﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91511</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07c63b48-30ca-4d97-b087-cbbc7f3c432d.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sözlüğüm Meyveler Sebzeler</image:title>
            <image:caption>İlk Sözlüğüm Meyveler Sebzeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91512</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b95040f0-d4ca-4b5f-84d5-343a2c934317.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sözlüğüm Renkler Sayılar Şekiller</image:title>
            <image:caption>İlk Sözlüğüm Renkler Sayılar Şekiller</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91513</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cb3cc39-354b-4ff8-b021-028a11d09b28.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlerle Baş Başa: Sanat Nedir?</image:title>
            <image:caption>“Bir ulu ırmak akıyor insan eli ilk mağaraya ilk bizonu çizdiğinden beri”: Nâzım Hikmet’in bu güzel dizesiyle sanatın sürekliliğini vurgulayan Turgay Fişekçi, genç okurlarını sanat tarihinde keyifli bir yolculuğa çıkarıyor. Gılgamış Destanı’ndan İlyada’ya, mağara resimlerinden Picasso’ya, Don Kişot’tan 
İnce Memed’e, klasik müzikten caza, Ayasofya’dan Notre Dame Katedrali’ne sayısız uğrak var bu yolculukta... Pek çok sorunun da yanıtı veriliyor: Sanat nedir ve nasıl doğdu? Antik Çağ dünyasının yedi harikası hangileridir? Antigone’yi neden okumalıyız? Rönesans’la birlikte sanat ve yeryüzü nasıl değişti? Shakespeare neden hiç eskimiyor? Ozanlar birbirini etkiler mi? Şiir yazmayı öğrenebilir miyiz? Çok sesli müzik nedir; çok sesli müzikle demokratik toplumlar arasında bir ilişki var mı? Roman denildiğinde ne anlıyoruz? Don Kişot’tan günümüze önemli romancılar kimlerdir? Sinemaya neden “yedinci sanat” 
deniyor? Sinema bir sanatsa onun dili nedir? En önemli eserleri hangi müzelerde görebiliriz? Gençlerle Baş Başa: Sanat Nedir? hem bilgilendirici, aydınlatıcı hem de merakla okunacak bir kitap. Turgay Fişekçi, bireyin yetişmesinde, olgunlaşmasında okuma yazma, toplama çıkarma bilmek kadar önemli görüyor sanatın yerini... Yereli evrensele, tarihi bugüne bağlayan sanatsal perspektifini sade, akıcı bir dille örüyor. Gençlere kılavuzluk etmek üzere hazırlanmış, edebiyat, müzik ve sinema eserlerinden oluşan öneri listeleri kitabın sürprizleri arasında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91514</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/051a8d2c-d56c-4194-90db-c29f8260395f.jpg</image:loc>
            <image:title>Jean Jaures : Cumhuriyetçi Sosyalizmin İmkanı</image:title>
            <image:caption>Jean Jaurès: Cumhuriyetçi Sosyalizmin İmkânı, 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başlarında yürütülen toplumsal mücadelelere ve teorik tartışmalara, Türkiye’deki okurların pek aşina olmadığı önemli bir militan ve entelektüel aracılığıyla kapı aralıyor. Selman Saç, modern Fransız sosyalizminin kurucularından ve günümüzde Fransız aşırı sağından radikal soluna kadar tüm önemli politik aktörler için referans kalmayı sürdüren Jaurès sayesinde hem dönemin sosyalist dünyasının (Marksist ve Revizyonist) belli başlı tartışmalarını pratik meseleler etrafında ortaya koyuyor hem de günümüzde hâlâ anlamlı kalmayı başaran belli mücadele alanlarını (insan hakları, adalet, laiklik, sosyal haklar…) sorunsallaştırıyor. Bu açıdan zamansallığının aksine güncelliğe temas ettiği ölçüde son derece ayartıcı bir çalışmaya imza atıyor. 
 
Kitap, okuyucusuna kapitalist toplumsal formasyonu kabul etmeden, demokratik idealler ve cumhuriyetçi çerçeve ekseninde hümanist ve ahlaki bir sosyalist düzenin yaratılabileceğini göstermeyi amaçlıyor. Enternasyonalist solun entelektüel mirasını Fransa’nın toplumsal mücadeleler tarihiyle eklemleyen Jaurès’in dile getirdiği hakikat, geçmişteki bütün oligarşilerin prangalarını kıran emekçi çoğunluğun, sosyalist teorinin ışığında, geleceğin bütün oligarşik yapılarını yerle bir etmeye muktedir olduğudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91515</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/929654d4-7983-4548-8d73-d0ee9e5f6037.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlerle Baş Başa: Habercilik ve Medya</image:title>
            <image:caption>Haber alma hakkı neden vazgeçilmez bir insan hakkıdır? Gazetecilik ile demokrasi arasında nasıl bir ilişki var? Medyanın sermaye ile ilişkisi gazeteciliği nasıl etkiledi? Objektif ve tarafsız habercilik mümkün mü? Basın üzerinde sansür kurulması, gazete ve gazetecilere yapılan baskılar hep var mıydı? Dijitalleşme gazetecilik mesleğini nasıl dönüştürdü? Rekabet ve hız haber içeriklerini nasıl etkiliyor? Yeni medya nedir? Dijital mecralar acaba toplumları demokratikleştiriyor mu? Veri güvenliği neden önemli? Medyanın dili eşitsizliği nasıl yeniden üretiyor? Kamu haberciliği ve hak temelli habercilik ne demektir? Dünya tarihine geçmiş gazetecilik başarıları nelerdir? 
Vahdet Mesut Ayan, bir iletişim fakültesi öğrencisiyle sohbet eder gibi kurguladığı kitabında, geçmişten günümüze, matbaanın icadından dijital araçlara, habercilik ve medyanın gelişimini genç okurlara akıcı bir dille anlatıyor. Konusu itibarıyla dünyadaki ve Türkiye’deki pek çok önemli toplumsal-siyasal olaya da değinen bu kitap, yalnızca gazetecilikle ilgilenen gençler için değil, herkes için bilgilendirici bir içerik sunuyor. 
Halkın haber alma, bilgilenme ve gerçekleri öğrenme hakkının ne denli yaşamsal olduğunu bir kez daha anımsamak için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91516</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0750f6a-952e-41d0-8f63-ba1247c809bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Halef 2: Düşüş (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>O fırtına hiç dinmedi. 
 
Mihrinaz Akşahin, vicdanını saran zehirli sarmaşıklardan kalbini korumaya çalıştığı her gün ruhunun günahlarıyla lekelenmesine izin vermiş, ait olduğunu sandığıbataklığa geri dönmüştü. 
 
Zamir Hancıoğlu, kulakları sağır eden seslere rağmenvicdanını dinlemeye devam etmiş, zemherikaranlıklarda bile ışıklı yolundan vazgeçmemişti. 
 
Geçmişin ağlarına takılan Mihrinaz düştü. 
 
Düşü olan Zamir ise onu takip etti. 
 
“Düşlerle başlayan masal, düşüşlerle devam edenromana dönüşmüştü.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91517</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c386b02b-b30b-4b09-832f-e91f7d8465e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Babam İçin</image:title>
            <image:caption>“Babam bana hayatımın en güzel hediyesini verdi, bana inandı.” 
Sıra dışı yetiştirme tarzıyla, oğlunu antrenör gibi hayata hazırlayan bir baba ile babasının hayalini gerçekleştirmek için hiçbir mücadeleden kaçınmayan İzzet Pinto’nun hikâyesini okurken kimi zaman duygulanacak, kimi zaman hayrete düşeceksiniz. Hatta zaman zaman onun adına yorulup pes etmesini bile isteyeceksiniz. 
Onun Bangkok’taki işportacılık günlerinden, Türk dizilerini dünyaya açarak sektörde yılın adamı seçilmesine kadar uzanan inişli çıkışlı öyküsünde büyüleyici bir azmin ne mucizeler yaratabildiğine tanıklık edeceksiniz. 
 
“İflah olmaz seri girişimci, çalışkan, iyimser, cesur, pes etmeyen İzzet’in ilham veren nefes kesici hikâyesi! 
Şans kapısını çalsın diye her imkânı gören, değerlendiren, hiç yılmayan ve en önemlisi aile değerlerinden güç alan genç bir adamın hikâyesi. 
Türkiye’yi diziler yoluyla dünyaya tanıtan bu genç girişimcinin hikâyesini bir solukta okuyacaksınız! 
İyi, doğru, sağlam, BABA gibi BABA olmak neymiş tarifi bu kitapta!” 
– Leyla Alaton 
 
“Umudun, sabrın, başarının, vazgeçmeden onurlu bir şekilde yaşamanın kitabı elinizde tuttuğunuz. Samimiyetle ve dürüstçe kimsenin içini açmadığı bugünlerde size iyi gelecek, ilham verecek, hepsinden önemlisi sizi tazeleyecek bir deneyim sunuyor İzzet Pinto. Onu tanıdığınıza çok sevineceksiniz. Kendinizi iyi tanırsanız çok zor pişman olacağınız şeyler yaparsınız. Peki siz kendinize ne kadar dürüstsünüz? Şimdi kendinizi genç İzzet’in yerine koyun ve ilk sayfayı çevirin, iyi okumalar...” 
– Mert Fırat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91518</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d354a112-ad3c-4d0e-b01d-3268aeae74ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökkuşağı Kasabası’nın Berberi</image:title>
            <image:caption>Pinus Ormanlarındaki Gökkuşağı Kasabası rengârenk gülleriyle ünlü, çok güzel bir yerdi. Kasaba halkı, her yıl düzenlenen “Pinus Ormanlarının En Güzel Kasabası Yarışması” için özenle hazırlanır, saçlarını yaptırmak için mutlaka Berber Maymun&apos;un dükkânına giderlerdi. 
Hep aynı saçları yapmaktan sıkılan Berber Maymun, bir gün herkesin saçını kendi isteğine göre şekillendirmeye karar verdi. Gelen müşterilerinin saçlarını yastık gibi kabarttı, ördü, boncuklarla süsledi, rengârenk boyadı... 
Bu değişimden pek hoşlanmayan kasaba halkı Berber Maymun’a ilk başta çok kızsa da, yarışma günü karşılaştıkları sürpriz, düşüncelerini değiştirecekti. 
Farklılıkların güzelliğine işaret eden Gökkuşağı Kasabası’nın Berberi okumaya yeni başlayan küçük okurları, sımsıcak bir hikâyeyle sarmalayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91519</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b76577ba-458f-4a96-a783-1c26b2b01241.jpg</image:loc>
            <image:title>Var Bir Hayalimiz</image:title>
            <image:caption>Var Bir Hayalimiz Uğur Gökbulut – Talha Bora Öge
“Solumu sevdiklerime, yolumu ise Allah’a bıraktım.”
Nice güçlü kadınlar tanıdım. Başkalarının darmadağın olduğu fırtınalarda yılmayan, yıkılmayan kadınlar. Evet, kalın duvarları vardı ama yumuşacıktı yürekleri. Evet, yorgunlardı fazlasıyla ama yine de ışık saçardı gözleri. Kendini ezdirmeyen, sevdiklerinin üzerine titreyen, güvensizlik yaşasalar da insanlıklarından asla vazgeçmeyenlerdi onlar: hak yemeyen ve hakkını yedirmeyen kadınlar. Kaldıkları yerleri cennete çeviren ama kıymetleri bilinmeyen, sevdikleri kadar sevilmeyen ve kapattıkları kapıya asla geri dönmeyen kadınlar. Neyi eksik yaşadıysanız, eminim ki fazlasıydı hakkınız. Dilerim tez zamanda kabul olur dualarınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91520</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ada861d0-1c26-4f57-afdc-a02178debb4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın Puk (II) Kodu</image:title>
            <image:caption>Kendini tanımanı istemeselerdi, bundan binlerce yıl öncesinde inşa edilmiş bir tapınağın giriş kapısının üstüne “Kendini tanı,” yazarlar mıydı? 
Sen, Sen Değilsin! Kendini Tanı kitabını yazmamdaki asıl sebep, gerçekten kendinizi tanımanızı istememdir. Şimdi bana diyeceksiniz ki: “Zaten ben kendimi tanıyorum, sen bana nasıl yardımcı olabilirsin ki?” Böyle düşündüğünüzü hissedebiliyorum. Birçok insanın kendi varlığından bile haberdar olmayıp, yaşayıp ömür geçirdiği şu yaşam döngüsünde öyle tuhaf olaylar, sarmallar oluyor ki bunları bir bilseniz şaşırır, deyim yerindeyse küçük dilinizi yutacak hale gelirsiniz. Bu kitapla “Ben kimim?” diye sorduğunuzda hepinizden farklı cevap geleceğine eminim. Öncelikle bu dünyaya geldiyseniz elbette bunun bir sebebi ve yaşam amacınızın da bir sorgusu olmalıdır. Yaradan&apos;ın size verdiği ve sadece belli başlı elit insanların bildiği, sakladığı bu sırları öğrenmenin sizin de en doğal hakkınız olduğuna inanan insanlardan birisiyim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91521</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d4409c1-13d8-48b6-8c44-d4207c47604d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gargoyle</image:title>
            <image:caption>Annelerin çığlığı, sessizliğin içinde gökyüzüne yükselirken kimsenin duymadığı bu çığlığın nedeni olan şeytanlar, hayatlarını yaşamaya devam ediyordu. Şeytanlar yaşamaya devam ederken kederli anneler, anılarına sarılıyordu. Bu anılar, evlatları henüz anne karnındayken başlıyor ve o acıyı yaşadıkları güne kadar da devam ediyordu. Dualar döküyordu annelerin dudaklarından. Evlatları için dualar, şeytanlar için ise beddualar... Yaşlar akıyordu annelerin gözlerinden. Alev alev yanan ciğerlerin ateşiyle ısınmış, sıcacık yaşlar... 
Başkomiser Banu, ekip arkadaşları Hidayet ve Kerim ile birlikte sonu gelmeyen cinayetlerin peşine düşmüştü. Katil, bir sır perdesinin ardındaydı ve Banu, bu perdeyi kaldırmaya kararlıydı. 
Her kadın, kalbindeki sevgiyi yitirmeden ve yaşamdan zevk alarak yaşamayı hak eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91522</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e837fe1-6ce0-4b56-80d6-e4423dfa1a44.jpg</image:loc>
            <image:title>Silüet</image:title>
            <image:caption>Biz tüm seslerini duyamasak da 
Hayatın da bir melodisi var kendince. 
İçten içe duyulan, hissi yüreğe işleyen, 
Siyah beyaz gibi net çoğu zaman… 
Alacası yok… 
Hüznü de sevinci de ayrı ahenkte. 
Gölgesi de ışığı da yan yana, omuz omuza… 
Hepsi bir ses veriyor ömür denen bu besteye… 
Hayat da bir piyano… 
Ve ancak her notaya tek tek basarak öğretiyor melodisini. 
Yalnız silüetinde yaşanıyor yürekte olan. 
Bazen en tizinden vuruyor kulağımıza, 
Bazen ağır ağır yükleniyor pedallara… 
Es vermek istiyorsunuz bazen, yeri olmayan o portede, 
Her bir mısra ayrı yol oluyor size… 
Kimimiz sırtında bahar taşıyor, 
Kimimiz kar beyazı örtmüş üstüne… 
Su gibi akıp gidiyor ömür, parmaklarımız altında 
Ve tuşlar ellerimizde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91523</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71444bc3-d8ac-4bf5-bea3-63a81305d85f.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Manolya</image:title>
            <image:caption>İspanya İç Savaşı’nda Franco’cu faşist milisler tarafından öldürülen İspanyol şair ve oyun yazarı Federico García Lorca (1989-1936), trajik ölümüyle bütün dünyada politik bir figür olarak kültleşti, 20. yüzyılın belki en çok konuşulan şairi oldu.
Karanlık Manolya’da Sabri Altınel, Bilge Karasu ve Samih Rifat gibi çevirmenlerimizin Lorca’dan yaptıkları şiir çevirileri yanında, şairin Türkçede ilk kez kitaplaşan üç kısa oyunuyla bir kısa film senaryosu, meşhur duende konferansı ve desenlerinden örnekler yer alıyor. “Lorca İçin Güldeste” bölümünde ise bütün dünyadan şairlerin Lorca’yı selamladıkları şiirlerden yapılmış küçük bir seçme bulacaksınız.
“Karnındaki karanlık manolyanın
Kimseler anlamadı kokusunu.
Acıttığını kimseler bilmedi
Dişlerinle sıktığın o aşk kuşunu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91524</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25491061-6f2e-4583-8a49-37f3402d75ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Sergüzeşt</image:title>
            <image:caption>“Artık kaçacak… Artık firar edecek… Fakat gecenin devlere özgü müthiş kocaman bir şekilde göğe yayılan siyah kanatlarının altı, öyle bir küçük mahlûka sığınak olamaz. Firar edecek… Kendisince bilinmedik bir kuvvetin sevkiyle bir şey arayacak.” 
 
Osmanlı’daki ilk demokratik ideallerin esaret altındaki bir cariye üzerinden dile getirildiği Sergüzeşt, bir aşk ve hürriyet romanı. Tanzimat sonrasının özgürlük fikirleriyle büyüyen Samipaşazade Sezai, bu romanla hem siyasal hem de toplumsal yaşama damga vuran istibdadı lanetlemekle kalmaz, toplumda kadına reva görülen yeri, giderek belirginleşen sınıfsal ayrımları ve sözde aydınları da lanetler.  
 
Memleketi Kafkasya’da esir edilip köle olarak satılmak üzere İstanbul’a getirilen Dilber, zorlu esaret yıllarından ibaret çocukluğunu kalbindeki özgürlük aşkı yardımıyla güçbela atlatmışken gönlünü evin küçükbeyi Celal’e kaptırır. Evin hanımınca onaylanmayan bu aşkın önüne geçebilmek amacıyla Dilber yeniden esirciye satılır ve iki sevgili mecburen ayrılır. Yeni esaretinde daha zorlu sınavlara maruz kalan Dilber’in aklında ise sadece özgürlük ve aşkına kavuşacağı İstanbul’a dönebilme umudu vardır.  
 
Türk edebiyat tarihinin ilk büyük üslupçularından biri olarak görülen Samipaşazade’nin çarpıcı romanı Sergüzeşt’in yayımlanması sonrasında kovuşturmaya uğraması ve kendini sürgünde bulması âdeta kaderin elim bir şakası gibidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91525</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1044ee50-78a3-44f3-9a85-9841fb1f8325.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç</image:title>
            <image:caption>“Bu gökteki kuyruklu, yerdekilerin şerlerinden meydana geldi... Geçen sene Dizdariye taraflarında bir paşanın katırı doğurdu dedilerdi de inanmadıydık. İşte bakınız doğruymuş… Demek vakitler yakın... Yapı da pek çoğaldı. İşte bu birkaç şey kıyamet alametidir. Biz büyükbabalarımızdan, analarımızdan öyle işittik.” 
 
Yaşadığı çağın İstanbul’unu eserlerinde renkli, gerçekçi biçimde yansıtan Hüseyin Rahmi Gürpınar aynı zamanda, diyaloglarındaki halk ağzına gösterdiği özeni, kurguladığı mizahi alavere dalavereleri, kadın-erkek ilişkilerindeki adaletsizliğe ve hurafeye karşı alaycı yaklaşımıyla da dikkat çekmiş, bazı çalışmaları nedeniyle dönemin yönetimiyle de başı belaya girmişti. 
 
1910’lar İstanbul’unda bütün şehir ahalisi, Halley kuyruklu yıldızının Dünya’ya yaklaşacağı haberiyle panik içindedir. Batı’nın sanatına, bilimine meraklı ve çalışmalarının halk tarafından anlaşılmadığını düşünen, varlıklı ama müzmin bekâr İrfan Galip ise bir yandan çevresindekilere ilimin ışığında bu gökcisminin nasıl bir şey olduğunu açıklayıp kendince eğlenirken, diğer yandan ona mektuplar yollayan ve yazdıklarına bakılırsa tam aradığı özelliklere sahip gizemli afeti bulmaya çalışır. 
 
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın o dönem, yaklaşan Halley nedeniyle yayılan dedikodular ve hurafelerle gerçekten korkuya kapılan halka, önsözünde de seslendiği Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, edebiyatımızın en kıymetli, en muzip klasiklerinden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91526</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b98162d2-5168-4f4a-8d46-6159b6e1213f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevginin Kökleri</image:title>
            <image:caption>Sorunlarımızın ne kadarı gerçekten bize ait? 
Elinizde tuttuğunuz bu kitap, son yıllarda adını giderek daha sık duymaya başladığımız güçlü bir terapi çeşidi olan Aile Dizimi yöntemiyle bu soruya çok çarpıcı cevaplar veriyor. Hayatlarımız boyunca deneyimlediğimiz, aklımıza gelebilecek her türlü sorunun kaynağında, atalarımızın çözülmemiş meselelerinin yattığı fikrini temel alan Aile Dizimi, basit ama etkili adımlarla aile sistemlerinde yıllarca gizli kalmış kilitleri tek tek bulup çözerek içsel huzura giden yolu aydınlatıyor. Üstelik küskünlükler yerini karşılıklı saygıya, acı anlayışa bırakırken köklerimizde var olan gerçek sevgiyi deneyimlememize de olanak sağlıyor. 
Sade ve anlaşılır diliyle Sevginin Kökleri sadece bu terapi sisteminin uygulayıcısı olmak isteyenler için değil, aynı zamanda Aile Dizimi sitemini, aile dinamiklerinin temelini anlayıp öğrenmek isteyen herkes için tam anlamıyla bir kılavuz niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91527</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9bbf52b-ea82-4f34-82aa-7f16df226f7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk-ı Memnu</image:title>
            <image:caption>“Bu aşk günahının bütün yasak lezzetleri onun aşk susuzluğunu öyle kendinden geçirerek sakinleştiriyordu ki artık bu sevdanın dışında kalan hayatın ayrıntıları siliniyordu.” 
 
Halit Ziya Uşaklıgil, Türk edebiyatının ilk yetkin romanlarını üreten, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Kendisine kadar, romancı muhayyilesiyle doğmuş tek muharririmiz yoktur,” dediği, eşine rastlanmayan bir yazar. Aşk-ı Memnu ise ikonik karakterleri hafızalara kazınan ve birçok dile çevrilmiş cesur bir yasak aşk anlatısı. 
 
Adnan Bey’in Boğaziçi’ndeki bir konakta geniş ailesiyle sürdürdüğü yaşamı, Bihter isimli genç ve gözü yükseklerde bir kızın konağa hanım olarak gelmesiyle çetrefil bir hâl alır. Batılı ve toplumdan farklı bir yaşam tarzı süren, yüksek sosyeteyle içli dışlı karakterlerin psikolojik durumları gitgide değişirken Adnan Bey’in çapkın ve sıradışı yeğeni Behlül’ün, Bihter’i kendisine âşık etmesiyle ailede yaprak dökümü başlar. Yıkıma doğru ilerleyen bu skandal girdabına herkes bir ucundan dahil olur. 
 
Türk edebiyatının ilk büyük romanı olarak kabul edilen Aşk-ı Memnu, yüz yılı aşkın bir zamandan sonra hâlâ okurları etkileyebilen, zamansız bir şaheser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91528</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfb112ed-1d6a-4ce7-bdda-3c056742ea95.jpg</image:loc>
            <image:title>An ve Sızı</image:title>
            <image:caption>Hayatımızın en az bir döneminde mutlaka “gitmek” istemişizdir. Ama herkesi ve her şeyi olduğu gibi bırakıp, nereye ve nasıl olduğunu planlamaksızın, hiçbir şeyi düşünmeden gidebilmeyi kaçımız başarabilmiştir? 
Sevgili Ahmet Eren Süzgün, An ve Sızı’da bunu başarabilen bir karakteri ele alıyor. Gitmenin, uzakların kollarındaki ferahlamanın, özgürleşmenin getirdiği bilgeliğe ve değişime de bizi ortak ediyor. Kaleminin sadeliği ve güçlülüğüyle de tek kişi, sadece gidiş bileti aldığı o trene, kendisiyle birlikte okuru da bindirip yanında gezdiriyor. 
Alıp başını gidenlerin nereye gidip, neler yaşadığını hiç merak ettiniz mi? Peki şimdi bu hikâyeyle birlikte başınızı alıp gitmeye hazır mısınız? 
                                                                          _ 
“İnsanlar, sürekli istemedikleri yerlerde istemedikleri şeyleri yapıyorlar. Gitmek isteyip de gidemeyenlerle dolu bir dünyadayız sanki. Peki, yola çıkmak çözüm mü? Bunu sanırım yaşayıp göreceğim. Nereye gittiğime ve ne yapacağıma dair hiçbir fikrim yok. Zaten hayatım boyunca planlı biri olamadım ve bence bu planlı yaşamak insanların yaptığı en saçma şeylerden biri. Bilinmezliklerle dolu hayatımızda, neyin planını yapıyoruz ki! 
 Neredeyim? 
Umursamıyorum. 
Yol nereye giderse peşinden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91529</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b11047c4-6b44-4237-8f8d-b1e99ca757ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül</image:title>
            <image:caption>“Demek hayatın eylülünde de ümitsizlik ve bezginlik yerine çaba göstermek bir şeye yarayabilirdi. Gerçi bu tabii bahardaki parlaklık ve gençlik gibi olamazdı fakat hayattan daha fazlasını istememeliydi. Bu bir gençlik olamamakla beraber yine bir hayat, özellikle sakin ve hiç olmazsa rahat bir hayat olurdu.” 
 
İlk öyküsü “Düşmüş” henüz on altı yaşındayken, hayranı da olduğu Halit Ziya Uşaklıgil’in Hizmet dergisinde yayımlanan, roman ve tiyatro türlerinde de eserler veren ve yazdıkları nedeniyle ordudan men edilen Mehmet Rauf, insan zihninin dehlizlerinde dolaşan bir kalemdi. Onun karakterleri iç sesinden kurtulamayan, duygularını sorgulayan, ikircikli biçarelerdi. 
 
Suat ile kocası Süreyya’nın hayatları, pek varlıklı olmadıkları için sıkıcı bir rutinde geçmektedir. Necip ise Süreyya’nın hem akrabası hem de yakın dostudur. Suat ile Necip arasında filizlenecek yasak aşk, bu üç karakteri hiç beklemedikleri şüphelere, aydınlanmalara sürükleyecek ve her şey, genç çiftin uzun süredir tatil için kiralamayı hayal ettikleri Boğaz’daki bir yalıda daha da karmaşık bir hâle gelecektir. 
 
1900 yılında Servet-i Fünûn’da tefrika edilen, 1901’de ise kitap hâlinde yayımlanan, edebiyatımızın ilk psikolojik romanı Eylül, bağlılığın meşakkatli doğasını irdeleyen, yasak arzunun yıkıcılığına dair bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91530</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/865f092a-f7b7-453a-8e29-400762242c7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğul</image:title>
            <image:caption>2008’de ilk romanı Oscar Wao’nun Tuhaf Kısa Yaşamı’yla Pulitzer Ödülü’nü kazanan Junot Díaz, 2012’de MacArthur Dâhi Bursu’na layık görüldü. The New York Times edebiyat eleştirmeni Michiko Kakutani, Díaz’dan “günümüz edebiyatının en ayrıksı ve karşı konulamaz yeni seslerinden” diye bahsetti. Boğul, bazıları Paris Review, New Yorker, Time Out gibi saygın dergilerde de yayımlanan, İspanyolcanın İngilizceyle harmanlandığı on öyküsüyle Díaz’ı ve unutulmaz personası Yunior’u edebiyat dünyasına tanıtan melankolik bir şaheser. 
 
Biçimi bozulmuş yüzünü bir maskeyle saklayan Ysrael, aldatan baba, torbacıların büyük aşkı Aurora, Dominik Cumhuriyeti’nden New Jersey’ye uzanan bir göç rotası, temasın ve cinselliğin girift dertleri, travmalarını aşkla gömmeye uğraşanlar, Amerikan Rüyası dedikleri şu terane ve onun karşısında Amerika’nın gerçekleri. 
 
Junot Díaz’ın Boğul’u yetişkinliğin topraklarına adım atan kişinin, yabancı topraklardaki göçmenin öfkesini, neşesini, yalnızlığını, acemiliğini doğrudan yaşayan maharetli bir yazarın kitabı. 
 
“Junot Díaz dikkate değer yeni yazarlardan. Kurduğu dünya, sayfadan taşarak edebiyatımızın ve kalplerimizin kanonuna giriyor.” –Walter Mosley 
 
“Boğul muhteşem. Junot Díaz, kuvvetli, yeni, özgün bir yetenek ve bu öyküler tam anlamıyla harikulade.” –Hanif Kureishi 
v</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91531</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90d3185e-24a5-4bed-afd2-9071019fdbd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Artık Kimsenin Hiç Kimsesi Olmayacağım</image:title>
            <image:caption>Ben suskun değilim,
Sevdiklerim bana sağır!
Sessizce yaşayan kadınlar var...
Kendinden başka hiç kimseye zararı olmayan, hüzünlerini gülümsemelerinin arkasında saklayan ve artık masallara inanmayan kadınlar…
Yorgunluklarını gözlerinde taşıyan, konuşmaktan bıkmış, içine kapanmış, hayatı tecrübeleriyle sorgulayan, susan ve anlaşılmayan kadınlar…
Gündüzleri nafakası için çabalayan, geceleri yalnızlığına sarılan, her şeye rağmen yine de inatla ayakta kalan ve sevdikleri için yaşayan kadınlar…
Saçınızdaki her beyaz, ışığınız; akıttığınız her gözyaşı, ahınız ve doğruluktan ayrılmayan kalbiniz de sizi diğerlerinden ayıran en büyük farkınız olsun...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91532</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63d32ecf-6181-450a-88c8-f83d91ba34e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İnattır Yaşamak</image:title>
            <image:caption>Gücünü sevdiklerinden alan ve onlar için ayakta kalan kadınlara selam olsun.
Zordur içi dışı bir kadınların anlaşılması. Zordur değerlerine göre yaşayan bu kadınların kendilerini diğerlerine anlatması. Hani zorluklarda kaçmak yerine savaşmayı seçen, düştükleri dikenli yollarda kendilerine yeni yollar çizen ve yeri geldiğinde de acılarına bile gülümseyen kadınlardan bahsediyorum. Dert anlatmak için oturdukları masalardan dert dinleyerek kalkan, inandıkları bir doğru için tüm limanları bir anda yakan ve karar verip yola düştüklerinde  kimsenin gözyaşına acımayan kadınlar var diyorum. 
Yalnızlığı iliklerine kadar hissetseler de kişiliklerinden asla ödün vermeyen, ağladıklarında gözyaşlarının son damlasına kadar ağlayan, mutlu olduklarında ise herkesi kıskandıracak kadar içten gülen ve yaşadıkları tüm olumsuzluklara rağmen yine de hayattan zevk almasını bilen kadınlara sesleniyorum. Birileri tarafından değeriniz bilinmese de, unutmayın ki birilerinin olmazsa olmazısınız. Birilerinin can damarı ve hayat pınarısınız. Fırtınalarda köklerine ve sevdiklerine tutunup dimdik ayakta kalan kadınlar, Siz İyi Ki Varsınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91533</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f225640-4470-46b4-9270-b603e035c621.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadın Ağladığında</image:title>
            <image:caption>Asla büyük konuşma.
Başkasının başına gelen her şey senin de başına gelebilir.
Yokluğunun fark edilmediği, varlığının değer görmediği, başkalarının senden daha çok önemsendiği, yüzünün gülmediği yerleri ve insanları sahiplenme sakın.
Sadece başkalarının hayatlarını kolaylaştırmak için varsan ve sadece fedakârlıkların sonucunda güzel sözler duyuyorsan; yani yaptıklarınla takdir ediliyor, yapmadıklarınla eleştiriliyorsan eğer, işte o zaman sessizce kır zincirlerini, yüreğini topla ve tüm acılara elveda de. Çünkü ne senden bir tane daha var ne de yaşayacağın ömürden...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91534</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51fd4950-3e79-44ab-b82c-4066683b2f1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur’un Gözyaşları</image:title>
            <image:caption>Sırf sevdiklerin üzülmesin diye tek başına sahiplendiğin acılar vardır.
Sana anlatmadığım, anlatamadığım şeyler de var anne. Kim bilir, belki de senden öğrendim içimin fırtınalarını yüzümdeki gülümsemeyle ve dudağımdaki, “İyiyim ben,” yalanlarıyla kapatmayı. Kim bilir, belki de sen anlıyorsun gözlerimdeki acıyı. Ama ne senin sormaya dilin gidiyor ne de benim anlatmaya cesaretim yetiyor. Oysa uzanıp dizlerine, “Yoruldum artık anne!” diyerek ağlamayı ne de çok isterdim. Ama sen beni yine de iyi bil anne. Ne ben artık senin arkana saklanacak kadar küçüğüm ne de sen beni o yorgun dizlerinde taşıyabilecek kadar güçlüsün. Sebep olacağım her gözyaşına kurban olurum. Sen kendine iyi bak annem. Ben toparlanmanın yolunu nasıl olsa bir şekilde bulurum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91535</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/235364ef-b736-4b5d-ad30-a2216eca362d.jpg</image:loc>
            <image:title>Meleklerin ve Ataların Kehaneti Kartları</image:title>
            <image:caption>55 Kartlık Deste ve Rehber Kitap. 
 
Melekler hangi kültürde ortaya çıkarsa çıksın her zaman tek bir misyonları olmuştur: insanları sevmek, onlara yardım etmek ve yol göstermek. Dünyevi alanda Atalar bilgilerini, deneyimlerini ve sihirlerini bize sunan bilgeler, şifacılar ve savaşçılardır. 
Onlar sizin ne bilmeniz gerektiğini bilirler. Bu rehber kitabı, kehanet kartlarıyla size sihirli bir elin yol gösterdiği bir hayat sürmenize yardım edecek meleklerin ve ataların  gizemlerinin ve mesajlarının nasıl çözüleceğini öğrenmek için kullanın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91536</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de12628e-10ac-4665-80d1-3bccb005ec03.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Fransa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Kısa Fransa Tarihi, Kelt, Roma ve Cermen kültürleri üzerine kurulmuş bir devlet olan Fransa’nın tarihini belli bölümler halinde ele alıyor: Keltler ile Romalıların savaşları, Cermenlerin sahneye çıkışı, Karolenj ve Bourbon Hanedanları, Fransız Devrimi, Paris Komünü, Alman işgalleri, Cezayir sorunu, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci cumhuriyetler... 
Yazar Jenkins, Vercingétorix ve Charlemagne’dan De Gaulle ve Mitterand’a kadar Fransız tarihinde rol oynamış önemli askeri ve siyasal figürlerle Sarkozy ve Macron gibi neoliberalizm dönemi liderlerinin vizyon ve faaliyetlerine ışık tutuyor. 
Bu kitabı okuyarak Fransa’nın edebiyat, sanat, felsefe ve bilimde nasıl bu kadar başarılı olabildiğini ve dünya lideri vasfında ileri teknoloji firmaları çıkarabildiğini öğreneceksiniz. Ayrıca devlet yapısı ve mekanizmasının işleyişi, idare, vergi, eğitim, sağlık ve soysal güvenlik sistemleri hakkında bilgi sahibi olacaksınız. 
Fransa’yı daha yakından tanımak isteyenler kaçırmasın... 
 
“Mağara resimlerinden ekspresyonizme, krallardan cumhurbaşkanlarına, iki bin yılı kapsayan uzun, ihtiraslı ve okuması keyifli bir drama.” 
— The Publisher</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91537</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/741cb9ae-a6c8-4cbc-841c-856ac4ba0a90.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadoğu ve Modern Dünyanın İnşası</image:title>
            <image:caption>Cyrus Schayegh, Ortadoğu ve Modern Dünyanın İnşası’nda bugün Suriye, Ürdün, Lübnan ve İsrail/Filistin’in yer aldığı, Bilad’üş-Şam (Büyük Suriye) olarak bilinen bölgeyi, 20. yüzyılın başındaki olağanüstü dönüşümüyle ele alıyor. Bölgenin geçmişine uzanarak coğrafyaya farkını katan kentlere odaklanıyor önce. Bu kentlerin arasındaki iktisadi, sosyal ve siyasi bağları, bu bağları etkileyen faktörleri, sömürge devletlerin etkisini ve Osmanlı sonrası oluşan ulusdevletlerin bölgede yarattığı değişiklikleri birbirleriyle etkileşimi çerçevesine yerleştiriyor. Kentlerin, bölgelerin, devletlerin iç içe geçtiği, mekânın dönüştürücü güç olarak asıl aktör haline geldiği Ortadoğu’yu inceliyor. “Bu kitap, modern Ortadoğu’nun sosyo-mekânsal oluşumuna dair bir yorum. Köklü kentlerin ve bölgelerin dinamik modern dünya ekonomisine ve güçlü modern devletlere niçin, nasıl ve hangi aşamalarda biçim verdiğini soruyor. Buna karşılık kentler ve bölgeler yeniden nasıl biçimlendi? Ve Ortadoğu örneği bize dünyanın bütünü hakkında ne anlatıyor?” Cyrus Schayegh</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91538</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afc2df65-7a95-4384-a592-37cb0534ea76.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Adalet</image:title>
            <image:caption>“Hakikat ve adalet üstüne düşünürken anlama çabasına gözümüzün önünde on yıllar boyu cereyan eden olayları resmî yalanların konforuna sığınmadan sorgulamakla başlayabiliriz. Yaşananların hem ihlallerin öznelerine hem de kolektif olarak hepimize, tüm topluma ne yaptığını, geleceğimizi nasıl zehirlediğini görmeye çalışarak...” Emel Ataktürk Sevimli - Hafıza Merkezi Adaletin önündeki yapısal engellerden biri: cezasızlık kültürü. Suç işleyenlerin, özellikle devlet görevlisi olduklarında korunup kollanması; açılan, açılabilen davaların çeşitli engellemelerle veya zaman aşımına uğraması sağlanarak boşa çıkarılması. Bu kitap, Türkiye’nin yakın geçmişinden cezasızlık pratiğinin çarpıcı örneklerini göz önüne seriyor. Ama aynı zamanda, cezasızlık kültürüyle mücadelenin örnekleri bunlar. Hukukçular, insan hakları savunucuları, Hafıza Merkezi gibi cezasızlık pratiğine karşı bellek çalışması yürüten kuruluşlar bu ağır adaletsizliğin unutulmasına rıza göstermiyorlar. Gökçer Tahincioğlu’nun derlediği Kayıp Adalet’te, Levent Pişkin, Lice davasını; Murat Uyurkulak, Hrant Dink cinayeti davasını; Burcu Karakaş, 12 Eylül davasını; Karin Karakaşlı, Vartinis katliamı davasını; Gökçer Tahincioğlu, 2006 ilkbaharında Diyarbakır’da öldürülen çocukların davasını; Ali Duran Topuz, Berkin Elvan davasını; Yıldırım Türker, Silopi’de yataklarında uyurken öldürülen iki çocuğun davasını; Kemal Göktaş, JİTEM davalarını yazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91539</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c812d13-4edc-4ea7-a1c5-f38c816e79b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin Hakikatleri</image:title>
            <image:caption>Hakikatin çoğullaştığının söylendiği, öte yandan çoğullaşırken değerini yitirdiği ve üzerinde tepinildiği “tuhaf” zamanlarda yaşıyoruz. “Tarih nedir?” sorusunu sormaktan vazgeçmeyeceksek, tarih-hakikat ilişkisi üzerine düşünmeye devam etmeliyiz. Ferdan Ergut, Tarihin Hakikatleri’nde tarih tartışmasını edebiyat ve felsefeyi de yardıma çağırarak “yöntem” üzerinden kurguluyor. Hakikati bir mutlaklık olarak değil, “kolektif bir diyalog zemini” olarak kavrayan eser, böylelikle tarihin sosyal bilimselleşmesine, aynı zamanda sosyal bilimlerin de tarihselleşmesine katkı sunuyor ve böylece, hem tarih öğrencileri hem de sosyal bilimler ile meşgul olanlar için “başka bir tarih”in mümkün olduğunu göstererek yurttaşlık bilincinin ortak yaşamımıza yapacağı katkı üzerine de düşünmeyi öneriyor. Tarih üzerine düşünürken tarihle birlikte düşünmeye bir çağrı... “Geçmişin tecrübesini anlaşılır kılmaya çalışıyoruz. Yargıç değiliz; geçmişteki tecrübeleri, farklı insanların farklı tercihlerini, eylemlerini anlamak ve onları doğru bağlamlarına oturtmaya çalışıyoruz. Geçmişi bu yönüyle çalışmak ötekine açık olmayı en baştan zorunlu kılar. Bizler gibi olmayanı, bizler gibi düşünmeyeni ve dahası yaşadığı zaman ve mekân itibarıyla bizler gibi düşünemeyecek olanı anlamaya çalışmaktır işimiz.” Ferdan Ergut</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91540</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0af5c6e6-5fd1-48e9-a1f0-053331cf2193.jpg</image:loc>
            <image:title>Vulnus</image:title>
            <image:caption>Hiç kimsenin rahatça yerleşemediği gösterişli bir koltuğa benzer “ideal”. Hep oradaymış ve hep orada olacakmış gibi optik düzenin merkezine yerleşiktir. Bir sabitlik sunar; konfor vaat eder. Kapaktaki koltuk gibi hem gündelik ve sıradan bir nesne gibi görünür; hem de aşırı varlığıyla gündelik olanın rahatını kaçırır, göze kendi varlığını dayatır ve sembolik olarak hep erişilemez bir uzaklıkta kalır. 
Bu çalışma “idealliği” tam karşıtı olarak görülen “kırılganlık” ile birlikte tartışıyor. Ankara’dan ve Roma’dan katılımcıların anlattıkları hikâyelerde bu iki kavram, çeşit çeşit ses ve imgeye bürünerek farklı katmanlarıyla karşımıza çıkıyor. Kırılganlıklarını dile getirmeye çalışan bu hikâyelerin arka planında, toplumsalın özneyi idealliğe çağıran o gıcırtılı sesini de duyuyoruz. 
Yara, kesik, kırık, çatlak, delik… Kırılganlığın ilk akla gelen, sabit bir kırılma anında kıstırılmış imgeleri bunlar. İdeale karşı kırılganlığı, vulnus’u tanıyan bir görme rejiminde, böylesine bir sabitlemeye direnen, yaşayan ve dönüşen şeylerin bu imgelerin yerine geçebileceği umudunu taşıyor bu metin. Belki, çiçeklerin! 
—Gamze Hakverdi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91541</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc8d4c20-9ba0-4dad-861e-ae59ccdcfe3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürt Damgası</image:title>
            <image:caption>“Sınıfta neredeyse herkes uzaylı görmüş gibi benimle konuşmaktan çekiniyordu, konuşanları da uyarıyorlardı… Sonra baktılar, sınavlarda bunlara yardım ettim, ders notları verdim, belli bir diyalog gelişmeye başladı. Sosyal aktivitelerde benimle konuşmak zorunda kaldılar ve baktılar ki karşılarında insan var, şaşırdılar. Bizim oradaki insanları kaba, kırıcı insanlar olarak düşünüyorlar. (…) Kimliğimi gösterdim inansınlar diye. ‘Hayır, sen oralı olamazsın’ diyorlar, inanmıyorlar, artık iyi bir ilişkimiz var.” 
 
Serkan Turgut, Kürt gençlerinin azınlıkta olduğu bir yerde, İzmir’de okullarda yaşadıkları dışlanma ve damgalanma pratiklerinin ayrıntılı bir tablosunu çiziyor ve analizini yapıyor. Damgalamanın siyasi-ideolojik hükümlerin berisindeki, sıradan, gündelik dinamiklerine mercek tutuyor. “Kürt” sözünün, bir lise öğrencisinin tespitiyle, nasıl “argo bir kelimeye” dönüşebildiğini sorguluyor. Damgalamaya maruz kalanların davranışlarına da bakıyor, kitap. Karşı koymak, damgalamaları yanıtsız bırakmak, damgalanan gruptan bireysel olarak kendini ayırmaya çalışmak, ilişkiye girmekten veya kendini “belli etmekten” kaçınmak, söylemsel düzeyde başa çıkmaya çalışmak gibi stratejilerin nasıl işlediğine eğiliyor. Kürt Damgası, Türkiye’de ayrımcılığın, sıradan ırkçılığın mekanizmaları hakkında incelikli bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91542</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8676f85-2a71-4ea7-8cc1-15083f8f3f8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kankalar - Tuhaf Gösteri</image:title>
            <image:caption>Aylin sınıftaki Göster ve Anlat saatini sabırsızlıkla bekliyordu. Gösteride yeni şarkısını söyleyecekti. Ayrıca Ozan’ın yapacağı gösteriyi de çok merak ediyordu. Sınıftaki herkes şarkı söylemiş, öykü anlatmış ya da dans etmişti. Ozan en güzel gösteriyi yapacağını söylüyor, ama ne yapacağı hakkında hiç ipucu vermiyordu. Gösterinin yapılacağı gün beklenmedik bir şey oldu ve İlkay Hanım’ın yerine başka bir öğretmen geldi. İşte o noktadan sonra işler karıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91543</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05749332-1a93-450e-830a-5cc5abdf5cbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif Öfkeli - İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Bazı günler her şey üst üste gelebilir. O gün de Elif için öyleydi. Önce anaokulunda yaptığı resmin üzerine su döküldü, sonra Deniz’le inşa ettikleri kule yıkıldı. Okuldan sonra parka gitmek istediğinde, annesi işi olduğunu söyledi. Eve döndüklerinde yaşanan birkaç olay sonrasında Elif o kadar öfkelendi ki, her an patlayacak koca bir balon gibi hissetti kendini</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91544</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61075da9-5fac-4415-9c5a-c3c997d3aa9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Kızlar Gökyüzüne</image:title>
            <image:caption>6. yüzyılda hem bütün insanlığa gönderilen Allah&apos;ın elçisi, müjdesi Hz. Muhammed&apos;i hem de 20. yüzyılda Anadolu&apos;ya bilgelikle gelen, asırlardır yok edilmeye çalışılan ülkemizi, düşman azabından kurtaran Mustafa Kemal&apos;i birlikte sevmeli, saymalı, anmalı; büyük liderlerden, öğrettiklerinden ders çıkarmalıyız. Neden bu eğiticilerin birini sevip diğerinden uzaklaşmalıyız, her ikisinden de öğreneceklerimiz olamaz mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91545</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b7b0fc1-d17e-4f50-9b91-77c4aa64cbbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanikimu</image:title>
            <image:caption>İstemem
&quot;Çay içimi&quot; gelmeni
Dökmem de içimi
Gisince ortada kalıyor döktüklerim
Gelirsen ömürlük olsun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91546</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bef4ab5d-a176-4f4b-abac-3f5c6dcc4fc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağlar İnşaat Alanında - İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Çağlar çok heyecanlıydı. Anaokulunun yan tarafındaki eski ev yıkılmış, yerine yeni bir ev yapılıyordu. Çağlar ile Pelin evin inşaatını her gün ilgiyle takip ediyorlardı. Evin temeli atıldıktan sonra duvarları örüldü, çatısı yapıldı. Evin içine sıra geldiğinde, Çağlar ile Pelin eve kimin taşınacağını merak etmeye
başladı. Acaba yeni bir arkadaş olabilir miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91547</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09909e22-c5df-4567-9f0a-dd0b0be536f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Perilerin Yolu - Winx Efsanesi Kader (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sihir doğanın bizzat kendisinde saklıdır!
Tüm dünyada milyonlarca hayranı olan Winx Kulübü çizgi filminden uyarlanan NETFLIX’in fantastik dizisi Winx Efsanesi: Kader, ilk kez genç yetişkinler için bir roman olarak karşınızda! Diziden alınan ilhamla kitaplaştırılmış bu roman, ilk sezonun bilinmeyen özel sahneleri ve dizideki karakterlerin hayat hikâyeleriyle efsaneye yepyeni bir boyut kazandırıyor.
“İçinde duyguların aktığı bir nehir var. Onu bul. Gir içine. Şüphelerini bir kenara bırak.”
Bloom, Aisha, Terra, Musa ve Stella; Alfea Uluslararası Peri Okulu’nun en yeni öğrencilerinden. Onlar içlerindeki eşsiz güçler ve doğa ile kurdukları muhteşem bağlantılar sayesinde yaşadıkları dünyaya sihir sunuyorlar. Gözleri mavi ışıltılarla dolu Su Perisi Aisha, bitkiler âleminin dilinden iyi anlayan Toprak Perisi Terra, canlıların tüm duygularını hissedebilen Zihin Perisi Musa, görünmez olabilen gösterişli Işık Perisi Stella ve Alfea’ya insanların dünyasından gelen Ateş Perisi Bloom.
Sürprizlerle dolu beş genç peri, yeni bir okula başlayan herkesin istediklerini istiyor: Kim olduklarını keşfetmek, iyi yönlerini güçlendirmek, iyi arkadaşlar edinmek ve sihirlerini geliştirmek.
Ancak bilmedikleri bir şey var: Eski bir felaket, küllerinden doğmak üzere. Herkes Yanıkların dilden dile dolaşan kötülüklerinin tarihin tozlu sayfalarında kaldığını düşünse de bu tehlikeli yaratıklar, Periler Diyarı’nın gizemli topraklarına yeniden adım attı. Ufukta büyük bir savaş görünüyor ve Alfea’nın en karanlık sırlarının açığa çıkması gereken zaman yaklaşıyor.
Winx Efsanesi: Kader; kim olduğumuzu keşfetmeye, zayıflıklarımızı kucaklamaya, güçlü yönlerimizi parlatmaya dair aşkla, dostlukla ve cesaretle örülmüş nefes kesici bir takım ruhu hikâyesi...
“&apos;Alfea’nın mezunları diyarlara hükmetti, ordular yönetti. Güçlü yadigârlar yaratıp uzun süre önce kaybolan sihri keşfettiler. Öbür Dünya’yı şekillendirdiler. Eğer burada başarılı olursan, sen de bunları yapabilirsin.&apos;
Sesi yumuşak, ciddi ve etkiliydi. Sözleri önümde başka tuhaf diyarların haritaları gibi açılıyordu. Bayan Dowling muhteşem bir işe alım konuşması yapmıştı ama ben işe alınmak istemiyordum.&quot;
Duygu ne kadar güçlüyse, sihir o kadar güçlüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91548</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60959ae5-e025-49d4-a5d0-399879ae4d76.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol Yapımı Makineleri - Dünyayı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Can, yeni bir yol inşaatına başlanacağını duyduğunda çok heyecanlandı. Babasıyla birlikte sık sık gidip yol yapımını izlediler. Yol yapılırken ne kadar çok iş makinesi çalışıyordu! Silindirler, ekskavatörler, buldozerler, asfalt döşeme makineleri hatta devasa bir tünel açma makinesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91549</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/844b3d58-144a-43b6-890f-53e5d7f6c1f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Lambası</image:title>
            <image:caption>Cenker Atila’nın ikinci şiir kitabı olan Sokak Lambası’nda toplam 33 şiir bulunmaktadır. 
C. Atila, şiirlerini bir akıma bağlı kalmaksızın, serbest ölçüde yazmayı tercih etmiştir. 
Şiirlerinin konusunu insan, insan yaşamı ve duyguları oluşturur. Fakat bu duygularda, genelde hayatın yoruculuğu, bıkkınlığı, adaletsizliği göze çarpar. Şiirlerinde genelde “yaşanamayan aşk”, “gitme”, “bırakılma” ve “yalnızlık” temaları vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91550</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f7219cd-216d-4c56-984e-4a3e9bfaae0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırlı Bahçe</image:title>
            <image:caption>Hikâyenin kilit ismi Yahya Efendi isimli bir kereste tüccarıdır. Bir Anadolu şehrine bağlı küçük bir ilçede tekerlekli sandalyeye mahkûm kızıyla birlikte hayat sürmektedir. Yaşadıkları yer, geniş bir arazi ortasında &quot;Yeni Köşk&quot; olarak adlandırılan bir yapıdır. Aynı arazi içinde bir de &quot;Eski Köşk&quot; diye anılan bir başka yapı vardır. Bu iki köşk arasındaki gizemin en büyük tanığı ise arazinin ortasında yer alan elma ağacıdır. 
Eski Köşk ne kadar hayat dolu ve yaşanılırsa, Yeni Köşk o kadar kasvet dolu ve çekilmezdir. Bir gün bu Eski Köşke bir kiracı taşınır. Namık adındaki bu kiracının gelişiyle senelerdir saklanan büyük sır gün yüzüne çıkacak, hikâyenin başkahramanları geçmişleriyle birer birer yüzleşmek zorunda kalacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91551</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/430b0382-c72d-492c-92c2-05df0bfa472c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanat Bahçesinde Uyku Zamanı</image:title>
            <image:caption>Kimler hâlâ uyanık?
Kirpi Nane, yatağına henüz yatmıştı ki bir ses duydu. Bu ses kime aitti acaba? Yataktan kalktı ve uyurgezer filin havuza düştüğünü gördü. Bu sorunu hallettikten sonra yatağına döndü, ancak sesler yine dinmedi. Küçük yarasanın ve uykusu gelmeyen yavru ayının da yardıma ihtiyacı vardı. Kirpi Nane, hayvanat bahçesi sakinlerinin uyku sorunlarını çözüp yatağına uzanabilecek mi acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91552</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/775e95b1-46a3-40b2-8935-3884f9f8735f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bir Kaplanım</image:title>
            <image:caption>Bu bir kaplan . . .
(. . . kesinlikle fare değil)
Fare, etrafındaki bütün hayvanları kendisinin kaplan olduğuna inandırmaya çalışıyor. Ama sonra gerçek bir kaplan geliyor . .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91553</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ac67355-4c63-46af-824d-007861503862.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Uykular Orman</image:title>
            <image:caption>Ormandaki canlılar uyumaya hazırlanırken, çocuklar kış uykusunu öğreniyor. Ormandaki hayvanlar kışı geçirecekleri yerlere yerleşiyor. Sen de kara ayıya, sincaba, kurbağaya ve diğer hayvanlara iyi geceler dile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91554</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/452a3a80-adc3-40e7-b3eb-08abe008be1e.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Geceler Denizatı</image:title>
            <image:caption>Denizatı uyumaya hazırlanırken, çocuklar deniz canlılarını öğreniyor. Ahtapota, denizyıldızına, mavi balinaya ve diğer su altı sakinlerine iyi geceler dile</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91555</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93b114a8-2793-4b0d-a553-79be91617669.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Kriterli Karar Verme Yöntemleri ile Güncel Uygulamalar</image:title>
            <image:caption>Moora Yöntemi ile OECD Ülkelerinin Ekonomik Performanslarına İlişkin Bir Uygulama 
Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Tasarımında AHP ve KFG Yaklaşımı: Gıda İmalat Sektöründe Bir Uygulama 
Entropi ve Gri İlişkisel Analiz Yöntemi: AB’ne Üye Ülkelerin İnsani Gelişmişlik Ölçütlerine Göre Sıralamasına İlişkin Bir Uygulama 
Mevcut ve Potansiyel Tedarikçilerin Belirlenmesinde ARAS ve GİA Yöntemleri: Süt Sektöründe Bir Uygulama 
Ülkelerin Endüstri 4.0 Seviyelerinin VIKOR Yöntemi ile Değerlendirilmesi 
Değere Dayalı Portföy Seçiminin TOPSIS ve VIKOR Yöntemleri ile R Uygulaması 
CRITIC Temelli COPRAS ve EDAS Yöntemleri ile Finansal Performans Analizi 
Dematel Yöntemi ve Pazarlama Alanında Kullanımı 
WASPAS Yöntemi ile G-20 Ülkelerinin Yeşil Büyüme Performanslarına İlişkin Bir Uygulama</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91556</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/200d82f5-2fca-45af-b2d3-7494d8dd54c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Mali İktisat Açısından Muş&apos;ta Gelişmişlik Düzeyi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm 
I-Kamu Ekonomik Faaliyetleri 
II-Özelleştirme 
İkinci Bölüm – Kalkınma Süreci ve Kamu Maliyesi Bakımından Muş’ta Hizmetlerin İncelenmesi 
I-Kamu Maliyesi Bakımından Muş’ta Hizmetlerin İncelenmesi 
Üçüncü Bölüm 
I- Kalkınma Sorunu ve Muş’un Geri Kalmasında Sosyo Ekonomik Etkenler 
II- Maliye Politikası Perspektifinde Mali Bölüşüm 
III- Kalkınma Sorunu ve Muş’un Geri Kalmasında Sosyo-Ekonomik Etkenler 
IV- Fayda-Maliyet Perspektifinde Yükseköğretim ve Muş’un Kalkınmasında Etkisi 
V- Başka Açıdan Üniversite ve Barajın Muş’un Kalkınmasında Rolü 
Dördüncü Bölüm 
I- Halkın Bakışıyla Basında Muş’ta Geri Kalmışlık (Sosyo-Politik Bir Yaklaşım) 
II- Muş’ta Sivil Toplumun Sağlık Hizmeti Talebi: Araştırma Hastanesi 
III- Malazgirt’in İl Olmasının Fayda-Maliyet Analizi Varsayımına Dayalı Bir Yaklaşım 
IV- Muş Alparslan Üniversitesi Kampüs Alanını Belirleme Raporu 
V-Muş İli Kalkınmasının Değerlendirilmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91557</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68cb0e20-c609-4bbd-ac1f-5de0b99e3794.jpg</image:loc>
            <image:title>Tedarik Zincirinin Temelleri ve Gösterge Paneli</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
BÖLÜM 1 – Tedarik Zinciri 
1.1.Temel Kavramlar 
1.2.Tedarik Zincirini Etkileyen Faktörler 
1.3.Tedarik Zincirinin İşleyişi 
1.4.Lojistik 
1.5.Son Tüketici 
1.6.Tedarik Zinciri Yönetimi 
1.7.Tedarik Zinciri Tasarımı 
1.8.Tedarik Zinciri Yönetim Süreci Aşamaları 
1.9.Tedarik Zinciri Yönetim Yaklaşımları 
1.10.Tedarik Zincirinde Ortak Karar Verme 
1.11.Tedarik Zinciri Stratejileri 
1.12. Organizasyon Stratejisi 
BÖLÜM 2 – Kavramsal Çerçeve 
2.     
2.1.Veri Bilimi nedir? 
2.2.Gösterge Paneli 
2.3.Anahtar Performans Göstergesi (KPI) 
2.4.Tedarikçi Seçim Yöntemleri 
 
BÖLÜM 3 – Gösterge Panelinin Arka Planı 
3.     
3.1.Arka Plan 
 
BÖLÜM 4 – Gösterge Panelinin Çerçevesi 
4.     
4.1.Giriş 
4.2Teorik Çerçeve 
4.3.Satın Alma Süreci Göstergelerin Üç Temel İşlevi 
4.4.Anahtar Performans Göstergeleri 
4.5.Performans Ölçümü 
4.6.İş Zekası 
4.7.Veri İşleme 
4.8.Gösterge Panelinin Geleceği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91558</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cca7a1f7-5718-4378-b917-e2ef5a339795.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Serileri Analizi ile Türkiye Tavuk Yumurtası Sektörü Üretim ve İhracat Tahmini</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.Yumurta Tavukçuluğu Sektörü 
1.1.Tavuk Yumurtası 
1.2.Yumurtacı Tavuk Cinsleri 
1.3.Salma Yumurta Tavukçuluğu 
1.4.Kafes Tavukçuluğu 
1.5.Biyogüvenlik 
2.Dünya Tavuk Yumurtası Sektörü 
2.1.Dünya Tavuk Yumurtası Üretimi 
2.2.Dünya Tavuk Yumurtası Dış Ticareti 
3.Türkiye Tavuk Yumurtası Sektörü 
3.1.Türkiye Tavuk Yumurtası Üretimi 
3.2.Türkiye Yumurtacı Tavuk Üretimi 
3.3.Türkiye’de Kişi Başına Düşen Yumurta Üretimi 
3.4.Türkiye’de Yem Hammaddeleri ve Yumurta Yemi Üretimi 
4.Türkiye Tavuk Yumurtası İhracatı 
4.1
Türkiye’nin Ülkelere Göre Yumurta İhracatı 
5.Zaman Serileri Yöntemi ile Türkiye Tavuk Yumurtası Üretim ve İhracat Tahmini 
5.1.Çalışmanın Amacı 
5.2.Materyal ve Yöntem 
5.3.Zaman Serileri 
5.4.Zaman Serileri Yöntemi ile Türkiye Tavuk Yumurtası Üretim Tahmini 
5.5.Zaman Serileri Yöntemi ile Türkiye Tavuk Yumurtası İhracatı Tahmini</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91559</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bf4a521-ec34-4318-8714-262d2defd4f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Masalcı Nine</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızın teknoloji bağımlılığına karşı Masalcı Nine’nin masal tadında verdiği mücadeleye 
siz de katılmak ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91560</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/092ce490-3e94-425e-bacc-4e72cdcf6118.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kedi “Miyav” Dedi – A Cat Said “Meow” (Türkçe Ve İngilizce)</image:title>
            <image:caption>Annesiyle birlikte okuluna giden Ayşe dolap altında kalan bir kedinin yardımına koşuyor. 
Siz de bu maceraya katılmak ve “Bir kedi “Miyav.” dedi.” şarkısını söylemek ister misiniz? 
Ayşe, who goes to school with her mother, succour of a cat who is trapped under the locker. 
Would you like to join this adventure and sing the song &quot;A cat said &apos;meow&apos; &quot;?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91561</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fd76f52-44aa-4411-bb8d-6262e4a5ed99.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Asya’da Çevre Sorunları</image:title>
            <image:caption>Orta Asya sahip olduğu doğal kaynaklar ve jeopolitik konum itibariyle geçmişten günümüze dünyanın en önemli merkezlerinden biri olmuştur. On dokuzuncu yüzyılda Rusların hâkimiyetine giren bölgenin doğal kaynakları, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Sovyetlerin ekonomik ve askerî hedeflerini gerçekleştirmede hoyratça kullanılmıştır. Bölgede uygulanan tarımsal projeler ve nükleer silah denemeleri günümüzde var olan çevre sorunlarının meydana gelmesinde belirleyici olmuştur. 
Bölge ülkelerinin bağımsızlıklarını kazanmalarıyla birlikte söz konusu faaliyetlerin yol açtığı çevresel sorunlar iyice gün yüzüne çıkmıştır. Bu bağlamda yabancı yazında özellikle Aral Gölü’nün küçülmesine ilişkin birçok araştırma yapılmıştır. Ancak bu çalışmanın hazırlanma sürecinde yapılan kaynak taramasında Türkçe yazında Orta Asya’daki çevre sorunlarını bütüncül ve sistematik bir şekilde ele alan araştırmaların henüz yapılmadığı ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla bu çalışmayla alan yazındaki önemli bir boşluğun doldurulması amaçlanmıştır. Elinizde tutmuş olduğunuz bu kitap Orta Asya’daki mevcut çevre sorunlarının anlaşılmasında ve çözüm önerileri sunulmasında akademisyenler, genç araştırmacılar ve karar alıcılar için önemli bir başvuru kaynağı olma özelliğine sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91563</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82c99f9d-e3df-4f1a-abbe-096fdb31aafa.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadi Gelin Yüzleşelim</image:title>
            <image:caption>Hadi Gelin Yüzleşelim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91564</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0471258b-9faa-4494-aa11-da685acb82c3.jpg</image:loc>
            <image:title>El Ele (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hayat, çeşitli duraklardan oluşan uzun bir yolculuksa, bu yolu asla yalnız yürümüyoruz. Gözlerimizi açtığımız andan itibaren, düşe kalka ilerlerken sevdiklerimiz tutuyor elimizden. Peki sen, kimlerle el elesin geleceğe yürürken?
Tülin Kozikoğlu ve Deniz Üçbaşaran’dan yaşam döngüsü ve sevgi üzerine şiirsel bir öykü: el ele.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91565</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66b200f9-9f69-475b-80a5-5c4628c94dcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Harika Bir Başlangıç</image:title>
            <image:caption>Adaletsizliği bir kez fark edince hiçbir şey eskisi gibi olamaz.
Philip&apos;in tek isteği yaz tatilini yıllar önce gittikleri Palmiye Kulüp&apos;te geçirmektir.
Çünkü beş yıldızlı o tatil köyünde yemekler sınırsız, eğlence de sonsuzdur. Dileği kabul olsa da işler bu kez umduğu gibi gitmez. Dünyayı algılamaya başlayan Philip&apos;in kafasında onlarca soru vardır.
O tatil yaparken, onunla aynı yaştaki otel görevlileri neden çalışmak zorundadır?
Annette Pehnt&apos;ten kitlesel göç ve çocuk işçiliği çağında, dayanışmayı savunan cesur bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91566</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8837146c-ee7b-4514-854f-beb36c0dde3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim İnandığım</image:title>
            <image:caption>“Tutuklanabilirim, yargılanabilirim ve hapse atılabilirim ama asla sessiz kalmayacağım; otoriteye asla razı olmayacak ve boyun eğmeyeceğim. Şu an burada bu sisteme savaş ilan ediyorum.” 
 
Emma Goldman 1869’da, bugün Litvanya sınırları içinde kalan Kovno’da doğdu. 1880’li yıllarda ABD’ye göç etti. Eylemleri nedeniyle birçok kez tutuklandı. 1919’da Rusya’ya sürüldükten uzun süre sonra tekrar ABD’ye döndü ve 1940’ta Toronto’da hayatını kaybetmesine rağmen ABD’ye gömüldü. Anarşist düşünceye yaptığı katkılarla yirminci yüzyıla damga vuran kadınlardan biri oldu. Goldman’ın zamanında çığır açan önemli metinleri bu derlemede yan yana geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91567</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40cd6760-d00e-4421-8aeb-07e7b680c8a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Karmakarışık</image:title>
            <image:caption>On altı polisiye yazarının seçme öykülerinden oluşan bir şölen. 
Neden bizde de Batı’daki gibi entrikalı cinayetler alengirli gizemler yok neden seri katil yok bizde polisiyelerimizde polisler gerçekteki gibi yansıtılmıyor ha ahaha ay öyle polisiye mi olur ayol zaten bizimkiler beceremez gizem kurgulamayı ben hiç yerli polisiye okumam şekerim gerçekçi değil bir kere hayal güçleri zayıf bu toprakların bu kentlerin bu köylerin bu coğrafyanın kokusunu dilini yüreğini canını taşıyanlardan on altı öykü polisiye suç kara karanlık umutlu umutsuz esrarengiz kaskatı buz gibi sımsıcak yumuşacık dualı büyülü fallı kahkahalı acıklı gerçekçi romantik günahkâr sapkın kahramanca fedakârca yumruk yumruğa nefes nefese 
cayır cayır… 
…ve Karmakarışık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91568</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/668c2cce-bdb4-402d-bb7d-e77d7fffd9b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Meleğin Oyunu</image:title>
            <image:caption>Uluslararası başyapıt Rüzgârın Gölgesi kitabının yazarı Carlos Ruiz Zafón, Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı’nın bu cildinde edebiyatta ve aşkta takıntıların tehlikeli doğasını anlatıyor. Kitapların büyüsü, tutku ve dostluk, baş döndürücü bir şekilde inşa edilmiş sırlar labirentinde ustaca bir hikâyeye dönüşüyor. 
Barselona’nın kalbindeki terk edilmiş bir konakta, genç bir adam olan David Martín, gecelerini şehrin yeraltı dünyası hakkında barok masallar uydurarak geçirir. Ama belki de karanlık hayalleri göründüğü kadar tuhaf değildir, çünkü evin derinliklerinde kilitli bir odada, gizemli bir ölümü ima eden fotoğraflar ve mektuplar yatmaktadır. Yavaş yavaş, bir zehir gibi, imkânsız bir aşkla boğuşmasının yanında, tuhaf evin tarihi de kemiklerine işler. Tam umutsuzluğa kapıldığı sırada hayatının teklifini alır ancak kitabı üzerinde çalışmaya başladığında, yazdıklarıyla evini kuşatan gölgeler arasında bir bağlantı olduğunu fark edecektir. 
“Meleğin Oyunu, Rüzgârın Gölgesi&apos;nden aşina olduğumuz Barselona&apos;nın o çok sevilen manzaralarından bazılarını yeniden ziyaret ediyor. Yine de bu roman kendi ayakları üzerinde duruyor, selefinin bir tamamlayıcısı, hatta muhalifi. Rüzgârın Gölgesi kitap okumanın coşkusunu kutladıysa, o zaman bu kitap – edebiyata aşkında ve arketipsel olaylarda altta kalmadan – yazmanın ıstıraplarını keşfe çıkıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91569</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ecbfcb9-b020-40e7-96ac-031e3ed7cfe1.jpg</image:loc>
            <image:title>Özdemir Asaf - Bütün Eserleri</image:title>
            <image:caption>Özdemir Asaf’ın Bütün Eserleri YKY Delta dizisinde 
Özdemir Asaf’ın şiirlerinin toplandığı Çiçek Senfonisi ile Benden Sonra Mutluluk, etikalarının, öykülerinin ve otokopi-d  
Özdemir Asaf’ın Bütün Eserleri YKY Delta dizisinde 
Özdemir Asaf’ın şiirlerinin toplandığı Çiçek Senfonisi ile Benden Sonra Mutluluk, etikalarının, öykülerinin ve otokopi-denemelerinin toplandığı Kırılmadık Bir Şey Kalmadı kitaplarından oluşan Bütün Eserleri 1336 sayfa. 
Modern Türk şiirinin en özgün isimlerinden biri olan Özdemir Asaf, şiirlerinin özü ve sesiyle, düzyazıdaki kıvraklığıyla, dönemlerin ve akımların ötesinde bir yazar. enemelerinin toplandığı Kırılmadık Bir Şey Kalmadı kitaplarından oluşan Bütün Eserleri 1336 sayfa. 
Modern Türk şiirinin en özgün isimlerinden biri olan Özdemir Asaf, şiirlerinin özü ve sesiyle, düzyazıdaki kıvraklığıyla, dönemlerin ve akımların ötesinde bir yazar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91570</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95ff5b3a-c860-4813-bccd-7a0539e0fa7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kukla Gösterisi Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk 35</image:title>
            <image:caption>Patatesböceği Domdom suçiçeği olmuş. Herkesin heyecanla beklediği kukla gösterisine gidemeyecek! 
Neyse ki harika arkadaşları var. Sevecen, Tomurcuk ve Peri Domdom’a müthiş bir sürpriz hazırladı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91571</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84bbc732-9a5c-425f-a859-d85f13e913fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Spatial Webs</image:title>
            <image:caption>Spatial Webs charts the cultural heritage and identity of Anatolia, focusing on projects that incorporate Geographic Information Systems and other analytical tools in spatially significant research into the past. An important new contribution to archaeology and cultural heritage research, the volume brings together multidisciplinary researchers engaged in creating and using spatialized data resources for interactive web-mapping applications. The topics explored include sociospatial differentiation in bostancibasi registers, identity mapping the Jewish communities of medieval Anatolia, and the Turkey Cultural Heritage Map of the Hrant Dink Foundation.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91572</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b423bad6-e3c9-4a3c-a53f-7b9a4b1276ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Europe Knows Nothing About The Orient</image:title>
            <image:caption>This remarkable work of scholarship off­ers a rarely-examined view of Orientalism: that of Ottoman and Turkish observers from over a century ago until the 1930s whose critique of the Western gaze anticipated that of Said and other modern authors. Europe Knows Nothing about the Orient constitutes a valuable addition to the slim library of responses to Orientalism from “the Orient” itself.
Rashid Khalidi
Edward Said Professor of Modern Arab Studies
Department of History, Columbia University
Europe Knows Nothing about The Orient is essential reading, compiled by Çelik with magisterial scope and erudition, and preceded by an introduction that will be a guide to scholars for generations to come. Çelik’s volume reveals a worldly, intellectual, cosmopolitan late Ottoman world, one engaged both in “projects of modernity,” and in sharp critical assessment of the assumptions of the European scholars regarding the “Orient.” It thus has the eff­ect of both contesting Orientalist theorists of the 19th century, as well as disrupting those of the 21st century, who tend to locate the enterprise of theoretical salvation of the Orient in the realm of Euro-American intellectual thought.
Jerrilynn Dodds
Harlequin Adair Dammann Professor of Islamic Studies
Sarah Lawrence College
Europe Knows Nothing about the Orient brings together eye-opening critical texts on Orientalism by angry Ottoman and Turkish intellectuals. The collection is astutely introduced by Zeynep Çelik, whose work is essential to understand the cultural modernization of the Ottoman Empire and the Middle East.
Orhan Pamuk
Since Edward Said’s germinal work defined Orientalism as a key technique of imperialism, few studies have considered local expressions of resistance to it. Framed around five themes, along with a definitive introduction, Zeynep Çelik’s masterful volume curates stories, articles, and commentaries from Turkish language-texts that lend voice to imperial and nationalist dreams. Beyond providing primary sources from the “Ottoman East” that add nuance to understandings of Orientalism as merely imposed upon unsuspecting and compliant subjects, the texts Çelik explores o­ffer fascinating reading as the selections display the richness and vigor of intellectual debates about Western cultural hegemony in late Ottoman Empire and early Turkish Republic.
Selim Kuru
Associate Professor
Near Eastern Languages and Civilization, Chair
University of Washington</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91573</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e45a9b7-09ab-4996-9af6-6e7800c715fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Sephardic Trajectories</image:title>
            <image:caption>Sephardic Trajectories brings together scholars of Ottoman history and Jewish studies to discuss how family heirlooms, papers, and memorabilia help us conceptualize the complex process of migration from the Ottoman Empire to the United States in the late 19th and early 20th centuries. To consider the shared signifi­cance of family archives in both the United States and in former Ottoman lands, the volume takes as a starting point the formation of the Sephardic Studies Digital Collection at the University of Washington, a community-led archive and the world’s fi­rst major digital repository of archival documents and recordings related to the Sephardic Jews of the Mediterranean world. Contributors reflect on the role of private collections and material objects in studying the Sephardi past, presenting case studies of Sephardic music and literature alongside discussions of the role of new media, digitization projects, investigative podcasts, and family memorabilia in preserving Ottoman Sephardic culture.
Kerem Tınaz is Assistant Professor of History at Koç University.
Oscar Aguirre-Mandujano is Assistant Professor of History at the University of Pennsylvania.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91574</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37550cbd-56fd-424c-9128-c6ae29eeef0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Glazed Wares as Cultural Agents in the Byzantine, Seljuk, and Ottoman La</image:title>
            <image:caption>This volume collects research presented at the Koç University Research Center for Anatolian Civilizations (ANAMED) 2018 international annual symposium. It brings together researchers engaged in the study of the decoration and technology of glazed pottery, ranging from the early Byzantine era to the end of the Ottoman period. Topics explored include pottery production in Constantinople, glazed ceramic production and consumption in medieval Thebes, pottery imports in Algiers during the Turkish Regency, considerations of trading routes and their influences, the relationships between Italy and the Byzantine and Ottoman world through pottery, and more.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91575</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ff32b8b-fdfd-4529-bce2-132c4f5d79d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mescid-i Aksa’nın Metafizik Sırrı</image:title>
            <image:caption>Dijital İşgal: Asıl Hedef Muallak Kayası
Kudüs zıtların uyumluluk arz ettiği ilahî bir mekândır... ‘İlahî Nur’ buradadır! Mescid-i Aksâ ise göklerin ve yerin buluşma noktasıdır... Peygamber Efendimizin miraca neden ‘Muallak Kayası’ üzerinden yükseldiği bilinmeden... Bugün yaşadıklarımızın pek çoğu anlaşılamaz... Ve İstanbul’da namaza durduğumuzda iki kıblemize birden secde ederiz... Mescid-i Haram ve Mescid-i Aksâ! Aynı yöndedirler... Alınlarımızda birbirlerine temas ederler... Hacerü’l-esved ve Muallak Kayası! Bunun içindir ki ey insanlar! Kudüs düşerse İstanbul da düşer... Ve sıra Mekke’ye gelir!
Tapınakçıların hedefi 2022’ye kadar Muallak Kayası’nın üzerine Tapınak’ı inşa etmek, İsrail Devleti’ni yıkıp yerine ‘Büyük İsrail’i kurmaktır! Tapınak onlar için ‘Modern Babil’dir... ‘Büyük Şirk’ Tapınağıdır! Arz-ı Mev’ud hayallerinin son noktasıdır! Ve bilin ki bu karanlık planın sahipleriyle, Gazze’yi bombalayanlarla, dünyaya laboratuvar virüsünü yayan şirk-etlerin hedefi aynıdır! Great Reset yani Büyük Sıfırlama’dır!
İnsanları her an mutasyon geçiren virüslerle korkutmak, evlere hapsetmek, ekranlara bağlamaktır… Özellikle yaşlıları ve çocukları tamamıyla hayattan koparmaktır... Korku pandemisini yaymak, sürekli tedirginlik yaratmaktır... Onlar, Dijital Teknolojilerinin hızına ve ‘Yapay Zekâ’larına fazlaca güvenirler. İsterler ki ‘eşref-i mahlûkat’ vasfı sıfırlansın ve insanlar DijitalDünyaDevletiYurttaşı olsun! Sokaklar, meydanlar boşalsın, herkes eve hapsolsun, kimsenin ses çıkartacak hali kalmasın, direniş kırılsın… Ve füzeler masumların üzerine atılsın! Tüm çocuklar öldürülsün! Yıllardır Ahit Sandığı bahanesiyle altı kazılan Mescid-i Aksâ, yerleştirilen sensörlere gönderilecek siber bir tetikleme ile yıkılsın! Olduğu yere çöksün, kendiliğinden yıkıldı densin!
Evet, tam da bu tehlikelere dikkat çekmek için yazdık bu kitabı... Bilginin Tevhidi için... Büyük resmi tamamlayabilmeniz için!.. Kudüs’ün, Mescid-i Aksâ’nın... ‘Muallak Kayası’nın metafizik sırlarına, konuyla ilgili tüm kozmik bilgilere vakıf olabilmeniz için... Ve umudu, direnişi diri tutmak için… Şirk-etler ne yaparlarsa yapsınlar, Rabbimizin nurunu tamamlayacağından emin olmanız için... Kalplerinizde o Muallak Kayası’ndan bir parça taşıdığınızı hatırlatmak için…
Tam da şu zamanda! Kalbinizin muallak kayasının üzerinde kendi miracınızı başlatmanız için!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91576</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc87c619-51dc-47bd-ae59-b457626ebf62.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Messi</image:title>
            <image:caption>• Poster Hediyeli
Kendime inandım. Daima ne istediğimi ve ne istemediğimi iyi biliyorum. Başarmak istedim ve ne gerekirse yaptım. Başarılı hayatımı sürdürmek için de ne gerekirse yaptım. En iyi olduğumda da rahatlamadım  Zafere doymadım. “Zaten en iyisi benim,” demedim.
Daha iyisi olmaya çabaladım.
Her an daha iyisi olmaya devam ediyorum.
Sen de başaracaksın.
İnan, çalış ve vazgeçme…
Lionel Messi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91577</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c680190-45f0-4d93-a582-865591e15213.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Salah</image:title>
            <image:caption>• Poster Hediyeli
Başarı sırrım, iyi olduğuma inanmamdı.
Ben kendime inanmazsam kimseyi başarılı olacağıma inandıramazdım.
Daima daha iyi olma hırsım var. Kendimle yarışıyorum. Daha yükseğe sıçramak,
topa herkesten daha çok sert vurmak ya da herkesten daha çabuk
hareket etmek benim için hedeftir.
Tek hedefin başarmak, kazanmak olmalı. Bu hedefe götüren yolda tüm engelleri aşmak için kendine inanmak, senin yolculuğunu kolaylaştıracaktır.
Sen de başaracaksın. İnan, çalış ve vazgeçme…
Muhammed Salah</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91578</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cfb276d-f65e-4dd3-bb70-32ff5b69a9f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkusuz Ronaldo</image:title>
            <image:caption>• Poster Hediyeli Ünlü sporcuların hayatlarını yaşadıkları evleri, kullandıkları arabaları, ünlü insanların arkadaşı olmaları, istedikleri zaman istedikleri yere ulaşabilir olmaları hayranlıkla izlenecek bir şey. Eminim senin de hayranı olduğun bolca ünlü insan vardır. Keşke yerinde olsam dediklerin vardır. Benim de vardı. Ünlü sporcuların yerinde olmak için spora adanmış bir hayatının olması gerektiğini biliyor olman gerekir. İnan, çalış ve vazgeçme… Cristiano Ronaldo</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91579</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2ba2ad5-6c0e-4a8e-9dd5-3e3f2db54c22.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens Mbappe</image:title>
            <image:caption>• Poster Hediyeli Gelişime inanıyorum. Her zaman gelişecek bir nokta vardır. Hem millî takımda, hem PSG&apos;de birçok tecrübeli oyuncuyla oynadım. Çok ileri yaşlarda bile kendini geliştirmeye, öğrenmeye çalışan oyuncular gördüm. Öğrenmek, yenilenme ve gelişim kesinlikle bir insanın hayatının sonuna kadar olmalı. Tek hedefin başarmak, kazanmaksa gelişime ve yeniliklere de açık olmalısın. Bu hedefe götüren yolda tüm engelleri aşmak için kendine inanmak, senin yolculuğunu kolaylaştıracaktır. Ben inandım ve başardım. Sen de başaracaksın. İnan, çalış ve vazgeçme… Kylian Mbappé</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91580</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53e9b8e3-1cd4-4fa1-9096-4efc23887d48.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirbaz Neymar</image:title>
            <image:caption>• Poster Hediyeli
Tüm ünlüler doğdukları günden itibaren büyük imkânlar ve zenginlikler içinde yaşamadılar.
Ünlü ve başarılı olmak için paranın gücünden çok, kendilerine olan inançları, azimleri ve disiplinli yaşam şeklini benimsemeleri işe yaradı. Bazen yara alsalar da sakatlansalar da, bolca ter ve gözyaşı dökseler de direndiler. Her zaman sevilmeseler, alkışlanmasalar da vazgeçmediler.
Ben, bu yolu kendim için seçtim.
Başardım. Sen de başaracaksın.
İnan, çalış ve vazgeçme…
Neymar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91581</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a185124-0275-46a4-8a45-12741debcb72.jpg</image:loc>
            <image:title>Hellenika</image:title>
            <image:caption>Bilimsel tarih yazıcılığının öncüsü olarak kabul edilen Thukydides’in tarihçiliğinden büyük ölçüde etkilenmiş Ksenophon’un kaleme aldığı Hellenika, Thukydides’in Peloponnesos Savaşlarını anlattığı eserinin devamı niteliğindedir. Olayları tarafsız bir biçimde ele almaya çalışan Ksenophon, Hellen kent devletlerinin MÖ 5. yüzyıl sonları ile 4. yüzyılın yaklaşık ilk yarısındaki durumunu ve Yunan anakarası ile Anadolu’da meydana gelmiş olayları kronolojik bir şekilde aktarır. Zaferlerle ve hezimetlerle dolu 50 yıllık fırtınalı bir dönemi anlatan parlak tarihçi, hem tarihi hem de hatıraları birleştirerek kriz dönemindeki Yunanların portresini ortaya koyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91582</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/048e308d-722c-4fec-92f9-44eb614ebd18.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Tekstil Ve Eğitim Sektöründe Gaziantepli Bir Öncü Cemil Alevli</image:title>
            <image:caption>Kimdir Cemil Alevli? 
 
“Gazi” unvanını hakkıyla kazanarak Gaziantep adını almış, ilk söylenişiyle “Ayntablı” köklü bir ailenin çocuğudur. Gençliğinin baharında Fransız işgaline karşı savaşarak şehrinin edindiği unvanda bizzat pay sahibi olmuş; Devletin kıt kanaat bütçesiyle, Almanya’ya yükseköğrenime gönderilmiş; “Almanya’da kal” tekliflerini elinin tersiyle iterek bütün hayatını adayacağı memleketi Antep’e dönüp işe koyulmuş; Devletten tek kuruş almadan, dişiyle tırnağıyla oluşturduğu sermayesiyle kurduğu fabrikasında sektörüne öncülük etmiş; İdeallerini gerçekleştirme yolunda bıkıp usanmadan çalışıp, hayatının son on yılında da varını yoğunu Türkiye’nin yerel sermaye ile açılmış ilk özel okullarından biri olan Gaziantep Koleji’ne yatırarak eğitim alanında da çığır açmış bir kişidir. 
 
Cemil Alevli, hayalini kurduğu fabrika için yıllar boyunca canını dişine takarak çalıştı, sermaye edindi. Bin bir zorlukla makinelerini kurduktan sonra çalıştıracak işçi bulamadı. 1932 yılında Gaziantep’te tekstil işçisi yoktu çünkü. Yılmadı, hayvancılıktan başka iş bilmeyen konargöçer aşiret mensuplarını eğiterek, tekstil ve makine ustası haline getirdi. 
 
Cemil Alevli, Antep’i işgal eden Fransızlara karşı direnişçi; Kurtuluş Savaşı sonrasında Atatürk’ün talimatıyla Almanya’ya tekstil tahsiline gönderilen öğrenci; Çukurova İplik ve Santral Mensucat’tan sonra Türkiye’nin üçüncü, Gaziantep’in ilk iplik fabrikasının kurucusu, sanayici; Mükemmel bir aile reisi, dost ve 
arkadaş canlısı olmanın yanı sıra, idealist bir vatandaş, girişimci, politikacı, eğitim sevdalısı, Atatürk’ün hayalindeki Türk gencinin en güzel örneğiydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91583</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fec2b4b5-2832-4d54-a5b5-d13707d9c087.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhalif Sesler Kitabı</image:title>
            <image:caption>“En güçlü silah sözcükler ve fikirlerdir.” 
 
Spartaküs’ten Bağdat’ta Bush’a ayakkabı fırlatan protestocuya kadar tarih boyunca  her çağda ve her kıtada insanlar krallara ve iktidarlara karşı mücadele etmiş, isyanın sesini duyurmuşlardır. Kimi zaman toplumu cesaretlendirmiş, kimi zaman da yıllar sonra alevlenecek isyanlara esin kaynağı olmuşlardır. Muhalif sesler Antik Yunan’dan Çin’e, oradan Mısır’a kadar yankılanmış, İslam ve Musevilikte şair ve filozofların sesine ses katmıştır. Arap kölelerin isyanlarında ve ortaçağdaki Osmanlı karşıtı ayaklanmalarda da yükselen bu muhalif sesler modern çağın başlangıcında Hollanda ve İngiliz devrimlerinde yükselmiş, Fransız, Haiti, Amerikan, Rus ve Çin devrimlerinde katlanarak büyümüştür. Savaş ve ekonomik baskıya karşı direnen sesler yakın dönemde Beijing’den Kahire’ye, Moskova’dan New York City’ye savaş meydanlarında ve kamusal alanlarda adalet ve özgürlüğü haykırmıştır. 
Küresel ölçekli bir antoloji olan MUHALİF SESLER KİTABI, söylevler ve broşürler, şiirler ve şarkılar, oyunlar ve manifestolar aracılığıyla insanlık tarihinin her çağından muhalif seslere yer veriyor. Her dönemin kendi put-kırıcıları vardır fakat bunların en büyükleri direnişlerini seleflerinin sözleri ve eylemleri üzerine inşa ederler. MUHALİF SESLER KİTABI en güçlü silahın sözcükler ve fikirler olduğunu bilen tüm direnişçilerin cephanesine katkıda bulunacak dev bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91584</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cbef682-4fe6-4364-b854-cdd6e3da9af6.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarabiliriz: Demokratik Bir Anayasa Önerisi</image:title>
            <image:caption>Hukukçu Ece Güner Toprak, 2017 referandumundan önce Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne karşı toplumu ilk uyaranlardan olmuştu. O dönem, tabloları, yazıları, ilk kitabı ve yalın anlatımıyla kitlelere ulaştı. Başarabiliriz: Demokratik Bir Anayasa Önerisi de yine somut, sade ve anlaşılır önerileriyle, yalnızca hukukçular için değil, herkes için yazılmış bir kitap. 
“Bu kitabı, çocuğuna çikolata alamayan anne-baba için, umudunu kaybetmiş milyonlarca genç için, haksızlığa uğramış herkes için yazdım. Ülkemiz; ekonomi, demokrasi, adalet, devletin kurumsal yapısı gibi pek çok alanda ağır krizde. Artık herkes ‘sistemin’ iyi gelmediğinin farkında ve çare nedir, bir alternatif var mı diye merak ediyor. Bu, bir umut kitabıdır: Evet, çare var; evet, alternatif var. Hukuk, ekonomiyi de iyileştirecektir. 
 
Bu kitap somut, gerçekçi, ayrıntılı, demokratik bir anayasa reformu önerisidir. Güçlendirilmiş parlamenter sistem önerisidir. Bu kitap aynı zamanda, 21. yüzyılı yakalamak için, Cumhuriyetimizin ilkeleriyle uyumlu bir vizyon ve kilit yapısal reform önerileri içermektedir. 
 
Tek inanmamız gereken şudur: Başarabiliriz!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91585</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d38c44a-dfb9-47f7-a76d-b7374f00cab4.jpg</image:loc>
            <image:title>İlhan Koman Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Çalışmaları 1950’lerden itibaren uluslararası yayınlarda değerlendirilen, Venedik, São Paulo Bienali’nde gösterilen, MoMA’dan Moderna Museet’e kadar birçok önemli müze koleksiyonunda temsil edilen Koman, özellikle İsveç’te kamusal alanlarda gerçekleştirdiği heykelleriyle dünya sanat tarihine geçmiş bir yaratıcıdır. Aynı zamanda Hulda adlı teknesini Türkiye ve Avrupa’nın yaratıcı insanlarıyla birlikte bir evden çok, kendine ait bir dünyaya dönüştüren bir derviştir. 
İlhan Koman’ın geliştirdiği formların çekiciliği, hangi malzemeyi kullanırsa kullansın mükemmel bir el emeği, bilek gücünün eseri oldukları için izleyenlerde dokunma duygusunu tetikleyen bir büyüye sahip olmalarında yatar. Onun Türk, Fransız ve İsveç kültürlerini akıl almaz biçimde harmanlayarak oluşturduğu kültürlerarası yaşam, üretim ve paylaşıma açma süreçleri eşsizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91586</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1971eee9-bdc6-4ffa-aeb6-7293b7ec1e75.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka</image:title>
            <image:caption>Bazı şeyler var hayatta, insan yapana kadar yapabileceğini bilmiyor. Daha fenası, inanmıyor da elinden gelebileceklere. Çizeceği resimlere, söyleyebileceği şarkılara, anlatacağı hikâyelere inanası gelmiyor. Kendini bitmiş, elindekiler çoktan tükenmiş gibi hissediyor. Oysa hepimizin içinde, coşkuyla açabilmek için doğru topraklara ekilmeyi bekleyen tohumlar uyuyor. 
 
Sakin ve Yakın kitaplarının yazarı Ege Soley’le bu kez “bambaşka” bir yolculuğa çıkıyoruz. İngiltere’de siyaset eğitiminin ardından her şeye sıfırdan başlama kararıyla, kendini Paris’te bir çiçekçide çırak olarak çalışırken bulan Ege’nin deneyimleri, bize bu mesleğin hiç tahmin edilemeyecek kapılarını aralarken hayata her an yeniden başlamanın da mümkün olduğunu hatırlatıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91587</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/319c5cf3-517b-436d-b499-e250e5a83dd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Keskin Nişancı</image:title>
            <image:caption>“Yok!” demişti gece, uyku tulumunda kımıldanırken, o kadar yakınında olmak istemezdi ölümün. Onun uzaktan ve biraz da şeklen olmasını yeğlerdi. Kesinlikle istemiyordu bunu. Korkuyor muydu? Belki… Ama o asıl biraz öncesini, avın az sonra ne yapacağını bildiği, nefeslerinin aynılaştığı, birbirlerine teslim oldukları anı seviyordu. 
 
Kimin, ne zaman ve hangi sokakta vurularak öleceğinin bilinmediği yeni bir dünyada, hayat olağan akışında sürüp gitmektedir. Keskin nişancı, verilen görevi yerine getirmek üzere bir binanın çatısına yerleşir ve süre işlemeye başlar. Bu sefer kaç kişiyi öldürecektir?  
 
Cem Selcen’in yeni romanı, bireyin her an yok olabileceği muhtemel bir gelecekte, Türkçe edebiyatta örneğine az rastlanan türde distopik bir evrende geçiyor. Dakika dakika akan incelikli kurgusuyla Keskin Nişancı aynı zamanda umutsuzluğa karşı bir direniş anlatısı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91588</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bdf2587-3d0a-45b4-b05d-688fcb758360.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuzluğun İlk Günü</image:title>
            <image:caption>Her şey bitiyor. 
MÖ 536 
Güneş soluyor. Çalgılar susuyor. Fırtına yaklaşıyor. Kehanet gerçek oluyor. Yeryüzünün en ihtişamlı krallığı Lidya’nın saltanatı çatırdıyor. Prenses ardına bakmadan koşuyor. 
1698 
Akdeniz’de bir ada. Kandiller geceyi aydınlatıyor. Genç bir adam kendi hayatını kurtarmak için celladının hayatını kurtarmak  
zorunda. Afrika ağlıyor. 
1915 
Kalküta’da bir masalcı, masallara inanan bir âşık. Yeni Zelanda’da yarım kalan bir aşk. Gelibolu’da bir derviş. Bazı masallar ölümü anlatır, olsun. Âşıklar ölmez.
2003 
Amerika yükseliyor. Düşenlerin üstüne basa basa. Bir kadın iki kere âşık olur. Biri babası, biri öteki yarısı. Herkesin bir sırrı vardır, mezarlar o yüzden derin kazılır.  
2099 
İklim felaketi. Yapay zekâ. Savaş. Susuzluk. Göç. Uzay kolonileri. Küresel pandemi. Dünya kaybediyor. Gidenler kurtuluyor, kalanlar ölüyor. Nüfus sıfır. 
 Her şey yeni başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91589</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb61a4ec-de55-42d4-955d-1887c5fff702.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Türleriyle Yakın Temas</image:title>
            <image:caption>Tarihin herhangi bir döneminde “yamyam” insan toplulukları var mıydı? Tekeşlilik ve babalık nasıl doğdu? İnsanın alametifarikası olan büyük beyin ve iki ayak üstünde yürüme bize nelere mal oldu? Ete olan düşkünlüğümüz nasıl ortaya çıktı? Farklı bölgelerdeki insanların ten renkleri neden ve nasıl farklılaştı? Uzun ömürlü büyükanneler insan toplumuna neler kattı? Neandertallerle aramızda nasıl bir ilişki vardı? Medeniyetin gelişmesiyle birlikte tıp ve teknolojideki ilerlemeler evrim sürecimizi nasıl etkiledi?
Koreli paleoantropolog Sang-Hee Lee, okurla sohbet havasında kaleme aldığı yazılardan oluşan bu kitapta insanın evrimiyle ilgili kilit sorulara aydınlatıcı cevaplar sunuyor.
“Bu kitaptaki yirmi iki hikâye sınıfta öğrencilerle girdiğim diyaloglardan ve doğrudan veya dolaylı olarak yaşadığım anlardan esinlenilerek yazıldı. Hikâyeler eğlenceli ve ilgi çekici olduğunu umduğum bir şekilde, makale formatında kaleme alındı. Bu konuları paleoantropoloji hakkında hiç bilgisi olmayanların da anlayabilecekleri şekilde açıklamaya çalıştım. İnsanlığın kökenlerinin izini süren bu heyecan verici yolculukta bana eşlik etmeye davet ediyorum sizi.”
YAZAR HAKKINDA: Koreli paleoantropolog Sang-Hee Lee, Seul’de doğdu. Seul Ulusal Üniversitesi’nde arkeoloji eğitimi gördükten sonra Michigan Üniversitesi’nde antropoloji mastırı ve doktorası yaptı. 2001 yılında Riverside Kaliforniya Üniversitesi öğretim kadrosuna katılan Lee halen aynı üniversitede antropoloji profesörü olarak hizmet veriyor. Çeşitli bilim dergilerinde yayımlanan çok sayıda makaleye imza atan Lee araştırmalarında cinsel dimorfizm, beyin büyüklüğünün evrimi, uzun ömür ve Kuzeydoğu Asya’da insan evrimi gibi konulara odaklanıyor. Amerikan Bilimsel Gelişme Birliği ve Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi üyesi yazarın İnsan Türleriyle Yakın Temas adlı kitabı Amerikan Antropoloji Derneği’nin W.W. Howells Kitap Ödülü’ne (2018) ve Emory Elliott Kitap Ödülü’ne (2018) layık görülmüştür.
Koreli bilim muhabiri ve yazar Shin-Young Yoon, ülkesinin en prestijli bilim dergilerinden Gwa Hak Dong-A’nın baş editörüdür ve birçok ödüle layık görülmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91590</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3295a0e6-acd8-42bf-8dfc-80256cbe1643.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluğa Övgü</image:title>
            <image:caption>Kim mutlu olmayı istemez? Ama onu nasıl bulacağımızı, nasıl koruyacağımızı ve hatta nasıl tasvir edeceğimizi bilemeyiz.  
Mutluluk çaba gerektiren, insanı rahatlatan ve herkes tarafından erişilebilen bir şey olarak tanımlanabilir mi? Mutluluğu dışarıda aramak yerine, kendi içimizde mi aramalıyız? Mutluluk kısa süren zevklerle yakalanabilir mi? Yoksa mutluluk, kişisel olmaktan çok şefkat uyandıran, diğer insanların iyiliğini isteyen bir duygu mudur? Gerçekten mutluysak dünyayı değiştirebilir miyiz? İnsanlara duyduğumuz şefkat, nefreti sona erdirme ve sevmediğimiz insanları bile mutlu etme düşüncesine dönüşebilir mi? 
 
“Dünyanın en mutlu insanı” olduğu sinirbilim ölçümlemeleriyle de kanıtlanmış olan Fransız Budist keşiş Matthieu Ricard, bu kitapta kendi mutsuzluğundan yola çıkarak bulduğu  
mutluluk formülünü paylaşıyor bizimle. Fransa&apos;nın en önemli üniversitelerinden birinde moleküler biyoloji alanında yıldızı parlak bir bilim insanı iken bir anda her şeyi bırakıp tası tarağı toplayarak Hindistan ve Tibet&apos;e doğru uzun bir yolculuğa çıkıyor Ricard. Onun mutsuzluğuna çare arayışının bir sonucu olan bu kitap ise, bizim için mutluluğa ulaşmanın yol haritası oluyor.  
Ve işe mutluluğun ne olduğunu anlayarak başlıyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91591</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ae97b94-e32e-4e36-881e-6afb151672f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavistock - Dünyayı Yöneten Örgüt ve Atatürk Türkiyesine Etkileri</image:title>
            <image:caption>avistock - Dünyayı Yöneten Örgüt ve Atatürk Türkiyesine Etkileri
İllümanati Zihin Kontrol (Mind Kontrol MK. Projesi)
Gizli Örgütler Uzaktan Nörol Denetim Özel Askeri Şirketler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91592</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ce88973-4bed-422b-8a40-83cba808cfef.jpg</image:loc>
            <image:title>Terör Terörizm ve Ayrılıkçı Kürt Sorunu</image:title>
            <image:caption>Terör Terörizm ve Ayrılıkçı Kürt Sorunu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91593</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9d9c487-c67f-4309-8abc-78527eb4c492.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Birliği Gerçekleşiyor</image:title>
            <image:caption>Türk Birliği Gerçekleşiyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91594</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95dd22d7-fe60-4416-9999-c86968605df6.jpg</image:loc>
            <image:title>Turkish-American Relations: A Focused Study of International Affairs</image:title>
            <image:caption>Turkish-American Relations: A Focused Study of International Affairs</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91595</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed48662b-aa83-478b-a7ed-4de28d03380e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunanistanda Unuttuğumuz Türkler - Batı Trakya Türkleri ve Ege Adaları Türkleri</image:title>
            <image:caption>Yunanistanda Unuttuğumuz Türkler - Batı Trakya Türkleri ve Ege Adaları Türkleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91596</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/102b1621-6357-4a2b-9771-1af0c395f9f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişimden Dönüşüme Sosyal Bilimlerde Yeni Normlar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Stratejik Karar Alma Sürecinin Dijital Dönüşümü ve Yapay Zeka 
Endüstri 4.0 ve Toplum 5.0’a Geçiş Sürecinde Sosyal İnovasyon’un Rolü 
Endüstri 4.0 ve Covid-19 Pandemisi Sürecinde Örgütlerde Yeniden Yapılanma ve Geride Kalanların Yönetimi 
Covid-19 Pandemi Sürecinin Bilimsel Etkinliklere Etkisi 
İnovasyon ve Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları İlişkisi: OECD Ülkeleri Üzerine Panel Nedensellik Analizi 
Yeniliklerin Ekonomik Büyüme ve Kalkınmadaki Yeri: Türkiye ve Alt Bölgeler Bazında Tanımsal Analizler 
Lojistik Hinterlant ve Konteyner Limanları: İskenderun ve Mersin Limanları İncelenmesi 
Türkiye’de Endüstri 4.0 Uygulamalarının İnşaat Sektörü Üzerine Etkisinin Pestel Analizi ile Değerlendirilmesi: Elazığ İli Örneği 
OECD Ülkelerinde Erkek ve Kadın İş Gücü İçin İşsizlik Histerisinin Geçerliliği Üzerine Panel Veri Analizi  
Sağlık Sistemi Kamu-Özel Ortaklıklarındaki Riskler: Kırgızistan Örneği 
Mobil İletişim Sektöründe Fiyat İndirimleri, Tüketici İlgilenimi ve Marka Değeri: Tüketici İlgileniminin Aracılık Rolü 
Üniversite Öğrencilerinin Çevrimiçi Alışveriş Yapmalarında Etkili Faktörlerin Belirlenmesi: Hazır Gıda Örneği   
Ergenlerde Duygu Düzenleme 
İşyeri Nezaketsizliğinin Zorunlu Vatandaşlık Davranışı Üzerindeki Etkisi 
Örgütsel Destek, Duygusal Bağlılık, Bilgi Paylaşım Niyeti ve Bilgi Paylaşım Davranışı İlişkisi 
 Dünya Bilimcilerinin Faizsiz Finansal Piyasalara Kavramsal Yaklaşımları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91597</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10c46e51-5494-41fb-ab16-9361843ff008.jpg</image:loc>
            <image:title>Denetimde Seçme Konular 7 Bağımsız Denetim - İç Kontrol İç Denetim</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
I. KISIM – Bağımsız Denetim 
Bağımsız Denetimde Akıllı Süreç Otomasyonu Uygulamaları 
Bankacılık Sektöründe Olumlu Görüş Dışında Görüş Verilmesine Neden Olan Finansal İşlemler 
BDS 706 Kapsamında Dikkat Çekilen Hususlar ve Diğer Hususlar Paragraflarının Denetçi Görüşü ile İlgililiği Açısından Analizi: BİST Şirketlerinde Bir İnceleme 
Denetim Faaliyetlerinde Dijital Dönüşüm Teknolojilerinin Kullanımı: Pandemi Sürecinde Fırsatlar ve Tehditler 
Sinyal Teorisi-Bağımsız Denetim Kalitesi İlişkisi ve Sonuçları 
Pandemi Döneminde Bağımsız Denetim Standartlarının Uygulanmasında Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri   
I. KISIM – İç Kontrol İç Denetim 
Türkiye’de İç Denetimde Merkezi Uyumlaştırmanın Rolü: Kamu İç Denetçileri Üzerinde Bir Araştırma 
Bilgisayar Destekli İç Denetim Teknikleri: Turizm Sektörü Uygulaması 
İç Kontrolde Etkinliği Sağlamada Yapay Zekanın Önemi 
COSO İç Kontrol Modelinin Finansal Raporlamanın Doğruluğunu ve Güvenirliğini Sağlamadaki Rolü 
Kritik Bir Risk Faktörü Olarak Tedarik Zinciri Kesintilerinin İç Denetim Bakış Açısı ile Değerlendirilmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91598</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aac15462-aa87-4ba9-807e-1c421652f896.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Muhasebe Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm – Kavramsal Çerçeve 
İkinci Bölüm – Elektronik Fatura (E-Fatura) 
Üçüncü Bölüm – Elektronik Arşiv Fatura (E-Arşiv Fatura) 
Dördüncü Bölüm – Elektronik İrsaliye (E-İrsaliye) 
Beşinci Bölüm – Elektronik Serbest Meslek Makbuzu (E-SMM) 
Altıncı Bölüm – Elektronik Müstahsil Makbuzu 
Yedinci Bölüm – Elektronik Gider Pusulası 
Sekizinci Bölüm – Elektronik Bilet 
Dokuzuncu Bölüm – Elektronik Sigorta Komisyon Gider Belgesi 
Onuncu Bölüm – Elektronik Sigorta Poliçesi 
On Birinci Bölüm – Elektronik Döviz Alım Satım Belgesi 
On İkinci Bölüm – Elektronik Banka Dekontu 
On Üçüncü Bölüm – Elektronik Adisyon Belgesi 
On Dördüncü Bölüm – Elektronik Defter (E-Defter) 
On Beşinci Bölüm – Defter-Beyan Sistemi 
On Altıncı Bölüm – E-Defter İnceleme Süreci 
On Yedinci Bölüm – Elektronik Mali Uygulamalar Davaları 
On Sekizinci Bölüm – Yeni Teknolojilerin Muhasebeye Etkisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91599</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1d80e6c-9035-46ba-8f45-7957d59774c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hint-Rus İlişkileri: Sömürgecilikten Soğuk Savaş Sonrasına</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm 
Hint-Rus İlişkilerinin Tarihsel Bağlamı 
1.1.Sömürgecilik Dönemi ve Hindistan’ın Bağımsızlığını Kazanması 
1.2.Soğuk Savaş Dönemi Hint-Rus İlişkileri 
1.3.Sovyet Sonrası Dönemde Hint-Rus İlişkileri 
İkinci Bölüm 
Hint-Rus İlişkilerinin Farklı Boyutları 
2.    
2.1.Ekonomik ve Ticari İlişkiler 
2.2.Askeri – Teknik Alanda İlişkiler 
2.3. Enerji ve Uzay Alanında İlişkiler 
Üçüncü Bölüm 
Uluslararası Sistemde Hint-Rus İlişkileri 
3.     
3.1.Nükleer Enerji ve Silahlanma 
3.2.Terörizm ve Bölgesel Problemlerde Entegrasyon 
3.3. Bölgesel Oluşumlar ve Uluslararası Örgütler Kapsamında Hint-Rus İş Birliği 
3.4. Orta Asya’da İş Birliği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91600</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1069f9b8-aaac-49cd-818d-c838cb4a461b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bükreş’te Devrim Olurken - Mirabela</image:title>
            <image:caption>Bükreş’te Devrim Olurken - Mirabela</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91601</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0f66556-0a14-4b8b-bfde-896aea9a2599.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyvah Zayıflıyorum</image:title>
            <image:caption>MİZAHLA 50 GÜNDE 10, 100 GÜNDE 17 KİLO! 
 
Yeni yıla girerken yeni hedefler belirleriz. Bunların arasında her zaman dengeli beslenme, daha fazla hareket etme ve zayıflama mutlaka bulunur. Bulunur bulunmasına da heyecanla ve büyük bir hırsla girdiğimiz her yeni yılda, ilk unuttuklarımız da zayıflama ve spor yapma hedefleri olur. Sonra yaz tatili öncesine kadar göbek büyütmeye devam ederiz. Plajda gerdan kırarak göbek sallamak istemediğimiz için yine diyete ve spora sarılır, 15-20 günde “plajda gururla dolaşabileceğimiz” bir vücudun hayalini kurarız. 
 
50 günde 10, 100 günde 17 kilo verip 365. günde 20 kiloda istikrarı yakalayan Tİ-YETisyen yazar Erdinç Utku, sevimli zayıflama serüvenini okuyucuyla paylaşıyor. Özellikle koronavirüs salgını sonrası ciddi bir sorun haline gelen zayıflama mücadelesine neşeli bir bakış sergiliyor. Koronavirüs zamanlarında aldığınız ek kilolardan kurtulmanın formülü de bu kitapta: “Kontrollü Zikzak ve OHA Terorisi”! “Eyvah Zayıflıyorum!”, kilo verme mücadelenizde başucu kitabınız olacak. 
 
Diyeti Tİ’ye alan, Tİ’ye alırken güldüren, güldürürken zayıflatan bir Tİ-YET KİTABI bu! Kibrit kutusu büyüklüğünde küçük küçük tadımlık espriler aforizmalar, öykücükler, karikatürler ve minik diyaloglarla gülüp eğlenecek, kilo vereceksiniz. Diyet yaparken elinizin altında mutlaka bir Tİ-YET: “Humor İşi” zayıflama kitabınız olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91602</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0e5691d-acc8-41c7-b53d-ee1d8caaa25c.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanistan</image:title>
            <image:caption>Ey gece! 
Öyle güzelsin ki... 
Ve o kadar da gizemli 
Ne olur beni de al, 
Karanlığınla sar 
Kaybolsun tüm çirkinlikler 
Öyle bir gizle ki 
Ben dahi görmeyim günahlarımı 
Unutayım her şeyi, herkesi 
Sadık ve munis bir yıldızın olayım 
Öyle ki; uzaktan bakanların 
Işıltımla kamaşsın gözleri 
Ama hiç bilmesinler aslımı 
Hep ulaşamadıkları yıldız olayım 
Ve koynunda, karanlık sıcağında 
Sozsuza dek ışıl ışıl uyuyayım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91603</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a057154-6e6a-4471-ba8f-b6f781772f1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağ Sancısı</image:title>
            <image:caption>“Ülkenin ve basının bunalımlı yıllarında yaptığım bu söyleşiler, mesleki ve ahlaki hayatta kalma çabasıydı.” 
 
Tarih dalgalar halinde ilerler. Bize bir çağ dönümü, fırtınalı yıllar denk geldi. Hayatlarımız eskisi gibi değil, olmayacak da.  Çınar Oskay, yaşadığımız büyük dönüşümü anlatan arşivlik söyleşilerle ahlaki, politik, entelektüel yol haritaları ortaya koyuyor. Her birimizin hissettiği çağ sancılarını, gizemlerini çözerek dindirmeye çalışıyor.  
 
Dünyanın en etkili tarihçisi Yuval Noah Harari ile Süleyman Demirel, Uruguay’ın eski Cumhurbaşkanı José Mujica ile Şener Şen, Facebook’un 2 numaralı ismi Sheryl Sandberg ile Aytaç Yalman, Sezen Aksu, Cem Yılmaz ve Orhan Pamuk... 29 ikonik isim böylece bir kitapta bir araya geliyor. Adalet Ağaoğlu ile Çetin Altan’ın son söyleşileri de Çağ Sancısı’nda yer alıyor. 
 
Oskay’ın Türkiye’nin ve dünyanın alanında çığır açan isimleriyle gerçekleştirdiği bu söyleşiler, dünya siyasetinden tarihimizin dönüm noktalarına, müzik ve sinemadan edebiyata, okuyucuyu ufuk açıcı, lezzetli bir gezintiye çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91604</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/348f9941-10a0-4648-bc70-a6d9f54970b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Taşı Tanrıçaları</image:title>
            <image:caption>“Acılarımı doya doya yaşamaktan yanayım. Ne bir ilâçla uyuşmak, ne de başkalarının tesellisine sığınmak isterim. Acının her hücreme işlemesine, kendini kabul ettirmesine izin veriyorum ve bir yerlere de kaçıp gitmiyorum. Çünkü acı içimizdedir, mekânda değil.” 
 
“Başa çıkamayacağım kötü zamanları ölümcül hastalıklara benzetirim. Onların varlığını kabul etmemek, yadsımak çare değildir. Onlarla uzlaşmaya varırım ama teslim olmam. Enerjimi isyanla harcayacağıma, kabullendiğim bu davetsiz misafirlerin beni yok etmeden, ezmeden benimle yaşamasına 
izin verir ve geleceğe odaklanırım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91605</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82458527-1f18-4d37-825f-6e78aac77f2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığa Yakalanmak</image:title>
            <image:caption>Aydınlık bazen karanlıkta saklanır. Çağdaş Yunan edebiyatının ödüllü yazarlarından Vassiliki Nevrokopli, Türkçe’deki ilk romanında sıradan bir gencin dönüşüm yolculuğunu anlatıyor. Uzun bir elektrik kesintisinin, sosyal yaşamdan teknoloji alışkanlıklarına dek her şeyi altüst eden beklenmedik sonuçlarını bir gencin gözünden öyküleştiriyor. Günümüz dünyasında bütünüyle iletişim dışı kalmanın yarattığı buhranı, içsel keşifler, yüzleşme cesareti ve yeniden başlama gücüyle dağıtan roman, mitolojik göndermelerle renkleniyor. Yunanistan’da 2019 Gençlik Edebiyatı Ödülü’ne değer görülen kitap, teknolojiyle kuşatılmış gündelik hayatın sokaklarında yolunu kaybedenlere, umudun ve sevginin rehberliğinde gerçekçi bir bakış açısı ve sürprizlerle dolu yan yollar armağan ediyor. Telefonu eline yapışık yaşayan liseli Argiris bilgisayar oyunlarına düşkün, sorunlarını görmezden gelen bir gençtir. Bir gün şehirde elektrikler kesilir ve uzun süre de gelmez. Önce arkadaşlarıyla eğlence konusu olan durum, bir süre sonra felakete dönüşür. Telefonların, bilgisayarların şarjı biter, buzdolabındakiler bozulur; hastanelerden ulaşım araçlarına, belediye hizmetlerinden eğitime dek her şey durur. Afallayan Argiris, annesiyle paylaştığı yaşamını sorgulamaya başlar. Yıllardır görmediği babasını bulmak üzere yola çıkar. Babasının yaşadığı köyde onu babaannesi ve Maria beklemektedir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91606</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94d7828b-cbb0-4625-bf52-81925970697c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bak Ne Çizdim</image:title>
            <image:caption>Merhaba! Bu kitapta seninle tanışmak için sabırsızlanan tam 23 sevimli hayvan var! Onları kolay adımlarla çizip boyamaya ne dersin? Sonra da sıra kitabın sonundaki eğlenceli bulmacalarda! Unutma, hayallerin sınırı yoktur. Şimdi onları özgür bırakmanın tam zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91607</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4cb80ac-d189-4e3a-8464-30e5738eaa24.jpg</image:loc>
            <image:title>İncecik, Çubuk Değil Zararı Az Buz Değil</image:title>
            <image:caption>Ortalama kullanım süresi 20 dakika 
Yok olması 200 yıl ama! 
Boyuna posuna bakıp sakın aldanma 
Yalnızca bir yılda 
Plajlara saçılan plastik pipetleri 
Eklersen uç uca 
Buradan Ay’a gider gelirsin 
Hem de iki defa! 
Ah, bu kadarla kalsa iyi 
Üstelik çok tehlikeli 
Onun için anlattım işte bu hikâyeyi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91608</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d461e5c-aed6-4b07-80ac-e188a7c1002a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada İle Böcü</image:title>
            <image:caption>Lapa lapa kar yağıyor İstanbul’a. Bir vapur kalkacak Kadıköy İskelesi’nden... Ada ile babaannesi vapura binip içeride sıcacık bir köşe buluyorlar kendilerine. Sadece onlar mı? Kimler kimler biniyor o vapura... Zürafalar, flamingolar, gergedanlar, hatta filler! Hepsi de çiftler halinde. Ada şaşkınlıkla izliyor onları ama aynı zamanda üzgün de. Kendini yalnız hissediyor koca vapurda. Ama bir dakika! Son bir yolcu daha var. O bir Böcü, hem de tek başına... 
 
Yönetmen ve yazar Ümit Ünal’ın çocuklar için yazıp resimlediği Ada ile Böcü tüm okurlarını rengârenk duygularla sarmalayarak unutulmaz bir vapur yolculuğuna çıkarıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91609</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2359be29-e0c2-4ba8-a35a-55cb12b3778b.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikolojide Devrim: Yabancılaşmadan Özgürleşmeye</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, dünyayı değiştirmek, kendi psikolojilerine bir anlam kazandırmak ve psikoloji ile radikal siyaset arasında bağlantı kurmak isteyenler için. Sermaye karşıtı, ırkçılık karşıtı ve feminist siyaset büyük siyasal değişimle gündelik ilişkilerin daha yakın düzeyindeki değişimi çoğunlukla birbirine bağlamaya çalışıyor. Bu bağlantıyı kurmakta çok haklılar ve başarısız devrimlerden ve otoriter ‘sosyalist’ toplumlardan çıkarabileceğimiz bir ders de, bu ‘psikolojik’ görünümdeki düzeyin siyasal değişimle iç içe olmasıdır. 
Eylemciler, psikoloji ve onun yalnızca bir toplumsal denetim aracı olarak iş görmesini önlemek için yapılması gerekenler hakkında bilgi sahibi olmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91610</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea837787-4875-4f06-8ee6-2b14cbecc678.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayşe Sıddıka Hanım Usul-i Talim ve Terbiye Dersleri</image:title>
            <image:caption>Ayşe Sıddıka Hanım Usul-i Talim ve Terbiye Dersleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91611</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/618db608-5dcb-4c99-b4f7-b4c90a6ec182.jpg</image:loc>
            <image:title>Güney Afrika Muharebesi</image:title>
            <image:caption>Güney Afrika Muharebesi, İngilizler ile &quot;Afrikaner&quot; denilen Hollanda kökenli iki milletin altın ve elmas yataklarıyla meşhur Transvaal bölgesinde sömürge mücadelesine girdiği ve Batı dünyasında Anglo-Boer War adıyla bilinen, 1899-1902 yılları arasında Güney Afrika&apos;da kanlı çarpışmaların yaşandığı bir muharebedir.
Osmanlı&apos;nın son dönem devlet adamlarından Sadrazam Gazi Ahmet Muhtar Paşa&apos;nın oğlu, 1910 yılında Bahriye Nazırı olan Mahmud Muhtar Paşa, bu savaşı çeşitli belgelere dayanarak değerlendiriyor ve İngiliz emperyalizminin Afrika&apos;yı yağmalama çabalarını gözler önüne seriyor.
Bir Osmanlı aydınının gözünden emperyalizmin Afrika&apos;yı sömürme çabasının ve emperyalistler arası mücadelenin analiz edilmesi eseri ilginç kılan unsurlardan biri...
Bu tarihi eser, akademisyen ve araştırmacı Halim Gençoğlu tarafından eski Türkçeden günümüz Türkçesine aktarıldı. Kitap, Mahmud Muhtar Paşa&apos;nın hayatı ve çalışmaları hakkında da ayrıntılı bilgiler içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91612</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a9bcd22-73eb-4564-8561-c0f25e8c6ad2.jpg</image:loc>
            <image:title>Askeri Ataşe (Kazakistan Anıları)</image:title>
            <image:caption>E. Hava Kurmay Albay İhsan Sefa, kendi anılarından yola çıkarak Türkiye&apos;nin dış temsilciliklerinde Askeri Ataşe olarak görev yapan subaylarımızın yaşam ve çalışma koşullarını anlatıyor. 2000-2002 yılları arasında Kazakistan&apos;ın eski başkenti Almatı&apos;daki büyükelçiliğimizde Türk Silahlı Kuvvetleri&apos;ni temsil eden Sefa, iki ülke ilişkilerinin geliştirilip sağlamlaştırılması için gösterdiği çabanın ve günlük rutin işlerin yanı sıra kişisel anılarından, Kazakistan gerçeklerinden, çevre ülkelere yaptığı gezilerden, aile üyelerinin ve yakın çevresinin yaşamlarından da kesitler aktarıyor.
Askeri Ataşe / Kazakistan Anılan, görev sorumluluğunun bilincinde olan bir Türk subayının kaleminden çıkan, samimi anlatımıyla dikkat çeken, okura &quot;Bir Askeri Ataşe, ne yapar, nasıl çalışır, nasıl yapar?&quot; sorusunun yanıtlarını ayrıntılarıyla veren bir kitap.
&quot;Askeri ataşeler Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı&apos;na bağlı görev yaparlar. Asli görevi, bulunduğu ülke ile kendi ülkesinin silahlı kuvvetleri arasında askeri alanda işbirliği ve bu çerçevede askeri heyetlerin geliş gidişlerini planlamak, koordine etmek ve açık bilgi kaynaklarında kendi ülkesini ilgilendiren konularda bilgi toplayıp rapor etmektir.&quot; (İhsan Sefa)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91613</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68fba879-6898-4a6f-8f9e-0097815bbb92.jpg</image:loc>
            <image:title>Tess (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İyi eğitim alamamış saf bir köylü kızı olan Tess, soylu ve tanınmış bir aile ile akrabalık iddiasında bulunabileceklerini öğrenmeleri üzerine anne ve babasının isteğiyle kasabanın yakınlarında yaşayan bu ailenin yanına gönderilir. Ancak kendilerininkiyle benzer bir soyad taşıyan bu aristokrat ailenin d’Urberville adını sonradan aldığı ortaya çıkar. ‘Kuzeni’ Alec’in sevgisi ve kurtuluş ümidi karşısında Tess, geçmişine dair itirafta bulunma ya da huzur dolu bir gelecek için sessiz kalma arasında tercih yapmak zorunda kalacaktır. 
İnsanın başına gelen bir trajedide yalnızlığını ve savunmasızlığını gözler önüne seren; gerçekliğin dikenli yollarında tutkuları, içgüdüleri, ruhu ve bedeniyle var olmaya çalışan bir kadının hikâyesini anlatan bu eseri Handan Ünlü Haktanır’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91614</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cf755e8-0d17-445f-8d13-5e0bac8b1a31.jpg</image:loc>
            <image:title>Don Kişot (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Asıl adı Alonso Quijano olan La Manchalı İspanyol asilzade Don Kişot saf ve hayalperest bir kişiliğe sahiptir ve en büyük zevki kadim romantik çağların gezgin şövalye hikâyelerini okumaktır. Ancak okuduklarından o kadar etkilenir ki sonunda aklını kaçırır ve artık son demlerini yaşamakta olan şövalyelik kurumunu yeniden ayağa kaldırmak gerektiğine inanmaya başlar. Bu yüzden, evinin mahzeninde çürümekte olan, atalarından yadigâr paslı mızrağı, kılıcı ve kalkanı alıp zırhını kuşanır, ona küheylan gibi görünen cılız atına biner ve türlü vaatlerle ikna ettiği gariban komşusu Sanço’yu da yanına alarak yollara düşer.
Edebiyat tarihinde roman türünün ilk örneği kabul edilen ve İspanyol edebiyatının başyapıtı olan Don Kişot, o günlerde çok revaçta olan şövalye romanlarına bir yergi olarak kaleme alınmıştır. Hayal gücüne gem vurabilmenin ve dünyaya meydan okumanın bir simgesi sayılan bu eserin özüne ve olay örgüsüne tamamen sadık kalarak aslına çok yakın biçimde sadeleştirilmiş hâlini Süleyman Doğru’nun özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91615</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea382134-33ea-4c36-9d62-496e51bed13b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesaret</image:title>
            <image:caption>Hayatım boyunca üniversitenin kanatlarımı özgürce açabileceğim bir yer olacağını düşünmüştüm, ancak gerçek hayat hayallerdeki gibi ilerlemiyordu. İnsanlara uyum sağlamak için büyük zorluklar çekmem yetmezmiş gibi sözde arkadaşlarım yüzünden bir meydan okumayla karşı karşıyaydım: Okuldaki en seksi hokey oyuncusunu baştan çıkarmam gerekiyordu.
Conor Edwards partilerde ve yatak odalarında sıklıkla boy gösteren biriydi. Onun gibi erkeklerin, benim gibi kızlara ikinci kez bakmadığını anlayana dek hiç farkına varmadan âşık olabileceğim tipte bir adamdı. Fakat Bay Popüler, meydan okumayı duyduğunda yüzüme gülmek yerine herkese rol yapmamızı kabul etti. Oyun oynamaya bayılıyordu ve etrafımızdakileri çıldırtmak da şimdiye kadar oynadıklarının en eğlencelisi olacaktı.
Onunla zaman geçirdikçe, Conor’ın fan kulübünün bile bilmediği sırları olduğunu keşfettim. Ancak cazibesine karşı koymak neredeyse imkânsızdı. Cesaretle atıldığım bu aptalca oyunun başımda patlaması an meselesiydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91616</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bd9a265-e6b1-4db0-a576-f59c02aebdff.jpg</image:loc>
            <image:title>Üzümlü Kek</image:title>
            <image:caption>Sizin dünyanıza göre bencilim, ama benim dünyamda ben sevginin kendisiyim. Üst aklımın adı sevgi benim.” 
Anne ve babasını araba kazasında kaybettikten sonra otistik kardeşi Enes’in sorumluluğunu üstlenen Zeynep, ne geçmişin izlerini silmeyi başarmış ne de bugünü yaşamayı becerebilmiştir. Enes, konuşamamasına rağmen kendini herkesten çok daha doğru ifade edebilen otuz iki yaşında bir adamdır. Kek yapmayı, fotoğraf çekmeyi ve gezmeyi çok sever. Ablasının da kendisi gibi hayatın anlamını bulması için çabalayan Enes, apartmana taşınan genç müzisyen Ali ile Zeynep’in yollarının kesişmesi için elinden geleni yapacaktır. 
Üzümlü Kek,  kan bağıyla hayatın, mantıkla duygunun, ölümle yaşamın hikâyesi. Aşkım Kapışmak’ın sürükleyici üslubuyla hayat bulan eser, kendini anlamaya çalışanlara yol gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91617</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2f385d3-d4a5-4ed4-afa8-7d1299da7017.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Kalbi (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tipik bir burjuva yaşantısına sahip ve laboratuvarında gerçekleştirdiği gençleştirme deneyleriyle tanınan Profesör Filipoviç restoran çıkışında sokakta rastladığı sahipsiz, aç bir köpeği evine götürür. Yaralarını tedavi eder, onu besler, ona sıcak bir yuva sunar; zavallının çektiği çileler artık son bulmuş gibidir. Ta ki gözünde ilaha dönüşen bu profesör onu ameliyat edip hipofiz ve er bezlerini bir suçlununkiyle değiştirene kadar. Yaşaması âdeta bir mucize olan Şarik’in insana dönüşme süreci de böylece başlamış olur. Dört ayaktan iki ayağa terfi eden, serseri davranışlarıyla çevresinde terör estiren ve profesörün elinde rejime karşı bir koz olmaktan çıkıp potansiyel bir tehdit hâline gelen Şarik’in köpek kalbi büyük değişime ne kadar uyum sağlayabilecektir?
Bulgakov’un 1925’te kaleme aldığı bu kitap ancak ölümünden yıllar sonra 1987’de yayımlanabilmiştir. Yeni Sovyet bürokrasisi içinde debelenen bir figür üzerinden rejimi mizahi bir dille eleştiren bu eseri Mehmet Yılmaz’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91618</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89809b9c-9214-4909-9236-6421ed7bb8f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Duygulari Keşfediyor</image:title>
            <image:caption>Unutmayın, çocuklar bir hazine gibidir ve sizler o hazineyi keşfeden keşifçilersiniz. 
Duygular, kişilerarası iletişimin en güzel yansımadır. Bu yüzden duyguları, insan yetişkin olduğunda değil dünyaya geldiği andan itibaren öğrenmeye başlamalıdır. 
  İnsanların bu konuda en çok yanıldığı şey ise yetişkin oldukları halde hala bazı hisleri ve duyguları karıştırabiliyor olmalarıdır. Bu yüzden duygularımızı öğrenirken siz yetişkinlerde hangi duygu size nasıl hissettiriyor, o duyguyu ne zaman hissediyorsunuz düşündürtmek bu kitabın temel amacıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91619</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f629d95-017d-432b-8021-0d2d42e6dd16.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhaba</image:title>
            <image:caption>Önüm arkam sağım solum ebe; diyerek başladığımız oyun hayatımıza bir ömür devam edeceğimizi anladığımızda başladı çocukluk aşkı. Bugüne kadar tutuştuğumuz o minik ellerle bazen halkaya karıştık bazen rüzgârla yarıştık. Çoğu zaman da kahkahalarla bakıştık. Beraber bir ağaç dalına, bir taşa, bir arıya şarkılar fısıldadık. Yani aslında biz çocuk olmayı hiç bırakmadık.. 
 
Artık dans edip eğlenirken; solucanın yardımseverliğini, gezegenlerin büyülü dünyasını, dondurmanın ne kadar lezzetli olduğunu ve kendilerinin çok özel olduklarını bir kez de bu şarkılardan duyacaklar. Bu kitapta çocukların öğretmenleri ve anne-babalarıyla birlikte söyleyecekleri, söylerken eğlenecekleri ve eğlenirken öğrenecekleri 13 şarkı ile onların dünyasında en sevdiği, en eğlenceli etkinlileri bir araya getirdik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91620</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/270dec48-b9bc-4ba5-85f7-99905576402e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanatsız Arı Mu -4 Dev Mülteci</image:title>
            <image:caption>Sevilen yazar Ahmet Şerif İzgören, baldan tatlı Mu’nun maceralarına bir yenisini ekliyor. Aramıza katılan gizemli karakterimizle mülteci olmak ve doğa üzerine düşüncelere dalıyoruz. Maceranın, heyecanın dozu da iyice artıyor. Bakalım bu kez kovanda neler yaşanacak? Uzaklara uçarızzzz, bakın çok heyecanlıyızzzz… 
Kaz Dağları’ndan gelen dostluk esintisi…

O gün nöbetçi arı çok telaşlıydı çünkü haberler kötüydü. Dev bir düşman, kovana doğru yaklaşıyordu. Bizim Kara Vezir Kargo durur mu, korkunç fırtınaya rağmen devin peşine düştü. Kraliçe, Mu ve tüm arılar da merak içinde onu beklemeye koyuldular. Derken öyle bir şey oldu ki…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91621</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89a94336-435f-4ace-999a-777968c307d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Gereksinimli Çocuğu Olan Anne-Baba El Kitabı Serisi - Dil Ve Konuşma Bozukluğu</image:title>
            <image:caption>Bu kitap gelişimin herhangi bir evresinde iletişim-dil-konuşma bozukluğu yaşayan çocukların ebeveynlerine rehber olmak üzere hazırlanmıştır. 
 
Kitapta iletişim-dil-konuşmanın normal gelişiminden çeşitli bozukluklarına kadar birçok konu ele alınmıştır. 
 
Kitap her ne kadar bir ebeveyn rehberi olarak hazırlansa da dil ve konuşma terapisi lisans öğrencileri, çeşitli branşlardan öğretmenler ve dil ve konuşma terapisi ile ilişkili sağlık meslek çalışanlarına da yol gösterici ni- teliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91622</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c4e5514-57a6-4a21-b733-acdabc62b654.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Dikkat ve Görsel Algı</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızın eğitimi ailede başlar. Okul öncesi dönemde çocuklarımızın, büyük ve küçük kasları gelişmektedir. Yapılacak çalışmalar ve etkinlikler, bu kasların en iyi şekilde gelişmesini sağlar. Günlük eğitim planında, okuma yazmaya hazırlık ve diğer etkinliklere yer verilmesi, okula hazırlanan çocuğa önemli katkılar yapar.
Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Serisi; çocuklarımıza, okul için gerekli bilgi, beceri ve yeterlilikleri kazandırmayı amaçlamaktadır.
Kitaptaki etkinliklere başlamadan önce makas, boya kalemi, silgi gibi eşyaları yanınıza alın.
Yönergeleri okuyun ve çocuğunuza, gördüğü sayfalar hakkında ne düşündüğünü sorun.
Çalışmaları birlikte yapın. Bütün kitabı bir seferde bitirmeye çalışmayın. Her gün belli sayıda etkinlik yapmak, ertesi gün için çocuğun heyecanını artıracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91623</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3306a13-aa45-4f02-bd01-f7ce1cb30a69.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Renkler Şekiller</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızın eğitimi ailede başlar. Okul öncesi dönemde çocuklarımızın, büyük ve küçük kasları gelişmektedir. Yapılacak çalışmalar ve etkinlikler, bu kasların en iyi şekilde gelişmesini sağlar. Günlük eğitim planında, okuma yazmaya hazırlık ve diğer etkinliklere yer verilmesi, okula hazırlanan çocuğa önemli katkılar yapar. Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Serisi; çocuklarımıza, okul için gerekli bilgi, beceri ve yeterlilikleri kazandırmayı amaçlamaktadır. • Kitaptaki etkinliklere başlamadan önce makas, boya kalemi, silgi gibi eşyaları yanınıza alın. • Yönergeleri okuyun ve çocuğunuza, gördüğü sayfalar hakkında ne düşündüğünü sorun. • Çalışmaları birlikte yapın. Bütün kitabı bir seferde bitirmeye çalışmayın. Her gün belli sayıda etkinlik yapmak, ertesi gün için çocuğun heyecanını artıracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91624</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/490d8286-615e-4636-909d-39ea64fc85df.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Düşünme ve Hafıza Becerisi</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızın eğitimi ailede başlar. Okul öncesi dönemde çocuklarımızın, büyük ve küçük kasları gelişmektedir. Yapılacak çalışmalar ve etkinlikler, bu kasların en iyi şekilde gelişmesini sağlar. Günlük eğitim planında, okuma yazmaya hazırlık ve diğer etkinliklere yer verilmesi, okula hazırlanan çocuğa önemli katkılar yapar. Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Serisi; çocuklarımıza, okul için gerekli bilgi, beceri ve yeterlilikleri kazandırmayı amaçlamaktadır. • Kitaptaki etkinliklere başlamadan önce makas, boya kalemi, silgi gibi eşyaları yanınıza alın. • Yönergeleri okuyun ve çocuğunuza, gördüğü sayfalar hakkında ne düşündüğünü sorun. • Çalışmaları birlikte yapın. Bütün kitabı bir seferde bitirmeye çalışmayın. Her gün belli sayıda etkinlik yapmak, ertesi gün için çocuğun heyecanını artıracaktır.,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91625</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/597040e3-b7f5-403b-a0e7-f4287267df26.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Sayılar Çizgiler Sesler</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızın eğitimi ailede başlar. Okul öncesi dönemde çocuklarımızın, büyük ve küçük kasları gelişmektedir. Yapılacak çalışmalar ve etkinlikler, bu kasların en iyi şekilde gelişmesini sağlar. Günlük eğitim planında, okuma yazmaya hazırlık ve diğer etkinliklere yer verilmesi, okula hazırlanan çocuğa önemli katkılar yapar. Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Serisi; çocuklarımıza, okul için gerekli bilgi, beceri ve yeterlilikleri kazandırmayı amaçlamaktadır. • Kitaptaki etkinliklere başlamadan önce makas, boya kalemi, silgi gibi eşyaları yanınıza alın. • Yönergeleri okuyun ve çocuğunuza, gördüğü sayfalar hakkında ne düşündüğünü sorun. • Çalışmaları birlikte yapın. Bütün kitabı bir seferde bitirmeye çalışmayın. Her gün belli sayıda etkinlik yapmak, ertesi gün için çocuğun heyecanını artıracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91626</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87eb55b3-8bfb-4bb4-8b34-644ecc74c2d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Kavramlar ve İlişki Kurma</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızın eğitimi ailede başlar. Okul öncesi dönemde çocuklarımızın, büyük ve küçük kasları gelişmektedir. Yapılacak çalışmalar ve etkinlikler, bu kasların en iyi şekilde gelişmesini sağlar. Günlük eğitim planında, okuma yazmaya hazırlık ve diğer etkinliklere yer verilmesi, okula hazırlanan çocuğa önemli katkılar yapar. Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Serisi; çocuklarımıza, okul için gerekli bilgi, beceri ve yeterlilikleri kazandırmayı amaçlamaktadır. • Kitaptaki etkinliklere başlamadan önce makas, boya kalemi, silgi gibi eşyaları yanınıza alın. • Yönergeleri okuyun ve çocuğunuza, gördüğü sayfalar hakkında ne düşündüğünü sorun. • Çalışmaları birlikte yapın. Bütün kitabı bir seferde bitirmeye çalışmayın. Her gün belli sayıda etkinlik yapmak, ertesi gün için çocuğun heyecanını artıracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91627</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f84bef1-2961-4911-ba77-73580c74c881.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Zeka ve Mantık Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızın eğitimi ailede başlar. Okul öncesi dönemde çocuklarımızın, büyük ve küçük kasları gelişmektedir. Yapılacak çalışmalar ve etkinlikler, bu kasların en iyi şekilde gelişmesini sağlar. Günlük eğitim planında, okuma yazmaya hazırlık ve diğer etkinliklere yer verilmesi, okula hazırlanan çocuğa önemli katkılar yapar. Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Serisi; çocuklarımıza, okul için gerekli bilgi, beceri ve yeterlilikleri kazandırmayı amaçlamaktadır. • Kitaptaki etkinliklere başlamadan önce makas, boya kalemi, silgi gibi eşyaları yanınıza alın. • Yönergeleri okuyun ve çocuğunuza, gördüğü sayfalar hakkında ne düşündüğünü sorun. • Çalışmaları birlikte yapın. Bütün kitabı bir seferde bitirmeye çalışmayın. Her gün belli sayıda etkinlik yapmak, ertesi gün için çocuğun heyecanını artıracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91628</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6111478d-5f16-44b1-8744-b65b6c53a74d.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Taşra Teşkilatında Yenilikler (1826-1876)</image:title>
            <image:caption>Geçmişi anlamaya çalışırken yalnızca savaşlara ve antlaşmalara odaklanarak, o dönemde toplumun yaşayışını, toplumsal münasebetleri, hukuki ve idari yapıları gözden kaçırmamak gerekir. Bu düşünceyle geçmişteki iktisadi münasebetleri, hukuk düzenini ve idari teşkilatlanmaları, bünyesinde barındırdığı değişimler, devamlılıklar ve günümüze etkileri bakımından anlayabilmek önem taşımaktadır. 
Bu çalışma 19. yüzyılda Osmanlı taşra yönetimi üzerine odaklanmaktadır. 19. yüzyıl, Osmanlıda genelde modernleşme, özelde modern devlet oluşumunun ortaya çıkış sürecine denk gelmektedir.20 yüzyılın ilk çeyreğinde ise yıkılan imparatorluk ile yeni kurulan cumhuriyet arasındaki ilişki, gösterilmek istenenin aksine, oldukça kuvvetlidir. Şüphesiz zamanın da etkisi ile değişimler geçirmekle beraber çok kuvvetli devamlılıklar, geçen yüzyıllık zamana rağmen, günümüzde halen mevcuttur. Bu tespit, taşra idaresi için ziyadesiyle geçerlidir. Hatta günümüz taşra idaresi, Osmanlı İmparatorluğu’nda 19. yüzyılda hayata geçirilen reformların temelleri üzerinde yükselmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91629</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b284fa19-4365-4fa5-bd46-3cdeceeaad32.jpg</image:loc>
            <image:title>Okulsuzluğun El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Dünyanın büyük çoğunluğunun hayatına okul olgusunun girişi ancak yüz yılı kapsıyor. Herhalde bu yüzyılda her birimiz yüz bin kere okul kavramını tartışmışızdır. 
Okulsuzluk, okulun bir alternatifidir. Hepimize başka bir eğitimin mümkün olduğunu gösterir. Çok sağlam argümanlarla donanmıştır. Dünyanın değişik ülkelerinde hayata geçmiştir. Üzerine kitaplar yazılacak kadar deneyim birikmiştir. 
Okulsuzluğun El Kitabı, eğitimlerini okulsuz yani evde gerçekleştiren öğrencilerin ve onların velilerinin deneyimlerinden hareketle yazılmış bir kitap. Bütün örnekler gerçek ve yaşanmış. Okulsuz eğitimle ilgili okullu olanların kafası karışıkken açıkçası okulsuz öğrencilerin ve velilerin kafaları pek de karışık görünmüyor. Giriş bölümü, okulsuzluk ya da evde eğitim kavramını inceleyerek başlıyor.  Ardından tek tek okuma-yazma, tarih, sanat, matematik, yabancı dil ve diğerleri üzerine öğrenme biçimleri ve eğitim materyalleri hakkında ayrıntılı bilgiler paylaşılıyor. 
“Büyükannem eğitim almamı istedi ve bu nedenle beni okuldan aldı.” diyor okulsuz öğrencilerden biri ve esasında meseleyi tek cümleyle özetlemiş oluyor. 
Ülkemizde “Eğitim şart!” nidaları, “Haydi Kızlar Okula” kampanyaları, “Köy Enstitüsü” tartışmaları, “İmam Hatipler” kargaşası arasında “Çocukların gerçekten neye ihtiyacı var?” sorusu silikleşip görünmez oluyor. Büyüklerin toplum mühendisliği kaygıları bir müsaade etse de yeni nesillere ihtiyacı olan eğitim verilse. Haydi bunu tartışmaya başlayalım çünkü başka bir eğitim mümkün.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91630</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b270a43-e818-4558-848c-2ed7a4b83b79.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanoğlunun Kitabı</image:title>
            <image:caption>Homo Sapiens Nasil Doğanin En Paradoksal Canlısı Oldu?
Kültürümüzün,  Cinsiyetimizin, Savaşımızın Ve Evrimimizin Kısa Bir Tarihi
İnsanların özel hayvanlar olduğu fikri kim olduğumuzun temelini oluşturmaktadır; öte yandan biraz daha derine indiğimizde, “Bizleri evrimsel kuzenlerimizden daha üst basamaklara çıkaran hangi yeteneklerimiz ve hareketlerimiz?” sorusuyla karşılaşmaktayız.

Bugüne Dek Yaşamış Herkesin Kısa Bir Tarihi kitabının yazarı olarak da tanıdığımız Adam Rutherford, bu çalışmasında bizlere bugün olduğu şekliyle insan türünün nasıl eşsiz bir konuma geldiğini, hayvanlar âleminde heyecanlı ve bir o kadar şaşırtıcı bilgilerle dolu bir yolculuğa çıkarak anlatıyor.

Güncel bilimsel araştırmaların ışığında ortalama bir maymunken; davranışsal modernitenin evrimiyle sanat, müzik, bilim ve mühendislik alanlarında eserler ortaya koyabilecek kadar zeki olmamızı sağlayan evrimsel gelişmenin tarihi, İnsanoğlunun Kitabı: Biz Oluşumuzun Hikâyesi’nde sizleri bekliyor. 
“Bu nefis ve büyüleyici kitap, kendinize ve tabiattaki yerinize dair bakış açınızı değiştirecek.”
Ed Yong
“Ana hatları ustaca çizilmiş, özlü anlatımının yanı sıra etkileyici gözlemler ve anekdotlarla dolu bir kitap.”
Robin McKie</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91631</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d562469-9444-4c23-a739-d0579c1c21e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bakü&apos;ye Gidiyorum Ay Balam</image:title>
            <image:caption>Azerbaycan, Nazım Hikmet&apos;in ilk şiir kitabı Güneşi İçenlerin Türküsü&apos;nün basıldığı, Sovyetler Birliği&apos;ne gittikten sonra yaşamak istediği, hatta ülkesinden umudu kestiğinde, ölünce gömülmek istediği ülke... Azerbaycan&apos;da gazetecileri, mektuplar, dergileri ve kitapları tarayarak, gerek Nazım tarafından yazılanları gerek onunla ilgili yazıları bir araya getiren, ayrıca kişisel tanıklara da yer veren &quot;Bakü&apos;ye Gidiyorum Ay Balam&quot; / Nazım Hikmet&apos;in Azerbaycan&apos;daki İzleri (1921 - 1963) kitabında Aslan Kavlak, şairin Azerbaycan&apos;la 1920&apos;li yıllarda başlayıp ölümüne kadar süren ilişkisinin izini sürüyor. Kitapta kullanılan fotoğrafların pek çoğu ise Türkiye&apos;de ilk kez yayımlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91632</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d846b71-7d70-4990-ac61-e9c9ddf996f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucize Hayatın Kendisidir</image:title>
            <image:caption>İnsan olmanın en büyük özelliği halka hizmet etmektir. Bu kitap, bu tür bir çabanın neticesidir. Gençlerden büyüklere, herkesin okuması gereken bir kitap olduğuna inanıyorum. 
Cemâlnur Sargut, Mutasavvıf Yazar 
 
Her sosyokültürel kitleden okuyucuya kendini okutmayı “başarabilecek” bir kitabın sırrı, konusu kadar yazım dilinden de geçiyor... Nursel Tunç Özgen, hepimizin hayatına bir noktadan dokunan hikâyeleri, başarılı kalemi ve hassas anlatımı ile biz okuyucuların kalplerine işliyor... Hayatta, mucizenin hayatın kendisi olduğunu anlamak belli bir dünyevî olgunluk gerektirse de elinizde tuttuğunuz kitap bu süreci hızlandırıyor... Mucize Hayatın Kendisidir, sevgiyle tavsiyemdir... 
Kalust Şalcıoğlu, Oyuncu ve Yazar 
  Mucize Hayatın Kendisidir, bildiğimizi sandığımız ama unuttuğumuz değerleri hatırlamamız için çok güzel bir kapı aralıyor. Aile kavramının insan hayatında ne kadar önemli olduğuna değinirken, hayatımızın kurduğumuz bağlarla şekillendiğini ve elimizdeki en kıymetli hazinenin zaman olduğunu anlamamızı sağlıyor. Gelirlerinin Darülaceze Başkanlığı’na bağışlanması amacıyla kaleme alınan bu eser, hayatlarının son demlerinde huzurevine yerleşen insanların o 
zamana kadar geçirdikleri maceralarla dolu, sarsıcı ve bir o kadar da ders veren hikâyeleri gözler önüne seriyor. 
Monik İpekel, Toplum Gönüllüsü 
 
Nefes Yayınevi, Tuti Kitap ve Genç Tuti bünyesinde “İyilik Yayıncılığı” adı altında bir sosyal sorumluluk kampanyası başlatılmıştır. Bu kampanya çerçevesinde “İyilik Yayın” logosu taşıyan kitaplardan elde edilen gelirin bir kısmıyla çeşitli iyilik hareketlerine katkı sağlanmaktadır. 
 
&quot; Mucize Hayatın Kendisidir &quot; kitabının telif geliri ve o gelir oranında yayıncı katkısı Darülaceze Başkanlığı’na bağışlanmaktadır .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91633</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a27d1c75-d8a8-40b8-a8e4-f07edebf8658.jpg</image:loc>
            <image:title>9. Mezar</image:title>
            <image:caption>Soğuk bir kış akşamında İsveç Adalet Bakanı, Parlamento binası ile arabası arasındaki kısa yürüyüşü sırasında iz bırakmadan ortadan kaybolur. Diğer tarafta ünlü bir Danimarkalı TV yıldızının karısı, Kopenhag’ın kuzeyindeki lüks evinde vahşice öldürülür. 
Çok geçmeden bu gizemli cinayetlere yenileri eklenir. Her seferinde kurbanların farklı vücut parçaları eksiktir. Dedektif Fabian Risk ve Dunja Hougaard bu gizemi çözmeye çalışırlarken hiç hayal edemeyecekleri bir kâbusa sürüklenirler. 
“Sert bir roman… Ahnhem toplumun ve hükümetin en üst düzeylerindeki açgözlülüğü ve yolsuzluğu gözler önüne seriyor. İskandinav gerilim romanı hayranları bu ürpertici hikâyeyi kaçırmamalılar.” 
Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91634</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c69c8cc-2f3e-4d33-b4eb-9d760393e6bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Reçine</image:title>
            <image:caption>“Polis senin öldüğüne kanaat getirmeli, Liv. 
Sonrasında huzura kavuşacağız.” 
Liv öldüğünde altı yaşındaydı, en azından devlet otoritelerine böyle bildirilmişti. 
Liv’in babası kızını korumanın tek yolunun onu herkesten saklamak olduğunu biliyordu. O yüzden bir akşam ev dediği izole ve ağzına kadar eski eşyalarla doldurulmuş harabeyi bırakıp sahile gitti. Balıkçı teknesinin denizde parçalanmasını izledi ve tek çocuğunun kaybolduğunu bildirmeye gitti. 
Ancak Liv o sırada, babasının atölyesini dolduran kutuların arkasında saklanıyordu. Babası onun hiçbir zaman okula gitmesi gerekmeyeceğini söylemişti, böylelikle ailesinden asla ayrılmak zorunda kalmayacaktı. 
Liv artık güvende olacaktı. 
2016’da En İyi İskandinav Gerilim Romanı dalında The Glass Key ödülünü kazanan Reçine, bir babanın kızını güvende tutma arzusunun geri dönülmez bir şekilde zararlı hâle gelmesinin öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91635</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f0d7ebb-1d70-4a14-b0b7-353481a42543.jpg</image:loc>
            <image:title>Işığını Kullan Kehanet Kartları</image:title>
            <image:caption>44 Kartlık Deste ve Rehber Kitap.
Bu rehber kitapta Işığını Kullan™ Kehanet Kartları’nın ruhunuzla ve her şeyin Kaynağıyla ilişkinizi derinleştirmek için nasıl kullanılacağı açıklanıyor. 44 kartın her birinin anlamının kapsamlı olarak açıklandığı kitapta kartlarınızı nasıl uyumlayacağınız, çalışmaya başlamadan önce bir ruh alanını nasıl etkinleştireceğiniz, nasıl farklı kart açılımları tasarlayacağınız ve başkaları için okuma yapacağınız anlatılıyor.
Bu kartlarla çalışırken sezgilerinizin arttığını, ruhunuzun sesinin yükseldiğini görecek ve kim olduğunuzu ve buraya ne yapmaya geldiğinizi daha derinden idrak edebileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91636</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbc75516-e61f-4c93-87f8-c17011786b2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaçlarımıza Ne Oldu? Alfabe Bulutu 4</image:title>
            <image:caption>Çok uzun zaman önce, insanlar yazmaya ihtiyaç duyduklarını anladılar. Ancak bunu nasıl yapacaklarını bilmiyorlardı. Tam o sırada, dünyaya
en yakın bulut olan Alfabe Bulutu’nda yaşamlarını süren harfler, insanlarla iletişime geçip onlara yazıyı öğrettiler. Alfabe Bulutu’nun düzenli ziyaretçilerinden Alp Gökalp, bu dizide bizlere bazı bulut sakinlerinin hikâyelerini anlatıyor… O sabah, şehirdeki herkes ağaçların yok olduğunu fark etti. Bahçelerinde, ormanlarda tek bir ağaç kalmamıştı. Günlük hayatta
bir ağacı diğerinden ayırt edemeyen insanlar, bir felaketin yaklaştığını hissetmenin huzursuzluğunu yaşıyorlardı. Alfabe Bulutu ise başka bir haberle çalkalanmaktaydı: Küçük harflerden biri o gün okuldan eve dönmemişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91637</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fd08529-a9d2-4135-97ee-bbc01c0d941c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Benim Bildiğim Kadar Mı?</image:title>
            <image:caption>Çok uzun zaman önce, insanlar yazmaya ihtiyaç duyduklarını anladılar. Ancak bunu nasıl yapacaklarını bilmiyorlardı. Tam o sırada, dünyaya
en yakın bulut olan Alfabe Bulutu’nda yaşamlarını süren harfler, insanlarla iletişime geçip onlara yazıyı öğrettiler. Alfabe Bulutu’nun düzenli ziyaretçilerinden Alp Gökalp, bu dizide bizlere bazı
bulut sakinlerinin hikâyelerini anlatıyor… Alfabe Bulutu’ndaki oyuncak fabrikasında, çalışanlar için bir aktivite düzenleniyordu. Her harf, aile ağacındaki diğer harflerin çalıştıkları diller, ülkeler ve kültürler hakkında araştırma yapacaktı. İşine âşık O etkinlik için ne kadar sabırsızsa, işinden bezmiş C ödevden bir o kadar habersizdi. Bu zıt ikili, o gün farklı kültürlerden
çok daha fazlasını keşfedecekti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91638</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad2930df-a9ba-4e6b-8245-82c188418bfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzelim Öyküler</image:title>
            <image:caption>Neden güzelim öyküler? Çünkü bu öyküler kulağa güzel gelecek kelimeler, sesler, ritimler seçilerek yazıldı, hepsinin birer tınısı, melodisi var. Tiyatrodaki gibi eğlenceli sahneleri, replikleri, küçük maskelere benzer karakterleri var. Neden bu öyküleri anlatmak çok hoş? Çünkü dinlerken insanı yormayacak kadar kısalar ama içinde bir öyküsü olacak kadar da uzunlar. Karakterler yapılı, sahneler oyunlu, olaylar heyecanlı. Son olarak, bu öykülerin hepsi çok ama çok güzel çünkü içlerinde keşfedilmesi kolay bir gizem taşıyorlar: Özgürlüğün ta kendisini!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91639</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b330523b-6f69-4e0e-be44-74b28ba3b771.jpg</image:loc>
            <image:title>Veda Caddesi 5 – Vade</image:title>
            <image:caption>Her şey sona erdi ve başladı hikâyemiz. 
 
Eskimiş bir albümde yer alan onlarca fotoğrafın bir hikâyesi vardır, tıpkı bu ailenin her ferdinin sahip olduğu hisler gibi. Yaşadılar, yaşamaya çalıştılar ve en çok da onlar savaştılar. 
 
Aymira ve Kamer’in hikâyesinde sesini duyduğumuz çok kişi vardı. O caddenin güzel çocukları, yaralı ruhları; bir masanın etrafında toplanabilmeyi başaran, gözleri kırgın bakan ama kalpleri dikişli yaşamlar… Dünya onların üzerine yıkılmış olduğunda bile birbirleri için dünyaları yakmayı bilen savaşçılar. 
 
Merhabalarla başlayan hayatlar vedalarla son bulmaz, bulmayacak da. Bir yolculuğa çıkılacak, şarkılar söylenecek, eller kenetlenecek ve pusula hep kameri gösterecek. Bu caddenin güzel insanları daima pes etmemeyi, umuda sarılmayı bilecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91640</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8acde4e-45ed-4f05-ad15-dcb078ea93fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Saçımı Çok Seviyorum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Zuri’nin kendi kafasına göre hareket eden bir saçı var! Dört bir yana kıvrılıyor, bükülüyor, dolaşıyor… Zuri saçlarının ne kadar güzel olduğunu biliyor. Hatta annesi saçlarını tarayıp topladığında kendini bir süper kahraman gibi hissediyor. Ama annesi şimdi uzakta, o yüzden de saçıyla babasının ilgilenmesi gerek. Üstelik bugün büyük gün ve Zuri saçının çok güzel görünmesini istiyor. Babasının öğrenmesi gereken çok şey var ama çok sevdiği Zuzu’sunu –ve saçını– mutlu etmek için yapamayacağı şey yok.
Kısa animasyon filmi ile Akademi Ödülü’ne layık görülen Saçımı Çok Seviyorum (Hair Love), öz güven, aile ve baba-kız sevgisi üzerine, kalpleri ısıtacak bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91641</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e52ace0-3aa1-442b-a969-2b3a2459bd1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralasar -2</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar olduğum o çocuğu çok özlüyordum.İzin vermediler ki Sedef olayım. 
Beyazı içinde barındıran bir isimden çekipalmışlardı beni ve sen artık Yankı’sın demişlerdi. 
Çektiğin acıların çığlıklarını adında taşıdercesine Yankı koymuşlardı adımı. 
Çığlıkların kulaklarda yankılansın amakimseler duymasın dercesine Yankı yapmışlardı beni. 
Oysaki ben bir zamanlar Sedef’tim. 
İleride başıma gelecek onca şeyden habersiz bir 
şekilde yaşayan Sedef’tim. Ne eksik ne fazla... 
Ben Sedef’tim. 
 
Sedef, seçimini yapar.Artık o, damgacıdan kurtulmak isteyen bir avdır. 
Ekibe yeni Yarasaların da katılmasıylaeğitmenlerin işi daha da zorlaşır. 
Bunu fırsat bilen damgacı, tüm kozlarınıoynamaya başlar. Başı bir türlü beladan 
kurtulmayan Sedef, avken avcı olur ve damgacınınpeşine düşer. Ya damgacı, Sedef’i avlayacaktır 
ya da Sedef, damgacıyı bulacaktır. Soluksuz birkovalamaca sonrasında kazanan tarafın kim olacağına, 
son hamleyi zekice yapan karar verecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91642</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76edf3bb-3105-4488-a46f-1402554c4fbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Risk İştahı Finansal Piyasalara Etkisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.Geleneksel Finans Teorileri 
1.1Beklenen Fayda Teorisi 
1.2.Etkin Piyasalar Hipotezi 
1.3.Sermaye Varlıkları Fiyatlama Modeli (SVFM) 
1.4.Arbitraj Fiyatlama Modeli 
1.5.Modern Portföy Teorisi 
1.6.Temel Analiz 
1.7.Teknik Analiz 
2.Davranışsal Finans 
2.1.Davranışsal Finansta Yatırımcı Eğilimleri 
3.Risk İştahı 
3.1.Risk İştahı ile İlgili Yapılmış Çalışmalar 
4.Veriler, Yöntem ve Bulgular 
4.1Veriler 
4.2.Yöntem 
4.3.BIST ve RISE İlişkisi 
4.4.Bitcoin ve Fear and Greed Endeksi İlişkisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91643</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da5f7c36-d03f-4376-abd3-060d424fae6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Cinayetin Aslı</image:title>
            <image:caption>&quot;Gazetecilik fikri takip işidir. Ercan Öztürk, Aslı Baş dosyasını bir muhabir olarak bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalıp baştan itibaren takip etti. O tarihte Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığım Akşam Gazetesi, kamuoyunun çok merak ettiği bu konuda Ercan Öztürk’ün haberlerini yayımlayarak görevini yerine getirmişti. Ercan Öztürk’ün gazeteci titizliği ile yaptığı araştırma ve attığı manşetlerin perde arkasını anlatan bu kitap ilgiyle okunacak.&quot;
İsmail Küçükkaya - Gazeteci
“Medyada bir bozulmadan söz ettiğimizde bunun temelini muhabirliğin önemsenmemesi ve içinin boşaltılması geliyor... Özel haber, haber atlatma ve fikri takip denildiğinde özellikle de sektörde belli bir süreyi geçirmiş meslektaşlarımız ah çekerek cümleye başlıyorlar... Özlüyoruz, arada bunu hatırlatan gelişmeler olunca da mutlu oluyoruz...
Ercan Öztürk, Aslı Baş dosyasına ilişkin hem o dönem yaptığı özel haberleriyle; hem de bu kitabıyla haberciliğin ne olduğunu hatırlattı...
O dönem bu konuda yaptığı haberlerin perde arkasını bilmemiz mümkün değildi, Ercan Öztürk kitabıyla bunu da sürükleyici bir biçimde göz önüne seriyor...”
Doğan Şentürk - Fox Haber Genel Yayın Yönetmeni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91644</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e4f4990-8c1c-4608-9315-6be7d7b1c81b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Tanrılar Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Ahmet Ümit’ten polisiyeyi arkeoloji ve mitolojiyle harmanlayan usta işi bir roman. 
Berlin Emniyet Müdürlüğü’nün cevval başkomiseri Yıldız Karasu ve yardımcısı Tobias Becker, göçmenlerin, işgal evlerinin ve sokak sanatçılarının renklendirdiği Berlin sokaklarından Bergama’ya uzanan bir macerada, hayatı ve insanları yok etmeye muktedir sırların peşinde bir seri cinayetler dizisini çözmeye çalışıyor. Soruşturmanın Türkiye ayağında sürpriz bir ismin olaya dahil olmasıyla heyecanın dozu gitgide artıyor. 
Kayıp Tanrılar Ülkesi, Zeus Altarı ve Pergamon Tapınağı’nın gölgesinde mitlere günümüzde yeniden hayat verirken, suçun çağlar ve kültürler boyu değişmeyen doğasını bir tokat gibi yüzümüze çarpıyor. 
“O yüzden unuttuk dediğiniz yerden başlayacağım. Unutmanın bedelini ödeyecek unutanlar. Cezaların en şiddetlisiyle ödüllendirilecek saygısızlık yapanlar, kalbi yerinden çıkarılacak beni kalbinden çıkaranların, yüzlerinin derisi yüzülecek benden yüz çevirenlerin…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91645</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33186b37-7a26-43ff-acd1-a9e7436c111c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitabet-İ Kemal</image:title>
            <image:caption>Atalarımızın &quot;Damlaya damlaya göl olur&quot; sözlerinde işaret ettikleri gibi bu kitap, son üç yılda sosyal medyada damla damla paylaştığım makale yazılarımdan oluşmaktadır.  İçeriğinde dinî, ahlaki ve toplumla ilgili konularda, hayata dair birçok makalelerim bulunmaktadır. Hepsi yazıldığı tarihte güncel bulduğum konular üzerinedir. Hiçbiri hayal ürünü olarak kurgulanmış değildir.  
 
İnancıma göre, din adına anlattıklarımız hayatın içinden değilse, onu ahretliklerden başkası dinlemez.  Din hizmetinde 43 yıllık aktif görev süremde ve şimdi emekliliğimde yazılı ve sözlü olarak anlattığım bütün konularda bu husus düsturum olmuştur.  Böyle bir anlayışla yazdığım bu kitabımın içeriğini sadece  ‘dinî’ olarak algılamak tam isabetli bir yaklaşım olmaz.  Bu kitap dine ve dünyaya dair hayatın her alanından konuları içermektedir. 
 
Sözünü ettiğim düstur ile aynı kapsamda 2015 yılında yayınladığım, hayata dair kısa ve özlü 2262 veciz sözlerimi içeren &quot;Kelam-ı Kemal&quot; adlı 1. kitabımın arka kapağında 
okurlarıma, bundan sonraki ikinci kitabımın, &quot;makale yazılarımı içereceği&quot; sözünü vermiştim. 
  &quot;Kemal&apos;in Yazıları&quot; anlamında ‘Kitabet-i Kemal’ adını taşıyan bu kitabımla verdiğim sözümü gerçekleştirmeyi bana nasip eden Yüce Allah&apos;a sonsuz hamd ve senalar ediyorum.  İnşallah üçüncü kitabımı da gerçekleştirmek nasip olur. 
 
Bu kitabımı, kutsal dinî mesleğimi seçmemde büyük arzuları ve ısrarlı teşvikleri olan rahmetli anne ve babama &quot;ithaf&quot; ediyorum.  Hazırlanışında ve her zaman yanımda en büyük yardımcım olan sevgili eşime de teşekkür ediyorum. 
 
 Gayret bizden, muvaffakiyet Rabbimizdendir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91646</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d83900b-a646-401e-b4b1-120421f03fd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Propaganda Değil</image:title>
            <image:caption>Bilgi silah olursa, fikir savaş çıkarır. 
Psikolojik operasyonların, bilgisayar korsanlarının, bot’ların, IŞİD’in, Putin’in, trollerin, Trump’ın ve daha nicesinin hakikati şekillendirmeye çalıştığı bir dünyada yaşıyoruz. Aklımızı karıştırmak, gerçeklik algımızı zayıflatmak için yaratılan bu gerçeküstü atmosferde sadece barış ve demokrasi üzerindeki kontrolümüzü kaybetmekle kalmadık, bu kelimelere atfettiğimiz anlamları da yitirdik. Peter Pomerantsev, kimi zaman analitik kimi zaman şairane üslubuyla okurları çokuluslu enformasyon savaşının düşman hatlarının gerisinde bir yolculuğa çıkarıyor. Sırbistan’daki protestocuların, Meksika’daki uyuşturucu çetelerinin, ABD’deki Fox News sunucularının ve ailesini sürgüne zorlayan KGB’nin taktiklerini öğreniyor. Bu gerçeküstü ama önemli dersleri alırken geleceğe de bakıyor ve bu yeni gerçeklikte nasıl yolumuzu bulabileceğimizi, daha iyi bir demokrasinin nasıl inşa edilebileceğini sorguluyor. 
 
“Dezenformasyon çağında Rusya ve diğer ülkelerin propaganda araçlarını kullanarak gerçeklik algısını nasıl silah haline getirdiğine dair aydınlatıcı bir anlatı.” 
The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91647</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ef196e3-a3c1-4021-aa52-344a3f965685.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurebahane-i Laklakan</image:title>
            <image:caption>Unutulan eski saatler içinde eksikliği en ziyade hasretle hatırlanan saat, akşamın on ikisidir. Artık ‘on iki’, solgun yeşil göğün altında, ilk yıldıza karşı müezzinin Müslümanlara hitap ettiği, sokakların lacivert bir sisle kaplandığı, ışıkların yandığı, sinilerin kurulduğu ve yarasaların mahzenlerden çıkıp uçuştuğu o tesirli ve titrek saat değildir. Akşam bağlarından koparak kâh öğlenin sıcağında ve kâh gece yarılarının karanlığında farz edilmiş bir zamanı bildiren bu saat, şimdi hayatımızda renksiz ve şaşkın bir noktadır. Yeni saat, Müslüman akşamının mahzun ve şaşaalı dakikasını dağıttığı gibi, yirmi dört saatlik yabancı ‘gün’ün getirdiği geçim şekli de bizi tan vakti âleminden uzak bıraktı.”
Doğu ve Batı meselesinin en saf hislerle anlatıldığı bu yazılar, değişen kültüre dair çok yönlü bir bakış sunuyor.
Kuşakları etkilemiş romanlar, ufuk açıcı öyküler, ezberlere kazınmış şiirler… Gazetelerde kalmış söyleşiler, gezi yazıları, denemeler, makaleler… Edebiyatımızın farklı dönemlerinden, iz bırakan metinler Kısa Miras’la bir araya geliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91648</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09d41685-9719-457b-9e5f-f8699d2fdaae.jpg</image:loc>
            <image:title>Frankfurt Seyahatnamesi</image:title>
            <image:caption>“Bu bir hastanın yol notları, rüzgârlı, karanlık bir sonbahar gecesiyle başlar. İstanbul’un denizini sinirli, ufuklarını mürekkep gibi siyah ve Üsküdar taraflarının göklerini uzak bir yangının hafif kırmızılıklarına boyanmış bıraktım. Onun için zifirî bir karanlıkta tren Sirkeci’den ayrılırken sinirlerim iyi değildi. İnsan geceleyin nasıl yola çıkmaya cesaret eder? Bunu bir köşesinde büzülüp kaldığım kompartımanımda siyah siyah düşünmeye koyuldum…”   Edebiyatımızın en önemli yolculuk yazılarından olan Frankfurt Seyahatnamesi, Ahmet Haşim&apos;in büyük bir şair olmanın yanında ne kadar büyük bir gözlemci olduğunu da gösteriyor.    Kuşakları etkilemiş romanlar, ufuk açıcı öyküler, ezberlere kazınmış şiirler… Gazetelerde kalmış söyleşiler, gezi yazıları, denemeler, makaleler… Edebiyatımızın farklı dönemlerinden, iz bırakan metinler Kısa Miras’la bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91649</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22c8bc2b-83c6-4d6a-8a18-b2f95e30bb9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Olanlık</image:title>
            <image:caption>Ben bazen öyle severim ki, bazen iyilik boğazımdan yukarı öyle hızla yükselir ki, yaşlar öyle dökülür ki gözlerimden, sen buna kendini aldatma diyorsun, ben korkuya direnme diyorum, en çok o boğazımdan hızla yükselen şey kaybolacak, kalbim soğuyacak diye endişe duyarım ben.
Şair, yazar ve denemeci Ahmet Güntan’ın ilk romanı Olanlık. tamamı diyaloglardan oluşan bir metin; yazarının deyişiyle bir RDAO: “Roman Demek Âdet Olmuş”. Bir çorba salonunda kendiliğinden gelişen bir sohbeti anlatıyor aslında. Ancak hayatın akışı gibi sonlanmayan, sürüp giden bu sohbet bir zeytin misali dallanıp budaklanarak coşup zenginleşiyor; aidiyet, özgürlük, yalnızlık, iyilik, aşk hüznü, sevme sevilme, tamlığa erişme arzusu, inanç gibi, günümüz dünyasında asla cesaretle irdelenmeyen, tecrübe edilmeyen meseleleri ele alıyor. Böylece defalarca yenildiğimiz, tökezlediğimiz ama yine de ayağa kalkıp devam ettiğimiz hayat kargaşasına bir anlam vermeye girişiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91650</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6775b31c-c690-4fe8-a002-4eb4fb819fbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Esrariler</image:title>
            <image:caption>düzyazıdan çok şiire daha yatkın bir topluluk bu Esrârîler, düzyazıya zor alışıyorlar. Düşündükleri ile yazdıklarının arasındaki uzaklığı kapatmak Esrârîliğin eski bir geleneği, talim gerektiriyor, ne demişler, her şey imkânla mümkün. Tuhaf bir imkân barındıran yazılar bunlar, isyanı tam açık seçik belirirken birden geri çekilmeyi tercih eden yazılar. Geri çekilebildiği için imkân sağlıyor.
İlk baskısı 2003 yılında yapılan Esrârîler., Ahmet Güntan’ın yüzyıl dönümündeki dünya haline Esrârîlerin gözünden baktığı benzersiz bir metin. Felsefi ve şiirsel fragmanlardan oluşan, saflıktan şiirin hareketine, günlük siyasetten vicdanın sesine, yoksulluktan ideal ahlaka, küresel sorunlardan mukadderata, oldukça geniş bir alana yayılan meseleleri ele alan Esrârîler., “sonrasızlığın ürkünçlüğüne göğüs gerebilmiş, sessizce yaşayıp sessizce gitme cesareti gösterebilmiş” olanlarla dünyamıza ışık tutuyor.
“Güntan’ın şiirsel ve büyüleyici bir yazını var, neredeyse haiku gibi manalı, oldukça da geniş kapsamlı, uluslararası siyasetten İstanbul’un bir köşesine dair gözlemlere kadar. Proust’tan hadislere, muazzam bir birikimi var, felsefi düşüncesiyse tekinsiz bir özgünlüğe sahip. 21. yüzyılın maneviyatıdır bu.”
 
Edmund White</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91651</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63c38be2-0eff-475c-bdce-045805a56e79.jpg</image:loc>
            <image:title>Tipi – Seçme Öyküler Ve Masallar</image:title>
            <image:caption>Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Diriliş’in büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara da verdi. Bu dönemde yazdığı roman ve öykülerinde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurguyla ele aldı. Tipi -Seçme Öyküler ve Masallar- Tolstoy’un yaşam ve eserlerinin farklı dönemlerdeki yansımalarından kronolojik bir seçki niteliği taşımaktadır. Yazarın en ünlü, en beğenilen öykülerinden olan Tipi, Tolstoy eserlerine özgü doğa ve insan tasvirlerindeki ayrıntı ve gerçekliğin belki de doruk noktasıdır. Diğer öykü Luzern ise edebi açıdan olduğu kadar Tolstoy’un dünya görüşünü yansıtması açısından da değerlidir. Toplumsal ve felsefi konularla daha çok ilgilenmeye başladığı dönemlerde yazdığı Irgat Yemelyan ve Boş Davul, Üç Mesel ve Üç Soru eserlerindeyse halk masalları ve kıssalardan esinlenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91652</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/880267a6-a337-4b54-86b3-4cfd2c4c41b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Bir Kadın</image:title>
            <image:caption>Leylâ Erbil’in zihinsel özgürlüğü, en başta, yapıtlarının, alışıldık edebiyat türlerinin sınırlarını zorlama sonucunu doğurmuştur. Genellikle öykücü ve romancı olarak tanınsa da, Erbil’in yaygın kabul gören bu edebi türlerle, onların klasik formlarıyla bir “sorunu” olduğu hemen her yapıtında fark edilir. Kabaca “roman”, “öykü” diyebilsek de, türünü, yaslandığı geleneği ilk anda tam belirleyemediğimiz, birbirini yinelemeyen, kendine özgü yapıtlar ortaya çıkarmıştır. Yine de, belli bir tanışıklıktan sonra, bilmediğimiz bir metni elimize geçse, onun Erbil’e ait olduğunu rahatlıkla anlarız. Tuhaf Bir Kadın’ın önceleri bir öykü kitabı sanılmış olması bu bağlamda ilginçtir. Yazarın romanını “bitirmemesi” de önemlidir. Bu romanın yeni baskısında yazar, okura, Mustafa Suphi’nin kaderiyle ilgili yeni kaynaklar ulaştırır. Dikkat edilirse, tanımı gereği bitmiş, yazarından kopmuş, okura fırlatılıp orada kalakalmış bir edebi türde, romanda yapılmaktadır bu güncelleme...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91653</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c20e65da-5530-4b02-b363-ac6d327956c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakka Sığındık (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İspanyol gribinin dünyayı kasıp kavurduğu yıllarda İstanbul bir yandan yangınlarla, bir yandan da salgın hastalıkla kavrulmaktadır. Zengin fakir ayırt etmeyen hastalık, yoksul evlerine de zenginlerin köşklerine de sıçrar, girdiği hanelerden birkaç can almadan çıkmaz. Haksız kazançla zengin olanların batıl inançlarından ve korkularından faydalanmak isteyenlerse evliyalık iddiasıyla bir düzen kurup çıkar sağlamanın peşindedir. Hüseyin Rahmi Gürpınar, çelişkilerle ördüğü romanında bir dönemin bütün aksaklıklarını göz önüne sererken okuru nefes nefese bir polisiyeyle baş başa bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91654</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6069fae1-7757-4b14-8580-8df5e7153bd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Bir Kadın (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Leylâ Erbil’in zihinsel özgürlüğü, en başta, yapıtlarının, alışıldık edebiyat türlerinin sınırlarını zorlama sonucunu doğurmuştur. Genellikle öykücü ve romancı olarak tanınsa da, Erbil’in yaygın kabul gören bu edebi türlerle, onların klasik formlarıyla bir “sorunu” olduğu hemen her yapıtında fark edilir. Kabaca “roman”, “öykü” diyebilsek de, türünü, yaslandığı geleneği ilk anda tam belirleyemediğimiz, birbirini yinelemeyen, kendine özgü yapıtlar ortaya çıkarmıştır. Yine de, belli bir tanışıklıktan sonra, bilmediğimiz bir metni elimize geçse, onun Erbil’e ait olduğunu rahatlıkla anlarız. Tuhaf Bir Kadın’ın önceleri bir öykü kitabı sanılmış olması bu bağlamda ilginçtir. Yazarın romanını “bitirmemesi” de önemlidir. Bu romanın yeni baskısında yazar, okura, Mustafa Suphi’nin kaderiyle ilgili yeni kaynaklar ulaştırır. Dikkat edilirse, tanımı gereği bitmiş, yazarından kopmuş, okura fırlatılıp orada kalakalmış bir edebi türde, romanda yapılmaktadır bu güncelleme...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91655</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7ae2179-3b0d-41ad-863b-0b1970ca62a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakka Sığındık</image:title>
            <image:caption>İspanyol gribinin dünyayı kasıp kavurduğu yıllarda İstanbul bir yandan yangınlarla, bir yandan da salgın hastalıkla kavrulmaktadır. Zengin fakir ayırt etmeyen hastalık, yoksul evlerine de zenginlerin köşklerine de sıçrar, girdiği hanelerden birkaç can almadan çıkmaz. Haksız kazançla zengin olanların batıl inançlarından ve korkularından faydalanmak isteyenlerse evliyalık iddiasıyla bir düzen kurup çıkar sağlamanın peşindedir. Hüseyin Rahmi Gürpınar, çelişkilerle ördüğü romanında bir dönemin bütün aksaklıklarını göz önüne sererken okuru nefes nefese bir polisiyeyle baş başa bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91656</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d732e928-21c0-48a3-8aa3-1f9a1e02d8c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Alemdağ’da Var Bir Yılan</image:title>
            <image:caption>“İşte karşı karşıyasın. Haydi bakalım. Söyle söyleyeceğini. De diyeceğini. Dinler de. Tatlı tatlı dinler de. Sevgiden söz aç. Ne çıkar; o seni anlarsa değil, sen onu anlarsan bir şeyler olacak. 
 (…) 
Birdenbire bulunduğumuz odanın kapısı açılıverdi. İçeriye rüzgâr girdi. Soğukla beraber yapraklarını dökmüş bir ağaç girdi. Ağacın arkasından duman, dumanın arkasından bir kuş, kuşun arkasından bir bulut girdi.” 
 
                                                                                                                           “Yılan Uykusu” adlı öyküden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91657</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a5e6dbe-b059-4958-a96d-34173abdc7eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya’nin Ucundaki Fener</image:title>
            <image:caption>Dünya’nın Ucundaki Fener Jules Verne’in son yapıtlarından olup ölümünden sonra, 1905 yılında oğlu Michel Verne tarafından yayımlandı. Bilim-kurgu ve spekülatif edebiyatın öncü adlarından olan Jules Verne, bu yapıtında gerçek bir ortamdan, ıssız Estados Adası’ndaki deniz fenerinden esinlenmişti. Yazarın yapıttaki titiz coğrafi betimlemeleri, ayrıntılarla ördüğü denizcilik bilgileri, insanlığın ufkunda yaşanan bir serüvenin hem dekorunu hem araçlarını oluşturuyordu. 1859 kışında çalışmaya başlayan fenerin ilk bekçileri Vasquez, Felipe ve Moriz, Güney Atlantik’in güneydoğu ucunda, iki okyanusu birbirine bağlayan ticaret gemilerine kılavuzluk ederken, çok geçmeden adada yalnız olmadıklarını sezeceklerdi. En çetin doğa koşullarına dayanıklı inşa edilmiş olan bu fener, uygarlığın sınırında yaşamaktan beslenen sinsi düşmanlara da aynı şekilde dayanabilecek miydi? Jules Verne akıl ile gücün, nitelik ile niceliğin, hesap ile hırsın kıyasıya çekiştiği öncü bir serüven öyküsü sunuyor okura.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91658</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1846f030-c219-4d5b-aeb5-1260967a7b13.jpg</image:loc>
            <image:title>Alemdağ’da Var Bir Yılan (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“İşte karşı karşıyasın. Haydi bakalım. Söyle söyleyeceğini. De diyeceğini. Dinler de. Tatlı tatlı dinler de. Sevgiden söz aç. Ne çıkar; o seni anlarsa değil, sen onu anlarsan bir şeyler olacak. 
 (…) 
Birdenbire bulunduğumuz odanın kapısı açılıverdi. İçeriye rüzgâr girdi. Soğukla beraber yapraklarını dökmüş bir ağaç girdi. Ağacın arkasından duman, dumanın arkasından bir kuş, kuşun arkasından bir bulut girdi.”
 “Yılan Uykusu” adlı öyküden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91659</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50e3d947-dd25-4715-9a83-24e05b2ad2b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya’nin Ucundaki Fener (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünya’nın Ucundaki Fener Jules Verne’in son yapıtlarından olup ölümünden sonra, 1905 yılında oğlu Michel Verne tarafından yayımlandı. Bilim-kurgu ve spekülatif edebiyatın öncü adlarından olan Jules Verne, bu yapıtında gerçek bir ortamdan, ıssız Estados Adası’ndaki deniz fenerinden esinlenmişti. Yazarın yapıttaki titiz coğrafi betimlemeleri, ayrıntılarla ördüğü denizcilik bilgileri, insanlığın ufkunda yaşanan bir serüvenin hem dekorunu hem araçlarını oluşturuyordu. 1859 kışında çalışmaya başlayan fenerin ilk bekçileri Vasquez, Felipe ve Moriz, Güney Atlantik’in güneydoğu ucunda, iki okyanusu birbirine bağlayan ticaret gemilerine kılavuzluk ederken, çok geçmeden adada yalnız olmadıklarını sezeceklerdi. En çetin doğa koşullarına dayanıklı inşa edilmiş olan bu fener, uygarlığın sınırında yaşamaktan beslenen sinsi düşmanlara da aynı şekilde dayanabilecek miydi? Jules Verne akıl ile gücün, nitelik ile niceliğin, hesap ile hırsın kıyasıya çekiştiği öncü bir serüven öyküsü sunuyor okura.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91660</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8c02b5b-35a7-4db4-a32f-f03d1abe30a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Bi Çay Koy Laflayalım</image:title>
            <image:caption>Sana, bu çay sohbetinde yol arkadaşlığı edebilirim diye düşünüyorum. Paragraflar arasında küçük molalar da veririz şimdiki zamana dair, kim bilir? Hani o sağa sola savrularak yürüdüğümüz yollar, hani o yaşanmışlıkların köşe başları, hani o ‘U’ dönüşleri, hani o duraksamalar, hani o hızını alamayıp da duvarlara toslamalar… Hepsini, her şeyi konuşuruz. Belki, bu satırlar ile bir süreliğine de olsa yarenlik edebilirim sana. Haydi arkadaşım! Haydi tanıdığım! Hoş geldin hiç tanışıp da selamlaşmadığım insan! Sefa getirdin bu sohbete Uzak veya yakın, ne fark eder. Sen bi çay koy, laflayalım. İyi gelecek ikimize de… Selam ile…Cem Ayaz Yaşamı boyunca hayatı, insanı, olayları anlamlandırmaya ve üzerine düşünmeye çalışmıştır. Felsefe ile iç içe olan bakış açısıyla da bu çabalarını, yazıya ve şiire dökmüştür. İnsanlık ve doğa için aklın ve bilimin rehberliğini ilke edinmiştir. Ayrıca onun için beyaz kâğıtlar üzerinde düşüncelerini ifade etmek, bir yaşam biçimidir. Çünkü hayatı, sevinci, tasayı, umudu, umutsuzluğu, sevgiyi, nefreti, kavgayı, barışı… Yani “insan”ı yazar. An gelir göğsü kabarır, gözleri yaşarır, vatan ve Mustafa Kemal’i yazar. Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiyesi onun sevdasıdır ve onun büyük ülküsü için yazar. İlk eseri ‘’Vatan Kaderine Terk Edilemez’’ ile yakın siyasi tarihimize notlar düşmüştür. İkinci eseri ‘’Saat 9’u 6 Geçe, O Acının İzleri’’ ile de o büyük kaybımız, Atatürk’ümüzün aramızdan ayrılışının hazin öyküsünü sayfalara dökmüştür. Üçüncü eseri, Türk şiirine yeni bir nefes diye tanımladığı ‘’Şiirin Kitabı’’dır. Okuyucuya o eserinde ‘’Dünyayı şiir ile kucaklamaya var mısınız?’’ diye sormuştur. Dördüncü eseri olan ‘’Sen Bi Çay Koy Laflayalım’’ adlı bu çalışması ise dinlence, düşünce ve sohbet kıvamındadır. Bu kitap sohbetini sizlerle pay eden Yazar Cem Ayaz bu eserinde, hayatın içindeki yaşam öykülerinden edindiği izlenimlerini kâğıda ve kaleme dökmüştür. İzmirlidir ve Nilsu isminde bir kız evlat babasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91661</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/599e0b66-1dda-4393-b316-5be58d63225d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Tatlıdır</image:title>
            <image:caption>“Hayatın mutfağından, hepimizin eline ulaşan bu kitapta roman, hikâye ve masal aslında birbirine karışmış. Alt metinlerde ruhunuza attığı çentiklerle düşündürücü etkisi de büyük. Ele avuca sığmayan lezzetlerden zor ayrılacağınız Aşk Tatlıdır her türden okuyucuyu kendine bağlayacak gibi görünüyor. Özellikle çocukluğumuz ve ilk gençlik yıllarımıza yol almak için bir zaman makinesi gibi çalışıyor.” Ali Deniz Uslu Kapıyı çekip çıktığımda geride kalan portakal kokusuna gözlerimden akan iki damla yaş ile veda ettim. Gidilebilecek tek adresime dönmek üzere aynı uzun yolu bu sefer doludizgin, heyecandan yoksun, hiçlik duygusuna teslim halde kat ettim. Her nedense otobüs yolcuları da derin bir sessizliğin kucağında oturuyordu. Kat edilen yol birbiri ardına özenle ekleniyor ve sona ulaşmamıza geçit vermiyordu. Bu yanılsama ile bir kez daha fark ediyordum. Hepimiz tekdüze benzerlikte bir hayatı değil, içimizde yeşerttiğimiz hayali yaşıyorduk. Yaşam bu yüzden beklenmedik, kurnaz ve kendine özgü bir oyundu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91662</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a2e4508-0416-4aa4-b8be-652a53eee75c.jpg</image:loc>
            <image:title>Adil Bölüşüm</image:title>
            <image:caption>Zenginler, kısıtlı dünya kaynaklarının fakirlerle paylaşılmasını istemiyor.
Mevcut ekonomi sisteminin pek çok eksiklikleri, açmazları ve yanlışları var. Hepsiyle ilgili çözümler üretiliyor tabii ki. Ancak bir müddet sonra görüyoruz ki üretilen çözümler, başka sorunlara yol açıyor.
Bu kitapta ekonomik sistemi üreten düşünce yapısından başlayarak insan merkezli bir değersayım sorgulaması yer alıyor.
Para üretimi ve mal üretimi arasındaki uçurumlar kapanmadığından ekonomik denklik bir türlü gerçekleşmemektedir. Bu ekonomik işleyiş nedeniyle gelir dağılımı adaleti bozulmuştur ve sistematik olarak zenginler daha zengin, fakirlerse daha fakir olmaya mahkûm edilmiştir. Böylece para, tepedeki bir avuç zengin arasında dolaşmaktadır.
Merkezinde insanın olduğu yeni bir denklik kurmak mümkündür elbette. Refahın adil bir şekilde yeniden bölüştürüleceği yeni bir kurgu gerçekleştirilebilir.
Bu kitapta yeni ekonomik denklik kurgusunun nasıl gerçekleştirilebileceği üzerinde özellikle durulmuştur. Ülkemizin yaklaşık iki asırdır süregelen makûs ekonomik tarihi yeni denklik kurgusuyla değişebilir. Bu açıdan adil bölüşüm, çok önemlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91663</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54192380-11ac-45f1-9e57-66ef2bdecd5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Martin Eden</image:title>
            <image:caption>“Vücudunun kaslı oluşunun farkına vardı ve fizikî olarak onlardan üstün olduğundan emin oldu. Ancak onların kafaları Ruth gibi konuşmalarını sağlayacak bilgilerle doluydu, bu düşünce canını sıktı. Ama beyin ne işe yarar, diye sordu tutkuyla. Onların yaptıkları şeyleri kendisi de yapabilirdi. Onlar hayatı kitaplardan öğrenirlerken kendisi o hayatı yaşamakla meşguldü. Biraz farklı olmakla beraber kendi beyni de onlarınki gibi bilgiyle doluydu. Kaç tanesi halat düğümü atabiliyor, dümene geçebiliyor ya da gözcülük yapabiliyordu? Öğrenme sürecindeki başarısızlıkları ve zorlukları geldi aklına. Yine de başarmıştı. İleride onlar da hayatı yaşamaya ve kendisi gibi feleğin çemberinden geçmeye başlayacaklardı. Çok güzel. Onlar bununla meşgulken, kendisi de hayatın öteki yüzünü kitaplardan öğrenecekti.” 
 
Jack London bu yarı otobiyografik romanında, hayatını denizcilik yaparak kazanan yoksul ve eğitimsiz bir gencin, tutkulu bir biçimde kendisini geliştirme ve edebî üne kavuşma çabalarını anlatır. Aşkı için statü ve servet kazanma idealinin peşinden koşan Martin Eden’ı hayallerine yaklaştıran sarsılmaz inancı ve kendinden ödün vermeyen karakteri olur. Ancak hedefine ulaştığında artık ne daha ileri gidebilecek ne de geri dönebilecektir. 
20. yüzyılın Amerika’sında sınıflar arasındaki ideolojik farklılıkları gözler önüne seren roman, yalnızca görüntüden ibaret olan burjuvanın değer yargılarına bir eleştiri niteliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91664</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6bb5fec-7cc9-40d1-b4e0-33d184b24c8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İdam Mahkumunun Son Günü</image:title>
            <image:caption>“Hem hayatta, ölümden pişmanlık duymamı sağlayacak ne var? Gerçekte, karanlık günler ve hapishanenin pis ekmeği, mahkûmların çektiği sudan yapılmış çorba, hor görülmek, iyi bir eğitim almış bana gardiyanlar tarafından eziyet edilmesi, etrafta benimle konuşacak ve benim konuşabileceğim bir insan evladı bulamamak, durmadan yaptıklarımı ve bana yapılacakları düşünerek titremek; işte cellat beni bunlardan mahrum bırakacak. Aman ne korkunç!” 
 
Victor Hugo’nun, idam cezasını eleştirmek için yazdığı “Bir İdam Mahkûmunun Son Günü”, 19. yüzyıl Fransa’sında giyotinle ölüm cezasına çarptırılan bir adamın, kendi kıyametini beklerken son günüymüş gibi yaşadığı her gün hissettiklerini, düşüncelerini, anılarını ve umutsuzluğunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91665</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4bb28c5-9022-4007-b773-4510dee03997.jpg</image:loc>
            <image:title>Rol Ve Toplumsal Yapı</image:title>
            <image:caption>Hepimiz belli toplumsal yapıların içine doğar, onlarla hemhal olur, onlarla yaşar ve onların kalıpları arasında yaşamımıza veda ederiz. Bu, bir anlamda, bizden önce kurulmuş/kurgulanmış bir sistemin içine doğmak ve onun menfezleri arasında dolaşıp durmak anlamına gelir. Ancak yine de insan ve onun toplam potansiyeli düşünüldüğünde bazen o menfezleri irademizle genişletir, hayatı olduğundan çok daha çekilebilir, çok daha nefes alınabilir, çok daha yaşanabilir hale getirebiliriz. Elbette bütün bunlar; insan ile içine doğduğu siyasal sistemler, toplumsal yapılar ve bu yapıların tevdi ettiği roller, insanın özgürlük meselesini de ilgilendirir. Aldığımız rolün ne olduğu, hangi durumlarda, hangi rolleri üstlendiğimiz, üstlenmek zorunda kaldığımız, üstlendiğimiz rolleri nasıl oynadığımız doğrudan toplumsal yapılarla ilgilidir ve onların sağlıklı, insan onuruna yakışır bir düzlemde bulunuşu özgürlüğümüzü pekiştirirken, hastalıklı, insan onurunu rencide eden bir düzlemde yer alışları da özgürlümüzü ya daraltır veya ona büsbütün prangalar vurur. Burada, aldığımız roller ile toplumsal yapılar arasında kaliteli ve özgürce bir yaşam ile sefalet içinde ve prangaya vurulmuş bir yaşam arasındaki fark kadar büyük ve hatırı sayılır bir fark vardır: Bazılarımız aldığımız rolleri sessizce benimser ve bunlar arasındaki çatışmaları uyumlu hale getirmek için kendimizi harap ederken diğer bazılarımız onu sorgular, yeni rol taleplerinde bulunur ve daha insanca yaşamanın yollarına yönelik bir mücadelenin içine gireriz. İşte bu ikincisini yapmanın yolu biraz da tevdi edilen rolün mahiyeti ve onun toplumsal yapı içindeki konumu ile ilgidir ki bu ilgiyi kurabilmenin yegane yolu da bunlara dair bilgi biçimlerinden geçmektedir. Elinizdeki kitap geçmişten bugüne oyun olarak kurgulanmış hayatın rollere ve toplumsal yapılara dair kuramsal bilgiler içermenin yanı sıra içinde bulunduğumuz ve içinden geçmekte olduğumuz süreçlere yönelik pek çok bilgiyi sunmakta, her birimizin kendimize ait farkındalık alanlarımızı genişletmenin imkanlarını artırmaktadır. Değerli dost Prof. Dr. Mustafa Gündüz ile rahmetli büyüğümüz Prof. Dr. Eyüp Kemerlioğlu’nun bu sonsuz çağrışımlı yetkin çalışması, umarız başlangıçtan beri büyük oyunlara sahne olan ve günümüzde de hem rollerin hem de toplumsal yapıların ciddi hasarlar aldığı güzel ülkemizin güzel insanlarına yeni ufuklar açarak hem aldığımız roller hem de o rollerin gerisindeki toplumsal yapılara yönelik bilincimizi daha da yukarılara taşımanın, bundan da önemlisi, daha güzel bir ülkede yaşamanın vesilesine döner.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91666</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4140eee4-3aa0-4bf0-a622-deb5adbbddfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye İçin Küresel Ölçekte Öğretmen Yetiştirme Modeli</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta dünyanın gelişmiş ülkelerindeki öğretmen yetiştirme sistemleri incelenerek bir model geliştirilmiştir. Bu ülkelerde uzmanlaşmış okul türlerine gereken önem verilmekte iken, ülkemizde kapatılan öğretmen liselerinin yeniden açılarak öğretmenlerin erken yetiştirilmesi konusu gündeme getirilmelidir. Türkiye&apos;nin eğitime yönelik ihtiyaçlarına cevap vermesi noktasında öğretmen yetiştiren kurumların ve öğretmen yetiştirme sisteminin geçmişten günümüze süreğen bir yapıya sahip olmaması, öğretmen niteliğini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu nedenle son yıllarda öğretmen yetiştirmeye yönelik mevcut eksiklikler göz önüne alındığında Türk eğitim sisteminde hedeflenen kaliteye ulaşılması için yeni, nitelikli ve sürdürülebilir bir öğretmen yetiştirme modeline ihtiyaç olduğu düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91667</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30c43f9d-7888-4413-a897-747055d4320f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşama Dokunmak</image:title>
            <image:caption>Yaşama Dokunmak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91669</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ecabc71-b2fb-41b2-a71f-fae8296ae5ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennetin Doğusu</image:title>
            <image:caption>Cennetin Doğusu, 20. yüzyıl Amerikan edebiyatının en önemli temsilcilerinden Steinbeck’in iyilikle kötülüğün ezeli mücadelesini işlediği başyapıtı. Steinbeck, Amerikan İç Savaşı’ndan Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar uzanan hikâyede Kuzey Kaliforniya’daki Salinas Vadisi’nde kaderleri kesişen Hamilton ve Trask ailelerinin nesiller boyu izlerini sürerek hem Amerika’nın hem de insanlığın tarihini anlatıyor. Kendi ailesinden de izler taşıyan bu eserde iyiyle kötü, güçle zayıflık, aşkla nefret, güzellikle çirkinlik temaları üzerinden en kadim hikâyelerden Habil’le Kabil’i yeniden yorumluyor. Cennetin Doğusu, Nobel Edebiyat Ödüllü John Steinbeck’in “magnum opus”u. 
“Hep bu kitabı yazmak istedim, bu kitabı yazabilmek için çalıştım, bu kitabı yazabilmek için dua ettim.” JOHN STEINBECK “
Vahşi doğanın gücüne sahip dokunaklı ve göz yaşartıcı bir gösteri.” CARL SANDBURG</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91670</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b35a31b7-448d-4209-a0c6-1516b3975f7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Al Midilli</image:title>
            <image:caption>Steinbeck’in doğaya ve insana on yaşındaki bir çocuğun gözünden baktığı Al Midilli kendi edebi kariyerinde olduğu kadar Amerikan edebiyatında da bir dönüm noktası. Salinas Vadisi’ndeki bir çiftlikte anne-babası ve yardımcıları Billy Buck’la yaşayan Jody’nin tekdüze hayatı babasının hediye ettiği al bir midilliyle renklenir.

Jody’nin henüz tay olan midilliye binebilmesi için hem tayın büyümesini beklemesi hem de onu eğitmesi gerekir. İnsan doğasının zayıflıklarını ve karmaşıklığını resmetme ustası Steinbeck, kendi çocukluk anılarından esinlenerek kaleme aldığı Al Midilli’de ergenliğin ıstıraplarını gözler önüne seriyor. “Al Midilli, Steinbeck’in kendi kişisel ve sıradan deneyimlerini ‘sanatın simyası’ aracılığıyla evrensel masallara dönüştürme konusundaki becerisini gösteriyor.”

John Timmerman

“Bir başyapıt… Çocukluğun yürek burkacak kadar gerçek bir tablosu.”
Clifton Fadiman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91671</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b21bc19-4f3b-4e00-9821-a2d7cded72a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Genel Sosyoloji</image:title>
            <image:caption>Genel Sosyoloji, Pierre Bourdieu’nün 1981-1983 öğretim yıllarında, Collège de France’ta verdiği iki dönem dersini bir araya getiriyor . Bourdieu, sosyolojinin konusunun ne olduğunu, sosyolojik bir araştırmanın temel ilkelerini, çalışmalarının odağında bulunan habitus, alan ve sermaye kavramları ışığında, örneklerle ve uygulamalı bir biçimde anlatıyor. Bir pratik kuramı geliştirmeyi, bilimin öznesi ile nesnesi arasındaki ilişkinin bir analizini yapmayı hedefleyen Bourdieu, teorisinin temel kavramlarının birbirine eklemlenişini ve bu kavramları bir araya getiren ilişkilerin yapısını irdeliyor. Sistemli biçimde sunduğu teorisini sürekli bir sorgulama mantığında geliştiriyor. Derslerin tümünde kendi üslubunca sosyolojik düşünmenin, sosyolojik yöntemin anahtarlarını sunuyor. Pierre Bourdieu sosyolojisini tanımak, anlamak ve uygulayabilmek için eşsiz bir kaynak niteliğinde olan Genel Sosyoloji, aynı zamanda sosyal bilimlerle ilgilenen herkese seslenen bir düşünce alıştırması... “Bana kalırsa ideal bir dersin vermesi gereken şey, hak ettiği anlamıyla ‘yöntem’ denilen şeydir (çünkü ‘yöntem’, bugün artık ne anlama geldiği dahi anlaşılamayan, içi boşaltılmış bir sözcük... Yöntem ne dogmadır ne de tezler – elbette bir dönem filozoflar tezler öne sürüyorlardı ama benim tarzım kesinlikle bu değil). Amacım, bir dersin işleyişini olası tüm aksaklıklarıyla ortaya koyarak, farkına varmaksızın kazanılabilecek düşünme biçimleri ya da tarzları geliştirmek...” Pierre Bourdieu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91672</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/facdf46d-473a-4b08-bd12-465d464ffa5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönülçelenler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Herkes onlara hayrandı 
Bir kişi hariç 
 
Stella, hasta yatağındaki kardeşi Cara için her şeyi yapardı. Onun en sevdiği müzik grubu Gönülçelenler’in albümünü imzalatabilmek için saatlerce sıra beklemek de buna dahildi. Kafein yüklenip bu zorlu göreve hazırlanmaya çalıştığı sırada, bir daha kim bilir nerede karşılaşacağı çok tatlı bir çocukla tanışması kaderin cilvesiydi sanki. 
 
Ancak Stella’nın hayatı klişe bir aşk şarkısına dönmek üzereydi çünkü kahvecideki çocuk Gönülçelenler’in solisti Oliver Perry’den başkası değildi. Bir sinir patlaması sırasında gruba hakaretler yağdıracağını, hayatının fırsatının ayağına geldiğini ya da havada aşk kokusu olduğunu ise kesinlikle tahmin edemezdi. 
 
 
“Her sayfasına bayıldım. Oliver Perry gönlümü hemen çaldı.” —Anna Todd 
 
“Bitirene kadar elimden bırakamadım. Çok romantik ve eğlenceli.” —Kasie West</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91673</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d529d6f-b0b3-417d-820d-6d6f27ee60e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Liktorun Kılıcı</image:title>
            <image:caption>“Son Elli Yılın En Olağanüstü Bilimkurgu Kitabı. Yeni Güneş Kitabı, Bilimkurgu Edebiyatının Kayıp Zamanın Izinde’si Olmaya En Yakın Eser.” –Neil Gaiman 
 
Locus En Iyi Fantazi Romanı Ödülü 
August Derleth Yılın En Iyi Romanı Ödülü


“Bazen Bir Oğlan Çocuğunun Gözlerinden Anlarim Onun Gelecekte Gamli Bir Adam Olacağini.” 
 
Bilimkurgunun Melville’i Olarak Bilinen Gene Wolfe, Spekülatif Edebiyatın Sınırlarını Zorlayan, Fantaziden Bilim Ve Bilimden De Fantazi Çıkarmayı Başaran, Türün Her Alanında Eşit Muazzamlıkta Eserler Veren Ender Yazarlardan Biri. Wolfe’un Dilin Ve Türün Imkânlarını Sonuna Kadar Kullandığı, Bilimkurgunun Ulysses’i Olarak Da Anılan Yeni Güneş Kitabı’nın Üçüncü Cildi Liktorun Kılıcı’nda Ise Bu Gizemli Yolculuğun Sonuna Yaklaşıyoruz Artık. 
 
Günümüzden Yüz Binlerce Yıl Sonrası. Ancak Öyle Bir Gelecek Ki Geçmişten Farkı Yok. Bugüne Ait Kültür Ve Olaylar Artık Bir Anı Bile Değil. Gezegen, Beklenmedik Ve Gizemli Biçimlerde Değişimler Geçirmiş. Güneş’in Ömrünün Sonu Gelmiş, Sönmekte. 
 
Işkenceci Severian, Sürgün Edildiği Thrax’a, Penceresiz Odalar Şehri’ne Ulaştı Sonunda. Ancak Vicdanı Yüzünden Burayı Da Terk Etmek Zorunda Kalacak Ve Dağları Aşacağı Bu Yolculuğunda, Adaş Olduğu Bir Oğlan Da Yoldaşlık Edecek Ona. 
 
Serinin Bu Cildinde, Severian, Kaderin Kendisi Kadar Azametli Kılıcı Terminus Est Ve Pek Kudretli Bir Işığa Sahip Cevheri Pençe Ile Yoluna Devam Edecek, Karşısına Çıkan Canavarları Alt Edecek, Bu Yıkılmış Dünyanın Mazisine Dair Biraz Daha Bilgi Edinecek Ve Bazı Eski Yüzlerle Tekrar Karşılaşacak. Güneş Elbet Bir Gün Ölecek. Ve Yeni Güneş Elbet Bir Gün Doğacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91674</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/194f2bb0-1c69-4b95-927e-b96105b1687a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hav</image:title>
            <image:caption>Hav kurmaca bir şehir devleti, bir Akdeniz şehri, sokaklarında Türkçenin, Ermenicenin, Rumcanın, Arapçanın, Rusçanın, İtalyancanın bir arada duyulduğu bir coğrafya. Yirmi yıl arayla bu coğrafyaya giden bir seyyah yazar, şehrin iki yakın dönemi arasındaki siyasi, kültürel, yaşamsal doku değişimlerini nefis bir dille anlatıyor. 
 
Önce 1985 yılının Hav’ını tanımaya başlıyoruz, sonra bir “Müdahale” oluyor, altüst oluyor şehir, yirmi yılın ardından aynı yere dönüyoruz, yirmi birinci yüzyılın Yeni Hav’ına, Kutsal Mirmidon Cumhuriyeti’ne. Eskisinin izini sürmeye çalışsak da zorlanıyoruz, şehrin tarihini bağnaz bir bakışla baştan yazanların eliyle görgüsüzlüğün tüm şehirde itinayla teşhir edildiğini görüyoruz. 
 
Hav hibrit edebiyatın usta bir örneği, seyahat edebiyatıyla bilimkurguyu bir araya getiriyor. Hav diye bir şehir yok ama pekâlâ olabilir. 
 
“Hav, tüm Akdeniz tarihinin, âdetlerinin ve politikasının birkaç bin yılına tutulmuş bir ayna gibi... Suudi Arabistan, Türkiye veya Downing Street’in geçmişine ve mevcut haline gerçekten vâkıf, son derece gerçekçi, kesinlikle gözleme dayanan bir eser. Ciddi bilimkurgu eserleri hayal ürünlerinin değil bir gerçekçiliğin biçemidir; Hav alternatif bir coğrafyanın ne kadar kullanışlı olabileceğine mükemmel bir örnek. Eğer bilimkurguyu bilmedikleri nispetle küçük gören üstatların ahmakça züppelikleri aklınızı çelip de Hav’a sırtınızı çevirirseniz hem yazık olur hem de çok büyük bir kayıp.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91675</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4e06a4d-34d3-43d2-be87-37d09ca77e2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazdağları Öyküleri</image:title>
            <image:caption>“Eğer ekolojik bir yaşama arzu duyuyorsanız, ekip biçmekten, özde bir yaşamdan
bahsediyorsanız; sevmekten, kabulden, birlikten ve toprakta bitmiş özgür gönüllerden
öğreneceğiniz kocaman bir dünyadan bahsediyorsunuz.”
Bu kocaman dünyadan ve birbirine bağlı hikâyelerden oluşan Kazdağları Öyküleri,
Bayramiç’in sıcak iklimini bir ılık rüzgârla taşıyor bizlere. Kalplerimizi yeniden Anadolu
insanının cömertliği, dürüstlüğü ve misafirperverliği ile dolduruyor. İnsanın doğanın
ayrılmaz bir parçası, bir bütünün iki penceresi olduğunu anlatıyor. Köylülerin yöresel ağız
özellikleri ile kahvehanelerde, şenliklerde, günlük sohbetlerde konuştukları tüm konular
insanlığın dili haline geliyor.
Ekolojik mimarlık ve tasarım gibi konularda yayınlanmış iki eseri de büyük beğeni toplayan
Melih Aşanlı, bu kez bizleri kurgu ile gerçeğin birleşiminden meydana getirdiği edebiyat
dünyasına taşıyor. Hüzünlerin, mutlulukların, insana ait tüm duyguların şeffaf bir gerçeklikle
aktarıldığı bu eseri şen bir köyün Arnavut kaldırımlarında yürüme huzuru ile okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91676</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9572f35f-de3e-4afa-bf02-0cb33f283842.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarının Sihirli Merdiveni</image:title>
            <image:caption>Başarı, başkalarının haklarını ihlal etmeden istediğini elde etme gücüdür. Başarıya ulaşmak için uğruna çaba gösterilecek kesin bir hedefin olması gerekir. Hedefe ulaşmak içinse belirli bir plan olmalıdır. Günden güne sistematik olarak takip edilen belirli bir plan olmadığı takdirde dişe dokunur bir şeyin başarılması mümkün değildir. 
Hill, liderlerin onları başarıya götüren çarpıcı özelliklerinin doğuştan gelmediğini; son derece benzer, basit ve bir dizi dinamik alışkanlıklarla şekillendiğini savunuyor. 
Başarının Sihirli Merdiveni’nde, Hill’in tüm fikirlerinin kısa olsa da eksiksiz bir özetini bulacaksınız. Bu kitap, başarıya ulaşma konusunu merak edenler için harika bir başlangıç noktası olacaktır. PEN Ödüllü yazar Mitch Horowitz’in editörlüğünü ve özetleme görevini üstlendiği Kısaltılmış Klasikler Serisi, çağımıza damgasını vuran ve milyonları etkileyen çok değerli kitapların öz hâle getirilmiş versiyonlarından oluşmaktadır. Bilginin büyük bir hızla yayıldığı modern çağda, vakti sınırlı olmasına rağmen kendini geliştirmek isteyen okurlar düşünülerek hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91677</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a7e4c53-1ac3-4611-928a-69fbbd9a12d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Paris Komünü 150</image:title>
            <image:caption>Paris halkı 18 Mart 1871’de bu şehrin yönetimini üstlenerek Paris Komünü’nü kurdu ve geleceğe bir kapı açtı. Yetmiş iki gün boyunca kendi kaderlerini kendi ellerinde tutan işçiler, toplumsal kurtuluş mücadelelerini yeni bir aşamaya taşıdı. Ancak karşıdevrim güçleri toparlandı, şehre saldırdı ve 28 Mayıs’ta Komün’ü yenilgiye uğrattılar. Karl Marx, iki gün sonra, Uluslararası İşçi Birliği Genel Konseyi üyelerine, Fransa’da İç Savaş başlığıyla yayımlanacak olan metni yüksek sesle okudu ve bu metin oybirliğiyle onaylandı. Yarım yüzyıl sonra, Ekim Devrimi’nin hemen öncesinde, Lenin, Devlet ve Devrim adlı eserinde, mevcut devlet mekanizmasının nasıl parçalanacağını ve yerine nelerin koyulacağını Komün deneyiminden ve Marx’ın metninden yararlanarak ele aldı. Elinizdeki kitap, Fransa’da İç Savaş’ın, Lenin’in Devlet ve Devrim adlı eserinin Komün hakkındaki bölümünün ve Bertolt Brecht’in Komün Günleri adlı oyunundaki bir şiirin yanı sıra, Komün’le ilgili iki yazıyı ve bir manifestoyu içeriyor. Paris Komünü, işçi sınıfının, kendi devletini kurmaya yönelik ilk büyük tarihsel girişimiydi. Sosyalizm mücadelesi, geçmişteki zaferlerden olduğu kadar yenilgilerden de öğrenerek ilerletiliyor. Komüncüleri selamlıyor ve onların deneyiminden dersler çıkarmaya devam ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91678</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bcc59c3-5799-4051-aa3b-79c4f5f3259f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehir Hakkı : Neoliberal Kentleşme ve Sınıf Mücadelesi</image:title>
            <image:caption>Kapitalist üretim tarzında sermaye-mekân etkileşiminin işleyişine yönelik çarpıcı çözümlemeleri ve isabetli öngörüleri Henri Lefebvre’i özgün bir noktaya taşımaktadır. Şehir ve kent arasında tanımladığı ve çözümlediği ayrım, kapitalizmin kent sorunsalına tüm boyutlarıyla temas etmektedir. Kullanım değeri ve sahiplenmeye endeksli, belirlenim, tahakküm ve sömürü süreçlerinden bağımsız bir nitelik arz eden ‘şehir’ ile söz konusu süreçlerin küresel ölçekte somutlaştığı ve özgün nitelikleri yok ettiği, tüm unsurlarıyla sermayenin yeniden üretiminin bir aracına dönüşen ‘kent’ arasındaki bu ayrım, bu anlamda dikkat çekicidir. Lefebvre’in şehir hakkı olarak kavramsallaştırdığı çözüm arayışı da bu ayrım üzerinden somutluk kazanmaktadır. 
Şehir hakkı kavramsallaştırması, hem üretim ilişkilerinin ürettiği/yeniden ürettiği ve ekonomik, toplumsal, siyasal ve mekânsal düzlemde gözlemlenen sorunları anlamlandırma hem de bunları ve bir bütün olarak kapitalist üretim ilişkilerini ortadan kaldıracak devrimci dönüşümü formüle etme açısından kilit bir unsur olarak ön plana çıkmaktadır. 
Bu kitabın temel iddiası da şehir hakkı kavramının kapitalizmi aşmaya koşullu bir devrimin kuramsal yol haritasına karşılık geldiğine ilişkindir. Bu iddiasını da Lefebvre’in mekân-sermaye, gündelik hayat ve toplumsal mücadele pratiklerine yönelik öne sürdüğü argüman ve kavramsallaştırmalara dayandırmaktadır. Bunu yaparken, özellikle neoliberal politikalarla daha da görünür hâle gelen, Lefebvre tarafından başarıyla öngörülen ve çözümlenen, şehrin özgün nitelikleri ile kapitalizme içkin temel yasalar arasındaki çatışma noktaları aydınlatılmakta ve şehir hakkının gerçekleşmesinin kapitalist üretim ilişkilerinin ortadan kalkması anlamına geldiğine yönelik iddia kuramsal ve pratik boyutlarıyla gerekçelendirilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91679</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56d8f753-e85e-4408-8608-2b6efa5ac27c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurcala</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bir manifesto: Seth Godin sizi harekete geçmeye çağırıyor! 
İş yetmez. Fabrika yetmez. Ticaret yetmez. Eskiden yeterliydi ancak artık öyle değil. Dünya çok hızlı değişiyor. İnisiyatif kıvılcımınız yoksa etrafınızda olup bitenlere tepki vermekten fazlasını yapamazsınız. 
Hepimiz ömrümüzü başarısızlıktan kaçınarak geçiriyoruz. Yerimizden kıpırdamak, değişmek, yeni bir şeylere başlamak hepimizi korkutuyor. 
Peki, size neleri yapamayacağınızı söyleyen herkesin yeryüzünden silindiğini hayal edin. Böyle bir dünyada yaşasaydınız, ne yapardınız? 
Şimdi gidin ve onu yapın. 
Başarısızlıktan korkma. İlk adımı sen at! Bir yerden başla! Kurcala!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91680</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e42ec292-588e-43e0-b454-bb22270a4b12.jpg</image:loc>
            <image:title>İmam Yakub Kıraatinin Özellikleri ve Delilleri</image:title>
            <image:caption>İMAM YA‘KÛB KIRAATİNİN ÖZELLİKLERİ VE DELİLLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91681</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2ddb588-f3e8-4010-8ba3-f93b41e340d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelir Vergisinde Teşvik Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BÖLÜM I 
I.       Teşvik Kavramı, Özellikleri, Amaçları, Araçları ve Türleri 
A.    Teşvik Kavramı 
B.     Teşvikin Özellikleri 
C.    Teşvikin Amaçları 
D.    Teşvik Araçları 
E.     Teşvik Türleri 
 
BÖLÜM II 
II.    Vergi Teşviki Kavramı, Özellikleri, Araçları ve Amaçları 
A.    Vergi Teşviki Kavramı 
B.     Vergi Teşvikinin Özellikleri 
C.    Vergi Teşviki Araçları 
D.    Vergi Teşvikinin Amaçları 
BÖLÜM III 
I.       Gelir Vergisinde Teşvik Uygulamaları 
A.    Gelir Vergisi Kanunu Kapsamında Sağlanan Vergi Teşvikleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91682</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8078fbec-dd6f-4f5e-b6f0-793eb085d687.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporcu Beslenmesinde Güncel Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.      BÖLÜM – Sporcu Beslenmesi 
Beslenme 
Günlük Enerji Alımı, Harcanması ve Dengesi 
Besin Öğeleri 
Makro Besin Öğeleri 
2.      BÖLÜM – Egzersiz/Müsabaka Öncesi-Sırası-Sonrası Beslenme 
Spor ve Beslenme 
Egzersiz/Müsabaka Öncesi Beslenme 
Egzersiz Öncesi Karbonhidrat Tüketimi 
Egzersiz Öncesi Yağ Tüketimi 
Egzersiz Öncesi Protein Tüketimi 
Egzersiz Öncesi Sıvı Tüketimi 
Egzersiz/Müsabaka Esnasında Beslenme 
Egzersiz/Müsabaka Sonrasında Beslenme 
1.      BÖLÜM – Vitaminler 
Yağda Eriyen Vitaminler 
Suda Eriyen Vitaminler 
Nanoteknoloji, Vitaminler ve Sportif Performans 
2.      BÖLÜM – Probiyotikler 
Probiyotiklerin Görevleri 
Yaygın Olarak Kullanılan Probiyotik Türleri 
Probiyotiklerin Sağlık Üzerindeki Etkileri 
Probiyotik ve Sportif Performans İlişkisi 
3.      BÖLÜM – Prebiyotikler 
Prebiyotiklerin Sağlık Üzerindeki Yararı 
Prebiyotikten Zengin Gıdalar 
Prebiyotiklerin Hastalıklar ile İlişkisi 
Prebiyotik Egzersiz İlişkisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91683</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6315f961-d992-48d9-8429-1d39b1a5e03e.jpg</image:loc>
            <image:title>Derin’in Sır Saklama Ağacı</image:title>
            <image:caption>Demir ve Derin birbirini çok seven ama ara sıra çekişen sevimli iki kardeş. Ancak Derin’in ufak bir sorunu var: Asla sır saklayamıyor… 
Kalbinizi ısıtacak unsurlarla örülü bu hikâyede Derin’in yolculuğunu izlerken aynı zamanda çiçekli şapkalı nine, Zeliş ve Deren’i de 
tanıma fırsatı bulacaksınız. 
Arkadaşlık, yardımlaşma, saygı, sevgi, güven gibi erdemlerin yanı sıra şımarıklık, kendini beğenmişlik, karamsarlık, merak gibi kavramların neler getirip neler götüreceğini eğlenceli bir şekilde öğrenecek, sır saklamanın önemine dair ipuçlarını heyecan ve ilgiyle keşfedeceksiniz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91684</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e5b6066-6819-48f2-b525-4f795df1b4ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Cehennem Atlası: Cehennemin Sınırından Altı Öykü</image:title>
            <image:caption>“Bu kitapta yazarın peşinden cehenneme seve seve gidip (belki) geri geleceksiniz.” –Paul Tremblay
“Nathan Ballingrud en sevdiğim öykü yazarlarından biri.” –Jeff VanderMeer
“Ballingrud günümüz yazarları arasında en sevdiklerimden biri ve ne zaman bir kitabı çıksa okumak için hemen sıraya girerim.” –Victor LaValle
“Milton ve Dante’nin cehennemlerinin destansı hissiyatına sahip.” –Adam Nevill
Çağdaş korku edebiyatının güçlü kalemlerinden biri olan Nathan Ballingrud’un dört kısa öyküsü ile iki uzun öyküsünün bir araya geldiği bu kitap, karanlık bir evrenin kapısını aralayıp bizi başka dünyaların okült dehşetleriyle karşılaştırırken, kâbusların ölümcül oldukları kadar dokunaklı da olabileceklerini gösteriyor.
Cehennemden gelen eserlerin yerini gösteren sıradışı bir atlas, leşçil melekler, canavarlarla alışverişe girişen efsuncular, bir hortlağın misafiri olan çocuklar, lanetli bir panayır, yamyam rahibin kızına âşık olan genç bir satanist, cehennemin sınırında gezinen haritacılar… Satır aralarında birbirlerine göndermelerde bulunan bu öyküler karşımıza ilmik ilmik örülmüş bir cehennem mitolojisi çıkarıyor.
Şehir âdeta, uyanıp anlatıncaya veya uykusunda ölünceye dek kimsenin fark etmeyeceği, kendine has bir kâbustan mustaripti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91685</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0658296c-3091-44af-a113-20c0a7f90dc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkudan Özgürleşmek</image:title>
            <image:caption>Her sabah günün ilerleyen saatlerinde sizi her ne bekliyor olursa olsun, bununla başa çıkabilecek beceri ve yeteneklere sahip olduğunuzu bilerek, özgüvenli ve korkusuz bir şekilde uyanmanın nasıl bir his olabileceğini hayal edin. Yaşamınızı kuşkulardan özgür, kısıtlamalardan özgür, hayali felaketlerden özgür bir biçimde, zihninizle kalbinizi neşe içinde başkalarına açmaktan korkmadan yaşamak harika olmaz mıydı? “Bu mümkün mü?” diye soruyor olabilirsiniz. Yanıt, EVET!
Dönemimizin büyük Kriya Yoga ustalarından biri olan Paramahamsa Prajnanananda bizlere korkudan özgürleşen bir birey için tüm bunların ve daha fazlasının mümkün olduğunu söylüyor. Korkudan Özgürleşmek kitabında Paramahamsaji korkunun çeşitli yönlerini ve yaşamımız ile dünya üzerindeki talihsiz etkilerini ustalıkla inceliyor. Korkunun gündelik düşünce ve eylemlerimizin ardındaki temel güdülerden biri olduğunu öğrenmiş olsak da umutsuzluğa kapılmayın, cesaretinizi yitirmeyin! Çünkü bu kitap size özgürleşmenin basit anahtarlarını veriyor.
Korku fethedilebilir ve üstat bu kitapta bizlere bunu nasıl yapacağımızı anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91686</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38f9bcd1-2fb5-43ff-a154-84a343fb0d53.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabul</image:title>
            <image:caption>“Okuyacağınız hikâyeyi size ben anlatacağım. Birçoğunuzla defalarca tanıştım. Bazılarınızı çok çabuk unuttum. Vakti geldiğinde beni uğurlayanınız da oldu, bırakmamakta ısrar edeniniz de. Ben kim miyim? Hepinizin en kısa uykusuyum. Ben suçluluk duygusuyum!”
Jale Demirdöğen, yeni romanı Kabul’de insanlığın en büyük ortak duygularından biri olan suçluluk duygusunun hayatları nasıl değiştirdiğini, suçluluk hissedenlerle hissetmeyenlerin nelere sebep olabildiklerini anlatıyor.
“Zaman, insan hayatı için tam bir fiyaskodur,” diyen yazar şaşırtıcı biçimde zaman algısını da paramparça ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91687</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b73cf519-1131-40f3-8e46-f7f42630af07.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Kurmak İncitmez</image:title>
            <image:caption>“Düşebilirim ama bu umutsuzluğa kapılmam
için yetersiz. Yaralanmış olabilirim ama bu dayanamayacağım anlamına gelmiyor. Korkabilirim ama inat değil mi; kalacağım.
Acı çekebilirim ama acı olmayacağım.”
Hayaller ve hayal kırıklıkları, sevmek ve kaybetmek…
Her şeye rağmen ayağa kalkmak ve yeniden umut edebilmek…
Ayşe Aslı Bozdağ, Hayal Kurmak İncitmez kitabında hayat yolculuğunu, kimi zaman bilinçakışı kimi zamansa çarpıcı örnekler ve hayalüstü tasvirler eşliğinde okurlarıyla paylaşıyor.
Ruhu uyandırmak ve kalbe dokunmak mümkün. Yeter ki yeniyi karşılamak için eskiyi sıyır, sevinçleri selamlamak için son kullanma tarihi geçmiş korkuları salıver ve durgunluktan vazgeçip kalbinin tutkularını kucakla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91688</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2859385-f8b3-4f6a-afb7-d2492ec1a38e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aldatma</image:title>
            <image:caption>Gülmece adına yazılmış en güzel hikâye! (Totemo omoshiroi dowa!) 
-Ai San bu kitabı Japoncaya çevirir, ben yazmışım gibi yapıp satarız. Neden olmasın? 
Komşularım 
Ai ve Çağatay 
-Hüseyin, Levent Bey yine çok komik bir hikâye yazmış. Çok ünlü olacak, şimdiden beraber birkaç fotoğraf mı çektirsek? 
-İyi söyledin hayatım. 
Komşularım 
Bilgin ve Hüseyin 
-Benden hiç bahsetmemiş, zaten beğenmedim de… 
-Güvenciğim beğendik diyelim, yorum beklerse de “Şurası çok iyi, burası üzerinde biraz daha fazla çalışılabilirdi, kurgusu çok iyi…” falan deriz. 
Başak ve Güven 
-Amaan, yine mi yazmış? 
-Serdarcığım sen oku, bana anlatırsın. 
Ebru ve Serdar 
-Senin yazdıkların her zaman en iyisidir. Bizi çok güldürdün. 
-Konu aldatma değil de hiç aldatmama, çok sevmek olsa daha mı iyi olurdu? 
Ablalarım 
Meral ve Nihal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91690</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4604f4b5-107e-4721-9a0d-2fcf317cd1c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Çoksesli Müzikte Besteleme</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta besteleme sürecini mercek altına alan ve herhangi bir müzikal düşünceyi, müziksel anlatım kurallarına uygun bir şekilde oluşturma yöntemlerine yer verilmiştir. Bu bakımdan kitapta çoksesli müziğin ve eser bestelemenin temel taşlarını oluşturan motif, ezgi, ritim, armoni, kontrpuan, doku gibi anlatım araç ve tekniklerinin bir bestenin içerisinde yer alma şekillerini inceleyen kavramlar ele alınmaktadır. 
Kitabın bölümleri, müziksel ifade sisteminin ögelerinden başlayarak uluslararası sanat müziği türlerinde yüzyıllar içerisinde olgunlaşmış olan anlatım prensipleri ve besteleme sürecinin aşamaları ile ilgili bilgi verecek şekilde sıralanmıştır. 
Verilen eser örnekleri, anlatılan konu ile ilgili hususları en yoğun ve en çarpıcı biçimde aktaracak şekilde seçilmiştir. Eser örnekleri kimi durumlarda dönem, tür ve ekole göre; kimi durumlarda ise konuya ilişkin içerdikleri görsel ve işitsel unsurların açıklayıcı ve destekleyici olma potansiyeline göre tercih edilmiştir. Kitaptaki bazı eser örnekleri Barok veya Klasik Dönem bazıları ise Romantik, Çağdaş ve Modern Dönem bestecilerine aittir. Bununla birlikte seçilen eser türlerinin çeşitliliğine de özen gösterilmiştir. Böylelikle, eser örnekleri seçiminde dönem, ulusal kimlik, tür veya stil gibi hususlarda herhangi bir sınırlama gözetilmemiştir. Kitapta yer verilen konular -dönemlerin ve besteci kimliklerinin sergiledikleri farklılıklara rağmen- temel besteleme yöntemlerinin uluslararası sanat müziği çerçevesinde çözümlenmesinde ortak ilkelerin saptanması da amaçlanmıştır. 
Kitabımızın, başta müzik öğrenci ve öğretmenleri olma üzere bestecilikle ilgilenen herkese yardımcı ve yararlı olması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91691</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c5a7bae-a555-4286-8871-0d29c618a5da.jpg</image:loc>
            <image:title>Masterıng Hakkında S.S.S.</image:title>
            <image:caption>Deneyimli mastering uzmanı Erman Aydöner, Türkiye’de müzik teknolojileri alanında bir ilk olan ve oldukça ilgi gören ilk kitabı Müzik Yapımında Mastering’in ardından, mastering hakkında kendisine sıkça sorulan soruları ve bu sorulara verilebilecek cevapları bir kitapta toplamaya karar verir. İşte bu kitap da böylece ortaya çıkar. 
Mastering Hakkında Sıkça Sorular Sorular (S.S.S), öncelikle kariyerinin zirvesini yaşayan bazı sanatçı ve ses mühendislerinin bu sorulara yanıtlarını, sonra da yazarımızın kendi cevaplarını içermektedir. Kitapta Fuat Güner, Elliot Scheiner, Joe Barresi, Mike Fraser, Darcy Proper, Jonathan Wyner, Randy Merrill, Scott Hull ve Tony Cousins gibi pek çok önemli ismin mastering ile ilgili sorulara verdikleri yanıtları bulacak ve bu kitap sayesinde müzik yapımında bir adım öne geçeceksiniz. İlgililerine ve bu alanda öğrenim gören genç ses mühendisi adaylarına yardımcı ve yararlı olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91692</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1b6826c-00c3-4a12-b156-6dd92b04a5cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyanoda Pedal Kullanımı</image:title>
            <image:caption>Pedal, piyano enstrümanında çok önemli bir işleve sahiptir. Piyano eğitimine başlayan öğrenciler ilk derslerde her zaman “bu pedallar ne işe yarıyor?” sorusunu öğretmenlerine sorarlar. Öğrenciler, piyano öğrenme süreçleri başladıktan bir süre sonra literatürdeki pedal içeren eserleri çalışmaya başlarlar. Meslek yaşantım boyunca, piyano eğitimine başlattığım öğrencilerin pedal ile çalma seviyesine geldiklerinde el ve ayak koordinasyonlarının gelişimi için derslerde yazdığım teknik çalışmalar ile pedal yeteneğinin gelişimi için yazdığım özgün eserleri bir araya getirerek bir çalışma kitabı hazırladım. Pedal çalımına yeni başlayacak öğrencinin kolaydan zora doğru hazırlanan çalışmalarla pedal hakimiyeti kazanmasını hedefledim. Parçaların el pozisyonlarını öğrenciyi zorlamayacak bir şekilde seçmeye çalışarak, onların pedala ve değişimine daha çok odaklanmalarına önem verdim.  Kitaptaki çalışmalar, teknik alıştırmalar ve özgün parçalardan oluşmaktadır. Başlangıç seviyesi piyano literatüründeki parçalarla beraber çalınabilir. Özellikle konservatuvarlar, müzik öğretmenliği bölümleri ile müzik bölümlerinde bir ya da iki yıl süre ile görülen yardımcı piyano dersleri için alternatif bir kaynak olarak kullanılabilir. Ayrıca ülkemizde müzik eğitiminin yaygınlaşmasında büyük bir öneme sahip olan özel müzik kurslarında görev yapan piyano eğitmenleri için alternatif bir egzersiz ve eser dağarcığı kitabıdır. Kitap içerisinde yer alan çalışmalar ve parçalar, pedal gelişiminin desteklenmesi için yardımcı niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91693</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eff3bbdb-7f40-460a-adf2-2af093638404.jpg</image:loc>
            <image:title>Balkan Hayaletleri</image:title>
            <image:caption>Yedi bıçak darbesi. İkisi kurbanın sırtında, üçü karnında, biri kolunda, biri de kasığında. Ve kızdırılmış metalle bırakıldığı anlaşılan izler. Belgrad’da, Tuna’nın kıyısında bir Türk’ün cesedi… Ölen, Türkiye’nin en büyük iş gruplarından Cevval Holding’in sahibi Erol Cevval’in, günler önce şirketin milyonlarca avro parasıyla kaybolan oğlu Hikmet.  
 
Mahmut, yüz yıldan fazla bir zaman önce çocuklarının ve sonraki kuşaklarının geleceğini kurtarmak için Makedonya’dan kaçıp Anadolu’ya sığınmıştı. Ama Balkanlar ailesinin peşini bırakmadı. Sanki ona can borçları varmış, o da alacağını topluyormuş gibi, torunu yine Balkan topraklarında can verdi. 
 
Balkanlar’dan Manisa’ya, İstanbul’a, oradan tekrar Balkanlar’a uzanan yüz küsur yıllık bir ticaret, tarikat, cemaat, akçeli işler, cinayet hikâyesi… MİT, Sırp polisi ve istihbaratı, Sırp mafyası arasında olayın peşini bırakmayan eski emniyet mensubu Orhan Derman ve onun ekibi… 
 
Delilleri takip ederseniz suçluyu bulursunuz ama parayı takip ederseniz neyle karşılaşacağınızı bilemezsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91694</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28c2ee17-fab1-47c0-af7e-b11472c49805.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl Tutulması Çağı Sayı: 97</image:title>
            <image:caption>Akıl Tutulması Çağı Sayı: 97</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91695</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14834265-0d2f-4222-8504-a3b416fd9cb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne - Avonlea</image:title>
            <image:caption>Yanlış olan başaramamak değil, pes etmektir.” 
Kurduğu hayallerle ve başına açtığı işlerle meşhur olan Anne, artık 16 yaşında ‘neredeyse’ bir yetişkin ve Avonlea Okulu’nun öğretmeni. Yaramaz ancak bir o kadar da akıllı olan öğrencilerini iyilikle ve güzellikle eğitmek konusunda ısrarcı. 
Green Gables’ın ise iki yeni misafiri var: Marilla’nın uzaktan bir akrabasının ölmesiyle birlikte yetim kalan Dora ve Davy. Biri çok sessiz biri ise fazlasıyla haşarı olan bu ikizlerin bakımıyla ilgilenmek de Anne’e düşüyor. 
Tüm bu sorumluluklarının arasında Bayan Laverdar ile tanışan Anne, aşka dair yeni şeyler öğrenmenin heyecanını da tadıyor ve bilincine çekilmiş perdenin umulmadık hislerle aralandığını fark ediyor. Aşk, güzel bir arkadaşlığın olağan seyrinde çiçeklenebilir mi? 
“Ben yol boyunca sakin adımlarla ilerleyip ne uçmak ne de çakılmak isterim. Ama herkes hayatı kendi bildiği gibi yaşar. Eskiden bunun tek bir doğru yolu olduğuna inanırdım.” 
“Yanlış olan başaramamak değil, pes etmektir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91696</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c552caeb-7a9f-45fb-8110-218a04f280ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Hisli Kirpi</image:title>
            <image:caption>“Şuraya bir deniz yapalım. Dibine batıklar, demirden evler. Üzerine adalar, kenarlarına kıyılar, kıyılara farklı diller konuşan insanlar. Fakat herkesin bir omurgası, leğen kemiği ve mümkün ise aile fotoğraf albümü olsun. Eğer bir ailesi ve fotoğraf albümü yok ise canı sağ olsun.”
Hayatın kıyılarında dolaşan bir adam ve onun, içinden Nezihe Hanım geçen dünyası. İlhami Algör, Hisli Kirpi ’de katman katman yükselen anlatımı ve kendine özgü muzip diliyle duyguların ve gerçeklerin, var olmanın ve yok oluşun, anın ve geçmişin iç içe geçtiği bir hikâye kuruyor. Hem her gün sokaklarında gezdiğimiz hem de caddelerini ilk kez gördüğümüz bir yerdeymiş gibi heyecanla adımladığımız “Aziz Bura”nın gündüz ve gecesinin kokusunu duyduğumuz, ismiyle müsemma hisli ve sorularla dolu bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91697</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/925d05f8-74a9-4532-9fac-bedf57cdf357.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi Zayiatı</image:title>
            <image:caption>“Bu, yıllardan herhangi biri değil. Unutmayacağız. Belki unutma fiilini ortadan kaldıracak denli buna dönüşeceğiz. Belki geleceği tahayyül gücümüzü hatırlamanın bir yolunu bulacağız, değiştireceğiz. Varlığını, her veçhesiyle sömürgeciliğe, cinsiyetçi iş bölümüne, derin bir eşitsizliğe ve
milyarlarca insanı alternatifin imkânsızlığına ikna edebilmesine borçlu olan bu düzen, kötücül bir virüs gibi ruhlarımızı ve bedenlerimizi sarmışken ‘iyileşmek’ nasıl mümkün olacak?”
Pınar Öğünç
Salgın hayatının ağır yükünü ve riskini göğüsleyen sağlık çalışanları... Adeta kayıp zamanı, kayıp hayatı telafi edercesine yüklenilen alışverişin yükünü çeken kasa görevlisi, kargocu, postacı... Evlerinde, bilgisayar başında 7/24 iş başında tutulan beyaz yakalılar... Hiçbir şey olmamış gibi, mesafesiz, önlemsiz, didinmeye devam etmek zorunda bırakılan mavi yakalılar...
Tarımcı, güvenlik görevlisi...
Pınar Öğünç, değişik alanlardan 35 emekçiyle önce salgının başlarında, sonra birinci yılı dolmaktayken uzun sohbetler yaptı ve onların hikâyelerini yazdı. Korkuları, çileleri, öfkeleri, umutsuzlukları anlatan hikâyeler... Sadece o kadar değil ama... İnsanların özlemlerini, uyanışlarını, kendilerini güçlü hissetmelerini sağlayan deneyimlerini, geleceğe dair düşündüklerini anlatan
hikâyeler. Pandemi Zayiatı, Pınar Öğünç’ün yazar ustalığıyla el ele veren güçlü ve içgörülü ifadeleriyle, okuyanı, hayata emek veren bu insanlara hayran bırakacak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91698</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c81d89cc-a412-475e-b607-4201d542c6a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşcinsellik ve Cinsel Sapkınlıklar Sorunu</image:title>
            <image:caption>“Bireysel-ruhbilimdeki araştırma ve tecrübeler; eşcinselliğin, cesareti kırılmış insanın yenilgi olasılığını bertaraf etmek amacıyla, yani eşcinsellik durumunda karşı cinsi devre dışı bırakmak amacıyla, aşk sorusunun normal yoldan çözümünden kaçınmak için çocukluğundan beridir uyguladığı bir antrenman olduğuna ilişkin ileri sürdüğüm bulguyu bütünüyle doğruluyor. Çalışmamın birinci baskısından bu yana geçen on üç yılın zengin birikimine dayanarak, eşcinselliğin ortadan kaldırılması meselesinde bugün de, çocukların hayatın anlamına ilişkin olarak nasıl bir bilimsel anlayışla yetiştirilmesi gerektiği sorusunda yattığını görüyorum.”
Bireysel psikoloji ekolünün kurucusu, Yahudi kökenli ünlü bilim insanı Alfred Adler’in kaleme aldığı bu kitap, günümüzün önemli sorunlarının başında gelen eşcinsellik ve cinsel sapkınlıklar konusunda ufuk açıcı detaylar barındırıyor. Yaygın anlayışın aksine tabuları yıkan bu çalışmanın akademik düzeydeki eşcinsellik tartışmalarına yeni bir boyut katacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91699</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/552eff43-b885-4fa3-a801-56666e80b05d.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarlı Kavaklar - Yeşilin Kızı Anne</image:title>
            <image:caption>“Orada oturup sessizliği dinlemeyi seviyorum. Ormanın sessizliği… Sahilin, çayırların, gecenin ve yaz akşamının sessizliği… Hepsi birbirinden farklı çünkü onları boyayan renkler farklı. Tamamen kör ve ısıya duyarsız olsaydım, eminim ki sessizliğin özelliklerinden nerede olduğumu çıkarabilirdim.”
Anne Shirley’nin Green Gables’tan bu seferki uzak kalma sebebi Summerside Lisesi’nde yapacağı müdürlük görevidir.
Üç yıl boyunca birlikte yaşayacağı üç kadının yanına yerleşir ve bu evde mutlu günler geçireceğine dair umutludur. Ancak yeni bir meydan okuma ile karşı karşıyadır: Pringlelar! Bu bölgenin önde gelen ailesi olarak tanınan Pringlelar, Anne’i orada istemediklerini açıkça belli etmişlerdir. Hayatının kıyısından, köşesinden geçen herkesle bir şekilde iletişim kurabilmeyi başarmış olan Anne, bu ailenin önyargısını aşabilecek mi? Unutulmayacak birçok macerayı bu üç yıla sığdıracağı ve çok ilginç insanlarla tanışacağı kesin!
“Aşk beraberinde yalnızca kederi getiriyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91700</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af2cd447-a905-4454-a3f2-c55edf41aaa0.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşra Maarif Memurlarına Mahsus Rehber-i Tedris ve Terbiye I-II</image:title>
            <image:caption>Taşra Maarif  Memurlarına Mahsus
Rehber-i Tedris ve Terbiye I-II</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91701</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe384fdc-3a34-4cb9-9192-a0f68c980ea0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaşifül Esrar Reddiyesi</image:title>
            <image:caption>Bektaşilik 1826’da dönemin “zalim” padişahı tarafından yasaklandı. Adeta yok edilmek istenen Bektaşilik hakkında her türlü olumsuz görüş ileri sürüldü ve propagandalar yapıldı. Bektaşilik aleyhine yürütülen bu siyasetin başını ilmiye mensupları çekiyordu. 1871 yılında Harputlu Hoca İshak Efendi türlü iftira ve dedikodularla kaleme aldığı Kâşifü’l-Esrar adlı eserinde Bektaşiliği Hurufilikle özdeşleştirdi ve bu nâzenin yola saldırıları zirveye çıkardı. İktidar gücünün arkasında olmasının avantajıyla eser birkaç baskı birden yaptı. Bu iftira dolu esere Bektaşilerden ilk reddiye dönemin Şahkulu Sultan Dergâhı Postnişini Mehmet Ali Hilmi Dedebaba’dan geldi. Fakat Dedebaba’nın Kâşifü’l-Esrar Reddiyesi’nin yayınlanmasına dönemin Osmanlı yönetimi “fitneye” sebep olur, “içinde hakarete varan ifadeler var” gerekçeleriyle izin vermedi. Bu açıkçası bir çifte standarttı. Eser ne yazık ki günümüze kadar da kütüphanelerin tozlu raflarına terk edildi. En azından yok edilmemiş olması bir lütuf olsa gerek! Bu çalışmada 1874 yılında kaleme alınmış ve o günden beri el yazması olarak kalmış olan Reddiye ilk defa günümüz Türkçesi’nde yayına sunulmaktadır. Şimdiye kadar yayınlanmamış bu eserin Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin 750. vefat yıldönümünde okuyucuya sunulması ise bizim o nâzenin yoluna bir vefamızdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91702</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6df208d5-c7eb-4a1d-b202-42a3b4138103.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl Kalemle Terler 1</image:title>
            <image:caption>Nesir, söz uzadıkça sonu gelmeyen tartışmaların kapıları açar. Şiir, okuyucusuna efradını câmi, agyarını manî; bir şeyin bütün unsurlarını kapsayan, ilgisiz olanları dışarıda tutan bir yol sunar. Şiir, insan ruhunu yansıtan kendi duygularını görebileceği bir aynaya benzer. Okuyucu onda kendisinden bir iz bulur. Bazen “Bu şiirde neyi anlattınız?” diye sorarlar. Aslında bunun cevabı soruyu sorandadır; “Sana ne hissettirdi ise o.” Şiir, çoğunlukla şairin yüreğinde büyüyen duygu ve fikir sancısının ardından doğan çocuk gibidir. O, insanın ruh dünyasında birikimine ve yaşanmışlıklara cevap verir. Şiir dile gelir, işte o zaman şiir, anlamlı ve hissedilir olur, İlk sözü fazla uzatmadan, şiirlerimin ilham kaynağı olan her kişiye ve her şeye kimine minnet kimine sitemkâr teşekkür ediyorum. Şiirlerimi defalarca okuyarak yazım hatalarından uzaklaştıran, yazmam ve kitap haline getirmem için isteklendiren arkadaşlarıma ayrıca teşekkür borçluyum. Bu ilk kitabımı, duygularımı anlayan, destek, sevgi ve saygılarını hissettiğim çocuklarıma, aileme, sevgi dolu bahar çiçeklerini andırır gönüllerine yansıyan bir iz olması düşüncesiyle “beni seven” herkese armağan ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91703</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cbfd92b-1d82-44c9-b17a-1032cd904b42.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Martı</image:title>
            <image:caption>SEVECEĞİM 
 
Canım aşkım, sen ömrüme, 
Gelene dek, seveceğim, 
Kaçıp koşup, şu gönlüme, 
Girene dek, seveceğim... 
 
Kör talihten, uzak kaçıp 
Sansımı ben, bulup açıp, 
Dudağından, güller saçıp, 
Gülene dek, seveceğim... 
 
Vazgeçmem ben vazgeçemem, 
Aşk görmeden, tez göçemem, 
Söz vermişim, ben kaçamam, 
Ölene dek, seveceğim... 
 
Varsın olsun, aşkın nazı, 
Gönül ona, çoktan razı 
Ak mermerde, kara yazı, 
Olana dek, seveceğim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91704</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf2dce5b-bcce-4cf1-b3d6-94e89e86e4aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah Bu Rüzgar</image:title>
            <image:caption>Virginia Woolf’un bir öykü yazarı olarak değerini “yazışına en çok gıpta ettiğim yazar” diye açıkça dile getirdiği Katherine Mansfield’ın (1888-1923), ilk baskısı 1945 yılında yapılan Collected Stories of Katherine Mansfield adlı toplu öykülerinden Şadan Karadeniz’in zaman dizinsel bir yaklaşımla derleyip çevirdiği 16 öykülük bir seçki Ah Bu Rüzgâr.
Yer yer bir novella oluşturabilecek uzunluktaki veya adeta büyük bir romanın giriş kısmı hissini uyandıran kısa öyküleri ile çoğunlukla Çehov’la birlikte anılan Katherine Mansfield’ın dünya öykücülüğündeki yeri bütün yirminci yüzyıl boyunca önemini korumuş; kendine özgü olağanüstü diline, özgün yazış biçemine duyulan ilgi yirmi birinci yüzyıla da taşmıştır. Çünkü iyi yazar, her şeyden önce insanı öne alan, evrensel insan damarını yakalayan yazardır, neyi, nasıl anlattığının, dilinin de ötesinde...
“Ah, bu rüzgâr, ah, bu rüzgâr. Burada, odasında tek başına olmak ürkütücü. Yatak, ayna, beyaz sürahiyle lavabo dışarıdaki gökyüzü gibi parlıyor. Ürkütücü olan yatak, aslında. Öylece uzanmış, derin uykuda... Annesi, yorganın üstünde çöreklenmiş yılan gibi düğüm olmuş bütün o çorapları yamayacağını bir an olsun düşünüyor mu acaba? Düşünmüyor. Annem düşünmez. Peki, ben niye düşüneyim... Ah, bu rüzgâr!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91705</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27259917-cc16-4513-b9fb-e39aa8cbb80c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan ve Kül 1: Kan ve Külden</image:title>
            <image:caption>Büyüleyici, seksi ve nefes kesici… Kan ve Külden, bağımlılık yaratan şaşırtıcı bir fantastik şaheser. 
 
Bir Bakire… 
Doğumundan itibaren yeni bir çağı başlatmak için seçilen Poppy’nin hayatı hiçbir zaman kendisine ait olmamıştı. Bakire’nin hayatı yalnız yaşanır. Asla dokunulmaz. Asla bakılmaz. Asla konuşulmaz. Asla bir zevk yaşamaz. Yükseliş gününü beklerken, tanrılar tarafından değerli bulunmaya hazırlanmaktansa muhafızlarla birlikte, ailesini elinden alan kötülüğe karşı savaşmayı tercih ederdi. Ama seçim, hiç onun olmadı. 
 
Bir Görev… 
Tüm krallığın geleceği Poppy’nin omuzlarında. Bunu istemiyor aslında. Çünkü bir Bakire’nin de kalbi var. Ve bir ruhu. Ve güçlü arzuları. Yükselişi için onu korumakla görevli, altın gözlü bir muhafız olan Hawke hayatına girdiğinde, kaderi ve görevi arzu ve istekleriyle çatışıyor. Hawke onu kızdırıp, inandığı her şeyi sorgulamasını sağlayacak ve yasaklarla onu ayartacak. 
 
Bir Krallık… 
Tanrıların terk ettiği, ölümlülerin ise korktuğu düşmüş bir krallık bir kez daha yükseliyor. Kendilerine ait olduğuna inandıkları şeyi şiddet ve intikam yoluyla geri almaya kararlılar. Lanetlilerin gölgesi yaklaştıkça, yasak olanla doğru olan arasındaki çizgi bulanıklaşıyor. Poppy, dünyasını bir arada tutan her kana bulanmış iplik çözülmeye başladığında sadece kalbini kaybetmenin ve tanrılar tarafından değersiz bulunmanın eşiğinde değil, aynı zamanda hayatı da tehlikede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91706</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/041671af-7781-4ed7-bba3-95b17cdce0fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzin Bette</image:title>
            <image:caption>Balzac’ın ölümünden önce yazdığı son büyük romanı olarak kabul edilen Kuzin Bette, intikam, tutku, zaaf ve erdem üzerine klasik bir yapıt. Mutlu bir aile yaşantısı kuran akrabalarına duyduğu kıskançlığın pençesindeki Kuzin Bette, çapkın eniştesinin göz koyduğu güzel ve şuh Valerie’yle baş başa verip entrikalar düzenler ve geniş ailesinin çöküşünü planlar. Paranın tek amaç haline geldiği devrim sonrası Fransız burjuva toplumunda, konfor ve statü için aşkı kullanan kadınların ve kudretlerini kadınları elde etmek için sonuna kadar harcayan erkeklerin iç dünyalarını ince ayrıntılarıyla işleyen Balzac, günümüzün pembe dizi senaryolarında tekrarlanmaya devam eden aşk entrikalarını da edebiyata kazandırmıştır. Kuzin Bette, gerçekçilik ve doğalcılık akımlarının yaratıcısı olan Balzac’ın 12 ciltlik İnsanlık Kodemisi’nin en önemli öğellerinden biridir.
“Balzac’ın eseri Kuzin Bette, deneysel romanın ilk örneklerinden olmasına rağmen gerek insan ilişkileri gerekse 19. yy başı Fransız toplumundaki değişimler üzerine kuvvetli gözlemler içermektedir.”
Emile Zola</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91707</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c3230b7-523a-47d2-b4c9-1281cd17915c.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Adam</image:title>
            <image:caption>Bir kış günü, tepeden tırnağa sımsıkı giyinmiş bir yabancı, uzak bir İngiliz kasabasına varır. Kaldığı handa, bilimsel deneyler yaptığını söyleyerek kendini odasına kilitleyen yabancı, tuhaf hareketleriyle şüpheleri üstüne çeker. Kasabalıların giderek artan merakı ve baskısı, yabancının sırrını ortaya çıkaracak ve ölümcül bir korku sürecinin başlamasına sebep olacaktır.
Bu grotesk macera, anti-kahramanının yaşadığı psikolojik değişimlerle, hikâye boyunca hiç düşmeyen gerilimiyle, yazıldığı günden bu yana hiç eskimedi ve bilimkurgu klasikleri içinde hak ettiği yeri aldı.
“Adamın gündüz vakti dışarı çıktığı nadirdi... ama alacakaranlık çökünce, hava soğuk olsa da olmasa da tepeden tırnağa sımsıkı giyinip, kimseye görünmeden handan çıkıyor ve en ıssız, en bol ağaçlı ve banklı sokaklardan geçiyordu. Evlerine gitmekte olan birkaç işçi, yabancının şapka kenarının altından görünen iri gözlüğünün ve tuhaf şekilde sargılanmış yüzünün karanlıkta bir anda beliriverdiğini görünce ürktüler...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91708</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c4860a3-ce4b-4648-b1e2-4d3c78af8752.jpg</image:loc>
            <image:title>Bin Yılın Aşk Mektupları</image:title>
            <image:caption>Bir aşka dair en kalıcı şey nedir? Hele bir yangından artakalan küller gibi dağılan aşkların yaşandığı teknoloji çağında... 
Bir aşkı bize olduğu gibi anlatan, onun nelere kadir olabileceğini bütün çıplaklığıyla gösteren şey nedir? Sözler mi, hediyeler mi, davranışlar mı, asla akıldan çıkmayan hatıralar mı? 
 
İşte bir aşkı, o aşkın tarafları tarih denilen sahneden çekilip gitmiş olsa da bize bütün çıplaklığıyla anlatan her ne ise onun peşine düşen Sıla Gençoğlu ve Ali Murat İrat, bu sorunun yanıtını mektuplarda buluyorlar. 
 
Binyılın Aşk Mektupları, aşkları görünür kılan ve tarihöncesin-den bugüne aktaran mektupların izini kutsal kitaplara kadar sürüyor. Bununla da kalmıyor, aşkların yalnızca duygu yükü yüksek yanlarını değil, farklılıklarını da ortaya koyuyor. 
 
Sümerli rahibe Enlil’den antik dünyanın bilge kadını Sappho’ya, bedeninin acılarıyla ruhunun acılarını bir kılan Frida’dan hasretlik günlerinde kaleminden dökülen umudu yeşerten Ahmet Kaya’ya kadar birçok isim mektuplardaki aşkın kalıcılığını bize bir kez daha ispatlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91709</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e821b67-039c-43d8-b49b-ee55a38b0a55.jpg</image:loc>
            <image:title>Öyle Bir Eylül Yok Artık</image:title>
            <image:caption>...bu mektuplar, sahipsiz mektuplar postanesine teslim edildiğinde, ki bunu sen de tercih edersin; yeni bir yerde olacağım, kimseye selam vermek istemiyorum, aşk dediğin ancak tamamen kayıtsız kalınca birine silinir gider; özlemle başa çıkamıyorum, İstanbul seni bana vermiyor, kurşunkalem vefasız, bir türlü istediğimi söylemiyor; neredesin onu bile bilmiyorum... 
 
Ellisine gelen yalnız bir adam beklenmedik bir akşam yemeğinde Güz’le tanışır. Beylerbeyi’nde başlayan, Yoğurtçu Parkı’nda çiçeklenen, hüznü tüm İstanbul’a sinen bir aşkın romanı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c2a3891-dbe2-405e-8fd7-436c1ec13e72.jpg</image:loc>
            <image:title>Efruz Bey</image:title>
            <image:caption>Çoğunlukla yazdığı öyküler ve bu öykülerde ele aldığı tarihi ve milli unsurlarla öne çıkarılsa da Ömer Seyfettin, birçok öyküsünde karşımıza çıkan mizahi arka planı ve çok zaman harikalar yarattığı ironik diliyle de ayrı bir öneme sahiptir. Onun 1919’da Vakit gazetesinde tefrika edilen Efruz Bey isimli romanı bunun en iyi örneklerindendir. Tefrika edildikten sonra, Vakit Matbaası’nda 80 sayfalık bir kitap olarak yayımlanan eserinde Ömer Seyfettin, İkinci Meşrutiyet sonrası değişen siyasi atmosferde ortaya çıkan türedi tipleri Efruz Bey üzerinden eleştirir. Bu yönüyle Ömer Seyfettin, Türk edebiyatında Felâtun Bey ve Rakım Efendi’nin Felâtun’u, Araba Sevdası’nın Bihruz’u gibi “öncül” tipler arasında yer alan Efruz Bey ile hem döneminin bir eleştirisini yapacaktır hem de bugün bile karşımıza çıkan benzerleriyle bir ölümsüz figürü hayatımıza katacaktır.
“‘Efruz…’
...
Hoştu. Ahenkliydi. Hele manası tamamıyla kendine uyuyordu. İstibdat, zulüm karanlığını o aydınlatmamış mıydı? Bundan başka... Evet, şimdiye kadar hiç kimse bu ismi taşımamıştı.
‘Efruz, Efruz...’”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58ab8f1c-be44-4d15-9371-c4485ca95828.jpg</image:loc>
            <image:title>Sis</image:title>
            <image:caption>2016 yılında şu insanlar ölecek: K, S, BT, JJ, OV ve I. Onları özleyen biri olmayacak. En azından ben özlemeyeceğim. Sabırsızlanıyorum.
&apos;Yrsa muhteşem bir yazar.’ Karin Slaughter
‘İzlandalı gerilim yazarlarının kraliçesi.’ Guardian
On üç yaşındaki bir çocuğun altı kişinin öleceğini öngördüğü tüyler ürpertici bir mektup, on yıl sonra bir okulun bahçesinde gömülü hâldeki bir zaman kapsülünün içinde bulunur.
Dedektif Huldar, mesajı yazan kişiyi bulmak ve bu sis perdesini aralamak için bir çocuk psikoloğu olan Freyja&apos;dan yardım ister. Mektubun ortaya çıkışıyla son işlenen cinayetler arasındaki tuhaf bağ, bu ikiliyi geçmişin tüyler ürpertici dehlizlerine sürükleyecektir.
Tüm kurbanların isimlerinin baş harflerinin, mektupta hedef gösterilen kişileri sembolize eden harflerle uyuşması, Huldar ve Freyja’yı korkunç bir gerçeği gün yüzüne çıkarmak için hırslandırır. Hedefteki kişilerin geri kalanı öldürülmeden önce hem bu mektubun yazarını hem de katili teşhis etmek zorundadırlar.
&quot;Uzun zamandır okuduğum en iyi kitaplardan biri: karanlık, ürkütücü ve baştan sona sürükleyici.&quot; Stuart MacBride
“Son derece heyecanlandırıcı ve bir o kadar ürpertici.” Kozmopolitan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9def5331-acd4-4d8e-a8a0-625c6b8f4690.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeryüzünü Öpmek</image:title>
            <image:caption>Yeryüzünü Öpmek, tercih ettiğimiz gıdalar ve beslenme alışkanlıklarımız üzerinden modern tarım sisteminin çarpık işleyişini ve gıdanın temel unsuru olan toprağı nasıl yok ettiğimizi sarsıcı ve sahici bir dille anlatıyor. 
Josh Tickell bu etkileyici ve güncel çalışmasında bizleri, ayaklarımızın altında yatan şeyin güzelliği ve önemi konusunda gözlerimizi açmaya davet ediyor. Sağlıklı toprağın önemini yeterince kavrayamadığımızı, tarımsal ekosistemlerimizin ise hayati tehlike altında olduğunu gösteriyor. 
Günümüzde tarım alanlarındaki toprak kaybı alarm verici seviyelere ulaşmış vaziyette. Erozyon doğanın yerine koyma kapasitesinden on kat daha hızlı gerçekleşmekte. Kimyasal tarım zehirlerinin yoğun kullanımı, toprağın aşırı sürülmesi ve monokültürlerin öne çıkması bereketli toprakların zengin biyoçeşitliliğini silip atıyor ve birbiriyle bağlantılı pek çok çevre sorununa sebep oluyor. 
Bu çevre sorunlarına çözüm olan, Paris Antlaşması’nı ve yaşanan süreci okura anlatırken bu antlaşmanın, doğa için ve dolayısıyla tüm canlılar için ne kadar hayati öneme sahip olduğunun altını çiziyor. 
Kitap, gıda sistemimizin en çirkin yönlerinden bir kısmına ışık tutarken bile asla kötümserliğe yenik düşmüyor. Bilakis, Tickell’in ifadesiyle, “içinde yaşadığımız gezegenin biyolojik matrisindeki etkin rolümüzü yeniden öğrenmek ve tam mânâsıyla kavramak için eşsiz bir fırsat” sunuyor. Yeryüzünü Öpmek ticari olarak uygulanabilir ve çevresel olarak sürdürülebilir olan çığır açıcı, yeni bir “onarıcı tarım” biçiminin manifestosudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9fb801f-08d0-4bad-b71b-949f01b44017.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkma Hep Varsın</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar yoktuk, şimdiyse varız. Önce hiçbir şeydik, sonra pek çok şey olduk. Bunun ardından yeniden “hiçbir şey” olacağımızı öne sürmek akla yatkın bir açıklama değildir.
İnsan için en önemli mutluluk kaynaklarından biri, ölüm ötesindeki sonsuz yaşama inanmaktır. Ahiret bilgisi, insanın -daha bu dünyada- ağlamalarını gülmeye, endişelerini şükre çevirecek olan bir bilgidir.
Vakti dolan insan dünyadan ayrılır ayrılmaz “artık hep ama hep varsın” cümlesinin içine doğar. Bu ne güzel bir müjde, ne harika bir karşılamadır. Yokluğun ve ebedi ayrılıkların çözümsüz ikliminde yaşayan insan için ne paha biçilmez bir mutluluktur bu! Ebediyen var olma nimeti, şüphesiz ki nimetlerin en büyüğüdür.
Ebediyete daha şimdiden sahip olduğunu hissetmek, nasıl da farklı bir duygudur. Varsın ve hep varsın ve hep varsın. Ebediyen, ilelebet, sonsuza dek hep ama hep varsın. Yoktun, var oldun ve hep var olacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7745428c-39ce-4a41-b170-eeb3e1db2172.jpg</image:loc>
            <image:title>Rabbim Yol Sanadır</image:title>
            <image:caption>İnsan Rabbinden başka nereye gidebilir?
Gidenlerden bahsediyorsun, gitmeyen var.
Aldatanlardan bahsediyorsun, yalanlardan büyük Bir gerçek var.
Anlamayanlardan bahsediyorsun, yüreğindeki sevgiyi bilen var.
Yalnızlıktan bahsediyorsun, sen fark etmesen de ruhuna Bir dokunan var.
Yüzlerce yüzünden bahsediyorsun insanoğlunun, yüzlerce yüzünün içinde saklı riyasından, hilesinden, çıkarından, talanından…
Unutmasana!
Senin yüzüne hep Bir gülümseyen var.
“Yoruldum” diyorsun güzel dostum, eğer duyarsan, “yanındayım” diyen var.
“Yanındayım” diyen ve görürsen yanından bir adım öteye gitmeyen
Var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2973dac2-61a7-4d04-a03b-855f837db509.jpg</image:loc>
            <image:title>%1’e Karşı Birlik</image:title>
            <image:caption>Yanılsamaları Yıkmak, Özgürlük Tohumları Ekmek 
Hangi taraftasın? 
Egemenlik kurmayı ilerleme olarak görüp bunların üzerine inşa ettiği söylemlerle maliyetleri sürekli topluma ve doğaya devreden mekanik zihniyetin mi, yoksa ağaçlar, yeryüzü yaşayabilsin ve biz yaşayabilelim diye hayatını feda eden Amrita Devi ve 363 yoldaşının mı? 
Kökleri dünya savaşlarına dayanan zehir kartellerinin ve yaşamı patent altına almaya çalışan devasa holdinglerin mi, yoksa küresel tohum tekellerine karşı durmak için tohum bankaları oluşturarak doğanın zenginliğini cömertçe paylaşanların mı? 
Kimin yanındasın? 
Küresel kumarhanelerde insanlığın servetini masaya süren hırsız baronların dijital ve finansal imparatorluklarının mı, yoksa sadece %1 için değil, toplumun %99’u için çalışan ekonomiler yaratmayı etik, ekolojik, ekonomik ve insani bir zorunluluk olarak görenlerin mi? 
Vandana Shiva bizi tarafımızı seçmeye çağırıyor. Tüm yaşamın zekâsını dikkate alan bir yeryüzü demokrasisi kurup gerçeği dirilmek isteyenlerin tarafını... Yeryüzü ailesi olarak bizi özgürlüğün tohumlarını ekmeye ve birlikte tohum yemini etmeye davet ediyor. 
“Bu tohumları doğadan ve bizden önceki nesillerden aldık. Onları aldığımız gibi, bütünlük ve de çeşitlilik zenginliği içinde gelecek nesillere aktarmak bizim görevimizdir. Bu yüzden yeryüzüne ve gelecek nesillere karşı bu yüksek vazifemizi yapmaktan bizi alıkoyan hiçbir kanuna boyun eğmeyeceğimiz gibi buna neden olacak hiçbir teknolojiyi de kullanmayacağız. Tohumlarımızı korumaya ve paylaşmaya devam edeceğiz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e598f28-6456-4789-b135-7f2c1a43df25.jpg</image:loc>
            <image:title>Üçten Geriye</image:title>
            <image:caption>&quot;Amigdala... Şahin Ünal’ın usta yazarlığıyla tıp birikimini, hayal gücüyle psikolojiyi harmanlayan romanının anahtar kelimesi amigdala. Başkalarının hayatının sizin için nasıl bir karabasana dönüşebileceğini merak ediyorsanız, bu kitaba hemen başlamanızı tavsiye ederim.  &quot;
 
Zülfü Livaneli

Ordunun kıymetli askerleri, kaybı göze alınamayacak kadar önemliydi...

Peki ya hasar görürlerse?
 
Ziyanı telafi etmek üzere planlanan projede, askerliğin bilimle birleştiği yerde, denkleme sığmayan bir faktör vardı: İnsan. Vicdanı, hafızası, değerleri ve acılarıyla insan...

“Üzerimize roket atacak kadar bizden nefret etmenizi anlamakta zorlandım Komutan. Arkadaşlarım yanı başımda can verdi. Bizi birer canavara çeviren bilimsel araştırmayı onaylarken senin için çok değerliydik, sonra olanları hesaplayamadın...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91717</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a4b3f8a-aea1-49b9-8c8c-5263000c640c.jpg</image:loc>
            <image:title>Selam Olsun</image:title>
            <image:caption>“Biz dünyadan gider olduk
Kalanlara selâm olsun
Bizim için hayır dua
Kılanlara selâm olsun

Ecel büke belimizi
Söyletmeye dilimizi
Hasta iken hâlimizi
Soranlara selâm olsun”

Mustafa Kutlu, deneme serisinden, bu sefer anı yüklü bir eser ile karşımızda. Bir kısım dostlarından bahsettiği bu eserde, dolu dolu yaşanmış yıllarına değiniyor.
Bir fotoğraf ve kısa metinler ile Kutlu, bir dostluğun nasıl kurulacağını, nerelere gelebileceğini bizlere anlatıyor.
Bu bir dostluk ve aynı zamanda yaşanmışlıklar kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91718</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f42b0ca-bd63-4fa9-85f2-c58219afd5ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayaşan – Kem Gözler Çağı</image:title>
            <image:caption>Ayaşan-Kem Gözler Çağı, usta yazar Gürsel Korat’ın Kunday-Gölgeler Çağı kitabının devamı niteliğinde. Arka planda Moğol istilaları altında inim inim inleyen bir yıkımın eşiğindeki Anadolu’da Ak Şamanlar ile Kara Şamanların mücadelelerini anlatan bu sürükleyici kitap, aslında zamanlar üstü değerlere odaklanıyor: İyilik, doğruluk, doğa ve bilim sevgisi, insanlığın geleceğine duyulan kaygı ve aşk. 
Kunday ile Ayaşan’ın aşkıyla Gürsel Korat gençlerin hem düşüncelerine hem de kalplerine dokunurken, bir özgürleşme ve büyüme hikâyesi anlatıyor. 
Ayaşan-Kem Gözler Çağı’na Aysu Koçak’ın resimleri eşlik ediyor. 
 
TADIMLIK 
Hızır sesini yükseltti: “Bilimi sevmiyor, düşünceden nefret ediyorsunuz. Her şeyi kendi çıkarınız için düşünemezsiniz. Sizin geleceği görme gücünüzü bir zamanlar bunun için yasakladık.” 
Nazar sırıttı: “Ben geleceği görüyorum zaten. Artık bu yasağı kaldırmanız için uğraşacak değilim.” Sonra döndü ve oğluna seslendi: “Çıtak duydun mu, bilimi sevmem gerekiyormuş! At gölgeli Hızır’la, bal arısı gölgeli mimar İmhotep bir türbede oturup bilim konuşacaklar, biz de bunu seveceğiz, öyle mi?” 
Hızır şaşırdı: “Bunu nereden biliyorsun?” 
Nazar kahkaha attı: “Geleceği görüyorum dedim, inanmadın. Geçmişi görüyorum dersem yine inanmazsın.” 
Yalan söylüyordu ama inandırıcıydı Nazar. Hızır’ın yüreği daraldı, korkunç bir şeydi bu. Nazar bilinmeyen güçler elde etmiş görünüyordu ve durdurulması olanaksızdı. Son bir gayretle “Ak Şamanları yok ettiğiniz anda, insanların hiç gölgesi kalmayacak. Biz kötülük yapmayı bilmeyenleriz. Bizi yok etmek için hiçbir haklı gerekçeniz yok.” 
“Var, bizi engellediniz.” 
“Sizin kötülük yapmanızı engelledik.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6595f06a-ea61-4814-87da-b27d4931ce64.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehmet’in Babası Nazım</image:title>
            <image:caption>Mehmet’in Babası Nâzım, bir ilk kitap. Hem Nâzım Hikmet’in hayatını her yaştan kişinin okuyabileceği hem de oğlu Mehmet’le aynı sayfalarda buluştuğu bir ilk kitap. Gündüz Vassaf’ın şiirsel dili ve M.K. Perker’in çizimlerinin buluştuğu bu kitapla sizleri baba Nâzım ve oğul Memo’nun çocukluklarıyla tanışıp anne Münevver’i de yanımıza alıp her yaştan okuyucuyu birleştirecek ortak bir okumaya davet ediyoruz. Bu kitaptaki şiirler ve çizimlerle Nâzım’ın hayatına bir yolculuğa çıkacak, oğlu ressam Mehmet’in hikâyesini ilk kez okuyacak, Mehmet’in babası Nâzım’la tanışacaksınız. 
*** Nâzım Hikmet,
“Yazdıklarım 30-40 dilde basılır Türkiyem’de yasak”
Dediğinden beri.
Ne mutlu Türkçeye!
Bugün şiirleri Hepimizin dilinde.
Oğlu Memo?
Ressam oldu büyüyünce,
Yolculuklara çıktı
Renklerin hayallerin derinliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ae0889d-d724-46ea-8c4d-506690af53be.jpg</image:loc>
            <image:title>İncir Tarihi</image:title>
            <image:caption>İncir Tarihi, okurunu Binbir Gece Masalları’nın büyülü âleminde gezdiren, eğlenceli, kışkırtıcı, düşsel ve düşünsel bir yolculuk. Faruk Duman romancılığının önemli aşaması sayılan kitap, 2011’de Yunus Nadi Ödülü’nü almıştı. 
“Görüp geçirdiğim olayları anlatmaya başlamamın tek ve ikincil nedeni, bir kere, kaza eseri de olsa kalemi elime almış olmamdır. Bahanem yok; kendimi, yaşadığım şeylerle tanıdığım kişilerin, hayvanların, bitkilerin, gezip gördüğüm yerlerin, serin duvarlar arasına saklanmış iç açıcı odaların, birbirinden güzel kadınlarla bunların olağanüstü memeleriyle kalçalarının, Allah’ın belası bir hançerin, bu hançer tarafından kesilerek öksüz bırakılmış kolumun, bu kesik avucumda aylarca saklamayı başarabildiğim yüzüğün, leyleklerin, tilkilerin, fillerin, kaplanların ve bu kaplanlarla kutsal aslanlar üzerinde seyahat eden başka seyyahların, kitapların, bu kitapları okuyarak deliren acayip dervişlerin ve bütün bunları oturup yazmaya çalışan Zeyrek adlı bir kişinin bahanesi sayıyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62fb19b7-acb6-4c3b-bbb9-a503065ee648.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada</image:title>
            <image:caption>Samih Rifat’ın kaleminden Ada: Çocukluk zamanının silinmiş izlerini rüzgârda, denizde, insan sesinde arayan belleğin yeniden incelikle resmettiği şiirsel anı fragmanları. 
 
“Basit, sıradan şeyler üstüne kısa metinler, kırk kırkbeş yıl öncesinin oldukça bulanık anıları. Bir tür bellek zorlaması, bir çocukluk zamanını yeniden kurma, anlatma, yazma çabası... 
Aklımda, belleğimde, beynimin yüreğimin kıvrımları arasında kaldığı kadarıyla, kaldığı –belki de yanlış, bozulmuş, gerçekten çok uzaklaşmış– biçimiyle. Kimin için? Bütün bunlar kimi ilgilendirir? 
Belki çocukluğunda, gençliğinde benim gibi bir Ada’sı olmuş bir iki kişiyi, kim bilir!..” 
(“Sunuş”tan)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6567ef0-91fb-4762-828f-e464d8708ef8.jpg</image:loc>
            <image:title>Günaydın Deme Sanatı</image:title>
            <image:caption>Günaydın’ı yalnızca bir sözcük sanmayın! Sabahın ışığıyla yıkanmış bir dil pırıltısıdır o. Sekiz harfli bir anahtardır, yalnızlığın çıkış kapısını aralar. Günaydın diyen, yalnız bırakmayı ve bırakılmayı reddetmiş demektir. Gönül çelendir günaydın, buzkıran gemisidir. Ağzımızın içindeki deniz feneridir. Öylesine güzeldir, “Bu sabah ışığın elinden birlikte tutalım mı?” cümlesinin kısaltılmışıdır. 
Günaydın, kardeşidir merhaba’nın. Kolay gelsin’in, teşekkür ederim’in yakınıdır. İyi geceler’i soracak olursanız, o da günaydın’ın pijama giymiş halidir! 
Akgün Akova bu paha biçilmez sözcüğü söylemeyi bir sanata dönüştürüyor. Çektiği fotoğrafların eşliğinde hem gözünüze hem de gönlünüze günaydın diyerek. 
Günaydın Deme Sanatı bir çift kanat sesiyle size söylenen benzersiz bir gün doğumu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4be6d70d-9c30-464b-bbe3-15bd07a3c718.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikanalizi Yazmak</image:title>
            <image:caption>Psikanalitik yazı her seferinde yeniden başlanan bir maceradır. Bu yolla analistler aktarım üzerine kurulu, yani analitik deneyime ait bir şeyleri iletmek isterler. Bu şekilde aktarıma kayıtlı olan ve onun sayesinde ortaya çıkan bir varoluşun tekilliği ve öznenin yazgısı, yazılı bir söylem içinde şekillenebilir. Psikanalizin bir bilgi olarak iletimi bütün özgüllüğü ve yoğunluğu içinde ancak bu şekilde gerçekleşebilir. 
“Psikanalizin kurumsallaşması demek, öncelikle psikanalizin uygulanması demektir” diyerek psikanaliz-psikiyatri ayrımından etik çerçeveye, analizde anadil sorunundan cinsellik-dil ilişkisine, patolojik sırlardan psikanalist formasyonuna uzanan temel konuları tartışan Talat Parman, Türkiye’de psikanalizin kurumsallaşmasının ilk yıllarına şahitlik eden yazılarıyla tarihe kayıt düşmeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/780810ad-6fc8-466a-bbde-a85bbf9ded48.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Çağ&apos;ın Büyük Komutanları</image:title>
            <image:caption>“‘Tek bir insan yüz kişiye nasıl liderlik edebilir?’ diye sorulduğunda, cevabının alanının önde gelen uzmanlarının insanlık tarihindeki en büyük komutanların kariyerlerini incelediği ve tek bir kişi tarafından galibiyet ya da mağlubiyete götürülen insanların sadece yüz değil, bazen yüz bazen de milyonlarca olduğunun kısa ve öz bir biçimde açıklandığı bu sayfalarda bulunacağına inanıyorum.”
Andrew Roberts
Hannibal’ın Roma ordularını bozguna uğrattığı üç zaferinden en dâhicesi hangisiydi? Pharsalos’ta Pompeius’u yenmek için Iulius Caesar hangi taktikleri kullandı? Büyük İskender fethedilecek yeni toprakları keşfetmek için Asya’nın yarısına kadar götürdüğü orduların bağlılığını nasıl kazandı?
Bunların ve daha birçok ilgi çekici sorunun cevabını, kadim dünyanın en büyük 25 komutanın görkemli bir kronolojik araştırması olan “Eski Çağ’ın Büyük Komutanları”nda bulabilirsiniz.
Büyük Mısır, Yahudi, Asur, Yunan, Makedon, Roma ve son olarak da Hun imparatorluklarının komutanları sadece kendi içlerinde korkunç ve ilham verici liderlik örnekleri sunmakla kalmaz aynı zamanda da kendilerinden sonra gelen tüm büyük komutanlar için bir örnek teşkil ederler.
Andrew Roberts’ın başeditörlüğünde; Robin Lane Fox, Tom Holland ve John Julius Norwich gibi isimlerin de bulunduğu seçkin bir tarihçi ekibi tarafından derlenen “Eski Çağ’ın Büyük Komutanları”nda, Iulius Caesar’dan Yehuda Makabi’ye, Sun Tzu’dan Scipio Africanus’a, Thoukydides’ten Traianus’a, Büyük İskender’den Attila’ya dönemin en büyük 25 komutanın hayatı yetkin ve güzel bir üslupla işleniyor. Her komutan, taktiksel ve stratejik kabiliyetlerinin değerlendirildiği bilgilendirici araştırmalarla ele alınıyor.
Özenle hazırlanmış ve bilimsel olduğu kadar popüler ve bilgilendirici de olan “Eski Çağ’ın Büyük Komutanları” alana yabancı olanlar için mükemmel bir giriş kaynağı olmakla birlikte askeri tarihe hâkim olanlar için de aydınlatıcı ve düşündürücü bir okuma deneyimi sunuyor. Dünyanın gördüğü en büyük generallere dair vazgeçilmez bir rehber arayanlara…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73fdfe34-33d6-45a1-af1a-5e102e7ac80f.jpg</image:loc>
            <image:title>İşi Ustasından Öğrenin</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap, yönetimin bilgilendirici bir sunumudur. Dünyaya yön veren isimlerden yönetimi öğrenmenin pragmatik yaklaşımı, kitabı hem gelecek vaat eden hem de deneyimli yöneticiler için son derece değerli bir çalışma hâline getiriyor.”
― Dr. Helmut O. Maucher, Nestlé Yönetim Kurulu Onursal Başkanı
Dünyayı Değiştiren İsimlerden Başarının Püf Noktaları…
Hangi hedeflerin peşinden koşarsanız koşun, hangi toplumsal alanda etkili olmak isterseniz isteyin, yönetim bilgisine ihtiyacınız olacaktır. Sanat, müzik, kültür, spor, sağlık, askerlik, bilim, siyaset ve elbette iş dünyası. Her alan farklı bir uzmanlık bilgisi gerektirir ama yönetim bilgisi her yerde aynıdır.
Uzmanlık alanınızın ne olduğu, kimi tanıdığınız veya ne kadar eğitimli olduğunuz önemli değil. Güçlü yönetim becerileriniz varsa başarılı olursunuz.

Çok farklı alanlarda başarıya ulaşmış kişiler -çoğu kez kendileri bile farkında olmadan- bu bilgiyi kullandı. Einstein’dan Stephen Hawking’e, Coco Chanel’den Bill Gates’e, Michelangelo’dan Madonna’ya, Barack Obama’dan Steve Jobs’a, Pablo Picasso’dan Napoleon’a hepsinin ortak noktası neydi? Mükemmel yönetim becerileri.
Eserleri dünyada ses getiren liderlik uzmanı Frank Arnold, zirveye ulaşmak için kullandıkları belirli yönetim becerilerini ele almak için iş alanından spora, politikadan popüler kültüre kadar çeşitli alanlardan 64 ismi bir araya getiriyor. “Yılın En İyi Kitabı” seçilen İşi Ustasından Öğrenin, dünyaya yön veren isimlerin deneyimlerini ve meslek sırlarını başarıya bir adım daha yaklaşmak için mercek altına alıyor. Etkili yönetimi kolay anlaşılır ve her şeyden önce uygulanabilir kılarak eğlenceli bir üslupla aktarırken yönetimin büyüleyici dünyasını aralıyor.
Bu örnekler, yönetim bilgisini başarıyla uygulayarak hedefinize ulaşmanıza yardım edecek. Kitapta bahsi geçen unsurları hiç taviz vermeden uygularsanız son derece etkili, son derece etkin -ve büyük ihtimalle son derece başarılı- olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afd2aa46-a4dc-4ce2-85b3-d3f880b4bc54.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapıların Kışında</image:title>
            <image:caption>Zehra Tırıl’ın öyküleri gündelik hayatın akışında ayrı düşenleri bir araya getiren izleri, sakin, ağır ve güçlü bir nefesle duyuruyor. Parçalanmış benliklerde insanın hayatta kalma seyrini, okurun aklına sorular düşürerek, iç burkan ayrıntılarla yalın, çarpıcı, etkileyici bir dille anlatıyor. Kapıların Kışında, yazarın Odalarda Annem Yok ve Pembe Gecelikli Kız’dan sonra üçüncü öykü kitabı. 
“Leylekler geçiyor, dedim. Rüzgâra, dolunaya, dağlara konuştum, bir karanlık kovuğa çöküp: İnsan şeytan, insan tanrı, insan kul; korkak, kaçak, yalancı, zayıf, yalnız, ömrünün tanrısı, sürüngeni, figüranı; yaşam adil değil. Dağlar bunu duyun, her çocuk dünyaya eşit doğmuyor, eşit büyümüyor, aynı sevmiyor. Mağaraya çekilsem aklım da mağaraya çekilir mi? Aşkın içimden geçmediği, aşkın içimden gelmediği kavgalara kapanıyorum. Gitme nedenim şu diyeceğim bir yalan bulamam, sana. Doğruyu da bulamam. Leylekler geçiyordu, teyzemin yüzü, sesi, bana eğilişi... Anlattığım. Duvar, sınırları yırtılmış, renkleri solmuş harita asılı.” 
Zehra Tırıl’ın öyküleri gündelik hayatın akışında ayrı düşenleri bir araya getiren izleri, sakin, ağır ve güçlü bir nefesle duyuruyor. Parçalanmış benliklerde insanın hayatta kalma seyrini, okurun aklına sorular düşürerek, iç burkan ayrıntılarla yalın, çarpıcı, etkileyici bir dille anlatıyor. Kapıların Kışında, yazarın Odalarda Annem Yok ve Pembe Gecelikli Kız’dan sonra üçüncü öykü kitabı. 
“Leylekler geçiyor, dedim. Rüzgâra, dolunaya, dağlara konuştum, bir karanlık kovuğa çöküp: İnsan şeytan, insan tanrı, insan kul; korkak, kaçak, yalancı, zayıf, yalnız, ömrünün tanrısı, sürüngeni, figüranı; yaşam adil değil. Dağlar bunu duyun, her çocuk dünyaya eşit doğmuyor, eşit büyümüyor, aynı sevmiyor. Mağaraya çekilsem aklım da mağaraya çekilir mi? Aşkın içimden geçmediği, aşkın içimden gelmediği kavgalara kapanıyorum. Gitme nedenim şu diyeceğim bir yalan bulamam, sana. Doğruyu da bulamam. Leylekler geçiyordu, teyzemin yüzü, sesi, bana eğilişi... Anlattığım. Duvar, sınırları yırtılmış, renkleri solmuş harita asılı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91727</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b33fbc84-9855-4f6f-888e-c9b7ec53fc20.jpg</image:loc>
            <image:title>Don Isidro Parodi’ye Altı Bilmece</image:title>
            <image:caption>Honorio Bustos Domecq, Latin Amerika edebiyatına damgasını vurmuş olan Jorge Luis Borges ve Adolfo Bioy Casares’in ortaklaşa yarattıkları kurmaca bir yazar; onun imzasını taşıyan Don Isidro Parodi’ye Altı Bilmece ise Borges ve Bioy ikilisinin olağanüstü hayal güçlerinin ilk ortak ürünüdür. Kitabın başkahramanı Don Isidro Parodi eski bir berberdir. İşlemediği bir suçtan ötürü haksız yere yirmi bir yıl hapis cezasına çarptırılmış, dedektifliğe de cezasını çekerken başlamıştır. Don Isidro klasik dedektifler gibi çalışmaz. 273 numaralı hücresinde sıcacık mate’sini yudumlayarak anlatılanları dinler. 1940’larda Buenos Aires’te karanlıkta kalan cinayetleri, failleri bir türlü yakalanamayan hırsızlık olaylarını, gizemli intiharları yerinden bile kıpırdamadan, adeta bilmece çözer gibi aydınlattığı bu eşsiz serüvenler, Borges ve Bioy’un polisiye edebiyata bir saygı duruşu, bir selamıdır da.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e55b4b2a-1e79-4821-878b-c9240c671b7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tasavvuf, Velayet ve Kainatın Görünmez Yöneticileri</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar “Doğudan gelen ışık” uzun zamandır parlaklığını yitirmiş görünüyor. O ışığın yeniden parlaması şüphe yok ki dünyayı da tekrar aydınlatacaktır.
“Uzun zamanlardan bugüne İslam dünyasının yaşadığı, yenmeye çalıştığı sefalet ve perişanlığın sorumluluğunu sadece Batının sömürgeciliğiyle izah etmek artık yeterince ikna edici görünmüyor. Asıl sebep ona bu sömürü ortamını hazırlayan İslam dünyasının kendi iç zihniyet, toplumsal ve ekonomik problemleridir. Tasavvuf böyle bir ortamda yarattığı sanal, ütopik atmosferle Müslümanları emperyalizmin sömürüsüne boyun eğip iç dünyalarına kapanacak bir zebunluğun yolunu açmıştır.
Çekilen bu sefaletin izalesi konusunda tasavvufun önerisi yine içe dönmek olmuştur. Yüzyıllardan bu yana onca evliyanın, onca keşif ve kerametlerinin, ilhamlarının, rüyalarının bu sefaleti bertaraf etmeye yaramadığı açıkça ortadadır. İslam dünyasını içinde bocaladığı meskenetten ve geri kalmışlıktan kurtulma yolunun akıl ve gerçek bilimden geçtiğini, ancak böylece yeni bir dinamizm kazanabileceğini göstermek ve Müslümanları buna ikna etmek gerekmektedir.”
–Ahmet Yaşar Ocak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/842fc789-7e7c-4e90-a893-f469c7d7f44e.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İmparatorluğu Ve İslam (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmanın tespitlerinden biri de Osmanlı medresesinin İbn Arabîci bir gelenek üzerine kuruluşu ve bunun bütün Osmanlı asırlarını nasıl etki altına aldığı meselesidir. 
 
“Osmanlı İmparatorluğu’nun İslam’la ilişkisi konusunun belki merkeze alınması gereken asıl boyutu, diğer kesimlerle olan sıkı bağlantısı ve onları domine etmesi itibariyle devletin İslam algısıdır. Bu sebeple çalışma, Osmanlı merkezi yönetiminin bizzat söz konusu ilişkinin merkezinde olduğunu göstermeye çalışmıştır. Devlet diğer sektörlerle ilişkilerinde daima üstte olduğunu hissettirmektedir. O sektörler de devletle, hatta birbirleriyle olan ilişkilerini son tahlilde buna göre düzenlemek ve yürütmek zorunda olduklarının bilinci içindedirler. 
Bu sebeple Osmanlı devletinin ne kadar eski, köklü, güçlü, çeşitli bir siyasal ve dinî gelenekler manzumesinin ve ideolojisinin mirasçısı olduğunu yansıtan klasik metinler yer yer metin içerisinde zikredilmiştir. Bu metinler belki bizim sayfalar dolusu söylediklerimizden daha açıklayıcı ve kullandıkları dille kendi zihniyet dünyalarını yansıtan metinlerdir. Böylece okuyucu onları kendi ifadeleri ve mantıkları doğrultusunda bizzat görebilme imkânına sahip olmaktadır.” 
–Ahmet Yaşar Ocak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfe3c3c6-9390-4c88-898d-7847359891c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İmparatorluğu ve İslam</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmanın tespitlerinden biri de Osmanlı medresesinin İbn Arabîci bir gelenek üzerine kuruluşu ve bunun bütün Osmanlı asırlarını nasıl etki altına aldığı meselesidir.
“Osmanlı İmparatorluğu’nun İslam’la ilişkisi konusunun belki merkeze alınması gereken asıl boyutu, diğer kesimlerle olan sıkı bağlantısı ve onları domine etmesi itibariyle devletin İslam algısıdır. Bu sebeple çalışma, Osmanlı merkezi yönetiminin bizzat söz konusu ilişkinin merkezinde olduğunu göstermeye çalışmıştır. Devlet diğer sektörlerle ilişkilerinde daima üstte olduğunu hissettirmektedir. O sektörler de devletle, hatta birbirleriyle olan ilişkilerini son tahlilde buna göre düzenlemek ve yürütmek zorunda olduklarının bilinci içindedirler.
Bu sebeple Osmanlı devletinin ne kadar eski, köklü, güçlü, çeşitli bir siyasal ve dinî gelenekler manzumesinin ve ideolojisinin mirasçısı olduğunu yansıtan klasik metinler yer yer metin içerisinde zikredilmiştir. Bu metinler belki bizim sayfalar dolusu söylediklerimizden daha açıklayıcı ve kullandıkları dille kendi zihniyet dünyalarını yansıtan metinlerdir. Böylece okuyucu onları kendi ifadeleri ve mantıkları doğrultusunda bizzat görebilme imkânına sahip olmaktadır.”
–Ahmet Yaşar Ocak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca89333d-627e-4a42-8d4d-43bd3f0057fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Bak-Bul Sobe - Meraklı Kedi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Minik kedi merak ediyor...
Acaba rengarenk sayfaların arkasında kimler saklanıyor? Bir arı yada bir zebra; ipuçlarını takip edersen bulacaksın kolayca!
Meraklı Kedi ile saklambaç oyunu başlıyor, sevdiğin hayvanlar bu kitabın içinde saklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91732</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43b5f3b9-0a56-4853-85b6-3ccf956ddd33.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Sorsan Bilir Minik - Benim İlk Dinozorlar Kitabım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çocuklar dinozorları neden çok seviyor dersiniz? Bu canlılar neden bu kadar etkileyici? Apartman kadar büyük oldukları için mi, yoksa birbirinden t uhaf görünüşleri için mi? Hayır! Gerçek oldukları için. Dinozorlar, bu çağda elbette yalnız değildi. Gökyüzünde ve su altında en az onlar kadar etkileyici ve tuhaf canlılar dolaşıyordu.
Milyonlarca yıl önce yeryüzünde hiç insan yokken dünyayı yöneten bu şaşırtıcı canlılar hakkında her gün yeni ve şaşırtıcı bilgiler öğreniliyor. Bu şaşırtıcı bilgilerin bir kısmı da bu kitapta!
Ne Sorsan Bilir Minik-İlk Dinozorlar Kitabım
Sürpriz pencereli Çocuk Ansiklopedisi ile kendi kendine öğrenmenin heyecanı bambaşka!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91733</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95173207-3fff-49e3-9ca5-452fa40d764b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tonton Tonki İle Renkler (Delikli Sürpriz Pencereli Kitap)</image:title>
            <image:caption>Siz hiç kitap yiyen bir canavar gördünüz mü? Tonki’yi takip et, renkleri keşfet! Sayfalardaki deliklere dikkat! Düşmeden sonraki sayfaya geç!
Renkleri keşfetmenin en eğlenceli yolu! İnteraktif masal ve etkinlik kitabı Tonton Tonki İle Renkler&apos;de eğlenceli bir macera sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91734</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/772ea51c-f74d-41d3-9889-06cbb6e96674.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolcu Kutu Oyunu - Macera Çoktan Başladı</image:title>
            <image:caption>Yolcu oyunu, dünyaya gönderilen insanın karşılaştığı sorunları aşmasını, sağlıklı düşünebilmesini, huzurlu yaşamasını sağlayacak bilgilerin yolunu çocuklara sunuyor. Güzel bir hayatın yolunu gösteren Kur’an-ı Kerim, Peygamberimizin hayatı, Peygamberlerin hayatları, ilmihal bilgileri çocukların yaşına uygun sorularla... Oyun içinde ilerlerken karşılaşılan sürprizlerle oyun iyice heyecan ve renk kazanıyor. Bu renkli dünyanın yolcuları olan oyuncular, karşılaştıkları soru(n)ları aştıkça hem bilgileniyor hem de eğleniyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91735</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65d7c556-0c0c-4969-be9e-083d9323d70e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafıza Teknikleriyle Elifba (Kur&apos;an Harflerini) Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>&quot;Sizin en hayırlınız, Kur&apos;an&apos;ı öğrenen ve öğretendir.&quot;  (Hadis-i Şerif)
Kur&apos;an-ı Kerim, nice hazineleri içinde bulunduran engin bir deniz gibi. O denizlere açılabilmenin basamakları var elbette. Şimdi o basamaklardan ilkini “onu okumayı öğrenmeyi isteyerek” aştın.
Şimdi sırada ikinci basamak var: Kur&apos;an harflerini okumak. Onun da zor olmadığını sayfaları çevirdikçe göreceksin.
Elindeki elifba kitabı, ikinci basamağı kolayca aşmana yardımcı olmak için &quot;Hafıza Teknikleri&quot; kullanılarak hazırlandı. Kitapta öğrenmeyi kolaylaştıracak karikatürler, karikatürler içine gizlenmiş harfler ve onları bulmana yardımcı olacak Meraklı Mercek var. 
Meraklı Mercek ile önce resmi tanıyacak, sonra gizlenen harfi göreceksin. Harflerin içine gizlendiği nesnelerle kuracağın bağ ile o harfi öğrenmen kolaylaşacak.
Evet, bu işin çoğunu hallettin zaten. 
Ardından daha iyi öğrenebilmen için bulmacalar karşına çıkacak. Bulmacaları, kitabın yanında hediye edilen oyun takip edecek. Oyunda harflerin sırrını çözdüğünü göreceksin. 
“Hafıza Teknikleri”yle hazırlanan kitap, öğrenmeyi kolaylaştıran Meraklı Mercek, pekiştirici bulmacalar, etkinlikler… Kısacası heyecanlı ve eğlenceli bir eğitim seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91736</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5686511c-d579-4e39-9caa-2d53be34e52d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an&apos;daki Hayvanlar Ara-Bul</image:title>
            <image:caption>Onların Çağrısına Kulak Ver!
Birçok varlık gibi hayvanlar da bizlere bir şeyler söylüyor. Onları dinlediğimizde tüm canlılar gibi onlar da üzerinde taşıdıkları özelliklerle Yaratıcılarını tanıtıyorlar. Kitabın bulmacalarında sırlı bir yolculuğa çıkarken gizlendikleri yerlerde şaşıracağınız pek çok şeyi de bulacaksınız.
Okul öncesi okurların çok seveceği bu kitabın meraklıları elbette ki onlarla sınırlı değildir. Şimdi gelin kitabın içindeki &quot;çağrıya&quot; kulak verelim. İyi seyirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91737</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a9773e5-825d-4c38-a28c-d4267ddac4f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bear Grylls Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı Serisi (6 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Issız bir yerde telefon olmadan nasıl yardım istenir? Böcek ısırıklarına ilk müdahale nasıl yapılmalı? Yalnızca bir yağmurluk kullanarak nasıl çadır yapılır? Bütün bunlar ve daha fazlası Kamp Rotası setinde seni bekliyor.
Ünlü maceracı Bear Grylls&apos;in kendi tecrübelerinden yola çıkarak hazırladığı ipuçları ve kısayolları içeren bu seti, kamp yaparken yanından ayırmayacaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91738</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8236193c-014e-40ee-8fb8-d01d3d0383a1.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Yardım - Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Gereksiz yaralanmalardan ve görünmez kazalardan kaçınmak için bir yolculuğa en iyi nasıl hazırlanacağınızı ve acil bir durumda ne yapmanız gerektiğini tüm detaylarıyla ele alan İlk Yardım kitabı, günlük hayatınızı da daha güvenli hâle getiren önemli bilgiler içeriyor.
Doğada unutulmaz bir yolculuğa çıkmak için ihtiyacınız olan ipuçlarını, kısa yolları ve pratik çözüm yollarını zengin görsellerle açıklayan Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı Serisi size eşsiz bir yol arkadaşı olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91739</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f831ab1-3cd6-43b0-817b-ef8aa85fdcbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Düğümler - Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Camadan düğümünden imkânsız düğüme birçok kullanışlı düğüm atmayı öğreten Düğümler kitabıyla artık doğa yürüyüşlerinizde eşyalarınız size yük olmayacak. Şişe düğümüyle içeceklerinizi pratik bir şekilde taşırken izbarço bağıyla ağır çantalarınızı güvenle muhafaza edebileceksiniz!
Doğada unutulmaz bir yolculuğa çıkmak için ihtiyacınız olan ipuçlarını, kısa yolları ve pratik çözüm yollarını zengin görsellerle açıklayan Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı Serisi size eşsiz bir yol arkadaşı olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91740</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c7b2c90-c835-4b29-8c11-ecc2e9eaabb8.jpg</image:loc>
            <image:title>İşaretleşme - Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Issız bir adaya düşseniz nasıl yardım isterdiniz? Hayati önem taşıyan acil durum işaretlerini, uluslararası kodlamaları ve vahşi doğada nasıl ateş yakacağınızı öğrenmeniz için hazırlanan İşaretleşme’yle iletişim kurmanın bambaşka yollarını keşfedeceksiniz.
Doğada unutulmaz bir yolculuğa çıkmak için ihtiyacınız olan ipuçlarını, kısa yolları ve pratik çözüm yollarını zengin görsellerle açıklayan Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı Serisi size eşsiz bir yol arkadaşı olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91741</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d2d1180-b8f7-41f4-acb2-32e2b23fb57a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kampçılık - Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Çadır türlerinden ateş yakmaya, kamp aletlerinin güvenli kullanımından çevre bilincine kadar kampçılıkla ilgili her şeyi kapsamlı bir şekilde açıklayan bu kitap, arkadaşlarınız ve ailenizle keyifli bir kamp deneyimi yaşamanız için gereken her şeyi detaylıca ele alıyor.
Doğada unutulmaz bir yolculuğa çıkmak için ihtiyacınız olan ipuçlarını, kısa yolları ve pratik çözüm yollarını zengin görsellerle açıklayan Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı Serisi size eşsiz bir yol arkadaşı olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91742</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7612c03a-80e1-46bc-8c1e-b89747f467c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Barınak İnşası - Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Vahşi doğada karşılaşacağınız her şartta güvenle sığınabileceğiniz, rahat ve sıcak bir sığınak inşa etmek için malzeme seçiminden doğru konumu bulmaya kadar ihtiyacınız olan her şey bu kitapta.
Doğada unutulmaz bir yolculuğa çıkmak için ihtiyacınız olan ipuçlarını, kısa yolları ve pratik çözüm yollarını zengin görsellerle açıklayan Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı Serisi size eşsiz bir yol arkadaşı olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91743</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2135b839-ae10-4212-acba-a2b999144690.jpg</image:loc>
            <image:title>Tehlikeler ve Acil Durumlar - Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Güzelliğiyle büyüleyen ormanlarda, parlak göl kıyılarında gezerken ölümcül canlılardan kaçınmanıza, kolayca temiz su bulmanıza ve gezinizi güvenli bir şekilde sürdürmenize yardımcı olacak bu kitapla dışarı çıkmaktan korkmayacaksınız!
Doğada unutulmaz bir yolculuğa çıkmak için ihtiyacınız olan ipuçlarını, kısa yolları ve pratik çözüm yollarını zengin görsellerle açıklayan Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı Serisi size eşsiz bir yol arkadaşı olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91744</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/930b1444-4623-4471-9ab0-f74b8cc71fe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tehlikeli Bitkiler - Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Tehlikeli bitkileri nasıl tanıyacağınızı, bitkilerin kendilerini nasıl koruduklarını ve tıpta nasıl kullanıldıklarını öğrenirken yeşilin büyüleyici ve vahşi dünyasında harika bir yolculuğa çıkacaksınız.
Doğada unutulmaz bir yolculuğa çıkmak için ihtiyacınız olan ipuçlarını, kısa yolları ve pratik çözüm yollarını zengin görsellerle açıklayan Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı Serisi size eşsiz bir yol arkadaşı olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91745</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9da6332-e430-43a1-9dbe-09b4952f6a6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tehlikeli Hayvanlar - Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Doğada karşınıza çıkabilecek tehlikeli hayvanları, bu hayvanları neyin tehlikeli yaptığını, neden saldırabileceklerini ve her birinin hangi doğal silahlarla donatıldığını öğrenmek gezilerinizi daha güvenli hâle getirecek.
Doğada unutulmaz bir yolculuğa çıkmak için ihtiyacınız olan ipuçlarını, kısa yolları ve pratik çözüm yollarını zengin görsellerle açıklayan Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı Serisi size eşsiz bir yol arkadaşı olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91746</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/276cfbee-6955-4580-a93e-69fa2e7d6e7b.jpg</image:loc>
            <image:title>İz Sürme - Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Açık havada dolaşırken, saklanan hayvanları doğru şekilde takip etmenin ve geride bıraktıkları ipuçlarından vahşi yaşamlarına dair fikir edinmenin heyecanını deneyimlemek isteyenler için hazırlanmış bu kitap etrafınıza daha dikkatli bir gözle bakmanızı sağlayacak.
Doğada unutulmaz bir yolculuğa çıkmak için ihtiyacınız olan ipuçlarını, kısa yolları ve pratik çözüm yollarını zengin görsellerle açıklayan Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı Serisi size eşsiz bir yol arkadaşı olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91747</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cda2994a-9215-491f-8620-a257fa8cfc6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Yürüyüşü - Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Dünyanın neresinde olursanız olun; bir nehri nasıl geçeceğinizi, uzun yolları bir patikayla nasıl kısaltacağınızı ve yürüyüş esnasında nasıl güvende kalacağınızı öğrenmek doğa yürüyüşlerinizi daha eğlenceli bir hâle getirecek.
Doğada unutulmaz bir yolculuğa çıkmak için ihtiyacınız olan ipuçlarını, kısa yolları ve pratik çözüm yollarını zengin görsellerle açıklayan Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı Serisi size eşsiz bir yol arkadaşı olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91748</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfba99b7-32b1-4232-bcf8-6775e290ece4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hava Gözlem - Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Yürüyüşe çıkmadan, kampa veya pikniğe gitmeden önce güneş çarpmasının nasıl tedavi edileceğini, yağmur ve fırtına bulutlarını nasıl tanıyacağınızı ve her türlü hava olayından nasıl korunacağınızı öğrenebilirsiniz.
Doğada unutulmaz bir yolculuğa çıkmak için ihtiyacınız olan ipuçlarını, kısa yolları ve pratik çözüm yollarını zengin görsellerle açıklayan Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı Serisi size eşsiz bir yol arkadaşı olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91749</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4faf20fd-4e8d-43d0-8660-f0f5aef0fb4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Haritalar ve Yön Bulma - Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Maceraperest yazar Bear Grylls’in kendi tecrübelerinden yola çıkarak hazırladığı bu kitapla pusula kullanmayı, yalnızca gökyüzüne bakarak nerede olduğunuzu bulmayı, tek bir çubukla saati hesaplamayı öğreneceksiniz.
Doğada unutulmaz bir yolculuğa çıkmak için ihtiyacınız olan ipuçlarını, kısa yolları ve pratik çözüm yollarını zengin görsellerle açıklayan Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı Serisi size eşsiz bir yol arkadaşı olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91750</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d32e972-7c5d-4172-9794-549b644e6a3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Rotası - Hayatta Kalma Becerileri El Kitabı Serisi Set 2 (6 Kitap Kutulu)</image:title>
            <image:caption>Issız bir yerde telefon olmadan nasıl yardım istenir? Böcek ısırıklarına ilk müdahale nasıl yapılmalı? Yalnızca bir yağmurluk kullanarak nasıl çadır yapılır? Bütün bunlar ve daha fazlası Kamp Rotası setinde seni bekliyor. Ünlü maceracı Bear Grylls’in kendi tecrübelerinden yola çıkarak hazırladığı ipuçları ve kısayolları içeren bu seti, kamp yaparken yanından ayırmayacaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91751</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c6549f0-785a-403a-a7c2-8e4cada13c4a.jpg</image:loc>
            <image:title>İzmirli Dario</image:title>
            <image:caption>Ünlü şarkıcının dramatik öyküsü... DARIO MORENO, 1950’lere müzik alanında sivrilen ve sevilen, dünya çapında bir sanatçıdır. Bu kitapta, onun sıkıntılı bir çocukluk döneminden, yeteneklerinin keşfedilmesine ve başarıyı ülke dışında yakalamasına kadar olan serüveni yer alıyor. Trajik olaylarla dolu bu serüveni onun yakın dostu Erkan Özerman’ın anılarından izliyoruz. Dario Moreno, İzmir’de yetişmiş, vatani görevini Türk ordusunda yapmış, sanat hayatına Türkiye’de başlamış ve başarıya ulaştıktan sonra Avrupa’ya giderek dünyada popüler olmuş tek Türk şarkıcısıdır. Dario’nun milyonlarca plağını satın alan hayranlarınca onun gerçek hayatı ve Türk olduğu bilinmiyor. Oysa ‘İzmirli Dario’, hiçbir zaman başka bir ülkenin vatandaşlığını kabul etmemiş ve yaşamı boyunca da Türkiye Cumhuriyeti pasaportunu gururla taşımıştır. Bu kitap ünlü şarkıcının dramatik öyküsüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91752</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6fde93f-344e-4062-a26d-0af0dd51b5db.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Dünyamız</image:title>
            <image:caption>Dünyanın dört bir yanına uzanan bu renkli maceraya sen de katıl! Birbirinden muhteşem bilgilerle dolu sayfalarla, dünya kıtalarını keşfet. Dünya haritası posterini duvarına yapıştır, macerayı odana taşı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91753</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9169fdb3-eeff-4e03-98d0-e3a4699156e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sperodea</image:title>
            <image:caption>Babalarının ölümüyle hayatları değişen, paylarına düşen mirasla hayatta farklı sorumluluklar üstlenmek zorunda kalan ve gelecek planlarının tamamen farklı yönlerde şekillendiği bir aile ve miras sonucu elde edilen gizemli bir toprak parçasında bulunan, geçmiş ile geleceğin harmanlanıp beklenmedik maceraların yaşanacağı, efsanevi Sperodea Devleti&apos;nin son kraliyet fertlerine yuva olmuş ve ölümle sonuçlanan kanlı komplonun yaşandığı gizemli bir konak…   
Sperodea Devleti&apos;nin fertlerinin öldürülmesine yol açan bu kanlı ve karanlık komplo, konağın yeni sahipleri tarafından  aydınlatılabilecek mi? Zamanın döngüsü içerisinde sıkışan ve huzura kavuşmak umuduyla bitmeyen bir arayış içerisinde olan ruhlar, hayatlarına aldıkları bu ailenin de yardımlarıyla huzuru bulabilecek mi? 
“Tarih, sonunda  kendilerine itibarlarını iade ediyordu. Adalet, geç de olsa tecelli etmişti.” 
Tarihle günümüzün etkileşim hâlinde olduğu ve konağın eski sahipleri olan ruhlarla şimdiki sahipleri olan fani bireylerin bir arada yaşadığı bu konakta yaşanan macera dolu olaylar, hepinizi derinden etkileyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91754</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f5ad42a-97e1-4876-8793-9d83bdf4773e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk-ı Kıyamet - Veda</image:title>
            <image:caption>Aşk… 
Sizce aşk bir insanın başına gelebilecek en güzel duygu mudur? Yoksa dünyada cehennemi yaşatan, her gün yakan ama öldürmeyen bir his midir? 
Bir kalp masumiyeti kaç kere öldürebilir; ya da hem cenneti hem de cehennemi yaşatabilir mi size? 
İlk sevda hiç kapanmayacağını sandığınız yaralar açarken; tanımadığınız bambaşka bir tutku merhem olur muydu ruhunuza? Şefkate muhtaç kalan kalbinizi güvenerek emanet edebilir miydiniz farklı toprakların umuduna? 
Tüm bunların cevabını bize Elif veriyor; hem de hayatın içinden… 
Bu kitapta aşk ile nefretin aslında kardeş olduğunu göreceksiniz. Nefret ederken aynı zamanda hala seviyor olmanın gerçekliği altında ezilecek, ondan kurtulamayacağınızı düşündüğünüz anda “Öldür beni!” diyecek kadar çaresiz olmanın ağırlığını da hissedeceksiniz… 
Pişmanlığın en saf halini bu sayfalarda bulacak; yeni başlangıçların verdiği heyecanı, kaderin değişmesi için sarf edilen mücadeleyi onların gözünden izleyecek ve onlarla yeniden vücut bulacaksınız… Aşk-ı Kıyamet; artık kıyametin kitabı değil, kıyametten sonra cennete açılan kapının hayatı olacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80be0fcc-4eda-4e4a-ad93-d23100efb7e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Canhıraş</image:title>
            <image:caption>Bir korku ne kadar ileri gidebilir?   
Tüm benliğinizi ele geçirebilir mi? Ya da gizlendiği yerde yavaş yavaş büyüyüp sessizce sahip olabilir mi ruhunuza? 
Çoğu zaman önleyici bir uyarı olup kişiyi diri tutan bu hissin, nicelerinin alnındaki kara yazıya vesile oluşu çok ilginçtir. 
Bu sayfalar korkunun yaratabileceği tahribata bir örnek, ne kadar güçlü bir duygu olduğunaysa kanıt niteliğinde… Belirsizliğin gölgesinde hayata tutunmaya çalışan birinin, o gölge tarafından usulca ele geçirildiğine şahit olacaksınız. Korkunun sesini duyacak, kokusunu alacak ve büründüğü şekli gözlerinizle göreceksiniz. 
Ete, kemiğe bürünmüş haliyle karşınıza çıktığında onu yenebilecek misiniz? 
Kim bilir belki de o sizi çoktan yenmiştir ancak siz henüz farkına varamamışsınızdır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b792ca8-5822-4d06-88bf-66129d193dc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kent Markalama Bolu İli Örneği</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.Marka Kavramı
a.Marka Kavramı 
b.Markanin Amaci Ve Önemi 
c.Markanin Özellikleri Ve Faydaları
d.Markalama 
e.Markalama Süreci 
f.Pazarlama Ve Markalama 
g.Marka Ile Ilgili Kavramlar 
h.Marka Değeri 
i.Marka Değeri Unsurları
2. Kent Marka Kavramı
a. Kent Marka Kavramı 
b. Kent Markalamanin Amacı Ve Önemi 
c.Kent Markalamanin Özellikleri Ve Faydaları
a. Kent Markalama 
b. Kent Markalama Süreci 
c.  Kent Pazarlama Ve Kent Markalama 
d. Kent Pazarlama İle İlgili Kavramlar 
e. Marka Değeri Unsurlari 
2. Uygulama : Bolu İli Örneği 
a. Literatür Çalişmasi 
b. Araştirmanin Amaci 
c.Araştirmanin Önemi 
d.Kapsam Ve Sinirlar 
e. Araştirmanin Metodolojisi 
f. Araştirmanin Problemleri 
g. Araştirmanin Sorulari 
h. Araştirmanin Evreni, Örneklei Ve Anket Formunun Geliştirilmesi 
i. Araştirmanin Bulgulari 
j.Bolu’nun Marka Değerinde Etkili Olan Faktörlerin Analizi 
k.Hipotezler Ve Analiz 
l.Varyans Ve Turkey Testi Sonucu 
3.Sonuç Ve Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67f8729c-de74-49d5-948c-9524e4c99da1.jpg</image:loc>
            <image:title>Mindfullness An Emerging Trend Towards Efficient Clinical Social Work Interventions</image:title>
            <image:caption>Introduction
Mindfulness
Why Mindfulness?
What Is Exactly Mindfulness Today? 
Benefits Of Mindfulness 
 How To Perform Mindfulness 
 How Mindfulness Works 
 Doubts And Concerns About Mindfulness 
Mindfulness-Based Interventions 
Mindfulness-Based Stress Reduction (Mbsr) 
 Mindfulness-Based Cognitive Therapy (Mbct) 
Online Mindfulness-Based Courses 
Brief Mindfulness-Based Interventions: Efficient Versions 
Discussion 
References</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d16a0b6-5987-44a5-872a-376bfc3618af.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikat’i Arayanlar</image:title>
            <image:caption>“Hakikat nedir?” diye sordular. 
 
“İlk ademden son zadeye her varlığın gerçeğidir.” dedi. 
 
“Böyle iş mi olur! Bu, inanca aykırıdır.” dediler. 
 
“Bilakis, Hakikat bir ilimdir, inancımızın akıl gözünden kanıtıdır.” dedi. 
 
“Hakikat&apos;i öğrensek ne olur ki?” diye sordular. 
 
Eskilerin bilge bir elçisinden şöyle rivayet etti: 
&quot;İlme vakıf olan görmüştür kâinatın her azasını, 
Elinde tutmuştur o kişi, gücün asasını.” Dönüp baktı yanlarında uzanan dağlara. Dağlar büyük bir gürültüyle sarsıldı. “Hakikat&apos;e vakıf olursanız, dağları yerinden oynatabilirsiniz.” dedi. 
 
Yüzyılın serüvenine hazır mısın? 
Dünyanın son yüzyılında kalbinde hala iyilik barındıran insanların, 3.İlbisler&apos;ce kurulan distopik dünya düzeni karşısındaki mücadelesine tanık olurken, Bir yandan da çağlar, nesiller boyu aranan Hakikat İlminin kapılarını keşfetmek ister misin? Hakikat&apos;i Arayanlar serisinin ilk kitabı Kul Tankut daha ilk satırlarından okuyucusunu hikâyenin içine çeken, soluksuz okunacak bir eser</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1372b819-d24d-4fd1-a7c6-e5394e7a06d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaylı Köpek Mandi</image:title>
            <image:caption>Timur bir gece odasına mandalina rengi bir ışıkla gelen bir köpekle tanıştı. Fakat onu gördüğünü kimseye özellikle de Deniz’e inandıramadı. Köpeği ikinci kez gördüğünde arkasından gitmeye karar verdi. 
Ve Mandalina Gezegeni’ne bir seyahatte bulunacaktı. 
Okuyucuyu da kendisiyle bir maceraya çıkmaya davet eden bu mandalina tadındaki  hikayeyi çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64a46019-e719-48d4-b0b2-adb2cd52bc46.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrim Yarası</image:title>
            <image:caption>&quot;Bir gün gelecek, ben hayal zannettiğiniz bütün bu devrimleri başaracağım. Bağlı olduğum millet, bana inanacaktır. Düşündüklerim hiçbir demagoji ürünü değildir. Bu millet, gerçeği görünce, arkasından duraksamaksızın yürür. Dava uğrunda ölmesini bilir. Saltanat yıkılmalıdır. Din ve devlet işleri birbirinden ayrılmalı, Doğu uygarlığından benliğimizi sıyırarak Batı uygarlığına aktarılmalıyız. Kadın ve erkek arasındaki ayrımlar silinerek yeni bir sosyal düzen kurmalıyız. Batı uygarlığına girebilmemize engel olan yazıyı atarak Latin kökünden bir alfabe seçmeli, kılık kıyafetimize kadar, her şeyimizde Batılılara uymalıyız. Emin olunuz ki, bunların hepsi bir gün olacaktır.&quot;
Mustafa Kemal, 1906
 
Yerleşik sosyofiziğin alt üst olduğu bir dönemin seçilmiş travması olan Harf İnkılâbı ile eş zamanlı olarak uygulamaya konulan inkılâpların neden olduğu devrim yaraları, bu yaralara sebep olan sembollerin sosyokültürel yaşamdaki gerçek hacminden bağımsız bir şekilde travmatize olmuştur. Harf İnkılâbı’nın ‘ulusu’ aydınlığa çıkardığı yahut tam tersine ‘milleti’ bir medeniyetin kültürel birikiminden mahrum bıraktığına dair değerlendirmeler, hiçbir zaman sadece söz konusu inkılâbın kendisiyle ilgili olmamıştır. Aslında yas süreçlerinde yaşanan travmaların, tarafların şimdiki zaman kazanımlarına etkisinden bağımsız olmayan bu değerlendirmeler, büyük yıkımlardan yara alan toplumların kolektif bilincinde çeşitli boyutlarda görülebilen marazlardan kaynaklanmaktadır. Harf İnkılâbı’na dair retorik, geçmişinde büyük yıkımlar ve yeniden ayağa kalmak için gösterilmiş kolektif fedakârlıklar olan toplumların, &apos;devrimci kriz&apos; dönemlerinin ardından farklı geçmiş zaman sembollerine yükleyerek taşıdığı devrim yaralarından beslenmektedir. Bu zeminde Devrim Yarası adlı bu kitap, müsebbibi bir asır önce gerçekleştirilen bir harf değişikliği olarak gösterilen karmaşık bir hafıza kaybı ve travmatik bir geçmiş zaman tutulması yaşayan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecini Travma Sosyolojisi bağlamında ele almaktadır. Erken Cumhuriyet Dönemi sosyokültürel inkılâplarının, hedef aldığı tüm kurum ve kavramlarla birlikte ‘toplumsal bellek kaybı’ bağlamında yeniden ele alınmasıyla, ‘yitirilmiş cennet’ ya da ‘terkedilmiş cehennem’ gibi birbirinden çok farklı hatırlamaların miladı olan bir döneme dair, sosyopsikolojik açıdan yüzleştirerek iyileştiren kolektif bir ‘katarsis’ zemini sağlanması umulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41e09c53-2af2-4b94-8a90-332f25f0fe8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gitanjali</image:title>
            <image:caption>1912 yılında ressam arkadaşı William Rothenstein’in davetiyle Büyük Britanya’ya doğru yola çıkan Rabindranath Tagore, uzun gemi yolculuğunu fırsat bilerek ilk defa kendi şiirlerinden İngilizceye çeviriler yapmaya girişir. Bengalli bir şairin, bir yandan modern Hindistan’ın en büyük şairine, diğer yandan bir Hint-İngiliz şairine dönüşerek dünya edebiyatının önde gelen isimleri arasında yerini almasının hikâyesi böylece başlar. Şiirler Britanya’da önce William Butler Yeats ve Ezra Pound’a, sonra da onlar aracılığıyla İngiliz edebiyat çevrelerine ulaşır. Yeats, Gitanjali’nin 1912 tarihli ilk basımı için yazdığı önsözde Tagore’dan, “Onun şiirleri, içerdikleri düşüncelerle benim hayatım boyunca düşlediğim bir dünyayı yansıtıyor,” diye söz etmekte, Pound ise onu Dante’yle kıyaslamaktadır. Henüz bir yıl geçmeden Tagore, Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülür. Bunu izleyen yıllarda Tagore’un şiirleri, önemli Avrupalı, Rus ve Latin Amerikalı edebiyatçılar tarafından çeşitli dillere çevrilerek dünya genelinde geniş bir okur kitlesiyle buluşur. 
 
Tagore’un dünya edebiyatında parlak bir yer edinmesinin yolunu açan efsanevi kitap Gitanjali’yi, W. B. Yeats’in harikulade önsözüyle beraber, çevirmen Aytek Sever tarafından titizlikle hazırlanmış yeni basımıyla okurlarımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0656d29-701a-485d-8ee7-7345d4922fbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadim Düşünceler</image:title>
            <image:caption>Şiirlerinden yaptığı çevirilerin İngilizcede ilk kez yayımlanışının (Gitanjali, 1912) ardından bir edebiyat fenomeni haline gelerek 1913’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Rabindranath Tagore, bunu izleyen dönemde önde gelen Avrupalı, Rus ve Latin edebiyatçılar tarafından çeşitli dillere çevrildi ve geniş bir okur kitlesine ulaştı. Şiirin yanısıra edebiyatın hemen her türünde yapıt veren Tagore, Avrupa, Amerika ve Asya’da yaptığı geziler sayesinde önemli entelektüel dostluklar kurdu, konferanslar verdi, böylece 1930’ların sonuna kadar uzanan dönemde fikirleriyle geniş çaplı bir etki yarattı. Tüm bu çabalarında yazara yol gösteren, yılmadan savunduğu “dünya kültürü” anlayışı ve “Hindistan’ın kendi kültürünün en iyi ürünlerini başkalarına sunma sorumluluğu ve onlardan en iyi ürünlerini kabul etme hakkı”na dair bilinci oldu. 
  1921’de yayımlanan “Kadim Düşünceler”, Tagore’un felsefi anlayışını yansıtan Yaratıcı Birlik, Benlik ve Sādhanā gibi yapıtlarla aynı çizgiden, felsefe ve mistisizmin iç içe geçtiği ışıl ışıl bir yapıt; yazarın kadim Hint kültüründen süzerek insanlığa “yadigâr bıraktığı” bir düşünceler toplamı. Yüz yıl öncesinden bugüne erişen bu ses, günümüzde de güçlü bir şekilde yankısını buluyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13239025-2167-4ab5-ae27-99175bd197da.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kış Gecesi Masalı – 1 Ayı ve Bülbül</image:title>
            <image:caption>NEW YORK TIMES ÇOKSATANI BİR KIŞ GECESİ MASALI SERİSİNİN İLK KİTABI AYI VE BÜLBÜL ŞİMDİ TÜRKİYE’DE! 
 
 
Vasya ve kardeşleri, Rus ormanlarında yılın çoğuna hâkim olan çetin kış mevsimini ateşin etrafında 
toplanıp, bakıcılarının anlattığı masalları dinleyerek geçirir. Bu masalların içinde Vasilisa en çok mavi gözlü 
Buz İblisi’nin hikâyesini dinlemeyi sever. Yaşlı köylüler ise Buz Kralı’ndan korkmakta ve evlerini ondan koruyan ruhları ödüllendirmektedir. 
 
Yıllar sonra Vasya’nın üvey annesinin gelişiyle tüm hayatları değişir. Kadın, ev perilerinin uzaklaştırılmasını emreder ve onları ödüllendirmeyi yasaklar. Vasya bunun kötü talihe işaret olduğunun 
farkındadır ve çok geçmeden peş peşe gelen felaketler köyün yakasını bırakmaz. 
 
Tehlike yaklaştıkça Vasya, ailesini bekleyen tehditten onları korumaya çalışır. Ancak bu mücadelesi onu hiç 
tahmin edemeyeceği bir maceraya sürükleyecek, bakıcısının anlattığı masalların gerçeğe dönüştüğü yepyeni dünyalar keşfetmesini sağlayacaktır. 
 
“İçinde sihir, canavarlar ve büyümeye çalışan küçük bir kızın mücadelesi olan eşsiz bir kış masalı…” 
                                                           —Uprooted romanının yazarı NaomiNovik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91764</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1796cec3-3ecb-45b4-a191-c0b5b532e194.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah Rızası A.ş</image:title>
            <image:caption>İnsan yaradılışı sebebi ile inanmaya ihtiyaç duyuyor. Din adamlarından yardım ve destek bekliyor. Pek çok din adamı insanlara yardımcı oluyor. Bazıları ise din adamı kisvesi altında şahsi kazançları için doğru ibadet etme ihtiyacını sömürüyor. 
A.B.D Savunma Bakanı    William  Cole  28 Nisan 1997 de George Üniversitesinde  düzenlenen  konferansta: 
&quot;Tarikatlar bazı ülkelerin vurucu gücüdür,&quot; demişti. 
Bu vurucu gücü daha etkin hale getirmek ve  tahribatı artırmak  için İslam dünyasında  bilinen  80 (seksen) bin  cemaat  ve tarikat  sayısını  2027  yılına kadar 150 (yüz eli) bine  çıkarmayı  hedeflediklerini dillendiriyordu...                                                         
Söz konusu artış ancak korsan şeyhlere korsan tarikat kurdurmakla mümkün olabilir. 
Elinizdeki kitap korsan tarikat ve korsan şeyhin insanda yaptığı tahribatı anlatmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a98fc56e-16a7-42e2-a3a2-102bb1635087.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Gastronomi Atlası</image:title>
            <image:caption>Şef, seyyah ve araştırmacı Ömür Akkor’un Türkiye’yi karış karış keşfe çıkışının 25. yılı. 
 Türkiye Gastronomi Atlası rehberliğinde Türkiye’nin lezzet duraklarını Ömür Akkor ile keşfetmeye davet ediyoruz sizi. 
 Ömür Akkor önüne rengârenk kalemler, silgiler ve kâğıtlar aldı ve sizin için tek tek Türkiye’nin lezzet rotalarını çizdi. 
Sayfalar arasında dolaşırken tat ve koku hafızanızın derinliklerine uzanan bir yolculuğa çıkacaksınız. Belki çocukluğunuzda ailenizle yediğiniz pidenin kokusu, belki de komşunuzun memleketten getirip size ikram ettiği o tulum peynirinin lezzeti geçmişten bugüne gelecek. 
 Her rota, yemek kültürü ile coğrafyanın bizlere sunduğu serüvenleri buluşturan özel bir deneyim sunuyor. 
 Hünerli bir el, meraklı bir göz, zevk sahibi bir zihin Türkiye’yi coşkuyla adımladı ve kaydetti. Eşlik etmek isteyen herkes için geriye sadece atlasın ilk sayfasını çevirmek kalıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91766</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f32c80b8-c8b4-4f36-93fb-aa29ef6a503f.jpg</image:loc>
            <image:title>Novasen</image:title>
            <image:caption>Bilim alanında zamanımızın en büyük düşünürü. 
Sunday Times 
 
Hiperzekâyı anlamak istiyorsanız, Novasen iyi bir başlangıç. 
Tim Radford, Nature 
 
Novasen, kabilemizin bir büyüğünün, okumak için gereken kısa süreye fazlasıyla değen birikmiş bilgeliğinin bir ürünü. 
Stephen Cave, Financial Times 
 
Gaia teorisiyle yaşamlarımızı ve gezegenimizi anlama biçimimizi sonsuza dek değiştiren, çağımızın önemli çevreci düşünürlerinden Lovelock, Dünya’da yaşamın geleceği hakkında muazzam bir yeni teori atıyor ortaya. Lovelock, üç yüz yılın sonunda Antropesen’in bittiğini ve Novasen adını verdiği yeni bir çağın başlamak üzere olduğunu iddia ediyor. Bu yeni çağda, şu anki yapay zekâ sistemlerinden yeni bir elektronik yaşam biçimi ortaya çıkacak: bizden on bin kat daha hızlı düşünen, kendi kendisini iyileştirme ve kopyalama becerisine sahip siborglar. Lovelock’a göre bu hiperzeki varlıklar, kıyamet senaryolarının aksine, gezegenimize en az bizim kadar bağlı olacak ve Dünya’yı soğutma, Gaia’daki organik yaşamı koruma projesinde bizimle birlikte çalışacak. Bu yeni çağla evrende düşünen tek varlık, kozmosu anlayan tek varlık olma statümüzü kaybedeceğiz. Belki de Novasen, zekânın tüm evreni kaplayacak bir şey haline gelişinin başlangıcı olacak, yani kozmosun enformasyona dönüşmesinin. 
 
“Antroposen’in başlamasından kısa süre sonra hızlanmanın gücüyle kendisinden geçen yarışçı çocuklara döndük. Üç yüz yıldır hız pedalına basıyoruz, şimdi de insan yapımı elektronik, mekanik ve biyolojik şeylerin Dünya sistemini kendi başlarına yönetebileceği çağa yaklaşıyoruz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91767</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdd7c2f4-fb7f-4ce1-abae-b3aeb23b4114.jpg</image:loc>
            <image:title>Ördek ile Kaz Renkler</image:title>
            <image:caption>Ördeğin rengi sarı, tırtılın yeşil, gökyüzünün mavi... 
Peki ya kelebeğin rengi? Ördek ve Kazla renkleri öğrenmek çok eğlenceli!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24348fac-b792-4b72-ae46-d3c71f4e104a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayrettin İvgin’in Manas Romanında Kırgız Folkloru</image:title>
            <image:caption>Orta Asya’nın kadim uygarlıklarından olan Kırgızlara ait Manas Destanı, Türk kültüründen değişik izler taşımaktadır. Destan, zengin ve değerli bir eser olarak varyantlarıyla birlikte bir milyon mısradan oluşmuş ve günümüze gelmiştir. Manas romanı, bin yıl önce Kırgız halkının esaretten hürriyete geçişini, birlik ve dirliğini sağlayan Manas Destanı’ndan ilham alınarak hazırlanmıştır. 
Manas romanı, Kırgız halkının ahlaki ve estetik değerlerini en iyi şekilde ifade eden büyük abideden yansıyandır. Destanın ruhundaki hürriyet, bağımsızlık ve millet olma kavramları, genç Kırgız Cumhuriyeti’nin bağımsız olma yolundaki ideolojisinin temeli olmuştur. 

1991 yılında diğer Türk Cumhuriyetleri gibi Kırgızistan bağımsız olduktan sonra dil, edebiyat, tarih ve kültürle ilgili millî sembollerini ortaya çıkarmaya başladı. Bunlardan Manas Destanı hak ettiği değeri buldu. Biz de ülkemizde bu doğrultuda Manas Destanı’nı akademik dünyada ve geniş okuyucu kitlesine yeterince tanıtmak için bu çalışmayı hazırladık. Hayrettin İvgin’in romanından hareket ederek, Kırgızların ; giyim-kuşam, doğum-evlenme gelenekleri, geleneksel bayramları, ad vermeleri, lâkapları, düğün ve toy gelenekleri, oyunları, inanışları, halk sağlığı gelenekleri anlatılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/966cb94f-efa6-4d42-a50e-bae660493659.jpg</image:loc>
            <image:title>Founder’s FAQ - Girişimcinin En Sık Sorduğu Sorular</image:title>
            <image:caption>Günlerden 17 Ağustos 2015. Tek yöne bir uçak biletiyle San Francisco uçağındaydım. Gelecekte beni nelerin beklediğini bilmiyordum. Tek bildiğim, hayalini kurduğum Silikon Vadisi’nde bir startup girişimcisi olmak istediğimdi.
 
« Tipik tekno-girişimci, çıkıştan sonra bir sonraki girişimine bakar. İlker Köksal ise bir nefeslenmiş ve ‘bu işin kitabını yazmış.’ Esrarengiz start-up yolculuğunu girişimci gözü ile aydınlatmış. Başlangıçtan çıkışa kadar yolculuğun her safhasında kendi başından geçenlerden ve kendisinden destek isteyenlerin sorduğu sorulardan yararlanarak girişimci olmayı düşünenler için bir başucu kitabı hazırlamış. »
 
Elma Yayınevi, Girişimcilik yolunun başında olanlara, bu yolda ilerleyenlere her yönüyle kılavuzluk edecek yepyeni bir kitapla buluşuyor okuyucusuyla…
 
Founder’s FAQ-Girişimcinin En Sık Sorduğu Sorular sizlerle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/233912ec-2101-4f55-be9d-665730893711.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Günlüğü - Motifli - Lacivert (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Okuma Günlüğü - Motifli - Lacivert</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74cb8a6b-cd4e-4384-b7f3-e872fda0ebdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelişmenin Değişen Dinamikleri</image:title>
            <image:caption>“Kalkınmacı ve Rantçı” kafa ve politikalar, Türkiye’nin, Cumhuriyetin kuruluşundan beri içine girdiği ekonomik ve siyasi krizlerin temel nedenidir. Bu politik kadroların hedefi, her zaman, devletin imkânlarını ele geçirmek ve kendi aralarında pay etmek olmuştur. Bunu yaparken tarikat, cemaat, mafya ve emperyalistlerle her türlü iş birliğine girmişler ve hukuk dışı her türlü fiili işlemişlerdir. 
Erol KOÇ kitapta somut önerilerle, Türkiye’nin iki temel sorunu olan, 
1. Ödemeler dengesinin yol açtığı ekonomik krizlerin, 
2. Otoriter, askeri ve totaliter yönetimlere yol açan siyasi krizlerin 
nasıl çözüleceğine ilişkin önerilerde bulunuyor. Son derece net, pratik ve sonuç alınabilir bir şekilde… 
Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girerken bu kitap, iç barışın ve birlikte yaşamamızın nasıl mümkün olacağını söylüyor: “Vicdanımız Ortak Olsun!” 
Kitap, tüm cumhuriyetçiler, devrimciler, “Cumhuriyet ve Aydınlanma” prensibine inanan her kesimden farklı görüşteki insanlar için bir manifestodur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e232aa8c-63ab-42da-8584-a172570b6034.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan Salahaddin Eyyubi</image:title>
            <image:caption>XI. ve XIII. yüzyıllar arasında Ortadoğu’da yaşanan Müslüman-Haçlı mücadelesi isimleri günümüzde dahi konuşulan birçok kahramanın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bunların en önde gelen simalarından biri de Salâhaddîn Eyyûbî’dir. Kazandığı askerî başarıların yanında düşmanlarına bile gösterdiği tevazu, iyi niyet ve cömertlik kendisinin sadece Doğu’da değil Batı dünyası tarafından da tanınıp takdir edilmesini sağlamıştır. Sultân’ın en yakınındaki kişilerden Bahâeddîn b. Şeddâd tarafından kaleme alınan en-Nevâdır es-Sultâniyye ve’l-Mehâsin el-Yûsufiyye adlı eser, onun sadece siyasî-askerî başarılarını değil; bir insan ve hükümdar olarak ortaya koyduğu fiilleri canlı bir şekilde aksettirmesi açısından çok değerlidir. Ayrıca yapılan tercümenin sonuna Sultân Salâhaddîn’in nesebiyle alakalı tartışmalara ışık tutması amacıyla dönemin Müslüman, Yerli Hıristiyan ve Latin kaynaklarında geçen bilgiler eklenmiştir. Bunlar arasında bizzat Eyyûbî ailesinden el-Melik el-Emced’in kaleme aldığı konuyla ilgili bir risale de bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5e18c1e-353a-4b24-a5d6-7452d76322d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Günlerinde Gizli Kuvvetler</image:title>
            <image:caption>“Sevgili Arkadaş! Yangın çıkarmaya yarayan ya da hayvanları zehirlemek için gerekli olan malzemeleri alır almaz cevap vermelisiniz. Kullanım talimatları sarıldıkları kâğıdın içinde yazılıdır. Yangın çıkaracak aletler bir yere konulduktan 3,5 saat sonra faaliyete geçer. Bunların harekete hazır trenlerin vagonlarına yerleştirilmesi gerekmektedir. Ahırlar hayvanlara zehir verildikten sonra tutuşturulmalıdır… Sülfürik asit tedarik edilerek patateslere dökülmeli ve bunlar Almanlar fark etmeyecek şekilde yapılmalıdır. Zirai ürünlerin iyi yetişmemesi düşmanın bir çarpışmayı kaybetmesinden daha önemlidir. Bunları sağlamak vatana hizmettir.” Bu kitapta yüksek rütbeli bir Alman istihbarat subayının gözünden savaşın görünmeyen yüzünü görecek, zekâ ve yeteneğin şaşırtıcı tarihinde gezintiye çıkacaksınız. Birinci Dünya Savaşı bittiği sırada Almanlar, malzeme açısından eksiksiz bir ordu konumundayken nasıl olmuştu da her cephede birden mağlup olmuşlardı ya da neden Alman cephelerinden gelen zafer haberlerine kendi halkları bile inanmıyordu. Bu soruların cevabını bulduğunuzda gizli mücadelelerin zafer kazanmada cephe savaşlarından daha etkili olmasına hayret edecek, günümüz olaylarıyla kıyaslamalar yapmaktan kendinizi alamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8b78d4c-330e-46ef-85dc-21dbddd9e337.jpg</image:loc>
            <image:title>1.Dünya Savaşı’nda Filistin-Sina Cephesi Lojistik Faaliyetleri</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti, bekasının devamı için 2 Ağustos 1914 tarihinde Almanya ile ittifak anlaşması imzalanmış; sadece üç ay sonra 29 Ekim 1914 tarihinde henüz seferberlik yığınaklanmalarını tamamlayamadan topyekün harbe dahil olmuştur.
Suriye’de konuşlu IV. Osmanlı Ordusu, müttefiki Almanların istekleri doğrultusunda Süveyş Kanalı’na iki kez harekât gerçekleştirmiş; başarılı olamamıştır. Bunda kuşkusuz IV. Ordunun lojistik faaliyetlerinden sorumlu Menzil teşkillerinin işletilememesinin payı büyüktür. Çoğunluğu Arap ve Yahudilerden oluşan etnik nüfusun Osmanlı Devleti’ne olan bağlılıklarının zayıflığı mahalli lojistik faaliyetleri aksaklığa uğratmıştır. Anadolu’dan yapılması gereken ikmal ise henüz tamamlanmamış olan Anadolu-Bağdat demiryolu hattı ile yapılmaya çalışılmış; askerin ihtiyacı olan malzeme tam 7 kez elleçlenerek aylarca süren bir yolculuktan sonra birliklere ulaştırılabilmiştir.
Sonuçta; “600 gr peksimet, 150 gr hurma, 9 gr çay ve bir matara su” ile doyan, ama “Buna harp denmez, çünkü her gün yiyecek veriyorlar” diyen kanaatkâr Türk askeri…
Ruhları şad olsun… Minnet ve saygıyla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2570fbe7-570d-4fe0-8c1f-dbb2cbb4025d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadim Dünya Coğrafyası</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmada İslam dünyasındaki büyük coğrafyacılardan Şerif el-İdrisî’nin Nüzhetü’l-Müştak adlı coğrafya kitabının Akdeniz, Türkiye, Avrupa kısımlarının tercümesi verilmektedir. Bu bölgelerden bilhassa Avrupa coğrafyası İslam coğrafya kitaplarında genellikle ihmal edilmekte veya çok kısa yazılmaktadır. Bu tercümeyle biz bu eksikliği tamamlamaya çalıştık. Avrupa kıtasında İngiltere, İskandinavya, Rusya dahil Avrupa coğrafyasının tamamına yakını verilmektedir. Bununla beraber İdrisî coğrafyasında bazı hatalar vardır. Bu hataların bir kısmına tercüme işlemi yapılırken çalışmada işaret edilmiştir bir kısmı ise Avrupa tercümelerinde bile tam aydınlatılmamıştır. Çalışma içerisinde gerekli açıklamalarda bulunarak en yalın biçimde okuyuculara İslam coğrafyacılarının eksik bıraktıkları kısımları tanıtmaya çalıştık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb5600c3-9678-42a6-96fa-62c150134eb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı-İran Diplomasisi Tahran Büyükelçiliği&apos;nin Kuruluşu</image:title>
            <image:caption>Ahmet Acar’ın “Osmanlı-İran Diplomasisi, Tahran Büyükelçiliği’nin Kuruluşu” başlıklı çalışması, yakın dönem diplomasi tarihimizin şimdiye kadar üzerinde pek az inceleme ve araştırma yapılmış önemli bir dönemini arşiv belgeleri ışığında aydınlığa kavuşturuyor. Osmanlı dönemi Türk-İran ilişkilerinin yaklaşık beş yüz yıllık idari, askeri, siyasi ve diplomatik tarihini geniş bir özetle ortaya koyan Acar, Osmanlı ve İran devletleri arasındaki diplomatik ilişkileri geçici temsilcilikler düzeyinden “daimi elçilik” düzeyine taşıyan ve böylece düzenli kesintisiz, sürekli ve daha işlevli hale gelmesini sağlayan Tahran Büyükelçiliği’nin kuruluş aşamalarını en ince ayrıntısına kadar gözler önüne seriyor.
Acar’ın çalışması, sadece Tahran Büyükelçiliği değil, Osmanlı döneminde çeşitli ülkelerde açılmış olan diplomatik misyonlardan herhangi birisinin kuruluş ve kurumsallaşma aşamaları hakkında bu denli geniş, ayrıntılı ve bilimsel bilgi içeren şimdiye dek yapılmış ilk çalışma olarak da dikkatleri çekmeyi başarıyor.
Günümüz diplomasisinin geldiği noktayı sağlıklı bir şekilde anlamak ve değerlendirmek için, arşiv rafları arasında gözlerden saklı kalmış gerçekleri ortaya çıkaracak bu tür bilimsel çalışmalara şiddetle ihtiyaç vardır. Acar’ın yoğun bir emek ürünü olan takdire şayan çalışması böyle bir ihtiyacı karşılama yolunda, her zaman ayrıcalıklı bir yere sahip olacaktır.
Prof. Dr. Derya Örs
T.C. Tahran Büyükelçisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91777</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edde5fbe-8feb-45c9-9d24-2f095e89bd43.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Çağ Coğrafyasının Zirvesi Şerif El-İdrisi</image:title>
            <image:caption>“…saf gümüşten imal edilmiş ve 400 Roma ratlı ağırlığındaki küre hazır olduğunda yedi iklimi ve yedi iklimin kapsadığı kara parçalarını, kıyı şeritlerini ve iç kesimleri, dünyanın yerleşime elverişli olan ve olmayan bölgeleri, yerleşim yerleri arasındaki mesafeleri, körfezleri ve denizleri, nehir yatakları ve havzaları hakkında kesinleştirilmiş olan bilgileri ve doğruluğu kanıtlanmış ölçüm ve mesafelerini, çizim tahtasındaki modele uygun bir şekilde, hiçbir farklılık yapılmaksızın yuvarlak gümüş dünya haritasının üzerine kazıdı.” Elinizdeki kitap -bahsi geçen harita günümüze kadar ulaşamamış olsa da- ortaya çıkarılan bu yuvarlak dünya haritasının kapsadığı bölgelerin ve ülkelerin bütün özelliklerinin, en ince ayrıntısıyla anlatıldığı metinleri ve bu bölgelerin haritalarını içeren, Orta Çağ İslam Dünyası’nda yazılmış yerkürenin en kapsamlı ve en sistematik incelemesi olarak değerlendirilen Nüzhetü’l-müştâķ fi’ĥtirâķı’l-Afâķ (Dünyanın Aşılmış Ufuklarında Zevkli Bir Gezinti) adlı eseri, İdrîsî’nin hayatını ve diğer eserlerini, bilim insanlarının onu “Orta Çağ’ın zirve ismi” olarak nitelendirmelerini ve İdrîsî’nin sonraki dönemlerde yetişen bilim insanları üzerindeki etkilerini vurgulamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91778</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eb853ab-c63f-48da-9121-846b4399352f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hava Fotoğrafçılığı</image:title>
            <image:caption>Fotoğrafın doğumu ve gelişimi tüm dünyayı domino taşı misali etkileyen Sanayi Devrimi’nin yaşandığı dönemde olmuştu. Bu dönem bilimsel bilgi birikiminin had safhaya vardığı ve bu birikimin patlayarak üretime geçtiği bir zaman dilimiydi. Zaten fotoğraf da başlı başına bilimsel ve teknolojik bir buluş olması sebebiyle dönemin teknolojik dönüşümüne paralel olarak gelişimini sürdürdü. İnsanoğlunun uçmasıyla beraber de her teknolojide olduğu gibi askerî alanda da bu icadın kullanılması, strateji ve bilgi toplama açısından ordulara avantajlar sağladı. Fotoğraf ve tayyarenin birlikte kullanılması ise Birinci Dünya Harbi’nde kendini gösterecekti. Alınan hava fotoğrafları ve yapılan hava keşifleri savaşın kaderini doğrudan doğruya etkileyen en önemli etkenlerden birisi olarak öne çıkacaktı. Doğrudan arşiv kaynaklarına dayalı olarak yürütülen bu çalışmada; hava fotoğrafçılığının tarihi gelişimi, savaşlardaki etkin kullanımı ve bu teknolojinin savaşa etkisi Osmanlı Devleti’nin çöküşünde etken olan Birinci Dünya Harbi’nde Sina-Filistin Cephesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması öncesi önemli mücadelelerin verildiği Türk İstiklâl Harbi Batı Cephesi örnekleri üzerinden incelenmiştir. Bugünkü insansız hava araçlarının ilk örnekleri olan hava fotoğrafçılığı ve keşfinin etkinliği iki farklı zaman ve cephedeki örnekleri üzerinden etkisi ortaya koyulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6df5f843-d71a-45bc-9e82-d178ba294275.jpg</image:loc>
            <image:title>Ütopya</image:title>
            <image:caption>homas More Ütopya’da hayali bir adada kurulmuş ideal bir ülke tasviri yapar. Yönetim biçiminden sosyal yaşama kusursuz bir devlet ve toplum modeli çizer. More, dostu Erasmus’a kurgusal modelini şöyle anlatır: “Ütopya’da, her şeyin herkese ait olduğu bu yerde, insanlar, bütün ihtiyaçlarının karşılanacağından eminler. Orada zengin de yoktur fakir de. Kimsenin hiçbir şeyi yoktur, ancak herkes zengindir. Bundan daha büyük bir zenginlik olabilir mi? Günlük ekmeğin peşinde koşmadan, oğlunun sefalet içinde yaşayacağını düşünmeden, kızının çeyizi için endişe duymadan, herkesin; kadınların, çocukların, torunların, torunlarının torunlarının ve daha sonraki kuşakların mutlu bir yaşam süreceğinden emin olarak…”

İnsanlığa “yok-ülke” ya da “olmayan ülke” anlamındaki “ütopya” kavramını armağan eden Thomas More’un eseri, yazıldığı günden beri pek çok felsefe ve düşünce akımına, sanat eserine ve siyasi harekete ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

Ütopyalıların düzenine dair ne söylenirse söylensin dünyada ne onlardan daha iyi bir halk ne de daha mutlu bir hükümet vardır… Halk çalışkan, öğrenmeye hevesli olduğu kadar neşeli ve keyiflidir de… Yorulmadan bilgi peşinde koşarlar… 

Kendi aralarında her şey eşit dağıtıldığı için kimse fakir ve yokluk içinde değildir, kimse mal sahibi olmadığı halde hepsi zengindir. Bir kişinin tüm kaygılardan uzak, dingin ve mutlu bir yaşam sürmesinden daha büyük bir zenginlik yoktur çünkü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c8c7860-d01b-4cae-9cac-3f398e93bfd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Madam Bovary</image:title>
            <image:caption>Madam Bovary; Flaubert’in romantik akıma tepki olarak kaleme aldığı realist anlayış içeren bir romandır. Bu nedenle Madam Bovary adlı eser realizm akımının ilk ve en önemli örneklerinden biridir. 
Bu eserin diğer bir özelliği ise zamanın belirli cinsiyet rollerine ters düşen konuları  barındırmasıdır. Emma karakteri, her ne kadar dişiliğini sonuna kadar kullanıyor olsa da Charles ile olan ilişkisinde dominant karakter özelliği gösterebilecek tutumlar sergilemektedir. 
Roman iyi kalpli ama bir o kadar sıradan bir doktor olan “Charles Bovary&apos;nin yüksek idealleri ve aşırı bir lüks tutkusu olan romantik karısı Emma Bovary&apos;nin, yaşamının sıradanlığından kurtulmak için girdiği durumları ve yaşadığı çeşitli gayrimeşru aşk ilişkilerini konu alır. Charles, Emma&apos;nın hayalini kurduğu aşkı yaşatabilecek bir koca ve sevgili olmaktan uzak bir karakterdir. Emma için Charles hayatındaki bütün sıradanlıkların sebebidir. Çünkü o lüks bir hayat, şatafatlı bir ömür ve ideal bir aşkın peşindedir.   Roman Madam Bovary&apos;nin inişli çıkışlı, çelişkili aşklarını ve hayatını konu almaktadır.  
Hayatını tek düzelikten kurtarmak isteyen Emma, kocasını aldatmaya başlar. Çünkü eşi Charles’ın bile istediği şekilde yaşama ve değiştirme hakkı varken Emma’nın bunu yapmak hakkı yoktur.  Erkeklerin bu özelliğine gıpta eden Emma, sevgilileriyle istediği hayata ulaşmaya çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91781</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72b81bec-6c84-4be8-9272-3e587e611a8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kare</image:title>
            <image:caption>Yaşamı satırlara dökmek için kaleminin ucunu suya, toprağa, havaya ve ateşe batıranların dilinden dökülenlerle, insana, ağaca, çiçeğe, hayata ve çocuklara, en çok da çocuklara sevgiy- le bakan dört ayrı yüreğin dört ayrı yürek penceresidir bu kitap…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91782</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cef7cce1-a47d-44be-ba57-bcfd258e5aae.jpg</image:loc>
            <image:title>Virüs Üç Aylık Kültür – Sanat Ve Edebiyat Ortak Kitabı Sayı: 8 (Temmuz – Ağustos– Eylül 2021)</image:title>
            <image:caption>Virüs
Üç Aylık Kültür – Sanat Ve Edebiyat Ortak Kitabı
Sayı: 8 (Temmuz – Ağustos– Eylül 2021)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad134327-a814-46c3-b5b0-230c2f733166.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Öncesi Türk Tanrı İnancı</image:title>
            <image:caption>“Altay yaratılış efsanesini okuyan herkese ayan olmalıdır ki, bu efsaneyi yaratan, yazan ve ulusal rivayetler yoluyla kuşaktan kuşağa aktaran Türkler, dünya olaylarını ve insan hayatını, insan odaklı (antroposentrik) değil, Tanrı odaklı (teosentrik); dünyayı evrenin merkezi olarak (geosentrik) değil, gök odaklı olarak (uranosentrik) gördüler.. 
Aynı şekilde bilinmelidir ki, dünyaya ve insana Tanrı ve gök odaklı bu yaklaşım tarzı Türklere aydınlığın karanlık üzerindeki nihai zaferi bağlamında sarsılmaz bir inanç ve güç kazandırmış, böylece onlar aydınlık ile karanlık, iyi ile kötü arasındaki savaşta daima kararlı bir şekilde aydınlığın ve iyinin yanında yer almış, kötüye ve karanlığa karşı yürütülen savaşta kendilerine düşeni yapmışlardır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91784</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87909813-fdb4-4da5-814f-565bb4ce6f58.jpg</image:loc>
            <image:title>800 Km Mutluluk:Çantasız Yürüyüş (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bilgelik yolunda yürüyen mutlu gezgin Muammer Yılmaz,El Camino de Santiago yolunda... Arkadaşı Milan Bihlmann ilebu zorlu ama muazzam yolda yürürken gezi günlüğünü sizlerle paylaşıyor. 
 
800 kilometrelik bir yolculuk… Hem de çantasız ve atıksız! 
Önce imkânsız görünüyor, sonra gerçeğe dönüşüyor.Bu kitabı okurken Santiago Yolu’ndaki büyülü atmosfere,ilginç karşılaşmalara, güçlü dostluklara ve büyük bir mücadeleyetanık olacaksınız. 
 
“Önemli olan varılan nokta değil,yolculuğun kendisidir!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5954b136-39f7-4e0c-b865-043b41ed0d47.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasturiler</image:title>
            <image:caption>1924 yılındaki Nasturi ayaklanmasında da aynı siyasetin bir figürü olarak Nasturilerin, İngiltere tarafından askeri güç olarak kullanılması, Musul meselesinde Türkiye’nin elini zayıflatmak için ortaya konan stratejik bir hamledir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından bastırılan isyan neticesinde, Hakkâri’de kalan az sayıdaki Nasturi de Irak’a göç etmiştir. Bu isyan sonrası Nasturiler, İngiltere’nin vaat ettiği devlet kurma sözünün de gerçek değil bir hayalden ve kandırmacadan ibaret olduğunu görmüşlerdir. Nasturilerle ilgili kaynaklar, yayınlar sınırlıdır. Yayınların büyük çoğunluğu da “Nasturilerin soykırıma uğradığı” iddiasını dile getirmek gayesine yöneliktir. Bu bakış açısıyla da mesele, özellikle batı kaynaklı yayınlarda, etraflıca ele alınmaktan çok, dar bir kalıba sokularak siyasi propaganda malzemesi haline getirilmiştir. Araştırmamızda konu, tarihi çerçevesinde bilimsel tarafsızlık ve gerçeği bulma ölçüleri içinde irdelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1616eb06-210c-4332-8816-92c0725f6b42.jpg</image:loc>
            <image:title>Asi Koyun Melo</image:title>
            <image:caption>Melo, yünlerini çok seven bir koyun. Güzel yünlerinin kırpılmasını istemediği için ormana kaçıyor. Uzayan yünleriyle dev bir yün topuna dönüşecek olan Melo&apos;yu gören hayvanlar şaşkın: Daha önce hiç böyle bir canlı görmediler! 
Her yere ışık hızıyla yuvarlanarak giden yumuşak Melo, ormanın tüm vahşi hayvanları karşısında artık Yenilmez Koyun Melo. Güzel, yumuşak yünleri onu her tehlikeden koruyor. 
Bu, en yumuşak tarafımızın en güçlü tarafımıza dönüşebilme hikayesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/471cc769-ea86-4ce1-a495-8d9bfbd800b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kork(M)uyorum</image:title>
            <image:caption>Theodor Seuss Geisel Ödüllü yazar Anna Kang ve çizer Christopher Weyant, çocuklara korkularla yüzleşmeyi öğretirken onları eğlendirmeyi unutmayan bir kitapla karşınızda!

Bir zamanlar iki pofidik arkadaş vardı.
Şirin görüntülerinin aksine, öyle her şeyden korkmazlardı.
Eh, şey... Belki birazcık korkuyorlardır.
Umalım da çıkacakları küçük yolculukta korkunç olduğunu düşündükleri şeylerin her zaman öyle olmayabileceğini anlasınlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91788</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa882b49-881a-4fd2-aae1-980a5f0b755e.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim (Değil)</image:title>
            <image:caption>Theodor Seuss Geisel Ödüllü yazar Anna Kang ve çizer Christopher Weyant, çocuklara korkularla yüzleşmeyi öğretirken onları eğlendirmeyi unutmayan bir kitapla karşınızda!

Bir zamanlar iki pofidik arkadaş vardı.
Şirin görüntülerinin aksine, öyle her şeyden korkmazlardı.
Eh, şey... Belki birazcık korkuyorlardır.
Umalım da çıkacakları küçük yolculukta korkunç olduğunu düşündükleri şeylerin her zaman öyle olmayabileceğini anlasınlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91789</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6c607b6-9e40-44b6-8fbe-7e080fe3587e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelmiş Geçmiş En Büyük Kimyagerler - Bilgi Küpü Serisi</image:title>
            <image:caption>*Modern kimya bilimi nasıl başladı? *Gıdaları bozulmadan saklamayı kim keşfetti? *Oksijen gazı nasıl bulundu? Kimya bilimine adım atmaya ve önemli kimyagerlerle tanışmaya hazır mısın? Gelmiş Geçmiş En Büyük Kimyagerler, alanında önde gelen bilim insanlarını tanıtıp onların bilimsel çalışmalarını oldukça detaylı ve ilgi çekecek biçimde öğretirken çocuklara da ilham veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d5cbf08-c8e1-429e-a80f-54718766adfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelmiş Geçmiş En Büyük Fizikçiler - Bilgi Küpü Serisi</image:title>
            <image:caption>Bilgi Küpü Serisinin Yeni Kitabı “Gelmiş Geçmiş En Büyük Fizikçiler” Tüm Kitapçılarda
*Arşimet neyi keşfetti?
*Yerçekimi üzerine hangi çalışmalar yapıldı?
*Radyo nasıl icat edildi?
Fizik bilimine adım atmaya ve önemli fizikçilerle tanışmaya hazır mısın?
Gelmiş Geçmiş En Büyük Fizikçiler, alanında önde gelen bilim insanlarını tanıtıp onların bilimsel çalışmalarını oldukça detaylı ve ilgi çekecek bir biçimde öğretirken çocuklara da ilham veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b16866e6-272b-4e2b-a374-3e4ad6d89427.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik (Değilsin)</image:title>
            <image:caption>Theodor Seuss Geisel Ödüllü yazar Anna Kang ve çizer Christopher Weyant, çocuklara anlaşmazlıkları çözmeyi öğretirken onları eğlendirmeyi de unutmayan kitaplarla karşınızda! Kork(M)uyorum ve Benim (Değil) adlı kitaplarla tanıyıp sevdiğimiz iki pofidik yaratığımız bu kez de kimin küçük, kimin daha büyük olduğu konusunda anlaşmazlığa düşüyor. 
Ancak merak etmeyin, onları ziyarete gelen sürpriz bir konuk sayesinde bu tartışma çok uzun sürmeyecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91792</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5579ec3e-57ab-4ad3-b40b-fe621c7c3f16.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Voleybolunda Sosyal Medyaya Seyahat</image:title>
            <image:caption>Kadın Voleybolunda Sosyal Medyaya Seyahat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7d77713-4db4-4d12-a78f-56369584a494.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Spor Branşlarındaki Hakemlerin Değer Yargılarının İnsani Değerler Açısından İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>Farklı Spor Branşlarındaki Hakemlerin Değer Yargılarının İnsani Değerler Açısından İncelenmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91794</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b86fc8a-2f1b-4e5b-a778-e1be142b83dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Multinominal Logit Model Analiziyle Konutlarda Isınma Sistemi Seçimi Osmaniye İli Hanehalkı Uygulaması</image:title>
            <image:caption>Multinominal Logit Model Analiziyle Konutlarda Isınma Sistemi Seçimi Osmaniye İli Hanehalkı Uygulaması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91795</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bb5f213-f2cf-4e38-af86-ceafe466d096.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor İşletmelerinde Hedef Belirleme Süreci Dalış Okulları Örneği</image:title>
            <image:caption>Spor İşletmelerinde Hedef Belirleme Süreci Dalış Okulları Örneği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91796</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/387162af-3ee4-4950-86fd-1ad7e0f7fa06.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini Sevdiğinde Ağırlıklarından Kurtulacaksın</image:title>
            <image:caption>“Kendini Sevdiğinde Ağırlıklarından Kurtulacaksın, kalbî bir diyet kitabı.” 
-Cem Mumcu 
Bildiğiniz tüm diyet kitaplarını unutun ve bambaşka bir deneyime hazır olun: Kendi diyet serüveninin ardından herkese yardımcı olmak amacıyla yola çıkan Diyetisyen Mehtap Yakut, danışanlarının zayıflama hikayeleriyle hem kendinize farklı bir açıdan bakmanızı sağlayacak hem de yaşadığımız toplumun şişman insanlara bakışını gözlerinizin önüne serecek. 
 
Bir akrabası tarafından yıllarca cinsel istismara uğradığı için vücudunu gizlemek isteyen ve çareyi kilo almakta bulan Deniz size tanıdık geldi mi? Fazla kiloları yüzünden insanların hedefi olacağını düşünüp kendini eve hapseden ve asla birinin ona aşık olmayacağını düşünen yalnız ve mutsuz Mehmet Ali’yi tanıdınız mı? Seks bağımlısı eşinin aşağılamalarına maruz kalıp defalarca kez ihanete uğrayan, acılarını unutmak için kendini yemek yemeye veren Şükran’ı biliyor musunuz? Hamilelik sırasında aldığı kilolar yüzünden evliliği boyunca zorbalığa uğrayan ve ‘çirkinliği’ yüzüne vurulan Yasemin’i hatırladınız mı? Eşinin hakaretleri yüzünden hırslanıp ondan intikam alabilmek için kilo vermek isteyen Mahmut’u hiç duydunuz mu? Peki ya hastalık nedeniyle şişen vücudu yüzünden hayal ettiği topuklu ayakkabıları bile giyemeyen Gamze’yi çıkarabildiniz mi? İş kazasında bacağını kaybeden ve mutsuzluğunu yemek tabaklarına gömdüğü için ihtiyacı olan protez bacağa kavuşamayan Ayşe’yi ya da hamilelikte aldığı kilolar bahane edilip kadınlığı yalnızca dış görünüşünden ibaretmiş gibi yansıtılan Mehtap&apos;ı biliyor musunuz?  
 
Evet, gayet iyi biliyorsunuz. Herhangi bir zaman diliminde ya yollarınız onlarla kesişti ya da bu isimlerden biri bizzat sizsiniz. Ve emin olun, bu yolda yalnız değilsiniz. 
 
Danışanlarıyla birlikte girdiği zayıflama yolculuğuna diyetisyen kimliğinin yanı sıra hamilelik döneminde aldığı fazla kiloları vermek için çabalayan bir kadın ve anne kimliğiyle de dahil olan Mehtap Yakut’un gerçek hayat hikayelerine dayanan bu sürükleyici kitabını soluksuz okuyacaksınız. İçerisindeki diyet ve detoks listeleriyle kimbilir belki siz de bambaşka bir yolculuğa adım atacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91797</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68dfae34-a105-4af8-beef-7654d548915e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Ok</image:title>
            <image:caption>Yolcuları Dünyanın Farklı Yerlerindeki Hayvanlardan Oluşan Bir Tren, İki Çocuk Ve
Büyülü Bir Yolculuk…
Kate ve kardeşi Tom, çok sıkıcı buldukları bir hayat yaşıyorlardı. Kate her zaman, okuduğu kitaplardaki kahramanlar gibi dünyayı kurtaracağı, heyecan dolu maceralara çıkmayı hayal etse de, on birinci doğum günü bile gayet sıkıcı ilerliyordu; ta ki hiç tanışmadığı Herbert dayısı tüm zamanların en beklenmedik, en heyecan verici, en uygunsuz doğum günü hediyesiyle gelene dek... Dayısı ona Gümüş Ok adında, devasa bir lokomotif almıştı!
Gümüş Ok’la birlikte, konuşabilen sayısız egzotik hayvanın eşliğinde, uzak diyarlara doğru çıkacakları büyülü tren yolculuğunda Kate ve Tom’u heyecan, merak ve sihirle örülü bir macera bekliyordu... Kim bilir? Belki de bu macerayla dünyayı bile kurtarabilirlerdi...
Lev Grossman’ın kaleminden Gümüş Ok size, dünyaya yepyeni bir gözle bakmak için ilham verecek...
“Merak uyandırıcı detaylar ve incelikle işlenmiş bu maceranın genç okurların dikkatini çekeceği kesin...”
–Publishers Weekly
Yolcuları Dünyanın Farklı Yerlerindeki Hayvanlardan Oluşan Bir Tren, İki Çocuk Ve
Büyülü Bir Yolculuk…
Kate ve kardeşi Tom, çok sıkıcı buldukları bir hayat yaşıyorlardı. Kate her zaman, okuduğu kitaplardaki kahramanlar gibi dünyayı kurtaracağı, heyecan dolu maceralara çıkmayı hayal etse de, on birinci doğum günü bile gayet sıkıcı ilerliyordu; ta ki hiç tanışmadığı Herbert dayısı tüm zamanların en beklenmedik, en heyecan verici, en uygunsuz doğum günü hediyesiyle gelene dek... Dayısı ona Gümüş Ok adında, devasa bir lokomotif almıştı!
Gümüş Ok’la birlikte, konuşabilen sayısız egzotik hayvanın eşliğinde, uzak diyarlara doğru çıkacakları büyülü tren yolculuğunda Kate ve Tom’u heyecan, merak ve sihirle örülü bir macera bekliyordu... Kim bilir? Belki de bu macerayla dünyayı bile kurtarabilirlerdi...
Lev Grossman’ın kaleminden Gümüş Ok size, dünyaya yepyeni bir gözle bakmak için ilham verecek...
“Merak uyandırıcı detaylar ve incelikle işlenmiş bu maceranın genç okurların dikkatini çekeceği kesin...”
–Publishers Weekly

Yolcuları Dünyanın Farklı Yerlerindeki Hayvanlardan Oluşan Bir Tren, İki Çocuk Ve
Büyülü Bir Yolculuk…
Kate ve kardeşi Tom, çok sıkıcı buldukları bir hayat yaşıyorlardı. Kate her zaman, okuduğu kitaplardaki kahramanlar gibi dünyayı kurtaracağı, heyecan dolu maceralara çıkmayı hayal etse de, on birinci doğum günü bile gayet sıkıcı ilerliyordu; ta ki hiç tanışmadığı Herbert dayısı tüm zamanların en beklenmedik, en heyecan verici, en uygunsuz doğum günü hediyesiyle gelene dek... Dayısı ona Gümüş Ok adında, devasa bir lokomotif almıştı!
Gümüş Ok’la birlikte, konuşabilen sayısız egzotik hayvanın eşliğinde, uzak diyarlara doğru çıkacakları büyülü tren yolculuğunda Kate ve Tom’u heyecan, merak ve sihirle örülü bir macera bekliyordu... Kim bilir? Belki de bu macerayla dünyayı bile kurtarabilirlerdi...
Lev Grossman’ın kaleminden Gümüş Ok size, dünyaya yepyeni bir gözle bakmak için ilham verecek...
“Merak uyandırıcı detaylar ve incelikle işlenmiş bu maceranın genç okurların dikkatini çekeceği kesin...”
–Publishers Weekly
Yolcuları Dünyanın Farklı Yerlerindeki Hayvanlardan Oluşan Bir Tren, İki Çocuk Ve
Büyülü Bir Yolculuk…
Kate ve kardeşi Tom, çok sıkıcı buldukları bir hayat yaşıyorlardı. Kate her zaman, okuduğu kitaplardaki kahramanlar gibi dünyayı kurtaracağı, heyecan dolu maceralara çıkmayı hayal etse de, on birinci doğum günü bile gayet sıkıcı ilerliyordu; ta ki hiç tanışmadığı Herbert dayısı tüm zamanların en beklenmedik, en heyecan verici, en uygunsuz doğum günü hediyesiyle gelene dek... Dayısı ona Gümüş Ok adında, devasa bir lokomotif almıştı!
Gümüş Ok’la birlikte, konuşabilen sayısız egzotik hayvanın eşliğinde, uzak diyarlara doğru çıkacakları büyülü tren yolculuğunda Kate ve Tom’u heyecan, merak ve sihirle örülü bir macera bekliyordu... Kim bilir? Belki de bu macerayla dünyayı bile kurtarabilirlerdi...
Lev Grossman’ın kaleminden Gümüş Ok size, dünyaya yepyeni bir gözle bakmak için ilham verecek...
“Merak uyandırıcı detaylar ve incelikle işlenmiş bu maceranın genç okurların dikkatini çekeceği kesin...”
–Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91798</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/068f444a-fb5f-4293-92e6-40281a66de11.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanadını Bana Ver</image:title>
            <image:caption>Güzel havanın tadını çıkaran Kelebek Renkrenk, papatyaların arasından rahatça geçip giden minik arı Baloğlan’ı görünce ona çok özenmişti. O da çiçeklerin arasında uçuşmak, dilediği çiçeğin üzerine konabilmek istiyordu ama kanatları çok büyüktü… Birden aklına bir fikir geldi!
Hızlı ve minik kanatlar isteyen bir kelebekle, onun göz alıcı güzellikte, rengârenk, kocaman kanatlarına hayran kalan bir arının karşılaştığı bu hikâye, sahip olduklarımızın değeri üzerine düşünme fırsatı yaratacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91799</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e1018c8-d529-4aad-b22b-4ac1cb8e655e.jpg</image:loc>
            <image:title>Girişkenlik Sanatı</image:title>
            <image:caption>Başkalarının Ne Düşündüğünü Önemsemeyi Bırakın ve Kendinizden Emin
Bir Biçimde Konuşmaya ve “Hayır” Demeye Başlayın
• Kendinizi sürekli başkalarını memnun etmek için çabalayan biri gibi mi hissediyorsunuz?
• Kendi ihtiyaçlarınız pahasına başkalarına teslim mi oluyorsunuz?
• Her durumda duygularınızı anlayıp onları kontrol altına alabilmeyi mi arzuluyorsunuz?
• Eleştiri ve olumsuz geribildirimler karşısında nasıl davranacağınıza karar veremiyor musunuz?
Pek çok insan, başkalarını memnun edememekten ve beğenilmemekten endişelendiği için girişken davranmaz. Ancak girişken olmak saldırgan davranmak anlamına gelmez. Girişken olmak pasif-agresif veya çıkarcı davranışlara başvurmadan kendinizi güvenle ifade edebilmektir. Sue Bishop Girişkenlik Sanatı’nda, davranış seçiminin önemi, stres kontrolü, özfarkındalık ve özsaygı, sorunlu insanlarla ve zor durumlarla başa çıkmak gibi konulara değiniyor. Ayrıca sosyal hayattaki ve işyerindeki etkileşimlerinizde davranışınızı en iyi şekilde nasıl değiştireceğinizi öğrenebilmeniz için güçlü ve zayıf yönlerinizin daha fazla farkına varmanıza yardımcı olacak basit teknikler sunuyor. Girişkenlik, öğrenilebilen bir beceridir. Örnekler ve pratik alıştırmalarla dolu bu rehber kitap, kendinizi yapıcı bir şekilde ortaya koyarak etkili iletişim kurma yeteneğinizi ortaya çıkarmanızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91800</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/849fc7e7-9706-46ee-8575-4b5a3361e165.jpg</image:loc>
            <image:title>Depo</image:title>
            <image:caption>“Düşündürücü bir roman. Büyük Birader ile Büyük İşletmeleri mükemmel bir şekilde bir araya getiriyor.” –Stephen King
“Kapitalist hayatımızın her yanını ele geçiren bir şirkete dair yaratıcı, soluk soluğa bir yakın gelecek distopyası.” –Paul Tremblay
“Depo, görünürde heyecan verici bir casusluk romanı olsa da yakından bakınca e-ticaret devlerine güven duyarak yaratılan kâbus dolu dünya hakkında uyarı dolu bir hikâye sunuyor.” –Blake Crouch
Ekonomik çöküşün ardından geriye sadece Bulut kalmıştı ve Bulut her şeydi. Çöken Amerika’nın çorak topraklarında iş de, güvenlik de, ferahlık da bir online satış firması olan Bulut depolarında bulunuyordu yalnızca. Vizyoner bir girişimcinin rüyası olarak başlayan bu algoritmalar yönetimindeki cennet kesinlikle ütopik bir yaşam vadediyordu. Sorun şu ki bu ütopyanın insanlara ve dünyaya neye mal olduğu konusu herkes için büyük bir gizemdi.
Emekli gardiyan ve başarısız mucit Paxton bir şekilde Bulut’a sığınabildiği için kendini şanslı görüyordu ama hiç sevmemesine karşın burada da güvenlik işine koşulmaktan kaçamamıştı. Önünde çözmesi gereken bir uyuşturucu operasyonu ve onu gizli kapaklı işlere bulaştırması muhtemel bir gönül macerası vardı. Sahte bir kimlik ardında gizlenen Zinnia ise herkesin merak ettiği şeyi açığa çıkarmak için kolları sıvamış ama kendini beklenmedik seçimlerle karşı karşıya buluvermişti.
Depo çok da uzağımızda olmayan bir sözde ütopyanın karanlık köşelerine ışık tutuyor.
“Dünyadaki herhangi bir şeyi sipariş ediyorsun ve bir gün içinde kapında oluyor… Yazıcı mürekkebi. Izgara kapağı. Pijama. Köpek kemirme oyuncağı. Uyku tulumu. Tablet. Kitap. Fırça. Cüzdan. Bağcık. Mikro USB kablosu. Uçuş boyun yastığı. Protein tozu. Uzatma kablosu. Silikon pişirme kapları. Esansiyel yağlar. Taşınabilir şarj aleti. Termos bardak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91801</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd87da27-41e8-461d-960b-393424496f4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çoğu Zaman Derbeder (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yaz aşkı birden gelir… ama bazen hiç geçmez.
Ollie, Will’e çok fena tutulmuştu ama yaz bitince büyü bozulmuş ve tüm iletişimleri kopmuştu.
Ollie ailevi sebepler yüzünden ülkenin öbür ucundaki okula –Will’in okuluna– başlamak zorunda kaldığında
karşılaştığı kişinin o tatlı ve kendinden emin çocukla alakası yoktu.
Kalbini daha önce paramparça etmiş birine tekrar güvenecek kadar aptal olamazdı, değil mi?

“Çoğu Zaman Derbeder, keşke benim çocuklarımın da gençliğinde olsaydı dediğim bir kitap.” —Jodi Picoult
“Aile, dostluk ve aşk üzerine yüreklerinizi ısıtacak bir hikâye.” —Sandya Menon
“Her sayfasında duvarlarınızı yıkacak bir gençlik romanı.” —Book Riot
“Sophie Gonzales, Grease filmini almış ve bambaşka bir seviyeye çıkarmış.” —School Library Journal
“Yaz bitince yaz aşklarına ne olduğuna dair umut dolu ve yürek burkan bir roman.” —Hannah Capin
“O kadar komik ve tatlı bir hikâye ki bayılacaksınız.” —Cale Dietrich
“Hem karakterler hem de aralarındaki aşk içinizi ısıtacak.” —Mason Deaver
“Bitmesini istemeyeceksiniz.” —Angelo Surmelis
“Sevginin engel tanımayacağına dair güçlü ve bir o kadar da eğlenceli bir roman.” —Jenn Bennett
“Yarattığı sevilesi, komik ve çok gerçekçi karakterleriyle Sophie Gonzales’in her kitabını okumak isteyeceksiniz.” —Julia Lynn Rubin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91802</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e7b8281-32cc-454d-943c-99328806b7a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönme Dolap Düşleri</image:title>
            <image:caption>Hiçbir şey olması gerektiği gibi değil artık. Ne dağ ne çocuk, ne kum ne karınca. Herkesin gördüğü ama kimsenin şaşırmadığı bir değişim bu. Hızla kanıksanan, hatta zaman zaman alkış tuttuğumuz; tuhaf, yanlış, zehirli bir değişim. Aynı kalan, insanın bir kısa soluk verişi, kavgası, gürültüsü, teması. Hepsinin üstünde aynı kalmanın tedirginliği, bağırmayan, usul usul, yalın bir telaş.
M. Özgür Mutlu, Dönme Dolap Düşleri ile başta öykü diline, sonra da atmosfere ve karaktere inandığını bir kez daha gösteriyor. 2011 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülü’nü öykü dalında Van Gölü Ekspresi ile aldıktan sonra Karton Ev ve Dünyanın Çivisi isimli kitaplarıyla okurla buluşmaya devam eden yazar, yolculuğunu ara vermeden sürdürüyor.
“Dönme dolap aşağı inerken batıyor dünya, çıkarken doğuyor. Batarken büyüyor her şey, doğarken küçülüyor. Ben bunca sene ne yaptım büyüyüp küçülmekten başka? Aynı yerde dönüp durdum desem, yol nedir sanki, yolculuk? Bir geminin farelerin viyakladığı, karanlık küflü mutfağında Atlas Okyanusu’nu geçmişsem ne olmuş. Yine burada değil miyim, kendimden büyük gölgemi kaybettiğim yerde. Hayata beni ucuz cıvatalar bağlıyor yine.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91803</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c438d49-b2fe-4f2b-8c46-0105ac8b5ea3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeraltı Diyarı: Bir Derin Zaman Seyahati</image:title>
            <image:caption>Robert Macfarlane, hem yerin hem de zihnin yüzeyinin altındaki dünyayla ilişkimizde olağanüstü bir yolculuğa çıkarıyor bizleri: &quot;Derin zaman&quot;ın baş döndürücü genişliğinde seyahat ederek evrenin doğuşundan insanlık sonrası bir geleceğe, Norveç deniz mağaralarının tarihöncesi sanatından Grönland&apos;ın mavi derinliklerine doğru ilerliyor; Tunç Çağı mezar höyüklerinden Paris&apos;in altındaki katakomp labirentine uzanıyor; ağaçların iletişim kurduğu yeraltı mantar ağlarından nükleer atıkların 100.000 yıl boyunca depolanacağı derin bir &quot;saklama yeri&quot;ne doğru yol alıyoruz. Bu yolculuğun sonunda yani “şimdiki zaman”da ise şu soru çınlıyor kulaklarımızda: &quot;Bizler, gelecekteki dünyanın iyi ataları mıyız?&quot;  
Yeraltı Diyarı; yerin altında aslında bambaşka bir dünya olduğu hissini yaşatan sıcak, masalsı ve tekinsiz bir keşif anlatısı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91804</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5867148-8390-4900-8b29-6b74c5ee4f82.jpg</image:loc>
            <image:title>Yılan Kral (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bazi Kapilarin Ardinda Yenİ Başlangiçlar Yoktur.
Dill, lisede çok popüler biri sayılmazdı ancak inancını yılanlarla sınayan babasının skandal suçları yüzünden artık ayaklı hedef hâline gelmişti. Berbat hayatına sadece en yakın arkadaşları Travis ve Lydia sayesinde dayanabiliyordu.
Mezuniyet yaklaştıkça, tek tutkusu olan müzikten ve yıllardır içinde tuttuğu aşkından kaçmaya çalışıyordu çünkü geleceğin bilinmezliğiyle yüzleşecek cesareti yoktu. Ne Lydia gibi hayallerine sahip çıkabiliyor ne de Travis gibi dünyadaki yerini kabul edebiliyordu.
Yılan Kral’ın gölgesinden kurtulmalı ve yeni bir isimle tekrar doğmalıydı.
★ William C. Morris Ödülü Kazananı
★ Amelia Elizabeth Walden Kitap Ödülü Kazananı
★ Carnegie Madalyası Adayı
★ Goodreads Okur Ödülleri Adayı
Amazon, Kirkus, Publishers Weekly ve New York Times’a göre Yılın En İyi Kitabı
BuzzFeed, Mashable, Shelf Awareness ve Barnes&amp;Noble’a göre Yılın En İyi Genç Kurgusu
“Karanlığın içinde ışığa ve umuda tutunma hikâyesi.” —Publishers Weekly, starred review
“Jeff Zentner, genç kurguda yepyeni bir soluk.” —Kirkus, starred review
“Neredeyse her cümlenin altını çizeceksiniz.” —Shelf Awareness, starred review
“Kendinizi o küçük kasabada bulacak ve her karakterin hayatına ortak olacaksınız.” —Bulletin, starred review
“John Green ve Rainbow Rowell hayranlarının yeni favorisi olmaya aday.” —SLJ
“Asla unutamayacağınız, karşı konulmaz bir roman.” —John Corey Whaley
“Kenara çekilsen iyi olur, John Green. Jeff Zentner, yerini almaya geliyor.” —New York Public Library
“Saksı Olmanın Faydaları’nın göğsünüzde açtığı boşluğu dolduracak.” —Book Riot
“Dostluk, bağışlama ve aile üzerine çarpıcı ve yürek burkan bir hikâye.” —Paste Magazine
“Bir gencin hayatına acımasızca dürüst bir bakış.” —Mashable
“Dill, Travis ve Lydia’ya ve onların birbirlerine bağlılıklarına bayıldım.” —New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91805</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63dda537-d294-4d2b-8cd6-ccaa345db07c.jpg</image:loc>
            <image:title>Alita: Savaş Meleği</image:title>
            <image:caption>Destansı Bir Umudun ve Güçlenmenin Hikayesi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91806</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccb1fbd5-49a5-4ca1-98c4-6ade7cab04a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Günlükleri</image:title>
            <image:caption>&quot;Tüyler ürpertici güzellikte, yürek parçalayıcı ve son derece gerçek.&quot;
- The Guardian
 
 
&quot;Filistin’in insanları büyüleyen bir yanı var. O günden beri bunun başkalarının da başına geldiğini gördüm. Belki de bunun nedeni kederle neşenin, sevgiyle hiddetin insanın aklını başından alan yakınlığı; adaletsizliğin ölçüsüzlüğü ve korkunç aleniliği karşısında insanların dayanıklılıklarıdır.&quot;
 
Ehrenreich, bizi Ortadoğu coğrafyasına farklı gözlerle bakmaya davet ederken, gündelik hayatın içindeki karmaşanın ve yaşama tutunma tutkusunun yer yer kesiştiği, yer yer aynı anlama geldiği noktadan sesleniyor bize. Olayların medyaya yansıyan yüzünün ötesini konu eden bu anlatı Filistin&apos;de, Nabi Saleh&apos;te yaşamanın gerçekten ne demek olduğunu gösteriyor. Yaşamakla hayatta kalmak arasındaki farkı gerçek hikâyelerde, gündelik hayatın en yıkıcı detaylarıyla yakalamakla kalmıyor, umudun ve yaşama coşkusunun en beklenmedik koşullarda kendini gösteren tarafına tanıklık ediyoruz.
 
Ehrenreich&apos;ın Filistin anıları aynı zamanda gazeteciliğin kayıt tutmaktan daha fazlası olduğunu tekrar tekrar hatırlatıyor okuyucuya.Savaş ve yıkımın arasında örülmüş hayatlar ne sadece birer istatistik ne de birer trajedi: Filistin&apos;deki zulüm her detayıyla gerçek. The Guardian, The Economist ve The San Francisco Chronicle tarafından, yayımlandığı 2016 yılının en iyi kitaplarından seçilen bu anlatı racılığıyla, Filistin&apos;i ve Ortadoğu&apos;da olup bitenleri yeniden keşfetmek, bu kadim coğrafyada insan olmak ve insan kalabilmek hakkında daha fazla düşünmek isteyeceksiniz. En önemlisi, yazarın kendi ifadesiyle, kitabın belkemiğini oluşturan ve yankısı yüzlerce sayfa boyunca devam eden soruyu kendinize soracaksınız: Tüm
gücü ve ekipmanıyla, iktidarıyla, yenilmez gözüken bir dev karşısında mücadele etme gücünü her gün yeniden nasıl bulur insanlar?
 
 
 
 
&quot;Ehrenreich&apos;ın akıldan çıkmayan, okuru delip geçen ve hatırlanmaya değer hikâyeleri, tarihin Filistin tarafına yapılmış ciddi bir katkı.&quot;
The New York Times  &quot;Zarif ve etkileyici bir anlatı. Ehrenreich konuya bir romancı gözüyle yaklaşıyor. İsrail&apos;I sevenler ve sevmeyenler, her iki tarafın da bu kitabı okuması gerek.&quot;
The Economist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91807</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cd913b2-f63a-4e18-a63b-bdd935e7ec77.jpg</image:loc>
            <image:title>Egemen Kentler</image:title>
            <image:caption>Kent devletini jeopolitik bir form olarak ele alan ve kentin sürekli değişen statüsünü araştıran Geoffrey Parker bu eserinde, dünya tarihi boyunca çeşitli kentleri ve kent devletlerini inceliyor. Platon ve Aristoteles&apos;in mükemmel bir devlet türü olarak gördüğü Yunan polis’ini, Roma imparatorluk başkentini, Venedik ve Rönesans kentlerini, Alman Hanse’sini, Rus ve Baltık kentlerini derinlemesine ele alıyor. Parker ayrıca erken dönem İslam toplumunda kente atfedilen politik rolü tartışıyor ve kent devletlerinin Kuzey Avrupa’da yeniden canlanmasıyla başlayan ancak ulus devletin yükselmesiyle son bulan gelişme sürecini gözler önüne seriyor.
Egemen Kentler, Batı uygarlığının doğuşundan 21. yüzyılın küreselleşme olgusuna kadar kentin tarihteki rolünü anlamaya çalışan en güçlü ve kapsamlı incelemelerden biri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91808</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08baae0e-9089-4571-b7ac-e9e3be86ff07.jpg</image:loc>
            <image:title>Evinizdeki Barmen</image:title>
            <image:caption>Çok az malzemeyle muhteşem kokteyller
 
Votka, Rom, Cin, Tekila ve Viski gibi temel içkilerin kullanıldığı 175’ten fazla tarif.
En sevdiğimiz Cin&amp;Tonik, Cosmopolitan, Martini, Margarita, Old Fashioned ve Manhattan gibi kokteyllerin Mükemmel, Klasik ve Bütçe Dostu versiyonları.
Kokteyl repertuarınızı geliştirmeniz için elma şarabı ve Kombu çayı kullanabileceğiniz yenilikçi tarifler.
İçkiler, kokteyl malzemeleri, bar aletleri ve bardaklar hakkında kolay anlaşılır açıklamalar ve ipuçları.
Pazar kahvaltılarınızı şenlendirecek ferahlatıcı kokteyller.
 
Evinizdeki Barmen, en fazla dört malzeme kullanarak hazırlayabileceğiniz kokteyl tariflerini bir araya getiriyor. Lezzetli bir kokteyl için en önemli oranın ne olduğunu unutmayalım: Çok içmek, az karıştırmak.
 
Kokteyl hazırlamak karmaşık olmamalı. Ancak miksolojiyle ilgilenenlerin gizemli ve egzotik karışımlara olan tutkuları her geçen gün arttıkça siz evdeki barmenler, kafanızın karmakarışık hâle geldiğini hissediyor olabilirsiniz.
 
Öyleyse, bu kitap tam size göre!
 
Arkadaşlarınızı iyi ağırlamak için yeterli zamanınız veya beceriniz olmadığını düşünmeyin. Evinizdeki Barmen ile ev partilerinin odağında siz olacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91809</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a585ba91-34eb-48f4-92de-2ea173ecba26.jpg</image:loc>
            <image:title>Suzan Defter (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>&quot;İnsan gençliğini aşka vermezse, gençlik neye yarar?&quot; 
&quot;Ama sonunda kaybeden siz olmuşsunuz.&quot; 
“Kayıp mı? Kaç kişi böylesine sevebilmiştir dünyada?” 
&quot;Ama kucağında bir kucak korla kalan siz olmuşsunuz.&quot; 
“İyi ya, boş değildi kucağım.” 
“Ama yandınız, kül oldunuz.” 
“Ama vardım, kül bunun kanıtı.” 
  12 Eylül’ün gölgesinde boğulan bir aşk hikâyesi... Yaşamın kıyısında seyirci olmaktan öteye gidememiş bir erkek... Birbirinin ışığıyla kamaşan iki ayna arasında parçalanan bir kadın... Başkasının gözünde nasıl göründüğünü iki günlük üzerinden anlatan deneysel bir çalışma. Modern zamanların karmaşık insanlık halleri Ayfer Tunç’un usta kaleminden unutulmaz bir edebiyat şölenine dönüşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91810</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eadc6756-aa37-4998-9145-e4b62df21864.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumarbaz</image:title>
            <image:caption>Kumarbaz, psikolojik realizmin en başarılı kalemlerinden biri kabul edilen Dostoyevski’nin kumar borcunu ödeyebilmek için yirmi dokuz günde bitirdiği, romanın ana karakteri Aleksey İvanoviç’i de kendisinden esinlenerek yarattığı romanıdır. Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen kumarbazların toplandığı kurmaca bir Alman kasabası olan Rulettenburg’da geçen roman, Dostoyevski&apos;nin 1862’de yaptığı Avrupa seyahatinin izlenimleriyle doludur. Dostoyevski’nin de bizzat mücadele ettiği parasızlık ve kumar düşkünlüğünü anlatan Kumarbaz, korkunç ve amansız bir saplantının, harcanan bir hayatın öyküsüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91811</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edf35a39-8263-477d-9480-7a9a2d2beadd.jpg</image:loc>
            <image:title>Fran-kiss-stein: Bir Aşk Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Özün tözün nedir senin, hangi maddeden yapılmışsın ki milyonlarca garip gölge eğiliyor önünde?
Winterson, gotik edebiyat klasiği Frankenstein&apos;dan esinlenerek yazılmış, içinde yaşadığımız bedenler ve arzuladığımız bedenler hakkındaki cüretkâr romanıyla karşınızda!
İki farklı zamandan iki farklı öykü anlatan bu eserin açılışını on dokuz yaşındaki Mary Shelley yapıyor. 1816 yılında yakın arkadaşlarıyla birlikte kaldıkları ıssız bir kulübeden Frankenstein öyküsünün tohumlarıyla ayrılışını kendi ağzından dinliyoruz.
İkinci öyküde ise Britanya, Avrupa Birliği’nden çıkış kararıyla çalkalanırken genç transseksüel doktor Ry, ünlü yapay zekâ uzmanı Victor Stein’a âşık olur. Ancak ikisi de bu tutkulu birlikteliğin bir yeraltı laboratuvarında nihayete ereceğini aklına getirmemiştir...
Evliliği kısa süre önce dağılan Ron Lord ise yeniden annesiyle birlikte yaşamaya başlamış, yalnız erkekler için geliştirdiği yeni nesil seks robotlarından bir servet kazanmaya hazırlanmaktadır. Ne var ki, teknoloji fuarında danışmanlık yapan dindar Claire’le tanışıp ona âşık olduğunda işi konusunda birkaç küçük yenilik yapması gerekecektir.
Peki, bu iki öyküyü yan yana getiren nedir? Cevap, sayfaları arasında kolaylıkla kaybolup gideceğiniz, kahkahalarla gözyaşını harman edeceğiniz bu başyapıtta gizli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91812</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43f8e2e2-3589-43b3-a0a4-9de03cf9dcb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Fazla çalıştırılan ve kötü muamele gören hayvanlar bir gün toplanıp yaşadıkları çiftliği ele geçirirler. Sonunda söz sahibi olmuşlardır, çiftlikte daha adil ve eşit bir toplum oluşturmaya kararlıdırlar. Domuzların öncülüğünde bu yeni düzeni kurmak için çalışmaya başlarlar. Bu düzen ilk başta çiftliğin gelişmesini sağlasa da zamanla hayvanların öngöremediği sorunlar ortaya çıkacak ve eskisinden daha acımasız bir rejim kurulacaktır. 
Hayvan Çiftliği George Orwell’in modern klasikler arasına girmiş ikinci ünlü romanı ve çarpıcı bir politik taşlamadır. Şimdiye kadar yazılmış en iyi sistem eleştirilerinden biri olan bu roman, özgürlük amaçlı bir devrimin nasıl tek adamlığa evrilebileceğini gözler önüne serer. George Orwell’in alegorisi, bugün özgürlüğün saldırıya uğradığı her durum ve yerde güncelliğini koruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91813</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d679954c-dbe8-4771-9b49-00ede2c7a10f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bedenin Tarihi 3</image:title>
            <image:caption>Bedenin Tarihi serisinin üçüncü cildi maddi bedeni, yani etten ve kemikten ibaret organik bedeni, toplumsal pratiklerin bir etkeni ve aracı olan bedeni, öznel bedeni, kısacası bilinçli formların ve bilinçsiz itkilerin maddi zarfı olan “deri-beni” konu alıyor. Birey ve ağrılarını, toplumsal bedenin görüntüsünü, özgürleşen beden ve cinsiyetleri inceliyor. Serinin bu kitabında her biri alanında uzman tarihçiler 20. yüzyılın getirdiği bakıştaki değişimleri mercek altına yatırıyor. “Bedenim hâlâ benim bedenim mi?” Bedenin tarihi henüz yeni başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91814</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b4c63fd-1f49-4e17-8a22-daf092dcec12.jpg</image:loc>
            <image:title>Bedenin Tarihi 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bedenin Tarihi serisinin üçüncü cildi maddi bedeni, yani etten ve kemikten ibaret organik bedeni, toplumsal pratiklerin bir etkeni ve aracı olan bedeni, öznel bedeni, kısacası bilinçli formların ve bilinçsiz itkilerin maddi zarfı olan “deri-beni” konu alıyor. Birey ve ağrılarını, toplumsal bedenin görüntüsünü, özgürleşen beden ve cinsiyetleri inceliyor. Serinin bu kitabında her biri alanında uzman tarihçiler 20. yüzyılın getirdiği bakıştaki değişimleri mercek altına yatırıyor. “Bedenim hâlâ benim bedenim mi?” Bedenin tarihi henüz yeni başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91816</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/321a1a83-cf53-43f9-8921-f791b5e4752f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mobil</image:title>
            <image:caption>Mobil, aslında bir roman değil. Bir seyahat güncesi, rehber, inceleme, deneme ya da tarih kitabı da değil. “Yeni Roman”ın öncülerinden Michel Butor’un kaleminden tanımlanamayan, sınıflandırılamayan, sayfalara sığmayan bir metin bu; anı kitapları, kataloglar, tabelalar, efsaneler, eşyalar, mekânlar, yollar, arabalar, rüyalar, bitkiler, hayvanlar ve insanların bir araya geldiği bir edebi montaj, devasa bir kolaj. 
 
Butor, Mobil’de sanattan ilham alarak Amerika’nın edebi haritasını çıkarıyor. Bölümler eyaletleri alfabetik olarak izlerken çağrışımlar kelimenin gerçek anlamıyla katmanlı bir metne kapı açıyor. Titizlikle örülmüş bu sonsuz labirentin kanatlanan sayfalarında, zaman ve mekâna ilişkin sorular geçerliliğini yitiriyor. 
 
Mobil benzeri olmayan, unutulmayacak, belki de okumakla bitirilemeyecek bir kitap. Michel Butor, “yeni dünya”yı devasa bir metin gibi kurgulayarak Amerika’yı edebi olarak yeniden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91817</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b3a8140-dbac-45da-bda9-d305dd2c67af.jpg</image:loc>
            <image:title>Leyla’nın Evi</image:title>
            <image:caption>Leyla’nın Evi, insanlığın en yıkıcı sorunu göç ve en temel ihtiyacı barınma konularını merceğe alan bir İstanbul romanı. Edebiyatın güçlü kalemi Zülfü Livaneli’nin gözlem yeteneği ve edebi gücüyle harmanlanan elinizdeki eser Leyla, Roxy, Yusuf ve Ali Yekta Bey’in hayatlarının birbirine karışma hikâyesini anlatıyor. Usta edebiyatçı bu kez “mülk trajedisine” odaklanıyor. Hayatın olağan akışında bir araya gelmesi mümkün olmayan karakterler üzerinden aşktan paraya, modernizmden geleneğe, birçok konu tartışmaya açılıyor. Bir yanda yalılarda büyüyen ve varlığını “unutmamak” üzerine inşa eden Leyla Hanım, diğer yanda “anın” hırsları ile çevrelenmiş insanlar… Bir yanda hayattaki tüm prangalarına, hatta ailesine ve adına dahi meydan okuyan Roxy, diğer yanda geçmişi sır olarak kalmaya mahkûm edilenler… Zülfü Livaneli’nin edebiyatımızda özel bir yer edinen romanı Leyla’nın Evi, tarihi motifleri içeren zengin arka planıyla İstanbul’un değişen çehresini merkeze alırken, okurları geçmiş ve bugün arasında sorularla dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Peki, bu yolculuk bir kuşak çatışması mı yaratacak, yoksa kuşaklar arası bir köprü mü kuracak? Leyla’nın Evi, iktidar ve güç sahibi olmanın tehlikesine karşı her satırında mücadele ve umudun şarkısını mırıldanan bir Livaneli anlatısı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91818</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9186b5c5-2306-4b43-be52-31080755a930.jpg</image:loc>
            <image:title>Arafat’ta Bir Çocuk</image:title>
            <image:caption>“Che Guevera’nın bir kitabından başladılar yakmaya. Kitap olduğu gibi atılsa yanmazdı. Önce kitabın kapağını yırtıyorlar, sonra beşer onar sayfa tutup, dikiş yerlerinden ayırıyorlardı. İpli olanları zor ayırdılar.” Arafat’ta Bir Çocuk 12 Mart Muhtırası’nın etkisi altında yazılan, birbirinden bağımsız sekiz hikâyeden oluşuyor. Bir kuşağın, ömrü boyunca izini taşıyacağı sürgün günlerini anlatıyor. Usta edebiyatçı Livaneli’nin kendi hayat deneyiminden damıtarak kaleme aldığı bu hikâyeler, sürgün hayata dair olağanüstü gözlem ve tasvirlerle örülüyor. Zülfü Livaneli, bu kez hayal kırıklığına uğramış, aldanmış, yalnız ve melankolik insanları anlatıyor. Karakterlerin travmaları ve iç hesaplaşmaları apaçık göz önüne seriliyor. Edebiyatın en eski temalarından olan ve hâlâ güncelliğini koruyan sınırlar, gurbet ve mültecilik konularına odaklanıyor. İsim babalığını Yaşar Kemal’in yaptığı ve ilk kez 1978 yılında yayımlanan Arafat’ta Bir Çocuk, sadece Türkiye’de değil, dünya çapında ilgi gören bir edebiyat yapıtı. Almanca ve Farsça gibi dillere çevrilen, Almanya ve İsveç’te televizyona uyarlanan bu eser yeni basımıyla okurlarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91819</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d559309f-22f5-4610-8965-82438dae4ea6.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;dan Cumhuriyet&apos;e Anayasa, Seçim ve Meclis Tecrübesi (1876-1923)</image:title>
            <image:caption>Genel itibarıyla 19. Yüzyıl, Osmanlı-Türk parlamento tecrübesine ve halk egemenliği düşüncesine dair başlangıç ve zemin olarak görülür. Bu yüzyıldan itibaren günümüze kadar Türk demokrasi kültürü ve düşüncesi ciddi aşamalar kat etmiş, önemli birikimler ve hafıza oluşturmuştur. Bu birikim ve hafıza farklı süreçlerle yeni ve başkalaşmış aşamaları, sonuçları üzerinde barındırdığı gibi hâlâ eski tartışma ve düşünceleri devam ettirmektedir. Nitekim Türkiye’de mevcut haliyle dahi özelde politikacılar, genelde toplumun bütün kesimleri düşüncelerini, hedeflerini ve özellikle varlıklarını geçmişe, tarihe ve siyasi olaylara atıf yaparak izah etmektedirler. Bu yönüyle belki de dünyadaki diğer politik tecrübelerden daha bariz bir şekilde Türk tarihi kendi siyasi hayatıyla özdeştirilmektedir. Öyle ki politik olaylarla, tarihle bireysel ve siyasi kimlikler ayrılmaz bir bütünlük oluşturmuştur. Ancak bu tür bir kavrayış çoğu zaman Türk tarihi ve siyasi hayatının en önemli sorunu haline gelmiştir. Adeta tarihe, hatta tarih ilmine siyasetin ve siyasetçilerin nesnesi ve hedef için kullanılan bir araç olma görevi verilmiştir. Bu yüzden bazı usuller takip edilerek ortaya konulacak araştırmalar, en azından kendine has bir bilim dalı niteliği taşıyan tarih disiplinine ve etiğine dayalı çalışmalar önem kazanmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91820</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/910de4b8-5eb3-47fb-9bce-879f8246635d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Kemal&apos;in Son Günleri</image:title>
            <image:caption>Yakın dönem siyasi tarihimizin en karışık ve mücadeleli safhasının büyük olaylarının başında gelen İzmir Suikastı ve sonrasındaki dava süreci, İttihat ve Terakki Cemiyetiyle yeni rejimin hesaplaşma sahnesi olarak tarihe kaydedilmiştir. Bu sahnenin en önemli aktörlerinden biri de şüphesiz “Küçük Efendi” namıyla Cemiyet içinde Talat Paşa’dan sonra en etkili isimlerden biri olan Kara Kemal’dir. Yarın gazetesinin 1 Şubat 1930 tarihli 50. sayısı ile 5 Nisan 1930 tarihli 111. sayısı arasında elli iki tefrika hâlinde yayınlanan “Kara Kemal’in Son Günleri”, suikast haberinin gazete sütunlarına geçtiği 18 Haziran 1926’dan Küçük Efendi’nin polis takibi sonucunda Cerrahpaşa’da öldürüldüğü 27 Temmuz 1926’dan hemen öncesine kadar geçen kısa aralıkta yaşadıklarının kaydıdır. Bu kaydı, Tahsin Yıldırım’ın geniş notları ve tefrikada yarım kalan son güne dair Ekrem Baydar’ın tanıklığıyla tamamlayarak neşrediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91821</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c002805-27ad-4715-a86e-1be919fb5e87.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyüplü Halid&apos;in Maceraları</image:title>
            <image:caption>Basında “Osmanlı’dan devrolmuş bir dolandırıcı”, “68 kadını evlilik vaadiyle dolandıran bir kadın avcısı”, “cezaevinde yatarken İtalyan lider Mussolini’yi dahi dolandırmış azılı bir hırsız” olarak zikredilen ve hayırsız haleflerinden Sülün Osman’ın bile adını geride bırakan menfi bir şöhretin sahibi Eyüplü Halid, aslında Sülün Osman’a mal edilen köprü, saat kulesi satmak gibi pek çok efsanevi üçkâğıdın da mucididir. Ramazan Erhan Güllü tarafından derlenip bu kitapta bir araya getirilen hatıralar, Ahmet Emin Yalman’ın sahibi olduğu Vatan gazetesinde 03 Temmuz- 14 Ağustos 1941 tarihleri arasında 41 tefrika hâlinde yayımlanmıştır. Hatıraların neşri gazeteye yönelik çeşitli eleştirilere yol açmış, gazete ise “Halid’in bu durumu vesile bilerek bundan böyle bu tür işler yapmayacağı, hatıraları sayesinde de insanların bu tarz dolandırıcıların tuzaklarına düşmemeleri için uyarıda bulunulmuş olacağı” kaydıyla yayımı sürdürmüştür. Abdülhamit devrinden Cumhuriyet’e intikal eden bu büyük dümencinin anılarını keyifle okumakla kalmayacak, aynı zamanda yakın dönem sosyal tarihimizin küçük bir kesitine farklı bir zaviyeden de bakmış olacaksınız..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91822</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf50dd46-c3c9-4fd7-8e20-4c447af950cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Müteferrika&apos;nın İzinde</image:title>
            <image:caption>Kitaplar hakkındaki kitaplar, en güzel kalem verimlerindendir. Batı üniversitelerinde kitap tarihi ile ilgili kürsüler, “kitap tarihi profesörü” unvanlı akademisyenler bulunurken, ülkemizde bu konuya gereken önemin verildiğini söylemek maalesef zordur. Son yıllarda dikkate değer birkaç akademik eser yayımlanarak uzun yılların ihmali telafi edilmeye başlanmıştır. Elinizdeki çalışma, yazarın 1993’ten bu yana muhtelif dergilerde çıkan kitap tarihiyle ilgili incelemelerinin bir araya getirilmesinden oluşmaktadır. Türkçe kitapların yanı sıra Batı’da Türkiye hakkında çıkmış kitaplar da çeşitli yazılarda ele alınmıştır. Müteferrika’nın İzinde kitap ve matbuat tarihine ilgi duyanlara hitap etmek, kitap kültürüne katkı sağlamayı amaçlamak üzere başlattığımız “Kitabiyat” serimizin ilk eseridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91823</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/081f88a5-8608-4a96-8241-cd3cb1b3c04c.jpg</image:loc>
            <image:title>Moğolcanın ’Phags-Pa Yazısıyla Yazılmış Eserleri</image:title>
            <image:caption>Burada yer verilen metinlerin yazıldığı yazı sistemi Kubilay Han’ın emriyle ’Phags-pa bla-ma Blo-gros rgyal-mts’an adlı Tibetli bir rahip tarafından 1260 ve 1269 yılları arasında hazırlanmıştır. Görünüşünden dolayı bu yazıya Moğolcada dörbelcin ‘kare, dörtgen’ yazı da denir. Amaç, Yuan imparatorluğu sınırları içerisinde kullanılan belli başlı dillerin (Çince, Tibetçe, Moğolca, Uygurca ve Sanskritçe) tamamının yazılabileceği tek bir alfabenin oluşturulmasıydı. ’Phags-pa yazısı dil açısından doğu Moğol lehçesi temelinde, esas olarak Tibet yazısı yazım sistemine uygun olarak, Uygur-Moğol yazı sistemi de göz önünde bulundurularak hazırlanmış bir yazıdır. ’Phags-pa yazısıyla yazılmış olan yazıtlar, kitaplar ve geçiş belgeleri (Çince paizi, mo. gerege), bu belgelerin transkripsiyonu, konuyla ilgili daha önceki çalışmaların adları, ayrıntılı bir dizin ile kısa bir sözlük bu çalışma içerisinde yer alır. Sözlükte ayrıca Moğolca–Uygurca denklikler, alıntılar da gösterilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91824</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c8dc82c-67d1-494c-b34b-7c2ff91f06bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuğum İlkokula Hazır Mı?</image:title>
            <image:caption>Sevgili anne babalar; ilkokula hazırlık alanında çeyrek asırlık deneyimim bana şu ana kadar ilkokula uyum sağlayamayan bir çocuk olmadığını, ancak daha kolay ya da daha zor uyum sağlayan çocukların olduğunu gösterdi. Bu kitap çocukların gelişimlerinde çok kritik bir süreç olan ilkokula hırpalanmadan, travmalar yaşamadan olumsuz okul algısı geliştirmeden, okuma yazma öğrenmeye hevesli, ilkokula olumlu, mutluluk dolu güzel başlangıçlar yapabilmesi için. Kitabı çocuklarınızın evde ilkokula keyifle etkili bir şekilde hazırlanabilmesi için evdeki malzemeleri kullanarak uygulayabileceğiniz dolu dolu bir ilkokula hazırlık oyun/etkinlik ansiklopedisi şeklinde hazırladım. Çocuklarımızın ilkokula giden yolda tüm gelişim alanlarını destekleyen toplam 182 adet eğlenceli oyun/etkinliğe yer verilmiştir. Alanda bir ilk olarak her oyuna/etkinliğe nasıl başlayacağınızı, çocukta merak uyandırarak onu nasıl davet edeceğinizi de yazdım ki çocuklar en üst faydayı sağlayabilsinler. Kıymetli anne babalar Çocuğunuz, Siz Olmadan Başaramaz. Bu kitap ile zorlu ama bir o kadar da keyifli olan bu yolculukta çocuklarımızla oyunlar oynayarak onları ilkokula birlikte hazırlayacağız. Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91825</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/595559c5-da53-4bc3-bcd8-97f7c67504b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Odunluk Günlükleri</image:title>
            <image:caption>Oşinografi denilince Türkiye’de akla gelen ilk isim olan Sargun A. Tont, yeni kitabı Odunluk Günlükleri -Darwin, Wordsworth ve Humboldt Üzerine- ile okuyucularını doğa tarihi ve edebiyatı üzerine yeni bir serüvene çıkarıyor. Tont’un bir söyleşi dışında ilk kez görücüye çıkacak yazılarından oluşan, içinde bol bol Thoreau, Humboldt, Wordsworth ve elbette Darwin bulacağınız bu kitap aynı zamanda yazarın kendi yaşam öyküsüne de ışık tutuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91826</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c124602a-0cc0-4d34-8d37-5d25c68384a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafka’dan Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>Kafesin Biri, Bir Kuş Aramaya Çıktı.
Bu kitabın sayfalarında romanları, öyküleri ve mektupları ile edebiyat tarihinin en özgün, pesimist ve duygusal kalemlerinden Kafka’nın hayat hikâyesini, yapıtlarındaki en çarpıcı kesitleri bulacaksınız.
Kitap, içimizdeki donmuş denizi kıran bir balta gibi olmalıdır.
İnsanlarla içli dışlı olmak, insanın kendisini göz hapsine almasını getirir peşi sıra.
Özgürlük! Tabii, bugün mümkün olduğu haliyle özgürlük, cılız bir bitkidir. Ama ne de olsa özgürlüktür, ne de olsa bir mülktür.
Bilincin darlığı, sosyal hayatın bir gereğidir.
İnsanlıkla aramızdaki bağ, kendimizle aramızdaki bağdan güçsüz değildir.
Kafayla çalışması toplumdan koparıp alıyor kişiyi. Elle çalışmak ise onu insanlara yaklaştırıyor.
Geçmişimden gelen rüzgâr zamanla dindi, bugün ayaklarıma vuran hoş bir esintiden gayrısı değil artık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91827</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f846a259-25d7-4844-b9bd-d91957296ff0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dr. Thalamus</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91828</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51ca7907-6e49-48e6-87dc-a867f1d95e1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruha Şifa Muhabbetler 2</image:title>
            <image:caption>Ruha Şifa Muhabbetler, serinin ikinci kitabıyla kalplere sure sure dokunmaya devam ediyor. Kur’an’ı Kerim’i anlayarak okumak, hissederek yaşamak isteyen iki arkadaşın tefsir okuma notlarından derlenen kitapta Vaize Merve Safa Likoğlu, Portakal Ağacı sosyal medya platformu ile tanınan Hatice Özdemir Tülün’ün sorularıyla okuyucularına bambaşka pencereler açıyor. Ruha Şifa Muhabbetler 2, Hümeze ve Duhâ sureleri arasında yer alan 12 surenin tefsirini; annelik, kadın olmak, toplumsal hayat, iş yaşamı, beklentiler, çocuk eğitimi ve dualarla bağlayan güncel bir anlatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91829</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/940e9c03-b60b-4079-b990-6d0d02a75b05.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrenin Gizli Bahçesi - Yeşil Halka</image:title>
            <image:caption>Bilimin Sınırsız Evrenine Doğru Bir Yolculuğa Çıkmaya Hazır Mısınız?
Günlük bir geziye çıkan üç arkadaş kendilerini beklenmedik bir serüvenin içinde bulurlar. Yaşlı bir bilgin, serüven boyunca kendilerine eşlik eder. Hedeflerine ulaşmak için üstesinden gelmeleri gereken çözümü zor problemler ve şifreler vardır. Yepyeni dostluklar kurdukları bu ilginç bilim yolculuğunda zorluklarla baş edebilmek için birlikte hareket ederler.
Evrenin Gizli Bahçesi bilimsel çalışmaların tam da merkezinde, mantık ve bilimi temel alarak okura soluk soluğa serüvenler yaşatıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91830</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8f15e5e-3bd5-4406-aea4-e710b5445d01.jpg</image:loc>
            <image:title>Adımı Deniz Koydular</image:title>
            <image:caption>Bu bir anneli öksüzler, babalı yetimler romanıdır. Deniz ve James, iki hırpalanmış çocuk… Biri İstanbul’un, diğeri Londra’nın evladı… 1970’lerde kenar mahallenin kenarı Seyrantepe’de ve yıldızı sönmüş Streatham’da başlayan iki ayrı yaşam… Gerçek yaşam hikâyelerinden esinlenerek yazılmış iç içe geçmiş iki ayrı öykü… Bir kardelen olan Deniz Yıldız yaşamın adaletsiz sınavlarına doğduğu andan itibaren giriyor; kimi zaman geçiyor kimi zaman kalıyor. O da James Rowe gibi kendini büyütmek zorunda kalan çocuklardan biri. Demet Cengiz, Adımı Deniz Koydular romanında aile içi şiddetten cinsel istismara, ağır yoksulluktan ayrımcılığa görmezden gelinen tüm acıları ortaya döküyor. Biri doğuda diğeri batıda geçen iki aile içi sevgisizlik öyküsüne Türkiye’de ve dünyada yaşanan önemli siyasi ve ekonomik gelişmeler eşlik ediyor. AK Parti’nin iktidara gelişi, Ergenekon operasyonları, Haziran Direnişi gibi yakın tarihten çarpıcı olaylar hatırlatılıyor. Boynumuza asılmış kaderlerimiz sorgulanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91832</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00190268-a10f-4dc6-af18-5be2545821dc.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Maddede Veganlık</image:title>
            <image:caption>İnsan neden vegan olur? Her şey tamam da peyniri de mi bırakacağız? Veganlar bal da mı yemiyor? Etin veganı olur mu? Veganlar sadece ot mu yiyor? Bitkilerin canı var mı? Vegan olmak çok mu pahalı? Veganlık trend mi, yaşam biçimi mi, inanç mı, politik duruş mu? 50 Maddede Veganlık, Emel Ernalbant ve Hazal Yılmaz’ın yıllar süren vegan deneyimlerinin sonucunda derledikleri bir kılavuz olma özelliği taşıyor. Vegan jargondan yemek tariflerine, vegan kozmetikten sürdürülebilir moda anlayışına, karbon ayak izinizi azaltacak pratik çözüm önerilerinden veganizmle ilgili akılları karıştıran tüm soruların cevaplarına kadar vegan olmanın ABC’sini bulabileceğiniz kapsamlı bir rehber. Giderek plastikle kaplanan, kaynakları azalan, canlı türleri yok olan dünyayı yeniden yaşanabilir hale getirmek imkansız değil. Hayvanları birer ürün olarak görmeden, sürdürülebilir hayat için daha az atık yaratarak yaşamak, dilimize pelesenk olmuş türcü laflardan arınarak yeni bir dil kurmak mümkün. Bu kitap bu imkânı gözetiyor; önemsiz gibi görünen seçimlerin dünyanın geleceğini nasıl belirlediğini de gözler önüne seriyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91833</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbbbde6a-ecea-4abf-b811-0fba2dd3b05b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sudoku 1</image:title>
            <image:caption>ÇOCUKLAR İÇİN SUDOKU-1 
Daha önce hiç sudoku oynadınız mı? 
Kurallarının ne kadar basit olduğunu biliyor musunuz? 
Peki, sudokunun konsantrasyonu ve yaratıcılığı artırdığından haberiniz var mı? 
Bu sorulara cevabınız &quot;Hayır!&quot; ise sudoku oynamanın zamanı gelmiş demektir. 
Sudoku; zekâyı geliştiren, zihni dinlendiren, matematik problemlerini çözme becerisini artıran, hafızayı güçlendiren bir oyundur. 
Sudoku oynadığınızda çok zevk alacaksınız hatta alışkanlık yaratacak. 
Haydi başlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91834</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5212d08-88aa-4e40-9e90-b66ea30df82c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sudoku 2</image:title>
            <image:caption>ÇOCUKLAR İÇİN SUDOKU-2 
Daha önce hiç sudoku oynadınız mı? 
Kurallarının ne kadar basit olduğunu biliyor musunuz? 
Peki, sudokunun konsantrasyonu ve yaratıcılığı artırdığından haberiniz var mı? 
Bu sorulara cevabınız &quot;Hayır!&quot; ise sudoku oynamanın zamanı gelmiş demektir. 
Sudoku; zekâyı geliştiren, zihni dinlendiren, matematik problemlerini çözme becerisini artıran, hafızayı güçlendiren bir oyundur. 
Sudoku oynadığınızda çok zevk alacaksınız hatta alışkanlık yaratacak. 
Haydi başlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91835</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c16d170a-04d3-44b1-9295-a01fba0e342d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sudoku 3</image:title>
            <image:caption>ÇOCUKLAR İÇİN SUDOKU-3 
Daha önce hiç sudoku oynadınız mı? 
Kurallarının ne kadar basit olduğunu biliyor musunuz? 
Peki, sudokunun konsantrasyonu ve yaratıcılığı artırdığından haberiniz var mı? 
Bu sorulara cevabınız &quot;Hayır!&quot; ise sudoku oynamanın zamanı gelmiş demektir. 
Sudoku; zekâyı geliştiren, zihni dinlendiren, matematik problemlerini çözme becerisini artıran, hafızayı güçlendiren bir oyundur. 
Sudoku oynadığınızda çok zevk alacaksınız hatta alışkanlık yaratacak. 
Haydi başlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91836</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab1dab0d-09cd-4a35-b0d1-45669275f353.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgi Teknolojilerinin Ahlaki Değerler Üzerindeki Etkisinin Araştırılması</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
1. Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin Kavramsal Çerçevesi
a. Tanım ve Kapsam
b. Bilgi ve İletişim Teknolojileri
c. Yeni Çağ Teknolojisi Yeni Medya
2. Literatür Özeti
3. Uygulama
a. Araştırmanın Konusu
b. Araştırmanın Amacı ve Önemi
c. Araştırmanın Kapsamı ve Kısıtları
d. Araştırmanın Metodolojisi
4. Bilgi Teknolojilerindeki Gelişmelerin Atatürk Üniversitesi Öğrencilerinin Ahlaklarına Etkisi ile İlişkili Faktörlerin Araştırılması
a. Demografik Özelliklere Göre Bilgi Teknolojilerindeki Gelişmelerin Öğrencilerin Ahlaklarına Etkisi
b. Teknolojik Cihaz Kullanma Sıklıklarına Göre Bilgi Teknolojilerindeki Gelişmelerin Öğrencilerin Ahlaklarına Etkisi
c. Sosyal Medya Hesaplarını Kullanma Sıklıklarına Göre Bilgi Teknolojilerindeki Gelişmelerin Öğrencilerin Ahlakına Etkisi
d. Bilgi Teknolojilerini Kullanma Amaçları ve Sıklıklarına Göre Bilgi Teknolojilerindeki Gelişmelerin Öğrencilerin Ahlakına Etkisi
e. Bilgi Teknolojilerinin Psikolojik Etkileriyle İlgili Düşüncelere Göre Bilgi Teknolojilerindeki Gelişmelerin Öğrencilerin Ahlakına Etkisi
f. Bilgi Teknolojilerinin Kişisel Etkileriyle İlgili Düşüncelerine Göre Bilgi Teknolojilerindeki Gelişmelerin Öğrencilerin Ahlakına Etkisi
g. Bilgi Teknolojilerinin Aile ve Toplum Etkileriyle İlgili Düşüncelerine Göre Bilgi Teknolojilerindeki Gelişmelerin Öğrencilerin Ahlakına Etkisi
5. Sıralı Lojistik Regresyon Modeli Yardımıyla Bilgi Teknolojilerindeki Gelişmelerin Öğrencilerin Ahlaklarında Etkili Olan Faktörlerin Belirlenmesi
a. Sıralı Lojistik Regresyon Yöntemi
b. Bulgular
6. Tartışma ve Sonuç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91837</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ef04ec2-33ca-4575-979d-98aec99a3227.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şey Sevgi ve Nefretten Doğar-Empedokles</image:title>
            <image:caption>“Sevgi birleştirir, nefret ayırır, sevginin asil hizmetkârları gerçek hazineye ulaşır.” 
 
Zamanın coşkun akan ırmağı adlarını unuttursa da fikirleriyle bize uzak çağlardan seslenen, farkında olmasak dahi fikir dünyamızı şekillendirmeye devam eden düşünürler vardır. Doğanın kitabını okuyarak “ölümsüzlüğün” bilgisine erişip gittiği yerlerde bir “tanrı” gibi hürmet gören, bu bilgiyle salgın hastalıklara çare bulan, fırtınaları dindiren ve tiranlarla savaşarak yurttaşlarının kalbini kazanan Empedokles, şüphesiz bunlardan biridir. 
Bu kitapta büyük şair ve filozof Empedokles bizleri fragmanlarıyla; evreni oluşturan ateş, su, hava ve toprağın şarkısını dinlemeye davet ederken, Sevgi ve Nefret’in sonsuz devinimindeki yerimizi düşünmeye, yaşarken Nefret’in oyuncağı olmaktan kurtulup yeryüzünde Sevgi’yi hâkim kılabilmek için yapabileceklerimizi değerlendirmeye çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91838</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d7d5933-b476-4ad9-8afc-8023ec958589.jpg</image:loc>
            <image:title>On Yenilikçiyle Pop Art</image:title>
            <image:caption>“HER ŞEY POPTUR, POP HER ŞEYDİR.” 
Andy Warhol 
 
Makineleşen dünyaya ve tüketim alışkanlığına bir sitemdir pop art! 
Güzel sanatların gelenekselliğine bir tepki olarak doğmuştur. 
Sıradan olanla ortaya konmuş sıra dışı bir sanat... 
Fastfood ürünleri, konserveler, otomobiller, elektronik ev aletleri, Hollywood yıldızları, dönemin siyasi yüzleri ve daha neler neler... Bunlar neden sanatın bir parçası olmasınlar ki? Kim belirler ki sanatın malzemelerini? Bu işin bir kaidesi mi vardır yani? Varsa da artık değişmiştir, geçmiş olsun. 
Çünkü: “Her şey poptur, pop her şeydir.” 
Böyle diyor pop artın öncüsü Andy Warhol... 
Özgürlüğün sınırlarını zorlayan, alışılmışa sırt çeviren, yeniyi denemekten ve gelenekleri yıkma noktasında sanatı bir araç olarak kullanmaktan çekinmeyen on yenilikçi pop art sanatçısıyla tanışacaksınız bu kitapta. 
Yeniyi denemekten ve deneyimlemekten korkmayanlar için deha ve zekâ dolu bir rehber...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91839</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57536644-af82-46cf-a1b9-ae7db246e33c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Ürünlü Sezonluk Hazır Giyim Perakendeciliğinde Dinamik Fiyatlandırmayla Gelir Optimizasyonu</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
1. Gelir Yönetimi Kavramı ve Gelir Yönetimi Yaklaşımları
a. Gelir Yönetimi Kavramı
b. Gelir Yönetimi Yaklaşımları
2. Sezonluk Ürünlerde Dinamik Fiyatlandırma ve Dinamik Fiyatlandırma Modelleri
a. Dinamik Fiyatlandırma Kavramı
b. Dinamik Fiyatlandırma Modelleri
c. Çok Ürünlü Dinamik Fiyatlandırma Modelleri Kapsamında Literatür Araştırması
3. Hazır Giyim Perakendeciliğinde Dinamik Fiyatlandırmayla Gelir Optimizasyonu Üzerine Bir Uygulama
a. Hazır Giyim Perakendeciliği
b. Problemin Tanımı ve Formülasyonu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91840</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30aaa4ce-515a-448b-8074-d13dc3af1b26.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Yarası</image:title>
            <image:caption>Gönül Yarası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91841</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5a96921-fed9-46ac-bab8-2b00d963b6dd.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>Nefret, korku,savaş ve yalanlar üzerinde kurulu totaliter bir düzen… Gücünü bitmek bilmeyen savaşlardan alan bir diktatör; Büyük Birader… Sevmek suç, aşık olmak suç, sorgulamak suç, düşünmek suç… George Orwell’in usta kaleminden çıkan ve distopik yazın türünün başyapıtlarından olan Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, bizlere geçmişin sürekli değiştirildiği, şimdinin sürekli izlendiği, geleceğin bilgisizlik duvarları arasına hapsedildiği, Düşünce Polisinin her yerde kol gezdiği, yalanın gerçek, gerçeğin yalan olduğu, iki kere ikinin beş ettiği bir dünya sunmaktadır. Bir Okyanusya yurttaşı olan Winston Smith’in gözünden anlatılan bu gri dünya, kurgulandığı dönemin yanı sıra, günümüz dünyasını da ilgilendiren evrensel gerçekleri gözler önüne sermekte ve okuyucuya özgürlük, eşitlik gibi kavramları sorgulatmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91842</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b42e656a-b5b5-4dc4-a565-0e8942b238f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yılangül</image:title>
            <image:caption>Yılangül bir Çingene&apos;nin romanıdır. Şans verildiğinde görmezden geldiğimiz bu insanların ne kadar başarılı olacağını okuyacaksınız bu kitapta. Hemen yanı başımızdaki bu insanların evlerine konuk olmaktan  mutluluk duyacaksınız. Toplumsal hatta evrensel bir yara olan Çingeneleri daha yakından tanıyacaksınız. Tarih kurgu roman tarzındaki kitap, toplumsal gerçekleri farklı bir açıdan ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91843</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea343f74-b960-48cd-9181-3a20bb9f7468.jpg</image:loc>
            <image:title>Çitlembik Sokağı</image:title>
            <image:caption>Pek az kadına nasip olur kendine kitaplar dolusu şiir yazılması ve çok az erkek aşk yolunda kaybolup giderken şiirlerle bulur kendini. Şair, kitaplarında yerde, gökte, gecede gündüzde, uzakta, yakında ve Çitlembik Sokağı&apos;nda arar aşkını. Onsuz hiç olduğunu itiraf ederse de bulabilir mi sevgiliyi bilinmez. Belki bulur kitabının sayfalarında belki Çitlembik Sokağı&apos;nda...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91844</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8632af2c-a67e-49cc-9d3c-1a310dd1a19a.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Hep Var</image:title>
            <image:caption>Umut, yendiğin acılardır, unuttuğun ağrılarındır. 
 
 
Umut, başka bir yol bulmaktır. Yenilemektir kendini, kendini yeniden tanımaktır. Kalbinin “sızlamadığı” yerde barınmaktır. Mutlu fotoğrafların içine dalmaktır. Müziği değiştirmektir umut. Seni gülümseten şarkıyı keşfetmektir. Başka kitapları okumaya zaman ayırmaktır. Kaybolduğun sayfalarda, altını çizdiğin sözler olmaktır. 
 
Umut, aynaya baktığında kendini sevmeyi öğrenmektir. En büyük servetin kendini biriktirmek olduğunu kavramaktır. Dizindeki yaralara bakıp nasıl geçtiğini hatırlamaktır. 
 
Umut, yendiğin acılardır, unuttuğun ağrılarındır. 
 
Umut, her gece gözlerini kapatıp sabah hiçbir şey olmamış gibi yine açmaktır. Umut, her defasında yeni bir gün, her defasında yenidendir, yenilenendir. 
 
Umut hep vardır ve bizimledir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91845</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6a64ffd-7f62-46b6-ab07-d35a4f8fd7ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Çemberin Altında – 2 Son Görüş (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gelecek görüşlerinin değişkenliğiyle başa çıkmaya çalışan Hera, planladığı gibi sonuçlanmayan kurtarma girişiminin ardından yaşananları telafi etmeye çalışır. Üzerinde durmadığı bir gelecek görüşünü fark etmesi ile hayatı tekrar bir çıkmazın içine girer.

Çağlar Ataman ise birdenbire koparıldığı basketbol kariyerinin sarsıntılarıyla bambaşka bir adam hâline gelmiştir. Sevdiği insanlar tarafından sevgi ve destekle çevrelenmiş olsa da geleceğine dair ışık göremediği bir çukurun içine düşmüştür.

En başında hiç tanımadığı bir adamı kötü bir kazadan kurtarmaya çalışan Hera, sevdiği adamın düştüğü bu çukura ışık tutabilecek midir?

Üstelik bir kere yüreğine dokunmuşken…

“Benimleyken bile tükendiğini bilseydim onu hiç yalnız bırakmazdım. Ne olursa olsun, bir an bile…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91846</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/440d3416-4f96-465d-a787-4ee77d301b11.jpg</image:loc>
            <image:title>Aya Söz Verdin</image:title>
            <image:caption>Bir nefes rüzgara karıştı, bir nefes ki buz gibi, genzi yakan o soğuk hava ayazla bir olup çarptı yine yüzüne. Ne bitmez yol bu, uzak ki ne uzak, her adım eziyet, her adım soğuk ter, her adım bacaklarda, sırtında, boynunda ağrı, sızı.Birazdan ayaz akşamın serinine karışacak, daha soğuyacak hava, kar zorlayacak, beden daha da ezilecek, kaslar daha çok güç isteyecek yürümek için, durup dinlenmek gerek. Bak karanlık usul usul geliyor, yamaçlardan gölgeler kayboluyor,  ertesi günün Güneşini görene kadar uyuyacaklar gecenin koynunda. Siyah bir yorgan gibi örtecek beyazı gece, yıldızları göreceksin birazdan, lacivert gökyüzü beyaz yeryüzüne karışacak, Ay çıkacak belki de</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91847</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30ec391c-1b9e-4ea7-b015-e7e144665158.jpg</image:loc>
            <image:title>Ender Kuş</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Amerikan edebiyatının ödüllü yazarı Shelley Pearsall, bakış açısının, empatinin ve yaratıcılığın birleştirici etkisini gözler önüne seriyor. Her yaştan okuru, yaşamı bambaşka görebilen çocukların dünyasına davet eden roman, bakış açısının önemini çarpıcı bir hikâyeyle resmediyor. Özel bir çocuğun, sıradışı gözlem gücüne sahip bir başka çocuğun gözünden anlatılan yolculuğu, zengin karakterlerle renkleniyor, usta işi bir kurguyla işleniyor. Sanattan spora, otizmden arkadaşlığa uzanan ve gerçek bir hikâyeden esinlenerek kaleme alınan roman, hepimize farklılıkların uyumunu ve değişimin gücünü duyumsatıyor. April, ders aralarında küçük sınıfların gönüllü gözetmenliğini yapar. Herkesin tuhaf bulup dışladığı Joey’nin okul bahçesindeki sıradışı hareketleri dikkatini çeker. Kimseyle iletişim kurmayan Joey’yi izledikçe, onun rastgele daireler çizmediğini, aslında bambaşka bir bakış açısına sahip olduğunu keşfeder. Yeni arkadaşı Veena ile birlikte Joey’nin olağanüstü desenlerinin sırrını çözmeye çalışırlar. Onların sayesinde okulun ilgi odağı oluveren Joey içinse çok şey değişecektir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91848</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62bdb4cb-08ac-4efc-97cc-018132937d3a.jpg</image:loc>
            <image:title>10 Günde Özgüven - On Adımla Depresyondan Kurtuluş</image:title>
            <image:caption>Her güne korkarak mı başlıyorsunuz?
Başaracaklarınız konusunda cesaretinizin kırıldığını mı hissediyorsunuz?
Günlük yaşamınızda daha fazla özgüvenli, üretken ve neşeli mi olmak istiyorsunuz?
Eğer öyleyse, bu kitap tam size göre! Dr. David Burns ruh halinizdeki düşüşün nedenlerini belirlemenize ve hayata karşı daha olumlu bir bakış açısı geliştirmenize yardımcı olacak yenilikçi ve uygulaması kolay yöntemleri 10 ayrı adımda sunuyor.
Düşündüğünüz gibi hissediyorsunuz: Suçluluk, üzüntü ve öfke gibi olumsuz duygular başınıza gelen kötü olaylardan değil, bu olaylarla ilgili sizin düşüncelerinizden kaynaklanır. Bu basit ama devrim niteliğindeki fikir hayatınızı değiştirebilir!
Nasıl hissettiğinizi değiştirmek sizin elinizde: Bu kitapla birlikte neden depresyonda olduğunuzu keşfedecek ve nasıl başa çıkacağınızı öğreneceksiniz.
Daha fazla özgüvenli, üretken ve neşeli olmanın tadını çıkarabilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91849</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db816b3b-04a1-4103-b0bd-38e9ccbfb0ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehir Dışında Bir Gün</image:title>
            <image:caption>“Kitaplardan öğrenmemiş bu insanlar hayatı, tarlada, ormanda, nehir kenarında öğrenmişler. Şarkı söyleyen kuşların kendileriymiş öğretmenleri; batarken arkasında koyu kızıl bir tan yeri bırakan güneş, ağaçlar ve otlar.” 
 
Hayatı kitaplardan öğrenmeyen insanların öykülerini anlatır Çehov, hayatı kitaplardan öğrenen insanlara…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91850</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55720ab5-baec-4e94-8db3-98b266945de0.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Zambaklar Ülkesinde</image:title>
            <image:caption>“Halkın içinden çıkan her büyük insan, yakan bir büyüteçtir.” 
 
Rus yazar Grigori Petrov’un Finlandiya notları ve filozof J. V. Snellman portresi, yazıldığı dönemde genç Türkiye Cumhuriyeti’ne ilham verdi. Atatürk’ün okullarda okutulmasını önerdiği Beyaz Zambaklar Ülkesinde, bir ulusal uyanış anlatısı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91851</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/646e1deb-4199-435e-b2a7-9b30001d6a5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sadece Müzik</image:title>
            <image:caption>Edebiyatın büyük ustası müziğin bilge maestro’suyla buluşuyor… 
 
Dünyanın yaşayan en önemli yazarlarından biri olarak kabul edilen Haruki Murakami’nin okurları, onun her romanının, her kitabının kendine has bir “çalma listesi”ne sahip olduğunu bilirler. 
 
Bu kitapta Murakami, çağımızın en büyük orkestra şeflerinden Seiji Ozawa ile “sadece müzik” konuşuyor. 1960’lı yıllardan başlayarak uluslararası alanda kazandığı başarılarla adından söz ettiren, başta Viyana ve Berlin Filarmoni Orkestraları olmak üzere dünyanın tüm önemli topluluklarını yöneten, Boston Senfoni Orkestrası ve Viyana Devlet Operası’nın müzik yöneticiliğini yapan Ozawa ile Murakami’nin konuşmaları müziğin çok da bilmediğimiz yönlerini keşfetmemize olanak sağlıyor. Bir orkestra şefinin müziğe yaklaşımını, yıllar içinde bazı yapıtlara nasıl farklı bir gözle bakabildiğini, genç müzisyenlerle çalışmanın Ozawa gibi bir ustaya bile neler kazandırdığını bu sürükleyici sohbete kulak verdikçe öğreniyor, onların aracılığıyla bu kitapta müziğin adeta “kalbine” iniyoruz. 
 
Kitapta yer alan müzikleri dinlemek için yandaki kare kodu okutarak hazırladığımız çalma listesine ulaşabilirsiniz.  Ayrıca www.harukimurakami.com adresini de ziyaret edebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91852</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c470085-7c58-4909-8cc4-af82e7ee68c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversiteyi Gıda Sanayi İle Buluşturan Akademisyen</image:title>
            <image:caption>Bir toplumun –kumaşa benzetilerek– dokusu denilebilecek niteliği içinde yer alan insanları, o toplumun en önemli varlıkları (assets) sayılmalıdır. Toplumumuzun da, benim yaşam ve gözlem alanımla sınırlı olmak kaydıyla tanıma onuruna erebildiğim öyle insanları var. Onlardan biri Prof. Dr. Mehmet Pala’dır. 
 
Bu kitap bana birçok şey anlattı. Bunların birisi de her otobiyografinin (zihinsel mal bildiriminin) sadece kişilerin kendilerince yazılmasının yetmeyebileceği; aynı zamanda bir şahidin de, imzasıyla, yazılanları doğrulaması gerektiğidir. 
 
Ben de imzamı şahit olarak gönül rahatlığıyla ve onur duyarak atıyorum. 
M. Tınaz Titiz 
 
Ankara Hasanoğlan’da doğan Mehmet Pala, A. Ü. Ziraat Fakültesi’ni bitirdikten sonra Tarım Bakanlığı’nın yurtdışı doktora sınavını kazandı. Sekiz yıl süren zorlu bir mücadele sonunda Berlin Teknik Üniversitesi’nde önce “Gıda Mühendisliği” öğrenimi gördü, ardından da doktorasını tamamladı. Yurda döndükten sonra, Ege Üniversitesi başta olmak üzere çeşitli üniversitelerde akademik çalışmalarını sürdürdü. 
 
TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nde on yıl süren Beslenme ve Gıda Teknolojisi bölüm başkanlığı döneminde çok sayıda ulusal ve uluslararası projeyi başarıyla yürüttü; eğitim programları düzenledi. Yirmi yılı aşkın bir süre, üniversiteyle eş zamanlı olarak, gıda sanayi şirketlerinde üst düzey yöneticilik yaptı. Üniversite ile iş dünyasının bütünleşmesi için büyük çaba harcadı. Bakan danışmanlığı yaptı. Toplumun bilinçlenmesi için TEMA Vakfı gibi birçok sivil toplum kuruluşunda ve TV programlarında aktif görev aldı. 
 
Üniversiteden mezun olduğunda, henüz 21 yaşındayken, ülkenin kalkınması ve refahı için çok çalışacağına, doğruluktan ayrılmayacağına ve mücadeleden yılmayacağına dair kendi kendine imzalı taahhütte bulundu. Bu kitapta 
Mehmet Pala, öğrenim hayatında, çalıştığı kuruluşlarda yaşadıklarını, her biri başlı başına önem taşıyan birçok olaya ilişkin gözlemlerini ve acı-tatlı dene-yimlerini okuyucuyla paylaşıyor. Yaşamda anlam arayan, değer üretmek için durmadan çalışan ve amacından asla vazgeçmeyen bir üniversite hocasının yaşam öyküsünü farklı boyutlarıyla ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91853</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a4579d7-7c48-4e0c-892d-e8ecc8a1ad9f.jpg</image:loc>
            <image:title>40 Metotla Kariyerini Ve Kişiliğini Parlat</image:title>
            <image:caption>Geçmişime ve bugünüme baktığımda görüyorum ki bu hayatta metotsuz ve yöntemsiz olmak, denizde pusulasız seyretmekle aynı şey. Bu kitap bo­yunca amacım bazı şeyleri biraz daha stratejik ve farklı yapmanızı sağlayarak sizi güçlendirmek. Her durum­da nasıl biraz daha etkin hale gelebile­ceğinizi öğrenebilirsiniz. Sizi çok daha farklı ve çok daha iyi bir yere getirecek araçlarla tanışabilirsiniz. 
Hiçbir şey için geç değil. 
 
Türkiye’nin ve Avrupa’nın sayılı CEO’ları arasında gösterilen Tansu Yeğen, en önemli hedeflerinizden günlük ayrıntılara kadar yolunuzdaki her adımda size yardım edecek iyi fikirleri bir araya getiriyor. Başarılı işlerin ortak temasını ve dünyanın dev şirketleri tarafından da kullanılan pratik taktikleri anlatıyor. Bazı şeyleri daha kolay, daha hızlı ve daha verimli şekillerde yapmanıza yardım ediyor. 
 
Parlat, başarının en çok ihmal edilen sırlarını öğrenmek, teknolojinin geniş yelpazesini anlamak ve önümüzdeki yeni dünyada rekabet gücünü korumak isteyenler için yılın en stratejik okuması olabilir. Çünkü bu kitap potansiyeli-nize yüzde yüz etki edecek metotlarla ilgili. Bugün nasıl yol alacağınızla ve gelecekte nasıl büyüyeceğinizle ilgili. Özetle pırıltılı bir hayat oluşturmanızla ilgili.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91854</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c215789-bcac-4d44-af79-4acb03898dbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Diva - Rüçhan Çamay’ın Hayat</image:title>
            <image:caption>“Annem, caz şarkıcısı olarak eşsizdir. Onun caz müziği içindeki haline oldum olası hayrandım. Cazı orijinal cazcılar gibi aksanıyla, vurgularıyla, ritmiyle, sahnedeki duruşunun bütünlüğüyle söyleyebilmek çok zordur. Türkiye’de bunu dört dörtlük yapanlardan biriydi annem.”
Melike Demirağ–Kızı/Oyuncu/Ses Sanatçısı
“Bütünün hayrına olacağına inandığım ve okumak için sabırsızlandığım Kayıp Diva kitabının yolu açık, şansı bol, okuyanı, paylaşanı çok olsun. Deneyimlerini bizimle paylaştığı için sevgili Rüçhan Çamay’a binlerce teşekkür.”
Betül Arım–Sinema/Tiyatro Oyuncusu
“Saygılarımla. İyi ki vardılar, yoksa biz olmazdık.”
Işıl Yücesoy–Oyuncu/Ses Sanatçısı
“Rüçhan benim için kadınlık sembolüdür. Bu kadar dişi, bu kadar sınırlar üstü bir kadın olamaz… Sarah Vaughan gibidir Rüçhan’ın sesi.”
Cemil İpek-çi–Moda Tasarımcısı
“Rüçhan Çamay hem sesi, tekniği, hem de güzelliği ile özellikle 50’lilerin ikinci yarısında büyük bir star haline gelmiştir…”
Naim Dilmener–Yazar/Müzik Eleştirmeni
“Rüçhan Hanım sahnedeki tavırlarıyla, giyimi kuşamıyla da Türkiye’ye gelmiş en zarif ve her şeyiyle olağanüstü farklı bir insandı. Yeni nesillerin ondan öğreneceği çok şey olduğuna inanıyorum.”
Selim İleri-Yazar
“Rüçhan Çamay&apos;a ulaşabilmek, yıllarca kutusunda sakladığımız çok değerli bir mücevheri gün ışığına çıkarmak gibi bir duyguydu.”
Hülya Tunçağ–Müzik Prodüktörü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91855</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19786729-62d6-4f64-a388-b68689969fd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Cehaletin İktidarı - Makaleler 1</image:title>
            <image:caption>Aydınlanma savaşçısı Prof. Dr. İlhan Arsel’in eski gazete ve dergi sayfalarında kalan veya kendi arşivinde bulunup hiç yayımlanmamış olan makaleleri, Arzu Toker tarafından bu kitapta derlendi. 
 
Arsel kitaptaki makalelerinde güncel politika düzleminde pek çok önemli soruyu yanıtlıyor, bir anayasa hukukçusu gözüyle İslamiyette kadının yerini, din-devlet ilişkisini, demokrasimizin karılaştığı sorunları irdeliyor. 
Kitapta yer alan bazı konu başlıkları şöyle: 
 
İktidarın cehaleti ve cehaletin iktidarı… Abdülhamid hayranları… Osmanlı’ya özlem… Haysiyetli devlet anlayışı… Şeriatçının küfürbazlığı… Şeriatçıya karşı savaşım… Parlamentonun üstünlüğü… Başkanlık sisteminin ülkemiz açısından sakıncaları… 
 
Kitabın sunuş yazısını kaleme alan Muazzez İlmiye Çığ şöyle diyor: 
 
“Dilerim, bizleri aydınlıktan karanlığa sürüklemeye çalışan güçleri açıklayan bu kitabı bütün vatandaşlarımız okur ve tehlikenin büyüğünü görerek ona göre tepkilerini gösterir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91856</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38e63ed7-1b89-4a3c-bb6a-8d650b98690c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Medyası ve Özgürlük</image:title>
            <image:caption>TÜRKİYE MEDYASI VE ÖZGÜRLÜK (2000’li Yıllara Kadar)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91857</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb7eb138-1009-445b-85b7-4293592701db.jpg</image:loc>
            <image:title>Abşalom, Abşalom!</image:title>
            <image:caption>Faulkner&apos;ın &quot;yarı-kurgusal&quot; bölgesi Yoknapatawpha&apos;da geçen Abşalom, Abşalom!, Thomas Sutpen&apos;in ve sonunda kendi oğulları tarafından mahvedilen planının -1830&apos;larda, Missisippi&apos;de bir hanedanı ağır ağır sürdürmek -hikayesi... Kitabı Mukaddes&apos;ten Güney&apos;in efsanesine, oradan da modern dünyanın karmaşasına uzanan roman, farklı anlatıcılar aynı olayları üst üste anlattığı için tekrarlar üzerine kuruluymuş sanısı yaratır; aslında okuyucudan doğrunun eksik anlatımlarından geçerek, doğruyu daha derin bir biçimde kavranması beklenmektedir. Zor okuma uğraşlarını seven okur için Faulkner&apos;dan - Murat Belge&apos;nin deyişiyle tiz sesle yazılmış bir Güney profili...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91858</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04c93466-d16d-4c78-972b-b658d3b46c4e.jpg</image:loc>
            <image:title>23 Nisan Kutlu Çocuklar Mutlu</image:title>
            <image:caption>23 NİSAN KUTLU ÇOCUKLAR MUTLU, sınıf panosuna asılan küçük bir afişin kocaman bir sosyal sorumluluk projesine dönüşmesinin öyküsü! Teneffüs sonunda sınıflarına doğru giden beş kafadardan öğretmenleri yardım ister ve elindeki kâğıtları sınıf panolarına asmalarını çocuklardan rica eder. Çocuklar afişte ne yazdığını tabii ki merak eder. Afişteki yazıyı okuyan beş kafadarın merakı on katına çıkar ve macera başlar! Gül, Mustafa, Ayşe, Rengin ve Ali; olağanüstü çabaları karşılığında iyiliğin, doğruluğun, paylaşmanın önemini ve değerini öğreniyorlar. Beş kafadarın kalpleri ısıtan macerasını soluksuz okuyacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91859</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a04a1f78-a552-4c64-a09d-dc7be661289d.jpg</image:loc>
            <image:title>Fıstık’ın Çalışkanlığı</image:title>
            <image:caption>Bir gün şehirde çok kötü bir sorun olduğu tespit edildi. Herkesin paraları, altınları ve mücevherleri kaybolmuştu. Fıstık ve sokak köpekleri, sorunun ne olduğunu öğrenmek istiyorlardı. 
Fıstık ve Karabaş, gece gündüz çalıştılar. Sokak köpekleri ise miskin miskin oturup ; «Nasılsa sorunun kaynağını bulamayacaklar.» diyorlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91860</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cc6a0ab-22c9-42ad-a7aa-da4461b1896d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahşerin Galibi</image:title>
            <image:caption>En zor olan aşkı yaşıyordu Galib… 
Vuslatı mahşere ertelerken yüreğinde kopan aşk tufanına zincir vurmak… 
Her nefeste biraz daha anlıyordu ki Galib vuslatı hiç de kolay olmayacak. 
Hasret, insan gerçekten âşıksa güzel olandı. 
Hasret, herkesin ateşinde yanabileceği bir şey değildi ki… 
Belki de yürek sürekli yanıp tutuşunca kemale eriyor; aşk ancak o zaman aşk oluyordu. 
Dokunmadan küle, konuşmadan bülbüle dönmek gibi bir şey… 
 
Belki nefisler kanar altından köşke kasra, 
Aşkınla ereceğim sonsuzluk denen asra. 
Mahşer kokan yağmurlar beni ıslatsın yeter, 
Her mevsim senin için açarım mısra mısra.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91861</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ac1cf80-5ba8-4d01-bd2c-de67465a9092.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahşerin Esrarı</image:title>
            <image:caption>Öyle bir sevdadır ki bu, ne yere sığar ne göğe… 
Onun içindir ki, sevda demişler, aşk demişler ismine… 
Senin aşkınla şad olan gönlüm, sensizliğe mahkûm olsa da 
Mahşer’e kadar, içinde bulunduğum ahvalden müşteki değilim zerre kadar… 
Bilirim. Gül gibidir, miski amber gibidir aşk. 
Tıpkı Yusuf’a benzer… 
Kokusunu almaya ise ancak bir Yakup ister… 
Sevgiliye söyleyin her şeyi alıp gelsin, 
Gönül tahtımı ona elimle vereceğim. 
Bakışlarıyla beni durmadan yakıp delsin 
Aşkıyla o sonsuza, “mahşer”e ereceğim. 
 
Esrar Dede’den başlayıp Şeyh Galib’e, III. Selim’le birlikte Saray’a uzanan ince uzun bir yoldur bu. 
Şeyh Galib’le Beyhan Sultan’ın mahşere ertelenen aşklarını esrarlı kılan bir yol…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91862</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13020aab-7a75-421c-8180-3146b189541e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Kültür ve Edebiyata Dair Denemeler</image:title>
            <image:caption>Mehmet Nuri Parmaksız, şiir, kültür ve edebiyata dair bütün birikimini; Şiir’den Post-Modernizm’e, Gönül’den-Türk Edebiyatında Mektup Geleneği’ne, İmge’den-Mevlana’ya kadar farklı konulardaki denemelerini sizlerle paylaşıyor. 
Geçmiş ve biz. Kültür deryası içinde akıntıya karşı kürek çekmeye çalışan sanatçı. İki yüzyılı aşan bir “batılılaşma” filminin oyuncuları olan şair ve yazarlar. Geleneğe karşı çıkanlar bazen onu yıkmaya ve baskı altına almaya çalışanlar; ne yaparlarsa yapsınlar ondan ve etkilerinden kurtulamazlar. 
Geleneğimiz bizim karakterimizdir. Onu inkâr, şahsiyetimizi inkârdır. Şiirimizde yapılması gereken, geleneğin yaşadığımız çağa göre yorumudur. Her şair bilinçli veya bilinçsiz bu gelenek duvarının üstüne bir tuğla koyar ve onu sağlamlaştırmaya çalışır. 
Hayatımızın girift bir çıkmaza girdiği eşyanın insan hayatına bu kadar çok tesir ettiği şu devirde, ikilemler içersinde kalan insanların mutlu olmak için kurduğu hayaller bu dünyadan çok uzakta... 
Aşk, seni tarif edebilmek ne mümkün ve hangi sözcüklerle seni anlatmaya kalksam kelimeler kifayetsiz kalır. İnsanı var eden üç kuvvet varmış: “Akıl, nefs ve gönül”. Bu üç güçten ikisi, mütemadiyen bir harp halinde “gönül” kalesine sahip olmaya çalışırmış. Ona hâkim olan, insana da hükmedermiş. Gönlün tam ortasındasın Süveyda. Sana sahip olan, “kalp diyarının” efendisidir; seni tanımlamak, aşkı çözmek demektir. Sen, aşkla varsın; seni aşksız kılmak, dermansız kılmakla müsavidir. Sen aşkta açarsın, aşk sende açar. Sen, güllerin sultanısın; her âşığın ulaşmak istediği son noktasın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91863</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7309e6ff-b032-4922-a1c2-4c8fb1b38f58.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Edebiyatında Ağıt Yakma Geleneği ve Ağıt Destanlar</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlu yaşadığı müddet boyunca etrafında vuku bulan hadiselerden etkilenmiştir. Onu derinden etkileyen en acı olay, ölümdür. İnsanlar, tarihin başlangıcından itibaren ölüm karşısındaki hislerini, yazdıkları şiirlerle dile getirmeye çalışmışlardır. 
Ölüm olayı, her insanın kaderinde olan bir hadisedir; bu nedenle ölümü konu alarak yazılan eserlerin çokça ilgi görmesi ve okunması normaldir. Başlangıçtan bu yana, Türk edebiyatında içinde ölen insanlarımız arkasından yazılan ve ölen kişinin özelliklerini anlatan ağıtların, toplum hayatı içindeki işlevi ve köklü bir ağıt yakma geleneğine sahip oluşumuzun hikâyesini bu kitapta okuyacaksınız. 
Ağıt söyleme ve ağıt yakma geleneği, İslamiyetten önceki dönemden itibaren kültürümüzde var olan ve bugün de devam eden bir gelenektir. İlk dönemlerden başlayarak daha çok ağlayıcı, ağıtçı kadınlar tarafından siparişle para karşılığı ya da hiçbir ücret alınmadan söylenen ağıtlar, matbaanın kültür hayatımıza girmesiyle beraber teknolojik gelişmelerin de katkısıyla biraz farklılaşarak matbaalarda destancılar tarafından bastırılan ağıt-destan metinleriyle devam ettirilmiştir. 
Teknolojik gelişmelerin çokça hayatımıza tesir etmediği önemlerde kaleme alınan ağıt-destan metinlerinin de yer aldığı bu kitapta, geleneğin değişerek devam ettiğine ve ölüme dair söylemlerin geçmişten bugüne çok farklılaşmadığına tanıklık edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91864</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8f54c3d-dbae-454b-828b-8635f7250ee1.jpg</image:loc>
            <image:title>Liberal Düşünce Sayı 102 Bahar 2021</image:title>
            <image:caption>Sivil İtaatsizlik ve Hukuk
Civil Disobedience and Law
Ümit Müderrisoğlu
İki Özgürlük Anlayışı ve Thomas Hill Green’in Pozitif Özgürlüğe Etkisi
Two Concepts of Liberty and the Influence of Thomas Hill Green over Positive Liberty
Yavuz Selim Erfidan
Dobretsberger Dosyasına Bir Katkı: Avusturyalı Bir İktisatçının İktisadi ve Siyasi Çizgisi Üzerine
A Contribution to the Dobretsberger File: On the Economic and Political Perspective of an Austrian Economist
Mehmet Dinçaslan
Liberal Multiculturalism and Human Rights Discourse:  The Contribution of Will Kymlicka
Liberal Çokkültürlülük ve İnsan Hakları Söylemi: Will Kymlicka’nın Katkısı
Ravza Altuntaş Çakır
Kemalizm’in Kadın Siyaseti: Unutma, Bastırma ve Araçsallaştırma
Women’s Politics of Kemalism: Forgetting, Suppression and Instrumentalization
Ömer Baykal     
Hoşgörü ve Ayrımcılık Sarkacında Türkiye’de Roman Algısı: Çanakkale Örneği
The Roma Perception at the Pendulum of Tolerance and Discrimination in Turkey:
The Case of Çanakkale
Fatma İlknur Akgül
The Downhill Trend in Commitment Mechanism of EU Competition Law
AB Rekabet Hukuku Açısından Taahhüt Mekanizmalarının Kullanımında Düşüş Eğilimi
Fatih Buğra Erdem
Özgürlüğün Çekiciliği: Türkiye’ye Yönelen Uluslararası Turizm Talebine Hak ve Özgürlüklerin Etkisi
Attractiveness of Freedom: The Impact of Rights and Freedoms on International Tourism Demand to Turkey
Yahya Can Dura &amp; Esin Kılıç
Ömer Seyfettin’in Hikâyelerine İktisadi Bir Yaklaşım
An Economic Approach to Ömer Seyfettin’s Stories
Mustafa Türkmenoğlu &amp; Sevgül Türkmenoğlu
The “New Turkey” Narrative and The Hegemonic Struggle of Justice and Development Party and Erdogan: A Gramscian Perspective (2002-2019)
“Yeni Türkiye” Söylemi ve AK Parti ile Erdoğan’ın Hegemonik Mücadelesi: Gramscian Bir Perspektif (2002-2019)
Fethi Ufuk Özışık
Terörizm ve Medya Çerçevelemesi Üzerine Bir Analiz: YPJ Örneği
An Analysis on Terrorism and Media Framing: the Case of YPJ
Oğuzhan Yanarışık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91865</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7de185e8-ab7c-4315-b7ff-4d0d91f18719.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Esareti (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Somerset Maugham’ın başyapıtı olarak kabul edilen İnsanın Esareti, Modern Library’nin 20. yüzyılda İngiliz dilinde yazılmış en iyi yüz roman listesine dahil edilmiştir. Yazar, başlığını Spinoza’nın Ethica adlı yapıtının bir bölümünden aldığı romanında, gerçekle kurguyu iç içe geçirmiştir. Özyaşamıyla büyük ölçüde paralellikler taşıyan bu romanda; küçük yaşta öksüz kalıp akrabaları tarafından büyütülen, bir ayağı doğuştan sakat olan Philip’in uyum sağlamakta zorlandığı yatılı okul günlerinin ardından acılı olgunlaşma yıllarını anlatır. Önce muhasebeciliği deneyen, daha sonra sanat eğitimine yönelen Philip, en sonunda Londra’da tıp eğitimine başlar. Orada onu yıkıma sürükleyecek ve hayatını altüst edecek bir aşk macerası beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91866</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc690a43-6b35-466c-93b5-9ab41c746d63.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif Saatleri Öğreniyor - İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Saat kaç acaba? Elif bir saate baktığında, saatin kaç olduğunu anlayamıyordu. Annesi ona saatleri öğrettiğinde, Elif saatleri öğrenmenin o kadar da zor olmadığını düşündü. Çok geçmeden sabah kaçta kalktığını, kaçta öğle yemeği yediğini ve tabii ki uykudan önce kaçta öykü dinlediğini kolayca söyleyebiliyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91867</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c8b7c31-4862-4ea7-aa6f-3d380f9213b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiçek Tutulması</image:title>
            <image:caption>Dünya arkasını dönünce Güneş&apos;e
Ve olunca gece,
Tüm çiçekler uyur mu sence?
Oksa ve Mira ile tanış istersen.
Dünyalar güzeli harika kokulu rengarenk iki çiçek.
Neşeli ormanın meraklı baykuşu
Bay Puhu&apos;ya yardım etmek gerek.
Ay gözüktü, Güneş&apos;i örttü. Bu, GÜneş tutulması demek.
Oksa ile Mira kavuştu mu,
Tüm orman neşe ile gülüştü mü bilmek istersen
Bu kitabın kapağını aralaman gerek.
Astronom - Matematikçi Nurdan Bağrıaçık, muhteşem gök olayı Güneş tutulmasını Çiçek tutulması kitabında masalsı bir öyküyle aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91868</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2df0c85a-8fe1-4843-9cac-abb1d21ab523.jpg</image:loc>
            <image:title>Güldür Beni</image:title>
            <image:caption>Gülücükler, kıkırdamalar ve kahkahalar alınacak en güzel tatlardır dünyadan. Bu küçük fil çok şanslı, kıkır kıkır gülüyor durmadan.
Hadi, sen de katıl bu harika eğlenceye, Dayanamayıp başlayacaksın gülmeye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91869</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f91d4896-9471-4798-bf43-8e0ad8dd9d85.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyruğum Yorulmadı Daha!</image:title>
            <image:caption>Akşam oldu, yatma vakti geldi. Ama Minik Ponki, yatmayı hiç istemedi. Nasıl istesin, daha yorulmadı ki! Zıplamak, oynamak, sallanmak istiyor minik bedeni.
Neyse ki babasının aklına harika bir fikir geldi… Bu neşeli hikâyeyi okurken hem minikler hem büyükler çok eğlenec</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91870</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b968aa0-afd4-4d8b-892e-6ea85027c705.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Ayının Büyük Macerası</image:title>
            <image:caption>Anne ve yavru ayının arasındaki güçlü bağı anlatan bu öyküde, küçük ayı sürpriz yapmanın dikkat gerektirdiğini öğreniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91871</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46875f05-a771-40e6-8ca7-9a78ecc5b94a.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Tavşanın Eve Dönme Zamanı</image:title>
            <image:caption>Sıcak ve güneşli bir günde yavru tavşan oynamak için dışarıya çıktı. Annesi, güneş ağaçların arkasına inince eve dönme zamanının geleceğini söyledi. Yavru tavşan hopladı, zıpladı, marul kemirdi, çiçeklerin arasında dolaştı. Sonra bir baktı ki, eve dönme zamanı gelmiş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91872</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea7d0d02-1e4f-4e81-aa05-632cffb8a714.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Zürafanın Büyük Fikri</image:title>
            <image:caption>“Çok uzaklardaki Afrika savanalarında, Akasya ve Baobab ağaçlarının arasında Boncuk adında küçük bir zürafa yaşıyordu.”
Arkadaşlık ve başkalarını kabul etme hakkındaki bu eğlenceli hikayede küçük zürafa Boncuk’a siz de katılın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91873</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84026715-c1c1-43cd-8023-be3642e513e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimi Bugün Öfkeli Mi?</image:title>
            <image:caption>Herkes kötü bir gün geçirebilir! Mimi sabah kalktı ve her şey ters gitmeye başladı. Öfkelenmesine şaşmamak lazım. Bu öfke nasıl geçecekti peki? Neyse ki Mimi’nin ona yol gösterecek çok sayıda arkadaşı vardı. Arkadaşları, öfkelerinden kurtulmak için ne yaptıklarını bir bir anlattılar.
Çocuklara ve ebeveynlere öfke duygusunu eğlenceli dille anlatan bir hikâye.
Çocuk, Gençlik Psikoterapisti ve Öfke Uzmanı Dr. Hans Hopf’un tavsiyelerini kitabın sonunda bulabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91874</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/555c26cd-2c15-4a30-bf18-f96fb960bfbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Neyin Var Porsuk?</image:title>
            <image:caption>Küçük Porsuk’u teselli edelim mi?
Küçük Porsuk ağaçtan düşünce birazcık kolu çizildi. Arkadaşları, onu teselli etmek için ellerinden geleni yaptılar. Baykuş onunla ilgilendi. Sincap biraz üfledi. Kokarca komiklik yaptı. Ama Porsuk yine ağlamaya devam etti. Peki ne zamana kadar?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91875</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43a4049f-b515-44d4-8dbc-d84dcfd67256.jpg</image:loc>
            <image:title>Home is Where You Belong</image:title>
            <image:caption>No matter what choice you make, home is where you belong. Where you feel safe, happy, and loved...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91876</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/896f525e-a174-477d-bc48-7f5736c0b4c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimsesiz</image:title>
            <image:caption>“İçinde bulunduğu sokak, onu tam anlamıyla özetliyordu: karanlık, soğuk, yıkık dökük, terk edilmiş...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91877</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34efab37-1688-4f53-bb7b-ffd785a824ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Yeşil Böcekler</image:title>
            <image:caption>Yetişkinler için oldukça sıradan olan bazı olaylar, çocukların dünyasında kocaman bir yer kaplayabilir. Bizler, bunu her zaman fark etmeyebiliriz. Bu hikâyede, çocuğunuzla birlikte Mete&apos;nin yaşadığı heyecana siz de ortak olacak ve kendinizi eğlenceli bir dünyanın içinde bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91878</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee72736f-2a44-475b-9f71-a84f30ee84f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kirpi Mumu Artık Korkmuyor</image:title>
            <image:caption>Hangimiz karanlıktan korkmadık ki? İtiraf edelim, belki de bazılarımız hâlâ korkuyor. Kahramanımız Mumu da karanlıktan korkuyordu. Ayrıca, karanlığa eşlik eden seslerden ve anlamlandıramadığı görüntülerden de korkuyordu. Ama Mumu, artık hiç korkmuyor! Karanlık korkusunu nasıl mı yendi? Hadi, gelin! Size kendisi anlatsın...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91879</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96cc01a5-c888-4c64-8a8f-949dac906f1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yayladağı İlçesine Göç Eden Suriyelilerin Bütünleşme süreçleri</image:title>
            <image:caption>2011 yılında Suriye’de yaşanan iç çatışma ve güvensizlik ortamından kaçan Suriyelilerin, Türkiye’nin güney sınırlarındaki ilk durak yerleri, Hatay’ın Yayladağı ilçesi olmuştur. Küçük bir sınır ilçesininmaruz kaldığı bu dış göç akını hem ilçedeki yerli nüfus hem de Suriyeliler üzerinde önemli sosyal, iktisadi ve kültürel değişimlerin yaşanmasına neden olmuştur. Bu bağlamda ilçe nüfusu ile kıyaslandığında; yoğun bir göç alan Yayladağı’ndaki Suriyelilerin bütünleşmeleri süreci, gerek ilçe gerekse Türkiye açısından son derece önemli veriler ve bulgular içermektedir. 
Yayladağı’na göç eden Suriye Bayırbucak Türkleri ile Suriyeli Arapların bütünleşme süreçlerinin ele alındığı bu kitapta, nedenleri ve sonuçları her ne şekilde ortaya çıkmış olursa olsun, her göç hareketinin sadece fiziki bir mekân değişikliğini içermediği ve insanın olduğu her yerde tanık olunduğu üzere sosyal, ekonomik ve kültürel birtakım süreçleri de bünyesinde barındırdığıgörülmektedir. Çalışmada göçün etkileri çok yönlü olarak araştırılmıştır. Bir yandan,Yayladağlılarınilçelerine göçle gelen Suriyelilere ilişkin düşüncelerine yer  verilmiş, yerel halkın gözünden ilçede meydana gelen değişimler anlaşılmaya çalışılmış, öte yandan Suriyelilerin (göç eden Bayırbucak Türkleri ile Suriyeli Arapların) özellikle Esad rejimleri altında maruz bırakıldıkları baskıların neler olduğu, Suriye iç savaşında yaşadıkları zorluklar, Türkiye’ye uyum süreçleri, hayat tarzları nedeniyle yaşadıkları yerde herhangi bir dışlanmayla karşılaşıp karşılaşmadıkları gibi başlıklar altında araştırma sonuçları ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91880</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16fa7b0b-eff7-4d66-9077-e3cc5bf2e523.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehir ve Modern</image:title>
            <image:caption>Modernleşme serüveninin şehirdeki en güzel yansımalarını edebiyat ve sinema dalında görmek mümkündür. Bu eserde, Kieslowski’nin filmlerindeki Prag’ı anlatırken Kafka’nın karanlık şehrine yolculuk yapacağız. Woody Allen’ın Paris’inde gezinirken, Baudleaire’in gözüyle de Paris’e bakarak, geçmişten günümüze, Paris âşıklarının dilinden bu şehrin macerasına hep birlikte tanık olacağız. İstanbul, Roma, Berlin, Saint Petersburg, Londra, Varşova, Londra ve New York gibi insanlık tarihine ışık tutan mekânları konu alacak, cadde ve sokaklarında gezineceğimiz şehirlerin, dünden bugüne yaşadığı değişimi hem kişisel hem de toplumsal açıdan inceleyeceğiz. Londra’nın puslu sokaklarında Shakespera’le gezinirken, Jane Austine’in kasaba hayatına misafir olacağız. Charles Dickens’ın Büyük Umutlar’ında kendimizi ararken bugünkü Londra’ya kadar geleceğiz. “Aşk Engel Tanımaz” filminin karlı Londra sokaklarında, aşkın sınırlarında gezinirken, ne istediğini bilmeyen, karmaşık ilişkilerde boğulmuş, arayış içindeki insanların da yaşadığı Londra’nın metropol hayatına “Closer” filmi üzerinden eğileceğiz. Kırk haramiden bakire kalan şehir olan İstanbul’da Yahya Kemal’le “Süleymaniye’de Bayram Sabahı” namaz kılıp, Necip Fazıl’la İstanbul’un kaldırımlarında dolaşacağız. Nazım Hikmet’le “Gülhane Parkı”nda Ceviz Ağacı’nı seyredip, Sezai Karakoç’la “Sürgün Ülkeden Başkentler Başkenti”ne seyahat ettikten sonra, Orhan Veli ile gözlerimizi kapatacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91881</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c66b2290-8e8b-45ef-a9ed-f3d94b590173.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Kent Paradigması</image:title>
            <image:caption>Dünyada ve Türkiye’de, metropoliten alanlar başta olmak üzere kent yönetimlerinin son 30 yıl içindeki gelişimi uluslararası alanda ortaya çıkan yeni bir yaklaşımın ve modelin aracılığıyla biçimlenmektedir. Yeni sağ ekonomik politikalar küresel düzenle uyumlu metropoliten alan yönetimlerinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Metropoliten alanların yönetiminden sorumlu olan büyükşehir belediyelerinin politika üretme ve hizmet sunma anlayışlarında da bu doğrultuda değişiklikler olmaktadır. Dünyada “yeni kentsel politikalar” olarak bilinen bu model Türkiye’de de “girişimci kent” biçiminde karşılık bulmaktadır.
Yeni Kent Paradigması adlı bu Kitabın Türkiye’de metropoliten alan yönetimi sisteminin niteliğinde önemli değişiklikler yaratılarak büyükşehir belediyelerinin, kamu hizmeti sunan birimler olmaktan çok, piyasa odaklı aktörler gibi hareket ettikleri ve başka bir yöne doğru evrildikleri tezinden yola çıktığı görülmektedir. Bu arada, Türkiye’de uygulanmaya çalışılan yeni kent modelinin dünyadaki gelişme ve uygulamalarla koşutluk göstermesine karşın, kendi dinamikleri içinde yeniden dönüştüğü de Kitabın önemli saptamaları arasında yer almaktadır.
Kitapta, yeni kent yaklaşımının ve buna bağlı olarak yeni kentsel politikaların Türkiye’deki büyükşehir belediye sistemini ve uygulanan kentsel politikaları nasıl dönüştürdüğü yetkiyle incelenmektedir. Bu bağlamda, öncelikli olarak yeni kent yaklaşımının doğuşuna yol açan devlet bunalımı ve bu bunalımın ardından ortaya çıkan yeni kentsel politikalar ve yeni kent yönetim kuramları açıklanmaktadır. Kitabın amacı ile uyumlu olan bu çerçeve içinde, yeni kent yaklaşımının Türkiye’deki kentsel politikaları ölçek ve strateji olmak üzere iki açıdan etkilediği sonucuna varılmaktadır. Bu doğrultuda, metropoliten alanlara ilişkin kuramsal tartışmaların yanı sıra, yerel yönetim reformları aracılığıyla Türkiye’de büyükşehir belediyelerinde gerçekleştirilen değişiklikler yönetsel ve mali boyutları ile ele alınmaktadır. Yine, geniş kapsamlı planlamaya dayanan kentsel politikaların yerine, sermayeyi kentlere çekme amacı taşıyan kentsel girişimcilik stratejileri ele alınmakta; Türkiye’de kentsel politikaların yeni kent yaklaşımının temel nitelikleri ekseninde dönüştüğü, ancak bu dönüşüm süreci içinde kentsel gelişmenin kendi dinamiklerinin belli noktalarda yaklaşımın genel çizgisinden sapmalara neden olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Yeni Kent Paradigması adlı bu Kitap, kuşku yok ki, akademisyenler, öğrenciler, yöneticiler ve politikacılar için çok önemli bir başvuru kaynağı olacak, uzmanlık alanımıza önemli katkıda bulunacak niteliktedir.
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin genç ve değerli öğretim üyesi, doktora çalışmaları sırasında öğrencimiz olan ve şimdi de aynı Kürsü’yü paylaştığımız değerli bir uğraş arkadaşımız olmasından her zaman gurur duyduğumuz Can Giray Özgül, bu kitabıyla da kendisiyle övünmekte ne kadar haklı olduğumuzu kanıtlamaktadır.
Prof. Dr. Ruşen Keleş
Prof. Dr. Ayşegül Mengi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91882</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ae71cd2-892d-49ed-bebe-b16210b21e4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Limontepe’de Yaşamak, Büyümek, Beklemek</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, akademide görmeye alıştığımız doktora tezlerinden farklı bir çalışmayı sunuyor. Hem salt teorik tartışmalara odaklanan hem teorik tartışmalara model olarak kullanarak belirli bir alanı açıklamaya çalışan doktora tezlerinden farklı. Zira teoriden vazgeçmeden gündeliğin akışını anlatıyor; gündeliğin akışından, gündelikte insanlar arasındaki iletişimden, günlüğe yazılan sözlerden, günlüğe okunan metinlerden vazgeçmeden teoriyi aktarıyor. Teoriyi metodolojinin içinden aktarıyor; teori değilmişcesine. Salt bu nedenle riskli bir doktora tezi; tam da bu nedenle kütüphanelerde uzun yıllar duracak bir başvuru kaynağı. Simten Coşar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91883</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9118e4d5-39f5-4d30-b8c1-96f03bd6744e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolmuşun Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın öyküsü bir başka kitapla başladı. Yiğit Gülöksüz arkadaşımız ile birlikte “Gecekondulu, Dolmuşlu, İşportalı Şehir” kitabını yazarken, kentlerimizin belirgin nitelikleri arasında saydığımız gecekondu üzerine pek çok araştırma yapılmış olmasına karşın, dolmuş olgusu üzerine hemen hemen hiçbir araştırma yapılmadığını gördük. Bu konu üstündeki ilgimiz yoğunluk kazandı. Dolmuşlar kentsel yaşantımız içinde önemli bir yer tutuyordu. Dolmuş, toplumumuzda belli bir yaşantıyı ya da kültür biçimini simgeler olmuştu. Bu yaşantı biçimi, biraz “uyanık” olmayı, biraz toplumumuza özgülüğü, biraz da yozlaşmayı içeriyordu. İster karşı çıkalım ister benimseyelim toplumumuzun simgesel bir öğesi haline gelen dolmuş üzerine bilgilerimizin çok az oluşu ilginçti. Dolmuş Kültürü’nün bile “dolmuşla” ne kadar ilişkili olduğu bilinmiyordu.
Bir toplumsal olgunun araştırılmamış olması, bu olgunun bir sorun niteliğinde görülmediğinin bir kanıtı olarak yorumlanabilir. Toplumsal araştırmaların gecekondu üstünde yoğunlaşması, bir rastlantı değildi. Doğuşundan beri bir orta sınıf üyesi olan plancılar, yöneticiler ve toplumbilimcilerce gecekonduya bir sorun olarak bakılmasındandı. Oysa dolmuş çıktığı günde, hemen orta sınıfların yaşantısına girmiş, üstelik o yaşantıyı toplumun öteki katmanlarından ayıran öğelerden biri olmuştu. Böylece, bir sorun niteliğinde görülmeyen, üstünde çıkar kavgaları verilmeyen dolmuş da bir araştırma konusu olmamıştı. Dolmuşun toplumdaki çatışmaların dışında kalması daha ne kadar sürecektir?
Bu kitap, ilk yayınlandığı tarihten bugüne geçen sürede Türkiye’de kent içi yolculuk hizmetleri talebinin karşılanmasında önemli değişiklikler oldu. Bu nedenle, son 39 yılda, Türkiye’de alınan yolun ne olduğunu, bunun kent içi yolculuk hizmetlerinin görülüşüne nasıl yansıdığını ve dolmuş ve minibüslerin kullanışında ne tür değişmeler yaşandığını kitabı okuduğunuzda daha iyi göreceksiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91884</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/477c1829-5b85-424b-bdc9-75877d47c184.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkli Çekmeceli Şifonyer</image:title>
            <image:caption>Olivia&apos;ya, çocukluğu boyunca içindekiler hakkında türlü türlü hayaller kurduğu, anneannesinin kimseyi yanına yaklaştırmadığı esrarengiz şifonyer miras kalır. Artık o çekmecelerde gizlenen ve farklı nesillerden üç mücadeleci kadının kaderini mühürleyen sırrı keşfetme vakti gelmiştir. Bu keşfin sonunda Olivia, anneannesinin hiç bilmediği hayatıyla tanışırken kendi hayatını yeniden şekillendirecek anahtarlara da sahip olacaktır.
Fransa’da bestseller!
300.000 satış rakamı!
2 ödül!
Aile trajedisi ve tarihi acıların iç içe geçtiği “Renkli Çekmeceli Şifonyer” bize, bir yanıyla alev alev yakan diğer yanıyla sarıp sarmalayan eşsiz bir hikâye sunuyor. Göç, kayıplar, diktatörlük, mücadele, evlilik ve yılmazlıkla ilgili “gerçek” bir hikâye…
 “Unutulmaz bir destan.” - Le Figaro
 “Sürgün hakkında muhteşem bir roman. Küçük bir şaheser.” - Le Parisien
 “Köklere yeniden çiçek açtıran zarif bir eser.” - Courrier de l&apos;Ouest
 “Hassas, şiirsel ve dokunaklı bir metin.” - RTL
 “Almodóvar’ın soyundan… Ustaca ve parlak bir anlatım. Müthiş bir yazar.” - Le Point
 “Mükemmel bir roman.” - Europe 1
“Paylaşmak, bu ateşli hikâyenin temeli.” - Le Monde des Livres
“Köklerinden sökülen bir dizi asi kadının hikâyesini anlatan dokunaklı bir roman.” - Elle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91885</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a4264d9-030e-4c62-9409-fdf02b99da3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kent - Yaşam</image:title>
            <image:caption>Bu metin kentler üzerinde mimari ya da planlama alanlarında bilgi aktarmak amacında değil. Fakat insanlığın çoğunluğu gibi, yaşamını kentlerde geçirmiş biri olarak kent yaşamının bedenimize, zihnimize ve ruhumuza nasıl işlediğini, bir birey olarak hem çevre hem de toplum ile ilişkilerimizi kentin nasıl etkilediğini, kentlerde yaşam kalitesinin herkes için nasıl eşit kılınabileceğini ve belediyelerin ve plancıların genellikle göz ardı ettikleri gündelik yaşamın kentle ilişkilerini irdelemeye çalışıyor. Bu bakımdan, bazı bölümlerde plancıların, tarihçilerin, kent yaptırımlarında kendini yetkili gören kişilerin alanlarına giriyor gibi görünmesi, kentin her zaman bize parçalanamaz bir bütün olarak hitap ettiğinden ve kentlerin bütün unsurlarının hepimizi her an etkilediğindendir. Kent üzerine yazılan kitapların çoğunda hava kalitesi, ses, koku, ışık, doğa, sosyal ilişkiler, eğlence, spor, eğitim, kitap, sanat gibi konulara rastlamak zor. Fakat yaşam kalitesini, caddelerde arabaların ne hızla gittiği değil, bu tür özellikler oluşturmuyor mu? İşte, bu kitapta, farklı bölümler içinde bu tür gerçeklikleri ve kenti neden sevip neden sevmediğimizi gündeme getirmeye çalıştım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91886</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51b8a420-929b-4091-9f87-917440ea8757.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülü Deniz</image:title>
            <image:caption>Her şey deniz cadısını kızdırdığı gün değişti. Önce saçları kontrolden çıkmış çalılıklar gibi uzamaya başladı. Ardından ismi herkesin hafızasından silindi ve geriye sevimsiz takma adı kaldı: Kakalak. 
 
Yine de, okulun son günü, yeni bir gemiyle yolculuğa çıkacağını öğrendiğinde, başına gelecekleri asla tahmin edemezdi. Kafadan çatlak ahtapotlarla tanışacağını, fosforlu karideslerle parti yapacağını veya aşırı dozda brokoli tadına maruz kalacağını da… 
 
Oysa yaz tatili ne güzel başlamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91887</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbc1636c-4a18-4be7-8dbf-4d75051282b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolmuşlu Gecekondulu İşportalı Şehir</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet sonrasında Türkiye, şehir planlaması çevrelerinde Ankara’nın başkent olması gibi yankılar uyandıran kararlarını ünlü yabancı plancılar eliyle uyguluyordu. 1950’lere ulaşıldığında Türk plancıları uluslararası yarışmaları kazanıyor, ülkelerinin şehir planlamasına el koyuyorlardı. Ama bu planlarda daha çok mimarî ağırlık kazanıyordu. Oysa İkinci Dünya Savaşı sonrasında Türkiye hızlı bir şehirleşme sürecine girmişti, böyle mimarî kaygılarla hazırlanan planlar şehirlerin düzensiz gelişmesine hakim olamıyordu. Şehir olgusu yalnız mekânsal olarak değil tüm sosyal ve ekonomik içeriği ile kavranmalıydı. İşte bu dönem daha çok batı ülkelerinde şehir planlama eğitimi gören yeni plancılar Türkiye’ye döndüler ve şehir planlamanın sosyal içerik kazanması kavgasını verdiler. Sayıları azdı. Türkiye’nin şehirleşmesini yönlendiremeseler bile birçok kişinin şehirleşme konularına sosyal içeriği ile eğilmesine neden olan havayı yarattılar ve çevreyi doğurdular. İşte bu çevre içinde eğitimlerini daha çok Türkiye içinde gören, uygulamayla sıkıca ilişkileri olan daha genç bir kuşak yetişti. Bu kitabın yazarları işte bu kuşaktan. Ülkenin şehirleşmesine ve planlamasına kendi deneyleri açısından bakarak, yeni bir senteze ulaşma arayışı içindeler. Çok hızlı bir değişim sergileyen şehircilik dinamiklerine Dolmuşlu, Gecekondulu, İşportalı Şehir kitabının tarihsel izdüşümü etrafından bakmayı denemek şehircilik tarihinin bir özetini kavramak için önemli bir fırsat olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91888</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1070a3ed-8dd2-4ce3-8e40-a34afe8bbd35.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini Kuran Şehir</image:title>
            <image:caption>Hukuk, siyaset ve yönetme geleneği şehirlerde gelişti. Tarih sahnesine çıkan ilk şehirler, aynı zamanda ilk devletlerin habercisi oldu. Batı&apos;da 14. yüzyıldan itibaren merkezi hükümetler karşısında özerkleşen şehirler, belediye, meslek odası, şehir meclisi gibi yerel yönetim organlarını geliştirerek, modern temsili sistemin ve demokratik devletin kurulmasına öncülük ettiler. Kendi iç dinamikleriyle örgütlenerek özerk yönetimlerini kuramayan Türk şehirleri ise, merkezi otoritenin denetimi ile yerel çıkar grupları arasında sıkışıp kaldı. Döneminin kültür ve ticaret merkezi olan dünyaya açık büyük şehirlerde doğan, gelişen ve olgunlaşan üstün bir medeniyet, dünyaya kapanan şehirlerde donuklaşıp canlılığını yitirerek zamanın dışına düştü.
Kayseri, bir ticaret şehri olması ve yerel yönetimlerde kendine özgü uygulamalar geliştirmesi sayesinde, merkezi otoriteden belli ölçülerde özerkleşmeyi başardı. Şükrü Karatepe Kendini Kuran Şehirde, bir dönem belediye başkanlığını yürüttüğü Kayseri örneğinden hareketle, merkezi hükümetin aşırı denetimi ile yerel grupların çıkarları arasına sıkışan şehirlerimizde, hemşehrilerin daha aktif sorumluluklar yüklendiği demokratik çıkış yolları aramaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91889</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87bfff0c-2ba0-4f33-81dc-02b56973c7cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Belediye Hizmetleri ve Seçmen Davranışı</image:title>
            <image:caption>Yerel yönetimler, bilindiği gibi, bir yandan yurttaşa en yakın birimler olarak yerel ortak nitelikli kamu hizmetlerini sunarken, öte yandan yerel düzeyde iktidar savaşımı veren siyasal birimlerdir. Bu nedenle, sundukları hizmetlerin nicelik ve niteliği ile yerel seçimlerde tekrar yönetime gelebilmeleri arasında bir ilişki olup olmadığı sorusu haklı olarak akıllara gelmektedir. Dünyada ve Türkiye’de kentsel nüfusun giderek artması kent yönetimleri olan belediyeleri ön plana çıkarmaktadır. Belediyeler tarafından sunulan belediye hizmetlerinin seçmenin oy verme davranışı üzerindeki etkisinin araştırılması, belediye hizmetlerinin seçmen davranışını belirlemedeki yeri, önemi ve boyutlarının araştırılması önem taşımaktadır. Belediye hizmetleri dışında, yerel seçimlerde adayların sahip olduğu kimi özelliklerin (fiziksel, kişisel, eğitim, iletişim becerisi, ideoloji hemşerilik gibi), seçim vaatlerine yansıyan ve adayların seçmen tercihini etkilemeye yönelik projeleri de elbette seçmen tercihlerinde etkili olan yerel koşullardandır.
Asmin Kavas Bilgiç, “Belediye Hizmetleri ve Seçmen Davranışı” başlıklı bu Kitabında, belediye hizmetleri ile seçmen davranışı ilişkisini, bu hizmetleri sunan ilçe belediye ve büyükşehir belediye başkanlığı seçimleri bağlamında tartışmaktadır. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Altındağ ve Yenimahalle İlçe Belediyeleri örneklerinde söz konusu tartışmanın somutlaştırılması, Kitabı daha da değerli kılmaktadır. Altındağ ve Yenimahalle İlçelerinin yerel ve genel seçim sonuçlarının analizlerine, seçmen eğilimlerine ve parti tercihlerine yer verilmesi, özellikle son dönemlerde güncel ve tartışmaya açık olan belediye hizmetlerinin, seçmenin oy tercihlerindeki yeri ve önemi üzerinde yapılan sınırlı sayıdaki araştırmalara önemli bir katkıda bulunmaktadır.
Kitap, yöneticilerin, politikacıların, öğrencilerin, bilim insanlarının ve değişen yeni sistemin doğrudan doğruya etkilediği yurttaşların yararlanabilecekleri bilgileri içermektedir. Titizlikle elde edilen verilerin ışığında ortaya konulan bu Kitapta gerçekçi değerlendirme ve öneriler sunulmaktadır.
Prof. Dr. Ruşen Keleş - Prof. Dr. Ayşegül Mengi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91890</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71b868d8-c965-4abb-980d-01c9f19e1c8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kent ve Maneviyat</image:title>
            <image:caption>Zaman ve mekân boyutlarında yaşayan insan, eşyaya ve olaylara bu çerçevede şekil ve anlam vermiştir. İnsan, yeryüzü hayatıyla birlikte başlayan barınma ihtiyacını da zamanın ve mekânın imkânları ve anlayışları çerçevesinde karşılamıştır. Dünden bugüne gelişen konaklama ve yerleşim yerleri, maddi ve manevi boyutlarıyla kovukta başlamış; sonra kulübeye, akabinde konuta/eve, ardından konağa nihayetinde de apartman ya da rezidanslara geçilmiştir. Bir konut ile başlayan yerleşme; köyden kasabaya oradan da kente/şehre doğru genişleme ve gelişme basamaklarını çıkmıştır. Bu yapılaşmada evin “yuva”ya, kasaba veya kentin de “memleket”e dönüşmesi onlara katılan ya da atfedilen mana ile gerçekleşmiştir. Bu bağlamda öne çıkan iki kavram kent/şehir ve maneviyattır.
Şehir “nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, site” olarak tanımlanırken (TDK), maneviyat ise “maddi olmayan, manevi şeyler”; “yürek gücü, moral” gibi iki farklı anlama sahiptir. Maneviyat, kimi medeniyetlerde hatta modern zamanlara kadar varlığını sürdüren medeniyet unsurlarında din ağırlıklı iken; modern anlamda, duyguya dayalı olan ve sanat gibi unsurları da içeren daha seküler bir nitelik kazanmıştır. Her iki durumda da bizim kavramımız; kent ile maneviyatın içiçe olduğu “kent maneviyatı”dır.
Modern hayat olabildiğince seküler değerler üzerinden yaşanırken, maneviyatın anlamı ve alanları da değişim ve dönüşüm göstermiştir. Tıpkı kadim zamanlarda görülen, heykel gibi plastik sanatlar, eğlence ve spor daha öne çıkarken, kapitalizmin inşa ettiği tüketim toplumunda maneviyat alanları daha ziyade AVM gibi çeşitli ticaret mekânlarına taşınmıştır. Hatta sanat ve spor alanları birer seküler maneviyat merkezleri konumuna gelmiştir. Kentin maneviyatının inşasında inkâr edilemez bir işlev üstlenen konser salonları, tiyatro binaları, sinema salonları, müzeler, fuar alanları vb. mekânlar kentin hem siluet planında dış görünüşünü hem de sakinlerinin mana dünyalarını kurma görevi üstlenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91891</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59e3f781-dce2-4e1b-ac54-a227f2680191.jpg</image:loc>
            <image:title>Leş (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta yazarın 9 öykü kitabı, yarım yüzyıl boyunca yazmış olduğu 181 öykü yer alıyor. Hemen hemen bir yaşam.
Bu ciltte yer alan kitaplar
Do sesi
İşte deniz, Maria
Doğu öyküleri
Çığlık
Bir gemide
Av
Devam
Bozgun
Kaçkınlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91892</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/570c99e8-aca6-4d40-9ca8-d608f41b4fdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Balinanın Hikayesi</image:title>
            <image:caption>&quot;Yerin göğe ve göğün denize değdiği yerde, balinayı ilk orada gördüm işte ve balina orada gördü beni.&quot; 
Çocuk ile balinanın merak, keşif ve çok özel bir arkadaşlığı içeren duygusal yolculuğu böyle başlıyor. 
Çocuğun balinayla birlikte seyahat ederek okyanusun güzelliklerini ve o güzelliklerin yok edilişini keşfettiği yolculuk çevreye karşı sorumluluğumuzu düşünmeye davet ediyor, okyanuslarla birlikte içinde yaşayan canlıları da yok eden plastik kirliliğinin ve umarsamazlığın farkına varmamızı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91893</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dae5339e-79a5-4608-a2a3-93d1be8b50b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Buradaki Kitap Nereye Gitti</image:title>
            <image:caption>Ödüllü illüstrasyonlarıya çocukların renkler ve nesnelerle ilgili algılarını harekete geçiren, hayal gücünü geliştiren eğlenceli, rengârenk bir keşif kitabı. 
&quot;Buradaki kitap nereye gitti?&quot; sorusuyla başlayan macera, farklı sorularla hayvanların ve nesnelerin renkli resimleri arasında kaybolduğunuz eğlenceli bir bulmaca oyununa dönüşüyor. Bu keşif macerasında bize katılıp birbirinden güzel illüstrasyonlar arasında saklanan tüm hayvanları bulmamıza yardımcı olur musunuz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91894</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c880c6ac-2f26-4861-9832-8517dc79b875.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Yanılabilirim</image:title>
            <image:caption>Neden her şey merakla başlar? 
Sorular ne için var? 
Düşünmek nedir? 
Düşünce nedir? 
Neden herkes yanılabilir? 
Yanıldığımızda ne yapmalıyız? 
Bilmediğimizde ne yapmalıyız? 
Anlamadığımızda ne yapmalıyız? 
Kendimizi geliştirmek için nasıl düşünmeliyiz? 
Filozof Meşe, Muz Cenneti, Samanadam gibi çocukları soru sormaya ve doğru yanıtlar bulmaya yönlendiren kitaplarıyla sevilen yazarımız Anooshirvan Miandji, bu kez bir resimli kitapla karşımızda. Efecan Sezer&apos;in renkli resimleriyle süslediği kitapta yine çocukları doğru düşünmeye yönlendiren eğlenceli bir hikâye bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91895</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ef3bbc8-f177-4103-897b-521e342687e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilmece Boyamaca (10 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzla keyifli bir etkinliğe var mısınız? 1. Oyuncaklar 2. Çizgi-Şekil 3. Meyve ve Sebze 4. Sayılar 5. Taşıtlar 6. Alfabe 7. Eşyalar 8. Hayvanlar 9. Mevsimler 10. Giysiler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91896</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88861564-cf0a-4af3-8f00-e885e584d5bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunan Masalları</image:title>
            <image:caption>Antik Yunan mitolojisinden geriye kalan bir anlatı ve masal bulmak oldukça güç. Yunan Masalları, paganlığın son kalıntılarıyla Hristiyanlığın buluştuğu -Trakya’dan Mora Yarımadası’na, Ege’den İzmir dolaylarına kadar farklı coğrafyalarda gizlenmiş- dilden dile, kulaktan kulağa fısıltıyla aktarılan duyulmamış peri masallarının izini sürüyor. Yunanistan’da tepelerde, geniş arazilerde ve akan bütün sularda, tanrıların doğup yaşadıkları yerlerde periler dans eder; cazibeleriyle göze kolay görülmeyen bir ışık saçarlar. Yunan masallarının hâkim karakterleri olan perilerini, güneşin tepede olduğu veya dolunayın geceyi aydınlattığı vakitlerde, doğada tek başınıza gezintiye çıkarsanız belki siz de görebilirsiniz. İyi günlerinde olmama ihtimallerine karşı yanınızda bir parça akgünlük taşımayı unutmayın. Antik Yunan mitolojisinden geriye kalan bir anlatı ve masal bulmak oldukça güç. Yunan Masalları, paganlığın son kalıntılarıyla Hristiyanlığın buluştuğu -Trakya’dan Mora Yarımadası’na, Ege’den İzmir dolaylarına kadar farklı coğrafyalarda gizlenmiş- dilden dile, kulaktan kulağa fısıltıyla aktarılan duyulmamış peri masallarının izini sürüyor. Yunanistan’da tepelerde, geniş arazilerde ve akan bütün sularda, tanrıların doğup yaşadıkları yerlerde periler dans eder; cazibeleriyle göze kolay görülmeyen bir ışık saçarlar. Yunan masallarının hâkim karakterleri olan perilerini, güneşin tepede olduğu veya dolunayın geceyi aydınlattığı vakitlerde, doğada tek başınıza gezintiye çıkarsanız belki siz de görebilirsiniz. İyi günlerinde olmama ihtimallerine karşı yanınızda bir parça akgünlük taşımayı unutmayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91897</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89038743-916d-4c76-8807-b06384244f1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Şehir İlkeleri Eski Prag - Eski Ankara</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.Güzel, Estetik, Korunmuş, Yaşanabilir, Yeşil Bir Şehir : 
2 Güzel Şehir İlkeleri : Doğal Peyzaj Değerlerinin, Tarih ve Kültür Anıtlarının Korunması : 
3.Güzel Şehir İlkeleri : Doğal Peyzaj Değerlerinin, Tarih ve Kültür Anıtlarının Korunması : 
4.Güzel Şehir İlkeleri : Doğal Peyzaj Değerlerinin Korunması ve Onarımı : 
5.Güzel Şehir İlkeleri : Tarih ve Kültür Değerlerinin Korunması ve Onarımı Petrin Tepesinden Aşağıya Doğru 
6.Güzel Şehir İlkeleri : Tarih ve Kültür Değerlerinin Korunması ve Onarımı 
7.Güzel Şehir İlkeleri : Yaya Dostu Ulaşım 
8.Güzel Şehir İlkeleri : Doğal Peyzaj Değerlerinin, Tarih ve Kültür Anıtlarının Korunması 
9.Güzel Şehir İlkeleri : Doğal Peyzaj Değerlerinin Geliştirilmesi : 
10.Güzel Şehir İlkeleri : Tarihi Doku ve Anıtların Korunması ve Yaya Bölgeleri Oluşturulması 
11.Güzel Şehir İlkeleri : Yaya Bölgeleri, Anıt Eserlerin Korunması 
12.Güzel Şehir İlkeleri : Müzeler ve Kültürel Mekanların Çoğaltılması ve Halka Açılması 
13.Güzel Şehir İlkeleri Prag-Ankara Sonuçlar ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91898</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b36f132-0c30-4714-9b72-2a815023f674.jpg</image:loc>
            <image:title>Planlanmış Bir Yüzme Programının 15-18 Yaş Öğrencilerinin Motivasyon, Atılganlık ve Dikkat Düzeylerine Etkileri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.GİRİŞ VE AMAÇ 
2.GENEL BİLGİLER 
a.Motivasyon 
b.Atılganlık 
c.Dikkat 
d.Yüzme 
e.Ergenlik Dönemi 
3.GEREÇ ve YÖNTEM 
a.Araştırmanın Yapıldığı Yer ve Tarihi 
b.Araştırmanın Tipi 
c.Araştırmanın Evreni ve Örneklemi 
a.Örnekleme Yöntemi 
b.Araştırma Hipotezi 
c.Veri Toplama Araçları ve Özellikleri 
d.Veri Toplama Yöntemi 
e.Verilerin Analizi 
f.Araştırmanın Sınırlılıkları 
2.BULGULAR 
3.TARTIŞMA VE SONUÇ 
a.Tartışma 
bSonuç 
c.Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91899</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c355361-470a-46e0-8591-e0b25d5cf440.jpg</image:loc>
            <image:title>To Securitize or Not To Securitize The Use of Security Language by Transnational Advocacy Networks</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.INTRODUCTION 
a.Relevance of the Inquiry 
b.The Missing Piece of the Puzzle? 
c.Ground to Explore 
d.The Structure of the Book 
2. SECURITIZATION BY TRANSNATIONAL ADVOCACY CAMPAIGNS 
a.Introduction 
b.Securitization 
c.Securitization as Framing and the Strategic Environment for TANs 
d.Securitization as Framing 1.      A COMPARATIVE ANALYSIS OF TRANSNATIONAL ADVOCACY CAMPAIGNS’ USE OF SECURITY FRAMES 
a.Introduction 
b.Case Selection 
c.Operationalizing the Variables 
d.Findings 
2.COMPARING CASES OF SECURITIZATION, DESECURITIZATION, AND NON-SECURITIZATION 
a.Introduction 
b.Health Campaigns 
c.Campaigns on Environmentally Induced Problems 
d.Humanitarian Campaigns 
e.Arms Control Campaigns 
f.Comparative Analysis 
g.Internally Displaced Persons 
3.CONCLUSION - TO SECURITIZE OR NOT TO SECURITIZE? 
a. Empirical Findings 
bBroader Implications of the Findings</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91900</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33564c22-e9ea-47bb-ab55-558b3aa4edb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Veriye Dayalı İşletme Yönetimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.Veriye Dayalı Karar Yönetimi - Dr. Öğr. Üyesi Okan Yaşar 
2.Veriye Dayalı Bilgi Yönetimi - Dr. Öğr. Üyesi Seher Arslankaya 
3.Veriye Dayalı Değişim Yönetimi - Dr. Öğr. Üyesi Duygu Hidiroğlu 
4.Veriye Dayalı Inovasyon Yönetimi - Doç. Dr. Osman Yilmaz 
5.Veriye Dayalı Proje Yönetimi - Doç. Dr. Sinan Apak 
6.Veriye Dayalı Tedarik Zinciri Yönetimi - Doç. Dr. Iskender Peker 
7.Veriye Dayalı Pazarlama Ve Satiş Yönetimi - Doç. Dr. Selay Ilgaz Sümer 
8.Veriye Dayalı Muhasebe Ve Denetim - Doç. Dr. Murat Serçemeli 
9.Veriye Dayalı Finansal Yönetim - Doç. Dr. Burçay Yaşar Akçali 
10.Veriye Dayalı Kurumsal Risk Yönetimi - Doç. Dr. Anıl Gacar 
11.Veriye Dayalı Insan Kaynaklari Yönetimi - Doç. Dr. Nermin Kişi 
12.Veriye Dayalı Halkla Ilişkiler Yönetimi - Dr. Öğr. Üyesi Remzi Reha Durucasu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91901</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fa97cee-0280-42ad-9d1e-c3cb9548c2c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Titus’un Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Wolfgang Amadeus Mozart’ın Titus’un Merhameti operası, Üçağız Koyu’nda naif bir esinti gibi duyuluyordu o gün. İnce bir kadın sesi, kıyıdaki harabelerin arasından süzülüyor, koronun arkadan gelen piyano tempolu katılımı ortama huzur veriyordu. Likyalıların, Roma Kralı Titus’un merhametine olan hayranlıkları ve adaletine duydukları saygı, yüzyıllar sonra büyülü notalara dökülmüştü. 
*** 
Ziyaretçiler, denizin dibindeki şehre bakınca bu olağanüstü güzellikteki bölgede neler yaşandığını düşünmeden duramıyorlardı. Dokunabilecek kadar yakın ev temelleri, yollar ve şehir kalıntıları, Likyalıları günümüze kadar getiriyordu. Hafifçe dalgalanan denizin altında görünen kalıntılarla başka bir dünyanın içine giriyordu insan Kekova’da. 
Bu gizemli dünyaya ait ufak taşlı sokaklarda yürümek, üzerinden balıkların geçtiği bir duvarda oturmanın hayali ve kumlara gömülü, taştan bir kapıyı çalabilecek olmanın verdiği o inanılmaz duygu, sihirli atmosferin sadece bir bölümüydü. 
*** 
Likya, “Işık Ülkesi” anlamına geliyordu. Aynı bölge üzerinde yer alan birçok şehirden oluşan ülke, daha sonrasında Roma İmparatorluğu’nun yönetimi altına girmişti. Zeytin ve sedir ağaçları ile bezeli bu güzel ülkenin insanları son derece çalışkan ve üretkendi. Yakın çevrelerindeki bölgelere, özellikle de Rodos’a balık, zeytin, zeytinyağı ticareti yapıyorlardı. En zengin tüccarlarının, suya dayanıklı sedir ağacından yapılma büyük gemileri vardı. Küçük balıkçılar ya da zeytin toplayıcıları, mallarını onlara satıyor, tüccarlar da gemilere yükleyip başka ülkelere gönderiyorlardı. 
Bu yoğun ticaret nedeniyle şehrin her tarafında, ürünlerin taşınmasını sağlayan amfora atölyeleri vardı. Özellikle sıvılar için kullanılan bu kaplar, doldurulduktan sonra gemilerin ambarlarına yerleştiriliyor ve uzun yolculuklar boyunca içlerindeki malları taze tutabiliyordu. 
*** 
Sıcak mayıs günlerinden birinde, denizin üzerinden neredeyse duman çıkacak kadar nemli bir sabahtı. Luki yatağından kalkmış, evi toparlamış ve babasının sabaha karşı tuttuğu balıkları sepetlere koymak üzere dışarı çıkmıştı. Elini gözüne siper ederek denize doğru baktığında sandalın, minik dalgaların eşliğinde hafif hafif sallandığını gördü. 
Sedir ağacından yapılmış küçük sandalı, ucundaki kalın halattan var gücüyle çekerek kıyıya getirdi. On iki yaşındaki bir kız çocuğuna göre oldukça kuvvetliydi, küçüklüğünden beri balıkçı olan babasına yardım ettiğinden bu tür işlere çok alışkındı. Oyalanmamak için çok hızlı hareket ediyordu. Öğlen olmadan ve güneş daha çok kendini belli etmeden tüm balıkların bir an önce şehir merkezindeki toptancıya götürülmesi gerekiyordu. Eğer geç kalırsa hepsi kokar, satamazlar ve bütün emekleri boşa çıkardı. Balıklar orada bozulmamaları için tuzlanacak ve diğer adalara, Rodos’a satılmak üzere depolanacaktı. Eve girip babasını uyandırmak istemedi. Teknenin ipini çözdü ve çok da uzak olmayan toptancıya, karşı kıyıya doğru kürek çekmeye başladı. Sepetlerdeki balıklar hâlâ zıplayıp duruyorlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91902</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e61fb351-3a9b-4d2f-83c5-aafa54c203e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanzimat Dönemi Şiiri Çözümlemeleri</image:title>
            <image:caption>Lise, Üniversite ve diğer bazı kurumlarda Türk edebiyatı dersleri genellikle metin çözümlemelerine dayanmaktadır: Metinlerden hareketle dönemi, nesli ve şairleri anlama çalışması modern edebiyat eğitim ve öğretiminde önemli bir yöntemdir. Bu çerçevede biz de bu eserde Tanzimat dönemini temsil niteliğine sahip şairlerden seçtiğimiz şiirleri alanının uzmanı olan ve değişik üniversitelerde görev yapan hocalara çözümlemelerini yaptırdık. Bu şiir çözümelemeleri, Tanzimat Dönemi Türk şiirini daha iyi anlamaya ve hissetmeye kılavuzluk edecek şekilde açık, anlaşılır bir üsluba, eğitici öğretici bir yönteme ve tasnif edilmiş bilgilere sahiptir. Eserin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencilerine, öğretmenlerine ve Türk şiirine ilgi duyan herkese çok yararlı olacağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91903</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c931422d-1014-4d75-b212-f0d843add0c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Servet-i Fünün Akımı Şiiri Çözümlemeleri</image:title>
            <image:caption>Lise, Üniversite ve diğer bazı kurumlarda Türk edebiyatı dersleri genellikle metin çözümlemelerine dayanmaktadır: Metinlerden hareketle dönemi, nesli ve şairleri anlama çalışması modern edebiyat eğitim ve öğretiminde önemli bir yöntemdir. Bu çerçevede biz de bu eserde Tanzimat dönemini temsil niteliğine sahip şairlerden seçtiğimiz şiirleri alanının uzmanı olan ve değişik üniversitelerde görev yapan hocalara çözümlemelerini yaptırdık. Bu şiir çözümelemeleri, Tanzimat Dönemi Türk şiirini daha iyi anlamaya ve hissetmeye kılavuzluk edecek şekilde açık, anlaşılır bir üsluba, eğitici öğretici bir yönteme ve tasnif edilmiş bilgilere sahiptir. Eserin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencilerine, öğretmenlerine ve Türk şiirine ilgi duyan herkese çok yararlı olacağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91904</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a028a36a-4c92-4d02-87b4-66164ad4f544.jpg</image:loc>
            <image:title>Scratch 03 İle Oyun Gezegeni</image:title>
            <image:caption>Sevgili Çocuklar, 
Hayal gücünüz ile üretken olmayı hedeflediğimiz bu kitabımıza ulaştığına göre, başta örnek projeler sonra özgün projelere dönüşecek ve sende yeni fikirlerle gelecek olan nesillere örnek olacaksın demektir. Kitabın sonunda oyun tasarlamak, kodlamak ve oynamak hiç bu kadar kolay olmamıştı diyeceğini bilmek bizlere mutluluk katacak. 
Keyifli, eğlenceli ve bir o kadar öğrenme odaklı geçeceğini düşündüğümüz bu etkinlik kitabının QR kod tanımlamalarını da sizlere özel tasarladık. 
Haydi sende ilk projeni oluşturmak için oyunlara başla 
Sevgili Veliler, 
Elinizde tuttuğunuz bu kitapla birlikte çocuklarımızın teknolojiyi tüketmek yerine üretmek için kullanacağına tanık olacaksınız. 
Bu kitaptaki projeleri yaparken çocuğunuzun eğlenerek, öğrenerek ve keşfederek kendi oluşturdukları oyunları oynayabilecekler. Sizlerin eşlik edip oyunlara dahil olmanız süreci ayrıca özel kılacaktır. 
Üretken nesiller, yapıcı, onarıcı, çözümcü ve saygılı bireyler yetiştirmek hep hedefimiz oldu. Biliyoruz ki “Bilgi” beş harfli, beşte dördü ise “ilgi”. İlgisi yüksek olan her çocuk üretkenliği bir o kadar yakındır yeter ki uygun şartlar ve koşullar oluşturulabilsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91905</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0a23e82-7de4-4b2e-bb86-0a0bf24a0c0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Uzaklar Ağacı - Sihirli Uzaklar Ağacı Serisi</image:title>
            <image:caption>Sihirli Uzaklar Ağacı Serisi’nin ikinci kitabında Joe, Beth ve Frannie, onlarda misafir olan kuzenleri Rick’e hayatı boyunca unutmayacağı maceralar yaşatırlar. Tabii ki Sihirli Uzaklar Ağacı’nda! Çocuklar arkadaşları Ay Surat, Tavasapı ve Balperi ile beraber ağacın tepesine gelen ülkelerde çok eğlenirler ama bazen de işler karışır. Örneğin Balbörek Ülkesi leziz seçeneklerle doluyken Rüyalar Ülkesi’nden kurtulmak hiç de kolay değildir!
Sihirli Uzaklar Ağacı’nda her şey mümkün!
Dünyanın dört bir yanında çok sevilen, kitapları en çok dile çevrilen çocuk kitapları yazarı Enid Blyton’ın Sihirli Uzaklar Ağacı Serisi, Türkçede okurlarıyla buluşuyor. Sihirli Uzaklar Ağacı Serisi son 10 yılda sadece İngiltere&apos;de 5 milyondan fazla sattı, pek çok dile çevrildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91906</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/219a244d-110d-4214-abee-2eda396c095f.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaklar Ağacı Sakinleri - Sihirli Uzaklar Ağacı Serisi</image:title>
            <image:caption>Sihirli Uzaklar Ağacı Serisi’nin üçüncü kitabında Joe, Beth ve Frannie pek sevinemedikleri bir haber alırlar: Aile dostları Connie onlarda kalmaya gelecektir. Connie inatçı ve bencildir, üstelik Sihirli Uzaklar Ağacı’na da inanmaz – ta ki Ay Surat, Tavasapı ve Balperi ile tanışana kadar! Ağacın tepesine gelen ülkelerde sıradışı maceralar yaşamaya devam eden çocuklar bir gün Sihirli Uzaklar Ağacı’nın yapraklarının döküldüğünü görüp endişelenirler. Eyvah, yoksa bir şeyler yapmazlarsa ağaç ölecek midir?
Sihirli Uzaklar Ağacı’nda her şey mümkün!
Dünyanın dört bir yanında çok sevilen, kitapları en çok dile çevrilen çocuk kitapları yazarı Enid Blyton’ın Sihirli Uzaklar Ağacı Serisi, Türkçede okurlarıyla buluşuyor. Sihirli Uzaklar Ağacı Serisi son 10 yılda sadece İngiltere&apos;de 5 milyondan fazla sattı, pek çok dile çevrildi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91907</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f081762-7f09-46f5-876b-0f7820b3907f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tılsımlı Orman - Sihirli Uzaklar Ağacı Serisi</image:title>
            <image:caption>Üç kardeş Joe, Beth ve Frannie yeni taşındıkları evin yakınlarındaki Tılsımlı Orman’ı ve oradaki Sihirli Uzaklar Ağacı’nı keşfederler. Öyle uludur ki Uzaklar Ağacı, içinde pek çok yaşayan vardır: Balperi, Kimbilirkim Bey, Çalkaladur Hanım, Ay Surat… Çocuklar ağacın bu ilginç sakinleriyle tanışırken olağanüstü bir keşif daha yaparlar: Uzaklar Ağacı’nın üst dalları sıradışı ülkelere uzanır!
Sihirli Uzaklar Ağacı Serisi’nin bu ilk kitabında Tılsımlı Orman’ı keşfetmeye, görkemli Uzaklar Ağacı’nın tepesine gelen ülkeleri çocuklarla birlikte ziyaret etmeye ne dersiniz? Dönme Dolap Ülkesi, Seç Beğen Al Ülkesi, Doğum Günü Ülkesi... Hepsi birbirinden acayip, bir o kadar da gizemli!
Sihirli Uzaklar Ağacı’nda her şey mümkün!
Dünyanın dört bir yanında çok sevilen, kitapları en çok dile çevrilen çocuk kitapları yazarı Enid Blyton’ın Sihirli Uzaklar Ağacı Serisi, Türkçede okurlarıyla buluşuyor. Sihirli Uzaklar Ağacı Serisi son 10 yılda sadece İngiltere&apos;de 5 milyondan fazla sattı, pek çok dile çevrildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91908</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/741f6d62-0772-41d3-9b15-10a815deff24.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gün Yeniden</image:title>
            <image:caption>Her şeyi başlatan, en çok ihtiya­cım olduğu anda bana yardım elini uzatan o adam... Muhteşem görünüyordu… derken beni öptü ve sonra ortadan kayboldu. Ona adını bile sormaya fırsatım olmadı. Muhtemelen delirdiğimi düşünüyorsunuz ama benim ne yapıp edip onu bulmam gerek. Hiç değilse başıma gelen bu olayı kanıtlamanın bir yolunu bulmalıyım.
Bir düğün şarkıcısı olan Romily Parker, her ne kadar kendi aşk hayatı yolunda gitmese de katıldığı düğünlerde mutlu sonlara şahit olmaktadır… Romily, Noel’den önceki son cumartesi, en yakın arkadaşı Charlie’ye ilanı aşk ettikten hemen sonra, muhtemelen hayallerinin erkeği olabilecek yakışıklı bir yabancıyla karşılaşır. Bu kısa karşılaşmadaki kalbini durduran öpücük her şeyi değiştirecek güçtedir.
Onu yeniden bulmak Romily’nin en önemli amacı haline gelir ve bir yıl sürecek macera başlar… Romily, hayallerinin erkeğini bulabilecek midir, yoksa gerçek aşk düşündüğünden daha mı yakındır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91909</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85a751dd-e78f-42d5-8f55-42888ced026c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitkisel Hafıza ve Bibliyofili Üzerine Diğer Yazılar</image:title>
            <image:caption>Umberto Eco Bitkisel Hafıza’da kitabın, ortaya çıktığı andan itibaren uygarlıkların evrimi ve büyük tektanrılı dinlerin doğuşu açısından önemini anlatıyor. Ve bir bibliyofil gözünden bakıyor kitap dünyasına. Peki nedir bibliyofil? Bibliyofil kitabı sevendir, ama sadece kitap okumakla yetinmeyen, aynı zamanda ona nesne olarak da sahip olmak isteyendir. Bu nedenle bibliyofili, her şeyden önce kitap nesnesine duyulan aşktır.
 
Her zamanki keskinliği, mizahı ve yetkinliğiyle Eco, bibliyofili açısından önemli gördüğü eserleri gözden geçiriyor, anekdotlar anlatıyor, bir değerin izini sürüyor, kısacası bibliyofilinin büyülü dünyası için bize rehberlik ediyor. Çünkü Eco öncelikli olarak zaten bibliyofil olanları hedeflemiyor, henüz öyle olduğunu bilmeyen sayısız potansiyel okura sesleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91910</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78fa6bbe-fce0-4c54-9f0b-107b09c7b9a7.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk 1000 Sözcük</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi çağı çocukları için eğlenceli renkli bir nesneler ve kavramlar kitabı... Anneler ve Babalar: Fotoğraflar ve resimlerle dolu bu renkli kitap, çocuğunuzu 1000 sözcükle tanıştıracak. Tür İlk Sözcükler + Konuşma Becerisi + Okuma Becerisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91911</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f39a538-af69-4d73-8a48-d6c3d8719464.jpg</image:loc>
            <image:title>La Fortuna</image:title>
            <image:caption>Neyi değiştirmek istiyorsun? Aşk hayatın nasıl gidiyor? 
Peki, maddi durumun iyi mi? Hâlâ ruh eşini arayanlardan mısın? 
Neyi eksik yapıyorsun? İstediğin hayat gerçekten bu mu? 
Yanıtların hayallerinin anahtarı, kaderinin dönüşümü olacak. 
Anıl Can, La Fortuna’da astrolojiden, nörobilimden, meditasyondan, kuantumdan ve duaların şifalı gücünden yararlanarak aşka, paraya, ilişkilere, insanın düşünce yapısına odaklanıyor.  Yaşamın ta kendisine hem bilimsel hem de spiritüel olarak yaklaşıyor. Kaçınılmaz dönüşümden yana olanlar, yeni bir kader dileyip hayatını dönüştürmek isteyenler için La Fortuna kılavuz niteliğinde bir kitap …</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91912</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db959048-8769-4a1d-8c77-aba5a87836f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgili Aaron</image:title>
            <image:caption>Bir yardım kuruluşunda gönüllü olarak çalışmaya başlayan Ruby Santos’un işi oldukça basitti: Sınır ötesinde görevli bir askerle eşleşecek, ona haftada bir defa mektup yazacak ya da e-posta gönderecekti. Ruby insanlara yardım etmeyi seviyordu ve bu iş onun için biçilmiş kaftandı. 
 
  Aaron ile eşleşirken planı belliydi: Mektup yaz, 
  e-posta gönder ve gelen cevaba göre bunları tekrarla.  Ancak dünyanın diğer ucundaki bu adama âşık olacağını tahmin edememişti. 
 
  Ruby ile Aaron mesafelere rağmen bir araya gelerek arkadaşlıklarını büyük bir aşka dönüştürebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91913</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13d18246-8283-4900-bf5d-15e3fb5eb701.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Güller Açarken</image:title>
            <image:caption>İnsan kalbine ancak bir kişiyi sığdırabilir. 
Elazığ’da yaşayan Nevin, büyük sıkıntılar yaşamış bir ailenin en küçük kızıdır. Hem okula devam etmekte hem de mutlu bir gelecek için güzel hayaller kurmaktadır. En yakın arkadaşı Füreyya’nın hayatındaki değişimlere tanıklık ederken, kendisini bekleyen sürprizlerden habersizdir. Yaşantısı ve idealleri arasında kalan genç kız yaptığı tercihlerle yolunu çizmeye çalışırken hayatın gerçekleriyle yüz yüze kalacak ve kendini beklemediği bir savaşın içinde bulacaktır. 
 Naşide Gökbudak, yeni romanı Beyaz Güller Açarken’de Nevin’in hikâyesini anlatırken, bir yandan da dönemin siyasi iklimine, Anadolu geleneklerine, aile baskısına, gençlerin yanlış seçimlerine ve aşkın insan hayatındaki belirleyici rolüne farklı bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Yazar, hayatın içinden karakterlerle bir kez daha okurların kulağına umudu fısıldıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91914</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bca86fcf-1611-4447-b9ff-65467bbdaf3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tagarama&apos;dan Sihirli Kalem</image:title>
            <image:caption>Merhaba Sevgili Okurlarım; 
Öncelikle sanatın yedinci harikası ‘’Sinema perdesi’’ için yazmış olduğum edebi eserleri (senaryoları, şiirleri) büyük bir keyif ve heyecan ile okuyacağınızı umuyorum.
Serbest ve farklı türde yazdığım şiirlerimde cansız nesneleri, can dostlarımız hayvanları, spor dallarını ve küresel ısınma gibi konuları ele aldım. 
Sinema yönetmeni Jean – Luc Godard’ın bir sözü vardır. “Fotoğraf gerçektir, sinema ise saniyede yirmi dört kare gerçektir” 
Ben de bu sözden yola çıkarak, edebi yönden hikâye türünde senaryolarımı siz değerli okuyucularımın yer, zaman ve mekânları, olay örgülerini, karakterleri kendi hayal gücünüzle yaratıp, yarattığınız bu dünyanın da hâkimi, hakemi ve yönetmeni olmanızı gönülden istiyorum.   
Ayrıca bu 18 senaryo ve 10 adet şiirde kâh bir minik sarıçiçeğin izinden Cheese burgerin anavatanı Colorado’ya yolculuk, kâh günümüzde yok olmuş devasa kuşların bir depremin tetiklemesiyle tekrar gün yüzüne çıkmasına tanık olacağız. Bazen bir lahitten çıkan parşömen su ve güneşin yardımıyla sizi antik Machu Picchu’ya götürecek. Kimi zaman da Malakan ve Türk sevgililerin imkânsızlıktan kendilerini karlar ülkesi Laponya’da bulmasıyla Kuzey ve Güney ışıklarından gelen mesajlarla birlikte garip olaylara şahit olacağız. 
Güleceğiniz, ağlayacağınız, ürpereceğiniz, heyecanlanacağınız bu kitabı yazarken bana ilham olan mahallemizin sihirli kalemi, büyük şair ve yazarı Atilla İlhan’a ve yazar Hasan Hüseyin Korkmazgil’e sonsuz saygı ve teşekkürlerimi iletiyorum. 
Ayrıca bize değer katan tüm yazarların ve merhum babam Selahattin Kahveci’nin ruhlarının şâd olması dileğiyle... 
Mutlu Okumalar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91918</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bf067e7-3346-4332-b66d-19facbee91f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Orman Sakinleri</image:title>
            <image:caption>Yazarın ve Barış Özkul’un önsözleri,
G. D. Klingopulos’un sonsözü,
Yazar ve dönem kronolojisi,
Kitaba dair görsellerle.
Orman Sakinleri, İngiliz edebiyatının büyük yazarı Thomas Hardy’nin kozmik düzenin doğadaki yansımalarını ve insan ilişkilerine etkilerini konu eden unutulmaz romanı.
Bir orman köyünde yaşayan Grace Melbury, ona ilgi duyan fakir ve eğitimsiz Giles Winterborne yerine babasının baskısıyla doktor Edred Fitzpiers ile evlenmeyi seçer. Ne var ki, kırsal yaşamın âdetlerine ayak uydurmakta zorlanan Fitzpiers, bir süre sonra karısına ihanet edip Felice Charmond ile flört etmeye başlar. Köydeki sosyal hayatın dengesini bozan bu kaçamak doğanın bazı karakterleri ödüllendirdiği, bazılarını ise cezalandırdığı bir olaylar zincirini tetikler.
Orman Sakinleri evlilik, ihanet, hastalık ve ölüm temalarını doğaya özgü unutulmaz sesler, görüntüler ve renklerle bezeyen, benzersiz bir kır romanı.
“Orman Sakinleri, Hardy’nin en güzel ve en asil romanıdır.”
WILLIAM LYON PHELPS
“Thomas Hardy’nin ölümüyle İngiliz romanı lidersiz kalmıştır.”
VIRGINIA WOOLF
Dünya edebiyatının başyapıtları İletişim Klasikleri dizisinde!
İletişim Yayınları, Murat Belge yönetiminde edebiyat klasikleri yayımlamaya devam ediyor. İletişim Klasikleri dizisinden çıkan kitaplar, edebiyata karşı sorumluluğu okuma zevkiyle buluşturan bir anlayışla hazırlanıyor. Eserler orijinal dillerinden ve tam metin çevirileriyle yayıma hazırlanırken, ana metne eşlik eden ve yetkin isimlerin yazdığı önsöz ve sonsözlere yer veriliyor. Ayrıca her kitabın başında, yazarın hayatına ve yaşadığı döneme ışık tutan bir kronoloji bulunuyor. İletişim Klasikleri’nin içeriği eserin ilk baskı kapağı, el yazmasından örnek sayfalar, haritalar ve özel çizimlerle zenginleştiriliyor. Diziye özel olarak hazırlanan kapak tasarımında ise, resim tarihinden özenle seçilmiş görseller kullanılıyor.Zengin bir içerikle hazırlanan İletişim Klasikleri dizisi, güvenilir ve özenli bir edisyonla okurla buluşurken, alanında referans kaynaklar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91919</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/029cc1f1-0547-48da-b7f3-2f2109e7bb25.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzelliğini Gördükçe Ağlayasım Geliyor</image:title>
            <image:caption>“Hayat bir oyunmuş, hep öyle diyorlar ya. Oyun içinde oyun oynamak... yaptığımız bu. Herkes kendince, hayatta kalabilmek için gerekli silahları bulmuş ya da onlara baştan verilmiş. Benim sadece kitaplarım var. Annem, bu kitaplar mı kurtaracak seni, diyor. Kurtulmak isteyen kim anne! Kocan olacak herif de, niye bu gâvurların kitaplarını okuyorsun diye laf sokup duruyor zaten. Kitap okuyarak zengin olunmazmış.“
Yağmurlar gecikince bozkırın bebeleri sararıyor. Ankara’nın ayazında bileklerdeki kesikler sızlıyor. Sagopa rap yapıyor, Hemingway kenardan ters ters bakıyor… Sinemalarda kötü karate filmleri, fırınlarda pide kuyrukları. Mutfaklarda kavrulmuş soğan, bahçelerde mangal ve anason kokuları…Boyacı Üsüyün’ün karısı çatal kapının eşiğinde, Senia Teyze pencerede, mahallenin gençleri yine bir iş peşinde…
Ethem Baran, Güzelliğini Gördükçe Ağlayasım Geliyor’da sevip de kavuşamayanları, ağzı bozuk telaşlı anaları, çocuk kalmış babaları, hayallerini çekiştirip durmaktan bıkmış evlatları anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91920</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/307168d8-4e7c-421c-a44c-d761b7e8199e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürk Mantolu Madonna</image:title>
            <image:caption>İçine kapanıklığı, melankolik halleri ve yaşadığı dış dünyaya her ne olursa olsun uyum sağlayabilmiş olması ile Raif Efendi, bizlere sınırların denendiği, sevmenin sınırının olmadığı, sınırlardan korkmamamızı öğretmektedir. 
Sabahattin Ali, romanın ana fikrini; “Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir! Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahlûku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?” sözleriyle açıklamıştır. 
Kürk Mantolu Madonna; defalarca okunabilen, her okunuşta yeni dokunuşlar bulabilen, Türk edebiyat tarihinin en güzide, en naif ve en sarsıcı eserlerinden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91921</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f46a6e6-ebde-4a6c-addf-ede3b84bc6fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Ve Kadın</image:title>
            <image:caption>“Fal açmıyorum, tahminde de bulunmuyorum. Lütfen beni bir kâhin olarak da görmeyin. çünkü okuduğum kitaplarda güçlü devletlerin sicili bu tip örneklerle dolu. Bu filmi memleketimde de gördüm. Şimdi yer ve halklar ayrı ama konu hep aynı.”
Neyla, geçmişinde ağır yaralar olan güçlü bir kadın. Gazeteci kimliğiyle, yaşadığı topraklardan kalkıp Ortadoğu’da kaynayan bir kazanın ortasına, savaşın, vahşetin, insanlık dışı muamelelerin yaşandığı bir bölgeye gider. IŞİD’in elindeki esir kadınlara yardım etmek için kendi canı pahasına da olsa cehennemî bir mücadeleye atılır…
Tecelli Sercan Sırma, Savaş ve Kadın’da, kötülüğün ve şiddetin gölgesinde kalan bir coğrafyanın hikâyesini belgesel tadında bir anlatımla paylaşıyor. Bu aynı zamanda dönüşümün, insanın savaş dansından çıkıp yaşama dansına dönüşünün romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91922</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3cd0975-ffd5-410d-a0f1-83e253ea9a90.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırça Köşk</image:title>
            <image:caption>...günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuz buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter. 
 
Sabahattin Ali&apos;nin 13 öykü ve 4 masaldan oluşan ve 1940 -1950 tarihinde kaleme aldığı bu eseri, okuyucuya yine sarsıcı ve mükemmel dersler veriyor. Osmanlı Devleti&apos;nin çöküşü ve Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin kuruluşu dönemlerini görmüş olan Sabahattin Ali, Sırça Köşk ile bu dönemin etkilerini kusursuz biçimde ele alarak günümüze kadar taşımaktadır. 
 
Kitabın son hikâyesi olan Sırça Köşk, Sabahattin Ali&apos;nin toplumsal adaletsizliğe, işçi sınıfının sömürülmesine karşı olan tepkisini ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91923</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9c0afcf-6e62-4fd0-93a6-56cfbaa934ea.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki Şeytan</image:title>
            <image:caption>“Halbuki ne şeytan azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması… İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu… İçimizde şeytan yok… İçimizde acizlik var…” 
İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali’nin 1940 yılında yayımlanmış ikinci romanıdır. Her biri farklı söylemlerin taşıyıcısı olan kahraman ve karakteriyle, sürükleyici bir roman yapısı içinde, dönemin aydın yapısına geniş bir bakış açısıyla yaklaşabilmeyi de sağlar. İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali’nin duygusal ve derin psikolojik tahlilleri ile okuyanı sağa sola savurduğu, içimizdeki şeytanı –ya da olmayan şeytanı- bize göstermesi bakımından etkileyici bir kitaptır. Kitabın bütününe baktığımızda karakterlerin iç konuşmaları, kendileri ile hesaplaşmaları ve duyguları çok başarılı bir şekilde anlatılmıştır. Toplumsal gündemin kişilikler üzerindeki baskısını ve güçsüz insanın kapana kısılmışlığını anlatan Sabahattin Ali, okurken bizi kendimizle yüzleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91924</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8969c428-1587-4702-8fa3-dc27c33aa083.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Despotizm</image:title>
            <image:caption>“Yeni despotizm, eski dönemlerdeki gibi kodamanların, purosunu tüttürenlerin plütokrasisi değildir. Bu despotizmi kaleler gibi, şiddetin acımasızca uygulanması gibi, insanları basit birer çark dişlisine dönüştüren devasa montaj hatları gibi imgelerle anlamak ya da halüsinasyon gördüren hazlarla, basının tamamen kontrol altına alınmasıyla ya da din kaynaklı kadın düşmanlığı ile uyuşturulup boyun eğmeye razı edilmiş tebaalar üzerinden düşünmek mümkün değildir.”
Hukuk, demokrasi, yargı, medya, iktidar, muhalefet, rejim… Bütün bu kavramların “bildiğimiz” anlamlarıyla toplumsal gelişmeler arasındaki makas açılıyor. Demokratik usullerde ve prensiplerde ısrar eden kesimler, toplumsal normların dönüşümünü anlamakla normları köklü dönüşümlerle sarsan iktidar biçimleriyle mücadeleyi birlikte yürütme çabası içinde.
John Keane Yeni Despotizm’de bu ikili mücadeleyi verebilmenin koşulunun günümüzdeki rejimlerin ve tahakküm biçimlerinin işleyişini, kapasitesini ve mantığını anlamaktan geçtiğini öne sürüyor. Keane, yeni despotizmin otoriterlik, totalitarizm, faşizm ve gönüllü kulluk gibi kavramlara sığmayan, “yediği şokların ardından hızla kendini toparlayabilecek kabiliyette bir hâkimiyet” türü olduğunu, bugün “demokrasi” sınıfında anılan rejimlere sızma kabiliyetiyle sahneyi kendiliğinden terk etmesinin de mümkün olmadığını hatırlatıyor. Kitap bu yönüyle, direniş biçimleri üzerine yeniden düşünmeye de bir çağrı niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91925</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7bd8609-ad0d-4e6e-8b8e-bbee61d8f21b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyucaklı Yusuf</image:title>
            <image:caption>Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali’nin 1937 yılında yayımlanan ilk romanıdır. Türk edebiyatının en romantik kahramanı olarak anılan Kuyucaklı Yusuf, aynı zamanda yiğit ve sözünü sakınmayan bir kahramandır ve bu özelliklerinden dolayı pek çok sorun yaşasa da her seferinde bir şekilde kendini kurtarmakta ve hayatına devam etmektedir. 
 
Yalnızlığı kendisine yoldaş edinen Yusuf’un saflığına, temizliğine, suskun ama derin hallerine kendimizi kaptıracağımız bir eserlerle karşı karşıyayız. Eser, hem akıcılığı hem betimlemeleri hem de kurgusuyla dönemimize kadar kalıcılığını kaybetmeyen efsaneler arasında haklı yerini almıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91926</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99c4592a-ac58-4021-ab2a-9daed230b700.jpg</image:loc>
            <image:title>Pinokyo</image:title>
            <image:caption>Yaşlı ve yalnız bir marangoz olan Gepetto, bir odundan kukla yapar ve ona Pinokyo ismini verir. Pinokyo, etten kemikten olmasa da tahtadan bir çocuk haline gelir. Gepetto onu çocuğu gibi benimser ve okula gönderir. Yaramaz bir çocuk olan Pinokyo, babasının sözünü dinlemez, okuldan kaçıp başıboş dolaşır, çevresinin etkisi ile birçok hata yapar, emek vermeden kazanmak ister ve başına bir sürü felaket gelir.  
Pinokyo verdiği sözleri tutmayan ve yalan söyleyen bir çocuktur, yaşadığı olaylar Pinokyo´yu çalışkan ve uslu bir çocuk yapmaya yetecek mi? Hep birlikte görelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91927</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d351269c-3316-4e4a-8c64-f76c450836b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gulliver’in Gezileri</image:title>
            <image:caption>Sırtı üstü yerdeydim ve kollarım ve bacaklarımın sıkıca yere sabitlendiğini fark ettim, hatta saçlarımı bile sabitlemişlerdi yere. Bu arada bir sürü ufak tefek bir şeylerin üzerimde dolaştığını hissediyordum. Sadece yukarı bakabiliyordum, sıcaklık artmıştı ve güneş ışıkları beni rahatsız ediyordu. Bir bağırış çağırış oldu ama yattığım pozisyon yüzünden sadece gökyüzünü görebiliyordum. Birden bir şeyin sol bacağımın üzerinde yürüdüğünü hissettim ve o şey çeneme kadar geldi. Aşağıya bakınca on beş santim uzunluğunda, elinde ok ve yay tutan ve sırtında da sadağı olan bir insan gördüm. Onun peşinden kırk tanesinin daha geldiğini hissettim. Öyle şaşırdım ve bağırdım ki hepsi korkuyla kaçıştı. Ancak içlerinden biri yeniden göründü ve ellerini havaya kaldırıp tiz bir sesle Hekinah degul diye bağırdı, diğerleri de aynı şeyi defalarca söyledi ama ne demek istediklerini anlamıyordum.” 
 
Doğu Antiller’e giderken fırtınada batan gemiden tek kurtulan Gulliver, öyle bir yere düşer ki bundan sonra da başına gelmeyen kalmaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91928</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0257ae2-b237-4d3a-8953-59bfea729501.jpg</image:loc>
            <image:title>Duru&apos;nun Dünyası</image:title>
            <image:caption>Benim adım Duru. Ortaokulda okuyan bir kızım. 4. sınıftan 5. sınıfa yeni geçtim. Aslında birinci sınıfta olmayı çok isterdim. İlkokul hayatımla ortaokulu karşılaştırmak istiyorum. 
1-Dersler çok daha zorlaşır. 
2-Tüm derslere bir öğretmen değil her 
dersin bir öğretmeni olur. 
3-Her şey karmaşıklaşır. 
4-Sınavların sayısı artar. 
5-İlkokul çok daha eğlencelidir. 
6-İlkokulda çok rahatça uyuyabilirken ortaokulda uyumakta zorlanırız. 
7-Ailenle gezerken biraz olsun utanırsın. 
8-Güzelliğini biraz daha çok önemsersin. 
9-Küçüklüğünü özlemeye başlarsın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91929</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8703217a-2651-48bf-ad28-a69dd13c059b.jpg</image:loc>
            <image:title>Peyami Safa 60. Yıl Hatırası</image:title>
            <image:caption>Peyami Safa[1899-1961] Türk kültür ve edebiyat hayatında zamanını aşarak iz bırakmayı başarabilmiş nadir yazarlarımızdandır. Peyami Safa yaşam tarzı, meseleleri bakış açısı, disiplinler arası bilginin ve hikmetin(tecessüs) peşinde koşması gibi yönleriyle fark yaratmıştır. Onu değerli kılan en önemli özelliklerinden biri de yaşamı boyunca araştırmaya ve öğrenmeye olan merakıdır. Peyami Safa kendi ilminin hocasıdır(otodidakt). Onun sürekli araştırmaya ve öğrenmeye olan merakı ve talebe ruhu gerçekten takdire şayandır. Peyami Safa’nın iki yaşında yetim kalması, çocukluğunda ciddi sağlık sorunları yaşaması, sürekli geçim sıkıntısı içerisinde olması onu hayata tutunmaya ve erken yaşlarda kendi hayatına kazanmaya mecbur kılmıştır. Hayatını kazanabilmek için en büyük silahı ise kalemidir. İş hayatına gazetecilikle başlayan Peyami Safa daha sonra edebiyatın hemen her türünde eserler kaleme alan iyi bir edip, memleket meselelerine duyarlı bir fikir ve fiiliyat adamı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda Peyami Safa hem -özellikle Türk İnkılabı’na Bakışlar gibi çerçevesi çok iyi çizilmiş telif bir eserle- Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuruluş felsefesini çok iyi anlayacak kadar büyük bir fikir adamı hem de adını tarihe altın harflerle yazdıracak kadar ölmez eserler vermiş son derece yaratıcı ve üretken bir ediptir. Onun eserleri özellikle büyük ‘bir medeniyet krizi’ yaşayan Cumhuriyet Türkiye’si için âdeta bir ruh terapisi, bireye ve topluma tutulan bir ayna gibidir. Eserlerinde meselelere vukufiyeti kadar insan ruhuna olan temasları ve sanki büyük bir psikolog veya psikiyatr gibi derinlemesine yaptığı tahliller bize sanatçının ve sanat eserinin ulviliğini bir kez daha en güçlü bir şekilde ihsas ettirmektedir. Tabii değerler eğitimi yönüyle de Türk-İslam değerlerine olan saygısı ve ilgisi ile devlet-i ebed-müddet inancını da onun eserlerinde en derinden gözlemlemek mümkündür. Bu eserin amacı Türk fikir ve sanat hayatına büyük hizmetler etmiş Peyami Safa’yı vefatının 60. yılında geniş bir katılımla, disiplinler arası bir yaklaşımla bir kez daha anlamaya çalışmak ve aziz hatıraları olan eserlerine bir kez daha genç nesillerin dikkatini çekmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91930</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9b9e5b3-a2e9-4fea-9db9-ad6e93a04aa6.jpg</image:loc>
            <image:title>Osman Zeki Özturanlı’nın Tiyatroları</image:title>
            <image:caption>Kaynaklarda hikâyeci özelliğinin yanı sıra yalnızca bir tiyatro eserinden bahsedilen Osman Zeki Özturanlı, hikâyeleri kadar tiyatro eserleri ile de adından söz ettirecek bir yazardır. Bu çalışma1926-1982 yılları arasında yaşamış ve elli altı yıllıknömrüne hikâye, tiyatro ve şiir türünde yazdığı eserleri sığdırmış bir yazar olan Özturanlı’nın tiyatrolarını konu almaktadır. Yazarın &quot;Batak Göl”, &quot;Evlatçıklar”, &quot;Paşanın Çiftliği”, &quot;İkramiye” adını taşıyan dört tiyatro eseri ile Türk Dili Dergisi’nde yayımlanmış olan &quot;Çiçek Değil, Ekmek...” adlı kısa bir televizyon oyunu bulunmaktadır. Çalışmada ilk olarak Özturanlı’nın hayatı, eserleri ve edebî kişiliği üzerinde durulmuştur. Tiyatrolarının konularına değinildikten sonra eserler yapı unsurları, sahneleme tekniği, tema, dil ve anlatım özellikleri açısından incelemeye tabi tutulmuştur. Gerek kurgusu gerekse ele aldığı konular ve yazarın üstün gözlem yeteneğini gözler önüne seren metinler olması açısından Osman Zeki Özturanlı’nın tiyatroları, Türk tiyatro tarihimiz için bir devrin ruhunu sezdiren ve Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı içerisinde ayrı bir öneme sahip metinler olarak değerlendirilmelidir. Sonraki dönemlerde edebiyat tarihleri içerisinde yer alacak olan bu eserlerde çevresine, insana ve olaylara ince bir dikkatle yaklaşan, köy ve kasabalarda yaşayan insanların duygularına tercüman olan hassas bir aydının dikkati sezilmektedir. Kaynağını insan sevgisi ve şefkatinden alan bu metinler insanoğlu ve ona ait problemler var oldukça değerinden bir şey kaybetmeksizin okunmaya ve anlaşılmaya devam edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91931</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e37c528-19dd-4f38-a26f-b08114ade52a.jpg</image:loc>
            <image:title>Meme Kanseri Bencildir</image:title>
            <image:caption>Her sekiz kadından biri meme kanserine yakalanıyor. Yalnızca kadın olmak bu hastalığa yakalanmak için yeterli bir sebep. Böylesine yaygın ve acımasız olan meme kanseri elbette başa çıkılamaz değil. Meme Kanseri Bencildir, meme kanserinin bütün zorluklarına göğüs geren bir kadının deneyimlerini aktarıyor. 
 
Meme kanseriyle başa çıkmak isteyenler ne yazık ki kaynakların yetersizliğinden dolayı hayal kırıklığı yaşıyor. Kendisi de bu hayal kırıklığını yaşayan Akademisyen Nüket Bilgen, meme kanseri alanındaki büyük bir boşluğu doldurmak için kolları sıvıyor. Yazarın içtenlikle paylaştığı tecrübeler, meme kanserine yakalanan veya yakalanması muhtemel kişiler için yazılmış bir rehber niteliğinde. 
 
Meme kanserinin sebep olduğu zorluklar, hastanın benliğini saran kaygılar ve hastalık sonrası uyum süreci… Meme kanseri hakkındaki derlediği bilgilerle kendi yaşanmışlıklarını harmanlayan yazar, meme kanseri aşamalarını bir cam berraklığıyla okura sunuyor. Meme Kanseri Bencildir; öğretici, yol gösterici ve bir o kadar da açıklayıcı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91932</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcaabf47-9759-475b-919e-1b9a6305974c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleştirel Uluslararası Politik Ekonomi-1 Kuram ve Sorunlar</image:title>
            <image:caption>“Uluslararası Politik Ekonomi (UPE) Uluslararası İlişkiler (Uİ) disiplininin bir alt kolu olarak 1970&apos;li yıllarda gelişmiştir. UPE Uluslararası ilişkilerin siyasal sorunlarına odaklanan Uİ disiplinine ekonomik bir boyut katmayı hedeflemiştir Ancak bunu yaparken anaakım pozitivist Uİ disiplininin devlet merkezli tarih dışı varsayımlarından kurtulamamıştır. Uluslararası Eleştirel Politik Ekonomi (UEPE) ise UPE&apos;nin hala anaakım Uİ disiplinine endeksli kuramsal yapısı ve gündemine alternatif, tarihsel değişime odaklı daha radikal yaklaşımlara verilen isimdir. UEPE, onların görüşleriyle sınırlı olmasa da, esas olarak Karl Marx ve Antonio Gramsci’nin görüşleri çerçevesinde, son yıllarda büyük bir ivme kazanmıştır. 
Türkiye&apos;de uluslararası politik ekonomi, esas olarak hala 1970&apos;li yıllarda oluştuğu şekliyle anaakımın kuramsal çerçevesinde incelenmektedir. Bu nedenle UEPE&apos;yi inceleyen bu kitap önemli bir açığı kapatmayı hedeflemektedir. Kitap iki cilt olarak tasarlanmıştır. Birinci cilt UEPE&apos;nin kuramsal yapısını ve temel konularını ele almakta, ikinci cilt ise UEPE&apos;nin bölgesel boyutunu eleştirel bir yaklaşımla incelemektedir.” 
Giriş FARUK YALVAÇ / Uluslararası Politik Ekonomi’den Eleştirel Uluslararası Politik Ekonomi’ye: Temel Kavramlar ve Tartışmalar FARUK YALVAÇ / Liberalizm ve Uluslararası Politik Ekonomi: 1970’lerin Bunalımından 2008 Krizine Diyalektik bir Değerlendirme FUNDA HÜLAGÜ / İçerici Neoliberalizmin Siyasal Biçimi: Yönetişim ve Demokrasi Teşviki GÖKHAN DEMİR / Finansal Kapitalizmin Yükselişi ve Gelir Eşitsizliği: Yeni Sol Devlet Teorileri Ne Söylüyor? EVREN DENKTAŞ, GÜLTEN DURSUN / Uluslararası Serbest Ticaret ve Eşitsiz Gelişim: Teorik Bir Değerlendirme AKİF AVCI /  Güneyin Yükselişi ve G20 CENK AYGÜL /  Güvenliğin Eleştirel Politik-Ekonomi Analizi ÖZLEM KAYGUSUZ / Antroposen, Neoliberalizm ve Ekolojinin Uluslararası Politik Ekonomisi YELDA ERÇANDIRLI / Sömürgeci Hegemonya, İktidar ve Oryantalizmin Politik Ekonomisi  TACETTİN GÖKHAN ÖZÇELİK /  Kentleşme, Eğitim ve Medyanın Uluslararası Politik Ekonomisi: İdeoloji, Sınıf Mücadelesi ve İlişkisellik GÖRKEM ALTINÖRS / Bilişsel Kapitalizm mi, Kapitalizmde Biliş mi? Bilişsel Kapitalist Teorinin Bir Eleştirisi HEESANG JEON / Kriz Sonrası: Küresel Kapitalizm ve Ekonomi Politiğin Eleştirisi HUGO RADICE /  Kriz Zamanlarında Sınıf Mücadelesi: Direnişin Failliğini Kavramsallaştırmak ANDREAS BIELER / Ekonomik Gerileme, Krizler ve Hegemonik Dönüşümler: Ekonomik Gerileme ve Krizlerin Hegemonik Dönüşümlerle İlişkisi Nedir? Farklı Perspektiflere Genel Bir Bakış LORENZO FUSARO</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91933</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96710511-a6c2-4304-89f8-460c2a921ff1.jpg</image:loc>
            <image:title>Halef 1 : Düş</image:title>
            <image:caption>Ansızın bir fırtına başladı, tüm gerçekler saklandığı yerden bir bir çıktı.
Hikâyelerinin mürekkeple değil, kanla yazıldığını fark ettiklerinde kayıplar vermeye çoktan başlamışlardı.
Mihrinaz Akşahin, geçmişinin kanlı pençesini ensesinde hissetmesine gerek kalmadan, çoktan dedesi tarafından şehirden uzaklaştırılmıştı.
Fakat her gece gördüğü düş, onu hâlâ takip ediyordu.
Zamir Hancıoğlu, rüyalarla ulaşabildiği kadını korumak için onu gölge gibi takip eden adamın ta kendisiydi.
O kapalı bir kutuydu ve anahtarı kaybolmuştu.
Geçmişin pençesi onları yakaladığında ruhları kirlenecek, derin kuyulara atılmış günahlar gün yüzüne çıkacaktı. Suçların bedeli ödenmeye başladığında ise geçmiş geleceği acımasızca kamçılayacaktı.
“Kirpikleri daima ıslak olan küçük kız, seni iyileştirmek bana borç olsun.”
Fakat iyileştiremedi beni.
Tüm geçmişimi bıçak hâline getirip o bıçağı tam göğsüme sapladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91934</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a2fffed-a216-46d5-9a47-263db1c3e165.jpg</image:loc>
            <image:title>Josh ve Hazel’ın Sevgili Olmama Rehberi</image:title>
            <image:caption>Sadece arkadaşız. Sadece arkadaşız. Sadece arkadaşız.
Eğer yeteri kadar tekrarlarlarsa belki gerçek olurdu. 
 
Hazel Bradford, kolay bir kadın olmadığını biliyordu ve hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, çoğu erkek de şansını denemeye pek hevesli değildi. Evinde beslediği hayvan ordusundan korkmayanları da patavatsızlıklarıyla kaçırmayı başarıyordu. Eh, eğlenceden anlamıyorlarsa kendileri kaybederdi. 
Josh Im, Hazel’la üniversite zamanlarında tanışmış ve onun en ele avuca sığmaz zamanlarına yakından şahit olmuştu. Uçarı ama temiz kalpli bu kadınla yıllar sonra tekrar karşılaştığında, tepetaklak olmuş hayatına onun sayesinde biraz olsun renk gelmişti. 
 
Belki de esas sorun, aşkı çok yanlış yerlerde aramalarıydı. 
 
 
“Christina Lauren, bu müthiş eğlenceli romanında büyüleyici ve tutkulu anların mükemmel uyumunu yakalamış.” —Publishers Weekly 
 
“Gündelik hayatın sıkıcılığından kaçıp eğlenceli bir romantik komediye sığınmak isteyen okurlar bu kitaba bayılacak.” —Booklist 
 
“Keskin mizahı ve unutulmaz karakterleriyle, kesinlikle yeni favoriniz olacak.” —Kirkus (starred review) 
 
“Romantik komedilerin keyifli temposuyla aklınızı başınızdan alacak.” —New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91935</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2aa2f54-421b-4d49-a65f-ffa8fa7a9c1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Halef 2 : Düşüş</image:title>
            <image:caption>O fırtına hiç dinmedi. 
 
Mihrinaz Akşahin, vicdanını saran zehirli sarmaşıklardan kalbini korumaya çalıştığı her gün ruhunun günahlarıyla lekelenmesine izin vermiş, ait olduğunu sandığıbataklığa geri dönmüştü. 
 
Zamir Hancıoğlu, kulakları sağır eden seslere rağmenvicdanını dinlemeye devam etmiş, zemherikaranlıklarda bile ışıklı yolundan vazgeçmemişti. 
 
Geçmişin ağlarına takılan Mihrinaz düştü. 
 
Düşü olan Zamir ise onu takip etti. 
  “Düşlerle başlayan masal, düşüşlerle devam edenromana dönüşmüştü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91936</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f2df24c-e8d7-4008-9dba-fcd99aff4a8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimşek</image:title>
            <image:caption>Bizimkinden pek de uzak olmayan bir evde, Oskarsson adında bir dev yaşıyordu. Dümdüz ilerleyip caddenin soluna döndüğünüzde karşınıza çıkan ev, onun eviydi. Biz de ara sıra, biraz korkup heyecan yaşamak istediğimizde, oraya gitmek üzere yola koyulurduk. Tüm civarın en korkunç adamıydı Oskarsson. Bize göreyse o, yalnızca ‘Şimşek’ti. Daima gürültü yapan, vücudu kıllarla kaplı ve tehlikeli biriydi… 
Ulf Stark’ın yazdığı ve Marcus-Gunnar Pettersson’un resimlediği, Şimşek’i, Zeynep Tamer İsveççeden dilimize çevirdi ve okurların beğenisine sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91937</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36c29265-d5f6-4633-b15b-b1e27add183e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hititlerin Başkenti Hattuşa’yı Görelim</image:title>
            <image:caption>Duru, Ömer, Tunç ve uzaylı dostları Kiki ile birlikte bu kez, tarihin en önemli uygarlıklarından biri olan Hititlerin başkenti Hattuşa’ya gidiyoruz! 
 
NASIL MI? 
 
Ağaç evde arkadaşlarının konuşmalarını duyan Kiki, zamanda yaptığı küçük bir yolculukta yanlışlıkla yanında Hititli bir çocuğu da getirince, hep birlikte onu geri götürmeye karar veriyorlar. Hazırlıklarını tamamlayıp Hattuşa’nın girişine vardıklarında, onları görkemli bir şehir ve tarih karşılıyor. 
 
Eğlenceli Tarih Serisi’nin üçüncü kitabında, binlerce yıl önce yaşamış bir halkın, Hititlerin konuğu olacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91938</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f4da1ed-13be-4dcd-b244-74976d84ecd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatanı Şiirle Yönetmek</image:title>
            <image:caption>Kitapçığa uygun yazılmıştır, bu önsöz
Değişimler oluşturur, içimizde bir köz
Doğru işlerde kaybedilmez, hiçbir öz
Kafiyeler ile anlayışa katkı olur, bu söz
Özlerden ayrılmasın, uygulayan göz
Kısaltmalarla oluşsun, son bir tepegöz
Süreçlerde sonradan olunmasın, yüzgöz
Eser kamu dışındakilere de olsun, öz
İçten artmaz dişten artar der, ata söz
Kırk düşünülsün, öyle söylensin sonsöz
Standart süreçler olsun, kendine öz
Çalışanlara düşen görevdir, doğru çöz
Yönetimler mutlak ister, doğru göz
Yönetişimde olamaz, kimse cingöz
Risklere karşı oluşmalı, bir karagöz
Dileğimiz artsın, öz ve paylaşan göz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91939</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d3d2664-efab-42eb-b684-5d34df985e04.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Eğitimi ve İnsanın On İki Duyusu</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta eğitim, tıp, tarım, matematik, fizik, bitki bilimi, güzel sanatlar, tiyatro, şifalı pedagoji, bireysel gelişim, din ve sosyal bilimler gibi hayatın çeşitli alanlarında üç yüz kadar yapıtı ve çeşitli ülkelerde verdiği binlerce konferansı bulunan Rudolf Steiner’ın iki değerli alana yaptığı eşsiz katkılarını bulacaksınız.
Tinbilim, insan yaşamının görünen gerçekleri dışında derisinin altına nüfuz ederek geleceğe dair neler söyleyebileceğimizi öğretiyor. İnsan doğasının varlığının özünü geniş ve kapsamlı bir dünya görüşü haline getiriyor. Öte yandan insanın görünmeyen alanlarına nüfuz ederken bu alanlarda insanın sahip olduğu on iki farklı duyudan bahsediyor: Ben, düşünce, sözcük, denge ve devinim duyuları gibi. Bu duyular bizlerin, içe açılarak ve önce içselliği algılayarak evrenle olan ilişkimizi ortaya çıkarmamızı sağlıyor. Goethe, Fichte, Hegel, Nietzsche gibi ustaların ışığında yetişen Steiner, 19. Yüzyıldan günümüzü aydınlatmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91940</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfdf1fce-cef0-4ca8-9c4e-1e4b526c87fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ördek İle Kaz 1,2,3</image:title>
            <image:caption>Bir tane kaz, iki tane ördek, üç tane bulut... Peki ya kaç tane ayak izi? Ördek ve Kazla saymayı öğrenmek çok eğlenceli!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91941</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d33dcffc-a3c0-4c85-a9a3-1e84252c7413.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sorular ve Cevaplarla Dinozorlar</image:title>
            <image:caption>Yazlar neden sıcak ve güneşlidir?
Rüzgâr şiddetini nasıl tahmin edebiliriz?
Hava durumunu ilk kim kaydetti?
Yağmur neden yağar? 
Hey sen! Meraklı çocuk… 
Biliyorum, aklında hava ile ilgili pek çok soru dolanıp duruyor. 
Hiç şüphem yok ki sen de çok merak ediyorsun yazların neden ve güneşli olduğunu, neden yağmur yağdığını, gökkuşağının nasıl oluştuğunu… 
Bütün bu soruların yanıtlarını sayfalarımda bulacak, başka pek çok şey öğrenecek ve hatta en sonunda da ne kadar öğrendiğini görebileceksin. 
Merak etmek güzeldir… Merak öğretir… Meraktır insanlığın ilerlemesini, her gün yeni adımlar atmasını sağlayan… O hâlde merak etmeye, öğrenmeye devam!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91942</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3565eb5a-92e4-45b1-936b-2bb4e66da1db.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sorular ve Cevaplarla Balinalar ve Yunuslar</image:title>
            <image:caption>Balinalar su altında nefes alabilir mi?
Yunuslar sürüler halinde mi yaşar?
Balinalar neden şarkı söyler?
Yunuslar nasıl balık yakalar? 
Hey sen! Meraklı çocuk.
Biliyorum, balinalar ve yunuslarla ilgili pek çok soru dolanıp duruyor. 
Hiç şüphem yok ki sen de çok merak ediyorsun balinaların ne kadar büyük, yunusların nasıl bu kadar akıllı olduğunu. 
Bütün bu soruların yanıtlarını sayfalarımda bulacak, başka pek çok şey öğrenecek ve hatta en sonunda da ne kadar öğrendiğini görebileceksin. 
Merak etmek güzeldir. Merak öğretir. Meraktır insanlığın ilerlemesini, her gün yeni adımlar atmasını sağlayan. 
O halde merak etmeye, öğrenmeye devam!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91943</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab09a698-a253-4231-98b8-071c978f7f34.jpg</image:loc>
            <image:title>Artık Her Şeye Hayır Demiyor</image:title>
            <image:caption>Ellerini ve yüzünü yıkamalısın! Dişlerini fırçalamalısın!  Yatmadan önce odanı toplamalısın! 
Her şeye HAYIR demekten vazgeçmelisin! 
 
Hayır! Hayır! Hayır! 
 
Çocukların gelişim evrelerinden biri olan “hayır dönemini” sevimli bir biçimde 
resmeden eğlenceli bir kitap. 
 
 
ÖZDENETİM SERİSİ 
Haksızlık Bu! 
Biraz Daha! 
Benim O! 
Artık Her Şeye Hayır Demiyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91944</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f007b3f-8d4d-4105-9a0c-44cb94d061e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Bilim</image:title>
            <image:caption>İtalyan filozof, hukukçu, filolog, tarihçi ve retorik ustası Giambattista Vico, Yeni Bilim adlı eseriyle geniş bir okur kesiminin, filozofların, entelektüellerin ve şairlerin doğrudan ilham kaynağıdır. Romantik tarihçi Jules Michelet, birçokları gibi “Vico’dan doğdum” der. Ernst Cassirer, Vico’yu mitin ve mitolojinin gerçek kâşifi ilân eder. James Joyce, başkalarında bulamadığı hayal dünyasını Vico’da bulur. Wilhelm Dilthey için Yeni Bilim, modern düşüncenin en büyük başarılarındandır. İktisatçı Joseph Schumpeter, Vico’yu “sosyal bilimler alanındaki en büyük düşünürlerden biri” olarak kaydeder. Romantikler, Goethe, Herder ve Hamann Yeni Bilim’i okurlar. Coleridge, Vico’nun fikirlerini yayan ilk İngilizdir. Marx, Vico’yu Kapital’de tartışır. 
 
Batı’da modern tarih felsefesinin tahtına ilk Giambattista Vico çıkar. Böylelikle o, kültür felsefesi ve mitoloji felsefesinin kurucusu sayılır. Onun fikirleri pragmatizm, tarihselcilik, varoluşçuluk ve yapısalcılık gibi birçok düşünce hareketine öncülük etmiştir. 
 
Vico, Tanrının yarattığı tabiatın yanında insanın kendi yarattığı dünya olan toplum ve kültür dünyasının nasıl bir yöntemle incelenmesi gerektiği üzerine düşünmüştür. Vico’nun tutkuyla yaşamını adadığı bu eseri insanlığın karanlık dönemlerini ve barbarlık zamanlarını ayrıntısıyla anlatmakta; kitabın geniş bir bölümünde dil, şiir, estetik, hukuk, eğitim, politika, metafizik ve sivil hayata geçişin tüm ışıltısını tarihin geriye dönüş yasalarıyla birlikte sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91945</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2e493b9-8145-438d-b7fd-caab62e12fee.jpg</image:loc>
            <image:title>Canlı Devre</image:title>
            <image:caption>Madde yoksunluğu ile kırık bir kalbin ortak yönü ne? Anıların düşmanı neden zaman değil de başka anılar? Kolsuz bir insan nasıl dünyanın en iyi okçusu olabiliyor? Geceleri neden rüya görürüz ve bunun gezegenimizin dönüşüyle ne ilgisi var? Kör bir insan diliyle görmeyi, sağır bir insan derisiyle işitmeyi nasıl öğrenebilir? 
Bu soruların yanıtı gözlerimizin hemen arkasında duruyor. Yaşadığımız gezegende keşfedegeldiğimiz en ileri teknoloji, kafatasının karanlık haznesinde taşıyıp durduğumuz şu bir buçuk kiloluk organda saklı. Nasıl ki hayatın heyecanı kim olduğumuzla değil, kime dönüşme sürecinde olduğumuzla ilgili, beynin sihri de onu oluşturan parçalardan çok, parçaların dinamik ve canlı bir doku oluşturmak üzere kendilerini durmaksızın yeniden dokumalarında yatıyor. Beynimiz, tıpkı dünyamız gibi, değişken ve akışkan bir sistem. 
Kuşağının en iyi bilim anlatıcılarından David Eagleman Canlı Devre’de, en yeni bilimsel araştırmalar ve ilginç vakalar eşliğinde, şu satırları okumakla bile ebediyen değişecek beynimizin içyüzüyle tanıştırıyor bizleri. 
 
“Göz alıcı... Isaac Asimov’dan bu yana, fikirlerini böylesine çokboyutlu ele alan bir bilim insanıyla karşılaşmamıştık. Oliver Sacks ve William Gibson, Carl Sagan’ın verandasında bir araya gelip yazsalar böyle olurdu dedirten bir kitap.” Wall Street Journal 
 
“Eagleman, beynin uyum yeteneğine dair gizemi fazlasıyla ikna edici ve fazlasıyla sürükleyici bir şekilde sunuyor.” Khaled Hosseini</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91946</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/181fb2f9-3087-4b5e-a53c-21f09675b3fe.jpg</image:loc>
            <image:title>68 Kuşağı Doğuş ve Arayış</image:title>
            <image:caption>&quot;Biz devrimciler olarak… 
Sayımızın azlığına, düşmanın çokluğuna bakmadan, 
bıkmadan, yılmadan, yorulmadan 
TAM BAĞIMSIZ VE GERÇEKTEN DEMOKRATİK TÜRKİYE İÇİN; 
bizi mahvetmek isteyen emperyalizme, 
bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı, 
son nefesimize kadar mücadele edeceğimize, 
devrimci şerefimiz üzerine ant içeriz.&quot; 
68&apos;liler Devrim Andı “68’in bir delikanlısı olarak” Öner Yağcı, 68 Kuşağına bugünden bakıyor; eylemleri, önderleri, örgütlenmeleri, sanatsal, toplumsal, siyasal etkileriyle yarım asır sonra bugün de yankılarını sürdürmeye devam eden 68 Kuşağını tarihsel akış içindeki yeri ve bugün de yol göstermeye devam eden özgürlük tutkusuyla anlatıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91947</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc93f1bb-5a3f-4069-b255-6e151995ca8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Laiklik Siyaseti Fransa ve Türkiye’de Din, Çeşitlilik ve Kurumsal Değişim</image:title>
            <image:caption>Daha önce İngilizce olarak Columbia Üniversitesi Yayınları tarafından basılan ve yoğun ilgi gören Laiklik Siyaseti kitabını Hilal Dikmen’in çevirisiyle sunuyoruz. 
 
&quot;Murat Akan bizlere, laiklikle ilgili fikirlerin Fransa ve Türkiye arasında nasıl gidip geldiğinin ve bu fikirleri din ile toplum arasındaki ilişkiye dair daha geniş anlayışlarla nasıl ilişkilendirileceğinin fevkalade kapsamlı bir anlatısını sunuyor. Çok yönlü, ince düşünülmüş derin teorik yaklaşımı, ampirik araştırmasından besleniyor. Bu kitap, karşılaştırmalı laiklik ve çoklu modernlikler çalışmalarındaki pek çok yanlış anlamayı açıklığa kavuşturacak. Sosyal bilimler alanından pek çok bilim insanının yanı sıra entelektüel merakı olan herkes tarafından mutlaka okunması gereken bir kitap.&quot;   –Peter van der Veer, The Value of Comparison kitabının yazarı 
 
&quot;Fransa ve Türkiye üzerine yapılan karşılaştırmalı çalışmalar genelde katı antiklerik laiklik ile ılımlı liberal laiklik arasındaki karşıtlığı vurgular. Murat Akan’ın bu parlak ve isabetli çalışması, iki uçlu bir yaklaşımın laikliğin siyasi inşasının temel sorununu göz ardı ettiğini gösteriyor: Devlet sivil dini. Bir tarihçinin titiz bilgisi ile bir sosyoloğun teorik ustalığını bir araya getiren Akan, Üçüncü Fransa Cumhuriyeti’nde liberal laikliğin nasıl kazandığını ve Türkiye’de Kemalizm’in AKP’nin egemenliğinin yolunu nasıl açtığını gösteriyor. Akan’ın kitabı, bu konuya dair okuduğum en iyi kitap ve küresel laiklik kavrayışlarını önemli ölçüde canlandıracak.&quot; – Jean Baubérot, École pratique des hautes études (Sorbonne) 
 
&quot;Akan, özellikle (bununla sınırlı kalmamakla beraber) Fransa ve Türkiye’deki din ve laiklik çalışmalarına dikkate değer katkılarda bulunuyor. Kitap derin bir arşiv çalışması sunuyor; hem Türkçe hem de Fransızca kaynaklara hâkimiyetiyle, Akan Türkiye-Fransa karşılaştırmalarına özgün bir katkıda bulunuyor. Laiklik Siyaseti bir karşılaştırmalı tarih çalışmasının en iyi örneği.&quot; – Cihan Tuğal, University of California, Berkeley 
 
&quot;Laiklik üzerine tarihsel, antropolojik, siyasi ve hukuki akademik çalışmalara önemli bir katkı.&quot; -Journal of Church and State Dergisi 
 
&quot;Akan, Fransa ve Türkiye’deki laiklik araştırmalarına önemli bir katkı sunuyor. Hem genel olarak laiklik siyasetiyle hem de özel olarak Fransa’daki ve Türkiye’deki deneyimlerle ilgilenen bilim insanları bu kitabı yararlı bulacak.&quot; – Politics and Religion Dergisi 
 
“Kritik dönemlerdeki geniş çaplı tartışmaların titiz analiziyle Laiklik Siyaseti Fransız ve Türk laikliği üstüne çalışan öğrenciler için temel başvuru kitabı haline gelecek.” – New Perspectives on Turkey Dergisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91948</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d82ea23-4fc4-49e5-a4d8-473fb660a4b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Mezarlarınıza Tüküreceğim</image:title>
            <image:caption>“Zamanı geldiğinde Tanrı seni affedecektir. Ama O’na, kolların ve yüreğin açık gitmek zorundasın.”
 
Borıs Vian’ın en çok tartışılan eserlerinden biri olan Mezarlarınıza Tüküreceğim’in çizgi roman uyarlaması, yazarın sert ve provokatif cümlelerini şahane bir biçimde görsele aktarıyor.
 
Yirmi altı yaşındaki, beyaz tenli bir melez olan Lee Anderson, beyaz bir kıza âşık olduğu için linç edilen siyah abisinin ölümünden sonra kasabasından ayrılır, ABD’nin güneyindeki Buckton’da bir kitapçıda işe girer. Yetenekli bir blues müzisyeninin sesine sahip olan, uzun boylu, yakışıklı ve cömert Lee, kasabadaki kızların ilgisini üstüne çeker. Edindiği arkadaşlarla birlikte sefahat hayatı sürmeye başlar fakat aklında tek bir düşünce vardır: Olabilecek her şekilde abisinin intikamını almak.
Mezarlarınıza Tüküreceğim, Jean-David Morvan (Yedi Yakuza) tarafından çizgi romana uyarlandı ve Rafael Ortiz (Crossed), Scietronc (Ted Bundy) ve Rey Macutay (Ravage) tarafından resimlendi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91949</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/decbeea4-b14b-4d19-99e6-08db5aabfb0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Oksijen Etkisi</image:title>
            <image:caption>Sağlığınızın ve zindeliğinizin önündeki en büyük engellerden biri nadiren tanımlanan kronik fazla solunumdur. Metabolik ihtiyacımızdan fazla havayı solumak, kaygı bozukluğu, astım, yorgunluk, uykusuzluk, kalp sorunları ve obezite gibi pek çok soruna sebep olur.
Peki, doğru ve yeterli solunum nasıl olur? Nasıl ölçülür?
Bu kitaptaki basit ve uygulaması kolay tekniklerle solunum şeklinizi değiştirebilir, aktif kaslara ve organlara giden oksijen miktarını dakikalar içinde iyileştirebilirsiniz. İster bir sporcu ister günlük yaşamında daha dayanıklı ve sağlıklı olmak isteyen bir kişi olun, bu devrim niteliğindeki bilimsel olarak doğrulanmış nefes egzersizleri ile mevcut performans seviyenizi en üst düzeye çıkarabilir ve büyük ölçüde iyileşme sağlayabilirsiniz.
Kitap içinde anlatılan “Oxygen Advantage Programı” ile;
* Daha az çabayla ve nefes darlığı hissinizi azaltarak fiziksel egzersiz temponuzu arttırabilirsiniz.
* Solunumunuzu düzenleyerek iştahınızı doğal olarak azaltır ve ideal kilonuza ulaşırsınız.
* Aerobik ve anaerobik kapasitenizi iyileştirmek için yüksek rakımda antrenman etkisi oluşturabilirsiniz.
* Enerji seviyenizi ve odaklanma kabiliyetinizi iyileştirirsiniz.
* Daha formda ve güçlü olursunuz.
“Nefes eğitmeni Patrick McKeown, burnunuzdan nefes alıp vermenizi tavsiye ediyor. Bu size garip hissettirebilir, ancak birkaç hafta içinde, daha uzun süre egzersiz yapabildiğinizi ve eskisi kadar çabuk yorulmadığınızı fark edeceksiniz.”
Dr. Mehmet Öz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91950</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc9e0c75-632f-4a93-a568-b695d9d4c4cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Vakıf İleri</image:title>
            <image:caption>Psikotarih biliminin yaratıcısı Hari Seldon, engin Galaktik İmparatorluk çöküşün eşiğindeyken zamanla yarışarak devrimci kuramını geliştirip yıldızların arasında insanlık için bir yer sağlamaya çalışıyordu. Ve Seldon’ı kontrol eden hem psikotarih hem de tüm galaksinin geleceğini kontrol edebilecekti.
Psikotarih bilimini bilinen en güçlü silaha dönüştürmek isteyenlerin arasında popülist bir hizipçi, kurnaz politikacı İmparator I. Cleon ve acımasızlığıyla ünlü bir general de vardı. Hari Seldon bir yandan bütün yaşamını adadığı kuramını kötü niyetlilerin ellerinden kurtarmaya çalışırken diğer yandan da yeni bir vakıf düşünü gerçekleştirmek için araştırmalara başlayacaktı. İnsanlığın geleceği kurulacak Vakıf’a bağlıydı. Daha doğrusu, vakıflara. 
Yayımlanış tarihine göre: 7. kitap / Kronolojiye göre: 2. kitap</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91951</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/650f79fb-9330-4759-b502-83ca4f30871e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayna Ayna (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dost
Âşik
Kurban
Haİn
Aynaya baktığında sen ne görüyorsun?
Ayna Ayna müzik grubunun on altı yaşındaki üyeleri Red, Rose, Leo ve Naomi, hem hayattan ne istediklerini keşfetmeye çalışıyor hem de gelecekte onları şimdikinden çok daha güzel şeylerin beklediğini umuyorlardı.
Tabii bu, Naomi’nin başına gelenlerden önceydi. Herkes onun intihar ettiğinden eminken arkadaşları buna inanmıyordu. Naomi komada, Rose eğlence âleminde, Leo ise kendi karanlığında kaybolmuştu. En başında işaretleri kaçırdığı için kendini bir türlü affedemeyen Red ise sadece gerçeğin peşindeydi.
“Zamana karşı yarışta soluksuz okuyacağınız bir gizemin etrafında şekillenen, aşka ve dostluğa dair çarpıcı bir roman.” —julie Cohen
“Kesinlikle müthiş bir ters köşe.” —Cosmopolitan
“Cara Delevingne’in yaptığı en etkileyici şey olabilir.” —The Edit
“Karanlık temalarıyla harika bir gençlik gizemi.” —Glamour
“Cüretkâr, cesur ve vahşi.” —Independent</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91952</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b43abe4f-9adb-47df-b4a9-bd45fa0bbc04.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Yazıyorum</image:title>
            <image:caption>George Orwell beş altı yaşlarından itibaren yazar olması gerektiğini biliyordu. Bir kaplana dair olduğunu hatırladığı, küçük yaşta kaleme aldığı ilk şiirinden başlayarak onu geçimini sağlayacağı denemelere, 1984 ve Hayvan Çiftliği gibi klasiklere kadar götüren yazarlık yolculuğunda bildiği yoldan şaşmayan bir kalemdi. “Neden Yazıyorum” bu açıdan, boş sayfanın başına geçen yalnız çocuklar, yazıya hayatını adayanlar için değerini hiç kaybetmeyen bir metin oldu.
George Orwell Neden Yazıyorum’a adını veren denemesinde yazma içgüdüsünün ardındaki sebeplerin neler olabileceğini irdeliyor, “Aslan ile Tekboynuz”da savaş zamanı İngiltere’sine mercek tutuyor, “Bir İdam”da Burma’da görev yaptığı dönemde idam edilen bir mahkûmu anlatıyor, “Bir Fili Vurmak”ta ise yine Burma’da saldırgan bir fili öldürmesi emredildiğinde yaşananları aktarıyor.
“‘Neden Yazıyorum’ birçok nesilden okuru derinden etkiledi. Çünkü kemikten gelen bir ahlaki güvenirliğe, sanatsal kuvvete sahip bir adam ve yazar olan George Orwell’in kaleminden çıkmıştı; ne yazıyorsa onu yaşıyor ve tecrübelerinin derinliklerinden beslenerek yazıyordu o.” –John Rodden
“Orwell; Hazlitt, belki de Dr. Johnson’dan sonra, en büyük İngiliz denemecisi.” –Irving Howe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91953</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12535be3-c14a-4a45-9ec5-c736d758496f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitaplar ve Sigaralar</image:title>
            <image:caption>George Orwell’in ne zaman sigara içmeye başladığına dair herhangi bir kayıt yok. Sadece sigara içmenin yasak olduğu Eton Koleji’ne gelmeden önce başladığını biliyoruz. Hayatı boyunca ciğerlerinde sorunlar yaşayan ve sert tütünden sigaraları tek elle sarmaya Fransa’da geçirdiği dönemde alışan Orwell gerçekten de sağlam bir tiryakiydi, BBC’de çalıştığı sıralarda kantinde yamuk yumuk sarma sigaralar tüttürdüğünü gören arkadaşları bu manzarayı asla unutmayacaklardı.
Kitaplar ve Sigaralar, yazarın yedi denemesini bir araya getiriyor. Bu denemelerde, Orwell’in kitaba mı yoksa sigaraya mı daha çok para harcadığına dair hesaplarını, kitapçılık yaptığı günlerdeki anılarını, sansüre ve eleştirmenliğe dair fikirlerini görebiliyor, ayrıca çocukluğunun Birinci Dünya Savaşı öncesindeki günlerini de okuyabilme şansı buluyoruz.
“Hastanedeki yatağının yanındaki, hayatta kalsaydı kaleme alabileceği romanlara dair notlarından birinde ‘Sigara Odası Hikâyesi’ yazıyordu. George Orwell’in hayat hikâyesine de uygun bir başlıktı bu.” –John Sutherland
“Orwell’in denemeciliği, estetik açıdan düşünüldüğünde, romancılığından çok daha iyidir.” –Harold Bloom</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91954</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e56f317-d001-4348-a965-f29ab642ad66.jpg</image:loc>
            <image:title>Herakles (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Euripides (MÖ y. 484-406): Atina’nın yetiştirdiği üç büyük tragedya şairi arasında en fazla eseri günümüze ulaşan sanatçı olarak özel bir yeri vardır. Bu özelliği şenliklerde Aiskhylos ve Sophokles kadar birincilik ödülü kazanmamış olsa da halk arasında daha çok beğenilen bir şair olmasına bağlanır. Euripides’in kahramanları insana özgü zayıflık ve kusurları taşırlar, yaşadıkları tragedyalar da bu kusurları ile vazgeçemedikleri tutkularından kaynaklanır. Euripides çağdaş tiyatroya en yakın eserler veren klasik ozan veya modern ozanların ilki sayılabilir. Herakles’te Euripides, mitolojik kahramanın ünü ve gücü doruktayken bir anda her şeyini yitirmesini anlatarak hayatın trajik yönünü ve kaderin değişkenliği vurgular. Oyun, Seneca’nın en önemli eserlerinden biri olan Hercules Furens (Çıldıran Herkül) tragedyasına da esin kaynağı olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91955</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb64dc0c-8cec-4527-a22b-453c676d7589.jpg</image:loc>
            <image:title>Balonla Beş Hafta</image:title>
            <image:caption>1863 yılında yayımlanan Balonla Beş Hafta, Jules Verne’in hem ilk romanı hem de muazzam Olağanüstü Yolculuklar koleksiyonunun ilk yapıtıdır. Üç İngiliz kâşifin o dönemde Avrupalıların gözünde hâlâ gizemini koruyan Afrika kıtasını balonla baştan başa aştıkları macera dolu yolculuğun hikâyesi, sonraki Jules Verne romanlarına da damgasını vuran bütün özellikleri taşır. Yenilikçi bir bilimsel icat, gerilim ve sürprizlerle dolu girift bir olay örgüsü, bilinmeyene yapılan bir yolculuk, hedeflerine ulaşma yolunda gözünü budaktan sakınmayan karakterlerin sergilediği azim ve cesaret, dostluk ve sadakat temaları, yazarın muziplik sınırında gezinen mizahıyla harmanlanmıştır. Roman, bütünüyle kurgu bir yapıt olmasına karşın gerçek bir gezi günlüğü edasıyla kaleme alınmıştır. Karakterlerin Afrika halklarına ilişkin gözlem ve söylemleri, o dönemde Avrupa’daki düşünce ikliminin, Batılıların kendilerinden olmayana yönelik yaklaşımlarının izlerini taşır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91956</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e9a0680-12a0-4d92-b05c-db4ab8185d8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuz Uzayın Hakimi - Bilim 9</image:title>
            <image:caption>“Kafa, birinci tekil şahıs dünyamızın başkentidir. Bu dünyanın en gizli dairesinin merkezinde yer alır.”
“Ben” dediğimizde, hatta benlikten bahsettiğimizde genellikle vücudumuzun tek bir yeri aklımıza gelir: Kafamız. İçinde gerçekleşen pek çok sinirsel aktivetinin yanı sıra kafamız insanı hayrete düşüren sayısız faaliyete de ev sahipliği yapar. Nefes almadan göz kırpmaya, horlamadan gülmeye; gözyaşından tere, tükürükten kusmuğa kadar kafanın bir parçası olduğu her şey biyolojik temellerinin ötesinde psikolojik ve hatta kültürel anlamlara sahiptir.
Sonsuz Uzayın Hâkimi’nde kafanın içinde büyüleyici bir yolculuğa çıkacaksınız. Kafayla ilgili aklınıza gelebilecek hemen her şeyin biyolojik yapısından yola çıkarak zihniniz, benliğiniz, kafanız kısacası kendinize ilişkin felsefi bir sorgulamaya şahit olacaksınız. Belki de kafanız hakkında hiç bilmediğiniz şeyler keşfedecek, kafanıza hiç bakmadığınız bir şekilde bakacak, “ben” olarak tanımladığınız her ne ise onu daha iyi tanıyacaksınız. Ama kesin olan bir şey varsa gülecek, ağlayacak ve kendinizi esnemekten alıkoyamayacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91957</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/079e4a30-477a-4af1-a93c-7020ebc7bea6.jpg</image:loc>
            <image:title>Balonla Beş Hafta (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1863 yılında yayımlanan Balonla Beş Hafta, Jules Verne’in hem ilk romanı hem de muazzam Olağanüstü Yolculuklar koleksiyonunun ilk yapıtıdır. Üç İngiliz kâşifin o dönemde Avrupalıların gözünde hâlâ gizemini koruyan Afrika kıtasını balonla baştan başa aştıkları macera dolu yolculuğun hikâyesi, sonraki Jules Verne romanlarına da damgasını vuran bütün özellikleri taşır. Yenilikçi bir bilimsel icat, gerilim ve sürprizlerle dolu girift bir olay örgüsü, bilinmeyene yapılan bir yolculuk, hedeflerine ulaşma yolunda gözünü budaktan sakınmayan karakterlerin sergilediği azim ve cesaret, dostluk ve sadakat temaları, yazarın muziplik sınırında gezinen mizahıyla harmanlanmıştır. Roman, bütünüyle kurgu bir yapıt olmasına karşın gerçek bir gezi günlüğü edasıyla kaleme alınmıştır. Karakterlerin Afrika halklarına ilişkin gözlem ve söylemleri, o dönemde Avrupa’daki düşünce ikliminin, Batılıların kendilerinden olmayana yönelik yaklaşımlarının izlerini taşır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91958</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0f5c15f-5a20-4cb3-b4c0-adc9acca13cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Herakles</image:title>
            <image:caption>Euripides (MÖ y. 484-406): Atina’nın yetiştirdiği üç büyük tragedya şairi arasında en fazla eseri günümüze ulaşan sanatçı olarak özel bir yeri vardır. Bu özelliği şenliklerde Aiskhylos ve Sophokles kadar birincilik ödülü kazanmamış olsa da halk arasında daha çok beğenilen bir şair olmasına bağlanır. Euripides’in kahramanları insana özgü zayıflık ve kusurları taşırlar, yaşadıkları tragedyalar da bu kusurları ile vazgeçemedikleri tutkularından kaynaklanır. Euripides çağdaş tiyatroya en yakın eserler veren klasik ozan veya modern ozanların ilki sayılabilir. Herakles’te Euripides, mitolojik kahramanın ünü ve gücü doruktayken bir anda her şeyini yitirmesini anlatarak hayatın trajik yönünü ve kaderin değişkenliği vurgular.
Oyun, Seneca’nın en önemli eserlerinden biri olan Hercules Furens (Çıldıran Herkül) tragedyasına da esin kaynağı olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91959</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93556fea-0911-4591-a915-ec0af8962c94.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahalle Kahvesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“(…) Mahalle çocuğu, Sait’in hikâyelerinde bir iki tane değildir; birçoktur. Bunu, onun bu yaşa kadar değişmemiş mizacına veriyorum. Bence Sait Faik ne genç hikâyecidir, ne ihtiyar. Bence o, kırkını aşmış bir mahalle çocuğudur.
Ama sakın bu hükmü onu kötülemek için söylenmiş bir söz sanmayın. Çocuk deyişim ona gençlikten daha genç bir yaş biçişimden, mahalle çocuğu deyişim de onu, ekseri mahalleden yetişenler gibi, halktan bir insan, halka bağlı bir insan sayışımdan ileri geliyor.”
Orhan Veli Yaprak, 1 Şubat 1950</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91960</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/228b973e-c2c7-4b7d-8651-9cda85a6a8ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Aranıyor</image:title>
            <image:caption>“Sait Faik Adalı Abasıyanık’ı tanımakla yeni bir ada keşfetmiş kadar sevinebilirsiniz, Adalı’nın adası bir dünyadan büyüktür, içinde her şey var. Gorki’nin Rus edebiyatına yaptığı hizmeti, Adalı Türk edebiyatına yapacak. Fakir fukaralar anafordan futbol maçına girer gibi Sait Faik’le beraber kitaplarımıza girdiler, yuria! (...)
Sait Faik için hikâyeci demek onu hapsetmek demektir. Sait Faik romancıdır, piyes muharriridir, her şeydir. Sırasıyla usta bir hokkabaz gibi piyesi ve romanı en ummadığınız yerinden çıkaracaktır. Sait Faik Adalı’ya abayı yaktık vesselam.”
Abidin Dino (S.E.S. Dergisi, 7 Haziran 1939, Sayı 1 )</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91961</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3987cc77-88a2-4c34-be9f-7c123c4e1ab6.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahalle Kahvesi</image:title>
            <image:caption>“(…) Mahalle çocuğu, Sait’in hikâyelerinde bir iki tane değildir; birçoktur. Bunu, onun bu yaşa kadar değişmemiş mizacına veriyorum. Bence Sait Faik ne genç hikâyecidir, ne ihtiyar. Bence o, kırkını aşmış bir mahalle çocuğudur.
Ama sakın bu hükmü onu kötülemek için söylenmiş bir söz sanmayın. Çocuk deyişim ona gençlikten daha genç bir yaş biçişimden, mahalle çocuğu deyişim de onu, ekseri mahalleden yetişenler gibi, halktan bir insan, halka bağlı bir insan sayışımdan ileri geliyor.”
Orhan Veli Yaprak, 1 Şubat 1950</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91962</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7b4e4eb-0969-4d54-99e3-25ef85c0fd9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Aranıyor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Sait Faik Adalı Abasıyanık’ı tanımakla yeni bir ada keşfetmiş kadar sevinebilirsiniz, Adalı’nın adası bir dünyadan büyüktür, içinde her şey var. Gorki’nin Rus edebiyatına yaptığı hizmeti, Adalı Türk edebiyatına yapacak. Fakir fukaralar anafordan futbol maçına girer gibi Sait Faik’le beraber kitaplarımıza girdiler, yuria! (...)
Sait Faik için hikâyeci demek onu hapsetmek demektir. Sait Faik romancıdır, piyes muharriridir, her şeydir. Sırasıyla usta bir hokkabaz gibi piyesi ve romanı en ummadığınız yerinden çıkaracaktır. Sait Faik Adalı’ya abayı yaktık vesselam.”
Abidin Dino (S.E.S. Dergisi, 7 Haziran 1939, Sayı 1 )</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91963</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1248d82-525a-45e9-8652-02dc54884d14.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsalın Yorumu</image:title>
            <image:caption>Her “okuma” bir yorumlamadır. Ve yorumlamak varoluşa katılmanın yegâne biçimidir.
Bir kutsal kitabı yorumlamak şüphesiz ondaki kutsiyete katkıda bulunmak için yapılmaz. “Kutsal” olan her şeyden önce kendiyle kaim olduğundan kutsal denmeye layıktır. Kendi dışından bir şeye ihtiyacı olmadığından ona katkıda da bulunulamaz. Ancak ihtiyacı olana katkı verilebilir ve ancak noksan olan ikmal edilir. Bu nedenle yorumlamanın amacı bir eksikliği gidermek değil, temiz bir kalple ona katılabilmektir.
Her bir yorumun ardında yatan niyet farklı olabilir. Yorum bazen kutsala saldırmak için, bazen kendini ondan korumak için yapılabilir. Bazen inkâr etmek için, bazen de ona daha çok bağlanmak için kullanılabilir. İnkâr ile sesinin duyulmasını uman bir inanan olabildiği gibi, şüphesiz ikrar ile bağlandığından uzaklaşanlar da vardır. Özünde ise her yorum bir bulaşmadır. Kitap tüm heybetiyle okuyucunun karşısında durur. O duruşuyla mükemmeldir, kadimdir, ulaşılamaz ve tüketilemezdir. Ancak bunların hepsi onun kapağını açan için böyledir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91964</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9616b0a-48ee-4492-96ea-2fc5de289968.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamandan Kaçan Ayrılık</image:title>
            <image:caption>Hayatın tüm yolculukları ileriye doğrudur ve gidenlerin ardında kalan birileri hep vardır. Her gidiş, bir ayrılık olduğu kadar bir kavuşma ya da kopuştur aynı zamanda. Ceylin Erbak Aytekin on iki öyküden oluşan bu ilk kitabında kopuşları, kavuşmaları, terk edenleri, terk edilenleri mercek altına alıyor. Bazen bir martının ağzından anlatıyor ayrılığın hüznünü, bazen yatılı okulun karanlık ve soğuk koridorlarından sesleniyor okura. Akıp giden günlerimize, göz açıp kapayıncaya kadar geçen zamanın içinde yitirdiklerimize, keşfettiklerimize ve hayata anlam yükleme arzumuza, ayrıntılara düşkün bir yakın gözlüğüyle bakıyor. Gidenlerin yüklerine olduğu kadar kalanların da kahırlarından kurtulma çabalarına odaklanan yazarla birlikte; siz de ayrılıklarınızı, ardınızda bıraktıklarınızı, kavuşmayı düşlediklerinizi, heveslerinizi, heyecanlarınızı ve endişelerinizi hatırlayarak yepyeni bir yolculuğa çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91965</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef34a124-9051-46a6-8368-d7cd93fa9600.jpg</image:loc>
            <image:title>&quot;Su&quot;Yun Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Ne yak dedi, ne de yan!
Onun serüveni bir bilinmezlik içinde milyarlarca yıl öncesinden başladı. Birbirinden çok farklı özellikteki iki taneciğe artık uslanmasını söyledi Yaradan.
“Ne yak...” dedi. “Ne de yan!”
“Ak!” dedi. “Gönülden gönüle arındır, ferahlat, rahatlat, yardım et senin gibi yolu bulsun beni arayanlar. Bana aksınlar, cennet bahçelerimdeki berrak nehirlere karışsınlar...”
Tasavvufta marifet kapısının sembolüdür su. Tekâmül yolculuğunda sondan hemen önceki makamın girişi olan marifet kapısı, ancak böylesine saf ve duru olan su ile ifade edilebilir. Dünyaya gelişi ile birlikte yolculuğuna başlayan insanın da yanmalardan, yakmalardan sonra durularak nihayetinde “su” gibi mütevazı hale bürünüp sessizce Yaradan’a akması gerekir...
Fizik öğretmeni ve yazar Burçak Yüce, bu kitapta bilimle tasavvufu harmanlayıp insanın tekâmül yolculuğunu bir su damlacığının döngüsü üzerinden anlatıyor.
“Suya dair kurulan her bağlantı, kökene bir gönderme aynı zamanda. Bedenimizin olduğu kadar ruhumuzun geçmişi de dipsiz durgun bir sudur. Acının tesellisi, susuzların maksudu, insanın ilk aynası... Burçak Yüce’nin &quot;Su&quot;Yun Yolculuğuı, bizi kendi içsel yolculuğumuz üzerine düşünmeye teşvik ediyor.”
-Kemal Sayar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91966</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26764c58-043c-4ef8-8794-0f33b5b77b1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyükelçinin Gözünden Suriye</image:title>
            <image:caption>Suriye‘yle 1998’de savaşın eşiğindeydik. 2010’lu yıllara gelindiğinde ise, karşılıklı vizeleri kaldırmış, ortak Bakanlar Kurulu toplantıları yapıyorduk. Arap Baharı Mart 2011’de Suriye’ye de geldi. Sokak gösterileri bir süre sonra iç savaşa evrildi. 6,5 milyon Suriyeli ülkesinden kaçtı. Türkiye’nin yanısıra Rusya, ABD, İran, Hizbullah, cihatçı gruplar sahnenin başlıca aktörleri oldular. Suriye krizi, büyük insanlık dramlarına yol açtı. Krizin etkileri ülke sınırlarının ötesine yayıldı.
Bu duruma nasıl gelindi? Müslüman Kardeşler’in rolü neydi? Yedi saate yakın süren Esad-Davutoğlu görüşmesinde ne konuşuldu? Esad, Türkiye’nin yardım çabalarını nasıl karşıladı? Türkiye ne zaman tutum değiştirdi? Kürtler Suriye’deki olayların neresindeydi, bugün neresindeler? Olayların bu noktaya gelmesi engellenebilir miydi?
27 Mart 2012’de Büyükelçiliğimizin kapısını kilitleyen Türkiye’nin Şam’daki son Büyükelçisi Ömer Önhon’un anı ve değerlendirmeleri merak edilen birçok sorunun yanıtını ve arka planını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91967</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/188f10dd-c8a7-4eac-8d36-c6218f661c45.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus’un Kelimeleri</image:title>
            <image:caption>Çağları aşan gür sesiyle yedi yüz yıl ötesinden bizlere seslenen Yunus Emre, Anadolu’daki Türk Dili ve Edebiyatı’nın en önemli temsilcilerinden biridir. O sadece bir dil işçisi değil, tarihin en acıklı dönemini geçiren Anadolu insanı için manevî bir kurtarıcıdır aynı zamanda. Başta Moğol istilası olmak üzere, Anadolu Beylikleri’nin kendi iç çatışmalarıyla madden ve manen yıpranan inasnımızın manevî yaralarına merhem olmuş bir maneviyat büyüğüdür 
Yunus’un Kelimeleri, Yunus Emre’nin eserlerinden derlenen 300 özgün kelimeden oluşmaktadır. Her bir kelimenin hikâyesi, geçtiği beyitte gizlidir. Beyitler Yunus Emre’nin özgün diliyle verilmiş ancak geniş okuyucu kitlesi düşünülerek küçük ilavelerle günümüz Türkçesine aktarılmıştır. Osmanlı Türkçesi bilen veya merakı olanlar için ayrıca beyitlerin Osmanlıca metinleri de eklenmiştir. Böylelikle okurun bir kelime rehberliğinde Yunus Emre’nin gönül dünyasına girmesine ve o havayı teneffüs etmesine yardımcı olunmaya çalışılmıştır 
Bu kitapla, Yunus Emre yeni bir tarzda okura sunulurken onun şu beyitte geçen değişim ve yenilik fikrini dikkate alınmıştır : 
 yeni subh u yeni ahşam yeni hâl 
yeni devran yeni dem yeni visâl.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91968</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/247e3f61-e841-4289-9d02-e72eab6cb361.jpg</image:loc>
            <image:title>Tehlikeli Vikingler - Eğlenceli Bilgi</image:title>
            <image:caption>Dünyaya korku salan vahşi Viking gerçekleriyle karşılaşmaya hazır mısın? Korkudan tir tir titrerken bir anda kahkahalara boğulacağın bu kitapta Vikinglerin pek çok sırrını öğreneceksin: İstilalarını, kıyafetlerini, muhteşem gemilerini nasıl yaptıklarını, nasıl yıkandıklarını… Çocuklarının nasıl oyun oynadıklarını, hangi yemekleri tercih ettiklerini şaşkınlıkla okuyacak; kısacası korkunç Vikinglerin günlük yaşamlarına ilişkin muhteşem bilgilerle karşılaşacaksın. Şimdi siper al ve Vikinglerle tanışmak için kalkanlarını hazırla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91969</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bc53798-7faa-4e4c-b9c2-dbd7bf48839e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hokus Pokus - Eğlenceli Bilgi</image:title>
            <image:caption>Önceden sihirbazlar sadece top ve bardaklarla sihir yaparlardı. Sonra iplerle insanları görünmez kıldılar. Şimdi ise Büyük Kanyon’un üzerinde uçuyorlar. Hokus Pokus’u okurken dünyanın gelmiş geçmiş en büyük sihirbazlarını nasıl ikiye böleceğinizi, atın bir zamanların en büyük sihir hayvanı olduğunu ve havada nasıl uçabileceğinizi öğreneceksiniz. Özgürlük Heykeli’nin nasıl yok edildiğini, buz kütlelerinin içine nasıl hapsolunduğunu, en korunaklı hapisanelerinden nasıl firar edildiğini öğrenmek istiyorsanız Hokus Pokus’u mutlaka okuyun. Öğrenmenin birçok yolu var ama Eğlenceli Bilgi gibisi yok.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91970</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/938a1a36-c996-42b1-907d-87de24b1923d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tonton Tonki ile Sayılar</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91971</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9075d61a-70bd-4903-ab12-1fb0fcc304b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Yeraltı Kütüphanesi 2 - Tehlikenin Kokusu</image:title>
            <image:caption>Görkemli bir köşkte...
Dik kayalıkların en yüksek tepesinde...
Eski zamanlardan kalma bir taşın altında...
Yerin altına açılan bir kapağın ardında....
BÜYÜK BİR SIR YATIYOR.
 
Cesur ve zeki Tally, artık bir Sır Muhafızı&apos;dır. Sincap dostu Şanslı ile birlikte gizemli kütüphaneyi ve sırlı kitapları korumalıdır. 
Köşkün sevimli köpeği, gezici bir sirk gösterisinin gelmesinden sonra kasabadaki diğer hayvanlar gibi birden ortadan kaybolur. Tally, bu gizemi çözmelidir.
Sırlar Kütüphanesi, ona yardım edecek kadar güçlü mü? Yoksa kendilerini hayvan dostlarını kurtarmak için zorlu bir görevin içinde bulan Tally ve Şanslı&apos;yı büyük bir tehlike mi beklemektedir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91972</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c6a3215-2219-48e9-aff3-08b9d324f433.jpg</image:loc>
            <image:title>Bul Beni Çiftlikte Saklambaç</image:title>
            <image:caption>Yumuşak tüylü kedi çiftlikte arkadaşlarını arıyor,eğlenceli bir saklambaç oyunu başlıyor.    Kim,nerede saklanıyor bulabilecek misin?    Her sayfada var bir ebe; aç-bak-sobele!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91973</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed6e5b28-b297-408c-9ab3-023816085fa2.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Edebiyat Dönemi Türk Şiiri Çözümlemeleri</image:title>
            <image:caption>Lise, Üniversite ve diğer bazı kurumlarda Türk edebiyatı dersleri genellikle metin çözümlemelerine dayanmaktadır: Metinlerden hareketle dönemi, nesli ve şairleri anlama çalışması modern edebiyat eğitim ve öğretiminde önemli bir yöntemdir. Bu çerçevede biz de bu eserde Tanzimat dönemini temsil niteliğine sahip şairlerden seçtiğimiz şiirleri alanının uzmanı olan ve değişik üniversitelerde görev yapan hocalara çözümlemelerini yaptırdık. Bu şiir çözümlemeleri, Tanzimat Dönemi Türk şiirini daha iyi anlamaya ve hissetmeye kılavuzluk edecek şekilde açık, anlaşılır bir üsluba, eğitici öğretici bir yönteme ve tasnif edilmiş bilgilere sahiptir. Eserin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencilerine, öğretmenlerine ve Türk şiirine ilgi duyan herkese çok yararlı olacağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91974</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8257966-1ec9-4bbf-bbb1-2be2e2d60f28.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens Hakem Olsun</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta tuhaf şeyler oluyor:
Üç kafadar aynı rüyada buluşuyor!
Bir kedi, iki hayat kurtarıyor!
Yıldızlar değil insanlar kayıyor!
Bir ağaç bir kayayı deliyor!
Bu kitapta rüyalar, ağaçlar, kırmızı kalpler, kediler,
köpekler, çocuk ressamlar, klip çeken çocuklar var.
Üstelik sen de varsın!
-Ben de mi?
Kesinlikle! İstersen aç ve bak!

Aynalı Baba ile Râcî ve Ötücü Kuşlar Festivali kitaplarının yazarı Abdullah Harmancı&apos;dan gerçeğin hayalle kesiştiği etkileyici öyküler...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91975</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6744120-c9ba-4629-9165-47f78107eb6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğaz’ın İnsanları</image:title>
            <image:caption>“Görünüşte sıradan” insanların kişisel cevherini keşfetmede keskin bir göz, bunu aktarmada leziz bir kalem Artun Ünsal. Yıllar önce başlattığı ve kendi adıyla birlikte anılan bir tür halini alan “sıradan insan portreleri”nde yepyeni bir toplam Boğaz’ın İnsanları (Boğaziçi’nde Tanıdık Yüzler). Çeyrek asırdan fazla bir zamandır Çengelköy sakini Ünsal, Üsküdar’dan Paşabahçe’ye yer yer Beyoğlu, Ortaköy ve Beşiktaş’a uğrayarak balıkçısından çiçekçisine, halatçısından dişçisine, mimarından pastanecisine kırk dört “sıradan insan” portresi çiziyor bize.
Belki yanımızdan geçen, belki dükkânından alışveriş yaptığımız insanlar bunlar, aslında hepsini yakından tanıyoruz. Günlük hayhuy içinde hem var hem yoklar... Ama artık varlar. Artun Ünsal’ın kaleminden bir küçük insanlar fotoğrafhanesi, Boğaz’ın İnsanları.
Ara Güler’in söylediği gibi: “Hayat dediğin, küçük adamların hikâyesidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91976</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21a93a5e-eef7-428e-b68c-e3697f63e03c.jpg</image:loc>
            <image:title>Alacakaranlıkta Elyordamı</image:title>
            <image:caption>Yılda irili ufaklı birkaç yüz ziyaret gerçekleşiyor çalışma odamda. Yalnızca insanlar mı, hayır: Yapılar ve yapıtlar, olaylar ve nesneler de.
Hep sevdim dolaşmayı.
Dolaşmak, biraz da dolmak.
Yazmak, boşalarak içini doldurmak.
Bir bakıma ‘devriâlem’ olarak görüyorum kurulan ağı: Coğrafya’nın mı içinde bir tek, hayır Tarih’in, geniş zamanların da.”
Enis Batur’un yeni içbükeyler toplamı Alacakaranlıkta Elyordamı. Her zaman olduğu gibi edebiyattan sinemaya, plastik sanatlara; yazardan yönetmene, ressama, mimara yeni açılımlarla sıralanıyor metinler. Fasulye sıçramaya devam ediyor. Bir içeriye bir dışarıya. Türkiye’den dünyaya, dünden bugüne… Çağın tanığı olarak içinde bulunduğumuz alacakaranlıkta aydınlık yerleri işaret ediyor. Görebilene!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91977</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73c8ef9a-ebbb-4595-85a9-a6cde2f3f324.jpg</image:loc>
            <image:title>Düğmeler, Deri, Koordinatlar</image:title>
            <image:caption>Bir yolu değiştirmek, tüm yolları değiştirir. Bu yüzden kil bilyeleri içinde saklıyorum bakabildiklerimi. Yosun ve kabuklar denizi derinleştirir. Meziyet konusunun yanıtı belirlemektir. Olduğun, güçlüğün, gerekmediğin, doğurduğun, doğruladığın kendi yöntemini bulmayı başarır. İşlenmeden ve varmadan bırakılmış yelkenler gördüm.
Rüzgârda ilerlemeyen şeyler kıvrılır.
Geçiyor dudağının kuruduğunu anlamadan kayalar, bir yol değiştirdim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91978</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07ea9586-6c3f-48f4-a622-56d23829de9f.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Evlat</image:title>
            <image:caption>Kan kokusu beni uyandırdı. Başımın üzerinde bir yerlerde bir şarkı çalıyordu. Neler olduğunu idrak etmem uzun sürmedi. Bu, gerçek değildi. Elbette bir rüyadan geriye kalan bir hayal de değildi. 
 
Yirmi beşinci kattaki dairede, ağabeyi Hecin’in telefonuyla uyanan Yucin, önceki geceyi hatırlamaya çalıştı. Annesiyle ne konuşmuştu? Hecin ne zaman dönecekti? Burnuna gelen koku gerçek miydi? Yoksa yine çocukluğundan beri geçirdiği bildik nöbetlerden birinin habercisi miydi? 
 
İyi Evlat, Güney Kore’nin uluslararası alanda öne çıkan yazarlarından Jeong You Jeong’dan edebiyat ile gerilimi ustalıkla harmanlayan bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91979</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/113dc6f8-e505-4e74-9542-5e237befbf5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Öznellik</image:title>
            <image:caption>“Ben” dediğimizde tam olarak neyi kastediyoruz? Günlük yaşamda kolaylıkla kullandığımız bu sözcük, teorik ve felsefi tartışmalarda büyük bir zorluğa karşılık geliyor. Benlik hissimizin kökeni nedir? Kendiliğinden mi ortaya çıkar, yoksa toplum ya da medya tarafından mı yaratılır? Kendimizi gerçekten biliyor muyuz? Daha ötesi, bilebilir miyiz?
Benlikle, öznelliğimizle ilgili kaygılar bir süredir toplumumuzun ana referans noktalarından birini teşkil ediyor. Kimlik artık varoluşumuzun belirleyici unsurlarından biri. Peki bu mesele nasıl ve ne zaman bu denli önemli hale geldi? Öznelliğe yönelik farklı yaklaşımlar neler ve birbiriyle hangi noktalarda ayrışıyorlar?
Nick Mansfıeld, öznellik anlayışımızın geçtiğimiz yüzyıl boyunca nasıl geliştiğini mercek altına alıyor. Freud, Foucault, Nietzsche, Lacan, Kristeva, Deleuze ve Guattari gibi modern ve postmodern düşüncenin önde gelen kuramcılarının düşünceleri arasında bir yolculuğa çıkıyor. Cinsiyet, toplumsal cinsiyet, etnisite, teknoloji, postmodernizm gibi başlıklar üzerinden modem kuram tartışmalarında öznelliğin nasıl merkez? bir konum işgal ettiğini gösteriyor. “Ben kimim?” sorusuna çağdaş felsefe dünyasında cevap arayanlar için derleyici, açıklayıcı ve kapsayıcı bir giriş metni sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91980</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b986689-07d6-478a-8f05-ec15ba73ee49.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dünyamız İki Aylık Kültür ve Sanat Dergisi Sayı: 183 Temmuz - Ağustos 2021</image:title>
            <image:caption>Sanat Dünyamız İki Aylık Kültür ve Sanat Dergisi Sayı: 183 Temmuz - Ağustos 2021</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91981</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/512f7da2-222f-4626-ba53-b8204bb05f7c.jpg</image:loc>
            <image:title>O Benim Gezegenim</image:title>
            <image:caption>Céleste bir sabah asansörde çıktı ortaya. Yüz on beş katı sessizce çıktık. En müthişi de zamanın ötesindeki bu uçuşumuzu kimsenin bölmemesiydi. Céleste sıcak toprak kokuyordu. Sonsuza kadar yukarı çıkacağımızı sanmıştım, bulutlara girip Ay’ın karanlık yüzüne yaklaşacaktık. Dahası o da benim gibi yüz on beşinci katta indi. Benim gibi okula gidiyordu.
Timothée de Fombelle’den çevreyi ve gezegeni kurtarma mücadelesi üstüne sıradışı bir aşk hikâyesi: O Benim Gezegenim.
Kendinize inanın, kelimelerin gücüne inanın, sevginin gücüne inanın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91982</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/756f67d4-e8a7-4095-a268-a9fc136e8669.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Sütü ve Emzirmenin Önemi Hakkında Her Şey</image:title>
            <image:caption>Emzirme, sanıldığının aksine sadece bir besleme işlemi değildir. Anne sütü ve emzirme, doğum eşiğini atlayan, tamamen başka bir dünyaya geçen bebeğin ruhsal ve bedensel olarak bu dünyaya en yüksek derecede uyumlanması, hem acil hem de uzun vadeli ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli, bildiğimiz ve henüz bilmediğimiz her türlü donanıma sahiptir. 
 
Anne sütünde 200’ün üzerinde bileşik bulunur. Bu bileşiklerin büyük bir kısmını bebeğin besin dışı ihtiyacını karşılayan anti-mikrobik faktörler, sindirim enzimleri, hormonlar, trofik faktörler ve büyüme modülatörleri oluşturur. Siz isterseniz dünyayı dolaşın, milyonlar harcayın ve olağanüstü besinler içeren bir mama imal ettirin, yine de bebeğinizin mamasına anne sütünde bulunan bileşenleri ilave etmeniz mümkün değildir.  
 
Elinizdeki kitap, annelere emzirmenin kendileri ve bebekleri için hem ruhsal hem de bedensel olarak nasıl eşsiz bir imkân, anne sütünün nasıl ilahi bir nektar olduğunu anlatan değerli bir kaynak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91983</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65d347bf-5e42-422c-a059-a2f4f7f229b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Mührü</image:title>
            <image:caption>Aşkın Mührü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91984</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c77f656-928c-4c98-bdf3-f62a5cdb3469.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif Aşk Mim</image:title>
            <image:caption>“Yaz” dedi bilge adam 
Sadece “yaz” 
Elime bir kalem tutuşturdu bir de kâğıt samandan 
Bir kibrit verdi bir de şamdan 
“Yak” dedi bilge adam 
Sadece “yak” 
 
Yakmak bir fiildi, yaktım şamdanı 
Yazmak ise bir devrim 
Onu kim yapacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91985</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/338219b0-67eb-4827-b20e-ac790767500b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zweig’dan Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en fazla okunan ve 20. yüzyılın en önemli yazarları arasında yer alan Stefan Zweig’ın çok sayıdaki eserini okumaya vakit bulamayanlar, zorlu hayat hikâyesine dair önemli kareleri ve eserlerindeki en çarpıcı kesitleri bir arada görmek isteyenler, şu anda ellerinde doğru kitabı tutuyorlar demektir. 
 
* 
Tek bir cesur insanın başarısından, tüm kuşağa yetecek şevk ve cesaret doğar; bu daima böyledir. 
 
* 
Sanat, tüm halkın yaşamının bir parçası olduğu yerde zirveye ulaşır. 
 
* 
Gerçek, ne zaman güç kullanarak bastırılmak istense kendisini savunmasını bilir. Gündüzün aydınlığında susturulsa gecenin sessizliğinde konuşur. 
 
* 
Her şeyin sona erdiğini zannettiğiniz esnada yazgı birini gönderiveriyor. 
 
* 
Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan, bütün insanları anlar. 
 
* 
Siz hiçbir tutkuya, aşka mantıkla yanaşıldığını işittiniz mi? Hiç “ateşe” yanaşıp “yanma” demek veya “yangına” gidip de “yangın çıkarma” demek mümkün mü? 
 
* 
Yazık ki dünya tarihi çoğunlukla tasvir edildiği gibi yalnızca insan cesaretinin değil, insan korkaklığının da tarihidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91986</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd2e9eef-30d9-4e2f-88ce-95988e0a42b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hal-i Sükut</image:title>
            <image:caption>Sessizliğin sesini dinliyorum, 
Bakarken penceremden, uzaklara. 
Bir şeyler anlatıyor insana 
Kulakla değil, kalple duyana. 
 
Sessizliğin sesini dinliyorum, 
Dalmışım derinlere. 
Bir mesaj var hissedene 
Gözle değil, gönülden görene. 
 
Sessizliğin sesini dinliyorum, 
Kalabalığın ortasında. 
Bir kelebeğin kanatlarında, 
Ya da bir karıncanın tıkırtısında. 
 
Kelebek kanatlarının şarkısını duyanlara, dinleyenlere ve o şarkıyı söyleyenlere…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91987</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9122b07-fa63-45b9-ae5a-3e4938f03290.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğime Aşk Düşsün</image:title>
            <image:caption>Hz. Peygamber’imiz (s.a.s.), Hasan-ı Basrî, Bâyezîd-i Bistâmî  ve Muhyiddin İbnü’l Arabî rehberliğinde 33 kapıdan geçmeye hazır mısın? 
 
Ey güzel okuyucu! Haydi gel, bütün gönül yorgunluklarını, dertlerini bırak da seninle güzel bir yolculuğa çıkalım. Var mısın? Varım diyorsan, haydi buyur kalbini keşfetmeye, 33 kapıdan geçmeye. Amma bu yolculuk dünyadaki hiçbir yolculuğa benzemez başta söyleyeyim. Bu, bu zamana kadar kendinde fark edemediğin, o güzeller güzeli Hakk’ın yere göğe değil de senin gönlüne sığdırdığı ‘bir’ kalp yolculuğudur. 
 
Tamam diyorsan haydi hazırlan. Bu yolculukta senin rehberin kim ola ki? Başta Canlar Canı Hz. Peygamber’imiz (s.a.s.) ve O’nun (s.a.s.) sevgililerinden 3 değerlisi. Allah için bütün malından vazgeçen Hasan-ı Basrî Hazretleri, “Allah’ım vücudumu 7 kat genişlet. Sana olan yüreğimdeki muhabbet o kadar büyük ki, cehennem ateşi dahi Sen’in izninle sönecektir.” diyen Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri ve ciltlerce eserleriyle insanlığın kalbini fetheden Muhyiddin İbnü’l Arabî Hazretleri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91988</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66af72bf-d9cc-4593-ad33-3dc6504178e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Korsanlar Yapıştır Boya - Minik Yıldızlar</image:title>
            <image:caption>Boya kalemlerini kap ve renk anahtarından yararlanarak resimleri boya. Sonra da kitabındaki çıkartmalarla resimleri süsle. Prensesler, korsanlar, deniz canlıları ve masal kahramanları temalarıyla Minik Yıldızlar kitap serisi, boyama ve yapıştırma etkinliklerini birleştirerek çocukların el becerilerini geliştirmek üzere hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91989</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/473357fc-a8b8-4709-aac2-f8dd7fc1f7f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Faunun Öğleden SonrasıBir Faunun Öğleden Sonrası</image:title>
            <image:caption>Gençliğinde cesur bir muhabir olarak ünlenen Marco Rosedale eski bir meslektaşı tarafından cinsel saldırıyla suçlanınca hem sönmeye yüz tutmuş kariyerini yeniden canlandırma hayalleri hem de New York’ta kurduğu düzen yıkılmanın eşiğine gelir. Marco hikâyesini gençliklerinde Londra’da aynı ayrıcalıklı çevreyi paylaştığı bir yazar arkadaşına romanın isimsiz anlatıcısına aktarmaya başlar. Anlatıcı bu karanlık hikâyenin içine daha çok çekildikçe, arkadaşına olan sadakati ile iddianın sahibi kadını tanıma ve hakikati keşfetme arzusu arasında kalacak, hikâyenin tarafsız dinleyicisi olarak oynadığı rolden giderek daha fazla huzursuzluk duymaya başlayacaktır.
Bir Faunun Öğleden Sonrası erkek iktidarı, arzu ve hakikat gibi günümüzde yeni bir yakıcılık kazanmış konuları irdeleyen, dedektif hikâyelerinin sürükleyiciliğine ulaşırken derinlikten taviz vermeyen usta işi bir kısa roman.
“MeToo sonrası bir atmosfere Çehov hikâyelerinin özlü psikolojik duyarlılığını taşıyan bir başyapıt.”
Johanna Thomas-Corr, Observer
“[Bir Faunun Öğleden Sonrası] kitabı kapattıktan sonra insanın aklında canlılıkla yer ediyor.”
Guardian
“[Lasdun] Dostoyevski ve Patricia Highsmith’in soyundan gelen bir edebiyatçı.”
Boston Globe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91990</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63d84237-3b1f-45f7-a142-39cf047d2f80.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahçelerinde Yaz</image:title>
            <image:caption>Bahçelerinde Yaz, Füruzan kitaplarının tek tek incelendiği yazılardan oluşuyor. Hilmi Tezgör ile Aslan Erdem’in hazırladığı kitapta Füruzan’ın elli yıllık yazarlık verimi on üç yazı ve iki söyleşiyle ele alınıyor.
“Genellikle öykü karakterleri fazla anımsanmadığı gibi edebiyat tarihinde tipler arasında ya anılır ya anılmaz.Füruzan’ın tipleri birer roman kahramanı düzeyine yükselmiştir ve hiçbir zaman akıldan çıkmaz.”
Doğan Hızlan
Umut Tümay Arslan Kırık Aynalar, Ses ve Öfke  Burcu Şahin Unutulmayan ve Uydurulamayan Bir Koku  Erol Köroğlu Kırk Yedi’liler’de Anlamın Kuruluşu: Anlatı ve Anlatılan Üzerine Bütüncül Bir Okuma Denemesi  Deniz Gündoğan İbrişim Eril Bilginin Ötesinde: Gül Mevsimidir’de Duygu, Duygulanım ve Direnen Kişisel Tarih Aslan Erdem‘Sürgün’ün Yükü: Takma Dişler, Yakın Gözlüğü, Baston Ayşe Görkem Kozanoğlu Sevda Dolu Bir Yaz: Bir Hayatta Kalma Biçimi Olarak “Anlatmak”  Nazan Maksudyan Küçük Umutlar, Serçeler ve Çocuklar Zeynep Tüfekçioğlu Ev Dağıldığıyla mı Kalacak: Korona Günlerinde Berlin’in Nar Çiçeği’ni Yeniden Okumak Aslan Erdem Buğulu Camın Ardında Hilmi Tezgör Füruzan’ın Öykülerinde Değişen Evler, Değişen Hayatlar  Funda Durmuş “Senin Şarkını Ben Derim” Haydar Ergülen Füruzan’ın Şiirler Kenti  Şehnaz Şişmanoğlu Şimşek Füruzan’dan Bir Rumeli Nostaljisi: Pax Ottomana Aslan Erdem - Hilmi Tezgör Füruzan’la söyleşi Patrice Rötig Parasız Yatılı Hakkında Füruzan’a Yedi Soru</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91991</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/491d20ec-d5da-4e29-8e49-af7f85a2c79d.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyvah Arılar Müzelik Oldu!</image:title>
            <image:caption>Arılar olmasaydı dünyamız nasıl bir yer olurdu hiç düşündün mü? Haydi bu sorunun yanıtını arılardan öğrenelim!
Yavru arı Polen, Nadir Canlılar Müzesi’nde ailesiyle birlikte cam bir fanusun içinde yaşıyordu. Uzun zamandır kapalı kaldıkları müzeden bir gün ailece kaçmayı başardılar ve kendilerine bir yuva bulmak için yola çıktılar. Ama Bal Dede’den dinledikleri eski dünyadan, yemyeşil kırlardan, rengarenk çiçeklerden eser yoktu. Bakalım Polen ve ailesinin umuda yolculuğu, insanlara yeniden güvenmelerine yardım edecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91992</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31629e96-55b1-4854-9b9f-25697a75b915.jpg</image:loc>
            <image:title>Londra Kuşatması</image:title>
            <image:caption>Modern edebiyatın önemli isimlerinden Henry James’in, ilk bakışta sıradan gözüken insanların ilginç hırslarını, zamana yenik düşen hayallerini ve heyecanlarını anlattığı öyküleri yüz yılı aşkın bir zaman önce kaleme alınmış olsa da bugün hâlâ okurlara yeni ufuklar sunuyor.
Geç kalmışlığın bir ressamın tuvalinde bıraktığı izleri konu alan “GeleceğinMadonnası”;masumiyetin nasıl hayal kırıklıklarının üstesinden geldiğini anlatan “Dört Karşılaşma”;dogmatik düşünce ve sanat arasındaki uçurumun verebileceği zararları gözler önüne seren “Beltraffio’nun Yazarı”; zamanı tükenen başarılı bir yazarın kaygılarını gösteren “Orta Yaşlar”; genç bir kızın babasının evliliğine mâni olmaya çalışırken yaşadığı çaresizliklerle dolu “Evlilikler”; bir öğretmen ile öğrencisi arasındaki tuhaf ilişkiyi irdeleyen “Öğrenci” ve bir kadının toplumda kendine yer edinme macerası.
“Londra Kuşatması” Henry James’in hayatı boyunca yazdığı yüzü aşkın hikâye arasından Ünal Aytür tarafından özenle seçilip çevrilen bu yedi öykü, başka çağın insanlarının bugüne de miras kalan dertlerini konu alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91993</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b52f594-f672-4c5a-8d35-f0aeb8faec3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Profesör Andersen&apos;in Gecesi</image:title>
            <image:caption>Elli beş yaşındaki saygın edebiyat profesörü Pal Andersen, evinde yalnız başına geçirdiği bir Noel akşamı pencereden dışarıyı seyrederken karşı binada işlenen bir cinayete tanık olur. Cinayeti polise ihbar etme konusunda yaşadığı ve nedenini bir türlü açıklayamadığı kararsızlık Profesör Andersen’i inandığını sandığı birçok şeyi sorgulamaya itecektir:
Kendisinin toplum içindeki rolünden edebiyat ve sanatın önemine, alışageldiği inançsızlığından ahlak ve adalete dair düşüncelerine, artık hiçbir şey eskisi kadar kesin görünmemektedir.
Profesör Andersen’in Gecesi, Dag Solstad’dan varoluşçu bir cinayet romanı.
“Hitchcock’un Arka Pencere’sinin, Camus’nün varoluşçu bunaltısının ve Larkin’de gördüğümüz toplumsal mahcubiyetin keskin bir bileşimi.”
Times Higher Education Supplement
“Bütün söylentiler doğru çıktı: Solstad vazgeçilmez bir romancı.”
Charles Finch, New York Times Book Review
“Norveç’in tartışmasız en cesur ve en zeki yazarı.”
Per Petterson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91994</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/289754bd-a43f-4659-9991-ba95b03ff501.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınırsız - Aykırı Serisi 3</image:title>
            <image:caption>Sınırları zorlamaya hazır mısın?
“Hiçbir yere sığamamaya başladığında sabret, kozandan çıkmana az kalmış olmalı.”
Üyelerinin kurduğu düzen ile kendine özgü bir yaşam alanı hâline gelen Kehanet, sınırları dışında kalan insanlar için çözmesi zor bir gizemdir. Elis, sonradan dahil olduğu bu farklı dünyanın merkezinde bulur kendini. Çevresindekilere aşılamaz duvarlar ören Mesih’in kalbine dokunmayı başaran Elis, aralarındaki özel yakınlaşma sayesinde yalnız onun değil, Kehanet’in de bilinmezlerini gün yüzüne çıkarmaya başlar. Burada, hiçbir şey göründüğünden ibaret değildir. Kehanet, geçmişiyle tekrar yüzleşecektir ve bunun en büyük tanığı Elis olacaktır.
&quot;Ateşle yan yanayken hiç tezat durmuyorlardı, ikisi de yakıyordu. Mesih ruhumu, ateş ise tenimi...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91995</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1281c57-521e-4bc5-aa38-7eabea247e66.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalist Şehirli Adamlar</image:title>
            <image:caption>“Söylediklerinizden hiç biriyim ben, salt bir zavallı, yerine yurduna sığmayan biçare bir beşerî, sevgiyi uzaklarda arayan bir âşık, aşkı uzaklarda bırakmak isteyen bir deli. Tüm duygularından sarıp sarmalayan, bütün kederlerinden debelenmek isteyen bir delikanlı. Kurtuluşu yollarda arayan bir sevdalı, kaybettiğinin peşine düşen bir serçeyim. Kimim ben? Hiçbiri!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91996</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9087042d-6a32-48a9-a2f0-38e3e4c2ac52.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaktaki Türkler</image:title>
            <image:caption>Ali Şahin kardeşimin, Türk dünyası ve yüce Türk milletine 
büyük hizmetler vermiş, tarih sayfalarında maalesef 
kendisine yer bulamamış büyük şahsiyetleri bulmasından 
ve bunları okumaktan büyük mutluluk duyduğumu 
ifade etmek istiyorum. 
Sayın Ali Şahin ile Türk dünyası hakkında yaptığımız 
görüşmelerde fark ettiğim üzre, onun hemen hemen 
Türk’ün yaşadığı bütün coğrafyaya, kültürel özelliklerine 
kadar hakim olması gerçekten şaşırtıcı ve mutluluk 
vericidir. 
Yazılarında ruh dünyama ışık tutan, Türk dünyasına 
ait öğretilmeyenleri görmenin de ayrı bir zevk ve mutluluk 
olduğunu söylemek isterim. 
Ali Şahin Beyefendi’nin bu eserinin Türk dünyasına ait 
öğretilmeyenleri gün yüzüne çıkaracağı inancı ile sevgi 
ve esenlikler sunuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91997</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93801277-2e8d-4fe4-afb1-a4641ef988c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlam İstenci</image:title>
            <image:caption>Logoterapinin kurucusu ve psikiyatri alanındaki en önemli otoritelerden biri olan Viktor E. Frankl, Nazi soykırımından kurtulan ender kişilerden biridir. Okuru kendisiyle birlikte anlamın anlamı üzerine düşünmeye çağıran Frankl’a göre, insani varoluşun ayırt edici özelliği mutluluk veya haz peşinde koşmak değil, bir anlama sahip olup onu gerçekleştirmeye çalışmaktır. Ve de varoluşsal boşluk çağı dediği günümüzde, anlamla birlikte haz ve mutluluk da sonuç olarak, hiç peşinde koşulmadan gelecektir. 
 
Kitabın ilk bölümü Frankl’ın kurucusu olduğu ve sonraları ‘logoterapi’ diye adlandırılan psikoterapi yönteminin teorik temellerine ayrılmış. Ancak bu teorik bölümde bile Frankl’ın her zaman yaşamın içinden konuşan, şefkatli sesi duyuluyor. İnsani varoluşun trajik üçlüsü dediği; acı, ölüm ve suçluluk duygusuyla yüzleşmeye çağırıyor bizi Frankl. Kitabın ikinci bölümü logoterapi uygulamalarından söz ediyor. Burada Frankl kendi hekimlik deneyimlerinde karşılaştığı vakaların analizlerinden bolca örnek sunuyor. Ama asıl çarpıcı örnekler, yine bizzat deneyimlediği toplama kamplarından... Örnek vakaların hepsi olmasa da bazısı, ya da her örnek vakadan birkaç nokta mutlaka hepimize tanıdık gelecektir. Bizleri mutlaka, Frankl’la ve hastalarıyla birlikte çözüm üzerine düşünmeye sevk edecektir. 
 
Belki de Freud ve Adler’den sonra en önemli düşünce… 
—    Amerikan Psikiyatri Dergisi 
 
Bu kitabı, son elli yılda psikolojik düşünceye yapılan 
en önemli katkılardan biri olarak görüyorum. 
—    Dr. Carl Rogers</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91998</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b06bcc37-1ba5-4dc5-9d89-53dfc9f659bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Theo’nun Kutsal Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl felsefe tarihini Şeytanın Orospusu adlı kitabıyla romanlaştırarak yankı uyandıran Catherine Clément, bu kitabında da dinler tarihinin romanını yazıyor. Okur bu kitapta, inanç ve bilinçle hayata tutunma mücadelesi veren on dört yaşındaki bir çocuğun ve sıra dışı bir kişiliğe sahip olan halası Marthe’ın  dokuz ay süren yolculuklarına  eşlik edecek. 
Paris’ten yola çıkan hala ve yeğenin ilk durakları Kutsal Kent Kudüs oluyor. Daha sonra Mısır piramitlerinden Roma’nın görkemli katedrallerine  ve İstanbul’un  göz kamaştıran camilerinden Mevlevilerin  sema ayinlerinde geziyorlar. Benares, Tokyo, Moskova, Jakarta, New York ve Prag’a kadar uzanıyorlar. 
Onlarla birlikte okur da Avrupa’nın muhteşem kiliselerinden  Asya’nın büyüleyici tapınaklarına, Amerika’nın Baptist kiliselerinden Afrika’nın kökleri derinlerde olan yerel dinlerinin ritüellerinde ve tamtam eşliğindeki mistik törenlerinin gizeminde dolaşıyor. Yahudilik, Hıristiyanlık, İslam, Eski Mısır inanışları, Grek ve Roma tanrıları, renkleniyor. Ziyaret ettikleri her kentte karşılaştıkları din bilginleri Theo’nun zihnini ve ruhunu âdeta açıp yüreğine huzur getiriyor. Yolculuk boyunca kutsal gücü hisseden Theo, onun varlığını da her yerde ve her şeyde görüyor. 
“Theo’nun Kutsal Yolculuğu” dinler arasındaki ortak özelliğin insan sevgisi ve hoşgörü olduğunu hissettirirken, insanları birbirine yaklaştıran, bir arada tutan kimyayı da  keşfetmemize yol açıyor. 
  Bu kitap aynı zamanda dinlerle ilgili çok değerli bilgiler vermesinin yanı sıra, oldukça sürükleyici bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=91999</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad3d6bfa-06da-4608-882e-e7e061428225.jpg</image:loc>
            <image:title>Derin Çin</image:title>
            <image:caption>Derin Çin&apos;i tanımaya hazır mısınız?
Çin istihbaratının ilk defa duyacağınız dünyadaki şaşırtıcı faaliyetleri, Çin derin devleti, Çin&apos;in dünya denizlerindeki yayılım alanları, dünya ülkelerindeki yapılanmaları, devletlere hâkim olma planları, Afrika ve Latin Amerika&apos;yı saran hegemonyası, tüm Asya&apos;yı kuşatan faaliyetleri, dünya enerji savaşlarındaki güçlü ve ürpertici hamleleri…
Çin&apos;in Doğu Türkistan&apos;da uyguladığı tüm politikalar, Doğu Türkistan&apos;ın dünü ve bugünü, tarihî kahramanları ve direnişi, İslam&apos;ın Çin&apos;e yayılması, Sultan Abdülhamit&apos;in Çin siyaseti, Mao devrimi ve Mao döneminin ürperten faaliyetlerinin perde arkası, komünist devrim için Mao&apos;ya destek olan tüm Yahudilerin isimleri ve görevleri…
Çin&apos;in altın ve finans savaşlarındaki gücü, dünyaya yayılan dijital kuşatması, tüm dünyayı saran şaşırtıcı kültürel faaliyetleri, Orta Doğu ve Akdeniz&apos;deki hamleleri, bölgesel ve küresel ticareti ve biyoteknoloji savaşı, ekonomi ve silah gücü, eğlence ve spor alanlarında tüm dünyada attığı kuşatıcı adımlar…
Ve ve ve...
Sinsi, katil ABD&apos;nin Çin ile mücadele ediyorum diyerek ve Çin ile korku salarak diğer ülkeleri kuşatması, devletler üstü güç olan şeytani küresel aklın tüm bu aşamalardaki tarihî ve güncel planları…
Bilmek, insana en ağır yüktür. Bilmeye dayanabilecek misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92000</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8040e783-b823-43ac-a071-99b04dd94f29.jpg</image:loc>
            <image:title>Metropol Yönetimlerinde Türkiye Modeli Arayışı: İstanbul, Londra, Paris Metropolitan Yönetimlerinin Karşılaştırmalı Analizi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
Birinci Bölüm 
1.Metropolitan Yönetim ve İlgili Kavramlar 
 
İkinci Bölüm 
2.Metropolitan Yönetim Yaklaşımları ve Modelleri 
 
Üçüncü Bölüm 
3.Londra, Paris ve İstanbul Metropolitan Yönetimlerin Karşılaştırılması 
 
Dördüncü Bölüm 
4.İstanbul’un Metropolitan Yönetim Modeli Üzerine Bir Araştırma ve Mevcut Modele Dair Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92001</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee4c06c3-e7d1-4adf-a7e5-9b30ea4dee9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Takımlar, Takımlarda Adalet ve Takım Düzeyinde Araştırma Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Bölüm 1 
Takım Nedir 
Takım ve Grup Arasındaki Farklar 
Takım Üyelerinin Tutum ve Davranışları 
Benmerkezcilik 
Takım Kolektivizmi 
İdeal Takım Üyesi 
Takımın Demografik Benzerliği 
 
Bölüm 2 
Takımlarda Adalet Kavramı 
Adalet İklimiyle İlgili Gerçekleştirilmiş Olan Çalışmalar 
Takım Arkadaşı Adaleti 
Takım Arkadaşı İşlem Adaleti 
Takım Arkadaşı Bilgisel Adaleti 
Takım Arkadaşı Kişilerarası Adalet 
Takım Arkadaşı Dağıtım Adaleti 
Takım Arkadaşı Adaleti ile İlgili Gerçekleştirilmiş Olan Çalışmalar 
Takım Arkadaşı Adaletinin Diğer Kavramlarla İlişkisi 
Takım Arkadaşı İşlem Adaletinin ve Algılanan Demografik Benzerlik – Takım Görev Performansı İlişkisindeki Rolü 
Takım Arkadaşı İşlem Adaletinin, Algılanan Demografik Benzerlik – Takım Vatandaşlık Davranışı İlişkisindeki Rolü 
Takım Arkadaşı İşlem Adaletinin, Algılanan Demografik Benzerlik – Takım Dürüstlüğü İlişkisindeki Rolü 
Takım Arkadaşı Bilgisel Adaletinin, Algılanan Demografik Benzerlik – Takım Görev Performansı İlişkisindeki Rolü 
Takım Arkadaşı Bilgisel Adaletinin, Algılanan Demografik Benzerlik – Takım Vatandaşlık Davranışı İlişkisindeki Rolü 
Takım Arkadaşı Bilgisel Adaletinin, Algılanan Demografik Benzerlik – Takım Dürüstlüğü İlişkisindeki Rolü 
 
Bölüm 3 
Takım Düzeyinde Araştırma Yöntemleri 
Tek Düzeyli Modeller 
Bireysel Düzeydeki Verilerin Takım Düzeyindeki Analiz Birimlerine Toplanması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92002</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c34ced91-a3ed-41cc-908c-b1d333742b1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Örgütsel Yaşamında İslami Sosyal Sermayenin Değişimi: 1980 - 2015</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.BÖLÜM: Giriş 
2.BÖLÜM: Sosyal Sermaye ve Sosyal Ağ Kuramı 
2.1.Sosyal Sermaye Kavramı ve İçeriği 
2.2.Yapı-Aktör Ayrımında Sosyal Sermaye 
2.3. Sosyal Ağ Kuramı 
 
3.BÖLÜM: Sosyal Ağlarda “Değişim” 
3.1.Ağ Değişim Kuramı Temel Yaklaşımları 
3.2.Kapalı ve Güçlü Ağlarda Değişim 
3.3.Klasik Sosyoloji Perspektifinde Sosyal İlişkilerde Değişim 
3.4.1980 ve Sonraki Süreçte Sosyal İlişkilerde Değişim 
 
4.BÖLÜM: Yöntem ve Analiz 
4.1.Araştırma Evreni ve Örnek Seçimi 
4.2.Ağ Ölçüm Yöntemleri 
4.3.Veri Toplama Yöntemi 
4.4.Veri Girişi, Ağ Verilerinin Sınıflanması ve Test Yöntemi 
4.5.Analiz 
BÖLÜM: Sonuç ve Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92003</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/443601a7-430b-4b06-a931-d284de6c108b.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Arabuluculuğa Yeni Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm 
Uluslararası Arabuluculuğun Tanımlanması 
İkinci Bölüm 
Uluslararası Arabuluculuğun Açıklanması 
Üçüncü Bölüm 
Uluslararası Arabuluculuğun Uygulanması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92004</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ebc53aa-b117-4937-8bb0-e51e9461dab3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgelerin Efendisi 15 - Kayıp Prens</image:title>
            <image:caption>Macera devam ediyor... 
Oğlu, Baron Lassigny tarafından rehin alınan Galya Kralı, Araluen Şatosu&apos;na gelerek Kral Duncan&apos;dan yardım ister. Prens Giles&apos;i bir savaşa yol açmadan kurtarmak, bölgedeki barışın korunması açısından büyük önem taşımaktadır. 
Kral Duncan, Prens&apos;in tutulduğu kaleye gizlice girmeleri ve onu kurtarmaları konusunda Orman Muhafızlarını görevlendirir. Will ve Maddie bu zorlu görevi başarabilmek için bir plan yaparlar ve Galya&apos;ya doğru yola çıkarlar. Ancak Baron Lassigny&apos;nin de planları vardır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92005</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95b23af9-2b5f-4a6e-bda7-d64d99f51e87.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Peşinde 63</image:title>
            <image:caption>Yoğun bir sisin içinden korkunç bir tazı yükseliyor ve önüne çıkan her şeyi yıkıyor, sürüleri yok ediyor. Tom ve Elenna, kasabalıları bu canavardan kurtarmaya çalışıyorlar. Peki, büyü ile güçlendirilmiş Brutus&apos;un ölümcül saldırılarının karşısında durabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92006</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb3e6c0e-a158-400b-995f-dca54e2c1cc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Nar ve Elma Kurdu</image:title>
            <image:caption>Nar, üçüncü sınıfta. En sevdiği gün cumartesi, en sevdiği renkler siyah ve beyaz. Annesi onların renk olmadığını söylüyor ama o aslında tüm renklerin beyazdan oluştuğunu, siyahın da onları sakladığını biliyor. O yüzden siyah beyaz fotoğraflar çekmeyi çok seviyor. Bir de iki tekerlekli, siyah renkli bisikletini çok seviyor. Unutmadan… Bir şeyi daha çok seviyor: Parkı. Orada bir sürü ağaç var ve bazıları Nar’ın arkadaşı. Bu kadar ağaç olur da o ağaçlar altında bir karşılaşma olmaz mı! İşte karşınızda Nar ve elma kurdu. Bir arkadaşlık başlatmak kolay değil. Neyse ki hikâyeler var. Nazlı Deniz Güler’den dalından düşen elmalar kadar tatlı bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92007</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bbdc436-0c20-4508-8ba3-19dd9d7d55cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Kalan Elma Ağacı</image:title>
            <image:caption>Güzel mi güzel bir evin bahçesinde küçük bir elma ağacı… Ama dallarında ne kuş ne meyve ne yaprak var. Köklerinde ne solucan ne köstebek geziniyor. Yalnız Kalan Elma ağacı diyorlar ona. Yalnızlığının elbette bir sebebi var.
Nilgün Ilgaz, doğanın yaşam döngüsüne ve yeryüzünde yaşamın ancak tüm canlılarla birlikte mümkün olabileceğine dair yemyeşil bir hikâye anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92008</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/849df2b9-e07a-4117-92fb-f26792779597.jpg</image:loc>
            <image:title>Montrö Meydan Muharebesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en önemli su yollarından biri olan Türk Boğazları, tarih boyunca pek çok devlet için mücadelelerin, ihtirasların ve bu coğrafî alanın kaderini belirleme savaşının sembolü olmuştur. Bu kadim savaşın -şimdilik- son perdesini ise Montrö Boğazlar Konferansı ya da dönemin basınının deyişiyle &quot;Montrö Meydan Muharebesi&quot; oluşturur.
Genç Türkiye Cumhuriyeti, bir ay kadar devam eden bu diplomasi muharebesinden zaferle çıkmış, Türklerin &quot;masa başı&quot; savaşlarını kaybettiğine dair yaygın kanıyı Lozan&apos;dan sonra bir kez daha yıkmıştır.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi deyim yerindeyse bu zaferin ganimetidir ve elinizdeki kitabın öncelikli hedefi de ganimete ulaşılmasını sağlayan muharebenin hikâyesini mümkün olduğunca eksiksiz ve belgelere dayalı olarak anlatabilmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92009</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3974dfdb-98c7-47a6-9e4f-fcf412d881e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Haçlılar</image:title>
            <image:caption>Farklı cephelerden, farklı bakış açılarıyla, farklı üsluplarla anlatıldı İkinci Dünya Savaşı… Şolohov başka anlattı Hemingway başka, Remarque, Ehrenburg, Malraux, Heller, Grossman, Vonnegut, Orwell, Bek, Ondaatje, Aleksiyeviç başka… Sırada Stefan Heym’in anlatımı var… Bambaşka! Farklı cephelerine, farklı veçhelerine gidiyoruz savaşın… Normandiya cephesi, Çıkıntı Muharebesi, savaşa rağmen güzelliğiyle dikkat çeken Paris, ardından Almanya, Ren kıyıları, Paula Toplama Kampı ve nihayetinde Kremmen adlı kasvetli ve harabeye dönmüş bir çelik üretim şehri… Sarsıcı bir üslupla ve çok yönlü bakış açılarıyla uğruyoruz buralara… Haçlı seferine soyunan Amerikalılar başta olmak üzere, Almanlar, Fransızlar ve arada herkesle anlaşarak ticari işlerini çevirmeye çalışan bir Rus girişimci bile var. Avukatlık, akademisyenlik gibi farklı mesleklerden gelip subay kıyafetlerine bürünen Amerikalılar, profesyonel askerler, işadamları, din adamları, profesörler, gazeteciler ve sıradan halk… Evet, sıradan halkın sıradan faşizmi de dâhil bu savaşa! Her tür asker çıkıyor karşımıza… inananlar, inançsızlar, ganimet toplayıp kesesini doldurmaya bakanlar, cepheye sürülenler, cepheden kaçanlar, sistemi sorgulayanlar, yolunu bulanlar… Hepsinin psikolojisini derinlemesine irdeliyor Stefan Heym. Haçlılar gibi yola koyulup faşizmi mağlup etmeye gelen Amerikan ordusunun planlı değil de doğaçlama hareket etmesinin sonuçları ve kendi içindeki/çevresindeki faşistlerle hesaplaşamaması da var bu eşsiz romanda. “Kurtuluş”un “kapitalist düzen”e gelip dayanan sınırları ya da. Marksist eleştirinin mimarlarından György Lukács’ın Avrupa Gerçekçiliği’nde örnek bir yapıt olarak öne çıkardığı Haçlılar şimdi Türkçede. Pırıl pırıl bir çeviriyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92010</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69850aea-1c9b-4a40-a00c-fed3cdcbb747.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylemciler</image:title>
            <image:caption>Fransa’da Nazi işgaline karşı direnişin, komünist hareketin ve toplumcu gerçekçi edebiyatın önemli isimlerinde Jean Laffitte, “Rezistans”ın tam ortasından yazdığı bu anı-romanda Paris’in sokaklarından Gestapo’nun zindanlarına ve toplama kamplarına götürüyor okurları. Neticede, büyük acılar ve hüzün bir yanda, direnç ve umut diğer yanda… insanı mücadeleye çağıran, nefes kesici bir anlatı çıkıyor ortaya. Okuru yakın tarihin karanlık sokaklarında dolaştıran, dehşet dolu zindanlara atılan insanların hikâyelerini hatırlatan, taş ocaklarında ölesiye çalıştırılmanın ve aç bırakılmanın gerçekliğini bütün çıplaklığıyla anlatan bu sarsıcı romanda, insan olmanın onurunu koruyarak ve mücadeleyi son nefesine kadar sürdürerek karanlıkları aydınlığa çevirmenin ve zindanları yıkmanın olanaklarını da görüyoruz. Eşi Madeleine’i ve birçok yoldaşını Nazi toplama kamplarında kaybeden Jean Laffitte, her koşul altında çalışmasını ve direncini sürdüren emekçilerin, gençlerin, yeraltında mücadele veren militanların, yurtseverlerin, komünistlerin, neferlerin ve önderlerin hikâyelerini anlatıyor. “Bizim hikâyelerimiz”den biri daha, gözden geçirilmiş hâliyle okurlarla yeniden buluşuyor! “Cesaret korkmamak değil, önce korkuyu yenmektir. Yalnızca budalalar korkmadığını söyler. Onlara da ihtiyacımız yok. Sonucu bilerek savaşmayı kabul eden insanlar gerek bize. Onlar da bizde var. Böylelikle güven içinde ilerleyebiliriz, zafer bu yolun sonundadır…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92011</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50f6e43e-237d-4d4a-910d-c5d558f499b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Plassans Papazı</image:title>
            <image:caption>Plassans... Emile Zola’nın doğup büyüdüğü Aix-en-Provence kentinden ilham alarak yarattığı hayalî bir şehir... III. Napolyon bir hükümet darbesiyle iktidara gelerek Fransa’da 18 yıl sürecek olan ikinci imparatorluk dönemini başlattığında, Plassans imparatorluğu destekler. Fakat bu küçük taşra kentinde, kişisel ikbal hesaplarıyla iç içe geçmiş siyasi atmosfer değişkendir ve şehir bir süre sonra kralcılardan yana olur. O günlerde Plassans’a yeni bir papaz atanır. Son derece sofu bir yaşam süren bu sert görünüşlü, ketum papazın, kiliseye hizmet etmenin çok ötesinde amaçları vardır oysa. Zola, ikinci imparatorluk döneminin toplumsal panoramasını anlatmak için kurguladığı yirmi kitaplık Rougon-Macquart dizisinin dördüncü kitabı olan Plassans Papazı’nda, keskin eleştirisini ruhban sınıfına yöneltir. Siyasi iktidarın suç ortağı olan, inananların –özellikle de kadınların– samimi dinî duygularını manipüle etmekten çekinmeyen, amacı ve çıkarı için her yolu mubah gören din adamları, Plassans’ın papazı Rahip Faujas’ın şahsında cisimleşir. Zola’nın karanlık ve gerilimli sahneler yaratma becerisini ustaca sergilediği çarpıcı sonuyla öne çıkan Plassans Papazı’nı, Hamdi Varoğlu’nun yetkin çevirisiyle okurlara sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92012</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db2bc9b5-6ba9-48df-b6c9-d371954143ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Issızlık</image:title>
            <image:caption>&quot;Dışarı çıktı. Doğudaki dağın sırtında sabah habercisi bir kızıllık... Pencerenin önünden kalkmış, söğüde gelmiş o tanış alacakarga. Nere­desin diye bağırıyor; aşağı yukarı sallayarak kendini... Neredeydin kaç gündür?
Serçeler ses sese katılmışlar sabaha. Söğüt yaprakları arasında serçeler; daldan dala; sıra sıra, kanat kanada serçeler. Serçeler kurar sabahı de­memiş miydi bir yazar? Onun gelmesinden, suyu meydana çıkarıp buralara hayat vermesin­den sonra gelmişti serçeler de...&quot;
İçinde bulunduğu toplumla ve kendisiyle kavgalı bir aydının ıssızlığın yalınlığını bulmak için çıktığı uzak bir yolculukta yaşadıkları... Doğası ile düşünme alışkanlıkları ve sorgulama yetisi arasındaki bit­meyen mücadele... Noktası konmuş gibi duran bir cümlenin sonun­da başlayan bir anlam boşluğu gibi...
Issızlık, bir yandan çağımız dünyasının en büyük sorunlarından olan sığınmacılık gerçeğine dokunurken, bir yandan da kimi noktalarda göz kamaşmasına uğrayarak gerçeklere uzak kalan aydınlara yakından bakmaya çalışan bir roman.
Alper Akçam, Issızlık’ta felsefe ve toplumbilim birikimini hayal gücüyle buluşturuyor, hayatı yeni baştan kuruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92013</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4e88786-c87d-4776-8232-5d63b144e936.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Musluk
Suyla temizlenir kirlenenler
Derinlerde cânın
Kana kana içmeye hasret sularıyla
Ey!
Beyazda güçlenen ışık yürüyücüleri...
Levh-i Mahvuz’u arayanlar
Mu’dan gelenler
Musalar, Muhammedler...
Ve onların izini sürenler
Pelin Bindal 1980 yılında İstanbul’da doğdu. İlk, orta, lise öğrenimini Yalova’da tamamladıktan sonra profesyonel müzik hayatına başladı. 2004 yılında İTÜ Devlet Konservatuarı Ses Eğitimi bölümünü kazandı. Bir albüm ile sözü müziği kendisine ait olan Küllerimden Doğarım isimli tekli çalışmasını dinleyicilerin beğenisine sundu. Son beş yıldır Doç. Dr. Nusret Kaya ile rüya analizleri ve kuyruk bilimi eğitim grubunda çalışmakta olup, rüya analizi setifikasına sahip olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92014</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5495c694-b44f-446c-b77a-24604b7fef2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Patara- Uyuyan Güzel Kent</image:title>
            <image:caption>Can&apos;ın arkeoloji, gizem ve tarih dolu serüvenine hazır mısın? Peki, ya batık gemilerin, denizin dibinde bulunan sikkelerin, korsan hikâyelerinin, bilimsel çalışmaların izinde beş bin yıllık antik kent Patara&apos;nın gizemini çözmeye? Dostumuz Can, Patara&apos;nın sırlarını araştırıyor. Üstelik bu macerada ona annesi Profesör Işıl Hanım ve kazı ekibi de yardım ediyor. Haydi! Hep beraber Akdeniz&apos;in göz bebeği &quot;Işık Ülkesi&quot; Patara&apos;yı keşfedelim. * Ayrıca 16 sayfalık uygulama kitapçığı hediye. Bu kitapçıkta kitaptan çıkarılan sorular, deyim çalışmaları, özel bulmacalar, hikâyeyi devam ettirme uygulamaları yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92015</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8040c14b-1f49-42a9-9584-8db8dfd9307f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölmeden Önce Mümkünse Yaşamanız Gereken 1 Hayat</image:title>
            <image:caption>Blogger var, vlogger var, Cem Mumcu ne yapar derseniz, ‘dialogger’ oldum derim. Ben uydurdum. Türkçede yok, internetçede “İnsana dair her şeyi dolaysız, içten, mış gibi yapmadan dinleyen, konuşan, soran, cevaplayan” demek olsun bundan sonra. Yanıma sürekli oyun arkadaşlarımı alacağım. Onlar soracak, ben söyleyeceğim. Ben soracağım, onlar söyleyecek. Kimsenin kimseyi sobelemediği bir oyun bu; birlikte kurup, birlikte oynayacağız.”
Kaygılarımla nasıl başa çıkacağım? Öfke kontrol edilebilir bir şey mi? Neden aldatılıyoruz? Neden aldatıyoruz? Aşk gerçekte nedir? İnsan neden gider? Gerçekten kaçabilir miyiz? Teknoloji ve sosyal medya bize ne yapıyor?
Tüm bu soruları ve daha onlarcasını, birbirinden farklı yaşlardan, mesleklerden, geçmişlerden, cinsel kimliklerden gelen ‘oyun arkadaşları’, Cem Mumcu’ya sordu. Yanıtlar aldı, yeni sorularla karşılaştı. Konu konuyu açtı, derinlikli, sahici, mış gibi olmayan büyük bir söyleşi elinizde bulunan kitaba dönüştü.
Bu kitabın sayfalarında ‘ağzından bal damlamakla’ yetinen bir Cem Mumcu görmeyeceksiniz. Bu, öyle bir söyleşinin kitabı değil. Bal, mutfakta. Bu kitaptaysa ağzından gerçekler damlayan bir Cem Mumcu sizi bekliyor.
Bazen canınız yanacak. Cem’in de dediği gibi “Biraz canınızın yanmasına izin verirseniz, canınızın yanması geçecek” çünkü. Bazen öyle bir yer gelecek ki “Cem’in bu anlattığı ben miyim? Ben olabilir miyim?” diye soracaksınız. İhtimaldir ki, bu soruyu sorma cesaretini de gösterdiğinize göre evet, o sizsiniz.
Bugüne dek birçok söyleşi dinlediniz, birçok kitap okudunuz belki de. Ölmeden önce mutlaka gitmeniz gereken 100 yere, ölmeden önce mutlaka yemeniz gereken 100 yemeğe, ölmeden önce mutlaka izlemeniz gereken 100 filme de olasılıkla birçok listede, birçok kaynakta tanık oldunuz.
Hazır olun. Şimdi Cem size “Ölmeden önce mümkünse yaşamanız gereken 1 hayat var” diyor. ‘Mutlaka’ değil ‘mümkünse’ ve 100 adet değil yalnızca 1 tane…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92016</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/056bf822-8801-46d4-a791-09a3271d44e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın İsterse Gider</image:title>
            <image:caption>“Ağlatabildiği ve ağlayabildiği ölçüde vardı. Ağlatmaktan da ağlamaktan da garip bir haz alırdı. Çünkü o da yaşamı boyunca ağlatılmışlardandı. Sadece gün gelip ağlatma sırasının kendisinde olması gerektiğine inanır inanmaz, kolları sıvamakta hiç geç kalmazdı. Bir kısır döngüydü savrulup giden. Sanki yaşadığı travmaların, başkalarının hayatlarında da travmalar yaratması gerekiyordu. Elinden gelmiyordu başkası. Ama Allah kahretsin ki, vicdanlıydı. Bu enteresan döngüde, kurbanlarına kendisine ceza vermelerine izin veren bir adaleti vardı.” 
Kadın İsterse Gider, toplumun geneli tarafından defolu olarak değerlendirilebilecek kadın erkek ilişkilerini irdeliyor. Bunu yaparken, kadınlara da, erkeklere de aynı oranda empatiyle yaklaşmaya, objektif davranmaya gayret ediyor. 
Kitabı okurken, sadece kendi dünyanıza ait olduğunu düşündüğünüz hikâyeleri, bir sokak ötesinde, bir apartman yanındaki insanların da yaşadığını fark ederek şaşıracaksınız. Yargılarınızı bir ceket gibi kenara bırakıp, hayatın getirdiği kesişimler ile ilgili düşünecek, “Hayat hiç de öyle büyük laflar edilebilecek bir yolculuk değilmiş!” diyeceksiniz. 
Samimi, her daim kendini geliştiren, insanları ötekileştirmeden önce düşünen, yaşadıklarından güçlenerek hayata asılanların kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92017</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa9d7a51-e6b2-4c0c-9cb2-1b365ba49579.jpg</image:loc>
            <image:title>Çınar&apos;ın Festival Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Çınar başında kasket şapkası, çok sevdiği kırmızı topu (diğer adıyla arkadaş mıknatısı) ve yanından hiç ayırmadığı sırt çantasıyla artık tam bir gezgindi.
Katıldığı ilk festival olan Hıdırellez’de öyle çok eğlenmişti ki, dünyanın diğer tüm festivallerine de katılmak istedi ve macera da böylece başladı. Gemi kaptanı olan babasının son seferinde, annesi ve babasıyla birlikte kendini dünyanın her yerindeki festivallerde eğlenirken buldu Çınar. Kasketi, kırmızı topu ve tabii ki artık ülkelerden hatıra olarak aldığı rozetlerle dolu olan sırt çantasıyla birlikte…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92018</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10d18916-7f80-410c-97db-97451cf34237.jpg</image:loc>
            <image:title>Küllü ve Tüylü - Gece Yarısı Sihri</image:title>
            <image:caption>Sihirli Bir Kız.
Konuşan Bir Köpek.
Parti Başlası…
Küllü bencil üvey kız kardeşleri küllü ve kaba üvey annesiyle sıkıcı bir hayat yaşarken dilekleri sihirli bir şekilde gerçekleşir. Ancak bunun bir sürpriz olduğunu söylemek son derece hafif kalır.
Çok geçmeden Küllü kendini kralın sarayındaki büyüleyici baloya giderken bulur. Fakat onun iyilik perisi Brian, pek güvenilir DEĞİL gibidir ve Küllü de sihir konusunda pek iyi değildir.
Artık Küllü’nün hayatında sıkıcılıktan eser yok, her şey tamamen kargaşa!</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>