır. 19. yüzyıl sonu İstanbul’unun, Beyoğlu’sunun birçok rengini önümüze seren bu küçük roman, ibretlik ve eğlenceli hikâyesiyle her dönemde okunmayı hak ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91159</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18a926ed-5f71-42af-83c5-ef2649d3db19.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Değil Kiti – Kiralık Bekçi Köpeği</image:title>
            <image:caption>Müzik tutkunu kedilerle dolu bir ev, ama bu kediler 
SESSIZ DURMAK ZORUNDA! Kedilerin orkestrasından rahatsız olan komşuları, onların artık gürültü yapmamasını, en ufak ses bile çıkarmamasını sağlamak üzere bu konuda uzman bir bekçi köpeği kiraladılar. Kedilerin başı dertte. DERHAL bir çözüm bulmak zorundalar. Çözüm her zamanki gibi turuncu kedi giysili küçük kızdan geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91160</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07997a24-c32f-4705-82c3-927294c1858f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaramaz Porsuk Dani</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü çocuk ve gençlik kitapları yazarı ve saygın edebiyat ödülleri sahibi Christine Nöstlinger’in, kendine has tarzıyla yazdığı birbirinden eğlenceli ve düşündürücü öyküler sizi bekliyor… Porsuk Dani ormandaki bütün hayvanlarla iyi anlaşıyordu, biri hariç. Tavşan Hubs, arkasından kozalak fırlatmaktan tutun da komik lakaplar takmaya kadar, Dani’ye etmediğini bırakmıyordu. Porsuk Dani buna bir çare bulmalıydı… Annesinin doğum gününde bir çiftçinin bahçesindeki çiçekleri toplayan Porsuk Dani, çiftçinin koşarak ona doğru geldiğini görünce ne yapacağını bilemedi… Anlayacağınız Porsuk Dani’nin maceraları hiç bitmiyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91161</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af6b1619-dd42-4d64-b963-39bf580ef384.jpg</image:loc>
            <image:title>Popüler Sinema’nin Mitolojisi II Suç Filmleri</image:title>
            <image:caption>Popüler Sinema’nın Mitolojisi’ne eklediğimiz ikinci halka, geçen yüzyılın en kitlesel sanatsal dışavurum aracı olan yedinci sanatın suçla imtihanına bir bakış atma denemesidir. Olgunun doğuşundan 70’li yıllara kadar geçen dönemin masaya yatırılması anlamına gelen “Suç Filmleri”, türün bütün yapısal problemlerini, tasnif edilme sorunlarını, zaman içinde birbirinin içine giren, dağılan ve farklı isimlerle, bakış açılarıyla yeniden bir araya gelen tür / alt tür karmaşasını bünyesinde barındırmaktadır. 
“Western”, “Korku”, “Komedi”, “Müzikal” gibi adlandırmalar; zaman içinde ortaya çıkardıkları göstergeler, tematik özellikler ve biçimsel yönelimlerle, diğer türlere oranla daha net bir ayrımı gerçekleştirirken, söz Suç Sineması’na geldiğinde sınıflandırma kolay sağlanamamıştır. Kendi içinde “Gangster”, “Polisiye / Dedektif”, “Gerilim”, “Kara Film”, “Casus”, “İnfazcı”, “Politik Suç”, “Mahkeme”, “Soygun” gibi pek çok kola ayrılan suç filmlerini kronolojik bir bakışla ele almak, onları parçalara ayırıp tekrar bir araya getirmek; zahmetli ve kimi zaman da tutarlılık sorunlarını beraberinde getiren bir çabadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91162</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91014ff3-38d5-47a8-a2fd-c19e7ef07df7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucit Prenses</image:title>
            <image:caption>Prenses Pelin bildiğiniz prenseslerden çok farklı. Buluşu da öyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91163</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa8d91a5-430e-4a4c-b076-de3420800994.jpg</image:loc>
            <image:title>Boncuk’un Not Defteri</image:title>
            <image:caption>Başlıyor macera! At bakalım Boncuk ilk ısırığı 
Kopar yaşamdan ilk lokmayı Şu upuzun yol önünde uzanan 
Senin hayat hikayendir 
Ve SEN olacaksın onu yazan. Sevimli hayat dersleriyle dolu bu eğlenceli kitap, sadece Boncuk’a değil hepimize sesleniyor; hepimizi kendi öykümüzü yazmaya, yaşamın önemli DÖNÜM NOKTALARI üzerinde düşünmeye çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91164</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f82fdeb3-1eb4-464f-8fa3-b620f95081a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Makarna Avcıları</image:title>
            <image:caption>Ördek ve Minik At, en zor bulunan makarnayı arıyorlar… SPAGETTİ! 
Ödüllü yazar Morag Hood’un bu komik öyküsü herkesi çok güldürecek! 
“Sıra dışı ve eğlenceli… Çocuklar yemek zamanlarını kahkahalarla geçirecek.” Sunday Times 
“Keyifli ve komik, hem okuyan hem de dinleyen için çok eğlenceli.” Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91165</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f41b49f-2b86-4a64-b3ca-edbd7022f9f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanguru Renkleri Öğreniyor</image:title>
            <image:caption>Minik kanguru, zıp zıp zıplıyor, zıplarken şarkılar söylüyor. 
Ama minik kanguru, sadece mavi rengi biliyor. Rastladığı her şeyin mavi olduğunu söylüyor. Dünyamız, mavi kadar güzel renklerle dolu. Başka renkler de öğrenecek minik kanguru!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91166</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d31c49d6-5593-410c-873e-a9e863b27af0.jpg</image:loc>
            <image:title>Merdümgiriz</image:title>
            <image:caption>“Sevgili Merdümgiriz! Dönüşebilir, yenilenebilir ve iyileşebilirsin. Aşkta, parada, sevgide, mutlulukta istediğin yaşamı gerçek kılabilirsin. Kendine karşı samimiyetle ve şefkatle yaklaştığında yenilenip iyileştiğine şahit olabilirsin. Bunu gerçekten başarabilirsin.” 
 
Aşkım Kapışmak, Merdümgiriz’de okurların çıkmaza giren duygularıyla yüzleşmelerini sağlıyor. Kayıtsızlık, sevme becerisi, olumsuz düşünme, vazgeçme bilgeliği gibi farklı konularda yol göstererek kılavuzluk yapıyor. Merdümgiriz hayata yeni bir bakış açısıyla bakmak, dönüşmek, yenilenmek ve iyileşmek isteyenler için bir yol haritası niteliğinde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91167</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e5815ce-a948-4b96-b2fc-4fde67d8326c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mezbaha Beş</image:title>
            <image:caption>YAŞAMIN HER ANINI FARKLI BİR ŞEKİLDE DENEYİMLEMEK İSTEYENLERE! 
Dinleyin: Billy Pilgrim zamanda koptu. 
Billy bunak bir dul olarak uykuya daldı ve düğün gününde uyandı. 1955’te bir kapıdan geçti ve 1941’de bir başka kapıdan çıktı. O kapıdan tekrar geçti ve kendini 1963’te buldu. Doğumunu ve ölümünü bir çok kere gördüğünü ve aradaki tüm olaylara gelişigüzel seyahatler yaptığını söylüyor. 
Öyle söylüyor. 
Billy Pilgrim zamanın akışından kopmuştur. Artık hayatını dilediği gibi ileriye ve geriye sarabilir. İsterse Tralfamadore gezegeninden uzaylıların kendisini kaçırdığı güne, isterse savaş esiri olarak tutulduğu Dresden’i müttefik uçaklarının bombaladığı güne ışınlanabilir. Billy’nin parçalanmış hayatı hepimize kendi hayatımızda aradığımız anlamı düşündürüyor. Mezbaha Beş bir modern klasik – Vonnegut’un başyapıtı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91168</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3fae502-5367-489c-bec9-f45b753af619.jpg</image:loc>
            <image:title>Şampiyonların Kahvaltısı</image:title>
            <image:caption>GELİN GÖRÜN, 
SİZ DE AKLINIZI 
KAÇIRACAKSINIZ! 
Amerika’yı, insanların gerçek hayattan bu kadar uzak olduğu, tehlikeli ve mutsuz bir ülke yapan şeyi anlayınca, hikaye anlatmayı bırakmaya karar verdim. Hayat hakkında yazacaktım. Her insan, bir diğeriyle tam olarak aynı ölçüde önemli olacaktı. Bütün gerçeklere eşit ağırlık verilecekti. Hiçbir şey dışarıda bırakılmayacaktı. Başkası düzen getirsin kaosa. Ben tam tersine düzene kaos getirecektim, ki bunu da yaptım bence. 
 Başarılı oto galerisi sahibi Dwayne Hoover, şiddetli bir orta yaş krizine girmek üzere. Farkında değil, ama değeri bilinmemiş bilimkurgu yazarı Kilgore Trout kendisine doğru ilerliyor. Çok geçmeden karşı karşıya geldiklerinde, onları çok önemli bir misafir bekliyor olacak. Şampiyonların Kahvaltısı, zenginleşen Amerikan toplumunun zihnini cinsellik, siyaset, savaş ve daha fazla tüketimle bombardımana tutan kitlesel medyayı alaya alan karnaval niteliğinde bir şaheser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91169</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79e68921-12a0-4050-8a14-7b13561b7167.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Beşiği</image:title>
            <image:caption>BÜTÜN BİLDİĞİNİZ FELAKET SENARYOLARINI UNUTUN! 
Felix Hoenikker ölmüştü, çocukları evde yokken denize nazır beyaz hasır koltuğunda ölmüştü. İhtiyar adam bütün gün buz-dokuz’a dair ipuçları vererek çocuklarına sataşmış, etiketinde üstü çarpıyla çizilmiş bir kurukafanın olduğu minik şişedeki maddeyi göstermişti. Etikette şöyle yazıyordu: “Tehlikeli! Buz-dokuz! Nemden uzak tutun!” 
Atom bombasının “baba”larından biri olan Felix Hoenikker, öldüğü sırada dünyanın sonunu getirebilecek gizemli buz-dokuz üzerinde çalışıyordu. Üç çocuğu bu maddeyi aralarında paylaştılar ve bir daha bu maddenin sözünü etmediler. Ta ki yolları San Lorenzo isimli Karayip adasında bir kez daha kesişene kadar. Bokonon’un da dediği gibi, “Tuhaf seyahat önerileri Tanrı’nın dans dersleridir.” Kedi Beşiği, küresel bir felaketin her zaman ne kadar yakınımızda olduğuna dair acı ironiyle dolu bir kült roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91170</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c167afb-852f-44af-81e4-3fe5f18c63ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Söylenmemiş Sözler</image:title>
            <image:caption>Üzüm ve zeytinin, yağ, bal ve şarap küplerinin, kadırgaların, binbir şifalı otun en eski vatanı Urla. Dünyanın zalimliği ve insanın vahşiliğinden şüphesi olmayanları, dünyanın güzelliği ve insanın iyiliğine inandıran bir yer burası. Bir zamanların efsane gazetecisi, dünyaya küskün Oktay Onur Yortan’ın ise çocukluğunun huzurlu bahçesi. Dünyadaki değer yitimine isyan edip tüm kariyerinden ve hayatın yüklerinden vazgeçip sığındığı liman. Kaçıp geldiği geçmişinden ve eski güzel günlerin anısından seçip sakladığı eski aşkı Filiz Canan şimdi kıymeti bilinememiş, kaçırılmış bir mutluluk fırsatı artık.
Söylenememiş sözlerin altında kalan koca bir ömürde ikisi de birbirinin hikâyesini yarım bıraktı. Ama okumaları ve bitirmeleri gereken asıl hikâye, Urla’daki o evin fotoğraflarından gülümseyen, sevgiyi bir yaşam direnişi olarak kucaklayan ve sıradanlığıyla bir hayat kahramanı olan Nona’ya ait. Nona’nın yaşadığı yüzyılın sonlarına yetişen Kerem ve Zeynep’in de dahil olduğu 48 saatlik maceraya sığan bir asırlık ömrün dökümünde, Nona sadece onlara değil, bu yüzyılın tüm insanlarına sesleniyor:
“Acı dediğin taş, insan dediğin su gibidir. Taşın üstünden kayar gider, toprağa karışır. Taşa her vurduğunda acır canın. Ama toprakla buluştukça acın azalır. Acıdan sonra bir bakmışsın ki o toprakta ne çiçekler, ne hayatlar dirilmiş. Hem su deyip geçme; o su, taşı bile aşındırıp yıpratır.”
Peki ya Oktay Bey? Karşısında oturan iki gence bütün kalbiyle, “Ölmekten değil yaşamaktan korkmamaktır kahramanlık,” derken haklı mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91171</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/184804ae-171f-4fad-8e2d-6a6410ad8122.jpg</image:loc>
            <image:title>Agriculture and Women&apos;s Employment in Turkey</image:title>
            <image:caption>Agriculture and Women&apos;s Employment in Turkey</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91172</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9d26923-5c5b-45b7-95ca-55cb29e49d5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Komedya&apos;da Erotizm ve Plautus&apos;un Oyunlarına Yansıması</image:title>
            <image:caption>Antik Komedya&apos;da Erotizm ve Plautus&apos;un Oyunlarına Yansıması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91173</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdc00634-e31c-403e-b8c6-23fc39e1563a.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-19&apos;un Muhasebe ve Finans Yansımaları</image:title>
            <image:caption>Covid-19&apos;un Muhasebe ve Finans Yansımaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91174</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaf362c9-b488-4080-983d-a3f4bd146c00.jpg</image:loc>
            <image:title>Liderlik Güncel Perspektifler</image:title>
            <image:caption>Liderlik Güncel Perspektifler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91175</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94a47b01-a39a-4f80-a173-382ebd12f07d.jpg</image:loc>
            <image:title>Lise Öğrencilerinin Dijital Oyun Oynama Motivasyonları ile Fiziksel Aktiviteye Katılım Motivasyonlarının İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>Lise Öğrencilerinin Dijital Oyun Oynama Motivasyonları ile Fiziksel Aktiviteye Katılım Motivasyonlarının İncelenmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91176</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f4ed98d-9cda-4102-8bd6-434005bb0791.jpg</image:loc>
            <image:title>Otizmde Bir Sevgi Sözcüğü “Mıyık”</image:title>
            <image:caption>“Yüz otizmli birey tanıyor olsanız, tanıyacağınız yüz birinci otizmli birey, önceki tanıdığınız yüz bireyden farklı olacak.” 
Nedret Özdemir, otizmli oğlu Göktürk ile otizm bilmecesini keşfini, bu alanda oğluyla birlikte ilerlemelerini, çabalarını, yaşadıkları zorlukları, özel eğitim öğretmenliği yaptığı sırada yaşadıklarını ve deneyimlerini akıcı üslubuyla bir yaşam hikâyesi gibi anlatırken, otizmle tanışmış ailelere otizmli bireylerin eğitimi ve onların hayata kazandırılmasında kullanabilecekleri birtakım yöntem ve ipuçlarından bahsediyor. 
Oğluna otizm tanısı konduğunda bu kelimeyi ilk defa duymuş ve bu konuda doğru düzgün hiçbir kaynağa ulaşamayan bir sınıf öğretmeni anneden, bir özel eğitim öğretmenine… 
“Otizmli bireylerin eğitimle kendilerine yetebilecek düzeye gelip, birçok işlerini bağımsız olarak yapabildiklerini öğrenmek, birçok anne ve babanın paylaşımlarını okumak beni biraz rahatlattı. Kaynakların ve doktorumuzun söylediklerinde otizmli çocukların eğitiminde anneye büyük görev düştüğü vurgulanıyordu. Otizm dünyasından bizim dünyamıza açılacak kapının anahtarının annenin elinde olduğunu anlamıştım artık. Bu görevi yapmaya hazırdım. Fakat nasıl ve nereden başlayacağımı bilemiyordum. Düşüncelerimi toparlamaya çalışıyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91177</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8536e02b-35ce-4b7a-a30e-c8897e1956de.jpg</image:loc>
            <image:title>Karaburun&apos;un Gizemi</image:title>
            <image:caption>“Şşşt! Susun biraz.”
“Niye, ne oldu ki?”
“Çalıların arasında bir şey kıpırdıyor, arı kovanlarına doğru ilerliyor gibi... Evet, evet. Gerçekten de bir şey var. Hem de büyük bir şey!”
Yazları Karaburun’da buluşan dört kafadar Ela, Rüzgâr, Yağmur ve Eren gizemli bir olaya tanıklık ederler. Çalılıkta gezinen bir karaltı görmeleri, yaşayacakları büyük maceranın başlangıcı olur. Nedir bu karaltı, neden Karaburun’dadır? Çocuklar bu gizemin peşine düşerler ve kendilerini yıllar öncesine uzanan ilginç bir olayın ortasında bulurlar.
Karaburun’un Gizemi, merakla okunacak sürükleyici bir macera.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91178</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1733e962-a206-4007-9263-abb1c186e68a.jpg</image:loc>
            <image:title>Pratik Miras Hukuku</image:title>
            <image:caption>Pratik Miras Hukuku</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91179</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0190e31c-5c38-412d-a89a-6cc59d5e23bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Taekwondocuların Antropometrik ve Biyomotor Yetilerinin Normlandırılması</image:title>
            <image:caption>Taekwondocuların Antropometrik ve Biyomotor Yetilerinin Normlandırılması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91180</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2eb22db-5e42-4cef-a8db-70e7abfdbcc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Zacharius Usta (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Zacharius Usta olağanüstü ince bir işçilikle ürettiği kusursuz saatlerle Cenevre şehrinin gururudur. Ünü İsviçre sınırlarını aşıp Fransa ve Almanya’ya kadar uzanmıştır. Saatçiliğin ilerleyen bilime ayak uydurmasıyla, Zacharius Usta da “saat maşası”nı icat eder. Bu icadının ardından kibir başını döndürür. Öyle ya, Tanrı sonsuzluğu yarattıysa, kendisi de zamanı yaratmıştır. Ancak günün birinde imal edip sattığı bütün saatlerin ortada görünür bir sebep olmaksızın birden durmasıyla, öfkeli müşteriler evinin kapısını aşındırmaya başlar.
Bilimle manevi değerler arasındaki çatışma Jules Verne’in 1854 yılında yayımladığı bu fantastik öykünün ana temasıdır. Kibrine yenilip ölümsüzlüğün peşine düşen ve ruhunu kaybeden Zacharius Usta için çöküş kaçınılmazdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91181</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d82c35b-332b-49a4-a864-2eac7e1c2c48.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçükler İçin Büyük Çizim Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bu kitapla, resim yapmak çok kolay ve eğlenceli! Çok basit adımları izleyerek denize dalan yunuslar, bir kaleyi koruyan şövalyeler, canavar suratları, vızıldayan arılar ve çok daha fazlasını çizebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91182</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e1b45e8-95a1-40dc-9644-a81891e2ea38.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Sosyolojisinin Antropolojik Temelleri</image:title>
            <image:caption>“Gerek başlangıçta genel olarak belirlenmiş ana çizgilerinden gerekse tarihsel süreç içerisinde ortaya çıkmış bulunan hukuk okullarının dolaylı hukuk sosyolojisi anlayışlarından yola çıkılarak bir hukuk sosyolojisi tanımı yapılabilir. Ancak burada hemen belirtilmesi gereken önemli nokta şudur; yaklaşım farklılıkları nedeniyle hukukun kesin bir tanımının yapılamayışına koşut olarak, hukuk sosyolojisi alanında da aynı güçlük ortaya çıkmakta, bakış açısı ayrılıkları nedeniyle birbirinden çok değişik hukuk sosyolojisi anlayışları varlıklarını birlikte sürdürmektedir.” 
 Elinizdeki kitap, Prof. Dr. Cahit Can’ın “Hukuk Sosyolojisinin Antropolojik Temelleri ve Genel Gelişim Çizgisi” kitabının en son baskısından daha geniş bir içeriğe sahip olacak şekilde yayıma hazırlanmıştır. Can’ın çeşitli tereddütlerle daha evvelki baskılardan çıkardığı bazı başlıklar bu kitaba yeniden dahil edilirken, bazı başlıklar ve bölümler ise çıkarılmıştır. Bu hususlarda karar verilirken, hukuk sosyolojisinin antropolojik temellerinin daha sağlam inşa edilebilmesi düşüncesiyle hareket edilmiştir. 2016 yılında kaybettiğimiz Cahit Can, eserleriyle hukuk sosyolojisi alanının gelişimine hizmet etmeyi sürdürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91183</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/451b622f-8362-41cb-9075-17a85c90d7e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Şahit Ve Anlattıkları</image:title>
            <image:caption>Meşâhidü’l-esrâr İbnü’l-Arabî’nin yirmili yaşlarında iken Endülüs’te başlayan yazı hayatının ilk örnekleri arasındadır. Bu eserde İbnü’l-Arabî gerçeklikle doğrudan karşılaşan ve onunla söyleşmelerini aktaran bir şahit olarak karşımıza çıkar. Dilin gündelik işleyişini bozan, değindiği konulara ilişkin yerleşik anlatımların dışına çıkan, zıtları bir araya getirerek farklı bir varlık durumunu ve gerçeklik kavrayışını ortaya koyan Meşâhidü’l-esrâr kaleme döküldüğünden itibaren ilgi çekmiş, özenle çoğaltılmış ve üzerine açıklamalar yazılmıştır. Elinizdeki kitap Meşâhidü’l-esrâr’ı hem klasik dönemdeki okuyucu ve yorumcuları hem de modern dönemdeki ilgilileri ve araştırmacılarıyla birlikte değerlendirme amacı taşımakta; eserin açıklamalı çevirisini yüzyıllara yayılmış bu kapsamlı literatürü dikkate alarak sunmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91184</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/351fcd61-7509-4770-9c24-7ddf398ffc02.jpg</image:loc>
            <image:title>Adalete Adanan Yıllar-M</image:title>
            <image:caption>“Adalet İnsanı” kavramını yıllardır duyduk mu ? Sahi bu adalet insanı kimdir, kim olmalıdır, ne yapmalıdır, hiç düşündük mü ? Kulaklarımızı yırtarcasına, gözümüzün içine sokarcasına, ruhumuza işlercesine,  yıllarca hiç işittik mi ? Bu kavramın içini doldurup, unsurlarını belirleyip, ilkelerini oluşturup, ruhunu tanımlayıp içselleştirdik mi ?  Adalet insanı kavramını yüceltecek bir şeyler yaptık mı? Yoksa düşene bir de sen vur babından davranışlar mı sergiledik.  

Elbette ki; doğruları bilmek önemlidir, gereklidir ve şarttır ancak yeterli değildir. Şeytan da bütün doğruları bilir amma melekle ayrılan farkı doğruları uygulama iradesi ve icraatıdır. Adalet insanı olmak için gereken ve herkesçe bilinen doğruları uygulayacak meslek etiklerine inanıp, hayata geçirmek için maliyetlerine rağmen fedakarca çalışan örnek adalet insanlarına ihtiyaç var.  

Elbette doğru. Ancak; sistem gerçekten nitelikli adalet insanı üretemedi veya üretmek istemedi. Belki de ona gereken, hukuk ve adaletin gereğini yapan adalet insanları değil de, gerektiğinde “işine yarayacak”  hukuk figürleri, hatta hukuk figüranlarıydı…. Belki de bunu başarmayı da bildi.  

Onu, herkese, her bir kişiye ve her kesime; sırf ve sadece ve yalnızca  “adalet dağıtan” bir ortakça benimsenen onurlu ülkümüz yaptık mı? 

 Oysa; “adalet insanını” her yerde, her zamanda, her zeminde, derhal ve behemehal, herkesten ve her kesimden çok bizim, bizlerin, hepimizin,  başkalarına bırakmaksızın birlikte oluşturmamız gerekmez miydi ?  Keşke; Sözümüz hiç bitmese, zorda, darda, tasada ve sevinçte ortak olsak, adaleti birlikte omuzlayıp, mutlak ve maddi adaleti gerçekleştirsek..!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91185</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54839336-eebb-44ff-a8ab-4bc39fb7e7d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Asrın Yemini</image:title>
            <image:caption>Alperhan; sırtını kendisiyle yaşıt alıç ağacının gövdesine dayayarak serin gölgesine oturup, gözlerini Kızılırmak vadisinin derinliğine dikti. Öylece durdu… Alıç ağacı gölgeliğinin ötesinde ise öyle sıcaktı ki hava ve toprak.  Güneş sanki sıcağını, ışığını ve ısısını kovalarla, helkelerle hatta kazanlarla yeryüzüne döküyordu. Ardından da bir serin su serpiliyordu ürpertircesine barajdan esen rüzgarlarla…! Uzun upuzun, birbirine benzeyen yıllar; ağır ağır, aheste aheste geçip gittiler. İşte benim rüyalarım, hayallerim,  hülyalarım. 40 yıl sonraki eskimiş yıllarım. Ve yanan,  yakan, kavuran bir afat ataşta yanacakken zamanın, o en değerli, küçük, küçücük. Minnacık, bir “an” kadarcık kısmında gördüğüm ULVİ RÜYAM …! Varın da hesap edin şimdi zamanın değerini, kıymetini ve vazgeçilmez, paha biçilmez bir mücevher oluşunu. 
Zamanın; 
Münevver, 
Muteber , 
Muazzam 
Mükemmel ve 
Muhteşem Oluşunu…!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91186</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46f1abb9-52d7-4d3a-8eae-eaf2ef37187b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Sevda Ahmera</image:title>
            <image:caption>!(“.. .. ..”)! 
 
Sen Aşkla bak gözlerime, 
Okyanus Gözlerinle 
Taa gözbebeklerime; 
Ruhunu hissedeyim; tenimde bedenimde 
Öyle sar ki benliğimi, 
Öylesine dol ki bedenime - tenime, 
Kalbin atsın her zerremde..! 
Can bitsin hücrelerimde..! 
 
 
Mustafa ARSLANTÜRK 
Şarkışla 07.05.2021 Cuma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91187</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ee099e0-1818-48e0-a012-bc3ebeed83df.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayli Duyarlı Kişi</image:title>
            <image:caption>“Bu kitapta kendimi apaçık bir şekilde gördüm ve neredeyse her sayfasını gözyaşları içinde okudum. Hayatımı bütünüyle değiştirdiğini söylemek bile yetersiz kalır. Elaine Aron&apos;a sonsuza dek minnettarım.”
— Alanis Morissette, müzisyen, söz yazarı, aktivist
“İnsan doğasının temel boyutlarından birini çok yönlü bir şekilde inceleyen Elaine Aron’ın analizi mutlaka okunmalı. Dengeli yaklaşımı, duyarlılığın bir engel değil olanak hâline gelmesi için yeni çözümler öneriyor.”
— Philip G. Zimbardo, Shyness, Psikoloji ve Yaşam
 
“Utangaç”, “korkak”, “asosyal”, “tuhaf”... Bunlar, yıllar boyu size uygun görülmüş etiketlerden yalnızca birkaçını tanımlıyorsa, Hayli Duyarlı Kişi size kendinizi bir kez daha tanıma şansı veriyor.
1990’dan beri duyarlı kişiler üzerine çalışmalar yürütmüş olan, klinik psikolog Elaine N. Aron’ın Hayli Duyarlı Kişi kitabı, duyarlı olmanın sıklıkla yanlış anlaşıldığı ve yanlış adlandırıldığı modern dünyada, toplumdaki ve yakın çevrenizdeki rolünüzü tekrar değerlendirmenize, bakış açınızı değiştirmenize yardımcı olacak.
On dörtten fazla dile çevrilmiş ve dünyanın dört bir yanında bir milyondan fazla satmış bu kitap, şu sorularınıza da yanıt bulmanızı sağlayacak:
 
• Yalnızca kadınlar mı hayli duyarlıdır? Duyarlılığın cinsiyeti olur mu?
• Duyarlı kişilerin hepsi birbirinin aynısı mı?
• Duyarlı kişilerin güçlü yanları da var mı?
• Hayli Duyarlı Kişi’yi duyarlı olmayandan ayıran özellikler nelerdir?
• Duyarlılığın veya hassasiyetin dereceleri ve çeşitlilik gösterdiğine dair örnekler var mı?
• Uyaranları kontrol edip günlük hayatla baş etmek mümkün mü?
• Uyarılma gerçekten kaygı ve korkudan farklı mıdır?
•    Bu özelliğe sahip olup başarılı ve göz önünde bir kariyer sahibi olmak mümkün mü?
 
“Bu olağanüstü kitap bize yeni bir bakış açısı veriyor, bizi rahatlatıyor ve toplumdaki yerimizi daha iyi anlamamızı sağlıyor. ”
— John Gray, Ph.D., Erkekler Mars&apos;tan, Kadınlar Venüs&apos;ten
 
“Üzerine çok az çalışma bulunan önemli bir konuyu inceleyen bu kitap ciddi bir
çalışmanın ürünü.”
— Portland Oregonian
 
“Bu kitap HDK&apos;ler için ve HDK&apos;leri anlamak isteyenler için paha biçilmez bir kaynak.”
— The New York Times
 
“Aydınlatıcı ve insana güç veren bu kitap hepimize çok değerli bir hediye.”
— Riane Eisler, Ph.D.,Nurturing Our Humanity</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91188</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dafd77df-57c1-483b-b57e-6f033944ba06.jpg</image:loc>
            <image:title>Böceklerin Savaşı</image:title>
            <image:caption>STEAM ÇOCUK KİTAPLARI ÖDÜLÜ 
 
 
Çok sevilen ve pek çok ödüle layık görülen BÖCEK ÇOCUK üçlemesinin finalinde, Darkus ve arkadaşları ile unutulmaz bir maceraya hazır mısın? 
 
Lucretia Cutter ormanda kurduğu gizli Biyom’dan kötülük yağdırmayı planlıyor; tabii Darkus, Virginia ve Bertolt onu durdurmanın bir yolunu bulamazlarsa.  
Başarmak zorundalar. Yoksa Lucretia,  yarattığı dev böcek sürüsünü dünyanın üstüne salacak ve gezegen bir daha  asla aynı olmayacak. 
İnsanlık, kuşatma altında. Gelecek, üç çocuğa ve onların böceklerine bağlı... 
 
‘‘Anneler, babalar, uyarmadı demeyin: Bu büyüleyici öykü, böcekleri popüler ev hayvanlarına dönüştürebilir.’’ 
DAILY TELEGRAPH 
 
‘‘Böcek çılgınlığı başlatabilir.’’ 
TIMES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91189</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e0fb47f-6fd9-4764-94ab-d8e2ddbe6932.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizmin Doğuşu: İlk Kökenlerinden 1848&apos;e - Kapitalizm 1</image:title>
            <image:caption>Kapitalizm Tarihi, Sanayi Devrimi’yle ve son iki yüzyılı geçkin süredir dünya ekonomisinin küreselleşmesine bağlı olarak, eski dünyadaki kapitalizmin ilk kökenlerinden evrimini ve Ortaçağ’ın sonlarındaki Avrupa’da pazarların gelişimini kapsayan en iyi atıftır.
Uluslararası düzeyde gözde bilim insanlarından oluşan bir ekip tarafından yazılan iki ciltlik derleme,
kapitalizmin yükselişinin ve yayılmasının uzman ve eksiksiz bir anlatımını sunar. Cilt 2 kapitalizme cevaplar ararken, Cilt 1 eski zamanlardaki uzak kökenlerini ortaya çıkarıyor. Kapitalizmin başarıları çok dikkat çekse de, kapitalizmin gelişimini kesmeye devam eden krizlerin yanı sıra dini, felsefi ve siyasi eleştiriler de dikkat çekiyor. Kapitalizmin tarihi, Batı’nın tarihiyle geleneksel olarak bağlantılı olmasına rağmen, bu ciltler kapitalizmdeki bölgesel değişiklikleri dikkate alarak ve rakiplerine kıyasla eşsiz bir inceleme sunarak küresel bir bakış açısı kazanıyor.
Ciltlerin Listesi
Cilt 1
Kapitalizmin Doğuşu:
İlk Kökenlerinden 1848’e
Cilt 2
Kapitalizmin Yayılışı:
1848’den Günümüze</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91190</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/376ed35e-f8ce-4d32-8257-7b75e5c58f6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhsin</image:title>
            <image:caption>Muhsin… 16 yaşında tiyatro sevdasına mani olmaya çalışan ailesine başkaldırıp kendi yolunu çizen ve sahnede devleşerek sonsuzluğa ulaşan bir sanat devrimcisi. Açlık, parasızlık, baskı ya da savaş. O, hiçbirini engel olarak görmedi; onun için imkânsız yalnızca içi boş, kof bir kavramdı. Ve aldığı her nefesi tiyatro için harcadı. İstanbul’dan Paris’e, Paris’ten Berlin’e, Berlin’den Stockholm’e uzanan bir tiyatro aşkının ayakta alkışlanası görkemli romanı. Muhsin Ertuğrul, Orhan Bahtiyar’ın usta kaleminde alışık olduğu tiyatro sahnesinden inip, sürükleyici bir romanın başkahramanı oluveriyor. O mesleği uğruna sınır tanımadan diyar diyar dolaşırken Bahtiyar’ın baş döndüren kurgusuyla sadece akıllara değil kalplere de kazınıyor. Dünya sahnesinden bir Muhsin Ertuğrul geçti ardında ışıltılı bir iz bırakarak…
“Muhsin Bey için yeni bir kitap yazılmış olmasına ne kadar sevindiğimi anlatamam. Zira son yıllarda hiç lafı edilmez oldu ve neredeyse unutulup gitti. Bugün Türk Tiyatrosunun böyle güçlü olmasına, bizlerin sağlam bir şekilde ayakta durmamıza olanak veren Muhsin Ertuğrul’un unutulup gitmesine bir tiyatrocu olarak üzülmemek mümkün değil. Muhsin Ertuğrul’un Türk Tiyatrosunun gerçek kurucusu olduğunu bilmemiz ve daha da önemlisi gelecek nesillere bildirmemiz gerek.”
Haldun Dormen
“Cumhuriyetimizin kurucusu nasıl ki, başöğretmenimiz ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ise; Türk
Tiyatrosunun kurucusu, koruyucusu ve bugünlere gelmesini sağlayan tiyatromuzun başöğretmeni de Muhsin Ertuğrul’dur. Ne mutlu bana onun imzası ile ‘Darülbedayi’ yani ‘Güzellikler Evi’ olan Şehir Tiyatroları ailesine katıldım. Bu kitapla başöğretmenimin uzun zaman sonra tekrar anılması mutluluk verici. Perdeler, hiç kapanmasın!”
Zihni Göktay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91191</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6158a35b-23c7-4e10-982d-856e813d5e25.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizmin Yayılışı: 1848&apos;den Günümüze - Kapitalizm 2</image:title>
            <image:caption>Kapitalizm Tarihi, Sanayi Devrimi’yle ve son iki yüzyılı geçkin süredir dünya ekonomisinin küreselleşmesine bağlı olarak, eski dünyadaki kapitalizmin ilk kökenlerinden evrimini ve Ortaçağ’ın sonlarındaki Avrupa’da pazarların gelişimini kapsayan en iyi atıftır.
Uluslararası düzeyde gözde bilim insanlarından oluşan bir ekip tarafından yazılan iki ciltlik derleme,
kapitalizmin yükselişinin ve yayılmasının uzman ve eksiksiz bir anlatımını sunar. Cilt 2 kapitalizme cevaplar ararken, Cilt 1 eski zamanlardaki uzak kökenlerini ortaya çıkarıyor. Kapitalizmin başarıları çok dikkat çekse de, kapitalizmin gelişimini kesmeye devam eden krizlerin yanı sıra dini, felsefi ve siyasi eleştiriler de dikkat çekiyor. Kapitalizmin tarihi, Batı’nın tarihiyle geleneksel olarak bağlantılı olmasına rağmen, bu ciltler kapitalizmdeki bölgesel değişiklikleri dikkate alarak ve rakiplerine kıyasla eşsiz bir inceleme sunarak küresel bir bakış açısı kazanıyor.
Ciltlerin Listesi
Cilt 1
Kapitalizmin Doğuşu:
İlk Kökenlerinden 1848’e
Cilt 2
Kapitalizmin Yayılışı:
1848’den Günümüze</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91192</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d5cd7bb-7882-40cc-96a5-75da61c91574.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>&quot;Karanlığın olmadığı yerde tekrar buluşacağız.”
Orada karanlık yok çünkü orada batacak olan bir güneş yok.
Geçmişin, gerçeğin ve sevginin olmadığı; savaşla barışın, özgürlükle esaretin, cehaletle gücün birbirine karıştığı bir dünya. Evliliklerin Parti iktidarını güçlendirmek için yapıldığı, çocukların bu iktidarı sürekli kılmak adına casus olarak yetiştirildiği bir dünya. Winston Smith, işte böyle bir dünyada, Büyük Birader’in onu izleyen gözleri ardında gördükleriyle dayatılanlar arasında hakikati ararken kendini totaliter rejimin pençelerinde, “karanlığın olmadığı yerde” buluveriyor. “Eğer umut varsa işçidedir” diyen Smith bedenine yapılan tüm işkencelere rağmen dayanabildiği son ana kadar ikiyle ikinin dört ettiğini engizitörlere haykırmaktan geri durmuyor.
Bağlamından koparılıp sığ bir düşünceyle sosyalizm eleştirisi olarak sunulmaya çalışılsa da 1984 “reel sosyalizm” den Nazi Almanyası’na kadar her türlü totaliter rejime karşı bir başkaldırı niteliğindedir.
Ve politik dehasıyla 1948 yılından geleceğe seslenen İngiliz edebiyatının güçlü kalemi George Orwell, yarattığı bu distopik romanla 21. yüzyılda hâlâ halkları uyarmaktadır: “Karşı konulmadığı takdirde totalitarizm kazanır. ”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91193</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b364daf-eec0-4cac-9f3e-c6decb23dbcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Zombilerle Tartışmak</image:title>
            <image:caption>Gerçeklerin sıklıkla çarpıtıldığı ya da yok sayıldığı günümüzde, Zombilerle Tartışmak, Nobel ödüllü ekonomist Paul Krugman’ın muhafazakâr sağın yakın geçmişte ABD’de ve tüm dünyada yarattığı ekonomik çıkmazı cesurca ortaya koyduğu makalelerinin seçilmiş bir koleksiyonunu sunuyor. 
 
Zombilerle Tartışmak, ABD’nin ekonomik alanda nereden gelip nereye gittiğini özlü, hazmı kolay bölümler halinde ele alarak, çoğunlukla yazarın popüler New York Times köşe yazılarından oluşan makalelerle iklim değişikliğinden sosyal güvenlik yasalarına, Trump’ın gerici sosyal ve ekonomik politikalarından AB ve Euro krizine geniş kapsamlı bir ekonomik analizi, tematik bir biçimde düzenlenmiş ve daha evrensel bir ekonomik tartışmaya zemin hazırlar halde sunuyor. 
 
Zombilerle Tartışmak, ABD ve dünyadaki son yirmi yıllık siyasi ve ekonomik söylemi anlamak ve zamanımızın en önemli ekonomik sorunlarının altında yatan temel olguları çözümlemek için vazgeçilmez bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91194</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11e48704-a224-4494-b1fe-6d405da394e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatta Maneviyat Üzerine</image:title>
            <image:caption>Modern sanatın gelişiminde büyük bir öneme sahip olan bu çalışma, Wassily Kandinsky (1866–1944) tarafından kaleme alındı. Yayımlandığı 1910 yılından bu yana halen günümüzde de sanatta bir rehber niteliği taşıyan bu eser, hem sanatçılara hem de sanatseverlere yol gösteriyor. Sanatı, geleneksel bağlarından koparıp özgürleştiren sanat hareketinin öncü kuramlarının yer aldığı bu yapıtta, resimdeki tinsel devrim olarak adlandırabileceğimiz, maddesel olandan uzaklaşıp soyuta yönelen dışavurumculuğun temelleri atılıyor. Kandinsky, bu kitabında, biçim ve rengin kendine özgü dilini ifşa ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91195</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e0225b1-2c03-4e6f-83b6-6452f4aabaa5.jpg</image:loc>
            <image:title>Self Healing - İlaçsız Şifa Sanatı</image:title>
            <image:caption>Vücuduna Güven, O Kendini İyileştirir 
İnsan sahip olduğu özellikleriyle eşsiz bir varlıktır. Ama birçoğumuz şifanın, iyilik halinin, aşkın, yani dışarıda aradığımız her şeyin kendimizde olduğunu unutup, hazinenin üstüne oturup hazine arar. 
Her şey aradıklarınızın kendinizde olduğunu fark etmenizle başlayacak. Siz yeter ki kendinize ve içselliğinize doğru bir adım atın ve sonucu görün. 
Self Healing, beslenme, yaşam tarzı değişiklikleri, zihinsel dönüşüm ve frekansal tedavilerini kapsayan ve iyileşmenin önündeki engelleri kaldırmayı amaçlayan bir öğretidir. 
Bütünsel bir bakış açısıyla hem modern tıbbın avantajlarını kullanır hem de buna ek olarak diğer iyileştirme tekniklerinden faydalanır ve hepsinin ötesinde vücudun kendi iyileşme kapasitesinin aktive olmasını hedefler. 
Self Healing - İlaçsız Şifa Sanatı hastalıklardan kurtulmak ve korunmak için, iyileşmeyi farklı bir perspektiften ele alıyor. 
Vücudunuzu, metabolizmanızı, hormonlarınızı ve bunların mekanizmalarını inceleyip sorgulayarak farkındalık kazanmanıza yardımcı oluyor. 
Bugüne kadar pek ele alınmayan, teşhis ve tedavi sürecinde genellikle göz ardı edilen, neredeyse herkesin maruz kaldığı ‘stres’ ve en yakın dostu ‘kortizol’ hormonunun sizi ve vücudunuzu nasıl ‘esir’ aldığını ortaya koyuyor. 
Bu kitabı şu an okumakta olduğunuza göre yenilenmenin vakti gelmiş demektir. Yenilenmek şifayı getirecek ve siz yeni bir ben ile yepyeni bir gerçekliğe adım atacaksınız… Öyleyse, kendisini dinleyip anlayarak ona güvendiğinizde vücudunuzun neler yapabileceğini öğrenmeye, şifaya açılan kapıdan girip hep birlikte iyileşmeye ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91196</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f38cf16-9213-4411-8c5c-565030437970.jpg</image:loc>
            <image:title>Ak-Yargı</image:title>
            <image:caption>Kitapta, Ruşen Gültekin’in savcılık ve yargıçlık deneyimlerini, hukukçu birikimini, emperyalizm destekli terör ve casusluk örgütü, ihanet şebekesi olan FETÖ’yle mücadelesini ve mücadeleye ilişkin önerilerini, adalet için verdiği savaşı bulacaksınız. Ruşen Gültekin’in azmini ve iyimserliğini göreceksiniz. Ama en önemlisi, kitabın sayfalarında ilerledikçe ülkemiz adına düşünecek, üzülecek ve şaşıracaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91197</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04187513-acfb-42b3-a2df-7ff22bd2eef3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonuncular</image:title>
            <image:caption>Bildiğimiz dünya artık yok. 
Yirmi kişi bir otelde kapana kısılmış̧.  İçlerinden biri katil. 
Nükleer saldırılar dünyanın sonunu getirdiğinde tarihçi Jon Keller İsviçre’deydi. Uygarlık yavaş̧ yavaş̧ karanlığa gömülürken o da eşi ile iki çocuğunun iyi olup olmadığını merak ediyordu ama bunu öğrenme fırsatını kaçırmıştı. Jon’un kaldığı otelde hayatta kalanların sayısı yirmiydi. Şehirden uzaktalardı ve bekleyip hayatta kalmaya çalışmaktan başka yapacak bir şeyleri yoktu. Derken bir ceset bulundu; anlaşılan o ki bu yirmi kişiden biri cinayet işlemişti. 
“Karanlık, özgün ve ilgi uyandırıcı.” 
-C.J. Tudor, Çöp Adam’ın yazarı 
 
“Eşi benzeri görülmemiş̧, ürpertici bir kitap.” 
-Emily St. John Mandel, İstasyon On Bir’in yazarı 

Netflix uyarlamasını da izleyeceğimiz Sonuncular romanıyla hatırı sayılır okur kitlesine ulaşan Hanna Jameson , polisiye, psikolojik gerilim ve distopyanın kesiştiği sürükleyici bir macera sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91198</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8faa2e32-4531-4a7b-b6d9-05a0f34616ac.jpg</image:loc>
            <image:title>The Özal</image:title>
            <image:caption>12 Eylül Askeri Darbesi’ni Özal’a önceden duyuran MHP’li kimdi? 
Özal ANAP’ı kurarken Süleyman Demirel’den kimleri ödünç istedi? Demirel ne yanıt verdi? 
Özal’a köprüyü satma fikrini kim verdi? 
Eşi Semra Özal’dan boşanmasını Özal’dan kimler, neden istedi? 
Özal ile Cem Karaca’yı Almanya’da gizlice buluşturan kimdi? 
“Paşalar Operasyonu”nun perde arkası... 
Özal, suikast girişiminin arkasındakileri ortaya çıkarmak için İsviçre’ye kimi gönderdi? 
Irak’ın Kuveyt’i işgal edeceğini CIA ve MİT’ten önce Özal’a bildiren işinsanı kimdi? 
Özal Clinton’dan ne istedi? 
Kürt meselesi konusunda Özal’ın kafasında neler vardı? 
ANAP nasıl bölündü? 
Ölümünden 12 gün önce oğlu Ahmet Özal’a ne vasiyet etti? 
Eski ABD Başkanı Bush Özal’ı anlatıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91199</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6fda6d9-5f03-421c-a469-5a8908b3fd2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynı Gemide Değiliz</image:title>
            <image:caption>Bir toplumda yalnız bir kişi tek başına yokluk  yoksuzluk, işsizlik, parasızlık, evsizlik gibi ağır koşullarla karşılaşırsa dayanma gücü çok çabuk tükenebilir. 
Ancak sırtladığı sıkıntıların herkese birden yüklenmiş olduğunu öğrenirse, ruhen rahatlar, sanki en ağır sorunları hafiflemiş gibi hisseder. Bu ruh halini açıklayan bir atasözümüz vardır: 
“El ile Gelen Düğün Bayram”. 

Bu atasözümüzün açıklaması şudur: Çok ağır koşullar altında ezilen bir kişi, “yalnız benim başımda değil, herkes aynı sıkıntı içindedir&quot; diye teselli bulur. İşte insanların bu ruh halini çok iyi bilen kurnaz egemenler, sömürgeciler ve para babaları bir tekerleme uydurmuşlardır: 
&quot;Hepimiz Aynı Gemideyiz&quot; 

Özellikle ekonomik bunalımlarda bu söylem sık sık piyasaya sürülür. Emekçiler, emekliler, işsizler, yoksullar yıkıcı ekonomik bunalımlarda inlerken: kurnaz tilkiler saraylarında, köşklerinde, yalılarında görkemli yaşamlarını sürdürüp aynı masalı toplumun üzerine boca ederler: 
&quot;Hepimiz Aynı Gemideyiz!&quot; 

Yalnız ülkemizin değil, tüm dünya halklarının Corona virüs pandemi salgınıyla boğuştuğu günümüzde yine o &quot;uyuşturucu söylemi çok sık işitir olduk: 
&quot;Hepimiz Aynı Gemideyiz!&quot; 

Gerçekten hepimiz aynı gemide miyiz? Yabancı ülkelerden ve ülkemizin çeşitli katmanlarından verdiğimiz örnekleri, somut verileri bu kitapta tek tek gözlerinizin önüne serdik. Bakalım sizler ne diyeceksiniz? 
Hepimiz Aynı Gemide miyiz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91200</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8492762a-4b29-4bf1-955c-042a9d989a5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yitik Çocukluğun Travmatik Şairi Nef’i</image:title>
            <image:caption>Yitik Çocukluğun Travmatik Şairi Nef’i</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91201</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eecfddd0-6e56-4980-9866-d7cffcfe1fbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Fotoğraftan Sonra İmajların İstilası</image:title>
            <image:caption>Kağıt öncesi yazılı tarih dönemine girdiğimiz üzerine yapılan tartışmalar temel dayanaklarını kaybetmiştir. Petir Burke Bütün bir enformasyon teorisi, görsel etkileşim üzerine inşa edilmiştir. Görselleştirme amacıyla donatılmış bir toplum, görselleştirme görevi için oluşturulmuş bir toplumdur. Her şey görselleştirmeye tabi tutulur, onun dışında hiçbir şeyin anlamı yoktur. Görselleşemeyen bir şey zamanımıza ait değilmiş gibi görünür. Görme bize, nahoş gerçekliği, onu hakikat düzeninden kopartarak sahte bir gizleme yeteneği kazandırır ve giderek imajlar sorgulanamaz hale gelirler. Sürekli değişen bu imajların renkleri büyülü bir deniz feneri gibi bizi uzaklardan karası olmayan bir limana çıkmaya çağırır. Gençlik çok az okuyor, çok az hatıraya sahipler, okulda öğrendiklerini evde unutuyorlar, ekranda öğrendiklerini kısa zaman içinde hatırlamıyorlar. Bilinçsizce kültürün kökenlerine yerleşen bu imajlar kitaplardaki resimler gibi de değil, bir tuşa dokunup siliniyor. Duygulara aktarılamayan heyecan, hatıra ve bilgiler ışıldayan uzak bir fener gibi kolayca hafızadan kaybolup gidiyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91202</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b17ad6e-718b-4f79-a678-5c922f0b8086.jpg</image:loc>
            <image:title>Örfün Aydını Gürbüz Azak</image:title>
            <image:caption>Gürbüz Azak&apos;ın yazıları, kitapları, resimleri ve doyumsuz sohbetleri sayesinde; yöremizin, ülkemizin ve kültürümüzün gizli ve kıyıda köşede kalmış nice güzellikleriyle tanıştım. Şüphesiz onun anlattıkları burada kayda geçirdiklerimden ibaret değil. Bu konuşmalarda daha çok Gürbüz Bey&apos;in şahsi macerası ile birlikte bazı hususlara temas edilmiştir. Asıl zenginlik onun eserlerindedir. Örfün Aydını Gürbüz Azak kitabı, okuyucuyu onun eserlerine ulaştıracak bir kapı aralamak için hazırlandı. Buyurun bu kapıdan birlikte girelim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91203</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ef46248-4576-42e3-9539-93a409f899f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Devleti&apos;nde Maden Hukuku Ve İmtiyazlar</image:title>
            <image:caption>Dünya kapitalist ekonomisiyle etkileşim içerisinde hızla değişen idari,mali vb yapı sal gönüşüm ve yapılanmada Osmanlı İmparatorluğu dış borçların etkisiyle yabancı sermayenin etkili olduğu madencilik sektöründe düzenlemeler yapmak zorunda kaldı Maden nizamnamelerinin hazırlandığı dönemde Osmanlı İmparatorluğu’nun dünya kapitalist ekonomisiyle bütünleşmesinin anlamı, dünya pazarı için hammadde kaynağı olması ile sınırlıydı.Bu süreçte,madencilik sektöründe İngiliz sermayesi hammaddde teminini ve ihracını zorlaştıran engelleri hızla ortadan kaldırdılar.Bu bağlamda,Maden Nizamnameleri İngiliz emperyalizminin sermaye İhracı’nı kolaylaştırmasına yönelik düzenlemeler haline geldi.Taştekin’in kitabının 1861,1869,1887 ve 1906 maden nizamnamelerinin düzenlemesinin imtiyazlar açısından ele alması bu bakımdan önemlidir.Nitekim yabancılara tek başına maden işletme hakkının verilmediği 1861 Maden Nizamnamesi’nin ardından 1869 Maden Nizamnamesi’nde bu snırlama  kaldırılması da bu kapsamda daha anlamlı bir hal almaktadır.Taştekin’in kitabı maden hukukunuun niteliği ve hukuki rejiminin tartışıldığı ilk bölümden sonra ikinci bölümde  Osmanlı Maden Hukuku’nun imtiyazlar açısından değişimini irdelemektedir.

Kitapta,maden nizamnamelerinin,empreyalizmin sermaye ihracına yönelik araç olarak kullanıması örnek vakalarla anlamlandırılmaktadır.Bahsi geçen maden nizamnamelerin ekler bölümünde bir araya getirilerek çeviriyazısının eklenmesi ile kitap alana belgesel bir katkı da sağlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91204</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78d557e2-116f-4e74-a4f5-c7aff0733afc.jpg</image:loc>
            <image:title>Jüpiter’in Mirası Cilt 3</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir adada süper güçler kazanan beş yakın arkadaş çökmek üzere olan 1920’ler Amerika’sını kurtarmıştı. Doksan yıl sonra, Amerika tekrar birçok krizle yüzleşiyordu. Süperkahraman grubunun lideri Ütopyacı sisteme güvenirken kardeşi Walter ise değişiklikten yanaydı. Artık yaşlanmış olan süperkahramanlar hem birbirleriyle hem de süper güçlü çocuklarıyla sıkıntılar yaşarken bir ailenin dağılması sadece Amerika’yı değil, tüm dünyayı kaosun eşiğine getirecekti. 
 
KICK-ASS ve MARVEL/İÇ SAVAŞ’ın yaratıcısı Mark Millar’ın yazdığı ve Frank Quitely’nin (3ÜZ, ALL-STAR SUPERMAN) çizdiği Jüpiter’in Mirası Cilt 3, süperkahramanların gizli kapaklı, problemli yaşamlarına yakından bakan, Watchmen ve The Boys sevenlerin bayılacağı bir çizgi roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91205</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c33ee2ca-cee1-47d5-96e7-05e58870d1ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Şimdi Kaygı Bozuklukluklarına Klinik Bir Bakış</image:title>
            <image:caption>Kaygı, kişinin kendini savunmasını sağlayan ve ruhsal yaşamı için ilerletici bir güç unsurudur. Öte yandan kaygının ne zaman ve nasıl, hangi koşullar altında uyumsuz bir işleve sahip olduğu önemli bir konudur. Sürekli kaygı hissetmek kişiyi yoran ve yaşam işlevini azaltan bir durumdur. Kaygı bozukluğunda tedavi hedefi, kişinin kaygısını tamamen yok etmek değil, yararlı olmayan ve yaşam işlevselliğini bozan tasalanma düzeyini azaltmaktır. 
Neden Şimdi? kaygı bozukluklarına klinik bir bakış sunarak, kaygı bozukluklarının türlerini, nedenlerini ve tedavi yöntemlerini ele alarak, bilimsel olarak test edilmiş teknikleri ele almıştır. Gerçekleştirilmiş araştırmalar sonucu ortaya çıkan bulgularla desteklenen kitap, kaygının doğumdan itibaren olan gelişimini ve özelliklerini tanıtarak pratik uygulamalarla zenginleştirilmiştir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91206</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8029b58e-49af-482e-9780-356704641611.jpg</image:loc>
            <image:title>Pollyanna</image:title>
            <image:caption>The moments we really lIve In are tImes when we can do whatever we want. 
 
Pollyanna, which has sold millions in many languages since its publication in 1913 and has been adapted to the cinema many times, once again confronts the reader with the concept of happiness, which is getting more and more difficult to describe. 
It is time to take a closer look at the &quot;glad game&quot;, which is an integral part of Pollyanna&apos;s life which is full of grief... 
The glad game is not just the skill of finding something to make you feel happy in every negative experience. It is also about being aware that happiness can only be possible with work and effort. 
Happiness is not unconditional and effortless. 
Happiness is an action. 
It is not belong to the one who expects it, but the one who can reinvent it for the benefit of others. 
It is fraternal, not selfishly.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91207</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f5ef30d-b757-4deb-b2ac-01c92c178371.jpg</image:loc>
            <image:title>Pollyanna</image:title>
            <image:caption>1913 yılında yayımlandığından beri pek çok dilde milyonlar satan ve defalarca sinemaya da uyarlanan POLLYANNA, tarifi giderek güçleşen mutluluk kavramıyla bir kez daha yüzleştiriyor okuru. 
Pollyanna’nın kederle dolu yaşamının ayrılmaz bir parçası olan Mutluluk Oyunu’na daha yakından bakmanın tam zamanı... 
Mutluluk Oyunu, her olumsuz deneyimin içinde mutlu hissettirecek bir şeyler bulabilme becerisi değildir sadece. Mutluluğun emekle ve çabayla mümkün olabileceğinin farkında olmaktır aynı zamanda... 
Mutluluk, koşulsuz ve çabasız olan değildir. 
Mutluluk bir eylemdir. 
Bekleyenin değil, onu başkalarının da faydasını gözeterek yeniden icat edebilenindir. 
Bencilce değil, kardeşçedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91208</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68b9014a-669f-43b5-a9c7-b4eb5e5ffd1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman, Şehit ve Hain</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’nın son dönemi, dev bir ülkenin çöküşü ve bitişi... 
Aynı yıllarda tarih sahnesinde göze batmaya başlayan beş delikanlı... 
Vatanını seven, kahramanlığa aç beş genç adam... 
Zühtü; zorluklara aldırmadan Harbiye’ye girmiş. Yakışıklı, gözü pek ve vatanı uğruna ölmeye hazır. 
Rahmi; yiğit, çekici ve savaşçı bir erkek... Korku nedir bilmiyor. 
Ethem (Çerkez); doğuştan savaşçı... Tek tutkusu ordulara komuta ederek adını tarihe yazdırmak. 
Halil (Kut-ül Amare kahramanı Halil Paşa); nevi şahsına münhasır biri... Doğuştan kahraman. 
Mustafa Kemal; savaşın harlı ateşinin içinde cumhuriyet düşü kuran bir asker. 
Araştırmacı-gazeteci Tuna Serim’in kaleme aldığı KAHRAMAN, ŞEHİT VE HAİN adlı bu roman, savaşın çapraz ateşinde mücadele veren beş adamın dönüşen kaderlerini Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bir tarih aralığında aktarıyor. 
Aşklar, kıskançlıklar, maceralar, çatışmalar, kazanımlar, kayıplar ve en önemlisi de tükenmek bilmeyen umutlar... 
Yıkılmış bir imparatorluktan genç bir cumhuriyet inşa etmek hiç kolay olmadı. Kahramanlar haine dönüştü bazen, hainler de kahramana...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91209</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13e2bcf0-6900-471f-92df-af57b0c79c96.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Ve Fert</image:title>
            <image:caption>Şevket Süreyya, “Kadro”da yayımladığı yazılarını biraraya getirip 1932 yılında İnkılap ve Kadro adıyla yayımlar. Aynı yıl Cumhuriyet gazetesinde, Ağaoğlu Ahmet Bey’in bu kitabı eleştiren yazıları yayımlanır. Bu eleştiri yazılarına, yine aynı gazetede, Şevket Süreyya ile Yakup Kadri’nin verdiği cevaplar da yayımlanır. 1933 yılında Ağaoğlu Ahmet Bey kendi yazıları ile kendisine yöneltilen eleştirilere verdiği cevapları içeren Devlet ve Fert adlı kitabı yayımlar. 
 
İnkılap ve Kadro’nun sonradan baskıları yapılsa da (ayrıca “Kadro”nun toplu basımı da gerçekleştirilmiştir) Devlet ve Fert bu ilk baskısından sonra bir daha yayımlanmaz. Dolayısıyla, otuzlu yılların başlarında, Türk düşünce tarihinde önemli bir yeri olan bu tartışma, günümüze tek taraflı olarak gelir, Devlet ve Fert unutulur. 
 
Devlet ve Fert’in bu baskısı, birtakım yazım yanlışlarının düzeltilmesi dışında, ilk baskıdaki haliyle yapılmıştır. Yalnız, bugün metni okumayı güçleştirdiği düşünülen bazı tabirlerin yerine, köşeli ayraç içerisinde bu tabirlerin bugünkü kullanımları verilmiştir. 
Şevket Süreyya, “Kadro”da yayımladığı yazılarını biraraya getirip 1932 yılında İnkılap ve Kadro adıyla yayımlar. Aynı yıl Cumhuriyet gazetesinde, Ağaoğlu Ahmet Bey’in bu kitabı eleştiren yazıları yayımlanır. Bu eleştiri yazılarına, yine aynı gazetede, Şevket Süreyya ile Yakup Kadri’nin verdiği cevaplar da yayımlanır. 1933 yılında Ağaoğlu Ahmet Bey kendi yazıları ile kendisine yöneltilen eleştirilere verdiği cevapları içeren Devlet ve Fert adlı kitabı yayımlar. 
 
İnkılap ve Kadro’nun sonradan baskıları yapılsa da (ayrıca “Kadro”nun toplu basımı da gerçekleştirilmiştir) Devlet ve Fert bu ilk baskısından sonra bir daha yayımlanmaz. Dolayısıyla, otuzlu yılların başlarında, Türk düşünce tarihinde önemli bir yeri olan bu tartışma, günümüze tek taraflı olarak gelir, Devlet ve Fert unutulur. 
 
Devlet ve Fert’in bu baskısı, birtakım yazım yanlışlarının düzeltilmesi dışında, ilk baskıdaki haliyle yapılmıştır. Yalnız, bugün metni okumayı güçleştirdiği düşünülen bazı tabirlerin yerine, köşeli ayraç içerisinde bu tabirlerin bugünkü kullanımları verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91210</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dde1eaa-af78-4cf3-9184-91cfb5a886fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dil Ve Lehçelerinin Okul Kitaplarından Seçmeler (1. Cilt)</image:title>
            <image:caption>Günümüz Türk dil ve lehçelerini merak eden, tanımak öğrenmek isteyen için Türkçe yayımlanmış çalışmaların sayısı azdı. Son otuz yıldan bu yana Türk dilleri hakkındaki bilgilerimiz artmış, Türkçe yayın sayısında hem nitelik hem de nicelik açısından artış sağlanmıştır. Ancak bu dilleri ve bu dillerin lehçelerine ait malzemeyi kendi kullandıkları alfabelerle bir arada ele alan bir derleme yoktu. 

Hocamız Talat Tekin’in sınıflaması ve sistemini esas alan elinizdeki kitap her yazı dilinin, Salırca, Sarı Uygurca, Fuyu Kırgızcası, Halaçça gibi yazı dili olmayan dillerinse alan çalışmalarına dayalı metinlerinin seçkisinden oluşmaktadır. Bu seçkiye her dilin (varsa) standart alfabesi, 2010’lara kadarki yeni alfabeleri, bu dillerle ilgili nüfus bilgileri de dahil edilmiştir. Ayrıca seçkiye, bu dillerin konuşulduğu bölgeleri gösterir, kitabı hazırlayanlar tarafından oluşturulmuş, bir de harita eklenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91211</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59d279a0-b45b-46ea-a1e4-b3a217f0ac98.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dil Ve Lehçelerinin Okul Kitaplarından Seçmeler (2. Cilt)</image:title>
            <image:caption>Günümüz Türk dil ve lehçelerini merak eden, tanımak öğrenmek isteyen için Türkçe yayımlanmış çalışmaların sayısı azdı. Son otuz yıldan bu yana Türk dilleri hakkındaki bilgilerimiz artmış, Türkçe yayın sayısında hem nitelik hem de nicelik açısından artış sağlanmıştır. Ancak bu dilleri ve bu dillerin lehçelerine ait malzemeyi kendi kullandıkları alfabelerle bir arada ele alan bir derleme yoktu. 

Hocamız Talat Tekin’in sınıflaması ve sistemini esas alan elinizdeki kitap her yazı dilinin, Salırca, Sarı Uygurca, Fuyu Kırgızcası, Halaçça gibi yazı dili olmayan dillerinse alan çalışmalarına dayalı metinlerinin seçkisinden oluşmaktadır. Bu seçkiye her dilin (varsa) standart alfabesi, 2010’lara kadarki yeni alfabeleri, bu dillerle ilgili nüfus bilgileri de dahil edilmiştir. Ayrıca seçkiye, bu dillerin konuşulduğu bölgeleri gösterir, kitabı hazırlayanlar tarafından oluşturulmuş, bir de harita eklenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91212</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eeb444a-92c2-4d81-92ad-0952b6c25a88.jpg</image:loc>
            <image:title>Atık</image:title>
            <image:caption>Antroposen Çağı’nın en büyük sorunu olan “atık”, tıpkı maddi hacmi gibi  kapsama alanı giderek genişleyen ve tasnif çabamıza karşı koyan bir kavram. Üstelik “dijital atık” diyebileceğimiz yeni türler de doğuruyor. Hepsinin arkasında ise yönetmekte zorlandığımız bir “arzu ekonomisi” mevcut. Zira atık aynı zamanda “artık arzulamadığımız” şey demek. 
 
Brian Thill’in bu küçük kitabı, dünyayı ve hayatımızı işgal eden, gözden çıkardığımız, kullanmadığımız, görmek istemediğimiz ya da istediğimiz her türden atığın, çöpün oluşturduğu manzaraya panoramik bir bakış, felsefi bir deneme niteliğinde. 
 
“Etrafa saçılmış tüm bu nesneler arasında, görkemli antik anıtların harap olmuş kalıntılarından çok, çağımızda onların yerini almış diğer atık sınıflarına ilgi duyuyorum: toprağa gömülü video oyunları, yeryüzünün kilometrelerce altında bozunmakta olan plutonyumun yavaş sızıntısı, ağaca takılmış naylon torba; tavan aralarımızda, ambarlarımızda ve oturma odalarımızda biriken çerçöp, uzayda savrulan uydu enkazları. Bunlar gelecek ile tutuştuğumuz bahse koyulmuş fişler. Sonunda su şişelerimiz, web sitelerimiz, çocuk menülerinden çıkan oyuncaklarımız, ve bombalarımız, zaman ve insanlık hakkında tıpkı Özgürlük Anıtı, Çin Seddi ve Kolezyum’un kaderleri kadar çok şey söyleyecek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91213</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1245dde-23a3-48d8-9d55-36c5154805be.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumsal</image:title>
            <image:caption>İlk kez 1942 yılında yayımlanan Kumsal, okurları İtalya’nın sayfiyesine davet ediyor: Romanını evli bir çift, onların yakın dostu ve arkadaşları ekseninde öyküleyen Pavese, odağına arkadaş topluluğunun ilişki dinamiklerini alırken aynı zamanda dönemin burjuvazisinin ruhunu da yansıtacak şekilde kişinin kendiyle ve ötekiyle ilişkisini, kadın erkek ilişkilerini yer yer bir varoluş sancısı hissettirerek sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91214</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61ae3eac-e55e-403f-9a7b-9335f46d90ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Hapishane</image:title>
            <image:caption>Hapishane, politik görüşleri nedeniyle Calabria’ya sürgüne gönderilen Pavese’nin kendi yaşam deneyiminden izler taşır: Stefano bir süre cezaevinde kaldıktan sonra bir köye sürgüne gönderilir. Gündüzleri köy halkının arasına karışabilmekle birlikte geceleri sokağa çıkması yasaktır. Stefano bir tür araf hayatı yaşadığı köyde mevsimlerin değişimine, hayatın durağan akışına tanıklık ederken kendi yalıtılmışlığını hiçbir zaman tümüyle aşamaz; yalnızlık hem altında ezildiği yazgısı hem de sığındığı kalesi olarak kalır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91215</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba64032d-1213-4189-988a-937fcf916e0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yine mi Sen!</image:title>
            <image:caption>Sulu şakalarıyla ünlü sınıf arkadaşı Utku’yla aylarca aynı sırada oturmak zorunda kalan Yankı, yaz tatili geldiğinde, başa bela sıra arkadaşından kurtulduğuna çok mutluydu. Halasının küçük bir tatil kasabasındaki evinde sakin ve keyifli bir yaz tatili geçirmeyi hayal ediyordu. Hayatın onun için bambaşka bir yaz planı olduğunu nasıl tahmin edebilirdi ki?.. 
Severek okunan kitapların yazarı Nehir Yarar’dan, sonu gelmeyen didişmelerden doğan bir dostluğun ilmek ilmek işlendiği, unutulmaz bir yaz hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91216</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/672195c5-a383-4423-9645-4a36dce0a67a.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprakyiyen</image:title>
            <image:caption>Toprağı okşadım, avucumu kapadım, María’nın ve onca kızın, başka bir kadının bedeninden olma sevgili kızların gittiği yere açılan anahtarı elimde tutarak ayağa kalktım. Toprağı tutup yuttum, biraz daha, biraz daha, yeni gözlerim ortaya çıksın ve görebileyim diye.   Her köşesinden adaletsizlik fışkıran Buenos Aires varoşlarında yaşayan isimsiz kız dürtülerine uyarak toprak yemeye başlayınca doğaüstü bir yeteneği ortaya çıkar: Toprakla temas edenlere dair gaipten görüntüler görebilmektedir. Kaybettiklerinin izini bulmak isteyen insanlar bahçesine toprak dolu şişeler bırakmaya başlar. Artık Toprakyiyen diye anılacak kız toprağın gizlediği ürpertici sırları çözerken bir yandan da kendi kaderini çizmeye çalışacaktır.   Toprakyiyen’de Dolores Reyes kadın ve çocukların dibe itildiği, şiddetle şekillenen eril dünyanın karanlığına büyülü bir ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91217</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa45b598-f7d0-412c-a213-d08505739e36.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Macerası - Eric Vale (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Eric Vale’nin bu defa çok ciddi bir sorunu var! Başı büyük bir belada! Okul müdürü Porter, Eric’in raydan çıktığını düşünüyor. Mutant Vampir Zombi Kurt Adam Uzaylılar gezegenimizi işgal etmeye hazırlanıyorlar mı cidden? Eğer Eric bu soruya mantıklı bir cevap bulamazsa insanlığın geleceği tehlikeye girecek.
Eric Vale ile beraber süper bir uzay maceresına girmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91218</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8765e8f0-4321-41d6-b03b-7ea21eb7bfd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Prenses Brambilla</image:title>
            <image:caption>Roma Karnavalı’na katılan aktör Giglio Fava, kendini bir masal dünyasının içinde bulur ve katıldığı bu gerçeküstü dünyada kendine hayalî bir ikiz yaratır. O artık Cornelio’dur ve Prenses Brambilla’ya âşık olur. Dahası, aşkının karşılık bulduğuna inanır.

Eserlerinde gerçek ile fantastiği kaynaştırarak göçebe, geçişken dünyalara dönüştüren Hoffmann, Prenses Brambilla’da gündelik hayatı masal, karnaval, mit, tiyatro ve rüya gibi alegorik düzlemlerle eşleştiriyor. Prenses Brambilla farklı dünyalar arasındaki sınırların kaybolup kimliklerin iç içe geçtiği bir Hoffmann masalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91219</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdee62f0-bec5-43a3-9499-f93c6b7fc3f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tefeci Gobseck</image:title>
            <image:caption>Balzac İnsanlık Komedyası’nda 19. yüzyılın ilk yarısını ve Fransa’yı kapsayan, yaşanmış gerçeklikten çok onun bir tür aynası niteliğini taşıyan, kendi tarihi, coğrafyası, soyluları ve burjuvazisi, esnafı ve köylüleri, politikacıları ve züppeleri daha da önemlisi kendi yasaları, felsefesi, bilimi bulunan alabildiğine özgün bir roman evreni yarattı.
Yüz otuz yedi eserden oluşan yirmi altı ciltlik devasa yapıtın Özel Yaşamdan Sahneler bölümünde yer alan Tefeci Gobseck’de, Balzac bu kez bir tefecinin de dahil olduğu bir aile dramını genç avukat Derville’in gözünden anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91220</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/021d4fba-30c9-400d-acd6-b21b99fa1115.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Çift İpek Çorap ve Başka Öyküler</image:title>
            <image:caption>Amerikalı yazar Kate Chopin’in dokuz kısa öyküsünden oluşan bu kitaptaki hikâyelerin neredeyse tamamı, Kanada’nın Acadia (bugünkü Nova Scotia) kırsalında ya da Acadia halklarının göç ettiği Louisiana’da geçer ve Fransızca konuşan Acadia, Creole ve Cajun halklarının yaşantısına odaklanır.
Chopin’in bu kısa öykülerindeki kadın karakterler içlerindeki tutkuyu keşfetme, kabullenme ve duygularına teslim olma yetenekleriyle yazarın kült romanı Uyanış’ın başkarakteri Edna’nın öncülüdürler. Her seferinde karar veren, harekete geçen, inisiyatifi alan, olayların seyrini değiştiren bu kadın karakterler aynı yaratıcıları gibi, kaleme alındıkları döneme göre zamanlarının ötesinde istisnai bir zihinsel özgürlüğe ve cesarete sahipler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91221</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fa7718b-ba8c-4cae-a309-92a437eb162e.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanfil ve Yasemin (Açıklamalı Orijinal Metin)</image:title>
            <image:caption>Bu kadar aydır en hararetli bir aşkla temas etmiş, en samimi bir hayatla yaşamıştı. Hâlâ neydi, nasıl bir kadındı, bunu bilmiyordu. Hatta hissiyatına, hevesatına hulul etmek mümkün olamamıştı. Her teşebbüsünde meçhul kalmıştı. Düşünüyordu. Sevmiş miydi? Sır! Neydi? Muamma! Bir rüya gibi anlaşılmadan zail olmuştu. Bir sfenks olarak görünmüş, bir sfenks olarak geçip gitmişti…   1923’te tefrika edilen ve ilk olarak 1924’te kitap olarak basılan Karanfil ve Yasemin, Eylül’le haklı bir şöhret kazanmış olan Mehmet Rauf’un dönem anlatıcılığında da ne kadar usta bir yazar olduğunu gösteren, oldukça önemli bir roman. Romanın arka planında, değişen Türkiye’nin değişen insanlarını, insan ilişkilerini, kıyafetlerini, çay partilerini tartışan yazar; ön plandaysa yoğun ve zorlu bir aşk hikâyesini, bu hikâyenin üç kahramanını da enfes tahlil yeteneğiyle irdeleyerek sunuyor.   Bugüne kadar hak ettiği ilgiyi görmeyen bu büyük roman, ilk baskısı ile tefrikası karşılaştırılarak ve yazarının diline müdahale edilmeden yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91222</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d9ab8b4-627e-4ce2-a5d9-c558069290ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanfil ve Yasemin (Günümüz Türkçesiyle)</image:title>
            <image:caption>Bu kadar aydır en ateşli bir aşkla temas etmiş, en samimi bir hayatla yaşamıştı. Hâlâ neydi, nasıl bir kadındı, bunu bilmiyordu. Hatta hissiyatına, heveslerine dahil olmak mümkün olamamıştı. Her teşebbüsünde belirsiz kalmıştı. Düşünüyordu. Sevmiş miydi? Sır! Neydi? Muamma! Bir rüya gibi anlaşılmadan yok olmuştu. Bir sfenks olarak görünmüş, bir sfenks olarak geçip gitmişti…   1923’te tefrika edilen ve ilk olarak 1924’te kitap olarak basılan Karanfil ve Yasemin, Eylül’le haklı bir şöhret kazanmış olan Mehmet Rauf’un dönem anlatıcılığında da ne kadar usta bir yazar olduğunu gösteren, oldukça önemli bir roman. Romanın arka planında, değişen Türkiye’nin değişen insanlarını, insan ilişkilerini, kıyafetlerini, çay partilerini tartışan yazar; ön plandaysa yoğun ve zorlu bir aşk hikâyesini, bu hikâyenin üç kahramanını da enfes tahlil yeteneğiyle irdeleyerek sunuyor.   Bugüne kadar hak ettiği ilgiyi görmeyen bu büyük roman, yazarının diline en az müdahaleyle günümüz Türkçesine uyarlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91223</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/824e40fc-8acb-4d49-bac8-f373a7298b73.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Kahraman - Eric Vale (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Eric Vale’nin okulunda “Süper Kahraman Haftası” düzenleniyor ve Eric’in de bu haftaya özel süper yaratıcı fikirleri var. Ama Eric sürprizleriyle herkesi şaşırtmayı planlarken kendisi büyük bir maceranın ortasına düşüyor. Ürkütücü mutantlar, tuhaf orang-utan ayı ve Öcü Böcü Adam… Eric bütün bu gariplikleri bir Süper Kahraman gibi aşabilecek mi, yoksa her şey bir felakete mi dönüşecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91224</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80a68718-6dcf-49da-81c0-a55f7bf3e38d.jpg</image:loc>
            <image:title>Divanu Lugati&apos;t-Türk&apos;te Tekrarlı Atasözleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Birinci Bölüm:
Divanu Lugati’t-Türk’te Tekrarlı Atasözleri
İkinci Bölüm:
Değerlendirme Ve Sonuç Değerlendirme
Sonuç
Kaynaklar
Divanu Lugati’t-Türk’teki Tekrarlı Atasözleri Ve Muhtemel Asıl Şekilleri
Dizin
Özgeçmiş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91225</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bed7dd60-9b00-4d14-98b3-64277bdce973.jpg</image:loc>
            <image:title>İşletmelerde Dijital Yönetim</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Bölüm 1
Dijital Dönüşüm: Rekabet, Strateji Ve Türkiye’nin Hedefleri
Bölüm 2
Dijitalleşme Ve İnsan Kaynakları Uygulamaları
Bölüm 3
Dijitalleşme Ve Entelektüel Sermayede Dönüşüm
Bölüm 4
Geleneksel Takımlardan Sanal Takımlara: Dijital Çağın Yeni Çalışma Modeli
Bölüm 5
Dijital Liderlik
Bölüm 6
Dijitalleşme Çağında Rekabeti Yeniden Düşünmek
Bölüm 7
Dijital Dünyada İşletmelerde Büyük Verinin Kullanımı
Bölüm 8
Dijitalleşme Ve Sürdürülebilirlik
Bölüm 9
Dijitalleşme Ve Finans Sektörü
Bölüm 10
Dijital Dönüşümün Muhasebe Sektörüne Etkisi
Bölüm 11
Dijital Dünyada Pazarlama
Bölüm 12
Değişen Dünyada Müşteri İçin Değer Yaratmak
Bölüm 13
Dijital Dönüşümde Kültürel Entegrasyon Yol Haritası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91226</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4bb6ce9-2cd2-4cee-8060-81cf81f09083.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Dünyası Üzerine Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Göç, Dayanışma ve Uyum Bağlamında Rozana Penceresinden Günümüze Antakya’da Yaşayan Suriyeli Kadınların Sosyalleşme Alanları: Sıbhiyyi ve Jam’iyya (İstikbal)
Antik Dönemde Kadın: Prehistorik Kadın’dan Havva’ya Kadar
Kişisel Markalaşma Fenomeni: Kadın Ceo’lar Örneği
Emperyalizm ve Savaş: Anadolu Kökenli Yunan Edebiyatçı Dido Sotiriou’nun Yazılarında Küçük Asya Seferi Ya Da Türk Kurtuluş Savaşı
Kadın ve Takı: Antik Dönem Kuyumculuğuna Genel Bir Bakış
Kadına Karşı Şiddet ve Kadın Olmak
Yabancı Mahkemelerin Ortak Velayet Kararlarının Türkiye’de Tenfiz Sorunu
Asri Hayat Asri Kadın: Cumhuriyet Döneminde İstanbul’da Ev Modası
Süryani Hagiografisinde Kadın Azizeler
Osmanlı Devleti’nde Müslüman Kadınlara Uygulanan Yasaklar ve Kısıtlamalar
Tarihte Türk Kadınının Serüveni ve Mustafa Kemal’in Türk Kadınına Bakışı
Türkiye’de Kadının Sosyo-Ekonomik Yapısı: Kahramanmaraş Örneği
Kurtuluş Savaşı Yılları Güney Cephesinde İstiklal Kahramanı Bir Kadın: Tayyar Rahime Hatun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91227</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/209c8767-6306-48aa-97eb-4dccdddda932.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat, Şehir, İnsan</image:title>
            <image:caption>Bir gün bir kitap okuyup bütün hayatınız değişir mi bilmem... Ama bu kitapla hayatınız güzelleşir... 
  -Ecz. Gürünay Çalışır 

Okuduğum her yazı, bilginin sonsuzluğunda yeni keşif heyecanı yarattı bende. Yeni şehirler, yeni hayatlar, yeni yaşanmışlıklar... Benim için hepsi unuttuğum ya da yeni öğrendiğim bilgilerdi. Okudukça şaşırdım, heyecanlandım. Gurur duydum... 
  -Zir. Müh. Belgin Durgun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91228</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef6c5598-d12e-4c00-915e-61a1ca54726b.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Pazarlama Yöntemleri ve Turizme Yansımaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
1. Bölüm
Dijital Pazarlama Ve Turizme Yansımaları
2. Bölüm
Sosyal Medya Pazarlaması Ve Turizme Yansımaları
3. Bölüm
Etkili Kişi(Influencer) Pazarlaması Ve Turizme Yansımaları
4. Bölüm
İçerik Pazarlaması Ve Turizme Yansımaları
5. Bölüm
Viral Pazarlama Ve Turizme Yansımaları
6. Bölüm
Satış Ortaklığı Pazarlaması (Affiliate Marketing) Ve Turizme Yansımaları
7. Bölüm
Gerilla Pazarlama Ve Turizme Yansımaları
8. Bölüm
Ağızdan Ağıza Pazarlama Ve Turizme Yansımaları
9. Bölüm
Yeşil Pazarlama Ve Turizme Yansımaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91229</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1b25a45-09c0-49a9-a120-20125ceba4b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatih İstanbul’da</image:title>
            <image:caption>“Genç Fatih, bir aralık gözlerini kapadı, bu uğultuyu dinledi. Bizans, 1125 yıldan beri Şarkî Roma’ya payitahtlık eden büyük şehir, sanki ev ev, köşe köşe, mahalle mahalle yıkılıyor, çöküyor, kayboluyordu. Kulaklara akseden uğultuda böyle derin ve umumî bir inhidamın iniltisi seziliyordu. 
Fatih, bu iniltiye dayanamamış gibi göründü. Yüzünü yanı başında duranlardan Zağanos Paşa’ya döndürdü: 
“Şehir,” dedi, “yıkılmasın, canım sıkılır.” 
O, imanlı bir sesle efendisini temin etmekte acele gösterdi: 
 “Türkler, şehir almayı bildikleri kadar aldıkları şehirleri korumayı da bilirler. İstanbul’un tek bir taşı yerinden düşmeyecektir sultanım.” 
  İstanbul’un fethi sadece Türk tarihini değil dünya tarihini de şekillendiren mühim olaylardan birisidir. Fetih ve Fatih hakkında gerek yurt içinde gerekse yurt dışında pek çok kitap yayımlanmış fetih, araştırmacısından romancısına her türden yazarın eserlerine konu olmuştur. Türk edebiyatında tarihî roman denince akla gelen ilk isimlerden birisi olan M. Turhan Tan’ın Yedigün dergisinde neşredilen bu kısa fakat çarpıcı romanı Fatih İstanbul’dafetih kitaplığına küçük de olsa katkı sağlayacak cinstendir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91230</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fca51c00-8c72-4bd4-b908-16c497bbacd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatih ve Fetih</image:title>
            <image:caption>“İkinci Murad’ın vasiyetnamesi mucibince Fâtih’in tahta çıkar çıkmaz İstanbul meselesini ele aldığından bahsedilir. Fetih’le neticelenen ve İkinci Mehmed’e “Fâtih” ve “Ebu-l-Feth” unvanlarını kazandıran yedinci muhâsara Hicret’in 857 senesi 26 Rebi’ül-evvel ve “Julien” denilen eski Milâd takviminin 1453 senesi 6 Nisan Cuma gününden aynı Hicri ve Milâdî senelerin 20 Cumada-l-ula ve 29 Mayıs Salı sabahına kadar 53 gün sürüp 54’üncü günü erkenden şehir fethedilmiştir: Bugün kullanmakta olduğumuz “Gregorien” ismindeki yeni Milâd takviminde muhâsara başıyla fetih günü 15 Nisan ve 7 Haziran Cuma ve Salı günlerine tesadüf etmektedir. Bu vaziyete göre İstanbul’un Fethi sekiz buçuk asırlık dinî ve dört asırlık millî bir ideal uğrunda devir devir ve dalga dalga dökülmüş Müslüman ve Türk kanlarının temin ettiği çetin ve muazzam bir netice demektir: İşte bundan dolayı İstanbul Fethi yeryüzündeki bütün Müslümanlarla bütün Türkler için tarihin en büyük vak’asıdır.” İsmail Hami Danişmend İsmail Hami Danişmend’in Fatih’in Hayatı ve Fetih Takvimi ve İstanbul Fethinin İnsanî ve Medenî Kıymeti adlı eserleri birleştirilerek oluşturulan Fâtih ve Fetih, dünya tarihine yön veren; hakkında sayısız eser yazılmış olan İstanbul’un fethini bu Danişmend’in sıra dışı bakış açısıyla okumamıza imkân sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91231</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de4cc77c-acc8-445f-80a7-0330be7ca04d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk ve Türklük Hakkında Az Bildiklerimiz</image:title>
            <image:caption>Bu küçük el kitabı, Türk dili, tarihi, edebiyatı, sanatı ve kültürü hakkında çok fazla bilgisi olmayan gençlerimize ve yabancı kişilere özet bilgiler verebilmek amacı ile hazırlanmıştır. Burada verilen bilgiler, Türklükle ilgili geniş konuların özetlerinin de özeti niteliğinde olup, konularla ilgili kaynaklar da metinlerin içinde gösterilmiştir. Bu kitapçık, otobüste, trende, uçakta seyahat eden; bekleme salonlarında vakit geçiren meraklılara hem bilgi aktaracak, hem de zamanlarını değerlendirmelerini sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91232</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e2cdc0c-7155-411a-a5c6-c2828337b9c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Enformasyon Çağında Marx Okumak</image:title>
            <image:caption>Ünlü Marksist biliminsanı ve eleştirel medya kuramcısı Christian Fuchs; internet, dijital emek, sosyal medya, medya endüstrileri ve dijital sınıf mücadeleleri gibi günümüz olgularından faydalanarak medya ve iletişim çalışmaları perspektifinden Marx’ın temel kavramlarını inceliyor. 
Enformasyon çağında okurların Karl Marx’ı anlamalarına yardımcı olan Fuchs, Marx’ın en önemli ve çığır açan yapıtı Kapital Cilt 1 için her bir bölümüne karşılık gelen kapsamlı bir giriş sunuyor. 
 
Fuchs çeşitli uluslararası güncel örneklerle, Amazon, Google ve Facebook gibi ulusötesi medya şirketlerinin küresel kapitalizmin denetiminde giderek daha etkin bir rol oynadığı bu dönemde Marx ve eserlerinin devam eden önemini vurguluyor. 
 
Her bir bölümün sonunda yer alan tartışma soruları ve alıştırmalar, okurların Marx’ın çalışmalarını günümüz bağlamlarına daha derinlikli uygulamalarına yardımcı oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91233</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6c3faad-a826-48c7-bd0b-b8bcd1e142d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Yarısından Sonra Bir Saat - Novalis</image:title>
            <image:caption>Hermann Hesse’nin, yapıtında izlediği yolu anlamak isteyen okurlar için gençlik dönemi eserleri arasında önem atfedip HERMANN LAUSCHER ve PETER CAMENZIND kitaplarıyla birlikte andığı ve henüz yirmi bir yirmi iki yaşlarında kaleme aldığı GECE YARISINDAN SONRA BİR SAAT masalsı atmosferiyle, Maeterlinck’in etkisi altında genç bir yazarın kendisine yarattığı düş ülkesinden ezgiler niteliğindedir. 
Yazarın ilk düzyazı denemelerinden, yine aynı yıllarda yazdığı, kitap sevgisine ilişkin “Novalis” öyküsü, bibliyofil anlatıcının aktarımıyla okuru eski kitapların geçmişteki ve gelecekteki hayali okurları ve dostluk üzerine düşündüren bir yolculuğa çıkarır; bu yolculuk boyunca romantizmin öncülerinden 18. yüzyıl sonu Alman şairi Novalis’in yapıtını selamlar. 
“Şimdi burada gördüğün ne varsa, her şey bütün gerçekliklerden daha güzel ve bütün gerçekliklerden daha gerçek.” 
Sözler metalden yapılmış gibi, yavaş ve ağır okunuyor. Buna rağmen kitap edebi değil. En iyi yerlerinde gerekli ve tuhaf. Taşıdığı huşu içten ve derin. Sevgisi büyük ve içindeki bütün duygular saf: Sanatın eşiğinde duruyor. 
 Rainer Maria Rilke (GECE YARISINDAN SONRA BİR SAAT kitabına dair)  
GECE YARISINDAN SONRA BİR SAAT’teki düzyazılar üzerinde çalışırken, kendime bir sanatçı-düş ülkesi, bir güzellikler adası yaratmıştım; düzyazılardaki şiirsellik güncel dünyanın çalkantılarından ve en diplerinden geceye, düşlere ve yalnızlıkların güzelliğine bir geri çekilme anlamı taşımaktaydı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91234</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/013e9d88-5a1c-4bec-8db1-8cddeb44c05e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yitik Dünya</image:title>
            <image:caption>Shannon Moss, Donanma Suç Araştırma Birimi’nin gizli bir bölümünde çalışıyordu. 1997 yılında, Batı Pennsylvania’da, bir komandonun ailesinin cinayetini araştırma görevini aldı, ayrıca ailenin kaybolan genç kızını da bulması gerekiyordu. Moss, geleneksel emniyet güçlerine söylemese de, kayıp komandonun USS Terazi isminde bir uzay gemisinde astronot olduğunu biliyordu. Bu gemi, Derin Zaman’ın akıntıları içinde kaybolmuştu. Moss zaman yolculuğunun zihinsel travmalarını ilk elden yaşamıştı ve komandonun gelecekteki tecrübelerinin bu şiddeti tetiklediğini düşünüyordu.  
Moss, kendi geçmişindeki bazı acıların da etkisiyle, kayıp kızı ve katili bulmak için zamanda ileriye, muhtemel geleceklerden birine gidecek ve 1997’deki bu cinayeti çözmesine yarayacak kanıtları bulmaya çalışacaktı. O, zamanda yolculuk yapıp farklı geleceklerden ipuçları toplarken, bir cinayetten çok daha korkunç bir kader, tüm insanlığın sonunu getirecek bir kıyamet gittikçe günümüze yaklaşıyordu. 
Tom Sweterlitsch’ten Yitik Dünya, yapısıyla ve üslubuyla Inception ile True Detective’i akla getiren, labirentimsi kâbus atmosferiyle tüyler ürpertici bir bilimkurgu polisiye.
“Hem zamanı hem de akılları büken bir polisiye. 12 Maymun ile True Detective’in bir karışımı gibi.” –Sylvain Neuvel
“Türler arasındaki sınırlara meydan okuyan, büyük fikirlere sahip bir roman. Destansı ve akıl almaz.” –Blake Crouch</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91235</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a699e902-7f96-44b0-8efc-9f20607f21ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğer Kızın Olsaydım</image:title>
            <image:caption>Belki de sadece sıradan bir kızımdır. 
 
Amanda Hardy, yeni okuluna başladığında her genç gibi arkadaş edinmek ve ortama uyum sağlamak istiyordu. Fakat çok önemli bir sırrı vardı. Eskiden Andrew olduğu öğrenilirse, her şey yine tepetaklak olabilirdi. 
 
Kendini korumak için ne kadar duvar örse de sevgisiz geçen bir hayat yaşamak sayılmazdı. İlk görüşte tutulduğu Grant’le zaman geçirdikçe, kendisiyle ilgili her şeyi ona açıklamak daha da zorlaşıyor, kendini daha da büyük bir açmazda buluyordu. 
 
Gerçekler, aşkına mı yoksa hayatına mı mal olacaktı? 
 
• Publishers Weekly • Kirkus • iBooks • Barnes &amp; Noble • Amazon ve • Bustle’a göre YILIN EN İYİ ROMANI 
 
“Bu cesur, ilham verici ve muhteşem kitabı mutlaka okuyun.” —Jennifer Niven 
 
“Eğer Kızın Olsaydım, önyargılarınızı kıracak.” —Nina LaCour 
 
“O kadar önemli bir kitap ki bitirir bitirmez herkesle paylaşmak isteyeceksiniz.” —Julie Murphy 
 
“Hayattaki yerini bulmaya çalışan bir gencin gerçekçi portresi.” —Washington Post 
 
“Umuda dair büyüleyici bir hikâye.” —Publishers Weekly, starred review 
 
“Farklı hissetmeye ve önyargılara dair sevgi ve umut dolu bir roman.” —Kirkus, starred review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91236</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d7b1c18-e87c-4e7f-9f04-87711695449b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalancılar İçin Sihir</image:title>
            <image:caption>Ivy Gamble’ın özel dedektiflik kariyerinin önü açık gibi görünüyordu. Uzun zamandır görüşmediği kız kardeşi Tabitha’nın sahip olduğu sihir yeteneği ona bahşedilmemişti ama sıradan hayatından gayet memnundu. Ivy, kardeşinin öğretmenlik yaptığı ve sihir gücüne sahip öğrencilerin yetiştirildiği Osthorne Akademisi’ndeki gizemli bir vakayı çözme görevini kabul ettiğinde, fırsat ayağına gelmişti. Artık sıradan vakalarla uğraşan değil, ciddi bir cinayet davasını çözebilecek türden, iyi bir dedektif olmak istiyordu ve cevaplar oradaydı, hepsi önündeydi. Tabii Ivy onları görecek kadar iyi olabilirse… 
 
“Bu merak uyandırıcı kitap sizi kesinlikle kendine bağlayacak.” –Veronica Roth 
 
“Biraz Veronica Mars biraz Harry Potter.” –The Nerd Daily 
 
“Akıl dolu ve sürükleyici…” –Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91237</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72087f9c-ecc4-4d55-86ce-c60b8eaf45de.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Fermanı</image:title>
            <image:caption>“Kanla yazılan ancak kanla bozulur.” 
 
Akla gelmeyenin başa neler getireceğini kim nereden bilebilir? Ufacık bir domino taşının her şeyi yerle yeksan etmesi için tüm şartlar hazır. Korku kendine yer bulmak için sırasını bekliyor. O, bulduğu yerde köklenmek isteyen tohum sanki. Kanla beslenip boy atan bir ağaç. 
 
Şafak Güçlü, Kan Fermanı ile bu toprakların korku için ne kadar bereketli olduğunu gösteriyor okura. Sürekli devan eden temposu, şaşırtıcı kurgusu ve nefes alıp veren karakterleriyle uzun zaman unutamayacağınız bir roman. 
 
“Vampir elindeki rulo şeklinde tuttuğu fermanı açtı. Parşömen kâğıdın üstünde kurumuş kan lekeleri ve silikleşmiş Arapça yazılar vardı. Bir süre bekleyen yaratık mırıldanmaya başladı! Bir anda önlerindeki ateş harlayarak yükseldi. Kıvılcımlar mağaranın onlarca metrelik tavanını bir anlığına yaladı ve yeniden normale döndü. Bununla birlikte diğer yaratıklar yeniden aynı sözleri mırıldanmaya başladı. Şimdi tüm mağarada yankılanan anlaşılmaz bir uğultu gittikçe yükseliyordu. 
Artık ölümcül ayin başlamıştı!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91238</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a2dfbf5-1cc3-4e2c-803f-5a5b2b06926b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Serçesi 1- Alaz</image:title>
            <image:caption>Kim demiş “Erkekler ağlamaz!” diye. Ağlar efendim. Hatta öyle bir ağlarlar ki alıp da küçük bir çocuk gibi dizinize yatırmak istersiniz. Ben bu gece beni dizlerine yatıracak olan kadının yokluğuna ağlıyorum. 
Okuduğum kitaplar, yazdığım satırlar, hepsi birer yara bandıydı. 
Bazı insanlar içinin acısını kelimelerden çıkarıyordu. Ben de o insanlardan biriydim. İçimdeki acıları parmak uçlarımda buluyor, onları satırlara çalıyordum. 
Ben Alaz Tandoğan. Babası tarafından terk edilen, annesi tarafından öksüz bırakılan, hayat mücadelesine küçük yaşta başlayan kül olmuş bir gencim. Koca bir şehri, geçmişi de içine gömerek geride bıraktım. Kaybetmemeye çalıştığım güzel yanımı da cehennem kapılarının önünden toplarken içimdeki iblisleri zapt etmeye çalıştım. 
Her şeyi yoluna koymaya çalıştığım ve bir meleğin kanatları altına sığındığım bir zaman oldu. Ama hayatım üzerine kumar oynanan masada, kader bir kez daha açtı elini önüme. İşte o an, elimdeki senaryolarda yazmayan sürpriz son, her şeyin başlangıcı oldu. 
Ve bir alaz sardı her yanı. İçinde yanan kim oldu dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91239</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f2c1e93-14b9-4bc0-b3dd-b0b36a7d00b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Korudaki Gümüş (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Emily Tesh’in birçok farklı mitolojide ve çeşitli halk inanışlarında yerleşik olan “Yeşil Adam” efsanesinden esinlenerek kaleme aldığı “Yeşilkuytu Serisi”nin ilk kitabı Korudaki Gümüş, fantastik edebiyatın olmazsa olmazı peri masallarına, kadim söylencelere, doğadaki doğaüstü unsurlara, büyülü ormanlara yönelik çağdaş bir hikâye anlatıyor. 
 
Tobias Finch, Yeşilkuytu’nun derinliklerinde, koruya hükmeden yaşlı bir meşe ağacının yanındaki kulübesinde, sakin ve kendi hâlinde bir yaşam sürüyordu. Kedisiyle ve bir de ağaç perileriyle… 
 
Yeşilkuytu Malikânesi’nin yeni sahibi Henry Silver ortaya çıkınca her şey değişti. Yerel halk efsaneleriyle yakından ilgilenen Silver’ın merakı sayesinde bir perde aralandı ve geçmişin gölgesinde saklanan sırlar yavaş yavaş topraktan filizlenmeye başladı. Tobias Finch, uzun zaman önce kapadığı bir defteri açmak zorunda kalacaktı. Ormanın büyüsü bozulacak, yeşilliğin kalbindeki karanlıkla hesaplaşılacaktı. 
 
Korudaki Gümüş, kara topraktaki köklerin derinliğine dair dokunaklı, masalsı bir anlatı. 

“Ormanın, perilerin ve sevginin hakiki öyküsü.” –Naomi Novik 
 
“Unutulmuş tanrıların, yaşlı ormanların büyüleyici öyküsü. Tek kelimeyle olağanüstü.” –Jenn Lyons 
 
“En yakın ormanda sessiz bir köşe bulun, ağaçların fısıltısını dinleyin, bu küçük kitap için eski ve yeni tanrılara teşekkür edin.” –Book Riot</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91240</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d7f8431-d9fb-47ec-9dda-d179f94be1c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyanist</image:title>
            <image:caption>Feminist şair, oyun yazarı, çevirmen ve romancı Elfriede Jelinek, kalabalık korkusu ve sosyal fobisi nedeniyle 2004 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü almaya bizzat gidememiş ama törende gösterilmesi için kaydedilen videoda, nota sehpasından okuduğu konuşmasında “Lisan bazen kazara bulur yolunu ama yoldan çıkmaz,” demişti. Jelinek, Avusturyalı yönetmen Michael Haneke’nin sinemaya da uyarladığı Piyanist’te annesiyle yaşayan, cinselliği bastırılmış piyano öğretmeni Erika Kohut’u anlatıyor. 
 
Küçüklüğünde bir müzik dâhisi olduğu düşünülen Erika artık otuzlarının sonunda, hâlâ annesiyle beraber yaşıyor ve Viyana Konservatuarı’nda piyano öğretmenliği yapıyor. Annesiyle aynı yatağı bile paylaşan bu kadın, ona ilgi duyduğunu anladığı öğrencilerinden biriyle başladığı sadomazoşist ilişki sayesinde, içindeki tüm saklı arzuları birden serbest bırakacak. Şiddet, haz ve aşk birbirine karışacak. 
 
Elfriede Jelinek’in en bilinen romanı Piyanist, müziği dinlenmeyip susturulan bedene, kadın ile erkeğin toplumsal rollerine dair tabu yıkan, sarsıcı bir başyapıt. 
 
“İnsanın kanını donduracak kadar baş döndürücü bir eser.” –Walter Abish 
 
“Piyanist, bir anne ile kızının, bir sanatçı ile âşığın zekice, sivri dilli, muhteşem bir portresi.” –John Hawkes 
 
“Jelinek’le ilgili insanı ele geçiren asıl şey, yanlış mutluluk fikirlerinden ibaret bir dünyanın içine böyle isabetli ve keskin biçimde girebilmesi.” –Frankfurter Rundschau</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91241</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97ae4513-735f-4316-a0fd-84bc9571c5ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman ve Cellat</image:title>
            <image:caption>Ev, ailenin karakutusu. İçeride çok ses var, çoğu zaman aynı şeyi söylemeyen sesler. Orada her şey coşkuyla, umutla ve iyi niyetle başlıyor ama böyle devam etmiyor. Toplum, aile için roller seçiyor: Anneler cefa çekiyor, babalar fedakârlık ediyor. Ya çocuklar? Orada değiller sanki. Aile olmak, insandan verebileceği en çetin mücadeleyi talep ediyor. 
 
Şeniz Baş, Kahraman ve Cellat’ta aile kavramını yeniden tartışmaya açarak yarattığı karakterlerle sadece bireyin değil toplumun da çıkmazlarına işaret ediyor. &quot;Kahraman ve Cellat&quot; özenli dili, sürükleyici kurgusu ve okuru içine alan atmosferiyle uzun zaman akılda kalacak bir roman. 
 
“Aynadaki bakışı anlamaya çalışıyorum. Kim bakıyor bize oradan? Kahraman mı cellat mı? Yüzüne bir gülümseme yayılıyor babamın.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91242</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7a41526-1bd2-4f6d-836c-a4aadefc9bf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyrukluyıldız Günleri</image:title>
            <image:caption>Biliminsanlarınca, kütlesinin çoğu gazdan oluştuğu için çarpsa da etkisi olmayacağı düşünülen bir kuyrukluyıldız Dünya’ya yaklaşıyor. Yaklaştıkça büyüyor, yeşilimsi aydınlığı belirginleşiyor. 
 
İnsanlık ise kendi dertleriyle meşgul. Dünya ekonomik krizde, insanlar işsiz, büyük bir savaş kapıda. Sömürünün ve savaşın yanında kuyrukluyıldızı hiç umursamayan genç sosyalist William Leadford’ın en büyük derdi ise henüz ayrıldığı sevgilisi. Oysa Dünya, kuyrukluyıldız sayesinde büyük bir değişimin eşiğinde. 
 
Wells’in 1910’da Dünya’dan görülebilecek olan Halley Kuyrukluyıldızı’na duyduğu merakla 1906’da kaleme aldığı bu ütopya, yazarın insanlık durumuna dair gerçekçi gözlemlerinden yola çıkarak ilerliyor ve eşitlik, pasifizm, özgür aşk ekseninde dönüyor. 
 
Savaş ve sınıfsal çelişkiler kadar aşk üzerine de zamanının ilerisinde görüşlere sahip Kuyrukluyıldız Günleri, toplumsal düzenin üzerine inşa edildiği temeli sarsmaktan korkmayan, sadece Wells’in yazabileceği öngörüde bir “bilimsel romans”. 

“Wells Kuyrukluyıldız’da bir yazarın karşısına çıkabilecek en ürkütücü mücadelelerin üçüyle yüzleşiyor. İlki, roman kesinlikle tartışmalı; Wells istediğini anlatabilmek için romanı tersyüz etme riskine giriyor. İkincisi, romanın ilerleyen bölümleri ütopyacı; herkes bilir ki ütopyalar parıltıdan yoksundur. Son olarak, Wells’in anakarakterinde kahraman hamuru yok; bu karakterle empati kurmak zor. Ama gelin görün ki Wells tüm bu sorunların altından zekice kalkıyor.” –Ben Bova</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91243</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fc4209d-e072-47bf-af86-c81264e2bb66.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes İçin Yapay Zeka</image:title>
            <image:caption>Yapay zekâ nedir, nelerden oluşur ve nasıl çalışır?
Yapay zekâ hakkında söylentiler çok, bilgiler az. Herkesin bir tahmini var, bazılarınınsa beklentisi yüksek... 
Meşhur yapay zekânın hangi teknolojilerden ve disiplinlerden oluştuğunu merak ediyorsanız, nasıl çalıştığını öğrenmek istiyorsanız bu kitap tam size göre. 
Üstelik sözü edilen teknolojileri anlamak için öncesinde bilmeniz gereken hiçbir şey yok. 
Öğrenci, ev hanımı, doktor, mühendis, psikolog, fenomen, Youtuber... Hangi meslekten olursanız olun, kitabın içeriğini takip edebilmek çok kolay... Son derece yalın bir dille, açıklayıcı ve bolca görselle desteklenmiş konuların içinde keyifle ilerlerken, yapay zekâ uygulamalarınızı geliştirdiğinizin farkında bile olmayacaksınız. 
Kariyerini yapay zekâ üzerine inşa etmek isteyenler açısından da son derece doğru ve etkili bir başlangıç kitabı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91244</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f5e09e7-8591-4140-83d6-5d9e1a535ce5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans’ın İncesazı</image:title>
            <image:caption>İlhan Durusel’den yeni şiir kitabı 
Bizans’ın İncesazı 
 
Buraya ayak bastım, siliniyor şimdi ayak izim.
Örtün üzerimi, üşümesin. Heykelim. 
 
 
İlhan Durusel’in yeni şiir kitabı Bizans’ın İncesazı Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı. 
Bizans’ın İncesazı’nda İlhan Durusel zamanın gizlediklerini dile dökme sanatını geliştiriyor. Toplumsal tarihten kişisel tarihe uzanan şiirlerde bir yaşam kesiti, bir duyarlık, bir öykü öne çıkarıyor. İlhan Durusel yazıyla yaşam, güncelle bellek, şiirle düzyazı arasında yepyeni tınılar çıkarıyor, şiirsel ezgiler yaratıyor. 
İlhan Durusel önceki şiir kitabı Dil Tutulması ile geçtiğimiz günlerde Vedat Türkali Ödülü’nü almıştı. 
 
İlhan Durusel 1965’te Ayvalık’ta doğdu. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Edebiyat öğretmenliği yaptı (1988-94). 1994’ten beri eşi Francesca ile birlikte Pennsylvania’da yaşıyor. Lehigh Üniversitesi Kütüphanesi’nde arşiv ve nadir kitaplar bölümünde çalışıyor. Öykü, şiir ve yazılarından bazıları Sombahar, Cumhuriyet Kitap, kitap-lık, Mesele, Sarnıç, Notos, Öykülem, Granada, 14 Şubat Dünyanın Öyküsü, Askıda Öykü ve Japonya dergilerinde, bir öyküsü Kanada’da çıkan edebiyat dergisi Descant’ın Türkiye seçkisinde yayımlandı. 
Şiir: Kısa Kısa Kıssalar (2015), Dil Tutulması (2019), Bizans’ın İncesazı (2021). 
Öykü-Anlatı: Alınyazım Kılavuzu (1998), Karakalem Requiem (2003), Süslü Nesir – Selçuklular İçin Güzel Sözler (2007), Gül Öksüren Melek (2012), Yavaş Ateş (2016), Defterdar – Evlat Katli İçin El Kitabı (2018). 
Deneme: Blöf Kitap (Tansu M. Gülaydın ile, 1998), Otlar Çağırıyor (2014).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91245</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21036679-712f-4d75-80d3-2379fa02da00.jpg</image:loc>
            <image:title>Misyonerlerin Masum Olmayan Seyahatleri</image:title>
            <image:caption>“Sonraları sapkınlaşarak putlara tapmaya başlayan Hıristiyanlara ceza olarak Tanrı Türkleri göndermiş, 
Onlar da kiliseleri camilere çevirmişlerdir.” 
 
“Türk camilerinden gelen ezan sesini duymak ve insanları ne yapmaya çağırdığını bilmek insanı üzer çünkü insanlar Hz. İsa’ya değil Hz. Muhammed’in tanrısına ibadete çağrılmaktadırlar. Yani insanlar tanrısızlığa davet edilmektedirler.” 
 
Hıristiyan misyonerlerin “kutsal topraklar” diye adlandırdıkları bölgeyi Türklerin elinde tutuyor olması yüzlerce yıldır artarak çoğalan bir öfkenin ve kinin birikmesine neden oluyor. 
Hıristiyanlar açısından Asya, Tanrı’nın oğlunun doğduğu ve bir zamanlar yaşadığı yerdir. Ancak dünyada en fazla nüfusa sahip kıta olmasına rağmen, çok az Hıristiyan yaşamaktadır burada. 
Yazar Favell Lee Mortimer’in kaleme aldığı bu kitap, Hıristiyan misyonerlerin Asya’da yaptıkları seyahatlerde tuttukları, hiç de masum sayılmayan notları içeriyor. 
Misyonerlerin seyahatleri sırasında tuttukları notlardan da anlaşılıyor ki Hıristiyanların çok büyük bir motivasyonları var hâlâ... 
Kutsal toprakları geri almak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91246</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e314b34f-619d-4b37-b41f-3535b7ed1e83.jpg</image:loc>
            <image:title>Tepedelenli Ali Paşa İsyanı</image:title>
            <image:caption>“YANYA ASLANI&apos;NIN KANLI TARİHİ!” 
Tepedelenli Ali Paşa bir Osmanlı paşasıydı. 
Arnavutların o dönemdeki en büyük şehri sayılan Yanya’nın tek hâkimi... 
Seksen yıla yakın süren ömrü boyunca annesi ve çocukları da dahil binlerce insanın kanını döktü. 
Şeytana pabucunu ters giydiren bir adam olarak bilindi her zaman. Sonunda artık herkes onun ölmesini ister hale geldi ama Tepedelenli Ali Paşa’yı öldürmek kolay bir iş değil. Padişah II. Mahmut bile “Taş taş üstünde kalmaz!” dedi. 
Macar yazar Maurus Jokai’nin kaleme aldığı bu yarı masalsı roman, sadece Tepedelenli Ali Paşa’nın hikâyesi değil, aynı zamanda reform yapma çabasıyla sancılar yaşayan Osmanlı’nın yıkılış döneminin de hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91247</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e8f70c6-26b1-4ab0-a4f5-0f040e4087d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Topraklar Üzerine Oynanan Oyunlar</image:title>
            <image:caption>Armagedon toprakları üzerinde gerçekleşen Filistin Seferi’ni hiç kimse göz ardı edemez. 
Kutsal topraklar, tarih boyunca pek çok savaşa ev sahipliği yapmıştır. Belçika, Avrupa’da “Er Meydanı” olmadan çok önce bile Filistin tüm dünyanın “Er Meydanı” olma rolünü üstlenmişti. 
Asya ile Afrika’yı birbirine bağlayan bu güzergâhta Mısırlılar ile Asurlular, İsrailoğulları ile Kenan Ülkesi orduları, Yunanlılar ile Romalılar ve Eyyubi kuvvetleriyle Haçlılar arasında çok büyük savaşlar yaşanmıştır. Bu dar alanda savaşan komutanların isimleri en az Hz. İsa kadar önemlidir. 
Kutsal topraklar üzerinde oynanan oyunları bir İngiliz subayının gözünden ibretle okuyacaksınız bu kez! I. Dünya Savaşı sırasında Almanların Türkleri savaşa dahil etmesinden beri, Türkleri kendi topraklarında yok etme planı yapılmıştı ve bu nedenle Mısır savunması Filistin’e taşındı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91248</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0611929c-3e41-4806-ab84-6ce33b15e7fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilal ve Demir Haç</image:title>
            <image:caption>“Türkleri yok etmeyi planladılar ama İstiklal Savaşı’nda destan yazabileceklerini hesaba katmadılar.” 
Bu kitap I. Dünya Savaşı’nın tüm hızıyla devam ettiği yıllarda İngiliz yazar Edward F. Benson tarafından kaleme alınmış ve Batı’da büyük yankılar uyandırmıştır. 
Yazar, sarf ettiği şu çarpıcı sözleriyle çok dikkat çekmiştir: 
“Bir Türk imparatorluğu olan Osmanlı Devleti hasta adam değildir ve hiçbir zaman da hasta olmamıştır. Çünkü Türkler hasta değildir, hastalığın tam da kendisidirler. Türklük kanserin kendisidir ve bu canavar tümör, üzerine çöktüğü canlı dokuları yüzyıllardır yiyip bitirmektedir.” 
Elinizdeki kitap, buna rağmen, aşırı uçtan bir İngiliz milliyetçisinin kaleme aldığı bir eser değildir, çünkü özellikle kitabın son iki bölümünde anlatılanlar Sevr Antlaşması’nda uygulanmaya konmuştur ve şimdiki Büyük Ortadoğu Projesi’yle büyük benzerlik göstermektedir. Türklerin Çanakkale Zaferi İngilizler üzerinde büyük bir travma yaratmış ve “Hasta Adam” dünyayı korkutmaya başlamıştır. Müttefiklerin Türklerden yana yaşadıkları büyük korku, kitapta birkaç yerde geçen “Bir Türk her zaman cesur, disiplinli ve savaşçıdır. Türkler bu özelliklerini hâlâ korumaktadırlar!” sözlerinden de anlaşılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91249</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf517002-580b-4e63-8d19-18996c247e7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Thomas More / Bir Gün Filozoflar Kral ya da Krallar Filozof Olursa İnsanlık O Zaman. Mutluluğa Kavuşur</image:title>
            <image:caption>“Çürüyen bir bedene kıyasla ebedi olan ruhtan vazgeçmek ancak onursuzların işidir ve de ahmakların.” 
 
Filiz vermeyen birçok hayatın aksine koyu gölgeli yaprakları rüzgârlarla oynaşan ulu bir çınar gibi yaşadı Thomas More. Genç yaşta çok da istememesine rağmen hızlı bir tırmanışa geçti ancak şatafatın, ikiyüzlülüğün, heveslerin ışıkları altında yaşamaktansa son nefesini dürüstlüğün küf kokulu zindanlarında vermeyi tercih etti. “Vicdan özgürlüğü” uğruna celladına gülümseyecek kadar yaşamının doğruluğundan emindi. 
İdamla noktalanan 57 yıllık yaşamının ardında yakın dostu Erasmus’un ısrarı üzerine yazdığı bir kilometre taşı olan Ütopya’yı bıraktı. Ütopya’da eğitimden üretime, siyasetten adalete, ticaretten yönetime kadar her açıdan ideal bir devleti resmetti. Hem sorunu söyledi hem çözümü haykırdı. Döneminin dışına taştı. Peki ya biz Thomas More’un anlattığı ideal topluma ulaşma yolunda neredeyiz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91250</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70618339-0da9-4513-afc3-a5caadddc7e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Justıce League – Tek Kişilik Birlik</image:title>
            <image:caption>Modern dünyanın uzun zamandır unuttuğu Kadim bir kötülük uykusundan uyandı. Modern dünya onu o kadar uzun zamandır unutmuştu ki Justice League bile bu kötülükle yüzleşmeye hazır değildi. 
Bir kehanet, Justice League&apos;in Dünya&apos;da kalan son ejderhanın pençelerinde öleceğini söylediğinde, Wonder Woman onları kurtarmak için çok sevdiği arkadaşlarına ihanet etmek zorundaydı. Ama bu kararı acaba kaderi degiştirmeye yetecek miydi? 
Usta hikâye anlatıcısı ve çizer CHRISTOPHER MOELLER, JUSTICE LEAGUE: TEK KİŞİLİK BİRLİK’te efsanevi Justice League’in şimdiye kadar hiç bilinmeyen yönlerini olağanüstü çizimleriyle gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91252</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25055524-c187-422f-9aca-d2fe21c010b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Vektörlü Rus Dış Politikası (2000-2020)</image:title>
            <image:caption>Dört Vektörlü Rus Dış Politikası(2000 – 2020)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91253</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec7dbfa5-2558-484b-aaea-90e635fd80d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bızz’ın Anatomisi</image:title>
            <image:caption>The Anatomy of Buzz, Emanuel Rosen’ın “kulaktan kulağa pazarlama”nın anatomisini anlattığı bir başyapıttır. İngilizcede “buzz” arı vızıltısı anlamına gelir. Çeviride Türkçede arı vızıltısı anlamına gelen “bızz” sözcüğünü kullandık. Bu nedenle kitabı, gözden geçirilmiş ve çevrimiçi dünya için güncellenmiş yeni baskısından Bızz’ın Anatomisi: Kulaktan Kulağa Pazarlama ismiyle çevirdik. Bızz’ın Anatomisi, okurları kulaktan kulağa pazarlamanın iç dünyasına götürerek onun nasıl ve neden işe yaradığını açıklıyor.
Kanaat önderleri, pazarlama yöneticileri, araştırmacılar ve tüketicilerle yapılan yüzlerce görüşmeye dayanan kitap şu sorulara cevap arıyor:
•Çevrimiçi (online) ve çevrimdışı (offline) hakiki bızz nasıl üretilir?
•İnsanlar, ürünleriniz ve hizmetleriniz hakkında konuşmaya nasıl teşvik edilir; onlara arkadaşları, meslektaşları ve topluluklar arasında haberler nasıl yaydırılır?
•Geleneksel kulaktan kulağa stratejileri, bugün Facebook ve YouTube gibi tüketici tarafından üretilen medyalara nasıl uyarlanır?
Zeki, şaşırtıcı bilgilere ve en yeni stratejilerle içgörülere yer veren Bızz’ın Anatomisi: Kulaktan Kulağa Pazarlama, günümüzün aşırı ve karmaşık iletişim dünyasında bir ürüne, mesaja veya fikre dikkat çekmek isteyen herkesin mutlaka okunması gereken bir kitap.
Dünyanın en önemli pazarlama, marka ve iletişim bilimcisi kitap hakkında şöyle diyor: Rosen’ın on iki yeni bölümüyle kulaktan kulağa pazarlama kitabı bu konuyu anlamak ve kullanmak için harika bir rehber! Philip Kotler
Yeni baskıdan da fazlası olan bu kitap, taze içgörüler ve net örneklerle bızz’ın nasıl oluştuğunu ve iş stratejilerini nasıl geliştirdiğini gözler önüne seriyor! David Aaker
Kişilerarası ağların doğasına ve nasıl etkinleştirilebileceğine dair büyüleyici bir bakış. Son birkaç yılda bir kitaptan bu kadar etkilendiğimi hatırlayamıyorum. Everett M. Rogers</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91254</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58306458-6057-43bb-9697-146698b8f9b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Tohumları</image:title>
            <image:caption>GDO, günümüzün en korkutucu, şeytan sözcüklerinden biri haline geldi. Peki ama GDO denince ne anlıyoruz? GDO teknolojisini ne kadar iyi biliyoruz? Hakkında düşündüklerimizin ne kadarı gerçek ne kadarı yanlış yönlendirmelere dayanıyor? GDO teknolojisi gerçekten insanlığı ve dünyayı tehdit ediyor olabilir mi? Ya biri çıkıp her şeyi yanlış anladığımızı söyleseydi? 
Gazeteci-yazar Mark Lynas, 90’lı yıllarda GDO karşıtı hareketin önde gelen isimlerindendi. Yıllar boyunca sürdürdüğü araştırmalar yirmi yıl sonra onu GDO karşıtı hareketin diğer tarafına taşıdı. Peki bu değişimin sebebi neydi? 
Bu kitap, GDO konusunu kapsamlı şekilde ele alırken genetik mühendisliği ürünü gıdaların yararları ve potansiyel tehlikeleri hakkında da derin bir analiz sunuyor. Uzun yıllara yayılmış derin bir araştırmaya dayanan Bilim Tohumları, GDO’ya hem karşıt hem yandaş insanların gözünden bakarken Mark Lynas’ın geçirdiği dönüşümün hikâyesini de ele alıyor ve kaçınılmaz soruyu soruyor: GDO’ları nasıl bu kadar yanlış anladık?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91255</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e6d8d88-2327-4b2b-a619-6fb84e6fbe2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Necati Bey</image:title>
            <image:caption>“…Hangi yönünü anlatmalı ki. 
Öğretmenliğini mi? 
Kurduğu ve başkanlık ettiği dernekleri mi? 
Hukukçuluğunu mu? 
Altay Futbol Takımının Kurucu Başkanlığını mı? 
Gazete yazarlığını mı? 
Kuvayı Milliyeciliğini mi? 
İstiklal Mahkemeleri yargıçlığını mı? 
Muallimler Derneği Başkanlığını mı? 
Mübadele, İmar ve İskân Bakanlığını mı? 
Adalet Bakanlığını mı?.. 
Yoksa Millî Eğitim Bakanlığını mı? 
Vatanseverliğini mi? 
Eğitimciliğini, mücadeleciğini, hukukçuluğunu mu? 
Aydın, ilerici, örgütçü, yardımsever, yenilikçi, atılımcı, dürüst, saygın, sevecen, özverili kişiliğini mi? 
Ödünsüz ülkücülüğünü, devrimciliğini mi? 
35 yıllık ömrüne sığdırdığı bunca eylemli yaşamın hangi parçasını anlatmalı ki? 
Mustafa Necati Bey dendi mi, benim aklıma ilk olarak; Kurtuluş Savaşı yıllarındaki Kastamonu yöresi İstiklal Mahkemesi yargıcının sesi geliyor kulağıma: 
    &quot;Bundan sonra memleketin casuslara, eşkıyaya, rüşvet alana, zalime, asker kaçağına, bunları saklayanlara, zenginleri fukaraya tercih edenlere her kim ve ne mevkide ve rütbede ne kadar büyük olursa olsun, aman yoktur!..” 
Yaşar ALADAĞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91256</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5035d297-0235-4c4e-8f73-4b881ce690e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeği Arayış İnsanlığın Bitmeyen Savaşı</image:title>
            <image:caption>“…İnsanlık tarih öncesinden beri büyük bir mücadele içinde: Gerçeği Arayış… 

 Bu savaş hiç bitmiyor, bitmeyecek de. 

İnsan yaşamak ister; neslini sürdürmek ister. Öte yandan merak eder, yaşadığı evrenin gerçeklerini öğrenmek ister.       Gerçekleri öğrenmek insanoğlunun temel bir içgüdüsüdür. 

Bugün biz gerçekleri bilimler sayesinde öğreniyoruz. 

Bilimler, gerçekleri Bilimsel metotla keşfediyor. İnsanlık; gerçekleri, duyumsal bilgilerden rasyonel bilgilere yükselerek, duyumlarını akıl yeteneğiyle işleyerek bulmaktadır. Bu gerçeklere uyum sağlayarak da yaşamını sürdürmeye ve kalitece yükseltmeye çalışıyor. 

Elinizdeki kitap insanlığın, gerçeği arayış serüveninde uğradığı başlıca konakların özlü bir sunumudur. Bu büyük tarihî yolculuk dümdüz bir yolda, hiçbir engelle karşılaşmadan, sorunsuz bir şekilde mi gerçekleşti? 

Elbette hayır! Çünkü insan aklı ve duyu organları mükemmel değil. 
Ayrıca çıkar kaygıları var. Yanılmalar, düşünme hataları, saptırmalar oluyor. Engeller günümüzde de her yerde, Türkiye’de de varlığını sürdürüyor. Kitapta bunlar hakkında da geniş bilgi veriliyor. 

Bu yapıtın temelinde öğretim üyesi olarak çalıştığım uzun yıllar boyunca verdiğim araştırma yöntemleri dersinin birikimi vardır. Gerek sunum gerekse anlatım bakımından ilk kaygılarımdan biri herkesçe kolay anlaşılır bir üslup kullanmak oldu. 

Umarım, başta genç kuşaklar olmak üzere yurttaşlarıma faydalı olacak bir yapıt ortaya koymuşumdur…” 

Prof. Dr. Cihan Dura 
 
İyi Okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91257</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/304937bf-f331-4c18-ac9e-ad36ce0c263f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Hammurabi ve Babil Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Hammurabi, kral, yetkin kişiyim ben. Yüce tanrılar beni görevlendirdi: Yani ben sürüsünü iyi güden, asası doğru çobanım. Yararlı gölgem kentimin üzerine yayılmış duruyor. Kucağıma Sümer ve Akad ülkesinin insanlarını aldım. Ülkenin dostu olan koruyucu tanrımla birlikte barış içinde onlara bakıyorum; onları bilgimin derinliğiyle kuşatıyorum. “Babil’de başını Tanrı Anu ve Tanrı Enlil’in yükseklere diktiği kentte, Asangila’da, temelleri gök ve yer gibi sonsuza dek duracak olan evde, ülkenin hukukunu düzenlemek, kararlarını belirlemek, haklarından yoksun bırakılmışlara adalet dağıtmak için kusursuz sözlerimi dikme taşıma yazdım ve adaletin kralı olarak resmimin katında kurallaştırdım. Krallar arasında seçkin kralım ben.” Babilli Hammurabi, Eski Mezopotamya’nın yetiştirdiği en önemli, aynı zamanda da en tanınmış hükümdarları arasında sayılabilir. Fransa’da arkeologlar tarafından Sus’da bulunmuş ve o günden beri tekrar tekrar ilgi odağı olmuş olan o ünlü Dikme Taş Yasaları onun ismi ve resmiyle bağlantılıdır. Elinizdeki bu kitabın amacı, Hammurabi ve ardıllarının krallığındaki Babilonya ve başkent Babil’in ekonomik, toplumsal koşulları hakkında bir fikir vermektir. Öncelikle Babilonya’nın tablet arşivlerden ele geçen kapsamlı çivi yazısı malzemelerden ve bu arada da Kral Hammurabi’nin kendi belgelerinden yararlanıldı. Başka kaynaklar özellikle Orta Fırat ve Mari’den çıkarılan yeni tablet mektuplar, Hammurabi’nin politikalarına ilişkin bazı yeni bilgiler vererek kralın kişiliğini de belirgin biçimde ortaya çıkarmıştır. Ancak Kral Hammurabi ve Babil Günlüğü eski Babil’in toplumsal yaşamını betimleme yolundaki asıl amacını etkilememiştir. –Horst Klengel Prof. Horst Klengel bu çalışmasında, Babil kentinde devasa bir imparatorluğun ve hukuk sistemi geliştiren bir uygarlığın izlerini sürüyor. Son derece titizlikle hazırlanan bu eserin tarihe ayna tutarak yeni bir boyut kazandıracağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91258</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95df29a6-834f-4e58-8215-cc0049bd97a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Lina - Çikolata Kalpli Hayaller</image:title>
            <image:caption>Sen de &quot;Çikolata Kalpli Hayaller&quot; kurmak ister misin? 
O halde bir köy düşün. Ağaçlar, nehirler, evler, her şey çikolatadan. 
Peki, Bu köy nerede? 
Merak ediyorsan, cevabı 
Lina&apos;nın &quot;Çikolata Kalpli&quot; adındaki kuzucukla 
birlikte çıktığı sürprizlerle dolu serüveninde! 
Serüvene katılmaya ve gülümsemeye hazır ol!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91259</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29eee33e-6544-4c26-8389-dc95045ca213.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Nerede?</image:title>
            <image:caption>Mutluluk, onu görmek istediğin yerdedir, senin içindedir. 
Belki bir çiçeği sularken tanışacaksınız onunla, belki de 
yağmurda ıslanırken. 
Yaşam bir keşiftir çocuk, 
sen de kendi mutluluğunu keşfetmeye ne dersin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91260</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c97d661-4bb1-4efe-8225-07ba78c59695.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Teknoloji Ve Derin Uykudaki İslam Alemi</image:title>
            <image:caption>Aklın yolu: 

Zengin devlet ve refah içinde yaşayan millet olmanın yolu, çağa uygun bilim ve teknoloji üretmekten geçiyor. Bu eserde, İslâm adına İslâm âleminin bilimden nasıl mahrum edildiği, bilim düşmanlığının kökenleri ele alınıyor, bilim-teknoloji üreten bir Türkiye için öncelikler üzerinde duruluyor. 

Her zaman geçerli bir gerçek var: Gücü olmayanı kimse dikkate almaz. Viyana’dan Polatlı’ya kadar çekilişimiz, Filistin’de, Yemen’de, Balkanlarda, Kerkük’te, Uluğ Türkistan’da, Karabağ’da, Irak’ta, Myanmar’da Türklerin ve Müslümanların aşağılanması tamamen bilim ve teknolojideki gücümüzle ilgili. Bilim ve teknoloji üretir duruma gelinceye kadar, pazarımız, güvenliğimiz, geleceğimiz tehdit altında olmaya devam edecektir. 

Bilim ve Teknoloji için İstanbul Çalışma Grubu olarak, devlet yetkililerine Bilim Teknoloji konusunda kırk tavşanı birden kovalamak yerine öncelikli birkaç alana yoğunlaştırılmasını teklif ettik. Ankara’da, Bilim Teknoloji Kongresine İsrail’den katılan Prof. Rafael Nave bizi tasdik etti: Türkiye teknoloji üretmek istiyorsa öncelikli birkaç alana yoğunlaşmalı, ciddi teşvikler vermeli. Gerekirse el becerisi ithal etmeli.” Aklın yolu bir. Bu kitap sizi aklın yoluna, ezilmekten, itilip kakılmaktan kurtuluşa, gündemin birinci maddesi olarak bilimi, Ar-Ge’yi, inovasyonu seçmeye davet ediyor. 

2. ciltte Osmanlı devletinde bilim, medrese ve Avrupa’da bilimin yükselişi, 3. Ciltte günümüzdeki bilim teknoloji, Ar-Ge, inovasyon yarışı ele alınacaktır. 
-Ramazan Bakkal, Bilim Teknoloji İçin İstanbul Çalışma Grubu Başkanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91261</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a972dc5-e1db-4e70-a503-ddb8d14194c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Örnek Öykü Ve Bir Önsöz (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Laín Entralgo’nun “İspanyol bilincinin ve kişiliğinin uyanışı” biçiminde nitelediği “98 Kuşağı” yazarlarından Miguel de Unamuno (1864-1936) Madrid Complutense Üniversitesi’nde felsefe doktorasını tamamladıktan sonra atandığı Salamanca Üniversitesi’nde ders verirken bir yandan da deneme ve makalelerini yay›mlamaya başladı. Yönetim karşıtı yazıları yüzünden işine son verildi ve Fuerteventura Adas›’na sürüldü. Ancak 1931’de Cumhuriyet’in kuruluşuyla aynı üniversiteye rektör olarak atandı. Tarihsel roman ya da romanlaştırılmış tarih olarak nitelediği tek gerçekçi romanı Savaşta Barış’ı (La Paz en la guerra) yayımladı. İkinci romanı Aşk ve Pedagoji’de (Amor y pedagojía) gerçekçilikten bir hayli uzaklaştı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91262</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd8af2fc-a8fa-4764-badc-8fa70fbfeb1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Bir Avcıdır Yürek (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yalnız Bir Avcıdır Yürek, Carson McCullers’ın otobiyografik öğeler taşıyan ilk romanıdır. Sadece karamsar bir varoluş düşüncesinin yansıdığı derin bir duyarlığın romanı değil, yazıya geçirilmiş içli ve tedirgin bir müzik parçasıdır. 1930’lu yıllarda ABD’nin küçük ve kasvetli bir Güney kasabasında yaşayan sağır bir kuyumcu, bir genç kız, siyahi bir doktor, bir lokantacı ve aykırı bir gezgin işçinin ayrı sesler olarak yankılanan öyküleri birleşip romanın temel yapısını oluşturur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91263</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ea9ccd6-bc94-4e88-a577-75bd751a284f.jpg</image:loc>
            <image:title>Atapusat Ailesi</image:title>
            <image:caption>“Askeri güç, vatanın bağımsızlığını ilelebet koruyamaz! Vatanın bağımsızlığı ebediyen korumak için bağımsızlığa inanmış bir millet ve milleti ayakta tutan aile birliğine ihtiyaç vardır.”
Mehmet Kemal Atapusat


“Evlad-ı Fatihan&apos;ın ilk öncülerinden olan ailemizin soy ismini, büyük dedemiz Merbutiyet Mehmet’e, bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından verildiğini biliyorsun. Biz devletimizin koruyu ailelerinden sadece biriyiz. Biz Atapusat ailesi olarak Türklüğün varlık mücadelesi gösterdiği her yere silah gönderdik. Mîsâk-ı Millîciler yanında olduk.”
Makbule Atapusat


“Mustafa Kemal Paşa kurtuluş mücadelesini on yıl önce başlatsaydı başarıya kavuşabilir miydi? Bağımsızlığa kavuşmak için yapacaklarını çok uzun yıllar önce kararlaştırmıştı ve zamanın gelmesi için beklemişti. Biz bugün iç savaşa neden olacak bir karar aldığımızda kaybederiz, milletimiz kaybeder. Zamanı geldiğinde, yani halkımız kurtuluş istediğinde, biz öncü olmaktan başımızı cellat taşına koymaktan çekinmeyiz.”
Mehmet Kemal Atapusat


“Yok öyle deme! Böyle ifade olmaz deme! Atalarımız her daim yaşananları masallaştırarak anlatmıştır ki çocuklar da anlasın cahil olan da! Bu ifadeyi kim okuyacak çocuk mu cahil mi bilmediğim için önden böyle anlatmak lazım.”
İsmet Seyyah


“O yenilmez gerçek bir kahramandı! Yaralanmasına, yardıma muhtaç kalmasına, hata yapmasına hatta ilaç kullanarak hile yapmasına rağmen o bir kahramandı.”
“Kimse anlamasa da o benim kahramanım.”
Yağmur Atapusat


“Biz yemin etmeden kağıda imza atmayız. Yemin ettiklerimizin de arkasındayız.”
“…”
“Çok konuştum sayın savcım. Sonra arkamızdan gammazcı derler. Masum bir kadına iftira atılmasa bunları da söylemezdim. Adım Efecan Ertinay. Bizde meslek yoktur, vazife vardır; ben Efeyim. Bizim gelirimiz maddi değildir, belimdeki silahım, bindiğim atım, Han’ım olan eşimdir.”
Efecan Ertinay


Ölüm olmasa senle sonsuza kadar sırt sırta savaşırdım.
Zeyrek Ali</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91265</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a03620e1-b673-455b-8236-3dfcc3e946cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Camlar Gecesi</image:title>
            <image:caption>Yakın tarihin en acımasız ve kanlı olayları Nazi Almanya’sında gerçekleşiyordu. Milyonlarca insanın öldüğü II. Dünya Savaşı’nın müsebbibi olan Hitler ve Nazi iktidarı, sistematik bir şekilde soykırım uyguluyordu. Kurulan onlarca imha kampında insanlar, türlü işkencelere maruz kalıyor ve acımasızca katlediliyorlardı. Bu kamplarda sanılanın aksine sadece Yahudilere uygulanan bir katliam olmamıştı. Alman işgalinin gerçekleştiği topraklarda yakalanan ve savaşlarda esir düşen her milletten insan ile muhalif Alman vatandaşları da vardı. Bu insanlara uygulanan yaptırımlar tamamen insanlık dışı uygulamalardı. Çoğunun akıbeti ölümle neticelenmişti. İşte bu zulmü yaşayan insanlar arasında Türklerin de olduğunu biliyor muydunuz?
Eser, çeşitli sebeplerden dolayı Avrupa’da bulunan Türk vatandaşlarının, Nazi zulmüne maruz kalışlarını ve toplama kamplarında çektikleri çileleri hatırlatmak için kaleme alınmıştır. Olayların geçtiği Dachau Kampı’nda öldürülen 45 bin insan arasında bulunan 23 Türk vatandaşının acı hatırasını yaşatmak amacıyla yazılan bu romanı okurken kanınızın donduğunu hissedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91266</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74a4ac5d-c895-4d1a-bc4f-ae29917f66d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Şamanın Ritmi (1. Kitap)</image:title>
            <image:caption>Şaman Dinine göre tüm evrenin, insanın bedeninde atan nabzın hızında bir ritmi vardır. Ve bu ritim, tüm evren ile birlikte dünyanın ve onun üzerinde yaşayan canlı; bize cansızmış gibi görünen ama tıpkı bizler gibi bir ruha sahip olan tüm varlıkların yaşam ritmidir.

Ata Ruhları tarafından seçilen bir insan, Kam veya Utkun olarak geri kalan hayatını yaşamayı kabul ettiği anda Eerenlerinin ona ilk gösterdikleri: Bütün göğün, ufuk çizgisi boyunca atan bir nabız gibi Yer-Suyun üzerine nasıl yayıldığıdır.

O andan itibaren Üç Âlemin Eerenleriyle bir olan Kam veya Utkun, tüm Kamlamalarında Tüngürüyle bu ritme eş güdümlü bir ritim tutturur çünkü ancak bu sayede maddenin katı gerçekliğinden bir nefes gibi sıyrılarak, İyelere ait olan Üç Âlemin kapılarından geçebileceğini bilir.

Şaman Dininin felsefesini ve bu dinin üzerinde yükseldiği kaideyi meydana getiren unsurlarını ve bir Kam veya Utkunun ruhunun nasıl temellendiğini anlattığım ilk kitabımın ardından, bu kitabımda Kamlama esnasında kullanılan araç gereçler ile birlikte onların üzerindeki obje ve şekillerin neler olduğunu anlamları ile birlikte yazıp, gerek saha çalışmalarım esnasında gerekse müze ziyaretlerinde çizdiğim resimlerle destekledim. Bu sayede binlerce yıllık birikimin mirası olarak şekillenmiş olan Şaman Dininin kasıtlı veya kasıtsız hep karanlıkta bırakılan, dillendirilmekten kaçınılan hususlarını elimden geldiği kadar ve bu konuda yazılan kitaplardan daha farklı bir yol takip ederek dile getirdim. Bir Utkun olarak üzerime düşen bu görevi layıkıyla yerine getirmiş olmanın huzuruyla yoluma devam ediyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91267</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68320850-ddcd-44e5-8997-395bb7fa1e59.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an’a Selefi Yaklaşım</image:title>
            <image:caption>Kur’an’a Selefi Yaklaşım -İbn ‘Useymin Örneği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91268</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88e256cb-fef7-4a99-8f0d-6973faefaffc.jpg</image:loc>
            <image:title>Karikatür Kitabı 2 - Yaşasın Çocuklar!</image:title>
            <image:caption>Dikkat, şehirde çocuk var!
Karikatürist, yazar Behiç Ak, 40 yıllık benzersiz karikatür verimini yeni bir albümle taçlandırıyor. Her yaştan okura çocuk neşesini ve bilgeliğini taşıyan ikinci &quot;Karikatür Kitabı&quot;nda, günümüz dünyasını çocukların gözünden yorumlayan 143 karikatür yer alıyor. Çevre duyarlığından pandeminin zorlu koşullarına, okul yaşamından gelecek kaygısına pek çok temada mizahla felsefeyi harmanlayan karikatürler çocuklara taptaze sorular, yeni düşünme yolları sunuyor. &quot;Çocuklarla büyükler arasındaki farkı kaldıran karikatürler&quot; çizdiğini söyleyen sanatçı, çocukların birçok konuyu büyüklerden daha iyi anladığına dikkat çekiyor. Türkiye&apos;nin 2022 Hans Christian Andersen Ödülü &quot;yazar&quot; adayı olan Behiç Ak&apos;tan felsefi okumalara göz kırpan özel bir seçki!
Behiç Ak&apos;ın kitaptaki &quot;Önsöz yerine…&quot; başlıklı sunuş yazısından: Komşum geçenlerde, &apos;Çocukluğumda kaybettiğim bilyelerimi yıllarca aradım bulamadım,&apos; dedi. &apos;Ta ki, çocuğum onları bulana kadar.&apos; Deminden beri merak ettiğini söylediğin, kaybettiğimiz sorular da çoktan bulundu. Hem de, meraklı çocuklarımız tarafından. Onlar şimdi çocuklarımızın zihninde... Yanına yenilerini de eklediler üstelik. İstersek kavuşabiliriz onlara, yeter ki izin verelim, çocuklarımızın soru sormasına...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91269</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b72041b1-b0b4-43d9-98eb-b70c26d74d44.jpg</image:loc>
            <image:title>Pervaneler</image:title>
            <image:caption>&quot;Yine ortadasın çırılçıplak. O da seninle birlikte. Teninizde dikilen bir sürü göz. Bir tür yanma duygusu. Çıplaklığın ne demek olduğunu ilk kez gerçekten kavrıyorsun. Destebaşı gömleği üzerinize geçiriyor. Sağ yenine senin kolun, sol yenine onunkisi. Bir yakadan çıkan başlarınız. Yanak yanağa, omuz omuza, ten tene. Bundan böyle sen ve o yok, siz varsınız. İki değil, birsiniz. İki başlı, iki kollu, dört bacaklı bir yaratık, bir hilkat garibesi. Layhar kefeni sizi ömür boyu birbirinize bağladı.&quot; Pervaneler&apos;le birlikte öykücülüğümüzde farklı bir kurguya alışmak gerekecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91270</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cf759f1-5242-4de5-9f8b-866ad9cb9b04.jpg</image:loc>
            <image:title>Zemberek</image:title>
            <image:caption>&quot;Gizli Alanlar şairi&quot; Güven Turan, ilk öykü kitabı Düş Günler&apos;den 20 yıl sonra Zemberek&apos;te öykülerini biraraya getiriyor. Yolculuk, kentler, şiir, resim, kültür odaklı, soğuk ölümlerin örüldüğü gizemli öyküler zembereği kuruyor. Birden girişin boşluğu açılıyor önünde. Kapı yok. Karşısında ikinci sıra evlerin duvarı, bir göz yanıltmasıyla, ilk duvar, bir girinti yapıyor duygusu uyandırıyor. Aralıktan giriyor, sağa sola bakıyor: İkinci sıranın girişi bunun tam doksan derece karşısında. Hangi yönü seçerse seçsin, aynı sürede ulaşacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91271</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6458277d-5107-4975-aebd-5aae5b22d4b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Canım Ay’a Gitmek İstiyor!</image:title>
            <image:caption>Can, Ay&apos;ı öyle seviyor ki onu yakalamak istiyor!
İyi ama bunu nasıl yapacak dersiniz?

Peki ya siz Ay&apos;a ulaşabilir misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91272</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6933d0d0-3344-4190-8c08-bc29c0f13f18.jpg</image:loc>
            <image:title>Şalter Kemal</image:title>
            <image:caption>“Yemişim lan büyüsünü” dedi adam. Eli, köpeğin açlıktan kemik torbasına dönmüş boynundaydı. “Büyü bilsem kendime yaparım önce yavşak!”
Bir yudum daha çekti elindeki gazete kâğıdına sarılmış şişeden. “Bıraktık büyü yapmayı, adam bile sayılmam ben. Adam olsam şu mereti içmem. O kadar da söz verdik başkana…”
Köpek, adamın elindeki şişeyi saran gazete kâğıdını yaladı, sonra adamın yüzüne derin bir minnetle baktı. Adamın başka bir kâğıt içinde getirdiği kıymayla ekmek karnını doyurmaya yetmemişti.
Gece yarısı, köpekle adamın yan yana altına sığındıkları yaprakları boyun bükmüş ağaca incecik bir yağmur tıpırdıyordu. K…. kasabası bilmem kaçıncı uykusunda homurdanarak devinirken, adamla köpek bir yılı aşkın bir süredir adamın mutlu ve mutsuz tüm gecelerini paylaştıkları yerde, fabrika lojmanlarının ortasındaki bakımsız parkta geceyi dinliyorlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91273</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d44fb2b8-af2c-45f9-b5d0-a2dfd690cc3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Medreseleşen Üniversiteler Mollalaşan Akademisyenler</image:title>
            <image:caption>Osman İnci “Medreseleşen Üniversiteler Mollalaşan Akademisyenler” kitabında, çağdaşlaşmanın, aydınlanmanın, korumacılığın, tutumluluğun, bilene ve bilgiye saygının, cehaletle mücadelenin yaşamsal öneme sahip olduğunu vurgularken, “Eski Türkiye” üniversiteleri ile “Yeni Türkiye” üniversitelerini karşılaştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91274</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3b9e5c2-9c92-4201-b1e8-c5c9f79200e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Gölge</image:title>
            <image:caption>Ediz bir gün etrafında, kendisi gibi hareketli ve yaptıklarını taklit eden bir şey fark eder. Uzayan, kısalan ve diğer herkeste de olan bir şey: Bir gölge… 
Hadi, Ediz’in kendi gölgesini tanırken diğer gölgeleri de keşfettiği bu eğlenceli öyküye sen de eşlik et! Bir çocuğun gölgelerle olan macerasını konu alan öykümüz, farklılıkları ve bir bütünün parçası olmayı yalın bir dil ve rengârenk resimlerle anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91275</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29298b43-ff01-4f64-a9bd-c80ec1b8affa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim İletişimi</image:title>
            <image:caption>Bilim iletişimi, bilimin, bilimsel bilginin üretim merkezi olarak nitelendirilen bilimsel cemaatler/yapılar ile üretilen bilginin tüketim merkezi olarak nitelendirilen kamusal topluluklar/kitleler arasında “üretim ve tüketim” ya da  etki/tepki şeklinde kurulmuş tek yönlü ve sorunlu iletişim akışını etkileşimli, katılımcı, kapsayıcı, eşitlikçi ve demokratik kılmaya çalışan bir çalışma  alanı olarak son otuz yıldaki gelişimiyle gündelik yaşamda  da yer etmiştir. 
Bilim iletişimi kitabı, tam bu bağlamda, yaşama ve dünyaya dair bilgi kurucu ve genişletici bir etkinlik olarak bilimsel süreçlerin ve bilim  insanlarının, kendi içinde ve kendi dışında olan kamularla olan etkileşimini sergilemeyi  amaçlayan kolektif bir çalışma olarak kotarılmıştır. Bu kitapta bilimsel etkinliğin  ne olduğu, nasıl yapıldığı, kimlere yönelik  olduğu bilim politikalarının sonuçları, bilimin popülerleşmesinin dinamikleri ve etkileri eleştirel bir sorgulamaya alınmaktadır. Bilim iletişiminin temel aktörleri olan bilim insanları ve bilim kurumları, karar vericiler ve politika yapıcılar, kitle medyası ve dijital medya ve elbette farklı toplumsal kesimler arasındaki ilişkiler, her bir yazıda  farklı yönlere odaklanılarak gözden geçirilmektedir. 
Bilim iletişiminin, sadece bilim  teknoloji ve yeniliklerin topluma benimsetilmesini sağlayacak bir süreç olarak görülmemesine yönelik hemen her yazıda yer alan vurgular, bu sürecin daha da iyileştirilmesi ve geliştirilmesi adına söz konusu aktörlere düşen payları da tartışmaya açmaktadır. Bilim iletişimi kitabında, bütünüyle kapitalizmin amaçlarına hizmet etmeyen, tam tersine onun aşılabilmesine olanak sağlayacak bir bilim iletişiminin ipuçları da yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91276</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c8d2397-e3fa-4bee-81bf-fd19b8a341cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Anılar Belgeler 5.Cilt (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>ANILAR BELGELER, CİLT-5 
Kemal BURKAY&apos;IN Anılar-Belgeler adlı 5 ciltlik  eserinin ilk iki cildi geçtiğimiz yıllarda Deng Yayınları arasında basılmıştı. 3. Cilt 2019 Ekiminde, 4. Cilt ise 2020 Ekiminde Vakfımızın yayınları arasında basılıp okuyucuya sunulmuşlardı. 5. ve son cilt de Vakfımızın Yayınları arasında okura sunulmaktadır. Tümü de büyük boy ve kalın kapak olan bu beş cilt, ek belgeler ve kuşe kağıda basılmış resimlerle birlikte 3000 sayfaya ulaşıyor ve Burkay’ın hayat öyküsünün yanı sıra, son 80 yılın önemli iç ve dış ve olaylarını içeriyor. 
Kitaptan alıntılar; 
Ülkeden 1980 yılı Nisan başında, Suriye sınırından kaçak geçerek ayrılmıştım. Aradan tam 31 yıl 4 ay geçmişti. Şimdi bir Türk Hava Yolları uçağıyla dönüyordum ve cebimde bir İsveç pasaportu vardı. Garip duygular içindeydim. 
* * * 
Yıllardır kararlıca izlediğimiz politik çizginin ve verdiğimiz mesajların boşa gitmediğini, tüm engellere rağmen topluma ulaştığını ve onay bulduğunu gördüm. 
* * * 
Biraz soluk aldıktan sonra arkadaşlarla birlikte, çocukluğumun geçtiği bu bahçeye daldım. Bahçe öylesine değişmişti ki eğer bir sabah, nerede olduğumu bilmeden ansızın orada uyansam buranın eski evimiz ve bahçemiz olduğunu bilemezdim... 
* * * 
Parlamentoda bana, bugüne kadar Kürt halkının özgürlük mücadelesine ve Kürt kültürüne yaptığım hizmetlerden dolayı bir plaket armağan edildi. Bu da benim için değerli bir armağan 
* * *. 
Dersim&apos;in kayıp kızı Elif. Anılarında geçmişten sadece silik bazı izler kalmış: Köyü, makine takırtıları, can çekişen anne-babası, kanlar içinde düşüp ölen kardeşi... 
* * * 
12 Eylül darbecileri hakkındaki bu karar tarihin yalnız garip değil, güzel bir cilvesi idi 
* * * 
Nisan başında hayatımın en acı olayını yaşadım, Kızım Hélin, 3 Nisan günü, Stokholm&apos;da bir motosiklet çarpması sonucu hayatını kaybetti. 
* * * 
Geçmişte olduğu gibi inanıyorum ki, eşitlik temelinde bir çözümü ve çağdaş bir demokrasiyi gerçekleştirebilirsek, bu ülkede Kürt halkı ve Türk halkı barış içinde bir arada yaşayabilir. Bence ülkemize ve tüm Ortadoğu&apos;ya sunacağımız gelecek budur, bu olmalıdır; süregiden bir kavga, kin ve düşmanlık değil.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91277</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab835aa8-af9a-47a3-a7ac-db401840534c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurdistan u Pirsgireka Kurdan (1923-1945)</image:title>
            <image:caption>Kurdistan û Pirsgirêka Kurdan (1923-1945) 

Prof. M. S. Lazarev, dîrokzaneki Rûsî bi nav û deng e, ji 30 salî zêdetir, di Akadamiya Sowyêt ya Moskowayê da, di Enstîtûya Rohilatzaniyê da Serokatiya Beşa Kurdzaniyê kiriye. Pirtûk ji Rûsî bi aliyê nivîskarê Kurd Têmurê Xelîl hatiye wergerandin. 
Kürdistan ve Kürt Sorunu (1923-1945) 

Prof. M.S. Lazarev tanınmış Sovyet bilim insanlarındandır. 30 yılı aşkın süre boyunca Sovyetler Birliği Moskova Doğu Bilimleri Enstitüsü Kürdoloji Bölümü’nün Başkanlığını yapmıştır. Eserleri arasında 3 ciltlik “Kürdistan ve Kürt Sorunu” adlı tarihi incelemesi de vardır. Kürt yazar Têmurê Xelil tarafından Rusçadan Kürtçeye çevrilen bu incelemenin ilk iki cildi geçtiğimiz yıllarda Stockholm’de Roja Nû Yayınları arasında basılmıştır. 1923-1945 dönemini anlatan 3. Cildi ise Özgürlük Yolu Vakfımızın Yayınları arasında okura sunulmaktadır. Kitabın dili Kürtçedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91278</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3835d9c-04ae-4499-bac7-69f3b902d7e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Münferit Aşklar</image:title>
            <image:caption>yine bir yangın düşer içime 
gecenin en ıssız saatlerinde. 
sızlar yaram en yorgun yerinden. 
ne dilde söz, 
ne gözde fer kalmıştır. 
derler ki; 
bir tek meyuslar bilir 
sabahı olmaz geceleri. 
bir de kimsesizler… 
o geceler ki, 
aklı geçmiş mevsimler peşinde. 
bir mültefit bahar lazım şimdi bize 
karanlığa inat, 
güne yakın. 
tende sıcak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91279</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd90e6b1-3d33-4ca6-8ec1-d0d840151f6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha Da Küçükler Için Şu Acayip Ay</image:title>
            <image:caption>Ay’a gitmek ister misin? 
Bu da soru mu şimdi? 
Elbette Ay’a gitmek istersin. 
Herkes Ay’a gitmek ister! 
Peki Ay’a giden herkes ne ister biliyor musun? 
Dünya’ya geri dönmek! 
 
Eğer uzayın herhangi bir yerinde tıpkı Dünya gibi bir gezegen olsa ama o gezegenin Ay gibi bir uydusu olmasa, kimsenin mecbur kalmadıkça oraya taşınmak isteyeceğini zannetmiyorum... 
Dünya; dağları, tepeleri, denizleri, balıkları, ormanları, ağaçları, bulutları, yağmur taneleri ve uydusu Ay ile birlikte tam da bizim yaşayabileceğimiz şekilde yaratılmış bir gezegendir. 
Her nereye baksak, “Tam da olması gerektiği gibi” görürüz baktığımız şeyi... 
Ay, işte bunun için güzel bir örnektir... 
Büyüklüğü, Dünya’ya olan uzaklığı, hem kendi etrafında hem de Dünya’nın etrafında dönme hızı ile, tam da olması gerektiği gibidir... 
O bizim biricik uydumuz... Allah’ın gecelerimizi aydınlatsın diye başımızın üzerine astığı bir nurlu kandil, bir gece lambası... Ve zamanı belirlememiz için görünen bir takvim aynı zamanda...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91280</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afd1b39a-dcea-40e2-881a-70a52535de7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha Da Küçükler İçin Şu Acayip Dünya</image:title>
            <image:caption>DÜNYA’NIN üzerinde sayısız inanılmaz şey vardır! 
Kanatlarını aça kapata uçabilen kuşlar, çiçek açan odunlar, içinden birbirinden lezzetli yiyecekler çıkan toprak, kendilerine muhteşem altıgen odacıklardan oluşan evler yapabilen ve o odacıkların içini bal ile donduran arılar... Ve daha pek çok şey... 
Ama Dünya’nın kendisi de bir o kadar inanılmazdır! 
Gerçekten inanılmazdır Dünya! Ve bu, gerçekten gerçektir! 
Uzun ama çok uzun seneler önce, insanlar Dünya’nın yuvarlak bir masa gibi dümdüz olduğunu düşünüyorlardı. 
Ve bir timsahın üzerinde durduğuna! 
Bazıları da onu bir kaplumbağanın taşıdığını düşünüyordu. 
Ve dediklerine göre o kaplumbağayı da yine bir başka kaplumbağa taşıyormuş! 
Onu da bir başka kaplumbağa, onu da bir başkası... 
Yani Dünya’yı sırtında taşıyan kaplumbağadan aşağısı hep kaplumbağa imiş! 
Nihayet insanlar bizim sevgili Dünya’mızın aslında yuvarlak yaratıldığını keşfettiler. Bu çok kolay olmadı. 
Evet, Dünya yuvarlaktı! Ama, bu, bir pinpon topunun yuvarlaklığı gibi değildi.  Tam olarak yuvarlak bile değildi! 
Dünya, GEOİD bir küreydi. Üstten ve alttan bir miktar basıktı. 
İşte bu şekle GEOİD denirdi. 
Bu geoid şekliyle Dünya’mız, bir deve kuşu yumurtasına benzerdi. 
 Kocaman, mavi bir deve kuşu yumurtasına...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91281</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c513bfa6-4d2b-47ab-b9c4-88ec8beb4b97.jpg</image:loc>
            <image:title>Hangimizin Yarası Yok Ki</image:title>
            <image:caption>Sait Almış, öykülerinde bize küçük bir sahil kasabasının, Foça’nın içinden, derininden, kalbinden sesleniyor. O kadar ki, anlatıcının yazar değil de Foça’nın kendisi olduğunu düşünmeye başlıyorsunuz.
Geçen yüzyılın yerinden yurdundan ettiği sıradan insanların şaşırtıcı dünyalarıyla, sırlarıyla, boşlukta sallanan hayatlarıyla tanışıyorsunuz.
Haftalarca dinmeyen poyraz, yüzlerce yıllık ekmek telaşı, yüzlerce yıllık aşklar, acılar, endişeler, korkular;dönüp duran mevsimler…
Foça’da zamanın hep yinelenen sesi, sessizliği…
“Ne zamanı? Hangi zamandan söz ediyorsun?” diyor Sait Almış.
Hüsnü Arkan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91282</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6c69b99-1473-48b3-84f7-283ebbf91d45.jpg</image:loc>
            <image:title>Balıkçı ve Oğlu</image:title>
            <image:caption>Toplumsal konulara duyarlılığı ile tanınan edebiyatçı ve fikir adamı Zülfü Livaneli, bu kez Ege balıkçılarının ve hayal kurmaktan bile mahrum bırakılan göçmenlerin kaderine eğiliyor. 
Usta edebiyatçı Livaneli, Balıkçı ve Oğlu ile son yılların en can yakıcı ve büyük dramı “göçmenliği” balıkçı Mustafa, Mesude ve Samir bebek üzerinden anlatıyor. O güne dek sıcak evlerinde televizyondan izledikleri haberlerden aşina oldukları ölü insan bedenleri ve yarı ölü bir bebek evliliklerinin tam ortasına düşerek bir bomba etkisi yaratıyor; aile ilişkilerini bambaşka bir çehreye büründürüyor. 
Balıkçı ve Oğlu, Ege’nin tarihinden bugününe, balık çiftliklerine ve rant hırsıyla dağlara, kıyılara saldıran şirketlerin yarattığı ekolojik yıkıma dair çok şey söylüyor. Bunun ötesinde göçmenlerin bir bilinmeze doğru göze aldıkları yolculuğu, hayatta kalma çabalarını ya da ölümü; kısacası “deryaya yakın, dünyadan uzak” yaşamlarını odağına alıyor. Livaneli’nin belki de en şiirsel romanı olan Balıkçı ve Oğlu; aile, aşk, ebeveynlik, evlat, kadın dayanışması, dostluk, göç, doğa üzerine çağdaş bir epope. 

Zülfü Livaneli’nin, uzun bir aradan sonra yazdığı ve heyecanla beklenen yeni romanı Balıkçı ve Oğlu, ustalıkla seçilen tasvirlerle okurun zihninde capcanlı bir anlatı oluşturuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91283</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a80e2d9-38a0-438a-b10b-549f0d6c1892.jpg</image:loc>
            <image:title>Acı Bir Kuş</image:title>
            <image:caption>Zeynep Uzunbay, rotasını şiirden hikâye ve romana çeviren bir kalem işçisi. Acı Bir Kuş onun ilk kurgu eseri. Yazar bu kitapta kendisiyle, çocukluğuyla, ailesiyle, toplumla ve hayatla derin bir hesaplaşmaya giriyor. Romanın başkişisi Turna&apos;nın &apos;80 darbesini izleyen karanlık zamanlardaki gençliğini, bir işkencehanede çağırdığı ışıklı çocukluk anları eşliğinde okuyoruz. Gökyüzü gibi bir şey çocukluk, hiçbir yere gitmiyor, diyen Cansever&apos;in izleğinde Uzunbay, kendini tanımak isteyenin önce çocukluğunu tanıması gerektiğini hatırlatıyor.   


Bekliyoruz. Bizim zamanımız da şu herkesinkinden olsa ya! Bizim zamanımız canımıza okuyor. Bizim zamanımız ikiyüzlü! Kalleş! Biz polisin komünisti! Amiralin şeriatçısı! Yoldaşımızın orospusu! Turna, Türkiye haritasında bu kez. Dağlara zıplıyor, nehirlerden atlıyor. Kapıkule sınır kapısı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91284</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba5d8a33-9701-43fd-bcab-bb98686e9444.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim : Seçim Kurtarmak mı ? Nesil Kurtarmak mı ?</image:title>
            <image:caption>Eğitim politikaları bir zümrenin, bir grubun veya bir ideolojinin kendini ispat etme alanı değil, bir ÜLKE ÖDEVİDİR. Ülkemizde Cumhuriyet’in ilk döneminde büyük bir adanmışlıkla gelen başarıdan sonra maalesef, eğitim siyaset ilişkisi, sıralama sınavı, her Milli Eğitim Bakanı ve YÖK Başkanını etkileyen iz bırakma sendromu, müdür ve öğretmen yetkinlikleri gibi sorunlara kağıt mühendisliği yaklaşımı ile çözümler bulmaya çalıştık. Gelecek avuçlarımızın arasından kayıp giderken, artık toplum olarak NESİL KURTARMANIN SEÇİM KURTARMAKTAN çok daha önemli olduğunu idrak etmeli ve önümüzdeki yirmi yılı kapsayacak ulusal milli bir eğitim programı yapmalıyız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91285</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47562185-ca22-403d-a20f-275e6abd5cdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Aquila</image:title>
            <image:caption>&quot;Nazım, ona sonsuzluk gibi gelen ama aslında saniyelerle ölçülecek bir zaman diliminde olasılıkları düşünüp kararını verdi. Zaman yavaşlamış, bütün duyuları keskinleşmişti. Artık son derece soğukkanlıydı, hızla yaklaşan uçaklardan kaçıp vakit kazanmak için yapması gereken manevrayı saniyesine kadar hesaplamıştı. Son anda uçağının burnunu yukarıya çevirip motora giden yakıt valflerini sonuna kadar açtı. Emektar uçağı sanki canlanmış, kendinden beklenmeyen bir ataklıkla yükselmişti. Makinelere bir daha dokunduğunda çalışacaklarını içinde hissediyordu. Uçağını döndürüp bir kez daha saldırıya geçtiğinde iki namlu da ateş kusmaya başlamışlardı.
Bu yoğun ateş karşısında düşman uçaklarının geri döndüğünü gördü. Karşısındaki pilotlar, bu çılgın Türk&apos;le uğraşmak yerine daha kolay avlar peşinde koşmaya karar vermişlerdi.&quot;
Aquila, yani kartal, yırtıcı kuşların en aman vermezi, sınırsız bir güç ve özgürlük simgesi.
İsimlerini aldıkları kartal gibi özgür yaşamak isteyen, en karanlık gecede bile ışığı arayan bir grup genç.
Ve tüm umutlar kaybolurken kendilerini bulan iki genç kadın.
Aquila, Kurtuluş Savaşı&apos;nda yoku var ederek savaşmış, güçlerini özgür yaşama arzularından ve birbirlerinden alan pilotlarımızın destanı.
Aquila, aynı zamanda işgal altındaki bir ülkede, köhneleşmiş geleneklerin arasında kendi seslerini arayan Türk kadınlarının romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91286</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/162f69b6-d140-4e5f-81c3-169fc2c9d060.jpg</image:loc>
            <image:title>Payidar</image:title>
            <image:caption>16. yüzyılda da hüküm süren görkemli padişah Kanuni Sultan Süleyman devrinde geçen büyük bir aşk hikâyesi... Savaşlardan umuda sürüklenen bir Osmanlı hafiyesi... Kayıp geçmişin izini süren ve kardeşini arayan güzel bir kadın casus... Ve tüm bunları benliğinde eriten zaman. Osmanlı&apos;nın en güçlü döneminde bir hafiyeler silsilesi içinde geçen bir roman bu. Aşkın, ihanetin, geçmişin ve sadakatin satırlara nakış nakış işlendiği bu kitap, kalplere inceden inceye sizi verecek türde; okunmaya değer... “Dert-i aşkı gayrıdan sorma ne bilsin çekmeyen Anı yine âşık-1 nalana sor söylen söylesin...” (Fuzuli)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91287</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d30ff1d7-3e69-4ede-ba65-f6a7103a12eb.jpg</image:loc>
            <image:title>İran Bahçe Sanatı</image:title>
            <image:caption>İran Bahçe Sanatı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91288</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1baf645f-6654-4375-9317-4dd9db31c635.jpg</image:loc>
            <image:title>Savunma</image:title>
            <image:caption>Alıcısına mesajı taşıyorum, garipten, ahvalimden bildiriyorum. Ve selam ediyorum rüyalarıma, hayırlara vesile olunması adına diyorum ki... Bu kitabı edinmek isteyen önce kayıtsızlık derdinden kurtulacak sonra varacak ve kavrayacak yaşamı. Düşüncelerinin ağırlığından emin olacak sınavda ve yanaşacak cevaba. Sorunsallığını kendinden bilecek. Ve nedenselliğe değinecek. Sonra meselelere getirecek çareyi derdinden, çözümde buluşan adım, aydınlığa  uzanan yol ve iki yakayı birbirine bağlayan sırat-ı müstakim olacak. Kendini keşfedecek Öyle kısıldım ki, çaresizlik bu olsa gerek ...ve güç! Işığın izdüşümü, elinizde tuttuğunuz kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91289</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5ee84a1-fe46-461d-9a9b-4d6322476028.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Beni Leylekler mi Getirdi? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemde çocuklar birçok soru sorarlar. En çok merak ettikleri sorulardan biridir: “Ben nereden geldim?” “Seni leylekler getirdi!” cevabı artık günümüz çocukları için pek de inandırıcı olmayacaktır. Çocukların sorularını araştırabilecekleri pek çok kaynak varken, özellikle yaratılış gibi hassas bir konuda en güvenilir ve değerli olan ebeveynlerin cevaplarıdır. Bu kitapta, Barış’ın annesine “Ben nereden geldim?” demesiyle başlayan düşünce yolculuğuna eşlik ediyoruz. Kitap, çocukların ikna olmadıklarında sorularının peşinden nasıl koştuklarına dikkat çekerken, aynı zamanda ebeveynlerin de öz değerlendirme yapmalarına olanak sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91290</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0759731b-9ebd-41ff-9a25-875d86b46d9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Özelim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çocukları kötülüklerden korumanın en doğru yolu, onların sezgilerini güçlendirmek ve onlara sağduyu kazandırmaktır.
Bu kitabın amacı, çocukların olayları bağlamına göre değerlendirerek, kendisi için iyi ve kötü olanı fark edebilmesine, istismar ve zorbalık gibi istemediği durumlar karşısında kendisini doğru ifade edebilmeyi ve “Hayır!” diyebilmeyi öğrenmesine katkı sağlamaktır.
Deniz’in “Anne sevgi nedir?” sorusuyla başlayan yolculuğunda, bebekliğinden itibaren gelişen becerilerini fark etmesi ve günlük yaşamda karşılaşabileceği durumlar karşısında “benim özelim” bağlamında mahremiyet bilincinin nasıl oluştuğu ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91291</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55033500-5351-4ae5-ad0e-5b615d54a572.jpg</image:loc>
            <image:title>Tatlı Bir Şey (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dedem bana sürpriz yapmış.
Yaparken de ne maceralar yaşamış!
Oyuncaklar, kuşlar, çiçekler, kilimler, karpuzlar, çörekler…
Peki bu kadar şeyi bir güne nasıl sığdırmış?
***
“Tatlı Bir Şey” heyecanlı kurgusuyla çocukların Alzeimer’a dair farkındalıklarını arttırmayı hedefliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91292</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeb9b7d7-aa25-48f0-8ad2-76e2352e0418.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Yeniden</image:title>
            <image:caption>Serdar Özkan “Mutluluk Yeniden” kitabıyla kayıp zamanın izinden giden bir adamın peşinden sevginin anlamını arıyor. 
44 Dilde 100’ü aşkın ülkede okunan Türk romancı Serdar Özkan’ın kaleminden, hatırlamaya, hatırlananlar ile geçmişte gizlenen mutluluğu keşfetmeye dair yeni bir roman. 
“Fark etmiştim ki, hayal gerçek yapan, uçup giden geçmişi şimdiye taşıyan, karanlığı aydınlığa, ölümlüyü ölümsüze dönüştüren sevgiydi. Her birimizin içine geçmişte –ana rahmindeyken, bebekken, çocukken- usulca bırakılmış, zamanla unuttuğumuz, belleğimizin, kalbimizin, ruhumuzun derinliklerinde gizlenen sevgi. Hatırlamamız lazımdı, bir hatırlama serüvenine çıkmamız. Ve hatırladığımızla yaşadığımız...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91293</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/972f79aa-c421-4f96-9cdd-b6f0711472c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Şanslı Adında Bir Kuzu</image:title>
            <image:caption>Jasmine’in babası bir çiftçi, annesi ise bir veteriner. Jasmine bu yüzden vaktinin çoğunu hayvanlarla ilgilenerek ve onları beladan uzak tutmaya çalışarak geçiriyor. Ne yazık ki çoğu zaman bunu başaramayıp başını büyük dertlere sokuyor… 
Kuzulama mevsiminde işi başından aşkın olan Jasmine, bir yandan öksüz kalmış yavru kuşlarla ilgilenirken, bir yandan da annesini kaybeden minik bir kuzuya sahip çıkar. Sorumluluğunu üstlendiği bu hayvanları, kendilerine yetecek kadar büyüdüklerinde doğal ortamlarına bırakması gerektiğini bilse de Şanslı ismini verdiği kuzuyla arasında derin bir bağ kurar. Acaba anne ve babası, Şanslı’nın onunla kalmasına izin verecek mi? Yoksa bir gece yarısı aniden yaşanan beklenmedik bir olayla Jasmine, Şanslı’dan sonsuza dek ayrılmak zorunda mı kalacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91294</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b5861c2-37bc-4ffd-a85f-a856d9b87f9c.jpg</image:loc>
            <image:title>100 Soruda Nitel Araştırma</image:title>
            <image:caption>100 Soruda Nitel Araştırma yeni ve kısmen kıdemli araştırmacılar tarafından sıkça sorulan sorulardan bazılarını ele almaktadır. Karma yöntem araştırma ekiplerinin üyeleri, danışmanlar, araştırma görevlileri, öğrenciler, uygulayıcı araştırmacılar ve benzeri kimseler bu kitabı nitel araştırma tasarımında ortaya çıkan temel konulara yönelik bir kaynak olarak kullanabilir. Amaç, nitel araştırma uygulamalarını şekillendiren temel konulardan bazılarının ana hatlarını ortaya koymaktır. Diğer kaynaklara ek olarak kullanıldığında, bu kitap okuyucuların nitel araştırmaya dair kapsamlı bir fikir elde etmelerine yardımcı olacaktır. Belli bir disiplin içinde, belli bir metodoloji, bağlam veya araştırma uygulaması hakkında öğrenebilecekleri her şeyi öğrenmek isteyen okuyucular, başvurabilecekleri çok sayıda yayımlanmış kaynak bulacaktır. Bu kitap, araştırmacıların nitel araştırmayı tasarlarken ve uygularken sordukları sıklıkla sorulan önemli sorulara odaklanmaktadır. Cevaplar tüm araştırmacıların göz önünde bulundurması gereken en dikkat çekici konulardan bazıları hakkında rehberlik etmek için disipliner ve metodolojik sınırların ötesine geçecek şekilde tasarlanmıştır. Burada yer alan sorular, öğrencilerim, çalıştay katılımcıları, uygulayıcılar ve araştırmacı meslektaşlarım tarafından yıllar boyunca bana sorulan (disiplinler arası) sorulardır. Kitap, ilave bilgi almaya yönelik bir el kitabı olarak ve önemli bir konuda hızlı cevap elde edebilmek için ilk önce bakılacak bir kaynak olarak işlev görmek üzere tasarlanmıştır. Kapsamlı bir soru listesi veya ilgili tüm yanıtlara yönelik kapsamlı bir kılavuz sunma amacı güdülmemiştir. Halihazırda nitel araştırmanın içinde yer alanlar için bu kitap, yayınlarda ve öğretimde kullanılacak bir terimin bilgi tazeleyici veya kısa bir tanımını verebilir. Nitel araştırmada yeni olanlar için ise nitel araştırmanın temel konuları, zorlukları ve faydalarına genel bir bakış sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91295</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42213e30-e0c0-4545-a317-b6cd8de38fb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Nitel Araştırmalarda Örnek Olay Yöntemi</image:title>
            <image:caption>Karşılaştırmalı örnek olay çalışmaları, eğitim de dahil olmak üzere çeşitli sosyal araştırma alanlarında politikaların ve uygulamaların etkisini araştırmak için etkili bir nitel araçtır. Geleneksel örnek olay yaklaşımlarının yetersizliğine cevaben geliştirilmiş karşılaştırmalı örnek olay çalışmaları, bilgiyi zamanda ve mekânda sentezleyebildikleri için oldukça etkilidir. “Rethinking Case Study Research A Comparative Approach” isimli kitapta yazarlar, okurların kendi karşılaştırmalı örnek olay tasarımlarını geliştirmelerine yar-dımcı olmak için karşılaştırmalı örnek olay çalışmalarının yatay, dikey ve çapraz eksenlerini tanımlamış, açıklamış ve örneklendirmişlerdir. Altı kısa bölümde, iki uzman, bu yenilikçi yaklaşımın birden çok sosyal alanda politika ve uygulamanın işleyişine nasıl uygulandığını göstermek için coğrafî olarak ayrı Tanzanya’dan Guatemala’ya ve Birleşik Devletler’e örnek olay çalışmaları kullanmıştır. Antropolojiden, gelişim ve politika araştırmalarından örnekler ve alıştırmalar içeren bu kitap, araştırmacılar, özellikle de eğitim ve yorumlayıcı sosyal bilimler alanlarında eğitim gören lisansüstü öğrencileri için yazılmıştır. Lesley Bartlett, ABD’deki Wisconsin Madison Üniversitesinin Eğitim Politikaları Araştırmaları Bölümünde profesör, Antropoloji Bölümü ile Eğitim Programları ve Öğretim Bölümünde öğretim üyesidir. Frances Vavrus, ABD’deki Minnesota Üniversitesinin Organizasyonel Liderlik, Politika ve Gelişim Bölümünde profesör ve Disiplinlerarası Küresel Değişim Araştırmaları Merkezinde öğretim üyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91296</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/326220a0-627a-4874-ba74-e34342d0f070.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka İş Başında</image:title>
            <image:caption>Yapay Zekâ artık bilim kurgu değil, 21. yüzyılın en önemli iş trendi!
Dünyanın en başarılı şirketleri yapay zekâdan işlerini dönüştürmek, verimliliği ve kârlılığı artırmak için yararlanıyor.
Yapay Zekâ İş Başında sosyal medyadan elektroniğe, perakendeden nakliyeye, sağlıktan giyime çok farklı alanlardan 50 şirketi mercek altına alarak yapay zekâyı nasıl kullandıklarını inceliyor. Çoksatan yazar ve yapay zekâ uzmanı Bernard Marr makine öğrenmesi teknolojisinin iş yapma şeklimizi nasıl değiştirdiğini anlatıyor. 50 vaka çalışmasının her birinde şirketin karşılaştığı sorunu ve yapay zekânın nasıl bir çözüm sunduğunu anlaşılır bir dille ortaya koyuyor.
Yapay Zekâ İş Başında’yı okuduğunuzda başarılı şirketlerin inovasyon ve makine öğrenmesi teknolojisiyle sorunlarını nasıl aştığını öğrenecek, güncel yapay zekâ uygulamalarının performans ve verimlilik artışına nasıl yardımcı olabileceğine dair bir fikir edineceksiniz.
Kendi işinizi yapay zekâyla dönüştürmek istiyorsanız size ilham kaynağı olacak 50 örnek elinizin altında, tek bir kitapta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91297</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/569b7fa4-e6c4-4e79-901c-cd74abcc1e4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Felsefesi ve Hukuk Teorisi Rehberi</image:title>
            <image:caption>Hukuk Felsefesi ve Hukuk Teorisi Rehberi okura, birbirleriyle yakından bağlantılı bu iki alanda şu anda mevcut bulunan tartışma konularının en önemlileri için bir rehber sunmayı amaçlıyor. Kitapta yer alan makaleler ele aldıkları konu hakkındaki halihazırdaki uzlaşıyı, neyin tartışılmakta olduğunu ve ihtilaflı alanlarda öne çıkan görüşleri aktarıyor.
Her biri alanında uzman isimler tarafından yazılan makalelerin bir kısmı Hukuk Felsefesi ile Hukuk Teorisinin geleneksel çarpışma alanı olan hukuk felsefesi ekollerini öz halinde sunarken, diğer makaleler hukuka ait temel kavram ve kurumları felsefi sorgulamaya tabi tutuyor.
Temel olarak Anglo-Amerikan hukuk dünyasındaki tartışmaları yansıtan kitap, Kıta Avrupası’na ayırdığı iki bölüm yanında ele aldığı tartışma konularının evrenselliği sayesinde yerellikten kurtulmayı büyük ölçüde başarıyor.
Hukuk Felsefesi ve Hukuk Teorisi Rehberi, ele aldığı sorunlarla ilgili önemli bir başvuru metni mahiyetinde. Kitapta konu edilen sorunlar sadece hukukçulara veya hukuk felsefesine ilgi duyanlara değil; ahlak felsefesi, siyaset felsefesi, siyaset bilimi, siyaset teorisi ve kamu yönetimi alanlarındaki felsefi ve kavramsal tartışmaları takip etmek isteyenlere de yakından sesleniyor..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91298</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e03127c2-3d97-43da-a3e3-1fe391665c68.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayır!</image:title>
            <image:caption>Bir elimiz yeşil, bir elimiz mavi; yanaklarımızda güller, alnımızda laleler, dudaklarından bal akan Müslümanlar olmalıyız. Ki yeşiller bahar tadında, maviler denizler kadar çekici ve ferahlatıcı olsun. Bizi görmek istemeli gözler ve gönüller bizim için hasret çekmeli. Vuslat da biz olmalıyız, hasret de... Biz olmalıyız gemilerin limanı. Çöllere yağan mis kokan, çiçekleri filizlendiren yağmur biz olmalıyız Müslümanlar olarak. Lale gibi zarif ama dik, yeri gelince başak gibi dolu ve boynu eğik... Seven, gülümseyen, mutluluk saçan biz olmalıyız. Güzel ne varsa bizde durak bulmalı. Kur‘an’ın huzuru, namazın huşusu, kitabın kokusu biz olmalıyız. Cıvıl cıvıl, insan gibi insan, kuşlar gibi hür, korkusuz ve özgür olanlar olmalıyız. Sevgi de biz, aşk da biz; ahlak da biz, düzen de biz olmalıyız. En güzeller olmalıyız. Ve aslımıza dönmeliyiz. Çünkü aslına dönmeyen nesil kurtulamaz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91299</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c218625-f1bb-4ca4-a795-5dfc1d2b4028.jpg</image:loc>
            <image:title>Konsey</image:title>
            <image:caption>Konsey nedir? Dünya siyasi, ekonomik, kültürel ve coğrafi tarihindeki rolü nedir? Armagedon’a inanan Joe Biden’ın inancı ve kökeni neler? Yeni Dünya Düzeni’nin şeytanları kim? Rahip okulu öğrencisi genç Yosif Cuğaşvili nasıl Josef Stalin oldu? Troçki neden sürgün edildi ve bir suikast sonucu öldürüldü? Nazım Hikmet Stalin’e hangi şiiri yazdı? SSCB, Çekoslovakya&apos;yı neden işgal etti? Kore Savaşı’nda 38. paralel neden aşılamadı? Almanya neden Doğu ve Batı olarak ayrılıp Soğuk Savaş döneminin sembolü oldu? Filistin meselesi ve Holokost’un arkasında yatan gerçekler neler? Kıyamet Savaşı’nda insanlar yok olduktan sonra yeryüzüne çıkacak olan bu ‘Efendiler’ için tohumlar hangi sığınakta saklanıyor? Bu sığınağa Nuh’un Gemisi demelerinin nedeni nedir? Bill Gates ve Elon Musk’ın anlaşamadığı nokta hangisidir? Sizleri hayrete, hatta dehşete düşürecek birçok sorunun cevabı bu kitapta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91300</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b1038eb-4d04-47a4-abf6-793f9b40444c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ülkeleri Tanıyalım Mirketleri Bulalım Dedektif Sertifikası Alalım</image:title>
            <image:caption>Bizim haylaz mirketler dünyayı keşfetmek, ülkeleri tanımak için macera dolu bir yolculuğa çıkıyor. Ama öylesine hınzırlar ki, nereye gitseler saklanıp gözden kaybolmayı başarıyorlar. Bu yaramazların nerede olduklarını bulabilecek misin? Görevin, tabii kabul edersen, tam on tane mirketi gizlendikleri yerde bulmak. Dedektiflik yeteneklerine güveniyoruz. Görevi başarıyla tamamlarsan Dedektiflik Sertifikan da kitabın sonunda seni bekliyor… 
 
Haydi, macera başlıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91301</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dacdf016-2097-4e8e-907f-916e5396003e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Elma Şuuru</image:title>
            <image:caption>Bugün, iki bin yıllık bir hedefle; Siyonizm’in 1948 yılında Ortadoğu’nun ortasında gayrimeşru yöntemlerle doğurduğu İsrail Devleti ve küresel yapılanmalarının, “Tek Dünya Krallığı” ütopyasını gerçekleştirmek istemesinin şeytani hırs ve icraatlarıyla mücadele ediyoruz! Haliyle, bugün dünyanın onlara göre “küresel ihtilal” bize göre “ilahi düzene dönüşüm” yıllarının arifesine geldiği şu günlerde; bizi yeniden bir araya toplayacak ülkü birliği; “İlay-ı Kelimetullah” terbiye ve görgüsüyle “Kızıl Elma Şuuru”dur. Yılmaz Çebi’nin araştırmacı kişiliği ve güçlü kaleminin bir eseri olan “Kızıl Elma Şuuru”; yaşanan mücadeleler, yapılan araştırmalar ve öngörülerden oluşmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91302</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76c2d9f6-f9a2-4de9-8a53-4d5106bd5c84.jpg</image:loc>
            <image:title>O&apos;nu Affettim</image:title>
            <image:caption>Siz hiç sonsuzlukta sonsuzluğu Yaratan’a kırgın olarak sonsuza kadar yaşadınız mı?

İmkânsız acılar insan zihninin kaldıramayacağından sonsuz artı bir kadar büyüktür. Bizler, yaşadığımız bedenin çekmemesi gereken sınavlardan geçiyoruz ve ebediyetle kıyasladığımızda orası için toz zerresi, burası için uçsuz bucaksız dertlerin içinde savaşıyoruz.

Ütopya evreninde yaşayan bir avuç insan, Distopya’da yaşayanlarla empati kurmaya çalışıyor ve onlara kendi adıma teşekkür ediyorum. Bu ‘Öyküleştirilmiş Tiyatro Metni’ onlar için yazıldı. Karmaşamızı asla yaşamayın.

Anlatıcı karakter tek bir kişi yahut birçok kişi, anlatılan hikâyedeki kişi kutsal bir varlık ya da bir insan, yaşanmışlıklar bir canın çektiği karmaşa veya canların hayatları. Ne fark eder, hepsi de aynı kelimelerin içinde.

Ayâsya’nın dediği gibi, “Edebiyat karalamadır. Okurları iki çizgi arasında yürütmek değildir.” Ben edebiyatçıyım ve karaladım. Karalamanın içinde kendi yolunu bulmanız dileğimle keyifli okumalar diliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91303</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1356ddb2-b7ef-4c4a-b565-603b4335ee42.jpg</image:loc>
            <image:title>İsrail&apos;il A Planı</image:title>
            <image:caption>Yahudi Ütopyası-Dünya Hükümeti planları her geçen gün biraz daha deşifre olan İsrail, uyanan Ortadoğu halklarını Vahhabi-Sünni çatışmasıyla mı dizginleyecek? Seçilen dünya halkları çiplenip deney fareleri gibi mi yaşatılacak? Dünyaya narsist bir ırk mı geliyor? Kurulan damızlık çiftliklerinde yetiştirilen Dünya Efendileri; uzun boylu, sıkı vücutlu, yakışıklı dehalardan mı oluşacak? İsrail metafizik istihbarat kuvvetlerinin yetiştirilip kullanıldığı dünyanın Şer Üçgeni neresi? Kontrollü Açlık Stratejisi&apos;nin kriptosu Kuran’daki Yusuf Kıssası’nda mı gizli? Tüm İslam dünyasında kutsal olan Hacer’ül Esved taşı çalınırsa ne olur? Sion dünya hakimiyet logosu hangi şekilde tasarlandı? İsrail’in kodlarını deşifre eden Araştırmacı Yazar Hakan Yılmaz Çebi, bu defa İsrail’in &quot;A&quot; planını sizlere sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91304</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51a2499e-4676-4e2a-a451-05a7eefaa414.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Tabut</image:title>
            <image:caption>Peygamber Efendimizin hadislerinde ve çeşitli tarihi kaynaklarda dikkat çekilen bir konu olan “Kutsal Tabut/Ahd-i Atik Sandukası”, son ilahi kitap olan Kur’an&apos;da da bildirilmektedir. Ayrıca ilahi bir kitap olarak indirilip sonradan tahrif edilen Tevrat&apos;ta da bu sanduka hakkında bilgiler yer almaktadır. İslam âlimleri tarafından, Kur’an ahlakının tüm dünya üzerinde hâkim olacağı bir dönemin de habercisi olan sanduka hakkında, Kur’an’da; “Peygamberleri, onlara dedi: O’nun hükümdarlığının belgesi, size Tabut’un gelmesidir. Onda Rabbinizden &apos;bir güven duygusu ve huzur&apos; ile Musa ailesinden ve Harun ailesinden arta kalanlar var; onu melekler taşır. Eğer inanmışlarsanız, bunda şüphesiz sizin için bir delil vardır.” (Bakara Suresi, 2/248) şeklinde bir bilgi verilir. Elinizdeki bu kitabı okuyunca, Kutsal Tabut/Ahd-i Atik Sandukası hakkında detaylı bilgilere ulaşacak; Siyonizm’in bu kutsal sandık ile ilgili emellerinden ve çalışmalarından haberdar olacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91305</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c2b5ff8-15b7-45c5-94e6-6dde1dcacb92.jpg</image:loc>
            <image:title>Metafizik İstihbarat</image:title>
            <image:caption>Metafizik istihbarat alanında Türkiye’de ilk akla gelen isimlerden biri olan Araştırmacı-Yazar Hakan Yılmaz Çebi&apos;nin bu kitabını okuyunca hepiniz çok şaşırtacak, hatta ürperteceksiniz. Bu kitapta cevaplarını bulacağınız sorulardan bazıları şöyle: Metafizik istihbarat ile cinler arasındaki bağ nedir? İstihbarat toplamak için cinler mi kullanılabilir mi? Amerika’daki medyumlar niçin bu kadar değerli? Meşhur romanlar, trans halinde mi yazılıyor ya da yazdırılıyor? Zihinsel radyo nasıl işliyor? Ruh gerçeği nedir ve ruh, bedenden geçici olarak ayrılabilir mi? Ankara’nın başkent olacağı tayy-i mekânla mı bilindi? Mustafa Kemal’in el falında ne göründü? Dolandırıcıların tespitinde medyumlar kullanılıyor mu? Bermuda Şeytan Üçgeni aslında Cin Sultanlığı mı? KGB’nin beyin okuma timleri nasıl çalışır? ABD’li uzmanlar, Anadolu’da rüya avına mı çıktı? Pentagon, toplantılarını mezarlıkta mı yapıyor? Parapsikolojik güç verilen eşyalar hangileri? Hipnotik suikastçılarla kitleler nasıl yönlendiriliyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91306</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53f85059-601d-4dcb-8942-ebdbc0776093.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyonizm ve Masonluk - Satanist Kuşatma</image:title>
            <image:caption>nsanlık Cennet’te var olduğunda başlamıştı kıyamete kadar sürecek büyük mücadele. Yeryüzünde de devam edecekti elbette. Kötülüğün sembolü Kabil olarak çıktı karşımıza, iyiliğin ve masumiyetin sembolü ise Habil’di. Gözleri hırs bürüdü de makama, güce, paraya tapındı insanlar. Aslı aşk olan güzel duygu, körpe kızların hayatlarını karartan cellat oldu iblisin elinde. Saf duyguların karşısına dikildi hep iblisin fısıltılı sesi. Kimini uydurdu kendine, kendi gibi yaptı kimilerini; kimileri de ayrılmadı güzel ahlaktan, kazanan oldu hep bu güzel insanlar. Lakin çok bedel ödendi; ilk insandan bu yana iblisin yolunda giden, insan kılıklı mahlukların yüzünden. Bu kitap, iblisin yolunda gidenler ile Allah’ın yolunda gidenlerin mücadelesinden bir kesit sunmak ve insanlara gerçekler ışığında doğruyu anlatmak için kaleme alınd</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91307</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8673084-b499-4c84-af76-ef3a5aba3c71.jpg</image:loc>
            <image:title>Süryaniler</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin güneydoğusunda Turabdin adında bir yer vardır. Süryanice bir kelime olan Turabdin, “Tanrı’nın Hizmetkârları Dağı” anlamına gelir. Bu yöredeki antik manastırlar Havarilerin, Pavlus’un ve Petrus’un mirasçısı olan eski bir Hıristiyan cemaatinin hazinelerini ve gizlerini barındırır. Bu Süryani cemaat, iki bin yıl önce Filistin’de İsa’nın konuştuğu dili konuşmaya devam ediyor. Süryaniler ve Turabdin birçok bakımdan kültürel köklerimizin de tanıklarıdır. Türkiye’nin bu bölgesi duaların ve ezgilerin eşliğinde yaşar. Sébastien de Courtois’nın bölgeye yaptığı yolculuğun sonucunda, elinizdeki bu çok yönlü eser ortaya çıktı. Gezi notlarına, röportajların, tarihi ve arkeolojik bilgilerin iç içe geçtiği Süryaniler, kadim olduğu kadar zengin bir kültüre duyulan selamdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91308</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/049562d1-27d7-4e83-be86-e17254e28c13.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Seviyorum Allah&apos;ım</image:title>
            <image:caption>Sevgili Arkadaşım; Ben Macit… Henüz yedi yaşındayım. Sohbet etmeyi seven bir çocuğum. Allah’ı öğrenmeye nasıl başladığımı sana biraz anlatmak istedim. Ama sana ihtiyacım var. Rabbimizi anlama ve anlatma konusunda sen de bana yardım eder misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91309</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23d9cb59-cdc8-4ac5-b235-b2c70d1e718d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytan Diyor Ki!</image:title>
            <image:caption>İki yol vardı karşımızda: Ya Allah’ın dinine sarılıp, atalarımızın kutlu yolunda ilerleyecektik ya da kovulmuş şeytanın köleleri olacaktık. Belliydi doğru yol, lakin seçmesi gibi kolay değildi. Çünkü şeytan diyor ki: “İmanlarını almadan dünyayı vermem!” Türlü oyunlarla çıktı karşımıza şeytan: Gözleri ahu bir güzel oldu bazen, bazen de dünya serveti som altın… Tatlı bir yemek ikram etti sol yanımızdan bir ara, tadınca fark ettik o kara zehrini. Geri döndük kaçarcasına Allah’a doğru koşmak istedik; mal, mülk ile çıktı karşımıza. Bazen medeniyet oldu çıktı karşımıza bazen de bizdenmiş gibi bir kılığa büründü. Karıştı kafamız, Hak ile batılı ayırt edemedik uzunca bir zaman. Hızlı ve atikti şeytan; çünkü yer yüzüne indiğimiz günden beri tek uğraşısı bizdik. Lakin ne kadar oyun oynarsa oynasın ne kadar hesap yaparsa yapsın boşa idi çabaları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91310</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b227da85-6c01-4b68-b03d-f34a5b7f5bb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tünel</image:title>
            <image:caption>“Her sıkıntının çözümü, tam olarak o sıkıntı taşının altındadır. Asıl marifet, o taşın altındakini görebilmektir. Göğsünü, cesaret ve yücelik soluğuyla doldurmasını bilen kişi, maruz kaldığı zorbalığa başkaldırmalı ve bunu yaparken de yakınacak, sadece olumsuzluğu görecek, mazeret uyduracak durumda olmamalı.” “Sabır, durarak pasif bir şekilde beklemek değildi; tahammül etmek hiç değildi. Sabır mücadeleydi hem içsel hem de fiilî bir mücadele... Sonunu bilmiyordu veya başarıya ulaşıp ulaşmayacağından emin değildi ama sabredecekti. Zira sabır, dağın arkasını görenlerin erdemiydi.” “Ben; bana zulmedeni, bana zulmedilirken seyredenlere tercih ederim. O elbette devasa bir yanlışa imza atıyor ama onun bu çirkinlikleri yapabilmesinin müsebbibi, buna izleyici olanlar; yani müsaade edenler ve alkış tutanlardır.” * * * * * Reyting uğruna zorla bir yarışmaya dâhil edilen tutsakların maruz kaldığı insanlık dışı muameleler ve bu vahşi gösteriyi seyretmeyi tercih eden insanlar… Kim daha suçlu; yapımcılar mı, tutsaklar mı, seyirciler mi, buna göz yuman yetkililer mi? Gitgide çığırından çıkan medya; kişinin ve toplumun benliğini, psikolojisini, aile yaşamını, değerlerini, entelektüel yönelimini ve ilişkileri nasıl etkiliyor? Daha nice can alıcı sorunun cevabı bu romanda…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91311</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afceb475-95c9-438a-a28e-77b3ed75aba0.jpg</image:loc>
            <image:title>Armegeddon</image:title>
            <image:caption>Bugün metafizik konularla ilgilenen birçok araştırmacının ifade ettiği Armegeddon (kıyamet öncesi savaş) Muharref Tevrat kaynaklı bir komplo teorisi mi? Hakikat payı olabilir mi? Ya da sadece “ya tutarsa” cinsinden bir kehanet mi? Efsunlu onlarca kaynakta bu konuyla ilgili birçok açıklamaya günümüz teknolojisiyle rahatlıkla erişilebilir. Ancak kolay kolay erişilemeyen, erişilse bile sırrı çözülemeyen bu mevzuları mitoloji havasından arındırmak; işte işin püf noktası burada… Zihni karışık veya meselenin ağırlığı altında ezilmiş çalışmalardan ari bir anlatım için insanın önce alt yapısının bu işe donanımlı olması gerekiyor. Beklenen büyük kutsal savaş olarak adlandırılan “Armegeddon Savaşı” hakkında şimdiye kadar anlatılmayanları içeren detaylı bir araştırma. Hakan Yılmaz Çebi’nin araştırmacı kişiliği ve güçlü kalemiyle konuya bambaşka bir boyut kazandırdığı bu eseri keyifle okuyacağınızdan eminiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91312</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edfd518c-0e97-4ddf-a454-b39200757a55.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemden Sonra</image:title>
            <image:caption>Bir evden anne gidince peşinde sürükler dünyayı. Koku gider, tat gider, duyu gider. Her şey gider. Şeffaf bir zırhı vardır; şefkat, merhamet ve sevgi dolu. Seni koruyan o zırh da gider. En önemlisi anne duası gider. Bırakın her şeyiniz giderse gitsin. Anne duası kalsın bir tek. O her şeye yeter. * * * * * Sessizlik tüm kavgaların, gürültülerin, kalabalıkların annesi... Doğurur kendi bedeninden en yırtıcı çığlıkları. Kaybolur sonra... Arındırmak için yeniden her şeyi, kendine gebe kalır. Anne gidince dallarımdan çiçekleri, ruhumdan şiirleri kopartmaya çalıştım. Yerlerinden binlerce çiçek tohumlandı, binlerce mısra bitiverdi. Duvarlarımda şehir hatırası fotoğraflarımız... Tarihe gülen yüzle not düştüğümüz pozlarımız kaldı geriye. Eşeledikçe içinden söylenmemiş şiirler çıktı. Sırtımda bin bıçak izi, Bin yara, her biri birbirinden gizli. Adım atsam vurur yüzüme bir el, Düşmem yere, kalkarım, dik dururum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91313</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c661bd4-5d9b-48c4-92cd-776d1bdd9bb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Asia</image:title>
            <image:caption>Belki de bu yüzden âşık oluyoruz. Belki de bir başkasının sesini ve kokusunu kendi sesimizin ve kokumuzun yerine koymaya, bir başkasının sesini ve kokusunu bir parçamız gibi hissetmeye aşk diyoruz. Sevdiğimiz bir insanın sesine doğru akıp gitmemiz, aslında kendimize doğru yaptığımız bir yolculuk belki de. Kendi geçmişimize ancak başkalarıyla ulaşıyoruz. Aşk; bize ait olduğunu sandığımız bir sesin ve kokunun aslında bize ait olmadığını, bir başkasının sesi ve kokusu olduğunu anladığımız zaman bitiyor. Öyle ise yanıldığımız sürece aşığız biz! * * * “Kadını neden bilmiyoruz?” sorusuna cevap olarak yaşanmış hikayelerden örnekler… Kadınların görünmezliğini görünür kılma çabası ve kadınlık halleri… Anne kız ilişkileri, kadınlar arası dostluklar, gündelik hayat içindeki deneyimler ve doğuma, ölüme, travmaya, yalnızlığa, kabul arayışına dair yaşanmışlıklar… İki farklı dünyanın kadınların yaşamları, kadın olarak ve kadın olmaktan dolayı yaşanan acılar ve zorluklar… Temas ettiği hayatlar karşısında kadınların beklentileri, hissettikleri ve aşka tepkileri… Yazar Hümeyra Turan’ın kaleminden kadın erkek ilişkilerine dair yaşanmışlıkların arasında bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91314</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/384c5f17-5077-4c56-873f-eb73117dde79.jpg</image:loc>
            <image:title>Luna - Kırmızı Bisikleti Çok Seviyor</image:title>
            <image:caption>Luna mutlu mutlu oyuncaklarıyla oynarken bir ses duyuyor: Leo, parlak kırmızı bisikletiyle gelmiş. Luna da bu bisiklete binmeyi çok ama çok istiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91315</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f82ecf1-671f-4892-b795-1ba4431075f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Luna - Dışarıda Oynamayı Çok Seviyor</image:title>
            <image:caption>Luna ve Leo dışarıda oyun oynuyor. Büyük oyuncak kutusunu sürükleye sürükleye dışarı çıkarıyorlar. Yağmur aniden hızlanınca koşarak içeri giriyorlar. Artık dışarıda oynamak imkansızlaşıyor. Evde oynamak ise birdenbire çok sıkıcılaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91316</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d839b95-9396-4fdf-bc5e-5627937f53f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Musibetname</image:title>
            <image:caption>Hâl diliyle söylenir bunların tümü / Söz diliyle söylenmez bunların tümü / Sözle değil, hâl diliyle söylerse sana / İnan ona; imkânsız deme buna / Gönüldeki aşkı gör; gönül cânda gizli / Yüz cihan yüzlerce cihanda gizli / İki dünyanın neresinde bir sır varsa / Bu dîvânda yer alır baştan sona</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91317</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f559d98b-073b-4b39-ba15-2e292daea744.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakınlaşmalar</image:title>
            <image:caption>Yakınlaşmalar, “Eğer insanın insana (ve doğaya) ettikleri bir son bulsaydı ne olurdu?” sorusunun peşinden kışkırtıcı, muzip ve ufuk açan bir tarzda ilerliyor. Yazar, günümüz toplumundan tanıdık simaların; devlet başkanlarının, medya patronlarının, endüstri liderlerinin göklerden gelen müdahale ile ellerindeki iktidarı kaybetmeleri karşısında bocalayışlarını mizahi bir dille resmediyor. Gezegenin her bir ucundan sıradan vatandaşlarsa ellerine geçen bu yeni özgürlükle ne yapacaklarını tartışıyorlar. Acaba insanlık eski bayağı hallerine dönüp kendini yok mu edecek, yoksa el ele verip evreni mi keşfedecek? Seçim bizim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91318</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88ffd4da-3b0a-4bbf-8a0d-f5fa23d83186.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimar Kunduzlar</image:title>
            <image:caption>Bilim ve teknoloji ile iç içe olan çocuklar; merak duygusu gelişmiş, yaşamın ve doğanın kurallarını öğrenmiş, eleştirel düşünme yetisine sahip bireyler olarak yetişirler.

Bilim Kitaplığı- İlk Okuma Serisi eserlerimiz; çocuklarınızın bu yönde gelişimine katkıda bulunmak için çeşitli araştırma ve anketler taranarak hazırlandı. Bu kitaplarla çocuklarınız okumayı öğrenir öğrenmez bilimsel okuryazarlığa da adım atacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91319</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8c4e21e-7f6a-4d3a-aa91-fd17361d2456.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Deniz</image:title>
            <image:caption>Bilim ve teknoloji ile iç içe olan çocuklar; merak duygusu gelişmiş, yaşamın ve doğanın kurallarını öğrenmiş, eleştirel düşünme yetisine sahip bireyler olarak yetişirler. 
 
Bilim Kitaplığı- İlk Okuma Serisi eserlerimiz; çocuklarınızın bu yönde gelişimine katkıda bulunmak için çeşitli araştırma ve anketler taranarak hazırlandı. Bu kitaplarla çocuklarınız okumayı öğrenir öğrenmez bilimsel okuryazarlığa da adım atacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91320</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1837b6d7-48ca-4146-96f1-2f44577cb0ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgiler-Zihin Becerileri Aktivite Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Zihin Becerileri Aktivite Kitabı - Çizgiler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91321</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77779176-3e40-4817-b5d2-b34d6bd4a377.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Geliştirme Becerileri-Kral Şakir Zihin Becerileri Aktivite Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Zihin Becerileri Aktivite Kitabı - Dikkat Geliştirme Becerileri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91322</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9897bb6c-de9f-4e28-823b-7ecb6b3b8a07.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyniniz İçin Bilgiler</image:title>
            <image:caption>“Sayfalarda gezinip herhangi bir yerinde durun, sadece beyninizi harekete geçirmekle kalmayıp sizi gülümseten bir şeyler de bulacağınıza eminim.” 
 
Büyük fizikçi Isaac Newton’ın gözüne bilimsel amaçla bir iğne sapladığını;* Geleneksel Çin tıbbının sıtma tedavisini geliştirmeye yardımcı olduğunu; 
Çocuk felci aşısını bulan Dr. Jonas Salk’ın ilk testleri kendisine ailesi üzerinde yaptığını; 
 Amerika Birleşik Devletleri’nde köleliği kaldıran Abraham Lincoln’ün siyahlarla beyazların asla eşit olamayacağına inandığını; 
 Küresel ısınmaya yol açan sera gazı salımlarının %14’ünden besi hayvanlarının sorumlu olduğunu 
 
Biliyor muydunuz 
 
Öğrenince bir anda aydınlanmış hissettiğiniz tuhaf bilgilerle karşılaştığınız olur mu? Peki ya bunlarla sık sık karşılaşamıyorsanız? Genellikle daha önce böyle bir bilgiyle nerede karşılaşabileceğimiz, hatta böyle bir konunun varlığı hakkında bile en ufak fikrimiz olmaz. Beyniniz İçin Bilgiler isimli podcast yayınının yaratıcısı Moxie LaBouche böyle kenarda kıyıda kalmış bilgileri ciddi şekilde araştırıp yedi ana başlık altında eğlenceli bir içerik haline getiriyor. 
 
Tarih hakkında yaygın yanlış bilinenlere, biyoloji ve sanattan popüler kültüre, gündelik hayattan az tanınmış insanların şaşırtıcı önemine ve farklı kültürlerin defin törenlerine kadar beklenmedik ayrıntılarda, tuhaf gerçeklerde gizlenmiş beyninizi besleyecek sağlam bilgilerden oluşan bir kitap Beyniniz İçin Bilgiler. 
 
Eğer İcat Çıkarma 1, İcat Çıkarma 2, Artık Biliyorum, Dünyanın En Harika Fikri gibi kitapları sevdiyseniz, Beyniniz İçin Bilgiler’e de bayılacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91323</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2acd4df-61be-4205-a576-872a1f3131c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat ve Görsel Algı-Kral Şakir Zihin Becerileri Aktivite Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Zihin Becerileri Aktivite Kitabı - Dikkat ve Görsel Algı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91324</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd606314-fb95-4917-a539-7eb8f9c79de6.jpg</image:loc>
            <image:title>Solak Leydi Vakası</image:title>
            <image:caption>Enola Holmes, dünyanın en büyük, en karanlık ve en pis şehrinde dünyanın en ünlü dedektifi, kendi ağabeyi Sherlock Holmes tarafından aranmaktadır. Ancak Enola, hem annesinin hem de kendisinin özgürlüğü uğruna ağabeyine yakalanmamalıdır. Genç kız bu kaçma ve kurtulma mücadelesi içindeyken ruh ikizi diyebileceği başka bir genç kızın, Leydi Cecily’nin, hiç iz bırakmadan ortadan kaybolduğunu öğrenir ve onu bulmayı kendine görev edinir.  
Enola Holmes, kendi kimliğini saklamaya devam ederek solak olan bu soylu genç kızı bulup kurtarabilecek midir yoksa kendisi için en önemli olan şeyi, özgürlüğünü, sonsuza dek kaybedecek midir? 
  En İyi Genç Yetişkin Roman dalında Edgar Ödülü, En İyi Çocuk Kitabı dalında Edgar Ödülü ve James Tiptree Jr. Ödülü alan yazar Nancy Springer’ın, altı kitaplık Enola Holmes Gizemi serisi, çok yakın bir tarihte bir Netflix filmi olarak seyircinin karşısına çıktı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91325</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82d7629b-6cec-4817-b4fe-9cc5411a701a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kodlama Öğreniyorum 2 -Kral Şakir Zihin Becerileri Aktivite Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Zihin Becerileri Aktivite Kitabı - Kodlama Öğreniyorum 2</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91326</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/321bf0a8-70f3-4185-bdbc-1ca54c6a50ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Akdeniz Sürgünü</image:title>
            <image:caption>Hoda Barakat, kendisine Necib Mahfuz Edebiyat Ödülü kazandıran Akdeniz Sürgünü&apos;nde, iç savaş sonrası harap olmuş Beyrut&apos;ta, babasının kumaş dükkânının yıkıntıları arasında hayatta kalmaya çalışan, halüsinasyonlar gören yalnız bir adamın çokkatmanlı hikâyesini anlatıyor. 
 
Issız, yer yer gerçeküstü ve hatta distopik sayılabilecek bir şehir manzarası fonunda, hayal ile gerçeğin birbirine karıştığı metinde yazar, Doğu Akdeniz kültürünü ve felsefesini incelikli bir şekilde yansıtıyor, Lübnan&apos;ın zengin kültürel kumaşının nasıl dokunduğuna dair şiirsel bir anlatı sunuyor.
 
Güçlü tarihsel arka planında, Orta Doğu&apos;daki giyim tercihlerinin evrimine ve bunun günlük hayattaki etkilerine de yer veren roman; geriye dönüşlerle örülü hikâyesini savaş, travma ve insan üzerinden şekillendiriyor.   &apos;&apos;İpekten kadınlar vardır; annen de ipekten, büyüdüğünde sen de anlayacaksın.&apos;&apos; Akdeniz Sürgünü, Lübnan İç Savaşı&apos;nın yaşandığı puslu yıllara götürüyor, Beyrut&apos;u yerle bir eden bombardımanlardan birinde harap olmuş bir kumaşçı dükkânının kapılarını sonuna kadar açıyor. Kumaşlar ve renkler arasında buğulu bir kompozisyon kuran yazar Hoda Barakat; okuru, dünyaya bir de ketenin, kadifenin, ipeğin, dantelin yani kumaşların gözünden bakmaya çağırıyor. Baba yadigârı bir dükkânın yıkıntıları arasında, sanrıların ve halüsinasyonların esiri olmuş bir adamın geçmişiyle hesaplaşmasını gözler önüne seren eser; kâbusu andıran bir şehirde, eski güzel anıların, tekinsiz mutlulukların izini süren kahramanının iç dünyasını ustalıkla aktarıyor. Okurlar, kitabın yaydığı eski Beyrut ışıltısı eşliğinde insan ruhunun karanlık dehlizlerinde dolaşırken, rengârenk kumaşların iyileştirici özelliğini âdeta teninde hissediyor.   Bazı kumaşlar gibi insan ruhunun da &apos;&apos;sentetik&apos;&apos; sayılabilecek bir değişim ve dönüşüm sürecinden nasibini alabileceğine dikkat çeken roman, insanların mekân ve zaman ekseninde kumaşın değerini ve önemini unutmalarından dem vuruyor.   Damıtılmış hikâyesinin yanı sıra üslubu ve diliyle de farklılaşan Akdeniz Sürgünü, Beyrut&apos;u yaşayan ve yaşatan, sofistike bir metne dönüşüyor.   &apos;&apos;Bana dön ve kadifeyi anlat. Benim nasıl kadifeye dönüştüğümü anlat.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91327</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/590f1b16-05bf-4cd4-b36b-8e816894d81e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakın Tarih Dersleri</image:title>
            <image:caption>Günümüzde cereyan eden birçok mesele geçen asırda da hemen hemen aynı şekilde yaşanmıştı. Başta devlet adamlarımız olmak üzere okuma-yazma bilen her Türk’ün imparatorluğun 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın başındaki dağılma sürecini, ayakta kalabilmek için yaptığımız mücadeleyi, izlediğimiz yanlış siyasetler ve yaptığımız hatalar ile o dönemde Avrupa’nın bize karşı izlediği siyaseti bütün teferruatıyla okuması gerekir. 
Bu kitapta Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde yaşanan ve günümüzde de yansımaları olan ilginç hadiseleri okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91328</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a871b50c-d924-40e2-9dd6-d806f2f2acd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlar Nereye?</image:title>
            <image:caption>Hayatını hava tahminleri yaparak kazanan Bulut Adam doğum günü için tebrik beklerken işten çıkarıldığını öğrenir. Sonra mı? Gökyüzüne bulutlara yağmura yıldızlara ve mesleğine küser... Çareyi bir pasajın içinde küçük bir dükkân açmakta ve çocukluk tutkusu olan doğal taşlar satmakta bulur ama sayısı her geçen gün artan müşteriler çok geçmeden onun şaşırtıcı tahmin yeteneğini keşfederler.
Usta yazar Sevim Ak&apos;ın benzersiz anlatımıyla yalnızlığını doğayla paylaşan doğayla barışan bir adamın yürek ısıtan öyküsü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91329</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdf79c28-c68e-4e91-b6d6-487f95119ff4.jpg</image:loc>
            <image:title>Scarlet ve Ivy 5 -Mum Işığında Lanet</image:title>
            <image:caption>Rockwood Okuluna gelen yeni kız Scarlet ve Ivy için çözülmesi gereken yeni bir gizem yaratır. 
İlginç biri olan yeni kız Ebony, Scarlet ve Ivy’de büyük bir merak uyandırır ve yepyeni bir macera yaşamalarına yol açar. 
Ebony gizemli olduğu kadar etkileyicidir de ve okuldaki kızların pek çoğunu peşinden sürükler. Hatta yaşı daha küçük olan kızların onun büyüsüne kapılmış olduğu bile söylenebilir. 
Ama etrafa Ebony ile ilgili dedikodular yayılmıştır ve bu dedikoduların hepsi de iyi dedikodular değildir. 
Cadılar Bayramı gecesinde işler ters gidince bütün suç Ebony’in üstüne kalır. 
Scarlet ve Ivy suçlunun Ebony olduğundan emin değillerdir. Göz önünde olan kişi Ebony olsa da Ebony tehlikeli biri olmayabilir. Peki suçlu Ebony değilse suçlu kim? 
Scarlet ve Ivy’nin yeni macerasını okumaya hazır mısnız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91330</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7bf621d-82ea-4932-9f47-fd47f9b26959.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Matematikçiler – Euler’den Von Neumann’a</image:title>
            <image:caption>Galilei’nin dediği gibi: Doğayı ancak onun bizimle konuştuğu dili ve işaretleri öğrendiğimiz takdirde anlayabiliriz ki bu dil matematik ve kullanılan işaretler de matematiksel işaretlerdir.” 
Oxford Üniversitesi matematik profesörlüğünden emekli olan Ioan James bu önemli çalışmasında, günümüzden 300 yıl geriye uzanarak altmış büyük matematikçinin biyografilerini kaleme alıyor. Kitap, matematikçilerin bilimsel başarılarının yanı sıra her biri oldukça merak uyandırıcı yaşam öyküleri üzerinde de titizlikle duruyor. Kronolojik olarak düzenlenmiş biyografilerle, matematiğin yıllar içinde hangi toplumsal koşullarda geliştiğine dair çarpıcı bir tablo sunuluyor. Bilimsel ve teknik ayrıntıları asgaride tutan kitap, konuya ilgi duyan bütün okurları modern gelişmeleri kolayca izlemeye davet ediyor. 
Aralarında Euler, Laplace, Cauchy, Galois, Riemann, Poincaré, Hardy, Birkhoff, Kolmogorov ve Von Neumann gibi pek çok matematikçiye ait ilginç hayat hikâyelerini okurken bir yandan da matematiğin kendi yolunda nasıl ilerlediğine ve diğer bilim dallarıyla ilişkisine tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91331</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9277f018-69a6-4cfb-aef3-248a6c9a8bd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolumuzu Değiştirelim – Koronavirüsün Öğrettikleri</image:title>
            <image:caption>“Çin’in ismini bile duymadığımız ücra bir şehrinde birdenbire ortaya çıkan küçücük bir virüs dünya çapında bir faciaya yol açtı. Kuşkusuz, bakterilerin küresel ölçekte birleşmesi Amerika kıtalarının keşfinden itibaren gerçekleşen bir vaka, ancak Covid-19’un köklü yeniliği siyasal, ekonomik, toplumsal, ekolojik, ulusal ve küresel krizlerin bileşimi olan bir megakrize yol açması oldu.” 
Dünyaca ünlü Fransız sosyolog Edgar Morin karşı karşıya olduğumuz salgının gezegene yayılmış Batılı paradigmanın, yani 16. yüzyılda Avrupa’da doğmuş modernitenin daha genel ve derin krizinin bir semptomu olduğunu ileri sürüyor ve bu megakrizi nasıl fırsata çevirebileceğimiz üzerine kafa yoruyor. “Koronavirüs sonrası da krizin kendisi kadar endişe verici. Umudun da yeni felaketlerin de taşıyıcısı olabilir. Yarının dünyasının dünün dünyası olmayacağı kesin kanaatini çoğu insan paylaşıyor. Peki, nasıl olacak? Sosyal hayatta, ekonomide, politikada ve sağlıktaki krizler toplumlarımızı darmaduman mı edecek? Tüm insanları bir kader ortaklığına mahkûm eden, herkesi gezegenin biyo-ekolojik yazgısına bağlayan bu pandemiden ders çıkarabilecek miyiz?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91332</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/219ef814-8d2d-440c-9c03-61c2e192c924.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Umutlar</image:title>
            <image:caption>Charles Dickens (1812-1870): Viktorya Dönemi İngilteresi’nin en önemli romancısı kabul edilen Dickens orta sınıf bir ailenin çocuğuydu. On iki yaşındayken ailesinin dara düşmesi sonucu bir fabrikada çalışmaya başladı ve romanlarında büyük bir isabetle aktardığı işçi sınıfının hayatını gözlemleme fırsatını elde etti. Yazarın en sevilen romanlarından Büyük Umutlar, yoksulluk içinde büyüyen öksüz yetim bir çocuğun erişkinliğe geçişini anlatır. 1861 yılında yayımlanmış, atmosferi, sürükleyici olay örgüsü, unutulmaz karakterleri, komik ve trajik öğelerinin dengesiyle hem eleştirmenlerin hem de okurların beğenisini kazanmıştır. Pek çok defa televizyona ve sinemaya da uyarlanan Büyük Umutlar, Dickens’ın sonradan değiştirdiği orijinal sonuyla birlikte Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde okurlarıyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91333</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8392269e-9b54-4d5c-b8ec-f72c069b0237.jpg</image:loc>
            <image:title>Hanyalı Kami Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Hanyalı Kami Mektuplar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91334</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f76416d-2251-4cbc-962e-728b36836193.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahaf Mendel</image:title>
            <image:caption>Zweig bu derlemede yer alan iki novellasında kitaplara, edebiyata ve sanata bağlılıklarını saplantı haline getirmiş insanların hikâyelerini anlatır. Her iki yapıtın da arka planında I. Dünya Savaşı, değişen kültürel hayat, yozlaşmış Avrupa, ekonomik bunalım ve yoksunluklar vardır. Ancak Zweig’ın karakterleri bütün dikkatlerini öyle mutlak bir coşkunlukla kendi ilgi alanlarına yöneltmişlerdir ki savaşın ve vahim sonuçlarının farkına bile varmazlar. Sahaf Mendel, eşsiz belleği ve bilgisiyle Viyanalı entelektüellerin gözbebeği sahaf Jakob Mendel’in trajik hikâyesidir. Sadece kitapların dünyasında var olabilen bu adamın başına savaş sırasında talihsiz bir olay gelir. Sonrasında ne Mendel eski Mendel’dir artık ne de Viyana eski Viyana. Görülmeyen Koleksiyon’da, Zweig bizi hiperenflasyonun hüküm sürdüğü 1920’lerin Almanya’sına götürür. Yeni zenginlerin sanat eserlerine gösterdiği yoğun ilgi yüzünden dükkânı tamtakır kalan saygın bir antikacı, sanat koleksiyonundan birkaç değerli parçayı ucuza kapatmak umuduyla eski bir müşterisini ziyaret eder. Ancak hiç beklemediği bir tabloyla karşılaşır. Unutulmayacak Bir İnsan ise yazarın mutlu yaşamın formülünün servet yerine dost biriktirmek olduğuna işaret ettiği, yüreklerimizi ısıtan bir öyküsüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91335</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17e08d6b-3aa2-446f-9fe3-6a0adc921a68.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüneldeki Çocuk</image:title>
            <image:caption>“Sait Faik yolda, sinema önünde, otobüste, köprü üstünde, vapurda, Gülhane Parkı’nda, ne bileyim bir dükkânda ya da İstanbul’un en kıyıda köşede kalmış bir yerinde rastladığı insanları kollarından tutup öykülerine sokuşturur. 
Tabii, bu öyküleri düzmek için yanaştığı her insana hemencecik el atmaz, onları, kavun alıyormuş gibi iyice tartar, koklar ve öykü olabilecek bir yan bulduktan sonra onlara kucak açar. Çünkü ona göre her insanın içinde öykü bulunmaz. Yazara düşen iş, içinde öykü taşıyan insanı kıstırmaktır. Bir kez kıstırdıktan sonra da elini uzatıp onun içinden öyküyü çekip çıkarmaktan başka iş kalmaz.” 
Salâh Birsel, Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu’dan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91336</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8a37f41-269a-4ad8-8010-32cb08718015.jpg</image:loc>
            <image:title>Cemile</image:title>
            <image:caption>“Dünyanın en güzel aşk hikâyesi.” Louis Aragon
Cemile neşesi, şakaları, özgüveni ve söylediği türkülerle etrafına ışık saçan güzel, genç bir kadındır. Cephedeki kocasının küçük kardeşi, kendi deyimiyle “kiçine bala”sıyla aralarından su sızmaz. Ve birgün köyde bir başına yaşayıp giden savaş gazisi Danyar ile değirmene buğday taşıma işine girişmeleriyle birlikte onlar için her şey değişmeye başlar. Köyün tüm genç erkekleri savaşa gönderildiğinden kadın erkek, yaşlı genç fark etmeksizin geride kalan herkes her işi yapmaktadır. Zorlu geçen bir iş gününün ardından dönüş yoluna düştükleri bir akşam Danyar’ın bir türkü söylemesiyle bu kimsesiz, sessiz ve tuhaf adamın ruhunun derinliklerine gizlediği yaşam sevinci duyurur sesini.
Kuşkusuz bu türkü, bir güz akşamı filizlenen aşkın da habercisidir.
Yapıtları 100’den fazla dile çevrilen Cengiz Aytmatov’un adını tüm dünyaya duyuran en ünlü eseridir Cemile. Hikâyeden çok etkilenen Fransız şair Louis Aragon onu Fransızcaya çevirmiş ve kitap böylece önce Avrupa’da daha sonra da tüm dünyada yayımlanarak büyük bir ilgi görmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91337</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/993ce13d-ed14-4203-b151-65b84938a762.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek</image:title>
            <image:caption>Ufuksuz denizler, bitimsiz düşlere sürükler insanı bazen. Tıpkı kendisi gibi; uçsuz bucaksız, başlangıcı ve sonu olmayan, birbirine karışarak çoğalan sonsuz düşlere. Ölümse öğrenmenin en kısa yoludur kimi zaman…
Deneyimli avcılar Emrayin ve Mılgun küreklere asıladursunlar; ilk avının heyecanını yaşayan küçük Kirisk ile ömrünü düş kurmakla tüketmiş Orhan Dede’nin umutları, korkuları ve kuşkusuz hayalleri birbirine karışmış gibidir. Sonsuz beyazlığın orta yerinde yapayalnız kalan Kirisk, ilk avından eli boş dünmüş olsa da tüm dünyalarını sığdırdıkları küçük sandaldaki benzersiz yolculukları ona yaşamın anlamını kavrama gücünü bahşedecektir.
Çünkü bazen yaşatmak için ölmeyi bilmek gerekir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91338</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f9a02ca-29ff-4d85-8228-e01ed1c24b8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Adı Sıfır</image:title>
            <image:caption>Dış dünyadan habersiz yaşayan bir genç. Ekranlardan ve bilgisayarlardan oluşan steril bir dünyada, kimseyle temas etmeden tek başına büyüyen biri. Tek bir canlıya dokunmadan, yağmura, kara maruz kalmadan. Bu sanal hayattan gerçek dünyaya adım attığı o gün, on altı yıldır bildikleri işine yaramaz olur... Çağdaş İtalyan edebiyatının ödüllü yazarlarından Luigi Ballerini, bilimkurguyla distopyayı ustaca harmanlıyor. Teknolojiyle biçimlenen dünyanın geleceğine “dronlar eşliğinde” bakıyor, aile kavramını sorguluyor, okura sarsıcı keşifler sunuyor. Günlük yaşamın her ânını ele geçiren teknolojinin etik sınırlarını ve kullanım amaçlarını sorgulayan roman dünyanın geleceğini düşünenleri, insanın en temel duygularında keşfe çıkarıyor. Edebiyat yayıncılığında 10. yılını kutlayan ON8, ödüllü yeni kitabıyla her yaştan okura güncel tartışmalar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91339</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/064b0001-5ebd-4cca-9ff7-5d1a70d2aafc.jpg</image:loc>
            <image:title>Deve Gözü</image:title>
            <image:caption>Cengiz Aytmatov’dan insanın yeryüzü mücadelesi, kendisi ve dünya ile yüzleşmesi üzerine çarpıcı iki öykü.
Anarhay bozkırının çorak topraklarında doğaya ve insan ruhunun kötücül yanına karşı verilen çetin bir mücadeleyi konu edinen Deve Gözü, sabır ve dirayetin “zor” olanı “kolay” kılışını anlatır. Hep daha ötesini hayal edenlerin, kolayca pes etmeyenlerin kazanacağı zaferler vardır elbet.
Baydamtal Irmağında ise hırs ve tamahkârlığın yıkıcı yapısına eğilir. İşini hakkıyla yapmak isterken hırsına karşı verdiği mücadelede yenik düşen bir adamın içsel çatışmaları ve kendi karanlığı ile yüzleşmesini konu edinir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91340</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e2a6349-909c-4cf4-ae91-3c9a87db77cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yer Açın! Yer Açın!</image:title>
            <image:caption>“Usta işi bir eser. Nüfus fazlalığına dair en önemli romanlardan biri.” –Brian Aldiss
“Harry Harrison’ın kitapları her zaman büyük bir keyif kaynağıdır.” –George R. R. Martin 
“Bak, Bugün Berbat Bİr Dünyada Yaşiyoruz Ve Sikintilarimizin Tek Bİr Sebebİ Var: Çok Fazla İnsan.”
Harry Harrison, bilimkurgunun altın çağını yaratan isimlerden biri, hatta türün maceracı tarafını en faydalı şekilde kullanan ve derdini anlatmaktan taviz vermeyen en sivri dilli yazarı. Yer Açın! Yer Açın! ise, aşırı nüfus artışını konu edinen ilk eser, bugünün en büyük sorunları olan kaynak kıtlığı ve küresel ısınmayı da tahmin eden bir distopya.
Yıl 1999. Dünyanın nüfusu yedi milyarı aşkın. Yalnızca New York’ta otuz beş milyon insan yaşıyor. Yaz ayları aşırı sıcakken kış ayları her sene daha sert. Su ve yiyecek kıtlığı hiç olmadığı kadar fazla. Yağmacılık, hırsızlık, cinayet gündelik hayatın bir parçası.
Polis zoru ve hükümet baskısıyla ayakta kalan New York’ta, yeraltı dünyasının önemli bir figürü ve üst tabakanın bir üyesi olan Mike O’Brien, evine giren bir hırsız tarafından öldürülünce dedektif Andy Rusch bu davaya atanır.
Andy bir yandan kalabalığın yuttuğu katilin peşinden nafile koşarken bir yandan da şehirde başlayan kıtlık isyanlarıyla ve her geçen gün zıvanadan çıkan şiddet eylemleriyle mücadele etmeye çalışacaktır.
Yer Açın! Yer Açın!, yakın geleceğin boğucu bir tablosu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91341</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff55a028-3afc-44d6-81d5-82739418f592.jpg</image:loc>
            <image:title>Elveda Gülsarı</image:title>
            <image:caption>Büyük anlatıcı Cengiz Aytmatov, opus magnum’larından biri olan Elveda Gülsarı’da, Gülsarı nam ünlü bir cins atın ve sahibi Tanabay’ın çalkantılarla dolu hayat hikâyelerini okura sunar. Çarlık Rusyası’nın yıkılmasıyla özgürlüklerine kavuşan Kırgızların yaşadığı büyük coşku; değişim fikrinin büyüsü, toplum-birey ve insan-doğa arasındaki ilişki ustalıkla ve realist bir biçimde dile gelir romanda. Özgürlüğün hemen ardından sökün eden yozlaşma, bürokratikleşme ve çöküş ise tek kelimeyle hüzünlüdür. Pratiğin teoriyle örtüşmediği o çelişki dolu noktada ise bir öz eleştiri başlar.
Elveda Gülsarı yaşamla ölümün sınırında bir muhasebedir!
Bir atın yaşam döngüsüyle insanın ve toplumun yaşam döngüsünü, “evcilleşme”yle “modernleşme”nin trajik sonuçlarını mükemmel bir biçimde anlatan görkemli bir ağıttır Elveda Gülsarı. Yitirilen özgürlüğe, eşitliğe ve kardeşliğe yakılan bir ağıt…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91342</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ab54d60-796f-432b-b8f1-91d5b03095b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Söylem Ve Hakikat</image:title>
            <image:caption>Söylem ve Hakikat başlıklı bu yeni baskı, Foucault’nun 1982 yılının Mayıs ayında Grenoble Üniversitesi’nde parrhesia üzerine verdiği bir konferansla zenginleştirilmiş, düşüncesinin son döneminde böyle önemli bir yer kaplayan bu kavramın etik ve politik açılımlarını anlamak bakımından eksik bir halka daha tamamlanmıştır. Hayatının büyük bir bölümünü Batı’da “özne” kavramının hangi söylemsel ve pratik süreçlerle kurulduğunu araştırmaya vakfetmiş olan Michel Foucault, bu amaçla eserlerinde delilik, suça eğilimlilik, hastalık gibi kategorilerin özne oluşumunda ne gibi tarihsel ve toplumsal roller oynadığını araştırmıştır. Düşünür, Cinselliğin Tarihi’ne yönelik çalıştığı son yıllarında ilgisini modernite öncesi döneme yöneltmiş, Antik Yunan ve Latin metinlerine dönerek modern özne düşüncesinin izini sürmeye girişmiştir. Kendi deyişiyle bir “düşünce tarihçisi” olarak her zamanki titiz çalışmasını sürdüren Foucault, dur durak bilmeden söz konusu dönemlerde yazılmış metinleri incelemiş, bu metinlerde özne ve kendilikle ilgili hangi meselelerin ön plana çıktığını, hangi soruların zaman içinde gündemden düştüğünü ve hangi kavramsal çerçevelerin kurulup dağıldığını araştırmıştır. Hakikati Söylemek, Foucault’nun bu son döneminden ziyadesiyle canlı bir örnek sunuyor bize</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91343</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1128124-439e-4ec7-a74b-de0a3f77d660.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönemeç</image:title>
            <image:caption>Yayımlandığı dönemde Tahir Alangu’nun “Son yıllarda iyice tıkanıp daralan gerçekçi hikâye anlatımına yeni bir ufuk açıyor” diyerek karşıladığı Dönemeç’teki öykülerde Ümit Kaftancıoğlu, insanla doğanın, insanla insanın kavgasını anlatır. 
Kitaba adını veren ve 1970 yılında, öykü dalında TRT Büyük Ödülü’ne değer görülen “Dönemeç” öyküsünde Cilavuz Köy Enstitüsü&apos;ne girebilmek için gerçekleştirilen zorlu yolculuğu, Ulgar Dağı’nda amansız bir kar fırtınası altında yitip giden Kırklar&apos;ın trajik öyküsünü resmeden Kaftancıoğlu, edebiyat çevrelerince bir yolculuk yazarı olarak selamlanır. 
Hasan İzzettin Dinamo, “Türk köyünün büyük edebiyatçılarına kendimce bir ad daha katmış oldum” diyerek başladığı yazısını, “Ulgar”a atıfta bulunarak şöyle bitirir: “Bana koskoca bir roman havasıyla konuk olmuş olan bu hikâye, toplumcu gerçekçiliğin bütün güzelliğini, etkinliğini taşımaktadır. Kollu köyünün Kırklar&apos;ı, kırk öküzüyle ölünceye dek benim içimden bir gözyaşı kervanı gibi aralıksız geçip duracaklardır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91344</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/904fb29b-5939-43e5-9adb-109ad832564c.jpg</image:loc>
            <image:title>Davalar - Franz Kafka Hakkında</image:title>
            <image:caption>Elias Canetti, 1930/31 kış aylarında tek romanı Körleşme’yi yazdığı sırada, Kafka’nın “Dönüşüm” ve “Bir Açlık Sanatçısı” öykülerini okur. Bu öykülerin romanının daha sonraki gelişiminde etkili olduğunu notlarında belirten Canetti, Kafka’ya yönelik ilgisini yaşadığı sürece canlı tutmuştur. Canetti’nin edebî bir tür haline getirdiği notlarında Kafka’ya sık sık rastlarız. Bu notlarda Canetti, Kafka’nın eserlerine ve kişiliğine yönelik yorumlarda bulunur, kimi zaman kendi hayatıyla paralellikler kurar, dahası kendini Kafka’yla özdeşleştirdiği de olur. Öyle ki, 14.4.1982 tarihli bir notunda, Stockholm’e Nobel ödülünü almaya giderken, aslında “Kafka’ya eşlik ettiğini” belirtir.
Elias Canetti bütün eserlerini yoğun bir biçimde incelediği Kafka’nın Felice Bauer ile Mektuplaşmaları’nı ve bu mektuplaşmanın yazıldığı dönemi, Öteki Dava-Kafka’nın Felice’ye Mektupları denemesinde ele almış ve bu dönemin Dava romanındaki izlerini göstermiştir.
Canetti Vakfı tarafından Susanne Lüdemann ve Kristian Wachinger’e hazırlatılan bu kitapta, Canetti’nin “Öteki Dava” denemesinin yanı sıra, denemenin yazılmasından önceki 1946–1966 yıllarında, deneme üzerinde çalıştığı 1967–68 yıllarında ve daha sonraki 1969–1994 yıllarında yazdığı notlar yer alıyor. Bu notlarda Kafka’ya ilişkin düşüncelerin yanı sıra, kendi hayatından izler de vardır. Örneğin Kafka denemesini yazdığı sırada tanıklık ettiği 1968 Paris ve Prag Baharı olayları da notlara yansır.
Kitapta ayrıca Canetti’nin 1948 yılında Bryanston Summer School’da verdiği “Proust, Kafka Konferansı” ve 10 Mayıs 1980’de, kendisine verilen Johann Peter Hebel Ödülünün töreninde yaptığı “Hebel ve Kafka” başlıklı konuşma da yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91345</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a30e03fb-8ee7-4753-92e0-651672487a42.jpg</image:loc>
            <image:title>Plasebo</image:title>
            <image:caption>Plasebo onlar için sahip olmak istedikleri gücü simgeliyordu; dediklerini yaptırabilme, kimseden korkmama, geri adım atmama ve kararlılık gücünü... Bir gruba ait olma, bütün olma hazzını yaşıyorlardı ve o haz, gücü simgeleyen kişinin podyuma çıkması, onu etli, kanlı, canlı görmeleriyle beraber doruğa ulaşacaktı. Sonuç olarak, orgazm bir güç patlaması ve iki kişinin tek bedende bütünleşmesi değil de ne ki?
Ütopya ve distopyalar diyarına; Ada’ya götürüyor Ahmet Erözenci bizi.
Deney fareleri gibi içinde debelendiğimiz, birinden kurtuldum derken diğerinde kaybolduğumuz labirentlerinde işittiğimiz her ses, her sözde, karşılaştığımız her görüntüdeki şifreleri, bulmacaları çözmeye çabalamaktan bunalıp yorulduğumuz ve her şeyiyle bağımlısı olduğumuz, her şeyine bağışıklık kazandığımız Ada’dayız. Kendi Ada’mızda.
Evler, sokaklar, mekânlar, ağaçlar, ormanlar, denizi, suyu, insanı... bildiğimiz yer yurt biz içindeyken, gözümüzün önünde görünmez bir üst iradeyle değişir, meçhulümüze dönüşürken, belleğin derinliklerinden mutluluk kırıntıları derlemeye çabalayan Plasebo ahalisi ve Adası, Adaları, zamanımıza dair bir laboratuar anlatısı, bir otopsi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91346</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73753284-4a4e-43c5-9540-2e44bf095e91.jpg</image:loc>
            <image:title>Engelsiz Anarşi</image:title>
            <image:caption>“Leeson ikna edici argümanlarla ve çok farklı toplumlardan verdiği örneklerle, tersyüz edilmiş bir idarenin islevlerini ve bu gibi bir idarenin devlete kıyasla nasıl daha iyi sonuçlar ortaya çıkardığını göstermektedir. Tüm ekonomistler için etkileyici olan bu kitap, diğer pek çok kişinin de ufkunun genişlemesini sağlayacak.”
Avinash Dixit, Princeton Üniversitesi
Elinizdeki kitap çeşitli makalelerden oluşmaktadır. Bütün makalelerdeki ortak motifse engelsiz bir anarşi fikridir. Ekonomi ve hukuk profesörü olan Peter T. Leeson anarşinin akla gelmeyecek örneklerini bulurken, çoğunlukla göz ardı edilen bir etkeni de hesaba katar. Bu etken, bugüne kadar uzaktan incelenmiş koşulların içinde varlıklarını sürdürmeye çalışan insanlardır.
Mevcut olasılıkların değerlendirilmesi sonucunda apılan mantıksal bir seçim, Peter Leeson’un diğer eserlerinde de başat bir unsur olarak karşımıza çıkar. Ancak Leeson mikroekonomik bir bağlama sahip olan mantıksal seçimin 10. yüzyılda Fransa topraklarından 13. yüzyıl Anglo-İskoç sınırına; 17. yüzyılda denizlerden günümüz Somali’sine uzanan; ihtimal dahi vermeyeceğimiz tarih ve coğrafyalardaki tezahürlerini önümüze koymaktadır.
Leeson’un ifade ettiği gibi, normalde alay konusu olabilecek bir yaklaşım, yani sosyal bir düzenin merkezi bir idare olmadan da sağlanabileceği düşüncesi, elinizdeki kitapta görmezden gelinemeyecek bir şekilde örneklendirilmiştir. Mantıksal seçim toplumsal bir sözleşmeyi gerektirir ancak toplumsal bir sözleşmenin sağlanabilmesi, devletsiz de başarılabilir.
Zygmunt Bauman: 1925’te Polonya’da doğan Bauman sırasıyla faşizmi, sosyalizmi ve kapitalizmi eleştirel bir mesafeyi koruyarak yaşamış ve hiçbir zaman bağımsız entelektüel kişiliğinden taviz vermemiştir. 1968’de Polonya’dan sınır dışı edilmesinin ardından İsrail’e, oradan da Leeds Üniversitesi Sosyoloji Kürsüsü’nün başına geçmek üzere Britanya’ya gitmiştir. Bu görevini 1971-1990 arası sürdüren Bauman, ilk yıllardan itibaren hemen her konuda sosyolojik bakışın çerçevesini genişleten eserler vermiştir. Bauman genellemeleri seven bir yazardır; ama yöntembilim ve kavram tartışmaları yerine doğrudan toplumla ilgilenir. Eserleri bir sorun ve teşhis etrafında döner. Bu anlamda Britanya geleneğinden kopar. Göçmenliği, öncelleri K. Mannheim, A. Löwe, N. Elias gibi ona da, ampirik ve pragmatik bir geleneğin şekillendirdiği ada kültürüne dışarıdan bakma imkânı vermiştir. Ayrıca onlar gibi, hakikat ve ahlakı sosyolojiye taşır. Bauman kültür ve iktidarın çözümlemesine özel önem vermiş ve bu çerçevede toplum, ideolojiler, milli kimlikler, devlet, ahlaki seçim, modernizm ve postmodernizm konularını ele alarak sosyolojiye yeni bir soluk getirmiştir. Uzun yaşamına pek çok değerli çalışmayı sığdıran Bauman, 9 Ocak 2017’de hayatını kaybetti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91347</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63d3086f-01f7-461e-80d3-4072906d55d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ana</image:title>
            <image:caption>Maksim Gorki; Çehov ve Tolstoy ile birlikte Rusya dışında dönemin en çok bilinen ve okunan Rus edebiyatçısıdır. Hiç kuşkusuz bu konuma erişmesinde basımından sonraki iki yıl içinde, aralarında Türkçe ve Ermenicenin de olduğu on iki dile çevrilen eseri Ana’nın önemli bir rolü bulunmaktadır. Rusya’da proleter romancıların başında gelen isim olarak görülen Gorki, yine aynı romanı sayesinde, Sovyetler Birliği’nde uzun bir dönem resmi edebi akım olarak kabul edilecek sosyalist gerçekliğin de öncüsü olarak kabul edilmektedir. Gorki, 1933 Mart ayında dostu Desnitski’ye hitaben yazdığı mektubunda; o dönem bulunduğu Nijni Novgorod’dayken, kente bağlı bir işçi bölgesi olan Sormovo’da gerçekleştirilen 1 Mayıs gösterisi ve ardından yaşanan olaylar üzerine işçileri konu edinen bir roman yazmaya karar verdiğini, aynı yıl kimi materyaller toplayarak notlar tutmaya başladığını belirtir. Söz konusu gösterinin başını çeken ve romanda karşımıza Pavel karakteriyle çıkan Pyotr Zalomov ve yazarın fabrikatör dostu Savva Morozov bu materyal toplama sürecinde önemli katkılarda bulunmuştur. Zalomov, 1 Mayıs gösterisi ve ardından yaşanan tutuklamalar ve mahkeme süreciyle ilgili bilgi verirken, Morozov ise fabrikasında çalışan işçilerin mektuplarıyla, fabrika işçilerinin yaşam koşullarına ilişkin bilgiler aktarmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91348</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19546d9d-cd0f-4e05-84ae-942c54e3d2ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Gelen Turnalar</image:title>
            <image:caption>Büyümek, olgunlaşmak, yetişkin olmak ne demektir? Kişi, ne zaman bir çocuk olmaktan çıkar ya da nasıl sorumluluk sahibi bir birey olur? Hayatın kendisine yüklediği görev ve ödevleri yerine getirdiğinde mi, yoksa çevresindeki dünyaya, ona dayatılan koşullara başkaldırıp hesaplaştığında mı?
Cengiz Aytmatov, Erken Gelen Turnalar’da erginleşmeye dair bu evrensel sorulara cevap arıyor. Okul sıralarından kalkıp doğa ve insanlarla amansız bir mücadeleye girmeye mecbur edilen Sultanmurat ve dört arkadaşının hikâyesi Erken Gelen Turnalar. Beraberinde getirdiği tüm o yıkımla savaşın, doğanın ve -kuşkusuz- toplumsal hayatın sert ve acımasız koşullarının orta yerinde kıyasıya bir mücadelenin, olgunlaşmanın, büyümenin ve yetişkin olmanın hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91349</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66e75f08-0ba8-4258-b2b6-297be3c51474.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ben Bir Yokuş</image:title>
            <image:caption>“Azizim Taşer… Bilmem Yelken dergisini bir süredir benim yönettiğimden haberin oldu mu? ... Dinamo’dan tut Dağlarca’ya, Aziz Nesin’den Tarık Dursun’a ya da Ceyhun Atuf’a kadar çeşitli arkadaşların yardımı ile tam bir amatör dergisi kişiliğiyle yapıyoruz bu işi… Senden özellikle tiyatro konularında yazılar rica edecektim fakat Baki Süha’nın Cumhuriyet’te yayınladığı şiirleri okuyunca utandım; ben ki daha bir bacakken 1943’teki, Hürriyet (kitabındaki) şiirlerini okumuş ezberlemişimdir, Suat Taşer’in öyle bir kalemde silinmeyecek ozanlardan olduğunu kestirebilmeliydim. Bu bakımdan şimdi büyük ricam, yeni şiirlerinden şöyle hiç değilse iki ya da üç sahife kapsayacak kadar bir miktarı Yelken’e vermek lütfunda bulunman. Ver ki iyice değerlendirelim onları, dosta düşmana gösterelim. Ayrıca tiyatro yazılarını da gönderirsen bizi ihya edersin, aziz dostum.”
(Mart 1968, Attilâ İlhan)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91350</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fddc50fa-b89d-45e2-a484-337ec0c7cba2.jpg</image:loc>
            <image:title>Temel ACT Serileri Terapide Psikolojik Esneklik: Kabul ve Adanmışlık Terapisi</image:title>
            <image:caption>Kabul ve Adanmışlık Terapisi (ACT) nedir?  ACT’ın izinden gitmek için hangi adımlara ihtiyacınız var? ACT sizin ve danışanlarınızın hayatını nasıl değiştirebilir?   Acı, kaçınılmaz bir gerçek... Bu hayatı yaşarken hiç kimse bize acının olmayacağının garantisini vermedi. Peki, o zaman ne yapacağız? Temel amacı Psikolojik Esneklik olan Kabul ve Adanmışlık Terapisi içsel ve dışsal deneyimlerimize şimdiki an farkındalığı ile yaklaşmayı öneriyor; değerlerimiz yönünde, dikkatli, açık ve yargısız olarak...   Dr. İbrahim Bilgen, Türkçede yayımlanan ilk ACT eğitim kitabı olma özelliği taşıyan Kabul ve Adanmışlık Terapisi’nin özünü ve yolunu anlatıyor. İçsel deneyimlerinize, duygu, düşünce ve hislerinize yer açmaya yani “açık olmaya” hazırlanın!   “Dr. İbrahim Bilgen, önde gelen ACT araştırmacıları ve uygulayıcılarından yıllarca eğitim ve süpervizyon aldı. Şimdi de ACT’ı, Türkiye’deki topluluk tarafından kolayca anlaşılabilecek şekilde adım adım ve açık bir biçimde sunmaya hazır. Dr. Bilgen yıllar boyunca beni çok etkilemiştir. ACT’ı öğrenmek istiyorsanız bu kitap bunun için biçilmiş kaftan ve emin ellerdesiniz.”   -Steven C. Hayes   “Türkçe yazılmış ilk ACT eğitim kitabını tavsiye etmek benim için büyük bir zevk. Bundan daha heyecanlı olamazdım. Bu kitap, paha biçilemez bilgilerle dolu. Dr. Bilgen ile olan yürekten etkileşimlerim bana, onun insan ıstırabını hafifletmek amacıyla ACT&apos;ı paylaşma konusundaki samimi arzusunu gösterdi. Kişisel bir çabayla ACT çalışmasını dünya çapında büyütmek amacıyla bu yazma yolculuğuna çıktığı için Dr. Bilgen’e teşekkür ederim.” -Robyn D. Walser, Ph.D.   “Kabul ve Adanmışlık Terapileri’nin (ACT) babası sayılabilecek dostum Steven Hayes, bir kişisel sohbetimizde bana ‘dünyanın neresinde eğitim verirse versin kendisini takip eden bir Türk’ten bahsettiğinde bu kişinin sevgili İbrahim Bilgen olduğunu tahmin etmem hiç zor olmamıştı.” -Prof. Dr. Mehmet Sungur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91351</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f64a622-06fe-40d6-80f6-9c65ac2790a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Yarısı Kütüphanesi</image:title>
            <image:caption>42 DİLE ÇEVRİLEN ULUSLARARASI ÇOKSATAN 
2020 GOODREADS YILIN EN İYİ ROMANI 
 
“Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var,” dedi. “Bu kütüphanedeki raflar sonsuza kadar gider.  Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansını sunar sana. Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün… 
Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı, bazı konularda farklı davranır mıydın?” 
 
Nora Seed berbat halde. Kedisi öldü. İşinden kovuldu. Abisi onunla konuşmuyor. Kimsenin ona ihtiyacı yok. Art arda alınmış kötü kararların sonucunda bir kütüphanede buluyor kendini. Zamanın hiç akmadığı bir gece yarısı kütüphanesinde, sonsuz sayıda kitabın ortasında... Kitapların her birinde Nora’nın farklı bir hayatı yazılı. Başka kararlar verseydi yaşamış olabileceği hayatlar. Farklı kariyerler, farklı eşler, farklı arkadaşlar, farklı şehirler arasında gidip gelen Nora’nın aklı sorularla doluyor. Mutluluk sadece önemli sandığımız seçimlerde mi gizli? Yanlış giden her detayın sorumlusu gerçekten biz miyiz? Hayatı yaşanılır kılan ne? Yanlış bir karar insanın tüm hayatına mal olabilir mi? 
İngiliz edebiyatının önemli isimlerinden Matt Haig; Nora’nın pişmanlıklara, ihtimallere ve yeniden seçme imkânına dair çıktığı bu yolculukta, ona eşlik edecek okurlara sürükleyici ve insanın en temel sorunlarını konu alan bir kurgu sunuyor. 
 
“Değişmesini istediğimiz bir dünyada hep birlikte sıkışıp  kalmışken, tam zamanında yazılmış bir modern çağ masalı, günümüzün Şahane Hayat’ı.” 
Jodi Picoult 
 
“Kitapların yaşamı değiştirme gücünü kutlayan, içtenlikle ve mizahla yazılmış, baştan çıkarıcı bir roman.” 
Sunday Times 
 
“Matt Haig sözcükleri konserve açacağı gibi kullanıyor. Konserve de biziz.” 
Jeanette Winterson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91352</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fdd6b2b-000b-483d-8f25-d124c2da65d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Şey (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>&quot;Astrofiziğin önemli bir kısmı bu küçük kitaba sığdırılmış... Kitabı bitirdiğinizde artık karanlık maddeyi karadeliklerden ayırabilabileceğinizi garanti edebilirim.&quot;
• Jim Al-Khalili
“Yetişkin olma sürecinde bir şekilde kaybettiğimiz, doğuştan gelen bir sorgulama duygusuna sahibizdir. Belki de hepimiz yirmi birinci yüzyıl hayatının telaşlı temposundan biraz uzaklaşıp, gece gökyüzüne bakıp bilmediğimiz şeyler üzerine düşünürsek içimizdeki o doğal, çocuksu merakı bir kez daha besleyebiliriz. Çünkü bilimin gerçek itici gücü meraktır. O olmadan, evrenin gerçek ihtişamını, karmaşasını ve gizemini asla anlayamayız.”
Galaksiler ve karadeliklerin birlikte nasıl evrimleştiğini bulmak üzere çıktığı yolda Dr. Becky Smethurst, elinizde tuttuğunuz bu kitapla uzayın derinliklerine, karadeliklerin kısa tarihine ve hatta Steve’e kadar birçok konuya ışık tutmakla kalmıyor, uzun zamandır ihmal ettiğimiz içimizdeki çocuğu merak ve hayretle besliyor.
Yıldızların nasıl parladığını, gece gökyüzünün neden karanlık olduğunu, insanlığın peşini bırakmayan “tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan” sorusunun kozmik cevabını merak ediyorsanız bu kitap tam size göre!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91353</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63465585-d9a5-4975-8fcd-9a0547638527.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahve Soğumadan Önce</image:title>
            <image:caption>Zamanda yolculuk edebilseydiniz neyi değiştirirdiniz?
Kimi son bir kez görmek isterdiniz?
Tokyo’nun ara sokaklarından birinde, ziyaretçilerine özenle demlenen kahvelerini sunan yüz yıllık bir kafe bulunur. Yılın en sıcak gününde bile serin kalmayı başaran, yalnızca dikkatli gözlerin seçebileceği, bodrum katındaki küçük bir kafe... Öyle küçük ki üç masa ve altı sandalye ile mekân baştan başa doluyor. Duvarda ise her biri ayrı bir zamanı gösteren üç saat asılı. Etrafınıza bakındığınızda en hafif tabirle “sıradan” olarak niteleyeceğiniz bu yerin kolaylıkla tahmin edilemeyecek bir hizmeti daha var: Zamanda yolculuk.
Ancak bu, o kadar da kolay değil. Öncelikle belli bir sandalyeye oturmanız gerekiyor ki o, günde sadece bir kez masadan uzaklaşıp kısa süre sonra geri dönen bir hayalete rezerve edilmiş durumda. Eğer oturmayı başarırsanız süreniz dolana kadar sandalyeden kalkamaz, kafeyi terk edemezsiniz. Bir kez daha görmeyi ümit ettiğiniz kişinin daha önce bu kafeyi ziyaret etmiş olması gerekliliği ve geçmiş ya da geleceği asla değiştiremeyeceğiniz gerçeği de cabası... Ama hepsinden önemlisi, kahve soğumadan önce geri dönmek zorunda oluşunuz.
Ne geçmişe ne de bugüne ait olan bir hayalete dönüşmek istemiyorsanız duvardaki antika saatlerin sesine kulak verin: “Tik-tak, tik-tak, kahve birazdan soğuyacak!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91354</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0df1451-f478-4fb1-8780-82b1eb2e2252.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Düşünürlerle Felsefe Yolculuğu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Okulun ilk günü... Sven ve Bram tıpkı diğer arkadaşları gibi dönemin ilk felsefe dersinde sıkılacaklarından emindiler, ta ki yeni felsefe öğretmenleri Bay Swart ile tanışıncaya kadar.
Bu sıradışı öğretmen için felsefe ders kitabı pek bir şey ifade etmiyor. Sınavların ya da uzun ve sıkıcı ödevlerin de dersinde yeri yok. Onun asıl önceliği öğrencilerini düşündürtmek ve birkaç filozofla tanıştırmak. Sınıfta oturmak da her zaman ona göre değil. Öğrenciler bazen kendilerini okulun bodrumunda Platon’un mağara alegorisini öğrenirken, bazen de parkta dolaşarak Aristoteles’in hareketin düşünceler üzerine etkisi hakkında savunduklarını test ederken bulabiliyorlar.
Janny van der Molen’in bu kitabında, doğru zamanda doğru soruları soran bir felsefe öğretmenini ve öğrencilerinin zamanla felsefeye artan ilgisini, felsefenin onların günlük hayatlarında nasıl yer edinmeye başladığını izliyoruz. Platon’dan Aristoteles’e, Nietzsche’den Marx’a, Augustinus’tan Locke’a, Arendt’ten Kristeva’ya birçok filozofun eşlik ettiği bu felsefe serüvenine okuyucular da Bay Swart’ın öğrencileri gibi hevesle katılacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91355</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ca72545-c557-4753-b050-321f8a11936a.jpg</image:loc>
            <image:title>Manzum Yazdım Öykümü ve Amcamın Karboğazı Destanı</image:title>
            <image:caption>Manzum olarak yazdığım bu öyküyü, önce kendi anım, kendi hobim olarak yazmıştım. Ortaokula giderken, bazıları gibi özel defterler alarak değil de bir yıl önceden yarım kalmış defterlerin kalan boş sayfalarına, çoğu zaman, uzun uzun, günlük anılarımı yazmıştım. Bazen yazmadığım günlerde olmuştu ama birkaç gün sonra, o yazmadığım günleri de içine alacak şekilde anlatmışım arada bir o günün durumuna uygun şiirler de yazmışım. 
 
Sonra nasıl aklıma geldi, şimdi pek hatırlamıyorum, bu anıları manzum olarak yazmaya başladım. Bir miktar, yazdıktan sonra baktım, ben sadece anımı yazmıyorum, yakın tarihle ilgili yaşanmışlıkları, yazıyorum. Bir tarih yazıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91356</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74a1b360-727c-45d4-bf8b-94ca2a30adb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Teselliler</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Romalı filozof ve devlet adamı Seneca’nın kaleme aldığı üç ‘teselli’den oluşmaktadır. Bunlardan biri Marcia adında Romalı bir kadına, öteki annesi Helvia’ya, son olarak da İmparator Claudius’un azatlı dilekçe yazmanı Polybius’a seslenir.   
Teselliler, çevrelerinde sevdikleri bir varlığın kaybına üzülen ve tek başına acısının üstesinden gelemeyen insanlara el uzatmanın yazınsal ürünleridir. Stoacı filozoflar, kendilerini bu konuda bir tür özel görevli gibi görüyorlardı. Onlar teselliler ile âdeta vicdanların yönetmeni rolünü oynuyorlardı. Böylece hem düşüncelerini kamuya açıyor hem de insanlığın ortak iyiliğine çalışıyorlardı. 
Seneca’nın tesellilerin en başarılı ürünlerini ortaya koyduğu bu kitap, ahlak eğitimi ve edebî değeri yanında Stoacı öğretilerin temel ilkelerini içermesi açısından da büyük önem taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91357</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13ff1083-3cd7-4895-a51f-396cb95f36d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çeviri(Bilim)de Yeni Açılımlar</image:title>
            <image:caption>Çeviri(bilim)de Yeni Açılımlar alanda çalışan akademisyen çevirmenler tarafından genç meslektaşları yenilikçi alanlarda çalışmalar yapmaya teşvik etmek için kaleme alınmış, çeviribilimin sürekli evrilen bir alan olduğu gerçeğinden yola çıkarak üretilmiştir. Günümüzde çeviribilimin kapsamındaki genişleme, uygulayıcılar tarafından ortaya konan yeni yaklaşımlar, teknolojinin katkısı ve sosyo-politik açılımlar düşünüldüğünde bizler zamana karşı yarışıyor ve sürekli büyüyen yeni açılımlara ‘yetişmeye’ çalışıyoruz. 
 
Kitabımız da bu çabaya destek vermek için ortaya konmuştur. Yazarlar, ya çeviribilimde geleneksel yaklaşımları ele alarak bunları yenilikçi bir bakış açısıyla sunmuş ya da yeni açılımlara odaklanmışlardır. Sömürgecilik sonrası yazını ve çeviri; erişebilirlik bağlamında İşaret Dili çevirmenliğ; Çeviribilim ve İmgebilim ilişkisi; eşitlikçi çocuk yazını bağlamında çeviri ve özgün yapıtların çocuk yazınına katkısı; canlı altyazı çevirisi ve yeniden dillendirme; televizyon dizilerinin yeniden çevrimleri konularına odaklanan bölümlerde yazarlar alanın zenginliğini ve enginliğini betimlemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91358</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f59771c-cafd-4f2c-94f3-e98e22bd6c52.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleştirel Medya Kuramları</image:title>
            <image:caption>İletişim çalışmaları, anaakım iletişim araştırmalarından ve eleştirel medya kuramlarından oluşmaktadır. Türkiye’de genellikle iletişim kuramları kitaplarında bu iki yaklaşım birarada ele alınmıştır. Bu kitapta 7 kadın ve 7 erkek akademisyen toplam 14 bölümde yalnızca eleştirel medya kuramlarını anlatmaktadır. Eleştirel medya kuramları, pozitif ya da negatif olmak üzere bir biçimde Marksizmle ilişkilidir. Ekonomi politik gibi Marksist iktisat kökenli yaklaşımdan, postyapısalcılık gibi Marksizmi kabul etmeyen yaklaşıma kadar birçok yaklaşımdan oluşmaktadır. Bu nedenle birinci bölüm “Marksizmin Mirası”ndan oluşturulmuştur. Başlangıçta ekonomi politik yaklaşımın yanı sıra kültürel çalışmalar ve yapısalcılık da eleştirel medya kuramları içine konmaktaydı. Ancak günümüzdeki medya ortamını bu yaklaşımlarla açıklamak yeterli olmayacaktır. Bu nedenle kitapta eleştirel medya kuramlarına yenileri eklenmiş ve 13 kuramdan oluşturulmuştur. Son bölüm ise eleştirel medya kuramlarının yöntemine ayrılmıştır. Kitabın Giriş’inde de Editör Prof. Dr. Ömer Özer anaakım ve eleştirel medya kuramlarını genel olarak değerlendiren bir sunum yapmıştır. Kitap, kendini iletişim alanı içinde konumlandıran herkese seslenmektedir. Lisans, Yüksek Lisans ve Doktora programlarında rahatlıkla okutulabilecek bir içerik ve yapıya sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91359</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ffca16d-f615-4f3f-9f5f-c4ecef016444.jpg</image:loc>
            <image:title>İbni Haldun - Entelektüel Bir Biyografi</image:title>
            <image:caption>Tarihin kanunlarının şaşırtıcı derecede orijinal bir analizi olan Mukaddime’yi, çağdaş kaynaklardan yararlanarak inceleyen Irwin, İbni Haldun’un yaşamının ve düşüncesinin ortaçağ İslam teolojisi, felsefesi, siyaseti, edebiyatı, ekonomisi dahil olmak üzere tarihsel ve entelektüel bağlamını açıklıyor. 
 
“İbni Haldun&apos;un geleneksel görüşlerini sorgulayan bu önemli kitap, Robert Irwin’in ortaçağ Müslüman zihni hakkındaki derin bilgisini ve anlayışını yansıtıyor.” –Hugh Kennedy 
 
“Robert Irwin sadece ortaçağ Arap kültürü üzerine bir otorite değil, aynı zamanda açık, zevkli ve neredeyse ansiklopedik bir bilgiyle yazan bir gazeteci ve romancı.” –Michael Dirda 
  “İbni Haldun 14. yüzyıldan çıkarıldı ve modern varsayımlarımıza uyacak şekilde yeniden şekillendirildi. Bu, canlı ve derinlemesine bilgili bir kitap, son derece büyüleyici.” –Noel Malcolm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91360</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb52324e-3eed-4cd3-ad3e-73f0f924e205.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevsimler</image:title>
            <image:caption>Dünya adında eşsiz bir gezegende yaşıyoruz. Bildiğimiz kadarıyla canlılara ev sahipliği yapan tek gezegende! Gezegenimizdeki her şey milyonlarca yıl içinde bir dengeye kavuşmuş. Bu denge, doğal olayların döngüler hâlinde sürekli tekrar etmesiyle sağlanıyor. Mevsimlerin değişiminde, suyun dolaşımında olduğu gibi. İşte tüm bu döngüler sayesinde yeryüzünde yaşam büyük bir uyum içinde sürüp gidiyor... 
*** 
İlkbaharda Güneş’in yükselmesi ve gündüzlerin uzamasıyla birlikte sıcaklıklar artmaya başlar. Hava ısındıkça kışın yağan karlar erir, buharlaşma artar. Bu da havadaki su buharının artmasına neden olur. Su buharı atmosferin soğuk katmanlarıyla karşılaştığında yağmur bulutları oluşur. Bu nedenle bolca yağmur yağar. 
*** 
HAVA KURU MU, NEMLİ Mİ? 

Kozalaklardan havanın kuru mu, nemli mi olduğu anlaşılabilir. Hava nemliyse kozalakların pulları kapalı, kuruysa açıktır. Kuru havalarda kozalakların açılma seslerini duyabilirsin. 
*** 
FASULYE ÇADIRI 
Fasulye çadırı yapmak için fasulye tohumları, 5-6 adet uzun dal parçası ve ip gerekir. Dal parçalarının birer ucu, bir çember oluşturacak şekilde toprağa gömülür. Diğer uçları da yukarıda bir araya getirilip iple birbirine bağlanır. Sopaların her birinin yakınına 4-6 fasulye tohumu ekilir ve bolca sulanır. Fasulyeler dal parçalarına sarılarak hızla büyür ve sonunda bir çadır oluşturur. 
*** 
İlkbaharda Büyük Ayı Takımyıldızı en yüksek konumuna ulaşır. Şekli bir tavaya benzeyen Büyük Ayı’dan yararlanılarak Kutupyıldızı kolayca bulunabilir. Büyük Ayı’nın gökyüzündeki konumu yıl boyunca değişse de kenarındaki iki yıldız her zaman Kutupyıldızı’nı gösterir. 
 
Tüm gökyüzü Kutupyıldızı’nın çevresinde döndüğü için bu yıldızın yakınındaki takımyıldızlar yılın her mevsimi görülebilir. Bunlar Küçük Ayı, Ejderha, Kraliçe, Kral ve Büyük Ayı’dır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91361</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e476bcf-8ed4-4379-bfbf-6792d0df4dcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayınpeder</image:title>
            <image:caption>Kayınpeder!.. 

İyi niyet kurbanı bir damadın hazin sonu. 

Mühendislik fakültesinde okurken bir arkadaşının vesilesiyle ablasını Hacettepe Hastane’sine getiren bir kızla tanışır.  Evlenmeyi hiç düşünmediği halde kızın ustaca kurguladığı davranışları sonunda evlenmeye karar verir. Bu karar onun kayınpeder bataklığına düşmesinin ilk adımıdır. 

Kayınpeder tüm ortamlara ayak uyduran, tilki gibi kurnaz işinin ehli sahtekârlık sanatkârıdır. Kızının evliliğine gönlü olmasa da sonunda mecbur kalır. 

Eline vur ekmeğini al denen cinsten bir yaradılışa sahip olan damadını soyup soğana çevirir. 

İlkokul mezunu olan oğlunu üstün kılmanın yolunun ekonomiden geçtiğinin en iyi bilenlerdendir. 

Amacı damadın elinde ne var ne yok hepsini almak... Bunu yaparken de çeşitli hilelere, davranışlara damada katkı sağlıyormuş gibi görünmektir. 
Hâlbuki hiç aslı astarı yoktur. Çünkü o; düzenbazlık okulunun en iyi dereceyle bitiren, mazlumların ahını almış hiçbir sıfatı yakıştıramayacağım bir insan müsveddesidir.  İşte: Kayınpeder!..  Bu insan müsveddesinin hazin bir hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91362</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d503d940-500a-4284-8756-71fe8b356ddd.jpg</image:loc>
            <image:title>Manzum Lügat Geleneği Ve Kahramanmaraş Ağız Destanları</image:title>
            <image:caption>Osmanlı eğitim sisteminde yabancı dil (özellikle de Arapça ve Farsça) öğretiminde kaynak olarak manzum lügatlerden faydalanılmıştır. Ölçülü ve kafiyeli olduğu için ezberlenmesi kolay olan bu lügatler XIII. yüzyıldan XIX. yüzyıla kadar eğitimin her kademesinde ders kitabı olarak okutulmuş, başta Türkçe-Farsça ve Türkçe-Arapça olmak üzere 60 civarında manzum lügat eseri hazırlanmıştır. 
 
Cumhuriyet döneminden sonra yazı dilinin yaygınlaşması ve şehirleşmenin artması üzerine yöreye ait “ağız” diye adlandırdığımız dil özellikleri kaybolmaya başlamıştır. Yörenin halk şairleri; toplumun hafızası olan, sosyal ve kültürel değerleri içinde barındıran ağızlara ait kelime ve tabirlerin unutulmaması için onları -divan şiirindeki manzum lügatler gibi -şiir yoluyla kayıt altına almak istemişlerdir. Bu teşebbüsün ilk örneğini Kahramanmaraş&apos;ın Afşin ilçesi şairlerinden Hayati Vasfi Taşyürek “Lügatçemiz” adlı şiiriyle vermiştir. 
 
“Yemeniye kelik, yoğurda katık 
Bulgur pilavına aş derler bizde 
Genç horoza celfin), pilice ferik 
Kümese yollarken kişş derler bizde.”   
 
dörtlüğüyle başlayan bu şiir, zamanla Kahramanmaraş yöresinden başlayarak dalga dalga ülke geneline yayılmış, diğer yörenin şairleri de bu şiire nazire yoluyla kendi yörelerine ait kelime ve tabirleri şiirleriyle kayıt altına almaya başlamışlardır. Böylece Hayati Vasfi Taşyürek ile birlikte bizim “ağız destanı” adını verdiğimiz bir gelenek başlamıştır.  

Bu kitapta; divan şiirinde manzum lügat geleneği, halk şiirinde ağız destanlarının doğuşu ve Kahramanmaraş’ta bu alanda yazılmış şiirlerin metinleri, Kahramanmaraş ağzının genel özellikleri ve ağız sözlüğü konuları yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91363</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89d3ecff-e44e-4093-934c-eb90b038cd97.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahengimiz Akordumuz Nefesimiz - Özdeyişler</image:title>
            <image:caption>Deneme, öykü, hece şiiri, roman, kitap inceleme yazılarımdan sonra, farklı zaman ve alanlarda yazmış olduğum (aforizma) özdeyişleri de bir araya toplama düşüncesiyle oluşturulmuş bir çalışmadır. Bazı okurlar, alması gereken mesajı,  deneme/öykü/anı/şiir/roman diliyle yazılmış olmasını tercih etmezler. Kısa ve özlü anlatımlara daha fazla ilgi duyarlar. Her zaman geçerli olmamakla birlikte, bu da bir tercih nedenidir. Beş bölüm şeklinde hazırlanmış eserimde; günlük yaşamdan gözlemler, öneriler, eleştiriler, duygu ve düşünceler bulacaksınız.  Belki de aradığınız bir cümle ile karşılaşacak, onun ışığıyla, daha uzun yazılar yazmanın, yaşamsal yol haritası çıkarmanın ipucunu yakalayacaksınız. Zihninizde oluşan soru ve sorgulara cevap arayacaksınız. Çekincelerinize dert ortağı,  şüphelerinize dayanak, sevincinize yoldaş, endişelerinize sırdaş olacak belki de.  Çünkü yangın için bir kıvılcım yeterli olduğu gibi, bir kazan hamurun ekmeğe dönüşmesi için çok az miktar maya kafidir. Ve koca çınarın gövdesini, toprak altında küçücük bir tohum taşımaktadır.  
 
Okumak; bir arayış, yürüyüş, yenilenme, zihinsel bir birikim aracıdır.  
 
Faydalı olması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91364</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16e07d76-c218-4f6a-a666-fa415f9b4353.jpg</image:loc>
            <image:title>Adli Sosyal Hizmet</image:title>
            <image:caption>Bu kitap yoğun uğraşlar sonucu, adli alanda çalışan sahadan ve akademiden uzmanların bir araya gelerek oluşturduğu bir kitaptır. Ülkemizde adli sosyal hizmet alanında yazılan makaleler, tezler ve kitaplar son zamanlarda artmakla birlikte özellikle kadın suçluluğu gibi alanlarda yayın sayısı sınırlıdır. Alandaki bu eksiklikler hem öğrencilerin bu konulardaki bilgilerinin eksik kalmasına hem de bu alanlarda yapılan uygulamaların yetersiz olmasına neden olmaktadır. Türkiye&apos;de sosyal hizmet alanındaki en büyük eksikliklerden birisi sahada çalışan uzmanlar ile akademisyenlerin yaptığı çalışmaların bir araya getirilememesi, sahanın okul sıralarına taşınamamasıdır. Her ne kadar zaman zaman derslere sahadan uzmanlar katılıp deneyimlerini paylaşsalar da,  derslerde anlatılan teorik bilgiler saha notları ile desteklenmediğinde eksik kalmaktadır. Sahayı akademiye taşımayı hedefleyen bu eserde, özellikle adli sosyal hizmet alanında uzun yıllar çalışmış olan deneyimli sosyal hizmet uzmanlarının çalıştıkları alanlara yönelik uygulamalarına yer verildi.
Kitap iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde suç ile ilgili sosyolojik açıklamaların yanı sıra Adli Sosyal Hizmet ve Adli Sosyal Hizmetin çalışma alanlarına yer verilmiştir. Kitabın ikinci bölümünde ise Adli Sosyal Hizmet alanında uygulama ve vaka örneklerine yer verilmiştir. Bu bölümde adli sosyal hizmet kapsamına giren vakalar ile görüşmelerin nasıl yapıldığı, planlı müdahale sürecinin nasıl yürütüldüğü gibi bilgiler yer almaktadır. Çalışmanın hem öğrencilere hem de bu alanda çalışmaya yeni başlamış uzmanlara katkı sunması hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91365</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff125df7-57d7-4912-9ff2-b62e126ccc0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ulu Irmak</image:title>
            <image:caption>Göksel Aymaz, Bir Ulu Irmak&apos;ta, hem sanat yapıtı üretiminde hem de sanat yapıtı üreticisi olarak sanatçının üretiminde toplumsal koşulların belirleyici rolünü incelemiş ve örnek olarak da Memleketimden İnsan Manzaraları ile bu yapıtın üreticisi Nâzım Hikmet’i seçmiştir. 
&quot;Dr. Göksel Aymaz, sanat ürününün, çoklarınca ileri sürüldüğünce, göklerde, bulutların arasındaymış gibi görünse de, oralara, sanatçının da bizim de yaşadığımız reel hayattan çıktığını söylüyor. Ama, sanatçının aracılığı ile. Yabancılaşma içinde yaşarken realitenin yalnızca görünümünü algılayabilmemize karşılık, sanatçının, sıradan insanın yaşadığı realiteyi olumlayışını, bu zor sorunu, bilimin, aklın, vicdanın ve evrensel ahlâkın bulgularını, yöntemlerini, değerlerini işe katmayı unutmayışı sayesinde aşabildiğini söylüyor. Ve ancak böyle bir çaba ile ürün veren Balzac, Oscar Wilde, Cervantes, Kafka gibi gerçek sanatçıların realitenin yanıltıcı görünümünün vereceği hazzın yerine, onu da aşıp, geleceğe dair bir umut vaadi vereceğini, bu yalınkat hazzı tamamlayacağını söylüyor. 
 
Dr. Göksel Aymaz, bu konularla ilgilenenlerin çoktandır bildiği ve yazdıkları ile okuyucusuna ışık tutan, düşündüren bir yazar. Bu işi bu çalışmasında da başarıyor. Bunu, tarih boyunca önemli düşünürlerin pek çoğunu, savundukları görüşleri ve ne dediklerini doğru anlayıp dürüst yansıtmaktaki akademik erdemliliği ile yapıyor. Kaynakları (dipnotlardaki titizliğinden anlaşılacağı üzere) çok zengin ve önemli hiçbir düşünürü ihmal etmediği için, konuyu başka görünümleri içinde araştıracaklar açısından çok yararlı.&quot; 
 
                                                                                                                                                      _Ünsal Oskay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91366</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1b37c70-69bf-4d4f-afb4-37c10dbdf5cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Tarihleri</image:title>
            <image:caption>Aynı zamanda çok iyi bir yazar olan hukukçu Lizzie O’Shea’ye göre, teknolojiyi anlamanın anahtarı gelecekte değil geçmişte. Geleceğin Tarihleri bunu savunuyor ve bizi dijital çağın pratik ve devrimci olanaklarını keşfetmeye davet ediyor: İnternet bugün teknoloji devleri tarafından hangi amaçlarla kullanılıyor? Sanal âlemin bizi gözetlemesi, hakkımızda veri toplaması ve bu verilerle yalnızca pazarlamacılığın değil, devletlerin denetim tekniklerinin de geliştirilmesi karşısında ne yapabiliriz? Daha da önemlisi, sürekli gelişen dijital teknolojiyi kamu yararına kullanmak mümkün mü, nasıl? 
O’Shea yeniliğin kaynağında kapitalist hayal tacirlerinin aksine, yalnızca bireysel çıkarları görmüyor; kâr hırsından uzak kolektif çabaların dijital alanın ortaya çıkışında oynadığı rolü de hatırlatıyor. Günümüzün teknoloji CEO’larının ufuksuzluğa ve bayat bir ütopyacılığa saplanmış toplum tasavvurları yerine Paris Komünü’nün bize internet etiği hakkında neler söyleyebileceğini soruyor. Dijital alanı demokratikleştirmek için Karl Marx’ın yanı sıra Thomas Paine ile Frantz Fanon’un devrimci çalışmalarında ilham kaynakları buluyor. Teknoloji sermayedarlarının “kendi suretlerinde yaratmak” istedikleri internet dünyasının karşısına potansiyel özgürlük olanaklarını çıkarıyor. 
Kısacası Geleceğin Tarihleri, olduğu gibi kabul etmeye meyilli olduğumuz bu dünya karşısında, bizi düşünmeye ve başka bir gelecek kurmaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91367</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c9a5c77-a653-4dce-8ad9-365eb527f280.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nasıl Özgür Olur?</image:title>
            <image:caption>Epiktetos’un MS 50 yılında Frigya’daki Hierapolis kentinde dünyaya geldiği sanılmaktadır. Gençliğini köle olarak geçiren Epiktetos, Neron’nun ölümünden (MS 68) kısa bir süre sonra azat edildi ve Roma’da felsefe eğitimi vermeye başladı. MS 93 yılında Yunanistan’ın Epir yöresindeki Nikopolis kentine giderek bir felsefe okulu kurdu. Epiketos, Stoacı felsefeye uygun olarak, çok az eşyasıyla, büyük bir sadelik içinde yaşamını sürdürdü. MS 135 civarında Nikopolis kentinde öldü. 
Çevirisini sunduğumuz Enchiridion zihinsel özgürlük ve mutluluğa ulaşmanın yolunu gösteren bir kılavuzdur. Epiktetos’a göre erdemli insan, aşırı istek ve ihtiraslardan kurtulmuş olan kişidir. İnsanı mutsuz kılan şeyler, dünya malına aşırı tamah ve bunları elden kaçırmaktan dolayı yaşanan kızgınlık ve korkulardır. Bu olumsuz hislerden ancak kabullenerek, razı olarak, yakınmayarak; gerçek bir tevekkülle kurtulabiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91368</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5fa7911-6798-4078-a475-d5452e72716b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gün Olur Asra Bedel</image:title>
            <image:caption>Bazen “gün uzar yüzyıl olur”. Bir güne kaç hatıra, kaç deneyim, kaç hikâye sığdırılabilir? Söz konusu olan uzun bir yolculuksa, sayısız... Yeri doldurulamaz bir geçmişi paylaştığı dostunun cenazesini taşıyan Yedigey’in yolculuğu, bütünüyle hayatı soruşturan bir yolculuk olacaktır elbette. Uzak hatıralardan söylencelere, acılı ölümlerden basit mutluluklara, maddi yoksulluklardan manevi zenginliklere, geçmişin özünde ve kıyılarında dolaştıran bir yolculuk…
Cengiz Aytmatov bu romanında, insanın en zayıf ve en güçlü, en özgür ve en bağımlı, en çok seven ve en kolay vazgeçen yanlarını derin ve çarpıcı bir dille anlatırken tıpkı bir madalyonun diğer yüzünü çevirir gibi içimizdeki “öteki”yi gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91369</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18c468e3-25ab-48ad-9cd8-7c1fbe5bc88f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürdürülebilirlik Boyutuyla Muhasebe ve Finansman Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>Sürdürülebilirlik Boyutuyla Muhasebe ve Finansman Araştırmaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91370</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f058b338-0b6c-4450-805d-f999b9cb2287.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Öğretmenim</image:title>
            <image:caption>Asırlarca basit tarım ve hayvancılıkla hayatını sürdüren göçebe Kırgız halkı, Çarlık Rusyası’nın yıkılmasının ardından yepyeni bir dünyanın hayaline ortak olur. Önceleri yalnızca birkaç kişinin hatta kimi zaman sadece tek bir bireyin peşine düştüğü bu hayaller, statükonun direnciyle yüzleşecektir elbette. Ancak adanmış bir ruhun önünde ne durabilir? Bu ilk kıvılcımlar zamanla desteklenip paylaşıldıkça koca bir toplumu değiştirir ve dönüştürür kuşkusuz. Tıpkı İlk Öğretmenim’de olduğu gibi…
Savaş sırasında aldığı sınırlı eğitim, idealist bir Kırgız genci olan Düyşen’de köklü değişimlere neden olmuştur. İdeallerine olan inancı onu köyünün yüzlerce yıllık ataerkil geleneklerine başkaldırmaya iterken köyün çocukları için bir okul inşa etmeye koyulur. Şüphesiz bu derme çatma okulun ilk öğretmeni de kendisi olacaktır. Düyşen’in mücadelesi hem kendisinin, hem köyünün hem de gelecek kuşakların kaderini değiştirecek acı ve hüzün dolu bir hikâyenin başlangıcı olduğu kadar, büyük bir destanın da müjdecisidir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91371</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbc94d62-75f1-4cc1-9ee0-87cd3a00be51.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Elma</image:title>
            <image:caption>Cengiz Aytmatov insanın kendisine, diğerlerine ve hayata karşı mücadelesini, kısacası yeryüzü tecrübesini ustalıkla hikâye ediyor.
Bir yitirişin ve peşi sıra gelen uyanışın anlatıldığı Kızıl Elma, eşinden ayrılmak isteyen İsabekov’un kızı Anara’nın çocuk masumiyetinde ailesini yeniden buluşunun çarpıcı hikâyesidir.
Oğulla Buluşma ise kapanmayan yaraların ve ertelenen yüzleşmelerin yükünü anlatır. Savaşta kaybettiği oğlunun hatırasını içinde yaşatan Çordon, gerçek ölümün unutulmak olduğunu anlayacaktır. Zira baba ölmedikçe oğul, oğul ölmedikçe de baba yaşamaya devam eder!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91372</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3390f4e2-6729-412c-99cc-f36bbed49803.jpg</image:loc>
            <image:title>Turkuaz Gözlü Kadın</image:title>
            <image:caption>Bu şiiri yazarken, belli ki psikolojik bir ortamı vardı. Öyle ortamlar içerisinde, amatörce yazdığım şiirleri oradan buradan bulup bir kitap haline getirdim. Söz konusunda bu çalımalar yaşamımı anlatıyormuş gibi olsa da aslında yakın tarihimizi anlatan, manzum bir dille yazılmış, herkesin içinde kendinden bir parça bulduğu, Manzum Yazdım Öykümü ve Amcamın Kar Boğazı Destanı başlıklı biraz güldürü , biraz dram taşıyan şiirlerden oluşmuştu. Bu ilk şiir kitabımın, büyük bir ilgi toplaması ve beğeni kazanması üzerine o kitaba almadığım diğer şiirlerimi de kitap haline getirme fikri ağır bastı. 
 
Bu kitabı da elinize aldığınızda bir solukta okuyacağınızı ve hatta bunu ben mi yazdım benim hislerimi, düşüncelerimi anlatıyor diyebileceğiniz dizelerle karşılaşacaksınız. Zevkle okuyup bitireceğinizi umuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91373</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4793c87a-6491-40c2-b5d2-0bbca4b34d3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm: Ölüm’ün Kapısında</image:title>
            <image:caption>Cehennemden çıkma bir parti – hem de ÖLÜM’ÜN KAPISINDA. 
 
Herkesin favori Gotik kızı, Ölüm, kız kardeşleri Hezeyan ve Keder ölüler için çılgın bir parti düzenleyince kendi diyarında kalacak yer bulamıyordu neredeyse. Bütün bunlar ise, Lucifer Sabahyıldızı tahtından ayrılıp Cehennemin anahtarını Ölüm’ün kardeşine, Sandman’e verdiğinde başlamıştı. Rüya ne yapacağına karar vermek için düşünüp taşınırken Cehennemin günahkâr sakinleri özgür kalmışlardı. Ölüm’ün şansına, hiçbiri nereye gideceğini bilemeyip onun dairesinde soluğu almıştı. Günü kurtarmak da tabii ki yine Ölüm’e kalacaktı. 
 Ankhın gücü galip gelecek mi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91374</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b38febca-fb18-4ec8-bef9-5dfbc355c0f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırka-i İslahiye</image:title>
            <image:caption>Fırka-i İslahiye</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91375</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/219dbdde-60e7-4cf6-98a0-126a818f5eca.jpg</image:loc>
            <image:title>Selvi Boylum Al Yazmalım</image:title>
            <image:caption>Kırgız halkının toplumsal ve siyasal geçiş süreçlerinde, kriz anlarında yaşadığı büyük acıları eserlerinde çoktan klasikleşmiş hikâyelerle anlatan Cengiz Aytmatov, Selvi Boylum Al Yazmalım’da da aynı yolu izliyor. Bir yandan birbirini seven ve talihsiz bir olay sonucu yolları ayrılan ve nihayetinde garip bir tesadüfle tekrar karşılaşan iki insanın parçalanmış hayatlarını, aşklarını resmediyor; bir yandan da hızla gelişen teknolojinin ve sanayileşmenin Kırgız toplumu üzerinde yarattığı olumsuz etkiyi ustalıkla gözler önüne seriyor. 
 
“O gün, ayrılış günümde, göl kıyısına gittim, o sarp yamaçlara çıktım. Veda ettim Tanrı Dağları’na, Isık Göl’e. Elveda Isık Göl, bitmemiş şarkım! Seni yanımda götürebilseydim keşke, dalgalarını, kıyıdaki kumlarını... Ama gücüm yetmedi buna. Sevdiğim kadını götürmeye gücüm yetmediği gibi. Elveda, Asel, elveda, selvi boylum, al yazmalım, elveda sevgilim. Mutlu ol.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91376</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/082fc56f-588d-479b-b80c-d7c751870e73.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Mahalle (5 Kitap Takım Kutulu Set)</image:title>
            <image:caption>Bizim Mahalle 5 Kitap Set + Sorular ve Bilmeceler kitabı hediyeli.
8 yaş üzeri için

Bizim Mahalle 1 - Yarım Artist

Arkadaşlar,

Bizim Mahalle&apos;ye mutlaka uğrayın. Mahallemizde sevdiklerimiz; büyüklerimiz, küçüklerimiz, bakkalımız, muhtarımız, dedemiz, Tayyare hanımteyzemizle Safiye hanımteyzemiz var. Hepsinden önemlisi dostluklarımız var.

Bizim Mahalle&apos;de yakın arkadaşım Hasan ve ben de varız. Benim adım Ali. Sizi uyarmam gereken hırçın kız Zeliş de mahallemizin kızı. Biraz aksidir, huysuzdur ama iyi yüreklidir. Daha pek çok güzel insan Bizim Mahalle’de yaşar. Unutmadan söyleyeyim, mahallemizde bir de köpeğimiz Çamur var. Çamur tanımadığı kişilere hırlar ama korkmayın. Çamur’un kalbini bir paket bisküvi ile kazanabilirsiniz.

Ayrıca Bizim Mahalle’deki reklam filmi çekimlerine davetlisiniz!

Bu güzel mahallemizi çok seveceksiniz. Okudukça &quot;Daha var mı?&quot; diyeceksiniz. İşte şimdi sizlere bir müjde: Bizim Mahalle’nin devamı da bizlerle!..

Bizim Mahalle 2 - Evhamdır Evham
Hasan ve benim yeni bir arkadaşımız oldu. Kim mi?
Bizim Mahalle’de dolaşırken onunla da karşılacaksınız.

Bizim Mahalle 3 - Derdime Bir Çare

Yeni arkadaşımız Serkan çok dertli… Onun derdine derman olabildik mi? Hep birlikte öğrenelim mi?

Bizim Mahalle 4 - Onu da Sonra Anlatırım

Bizim Mahalle’ye yeni komşular taşınacak ama öyle kolay olmayacak. Çünkü Bizim Mahalleli olmak için bazı sorular cevaplanacak.

Bizim Mahalle 5 - Birinci Sınıfın Kralı

O hafta sonu Serkan için en uzun geçen hafta sonu oldu. Mahallelinin tek tek fikrini sordu.

Bu güzel mahallemizi çok seveceksiniz. Sonunda &quot;İyi ki okumuşum.&quot; diyeceksiniz. Bizim Mahalle’ye her zaman gelmek isteyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91377</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e8309df-9688-423e-be75-12bf7dfe1e52.jpg</image:loc>
            <image:title>A’mak-ı Hayal</image:title>
            <image:caption>“Bugünkü gezintim uçmakla başlamıştı. Aciz olduğum için rüyada bile uçmaya dayanıklı değilken bu hayali uçuş beni fazlasıyla yoruyor, sersemletiyordu. Tuhaf olanı şu ki doğru bir çizgi üzerinde değil, daima yukarı yükselerek uçmaktaydım. Gözümden gezegenler ve güneş tamamen kaybolmuştu.” 
 
Döneminin önde gelen mutasavvıflarından Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi, eserlerini materyalizme karşı savunduğu metafizik anlayışla kaleme alan yazarlardan. Yaratıcı ile yaratılanın tek ve bir olduğunu savunan vahdet-i vücud felsefesine inanan düşünürün başyapıtı olarak görülen A’mâk-ı Hayal (Hayalin Derinlikleri) de Türkçede fantastik ve felsefi romanın ilk örneği. 
 
Raci, öğrendiği onca bilgiden sonra gerçeklere dair duymaya başladığı şüphelerini bir nebze olsun dizginleyecek Aynalı Baba’yla bir mezarlıkta karşılaşır. Âlimlerden alamadığı yanıtları bu meczuptan alan Raci onunla her gün görüşür ve her görüşmede gerçeğin sınırlarını aşan, hayalin derinliklerine doğru yolculuklara çıkar. Bu yolculukların uğraklarının bazıları Kaf Dağı ile Merih; eşlikçileri ise Simurg ve anka, Buda ve Zerdüşt olacak, Raci’nin hakikat arayışına yol göstereceklerdir. 
 
Filibeli Ahmet Hilmi’nin inancını ve fikirlerini her satırda hissettirdiği mitolojik, mistik ve gerçeküstü maceralardan oluşan A’mâk-ı Hayal, tasavvuf edebiyatının en sıradışı, en mühim eserlerinden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91378</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b89747a-b16a-4445-9919-ede2c59e45de.jpg</image:loc>
            <image:title>Enflasyon Hedeflemesi - Kuram Ve Türkiye Uygulaması</image:title>
            <image:caption>1970’lerde yaşanan krizle birlikte, ülkeler parasal sıkılaştırmaya dayalı para politikalarına (monetarizm) dönüş yaptı. Kurala dayalı para politikası uygulanmaya başladı. Bu uygulamayı para kurulu ve enflasyon hedeflemesi takip etti. Fiyat istikrarı odaklı enflasyon hedeflemesi birçok ülkede başarılı oldu. 

Enflasyon hedeflemesi, Taylor Kuralı’na dayalı, hükümete belli kısıtlar koyan, merkez bankasına amaç ve araç bağımsızlığı verilmesini gerektiren bir para politikası tercihidir. Bundan dolayı da kimi zaman para otoritesi merkez bankası ile maliye politikası otoritesi hükümet arasında çatışmalara sebep olabilmektedir. Enflasyon Hedeflemesi’nde, Taylor Modeli, Türkiye ekonomisi için uygulanmıştır. Enflasyon, enflasyon hedeflemesi ve enflasyon beklentileri geniş bir bakış açısıyla ekonometrik olarak incelenmiştir. Bununla birlikte, enflasyon ölçümünden enflasyonun kuramsal çerçevesine, merkez bankası bağımsızlığından enflasyon hedeflemesine kadar enflasyona dair bilinmesi gereken tüm olgular bu kitapta yer almaktadır. 

“Mükemmel ve ebedi bir para politikası paradigması olabilir mi? Parasal ekonominin içerdiği siyasi-ekonomik ilişkilerin ve bunları taşıyan kurumların sürekli değişim ve dönüşüm halinde olması bu soruya olumlu cevap vermeyi engelliyor. Bundan öncekiler gibi, enflasyon hedeflemesi de ortaya çıktığı dönemin ve ekonomilerin özgül koşulları tarafından çerçevelenmiştir ve teori-uygulama düzeyinde ciddi hata ve eksikler barındırır. Velhasıl ne evrensel, ne de mükemmeldir. Olsa olsa, belirli bir zaman aralığında dünyanın belirli bir coğrafyasında nominal çapa işlevini başarıyla üstlenmiştir. Ancak, buradan enflasyon hedeflemesinin işe yaramayacağı sonucuna varılmamalıdır. Tersine, bundan sonra geliştirilecek yeni para politikası yaklaşımı gökten zembille inmeyecek, tanım gereği enflasyon hedeflemesi üzerine inşa edilecektir.” 
Asaf Savaş Akat’ın Önsöz’ünden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91379</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1c17f7b-a9f7-4652-962f-62e69ac6ee46.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprak Ana</image:title>
            <image:caption>İnsan içinde birikenleri, gönlünden geçenleri dökecek birini bulamaz kimi zaman. Bazen sert kabuklarında şefkati taşıyan bir ağaç, öylece akıp ruhunu temizleyen bir ırmak ya da taze başlangıçları müjdeleyen bir yoldur onu dinleyen. Ya da köyünün toprağıdır sadece…
Savaşın köyün eli silah tutan tüm erkeklerini çekip almasıyla geride kalanların sorumluluğunu üstlenen Tolgonay da içini toprağa, Toprak Ana’ya döker. O dertlerini toprağa fısıldadıkça savaşın neden olduğu yıkıma, yarım bıraktığı hayallere, cephede tükenen gençlik günlerine, geride kalmanın taşıması güç yüküne tanık oluruz.
Toprak Ana, savaşların ve devrimlerin ortasında oradan oraya savrulan, yaralanan ve altüst olan sıradan insanın, toprakla yoğrulmuş bir halkın hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91380</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2382490-e0e7-4ea8-a1cd-4c3935a90193.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldırım Sesli Manasçı</image:title>
            <image:caption>Cengiz Aytmatov, üç güçlü öyküyle insanın dünyaya, kendisine ve diğerlerine karşı sürdürdüğü o büyük savaşı farklı perspektiflerden ustaca resmediyor.
Aytmatov en ünlü öykülerinden biri olan Yıldırım Sesli Manasçı’da okuruna Kırgız tarihinden çarpıcı bir kesit sunar. Oyratların saldırısına uğrayan Kırgız halkının varoluş mücadelesinin, tek bir bireyin kişisel tarihi ile kesiştiği kritik bir âna odaklanır Yıldırım Sesli Manasçı. Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı yeni bir çağı başlatan, bir son olduğu kadar taze bir başlangıç da olan benzersiz bir ânın hikâyesidir.
Savaşta babasını kaybeden bir yetimin hikâyesinin anlatıldığı Askerin Oğlu, toplumun hayatlarımızdaki güçlü etkisini sarsıcı biçimde gözler önüne serer. Belki de kimse gerçekte yetim değildir. Ve belki de insanı asıl yetim yapan toplumun da kendisidir.
Beyaz Yağmur ise yetişkin hayatına ilk adımlarını atan ve kendi ayakları üzerinde durmak isteyen genç bir kadının annesi ile yaşadığı çatışmayı konu edinir. Kızı hayatı tanırken anne de büyük bir dönüşüm yaşayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91381</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d08a991-f763-4807-ae53-d34d6dbba26c.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik: Madam Tussaud’nun Olağanüstü Hayatı</image:title>
            <image:caption>1761’de, İsviçre’nin bir köyünde ufacık, tuhaf görünüşlü, Marie adında bir kız doğacak. Büyüdüğünde kendini Madam Tussaud’ya dönüştürecek bu minik kız, ailesinin ölümünden sonra sıradışı bir balmumu heykeltıraşının yanında çıraklık edecek ve böylece yolu, zorba bir dul ve onun sessiz, solgun oğluyla tanışacağı Paris’in biçimsiz sokaklarına düşecek. 
 
Marie yeni dostlarıyla birlikte, harabe durumdaki bir oteli balmumu büstlerin sergilendiği bir salona dönüştürecek ve bu sergileriyle bir sansasyon yaratırken, sanatsal becerilerinin ünü de gittikçe yayılacak elbette. Hatta Versailles Sarayı’na bile çağrılacak, Marie Antoinette’e danışmanlık edecek, prenses doğum yaptığı sırada onun hayatını da kurtaracak. Hem de saray duvarlarının dışındaki Paris devrim ateşiyle keşmekeş içindeyken. 
 
Edward Carey’nin, Devrim Paris’inde hem kraliyet yanlıları hem de radikallerle ahbaplık eden hırslı bir vizyoneri, efsanevi Madam Tussaud’yu anlattığı Minik, sanata, sınıf çatışmasına, iradeye ve sevdiklerimize nasıl tutunduğumuza dair, gösterişli geçit törenlerine benzeyen cazibeli bir roman ve çarpık, dehşetli, sürükleyici bir hikâye. 
 
“Yalan hikâyeleri sahicilerinden daima ayırt edebiliyordun çünkü yalan hikâyeler her anlatışta değişiyordu. Sahici olanlarsa hiç değişmiyordu. Hayat nedir? Bize kalan tek şey hikâyelerdi. Hikâyeler bizim giysilerimizdi.” 
 
“Bu büyülü romanı kaçırmayın! Balmumu heykelleriyle nam salan Madame Tussaud hayat öyküsünü kendi ağzından anlatıyor.” –Margaret Atwood 
 
“Sıradışı bir atmosfer, ürkütücü bir mizah, coşku dolu bir anlatı. Kaçırılmaması gereken bir kitap.” –Olga Tokarczuk 
 
“Minik, insan doğasının sıcaklığı, coşkusu, neşesi, kederi ve tuhaflıklarına dair son derece samimi bir eser. Yazarın elinde, insan yüreğinin gizemlerini gösteren bir değnek var sanki.” –Kelly Link</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91382</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/938e0220-193e-4b70-92b8-03430ee310ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Babyjanda</image:title>
            <image:caption>Şu an elinizde bir kitap/ajanda var. 
BabyJanda sadece uzmanında, doğru bilgilerle dolu bir gebelik rehberi değil. Sadece bir anne bebek alışveriş rehberi de değil, duygularını ve bu süreci anıya dönüştürebileceğin bir gebelik ajandası aynı zamanda. 
Doğru seçilen bir bebek arabası ile her gün dışarı çıkıp keyifle gezebilir, alışveriş yapıp kahveni yudumlayabilirsin ya da doğru seçtiğin bir bebek odasında sen de bebek de tüm süreci mutlu ve huzurlu geçirebilirsiniz. 
Ya tam tersi olursa? 
Tam tersini düşünmüyoruz çünkü artık elinde BabyJanda varJ 
Peki, anılar olmadan bir hayat düşünülebilir mi? 
O hâlde hadi başlayalım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91384</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ac3e918-480a-438e-9222-fcd218617cfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Spider-Man: Öfkeli Kanatlar</image:title>
            <image:caption>AKSİYON DOLU VİDEO OYUNUNUN ÖN HİKÂYESİ!

Miles Morales’in yeni bir mahalleye taşınması, babasının vefatı ve tüm bu süper güçleri kazanması gibi olaylarla işi başından fazlasıyla aşkındı. Kanun ile ters düştükten sonra, insanların içinizdeki en kötüyü görmeye meyilli olduğu bir hayatta gerçek bir süperkahraman olmanın anlamını sorgulamaktaydı. Yeni yeteneklerinin getirdiği güç ve özgürlüğe kendini kaptıran Miles, nasıl bir Örümcek-Adam olmak istediğine karar vermeliydi. 
 
Vulture, yeni suç ortağı Starling ile tüm şehri darmaduman ederken Miles tabii ki arkasına yaslanıp olanları öylece izlemeyecekti. Peter Parker’la bir araya gelip iki Örümcek-Adam olarak bu kanatlı ikiliyi, şehre deneysel teknoloji felaketini yaymadan önce durdurmaları gerekmekteydi. Onlarca hayat tehlike altındayken Miles bir adım öne çıkıp da kahramanlığını ispatlayabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91385</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f195476-4ba9-4652-8556-d661415bfd82.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüz Yüze</image:title>
            <image:caption>Savaş, Cengiz Aytmatov’un anlattığı güçlü hikâyelerin baş aktörüdür şüphesiz. Yüz Yüze de taze umutlarla evlenen bir çiftin trajik hikâyesini anlatır. Evliliklerinin baharında patlak veren savaşın ardından ülkesini savunan binlercesiyle birlikte savaşa yollanan Cumabay, ölüm korkusuna yenik düşerek cepheden kaçar. Geceleri evinde, gündüzleri ise mağarada yorucu bir kaçak hayatı yaşarken zor koşullar günden güne onu daha derinden etkilemeye ve değiştirmeye başlar.
Aytmatov’un kötülüğün doğasına ilişkin cesur sorular sorduğu Yüz Yüze; iyilik, kötülük ve değişim üzerine çarpıcı bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91386</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eb3a240-526b-41d8-99ec-e7590b1c8a50.jpg</image:loc>
            <image:title>O Olmak</image:title>
            <image:caption>benim ibranicem yok senin var mı? 
benim kırmızıya çalan gülle alıp veremediğim 
benim bir yükselip bir inen indeks mindeks 
yuro, altun, parite 
benim köşede ne birikmişim ne çöküp oturmuşluğum 
benim ne anıladığım ne anlam verebildiğim 
ne sabır bende ne semavat ne seppuku yapacak g ot 
ne bir heves göğe çekilmek için ne girmek yeraltına 
sende var mı bende yok ne ricat ne inanç ne bir takiyye 
ne mümkün içinde yorgan geçen dörtlük 
ölüme tutkal, allaha bağlanmak ne mümkün 
ne bir ses ne rüya ne de bir resmim yanağınlabirlik 
dört dönen işte buna çember diyorlar 
aç gugılla dünyanın bütün incillerinde banyoda vesaitte</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91387</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc0e5bf8-a2bf-4f47-b28a-351973336012.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Gemi</image:title>
            <image:caption>Cengiz Aytmatov’dan geçmişle geleceğin, hafızayla hayal gücünün, ayrılık ve kavuşmanın ustaca bir araya getirildiği, beyaz perdeye de uyarlanmış unutulmaz bir eser!
Engin ve korkutucu bir ormanın kıyısında, iyi yürekli dedesinin himayesine terk edilmiş küçük bir çocuk; balık olmayı, Isık-Göl’ün sularında ağır ağır yüzen beyaz gemiye ulaşmayı düşler. Gemide babası ve tamamlanmış bir hayat onu bekliyordur. Dedesi Hamarat Momun ise yalnız torununa ormanın ve kimsesiz çocukların koruyucusu Boynuzlu Geyik Ana’nın masalını anlatır sabırla. Elbet ormanın kalbinden çıkıp gelecektir Boynuzlu Geyik Ana. İnsanın acımasız tabiatını tüm gerçekliği ile gözler önüne sererek.
Beyaz Gemi; yalnızlık, kökler, düşler, dünler ve yarınlar üzerine çarpıcı bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91388</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e0bef7b-da75-4563-bf24-2e2c9c59348d.jpg</image:loc>
            <image:title>Fukara Ölüsü</image:title>
            <image:caption>Suat Derviş’in bilinen üç öykü kitabı, Ahmet Ferdi, Behire’nin Talipleri ve Beni Mi? onun 1921-24 yılları arasında yazdığı öykülerden ibarettir. Oysa Derviş, tüm kariyeri boyunca öykü yazmaya devam etmiştir. Gazete ve dergi ciltleri arasında kalan yüzlerce öyküsünden, 1930-41 yılları arasında yazılmış yirmi yedi tanesi bu derlemede bir araya geliyor. Fukara Ölüsü’ndeki tüm öyküler insanın ‘para’yla ilişkisine dair. Derviş’in karakterleri paranın yokluğu ya da varlığıyla sınanıyor bir bir. 
 
“Eline alışık olmadığı bir para geçince, parasızlık yüzünden çekmeye mahkûm olduğu bu hayattan kaçmak istemişti. Bir gün için bile olsa yaşamak, insan gibi yaşamak istemişti.” 

Bizim Hikâye, Osmanlı’dan günümüze edebiyatımızda öykünün izini süren, öykücülüğümüzü var etmiş, geliştirmiş yazarların eserleri arasından en güzellerini, en başarılılarını, en önemlilerini belirli bir tematik bütünlük gözeterek ortaya koyan, 1850’lerden 1950’lere kadar bir asırlık öykücülüğümüzün verimlerini bir araya getiren bir kitap dizisi. 
 
Bizim Hikâye dizisiyle birlikte, hem öykücülüğümüze dair bütünlüklü bir söz söylemek hem de yeni öykücüler keşfetmek üzere farklı yolculuklara yelken açıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91389</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90077b90-15d1-42d4-82a0-0b83d5a1be0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhaba Su!</image:title>
            <image:caption>Merhaba su! 
Seni tanıyorum! Sen her yerdesin. 
 
Küçük bir kız çocuğuyla birlikte suyun dünyamızdaki yerini ve önemini keşfedin. Her zaman aynı görünmeyen, aynı hissettirmeyen ve çok farklı şekillerde karşımıza çıkabilen suyla tanışmaya ne dersiniz? Su kimi zaman bir buz pisti, kimi zaman bir gözyaşı, kimi zamansa evlerimizi gizleyen bir örtü olabiliyor! 
 
Ödüllü yazar Antoinette Portis’in yazıp resimlediği bu kitap sayesinde, küçük okurlar suyun evlerimizde, doğada, gökyüzünde, hatta vücudumuzda olduğunu öğrenirken onun farklı hallerini de yakından tanıyacaklar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91390</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c275f8b2-5b8c-44c0-98c7-ee5cb96a43f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Çağda İslam Dünyası</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Geçmişten Günümüze Ortadoğu’da ABD: Benimsenen Stratejiye Dair Bir Değerlendirme 
 
Müslüman Ülkelerde Siyasal Rejimler ve Demokrasi Sorunsalı 
 
İslam ve Demokrasi 
 
İslam ve Uluslararası İlişkiler 
 
Arap Baharında Dijital Medyanın Rolü ve Önemi Üzerine Bir Değerlendirme 
 
İslam Dünyasında İstikrarsızlığın ve Kaosun Kronikleşmiş Örneği: Irak 
 
Küresel Ekonomi-Politik Sistemde İslam 
 
İslam Dünyasında İnternet Kullanımının Gençler Üzerindeki Etkisi: Kuveyt Örneği 
 
Demokratikleşme ve Ekonomik Büyüme: D-8 Ülkeleri Üzerine Bir Uygulama 
 
Covid-19 Sonrası Derinleşen Finansal Kırılganlıklara İslami Finans Çözüm Üretebilir Mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91391</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/918d37f6-dbaa-4bcd-9e34-5e20e116ded0.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandeminin Mali Analizi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Covid-19 Pandemisinin Tetiklediği Dijitalleşme Sürecinin Vergi Hukukuna Yansımaları 
 
Salgın Hastalığın (Covid-19) Türkiye’de Kamu Kesimi Dengeleri Üzerindeki Etkisi 
 
Pandemi Sürecinin Sosyal Medyadaki Ekonomik Yansımalarının Büyük Veri Temelli İçerik Analizi 
 
Türkiye’de Pandemi Dönemi Kamu Borç Analizi 
 
Türkiye’de Covid-19 Salgınına Karşı T.C. Merkez Bankası Tedbirleri: Devlet İç Borçlanma Senetleri Açısından Bir Değerlendirme 
 
Küresel Salgın Krizinin Kamu Kesimi Büyüklüğü Üzerine Etkisi ve Alternatif Çözüm Aracı: MilyonerVergisi 
Pandemi Döneminde Türkiye’de Uygulanan Ekonomi Politikaları 
 
Küresel Salgınların Kamusal Maliyeti 
 
Exorbitant Price Concept in Islamic-Based Economic Thought And The Ottoman Example 
 
Regülasyonlar ve Enerji Piyasası: Pandemi Dönemi Açısından Bir Değerlendirme 
 
Covid-19 Sürecinde Uygulanan Kısıtlama ve Tedbirlerin Vergi Gelirlerine Etkisi Türkiye Örneği 
 
Covid-19 Krizinin Yol Açtığı Bütçe Açıkları İle Mücadelede Alternatif Vergi Önerileri 
 
Para Politikalarına Covid-19 Kriz Etkisi 
 
Covid-19 Sürecinde Alınan Vergisel Önlemler: Seçilmiş Ülkeler ve Türkiye Açısından Değerlendirilmesi 
 
Covid-19 Pandemisinin Dış Ticaret Üzerindeki Etkileri: Türkiye Üzerine Bir Değerlendirme 
 
Türkiye’de Covid-19 Salgınıyla Mücadelede Bütçe Esnekliğinin Rolü 
 
Pandemi Sürecinde Vergi Harcamaları ve Türkiye’de Vergi Harcamaları Uygulamalarının Değerlendirilmesi 
 
Covid-19 İle Altın ve Petrol Fiyatları Arasındaki İlişkinin Ekonometrik Analizi 
 
Türkiye’de Pandemi Sürecinde Genel Ekonomi ve Kamu Maliyesi Alanında Alınan Tedbirlerin Değerlendirilmesi 
 
Covid-19 Salgınının Mali Disiplin Üzerindeki Etkileri: Türkiye Örneği ve Çeşitli Ülke Gruplarıyla Karşılaştırılması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91392</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/410cbb51-cb83-4345-aa3b-eda09099965b.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygar</image:title>
            <image:caption>Savaş başlıyor!
Krallığın en güçlü prenslerinden sayılan Ros Dillon, yaşadığı ihanetin ardından sahip olduğu her şeyi kaybetmiş ve tehlikelerle dolu olmasına rağmen Vahşi Bölge’ye sığınmıştır. Ölümcül yaralarını iyileştirip hayatta kalmaya çalışırken karşısına çıkan Val sayesinde, intikam almak için büyük bir fırsat yakalar.
Val ve Ros güçlerini birleştirince önemli bir zafer kazanmıştır.
Bu gücün sadece Vahşi Bölge’yle sınırlı olmadığı anlaşılınca krallıklar ve beylikler onlara karşı birleşmek için adım atar.
Güç dengelerinin sürekli değişmesiyle acımasızlaşa gerçek savaş başlamak üzeredir.
Vahşi Bölge sınırları giderek silikleşir, geçmişten gelen beklenmedik misafirler ve sarsıcı ihanetlerse her yerdedir.
Sona yaklaşan bu savaşı kazanmak uğruna kaç kişi feda edilecek, nelerden vazgeçilecektir?
- Vahşi’nin devam kitabı olan Uygar, destansı finaliyle aklınızdan çıkmayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91393</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/324683a9-3f38-468b-9d9d-7ce3961f7a70.jpg</image:loc>
            <image:title>Yangın Gecesi</image:title>
            <image:caption>Michael Connelly’nin unutulmaz kahramanı Harry Bosh ile Renée Ballard yeniden güçlerini birleştiriyor.
 Bosch çaylak bir dedektifken ona her soruşturmayı kişiselleştirmesini ve elinden geleni yapmasını öğreten akıl hocası John Jack Thompson’u kaybeder. Cenaze töreninden sonra Thompson’un eşi Bosch&apos;u bir cinayet dosyasına götürür. Thompson bu dosyayı yirmi yıl önce LAPD’dan ayrılırken yanına almıştır: Uyuşturucu satılan sokakta sorunlu bir genç öldürülmüştür.
Bosch cinayet dosyasını Renée Ballard&apos;a getirir ve ondan yıllar önce Thompson&apos;ın dikkatini çeken dava konusunda yardımcı olmasını ister.
Bosch ve Ballard arasındaki bağ, soruşturma zorlaştıkça güçlenir. Ve çok geçmeden çarpıcı bir soruyla karşılaşırlar: Thompson, cinayet dosyasını emeklilikte ele almak için mi yoksa asla çözülmediğinden emin olmak için mi yanına almıştır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91394</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20589d9f-a51e-4fc4-ae98-e25b94846283.jpg</image:loc>
            <image:title>Kilo</image:title>
            <image:caption>Kilo, gerçek suç meraklılarının ilgisini çekecek bir hikâyeyi anlatıyor.
Kolombiya ormanlarından bütün dünyaya yayılan yozlaştırıcı, baştan çıkarıcı ve yok edici kokainin kırsalda başlayan ve şehirlere ulaşan serüveni okura aktarılıyor.
Toby Muse bu karanlık yolculuk boyunca bağlantılarını kullanarak hikâyenin oyuncularıyla konuşuyor: İşçiler, çiftçiler, küçük çete liderleri, kaçakçılar, suikastçılar, sevkiyatçılar ve tabii ki multimilyarlık örgütleri kontrol eden patronlar ve onların sevgilileri...
Kilo, kokainin cazibesinde ve deliliğinde kendini kaybetmiş bir ülkenin ve henüz baş edilememiş bir savaşın portresi.
“Ne yapıyorsan ara ver ve derin bir nefes al. Şu an gözlerinin önünde bir tarih yazılıyor”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91395</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ab52e9b-9bb1-4c0b-9d9f-0d9e57a27947.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşler ve Aktif Hayal Gücüyle Bilinçdışına Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Düşlerimizde kendi savaşımızın içine düşen bir savaşçı oluruz. Kendimizle barışmak için kendi kanımızla boyanma cesaretine ihtiyaç duyarız. Aktığında bizi kan kırmızısına boyayan şey tam da kendi damarlarımızın içinde dolaşır çünkü. Bilinçdışımız bize kendimizden haberler getirir. Kendimizden bile sakladığımız o görkemli kahraman, sesini bize duyurmak ister. Oysa biz en az kendimizle konuşur, en zor kendimizle buluşuruz. Bilincimizin perdelediği güneşimiz gecenin karanlığında düşlerimizde parlar oysa. Aktif hayal gücü ve düşlerimizle ‘içimizi’ çalışırız. Bilindik bilgi ve dizgelerin çok ötesindeki kendimizi bulma yoluna düşeriz. 
 
Bazen henüz görmediğim düşlerimde beni bekleyen -henüz bilmekten uzak olduğum- kendimin olduğunu düşünür, heyecanlanırım. Tam da bu heyecan, yeni düşleri çıkarır derinlerden. Neyin geldiğine bilincimle bakarsam belki de en değerli hediyeyi kaçırırım. Düşü dehşete çeviren o dişleri uzamış melun adamın, içimden çıkarmam gereken kudretli ve olgun pençelerim olduğunu bilemem. Onu bilincin yargılarından uzak bir mağaraya kaçırırım o vakit. Orada beraber çalışırız. 
 
Elinizdeki kitabın içinize inen merdivenin bir basamağında, yukarı çıkardıklarınızın gün ışığına kavuşma anında, en derininizdeki mağaranızın duvarlarında, içinizi çalışacağınız çalışma masasının üzerinde yanınızda olmasını umut ederim ey okur. En çok da kendini okuyacak olan görkemli okur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91396</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e7b894a-c433-455f-a4ed-638d6bd14f8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekerlekli Walden</image:title>
            <image:caption>Eğer basit yaşamı asgari ihtiyaçlarını karşılamaya odaklanan, modaya uymak ya da başkalarının onayı için tüketmeyen insanın neredeyse mülksüz denilebilecek yaşam tarzı olarak tanımlarsak, Ken Ilgunas’ın, kazandığı deneyimle, kelimenin tam anlamıyla basit yaşama uygun yaşamayı öğrendiğini söyleyebiliriz. 
Ilgunas bu kitapta basit yaşamayı öğrenme sürecini anlatıyor. Borç ödemek için çalıştığı işleri ve karşılaştığı zorlukları, borcunu ödedikten sonra Duke Üniversitesi liberal çalışmalar programında yüksek lisansa kayıt olmasını ve burada okuduğu süre içerisinde üniversite otoparkında (kimseye çaktırmadan) bir minibüste yaşama deneyimini paylaşıyor. 

Ilgunas’ın hikâyesinde, üniversitede okumak amacıyla girdiği borç batağından çıkmak için yaptığı yolculuğun onu nasıl gönüllü basitliğe yönlendirdiğini görüyoruz. 
“Eğer birini özel bir kulübe koyarsak bir anda yata ihtiyacı olduğunu hissetmeye başlayacaktır. Ancak ıssız bir adaya koyarsak tek isteyeceği şey hayatta kalmak için elzem olanlar olacaktır. İhtiyaçlarımı basit tutmak istiyordum. Bakış açımı yitirmek istemiyordum. Yeniden bütün başat kültürün normlarını ve değerlerini ve arzularını kendiminmiş gibi kabul ederek yutulmak istemiyordum.” 

Yaşadığımız dünyada birey olarak basit yaşamanın mümkün olup olmadığını merak edenler için gerçek ve farklı bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91397</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f567f7cd-3c99-4702-96c1-729a15b4d33a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşama Felsefesine Giriş</image:title>
            <image:caption>İnsanın kendi varoluşu hakkında düşünce geliştirmesi, onun anlam arayan, anlam üreten ve anlam atfeden bir varlık olarak, aynı zamanda bir yaşama kültürü inşa etme çabasıdır. Yaşama kültürü, çağlara, toplumlara ve sonuçta bireylere dek uzanan farklılıklarıyla renkli bir dünya sunuyor. Bu renkli dünyada, herkesin yaşam algısı ve yaşam tarzı kendince olabileceği için, felsefenin öznel ve kişiye özel bir alanı üzerinde düşünce geliştirmeye çalıştığımız söylenebilir. “Yaşama” derken bir eylemi, “hayat” derken ise o eylemin sürdürüldüğü sahneyi anlıyoruz.
İnsanın hayat sahnesine, kendine özgü bir açıdan bakıp, kendi algısı ve kendi tercihleri doğrultusunda onu yorumlaması ve bunu ifade etmesi “yaşama felsefesi”nin yöntemini oluşturuyor. Bu yöntemi uygularken, insanın dünyaya adım atmasını mümkün kılan aşktan başlayarak, onun hayatının belli başlı evreleri üzerinden süregiden kronolojik bir dizgeyi esas aldık.
Aşk ve doğumla başlayan maceramız, aile, eğitim, çalışma, değerler, dostluk, özgürlük, güvence, korku, rekabet, dil gibi hayatın ana durak ve dayanakları üzerinden devam ederek, onu bir anlam ve değer bütünlüğü içinde kavramayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91399</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78d5afb2-86d7-416a-9f21-f349193d32e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Seleucia Sayı XI - 2021</image:title>
            <image:caption>Seleucia Sayı XI - 2021Olba Kazısı Serisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91400</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e653a2e-14db-4d7d-9aa1-b17c4282ff79.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Dâhiler dünyayı sarsan yenilikler yapan ve vizyonlar geliştiren kişilerdir. Muhtemelen, Leonardo da Vinci, Galileo, Michelangelo, Albert Einstein veya Isaac Newton’u tanıyorsunuz. Peki, Emmy Noether, Émiliedu Châtelet, Clara Peeters ya da Ada Lovelace’i tanıyor musunuz? Tüm bu isimler önlerindeki engellere rağmen olağanüstü özgün fikirler geliştirdi ve dünyaya yeni bir bakış açısı getirdi. Amedeus Mozart’ı bilirsiniz ama ondan daha yetenekli olduğu söylenen ablası Anna Maria Mozart’ın nasıl kaybolup gittiğini de biliyor musunuz? Ya da Albert Einstein’in ilk karısı Mileva Marić’in onun çalışmalarına katkısını ve Nobel Ödülü gelirini eski kocasının kendisine verdiğini duydunuz mu? Bir kadın dâhi adını vermesi istendiğinde neredeyse herkesin aklına gelen tek isim Marie Curie oluyor. Cinsiyet konusunda daha bilinçli olduğumuzu varsaydığımız bugün nasıl hâlâ böylesi bir eşitsizlik ve adaletsizlik sürüyor? Bu kitap için onlarca matematikçi, fizikçi, sanatçı, yazar, filozof ve Nobel Ödülü sahibiyle görüşen, röportaj yapan Janice Kaplan, kadın ve erkeği ayıran asıl konunun yetenek, başarı, doğuştan gelen zekâ ya da sıkı çalışma olmadığını söylüyor. Kadın ve erkeği asıl ayıran şey, kuralları koyanın kim olduğu? Şimdiye kadar erkekler bu gücü elinde tuttu. Neyin iyi ve değerli olduğuna onlar karar verdi; erkeklerin önyargıları herkes için geçerli ve kabul edilen etik kurallar haline geldi. Kadın dâhiler hakkında şaşırtıcı keşifler yapan Kaplan bu etkileyici ve eğlenceli kitapta kadınlar ve deha hakkında fikrinizi değiştirirken kendi yolunu bulmak ve tutkuyla ilerlemek isteyen herkese ilham verecektir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91401</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72168f61-7b59-40c4-8357-2b5f0f38d1da.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Hep Seveceğim</image:title>
            <image:caption>Yatma vakti gelmişti. Annesi Rüzgar’a bir kez daha sarıldı.
- İyi geceler bi’tanem.
- Söylesene anne, beni hep sevecek misin?
Sana bir sır vereyim, dedi annesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91402</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33f9db1f-07ee-43c3-a400-4e39c0665b4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Babam Bana Ne Söyledi?</image:title>
            <image:caption>Rüzgar gökyüzündeki kırlangıçlara bakıyor.
Dünyanın öbür ucuna gidiyorlar, diyor babası.
Büyüdüğümde ben de o kadar uzağa gidebilecek miyim? diye soruyor Rüzgar.
Çok daha uzaklara gideceksin, diye yanıtlıyor babası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91403</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f9d6f87-e1c7-4542-ad17-11868b253485.jpg</image:loc>
            <image:title>Zorbalığa Son - Ezikler 5 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>New York Times çoksatanlar listesine giren Ezikler serisinin yeni kitabı raflarda.
Muhteşem güçlere sahip çocuklardan oluşan takım, bu sefer zorbalara karşı mücadele ediyor. Başkanın kızını kaçırarak tarihin akışını değiştirme planları yapan zorbaların planları istedikleri gibi gitmeyecek. Çünkü birbirinden cesur ve zeki Ezikler takımı üyeleri yeniden görev başında. Üstelik bu kez her zamankinden daha donanımlı ve planlılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91404</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9c0f1fe-6aa2-473b-b03c-a84b4d91df08.jpg</image:loc>
            <image:title>Neredeyse Dünya</image:title>
            <image:caption>Yürüyüp harflerin geldiği yöne 
Tutmak varlığın ellerini 
Kelimeleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91405</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cff1f4c8-3ff6-45a8-bd4d-8e87019f59cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Bir Ajan - Winston (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Süper Winston ikinci macerasıyla sizlerle!
Okuma yazması olan, konuşan, üç dil bilen ve kendi iddiasına göre “Evrenin En Zeki Kedisi” Winston, bu sefer Kira ve arkadaşlarına nasıl mükemmel bir ajan olunacağını gösteriyor!
Okul müzikalinin rekabeti ve Babuschka’nın ziyareti yetmezmiş gibi, bir öğrencinin gizemli kayboluşu işleri iyice karıştırıyor. Neyse ki gizemli bir ajan Winston, herkesin imdadına yetişiyor.
Dört Hayvanşörler; Winston, Odette, Spike ve Karamell iki ayaklı dostlarına yardım etmeye hazır!
Peki, sen bu maceraya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91406</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26a88230-3204-4dd0-97d9-4778f1a3192e.jpg</image:loc>
            <image:title>Perilerin Dili</image:title>
            <image:caption>Edebiyatla müziğin, kalemle hançerenin ve kelimelerle notaların mezcedildiği bu kitabı kalbindeki o büyük gürültüyü susturabilenlere adamıştım, ithafımın muhatapları değişmedi. Ama kâinatın asıl müziği bizden uzaklaşıyor galiba. İçimizdeki şarkının sesi azaldı. Yine de müzik; inatla, inançla, umutla yoluna devam ediyor. Nasıl diyelim o halde; Perilerin Dili bu umudu köpürten sessiz bir ırmak olsun! Şarkı bitse de müzik devam edecektir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91407</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d3a7d44-7277-4126-8257-bee31b3e185c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşyanın Resimli Tarihi</image:title>
            <image:caption>Frederick Litchfield’in ilk kez 1892 yılında yayımlanan ikonik kitabı nihayet Türkçede. 
 
Eşyanın Resimli Tarihi kutsal kitaplardan, medeniyetin en eski zamanlarından Roma’ya, oradan Asya ve Uzak Doğu’ya, Rönesans’a ve Fransız Devrimi’ne kadar uzanan baş döndürücü bir “tarih boyunca mobilyalar” yolculuğuna çıkarıyor. Yeni başlayanlar ve meraklıları için bugün evlerimizde kullandığımız ev eşyalarının; koltuğun, yemek ya da çalışma masasının, döşemelerin ve süslemelerin tarih içindeki değişimine dair tatmin edici bir panorama sunuyor. 
 
İçindeki 400’den fazla çizimle Eşyanın Resimli Tarihi, konuyla ilgisi olsun olmasın her iyi okurun kitaplığında bulundurmaktan büyük keyif alacağı bir kaynak kitap. Mobilyanın tarih içindeki değişimi ve her dönemin hâkim trendleri, dekorasyon modasına yön veren isimler ve akımlar, Litchfield’in kendine özgü üslubuyla bir asırdan fazla bir zaman sonra günümüze Seda Ateş’in özenli çevirisiyle ulaşıyor. Yazarın didaktik olmaktan uzak üslubu ve sözkonusu dönemlerin politik, kültürel ve sosyal hayatındaki değişimleri aktarmaktaki yetkinliği Eşyanın Resimli Tarihi’nin bugün de konunun meraklıları için bir başucu kitabı olmasının en önemli nedeni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91408</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d966fb79-37e7-4453-940c-f7fbae1eba98.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihimizdeki Kara Leke Çekiç Güç</image:title>
            <image:caption>Tarihimizdeki Kara Leke Çekiç Güç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91409</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/005ec857-5e0e-4e7c-bd89-17dc84263dc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Masalımın Kahramanıyım</image:title>
            <image:caption>“Gücümün kaynağı başarılarım değil, her düştüğümde tekrar ayağa kalkabileceğime olan mutlak inancımdır.” 
 
Çocukluğundan beri türlü kronik hastalıklarla mücadele eden ve hayatı hastane odalarının penceresinden yakalamaya çalışan bir kadının güç, cesaret ve umut dolu yaşamı... 
TOÇEV’in kurucusu Ebru Uygun’dan pes etmemeye, şartlar ne olursa olsun üretmenin önemine ve karabulutların üstümüzde dolandığı zamanlarda elimizi tutacak bir ailenin bize katacağı güce dair farkındalık yaratacak ruh ve zekâ dolu bir kitap. 
*** 
“Hastane odaları beni iyileştirdi, o odalar beni büyüttü ve bu hiç de kolay bir süreç olmadı. Dahası bu odalar hiç bitmedi, bitecek gibi de değil...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91410</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5019e92-5474-4915-a5eb-0f54ba32df3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Beraverde</image:title>
            <image:caption>Ancak planladığınız hiçbir şey istediğiniz gibi olmaz şu hayatta, vereceğiniz yanlış kararlarla baharınız kış oluverir, siz gökkuşağı beklerken Ankara’nın ayazı yakar kulaklarınızı, iliklerinize kadar titrersiniz. Yaralarım kapanacak, kabuk tutacak sanırsınız ama yara yeniden dağlanır, kanırtır. İçinize işler de, bir daha dikiş tutturamazsınız. Ruh eşi diye bir şey var şu hayatta, başta âşık olur, sonra sevdiğini sanırsın ama bunlar hep sanmaktır. Oysa gerçekler yaşayarak öğrenilir. Mustafa da yaşayacak, görecek, kendi hikâyesinde sona yaklaştığında fark edecekti, hatalarını ve günahlarını.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91411</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae15f4f2-2080-495f-a061-22973a10927e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorular, Sorular, Sorular</image:title>
            <image:caption>Max Frisch’in yeni bir yazınsal tür olarak önerdiği ve literatüre sağladığı katkıyla, “soruşturma” adı altında kaleme aldığı SORULAR, SORULAR, SORULAR; insan soyunun korunması, evlilik, kadınlar, umut, mizah, para, dostluk, babalık, anayurt, mülkiyet, ölüm, ahlak, alkol, teknoloji temalarında zihin açıcı, kişinin kendini sorgulamasına kapı aralayan, ikili konuşmalarda ve toplumsal tartışmalarda ortak zemin oluşturan varoluşsal meselelere dair 351 soruluk, aydınlatıcı ve eğlenceli bir dizi “anket/sınav”.
Aslen GÜNLÜKLER 1966-1971 içinde yer alan ve Almancada tek kitap halinde ayrı basımı ilk kez 1987 sonunda yapılan SORULAR, SORULAR, SORULAR’ın, yazarın ölümünden sonra ortaya çıkan, ahlak, alkol, teknoloji temalı üç soruşturmanın da eklenmesiyle Kasım 2019’da yayımlanan bu genişletilmiş baskısında, Max Frisch’in bütün soruşturmaları ilk kez eksiksiz bir derlemede bir araya getirilmiş oluyor.   
 Max Frisch, insan varoluşunun temel meseleleri üstüne kurguladığı on dört soruşturmada düşünme edimini soru sorma eylemiyle kışkırtıyor: İçtenlikle yanıtlamak, kendi karşı-sorularını oluşturmak, esinlenmek serbest.  
Dostoyevski 19. yüzyıl için ne idiyse, Max Frisch de 20. yüzyıl için odur:  Zamanın anlaşılmaz hayat bilgisi ve karar alma çilesini, anlaşılabilir biçimlere ve süreçlere büründürmüş kişi.   Hartmut von Hentig</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91412</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccc4de10-db74-4398-a4c3-daca404d0d1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarsus Araştırmaları 2</image:title>
            <image:caption>Tarsus Hinterlandı Yüzey Araştırmalarının 2017 yılı çalışmaları esnasında Keşbükü ve çevresinde incelemeler gerçekleştirildi. Keşbükü, Tarsus&apos;un yaklaşık 18 km kuzeybatısında bulunmaktadır. Alanda yaptığımız incelemeler esnasında iki yazıtlı lahit, çok sayıda seramik, terracotta heykelcikler ve bir kouros başı bulundu.  Tarsus Araştırmaları II ile Neolitik/Kalkolitik Çağ’dan başlayarak Orta Roma İmparatorluk Dönemi’ne uzanan Keşbükü buluntuları bilim dünyasına sunulmaktadır. 
Keşbükü buluntuları içerisinde en erken buluntular obsidiyenlerdir. Söz konusu odsidiyenler, Neolitik veya Kalkolitik Çağlar’a aittir. Bu bilgi, Tarsus Hinterlandı’nda Tarsus’un merkezindeki Gözlükule Höyük gibi erken yerleşimlerin varlığına kesin kanıt sunmaktadır. 

Keşbükü’de ele geçen nicelik ve nitelik açısından önemli bir grubu oluşturan Arkaik ve Klasik Dönem seramikleri, Gözlükule’de MÖ 530-320 yılları arasında yaşanan “esrarengiz boşluğun” tekrar tartışılmasına olanak sunmaktadır. Keşbükü Arkaik ve Klasik Dönem buluntuları, Tarsus ve çevresinde “esrarengiz boşluğu”n sadece Gözlükule için geçerli olduğuna net ve kesin kanıtları içermektedir. 

Yerleşimde ele geçen ve Tarsus Müzesi’nde sergilenen bir adet Kouros başı, MÖ 530-520 yıllarına aittir. Kouros başı, Tarsus’a ait en erken heykeltıraşlık buluntusu olma özelliğine sahiptir. 

Keşbükü’de ele geçen Hellenistik ve Roma Dönemi terracotta heykelcikleri içerisinde kimliklendirilebilen asıl grup, Kourotrophos’lardır. Yerleşimin zirve noktasındaki kayalık alanda ele geçen Keşbükü Kourotrophos’ları, Ephesos’taki Kourotrophoi Yarık Kaya Kutsal Alanı ve Kaunos’taki Demeter Kayalığı ile hem konteksti hem de buluntuları açısından ortak özelliklere sahiptirler. Söz konusu benzerlikler, Keşbükü’de “Kourotrophoi” tanrılar için bir kutsal alanının varlığını düşündürtmektedir. Bu durum Kilikia’da kourotrophoi tanrılar için bilinen ve tespit edilen ilk açık hava kaya kutsal alanının Keşbükü’de olduğuna işaret etmektedir. 

Keşbükü’de bulunan kireçtaşı bir kaya lahdi üzerinde eski Yunanca  bir yazıt bulunmaktadır. Yazıtta anılan Lysandros, tapınak bekçisi olarak tanımlanmaktadır. Bu bilgi sayesinde Tarsus’taki bugün Donuktaş olarak adlandırılan Hadrianus Tapınağı’nın bir tapınak bekçisinin ilk kez isminin öğrenilmesi mümkün olmuştur.  

 Keşbükü’nün yaklaşık 4 km doğusunda aynı burun üzerinde bulunan Burunköy mevkiide yazıtlı bir başka lahdin bulunması, Tarsus’un phyleleri hakkında ilk kez bilgi edinilmesi açısından önemli bir keşif olmuştur. Söz konusu yazıtta geçen “İsis Phyle”si ilk kez bu yazıt ile belgelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91413</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fc92676-3b79-4bbf-8357-69d248e0a7fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Topeka Okulu</image:title>
            <image:caption>Roman, şiir ve denemeleriyle tanınan ve günümüz edebiyatının en önemli yeteneklerinden biri olarak gösterilen Ben Lerner’ın son romanı, Kansas’ın Topeka şehrinde yaşayan Gordon ailesini konu alıyor: Geniş kitlelere seslenen kitapları sayesinde pek çok kadına yardımcı olmayı başarmış ve ülke çapında üne kavuşmuş bir terapist olan Jane; beyaz, orta sınıf ailelerin ketum “kayıp çocuklar”ıyla iletişim kurma konusunda uzmanlaşmış bir terapist olan kocası Jonathan; çiftin, ebeveynlerinin özgürlükçü dünyası ile yetiştiği çevrenin maço dünyası arasında kalmış lise son sınıf öğrencisi oğlu, münazara şampiyonu ve rap meraklısı Adam. Okul yılı sona yaklaştıkça türlü baskıların altında bocalamaya başlayan Adam ve arkadaşları çevrenin hor görülen gençlerinden Darren’ı topluluklarına dahil etmeye kalkarlar, ancak felaketle sonuçlanacak bir olaylar zincirini tetiklediklerinin farkında değillerdir. 
 
Topeka Okulu, 1990’larda toksik erkeklik ve silah kültürünün hüküm sürdüğü bir kentte yaşayan ayrıcalıklı beyaz bir çevrenin hikâyesini baş döndürücü bir çokseslilik ve dil ustalığıyla anlatırken, konu edindiği zaman ve mekânı aşıp bugün karşı karşıya bulunduğumuz toplumsal krizlerin kökenlerini de irdeleyen yakıcı bir romana dönüşüyor. 
 
“Kuşağının en yetenekli yazarının şimdilik en iyi kitabı... Lerner kendine, zamanımıza dair büyük bir resim oluşturmaya imkân tanıyan bir toplumsal bilgi arşivi olarak yaklaşıyor.” 
Giles Harvey, The New York Times Magazine 
 
“Topeka Okulu 21. yüzyıla ait bir Ses ve Öfke’ye benziyor: Bir aileyi ve travmalarını daha geniş bir kültürel işlev bozukluğuna ustaca bağlayan, sürekli değişen bir portre. Lerner’ın romanı buraya nasıl geldiğimize ve buradan nereye gidebileceğimize dair ikna edici bir araştırma sunuyor.” 
Star Tribune 
 
“Şu anda bir gelecekten söz etmek mümkünse eğer, bence roman türünün geleceği burada yatıyor.” 
Sally Rooney</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91414</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97b745cb-1e24-4ddc-86cd-aebff7fc50af.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikanaliz Defterleri 6 – Çocuk ve Ergen Çalışmaları Şiddet ve Yıkıcılık</image:title>
            <image:caption>Çocuk ve ergen sorunlarını psikanalizin bakış açısından ele almayı ve gerek ruh sağlığı profesyonellerine gerekse eğitimcilere ve anne babalara değişik bakış açıları sunarak yardımcı olmayı hedefleyen Psikanaliz Defterleri bu altıncı sayıyla birlikte üçüncü yılını dolduruyor. 
Yine yerli ve yabancı psikanalistlerin yazılarının yer aldığı bu sayının konusu ise “şiddet ve yıkıcılık”. Şiddetin kişinin kendisine yönelttiği biçimleri olarak intihar, anoreksiya nervosa gibi olguların yanısıra, savaş travmalarının kuşaklar arası iletimi, aile içi şiddet, internette şiddet gibi güncel konular ele alınıyor. 
 
Philippe Jeammet 
Bebeklikten Ergenliğe: Yıkıcılığın Yolları 
 
René Roussillon 
Erken Travma ve Yıkıcılığın Alevlenmesi 
 
Tuba Tokgöz 
Çocukluğun Vahşi Şeyleri: Anneyi Yok Etmek ve Yeniden Bulmak 
 
François Marty 
Ergenlikte Annebaba Katli 
 
Rosine Perelberg 
Şiddete Meyilli Genç bir Adamın Analizinde Özdeşleşme ve Kimlik Etkileşimleri: Teknik Meseleler 
 
Chris Joannidis 
Hiç Bitmeyen Savaş 
 
Talat Parman 
Bir Şiddet Eylemi Olarak Özkıyım 
 
Marjorie Roques ve Anne-Valérie Mazoyer 
Evlat Edinilmiş Ergenlerde Kendine Dayatılan Bir Şiddet Türü Olarak İntihar Giri­şimleri 
 
Kerime Camadan 
Anoreksik Semptom Ne İşe Yarar, İşlevi Nedir, Bize Ne Söyler? 
 
Mary T. Brady 
Bazı Anoreksiya Vakalarında Görülen Bir Ergenlik Düşlemi: 
Anneyi Yiyip Bitirme Korkusu 
 
Filiz Torun 
Şiddet Olarak Fobi 
 
Sezai Halifeoğlu 
Aile İçi Şiddet 
 
Tijen Demirörs 
Aşırı Korumacı Anneliğin Şiddeti: Perihan Mağden’in Biz kimden kaçıyorduk Anne? 
Romanı Üzerinden Bir Değerlendirme 
 
Defne Satgan Gouban 
Mağdur Edilenden Mağdur Edene: Ergenlikte Yasadışı Eyleme Geçişe Dair Mağdur­-bilimsel (Viktimolojik) Bir İnceleme 
 
Neslihan Zabcı 
Şiddet Dürtüsünden Zorbalığa: Teknolojik Araçların Etkisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91415</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d16351f7-85ae-4c05-a9f1-392178e5df9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gündüz ve Gece Düşleri</image:title>
            <image:caption>Marc Augé’den hayat ile ölümün, düş ile gerçeğin, unutuş ile hatırlamanın sınırlarını muğlaklaştıran kısa anlatılar.   
Ölüm döşeğindeyken bir anlığına komadan çıkıp kadim dostuna telefonda son bir kez hoşça kal diyen bir adam; bir zamanlar delicesine sevdiği kadını bulmak için sürekli hastaneden kaçan bir amnezi hastası; ölümünü ve cenaze törenini gazetenin ölüm ilanlarından öğrenen bir profesör... 
 Gündüz ve Gece Düşleri, insanın en gizemli kuyusu olan bilincin derinliklerine edebiyatla ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91416</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2510d42-e83c-4b66-874e-a38c802d6481.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Satır, İki Satırdır – Alev Ebüzziya&apos;ya Mektuplar 1962-1976</image:title>
            <image:caption>Edip Cansever’den Alev Ebüzziya’ya, bir tutkunun mektupları İki Satır, İki Satırdır 
 
1962-76 yıllarında yazılmış 123 mektuptan oluşan kitapta sadece Alev Ebüzziya arşivindeki Edip Cansever mektupları yer alıyor, Alev Ebüzziya’nın Cansever’e karşılık verdiği mektuplarsa saklanmadığı için bulunmuyor. 
 
Fransa’da Türk edebiyatı alanında doktora çalışması yapan Habil Sağlam’ın yayına hazırladığı İki Satır, İki Satırdır kitabında Edip Cansever’i Kapalıçarşı’daki dükkânın asma katında şiir yazarken; Sinematek salonunda film izlerken; Beyoğlu gecelerini beyaz kadehlerle parlatırken; “Sevgili Alevci”den mektup getirecek “şişman postacı”yı beklerken; Memet Fuat’ın Yeni Dergi’sine şiir verirken; ülkenin siyasal-toplumsal sorunlarıyla ilgilenirken; Şişli’deki evinde, Fenerbahçe dalyanındaki yazlığında dostlarını ağırlarken; Bebek’e taşındığı ilk günlerin izlenimlerini, duygulanımlarını yazarken; Beyoğlu pasajlarından Boğaz’a çıkarken, göğe, denize, bakarken görüyoruz. 
Şairin mektupları şiirine dâhil… 
 
İki Satır, İki Satırdır modern şiirimizin bir büyük ustasının iç dünyasını önümüze koyuyor. Edip Cansever’in en üretken döneminde, Tragedyalar (1964), Çağrılmayan Yakup (1966), Kirli Ağustos (1970), Sonrası Kalır (1974), Ben Ruhi Bey Nasılım (1976) kitaplarının oluştuğu yıllarda yazılmış mektuplar bize çok şey söylüyor. Cansever deyişiyle söylersek, “şairin kanı”yla yazılmış her bir mektupta şairin yaşamıyla şiirinin iç içe oluşu hemen göze çarpıyor. Gönlünden geçenleri, sıkıntıları, düşleri, amaçları dile getirişinde; günlerini kimlerle, nasıl geçirdiğini anlatışında; kısacası sözü kâğıda her döküşünde şiirle yaşadığını, özgün buluş ve söyleyişler geliştirdiğini görüyoruz. 
 
Yer yer okuru büyüleyen, şiirsel gerilim yüklü mektuplardan oluşan bir kitap İki Satır, İki Satırdır. Sevdaya tutulmuş bir şairin yarattığı samanyolu. 
 
 
İKİ SATIR, İKİ SATIRDIR KİTABINDAN BAZI SATIRLAR: 
 
“İki satır, iki satırdır, Alev reis! Biz ki, çoğu zaman iki satır için yaşıyoruz. Kimi zaman da kelime kelime, harf harf bakarız bu iki satırlara.” 
“İster seramik yap, ister kendini koy dünyaya. İkisi arasında büyük bir fark mı var sanıyorsun? Ben seni, acıyı sevgiye dönüştüren; korkuyu cesarete, çirkini güzele çeviren usta bir simyacı olarak görüyorum.” 
 
 
“Ne sıkıntıyı düşünüyorum bugün, ne ölümü. Dünya beyaz, ben beyazım. Ve insanlar koro halinde şiirlerimi okuyorlar bana. Bense serserinin biriyim. Kafamın içi yanmış yemek kokuyor. Allahtan yanımda değilsin bugün; dudaklarına bakar da, bir hafta sokağa çıkamazdım sonra.” 
“Neden her sabah sabah olur. Ben ellerime bakarım, gözlerime. Yazılı kâğıtsız bir dünyada yaşamayı düşlerim hep. Dünyanın en güzel dilekçeleri yıldızlardır, en güzel makbuzlar yeni kesilmiş yaşlı ağaçlardır, en güzel senetler o gün sevdiğim biriyle buluşacağım saattir. Ben mektubum, kitabım, boşluğa içinden giydirilmiş kahverengi bir eldivenim.” 
“Dün gece bir transatlantik geçti, İstanbul bir başka yere göç ediyor sanırdın.” 
“Seni sevmeyi dünyanın en güzel şiiri yapacağım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91417</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0353a3c-0739-4476-a8cc-1a70d07e59cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bul ve Boya - Akıllı Çocuk 7</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların ince motor ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla
hazırlanmış̧bu kitapta;
- Görsel dikkat
- Kısa süreli hafıza
- Sayı tanıma
- Boyama egzersizleri bulunmaktadır.
Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91418</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11b01e3b-a035-4d70-a4dd-301fc14bfe6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşeli Matematik - Akıllı Çocuk 8</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların ince motor ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla
hazırlanmış̧bu kitapta;
- Görsel dikkat
- Kısa süreli hafıza
- Sayı tanıma
- Tane kavramı
- Boyama egzersizleri bulunmaktadır.
Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler.
Okul öncesi dönemdeki çocukların ince motor ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla
hazırlanmış̧bu kitapta;
- Görsel dikkat
- Kısa süreli hafıza
- Sayı tanıma
- Tane kavramı
- Boyama egzersizleri bulunmaktadır.
Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91419</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02cefa2d-437c-44b4-bc35-e525df808a58.jpg</image:loc>
            <image:title>Oynayarak Öğren - Akıllı Çocuk 9</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların ince motor ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla
hazırlanmış̧bu kitapta;
- Görsel dikkat
- Kısa süreli hafıza
- Sayı tanıma
- Tane kavramı
- Boyama egzersizleri bulunmaktadır.
Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91420</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9139e95-9ea4-454c-9eeb-14f1fa4bbb44.jpg</image:loc>
            <image:title>Şekiller ve Renkler - Akıllı Çocuk 10</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların ince motor ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla
hazırlanmış bu kitapta;
- Görsel dikkat
- Kısa süreli hafıza
- Sayı tanıma, tane kavramı
- Labirent egzersizleri bulunmaktadır.
Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91421</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45f48d06-8e1f-47ae-bd68-abe5541f0f25.jpg</image:loc>
            <image:title>Manzara-i Umumiye - Turhan Selçuk Seçkisi</image:title>
            <image:caption>Turhan Selçuk&apos;tan &apos;&apos;manzara-i umumiye&apos;&apos;ye ayna tutan karikatürler...
Desen&apos;in, uzun ve titiz bir çalışmanın ardından gururla takdim ettiği &apos;&apos;Turhan Selçuk Seçkisi&apos;&apos;, Türkiye&apos;de sözsüz karikatürün öncüsü olan Turhan Selçuk&apos;un mizahını genç nesillere de tanıtmak ve büyük ustanın kendi zamanının çok ötesindeki çizgilerine farklı bir bakış imkânı sunmak amacıyla tasarlanan, üç ciltlik nadide bir koleksiyon.

Selçuk&apos;un, yıllar içinde çeşitli kitaplarda ve mecralarda yayımlanan siyah beyaz karikatürlerinin ayrıntılı bir kataloglama ve tematik düzenleme ile yayına hazırlandığı &apos;&apos;Turhan Selçuk Seçkisi&apos;&apos; üç kitaptan oluşuyor: Siyasetin Göbeği, Manzara-i Umumiye ve İnsan Denen Garip Hayvan.

Seçkinin ikinci halkası olan Manzara-i Umumiye, sanatçının, 1952-2003 yılları arasında, Türkiye&apos;nin ve dünyanın seçkin gazete ve dergilerinde kendine yer bulan, bazıları farklı dönem ve mecralarda tekrar tekrar yayımlanarak yankı uyandırmış 80 karikatürünü bir araya getiriyor.
Turhan Selçuk&apos;un, eleştiri oklarını siyasetçilerden göbekli patronlara ve sömürü dünyasına yönlendirdiği karikatürlerine yer veren Manzara-i Umumiye, emekçilerin mevcut küresel düzen karşısındaki duruşuna, ekonomik istikrarsızlığın ve el değiştiren sermayenin halkın üzerinde yarattığı baskıya odaklanıyor. Kitaptaki seçki ayrıca çürümüş ve yozlaşmış sistem içinde medyanın nasıl pasivize edildiğini, düşünce özgürlüğü ve insan hakları konusunda toplumun nasıl üç maymunu oynamaya itildiğini olağanüstü bir incelikle hicvediyor. Simite talim eden işçilerle giderek semiren patronlar arasındaki karşıtlığa da tuz basmaktan çekinmeyen sanatçı; mizahın birleştirici gücüyle doğru bildiğimiz yanlışlara farklı bir perspektiften bakmamıza olanak tanıyor. Elli yıllık dünya düzeninde gerçekte çok az şeyin değiştiği üzerine bizleri düşündürüyor.
Sanat yaşamı boyunca karikatürün ne olduğu ve ne olması gerektiği üstüne kafa yoran Selçuk, toplumsal öngörü yeteneği ve zamanının ötesindeki eserleriyle günümüz okurlarını şaşırtmayı sürdürüyor.

Grafik mizahın karikatürün evrensel dili olduğunu vurgulayan Turhan Selçuk&apos;un sanatsal kişiliğini, yazar Yaşar Kemal bu sözlerle tanımlıyor: &apos;&apos;Turhan, dünyamızın kötülüklerinin, karanlıklarının ortasında durmuş bir ışık gösterendir durmadan.&apos;&apos;

&apos;&apos;Turhan, bugün yeryüzündeki birkaç karikatür dehasından biridir.&apos;&apos; Marvin Barrett, Atla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91422</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f32ebcbb-e9b4-4024-bb24-479292b16dee.jpg</image:loc>
            <image:title>Mindfulness’in İyileştirici Gücü</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada birçok tıp merkezinde uygulanan mindfulness temelli stres azaltma (MBSR) programı.
Jon Kabat-Zinn&apos;in ünlü mindfulness temelli stres azaltma programını temel alan, tıp ve psikolojide çığır açan çalışması, tıbbi olarak kanıtlanmış zihin-beden yaklaşımlarını nasıl kullanacağınızı gösteriyor.
Kabat-Zinn yürüyüşten tutun da temizliğe kadar birçok şeyi dikkatinizi nasıl daha net bir şekilde vererek yapabileceğinizi açıklıyor. Kitap, çeşitli rahatsızlıklar nedeniyle hastanede bulunmuş hastaların bu teknikleri kullanarak nasıl iyileştiklerini, rahatsızlıklarına rağmen kendilerini nasıl daha iyi hissettiklerini içtenlikle paylaşıyor, ancak bunun yanında bu tekniklerin, stresle başa çıkmak, hayata karşı daha sakin bir bakış açısı kazanmak isteyen herkese yardımcı olacağını da belirtiyor. Bu farkındalık uygulamalarına katılarak ve bunları anbean hayatınıza dahil ederek kronik ağrıyı yönetmeyi, kaygı ve panik duygularını azaltmayı, yaşamınızın genel kalitesini iyileştirmeyi, ilişkilerinizde ve sosyal hayatınızda nasıl gelişim göstereceğinizi öğrenebilirsiniz. Mindfulness’ın İyileştirici Gücü, temposu bir an olsun düşmeyen dünyamızda gençlere ve yaşlılara, sağlıklılara ve hastalara ve daha sakin bir yaşam sürmeye çalışan herkes için kılavuz niteliğinde bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91423</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2ccd6a4-435d-4cb2-8244-82b04067953b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Değil Kiti - Oyuncak Ayı</image:title>
            <image:caption>Yumuşacık bir Teddy ayıcıktan daha güzel bir oyuncak olabilir mi? BOZ AYIYA ne dersin? Kiti ve boz ayı bütün bir öğleden sonra birlikte oynadılar, çok ama çok eğlendiler. Ama Kiti oyun arkadaşı olarak bir boz ayıyla takılmanın düşündüğünden azıcık daha SORUNLU olabileceğini çok geçmeden anladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91424</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ed3b38c-0299-4a01-8d85-9fac1d9c0e36.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökkandil</image:title>
            <image:caption>İnsanın sahip olduğu ışığı kim söndürebilir, hangi kuvvet onu yerle yeksan edebilir? Gece son karanlığı ile günün ilk ışıklarını selamladığında havadaki umut kokusunu kim yok edebilir? İnsanın, insanı sarhoş eyleyen güzelliği nasıl dile gelebilir? Bizler tüm bu sorulara cevap bulmaya çalışırken Hakan İlhan Kurt, Gökkandil isimli eseriyle bizleri selamlıyor. Şair, Gökkandil eseriyle zaman atlasına bir mürekkep daha akıtmakla beraber bizlere sevginin eşsiz lezzetini bir kez daha tattırıyor. Sayfaları aralarken mısralar, gecelerimizi ışıl ışıl aydınlatan bir kandil oluyor, çocukluğumuzdan deli dolu çağlarımıza değin kendi hatıralarımızda yolculuğa çıkarıyor. Gündem yorgunluğundaki göz kapaklarımızın altında bizlere baharı ve ilkyazı yaşatıyor. Hulasa Gökkandil, bir hüviyetin yüklediği sorumluluğu aşk sarhoşluğu ile harmanlayıp önümüze seriyor. Hakan İlhan Kurt, bu eserinde şiirin olmazsa olmazı Türk söz sanatlarını ve Türk şiir dilinin sözcüklerini özenle seçerek yeniden edebiyatımıza taşıyor. Köklü bir edebiyatın ürünü olan bu eser, içerdiği anlam ve heyecan zenginliği bakımından da ruh dünyamızı aydınlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91425</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3647c7f8-d768-42e3-a718-3765495d7246.jpg</image:loc>
            <image:title>Kankalar Sahilde</image:title>
            <image:caption>Bu iki arkadaş her zaman çok eğleniyor . . . Aylin ile Aykut plaja gitmeye bayılmışlardı. Sığ suda yüzüyor, kumda koşuyor, kaya havuzlarını keşfediyor ve dondurma yiyorlardı. Eğlenceli arkadaşları Ozan ile okulun en popüler öğrencisi İpek de katılınca, gezileri çok daha güzel olacaktı. Ancak kısa süre içinde olaylar beklenmedik bir yöne doğru gitmeye başladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91426</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc087454-e03f-4391-904f-feadd0ccfcd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Noktadan Noktaya 1’den 20’ye A’dan Z’ye - Arkadaşım Çağlar</image:title>
            <image:caption>Hadi kalemlerini al! Noktadan noktaya ilerleyerek resimleri tamamla. Çocuklar, kalemlerini noktaların üzerinde hareket ettirdikçe ortaya çıkan resimler onları mutlu edecek.
• Çağlar serisinden güzel kareler 
•1’den 20’ye kadar sayılar 
• A’dan Z’ye kadar harfler 
• Sıraya göre ilerleyerek alıştırmaları eğlenceyle tamamlama</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91427</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5ebc508-2e29-4e8b-ac55-45ff4c5862f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kulağakaçan Mercan Olmanın Tartışılmaz Önemi</image:title>
            <image:caption>“Bugüne kadar kahramanı kulağakaçan olan bir kitap duydun mu hiç?” Kitaplarda her türden canlı boy gösterir, ama asla kulağakaçanlara yer verilmemiştir! Kulağakaçan Mercan bu haksızlığı gidermeye karar verir. Kitapçıya gider ve en sevdiği kitapların sayfaları arasında dilediğince dolanır. Köstebek ile birlikte Vahşi Orman’da yürür (Söğütlükte Rüzgâr), Alice ile birlikte Şapkacı’nın Çılgın Çay Partisi’ne katılır (Alice Harikalar Diyarında), Peter Pan ve Wendy ile birlikte Varolmayan Ülke’ye uçar (Peter Pan). Sevimli Kulağakaçan Mercan, ne kadar küçük olursa olsun her canlının fark edilme hakkına sahip olduğunu ispatlıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91428</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b97c45bb-56b0-4c99-ade7-64e845a1acbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Ayının İlkbaharı</image:title>
            <image:caption>Küçük ayı yavrusu uzun kış uykusundan uyandığında hâlâ kar yağmaktadır ve ortalık bembeyazdır. Hiçbir canlı yoktur etrafta. Tek gördüğü yuvarlak, küçük bir taş olur ve ayıcık ona bakıp söylenir: “Şu minik yuvarlak taştan başka hiçbir şey yok ortalıkta sanki. O da ne kadar üzgün ve yalnız böyle, tıpkı kaybolmuş gibi.” Birlikte vadiye inerler ve ilkbaharın gelmesini beklerler. İlkbaharın ilk çiçekleriyle birlikte açan ve serpilip gelişen, sihirli bir dostluk öyküsü. Ünlü yazar Elli Woollard ve sıra dışı yetenek Briony May Smith’ten bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91429</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b9cc2fe-3270-4510-a3a9-ad08dd7ab5ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Cimbikler ve Mololar</image:title>
            <image:caption>Cimbikler kırmızı olur tepeden tırnağa. Asla, asla birlikte oynamazlar Mololarla. Masmavidir Mololar tepeden tırnağa. Ama ya bir Cimbik kızı ve bir Molo delikanlısı birbirlerine aşık olurlarsa… O zaman neler olur acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91430</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6db0f280-a3f8-4fcd-bc5f-3abf697ed43e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dilek Tutalım</image:title>
            <image:caption>Yavru Ayı, bir yıldız gökyüzünden kayıp bahçelerine düşünce onu görmek için tüm cesaretini topladı. Yanında annesi, kolunun altında oyuncak ayıcığıyla gecenin içinde heyecanlı bir yolculuğa çıktı. Çok geçmeden ormanda ay ışığıyla aydınlanan bir dünya olduğunu keşfetti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91432</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc065cc0-11a8-4888-b39e-b6c73a068a7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslancık Kükredi</image:title>
            <image:caption>Aslancık’ın gürültülü ormandaki macerasına siz de katılın! Ciyaklayan papağanlar, paldır küldür yürüyen gergedanlar, tıs tıs tıslayan yılanlar ve çok daha fazlası..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91433</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2aaa8b97-2053-416f-8084-89a2f89ae237.jpg</image:loc>
            <image:title>J. D. Salinger-Ben Bu Dünyadayım Ama Bu Dünyadan Değilim</image:title>
            <image:caption>“Olgunlaşmamış insanın özelliği, bir dava için soylu bir şekilde ölmek istemesidir, olgun insanın özelliğiyse bu dava için gösterişsizce yaşamak istemesidir.” 
– J. D. Salinger 
Sürdürdüğü münzevi yaşamı boyunca dünyanın en çok okunan yazarlarından biri olan J. D. Salinger’ın hayatı en az yazdıkları kadar çarpıcı ve düşündürücü... 
Kitaplarının kapağının gösterişsiz olmasını isteyen, insanlardan mümkün olduğunca uzak durmaya çalışan ve tüm hayatını yazmaya adayan bir yazar o. 
Çavdar Tarlasında Çocuklar’ın yayımlamasının ardından gösterilen ilgiyi hep bir tuzak gibi gördü. Uzun yıllar kitaplarını yayımlamadı. Önemli olan yayımlamak değil, yazmaktı ona göre... Mahremiyetini korumak isterken başına gelmeyen kalmadı. Hayat, en yakınındakilere bile güvenmemesi gerektiğini öğretti ona. 
II. Dünya Savaşı’nın en şiddetli zamanında askerlik yaparken gördükleri yüzünden delirme noktasına geldi. 
Bilinmeyenlerle dolu hayatına yaklaşmak bile heyecan ve ilham verici bir deneyim... Yayımlanmamış eserleri milyonlarca insan tarafından merakla beklenen bu huysuz yazar, uzun zaman okunmaya ve konuşulmaya devam edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91434</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89573c0f-b7ba-48e9-a66a-c7579daa1474.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzik Kuramları Ve Solfej</image:title>
            <image:caption>Bu kitap tonaliteyi içselleştirip özellikle armoni temelinde kavramaya ve pekiştirmeye yönelik teorik ve uygulamalı bir çalışma kitabıdır. Kitap iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, kitapta yer alan solfej parçalarının armoni alt yapısının daha anlaşılabilir olması amacıyla temel teori konuları çeşitli örneklerle anlatılmıştır. Kitabın ikinci bölümünde ise öğrencilerin &quot;tonal sistemi kuran armoni çatısını&quot; duyuşsal olarak içselleştirmeleri amacıyla, kitabın yazarı tarafından bestelenmiş solfej okuma parçaları yer almaktadır. Okuma parçaları sıralanırken, öğrencilerin bu armoni çatısını doğru, kalıcı ve bilinçli bir biçimde öğrenebilmeleri için kolaydan zora ilkesi gözetilmiştir. 

Kitaptaki okuma parçalarının her biri, yine kitapta anlatılan kuramsal konular ile uygulama arasında ilişki kurulmasını amaçlayan ve bu suretle öğrencilerin çalıştıkları parçayı daha iyi kavrayıp pekiştirmesini hedefleyen teorik analiz egzersizleridir. 

Ayrıca kitapta; hız, gürlük ve artikülasyon gibi –müziğin olmazsa olmazı olan, ama çoğunlukla göz ardı edilen– diğer unsurlar da ele alınmış ve uygularken öğreten bir yaklaşım sergilenmiştir. Kitapta aynı zamanda, öğrencinin kendi kendine çalışma yöntemlerini geliştirecek, okuma parçalarının nasıl çalışılması gerektiğine yönelik olarak yazılmış ayrıntılı bir çalışma metodu önerisi de yer almaktadır. 
Solfej dersleri verdiğim asistanlık yıllarımda özellikle başlangıç sınıflarında tonal dengeyi armoni temeliyle birlikte oluşturmak için her tonun temel kalış akorlarını kırık akorlar halinde dizileriyle birlikte ısrarla her ders öğrencilerime söyletirdim. Özellikle ilk kez okunacak olan müziklerden önce bu çalışmayı yaptırmanın çok yararlarını gördüm.  

Oya Çınar Kanık bu anlayış çerçevesinde tonalite hissini oluşturan en temel akor bağlantılarını esas alıp bu bağlantıları işleyen harika solfej parçaları bestelemiş. Bu parçaların özellikle tonal dengeyi oluşturan akor silsileleri üstünde hareket etmeleri öncelikle yeni başlayan öğrencilerde tonalitenin armoni temelinde algılanıp doğal bir şekilde içselleştirilerek öğrenilmesinde çok büyük katkıları olacağını geçmiş tecrübeme dayanarak rahatlıkla söyleyebilirim.  
Prof. Dr. Hasan Uçarsu, Besteci</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91435</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ba18967-3055-4f35-a377-13013f83181a.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyonizmin Doğuşu</image:title>
            <image:caption>Yıl 1882. Rusya’dan pogromlarla kovulmuş vatansız ve yetim bir Yahudi olan Ilya Brodsky, ablası Olga’yla Avrupa’yı katetmektedir. Viyana’da yolları, edebiyat dünyasında kendini yeni yeni göstermeye başlayan bir genç olan Theodor Herzl’le kesişir. Birkaç yıl sonra geleceğin İsrail Devleti’nin hayalini kuracak olan bu adamla olan bir anlık karşılaşma Ilya’nın hayatını değiştirecektir. Önce Londra’da anarşist çevrelerle yakınlaşır, sonraysa Paris’te Herzl hakkında araştırma yapmaya koyulur. 
Habsburg Viyanası’na tamamen entegre olmuş bu monden Yahudi, neden birden bire aslında utanç duyduğu vatansız kardeşlerini savunmaya başlamıştı? Hangi hayaller, hangi özel nedenler Herzl’i ‘Gelecekteki Ülke’ için, yeni bir ulus için çalışmaya sürüklemişti? 20. yüzyılın başında, yıkıma sürüklenen Avrupa’daki bu Siyonist rüya aslında nedir? 
Siyonizmin Doğuşu, birbirine zıt olduğu kadar tuhaf bir şekilde paralel de olan bu iki yazgı üzerinden Yahudi düşüncesinin iki tarafını karşılaştırıyor: Sürgün geleneği ve Vadedilmiş Topraklar hasreti. 21. yüzyıl Avrupası’nın kendisine sığınmak isteyenlere karşı yeni milliyetçi ve kimlikçi tutumlarla alevlendiği bir zamanda, bu çizgiroman Ilya Brodsky’nin sesinden her şeyini kaybetmiş olanlar için bir ülke hayal etmeye çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91436</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0571a1d-b32b-4658-82cf-7100282383d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefret Mektupları</image:title>
            <image:caption>Her şey mavi bir kâğıda yazılmış gizemli bir mektupla başlar… Charlotte Darling yıkılan hayalleri ve umutlarıyla birlikte daha kutusundan bile çıkarmadığı gelinliğini satmak için bir ikinci el mağazasına geldiğinde kaderinin değişmek üzere olduğunun farkında değildir. Mağazada eski bir gelinlik dikkatini çeker. Gelinliğin etek kısmına bir aşk mektubu iliştirilmiştir… “Hayallerimi gerçekleştirdiğin için teşekkür ederim…” Charlotte bu hikâyenin nasıl burada sonlandığını merak ederek bu mektubun peşine düşmeye karar verir. Charlotte, buna cesaret etmezse bu duygu yüklü mektubun yazarının terk edilmiş, kibirli, şüpheci ve hükmetmeyi seven bir adama ait olduğunu öğrenemeyecektir. Ama kader onları bir araya getirir ve kaderin onlar için gizli planları vardır. Dahası, aralarında başlayacak bu yeni hikâye birbirlerinin yaralarını sarmaya yetecek midir? &quot;Bu tatlı, eğlenceli hikâyede yazarlarımız Keeland ve Ward, kalemlerini konuşturmuşlar. Kesinlikle romantik bir hikâye.&quot; —Publishers Weekly &quot;Nefret Mektupları eğlenceli, duygusal ve ateşli bir roman.&quot; —Harlequin Junkie &quot;Okunması gereken bir hikâye… Nefret Mektupları’nın ilgi çekici, eğlenceli ve ciddi derecede seksi bir aşk hikâyesi barındıracağını biliyordum ve öyle de oldu. Beklemediğim şey, her anlamda beni harekete geçiren ve duygusal anlamda içime işleyen hikâyeydi.&quot; —USA Today&apos;s Happy Ever After</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91437</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/921da2d2-8752-4fba-8e33-80cbbe5684b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Kalbimi Açtım</image:title>
            <image:caption>Sana Kalbimi Açtım
Julia Quinn 
The New York Times’ın çoksatan ödüllü yazarı, tarihi kurgu kitaplarının kraliçesi Julia Quinn’den tutkunun, iyiliğin ve heyecanın doruklarında bir aşk romanı... 
Bu hafta herkes Leydi Neeley’nin salı akşamı vereceği ziyafeti iple çekiyor. Konuklar sayıca pek fazla değil, seçkin de sayılmazlar ama geçen senenin ziyafeti, özellikle de ziyafetin menüsü dillerden düşmüyor ve bu yüzden göbek çevresi büyükçe olanlar başta olmak üzere tüm Londralılar bu seneki davete katılmaya can atıyor.
 
Bu satırların yazarına bir davetiye bahşedilmedi; bu sebepten kendisi bir testi şarap, bir somun ekmek ve gazetedeki köşesiyle evde kös kös oturmak durumunda. Neyse ki, sevgili okurlar, ona acımanıza gerek yok. Zira yemekli vodvilin konuklarının aksine o, Leydi Neeley’nin muhabbetine katlanmak zorunda kalmayacak!
 
LEYDİ WHISTLEDOWN’IN CEMİYET NOTLARI, 27 Mayıs 1816
 
Haftanın en gözde daveti, Leydi Neeley’nin yakut bileziğinin çalınmasıyla son günlerin en meşhur davetine dönüşmüştü. Ancak davetlilerden iki kişi için bu olaylı gece bir polisiyeden çok daha fazla heyecan vadediyor: Zarafetiyle ve muhteşem çeyiziyle sezonun zengin bekârlarından Leydi Mathilda Howard ve servet avcılığıyla ün salmış, yakışıklı beş parasız asker Peter Thompson. Onlar tüm benlikleriyle aşka düşmek üzere. Üstelik haklarında çıkan tüm dedikodulara rağmen...
 
Sana Kalbimi Açtım, sizi kusursuz bir aşkın kollarında tutkulu bir dansa davet ediyor!
 
“Tam anlamıyla kusursuz bir hikâyeci.”
 
“Julia Quinn sizi tatlı düşlere sürükleyecek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91438</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7a691a6-a9f8-4db7-b06d-692e78df4d8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Denen Kartopu</image:title>
            <image:caption>&quot;Hayat kartopuna benzer. Tek ihtiyacınız olan biraz kar ve uzun bir yokuş.”
“Omaha Kâhini” lakabıyla bilinen efsanevi yatırımcı ve iş insanı Buffett, hayata bakışını bu cümleyle özetliyor. Yıllar içinde temel ilkeleri olan ihtiyat, sabır ve doğru fiyatta doğru işlemlerle yöneticisi olduğu Berkshire Hathaway’i dünyanın en değerli holdinglerinden biri yapan Buffett’ın kendisi de on yıllardır dünyanın en zenginleri listelerinden hiç düşmüyor.
Buffett’ın Berkshire hissedarlarına kırk yılı aşkın süredir yazdığı ve şirket yıllık raporlarında sunulan raporlar, Buffett’ın genişleyen tecrübesi ve biri kiminden beslenen keskin zekâsı sayesinde artık iş ve yatırım dünyası için kült birer metne dönüşmüş durumda.
Bu mektuplarda Buffett stratejilerini ve genel ekonomik gelişmelerle ilgili düşüncelerini anekdotlar ve ilginç aforizmalar kullanarak gerçeğe uygun ve anlaşılır şekilde ortaklarına aktarıyor. Ortağı Charlie Munger’ın da esprili şekilde ifade ettiği gibi, “Başkalarından daha zeki olmaya çalışmadan, yalnızca daha az aptallık yapmaya çalışarak” iş dünyasının zirvesine nasıl ulaştıklarını açık sözlülükle anlatıyor. İçerdiği olağanüstü dersler ve içgörüler nedeniyle bu derlemenin yatırımcılar kadar iş insanları ve profesyoneller için de eşsiz bir kaynak olacağını düşünüyoruz.
Bu kitapta yanıt bulacağınız bazı sorular:
Yatırımcılığın temel ilkeleri neler?
Yatırım ile spekülasyon nasıl ayrılır?
Neden Buffett spekülasyondan uzak duruyor?
Sıradan bireysel yatırımcılar için hangi yatırım stratejisini öneriyor?
Nasıl yöneticilerle çalışıyor ve onları nasıl motive ediyor?
Ortakları ve hissedarlarıyla hangi ilkeler ışığında çalışıyor?
Piyasa dalgalanmaları ve kısa vadeli yatırımlar hakkında neler düşünüyor?
Enflasyon ve yüksek faiz gibi makro-ekonomik risklere nasıl bakıyor?
Geçmişte ne gibi hatalar yaptı ve bunlardan nasıl dersler çıkardı?
Şirket mali tablolarında nelere dikkat ediyor?
Bu tablolarda neler, nasıl gizlenebilir?
Hedge fonları ve benzerlerine neden mesafeli?
Buffett, yatırım becerileri yanında esprili ve ince göndermelerle süslü tarzıyla da biliniyor. En bilinen sözlerinden bazılarını, hayat ve yatırım felsefesini de iyi özetledikleri için burada alıntılamak istedik:
Vasat şirketlere kelepir fiyatlarla yatırım yapmak yerine harika şirketlere akılcı fiyatlarla yatırım yapın.
Dokuz hamile kadını bir araya getirerek bir ayda bebek alamazsın.
Kimin çıplak yüzdüğü sular çekilince anlaşılır.
Paralı biri ile deneyimli biri karşılaşınca bu karşılaşmadan deneyimli kişi parayla, paralı kişi ise deneyimle ayrılır.
Fiyat ödediğindir, değer ise aldığın.
Zaman iyi şirketlerin dostu, vasatların düşmanıdır.
ş hayatında dikiz aynası daima ön camdan daha net gösterir.
Çabuk kâr vaatlerine çabucak “Hayır,” deyin.
Gereksiz şeyleri almaya devam edersen, er geç gerekli şeyleri satmak zorunda kalırsın.
 Müthiş bir yöneticiyle zorlu ekonomik koşullara sahip bir sektör buluştuğunda, ününü koruyan sektör olur. Stratejim gayet basit: Telefonun yanında oturur ve çalmasını beklerim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91439</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56771006-3601-4a7e-8c3e-853114e93d78.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dilek Yetmez</image:title>
            <image:caption>Her şey bir Dilek ile başlar… O yola bir Dilek ile çıkar ama bu uğurda bir Dilek’in yeterli olmadığını bilecek kadar çok şey yaşar. Başarının, kelimenin tam anlamıyla “söke söke” alındığı bir hayatın hikâyesi bu… Hangi meslekte olursa olsun; insanın işini sevdiği zaman daha yaratıcı, daha üretken ve daha sahiplenici olduğunun çarpıcı bir örneğidir Dilek Livaneli. Sadece öğrencileri için değil, onların aileleri ve köy halkı için yaptığı çalışmalardan dolayı Dünyanın En İyi Öğretmenleri Listesi’ne adını yazdırdı; sonra köy kadınlarının sosyal, kültürel ve ekonomi alanında gelişimlerine yönelik yaptığı rehberlik ve liderlik sayesinde Avrupa Parlamentosu Uluslararası Lider Kadın Ödülü’ne sahip oldu. Şimdi İngiltere’de devam ettiği kariyerinde dünya çocukları ile Dünya Vatandaşlığı çalışmalarını yürütürken, aynı zamanda Türkiye’de “Bir Dilek Yetmez” hareketini devam ettiriyor. İşte tüm bunlar umutsuzluğu yok sayan bir kadının imzasını taşıyor. Dilek Livaneli, kariyeri boyunca yaşadığı tüm zorlukları ve bunlarla olan savaşını kendi kaleminden olabilecek en dürüst hâliyle yansıtıyor satırlarına… “Benim için Dilek Livaneli sürdürülebilir idealizm örneğidir.” Mümin Sekman, Yazar “Bu kitabı okuyunca sadece daha iyi bir öğretmen değil, aynı zamanda daha iyi bir insan olmak isteyeceksiniz.” Dr. Özgür Bolat, Eğitim Bilimci-Yazar “Dilek Öğretmen, bu ülkenin bütün kız çocukları için mükemmel bir rol modeldir.” Prof. Dr. Ayşe Yüksel, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı “Bu kitapta sadece bir öğretmenin değil, topluma liderlik eden bir kadının hikâyesini de okuyacaksınız.” Ayla Göksel, AÇEV Yönetim Kurulu Başkan Yrd “Hayallerin peşinden koşmayı öğreten bir kitap.” Sevinç Atabay, TED Genel Müdürü “İnanılmaz etkilendim. Müthiş bir kadın! Müthiş bir öğretmen! Dilek Öğretmen. Cumhuriyet kadını bu işte! Helal olsun! Modern bir Çalıkuşu o. Bu olağanüstü kadını, avuçlarım patlayıncaya kadar alkışlıyorum.” Ayşe Arman, Gazeteci-Yazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91440</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f6411d7-80c8-426f-8288-fedd7f48ed77.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişim Kitabı</image:title>
            <image:caption>Hızla değişen bir dünyada nasıl yol alırız? 
Neden daha az zamanımız var? 
Neden bazı insanlar sadakatsiz? 
Bu kitap, günlük yaşamımızdaki küçük ve önemsiz gibi görünen geçişlerden insanlık tarihindeki büyük ve neredeyse anlaşılmaz gelişmelere uzanan tüm değişimlerle ilgili. Çok satan Karar Kitabı’nın yazarları, tıpkı o kitapta olduğu gibi uzman tavsiyelerini ve çoğu zaman karmaşık teorileri basit şekilde işleyerek dünyamızdaki değişiklikleri anlamamıza yardımcı olacak elli basit ve etkili model sunuyor. 
Bugün değişim, koronavirüs salgını nedeniyle tüm çevremizde, kişisel ve siyasi alanlardan ekonomi ve çevreye kadar her alanda daha hızlı gerçekleşiyor. Değişim Kitabı’nda finansal krizleri, biyoteknolojinin neden geleceğin endüstrisi olduğunu ve şehirlerin neden yeni uluslar olduğunu açıklayan modeller bulacaksınız. İster yeni bir araba satın alın, ister kime oy vereceğinize ya da hangi ülkenin aşısını olacağınıza karar verin, isterseniz de yatırım yapın; bu kitap karmaşık dünyanızı şaşırtıcı derecede basit şekilde açıklarken önyargılarınızı yeniden gözden geçirmenizi sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91441</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13a347c6-ef8a-483c-bc28-5de5c1b2af76.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Cesur</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91442</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1d3697b-33c9-442f-8727-12179748e2e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay İyi</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91443</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e294597b-1e4b-4782-bede-9caf10c6a563.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bayan Kararsız</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91444</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c901e1ff-7ee5-449a-95f3-3ec8faf7e7bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardımda Bıraktığım Yıllarım 1</image:title>
            <image:caption>Yanarız yar ateşiyle, 
Yanarız namusluca, 
Delikanlıca, 
Of demeden 
Aramızda bir sokak bile olsa…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91445</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25179722-1c5f-4d20-b197-14ba4f729559.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardımda Bıraktığım Yıllarım 5</image:title>
            <image:caption>Yazar, bu eserdeki tüm şiirlerinde yalın, duru bir Türkçe kullanarak duygularını ifade etmiştir. Bu yönüyle de yazdığı şiirlerin yanında Türk dilinin söz varlığı ve onun kullanılmasına da ayrı bir katkı sunmuştur. 
Nereye kulak kesildin, 
sağır oldun buralara. 
Unuttun mu yapışkan uçurumlarını 
izlediğimiz kıyıları? 
Gelip dalgaların 
dövdüğü uçurumları, 
Unuttun mu önümüzde diz çöken 
köpük kusan dalgaları? 
Nereye kulak kesildin 
unuttun buraları…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91446</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b21801a-86a2-4571-a96e-35e15bb93268.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardımda Bıraktığım Yıllarım 3</image:title>
            <image:caption>Yazar, bu eserdeki tüm şiirlerinde yalın, duru bir Türkçe kullanarak duygularını ifade etmiştir. Bu yönüyle de yazdığı şiirlerin yanında Türk dilinin söz varlığı ve onun kullanılmasına da ayrı bir katkı sunmuştur. 
Ne gün göğün yere 
özlemi biter? 
Yer kendini bırakırsa 
sonsuz boşluğa, 
Su unutursa 
buğulaşmayı, 
Güneş yatarsa 
karanlık kış uykusuna, 
Kuşlar kanat çırpmayı bırakıp 
kelebekler konmazsa çiçeklere 
O gün benim de 
özlemim diner 
İşte o gün benim de 
sevgi dolu yüreğim 
yasa gömülür 
sonsuza değin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91447</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10a2a3f1-f9ba-489a-94a6-142409a85f1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardımda Bıraktığım Yıllarım 4</image:title>
            <image:caption>Yazar, bu eserdeki tüm şiirlerinde yalın, duru bir Türkçe kullanarak duygularını ifade etmiştir. Bu yönüyle de yazdığı şiirlerin yanında Türk dilinin söz varlığı ve onun kullanılmasına da ayrı bir katkı sunmuştur. 
Yad el nedir? 
Yad elin nasıl olduğunu bilmez ki 
yad ele düşmeyenler. 
Yad elin, 
sonu gelmez acılarını, özlemlerini 
bilemezler. 
Umutla yaşar yad elde ki 
bir başka ilkyaza kalarak umutları 
bitmek, tükenmek bilmeyen umutları. 
Yaşar yaşar yaşar… 
Sonunda adsız bir gömüt olur 
 günü gelince. 
Umutları, dilekleri gözünde kalarak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91448</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d894442f-61c6-4376-8f2d-b4e5f69a6c00.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardımda Bıraktığım Yıllarım 2</image:title>
            <image:caption>Yazar, bu eserdeki tüm şiirlerinde yalın, duru bir Türkçe kullanarak duygularını ifade etmiştir. Bu yönüyle de yazdığı şiirlerin yanında Türk dilinin söz varlığı ve onun kullanılmasına da ayrı bir katkı sunmuştur. 
Biz; 
Çoktan çıktık delikanlılık çağımızdan. 
Uçarılığımız, 
Bulutlara el yetmezliğimiz, 
Dağlarla elleşmemiz geride kaldı. 
Bu ayaklar yine bu gövdeyi taşıyor, 
Bu gövde yine bu baştan buyruk alıyor. 
Ne var ki, 
giderek baş değişti, 
düşüncelerimiz de. 
Doğrular, yanlışlar 
giderek apaçık oldu 
saltlaştı. 
Uydurmalar, 
gerçekler  gün gibi açığa çıktı. 
Artık bu baş,  
bu gövdeye ağır geliyor. 
Olan ayaklara oluyor sonunda. 
Neyleyim…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91449</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5955263-9a83-4b53-8d1b-2ed362d5179a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardımda Bıraktığım Yıllarım 6</image:title>
            <image:caption>Yazar, bu eserdeki tüm şiirlerinde yalın, duru bir Türkçe kullanarak duygularını ifade etmiştir. Bu yönüyle de yazdığı şiirlerin yanında Türk dilinin söz varlığı ve onun kullanılmasına da ayrı bir katkı sunmuştur. 
Yine de 
dökemem içimi kimseye 
kimse anlamasın, 
kimse bilmesin diye. 
Sıkarım göz kapaklarımı 
sol elimin iki parmağıyla 
Dökülen gözyaşlarımı kimse görmesin 
kimse anlayamasın diye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91450</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f09431d3-85e0-418c-acd3-8ac6dc5dcfb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardımda Bıraktığım Yıllarım 7</image:title>
            <image:caption>Yazar, bu eserdeki tüm şiirlerinde yalın, duru bir Türkçe kullanarak duygularını ifade etmiştir. Bu yönüyle de yazdığı şiirlerin yanında Türk dilinin söz varlığı ve onun kullanılmasına da ayrı bir katkı sunmuştur. 
Gece olsaydım 
karanlık bir gece 
zil karanlık bir gece 
Usulca yanaşsaydım yanına 
salsaydım seni uykuya 
Gece olsaydım 
doldursaydım bütün oramları 
Gece olsaydım 
çağırsaydım tüm yıldızları, ayı 
tepemize 
Gece olsaydım 
dinleseydim sessizliğini 
Gece olsaydım 
kapatsaydım gözlerini usulca 
dokunarak kirpiklerine 
Gece olsaydım 
açsaydım, dağıtsaydım saçlarını 
 kocaman işlemeli bir yastığın üstüne 
Gece olsaydım 
unuttursaydım sana özlemini…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91451</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aec9829-ee59-4cab-b997-87c981788da7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardımda Bıraktığım Yıllarım 8</image:title>
            <image:caption>Yazar, bu eserdeki tüm şiirlerinde yalın, duru bir Türkçe kullanarak duygularını ifade etmiştir. Bu yönüyle de yazdığı şiirlerin yanında Türk dilinin söz varlığı ve onun kullanılmasına da ayrı bir katkı sunmuştur. 
Sen kanat çırp göçebe kuş 
kanadın bir kar evini gibi ak 
Düşlerin var 
sen illeri özlüyorsun 
oradaki yaşamı 
Acılarını soğuk dağ 
bulaklarında yıkadın 
Issız karanlıklarda 
türkünü mırıldandın 
İncecik bir salkım söğüt dalı gibi 
arıyorsun gün ışığını…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91452</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/069e9d82-9936-4a44-82dc-8ed9a17c1914.jpg</image:loc>
            <image:title>Veda Caddesi 5 – Vade (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Her şey sona erdi ve başladı hikâyemiz. 
 
Eskimiş bir albümde yer alan onlarca fotoğrafın bir hikâyesi vardır, tıpkı bu ailenin her ferdinin sahip olduğu hisler gibi. Yaşadılar, yaşamaya çalıştılar ve en çok da onlar savaştılar. 
 
Aymira ve Kamer’in hikâyesinde sesini duyduğumuz çok kişi vardı. O caddenin güzel çocukları, yaralı ruhları; bir masanın etrafında toplanabilmeyi başaran, gözleri kırgın bakan ama kalpleri dikişli yaşamlar… Dünya onların üzerine yıkılmış olduğunda bile birbirleri için dünyaları yakmayı bilen savaşçılar. 
 
Merhabalarla başlayan hayatlar vedalarla son bulmaz, bulmayacak da. Bir yolculuğa çıkılacak, şarkılar söylenecek, eller kenetlenecek ve pusula hep kameri gösterecek. Bu caddenin güzel insanları daima pes etmemeyi, umuda sarılmayı bilecek. 
 
“Sarıldım ruhuna, sevdim saçlarını ve öptüm gözlerinden. Bunu yaşadım ve bunu öğrendim senden. Ne veda ne bir merhaba, en çok biz vardık kırılmasın diye dokunamadığım duvardaki çerçevede.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91453</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb68ef25-4a82-4ed8-a6b4-ae2483a2c5bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadıköy Sevgilim</image:title>
            <image:caption>“Bir erkek günki günki hangi kadın için, onun tamamen biçimsel olarak zenginleşen duyguları beslenebilirnde? Kadıköy&apos;den denildiğinde, merkezden ve güzellikte hislere kapılıyorum.” İçinde sevda büyüten herkesin ki ezasıyla cefasıyla, sevinciyle acısıyla var olur onun tür sevgisi. Her şeyi taşır da gün gelir yorulur yürek; Kendini kurtarabilmenin telaşına düşebilir. İşte o vakit, sevdiğini oracıkta vaktindendir; geriye donup bakmadan ... Türkiye&apos;nin siyasi tarihinin en karanlık günlerinde Fikirtepe&apos;de başlayan, hiç hesaplanmamış bir hayat yolculuğunun hikâyesi Kadıköy Sevgilim. Okuruna deniz bütçesi dahilinde değil ama o günlerdeki bu gezi kalan pek çok modern ve başka bir gözle bakmanıza göre muhtemelen.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91454</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff830ab9-528d-4c46-9d7f-6852fc622578.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Çok Partili Politikanın Açıklamalı Kronolojisi (1945-1971)</image:title>
            <image:caption>Önemli toplumsal ve ekonomik olaylarla dolu geçmiş bir dönemin, tarihin bir parçasını oluşturacak bir zaman diliminin tutarlı bir değerlendirmesini yapabilmek için, olayların zaman içindeki sıralanışını bilmek, nasıl bir sıra ile birbirlerini izlediklerini saptamak önemlidir. Tarihçi Feroz Ahmad ve Bedia Turgay Ahmad’ın yüzlerce dergi, gazete ve kitabı tarayarak hazırladıkları “çok partili demokrasi dönemi kronolojisi”nde, II. Dünya Savaşı’nın ardından 71 Muhtırası’na kadarki 26 yıllık süreçte Türkiye’nin siyasal atmosferinde gerçekleşen olaylar yer alıyor. 
Türkiye’de Çok Partili Politikanın Açıklamalı Kronolojisi 1945-1971 başlıklı çalışmada, seçimler, kurulan kabineler, darbeler, idamlar, öğrenci hareketleri, ekonomik sorunlar, grevler, uluslararası politikaların yansımaları, tek tek ve oluş sıralarıyla aktarılıyor. Bu kronolojide dönemin önde gelen ve sonuçları itibariyle demokrasi tarihimizi kökünden şekillendirmiş, bugüne bile etkisi olan tüm hadiseleri bulacaksınız. 
Yakın tarihimizi öğrenmek ve anlamak isteyenlerin kitaplıklarından eksik etmemeleri gereken eşsiz bir başvuru kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91455</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3764b0a9-2483-48ad-8d23-7d7823f628b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkomutan Emsalsiz Lider</image:title>
            <image:caption>Başkomutan kitabı, Türk milletinin varoluş mücadelesini Mustafa Kemal’in askeri kariyerini izleyerek anlatıyor. Onun hangi kritik dönemde, hangi hayati kararı, nelere dayanarak aldığını ve bunların sonuçlarını tartışıyor. 
Sadece siyasi durum ve güç ilişkileri açısından değil, arazi bilgisi ve insan psikolojisi açısından da Mustafa Kemal’in tercih ve aksiyonlarını analiz ediyor. 
Ahmet Yavuz bizi hem arazide hem arşivlerde bir zaman yolculuğuna çıkarıyor ama ayaklarımızı bugüne bastırarak… Mustafa Kemal’in izinde bugünü daha iyi anlamak, onu geleceğe taşımak için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91456</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71791161-eab5-4f64-875d-6cb78d23bfbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif Babasına Yardım Ediyor - İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Elif’in annesi, kardeşiyle birlikte hafta sonunda arkadaşını ziyarete gitmişti. Elif’le babası da bu süreyi bahçeyi düzenleyerek geçirmeye karar verdiler. Hafta sonunu bisiklet tamir ederek, bahçe için sebze ve çiçek tohumları alarak ve bahçede çalışarak geçirdiler. Elif ile babası harika bir ekip oldular!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91457</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f466f2a2-8a5a-4827-be2f-24c7918afb80.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimli Sözlük</image:title>
            <image:caption>&quot;Resimli Sözlük&quot; adlı bu kitap, dil öğrenenlerin modern Kazakça, Türkçe, İngilizce ve Rusça&apos;nın temel kelime dağarcığına hakim olmalarına yardımcı olmak için oluşturulmuştur. Kelimelere resimlerle eşlik etmek, kelimelerin tematik gruplarını eğlenceli bir şekilde incelemenizi sağlayacaktır.  Bir nesnenin adını duyan aynı zamanda resmini gören çocuklar,  karşılık gelen kelimeleri daha kolay ezberler ve yazılışlarını daha kolay öğrenirler.  
Bu sözlük, sadece okuldaki alt sınıflarda dil öğrenen öğrencilerin kelime dağarcığını artırmak için değil, aynı zamanda yetişkinlere de yararlıdır. Böyle bir sözlük, gelişmeye katkı sağlayan bir konuşma ortamının yokluğunda farklı yaşlardaki tüm öğrenciler için son derece gereklidir.  
Bu sözlük nasıl çalışır? Nasıl kullanılır?  
Öğrenme kolaylığı ve ezberleme kolaylığı için Soyut kelimeler tematik gruplar halinde toplanır, örneğin &quot;Aile, Ev, Hava Durumu&quot; vb. Her kelimeye bir resim eşlik eder. Önce ilgili nesnenin resmi ve ardından nesnenin adının dört dilde yazımı mevcuttur  Kelimenin kendisini yüksek sesle okuyarak veya başka birinden bunu yapmasını isteyerek, çocuklar bu nesnenin adını tanıyabilecek ve hatırlayabilecektir.  
Bu sözlüğü kullanarak, öğrenciler bağımsız olarak hedef dilde kelime dağarcığına hakim olma ve kelime dağarcığını genişletme fırsatına sahip olabilecektir. Bu onların dilin sözcüksel sistemini alamalarına da katkı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91458</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62391754-88cc-46e3-b34f-74c0df8110b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Evdeki Harika Makineler - Dünyayı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Ece, dedesini ziyaret etmeyi çok seviyordu. Özellikle de dedesinin atölyesinde vakit geçirmeyi. Bu ziyaretinde dedesi, Ece’ye evdeki elektrikli aletlerin nasıl çalıştığını anlattı. Evde kullandığımız elektrikli aletlerin nasıl çalıştığını sen de merak ediyor musun? Saç kurutma makinesi nasıl sıcak hava üflüyor? Buzdolabının içi nasıl soğuyor? Peki bulaşık makinesi kirli bulaşıklarımızı nasıl temizliyor? Bu soruların yanıtını ve daha fazlasını bu öyküde bulabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91459</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/145925b9-a209-4cd3-835f-44f0f5a19205.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağlar Karanlıktan Korkmuyor - İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Çağlar gece yarısı birden uyandı. Acilen tuvalete gitmesi gerekiyordu. Ama bir dakika! Koridorun her gece açık olan ışığı, o gece kapalıydı. Çağlar tuvalete nasıl gidecekti? Hızlıca düşünen Çağlar, hemen bir çözüm buldu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91460</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/832edaac-13d3-4aca-aee5-fa6c34cb7fe2.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Fotoğrafı</image:title>
            <image:caption>“Kerem Görkem, azaltmaktan korkmayan bir yazar.”

Yekta Kopan

“Bir fotoğraf bir sır hakkındaki bir sırdır. Size ne kadar çok şey anlatırsa o kadar az şey bilirsiniz.”

Diane Arbus

“Hayatın içindeki incinmelerimizi, o anların bizde bıraktığı burukluğu sessizce, okurunu yaralamadan anlatır Kerem.”
Müge İplikçi

Kerem Görkem, daha bu ilk romanında olgun bir anlatımla çıkıyor okur karşısına. Bir ailenin dağılmasını, savrulmasını, kopmaları her birinin gözünden, farklı pencerelerden anlatırken, okuru roman kişilerinin dünyasına sokmayı, yalnızlıklarıyla tanıştırmayı, insana dair düşündürmeyi başarıyor. Bulduğu bir aile fotoğrafına sıkı sıkıya bağlanan bir çocuğun, mutsuz bir annenin, kendi dünyasında yaşayan bir abinin ve hayatını savrukça yaşayan bir babanın portrelerini ustalıkla çizerken edebiyatımızda iz bırakacak bir yazar olacağının işaretlerini veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91461</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b21d6b01-fd8b-42f0-b55f-a750be9a9799.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahar Geldi Doğaya Katil !</image:title>
            <image:caption>Birbirinden eğlenceli 80’den fazla proje! 
Baharın neşesini bütün yıl yaşa. Televizyona ve bilgisayar oyunlarına biraz ara ver ve kolay adımlarla açıklanan yönergelerle kuklalar, çiçekler, odanı süslemek için bulutlar, rengârenk bahçeler, minik oyuncaklar, arkadaşlarının bayılacağı kartlar ve davetiyeler yap. Eğlenceli bulmacalarla, zekânı geliştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91462</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f3ac1ff-dac5-4a03-91b7-1e5dd12164d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kaşif - Yapraklar</image:title>
            <image:caption>Yaprak nedir? Neden bazı ağaçlar kışın yapraklarını dökerler? 
Yapraklar hangi canlıların besin kaynağıdır? Yapraklar hakkında birbirinden ilginç bilgiler bu kitapta seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91463</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdbcb7a2-74cd-4444-a5b6-c264c80c900c.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kaşif – Taşlar</image:title>
            <image:caption>Taş nedir? Taşlar nasıl oluşurlar? Neden bazı taşlar parlar? 
Taşlar hakkında birbirinden ilginç bilgiler bu kitapta seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91464</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1beec304-d6d5-4f4b-b794-11a74da6c902.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kaşif - Su</image:title>
            <image:caption>Su nasıl buza ve buhara dönüşür? Yağmur nasıl yağar? 
Su neden yaşam için çok önemlidir? Su hakkında birbirinden ilginç bilgiler bu kitapta seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91465</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51e4d41d-e27f-4374-84c1-05beff780739.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kaşif - Böcekler</image:title>
            <image:caption>Böcek nedir? Böcekler dünyamızda nasıl bir görev üstlenirler? 
Böcekler hakkında birbirinden ilginç bilgiler bu kitapta seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91466</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83664d66-3c4d-4721-853a-96fb242b38fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşeli Postacı Tavşan</image:title>
            <image:caption>Tavşancık havuç toplamak için dışarı çıktığında Postacı Baykuş’un gökyüzünde uzaklaştığını gördü. Yere bir sürü mektup zarfı saçılmıştı. Tavşancık, Baykuş’a seslendi ancak sesini duyuramadı. Yere saçılan zarflara baktığında arkadaşlarının isimlerini gördü. 
Tavşancık’ın aklına harika bir fikir geldi: “Bugün mektupları ben dağıtayım. Bir günlüğüne Postacı Tavşan olmak çok eğlenceli olur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91467</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f46429d-de2d-4a71-978d-d030cf51e380.jpg</image:loc>
            <image:title>Antoine Bloye</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Fransız edebiyatının temel taşlarından Paul Nizan&apos;ın demiryolu işçisi babasından esinlenerek kaleme aldığı Antoine Bloyé, kişinin kendi sınıfına ihanetinin romanıdır. 
Nizan işçi sınıfından burjuva sınıfına geçiş yapmış bir adamın umut, korku ve pişmanlıklarını, düşüncelerindeki yalpalamaları resmedip lanetleyerek işçi sınıfının kültürel mirası ve baskıcı burjuva kültürü sorunsallarını elle tutulur hale getirir. Antoine&apos;ın hikâyesi, aile ve toplum kurallarının boğucu havasıyla sarmalanan okuru aynı zamanda silkelenmeye davet eder.

Burjuvaziye, makinelerin sunduğu konfordan başka bir vaadi olmayan topluma, insanın yitip gittiği mide bulandırıcı dünyaya karşı bir başkaldırı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91468</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/884e2254-03f3-48df-a53b-96a511ab4b8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Okumaları-I - Kahramanlar Çağı</image:title>
            <image:caption>&quot;Klasikleri&quot; neden okuruz? Hem edebi hem de kişisel olarak farklı geleneklerden gelen yazarların neredeyse yüzyıllar boyu denilebilecek uzun bir tarihsel aralıkta ortaya çıkmış eserleri neden &quot;klasik&quot; başlığı altında toplanır? Klasik romanların kahramanları neden kitap sayfalarından taşar ve etkisi kuşaklar boyu sürecek, ilham verici toplumsal figürler olarak ölümsüzleşir? 
Klasik metinlerle tek yönlü bir ilişki kurarak nitel bir incelemeye yönelmek yerine metinlerin kültüre, kültürün şekillenmesine asli katkılarını kendine özgü üslubuyla ele alan Ferit Burak Aydar, neden okuruz diye sormak yerine nasıl okumalıyız cevabını vererek romanları ve onların kahramanlarını yazıldığı tarihteki tayin edici dönemeçleri ıskalamadan, siyasal ve sosyoekonomik dönüşümler ışığında ele alıyor. Yapıtların salt kurmaca eser olduğu önkabulünden sıyrılarak ve metni yazardan da bağımsız, müstakil biçimde ele alma cesaretini göstererek sınıfsal bir eleştiriye tabi tutuyor.
Klasik Okumaları serisinin ilk kitabı Kahramanlar Çağı, metinlere bazen sızan bazen de öylece gözümüzün önünde olan ancak farketmediğimiz ayrıntıları sergileyerek klasiklerin tarihinin, önce Avrupa, ardından dünya tarihine ışık tuttuğu bilinciyle bizi &quot;klasiklerle yeniden tanışmaya&quot; davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91469</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b66c7da7-f2f4-4cb5-b97a-0b3319930e53.jpg</image:loc>
            <image:title>Biletiniz Buraya Kadar</image:title>
            <image:caption>Fransız edebiyatının dâhi kalemi Goncourt Ödüllü Romain Gary, Biletiniz Buraya Kadar&apos;da erk, erkeklik, iktidar, kazanma hırsı, genç kalma gibi hem kadim hem de alabildiğince güncel sorunları muzip ve bilgece ele alıyor.


Orta yaşlarının son yıllarını sürmekte olan varlıklı sanayicinin yolu genç bir kadınla kesişir. Bu tarihler aynı zamanda yaşlı Avrupa&apos;nın da yeni bir bunalımı yaşadığı yıllardır. Mevcut koşullar yaşama her bakımdan üstün gelmiş bir erkeğin ruhsal ve cinsel anlamda yetersizlik sarmalına girmesine, derin bir erkeklik açmazına düşmesine yol açar. Çünkü erillerin dünyası hep güçlü olma ve kazanma üzerine kuruludur. Erkek, iş yaşamındaki kaybetmeyi bile tolere edebilir ama cinsel yönden &quot;küçülmeye&quot; asla tahammülü yoktur. Bir kez içine kurt düşmeye görsün, yer bitirir kendini ama korkunun ecele faydası yoktur: &quot;Tükenen boğa, işinin bitirilmesini düşler, başını eğer ve son darbenin indirilmesini bekler.&quot;


Fransa&apos;da büyük yankı uyandırarak hararetli tartışmalara yol açan bu roman, erkeklerin bilinçaltının ne denli mukavemetsiz olduğunun bir kez daha altını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91470</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72363761-0f75-4ecb-b8ab-6d637dd4de63.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalış(ma)mak: Daha Ciddi Bir Mesai</image:title>
            <image:caption>Durmaya tahammülü olmayan, çalışmayı yaşamın birincil anlam ve amacı olarak kutsayan ve her türden meşguliyeti körükleyen bir kültüre tabiyiz bugün; her ânı, üretmek ya da tüketmek için bir fırsat olarak görmemiz gerekiyor. Geçim kaygısının sınırlarını çoktan aşan ve rekabetten beslenen işkolik bilinç, milyonlarca insanın yaşamını işte geçirmesini garantiliyor. Durmaya, doldurulmamış ve bir şey için ayrılmamış zamana ilişkin kaygılarımız, bizi süreğen bir dikkat dağınıklığına itiyor.
Psikanalist ve edebiyat kuramcısı Josh Cohen&apos;e göre, kendimizi daima çok fazla şey yapma dürtüsü ve hiçbir şey yapmama arzusu arasında sıkışmış buluruz. Suçluluk duyarız; arzularımızı bünyemizin utanç verici ya da fuzuli bir arızası olarak görmeye meylederiz.

Çalış(ma)mak: Daha Bir Ciddi Bir Mesai, Orson Welles, Emily Dickinson, David Foster Wallace, Andy Warhol&apos;dan yola çıkarak ve edebiyat, kültürel çalışmalar ile psikanaliz ışığında hiçbir şey yapmama sanatının inceliklerine ışık tutarak; alternatif bir bakış açısının yaratıcı olanaklarına dair kışkırtıcı fikirler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91471</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c14ccdb5-3de3-4a91-b106-82e8c775ed05.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı, Ölüm ve Zaman</image:title>
            <image:caption>Felsefenin çığır açıcı isimlerinden Emmanuel Levinas&apos;ın, Sorbonne&apos;da görev yaptığı son öğretim yılında verdiği iki dersin metinlerini kapsayan bu kitap, temel aldığı &quot;Tanrı&quot;, &quot;ölüm&quot; ve &quot;zaman&quot; kavramları etrafında şekilleniyor. Levinas derslerinde bu başlıkları, insanın insanlığı içinde yaşadığı başkalığa dair bir oyun olarak ele alıyor.


Levinas, söz konusu kavramlar arasındaki ilişkiyi ele alırken düşüncelerini hem Heidegger ve Bloch gibi çağdaşlarıyla, hem de Aristoteles, Hegel, Kant gibi filozoflarla kapsamlı bir diyalog sürdürerek geliştiriyor; böylelikle felsefesinin sorumluluk, başkası, sabır, söz, aşkınlık, tanıklık temel kavramlarına hem birbirleriyle ilişkileri hem de felsefe tarihindeki yerleri bakımından açıklık getiriyor. Yapıtının temelini oluşturan bu üç kavramı yakından incelerken beraberindeki pek çok meseleye de ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91472</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24a7655b-c08b-4846-8959-9847e6ab02b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağır Ölüm</image:title>
            <image:caption>Nancy Huston&apos;dan, çağımızın trajedilerini &quot;Son Akşam Yemeği&quot; tablosu alegorisiyle ortaya koyan bir insanlık komedyası: Ağır Ölüm... 

Küllenmiş ilişkiler, tazeleyici umutlar, orta yaş buhranı, bireysel sancılar ve travmalar yüklenmiş bir düzine arkadaşı kendilerine geçmişteki hatalarını hatırlatacak genç bir kadınla aynı sofranın etrafında bir araya getiren Nancy Huston, korkuları dillendirme görevini ise Tanrı&apos;ya bırakıyor. Belki de son kez bir araya gelmiş dostların gelecek tahayyülleri, sarkastik biçimde nihai sözü söyleyecek tanrısal yorumlarla öngörülemez biçimde raydan çıkıyor.

Ölüm katılığının ancak Tanrı tarafından zarifçe kelimelere dökülebileceğini kanıtlayan, gündelikmiş gibi görünen sohbetlerin ardına gizlenen sırları ve derin yaraları gözlemlemeyi sevenler için eşsiz bir okuma deneyimi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91473</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6358da25-40b0-4040-a220-99766e1a6377.jpg</image:loc>
            <image:title>Feride</image:title>
            <image:caption>Yasemin Doreen Dogurga&apos;nın kaleminden etkileyici bir hikaye. 
Denizkestanesi Feride ile tanışmaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91474</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f100925-f309-4c71-a189-0a2df59b9815.jpg</image:loc>
            <image:title>Mary Ve Koca Dünya</image:title>
            <image:caption>1950’lerde California’da Pasific Park adında 
küçük bir kasabada yaşayan genç, güzel ve mutsuz Mary Anne Reynolds’ın büyüme ve kendini bulma hikayesi. Ailesi ve küçük kasabanın dar kafalılığına uyum sağlayamayan Mary Anne kendini bulma yolunda ilerlerken önce siyahi bir bar şarkıcısıyla, ardından da yaşça büyük gizemli bir plak satıcısıyla ilişki kurar. Fakat 1950’lerde özgür düşünceli, farklı bir genç kızın kendi yolunu çizmesi o kadar da kolay olmayacaktır. 
 
Philip K. Dick’in 1950’lerin toplumsal hayatına yönelik gözlemleri, müziğin neredeyse başlı başına bir karakter 
olduğu, ölümünden sonra basılan bu ana akım 
romanda toplanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91475</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99b8a3c6-62e7-41b4-92f8-8bb7e2e0df5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalancı İçin Bir Boşluk</image:title>
            <image:caption>Kökleri yerkürenin çekirdeğine kadar uzanan yalanlarca oyulmuş karanlık boşlukları dolanıyor Simlâ Sunay&apos;ın öyküleri, &quot;dünya&quot; diye yazılıp &quot;ev&quot; diye okunan o boşlukları sessizce dolduran ilk günah kadar eski yalanlara gözcülük ediyor: Her hakikat belli bir mesafeyi, her mesafe bir boşluğu ve her boşluk bir yalanı arzuluyor. 
Dilin sınırlarını yoklayarak okurun ezberini bozarken öykü türü içinde yepyeni mümkünler de yaratan Yalancı İçin Bir Boşluk, yalanla başlayan hikâyelerin boşlukla sarmalandığı, boşlukla sınanan herkes bir yalana sığındığı yerle gök arasındaki bu tekinsiz sahnede sıkışıp kalmışları oyunun sonuna çağırıyor: Perde açılıyor; söz&apos;ün nerede? 
&quot;Ölçüp biçmenin bir faydası yok. Ne söylesem gürültü, çamur geliyor sana. Duyamıyorsun. Uğultu. Seni yalnız bırakan bu yabani yanından tuttuğum için üstüme yığmaya çalıştığın bu aynı çığ. Senin yalnızlığında olmaya çalışan ben. Senin herkeslerinden olmamak için hep bir uçurumun kenarında bekleyenim ben. Sen benim sevgimin büyüklüğünü kamaştın. Kendi sevgine bundan yamalar diktin. Bir ışık ne kadar iğne tutarsa</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91476</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33f7faa4-0660-4fc1-925c-6afa90b9ef9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Annelik Yolculuğunda Beslenme</image:title>
            <image:caption>Hamilelikte yemeniz ve yememeniz gerekenler, bebeğinizin sağlıkla büyümesi için atmanız gereken adımlar ve sağlıklı beslenmeyi yaşam biçimi haline getirmek için bilmeniz gereken tüm ipuçları... 
 
Hamile olduğunuzu öğrendiniz ve heyecanla bebeğinizi bekliyorsunuz. Peki şimdi ne olacak? Kendinizi ve bebeğinizi sağlıklı tutmak için nasıl beslenmelisiniz? İdeal hamilelik kilosunda olabilmek için neler yapmalısınız? Doğum sonrasında sizi ne bekliyor? 
 
Hamilelikte beslenme ile ilgili aklınızdaki soruların cevabını ayrıntısıyla bulabileceğiniz Annelik Yolculuğunda Beslenme, kendinizin ve bebeğinizin sağlığına özen göstermek için ihtiyaç duyacağınız tüm yolları anlatıyor. Müge Özyurt hem uzman diyetisyen hem de bir anne olarak bu unutulmaz dönemde size eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91477</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe9fb23d-be23-49ff-b1fe-126fb845b924.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kalbi Kırılmaktan Koruyabilsem</image:title>
            <image:caption>“Kitapta zaman zaman bir sohbet edası ile sizinle konuşuyorum, zaman zaman da bilmişlik taslıyor, derin mevzulara giriyorum. Bazen aradan çekiliyor ve o konuda düşünmüş ve hissetmiş yazarlara, şairlere kulak veriyorum. Bazen de kendimi tutamayıp meşk ediyor, içimdeki şairi serbest bırakıyorum. Bazen psikiyatrist konuşuyor satırlarda, bazen şair, bazen varlığın heybeti karşısında büyülenmiş bir şaşkın. Üçünü de birleştiren bir şey varsa, samimi bir umut üzere var olmaları. Elimin erdiği, sözümün yettiğince daha iyi bir dünyanın inşasına katkıda bulunmak istiyorum. Dilerim ki bugün söylediğimiz güzel söz, yarın bize tanıklık etsin.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91478</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a59b577-78ed-4dc3-b088-028c99c47b3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Jar</image:title>
            <image:caption>Kemal Varol, ilk romanı Jar’da 80 darbesinden sonra bir kasabanın ruhuna düşüp gelen iki ihtiyar adamı, birbirine küsen iki kardeşin karşılıklı kurulan meyhanesinde oturtuyor. Nihayete ermeyen, iç içe geçmiş, ihtimal ki bir sırra dönüşmüş, bu sırrın peşi sıra akıp giden hikayeler eşliğinde, o iki adam öfkeyle bakışmaktan asla yorulmuyor. “Komik” dediğiniz bir an yara kanarken “hüzün” dediğinizde bir tebessüm peyda oluyor… Fonda gürül gürül memleket!
Jar, gerçek hikayenin peşinde merakla sürükleneceğiniz çoklu bir anlatı.
“Çaresiz, Elektro’nun teklifini kabul ettiler, ihtiyarların gerçek hikayesi, Elektro’nun anlatacağı ilk hikaye de olabilirdi, sonuncusu da. Hatta bu hikayelerin hepsi yalan olabileceği gibi, tümü birden tek bir gerçeği de karşılayabilirdi. Gerçek denilen şey, biraz olsun yalana selam vermeliymiş onun nazarına göre. Zaten aslına bakılırsa bir hikayenin kendi başına doğruluk payı olmazmış hiç. Ama bütün hikayeler birbirini tamamlar tamamlamaz, gerçeğin kendisi şıp diye çıkarmış orta yere.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91479</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a5b1b5f-f5df-4dd4-a903-d7234d5e1ca6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kent ve Çevre Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm 
Biyolojik Çeşitliliğin Yok Olması Sorunları ve Çözüm Önerileri 
İkinci Bölüm 
Benzerlik Bakımından Küresel Çevre Sorunları ile Covid-19’un Değerlendirilmesi ve Çözüm Önerileri 
Üçüncü Bölüm 
Mali Özerklik Açısından Türkiye’de Belediyelerin Mali Yapısı 
Dördüncü Bölüm 
Yerel Siyasette Kadınların Rolü: Yerel Yönetimlerde Kadın Temsili ve Katılım 
Beşinci Bölüm 
Kentsel Kuramlar ve Kentlerin Büyümesinde Etkili Olan Faktörler 
Altıncı Bölüm 
Antik Kentler ve Özellikleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91480</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e46954e4-12b5-43c6-96df-0fd429371866.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzey Kıbrıs&apos;ta Güncel Araştırma Konuları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm 
Kıbrıs’ta Antik Çağ Döneminde Beslenme ve Mutfak Kültürü 
İkinci Bölüm 
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Özel İlgi Turizmi 
Üçüncü Bölüm 
Kıbrıs Sorunu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Mart 1964’te Aldığı 186 No.lu Kararın Günümüze Kadar Yansıyan Etkileri 
Dördüncü Bölüm 
Covid-19 Sürecinin Yüksek Öğrenim Kanalı ile Ekonomi Üzerine Etkisi; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Örneği 
Beşinci Bölüm 
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Şarap Turizmi Potansiyeli ve Öneriler 
Altıncı Bölüm 
İşletmelerde Yönetsel Bir İşlev ve Süreç Olarak ‘Yöneltme’: Önderlik, Güdüleme ve İletişim 
Yedinci Bölüm 
KKTC Turizm Sektöründe Promosyon ve Pazarlama 
Sekizinci Bölüm 
Covid-19(Pandemi) Sürecinde KKTC’deki Üniversitelerde Çevrimiçi Eğitim 
Dokuzuncu Bölüm 
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Otel Endüstrisinde Çevrimiçi Pazarlama Çalışmaları 
Onuncu Bölüm 
KKTC Ekonomisinde Finansal Dolarizasyonun Dışsal Şoklar Çerçevesinde İncelenmesi: 2001 Finansal Krizi Çerçevesinde Bir İnceleme 
Onbirinci Bölüm 
Kuzey Kıbrıs’ta Covid-19 ile İlgili Yasal Önlemler ve Sağlık, Hukuk, Turizm Üzerine Etkileri 
Onikinci Bölüm 
KKTC’de Öğretmen Yetiştirme ve Atama Sisteminin Değerlendirilmesi 
Onüçüncü Bölüm 
KKTC ve T.C. Kadın İşgücü Profili ve İstatistiki Verilerin Karşılaştırmalı Analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91481</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4230b040-8d70-4a73-aaaf-04a7290d7f90.jpg</image:loc>
            <image:title>Multi Sportif Araştırmalar-2: 7 Farklı Yaklaşım</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Bölüm 1 
Türkiye Cumhuriyetinin Kuruluşunun İlk Yıllarında Spor Kütüphanesi ve Spor Müzesi Kurulmasına Yönelik Girişimler 
Bölüm 2 
Wellness Kavramının Spor İle İlişkisine Bakış 
Bölüm 3 
Engelli Futbol Branşlarının Ülkemizdeki Yönetimsel Yapısı 
Bölüm 4 
Coronavirüs (Covid-19) Pandemisi ve Beden Eğitimi ve Spor Derslerine Yansıması: Farklı Öğretim Yaklaşımları Üzerine Öneriler 
Bölüm 5 
İnsan Doğasının Covid-19’a Karşı Antidotu 
Bölüm 6 
Judonun Toparlanma Açısından Değerlendirilmesi 
Bölüm 7 
Türkiye’deki Profesyonel Futbol Kulüplerinin Ekonomik Yönetimleri Açısından Değerlendirilmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91482</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e6c00ad-2384-43a3-8c18-75e333e7ade8.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Kulüplerinde Kalite Yönetimine Sistemsel Yaklaşım</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Bölüm 1
Kalite Kavramı 
Bölüm 2
Toplam Kalite Yönetimi 
Bölüm 3
Hizmet Sektöründe Toplam Kalite Yönetimi 
Bölüm 4
Spor ve Yönetim 
Bölüm 5
Spor Kulüplerinde Toplam Kalite Yönetimi Uygulamaları 
Bölüm 6
Kalite Yönetim Sistemi 
Bölüm 7
Spor Kulüplerinde Kalite Yönetim Sistemi Uygulamaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91483</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f706d1e-f5be-4048-b1f3-93fc533aa4e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tedarik Zinciri İşbirliği ve İnovasyon</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm – Giriş
1.1. Giriş
1.2. Tedarik Zinciri Yönetimi Kavram ve Tarihçesi
1.3. Tedarik Zinciri İşbirliği 
İkinci Bölüm – Literatür Taraması
2.
2.1. Kuramsal Çerçeve
2.2. Değişkenler Arası İlişkiler ve Literatür Taraması 
Üçüncü Bölüm – Materyal ve Yöntem
3.
3.1. Evren ve Örneklem
3.2. Yöntem ve Veri Toplama Araçları
3.3. Araştırma Modeli ve Hipotezler
3.4. Faktör Analizi
3.5. Ölçeklerin Yapı Geçerliği ve Güvenilirliği 
Dördüncü Bölüm – Bulgular
4.
4.1. Demografik Bulgular
4.2. Geliştirilen Yeni Ürün Sayısı Farklılıklar T Testi
4.3. Çalışılan Tedarikçi Sayısı Farklılıklar T Testi
4.4. Tedarikçi Seçim Kriterleri Farklılıklar Varyans Analizi
4.5. Yapısal Eşitlik Modeli
4.6. Aracı Etki Analizleri
4.7. Rekabet Yoğunluğunun Düzenleyici Rolü
4.8. Sonuç ve Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91484</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd2a2da1-47bd-49e6-8839-489834b74228.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yıldız Doğdu</image:title>
            <image:caption>Yıldızın içinde iki âşık 
Yıldıza yazıldı roz altın üzerine 
Yetmiş bir pırlanta süslemişti yıldızı 
Her gün kalpleri beraber atıyordu 
Yıldıza mührünü basmıştı âşık 
Bir yüzük, yıldız yıldız 
Üstünde büyük bir yıldız 
Yıldızın altında iki büyük âşık 
Gökyüzüne yakın 
Saklı bir hilalde...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91485</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8e0cdc4-e99a-44bf-898c-b79f79e82b7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Terapide Yeni Ufuklar</image:title>
            <image:caption>Terapide Yeni Ufuklar psikolog ve psikolojik danışmanların hatta psikoloji ile ilgilenen herkesin terapilere karşı bakış açısını bir kez daha gözden geçirmesini ve yeni farkındalıklar kazanmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Kitapta yer alan terapi teknikleri, özellikle alışılmışın dışında metotları içeren tekniklerden seçilmiştir. Bu tekniklerin günümüzde psikolojiyle ilgilenen psikolog ve psikolojik danışmanların terapötik ortamdaki yaratıcı düşüncelerine katkı sağlayacağı ve hareket getireceği umulmaktadır. Psikoloji ve psikolojik danışmanlık öğrencilerinin alanda yetişirken ihtiyaç duydukları ve eksikliğini hissettikleri pratik ve işe yarar müdahaleleri kazanmalarının en etkili yolu, modern, postmodern ve kısa terapilerle tanışmalarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91486</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b3e7471-eb80-42e6-b4ae-62cfec3188a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Şecere-Yi Türk</image:title>
            <image:caption>Türk-Moğol tarihi açısından kaynak niteliği taşıyan bu eser, 17. yüzyılda Ebulgazi Bahadır Han tarafından yazılmıştır. 1663 yılında ölümü dolayısıyla yarım kalan ve daha sonra oğlu Enûşe Muhammed Bahadır Han tarafından tamamlanan Şecere-yi Türk, 15. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Harezm’de hüküm süren Yadigâroğlu Şeyban Özbek hanlarından başlayarak Şeybanîlerin tarihinin ve soylarının anlatıldığı bölümlerle Şeybanilerin tarihi hakkındaki ilk kaynak olma özelliğini  de taşır. 
Eser esas olarak Reşideddin’in Câmiü’t-tevârih’ine dayanır ancak Ebulgazi kimi bölümlerini kendi bilgisine göre düzenlemiştir. Ebulgazi Bahadır Han on yedi tane Çingiznâme kullandığını belirtir. Dokuz bölümden oluşan eserde Âdem’den başlayarak Moğol Han’a ve Cengiz Han’a kadar olan kısım ilk üç bölümde yer alır. Cengiz Han ve çocuklarının toprakları ile icraatları hakkındaki bilgiler yedinci bölümde tamamlanır. Son iki bölüm ise, Şeybânî Han ve çocuklarının tarihine ayrılmıştır. 
18. yüzyıldan itibaren Avrupa’da bilinen eser hakkında bu tarihten itibaren çeşitli çalışmalar yapılmış; Rusça, Fransızca, Almanca, Özbekçe, Kazakça, Modern Uygurca gibi çeşitli dillere çevrilmiştir. İlk Türkçe çeviri çalışması  Dr. Rıza Nur tarafından 1925 yılında Arap harfleriyle Türkiye Türkçesine yapılan çeviridir. Son yıllarda Rıza Nur’un çalışmasına, Özbekçe çeviriye ya da tek nüshaya dayanarak çeşitli çeviriler yapılmıştır. 
Elinizdeki çalışma Çağatayca eserin iki nüshasının karşılaştırılmasıyla kurulan metin ve metne dayalı ilk Türkçe çeviriden oluşmaktadır. Bu çalışmada yer almayan metnin Sözlük/Dizin’i ve izah gerektiren kısımların ele alındığı Açıklamalar kısmı ayrı bir cilt olarak yayımlanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91487</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04d497d6-5fb5-40f4-a2f0-a56510ace152.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç Ortağı Hollywood Kaan’ın Kitabı</image:title>
            <image:caption>Birkaç romanıma talip Hollywood senaristinin imla bilmediğini hatta yazdığı metnin imlasını benim düzeltmek zorunda kaldığımı hayretler içinde gördüğümde Hollywood’u oluşturan insan unsurunun liyakatini incelemeye koyulmuştum. Çok iyi oyuncular, sahneler, müzikler vardı, bunları seyretmek elbette etkileyiciydi ama o süreçte esas keşfettiğim başka bir şey oldu: Hollywood, Amerikan endüstrileri arasında en ayrıcalıklı ve imtiyazlı olandı. Neden, çünkü akıl almaz yüksek bütçeli filmler üreten bu yapı, aynı zamanda Amerikan mitini yaratan zihniyetin bir numaralı suç ortağıydı. Politikacılarla, iş adamlarıyla, orduyla, istihbarat teşkilatlarıyla birlikte hareket ediyor, olan biteni onların istekleri ve çıkarları doğrultusunda sunarak tahrip edebiliyor, hasılı sonunda önce kendi halkını, sonra da dünyayı kandırabiliyordu. Savaş çıkarabiliyor, savaşları sonlandırabiliyor, kahramanlar yaratabiliyor, korkaklar, teröristler, hainler saptayabiliyor ve dünyanın ekranda gördüklerine inanmasını sağlayan bir trans hâli yaratabiliyordu. 
İşin en acıklı yanı, bizimki gibi ülkelerde yaşayanlar da dâhil olmak üzere dünya entelijansiyasının önemli bir kısmı bu oyunu yutuyor, Hollywood’a asla hak etmediği bir huşu ile yaklaşıyordu. Bir bakıyordunuz incir çekirdeğini doldurmayan konularda uzun uzun söyleşiler yayınlanmış, moda görünüme uymak için saçını boyatan, burnunu kestiren kızcağızlar, kovboyluğa soyunan varoş delikanlıları sarmış ortalığı. Hepsinden öte de Amerika’nın dünyanın en zeki, en akıllı, en yenilmez gücü olduğuna dair bir inanç... 
Her neyse, tek bir kitapta devasa bir tezi hakkıyla savunmak kuşkusuz mümkün değil, istediğim konuyu size bir parça düşündürmek. Hollywood gerçeğini üzerinde pek durulmayan bu tarafıyla içselleştirebilirseniz, bunun Nasihatname’leri anlamanıza da katkıda bulunacağını düşünüyorum. 
Alev Alatlı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91488</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d22369d-a4dc-42fc-a9ee-b5d467419ed2.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Nasıl Kurtarılabilir</image:title>
            <image:caption>Türkiye Nasıl Kurtarılabilir? Prens Sabahattin’in, gözlem ve çözümleme yöntemine dayanan Science Sociale Okulu’nun görüşleri doğrultusunda Osmanlı İmparatorluğu’nun sosyal sorunlarının kaynaklarını göstererek bir yenileşme programı sunduğu kitabıdır. 
Prens Sabahattin ilk yazısından, 29 Mayıs 1949’da yazmış olduğu son mektubuna kadar aynı düşünceyi dile getirmiş, Türkiye’nin nasıl kurtulacağı konusunda önerilerde bulunmuştur. Türkiye’nin nasıl kurtulacağı yalnızca bir “seçim” sorunu değildir. Ona göre sorun ancak eğitimle yeni bir toplumsal yapı oluşturularak giderilebilir. 
Prens Sabahattin Batı için geçerli gelişme yönünü, Türkiye’nin de ilerleme yönü olarak kabul etmiştir. Sorunu Batılılaşma sorunu olarak ele almıştır. 
Türkiye Nasıl Kurtarılabilir? Prens Sabahattin’in, bir döneme damgasını vurmuş, bugün de yer yer tartışma konusu olan bu soruna kendine özgü çözümüyle damgasını vuran önemli çalışmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91489</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bc0ded5-cb36-4bab-80da-033421492e07.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanuni’nin Sigetvar’daki Türbe Kasabası</image:title>
            <image:caption>Kanunî Sultan Süleyman, Sigetvar muhasarası esnasında 7 Eylül 1566’da vefat etti. Padişahın naaşı gizlice tahnit edildi, namazı kılındı ve otağda tahtın altına defnedildi. Cenaze, daha sonra buradan İstanbul’daki ebedî istirahatgâhına nakledildi. Sultan Süleyman’ın bedeninin Sigetvar’da 42 gün boyunca toprakta kaldığı mekânda 1570’lerde bir türbe yapıldı. Etrafında mescid, tekke, palanka gibi binalar inşa edildi ve zamanla yeni bir kasaba yükseldi. Burası, Osmanlı dünyasının en sevilen türbe ve ziyaret makamlarından birisi oldu. Habsburglar 1688-1689’da Sigetvar’ı ele geçirdiklerinde Kanunî’nin türbesini yağmalayıp tamamen yıktılar. Buna rağmen mahalli halk türbeyi uzun süre hatırlamışlar ve denebilir ki, yerini ancak 20. yüzyılda unutmuşlardı. Türbenin kalıntıları son yıllardaki araştırmalar ve kazılarla gün ışığına çıkmaktadır. Bu kitapta, 16-17. yüzyıl Osmanlı müelliflerinin ve arşivi belgelerinin Sultan Süleyman’ın Sigetvar’daki türbesi, etrafındaki binalar ve kasaba hakkında verdikleri bilgiler bir araya getirilmiş ve incelenmiştir. Bu bakımdan elinizdeki eser, Muhteşem Süleyman’ın Sigetvar’daki hatıraları hususunda şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı çalışmadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91490</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca33a5c9-4428-482c-b187-c7efc37f25cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yemen Yolunda</image:title>
            <image:caption>Dün Yemen bize ne kadar yakındı?..
İstanbul’da memuriyette iken Yemen’e Vilayet Mektupçusu olarak tayin olunan Abdulgani Senî için Yemen bir Osmanlı toprağıydı ve uzak sayılmazdı. Ailesiyle birlikte kara, deniz ve demiryolunu kullanarak bir aylık zorlu bir yolculuk gerekiyordu, San’a’ya ulaşabilmesi için. İklim, kültür, insanlar, tabiat ve hatta rüzgârlar bile farklı olsa da Osmanlı henüz oradaydı. Suriye’de, Filistin’de, Irak’ta ve Hicaz’da olduğu gibi.
Osmanlı ordularının çöllere serpilmesinden birkaç yıl önce yapılan bu uzun seyahat kayıp eyaletlerdeki son ve belki de en uzun yolculuktu.
A. Senî de bunu hissetmiş gibi bir fotoğraf makinesi ile çıktı yola. O, görevine gitmekte olan sıradan bir memur değildi. Dikkatli bir seyyah, keskin analizleri olan bir Osmanlı aydınıydı. Vatanın son ufuklarına yolculuk ettiğinin farkındaydı. Gördüğü, duyduğu, tanık olduğu her şeyi dikkatli bir biçimde kayda geçirdi. Zaman zaman fotoğraf makinesini kullandı. Ufukların kısa zaman sonra daralacağını gördükçe yüreği kanadı, sesi kısıldı, kalemi sivrildi ve ortaya bu iki güçlü seyahatname eseri çıktı.
Elinizdeki birleşik iki kitap, kayıp eyaletlerdeki son yolculuğun hikâyesinden oluşuyor. Okudukça yürek sızlıyor, kalp ağrısı çöküyor ve uzak ufukların gölgesi yüreğimizi ürpertiyor.
Peki, bugün Yemen bize ne kadar uzak?.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91491</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d027cdef-ad4b-4944-bcbb-0a0f46138911.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıvılcım</image:title>
            <image:caption>Abdullah dönüp ahşap sandalyeye oturdu.
-Bir kıvılcım! Bir kıvılcım dahi çakamaz mıyız gardaş? Mehmet gelip Boyabatlının karşısında durdu.
-Kıvılcımı çakmasına çakarız da gardaş. Bu kıvılcım,  bunca kefereyi yakmaya yeter mi ki?
Yıl 1914…
Birinci dünya savaşının ayak sesleri yedi kıtadan duyulurken, memleketlerinden binlerce kilometre uzaktaki iki Osmanlı neferi vatanlarını korumak için bir plan yaptılar. İstanbul’u işgal etmek amacıyla yola çıkan haçlı ordularını durdurmak için göğüslerini siper edecek, gerekirse bu uğurda gözlerini kırpmadan can vereceklerdi. Türkiye’den Hindistan’a oradan da Avustralya’ya uzanan destansı bir mücadeleyi okuyacağınız bu kitap, bugünlerimizi borçlu olduğumuz ve tarihin bağrında unutulmaya yüz tutmuş aziz kahramanlarımızı hatırlamak için yazıldı. Ruhları şad olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91492</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/689c8186-7002-4201-b3d9-bba5af532283.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahtan Hürmüzlü’nün Otograf Piyesleri</image:title>
            <image:caption>Renklerimiz De Birdi... 
Iki Tarafta Bir Birbirinin Dilini Epiyi Anliri... 
Daha Niçin...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91493</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20d3b442-ac72-4ac6-8c36-b3f8c3a745ff.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi İnsan ve İyi Etiğe Giriş</image:title>
            <image:caption>Mary Whiton Calkins’in bu kitabı disiplinler arası çalışmanın erken örneklerinden biridir. Calkins, “İyi nedir?” sorusundan yola çıkarak, iyi insanın anlamını araştırıyor. Konu sosyal bilimlerin temel araştırma alanlarından biri olmasının yanı sıra, gündelik yaşamımızda sıklıkla kendimize sorduğumuz sorulardan biridir. Calkins, kitabının sadece bilim insanları için değil, konuyla ilgilenen herkes için anlaşılır olmasını hedeflemiştir. Bu nedenle, İyi İnsan ve İyi’nin ayrım gözetmeksizin herkese seslendiği söylenebilir. 
 
Bu kitabın ana amacı, etiği sadık, cesur, adil ya da ya da bunların tam tersi özelliklere sahip; isteyen, mücadele eden yaşayan insanları inceleyen bir çalışma alanı olarak ele almaktır. Bu amacı başka bir şekilde ifade edecek olursak, kitabın etiği, görevi, iyiliği, erdemi ya da değerleri soyutlayan bir bilim olarak görmediğini ama işine saygılı, iyi, erdemli insanın ve onun hedefinin bilimi olarak kavradığını söyleyebiliriz. Dolayısıyla somut bir şekilde kavranan etik psikolojinin kaçınılmaz bir çıkış noktasıdır ve sosyoloji biliminin kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91494</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd55b835-3069-4f99-9c30-c21433fd6eb1.jpg</image:loc>
            <image:title>İktidar</image:title>
            <image:caption>Modern felsefede iktidar konusuna geliştirilen yaklaşımlar arasında önemli bir yeri olan bu çalışmada, iktidar istencinin ortaya çıkarmış olduğu pek çok form tartışılıyor. Nobel ödüllü yazar Bertrand Russell, bir taraftan iktidarın felsefi anlamından tarihsel değişkenliklerine, ideal tasavvurlarından reel tekabüllerine kadar pek çok tipini değerlendirmeye tabi tutarken, bir taraftan da siyaset felsefesi için anahtar kavram denilebilecek pek çok kavramın tanımlamalarını ortaya koyuyor. Kuşkusuz iktidarın dizginlenmesinin özgürlük için önemini de vurgulayan yazar, elinizdeki yapıt boyunca güce ilişkin tartışmasını özgürlük mihenginde yürütüyor. Bu nedenle totaliter biçimlerin kasvetinden demokratik başarının imkânına kadar sürdürülen bu tahlil, içerdiği tespit ve tanımlamalar kadar yaptığı eleştiri ve önerilerle de okurların zihni üretkenliğini tetikliyor. İktidar, yeni tarihsel koşulları özgürlük namına tahlil edebilmeyi güncelliğini yitirmeksizin okurlarına sunan bir yapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91495</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b937699-ce8c-4b01-9199-bca8122fbcbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Silgiler</image:title>
            <image:caption>Kim yalan söylüyor, kim cinayeti örtbas etmeye çalışıyor. Peki, maktul ne zaman öldü? Öldü mü? 
Katilin tabancasından sadece kurbana nişan alınmamış aynı zamanda zaman çizgisi de parçalara ayrılacak şekilde vurulmuştur. Robbe-Grillet’in eserini okurken durup durup “Kim var orada?”, “Bir ses mi geldi?”, “O gölge de neyin nesi?” dercesine bir tekinsizlik hissiyle katilin peşine düşeceksiniz. 
Siz iz sürerken, dedektif gibi vakaya yaklaşırken katil de size mi yaklaşıyor? Attığınız her adım sanki bir pencere pervazından, bir kırtasiye vitrininden, sokağın dönemecinden izleniyor. 
Peki, üzerinize çektiğiniz şüpheyi silgiyle silmeniz mümkün müdür? Allain Robbe-Grillet sizi polisiyenin dar, nemli ve karanlık sokaklarında, elleriniz cebinizde, şüphe ve korku ensenizde;  garip bir cinayeti çözmek için ürpertici bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91496</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ae568fd-d7fc-45c7-a4ab-9b7e3c6e6c67.jpg</image:loc>
            <image:title>Comemadre</image:title>
            <image:caption>Burnu ve gözü yok ama ağzı var. 
1907’de Temperley Kliniği’ne iyileşmek umuduyla yatan, başına geleceklerden habersiz birçok hastadan birinin son sözü. 
O yıl klinikteki doktorlar bilim yaşam için mi, yoksa ölüm için mi karıştırmış vaziyettedir. 
Yüz yıl sonra ise korkunç deneyi yöneten doktorlardan birisinin torunu, bu kez sanat için benzer bir sorunun peşine düşüyor. 
Dehşet ve korkuya “burnu ve gözü” kör fakat kana susamış, ağzı hiç durmayan bir grup doktorun etik sınırları aşan deney hikâyesini okurken “comemadre”nin zehri damarlarınızda dolaşacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91497</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc4465cd-825f-4d87-ad5a-37c538f4c39b.jpg</image:loc>
            <image:title>İsyan</image:title>
            <image:caption>Viyana 1919: Birinci Dünya Savaşı’ndan tek bacağını kaybetmiş olarak dönen Andreas Pum, laterna çalarak geçimini sağlamak üzere izin belgesi alır ve böylece bir hırsız, suçlu ya da dilenci olmaktan kurtulur. Şans yüzüne gülmeye başlamıştır; evlenir. O artık iyi bir vatandaş, mutlu bir adamdır. Fakat sosyal koşullar aleyhine dönünce bu durumun nedenlerini kavramakta zorlanır. Pum şimdi dünyanın adaletsizliğiyle karşı karşıyadır. 
 
Joseph Roth, topluma ayak uydurmaya çalışan bir insanın çaresizliğini haykırdığı bu romanda sadece geride bıraktığımız 20. yüzyıla özgü bir krize değil, sosyal adaletsizliğin hüküm sürdüğü tüm zamanlara dair de bir öykü anlatıyor. İsyan bu bakımdan zamansız bir anlatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91498</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33d0ad1b-f023-4584-9e03-b24ad870104d.jpg</image:loc>
            <image:title>İsa&apos;nın Çocukluğu</image:title>
            <image:caption>Okyanusu aşan uzun bir deniz yolculuğunun sonunda bir adamla bir çocuğun bulunduğu gemi karaya yanaşır. Çocuğun, yani David’in annesi kayıplara karışmıştır ve gemide tanıştığı Simon ona sahip çıkarak sorumluluğunu üzerine alır. Ayak bastıkları bu yeni ülkede onlara yeni bir isim, yeni doğum günleri ve yeni bir hayat verilir. 
 
Bu iki yabancı tanımadıkları, gelenekleri ve dili hakkında hiçbir şey bilmedikleri bu ülkede David’in hiç hatırlamadığı annesini aramaya koyulurlar. Zira Simon onu görür görmez tanıyacaklarından emindir… 
 
Geneli diyaloglardan oluşan bu alegorik ve tekinsiz roman okurlara tam bir edebiyat şöleni sunuyor. Üçlemenin ilk kitabı İsa’nın Çocukluğu’nda çağımızın en büyük yazarlarından J.M. Coetzee, Kafka ve Beckett gibi ustaları aratmayacak bir cesaret ve yaratıcılıkla köksüzlük, yersiz yurtsuzluk gibi günümüze özgü temaları ele alıyor. 
 
“İsa’nın Çocukluğu bizi hem gizemli hem de düşsel bir diyara götürüyor… Anlam arayışına dair Kafkaesk bir mesel anlatıyor.” 
Joyce Carol Oates 
 
 
“Her zamanki gibi J.M. Coetzee tüm kategorilerin elinden ustalıkla kurtulmayı başarıyor… Bu duru, veciz ve şaşırtıcı ölçüde nükteli hikâye imgeleminizde kök salıyor.” 
Boyd Tonkin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91499</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dde3c42-0532-4ac8-ac4b-2c2778ea9378.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşten Atlamak</image:title>
            <image:caption>Sıra üçüncü ve son atlayışımda. Derin bir nefes alıp ilk adımımı atıyorum ateşe doğru. Bu kez biraz daha yükseğe zıplıyorum, ateşin değip geçen sıcaklığı siyah pantolonumun bileklerimi açıkta bırakan kısalığından sızıyor vücuduma...  
Ateşten Atlamak iki uzun öyküden oluşuyor. Bu iki öykü, küçük yerlere sığmayan hayatlar, elden kaçan, denetlenemez duygular, sıkışmışlık hissi, insanın korkularına karşın engel olamadığı kendini aşma dürtüsü hatta taşma hali gibi ortak temalara sahip. İkisinde de başkarakterler zorlu bir sınav vermek zorunda kalıyor; gerek yakın çevreleri ve toplum gerekse kendi kaygılarıyla gelen sınırlar karşısında tavır almaya itiliyorlar. Kitaba adını veren “Ateşten Atlamak” adlı öykünün anlatıcısı biricik sırrını artık içinde taşıyamazken, “Daha Uygun Bir Kader”in başkarakteri kendi yıkıcı duyguları ve ardından gelen pişmanlıkla yüzleşiyor. 
Fatma Nur Kaptanoğlu, Ateşten Atlamak’ta bu hayatta hepimizin er ya da geç vermesi gereken sınavlara, geçmemiz gereken sınırlara ve geleceğe yol alırken ardımızda bıraktıklarımıza odaklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91500</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40a5c162-68df-4ee0-b677-a7f8b6fed208.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Kuşlar Söyledi</image:title>
            <image:caption>Çoğumuz çocukluğa dair tek bir anıya sarılırız bazen. Bir gün, bir kişi, bir olay… Bütün çocukluğumuzu onun çevresinde öreriz. Hani çocukken bir yerimiz yara olduğunda tentürdiyot sürerlerdi üstüne, sonra da yanmasın diye üflerlerdi. Hayatımız boyunca birileri yaralarımıza iyi gelecek bir şeyler sürsün, sonra da acımızı almak için üflesin diye bekliyoruz.
 
Yekta Kopan’ın yeni öykü kitabında çocuklar var. Gerçekle gerçek ötesinin sınır çizgisinde yürürken dengesini bulmaya çalışan çocuklar. Yetişkinlerin sıkıcı ve yoz dünyasına sığamayan, hayata taptaze gözlerle bakan, yaralı olmasına karşın sorgulamaktan asla geri durmayan çocuklar. Cesaretlerini ceplerinde taşıyan çocuklar.
 
Kimi alabildiğine gerçekçi kimi cesurca yaratıcı ve oyunbaz kimi de distopyanın sınırlarında gezinen öyküleri bir araya getiriyor. Bana Kuşlar Söyledi. Ele aldığı çetin meselelere karşın kendine özgü mizahından, derin ironisinden ve yaşam sevincinden asla ödün vermiyor Yekta Kopan. Her şeye rağmen hayatın yanında olmamız hatta elden geldiğince “dans etmemiz” gerektiğini vurguluyor.
 
Çocukların dünyasından bakınca hâlâ umut var.
Çocuklar varsa umut var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91501</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a4f01c9-5445-44e0-a6a1-0dc99951051f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah, Anne</image:title>
            <image:caption>Ah, Anne romanı takıntılı, mazide yaşayan bir anne ile yüzü geleceğe dönük oğlu arasındaki çatışmayı konu edinir. İstanbul’un kalburüstü ailelerinden birine mensup olan Nedim, anne baskısı altında, neredeyse kimseyle görüştürülmeksizin eski usullerle büyütülmektedir. Fakat Nedim’in hayalleri büsbütün başkadır, o Batılı bir eğitim almak ister. Sonunda kazananlar oğullarını kendilerine saklayan, kendi mutluluklarından başka bir şey düşünmeyen anneler mi yoksa yenilik yanlısı sevdalılar mı olacak? Kendi kararlarını verebilen kadınlar mı yoksa evinden çıkmayarak boyun eğenler mi? Yanıtlar yaklaşık yüz yıldır dergi sayfalarında bugünün okuruyla buluşmak için bekleyen romanın satırları arasında gizli. Fazlı Necip (Selanikli) (1863/4-1932) Selanik’te doğdu. Rüştiyeyi bitirdikten sonra özel dersler aldı ve Fransızca öğrendi. İlk yazıları Gonce-i Edeb mecmuasında yayımlandı. Tercüman-ı Hakikat, Mirat-ı Âlem, Manzara, Gayret, Envâr-ı Zekâ ve Hizmet gibi gazete ve mecmualarda yazıları çıktı. Edebiyat âleminde tanınması Beşir Fuat ile mektuplaşmalarıyla oldu. Bu mektupları Beşir Fuat’ın intiharından sonra Mektubat adıyla kitaplaştırdı. 1895’te Selanik’te babasının kurduğu Asır gazetesinin 1909’a kadar başyazarlığını yaptı. II. Meşrutiyet’e kadar bu gazetede çeşitli romanları tefrika edildi ve çevirileri yayımlandı. 1903’te Avrupa’nın çeşitli şehirlerini gezdi. Bu geziye dair izlenimlerini Garba Doğru Bir Seyahat başlığıyla tefrika etti. II. Meşrutiyet sonrası Asır gazetesinin adını Yeni Asır olarak değiştirdi ve bu gazetede Küçük Hanım ve Menfi romanlarını yayımladı. Dönemin Dahiliye Nazırı Talât Paşa tarafından 1909’da Matbuat-ı Dahiliye müdürlüğüne atandı. Avrupa’ya gidip matbuat idarelerini inceledi. Döndüğünde basın kartı uygulamasını başlattı. İktidar değişince Ağustos 1912’de görevden alındı. 9 Ekim’de tutuklandı, 2 Aralık’a kadar Bekirağa Bölüğü’nde kaldı. 1 Mart 1925’te çıkarmaya başladığı Türk Hayatı mecmuasının son sayısına kadar başyazarlığını yaptı. Hayatının son dönemlerinde çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yönetici ve gönüllü olarak çalışmalar da yürütmüş olan Fazlı Necip’in seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91502</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3d7f675-1ed1-4a42-ac0b-7503b0e75afc.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Mühendisler</image:title>
            <image:caption>“Her mucit mühendis ya da her mühendis mucit değildir kuşkusuz; yine de birçok mühendis aynı zamanda mucittir.” Oxford Üniversitesi matematik profesörlüğünden emekli olan Ioan James bu önemli çalışmasında günümüzden 400 yıl geriye uzanarak elli bir büyük mühendisin biyografilerini kaleme alıyor. Kitap, on yedinci ile yirmi birinci yüzyıllar arasında dünyayı büyük oranda değiştiren mühendisliğin öncüsü isimlerin başarılarının yanı sıra her biri oldukça merak uyandırıcı yaşam öyküleri üzerinde de titizlikle duruyor. Kronolojik olarak düzenlenmiş biyografilerle, mühendisliğin yıllar içinde hangi toplumsal koşullarda geliştiğine dair çarpıcı bir tablo sunuluyor. Bilimsel ve teknik ayrıntıları asgaride tutan kitap, konuya ilgi duyan bütün okurları modern gelişmeleri kolayca izlemeye davet ediyor. Aralarında Watt, Trevithick, Babbage, Eiffel, Edison, Tesla, Hertz, Wright Kardeşler, Marconi, Tupolev, Shannon gibi pek çok büyük mühendise ait ilginç hayat hikâyelerini okurken bir yandan da istihkâm yapıları, kanallar ve köprülerden modern elektroniğe ve iletişim devrimine uzanan mühendislik tarihinin farklı yönlerine tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91503</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/173140e5-faec-4ddf-8d4f-101b6b755065.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarasconlu Tartarın</image:title>
            <image:caption>Alphonse Daudet (1840-1897): Tüccar bir ailenin çocuğu olan Daudet, ailesinin iflas etmesi üzerine eğitimini yarıda bırakıp Paris’te edebiyat çevrelerine katıldı. Şiir, roman, hikâye, mektup, anı-mektup türlerinde eserler verdi. Daudet’nin Değirmenimden Mektuplar’dan sonra, 1872’de yazdığı Tarasconlu Tartarin, Güney Fransalı bir av tutkununun Fransız Cezayiri’ndeki maceralarını anlatır. Yayımlandığı dönemde pek ilgi görmediyse de Don Kişot ve Sanço Panza’yı tek vücutta bir araya getiren naif palavracı Tartarin zaman içinde Fransız edebiyatının en sevilen komik karakterleri arasında yerini almıştır. Eser, on dokuzuncu yüzyılda Avrupalı zihinleri büyüleyen Doğu’ya bakışında hem bu oryantalist ilgiyi hem de bu ilginin nesnesi Doğu’yu mizahla dolu, güler yüzlü bir eleştiriye tabi tutar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91504</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/359146d5-3b3f-4b33-b2fd-dde98ba93f09.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarasconlu Tartarın (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Alphonse Daudet (1840-1897): Tüccar bir ailenin çocuğu olan Daudet, ailesinin iflas etmesi üzerine eğitimini yarıda bırakıp Paris’te edebiyat çevrelerine katıldı. Şiir, roman, hikâye, mektup, anı-mektup türlerinde eserler verdi. Daudet’nin Değirmenimden Mektuplar’dan sonra, 1872’de yazdığı Tarasconlu Tartarin, Güney Fransalı bir av tutkununun Fransız Cezayiri’ndeki maceralarını anlatır. Yayımlandığı dönemde pek ilgi görmediyse de Don Kişot ve Sanço Panza’yı tek vücutta bir araya getiren naif palavracı Tartarin zaman içinde Fransız edebiyatının en sevilen komik karakterleri arasında yerini almıştır. Eser, on dokuzuncu yüzyılda Avrupalı zihinleri büyüleyen Doğu’ya bakışında hem bu oryantalist ilgiyi hem de bu ilginin nesnesi Doğu’yu mizahla dolu, güler yüzlü bir eleştiriye tabi tutar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91505</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92a9df53-d0df-4739-94cd-f0f6d06418e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Medea. Sesler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Christa Wolf, 1996’da yayımlanan Medea.Sesler’de, Euripides’in tragedyasından beri defalarca işlenen hikâyeyi ele alır. Medea, hep çocuklarının canına kıyan canavar anne, kardeş katili, gönderdiği zehirli elbiseyle Korinthos Kralı Kreon’un kızı Glauke’yi öldüren büyücü, İason’un kaypaklığının kurbanı ya da kendi kökleriyle köprüleri atmış ebedi yabancı olarak betimlenmiştir. Ancak Wolf’un Medea’sı tutkunun çaresiz tutsağı değildir ve hiçbir suç işlememiştir. Ülkesini daha yüksek ve daha insani bir medeniyet arayışıyla terk etmiş, olağanüstü güçleri ve insani kusurları olan bağımsız bir kadındır. Yazar romanı, eski tanrıça merkezli dinlerin yerini ataerkil yönetimlere bıraktığı, kralların iktidar uğruna her şeyi göze aldığı bir çağa yerleştirir. Yabancılaşmanın insan varoluşuna sindiği bu çağda, yalnızca farklı kültürler arasında değil, aynı kültürel iklimde yaşayan cinsiyetler arasında da diyalog olanaksızdır. Margaret Atwood’un “hem görüntüleri yansıtan hem de sesleri yankılayan, aynalarla kaplı bir tünel”e benzettiği romanda Wolf, iktidarın işleyişini, iktidarın baskısı altında ezilenlerin davranış biçimini farklı bakış açılarından inceleyerek, insan topluluklarındaki şiddetin kaynağına inmeye çalışır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91506</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53d085ea-54c5-47ac-8eb2-d1c86f5b7e18.jpg</image:loc>
            <image:title>Medea Sesler</image:title>
            <image:caption>Christa Wolf, 1996’da yayımlanan Medea.Sesler’de, Euripides’in tragedyasından beri defalarca işlenen hikâyeyi ele alır. Medea, hep çocuklarının canına kıyan canavar anne, kardeş katili, gönderdiği zehirli elbiseyle Korinthos Kralı Kreon’un kızı Glauke’yi öldüren büyücü, İason’un kaypaklığının kurbanı ya da kendi kökleriyle köprüleri atmış ebedi yabancı olarak betimlenmiştir. Ancak Wolf’un Medea’sı tutkunun çaresiz tutsağı değildir ve hiçbir suç işlememiştir. Ülkesini daha yüksek ve daha insani bir medeniyet arayışıyla terk etmiş, olağanüstü güçleri ve insani kusurları olan bağımsız bir kadındır. Yazar romanı, eski tanrıça merkezli dinlerin yerini ataerkil yönetimlere bıraktığı, kralların iktidar uğruna her şeyi göze aldığı bir çağa yerleştirir. Yabancılaşmanın insan varoluşuna sindiği bu çağda, yalnızca farklı kültürler arasında değil, aynı kültürel iklimde yaşayan cinsiyetler arasında da diyalog olanaksızdır. Margaret Atwood’un “hem görüntüleri yansıtan hem de sesleri yankılayan, aynalarla kaplı bir tünel”e benzettiği romanda Wolf, iktidarın işleyişini, iktidarın baskısı altında ezilenlerin davranış biçimini farklı bakış açılarından inceleyerek, insan topluluklarındaki şiddetin kaynağına inmeye çalışır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91507</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dde06922-1ecc-4bc0-aa50-f0767e353ef3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah, Anne (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ah, Anne romanı takıntılı, mazide yaşayan bir anne ile yüzü geleceğe dönük oğlu arasındaki çatışmayı konu edinir. İstanbul’un kalburüstü ailelerinden birine mensup olan Nedim, anne baskısı altında, neredeyse kimseyle görüştürülmeksizin eski usullerle büyütülmektedir. Fakat Nedim’in hayalleri büsbütün başkadır, o Batılı bir eğitim almak ister. Sonunda kazananlar oğullarını kendilerine saklayan, kendi mutluluklarından başka bir şey düşünmeyen anneler mi yoksa yenilik yanlısı sevdalılar mı olacak? Kendi kararlarını verebilen kadınlar mı yoksa evinden çıkmayarak boyun eğenler mi? Yanıtlar yaklaşık yüz yıldır dergi sayfalarında bugünün okuruyla buluşmak için bekleyen romanın satırları arasında gizli. Fazlı Necip (Selanikli) (1863/4-1932) Selanik’te doğdu. Rüştiyeyi bitirdikten sonra özel dersler aldı ve Fransızca öğrendi. İlk yazıları Gonce-i Edeb mecmuasında yayımlandı. Tercüman-ı Hakikat, Mirat-ı Âlem, Manzara, Gayret, Envâr-ı Zekâ ve Hizmet gibi gazete ve mecmualarda yazıları çıktı. Edebiyat âleminde tanınması Beşir Fuat ile mektuplaşmalarıyla oldu. Bu mektupları Beşir Fuat’ın intiharından sonra Mektubat adıyla kitaplaştırdı. 1895’te Selanik’te babasının kurduğu Asır gazetesinin 1909’a kadar başyazarlığını yaptı. II. Meşrutiyet’e kadar bu gazetede çeşitli romanları tefrika edildi ve çevirileri yayımlandı. 1903’te Avrupa’nın çeşitli şehirlerini gezdi. Bu geziye dair izlenimlerini Garba Doğru Bir Seyahat başlığıyla tefrika etti. II. Meşrutiyet sonrası Asır gazetesinin adını Yeni Asır olarak değiştirdi ve bu gazetede Küçük Hanım ve Menfi romanlarını yayımladı. Dönemin Dahiliye Nazırı Talât Paşa tarafından 1909’da Matbuat-ı Dahiliye müdürlüğüne atandı. Avrupa’ya gidip matbuat idarelerini inceledi. Döndüğünde basın kartı uygulamasını başlattı. İktidar değişince Ağustos 1912’de görevden alındı. 9 Ekim’de tutuklandı, 2 Aralık’a kadar Bekirağa Bölüğü’nde kaldı. 1 Mart 1925’te çıkarmaya başladığı Türk Hayatı mecmuasının son sayısına kadar başyazarlığını yaptı. Hayatının son dönemlerinde çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yönetici ve gönüllü olarak çalışmalar da yürütmüş olan Fazlı Necip’in seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91508</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/409a6b31-f0ba-475c-81af-594f745ce5bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur Kaçağı</image:title>
            <image:caption>Ne Vakit Maçka’dan Geçsem
Limanda Hep Gemiler Olurdu
Ağaçlar Kuşlar Gibi Gülerdi
Bir Rüzgâr Aklımı Alırdı
Sessizce Bir Cıgara Yakardın
Parmaklarımın Ucunu Yakardın
Kirpiklerini Eğerdin Bakardın
Üşürdüm İçim Ürperirdi
Felâketim Olurdu Ağlardım
Üçüncü Şahsın Şiiri ’Nden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91509</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/431037da-d941-4eb9-b052-b0fa6f6c1f84.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sözlüğüm Araçlar</image:title>
            <image:caption>İlk Sözlüğüm Araçlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91510</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/351bc628-83b0-48a1-8985-0736b9c369ff.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sözlüğüm Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>İlk Sözlüğüm Hayvanlar</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>