﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91216</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/672195c5-a383-4423-9645-4a36dce0a67a.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprakyiyen</image:title>
            <image:caption>Toprağı okşadım, avucumu kapadım, María’nın ve onca kızın, başka bir kadının bedeninden olma sevgili kızların gittiği yere açılan anahtarı elimde tutarak ayağa kalktım. Toprağı tutup yuttum, biraz daha, biraz daha, yeni gözlerim ortaya çıksın ve görebileyim diye.   Her köşesinden adaletsizlik fışkıran Buenos Aires varoşlarında yaşayan isimsiz kız dürtülerine uyarak toprak yemeye başlayınca doğaüstü bir yeteneği ortaya çıkar: Toprakla temas edenlere dair gaipten görüntüler görebilmektedir. Kaybettiklerinin izini bulmak isteyen insanlar bahçesine toprak dolu şişeler bırakmaya başlar. Artık Toprakyiyen diye anılacak kız toprağın gizlediği ürpertici sırları çözerken bir yandan da kendi kaderini çizmeye çalışacaktır.   Toprakyiyen’de Dolores Reyes kadın ve çocukların dibe itildiği, şiddetle şekillenen eril dünyanın karanlığına büyülü bir ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91217</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa45b598-f7d0-412c-a213-d08505739e36.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Macerası - Eric Vale (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Eric Vale’nin bu defa çok ciddi bir sorunu var! Başı büyük bir belada! Okul müdürü Porter, Eric’in raydan çıktığını düşünüyor. Mutant Vampir Zombi Kurt Adam Uzaylılar gezegenimizi işgal etmeye hazırlanıyorlar mı cidden? Eğer Eric bu soruya mantıklı bir cevap bulamazsa insanlığın geleceği tehlikeye girecek.
Eric Vale ile beraber süper bir uzay maceresına girmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91218</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8765e8f0-4321-41d6-b03b-7ea21eb7bfd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Prenses Brambilla</image:title>
            <image:caption>Roma Karnavalı’na katılan aktör Giglio Fava, kendini bir masal dünyasının içinde bulur ve katıldığı bu gerçeküstü dünyada kendine hayalî bir ikiz yaratır. O artık Cornelio’dur ve Prenses Brambilla’ya âşık olur. Dahası, aşkının karşılık bulduğuna inanır.

Eserlerinde gerçek ile fantastiği kaynaştırarak göçebe, geçişken dünyalara dönüştüren Hoffmann, Prenses Brambilla’da gündelik hayatı masal, karnaval, mit, tiyatro ve rüya gibi alegorik düzlemlerle eşleştiriyor. Prenses Brambilla farklı dünyalar arasındaki sınırların kaybolup kimliklerin iç içe geçtiği bir Hoffmann masalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91219</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdee62f0-bec5-43a3-9499-f93c6b7fc3f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tefeci Gobseck</image:title>
            <image:caption>Balzac İnsanlık Komedyası’nda 19. yüzyılın ilk yarısını ve Fransa’yı kapsayan, yaşanmış gerçeklikten çok onun bir tür aynası niteliğini taşıyan, kendi tarihi, coğrafyası, soyluları ve burjuvazisi, esnafı ve köylüleri, politikacıları ve züppeleri daha da önemlisi kendi yasaları, felsefesi, bilimi bulunan alabildiğine özgün bir roman evreni yarattı.
Yüz otuz yedi eserden oluşan yirmi altı ciltlik devasa yapıtın Özel Yaşamdan Sahneler bölümünde yer alan Tefeci Gobseck’de, Balzac bu kez bir tefecinin de dahil olduğu bir aile dramını genç avukat Derville’in gözünden anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91220</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/021d4fba-30c9-400d-acd6-b21b99fa1115.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Çift İpek Çorap ve Başka Öyküler</image:title>
            <image:caption>Amerikalı yazar Kate Chopin’in dokuz kısa öyküsünden oluşan bu kitaptaki hikâyelerin neredeyse tamamı, Kanada’nın Acadia (bugünkü Nova Scotia) kırsalında ya da Acadia halklarının göç ettiği Louisiana’da geçer ve Fransızca konuşan Acadia, Creole ve Cajun halklarının yaşantısına odaklanır.
Chopin’in bu kısa öykülerindeki kadın karakterler içlerindeki tutkuyu keşfetme, kabullenme ve duygularına teslim olma yetenekleriyle yazarın kült romanı Uyanış’ın başkarakteri Edna’nın öncülüdürler. Her seferinde karar veren, harekete geçen, inisiyatifi alan, olayların seyrini değiştiren bu kadın karakterler aynı yaratıcıları gibi, kaleme alındıkları döneme göre zamanlarının ötesinde istisnai bir zihinsel özgürlüğe ve cesarete sahipler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91221</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fa7718b-ba8c-4cae-a309-92a437eb162e.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanfil ve Yasemin (Açıklamalı Orijinal Metin)</image:title>
            <image:caption>Bu kadar aydır en hararetli bir aşkla temas etmiş, en samimi bir hayatla yaşamıştı. Hâlâ neydi, nasıl bir kadındı, bunu bilmiyordu. Hatta hissiyatına, hevesatına hulul etmek mümkün olamamıştı. Her teşebbüsünde meçhul kalmıştı. Düşünüyordu. Sevmiş miydi? Sır! Neydi? Muamma! Bir rüya gibi anlaşılmadan zail olmuştu. Bir sfenks olarak görünmüş, bir sfenks olarak geçip gitmişti…   1923’te tefrika edilen ve ilk olarak 1924’te kitap olarak basılan Karanfil ve Yasemin, Eylül’le haklı bir şöhret kazanmış olan Mehmet Rauf’un dönem anlatıcılığında da ne kadar usta bir yazar olduğunu gösteren, oldukça önemli bir roman. Romanın arka planında, değişen Türkiye’nin değişen insanlarını, insan ilişkilerini, kıyafetlerini, çay partilerini tartışan yazar; ön plandaysa yoğun ve zorlu bir aşk hikâyesini, bu hikâyenin üç kahramanını da enfes tahlil yeteneğiyle irdeleyerek sunuyor.   Bugüne kadar hak ettiği ilgiyi görmeyen bu büyük roman, ilk baskısı ile tefrikası karşılaştırılarak ve yazarının diline müdahale edilmeden yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91222</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d9ab8b4-627e-4ce2-a5d9-c558069290ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanfil ve Yasemin (Günümüz Türkçesiyle)</image:title>
            <image:caption>Bu kadar aydır en ateşli bir aşkla temas etmiş, en samimi bir hayatla yaşamıştı. Hâlâ neydi, nasıl bir kadındı, bunu bilmiyordu. Hatta hissiyatına, heveslerine dahil olmak mümkün olamamıştı. Her teşebbüsünde belirsiz kalmıştı. Düşünüyordu. Sevmiş miydi? Sır! Neydi? Muamma! Bir rüya gibi anlaşılmadan yok olmuştu. Bir sfenks olarak görünmüş, bir sfenks olarak geçip gitmişti…   1923’te tefrika edilen ve ilk olarak 1924’te kitap olarak basılan Karanfil ve Yasemin, Eylül’le haklı bir şöhret kazanmış olan Mehmet Rauf’un dönem anlatıcılığında da ne kadar usta bir yazar olduğunu gösteren, oldukça önemli bir roman. Romanın arka planında, değişen Türkiye’nin değişen insanlarını, insan ilişkilerini, kıyafetlerini, çay partilerini tartışan yazar; ön plandaysa yoğun ve zorlu bir aşk hikâyesini, bu hikâyenin üç kahramanını da enfes tahlil yeteneğiyle irdeleyerek sunuyor.   Bugüne kadar hak ettiği ilgiyi görmeyen bu büyük roman, yazarının diline en az müdahaleyle günümüz Türkçesine uyarlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91223</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/824e40fc-8acb-4d49-bac8-f373a7298b73.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Kahraman - Eric Vale (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Eric Vale’nin okulunda “Süper Kahraman Haftası” düzenleniyor ve Eric’in de bu haftaya özel süper yaratıcı fikirleri var. Ama Eric sürprizleriyle herkesi şaşırtmayı planlarken kendisi büyük bir maceranın ortasına düşüyor. Ürkütücü mutantlar, tuhaf orang-utan ayı ve Öcü Böcü Adam… Eric bütün bu gariplikleri bir Süper Kahraman gibi aşabilecek mi, yoksa her şey bir felakete mi dönüşecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91224</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80a68718-6dcf-49da-81c0-a55f7bf3e38d.jpg</image:loc>
            <image:title>Divanu Lugati&apos;t-Türk&apos;te Tekrarlı Atasözleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Birinci Bölüm:
Divanu Lugati’t-Türk’te Tekrarlı Atasözleri
İkinci Bölüm:
Değerlendirme Ve Sonuç Değerlendirme
Sonuç
Kaynaklar
Divanu Lugati’t-Türk’teki Tekrarlı Atasözleri Ve Muhtemel Asıl Şekilleri
Dizin
Özgeçmiş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91225</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bed7dd60-9b00-4d14-98b3-64277bdce973.jpg</image:loc>
            <image:title>İşletmelerde Dijital Yönetim</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Bölüm 1
Dijital Dönüşüm: Rekabet, Strateji Ve Türkiye’nin Hedefleri
Bölüm 2
Dijitalleşme Ve İnsan Kaynakları Uygulamaları
Bölüm 3
Dijitalleşme Ve Entelektüel Sermayede Dönüşüm
Bölüm 4
Geleneksel Takımlardan Sanal Takımlara: Dijital Çağın Yeni Çalışma Modeli
Bölüm 5
Dijital Liderlik
Bölüm 6
Dijitalleşme Çağında Rekabeti Yeniden Düşünmek
Bölüm 7
Dijital Dünyada İşletmelerde Büyük Verinin Kullanımı
Bölüm 8
Dijitalleşme Ve Sürdürülebilirlik
Bölüm 9
Dijitalleşme Ve Finans Sektörü
Bölüm 10
Dijital Dönüşümün Muhasebe Sektörüne Etkisi
Bölüm 11
Dijital Dünyada Pazarlama
Bölüm 12
Değişen Dünyada Müşteri İçin Değer Yaratmak
Bölüm 13
Dijital Dönüşümde Kültürel Entegrasyon Yol Haritası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91226</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4bb6ce9-2cd2-4cee-8060-81cf81f09083.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Dünyası Üzerine Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Göç, Dayanışma ve Uyum Bağlamında Rozana Penceresinden Günümüze Antakya’da Yaşayan Suriyeli Kadınların Sosyalleşme Alanları: Sıbhiyyi ve Jam’iyya (İstikbal)
Antik Dönemde Kadın: Prehistorik Kadın’dan Havva’ya Kadar
Kişisel Markalaşma Fenomeni: Kadın Ceo’lar Örneği
Emperyalizm ve Savaş: Anadolu Kökenli Yunan Edebiyatçı Dido Sotiriou’nun Yazılarında Küçük Asya Seferi Ya Da Türk Kurtuluş Savaşı
Kadın ve Takı: Antik Dönem Kuyumculuğuna Genel Bir Bakış
Kadına Karşı Şiddet ve Kadın Olmak
Yabancı Mahkemelerin Ortak Velayet Kararlarının Türkiye’de Tenfiz Sorunu
Asri Hayat Asri Kadın: Cumhuriyet Döneminde İstanbul’da Ev Modası
Süryani Hagiografisinde Kadın Azizeler
Osmanlı Devleti’nde Müslüman Kadınlara Uygulanan Yasaklar ve Kısıtlamalar
Tarihte Türk Kadınının Serüveni ve Mustafa Kemal’in Türk Kadınına Bakışı
Türkiye’de Kadının Sosyo-Ekonomik Yapısı: Kahramanmaraş Örneği
Kurtuluş Savaşı Yılları Güney Cephesinde İstiklal Kahramanı Bir Kadın: Tayyar Rahime Hatun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91227</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/209c8767-6306-48aa-97eb-4dccdddda932.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat, Şehir, İnsan</image:title>
            <image:caption>Bir gün bir kitap okuyup bütün hayatınız değişir mi bilmem... Ama bu kitapla hayatınız güzelleşir... 
  -Ecz. Gürünay Çalışır 

Okuduğum her yazı, bilginin sonsuzluğunda yeni keşif heyecanı yarattı bende. Yeni şehirler, yeni hayatlar, yeni yaşanmışlıklar... Benim için hepsi unuttuğum ya da yeni öğrendiğim bilgilerdi. Okudukça şaşırdım, heyecanlandım. Gurur duydum... 
  -Zir. Müh. Belgin Durgun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91228</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef6c5598-d12e-4c00-915e-61a1ca54726b.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Pazarlama Yöntemleri ve Turizme Yansımaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
1. Bölüm
Dijital Pazarlama Ve Turizme Yansımaları
2. Bölüm
Sosyal Medya Pazarlaması Ve Turizme Yansımaları
3. Bölüm
Etkili Kişi(Influencer) Pazarlaması Ve Turizme Yansımaları
4. Bölüm
İçerik Pazarlaması Ve Turizme Yansımaları
5. Bölüm
Viral Pazarlama Ve Turizme Yansımaları
6. Bölüm
Satış Ortaklığı Pazarlaması (Affiliate Marketing) Ve Turizme Yansımaları
7. Bölüm
Gerilla Pazarlama Ve Turizme Yansımaları
8. Bölüm
Ağızdan Ağıza Pazarlama Ve Turizme Yansımaları
9. Bölüm
Yeşil Pazarlama Ve Turizme Yansımaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91229</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1b25a45-09c0-49a9-a120-20125ceba4b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatih İstanbul’da</image:title>
            <image:caption>“Genç Fatih, bir aralık gözlerini kapadı, bu uğultuyu dinledi. Bizans, 1125 yıldan beri Şarkî Roma’ya payitahtlık eden büyük şehir, sanki ev ev, köşe köşe, mahalle mahalle yıkılıyor, çöküyor, kayboluyordu. Kulaklara akseden uğultuda böyle derin ve umumî bir inhidamın iniltisi seziliyordu. 
Fatih, bu iniltiye dayanamamış gibi göründü. Yüzünü yanı başında duranlardan Zağanos Paşa’ya döndürdü: 
“Şehir,” dedi, “yıkılmasın, canım sıkılır.” 
O, imanlı bir sesle efendisini temin etmekte acele gösterdi: 
 “Türkler, şehir almayı bildikleri kadar aldıkları şehirleri korumayı da bilirler. İstanbul’un tek bir taşı yerinden düşmeyecektir sultanım.” 
  İstanbul’un fethi sadece Türk tarihini değil dünya tarihini de şekillendiren mühim olaylardan birisidir. Fetih ve Fatih hakkında gerek yurt içinde gerekse yurt dışında pek çok kitap yayımlanmış fetih, araştırmacısından romancısına her türden yazarın eserlerine konu olmuştur. Türk edebiyatında tarihî roman denince akla gelen ilk isimlerden birisi olan M. Turhan Tan’ın Yedigün dergisinde neşredilen bu kısa fakat çarpıcı romanı Fatih İstanbul’dafetih kitaplığına küçük de olsa katkı sağlayacak cinstendir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91230</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fca51c00-8c72-4bd4-b908-16c497bbacd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatih ve Fetih</image:title>
            <image:caption>“İkinci Murad’ın vasiyetnamesi mucibince Fâtih’in tahta çıkar çıkmaz İstanbul meselesini ele aldığından bahsedilir. Fetih’le neticelenen ve İkinci Mehmed’e “Fâtih” ve “Ebu-l-Feth” unvanlarını kazandıran yedinci muhâsara Hicret’in 857 senesi 26 Rebi’ül-evvel ve “Julien” denilen eski Milâd takviminin 1453 senesi 6 Nisan Cuma gününden aynı Hicri ve Milâdî senelerin 20 Cumada-l-ula ve 29 Mayıs Salı sabahına kadar 53 gün sürüp 54’üncü günü erkenden şehir fethedilmiştir: Bugün kullanmakta olduğumuz “Gregorien” ismindeki yeni Milâd takviminde muhâsara başıyla fetih günü 15 Nisan ve 7 Haziran Cuma ve Salı günlerine tesadüf etmektedir. Bu vaziyete göre İstanbul’un Fethi sekiz buçuk asırlık dinî ve dört asırlık millî bir ideal uğrunda devir devir ve dalga dalga dökülmüş Müslüman ve Türk kanlarının temin ettiği çetin ve muazzam bir netice demektir: İşte bundan dolayı İstanbul Fethi yeryüzündeki bütün Müslümanlarla bütün Türkler için tarihin en büyük vak’asıdır.” İsmail Hami Danişmend İsmail Hami Danişmend’in Fatih’in Hayatı ve Fetih Takvimi ve İstanbul Fethinin İnsanî ve Medenî Kıymeti adlı eserleri birleştirilerek oluşturulan Fâtih ve Fetih, dünya tarihine yön veren; hakkında sayısız eser yazılmış olan İstanbul’un fethini bu Danişmend’in sıra dışı bakış açısıyla okumamıza imkân sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91231</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de4cc77c-acc8-445f-80a7-0330be7ca04d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk ve Türklük Hakkında Az Bildiklerimiz</image:title>
            <image:caption>Bu küçük el kitabı, Türk dili, tarihi, edebiyatı, sanatı ve kültürü hakkında çok fazla bilgisi olmayan gençlerimize ve yabancı kişilere özet bilgiler verebilmek amacı ile hazırlanmıştır. Burada verilen bilgiler, Türklükle ilgili geniş konuların özetlerinin de özeti niteliğinde olup, konularla ilgili kaynaklar da metinlerin içinde gösterilmiştir. Bu kitapçık, otobüste, trende, uçakta seyahat eden; bekleme salonlarında vakit geçiren meraklılara hem bilgi aktaracak, hem de zamanlarını değerlendirmelerini sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91232</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e2cdc0c-7155-411a-a5c6-c2828337b9c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Enformasyon Çağında Marx Okumak</image:title>
            <image:caption>Ünlü Marksist biliminsanı ve eleştirel medya kuramcısı Christian Fuchs; internet, dijital emek, sosyal medya, medya endüstrileri ve dijital sınıf mücadeleleri gibi günümüz olgularından faydalanarak medya ve iletişim çalışmaları perspektifinden Marx’ın temel kavramlarını inceliyor. 
Enformasyon çağında okurların Karl Marx’ı anlamalarına yardımcı olan Fuchs, Marx’ın en önemli ve çığır açan yapıtı Kapital Cilt 1 için her bir bölümüne karşılık gelen kapsamlı bir giriş sunuyor. 
 
Fuchs çeşitli uluslararası güncel örneklerle, Amazon, Google ve Facebook gibi ulusötesi medya şirketlerinin küresel kapitalizmin denetiminde giderek daha etkin bir rol oynadığı bu dönemde Marx ve eserlerinin devam eden önemini vurguluyor. 
 
Her bir bölümün sonunda yer alan tartışma soruları ve alıştırmalar, okurların Marx’ın çalışmalarını günümüz bağlamlarına daha derinlikli uygulamalarına yardımcı oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91233</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6c3faad-a826-48c7-bd0b-b8bcd1e142d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Yarısından Sonra Bir Saat - Novalis</image:title>
            <image:caption>Hermann Hesse’nin, yapıtında izlediği yolu anlamak isteyen okurlar için gençlik dönemi eserleri arasında önem atfedip HERMANN LAUSCHER ve PETER CAMENZIND kitaplarıyla birlikte andığı ve henüz yirmi bir yirmi iki yaşlarında kaleme aldığı GECE YARISINDAN SONRA BİR SAAT masalsı atmosferiyle, Maeterlinck’in etkisi altında genç bir yazarın kendisine yarattığı düş ülkesinden ezgiler niteliğindedir. 
Yazarın ilk düzyazı denemelerinden, yine aynı yıllarda yazdığı, kitap sevgisine ilişkin “Novalis” öyküsü, bibliyofil anlatıcının aktarımıyla okuru eski kitapların geçmişteki ve gelecekteki hayali okurları ve dostluk üzerine düşündüren bir yolculuğa çıkarır; bu yolculuk boyunca romantizmin öncülerinden 18. yüzyıl sonu Alman şairi Novalis’in yapıtını selamlar. 
“Şimdi burada gördüğün ne varsa, her şey bütün gerçekliklerden daha güzel ve bütün gerçekliklerden daha gerçek.” 
Sözler metalden yapılmış gibi, yavaş ve ağır okunuyor. Buna rağmen kitap edebi değil. En iyi yerlerinde gerekli ve tuhaf. Taşıdığı huşu içten ve derin. Sevgisi büyük ve içindeki bütün duygular saf: Sanatın eşiğinde duruyor. 
 Rainer Maria Rilke (GECE YARISINDAN SONRA BİR SAAT kitabına dair)  
GECE YARISINDAN SONRA BİR SAAT’teki düzyazılar üzerinde çalışırken, kendime bir sanatçı-düş ülkesi, bir güzellikler adası yaratmıştım; düzyazılardaki şiirsellik güncel dünyanın çalkantılarından ve en diplerinden geceye, düşlere ve yalnızlıkların güzelliğine bir geri çekilme anlamı taşımaktaydı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91234</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/013e9d88-5a1c-4bec-8db1-8cddeb44c05e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yitik Dünya</image:title>
            <image:caption>Shannon Moss, Donanma Suç Araştırma Birimi’nin gizli bir bölümünde çalışıyordu. 1997 yılında, Batı Pennsylvania’da, bir komandonun ailesinin cinayetini araştırma görevini aldı, ayrıca ailenin kaybolan genç kızını da bulması gerekiyordu. Moss, geleneksel emniyet güçlerine söylemese de, kayıp komandonun USS Terazi isminde bir uzay gemisinde astronot olduğunu biliyordu. Bu gemi, Derin Zaman’ın akıntıları içinde kaybolmuştu. Moss zaman yolculuğunun zihinsel travmalarını ilk elden yaşamıştı ve komandonun gelecekteki tecrübelerinin bu şiddeti tetiklediğini düşünüyordu.  
Moss, kendi geçmişindeki bazı acıların da etkisiyle, kayıp kızı ve katili bulmak için zamanda ileriye, muhtemel geleceklerden birine gidecek ve 1997’deki bu cinayeti çözmesine yarayacak kanıtları bulmaya çalışacaktı. O, zamanda yolculuk yapıp farklı geleceklerden ipuçları toplarken, bir cinayetten çok daha korkunç bir kader, tüm insanlığın sonunu getirecek bir kıyamet gittikçe günümüze yaklaşıyordu. 
Tom Sweterlitsch’ten Yitik Dünya, yapısıyla ve üslubuyla Inception ile True Detective’i akla getiren, labirentimsi kâbus atmosferiyle tüyler ürpertici bir bilimkurgu polisiye.
“Hem zamanı hem de akılları büken bir polisiye. 12 Maymun ile True Detective’in bir karışımı gibi.” –Sylvain Neuvel
“Türler arasındaki sınırlara meydan okuyan, büyük fikirlere sahip bir roman. Destansı ve akıl almaz.” –Blake Crouch</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91235</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a699e902-7f96-44b0-8efc-9f20607f21ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğer Kızın Olsaydım</image:title>
            <image:caption>Belki de sadece sıradan bir kızımdır. 
 
Amanda Hardy, yeni okuluna başladığında her genç gibi arkadaş edinmek ve ortama uyum sağlamak istiyordu. Fakat çok önemli bir sırrı vardı. Eskiden Andrew olduğu öğrenilirse, her şey yine tepetaklak olabilirdi. 
 
Kendini korumak için ne kadar duvar örse de sevgisiz geçen bir hayat yaşamak sayılmazdı. İlk görüşte tutulduğu Grant’le zaman geçirdikçe, kendisiyle ilgili her şeyi ona açıklamak daha da zorlaşıyor, kendini daha da büyük bir açmazda buluyordu. 
 
Gerçekler, aşkına mı yoksa hayatına mı mal olacaktı? 
 
• Publishers Weekly • Kirkus • iBooks • Barnes &amp; Noble • Amazon ve • Bustle’a göre YILIN EN İYİ ROMANI 
 
“Bu cesur, ilham verici ve muhteşem kitabı mutlaka okuyun.” —Jennifer Niven 
 
“Eğer Kızın Olsaydım, önyargılarınızı kıracak.” —Nina LaCour 
 
“O kadar önemli bir kitap ki bitirir bitirmez herkesle paylaşmak isteyeceksiniz.” —Julie Murphy 
 
“Hayattaki yerini bulmaya çalışan bir gencin gerçekçi portresi.” —Washington Post 
 
“Umuda dair büyüleyici bir hikâye.” —Publishers Weekly, starred review 
 
“Farklı hissetmeye ve önyargılara dair sevgi ve umut dolu bir roman.” —Kirkus, starred review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91236</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d7b1c18-e87c-4e7f-9f04-87711695449b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalancılar İçin Sihir</image:title>
            <image:caption>Ivy Gamble’ın özel dedektiflik kariyerinin önü açık gibi görünüyordu. Uzun zamandır görüşmediği kız kardeşi Tabitha’nın sahip olduğu sihir yeteneği ona bahşedilmemişti ama sıradan hayatından gayet memnundu. Ivy, kardeşinin öğretmenlik yaptığı ve sihir gücüne sahip öğrencilerin yetiştirildiği Osthorne Akademisi’ndeki gizemli bir vakayı çözme görevini kabul ettiğinde, fırsat ayağına gelmişti. Artık sıradan vakalarla uğraşan değil, ciddi bir cinayet davasını çözebilecek türden, iyi bir dedektif olmak istiyordu ve cevaplar oradaydı, hepsi önündeydi. Tabii Ivy onları görecek kadar iyi olabilirse… 
 
“Bu merak uyandırıcı kitap sizi kesinlikle kendine bağlayacak.” –Veronica Roth 
 
“Biraz Veronica Mars biraz Harry Potter.” –The Nerd Daily 
 
“Akıl dolu ve sürükleyici…” –Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91237</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72087f9c-ecc4-4d55-86ce-c60b8eaf45de.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Fermanı</image:title>
            <image:caption>“Kanla yazılan ancak kanla bozulur.” 
 
Akla gelmeyenin başa neler getireceğini kim nereden bilebilir? Ufacık bir domino taşının her şeyi yerle yeksan etmesi için tüm şartlar hazır. Korku kendine yer bulmak için sırasını bekliyor. O, bulduğu yerde köklenmek isteyen tohum sanki. Kanla beslenip boy atan bir ağaç. 
 
Şafak Güçlü, Kan Fermanı ile bu toprakların korku için ne kadar bereketli olduğunu gösteriyor okura. Sürekli devan eden temposu, şaşırtıcı kurgusu ve nefes alıp veren karakterleriyle uzun zaman unutamayacağınız bir roman. 
 
“Vampir elindeki rulo şeklinde tuttuğu fermanı açtı. Parşömen kâğıdın üstünde kurumuş kan lekeleri ve silikleşmiş Arapça yazılar vardı. Bir süre bekleyen yaratık mırıldanmaya başladı! Bir anda önlerindeki ateş harlayarak yükseldi. Kıvılcımlar mağaranın onlarca metrelik tavanını bir anlığına yaladı ve yeniden normale döndü. Bununla birlikte diğer yaratıklar yeniden aynı sözleri mırıldanmaya başladı. Şimdi tüm mağarada yankılanan anlaşılmaz bir uğultu gittikçe yükseliyordu. 
Artık ölümcül ayin başlamıştı!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91238</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a2dfbf5-1cc3-4e2c-803f-5a5b2b06926b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Serçesi 1- Alaz</image:title>
            <image:caption>Kim demiş “Erkekler ağlamaz!” diye. Ağlar efendim. Hatta öyle bir ağlarlar ki alıp da küçük bir çocuk gibi dizinize yatırmak istersiniz. Ben bu gece beni dizlerine yatıracak olan kadının yokluğuna ağlıyorum. 
Okuduğum kitaplar, yazdığım satırlar, hepsi birer yara bandıydı. 
Bazı insanlar içinin acısını kelimelerden çıkarıyordu. Ben de o insanlardan biriydim. İçimdeki acıları parmak uçlarımda buluyor, onları satırlara çalıyordum. 
Ben Alaz Tandoğan. Babası tarafından terk edilen, annesi tarafından öksüz bırakılan, hayat mücadelesine küçük yaşta başlayan kül olmuş bir gencim. Koca bir şehri, geçmişi de içine gömerek geride bıraktım. Kaybetmemeye çalıştığım güzel yanımı da cehennem kapılarının önünden toplarken içimdeki iblisleri zapt etmeye çalıştım. 
Her şeyi yoluna koymaya çalıştığım ve bir meleğin kanatları altına sığındığım bir zaman oldu. Ama hayatım üzerine kumar oynanan masada, kader bir kez daha açtı elini önüme. İşte o an, elimdeki senaryolarda yazmayan sürpriz son, her şeyin başlangıcı oldu. 
Ve bir alaz sardı her yanı. İçinde yanan kim oldu dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91239</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f2c1e93-14b9-4bc0-b3dd-b0b36a7d00b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Korudaki Gümüş (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Emily Tesh’in birçok farklı mitolojide ve çeşitli halk inanışlarında yerleşik olan “Yeşil Adam” efsanesinden esinlenerek kaleme aldığı “Yeşilkuytu Serisi”nin ilk kitabı Korudaki Gümüş, fantastik edebiyatın olmazsa olmazı peri masallarına, kadim söylencelere, doğadaki doğaüstü unsurlara, büyülü ormanlara yönelik çağdaş bir hikâye anlatıyor. 
 
Tobias Finch, Yeşilkuytu’nun derinliklerinde, koruya hükmeden yaşlı bir meşe ağacının yanındaki kulübesinde, sakin ve kendi hâlinde bir yaşam sürüyordu. Kedisiyle ve bir de ağaç perileriyle… 
 
Yeşilkuytu Malikânesi’nin yeni sahibi Henry Silver ortaya çıkınca her şey değişti. Yerel halk efsaneleriyle yakından ilgilenen Silver’ın merakı sayesinde bir perde aralandı ve geçmişin gölgesinde saklanan sırlar yavaş yavaş topraktan filizlenmeye başladı. Tobias Finch, uzun zaman önce kapadığı bir defteri açmak zorunda kalacaktı. Ormanın büyüsü bozulacak, yeşilliğin kalbindeki karanlıkla hesaplaşılacaktı. 
 
Korudaki Gümüş, kara topraktaki köklerin derinliğine dair dokunaklı, masalsı bir anlatı. 

“Ormanın, perilerin ve sevginin hakiki öyküsü.” –Naomi Novik 
 
“Unutulmuş tanrıların, yaşlı ormanların büyüleyici öyküsü. Tek kelimeyle olağanüstü.” –Jenn Lyons 
 
“En yakın ormanda sessiz bir köşe bulun, ağaçların fısıltısını dinleyin, bu küçük kitap için eski ve yeni tanrılara teşekkür edin.” –Book Riot</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91240</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d7f8431-d9fb-47ec-9dda-d179f94be1c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyanist</image:title>
            <image:caption>Feminist şair, oyun yazarı, çevirmen ve romancı Elfriede Jelinek, kalabalık korkusu ve sosyal fobisi nedeniyle 2004 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü almaya bizzat gidememiş ama törende gösterilmesi için kaydedilen videoda, nota sehpasından okuduğu konuşmasında “Lisan bazen kazara bulur yolunu ama yoldan çıkmaz,” demişti. Jelinek, Avusturyalı yönetmen Michael Haneke’nin sinemaya da uyarladığı Piyanist’te annesiyle yaşayan, cinselliği bastırılmış piyano öğretmeni Erika Kohut’u anlatıyor. 
 
Küçüklüğünde bir müzik dâhisi olduğu düşünülen Erika artık otuzlarının sonunda, hâlâ annesiyle beraber yaşıyor ve Viyana Konservatuarı’nda piyano öğretmenliği yapıyor. Annesiyle aynı yatağı bile paylaşan bu kadın, ona ilgi duyduğunu anladığı öğrencilerinden biriyle başladığı sadomazoşist ilişki sayesinde, içindeki tüm saklı arzuları birden serbest bırakacak. Şiddet, haz ve aşk birbirine karışacak. 
 
Elfriede Jelinek’in en bilinen romanı Piyanist, müziği dinlenmeyip susturulan bedene, kadın ile erkeğin toplumsal rollerine dair tabu yıkan, sarsıcı bir başyapıt. 
 
“İnsanın kanını donduracak kadar baş döndürücü bir eser.” –Walter Abish 
 
“Piyanist, bir anne ile kızının, bir sanatçı ile âşığın zekice, sivri dilli, muhteşem bir portresi.” –John Hawkes 
 
“Jelinek’le ilgili insanı ele geçiren asıl şey, yanlış mutluluk fikirlerinden ibaret bir dünyanın içine böyle isabetli ve keskin biçimde girebilmesi.” –Frankfurter Rundschau</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91241</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97ae4513-735f-4316-a0fd-84bc9571c5ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman ve Cellat</image:title>
            <image:caption>Ev, ailenin karakutusu. İçeride çok ses var, çoğu zaman aynı şeyi söylemeyen sesler. Orada her şey coşkuyla, umutla ve iyi niyetle başlıyor ama böyle devam etmiyor. Toplum, aile için roller seçiyor: Anneler cefa çekiyor, babalar fedakârlık ediyor. Ya çocuklar? Orada değiller sanki. Aile olmak, insandan verebileceği en çetin mücadeleyi talep ediyor. 
 
Şeniz Baş, Kahraman ve Cellat’ta aile kavramını yeniden tartışmaya açarak yarattığı karakterlerle sadece bireyin değil toplumun da çıkmazlarına işaret ediyor. &quot;Kahraman ve Cellat&quot; özenli dili, sürükleyici kurgusu ve okuru içine alan atmosferiyle uzun zaman akılda kalacak bir roman. 
 
“Aynadaki bakışı anlamaya çalışıyorum. Kim bakıyor bize oradan? Kahraman mı cellat mı? Yüzüne bir gülümseme yayılıyor babamın.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91242</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7a41526-1bd2-4f6d-836c-a4aadefc9bf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyrukluyıldız Günleri</image:title>
            <image:caption>Biliminsanlarınca, kütlesinin çoğu gazdan oluştuğu için çarpsa da etkisi olmayacağı düşünülen bir kuyrukluyıldız Dünya’ya yaklaşıyor. Yaklaştıkça büyüyor, yeşilimsi aydınlığı belirginleşiyor. 
 
İnsanlık ise kendi dertleriyle meşgul. Dünya ekonomik krizde, insanlar işsiz, büyük bir savaş kapıda. Sömürünün ve savaşın yanında kuyrukluyıldızı hiç umursamayan genç sosyalist William Leadford’ın en büyük derdi ise henüz ayrıldığı sevgilisi. Oysa Dünya, kuyrukluyıldız sayesinde büyük bir değişimin eşiğinde. 
 
Wells’in 1910’da Dünya’dan görülebilecek olan Halley Kuyrukluyıldızı’na duyduğu merakla 1906’da kaleme aldığı bu ütopya, yazarın insanlık durumuna dair gerçekçi gözlemlerinden yola çıkarak ilerliyor ve eşitlik, pasifizm, özgür aşk ekseninde dönüyor. 
 
Savaş ve sınıfsal çelişkiler kadar aşk üzerine de zamanının ilerisinde görüşlere sahip Kuyrukluyıldız Günleri, toplumsal düzenin üzerine inşa edildiği temeli sarsmaktan korkmayan, sadece Wells’in yazabileceği öngörüde bir “bilimsel romans”. 

“Wells Kuyrukluyıldız’da bir yazarın karşısına çıkabilecek en ürkütücü mücadelelerin üçüyle yüzleşiyor. İlki, roman kesinlikle tartışmalı; Wells istediğini anlatabilmek için romanı tersyüz etme riskine giriyor. İkincisi, romanın ilerleyen bölümleri ütopyacı; herkes bilir ki ütopyalar parıltıdan yoksundur. Son olarak, Wells’in anakarakterinde kahraman hamuru yok; bu karakterle empati kurmak zor. Ama gelin görün ki Wells tüm bu sorunların altından zekice kalkıyor.” –Ben Bova</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91243</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fc4209d-e072-47bf-af86-c81264e2bb66.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes İçin Yapay Zeka</image:title>
            <image:caption>Yapay zekâ nedir, nelerden oluşur ve nasıl çalışır?
Yapay zekâ hakkında söylentiler çok, bilgiler az. Herkesin bir tahmini var, bazılarınınsa beklentisi yüksek... 
Meşhur yapay zekânın hangi teknolojilerden ve disiplinlerden oluştuğunu merak ediyorsanız, nasıl çalıştığını öğrenmek istiyorsanız bu kitap tam size göre. 
Üstelik sözü edilen teknolojileri anlamak için öncesinde bilmeniz gereken hiçbir şey yok. 
Öğrenci, ev hanımı, doktor, mühendis, psikolog, fenomen, Youtuber... Hangi meslekten olursanız olun, kitabın içeriğini takip edebilmek çok kolay... Son derece yalın bir dille, açıklayıcı ve bolca görselle desteklenmiş konuların içinde keyifle ilerlerken, yapay zekâ uygulamalarınızı geliştirdiğinizin farkında bile olmayacaksınız. 
Kariyerini yapay zekâ üzerine inşa etmek isteyenler açısından da son derece doğru ve etkili bir başlangıç kitabı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91244</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f5e09e7-8591-4140-83d6-5d9e1a535ce5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans’ın İncesazı</image:title>
            <image:caption>İlhan Durusel’den yeni şiir kitabı 
Bizans’ın İncesazı 
 
Buraya ayak bastım, siliniyor şimdi ayak izim.
Örtün üzerimi, üşümesin. Heykelim. 
 
 
İlhan Durusel’in yeni şiir kitabı Bizans’ın İncesazı Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı. 
Bizans’ın İncesazı’nda İlhan Durusel zamanın gizlediklerini dile dökme sanatını geliştiriyor. Toplumsal tarihten kişisel tarihe uzanan şiirlerde bir yaşam kesiti, bir duyarlık, bir öykü öne çıkarıyor. İlhan Durusel yazıyla yaşam, güncelle bellek, şiirle düzyazı arasında yepyeni tınılar çıkarıyor, şiirsel ezgiler yaratıyor. 
İlhan Durusel önceki şiir kitabı Dil Tutulması ile geçtiğimiz günlerde Vedat Türkali Ödülü’nü almıştı. 
 
İlhan Durusel 1965’te Ayvalık’ta doğdu. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Edebiyat öğretmenliği yaptı (1988-94). 1994’ten beri eşi Francesca ile birlikte Pennsylvania’da yaşıyor. Lehigh Üniversitesi Kütüphanesi’nde arşiv ve nadir kitaplar bölümünde çalışıyor. Öykü, şiir ve yazılarından bazıları Sombahar, Cumhuriyet Kitap, kitap-lık, Mesele, Sarnıç, Notos, Öykülem, Granada, 14 Şubat Dünyanın Öyküsü, Askıda Öykü ve Japonya dergilerinde, bir öyküsü Kanada’da çıkan edebiyat dergisi Descant’ın Türkiye seçkisinde yayımlandı. 
Şiir: Kısa Kısa Kıssalar (2015), Dil Tutulması (2019), Bizans’ın İncesazı (2021). 
Öykü-Anlatı: Alınyazım Kılavuzu (1998), Karakalem Requiem (2003), Süslü Nesir – Selçuklular İçin Güzel Sözler (2007), Gül Öksüren Melek (2012), Yavaş Ateş (2016), Defterdar – Evlat Katli İçin El Kitabı (2018). 
Deneme: Blöf Kitap (Tansu M. Gülaydın ile, 1998), Otlar Çağırıyor (2014).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91245</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21036679-712f-4d75-80d3-2379fa02da00.jpg</image:loc>
            <image:title>Misyonerlerin Masum Olmayan Seyahatleri</image:title>
            <image:caption>“Sonraları sapkınlaşarak putlara tapmaya başlayan Hıristiyanlara ceza olarak Tanrı Türkleri göndermiş, 
Onlar da kiliseleri camilere çevirmişlerdir.” 
 
“Türk camilerinden gelen ezan sesini duymak ve insanları ne yapmaya çağırdığını bilmek insanı üzer çünkü insanlar Hz. İsa’ya değil Hz. Muhammed’in tanrısına ibadete çağrılmaktadırlar. Yani insanlar tanrısızlığa davet edilmektedirler.” 
 
Hıristiyan misyonerlerin “kutsal topraklar” diye adlandırdıkları bölgeyi Türklerin elinde tutuyor olması yüzlerce yıldır artarak çoğalan bir öfkenin ve kinin birikmesine neden oluyor. 
Hıristiyanlar açısından Asya, Tanrı’nın oğlunun doğduğu ve bir zamanlar yaşadığı yerdir. Ancak dünyada en fazla nüfusa sahip kıta olmasına rağmen, çok az Hıristiyan yaşamaktadır burada. 
Yazar Favell Lee Mortimer’in kaleme aldığı bu kitap, Hıristiyan misyonerlerin Asya’da yaptıkları seyahatlerde tuttukları, hiç de masum sayılmayan notları içeriyor. 
Misyonerlerin seyahatleri sırasında tuttukları notlardan da anlaşılıyor ki Hıristiyanların çok büyük bir motivasyonları var hâlâ... 
Kutsal toprakları geri almak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91246</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e314b34f-619d-4b37-b41f-3535b7ed1e83.jpg</image:loc>
            <image:title>Tepedelenli Ali Paşa İsyanı</image:title>
            <image:caption>“YANYA ASLANI&apos;NIN KANLI TARİHİ!” 
Tepedelenli Ali Paşa bir Osmanlı paşasıydı. 
Arnavutların o dönemdeki en büyük şehri sayılan Yanya’nın tek hâkimi... 
Seksen yıla yakın süren ömrü boyunca annesi ve çocukları da dahil binlerce insanın kanını döktü. 
Şeytana pabucunu ters giydiren bir adam olarak bilindi her zaman. Sonunda artık herkes onun ölmesini ister hale geldi ama Tepedelenli Ali Paşa’yı öldürmek kolay bir iş değil. Padişah II. Mahmut bile “Taş taş üstünde kalmaz!” dedi. 
Macar yazar Maurus Jokai’nin kaleme aldığı bu yarı masalsı roman, sadece Tepedelenli Ali Paşa’nın hikâyesi değil, aynı zamanda reform yapma çabasıyla sancılar yaşayan Osmanlı’nın yıkılış döneminin de hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91247</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e8f70c6-26b1-4ab0-a4f5-0f040e4087d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Topraklar Üzerine Oynanan Oyunlar</image:title>
            <image:caption>Armagedon toprakları üzerinde gerçekleşen Filistin Seferi’ni hiç kimse göz ardı edemez. 
Kutsal topraklar, tarih boyunca pek çok savaşa ev sahipliği yapmıştır. Belçika, Avrupa’da “Er Meydanı” olmadan çok önce bile Filistin tüm dünyanın “Er Meydanı” olma rolünü üstlenmişti. 
Asya ile Afrika’yı birbirine bağlayan bu güzergâhta Mısırlılar ile Asurlular, İsrailoğulları ile Kenan Ülkesi orduları, Yunanlılar ile Romalılar ve Eyyubi kuvvetleriyle Haçlılar arasında çok büyük savaşlar yaşanmıştır. Bu dar alanda savaşan komutanların isimleri en az Hz. İsa kadar önemlidir. 
Kutsal topraklar üzerinde oynanan oyunları bir İngiliz subayının gözünden ibretle okuyacaksınız bu kez! I. Dünya Savaşı sırasında Almanların Türkleri savaşa dahil etmesinden beri, Türkleri kendi topraklarında yok etme planı yapılmıştı ve bu nedenle Mısır savunması Filistin’e taşındı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91248</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0611929c-3e41-4806-ab84-6ce33b15e7fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilal ve Demir Haç</image:title>
            <image:caption>“Türkleri yok etmeyi planladılar ama İstiklal Savaşı’nda destan yazabileceklerini hesaba katmadılar.” 
Bu kitap I. Dünya Savaşı’nın tüm hızıyla devam ettiği yıllarda İngiliz yazar Edward F. Benson tarafından kaleme alınmış ve Batı’da büyük yankılar uyandırmıştır. 
Yazar, sarf ettiği şu çarpıcı sözleriyle çok dikkat çekmiştir: 
“Bir Türk imparatorluğu olan Osmanlı Devleti hasta adam değildir ve hiçbir zaman da hasta olmamıştır. Çünkü Türkler hasta değildir, hastalığın tam da kendisidirler. Türklük kanserin kendisidir ve bu canavar tümör, üzerine çöktüğü canlı dokuları yüzyıllardır yiyip bitirmektedir.” 
Elinizdeki kitap, buna rağmen, aşırı uçtan bir İngiliz milliyetçisinin kaleme aldığı bir eser değildir, çünkü özellikle kitabın son iki bölümünde anlatılanlar Sevr Antlaşması’nda uygulanmaya konmuştur ve şimdiki Büyük Ortadoğu Projesi’yle büyük benzerlik göstermektedir. Türklerin Çanakkale Zaferi İngilizler üzerinde büyük bir travma yaratmış ve “Hasta Adam” dünyayı korkutmaya başlamıştır. Müttefiklerin Türklerden yana yaşadıkları büyük korku, kitapta birkaç yerde geçen “Bir Türk her zaman cesur, disiplinli ve savaşçıdır. Türkler bu özelliklerini hâlâ korumaktadırlar!” sözlerinden de anlaşılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91249</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf517002-580b-4e63-8d19-18996c247e7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Thomas More / Bir Gün Filozoflar Kral ya da Krallar Filozof Olursa İnsanlık O Zaman. Mutluluğa Kavuşur</image:title>
            <image:caption>“Çürüyen bir bedene kıyasla ebedi olan ruhtan vazgeçmek ancak onursuzların işidir ve de ahmakların.” 
 
Filiz vermeyen birçok hayatın aksine koyu gölgeli yaprakları rüzgârlarla oynaşan ulu bir çınar gibi yaşadı Thomas More. Genç yaşta çok da istememesine rağmen hızlı bir tırmanışa geçti ancak şatafatın, ikiyüzlülüğün, heveslerin ışıkları altında yaşamaktansa son nefesini dürüstlüğün küf kokulu zindanlarında vermeyi tercih etti. “Vicdan özgürlüğü” uğruna celladına gülümseyecek kadar yaşamının doğruluğundan emindi. 
İdamla noktalanan 57 yıllık yaşamının ardında yakın dostu Erasmus’un ısrarı üzerine yazdığı bir kilometre taşı olan Ütopya’yı bıraktı. Ütopya’da eğitimden üretime, siyasetten adalete, ticaretten yönetime kadar her açıdan ideal bir devleti resmetti. Hem sorunu söyledi hem çözümü haykırdı. Döneminin dışına taştı. Peki ya biz Thomas More’un anlattığı ideal topluma ulaşma yolunda neredeyiz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91250</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70618339-0da9-4513-afc3-a5caadddc7e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Justıce League – Tek Kişilik Birlik</image:title>
            <image:caption>Modern dünyanın uzun zamandır unuttuğu Kadim bir kötülük uykusundan uyandı. Modern dünya onu o kadar uzun zamandır unutmuştu ki Justice League bile bu kötülükle yüzleşmeye hazır değildi. 
Bir kehanet, Justice League&apos;in Dünya&apos;da kalan son ejderhanın pençelerinde öleceğini söylediğinde, Wonder Woman onları kurtarmak için çok sevdiği arkadaşlarına ihanet etmek zorundaydı. Ama bu kararı acaba kaderi degiştirmeye yetecek miydi? 
Usta hikâye anlatıcısı ve çizer CHRISTOPHER MOELLER, JUSTICE LEAGUE: TEK KİŞİLİK BİRLİK’te efsanevi Justice League’in şimdiye kadar hiç bilinmeyen yönlerini olağanüstü çizimleriyle gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91252</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25055524-c187-422f-9aca-d2fe21c010b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Vektörlü Rus Dış Politikası (2000-2020)</image:title>
            <image:caption>Dört Vektörlü Rus Dış Politikası(2000 – 2020)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91253</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec7dbfa5-2558-484b-aaea-90e635fd80d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bızz’ın Anatomisi</image:title>
            <image:caption>The Anatomy of Buzz, Emanuel Rosen’ın “kulaktan kulağa pazarlama”nın anatomisini anlattığı bir başyapıttır. İngilizcede “buzz” arı vızıltısı anlamına gelir. Çeviride Türkçede arı vızıltısı anlamına gelen “bızz” sözcüğünü kullandık. Bu nedenle kitabı, gözden geçirilmiş ve çevrimiçi dünya için güncellenmiş yeni baskısından Bızz’ın Anatomisi: Kulaktan Kulağa Pazarlama ismiyle çevirdik. Bızz’ın Anatomisi, okurları kulaktan kulağa pazarlamanın iç dünyasına götürerek onun nasıl ve neden işe yaradığını açıklıyor.
Kanaat önderleri, pazarlama yöneticileri, araştırmacılar ve tüketicilerle yapılan yüzlerce görüşmeye dayanan kitap şu sorulara cevap arıyor:
•Çevrimiçi (online) ve çevrimdışı (offline) hakiki bızz nasıl üretilir?
•İnsanlar, ürünleriniz ve hizmetleriniz hakkında konuşmaya nasıl teşvik edilir; onlara arkadaşları, meslektaşları ve topluluklar arasında haberler nasıl yaydırılır?
•Geleneksel kulaktan kulağa stratejileri, bugün Facebook ve YouTube gibi tüketici tarafından üretilen medyalara nasıl uyarlanır?
Zeki, şaşırtıcı bilgilere ve en yeni stratejilerle içgörülere yer veren Bızz’ın Anatomisi: Kulaktan Kulağa Pazarlama, günümüzün aşırı ve karmaşık iletişim dünyasında bir ürüne, mesaja veya fikre dikkat çekmek isteyen herkesin mutlaka okunması gereken bir kitap.
Dünyanın en önemli pazarlama, marka ve iletişim bilimcisi kitap hakkında şöyle diyor: Rosen’ın on iki yeni bölümüyle kulaktan kulağa pazarlama kitabı bu konuyu anlamak ve kullanmak için harika bir rehber! Philip Kotler
Yeni baskıdan da fazlası olan bu kitap, taze içgörüler ve net örneklerle bızz’ın nasıl oluştuğunu ve iş stratejilerini nasıl geliştirdiğini gözler önüne seriyor! David Aaker
Kişilerarası ağların doğasına ve nasıl etkinleştirilebileceğine dair büyüleyici bir bakış. Son birkaç yılda bir kitaptan bu kadar etkilendiğimi hatırlayamıyorum. Everett M. Rogers</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91254</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58306458-6057-43bb-9697-146698b8f9b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Tohumları</image:title>
            <image:caption>GDO, günümüzün en korkutucu, şeytan sözcüklerinden biri haline geldi. Peki ama GDO denince ne anlıyoruz? GDO teknolojisini ne kadar iyi biliyoruz? Hakkında düşündüklerimizin ne kadarı gerçek ne kadarı yanlış yönlendirmelere dayanıyor? GDO teknolojisi gerçekten insanlığı ve dünyayı tehdit ediyor olabilir mi? Ya biri çıkıp her şeyi yanlış anladığımızı söyleseydi? 
Gazeteci-yazar Mark Lynas, 90’lı yıllarda GDO karşıtı hareketin önde gelen isimlerindendi. Yıllar boyunca sürdürdüğü araştırmalar yirmi yıl sonra onu GDO karşıtı hareketin diğer tarafına taşıdı. Peki bu değişimin sebebi neydi? 
Bu kitap, GDO konusunu kapsamlı şekilde ele alırken genetik mühendisliği ürünü gıdaların yararları ve potansiyel tehlikeleri hakkında da derin bir analiz sunuyor. Uzun yıllara yayılmış derin bir araştırmaya dayanan Bilim Tohumları, GDO’ya hem karşıt hem yandaş insanların gözünden bakarken Mark Lynas’ın geçirdiği dönüşümün hikâyesini de ele alıyor ve kaçınılmaz soruyu soruyor: GDO’ları nasıl bu kadar yanlış anladık?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91255</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e6d8d88-2327-4b2b-a619-6fb84e6fbe2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Necati Bey</image:title>
            <image:caption>“…Hangi yönünü anlatmalı ki. 
Öğretmenliğini mi? 
Kurduğu ve başkanlık ettiği dernekleri mi? 
Hukukçuluğunu mu? 
Altay Futbol Takımının Kurucu Başkanlığını mı? 
Gazete yazarlığını mı? 
Kuvayı Milliyeciliğini mi? 
İstiklal Mahkemeleri yargıçlığını mı? 
Muallimler Derneği Başkanlığını mı? 
Mübadele, İmar ve İskân Bakanlığını mı? 
Adalet Bakanlığını mı?.. 
Yoksa Millî Eğitim Bakanlığını mı? 
Vatanseverliğini mi? 
Eğitimciliğini, mücadeleciğini, hukukçuluğunu mu? 
Aydın, ilerici, örgütçü, yardımsever, yenilikçi, atılımcı, dürüst, saygın, sevecen, özverili kişiliğini mi? 
Ödünsüz ülkücülüğünü, devrimciliğini mi? 
35 yıllık ömrüne sığdırdığı bunca eylemli yaşamın hangi parçasını anlatmalı ki? 
Mustafa Necati Bey dendi mi, benim aklıma ilk olarak; Kurtuluş Savaşı yıllarındaki Kastamonu yöresi İstiklal Mahkemesi yargıcının sesi geliyor kulağıma: 
    &quot;Bundan sonra memleketin casuslara, eşkıyaya, rüşvet alana, zalime, asker kaçağına, bunları saklayanlara, zenginleri fukaraya tercih edenlere her kim ve ne mevkide ve rütbede ne kadar büyük olursa olsun, aman yoktur!..” 
Yaşar ALADAĞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91256</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5035d297-0235-4c4e-8f73-4b881ce690e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeği Arayış İnsanlığın Bitmeyen Savaşı</image:title>
            <image:caption>“…İnsanlık tarih öncesinden beri büyük bir mücadele içinde: Gerçeği Arayış… 

 Bu savaş hiç bitmiyor, bitmeyecek de. 

İnsan yaşamak ister; neslini sürdürmek ister. Öte yandan merak eder, yaşadığı evrenin gerçeklerini öğrenmek ister.       Gerçekleri öğrenmek insanoğlunun temel bir içgüdüsüdür. 

Bugün biz gerçekleri bilimler sayesinde öğreniyoruz. 

Bilimler, gerçekleri Bilimsel metotla keşfediyor. İnsanlık; gerçekleri, duyumsal bilgilerden rasyonel bilgilere yükselerek, duyumlarını akıl yeteneğiyle işleyerek bulmaktadır. Bu gerçeklere uyum sağlayarak da yaşamını sürdürmeye ve kalitece yükseltmeye çalışıyor. 

Elinizdeki kitap insanlığın, gerçeği arayış serüveninde uğradığı başlıca konakların özlü bir sunumudur. Bu büyük tarihî yolculuk dümdüz bir yolda, hiçbir engelle karşılaşmadan, sorunsuz bir şekilde mi gerçekleşti? 

Elbette hayır! Çünkü insan aklı ve duyu organları mükemmel değil. 
Ayrıca çıkar kaygıları var. Yanılmalar, düşünme hataları, saptırmalar oluyor. Engeller günümüzde de her yerde, Türkiye’de de varlığını sürdürüyor. Kitapta bunlar hakkında da geniş bilgi veriliyor. 

Bu yapıtın temelinde öğretim üyesi olarak çalıştığım uzun yıllar boyunca verdiğim araştırma yöntemleri dersinin birikimi vardır. Gerek sunum gerekse anlatım bakımından ilk kaygılarımdan biri herkesçe kolay anlaşılır bir üslup kullanmak oldu. 

Umarım, başta genç kuşaklar olmak üzere yurttaşlarıma faydalı olacak bir yapıt ortaya koymuşumdur…” 

Prof. Dr. Cihan Dura 
 
İyi Okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91257</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/304937bf-f331-4c18-ac9e-ad36ce0c263f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Hammurabi ve Babil Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Hammurabi, kral, yetkin kişiyim ben. Yüce tanrılar beni görevlendirdi: Yani ben sürüsünü iyi güden, asası doğru çobanım. Yararlı gölgem kentimin üzerine yayılmış duruyor. Kucağıma Sümer ve Akad ülkesinin insanlarını aldım. Ülkenin dostu olan koruyucu tanrımla birlikte barış içinde onlara bakıyorum; onları bilgimin derinliğiyle kuşatıyorum. “Babil’de başını Tanrı Anu ve Tanrı Enlil’in yükseklere diktiği kentte, Asangila’da, temelleri gök ve yer gibi sonsuza dek duracak olan evde, ülkenin hukukunu düzenlemek, kararlarını belirlemek, haklarından yoksun bırakılmışlara adalet dağıtmak için kusursuz sözlerimi dikme taşıma yazdım ve adaletin kralı olarak resmimin katında kurallaştırdım. Krallar arasında seçkin kralım ben.” Babilli Hammurabi, Eski Mezopotamya’nın yetiştirdiği en önemli, aynı zamanda da en tanınmış hükümdarları arasında sayılabilir. Fransa’da arkeologlar tarafından Sus’da bulunmuş ve o günden beri tekrar tekrar ilgi odağı olmuş olan o ünlü Dikme Taş Yasaları onun ismi ve resmiyle bağlantılıdır. Elinizdeki bu kitabın amacı, Hammurabi ve ardıllarının krallığındaki Babilonya ve başkent Babil’in ekonomik, toplumsal koşulları hakkında bir fikir vermektir. Öncelikle Babilonya’nın tablet arşivlerden ele geçen kapsamlı çivi yazısı malzemelerden ve bu arada da Kral Hammurabi’nin kendi belgelerinden yararlanıldı. Başka kaynaklar özellikle Orta Fırat ve Mari’den çıkarılan yeni tablet mektuplar, Hammurabi’nin politikalarına ilişkin bazı yeni bilgiler vererek kralın kişiliğini de belirgin biçimde ortaya çıkarmıştır. Ancak Kral Hammurabi ve Babil Günlüğü eski Babil’in toplumsal yaşamını betimleme yolundaki asıl amacını etkilememiştir. –Horst Klengel Prof. Horst Klengel bu çalışmasında, Babil kentinde devasa bir imparatorluğun ve hukuk sistemi geliştiren bir uygarlığın izlerini sürüyor. Son derece titizlikle hazırlanan bu eserin tarihe ayna tutarak yeni bir boyut kazandıracağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91258</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95df29a6-834f-4e58-8215-cc0049bd97a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Lina - Çikolata Kalpli Hayaller</image:title>
            <image:caption>Sen de &quot;Çikolata Kalpli Hayaller&quot; kurmak ister misin? 
O halde bir köy düşün. Ağaçlar, nehirler, evler, her şey çikolatadan. 
Peki, Bu köy nerede? 
Merak ediyorsan, cevabı 
Lina&apos;nın &quot;Çikolata Kalpli&quot; adındaki kuzucukla 
birlikte çıktığı sürprizlerle dolu serüveninde! 
Serüvene katılmaya ve gülümsemeye hazır ol!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91259</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29eee33e-6544-4c26-8389-dc95045ca213.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Nerede?</image:title>
            <image:caption>Mutluluk, onu görmek istediğin yerdedir, senin içindedir. 
Belki bir çiçeği sularken tanışacaksınız onunla, belki de 
yağmurda ıslanırken. 
Yaşam bir keşiftir çocuk, 
sen de kendi mutluluğunu keşfetmeye ne dersin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91260</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c97d661-4bb1-4efe-8225-07ba78c59695.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Teknoloji Ve Derin Uykudaki İslam Alemi</image:title>
            <image:caption>Aklın yolu: 

Zengin devlet ve refah içinde yaşayan millet olmanın yolu, çağa uygun bilim ve teknoloji üretmekten geçiyor. Bu eserde, İslâm adına İslâm âleminin bilimden nasıl mahrum edildiği, bilim düşmanlığının kökenleri ele alınıyor, bilim-teknoloji üreten bir Türkiye için öncelikler üzerinde duruluyor. 

Her zaman geçerli bir gerçek var: Gücü olmayanı kimse dikkate almaz. Viyana’dan Polatlı’ya kadar çekilişimiz, Filistin’de, Yemen’de, Balkanlarda, Kerkük’te, Uluğ Türkistan’da, Karabağ’da, Irak’ta, Myanmar’da Türklerin ve Müslümanların aşağılanması tamamen bilim ve teknolojideki gücümüzle ilgili. Bilim ve teknoloji üretir duruma gelinceye kadar, pazarımız, güvenliğimiz, geleceğimiz tehdit altında olmaya devam edecektir. 

Bilim ve Teknoloji için İstanbul Çalışma Grubu olarak, devlet yetkililerine Bilim Teknoloji konusunda kırk tavşanı birden kovalamak yerine öncelikli birkaç alana yoğunlaştırılmasını teklif ettik. Ankara’da, Bilim Teknoloji Kongresine İsrail’den katılan Prof. Rafael Nave bizi tasdik etti: Türkiye teknoloji üretmek istiyorsa öncelikli birkaç alana yoğunlaşmalı, ciddi teşvikler vermeli. Gerekirse el becerisi ithal etmeli.” Aklın yolu bir. Bu kitap sizi aklın yoluna, ezilmekten, itilip kakılmaktan kurtuluşa, gündemin birinci maddesi olarak bilimi, Ar-Ge’yi, inovasyonu seçmeye davet ediyor. 

2. ciltte Osmanlı devletinde bilim, medrese ve Avrupa’da bilimin yükselişi, 3. Ciltte günümüzdeki bilim teknoloji, Ar-Ge, inovasyon yarışı ele alınacaktır. 
-Ramazan Bakkal, Bilim Teknoloji İçin İstanbul Çalışma Grubu Başkanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91261</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a972dc5-e1db-4e70-a503-ddb8d14194c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Örnek Öykü Ve Bir Önsöz (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Laín Entralgo’nun “İspanyol bilincinin ve kişiliğinin uyanışı” biçiminde nitelediği “98 Kuşağı” yazarlarından Miguel de Unamuno (1864-1936) Madrid Complutense Üniversitesi’nde felsefe doktorasını tamamladıktan sonra atandığı Salamanca Üniversitesi’nde ders verirken bir yandan da deneme ve makalelerini yay›mlamaya başladı. Yönetim karşıtı yazıları yüzünden işine son verildi ve Fuerteventura Adas›’na sürüldü. Ancak 1931’de Cumhuriyet’in kuruluşuyla aynı üniversiteye rektör olarak atandı. Tarihsel roman ya da romanlaştırılmış tarih olarak nitelediği tek gerçekçi romanı Savaşta Barış’ı (La Paz en la guerra) yayımladı. İkinci romanı Aşk ve Pedagoji’de (Amor y pedagojía) gerçekçilikten bir hayli uzaklaştı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91262</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd8af2fc-a8fa-4764-badc-8fa70fbfeb1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Bir Avcıdır Yürek (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yalnız Bir Avcıdır Yürek, Carson McCullers’ın otobiyografik öğeler taşıyan ilk romanıdır. Sadece karamsar bir varoluş düşüncesinin yansıdığı derin bir duyarlığın romanı değil, yazıya geçirilmiş içli ve tedirgin bir müzik parçasıdır. 1930’lu yıllarda ABD’nin küçük ve kasvetli bir Güney kasabasında yaşayan sağır bir kuyumcu, bir genç kız, siyahi bir doktor, bir lokantacı ve aykırı bir gezgin işçinin ayrı sesler olarak yankılanan öyküleri birleşip romanın temel yapısını oluşturur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91263</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ea9ccd6-bc94-4e88-a577-75bd751a284f.jpg</image:loc>
            <image:title>Atapusat Ailesi</image:title>
            <image:caption>“Askeri güç, vatanın bağımsızlığını ilelebet koruyamaz! Vatanın bağımsızlığı ebediyen korumak için bağımsızlığa inanmış bir millet ve milleti ayakta tutan aile birliğine ihtiyaç vardır.”
Mehmet Kemal Atapusat


“Evlad-ı Fatihan&apos;ın ilk öncülerinden olan ailemizin soy ismini, büyük dedemiz Merbutiyet Mehmet’e, bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından verildiğini biliyorsun. Biz devletimizin koruyu ailelerinden sadece biriyiz. Biz Atapusat ailesi olarak Türklüğün varlık mücadelesi gösterdiği her yere silah gönderdik. Mîsâk-ı Millîciler yanında olduk.”
Makbule Atapusat


“Mustafa Kemal Paşa kurtuluş mücadelesini on yıl önce başlatsaydı başarıya kavuşabilir miydi? Bağımsızlığa kavuşmak için yapacaklarını çok uzun yıllar önce kararlaştırmıştı ve zamanın gelmesi için beklemişti. Biz bugün iç savaşa neden olacak bir karar aldığımızda kaybederiz, milletimiz kaybeder. Zamanı geldiğinde, yani halkımız kurtuluş istediğinde, biz öncü olmaktan başımızı cellat taşına koymaktan çekinmeyiz.”
Mehmet Kemal Atapusat


“Yok öyle deme! Böyle ifade olmaz deme! Atalarımız her daim yaşananları masallaştırarak anlatmıştır ki çocuklar da anlasın cahil olan da! Bu ifadeyi kim okuyacak çocuk mu cahil mi bilmediğim için önden böyle anlatmak lazım.”
İsmet Seyyah


“O yenilmez gerçek bir kahramandı! Yaralanmasına, yardıma muhtaç kalmasına, hata yapmasına hatta ilaç kullanarak hile yapmasına rağmen o bir kahramandı.”
“Kimse anlamasa da o benim kahramanım.”
Yağmur Atapusat


“Biz yemin etmeden kağıda imza atmayız. Yemin ettiklerimizin de arkasındayız.”
“…”
“Çok konuştum sayın savcım. Sonra arkamızdan gammazcı derler. Masum bir kadına iftira atılmasa bunları da söylemezdim. Adım Efecan Ertinay. Bizde meslek yoktur, vazife vardır; ben Efeyim. Bizim gelirimiz maddi değildir, belimdeki silahım, bindiğim atım, Han’ım olan eşimdir.”
Efecan Ertinay


Ölüm olmasa senle sonsuza kadar sırt sırta savaşırdım.
Zeyrek Ali</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91264</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/feb01353-d95e-4d9f-98e9-8e34ca2a20de.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Kanatlı Vampir 10 – Kara Kedi</image:title>
            <image:caption>Beyaz Kanatlı Vampir serisi ilk kitabıyla yüz binlerce çocuğun gönlünü fethetmeyi başardı. Diğer kitapları ile de tutkulu bir hayran kitlesine sahip oldu. Kitap okumaktan nefret eden çocuklar dahi bu seriye kayıtsız kalamadı. Tam bitti derken bambaşka bir macerayla yeniden başladı. Ve şimdi Beyaz Kanatlı Vampir 10- Kara Kedi sizlerle. Her sayfasında heyecan, macera ve eğlence…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91265</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a03620e1-b673-455b-8236-3dfcc3e946cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Camlar Gecesi</image:title>
            <image:caption>Yakın tarihin en acımasız ve kanlı olayları Nazi Almanya’sında gerçekleşiyordu. Milyonlarca insanın öldüğü II. Dünya Savaşı’nın müsebbibi olan Hitler ve Nazi iktidarı, sistematik bir şekilde soykırım uyguluyordu. Kurulan onlarca imha kampında insanlar, türlü işkencelere maruz kalıyor ve acımasızca katlediliyorlardı. Bu kamplarda sanılanın aksine sadece Yahudilere uygulanan bir katliam olmamıştı. Alman işgalinin gerçekleştiği topraklarda yakalanan ve savaşlarda esir düşen her milletten insan ile muhalif Alman vatandaşları da vardı. Bu insanlara uygulanan yaptırımlar tamamen insanlık dışı uygulamalardı. Çoğunun akıbeti ölümle neticelenmişti. İşte bu zulmü yaşayan insanlar arasında Türklerin de olduğunu biliyor muydunuz?
Eser, çeşitli sebeplerden dolayı Avrupa’da bulunan Türk vatandaşlarının, Nazi zulmüne maruz kalışlarını ve toplama kamplarında çektikleri çileleri hatırlatmak için kaleme alınmıştır. Olayların geçtiği Dachau Kampı’nda öldürülen 45 bin insan arasında bulunan 23 Türk vatandaşının acı hatırasını yaşatmak amacıyla yazılan bu romanı okurken kanınızın donduğunu hissedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91266</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74a4ac5d-c895-4d1a-bc4f-ae29917f66d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Şamanın Ritmi (1. Kitap)</image:title>
            <image:caption>Şaman Dinine göre tüm evrenin, insanın bedeninde atan nabzın hızında bir ritmi vardır. Ve bu ritim, tüm evren ile birlikte dünyanın ve onun üzerinde yaşayan canlı; bize cansızmış gibi görünen ama tıpkı bizler gibi bir ruha sahip olan tüm varlıkların yaşam ritmidir.

Ata Ruhları tarafından seçilen bir insan, Kam veya Utkun olarak geri kalan hayatını yaşamayı kabul ettiği anda Eerenlerinin ona ilk gösterdikleri: Bütün göğün, ufuk çizgisi boyunca atan bir nabız gibi Yer-Suyun üzerine nasıl yayıldığıdır.

O andan itibaren Üç Âlemin Eerenleriyle bir olan Kam veya Utkun, tüm Kamlamalarında Tüngürüyle bu ritme eş güdümlü bir ritim tutturur çünkü ancak bu sayede maddenin katı gerçekliğinden bir nefes gibi sıyrılarak, İyelere ait olan Üç Âlemin kapılarından geçebileceğini bilir.

Şaman Dininin felsefesini ve bu dinin üzerinde yükseldiği kaideyi meydana getiren unsurlarını ve bir Kam veya Utkunun ruhunun nasıl temellendiğini anlattığım ilk kitabımın ardından, bu kitabımda Kamlama esnasında kullanılan araç gereçler ile birlikte onların üzerindeki obje ve şekillerin neler olduğunu anlamları ile birlikte yazıp, gerek saha çalışmalarım esnasında gerekse müze ziyaretlerinde çizdiğim resimlerle destekledim. Bu sayede binlerce yıllık birikimin mirası olarak şekillenmiş olan Şaman Dininin kasıtlı veya kasıtsız hep karanlıkta bırakılan, dillendirilmekten kaçınılan hususlarını elimden geldiği kadar ve bu konuda yazılan kitaplardan daha farklı bir yol takip ederek dile getirdim. Bir Utkun olarak üzerime düşen bu görevi layıkıyla yerine getirmiş olmanın huzuruyla yoluma devam ediyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91267</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68320850-ddcd-44e5-8997-395bb7fa1e59.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an’a Selefi Yaklaşım</image:title>
            <image:caption>Kur’an’a Selefi Yaklaşım -İbn ‘Useymin Örneği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91268</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88e256cb-fef7-4a99-8f0d-6973faefaffc.jpg</image:loc>
            <image:title>Karikatür Kitabı 2 - Yaşasın Çocuklar!</image:title>
            <image:caption>Dikkat, şehirde çocuk var!
Karikatürist, yazar Behiç Ak, 40 yıllık benzersiz karikatür verimini yeni bir albümle taçlandırıyor. Her yaştan okura çocuk neşesini ve bilgeliğini taşıyan ikinci &quot;Karikatür Kitabı&quot;nda, günümüz dünyasını çocukların gözünden yorumlayan 143 karikatür yer alıyor. Çevre duyarlığından pandeminin zorlu koşullarına, okul yaşamından gelecek kaygısına pek çok temada mizahla felsefeyi harmanlayan karikatürler çocuklara taptaze sorular, yeni düşünme yolları sunuyor. &quot;Çocuklarla büyükler arasındaki farkı kaldıran karikatürler&quot; çizdiğini söyleyen sanatçı, çocukların birçok konuyu büyüklerden daha iyi anladığına dikkat çekiyor. Türkiye&apos;nin 2022 Hans Christian Andersen Ödülü &quot;yazar&quot; adayı olan Behiç Ak&apos;tan felsefi okumalara göz kırpan özel bir seçki!
Behiç Ak&apos;ın kitaptaki &quot;Önsöz yerine…&quot; başlıklı sunuş yazısından: Komşum geçenlerde, &apos;Çocukluğumda kaybettiğim bilyelerimi yıllarca aradım bulamadım,&apos; dedi. &apos;Ta ki, çocuğum onları bulana kadar.&apos; Deminden beri merak ettiğini söylediğin, kaybettiğimiz sorular da çoktan bulundu. Hem de, meraklı çocuklarımız tarafından. Onlar şimdi çocuklarımızın zihninde... Yanına yenilerini de eklediler üstelik. İstersek kavuşabiliriz onlara, yeter ki izin verelim, çocuklarımızın soru sormasına...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91269</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b72041b1-b0b4-43d9-98eb-b70c26d74d44.jpg</image:loc>
            <image:title>Pervaneler</image:title>
            <image:caption>&quot;Yine ortadasın çırılçıplak. O da seninle birlikte. Teninizde dikilen bir sürü göz. Bir tür yanma duygusu. Çıplaklığın ne demek olduğunu ilk kez gerçekten kavrıyorsun. Destebaşı gömleği üzerinize geçiriyor. Sağ yenine senin kolun, sol yenine onunkisi. Bir yakadan çıkan başlarınız. Yanak yanağa, omuz omuza, ten tene. Bundan böyle sen ve o yok, siz varsınız. İki değil, birsiniz. İki başlı, iki kollu, dört bacaklı bir yaratık, bir hilkat garibesi. Layhar kefeni sizi ömür boyu birbirinize bağladı.&quot; Pervaneler&apos;le birlikte öykücülüğümüzde farklı bir kurguya alışmak gerekecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91270</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cf759f1-5242-4de5-9f8b-866ad9cb9b04.jpg</image:loc>
            <image:title>Zemberek</image:title>
            <image:caption>&quot;Gizli Alanlar şairi&quot; Güven Turan, ilk öykü kitabı Düş Günler&apos;den 20 yıl sonra Zemberek&apos;te öykülerini biraraya getiriyor. Yolculuk, kentler, şiir, resim, kültür odaklı, soğuk ölümlerin örüldüğü gizemli öyküler zembereği kuruyor. Birden girişin boşluğu açılıyor önünde. Kapı yok. Karşısında ikinci sıra evlerin duvarı, bir göz yanıltmasıyla, ilk duvar, bir girinti yapıyor duygusu uyandırıyor. Aralıktan giriyor, sağa sola bakıyor: İkinci sıranın girişi bunun tam doksan derece karşısında. Hangi yönü seçerse seçsin, aynı sürede ulaşacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91271</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6458277d-5107-4975-aebd-5aae5b22d4b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Canım Ay’a Gitmek İstiyor!</image:title>
            <image:caption>Can, Ay&apos;ı öyle seviyor ki onu yakalamak istiyor!
İyi ama bunu nasıl yapacak dersiniz?

Peki ya siz Ay&apos;a ulaşabilir misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91272</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6933d0d0-3344-4190-8c08-bc29c0f13f18.jpg</image:loc>
            <image:title>Şalter Kemal</image:title>
            <image:caption>“Yemişim lan büyüsünü” dedi adam. Eli, köpeğin açlıktan kemik torbasına dönmüş boynundaydı. “Büyü bilsem kendime yaparım önce yavşak!”
Bir yudum daha çekti elindeki gazete kâğıdına sarılmış şişeden. “Bıraktık büyü yapmayı, adam bile sayılmam ben. Adam olsam şu mereti içmem. O kadar da söz verdik başkana…”
Köpek, adamın elindeki şişeyi saran gazete kâğıdını yaladı, sonra adamın yüzüne derin bir minnetle baktı. Adamın başka bir kâğıt içinde getirdiği kıymayla ekmek karnını doyurmaya yetmemişti.
Gece yarısı, köpekle adamın yan yana altına sığındıkları yaprakları boyun bükmüş ağaca incecik bir yağmur tıpırdıyordu. K…. kasabası bilmem kaçıncı uykusunda homurdanarak devinirken, adamla köpek bir yılı aşkın bir süredir adamın mutlu ve mutsuz tüm gecelerini paylaştıkları yerde, fabrika lojmanlarının ortasındaki bakımsız parkta geceyi dinliyorlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91273</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d44fb2b8-af2c-45f9-b5d0-a2dfd690cc3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Medreseleşen Üniversiteler Mollalaşan Akademisyenler</image:title>
            <image:caption>Osman İnci “Medreseleşen Üniversiteler Mollalaşan Akademisyenler” kitabında, çağdaşlaşmanın, aydınlanmanın, korumacılığın, tutumluluğun, bilene ve bilgiye saygının, cehaletle mücadelenin yaşamsal öneme sahip olduğunu vurgularken, “Eski Türkiye” üniversiteleri ile “Yeni Türkiye” üniversitelerini karşılaştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91274</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3b9e5c2-9c92-4201-b1e8-c5c9f79200e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Gölge</image:title>
            <image:caption>Ediz bir gün etrafında, kendisi gibi hareketli ve yaptıklarını taklit eden bir şey fark eder. Uzayan, kısalan ve diğer herkeste de olan bir şey: Bir gölge… 
Hadi, Ediz’in kendi gölgesini tanırken diğer gölgeleri de keşfettiği bu eğlenceli öyküye sen de eşlik et! Bir çocuğun gölgelerle olan macerasını konu alan öykümüz, farklılıkları ve bir bütünün parçası olmayı yalın bir dil ve rengârenk resimlerle anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91275</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29298b43-ff01-4f64-a9bd-c80ec1b8affa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim İletişimi</image:title>
            <image:caption>Bilim iletişimi, bilimin, bilimsel bilginin üretim merkezi olarak nitelendirilen bilimsel cemaatler/yapılar ile üretilen bilginin tüketim merkezi olarak nitelendirilen kamusal topluluklar/kitleler arasında “üretim ve tüketim” ya da  etki/tepki şeklinde kurulmuş tek yönlü ve sorunlu iletişim akışını etkileşimli, katılımcı, kapsayıcı, eşitlikçi ve demokratik kılmaya çalışan bir çalışma  alanı olarak son otuz yıldaki gelişimiyle gündelik yaşamda  da yer etmiştir. 
Bilim iletişimi kitabı, tam bu bağlamda, yaşama ve dünyaya dair bilgi kurucu ve genişletici bir etkinlik olarak bilimsel süreçlerin ve bilim  insanlarının, kendi içinde ve kendi dışında olan kamularla olan etkileşimini sergilemeyi  amaçlayan kolektif bir çalışma olarak kotarılmıştır. Bu kitapta bilimsel etkinliğin  ne olduğu, nasıl yapıldığı, kimlere yönelik  olduğu bilim politikalarının sonuçları, bilimin popülerleşmesinin dinamikleri ve etkileri eleştirel bir sorgulamaya alınmaktadır. Bilim iletişiminin temel aktörleri olan bilim insanları ve bilim kurumları, karar vericiler ve politika yapıcılar, kitle medyası ve dijital medya ve elbette farklı toplumsal kesimler arasındaki ilişkiler, her bir yazıda  farklı yönlere odaklanılarak gözden geçirilmektedir. 
Bilim iletişiminin, sadece bilim  teknoloji ve yeniliklerin topluma benimsetilmesini sağlayacak bir süreç olarak görülmemesine yönelik hemen her yazıda yer alan vurgular, bu sürecin daha da iyileştirilmesi ve geliştirilmesi adına söz konusu aktörlere düşen payları da tartışmaya açmaktadır. Bilim iletişimi kitabında, bütünüyle kapitalizmin amaçlarına hizmet etmeyen, tam tersine onun aşılabilmesine olanak sağlayacak bir bilim iletişiminin ipuçları da yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91276</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c8d2397-e3fa-4bee-81bf-fd19b8a341cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Anılar Belgeler 5.Cilt (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>ANILAR BELGELER, CİLT-5 
Kemal BURKAY&apos;IN Anılar-Belgeler adlı 5 ciltlik  eserinin ilk iki cildi geçtiğimiz yıllarda Deng Yayınları arasında basılmıştı. 3. Cilt 2019 Ekiminde, 4. Cilt ise 2020 Ekiminde Vakfımızın yayınları arasında basılıp okuyucuya sunulmuşlardı. 5. ve son cilt de Vakfımızın Yayınları arasında okura sunulmaktadır. Tümü de büyük boy ve kalın kapak olan bu beş cilt, ek belgeler ve kuşe kağıda basılmış resimlerle birlikte 3000 sayfaya ulaşıyor ve Burkay’ın hayat öyküsünün yanı sıra, son 80 yılın önemli iç ve dış ve olaylarını içeriyor. 
Kitaptan alıntılar; 
Ülkeden 1980 yılı Nisan başında, Suriye sınırından kaçak geçerek ayrılmıştım. Aradan tam 31 yıl 4 ay geçmişti. Şimdi bir Türk Hava Yolları uçağıyla dönüyordum ve cebimde bir İsveç pasaportu vardı. Garip duygular içindeydim. 
* * * 
Yıllardır kararlıca izlediğimiz politik çizginin ve verdiğimiz mesajların boşa gitmediğini, tüm engellere rağmen topluma ulaştığını ve onay bulduğunu gördüm. 
* * * 
Biraz soluk aldıktan sonra arkadaşlarla birlikte, çocukluğumun geçtiği bu bahçeye daldım. Bahçe öylesine değişmişti ki eğer bir sabah, nerede olduğumu bilmeden ansızın orada uyansam buranın eski evimiz ve bahçemiz olduğunu bilemezdim... 
* * * 
Parlamentoda bana, bugüne kadar Kürt halkının özgürlük mücadelesine ve Kürt kültürüne yaptığım hizmetlerden dolayı bir plaket armağan edildi. Bu da benim için değerli bir armağan 
* * *. 
Dersim&apos;in kayıp kızı Elif. Anılarında geçmişten sadece silik bazı izler kalmış: Köyü, makine takırtıları, can çekişen anne-babası, kanlar içinde düşüp ölen kardeşi... 
* * * 
12 Eylül darbecileri hakkındaki bu karar tarihin yalnız garip değil, güzel bir cilvesi idi 
* * * 
Nisan başında hayatımın en acı olayını yaşadım, Kızım Hélin, 3 Nisan günü, Stokholm&apos;da bir motosiklet çarpması sonucu hayatını kaybetti. 
* * * 
Geçmişte olduğu gibi inanıyorum ki, eşitlik temelinde bir çözümü ve çağdaş bir demokrasiyi gerçekleştirebilirsek, bu ülkede Kürt halkı ve Türk halkı barış içinde bir arada yaşayabilir. Bence ülkemize ve tüm Ortadoğu&apos;ya sunacağımız gelecek budur, bu olmalıdır; süregiden bir kavga, kin ve düşmanlık değil.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91277</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab835aa8-af9a-47a3-a7ac-db401840534c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurdistan u Pirsgireka Kurdan (1923-1945)</image:title>
            <image:caption>Kurdistan û Pirsgirêka Kurdan (1923-1945) 

Prof. M. S. Lazarev, dîrokzaneki Rûsî bi nav û deng e, ji 30 salî zêdetir, di Akadamiya Sowyêt ya Moskowayê da, di Enstîtûya Rohilatzaniyê da Serokatiya Beşa Kurdzaniyê kiriye. Pirtûk ji Rûsî bi aliyê nivîskarê Kurd Têmurê Xelîl hatiye wergerandin. 
Kürdistan ve Kürt Sorunu (1923-1945) 

Prof. M.S. Lazarev tanınmış Sovyet bilim insanlarındandır. 30 yılı aşkın süre boyunca Sovyetler Birliği Moskova Doğu Bilimleri Enstitüsü Kürdoloji Bölümü’nün Başkanlığını yapmıştır. Eserleri arasında 3 ciltlik “Kürdistan ve Kürt Sorunu” adlı tarihi incelemesi de vardır. Kürt yazar Têmurê Xelil tarafından Rusçadan Kürtçeye çevrilen bu incelemenin ilk iki cildi geçtiğimiz yıllarda Stockholm’de Roja Nû Yayınları arasında basılmıştır. 1923-1945 dönemini anlatan 3. Cildi ise Özgürlük Yolu Vakfımızın Yayınları arasında okura sunulmaktadır. Kitabın dili Kürtçedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91278</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3835d9c-04ae-4499-bac7-69f3b902d7e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Münferit Aşklar</image:title>
            <image:caption>yine bir yangın düşer içime 
gecenin en ıssız saatlerinde. 
sızlar yaram en yorgun yerinden. 
ne dilde söz, 
ne gözde fer kalmıştır. 
derler ki; 
bir tek meyuslar bilir 
sabahı olmaz geceleri. 
bir de kimsesizler… 
o geceler ki, 
aklı geçmiş mevsimler peşinde. 
bir mültefit bahar lazım şimdi bize 
karanlığa inat, 
güne yakın. 
tende sıcak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91279</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd90e6b1-3d33-4ca6-8ec1-d0d840151f6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha Da Küçükler Için Şu Acayip Ay</image:title>
            <image:caption>Ay’a gitmek ister misin? 
Bu da soru mu şimdi? 
Elbette Ay’a gitmek istersin. 
Herkes Ay’a gitmek ister! 
Peki Ay’a giden herkes ne ister biliyor musun? 
Dünya’ya geri dönmek! 
 
Eğer uzayın herhangi bir yerinde tıpkı Dünya gibi bir gezegen olsa ama o gezegenin Ay gibi bir uydusu olmasa, kimsenin mecbur kalmadıkça oraya taşınmak isteyeceğini zannetmiyorum... 
Dünya; dağları, tepeleri, denizleri, balıkları, ormanları, ağaçları, bulutları, yağmur taneleri ve uydusu Ay ile birlikte tam da bizim yaşayabileceğimiz şekilde yaratılmış bir gezegendir. 
Her nereye baksak, “Tam da olması gerektiği gibi” görürüz baktığımız şeyi... 
Ay, işte bunun için güzel bir örnektir... 
Büyüklüğü, Dünya’ya olan uzaklığı, hem kendi etrafında hem de Dünya’nın etrafında dönme hızı ile, tam da olması gerektiği gibidir... 
O bizim biricik uydumuz... Allah’ın gecelerimizi aydınlatsın diye başımızın üzerine astığı bir nurlu kandil, bir gece lambası... Ve zamanı belirlememiz için görünen bir takvim aynı zamanda...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91280</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afd1b39a-dcea-40e2-881a-70a52535de7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha Da Küçükler İçin Şu Acayip Dünya</image:title>
            <image:caption>DÜNYA’NIN üzerinde sayısız inanılmaz şey vardır! 
Kanatlarını aça kapata uçabilen kuşlar, çiçek açan odunlar, içinden birbirinden lezzetli yiyecekler çıkan toprak, kendilerine muhteşem altıgen odacıklardan oluşan evler yapabilen ve o odacıkların içini bal ile donduran arılar... Ve daha pek çok şey... 
Ama Dünya’nın kendisi de bir o kadar inanılmazdır! 
Gerçekten inanılmazdır Dünya! Ve bu, gerçekten gerçektir! 
Uzun ama çok uzun seneler önce, insanlar Dünya’nın yuvarlak bir masa gibi dümdüz olduğunu düşünüyorlardı. 
Ve bir timsahın üzerinde durduğuna! 
Bazıları da onu bir kaplumbağanın taşıdığını düşünüyordu. 
Ve dediklerine göre o kaplumbağayı da yine bir başka kaplumbağa taşıyormuş! 
Onu da bir başka kaplumbağa, onu da bir başkası... 
Yani Dünya’yı sırtında taşıyan kaplumbağadan aşağısı hep kaplumbağa imiş! 
Nihayet insanlar bizim sevgili Dünya’mızın aslında yuvarlak yaratıldığını keşfettiler. Bu çok kolay olmadı. 
Evet, Dünya yuvarlaktı! Ama, bu, bir pinpon topunun yuvarlaklığı gibi değildi.  Tam olarak yuvarlak bile değildi! 
Dünya, GEOİD bir küreydi. Üstten ve alttan bir miktar basıktı. 
İşte bu şekle GEOİD denirdi. 
Bu geoid şekliyle Dünya’mız, bir deve kuşu yumurtasına benzerdi. 
 Kocaman, mavi bir deve kuşu yumurtasına...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91281</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c513bfa6-4d2b-47ab-b9c4-88ec8beb4b97.jpg</image:loc>
            <image:title>Hangimizin Yarası Yok Ki</image:title>
            <image:caption>Sait Almış, öykülerinde bize küçük bir sahil kasabasının, Foça’nın içinden, derininden, kalbinden sesleniyor. O kadar ki, anlatıcının yazar değil de Foça’nın kendisi olduğunu düşünmeye başlıyorsunuz.
Geçen yüzyılın yerinden yurdundan ettiği sıradan insanların şaşırtıcı dünyalarıyla, sırlarıyla, boşlukta sallanan hayatlarıyla tanışıyorsunuz.
Haftalarca dinmeyen poyraz, yüzlerce yıllık ekmek telaşı, yüzlerce yıllık aşklar, acılar, endişeler, korkular;dönüp duran mevsimler…
Foça’da zamanın hep yinelenen sesi, sessizliği…
“Ne zamanı? Hangi zamandan söz ediyorsun?” diyor Sait Almış.
Hüsnü Arkan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91282</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6c69b99-1473-48b3-84f7-283ebbf91d45.jpg</image:loc>
            <image:title>Balıkçı ve Oğlu</image:title>
            <image:caption>Toplumsal konulara duyarlılığı ile tanınan edebiyatçı ve fikir adamı Zülfü Livaneli, bu kez Ege balıkçılarının ve hayal kurmaktan bile mahrum bırakılan göçmenlerin kaderine eğiliyor. 
Usta edebiyatçı Livaneli, Balıkçı ve Oğlu ile son yılların en can yakıcı ve büyük dramı “göçmenliği” balıkçı Mustafa, Mesude ve Samir bebek üzerinden anlatıyor. O güne dek sıcak evlerinde televizyondan izledikleri haberlerden aşina oldukları ölü insan bedenleri ve yarı ölü bir bebek evliliklerinin tam ortasına düşerek bir bomba etkisi yaratıyor; aile ilişkilerini bambaşka bir çehreye büründürüyor. 
Balıkçı ve Oğlu, Ege’nin tarihinden bugününe, balık çiftliklerine ve rant hırsıyla dağlara, kıyılara saldıran şirketlerin yarattığı ekolojik yıkıma dair çok şey söylüyor. Bunun ötesinde göçmenlerin bir bilinmeze doğru göze aldıkları yolculuğu, hayatta kalma çabalarını ya da ölümü; kısacası “deryaya yakın, dünyadan uzak” yaşamlarını odağına alıyor. Livaneli’nin belki de en şiirsel romanı olan Balıkçı ve Oğlu; aile, aşk, ebeveynlik, evlat, kadın dayanışması, dostluk, göç, doğa üzerine çağdaş bir epope. 

Zülfü Livaneli’nin, uzun bir aradan sonra yazdığı ve heyecanla beklenen yeni romanı Balıkçı ve Oğlu, ustalıkla seçilen tasvirlerle okurun zihninde capcanlı bir anlatı oluşturuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91283</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a80e2d9-38a0-438a-b10b-549f0d6c1892.jpg</image:loc>
            <image:title>Acı Bir Kuş</image:title>
            <image:caption>Zeynep Uzunbay, rotasını şiirden hikâye ve romana çeviren bir kalem işçisi. Acı Bir Kuş onun ilk kurgu eseri. Yazar bu kitapta kendisiyle, çocukluğuyla, ailesiyle, toplumla ve hayatla derin bir hesaplaşmaya giriyor. Romanın başkişisi Turna&apos;nın &apos;80 darbesini izleyen karanlık zamanlardaki gençliğini, bir işkencehanede çağırdığı ışıklı çocukluk anları eşliğinde okuyoruz. Gökyüzü gibi bir şey çocukluk, hiçbir yere gitmiyor, diyen Cansever&apos;in izleğinde Uzunbay, kendini tanımak isteyenin önce çocukluğunu tanıması gerektiğini hatırlatıyor.   


Bekliyoruz. Bizim zamanımız da şu herkesinkinden olsa ya! Bizim zamanımız canımıza okuyor. Bizim zamanımız ikiyüzlü! Kalleş! Biz polisin komünisti! Amiralin şeriatçısı! Yoldaşımızın orospusu! Turna, Türkiye haritasında bu kez. Dağlara zıplıyor, nehirlerden atlıyor. Kapıkule sınır kapısı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91284</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba5d8a33-9701-43fd-bcab-bb98686e9444.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim : Seçim Kurtarmak mı ? Nesil Kurtarmak mı ?</image:title>
            <image:caption>Eğitim politikaları bir zümrenin, bir grubun veya bir ideolojinin kendini ispat etme alanı değil, bir ÜLKE ÖDEVİDİR. Ülkemizde Cumhuriyet’in ilk döneminde büyük bir adanmışlıkla gelen başarıdan sonra maalesef, eğitim siyaset ilişkisi, sıralama sınavı, her Milli Eğitim Bakanı ve YÖK Başkanını etkileyen iz bırakma sendromu, müdür ve öğretmen yetkinlikleri gibi sorunlara kağıt mühendisliği yaklaşımı ile çözümler bulmaya çalıştık. Gelecek avuçlarımızın arasından kayıp giderken, artık toplum olarak NESİL KURTARMANIN SEÇİM KURTARMAKTAN çok daha önemli olduğunu idrak etmeli ve önümüzdeki yirmi yılı kapsayacak ulusal milli bir eğitim programı yapmalıyız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91285</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47562185-ca22-403d-a20f-275e6abd5cdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Aquila</image:title>
            <image:caption>&quot;Nazım, ona sonsuzluk gibi gelen ama aslında saniyelerle ölçülecek bir zaman diliminde olasılıkları düşünüp kararını verdi. Zaman yavaşlamış, bütün duyuları keskinleşmişti. Artık son derece soğukkanlıydı, hızla yaklaşan uçaklardan kaçıp vakit kazanmak için yapması gereken manevrayı saniyesine kadar hesaplamıştı. Son anda uçağının burnunu yukarıya çevirip motora giden yakıt valflerini sonuna kadar açtı. Emektar uçağı sanki canlanmış, kendinden beklenmeyen bir ataklıkla yükselmişti. Makinelere bir daha dokunduğunda çalışacaklarını içinde hissediyordu. Uçağını döndürüp bir kez daha saldırıya geçtiğinde iki namlu da ateş kusmaya başlamışlardı.
Bu yoğun ateş karşısında düşman uçaklarının geri döndüğünü gördü. Karşısındaki pilotlar, bu çılgın Türk&apos;le uğraşmak yerine daha kolay avlar peşinde koşmaya karar vermişlerdi.&quot;
Aquila, yani kartal, yırtıcı kuşların en aman vermezi, sınırsız bir güç ve özgürlük simgesi.
İsimlerini aldıkları kartal gibi özgür yaşamak isteyen, en karanlık gecede bile ışığı arayan bir grup genç.
Ve tüm umutlar kaybolurken kendilerini bulan iki genç kadın.
Aquila, Kurtuluş Savaşı&apos;nda yoku var ederek savaşmış, güçlerini özgür yaşama arzularından ve birbirlerinden alan pilotlarımızın destanı.
Aquila, aynı zamanda işgal altındaki bir ülkede, köhneleşmiş geleneklerin arasında kendi seslerini arayan Türk kadınlarının romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91286</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/162f69b6-d140-4e5f-81c3-169fc2c9d060.jpg</image:loc>
            <image:title>Payidar</image:title>
            <image:caption>16. yüzyılda da hüküm süren görkemli padişah Kanuni Sultan Süleyman devrinde geçen büyük bir aşk hikâyesi... Savaşlardan umuda sürüklenen bir Osmanlı hafiyesi... Kayıp geçmişin izini süren ve kardeşini arayan güzel bir kadın casus... Ve tüm bunları benliğinde eriten zaman. Osmanlı&apos;nın en güçlü döneminde bir hafiyeler silsilesi içinde geçen bir roman bu. Aşkın, ihanetin, geçmişin ve sadakatin satırlara nakış nakış işlendiği bu kitap, kalplere inceden inceye sizi verecek türde; okunmaya değer... “Dert-i aşkı gayrıdan sorma ne bilsin çekmeyen Anı yine âşık-1 nalana sor söylen söylesin...” (Fuzuli)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91287</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d30ff1d7-3e69-4ede-ba65-f6a7103a12eb.jpg</image:loc>
            <image:title>İran Bahçe Sanatı</image:title>
            <image:caption>İran Bahçe Sanatı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91288</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1baf645f-6654-4375-9317-4dd9db31c635.jpg</image:loc>
            <image:title>Savunma</image:title>
            <image:caption>Alıcısına mesajı taşıyorum, garipten, ahvalimden bildiriyorum. Ve selam ediyorum rüyalarıma, hayırlara vesile olunması adına diyorum ki... Bu kitabı edinmek isteyen önce kayıtsızlık derdinden kurtulacak sonra varacak ve kavrayacak yaşamı. Düşüncelerinin ağırlığından emin olacak sınavda ve yanaşacak cevaba. Sorunsallığını kendinden bilecek. Ve nedenselliğe değinecek. Sonra meselelere getirecek çareyi derdinden, çözümde buluşan adım, aydınlığa  uzanan yol ve iki yakayı birbirine bağlayan sırat-ı müstakim olacak. Kendini keşfedecek Öyle kısıldım ki, çaresizlik bu olsa gerek ...ve güç! Işığın izdüşümü, elinizde tuttuğunuz kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91289</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5ee84a1-fe46-461d-9a9b-4d6322476028.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Beni Leylekler mi Getirdi? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemde çocuklar birçok soru sorarlar. En çok merak ettikleri sorulardan biridir: “Ben nereden geldim?” “Seni leylekler getirdi!” cevabı artık günümüz çocukları için pek de inandırıcı olmayacaktır. Çocukların sorularını araştırabilecekleri pek çok kaynak varken, özellikle yaratılış gibi hassas bir konuda en güvenilir ve değerli olan ebeveynlerin cevaplarıdır. Bu kitapta, Barış’ın annesine “Ben nereden geldim?” demesiyle başlayan düşünce yolculuğuna eşlik ediyoruz. Kitap, çocukların ikna olmadıklarında sorularının peşinden nasıl koştuklarına dikkat çekerken, aynı zamanda ebeveynlerin de öz değerlendirme yapmalarına olanak sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91290</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0759731b-9ebd-41ff-9a25-875d86b46d9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Özelim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çocukları kötülüklerden korumanın en doğru yolu, onların sezgilerini güçlendirmek ve onlara sağduyu kazandırmaktır.
Bu kitabın amacı, çocukların olayları bağlamına göre değerlendirerek, kendisi için iyi ve kötü olanı fark edebilmesine, istismar ve zorbalık gibi istemediği durumlar karşısında kendisini doğru ifade edebilmeyi ve “Hayır!” diyebilmeyi öğrenmesine katkı sağlamaktır.
Deniz’in “Anne sevgi nedir?” sorusuyla başlayan yolculuğunda, bebekliğinden itibaren gelişen becerilerini fark etmesi ve günlük yaşamda karşılaşabileceği durumlar karşısında “benim özelim” bağlamında mahremiyet bilincinin nasıl oluştuğu ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91291</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55033500-5351-4ae5-ad0e-5b615d54a572.jpg</image:loc>
            <image:title>Tatlı Bir Şey (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dedem bana sürpriz yapmış.
Yaparken de ne maceralar yaşamış!
Oyuncaklar, kuşlar, çiçekler, kilimler, karpuzlar, çörekler…
Peki bu kadar şeyi bir güne nasıl sığdırmış?
***
“Tatlı Bir Şey” heyecanlı kurgusuyla çocukların Alzeimer’a dair farkındalıklarını arttırmayı hedefliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91292</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeb9b7d7-aa25-48f0-8ad2-76e2352e0418.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Yeniden</image:title>
            <image:caption>Serdar Özkan “Mutluluk Yeniden” kitabıyla kayıp zamanın izinden giden bir adamın peşinden sevginin anlamını arıyor. 
44 Dilde 100’ü aşkın ülkede okunan Türk romancı Serdar Özkan’ın kaleminden, hatırlamaya, hatırlananlar ile geçmişte gizlenen mutluluğu keşfetmeye dair yeni bir roman. 
“Fark etmiştim ki, hayal gerçek yapan, uçup giden geçmişi şimdiye taşıyan, karanlığı aydınlığa, ölümlüyü ölümsüze dönüştüren sevgiydi. Her birimizin içine geçmişte –ana rahmindeyken, bebekken, çocukken- usulca bırakılmış, zamanla unuttuğumuz, belleğimizin, kalbimizin, ruhumuzun derinliklerinde gizlenen sevgi. Hatırlamamız lazımdı, bir hatırlama serüvenine çıkmamız. Ve hatırladığımızla yaşadığımız...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91293</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/972f79aa-c421-4f96-9cdd-b6f0711472c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Şanslı Adında Bir Kuzu</image:title>
            <image:caption>Jasmine’in babası bir çiftçi, annesi ise bir veteriner. Jasmine bu yüzden vaktinin çoğunu hayvanlarla ilgilenerek ve onları beladan uzak tutmaya çalışarak geçiriyor. Ne yazık ki çoğu zaman bunu başaramayıp başını büyük dertlere sokuyor… 
Kuzulama mevsiminde işi başından aşkın olan Jasmine, bir yandan öksüz kalmış yavru kuşlarla ilgilenirken, bir yandan da annesini kaybeden minik bir kuzuya sahip çıkar. Sorumluluğunu üstlendiği bu hayvanları, kendilerine yetecek kadar büyüdüklerinde doğal ortamlarına bırakması gerektiğini bilse de Şanslı ismini verdiği kuzuyla arasında derin bir bağ kurar. Acaba anne ve babası, Şanslı’nın onunla kalmasına izin verecek mi? Yoksa bir gece yarısı aniden yaşanan beklenmedik bir olayla Jasmine, Şanslı’dan sonsuza dek ayrılmak zorunda mı kalacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91294</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b5861c2-37bc-4ffd-a85f-a856d9b87f9c.jpg</image:loc>
            <image:title>100 Soruda Nitel Araştırma</image:title>
            <image:caption>100 Soruda Nitel Araştırma yeni ve kısmen kıdemli araştırmacılar tarafından sıkça sorulan sorulardan bazılarını ele almaktadır. Karma yöntem araştırma ekiplerinin üyeleri, danışmanlar, araştırma görevlileri, öğrenciler, uygulayıcı araştırmacılar ve benzeri kimseler bu kitabı nitel araştırma tasarımında ortaya çıkan temel konulara yönelik bir kaynak olarak kullanabilir. Amaç, nitel araştırma uygulamalarını şekillendiren temel konulardan bazılarının ana hatlarını ortaya koymaktır. Diğer kaynaklara ek olarak kullanıldığında, bu kitap okuyucuların nitel araştırmaya dair kapsamlı bir fikir elde etmelerine yardımcı olacaktır. Belli bir disiplin içinde, belli bir metodoloji, bağlam veya araştırma uygulaması hakkında öğrenebilecekleri her şeyi öğrenmek isteyen okuyucular, başvurabilecekleri çok sayıda yayımlanmış kaynak bulacaktır. Bu kitap, araştırmacıların nitel araştırmayı tasarlarken ve uygularken sordukları sıklıkla sorulan önemli sorulara odaklanmaktadır. Cevaplar tüm araştırmacıların göz önünde bulundurması gereken en dikkat çekici konulardan bazıları hakkında rehberlik etmek için disipliner ve metodolojik sınırların ötesine geçecek şekilde tasarlanmıştır. Burada yer alan sorular, öğrencilerim, çalıştay katılımcıları, uygulayıcılar ve araştırmacı meslektaşlarım tarafından yıllar boyunca bana sorulan (disiplinler arası) sorulardır. Kitap, ilave bilgi almaya yönelik bir el kitabı olarak ve önemli bir konuda hızlı cevap elde edebilmek için ilk önce bakılacak bir kaynak olarak işlev görmek üzere tasarlanmıştır. Kapsamlı bir soru listesi veya ilgili tüm yanıtlara yönelik kapsamlı bir kılavuz sunma amacı güdülmemiştir. Halihazırda nitel araştırmanın içinde yer alanlar için bu kitap, yayınlarda ve öğretimde kullanılacak bir terimin bilgi tazeleyici veya kısa bir tanımını verebilir. Nitel araştırmada yeni olanlar için ise nitel araştırmanın temel konuları, zorlukları ve faydalarına genel bir bakış sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91295</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42213e30-e0c0-4545-a317-b6cd8de38fb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Nitel Araştırmalarda Örnek Olay Yöntemi</image:title>
            <image:caption>Karşılaştırmalı örnek olay çalışmaları, eğitim de dahil olmak üzere çeşitli sosyal araştırma alanlarında politikaların ve uygulamaların etkisini araştırmak için etkili bir nitel araçtır. Geleneksel örnek olay yaklaşımlarının yetersizliğine cevaben geliştirilmiş karşılaştırmalı örnek olay çalışmaları, bilgiyi zamanda ve mekânda sentezleyebildikleri için oldukça etkilidir. “Rethinking Case Study Research A Comparative Approach” isimli kitapta yazarlar, okurların kendi karşılaştırmalı örnek olay tasarımlarını geliştirmelerine yar-dımcı olmak için karşılaştırmalı örnek olay çalışmalarının yatay, dikey ve çapraz eksenlerini tanımlamış, açıklamış ve örneklendirmişlerdir. Altı kısa bölümde, iki uzman, bu yenilikçi yaklaşımın birden çok sosyal alanda politika ve uygulamanın işleyişine nasıl uygulandığını göstermek için coğrafî olarak ayrı Tanzanya’dan Guatemala’ya ve Birleşik Devletler’e örnek olay çalışmaları kullanmıştır. Antropolojiden, gelişim ve politika araştırmalarından örnekler ve alıştırmalar içeren bu kitap, araştırmacılar, özellikle de eğitim ve yorumlayıcı sosyal bilimler alanlarında eğitim gören lisansüstü öğrencileri için yazılmıştır. Lesley Bartlett, ABD’deki Wisconsin Madison Üniversitesinin Eğitim Politikaları Araştırmaları Bölümünde profesör, Antropoloji Bölümü ile Eğitim Programları ve Öğretim Bölümünde öğretim üyesidir. Frances Vavrus, ABD’deki Minnesota Üniversitesinin Organizasyonel Liderlik, Politika ve Gelişim Bölümünde profesör ve Disiplinlerarası Küresel Değişim Araştırmaları Merkezinde öğretim üyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91296</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/326220a0-627a-4874-ba74-e34342d0f070.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka İş Başında</image:title>
            <image:caption>Yapay Zekâ artık bilim kurgu değil, 21. yüzyılın en önemli iş trendi!
Dünyanın en başarılı şirketleri yapay zekâdan işlerini dönüştürmek, verimliliği ve kârlılığı artırmak için yararlanıyor.
Yapay Zekâ İş Başında sosyal medyadan elektroniğe, perakendeden nakliyeye, sağlıktan giyime çok farklı alanlardan 50 şirketi mercek altına alarak yapay zekâyı nasıl kullandıklarını inceliyor. Çoksatan yazar ve yapay zekâ uzmanı Bernard Marr makine öğrenmesi teknolojisinin iş yapma şeklimizi nasıl değiştirdiğini anlatıyor. 50 vaka çalışmasının her birinde şirketin karşılaştığı sorunu ve yapay zekânın nasıl bir çözüm sunduğunu anlaşılır bir dille ortaya koyuyor.
Yapay Zekâ İş Başında’yı okuduğunuzda başarılı şirketlerin inovasyon ve makine öğrenmesi teknolojisiyle sorunlarını nasıl aştığını öğrenecek, güncel yapay zekâ uygulamalarının performans ve verimlilik artışına nasıl yardımcı olabileceğine dair bir fikir edineceksiniz.
Kendi işinizi yapay zekâyla dönüştürmek istiyorsanız size ilham kaynağı olacak 50 örnek elinizin altında, tek bir kitapta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91297</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/569b7fa4-e6c4-4e79-901c-cd74abcc1e4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Felsefesi ve Hukuk Teorisi Rehberi</image:title>
            <image:caption>Hukuk Felsefesi ve Hukuk Teorisi Rehberi okura, birbirleriyle yakından bağlantılı bu iki alanda şu anda mevcut bulunan tartışma konularının en önemlileri için bir rehber sunmayı amaçlıyor. Kitapta yer alan makaleler ele aldıkları konu hakkındaki halihazırdaki uzlaşıyı, neyin tartışılmakta olduğunu ve ihtilaflı alanlarda öne çıkan görüşleri aktarıyor.
Her biri alanında uzman isimler tarafından yazılan makalelerin bir kısmı Hukuk Felsefesi ile Hukuk Teorisinin geleneksel çarpışma alanı olan hukuk felsefesi ekollerini öz halinde sunarken, diğer makaleler hukuka ait temel kavram ve kurumları felsefi sorgulamaya tabi tutuyor.
Temel olarak Anglo-Amerikan hukuk dünyasındaki tartışmaları yansıtan kitap, Kıta Avrupası’na ayırdığı iki bölüm yanında ele aldığı tartışma konularının evrenselliği sayesinde yerellikten kurtulmayı büyük ölçüde başarıyor.
Hukuk Felsefesi ve Hukuk Teorisi Rehberi, ele aldığı sorunlarla ilgili önemli bir başvuru metni mahiyetinde. Kitapta konu edilen sorunlar sadece hukukçulara veya hukuk felsefesine ilgi duyanlara değil; ahlak felsefesi, siyaset felsefesi, siyaset bilimi, siyaset teorisi ve kamu yönetimi alanlarındaki felsefi ve kavramsal tartışmaları takip etmek isteyenlere de yakından sesleniyor..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91298</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e03127c2-3d97-43da-a3e3-1fe391665c68.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayır!</image:title>
            <image:caption>Bir elimiz yeşil, bir elimiz mavi; yanaklarımızda güller, alnımızda laleler, dudaklarından bal akan Müslümanlar olmalıyız. Ki yeşiller bahar tadında, maviler denizler kadar çekici ve ferahlatıcı olsun. Bizi görmek istemeli gözler ve gönüller bizim için hasret çekmeli. Vuslat da biz olmalıyız, hasret de... Biz olmalıyız gemilerin limanı. Çöllere yağan mis kokan, çiçekleri filizlendiren yağmur biz olmalıyız Müslümanlar olarak. Lale gibi zarif ama dik, yeri gelince başak gibi dolu ve boynu eğik... Seven, gülümseyen, mutluluk saçan biz olmalıyız. Güzel ne varsa bizde durak bulmalı. Kur‘an’ın huzuru, namazın huşusu, kitabın kokusu biz olmalıyız. Cıvıl cıvıl, insan gibi insan, kuşlar gibi hür, korkusuz ve özgür olanlar olmalıyız. Sevgi de biz, aşk da biz; ahlak da biz, düzen de biz olmalıyız. En güzeller olmalıyız. Ve aslımıza dönmeliyiz. Çünkü aslına dönmeyen nesil kurtulamaz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91299</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c218625-f1bb-4ca4-a795-5dfc1d2b4028.jpg</image:loc>
            <image:title>Konsey</image:title>
            <image:caption>Konsey nedir? Dünya siyasi, ekonomik, kültürel ve coğrafi tarihindeki rolü nedir? Armagedon’a inanan Joe Biden’ın inancı ve kökeni neler? Yeni Dünya Düzeni’nin şeytanları kim? Rahip okulu öğrencisi genç Yosif Cuğaşvili nasıl Josef Stalin oldu? Troçki neden sürgün edildi ve bir suikast sonucu öldürüldü? Nazım Hikmet Stalin’e hangi şiiri yazdı? SSCB, Çekoslovakya&apos;yı neden işgal etti? Kore Savaşı’nda 38. paralel neden aşılamadı? Almanya neden Doğu ve Batı olarak ayrılıp Soğuk Savaş döneminin sembolü oldu? Filistin meselesi ve Holokost’un arkasında yatan gerçekler neler? Kıyamet Savaşı’nda insanlar yok olduktan sonra yeryüzüne çıkacak olan bu ‘Efendiler’ için tohumlar hangi sığınakta saklanıyor? Bu sığınağa Nuh’un Gemisi demelerinin nedeni nedir? Bill Gates ve Elon Musk’ın anlaşamadığı nokta hangisidir? Sizleri hayrete, hatta dehşete düşürecek birçok sorunun cevabı bu kitapta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91300</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b1038eb-4d04-47a4-abf6-793f9b40444c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ülkeleri Tanıyalım Mirketleri Bulalım Dedektif Sertifikası Alalım</image:title>
            <image:caption>Bizim haylaz mirketler dünyayı keşfetmek, ülkeleri tanımak için macera dolu bir yolculuğa çıkıyor. Ama öylesine hınzırlar ki, nereye gitseler saklanıp gözden kaybolmayı başarıyorlar. Bu yaramazların nerede olduklarını bulabilecek misin? Görevin, tabii kabul edersen, tam on tane mirketi gizlendikleri yerde bulmak. Dedektiflik yeteneklerine güveniyoruz. Görevi başarıyla tamamlarsan Dedektiflik Sertifikan da kitabın sonunda seni bekliyor… 
 
Haydi, macera başlıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91301</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dacdf016-2097-4e8e-907f-916e5396003e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Elma Şuuru</image:title>
            <image:caption>Bugün, iki bin yıllık bir hedefle; Siyonizm’in 1948 yılında Ortadoğu’nun ortasında gayrimeşru yöntemlerle doğurduğu İsrail Devleti ve küresel yapılanmalarının, “Tek Dünya Krallığı” ütopyasını gerçekleştirmek istemesinin şeytani hırs ve icraatlarıyla mücadele ediyoruz! Haliyle, bugün dünyanın onlara göre “küresel ihtilal” bize göre “ilahi düzene dönüşüm” yıllarının arifesine geldiği şu günlerde; bizi yeniden bir araya toplayacak ülkü birliği; “İlay-ı Kelimetullah” terbiye ve görgüsüyle “Kızıl Elma Şuuru”dur. Yılmaz Çebi’nin araştırmacı kişiliği ve güçlü kaleminin bir eseri olan “Kızıl Elma Şuuru”; yaşanan mücadeleler, yapılan araştırmalar ve öngörülerden oluşmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91302</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76c2d9f6-f9a2-4de9-8a53-4d5106bd5c84.jpg</image:loc>
            <image:title>O&apos;nu Affettim</image:title>
            <image:caption>Siz hiç sonsuzlukta sonsuzluğu Yaratan’a kırgın olarak sonsuza kadar yaşadınız mı?

İmkânsız acılar insan zihninin kaldıramayacağından sonsuz artı bir kadar büyüktür. Bizler, yaşadığımız bedenin çekmemesi gereken sınavlardan geçiyoruz ve ebediyetle kıyasladığımızda orası için toz zerresi, burası için uçsuz bucaksız dertlerin içinde savaşıyoruz.

Ütopya evreninde yaşayan bir avuç insan, Distopya’da yaşayanlarla empati kurmaya çalışıyor ve onlara kendi adıma teşekkür ediyorum. Bu ‘Öyküleştirilmiş Tiyatro Metni’ onlar için yazıldı. Karmaşamızı asla yaşamayın.

Anlatıcı karakter tek bir kişi yahut birçok kişi, anlatılan hikâyedeki kişi kutsal bir varlık ya da bir insan, yaşanmışlıklar bir canın çektiği karmaşa veya canların hayatları. Ne fark eder, hepsi de aynı kelimelerin içinde.

Ayâsya’nın dediği gibi, “Edebiyat karalamadır. Okurları iki çizgi arasında yürütmek değildir.” Ben edebiyatçıyım ve karaladım. Karalamanın içinde kendi yolunu bulmanız dileğimle keyifli okumalar diliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91303</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1356ddb2-b7ef-4c4a-b565-603b4335ee42.jpg</image:loc>
            <image:title>İsrail&apos;il A Planı</image:title>
            <image:caption>Yahudi Ütopyası-Dünya Hükümeti planları her geçen gün biraz daha deşifre olan İsrail, uyanan Ortadoğu halklarını Vahhabi-Sünni çatışmasıyla mı dizginleyecek? Seçilen dünya halkları çiplenip deney fareleri gibi mi yaşatılacak? Dünyaya narsist bir ırk mı geliyor? Kurulan damızlık çiftliklerinde yetiştirilen Dünya Efendileri; uzun boylu, sıkı vücutlu, yakışıklı dehalardan mı oluşacak? İsrail metafizik istihbarat kuvvetlerinin yetiştirilip kullanıldığı dünyanın Şer Üçgeni neresi? Kontrollü Açlık Stratejisi&apos;nin kriptosu Kuran’daki Yusuf Kıssası’nda mı gizli? Tüm İslam dünyasında kutsal olan Hacer’ül Esved taşı çalınırsa ne olur? Sion dünya hakimiyet logosu hangi şekilde tasarlandı? İsrail’in kodlarını deşifre eden Araştırmacı Yazar Hakan Yılmaz Çebi, bu defa İsrail’in &quot;A&quot; planını sizlere sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91304</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51a2499e-4676-4e2a-a451-05a7eefaa414.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Tabut</image:title>
            <image:caption>Peygamber Efendimizin hadislerinde ve çeşitli tarihi kaynaklarda dikkat çekilen bir konu olan “Kutsal Tabut/Ahd-i Atik Sandukası”, son ilahi kitap olan Kur’an&apos;da da bildirilmektedir. Ayrıca ilahi bir kitap olarak indirilip sonradan tahrif edilen Tevrat&apos;ta da bu sanduka hakkında bilgiler yer almaktadır. İslam âlimleri tarafından, Kur’an ahlakının tüm dünya üzerinde hâkim olacağı bir dönemin de habercisi olan sanduka hakkında, Kur’an’da; “Peygamberleri, onlara dedi: O’nun hükümdarlığının belgesi, size Tabut’un gelmesidir. Onda Rabbinizden &apos;bir güven duygusu ve huzur&apos; ile Musa ailesinden ve Harun ailesinden arta kalanlar var; onu melekler taşır. Eğer inanmışlarsanız, bunda şüphesiz sizin için bir delil vardır.” (Bakara Suresi, 2/248) şeklinde bir bilgi verilir. Elinizdeki bu kitabı okuyunca, Kutsal Tabut/Ahd-i Atik Sandukası hakkında detaylı bilgilere ulaşacak; Siyonizm’in bu kutsal sandık ile ilgili emellerinden ve çalışmalarından haberdar olacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91305</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c2b5ff8-15b7-45c5-94e6-6dde1dcacb92.jpg</image:loc>
            <image:title>Metafizik İstihbarat</image:title>
            <image:caption>Metafizik istihbarat alanında Türkiye’de ilk akla gelen isimlerden biri olan Araştırmacı-Yazar Hakan Yılmaz Çebi&apos;nin bu kitabını okuyunca hepiniz çok şaşırtacak, hatta ürperteceksiniz. Bu kitapta cevaplarını bulacağınız sorulardan bazıları şöyle: Metafizik istihbarat ile cinler arasındaki bağ nedir? İstihbarat toplamak için cinler mi kullanılabilir mi? Amerika’daki medyumlar niçin bu kadar değerli? Meşhur romanlar, trans halinde mi yazılıyor ya da yazdırılıyor? Zihinsel radyo nasıl işliyor? Ruh gerçeği nedir ve ruh, bedenden geçici olarak ayrılabilir mi? Ankara’nın başkent olacağı tayy-i mekânla mı bilindi? Mustafa Kemal’in el falında ne göründü? Dolandırıcıların tespitinde medyumlar kullanılıyor mu? Bermuda Şeytan Üçgeni aslında Cin Sultanlığı mı? KGB’nin beyin okuma timleri nasıl çalışır? ABD’li uzmanlar, Anadolu’da rüya avına mı çıktı? Pentagon, toplantılarını mezarlıkta mı yapıyor? Parapsikolojik güç verilen eşyalar hangileri? Hipnotik suikastçılarla kitleler nasıl yönlendiriliyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91306</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53f85059-601d-4dcb-8942-ebdbc0776093.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyonizm ve Masonluk - Satanist Kuşatma</image:title>
            <image:caption>nsanlık Cennet’te var olduğunda başlamıştı kıyamete kadar sürecek büyük mücadele. Yeryüzünde de devam edecekti elbette. Kötülüğün sembolü Kabil olarak çıktı karşımıza, iyiliğin ve masumiyetin sembolü ise Habil’di. Gözleri hırs bürüdü de makama, güce, paraya tapındı insanlar. Aslı aşk olan güzel duygu, körpe kızların hayatlarını karartan cellat oldu iblisin elinde. Saf duyguların karşısına dikildi hep iblisin fısıltılı sesi. Kimini uydurdu kendine, kendi gibi yaptı kimilerini; kimileri de ayrılmadı güzel ahlaktan, kazanan oldu hep bu güzel insanlar. Lakin çok bedel ödendi; ilk insandan bu yana iblisin yolunda giden, insan kılıklı mahlukların yüzünden. Bu kitap, iblisin yolunda gidenler ile Allah’ın yolunda gidenlerin mücadelesinden bir kesit sunmak ve insanlara gerçekler ışığında doğruyu anlatmak için kaleme alınd</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91307</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8673084-b499-4c84-af76-ef3a5aba3c71.jpg</image:loc>
            <image:title>Süryaniler</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin güneydoğusunda Turabdin adında bir yer vardır. Süryanice bir kelime olan Turabdin, “Tanrı’nın Hizmetkârları Dağı” anlamına gelir. Bu yöredeki antik manastırlar Havarilerin, Pavlus’un ve Petrus’un mirasçısı olan eski bir Hıristiyan cemaatinin hazinelerini ve gizlerini barındırır. Bu Süryani cemaat, iki bin yıl önce Filistin’de İsa’nın konuştuğu dili konuşmaya devam ediyor. Süryaniler ve Turabdin birçok bakımdan kültürel köklerimizin de tanıklarıdır. Türkiye’nin bu bölgesi duaların ve ezgilerin eşliğinde yaşar. Sébastien de Courtois’nın bölgeye yaptığı yolculuğun sonucunda, elinizdeki bu çok yönlü eser ortaya çıktı. Gezi notlarına, röportajların, tarihi ve arkeolojik bilgilerin iç içe geçtiği Süryaniler, kadim olduğu kadar zengin bir kültüre duyulan selamdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91308</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/049562d1-27d7-4e83-be86-e17254e28c13.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Seviyorum Allah&apos;ım</image:title>
            <image:caption>Sevgili Arkadaşım; Ben Macit… Henüz yedi yaşındayım. Sohbet etmeyi seven bir çocuğum. Allah’ı öğrenmeye nasıl başladığımı sana biraz anlatmak istedim. Ama sana ihtiyacım var. Rabbimizi anlama ve anlatma konusunda sen de bana yardım eder misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91309</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23d9cb59-cdc8-4ac5-b235-b2c70d1e718d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytan Diyor Ki!</image:title>
            <image:caption>İki yol vardı karşımızda: Ya Allah’ın dinine sarılıp, atalarımızın kutlu yolunda ilerleyecektik ya da kovulmuş şeytanın köleleri olacaktık. Belliydi doğru yol, lakin seçmesi gibi kolay değildi. Çünkü şeytan diyor ki: “İmanlarını almadan dünyayı vermem!” Türlü oyunlarla çıktı karşımıza şeytan: Gözleri ahu bir güzel oldu bazen, bazen de dünya serveti som altın… Tatlı bir yemek ikram etti sol yanımızdan bir ara, tadınca fark ettik o kara zehrini. Geri döndük kaçarcasına Allah’a doğru koşmak istedik; mal, mülk ile çıktı karşımıza. Bazen medeniyet oldu çıktı karşımıza bazen de bizdenmiş gibi bir kılığa büründü. Karıştı kafamız, Hak ile batılı ayırt edemedik uzunca bir zaman. Hızlı ve atikti şeytan; çünkü yer yüzüne indiğimiz günden beri tek uğraşısı bizdik. Lakin ne kadar oyun oynarsa oynasın ne kadar hesap yaparsa yapsın boşa idi çabaları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91310</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b227da85-6c01-4b68-b03d-f34a5b7f5bb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tünel</image:title>
            <image:caption>“Her sıkıntının çözümü, tam olarak o sıkıntı taşının altındadır. Asıl marifet, o taşın altındakini görebilmektir. Göğsünü, cesaret ve yücelik soluğuyla doldurmasını bilen kişi, maruz kaldığı zorbalığa başkaldırmalı ve bunu yaparken de yakınacak, sadece olumsuzluğu görecek, mazeret uyduracak durumda olmamalı.” “Sabır, durarak pasif bir şekilde beklemek değildi; tahammül etmek hiç değildi. Sabır mücadeleydi hem içsel hem de fiilî bir mücadele... Sonunu bilmiyordu veya başarıya ulaşıp ulaşmayacağından emin değildi ama sabredecekti. Zira sabır, dağın arkasını görenlerin erdemiydi.” “Ben; bana zulmedeni, bana zulmedilirken seyredenlere tercih ederim. O elbette devasa bir yanlışa imza atıyor ama onun bu çirkinlikleri yapabilmesinin müsebbibi, buna izleyici olanlar; yani müsaade edenler ve alkış tutanlardır.” * * * * * Reyting uğruna zorla bir yarışmaya dâhil edilen tutsakların maruz kaldığı insanlık dışı muameleler ve bu vahşi gösteriyi seyretmeyi tercih eden insanlar… Kim daha suçlu; yapımcılar mı, tutsaklar mı, seyirciler mi, buna göz yuman yetkililer mi? Gitgide çığırından çıkan medya; kişinin ve toplumun benliğini, psikolojisini, aile yaşamını, değerlerini, entelektüel yönelimini ve ilişkileri nasıl etkiliyor? Daha nice can alıcı sorunun cevabı bu romanda…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91311</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afceb475-95c9-438a-a28e-77b3ed75aba0.jpg</image:loc>
            <image:title>Armegeddon</image:title>
            <image:caption>Bugün metafizik konularla ilgilenen birçok araştırmacının ifade ettiği Armegeddon (kıyamet öncesi savaş) Muharref Tevrat kaynaklı bir komplo teorisi mi? Hakikat payı olabilir mi? Ya da sadece “ya tutarsa” cinsinden bir kehanet mi? Efsunlu onlarca kaynakta bu konuyla ilgili birçok açıklamaya günümüz teknolojisiyle rahatlıkla erişilebilir. Ancak kolay kolay erişilemeyen, erişilse bile sırrı çözülemeyen bu mevzuları mitoloji havasından arındırmak; işte işin püf noktası burada… Zihni karışık veya meselenin ağırlığı altında ezilmiş çalışmalardan ari bir anlatım için insanın önce alt yapısının bu işe donanımlı olması gerekiyor. Beklenen büyük kutsal savaş olarak adlandırılan “Armegeddon Savaşı” hakkında şimdiye kadar anlatılmayanları içeren detaylı bir araştırma. Hakan Yılmaz Çebi’nin araştırmacı kişiliği ve güçlü kalemiyle konuya bambaşka bir boyut kazandırdığı bu eseri keyifle okuyacağınızdan eminiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91312</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edfd518c-0e97-4ddf-a454-b39200757a55.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemden Sonra</image:title>
            <image:caption>Bir evden anne gidince peşinde sürükler dünyayı. Koku gider, tat gider, duyu gider. Her şey gider. Şeffaf bir zırhı vardır; şefkat, merhamet ve sevgi dolu. Seni koruyan o zırh da gider. En önemlisi anne duası gider. Bırakın her şeyiniz giderse gitsin. Anne duası kalsın bir tek. O her şeye yeter. * * * * * Sessizlik tüm kavgaların, gürültülerin, kalabalıkların annesi... Doğurur kendi bedeninden en yırtıcı çığlıkları. Kaybolur sonra... Arındırmak için yeniden her şeyi, kendine gebe kalır. Anne gidince dallarımdan çiçekleri, ruhumdan şiirleri kopartmaya çalıştım. Yerlerinden binlerce çiçek tohumlandı, binlerce mısra bitiverdi. Duvarlarımda şehir hatırası fotoğraflarımız... Tarihe gülen yüzle not düştüğümüz pozlarımız kaldı geriye. Eşeledikçe içinden söylenmemiş şiirler çıktı. Sırtımda bin bıçak izi, Bin yara, her biri birbirinden gizli. Adım atsam vurur yüzüme bir el, Düşmem yere, kalkarım, dik dururum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91313</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c661bd4-5d9b-48c4-92cd-776d1bdd9bb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Asia</image:title>
            <image:caption>Belki de bu yüzden âşık oluyoruz. Belki de bir başkasının sesini ve kokusunu kendi sesimizin ve kokumuzun yerine koymaya, bir başkasının sesini ve kokusunu bir parçamız gibi hissetmeye aşk diyoruz. Sevdiğimiz bir insanın sesine doğru akıp gitmemiz, aslında kendimize doğru yaptığımız bir yolculuk belki de. Kendi geçmişimize ancak başkalarıyla ulaşıyoruz. Aşk; bize ait olduğunu sandığımız bir sesin ve kokunun aslında bize ait olmadığını, bir başkasının sesi ve kokusu olduğunu anladığımız zaman bitiyor. Öyle ise yanıldığımız sürece aşığız biz! * * * “Kadını neden bilmiyoruz?” sorusuna cevap olarak yaşanmış hikayelerden örnekler… Kadınların görünmezliğini görünür kılma çabası ve kadınlık halleri… Anne kız ilişkileri, kadınlar arası dostluklar, gündelik hayat içindeki deneyimler ve doğuma, ölüme, travmaya, yalnızlığa, kabul arayışına dair yaşanmışlıklar… İki farklı dünyanın kadınların yaşamları, kadın olarak ve kadın olmaktan dolayı yaşanan acılar ve zorluklar… Temas ettiği hayatlar karşısında kadınların beklentileri, hissettikleri ve aşka tepkileri… Yazar Hümeyra Turan’ın kaleminden kadın erkek ilişkilerine dair yaşanmışlıkların arasında bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91314</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/384c5f17-5077-4c56-873f-eb73117dde79.jpg</image:loc>
            <image:title>Luna - Kırmızı Bisikleti Çok Seviyor</image:title>
            <image:caption>Luna mutlu mutlu oyuncaklarıyla oynarken bir ses duyuyor: Leo, parlak kırmızı bisikletiyle gelmiş. Luna da bu bisiklete binmeyi çok ama çok istiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91315</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f82ecf1-671f-4892-b795-1ba4431075f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Luna - Dışarıda Oynamayı Çok Seviyor</image:title>
            <image:caption>Luna ve Leo dışarıda oyun oynuyor. Büyük oyuncak kutusunu sürükleye sürükleye dışarı çıkarıyorlar. Yağmur aniden hızlanınca koşarak içeri giriyorlar. Artık dışarıda oynamak imkansızlaşıyor. Evde oynamak ise birdenbire çok sıkıcılaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91316</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d839b95-9396-4fdf-bc5e-5627937f53f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Musibetname</image:title>
            <image:caption>Hâl diliyle söylenir bunların tümü / Söz diliyle söylenmez bunların tümü / Sözle değil, hâl diliyle söylerse sana / İnan ona; imkânsız deme buna / Gönüldeki aşkı gör; gönül cânda gizli / Yüz cihan yüzlerce cihanda gizli / İki dünyanın neresinde bir sır varsa / Bu dîvânda yer alır baştan sona</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91317</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f559d98b-073b-4b39-ba15-2e292daea744.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakınlaşmalar</image:title>
            <image:caption>Yakınlaşmalar, “Eğer insanın insana (ve doğaya) ettikleri bir son bulsaydı ne olurdu?” sorusunun peşinden kışkırtıcı, muzip ve ufuk açan bir tarzda ilerliyor. Yazar, günümüz toplumundan tanıdık simaların; devlet başkanlarının, medya patronlarının, endüstri liderlerinin göklerden gelen müdahale ile ellerindeki iktidarı kaybetmeleri karşısında bocalayışlarını mizahi bir dille resmediyor. Gezegenin her bir ucundan sıradan vatandaşlarsa ellerine geçen bu yeni özgürlükle ne yapacaklarını tartışıyorlar. Acaba insanlık eski bayağı hallerine dönüp kendini yok mu edecek, yoksa el ele verip evreni mi keşfedecek? Seçim bizim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91318</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88ffd4da-3b0a-4bbf-8a0d-f5fa23d83186.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimar Kunduzlar</image:title>
            <image:caption>Bilim ve teknoloji ile iç içe olan çocuklar; merak duygusu gelişmiş, yaşamın ve doğanın kurallarını öğrenmiş, eleştirel düşünme yetisine sahip bireyler olarak yetişirler.

Bilim Kitaplığı- İlk Okuma Serisi eserlerimiz; çocuklarınızın bu yönde gelişimine katkıda bulunmak için çeşitli araştırma ve anketler taranarak hazırlandı. Bu kitaplarla çocuklarınız okumayı öğrenir öğrenmez bilimsel okuryazarlığa da adım atacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91319</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8c4e21e-7f6a-4d3a-aa91-fd17361d2456.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Deniz</image:title>
            <image:caption>Bilim ve teknoloji ile iç içe olan çocuklar; merak duygusu gelişmiş, yaşamın ve doğanın kurallarını öğrenmiş, eleştirel düşünme yetisine sahip bireyler olarak yetişirler. 
 
Bilim Kitaplığı- İlk Okuma Serisi eserlerimiz; çocuklarınızın bu yönde gelişimine katkıda bulunmak için çeşitli araştırma ve anketler taranarak hazırlandı. Bu kitaplarla çocuklarınız okumayı öğrenir öğrenmez bilimsel okuryazarlığa da adım atacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91320</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1837b6d7-48ca-4146-96f1-2f44577cb0ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgiler-Zihin Becerileri Aktivite Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Zihin Becerileri Aktivite Kitabı - Çizgiler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91321</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77779176-3e40-4817-b5d2-b34d6bd4a377.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Geliştirme Becerileri-Kral Şakir Zihin Becerileri Aktivite Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Zihin Becerileri Aktivite Kitabı - Dikkat Geliştirme Becerileri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91322</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9897bb6c-de9f-4e28-823b-7ecb6b3b8a07.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyniniz İçin Bilgiler</image:title>
            <image:caption>“Sayfalarda gezinip herhangi bir yerinde durun, sadece beyninizi harekete geçirmekle kalmayıp sizi gülümseten bir şeyler de bulacağınıza eminim.” 
 
Büyük fizikçi Isaac Newton’ın gözüne bilimsel amaçla bir iğne sapladığını;* Geleneksel Çin tıbbının sıtma tedavisini geliştirmeye yardımcı olduğunu; 
Çocuk felci aşısını bulan Dr. Jonas Salk’ın ilk testleri kendisine ailesi üzerinde yaptığını; 
 Amerika Birleşik Devletleri’nde köleliği kaldıran Abraham Lincoln’ün siyahlarla beyazların asla eşit olamayacağına inandığını; 
 Küresel ısınmaya yol açan sera gazı salımlarının %14’ünden besi hayvanlarının sorumlu olduğunu 
 
Biliyor muydunuz 
 
Öğrenince bir anda aydınlanmış hissettiğiniz tuhaf bilgilerle karşılaştığınız olur mu? Peki ya bunlarla sık sık karşılaşamıyorsanız? Genellikle daha önce böyle bir bilgiyle nerede karşılaşabileceğimiz, hatta böyle bir konunun varlığı hakkında bile en ufak fikrimiz olmaz. Beyniniz İçin Bilgiler isimli podcast yayınının yaratıcısı Moxie LaBouche böyle kenarda kıyıda kalmış bilgileri ciddi şekilde araştırıp yedi ana başlık altında eğlenceli bir içerik haline getiriyor. 
 
Tarih hakkında yaygın yanlış bilinenlere, biyoloji ve sanattan popüler kültüre, gündelik hayattan az tanınmış insanların şaşırtıcı önemine ve farklı kültürlerin defin törenlerine kadar beklenmedik ayrıntılarda, tuhaf gerçeklerde gizlenmiş beyninizi besleyecek sağlam bilgilerden oluşan bir kitap Beyniniz İçin Bilgiler. 
 
Eğer İcat Çıkarma 1, İcat Çıkarma 2, Artık Biliyorum, Dünyanın En Harika Fikri gibi kitapları sevdiyseniz, Beyniniz İçin Bilgiler’e de bayılacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91323</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2acd4df-61be-4205-a576-872a1f3131c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat ve Görsel Algı-Kral Şakir Zihin Becerileri Aktivite Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Zihin Becerileri Aktivite Kitabı - Dikkat ve Görsel Algı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91324</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd606314-fb95-4917-a539-7eb8f9c79de6.jpg</image:loc>
            <image:title>Solak Leydi Vakası</image:title>
            <image:caption>Enola Holmes, dünyanın en büyük, en karanlık ve en pis şehrinde dünyanın en ünlü dedektifi, kendi ağabeyi Sherlock Holmes tarafından aranmaktadır. Ancak Enola, hem annesinin hem de kendisinin özgürlüğü uğruna ağabeyine yakalanmamalıdır. Genç kız bu kaçma ve kurtulma mücadelesi içindeyken ruh ikizi diyebileceği başka bir genç kızın, Leydi Cecily’nin, hiç iz bırakmadan ortadan kaybolduğunu öğrenir ve onu bulmayı kendine görev edinir.  
Enola Holmes, kendi kimliğini saklamaya devam ederek solak olan bu soylu genç kızı bulup kurtarabilecek midir yoksa kendisi için en önemli olan şeyi, özgürlüğünü, sonsuza dek kaybedecek midir? 
  En İyi Genç Yetişkin Roman dalında Edgar Ödülü, En İyi Çocuk Kitabı dalında Edgar Ödülü ve James Tiptree Jr. Ödülü alan yazar Nancy Springer’ın, altı kitaplık Enola Holmes Gizemi serisi, çok yakın bir tarihte bir Netflix filmi olarak seyircinin karşısına çıktı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91325</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82d7629b-6cec-4817-b4fe-9cc5411a701a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kodlama Öğreniyorum 2 -Kral Şakir Zihin Becerileri Aktivite Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Zihin Becerileri Aktivite Kitabı - Kodlama Öğreniyorum 2</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91326</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/321bf0a8-70f3-4185-bdbc-1ca54c6a50ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Akdeniz Sürgünü</image:title>
            <image:caption>Hoda Barakat, kendisine Necib Mahfuz Edebiyat Ödülü kazandıran Akdeniz Sürgünü&apos;nde, iç savaş sonrası harap olmuş Beyrut&apos;ta, babasının kumaş dükkânının yıkıntıları arasında hayatta kalmaya çalışan, halüsinasyonlar gören yalnız bir adamın çokkatmanlı hikâyesini anlatıyor. 
 
Issız, yer yer gerçeküstü ve hatta distopik sayılabilecek bir şehir manzarası fonunda, hayal ile gerçeğin birbirine karıştığı metinde yazar, Doğu Akdeniz kültürünü ve felsefesini incelikli bir şekilde yansıtıyor, Lübnan&apos;ın zengin kültürel kumaşının nasıl dokunduğuna dair şiirsel bir anlatı sunuyor.
 
Güçlü tarihsel arka planında, Orta Doğu&apos;daki giyim tercihlerinin evrimine ve bunun günlük hayattaki etkilerine de yer veren roman; geriye dönüşlerle örülü hikâyesini savaş, travma ve insan üzerinden şekillendiriyor.   &apos;&apos;İpekten kadınlar vardır; annen de ipekten, büyüdüğünde sen de anlayacaksın.&apos;&apos; Akdeniz Sürgünü, Lübnan İç Savaşı&apos;nın yaşandığı puslu yıllara götürüyor, Beyrut&apos;u yerle bir eden bombardımanlardan birinde harap olmuş bir kumaşçı dükkânının kapılarını sonuna kadar açıyor. Kumaşlar ve renkler arasında buğulu bir kompozisyon kuran yazar Hoda Barakat; okuru, dünyaya bir de ketenin, kadifenin, ipeğin, dantelin yani kumaşların gözünden bakmaya çağırıyor. Baba yadigârı bir dükkânın yıkıntıları arasında, sanrıların ve halüsinasyonların esiri olmuş bir adamın geçmişiyle hesaplaşmasını gözler önüne seren eser; kâbusu andıran bir şehirde, eski güzel anıların, tekinsiz mutlulukların izini süren kahramanının iç dünyasını ustalıkla aktarıyor. Okurlar, kitabın yaydığı eski Beyrut ışıltısı eşliğinde insan ruhunun karanlık dehlizlerinde dolaşırken, rengârenk kumaşların iyileştirici özelliğini âdeta teninde hissediyor.   Bazı kumaşlar gibi insan ruhunun da &apos;&apos;sentetik&apos;&apos; sayılabilecek bir değişim ve dönüşüm sürecinden nasibini alabileceğine dikkat çeken roman, insanların mekân ve zaman ekseninde kumaşın değerini ve önemini unutmalarından dem vuruyor.   Damıtılmış hikâyesinin yanı sıra üslubu ve diliyle de farklılaşan Akdeniz Sürgünü, Beyrut&apos;u yaşayan ve yaşatan, sofistike bir metne dönüşüyor.   &apos;&apos;Bana dön ve kadifeyi anlat. Benim nasıl kadifeye dönüştüğümü anlat.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91327</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/590f1b16-05bf-4cd4-b36b-8e816894d81e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakın Tarih Dersleri</image:title>
            <image:caption>Günümüzde cereyan eden birçok mesele geçen asırda da hemen hemen aynı şekilde yaşanmıştı. Başta devlet adamlarımız olmak üzere okuma-yazma bilen her Türk’ün imparatorluğun 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın başındaki dağılma sürecini, ayakta kalabilmek için yaptığımız mücadeleyi, izlediğimiz yanlış siyasetler ve yaptığımız hatalar ile o dönemde Avrupa’nın bize karşı izlediği siyaseti bütün teferruatıyla okuması gerekir. 
Bu kitapta Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde yaşanan ve günümüzde de yansımaları olan ilginç hadiseleri okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91328</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a871b50c-d924-40e2-9dd6-d806f2f2acd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlar Nereye?</image:title>
            <image:caption>Hayatını hava tahminleri yaparak kazanan Bulut Adam doğum günü için tebrik beklerken işten çıkarıldığını öğrenir. Sonra mı? Gökyüzüne bulutlara yağmura yıldızlara ve mesleğine küser... Çareyi bir pasajın içinde küçük bir dükkân açmakta ve çocukluk tutkusu olan doğal taşlar satmakta bulur ama sayısı her geçen gün artan müşteriler çok geçmeden onun şaşırtıcı tahmin yeteneğini keşfederler.
Usta yazar Sevim Ak&apos;ın benzersiz anlatımıyla yalnızlığını doğayla paylaşan doğayla barışan bir adamın yürek ısıtan öyküsü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91329</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdf79c28-c68e-4e91-b6d6-487f95119ff4.jpg</image:loc>
            <image:title>Scarlet ve Ivy 5 -Mum Işığında Lanet</image:title>
            <image:caption>Rockwood Okuluna gelen yeni kız Scarlet ve Ivy için çözülmesi gereken yeni bir gizem yaratır. 
İlginç biri olan yeni kız Ebony, Scarlet ve Ivy’de büyük bir merak uyandırır ve yepyeni bir macera yaşamalarına yol açar. 
Ebony gizemli olduğu kadar etkileyicidir de ve okuldaki kızların pek çoğunu peşinden sürükler. Hatta yaşı daha küçük olan kızların onun büyüsüne kapılmış olduğu bile söylenebilir. 
Ama etrafa Ebony ile ilgili dedikodular yayılmıştır ve bu dedikoduların hepsi de iyi dedikodular değildir. 
Cadılar Bayramı gecesinde işler ters gidince bütün suç Ebony’in üstüne kalır. 
Scarlet ve Ivy suçlunun Ebony olduğundan emin değillerdir. Göz önünde olan kişi Ebony olsa da Ebony tehlikeli biri olmayabilir. Peki suçlu Ebony değilse suçlu kim? 
Scarlet ve Ivy’nin yeni macerasını okumaya hazır mısnız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91330</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7bf621d-82ea-4932-9f47-fd47f9b26959.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Matematikçiler – Euler’den Von Neumann’a</image:title>
            <image:caption>Galilei’nin dediği gibi: Doğayı ancak onun bizimle konuştuğu dili ve işaretleri öğrendiğimiz takdirde anlayabiliriz ki bu dil matematik ve kullanılan işaretler de matematiksel işaretlerdir.” 
Oxford Üniversitesi matematik profesörlüğünden emekli olan Ioan James bu önemli çalışmasında, günümüzden 300 yıl geriye uzanarak altmış büyük matematikçinin biyografilerini kaleme alıyor. Kitap, matematikçilerin bilimsel başarılarının yanı sıra her biri oldukça merak uyandırıcı yaşam öyküleri üzerinde de titizlikle duruyor. Kronolojik olarak düzenlenmiş biyografilerle, matematiğin yıllar içinde hangi toplumsal koşullarda geliştiğine dair çarpıcı bir tablo sunuluyor. Bilimsel ve teknik ayrıntıları asgaride tutan kitap, konuya ilgi duyan bütün okurları modern gelişmeleri kolayca izlemeye davet ediyor. 
Aralarında Euler, Laplace, Cauchy, Galois, Riemann, Poincaré, Hardy, Birkhoff, Kolmogorov ve Von Neumann gibi pek çok matematikçiye ait ilginç hayat hikâyelerini okurken bir yandan da matematiğin kendi yolunda nasıl ilerlediğine ve diğer bilim dallarıyla ilişkisine tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91331</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9277f018-69a6-4cfb-aef3-248a6c9a8bd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolumuzu Değiştirelim – Koronavirüsün Öğrettikleri</image:title>
            <image:caption>“Çin’in ismini bile duymadığımız ücra bir şehrinde birdenbire ortaya çıkan küçücük bir virüs dünya çapında bir faciaya yol açtı. Kuşkusuz, bakterilerin küresel ölçekte birleşmesi Amerika kıtalarının keşfinden itibaren gerçekleşen bir vaka, ancak Covid-19’un köklü yeniliği siyasal, ekonomik, toplumsal, ekolojik, ulusal ve küresel krizlerin bileşimi olan bir megakrize yol açması oldu.” 
Dünyaca ünlü Fransız sosyolog Edgar Morin karşı karşıya olduğumuz salgının gezegene yayılmış Batılı paradigmanın, yani 16. yüzyılda Avrupa’da doğmuş modernitenin daha genel ve derin krizinin bir semptomu olduğunu ileri sürüyor ve bu megakrizi nasıl fırsata çevirebileceğimiz üzerine kafa yoruyor. “Koronavirüs sonrası da krizin kendisi kadar endişe verici. Umudun da yeni felaketlerin de taşıyıcısı olabilir. Yarının dünyasının dünün dünyası olmayacağı kesin kanaatini çoğu insan paylaşıyor. Peki, nasıl olacak? Sosyal hayatta, ekonomide, politikada ve sağlıktaki krizler toplumlarımızı darmaduman mı edecek? Tüm insanları bir kader ortaklığına mahkûm eden, herkesi gezegenin biyo-ekolojik yazgısına bağlayan bu pandemiden ders çıkarabilecek miyiz?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91332</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/219ef814-8d2d-440c-9c03-61c2e192c924.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Umutlar</image:title>
            <image:caption>Charles Dickens (1812-1870): Viktorya Dönemi İngilteresi’nin en önemli romancısı kabul edilen Dickens orta sınıf bir ailenin çocuğuydu. On iki yaşındayken ailesinin dara düşmesi sonucu bir fabrikada çalışmaya başladı ve romanlarında büyük bir isabetle aktardığı işçi sınıfının hayatını gözlemleme fırsatını elde etti. Yazarın en sevilen romanlarından Büyük Umutlar, yoksulluk içinde büyüyen öksüz yetim bir çocuğun erişkinliğe geçişini anlatır. 1861 yılında yayımlanmış, atmosferi, sürükleyici olay örgüsü, unutulmaz karakterleri, komik ve trajik öğelerinin dengesiyle hem eleştirmenlerin hem de okurların beğenisini kazanmıştır. Pek çok defa televizyona ve sinemaya da uyarlanan Büyük Umutlar, Dickens’ın sonradan değiştirdiği orijinal sonuyla birlikte Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde okurlarıyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91333</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8392269e-9b54-4d5c-b8ec-f72c069b0237.jpg</image:loc>
            <image:title>Hanyalı Kami Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Hanyalı Kami Mektuplar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91334</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f76416d-2251-4cbc-962e-728b36836193.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahaf Mendel</image:title>
            <image:caption>Zweig bu derlemede yer alan iki novellasında kitaplara, edebiyata ve sanata bağlılıklarını saplantı haline getirmiş insanların hikâyelerini anlatır. Her iki yapıtın da arka planında I. Dünya Savaşı, değişen kültürel hayat, yozlaşmış Avrupa, ekonomik bunalım ve yoksunluklar vardır. Ancak Zweig’ın karakterleri bütün dikkatlerini öyle mutlak bir coşkunlukla kendi ilgi alanlarına yöneltmişlerdir ki savaşın ve vahim sonuçlarının farkına bile varmazlar. Sahaf Mendel, eşsiz belleği ve bilgisiyle Viyanalı entelektüellerin gözbebeği sahaf Jakob Mendel’in trajik hikâyesidir. Sadece kitapların dünyasında var olabilen bu adamın başına savaş sırasında talihsiz bir olay gelir. Sonrasında ne Mendel eski Mendel’dir artık ne de Viyana eski Viyana. Görülmeyen Koleksiyon’da, Zweig bizi hiperenflasyonun hüküm sürdüğü 1920’lerin Almanya’sına götürür. Yeni zenginlerin sanat eserlerine gösterdiği yoğun ilgi yüzünden dükkânı tamtakır kalan saygın bir antikacı, sanat koleksiyonundan birkaç değerli parçayı ucuza kapatmak umuduyla eski bir müşterisini ziyaret eder. Ancak hiç beklemediği bir tabloyla karşılaşır. Unutulmayacak Bir İnsan ise yazarın mutlu yaşamın formülünün servet yerine dost biriktirmek olduğuna işaret ettiği, yüreklerimizi ısıtan bir öyküsüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91335</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17e08d6b-3aa2-446f-9fe3-6a0adc921a68.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüneldeki Çocuk</image:title>
            <image:caption>“Sait Faik yolda, sinema önünde, otobüste, köprü üstünde, vapurda, Gülhane Parkı’nda, ne bileyim bir dükkânda ya da İstanbul’un en kıyıda köşede kalmış bir yerinde rastladığı insanları kollarından tutup öykülerine sokuşturur. 
Tabii, bu öyküleri düzmek için yanaştığı her insana hemencecik el atmaz, onları, kavun alıyormuş gibi iyice tartar, koklar ve öykü olabilecek bir yan bulduktan sonra onlara kucak açar. Çünkü ona göre her insanın içinde öykü bulunmaz. Yazara düşen iş, içinde öykü taşıyan insanı kıstırmaktır. Bir kez kıstırdıktan sonra da elini uzatıp onun içinden öyküyü çekip çıkarmaktan başka iş kalmaz.” 
Salâh Birsel, Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu’dan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91336</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8a37f41-269a-4ad8-8010-32cb08718015.jpg</image:loc>
            <image:title>Cemile</image:title>
            <image:caption>“Dünyanın en güzel aşk hikâyesi.” Louis Aragon
Cemile neşesi, şakaları, özgüveni ve söylediği türkülerle etrafına ışık saçan güzel, genç bir kadındır. Cephedeki kocasının küçük kardeşi, kendi deyimiyle “kiçine bala”sıyla aralarından su sızmaz. Ve birgün köyde bir başına yaşayıp giden savaş gazisi Danyar ile değirmene buğday taşıma işine girişmeleriyle birlikte onlar için her şey değişmeye başlar. Köyün tüm genç erkekleri savaşa gönderildiğinden kadın erkek, yaşlı genç fark etmeksizin geride kalan herkes her işi yapmaktadır. Zorlu geçen bir iş gününün ardından dönüş yoluna düştükleri bir akşam Danyar’ın bir türkü söylemesiyle bu kimsesiz, sessiz ve tuhaf adamın ruhunun derinliklerine gizlediği yaşam sevinci duyurur sesini.
Kuşkusuz bu türkü, bir güz akşamı filizlenen aşkın da habercisidir.
Yapıtları 100’den fazla dile çevrilen Cengiz Aytmatov’un adını tüm dünyaya duyuran en ünlü eseridir Cemile. Hikâyeden çok etkilenen Fransız şair Louis Aragon onu Fransızcaya çevirmiş ve kitap böylece önce Avrupa’da daha sonra da tüm dünyada yayımlanarak büyük bir ilgi görmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91337</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/993ce13d-ed14-4203-b151-65b84938a762.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek</image:title>
            <image:caption>Ufuksuz denizler, bitimsiz düşlere sürükler insanı bazen. Tıpkı kendisi gibi; uçsuz bucaksız, başlangıcı ve sonu olmayan, birbirine karışarak çoğalan sonsuz düşlere. Ölümse öğrenmenin en kısa yoludur kimi zaman…
Deneyimli avcılar Emrayin ve Mılgun küreklere asıladursunlar; ilk avının heyecanını yaşayan küçük Kirisk ile ömrünü düş kurmakla tüketmiş Orhan Dede’nin umutları, korkuları ve kuşkusuz hayalleri birbirine karışmış gibidir. Sonsuz beyazlığın orta yerinde yapayalnız kalan Kirisk, ilk avından eli boş dünmüş olsa da tüm dünyalarını sığdırdıkları küçük sandaldaki benzersiz yolculukları ona yaşamın anlamını kavrama gücünü bahşedecektir.
Çünkü bazen yaşatmak için ölmeyi bilmek gerekir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91338</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f9a02ca-29ff-4d85-8228-e01ed1c24b8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Adı Sıfır</image:title>
            <image:caption>Dış dünyadan habersiz yaşayan bir genç. Ekranlardan ve bilgisayarlardan oluşan steril bir dünyada, kimseyle temas etmeden tek başına büyüyen biri. Tek bir canlıya dokunmadan, yağmura, kara maruz kalmadan. Bu sanal hayattan gerçek dünyaya adım attığı o gün, on altı yıldır bildikleri işine yaramaz olur... Çağdaş İtalyan edebiyatının ödüllü yazarlarından Luigi Ballerini, bilimkurguyla distopyayı ustaca harmanlıyor. Teknolojiyle biçimlenen dünyanın geleceğine “dronlar eşliğinde” bakıyor, aile kavramını sorguluyor, okura sarsıcı keşifler sunuyor. Günlük yaşamın her ânını ele geçiren teknolojinin etik sınırlarını ve kullanım amaçlarını sorgulayan roman dünyanın geleceğini düşünenleri, insanın en temel duygularında keşfe çıkarıyor. Edebiyat yayıncılığında 10. yılını kutlayan ON8, ödüllü yeni kitabıyla her yaştan okura güncel tartışmalar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91339</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/064b0001-5ebd-4cca-9ff7-5d1a70d2aafc.jpg</image:loc>
            <image:title>Deve Gözü</image:title>
            <image:caption>Cengiz Aytmatov’dan insanın yeryüzü mücadelesi, kendisi ve dünya ile yüzleşmesi üzerine çarpıcı iki öykü.
Anarhay bozkırının çorak topraklarında doğaya ve insan ruhunun kötücül yanına karşı verilen çetin bir mücadeleyi konu edinen Deve Gözü, sabır ve dirayetin “zor” olanı “kolay” kılışını anlatır. Hep daha ötesini hayal edenlerin, kolayca pes etmeyenlerin kazanacağı zaferler vardır elbet.
Baydamtal Irmağında ise hırs ve tamahkârlığın yıkıcı yapısına eğilir. İşini hakkıyla yapmak isterken hırsına karşı verdiği mücadelede yenik düşen bir adamın içsel çatışmaları ve kendi karanlığı ile yüzleşmesini konu edinir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91340</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e2a6349-909c-4cf4-ae91-3c9a87db77cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yer Açın! Yer Açın!</image:title>
            <image:caption>“Usta işi bir eser. Nüfus fazlalığına dair en önemli romanlardan biri.” –Brian Aldiss
“Harry Harrison’ın kitapları her zaman büyük bir keyif kaynağıdır.” –George R. R. Martin 
“Bak, Bugün Berbat Bİr Dünyada Yaşiyoruz Ve Sikintilarimizin Tek Bİr Sebebİ Var: Çok Fazla İnsan.”
Harry Harrison, bilimkurgunun altın çağını yaratan isimlerden biri, hatta türün maceracı tarafını en faydalı şekilde kullanan ve derdini anlatmaktan taviz vermeyen en sivri dilli yazarı. Yer Açın! Yer Açın! ise, aşırı nüfus artışını konu edinen ilk eser, bugünün en büyük sorunları olan kaynak kıtlığı ve küresel ısınmayı da tahmin eden bir distopya.
Yıl 1999. Dünyanın nüfusu yedi milyarı aşkın. Yalnızca New York’ta otuz beş milyon insan yaşıyor. Yaz ayları aşırı sıcakken kış ayları her sene daha sert. Su ve yiyecek kıtlığı hiç olmadığı kadar fazla. Yağmacılık, hırsızlık, cinayet gündelik hayatın bir parçası.
Polis zoru ve hükümet baskısıyla ayakta kalan New York’ta, yeraltı dünyasının önemli bir figürü ve üst tabakanın bir üyesi olan Mike O’Brien, evine giren bir hırsız tarafından öldürülünce dedektif Andy Rusch bu davaya atanır.
Andy bir yandan kalabalığın yuttuğu katilin peşinden nafile koşarken bir yandan da şehirde başlayan kıtlık isyanlarıyla ve her geçen gün zıvanadan çıkan şiddet eylemleriyle mücadele etmeye çalışacaktır.
Yer Açın! Yer Açın!, yakın geleceğin boğucu bir tablosu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91341</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff55a028-3afc-44d6-81d5-82739418f592.jpg</image:loc>
            <image:title>Elveda Gülsarı</image:title>
            <image:caption>Büyük anlatıcı Cengiz Aytmatov, opus magnum’larından biri olan Elveda Gülsarı’da, Gülsarı nam ünlü bir cins atın ve sahibi Tanabay’ın çalkantılarla dolu hayat hikâyelerini okura sunar. Çarlık Rusyası’nın yıkılmasıyla özgürlüklerine kavuşan Kırgızların yaşadığı büyük coşku; değişim fikrinin büyüsü, toplum-birey ve insan-doğa arasındaki ilişki ustalıkla ve realist bir biçimde dile gelir romanda. Özgürlüğün hemen ardından sökün eden yozlaşma, bürokratikleşme ve çöküş ise tek kelimeyle hüzünlüdür. Pratiğin teoriyle örtüşmediği o çelişki dolu noktada ise bir öz eleştiri başlar.
Elveda Gülsarı yaşamla ölümün sınırında bir muhasebedir!
Bir atın yaşam döngüsüyle insanın ve toplumun yaşam döngüsünü, “evcilleşme”yle “modernleşme”nin trajik sonuçlarını mükemmel bir biçimde anlatan görkemli bir ağıttır Elveda Gülsarı. Yitirilen özgürlüğe, eşitliğe ve kardeşliğe yakılan bir ağıt…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91343</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1128124-439e-4ec7-a74b-de0a3f77d660.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönemeç</image:title>
            <image:caption>Yayımlandığı dönemde Tahir Alangu’nun “Son yıllarda iyice tıkanıp daralan gerçekçi hikâye anlatımına yeni bir ufuk açıyor” diyerek karşıladığı Dönemeç’teki öykülerde Ümit Kaftancıoğlu, insanla doğanın, insanla insanın kavgasını anlatır. 
Kitaba adını veren ve 1970 yılında, öykü dalında TRT Büyük Ödülü’ne değer görülen “Dönemeç” öyküsünde Cilavuz Köy Enstitüsü&apos;ne girebilmek için gerçekleştirilen zorlu yolculuğu, Ulgar Dağı’nda amansız bir kar fırtınası altında yitip giden Kırklar&apos;ın trajik öyküsünü resmeden Kaftancıoğlu, edebiyat çevrelerince bir yolculuk yazarı olarak selamlanır. 
Hasan İzzettin Dinamo, “Türk köyünün büyük edebiyatçılarına kendimce bir ad daha katmış oldum” diyerek başladığı yazısını, “Ulgar”a atıfta bulunarak şöyle bitirir: “Bana koskoca bir roman havasıyla konuk olmuş olan bu hikâye, toplumcu gerçekçiliğin bütün güzelliğini, etkinliğini taşımaktadır. Kollu köyünün Kırklar&apos;ı, kırk öküzüyle ölünceye dek benim içimden bir gözyaşı kervanı gibi aralıksız geçip duracaklardır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91344</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/904fb29b-5939-43e5-9adb-109ad832564c.jpg</image:loc>
            <image:title>Davalar - Franz Kafka Hakkında</image:title>
            <image:caption>Elias Canetti, 1930/31 kış aylarında tek romanı Körleşme’yi yazdığı sırada, Kafka’nın “Dönüşüm” ve “Bir Açlık Sanatçısı” öykülerini okur. Bu öykülerin romanının daha sonraki gelişiminde etkili olduğunu notlarında belirten Canetti, Kafka’ya yönelik ilgisini yaşadığı sürece canlı tutmuştur. Canetti’nin edebî bir tür haline getirdiği notlarında Kafka’ya sık sık rastlarız. Bu notlarda Canetti, Kafka’nın eserlerine ve kişiliğine yönelik yorumlarda bulunur, kimi zaman kendi hayatıyla paralellikler kurar, dahası kendini Kafka’yla özdeşleştirdiği de olur. Öyle ki, 14.4.1982 tarihli bir notunda, Stockholm’e Nobel ödülünü almaya giderken, aslında “Kafka’ya eşlik ettiğini” belirtir.
Elias Canetti bütün eserlerini yoğun bir biçimde incelediği Kafka’nın Felice Bauer ile Mektuplaşmaları’nı ve bu mektuplaşmanın yazıldığı dönemi, Öteki Dava-Kafka’nın Felice’ye Mektupları denemesinde ele almış ve bu dönemin Dava romanındaki izlerini göstermiştir.
Canetti Vakfı tarafından Susanne Lüdemann ve Kristian Wachinger’e hazırlatılan bu kitapta, Canetti’nin “Öteki Dava” denemesinin yanı sıra, denemenin yazılmasından önceki 1946–1966 yıllarında, deneme üzerinde çalıştığı 1967–68 yıllarında ve daha sonraki 1969–1994 yıllarında yazdığı notlar yer alıyor. Bu notlarda Kafka’ya ilişkin düşüncelerin yanı sıra, kendi hayatından izler de vardır. Örneğin Kafka denemesini yazdığı sırada tanıklık ettiği 1968 Paris ve Prag Baharı olayları da notlara yansır.
Kitapta ayrıca Canetti’nin 1948 yılında Bryanston Summer School’da verdiği “Proust, Kafka Konferansı” ve 10 Mayıs 1980’de, kendisine verilen Johann Peter Hebel Ödülünün töreninde yaptığı “Hebel ve Kafka” başlıklı konuşma da yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91345</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a30e03fb-8ee7-4753-92e0-651672487a42.jpg</image:loc>
            <image:title>Plasebo</image:title>
            <image:caption>Plasebo onlar için sahip olmak istedikleri gücü simgeliyordu; dediklerini yaptırabilme, kimseden korkmama, geri adım atmama ve kararlılık gücünü... Bir gruba ait olma, bütün olma hazzını yaşıyorlardı ve o haz, gücü simgeleyen kişinin podyuma çıkması, onu etli, kanlı, canlı görmeleriyle beraber doruğa ulaşacaktı. Sonuç olarak, orgazm bir güç patlaması ve iki kişinin tek bedende bütünleşmesi değil de ne ki?
Ütopya ve distopyalar diyarına; Ada’ya götürüyor Ahmet Erözenci bizi.
Deney fareleri gibi içinde debelendiğimiz, birinden kurtuldum derken diğerinde kaybolduğumuz labirentlerinde işittiğimiz her ses, her sözde, karşılaştığımız her görüntüdeki şifreleri, bulmacaları çözmeye çabalamaktan bunalıp yorulduğumuz ve her şeyiyle bağımlısı olduğumuz, her şeyine bağışıklık kazandığımız Ada’dayız. Kendi Ada’mızda.
Evler, sokaklar, mekânlar, ağaçlar, ormanlar, denizi, suyu, insanı... bildiğimiz yer yurt biz içindeyken, gözümüzün önünde görünmez bir üst iradeyle değişir, meçhulümüze dönüşürken, belleğin derinliklerinden mutluluk kırıntıları derlemeye çabalayan Plasebo ahalisi ve Adası, Adaları, zamanımıza dair bir laboratuar anlatısı, bir otopsi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91346</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73753284-4a4e-43c5-9540-2e44bf095e91.jpg</image:loc>
            <image:title>Engelsiz Anarşi</image:title>
            <image:caption>“Leeson ikna edici argümanlarla ve çok farklı toplumlardan verdiği örneklerle, tersyüz edilmiş bir idarenin islevlerini ve bu gibi bir idarenin devlete kıyasla nasıl daha iyi sonuçlar ortaya çıkardığını göstermektedir. Tüm ekonomistler için etkileyici olan bu kitap, diğer pek çok kişinin de ufkunun genişlemesini sağlayacak.”
Avinash Dixit, Princeton Üniversitesi
Elinizdeki kitap çeşitli makalelerden oluşmaktadır. Bütün makalelerdeki ortak motifse engelsiz bir anarşi fikridir. Ekonomi ve hukuk profesörü olan Peter T. Leeson anarşinin akla gelmeyecek örneklerini bulurken, çoğunlukla göz ardı edilen bir etkeni de hesaba katar. Bu etken, bugüne kadar uzaktan incelenmiş koşulların içinde varlıklarını sürdürmeye çalışan insanlardır.
Mevcut olasılıkların değerlendirilmesi sonucunda apılan mantıksal bir seçim, Peter Leeson’un diğer eserlerinde de başat bir unsur olarak karşımıza çıkar. Ancak Leeson mikroekonomik bir bağlama sahip olan mantıksal seçimin 10. yüzyılda Fransa topraklarından 13. yüzyıl Anglo-İskoç sınırına; 17. yüzyılda denizlerden günümüz Somali’sine uzanan; ihtimal dahi vermeyeceğimiz tarih ve coğrafyalardaki tezahürlerini önümüze koymaktadır.
Leeson’un ifade ettiği gibi, normalde alay konusu olabilecek bir yaklaşım, yani sosyal bir düzenin merkezi bir idare olmadan da sağlanabileceği düşüncesi, elinizdeki kitapta görmezden gelinemeyecek bir şekilde örneklendirilmiştir. Mantıksal seçim toplumsal bir sözleşmeyi gerektirir ancak toplumsal bir sözleşmenin sağlanabilmesi, devletsiz de başarılabilir.
Zygmunt Bauman: 1925’te Polonya’da doğan Bauman sırasıyla faşizmi, sosyalizmi ve kapitalizmi eleştirel bir mesafeyi koruyarak yaşamış ve hiçbir zaman bağımsız entelektüel kişiliğinden taviz vermemiştir. 1968’de Polonya’dan sınır dışı edilmesinin ardından İsrail’e, oradan da Leeds Üniversitesi Sosyoloji Kürsüsü’nün başına geçmek üzere Britanya’ya gitmiştir. Bu görevini 1971-1990 arası sürdüren Bauman, ilk yıllardan itibaren hemen her konuda sosyolojik bakışın çerçevesini genişleten eserler vermiştir. Bauman genellemeleri seven bir yazardır; ama yöntembilim ve kavram tartışmaları yerine doğrudan toplumla ilgilenir. Eserleri bir sorun ve teşhis etrafında döner. Bu anlamda Britanya geleneğinden kopar. Göçmenliği, öncelleri K. Mannheim, A. Löwe, N. Elias gibi ona da, ampirik ve pragmatik bir geleneğin şekillendirdiği ada kültürüne dışarıdan bakma imkânı vermiştir. Ayrıca onlar gibi, hakikat ve ahlakı sosyolojiye taşır. Bauman kültür ve iktidarın çözümlemesine özel önem vermiş ve bu çerçevede toplum, ideolojiler, milli kimlikler, devlet, ahlaki seçim, modernizm ve postmodernizm konularını ele alarak sosyolojiye yeni bir soluk getirmiştir. Uzun yaşamına pek çok değerli çalışmayı sığdıran Bauman, 9 Ocak 2017’de hayatını kaybetti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91347</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63d3086f-01f7-461e-80d3-4072906d55d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ana</image:title>
            <image:caption>Maksim Gorki; Çehov ve Tolstoy ile birlikte Rusya dışında dönemin en çok bilinen ve okunan Rus edebiyatçısıdır. Hiç kuşkusuz bu konuma erişmesinde basımından sonraki iki yıl içinde, aralarında Türkçe ve Ermenicenin de olduğu on iki dile çevrilen eseri Ana’nın önemli bir rolü bulunmaktadır. Rusya’da proleter romancıların başında gelen isim olarak görülen Gorki, yine aynı romanı sayesinde, Sovyetler Birliği’nde uzun bir dönem resmi edebi akım olarak kabul edilecek sosyalist gerçekliğin de öncüsü olarak kabul edilmektedir. Gorki, 1933 Mart ayında dostu Desnitski’ye hitaben yazdığı mektubunda; o dönem bulunduğu Nijni Novgorod’dayken, kente bağlı bir işçi bölgesi olan Sormovo’da gerçekleştirilen 1 Mayıs gösterisi ve ardından yaşanan olaylar üzerine işçileri konu edinen bir roman yazmaya karar verdiğini, aynı yıl kimi materyaller toplayarak notlar tutmaya başladığını belirtir. Söz konusu gösterinin başını çeken ve romanda karşımıza Pavel karakteriyle çıkan Pyotr Zalomov ve yazarın fabrikatör dostu Savva Morozov bu materyal toplama sürecinde önemli katkılarda bulunmuştur. Zalomov, 1 Mayıs gösterisi ve ardından yaşanan tutuklamalar ve mahkeme süreciyle ilgili bilgi verirken, Morozov ise fabrikasında çalışan işçilerin mektuplarıyla, fabrika işçilerinin yaşam koşullarına ilişkin bilgiler aktarmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91348</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19546d9d-cd0f-4e05-84ae-942c54e3d2ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Gelen Turnalar</image:title>
            <image:caption>Büyümek, olgunlaşmak, yetişkin olmak ne demektir? Kişi, ne zaman bir çocuk olmaktan çıkar ya da nasıl sorumluluk sahibi bir birey olur? Hayatın kendisine yüklediği görev ve ödevleri yerine getirdiğinde mi, yoksa çevresindeki dünyaya, ona dayatılan koşullara başkaldırıp hesaplaştığında mı?
Cengiz Aytmatov, Erken Gelen Turnalar’da erginleşmeye dair bu evrensel sorulara cevap arıyor. Okul sıralarından kalkıp doğa ve insanlarla amansız bir mücadeleye girmeye mecbur edilen Sultanmurat ve dört arkadaşının hikâyesi Erken Gelen Turnalar. Beraberinde getirdiği tüm o yıkımla savaşın, doğanın ve -kuşkusuz- toplumsal hayatın sert ve acımasız koşullarının orta yerinde kıyasıya bir mücadelenin, olgunlaşmanın, büyümenin ve yetişkin olmanın hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91349</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66e75f08-0ba8-4258-b2b6-297be3c51474.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ben Bir Yokuş</image:title>
            <image:caption>“Azizim Taşer… Bilmem Yelken dergisini bir süredir benim yönettiğimden haberin oldu mu? ... Dinamo’dan tut Dağlarca’ya, Aziz Nesin’den Tarık Dursun’a ya da Ceyhun Atuf’a kadar çeşitli arkadaşların yardımı ile tam bir amatör dergisi kişiliğiyle yapıyoruz bu işi… Senden özellikle tiyatro konularında yazılar rica edecektim fakat Baki Süha’nın Cumhuriyet’te yayınladığı şiirleri okuyunca utandım; ben ki daha bir bacakken 1943’teki, Hürriyet (kitabındaki) şiirlerini okumuş ezberlemişimdir, Suat Taşer’in öyle bir kalemde silinmeyecek ozanlardan olduğunu kestirebilmeliydim. Bu bakımdan şimdi büyük ricam, yeni şiirlerinden şöyle hiç değilse iki ya da üç sahife kapsayacak kadar bir miktarı Yelken’e vermek lütfunda bulunman. Ver ki iyice değerlendirelim onları, dosta düşmana gösterelim. Ayrıca tiyatro yazılarını da gönderirsen bizi ihya edersin, aziz dostum.”
(Mart 1968, Attilâ İlhan)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91350</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fddc50fa-b89d-45e2-a484-337ec0c7cba2.jpg</image:loc>
            <image:title>Temel ACT Serileri Terapide Psikolojik Esneklik: Kabul ve Adanmışlık Terapisi</image:title>
            <image:caption>Kabul ve Adanmışlık Terapisi (ACT) nedir?  ACT’ın izinden gitmek için hangi adımlara ihtiyacınız var? ACT sizin ve danışanlarınızın hayatını nasıl değiştirebilir?   Acı, kaçınılmaz bir gerçek... Bu hayatı yaşarken hiç kimse bize acının olmayacağının garantisini vermedi. Peki, o zaman ne yapacağız? Temel amacı Psikolojik Esneklik olan Kabul ve Adanmışlık Terapisi içsel ve dışsal deneyimlerimize şimdiki an farkındalığı ile yaklaşmayı öneriyor; değerlerimiz yönünde, dikkatli, açık ve yargısız olarak...   Dr. İbrahim Bilgen, Türkçede yayımlanan ilk ACT eğitim kitabı olma özelliği taşıyan Kabul ve Adanmışlık Terapisi’nin özünü ve yolunu anlatıyor. İçsel deneyimlerinize, duygu, düşünce ve hislerinize yer açmaya yani “açık olmaya” hazırlanın!   “Dr. İbrahim Bilgen, önde gelen ACT araştırmacıları ve uygulayıcılarından yıllarca eğitim ve süpervizyon aldı. Şimdi de ACT’ı, Türkiye’deki topluluk tarafından kolayca anlaşılabilecek şekilde adım adım ve açık bir biçimde sunmaya hazır. Dr. Bilgen yıllar boyunca beni çok etkilemiştir. ACT’ı öğrenmek istiyorsanız bu kitap bunun için biçilmiş kaftan ve emin ellerdesiniz.”   -Steven C. Hayes   “Türkçe yazılmış ilk ACT eğitim kitabını tavsiye etmek benim için büyük bir zevk. Bundan daha heyecanlı olamazdım. Bu kitap, paha biçilemez bilgilerle dolu. Dr. Bilgen ile olan yürekten etkileşimlerim bana, onun insan ıstırabını hafifletmek amacıyla ACT&apos;ı paylaşma konusundaki samimi arzusunu gösterdi. Kişisel bir çabayla ACT çalışmasını dünya çapında büyütmek amacıyla bu yazma yolculuğuna çıktığı için Dr. Bilgen’e teşekkür ederim.” -Robyn D. Walser, Ph.D.   “Kabul ve Adanmışlık Terapileri’nin (ACT) babası sayılabilecek dostum Steven Hayes, bir kişisel sohbetimizde bana ‘dünyanın neresinde eğitim verirse versin kendisini takip eden bir Türk’ten bahsettiğinde bu kişinin sevgili İbrahim Bilgen olduğunu tahmin etmem hiç zor olmamıştı.” -Prof. Dr. Mehmet Sungur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91351</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f64a622-06fe-40d6-80f6-9c65ac2790a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Yarısı Kütüphanesi</image:title>
            <image:caption>42 DİLE ÇEVRİLEN ULUSLARARASI ÇOKSATAN 
2020 GOODREADS YILIN EN İYİ ROMANI 
 
“Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var,” dedi. “Bu kütüphanedeki raflar sonsuza kadar gider.  Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansını sunar sana. Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün… 
Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı, bazı konularda farklı davranır mıydın?” 
 
Nora Seed berbat halde. Kedisi öldü. İşinden kovuldu. Abisi onunla konuşmuyor. Kimsenin ona ihtiyacı yok. Art arda alınmış kötü kararların sonucunda bir kütüphanede buluyor kendini. Zamanın hiç akmadığı bir gece yarısı kütüphanesinde, sonsuz sayıda kitabın ortasında... Kitapların her birinde Nora’nın farklı bir hayatı yazılı. Başka kararlar verseydi yaşamış olabileceği hayatlar. Farklı kariyerler, farklı eşler, farklı arkadaşlar, farklı şehirler arasında gidip gelen Nora’nın aklı sorularla doluyor. Mutluluk sadece önemli sandığımız seçimlerde mi gizli? Yanlış giden her detayın sorumlusu gerçekten biz miyiz? Hayatı yaşanılır kılan ne? Yanlış bir karar insanın tüm hayatına mal olabilir mi? 
İngiliz edebiyatının önemli isimlerinden Matt Haig; Nora’nın pişmanlıklara, ihtimallere ve yeniden seçme imkânına dair çıktığı bu yolculukta, ona eşlik edecek okurlara sürükleyici ve insanın en temel sorunlarını konu alan bir kurgu sunuyor. 
 
“Değişmesini istediğimiz bir dünyada hep birlikte sıkışıp  kalmışken, tam zamanında yazılmış bir modern çağ masalı, günümüzün Şahane Hayat’ı.” 
Jodi Picoult 
 
“Kitapların yaşamı değiştirme gücünü kutlayan, içtenlikle ve mizahla yazılmış, baştan çıkarıcı bir roman.” 
Sunday Times 
 
“Matt Haig sözcükleri konserve açacağı gibi kullanıyor. Konserve de biziz.” 
Jeanette Winterson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91352</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fdd6b2b-000b-483d-8f25-d124c2da65d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Şey (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>&quot;Astrofiziğin önemli bir kısmı bu küçük kitaba sığdırılmış... Kitabı bitirdiğinizde artık karanlık maddeyi karadeliklerden ayırabilabileceğinizi garanti edebilirim.&quot;
• Jim Al-Khalili
“Yetişkin olma sürecinde bir şekilde kaybettiğimiz, doğuştan gelen bir sorgulama duygusuna sahibizdir. Belki de hepimiz yirmi birinci yüzyıl hayatının telaşlı temposundan biraz uzaklaşıp, gece gökyüzüne bakıp bilmediğimiz şeyler üzerine düşünürsek içimizdeki o doğal, çocuksu merakı bir kez daha besleyebiliriz. Çünkü bilimin gerçek itici gücü meraktır. O olmadan, evrenin gerçek ihtişamını, karmaşasını ve gizemini asla anlayamayız.”
Galaksiler ve karadeliklerin birlikte nasıl evrimleştiğini bulmak üzere çıktığı yolda Dr. Becky Smethurst, elinizde tuttuğunuz bu kitapla uzayın derinliklerine, karadeliklerin kısa tarihine ve hatta Steve’e kadar birçok konuya ışık tutmakla kalmıyor, uzun zamandır ihmal ettiğimiz içimizdeki çocuğu merak ve hayretle besliyor.
Yıldızların nasıl parladığını, gece gökyüzünün neden karanlık olduğunu, insanlığın peşini bırakmayan “tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan” sorusunun kozmik cevabını merak ediyorsanız bu kitap tam size göre!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91353</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63465585-d9a5-4975-8fcd-9a0547638527.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahve Soğumadan Önce</image:title>
            <image:caption>Zamanda yolculuk edebilseydiniz neyi değiştirirdiniz?
Kimi son bir kez görmek isterdiniz?
Tokyo’nun ara sokaklarından birinde, ziyaretçilerine özenle demlenen kahvelerini sunan yüz yıllık bir kafe bulunur. Yılın en sıcak gününde bile serin kalmayı başaran, yalnızca dikkatli gözlerin seçebileceği, bodrum katındaki küçük bir kafe... Öyle küçük ki üç masa ve altı sandalye ile mekân baştan başa doluyor. Duvarda ise her biri ayrı bir zamanı gösteren üç saat asılı. Etrafınıza bakındığınızda en hafif tabirle “sıradan” olarak niteleyeceğiniz bu yerin kolaylıkla tahmin edilemeyecek bir hizmeti daha var: Zamanda yolculuk.
Ancak bu, o kadar da kolay değil. Öncelikle belli bir sandalyeye oturmanız gerekiyor ki o, günde sadece bir kez masadan uzaklaşıp kısa süre sonra geri dönen bir hayalete rezerve edilmiş durumda. Eğer oturmayı başarırsanız süreniz dolana kadar sandalyeden kalkamaz, kafeyi terk edemezsiniz. Bir kez daha görmeyi ümit ettiğiniz kişinin daha önce bu kafeyi ziyaret etmiş olması gerekliliği ve geçmiş ya da geleceği asla değiştiremeyeceğiniz gerçeği de cabası... Ama hepsinden önemlisi, kahve soğumadan önce geri dönmek zorunda oluşunuz.
Ne geçmişe ne de bugüne ait olan bir hayalete dönüşmek istemiyorsanız duvardaki antika saatlerin sesine kulak verin: “Tik-tak, tik-tak, kahve birazdan soğuyacak!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91354</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0df1451-f478-4fb1-8780-82b1eb2e2252.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Düşünürlerle Felsefe Yolculuğu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Okulun ilk günü... Sven ve Bram tıpkı diğer arkadaşları gibi dönemin ilk felsefe dersinde sıkılacaklarından emindiler, ta ki yeni felsefe öğretmenleri Bay Swart ile tanışıncaya kadar.
Bu sıradışı öğretmen için felsefe ders kitabı pek bir şey ifade etmiyor. Sınavların ya da uzun ve sıkıcı ödevlerin de dersinde yeri yok. Onun asıl önceliği öğrencilerini düşündürtmek ve birkaç filozofla tanıştırmak. Sınıfta oturmak da her zaman ona göre değil. Öğrenciler bazen kendilerini okulun bodrumunda Platon’un mağara alegorisini öğrenirken, bazen de parkta dolaşarak Aristoteles’in hareketin düşünceler üzerine etkisi hakkında savunduklarını test ederken bulabiliyorlar.
Janny van der Molen’in bu kitabında, doğru zamanda doğru soruları soran bir felsefe öğretmenini ve öğrencilerinin zamanla felsefeye artan ilgisini, felsefenin onların günlük hayatlarında nasıl yer edinmeye başladığını izliyoruz. Platon’dan Aristoteles’e, Nietzsche’den Marx’a, Augustinus’tan Locke’a, Arendt’ten Kristeva’ya birçok filozofun eşlik ettiği bu felsefe serüvenine okuyucular da Bay Swart’ın öğrencileri gibi hevesle katılacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91355</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ca72545-c557-4753-b050-321f8a11936a.jpg</image:loc>
            <image:title>Manzum Yazdım Öykümü ve Amcamın Karboğazı Destanı</image:title>
            <image:caption>Manzum olarak yazdığım bu öyküyü, önce kendi anım, kendi hobim olarak yazmıştım. Ortaokula giderken, bazıları gibi özel defterler alarak değil de bir yıl önceden yarım kalmış defterlerin kalan boş sayfalarına, çoğu zaman, uzun uzun, günlük anılarımı yazmıştım. Bazen yazmadığım günlerde olmuştu ama birkaç gün sonra, o yazmadığım günleri de içine alacak şekilde anlatmışım arada bir o günün durumuna uygun şiirler de yazmışım. 
 
Sonra nasıl aklıma geldi, şimdi pek hatırlamıyorum, bu anıları manzum olarak yazmaya başladım. Bir miktar, yazdıktan sonra baktım, ben sadece anımı yazmıyorum, yakın tarihle ilgili yaşanmışlıkları, yazıyorum. Bir tarih yazıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91356</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74a1b360-727c-45d4-bf8b-94ca2a30adb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Teselliler</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Romalı filozof ve devlet adamı Seneca’nın kaleme aldığı üç ‘teselli’den oluşmaktadır. Bunlardan biri Marcia adında Romalı bir kadına, öteki annesi Helvia’ya, son olarak da İmparator Claudius’un azatlı dilekçe yazmanı Polybius’a seslenir.   
Teselliler, çevrelerinde sevdikleri bir varlığın kaybına üzülen ve tek başına acısının üstesinden gelemeyen insanlara el uzatmanın yazınsal ürünleridir. Stoacı filozoflar, kendilerini bu konuda bir tür özel görevli gibi görüyorlardı. Onlar teselliler ile âdeta vicdanların yönetmeni rolünü oynuyorlardı. Böylece hem düşüncelerini kamuya açıyor hem de insanlığın ortak iyiliğine çalışıyorlardı. 
Seneca’nın tesellilerin en başarılı ürünlerini ortaya koyduğu bu kitap, ahlak eğitimi ve edebî değeri yanında Stoacı öğretilerin temel ilkelerini içermesi açısından da büyük önem taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91357</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13ff1083-3cd7-4895-a51f-396cb95f36d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çeviri(Bilim)de Yeni Açılımlar</image:title>
            <image:caption>Çeviri(bilim)de Yeni Açılımlar alanda çalışan akademisyen çevirmenler tarafından genç meslektaşları yenilikçi alanlarda çalışmalar yapmaya teşvik etmek için kaleme alınmış, çeviribilimin sürekli evrilen bir alan olduğu gerçeğinden yola çıkarak üretilmiştir. Günümüzde çeviribilimin kapsamındaki genişleme, uygulayıcılar tarafından ortaya konan yeni yaklaşımlar, teknolojinin katkısı ve sosyo-politik açılımlar düşünüldüğünde bizler zamana karşı yarışıyor ve sürekli büyüyen yeni açılımlara ‘yetişmeye’ çalışıyoruz. 
 
Kitabımız da bu çabaya destek vermek için ortaya konmuştur. Yazarlar, ya çeviribilimde geleneksel yaklaşımları ele alarak bunları yenilikçi bir bakış açısıyla sunmuş ya da yeni açılımlara odaklanmışlardır. Sömürgecilik sonrası yazını ve çeviri; erişebilirlik bağlamında İşaret Dili çevirmenliğ; Çeviribilim ve İmgebilim ilişkisi; eşitlikçi çocuk yazını bağlamında çeviri ve özgün yapıtların çocuk yazınına katkısı; canlı altyazı çevirisi ve yeniden dillendirme; televizyon dizilerinin yeniden çevrimleri konularına odaklanan bölümlerde yazarlar alanın zenginliğini ve enginliğini betimlemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91358</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f59771c-cafd-4f2c-94f3-e98e22bd6c52.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleştirel Medya Kuramları</image:title>
            <image:caption>İletişim çalışmaları, anaakım iletişim araştırmalarından ve eleştirel medya kuramlarından oluşmaktadır. Türkiye’de genellikle iletişim kuramları kitaplarında bu iki yaklaşım birarada ele alınmıştır. Bu kitapta 7 kadın ve 7 erkek akademisyen toplam 14 bölümde yalnızca eleştirel medya kuramlarını anlatmaktadır. Eleştirel medya kuramları, pozitif ya da negatif olmak üzere bir biçimde Marksizmle ilişkilidir. Ekonomi politik gibi Marksist iktisat kökenli yaklaşımdan, postyapısalcılık gibi Marksizmi kabul etmeyen yaklaşıma kadar birçok yaklaşımdan oluşmaktadır. Bu nedenle birinci bölüm “Marksizmin Mirası”ndan oluşturulmuştur. Başlangıçta ekonomi politik yaklaşımın yanı sıra kültürel çalışmalar ve yapısalcılık da eleştirel medya kuramları içine konmaktaydı. Ancak günümüzdeki medya ortamını bu yaklaşımlarla açıklamak yeterli olmayacaktır. Bu nedenle kitapta eleştirel medya kuramlarına yenileri eklenmiş ve 13 kuramdan oluşturulmuştur. Son bölüm ise eleştirel medya kuramlarının yöntemine ayrılmıştır. Kitabın Giriş’inde de Editör Prof. Dr. Ömer Özer anaakım ve eleştirel medya kuramlarını genel olarak değerlendiren bir sunum yapmıştır. Kitap, kendini iletişim alanı içinde konumlandıran herkese seslenmektedir. Lisans, Yüksek Lisans ve Doktora programlarında rahatlıkla okutulabilecek bir içerik ve yapıya sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91359</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ffca16d-f615-4f3f-9f5f-c4ecef016444.jpg</image:loc>
            <image:title>İbni Haldun - Entelektüel Bir Biyografi</image:title>
            <image:caption>Tarihin kanunlarının şaşırtıcı derecede orijinal bir analizi olan Mukaddime’yi, çağdaş kaynaklardan yararlanarak inceleyen Irwin, İbni Haldun’un yaşamının ve düşüncesinin ortaçağ İslam teolojisi, felsefesi, siyaseti, edebiyatı, ekonomisi dahil olmak üzere tarihsel ve entelektüel bağlamını açıklıyor. 
 
“İbni Haldun&apos;un geleneksel görüşlerini sorgulayan bu önemli kitap, Robert Irwin’in ortaçağ Müslüman zihni hakkındaki derin bilgisini ve anlayışını yansıtıyor.” –Hugh Kennedy 
 
“Robert Irwin sadece ortaçağ Arap kültürü üzerine bir otorite değil, aynı zamanda açık, zevkli ve neredeyse ansiklopedik bir bilgiyle yazan bir gazeteci ve romancı.” –Michael Dirda 
  “İbni Haldun 14. yüzyıldan çıkarıldı ve modern varsayımlarımıza uyacak şekilde yeniden şekillendirildi. Bu, canlı ve derinlemesine bilgili bir kitap, son derece büyüleyici.” –Noel Malcolm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91360</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb52324e-3eed-4cd3-ad3e-73f0f924e205.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevsimler</image:title>
            <image:caption>Dünya adında eşsiz bir gezegende yaşıyoruz. Bildiğimiz kadarıyla canlılara ev sahipliği yapan tek gezegende! Gezegenimizdeki her şey milyonlarca yıl içinde bir dengeye kavuşmuş. Bu denge, doğal olayların döngüler hâlinde sürekli tekrar etmesiyle sağlanıyor. Mevsimlerin değişiminde, suyun dolaşımında olduğu gibi. İşte tüm bu döngüler sayesinde yeryüzünde yaşam büyük bir uyum içinde sürüp gidiyor... 
*** 
İlkbaharda Güneş’in yükselmesi ve gündüzlerin uzamasıyla birlikte sıcaklıklar artmaya başlar. Hava ısındıkça kışın yağan karlar erir, buharlaşma artar. Bu da havadaki su buharının artmasına neden olur. Su buharı atmosferin soğuk katmanlarıyla karşılaştığında yağmur bulutları oluşur. Bu nedenle bolca yağmur yağar. 
*** 
HAVA KURU MU, NEMLİ Mİ? 

Kozalaklardan havanın kuru mu, nemli mi olduğu anlaşılabilir. Hava nemliyse kozalakların pulları kapalı, kuruysa açıktır. Kuru havalarda kozalakların açılma seslerini duyabilirsin. 
*** 
FASULYE ÇADIRI 
Fasulye çadırı yapmak için fasulye tohumları, 5-6 adet uzun dal parçası ve ip gerekir. Dal parçalarının birer ucu, bir çember oluşturacak şekilde toprağa gömülür. Diğer uçları da yukarıda bir araya getirilip iple birbirine bağlanır. Sopaların her birinin yakınına 4-6 fasulye tohumu ekilir ve bolca sulanır. Fasulyeler dal parçalarına sarılarak hızla büyür ve sonunda bir çadır oluşturur. 
*** 
İlkbaharda Büyük Ayı Takımyıldızı en yüksek konumuna ulaşır. Şekli bir tavaya benzeyen Büyük Ayı’dan yararlanılarak Kutupyıldızı kolayca bulunabilir. Büyük Ayı’nın gökyüzündeki konumu yıl boyunca değişse de kenarındaki iki yıldız her zaman Kutupyıldızı’nı gösterir. 
 
Tüm gökyüzü Kutupyıldızı’nın çevresinde döndüğü için bu yıldızın yakınındaki takımyıldızlar yılın her mevsimi görülebilir. Bunlar Küçük Ayı, Ejderha, Kraliçe, Kral ve Büyük Ayı’dır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91361</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e476bcf-8ed4-4379-bfbf-6792d0df4dcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayınpeder</image:title>
            <image:caption>Kayınpeder!.. 

İyi niyet kurbanı bir damadın hazin sonu. 

Mühendislik fakültesinde okurken bir arkadaşının vesilesiyle ablasını Hacettepe Hastane’sine getiren bir kızla tanışır.  Evlenmeyi hiç düşünmediği halde kızın ustaca kurguladığı davranışları sonunda evlenmeye karar verir. Bu karar onun kayınpeder bataklığına düşmesinin ilk adımıdır. 

Kayınpeder tüm ortamlara ayak uyduran, tilki gibi kurnaz işinin ehli sahtekârlık sanatkârıdır. Kızının evliliğine gönlü olmasa da sonunda mecbur kalır. 

Eline vur ekmeğini al denen cinsten bir yaradılışa sahip olan damadını soyup soğana çevirir. 

İlkokul mezunu olan oğlunu üstün kılmanın yolunun ekonomiden geçtiğinin en iyi bilenlerdendir. 

Amacı damadın elinde ne var ne yok hepsini almak... Bunu yaparken de çeşitli hilelere, davranışlara damada katkı sağlıyormuş gibi görünmektir. 
Hâlbuki hiç aslı astarı yoktur. Çünkü o; düzenbazlık okulunun en iyi dereceyle bitiren, mazlumların ahını almış hiçbir sıfatı yakıştıramayacağım bir insan müsveddesidir.  İşte: Kayınpeder!..  Bu insan müsveddesinin hazin bir hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91362</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d503d940-500a-4284-8756-71fe8b356ddd.jpg</image:loc>
            <image:title>Manzum Lügat Geleneği Ve Kahramanmaraş Ağız Destanları</image:title>
            <image:caption>Osmanlı eğitim sisteminde yabancı dil (özellikle de Arapça ve Farsça) öğretiminde kaynak olarak manzum lügatlerden faydalanılmıştır. Ölçülü ve kafiyeli olduğu için ezberlenmesi kolay olan bu lügatler XIII. yüzyıldan XIX. yüzyıla kadar eğitimin her kademesinde ders kitabı olarak okutulmuş, başta Türkçe-Farsça ve Türkçe-Arapça olmak üzere 60 civarında manzum lügat eseri hazırlanmıştır. 
 
Cumhuriyet döneminden sonra yazı dilinin yaygınlaşması ve şehirleşmenin artması üzerine yöreye ait “ağız” diye adlandırdığımız dil özellikleri kaybolmaya başlamıştır. Yörenin halk şairleri; toplumun hafızası olan, sosyal ve kültürel değerleri içinde barındıran ağızlara ait kelime ve tabirlerin unutulmaması için onları -divan şiirindeki manzum lügatler gibi -şiir yoluyla kayıt altına almak istemişlerdir. Bu teşebbüsün ilk örneğini Kahramanmaraş&apos;ın Afşin ilçesi şairlerinden Hayati Vasfi Taşyürek “Lügatçemiz” adlı şiiriyle vermiştir. 
 
“Yemeniye kelik, yoğurda katık 
Bulgur pilavına aş derler bizde 
Genç horoza celfin), pilice ferik 
Kümese yollarken kişş derler bizde.”   
 
dörtlüğüyle başlayan bu şiir, zamanla Kahramanmaraş yöresinden başlayarak dalga dalga ülke geneline yayılmış, diğer yörenin şairleri de bu şiire nazire yoluyla kendi yörelerine ait kelime ve tabirleri şiirleriyle kayıt altına almaya başlamışlardır. Böylece Hayati Vasfi Taşyürek ile birlikte bizim “ağız destanı” adını verdiğimiz bir gelenek başlamıştır.  

Bu kitapta; divan şiirinde manzum lügat geleneği, halk şiirinde ağız destanlarının doğuşu ve Kahramanmaraş’ta bu alanda yazılmış şiirlerin metinleri, Kahramanmaraş ağzının genel özellikleri ve ağız sözlüğü konuları yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91363</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89d3ecff-e44e-4093-934c-eb90b038cd97.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahengimiz Akordumuz Nefesimiz - Özdeyişler</image:title>
            <image:caption>Deneme, öykü, hece şiiri, roman, kitap inceleme yazılarımdan sonra, farklı zaman ve alanlarda yazmış olduğum (aforizma) özdeyişleri de bir araya toplama düşüncesiyle oluşturulmuş bir çalışmadır. Bazı okurlar, alması gereken mesajı,  deneme/öykü/anı/şiir/roman diliyle yazılmış olmasını tercih etmezler. Kısa ve özlü anlatımlara daha fazla ilgi duyarlar. Her zaman geçerli olmamakla birlikte, bu da bir tercih nedenidir. Beş bölüm şeklinde hazırlanmış eserimde; günlük yaşamdan gözlemler, öneriler, eleştiriler, duygu ve düşünceler bulacaksınız.  Belki de aradığınız bir cümle ile karşılaşacak, onun ışığıyla, daha uzun yazılar yazmanın, yaşamsal yol haritası çıkarmanın ipucunu yakalayacaksınız. Zihninizde oluşan soru ve sorgulara cevap arayacaksınız. Çekincelerinize dert ortağı,  şüphelerinize dayanak, sevincinize yoldaş, endişelerinize sırdaş olacak belki de.  Çünkü yangın için bir kıvılcım yeterli olduğu gibi, bir kazan hamurun ekmeğe dönüşmesi için çok az miktar maya kafidir. Ve koca çınarın gövdesini, toprak altında küçücük bir tohum taşımaktadır.  
 
Okumak; bir arayış, yürüyüş, yenilenme, zihinsel bir birikim aracıdır.  
 
Faydalı olması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91364</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16e07d76-c218-4f6a-a666-fa415f9b4353.jpg</image:loc>
            <image:title>Adli Sosyal Hizmet</image:title>
            <image:caption>Bu kitap yoğun uğraşlar sonucu, adli alanda çalışan sahadan ve akademiden uzmanların bir araya gelerek oluşturduğu bir kitaptır. Ülkemizde adli sosyal hizmet alanında yazılan makaleler, tezler ve kitaplar son zamanlarda artmakla birlikte özellikle kadın suçluluğu gibi alanlarda yayın sayısı sınırlıdır. Alandaki bu eksiklikler hem öğrencilerin bu konulardaki bilgilerinin eksik kalmasına hem de bu alanlarda yapılan uygulamaların yetersiz olmasına neden olmaktadır. Türkiye&apos;de sosyal hizmet alanındaki en büyük eksikliklerden birisi sahada çalışan uzmanlar ile akademisyenlerin yaptığı çalışmaların bir araya getirilememesi, sahanın okul sıralarına taşınamamasıdır. Her ne kadar zaman zaman derslere sahadan uzmanlar katılıp deneyimlerini paylaşsalar da,  derslerde anlatılan teorik bilgiler saha notları ile desteklenmediğinde eksik kalmaktadır. Sahayı akademiye taşımayı hedefleyen bu eserde, özellikle adli sosyal hizmet alanında uzun yıllar çalışmış olan deneyimli sosyal hizmet uzmanlarının çalıştıkları alanlara yönelik uygulamalarına yer verildi.
Kitap iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde suç ile ilgili sosyolojik açıklamaların yanı sıra Adli Sosyal Hizmet ve Adli Sosyal Hizmetin çalışma alanlarına yer verilmiştir. Kitabın ikinci bölümünde ise Adli Sosyal Hizmet alanında uygulama ve vaka örneklerine yer verilmiştir. Bu bölümde adli sosyal hizmet kapsamına giren vakalar ile görüşmelerin nasıl yapıldığı, planlı müdahale sürecinin nasıl yürütüldüğü gibi bilgiler yer almaktadır. Çalışmanın hem öğrencilere hem de bu alanda çalışmaya yeni başlamış uzmanlara katkı sunması hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91365</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff125df7-57d7-4912-9ff2-b62e126ccc0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ulu Irmak</image:title>
            <image:caption>Göksel Aymaz, Bir Ulu Irmak&apos;ta, hem sanat yapıtı üretiminde hem de sanat yapıtı üreticisi olarak sanatçının üretiminde toplumsal koşulların belirleyici rolünü incelemiş ve örnek olarak da Memleketimden İnsan Manzaraları ile bu yapıtın üreticisi Nâzım Hikmet’i seçmiştir. 
&quot;Dr. Göksel Aymaz, sanat ürününün, çoklarınca ileri sürüldüğünce, göklerde, bulutların arasındaymış gibi görünse de, oralara, sanatçının da bizim de yaşadığımız reel hayattan çıktığını söylüyor. Ama, sanatçının aracılığı ile. Yabancılaşma içinde yaşarken realitenin yalnızca görünümünü algılayabilmemize karşılık, sanatçının, sıradan insanın yaşadığı realiteyi olumlayışını, bu zor sorunu, bilimin, aklın, vicdanın ve evrensel ahlâkın bulgularını, yöntemlerini, değerlerini işe katmayı unutmayışı sayesinde aşabildiğini söylüyor. Ve ancak böyle bir çaba ile ürün veren Balzac, Oscar Wilde, Cervantes, Kafka gibi gerçek sanatçıların realitenin yanıltıcı görünümünün vereceği hazzın yerine, onu da aşıp, geleceğe dair bir umut vaadi vereceğini, bu yalınkat hazzı tamamlayacağını söylüyor. 
 
Dr. Göksel Aymaz, bu konularla ilgilenenlerin çoktandır bildiği ve yazdıkları ile okuyucusuna ışık tutan, düşündüren bir yazar. Bu işi bu çalışmasında da başarıyor. Bunu, tarih boyunca önemli düşünürlerin pek çoğunu, savundukları görüşleri ve ne dediklerini doğru anlayıp dürüst yansıtmaktaki akademik erdemliliği ile yapıyor. Kaynakları (dipnotlardaki titizliğinden anlaşılacağı üzere) çok zengin ve önemli hiçbir düşünürü ihmal etmediği için, konuyu başka görünümleri içinde araştıracaklar açısından çok yararlı.&quot; 
 
                                                                                                                                                      _Ünsal Oskay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91366</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1b37c70-69bf-4d4f-afb4-37c10dbdf5cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Tarihleri</image:title>
            <image:caption>Aynı zamanda çok iyi bir yazar olan hukukçu Lizzie O’Shea’ye göre, teknolojiyi anlamanın anahtarı gelecekte değil geçmişte. Geleceğin Tarihleri bunu savunuyor ve bizi dijital çağın pratik ve devrimci olanaklarını keşfetmeye davet ediyor: İnternet bugün teknoloji devleri tarafından hangi amaçlarla kullanılıyor? Sanal âlemin bizi gözetlemesi, hakkımızda veri toplaması ve bu verilerle yalnızca pazarlamacılığın değil, devletlerin denetim tekniklerinin de geliştirilmesi karşısında ne yapabiliriz? Daha da önemlisi, sürekli gelişen dijital teknolojiyi kamu yararına kullanmak mümkün mü, nasıl? 
O’Shea yeniliğin kaynağında kapitalist hayal tacirlerinin aksine, yalnızca bireysel çıkarları görmüyor; kâr hırsından uzak kolektif çabaların dijital alanın ortaya çıkışında oynadığı rolü de hatırlatıyor. Günümüzün teknoloji CEO’larının ufuksuzluğa ve bayat bir ütopyacılığa saplanmış toplum tasavvurları yerine Paris Komünü’nün bize internet etiği hakkında neler söyleyebileceğini soruyor. Dijital alanı demokratikleştirmek için Karl Marx’ın yanı sıra Thomas Paine ile Frantz Fanon’un devrimci çalışmalarında ilham kaynakları buluyor. Teknoloji sermayedarlarının “kendi suretlerinde yaratmak” istedikleri internet dünyasının karşısına potansiyel özgürlük olanaklarını çıkarıyor. 
Kısacası Geleceğin Tarihleri, olduğu gibi kabul etmeye meyilli olduğumuz bu dünya karşısında, bizi düşünmeye ve başka bir gelecek kurmaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91367</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c9a5c77-a653-4dce-8ad9-365eb527f280.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nasıl Özgür Olur?</image:title>
            <image:caption>Epiktetos’un MS 50 yılında Frigya’daki Hierapolis kentinde dünyaya geldiği sanılmaktadır. Gençliğini köle olarak geçiren Epiktetos, Neron’nun ölümünden (MS 68) kısa bir süre sonra azat edildi ve Roma’da felsefe eğitimi vermeye başladı. MS 93 yılında Yunanistan’ın Epir yöresindeki Nikopolis kentine giderek bir felsefe okulu kurdu. Epiketos, Stoacı felsefeye uygun olarak, çok az eşyasıyla, büyük bir sadelik içinde yaşamını sürdürdü. MS 135 civarında Nikopolis kentinde öldü. 
Çevirisini sunduğumuz Enchiridion zihinsel özgürlük ve mutluluğa ulaşmanın yolunu gösteren bir kılavuzdur. Epiktetos’a göre erdemli insan, aşırı istek ve ihtiraslardan kurtulmuş olan kişidir. İnsanı mutsuz kılan şeyler, dünya malına aşırı tamah ve bunları elden kaçırmaktan dolayı yaşanan kızgınlık ve korkulardır. Bu olumsuz hislerden ancak kabullenerek, razı olarak, yakınmayarak; gerçek bir tevekkülle kurtulabiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91368</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5fa7911-6798-4078-a475-d5452e72716b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gün Olur Asra Bedel</image:title>
            <image:caption>Bazen “gün uzar yüzyıl olur”. Bir güne kaç hatıra, kaç deneyim, kaç hikâye sığdırılabilir? Söz konusu olan uzun bir yolculuksa, sayısız... Yeri doldurulamaz bir geçmişi paylaştığı dostunun cenazesini taşıyan Yedigey’in yolculuğu, bütünüyle hayatı soruşturan bir yolculuk olacaktır elbette. Uzak hatıralardan söylencelere, acılı ölümlerden basit mutluluklara, maddi yoksulluklardan manevi zenginliklere, geçmişin özünde ve kıyılarında dolaştıran bir yolculuk…
Cengiz Aytmatov bu romanında, insanın en zayıf ve en güçlü, en özgür ve en bağımlı, en çok seven ve en kolay vazgeçen yanlarını derin ve çarpıcı bir dille anlatırken tıpkı bir madalyonun diğer yüzünü çevirir gibi içimizdeki “öteki”yi gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91369</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18c468e3-25ab-48ad-9cd8-7c1fbe5bc88f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürdürülebilirlik Boyutuyla Muhasebe ve Finansman Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>Sürdürülebilirlik Boyutuyla Muhasebe ve Finansman Araştırmaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91370</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f058b338-0b6c-4450-805d-f999b9cb2287.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Öğretmenim</image:title>
            <image:caption>Asırlarca basit tarım ve hayvancılıkla hayatını sürdüren göçebe Kırgız halkı, Çarlık Rusyası’nın yıkılmasının ardından yepyeni bir dünyanın hayaline ortak olur. Önceleri yalnızca birkaç kişinin hatta kimi zaman sadece tek bir bireyin peşine düştüğü bu hayaller, statükonun direnciyle yüzleşecektir elbette. Ancak adanmış bir ruhun önünde ne durabilir? Bu ilk kıvılcımlar zamanla desteklenip paylaşıldıkça koca bir toplumu değiştirir ve dönüştürür kuşkusuz. Tıpkı İlk Öğretmenim’de olduğu gibi…
Savaş sırasında aldığı sınırlı eğitim, idealist bir Kırgız genci olan Düyşen’de köklü değişimlere neden olmuştur. İdeallerine olan inancı onu köyünün yüzlerce yıllık ataerkil geleneklerine başkaldırmaya iterken köyün çocukları için bir okul inşa etmeye koyulur. Şüphesiz bu derme çatma okulun ilk öğretmeni de kendisi olacaktır. Düyşen’in mücadelesi hem kendisinin, hem köyünün hem de gelecek kuşakların kaderini değiştirecek acı ve hüzün dolu bir hikâyenin başlangıcı olduğu kadar, büyük bir destanın da müjdecisidir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91371</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbc94d62-75f1-4cc1-9ee0-87cd3a00be51.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Elma</image:title>
            <image:caption>Cengiz Aytmatov insanın kendisine, diğerlerine ve hayata karşı mücadelesini, kısacası yeryüzü tecrübesini ustalıkla hikâye ediyor.
Bir yitirişin ve peşi sıra gelen uyanışın anlatıldığı Kızıl Elma, eşinden ayrılmak isteyen İsabekov’un kızı Anara’nın çocuk masumiyetinde ailesini yeniden buluşunun çarpıcı hikâyesidir.
Oğulla Buluşma ise kapanmayan yaraların ve ertelenen yüzleşmelerin yükünü anlatır. Savaşta kaybettiği oğlunun hatırasını içinde yaşatan Çordon, gerçek ölümün unutulmak olduğunu anlayacaktır. Zira baba ölmedikçe oğul, oğul ölmedikçe de baba yaşamaya devam eder!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91372</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3390f4e2-6729-412c-99cc-f36bbed49803.jpg</image:loc>
            <image:title>Turkuaz Gözlü Kadın</image:title>
            <image:caption>Bu şiiri yazarken, belli ki psikolojik bir ortamı vardı. Öyle ortamlar içerisinde, amatörce yazdığım şiirleri oradan buradan bulup bir kitap haline getirdim. Söz konusunda bu çalımalar yaşamımı anlatıyormuş gibi olsa da aslında yakın tarihimizi anlatan, manzum bir dille yazılmış, herkesin içinde kendinden bir parça bulduğu, Manzum Yazdım Öykümü ve Amcamın Kar Boğazı Destanı başlıklı biraz güldürü , biraz dram taşıyan şiirlerden oluşmuştu. Bu ilk şiir kitabımın, büyük bir ilgi toplaması ve beğeni kazanması üzerine o kitaba almadığım diğer şiirlerimi de kitap haline getirme fikri ağır bastı. 
 
Bu kitabı da elinize aldığınızda bir solukta okuyacağınızı ve hatta bunu ben mi yazdım benim hislerimi, düşüncelerimi anlatıyor diyebileceğiniz dizelerle karşılaşacaksınız. Zevkle okuyup bitireceğinizi umuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91373</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4793c87a-6491-40c2-b5d2-0bbca4b34d3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm: Ölüm’ün Kapısında</image:title>
            <image:caption>Cehennemden çıkma bir parti – hem de ÖLÜM’ÜN KAPISINDA. 
 
Herkesin favori Gotik kızı, Ölüm, kız kardeşleri Hezeyan ve Keder ölüler için çılgın bir parti düzenleyince kendi diyarında kalacak yer bulamıyordu neredeyse. Bütün bunlar ise, Lucifer Sabahyıldızı tahtından ayrılıp Cehennemin anahtarını Ölüm’ün kardeşine, Sandman’e verdiğinde başlamıştı. Rüya ne yapacağına karar vermek için düşünüp taşınırken Cehennemin günahkâr sakinleri özgür kalmışlardı. Ölüm’ün şansına, hiçbiri nereye gideceğini bilemeyip onun dairesinde soluğu almıştı. Günü kurtarmak da tabii ki yine Ölüm’e kalacaktı. 
 Ankhın gücü galip gelecek mi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91374</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b38febca-fb18-4ec8-bef9-5dfbc355c0f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırka-i İslahiye</image:title>
            <image:caption>Fırka-i İslahiye</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91375</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/219dbdde-60e7-4cf6-98a0-126a818f5eca.jpg</image:loc>
            <image:title>Selvi Boylum Al Yazmalım</image:title>
            <image:caption>Kırgız halkının toplumsal ve siyasal geçiş süreçlerinde, kriz anlarında yaşadığı büyük acıları eserlerinde çoktan klasikleşmiş hikâyelerle anlatan Cengiz Aytmatov, Selvi Boylum Al Yazmalım’da da aynı yolu izliyor. Bir yandan birbirini seven ve talihsiz bir olay sonucu yolları ayrılan ve nihayetinde garip bir tesadüfle tekrar karşılaşan iki insanın parçalanmış hayatlarını, aşklarını resmediyor; bir yandan da hızla gelişen teknolojinin ve sanayileşmenin Kırgız toplumu üzerinde yarattığı olumsuz etkiyi ustalıkla gözler önüne seriyor. 
 
“O gün, ayrılış günümde, göl kıyısına gittim, o sarp yamaçlara çıktım. Veda ettim Tanrı Dağları’na, Isık Göl’e. Elveda Isık Göl, bitmemiş şarkım! Seni yanımda götürebilseydim keşke, dalgalarını, kıyıdaki kumlarını... Ama gücüm yetmedi buna. Sevdiğim kadını götürmeye gücüm yetmediği gibi. Elveda, Asel, elveda, selvi boylum, al yazmalım, elveda sevgilim. Mutlu ol.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91376</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/082fc56f-588d-479b-b80c-d7c751870e73.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Mahalle (5 Kitap Takım Kutulu Set)</image:title>
            <image:caption>Bizim Mahalle 5 Kitap Set + Sorular ve Bilmeceler kitabı hediyeli.
8 yaş üzeri için

Bizim Mahalle 1 - Yarım Artist

Arkadaşlar,

Bizim Mahalle&apos;ye mutlaka uğrayın. Mahallemizde sevdiklerimiz; büyüklerimiz, küçüklerimiz, bakkalımız, muhtarımız, dedemiz, Tayyare hanımteyzemizle Safiye hanımteyzemiz var. Hepsinden önemlisi dostluklarımız var.

Bizim Mahalle&apos;de yakın arkadaşım Hasan ve ben de varız. Benim adım Ali. Sizi uyarmam gereken hırçın kız Zeliş de mahallemizin kızı. Biraz aksidir, huysuzdur ama iyi yüreklidir. Daha pek çok güzel insan Bizim Mahalle’de yaşar. Unutmadan söyleyeyim, mahallemizde bir de köpeğimiz Çamur var. Çamur tanımadığı kişilere hırlar ama korkmayın. Çamur’un kalbini bir paket bisküvi ile kazanabilirsiniz.

Ayrıca Bizim Mahalle’deki reklam filmi çekimlerine davetlisiniz!

Bu güzel mahallemizi çok seveceksiniz. Okudukça &quot;Daha var mı?&quot; diyeceksiniz. İşte şimdi sizlere bir müjde: Bizim Mahalle’nin devamı da bizlerle!..

Bizim Mahalle 2 - Evhamdır Evham
Hasan ve benim yeni bir arkadaşımız oldu. Kim mi?
Bizim Mahalle’de dolaşırken onunla da karşılacaksınız.

Bizim Mahalle 3 - Derdime Bir Çare

Yeni arkadaşımız Serkan çok dertli… Onun derdine derman olabildik mi? Hep birlikte öğrenelim mi?

Bizim Mahalle 4 - Onu da Sonra Anlatırım

Bizim Mahalle’ye yeni komşular taşınacak ama öyle kolay olmayacak. Çünkü Bizim Mahalleli olmak için bazı sorular cevaplanacak.

Bizim Mahalle 5 - Birinci Sınıfın Kralı

O hafta sonu Serkan için en uzun geçen hafta sonu oldu. Mahallelinin tek tek fikrini sordu.

Bu güzel mahallemizi çok seveceksiniz. Sonunda &quot;İyi ki okumuşum.&quot; diyeceksiniz. Bizim Mahalle’ye her zaman gelmek isteyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91377</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e8309df-9688-423e-be75-12bf7dfe1e52.jpg</image:loc>
            <image:title>A’mak-ı Hayal</image:title>
            <image:caption>“Bugünkü gezintim uçmakla başlamıştı. Aciz olduğum için rüyada bile uçmaya dayanıklı değilken bu hayali uçuş beni fazlasıyla yoruyor, sersemletiyordu. Tuhaf olanı şu ki doğru bir çizgi üzerinde değil, daima yukarı yükselerek uçmaktaydım. Gözümden gezegenler ve güneş tamamen kaybolmuştu.” 
 
Döneminin önde gelen mutasavvıflarından Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi, eserlerini materyalizme karşı savunduğu metafizik anlayışla kaleme alan yazarlardan. Yaratıcı ile yaratılanın tek ve bir olduğunu savunan vahdet-i vücud felsefesine inanan düşünürün başyapıtı olarak görülen A’mâk-ı Hayal (Hayalin Derinlikleri) de Türkçede fantastik ve felsefi romanın ilk örneği. 
 
Raci, öğrendiği onca bilgiden sonra gerçeklere dair duymaya başladığı şüphelerini bir nebze olsun dizginleyecek Aynalı Baba’yla bir mezarlıkta karşılaşır. Âlimlerden alamadığı yanıtları bu meczuptan alan Raci onunla her gün görüşür ve her görüşmede gerçeğin sınırlarını aşan, hayalin derinliklerine doğru yolculuklara çıkar. Bu yolculukların uğraklarının bazıları Kaf Dağı ile Merih; eşlikçileri ise Simurg ve anka, Buda ve Zerdüşt olacak, Raci’nin hakikat arayışına yol göstereceklerdir. 
 
Filibeli Ahmet Hilmi’nin inancını ve fikirlerini her satırda hissettirdiği mitolojik, mistik ve gerçeküstü maceralardan oluşan A’mâk-ı Hayal, tasavvuf edebiyatının en sıradışı, en mühim eserlerinden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91378</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b89747a-b16a-4445-9919-ede2c59e45de.jpg</image:loc>
            <image:title>Enflasyon Hedeflemesi - Kuram Ve Türkiye Uygulaması</image:title>
            <image:caption>1970’lerde yaşanan krizle birlikte, ülkeler parasal sıkılaştırmaya dayalı para politikalarına (monetarizm) dönüş yaptı. Kurala dayalı para politikası uygulanmaya başladı. Bu uygulamayı para kurulu ve enflasyon hedeflemesi takip etti. Fiyat istikrarı odaklı enflasyon hedeflemesi birçok ülkede başarılı oldu. 

Enflasyon hedeflemesi, Taylor Kuralı’na dayalı, hükümete belli kısıtlar koyan, merkez bankasına amaç ve araç bağımsızlığı verilmesini gerektiren bir para politikası tercihidir. Bundan dolayı da kimi zaman para otoritesi merkez bankası ile maliye politikası otoritesi hükümet arasında çatışmalara sebep olabilmektedir. Enflasyon Hedeflemesi’nde, Taylor Modeli, Türkiye ekonomisi için uygulanmıştır. Enflasyon, enflasyon hedeflemesi ve enflasyon beklentileri geniş bir bakış açısıyla ekonometrik olarak incelenmiştir. Bununla birlikte, enflasyon ölçümünden enflasyonun kuramsal çerçevesine, merkez bankası bağımsızlığından enflasyon hedeflemesine kadar enflasyona dair bilinmesi gereken tüm olgular bu kitapta yer almaktadır. 

“Mükemmel ve ebedi bir para politikası paradigması olabilir mi? Parasal ekonominin içerdiği siyasi-ekonomik ilişkilerin ve bunları taşıyan kurumların sürekli değişim ve dönüşüm halinde olması bu soruya olumlu cevap vermeyi engelliyor. Bundan öncekiler gibi, enflasyon hedeflemesi de ortaya çıktığı dönemin ve ekonomilerin özgül koşulları tarafından çerçevelenmiştir ve teori-uygulama düzeyinde ciddi hata ve eksikler barındırır. Velhasıl ne evrensel, ne de mükemmeldir. Olsa olsa, belirli bir zaman aralığında dünyanın belirli bir coğrafyasında nominal çapa işlevini başarıyla üstlenmiştir. Ancak, buradan enflasyon hedeflemesinin işe yaramayacağı sonucuna varılmamalıdır. Tersine, bundan sonra geliştirilecek yeni para politikası yaklaşımı gökten zembille inmeyecek, tanım gereği enflasyon hedeflemesi üzerine inşa edilecektir.” 
Asaf Savaş Akat’ın Önsöz’ünden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91379</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1c17f7b-a9f7-4652-962f-62e69ac6ee46.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprak Ana</image:title>
            <image:caption>İnsan içinde birikenleri, gönlünden geçenleri dökecek birini bulamaz kimi zaman. Bazen sert kabuklarında şefkati taşıyan bir ağaç, öylece akıp ruhunu temizleyen bir ırmak ya da taze başlangıçları müjdeleyen bir yoldur onu dinleyen. Ya da köyünün toprağıdır sadece…
Savaşın köyün eli silah tutan tüm erkeklerini çekip almasıyla geride kalanların sorumluluğunu üstlenen Tolgonay da içini toprağa, Toprak Ana’ya döker. O dertlerini toprağa fısıldadıkça savaşın neden olduğu yıkıma, yarım bıraktığı hayallere, cephede tükenen gençlik günlerine, geride kalmanın taşıması güç yüküne tanık oluruz.
Toprak Ana, savaşların ve devrimlerin ortasında oradan oraya savrulan, yaralanan ve altüst olan sıradan insanın, toprakla yoğrulmuş bir halkın hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91380</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2382490-e0e7-4ea8-a1cd-4c3935a90193.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldırım Sesli Manasçı</image:title>
            <image:caption>Cengiz Aytmatov, üç güçlü öyküyle insanın dünyaya, kendisine ve diğerlerine karşı sürdürdüğü o büyük savaşı farklı perspektiflerden ustaca resmediyor.
Aytmatov en ünlü öykülerinden biri olan Yıldırım Sesli Manasçı’da okuruna Kırgız tarihinden çarpıcı bir kesit sunar. Oyratların saldırısına uğrayan Kırgız halkının varoluş mücadelesinin, tek bir bireyin kişisel tarihi ile kesiştiği kritik bir âna odaklanır Yıldırım Sesli Manasçı. Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı yeni bir çağı başlatan, bir son olduğu kadar taze bir başlangıç da olan benzersiz bir ânın hikâyesidir.
Savaşta babasını kaybeden bir yetimin hikâyesinin anlatıldığı Askerin Oğlu, toplumun hayatlarımızdaki güçlü etkisini sarsıcı biçimde gözler önüne serer. Belki de kimse gerçekte yetim değildir. Ve belki de insanı asıl yetim yapan toplumun da kendisidir.
Beyaz Yağmur ise yetişkin hayatına ilk adımlarını atan ve kendi ayakları üzerinde durmak isteyen genç bir kadının annesi ile yaşadığı çatışmayı konu edinir. Kızı hayatı tanırken anne de büyük bir dönüşüm yaşayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91381</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d08a991-f763-4807-ae53-d34d6dbba26c.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik: Madam Tussaud’nun Olağanüstü Hayatı</image:title>
            <image:caption>1761’de, İsviçre’nin bir köyünde ufacık, tuhaf görünüşlü, Marie adında bir kız doğacak. Büyüdüğünde kendini Madam Tussaud’ya dönüştürecek bu minik kız, ailesinin ölümünden sonra sıradışı bir balmumu heykeltıraşının yanında çıraklık edecek ve böylece yolu, zorba bir dul ve onun sessiz, solgun oğluyla tanışacağı Paris’in biçimsiz sokaklarına düşecek. 
 
Marie yeni dostlarıyla birlikte, harabe durumdaki bir oteli balmumu büstlerin sergilendiği bir salona dönüştürecek ve bu sergileriyle bir sansasyon yaratırken, sanatsal becerilerinin ünü de gittikçe yayılacak elbette. Hatta Versailles Sarayı’na bile çağrılacak, Marie Antoinette’e danışmanlık edecek, prenses doğum yaptığı sırada onun hayatını da kurtaracak. Hem de saray duvarlarının dışındaki Paris devrim ateşiyle keşmekeş içindeyken. 
 
Edward Carey’nin, Devrim Paris’inde hem kraliyet yanlıları hem de radikallerle ahbaplık eden hırslı bir vizyoneri, efsanevi Madam Tussaud’yu anlattığı Minik, sanata, sınıf çatışmasına, iradeye ve sevdiklerimize nasıl tutunduğumuza dair, gösterişli geçit törenlerine benzeyen cazibeli bir roman ve çarpık, dehşetli, sürükleyici bir hikâye. 
 
“Yalan hikâyeleri sahicilerinden daima ayırt edebiliyordun çünkü yalan hikâyeler her anlatışta değişiyordu. Sahici olanlarsa hiç değişmiyordu. Hayat nedir? Bize kalan tek şey hikâyelerdi. Hikâyeler bizim giysilerimizdi.” 
 
“Bu büyülü romanı kaçırmayın! Balmumu heykelleriyle nam salan Madame Tussaud hayat öyküsünü kendi ağzından anlatıyor.” –Margaret Atwood 
 
“Sıradışı bir atmosfer, ürkütücü bir mizah, coşku dolu bir anlatı. Kaçırılmaması gereken bir kitap.” –Olga Tokarczuk 
 
“Minik, insan doğasının sıcaklığı, coşkusu, neşesi, kederi ve tuhaflıklarına dair son derece samimi bir eser. Yazarın elinde, insan yüreğinin gizemlerini gösteren bir değnek var sanki.” –Kelly Link</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91382</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/938e0220-193e-4b70-92b8-03430ee310ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Babyjanda</image:title>
            <image:caption>Şu an elinizde bir kitap/ajanda var. 
BabyJanda sadece uzmanında, doğru bilgilerle dolu bir gebelik rehberi değil. Sadece bir anne bebek alışveriş rehberi de değil, duygularını ve bu süreci anıya dönüştürebileceğin bir gebelik ajandası aynı zamanda. 
Doğru seçilen bir bebek arabası ile her gün dışarı çıkıp keyifle gezebilir, alışveriş yapıp kahveni yudumlayabilirsin ya da doğru seçtiğin bir bebek odasında sen de bebek de tüm süreci mutlu ve huzurlu geçirebilirsiniz. 
Ya tam tersi olursa? 
Tam tersini düşünmüyoruz çünkü artık elinde BabyJanda varJ 
Peki, anılar olmadan bir hayat düşünülebilir mi? 
O hâlde hadi başlayalım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91385</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f195476-4ba9-4652-8556-d661415bfd82.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüz Yüze</image:title>
            <image:caption>Savaş, Cengiz Aytmatov’un anlattığı güçlü hikâyelerin baş aktörüdür şüphesiz. Yüz Yüze de taze umutlarla evlenen bir çiftin trajik hikâyesini anlatır. Evliliklerinin baharında patlak veren savaşın ardından ülkesini savunan binlercesiyle birlikte savaşa yollanan Cumabay, ölüm korkusuna yenik düşerek cepheden kaçar. Geceleri evinde, gündüzleri ise mağarada yorucu bir kaçak hayatı yaşarken zor koşullar günden güne onu daha derinden etkilemeye ve değiştirmeye başlar.
Aytmatov’un kötülüğün doğasına ilişkin cesur sorular sorduğu Yüz Yüze; iyilik, kötülük ve değişim üzerine çarpıcı bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91386</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eb3a240-526b-41d8-99ec-e7590b1c8a50.jpg</image:loc>
            <image:title>O Olmak</image:title>
            <image:caption>benim ibranicem yok senin var mı? 
benim kırmızıya çalan gülle alıp veremediğim 
benim bir yükselip bir inen indeks mindeks 
yuro, altun, parite 
benim köşede ne birikmişim ne çöküp oturmuşluğum 
benim ne anıladığım ne anlam verebildiğim 
ne sabır bende ne semavat ne seppuku yapacak g ot 
ne bir heves göğe çekilmek için ne girmek yeraltına 
sende var mı bende yok ne ricat ne inanç ne bir takiyye 
ne mümkün içinde yorgan geçen dörtlük 
ölüme tutkal, allaha bağlanmak ne mümkün 
ne bir ses ne rüya ne de bir resmim yanağınlabirlik 
dört dönen işte buna çember diyorlar 
aç gugılla dünyanın bütün incillerinde banyoda vesaitte</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91387</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc0e5bf8-a2bf-4f47-b28a-351973336012.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Gemi</image:title>
            <image:caption>Cengiz Aytmatov’dan geçmişle geleceğin, hafızayla hayal gücünün, ayrılık ve kavuşmanın ustaca bir araya getirildiği, beyaz perdeye de uyarlanmış unutulmaz bir eser!
Engin ve korkutucu bir ormanın kıyısında, iyi yürekli dedesinin himayesine terk edilmiş küçük bir çocuk; balık olmayı, Isık-Göl’ün sularında ağır ağır yüzen beyaz gemiye ulaşmayı düşler. Gemide babası ve tamamlanmış bir hayat onu bekliyordur. Dedesi Hamarat Momun ise yalnız torununa ormanın ve kimsesiz çocukların koruyucusu Boynuzlu Geyik Ana’nın masalını anlatır sabırla. Elbet ormanın kalbinden çıkıp gelecektir Boynuzlu Geyik Ana. İnsanın acımasız tabiatını tüm gerçekliği ile gözler önüne sererek.
Beyaz Gemi; yalnızlık, kökler, düşler, dünler ve yarınlar üzerine çarpıcı bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91388</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e0bef7b-da75-4563-bf24-2e2c9c59348d.jpg</image:loc>
            <image:title>Fukara Ölüsü</image:title>
            <image:caption>Suat Derviş’in bilinen üç öykü kitabı, Ahmet Ferdi, Behire’nin Talipleri ve Beni Mi? onun 1921-24 yılları arasında yazdığı öykülerden ibarettir. Oysa Derviş, tüm kariyeri boyunca öykü yazmaya devam etmiştir. Gazete ve dergi ciltleri arasında kalan yüzlerce öyküsünden, 1930-41 yılları arasında yazılmış yirmi yedi tanesi bu derlemede bir araya geliyor. Fukara Ölüsü’ndeki tüm öyküler insanın ‘para’yla ilişkisine dair. Derviş’in karakterleri paranın yokluğu ya da varlığıyla sınanıyor bir bir. 
 
“Eline alışık olmadığı bir para geçince, parasızlık yüzünden çekmeye mahkûm olduğu bu hayattan kaçmak istemişti. Bir gün için bile olsa yaşamak, insan gibi yaşamak istemişti.” 

Bizim Hikâye, Osmanlı’dan günümüze edebiyatımızda öykünün izini süren, öykücülüğümüzü var etmiş, geliştirmiş yazarların eserleri arasından en güzellerini, en başarılılarını, en önemlilerini belirli bir tematik bütünlük gözeterek ortaya koyan, 1850’lerden 1950’lere kadar bir asırlık öykücülüğümüzün verimlerini bir araya getiren bir kitap dizisi. 
 
Bizim Hikâye dizisiyle birlikte, hem öykücülüğümüze dair bütünlüklü bir söz söylemek hem de yeni öykücüler keşfetmek üzere farklı yolculuklara yelken açıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91389</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90077b90-15d1-42d4-82a0-0b83d5a1be0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhaba Su!</image:title>
            <image:caption>Merhaba su! 
Seni tanıyorum! Sen her yerdesin. 
 
Küçük bir kız çocuğuyla birlikte suyun dünyamızdaki yerini ve önemini keşfedin. Her zaman aynı görünmeyen, aynı hissettirmeyen ve çok farklı şekillerde karşımıza çıkabilen suyla tanışmaya ne dersiniz? Su kimi zaman bir buz pisti, kimi zaman bir gözyaşı, kimi zamansa evlerimizi gizleyen bir örtü olabiliyor! 
 
Ödüllü yazar Antoinette Portis’in yazıp resimlediği bu kitap sayesinde, küçük okurlar suyun evlerimizde, doğada, gökyüzünde, hatta vücudumuzda olduğunu öğrenirken onun farklı hallerini de yakından tanıyacaklar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91390</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c275f8b2-5b8c-44c0-98c7-ee5cb96a43f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Çağda İslam Dünyası</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Geçmişten Günümüze Ortadoğu’da ABD: Benimsenen Stratejiye Dair Bir Değerlendirme 
 
Müslüman Ülkelerde Siyasal Rejimler ve Demokrasi Sorunsalı 
 
İslam ve Demokrasi 
 
İslam ve Uluslararası İlişkiler 
 
Arap Baharında Dijital Medyanın Rolü ve Önemi Üzerine Bir Değerlendirme 
 
İslam Dünyasında İstikrarsızlığın ve Kaosun Kronikleşmiş Örneği: Irak 
 
Küresel Ekonomi-Politik Sistemde İslam 
 
İslam Dünyasında İnternet Kullanımının Gençler Üzerindeki Etkisi: Kuveyt Örneği 
 
Demokratikleşme ve Ekonomik Büyüme: D-8 Ülkeleri Üzerine Bir Uygulama 
 
Covid-19 Sonrası Derinleşen Finansal Kırılganlıklara İslami Finans Çözüm Üretebilir Mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91391</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/918d37f6-dbaa-4bcd-9e34-5e20e116ded0.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandeminin Mali Analizi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Covid-19 Pandemisinin Tetiklediği Dijitalleşme Sürecinin Vergi Hukukuna Yansımaları 
 
Salgın Hastalığın (Covid-19) Türkiye’de Kamu Kesimi Dengeleri Üzerindeki Etkisi 
 
Pandemi Sürecinin Sosyal Medyadaki Ekonomik Yansımalarının Büyük Veri Temelli İçerik Analizi 
 
Türkiye’de Pandemi Dönemi Kamu Borç Analizi 
 
Türkiye’de Covid-19 Salgınına Karşı T.C. Merkez Bankası Tedbirleri: Devlet İç Borçlanma Senetleri Açısından Bir Değerlendirme 
 
Küresel Salgın Krizinin Kamu Kesimi Büyüklüğü Üzerine Etkisi ve Alternatif Çözüm Aracı: MilyonerVergisi 
Pandemi Döneminde Türkiye’de Uygulanan Ekonomi Politikaları 
 
Küresel Salgınların Kamusal Maliyeti 
 
Exorbitant Price Concept in Islamic-Based Economic Thought And The Ottoman Example 
 
Regülasyonlar ve Enerji Piyasası: Pandemi Dönemi Açısından Bir Değerlendirme 
 
Covid-19 Sürecinde Uygulanan Kısıtlama ve Tedbirlerin Vergi Gelirlerine Etkisi Türkiye Örneği 
 
Covid-19 Krizinin Yol Açtığı Bütçe Açıkları İle Mücadelede Alternatif Vergi Önerileri 
 
Para Politikalarına Covid-19 Kriz Etkisi 
 
Covid-19 Sürecinde Alınan Vergisel Önlemler: Seçilmiş Ülkeler ve Türkiye Açısından Değerlendirilmesi 
 
Covid-19 Pandemisinin Dış Ticaret Üzerindeki Etkileri: Türkiye Üzerine Bir Değerlendirme 
 
Türkiye’de Covid-19 Salgınıyla Mücadelede Bütçe Esnekliğinin Rolü 
 
Pandemi Sürecinde Vergi Harcamaları ve Türkiye’de Vergi Harcamaları Uygulamalarının Değerlendirilmesi 
 
Covid-19 İle Altın ve Petrol Fiyatları Arasındaki İlişkinin Ekonometrik Analizi 
 
Türkiye’de Pandemi Sürecinde Genel Ekonomi ve Kamu Maliyesi Alanında Alınan Tedbirlerin Değerlendirilmesi 
 
Covid-19 Salgınının Mali Disiplin Üzerindeki Etkileri: Türkiye Örneği ve Çeşitli Ülke Gruplarıyla Karşılaştırılması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91392</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/410cbb51-cb83-4345-aa3b-eda09099965b.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygar</image:title>
            <image:caption>Savaş başlıyor!
Krallığın en güçlü prenslerinden sayılan Ros Dillon, yaşadığı ihanetin ardından sahip olduğu her şeyi kaybetmiş ve tehlikelerle dolu olmasına rağmen Vahşi Bölge’ye sığınmıştır. Ölümcül yaralarını iyileştirip hayatta kalmaya çalışırken karşısına çıkan Val sayesinde, intikam almak için büyük bir fırsat yakalar.
Val ve Ros güçlerini birleştirince önemli bir zafer kazanmıştır.
Bu gücün sadece Vahşi Bölge’yle sınırlı olmadığı anlaşılınca krallıklar ve beylikler onlara karşı birleşmek için adım atar.
Güç dengelerinin sürekli değişmesiyle acımasızlaşa gerçek savaş başlamak üzeredir.
Vahşi Bölge sınırları giderek silikleşir, geçmişten gelen beklenmedik misafirler ve sarsıcı ihanetlerse her yerdedir.
Sona yaklaşan bu savaşı kazanmak uğruna kaç kişi feda edilecek, nelerden vazgeçilecektir?
- Vahşi’nin devam kitabı olan Uygar, destansı finaliyle aklınızdan çıkmayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91393</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/324683a9-3f38-468b-9d9d-7ce3961f7a70.jpg</image:loc>
            <image:title>Yangın Gecesi</image:title>
            <image:caption>Michael Connelly’nin unutulmaz kahramanı Harry Bosh ile Renée Ballard yeniden güçlerini birleştiriyor.
 Bosch çaylak bir dedektifken ona her soruşturmayı kişiselleştirmesini ve elinden geleni yapmasını öğreten akıl hocası John Jack Thompson’u kaybeder. Cenaze töreninden sonra Thompson’un eşi Bosch&apos;u bir cinayet dosyasına götürür. Thompson bu dosyayı yirmi yıl önce LAPD’dan ayrılırken yanına almıştır: Uyuşturucu satılan sokakta sorunlu bir genç öldürülmüştür.
Bosch cinayet dosyasını Renée Ballard&apos;a getirir ve ondan yıllar önce Thompson&apos;ın dikkatini çeken dava konusunda yardımcı olmasını ister.
Bosch ve Ballard arasındaki bağ, soruşturma zorlaştıkça güçlenir. Ve çok geçmeden çarpıcı bir soruyla karşılaşırlar: Thompson, cinayet dosyasını emeklilikte ele almak için mi yoksa asla çözülmediğinden emin olmak için mi yanına almıştır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91394</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20589d9f-a51e-4fc4-ae98-e25b94846283.jpg</image:loc>
            <image:title>Kilo</image:title>
            <image:caption>Kilo, gerçek suç meraklılarının ilgisini çekecek bir hikâyeyi anlatıyor.
Kolombiya ormanlarından bütün dünyaya yayılan yozlaştırıcı, baştan çıkarıcı ve yok edici kokainin kırsalda başlayan ve şehirlere ulaşan serüveni okura aktarılıyor.
Toby Muse bu karanlık yolculuk boyunca bağlantılarını kullanarak hikâyenin oyuncularıyla konuşuyor: İşçiler, çiftçiler, küçük çete liderleri, kaçakçılar, suikastçılar, sevkiyatçılar ve tabii ki multimilyarlık örgütleri kontrol eden patronlar ve onların sevgilileri...
Kilo, kokainin cazibesinde ve deliliğinde kendini kaybetmiş bir ülkenin ve henüz baş edilememiş bir savaşın portresi.
“Ne yapıyorsan ara ver ve derin bir nefes al. Şu an gözlerinin önünde bir tarih yazılıyor”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91395</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ab52e9b-9bb1-4c0b-9d9f-0d9e57a27947.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşler ve Aktif Hayal Gücüyle Bilinçdışına Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Düşlerimizde kendi savaşımızın içine düşen bir savaşçı oluruz. Kendimizle barışmak için kendi kanımızla boyanma cesaretine ihtiyaç duyarız. Aktığında bizi kan kırmızısına boyayan şey tam da kendi damarlarımızın içinde dolaşır çünkü. Bilinçdışımız bize kendimizden haberler getirir. Kendimizden bile sakladığımız o görkemli kahraman, sesini bize duyurmak ister. Oysa biz en az kendimizle konuşur, en zor kendimizle buluşuruz. Bilincimizin perdelediği güneşimiz gecenin karanlığında düşlerimizde parlar oysa. Aktif hayal gücü ve düşlerimizle ‘içimizi’ çalışırız. Bilindik bilgi ve dizgelerin çok ötesindeki kendimizi bulma yoluna düşeriz. 
 
Bazen henüz görmediğim düşlerimde beni bekleyen -henüz bilmekten uzak olduğum- kendimin olduğunu düşünür, heyecanlanırım. Tam da bu heyecan, yeni düşleri çıkarır derinlerden. Neyin geldiğine bilincimle bakarsam belki de en değerli hediyeyi kaçırırım. Düşü dehşete çeviren o dişleri uzamış melun adamın, içimden çıkarmam gereken kudretli ve olgun pençelerim olduğunu bilemem. Onu bilincin yargılarından uzak bir mağaraya kaçırırım o vakit. Orada beraber çalışırız. 
 
Elinizdeki kitabın içinize inen merdivenin bir basamağında, yukarı çıkardıklarınızın gün ışığına kavuşma anında, en derininizdeki mağaranızın duvarlarında, içinizi çalışacağınız çalışma masasının üzerinde yanınızda olmasını umut ederim ey okur. En çok da kendini okuyacak olan görkemli okur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91397</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f567f7cd-3c99-4702-96c1-729a15b4d33a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşama Felsefesine Giriş</image:title>
            <image:caption>İnsanın kendi varoluşu hakkında düşünce geliştirmesi, onun anlam arayan, anlam üreten ve anlam atfeden bir varlık olarak, aynı zamanda bir yaşama kültürü inşa etme çabasıdır. Yaşama kültürü, çağlara, toplumlara ve sonuçta bireylere dek uzanan farklılıklarıyla renkli bir dünya sunuyor. Bu renkli dünyada, herkesin yaşam algısı ve yaşam tarzı kendince olabileceği için, felsefenin öznel ve kişiye özel bir alanı üzerinde düşünce geliştirmeye çalıştığımız söylenebilir. “Yaşama” derken bir eylemi, “hayat” derken ise o eylemin sürdürüldüğü sahneyi anlıyoruz.
İnsanın hayat sahnesine, kendine özgü bir açıdan bakıp, kendi algısı ve kendi tercihleri doğrultusunda onu yorumlaması ve bunu ifade etmesi “yaşama felsefesi”nin yöntemini oluşturuyor. Bu yöntemi uygularken, insanın dünyaya adım atmasını mümkün kılan aşktan başlayarak, onun hayatının belli başlı evreleri üzerinden süregiden kronolojik bir dizgeyi esas aldık.
Aşk ve doğumla başlayan maceramız, aile, eğitim, çalışma, değerler, dostluk, özgürlük, güvence, korku, rekabet, dil gibi hayatın ana durak ve dayanakları üzerinden devam ederek, onu bir anlam ve değer bütünlüğü içinde kavramayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91398</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88ca51ed-4792-45ae-9e1e-e0027aa82c37.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Anlam Arayışı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>30’un üzerinde dile çevrilen ve dünya genelinde 12 milyondan fazla satan İnsanın Anlam Arayışı ciltli özel baskısıyla okurlarla buluşuyor! 
 
İnsanın en derin arzusu nedir? Acıyı aşmak ve varoluşun çetin koşullarında anlam aramak mümkün müdür? Yaşamın bizden ne beklediğini keşfettikten sonra bunu umutsuz insanlarla paylaşmak mücadeleyi güçlendirir mi? Peki insanı insan yapan nedir? 
 
Yirminci yüzyılın önde gelen psikiyatrlarından Viktor E. Frankl, 30’un üzerinde yabancı dile çevrilen ve bütün dünyada 12 milyondan fazla satan İnsanın Anlam Arayışı’nda, kurucusu olduğu logoterapinin ilkelerini, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir toplama kampındaki deneyimleri eşliğinde anlatıyor. Açlığın yanı sıra hastalık ve gardiyanların çeşitli eziyetleriyle adeta ölüme hapsedilen toplama kampı sakinlerinin tüm bu zorlukların üstesinden gelebilmek için yapmaları gerekenleri kendi tecrübeleriyle aktaran Frankl, hayattan ne beklediğimizden ziyade hayatın bizden ne beklediğini keşfetmenin önemini hatırlatıyor. 
 
İnsanın Anlam Arayışı ile insanlık tarihinin gördüğü en büyük acılara tanık olacak, merhametsizliğin boyutlarını kavrayacak ve zulmün hüküm sürdüğü zamanlarda umudun peşinden sürüklenmenin ne anlama geldiğini toplama kamplarının buz gibi gerçekliğiyle göreceksiniz. 
 
“Başarı ve mutluluk bir yan üründür, asıl olan yolculuktur.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91399</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78d5afb2-86d7-416a-9f21-f349193d32e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Seleucia Sayı XI - 2021</image:title>
            <image:caption>Seleucia Sayı XI - 2021Olba Kazısı Serisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91400</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e653a2e-14db-4d7d-9aa1-b17c4282ff79.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Dâhiler dünyayı sarsan yenilikler yapan ve vizyonlar geliştiren kişilerdir. Muhtemelen, Leonardo da Vinci, Galileo, Michelangelo, Albert Einstein veya Isaac Newton’u tanıyorsunuz. Peki, Emmy Noether, Émiliedu Châtelet, Clara Peeters ya da Ada Lovelace’i tanıyor musunuz? Tüm bu isimler önlerindeki engellere rağmen olağanüstü özgün fikirler geliştirdi ve dünyaya yeni bir bakış açısı getirdi. Amedeus Mozart’ı bilirsiniz ama ondan daha yetenekli olduğu söylenen ablası Anna Maria Mozart’ın nasıl kaybolup gittiğini de biliyor musunuz? Ya da Albert Einstein’in ilk karısı Mileva Marić’in onun çalışmalarına katkısını ve Nobel Ödülü gelirini eski kocasının kendisine verdiğini duydunuz mu? Bir kadın dâhi adını vermesi istendiğinde neredeyse herkesin aklına gelen tek isim Marie Curie oluyor. Cinsiyet konusunda daha bilinçli olduğumuzu varsaydığımız bugün nasıl hâlâ böylesi bir eşitsizlik ve adaletsizlik sürüyor? Bu kitap için onlarca matematikçi, fizikçi, sanatçı, yazar, filozof ve Nobel Ödülü sahibiyle görüşen, röportaj yapan Janice Kaplan, kadın ve erkeği ayıran asıl konunun yetenek, başarı, doğuştan gelen zekâ ya da sıkı çalışma olmadığını söylüyor. Kadın ve erkeği asıl ayıran şey, kuralları koyanın kim olduğu? Şimdiye kadar erkekler bu gücü elinde tuttu. Neyin iyi ve değerli olduğuna onlar karar verdi; erkeklerin önyargıları herkes için geçerli ve kabul edilen etik kurallar haline geldi. Kadın dâhiler hakkında şaşırtıcı keşifler yapan Kaplan bu etkileyici ve eğlenceli kitapta kadınlar ve deha hakkında fikrinizi değiştirirken kendi yolunu bulmak ve tutkuyla ilerlemek isteyen herkese ilham verecektir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91401</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72168f61-7b59-40c4-8357-2b5f0f38d1da.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Hep Seveceğim</image:title>
            <image:caption>Yatma vakti gelmişti. Annesi Rüzgar’a bir kez daha sarıldı.
- İyi geceler bi’tanem.
- Söylesene anne, beni hep sevecek misin?
Sana bir sır vereyim, dedi annesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91402</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33f9db1f-07ee-43c3-a400-4e39c0665b4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Babam Bana Ne Söyledi?</image:title>
            <image:caption>Rüzgar gökyüzündeki kırlangıçlara bakıyor.
Dünyanın öbür ucuna gidiyorlar, diyor babası.
Büyüdüğümde ben de o kadar uzağa gidebilecek miyim? diye soruyor Rüzgar.
Çok daha uzaklara gideceksin, diye yanıtlıyor babası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91403</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f9d6f87-e1c7-4542-ad17-11868b253485.jpg</image:loc>
            <image:title>Zorbalığa Son - Ezikler 5 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>New York Times çoksatanlar listesine giren Ezikler serisinin yeni kitabı raflarda.
Muhteşem güçlere sahip çocuklardan oluşan takım, bu sefer zorbalara karşı mücadele ediyor. Başkanın kızını kaçırarak tarihin akışını değiştirme planları yapan zorbaların planları istedikleri gibi gitmeyecek. Çünkü birbirinden cesur ve zeki Ezikler takımı üyeleri yeniden görev başında. Üstelik bu kez her zamankinden daha donanımlı ve planlılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91404</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9c0f1fe-6aa2-473b-b03c-a84b4d91df08.jpg</image:loc>
            <image:title>Neredeyse Dünya</image:title>
            <image:caption>Yürüyüp harflerin geldiği yöne 
Tutmak varlığın ellerini 
Kelimeleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91405</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cff1f4c8-3ff6-45a8-bd4d-8e87019f59cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Bir Ajan - Winston (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Süper Winston ikinci macerasıyla sizlerle!
Okuma yazması olan, konuşan, üç dil bilen ve kendi iddiasına göre “Evrenin En Zeki Kedisi” Winston, bu sefer Kira ve arkadaşlarına nasıl mükemmel bir ajan olunacağını gösteriyor!
Okul müzikalinin rekabeti ve Babuschka’nın ziyareti yetmezmiş gibi, bir öğrencinin gizemli kayboluşu işleri iyice karıştırıyor. Neyse ki gizemli bir ajan Winston, herkesin imdadına yetişiyor.
Dört Hayvanşörler; Winston, Odette, Spike ve Karamell iki ayaklı dostlarına yardım etmeye hazır!
Peki, sen bu maceraya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91406</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26a88230-3204-4dd0-97d9-4778f1a3192e.jpg</image:loc>
            <image:title>Perilerin Dili</image:title>
            <image:caption>Edebiyatla müziğin, kalemle hançerenin ve kelimelerle notaların mezcedildiği bu kitabı kalbindeki o büyük gürültüyü susturabilenlere adamıştım, ithafımın muhatapları değişmedi. Ama kâinatın asıl müziği bizden uzaklaşıyor galiba. İçimizdeki şarkının sesi azaldı. Yine de müzik; inatla, inançla, umutla yoluna devam ediyor. Nasıl diyelim o halde; Perilerin Dili bu umudu köpürten sessiz bir ırmak olsun! Şarkı bitse de müzik devam edecektir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91407</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d3a7d44-7277-4126-8257-bee31b3e185c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşyanın Resimli Tarihi</image:title>
            <image:caption>Frederick Litchfield’in ilk kez 1892 yılında yayımlanan ikonik kitabı nihayet Türkçede. 
 
Eşyanın Resimli Tarihi kutsal kitaplardan, medeniyetin en eski zamanlarından Roma’ya, oradan Asya ve Uzak Doğu’ya, Rönesans’a ve Fransız Devrimi’ne kadar uzanan baş döndürücü bir “tarih boyunca mobilyalar” yolculuğuna çıkarıyor. Yeni başlayanlar ve meraklıları için bugün evlerimizde kullandığımız ev eşyalarının; koltuğun, yemek ya da çalışma masasının, döşemelerin ve süslemelerin tarih içindeki değişimine dair tatmin edici bir panorama sunuyor. 
 
İçindeki 400’den fazla çizimle Eşyanın Resimli Tarihi, konuyla ilgisi olsun olmasın her iyi okurun kitaplığında bulundurmaktan büyük keyif alacağı bir kaynak kitap. Mobilyanın tarih içindeki değişimi ve her dönemin hâkim trendleri, dekorasyon modasına yön veren isimler ve akımlar, Litchfield’in kendine özgü üslubuyla bir asırdan fazla bir zaman sonra günümüze Seda Ateş’in özenli çevirisiyle ulaşıyor. Yazarın didaktik olmaktan uzak üslubu ve sözkonusu dönemlerin politik, kültürel ve sosyal hayatındaki değişimleri aktarmaktaki yetkinliği Eşyanın Resimli Tarihi’nin bugün de konunun meraklıları için bir başucu kitabı olmasının en önemli nedeni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91408</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d966fb79-37e7-4453-940c-f7fbae1eba98.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihimizdeki Kara Leke Çekiç Güç</image:title>
            <image:caption>Tarihimizdeki Kara Leke Çekiç Güç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91409</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/005ec857-5e0e-4e7c-bd89-17dc84263dc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Masalımın Kahramanıyım</image:title>
            <image:caption>“Gücümün kaynağı başarılarım değil, her düştüğümde tekrar ayağa kalkabileceğime olan mutlak inancımdır.” 
 
Çocukluğundan beri türlü kronik hastalıklarla mücadele eden ve hayatı hastane odalarının penceresinden yakalamaya çalışan bir kadının güç, cesaret ve umut dolu yaşamı... 
TOÇEV’in kurucusu Ebru Uygun’dan pes etmemeye, şartlar ne olursa olsun üretmenin önemine ve karabulutların üstümüzde dolandığı zamanlarda elimizi tutacak bir ailenin bize katacağı güce dair farkındalık yaratacak ruh ve zekâ dolu bir kitap. 
*** 
“Hastane odaları beni iyileştirdi, o odalar beni büyüttü ve bu hiç de kolay bir süreç olmadı. Dahası bu odalar hiç bitmedi, bitecek gibi de değil...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91410</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5019e92-5474-4915-a5eb-0f54ba32df3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Beraverde</image:title>
            <image:caption>Ancak planladığınız hiçbir şey istediğiniz gibi olmaz şu hayatta, vereceğiniz yanlış kararlarla baharınız kış oluverir, siz gökkuşağı beklerken Ankara’nın ayazı yakar kulaklarınızı, iliklerinize kadar titrersiniz. Yaralarım kapanacak, kabuk tutacak sanırsınız ama yara yeniden dağlanır, kanırtır. İçinize işler de, bir daha dikiş tutturamazsınız. Ruh eşi diye bir şey var şu hayatta, başta âşık olur, sonra sevdiğini sanırsın ama bunlar hep sanmaktır. Oysa gerçekler yaşayarak öğrenilir. Mustafa da yaşayacak, görecek, kendi hikâyesinde sona yaklaştığında fark edecekti, hatalarını ve günahlarını.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91411</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae15f4f2-2080-495f-a061-22973a10927e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorular, Sorular, Sorular</image:title>
            <image:caption>Max Frisch’in yeni bir yazınsal tür olarak önerdiği ve literatüre sağladığı katkıyla, “soruşturma” adı altında kaleme aldığı SORULAR, SORULAR, SORULAR; insan soyunun korunması, evlilik, kadınlar, umut, mizah, para, dostluk, babalık, anayurt, mülkiyet, ölüm, ahlak, alkol, teknoloji temalarında zihin açıcı, kişinin kendini sorgulamasına kapı aralayan, ikili konuşmalarda ve toplumsal tartışmalarda ortak zemin oluşturan varoluşsal meselelere dair 351 soruluk, aydınlatıcı ve eğlenceli bir dizi “anket/sınav”.
Aslen GÜNLÜKLER 1966-1971 içinde yer alan ve Almancada tek kitap halinde ayrı basımı ilk kez 1987 sonunda yapılan SORULAR, SORULAR, SORULAR’ın, yazarın ölümünden sonra ortaya çıkan, ahlak, alkol, teknoloji temalı üç soruşturmanın da eklenmesiyle Kasım 2019’da yayımlanan bu genişletilmiş baskısında, Max Frisch’in bütün soruşturmaları ilk kez eksiksiz bir derlemede bir araya getirilmiş oluyor.   
 Max Frisch, insan varoluşunun temel meseleleri üstüne kurguladığı on dört soruşturmada düşünme edimini soru sorma eylemiyle kışkırtıyor: İçtenlikle yanıtlamak, kendi karşı-sorularını oluşturmak, esinlenmek serbest.  
Dostoyevski 19. yüzyıl için ne idiyse, Max Frisch de 20. yüzyıl için odur:  Zamanın anlaşılmaz hayat bilgisi ve karar alma çilesini, anlaşılabilir biçimlere ve süreçlere büründürmüş kişi.   Hartmut von Hentig</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91412</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccc4de10-db74-4398-a4c3-daca404d0d1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarsus Araştırmaları 2</image:title>
            <image:caption>Tarsus Hinterlandı Yüzey Araştırmalarının 2017 yılı çalışmaları esnasında Keşbükü ve çevresinde incelemeler gerçekleştirildi. Keşbükü, Tarsus&apos;un yaklaşık 18 km kuzeybatısında bulunmaktadır. Alanda yaptığımız incelemeler esnasında iki yazıtlı lahit, çok sayıda seramik, terracotta heykelcikler ve bir kouros başı bulundu.  Tarsus Araştırmaları II ile Neolitik/Kalkolitik Çağ’dan başlayarak Orta Roma İmparatorluk Dönemi’ne uzanan Keşbükü buluntuları bilim dünyasına sunulmaktadır. 
Keşbükü buluntuları içerisinde en erken buluntular obsidiyenlerdir. Söz konusu odsidiyenler, Neolitik veya Kalkolitik Çağlar’a aittir. Bu bilgi, Tarsus Hinterlandı’nda Tarsus’un merkezindeki Gözlükule Höyük gibi erken yerleşimlerin varlığına kesin kanıt sunmaktadır. 

Keşbükü’de ele geçen nicelik ve nitelik açısından önemli bir grubu oluşturan Arkaik ve Klasik Dönem seramikleri, Gözlükule’de MÖ 530-320 yılları arasında yaşanan “esrarengiz boşluğun” tekrar tartışılmasına olanak sunmaktadır. Keşbükü Arkaik ve Klasik Dönem buluntuları, Tarsus ve çevresinde “esrarengiz boşluğu”n sadece Gözlükule için geçerli olduğuna net ve kesin kanıtları içermektedir. 

Yerleşimde ele geçen ve Tarsus Müzesi’nde sergilenen bir adet Kouros başı, MÖ 530-520 yıllarına aittir. Kouros başı, Tarsus’a ait en erken heykeltıraşlık buluntusu olma özelliğine sahiptir. 

Keşbükü’de ele geçen Hellenistik ve Roma Dönemi terracotta heykelcikleri içerisinde kimliklendirilebilen asıl grup, Kourotrophos’lardır. Yerleşimin zirve noktasındaki kayalık alanda ele geçen Keşbükü Kourotrophos’ları, Ephesos’taki Kourotrophoi Yarık Kaya Kutsal Alanı ve Kaunos’taki Demeter Kayalığı ile hem konteksti hem de buluntuları açısından ortak özelliklere sahiptirler. Söz konusu benzerlikler, Keşbükü’de “Kourotrophoi” tanrılar için bir kutsal alanının varlığını düşündürtmektedir. Bu durum Kilikia’da kourotrophoi tanrılar için bilinen ve tespit edilen ilk açık hava kaya kutsal alanının Keşbükü’de olduğuna işaret etmektedir. 

Keşbükü’de bulunan kireçtaşı bir kaya lahdi üzerinde eski Yunanca  bir yazıt bulunmaktadır. Yazıtta anılan Lysandros, tapınak bekçisi olarak tanımlanmaktadır. Bu bilgi sayesinde Tarsus’taki bugün Donuktaş olarak adlandırılan Hadrianus Tapınağı’nın bir tapınak bekçisinin ilk kez isminin öğrenilmesi mümkün olmuştur.  

 Keşbükü’nün yaklaşık 4 km doğusunda aynı burun üzerinde bulunan Burunköy mevkiide yazıtlı bir başka lahdin bulunması, Tarsus’un phyleleri hakkında ilk kez bilgi edinilmesi açısından önemli bir keşif olmuştur. Söz konusu yazıtta geçen “İsis Phyle”si ilk kez bu yazıt ile belgelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91413</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fc92676-3b79-4bbf-8357-69d248e0a7fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Topeka Okulu</image:title>
            <image:caption>Roman, şiir ve denemeleriyle tanınan ve günümüz edebiyatının en önemli yeteneklerinden biri olarak gösterilen Ben Lerner’ın son romanı, Kansas’ın Topeka şehrinde yaşayan Gordon ailesini konu alıyor: Geniş kitlelere seslenen kitapları sayesinde pek çok kadına yardımcı olmayı başarmış ve ülke çapında üne kavuşmuş bir terapist olan Jane; beyaz, orta sınıf ailelerin ketum “kayıp çocuklar”ıyla iletişim kurma konusunda uzmanlaşmış bir terapist olan kocası Jonathan; çiftin, ebeveynlerinin özgürlükçü dünyası ile yetiştiği çevrenin maço dünyası arasında kalmış lise son sınıf öğrencisi oğlu, münazara şampiyonu ve rap meraklısı Adam. Okul yılı sona yaklaştıkça türlü baskıların altında bocalamaya başlayan Adam ve arkadaşları çevrenin hor görülen gençlerinden Darren’ı topluluklarına dahil etmeye kalkarlar, ancak felaketle sonuçlanacak bir olaylar zincirini tetiklediklerinin farkında değillerdir. 
 
Topeka Okulu, 1990’larda toksik erkeklik ve silah kültürünün hüküm sürdüğü bir kentte yaşayan ayrıcalıklı beyaz bir çevrenin hikâyesini baş döndürücü bir çokseslilik ve dil ustalığıyla anlatırken, konu edindiği zaman ve mekânı aşıp bugün karşı karşıya bulunduğumuz toplumsal krizlerin kökenlerini de irdeleyen yakıcı bir romana dönüşüyor. 
 
“Kuşağının en yetenekli yazarının şimdilik en iyi kitabı... Lerner kendine, zamanımıza dair büyük bir resim oluşturmaya imkân tanıyan bir toplumsal bilgi arşivi olarak yaklaşıyor.” 
Giles Harvey, The New York Times Magazine 
 
“Topeka Okulu 21. yüzyıla ait bir Ses ve Öfke’ye benziyor: Bir aileyi ve travmalarını daha geniş bir kültürel işlev bozukluğuna ustaca bağlayan, sürekli değişen bir portre. Lerner’ın romanı buraya nasıl geldiğimize ve buradan nereye gidebileceğimize dair ikna edici bir araştırma sunuyor.” 
Star Tribune 
 
“Şu anda bir gelecekten söz etmek mümkünse eğer, bence roman türünün geleceği burada yatıyor.” 
Sally Rooney</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91414</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97b745cb-1e24-4ddc-86cd-aebff7fc50af.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikanaliz Defterleri 6 – Çocuk ve Ergen Çalışmaları Şiddet ve Yıkıcılık</image:title>
            <image:caption>Çocuk ve ergen sorunlarını psikanalizin bakış açısından ele almayı ve gerek ruh sağlığı profesyonellerine gerekse eğitimcilere ve anne babalara değişik bakış açıları sunarak yardımcı olmayı hedefleyen Psikanaliz Defterleri bu altıncı sayıyla birlikte üçüncü yılını dolduruyor. 
Yine yerli ve yabancı psikanalistlerin yazılarının yer aldığı bu sayının konusu ise “şiddet ve yıkıcılık”. Şiddetin kişinin kendisine yönelttiği biçimleri olarak intihar, anoreksiya nervosa gibi olguların yanısıra, savaş travmalarının kuşaklar arası iletimi, aile içi şiddet, internette şiddet gibi güncel konular ele alınıyor. 
 
Philippe Jeammet 
Bebeklikten Ergenliğe: Yıkıcılığın Yolları 
 
René Roussillon 
Erken Travma ve Yıkıcılığın Alevlenmesi 
 
Tuba Tokgöz 
Çocukluğun Vahşi Şeyleri: Anneyi Yok Etmek ve Yeniden Bulmak 
 
François Marty 
Ergenlikte Annebaba Katli 
 
Rosine Perelberg 
Şiddete Meyilli Genç bir Adamın Analizinde Özdeşleşme ve Kimlik Etkileşimleri: Teknik Meseleler 
 
Chris Joannidis 
Hiç Bitmeyen Savaş 
 
Talat Parman 
Bir Şiddet Eylemi Olarak Özkıyım 
 
Marjorie Roques ve Anne-Valérie Mazoyer 
Evlat Edinilmiş Ergenlerde Kendine Dayatılan Bir Şiddet Türü Olarak İntihar Giri­şimleri 
 
Kerime Camadan 
Anoreksik Semptom Ne İşe Yarar, İşlevi Nedir, Bize Ne Söyler? 
 
Mary T. Brady 
Bazı Anoreksiya Vakalarında Görülen Bir Ergenlik Düşlemi: 
Anneyi Yiyip Bitirme Korkusu 
 
Filiz Torun 
Şiddet Olarak Fobi 
 
Sezai Halifeoğlu 
Aile İçi Şiddet 
 
Tijen Demirörs 
Aşırı Korumacı Anneliğin Şiddeti: Perihan Mağden’in Biz kimden kaçıyorduk Anne? 
Romanı Üzerinden Bir Değerlendirme 
 
Defne Satgan Gouban 
Mağdur Edilenden Mağdur Edene: Ergenlikte Yasadışı Eyleme Geçişe Dair Mağdur­-bilimsel (Viktimolojik) Bir İnceleme 
 
Neslihan Zabcı 
Şiddet Dürtüsünden Zorbalığa: Teknolojik Araçların Etkisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91415</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d16351f7-85ae-4c05-a9f1-392178e5df9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gündüz ve Gece Düşleri</image:title>
            <image:caption>Marc Augé’den hayat ile ölümün, düş ile gerçeğin, unutuş ile hatırlamanın sınırlarını muğlaklaştıran kısa anlatılar.   
Ölüm döşeğindeyken bir anlığına komadan çıkıp kadim dostuna telefonda son bir kez hoşça kal diyen bir adam; bir zamanlar delicesine sevdiği kadını bulmak için sürekli hastaneden kaçan bir amnezi hastası; ölümünü ve cenaze törenini gazetenin ölüm ilanlarından öğrenen bir profesör... 
 Gündüz ve Gece Düşleri, insanın en gizemli kuyusu olan bilincin derinliklerine edebiyatla ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91416</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2510d42-e83c-4b66-874e-a38c802d6481.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Satır, İki Satırdır – Alev Ebüzziya&apos;ya Mektuplar 1962-1976</image:title>
            <image:caption>Edip Cansever’den Alev Ebüzziya’ya, bir tutkunun mektupları İki Satır, İki Satırdır 
 
1962-76 yıllarında yazılmış 123 mektuptan oluşan kitapta sadece Alev Ebüzziya arşivindeki Edip Cansever mektupları yer alıyor, Alev Ebüzziya’nın Cansever’e karşılık verdiği mektuplarsa saklanmadığı için bulunmuyor. 
 
Fransa’da Türk edebiyatı alanında doktora çalışması yapan Habil Sağlam’ın yayına hazırladığı İki Satır, İki Satırdır kitabında Edip Cansever’i Kapalıçarşı’daki dükkânın asma katında şiir yazarken; Sinematek salonunda film izlerken; Beyoğlu gecelerini beyaz kadehlerle parlatırken; “Sevgili Alevci”den mektup getirecek “şişman postacı”yı beklerken; Memet Fuat’ın Yeni Dergi’sine şiir verirken; ülkenin siyasal-toplumsal sorunlarıyla ilgilenirken; Şişli’deki evinde, Fenerbahçe dalyanındaki yazlığında dostlarını ağırlarken; Bebek’e taşındığı ilk günlerin izlenimlerini, duygulanımlarını yazarken; Beyoğlu pasajlarından Boğaz’a çıkarken, göğe, denize, bakarken görüyoruz. 
Şairin mektupları şiirine dâhil… 
 
İki Satır, İki Satırdır modern şiirimizin bir büyük ustasının iç dünyasını önümüze koyuyor. Edip Cansever’in en üretken döneminde, Tragedyalar (1964), Çağrılmayan Yakup (1966), Kirli Ağustos (1970), Sonrası Kalır (1974), Ben Ruhi Bey Nasılım (1976) kitaplarının oluştuğu yıllarda yazılmış mektuplar bize çok şey söylüyor. Cansever deyişiyle söylersek, “şairin kanı”yla yazılmış her bir mektupta şairin yaşamıyla şiirinin iç içe oluşu hemen göze çarpıyor. Gönlünden geçenleri, sıkıntıları, düşleri, amaçları dile getirişinde; günlerini kimlerle, nasıl geçirdiğini anlatışında; kısacası sözü kâğıda her döküşünde şiirle yaşadığını, özgün buluş ve söyleyişler geliştirdiğini görüyoruz. 
 
Yer yer okuru büyüleyen, şiirsel gerilim yüklü mektuplardan oluşan bir kitap İki Satır, İki Satırdır. Sevdaya tutulmuş bir şairin yarattığı samanyolu. 
 
 
İKİ SATIR, İKİ SATIRDIR KİTABINDAN BAZI SATIRLAR: 
 
“İki satır, iki satırdır, Alev reis! Biz ki, çoğu zaman iki satır için yaşıyoruz. Kimi zaman da kelime kelime, harf harf bakarız bu iki satırlara.” 
“İster seramik yap, ister kendini koy dünyaya. İkisi arasında büyük bir fark mı var sanıyorsun? Ben seni, acıyı sevgiye dönüştüren; korkuyu cesarete, çirkini güzele çeviren usta bir simyacı olarak görüyorum.” 
 
 
“Ne sıkıntıyı düşünüyorum bugün, ne ölümü. Dünya beyaz, ben beyazım. Ve insanlar koro halinde şiirlerimi okuyorlar bana. Bense serserinin biriyim. Kafamın içi yanmış yemek kokuyor. Allahtan yanımda değilsin bugün; dudaklarına bakar da, bir hafta sokağa çıkamazdım sonra.” 
“Neden her sabah sabah olur. Ben ellerime bakarım, gözlerime. Yazılı kâğıtsız bir dünyada yaşamayı düşlerim hep. Dünyanın en güzel dilekçeleri yıldızlardır, en güzel makbuzlar yeni kesilmiş yaşlı ağaçlardır, en güzel senetler o gün sevdiğim biriyle buluşacağım saattir. Ben mektubum, kitabım, boşluğa içinden giydirilmiş kahverengi bir eldivenim.” 
“Dün gece bir transatlantik geçti, İstanbul bir başka yere göç ediyor sanırdın.” 
“Seni sevmeyi dünyanın en güzel şiiri yapacağım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91417</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0353a3c-0739-4476-a8cc-1a70d07e59cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bul ve Boya - Akıllı Çocuk 7</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların ince motor ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla
hazırlanmış̧bu kitapta;
- Görsel dikkat
- Kısa süreli hafıza
- Sayı tanıma
- Boyama egzersizleri bulunmaktadır.
Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91418</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11b01e3b-a035-4d70-a4dd-301fc14bfe6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşeli Matematik - Akıllı Çocuk 8</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların ince motor ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla
hazırlanmış̧bu kitapta;
- Görsel dikkat
- Kısa süreli hafıza
- Sayı tanıma
- Tane kavramı
- Boyama egzersizleri bulunmaktadır.
Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler.
Okul öncesi dönemdeki çocukların ince motor ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla
hazırlanmış̧bu kitapta;
- Görsel dikkat
- Kısa süreli hafıza
- Sayı tanıma
- Tane kavramı
- Boyama egzersizleri bulunmaktadır.
Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91419</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02cefa2d-437c-44b4-bc35-e525df808a58.jpg</image:loc>
            <image:title>Oynayarak Öğren - Akıllı Çocuk 9</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların ince motor ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla
hazırlanmış̧bu kitapta;
- Görsel dikkat
- Kısa süreli hafıza
- Sayı tanıma
- Tane kavramı
- Boyama egzersizleri bulunmaktadır.
Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91420</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9139e95-9ea4-454c-9eeb-14f1fa4bbb44.jpg</image:loc>
            <image:title>Şekiller ve Renkler - Akıllı Çocuk 10</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların ince motor ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla
hazırlanmış bu kitapta;
- Görsel dikkat
- Kısa süreli hafıza
- Sayı tanıma, tane kavramı
- Labirent egzersizleri bulunmaktadır.
Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91421</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45f48d06-8e1f-47ae-bd68-abe5541f0f25.jpg</image:loc>
            <image:title>Manzara-i Umumiye - Turhan Selçuk Seçkisi</image:title>
            <image:caption>Turhan Selçuk&apos;tan &apos;&apos;manzara-i umumiye&apos;&apos;ye ayna tutan karikatürler...
Desen&apos;in, uzun ve titiz bir çalışmanın ardından gururla takdim ettiği &apos;&apos;Turhan Selçuk Seçkisi&apos;&apos;, Türkiye&apos;de sözsüz karikatürün öncüsü olan Turhan Selçuk&apos;un mizahını genç nesillere de tanıtmak ve büyük ustanın kendi zamanının çok ötesindeki çizgilerine farklı bir bakış imkânı sunmak amacıyla tasarlanan, üç ciltlik nadide bir koleksiyon.

Selçuk&apos;un, yıllar içinde çeşitli kitaplarda ve mecralarda yayımlanan siyah beyaz karikatürlerinin ayrıntılı bir kataloglama ve tematik düzenleme ile yayına hazırlandığı &apos;&apos;Turhan Selçuk Seçkisi&apos;&apos; üç kitaptan oluşuyor: Siyasetin Göbeği, Manzara-i Umumiye ve İnsan Denen Garip Hayvan.

Seçkinin ikinci halkası olan Manzara-i Umumiye, sanatçının, 1952-2003 yılları arasında, Türkiye&apos;nin ve dünyanın seçkin gazete ve dergilerinde kendine yer bulan, bazıları farklı dönem ve mecralarda tekrar tekrar yayımlanarak yankı uyandırmış 80 karikatürünü bir araya getiriyor.
Turhan Selçuk&apos;un, eleştiri oklarını siyasetçilerden göbekli patronlara ve sömürü dünyasına yönlendirdiği karikatürlerine yer veren Manzara-i Umumiye, emekçilerin mevcut küresel düzen karşısındaki duruşuna, ekonomik istikrarsızlığın ve el değiştiren sermayenin halkın üzerinde yarattığı baskıya odaklanıyor. Kitaptaki seçki ayrıca çürümüş ve yozlaşmış sistem içinde medyanın nasıl pasivize edildiğini, düşünce özgürlüğü ve insan hakları konusunda toplumun nasıl üç maymunu oynamaya itildiğini olağanüstü bir incelikle hicvediyor. Simite talim eden işçilerle giderek semiren patronlar arasındaki karşıtlığa da tuz basmaktan çekinmeyen sanatçı; mizahın birleştirici gücüyle doğru bildiğimiz yanlışlara farklı bir perspektiften bakmamıza olanak tanıyor. Elli yıllık dünya düzeninde gerçekte çok az şeyin değiştiği üzerine bizleri düşündürüyor.
Sanat yaşamı boyunca karikatürün ne olduğu ve ne olması gerektiği üstüne kafa yoran Selçuk, toplumsal öngörü yeteneği ve zamanının ötesindeki eserleriyle günümüz okurlarını şaşırtmayı sürdürüyor.

Grafik mizahın karikatürün evrensel dili olduğunu vurgulayan Turhan Selçuk&apos;un sanatsal kişiliğini, yazar Yaşar Kemal bu sözlerle tanımlıyor: &apos;&apos;Turhan, dünyamızın kötülüklerinin, karanlıklarının ortasında durmuş bir ışık gösterendir durmadan.&apos;&apos;

&apos;&apos;Turhan, bugün yeryüzündeki birkaç karikatür dehasından biridir.&apos;&apos; Marvin Barrett, Atla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91422</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f32ebcbb-e9b4-4024-bb24-479292b16dee.jpg</image:loc>
            <image:title>Mindfulness’in İyileştirici Gücü</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada birçok tıp merkezinde uygulanan mindfulness temelli stres azaltma (MBSR) programı.
Jon Kabat-Zinn&apos;in ünlü mindfulness temelli stres azaltma programını temel alan, tıp ve psikolojide çığır açan çalışması, tıbbi olarak kanıtlanmış zihin-beden yaklaşımlarını nasıl kullanacağınızı gösteriyor.
Kabat-Zinn yürüyüşten tutun da temizliğe kadar birçok şeyi dikkatinizi nasıl daha net bir şekilde vererek yapabileceğinizi açıklıyor. Kitap, çeşitli rahatsızlıklar nedeniyle hastanede bulunmuş hastaların bu teknikleri kullanarak nasıl iyileştiklerini, rahatsızlıklarına rağmen kendilerini nasıl daha iyi hissettiklerini içtenlikle paylaşıyor, ancak bunun yanında bu tekniklerin, stresle başa çıkmak, hayata karşı daha sakin bir bakış açısı kazanmak isteyen herkese yardımcı olacağını da belirtiyor. Bu farkındalık uygulamalarına katılarak ve bunları anbean hayatınıza dahil ederek kronik ağrıyı yönetmeyi, kaygı ve panik duygularını azaltmayı, yaşamınızın genel kalitesini iyileştirmeyi, ilişkilerinizde ve sosyal hayatınızda nasıl gelişim göstereceğinizi öğrenebilirsiniz. Mindfulness’ın İyileştirici Gücü, temposu bir an olsun düşmeyen dünyamızda gençlere ve yaşlılara, sağlıklılara ve hastalara ve daha sakin bir yaşam sürmeye çalışan herkes için kılavuz niteliğinde bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91423</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2ccd6a4-435d-4cb2-8244-82b04067953b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Değil Kiti - Oyuncak Ayı</image:title>
            <image:caption>Yumuşacık bir Teddy ayıcıktan daha güzel bir oyuncak olabilir mi? BOZ AYIYA ne dersin? Kiti ve boz ayı bütün bir öğleden sonra birlikte oynadılar, çok ama çok eğlendiler. Ama Kiti oyun arkadaşı olarak bir boz ayıyla takılmanın düşündüğünden azıcık daha SORUNLU olabileceğini çok geçmeden anladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91424</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ed3b38c-0299-4a01-8d85-9fac1d9c0e36.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökkandil</image:title>
            <image:caption>İnsanın sahip olduğu ışığı kim söndürebilir, hangi kuvvet onu yerle yeksan edebilir? Gece son karanlığı ile günün ilk ışıklarını selamladığında havadaki umut kokusunu kim yok edebilir? İnsanın, insanı sarhoş eyleyen güzelliği nasıl dile gelebilir? Bizler tüm bu sorulara cevap bulmaya çalışırken Hakan İlhan Kurt, Gökkandil isimli eseriyle bizleri selamlıyor. Şair, Gökkandil eseriyle zaman atlasına bir mürekkep daha akıtmakla beraber bizlere sevginin eşsiz lezzetini bir kez daha tattırıyor. Sayfaları aralarken mısralar, gecelerimizi ışıl ışıl aydınlatan bir kandil oluyor, çocukluğumuzdan deli dolu çağlarımıza değin kendi hatıralarımızda yolculuğa çıkarıyor. Gündem yorgunluğundaki göz kapaklarımızın altında bizlere baharı ve ilkyazı yaşatıyor. Hulasa Gökkandil, bir hüviyetin yüklediği sorumluluğu aşk sarhoşluğu ile harmanlayıp önümüze seriyor. Hakan İlhan Kurt, bu eserinde şiirin olmazsa olmazı Türk söz sanatlarını ve Türk şiir dilinin sözcüklerini özenle seçerek yeniden edebiyatımıza taşıyor. Köklü bir edebiyatın ürünü olan bu eser, içerdiği anlam ve heyecan zenginliği bakımından da ruh dünyamızı aydınlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91425</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3647c7f8-d768-42e3-a718-3765495d7246.jpg</image:loc>
            <image:title>Kankalar Sahilde</image:title>
            <image:caption>Bu iki arkadaş her zaman çok eğleniyor . . . Aylin ile Aykut plaja gitmeye bayılmışlardı. Sığ suda yüzüyor, kumda koşuyor, kaya havuzlarını keşfediyor ve dondurma yiyorlardı. Eğlenceli arkadaşları Ozan ile okulun en popüler öğrencisi İpek de katılınca, gezileri çok daha güzel olacaktı. Ancak kısa süre içinde olaylar beklenmedik bir yöne doğru gitmeye başladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91426</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc087454-e03f-4391-904f-feadd0ccfcd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Noktadan Noktaya 1’den 20’ye A’dan Z’ye - Arkadaşım Çağlar</image:title>
            <image:caption>Hadi kalemlerini al! Noktadan noktaya ilerleyerek resimleri tamamla. Çocuklar, kalemlerini noktaların üzerinde hareket ettirdikçe ortaya çıkan resimler onları mutlu edecek.
• Çağlar serisinden güzel kareler 
•1’den 20’ye kadar sayılar 
• A’dan Z’ye kadar harfler 
• Sıraya göre ilerleyerek alıştırmaları eğlenceyle tamamlama</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91427</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5ebc508-2e29-4e8b-ac55-45ff4c5862f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kulağakaçan Mercan Olmanın Tartışılmaz Önemi</image:title>
            <image:caption>“Bugüne kadar kahramanı kulağakaçan olan bir kitap duydun mu hiç?” Kitaplarda her türden canlı boy gösterir, ama asla kulağakaçanlara yer verilmemiştir! Kulağakaçan Mercan bu haksızlığı gidermeye karar verir. Kitapçıya gider ve en sevdiği kitapların sayfaları arasında dilediğince dolanır. Köstebek ile birlikte Vahşi Orman’da yürür (Söğütlükte Rüzgâr), Alice ile birlikte Şapkacı’nın Çılgın Çay Partisi’ne katılır (Alice Harikalar Diyarında), Peter Pan ve Wendy ile birlikte Varolmayan Ülke’ye uçar (Peter Pan). Sevimli Kulağakaçan Mercan, ne kadar küçük olursa olsun her canlının fark edilme hakkına sahip olduğunu ispatlıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91429</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b9cc2fe-3270-4510-a3a9-ad08dd7ab5ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Cimbikler ve Mololar</image:title>
            <image:caption>Cimbikler kırmızı olur tepeden tırnağa. Asla, asla birlikte oynamazlar Mololarla. Masmavidir Mololar tepeden tırnağa. Ama ya bir Cimbik kızı ve bir Molo delikanlısı birbirlerine aşık olurlarsa… O zaman neler olur acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91430</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6db0f280-a3f8-4fcd-bc5f-3abf697ed43e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dilek Tutalım</image:title>
            <image:caption>Yavru Ayı, bir yıldız gökyüzünden kayıp bahçelerine düşünce onu görmek için tüm cesaretini topladı. Yanında annesi, kolunun altında oyuncak ayıcığıyla gecenin içinde heyecanlı bir yolculuğa çıktı. Çok geçmeden ormanda ay ışığıyla aydınlanan bir dünya olduğunu keşfetti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91431</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db041e1e-8136-4b78-be36-8fd175c31947.jpg</image:loc>
            <image:title>Endülüs</image:title>
            <image:caption>711 yılında Tarık bin Ziyad komutasında Fas’tan İspanya’ya geçen Araplar ve Mağripliler kısa süre içinde İber Yarımadası’nda hâkim duruma geldiler. Yaklaşık 800 sene boyunca kaldıkları bölgede mimari, astronomi, matematik vb. alanlarda getirdikleri başarılar İspanya ve Portekiz kültürünü de şekillendirdi. 
“Sanat, edebiyat ve bilim burada Avrupa’nın başka hiçbir yerinde görülmedik oranda gelişti. Fransa, Almanya ve İngiltere’den öğrenciler yalnızca Müslümanların kentlerinde ulaşılan bu bilgelik pınarında susuzluklarını dindirmek için buralara akın ettiler.” 
Uzun yıllar boyunca British Museum ile ortaklaşa çalışan ve Ortadoğu ve Kuzey Afrika kültürü ve mimarisi alanlarında uzmanlaşan tarihçi ve arkeolog Stanley Lane-Poole yıllar boyu süren özenli çalışmaları ve derlemelerini birleştirdiği bu kitapta Endülüs İspanyası’nın parlak bir resmini sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91432</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc065cc0-11a8-4888-b39e-b6c73a068a7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslancık Kükredi</image:title>
            <image:caption>Aslancık’ın gürültülü ormandaki macerasına siz de katılın! Ciyaklayan papağanlar, paldır küldür yürüyen gergedanlar, tıs tıs tıslayan yılanlar ve çok daha fazlası..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91433</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2aaa8b97-2053-416f-8084-89a2f89ae237.jpg</image:loc>
            <image:title>J. D. Salinger-Ben Bu Dünyadayım Ama Bu Dünyadan Değilim</image:title>
            <image:caption>“Olgunlaşmamış insanın özelliği, bir dava için soylu bir şekilde ölmek istemesidir, olgun insanın özelliğiyse bu dava için gösterişsizce yaşamak istemesidir.” 
– J. D. Salinger 
Sürdürdüğü münzevi yaşamı boyunca dünyanın en çok okunan yazarlarından biri olan J. D. Salinger’ın hayatı en az yazdıkları kadar çarpıcı ve düşündürücü... 
Kitaplarının kapağının gösterişsiz olmasını isteyen, insanlardan mümkün olduğunca uzak durmaya çalışan ve tüm hayatını yazmaya adayan bir yazar o. 
Çavdar Tarlasında Çocuklar’ın yayımlamasının ardından gösterilen ilgiyi hep bir tuzak gibi gördü. Uzun yıllar kitaplarını yayımlamadı. Önemli olan yayımlamak değil, yazmaktı ona göre... Mahremiyetini korumak isterken başına gelmeyen kalmadı. Hayat, en yakınındakilere bile güvenmemesi gerektiğini öğretti ona. 
II. Dünya Savaşı’nın en şiddetli zamanında askerlik yaparken gördükleri yüzünden delirme noktasına geldi. 
Bilinmeyenlerle dolu hayatına yaklaşmak bile heyecan ve ilham verici bir deneyim... Yayımlanmamış eserleri milyonlarca insan tarafından merakla beklenen bu huysuz yazar, uzun zaman okunmaya ve konuşulmaya devam edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91434</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89573c0f-b7ba-48e9-a66a-c7579daa1474.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzik Kuramları Ve Solfej</image:title>
            <image:caption>Bu kitap tonaliteyi içselleştirip özellikle armoni temelinde kavramaya ve pekiştirmeye yönelik teorik ve uygulamalı bir çalışma kitabıdır. Kitap iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, kitapta yer alan solfej parçalarının armoni alt yapısının daha anlaşılabilir olması amacıyla temel teori konuları çeşitli örneklerle anlatılmıştır. Kitabın ikinci bölümünde ise öğrencilerin &quot;tonal sistemi kuran armoni çatısını&quot; duyuşsal olarak içselleştirmeleri amacıyla, kitabın yazarı tarafından bestelenmiş solfej okuma parçaları yer almaktadır. Okuma parçaları sıralanırken, öğrencilerin bu armoni çatısını doğru, kalıcı ve bilinçli bir biçimde öğrenebilmeleri için kolaydan zora ilkesi gözetilmiştir. 

Kitaptaki okuma parçalarının her biri, yine kitapta anlatılan kuramsal konular ile uygulama arasında ilişki kurulmasını amaçlayan ve bu suretle öğrencilerin çalıştıkları parçayı daha iyi kavrayıp pekiştirmesini hedefleyen teorik analiz egzersizleridir. 

Ayrıca kitapta; hız, gürlük ve artikülasyon gibi –müziğin olmazsa olmazı olan, ama çoğunlukla göz ardı edilen– diğer unsurlar da ele alınmış ve uygularken öğreten bir yaklaşım sergilenmiştir. Kitapta aynı zamanda, öğrencinin kendi kendine çalışma yöntemlerini geliştirecek, okuma parçalarının nasıl çalışılması gerektiğine yönelik olarak yazılmış ayrıntılı bir çalışma metodu önerisi de yer almaktadır. 
Solfej dersleri verdiğim asistanlık yıllarımda özellikle başlangıç sınıflarında tonal dengeyi armoni temeliyle birlikte oluşturmak için her tonun temel kalış akorlarını kırık akorlar halinde dizileriyle birlikte ısrarla her ders öğrencilerime söyletirdim. Özellikle ilk kez okunacak olan müziklerden önce bu çalışmayı yaptırmanın çok yararlarını gördüm.  

Oya Çınar Kanık bu anlayış çerçevesinde tonalite hissini oluşturan en temel akor bağlantılarını esas alıp bu bağlantıları işleyen harika solfej parçaları bestelemiş. Bu parçaların özellikle tonal dengeyi oluşturan akor silsileleri üstünde hareket etmeleri öncelikle yeni başlayan öğrencilerde tonalitenin armoni temelinde algılanıp doğal bir şekilde içselleştirilerek öğrenilmesinde çok büyük katkıları olacağını geçmiş tecrübeme dayanarak rahatlıkla söyleyebilirim.  
Prof. Dr. Hasan Uçarsu, Besteci</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91435</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ba18967-3055-4f35-a377-13013f83181a.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyonizmin Doğuşu</image:title>
            <image:caption>Yıl 1882. Rusya’dan pogromlarla kovulmuş vatansız ve yetim bir Yahudi olan Ilya Brodsky, ablası Olga’yla Avrupa’yı katetmektedir. Viyana’da yolları, edebiyat dünyasında kendini yeni yeni göstermeye başlayan bir genç olan Theodor Herzl’le kesişir. Birkaç yıl sonra geleceğin İsrail Devleti’nin hayalini kuracak olan bu adamla olan bir anlık karşılaşma Ilya’nın hayatını değiştirecektir. Önce Londra’da anarşist çevrelerle yakınlaşır, sonraysa Paris’te Herzl hakkında araştırma yapmaya koyulur. 
Habsburg Viyanası’na tamamen entegre olmuş bu monden Yahudi, neden birden bire aslında utanç duyduğu vatansız kardeşlerini savunmaya başlamıştı? Hangi hayaller, hangi özel nedenler Herzl’i ‘Gelecekteki Ülke’ için, yeni bir ulus için çalışmaya sürüklemişti? 20. yüzyılın başında, yıkıma sürüklenen Avrupa’daki bu Siyonist rüya aslında nedir? 
Siyonizmin Doğuşu, birbirine zıt olduğu kadar tuhaf bir şekilde paralel de olan bu iki yazgı üzerinden Yahudi düşüncesinin iki tarafını karşılaştırıyor: Sürgün geleneği ve Vadedilmiş Topraklar hasreti. 21. yüzyıl Avrupası’nın kendisine sığınmak isteyenlere karşı yeni milliyetçi ve kimlikçi tutumlarla alevlendiği bir zamanda, bu çizgiroman Ilya Brodsky’nin sesinden her şeyini kaybetmiş olanlar için bir ülke hayal etmeye çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91436</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0571a1d-b32b-4658-82cf-7100282383d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefret Mektupları</image:title>
            <image:caption>Her şey mavi bir kâğıda yazılmış gizemli bir mektupla başlar… Charlotte Darling yıkılan hayalleri ve umutlarıyla birlikte daha kutusundan bile çıkarmadığı gelinliğini satmak için bir ikinci el mağazasına geldiğinde kaderinin değişmek üzere olduğunun farkında değildir. Mağazada eski bir gelinlik dikkatini çeker. Gelinliğin etek kısmına bir aşk mektubu iliştirilmiştir… “Hayallerimi gerçekleştirdiğin için teşekkür ederim…” Charlotte bu hikâyenin nasıl burada sonlandığını merak ederek bu mektubun peşine düşmeye karar verir. Charlotte, buna cesaret etmezse bu duygu yüklü mektubun yazarının terk edilmiş, kibirli, şüpheci ve hükmetmeyi seven bir adama ait olduğunu öğrenemeyecektir. Ama kader onları bir araya getirir ve kaderin onlar için gizli planları vardır. Dahası, aralarında başlayacak bu yeni hikâye birbirlerinin yaralarını sarmaya yetecek midir? &quot;Bu tatlı, eğlenceli hikâyede yazarlarımız Keeland ve Ward, kalemlerini konuşturmuşlar. Kesinlikle romantik bir hikâye.&quot; —Publishers Weekly &quot;Nefret Mektupları eğlenceli, duygusal ve ateşli bir roman.&quot; —Harlequin Junkie &quot;Okunması gereken bir hikâye… Nefret Mektupları’nın ilgi çekici, eğlenceli ve ciddi derecede seksi bir aşk hikâyesi barındıracağını biliyordum ve öyle de oldu. Beklemediğim şey, her anlamda beni harekete geçiren ve duygusal anlamda içime işleyen hikâyeydi.&quot; —USA Today&apos;s Happy Ever After</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91437</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/921da2d2-8752-4fba-8e33-80cbbe5684b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Kalbimi Açtım</image:title>
            <image:caption>Sana Kalbimi Açtım
Julia Quinn 
The New York Times’ın çoksatan ödüllü yazarı, tarihi kurgu kitaplarının kraliçesi Julia Quinn’den tutkunun, iyiliğin ve heyecanın doruklarında bir aşk romanı... 
Bu hafta herkes Leydi Neeley’nin salı akşamı vereceği ziyafeti iple çekiyor. Konuklar sayıca pek fazla değil, seçkin de sayılmazlar ama geçen senenin ziyafeti, özellikle de ziyafetin menüsü dillerden düşmüyor ve bu yüzden göbek çevresi büyükçe olanlar başta olmak üzere tüm Londralılar bu seneki davete katılmaya can atıyor.
 
Bu satırların yazarına bir davetiye bahşedilmedi; bu sebepten kendisi bir testi şarap, bir somun ekmek ve gazetedeki köşesiyle evde kös kös oturmak durumunda. Neyse ki, sevgili okurlar, ona acımanıza gerek yok. Zira yemekli vodvilin konuklarının aksine o, Leydi Neeley’nin muhabbetine katlanmak zorunda kalmayacak!
 
LEYDİ WHISTLEDOWN’IN CEMİYET NOTLARI, 27 Mayıs 1816
 
Haftanın en gözde daveti, Leydi Neeley’nin yakut bileziğinin çalınmasıyla son günlerin en meşhur davetine dönüşmüştü. Ancak davetlilerden iki kişi için bu olaylı gece bir polisiyeden çok daha fazla heyecan vadediyor: Zarafetiyle ve muhteşem çeyiziyle sezonun zengin bekârlarından Leydi Mathilda Howard ve servet avcılığıyla ün salmış, yakışıklı beş parasız asker Peter Thompson. Onlar tüm benlikleriyle aşka düşmek üzere. Üstelik haklarında çıkan tüm dedikodulara rağmen...
 
Sana Kalbimi Açtım, sizi kusursuz bir aşkın kollarında tutkulu bir dansa davet ediyor!
 
“Tam anlamıyla kusursuz bir hikâyeci.”
 
“Julia Quinn sizi tatlı düşlere sürükleyecek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91438</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7a691a6-a9f8-4db7-b06d-692e78df4d8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Denen Kartopu</image:title>
            <image:caption>&quot;Hayat kartopuna benzer. Tek ihtiyacınız olan biraz kar ve uzun bir yokuş.”
“Omaha Kâhini” lakabıyla bilinen efsanevi yatırımcı ve iş insanı Buffett, hayata bakışını bu cümleyle özetliyor. Yıllar içinde temel ilkeleri olan ihtiyat, sabır ve doğru fiyatta doğru işlemlerle yöneticisi olduğu Berkshire Hathaway’i dünyanın en değerli holdinglerinden biri yapan Buffett’ın kendisi de on yıllardır dünyanın en zenginleri listelerinden hiç düşmüyor.
Buffett’ın Berkshire hissedarlarına kırk yılı aşkın süredir yazdığı ve şirket yıllık raporlarında sunulan raporlar, Buffett’ın genişleyen tecrübesi ve biri kiminden beslenen keskin zekâsı sayesinde artık iş ve yatırım dünyası için kült birer metne dönüşmüş durumda.
Bu mektuplarda Buffett stratejilerini ve genel ekonomik gelişmelerle ilgili düşüncelerini anekdotlar ve ilginç aforizmalar kullanarak gerçeğe uygun ve anlaşılır şekilde ortaklarına aktarıyor. Ortağı Charlie Munger’ın da esprili şekilde ifade ettiği gibi, “Başkalarından daha zeki olmaya çalışmadan, yalnızca daha az aptallık yapmaya çalışarak” iş dünyasının zirvesine nasıl ulaştıklarını açık sözlülükle anlatıyor. İçerdiği olağanüstü dersler ve içgörüler nedeniyle bu derlemenin yatırımcılar kadar iş insanları ve profesyoneller için de eşsiz bir kaynak olacağını düşünüyoruz.
Bu kitapta yanıt bulacağınız bazı sorular:
Yatırımcılığın temel ilkeleri neler?
Yatırım ile spekülasyon nasıl ayrılır?
Neden Buffett spekülasyondan uzak duruyor?
Sıradan bireysel yatırımcılar için hangi yatırım stratejisini öneriyor?
Nasıl yöneticilerle çalışıyor ve onları nasıl motive ediyor?
Ortakları ve hissedarlarıyla hangi ilkeler ışığında çalışıyor?
Piyasa dalgalanmaları ve kısa vadeli yatırımlar hakkında neler düşünüyor?
Enflasyon ve yüksek faiz gibi makro-ekonomik risklere nasıl bakıyor?
Geçmişte ne gibi hatalar yaptı ve bunlardan nasıl dersler çıkardı?
Şirket mali tablolarında nelere dikkat ediyor?
Bu tablolarda neler, nasıl gizlenebilir?
Hedge fonları ve benzerlerine neden mesafeli?
Buffett, yatırım becerileri yanında esprili ve ince göndermelerle süslü tarzıyla da biliniyor. En bilinen sözlerinden bazılarını, hayat ve yatırım felsefesini de iyi özetledikleri için burada alıntılamak istedik:
Vasat şirketlere kelepir fiyatlarla yatırım yapmak yerine harika şirketlere akılcı fiyatlarla yatırım yapın.
Dokuz hamile kadını bir araya getirerek bir ayda bebek alamazsın.
Kimin çıplak yüzdüğü sular çekilince anlaşılır.
Paralı biri ile deneyimli biri karşılaşınca bu karşılaşmadan deneyimli kişi parayla, paralı kişi ise deneyimle ayrılır.
Fiyat ödediğindir, değer ise aldığın.
Zaman iyi şirketlerin dostu, vasatların düşmanıdır.
ş hayatında dikiz aynası daima ön camdan daha net gösterir.
Çabuk kâr vaatlerine çabucak “Hayır,” deyin.
Gereksiz şeyleri almaya devam edersen, er geç gerekli şeyleri satmak zorunda kalırsın.
 Müthiş bir yöneticiyle zorlu ekonomik koşullara sahip bir sektör buluştuğunda, ününü koruyan sektör olur. Stratejim gayet basit: Telefonun yanında oturur ve çalmasını beklerim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91439</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56771006-3601-4a7e-8c3e-853114e93d78.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dilek Yetmez</image:title>
            <image:caption>Her şey bir Dilek ile başlar… O yola bir Dilek ile çıkar ama bu uğurda bir Dilek’in yeterli olmadığını bilecek kadar çok şey yaşar. Başarının, kelimenin tam anlamıyla “söke söke” alındığı bir hayatın hikâyesi bu… Hangi meslekte olursa olsun; insanın işini sevdiği zaman daha yaratıcı, daha üretken ve daha sahiplenici olduğunun çarpıcı bir örneğidir Dilek Livaneli. Sadece öğrencileri için değil, onların aileleri ve köy halkı için yaptığı çalışmalardan dolayı Dünyanın En İyi Öğretmenleri Listesi’ne adını yazdırdı; sonra köy kadınlarının sosyal, kültürel ve ekonomi alanında gelişimlerine yönelik yaptığı rehberlik ve liderlik sayesinde Avrupa Parlamentosu Uluslararası Lider Kadın Ödülü’ne sahip oldu. Şimdi İngiltere’de devam ettiği kariyerinde dünya çocukları ile Dünya Vatandaşlığı çalışmalarını yürütürken, aynı zamanda Türkiye’de “Bir Dilek Yetmez” hareketini devam ettiriyor. İşte tüm bunlar umutsuzluğu yok sayan bir kadının imzasını taşıyor. Dilek Livaneli, kariyeri boyunca yaşadığı tüm zorlukları ve bunlarla olan savaşını kendi kaleminden olabilecek en dürüst hâliyle yansıtıyor satırlarına… “Benim için Dilek Livaneli sürdürülebilir idealizm örneğidir.” Mümin Sekman, Yazar “Bu kitabı okuyunca sadece daha iyi bir öğretmen değil, aynı zamanda daha iyi bir insan olmak isteyeceksiniz.” Dr. Özgür Bolat, Eğitim Bilimci-Yazar “Dilek Öğretmen, bu ülkenin bütün kız çocukları için mükemmel bir rol modeldir.” Prof. Dr. Ayşe Yüksel, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı “Bu kitapta sadece bir öğretmenin değil, topluma liderlik eden bir kadının hikâyesini de okuyacaksınız.” Ayla Göksel, AÇEV Yönetim Kurulu Başkan Yrd “Hayallerin peşinden koşmayı öğreten bir kitap.” Sevinç Atabay, TED Genel Müdürü “İnanılmaz etkilendim. Müthiş bir kadın! Müthiş bir öğretmen! Dilek Öğretmen. Cumhuriyet kadını bu işte! Helal olsun! Modern bir Çalıkuşu o. Bu olağanüstü kadını, avuçlarım patlayıncaya kadar alkışlıyorum.” Ayşe Arman, Gazeteci-Yazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91440</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f6411d7-80c8-426f-8288-fedd7f48ed77.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişim Kitabı</image:title>
            <image:caption>Hızla değişen bir dünyada nasıl yol alırız? 
Neden daha az zamanımız var? 
Neden bazı insanlar sadakatsiz? 
Bu kitap, günlük yaşamımızdaki küçük ve önemsiz gibi görünen geçişlerden insanlık tarihindeki büyük ve neredeyse anlaşılmaz gelişmelere uzanan tüm değişimlerle ilgili. Çok satan Karar Kitabı’nın yazarları, tıpkı o kitapta olduğu gibi uzman tavsiyelerini ve çoğu zaman karmaşık teorileri basit şekilde işleyerek dünyamızdaki değişiklikleri anlamamıza yardımcı olacak elli basit ve etkili model sunuyor. 
Bugün değişim, koronavirüs salgını nedeniyle tüm çevremizde, kişisel ve siyasi alanlardan ekonomi ve çevreye kadar her alanda daha hızlı gerçekleşiyor. Değişim Kitabı’nda finansal krizleri, biyoteknolojinin neden geleceğin endüstrisi olduğunu ve şehirlerin neden yeni uluslar olduğunu açıklayan modeller bulacaksınız. İster yeni bir araba satın alın, ister kime oy vereceğinize ya da hangi ülkenin aşısını olacağınıza karar verin, isterseniz de yatırım yapın; bu kitap karmaşık dünyanızı şaşırtıcı derecede basit şekilde açıklarken önyargılarınızı yeniden gözden geçirmenizi sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91441</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13a347c6-ef8a-483c-bc28-5de5c1b2af76.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Cesur</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91442</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1d3697b-33c9-442f-8727-12179748e2e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay İyi</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91443</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e294597b-1e4b-4782-bede-9caf10c6a563.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bayan Kararsız</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91444</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c901e1ff-7ee5-449a-95f3-3ec8faf7e7bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardımda Bıraktığım Yıllarım 1</image:title>
            <image:caption>Yanarız yar ateşiyle, 
Yanarız namusluca, 
Delikanlıca, 
Of demeden 
Aramızda bir sokak bile olsa…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91445</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25179722-1c5f-4d20-b197-14ba4f729559.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardımda Bıraktığım Yıllarım 5</image:title>
            <image:caption>Yazar, bu eserdeki tüm şiirlerinde yalın, duru bir Türkçe kullanarak duygularını ifade etmiştir. Bu yönüyle de yazdığı şiirlerin yanında Türk dilinin söz varlığı ve onun kullanılmasına da ayrı bir katkı sunmuştur. 
Nereye kulak kesildin, 
sağır oldun buralara. 
Unuttun mu yapışkan uçurumlarını 
izlediğimiz kıyıları? 
Gelip dalgaların 
dövdüğü uçurumları, 
Unuttun mu önümüzde diz çöken 
köpük kusan dalgaları? 
Nereye kulak kesildin 
unuttun buraları…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91446</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b21801a-86a2-4571-a96e-35e15bb93268.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardımda Bıraktığım Yıllarım 3</image:title>
            <image:caption>Yazar, bu eserdeki tüm şiirlerinde yalın, duru bir Türkçe kullanarak duygularını ifade etmiştir. Bu yönüyle de yazdığı şiirlerin yanında Türk dilinin söz varlığı ve onun kullanılmasına da ayrı bir katkı sunmuştur. 
Ne gün göğün yere 
özlemi biter? 
Yer kendini bırakırsa 
sonsuz boşluğa, 
Su unutursa 
buğulaşmayı, 
Güneş yatarsa 
karanlık kış uykusuna, 
Kuşlar kanat çırpmayı bırakıp 
kelebekler konmazsa çiçeklere 
O gün benim de 
özlemim diner 
İşte o gün benim de 
sevgi dolu yüreğim 
yasa gömülür 
sonsuza değin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91447</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10a2a3f1-f9ba-489a-94a6-142409a85f1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardımda Bıraktığım Yıllarım 4</image:title>
            <image:caption>Yazar, bu eserdeki tüm şiirlerinde yalın, duru bir Türkçe kullanarak duygularını ifade etmiştir. Bu yönüyle de yazdığı şiirlerin yanında Türk dilinin söz varlığı ve onun kullanılmasına da ayrı bir katkı sunmuştur. 
Yad el nedir? 
Yad elin nasıl olduğunu bilmez ki 
yad ele düşmeyenler. 
Yad elin, 
sonu gelmez acılarını, özlemlerini 
bilemezler. 
Umutla yaşar yad elde ki 
bir başka ilkyaza kalarak umutları 
bitmek, tükenmek bilmeyen umutları. 
Yaşar yaşar yaşar… 
Sonunda adsız bir gömüt olur 
 günü gelince. 
Umutları, dilekleri gözünde kalarak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91448</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d894442f-61c6-4376-8f2d-b4e5f69a6c00.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardımda Bıraktığım Yıllarım 2</image:title>
            <image:caption>Yazar, bu eserdeki tüm şiirlerinde yalın, duru bir Türkçe kullanarak duygularını ifade etmiştir. Bu yönüyle de yazdığı şiirlerin yanında Türk dilinin söz varlığı ve onun kullanılmasına da ayrı bir katkı sunmuştur. 
Biz; 
Çoktan çıktık delikanlılık çağımızdan. 
Uçarılığımız, 
Bulutlara el yetmezliğimiz, 
Dağlarla elleşmemiz geride kaldı. 
Bu ayaklar yine bu gövdeyi taşıyor, 
Bu gövde yine bu baştan buyruk alıyor. 
Ne var ki, 
giderek baş değişti, 
düşüncelerimiz de. 
Doğrular, yanlışlar 
giderek apaçık oldu 
saltlaştı. 
Uydurmalar, 
gerçekler  gün gibi açığa çıktı. 
Artık bu baş,  
bu gövdeye ağır geliyor. 
Olan ayaklara oluyor sonunda. 
Neyleyim…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91449</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5955263-9a83-4b53-8d1b-2ed362d5179a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardımda Bıraktığım Yıllarım 6</image:title>
            <image:caption>Yazar, bu eserdeki tüm şiirlerinde yalın, duru bir Türkçe kullanarak duygularını ifade etmiştir. Bu yönüyle de yazdığı şiirlerin yanında Türk dilinin söz varlığı ve onun kullanılmasına da ayrı bir katkı sunmuştur. 
Yine de 
dökemem içimi kimseye 
kimse anlamasın, 
kimse bilmesin diye. 
Sıkarım göz kapaklarımı 
sol elimin iki parmağıyla 
Dökülen gözyaşlarımı kimse görmesin 
kimse anlayamasın diye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91450</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f09431d3-85e0-418c-acd3-8ac6dc5dcfb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardımda Bıraktığım Yıllarım 7</image:title>
            <image:caption>Yazar, bu eserdeki tüm şiirlerinde yalın, duru bir Türkçe kullanarak duygularını ifade etmiştir. Bu yönüyle de yazdığı şiirlerin yanında Türk dilinin söz varlığı ve onun kullanılmasına da ayrı bir katkı sunmuştur. 
Gece olsaydım 
karanlık bir gece 
zil karanlık bir gece 
Usulca yanaşsaydım yanına 
salsaydım seni uykuya 
Gece olsaydım 
doldursaydım bütün oramları 
Gece olsaydım 
çağırsaydım tüm yıldızları, ayı 
tepemize 
Gece olsaydım 
dinleseydim sessizliğini 
Gece olsaydım 
kapatsaydım gözlerini usulca 
dokunarak kirpiklerine 
Gece olsaydım 
açsaydım, dağıtsaydım saçlarını 
 kocaman işlemeli bir yastığın üstüne 
Gece olsaydım 
unuttursaydım sana özlemini…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91451</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aec9829-ee59-4cab-b997-87c981788da7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardımda Bıraktığım Yıllarım 8</image:title>
            <image:caption>Yazar, bu eserdeki tüm şiirlerinde yalın, duru bir Türkçe kullanarak duygularını ifade etmiştir. Bu yönüyle de yazdığı şiirlerin yanında Türk dilinin söz varlığı ve onun kullanılmasına da ayrı bir katkı sunmuştur. 
Sen kanat çırp göçebe kuş 
kanadın bir kar evini gibi ak 
Düşlerin var 
sen illeri özlüyorsun 
oradaki yaşamı 
Acılarını soğuk dağ 
bulaklarında yıkadın 
Issız karanlıklarda 
türkünü mırıldandın 
İncecik bir salkım söğüt dalı gibi 
arıyorsun gün ışığını…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91452</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/069e9d82-9936-4a44-82dc-8ed9a17c1914.jpg</image:loc>
            <image:title>Veda Caddesi 5 – Vade (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Her şey sona erdi ve başladı hikâyemiz. 
 
Eskimiş bir albümde yer alan onlarca fotoğrafın bir hikâyesi vardır, tıpkı bu ailenin her ferdinin sahip olduğu hisler gibi. Yaşadılar, yaşamaya çalıştılar ve en çok da onlar savaştılar. 
 
Aymira ve Kamer’in hikâyesinde sesini duyduğumuz çok kişi vardı. O caddenin güzel çocukları, yaralı ruhları; bir masanın etrafında toplanabilmeyi başaran, gözleri kırgın bakan ama kalpleri dikişli yaşamlar… Dünya onların üzerine yıkılmış olduğunda bile birbirleri için dünyaları yakmayı bilen savaşçılar. 
 
Merhabalarla başlayan hayatlar vedalarla son bulmaz, bulmayacak da. Bir yolculuğa çıkılacak, şarkılar söylenecek, eller kenetlenecek ve pusula hep kameri gösterecek. Bu caddenin güzel insanları daima pes etmemeyi, umuda sarılmayı bilecek. 
 
“Sarıldım ruhuna, sevdim saçlarını ve öptüm gözlerinden. Bunu yaşadım ve bunu öğrendim senden. Ne veda ne bir merhaba, en çok biz vardık kırılmasın diye dokunamadığım duvardaki çerçevede.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91453</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb68ef25-4a82-4ed8-a6b4-ae2483a2c5bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadıköy Sevgilim</image:title>
            <image:caption>“Bir erkek günki günki hangi kadın için, onun tamamen biçimsel olarak zenginleşen duyguları beslenebilirnde? Kadıköy&apos;den denildiğinde, merkezden ve güzellikte hislere kapılıyorum.” İçinde sevda büyüten herkesin ki ezasıyla cefasıyla, sevinciyle acısıyla var olur onun tür sevgisi. Her şeyi taşır da gün gelir yorulur yürek; Kendini kurtarabilmenin telaşına düşebilir. İşte o vakit, sevdiğini oracıkta vaktindendir; geriye donup bakmadan ... Türkiye&apos;nin siyasi tarihinin en karanlık günlerinde Fikirtepe&apos;de başlayan, hiç hesaplanmamış bir hayat yolculuğunun hikâyesi Kadıköy Sevgilim. Okuruna deniz bütçesi dahilinde değil ama o günlerdeki bu gezi kalan pek çok modern ve başka bir gözle bakmanıza göre muhtemelen.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91454</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff830ab9-528d-4c46-9d7f-6852fc622578.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Çok Partili Politikanın Açıklamalı Kronolojisi (1945-1971)</image:title>
            <image:caption>Önemli toplumsal ve ekonomik olaylarla dolu geçmiş bir dönemin, tarihin bir parçasını oluşturacak bir zaman diliminin tutarlı bir değerlendirmesini yapabilmek için, olayların zaman içindeki sıralanışını bilmek, nasıl bir sıra ile birbirlerini izlediklerini saptamak önemlidir. Tarihçi Feroz Ahmad ve Bedia Turgay Ahmad’ın yüzlerce dergi, gazete ve kitabı tarayarak hazırladıkları “çok partili demokrasi dönemi kronolojisi”nde, II. Dünya Savaşı’nın ardından 71 Muhtırası’na kadarki 26 yıllık süreçte Türkiye’nin siyasal atmosferinde gerçekleşen olaylar yer alıyor. 
Türkiye’de Çok Partili Politikanın Açıklamalı Kronolojisi 1945-1971 başlıklı çalışmada, seçimler, kurulan kabineler, darbeler, idamlar, öğrenci hareketleri, ekonomik sorunlar, grevler, uluslararası politikaların yansımaları, tek tek ve oluş sıralarıyla aktarılıyor. Bu kronolojide dönemin önde gelen ve sonuçları itibariyle demokrasi tarihimizi kökünden şekillendirmiş, bugüne bile etkisi olan tüm hadiseleri bulacaksınız. 
Yakın tarihimizi öğrenmek ve anlamak isteyenlerin kitaplıklarından eksik etmemeleri gereken eşsiz bir başvuru kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91455</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3764b0a9-2483-48ad-8d23-7d7823f628b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkomutan Emsalsiz Lider</image:title>
            <image:caption>Başkomutan kitabı, Türk milletinin varoluş mücadelesini Mustafa Kemal’in askeri kariyerini izleyerek anlatıyor. Onun hangi kritik dönemde, hangi hayati kararı, nelere dayanarak aldığını ve bunların sonuçlarını tartışıyor. 
Sadece siyasi durum ve güç ilişkileri açısından değil, arazi bilgisi ve insan psikolojisi açısından da Mustafa Kemal’in tercih ve aksiyonlarını analiz ediyor. 
Ahmet Yavuz bizi hem arazide hem arşivlerde bir zaman yolculuğuna çıkarıyor ama ayaklarımızı bugüne bastırarak… Mustafa Kemal’in izinde bugünü daha iyi anlamak, onu geleceğe taşımak için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91456</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71791161-eab5-4f64-875d-6cb78d23bfbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif Babasına Yardım Ediyor - İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Elif’in annesi, kardeşiyle birlikte hafta sonunda arkadaşını ziyarete gitmişti. Elif’le babası da bu süreyi bahçeyi düzenleyerek geçirmeye karar verdiler. Hafta sonunu bisiklet tamir ederek, bahçe için sebze ve çiçek tohumları alarak ve bahçede çalışarak geçirdiler. Elif ile babası harika bir ekip oldular!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91457</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f466f2a2-8a5a-4827-be2f-24c7918afb80.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimli Sözlük</image:title>
            <image:caption>&quot;Resimli Sözlük&quot; adlı bu kitap, dil öğrenenlerin modern Kazakça, Türkçe, İngilizce ve Rusça&apos;nın temel kelime dağarcığına hakim olmalarına yardımcı olmak için oluşturulmuştur. Kelimelere resimlerle eşlik etmek, kelimelerin tematik gruplarını eğlenceli bir şekilde incelemenizi sağlayacaktır.  Bir nesnenin adını duyan aynı zamanda resmini gören çocuklar,  karşılık gelen kelimeleri daha kolay ezberler ve yazılışlarını daha kolay öğrenirler.  
Bu sözlük, sadece okuldaki alt sınıflarda dil öğrenen öğrencilerin kelime dağarcığını artırmak için değil, aynı zamanda yetişkinlere de yararlıdır. Böyle bir sözlük, gelişmeye katkı sağlayan bir konuşma ortamının yokluğunda farklı yaşlardaki tüm öğrenciler için son derece gereklidir.  
Bu sözlük nasıl çalışır? Nasıl kullanılır?  
Öğrenme kolaylığı ve ezberleme kolaylığı için Soyut kelimeler tematik gruplar halinde toplanır, örneğin &quot;Aile, Ev, Hava Durumu&quot; vb. Her kelimeye bir resim eşlik eder. Önce ilgili nesnenin resmi ve ardından nesnenin adının dört dilde yazımı mevcuttur  Kelimenin kendisini yüksek sesle okuyarak veya başka birinden bunu yapmasını isteyerek, çocuklar bu nesnenin adını tanıyabilecek ve hatırlayabilecektir.  
Bu sözlüğü kullanarak, öğrenciler bağımsız olarak hedef dilde kelime dağarcığına hakim olma ve kelime dağarcığını genişletme fırsatına sahip olabilecektir. Bu onların dilin sözcüksel sistemini alamalarına da katkı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91458</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62391754-88cc-46e3-b34f-74c0df8110b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Evdeki Harika Makineler - Dünyayı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Ece, dedesini ziyaret etmeyi çok seviyordu. Özellikle de dedesinin atölyesinde vakit geçirmeyi. Bu ziyaretinde dedesi, Ece’ye evdeki elektrikli aletlerin nasıl çalıştığını anlattı. Evde kullandığımız elektrikli aletlerin nasıl çalıştığını sen de merak ediyor musun? Saç kurutma makinesi nasıl sıcak hava üflüyor? Buzdolabının içi nasıl soğuyor? Peki bulaşık makinesi kirli bulaşıklarımızı nasıl temizliyor? Bu soruların yanıtını ve daha fazlasını bu öyküde bulabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91459</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/145925b9-a209-4cd3-835f-44f0f5a19205.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağlar Karanlıktan Korkmuyor - İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Çağlar gece yarısı birden uyandı. Acilen tuvalete gitmesi gerekiyordu. Ama bir dakika! Koridorun her gece açık olan ışığı, o gece kapalıydı. Çağlar tuvalete nasıl gidecekti? Hızlıca düşünen Çağlar, hemen bir çözüm buldu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91460</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/832edaac-13d3-4aca-aee5-fa6c34cb7fe2.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Fotoğrafı</image:title>
            <image:caption>“Kerem Görkem, azaltmaktan korkmayan bir yazar.”

Yekta Kopan

“Bir fotoğraf bir sır hakkındaki bir sırdır. Size ne kadar çok şey anlatırsa o kadar az şey bilirsiniz.”

Diane Arbus

“Hayatın içindeki incinmelerimizi, o anların bizde bıraktığı burukluğu sessizce, okurunu yaralamadan anlatır Kerem.”
Müge İplikçi

Kerem Görkem, daha bu ilk romanında olgun bir anlatımla çıkıyor okur karşısına. Bir ailenin dağılmasını, savrulmasını, kopmaları her birinin gözünden, farklı pencerelerden anlatırken, okuru roman kişilerinin dünyasına sokmayı, yalnızlıklarıyla tanıştırmayı, insana dair düşündürmeyi başarıyor. Bulduğu bir aile fotoğrafına sıkı sıkıya bağlanan bir çocuğun, mutsuz bir annenin, kendi dünyasında yaşayan bir abinin ve hayatını savrukça yaşayan bir babanın portrelerini ustalıkla çizerken edebiyatımızda iz bırakacak bir yazar olacağının işaretlerini veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91461</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b21d6b01-fd8b-42f0-b55f-a750be9a9799.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahar Geldi Doğaya Katil !</image:title>
            <image:caption>Birbirinden eğlenceli 80’den fazla proje! 
Baharın neşesini bütün yıl yaşa. Televizyona ve bilgisayar oyunlarına biraz ara ver ve kolay adımlarla açıklanan yönergelerle kuklalar, çiçekler, odanı süslemek için bulutlar, rengârenk bahçeler, minik oyuncaklar, arkadaşlarının bayılacağı kartlar ve davetiyeler yap. Eğlenceli bulmacalarla, zekânı geliştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91462</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f3ac1ff-dac5-4a03-91b7-1e5dd12164d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kaşif - Yapraklar</image:title>
            <image:caption>Yaprak nedir? Neden bazı ağaçlar kışın yapraklarını dökerler? 
Yapraklar hangi canlıların besin kaynağıdır? Yapraklar hakkında birbirinden ilginç bilgiler bu kitapta seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91463</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdbcb7a2-74cd-4444-a5b6-c264c80c900c.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kaşif – Taşlar</image:title>
            <image:caption>Taş nedir? Taşlar nasıl oluşurlar? Neden bazı taşlar parlar? 
Taşlar hakkında birbirinden ilginç bilgiler bu kitapta seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91464</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1beec304-d6d5-4f4b-b794-11a74da6c902.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kaşif - Su</image:title>
            <image:caption>Su nasıl buza ve buhara dönüşür? Yağmur nasıl yağar? 
Su neden yaşam için çok önemlidir? Su hakkında birbirinden ilginç bilgiler bu kitapta seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91465</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51e4d41d-e27f-4374-84c1-05beff780739.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kaşif - Böcekler</image:title>
            <image:caption>Böcek nedir? Böcekler dünyamızda nasıl bir görev üstlenirler? 
Böcekler hakkında birbirinden ilginç bilgiler bu kitapta seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91466</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83664d66-3c4d-4721-853a-96fb242b38fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşeli Postacı Tavşan</image:title>
            <image:caption>Tavşancık havuç toplamak için dışarı çıktığında Postacı Baykuş’un gökyüzünde uzaklaştığını gördü. Yere bir sürü mektup zarfı saçılmıştı. Tavşancık, Baykuş’a seslendi ancak sesini duyuramadı. Yere saçılan zarflara baktığında arkadaşlarının isimlerini gördü. 
Tavşancık’ın aklına harika bir fikir geldi: “Bugün mektupları ben dağıtayım. Bir günlüğüne Postacı Tavşan olmak çok eğlenceli olur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91467</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f46429d-de2d-4a71-978d-d030cf51e380.jpg</image:loc>
            <image:title>Antoine Bloye</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Fransız edebiyatının temel taşlarından Paul Nizan&apos;ın demiryolu işçisi babasından esinlenerek kaleme aldığı Antoine Bloyé, kişinin kendi sınıfına ihanetinin romanıdır. 
Nizan işçi sınıfından burjuva sınıfına geçiş yapmış bir adamın umut, korku ve pişmanlıklarını, düşüncelerindeki yalpalamaları resmedip lanetleyerek işçi sınıfının kültürel mirası ve baskıcı burjuva kültürü sorunsallarını elle tutulur hale getirir. Antoine&apos;ın hikâyesi, aile ve toplum kurallarının boğucu havasıyla sarmalanan okuru aynı zamanda silkelenmeye davet eder.

Burjuvaziye, makinelerin sunduğu konfordan başka bir vaadi olmayan topluma, insanın yitip gittiği mide bulandırıcı dünyaya karşı bir başkaldırı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91468</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/884e2254-03f3-48df-a53b-96a511ab4b8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Okumaları-I - Kahramanlar Çağı</image:title>
            <image:caption>&quot;Klasikleri&quot; neden okuruz? Hem edebi hem de kişisel olarak farklı geleneklerden gelen yazarların neredeyse yüzyıllar boyu denilebilecek uzun bir tarihsel aralıkta ortaya çıkmış eserleri neden &quot;klasik&quot; başlığı altında toplanır? Klasik romanların kahramanları neden kitap sayfalarından taşar ve etkisi kuşaklar boyu sürecek, ilham verici toplumsal figürler olarak ölümsüzleşir? 
Klasik metinlerle tek yönlü bir ilişki kurarak nitel bir incelemeye yönelmek yerine metinlerin kültüre, kültürün şekillenmesine asli katkılarını kendine özgü üslubuyla ele alan Ferit Burak Aydar, neden okuruz diye sormak yerine nasıl okumalıyız cevabını vererek romanları ve onların kahramanlarını yazıldığı tarihteki tayin edici dönemeçleri ıskalamadan, siyasal ve sosyoekonomik dönüşümler ışığında ele alıyor. Yapıtların salt kurmaca eser olduğu önkabulünden sıyrılarak ve metni yazardan da bağımsız, müstakil biçimde ele alma cesaretini göstererek sınıfsal bir eleştiriye tabi tutuyor.
Klasik Okumaları serisinin ilk kitabı Kahramanlar Çağı, metinlere bazen sızan bazen de öylece gözümüzün önünde olan ancak farketmediğimiz ayrıntıları sergileyerek klasiklerin tarihinin, önce Avrupa, ardından dünya tarihine ışık tuttuğu bilinciyle bizi &quot;klasiklerle yeniden tanışmaya&quot; davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91469</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b66c7da7-f2f4-4cb5-b97a-0b3319930e53.jpg</image:loc>
            <image:title>Biletiniz Buraya Kadar</image:title>
            <image:caption>Fransız edebiyatının dâhi kalemi Goncourt Ödüllü Romain Gary, Biletiniz Buraya Kadar&apos;da erk, erkeklik, iktidar, kazanma hırsı, genç kalma gibi hem kadim hem de alabildiğince güncel sorunları muzip ve bilgece ele alıyor.


Orta yaşlarının son yıllarını sürmekte olan varlıklı sanayicinin yolu genç bir kadınla kesişir. Bu tarihler aynı zamanda yaşlı Avrupa&apos;nın da yeni bir bunalımı yaşadığı yıllardır. Mevcut koşullar yaşama her bakımdan üstün gelmiş bir erkeğin ruhsal ve cinsel anlamda yetersizlik sarmalına girmesine, derin bir erkeklik açmazına düşmesine yol açar. Çünkü erillerin dünyası hep güçlü olma ve kazanma üzerine kuruludur. Erkek, iş yaşamındaki kaybetmeyi bile tolere edebilir ama cinsel yönden &quot;küçülmeye&quot; asla tahammülü yoktur. Bir kez içine kurt düşmeye görsün, yer bitirir kendini ama korkunun ecele faydası yoktur: &quot;Tükenen boğa, işinin bitirilmesini düşler, başını eğer ve son darbenin indirilmesini bekler.&quot;


Fransa&apos;da büyük yankı uyandırarak hararetli tartışmalara yol açan bu roman, erkeklerin bilinçaltının ne denli mukavemetsiz olduğunun bir kez daha altını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91470</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72363761-0f75-4ecb-b8ab-6d637dd4de63.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalış(ma)mak: Daha Ciddi Bir Mesai</image:title>
            <image:caption>Durmaya tahammülü olmayan, çalışmayı yaşamın birincil anlam ve amacı olarak kutsayan ve her türden meşguliyeti körükleyen bir kültüre tabiyiz bugün; her ânı, üretmek ya da tüketmek için bir fırsat olarak görmemiz gerekiyor. Geçim kaygısının sınırlarını çoktan aşan ve rekabetten beslenen işkolik bilinç, milyonlarca insanın yaşamını işte geçirmesini garantiliyor. Durmaya, doldurulmamış ve bir şey için ayrılmamış zamana ilişkin kaygılarımız, bizi süreğen bir dikkat dağınıklığına itiyor.
Psikanalist ve edebiyat kuramcısı Josh Cohen&apos;e göre, kendimizi daima çok fazla şey yapma dürtüsü ve hiçbir şey yapmama arzusu arasında sıkışmış buluruz. Suçluluk duyarız; arzularımızı bünyemizin utanç verici ya da fuzuli bir arızası olarak görmeye meylederiz.

Çalış(ma)mak: Daha Bir Ciddi Bir Mesai, Orson Welles, Emily Dickinson, David Foster Wallace, Andy Warhol&apos;dan yola çıkarak ve edebiyat, kültürel çalışmalar ile psikanaliz ışığında hiçbir şey yapmama sanatının inceliklerine ışık tutarak; alternatif bir bakış açısının yaratıcı olanaklarına dair kışkırtıcı fikirler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91471</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c14ccdb5-3de3-4a91-b106-82e8c775ed05.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı, Ölüm ve Zaman</image:title>
            <image:caption>Felsefenin çığır açıcı isimlerinden Emmanuel Levinas&apos;ın, Sorbonne&apos;da görev yaptığı son öğretim yılında verdiği iki dersin metinlerini kapsayan bu kitap, temel aldığı &quot;Tanrı&quot;, &quot;ölüm&quot; ve &quot;zaman&quot; kavramları etrafında şekilleniyor. Levinas derslerinde bu başlıkları, insanın insanlığı içinde yaşadığı başkalığa dair bir oyun olarak ele alıyor.


Levinas, söz konusu kavramlar arasındaki ilişkiyi ele alırken düşüncelerini hem Heidegger ve Bloch gibi çağdaşlarıyla, hem de Aristoteles, Hegel, Kant gibi filozoflarla kapsamlı bir diyalog sürdürerek geliştiriyor; böylelikle felsefesinin sorumluluk, başkası, sabır, söz, aşkınlık, tanıklık temel kavramlarına hem birbirleriyle ilişkileri hem de felsefe tarihindeki yerleri bakımından açıklık getiriyor. Yapıtının temelini oluşturan bu üç kavramı yakından incelerken beraberindeki pek çok meseleye de ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91472</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24a7655b-c08b-4846-8959-9847e6ab02b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağır Ölüm</image:title>
            <image:caption>Nancy Huston&apos;dan, çağımızın trajedilerini &quot;Son Akşam Yemeği&quot; tablosu alegorisiyle ortaya koyan bir insanlık komedyası: Ağır Ölüm... 

Küllenmiş ilişkiler, tazeleyici umutlar, orta yaş buhranı, bireysel sancılar ve travmalar yüklenmiş bir düzine arkadaşı kendilerine geçmişteki hatalarını hatırlatacak genç bir kadınla aynı sofranın etrafında bir araya getiren Nancy Huston, korkuları dillendirme görevini ise Tanrı&apos;ya bırakıyor. Belki de son kez bir araya gelmiş dostların gelecek tahayyülleri, sarkastik biçimde nihai sözü söyleyecek tanrısal yorumlarla öngörülemez biçimde raydan çıkıyor.

Ölüm katılığının ancak Tanrı tarafından zarifçe kelimelere dökülebileceğini kanıtlayan, gündelikmiş gibi görünen sohbetlerin ardına gizlenen sırları ve derin yaraları gözlemlemeyi sevenler için eşsiz bir okuma deneyimi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91473</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6358da25-40b0-4040-a220-99766e1a6377.jpg</image:loc>
            <image:title>Feride</image:title>
            <image:caption>Yasemin Doreen Dogurga&apos;nın kaleminden etkileyici bir hikaye. 
Denizkestanesi Feride ile tanışmaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91474</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f100925-f309-4c71-a189-0a2df59b9815.jpg</image:loc>
            <image:title>Mary Ve Koca Dünya</image:title>
            <image:caption>1950’lerde California’da Pasific Park adında 
küçük bir kasabada yaşayan genç, güzel ve mutsuz Mary Anne Reynolds’ın büyüme ve kendini bulma hikayesi. Ailesi ve küçük kasabanın dar kafalılığına uyum sağlayamayan Mary Anne kendini bulma yolunda ilerlerken önce siyahi bir bar şarkıcısıyla, ardından da yaşça büyük gizemli bir plak satıcısıyla ilişki kurar. Fakat 1950’lerde özgür düşünceli, farklı bir genç kızın kendi yolunu çizmesi o kadar da kolay olmayacaktır. 
 
Philip K. Dick’in 1950’lerin toplumsal hayatına yönelik gözlemleri, müziğin neredeyse başlı başına bir karakter 
olduğu, ölümünden sonra basılan bu ana akım 
romanda toplanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91475</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99b8a3c6-62e7-41b4-92f8-8bb7e2e0df5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalancı İçin Bir Boşluk</image:title>
            <image:caption>Kökleri yerkürenin çekirdeğine kadar uzanan yalanlarca oyulmuş karanlık boşlukları dolanıyor Simlâ Sunay&apos;ın öyküleri, &quot;dünya&quot; diye yazılıp &quot;ev&quot; diye okunan o boşlukları sessizce dolduran ilk günah kadar eski yalanlara gözcülük ediyor: Her hakikat belli bir mesafeyi, her mesafe bir boşluğu ve her boşluk bir yalanı arzuluyor. 
Dilin sınırlarını yoklayarak okurun ezberini bozarken öykü türü içinde yepyeni mümkünler de yaratan Yalancı İçin Bir Boşluk, yalanla başlayan hikâyelerin boşlukla sarmalandığı, boşlukla sınanan herkes bir yalana sığındığı yerle gök arasındaki bu tekinsiz sahnede sıkışıp kalmışları oyunun sonuna çağırıyor: Perde açılıyor; söz&apos;ün nerede? 
&quot;Ölçüp biçmenin bir faydası yok. Ne söylesem gürültü, çamur geliyor sana. Duyamıyorsun. Uğultu. Seni yalnız bırakan bu yabani yanından tuttuğum için üstüme yığmaya çalıştığın bu aynı çığ. Senin yalnızlığında olmaya çalışan ben. Senin herkeslerinden olmamak için hep bir uçurumun kenarında bekleyenim ben. Sen benim sevgimin büyüklüğünü kamaştın. Kendi sevgine bundan yamalar diktin. Bir ışık ne kadar iğne tutarsa</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91476</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33f7faa4-0660-4fc1-925c-6afa90b9ef9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Annelik Yolculuğunda Beslenme</image:title>
            <image:caption>Hamilelikte yemeniz ve yememeniz gerekenler, bebeğinizin sağlıkla büyümesi için atmanız gereken adımlar ve sağlıklı beslenmeyi yaşam biçimi haline getirmek için bilmeniz gereken tüm ipuçları... 
 
Hamile olduğunuzu öğrendiniz ve heyecanla bebeğinizi bekliyorsunuz. Peki şimdi ne olacak? Kendinizi ve bebeğinizi sağlıklı tutmak için nasıl beslenmelisiniz? İdeal hamilelik kilosunda olabilmek için neler yapmalısınız? Doğum sonrasında sizi ne bekliyor? 
 
Hamilelikte beslenme ile ilgili aklınızdaki soruların cevabını ayrıntısıyla bulabileceğiniz Annelik Yolculuğunda Beslenme, kendinizin ve bebeğinizin sağlığına özen göstermek için ihtiyaç duyacağınız tüm yolları anlatıyor. Müge Özyurt hem uzman diyetisyen hem de bir anne olarak bu unutulmaz dönemde size eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91477</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe9fb23d-be23-49ff-b1fe-126fb845b924.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kalbi Kırılmaktan Koruyabilsem</image:title>
            <image:caption>“Kitapta zaman zaman bir sohbet edası ile sizinle konuşuyorum, zaman zaman da bilmişlik taslıyor, derin mevzulara giriyorum. Bazen aradan çekiliyor ve o konuda düşünmüş ve hissetmiş yazarlara, şairlere kulak veriyorum. Bazen de kendimi tutamayıp meşk ediyor, içimdeki şairi serbest bırakıyorum. Bazen psikiyatrist konuşuyor satırlarda, bazen şair, bazen varlığın heybeti karşısında büyülenmiş bir şaşkın. Üçünü de birleştiren bir şey varsa, samimi bir umut üzere var olmaları. Elimin erdiği, sözümün yettiğince daha iyi bir dünyanın inşasına katkıda bulunmak istiyorum. Dilerim ki bugün söylediğimiz güzel söz, yarın bize tanıklık etsin.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91479</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a5b1b5f-f5df-4dd4-a903-d7234d5e1ca6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kent ve Çevre Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm 
Biyolojik Çeşitliliğin Yok Olması Sorunları ve Çözüm Önerileri 
İkinci Bölüm 
Benzerlik Bakımından Küresel Çevre Sorunları ile Covid-19’un Değerlendirilmesi ve Çözüm Önerileri 
Üçüncü Bölüm 
Mali Özerklik Açısından Türkiye’de Belediyelerin Mali Yapısı 
Dördüncü Bölüm 
Yerel Siyasette Kadınların Rolü: Yerel Yönetimlerde Kadın Temsili ve Katılım 
Beşinci Bölüm 
Kentsel Kuramlar ve Kentlerin Büyümesinde Etkili Olan Faktörler 
Altıncı Bölüm 
Antik Kentler ve Özellikleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91480</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e46954e4-12b5-43c6-96df-0fd429371866.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzey Kıbrıs&apos;ta Güncel Araştırma Konuları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm 
Kıbrıs’ta Antik Çağ Döneminde Beslenme ve Mutfak Kültürü 
İkinci Bölüm 
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Özel İlgi Turizmi 
Üçüncü Bölüm 
Kıbrıs Sorunu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Mart 1964’te Aldığı 186 No.lu Kararın Günümüze Kadar Yansıyan Etkileri 
Dördüncü Bölüm 
Covid-19 Sürecinin Yüksek Öğrenim Kanalı ile Ekonomi Üzerine Etkisi; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Örneği 
Beşinci Bölüm 
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Şarap Turizmi Potansiyeli ve Öneriler 
Altıncı Bölüm 
İşletmelerde Yönetsel Bir İşlev ve Süreç Olarak ‘Yöneltme’: Önderlik, Güdüleme ve İletişim 
Yedinci Bölüm 
KKTC Turizm Sektöründe Promosyon ve Pazarlama 
Sekizinci Bölüm 
Covid-19(Pandemi) Sürecinde KKTC’deki Üniversitelerde Çevrimiçi Eğitim 
Dokuzuncu Bölüm 
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Otel Endüstrisinde Çevrimiçi Pazarlama Çalışmaları 
Onuncu Bölüm 
KKTC Ekonomisinde Finansal Dolarizasyonun Dışsal Şoklar Çerçevesinde İncelenmesi: 2001 Finansal Krizi Çerçevesinde Bir İnceleme 
Onbirinci Bölüm 
Kuzey Kıbrıs’ta Covid-19 ile İlgili Yasal Önlemler ve Sağlık, Hukuk, Turizm Üzerine Etkileri 
Onikinci Bölüm 
KKTC’de Öğretmen Yetiştirme ve Atama Sisteminin Değerlendirilmesi 
Onüçüncü Bölüm 
KKTC ve T.C. Kadın İşgücü Profili ve İstatistiki Verilerin Karşılaştırmalı Analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91481</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4230b040-8d70-4a73-aaaf-04a7290d7f90.jpg</image:loc>
            <image:title>Multi Sportif Araştırmalar-2: 7 Farklı Yaklaşım</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Bölüm 1 
Türkiye Cumhuriyetinin Kuruluşunun İlk Yıllarında Spor Kütüphanesi ve Spor Müzesi Kurulmasına Yönelik Girişimler 
Bölüm 2 
Wellness Kavramının Spor İle İlişkisine Bakış 
Bölüm 3 
Engelli Futbol Branşlarının Ülkemizdeki Yönetimsel Yapısı 
Bölüm 4 
Coronavirüs (Covid-19) Pandemisi ve Beden Eğitimi ve Spor Derslerine Yansıması: Farklı Öğretim Yaklaşımları Üzerine Öneriler 
Bölüm 5 
İnsan Doğasının Covid-19’a Karşı Antidotu 
Bölüm 6 
Judonun Toparlanma Açısından Değerlendirilmesi 
Bölüm 7 
Türkiye’deki Profesyonel Futbol Kulüplerinin Ekonomik Yönetimleri Açısından Değerlendirilmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91482</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e6c00ad-2384-43a3-8c18-75e333e7ade8.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Kulüplerinde Kalite Yönetimine Sistemsel Yaklaşım</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Bölüm 1
Kalite Kavramı 
Bölüm 2
Toplam Kalite Yönetimi 
Bölüm 3
Hizmet Sektöründe Toplam Kalite Yönetimi 
Bölüm 4
Spor ve Yönetim 
Bölüm 5
Spor Kulüplerinde Toplam Kalite Yönetimi Uygulamaları 
Bölüm 6
Kalite Yönetim Sistemi 
Bölüm 7
Spor Kulüplerinde Kalite Yönetim Sistemi Uygulamaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91483</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f706d1e-f5be-4048-b1f3-93fc533aa4e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tedarik Zinciri İşbirliği ve İnovasyon</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm – Giriş
1.1. Giriş
1.2. Tedarik Zinciri Yönetimi Kavram ve Tarihçesi
1.3. Tedarik Zinciri İşbirliği 
İkinci Bölüm – Literatür Taraması
2.
2.1. Kuramsal Çerçeve
2.2. Değişkenler Arası İlişkiler ve Literatür Taraması 
Üçüncü Bölüm – Materyal ve Yöntem
3.
3.1. Evren ve Örneklem
3.2. Yöntem ve Veri Toplama Araçları
3.3. Araştırma Modeli ve Hipotezler
3.4. Faktör Analizi
3.5. Ölçeklerin Yapı Geçerliği ve Güvenilirliği 
Dördüncü Bölüm – Bulgular
4.
4.1. Demografik Bulgular
4.2. Geliştirilen Yeni Ürün Sayısı Farklılıklar T Testi
4.3. Çalışılan Tedarikçi Sayısı Farklılıklar T Testi
4.4. Tedarikçi Seçim Kriterleri Farklılıklar Varyans Analizi
4.5. Yapısal Eşitlik Modeli
4.6. Aracı Etki Analizleri
4.7. Rekabet Yoğunluğunun Düzenleyici Rolü
4.8. Sonuç ve Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91484</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd2a2da1-47bd-49e6-8839-489834b74228.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yıldız Doğdu</image:title>
            <image:caption>Yıldızın içinde iki âşık 
Yıldıza yazıldı roz altın üzerine 
Yetmiş bir pırlanta süslemişti yıldızı 
Her gün kalpleri beraber atıyordu 
Yıldıza mührünü basmıştı âşık 
Bir yüzük, yıldız yıldız 
Üstünde büyük bir yıldız 
Yıldızın altında iki büyük âşık 
Gökyüzüne yakın 
Saklı bir hilalde...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91485</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8e0cdc4-e99a-44bf-898c-b79f79e82b7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Terapide Yeni Ufuklar</image:title>
            <image:caption>Terapide Yeni Ufuklar psikolog ve psikolojik danışmanların hatta psikoloji ile ilgilenen herkesin terapilere karşı bakış açısını bir kez daha gözden geçirmesini ve yeni farkındalıklar kazanmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Kitapta yer alan terapi teknikleri, özellikle alışılmışın dışında metotları içeren tekniklerden seçilmiştir. Bu tekniklerin günümüzde psikolojiyle ilgilenen psikolog ve psikolojik danışmanların terapötik ortamdaki yaratıcı düşüncelerine katkı sağlayacağı ve hareket getireceği umulmaktadır. Psikoloji ve psikolojik danışmanlık öğrencilerinin alanda yetişirken ihtiyaç duydukları ve eksikliğini hissettikleri pratik ve işe yarar müdahaleleri kazanmalarının en etkili yolu, modern, postmodern ve kısa terapilerle tanışmalarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91486</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b3e7471-eb80-42e6-b4ae-62cfec3188a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Şecere-Yi Türk</image:title>
            <image:caption>Türk-Moğol tarihi açısından kaynak niteliği taşıyan bu eser, 17. yüzyılda Ebulgazi Bahadır Han tarafından yazılmıştır. 1663 yılında ölümü dolayısıyla yarım kalan ve daha sonra oğlu Enûşe Muhammed Bahadır Han tarafından tamamlanan Şecere-yi Türk, 15. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Harezm’de hüküm süren Yadigâroğlu Şeyban Özbek hanlarından başlayarak Şeybanîlerin tarihinin ve soylarının anlatıldığı bölümlerle Şeybanilerin tarihi hakkındaki ilk kaynak olma özelliğini  de taşır. 
Eser esas olarak Reşideddin’in Câmiü’t-tevârih’ine dayanır ancak Ebulgazi kimi bölümlerini kendi bilgisine göre düzenlemiştir. Ebulgazi Bahadır Han on yedi tane Çingiznâme kullandığını belirtir. Dokuz bölümden oluşan eserde Âdem’den başlayarak Moğol Han’a ve Cengiz Han’a kadar olan kısım ilk üç bölümde yer alır. Cengiz Han ve çocuklarının toprakları ile icraatları hakkındaki bilgiler yedinci bölümde tamamlanır. Son iki bölüm ise, Şeybânî Han ve çocuklarının tarihine ayrılmıştır. 
18. yüzyıldan itibaren Avrupa’da bilinen eser hakkında bu tarihten itibaren çeşitli çalışmalar yapılmış; Rusça, Fransızca, Almanca, Özbekçe, Kazakça, Modern Uygurca gibi çeşitli dillere çevrilmiştir. İlk Türkçe çeviri çalışması  Dr. Rıza Nur tarafından 1925 yılında Arap harfleriyle Türkiye Türkçesine yapılan çeviridir. Son yıllarda Rıza Nur’un çalışmasına, Özbekçe çeviriye ya da tek nüshaya dayanarak çeşitli çeviriler yapılmıştır. 
Elinizdeki çalışma Çağatayca eserin iki nüshasının karşılaştırılmasıyla kurulan metin ve metne dayalı ilk Türkçe çeviriden oluşmaktadır. Bu çalışmada yer almayan metnin Sözlük/Dizin’i ve izah gerektiren kısımların ele alındığı Açıklamalar kısmı ayrı bir cilt olarak yayımlanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91487</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04d497d6-5fb5-40f4-a2f0-a56510ace152.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç Ortağı Hollywood Kaan’ın Kitabı</image:title>
            <image:caption>Birkaç romanıma talip Hollywood senaristinin imla bilmediğini hatta yazdığı metnin imlasını benim düzeltmek zorunda kaldığımı hayretler içinde gördüğümde Hollywood’u oluşturan insan unsurunun liyakatini incelemeye koyulmuştum. Çok iyi oyuncular, sahneler, müzikler vardı, bunları seyretmek elbette etkileyiciydi ama o süreçte esas keşfettiğim başka bir şey oldu: Hollywood, Amerikan endüstrileri arasında en ayrıcalıklı ve imtiyazlı olandı. Neden, çünkü akıl almaz yüksek bütçeli filmler üreten bu yapı, aynı zamanda Amerikan mitini yaratan zihniyetin bir numaralı suç ortağıydı. Politikacılarla, iş adamlarıyla, orduyla, istihbarat teşkilatlarıyla birlikte hareket ediyor, olan biteni onların istekleri ve çıkarları doğrultusunda sunarak tahrip edebiliyor, hasılı sonunda önce kendi halkını, sonra da dünyayı kandırabiliyordu. Savaş çıkarabiliyor, savaşları sonlandırabiliyor, kahramanlar yaratabiliyor, korkaklar, teröristler, hainler saptayabiliyor ve dünyanın ekranda gördüklerine inanmasını sağlayan bir trans hâli yaratabiliyordu. 
İşin en acıklı yanı, bizimki gibi ülkelerde yaşayanlar da dâhil olmak üzere dünya entelijansiyasının önemli bir kısmı bu oyunu yutuyor, Hollywood’a asla hak etmediği bir huşu ile yaklaşıyordu. Bir bakıyordunuz incir çekirdeğini doldurmayan konularda uzun uzun söyleşiler yayınlanmış, moda görünüme uymak için saçını boyatan, burnunu kestiren kızcağızlar, kovboyluğa soyunan varoş delikanlıları sarmış ortalığı. Hepsinden öte de Amerika’nın dünyanın en zeki, en akıllı, en yenilmez gücü olduğuna dair bir inanç... 
Her neyse, tek bir kitapta devasa bir tezi hakkıyla savunmak kuşkusuz mümkün değil, istediğim konuyu size bir parça düşündürmek. Hollywood gerçeğini üzerinde pek durulmayan bu tarafıyla içselleştirebilirseniz, bunun Nasihatname’leri anlamanıza da katkıda bulunacağını düşünüyorum. 
Alev Alatlı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91488</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d22369d-a4dc-42fc-a9ee-b5d467419ed2.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Nasıl Kurtarılabilir</image:title>
            <image:caption>Türkiye Nasıl Kurtarılabilir? Prens Sabahattin’in, gözlem ve çözümleme yöntemine dayanan Science Sociale Okulu’nun görüşleri doğrultusunda Osmanlı İmparatorluğu’nun sosyal sorunlarının kaynaklarını göstererek bir yenileşme programı sunduğu kitabıdır. 
Prens Sabahattin ilk yazısından, 29 Mayıs 1949’da yazmış olduğu son mektubuna kadar aynı düşünceyi dile getirmiş, Türkiye’nin nasıl kurtulacağı konusunda önerilerde bulunmuştur. Türkiye’nin nasıl kurtulacağı yalnızca bir “seçim” sorunu değildir. Ona göre sorun ancak eğitimle yeni bir toplumsal yapı oluşturularak giderilebilir. 
Prens Sabahattin Batı için geçerli gelişme yönünü, Türkiye’nin de ilerleme yönü olarak kabul etmiştir. Sorunu Batılılaşma sorunu olarak ele almıştır. 
Türkiye Nasıl Kurtarılabilir? Prens Sabahattin’in, bir döneme damgasını vurmuş, bugün de yer yer tartışma konusu olan bu soruna kendine özgü çözümüyle damgasını vuran önemli çalışmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91489</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bc0ded5-cb36-4bab-80da-033421492e07.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanuni’nin Sigetvar’daki Türbe Kasabası</image:title>
            <image:caption>Kanunî Sultan Süleyman, Sigetvar muhasarası esnasında 7 Eylül 1566’da vefat etti. Padişahın naaşı gizlice tahnit edildi, namazı kılındı ve otağda tahtın altına defnedildi. Cenaze, daha sonra buradan İstanbul’daki ebedî istirahatgâhına nakledildi. Sultan Süleyman’ın bedeninin Sigetvar’da 42 gün boyunca toprakta kaldığı mekânda 1570’lerde bir türbe yapıldı. Etrafında mescid, tekke, palanka gibi binalar inşa edildi ve zamanla yeni bir kasaba yükseldi. Burası, Osmanlı dünyasının en sevilen türbe ve ziyaret makamlarından birisi oldu. Habsburglar 1688-1689’da Sigetvar’ı ele geçirdiklerinde Kanunî’nin türbesini yağmalayıp tamamen yıktılar. Buna rağmen mahalli halk türbeyi uzun süre hatırlamışlar ve denebilir ki, yerini ancak 20. yüzyılda unutmuşlardı. Türbenin kalıntıları son yıllardaki araştırmalar ve kazılarla gün ışığına çıkmaktadır. Bu kitapta, 16-17. yüzyıl Osmanlı müelliflerinin ve arşivi belgelerinin Sultan Süleyman’ın Sigetvar’daki türbesi, etrafındaki binalar ve kasaba hakkında verdikleri bilgiler bir araya getirilmiş ve incelenmiştir. Bu bakımdan elinizdeki eser, Muhteşem Süleyman’ın Sigetvar’daki hatıraları hususunda şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı çalışmadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91490</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca33a5c9-4428-482c-b187-c7efc37f25cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yemen Yolunda</image:title>
            <image:caption>Dün Yemen bize ne kadar yakındı?..
İstanbul’da memuriyette iken Yemen’e Vilayet Mektupçusu olarak tayin olunan Abdulgani Senî için Yemen bir Osmanlı toprağıydı ve uzak sayılmazdı. Ailesiyle birlikte kara, deniz ve demiryolunu kullanarak bir aylık zorlu bir yolculuk gerekiyordu, San’a’ya ulaşabilmesi için. İklim, kültür, insanlar, tabiat ve hatta rüzgârlar bile farklı olsa da Osmanlı henüz oradaydı. Suriye’de, Filistin’de, Irak’ta ve Hicaz’da olduğu gibi.
Osmanlı ordularının çöllere serpilmesinden birkaç yıl önce yapılan bu uzun seyahat kayıp eyaletlerdeki son ve belki de en uzun yolculuktu.
A. Senî de bunu hissetmiş gibi bir fotoğraf makinesi ile çıktı yola. O, görevine gitmekte olan sıradan bir memur değildi. Dikkatli bir seyyah, keskin analizleri olan bir Osmanlı aydınıydı. Vatanın son ufuklarına yolculuk ettiğinin farkındaydı. Gördüğü, duyduğu, tanık olduğu her şeyi dikkatli bir biçimde kayda geçirdi. Zaman zaman fotoğraf makinesini kullandı. Ufukların kısa zaman sonra daralacağını gördükçe yüreği kanadı, sesi kısıldı, kalemi sivrildi ve ortaya bu iki güçlü seyahatname eseri çıktı.
Elinizdeki birleşik iki kitap, kayıp eyaletlerdeki son yolculuğun hikâyesinden oluşuyor. Okudukça yürek sızlıyor, kalp ağrısı çöküyor ve uzak ufukların gölgesi yüreğimizi ürpertiyor.
Peki, bugün Yemen bize ne kadar uzak?.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91491</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d027cdef-ad4b-4944-bcbb-0a0f46138911.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıvılcım</image:title>
            <image:caption>Abdullah dönüp ahşap sandalyeye oturdu.
-Bir kıvılcım! Bir kıvılcım dahi çakamaz mıyız gardaş? Mehmet gelip Boyabatlının karşısında durdu.
-Kıvılcımı çakmasına çakarız da gardaş. Bu kıvılcım,  bunca kefereyi yakmaya yeter mi ki?
Yıl 1914…
Birinci dünya savaşının ayak sesleri yedi kıtadan duyulurken, memleketlerinden binlerce kilometre uzaktaki iki Osmanlı neferi vatanlarını korumak için bir plan yaptılar. İstanbul’u işgal etmek amacıyla yola çıkan haçlı ordularını durdurmak için göğüslerini siper edecek, gerekirse bu uğurda gözlerini kırpmadan can vereceklerdi. Türkiye’den Hindistan’a oradan da Avustralya’ya uzanan destansı bir mücadeleyi okuyacağınız bu kitap, bugünlerimizi borçlu olduğumuz ve tarihin bağrında unutulmaya yüz tutmuş aziz kahramanlarımızı hatırlamak için yazıldı. Ruhları şad olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91493</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20d3b442-ac72-4ac6-8c36-b3f8c3a745ff.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi İnsan ve İyi Etiğe Giriş</image:title>
            <image:caption>Mary Whiton Calkins’in bu kitabı disiplinler arası çalışmanın erken örneklerinden biridir. Calkins, “İyi nedir?” sorusundan yola çıkarak, iyi insanın anlamını araştırıyor. Konu sosyal bilimlerin temel araştırma alanlarından biri olmasının yanı sıra, gündelik yaşamımızda sıklıkla kendimize sorduğumuz sorulardan biridir. Calkins, kitabının sadece bilim insanları için değil, konuyla ilgilenen herkes için anlaşılır olmasını hedeflemiştir. Bu nedenle, İyi İnsan ve İyi’nin ayrım gözetmeksizin herkese seslendiği söylenebilir. 
 
Bu kitabın ana amacı, etiği sadık, cesur, adil ya da ya da bunların tam tersi özelliklere sahip; isteyen, mücadele eden yaşayan insanları inceleyen bir çalışma alanı olarak ele almaktır. Bu amacı başka bir şekilde ifade edecek olursak, kitabın etiği, görevi, iyiliği, erdemi ya da değerleri soyutlayan bir bilim olarak görmediğini ama işine saygılı, iyi, erdemli insanın ve onun hedefinin bilimi olarak kavradığını söyleyebiliriz. Dolayısıyla somut bir şekilde kavranan etik psikolojinin kaçınılmaz bir çıkış noktasıdır ve sosyoloji biliminin kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91494</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd55b835-3069-4f99-9c30-c21433fd6eb1.jpg</image:loc>
            <image:title>İktidar</image:title>
            <image:caption>Modern felsefede iktidar konusuna geliştirilen yaklaşımlar arasında önemli bir yeri olan bu çalışmada, iktidar istencinin ortaya çıkarmış olduğu pek çok form tartışılıyor. Nobel ödüllü yazar Bertrand Russell, bir taraftan iktidarın felsefi anlamından tarihsel değişkenliklerine, ideal tasavvurlarından reel tekabüllerine kadar pek çok tipini değerlendirmeye tabi tutarken, bir taraftan da siyaset felsefesi için anahtar kavram denilebilecek pek çok kavramın tanımlamalarını ortaya koyuyor. Kuşkusuz iktidarın dizginlenmesinin özgürlük için önemini de vurgulayan yazar, elinizdeki yapıt boyunca güce ilişkin tartışmasını özgürlük mihenginde yürütüyor. Bu nedenle totaliter biçimlerin kasvetinden demokratik başarının imkânına kadar sürdürülen bu tahlil, içerdiği tespit ve tanımlamalar kadar yaptığı eleştiri ve önerilerle de okurların zihni üretkenliğini tetikliyor. İktidar, yeni tarihsel koşulları özgürlük namına tahlil edebilmeyi güncelliğini yitirmeksizin okurlarına sunan bir yapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91495</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b937699-ce8c-4b01-9199-bca8122fbcbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Silgiler</image:title>
            <image:caption>Kim yalan söylüyor, kim cinayeti örtbas etmeye çalışıyor. Peki, maktul ne zaman öldü? Öldü mü? 
Katilin tabancasından sadece kurbana nişan alınmamış aynı zamanda zaman çizgisi de parçalara ayrılacak şekilde vurulmuştur. Robbe-Grillet’in eserini okurken durup durup “Kim var orada?”, “Bir ses mi geldi?”, “O gölge de neyin nesi?” dercesine bir tekinsizlik hissiyle katilin peşine düşeceksiniz. 
Siz iz sürerken, dedektif gibi vakaya yaklaşırken katil de size mi yaklaşıyor? Attığınız her adım sanki bir pencere pervazından, bir kırtasiye vitrininden, sokağın dönemecinden izleniyor. 
Peki, üzerinize çektiğiniz şüpheyi silgiyle silmeniz mümkün müdür? Allain Robbe-Grillet sizi polisiyenin dar, nemli ve karanlık sokaklarında, elleriniz cebinizde, şüphe ve korku ensenizde;  garip bir cinayeti çözmek için ürpertici bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91496</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ae568fd-d7fc-45c7-a4ab-9b7e3c6e6c67.jpg</image:loc>
            <image:title>Comemadre</image:title>
            <image:caption>Burnu ve gözü yok ama ağzı var. 
1907’de Temperley Kliniği’ne iyileşmek umuduyla yatan, başına geleceklerden habersiz birçok hastadan birinin son sözü. 
O yıl klinikteki doktorlar bilim yaşam için mi, yoksa ölüm için mi karıştırmış vaziyettedir. 
Yüz yıl sonra ise korkunç deneyi yöneten doktorlardan birisinin torunu, bu kez sanat için benzer bir sorunun peşine düşüyor. 
Dehşet ve korkuya “burnu ve gözü” kör fakat kana susamış, ağzı hiç durmayan bir grup doktorun etik sınırları aşan deney hikâyesini okurken “comemadre”nin zehri damarlarınızda dolaşacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91497</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc4465cd-825f-4d87-ad5a-37c538f4c39b.jpg</image:loc>
            <image:title>İsyan</image:title>
            <image:caption>Viyana 1919: Birinci Dünya Savaşı’ndan tek bacağını kaybetmiş olarak dönen Andreas Pum, laterna çalarak geçimini sağlamak üzere izin belgesi alır ve böylece bir hırsız, suçlu ya da dilenci olmaktan kurtulur. Şans yüzüne gülmeye başlamıştır; evlenir. O artık iyi bir vatandaş, mutlu bir adamdır. Fakat sosyal koşullar aleyhine dönünce bu durumun nedenlerini kavramakta zorlanır. Pum şimdi dünyanın adaletsizliğiyle karşı karşıyadır. 
 
Joseph Roth, topluma ayak uydurmaya çalışan bir insanın çaresizliğini haykırdığı bu romanda sadece geride bıraktığımız 20. yüzyıla özgü bir krize değil, sosyal adaletsizliğin hüküm sürdüğü tüm zamanlara dair de bir öykü anlatıyor. İsyan bu bakımdan zamansız bir anlatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91498</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33d0ad1b-f023-4584-9e03-b24ad870104d.jpg</image:loc>
            <image:title>İsa&apos;nın Çocukluğu</image:title>
            <image:caption>Okyanusu aşan uzun bir deniz yolculuğunun sonunda bir adamla bir çocuğun bulunduğu gemi karaya yanaşır. Çocuğun, yani David’in annesi kayıplara karışmıştır ve gemide tanıştığı Simon ona sahip çıkarak sorumluluğunu üzerine alır. Ayak bastıkları bu yeni ülkede onlara yeni bir isim, yeni doğum günleri ve yeni bir hayat verilir. 
 
Bu iki yabancı tanımadıkları, gelenekleri ve dili hakkında hiçbir şey bilmedikleri bu ülkede David’in hiç hatırlamadığı annesini aramaya koyulurlar. Zira Simon onu görür görmez tanıyacaklarından emindir… 
 
Geneli diyaloglardan oluşan bu alegorik ve tekinsiz roman okurlara tam bir edebiyat şöleni sunuyor. Üçlemenin ilk kitabı İsa’nın Çocukluğu’nda çağımızın en büyük yazarlarından J.M. Coetzee, Kafka ve Beckett gibi ustaları aratmayacak bir cesaret ve yaratıcılıkla köksüzlük, yersiz yurtsuzluk gibi günümüze özgü temaları ele alıyor. 
 
“İsa’nın Çocukluğu bizi hem gizemli hem de düşsel bir diyara götürüyor… Anlam arayışına dair Kafkaesk bir mesel anlatıyor.” 
Joyce Carol Oates 
 
 
“Her zamanki gibi J.M. Coetzee tüm kategorilerin elinden ustalıkla kurtulmayı başarıyor… Bu duru, veciz ve şaşırtıcı ölçüde nükteli hikâye imgeleminizde kök salıyor.” 
Boyd Tonkin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91499</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dde3c42-0532-4ac8-ac4b-2c2778ea9378.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşten Atlamak</image:title>
            <image:caption>Sıra üçüncü ve son atlayışımda. Derin bir nefes alıp ilk adımımı atıyorum ateşe doğru. Bu kez biraz daha yükseğe zıplıyorum, ateşin değip geçen sıcaklığı siyah pantolonumun bileklerimi açıkta bırakan kısalığından sızıyor vücuduma...  
Ateşten Atlamak iki uzun öyküden oluşuyor. Bu iki öykü, küçük yerlere sığmayan hayatlar, elden kaçan, denetlenemez duygular, sıkışmışlık hissi, insanın korkularına karşın engel olamadığı kendini aşma dürtüsü hatta taşma hali gibi ortak temalara sahip. İkisinde de başkarakterler zorlu bir sınav vermek zorunda kalıyor; gerek yakın çevreleri ve toplum gerekse kendi kaygılarıyla gelen sınırlar karşısında tavır almaya itiliyorlar. Kitaba adını veren “Ateşten Atlamak” adlı öykünün anlatıcısı biricik sırrını artık içinde taşıyamazken, “Daha Uygun Bir Kader”in başkarakteri kendi yıkıcı duyguları ve ardından gelen pişmanlıkla yüzleşiyor. 
Fatma Nur Kaptanoğlu, Ateşten Atlamak’ta bu hayatta hepimizin er ya da geç vermesi gereken sınavlara, geçmemiz gereken sınırlara ve geleceğe yol alırken ardımızda bıraktıklarımıza odaklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91500</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40a5c162-68df-4ee0-b677-a7f8b6fed208.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Kuşlar Söyledi</image:title>
            <image:caption>Çoğumuz çocukluğa dair tek bir anıya sarılırız bazen. Bir gün, bir kişi, bir olay… Bütün çocukluğumuzu onun çevresinde öreriz. Hani çocukken bir yerimiz yara olduğunda tentürdiyot sürerlerdi üstüne, sonra da yanmasın diye üflerlerdi. Hayatımız boyunca birileri yaralarımıza iyi gelecek bir şeyler sürsün, sonra da acımızı almak için üflesin diye bekliyoruz.
 
Yekta Kopan’ın yeni öykü kitabında çocuklar var. Gerçekle gerçek ötesinin sınır çizgisinde yürürken dengesini bulmaya çalışan çocuklar. Yetişkinlerin sıkıcı ve yoz dünyasına sığamayan, hayata taptaze gözlerle bakan, yaralı olmasına karşın sorgulamaktan asla geri durmayan çocuklar. Cesaretlerini ceplerinde taşıyan çocuklar.
 
Kimi alabildiğine gerçekçi kimi cesurca yaratıcı ve oyunbaz kimi de distopyanın sınırlarında gezinen öyküleri bir araya getiriyor. Bana Kuşlar Söyledi. Ele aldığı çetin meselelere karşın kendine özgü mizahından, derin ironisinden ve yaşam sevincinden asla ödün vermiyor Yekta Kopan. Her şeye rağmen hayatın yanında olmamız hatta elden geldiğince “dans etmemiz” gerektiğini vurguluyor.
 
Çocukların dünyasından bakınca hâlâ umut var.
Çocuklar varsa umut var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91501</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a4f01c9-5445-44e0-a6a1-0dc99951051f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah, Anne</image:title>
            <image:caption>Ah, Anne romanı takıntılı, mazide yaşayan bir anne ile yüzü geleceğe dönük oğlu arasındaki çatışmayı konu edinir. İstanbul’un kalburüstü ailelerinden birine mensup olan Nedim, anne baskısı altında, neredeyse kimseyle görüştürülmeksizin eski usullerle büyütülmektedir. Fakat Nedim’in hayalleri büsbütün başkadır, o Batılı bir eğitim almak ister. Sonunda kazananlar oğullarını kendilerine saklayan, kendi mutluluklarından başka bir şey düşünmeyen anneler mi yoksa yenilik yanlısı sevdalılar mı olacak? Kendi kararlarını verebilen kadınlar mı yoksa evinden çıkmayarak boyun eğenler mi? Yanıtlar yaklaşık yüz yıldır dergi sayfalarında bugünün okuruyla buluşmak için bekleyen romanın satırları arasında gizli. Fazlı Necip (Selanikli) (1863/4-1932) Selanik’te doğdu. Rüştiyeyi bitirdikten sonra özel dersler aldı ve Fransızca öğrendi. İlk yazıları Gonce-i Edeb mecmuasında yayımlandı. Tercüman-ı Hakikat, Mirat-ı Âlem, Manzara, Gayret, Envâr-ı Zekâ ve Hizmet gibi gazete ve mecmualarda yazıları çıktı. Edebiyat âleminde tanınması Beşir Fuat ile mektuplaşmalarıyla oldu. Bu mektupları Beşir Fuat’ın intiharından sonra Mektubat adıyla kitaplaştırdı. 1895’te Selanik’te babasının kurduğu Asır gazetesinin 1909’a kadar başyazarlığını yaptı. II. Meşrutiyet’e kadar bu gazetede çeşitli romanları tefrika edildi ve çevirileri yayımlandı. 1903’te Avrupa’nın çeşitli şehirlerini gezdi. Bu geziye dair izlenimlerini Garba Doğru Bir Seyahat başlığıyla tefrika etti. II. Meşrutiyet sonrası Asır gazetesinin adını Yeni Asır olarak değiştirdi ve bu gazetede Küçük Hanım ve Menfi romanlarını yayımladı. Dönemin Dahiliye Nazırı Talât Paşa tarafından 1909’da Matbuat-ı Dahiliye müdürlüğüne atandı. Avrupa’ya gidip matbuat idarelerini inceledi. Döndüğünde basın kartı uygulamasını başlattı. İktidar değişince Ağustos 1912’de görevden alındı. 9 Ekim’de tutuklandı, 2 Aralık’a kadar Bekirağa Bölüğü’nde kaldı. 1 Mart 1925’te çıkarmaya başladığı Türk Hayatı mecmuasının son sayısına kadar başyazarlığını yaptı. Hayatının son dönemlerinde çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yönetici ve gönüllü olarak çalışmalar da yürütmüş olan Fazlı Necip’in seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91502</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3d7f675-1ed1-4a42-ac0b-7503b0e75afc.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Mühendisler</image:title>
            <image:caption>“Her mucit mühendis ya da her mühendis mucit değildir kuşkusuz; yine de birçok mühendis aynı zamanda mucittir.” Oxford Üniversitesi matematik profesörlüğünden emekli olan Ioan James bu önemli çalışmasında günümüzden 400 yıl geriye uzanarak elli bir büyük mühendisin biyografilerini kaleme alıyor. Kitap, on yedinci ile yirmi birinci yüzyıllar arasında dünyayı büyük oranda değiştiren mühendisliğin öncüsü isimlerin başarılarının yanı sıra her biri oldukça merak uyandırıcı yaşam öyküleri üzerinde de titizlikle duruyor. Kronolojik olarak düzenlenmiş biyografilerle, mühendisliğin yıllar içinde hangi toplumsal koşullarda geliştiğine dair çarpıcı bir tablo sunuluyor. Bilimsel ve teknik ayrıntıları asgaride tutan kitap, konuya ilgi duyan bütün okurları modern gelişmeleri kolayca izlemeye davet ediyor. Aralarında Watt, Trevithick, Babbage, Eiffel, Edison, Tesla, Hertz, Wright Kardeşler, Marconi, Tupolev, Shannon gibi pek çok büyük mühendise ait ilginç hayat hikâyelerini okurken bir yandan da istihkâm yapıları, kanallar ve köprülerden modern elektroniğe ve iletişim devrimine uzanan mühendislik tarihinin farklı yönlerine tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91503</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/173140e5-faec-4ddf-8d4f-101b6b755065.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarasconlu Tartarın</image:title>
            <image:caption>Alphonse Daudet (1840-1897): Tüccar bir ailenin çocuğu olan Daudet, ailesinin iflas etmesi üzerine eğitimini yarıda bırakıp Paris’te edebiyat çevrelerine katıldı. Şiir, roman, hikâye, mektup, anı-mektup türlerinde eserler verdi. Daudet’nin Değirmenimden Mektuplar’dan sonra, 1872’de yazdığı Tarasconlu Tartarin, Güney Fransalı bir av tutkununun Fransız Cezayiri’ndeki maceralarını anlatır. Yayımlandığı dönemde pek ilgi görmediyse de Don Kişot ve Sanço Panza’yı tek vücutta bir araya getiren naif palavracı Tartarin zaman içinde Fransız edebiyatının en sevilen komik karakterleri arasında yerini almıştır. Eser, on dokuzuncu yüzyılda Avrupalı zihinleri büyüleyen Doğu’ya bakışında hem bu oryantalist ilgiyi hem de bu ilginin nesnesi Doğu’yu mizahla dolu, güler yüzlü bir eleştiriye tabi tutar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91504</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/359146d5-3b3f-4b33-b2fd-dde98ba93f09.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarasconlu Tartarın (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Alphonse Daudet (1840-1897): Tüccar bir ailenin çocuğu olan Daudet, ailesinin iflas etmesi üzerine eğitimini yarıda bırakıp Paris’te edebiyat çevrelerine katıldı. Şiir, roman, hikâye, mektup, anı-mektup türlerinde eserler verdi. Daudet’nin Değirmenimden Mektuplar’dan sonra, 1872’de yazdığı Tarasconlu Tartarin, Güney Fransalı bir av tutkununun Fransız Cezayiri’ndeki maceralarını anlatır. Yayımlandığı dönemde pek ilgi görmediyse de Don Kişot ve Sanço Panza’yı tek vücutta bir araya getiren naif palavracı Tartarin zaman içinde Fransız edebiyatının en sevilen komik karakterleri arasında yerini almıştır. Eser, on dokuzuncu yüzyılda Avrupalı zihinleri büyüleyen Doğu’ya bakışında hem bu oryantalist ilgiyi hem de bu ilginin nesnesi Doğu’yu mizahla dolu, güler yüzlü bir eleştiriye tabi tutar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91505</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92a9df53-d0df-4739-94cd-f0f6d06418e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Medea. Sesler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Christa Wolf, 1996’da yayımlanan Medea.Sesler’de, Euripides’in tragedyasından beri defalarca işlenen hikâyeyi ele alır. Medea, hep çocuklarının canına kıyan canavar anne, kardeş katili, gönderdiği zehirli elbiseyle Korinthos Kralı Kreon’un kızı Glauke’yi öldüren büyücü, İason’un kaypaklığının kurbanı ya da kendi kökleriyle köprüleri atmış ebedi yabancı olarak betimlenmiştir. Ancak Wolf’un Medea’sı tutkunun çaresiz tutsağı değildir ve hiçbir suç işlememiştir. Ülkesini daha yüksek ve daha insani bir medeniyet arayışıyla terk etmiş, olağanüstü güçleri ve insani kusurları olan bağımsız bir kadındır. Yazar romanı, eski tanrıça merkezli dinlerin yerini ataerkil yönetimlere bıraktığı, kralların iktidar uğruna her şeyi göze aldığı bir çağa yerleştirir. Yabancılaşmanın insan varoluşuna sindiği bu çağda, yalnızca farklı kültürler arasında değil, aynı kültürel iklimde yaşayan cinsiyetler arasında da diyalog olanaksızdır. Margaret Atwood’un “hem görüntüleri yansıtan hem de sesleri yankılayan, aynalarla kaplı bir tünel”e benzettiği romanda Wolf, iktidarın işleyişini, iktidarın baskısı altında ezilenlerin davranış biçimini farklı bakış açılarından inceleyerek, insan topluluklarındaki şiddetin kaynağına inmeye çalışır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91506</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53d085ea-54c5-47ac-8eb2-d1c86f5b7e18.jpg</image:loc>
            <image:title>Medea Sesler</image:title>
            <image:caption>Christa Wolf, 1996’da yayımlanan Medea.Sesler’de, Euripides’in tragedyasından beri defalarca işlenen hikâyeyi ele alır. Medea, hep çocuklarının canına kıyan canavar anne, kardeş katili, gönderdiği zehirli elbiseyle Korinthos Kralı Kreon’un kızı Glauke’yi öldüren büyücü, İason’un kaypaklığının kurbanı ya da kendi kökleriyle köprüleri atmış ebedi yabancı olarak betimlenmiştir. Ancak Wolf’un Medea’sı tutkunun çaresiz tutsağı değildir ve hiçbir suç işlememiştir. Ülkesini daha yüksek ve daha insani bir medeniyet arayışıyla terk etmiş, olağanüstü güçleri ve insani kusurları olan bağımsız bir kadındır. Yazar romanı, eski tanrıça merkezli dinlerin yerini ataerkil yönetimlere bıraktığı, kralların iktidar uğruna her şeyi göze aldığı bir çağa yerleştirir. Yabancılaşmanın insan varoluşuna sindiği bu çağda, yalnızca farklı kültürler arasında değil, aynı kültürel iklimde yaşayan cinsiyetler arasında da diyalog olanaksızdır. Margaret Atwood’un “hem görüntüleri yansıtan hem de sesleri yankılayan, aynalarla kaplı bir tünel”e benzettiği romanda Wolf, iktidarın işleyişini, iktidarın baskısı altında ezilenlerin davranış biçimini farklı bakış açılarından inceleyerek, insan topluluklarındaki şiddetin kaynağına inmeye çalışır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91507</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dde06922-1ecc-4bc0-aa50-f0767e353ef3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah, Anne (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ah, Anne romanı takıntılı, mazide yaşayan bir anne ile yüzü geleceğe dönük oğlu arasındaki çatışmayı konu edinir. İstanbul’un kalburüstü ailelerinden birine mensup olan Nedim, anne baskısı altında, neredeyse kimseyle görüştürülmeksizin eski usullerle büyütülmektedir. Fakat Nedim’in hayalleri büsbütün başkadır, o Batılı bir eğitim almak ister. Sonunda kazananlar oğullarını kendilerine saklayan, kendi mutluluklarından başka bir şey düşünmeyen anneler mi yoksa yenilik yanlısı sevdalılar mı olacak? Kendi kararlarını verebilen kadınlar mı yoksa evinden çıkmayarak boyun eğenler mi? Yanıtlar yaklaşık yüz yıldır dergi sayfalarında bugünün okuruyla buluşmak için bekleyen romanın satırları arasında gizli. Fazlı Necip (Selanikli) (1863/4-1932) Selanik’te doğdu. Rüştiyeyi bitirdikten sonra özel dersler aldı ve Fransızca öğrendi. İlk yazıları Gonce-i Edeb mecmuasında yayımlandı. Tercüman-ı Hakikat, Mirat-ı Âlem, Manzara, Gayret, Envâr-ı Zekâ ve Hizmet gibi gazete ve mecmualarda yazıları çıktı. Edebiyat âleminde tanınması Beşir Fuat ile mektuplaşmalarıyla oldu. Bu mektupları Beşir Fuat’ın intiharından sonra Mektubat adıyla kitaplaştırdı. 1895’te Selanik’te babasının kurduğu Asır gazetesinin 1909’a kadar başyazarlığını yaptı. II. Meşrutiyet’e kadar bu gazetede çeşitli romanları tefrika edildi ve çevirileri yayımlandı. 1903’te Avrupa’nın çeşitli şehirlerini gezdi. Bu geziye dair izlenimlerini Garba Doğru Bir Seyahat başlığıyla tefrika etti. II. Meşrutiyet sonrası Asır gazetesinin adını Yeni Asır olarak değiştirdi ve bu gazetede Küçük Hanım ve Menfi romanlarını yayımladı. Dönemin Dahiliye Nazırı Talât Paşa tarafından 1909’da Matbuat-ı Dahiliye müdürlüğüne atandı. Avrupa’ya gidip matbuat idarelerini inceledi. Döndüğünde basın kartı uygulamasını başlattı. İktidar değişince Ağustos 1912’de görevden alındı. 9 Ekim’de tutuklandı, 2 Aralık’a kadar Bekirağa Bölüğü’nde kaldı. 1 Mart 1925’te çıkarmaya başladığı Türk Hayatı mecmuasının son sayısına kadar başyazarlığını yaptı. Hayatının son dönemlerinde çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yönetici ve gönüllü olarak çalışmalar da yürütmüş olan Fazlı Necip’in seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91508</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/409a6b31-f0ba-475c-81af-594f745ce5bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur Kaçağı</image:title>
            <image:caption>Ne Vakit Maçka’dan Geçsem
Limanda Hep Gemiler Olurdu
Ağaçlar Kuşlar Gibi Gülerdi
Bir Rüzgâr Aklımı Alırdı
Sessizce Bir Cıgara Yakardın
Parmaklarımın Ucunu Yakardın
Kirpiklerini Eğerdin Bakardın
Üşürdüm İçim Ürperirdi
Felâketim Olurdu Ağlardım
Üçüncü Şahsın Şiiri ’Nden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91509</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/431037da-d941-4eb9-b052-b0fa6f6c1f84.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sözlüğüm Araçlar</image:title>
            <image:caption>İlk Sözlüğüm Araçlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91510</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/351bc628-83b0-48a1-8985-0736b9c369ff.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sözlüğüm Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>İlk Sözlüğüm Hayvanlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91511</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07c63b48-30ca-4d97-b087-cbbc7f3c432d.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sözlüğüm Meyveler Sebzeler</image:title>
            <image:caption>İlk Sözlüğüm Meyveler Sebzeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91512</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b95040f0-d4ca-4b5f-84d5-343a2c934317.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sözlüğüm Renkler Sayılar Şekiller</image:title>
            <image:caption>İlk Sözlüğüm Renkler Sayılar Şekiller</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91513</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cb3cc39-354b-4ff8-b021-028a11d09b28.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlerle Baş Başa: Sanat Nedir?</image:title>
            <image:caption>“Bir ulu ırmak akıyor insan eli ilk mağaraya ilk bizonu çizdiğinden beri”: Nâzım Hikmet’in bu güzel dizesiyle sanatın sürekliliğini vurgulayan Turgay Fişekçi, genç okurlarını sanat tarihinde keyifli bir yolculuğa çıkarıyor. Gılgamış Destanı’ndan İlyada’ya, mağara resimlerinden Picasso’ya, Don Kişot’tan 
İnce Memed’e, klasik müzikten caza, Ayasofya’dan Notre Dame Katedrali’ne sayısız uğrak var bu yolculukta... Pek çok sorunun da yanıtı veriliyor: Sanat nedir ve nasıl doğdu? Antik Çağ dünyasının yedi harikası hangileridir? Antigone’yi neden okumalıyız? Rönesans’la birlikte sanat ve yeryüzü nasıl değişti? Shakespeare neden hiç eskimiyor? Ozanlar birbirini etkiler mi? Şiir yazmayı öğrenebilir miyiz? Çok sesli müzik nedir; çok sesli müzikle demokratik toplumlar arasında bir ilişki var mı? Roman denildiğinde ne anlıyoruz? Don Kişot’tan günümüze önemli romancılar kimlerdir? Sinemaya neden “yedinci sanat” 
deniyor? Sinema bir sanatsa onun dili nedir? En önemli eserleri hangi müzelerde görebiliriz? Gençlerle Baş Başa: Sanat Nedir? hem bilgilendirici, aydınlatıcı hem de merakla okunacak bir kitap. Turgay Fişekçi, bireyin yetişmesinde, olgunlaşmasında okuma yazma, toplama çıkarma bilmek kadar önemli görüyor sanatın yerini... Yereli evrensele, tarihi bugüne bağlayan sanatsal perspektifini sade, akıcı bir dille örüyor. Gençlere kılavuzluk etmek üzere hazırlanmış, edebiyat, müzik ve sinema eserlerinden oluşan öneri listeleri kitabın sürprizleri arasında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91514</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/051a8d2c-d56c-4194-90db-c29f8260395f.jpg</image:loc>
            <image:title>Jean Jaures : Cumhuriyetçi Sosyalizmin İmkanı</image:title>
            <image:caption>Jean Jaurès: Cumhuriyetçi Sosyalizmin İmkânı, 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başlarında yürütülen toplumsal mücadelelere ve teorik tartışmalara, Türkiye’deki okurların pek aşina olmadığı önemli bir militan ve entelektüel aracılığıyla kapı aralıyor. Selman Saç, modern Fransız sosyalizminin kurucularından ve günümüzde Fransız aşırı sağından radikal soluna kadar tüm önemli politik aktörler için referans kalmayı sürdüren Jaurès sayesinde hem dönemin sosyalist dünyasının (Marksist ve Revizyonist) belli başlı tartışmalarını pratik meseleler etrafında ortaya koyuyor hem de günümüzde hâlâ anlamlı kalmayı başaran belli mücadele alanlarını (insan hakları, adalet, laiklik, sosyal haklar…) sorunsallaştırıyor. Bu açıdan zamansallığının aksine güncelliğe temas ettiği ölçüde son derece ayartıcı bir çalışmaya imza atıyor. 
 
Kitap, okuyucusuna kapitalist toplumsal formasyonu kabul etmeden, demokratik idealler ve cumhuriyetçi çerçeve ekseninde hümanist ve ahlaki bir sosyalist düzenin yaratılabileceğini göstermeyi amaçlıyor. Enternasyonalist solun entelektüel mirasını Fransa’nın toplumsal mücadeleler tarihiyle eklemleyen Jaurès’in dile getirdiği hakikat, geçmişteki bütün oligarşilerin prangalarını kıran emekçi çoğunluğun, sosyalist teorinin ışığında, geleceğin bütün oligarşik yapılarını yerle bir etmeye muktedir olduğudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91515</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/929654d4-7983-4548-8d73-d0ee9e5f6037.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlerle Baş Başa: Habercilik ve Medya</image:title>
            <image:caption>Haber alma hakkı neden vazgeçilmez bir insan hakkıdır? Gazetecilik ile demokrasi arasında nasıl bir ilişki var? Medyanın sermaye ile ilişkisi gazeteciliği nasıl etkiledi? Objektif ve tarafsız habercilik mümkün mü? Basın üzerinde sansür kurulması, gazete ve gazetecilere yapılan baskılar hep var mıydı? Dijitalleşme gazetecilik mesleğini nasıl dönüştürdü? Rekabet ve hız haber içeriklerini nasıl etkiliyor? Yeni medya nedir? Dijital mecralar acaba toplumları demokratikleştiriyor mu? Veri güvenliği neden önemli? Medyanın dili eşitsizliği nasıl yeniden üretiyor? Kamu haberciliği ve hak temelli habercilik ne demektir? Dünya tarihine geçmiş gazetecilik başarıları nelerdir? 
Vahdet Mesut Ayan, bir iletişim fakültesi öğrencisiyle sohbet eder gibi kurguladığı kitabında, geçmişten günümüze, matbaanın icadından dijital araçlara, habercilik ve medyanın gelişimini genç okurlara akıcı bir dille anlatıyor. Konusu itibarıyla dünyadaki ve Türkiye’deki pek çok önemli toplumsal-siyasal olaya da değinen bu kitap, yalnızca gazetecilikle ilgilenen gençler için değil, herkes için bilgilendirici bir içerik sunuyor. 
Halkın haber alma, bilgilenme ve gerçekleri öğrenme hakkının ne denli yaşamsal olduğunu bir kez daha anımsamak için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91516</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0750f6a-952e-41d0-8f63-ba1247c809bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Halef 2: Düşüş (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>O fırtına hiç dinmedi. 
 
Mihrinaz Akşahin, vicdanını saran zehirli sarmaşıklardan kalbini korumaya çalıştığı her gün ruhunun günahlarıyla lekelenmesine izin vermiş, ait olduğunu sandığıbataklığa geri dönmüştü. 
 
Zamir Hancıoğlu, kulakları sağır eden seslere rağmenvicdanını dinlemeye devam etmiş, zemherikaranlıklarda bile ışıklı yolundan vazgeçmemişti. 
 
Geçmişin ağlarına takılan Mihrinaz düştü. 
 
Düşü olan Zamir ise onu takip etti. 
 
“Düşlerle başlayan masal, düşüşlerle devam edenromana dönüşmüştü.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91517</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c386b02b-b30b-4b09-832f-e91f7d8465e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Babam İçin</image:title>
            <image:caption>“Babam bana hayatımın en güzel hediyesini verdi, bana inandı.” 
Sıra dışı yetiştirme tarzıyla, oğlunu antrenör gibi hayata hazırlayan bir baba ile babasının hayalini gerçekleştirmek için hiçbir mücadeleden kaçınmayan İzzet Pinto’nun hikâyesini okurken kimi zaman duygulanacak, kimi zaman hayrete düşeceksiniz. Hatta zaman zaman onun adına yorulup pes etmesini bile isteyeceksiniz. 
Onun Bangkok’taki işportacılık günlerinden, Türk dizilerini dünyaya açarak sektörde yılın adamı seçilmesine kadar uzanan inişli çıkışlı öyküsünde büyüleyici bir azmin ne mucizeler yaratabildiğine tanıklık edeceksiniz. 
 
“İflah olmaz seri girişimci, çalışkan, iyimser, cesur, pes etmeyen İzzet’in ilham veren nefes kesici hikâyesi! 
Şans kapısını çalsın diye her imkânı gören, değerlendiren, hiç yılmayan ve en önemlisi aile değerlerinden güç alan genç bir adamın hikâyesi. 
Türkiye’yi diziler yoluyla dünyaya tanıtan bu genç girişimcinin hikâyesini bir solukta okuyacaksınız! 
İyi, doğru, sağlam, BABA gibi BABA olmak neymiş tarifi bu kitapta!” 
– Leyla Alaton 
 
“Umudun, sabrın, başarının, vazgeçmeden onurlu bir şekilde yaşamanın kitabı elinizde tuttuğunuz. Samimiyetle ve dürüstçe kimsenin içini açmadığı bugünlerde size iyi gelecek, ilham verecek, hepsinden önemlisi sizi tazeleyecek bir deneyim sunuyor İzzet Pinto. Onu tanıdığınıza çok sevineceksiniz. Kendinizi iyi tanırsanız çok zor pişman olacağınız şeyler yaparsınız. Peki siz kendinize ne kadar dürüstsünüz? Şimdi kendinizi genç İzzet’in yerine koyun ve ilk sayfayı çevirin, iyi okumalar...” 
– Mert Fırat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91518</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d354a112-ad3c-4d0e-b01d-3268aeae74ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökkuşağı Kasabası’nın Berberi</image:title>
            <image:caption>Pinus Ormanlarındaki Gökkuşağı Kasabası rengârenk gülleriyle ünlü, çok güzel bir yerdi. Kasaba halkı, her yıl düzenlenen “Pinus Ormanlarının En Güzel Kasabası Yarışması” için özenle hazırlanır, saçlarını yaptırmak için mutlaka Berber Maymun&apos;un dükkânına giderlerdi. 
Hep aynı saçları yapmaktan sıkılan Berber Maymun, bir gün herkesin saçını kendi isteğine göre şekillendirmeye karar verdi. Gelen müşterilerinin saçlarını yastık gibi kabarttı, ördü, boncuklarla süsledi, rengârenk boyadı... 
Bu değişimden pek hoşlanmayan kasaba halkı Berber Maymun’a ilk başta çok kızsa da, yarışma günü karşılaştıkları sürpriz, düşüncelerini değiştirecekti. 
Farklılıkların güzelliğine işaret eden Gökkuşağı Kasabası’nın Berberi okumaya yeni başlayan küçük okurları, sımsıcak bir hikâyeyle sarmalayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91519</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b76577ba-458f-4a96-a783-1c26b2b01241.jpg</image:loc>
            <image:title>Var Bir Hayalimiz</image:title>
            <image:caption>Var Bir Hayalimiz Uğur Gökbulut – Talha Bora Öge
“Solumu sevdiklerime, yolumu ise Allah’a bıraktım.”
Nice güçlü kadınlar tanıdım. Başkalarının darmadağın olduğu fırtınalarda yılmayan, yıkılmayan kadınlar. Evet, kalın duvarları vardı ama yumuşacıktı yürekleri. Evet, yorgunlardı fazlasıyla ama yine de ışık saçardı gözleri. Kendini ezdirmeyen, sevdiklerinin üzerine titreyen, güvensizlik yaşasalar da insanlıklarından asla vazgeçmeyenlerdi onlar: hak yemeyen ve hakkını yedirmeyen kadınlar. Kaldıkları yerleri cennete çeviren ama kıymetleri bilinmeyen, sevdikleri kadar sevilmeyen ve kapattıkları kapıya asla geri dönmeyen kadınlar. Neyi eksik yaşadıysanız, eminim ki fazlasıydı hakkınız. Dilerim tez zamanda kabul olur dualarınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91520</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ada861d0-1c26-4f57-afdc-a02178debb4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın Puk (II) Kodu</image:title>
            <image:caption>Kendini tanımanı istemeselerdi, bundan binlerce yıl öncesinde inşa edilmiş bir tapınağın giriş kapısının üstüne “Kendini tanı,” yazarlar mıydı? 
Sen, Sen Değilsin! Kendini Tanı kitabını yazmamdaki asıl sebep, gerçekten kendinizi tanımanızı istememdir. Şimdi bana diyeceksiniz ki: “Zaten ben kendimi tanıyorum, sen bana nasıl yardımcı olabilirsin ki?” Böyle düşündüğünüzü hissedebiliyorum. Birçok insanın kendi varlığından bile haberdar olmayıp, yaşayıp ömür geçirdiği şu yaşam döngüsünde öyle tuhaf olaylar, sarmallar oluyor ki bunları bir bilseniz şaşırır, deyim yerindeyse küçük dilinizi yutacak hale gelirsiniz. Bu kitapla “Ben kimim?” diye sorduğunuzda hepinizden farklı cevap geleceğine eminim. Öncelikle bu dünyaya geldiyseniz elbette bunun bir sebebi ve yaşam amacınızın da bir sorgusu olmalıdır. Yaradan&apos;ın size verdiği ve sadece belli başlı elit insanların bildiği, sakladığı bu sırları öğrenmenin sizin de en doğal hakkınız olduğuna inanan insanlardan birisiyim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91521</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d4409c1-13d8-48b6-8c44-d4207c47604d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gargoyle</image:title>
            <image:caption>Annelerin çığlığı, sessizliğin içinde gökyüzüne yükselirken kimsenin duymadığı bu çığlığın nedeni olan şeytanlar, hayatlarını yaşamaya devam ediyordu. Şeytanlar yaşamaya devam ederken kederli anneler, anılarına sarılıyordu. Bu anılar, evlatları henüz anne karnındayken başlıyor ve o acıyı yaşadıkları güne kadar da devam ediyordu. Dualar döküyordu annelerin dudaklarından. Evlatları için dualar, şeytanlar için ise beddualar... Yaşlar akıyordu annelerin gözlerinden. Alev alev yanan ciğerlerin ateşiyle ısınmış, sıcacık yaşlar... 
Başkomiser Banu, ekip arkadaşları Hidayet ve Kerim ile birlikte sonu gelmeyen cinayetlerin peşine düşmüştü. Katil, bir sır perdesinin ardındaydı ve Banu, bu perdeyi kaldırmaya kararlıydı. 
Her kadın, kalbindeki sevgiyi yitirmeden ve yaşamdan zevk alarak yaşamayı hak eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91522</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e837fe1-6ce0-4b56-80d6-e4423dfa1a44.jpg</image:loc>
            <image:title>Silüet</image:title>
            <image:caption>Biz tüm seslerini duyamasak da 
Hayatın da bir melodisi var kendince. 
İçten içe duyulan, hissi yüreğe işleyen, 
Siyah beyaz gibi net çoğu zaman… 
Alacası yok… 
Hüznü de sevinci de ayrı ahenkte. 
Gölgesi de ışığı da yan yana, omuz omuza… 
Hepsi bir ses veriyor ömür denen bu besteye… 
Hayat da bir piyano… 
Ve ancak her notaya tek tek basarak öğretiyor melodisini. 
Yalnız silüetinde yaşanıyor yürekte olan. 
Bazen en tizinden vuruyor kulağımıza, 
Bazen ağır ağır yükleniyor pedallara… 
Es vermek istiyorsunuz bazen, yeri olmayan o portede, 
Her bir mısra ayrı yol oluyor size… 
Kimimiz sırtında bahar taşıyor, 
Kimimiz kar beyazı örtmüş üstüne… 
Su gibi akıp gidiyor ömür, parmaklarımız altında 
Ve tuşlar ellerimizde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91523</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71444bc3-d8ac-4bf5-bea3-63a81305d85f.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Manolya</image:title>
            <image:caption>İspanya İç Savaşı’nda Franco’cu faşist milisler tarafından öldürülen İspanyol şair ve oyun yazarı Federico García Lorca (1989-1936), trajik ölümüyle bütün dünyada politik bir figür olarak kültleşti, 20. yüzyılın belki en çok konuşulan şairi oldu.
Karanlık Manolya’da Sabri Altınel, Bilge Karasu ve Samih Rifat gibi çevirmenlerimizin Lorca’dan yaptıkları şiir çevirileri yanında, şairin Türkçede ilk kez kitaplaşan üç kısa oyunuyla bir kısa film senaryosu, meşhur duende konferansı ve desenlerinden örnekler yer alıyor. “Lorca İçin Güldeste” bölümünde ise bütün dünyadan şairlerin Lorca’yı selamladıkları şiirlerden yapılmış küçük bir seçme bulacaksınız.
“Karnındaki karanlık manolyanın
Kimseler anlamadı kokusunu.
Acıttığını kimseler bilmedi
Dişlerinle sıktığın o aşk kuşunu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91524</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25491061-6f2e-4583-8a49-37f3402d75ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Sergüzeşt</image:title>
            <image:caption>“Artık kaçacak… Artık firar edecek… Fakat gecenin devlere özgü müthiş kocaman bir şekilde göğe yayılan siyah kanatlarının altı, öyle bir küçük mahlûka sığınak olamaz. Firar edecek… Kendisince bilinmedik bir kuvvetin sevkiyle bir şey arayacak.” 
 
Osmanlı’daki ilk demokratik ideallerin esaret altındaki bir cariye üzerinden dile getirildiği Sergüzeşt, bir aşk ve hürriyet romanı. Tanzimat sonrasının özgürlük fikirleriyle büyüyen Samipaşazade Sezai, bu romanla hem siyasal hem de toplumsal yaşama damga vuran istibdadı lanetlemekle kalmaz, toplumda kadına reva görülen yeri, giderek belirginleşen sınıfsal ayrımları ve sözde aydınları da lanetler.  
 
Memleketi Kafkasya’da esir edilip köle olarak satılmak üzere İstanbul’a getirilen Dilber, zorlu esaret yıllarından ibaret çocukluğunu kalbindeki özgürlük aşkı yardımıyla güçbela atlatmışken gönlünü evin küçükbeyi Celal’e kaptırır. Evin hanımınca onaylanmayan bu aşkın önüne geçebilmek amacıyla Dilber yeniden esirciye satılır ve iki sevgili mecburen ayrılır. Yeni esaretinde daha zorlu sınavlara maruz kalan Dilber’in aklında ise sadece özgürlük ve aşkına kavuşacağı İstanbul’a dönebilme umudu vardır.  
 
Türk edebiyat tarihinin ilk büyük üslupçularından biri olarak görülen Samipaşazade’nin çarpıcı romanı Sergüzeşt’in yayımlanması sonrasında kovuşturmaya uğraması ve kendini sürgünde bulması âdeta kaderin elim bir şakası gibidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91525</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1044ee50-78a3-44f3-9a85-9841fb1f8325.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç</image:title>
            <image:caption>“Bu gökteki kuyruklu, yerdekilerin şerlerinden meydana geldi... Geçen sene Dizdariye taraflarında bir paşanın katırı doğurdu dedilerdi de inanmadıydık. İşte bakınız doğruymuş… Demek vakitler yakın... Yapı da pek çoğaldı. İşte bu birkaç şey kıyamet alametidir. Biz büyükbabalarımızdan, analarımızdan öyle işittik.” 
 
Yaşadığı çağın İstanbul’unu eserlerinde renkli, gerçekçi biçimde yansıtan Hüseyin Rahmi Gürpınar aynı zamanda, diyaloglarındaki halk ağzına gösterdiği özeni, kurguladığı mizahi alavere dalavereleri, kadın-erkek ilişkilerindeki adaletsizliğe ve hurafeye karşı alaycı yaklaşımıyla da dikkat çekmiş, bazı çalışmaları nedeniyle dönemin yönetimiyle de başı belaya girmişti. 
 
1910’lar İstanbul’unda bütün şehir ahalisi, Halley kuyruklu yıldızının Dünya’ya yaklaşacağı haberiyle panik içindedir. Batı’nın sanatına, bilimine meraklı ve çalışmalarının halk tarafından anlaşılmadığını düşünen, varlıklı ama müzmin bekâr İrfan Galip ise bir yandan çevresindekilere ilimin ışığında bu gökcisminin nasıl bir şey olduğunu açıklayıp kendince eğlenirken, diğer yandan ona mektuplar yollayan ve yazdıklarına bakılırsa tam aradığı özelliklere sahip gizemli afeti bulmaya çalışır. 
 
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın o dönem, yaklaşan Halley nedeniyle yayılan dedikodular ve hurafelerle gerçekten korkuya kapılan halka, önsözünde de seslendiği Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, edebiyatımızın en kıymetli, en muzip klasiklerinden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91526</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b98162d2-5168-4f4a-8d46-6159b6e1213f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevginin Kökleri</image:title>
            <image:caption>Sorunlarımızın ne kadarı gerçekten bize ait? 
Elinizde tuttuğunuz bu kitap, son yıllarda adını giderek daha sık duymaya başladığımız güçlü bir terapi çeşidi olan Aile Dizimi yöntemiyle bu soruya çok çarpıcı cevaplar veriyor. Hayatlarımız boyunca deneyimlediğimiz, aklımıza gelebilecek her türlü sorunun kaynağında, atalarımızın çözülmemiş meselelerinin yattığı fikrini temel alan Aile Dizimi, basit ama etkili adımlarla aile sistemlerinde yıllarca gizli kalmış kilitleri tek tek bulup çözerek içsel huzura giden yolu aydınlatıyor. Üstelik küskünlükler yerini karşılıklı saygıya, acı anlayışa bırakırken köklerimizde var olan gerçek sevgiyi deneyimlememize de olanak sağlıyor. 
Sade ve anlaşılır diliyle Sevginin Kökleri sadece bu terapi sisteminin uygulayıcısı olmak isteyenler için değil, aynı zamanda Aile Dizimi sitemini, aile dinamiklerinin temelini anlayıp öğrenmek isteyen herkes için tam anlamıyla bir kılavuz niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91527</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9bbf52b-ea82-4f34-82aa-7f16df226f7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk-ı Memnu</image:title>
            <image:caption>“Bu aşk günahının bütün yasak lezzetleri onun aşk susuzluğunu öyle kendinden geçirerek sakinleştiriyordu ki artık bu sevdanın dışında kalan hayatın ayrıntıları siliniyordu.” 
 
Halit Ziya Uşaklıgil, Türk edebiyatının ilk yetkin romanlarını üreten, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Kendisine kadar, romancı muhayyilesiyle doğmuş tek muharririmiz yoktur,” dediği, eşine rastlanmayan bir yazar. Aşk-ı Memnu ise ikonik karakterleri hafızalara kazınan ve birçok dile çevrilmiş cesur bir yasak aşk anlatısı. 
 
Adnan Bey’in Boğaziçi’ndeki bir konakta geniş ailesiyle sürdürdüğü yaşamı, Bihter isimli genç ve gözü yükseklerde bir kızın konağa hanım olarak gelmesiyle çetrefil bir hâl alır. Batılı ve toplumdan farklı bir yaşam tarzı süren, yüksek sosyeteyle içli dışlı karakterlerin psikolojik durumları gitgide değişirken Adnan Bey’in çapkın ve sıradışı yeğeni Behlül’ün, Bihter’i kendisine âşık etmesiyle ailede yaprak dökümü başlar. Yıkıma doğru ilerleyen bu skandal girdabına herkes bir ucundan dahil olur. 
 
Türk edebiyatının ilk büyük romanı olarak kabul edilen Aşk-ı Memnu, yüz yılı aşkın bir zamandan sonra hâlâ okurları etkileyebilen, zamansız bir şaheser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91528</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfb112ed-1d6a-4ce7-bdda-3c056742ea95.jpg</image:loc>
            <image:title>An ve Sızı</image:title>
            <image:caption>Hayatımızın en az bir döneminde mutlaka “gitmek” istemişizdir. Ama herkesi ve her şeyi olduğu gibi bırakıp, nereye ve nasıl olduğunu planlamaksızın, hiçbir şeyi düşünmeden gidebilmeyi kaçımız başarabilmiştir? 
Sevgili Ahmet Eren Süzgün, An ve Sızı’da bunu başarabilen bir karakteri ele alıyor. Gitmenin, uzakların kollarındaki ferahlamanın, özgürleşmenin getirdiği bilgeliğe ve değişime de bizi ortak ediyor. Kaleminin sadeliği ve güçlülüğüyle de tek kişi, sadece gidiş bileti aldığı o trene, kendisiyle birlikte okuru da bindirip yanında gezdiriyor. 
Alıp başını gidenlerin nereye gidip, neler yaşadığını hiç merak ettiniz mi? Peki şimdi bu hikâyeyle birlikte başınızı alıp gitmeye hazır mısınız? 
                                                                          _ 
“İnsanlar, sürekli istemedikleri yerlerde istemedikleri şeyleri yapıyorlar. Gitmek isteyip de gidemeyenlerle dolu bir dünyadayız sanki. Peki, yola çıkmak çözüm mü? Bunu sanırım yaşayıp göreceğim. Nereye gittiğime ve ne yapacağıma dair hiçbir fikrim yok. Zaten hayatım boyunca planlı biri olamadım ve bence bu planlı yaşamak insanların yaptığı en saçma şeylerden biri. Bilinmezliklerle dolu hayatımızda, neyin planını yapıyoruz ki! 
 Neredeyim? 
Umursamıyorum. 
Yol nereye giderse peşinden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91529</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b11047c4-6b44-4237-8f8d-b1e99ca757ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül</image:title>
            <image:caption>“Demek hayatın eylülünde de ümitsizlik ve bezginlik yerine çaba göstermek bir şeye yarayabilirdi. Gerçi bu tabii bahardaki parlaklık ve gençlik gibi olamazdı fakat hayattan daha fazlasını istememeliydi. Bu bir gençlik olamamakla beraber yine bir hayat, özellikle sakin ve hiç olmazsa rahat bir hayat olurdu.” 
 
İlk öyküsü “Düşmüş” henüz on altı yaşındayken, hayranı da olduğu Halit Ziya Uşaklıgil’in Hizmet dergisinde yayımlanan, roman ve tiyatro türlerinde de eserler veren ve yazdıkları nedeniyle ordudan men edilen Mehmet Rauf, insan zihninin dehlizlerinde dolaşan bir kalemdi. Onun karakterleri iç sesinden kurtulamayan, duygularını sorgulayan, ikircikli biçarelerdi. 
 
Suat ile kocası Süreyya’nın hayatları, pek varlıklı olmadıkları için sıkıcı bir rutinde geçmektedir. Necip ise Süreyya’nın hem akrabası hem de yakın dostudur. Suat ile Necip arasında filizlenecek yasak aşk, bu üç karakteri hiç beklemedikleri şüphelere, aydınlanmalara sürükleyecek ve her şey, genç çiftin uzun süredir tatil için kiralamayı hayal ettikleri Boğaz’daki bir yalıda daha da karmaşık bir hâle gelecektir. 
 
1900 yılında Servet-i Fünûn’da tefrika edilen, 1901’de ise kitap hâlinde yayımlanan, edebiyatımızın ilk psikolojik romanı Eylül, bağlılığın meşakkatli doğasını irdeleyen, yasak arzunun yıkıcılığına dair bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91530</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/865f092a-f7b7-453a-8e29-400762242c7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğul</image:title>
            <image:caption>2008’de ilk romanı Oscar Wao’nun Tuhaf Kısa Yaşamı’yla Pulitzer Ödülü’nü kazanan Junot Díaz, 2012’de MacArthur Dâhi Bursu’na layık görüldü. The New York Times edebiyat eleştirmeni Michiko Kakutani, Díaz’dan “günümüz edebiyatının en ayrıksı ve karşı konulamaz yeni seslerinden” diye bahsetti. Boğul, bazıları Paris Review, New Yorker, Time Out gibi saygın dergilerde de yayımlanan, İspanyolcanın İngilizceyle harmanlandığı on öyküsüyle Díaz’ı ve unutulmaz personası Yunior’u edebiyat dünyasına tanıtan melankolik bir şaheser. 
 
Biçimi bozulmuş yüzünü bir maskeyle saklayan Ysrael, aldatan baba, torbacıların büyük aşkı Aurora, Dominik Cumhuriyeti’nden New Jersey’ye uzanan bir göç rotası, temasın ve cinselliğin girift dertleri, travmalarını aşkla gömmeye uğraşanlar, Amerikan Rüyası dedikleri şu terane ve onun karşısında Amerika’nın gerçekleri. 
 
Junot Díaz’ın Boğul’u yetişkinliğin topraklarına adım atan kişinin, yabancı topraklardaki göçmenin öfkesini, neşesini, yalnızlığını, acemiliğini doğrudan yaşayan maharetli bir yazarın kitabı. 
 
“Junot Díaz dikkate değer yeni yazarlardan. Kurduğu dünya, sayfadan taşarak edebiyatımızın ve kalplerimizin kanonuna giriyor.” –Walter Mosley 
 
“Boğul muhteşem. Junot Díaz, kuvvetli, yeni, özgün bir yetenek ve bu öyküler tam anlamıyla harikulade.” –Hanif Kureishi 
v</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91532</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63d32ecf-6181-450a-88c8-f83d91ba34e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İnattır Yaşamak</image:title>
            <image:caption>Gücünü sevdiklerinden alan ve onlar için ayakta kalan kadınlara selam olsun.
Zordur içi dışı bir kadınların anlaşılması. Zordur değerlerine göre yaşayan bu kadınların kendilerini diğerlerine anlatması. Hani zorluklarda kaçmak yerine savaşmayı seçen, düştükleri dikenli yollarda kendilerine yeni yollar çizen ve yeri geldiğinde de acılarına bile gülümseyen kadınlardan bahsediyorum. Dert anlatmak için oturdukları masalardan dert dinleyerek kalkan, inandıkları bir doğru için tüm limanları bir anda yakan ve karar verip yola düştüklerinde  kimsenin gözyaşına acımayan kadınlar var diyorum. 
Yalnızlığı iliklerine kadar hissetseler de kişiliklerinden asla ödün vermeyen, ağladıklarında gözyaşlarının son damlasına kadar ağlayan, mutlu olduklarında ise herkesi kıskandıracak kadar içten gülen ve yaşadıkları tüm olumsuzluklara rağmen yine de hayattan zevk almasını bilen kadınlara sesleniyorum. Birileri tarafından değeriniz bilinmese de, unutmayın ki birilerinin olmazsa olmazısınız. Birilerinin can damarı ve hayat pınarısınız. Fırtınalarda köklerine ve sevdiklerine tutunup dimdik ayakta kalan kadınlar, Siz İyi Ki Varsınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91533</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f225640-4470-46b4-9270-b603e035c621.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadın Ağladığında</image:title>
            <image:caption>Asla büyük konuşma.
Başkasının başına gelen her şey senin de başına gelebilir.
Yokluğunun fark edilmediği, varlığının değer görmediği, başkalarının senden daha çok önemsendiği, yüzünün gülmediği yerleri ve insanları sahiplenme sakın.
Sadece başkalarının hayatlarını kolaylaştırmak için varsan ve sadece fedakârlıkların sonucunda güzel sözler duyuyorsan; yani yaptıklarınla takdir ediliyor, yapmadıklarınla eleştiriliyorsan eğer, işte o zaman sessizce kır zincirlerini, yüreğini topla ve tüm acılara elveda de. Çünkü ne senden bir tane daha var ne de yaşayacağın ömürden...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91534</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51fd4950-3e79-44ab-b82c-4066683b2f1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur’un Gözyaşları</image:title>
            <image:caption>Sırf sevdiklerin üzülmesin diye tek başına sahiplendiğin acılar vardır.
Sana anlatmadığım, anlatamadığım şeyler de var anne. Kim bilir, belki de senden öğrendim içimin fırtınalarını yüzümdeki gülümsemeyle ve dudağımdaki, “İyiyim ben,” yalanlarıyla kapatmayı. Kim bilir, belki de sen anlıyorsun gözlerimdeki acıyı. Ama ne senin sormaya dilin gidiyor ne de benim anlatmaya cesaretim yetiyor. Oysa uzanıp dizlerine, “Yoruldum artık anne!” diyerek ağlamayı ne de çok isterdim. Ama sen beni yine de iyi bil anne. Ne ben artık senin arkana saklanacak kadar küçüğüm ne de sen beni o yorgun dizlerinde taşıyabilecek kadar güçlüsün. Sebep olacağım her gözyaşına kurban olurum. Sen kendine iyi bak annem. Ben toparlanmanın yolunu nasıl olsa bir şekilde bulurum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91535</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/235364ef-b736-4b5d-ad30-a2216eca362d.jpg</image:loc>
            <image:title>Meleklerin ve Ataların Kehaneti Kartları</image:title>
            <image:caption>55 Kartlık Deste ve Rehber Kitap. 
 
Melekler hangi kültürde ortaya çıkarsa çıksın her zaman tek bir misyonları olmuştur: insanları sevmek, onlara yardım etmek ve yol göstermek. Dünyevi alanda Atalar bilgilerini, deneyimlerini ve sihirlerini bize sunan bilgeler, şifacılar ve savaşçılardır. 
Onlar sizin ne bilmeniz gerektiğini bilirler. Bu rehber kitabı, kehanet kartlarıyla size sihirli bir elin yol gösterdiği bir hayat sürmenize yardım edecek meleklerin ve ataların  gizemlerinin ve mesajlarının nasıl çözüleceğini öğrenmek için kullanın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91536</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de12628e-10ac-4665-80d1-3bccb005ec03.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Fransa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Kısa Fransa Tarihi, Kelt, Roma ve Cermen kültürleri üzerine kurulmuş bir devlet olan Fransa’nın tarihini belli bölümler halinde ele alıyor: Keltler ile Romalıların savaşları, Cermenlerin sahneye çıkışı, Karolenj ve Bourbon Hanedanları, Fransız Devrimi, Paris Komünü, Alman işgalleri, Cezayir sorunu, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci cumhuriyetler... 
Yazar Jenkins, Vercingétorix ve Charlemagne’dan De Gaulle ve Mitterand’a kadar Fransız tarihinde rol oynamış önemli askeri ve siyasal figürlerle Sarkozy ve Macron gibi neoliberalizm dönemi liderlerinin vizyon ve faaliyetlerine ışık tutuyor. 
Bu kitabı okuyarak Fransa’nın edebiyat, sanat, felsefe ve bilimde nasıl bu kadar başarılı olabildiğini ve dünya lideri vasfında ileri teknoloji firmaları çıkarabildiğini öğreneceksiniz. Ayrıca devlet yapısı ve mekanizmasının işleyişi, idare, vergi, eğitim, sağlık ve soysal güvenlik sistemleri hakkında bilgi sahibi olacaksınız. 
Fransa’yı daha yakından tanımak isteyenler kaçırmasın... 
 
“Mağara resimlerinden ekspresyonizme, krallardan cumhurbaşkanlarına, iki bin yılı kapsayan uzun, ihtiraslı ve okuması keyifli bir drama.” 
— The Publisher</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91537</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/741cb9ae-a6c8-4cbc-841c-856ac4ba0a90.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadoğu ve Modern Dünyanın İnşası</image:title>
            <image:caption>Cyrus Schayegh, Ortadoğu ve Modern Dünyanın İnşası’nda bugün Suriye, Ürdün, Lübnan ve İsrail/Filistin’in yer aldığı, Bilad’üş-Şam (Büyük Suriye) olarak bilinen bölgeyi, 20. yüzyılın başındaki olağanüstü dönüşümüyle ele alıyor. Bölgenin geçmişine uzanarak coğrafyaya farkını katan kentlere odaklanıyor önce. Bu kentlerin arasındaki iktisadi, sosyal ve siyasi bağları, bu bağları etkileyen faktörleri, sömürge devletlerin etkisini ve Osmanlı sonrası oluşan ulusdevletlerin bölgede yarattığı değişiklikleri birbirleriyle etkileşimi çerçevesine yerleştiriyor. Kentlerin, bölgelerin, devletlerin iç içe geçtiği, mekânın dönüştürücü güç olarak asıl aktör haline geldiği Ortadoğu’yu inceliyor. “Bu kitap, modern Ortadoğu’nun sosyo-mekânsal oluşumuna dair bir yorum. Köklü kentlerin ve bölgelerin dinamik modern dünya ekonomisine ve güçlü modern devletlere niçin, nasıl ve hangi aşamalarda biçim verdiğini soruyor. Buna karşılık kentler ve bölgeler yeniden nasıl biçimlendi? Ve Ortadoğu örneği bize dünyanın bütünü hakkında ne anlatıyor?” Cyrus Schayegh</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91538</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afc2df65-7a95-4384-a592-37cb0534ea76.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Adalet</image:title>
            <image:caption>“Hakikat ve adalet üstüne düşünürken anlama çabasına gözümüzün önünde on yıllar boyu cereyan eden olayları resmî yalanların konforuna sığınmadan sorgulamakla başlayabiliriz. Yaşananların hem ihlallerin öznelerine hem de kolektif olarak hepimize, tüm topluma ne yaptığını, geleceğimizi nasıl zehirlediğini görmeye çalışarak...” Emel Ataktürk Sevimli - Hafıza Merkezi Adaletin önündeki yapısal engellerden biri: cezasızlık kültürü. Suç işleyenlerin, özellikle devlet görevlisi olduklarında korunup kollanması; açılan, açılabilen davaların çeşitli engellemelerle veya zaman aşımına uğraması sağlanarak boşa çıkarılması. Bu kitap, Türkiye’nin yakın geçmişinden cezasızlık pratiğinin çarpıcı örneklerini göz önüne seriyor. Ama aynı zamanda, cezasızlık kültürüyle mücadelenin örnekleri bunlar. Hukukçular, insan hakları savunucuları, Hafıza Merkezi gibi cezasızlık pratiğine karşı bellek çalışması yürüten kuruluşlar bu ağır adaletsizliğin unutulmasına rıza göstermiyorlar. Gökçer Tahincioğlu’nun derlediği Kayıp Adalet’te, Levent Pişkin, Lice davasını; Murat Uyurkulak, Hrant Dink cinayeti davasını; Burcu Karakaş, 12 Eylül davasını; Karin Karakaşlı, Vartinis katliamı davasını; Gökçer Tahincioğlu, 2006 ilkbaharında Diyarbakır’da öldürülen çocukların davasını; Ali Duran Topuz, Berkin Elvan davasını; Yıldırım Türker, Silopi’de yataklarında uyurken öldürülen iki çocuğun davasını; Kemal Göktaş, JİTEM davalarını yazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91539</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c812d13-4edc-4ea7-a1c5-f38c816e79b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin Hakikatleri</image:title>
            <image:caption>Hakikatin çoğullaştığının söylendiği, öte yandan çoğullaşırken değerini yitirdiği ve üzerinde tepinildiği “tuhaf” zamanlarda yaşıyoruz. “Tarih nedir?” sorusunu sormaktan vazgeçmeyeceksek, tarih-hakikat ilişkisi üzerine düşünmeye devam etmeliyiz. Ferdan Ergut, Tarihin Hakikatleri’nde tarih tartışmasını edebiyat ve felsefeyi de yardıma çağırarak “yöntem” üzerinden kurguluyor. Hakikati bir mutlaklık olarak değil, “kolektif bir diyalog zemini” olarak kavrayan eser, böylelikle tarihin sosyal bilimselleşmesine, aynı zamanda sosyal bilimlerin de tarihselleşmesine katkı sunuyor ve böylece, hem tarih öğrencileri hem de sosyal bilimler ile meşgul olanlar için “başka bir tarih”in mümkün olduğunu göstererek yurttaşlık bilincinin ortak yaşamımıza yapacağı katkı üzerine de düşünmeyi öneriyor. Tarih üzerine düşünürken tarihle birlikte düşünmeye bir çağrı... “Geçmişin tecrübesini anlaşılır kılmaya çalışıyoruz. Yargıç değiliz; geçmişteki tecrübeleri, farklı insanların farklı tercihlerini, eylemlerini anlamak ve onları doğru bağlamlarına oturtmaya çalışıyoruz. Geçmişi bu yönüyle çalışmak ötekine açık olmayı en baştan zorunlu kılar. Bizler gibi olmayanı, bizler gibi düşünmeyeni ve dahası yaşadığı zaman ve mekân itibarıyla bizler gibi düşünemeyecek olanı anlamaya çalışmaktır işimiz.” Ferdan Ergut</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91540</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0af5c6e6-5fd1-48e9-a1f0-053331cf2193.jpg</image:loc>
            <image:title>Vulnus</image:title>
            <image:caption>Hiç kimsenin rahatça yerleşemediği gösterişli bir koltuğa benzer “ideal”. Hep oradaymış ve hep orada olacakmış gibi optik düzenin merkezine yerleşiktir. Bir sabitlik sunar; konfor vaat eder. Kapaktaki koltuk gibi hem gündelik ve sıradan bir nesne gibi görünür; hem de aşırı varlığıyla gündelik olanın rahatını kaçırır, göze kendi varlığını dayatır ve sembolik olarak hep erişilemez bir uzaklıkta kalır. 
Bu çalışma “idealliği” tam karşıtı olarak görülen “kırılganlık” ile birlikte tartışıyor. Ankara’dan ve Roma’dan katılımcıların anlattıkları hikâyelerde bu iki kavram, çeşit çeşit ses ve imgeye bürünerek farklı katmanlarıyla karşımıza çıkıyor. Kırılganlıklarını dile getirmeye çalışan bu hikâyelerin arka planında, toplumsalın özneyi idealliğe çağıran o gıcırtılı sesini de duyuyoruz. 
Yara, kesik, kırık, çatlak, delik… Kırılganlığın ilk akla gelen, sabit bir kırılma anında kıstırılmış imgeleri bunlar. İdeale karşı kırılganlığı, vulnus’u tanıyan bir görme rejiminde, böylesine bir sabitlemeye direnen, yaşayan ve dönüşen şeylerin bu imgelerin yerine geçebileceği umudunu taşıyor bu metin. Belki, çiçeklerin! 
—Gamze Hakverdi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91542</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8676f85-2a71-4ea7-8cc1-15083f8f3f8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kankalar - Tuhaf Gösteri</image:title>
            <image:caption>Aylin sınıftaki Göster ve Anlat saatini sabırsızlıkla bekliyordu. Gösteride yeni şarkısını söyleyecekti. Ayrıca Ozan’ın yapacağı gösteriyi de çok merak ediyordu. Sınıftaki herkes şarkı söylemiş, öykü anlatmış ya da dans etmişti. Ozan en güzel gösteriyi yapacağını söylüyor, ama ne yapacağı hakkında hiç ipucu vermiyordu. Gösterinin yapılacağı gün beklenmedik bir şey oldu ve İlkay Hanım’ın yerine başka bir öğretmen geldi. İşte o noktadan sonra işler karıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91543</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05749332-1a93-450e-830a-5cc5abdf5cbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif Öfkeli - İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Bazı günler her şey üst üste gelebilir. O gün de Elif için öyleydi. Önce anaokulunda yaptığı resmin üzerine su döküldü, sonra Deniz’le inşa ettikleri kule yıkıldı. Okuldan sonra parka gitmek istediğinde, annesi işi olduğunu söyledi. Eve döndüklerinde yaşanan birkaç olay sonrasında Elif o kadar öfkelendi ki, her an patlayacak koca bir balon gibi hissetti kendini</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91544</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61075da9-5fac-4415-9c5a-c3c997d3aa9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Kızlar Gökyüzüne</image:title>
            <image:caption>6. yüzyılda hem bütün insanlığa gönderilen Allah&apos;ın elçisi, müjdesi Hz. Muhammed&apos;i hem de 20. yüzyılda Anadolu&apos;ya bilgelikle gelen, asırlardır yok edilmeye çalışılan ülkemizi, düşman azabından kurtaran Mustafa Kemal&apos;i birlikte sevmeli, saymalı, anmalı; büyük liderlerden, öğrettiklerinden ders çıkarmalıyız. Neden bu eğiticilerin birini sevip diğerinden uzaklaşmalıyız, her ikisinden de öğreneceklerimiz olamaz mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91545</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b7b0fc1-d17e-4f50-9b91-77c4aa64cbbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanikimu</image:title>
            <image:caption>İstemem
&quot;Çay içimi&quot; gelmeni
Dökmem de içimi
Gisince ortada kalıyor döktüklerim
Gelirsen ömürlük olsun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91546</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bef4ab5d-a176-4f4b-abac-3f5c6dcc4fc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağlar İnşaat Alanında - İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Çağlar çok heyecanlıydı. Anaokulunun yan tarafındaki eski ev yıkılmış, yerine yeni bir ev yapılıyordu. Çağlar ile Pelin evin inşaatını her gün ilgiyle takip ediyorlardı. Evin temeli atıldıktan sonra duvarları örüldü, çatısı yapıldı. Evin içine sıra geldiğinde, Çağlar ile Pelin eve kimin taşınacağını merak etmeye
başladı. Acaba yeni bir arkadaş olabilir miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91547</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09909e22-c5df-4567-9f0a-dd0b0be536f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Perilerin Yolu - Winx Efsanesi Kader (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sihir doğanın bizzat kendisinde saklıdır!
Tüm dünyada milyonlarca hayranı olan Winx Kulübü çizgi filminden uyarlanan NETFLIX’in fantastik dizisi Winx Efsanesi: Kader, ilk kez genç yetişkinler için bir roman olarak karşınızda! Diziden alınan ilhamla kitaplaştırılmış bu roman, ilk sezonun bilinmeyen özel sahneleri ve dizideki karakterlerin hayat hikâyeleriyle efsaneye yepyeni bir boyut kazandırıyor.
“İçinde duyguların aktığı bir nehir var. Onu bul. Gir içine. Şüphelerini bir kenara bırak.”
Bloom, Aisha, Terra, Musa ve Stella; Alfea Uluslararası Peri Okulu’nun en yeni öğrencilerinden. Onlar içlerindeki eşsiz güçler ve doğa ile kurdukları muhteşem bağlantılar sayesinde yaşadıkları dünyaya sihir sunuyorlar. Gözleri mavi ışıltılarla dolu Su Perisi Aisha, bitkiler âleminin dilinden iyi anlayan Toprak Perisi Terra, canlıların tüm duygularını hissedebilen Zihin Perisi Musa, görünmez olabilen gösterişli Işık Perisi Stella ve Alfea’ya insanların dünyasından gelen Ateş Perisi Bloom.
Sürprizlerle dolu beş genç peri, yeni bir okula başlayan herkesin istediklerini istiyor: Kim olduklarını keşfetmek, iyi yönlerini güçlendirmek, iyi arkadaşlar edinmek ve sihirlerini geliştirmek.
Ancak bilmedikleri bir şey var: Eski bir felaket, küllerinden doğmak üzere. Herkes Yanıkların dilden dile dolaşan kötülüklerinin tarihin tozlu sayfalarında kaldığını düşünse de bu tehlikeli yaratıklar, Periler Diyarı’nın gizemli topraklarına yeniden adım attı. Ufukta büyük bir savaş görünüyor ve Alfea’nın en karanlık sırlarının açığa çıkması gereken zaman yaklaşıyor.
Winx Efsanesi: Kader; kim olduğumuzu keşfetmeye, zayıflıklarımızı kucaklamaya, güçlü yönlerimizi parlatmaya dair aşkla, dostlukla ve cesaretle örülmüş nefes kesici bir takım ruhu hikâyesi...
“&apos;Alfea’nın mezunları diyarlara hükmetti, ordular yönetti. Güçlü yadigârlar yaratıp uzun süre önce kaybolan sihri keşfettiler. Öbür Dünya’yı şekillendirdiler. Eğer burada başarılı olursan, sen de bunları yapabilirsin.&apos;
Sesi yumuşak, ciddi ve etkiliydi. Sözleri önümde başka tuhaf diyarların haritaları gibi açılıyordu. Bayan Dowling muhteşem bir işe alım konuşması yapmıştı ama ben işe alınmak istemiyordum.&quot;
Duygu ne kadar güçlüyse, sihir o kadar güçlüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91548</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60959ae5-e025-49d4-a5d0-399879ae4d76.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol Yapımı Makineleri - Dünyayı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Can, yeni bir yol inşaatına başlanacağını duyduğunda çok heyecanlandı. Babasıyla birlikte sık sık gidip yol yapımını izlediler. Yol yapılırken ne kadar çok iş makinesi çalışıyordu! Silindirler, ekskavatörler, buldozerler, asfalt döşeme makineleri hatta devasa bir tünel açma makinesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91549</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/844b3d58-144a-43b6-890f-53e5d7f6c1f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Lambası</image:title>
            <image:caption>Cenker Atila’nın ikinci şiir kitabı olan Sokak Lambası’nda toplam 33 şiir bulunmaktadır. 
C. Atila, şiirlerini bir akıma bağlı kalmaksızın, serbest ölçüde yazmayı tercih etmiştir. 
Şiirlerinin konusunu insan, insan yaşamı ve duyguları oluşturur. Fakat bu duygularda, genelde hayatın yoruculuğu, bıkkınlığı, adaletsizliği göze çarpar. Şiirlerinde genelde “yaşanamayan aşk”, “gitme”, “bırakılma” ve “yalnızlık” temaları vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91550</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f7219cd-216d-4c56-984e-4a3e9bfaae0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırlı Bahçe</image:title>
            <image:caption>Hikâyenin kilit ismi Yahya Efendi isimli bir kereste tüccarıdır. Bir Anadolu şehrine bağlı küçük bir ilçede tekerlekli sandalyeye mahkûm kızıyla birlikte hayat sürmektedir. Yaşadıkları yer, geniş bir arazi ortasında &quot;Yeni Köşk&quot; olarak adlandırılan bir yapıdır. Aynı arazi içinde bir de &quot;Eski Köşk&quot; diye anılan bir başka yapı vardır. Bu iki köşk arasındaki gizemin en büyük tanığı ise arazinin ortasında yer alan elma ağacıdır. 
Eski Köşk ne kadar hayat dolu ve yaşanılırsa, Yeni Köşk o kadar kasvet dolu ve çekilmezdir. Bir gün bu Eski Köşke bir kiracı taşınır. Namık adındaki bu kiracının gelişiyle senelerdir saklanan büyük sır gün yüzüne çıkacak, hikâyenin başkahramanları geçmişleriyle birer birer yüzleşmek zorunda kalacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91551</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/430b0382-c72d-492c-92c2-05df0bfa472c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanat Bahçesinde Uyku Zamanı</image:title>
            <image:caption>Kimler hâlâ uyanık?
Kirpi Nane, yatağına henüz yatmıştı ki bir ses duydu. Bu ses kime aitti acaba? Yataktan kalktı ve uyurgezer filin havuza düştüğünü gördü. Bu sorunu hallettikten sonra yatağına döndü, ancak sesler yine dinmedi. Küçük yarasanın ve uykusu gelmeyen yavru ayının da yardıma ihtiyacı vardı. Kirpi Nane, hayvanat bahçesi sakinlerinin uyku sorunlarını çözüp yatağına uzanabilecek mi acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91552</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/775e95b1-46a3-40b2-8935-3884f9f8735f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bir Kaplanım</image:title>
            <image:caption>Bu bir kaplan . . .
(. . . kesinlikle fare değil)
Fare, etrafındaki bütün hayvanları kendisinin kaplan olduğuna inandırmaya çalışıyor. Ama sonra gerçek bir kaplan geliyor . .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91553</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ac67355-4c63-46af-824d-007861503862.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Uykular Orman</image:title>
            <image:caption>Ormandaki canlılar uyumaya hazırlanırken, çocuklar kış uykusunu öğreniyor. Ormandaki hayvanlar kışı geçirecekleri yerlere yerleşiyor. Sen de kara ayıya, sincaba, kurbağaya ve diğer hayvanlara iyi geceler dile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91554</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/452a3a80-adc3-40e7-b3eb-08abe008be1e.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Geceler Denizatı</image:title>
            <image:caption>Denizatı uyumaya hazırlanırken, çocuklar deniz canlılarını öğreniyor. Ahtapota, denizyıldızına, mavi balinaya ve diğer su altı sakinlerine iyi geceler dile</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91555</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93b114a8-2793-4b0d-a553-79be91617669.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Kriterli Karar Verme Yöntemleri ile Güncel Uygulamalar</image:title>
            <image:caption>Moora Yöntemi ile OECD Ülkelerinin Ekonomik Performanslarına İlişkin Bir Uygulama 
Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Tasarımında AHP ve KFG Yaklaşımı: Gıda İmalat Sektöründe Bir Uygulama 
Entropi ve Gri İlişkisel Analiz Yöntemi: AB’ne Üye Ülkelerin İnsani Gelişmişlik Ölçütlerine Göre Sıralamasına İlişkin Bir Uygulama 
Mevcut ve Potansiyel Tedarikçilerin Belirlenmesinde ARAS ve GİA Yöntemleri: Süt Sektöründe Bir Uygulama 
Ülkelerin Endüstri 4.0 Seviyelerinin VIKOR Yöntemi ile Değerlendirilmesi 
Değere Dayalı Portföy Seçiminin TOPSIS ve VIKOR Yöntemleri ile R Uygulaması 
CRITIC Temelli COPRAS ve EDAS Yöntemleri ile Finansal Performans Analizi 
Dematel Yöntemi ve Pazarlama Alanında Kullanımı 
WASPAS Yöntemi ile G-20 Ülkelerinin Yeşil Büyüme Performanslarına İlişkin Bir Uygulama</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91556</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/200d82f5-2fca-45af-b2d3-7494d8dd54c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Mali İktisat Açısından Muş&apos;ta Gelişmişlik Düzeyi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm 
I-Kamu Ekonomik Faaliyetleri 
II-Özelleştirme 
İkinci Bölüm – Kalkınma Süreci ve Kamu Maliyesi Bakımından Muş’ta Hizmetlerin İncelenmesi 
I-Kamu Maliyesi Bakımından Muş’ta Hizmetlerin İncelenmesi 
Üçüncü Bölüm 
I- Kalkınma Sorunu ve Muş’un Geri Kalmasında Sosyo Ekonomik Etkenler 
II- Maliye Politikası Perspektifinde Mali Bölüşüm 
III- Kalkınma Sorunu ve Muş’un Geri Kalmasında Sosyo-Ekonomik Etkenler 
IV- Fayda-Maliyet Perspektifinde Yükseköğretim ve Muş’un Kalkınmasında Etkisi 
V- Başka Açıdan Üniversite ve Barajın Muş’un Kalkınmasında Rolü 
Dördüncü Bölüm 
I- Halkın Bakışıyla Basında Muş’ta Geri Kalmışlık (Sosyo-Politik Bir Yaklaşım) 
II- Muş’ta Sivil Toplumun Sağlık Hizmeti Talebi: Araştırma Hastanesi 
III- Malazgirt’in İl Olmasının Fayda-Maliyet Analizi Varsayımına Dayalı Bir Yaklaşım 
IV- Muş Alparslan Üniversitesi Kampüs Alanını Belirleme Raporu 
V-Muş İli Kalkınmasının Değerlendirilmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91557</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68cb0e20-c609-4bbd-ac1f-5de0b99e3794.jpg</image:loc>
            <image:title>Tedarik Zincirinin Temelleri ve Gösterge Paneli</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
BÖLÜM 1 – Tedarik Zinciri 
1.1.Temel Kavramlar 
1.2.Tedarik Zincirini Etkileyen Faktörler 
1.3.Tedarik Zincirinin İşleyişi 
1.4.Lojistik 
1.5.Son Tüketici 
1.6.Tedarik Zinciri Yönetimi 
1.7.Tedarik Zinciri Tasarımı 
1.8.Tedarik Zinciri Yönetim Süreci Aşamaları 
1.9.Tedarik Zinciri Yönetim Yaklaşımları 
1.10.Tedarik Zincirinde Ortak Karar Verme 
1.11.Tedarik Zinciri Stratejileri 
1.12. Organizasyon Stratejisi 
BÖLÜM 2 – Kavramsal Çerçeve 
2.     
2.1.Veri Bilimi nedir? 
2.2.Gösterge Paneli 
2.3.Anahtar Performans Göstergesi (KPI) 
2.4.Tedarikçi Seçim Yöntemleri 
 
BÖLÜM 3 – Gösterge Panelinin Arka Planı 
3.     
3.1.Arka Plan 
 
BÖLÜM 4 – Gösterge Panelinin Çerçevesi 
4.     
4.1.Giriş 
4.2Teorik Çerçeve 
4.3.Satın Alma Süreci Göstergelerin Üç Temel İşlevi 
4.4.Anahtar Performans Göstergeleri 
4.5.Performans Ölçümü 
4.6.İş Zekası 
4.7.Veri İşleme 
4.8.Gösterge Panelinin Geleceği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91558</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cca7a1f7-5718-4378-b917-e2ef5a339795.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Serileri Analizi ile Türkiye Tavuk Yumurtası Sektörü Üretim ve İhracat Tahmini</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.Yumurta Tavukçuluğu Sektörü 
1.1.Tavuk Yumurtası 
1.2.Yumurtacı Tavuk Cinsleri 
1.3.Salma Yumurta Tavukçuluğu 
1.4.Kafes Tavukçuluğu 
1.5.Biyogüvenlik 
2.Dünya Tavuk Yumurtası Sektörü 
2.1.Dünya Tavuk Yumurtası Üretimi 
2.2.Dünya Tavuk Yumurtası Dış Ticareti 
3.Türkiye Tavuk Yumurtası Sektörü 
3.1.Türkiye Tavuk Yumurtası Üretimi 
3.2.Türkiye Yumurtacı Tavuk Üretimi 
3.3.Türkiye’de Kişi Başına Düşen Yumurta Üretimi 
3.4.Türkiye’de Yem Hammaddeleri ve Yumurta Yemi Üretimi 
4.Türkiye Tavuk Yumurtası İhracatı 
4.1
Türkiye’nin Ülkelere Göre Yumurta İhracatı 
5.Zaman Serileri Yöntemi ile Türkiye Tavuk Yumurtası Üretim ve İhracat Tahmini 
5.1.Çalışmanın Amacı 
5.2.Materyal ve Yöntem 
5.3.Zaman Serileri 
5.4.Zaman Serileri Yöntemi ile Türkiye Tavuk Yumurtası Üretim Tahmini 
5.5.Zaman Serileri Yöntemi ile Türkiye Tavuk Yumurtası İhracatı Tahmini</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91559</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bf4a521-ec34-4318-8714-262d2defd4f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Masalcı Nine</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızın teknoloji bağımlılığına karşı Masalcı Nine’nin masal tadında verdiği mücadeleye 
siz de katılmak ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91561</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fd76f52-44aa-4411-bb8d-6262e4a5ed99.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Asya’da Çevre Sorunları</image:title>
            <image:caption>Orta Asya sahip olduğu doğal kaynaklar ve jeopolitik konum itibariyle geçmişten günümüze dünyanın en önemli merkezlerinden biri olmuştur. On dokuzuncu yüzyılda Rusların hâkimiyetine giren bölgenin doğal kaynakları, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Sovyetlerin ekonomik ve askerî hedeflerini gerçekleştirmede hoyratça kullanılmıştır. Bölgede uygulanan tarımsal projeler ve nükleer silah denemeleri günümüzde var olan çevre sorunlarının meydana gelmesinde belirleyici olmuştur. 
Bölge ülkelerinin bağımsızlıklarını kazanmalarıyla birlikte söz konusu faaliyetlerin yol açtığı çevresel sorunlar iyice gün yüzüne çıkmıştır. Bu bağlamda yabancı yazında özellikle Aral Gölü’nün küçülmesine ilişkin birçok araştırma yapılmıştır. Ancak bu çalışmanın hazırlanma sürecinde yapılan kaynak taramasında Türkçe yazında Orta Asya’daki çevre sorunlarını bütüncül ve sistematik bir şekilde ele alan araştırmaların henüz yapılmadığı ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla bu çalışmayla alan yazındaki önemli bir boşluğun doldurulması amaçlanmıştır. Elinizde tutmuş olduğunuz bu kitap Orta Asya’daki mevcut çevre sorunlarının anlaşılmasında ve çözüm önerileri sunulmasında akademisyenler, genç araştırmacılar ve karar alıcılar için önemli bir başvuru kaynağı olma özelliğine sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91563</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82c99f9d-e3df-4f1a-abbe-096fdb31aafa.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadi Gelin Yüzleşelim</image:title>
            <image:caption>Hadi Gelin Yüzleşelim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91564</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0471258b-9faa-4494-aa11-da685acb82c3.jpg</image:loc>
            <image:title>El Ele (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hayat, çeşitli duraklardan oluşan uzun bir yolculuksa, bu yolu asla yalnız yürümüyoruz. Gözlerimizi açtığımız andan itibaren, düşe kalka ilerlerken sevdiklerimiz tutuyor elimizden. Peki sen, kimlerle el elesin geleceğe yürürken?
Tülin Kozikoğlu ve Deniz Üçbaşaran’dan yaşam döngüsü ve sevgi üzerine şiirsel bir öykü: el ele.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91565</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66b200f9-9f69-475b-80a5-5c4628c94dcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Harika Bir Başlangıç</image:title>
            <image:caption>Adaletsizliği bir kez fark edince hiçbir şey eskisi gibi olamaz.
Philip&apos;in tek isteği yaz tatilini yıllar önce gittikleri Palmiye Kulüp&apos;te geçirmektir.
Çünkü beş yıldızlı o tatil köyünde yemekler sınırsız, eğlence de sonsuzdur. Dileği kabul olsa da işler bu kez umduğu gibi gitmez. Dünyayı algılamaya başlayan Philip&apos;in kafasında onlarca soru vardır.
O tatil yaparken, onunla aynı yaştaki otel görevlileri neden çalışmak zorundadır?
Annette Pehnt&apos;ten kitlesel göç ve çocuk işçiliği çağında, dayanışmayı savunan cesur bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91566</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8837146c-ee7b-4514-854f-beb36c0dde3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim İnandığım</image:title>
            <image:caption>“Tutuklanabilirim, yargılanabilirim ve hapse atılabilirim ama asla sessiz kalmayacağım; otoriteye asla razı olmayacak ve boyun eğmeyeceğim. Şu an burada bu sisteme savaş ilan ediyorum.” 
 
Emma Goldman 1869’da, bugün Litvanya sınırları içinde kalan Kovno’da doğdu. 1880’li yıllarda ABD’ye göç etti. Eylemleri nedeniyle birçok kez tutuklandı. 1919’da Rusya’ya sürüldükten uzun süre sonra tekrar ABD’ye döndü ve 1940’ta Toronto’da hayatını kaybetmesine rağmen ABD’ye gömüldü. Anarşist düşünceye yaptığı katkılarla yirminci yüzyıla damga vuran kadınlardan biri oldu. Goldman’ın zamanında çığır açan önemli metinleri bu derlemede yan yana geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91567</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40cd6760-d00e-4421-8aeb-07e7b680c8a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Karmakarışık</image:title>
            <image:caption>On altı polisiye yazarının seçme öykülerinden oluşan bir şölen. 
Neden bizde de Batı’daki gibi entrikalı cinayetler alengirli gizemler yok neden seri katil yok bizde polisiyelerimizde polisler gerçekteki gibi yansıtılmıyor ha ahaha ay öyle polisiye mi olur ayol zaten bizimkiler beceremez gizem kurgulamayı ben hiç yerli polisiye okumam şekerim gerçekçi değil bir kere hayal güçleri zayıf bu toprakların bu kentlerin bu köylerin bu coğrafyanın kokusunu dilini yüreğini canını taşıyanlardan on altı öykü polisiye suç kara karanlık umutlu umutsuz esrarengiz kaskatı buz gibi sımsıcak yumuşacık dualı büyülü fallı kahkahalı acıklı gerçekçi romantik günahkâr sapkın kahramanca fedakârca yumruk yumruğa nefes nefese 
cayır cayır… 
…ve Karmakarışık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91568</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/668c2cce-bdb4-402d-bb7d-e77d7fffd9b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Meleğin Oyunu</image:title>
            <image:caption>Uluslararası başyapıt Rüzgârın Gölgesi kitabının yazarı Carlos Ruiz Zafón, Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı’nın bu cildinde edebiyatta ve aşkta takıntıların tehlikeli doğasını anlatıyor. Kitapların büyüsü, tutku ve dostluk, baş döndürücü bir şekilde inşa edilmiş sırlar labirentinde ustaca bir hikâyeye dönüşüyor. 
Barselona’nın kalbindeki terk edilmiş bir konakta, genç bir adam olan David Martín, gecelerini şehrin yeraltı dünyası hakkında barok masallar uydurarak geçirir. Ama belki de karanlık hayalleri göründüğü kadar tuhaf değildir, çünkü evin derinliklerinde kilitli bir odada, gizemli bir ölümü ima eden fotoğraflar ve mektuplar yatmaktadır. Yavaş yavaş, bir zehir gibi, imkânsız bir aşkla boğuşmasının yanında, tuhaf evin tarihi de kemiklerine işler. Tam umutsuzluğa kapıldığı sırada hayatının teklifini alır ancak kitabı üzerinde çalışmaya başladığında, yazdıklarıyla evini kuşatan gölgeler arasında bir bağlantı olduğunu fark edecektir. 
“Meleğin Oyunu, Rüzgârın Gölgesi&apos;nden aşina olduğumuz Barselona&apos;nın o çok sevilen manzaralarından bazılarını yeniden ziyaret ediyor. Yine de bu roman kendi ayakları üzerinde duruyor, selefinin bir tamamlayıcısı, hatta muhalifi. Rüzgârın Gölgesi kitap okumanın coşkusunu kutladıysa, o zaman bu kitap – edebiyata aşkında ve arketipsel olaylarda altta kalmadan – yazmanın ıstıraplarını keşfe çıkıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91569</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ecbfcb9-b020-40e7-96ac-031e3ed7cfe1.jpg</image:loc>
            <image:title>Özdemir Asaf - Bütün Eserleri</image:title>
            <image:caption>Özdemir Asaf’ın Bütün Eserleri YKY Delta dizisinde 
Özdemir Asaf’ın şiirlerinin toplandığı Çiçek Senfonisi ile Benden Sonra Mutluluk, etikalarının, öykülerinin ve otokopi-d  
Özdemir Asaf’ın Bütün Eserleri YKY Delta dizisinde 
Özdemir Asaf’ın şiirlerinin toplandığı Çiçek Senfonisi ile Benden Sonra Mutluluk, etikalarının, öykülerinin ve otokopi-denemelerinin toplandığı Kırılmadık Bir Şey Kalmadı kitaplarından oluşan Bütün Eserleri 1336 sayfa. 
Modern Türk şiirinin en özgün isimlerinden biri olan Özdemir Asaf, şiirlerinin özü ve sesiyle, düzyazıdaki kıvraklığıyla, dönemlerin ve akımların ötesinde bir yazar. enemelerinin toplandığı Kırılmadık Bir Şey Kalmadı kitaplarından oluşan Bütün Eserleri 1336 sayfa. 
Modern Türk şiirinin en özgün isimlerinden biri olan Özdemir Asaf, şiirlerinin özü ve sesiyle, düzyazıdaki kıvraklığıyla, dönemlerin ve akımların ötesinde bir yazar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91570</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95ff5b3a-c860-4813-bccd-7a0539e0fa7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kukla Gösterisi Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk 35</image:title>
            <image:caption>Patatesböceği Domdom suçiçeği olmuş. Herkesin heyecanla beklediği kukla gösterisine gidemeyecek! 
Neyse ki harika arkadaşları var. Sevecen, Tomurcuk ve Peri Domdom’a müthiş bir sürpriz hazırladı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91571</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84bbc732-9a5c-425f-a859-d85f13e913fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Spatial Webs</image:title>
            <image:caption>Spatial Webs charts the cultural heritage and identity of Anatolia, focusing on projects that incorporate Geographic Information Systems and other analytical tools in spatially significant research into the past. An important new contribution to archaeology and cultural heritage research, the volume brings together multidisciplinary researchers engaged in creating and using spatialized data resources for interactive web-mapping applications. The topics explored include sociospatial differentiation in bostancibasi registers, identity mapping the Jewish communities of medieval Anatolia, and the Turkey Cultural Heritage Map of the Hrant Dink Foundation.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91572</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b423bad6-e3c9-4a3c-a53f-7b9a4b1276ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Europe Knows Nothing About The Orient</image:title>
            <image:caption>This remarkable work of scholarship off­ers a rarely-examined view of Orientalism: that of Ottoman and Turkish observers from over a century ago until the 1930s whose critique of the Western gaze anticipated that of Said and other modern authors. Europe Knows Nothing about the Orient constitutes a valuable addition to the slim library of responses to Orientalism from “the Orient” itself.
Rashid Khalidi
Edward Said Professor of Modern Arab Studies
Department of History, Columbia University
Europe Knows Nothing about The Orient is essential reading, compiled by Çelik with magisterial scope and erudition, and preceded by an introduction that will be a guide to scholars for generations to come. Çelik’s volume reveals a worldly, intellectual, cosmopolitan late Ottoman world, one engaged both in “projects of modernity,” and in sharp critical assessment of the assumptions of the European scholars regarding the “Orient.” It thus has the eff­ect of both contesting Orientalist theorists of the 19th century, as well as disrupting those of the 21st century, who tend to locate the enterprise of theoretical salvation of the Orient in the realm of Euro-American intellectual thought.
Jerrilynn Dodds
Harlequin Adair Dammann Professor of Islamic Studies
Sarah Lawrence College
Europe Knows Nothing about the Orient brings together eye-opening critical texts on Orientalism by angry Ottoman and Turkish intellectuals. The collection is astutely introduced by Zeynep Çelik, whose work is essential to understand the cultural modernization of the Ottoman Empire and the Middle East.
Orhan Pamuk
Since Edward Said’s germinal work defined Orientalism as a key technique of imperialism, few studies have considered local expressions of resistance to it. Framed around five themes, along with a definitive introduction, Zeynep Çelik’s masterful volume curates stories, articles, and commentaries from Turkish language-texts that lend voice to imperial and nationalist dreams. Beyond providing primary sources from the “Ottoman East” that add nuance to understandings of Orientalism as merely imposed upon unsuspecting and compliant subjects, the texts Çelik explores o­ffer fascinating reading as the selections display the richness and vigor of intellectual debates about Western cultural hegemony in late Ottoman Empire and early Turkish Republic.
Selim Kuru
Associate Professor
Near Eastern Languages and Civilization, Chair
University of Washington</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91573</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e45a9b7-09ab-4996-9af6-6e7800c715fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Sephardic Trajectories</image:title>
            <image:caption>Sephardic Trajectories brings together scholars of Ottoman history and Jewish studies to discuss how family heirlooms, papers, and memorabilia help us conceptualize the complex process of migration from the Ottoman Empire to the United States in the late 19th and early 20th centuries. To consider the shared signifi­cance of family archives in both the United States and in former Ottoman lands, the volume takes as a starting point the formation of the Sephardic Studies Digital Collection at the University of Washington, a community-led archive and the world’s fi­rst major digital repository of archival documents and recordings related to the Sephardic Jews of the Mediterranean world. Contributors reflect on the role of private collections and material objects in studying the Sephardi past, presenting case studies of Sephardic music and literature alongside discussions of the role of new media, digitization projects, investigative podcasts, and family memorabilia in preserving Ottoman Sephardic culture.
Kerem Tınaz is Assistant Professor of History at Koç University.
Oscar Aguirre-Mandujano is Assistant Professor of History at the University of Pennsylvania.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91574</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37550cbd-56fd-424c-9128-c6ae29eeef0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Glazed Wares as Cultural Agents in the Byzantine, Seljuk, and Ottoman La</image:title>
            <image:caption>This volume collects research presented at the Koç University Research Center for Anatolian Civilizations (ANAMED) 2018 international annual symposium. It brings together researchers engaged in the study of the decoration and technology of glazed pottery, ranging from the early Byzantine era to the end of the Ottoman period. Topics explored include pottery production in Constantinople, glazed ceramic production and consumption in medieval Thebes, pottery imports in Algiers during the Turkish Regency, considerations of trading routes and their influences, the relationships between Italy and the Byzantine and Ottoman world through pottery, and more.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91575</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ff32b8b-fdfd-4529-bce2-132c4f5d79d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mescid-i Aksa’nın Metafizik Sırrı</image:title>
            <image:caption>Dijital İşgal: Asıl Hedef Muallak Kayası
Kudüs zıtların uyumluluk arz ettiği ilahî bir mekândır... ‘İlahî Nur’ buradadır! Mescid-i Aksâ ise göklerin ve yerin buluşma noktasıdır... Peygamber Efendimizin miraca neden ‘Muallak Kayası’ üzerinden yükseldiği bilinmeden... Bugün yaşadıklarımızın pek çoğu anlaşılamaz... Ve İstanbul’da namaza durduğumuzda iki kıblemize birden secde ederiz... Mescid-i Haram ve Mescid-i Aksâ! Aynı yöndedirler... Alınlarımızda birbirlerine temas ederler... Hacerü’l-esved ve Muallak Kayası! Bunun içindir ki ey insanlar! Kudüs düşerse İstanbul da düşer... Ve sıra Mekke’ye gelir!
Tapınakçıların hedefi 2022’ye kadar Muallak Kayası’nın üzerine Tapınak’ı inşa etmek, İsrail Devleti’ni yıkıp yerine ‘Büyük İsrail’i kurmaktır! Tapınak onlar için ‘Modern Babil’dir... ‘Büyük Şirk’ Tapınağıdır! Arz-ı Mev’ud hayallerinin son noktasıdır! Ve bilin ki bu karanlık planın sahipleriyle, Gazze’yi bombalayanlarla, dünyaya laboratuvar virüsünü yayan şirk-etlerin hedefi aynıdır! Great Reset yani Büyük Sıfırlama’dır!
İnsanları her an mutasyon geçiren virüslerle korkutmak, evlere hapsetmek, ekranlara bağlamaktır… Özellikle yaşlıları ve çocukları tamamıyla hayattan koparmaktır... Korku pandemisini yaymak, sürekli tedirginlik yaratmaktır... Onlar, Dijital Teknolojilerinin hızına ve ‘Yapay Zekâ’larına fazlaca güvenirler. İsterler ki ‘eşref-i mahlûkat’ vasfı sıfırlansın ve insanlar DijitalDünyaDevletiYurttaşı olsun! Sokaklar, meydanlar boşalsın, herkes eve hapsolsun, kimsenin ses çıkartacak hali kalmasın, direniş kırılsın… Ve füzeler masumların üzerine atılsın! Tüm çocuklar öldürülsün! Yıllardır Ahit Sandığı bahanesiyle altı kazılan Mescid-i Aksâ, yerleştirilen sensörlere gönderilecek siber bir tetikleme ile yıkılsın! Olduğu yere çöksün, kendiliğinden yıkıldı densin!
Evet, tam da bu tehlikelere dikkat çekmek için yazdık bu kitabı... Bilginin Tevhidi için... Büyük resmi tamamlayabilmeniz için!.. Kudüs’ün, Mescid-i Aksâ’nın... ‘Muallak Kayası’nın metafizik sırlarına, konuyla ilgili tüm kozmik bilgilere vakıf olabilmeniz için... Ve umudu, direnişi diri tutmak için… Şirk-etler ne yaparlarsa yapsınlar, Rabbimizin nurunu tamamlayacağından emin olmanız için... Kalplerinizde o Muallak Kayası’ndan bir parça taşıdığınızı hatırlatmak için…
Tam da şu zamanda! Kalbinizin muallak kayasının üzerinde kendi miracınızı başlatmanız için!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91576</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc87c619-51dc-47bd-ae59-b457626ebf62.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Messi</image:title>
            <image:caption>• Poster Hediyeli
Kendime inandım. Daima ne istediğimi ve ne istemediğimi iyi biliyorum. Başarmak istedim ve ne gerekirse yaptım. Başarılı hayatımı sürdürmek için de ne gerekirse yaptım. En iyi olduğumda da rahatlamadım  Zafere doymadım. “Zaten en iyisi benim,” demedim.
Daha iyisi olmaya çabaladım.
Her an daha iyisi olmaya devam ediyorum.
Sen de başaracaksın.
İnan, çalış ve vazgeçme…
Lionel Messi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91577</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c680190-45f0-4d93-a582-865591e15213.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Salah</image:title>
            <image:caption>• Poster Hediyeli
Başarı sırrım, iyi olduğuma inanmamdı.
Ben kendime inanmazsam kimseyi başarılı olacağıma inandıramazdım.
Daima daha iyi olma hırsım var. Kendimle yarışıyorum. Daha yükseğe sıçramak,
topa herkesten daha çok sert vurmak ya da herkesten daha çabuk
hareket etmek benim için hedeftir.
Tek hedefin başarmak, kazanmak olmalı. Bu hedefe götüren yolda tüm engelleri aşmak için kendine inanmak, senin yolculuğunu kolaylaştıracaktır.
Sen de başaracaksın. İnan, çalış ve vazgeçme…
Muhammed Salah</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91578</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cfb276d-f65e-4dd3-bb70-32ff5b69a9f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkusuz Ronaldo</image:title>
            <image:caption>• Poster Hediyeli Ünlü sporcuların hayatlarını yaşadıkları evleri, kullandıkları arabaları, ünlü insanların arkadaşı olmaları, istedikleri zaman istedikleri yere ulaşabilir olmaları hayranlıkla izlenecek bir şey. Eminim senin de hayranı olduğun bolca ünlü insan vardır. Keşke yerinde olsam dediklerin vardır. Benim de vardı. Ünlü sporcuların yerinde olmak için spora adanmış bir hayatının olması gerektiğini biliyor olman gerekir. İnan, çalış ve vazgeçme… Cristiano Ronaldo</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91579</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2ba2ad5-6c0e-4a8e-9dd5-3e3f2db54c22.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens Mbappe</image:title>
            <image:caption>• Poster Hediyeli Gelişime inanıyorum. Her zaman gelişecek bir nokta vardır. Hem millî takımda, hem PSG&apos;de birçok tecrübeli oyuncuyla oynadım. Çok ileri yaşlarda bile kendini geliştirmeye, öğrenmeye çalışan oyuncular gördüm. Öğrenmek, yenilenme ve gelişim kesinlikle bir insanın hayatının sonuna kadar olmalı. Tek hedefin başarmak, kazanmaksa gelişime ve yeniliklere de açık olmalısın. Bu hedefe götüren yolda tüm engelleri aşmak için kendine inanmak, senin yolculuğunu kolaylaştıracaktır. Ben inandım ve başardım. Sen de başaracaksın. İnan, çalış ve vazgeçme… Kylian Mbappé</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91580</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53e9b8e3-1cd4-4fa1-9096-4efc23887d48.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirbaz Neymar</image:title>
            <image:caption>• Poster Hediyeli
Tüm ünlüler doğdukları günden itibaren büyük imkânlar ve zenginlikler içinde yaşamadılar.
Ünlü ve başarılı olmak için paranın gücünden çok, kendilerine olan inançları, azimleri ve disiplinli yaşam şeklini benimsemeleri işe yaradı. Bazen yara alsalar da sakatlansalar da, bolca ter ve gözyaşı dökseler de direndiler. Her zaman sevilmeseler, alkışlanmasalar da vazgeçmediler.
Ben, bu yolu kendim için seçtim.
Başardım. Sen de başaracaksın.
İnan, çalış ve vazgeçme…
Neymar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91581</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a185124-0275-46a4-8a45-12741debcb72.jpg</image:loc>
            <image:title>Hellenika</image:title>
            <image:caption>Bilimsel tarih yazıcılığının öncüsü olarak kabul edilen Thukydides’in tarihçiliğinden büyük ölçüde etkilenmiş Ksenophon’un kaleme aldığı Hellenika, Thukydides’in Peloponnesos Savaşlarını anlattığı eserinin devamı niteliğindedir. Olayları tarafsız bir biçimde ele almaya çalışan Ksenophon, Hellen kent devletlerinin MÖ 5. yüzyıl sonları ile 4. yüzyılın yaklaşık ilk yarısındaki durumunu ve Yunan anakarası ile Anadolu’da meydana gelmiş olayları kronolojik bir şekilde aktarır. Zaferlerle ve hezimetlerle dolu 50 yıllık fırtınalı bir dönemi anlatan parlak tarihçi, hem tarihi hem de hatıraları birleştirerek kriz dönemindeki Yunanların portresini ortaya koyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91582</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/048e308d-722c-4fec-92f9-44eb614ebd18.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Tekstil Ve Eğitim Sektöründe Gaziantepli Bir Öncü Cemil Alevli</image:title>
            <image:caption>Kimdir Cemil Alevli? 
 
“Gazi” unvanını hakkıyla kazanarak Gaziantep adını almış, ilk söylenişiyle “Ayntablı” köklü bir ailenin çocuğudur. Gençliğinin baharında Fransız işgaline karşı savaşarak şehrinin edindiği unvanda bizzat pay sahibi olmuş; Devletin kıt kanaat bütçesiyle, Almanya’ya yükseköğrenime gönderilmiş; “Almanya’da kal” tekliflerini elinin tersiyle iterek bütün hayatını adayacağı memleketi Antep’e dönüp işe koyulmuş; Devletten tek kuruş almadan, dişiyle tırnağıyla oluşturduğu sermayesiyle kurduğu fabrikasında sektörüne öncülük etmiş; İdeallerini gerçekleştirme yolunda bıkıp usanmadan çalışıp, hayatının son on yılında da varını yoğunu Türkiye’nin yerel sermaye ile açılmış ilk özel okullarından biri olan Gaziantep Koleji’ne yatırarak eğitim alanında da çığır açmış bir kişidir. 
 
Cemil Alevli, hayalini kurduğu fabrika için yıllar boyunca canını dişine takarak çalıştı, sermaye edindi. Bin bir zorlukla makinelerini kurduktan sonra çalıştıracak işçi bulamadı. 1932 yılında Gaziantep’te tekstil işçisi yoktu çünkü. Yılmadı, hayvancılıktan başka iş bilmeyen konargöçer aşiret mensuplarını eğiterek, tekstil ve makine ustası haline getirdi. 
 
Cemil Alevli, Antep’i işgal eden Fransızlara karşı direnişçi; Kurtuluş Savaşı sonrasında Atatürk’ün talimatıyla Almanya’ya tekstil tahsiline gönderilen öğrenci; Çukurova İplik ve Santral Mensucat’tan sonra Türkiye’nin üçüncü, Gaziantep’in ilk iplik fabrikasının kurucusu, sanayici; Mükemmel bir aile reisi, dost ve 
arkadaş canlısı olmanın yanı sıra, idealist bir vatandaş, girişimci, politikacı, eğitim sevdalısı, Atatürk’ün hayalindeki Türk gencinin en güzel örneğiydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91583</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fec2b4b5-2832-4d54-a5b5-d13707d9c087.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhalif Sesler Kitabı</image:title>
            <image:caption>“En güçlü silah sözcükler ve fikirlerdir.” 
 
Spartaküs’ten Bağdat’ta Bush’a ayakkabı fırlatan protestocuya kadar tarih boyunca  her çağda ve her kıtada insanlar krallara ve iktidarlara karşı mücadele etmiş, isyanın sesini duyurmuşlardır. Kimi zaman toplumu cesaretlendirmiş, kimi zaman da yıllar sonra alevlenecek isyanlara esin kaynağı olmuşlardır. Muhalif sesler Antik Yunan’dan Çin’e, oradan Mısır’a kadar yankılanmış, İslam ve Musevilikte şair ve filozofların sesine ses katmıştır. Arap kölelerin isyanlarında ve ortaçağdaki Osmanlı karşıtı ayaklanmalarda da yükselen bu muhalif sesler modern çağın başlangıcında Hollanda ve İngiliz devrimlerinde yükselmiş, Fransız, Haiti, Amerikan, Rus ve Çin devrimlerinde katlanarak büyümüştür. Savaş ve ekonomik baskıya karşı direnen sesler yakın dönemde Beijing’den Kahire’ye, Moskova’dan New York City’ye savaş meydanlarında ve kamusal alanlarda adalet ve özgürlüğü haykırmıştır. 
Küresel ölçekli bir antoloji olan MUHALİF SESLER KİTABI, söylevler ve broşürler, şiirler ve şarkılar, oyunlar ve manifestolar aracılığıyla insanlık tarihinin her çağından muhalif seslere yer veriyor. Her dönemin kendi put-kırıcıları vardır fakat bunların en büyükleri direnişlerini seleflerinin sözleri ve eylemleri üzerine inşa ederler. MUHALİF SESLER KİTABI en güçlü silahın sözcükler ve fikirler olduğunu bilen tüm direnişçilerin cephanesine katkıda bulunacak dev bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91584</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cbef682-4fe6-4364-b854-cdd6e3da9af6.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarabiliriz: Demokratik Bir Anayasa Önerisi</image:title>
            <image:caption>Hukukçu Ece Güner Toprak, 2017 referandumundan önce Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne karşı toplumu ilk uyaranlardan olmuştu. O dönem, tabloları, yazıları, ilk kitabı ve yalın anlatımıyla kitlelere ulaştı. Başarabiliriz: Demokratik Bir Anayasa Önerisi de yine somut, sade ve anlaşılır önerileriyle, yalnızca hukukçular için değil, herkes için yazılmış bir kitap. 
“Bu kitabı, çocuğuna çikolata alamayan anne-baba için, umudunu kaybetmiş milyonlarca genç için, haksızlığa uğramış herkes için yazdım. Ülkemiz; ekonomi, demokrasi, adalet, devletin kurumsal yapısı gibi pek çok alanda ağır krizde. Artık herkes ‘sistemin’ iyi gelmediğinin farkında ve çare nedir, bir alternatif var mı diye merak ediyor. Bu, bir umut kitabıdır: Evet, çare var; evet, alternatif var. Hukuk, ekonomiyi de iyileştirecektir. 
 
Bu kitap somut, gerçekçi, ayrıntılı, demokratik bir anayasa reformu önerisidir. Güçlendirilmiş parlamenter sistem önerisidir. Bu kitap aynı zamanda, 21. yüzyılı yakalamak için, Cumhuriyetimizin ilkeleriyle uyumlu bir vizyon ve kilit yapısal reform önerileri içermektedir. 
 
Tek inanmamız gereken şudur: Başarabiliriz!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91585</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d38c44a-dfb9-47f7-a76d-b7374f00cab4.jpg</image:loc>
            <image:title>İlhan Koman Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Çalışmaları 1950’lerden itibaren uluslararası yayınlarda değerlendirilen, Venedik, São Paulo Bienali’nde gösterilen, MoMA’dan Moderna Museet’e kadar birçok önemli müze koleksiyonunda temsil edilen Koman, özellikle İsveç’te kamusal alanlarda gerçekleştirdiği heykelleriyle dünya sanat tarihine geçmiş bir yaratıcıdır. Aynı zamanda Hulda adlı teknesini Türkiye ve Avrupa’nın yaratıcı insanlarıyla birlikte bir evden çok, kendine ait bir dünyaya dönüştüren bir derviştir. 
İlhan Koman’ın geliştirdiği formların çekiciliği, hangi malzemeyi kullanırsa kullansın mükemmel bir el emeği, bilek gücünün eseri oldukları için izleyenlerde dokunma duygusunu tetikleyen bir büyüye sahip olmalarında yatar. Onun Türk, Fransız ve İsveç kültürlerini akıl almaz biçimde harmanlayarak oluşturduğu kültürlerarası yaşam, üretim ve paylaşıma açma süreçleri eşsizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91586</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1971eee9-bdc6-4ffa-aeb6-7293b7ec1e75.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka</image:title>
            <image:caption>Bazı şeyler var hayatta, insan yapana kadar yapabileceğini bilmiyor. Daha fenası, inanmıyor da elinden gelebileceklere. Çizeceği resimlere, söyleyebileceği şarkılara, anlatacağı hikâyelere inanası gelmiyor. Kendini bitmiş, elindekiler çoktan tükenmiş gibi hissediyor. Oysa hepimizin içinde, coşkuyla açabilmek için doğru topraklara ekilmeyi bekleyen tohumlar uyuyor. 
 
Sakin ve Yakın kitaplarının yazarı Ege Soley’le bu kez “bambaşka” bir yolculuğa çıkıyoruz. İngiltere’de siyaset eğitiminin ardından her şeye sıfırdan başlama kararıyla, kendini Paris’te bir çiçekçide çırak olarak çalışırken bulan Ege’nin deneyimleri, bize bu mesleğin hiç tahmin edilemeyecek kapılarını aralarken hayata her an yeniden başlamanın da mümkün olduğunu hatırlatıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91587</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/319c5cf3-517b-436d-b499-e250e5a83dd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Keskin Nişancı</image:title>
            <image:caption>“Yok!” demişti gece, uyku tulumunda kımıldanırken, o kadar yakınında olmak istemezdi ölümün. Onun uzaktan ve biraz da şeklen olmasını yeğlerdi. Kesinlikle istemiyordu bunu. Korkuyor muydu? Belki… Ama o asıl biraz öncesini, avın az sonra ne yapacağını bildiği, nefeslerinin aynılaştığı, birbirlerine teslim oldukları anı seviyordu. 
 
Kimin, ne zaman ve hangi sokakta vurularak öleceğinin bilinmediği yeni bir dünyada, hayat olağan akışında sürüp gitmektedir. Keskin nişancı, verilen görevi yerine getirmek üzere bir binanın çatısına yerleşir ve süre işlemeye başlar. Bu sefer kaç kişiyi öldürecektir?  
 
Cem Selcen’in yeni romanı, bireyin her an yok olabileceği muhtemel bir gelecekte, Türkçe edebiyatta örneğine az rastlanan türde distopik bir evrende geçiyor. Dakika dakika akan incelikli kurgusuyla Keskin Nişancı aynı zamanda umutsuzluğa karşı bir direniş anlatısı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91588</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bdf2587-3d0a-45b4-b05d-688fcb758360.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuzluğun İlk Günü</image:title>
            <image:caption>Her şey bitiyor. 
MÖ 536 
Güneş soluyor. Çalgılar susuyor. Fırtına yaklaşıyor. Kehanet gerçek oluyor. Yeryüzünün en ihtişamlı krallığı Lidya’nın saltanatı çatırdıyor. Prenses ardına bakmadan koşuyor. 
1698 
Akdeniz’de bir ada. Kandiller geceyi aydınlatıyor. Genç bir adam kendi hayatını kurtarmak için celladının hayatını kurtarmak  
zorunda. Afrika ağlıyor. 
1915 
Kalküta’da bir masalcı, masallara inanan bir âşık. Yeni Zelanda’da yarım kalan bir aşk. Gelibolu’da bir derviş. Bazı masallar ölümü anlatır, olsun. Âşıklar ölmez.
2003 
Amerika yükseliyor. Düşenlerin üstüne basa basa. Bir kadın iki kere âşık olur. Biri babası, biri öteki yarısı. Herkesin bir sırrı vardır, mezarlar o yüzden derin kazılır.  
2099 
İklim felaketi. Yapay zekâ. Savaş. Susuzluk. Göç. Uzay kolonileri. Küresel pandemi. Dünya kaybediyor. Gidenler kurtuluyor, kalanlar ölüyor. Nüfus sıfır. 
 Her şey yeni başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91589</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb61a4ec-de55-42d4-955d-1887c5fff702.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Türleriyle Yakın Temas</image:title>
            <image:caption>Tarihin herhangi bir döneminde “yamyam” insan toplulukları var mıydı? Tekeşlilik ve babalık nasıl doğdu? İnsanın alametifarikası olan büyük beyin ve iki ayak üstünde yürüme bize nelere mal oldu? Ete olan düşkünlüğümüz nasıl ortaya çıktı? Farklı bölgelerdeki insanların ten renkleri neden ve nasıl farklılaştı? Uzun ömürlü büyükanneler insan toplumuna neler kattı? Neandertallerle aramızda nasıl bir ilişki vardı? Medeniyetin gelişmesiyle birlikte tıp ve teknolojideki ilerlemeler evrim sürecimizi nasıl etkiledi?
Koreli paleoantropolog Sang-Hee Lee, okurla sohbet havasında kaleme aldığı yazılardan oluşan bu kitapta insanın evrimiyle ilgili kilit sorulara aydınlatıcı cevaplar sunuyor.
“Bu kitaptaki yirmi iki hikâye sınıfta öğrencilerle girdiğim diyaloglardan ve doğrudan veya dolaylı olarak yaşadığım anlardan esinlenilerek yazıldı. Hikâyeler eğlenceli ve ilgi çekici olduğunu umduğum bir şekilde, makale formatında kaleme alındı. Bu konuları paleoantropoloji hakkında hiç bilgisi olmayanların da anlayabilecekleri şekilde açıklamaya çalıştım. İnsanlığın kökenlerinin izini süren bu heyecan verici yolculukta bana eşlik etmeye davet ediyorum sizi.”
YAZAR HAKKINDA: Koreli paleoantropolog Sang-Hee Lee, Seul’de doğdu. Seul Ulusal Üniversitesi’nde arkeoloji eğitimi gördükten sonra Michigan Üniversitesi’nde antropoloji mastırı ve doktorası yaptı. 2001 yılında Riverside Kaliforniya Üniversitesi öğretim kadrosuna katılan Lee halen aynı üniversitede antropoloji profesörü olarak hizmet veriyor. Çeşitli bilim dergilerinde yayımlanan çok sayıda makaleye imza atan Lee araştırmalarında cinsel dimorfizm, beyin büyüklüğünün evrimi, uzun ömür ve Kuzeydoğu Asya’da insan evrimi gibi konulara odaklanıyor. Amerikan Bilimsel Gelişme Birliği ve Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi üyesi yazarın İnsan Türleriyle Yakın Temas adlı kitabı Amerikan Antropoloji Derneği’nin W.W. Howells Kitap Ödülü’ne (2018) ve Emory Elliott Kitap Ödülü’ne (2018) layık görülmüştür.
Koreli bilim muhabiri ve yazar Shin-Young Yoon, ülkesinin en prestijli bilim dergilerinden Gwa Hak Dong-A’nın baş editörüdür ve birçok ödüle layık görülmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91590</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3295a0e6-acd8-42bf-8dfc-80256cbe1643.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluğa Övgü</image:title>
            <image:caption>Kim mutlu olmayı istemez? Ama onu nasıl bulacağımızı, nasıl koruyacağımızı ve hatta nasıl tasvir edeceğimizi bilemeyiz.  
Mutluluk çaba gerektiren, insanı rahatlatan ve herkes tarafından erişilebilen bir şey olarak tanımlanabilir mi? Mutluluğu dışarıda aramak yerine, kendi içimizde mi aramalıyız? Mutluluk kısa süren zevklerle yakalanabilir mi? Yoksa mutluluk, kişisel olmaktan çok şefkat uyandıran, diğer insanların iyiliğini isteyen bir duygu mudur? Gerçekten mutluysak dünyayı değiştirebilir miyiz? İnsanlara duyduğumuz şefkat, nefreti sona erdirme ve sevmediğimiz insanları bile mutlu etme düşüncesine dönüşebilir mi? 
 
“Dünyanın en mutlu insanı” olduğu sinirbilim ölçümlemeleriyle de kanıtlanmış olan Fransız Budist keşiş Matthieu Ricard, bu kitapta kendi mutsuzluğundan yola çıkarak bulduğu  
mutluluk formülünü paylaşıyor bizimle. Fransa&apos;nın en önemli üniversitelerinden birinde moleküler biyoloji alanında yıldızı parlak bir bilim insanı iken bir anda her şeyi bırakıp tası tarağı toplayarak Hindistan ve Tibet&apos;e doğru uzun bir yolculuğa çıkıyor Ricard. Onun mutsuzluğuna çare arayışının bir sonucu olan bu kitap ise, bizim için mutluluğa ulaşmanın yol haritası oluyor.  
Ve işe mutluluğun ne olduğunu anlayarak başlıyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91591</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ae97b94-e32e-4e36-881e-6afb151672f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavistock - Dünyayı Yöneten Örgüt ve Atatürk Türkiyesine Etkileri</image:title>
            <image:caption>avistock - Dünyayı Yöneten Örgüt ve Atatürk Türkiyesine Etkileri
İllümanati Zihin Kontrol (Mind Kontrol MK. Projesi)
Gizli Örgütler Uzaktan Nörol Denetim Özel Askeri Şirketler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91592</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ce88973-4bed-422b-8a40-83cba808cfef.jpg</image:loc>
            <image:title>Terör Terörizm ve Ayrılıkçı Kürt Sorunu</image:title>
            <image:caption>Terör Terörizm ve Ayrılıkçı Kürt Sorunu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91593</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9d9c487-c67f-4309-8abc-78527eb4c492.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Birliği Gerçekleşiyor</image:title>
            <image:caption>Türk Birliği Gerçekleşiyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91594</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95dd22d7-fe60-4416-9999-c86968605df6.jpg</image:loc>
            <image:title>Turkish-American Relations: A Focused Study of International Affairs</image:title>
            <image:caption>Turkish-American Relations: A Focused Study of International Affairs</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91595</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed48662b-aa83-478b-a7ed-4de28d03380e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunanistanda Unuttuğumuz Türkler - Batı Trakya Türkleri ve Ege Adaları Türkleri</image:title>
            <image:caption>Yunanistanda Unuttuğumuz Türkler - Batı Trakya Türkleri ve Ege Adaları Türkleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91596</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/102b1621-6357-4a2b-9771-1af0c395f9f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişimden Dönüşüme Sosyal Bilimlerde Yeni Normlar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Stratejik Karar Alma Sürecinin Dijital Dönüşümü ve Yapay Zeka 
Endüstri 4.0 ve Toplum 5.0’a Geçiş Sürecinde Sosyal İnovasyon’un Rolü 
Endüstri 4.0 ve Covid-19 Pandemisi Sürecinde Örgütlerde Yeniden Yapılanma ve Geride Kalanların Yönetimi 
Covid-19 Pandemi Sürecinin Bilimsel Etkinliklere Etkisi 
İnovasyon ve Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları İlişkisi: OECD Ülkeleri Üzerine Panel Nedensellik Analizi 
Yeniliklerin Ekonomik Büyüme ve Kalkınmadaki Yeri: Türkiye ve Alt Bölgeler Bazında Tanımsal Analizler 
Lojistik Hinterlant ve Konteyner Limanları: İskenderun ve Mersin Limanları İncelenmesi 
Türkiye’de Endüstri 4.0 Uygulamalarının İnşaat Sektörü Üzerine Etkisinin Pestel Analizi ile Değerlendirilmesi: Elazığ İli Örneği 
OECD Ülkelerinde Erkek ve Kadın İş Gücü İçin İşsizlik Histerisinin Geçerliliği Üzerine Panel Veri Analizi  
Sağlık Sistemi Kamu-Özel Ortaklıklarındaki Riskler: Kırgızistan Örneği 
Mobil İletişim Sektöründe Fiyat İndirimleri, Tüketici İlgilenimi ve Marka Değeri: Tüketici İlgileniminin Aracılık Rolü 
Üniversite Öğrencilerinin Çevrimiçi Alışveriş Yapmalarında Etkili Faktörlerin Belirlenmesi: Hazır Gıda Örneği   
Ergenlerde Duygu Düzenleme 
İşyeri Nezaketsizliğinin Zorunlu Vatandaşlık Davranışı Üzerindeki Etkisi 
Örgütsel Destek, Duygusal Bağlılık, Bilgi Paylaşım Niyeti ve Bilgi Paylaşım Davranışı İlişkisi 
 Dünya Bilimcilerinin Faizsiz Finansal Piyasalara Kavramsal Yaklaşımları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91597</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10c46e51-5494-41fb-ab16-9361843ff008.jpg</image:loc>
            <image:title>Denetimde Seçme Konular 7 Bağımsız Denetim - İç Kontrol İç Denetim</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
I. KISIM – Bağımsız Denetim 
Bağımsız Denetimde Akıllı Süreç Otomasyonu Uygulamaları 
Bankacılık Sektöründe Olumlu Görüş Dışında Görüş Verilmesine Neden Olan Finansal İşlemler 
BDS 706 Kapsamında Dikkat Çekilen Hususlar ve Diğer Hususlar Paragraflarının Denetçi Görüşü ile İlgililiği Açısından Analizi: BİST Şirketlerinde Bir İnceleme 
Denetim Faaliyetlerinde Dijital Dönüşüm Teknolojilerinin Kullanımı: Pandemi Sürecinde Fırsatlar ve Tehditler 
Sinyal Teorisi-Bağımsız Denetim Kalitesi İlişkisi ve Sonuçları 
Pandemi Döneminde Bağımsız Denetim Standartlarının Uygulanmasında Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri   
I. KISIM – İç Kontrol İç Denetim 
Türkiye’de İç Denetimde Merkezi Uyumlaştırmanın Rolü: Kamu İç Denetçileri Üzerinde Bir Araştırma 
Bilgisayar Destekli İç Denetim Teknikleri: Turizm Sektörü Uygulaması 
İç Kontrolde Etkinliği Sağlamada Yapay Zekanın Önemi 
COSO İç Kontrol Modelinin Finansal Raporlamanın Doğruluğunu ve Güvenirliğini Sağlamadaki Rolü 
Kritik Bir Risk Faktörü Olarak Tedarik Zinciri Kesintilerinin İç Denetim Bakış Açısı ile Değerlendirilmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91598</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aac15462-aa87-4ba9-807e-1c421652f896.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Muhasebe Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm – Kavramsal Çerçeve 
İkinci Bölüm – Elektronik Fatura (E-Fatura) 
Üçüncü Bölüm – Elektronik Arşiv Fatura (E-Arşiv Fatura) 
Dördüncü Bölüm – Elektronik İrsaliye (E-İrsaliye) 
Beşinci Bölüm – Elektronik Serbest Meslek Makbuzu (E-SMM) 
Altıncı Bölüm – Elektronik Müstahsil Makbuzu 
Yedinci Bölüm – Elektronik Gider Pusulası 
Sekizinci Bölüm – Elektronik Bilet 
Dokuzuncu Bölüm – Elektronik Sigorta Komisyon Gider Belgesi 
Onuncu Bölüm – Elektronik Sigorta Poliçesi 
On Birinci Bölüm – Elektronik Döviz Alım Satım Belgesi 
On İkinci Bölüm – Elektronik Banka Dekontu 
On Üçüncü Bölüm – Elektronik Adisyon Belgesi 
On Dördüncü Bölüm – Elektronik Defter (E-Defter) 
On Beşinci Bölüm – Defter-Beyan Sistemi 
On Altıncı Bölüm – E-Defter İnceleme Süreci 
On Yedinci Bölüm – Elektronik Mali Uygulamalar Davaları 
On Sekizinci Bölüm – Yeni Teknolojilerin Muhasebeye Etkisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91599</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1d80e6c-9035-46ba-8f45-7957d59774c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hint-Rus İlişkileri: Sömürgecilikten Soğuk Savaş Sonrasına</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm 
Hint-Rus İlişkilerinin Tarihsel Bağlamı 
1.1.Sömürgecilik Dönemi ve Hindistan’ın Bağımsızlığını Kazanması 
1.2.Soğuk Savaş Dönemi Hint-Rus İlişkileri 
1.3.Sovyet Sonrası Dönemde Hint-Rus İlişkileri 
İkinci Bölüm 
Hint-Rus İlişkilerinin Farklı Boyutları 
2.    
2.1.Ekonomik ve Ticari İlişkiler 
2.2.Askeri – Teknik Alanda İlişkiler 
2.3. Enerji ve Uzay Alanında İlişkiler 
Üçüncü Bölüm 
Uluslararası Sistemde Hint-Rus İlişkileri 
3.     
3.1.Nükleer Enerji ve Silahlanma 
3.2.Terörizm ve Bölgesel Problemlerde Entegrasyon 
3.3. Bölgesel Oluşumlar ve Uluslararası Örgütler Kapsamında Hint-Rus İş Birliği 
3.4. Orta Asya’da İş Birliği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91600</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1069f9b8-aaac-49cd-818d-c838cb4a461b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bükreş’te Devrim Olurken - Mirabela</image:title>
            <image:caption>Bükreş’te Devrim Olurken - Mirabela</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91601</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0f66556-0a14-4b8b-bfde-896aea9a2599.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyvah Zayıflıyorum</image:title>
            <image:caption>MİZAHLA 50 GÜNDE 10, 100 GÜNDE 17 KİLO! 
 
Yeni yıla girerken yeni hedefler belirleriz. Bunların arasında her zaman dengeli beslenme, daha fazla hareket etme ve zayıflama mutlaka bulunur. Bulunur bulunmasına da heyecanla ve büyük bir hırsla girdiğimiz her yeni yılda, ilk unuttuklarımız da zayıflama ve spor yapma hedefleri olur. Sonra yaz tatili öncesine kadar göbek büyütmeye devam ederiz. Plajda gerdan kırarak göbek sallamak istemediğimiz için yine diyete ve spora sarılır, 15-20 günde “plajda gururla dolaşabileceğimiz” bir vücudun hayalini kurarız. 
 
50 günde 10, 100 günde 17 kilo verip 365. günde 20 kiloda istikrarı yakalayan Tİ-YETisyen yazar Erdinç Utku, sevimli zayıflama serüvenini okuyucuyla paylaşıyor. Özellikle koronavirüs salgını sonrası ciddi bir sorun haline gelen zayıflama mücadelesine neşeli bir bakış sergiliyor. Koronavirüs zamanlarında aldığınız ek kilolardan kurtulmanın formülü de bu kitapta: “Kontrollü Zikzak ve OHA Terorisi”! “Eyvah Zayıflıyorum!”, kilo verme mücadelenizde başucu kitabınız olacak. 
 
Diyeti Tİ’ye alan, Tİ’ye alırken güldüren, güldürürken zayıflatan bir Tİ-YET KİTABI bu! Kibrit kutusu büyüklüğünde küçük küçük tadımlık espriler aforizmalar, öykücükler, karikatürler ve minik diyaloglarla gülüp eğlenecek, kilo vereceksiniz. Diyet yaparken elinizin altında mutlaka bir Tİ-YET: “Humor İşi” zayıflama kitabınız olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91602</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0e5691d-acc8-41c7-b53d-ee1d8caaa25c.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanistan</image:title>
            <image:caption>Ey gece! 
Öyle güzelsin ki... 
Ve o kadar da gizemli 
Ne olur beni de al, 
Karanlığınla sar 
Kaybolsun tüm çirkinlikler 
Öyle bir gizle ki 
Ben dahi görmeyim günahlarımı 
Unutayım her şeyi, herkesi 
Sadık ve munis bir yıldızın olayım 
Öyle ki; uzaktan bakanların 
Işıltımla kamaşsın gözleri 
Ama hiç bilmesinler aslımı 
Hep ulaşamadıkları yıldız olayım 
Ve koynunda, karanlık sıcağında 
Sozsuza dek ışıl ışıl uyuyayım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91603</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a057154-6e6a-4471-ba8f-b6f781772f1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağ Sancısı</image:title>
            <image:caption>“Ülkenin ve basının bunalımlı yıllarında yaptığım bu söyleşiler, mesleki ve ahlaki hayatta kalma çabasıydı.” 
 
Tarih dalgalar halinde ilerler. Bize bir çağ dönümü, fırtınalı yıllar denk geldi. Hayatlarımız eskisi gibi değil, olmayacak da.  Çınar Oskay, yaşadığımız büyük dönüşümü anlatan arşivlik söyleşilerle ahlaki, politik, entelektüel yol haritaları ortaya koyuyor. Her birimizin hissettiği çağ sancılarını, gizemlerini çözerek dindirmeye çalışıyor.  
 
Dünyanın en etkili tarihçisi Yuval Noah Harari ile Süleyman Demirel, Uruguay’ın eski Cumhurbaşkanı José Mujica ile Şener Şen, Facebook’un 2 numaralı ismi Sheryl Sandberg ile Aytaç Yalman, Sezen Aksu, Cem Yılmaz ve Orhan Pamuk... 29 ikonik isim böylece bir kitapta bir araya geliyor. Adalet Ağaoğlu ile Çetin Altan’ın son söyleşileri de Çağ Sancısı’nda yer alıyor. 
 
Oskay’ın Türkiye’nin ve dünyanın alanında çığır açan isimleriyle gerçekleştirdiği bu söyleşiler, dünya siyasetinden tarihimizin dönüm noktalarına, müzik ve sinemadan edebiyata, okuyucuyu ufuk açıcı, lezzetli bir gezintiye çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91604</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/348f9941-10a0-4648-bc70-a6d9f54970b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Taşı Tanrıçaları</image:title>
            <image:caption>“Acılarımı doya doya yaşamaktan yanayım. Ne bir ilâçla uyuşmak, ne de başkalarının tesellisine sığınmak isterim. Acının her hücreme işlemesine, kendini kabul ettirmesine izin veriyorum ve bir yerlere de kaçıp gitmiyorum. Çünkü acı içimizdedir, mekânda değil.” 
 
“Başa çıkamayacağım kötü zamanları ölümcül hastalıklara benzetirim. Onların varlığını kabul etmemek, yadsımak çare değildir. Onlarla uzlaşmaya varırım ama teslim olmam. Enerjimi isyanla harcayacağıma, kabullendiğim bu davetsiz misafirlerin beni yok etmeden, ezmeden benimle yaşamasına 
izin verir ve geleceğe odaklanırım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91605</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82458527-1f18-4d37-825f-6e78aac77f2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığa Yakalanmak</image:title>
            <image:caption>Aydınlık bazen karanlıkta saklanır. Çağdaş Yunan edebiyatının ödüllü yazarlarından Vassiliki Nevrokopli, Türkçe’deki ilk romanında sıradan bir gencin dönüşüm yolculuğunu anlatıyor. Uzun bir elektrik kesintisinin, sosyal yaşamdan teknoloji alışkanlıklarına dek her şeyi altüst eden beklenmedik sonuçlarını bir gencin gözünden öyküleştiriyor. Günümüz dünyasında bütünüyle iletişim dışı kalmanın yarattığı buhranı, içsel keşifler, yüzleşme cesareti ve yeniden başlama gücüyle dağıtan roman, mitolojik göndermelerle renkleniyor. Yunanistan’da 2019 Gençlik Edebiyatı Ödülü’ne değer görülen kitap, teknolojiyle kuşatılmış gündelik hayatın sokaklarında yolunu kaybedenlere, umudun ve sevginin rehberliğinde gerçekçi bir bakış açısı ve sürprizlerle dolu yan yollar armağan ediyor. Telefonu eline yapışık yaşayan liseli Argiris bilgisayar oyunlarına düşkün, sorunlarını görmezden gelen bir gençtir. Bir gün şehirde elektrikler kesilir ve uzun süre de gelmez. Önce arkadaşlarıyla eğlence konusu olan durum, bir süre sonra felakete dönüşür. Telefonların, bilgisayarların şarjı biter, buzdolabındakiler bozulur; hastanelerden ulaşım araçlarına, belediye hizmetlerinden eğitime dek her şey durur. Afallayan Argiris, annesiyle paylaştığı yaşamını sorgulamaya başlar. Yıllardır görmediği babasını bulmak üzere yola çıkar. Babasının yaşadığı köyde onu babaannesi ve Maria beklemektedir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91606</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94d7828b-cbb0-4625-bf52-81925970697c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bak Ne Çizdim</image:title>
            <image:caption>Merhaba! Bu kitapta seninle tanışmak için sabırsızlanan tam 23 sevimli hayvan var! Onları kolay adımlarla çizip boyamaya ne dersin? Sonra da sıra kitabın sonundaki eğlenceli bulmacalarda! Unutma, hayallerin sınırı yoktur. Şimdi onları özgür bırakmanın tam zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91607</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4cb80ac-d189-4e3a-8464-30e5738eaa24.jpg</image:loc>
            <image:title>İncecik, Çubuk Değil Zararı Az Buz Değil</image:title>
            <image:caption>Ortalama kullanım süresi 20 dakika 
Yok olması 200 yıl ama! 
Boyuna posuna bakıp sakın aldanma 
Yalnızca bir yılda 
Plajlara saçılan plastik pipetleri 
Eklersen uç uca 
Buradan Ay’a gider gelirsin 
Hem de iki defa! 
Ah, bu kadarla kalsa iyi 
Üstelik çok tehlikeli 
Onun için anlattım işte bu hikâyeyi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91608</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d461e5c-aed6-4b07-80ac-e188a7c1002a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada İle Böcü</image:title>
            <image:caption>Lapa lapa kar yağıyor İstanbul’a. Bir vapur kalkacak Kadıköy İskelesi’nden... Ada ile babaannesi vapura binip içeride sıcacık bir köşe buluyorlar kendilerine. Sadece onlar mı? Kimler kimler biniyor o vapura... Zürafalar, flamingolar, gergedanlar, hatta filler! Hepsi de çiftler halinde. Ada şaşkınlıkla izliyor onları ama aynı zamanda üzgün de. Kendini yalnız hissediyor koca vapurda. Ama bir dakika! Son bir yolcu daha var. O bir Böcü, hem de tek başına... 
 
Yönetmen ve yazar Ümit Ünal’ın çocuklar için yazıp resimlediği Ada ile Böcü tüm okurlarını rengârenk duygularla sarmalayarak unutulmaz bir vapur yolculuğuna çıkarıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91609</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2359be29-e0c2-4ba8-a35a-55cb12b3778b.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikolojide Devrim: Yabancılaşmadan Özgürleşmeye</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, dünyayı değiştirmek, kendi psikolojilerine bir anlam kazandırmak ve psikoloji ile radikal siyaset arasında bağlantı kurmak isteyenler için. Sermaye karşıtı, ırkçılık karşıtı ve feminist siyaset büyük siyasal değişimle gündelik ilişkilerin daha yakın düzeyindeki değişimi çoğunlukla birbirine bağlamaya çalışıyor. Bu bağlantıyı kurmakta çok haklılar ve başarısız devrimlerden ve otoriter ‘sosyalist’ toplumlardan çıkarabileceğimiz bir ders de, bu ‘psikolojik’ görünümdeki düzeyin siyasal değişimle iç içe olmasıdır. 
Eylemciler, psikoloji ve onun yalnızca bir toplumsal denetim aracı olarak iş görmesini önlemek için yapılması gerekenler hakkında bilgi sahibi olmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91610</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea837787-4875-4f06-8ee6-2b14cbecc678.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayşe Sıddıka Hanım Usul-i Talim ve Terbiye Dersleri</image:title>
            <image:caption>Ayşe Sıddıka Hanım Usul-i Talim ve Terbiye Dersleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91611</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/618db608-5dcb-4c99-b4f7-b4c90a6ec182.jpg</image:loc>
            <image:title>Güney Afrika Muharebesi</image:title>
            <image:caption>Güney Afrika Muharebesi, İngilizler ile &quot;Afrikaner&quot; denilen Hollanda kökenli iki milletin altın ve elmas yataklarıyla meşhur Transvaal bölgesinde sömürge mücadelesine girdiği ve Batı dünyasında Anglo-Boer War adıyla bilinen, 1899-1902 yılları arasında Güney Afrika&apos;da kanlı çarpışmaların yaşandığı bir muharebedir.
Osmanlı&apos;nın son dönem devlet adamlarından Sadrazam Gazi Ahmet Muhtar Paşa&apos;nın oğlu, 1910 yılında Bahriye Nazırı olan Mahmud Muhtar Paşa, bu savaşı çeşitli belgelere dayanarak değerlendiriyor ve İngiliz emperyalizminin Afrika&apos;yı yağmalama çabalarını gözler önüne seriyor.
Bir Osmanlı aydınının gözünden emperyalizmin Afrika&apos;yı sömürme çabasının ve emperyalistler arası mücadelenin analiz edilmesi eseri ilginç kılan unsurlardan biri...
Bu tarihi eser, akademisyen ve araştırmacı Halim Gençoğlu tarafından eski Türkçeden günümüz Türkçesine aktarıldı. Kitap, Mahmud Muhtar Paşa&apos;nın hayatı ve çalışmaları hakkında da ayrıntılı bilgiler içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91612</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a9bcd22-73eb-4564-8561-c0f25e8c6ad2.jpg</image:loc>
            <image:title>Askeri Ataşe (Kazakistan Anıları)</image:title>
            <image:caption>E. Hava Kurmay Albay İhsan Sefa, kendi anılarından yola çıkarak Türkiye&apos;nin dış temsilciliklerinde Askeri Ataşe olarak görev yapan subaylarımızın yaşam ve çalışma koşullarını anlatıyor. 2000-2002 yılları arasında Kazakistan&apos;ın eski başkenti Almatı&apos;daki büyükelçiliğimizde Türk Silahlı Kuvvetleri&apos;ni temsil eden Sefa, iki ülke ilişkilerinin geliştirilip sağlamlaştırılması için gösterdiği çabanın ve günlük rutin işlerin yanı sıra kişisel anılarından, Kazakistan gerçeklerinden, çevre ülkelere yaptığı gezilerden, aile üyelerinin ve yakın çevresinin yaşamlarından da kesitler aktarıyor.
Askeri Ataşe / Kazakistan Anılan, görev sorumluluğunun bilincinde olan bir Türk subayının kaleminden çıkan, samimi anlatımıyla dikkat çeken, okura &quot;Bir Askeri Ataşe, ne yapar, nasıl çalışır, nasıl yapar?&quot; sorusunun yanıtlarını ayrıntılarıyla veren bir kitap.
&quot;Askeri ataşeler Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı&apos;na bağlı görev yaparlar. Asli görevi, bulunduğu ülke ile kendi ülkesinin silahlı kuvvetleri arasında askeri alanda işbirliği ve bu çerçevede askeri heyetlerin geliş gidişlerini planlamak, koordine etmek ve açık bilgi kaynaklarında kendi ülkesini ilgilendiren konularda bilgi toplayıp rapor etmektir.&quot; (İhsan Sefa)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91613</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68fba879-6898-4a6f-8f9e-0097815bbb92.jpg</image:loc>
            <image:title>Tess (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İyi eğitim alamamış saf bir köylü kızı olan Tess, soylu ve tanınmış bir aile ile akrabalık iddiasında bulunabileceklerini öğrenmeleri üzerine anne ve babasının isteğiyle kasabanın yakınlarında yaşayan bu ailenin yanına gönderilir. Ancak kendilerininkiyle benzer bir soyad taşıyan bu aristokrat ailenin d’Urberville adını sonradan aldığı ortaya çıkar. ‘Kuzeni’ Alec’in sevgisi ve kurtuluş ümidi karşısında Tess, geçmişine dair itirafta bulunma ya da huzur dolu bir gelecek için sessiz kalma arasında tercih yapmak zorunda kalacaktır. 
İnsanın başına gelen bir trajedide yalnızlığını ve savunmasızlığını gözler önüne seren; gerçekliğin dikenli yollarında tutkuları, içgüdüleri, ruhu ve bedeniyle var olmaya çalışan bir kadının hikâyesini anlatan bu eseri Handan Ünlü Haktanır’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91614</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cf755e8-0d17-445f-8d13-5e0bac8b1a31.jpg</image:loc>
            <image:title>Don Kişot (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Asıl adı Alonso Quijano olan La Manchalı İspanyol asilzade Don Kişot saf ve hayalperest bir kişiliğe sahiptir ve en büyük zevki kadim romantik çağların gezgin şövalye hikâyelerini okumaktır. Ancak okuduklarından o kadar etkilenir ki sonunda aklını kaçırır ve artık son demlerini yaşamakta olan şövalyelik kurumunu yeniden ayağa kaldırmak gerektiğine inanmaya başlar. Bu yüzden, evinin mahzeninde çürümekte olan, atalarından yadigâr paslı mızrağı, kılıcı ve kalkanı alıp zırhını kuşanır, ona küheylan gibi görünen cılız atına biner ve türlü vaatlerle ikna ettiği gariban komşusu Sanço’yu da yanına alarak yollara düşer.
Edebiyat tarihinde roman türünün ilk örneği kabul edilen ve İspanyol edebiyatının başyapıtı olan Don Kişot, o günlerde çok revaçta olan şövalye romanlarına bir yergi olarak kaleme alınmıştır. Hayal gücüne gem vurabilmenin ve dünyaya meydan okumanın bir simgesi sayılan bu eserin özüne ve olay örgüsüne tamamen sadık kalarak aslına çok yakın biçimde sadeleştirilmiş hâlini Süleyman Doğru’nun özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91615</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea382134-33ea-4c36-9d62-496e51bed13b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesaret</image:title>
            <image:caption>Hayatım boyunca üniversitenin kanatlarımı özgürce açabileceğim bir yer olacağını düşünmüştüm, ancak gerçek hayat hayallerdeki gibi ilerlemiyordu. İnsanlara uyum sağlamak için büyük zorluklar çekmem yetmezmiş gibi sözde arkadaşlarım yüzünden bir meydan okumayla karşı karşıyaydım: Okuldaki en seksi hokey oyuncusunu baştan çıkarmam gerekiyordu.
Conor Edwards partilerde ve yatak odalarında sıklıkla boy gösteren biriydi. Onun gibi erkeklerin, benim gibi kızlara ikinci kez bakmadığını anlayana dek hiç farkına varmadan âşık olabileceğim tipte bir adamdı. Fakat Bay Popüler, meydan okumayı duyduğunda yüzüme gülmek yerine herkese rol yapmamızı kabul etti. Oyun oynamaya bayılıyordu ve etrafımızdakileri çıldırtmak da şimdiye kadar oynadıklarının en eğlencelisi olacaktı.
Onunla zaman geçirdikçe, Conor’ın fan kulübünün bile bilmediği sırları olduğunu keşfettim. Ancak cazibesine karşı koymak neredeyse imkânsızdı. Cesaretle atıldığım bu aptalca oyunun başımda patlaması an meselesiydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91616</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bd9a265-e6b1-4db0-a576-f59c02aebdff.jpg</image:loc>
            <image:title>Üzümlü Kek</image:title>
            <image:caption>Sizin dünyanıza göre bencilim, ama benim dünyamda ben sevginin kendisiyim. Üst aklımın adı sevgi benim.” 
Anne ve babasını araba kazasında kaybettikten sonra otistik kardeşi Enes’in sorumluluğunu üstlenen Zeynep, ne geçmişin izlerini silmeyi başarmış ne de bugünü yaşamayı becerebilmiştir. Enes, konuşamamasına rağmen kendini herkesten çok daha doğru ifade edebilen otuz iki yaşında bir adamdır. Kek yapmayı, fotoğraf çekmeyi ve gezmeyi çok sever. Ablasının da kendisi gibi hayatın anlamını bulması için çabalayan Enes, apartmana taşınan genç müzisyen Ali ile Zeynep’in yollarının kesişmesi için elinden geleni yapacaktır. 
Üzümlü Kek,  kan bağıyla hayatın, mantıkla duygunun, ölümle yaşamın hikâyesi. Aşkım Kapışmak’ın sürükleyici üslubuyla hayat bulan eser, kendini anlamaya çalışanlara yol gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91617</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2f385d3-d4a5-4ed4-afa8-7d1299da7017.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Kalbi (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tipik bir burjuva yaşantısına sahip ve laboratuvarında gerçekleştirdiği gençleştirme deneyleriyle tanınan Profesör Filipoviç restoran çıkışında sokakta rastladığı sahipsiz, aç bir köpeği evine götürür. Yaralarını tedavi eder, onu besler, ona sıcak bir yuva sunar; zavallının çektiği çileler artık son bulmuş gibidir. Ta ki gözünde ilaha dönüşen bu profesör onu ameliyat edip hipofiz ve er bezlerini bir suçlununkiyle değiştirene kadar. Yaşaması âdeta bir mucize olan Şarik’in insana dönüşme süreci de böylece başlamış olur. Dört ayaktan iki ayağa terfi eden, serseri davranışlarıyla çevresinde terör estiren ve profesörün elinde rejime karşı bir koz olmaktan çıkıp potansiyel bir tehdit hâline gelen Şarik’in köpek kalbi büyük değişime ne kadar uyum sağlayabilecektir?
Bulgakov’un 1925’te kaleme aldığı bu kitap ancak ölümünden yıllar sonra 1987’de yayımlanabilmiştir. Yeni Sovyet bürokrasisi içinde debelenen bir figür üzerinden rejimi mizahi bir dille eleştiren bu eseri Mehmet Yılmaz’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91618</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89809b9c-9214-4909-9236-6421ed7bb8f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Duygulari Keşfediyor</image:title>
            <image:caption>Unutmayın, çocuklar bir hazine gibidir ve sizler o hazineyi keşfeden keşifçilersiniz. 
Duygular, kişilerarası iletişimin en güzel yansımadır. Bu yüzden duyguları, insan yetişkin olduğunda değil dünyaya geldiği andan itibaren öğrenmeye başlamalıdır. 
  İnsanların bu konuda en çok yanıldığı şey ise yetişkin oldukları halde hala bazı hisleri ve duyguları karıştırabiliyor olmalarıdır. Bu yüzden duygularımızı öğrenirken siz yetişkinlerde hangi duygu size nasıl hissettiriyor, o duyguyu ne zaman hissediyorsunuz düşündürtmek bu kitabın temel amacıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91619</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f629d95-017d-432b-8021-0d2d42e6dd16.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhaba</image:title>
            <image:caption>Önüm arkam sağım solum ebe; diyerek başladığımız oyun hayatımıza bir ömür devam edeceğimizi anladığımızda başladı çocukluk aşkı. Bugüne kadar tutuştuğumuz o minik ellerle bazen halkaya karıştık bazen rüzgârla yarıştık. Çoğu zaman da kahkahalarla bakıştık. Beraber bir ağaç dalına, bir taşa, bir arıya şarkılar fısıldadık. Yani aslında biz çocuk olmayı hiç bırakmadık.. 
 
Artık dans edip eğlenirken; solucanın yardımseverliğini, gezegenlerin büyülü dünyasını, dondurmanın ne kadar lezzetli olduğunu ve kendilerinin çok özel olduklarını bir kez de bu şarkılardan duyacaklar. Bu kitapta çocukların öğretmenleri ve anne-babalarıyla birlikte söyleyecekleri, söylerken eğlenecekleri ve eğlenirken öğrenecekleri 13 şarkı ile onların dünyasında en sevdiği, en eğlenceli etkinlileri bir araya getirdik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91620</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/270dec48-b9bc-4ba5-85f7-99905576402e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanatsız Arı Mu -4 Dev Mülteci</image:title>
            <image:caption>Sevilen yazar Ahmet Şerif İzgören, baldan tatlı Mu’nun maceralarına bir yenisini ekliyor. Aramıza katılan gizemli karakterimizle mülteci olmak ve doğa üzerine düşüncelere dalıyoruz. Maceranın, heyecanın dozu da iyice artıyor. Bakalım bu kez kovanda neler yaşanacak? Uzaklara uçarızzzz, bakın çok heyecanlıyızzzz… 
Kaz Dağları’ndan gelen dostluk esintisi…

O gün nöbetçi arı çok telaşlıydı çünkü haberler kötüydü. Dev bir düşman, kovana doğru yaklaşıyordu. Bizim Kara Vezir Kargo durur mu, korkunç fırtınaya rağmen devin peşine düştü. Kraliçe, Mu ve tüm arılar da merak içinde onu beklemeye koyuldular. Derken öyle bir şey oldu ki…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91621</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89a94336-435f-4ace-999a-777968c307d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Gereksinimli Çocuğu Olan Anne-Baba El Kitabı Serisi - Dil Ve Konuşma Bozukluğu</image:title>
            <image:caption>Bu kitap gelişimin herhangi bir evresinde iletişim-dil-konuşma bozukluğu yaşayan çocukların ebeveynlerine rehber olmak üzere hazırlanmıştır. 
 
Kitapta iletişim-dil-konuşmanın normal gelişiminden çeşitli bozukluklarına kadar birçok konu ele alınmıştır. 
 
Kitap her ne kadar bir ebeveyn rehberi olarak hazırlansa da dil ve konuşma terapisi lisans öğrencileri, çeşitli branşlardan öğretmenler ve dil ve konuşma terapisi ile ilişkili sağlık meslek çalışanlarına da yol gösterici ni- teliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91622</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c4e5514-57a6-4a21-b733-acdabc62b654.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Dikkat ve Görsel Algı</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızın eğitimi ailede başlar. Okul öncesi dönemde çocuklarımızın, büyük ve küçük kasları gelişmektedir. Yapılacak çalışmalar ve etkinlikler, bu kasların en iyi şekilde gelişmesini sağlar. Günlük eğitim planında, okuma yazmaya hazırlık ve diğer etkinliklere yer verilmesi, okula hazırlanan çocuğa önemli katkılar yapar.
Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Serisi; çocuklarımıza, okul için gerekli bilgi, beceri ve yeterlilikleri kazandırmayı amaçlamaktadır.
Kitaptaki etkinliklere başlamadan önce makas, boya kalemi, silgi gibi eşyaları yanınıza alın.
Yönergeleri okuyun ve çocuğunuza, gördüğü sayfalar hakkında ne düşündüğünü sorun.
Çalışmaları birlikte yapın. Bütün kitabı bir seferde bitirmeye çalışmayın. Her gün belli sayıda etkinlik yapmak, ertesi gün için çocuğun heyecanını artıracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91623</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3306a13-aa45-4f02-bd01-f7ce1cb30a69.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Renkler Şekiller</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızın eğitimi ailede başlar. Okul öncesi dönemde çocuklarımızın, büyük ve küçük kasları gelişmektedir. Yapılacak çalışmalar ve etkinlikler, bu kasların en iyi şekilde gelişmesini sağlar. Günlük eğitim planında, okuma yazmaya hazırlık ve diğer etkinliklere yer verilmesi, okula hazırlanan çocuğa önemli katkılar yapar. Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Serisi; çocuklarımıza, okul için gerekli bilgi, beceri ve yeterlilikleri kazandırmayı amaçlamaktadır. • Kitaptaki etkinliklere başlamadan önce makas, boya kalemi, silgi gibi eşyaları yanınıza alın. • Yönergeleri okuyun ve çocuğunuza, gördüğü sayfalar hakkında ne düşündüğünü sorun. • Çalışmaları birlikte yapın. Bütün kitabı bir seferde bitirmeye çalışmayın. Her gün belli sayıda etkinlik yapmak, ertesi gün için çocuğun heyecanını artıracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91624</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/490d8286-615e-4636-909d-39ea64fc85df.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Düşünme ve Hafıza Becerisi</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızın eğitimi ailede başlar. Okul öncesi dönemde çocuklarımızın, büyük ve küçük kasları gelişmektedir. Yapılacak çalışmalar ve etkinlikler, bu kasların en iyi şekilde gelişmesini sağlar. Günlük eğitim planında, okuma yazmaya hazırlık ve diğer etkinliklere yer verilmesi, okula hazırlanan çocuğa önemli katkılar yapar. Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Serisi; çocuklarımıza, okul için gerekli bilgi, beceri ve yeterlilikleri kazandırmayı amaçlamaktadır. • Kitaptaki etkinliklere başlamadan önce makas, boya kalemi, silgi gibi eşyaları yanınıza alın. • Yönergeleri okuyun ve çocuğunuza, gördüğü sayfalar hakkında ne düşündüğünü sorun. • Çalışmaları birlikte yapın. Bütün kitabı bir seferde bitirmeye çalışmayın. Her gün belli sayıda etkinlik yapmak, ertesi gün için çocuğun heyecanını artıracaktır.,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91625</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/597040e3-b7f5-403b-a0e7-f4287267df26.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Sayılar Çizgiler Sesler</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızın eğitimi ailede başlar. Okul öncesi dönemde çocuklarımızın, büyük ve küçük kasları gelişmektedir. Yapılacak çalışmalar ve etkinlikler, bu kasların en iyi şekilde gelişmesini sağlar. Günlük eğitim planında, okuma yazmaya hazırlık ve diğer etkinliklere yer verilmesi, okula hazırlanan çocuğa önemli katkılar yapar. Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Serisi; çocuklarımıza, okul için gerekli bilgi, beceri ve yeterlilikleri kazandırmayı amaçlamaktadır. • Kitaptaki etkinliklere başlamadan önce makas, boya kalemi, silgi gibi eşyaları yanınıza alın. • Yönergeleri okuyun ve çocuğunuza, gördüğü sayfalar hakkında ne düşündüğünü sorun. • Çalışmaları birlikte yapın. Bütün kitabı bir seferde bitirmeye çalışmayın. Her gün belli sayıda etkinlik yapmak, ertesi gün için çocuğun heyecanını artıracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91626</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87eb55b3-8bfb-4bb4-8b34-644ecc74c2d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Kavramlar ve İlişki Kurma</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızın eğitimi ailede başlar. Okul öncesi dönemde çocuklarımızın, büyük ve küçük kasları gelişmektedir. Yapılacak çalışmalar ve etkinlikler, bu kasların en iyi şekilde gelişmesini sağlar. Günlük eğitim planında, okuma yazmaya hazırlık ve diğer etkinliklere yer verilmesi, okula hazırlanan çocuğa önemli katkılar yapar. Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Serisi; çocuklarımıza, okul için gerekli bilgi, beceri ve yeterlilikleri kazandırmayı amaçlamaktadır. • Kitaptaki etkinliklere başlamadan önce makas, boya kalemi, silgi gibi eşyaları yanınıza alın. • Yönergeleri okuyun ve çocuğunuza, gördüğü sayfalar hakkında ne düşündüğünü sorun. • Çalışmaları birlikte yapın. Bütün kitabı bir seferde bitirmeye çalışmayın. Her gün belli sayıda etkinlik yapmak, ertesi gün için çocuğun heyecanını artıracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91627</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f84bef1-2961-4911-ba77-73580c74c881.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Zeka ve Mantık Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızın eğitimi ailede başlar. Okul öncesi dönemde çocuklarımızın, büyük ve küçük kasları gelişmektedir. Yapılacak çalışmalar ve etkinlikler, bu kasların en iyi şekilde gelişmesini sağlar. Günlük eğitim planında, okuma yazmaya hazırlık ve diğer etkinliklere yer verilmesi, okula hazırlanan çocuğa önemli katkılar yapar. Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Serisi; çocuklarımıza, okul için gerekli bilgi, beceri ve yeterlilikleri kazandırmayı amaçlamaktadır. • Kitaptaki etkinliklere başlamadan önce makas, boya kalemi, silgi gibi eşyaları yanınıza alın. • Yönergeleri okuyun ve çocuğunuza, gördüğü sayfalar hakkında ne düşündüğünü sorun. • Çalışmaları birlikte yapın. Bütün kitabı bir seferde bitirmeye çalışmayın. Her gün belli sayıda etkinlik yapmak, ertesi gün için çocuğun heyecanını artıracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91628</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6111478d-5f16-44b1-8744-b65b6c53a74d.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Taşra Teşkilatında Yenilikler (1826-1876)</image:title>
            <image:caption>Geçmişi anlamaya çalışırken yalnızca savaşlara ve antlaşmalara odaklanarak, o dönemde toplumun yaşayışını, toplumsal münasebetleri, hukuki ve idari yapıları gözden kaçırmamak gerekir. Bu düşünceyle geçmişteki iktisadi münasebetleri, hukuk düzenini ve idari teşkilatlanmaları, bünyesinde barındırdığı değişimler, devamlılıklar ve günümüze etkileri bakımından anlayabilmek önem taşımaktadır. 
Bu çalışma 19. yüzyılda Osmanlı taşra yönetimi üzerine odaklanmaktadır. 19. yüzyıl, Osmanlıda genelde modernleşme, özelde modern devlet oluşumunun ortaya çıkış sürecine denk gelmektedir.20 yüzyılın ilk çeyreğinde ise yıkılan imparatorluk ile yeni kurulan cumhuriyet arasındaki ilişki, gösterilmek istenenin aksine, oldukça kuvvetlidir. Şüphesiz zamanın da etkisi ile değişimler geçirmekle beraber çok kuvvetli devamlılıklar, geçen yüzyıllık zamana rağmen, günümüzde halen mevcuttur. Bu tespit, taşra idaresi için ziyadesiyle geçerlidir. Hatta günümüz taşra idaresi, Osmanlı İmparatorluğu’nda 19. yüzyılda hayata geçirilen reformların temelleri üzerinde yükselmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91629</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b284fa19-4365-4fa5-bd46-3cdeceeaad32.jpg</image:loc>
            <image:title>Okulsuzluğun El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Dünyanın büyük çoğunluğunun hayatına okul olgusunun girişi ancak yüz yılı kapsıyor. Herhalde bu yüzyılda her birimiz yüz bin kere okul kavramını tartışmışızdır. 
Okulsuzluk, okulun bir alternatifidir. Hepimize başka bir eğitimin mümkün olduğunu gösterir. Çok sağlam argümanlarla donanmıştır. Dünyanın değişik ülkelerinde hayata geçmiştir. Üzerine kitaplar yazılacak kadar deneyim birikmiştir. 
Okulsuzluğun El Kitabı, eğitimlerini okulsuz yani evde gerçekleştiren öğrencilerin ve onların velilerinin deneyimlerinden hareketle yazılmış bir kitap. Bütün örnekler gerçek ve yaşanmış. Okulsuz eğitimle ilgili okullu olanların kafası karışıkken açıkçası okulsuz öğrencilerin ve velilerin kafaları pek de karışık görünmüyor. Giriş bölümü, okulsuzluk ya da evde eğitim kavramını inceleyerek başlıyor.  Ardından tek tek okuma-yazma, tarih, sanat, matematik, yabancı dil ve diğerleri üzerine öğrenme biçimleri ve eğitim materyalleri hakkında ayrıntılı bilgiler paylaşılıyor. 
“Büyükannem eğitim almamı istedi ve bu nedenle beni okuldan aldı.” diyor okulsuz öğrencilerden biri ve esasında meseleyi tek cümleyle özetlemiş oluyor. 
Ülkemizde “Eğitim şart!” nidaları, “Haydi Kızlar Okula” kampanyaları, “Köy Enstitüsü” tartışmaları, “İmam Hatipler” kargaşası arasında “Çocukların gerçekten neye ihtiyacı var?” sorusu silikleşip görünmez oluyor. Büyüklerin toplum mühendisliği kaygıları bir müsaade etse de yeni nesillere ihtiyacı olan eğitim verilse. Haydi bunu tartışmaya başlayalım çünkü başka bir eğitim mümkün.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91630</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b270a43-e818-4558-848c-2ed7a4b83b79.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanoğlunun Kitabı</image:title>
            <image:caption>Homo Sapiens Nasil Doğanin En Paradoksal Canlısı Oldu?
Kültürümüzün,  Cinsiyetimizin, Savaşımızın Ve Evrimimizin Kısa Bir Tarihi
İnsanların özel hayvanlar olduğu fikri kim olduğumuzun temelini oluşturmaktadır; öte yandan biraz daha derine indiğimizde, “Bizleri evrimsel kuzenlerimizden daha üst basamaklara çıkaran hangi yeteneklerimiz ve hareketlerimiz?” sorusuyla karşılaşmaktayız.

Bugüne Dek Yaşamış Herkesin Kısa Bir Tarihi kitabının yazarı olarak da tanıdığımız Adam Rutherford, bu çalışmasında bizlere bugün olduğu şekliyle insan türünün nasıl eşsiz bir konuma geldiğini, hayvanlar âleminde heyecanlı ve bir o kadar şaşırtıcı bilgilerle dolu bir yolculuğa çıkarak anlatıyor.

Güncel bilimsel araştırmaların ışığında ortalama bir maymunken; davranışsal modernitenin evrimiyle sanat, müzik, bilim ve mühendislik alanlarında eserler ortaya koyabilecek kadar zeki olmamızı sağlayan evrimsel gelişmenin tarihi, İnsanoğlunun Kitabı: Biz Oluşumuzun Hikâyesi’nde sizleri bekliyor. 
“Bu nefis ve büyüleyici kitap, kendinize ve tabiattaki yerinize dair bakış açınızı değiştirecek.”
Ed Yong
“Ana hatları ustaca çizilmiş, özlü anlatımının yanı sıra etkileyici gözlemler ve anekdotlarla dolu bir kitap.”
Robin McKie</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91631</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d562469-9444-4c23-a739-d0579c1c21e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bakü&apos;ye Gidiyorum Ay Balam</image:title>
            <image:caption>Azerbaycan, Nazım Hikmet&apos;in ilk şiir kitabı Güneşi İçenlerin Türküsü&apos;nün basıldığı, Sovyetler Birliği&apos;ne gittikten sonra yaşamak istediği, hatta ülkesinden umudu kestiğinde, ölünce gömülmek istediği ülke... Azerbaycan&apos;da gazetecileri, mektuplar, dergileri ve kitapları tarayarak, gerek Nazım tarafından yazılanları gerek onunla ilgili yazıları bir araya getiren, ayrıca kişisel tanıklara da yer veren &quot;Bakü&apos;ye Gidiyorum Ay Balam&quot; / Nazım Hikmet&apos;in Azerbaycan&apos;daki İzleri (1921 - 1963) kitabında Aslan Kavlak, şairin Azerbaycan&apos;la 1920&apos;li yıllarda başlayıp ölümüne kadar süren ilişkisinin izini sürüyor. Kitapta kullanılan fotoğrafların pek çoğu ise Türkiye&apos;de ilk kez yayımlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91632</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d846b71-7d70-4990-ac61-e9c9ddf996f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucize Hayatın Kendisidir</image:title>
            <image:caption>İnsan olmanın en büyük özelliği halka hizmet etmektir. Bu kitap, bu tür bir çabanın neticesidir. Gençlerden büyüklere, herkesin okuması gereken bir kitap olduğuna inanıyorum. 
Cemâlnur Sargut, Mutasavvıf Yazar 
 
Her sosyokültürel kitleden okuyucuya kendini okutmayı “başarabilecek” bir kitabın sırrı, konusu kadar yazım dilinden de geçiyor... Nursel Tunç Özgen, hepimizin hayatına bir noktadan dokunan hikâyeleri, başarılı kalemi ve hassas anlatımı ile biz okuyucuların kalplerine işliyor... Hayatta, mucizenin hayatın kendisi olduğunu anlamak belli bir dünyevî olgunluk gerektirse de elinizde tuttuğunuz kitap bu süreci hızlandırıyor... Mucize Hayatın Kendisidir, sevgiyle tavsiyemdir... 
Kalust Şalcıoğlu, Oyuncu ve Yazar 
  Mucize Hayatın Kendisidir, bildiğimizi sandığımız ama unuttuğumuz değerleri hatırlamamız için çok güzel bir kapı aralıyor. Aile kavramının insan hayatında ne kadar önemli olduğuna değinirken, hayatımızın kurduğumuz bağlarla şekillendiğini ve elimizdeki en kıymetli hazinenin zaman olduğunu anlamamızı sağlıyor. Gelirlerinin Darülaceze Başkanlığı’na bağışlanması amacıyla kaleme alınan bu eser, hayatlarının son demlerinde huzurevine yerleşen insanların o 
zamana kadar geçirdikleri maceralarla dolu, sarsıcı ve bir o kadar da ders veren hikâyeleri gözler önüne seriyor. 
Monik İpekel, Toplum Gönüllüsü 
 
Nefes Yayınevi, Tuti Kitap ve Genç Tuti bünyesinde “İyilik Yayıncılığı” adı altında bir sosyal sorumluluk kampanyası başlatılmıştır. Bu kampanya çerçevesinde “İyilik Yayın” logosu taşıyan kitaplardan elde edilen gelirin bir kısmıyla çeşitli iyilik hareketlerine katkı sağlanmaktadır. 
 
&quot; Mucize Hayatın Kendisidir &quot; kitabının telif geliri ve o gelir oranında yayıncı katkısı Darülaceze Başkanlığı’na bağışlanmaktadır .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91633</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a27d1c75-d8a8-40b8-a8e4-f07edebf8658.jpg</image:loc>
            <image:title>9. Mezar</image:title>
            <image:caption>Soğuk bir kış akşamında İsveç Adalet Bakanı, Parlamento binası ile arabası arasındaki kısa yürüyüşü sırasında iz bırakmadan ortadan kaybolur. Diğer tarafta ünlü bir Danimarkalı TV yıldızının karısı, Kopenhag’ın kuzeyindeki lüks evinde vahşice öldürülür. 
Çok geçmeden bu gizemli cinayetlere yenileri eklenir. Her seferinde kurbanların farklı vücut parçaları eksiktir. Dedektif Fabian Risk ve Dunja Hougaard bu gizemi çözmeye çalışırlarken hiç hayal edemeyecekleri bir kâbusa sürüklenirler. 
“Sert bir roman… Ahnhem toplumun ve hükümetin en üst düzeylerindeki açgözlülüğü ve yolsuzluğu gözler önüne seriyor. İskandinav gerilim romanı hayranları bu ürpertici hikâyeyi kaçırmamalılar.” 
Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91634</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c69c8cc-2f3e-4d33-b4eb-9d760393e6bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Reçine</image:title>
            <image:caption>“Polis senin öldüğüne kanaat getirmeli, Liv. 
Sonrasında huzura kavuşacağız.” 
Liv öldüğünde altı yaşındaydı, en azından devlet otoritelerine böyle bildirilmişti. 
Liv’in babası kızını korumanın tek yolunun onu herkesten saklamak olduğunu biliyordu. O yüzden bir akşam ev dediği izole ve ağzına kadar eski eşyalarla doldurulmuş harabeyi bırakıp sahile gitti. Balıkçı teknesinin denizde parçalanmasını izledi ve tek çocuğunun kaybolduğunu bildirmeye gitti. 
Ancak Liv o sırada, babasının atölyesini dolduran kutuların arkasında saklanıyordu. Babası onun hiçbir zaman okula gitmesi gerekmeyeceğini söylemişti, böylelikle ailesinden asla ayrılmak zorunda kalmayacaktı. 
Liv artık güvende olacaktı. 
2016’da En İyi İskandinav Gerilim Romanı dalında The Glass Key ödülünü kazanan Reçine, bir babanın kızını güvende tutma arzusunun geri dönülmez bir şekilde zararlı hâle gelmesinin öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91635</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f0d7ebb-1d70-4a14-b0b7-353481a42543.jpg</image:loc>
            <image:title>Işığını Kullan Kehanet Kartları</image:title>
            <image:caption>44 Kartlık Deste ve Rehber Kitap.
Bu rehber kitapta Işığını Kullan™ Kehanet Kartları’nın ruhunuzla ve her şeyin Kaynağıyla ilişkinizi derinleştirmek için nasıl kullanılacağı açıklanıyor. 44 kartın her birinin anlamının kapsamlı olarak açıklandığı kitapta kartlarınızı nasıl uyumlayacağınız, çalışmaya başlamadan önce bir ruh alanını nasıl etkinleştireceğiniz, nasıl farklı kart açılımları tasarlayacağınız ve başkaları için okuma yapacağınız anlatılıyor.
Bu kartlarla çalışırken sezgilerinizin arttığını, ruhunuzun sesinin yükseldiğini görecek ve kim olduğunuzu ve buraya ne yapmaya geldiğinizi daha derinden idrak edebileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91636</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbc75516-e61f-4c93-87f8-c17011786b2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaçlarımıza Ne Oldu? Alfabe Bulutu 4</image:title>
            <image:caption>Çok uzun zaman önce, insanlar yazmaya ihtiyaç duyduklarını anladılar. Ancak bunu nasıl yapacaklarını bilmiyorlardı. Tam o sırada, dünyaya
en yakın bulut olan Alfabe Bulutu’nda yaşamlarını süren harfler, insanlarla iletişime geçip onlara yazıyı öğrettiler. Alfabe Bulutu’nun düzenli ziyaretçilerinden Alp Gökalp, bu dizide bizlere bazı bulut sakinlerinin hikâyelerini anlatıyor… O sabah, şehirdeki herkes ağaçların yok olduğunu fark etti. Bahçelerinde, ormanlarda tek bir ağaç kalmamıştı. Günlük hayatta
bir ağacı diğerinden ayırt edemeyen insanlar, bir felaketin yaklaştığını hissetmenin huzursuzluğunu yaşıyorlardı. Alfabe Bulutu ise başka bir haberle çalkalanmaktaydı: Küçük harflerden biri o gün okuldan eve dönmemişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91637</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fd08529-a9d2-4135-97ee-bbc01c0d941c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Benim Bildiğim Kadar Mı?</image:title>
            <image:caption>Çok uzun zaman önce, insanlar yazmaya ihtiyaç duyduklarını anladılar. Ancak bunu nasıl yapacaklarını bilmiyorlardı. Tam o sırada, dünyaya
en yakın bulut olan Alfabe Bulutu’nda yaşamlarını süren harfler, insanlarla iletişime geçip onlara yazıyı öğrettiler. Alfabe Bulutu’nun düzenli ziyaretçilerinden Alp Gökalp, bu dizide bizlere bazı
bulut sakinlerinin hikâyelerini anlatıyor… Alfabe Bulutu’ndaki oyuncak fabrikasında, çalışanlar için bir aktivite düzenleniyordu. Her harf, aile ağacındaki diğer harflerin çalıştıkları diller, ülkeler ve kültürler hakkında araştırma yapacaktı. İşine âşık O etkinlik için ne kadar sabırsızsa, işinden bezmiş C ödevden bir o kadar habersizdi. Bu zıt ikili, o gün farklı kültürlerden
çok daha fazlasını keşfedecekti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91638</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad2930df-a9ba-4e6b-8245-82c188418bfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzelim Öyküler</image:title>
            <image:caption>Neden güzelim öyküler? Çünkü bu öyküler kulağa güzel gelecek kelimeler, sesler, ritimler seçilerek yazıldı, hepsinin birer tınısı, melodisi var. Tiyatrodaki gibi eğlenceli sahneleri, replikleri, küçük maskelere benzer karakterleri var. Neden bu öyküleri anlatmak çok hoş? Çünkü dinlerken insanı yormayacak kadar kısalar ama içinde bir öyküsü olacak kadar da uzunlar. Karakterler yapılı, sahneler oyunlu, olaylar heyecanlı. Son olarak, bu öykülerin hepsi çok ama çok güzel çünkü içlerinde keşfedilmesi kolay bir gizem taşıyorlar: Özgürlüğün ta kendisini!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91639</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b330523b-6f69-4e0e-be44-74b28ba3b771.jpg</image:loc>
            <image:title>Veda Caddesi 5 – Vade</image:title>
            <image:caption>Her şey sona erdi ve başladı hikâyemiz. 
 
Eskimiş bir albümde yer alan onlarca fotoğrafın bir hikâyesi vardır, tıpkı bu ailenin her ferdinin sahip olduğu hisler gibi. Yaşadılar, yaşamaya çalıştılar ve en çok da onlar savaştılar. 
 
Aymira ve Kamer’in hikâyesinde sesini duyduğumuz çok kişi vardı. O caddenin güzel çocukları, yaralı ruhları; bir masanın etrafında toplanabilmeyi başaran, gözleri kırgın bakan ama kalpleri dikişli yaşamlar… Dünya onların üzerine yıkılmış olduğunda bile birbirleri için dünyaları yakmayı bilen savaşçılar. 
 
Merhabalarla başlayan hayatlar vedalarla son bulmaz, bulmayacak da. Bir yolculuğa çıkılacak, şarkılar söylenecek, eller kenetlenecek ve pusula hep kameri gösterecek. Bu caddenin güzel insanları daima pes etmemeyi, umuda sarılmayı bilecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91640</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8acde4e-45ed-4f05-ad15-dcb078ea93fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Saçımı Çok Seviyorum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Zuri’nin kendi kafasına göre hareket eden bir saçı var! Dört bir yana kıvrılıyor, bükülüyor, dolaşıyor… Zuri saçlarının ne kadar güzel olduğunu biliyor. Hatta annesi saçlarını tarayıp topladığında kendini bir süper kahraman gibi hissediyor. Ama annesi şimdi uzakta, o yüzden de saçıyla babasının ilgilenmesi gerek. Üstelik bugün büyük gün ve Zuri saçının çok güzel görünmesini istiyor. Babasının öğrenmesi gereken çok şey var ama çok sevdiği Zuzu’sunu –ve saçını– mutlu etmek için yapamayacağı şey yok.
Kısa animasyon filmi ile Akademi Ödülü’ne layık görülen Saçımı Çok Seviyorum (Hair Love), öz güven, aile ve baba-kız sevgisi üzerine, kalpleri ısıtacak bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91641</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e52ace0-3aa1-442b-a969-2b3a2459bd1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralasar -2</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar olduğum o çocuğu çok özlüyordum.İzin vermediler ki Sedef olayım. 
Beyazı içinde barındıran bir isimden çekipalmışlardı beni ve sen artık Yankı’sın demişlerdi. 
Çektiğin acıların çığlıklarını adında taşıdercesine Yankı koymuşlardı adımı. 
Çığlıkların kulaklarda yankılansın amakimseler duymasın dercesine Yankı yapmışlardı beni. 
Oysaki ben bir zamanlar Sedef’tim. 
İleride başıma gelecek onca şeyden habersiz bir 
şekilde yaşayan Sedef’tim. Ne eksik ne fazla... 
Ben Sedef’tim. 
 
Sedef, seçimini yapar.Artık o, damgacıdan kurtulmak isteyen bir avdır. 
Ekibe yeni Yarasaların da katılmasıylaeğitmenlerin işi daha da zorlaşır. 
Bunu fırsat bilen damgacı, tüm kozlarınıoynamaya başlar. Başı bir türlü beladan 
kurtulmayan Sedef, avken avcı olur ve damgacınınpeşine düşer. Ya damgacı, Sedef’i avlayacaktır 
ya da Sedef, damgacıyı bulacaktır. Soluksuz birkovalamaca sonrasında kazanan tarafın kim olacağına, 
son hamleyi zekice yapan karar verecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91642</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76edf3bb-3105-4488-a46f-1402554c4fbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Risk İştahı Finansal Piyasalara Etkisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.Geleneksel Finans Teorileri 
1.1Beklenen Fayda Teorisi 
1.2.Etkin Piyasalar Hipotezi 
1.3.Sermaye Varlıkları Fiyatlama Modeli (SVFM) 
1.4.Arbitraj Fiyatlama Modeli 
1.5.Modern Portföy Teorisi 
1.6.Temel Analiz 
1.7.Teknik Analiz 
2.Davranışsal Finans 
2.1.Davranışsal Finansta Yatırımcı Eğilimleri 
3.Risk İştahı 
3.1.Risk İştahı ile İlgili Yapılmış Çalışmalar 
4.Veriler, Yöntem ve Bulgular 
4.1Veriler 
4.2.Yöntem 
4.3.BIST ve RISE İlişkisi 
4.4.Bitcoin ve Fear and Greed Endeksi İlişkisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91643</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da5f7c36-d03f-4376-abd3-060d424fae6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Cinayetin Aslı</image:title>
            <image:caption>&quot;Gazetecilik fikri takip işidir. Ercan Öztürk, Aslı Baş dosyasını bir muhabir olarak bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalıp baştan itibaren takip etti. O tarihte Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığım Akşam Gazetesi, kamuoyunun çok merak ettiği bu konuda Ercan Öztürk’ün haberlerini yayımlayarak görevini yerine getirmişti. Ercan Öztürk’ün gazeteci titizliği ile yaptığı araştırma ve attığı manşetlerin perde arkasını anlatan bu kitap ilgiyle okunacak.&quot;
İsmail Küçükkaya - Gazeteci
“Medyada bir bozulmadan söz ettiğimizde bunun temelini muhabirliğin önemsenmemesi ve içinin boşaltılması geliyor... Özel haber, haber atlatma ve fikri takip denildiğinde özellikle de sektörde belli bir süreyi geçirmiş meslektaşlarımız ah çekerek cümleye başlıyorlar... Özlüyoruz, arada bunu hatırlatan gelişmeler olunca da mutlu oluyoruz...
Ercan Öztürk, Aslı Baş dosyasına ilişkin hem o dönem yaptığı özel haberleriyle; hem de bu kitabıyla haberciliğin ne olduğunu hatırlattı...
O dönem bu konuda yaptığı haberlerin perde arkasını bilmemiz mümkün değildi, Ercan Öztürk kitabıyla bunu da sürükleyici bir biçimde göz önüne seriyor...”
Doğan Şentürk - Fox Haber Genel Yayın Yönetmeni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91644</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e4f4990-8c1c-4608-9315-6be7d7b1c81b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Tanrılar Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Ahmet Ümit’ten polisiyeyi arkeoloji ve mitolojiyle harmanlayan usta işi bir roman. 
Berlin Emniyet Müdürlüğü’nün cevval başkomiseri Yıldız Karasu ve yardımcısı Tobias Becker, göçmenlerin, işgal evlerinin ve sokak sanatçılarının renklendirdiği Berlin sokaklarından Bergama’ya uzanan bir macerada, hayatı ve insanları yok etmeye muktedir sırların peşinde bir seri cinayetler dizisini çözmeye çalışıyor. Soruşturmanın Türkiye ayağında sürpriz bir ismin olaya dahil olmasıyla heyecanın dozu gitgide artıyor. 
Kayıp Tanrılar Ülkesi, Zeus Altarı ve Pergamon Tapınağı’nın gölgesinde mitlere günümüzde yeniden hayat verirken, suçun çağlar ve kültürler boyu değişmeyen doğasını bir tokat gibi yüzümüze çarpıyor. 
“O yüzden unuttuk dediğiniz yerden başlayacağım. Unutmanın bedelini ödeyecek unutanlar. Cezaların en şiddetlisiyle ödüllendirilecek saygısızlık yapanlar, kalbi yerinden çıkarılacak beni kalbinden çıkaranların, yüzlerinin derisi yüzülecek benden yüz çevirenlerin…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91645</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33186b37-7a26-43ff-acd1-a9e7436c111c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitabet-İ Kemal</image:title>
            <image:caption>Atalarımızın &quot;Damlaya damlaya göl olur&quot; sözlerinde işaret ettikleri gibi bu kitap, son üç yılda sosyal medyada damla damla paylaştığım makale yazılarımdan oluşmaktadır.  İçeriğinde dinî, ahlaki ve toplumla ilgili konularda, hayata dair birçok makalelerim bulunmaktadır. Hepsi yazıldığı tarihte güncel bulduğum konular üzerinedir. Hiçbiri hayal ürünü olarak kurgulanmış değildir.  
 
İnancıma göre, din adına anlattıklarımız hayatın içinden değilse, onu ahretliklerden başkası dinlemez.  Din hizmetinde 43 yıllık aktif görev süremde ve şimdi emekliliğimde yazılı ve sözlü olarak anlattığım bütün konularda bu husus düsturum olmuştur.  Böyle bir anlayışla yazdığım bu kitabımın içeriğini sadece  ‘dinî’ olarak algılamak tam isabetli bir yaklaşım olmaz.  Bu kitap dine ve dünyaya dair hayatın her alanından konuları içermektedir. 
 
Sözünü ettiğim düstur ile aynı kapsamda 2015 yılında yayınladığım, hayata dair kısa ve özlü 2262 veciz sözlerimi içeren &quot;Kelam-ı Kemal&quot; adlı 1. kitabımın arka kapağında 
okurlarıma, bundan sonraki ikinci kitabımın, &quot;makale yazılarımı içereceği&quot; sözünü vermiştim. 
  &quot;Kemal&apos;in Yazıları&quot; anlamında ‘Kitabet-i Kemal’ adını taşıyan bu kitabımla verdiğim sözümü gerçekleştirmeyi bana nasip eden Yüce Allah&apos;a sonsuz hamd ve senalar ediyorum.  İnşallah üçüncü kitabımı da gerçekleştirmek nasip olur. 
 
Bu kitabımı, kutsal dinî mesleğimi seçmemde büyük arzuları ve ısrarlı teşvikleri olan rahmetli anne ve babama &quot;ithaf&quot; ediyorum.  Hazırlanışında ve her zaman yanımda en büyük yardımcım olan sevgili eşime de teşekkür ediyorum. 
 
 Gayret bizden, muvaffakiyet Rabbimizdendir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91646</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d83900b-a646-401e-b4b1-120421f03fd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Propaganda Değil</image:title>
            <image:caption>Bilgi silah olursa, fikir savaş çıkarır. 
Psikolojik operasyonların, bilgisayar korsanlarının, bot’ların, IŞİD’in, Putin’in, trollerin, Trump’ın ve daha nicesinin hakikati şekillendirmeye çalıştığı bir dünyada yaşıyoruz. Aklımızı karıştırmak, gerçeklik algımızı zayıflatmak için yaratılan bu gerçeküstü atmosferde sadece barış ve demokrasi üzerindeki kontrolümüzü kaybetmekle kalmadık, bu kelimelere atfettiğimiz anlamları da yitirdik. Peter Pomerantsev, kimi zaman analitik kimi zaman şairane üslubuyla okurları çokuluslu enformasyon savaşının düşman hatlarının gerisinde bir yolculuğa çıkarıyor. Sırbistan’daki protestocuların, Meksika’daki uyuşturucu çetelerinin, ABD’deki Fox News sunucularının ve ailesini sürgüne zorlayan KGB’nin taktiklerini öğreniyor. Bu gerçeküstü ama önemli dersleri alırken geleceğe de bakıyor ve bu yeni gerçeklikte nasıl yolumuzu bulabileceğimizi, daha iyi bir demokrasinin nasıl inşa edilebileceğini sorguluyor. 
 
“Dezenformasyon çağında Rusya ve diğer ülkelerin propaganda araçlarını kullanarak gerçeklik algısını nasıl silah haline getirdiğine dair aydınlatıcı bir anlatı.” 
The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91647</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ef196e3-a3c1-4021-aa52-344a3f965685.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurebahane-i Laklakan</image:title>
            <image:caption>Unutulan eski saatler içinde eksikliği en ziyade hasretle hatırlanan saat, akşamın on ikisidir. Artık ‘on iki’, solgun yeşil göğün altında, ilk yıldıza karşı müezzinin Müslümanlara hitap ettiği, sokakların lacivert bir sisle kaplandığı, ışıkların yandığı, sinilerin kurulduğu ve yarasaların mahzenlerden çıkıp uçuştuğu o tesirli ve titrek saat değildir. Akşam bağlarından koparak kâh öğlenin sıcağında ve kâh gece yarılarının karanlığında farz edilmiş bir zamanı bildiren bu saat, şimdi hayatımızda renksiz ve şaşkın bir noktadır. Yeni saat, Müslüman akşamının mahzun ve şaşaalı dakikasını dağıttığı gibi, yirmi dört saatlik yabancı ‘gün’ün getirdiği geçim şekli de bizi tan vakti âleminden uzak bıraktı.”
Doğu ve Batı meselesinin en saf hislerle anlatıldığı bu yazılar, değişen kültüre dair çok yönlü bir bakış sunuyor.
Kuşakları etkilemiş romanlar, ufuk açıcı öyküler, ezberlere kazınmış şiirler… Gazetelerde kalmış söyleşiler, gezi yazıları, denemeler, makaleler… Edebiyatımızın farklı dönemlerinden, iz bırakan metinler Kısa Miras’la bir araya geliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91648</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09d41685-9719-457b-9e5f-f8699d2fdaae.jpg</image:loc>
            <image:title>Frankfurt Seyahatnamesi</image:title>
            <image:caption>“Bu bir hastanın yol notları, rüzgârlı, karanlık bir sonbahar gecesiyle başlar. İstanbul’un denizini sinirli, ufuklarını mürekkep gibi siyah ve Üsküdar taraflarının göklerini uzak bir yangının hafif kırmızılıklarına boyanmış bıraktım. Onun için zifirî bir karanlıkta tren Sirkeci’den ayrılırken sinirlerim iyi değildi. İnsan geceleyin nasıl yola çıkmaya cesaret eder? Bunu bir köşesinde büzülüp kaldığım kompartımanımda siyah siyah düşünmeye koyuldum…”   Edebiyatımızın en önemli yolculuk yazılarından olan Frankfurt Seyahatnamesi, Ahmet Haşim&apos;in büyük bir şair olmanın yanında ne kadar büyük bir gözlemci olduğunu da gösteriyor.    Kuşakları etkilemiş romanlar, ufuk açıcı öyküler, ezberlere kazınmış şiirler… Gazetelerde kalmış söyleşiler, gezi yazıları, denemeler, makaleler… Edebiyatımızın farklı dönemlerinden, iz bırakan metinler Kısa Miras’la bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91649</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22c8bc2b-83c6-4d6a-8a18-b2f95e30bb9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Olanlık</image:title>
            <image:caption>Ben bazen öyle severim ki, bazen iyilik boğazımdan yukarı öyle hızla yükselir ki, yaşlar öyle dökülür ki gözlerimden, sen buna kendini aldatma diyorsun, ben korkuya direnme diyorum, en çok o boğazımdan hızla yükselen şey kaybolacak, kalbim soğuyacak diye endişe duyarım ben.
Şair, yazar ve denemeci Ahmet Güntan’ın ilk romanı Olanlık. tamamı diyaloglardan oluşan bir metin; yazarının deyişiyle bir RDAO: “Roman Demek Âdet Olmuş”. Bir çorba salonunda kendiliğinden gelişen bir sohbeti anlatıyor aslında. Ancak hayatın akışı gibi sonlanmayan, sürüp giden bu sohbet bir zeytin misali dallanıp budaklanarak coşup zenginleşiyor; aidiyet, özgürlük, yalnızlık, iyilik, aşk hüznü, sevme sevilme, tamlığa erişme arzusu, inanç gibi, günümüz dünyasında asla cesaretle irdelenmeyen, tecrübe edilmeyen meseleleri ele alıyor. Böylece defalarca yenildiğimiz, tökezlediğimiz ama yine de ayağa kalkıp devam ettiğimiz hayat kargaşasına bir anlam vermeye girişiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91650</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6775b31c-c690-4fe8-a002-4eb4fb819fbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Esrariler</image:title>
            <image:caption>düzyazıdan çok şiire daha yatkın bir topluluk bu Esrârîler, düzyazıya zor alışıyorlar. Düşündükleri ile yazdıklarının arasındaki uzaklığı kapatmak Esrârîliğin eski bir geleneği, talim gerektiriyor, ne demişler, her şey imkânla mümkün. Tuhaf bir imkân barındıran yazılar bunlar, isyanı tam açık seçik belirirken birden geri çekilmeyi tercih eden yazılar. Geri çekilebildiği için imkân sağlıyor.
İlk baskısı 2003 yılında yapılan Esrârîler., Ahmet Güntan’ın yüzyıl dönümündeki dünya haline Esrârîlerin gözünden baktığı benzersiz bir metin. Felsefi ve şiirsel fragmanlardan oluşan, saflıktan şiirin hareketine, günlük siyasetten vicdanın sesine, yoksulluktan ideal ahlaka, küresel sorunlardan mukadderata, oldukça geniş bir alana yayılan meseleleri ele alan Esrârîler., “sonrasızlığın ürkünçlüğüne göğüs gerebilmiş, sessizce yaşayıp sessizce gitme cesareti gösterebilmiş” olanlarla dünyamıza ışık tutuyor.
“Güntan’ın şiirsel ve büyüleyici bir yazını var, neredeyse haiku gibi manalı, oldukça da geniş kapsamlı, uluslararası siyasetten İstanbul’un bir köşesine dair gözlemlere kadar. Proust’tan hadislere, muazzam bir birikimi var, felsefi düşüncesiyse tekinsiz bir özgünlüğe sahip. 21. yüzyılın maneviyatıdır bu.”
 
Edmund White</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91651</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63c38be2-0eff-475c-bdce-045805a56e79.jpg</image:loc>
            <image:title>Tipi – Seçme Öyküler Ve Masallar</image:title>
            <image:caption>Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Diriliş’in büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara da verdi. Bu dönemde yazdığı roman ve öykülerinde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurguyla ele aldı. Tipi -Seçme Öyküler ve Masallar- Tolstoy’un yaşam ve eserlerinin farklı dönemlerdeki yansımalarından kronolojik bir seçki niteliği taşımaktadır. Yazarın en ünlü, en beğenilen öykülerinden olan Tipi, Tolstoy eserlerine özgü doğa ve insan tasvirlerindeki ayrıntı ve gerçekliğin belki de doruk noktasıdır. Diğer öykü Luzern ise edebi açıdan olduğu kadar Tolstoy’un dünya görüşünü yansıtması açısından da değerlidir. Toplumsal ve felsefi konularla daha çok ilgilenmeye başladığı dönemlerde yazdığı Irgat Yemelyan ve Boş Davul, Üç Mesel ve Üç Soru eserlerindeyse halk masalları ve kıssalardan esinlenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91652</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/880267a6-a337-4b54-86b3-4cfd2c4c41b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Bir Kadın</image:title>
            <image:caption>Leylâ Erbil’in zihinsel özgürlüğü, en başta, yapıtlarının, alışıldık edebiyat türlerinin sınırlarını zorlama sonucunu doğurmuştur. Genellikle öykücü ve romancı olarak tanınsa da, Erbil’in yaygın kabul gören bu edebi türlerle, onların klasik formlarıyla bir “sorunu” olduğu hemen her yapıtında fark edilir. Kabaca “roman”, “öykü” diyebilsek de, türünü, yaslandığı geleneği ilk anda tam belirleyemediğimiz, birbirini yinelemeyen, kendine özgü yapıtlar ortaya çıkarmıştır. Yine de, belli bir tanışıklıktan sonra, bilmediğimiz bir metni elimize geçse, onun Erbil’e ait olduğunu rahatlıkla anlarız. Tuhaf Bir Kadın’ın önceleri bir öykü kitabı sanılmış olması bu bağlamda ilginçtir. Yazarın romanını “bitirmemesi” de önemlidir. Bu romanın yeni baskısında yazar, okura, Mustafa Suphi’nin kaderiyle ilgili yeni kaynaklar ulaştırır. Dikkat edilirse, tanımı gereği bitmiş, yazarından kopmuş, okura fırlatılıp orada kalakalmış bir edebi türde, romanda yapılmaktadır bu güncelleme...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91653</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c20e65da-5530-4b02-b363-ac6d327956c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakka Sığındık (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İspanyol gribinin dünyayı kasıp kavurduğu yıllarda İstanbul bir yandan yangınlarla, bir yandan da salgın hastalıkla kavrulmaktadır. Zengin fakir ayırt etmeyen hastalık, yoksul evlerine de zenginlerin köşklerine de sıçrar, girdiği hanelerden birkaç can almadan çıkmaz. Haksız kazançla zengin olanların batıl inançlarından ve korkularından faydalanmak isteyenlerse evliyalık iddiasıyla bir düzen kurup çıkar sağlamanın peşindedir. Hüseyin Rahmi Gürpınar, çelişkilerle ördüğü romanında bir dönemin bütün aksaklıklarını göz önüne sererken okuru nefes nefese bir polisiyeyle baş başa bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91655</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7ae2179-3b0d-41ad-863b-0b1970ca62a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakka Sığındık</image:title>
            <image:caption>İspanyol gribinin dünyayı kasıp kavurduğu yıllarda İstanbul bir yandan yangınlarla, bir yandan da salgın hastalıkla kavrulmaktadır. Zengin fakir ayırt etmeyen hastalık, yoksul evlerine de zenginlerin köşklerine de sıçrar, girdiği hanelerden birkaç can almadan çıkmaz. Haksız kazançla zengin olanların batıl inançlarından ve korkularından faydalanmak isteyenlerse evliyalık iddiasıyla bir düzen kurup çıkar sağlamanın peşindedir. Hüseyin Rahmi Gürpınar, çelişkilerle ördüğü romanında bir dönemin bütün aksaklıklarını göz önüne sererken okuru nefes nefese bir polisiyeyle baş başa bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91656</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d732e928-21c0-48a3-8aa3-1f9a1e02d8c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Alemdağ’da Var Bir Yılan</image:title>
            <image:caption>“İşte karşı karşıyasın. Haydi bakalım. Söyle söyleyeceğini. De diyeceğini. Dinler de. Tatlı tatlı dinler de. Sevgiden söz aç. Ne çıkar; o seni anlarsa değil, sen onu anlarsan bir şeyler olacak. 
 (…) 
Birdenbire bulunduğumuz odanın kapısı açılıverdi. İçeriye rüzgâr girdi. Soğukla beraber yapraklarını dökmüş bir ağaç girdi. Ağacın arkasından duman, dumanın arkasından bir kuş, kuşun arkasından bir bulut girdi.” 
 
                                                                                                                           “Yılan Uykusu” adlı öyküden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91657</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a5e6dbe-b059-4958-a96d-34173abdc7eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya’nin Ucundaki Fener</image:title>
            <image:caption>Dünya’nın Ucundaki Fener Jules Verne’in son yapıtlarından olup ölümünden sonra, 1905 yılında oğlu Michel Verne tarafından yayımlandı. Bilim-kurgu ve spekülatif edebiyatın öncü adlarından olan Jules Verne, bu yapıtında gerçek bir ortamdan, ıssız Estados Adası’ndaki deniz fenerinden esinlenmişti. Yazarın yapıttaki titiz coğrafi betimlemeleri, ayrıntılarla ördüğü denizcilik bilgileri, insanlığın ufkunda yaşanan bir serüvenin hem dekorunu hem araçlarını oluşturuyordu. 1859 kışında çalışmaya başlayan fenerin ilk bekçileri Vasquez, Felipe ve Moriz, Güney Atlantik’in güneydoğu ucunda, iki okyanusu birbirine bağlayan ticaret gemilerine kılavuzluk ederken, çok geçmeden adada yalnız olmadıklarını sezeceklerdi. En çetin doğa koşullarına dayanıklı inşa edilmiş olan bu fener, uygarlığın sınırında yaşamaktan beslenen sinsi düşmanlara da aynı şekilde dayanabilecek miydi? Jules Verne akıl ile gücün, nitelik ile niceliğin, hesap ile hırsın kıyasıya çekiştiği öncü bir serüven öyküsü sunuyor okura.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91658</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1846f030-c219-4d5b-aeb5-1260967a7b13.jpg</image:loc>
            <image:title>Alemdağ’da Var Bir Yılan (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“İşte karşı karşıyasın. Haydi bakalım. Söyle söyleyeceğini. De diyeceğini. Dinler de. Tatlı tatlı dinler de. Sevgiden söz aç. Ne çıkar; o seni anlarsa değil, sen onu anlarsan bir şeyler olacak. 
 (…) 
Birdenbire bulunduğumuz odanın kapısı açılıverdi. İçeriye rüzgâr girdi. Soğukla beraber yapraklarını dökmüş bir ağaç girdi. Ağacın arkasından duman, dumanın arkasından bir kuş, kuşun arkasından bir bulut girdi.”
 “Yılan Uykusu” adlı öyküden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91659</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50e3d947-dd25-4715-9a83-24e05b2ad2b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya’nin Ucundaki Fener (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünya’nın Ucundaki Fener Jules Verne’in son yapıtlarından olup ölümünden sonra, 1905 yılında oğlu Michel Verne tarafından yayımlandı. Bilim-kurgu ve spekülatif edebiyatın öncü adlarından olan Jules Verne, bu yapıtında gerçek bir ortamdan, ıssız Estados Adası’ndaki deniz fenerinden esinlenmişti. Yazarın yapıttaki titiz coğrafi betimlemeleri, ayrıntılarla ördüğü denizcilik bilgileri, insanlığın ufkunda yaşanan bir serüvenin hem dekorunu hem araçlarını oluşturuyordu. 1859 kışında çalışmaya başlayan fenerin ilk bekçileri Vasquez, Felipe ve Moriz, Güney Atlantik’in güneydoğu ucunda, iki okyanusu birbirine bağlayan ticaret gemilerine kılavuzluk ederken, çok geçmeden adada yalnız olmadıklarını sezeceklerdi. En çetin doğa koşullarına dayanıklı inşa edilmiş olan bu fener, uygarlığın sınırında yaşamaktan beslenen sinsi düşmanlara da aynı şekilde dayanabilecek miydi? Jules Verne akıl ile gücün, nitelik ile niceliğin, hesap ile hırsın kıyasıya çekiştiği öncü bir serüven öyküsü sunuyor okura.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91660</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8c02b5b-35a7-4db4-a32f-f03d1abe30a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Bi Çay Koy Laflayalım</image:title>
            <image:caption>Sana, bu çay sohbetinde yol arkadaşlığı edebilirim diye düşünüyorum. Paragraflar arasında küçük molalar da veririz şimdiki zamana dair, kim bilir? Hani o sağa sola savrularak yürüdüğümüz yollar, hani o yaşanmışlıkların köşe başları, hani o ‘U’ dönüşleri, hani o duraksamalar, hani o hızını alamayıp da duvarlara toslamalar… Hepsini, her şeyi konuşuruz. Belki, bu satırlar ile bir süreliğine de olsa yarenlik edebilirim sana. Haydi arkadaşım! Haydi tanıdığım! Hoş geldin hiç tanışıp da selamlaşmadığım insan! Sefa getirdin bu sohbete Uzak veya yakın, ne fark eder. Sen bi çay koy, laflayalım. İyi gelecek ikimize de… Selam ile…Cem Ayaz Yaşamı boyunca hayatı, insanı, olayları anlamlandırmaya ve üzerine düşünmeye çalışmıştır. Felsefe ile iç içe olan bakış açısıyla da bu çabalarını, yazıya ve şiire dökmüştür. İnsanlık ve doğa için aklın ve bilimin rehberliğini ilke edinmiştir. Ayrıca onun için beyaz kâğıtlar üzerinde düşüncelerini ifade etmek, bir yaşam biçimidir. Çünkü hayatı, sevinci, tasayı, umudu, umutsuzluğu, sevgiyi, nefreti, kavgayı, barışı… Yani “insan”ı yazar. An gelir göğsü kabarır, gözleri yaşarır, vatan ve Mustafa Kemal’i yazar. Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiyesi onun sevdasıdır ve onun büyük ülküsü için yazar. İlk eseri ‘’Vatan Kaderine Terk Edilemez’’ ile yakın siyasi tarihimize notlar düşmüştür. İkinci eseri ‘’Saat 9’u 6 Geçe, O Acının İzleri’’ ile de o büyük kaybımız, Atatürk’ümüzün aramızdan ayrılışının hazin öyküsünü sayfalara dökmüştür. Üçüncü eseri, Türk şiirine yeni bir nefes diye tanımladığı ‘’Şiirin Kitabı’’dır. Okuyucuya o eserinde ‘’Dünyayı şiir ile kucaklamaya var mısınız?’’ diye sormuştur. Dördüncü eseri olan ‘’Sen Bi Çay Koy Laflayalım’’ adlı bu çalışması ise dinlence, düşünce ve sohbet kıvamındadır. Bu kitap sohbetini sizlerle pay eden Yazar Cem Ayaz bu eserinde, hayatın içindeki yaşam öykülerinden edindiği izlenimlerini kâğıda ve kaleme dökmüştür. İzmirlidir ve Nilsu isminde bir kız evlat babasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91661</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/599e0b66-1dda-4393-b316-5be58d63225d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Tatlıdır</image:title>
            <image:caption>“Hayatın mutfağından, hepimizin eline ulaşan bu kitapta roman, hikâye ve masal aslında birbirine karışmış. Alt metinlerde ruhunuza attığı çentiklerle düşündürücü etkisi de büyük. Ele avuca sığmayan lezzetlerden zor ayrılacağınız Aşk Tatlıdır her türden okuyucuyu kendine bağlayacak gibi görünüyor. Özellikle çocukluğumuz ve ilk gençlik yıllarımıza yol almak için bir zaman makinesi gibi çalışıyor.” Ali Deniz Uslu Kapıyı çekip çıktığımda geride kalan portakal kokusuna gözlerimden akan iki damla yaş ile veda ettim. Gidilebilecek tek adresime dönmek üzere aynı uzun yolu bu sefer doludizgin, heyecandan yoksun, hiçlik duygusuna teslim halde kat ettim. Her nedense otobüs yolcuları da derin bir sessizliğin kucağında oturuyordu. Kat edilen yol birbiri ardına özenle ekleniyor ve sona ulaşmamıza geçit vermiyordu. Bu yanılsama ile bir kez daha fark ediyordum. Hepimiz tekdüze benzerlikte bir hayatı değil, içimizde yeşerttiğimiz hayali yaşıyorduk. Yaşam bu yüzden beklenmedik, kurnaz ve kendine özgü bir oyundu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91662</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a2e4508-0416-4aa4-b8be-652a53eee75c.jpg</image:loc>
            <image:title>Adil Bölüşüm</image:title>
            <image:caption>Zenginler, kısıtlı dünya kaynaklarının fakirlerle paylaşılmasını istemiyor.
Mevcut ekonomi sisteminin pek çok eksiklikleri, açmazları ve yanlışları var. Hepsiyle ilgili çözümler üretiliyor tabii ki. Ancak bir müddet sonra görüyoruz ki üretilen çözümler, başka sorunlara yol açıyor.
Bu kitapta ekonomik sistemi üreten düşünce yapısından başlayarak insan merkezli bir değersayım sorgulaması yer alıyor.
Para üretimi ve mal üretimi arasındaki uçurumlar kapanmadığından ekonomik denklik bir türlü gerçekleşmemektedir. Bu ekonomik işleyiş nedeniyle gelir dağılımı adaleti bozulmuştur ve sistematik olarak zenginler daha zengin, fakirlerse daha fakir olmaya mahkûm edilmiştir. Böylece para, tepedeki bir avuç zengin arasında dolaşmaktadır.
Merkezinde insanın olduğu yeni bir denklik kurmak mümkündür elbette. Refahın adil bir şekilde yeniden bölüştürüleceği yeni bir kurgu gerçekleştirilebilir.
Bu kitapta yeni ekonomik denklik kurgusunun nasıl gerçekleştirilebileceği üzerinde özellikle durulmuştur. Ülkemizin yaklaşık iki asırdır süregelen makûs ekonomik tarihi yeni denklik kurgusuyla değişebilir. Bu açıdan adil bölüşüm, çok önemlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91663</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54192380-11ac-45f1-9e57-66ef2bdecd5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Martin Eden</image:title>
            <image:caption>“Vücudunun kaslı oluşunun farkına vardı ve fizikî olarak onlardan üstün olduğundan emin oldu. Ancak onların kafaları Ruth gibi konuşmalarını sağlayacak bilgilerle doluydu, bu düşünce canını sıktı. Ama beyin ne işe yarar, diye sordu tutkuyla. Onların yaptıkları şeyleri kendisi de yapabilirdi. Onlar hayatı kitaplardan öğrenirlerken kendisi o hayatı yaşamakla meşguldü. Biraz farklı olmakla beraber kendi beyni de onlarınki gibi bilgiyle doluydu. Kaç tanesi halat düğümü atabiliyor, dümene geçebiliyor ya da gözcülük yapabiliyordu? Öğrenme sürecindeki başarısızlıkları ve zorlukları geldi aklına. Yine de başarmıştı. İleride onlar da hayatı yaşamaya ve kendisi gibi feleğin çemberinden geçmeye başlayacaklardı. Çok güzel. Onlar bununla meşgulken, kendisi de hayatın öteki yüzünü kitaplardan öğrenecekti.” 
 
Jack London bu yarı otobiyografik romanında, hayatını denizcilik yaparak kazanan yoksul ve eğitimsiz bir gencin, tutkulu bir biçimde kendisini geliştirme ve edebî üne kavuşma çabalarını anlatır. Aşkı için statü ve servet kazanma idealinin peşinden koşan Martin Eden’ı hayallerine yaklaştıran sarsılmaz inancı ve kendinden ödün vermeyen karakteri olur. Ancak hedefine ulaştığında artık ne daha ileri gidebilecek ne de geri dönebilecektir. 
20. yüzyılın Amerika’sında sınıflar arasındaki ideolojik farklılıkları gözler önüne seren roman, yalnızca görüntüden ibaret olan burjuvanın değer yargılarına bir eleştiri niteliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91664</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6bb5fec-7cc9-40d1-b4e0-33d184b24c8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İdam Mahkumunun Son Günü</image:title>
            <image:caption>“Hem hayatta, ölümden pişmanlık duymamı sağlayacak ne var? Gerçekte, karanlık günler ve hapishanenin pis ekmeği, mahkûmların çektiği sudan yapılmış çorba, hor görülmek, iyi bir eğitim almış bana gardiyanlar tarafından eziyet edilmesi, etrafta benimle konuşacak ve benim konuşabileceğim bir insan evladı bulamamak, durmadan yaptıklarımı ve bana yapılacakları düşünerek titremek; işte cellat beni bunlardan mahrum bırakacak. Aman ne korkunç!” 
 
Victor Hugo’nun, idam cezasını eleştirmek için yazdığı “Bir İdam Mahkûmunun Son Günü”, 19. yüzyıl Fransa’sında giyotinle ölüm cezasına çarptırılan bir adamın, kendi kıyametini beklerken son günüymüş gibi yaşadığı her gün hissettiklerini, düşüncelerini, anılarını ve umutsuzluğunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91665</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4bb28c5-9022-4007-b773-4510dee03997.jpg</image:loc>
            <image:title>Rol Ve Toplumsal Yapı</image:title>
            <image:caption>Hepimiz belli toplumsal yapıların içine doğar, onlarla hemhal olur, onlarla yaşar ve onların kalıpları arasında yaşamımıza veda ederiz. Bu, bir anlamda, bizden önce kurulmuş/kurgulanmış bir sistemin içine doğmak ve onun menfezleri arasında dolaşıp durmak anlamına gelir. Ancak yine de insan ve onun toplam potansiyeli düşünüldüğünde bazen o menfezleri irademizle genişletir, hayatı olduğundan çok daha çekilebilir, çok daha nefes alınabilir, çok daha yaşanabilir hale getirebiliriz. Elbette bütün bunlar; insan ile içine doğduğu siyasal sistemler, toplumsal yapılar ve bu yapıların tevdi ettiği roller, insanın özgürlük meselesini de ilgilendirir. Aldığımız rolün ne olduğu, hangi durumlarda, hangi rolleri üstlendiğimiz, üstlenmek zorunda kaldığımız, üstlendiğimiz rolleri nasıl oynadığımız doğrudan toplumsal yapılarla ilgilidir ve onların sağlıklı, insan onuruna yakışır bir düzlemde bulunuşu özgürlüğümüzü pekiştirirken, hastalıklı, insan onurunu rencide eden bir düzlemde yer alışları da özgürlümüzü ya daraltır veya ona büsbütün prangalar vurur. Burada, aldığımız roller ile toplumsal yapılar arasında kaliteli ve özgürce bir yaşam ile sefalet içinde ve prangaya vurulmuş bir yaşam arasındaki fark kadar büyük ve hatırı sayılır bir fark vardır: Bazılarımız aldığımız rolleri sessizce benimser ve bunlar arasındaki çatışmaları uyumlu hale getirmek için kendimizi harap ederken diğer bazılarımız onu sorgular, yeni rol taleplerinde bulunur ve daha insanca yaşamanın yollarına yönelik bir mücadelenin içine gireriz. İşte bu ikincisini yapmanın yolu biraz da tevdi edilen rolün mahiyeti ve onun toplumsal yapı içindeki konumu ile ilgidir ki bu ilgiyi kurabilmenin yegane yolu da bunlara dair bilgi biçimlerinden geçmektedir. Elinizdeki kitap geçmişten bugüne oyun olarak kurgulanmış hayatın rollere ve toplumsal yapılara dair kuramsal bilgiler içermenin yanı sıra içinde bulunduğumuz ve içinden geçmekte olduğumuz süreçlere yönelik pek çok bilgiyi sunmakta, her birimizin kendimize ait farkındalık alanlarımızı genişletmenin imkanlarını artırmaktadır. Değerli dost Prof. Dr. Mustafa Gündüz ile rahmetli büyüğümüz Prof. Dr. Eyüp Kemerlioğlu’nun bu sonsuz çağrışımlı yetkin çalışması, umarız başlangıçtan beri büyük oyunlara sahne olan ve günümüzde de hem rollerin hem de toplumsal yapıların ciddi hasarlar aldığı güzel ülkemizin güzel insanlarına yeni ufuklar açarak hem aldığımız roller hem de o rollerin gerisindeki toplumsal yapılara yönelik bilincimizi daha da yukarılara taşımanın, bundan da önemlisi, daha güzel bir ülkede yaşamanın vesilesine döner.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91666</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4140eee4-3aa0-4bf0-a622-deb5adbbddfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye İçin Küresel Ölçekte Öğretmen Yetiştirme Modeli</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta dünyanın gelişmiş ülkelerindeki öğretmen yetiştirme sistemleri incelenerek bir model geliştirilmiştir. Bu ülkelerde uzmanlaşmış okul türlerine gereken önem verilmekte iken, ülkemizde kapatılan öğretmen liselerinin yeniden açılarak öğretmenlerin erken yetiştirilmesi konusu gündeme getirilmelidir. Türkiye&apos;nin eğitime yönelik ihtiyaçlarına cevap vermesi noktasında öğretmen yetiştiren kurumların ve öğretmen yetiştirme sisteminin geçmişten günümüze süreğen bir yapıya sahip olmaması, öğretmen niteliğini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu nedenle son yıllarda öğretmen yetiştirmeye yönelik mevcut eksiklikler göz önüne alındığında Türk eğitim sisteminde hedeflenen kaliteye ulaşılması için yeni, nitelikli ve sürdürülebilir bir öğretmen yetiştirme modeline ihtiyaç olduğu düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91667</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30c43f9d-7888-4413-a897-747055d4320f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşama Dokunmak</image:title>
            <image:caption>Yaşama Dokunmak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91668</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80475fc4-b9d1-4979-bf4d-2af1aad9004a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazap Üzümleri</image:title>
            <image:caption>Gazap Üzümleri, bir toplumsal krizin etkilerinin epik bir anlatıyla gerçek bir sanat eserine dönüşmesinin Amerikan edebiyatındaki en güzel örneği. Bir cehennem kaç acıyla oluşur bu dünyada? Toz fırtınalarıyla tarladaki mahsulün mahvolması, Büyük Buhran’da bankaların topraklara el koyması ve sonunda, göçle gelen sefalet… Bir otomobili kamyona dönüştürerek çıktıkları mecburi yolculukta, acılarını ve açlıklarını, düşlerini ve öfkelerini de peşlerinden sürüklüyor Joad ailesi. Gazap Üzümleri, kaygı dolu günleri sessiz bir başkaldırıyla aşmaya çalışan insanların romanı. “Steinbeck’in asıl yeteneği, bizi Joad ailesiyle birlikte yaşatmasıdır. Ailenin konuşmalarına daldığınız, kişiliklerini öğrendiğiniz anda sanki onlarla yürüyormuş, araba tamir ediyormuş ya da kamp kuruyormuş gibi hissedersiniz.” SAM JORDISON</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91669</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ecabc71-b2fb-41b2-a71f-fae8296ae5ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennetin Doğusu</image:title>
            <image:caption>Cennetin Doğusu, 20. yüzyıl Amerikan edebiyatının en önemli temsilcilerinden Steinbeck’in iyilikle kötülüğün ezeli mücadelesini işlediği başyapıtı. Steinbeck, Amerikan İç Savaşı’ndan Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar uzanan hikâyede Kuzey Kaliforniya’daki Salinas Vadisi’nde kaderleri kesişen Hamilton ve Trask ailelerinin nesiller boyu izlerini sürerek hem Amerika’nın hem de insanlığın tarihini anlatıyor. Kendi ailesinden de izler taşıyan bu eserde iyiyle kötü, güçle zayıflık, aşkla nefret, güzellikle çirkinlik temaları üzerinden en kadim hikâyelerden Habil’le Kabil’i yeniden yorumluyor. Cennetin Doğusu, Nobel Edebiyat Ödüllü John Steinbeck’in “magnum opus”u. 
“Hep bu kitabı yazmak istedim, bu kitabı yazabilmek için çalıştım, bu kitabı yazabilmek için dua ettim.” JOHN STEINBECK “
Vahşi doğanın gücüne sahip dokunaklı ve göz yaşartıcı bir gösteri.” CARL SANDBURG</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91670</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b35a31b7-448d-4209-a0c6-1516b3975f7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Al Midilli</image:title>
            <image:caption>Steinbeck’in doğaya ve insana on yaşındaki bir çocuğun gözünden baktığı Al Midilli kendi edebi kariyerinde olduğu kadar Amerikan edebiyatında da bir dönüm noktası. Salinas Vadisi’ndeki bir çiftlikte anne-babası ve yardımcıları Billy Buck’la yaşayan Jody’nin tekdüze hayatı babasının hediye ettiği al bir midilliyle renklenir.

Jody’nin henüz tay olan midilliye binebilmesi için hem tayın büyümesini beklemesi hem de onu eğitmesi gerekir. İnsan doğasının zayıflıklarını ve karmaşıklığını resmetme ustası Steinbeck, kendi çocukluk anılarından esinlenerek kaleme aldığı Al Midilli’de ergenliğin ıstıraplarını gözler önüne seriyor. “Al Midilli, Steinbeck’in kendi kişisel ve sıradan deneyimlerini ‘sanatın simyası’ aracılığıyla evrensel masallara dönüştürme konusundaki becerisini gösteriyor.”

John Timmerman

“Bir başyapıt… Çocukluğun yürek burkacak kadar gerçek bir tablosu.”
Clifton Fadiman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91671</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b21bc19-4f3b-4e00-9821-a2d7cded72a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Genel Sosyoloji</image:title>
            <image:caption>Genel Sosyoloji, Pierre Bourdieu’nün 1981-1983 öğretim yıllarında, Collège de France’ta verdiği iki dönem dersini bir araya getiriyor . Bourdieu, sosyolojinin konusunun ne olduğunu, sosyolojik bir araştırmanın temel ilkelerini, çalışmalarının odağında bulunan habitus, alan ve sermaye kavramları ışığında, örneklerle ve uygulamalı bir biçimde anlatıyor. Bir pratik kuramı geliştirmeyi, bilimin öznesi ile nesnesi arasındaki ilişkinin bir analizini yapmayı hedefleyen Bourdieu, teorisinin temel kavramlarının birbirine eklemlenişini ve bu kavramları bir araya getiren ilişkilerin yapısını irdeliyor. Sistemli biçimde sunduğu teorisini sürekli bir sorgulama mantığında geliştiriyor. Derslerin tümünde kendi üslubunca sosyolojik düşünmenin, sosyolojik yöntemin anahtarlarını sunuyor. Pierre Bourdieu sosyolojisini tanımak, anlamak ve uygulayabilmek için eşsiz bir kaynak niteliğinde olan Genel Sosyoloji, aynı zamanda sosyal bilimlerle ilgilenen herkese seslenen bir düşünce alıştırması... “Bana kalırsa ideal bir dersin vermesi gereken şey, hak ettiği anlamıyla ‘yöntem’ denilen şeydir (çünkü ‘yöntem’, bugün artık ne anlama geldiği dahi anlaşılamayan, içi boşaltılmış bir sözcük... Yöntem ne dogmadır ne de tezler – elbette bir dönem filozoflar tezler öne sürüyorlardı ama benim tarzım kesinlikle bu değil). Amacım, bir dersin işleyişini olası tüm aksaklıklarıyla ortaya koyarak, farkına varmaksızın kazanılabilecek düşünme biçimleri ya da tarzları geliştirmek...” Pierre Bourdieu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91672</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/facdf46d-473a-4b08-bd12-465d464ffa5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönülçelenler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Herkes onlara hayrandı 
Bir kişi hariç 
 
Stella, hasta yatağındaki kardeşi Cara için her şeyi yapardı. Onun en sevdiği müzik grubu Gönülçelenler’in albümünü imzalatabilmek için saatlerce sıra beklemek de buna dahildi. Kafein yüklenip bu zorlu göreve hazırlanmaya çalıştığı sırada, bir daha kim bilir nerede karşılaşacağı çok tatlı bir çocukla tanışması kaderin cilvesiydi sanki. 
 
Ancak Stella’nın hayatı klişe bir aşk şarkısına dönmek üzereydi çünkü kahvecideki çocuk Gönülçelenler’in solisti Oliver Perry’den başkası değildi. Bir sinir patlaması sırasında gruba hakaretler yağdıracağını, hayatının fırsatının ayağına geldiğini ya da havada aşk kokusu olduğunu ise kesinlikle tahmin edemezdi. 
 
 
“Her sayfasına bayıldım. Oliver Perry gönlümü hemen çaldı.” —Anna Todd 
 
“Bitirene kadar elimden bırakamadım. Çok romantik ve eğlenceli.” —Kasie West</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91673</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d529d6f-b0b3-417d-820d-6d6f27ee60e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Liktorun Kılıcı</image:title>
            <image:caption>“Son Elli Yılın En Olağanüstü Bilimkurgu Kitabı. Yeni Güneş Kitabı, Bilimkurgu Edebiyatının Kayıp Zamanın Izinde’si Olmaya En Yakın Eser.” –Neil Gaiman 
 
Locus En Iyi Fantazi Romanı Ödülü 
August Derleth Yılın En Iyi Romanı Ödülü


“Bazen Bir Oğlan Çocuğunun Gözlerinden Anlarim Onun Gelecekte Gamli Bir Adam Olacağini.” 
 
Bilimkurgunun Melville’i Olarak Bilinen Gene Wolfe, Spekülatif Edebiyatın Sınırlarını Zorlayan, Fantaziden Bilim Ve Bilimden De Fantazi Çıkarmayı Başaran, Türün Her Alanında Eşit Muazzamlıkta Eserler Veren Ender Yazarlardan Biri. Wolfe’un Dilin Ve Türün Imkânlarını Sonuna Kadar Kullandığı, Bilimkurgunun Ulysses’i Olarak Da Anılan Yeni Güneş Kitabı’nın Üçüncü Cildi Liktorun Kılıcı’nda Ise Bu Gizemli Yolculuğun Sonuna Yaklaşıyoruz Artık. 
 
Günümüzden Yüz Binlerce Yıl Sonrası. Ancak Öyle Bir Gelecek Ki Geçmişten Farkı Yok. Bugüne Ait Kültür Ve Olaylar Artık Bir Anı Bile Değil. Gezegen, Beklenmedik Ve Gizemli Biçimlerde Değişimler Geçirmiş. Güneş’in Ömrünün Sonu Gelmiş, Sönmekte. 
 
Işkenceci Severian, Sürgün Edildiği Thrax’a, Penceresiz Odalar Şehri’ne Ulaştı Sonunda. Ancak Vicdanı Yüzünden Burayı Da Terk Etmek Zorunda Kalacak Ve Dağları Aşacağı Bu Yolculuğunda, Adaş Olduğu Bir Oğlan Da Yoldaşlık Edecek Ona. 
 
Serinin Bu Cildinde, Severian, Kaderin Kendisi Kadar Azametli Kılıcı Terminus Est Ve Pek Kudretli Bir Işığa Sahip Cevheri Pençe Ile Yoluna Devam Edecek, Karşısına Çıkan Canavarları Alt Edecek, Bu Yıkılmış Dünyanın Mazisine Dair Biraz Daha Bilgi Edinecek Ve Bazı Eski Yüzlerle Tekrar Karşılaşacak. Güneş Elbet Bir Gün Ölecek. Ve Yeni Güneş Elbet Bir Gün Doğacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91674</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/194f2bb0-1c69-4b95-927e-b96105b1687a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hav</image:title>
            <image:caption>Hav kurmaca bir şehir devleti, bir Akdeniz şehri, sokaklarında Türkçenin, Ermenicenin, Rumcanın, Arapçanın, Rusçanın, İtalyancanın bir arada duyulduğu bir coğrafya. Yirmi yıl arayla bu coğrafyaya giden bir seyyah yazar, şehrin iki yakın dönemi arasındaki siyasi, kültürel, yaşamsal doku değişimlerini nefis bir dille anlatıyor. 
 
Önce 1985 yılının Hav’ını tanımaya başlıyoruz, sonra bir “Müdahale” oluyor, altüst oluyor şehir, yirmi yılın ardından aynı yere dönüyoruz, yirmi birinci yüzyılın Yeni Hav’ına, Kutsal Mirmidon Cumhuriyeti’ne. Eskisinin izini sürmeye çalışsak da zorlanıyoruz, şehrin tarihini bağnaz bir bakışla baştan yazanların eliyle görgüsüzlüğün tüm şehirde itinayla teşhir edildiğini görüyoruz. 
 
Hav hibrit edebiyatın usta bir örneği, seyahat edebiyatıyla bilimkurguyu bir araya getiriyor. Hav diye bir şehir yok ama pekâlâ olabilir. 
 
“Hav, tüm Akdeniz tarihinin, âdetlerinin ve politikasının birkaç bin yılına tutulmuş bir ayna gibi... Suudi Arabistan, Türkiye veya Downing Street’in geçmişine ve mevcut haline gerçekten vâkıf, son derece gerçekçi, kesinlikle gözleme dayanan bir eser. Ciddi bilimkurgu eserleri hayal ürünlerinin değil bir gerçekçiliğin biçemidir; Hav alternatif bir coğrafyanın ne kadar kullanışlı olabileceğine mükemmel bir örnek. Eğer bilimkurguyu bilmedikleri nispetle küçük gören üstatların ahmakça züppelikleri aklınızı çelip de Hav’a sırtınızı çevirirseniz hem yazık olur hem de çok büyük bir kayıp.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91675</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4e06a4d-34d3-43d2-be87-37d09ca77e2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazdağları Öyküleri</image:title>
            <image:caption>“Eğer ekolojik bir yaşama arzu duyuyorsanız, ekip biçmekten, özde bir yaşamdan
bahsediyorsanız; sevmekten, kabulden, birlikten ve toprakta bitmiş özgür gönüllerden
öğreneceğiniz kocaman bir dünyadan bahsediyorsunuz.”
Bu kocaman dünyadan ve birbirine bağlı hikâyelerden oluşan Kazdağları Öyküleri,
Bayramiç’in sıcak iklimini bir ılık rüzgârla taşıyor bizlere. Kalplerimizi yeniden Anadolu
insanının cömertliği, dürüstlüğü ve misafirperverliği ile dolduruyor. İnsanın doğanın
ayrılmaz bir parçası, bir bütünün iki penceresi olduğunu anlatıyor. Köylülerin yöresel ağız
özellikleri ile kahvehanelerde, şenliklerde, günlük sohbetlerde konuştukları tüm konular
insanlığın dili haline geliyor.
Ekolojik mimarlık ve tasarım gibi konularda yayınlanmış iki eseri de büyük beğeni toplayan
Melih Aşanlı, bu kez bizleri kurgu ile gerçeğin birleşiminden meydana getirdiği edebiyat
dünyasına taşıyor. Hüzünlerin, mutlulukların, insana ait tüm duyguların şeffaf bir gerçeklikle
aktarıldığı bu eseri şen bir köyün Arnavut kaldırımlarında yürüme huzuru ile okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91676</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9572f35f-de3e-4afa-bf02-0cb33f283842.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarının Sihirli Merdiveni</image:title>
            <image:caption>Başarı, başkalarının haklarını ihlal etmeden istediğini elde etme gücüdür. Başarıya ulaşmak için uğruna çaba gösterilecek kesin bir hedefin olması gerekir. Hedefe ulaşmak içinse belirli bir plan olmalıdır. Günden güne sistematik olarak takip edilen belirli bir plan olmadığı takdirde dişe dokunur bir şeyin başarılması mümkün değildir. 
Hill, liderlerin onları başarıya götüren çarpıcı özelliklerinin doğuştan gelmediğini; son derece benzer, basit ve bir dizi dinamik alışkanlıklarla şekillendiğini savunuyor. 
Başarının Sihirli Merdiveni’nde, Hill’in tüm fikirlerinin kısa olsa da eksiksiz bir özetini bulacaksınız. Bu kitap, başarıya ulaşma konusunu merak edenler için harika bir başlangıç noktası olacaktır. PEN Ödüllü yazar Mitch Horowitz’in editörlüğünü ve özetleme görevini üstlendiği Kısaltılmış Klasikler Serisi, çağımıza damgasını vuran ve milyonları etkileyen çok değerli kitapların öz hâle getirilmiş versiyonlarından oluşmaktadır. Bilginin büyük bir hızla yayıldığı modern çağda, vakti sınırlı olmasına rağmen kendini geliştirmek isteyen okurlar düşünülerek hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91677</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a7e4c53-1ac3-4611-928a-69fbbd9a12d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Paris Komünü 150</image:title>
            <image:caption>Paris halkı 18 Mart 1871’de bu şehrin yönetimini üstlenerek Paris Komünü’nü kurdu ve geleceğe bir kapı açtı. Yetmiş iki gün boyunca kendi kaderlerini kendi ellerinde tutan işçiler, toplumsal kurtuluş mücadelelerini yeni bir aşamaya taşıdı. Ancak karşıdevrim güçleri toparlandı, şehre saldırdı ve 28 Mayıs’ta Komün’ü yenilgiye uğrattılar. Karl Marx, iki gün sonra, Uluslararası İşçi Birliği Genel Konseyi üyelerine, Fransa’da İç Savaş başlığıyla yayımlanacak olan metni yüksek sesle okudu ve bu metin oybirliğiyle onaylandı. Yarım yüzyıl sonra, Ekim Devrimi’nin hemen öncesinde, Lenin, Devlet ve Devrim adlı eserinde, mevcut devlet mekanizmasının nasıl parçalanacağını ve yerine nelerin koyulacağını Komün deneyiminden ve Marx’ın metninden yararlanarak ele aldı. Elinizdeki kitap, Fransa’da İç Savaş’ın, Lenin’in Devlet ve Devrim adlı eserinin Komün hakkındaki bölümünün ve Bertolt Brecht’in Komün Günleri adlı oyunundaki bir şiirin yanı sıra, Komün’le ilgili iki yazıyı ve bir manifestoyu içeriyor. Paris Komünü, işçi sınıfının, kendi devletini kurmaya yönelik ilk büyük tarihsel girişimiydi. Sosyalizm mücadelesi, geçmişteki zaferlerden olduğu kadar yenilgilerden de öğrenerek ilerletiliyor. Komüncüleri selamlıyor ve onların deneyiminden dersler çıkarmaya devam ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91678</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bcc59c3-5799-4051-aa3b-79c4f5f3259f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehir Hakkı : Neoliberal Kentleşme ve Sınıf Mücadelesi</image:title>
            <image:caption>Kapitalist üretim tarzında sermaye-mekân etkileşiminin işleyişine yönelik çarpıcı çözümlemeleri ve isabetli öngörüleri Henri Lefebvre’i özgün bir noktaya taşımaktadır. Şehir ve kent arasında tanımladığı ve çözümlediği ayrım, kapitalizmin kent sorunsalına tüm boyutlarıyla temas etmektedir. Kullanım değeri ve sahiplenmeye endeksli, belirlenim, tahakküm ve sömürü süreçlerinden bağımsız bir nitelik arz eden ‘şehir’ ile söz konusu süreçlerin küresel ölçekte somutlaştığı ve özgün nitelikleri yok ettiği, tüm unsurlarıyla sermayenin yeniden üretiminin bir aracına dönüşen ‘kent’ arasındaki bu ayrım, bu anlamda dikkat çekicidir. Lefebvre’in şehir hakkı olarak kavramsallaştırdığı çözüm arayışı da bu ayrım üzerinden somutluk kazanmaktadır. 
Şehir hakkı kavramsallaştırması, hem üretim ilişkilerinin ürettiği/yeniden ürettiği ve ekonomik, toplumsal, siyasal ve mekânsal düzlemde gözlemlenen sorunları anlamlandırma hem de bunları ve bir bütün olarak kapitalist üretim ilişkilerini ortadan kaldıracak devrimci dönüşümü formüle etme açısından kilit bir unsur olarak ön plana çıkmaktadır. 
Bu kitabın temel iddiası da şehir hakkı kavramının kapitalizmi aşmaya koşullu bir devrimin kuramsal yol haritasına karşılık geldiğine ilişkindir. Bu iddiasını da Lefebvre’in mekân-sermaye, gündelik hayat ve toplumsal mücadele pratiklerine yönelik öne sürdüğü argüman ve kavramsallaştırmalara dayandırmaktadır. Bunu yaparken, özellikle neoliberal politikalarla daha da görünür hâle gelen, Lefebvre tarafından başarıyla öngörülen ve çözümlenen, şehrin özgün nitelikleri ile kapitalizme içkin temel yasalar arasındaki çatışma noktaları aydınlatılmakta ve şehir hakkının gerçekleşmesinin kapitalist üretim ilişkilerinin ortadan kalkması anlamına geldiğine yönelik iddia kuramsal ve pratik boyutlarıyla gerekçelendirilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91679</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56d8f753-e85e-4408-8608-2b6efa5ac27c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurcala</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bir manifesto: Seth Godin sizi harekete geçmeye çağırıyor! 
İş yetmez. Fabrika yetmez. Ticaret yetmez. Eskiden yeterliydi ancak artık öyle değil. Dünya çok hızlı değişiyor. İnisiyatif kıvılcımınız yoksa etrafınızda olup bitenlere tepki vermekten fazlasını yapamazsınız. 
Hepimiz ömrümüzü başarısızlıktan kaçınarak geçiriyoruz. Yerimizden kıpırdamak, değişmek, yeni bir şeylere başlamak hepimizi korkutuyor. 
Peki, size neleri yapamayacağınızı söyleyen herkesin yeryüzünden silindiğini hayal edin. Böyle bir dünyada yaşasaydınız, ne yapardınız? 
Şimdi gidin ve onu yapın. 
Başarısızlıktan korkma. İlk adımı sen at! Bir yerden başla! Kurcala!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91680</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e42ec292-588e-43e0-b454-bb22270a4b12.jpg</image:loc>
            <image:title>İmam Yakub Kıraatinin Özellikleri ve Delilleri</image:title>
            <image:caption>İMAM YA‘KÛB KIRAATİNİN ÖZELLİKLERİ VE DELİLLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91681</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2ddb588-f3e8-4010-8ba3-f93b41e340d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelir Vergisinde Teşvik Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BÖLÜM I 
I.       Teşvik Kavramı, Özellikleri, Amaçları, Araçları ve Türleri 
A.    Teşvik Kavramı 
B.     Teşvikin Özellikleri 
C.    Teşvikin Amaçları 
D.    Teşvik Araçları 
E.     Teşvik Türleri 
 
BÖLÜM II 
II.    Vergi Teşviki Kavramı, Özellikleri, Araçları ve Amaçları 
A.    Vergi Teşviki Kavramı 
B.     Vergi Teşvikinin Özellikleri 
C.    Vergi Teşviki Araçları 
D.    Vergi Teşvikinin Amaçları 
BÖLÜM III 
I.       Gelir Vergisinde Teşvik Uygulamaları 
A.    Gelir Vergisi Kanunu Kapsamında Sağlanan Vergi Teşvikleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91682</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8078fbec-dd6f-4f5e-b6f0-793eb085d687.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporcu Beslenmesinde Güncel Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.      BÖLÜM – Sporcu Beslenmesi 
Beslenme 
Günlük Enerji Alımı, Harcanması ve Dengesi 
Besin Öğeleri 
Makro Besin Öğeleri 
2.      BÖLÜM – Egzersiz/Müsabaka Öncesi-Sırası-Sonrası Beslenme 
Spor ve Beslenme 
Egzersiz/Müsabaka Öncesi Beslenme 
Egzersiz Öncesi Karbonhidrat Tüketimi 
Egzersiz Öncesi Yağ Tüketimi 
Egzersiz Öncesi Protein Tüketimi 
Egzersiz Öncesi Sıvı Tüketimi 
Egzersiz/Müsabaka Esnasında Beslenme 
Egzersiz/Müsabaka Sonrasında Beslenme 
1.      BÖLÜM – Vitaminler 
Yağda Eriyen Vitaminler 
Suda Eriyen Vitaminler 
Nanoteknoloji, Vitaminler ve Sportif Performans 
2.      BÖLÜM – Probiyotikler 
Probiyotiklerin Görevleri 
Yaygın Olarak Kullanılan Probiyotik Türleri 
Probiyotiklerin Sağlık Üzerindeki Etkileri 
Probiyotik ve Sportif Performans İlişkisi 
3.      BÖLÜM – Prebiyotikler 
Prebiyotiklerin Sağlık Üzerindeki Yararı 
Prebiyotikten Zengin Gıdalar 
Prebiyotiklerin Hastalıklar ile İlişkisi 
Prebiyotik Egzersiz İlişkisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91683</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6315f961-d992-48d9-8429-1d39b1a5e03e.jpg</image:loc>
            <image:title>Derin’in Sır Saklama Ağacı</image:title>
            <image:caption>Demir ve Derin birbirini çok seven ama ara sıra çekişen sevimli iki kardeş. Ancak Derin’in ufak bir sorunu var: Asla sır saklayamıyor… 
Kalbinizi ısıtacak unsurlarla örülü bu hikâyede Derin’in yolculuğunu izlerken aynı zamanda çiçekli şapkalı nine, Zeliş ve Deren’i de 
tanıma fırsatı bulacaksınız. 
Arkadaşlık, yardımlaşma, saygı, sevgi, güven gibi erdemlerin yanı sıra şımarıklık, kendini beğenmişlik, karamsarlık, merak gibi kavramların neler getirip neler götüreceğini eğlenceli bir şekilde öğrenecek, sır saklamanın önemine dair ipuçlarını heyecan ve ilgiyle keşfedeceksiniz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91684</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e5b6066-6819-48f2-b525-4f795df1b4ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Cehennem Atlası: Cehennemin Sınırından Altı Öykü</image:title>
            <image:caption>“Bu kitapta yazarın peşinden cehenneme seve seve gidip (belki) geri geleceksiniz.” –Paul Tremblay
“Nathan Ballingrud en sevdiğim öykü yazarlarından biri.” –Jeff VanderMeer
“Ballingrud günümüz yazarları arasında en sevdiklerimden biri ve ne zaman bir kitabı çıksa okumak için hemen sıraya girerim.” –Victor LaValle
“Milton ve Dante’nin cehennemlerinin destansı hissiyatına sahip.” –Adam Nevill
Çağdaş korku edebiyatının güçlü kalemlerinden biri olan Nathan Ballingrud’un dört kısa öyküsü ile iki uzun öyküsünün bir araya geldiği bu kitap, karanlık bir evrenin kapısını aralayıp bizi başka dünyaların okült dehşetleriyle karşılaştırırken, kâbusların ölümcül oldukları kadar dokunaklı da olabileceklerini gösteriyor.
Cehennemden gelen eserlerin yerini gösteren sıradışı bir atlas, leşçil melekler, canavarlarla alışverişe girişen efsuncular, bir hortlağın misafiri olan çocuklar, lanetli bir panayır, yamyam rahibin kızına âşık olan genç bir satanist, cehennemin sınırında gezinen haritacılar… Satır aralarında birbirlerine göndermelerde bulunan bu öyküler karşımıza ilmik ilmik örülmüş bir cehennem mitolojisi çıkarıyor.
Şehir âdeta, uyanıp anlatıncaya veya uykusunda ölünceye dek kimsenin fark etmeyeceği, kendine has bir kâbustan mustaripti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91685</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0658296c-3091-44af-a113-20c0a7f90dc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkudan Özgürleşmek</image:title>
            <image:caption>Her sabah günün ilerleyen saatlerinde sizi her ne bekliyor olursa olsun, bununla başa çıkabilecek beceri ve yeteneklere sahip olduğunuzu bilerek, özgüvenli ve korkusuz bir şekilde uyanmanın nasıl bir his olabileceğini hayal edin. Yaşamınızı kuşkulardan özgür, kısıtlamalardan özgür, hayali felaketlerden özgür bir biçimde, zihninizle kalbinizi neşe içinde başkalarına açmaktan korkmadan yaşamak harika olmaz mıydı? “Bu mümkün mü?” diye soruyor olabilirsiniz. Yanıt, EVET!
Dönemimizin büyük Kriya Yoga ustalarından biri olan Paramahamsa Prajnanananda bizlere korkudan özgürleşen bir birey için tüm bunların ve daha fazlasının mümkün olduğunu söylüyor. Korkudan Özgürleşmek kitabında Paramahamsaji korkunun çeşitli yönlerini ve yaşamımız ile dünya üzerindeki talihsiz etkilerini ustalıkla inceliyor. Korkunun gündelik düşünce ve eylemlerimizin ardındaki temel güdülerden biri olduğunu öğrenmiş olsak da umutsuzluğa kapılmayın, cesaretinizi yitirmeyin! Çünkü bu kitap size özgürleşmenin basit anahtarlarını veriyor.
Korku fethedilebilir ve üstat bu kitapta bizlere bunu nasıl yapacağımızı anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91686</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38f9bcd1-2fb5-43ff-a154-84a343fb0d53.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabul</image:title>
            <image:caption>“Okuyacağınız hikâyeyi size ben anlatacağım. Birçoğunuzla defalarca tanıştım. Bazılarınızı çok çabuk unuttum. Vakti geldiğinde beni uğurlayanınız da oldu, bırakmamakta ısrar edeniniz de. Ben kim miyim? Hepinizin en kısa uykusuyum. Ben suçluluk duygusuyum!”
Jale Demirdöğen, yeni romanı Kabul’de insanlığın en büyük ortak duygularından biri olan suçluluk duygusunun hayatları nasıl değiştirdiğini, suçluluk hissedenlerle hissetmeyenlerin nelere sebep olabildiklerini anlatıyor.
“Zaman, insan hayatı için tam bir fiyaskodur,” diyen yazar şaşırtıcı biçimde zaman algısını da paramparça ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91687</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b73cf519-1131-40f3-8e46-f7f42630af07.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Kurmak İncitmez</image:title>
            <image:caption>“Düşebilirim ama bu umutsuzluğa kapılmam
için yetersiz. Yaralanmış olabilirim ama bu dayanamayacağım anlamına gelmiyor. Korkabilirim ama inat değil mi; kalacağım.
Acı çekebilirim ama acı olmayacağım.”
Hayaller ve hayal kırıklıkları, sevmek ve kaybetmek…
Her şeye rağmen ayağa kalkmak ve yeniden umut edebilmek…
Ayşe Aslı Bozdağ, Hayal Kurmak İncitmez kitabında hayat yolculuğunu, kimi zaman bilinçakışı kimi zamansa çarpıcı örnekler ve hayalüstü tasvirler eşliğinde okurlarıyla paylaşıyor.
Ruhu uyandırmak ve kalbe dokunmak mümkün. Yeter ki yeniyi karşılamak için eskiyi sıyır, sevinçleri selamlamak için son kullanma tarihi geçmiş korkuları salıver ve durgunluktan vazgeçip kalbinin tutkularını kucakla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91688</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2859385-f8b3-4f6a-afb7-d2492ec1a38e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aldatma</image:title>
            <image:caption>Gülmece adına yazılmış en güzel hikâye! (Totemo omoshiroi dowa!) 
-Ai San bu kitabı Japoncaya çevirir, ben yazmışım gibi yapıp satarız. Neden olmasın? 
Komşularım 
Ai ve Çağatay 
-Hüseyin, Levent Bey yine çok komik bir hikâye yazmış. Çok ünlü olacak, şimdiden beraber birkaç fotoğraf mı çektirsek? 
-İyi söyledin hayatım. 
Komşularım 
Bilgin ve Hüseyin 
-Benden hiç bahsetmemiş, zaten beğenmedim de… 
-Güvenciğim beğendik diyelim, yorum beklerse de “Şurası çok iyi, burası üzerinde biraz daha fazla çalışılabilirdi, kurgusu çok iyi…” falan deriz. 
Başak ve Güven 
-Amaan, yine mi yazmış? 
-Serdarcığım sen oku, bana anlatırsın. 
Ebru ve Serdar 
-Senin yazdıkların her zaman en iyisidir. Bizi çok güldürdün. 
-Konu aldatma değil de hiç aldatmama, çok sevmek olsa daha mı iyi olurdu? 
Ablalarım 
Meral ve Nihal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91689</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d280665-7eae-4604-9b1a-40ef5a1b4226.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihten Ve Günümüzden Klasik Müzik Yazıları- II</image:title>
            <image:caption>Yaşamını Amerika’nın Kaliforniya şehrinde sürdüren Prof. Dr. Ömer Eǧecioǧlu, müzik tarihinin tozlu yaprakları arasında unutulmuş birbirinden ilginç olayları, kişileri ve gezip gördüğü yerleri belgeler ve fotoğraflar ışığında müzikseverlerle / araştırmacılarla paylaşıyor. 2020 yılında yayınlanan birinci kitabın ardından bu kitapta yer alan başlıklar ise aşağıdaki gibidir. 
II. Kitaptan Başlıklar: 
  Leonardo Vinci’den günümüze 36 opera kaldıǧını biliyor muydunuz? 
  La Fenice kaç kez yanıp yeniden yapıldı? 
Çikolatayla zehirlenerek ölen besteci kimdi? 
Gemiye benzetilerek yapılan opera binası hangisidir? 
  Büyük Tufan’ı konu alarak bestelenmiş eserler nelerdir? 
François Couperin’in Sultana’sı kimdi? 
Beethoven hangi basso profondonun kafasına kitap fırlatmıştı? 
Kraliçe Victoria’ya hangi ünlü besteci piyanoda eşlik etti? 
Şeytan bir opera yazsa Carmen gibi mi olurdu? 
Franz Liszt’e şantaj yapan eleştirmen kimdi? 
 Pompeius Magnus Kilikya’da 
Teatro Verdi ve Teatro Goldoni: Padova ve Venedik’te iki tarihi tiyatro 
  Zeynep Altar ile bir söyleşi  
Brezilya’nın mega-kenti São Paulo’nun Kültür Sarayı 
 Türk dostu bir çağdaş opera bestecisi: Daniel Catán 
1838: Victoria için Sultan ve Türk Valsleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91690</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4604f4b5-107e-4721-9a0d-2fcf317cd1c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Çoksesli Müzikte Besteleme</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta besteleme sürecini mercek altına alan ve herhangi bir müzikal düşünceyi, müziksel anlatım kurallarına uygun bir şekilde oluşturma yöntemlerine yer verilmiştir. Bu bakımdan kitapta çoksesli müziğin ve eser bestelemenin temel taşlarını oluşturan motif, ezgi, ritim, armoni, kontrpuan, doku gibi anlatım araç ve tekniklerinin bir bestenin içerisinde yer alma şekillerini inceleyen kavramlar ele alınmaktadır. 
Kitabın bölümleri, müziksel ifade sisteminin ögelerinden başlayarak uluslararası sanat müziği türlerinde yüzyıllar içerisinde olgunlaşmış olan anlatım prensipleri ve besteleme sürecinin aşamaları ile ilgili bilgi verecek şekilde sıralanmıştır. 
Verilen eser örnekleri, anlatılan konu ile ilgili hususları en yoğun ve en çarpıcı biçimde aktaracak şekilde seçilmiştir. Eser örnekleri kimi durumlarda dönem, tür ve ekole göre; kimi durumlarda ise konuya ilişkin içerdikleri görsel ve işitsel unsurların açıklayıcı ve destekleyici olma potansiyeline göre tercih edilmiştir. Kitaptaki bazı eser örnekleri Barok veya Klasik Dönem bazıları ise Romantik, Çağdaş ve Modern Dönem bestecilerine aittir. Bununla birlikte seçilen eser türlerinin çeşitliliğine de özen gösterilmiştir. Böylelikle, eser örnekleri seçiminde dönem, ulusal kimlik, tür veya stil gibi hususlarda herhangi bir sınırlama gözetilmemiştir. Kitapta yer verilen konular -dönemlerin ve besteci kimliklerinin sergiledikleri farklılıklara rağmen- temel besteleme yöntemlerinin uluslararası sanat müziği çerçevesinde çözümlenmesinde ortak ilkelerin saptanması da amaçlanmıştır. 
Kitabımızın, başta müzik öğrenci ve öğretmenleri olma üzere bestecilikle ilgilenen herkese yardımcı ve yararlı olması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91691</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c5a7bae-a555-4286-8871-0d29c618a5da.jpg</image:loc>
            <image:title>Masterıng Hakkında S.S.S.</image:title>
            <image:caption>Deneyimli mastering uzmanı Erman Aydöner, Türkiye’de müzik teknolojileri alanında bir ilk olan ve oldukça ilgi gören ilk kitabı Müzik Yapımında Mastering’in ardından, mastering hakkında kendisine sıkça sorulan soruları ve bu sorulara verilebilecek cevapları bir kitapta toplamaya karar verir. İşte bu kitap da böylece ortaya çıkar. 
Mastering Hakkında Sıkça Sorular Sorular (S.S.S), öncelikle kariyerinin zirvesini yaşayan bazı sanatçı ve ses mühendislerinin bu sorulara yanıtlarını, sonra da yazarımızın kendi cevaplarını içermektedir. Kitapta Fuat Güner, Elliot Scheiner, Joe Barresi, Mike Fraser, Darcy Proper, Jonathan Wyner, Randy Merrill, Scott Hull ve Tony Cousins gibi pek çok önemli ismin mastering ile ilgili sorulara verdikleri yanıtları bulacak ve bu kitap sayesinde müzik yapımında bir adım öne geçeceksiniz. İlgililerine ve bu alanda öğrenim gören genç ses mühendisi adaylarına yardımcı ve yararlı olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91692</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1b6826c-00c3-4a12-b156-6dd92b04a5cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyanoda Pedal Kullanımı</image:title>
            <image:caption>Pedal, piyano enstrümanında çok önemli bir işleve sahiptir. Piyano eğitimine başlayan öğrenciler ilk derslerde her zaman “bu pedallar ne işe yarıyor?” sorusunu öğretmenlerine sorarlar. Öğrenciler, piyano öğrenme süreçleri başladıktan bir süre sonra literatürdeki pedal içeren eserleri çalışmaya başlarlar. Meslek yaşantım boyunca, piyano eğitimine başlattığım öğrencilerin pedal ile çalma seviyesine geldiklerinde el ve ayak koordinasyonlarının gelişimi için derslerde yazdığım teknik çalışmalar ile pedal yeteneğinin gelişimi için yazdığım özgün eserleri bir araya getirerek bir çalışma kitabı hazırladım. Pedal çalımına yeni başlayacak öğrencinin kolaydan zora doğru hazırlanan çalışmalarla pedal hakimiyeti kazanmasını hedefledim. Parçaların el pozisyonlarını öğrenciyi zorlamayacak bir şekilde seçmeye çalışarak, onların pedala ve değişimine daha çok odaklanmalarına önem verdim.  Kitaptaki çalışmalar, teknik alıştırmalar ve özgün parçalardan oluşmaktadır. Başlangıç seviyesi piyano literatüründeki parçalarla beraber çalınabilir. Özellikle konservatuvarlar, müzik öğretmenliği bölümleri ile müzik bölümlerinde bir ya da iki yıl süre ile görülen yardımcı piyano dersleri için alternatif bir kaynak olarak kullanılabilir. Ayrıca ülkemizde müzik eğitiminin yaygınlaşmasında büyük bir öneme sahip olan özel müzik kurslarında görev yapan piyano eğitmenleri için alternatif bir egzersiz ve eser dağarcığı kitabıdır. Kitap içerisinde yer alan çalışmalar ve parçalar, pedal gelişiminin desteklenmesi için yardımcı niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91693</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eff3bbdb-7f40-460a-adf2-2af093638404.jpg</image:loc>
            <image:title>Balkan Hayaletleri</image:title>
            <image:caption>Yedi bıçak darbesi. İkisi kurbanın sırtında, üçü karnında, biri kolunda, biri de kasığında. Ve kızdırılmış metalle bırakıldığı anlaşılan izler. Belgrad’da, Tuna’nın kıyısında bir Türk’ün cesedi… Ölen, Türkiye’nin en büyük iş gruplarından Cevval Holding’in sahibi Erol Cevval’in, günler önce şirketin milyonlarca avro parasıyla kaybolan oğlu Hikmet.  
 
Mahmut, yüz yıldan fazla bir zaman önce çocuklarının ve sonraki kuşaklarının geleceğini kurtarmak için Makedonya’dan kaçıp Anadolu’ya sığınmıştı. Ama Balkanlar ailesinin peşini bırakmadı. Sanki ona can borçları varmış, o da alacağını topluyormuş gibi, torunu yine Balkan topraklarında can verdi. 
 
Balkanlar’dan Manisa’ya, İstanbul’a, oradan tekrar Balkanlar’a uzanan yüz küsur yıllık bir ticaret, tarikat, cemaat, akçeli işler, cinayet hikâyesi… MİT, Sırp polisi ve istihbaratı, Sırp mafyası arasında olayın peşini bırakmayan eski emniyet mensubu Orhan Derman ve onun ekibi… 
 
Delilleri takip ederseniz suçluyu bulursunuz ama parayı takip ederseniz neyle karşılaşacağınızı bilemezsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91694</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28c2ee17-fab1-47c0-af7e-b11472c49805.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl Tutulması Çağı Sayı: 97</image:title>
            <image:caption>Akıl Tutulması Çağı Sayı: 97</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91695</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14834265-0d2f-4222-8504-a3b416fd9cb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne - Avonlea</image:title>
            <image:caption>Yanlış olan başaramamak değil, pes etmektir.” 
Kurduğu hayallerle ve başına açtığı işlerle meşhur olan Anne, artık 16 yaşında ‘neredeyse’ bir yetişkin ve Avonlea Okulu’nun öğretmeni. Yaramaz ancak bir o kadar da akıllı olan öğrencilerini iyilikle ve güzellikle eğitmek konusunda ısrarcı. 
Green Gables’ın ise iki yeni misafiri var: Marilla’nın uzaktan bir akrabasının ölmesiyle birlikte yetim kalan Dora ve Davy. Biri çok sessiz biri ise fazlasıyla haşarı olan bu ikizlerin bakımıyla ilgilenmek de Anne’e düşüyor. 
Tüm bu sorumluluklarının arasında Bayan Laverdar ile tanışan Anne, aşka dair yeni şeyler öğrenmenin heyecanını da tadıyor ve bilincine çekilmiş perdenin umulmadık hislerle aralandığını fark ediyor. Aşk, güzel bir arkadaşlığın olağan seyrinde çiçeklenebilir mi? 
“Ben yol boyunca sakin adımlarla ilerleyip ne uçmak ne de çakılmak isterim. Ama herkes hayatı kendi bildiği gibi yaşar. Eskiden bunun tek bir doğru yolu olduğuna inanırdım.” 
“Yanlış olan başaramamak değil, pes etmektir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91697</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/925d05f8-74a9-4532-9fac-bedf57cdf357.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi Zayiatı</image:title>
            <image:caption>“Bu, yıllardan herhangi biri değil. Unutmayacağız. Belki unutma fiilini ortadan kaldıracak denli buna dönüşeceğiz. Belki geleceği tahayyül gücümüzü hatırlamanın bir yolunu bulacağız, değiştireceğiz. Varlığını, her veçhesiyle sömürgeciliğe, cinsiyetçi iş bölümüne, derin bir eşitsizliğe ve
milyarlarca insanı alternatifin imkânsızlığına ikna edebilmesine borçlu olan bu düzen, kötücül bir virüs gibi ruhlarımızı ve bedenlerimizi sarmışken ‘iyileşmek’ nasıl mümkün olacak?”
Pınar Öğünç
Salgın hayatının ağır yükünü ve riskini göğüsleyen sağlık çalışanları... Adeta kayıp zamanı, kayıp hayatı telafi edercesine yüklenilen alışverişin yükünü çeken kasa görevlisi, kargocu, postacı... Evlerinde, bilgisayar başında 7/24 iş başında tutulan beyaz yakalılar... Hiçbir şey olmamış gibi, mesafesiz, önlemsiz, didinmeye devam etmek zorunda bırakılan mavi yakalılar...
Tarımcı, güvenlik görevlisi...
Pınar Öğünç, değişik alanlardan 35 emekçiyle önce salgının başlarında, sonra birinci yılı dolmaktayken uzun sohbetler yaptı ve onların hikâyelerini yazdı. Korkuları, çileleri, öfkeleri, umutsuzlukları anlatan hikâyeler... Sadece o kadar değil ama... İnsanların özlemlerini, uyanışlarını, kendilerini güçlü hissetmelerini sağlayan deneyimlerini, geleceğe dair düşündüklerini anlatan
hikâyeler. Pandemi Zayiatı, Pınar Öğünç’ün yazar ustalığıyla el ele veren güçlü ve içgörülü ifadeleriyle, okuyanı, hayata emek veren bu insanlara hayran bırakacak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91698</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c81d89cc-a412-475e-b607-4201d542c6a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşcinsellik ve Cinsel Sapkınlıklar Sorunu</image:title>
            <image:caption>“Bireysel-ruhbilimdeki araştırma ve tecrübeler; eşcinselliğin, cesareti kırılmış insanın yenilgi olasılığını bertaraf etmek amacıyla, yani eşcinsellik durumunda karşı cinsi devre dışı bırakmak amacıyla, aşk sorusunun normal yoldan çözümünden kaçınmak için çocukluğundan beridir uyguladığı bir antrenman olduğuna ilişkin ileri sürdüğüm bulguyu bütünüyle doğruluyor. Çalışmamın birinci baskısından bu yana geçen on üç yılın zengin birikimine dayanarak, eşcinselliğin ortadan kaldırılması meselesinde bugün de, çocukların hayatın anlamına ilişkin olarak nasıl bir bilimsel anlayışla yetiştirilmesi gerektiği sorusunda yattığını görüyorum.”
Bireysel psikoloji ekolünün kurucusu, Yahudi kökenli ünlü bilim insanı Alfred Adler’in kaleme aldığı bu kitap, günümüzün önemli sorunlarının başında gelen eşcinsellik ve cinsel sapkınlıklar konusunda ufuk açıcı detaylar barındırıyor. Yaygın anlayışın aksine tabuları yıkan bu çalışmanın akademik düzeydeki eşcinsellik tartışmalarına yeni bir boyut katacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91699</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/552eff43-b885-4fa3-a801-56666e80b05d.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarlı Kavaklar - Yeşilin Kızı Anne</image:title>
            <image:caption>“Orada oturup sessizliği dinlemeyi seviyorum. Ormanın sessizliği… Sahilin, çayırların, gecenin ve yaz akşamının sessizliği… Hepsi birbirinden farklı çünkü onları boyayan renkler farklı. Tamamen kör ve ısıya duyarsız olsaydım, eminim ki sessizliğin özelliklerinden nerede olduğumu çıkarabilirdim.”
Anne Shirley’nin Green Gables’tan bu seferki uzak kalma sebebi Summerside Lisesi’nde yapacağı müdürlük görevidir.
Üç yıl boyunca birlikte yaşayacağı üç kadının yanına yerleşir ve bu evde mutlu günler geçireceğine dair umutludur. Ancak yeni bir meydan okuma ile karşı karşıyadır: Pringlelar! Bu bölgenin önde gelen ailesi olarak tanınan Pringlelar, Anne’i orada istemediklerini açıkça belli etmişlerdir. Hayatının kıyısından, köşesinden geçen herkesle bir şekilde iletişim kurabilmeyi başarmış olan Anne, bu ailenin önyargısını aşabilecek mi? Unutulmayacak birçok macerayı bu üç yıla sığdıracağı ve çok ilginç insanlarla tanışacağı kesin!
“Aşk beraberinde yalnızca kederi getiriyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91700</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af2cd447-a905-4454-a3f2-c55edf41aaa0.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşra Maarif Memurlarına Mahsus Rehber-i Tedris ve Terbiye I-II</image:title>
            <image:caption>Taşra Maarif  Memurlarına Mahsus
Rehber-i Tedris ve Terbiye I-II</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91701</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe384fdc-3a34-4cb9-9192-a0f68c980ea0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaşifül Esrar Reddiyesi</image:title>
            <image:caption>Bektaşilik 1826’da dönemin “zalim” padişahı tarafından yasaklandı. Adeta yok edilmek istenen Bektaşilik hakkında her türlü olumsuz görüş ileri sürüldü ve propagandalar yapıldı. Bektaşilik aleyhine yürütülen bu siyasetin başını ilmiye mensupları çekiyordu. 1871 yılında Harputlu Hoca İshak Efendi türlü iftira ve dedikodularla kaleme aldığı Kâşifü’l-Esrar adlı eserinde Bektaşiliği Hurufilikle özdeşleştirdi ve bu nâzenin yola saldırıları zirveye çıkardı. İktidar gücünün arkasında olmasının avantajıyla eser birkaç baskı birden yaptı. Bu iftira dolu esere Bektaşilerden ilk reddiye dönemin Şahkulu Sultan Dergâhı Postnişini Mehmet Ali Hilmi Dedebaba’dan geldi. Fakat Dedebaba’nın Kâşifü’l-Esrar Reddiyesi’nin yayınlanmasına dönemin Osmanlı yönetimi “fitneye” sebep olur, “içinde hakarete varan ifadeler var” gerekçeleriyle izin vermedi. Bu açıkçası bir çifte standarttı. Eser ne yazık ki günümüze kadar da kütüphanelerin tozlu raflarına terk edildi. En azından yok edilmemiş olması bir lütuf olsa gerek! Bu çalışmada 1874 yılında kaleme alınmış ve o günden beri el yazması olarak kalmış olan Reddiye ilk defa günümüz Türkçesi’nde yayına sunulmaktadır. Şimdiye kadar yayınlanmamış bu eserin Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin 750. vefat yıldönümünde okuyucuya sunulması ise bizim o nâzenin yoluna bir vefamızdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91702</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6df208d5-c7eb-4a1d-b202-42a3b4138103.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl Kalemle Terler 1</image:title>
            <image:caption>Nesir, söz uzadıkça sonu gelmeyen tartışmaların kapıları açar. Şiir, okuyucusuna efradını câmi, agyarını manî; bir şeyin bütün unsurlarını kapsayan, ilgisiz olanları dışarıda tutan bir yol sunar. Şiir, insan ruhunu yansıtan kendi duygularını görebileceği bir aynaya benzer. Okuyucu onda kendisinden bir iz bulur. Bazen “Bu şiirde neyi anlattınız?” diye sorarlar. Aslında bunun cevabı soruyu sorandadır; “Sana ne hissettirdi ise o.” Şiir, çoğunlukla şairin yüreğinde büyüyen duygu ve fikir sancısının ardından doğan çocuk gibidir. O, insanın ruh dünyasında birikimine ve yaşanmışlıklara cevap verir. Şiir dile gelir, işte o zaman şiir, anlamlı ve hissedilir olur, İlk sözü fazla uzatmadan, şiirlerimin ilham kaynağı olan her kişiye ve her şeye kimine minnet kimine sitemkâr teşekkür ediyorum. Şiirlerimi defalarca okuyarak yazım hatalarından uzaklaştıran, yazmam ve kitap haline getirmem için isteklendiren arkadaşlarıma ayrıca teşekkür borçluyum. Bu ilk kitabımı, duygularımı anlayan, destek, sevgi ve saygılarını hissettiğim çocuklarıma, aileme, sevgi dolu bahar çiçeklerini andırır gönüllerine yansıyan bir iz olması düşüncesiyle “beni seven” herkese armağan ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91703</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cbfd92b-1d82-44c9-b17a-1032cd904b42.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Martı</image:title>
            <image:caption>SEVECEĞİM 
 
Canım aşkım, sen ömrüme, 
Gelene dek, seveceğim, 
Kaçıp koşup, şu gönlüme, 
Girene dek, seveceğim... 
 
Kör talihten, uzak kaçıp 
Sansımı ben, bulup açıp, 
Dudağından, güller saçıp, 
Gülene dek, seveceğim... 
 
Vazgeçmem ben vazgeçemem, 
Aşk görmeden, tez göçemem, 
Söz vermişim, ben kaçamam, 
Ölene dek, seveceğim... 
 
Varsın olsun, aşkın nazı, 
Gönül ona, çoktan razı 
Ak mermerde, kara yazı, 
Olana dek, seveceğim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91704</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf2dce5b-bcce-4cf1-b3d6-94e89e86e4aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah Bu Rüzgar</image:title>
            <image:caption>Virginia Woolf’un bir öykü yazarı olarak değerini “yazışına en çok gıpta ettiğim yazar” diye açıkça dile getirdiği Katherine Mansfield’ın (1888-1923), ilk baskısı 1945 yılında yapılan Collected Stories of Katherine Mansfield adlı toplu öykülerinden Şadan Karadeniz’in zaman dizinsel bir yaklaşımla derleyip çevirdiği 16 öykülük bir seçki Ah Bu Rüzgâr.
Yer yer bir novella oluşturabilecek uzunluktaki veya adeta büyük bir romanın giriş kısmı hissini uyandıran kısa öyküleri ile çoğunlukla Çehov’la birlikte anılan Katherine Mansfield’ın dünya öykücülüğündeki yeri bütün yirminci yüzyıl boyunca önemini korumuş; kendine özgü olağanüstü diline, özgün yazış biçemine duyulan ilgi yirmi birinci yüzyıla da taşmıştır. Çünkü iyi yazar, her şeyden önce insanı öne alan, evrensel insan damarını yakalayan yazardır, neyi, nasıl anlattığının, dilinin de ötesinde...
“Ah, bu rüzgâr, ah, bu rüzgâr. Burada, odasında tek başına olmak ürkütücü. Yatak, ayna, beyaz sürahiyle lavabo dışarıdaki gökyüzü gibi parlıyor. Ürkütücü olan yatak, aslında. Öylece uzanmış, derin uykuda... Annesi, yorganın üstünde çöreklenmiş yılan gibi düğüm olmuş bütün o çorapları yamayacağını bir an olsun düşünüyor mu acaba? Düşünmüyor. Annem düşünmez. Peki, ben niye düşüneyim... Ah, bu rüzgâr!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91705</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27259917-cc16-4513-b9fb-e39aa8cbb80c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan ve Kül 1: Kan ve Külden</image:title>
            <image:caption>Büyüleyici, seksi ve nefes kesici… Kan ve Külden, bağımlılık yaratan şaşırtıcı bir fantastik şaheser. 
 
Bir Bakire… 
Doğumundan itibaren yeni bir çağı başlatmak için seçilen Poppy’nin hayatı hiçbir zaman kendisine ait olmamıştı. Bakire’nin hayatı yalnız yaşanır. Asla dokunulmaz. Asla bakılmaz. Asla konuşulmaz. Asla bir zevk yaşamaz. Yükseliş gününü beklerken, tanrılar tarafından değerli bulunmaya hazırlanmaktansa muhafızlarla birlikte, ailesini elinden alan kötülüğe karşı savaşmayı tercih ederdi. Ama seçim, hiç onun olmadı. 
 
Bir Görev… 
Tüm krallığın geleceği Poppy’nin omuzlarında. Bunu istemiyor aslında. Çünkü bir Bakire’nin de kalbi var. Ve bir ruhu. Ve güçlü arzuları. Yükselişi için onu korumakla görevli, altın gözlü bir muhafız olan Hawke hayatına girdiğinde, kaderi ve görevi arzu ve istekleriyle çatışıyor. Hawke onu kızdırıp, inandığı her şeyi sorgulamasını sağlayacak ve yasaklarla onu ayartacak. 
 
Bir Krallık… 
Tanrıların terk ettiği, ölümlülerin ise korktuğu düşmüş bir krallık bir kez daha yükseliyor. Kendilerine ait olduğuna inandıkları şeyi şiddet ve intikam yoluyla geri almaya kararlılar. Lanetlilerin gölgesi yaklaştıkça, yasak olanla doğru olan arasındaki çizgi bulanıklaşıyor. Poppy, dünyasını bir arada tutan her kana bulanmış iplik çözülmeye başladığında sadece kalbini kaybetmenin ve tanrılar tarafından değersiz bulunmanın eşiğinde değil, aynı zamanda hayatı da tehlikede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91706</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/041671af-7781-4ed7-bba3-95b17cdce0fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzin Bette</image:title>
            <image:caption>Balzac’ın ölümünden önce yazdığı son büyük romanı olarak kabul edilen Kuzin Bette, intikam, tutku, zaaf ve erdem üzerine klasik bir yapıt. Mutlu bir aile yaşantısı kuran akrabalarına duyduğu kıskançlığın pençesindeki Kuzin Bette, çapkın eniştesinin göz koyduğu güzel ve şuh Valerie’yle baş başa verip entrikalar düzenler ve geniş ailesinin çöküşünü planlar. Paranın tek amaç haline geldiği devrim sonrası Fransız burjuva toplumunda, konfor ve statü için aşkı kullanan kadınların ve kudretlerini kadınları elde etmek için sonuna kadar harcayan erkeklerin iç dünyalarını ince ayrıntılarıyla işleyen Balzac, günümüzün pembe dizi senaryolarında tekrarlanmaya devam eden aşk entrikalarını da edebiyata kazandırmıştır. Kuzin Bette, gerçekçilik ve doğalcılık akımlarının yaratıcısı olan Balzac’ın 12 ciltlik İnsanlık Kodemisi’nin en önemli öğellerinden biridir.
“Balzac’ın eseri Kuzin Bette, deneysel romanın ilk örneklerinden olmasına rağmen gerek insan ilişkileri gerekse 19. yy başı Fransız toplumundaki değişimler üzerine kuvvetli gözlemler içermektedir.”
Emile Zola</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91707</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c3230b7-523a-47d2-b4c9-1281cd17915c.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Adam</image:title>
            <image:caption>Bir kış günü, tepeden tırnağa sımsıkı giyinmiş bir yabancı, uzak bir İngiliz kasabasına varır. Kaldığı handa, bilimsel deneyler yaptığını söyleyerek kendini odasına kilitleyen yabancı, tuhaf hareketleriyle şüpheleri üstüne çeker. Kasabalıların giderek artan merakı ve baskısı, yabancının sırrını ortaya çıkaracak ve ölümcül bir korku sürecinin başlamasına sebep olacaktır.
Bu grotesk macera, anti-kahramanının yaşadığı psikolojik değişimlerle, hikâye boyunca hiç düşmeyen gerilimiyle, yazıldığı günden bu yana hiç eskimedi ve bilimkurgu klasikleri içinde hak ettiği yeri aldı.
“Adamın gündüz vakti dışarı çıktığı nadirdi... ama alacakaranlık çökünce, hava soğuk olsa da olmasa da tepeden tırnağa sımsıkı giyinip, kimseye görünmeden handan çıkıyor ve en ıssız, en bol ağaçlı ve banklı sokaklardan geçiyordu. Evlerine gitmekte olan birkaç işçi, yabancının şapka kenarının altından görünen iri gözlüğünün ve tuhaf şekilde sargılanmış yüzünün karanlıkta bir anda beliriverdiğini görünce ürktüler...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91708</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c4860a3-ce4b-4648-b1e2-4d3c78af8752.jpg</image:loc>
            <image:title>Bin Yılın Aşk Mektupları</image:title>
            <image:caption>Bir aşka dair en kalıcı şey nedir? Hele bir yangından artakalan küller gibi dağılan aşkların yaşandığı teknoloji çağında... 
Bir aşkı bize olduğu gibi anlatan, onun nelere kadir olabileceğini bütün çıplaklığıyla gösteren şey nedir? Sözler mi, hediyeler mi, davranışlar mı, asla akıldan çıkmayan hatıralar mı? 
 
İşte bir aşkı, o aşkın tarafları tarih denilen sahneden çekilip gitmiş olsa da bize bütün çıplaklığıyla anlatan her ne ise onun peşine düşen Sıla Gençoğlu ve Ali Murat İrat, bu sorunun yanıtını mektuplarda buluyorlar. 
 
Binyılın Aşk Mektupları, aşkları görünür kılan ve tarihöncesin-den bugüne aktaran mektupların izini kutsal kitaplara kadar sürüyor. Bununla da kalmıyor, aşkların yalnızca duygu yükü yüksek yanlarını değil, farklılıklarını da ortaya koyuyor. 
 
Sümerli rahibe Enlil’den antik dünyanın bilge kadını Sappho’ya, bedeninin acılarıyla ruhunun acılarını bir kılan Frida’dan hasretlik günlerinde kaleminden dökülen umudu yeşerten Ahmet Kaya’ya kadar birçok isim mektuplardaki aşkın kalıcılığını bize bir kez daha ispatlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91709</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e821b67-039c-43d8-b49b-ee55a38b0a55.jpg</image:loc>
            <image:title>Öyle Bir Eylül Yok Artık</image:title>
            <image:caption>...bu mektuplar, sahipsiz mektuplar postanesine teslim edildiğinde, ki bunu sen de tercih edersin; yeni bir yerde olacağım, kimseye selam vermek istemiyorum, aşk dediğin ancak tamamen kayıtsız kalınca birine silinir gider; özlemle başa çıkamıyorum, İstanbul seni bana vermiyor, kurşunkalem vefasız, bir türlü istediğimi söylemiyor; neredesin onu bile bilmiyorum... 
 
Ellisine gelen yalnız bir adam beklenmedik bir akşam yemeğinde Güz’le tanışır. Beylerbeyi’nde başlayan, Yoğurtçu Parkı’nda çiçeklenen, hüznü tüm İstanbul’a sinen bir aşkın romanı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91710</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c2a3891-dbe2-405e-8fd7-436c1ec13e72.jpg</image:loc>
            <image:title>Efruz Bey</image:title>
            <image:caption>Çoğunlukla yazdığı öyküler ve bu öykülerde ele aldığı tarihi ve milli unsurlarla öne çıkarılsa da Ömer Seyfettin, birçok öyküsünde karşımıza çıkan mizahi arka planı ve çok zaman harikalar yarattığı ironik diliyle de ayrı bir öneme sahiptir. Onun 1919’da Vakit gazetesinde tefrika edilen Efruz Bey isimli romanı bunun en iyi örneklerindendir. Tefrika edildikten sonra, Vakit Matbaası’nda 80 sayfalık bir kitap olarak yayımlanan eserinde Ömer Seyfettin, İkinci Meşrutiyet sonrası değişen siyasi atmosferde ortaya çıkan türedi tipleri Efruz Bey üzerinden eleştirir. Bu yönüyle Ömer Seyfettin, Türk edebiyatında Felâtun Bey ve Rakım Efendi’nin Felâtun’u, Araba Sevdası’nın Bihruz’u gibi “öncül” tipler arasında yer alan Efruz Bey ile hem döneminin bir eleştirisini yapacaktır hem de bugün bile karşımıza çıkan benzerleriyle bir ölümsüz figürü hayatımıza katacaktır.
“‘Efruz…’
...
Hoştu. Ahenkliydi. Hele manası tamamıyla kendine uyuyordu. İstibdat, zulüm karanlığını o aydınlatmamış mıydı? Bundan başka... Evet, şimdiye kadar hiç kimse bu ismi taşımamıştı.
‘Efruz, Efruz...’”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91711</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58ab8f1c-be44-4d15-9371-c4485ca95828.jpg</image:loc>
            <image:title>Sis</image:title>
            <image:caption>2016 yılında şu insanlar ölecek: K, S, BT, JJ, OV ve I. Onları özleyen biri olmayacak. En azından ben özlemeyeceğim. Sabırsızlanıyorum.
&apos;Yrsa muhteşem bir yazar.’ Karin Slaughter
‘İzlandalı gerilim yazarlarının kraliçesi.’ Guardian
On üç yaşındaki bir çocuğun altı kişinin öleceğini öngördüğü tüyler ürpertici bir mektup, on yıl sonra bir okulun bahçesinde gömülü hâldeki bir zaman kapsülünün içinde bulunur.
Dedektif Huldar, mesajı yazan kişiyi bulmak ve bu sis perdesini aralamak için bir çocuk psikoloğu olan Freyja&apos;dan yardım ister. Mektubun ortaya çıkışıyla son işlenen cinayetler arasındaki tuhaf bağ, bu ikiliyi geçmişin tüyler ürpertici dehlizlerine sürükleyecektir.
Tüm kurbanların isimlerinin baş harflerinin, mektupta hedef gösterilen kişileri sembolize eden harflerle uyuşması, Huldar ve Freyja’yı korkunç bir gerçeği gün yüzüne çıkarmak için hırslandırır. Hedefteki kişilerin geri kalanı öldürülmeden önce hem bu mektubun yazarını hem de katili teşhis etmek zorundadırlar.
&quot;Uzun zamandır okuduğum en iyi kitaplardan biri: karanlık, ürkütücü ve baştan sona sürükleyici.&quot; Stuart MacBride
“Son derece heyecanlandırıcı ve bir o kadar ürpertici.” Kozmopolitan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91712</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9def5331-acd4-4d8e-a8a0-625c6b8f4690.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeryüzünü Öpmek</image:title>
            <image:caption>Yeryüzünü Öpmek, tercih ettiğimiz gıdalar ve beslenme alışkanlıklarımız üzerinden modern tarım sisteminin çarpık işleyişini ve gıdanın temel unsuru olan toprağı nasıl yok ettiğimizi sarsıcı ve sahici bir dille anlatıyor. 
Josh Tickell bu etkileyici ve güncel çalışmasında bizleri, ayaklarımızın altında yatan şeyin güzelliği ve önemi konusunda gözlerimizi açmaya davet ediyor. Sağlıklı toprağın önemini yeterince kavrayamadığımızı, tarımsal ekosistemlerimizin ise hayati tehlike altında olduğunu gösteriyor. 
Günümüzde tarım alanlarındaki toprak kaybı alarm verici seviyelere ulaşmış vaziyette. Erozyon doğanın yerine koyma kapasitesinden on kat daha hızlı gerçekleşmekte. Kimyasal tarım zehirlerinin yoğun kullanımı, toprağın aşırı sürülmesi ve monokültürlerin öne çıkması bereketli toprakların zengin biyoçeşitliliğini silip atıyor ve birbiriyle bağlantılı pek çok çevre sorununa sebep oluyor. 
Bu çevre sorunlarına çözüm olan, Paris Antlaşması’nı ve yaşanan süreci okura anlatırken bu antlaşmanın, doğa için ve dolayısıyla tüm canlılar için ne kadar hayati öneme sahip olduğunun altını çiziyor. 
Kitap, gıda sistemimizin en çirkin yönlerinden bir kısmına ışık tutarken bile asla kötümserliğe yenik düşmüyor. Bilakis, Tickell’in ifadesiyle, “içinde yaşadığımız gezegenin biyolojik matrisindeki etkin rolümüzü yeniden öğrenmek ve tam mânâsıyla kavramak için eşsiz bir fırsat” sunuyor. Yeryüzünü Öpmek ticari olarak uygulanabilir ve çevresel olarak sürdürülebilir olan çığır açıcı, yeni bir “onarıcı tarım” biçiminin manifestosudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91713</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9fb801f-08d0-4bad-b71b-949f01b44017.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkma Hep Varsın</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar yoktuk, şimdiyse varız. Önce hiçbir şeydik, sonra pek çok şey olduk. Bunun ardından yeniden “hiçbir şey” olacağımızı öne sürmek akla yatkın bir açıklama değildir.
İnsan için en önemli mutluluk kaynaklarından biri, ölüm ötesindeki sonsuz yaşama inanmaktır. Ahiret bilgisi, insanın -daha bu dünyada- ağlamalarını gülmeye, endişelerini şükre çevirecek olan bir bilgidir.
Vakti dolan insan dünyadan ayrılır ayrılmaz “artık hep ama hep varsın” cümlesinin içine doğar. Bu ne güzel bir müjde, ne harika bir karşılamadır. Yokluğun ve ebedi ayrılıkların çözümsüz ikliminde yaşayan insan için ne paha biçilmez bir mutluluktur bu! Ebediyen var olma nimeti, şüphesiz ki nimetlerin en büyüğüdür.
Ebediyete daha şimdiden sahip olduğunu hissetmek, nasıl da farklı bir duygudur. Varsın ve hep varsın ve hep varsın. Ebediyen, ilelebet, sonsuza dek hep ama hep varsın. Yoktun, var oldun ve hep var olacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91714</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7745428c-39ce-4a41-b170-eeb3e1db2172.jpg</image:loc>
            <image:title>Rabbim Yol Sanadır</image:title>
            <image:caption>İnsan Rabbinden başka nereye gidebilir?
Gidenlerden bahsediyorsun, gitmeyen var.
Aldatanlardan bahsediyorsun, yalanlardan büyük Bir gerçek var.
Anlamayanlardan bahsediyorsun, yüreğindeki sevgiyi bilen var.
Yalnızlıktan bahsediyorsun, sen fark etmesen de ruhuna Bir dokunan var.
Yüzlerce yüzünden bahsediyorsun insanoğlunun, yüzlerce yüzünün içinde saklı riyasından, hilesinden, çıkarından, talanından…
Unutmasana!
Senin yüzüne hep Bir gülümseyen var.
“Yoruldum” diyorsun güzel dostum, eğer duyarsan, “yanındayım” diyen var.
“Yanındayım” diyen ve görürsen yanından bir adım öteye gitmeyen
Var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91715</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2973dac2-61a7-4d04-a03b-855f837db509.jpg</image:loc>
            <image:title>%1’e Karşı Birlik</image:title>
            <image:caption>Yanılsamaları Yıkmak, Özgürlük Tohumları Ekmek 
Hangi taraftasın? 
Egemenlik kurmayı ilerleme olarak görüp bunların üzerine inşa ettiği söylemlerle maliyetleri sürekli topluma ve doğaya devreden mekanik zihniyetin mi, yoksa ağaçlar, yeryüzü yaşayabilsin ve biz yaşayabilelim diye hayatını feda eden Amrita Devi ve 363 yoldaşının mı? 
Kökleri dünya savaşlarına dayanan zehir kartellerinin ve yaşamı patent altına almaya çalışan devasa holdinglerin mi, yoksa küresel tohum tekellerine karşı durmak için tohum bankaları oluşturarak doğanın zenginliğini cömertçe paylaşanların mı? 
Kimin yanındasın? 
Küresel kumarhanelerde insanlığın servetini masaya süren hırsız baronların dijital ve finansal imparatorluklarının mı, yoksa sadece %1 için değil, toplumun %99’u için çalışan ekonomiler yaratmayı etik, ekolojik, ekonomik ve insani bir zorunluluk olarak görenlerin mi? 
Vandana Shiva bizi tarafımızı seçmeye çağırıyor. Tüm yaşamın zekâsını dikkate alan bir yeryüzü demokrasisi kurup gerçeği dirilmek isteyenlerin tarafını... Yeryüzü ailesi olarak bizi özgürlüğün tohumlarını ekmeye ve birlikte tohum yemini etmeye davet ediyor. 
“Bu tohumları doğadan ve bizden önceki nesillerden aldık. Onları aldığımız gibi, bütünlük ve de çeşitlilik zenginliği içinde gelecek nesillere aktarmak bizim görevimizdir. Bu yüzden yeryüzüne ve gelecek nesillere karşı bu yüksek vazifemizi yapmaktan bizi alıkoyan hiçbir kanuna boyun eğmeyeceğimiz gibi buna neden olacak hiçbir teknolojiyi de kullanmayacağız. Tohumlarımızı korumaya ve paylaşmaya devam edeceğiz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91716</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e598f28-6456-4789-b135-7f2c1a43df25.jpg</image:loc>
            <image:title>Üçten Geriye</image:title>
            <image:caption>&quot;Amigdala... Şahin Ünal’ın usta yazarlığıyla tıp birikimini, hayal gücüyle psikolojiyi harmanlayan romanının anahtar kelimesi amigdala. Başkalarının hayatının sizin için nasıl bir karabasana dönüşebileceğini merak ediyorsanız, bu kitaba hemen başlamanızı tavsiye ederim.  &quot;
 
Zülfü Livaneli

Ordunun kıymetli askerleri, kaybı göze alınamayacak kadar önemliydi...

Peki ya hasar görürlerse?
 
Ziyanı telafi etmek üzere planlanan projede, askerliğin bilimle birleştiği yerde, denkleme sığmayan bir faktör vardı: İnsan. Vicdanı, hafızası, değerleri ve acılarıyla insan...

“Üzerimize roket atacak kadar bizden nefret etmenizi anlamakta zorlandım Komutan. Arkadaşlarım yanı başımda can verdi. Bizi birer canavara çeviren bilimsel araştırmayı onaylarken senin için çok değerliydik, sonra olanları hesaplayamadın...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91717</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a4b3f8a-aea1-49b9-8c8c-5263000c640c.jpg</image:loc>
            <image:title>Selam Olsun</image:title>
            <image:caption>“Biz dünyadan gider olduk
Kalanlara selâm olsun
Bizim için hayır dua
Kılanlara selâm olsun

Ecel büke belimizi
Söyletmeye dilimizi
Hasta iken hâlimizi
Soranlara selâm olsun”

Mustafa Kutlu, deneme serisinden, bu sefer anı yüklü bir eser ile karşımızda. Bir kısım dostlarından bahsettiği bu eserde, dolu dolu yaşanmış yıllarına değiniyor.
Bir fotoğraf ve kısa metinler ile Kutlu, bir dostluğun nasıl kurulacağını, nerelere gelebileceğini bizlere anlatıyor.
Bu bir dostluk ve aynı zamanda yaşanmışlıklar kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91718</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f42b0ca-bd63-4fa9-85f2-c58219afd5ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayaşan – Kem Gözler Çağı</image:title>
            <image:caption>Ayaşan-Kem Gözler Çağı, usta yazar Gürsel Korat’ın Kunday-Gölgeler Çağı kitabının devamı niteliğinde. Arka planda Moğol istilaları altında inim inim inleyen bir yıkımın eşiğindeki Anadolu’da Ak Şamanlar ile Kara Şamanların mücadelelerini anlatan bu sürükleyici kitap, aslında zamanlar üstü değerlere odaklanıyor: İyilik, doğruluk, doğa ve bilim sevgisi, insanlığın geleceğine duyulan kaygı ve aşk. 
Kunday ile Ayaşan’ın aşkıyla Gürsel Korat gençlerin hem düşüncelerine hem de kalplerine dokunurken, bir özgürleşme ve büyüme hikâyesi anlatıyor. 
Ayaşan-Kem Gözler Çağı’na Aysu Koçak’ın resimleri eşlik ediyor. 
 
TADIMLIK 
Hızır sesini yükseltti: “Bilimi sevmiyor, düşünceden nefret ediyorsunuz. Her şeyi kendi çıkarınız için düşünemezsiniz. Sizin geleceği görme gücünüzü bir zamanlar bunun için yasakladık.” 
Nazar sırıttı: “Ben geleceği görüyorum zaten. Artık bu yasağı kaldırmanız için uğraşacak değilim.” Sonra döndü ve oğluna seslendi: “Çıtak duydun mu, bilimi sevmem gerekiyormuş! At gölgeli Hızır’la, bal arısı gölgeli mimar İmhotep bir türbede oturup bilim konuşacaklar, biz de bunu seveceğiz, öyle mi?” 
Hızır şaşırdı: “Bunu nereden biliyorsun?” 
Nazar kahkaha attı: “Geleceği görüyorum dedim, inanmadın. Geçmişi görüyorum dersem yine inanmazsın.” 
Yalan söylüyordu ama inandırıcıydı Nazar. Hızır’ın yüreği daraldı, korkunç bir şeydi bu. Nazar bilinmeyen güçler elde etmiş görünüyordu ve durdurulması olanaksızdı. Son bir gayretle “Ak Şamanları yok ettiğiniz anda, insanların hiç gölgesi kalmayacak. Biz kötülük yapmayı bilmeyenleriz. Bizi yok etmek için hiçbir haklı gerekçeniz yok.” 
“Var, bizi engellediniz.” 
“Sizin kötülük yapmanızı engelledik.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91719</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6595f06a-ea61-4814-87da-b27d4931ce64.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehmet’in Babası Nazım</image:title>
            <image:caption>Mehmet’in Babası Nâzım, bir ilk kitap. Hem Nâzım Hikmet’in hayatını her yaştan kişinin okuyabileceği hem de oğlu Mehmet’le aynı sayfalarda buluştuğu bir ilk kitap. Gündüz Vassaf’ın şiirsel dili ve M.K. Perker’in çizimlerinin buluştuğu bu kitapla sizleri baba Nâzım ve oğul Memo’nun çocukluklarıyla tanışıp anne Münevver’i de yanımıza alıp her yaştan okuyucuyu birleştirecek ortak bir okumaya davet ediyoruz. Bu kitaptaki şiirler ve çizimlerle Nâzım’ın hayatına bir yolculuğa çıkacak, oğlu ressam Mehmet’in hikâyesini ilk kez okuyacak, Mehmet’in babası Nâzım’la tanışacaksınız. 
*** Nâzım Hikmet,
“Yazdıklarım 30-40 dilde basılır Türkiyem’de yasak”
Dediğinden beri.
Ne mutlu Türkçeye!
Bugün şiirleri Hepimizin dilinde.
Oğlu Memo?
Ressam oldu büyüyünce,
Yolculuklara çıktı
Renklerin hayallerin derinliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91720</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ae0889d-d724-46ea-8c4d-506690af53be.jpg</image:loc>
            <image:title>İncir Tarihi</image:title>
            <image:caption>İncir Tarihi, okurunu Binbir Gece Masalları’nın büyülü âleminde gezdiren, eğlenceli, kışkırtıcı, düşsel ve düşünsel bir yolculuk. Faruk Duman romancılığının önemli aşaması sayılan kitap, 2011’de Yunus Nadi Ödülü’nü almıştı. 
“Görüp geçirdiğim olayları anlatmaya başlamamın tek ve ikincil nedeni, bir kere, kaza eseri de olsa kalemi elime almış olmamdır. Bahanem yok; kendimi, yaşadığım şeylerle tanıdığım kişilerin, hayvanların, bitkilerin, gezip gördüğüm yerlerin, serin duvarlar arasına saklanmış iç açıcı odaların, birbirinden güzel kadınlarla bunların olağanüstü memeleriyle kalçalarının, Allah’ın belası bir hançerin, bu hançer tarafından kesilerek öksüz bırakılmış kolumun, bu kesik avucumda aylarca saklamayı başarabildiğim yüzüğün, leyleklerin, tilkilerin, fillerin, kaplanların ve bu kaplanlarla kutsal aslanlar üzerinde seyahat eden başka seyyahların, kitapların, bu kitapları okuyarak deliren acayip dervişlerin ve bütün bunları oturup yazmaya çalışan Zeyrek adlı bir kişinin bahanesi sayıyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91721</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62fb19b7-acb6-4c3b-bbb9-a503065ee648.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada</image:title>
            <image:caption>Samih Rifat’ın kaleminden Ada: Çocukluk zamanının silinmiş izlerini rüzgârda, denizde, insan sesinde arayan belleğin yeniden incelikle resmettiği şiirsel anı fragmanları. 
 
“Basit, sıradan şeyler üstüne kısa metinler, kırk kırkbeş yıl öncesinin oldukça bulanık anıları. Bir tür bellek zorlaması, bir çocukluk zamanını yeniden kurma, anlatma, yazma çabası... 
Aklımda, belleğimde, beynimin yüreğimin kıvrımları arasında kaldığı kadarıyla, kaldığı –belki de yanlış, bozulmuş, gerçekten çok uzaklaşmış– biçimiyle. Kimin için? Bütün bunlar kimi ilgilendirir? 
Belki çocukluğunda, gençliğinde benim gibi bir Ada’sı olmuş bir iki kişiyi, kim bilir!..” 
(“Sunuş”tan)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91722</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6567ef0-91fb-4762-828f-e464d8708ef8.jpg</image:loc>
            <image:title>Günaydın Deme Sanatı</image:title>
            <image:caption>Günaydın’ı yalnızca bir sözcük sanmayın! Sabahın ışığıyla yıkanmış bir dil pırıltısıdır o. Sekiz harfli bir anahtardır, yalnızlığın çıkış kapısını aralar. Günaydın diyen, yalnız bırakmayı ve bırakılmayı reddetmiş demektir. Gönül çelendir günaydın, buzkıran gemisidir. Ağzımızın içindeki deniz feneridir. Öylesine güzeldir, “Bu sabah ışığın elinden birlikte tutalım mı?” cümlesinin kısaltılmışıdır. 
Günaydın, kardeşidir merhaba’nın. Kolay gelsin’in, teşekkür ederim’in yakınıdır. İyi geceler’i soracak olursanız, o da günaydın’ın pijama giymiş halidir! 
Akgün Akova bu paha biçilmez sözcüğü söylemeyi bir sanata dönüştürüyor. Çektiği fotoğrafların eşliğinde hem gözünüze hem de gönlünüze günaydın diyerek. 
Günaydın Deme Sanatı bir çift kanat sesiyle size söylenen benzersiz bir gün doğumu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91723</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4be6d70d-9c30-464b-bbe3-15bd07a3c718.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikanalizi Yazmak</image:title>
            <image:caption>Psikanalitik yazı her seferinde yeniden başlanan bir maceradır. Bu yolla analistler aktarım üzerine kurulu, yani analitik deneyime ait bir şeyleri iletmek isterler. Bu şekilde aktarıma kayıtlı olan ve onun sayesinde ortaya çıkan bir varoluşun tekilliği ve öznenin yazgısı, yazılı bir söylem içinde şekillenebilir. Psikanalizin bir bilgi olarak iletimi bütün özgüllüğü ve yoğunluğu içinde ancak bu şekilde gerçekleşebilir. 
“Psikanalizin kurumsallaşması demek, öncelikle psikanalizin uygulanması demektir” diyerek psikanaliz-psikiyatri ayrımından etik çerçeveye, analizde anadil sorunundan cinsellik-dil ilişkisine, patolojik sırlardan psikanalist formasyonuna uzanan temel konuları tartışan Talat Parman, Türkiye’de psikanalizin kurumsallaşmasının ilk yıllarına şahitlik eden yazılarıyla tarihe kayıt düşmeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91724</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/780810ad-6fc8-466a-bbde-a85bbf9ded48.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Çağ&apos;ın Büyük Komutanları</image:title>
            <image:caption>“‘Tek bir insan yüz kişiye nasıl liderlik edebilir?’ diye sorulduğunda, cevabının alanının önde gelen uzmanlarının insanlık tarihindeki en büyük komutanların kariyerlerini incelediği ve tek bir kişi tarafından galibiyet ya da mağlubiyete götürülen insanların sadece yüz değil, bazen yüz bazen de milyonlarca olduğunun kısa ve öz bir biçimde açıklandığı bu sayfalarda bulunacağına inanıyorum.”
Andrew Roberts
Hannibal’ın Roma ordularını bozguna uğrattığı üç zaferinden en dâhicesi hangisiydi? Pharsalos’ta Pompeius’u yenmek için Iulius Caesar hangi taktikleri kullandı? Büyük İskender fethedilecek yeni toprakları keşfetmek için Asya’nın yarısına kadar götürdüğü orduların bağlılığını nasıl kazandı?
Bunların ve daha birçok ilgi çekici sorunun cevabını, kadim dünyanın en büyük 25 komutanın görkemli bir kronolojik araştırması olan “Eski Çağ’ın Büyük Komutanları”nda bulabilirsiniz.
Büyük Mısır, Yahudi, Asur, Yunan, Makedon, Roma ve son olarak da Hun imparatorluklarının komutanları sadece kendi içlerinde korkunç ve ilham verici liderlik örnekleri sunmakla kalmaz aynı zamanda da kendilerinden sonra gelen tüm büyük komutanlar için bir örnek teşkil ederler.
Andrew Roberts’ın başeditörlüğünde; Robin Lane Fox, Tom Holland ve John Julius Norwich gibi isimlerin de bulunduğu seçkin bir tarihçi ekibi tarafından derlenen “Eski Çağ’ın Büyük Komutanları”nda, Iulius Caesar’dan Yehuda Makabi’ye, Sun Tzu’dan Scipio Africanus’a, Thoukydides’ten Traianus’a, Büyük İskender’den Attila’ya dönemin en büyük 25 komutanın hayatı yetkin ve güzel bir üslupla işleniyor. Her komutan, taktiksel ve stratejik kabiliyetlerinin değerlendirildiği bilgilendirici araştırmalarla ele alınıyor.
Özenle hazırlanmış ve bilimsel olduğu kadar popüler ve bilgilendirici de olan “Eski Çağ’ın Büyük Komutanları” alana yabancı olanlar için mükemmel bir giriş kaynağı olmakla birlikte askeri tarihe hâkim olanlar için de aydınlatıcı ve düşündürücü bir okuma deneyimi sunuyor. Dünyanın gördüğü en büyük generallere dair vazgeçilmez bir rehber arayanlara…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91725</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73fdfe34-33d6-45a1-af1a-5e102e7ac80f.jpg</image:loc>
            <image:title>İşi Ustasından Öğrenin</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap, yönetimin bilgilendirici bir sunumudur. Dünyaya yön veren isimlerden yönetimi öğrenmenin pragmatik yaklaşımı, kitabı hem gelecek vaat eden hem de deneyimli yöneticiler için son derece değerli bir çalışma hâline getiriyor.”
― Dr. Helmut O. Maucher, Nestlé Yönetim Kurulu Onursal Başkanı
Dünyayı Değiştiren İsimlerden Başarının Püf Noktaları…
Hangi hedeflerin peşinden koşarsanız koşun, hangi toplumsal alanda etkili olmak isterseniz isteyin, yönetim bilgisine ihtiyacınız olacaktır. Sanat, müzik, kültür, spor, sağlık, askerlik, bilim, siyaset ve elbette iş dünyası. Her alan farklı bir uzmanlık bilgisi gerektirir ama yönetim bilgisi her yerde aynıdır.
Uzmanlık alanınızın ne olduğu, kimi tanıdığınız veya ne kadar eğitimli olduğunuz önemli değil. Güçlü yönetim becerileriniz varsa başarılı olursunuz.

Çok farklı alanlarda başarıya ulaşmış kişiler -çoğu kez kendileri bile farkında olmadan- bu bilgiyi kullandı. Einstein’dan Stephen Hawking’e, Coco Chanel’den Bill Gates’e, Michelangelo’dan Madonna’ya, Barack Obama’dan Steve Jobs’a, Pablo Picasso’dan Napoleon’a hepsinin ortak noktası neydi? Mükemmel yönetim becerileri.
Eserleri dünyada ses getiren liderlik uzmanı Frank Arnold, zirveye ulaşmak için kullandıkları belirli yönetim becerilerini ele almak için iş alanından spora, politikadan popüler kültüre kadar çeşitli alanlardan 64 ismi bir araya getiriyor. “Yılın En İyi Kitabı” seçilen İşi Ustasından Öğrenin, dünyaya yön veren isimlerin deneyimlerini ve meslek sırlarını başarıya bir adım daha yaklaşmak için mercek altına alıyor. Etkili yönetimi kolay anlaşılır ve her şeyden önce uygulanabilir kılarak eğlenceli bir üslupla aktarırken yönetimin büyüleyici dünyasını aralıyor.
Bu örnekler, yönetim bilgisini başarıyla uygulayarak hedefinize ulaşmanıza yardım edecek. Kitapta bahsi geçen unsurları hiç taviz vermeden uygularsanız son derece etkili, son derece etkin -ve büyük ihtimalle son derece başarılı- olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91726</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afd2aa46-a4dc-4ce2-85b3-d3f880b4bc54.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapıların Kışında</image:title>
            <image:caption>Zehra Tırıl’ın öyküleri gündelik hayatın akışında ayrı düşenleri bir araya getiren izleri, sakin, ağır ve güçlü bir nefesle duyuruyor. Parçalanmış benliklerde insanın hayatta kalma seyrini, okurun aklına sorular düşürerek, iç burkan ayrıntılarla yalın, çarpıcı, etkileyici bir dille anlatıyor. Kapıların Kışında, yazarın Odalarda Annem Yok ve Pembe Gecelikli Kız’dan sonra üçüncü öykü kitabı. 
“Leylekler geçiyor, dedim. Rüzgâra, dolunaya, dağlara konuştum, bir karanlık kovuğa çöküp: İnsan şeytan, insan tanrı, insan kul; korkak, kaçak, yalancı, zayıf, yalnız, ömrünün tanrısı, sürüngeni, figüranı; yaşam adil değil. Dağlar bunu duyun, her çocuk dünyaya eşit doğmuyor, eşit büyümüyor, aynı sevmiyor. Mağaraya çekilsem aklım da mağaraya çekilir mi? Aşkın içimden geçmediği, aşkın içimden gelmediği kavgalara kapanıyorum. Gitme nedenim şu diyeceğim bir yalan bulamam, sana. Doğruyu da bulamam. Leylekler geçiyordu, teyzemin yüzü, sesi, bana eğilişi... Anlattığım. Duvar, sınırları yırtılmış, renkleri solmuş harita asılı.” 
Zehra Tırıl’ın öyküleri gündelik hayatın akışında ayrı düşenleri bir araya getiren izleri, sakin, ağır ve güçlü bir nefesle duyuruyor. Parçalanmış benliklerde insanın hayatta kalma seyrini, okurun aklına sorular düşürerek, iç burkan ayrıntılarla yalın, çarpıcı, etkileyici bir dille anlatıyor. Kapıların Kışında, yazarın Odalarda Annem Yok ve Pembe Gecelikli Kız’dan sonra üçüncü öykü kitabı. 
“Leylekler geçiyor, dedim. Rüzgâra, dolunaya, dağlara konuştum, bir karanlık kovuğa çöküp: İnsan şeytan, insan tanrı, insan kul; korkak, kaçak, yalancı, zayıf, yalnız, ömrünün tanrısı, sürüngeni, figüranı; yaşam adil değil. Dağlar bunu duyun, her çocuk dünyaya eşit doğmuyor, eşit büyümüyor, aynı sevmiyor. Mağaraya çekilsem aklım da mağaraya çekilir mi? Aşkın içimden geçmediği, aşkın içimden gelmediği kavgalara kapanıyorum. Gitme nedenim şu diyeceğim bir yalan bulamam, sana. Doğruyu da bulamam. Leylekler geçiyordu, teyzemin yüzü, sesi, bana eğilişi... Anlattığım. Duvar, sınırları yırtılmış, renkleri solmuş harita asılı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91727</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b33fbc84-9855-4f6f-888e-c9b7ec53fc20.jpg</image:loc>
            <image:title>Don Isidro Parodi’ye Altı Bilmece</image:title>
            <image:caption>Honorio Bustos Domecq, Latin Amerika edebiyatına damgasını vurmuş olan Jorge Luis Borges ve Adolfo Bioy Casares’in ortaklaşa yarattıkları kurmaca bir yazar; onun imzasını taşıyan Don Isidro Parodi’ye Altı Bilmece ise Borges ve Bioy ikilisinin olağanüstü hayal güçlerinin ilk ortak ürünüdür. Kitabın başkahramanı Don Isidro Parodi eski bir berberdir. İşlemediği bir suçtan ötürü haksız yere yirmi bir yıl hapis cezasına çarptırılmış, dedektifliğe de cezasını çekerken başlamıştır. Don Isidro klasik dedektifler gibi çalışmaz. 273 numaralı hücresinde sıcacık mate’sini yudumlayarak anlatılanları dinler. 1940’larda Buenos Aires’te karanlıkta kalan cinayetleri, failleri bir türlü yakalanamayan hırsızlık olaylarını, gizemli intiharları yerinden bile kıpırdamadan, adeta bilmece çözer gibi aydınlattığı bu eşsiz serüvenler, Borges ve Bioy’un polisiye edebiyata bir saygı duruşu, bir selamıdır da.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91728</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e55b4b2a-1e79-4821-878b-c9240c671b7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tasavvuf, Velayet ve Kainatın Görünmez Yöneticileri</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar “Doğudan gelen ışık” uzun zamandır parlaklığını yitirmiş görünüyor. O ışığın yeniden parlaması şüphe yok ki dünyayı da tekrar aydınlatacaktır.
“Uzun zamanlardan bugüne İslam dünyasının yaşadığı, yenmeye çalıştığı sefalet ve perişanlığın sorumluluğunu sadece Batının sömürgeciliğiyle izah etmek artık yeterince ikna edici görünmüyor. Asıl sebep ona bu sömürü ortamını hazırlayan İslam dünyasının kendi iç zihniyet, toplumsal ve ekonomik problemleridir. Tasavvuf böyle bir ortamda yarattığı sanal, ütopik atmosferle Müslümanları emperyalizmin sömürüsüne boyun eğip iç dünyalarına kapanacak bir zebunluğun yolunu açmıştır.
Çekilen bu sefaletin izalesi konusunda tasavvufun önerisi yine içe dönmek olmuştur. Yüzyıllardan bu yana onca evliyanın, onca keşif ve kerametlerinin, ilhamlarının, rüyalarının bu sefaleti bertaraf etmeye yaramadığı açıkça ortadadır. İslam dünyasını içinde bocaladığı meskenetten ve geri kalmışlıktan kurtulma yolunun akıl ve gerçek bilimden geçtiğini, ancak böylece yeni bir dinamizm kazanabileceğini göstermek ve Müslümanları buna ikna etmek gerekmektedir.”
–Ahmet Yaşar Ocak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91729</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:01+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/842fc789-7e7c-4e90-a893-f469c7d7f44e.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İmparatorluğu Ve İslam (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmanın tespitlerinden biri de Osmanlı medresesinin İbn Arabîci bir gelenek üzerine kuruluşu ve bunun bütün Osmanlı asırlarını nasıl etki altına aldığı meselesidir. 
 
“Osmanlı İmparatorluğu’nun İslam’la ilişkisi konusunun belki merkeze alınması gereken asıl boyutu, diğer kesimlerle olan sıkı bağlantısı ve onları domine etmesi itibariyle devletin İslam algısıdır. Bu sebeple çalışma, Osmanlı merkezi yönetiminin bizzat söz konusu ilişkinin merkezinde olduğunu göstermeye çalışmıştır. Devlet diğer sektörlerle ilişkilerinde daima üstte olduğunu hissettirmektedir. O sektörler de devletle, hatta birbirleriyle olan ilişkilerini son tahlilde buna göre düzenlemek ve yürütmek zorunda olduklarının bilinci içindedirler. 
Bu sebeple Osmanlı devletinin ne kadar eski, köklü, güçlü, çeşitli bir siyasal ve dinî gelenekler manzumesinin ve ideolojisinin mirasçısı olduğunu yansıtan klasik metinler yer yer metin içerisinde zikredilmiştir. Bu metinler belki bizim sayfalar dolusu söylediklerimizden daha açıklayıcı ve kullandıkları dille kendi zihniyet dünyalarını yansıtan metinlerdir. Böylece okuyucu onları kendi ifadeleri ve mantıkları doğrultusunda bizzat görebilme imkânına sahip olmaktadır.” 
–Ahmet Yaşar Ocak</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>