﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82862</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7ab5a0e-62ab-4bdb-8adc-de2d7988fc77.jpg</image:loc>
            <image:title>İllüminati Deşifre</image:title>
            <image:caption>“Onlara yeryüzünde bozgunculuk etmeyin denildiği zaman biz ıslah edicileriz derler. Haberiniz olsun ki onlar, bozguncuların ta kendileridir fakat (ne acıdır ki idraksiz, şuursuz oldukları için) farkında (dahi) değillerdir.”(Bakara 11-12.Ayet)

İllüminati-tapınakçı yöneticilerin gizli beden dilleri…

İllüminati’nin evrensel misyonu: Satanizm…

David Rockefeler’in Osmanlı, Türkiye ve Dünya’nın pek çok yerinde gerçekleşen operasyonlarla ilgi bağlantılarını ifşa eden özel açıklamalar…

İlluminati’nin şeytani formülü: Colve et coagula (çöz ve bağla)…

Özel işaretlerle şeytana biat edip, danslarıyla büyü ayinleri yapıp dünyayı hipnotize edenler…

* Şeytani ailelerin malikaneleri, istihbarat ve merkez teşkilatlarındaki binalara işlenmiş işaretlerin anlamı…

*Kozmetik katliamı…

*İlluminati’yi örgütleyen, yöneten 13 aile ve bunların sapkın, ensest ilişkileri…

*Gizlenen Talmud yasaları…

Ve daha fazlasını, Hakan Yılmaz Çebi’nin uzun araştırmaların ürünü olan bu çalışmasında bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82863</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17d73c7a-af30-455b-b444-2ce08d74697d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Vazo</image:title>
            <image:caption>“…sevildiğimi anladığım zamanlarda yüzümde açan çiçekleri bugüne kadar kimse görmedi. Çünkü beni gerçekten seven bir insana hiç denk gelmedim. Sevilmediğimi anladığım bir yerde durmakta ısrar edince de böyle hayal kırıklarıyla dolu bir hayatım oldu. Bir çiçek dahi güneşi görmediği yerde kuruyarak ölürken, ben ısrarla perdeleri kapalı karanlık bir odanın içerisinde güneşin doğmasını bekledim. Ta ki biri gelip beni tüm kalbiyle sevinceye kadar… 

* * * 

Genç yaşta Alzheimer hastalığına yakalanan bir mahkûmun, sevdiği kadını unutmaması için verdiği savaş ve ona en büyük hayalini gerçekleştirebilmesi için yardım eden üç muhteşem dostun gerçek hayat hikâyesi. 
Uğur Babat’ın kendi özgü üslubuyla kaleme aldığı bu hayat hikâyesinde, başarıya ulaşabilmemiz için bugüne kadar iddia edilenin aksine birçok farklı yolun daha olduğunu gösteriyor.  
Üstelik “Kırık Vazo” bunu yaparken de edebiyatı kullanarak bizi çok farklı bir dünyaya götürüyor. Aşk, bilgi ve dostluk bağları bugüne kadar hiç bu yönüyle kaleme alınmamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82864</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7841c2ea-0847-48c7-8e47-f6a050001c0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Selçuklu Kartalı</image:title>
            <image:caption>Bir şimşek daha çaktı ve eğri kılıçların çeliğinde ışıldayarak yansıdı. 
Yine de David artık korkmuyordu. Kaç yıldır bu güne hazırlanıyordu ve sonunda intikamını alacaktı. Önce Sparrow’dan, sonra da Alice’ten… 
“Gel bakalım …..” Ağır bir küfür savurdu. “Kartalmış!.. 

Önce tüylerini yolup, sonra canını alacağım! 

”Bunun karşılığında Kartal sadece gülmekle yetindi. Çifte kılıcını döndüre döndüre, ağır adımlarla merdivenlerden aşağı, David’e doğru yürüdü… 
Erhan Akhan’ın usta kaleminden yine bir aksiyon fırtınası… 

Haçlı yağmacılar tarafından kaçırılan küçük “Kartal” “Serçe” olmayı kabul edecek mi? 

Genç bir İngiliz Leydisi ile kölesinin aşkı, kralları devirecek güçteki bir kötülüğün karşısında ne yapacak? 

Anadolu’dan başlayıp Akdeniz’in enginliklerine ve İngiltere’deki şatoların karanlık dehlizlerine uzanan, nefes kesen bir macera… 

Satırlarında kılıçların çınladığı, savaş naralarının yankılandığı bu muhteşem romanı elinizden bırakmak istemeyecek, yiğitlik ve cesaretin yeni bir destanına tanıklık edeceksiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82865</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5922ea51-3167-46a1-953a-787d5a95f7cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Rengi</image:title>
            <image:caption>Koyuverdi yapraklarım. 
Şimdilerde değil sert rüzgarda, birinin nefesinde bile yıkılacak  kadar güçsüzüm. 
Evladını, daha dal vermemiş gönül fidanını toprağa vermiş ve her geçen mevsim acıyı hasat eden bir anneyim. 
İpek sokağında döktüm yapraklarımı. Eskişehir’den İzmir’e kadar bir 
yaprağım kaldı bu dalda. 
O da kendi canım.  Yansam da kavrulsam da hatta can çekişsem de yaşıyorum. 
Arkama bakarak  yürümek benim hayatım. Bir romanda okumuştum: 
“Herkesin gökkuşağında yedi renk olmaz, hatta bazılarının 
gökkuşağı da olmaz.” yazıyordu. 
Doğru benim ruhumun gökkuşağı yoktu artık. 
Yavrum Dilara’m tüm rengim  artık solmuştu. 
Evlatsız anneyim ben. 
Üç nefeslik bir ömür benimki. 
Her şeye rağmen sabır, şükür ve dua…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82866</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad38a49e-f2b3-4249-b9da-fcd84e74e545.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;da Yasaklar</image:title>
            <image:caption>Yasaklar,dünyaya gelmemizle başlar ölümümüzle son bulur. 

Biraz düşünün ilk yasaklarımızı:sobaya yaklaşma,misafir odasını karıştırma,vazoya dikkat et…Ardından okuldaki yasaklar,işteki yasaklar,şer’i yasaklar,orfi yasaklar… 

Peki ya Osmanlı’da? 

En çok merak edilen ve maalesef karanlık kalmış olan 
‘’Osmanlı’da Yasaklar’’meselesi,bu kitapta aydınlanıyor. 
Belgelerle desteklenen bu kitap,bir tarafıyla akademik olmakla birlikte diğer akademik çalışmalardan farklı olarak akıcı ve herkes tarafından beğeniyle karşılanacak diliyle sizi Osmanlı döneminde gezintiye çıkaracak. 

Kadınlara uygulanan kıyafet ve dışarı çıkma yasağı,basılması ve ülkeye girmesi yasaklanan kitaplar,kitaplar,gayrimüslimlere uygulanan yasaklar,şehzadelere uygulanan yasaklar ve diğerleri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82867</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68ce82ce-2af5-42d3-9356-ff690e3cbf4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Suya Yansıyan</image:title>
            <image:caption>Korkuluğu ölüm tehlikesi sanıyor kuşlar
Dünya bir korkuluk,ölüm muhakkak
Ağladığını göstermedin kimseye, yaşamayı denerken
Bir gözyaşı gibi sildin kendini yerin yüzünden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82868</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/058ba0cf-e522-4be8-a03c-3662f3cef632.jpg</image:loc>
            <image:title>Urgun(Orhun)Yazıtları</image:title>
            <image:caption>Yolcu olmak isteyenlere davet Bu kitap; Türk Tarihi’ne meraklı ve bu yolculuğa önyargısız çıkmak isteyenler için yazıldı.

Bugüne kadar defalarca çevrilmesine rağmen, gerçek anlamda değerlendirmeye muhtaç olan Urqun (Orhun) Yazıtları’nın; yeni kuşaklara anlatılması ve belki de dünya tarihinin, ideolojlerden bağımsız olarak, yeniden yazılması şarttır.

Bu eserdeki ana ve tek amacımız; bugüne kadar yan yana getirilmemiş Urqun (Orhun) Çözümlerini (Deşifre) bir arada sunmak ve genç araştırmacılara yardımcı olmak ve elbette onlardan yeni fikirler çıkmasına aracılık etmektir.

Çünkü, Danimarkalı dil bilimci V.Thomsen’in, Fin Heyeti’nin tespit ve bulgularından hareketle yaptığı analizlerde;  “Türklerin” dediği bu bengü taşlarımızı, çok iyi çözmek ve anlamlandırmak zorundayız.

Asya topaklarında kendi köklerini (Hint-Avrupa ve Aryan Tezleri) arayan Batı Medeniyetleri, buldukları her yeni bilgiyi, doğaldır ki, kendi tarihlerine eklemeye çalışıyorlar. 

Oysa, bu taşlarda anlatılan, yalnız atalarımızın, bizim değildir. Tüm medeniyetlerin ortak kültür temelleridir de.

Türklerin (Türüklerin) tarihi yazıtı Urqun, yalnız üç beş taştan ibaret değildir. İçinde, bugüne kadar yazılamamış Erken Türk Tarihi’nin izleri, kelimeleri, anlamları yüklüdür.

Görevimizi; bu anlamlara olan yolculuğun daha net ortaya çıkması için, geçmiş ve bugünkü kuşak arasında bir köprü kurmak olarak görüyoruz. 

Bu yolculuğa hoş geldiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82869</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f1bde36-e7bb-403c-bbec-68c5d0623cf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dün Bu Saatlerde</image:title>
            <image:caption>Pazarın sokağına kurulan ikindi

Ertesi gününü gösteriyor sana

Bir sıkıntıdır yapışmış yakana

Mesai saatlerindeki koca akrep

Çünkü ayrılığa çalışıyorsun hep</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82870</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5f52be2-d539-4221-8673-416c7b8f1d86.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Başlı Kerberos</image:title>
            <image:caption>“Bu sistem bir tiranlık mıydı, yoksa devletlerin en özgürü ve en düzgünü müydü?”

Zamyatin’in Biz’i ve George Orwell’in 1984’ünden önce yazılan ve modern distopyaların öncüsü olan Üç Başlı Kerberos, paralel evren kavramının ele alındığı ilk spekülatif eser olarak da kabul edilir. “Kara Fantazya” türünün mucidi ve bir eseri yayımlanan Amerikalı ilk kadın bilimkurgu yazarı olan Gertrude Barrows Bennett tarafından 1919’da kaleme alınan bu roman Açlık Oyunları’na kadar uzanan distopya geleneğine önemli bir miras bırakmıştır.

Yazarın ilk olarak Francis Stevens takma adıyla yayımladığı bu romanda, “Üç Başlı Kerberos” şişesinin içinden çıkan gri bir madde, onu soluyanları Ulithia adlı tekinsiz bir diyara götürür. Tuhaf ağlarla örülü bu diyar, aslında başka bir zaman ve mekâna açılan bir yolculuğun ilk perdesidir. Cesur bir kadın olan Viola Trenmore, zeki ama utangaç Robert Drayton ve Viola’nın ateşli bir karakter olan abisi Terry, zamanda iki asırlık bir maceraya atılıp kendilerini 2118 yılında bulurlar.
Geleceğin dünyası artık bir kâbus halini almıştır. Vatandaşların ismi yoktur, birer “numara”dan ibaretlerdir. Gazete ve kitap okumak sadece ayrıcalıklı yöneticilere serbesttir. Penn Hizmeti adı verilen bir sistemin hüküm sürdüğü bu distopyada, kahramanlarımız kendilerini ölümcül oyunların içinde bulur. Sadece hayatlarını değil, bir dünyayı da kurtarmak zorundadırlar, ama hangisini? Geçmişi mi yoksa geleceği mi?

“Mary Shelley ile C. L. Moore arasındaki dönemin en yetenekli kadın bilimkurgu yazarı.”

-Sam Moskowitz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82871</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3489ac39-7f09-4d72-b82a-bdfbfe606b27.jpg</image:loc>
            <image:title>Son İnsan</image:title>
            <image:caption>Kuralları asla sorgulamamış bir robot, var olmaması gereken bir insan ve her şeyi değiştirecek bir yolculuk. 

Günümüzden çok uzakta olmayan bir gelecekte robotlar insanları ortadan kaldırmış. Ve on iki yaşındaki robot XR_935’in buna dair herhangi bir sorunu yok. İnsanlar olmadan savaş, çevre kirliği, suç yok. Toplumun tüm üyelerinin bir amacı var ve tüm düzen hiç sorunsuz işliyor. 

XR’ın imkânsız bir şey keşfettiği güne kadar: Emma adında bir insan kız. Tüm hayatı boyunca XR’a insanların cani olduğu ve Dünya’nın onlarsız daha iyi olduğu söylenmiş. Ama Emma cani gözükmüyor… Korkmuş gözüküyor. Ve XR’ın yardımına ihtiyacı var.  

Şimdi XR, iki robotla birlikte Emma’yı haritadaki gizemli bir noktaya götürecek tehlikeli bir yolculuğa çıkmak zorunda. Ama kuralların hiç çiğnenmediği ve insanların var olmaması gereken bir dünyada nasıl hayatta kalacaklar?  

“Dünya insanlar olmadan çok daha güzel. Başlangıçta çok yüksek potansiyelleri vardı. Diller geliştirdiler, aletler icat ettiler, hastalıklar iyileştirdiler. Bizi yarattılar. Ama zaman içinde yollarını şaşırdılar. İyi fikirleri kötü sonuçlar doğurdu. Hataları katlanarak arttı. Bize başka seçenek bırakmadılar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82872</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02c9c1b6-7688-4b84-883f-a79b285892ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Umuttan Yalnızlığa Türkiye İşçi Partisi 1961 - 1971</image:title>
            <image:caption>27 Mayıs askeri müdahalesini izleyen dönemin getirdiği görece özgürlükçü ortamda, 1961 Anayasası’nın sağladığı yeni siyasal güvencelerin ışığında kurulan ve Cumhuriyet döneminde TBMM’ye ilk kez girebilen sol parti özelliğini de taşıyan Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) 10 yıllık yaşamı ele alınıyor Umuttan Yalnızlığa – Türkiye İşçi Partisi(1961-1971) kitabında. 

Türkiye solunun tarihsel geçmişi yönünden, TİP kendinden önceki solun “mirasçı”sı sayılsa bile, organik ve ideolojik bağlar ve kişiler bakımından bir devamı değil, tersine, yepyeni bir partiydi. Kemal Türkler, Rıza Kuas, Şaban Yıldız gibi isimlerin bulunduğu kurucuları bakımından, TİP, Türkiye’de gerçek anlamda sosyalist olsun veya olmasınlar, sendikacılar tarafından kurulmuş ilk siyasal partiydi. Kuruluşunu izleyen yıllarda Mehmet Ali Aybar, Behice Boran ve Sadun Aren gibi aydınların da katılımıyla geniş bir alana yayılma imkânı buldu. 

Bu kitapta Osmanlı’dan günümüze uzanan sol geleneğin devamında TİP’in doğuşu, evrimi, yaşadığı güçlükler, Türk demokrasisi içindeki yeri ve 12 Mart muhtırasıyla kapatılışına kadar geçen dönem ele alınıyor. Artun Ünsal yaptığı derinlemesine siyasal yapı araştırmasıyla TİP ile birlikte Türkiye’nin yakın tarihinin çok önemli bir dönemine ışık tutuyor. 

“‘Hepimiz Gogol’un Palto’sundan çıktık’ diye bir söz vardır; 1960 sonrası Türkiye solu da TİP’ten çıkmıştır. Deniz Gezmiş’ten Sinan Cemgil’e, Yaşar Kemal’den Doğu Perinçek’e sonraki yıllarda çok farklı yollara gidecek binlerce sol aydın, yazar, bilim insanı, sanatçı, gençler, sendikacılar 60’larda hepimiz TİP’liydik.” 
Oya Baydar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82873</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee81dd39-b10d-4606-88d9-e133565db6cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kösbek</image:title>
            <image:caption>Yuvasından taşınmaya mecbur bırakılan bir köstebek nereye gider? 

Çağdaş çocuk edebiyatımızın önemli yazarlarından Nazlı Deniz Güler hayvanların yalnızlaştığı, yurtsuzlaştığı çarpıcı bir öykü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82874</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5aeff4d9-836f-4b50-aee3-b67c879d1a82.jpg</image:loc>
            <image:title>Dank</image:title>
            <image:caption>Sinem Sal’dan arınma ve aydınlanma öyküleri.
Dank, sonsuz bir karanlığın ve kaosun içinde çakılmış bir kıvılcım gibi.
Süper olmayan süper kahramanlar, tekkesini terk eden dervişler, bir yıldız tohumunun peşinde ellerini kana bulayanlar, sarı bir tablo için yokuş yukarı koşmasını öğrenenler, tüm şehri etkisi altına alan hissizlik hastalığıyla savaşanlar, yastıklarının altına mayın döşeyen aileler, gizli teşkilatlar, patlayan silahlar, patlamayan silahlar, cenaze evleri, mezarlıklar, yiv, set, dank!
İşte buradayız. Yani Dünya’da. Kalbimizi, parçalanana kadar harcadık. Bütün duygularımızı sömürdük. İşte buradayız. Dünya’da. Egomuzu, bizi yutana kadar besledik. İşte buradayız... Dünya’da. Yumruklarımızı sıktık, yumruklarımızı geçirdik. Beğenmediğimiz bütün işlerden istifa ettik. İşte buradayız. Dünya’da. Aşık olduk, çok aşık olduk, fazla aşık olduk. Tükettik. Duygularımızın sonuna geldik. Son kullanma tarihi geçti. Bozuk bir tadı var artık duygularımızın. İşte buradayız. Dünya’da. Sahi, neden buradayız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82875</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/767f0f0e-84d1-4efb-95c4-1b4f010e702e.jpg</image:loc>
            <image:title>Geyikböceği Buz Pateni Yapıyor Uğurböceği Sevecen İle Salyangoz Tomurcuk 32</image:title>
            <image:caption>Güzel bir kış günü, buz tutmuş gölün üzerinde kaymak ne güzel! Salyangoz Tomurcuk, Uğurböceği Sevecen ve Geyikböceği, hem yeni bir 
dost ediniyor hem de buzda dans etmeyi öğreniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82876</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8461c5c-ae07-46cf-98ab-4aeebb528e35.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendin Olmanın Dayanılmaz Hafifliği</image:title>
            <image:caption>Varoluşçu psikoterapi ve felsefeyle hayata dair 40 mesele. 
Bu dünyada kendimizden başka evimiz yok. Hatta Heidegger’e ve Sartre’a göre hiç evimiz yok; lakin kendilik dediğimiz de sürekli değişen, dönüşen ve çelişkili bir olgu olarak pek güvenli bir liman değildir. Ancak bu dünyada daha canlı hissetmek istiyorsak, hayatlarımızı daha dolu dolu, doygun yaşamak istiyorsak, elimizden gelen tek bir şey var; kendimizi ve içinde yaşadığımız dünyayı yakından tanımak. Kendimize sorular sormanın, merakla bakmanın ve hazır cevaplara yerleşmemenin bize getireceği en büyük hediye, kendimizi ve içinde yaşadığımız dünyayı daha yakından tanımak olacaktır. Bunu başarabildiğimiz ölçüde hayatta akışı yakalamak ve canlı hissetmek mümkün olur. Bu konuda Sokrates’çiyim. Gerçekten de incelenmeyen hayat yaşamaya değmez hale gelir. 
 
Bu kitapta size kesin çözümler, formüller veya izlenecek yollar vaat etmiyorum. Hatta herhangi bir şey vaat etmiyorum. Yazdıklarımı harfiyen uygularsanız hayat müthiş kolay olacak, her anınız mutluluk dolacak demeyi isterdim ama bu sizi kandırmaktan başka bir işe yaramazdı. Sadece bir önerim var, o da daha uyanık yaşadığınızda ulaşacağınız çok çekici, reddetmesi zor, dayanılmaz bir hafiflik. Kendin olmanın o şahane ve dayanılmaz hafifliği. Ama uyarmadan edemeyeceğim, bu hafiflik özgürleştirdiği gibi korkutur da.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82878</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/072bcf0d-5ce0-4a91-8a2c-32913cdce781.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıvılcımlar</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta “Bizim köydeki kızlardan ya öğretmen olmaları ya da evlenmeleri beklenirdi” diyen; şimdi biyomühendislik okuyan, projeleriyle ödüller kazanan Zehra’nın hikâyesini okuyacaksınız... 
 
Telefonda ne diyeceğini bilemediği için eve su istemeyi bile beceremediğini anlatan; Kıvılcımlarla geçirdiği yılın sonunda sahnede, 100 kişinin önünde, elinde mikrofon konuşan Ece’nin hayret veren gelişimini göreceksiniz… 
 
70 kişilik köyünde keçilere çobanlık yapan, “Üniversite için İzmir’e gittiğimde otobüse bile binmeyi bilmiyordum” diyen genç bir hemşirenin; ailesinin onu okula göndermesi için daha 6 yaşındayken aylar boyunca ağlayarak mücadeleye başlayan en sonunda üniversite mezunu olan başka bir Kıvılcım’ın değişimine tanık olacaksınız. 
 
DLD’nin Kıvılcımlar programındaki genç kadınların öykülerini okurken “Ben yapamam” ya da “Yapmasam da olur” diyen genç kadınların program sonrası nasıl “Ben de yapabilirim”, “Daha yapacak çok şey var” dediklerini görüp “Hepimiz yapabiliriz” diyeceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82879</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/718bfb8f-6888-4021-b55c-4774c7e5d5d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Gökyüzü</image:title>
            <image:caption>Büyülü New York kışına, 2119’a hoş geldin.Teknolojinin göz alıcı ışıltısıyla aydınlanan bin katlı Kule, seni gölgelerin karaltısıyla yüzleşmeye davet ediyor.Gerçeklerin hayallerle beslendiği gökdelen şehir, içinde sakladığı sırlarla çalkalanıyor.Leda’nın tek isteği Dubai&apos;de olanları arkasında bırakabilmek. Ancak yeni bir polis soruşturması, onu bütün yıl unutmaya çalıştığı kâbusun ortasına yeniden atıyor.Rylin eski hayatına, eski sevgilisi Hiral’a geri dönüyor... Fakat çok geçmeden, iki dünya arasındaki parçalanmış hayatıyla baş başa kalıyor.Calliope, daha önce hiç deneyimlemediği yerleşik hayat içinde kendini kapana kısılmış hissediyor. Avery ile yaptığı pazarlık tahmin ettiğinden de pahalıya mal oluyor.Watt ise hâlâ umutsuzca Leda&apos;ya âşık. Onu geri kazanmakiçin her şeyi yapıyor. 

Peki ya gömülü kalması gereken sırları aşkı için kazıp çıkaracak kadar cesur mu?Ve Avery... Bininci katın sakini yeni erkek arkadaşı Max ile birlikte İngiltere&apos;den dönüyor. Hayatı her zamankinden daha mükemmel görünüyor. İyi ama içinde neden bir şeylerin tersgideceğine dair bir his var?Gerçeklerle yüzleşmek zordur ve bazen zirvenin büyüsünden vazgeçmeyi gerektirir.Bininci Kat serisinin üçüncü ve son kitabı Kayıp Gökyüzü ile serbest düşüşe hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82880</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1bf1b84-0504-4be9-a0a6-3e078963edc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dar Koridor</image:title>
            <image:caption>Bazı toplumlar özgürken, diğerleri neden otoriter yönetimler altında veya anarşi içinde yaşadılar ve yaşıyorlar? 
 
Özgürlük Batı’ya özgü bir durum mu? 
 
Özgürlüğün ve demokrasinin akıbeti ne olacak? 
 
Daron Acemoğlu ve James A. Robinson’a göre özgürlük “doğal” bir durum değil… Güçlü bir sivil toplum ile güçlü ama prangalanmış bir devletin birbirlerini dengelemesiyle, süreç içinde elde edilen bir kazanım. Bu zor şartlar sağlandığında girilen “dar koridor”da kalmak ise sürekli bir çaba gerektiriyor… 
Dar Koridor okuru tarihte uzun bir yolculuğa çıkarıp özgürlüğün doğuşu, sürdürülebilirliği ve akıbeti hakkında çarpıcı sonuçlara ulaştırıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82881</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9373a06d-2337-4dee-8396-32d0360db295.jpg</image:loc>
            <image:title>Karagöz -Turkish Shadow Theatre</image:title>
            <image:caption>Metin And’ın (1927-2008) İngilizce yazdığı Karagöz: Turkish Shadow Theatre adlı kitap, ilk yayımlanışından on dört yıl sonra yeniden okurla buluşuyor. Türk gölge oyunu alanındaki çalışmalarını hayatının sonuna dek sürdüren And, bu tiyatro türünün dünyada da tanınması için etkinlikler düzenlemiş, yabancı dillerde incelemeler, kitaplar yazmıştı. İşte bu çabanın ürünlerinden biri olan Karagöz: Turkish Shadow Theatre, geleneksel gölge oyunumuzu kökenlerinden malzemelerine, belli başlı oyunlarından karakterlerine etraflıca ele almasının yanı sıra, Türk tiyatrosunun başka türleriyle –özellikle de Türkiye’de kukla tiyatrosuyla– ilgili bilgiler içeriyor. Kitabın gözden geçirilmiş basımına, bir Karagöz oyununun İngilizce çevirisi ile önemli Karagöz oynatıcılarından Ragıp Tuğtekin’le yapılmış bir söyleşi eklendi. Bu yeni basımın en önemli özelliği ise, Metin And’ın kitabının görsel açıdan yeniden ele alınması oldu: Yapı Kredi Müzesi’nin Karagöz Koleksiyonu’nda yer alan Karagöz tasvirleri, “Yıktın Perdeyi Eyledin Vîrân / Yapı Kredi Karagöz Koleksiyonu” sergisinin 2004 yılında yayımlanan kataloğundan sonra ilk kez bu kitapta yeniden Karagöz meraklılarının karşısına çıkıyor.

For over fifty years, Metin And championed Turkish theatre, traditional performing arts, festivities, and the art of Ottoman miniature in dozens of articles and titles in Turkish and other languages. In Karagöz: Turkish Shadow Theatre, originally written in English for an international audience in mind, he turns to one of the most original and colourful art forms that developed in and spread through the Ottoman Empire.

Starting with an overview of traditions of theatre in Turkey, Metin And moves on to a thorough investigation of Karagöz, Turkish shadow theatre named after its protagonist: Its origins and development, the techniques involved in making of the figures and props, detailed studies of the stock characters and plots, and the form’s function as political comment in the Ottoman Empire, ending with an account of shadow theatre’s decline and later influence in the Westernizing Turkey. This revised edition includes full-colour reproductions of figures found in the rich Karagöz archive of Yapı Kredi Museum, as well as an appendix on the Turkish puppet and marionette theatre written by Metin And, the full text of a Karagöz play, and an interview with one of the last Karagöz performers in Turkey.

Highly informative and hugely entertaining, Karagöz: Turkish Shadow Theatre is an indispensable reference book on the subject.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82882</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c0b3e31-1872-4cf3-a019-71c1b7324d57.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yalnız -100. Doğum Yılında İlhan Berk</image:title>
            <image:caption>2018 yılındaki İlhan Berk’in 100. doğum yıldönümü etkinliklerinden biri Yapı Kredi Kültür Sanat binasındaki “İlhan Berk Gezegeni: Etkileşim, İleri-Geri Adımlar, Sonsuz Arayış”, öbürü de İstanbul Arel Üniversitesi’ndeki “Bir yalnız/ Gökyüzünün sözlüğünde” başlıklı sempozyumlardı. Her iki etkinlikteki oturumlarda sunulan metinlerden seçilen Bir Yalnız, on yedi yazarın katılımıyla ortaya çıktı: Abdullah Uçman, Ahmet Berk, Ahmet Cüneyt Issı, Asuman Susam, Aykut Köksal, Bahanur Garan Gökşen, Bâki Asiltürk, Burcu Yılmaz Çebin, Gonca Özmen, Gülce Başer, Mehmet Can Doğan, Muharrem Dayanç, Mustafa Kurt, Ömer Erdem, Sabri Gürses, Şaban Çobanoğlu, Yalçın Armağan. 

Bir Yalnız, İlhan Berk şiiri üstüne yapılacak çalışmalara yeni bir kaynak olması amacıyla yayımlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82883</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3134f9d9-99e5-48da-a42b-9b7ee477f048.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Feneri</image:title>
            <image:caption>Deniz Feneri, yazlarını İskoçya’da geçiren İngiliz bir ailenin ve bu aileyi çevreleyen insanların günlük yaşantısını anlatır. Woolf’un diğer eserlerinde ağırlıklı hissedilen bilinç akışı bu kitabında da kendisine yer bulurken, Woolf “yazar bir kameradır” fikrinden “yazar kahramanın ruhundadır” anlayışına geçiş yapıyor ve okura kendi hayatından kesitler de içeren bir anlatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82884</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5966f5c7-dc23-43d4-b09f-e738375be409.jpg</image:loc>
            <image:title>Katip Bartleby</image:title>
            <image:caption>Bartleby, Wall Street’teki bir hukuk bürosunda çalışıyor ama verilen görevleri yapmamayı tercih ederek patronuna, kendisini kovmak dışında bir seçenek bırakmıyor. Tabii bu o kadar kolay olmayacak, çünkü Bartleby kovulmamayı da tercih edebilir. Kâtip Bartleby’de Herman Melville, edebiyata unutulmaz bir kahraman armağan ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82885</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d844204-8f12-4fbe-a96a-2b6903e6a4cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Havacılarının İstanbul - İskenderiye Hava Seferi 1914</image:title>
            <image:caption>Bugün havacılığımız bir yerlere gelmişse, bu sayede daha güvenli, daha kolay ve daha mutlu bir hayat sürdürebiliyorsak; bunu sağlayan gücü önce tanımak, sonra konumlandırmak ve geliştirmek lazımdır.

Bugünden yüzyıl geriye doğru bakıldığında, tıpkı uçakla yükseklere çıkılırken yerdeki cisimlerin büyüklüklerine göre, önce küçüklerin, sonra büyüklerin tanınamaz ve nihayet görünemez olmaları gibi bir durumla karşılaşırız. Tanımadan bilemeyiz, bilmeden konumlayamayız.

Bu çalışmanın amacı, 1914 İstanbul-İskenderiye Hava Seferi bileşenlerini imkânlar oranında hatırlatmaya ve tanıtmaya, hissettirmeye çalışarak “Türk Hava Gücü ve Kültürü”ne katkı yapmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82886</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06a9435c-a540-46ba-b064-472a1ca12d71.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Hayalin İçindeyiz</image:title>
            <image:caption>Birçok kez doğru yerde durduğunu düşünür insan, ama yanılır. Mekanı doğru seçtiğini zanneder, biraz kalınca bunalır. Yani bu kargaşada karmaşık bir hal alır, içinden çıkılmayacağını sandığımız yollarda dolaşırız. Bazen otobüste yolculuk ederken seyrettiğimiz ovalar aklımızda canlanır, bazen dolu bir trende kendimize ayırabildiğimiz boşlukta saklanırız. Yalnız kalmaya görelim hemen kalabalıklara koşarız, kalabalıkları görünce de kendi dünyamızda yaşarız. Kararlarımızda da sabit değilizdir, oysa ne çok düşünürüz en iyi karara varabilmek için. Gelin bu karmaşık yolculuğunda kahramanımıza eşlik edin. Gerçekte veya hayalde onunla beraber kaybolun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82887</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45057578-1404-4188-b7f8-0bdcd17f9859.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökten Sarkan Öyküler</image:title>
            <image:caption>1973 İstanbul doğumlu. 2004’ten beri edebiyat üretiyor.
2009’dan beri Avustralya’da yaşıyor. Evli ve bir kız babası.
Gökten sarkan toplam 24 öykü, okurun özgün birikimine göre biçimlenecek ve yeni anlamlar kazanacak. Sihirli değnek sizde.

Gelecekteki Anılar – “Telefon çaldığında kimin aradığını bilirsiniz bazen. Öyle bir şey değil benimki. Daha büyük bir güçten bahsediyorum.”

Görünmez Kenan – “Hastane koridorlarındaki nöbetine devam edebilmek için, ebedi yolculuk biletini tereddüt etmeden ortadan ikiye yırttı.”

Yağmurlu Bir İstanbul Sabahı – “Mücadele eksik olmaz, tarihe tanıklık etmiş coğrafyadan. Sarhoş edecek kadar güzel, yoldan çıkartacak kadar baş döndürücü devasa şehirde kalıcı olmanın bedeli ya aşık ya tutsak olmaktır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82888</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f90dbd31-8c8c-4cdf-954f-9fdc75a724c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Açılın! Ben Anneyim</image:title>
            <image:caption>Bizler tarih yazanlarız, anı kayıtçılarıyız. Bizler sümük yakalayıcısıyız, popo silicileriz. Bizler her şeyi gördük, her şeyi duyduk ve her şeyi kokladık ama başka türlü yapamazdık. Bizler annelik adı altında tek yürek olan milyonlarız. Korkunç ama gururluyuz.

Tüm reçetelerin bizi genellediği şu annelik yarışında en iyi annelik yapabildiğin anneliktir. Jill Smokler bu kitabında tozpembe hikayeleri ve mükemmel annelik illüzyonunu tozlanmaya bırakıp dünyanın dört bir yanından hepimizin yaşadığı gerçek deneyimleri masaya yatırıyor. Anneliğin girdaplarında boğulduğunuzu hissettiğinizde bir cankurtaran halatı gibi tutup çekmeniz için.

Durun! Aşağıdaki Maddeleri Zihninize Kazıdığınıza Emin Olmadan Kitabın Kapağını Açmayın!

-Hiçbir annenin mükemmel olmadığını ve çocuklarımın benim sayemde ve hatta bazen de bana rağmen çok büyük işler başaracaklarının farkında olmalıyım.
-Bir başka anneye fikrimi sormadığı sürece akıl vermekten kaçınmalıyım çünkü beni asla ilgilendirmez.
-Annelikle ilgili her konuda mizah duygusuna sahip olmalıyım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82889</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3e23303-19d9-4567-bea4-aa6da8a756fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazar Adayının Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Yazarlık derslerine ya da seminerlerine olan ihtiyacınız, bu kitaba ya da yazarlık üzerine herhangi başka bir kitaba olan ihtiyacınızdan fazla değildir.  Okumalısınız. Eğer okumak için zamanınız yoksa yazmak için de yoktur. Okumak için zamana ihtiyacınız var ve televizyon çok vaktinizi alıyor. Yazdığınız odada kesinlikle televizyon, telefon ya da oyunlar gibi size zaman kaybettirecek şeyler olmamalı. Eğer bir pencereniz varsa ve boş duvara bakmıyorsa, perdeleri çekin ya da güneşliği indirin. Önce kendiniz için yazın, sonra okuyacaklar için endişelenin. Edilgen çatı kullanmayın. Belirteç kullanmaktan kaçının. &quot;Böyle dedi&quot;, &quot;şöyle dedi&quot;gibi ifadeler insana mahsus olsa da Tanrı&apos;ya özgüdür. Gramer yapısını saplantı haline getirmeyin. 

STEPHAN KING</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82890</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a97d982-4a31-41e8-911d-73d641c37b64.jpg</image:loc>
            <image:title>Mezar Odası</image:title>
            <image:caption>-Son anda ölümü aklına getiren neydi cüce?

-Kralın mermer kadar soğuk ve silik cesedine bakarken, boynuma doğru inen kılıçtan yansıyan gün ışığıydı.

-Kılıç değil miydi yani?

Kılıcın, ölüm ile yaşam arasında bir aracı olduğunu düşünmüyordu. Altın gibi, para gibi madde olan şeylere takıntısı, neyin araç ya da neyin amaç olduğu hakkında karar verme yetisini de bozmuştu. Nihat her zaman yaptığı gibi, yere düşen gölgeye bakıyordu sadece, gölgenin sahibi umurunda değildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82891</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26482eb8-d814-4804-a543-4cf1373c835c.jpg</image:loc>
            <image:title>Deliliğin Sınırında</image:title>
            <image:caption>Çok zeki ama şizofren tanısı konmuş kahramanın, akıl hastanesinde yaşadığı manevi olayları anlatan kitabın, nadir rastlanan anlatım tarzı ve akıcı dili okuyucuyu kitaba hapseder. 

Tarihe yolculuğa çıkarsınız; kim bilir belki Ömer Hayyam belki Tesla belki de Darwin ile sohbetlere katılma şansınız olur. Pos Bıyık, Salkım Söğüt ve Gülen Yüz sizi bekliyor olacak gözünüzü açtığınızda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82892</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9bc68f2-7794-47e1-ac77-e96233d5d30b.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Güvenlik</image:title>
            <image:caption>Savaş, terörizm ve kitle imha silahlarından çevresel ve ekonomik krizlere, salgın hastalıklara, siber savaşlara ve korsanlığa, yirmi birinci yüzyıl dünyası korkutucu bir dizi uluslararası güvenlik sorunuyla kuşatılmış görünüyor. Aynı zamanda, yeni aktörler, sorunlar ve teoriler geleneksel kavram ve yaklaşımlara giderek daha fazla meydan okudukça, güvenlikle ilgili akademik çalışmalar her zamankinden daha tartışmalı bir hale geldi. 
Bu yenilikçi metin, uluslararası güvenlik siyasetine; sorunların nasıl ve neden uluslararası güvenliğe tehdit olarak yorumlandığına ve bu tehditlerin nasıl yönetildiğine odaklanmaktadır. Alana ve ana teori ve yaklaşımlarına kısa bir giriş yaptıktan sonra, temel bölümlerde sistematik olarak çağdaş uluslararası güvenlik gündemindeki ana konular analiz edilmektedir. Her bir konu, tehdidin doğası ve politika yapıcıların verdikleri karşılıklar açısından ortak bir çerçeveye göre incelenir. 
Kitabın bu 2. edisyonu, Obama yönetiminin ve stratejik ortaklarının bir dizi farklı güvenlik konularındaki başarısızlıklarını ve dünyada o zamandan beri yaşanan sürekli, gelişen kargaşa örneklerini tartışmak için büyük ölçüde revize edildi. Siber güvenlik, &apos;Arap Baharı&apos; devrimleri, Ebola salgını ve mülteci krizi, yazarın kitapta analiz ettiği çok sayıda konudan sadece birkaçı. 
Bu ders kitabı, uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi ve daha genel olarak diğer sosyal bilimler alanlarında lisans veya lisansüstü düzeyde uluslararası güvenlik eğitimi alan öğrenciler için temel bir kaynaktır. 
Bu edisyondaki yenilikler şunlardır: 
- Siber güvenlikle ilgili bir bölüm 
- Güncel sorunlar ve kapsamlı incelemeleri 
- Her bölümde yeni &apos;mini vaka çalışmaları&apos; 
- Güncellenmiş analitik/pedagojik çerçeve 
- Öğrencilerin hem geleneksel hem de geleneksel olmayan güvenlik konularıyla ilgili analitik ve karşılaştırmalı incelemelerin üstesinden gelmek için teoriyi ve empirik kanıtları doğru bir şekilde uygulamalarına yönelik öncü çerçeve.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82893</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e151822-804e-484d-bebd-7f393f2152b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapısal Jeoloji</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın amacı genel bir jeolojik arka-plan ile birlikte yapısal jeolojinin temel ilkelerini, değişik çehrelerini ve yöntemlerini lisans öğrencilerine vediğerlerine sunmaktır. 

Tanımlanan süreçler ve yapılar gezegenimizde daha derinde gelişen deformasyon ile ilgili olsa da, kitapta başlıca kabuğun yapısal jeolojisi üzerinde durulmuştur. Ek olarak, Mars’tan ve diğer gezegenlerden gelen veriler kendi gezegenimizdeki yapısal jeolojinin birçok çehresinin dış gezegenlerdeki ile ilişkili olduğunu da göstermektedir. Yapısal jeolojinin uğraş alanı çok geniş olup, bu kitabın içeriğinde bu geniş alandan seçilmiş önemli konulara yer verilmiştir. 

Öğreticilerin yapısal jeolojideki kendi favori konuları, yaklaşımları veya kendi bölümlerinin müfredatına göre seçim yapmaları eğilimi de bilindiğinden, bu konuların seçimi gerçekten kolay olmamıştır. Yapısal jeoloji konusunda mevcut kitaplar orta ve alt kabukta gelişen sünek ve plastik deformasyona vurgu yapma eğilimindedirler. Bukitapta kabuğun daha derin kısımlarındakini daha iyi dengelesin diye üst kabuktaki sürtünmeli rejim daha kapsamlı biçimde ele alınmaya çalışılmıştır. Bu şekilde, özellikle petrol jeolojisi gibi derslerle ilgili bazı bölümlere ve genelde gevrek deformasyona vurgu yapılmıştır. Bu anlayış özellikle eklemler ve damarlar konusunda yeni bir bölüm eklemek suretiyle ikinci baskıda daha da genişletilmiştir. 

İçindekiler 
1.      Yapısal Jeoloji Ve Yapısal Analiz 
2.      Deformasyon 
3.      Kayalarda Gerinim 
4.      Gerilme 
5.      Litosferde Gerilme 
6.      Reoloji 
7.      Kırılma Ve Gevrek Deformasyon 
8.      Eklemler Ve Damarlar 
9.      Faylar 
10.  Gevrek Rejimde Kinematik Ve Eski Gerilmeler 
11.  Mikro- Ölçekte Deformasyon 
12.  Kıvrımlar Ve Kıvrımlanma 
13.  Folyasyon Ve Klivaj 
14.  Lineasyonlar 
15.  Budinaj 
16.  Makaslama Zonlari Ve Milonitler 
17.  Sıkışma Rejimleri 
18.  Genişleme Rejimleri 
19.  Doğrultu Atim Transpresyon Ve Transtansiyon 
20.  Tuz Tektoniği 
21.  Dengeleme Ve Restorasyon 
22.  Büyük Resme Bir Bakış</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82894</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7c73058-a5f8-4cfe-9c26-c1e6181f6e79.jpg</image:loc>
            <image:title>Tedarik Zinciri Yönetimi Stratejik Planlama, Modelleme ve Optimizasyon</image:title>
            <image:caption>Rekabet giderek derinleşen ve farklılaşan bir boyutta yol alırken, rekabetin anlamı üzerine kuramlar ve uygulama deneyimleri farklı platformlarda ısrarla paylaşılırken, her tartışmanın ortasında aynı so-ruya cevap aranmaktadır: &quot;Nasıl?”

Rekabet üstünlüğünü nasıl sağlamalıyız? Maliyet liderliğini nasıl gerçekleştirebiliriz? Farkındalığı sağlamanın üstesinden nasıl gelebili-riz? Yenilikçilik, Ar-Ge, kalite, müşteri talepleri, rakip üstünlüklerini aşmanın yolları………nasıl, nasıl, nasıl?

Bütün bunların çözümü için atılan her adım ya da her aşama, üre-timden müşteri mutluluğuna kadar farklılaşma gösteren birçok yeni yöntemin ve uygulamanın doğmasına neden olmaktadır. Ancak yeni yöntemlerin varlığı, insan ve makine odaklı bir düzenlemenin ya da süreçlerin işletilmesine ilişkin gösterilen çabaların niteliğini belli bir boyuta kadar taşımaktadır. Kat edilen her aşama kimi zaman inanıl-maz kimi zaman sıradan çıktılar sağlasa da önemli olan bu süreçte &quot;müşterinin tercihine layık olmayı” hedeflemektedir.

İçindekiler:

Bölüm 1
Tedarik Zinciri Yönetimine Giriş ve Alıcı Tedarikçi İlişkisi
Bölüm 2
Tedarik Zinciri Yönetiminde Bilişim Teknolojileri
Bölüm 3
Kurumsal Kaynak Planlaması ve Değişim Mühendisliği
Bölüm 4
Ters ve Kapalı Döngü Tedarik Zinciri Yönetimi
Bölüm 5
Tedarik Zinciri Yönetiminde Dış Kaynak Kullanımı
Bölüm 6
Tam Zamanında Dağıtım: Milk Run
Bölüm 7
Lojistik Ve Sürdürülebilirlik: Marco Polo Projesi
Bölüm 8
Temel Dağıtım Ağı Modelleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82896</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37f1faeb-fff9-4aad-aad0-f5737c1915ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Sor Beni</image:title>
            <image:caption>Gitmek istiyorum sessizce,
Dünyaya hiç gelmemiş gibi,
Yok olmak istiyor bedenim.
Yaralarımı örtmek,
Acılarımı alıp kaybolmak istiyorum.
Bir kadehte sarhoş olup,
Bütün yaşantımı unutmak istiyorum.

Şairimiz; şiirlerinde yaşadığı çevrenin doğal güzelliğinden, kendi hayatından ve duygularından bahsetmektedir. “Sor Beni” isimli şiir kitabımız duygularınıza tercüman olacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82897</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aba4d21b-b859-4e85-af7c-d226cd80b382.jpg</image:loc>
            <image:title>Bosna - Osmanlı Yadigarı (1878-1918)</image:title>
            <image:caption>Bosna-Hersek toprakları, Milât’tan önceki dönemlerden başlayarak İlir, Romalı, Kelt, Got, Pers, Hun, Avar, İslâv, Kuman, Peçenek ve Türk-Oğuz boyları gibi birçok farklı soya, geçici veya kalıcı olarak ev sahipliği yapmıştır. 1463 yılında Türk idaresine geçen Boşnaklar, Fatih Sultan Mehmed’in fermanlarından başlayarak âdeta özerk bir konumda yaşamış ve bu ortamda kendilerine has müstesna bir kültür ve medeniyet oluşturmuşlardır. Ne var ki dış güçlerin dolapları marifetiyle Bosna, Avusturya-Macaristan tarafından 1878’de işgâl edilmiş ve Birinci Dünya Savaşının sonuna kadar Avusturya-Macaristan idaresinde kalmıştır. Boşnaklar’ın Yugoslavya Krallığı ve Tito Yugoslavyası’nda ve 1992-1995 arasındaki kanlı savaşta uğradıkları katliamların ve yerinden edilmelerinin başlangıcını inşa eden dönem, Avusturya-Macaristan işgal idaresinin ta kendisi olmuştur. 1878-1918 yılları arasında süren işgâl idaresinde yaşananlar 150.000 civarında Boşnak, malını-mülkünü yüzüstü terk ederek, 1898-1912 yıllarında Türk topraklarına sığınmasına zemin hazırlanmıştır.

Osmanlı Yadigarı Bosna isimli bu eserde 1878-1918 yıllarının arasındaki 40 yıllık dönemde Boşnakların yaşadığı baskıyı-zulmü, zor şartlardaki siyasî ve fikrî gelişimlerini ve zor şartlarda dahi korumaya çalıştıkları kendine has toplum ve millet kültürlerini bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82898</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e945ab3-50f3-412a-b882-aaa21cbd360a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk İran&apos;a Persliğin Dayatılması</image:title>
            <image:caption>Asırlarca Büyük Çengiz Han’ın Verasetine ve Büyük Emir Timur’un soyundan gelmeye dayanan derin Türk devlet geleneğine sahip İran’da, Türklüğün etkisizleştirilmesi, resmi tarih olarak dayatılan &quot;Avrupa Tarih Tezi” ve yapılmış olan korkunç soykırımla mümkün olmuştur.

1917-1921 yıllarında uygulanmış olan &quot;Gıda Kontrol Sistemi” ile ülkede yaklaşık 10 milyon insan helak olmuştur. Nitekim Gacar Devleti’nin yanı sıra ülkenin asli kurucu unsuru olan Türklerin iradesi tamamen kırılmış, Fars dili üzerinden hareketle satılmış bazı yerli Türk misyonerleri ile beraber kuzey Hint menşeli azınlıkların ileri gelenleri kullanılarak &quot;Pehlevî” sömürge devleti kurulmuştur. Başka bir ifade ile İran Türklüğünün yakılmış külleri üzerinde sahteleştirilmemiş gerçek tarihi bir belge ile tarihi varlığı tescillenemeyen Pers denilen Yapay kimlikle yeni Ulus-Devlet yapılanmasına gidilmiştir.

Doğuya resmi tarih olarak dayatılan &quot;Avrupa Tarih Tezi”nin özünü &quot;Hint-Avrupa Halklarının Köken Birlikteliği” ile ilgili ileri sürülen çürük iddia oluşturur. Bu iddianın müellifleri esasen Jacob Bryant, S. W. Jones, T. Young, F. Shlegel, A. Wilhelm, Ch. Lassen, A. Pictet, J. Stevensons, R. G. Latham, A. Dupperon, J. F. Blumbach, T. R. Trautmann, F. M. Müller gibi sözde tarihçi, aslında tamamen sömürgeci devletlerin teorik ayağını oluşturan oryantalistler tarafından işlenerek resmi tarih anlayışı olarak sömürge devletlere dayatılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82899</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9e3cd6b-ae2e-4f21-9676-5ba3ce0f5d04.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennetin Davetlileri</image:title>
            <image:caption>&quot;Melekler, onların iyi insanlar olarak canlarını aldıklarında, &apos;Selam size, yaptıklarınıza karşılık buyurun cennete!&apos; derler.&quot; Nahl Suresi, 16:32.

İnsanoğlu, bu dünyaya doğduktan itibaren hayat gailesi ve dünya nimetleri karşısında lal olmuşçasına çabalamaya ve kendini bunlara kaptırma eğilimindedir. Bununla birlikte, Ademoğlunun ruhuna üflenmiş o ilahi nefha, onu aslına doğru çağırır, alemlerin ve asıl yaşamın bu dünyadan ibaret olmadığını hatırlatır.

İbnü&apos;l-Cevzi, Cennetin Davetlileri&apos;nde bu dünyanın gelip geçiciliğini, aslolanın ise ahiret hayatı olduğunu dört ana bölümde ele alarak okurunu bu çağrıya kulak vermeye sevk eder. Yani bu satırların vesilesiyle muhatabını bir kez daha cennete davet eder. İnsanoğlu, ilim kesbederek aklî ve naklî ilimlere vâkıf olmaya çalışmalıdır, bu ilmin de zekâtını vermelidir. Fakat her şeyden önce o, bu dünyanın bir imtihan sahnesi olduğunu bilmeli, ilahî senaryo içinde sahip olunan rollerin bilincinde olmalı, maruz kalınan ve duçar olunan bazı sebepleri kadere teslimiyetle karşılamalıdır.

Bu minvalde, Cennetin Davetlileri, insanın kendini bir kez daha sorgulaması ve nereye gittiğini düşünmesi gerektiğini hatırlatan bir öğüt kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82900</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/891afc4c-968b-478d-b736-94c77757df2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Werther&apos;in Acıları</image:title>
            <image:caption>Ne garip şey şu insan kalbi!.. Ah, gençlik aşkımın yitip gitmiş olması ne acı! Ah, keşke onu hiç tanımasaydım! Eğer hâlâ yanımda olsaydı ona, “Sen bir budalasın! Bu dünyada bulunması mümkün olmayan şeyi arıyorsun,” derdim. Ama ben onu buldum, kalbimi onunla doldurdum, huzurunda kendimi olduğumdan çok daha fazlası gibi hissettiğim, çünkü onunlayken, olabileceğim ne varsa hepsi olduğum o yüce insanla birlikteydim.

Genç Werther, büyük kentin sebep olduğu ruhsal çöküntüden kaçarak taşraya sığınır ve burada tanıştığı soylu güzel Lotte’ye âşık olur. Lotte de Werther için benzer duygular beslemektedir, ancak ne var ki hayat karşına daha önce Albert’i çıkarmıştır. Lotte bir süre sonra Albert ile evlenir, Werther ise bir aile dostu olarak yer alır yanlarında. Kendine hâkim olamamaktan korkan Lotte bir daha görüşmemeleri gerektiğini düşünmektedir artık. Ancak Werther’in bu acıya dayanması imkânsız gibidir.

Goethe’nin yaşamından otobiyografik izler taşıyan Genç Werther’in Acıları’nda yazar, gençlik aşkını sembolleştirerek anlatır; umutsuzluklarını, çaresizliklerini, taşkınlıklarını gözler önüne serer. Büyük Alman dehasının aşkı ölümsüzleştirdiği bir başyapıttır bu roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82901</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/732f0d2f-ec76-4546-9524-66ba4f35d575.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mücadele Kahramanı Nazife Kadın</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllık bir hikâye… Bir annenin düşman işgalindeki memleketini korumak için bugün bile insanın inanamadığı, ölümün öldüremediği büyük cesaretini artık herkes bilecek.

Fedakâr bir kadının kararlılığını gözyaşları içinde okurken, asla değerini tartamayacağımız başka bir kahraman gözümüzde canlanacak.

O, taşıyabileceği en ağır yükün altına girerken düşmana yakalanmamayı planlıyordu. Her gece yeniden &apos;bu kez yakalanırım&apos; kaygısıyla yollarını değiştiriyordu. Korkusu yakalanmaktan çok kendisinden başka kimsenin buralara kadar gelemeyeceğini bilmesinin verdiği vicdani kaygıydı. Kendisinden sonra kim taşırdı askere ekmeğini.

Gecenin kör karanlığında keçinin zor yürüyebileceği patikalardan geçiyor; geçerken nefessiz kalıyordu. Ufak bir çıtırtıda onlarca merminin kendisini delik deşik edeceğini bilerek her bastığı yaprağı hesaplıyordu. Gecenin ayazında üzerine ağırlık olmasın diye kalın giyinmiyor; taşıdığı ekmeğin sıcaklığıyla hem yürüyor hem mırıl mırıl dua ederken gözünün önünden bakmaya doyamadığı evladı geçiyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82902</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c271d8a2-63fa-4a30-89a0-aea8017af39b.jpg</image:loc>
            <image:title>Öykü Makinesi Seti (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Öykü Makinesi, içindeki birbirinden farklı 10 öyküyle seni hayallerinin ötesine götürecek. Makinelerin yönettiği şehirler, bulutların üstünde dolaşan çocuklar, misafirsever kediler, uzayda kaybolan kalemler ve daha pek çok kahraman, maceralarıyla sizi öykülerin içine çekecek!
Öykü Makinesi senin için çalışıyor, yepyeni öyküler üretiyor…
Öykü Makinesi setinde, ilkokul çağındaki çocukların temel duygu ve davranışları hayaller çerçevesinde yansıtılıyor. Gündelik yaşantıya hayalleriyle dokunan küçük kahramanlar, çocukların dikkatini üzerlerine çekecek. Bu sayede çocuklar hem eğlenecek hem de kendi hayal dünyalarını keşfedecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82903</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4981495-7313-44ba-9788-b74be0258388.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes 7- Baskerville&apos;in Köpeği</image:title>
            <image:caption>Baker Sokağı&apos;ndaki 221 B numaralı evindeki ünlü kiracı Sherlock Holmes...
 
Zekâsı, karizması ve çokça huysuzluğuyla bilinen, çözülemeyen tüm olayların içinden alnının akıyla çıkan başarılı dedektifin aksiyon, eğlence ve heyecan dolu maceraları yeniden okurlarla buluşuyor!  
 
Baskerville Malikânesi’nin lanetli köpeği mirasa konan her Baskerville’in peşinde. Sör Henry’ye yardım etmeye karar veren Sherlock Holmes diğer vakalar nedeniyle güvenilir dostu Doktor Watson’ı tek başına İngiltere’nin kırsalına, hayalet köpeği araştırmaya gönderiyor.
Bütün bunlara bir de hapishaneden kaçan bir mahkûm eklenince Watson kendini tehlikenin ortasında yapayalnız buluyor… Peki, gerçekten sandığı kadar yalnız mı?
 
Bu kez Doktor Watson ön plana çıkıyor; zekasını, cesaretini ve sadakatini bir daha kanıtlıyor.
 
Polisiye tarihine damgasını vuran Sir Arthur Conan Doyle’un kaleminden...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82904</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38921597-ec67-4619-96d7-ad30e2f8a54a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Kapısında Bir Elif</image:title>
            <image:caption>Ben, Elif.

Kırk yaşıma değin kendi dünyamın içinde neden, niçin sorularıyla boğularak isyan eşiğine gelmişken, hiç ummadığım bir zaman diliminde sadece kendi cevaplarımı değil, tüm evrenin cevaplarını da buluverdim.

Öğrendim; herkesin bir hikâyesi varmış... O hikâyeler ki dünya ateşinde yanıp yok olmamızı sağlarmış. Bedenin hiçliğinden çıkıp, varlığımızın sebebine vakıf olmamız için çok gözyaşı dökmek lazımmış. Hepimizin sınavı, o hikâyelerde saklıymış.

Öğrendim; Aşk ile dokunmak ve Aşk ile yaşamak gerekmiş... Aşk&apos;ı bilmek için zamanın beşiğinde avunmak yerine, yola çıkıp aramak gerekirmiş. Yol çok uzak lakin varmak bir adım atmak kadar kolaymış.

Öğrendim; isminin Elif olması yetmiyormuş gönül kapısını aşmak için, Elif gibi dimdik ve emrolunduğu gibi dosdoğru olmak gerekmiş.

 
Nalan Güven, yeni romanı Gönül Kapısında Bir Elif&apos;te, hayatında her şey yerli yerinde görünen bir genç kadının içindeki boşluğu dolduracak kaynağı keşfetme hikâyesini anlatıyor. Rüya içinde rüyalarda seyahat veya seyir ettiği âlemde Hz. Şems, Hz. Mevlânâ, Şeyh-i Ekber, İbrahim Edhem Hz. gibi evliyalardan gelen hikmetlerle geçmişiyle hesaplaşmasını bitiren Elif, yaşanan her şeyin bir sebebi olduğu gerçeğine itimat ederek başka bir hale geçiyor.

Ve kelâmların en güzelini duyuyor, gönül sözü ‘Kelâm-ı Aşk&apos;a varıyor.
 
Ey Âdemoğlu;
Sen aşkı yanlış anladın.
Yüreğine dön bak!
Asıl sahibi bulacaksın...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82905</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fa7a88c-bb18-4f5f-abbd-e6e936a5c83e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes 8 - Korku Vadisi</image:title>
            <image:caption>Huysuz, karizmatik, kendisi için mutlaka gerekli milyonlarca ayrıntıyı zihin sarayının kıvrımlarında saklayan, yakın dövüş ustası, kimya ve simya üstadı, Baker Sokağı’ndaki 221 B numaralı evin dünyaca ünlü sahibi Sherlock Holmes; komik, heyecanlı ve bir o kadar aksiyon dolu maceralarıyla yeniden okurlarla buluşuyor…
Yeraltı dünyasını onun kontrol ettiğini sadece Sherlock Holmes’ün bildiği Profesör Moriarty masum bir adamın cinayetine karışıyor. Holmes ve Doktor Watson Scotland Yard tarafından cinayeti çözmekle görevlendiriliyorlar. Cinayetin kurbanı John Douglas’ın geçmişini keşfederken Profesör Moriarty’yi de alt etmeye çalışan Holmes’ü zorlu bir vaka bekliyor.  
Sherlock Holmes ve biricik ortağı Doktor Watson’ın maceraları, kaldığı yerden devam ediyor.
Polisiye tarihine damgasını vuran Sir Arthur Conan Doyle’un kaleminden...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82906</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e16b4915-6b5d-4153-8f09-4f2c70397a34.jpg</image:loc>
            <image:title>Özge&apos;nin Dirilişi</image:title>
            <image:caption>Hayatını, alemde namaz kılmayan tek kişi kalmayıncaya kadar namazı anlatmaya adamış olan İlahiyatçı yazar Ahmet Bulut, yeni kitabı Özge’nin Dirilişi’nde ateist olduğuna inanan genç bir kızın hakikati buluş hikâyesini anlatıyor. Eğlence ve sefahet dolu bir hayattan, kalbinin ve vicdanının sesini dinleyerek yaşayacağı zorluklar, sıkıntılar, buhranları göze alıp çıkışının hikâyesi bu. Bizzat yaşanmış bir hidayet öyküsü.

Bu dünyaya gönderiliş maksadının peşine düşen Özge’nin en başta nefsi ve ailesiyle verdiği mücadele…

Ahmet Bulut’un kaleminden Özge’nin yaşadığı dönüşüme şahitlik etmeye davetlisiniz; kim bilir belki de bu kendi dönüşümünüzü yaşamaya bir davettir…

“Allah&apos;ım kaçak kulun geldi, tut ellerimden. Beni bana bırakma. Beni bana bırakırsan nereye sürükleneceğimi biliyorsun. Bu zamana kadar nasıl uzak kaldım Senden? Affet beni.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82907</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/250ca70d-02f0-46cd-bf66-50c70fc48547.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Yıldız Büyük Keşif</image:title>
            <image:caption>“Bazen bir şeyleri keşfetmek için sisin içine dalmak gerekir.”

Elvis’in nereden geldiğiyle ilgili bildiği tek şey bir hayvanat bahçesinde bulunmuş olması. Şu anki babası bir şapka içinde onu eve götürdüğünde raftan çektiği Elvis Presley plağından esinlenerek adını koymuştur.

On ikinci doğum günü geldiğinde Elvis, onu kimin ve neden hayvanat bahçesine bıraktığını öğrenmeye karar verir.

Onu Norveç kıyılarındaki bir adaya götüren bu heyecanlı macerada Elvis, onu sürekli takip eden gölgeye rağmen, geçmişiyle ilgili gerçeği keşfedebilecek mi?

Komedi, gizem ve maceranın birleştiği bir yolculuk hikâyesi…

“Kalbinizi ele geçirecek bir roman.” 
-BookTrust

“Büyüleyici.” 
-Guardian

“Unutulmaz bir roman. Beş yıldız.” 
-Books for Keeps</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82908</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02da1dd3-076a-4a7a-8639-4e3e44fe5de2.jpg</image:loc>
            <image:title>Para - Antik Çağdan Geleceğe</image:title>
            <image:caption>Para yokken insan vardı fakat insanlık tarihi parayla başladı.

O halde şimdiye kadar yapılmamış bir şey yapılabilir; insanlık tarihi “para” olgusu merkeze konularak yazılabilirdi.

Antik Çağdan Geleceğe PARA’da, paranın iktidar ilişkilerine, mitlere, toplumsal hayatın örgütlenme biçimlerine uzanan etkilerini görmek, çoğu yerde küçük anekdotlar biçimde anlatılan hadiselere şahitlik etmek gerçek bir okuma zevki veriyor.

Çoğumuzun zihninde soyut ve ‘kaydi’ bir anlam dünyasına işaret eden ‘para’nın tarihi seyir içindeki etkilerini bütünlüklü bir bakış açısıyla gösteren Dursun Ali Yaz, bugüne kadar ortaya konmamış bir bakış açısıyla geçmişten geleceğe paranın yazılmamış tarihini kaleme alıyor. 

“Binlerce yıllık uygarlık yolculuğunda bizleri yalnız bırakmayan tek şey paraydı. İşte bu kitap, antik çağdan emekleyerek yola çıkıp şimdilerde ışık hızına erişen paranın muhteşem serüvenini merak edenler için yazıldı.”

Dursun Ali Yaz

“11.000 yıldır kullandığımız para türlerini bilim ve akıl eleğinden geçiren yazar, para olgusunu Trampa Para, Mal Para, Tartı Para, Madeni Para, Kâğıt Para ve Sanal Para olmak üzere altı kategoriye ayırıyor. Paranın ruhu, özü ve şeklini baz alarak yaptığı bu ayırımın para felsefesinde yepyeni bir sayfa açacağına inanıyorum. Uzun ve disiplinli bir çalışmayla ortaya çıkardığı eser, paranın yalnızca tarihini değil servet ve devlet kavramlarıyla ilişkisini sosyolojik, kültürel ve yönetsel açıdan irdeliyor.&quot;

Dr. Yılmaz Argüden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82909</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94cbe1d6-a4ef-4541-8e3f-62276df0c628.jpg</image:loc>
            <image:title>Rosa</image:title>
            <image:caption>Rosa, Benoni’yle başlayan hikayenin devamı, bir diptiğin ikinci kısmı. Okurun Pan’dan da aşina olduğu karakterlerin de uzak yuvası. Nordland’ın kendine has doğası, Hamsun’un diğer eserlerinde olduğu gibi, yine başlı başına bir kahraman olarak vücut buluyor bu romanda. Bu defa Rosa’ya âşık gezgin öğrenci Parelius’un peşinde sürükleniyor okur, yeni çatışmalar, kavuşmalar ve ayrılıklarla. Toplumsal ve sınıfsal farklılıkların yanında, bu defa engeller bambaşka…

“Hamsun’u çevirmek benim için şiir yazmak gibi bir şey.”
- Behçet Necatigil

“Hamsun, insanın duygu ve düşüncelerini olumlu yönde etkileyen yazarlardan biridir. O her büyük yazar gibi kâinatın sırlarını, görünüşte dar bir çerçeveye sığdırmıştır.”
- Jakob Wassermann

“Hamsun’un eserlerinde tabiatla sanat barış halindedir. Ustalığının nereden geldiğini veya bizi nereye sürükleyeceğini sormayınız... Ender olanı kutlayalım. Yani, bir yazarın çağını...”
- Oskar Loerke</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82910</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8bbf8b4-bd5c-4bc0-90a5-6cfc7ff4d39f.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkusuz Kahramanlar -Yılankıran Mehmet</image:title>
            <image:caption>Tarihin görkemli sayfalarından yansıyan amansız bir mücadele... Ve şerefli bir madalya ile taçlanan muhteşem bir zafer...
Anadolu’nun vatan aşkıyla dolu evlatları, bu şanlı zaferin gizli kahramanlarıydılar. Tankla, topla, tüfekle değil, kazmayla, kürekle, inançla, azimle, birlik ve beraberlikle şanlı bir zafer kazandılar...
Kurtuluş Savaşı’nın gerçek kahramanları ile onlarla aynı ruhu taşıyan roman kahramanlarının bir araya geldiği soluk soluğa bir macera...
Sütçü İmam’ın yanında çalışan on beş yaşındaki Yılankıran Mehmet ve en yakın arkadaşı Ömer, Arslan Bey’in Maraş’ta komuta ettiği Milli
Mücadelenin neferleri arasına girmeyi başarırlar. Çocukluk arkadaşları Serem’in de yardımıyla elde ettikleri gizli bir bilgi sayesinde olayların seyri değişir...Kendini kurtaran bir şehrin, birlik ve beraberlik ruhunun, kahraman bir milletin akıllardan asla çıkmayacak destansı hikayesi...
12 Şubat 1920 Maraş’ın kurtuluşunun tarihi oldu. O gün yorgun halk tüm kayıplarına rağmen meydanlara dökülüp kazandıkları zaferi kutladılar. Abdal Halil o gün çomağını davuluna vurdukça vurdu. Gözü yaşlı analar alkış tuttu.
Kurtuluş Savaşı’nın bu ilk zaferi Anadolu’da da büyük bir coşku oluşturdu. Tüm yurtta bayram havasında kutlandı.
Günler sonra Ankara’dan gelen bir telgrafla, madalya verilmek üzere Maraş Milli Mücadelesine katılanların listesi istendi. Şehrin ileri gelenleri toplandılar ve istişare sonucunda Ankara’ya şu cevap gönderildi: “Maraş’ta Milli Mücadeleye katılmayan tek bir fert bile yoktur!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82911</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e558ccc-7bff-4bc4-bf61-8a2fa324605a.jpg</image:loc>
            <image:title>Nuyageva</image:title>
            <image:caption>Usta şair Nurullah Genç&apos;in kalemiyle hayata armağan ettiği kelimeler, Nuyageva&apos;da yıllar sonra yeniden nefes buluyor.
O nasıl maceraydı, o nasıl “düş”tü
Çevresine ihtilal kuzgunları üşüştü
Ay görünce düzenli ışıyan gözlerini
Hıçkırıklı bir mendil gökten kıyıya düştü
Öyle maktul bir esaret boşaldı ki doğudan
Köleler ata bindi; sultanlar yaya düştü
Nuyageva bir gümüştü, tılsımlı bir gülüştü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82912</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b52b767a-b953-41ef-ab7c-a4c3444220f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuktan Al Bilgiyi - Arkadaşlık Çok Karışık</image:title>
            <image:caption>Merhaba arkadaşlar, ben Ayşen.
Sınıfımıza yeni bir öğrenci geleceği söylentisi ortalığı karıştırdı. Adı Umut&apos;muş. Erkekler hemen “Umut bizimdir!” diye atıldılar. Ama sınıfın popisi Ceyda, Umut kız ismi de olur deyince iddialar havada uçuşmaya başladı. Herkes Umut’la arkadaş olmak istiyordu, ayrıca herkesin arkadaşlığın ne demek olduğu hakkında değişik fikirleri vardı. Neler oldu merak ediyorsanız, kitabın sayfalarını çevirmeye başlayın. 

Merhaba arkadaşlar, ben Güven.
5B sınıfındayım. Okulun en renkli tipleri bizim sınıftadır. Örneğin Korkut çok havalıdır, Gökhan her şeye koşar, Sedat her şeye bilmiyorum der. Yeni öğrenci Umut’u da merak ediyorum. O da eminim havalı bir tiptir, spor yapıyordur, iyi bir kalecidir belki de. Ben böyle dedikçe kızlar yerlerinden zıplıyorlar, neymiş Umut kız da olabilirmiş. Umut kız mı erkek mi merak ediyorsanız, maceraya buyurun.

Arkadaşlık Çok Karışık’ta, çocukların bakış açısıyla iyi bir arkadaşlığın geliştirici ve mutluluk verici taraflarını okuyacak, akran zorbalığı nedir, nasıl korunulur, popüler olma baskısı neler getirir sorularının cevaplarını bulacaksınız. Çocukların çocuklara iyi arkadaş olmanın sırlarını anlattığı bir ilk gençlik kitabı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82913</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2730d291-b085-4c81-9ce2-8ea650cf7c50.jpg</image:loc>
            <image:title>Anca Beraber Kanka Beraber - Acayip İşler Takımı</image:title>
            <image:caption>Acayip İşler Takımı bu sefer Londra’yı karıştırıyor.

Efe ve arkadaşları, İngilizce öğretmenleri Ömer Hoca ile birlikte, İngiltere’de bir dil okulundaki yaz kampına gidebilmek için ailelerini zorla ikna ediyorlar. Ama İngilizcelerini geliştirmek için gittikleri kampta, İngilizceleri hariç her bi’şeyleri gelişiyor.

Farklı kültürlerle tanışıp adeta bir kültür şoku yaşayan, İngilizlere Türkçe öğretmeye kalkışan ekibimiz zeka, beceri ve kondisyon oyunu Level&apos;a da katılıyor.

Ormanlık bir alan ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen takımlarla yarış... Altı saat içinde tamamlanması gereken üç zorlu görev… Tabii yarışanlar Efe ve kankaları olunca da işler epey bir karışıyor.Adrenalin ve komedinin kol gezdiği bu hikâyede bazen gülmekten katılacak, bazen heyecandan kasılacaksın. Anlayacağın Acayip İşler Takımı yine ezberleri fena halde bozuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82914</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60ba88b1-fe0c-4c75-b895-a9b3bc066d8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;dan Cumhuriyet&apos;e Jandarma</image:title>
            <image:caption>Askeri Tarih alanında yaptığı araştırmalarla tanıdığımız Süleyman Tekir bu çalışmasında, genel hatlarıyla Osmanlı İmparatorluğu’nda jandarmanın kuruluşundan erken Cumhuriyet yıllarına kadar bu teşkilatın geçirdiği safhaları ele almaktadır. Kurulmak istenilen jandarma teşkilatı, kuruluş sürecinde ortaya çıkan sorunlar ve jandarmaya olan ihtiyaç kitabın ana konusunu oluşturmaktadır.

Tekir, birinci bölümde klasik dönemden itibaren modern jandarmaya giden süreci gözden geçirmektedir. Zaptiye Müşiriyeti ve jandarmanın kuruluşuna kadar geçen sancılı süreci bu bölümde ele almıştır. İkinci bölümü ise kendi içerisinde üç ayrı kısma ayırıyor: Birinci Dünya Savaşı, Mondros Mütarekesi ve Millî Mücadele Dönemi. İlk olarak Birinci Dünya Savaşı’nda cepheye sürülen jandarmaların kısa sürede cephelerde erimesini irdeliyor. Mütareke ahkamına göre ülkenin tek silahlı unsuru haline gelen jandarmanın Milli Mücadele yıllarındaki teşkilatı ve faaliyetleri ise bölümün son kısmını teşkil ediyor. Yazar, kitabın üçüncü ve son bölümünde Atatürk devrinde uzun savaş yıllarında yıpranan jandarmanın yeniden teşkilatlandırılmasını, Cumhuriyet jandarmasının kuruluş sürecini ele alıyor.

Arşiv belgeleri ve kaynak eserlerin ışığında devlet ve toplum arasında aracı bir teşkilat olan modern jandarmanın kuruluş hikayesinin kronolojik olarak anlatıldığı bu çalışma Türk Askeri Tarihi alanında çok önemli bir boşluğu dolduruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82915</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/783fdf1e-fce3-453f-a815-9cdc108591b9.jpg</image:loc>
            <image:title>İsmet İnönü ve Resmi Tarih (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cemil Koçak, yakın tarih alanında yaptığı arkeolojik kazılarla resmi tarihi ve onun nasıl oluşturulduğunu açıklayarak, unutulanları hatırlatıyor ve geçmişimizle yüzleşmemizi sağlıyor. Yakın târihimizle yüzleştiğimizde ise, geçmişin resmî târih aracılığıyla hâfızalarımızdan silinmeye çalışıldığını meydana çıkarıyor.
Koçak, bu çalışmasında, Türk tek-parti rejiminin oluşturduğu resmi tarih anlatısını zaman zaman nasıl değiştirmek zorunda kaldığını, bu defâ İsmet İnönü örneğiyle anlatıyor. İsmet İnönü de, bir zamanlar, tıpkı Kazım Karabekir’in ve başkaca isimlerin başına geldiği gibi tarihten silinmek istenmişti; ama resmi tarihin yazılma süreci başlamış olsa da tamamlanamadı.

Cemil Koçak, İsmet İnönü ve Resmi Tarih adını verdiği bu kitabında; dönemin basınından yola çıkarak, İnönü’nün Atatürk’ün gölgesi altındaki başbakanlık döneminde resmi tarihte nasıl ele alındığını; ardından başbakanlıktan ayrıldıktan sonra resmi tarihten tamamen silinerek yok sayılmasını ve en sonunda Atatürk’ün vefâtıyla birlikte “Cumhurbaşkanı”, “Milli Şef” ve “Cumhuriyet Halk Partisi Değişmez Genel Başkanı” olmasının ardından, Atatürk’le eşit pozisyonda, “İnönü savaşları kahramanı” ve “Lozan kahramanı” imajlarına vurgu yapılarak, resmi tarihi yeniden yazdırma sürecini en ince ayrıntısına kadar ortaya çıkarmaktadır.

Resmi tarihin geçmişi dönemden döneme tamamen farklı yansıttığını ortaya koyan Koçak; resmi tarih yazım sürecini ve özellikle basının bu alandaki rolünü vurgulamaktadır. Ele aldığı konu ve bakış açısıyla alanında ilk olan bu çalışma, kendisinden sonraki araştırmacılara da rehber niteliğinde olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82916</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1ef6c0e-3d25-4ca0-adae-13729b5330eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Zeka ve Liderlik</image:title>
            <image:caption>Daniel Goleman, Harvard Business Review’de yayınlanan makaleleri ile iş dünyasına duygusal zekâ kavramını soktu ve liderler için vazgeçilmez bir özellik olarak kabul edilmesini sağladı. Bu makalelerin en çok okunan ve en saygın üçü; “Lideri lider yapan nedir?” , “Odaklanmış lider” ve “Sonuç alıcı liderlik” ilk kez bu kitapta, bir arada yer alıyor.

Bu üç klasik makale bize, duygusal zekâ ile odaklanma ve ölçülebilir iş sonuçları arasındaki doğrudan bağı gösteriyor.

Kendi duygusal zekânızı tanımak ve geliştirmek ya da diğerlerinin duygusal zekâsını güçlendirmek istiyorsanız Goleman’ın zamana direnen araştırmaları, etkili bir lider olmanız için pratik ve kullanışlı yollar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82917</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/293805f8-b4ce-4a18-9fb6-cd14da458f19.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Türk</image:title>
            <image:caption>Resmi kaynaklara göre Kore Savaşı süresince Kuzey Kore ve Çin kuvvetleri tarafından esir edilen 7,190 Amerikan askerinin yaklaşık %38’i, 1,148 İngiliz askerinin ise %15’i esir kamplarında öldü. Bununla beraber, Amerikalı esirlerin %15’i ve İngiliz esirlerin %12’si düşmanla iş birliği yaparken, savaş sonunda 21 Amerikalı ve 1 İngiliz asker düşmana iltica etti. Buna karşın yine resmî kaynaklara göre, aynı esir kamplarında tutsak olan 234 Türk asker arasında kampta ölen ya da savaş sonunda Türkiye’ye dönmeyi reddeden olmadı. Esir kampında düşmanla iş birliği yapan iki Türk eri ise savaş bitip iade edilecekleri zaman Türk arkadaşlarının kendilerini öldüreceği korkusuyla Amerikan ordusundan himaye istemek zorunda kalmışlardı.

Kuzey Kore kamplarında esaret hayatı sürmüş 234 Türk askerin bu başarısı Batı dünyasında büyük yankı uyandırmış, Amerikan ordusunun muharip askerlerin esaretine dair bir iç tüzük oluşturmasında ve hayatı idame eğitimini şekillendirilmesinde örnek teşkil etmiştir. Ne var ki, Kore Savaşı’nın ardından Batı’da yayınlanan çalışmalar Türk esirlerin bu başarısını üstün eğitim almalarına yormuşlar ve elit askerler oldukları savına dayandırmışlardır. Bu görüş günümüze kadar Batı’da tekrar tekrar üretilmiş ve literatüre hâkim olmuştur. Oysa ki Türk esirler arasında yalnızca 6 subay ve 3 astsubay bulunmaktadır ve geriye kalan 225 Türk esir zorunlu askerliğini yapan erattır.

Yazar Aynur Onur Çifci Ben Türk adını verdiği bu çalışmasında Türk, Amerikan ve İngiliz arşivlerinden elde ettiği askerî belgelere dayanarak Kore’deki 234 Türk esirin kimler oldukları ve onların esaret hayatları hakkındaki gerçekleri ele almakta, kamplarda nasıl hayata tutundukları ve düşmanın komünist propagandasına nasıl direndiklerini gün yüzüne çıkarmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82918</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f659cfc7-a027-4421-9d0e-2d4715cc1a0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Acımasız Geometri</image:title>
            <image:caption>Geometri başınıza dert mi oluyor? Kendinizi kötü hissetmenize ve mutsuz olmanıza mı sebep oluyor? Çokgenler kafanızı alt-üst ediyor, açılar sizi yamultuyor mu? Bazen pergelinizin iğnesini nereye batıracağınızı kara kara düşünüp duruyor musunuz?

Öyle ise Acımasız Geometri’den gerçekleri öğrenmenin zamanı gelmiş demektir.

Nasıl bütün evrende saygı duyulan bir insan olabileceğinizi; Amerikan Savunma Bakanlığı’nın karargahının neden Pentgon olduğunu; gangsterlerin başlarına gelen üçgen belasıyla baş edip edemeyeceklerini ve geometri biliminin inanılmaz yararlarını öğrenin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82919</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f29e2c3c-19c0-4e07-a94b-a2bad7797503.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Filozofu Yunus Emre</image:title>
            <image:caption>O bir kâşif!
O Yaradan sevgisiyle yaşayan bir aşık!
O eşsiz eserlerin usta kalem­i!
Tüm ­insanlığa sevgiyi­ anlatan bir sevgi­ elçisi!
Yerelden evrensele uzanan efsane sevgi­ f­ilozofu!
İşte karşınızda değerli öğütler­i ve evrensel felsefesi­yle gönüller sultanı Yunus Emre!
Sevgi­y­i keşfetmeye hazır mısınız? Peki­, Yunus Emre’yi­ yakından tanımak i­ster m­is­in­iz? Yanıtınız evet i­se, haydi­ gel­in! Çünkü bu ki­tapta muhteşem bi­r yolculuk si­zi bekli­yor!
Hoşgörü, uyanış, ­iyilik, sevg­i ve dahası.
Eğlenceli­ B­ilgi­ Ser­isi­, Yunus Emre’ni­n sevgi­ yolcuğuna konuk oluyor. B­irbirinden değerli­ kavramları keşfedi­yor! Bu ki­tapta si­z de Yunus Emre’yle sevg­i yolculuğuna çıkabi­li­r, onun tüm i­nsanlığa öğütledi­ği­ ­iyi­li­k, hoşgörü, bi­rli­k, Yaradan sevgi­si­ ve alçak gönüllülük g­ib­i eşsi­z değerler­ keşfedebi­li­rs­in­iz. Ünlü şai­ri­n felsefesi­ni­ anlayabi­li­r ve dünya mi­rası olan eserler­in­i öğrenebi­l­irsi­ni­z.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82920</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7436ddc1-e9ab-4c4f-af24-2f6ed0201fb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sicil Defteri</image:title>
            <image:caption>Biyografi sıradan bir disiplin değil! 
 
Biyografi, ‘star sistemi’nin tezgahına dönüştürülüyor. 
 
‘Star sistemi’ vatan kavramını yerle bir etmek için tasarlanmış. 
 
Sicil Defteri bir çığlık! 

Sicil Defteri biyografi’yi istihbarat servislerinin tezgahından koparıyor. 
 
Sicil Defteri küresel saldırganlığa ve mikro bölünmelere karşı yerli bir refleks. 
 
İnsan su üzerinde saman çöpü değil. 
 
‘İradenin Davası’ devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82921</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c2b6306-b2c2-468a-82c3-81bf186a0209.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiraz ve Şehzade</image:title>
            <image:caption>“Ey bülbül! Sen bahar müjdesi getir, kötü haberi baykuşa bırak!”
Macera, yüksek bir dağda, etrafı yalçın kayalarla çevrili bir harabenin gizli bölmesinde saklı bir defterin bulunmasıyla başlıyor.
Yedi yüzyıllık bir defter bu. Kaleme alan, Musâb. Meşhur bilge Sâdî-i Şirazî’nin talebesi. Davası uğruna her çileye katlanan sıra dışı bir kahraman.

Tılsımlı bir dünyaya girmeye hazırsan başla okumaya. Tarihi maceralar ve ibretli kıssalar âleminin kapıları ardına kadar açılsın sana!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82922</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f064fa3f-e25f-4816-b8a7-6672b6a95820.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Kuşu (Uçurtmanın Gözleri)</image:title>
            <image:caption>Yaşama sevincini arttıran öyküler…
Ödüllü yazar Ferda İzbudak Akıncı’nın özgürlüğün değerini duyumsatan incelikli öyküleri Sokak Kuşu - Uçurtmanın Gözleri, yenilenen kapak resmi ve sayfa tasarımıyla tekrar okurla buluşuyor.
Hayal gücünün sınırsızlığı üzerine şiir tadında iki öykünün yer aldığı bu naif kitap, çocuklara kendini tanıma ve empati kurma yetilerini geliştirmeleri için yeni keşifler sunarken, koşulsuz sevginin mutlak fedakârlıktan geçtiğini hatırlatıyor.
Farklı yerlerde bambaşka hayatlar süren iki meraklı çocuğun kendi küçük, yüreği büyük dünyalarını özgürlük kavramı etrafında birleştiren yazar; doğayı koruma, hayvan haklarına saygı gibi konulara değinerek yeni bakış açıları kazandırıyor.
Bir yanda, tekdüze yaşamından sıyrılıp özgürce koşup oynayabileceği günlerin hayalini kuran Canı Sıkılan Kız ile kelebeklere özenip rüzgârı kanatlarına taktığı gibi özgürlüğüne kanat çırpan, biçare Sokak Kuşu… Öteki yanda, gökyüzünde gördüğü altın sarısı uçurtmayı düşlerinde uçuran bir oğlan çocuğu ile dağları, tepeleri, gökyüzünü çok seven, dünyaya gülen gözlerle bakmayı yeğleyen, “oyuncu” bir uçurtma…
Apayrı hedeflerin peşinden koşturan bu özgür ruhları umut yolunda buluşturan yegâne şeyse hiç vazgeçmedikleri hayalleri…
Hayal gücünü harekete geçiren kurgusuyla çocukları yeni tatlar, duygular, heyecanlar yaşamaya heveslendiren bu içtenlikli öyküler; gerçekte okurların, yani bizlerin hayatlarına dokunarak yaşadığımız dünyaya bambaşka bir pencereden bakmamıza önayak oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82923</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34c4074a-db31-4657-b8e5-deebfef6cef3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumdan Sokaklar</image:title>
            <image:caption>Desen okurlarının Kırışıklıklar adlı bol ödüllü yapıtıyla tanıdıkları İspanyol illüstratör ve yazar Paco Roca’nın imzasını taşıyan Kumdan Sokaklar, birbirinden ilginç yaşam öykülerini gerçekliğin sınırında kesiştiren, baş döndürücü bir grafik roman. 
Kitapseverleri, “yanlış” sokağa sapan genç bir adamın peşi sıra absürd olayların cereyan ettiği sürreal bir dünyayla buluşturan bu merak uyandırıcı eser; rutini kırıp, kendi kaderini tayin etme peşine düşen “yalnız” ruhların gündüz düşlerini anımsatıyor. 
Paco Roca çizgileri ve hayal gücüyle kendine bir kez daha hayran bırakırken, kurduğu metinlerarası bağlarla Borges’ten Kafka’ya, Melville’den Poe’ya büyük ustalara selam göndermeyi de ihmal etmiyor.  
Bir süredir kafası dağınık olan genç adam, ev kredisi başvurusu için sevgilisiyle birlikte gidecekleri banka randevusunu unutur. Bu yetmezmiş gibi, aynı saatler için bir arkadaşına da buluşma sözü vermiştir. Kız arkadaşını daha fazla öfkelendirmemek ve ona yeni bir hayal kırklığı yaşatmamak umuduyla telaş içinde kestirme bir yola sapar. Ne var ki şehrin labirenti andıran eski sokakları arasında kaybolur. Tüm bu yaşadıkları kötü bir tesadüf müdür yoksa zihninin ona oynadığı küçük bir oyun mu? Bu tuhaf serüven boyunca genç adamın tanıştığı absürd karakterler ve karşılaştığı fantastik olaylar ona gerçekte istediği hayatı kurabilmesi için hâlâ bir şansı olduğunu hatırlatır. 

Çıkışsız gibi görünse bile vazgeçilmesi güç özgürlük arayışının; tekinsiz, tedirgin edici bir duyguya dönüşerek okurun içine işlediği Kumdan Sokaklar, zihninin karanlık labirentlerinde kaybolan ya da kaybolmaya yüz tutmuş herkesin yoluna umut kırıntıları serpiştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82924</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82b6e6e4-c1eb-40de-8389-d73a456f4ce5.jpg</image:loc>
            <image:title>İsmiyle Yaşayanlar</image:title>
            <image:caption>Bir biyografi ve vakıf araştırması olan ismiyle Yaşayanlar-Siyavuş Paşa ve Vakıfları isimli eserde, Siyavuş Paşa ve vakıflarının İdarî, hukukî ve iktisadi yapısı vakıflara ait arşiv kayıtları çerçevesinde bütün yönleriyle ele alınmaktadır. Vakfiyesi hâlihazırda bulunmayan bir vakfın hukukî mahiyeti, hayratı, mevkûfatı ve özel şartları son derece zengin olan vakıf arşiv kayıtları sayesinde tüm yönleriyle incelenmesi eserin en önemli özelliğini oluşturmaktadır. Biyografi ile vakıf araştırmasını birleştirmesi ile soy tarihine, ayrıca Siyavuş Paşa&apos;nın eşi Fatma Sultan&apos;ın II. Selim&apos;in kızı olması sebebiyle, hanedan tarihine de katkı sağlamaktadır.

Siyavuş Paşa&apos;nın devlet kademelerinde rol almaya başladığı 16. yüzyılın ikinci yarısından başlayan eser, tek başına bir biyografi çalışması olmadığından, paşanın ölümünden itibaren vakfın ve ailesinin tarihi başlamaktadır. Dolayısıyla, 17. yüzyılın başından itibaren ele alınan Siyavuş Paşa vakfının tarihi, Osmanlı Devleti&apos;nin son evrelerine, 20. yüzyıl başlarına kadar gelmektedir. Bu sayede Osmanlı vakıflarının klasik idare tarzının, ilerleyen zamanda, yenileşme döneminde aldığı şekilleri görmek mümkün olabilmektedir. Batılılaşma anlamında, Osmanlı klasik döneminin sonu kabul edilen 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyılın başında, vakıfların yönetim anlayışı, muhasebe işlemleri ve hatta hukukî yapısıyla, yenileşme hareketlerinin evlatlık vakıflar üzerindeki etkileri de ortaya konulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82925</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a12fbb97-d913-400d-9568-a201059914f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınların Şefkati</image:title>
            <image:caption>J. G. Ballard, Kadınların Şefkati&apos;nde, kültleşen kurgularının şahsi travmalarıyla nasıl kol kola ilerlediğini ve ölümü Amerikanlaştırma, şimdideki geleceğe ulaşma takıntısının girdabına nasıl sürüklendiğini anlatıyor.


Yaşamından kesitleri soyutlaştırıp ustaca yeniden kurgulayan Ballard, yazar kimliği ile şahsi geçmişini sosyo-kültürel perspektif süzgecinden geçirerek okura tekrar sunuyor. Geçirdiği travmaların kanattığı yaraları yolunun kesiştiği kadınların iyileştirici gücüyle sararken her bir anı, belleğindeki çatlakları Çarpışma, Gökdelen, Beton Ada, Vahşet Sergisi gibi sarsıcı eserleri aracılığıyla sağalttığı süreçlere açılıyor.


Savaşın insan psikolojisinde yarattığı tahribatın bir dehanın elinde nasıl bir cevher damarına dönüştüğünü, içinde barınan şiddeti kalemiyle bileyen Ballard&apos;dan okumak isteyenlere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82926</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40404dc1-3648-4a6e-b9c6-2d41dc607d33.jpg</image:loc>
            <image:title>Kış : Bir Mevsimin Tarihi</image:title>
            <image:caption>Kışın, kendisine dair bütün olumsuz çağrışımlarımızdan ve zihnimizi dolduran klişelerden çok daha fazla zenginlik ve çeşitlilik barındırdığını öne sürüyor. Kış mevsimi antik çağdan bu yana farklı coğrafyalar ve kültürlerde aynı &quot;soğukluk&quot;ta ama değişik anlamlarla yaşanmış; mitolojiden edebiyata, resimden dini ritüellere, kış sporlarından doğal afetlere dek uzanan bambaşka alanlar ve pratiklerle insanlığın ortak belleğinde kültürel bir yer edinmiştir. Elinizdeki eser bütün bu anlamları ele alarak, basit bir doğa olayı olarak gördüğümüz bir değişimin insan ve toplum üzerindeki etkisini inceliyor. Bunun yanı sıra bu mevsime dair bütün olumsuz çağrışımlarımızdan ve zihnimizi dolduran klişelerden çok daha fazla zenginlik ve çeşitlilik barındırdığını öne sürüyor.


Kış: Bir Mevsimin Kültürel Tarihi, XVI. yüzyıldan bugüne, kapsamlı bir çevresel, sanatsal, kültürel tarih çalışması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82927</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/919e70a4-b1e2-4a8d-b44f-8dfcc409d32a.jpg</image:loc>
            <image:title>Emek Tarihi Yazıları</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de sosyalizmin ve sol mücadelenin tarihi aynı zamanda düşünsel ve örgütsel yasakların da tarihidir. Mücadele ve örgütlenmelerin yolu; kimi zaman ölümler, yasaklar, sürgünler kimi zaman da on yıllar boyunca süren gizliliğe mahkûmiyetle kesilmiştir. Bu sistematik ve yoğun baskı komünist ve devrimci hareketin ileriye dönük aktarım zincirini defalarca koparmıştır.


Modern anlamda Osmanlı&apos;nın son dönemlerine dek uzanan sol ve emek tarihinin önemli kilometre taşlarını, dönemeçlerini, olaylarını ve insanlarını belgeler ışığında ele alan Emek Tarihi Yazıları, sosyalist ve komünist hareketin yaşadığı deneyimleri yalnızca bir nostalji ve anma etkinliğinin ötesinde; teori ve eylem alanlarındaki kazanım, hata ve eksikleriyle anlamaya çalışarak bundan sonraki mücadele pratiklerinde bu zengin tarihten yararlanılmasını sağlamak amacıyla derlendi.


Toplumsal hafızaya katkıda bulunmak ve sınıf mücadelesinin tarihsel dinamiklerini hatırlatmak amacıyla açılmış bir pencere...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82928</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01093eb6-9a88-405d-83a8-9a300fd1a45a.jpg</image:loc>
            <image:title>Post-Mortem</image:title>
            <image:caption>Sevilen ve nefret edilen annenin insan varlığına nüfuz eden tensel ve tinsel köklerini, ölümün ardında bıraktığı muğlak duyguları, mesafeli ve ihtiyatlı ama şiirsellikten nasibini almış bir üslupla resmeden bir ağıt.


Caraco&apos;nun felsefesini, güçlü üslubunu, berrak ama karanlık, nihilist ve kötümser tarzını somutlayan aforizmalar toplamı Post-Mortem yıkıcı bir zekânın, doğuran ve hadım eden bu Ezeli Anne figürüne yönelik son derece yalın ve aynı ölçüde incelikli, &quot;alengirli&quot;, daima muhteşem, daima katlanılmaz paradokslardan ibaret otobiyografik metni.


&quot;Hayal kırıklığına uğramış hümanist&quot;in, &quot;insanlık soykırımının tellalı&quot;nın gözünden Muhterem Valide&apos;ye yazılmış bu karalama, Caraco&apos;nun soğuk nesnelliğiyle gizlemeye çalışsa da bütün ketlenmelerinin ve yaratısının belki de temellerinde bulunan ve kökleri İstanbul&apos;a uzanan bir kırılganlığın, acının en lirik ifadelerindendir.


Caraco bizi boşlukları, kâğıdın, yaşamın boşluklarını doldurmaya ya da bu boşluklara bakabilme cesareti göstermeye davet ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82929</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70477411-7972-496a-b887-1e3b132b0bf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Walter Benjamin ya da Bir Devrimci Eleştiriye Doğru</image:title>
            <image:caption>Terry Eagleton, bu çalışmasında Walter Benjamin&apos;in eserlerini, devrimci bir eleştirinin imkân, sınır ve sorunlarını açığa çıkarmak üzere ele alıyor. Önce devrimci eleştirinin karşı karşıya olduğu kilit sorunları aydınlatmak adına Benjamin&apos;in eleştiriye dair ortaya koyduğu temel meseleleri görünür kılıyor; ardından da hem yazım süreci hem de nihai ürün bakımından sosyalist kültür teorisi ile kültürel pratik arasındaki ilişkileri ve bunların devrimci siyasetle ilintisini araştırıyor.


Walter Benjamin ya da Bir Devrimci Eleştiriye Doğru, bir burjuva aydını olarak yetişmiş olmasına karşın kendisini tarihsel eleştirinin devrimci dönüşüm gücüne adayan Benjamin&apos;in geliştirdiği kavramlara, fikirlere ve eserlerine dair özgül tartışmalara da bir müdahale amacı taşıyor.


Her dönem okurunu şaşırtmış ve heyecanlandırmış Benjamin&apos;e, edebiyat eleştirisinde altına bakılmadık taş bırakmayan Eagleton&apos;ın tuttuğu ışık yepyeni ufuklar açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82930</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6095e15-6462-4634-81d1-338aa3be6964.jpg</image:loc>
            <image:title>Arzunun Sınırları</image:title>
            <image:caption>Sekse dair teamüllerimiz nasıl değişti ve seks hukukunu nasıl etkiledi?

Neyin yasal, neyin yasak olduğunu belirleyen insan kendi hayatını bu yolla nasıl düzenledi?

Gazeteci, yazar, hukukçu Eric Berkowitz seks hukuku ve seksin politik çıkarlar doğrultusunda yönetilmesi bahsine bir önceki kitabı Seks ve Ceza’da bıraktığı yerden, yirminci yüzyıldan devam ediyor.

Arzunun Sınırları’nda seksin aile, iktidar, ırkçılık, sömürgeleştirme, cinsiyet ve kimlik mefhumlarıyla ikircikli ilişkisini yirminci yüzyıldan çarpıcı örnekler eşliğinde nüktedan bir dille aktaran Berkowitz, “cinsel devrim”, mağduru korumaktan uzak tecavüz yasaları, eşcinsel hakları mücadelesi, modern psikiyatrinin hukuk üzerindeki etkisi, insan ticareti ve sanal seks haberleri üzerinden bu ilişkinin izini günümüze kadar sürüyor.

&quot;Bu kitabın her bölümü farklı bir dizi yasayı ele alıyor ancak her biri, toplum tarafından kabul edilebilir cinsel davranışlar bütününe dayanarak güçlünün güçsüzün bedeni üzerinde kurduğu iktidara sesleniyor. Cahil dindar gruplar tarafından &apos;kurtarıldıktan&apos; sonra üzerine kilit vurulup istismar edilen fahişeleri, Nazi döneminde Alman sevgilisi olduğu için &apos;üstün ırkı kirlettiği&apos; gerekçesiyle öldürülen Yahudileri, beyazlarla cinsel ilişkiye girdiği için linç edilen Afrikalı Amerikalıları, akıl hastanelerinde lobotomi &apos;tedavisi&apos; gören eşcinselleri, &apos;uçkuru gevşek&apos; olduğu için zorla kısırlaştırılan siyah genç kadınları, oyun arkadaşlarıyla deneysel keşifte bulunduğu için tehlikeli seks suçlusu yaftası yapıştırılan küçücük çocukları, cinsel içerikli kısa mesaj paylaşmaktan çocuk pornocusu diye hapse atılan ergenleri kapsıyor. Seks suçlusu olmak çoğu zaman yanlış yerde veya yanlış zamanda yakalanmak, yanlış sınıf ya da ırkın mensubu olmak, hayatlarımızdan geçmekte olan bir ahlak vesvesesine ters düşmek talihsizliğinden ibaret.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82931</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1683a5e-7b7f-481d-b352-4ca9e1861425.jpg</image:loc>
            <image:title>Anahtar</image:title>
            <image:caption>Dosyalar, yönetmelikler, evraklar, savaşa hazır kararnameler, kutsal andıçlar... Bürokrasinin aşılmaz duvarları, kırık bir anahtar ve sağlam bir kapı...


Çağdaş İrlanda edebiyatının en güçlü kalemlerinden Máirtín Ó Cadhain, kıdemli yöneticilerin, politikacıların ve din adamlarının kilit vurduğu kapılar ardında sıkışıp kalan bir adamın trajik hikâyesini anlatır Anahtar&apos;da.


Okuru Kafkaesk bir girdabın içine sürükleyen bu ihtişamlı novella, envai çeşit dosya ve evraktan kardığı harçla üzerimize karanlık ve tekinsiz duvarlar örüyor. İsimlerin önemini yitirdiği yama tutmayan bu sistemde, yükselen her ses evrak hışırtıları arasında boğuluyor.


Kapıyı menteşelerinden sarsıp kırma zamanı ise geldi de geçiyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82932</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64059750-55a0-4877-9281-22f31fd210a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyakat Yazısı (Metin Çözümlemeli)</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki çalışma; Osmanlı dönemine ait ve daha ziyade maliye ve evkaf teşkilatında kullanılan ‘Siyâkat’ yazı türünü inceleme faaliyetidir. Osmanlıcayı iyi bilenlerin dahi okumakta zorluk çektiği siyâkat yazısının anlaşılması da ayrı bir meseledir. Zira bu yazının kendine has bir üslubu, ifade tarzı ve dili vardır. Yaptığımız bu çalışmayla, söz konusu problemleri aşmaya katkı sağlamaya çalıştık. 

Konuyla alakalı daha evvel kaleme alınan kıymetli çalışmalar, -genel itibariyle- vesikaların çevirisi ve metnin sonuna lügatçe eklemekten ibaret kalmaktadır. Ancak, siyâkat yazısının anlaşılmasında bunun kâfi olmadığı görüşü, Osmanlı Arşivi’nde senelerce çalışan birçok mesai arkadaşımızın da dillendirdiği bir husustur. Vesikaların okunup anlaşılması ve kritik edilebilmesi için -daha evvelki çalışmalar göz önünde bulundurularak- “metin çözümlemeli” bir tarz geliştirmeye çalıştık. 

Yüz on yedi vesika üzerinde yapılan bu ayrıntılı çalışmada belgelerin olabildiğince net ve okunabilir olmasını göz önünde bulundurduk. Siyâkat yazısı ile rakamlarının okunmasındaki güçlüğü aşmak adına orijinal vesikalardan kopyaladığımız kelime, tabir ve siyâkat rakamlarının karşılıklarını verdik. Metnin sonuna da siyâkat yazısında geçen kelime ve ıstılahlarla alakalı bir lügatçe ilave ettik. 

Tecrübelerimizle sabit olan şu ki, siyâkat yazısını öğrenenler, bu yazıyla yazılan belgeleri, -Osmanlı vesikalarında yer alan- Rika, Dîvânî gibi yazı türleriyle yazılan vesikalardan daha kolay kritik edebilme kabiliyetini kazanacaklardır. Vesikaların tamamı Osmanlı Arşivi’nden alınmış olup size, bu müessesede çalışmamız esnasında elimizden geçen binlerce vesikanın arasından derlediğimiz bir buket takdim ediyoruz. Sizleri, bulmaca çözümünden çok daha keyifli olan siyâkat yazısını okuyup öğrenerek anlamaya davet ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82933</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc987f4f-5987-403c-ac95-5be6193f29b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Bir Manipülasyon Örneği - Dul Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Dul kelimesi, medeni hal durumu için kullanılan basit bir tanım iken toplumsal yaklaşımlar ve düşüncelerin etkisi ile zaman içerisinde sayısız görüş, duygu, düşünce ve davranış modelini de sığdırmıştır anlamına. Bir bireyin hayat yolunda geçebileceği dönemeçlerden biri olan ‘dul’ olmak, yıllar boyunca daha çok dul kadınların taşımak zorunda oldukları bir yük haline gelmiştir.

Toplumsal Bir Manipülasyon Örneği: Dul Kadınlar başlıklı bu eser, dul kadınların toplum içinde kendilerini nasıl konumlandırdıklarına ve toplumun bu konumu nasıl yorumladığı ile ilgili olarak yapılmış bir araştırmanın sonucunu paylaşmaktadır. Araştırmada sadece dul kadınların kendileri hakkındaki düşünceleri ve toplumun kendilerine yönelik bakış açıları değil, yaşadıkları ekonomik, psikolojik vb. olumsuz değişimlerde ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82934</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9da3dec0-3d3c-499c-865a-802cd7339526.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazak Türkçesi Metinleri</image:title>
            <image:caption>Ord. Prof. Dr. Reşid Rahmeti Arat (1900-1964) Türkiye’de Türk filolojisinin kurucusudur. Türk İlmî Transkripsiyon Kılavuzu (1946) onun tarafından hazırlanmıştır. Eski Uygur Türkçesi’nin 30’dan fazla manzum metninin okunması, çevirisi ve açıklanmasını Eski Türk Şiiri (1965) adlı kitabında toplamıştır. Karahanlı Türkçesi’nin iki temel eseri olan Yûsuf Has Hâcib’in Kutadgu Bilig’inin metni, çevirisi ve sözlüğü (1947, 1959, 1979) ile Edib Ahmed’in Atebetü’l-hakayık (1951) yayınlarını R. R. Arat’a borçluyuz. 

Arat üniversitede Güney Sibirya Türkçesi, Kazak Türkçesi ve Çağdaş Uygur Türkçesi metinlerini de okutuyordu. Ani ölümü ile bu eserlerinin yayımları yarım kalmıştı. Ben onun okuttuğu Çağdaş Uygur Türkçesi metinlerini 1987 yılında Doğu Türkçesi Metinleri başlığı ile Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü yayımları arasında yayınladım. Bunu 1994 yılında Güney Sibirya Türkçesi Metinleri takip etti. Bu ikinci eser Reşid Rahmeti Arat’ın el yazısı ile yayımlanmıştır. Araya yıllar girdi. Şimdi sıra onun Kazak Türkçesi Metinleri adlı eserine geldi. 

Kazak Türkçesi Metinleri adlı eserde yer alan metinler 150 yıl önce Wilhelm Radloff’un Proben der Volksliteratür der nördlichen Türkischen Stamme, III. Theil: Kirgisische Mundarten adlı eseri ile Nikolay Fedoroviç Katanov tarafından derlenen ve Karl (Heinrich) Menges tarafından yayımlanan Volkskundliche Texte aus Ost-Turkestan, aus dem Nachlass von N. Th. Katanov adlı eserden Reşid Rahmeti Arat tarafından seçilmiştir. 

Ölümünden 55 yıl sonra Kazak Türkçesi Metinleri’ni yayımlayan Bilge Kültür Sanat Yayınevi’ne teşekkür ediyoruz. Eserin ülkemiz üniversitelerinin birçoğunda yer alan Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümleri’nin ders metni ihtiyacını da karşılayacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82935</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c518669-bdb3-404a-8b0e-ec21121f7e0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamak İçin Bir Nedeni Olan</image:title>
            <image:caption>“Ben sadece iki dalda uzman olan bir doktor değil, dört toplama kampında sağ€ kalmayı› başaran biriyim de. Bu nedenle de tüm zorlamaların üstesinden gelirken, en kötü ve en zor koşullarla karşı karşıya kalınsa bile, direnç göstermeyi, insanın özgürlüğünü, ‘Ruhun Meydan Okuması’ dediğim şeyin gücünü kullanmayı› bilirim.” 
Viktor E. Frankl 
Viktor Frankl, “Ruhun Meydan Okuması” ile ilk bakışta çeşitli metinlerinde tekrarladığı, Nietzsche’den alıntıları çağrıştıran, benzer bir konsept sunmuştur: “Yaşamak için bir nedenin varsa, her şeye katlanılır.” Nietzsche’de “katlanmak” pasif bir şekilde geçerli olurken, Frankl bunu aktif “Ruhun Meydan Okuma Gücü”ne dönüştürür: “Yaşamak için bir nedeni olan, hemen her şeye bir şekilde katlanır.” 
 
“Dirençli olma” ve “ruhun meydan okuma gücü” birbiriyle nasıl ilişkilendirilir? Bu kitapta, iki kavram arasındaki farklılık ve benzerlikleri dile getirmek için, Frankl’ın değiştirilemez acılardan ruhsal olarak sağlıklı bir şekilde hayatta kalma olasılığı sorusuna cevap bulma çalışmalarının ve “Resilienz-Üstesinden Gelme” kavramının ana hatları çizilecektir. 
 
Öncelikle hayat, acıya rağmen anlamlı olabiliyorsa ve şayet bir anlamın acı dolu hallerinde bile onu görüp farkına varmak başarılıyorsa, o zaman Frankl’a göre, her zaman kaderden gelen acılar söz konusu olması şartıyla; bizi acıyla karşı karşıya bırakan hayatla savaşmaya değer. Çünkü değiştirilebilir ve diğer taraftan bir anlık anlam çağrısı, bariz bir şekilde katlanmakla değil, aksine bu acıyı gidermek ya da en azından azaltmak için etkili olur. 

  Hayatın anlamını bulmak ve dirençli olabilmenin çıkar yolu, “Yaşamak için nedeni olan, her şeye katlanır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82936</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0b1fdfa-eda0-4798-b3bc-942c1aeee244.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Nesil Erkek</image:title>
            <image:caption>“Bu kitabı yazma amacım, erkek ve erkeğin kadınla arasında geçenlerin geleneksel olarak nasıl yürüdüğünü; kadın bilincinin değiştiği günümüzde ne durumda olduklarını ve erkeğin bir gün kendini sorgulamaya, yeniden şekillendirmeye ve kendi davranış rolünü ve öz farkındalığını genişletmeye başladıkça neye dönüşebileceğini incelemek.” 
–Herb Goldberg 
 
Kadın-erkek ilişkilerinde erkeklerin dünyasının en önemli sesi olan ve dünyada çok satanlar arasında uzun süre yer alan “Erkek Olmanın Tehlikeleri” adlı kitabın yazarı Dr. Herb Goldberg, bu zorlu bağların iç işleyişini bu kitapta araştırıyor ve erkeklerin kendilerini acı veren klişelerden nasıl kurtarabileceklerine dair net bir vizyon sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82937</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad4e6b94-f869-47b0-9eb6-a30d05a0f070.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşinizle Huzuru Yakalamak</image:title>
            <image:caption>Yetişkinlik dönemimizin en önemli kararlarından biri olan huzurlu, uyumlu ve sevgi dolu bir birliktelik için ideal eşi seçmek konusunda hazır mıyız? 
Bizler hayatın maddi yönleri üzerinde çok fazla duruyoruz. Örneğin bedenimizle, doğayla uğraşıyor; yabancı dil öğreniyor, çokça seyahat ediyoruz. Her zaman değişik fikirler ve yaklaşımlarla karşılaşıyoruz. Ancak iş kendi ailemizi kurmaya gelince hiçbir deneyime sahip değiliz. 

Modern Psikoloji, insanın değişebilir olduğunu, sadece kişisel olarak değil, tür olarak da değişebileceğini bize söyler. 

Bu kitap, insanın değişebileceği fikrini destekliyor. Amacımız bugünün ve yarının eşleri olan okurların kendilerine, eşlerine, insanların değişebileceğine ve ilişkilerin daha  sevgi dolu ve uyumlu hale gelebileceğine inanmalarını sağlamaktır. Karşılıklı huzur, anlayış ve sevgi içinde yaşayabilmeleri konusunda onlara yardımcı olmaktır. 

Unutmayalım bunun için küçük çabalar ancak büyük bir iyi niyet gereklidir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82938</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd80d550-3471-49bf-9624-07b3600b8a9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano Metodu 1</image:title>
            <image:caption>* Piyano metodu eğitim serisi özellikle müzik kurslarında ve seçmeli ders olarak piyano eğitimi veren okullarda kolaylıkla uygulanabilecek 17 yıllık uygulama deneyimi ile hazırlanmış çocuklar için temel piyano eğitim metodlarının birincisidir.
* Öğrenciyi zorlamadan, tekrarlarla, bona ve solfej çalışmalarıyla destekleyen
* Müzik teorisi ve piyano öğretimi müfredatına uygun olarak, adım adım hazırlanmış
* Klavye resimleriyle görsel olarak desteklenmiş bilgiler içeren
* Sağ ve sol elde 2 oktava kadar beyaz tuşların, müzikal küçük şarkılarla öğretildiği
* Kolay öğreten bir piyano metodudur.

Bu kitabı hazırlarken 28 yıllık müzik öğretmenliğim ve 17 yıllık piyano eğitimciliğimin tecrübelerinden yararlanarak yola çıktım. 5 yaş öğrencimden 53 yaşındaki öğrencime kadar eğitim verdiğim zamanlarda karşılaştığım tüm zorlukları göz önünde bulundurarak piyano metodlarımda 1,2,3,4 seviyeleri hazırladım.

Tüm eğitimci arkadaşlarıma ve öğrencilerime başarılar diliyorum.
- Nilgün Kırkağaçlıoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82939</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d56db94b-1d7a-4464-8c41-61448a6f8833.jpg</image:loc>
            <image:title>Leoparın Benekleri Nasıl Oluştu? - Minikler İçin Ünlü Eserler</image:title>
            <image:caption>Öykü zamanı! Dünyaca ünlü klasikleşmiş eserler sizleri bekliyor.

Minikler İçin Ünlü Eserler dizisinde yer alan çocukların en sevdiği öyküler, ilgi çekici detaylarla süslenen renkli resimlerle ve yalın bir anlatımla sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82940</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72c6d126-f6a0-4269-9ae6-ef75cd1250bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan ile Kaplumbağa - Minikler İçin Ünlü Eserler</image:title>
            <image:caption>Öykü zamanı! Dünyaca ünlü klasikleşmiş eserler sizleri bekliyor.

Minikler İçin Ünlü Eserler dizisinde yer alan çocukların en sevdiği öyküler, ilgi çekici detaylarla süslenen renkli resimlerle ve yalın bir anlatımla sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82941</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/287c13b7-0d62-4b17-9b0b-72e9bcdf5d38.jpg</image:loc>
            <image:title>Filin Hortumu - Minikler İçin Ünlü Eserler</image:title>
            <image:caption>Öykü zamanı! Dünyaca ünlü klasikleşmiş eserler sizleri bekliyor.

Minikler İçin Ünlü Eserler dizisinde yer alan çocukların en sevdiği öyküler, ilgi çekici detaylarla süslenen renkli resimlerle ve yalın bir anlatımla sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82942</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d96564a4-095c-4096-8e08-ea8009a38f01.jpg</image:loc>
            <image:title>Devenin Hörgücü - Minikler İçin Ünlü Eserler</image:title>
            <image:caption>Öykü zamanı! Dünyaca ünlü klasikleşmiş eserler sizleri bekliyor.

Minikler İçin Ünlü Eserler dizisinde yer alan çocukların en sevdiği öyküler, ilgi çekici detaylarla süslenen renkli resimlerle ve yalın bir anlatımla sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82943</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2e0c809-cd23-4356-a598-71fe53bf47a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gergedanın Buruşuk Derisi - Minikler İçin Ünlü Eserler</image:title>
            <image:caption>Öykü zamanı! Dünyaca ünlü klasikleşmiş eserler sizleri bekliyor.

Minikler İçin Ünlü Eserler dizisinde yer alan çocukların en sevdiği öyküler, ilgi çekici detaylarla süslenen renkli resimlerle ve yalın bir anlatımla sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82944</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25c00d9a-f6b5-41be-a60c-9fa9430f98ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurbağa Prens - Minikler İçin Ünlü Eserler</image:title>
            <image:caption>Öykü zamanı! Dünyaca ünlü klasikleşmiş eserler sizleri bekliyor.

Minikler İçin Ünlü Eserler dizisinde yer alan çocukların en sevdiği öyküler, ilgi çekici detaylarla süslenen renkli resimlerle ve yalın bir anlatımla sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82945</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b87b93c-026f-42d8-949f-ed4ce637aa58.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku ve Akademik Örgütler</image:title>
            <image:caption>İnsan, yaşamı boyunca kendini duygu değişimleri yaşatacağı koşullarla karşılaşır. Bilinmezliğin neden olduğu geçiş dönemleri ise bireyde kaygının ve korkunun arttığı dönemlerdir. Başka bir ifade ile ani öngörülemezlik ya da değişimin kendisi bir korku ve kaygı faktörüdür.

Korku ve Akademik Örgütler başlıklı bu çalışmada üniversitelerin örgüt yapısı incelenerek öğretim elemanlarının korku oluşumuna neden olan faktörler açıklanmıştır.

Bu faktörler, rol çeşitliliği ve karmaşası, görev belirsizliği, mesai dışına taşan çalışma koşulları, yapılan çalışmalarda zaman yetersizliği, akademik kariyerin yükselme kriterleri, lisansüstü çalışmaların öznel ve nesnel değerlendirmenin bir arada bulunması, yükselme sonucunda kazanımların yarattığı yüksek rekabet ortamı vb. birçok neden çerçevesinde ele alınmış; hissedilen korku ve kaygı duygularının akademik kariyerle olan ilgisi araştırılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82946</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a9e0d3f-c947-47ac-aee3-82723ffe6337.jpg</image:loc>
            <image:title>Girişimcilik Hayattır</image:title>
            <image:caption>Girişimcilik uzun soluklu, sabır isteyen, mücadele gerektiren ve işe ihtiyaç duyan her kişinin harcı olmayan bir yaşam şeklidir. Başlangıçtan tutunmaya, tutunmadan büyüme aşamalarına geçmek daima girişimcinin büyüme yönündeki talebine ve gerekli hareketleri doğru zamanda yapmasına bağlıdır. 
 
Üniversite sıralarında öğrenilen bilgilerin yanı sıra deneyimlerin de iş yaşamında katkısı yadsınamaz. Mezuniyetinin hemen ardından bir grup arkadaşıyla birlikte girişimcilik hayatına adım atmaya çalışan ancak daha yola çıkmadan ekip dağıldığı için iş fikrini hayata geçiremeyen Mehmet Sanlı da bu alanda yaşadığı deneyimleri hayatına aktarmış isimlerden birisi. Üçüncü girişimcilik deneyiminde doğru iş fikri, doğru ekip ile yola çıkan ve başarıyı yakalayan Sanlı, siz okuyucular için de rehber niteliğinde bir kitap hazırladı. 
 
Kurucusu olduğu Girişim Eğitim ve Danışmanlık Merkezi ile ülkemizde girişimcilik ekosisteminin oluşmasına yönelik ilk ya da öncü birçok projenin tasarım ve uygulamalarını gerçekleştiren Sanlı’nın Girişimcilik Hayattır adlı kitabı, girişimci olmayı düşünen, bir iş fikri bulunan kişilere ışık tutacak nitelikte. Girişimcilikte en önemli etmenlerden birisinin motivasyon olduğunu kitabında anlatan Sanlı, iş planının nasıl yapılması gerektiğinden ticarileşmenin adımlarına, büyümeden sürdürülebilir girişimciliğe kadar bir çok konuda okuyucusuna deneyimlerini aktarıyor. 
 
Elma Yayınevi 2020’nin ilk kitabıyla bir kez daha buluşuyor okuyucusuyla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82947</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a40cc05-0eb3-4d88-b706-15125d232446.jpg</image:loc>
            <image:title>Antropoloji Kuramları Tarihi</image:title>
            <image:caption>Çok satanlar listesine girmiş bu kuramsal metnin beşinci baskısı, daha çok toplumsal cinsiyet ve cinsellik konularını kapsayacak şekilde ve Dijital Çağın Antropolojileri ile ilgili yeni bir bölümü içeren önemli güncellemelerin de eklenmesiyle tekrar gözden geçirilmiştir. Anahtar sözcük tanımları sayfaların alt kısmında tekrar belirtilmiş ve okuyucular için daha güçlü bir bağlam oluşturmak adına kuramcılarla ilgili biyografik bilgiler geliştirilmiştir. İster tek başına isterse de Antropoloji Kuramları Tarihi Üzerine Okumalar adlı rehber baskı ile okunsun, bu metin esnek ve kullanımı kolay formatıyla lisans seviyesinde antropoloji dersleri veren eğitimcilere geniş bir kapsam sağlamaktadır.

“Erickson ve Murphy, en önemli antropoloji düşünürlerinin sosyal ve politik bağlamlarını ustaca açıklayan, kronolojik ve kapsamlı bir antropoloji kuramları tarihi sunmaktadır. Bu metin antropolojinin alt dallarının ve elbette bütünsellik esasının yegâne katkılarından faydalanarak, antropoloji eğitimi veren kişilere ve öğrencilere yönelik kuramın açık ve karmaşık yanları üzerine bir inceleme sunmaktadır.
Yeni baskı, önceki baskılar genişleterek mevcut en güçlü teori metni haline getirilmiştir.”
Jennifer Wies, Eastern Kentucky Üniversitesi

“Bu metindeki malzemeleri etkileyici buldum. Her tarih dönemi için etkileyici, düşündürücü sorular ve geniş kapsamlı, güncel okuma listesi sağlayan bu metin, katılımcı öğrenmeyi ve öğrencileri malzemeyi derinlemesine incelemeye teşvik etmek için muazzam bir araç.”
Marjorie Snipes, West Georgia Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82948</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24f60c6a-00ff-4999-90fe-d3e1535ca8a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüzünlü Tebessümler</image:title>
            <image:caption>Haydi bugün çok önemli şeylerden bahsedelim, dolu konuşalım ve boş laflar uzak olsun meclisimizden. Mesela, havadan sudan...

Sanırım insanlar büyüdükçe, akılları ile kalpleri arasındaki mesafe de açılıyor. “Aklım başka bir şey, kalbim başka bir şey söylüyor” demeye başlıyorlar. Oysa, aklımızın onayladığını kalbimiz sevmeli, kalbimizin sevdiğini de aklımız onaylamalıydı. Ve biz bu ikisinin arasında, Buridan’ın eşeği gibi kalakalmamalıydık...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82949</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b175fa0-3a7a-45c9-95af-2ffe759832b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Parçalanma</image:title>
            <image:caption>“Sabahtan öğlene kadar ‘insan bir girdaptır, insan bir girdaptır,’ diye tekrarlayıp durdum. Daha iyisini bulamıyorum, çok yazık!

“Kuş pazarı. Şu pır pır eden küçücük bedenlerde ne biçim bir güç, ne biçim bir azim var! Bu hiçin içinde kök salıyor yaşam; bir parçacık maddeye can veren, ve zaten bizzat o maddeden çıkan ve onunla birlikte yok oluveren acıklı şey... Ama hayretim geçmiyor: Bu hummayı, bu kesintisiz dansı, bu temsili, yaşamın kendi kendisine sunduğu bu gösteriyi açıklayabilmek ne mümkün. Ne müthiş bir tiyatro şu nefes denen şey!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82950</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6765cb7-21e0-4935-ac6c-72f2a01e3a5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mühendislik Mekaniği Statik</image:title>
            <image:caption>Literatür Yayıncılık olarak, dünyanın her yerinde üniversiteler ve eğitim kurumlarında yaygın bir şekilde kullanılan kitabın 14. basımdan çevirisini sunuyoruz.
Orijinal kitabın yayın ekibi, bu baskıyı hazırlarken tüm dünyadan eğitimcilerle birlikte çalışıp, çok çeşitli konuları ele alarak, değişik ihtiyaçlara cevap vermeye ve öğrenciye en iyi öğrenim araçlarını sunmaya özen göstermiştir. Metrik baskı uyarlamasıyla kitaptaki modern yaklaşım ve eğitime uygunluk korunmuş ancak değişiklik ve uyarlama da yapılmış, yerellik gözetilmiştir.
İçindekiler;
Genel İlkeler
Kuvvet Vektörleri
Parçacık Dengesi
Kuvvet Sistemi Bileşkeleri
Rijit Cisim Dengesi
Yapısal Analiz
İç Kuvvetler
Sürtünme
Ağırlık Merkezi ve Geometrik Merkez
Eylemsizlik Momentleri
Sanal İş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82951</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8eea55d-4170-45a8-add6-4c970b9471b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Bir Oyun</image:title>
            <image:caption>Hayat Bir Oyun, oyun sektörünün önemli isimlerinden Mevlüt Dinç’in bizlere kendi kaleminden aktardığı yaşam ve başarı öyküsü.

Bu kitapta, daha önce bilgisayar konusunda bilgisi ve eğitimi olmayan, bilgisayar oyunlarına da ilgi duymayan birinin nasıl dünya çapında ünlü bir oyun yazarı olduğuna tanıklık edeceksiniz.

İngiltere’deyken bir arkadaşının ısrarıyla satın aldığı oyun bilgisayarı ZX Spectrum ile bu yolculuğa başlayan Dinç, hiç kimsenin yardımı olmaksızın kitap ve dergilerden oyun programlamayı öğreniyor.

Kısa sürede dünya çapında başarılı işlere imza atıp, İngiltere’de “Yılın Oyunu” ve “En İyi Programcı” ödüllerini alıyor. Aynı zamanda İngiltere’nin saygın kurumlarından BAFTA’nın da bir üyesi olan Dinç, profesyonel oyun sektörünü oluşturmak için Türkiye’ye dönüyor.

Başarının yanı sıra binbir zorluk ve macerayla dolu bu yaşamöyküsü, okuyan herkes için ilham kaynağı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82952</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d8fb980-bac6-4c06-964f-073ad21cc94a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgedeki Adam</image:title>
            <image:caption>Bu bir yol hikâyesi…
İçinde başlangıçlar ve bitişler olan, ama başı  ve sonu olmayan bir yol.  
Başkalarını görüyorum, yanımdan geçip gidiyorlar.
Üstüne düşünmediğimiz insanlar, kendi hayatları olan, ama bizimkini bir toz zerresinden fazla etkilemeyen, tesadüfi varlıklar.
Herkes birbirini tanıyor.
Bu hikâyelerde herkes yolcu.
Gölgedeki Adam, dünyanın farklı yerlerindeki şehirlerin kuytularında dolaşıyor, bilinmeyen yollara giriyor, geçmişteki hayaletleri kovalıyor.
İnsan ruhunun karanlık derinliklerine hızlı bir dalış yapıyor. Ve hayata zarını atıyor. Kazanmak ya da kaybetmek önemli değil, aslolan iliklerine kadar yaşamak. Aslolan, hayat denen bu oyunda kendi içindeki farklı benlikleri bulmak.
Ali Aksöz hayatının farklı dönemlerinde kaleme aldığı, çoğunluğu yol hikâyelerinden ve kendi anılarından oluşan yazılarında gölgede geçen bir yaşam öyküsü anlatıyor. Yeraltında dolaşanlar ve kendi gölgesinden korkmayanlar için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82953</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8558b38-d265-42d6-859b-8989205fa769.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarının Yolu - Yabancılar için Çince Öğretimi Kitap Serisi CD’li</image:title>
            <image:caption>Ana dili Çince olmayanlar için hazırlanmış Çince öğretimi kitap serisi “Başarının Yolu” Kırmızı Kedi Yayınları etiketiyle yayımlandı.  

Alanında uzman eğitimciler ve editörler tarafından geliştirilen, Çinceyi “kendi kendine” öğrenmek isteyenler için özel olarak kapsamlı öğretim metotları ile hazırlanan “Başarının Yolu” serisi, aynı zamanda Çin kültürünü de yakından tanımanızı sağlayacak zengin içeriğe sahip.  

Serinin “başlangıç” kitaplarını oluşturan ilk iki ciltte toplam yedi ünite ve 28 konu yer alıyor. Her konu kendi içinde Metin, Yeni Kelimeler, Konuşmayı Öğrenelim, Püf Noktası, Çince Karakterleri Öğrenelim, Okuma ve Yazma Alıştırmaları ve Kapsamlı Alıştırmalar başlıkları altında bölümlere ayrılıyor. İki kitaba ek olarak verilen alıştırma kitapları ve CD ile daha fazla pratik yapabileceksiniz. Bu yoğunlaştırılmış metotla, iki cildi bitirdikten sonra 600’den fazla Çince kelimeyi kullanabilir ve 400’den fazla Çince karakteri yazabilir hale geleceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82954</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c55522b8-e579-40e8-b22a-b8ccfd037f4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamım ve Psikanaliz</image:title>
            <image:caption>Psikanalizin tarihçesinin işlendiği bu kitapta Sigmund Freud, yaşamına, özellikle eğitimine, çocuk cinselliğine ve rüyalara değinerek ilk dönemler yaşadığı tecridi çalışmalarıyla aşarken karşılaştığı engelleri anlatıyor.

Konusunda bir başlangıç niteliğinde olan elinizdeki eserinde Freud, psikanalizin nasıl kendi yaşamının yegâne içeriği haline geldiğini ortaya koymakta.

Psikanalizin içsel gelişimine ilişkin açıklamalarda bulunan Freud, fikirlerinin engele takılmalarının nedeni olarak rakiplerinin, psikanalize &quot;kendisinin kurgusal imgeleminin bir ürünü olarak&quot; bakmalarından kaynaklandığını belirtiyor. 

Trajedilerle dolu hayatının büyük kısmı vaka analiziyle geçen Freud, ilk dönemler çalışmalarını S. Ferenczi, E. Bleuler, G. T. Fechner ve çoğunlukla da J. Breuer gibi meslektaşlarıyla yürütmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82955</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/970a54c7-7a96-4282-a3fb-c6ae17a1dc10.jpg</image:loc>
            <image:title>Decameron (Ciltli, Tam Metin)</image:title>
            <image:caption>1348 yazında Avrupa’yı toplu ölümlerle sarsan veba salgınından kaçmaya çalışan yedi genç kadın ve üç genç erkekten oluşan bir grup, şehri terk edip Floransa’nın kırsalına sığınmak için yola çıkar. Birbirlerini eğlendirmek ve yolculuğa devam edebilmek için on gün boyunca her biri aşk hikâyelerinden kahramanlık maceralarına uzanan onar öykü anlatacaktır. 

Toplamda anlatılan bu yüz öykü, ortaçağın karmaşık ve zengin gündelik hayatını ortaya koyan bir derleme görevi görür. Decameron, Princeton Üniversitesinden Leonard Barkan’ın da dediği gibi “tüm zamanların en iyi öykü antolojisi”dir. Dünya edebiyatının ilk hikâyecisi ve İtalyan edebiyatında düzyazının babası olarak kabul edilen Boccaccio’nun başyapıtı Decameron güçlü bir düzyazı. 
 
”Decameron’u okuduğumda 16 yaşındaydım ve 10 hikâyecinin çoğunun kadın olması beni çok memnun etmişti… Modern hikâye anlatıcılığının babası olarak bilinen bu yazar yedi şahane kadın anlatıcı takdim ediyordu. Demek ki umut edilecek şeyler vardı.” 
–Elena Ferrante 
 
”Avrupa hikâye anlatıcılığının ilk büyük başyapıtı.” 
–Hermann Hesse</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82956</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30ceb145-4af7-466e-8ac5-ada19681dacd.jpg</image:loc>
            <image:title>Damat</image:title>
            <image:caption>AKP’lilerin Fet*hullahçı damatları ya da 
Fet*hullahçıların AKP’li kayınpederleri... 

İsim isim o damatlar, o kayınpederler... 
Adil Öksüz’ün kayınpederi Cevat Yıldırım ve ailesinin sırları... 
Adil Öksüz’ün bilinmeyen son toplantısında kimler vardı? 
Adil Öksüz’ün eşi Aynur Öksüz’ün 15 Temmuz darbe girişiminden 10 gün önce ailesine gönderdiği üç ayrı telefon mesajında ne yazıyor? 
AKP milletvekili telefonda kiminle “Türkiye Cumhuriyeti’nin mafyası, Yeşil’in arkadaşı” diye konuştu? 
Ramazan Akyürek’in yardımcı istihbarat elemanından bu kitaba özel itiraflar... 
Fe*thullah Gülen’in “sağ kolu” olarak bilinen isim nasıl AKP’ye damat oldu? 
Kadir Topbaş’ın oğlu, eniştesine destek için ne yazdı? 
Bülent Arınç, damadına rağmen saraya nasıl çıktı? 
İsmail Kahraman’ın kamuoyundan sakladığı ailesinin bilinmeyenleri... 
Ve diğer damatlar, kayınpederler... 
Hepsi bu kitapta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82957</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e678a77f-4da7-466c-b5ba-db9da5d58d7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihe Yön Veren Silah: Kılıç</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca kullanılan silahlar içerisinde hiç kuşkusuz ‘kılıç’ ayrı bir değere sahiptir. Bu değer yalnızca onun öldürücü bir silah olması, usta ellerde kazandığı muhteşem görüntüsü ya da soğuk demirin verdiği korku hissiyle ilgili değildir. Kılıç, tarih boyunca birçok ulus tarafından maddi değeri veya kullanım amacının çok üstünde bir itibar görmüş; kutsanmış, hâkimiyetin bir sembolü olarak kabul edilmiştir. Özellikle yakın coğrafyamızda bu anlayışın izleri halen görülebilir. Maddî ve tarihi değeri açısından günümüzde müzelerin veya özel koleksiyonların en nadide parçalarını Osmanlı eğri kılıcı, Kafkas, İran ve Memlûk kılıçları oluşturmaktadır. Şam çeliğinden mâmul bir kılıca sahip olmak da aynı şekilde silah meraklıları için paha biçilemez bir ayrıcalıktır.

Elinizdeki kitap, sadece kılıcı inceleyen en kapsamlı çalışmadır. Bu kitapta temel olarak Osmanlı ve yakın coğrafyasındaki kılıçlar, kılıç imal süreci ve kılıcın kültürel değeri vurgulanmaya çalışılmış; kılıca yüklenen anlamlar, devlet ve hâkimiyet anlayışındaki değeri de ön plana çıkarılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82958</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b839a5c6-04d5-4661-a494-a25129adde11.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazine</image:title>
            <image:caption>&quot; Son kez dokunacaktı sevdiğine, dostuna, onunla yaşadığı duygulara, hayatının anlamına, dert ortağına, mutluluğunu paylaşana, gözyaşlarının şahidine, ömrünü emanet ettiğine...&quot;

&quot; Kendini sevmeyen, kendiyle barışık olmayan, zihniyle sürekli kavga halinde olanar kimseyi sevemiyor, sevene saygı duymuyor, kavga ve dövüş dışında bir dil bilmiyordu...&quot;

&quot; Konuşmamak, duygulara engel değildi. Aksine duyguları daha net anlatmak için kullanılan sözcükler her zaman doğruyu söylemezdi fakat davranışlar, bakışlar, tavırlar yalan bilmezdi.&quot;

Bu aşk bitmeyecekti içinde. Bir yerlerde kanayıp duracak, kabuk bağlayacak ama kabuk kopunca altta izi kalacaktı. Aşk bitmezdi ki...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82959</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d8a80de-2c83-45f1-84ea-cfab42a5f95d.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal Söylemde ve Medyada Suriyeliler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta , Türkiye&apos;de geçici koruma altında bulunan Suriyelilerin siyasal söylemde ve medyada nasıl tanımlandığı ve Suriyelilerle ilgili söylemlerin ağırlık noktasının ne olduğu irdelenmiştir.

Ötekileştirmeye konu olan bir toplumsal grubun , söylem belirleme gücü olan siyaset ve medya gibi iki temel yapı tarafından nasıl tanımlandığını ve hangi anlam çerçeveleri içine yerleştirildiğini incelemeyi amaçlayan bu çalışma , dilin ve söylemin  gücünü eleştirel söylem çalışmaları metodolojisi içinden tartışmaya çalışmış , medyanın bakış açısınıda araştırmaya dahil ederek siyaset ve medya söylemlerinin aslında birbirinin tamamlayıcısı olduğunu ve birlikte işlediğini bulgularıyla ortaya koymuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82960</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfe87895-867e-4990-a63c-6ea1af58ed93.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüz Yüze - Sarsıntı 2</image:title>
            <image:caption>“Her Şey Sana Aklımda Bir Oda Vermemle Başladı.”

Arda Erel ilk psikolojik romanı Sarsıntı’nın ardından devam romanı Yüz Yüze ile gözlerini bu kez topluma çevirirken, görünenle yaşananın ayrımını mahremiyet düzleminde inceliyor. Kitleleri, toplumsal bakış açılarını, ötekileştirilenleri, tarih boyunca değişmeyen ailedeki iktidar zeminini ve toplumun statüsel yaklaşımlarını kadınlar ve erkekler üzerinden sorguluyor.

Aşk, hiçbir zaman ne öylesineymiş ne de boş yere.

Acıysa, ne geçmişteymiş ne de gelecekte.

O halde aşkı acıdan özgürleştirmek için, herkes birbiriyle  yüz yüze gelmeli nihayetinde.

Yüz Yüze, hayattaki düğümlerini çözüp kendi yolculuğuna yürüyenlere dair bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82961</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40553d83-5abb-4cae-9512-552dc2a625c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ellerim Neden Siyah?</image:title>
            <image:caption>Nurcihan, yeniden konuşmaya başladı. İki cümlesinden birinde Gökhan’ın cevaplamasını istediği soruları doğrultuyordu. Yanıt alamadıkça sesi de beynini kemiren asabiyet de katlanarak büyüyordu. “Ellerim Gökhan… Ellerim neden siyah?” diyerek bir hazin paragrafa uzandı. Öfkeli soluklardan genişleyip küçülen burnunun üzerindeki iki kehribar tanesinde ılık sular birikti.

“Ellerim… Ellerim Neden Siyah?”

Ellerim Neden Siyah?ta, memleket insanının yoksunluklarının merkezde yer aldığı öyküler karşılıyor bizleri. Numan Altuğ Öksüz, yalın üslubuyla kuruyor öykü dünyasını. Günahları, büyük yıkımları, geri dönüşü olmayan hataları, özlemleri, doğumları, ölümleri, maddi ve manevi imkânsızlıkları, kısaca insana dair ne varsa onları, gerçekçi bir bakış açısıyla ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82962</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f19e573-8fcf-45c9-b3cf-241ca5c6a313.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkır Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Hikâyeler tılsımını kolay kolay yitirmezler. Zaman ve zemin dönüştükçe var olurlar,farklı ağızlarda ve formlarda yaşarlar. Yazılı edebiyatın ilham kaynağı olan halk anlatılarıyla birlikte varlıklarını sürdürürler. Söylence, mit, efsane, rivayet, masal…
Türlü biçimlerde tekrar tekrar vücut bulurlar. Günümüzün eğlenceleri ve meşgaleleri dahi kolay kolay alt edemez anlatıları. Bir elektrik kesintisinde kıpırdanırlar yahut hikâye anlatılması gerekmişse aniden dökülüverirler
belleğin heybesinden.

Kahvehane köşelerinin meddahları tarihe karışsa da, tiyatrolarda, sokaklarda hatta sosyal medyada yeni yeni hikâye anlatıcıları, masal anlatıcıları peyda olmaya devam ediyor. Emrah Ece de onlardan birisi. Hikâyenin, anlatının alamet-i farikası ağızdan ağıza aktarılırken aktaranın beğenisinden, dimağından süzülmesi, yeniden şekillenmesidir. O da denk geldiği, duyduğu yahut okuduğu hikâyeleri, anlatıları, söylenceleri kendi üslubuyla başka kulaklara, gözlere aksettiriyor.

Söylencelerin, hikâyelerin ardından bozkırlara, Kaf Dağı’nın ötesindeki diyarlara uzanan bir serüven okurlarını yahut “maceracılarını” bekliyor…
Mehmet Berk Yaltırık

Yedikuleli Mansur ve Istrancalı Abdülharis Paşa’nın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82963</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/263566eb-1487-4ff7-abd5-1c7c401e86b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihimizden Hikayeler(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Türkler tarih boyunca Asya’nın hemen hemen tamamında, Avrupa’nın batı kesimleri hariç en büyük kısmında, Afrika’nın kuzey yarısı ile doğu kıyılarında, Basra Körfezi’nden Arabistan çöllerine kadar uzanan büyük bir alanda değişik devirlerde hakimiyet kurmuşlardır.

Tarihi Romanları ile tanınan Hasan Erdem, bu kitapta dünya tarihinde derin izler bırakan, Asya, Avrupa ve Afrika medeniyetlerine katkı sunan Türklerin tarihinden esinlenerek genç okuyucuları için altı tarihi hikayeyi kaleme aldı.

Bu hikayelerden “Avcı”da Sofya’nın fethi, “Susuz Kalan Şehzade”de Padişah babasının ölüm haberini alan veliaht şehzadenin birkaç yol arkaşıyla yaptığı yolculuk, “Esir Şehzade”de Yıldırım Bayezid’in talihsiz oğlu Şehzade Mustafa’nın başına gelenler, “İki Akıncı”da Çaldıran Savaşı’nda şehit düşen Malkoçoğlu Ali Bey ile kardeşi Malkoçoğlu Tur Ali Bey, “Saka Hüseyin”de Çanakkale Savaşı’nda saka erlerinin başına gelenler ve “Hilal ve Haç&apos;ın Savaşı”nda ise 1. Haçlı seferi işlendi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82964</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a66242f9-f3d8-45bf-81c5-c606645a5ba8.jpg</image:loc>
            <image:title>Friedrich Engels</image:title>
            <image:caption>Marksizmin kurucularından Friedrich Engels hakkındaki bu kapsamlı yaşamöyküsünde, onun yalnızca siyasal mücadelesi ve düşünsel üretimi değil, Karl Marx’la ilişkileri, gazeteciliği, iş yaşamı, Burns kardeşlerle “özel ilişkiler”i, şairliği ve hatta şarap sevgisi de ele alınıyor. 
Başlangıçta “somut siyasal stratejiler”e öncelik veren Engels, yaşamının son yıllarında felsefe ve yöntem tartışmalarına neden ağırlık verdi, bu alanlardaki incelemeleriyle Marksizme ne gibi bir katkıda bulunmaya çalıştı? 

Engels, “General” lakabını nasıl aldı? Kapital’in yazıldığı yıllarda Marx’ın “zorlu” kuramsal dilini ve yaklaşımını “basitleştirmeye” mi çalıştı? Aile şirketi ve geçim derdi onu nasıl etkiledi? 1844’teki ikinci buluşmalarının ardından hep uyum içinde çalışan Engels ile Marx’ın ilişkisi, Mary Burns’ün ölümünün ardından neden bozuldu, sonra nasıl toparlandı? 

Terrell Carver’ın geniş bir kaynak taramasına dayanarak ulaştığı yanıtlar Engels’i daha yakından tanımamıza yardımcı oluyor. 
Engels’in Marx’a 1845 tarihli bir mektubundan: “Yaşayan gerçek halkın doğrudan doğruya karşısına geçmek ve böylece, seni görüp duymalarını sağlamak, ‘aklın gözü’yle gördüğün soyut okurlara şeytanca kalem oynatmaktan çok farklıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82966</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1859850-1db0-4068-9184-b0c331f66ed0.jpg</image:loc>
            <image:title>Davetsiz Misafirler</image:title>
            <image:caption>Parti için bütün hazırlıklar tamam!

Ancak Tarla Faresi, dünyanın dört bir yanından gelen misafirleri görünce şaşkınlıktan donup kalacak. Siz de eğlenceye katılıp yeni arkadaşlarla tanışın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82967</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52a83f64-2403-412d-9822-3ddce9028042.jpg</image:loc>
            <image:title>Pijama günü!</image:title>
            <image:caption>Ortanca çocuk olmanın olumsuz tarafları vardır: Her şeyi bildiğini sanan büyük kardeşler. 
Hiçbir şey bilmeyen küçük kardeşler! 
Ama Doruk gibi bir çocuksanız - ne sevdiğini bilen bir çocuk - o zaman ortanca olmak en iyisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82968</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee37ed84-5fef-43ec-b69e-8945f65820ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasi Tarih (1789 - 1939)</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, siyasî haritanın ve güçler dengesinin oluşmasında ve bu dengede yer alan devletler arasındaki siyasî ilişkileri etkileyen olay ve gelişmeler, 1789 Fransız İnkılâbı’ndan itibaren ele alındı. Bu tarihten itibaren dünya devletlerinin izlediği önemli siyasî faaliyetleri ve birbirleriyle olan ilişkileri 1939 yılına kadar örnek olaylarla 14 bölümde anlatıldı. 

Genişletilmiş olarak hazırlanan üçüncü baskıya yeni konular ilave edildi. Özellikle Ermeniler, İkodra İsyanı ve Çanakkale Savaşları konusunda okuyucuya yararlı olması için ayrıntılı bilgiler verildi. Bu eserin hacimi bir öğretim yılında okutulacak şekilde sınırlı tutuldu. Bundan dolayı siyasi olaylar mümkün olduğu kadar kısa ve öz olarak anlatıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82969</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2756078d-97f1-4ea1-85cc-98b5be5536a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali Yılmaz Arkadaş Ediniyor</image:title>
            <image:caption>Ali Yılmaz’la tanışın. Mahalledeki yeni çocuk. 
Ali okuldaki ilk günü olduğu için biraz endişeli. Tamam, kabul edelim, çok endişeli. 
Keşke okul başlamadan önce bir arkadaş edinebilse. 
Keşke arkadaş edinmek için bu kadar çok uğraşmasa. 
Keşke…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82970</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9662acaa-e494-45af-99f6-3b537a50067b.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İstanbul’unun 460 yılı...

Üç bin yıllık bir kent olan İstanbul, Doğu-Roma’nın başkenti oldu. Fetih’ten sonra, 460 yıllık Osmanlı İmparatorluğu döneminde de aynı ihtişamı sürdürdü. Camileri, külliyeleri, çeşme ve sebilleri, sosyal yaşamı oluşturan çarşıları ve kahvehaneleriyle kültürel yapısı zenginleşen payıtaht, artık Dersaadet olarak anılmaya başladı.

Araştırmacı yazar Turan Akıncı, bu kitapta kentte bulunan 400’ü aşkın Osmanlı yapısını coğrafi konumlarıyla tanıtıyor. Yazar ayrıca, diğer kitaplarında olduğu gibi, burada da Osmanlı günlük yaşamından kesitler veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82971</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5fbea1c-72e3-46f5-8ead-e975bf5893bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazeteci</image:title>
            <image:caption>12 Eylül askeri müdahalesine giden yolun hikayesi...

Bir suikast sonucu hayatını yitiren Abdi İpekçi’nin yaşamını anlatan bu kitabın iki yazarı Tufan Türenç ve Erhan Akyıldız, gazetecilik mesleğine Milliyet’te başlamışlardı. Yanında yetiştikleri genel yayın yönetmenleri İpekçi’ye büyük bir sevgi ve saygıyla bağlıydılar. 

Abdi İpekçi onlara meslek ilke ve kurallarına ödünsüz bağlı kalmalarını öğretmiş, dürüst ve titiz gazetecilik yapmalarını öğütlemişti. Gazeteci de aynı titizlikle hazırlandı ve ilk yayınlandığında kısa sürede çok satan kitaplar arasına girdi. 

Bu kitabın, gazetecilik mesleğinin övünç kaynağı olan değerlerin aşındığı bir dönemde, önemli bir boşluğu dolduracağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82972</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4572d7e3-f8c6-4660-9228-5ab6bb56f58a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cebimdeki Taşlar</image:title>
            <image:caption>Zenginliklerimiz’in ödüllü yazarı Kaouther Adimi&apos;nin yeni kitabı Cebimdeki Taşlar, başkent Cezayir ile Paris arasında, iki farklı kültürün ortasında ait olduğu yeri bulmaya çabalayan genç bir kadının hüzün ve mizahla harmanlanmış öyküsünü anlatıyor.
Adimi bu romanıyla, geleneksel toplumun kadına, evliliğe bakış açısını, çocukluktan itibaren bedenler ve zihinler üzerinde kurduğu baskıyı, silinmesi zor izleri ve korkuları görünür kılarak deyim yerindeyse cebindeki tüm taşları döküyor.
Uzun ve dokunaklı bir monoloğu andıran içten, gerçekçi ve alaycı anlatımıyla Cebimdeki Taşlar, kişisel bir yolculuğun arka planındaki toplumsal tarihe de ayna tutuyor.
25 yaşında Cezayir’i geride bırakıp Paris’e taşınan ve kendine yeni bir hayat kurmaya çalışan genç kadın, kız kardeşinin evleneceği haberiyle birlikte küçük bir nostalji atağına tutulur. Düğün için Cezayir’e gideceği tarih günden güne yaklaşırken genç kadın evliliği, yetiştiği kültür ile yerleştiği kültür arasındaki taban tabana zıt hayatı; Cezayir’deki iç savaş yıllarını; yalnızlığı; kadın olmanın gerçeklerini; göçmenliği ve beraberinde getirdiklerini sorgulamaya koyulur. Anlatı boyunca Cezayir’in Akdenizli sıcak, samimi, kalabalık yalnızlığı; Paris’in ışıklı, özgürlük vadeden bireysel yalnızlığıyla çatışır.
Toplumun dayattığı evlilik baskısı ve cinsiyetçi klişelerden yılmış, ne “Batılı” ne de “Doğulu” olmayı başarabilmiş kültürlerin kadınlarını keskin bir dil ve etkileyici bir anlatımla yansıtan Cebimdeki Taşlar, aynı zamanda cebine doldurduğu taşlarla nehre atlayarak intihar eden Virginia Woolf’a bir saygı duruşu niteliğinde.

“Tek başına ölmek. Ahenk veren tek bir nefes olmadan geçen günler. Fırtınanın şemsiyenizi kırdığı akşam, yanınızda kimse yok. Doğa size karşı olduğunda, sıcak bir çay uzatan tek bir el bile yok. Sizinle ağlayacak bir erkek yok, öyle ya bazen sadece buna ihtiyaç duyarız: biriyle ağlamaya.”
 
“Cebimdeki Taşlar, Akdeniz’in iki yakasında kadının özgürlüğünü kısıtlamak isteyen, kadınları geleneksel bir modele, şekillendirilmiş bir kadınlığa hapsetmek isteyen herkese fütursuzca meydan okuyor.”
Sophie Joubert, L’Humanité</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82973</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcd8e834-ddcf-4fad-a89b-53fe5f5d8051.jpg</image:loc>
            <image:title>İsrafil’in Nefesi</image:title>
            <image:caption>“Bu kitabı okuyunca aşkı bilmekle âşık olmak, ateşi bilmekle yanmak arasındaki farkı anlayacaksınız…”
Yazar Adem Göksügür bu romanında, kıyamete beş kala aşkın ölümle kucaklaşmasını ustaca harmanlıyor.
İsrafil’in Nefesi fütürist bir roman. Yazar, 2055-2060 yılları arasında cereyan eden insanlığın son macerasını okuyucuya çarpıcı bir biçimde hissettiriyor.
Batı ülkeleri bilim ve enerji alanında çöküşe geçmiş; Amerika, tükenme noktasına gelen nüfusunun Doğu’ya göç etmesine engel olamayınca Kızılderililerden gasp ettiği topraklarda hayalet kentler oluşmuştu.
Bilim ve teknolojiyle birlikte enerjiyi de elinde bulunduran Türkiye yeni bir birlik kurdu: Üç Kıta Birliği (ÜKB)… Avrupa, Asya ve Afrika ülkelerinden oluşan ÜKB’nin dünyaya egemen olması fazla zaman almadı. Sonraki yıllarda Hz. Yusuf dönemini aratmayan kıtlık, dünyayı kasıp kavurmaya başlayınca tarih tekerrür etti ve bakir toprakları sayesinde Afrika yeniden dünyayı besleyen tarım kıtasına dönüştü. Ses genetiği alanındaki gelişmelerle din algısı da değişti. Devrim niteliğindeki bu gelişmeyle Hz. İsa’nın sesi kaydedildi ve buna bağlı olarak Hıristiyanlık hizaya geldi, İslam Batı’ya egemen olmaya başladı.
Böylesi bir dünyada Frankfurt Başkonsolosunun oğlu Emir’le bir rahibin kızı olan Rebeka arasında alevlenen ve kültür çatışmasının sınırlarını zorlayan bir aşk yaşanıyordu. Bu iki gencin aşka, hayata ve ölüme yükledikleri anlam ve yaşam biçimleri onları maceradan maceraya sürüklüyordu. Takvimler 2060’a yaklaştığında Müslümanların hiçbir neden yokken ölmeye başlaması akıllara kıyamet alametini getiriyordu. Zira kıyamet kâfirlerin üzerine kopacaktı ve süreç başlamıştı.
İsrafil elinde yat borusuyla ilahi talimatı bekliyordu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82975</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1327874b-4ecd-4b4b-96dc-51a32d03fb97.jpg</image:loc>
            <image:title>Motorcunun Yol Notları</image:title>
            <image:caption>Motorcunun Yol Notları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82976</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b822283-196d-43a8-b10e-752b738cab3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayelerle 365 Gün Güzel İnsanlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sevgili anne ve babalar!

Her bir çocuk, ailenin değeridir. Mükemmel olarak doğan bu minik canlı, zaman içinde büyüklerini sevindirecek davranışların yanı sıra üzücü hatta kahredici pek çok davranışlar da gösterebilmektedir.

Sanal bir dünyanın varlığını bütün şiddetiyle hissettiğimiz bu modern çağda güzel çocuk yetiştirmek maalesef hiç de kolay değil. Her geçen zaman diliminde anne-babaların çaresizlikleri artmaktadır.

Bugüne kadar binlerce öğrenciyi yetiştiren bir eğitimci olarak, sorunun temelinde çocuklarla geçirilen kaliteli birlikteliğin azlığının önemli bir yeri olduğunu belirtmek isterim. Bu bağlamda; “Yavrum, &quot;kitap aldım, oku!” demek yerine hep beraber kitap okumak çok daha doğru bir adım olacaktır. İşte bu anlayışla, ailece okuyabileceğiniz “Hikayelerle 365 Gün” serisini hazırladık. Günlük 15-20 dakika hep beraber okumak güzel nesillerin yetişmesi için doğru bir karar olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82977</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28fa624a-82fe-4c19-b62c-d4a982310e53.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>Kadın, erkeğin kaburga kemiğinden mi yaratılmıştır?

Kadın, “iğdiş edilmiş bir erkek” midir?

Kadın, doğası gereği mi mazoşisttir?

Erkekler kadınlardan niçin korkar?

Cinsler arasındaki güvensizliğin nedenleri nelerdir?

Kadın neden erkek olmak ister?

Analık içgüdüsü diye bir şey var mı?

Neden mutlu evlilikler yok denecek kadar azdır?

Horney’in, Freud’un klasik kadın psikolojisine yönelik eleştirel yaklaşımlarını içeren denemelerinden oluşan bu kitap, yukarıdaki sorulara yanıtlar aramakta ve Freud’un kadın psikolojisine ilişkin temel önermelerini kuşkuya boğmaktadır. Her ne kadar Horney, sonraki yapıtlarında kadın ve erkek için ortak bir analitik yaklaşım geliştirmişse de buradaki denemeler, Freud’u sorgulaması ve Horney’in insan psikolojisine ilişkin kendi gelişimini göstermesi açısından ilginç birer belge niteliğini taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82978</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/564941b6-5e2e-485b-8d52-06f28ec0cfcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Başıma Okumaktan Korkuyorum</image:title>
            <image:caption>Tek başına okumaktan korkanların yeni başucu kitabı!

Hayalden Kaleler ve Neye Benzer Gelecek adlı eserleriyle çocukların kırılgan dünyasını olağanüstü bir incelikle yansıtan Fransız yazar Olivier de Solminihac, Tek Başıma Okumaktan Korkuyorum’da, kalın kitaplardan, uzun paragraflardan, zor kelimelerden (ve zürafalardan) çekinen ufaklıklara korkularının yersiz olduğunu gösteriyor.

Basmakalıp düşüncelerin ve önyargıların esiri olsa da kitapların büyülü gerçekliğine karşı koyamayan 8 yaşındaki bir çocuğun tek başına okuma serüvenini sayfalarına adım adım taşıyan bu naif kitap, keşiflerle dolu bir kendini tanıma ve gerçekleştirme hikâyesi anlatıyor.

Tek başına okuma eylemini büyüme kavramı ile eşleştirerek, minik kitap kurtlarını her koşulda (yatağın altında bir canavar saklanıyor olsa bile!) okumaya yüreklendiren yazar, kitapla baş başa kalmanın, okurun zihnini özgürleştireceğine ve bireyi olgunlaştıracağına vurgu yapıyor.

İkinci sınıfa geçen Küçük Stefan’ın derdi boyundan büyük. Zira, yeni eğitim yılında çok daha fazla kitap okuması gerekiyor. Aslında kitapları sevse de içinden bir ses onlara karşı azıcık mesafeli durması gerektiğini söylüyor daima. Kim bilir, her an içinden kocaman bir zürafa fırlayabilir veya daha önce hiç görmediği bir kelimeyle karşılaşabilir! İyisi mi Stefan hep annesiyle birlikteyken kitap okusun. Peki, ya okulda? Stefan eninde sonunda kendi başına okumak zorunda kalacak. Ama nasıl?..

Büyüdükçe düşüncelerimizin değişebileceğini, beğenilerimizin ve alışkanlıklarımızın farklılaşabileceğini hatırlatan Tek Başıma Okumaktan Korkuyorum, kitapların ruhumuzu ne denli zenginleştirebileceğini eğlenceli bir üslupla dile getiriyor.

Juliette Baily’nin metne büyük katkılar sunan, karikatürvari resimleri eşliğinde neşeli bir okuma deneyimi vadeden bu samimi kitap, okumayı yeni söken çocukların endişelerini bertaraf edebilecek nadir eserlerden...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82979</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7c2efab-1a95-4a4d-8f95-23122fb05573.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Yazıcılığında Yeni Bakış Açıları</image:title>
            <image:caption>“Tarih Yazıcılığında Yeni Bakış Açıları”, yayımlandığı yıllarda büyük beğeni kazanmış, öncü bir eser. Yıllar içinde tarih biliminin farklı alt disiplinleriyle ilgili yeni makalelerle zenginleştirilen “Tarih Yazıcılığında Yeni Bakış Açıları”nın son ve en kapsamlı hali Türkçede. Peter Burke’ün öncülüğünde Robert Darnton, Ivan Gaskell, Richard Grove, Giovanni Levi, Roy Porter, Gwyn Prins, Joan Scott, Jim Sharpe, Richard Tuck ve Henk Wesseling gibi uluslararası üne sahip tarihçilerin ayrı ayrı makalelerle katkı sunduğu eser “aşağıdan tarih”, “kadın tarihi”, “denizaşırı tarih”, “mikrotarih”, “sözlü tarih”, “okuma tarihi”, “görsel tarih”, “siyasal düşünce tarihi”, “beden tarihi”, “çevre tarihi” gibi birbirini tamamlayan alt başlıklardan oluşuyor. 
 
          Peter Burke, tarihçiler için bir temel başvuru kaynağına imza atarken tarih meraklıları için de zengin bir okuma imkânı sunuyor. Tarih Yazıcılığında Yeni Bakış Açıları sıkı çalışmanın ve bilimsel özverinin bir ürünü olduğu kadar, her alt başlığı en doğru tarihçiye teslim etmesiyle de öne çıkıyor. 
 
          Sahanın önemli isimleri tarafından “elzem bir başvuru kaynağı” olarak gösterilen kitap, tarih bilimini kuşatıcı bir biçimde ele almakla kalmıyor, öteki sos bilimlerin yardımına başvurup onlara yöntem önerilerinde bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82980</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca9554d5-a169-4b37-b1e9-1b7f3a5270aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Batı Düşünce Dergisi Yıl: 22 Sayı: 89</image:title>
            <image:caption>Balkan Tarih Yazımı
Maria Todorova
Balkanlar: Keşiften İcada

Mehmet Hacısalihoğlu
Geçmişle Bitmeyen Kavga: Balkanlarda Tarih ve Tarihyazımı

Ema Miljković
Balkanlardaki Osmanlı Mirası: Sırbistan’daki Osmanlı İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Sırbistan

Emrah Özdemir
Balkanlarda İsyan Hareketleri ve Osmanlı Devletinin Tutumu

Millet, Milliyetçilikler ve Din
Çağla D. Tağmat
19. Yüzyıl Sonlarında Balkanlarda Yunan Milliyetçiliği: “Şehit ve Kahramanların Kanı”
[Μαρτύρων και ηρώων αίμα]

Caner Sancaktar
Sırp Milliyetçiliği: Merkeziyetçilik ve İrredentizm Siyaseti

Kadir Albayrak
Balkanlarda Gnostik ve Düalist Heretik Bir Dinî Akım: Bogomilizm

Siyaset
Hatice Yazgan
Yugoslavya Nostaljisinden Avrupa Birliği Sürecine: Batı Balkanlar ve Avrupa Birliği İlişkileri

Hasip Saygılı
Kosova Örneğinde Rumeli Osmanlı Mirasına Bakış

Hasan Oktay
Balkanlarda Yeni Bir Rekabet Modeli

Edebiyat
Pınar Üre
Kayıp Zamanın Peşinde: Konstantin Nikolayeviç Leontyev’in Kurmaca Metinlerinde Balkanlar Tahayyülü

Saadet Çetin
Cumhuriyet Döneminde Balkan Edebiyatlarından
Yapılan İlk Tercümeler

Göç
Bülent Yıldırım
Bulgaristan’dan Türkiye’ye Göçlerin Demografik Verileri ve Analizi (1877/78-1989)

Sinema
Ali Özuyar
Balkanlarda Erken Dönem Osmanlı Aleyhtarı Propaganda Filmleri (1903-1916)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82981</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3f7bf2b-cbe9-49ec-810c-7859549893b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Batı Düşünce Dergisi Yıl: 23 Sayı: 91</image:title>
            <image:caption>Müteferrika&apos;ya Saygı
Szonja Emese Schmidt
Osmanlı Hâkimiyetinin Son Yıllarında Macaristan’da Kitap Kültürü ve Doğu’yla İlişkisi

Balkanlar
Levent Kayapınar
15. ve 16. Yüzyıllarda Yunanistan’dan İstanbul’a Yapılan İskânlar

Güner Doğan
Balkanlarda Bir Osmanlı Muhaddidi: Mevkufâtçı Siyahi Hacı Mehmed Efendi, Mektupları ve Son Osmanlı-Venedik Sınırı (1718-1721)

H. Seçkin Çelik
1930’larda Bulgaristan Üzerine Bir Nazar: Ali Naci Karacan’ın “Ya Hürriyet Ya Ölüm”ü

Ömer Bedir
Romanya’da Türkçe Matbuatın Gelişimi ve “Türk Birliği” Gazetesi (1930-1939)

Ayşe Kayapınar
Bulgaristan’da Edebiyat, Sanat ve Tarih Eserlerinin Türk Azınlık Politikasına Etkisi

Ertuğrul Karakuş
Sosyalist Yugoslavya Dönemi Türk Şiirinde Kimlik Koruma ve Aktarma Aracı Olarak Folklor Unsurları

Eminalp Malkoç
1930’lu Yıllarda Belgrad Türk Elçiliği’nin Penceresinden Yugoslavya

Necmettin Turinay
Balkan Birliği’nin 1930’lar Dönemi Edebiyatına Yansımaları ve Buradan Doğan Bazı Tesirler

Hüseyin Mevsim
Bulgar Edebiyatında İlk Kadın Seyyah: Evgenia Mars

Halis Ayhan
Avrupa Birliği’nin Batı Balkanları Dönüştürme Siyasası

Abdülmecit Nuredin
Uluslararası Hukuk ve Ülke Mevzuatı Bağlamında Makedonya’da Türkçe Eğitimin Statüsü

Yücel Yiğit
Mübadil mi? Casus mu?: Kurnaz ve İşkilli Bir Celep Athanas Emmanuel

Kemal Ramazan Haykıran
Balkanlara Korku Salan Bir Güç Deliler

Erol Karcı
İsyan ve Savaşla Özdeşleşen Coğrafyada Bir Sağlık Kurumu: Manastır Gureba Hastanesi (1894-1911)

Metin Seyyar
19. Yüzyılda Balkanlarda Meslekî Eğitim Kurumu Islahhâneler: Tuna Gazetesi’nde Çocuk Islahı ve Çocuk Emeği

Namık Çencen
Balkan Savaşlarının Ortaöğretim Lise Tarih Ders Kitaplarında Bilimsel ve Biçimsel İçerik Yönünden İncelenmesi (1933’ten Günümüze)

Neriman Ersoy-Hacısalihoğlu
Bulgaristan Tarih Ders Kitaplarında I. Dünya Savaşı’nın Nedenleri ve Sonuçları

Mevlüt Çam
Balkan Ülkeleri Vakıfları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82982</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2a4a187-b91d-42fc-a23c-24a14139308e.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Öğretiminin Temelleri: Ortaokul</image:title>
            <image:caption>Bu kitap matematik öğrenme ve öğretme sürecinde bir rehber olması niteliğinde olup öğretmen adayları, öğretmenler ve matematik eğitimcileri için hazırlanmıştır. Geçmişten günümüze güncellenen matematik öğretim programlarının en önemli amaçlarından bir tanesi, matematiksel kavramları öğrenenler için anlamlı bir hale getirme yolunda öğretmenlere sınıf düzeyine göre gerekli ve önemli standartların belirlenmesi ve uygulanmasıdır. Uluslararası (TIMMS ve PISA) düzeyde yapılan araştırmalarla beraber ulusal düzeyde yapılan (liseye geçiş, yükseköğrenime geçiş) sınavlar, öğrencilerin matematiksel becerilerinin beklenilen ve istenilen düzeye çıkarılmasında öğretmenlerin rolünün ve öğretmen adaylarını yetiştirme sürecinin ne kadar önemli olduğunu vurgulamaktadır. Öğretmen yetiştirme sürecinden adayların matematik öğrenme ve öğretme sürecinde karşılaşacakları öğrenme güçlüklerine kadar nitelikli bireylerin yetiştirilmesinde öğretmen eğitimi çok önemli bir rolü üstlenmektedir. Bu sebeple bu kitabın üç temel amacı bulunmaktadır: 

Öğretilecek matematik kavramlarına ilişkin teorik çerçeveyi sunmak 
Derslerde kullanılabilecek etkinlikler oluşturulmasını sağlamak 
Öğrenme-öğretme sürecinde karşılaşılabilecekleri kavram yanılgıları ve öğrenci hata türlerine yoğunlaşmak 

Bu amaç doğrultunda ortaokulda matematik öğretimi kitabında yer alan her bölüm, 4 temel bileşen üzerine kurulmuştur: 
Konu kapsamında kuramsal çerçevenin sunulması 
Bu konunun hangi düzeyde nasıl öğretilmesi gerektiğinin sunulması 
Çarpıcı ilgi çekici etkinlikler ve soruların yer alması Öğretmen adayı boyutunda ise gelecekte öğretmen olduklarında öğretecekleri kavramlarda karşılaşılabilecek öğrenci hataları ve bu hata tiplerinin, sorular ve/veya senaryolar üzerinden gösterilmesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82983</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd7f728a-09f0-4da9-8f65-474b64cee939.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenme Güçlüklerinde Değerlendirme Ve Müdahale</image:title>
            <image:caption>Son yıllarda ülkemizde ve dünyada öğrenme güçlüğüne ilişkin farkındalığın giderek arttığı görülmektedir. Araştırmalar öğrenme güçlüğü riski taşıyan öğrencilerin, henüz okula başlamadan, erken çocukluk döneminde belirlenerek desteklendiklerinde büyük ilerlemeler kaydettiklerini göstermektedir. Yine okul döneminde öğrenme güçlüklerine yönelik olarak yapılan kanıta dayalı müdahaleler öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin yaşadıkları güçlüklerin azaltılmasında oldukça etkilidir. Öğrenme güçlüğü olan öğrencilere ve ailelerine sunulan destekler bu öğrenciler ve aileleri için büyük önem taşımaktadır.  

Bu kitapta öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin genel özellikleri, öğrenme güçlüğü türleri, öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin güçlük yaşadıkları becerilerin değerlendirilmesi ve desteklenmesine ilişkin uygulamalar, aile katılımı ve yasal haklarla ilgili bilgiler yer almaktadır. Kitabın eğitim fakültesi öğrencileri ile öğrenme güçlüğü olan öğrencilerle çalışan eğitimcilere kaynak teşkil etmesi beklenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82984</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e82bf42e-6bb6-40eb-b4eb-dca9f89c8594.jpg</image:loc>
            <image:title>Meta - Tematik Analiz Örnek Uygulamalar</image:title>
            <image:caption>Rehber niteliğinde hazırlanmış bu kitapta, meta-tematik analizin detaylı felsefî ve kuramsal boyutu, alanyazındaki diğer kavramlarla karşılaştırılması ve ulusal ve uluslararası boyuttaki önemine değinilmiştir. Kitapta ayrıca başından sonuna kadar bir meta-tematik analizin nasıl yapıldığı aşamalarla açıklanarak örnek bir uygulamaya yer verilmesi, analizin diğer araştırmacılar tarafından yapılmasını kolaylaştıracaktır. Meta-tematik analizin açık ve net anlaşılmasını sağlamak için kitap müstakil bölümler şeklinde detaylandırılmıştır. 

Öncelikle meta-tematik analizin tanıtımı, aşamaları ve örnek uygulamasını içeren I. Bölüm, ardından meta-tematik analizde doküman incelemesinin nasıl yapıldığını anlatan II. Bölüm, sonra meta-tematik analiz kapsamında yürütülmüş ulusal çalışmalara değinen III. Bölüm ve son olarak meta-tematik analizi destekleyen uluslararası çalışmalardan bahseden IV. Bölüm yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82985</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0e03e66-153f-43c2-a0dd-e6795ff97bb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Batı Düşünce Dergisi Yıl: 22 Sayı: 90</image:title>
            <image:caption>Balkan Tarihyazımı
Yalçın Murgul
Kırım Savaşı Sonrasında Osmanlı İmparatorluğu’Nda Bulgar Sorunu (1856-1868)
Güneş Işıksel
Rumeli’Nin Üç Halkası (1354-1580)
Esra Özsüer
Yunan Popüler Tarihçiliğinde Osmanlı Ve İslâm Kurgusu
Necmettin Alkan
Balkanlarda “Osmanlı Barışı”Ndan “Balkanlaşma”Ya Osmanlı Millet Sistemi’Nin “Paradoksal” Etkisi
Millet Ve Milliyetçilik
Hayri Çapraz
Rus Panslavizminin Balkan İmtihanı
Asım Korkmaz
Başlangıcından Günümüze Gagauz Etnosunun Etnonimi Ve Etnogenezi Problemi
Meryem Batan [Maria Vasilikiotou]
&amp; Levent Kayapınar
Dionisios Solomos Ve Yunan Ulusal Marşı
Siyaset
Kürşat Çınar
Balkanların Siyasi Topoğrafyası
Aşkın Koyuncu
Neuilly Antlaşması (27 Kasım 1919): Bulgaristan’In İkinci Büyük Felaketi
Sinema
Özgür Yılmazkol
Balkan Sineması’Nın Melankolik Yüzü: Angelopoulos
Söyleşi
Recai Özcan
Fahri Kaya İle Kuzey Makedonya Türklerinin Kültür Ve Edebiyatına Dair Bir Söyleşi
Ekonomi
Halil Deligöz &amp; Tekin Avaner
İdare Kültürü, Kriz Ve Reform: Yunanistan Örneği
Emre Güneşer Bozdağ
Rosenstein Rodan Ve Yugoslavya Kalkınması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82986</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eff96a15-9cf9-49c7-b841-23250abe1120.jpg</image:loc>
            <image:title>Suhulet</image:title>
            <image:caption>Sevdanın gül bahçesinde bir diken de olsam 
Sinemde cana can katan bir bahar barındırıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82987</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fd4319f-9063-496b-a188-dfdfa96795b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Sağlık Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Yirmibirinci yüzyıl, elbette yeni bir zaman olarak nitelendirilebilir. Ancak sadece zaman dizinsel olarak dönüm noktası değil aynı zamanda önceki yüzyılda başlayan paradigma değişimlerinin ileri aşamalarını da oluşturmaya adaydır. Çünkü insan hayatında birçok şey, üstelik hızla değişmektedir. Teknolojide yaşanan gelişmeler; bilgi ve iletişim sektörü üzerinden dünyanın her bir yerine ulaşılmasını sağlarken, aynı zamanda toplum adına faydalı olan politikaların, uygulamaların yaygınlaşmasına hizmet etmektedir. Gayet tabii olarak her değişim bir gelişme olarak nitelendirilemez. Bilinen, pek çok alan ve sektörde olduğu gibi sağlık hizmetlerinin de yaşanan bu gelişmeler karşısında nasibini aldığıdır. İnsan sağlığını koruyucu, tedavi edici gelişmelerle birlikte teknoloji bağımlılığı ve hatta sigara paketi olumsuz örneği akılda tutulacak olursa tütünle mücadele kapsamında alınması gereken önlemler muradın beyanıdır. 

Muhteviyatı itibariyle sağlık hizmetleri kompleks bir yapıdadır. Söz konusu yapıda yapmak istediğimiz herhangi bir değişiklik sistemin tamamına etki etmekte; bu durum, sağlığın insan hayatının vazgeçilmez öğesi olarak onu önemli bir noktaya getirmektedir. Sağlık hizmetlerinin kapsayıcı ve evrensel olması bundan yararlanmak isteyen vatandaşların hizmetlere erişmesi önemli bir olgudur. Hizmetlerin sürekliliği, sağlık hizmetlerinin kullanımı, vatandaşların memnuniyeti, ortalama yaşam süresinin uzaması gibi faktörler sağlık hizmetlerinin kalitesinin ölçülmesi gibi kıstaslar uygulanan politikaların da başarısını göstermektedir. 

Türkiye’de sağlık hizmetlerinin tarihsel gelişimi açısından ilerlemeler yaşandığı su götürmez bir gerçekliktir. Ancak Türkiye’de sağlık hizmetlerinde yapılmak istenen politika değişiklikleri zaman zaman kesintiye uğramıştır. Sağlık hizmetlerinde yapılmak istenen reform girişimleri hem ekonomik hem de siyasi nedenler dolayısıyla bir türlü gerçekleştirilememiştir. İkibinli yıllarla birlikte sağlık alanında yaşanan gelişmelerse yeni bir politika penceresini açmayı gerekli kılmış ve buna uygun adımların atılmasını gerektirmiştir. 

Sağlık alanında yaşanan gerek teknolojik gelişmeler gerekse insan unsuruna yapılan yatırımlar hizmetleri ileri bir boyuta taşımıştır. Her politika alanında olduğu gibi var olan eksiklikleri kapatmaya dönük girişimler sağlık alanında da devam etmektedir. Sağlık hizmetlerinden beklenen şey çağımızın değişen koşulları karşısında vatandaşlarımıza daha kaliteli bir sağlık hizmetinin sunulmasıdır. Bu uğurda Türkiye’de Sağlıkta Dönüşüm Programı başta olmak üzere bir dizi reform çalışmaları başlatılmıştır. Reformlar sonrası sağlık hizmetlerinin hem örgütsel yapısında hem de işleyişinde önemli değişiklikler olmuştur. En büyük paydaş olarak Sağlık Bakanlığımızın yürüttüğü politikaların alandaki diğer aktörler tarafından benimsenmesi reformların uygulanmasını kolaylaştırmıştır. İşte bu kitap içerik itibariyle sağlık hizmetlerine yönelik bütüncül bir bakış açısı sergilemektedir. Birbirinden değerli yazarların kaleme aldığı bölümlerde zannımca sağlık hizmetlerine yönelik kapsamlı bir çalışma ortaya çıktığını söylemek bir gerçeğin ifadesi olacaktır. Sağlık alanına yönelik önemli bir ihtiyacı karşılayan bu çalışma, umalım ki yararlanmak isteyenlerin başucu kitabı olarak önemli bir kaynak olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82988</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/575ebd03-b411-48ac-a12b-c20f90d2a03c.jpg</image:loc>
            <image:title>Salıncak</image:title>
            <image:caption>&quot;Zihniyet bozukluğunun adını namus koymuşlardı; kılıf öyle güzeldi ki içerisinde yatan insaniyetsizlikleri, gözlerine hiç görünmüyordu. Namus koyunca adını sular duruyor, söz bitiyordu. Namus, kitabın her yerine uyuyordu.&quot; 

&quot;&apos;Bir değirmen gibi içinde öğütüldüğümüz hayattan bakalım kaçımız sağlam çıkacağız?&apos; sorusunu sormanın vakti gelmedi mi? Susmanın bir meziyet olmadığını öğrendiğimde küçüktüm, büyük büyük cümlelerime kol kanat olacak gücüm yoktu ki kitabına uydurulan bu katliama dur diyebilseydim.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82989</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f1a0738-e788-4141-8a30-d634fa084699.jpg</image:loc>
            <image:title>Ticaret ve Kur Savaşları Küresel Ekonomik Politiğe Yansımaları</image:title>
            <image:caption>&quot;Ticaret ve Kur Savaşları: Küresel Ekonomik Politiğe Yansımaları” adlı bu kitap, günümüzün üretim ve ticaret meselelerine, ülkeler arasındaki değişen güç dengelerine yönelik çok yönlü akademik araştırmalardan oluşmaktadır. Kitabınher bir bölümü, üretime ve ticarete ilişkin ayrı bir unsuru izah etmekle beraber, on iki bölümden oluşan bu kitap, ticaret ve kur savaşlarını neden sonuç ilişkileri  bakımından sistematik olarak açıklamaktadır. Küresel iktisadi sistem ve yapıları, küresel üretim ve ticaret ilişkileri, mevcut ticaret ve kur savaşlarının bu ilişkilere yansımaları, cari açığın sürdürülebilirliği meselesi, istihdam bakımından ticaret gerilimlerinin incelenmesi, çeşitli ülke ve bloklar bakımından değerlendirmeler ve dünya ekonomisinde çok kutupluluk arayışları, Türkiye’nin küresel ekonomi-deki konumu ve geleceğe yönelik çıkarsamalar ile politika önerileri kitapta bir arada sunulmaktadır.

Türkiye ekonomisinin halihazırdaki sorunlarının üstesinden gelinebilmesi,iktisadi ve sosyal göstergelerinin topyekûn iyileştirilebilmesi hem müzmin hem de güncel meselelere dair çok yönlü akademik araştırmalar ile mümkün olabile-cektir. Dolayısıyla bu kitap ve bunun gibi akademik araştırmaların nitelikli biri- kimi, daha iyiye ulaşabileceğimize yönelik iyimserliğimizi artırmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82990</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfd05fe0-d7e3-4ec6-a020-92f2272c42e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört</image:title>
            <image:caption>Tarihi Meriç Köprüsü’nü, Ayasofya’yı yakından veya uzaktan çizebilirsiniz. Onu farklı açılardan yakalayabilir, kalem vuruşlarıyla tasvir edip perspektifini alabilirsiniz... 

Peki yerde cansız halde, bir gözü kapalı, bir gözü de boşluğa bakan maktulün perspektifi? 

Peki onun canını alan iradenin perspektifini alabilir misiniz? 

Ya ellerinin? 

O katilin düşüncelerini kalemle çizebilir misiniz? 


Bu kitabı okurken zihninizde çizdiklerinize bir dönüp bakın; belki o, gece ışıklar kapandığında aynalardan sizi izleyen karanlık yüzünüz, yalnız kaldığınızda düşünmek istemediklerinizdir... 

Belki de o, kendi portrenizdir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82991</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0d758fa-7852-46c0-8e22-6009a41e64eb.jpg</image:loc>
            <image:title>İşletme Alanında Nicel Araştırma Yöntemleri ve Yayın Etiği</image:title>
            <image:caption>Bilimsel araştırmanın gün geçtikçe önem kazanmasıyla birlikte sosyal bilimler alanında Bilimsel Araştırma ile ilgili yayınların hızla arttığı gözlemlenmektedir. Ancak İşletme dalı özel bir dal olarak ele alındığında Business Research kapsamında kaynak eksikliğinin olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışma diğer araştırma alanlarında da kullanılan bilimsel araştırma sürecine ilişkin bilgilere yer vermekle beraber, temel amaç işletme alanına yönelik bu eksikliği gidermek ve İşletme alanının odak noktası olan karar vermeye yönelik bir bilimsel araştırma sürecini ele almaktır.

Bu nedenle çalışmada hangi yaklaşım, hangi yöntem, hangi örneklem, hangi veri toplama türü, hangi analiz türü vb. karar vermeye yönelik sorulara cevap verilmesine odaklanılmıştır.

Çalışma 8 temel kısımdan oluşmaktadır. Çalışmayı kısımlara ayırmadaki düşünce, sürecin herbir aşamasının işlevselliklerinin dikkate alınmasını sağlamaktır. Bu bakış açısıyla oluşturulan kısımlar aşağıda belirtildiği şekilde ele alınmıştır.

Birinci kısımda Bilimsel Araştırmanın Temelleri ile Bilimsel Araştırmalarda Etik konusu hakkında bilgi verilmiştir. İkinci kısımda genelde karar vericilere ve özelde yöneticilere yönelik olarak İşletme Araştırmaları ayrı bir bölüm olarak açıklanmıştır. Üçüncü kısımda Bilimsel Araştırma Süreci ile birlikte Araştırma Önerisi ve İşletme Sorunlarına Yönelik süreç açıklanmıştır. Dördüncü kısımda Konu Belirlenmesi ve Literatür Taramasına yönelik bilgiler verilmiştir. Beşinci kısımda Araştırma Dili başlığı ile birlikte Kavramsal ve Teorik Çerçeve konusuna ayrılmıştır. Altıncı kısımda Araştırma Tasarımı ele alınmıştır. Çalışmanın büyük bir kısmını kapsayan bu kısımda Yöntem Belirleme, Ölçek ve Ölçeklendirme, Örneklem ve Örnekleme, Veri Toplama gibi çalışmanın odak noktalarını oluşturan konulara ilişkin bilgi verilmiştir.

Yedinci kısım İstatistiksel Analizlerin açıklandığı kısımdır. Bu kısım çalışmalarda Analiz kısmında ihtiyaç duyulan bilgilerin verildiği kısımdır. Çalışmanın analizine yönelik olarak da İstatistik ve Bilimsel Araştırma ilişkisi ile ilgili genel bilgiler verildikten sonra Ön Veri Analizi, Betimleyici Analizler ve İstatistiksel Analiz Teknikleri başlığı altında Farklılık Analizleri (Hipotezler), İlişkisel Analizler (Korelasyon) ve Nedensel Analizleri (Regresyon) işlenmiştir. Ayrıca analizlerin bir uzantısı olarak görülen Geçerlik ve Güvenirlik Analizleri de bu kısımda ele alınmıştır. Bu analizler aslında oldukça kapsamlı İstatistiksel alt yapı bilgisi gerektiren analizlerdir. Ancak kitabın odak noktası bilimsel araştırmalarda istatistiksel yöntemlerin tanıtımından ziyade kullanımı olduğundan, bu analizlerin teknik alt yapısının açıklanması yerine temel olan analizler üzerinden hangi durumda hangi yöntemlerin kullanılması kararı üzerine odaklanmıştır. Tüm bu analizler SPSS komutları üzerinden çıktıların yorumlarına yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. 

Sekizinci kısım Raporlama ve Sunumun yer aldığı kısımdır. Bu kısmın birinci bölümünde Raporlamaya ilişkin genel bilgiler verilerken ikinci bölümünde gerçekleştirilen araştırmanın ve yazılan raporun ardından çalışmanın Sunulmasına ilişkin bilgiler verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82992</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f30cfe0e-b5d6-4e52-b68f-f5746182ea40.jpg</image:loc>
            <image:title>Oryantalizm Bibliyografyası (Açıklamalı)</image:title>
            <image:caption>Oryantalizm, Edwar Said&apos;in 1978 yılında yayımlanan meşhur kitabı Oryantalizm&apos;den sonra üniversitelerde tartışılmaya başlanan akademik bir disiplin alanı olmuştur. Oryantalizm ile ilgili günümüze kadar çok fazla araştırma yapılıp ve eserler yayımlanmıştır. Bu çalışma Oryantalizm üzerine yazılmış bir açıklamalı bibliyografya çalışmasıdır. 

Bibliyografya çalışmaları, araştırılan konu ile ilgili neyin araştırılıp neyin araştırılmadığı konusunda bilgi veren ve araştırmacılara derli toplu bir literatür sağlayan önemli çalışmalardır. Bu çalışmada ilk önce oryantalizmin tanımı yapılarak kavramsal çerçeve belirlenmeye çalışılacaktır. Daha sonra oryantalizmin nasıl ortaya çıktığı ve antikçağlardan günümüze kadar nasıl kurumsallaştığı üzerinde durulacaktır. Ayrıca bu çalışmada oryantalizmin bir bilim olarak nasıl kurulduğu ve tarihi süreçte nasıl bir rol oynadığı tarihi perspektiflerle ortaya konulacaktır. Ayrıca doğu-batı dualizminin tarihsel arka planında oryantalizmin nasıl bir rol oynadığı üzerinde durulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82993</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb178c53-8ce8-4cb6-9680-88b3435fccc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mecmua Sayı 5 / Kasım - Aralık 2018</image:title>
            <image:caption>Üç Şairin Türkiye Ufku /Lütfi Bergen

Kemalizm ve Oryantalizm Kıskacında Türk Muhafazakârlarının Büyük Türkiye Rüyası / Mehmet Akıncı

Buralı Türk: Kemal Tahir / Hasan Erimez

Büyük ve Güçlü Bir Türkiye için Atsız’ın Reçetesi / Murat Yılmaz

Bir Medeniyet Tasavvuru: Yarınki Türkiye / Abdülnasir Kımışoğlu

Türkiye’nin Şiiri / İbrahim Daş

Büyük Türkiye Rüyasını Bir Nesle Gördüren Tefekkür: Dündar Taşer / Oğuzhan Murat Öztürk

Süleyman Çobanoğlu ile Mülakat

Millî Mecmûa Dizini</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82994</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff1237dd-f68c-4482-af72-24357aca4f3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mecmua Sayı 6 / Ocak - Şubat 2019</image:title>
            <image:caption>Göktürk Ömer Çakır - Ziya Gökalp

Turgut Güler - Arı Biziz, Bal Bizdedir!

Levent Bayraktar - Ziya Gökalp Ve Düşünce Hayatımız

Yılmaz Özakpınar - Ziya Gökalp’ta Kültür Ve Medeniyet Kavramı

Ayhan Bıçak - Ziya Gökalp’ın Felsefe Anlayışı

Yücel Karadaş - Ziya Gökalp’ın Düşüncesinde Köşe Taşları

Mehmet Kaan Çelen - Mukayeseli Sosyoloji İle Millî Sosyoloji Arasında Ziya Gökalp’in Tarih Anlayışı Üzerine Notlar

Fazlı Arslan - Ziya Gökalp’ın Fârâbî İle Sorunu Neydi?

Cafer Vayni - Erol Güngör’e Göre Ziya Gökalp

Lütfi Bergen - İsmet Özel ile Zıya Gökalp’ın “Türk” Kavramı

Adil Özcan - Nurettin Topçu’nun Ziya Gökalp Eleştirisi Üstüne

Ozan Korhan - Gökalp İle Ağaoğlu Arasında: “Hars Ve Medeniyet”

Oğuzhan Murat Öztürk - Ziya Gökalp Üzerine İki Özgün Okuma Denemesi

Mustafa Acun - Bir Geleneğin Medeniyet Ve Kültür Telakkisi

Mehmet Cem Şahin - Ziya Gökalp’in Fıkıh Teorisi Üzerine Sosyolojik Bir Değerlendirme

İsmet Türkmen - Hilafetin İlgası Meselesine İlişkin Ziya Gökalp’in Görüşleri

Hayati Bice - Ziya Gökalp, Din ve Tasavvuf

Mustafa Yiğit - Ziya Gökalp: Geleceğin Devleti Müslüman Muasır Türklerden Oluşacaktır

Doğukan Oruç - Ziya Gökalp Ve Dil Meselesi

Oğuzhan Bozdağ - Ziya Gökalp Ve Mimarlıkta Türklük

Hasan Tülkay - Serdengeçti’de Gökalp Ve Hakikat Hassasiyeti

İbrahim Daş - Ziya Gökalp’ın Şiirlerine Yaklaşım Denemesi

Metin Savaş - Ziya Gökalp’ın Miadı Dolmayan Reçetesi

Alperen Can - Entelektüel Hakemlik: Kâtip Çelebi’nin Ve Ziya Gökalp’ın İhtilafları Çözümü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82995</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e75fbe3f-09f3-4dfc-8049-039e160208e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mecmua Sayı 3 / Mayıs - Haziran 2018</image:title>
            <image:caption>İÇİNDEKİLER
Kent Arşivlerinin Tarih Ve Kültür Araştırmalarındaki Yeri / Ali Ahmetbeyoğlu
Dede Korkut, Oğuz Elleri Ve Kafkaslar / Üçler Bulduk 
Bozkurt Coğrafyası / Volkan Özkan
Moğolistan’ın Tarihi Coğrafyası Üzerine Birkaç Not / Kürşat Yıldırım 
Selçuklu Çağında Kırsal Hayat: Göçebeler Ve Köylüler / Osman Özgüdenli 
Bozkır Mührü Taşıyan Bir Şehir: Tebriz / Kemal Haykıran 
Rusya Türklerine Bir Bakış Denemesi / Alihan Büyükçolak 
Coğrafya, İbn Haldun Ve Türklerin Yerleşme Düzeni / Lütfi Bergen 
Türk Şehrinin Düşünsel Arkaplânı Olarak İslâm / Doğukan Oruç 
Braudel, Akdeniz’i Ve Türkler / Metehan Hepvar 
İbn Battûta İle Türk İllerine Yolculuk / Fatıma Demir 
Byzas’tan Süleyman Peygamber’e Şehrin Kuruluş Efsaneleri Ve Bir Değerlendirmesi / Özgür Virlan 
Üsküdaraltın Şehre Vuran Işıklar / Sinan Yılmaz 
Kadıköy’den Semt, Sokak, Mekân Ve İnsan Hikâyeleri / Tamer Kütükçü 
Selçuklular Zamanında Sivas Şehri / Osman Turan 
Tanpınar’ın Bıraktığı Yerden - Geçmişin Aynasında / Misli Baydoğan 
Anlatılması İmkânsız Gri Şehri Anlatma Denemesi / Oğuzhan Murat Öztürk 
Tekkeyi Bekleyen Çorbayı İçer / Mustafa Kara 
Tanpınar’ın Geçmiş Zaman Mührü: Gelenek Ve Ânın Terkibinde Erzurum Yunus Alıcı 
Yakındaki Uzak Vatan Balkanlar / Recai Çoşkun
Rumeli’nin Tarihi Coğrafyası / Baha Öztunç 
Midilli, Rodos Ve Sakız Adalarında Osmanlı Mirası / Elif Emanet 
Nihâl Atsız’ın Kalkınma, Çevre Ve Şehircilik Hakkında Görüşleri / Adil Özcan 
Eski Zaman Evleri Dudaklarımızdaki Tebessümdür/Metin Savaş 
Ufkî Şehir Ve İnsan / Yağız Gönüler 
Şehirlileşmenin Yanlış Tefsiri: Taşra Dernekleri / Elvan Aksarı 
Sevgi Ekseninde Tahayyülât Tanpınar’ın Beş Şehir’i / İbrahim Daş 
Ömer Tuğrul İnançer’le Coğrafya Musâhabeleri / Doğukan Oruç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82996</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/173a06fb-5d43-4853-ac4b-9b85dd6b24a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadim Cadılık Öğretisi</image:title>
            <image:caption>Yeniçağın büyücüleri, süpürgesiz cadılar... 
 
Günümüzde cadılıktan ya da büyücülükten söz etmek hâlâ çok kişiye garip gelebilir, oysa insanlık tarihi boyunca, son yüzyıla kadar, cadılıktan söz eden biri hiç de garip karşılanmıyordu. 

Dünyanın pek çok yerinde kendilerine &quot;cadı&quot; diyenlerin ve cadı toplulukları oluşturanların sayısı gün geçtikçe artmaya devam ediyor. Üstelik çağımızın cadıları öyle filmlerdeki gibi ellerinde uçan süpürgeler, üzerlerinde pelerinler taşıyan, kazanlar kaynatan &quot;kocakarılar&quot; değiller. Her ırktan, her cinsiyetten, dünyayı seven aydın insanlar... 

&quot;Cadı&quot; dendiğinde başkalarına büyü yapan insanlar aklınıza geliyor olabilir. Oysa insanın evrimi boyunca büyü ve büyücü kavramları her zaman her yerde kültür kalıpları içinde var olmuştur. Paganizmde büyü, Wicca’nın da kabul ettiği gibi, bir başkasının iradesine karşı yapılan bir eylem değil, kişinin kendini geliştirmesinin bir yoludur. Yani bir çeşit ayindir. Söz konusu ayinin ya da daha genel bir ifadeyle ritüelin amacı sadece yapan kişinin hayrı ve gelişimi içindir. Dolayısıyla Wicca yolunu seçen bir Wiccan, aslında büyüyü kendini geliştirmek adına yapan kişidir... 

Araştırmacı yazar Erhan Altunay’ın kaleme aldığı KADİM CADILIK ÖĞRETİSİ binlerce yıldır yeryüzünde ifade bulmuş, günümüzde de halen karşılık bulmaya devam eden kadim ritüelleri, kültleri ve mitleri anlaşılır ve uygulanabilir şekilde tarafsız ve yorumsuz bir biçimde sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82997</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cca6aa1-efda-43ef-b273-4024b3ac8fb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mecmua Sayı 8 / Mayıs - Haziran 2019</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un Fethi ve Tarih / Osman Turan
Osmanlı Devlet Yapısına Etkileri Bakımından İstanbul’un Fethi / Doğukan Oruç
Bir Cihan İmparatoru Olarak Fatih Sultan Muhammed Han’ın İmparatorluk Stratejisi ve Siyaseti / Kemal Ramazan Haykıran
Nurettin Topçu: Büyük Fetih’le Fethin Ruhunu Aramak / Adil Özcan
Şehir ve Sünnet / Lütfi Bergen
İstanbul Efendisi / Erol Üyepazarcı
Minare, Gül, Şal, Gönül ve İstanbul / Turgut Güler
Edebiyat Sarmaşığının Ölümsüz Hareketi Türk Romanı ve İstanbul / Metin Savaş
Türkülerin Yedi Veren Gülü İstanbul / Ali Nail Tan – Salih Turhan
Şiir İmparatorluğumuzun İstanbul’u / İbrahim Daş
Türk İstanbul / Hasan Atik
Türk İstanbul’a Aşık Bir Estet: Ahmet Hamdi Tanpınar / Yunus Alıcı
Türklük Yahut İstanbul / Sinan Terzi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82998</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec9a31f5-ca83-4fa1-956b-770cd0e9e2b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihe Geçen İtiraflar</image:title>
            <image:caption>Zaman, en büyük günahları affettirir mi? Her itiraf, içinde biraz da olsa affedilme umudu taşır mı?
Neden kimse hatalarını kolayca itiraf edemez?
Onlar yaptıklarıyla dünya tarihine adını yazdırmış on üç isim. İster politika ister sanat olsun hepsi kendi alanlarında dünyaca tanınan insanlar. Ancak bir an geldi, başarısız oldular. Bir an geldi, geri dönüşü olmayan hatalar yaptılar. Bir an geldi, yalan söylediler... Ve öyle bir an geldi ki tarihe geçecek hatalarını itiraf ettiler. Bu itiraflar, hayata bakış açınızı ve başarı algınızı bütünüyle değiştirecek.

“En büyük amacımız; Sünnileri ve Şiileri kanları kuruyana kadar birbirleriyle savaştırmaktı.”
- Michael Scheuer

“Tecrübesizdik, o felâketten hiçbir şey kurtaramadık. Fidel, hayli azarladı bizi.” 
- Che Guevara

“En büyük pişmanlığım; Irak konusundaki istihbarat başarısızlığımdır.”
- George W. Bush

“Gaza geldim!”
- Kenan Evren

“Aldattım kadınlarımı!”
- Nâzım Hikmet

“Siyonistlere alet olduk ve onların ihanetine uğradık!”
- Enver Paşa

“Hırsızlık yaptım! Şeytanca bir hayâsızlıkla, suçu masum bir kızın üzerine attım.”
- J. J. Rousseau</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=82999</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eaaa50e5-3a46-4e56-a389-9848622b2261.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Mümkünlerin Kıyısında</image:title>
            <image:caption>İlk romanı SORAYA ile Berlin Film Festivali Kitaplığı’na seçilen Meltem Yılmaz’dan yine unutulmayacak bir eser... 
 
Bütün Mümkünlerin Kıyısında, mümkünsüzlüklerle çevrili hayatların ayakta kalma mücadelesini, kısa öykülerle iç içe geçmiş röportajlar aracılığıyla okuyucuyla buluşturuyor. 

Turgut Uyar’ın “Tütünler Islak” kitabının girişindeki bu anlamlı sözden ilhamla hayata geçen bu kitapta okuyacağınız yaşamöykülerinin hepsi gerçek, hepsi hayatın tam kalbinde. 

Toplam 13 öykü-röportajdan oluşan eserde, içinizdeki “öteki” ile yüzleşecek, birbirinden ilginç ve sarsıcı deneyimlerin hayata tutunma çabalarına eşlik edeceksiniz. Her birinin öyküsünde, kendi mücadelenizle yüzleşeceksiniz. 

SORAYA ve İRİS adlı iki romanıyla Polonya ve Bulgaristan’da da sayısız okura ulaşan genç yazar Meltem Yılmaz’ın bu sıra dışı eseri, yine hafızalara kazınacak nitelikte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83000</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c1fc162-169d-4b85-82e7-2d0a4a53f8af.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe Dersleri</image:title>
            <image:caption>Felsefeye giriş için bir el kitabı niteliği taşıyan Felsefe Dersleri, Simone Weil’in henüz 24 yaşında iken lisede verdiği derslerden oluşuyor.
Genç yaşta ortaya koyduğu etkin eserlerle klasik bir filozof haline gelen Weil, bu derslerde, alışıldık sunum yönteminden farklı bir yöntem uyguluyor. Soyut fikirleri kişisel tecrübelerle ve hem edebi hem tarihsel referanslarla işliyor. Binlerce yıllık sorunları düşünürken güncel bilimsel çözümleri de tartışmaya dahil ediyor.
Son derece kolay okunan bu dersler, 20. yüzyıl başından günümüze, felsefenin izleyeceği seyir açısından da temel bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83001</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85909615-5599-4458-ae85-5d5b9b5b117b.jpg</image:loc>
            <image:title>Lysis</image:title>
            <image:caption>Lysis ya da &quot;Dostluk Üzerine&quot; Platon&apos;un erken dönem diyalogları arasında sayılır. Hatta Antikçağın ünlü felsefe tarihçisi Diogenes Laertios&apos;a bakılırsa, Lysis&apos;i Sokrates okumuş ve “bu çocuk da bana amma yalan söyletmiş” demiş. Diyaloğun konusu dostluktur ve bu dönem diyaloglarının çoğunda olduğu gibi tartışmanın konusu karara bağlanmaz. Ancak, argümanların gücü ve tartışmanın derinliği bakımından Lysis, felsefe tarihinin temel taşlarından biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83002</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba15b245-9c7a-4fa3-92e2-05da9cb48f45.jpg</image:loc>
            <image:title>Edgar ve Allan Poe’nun Gizemli Serüvenleri 3: Kedi ve Sarkaç</image:title>
            <image:caption>Birbirinin eşi iki kişi, hem dışları bir, hem içleri,

Okuyabilirler birbirlerinin zihinlerini...

Mizah, gizem, kuantum, komik kurabiye falları, şifreli mesajlarla dolu Edgar ve Allan Poe&apos;nun Gizemli Serüvenleri heyecanlı ve eğlenceli bir macerayla sona eriyor!

Perry ailesinin kötü kalpli üyelerini alt edip işleri yoluna koyan afacan ikizlerimiz Edgar ve Allan, hiç beklemedikleri bir düşmanın tuzağına düşerler. Hayatları büyük tehlike altındadır. Acaba ortak işleyen keskin zekaları, Öbür Dünya’da yaşayan amcaları, kedileri Roderick ve arkadaşları sayesinde bu hain plandan sağ salim kurtulabilecekler midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83003</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba22e0a6-f42a-45e2-9ccf-d2139965328b.jpg</image:loc>
            <image:title>80 Günde Devri Alem</image:title>
            <image:caption>“Eğer yeni şeyler görmek istiyorsanız, seyahat etmenin gereksiz olmadığı düşüncesindeyim.&quot;

Phileas Fogg, kimsenin hakkında bir şey bilmediği, zengin ve kibar bir İngiliz beyefendisidir. Son derece düzenli bir hayat sürmesiyle, titiz ve dakik olmasıyla ünlüdür. Bir gün, üyesi olduğu Reform Kulübü’nde, gerçekleştirilmesi imkânsız gibi görünen bir konuda iddiaya girer: Dünyanın çevresini 80 günde dolaşacaktır. Fogg tek bir aksilikle her şeyini kaybedebileceği bu seyahate uşağıyla birlikte çıkar. Onlarca farklı ülkede başına geleceklerdense habersizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83004</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1343a2c-3d33-41db-99f0-b4c860419666.jpg</image:loc>
            <image:title>Franz Kafka ve Sinema</image:title>
            <image:caption>Franz Kafka&apos;nın özgeçmişinden, Prag deneyiminden ve edebi eserlerinden hareketle yazılan bu kitap, Kafka&apos;nın sinemayla, sinemanın da Kafka&apos;yla ilişkisini masaya yatırıyor. Kafka&apos;yı Theodor W. Adorno ve Georg Lukács&apos;ın çoğu zaman birbiriyle çatışan düşüncelerini baz alarak incelerken, “Kafka çağı”ndaki sinemayı, Martin Scorsese’den Nuri Bilge Ceylan’a, Michael Haneke’den Terry Gilliam’a Kafkaesk sinemayı ve Orson Welles&apos;in Josef K. ile olan bitmeyen “dava”sını incelikle analiz ediyor. 

Hakan Bıçakcı’nın önsözüyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83005</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbc0a31f-6a9d-4c13-b700-fe5d4e33134b.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebi Zevk Yargısı Yüksek ve Popüler Edebiyat ve Kitsch</image:title>
            <image:caption>Edebiyat eleştirisinin olduğu kadar olağan okuma faaliyetinin de “netameli” ama temel tartışma konularından biri edebi zevktir. Hangi eseri niçin beğendiğini kendisine ya da bir başkasına açıklama ihtiyacı hisseden herkesin karşılaştığı bu sorunun sık sık “kalem savaşları”na yol açtığına da tanık oluyoruz. Bu nedenle, edebiyat yapıtının yaratılması, alımlanması ve eleştirilmesi sürecinin her safhasında canlılığını koruyan gerilimin arkasında yatan tarihsel, toplumsal ve estetik olguları anlayabilmek, beğeni ölçütlerimizi değerlendirebilmemiz için büyük önem taşıyor.

Daha önce Psikanalitik Edebiyat Kuramı, Komik Edebi Türler, Metafor ve Şiir Dilinin Yapısal Özellikleri’yle Türkçe edebiyat kuramı ve eleştiri literatürüne önemli katkılar yapan Oğuz Cebeci, Edebi Zevk Yargısı: Yüksek ve Popüler Edebiyat &amp; “Kitsch” adlı çalışmasında bu defa edebiyatın “ne” olduğu, edebi zevkin tanımlanıp tanımlanamayacağı, bu bağlamda edebiyat kanonu ve okulun rolü, yani müfredat, eleştirmenin yeri gibi meselelerin yanı sıra, “yüksek” edebiyat, “hafif” edebiyat ve “kitsch” konularını, geniş bir literatürü dikkate alarak zengin ve renkli örnekler eşliğinde tartışıyor ve “saha çalışması” niteliğindeki gözlemlerini, deneyimlerini de okurlarla paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83006</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfe95466-7c8f-4c35-9025-3d1e0d4bab03.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuğunuzun Psikoloğu Olun</image:title>
            <image:caption>Yetişkin yaşamında ortaya çıkan psikolojik sorunların ve kişiyi psikolojik açıdan zor duruma düşüren travmaların büyük çoğunluğu çocukluk döneminden gelmektedir. Bu nedenle, çocukların ebeveynlerine ya da bakım verenlerine, besleme ve beden sağlığını koruma kadar önemli başka bir görev daha düşüyor: Çocuğun ruhsal sağlığını korumak ve ruhsal gelişimine rehberlik etmek.

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki beyin, ancak başka bireylerle bir arada yaşayarak ve onlarla sosyal ilişkiler kurarak sağlıklı bir şekilde gelişiyor. Bu durum da ilk elde ebeveynler ile başlıyor.

Bu kitap, birey yaşamının bu kritik evresinde karşılaşılan sorunlar, yapılan hatalar ve bu döneme ilişkin önerilerle oluşturulan bir ebeveyn rehberidir. Amacımız &quot;Yeteri Kadar İyi Ebeveyn Olabilmek&quot; adına çocuğun yaşını gözetmeden, nasıl bir ebeveyn olursak, çocuğun gelişimini nasıl etkileriz sorusuna cevap verebilmek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83007</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6f25b52-c5be-4ae6-b168-bd1f661cf9f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam Tuzakları İçin Şema Terapi</image:title>
            <image:caption>Yaşam tuzakları, hoşumuza gitse de gitmese de zor zamanlarımızda tekrar tekrar açılan “çekmeceler” ya da çocukluğumuzda, adeta bir film yönetmeni gibi çektiğimiz kaybettiğimiz ve arşivlediğimiz “filmler” gibidir. Bu çocukluk filmleri, yetişkinliğimizde günü ve an’ı geldiğinde arşivlendiği çekmecenin ansızın açılıvermesiyle kendiliğinden gösterime girer…

Şema Terapi’de kişi kendi çekmecelerini, nasıl oluştuklarını ve içlerini nelerle, hangi sahnelerle doldurduğunu “izleyerek” öğrenir.

Yaşam tuzaklarından kurtulmak için gerekli olan şey, yeni oluşan içsel deneyimlerin arkasında hangi eski şemalar ya da çekmeceler gizlendiğini araştırmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83008</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b314435-e3af-44bf-95a0-0646766e7c1f.jpg</image:loc>
            <image:title>50’li Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük - Şimdiki Zaman Beledir</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, 1950’li yılları o dönemin gözü ve diliyle okumak isteyenler için, o dönemin gazete ve dergilerinin rehberliğinde hazırlandı. “Şimdiki zaman beledir” dizesi, o dönemin popüler türküsü “Ha bu diyar”dan kopup geldi. 
“Şimdiki zaman beledir”, 50’li yıllar Türkiyesi’nin ritmi üzerinde şarkılar, türküler mırıldanan sazlı cazlı bir sözlük. Bu sözlük, memleket tarihinin belki de en hareketli perdesine yansıyan renkli ve siyah beyaz manzaralara, yaşanan olayların siyasal ve kültürel zeminine, köyüne, kentine, ilklere, yeniliklere, romanlara, öykülere, filmlere, şarkılara, danslara bakıyor; insanların alışkanlıklarına, seslerine, sözlerine, düşlerine, düşüncelerine, Salâh Birsel’in deyişiyle, “ayran içişlerine” eğiliyor. 

Elvis Presley, Zeki Müren, Leyla Gencer, Brigitte Bardot, Ayten Alpman, Dizzy Gillespie, Nana, 6-7 Eylül olayları, Migros kamyonları, köy romanları, Yeşilçam’ın doğum sancıları, Kore’ye giden askerler, allı yeşilli traktörler, çalgılı gazinolar, alaturka-alafranga çekişmesi, radyo günleri...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83009</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5c9291e-6035-4c18-b85c-c06176c453d5.jpg</image:loc>
            <image:title>70’li Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük - Görecek günler var daha</image:title>
            <image:caption>Bu kitap 70’li yılların Türkiyesi’nin ritmiyle salınan, şarkılı türkülü, sazlı cazlı bir sözlük. 1970’lerin birikimini anılarla, öykülerle, plaklarla dile getiriyor. Eski gazete ve dergi sayfalarını kılavuz edinerek, o günlerin lisanına, sesine, soluğuna sadık kalmaya, serüvenine ortak olmaya çalışıyor. 

A’dan Z’ye, Abba’dan Zülfü’ye 70’li yıllar: Televizyon, Eurovision, korsan kasetler, Kıbrıs plakları, arabeskin kralları, Bodrum kaçamakları, Dilek Taşı, Cumartesi Gecesi Ateşi, politik pop, sıkıyönetimler, açık saçık filmler, Boğaz Köprüsü, futbol balesi, sütü seven kamyon şoförü, Batsın Bu Dünya, Yarınlar Bizim, 12 Mart’tan 12 Eylül’e bir başkadır benim memleketim… 

Kitap adını bir şiirden ve bir şarkıdan aldı. Sabahattin Ali’nin 1933’te yazdığı dizeler, Kerem Güney’in hicaz bestesiyle 70’li yılların derdine derman, hislerine tercümandı: “Görecek günler var daha, aldırma gönül aldırma…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83010</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9b8b7e3-0e97-4ef8-8cd2-129e4825f595.jpg</image:loc>
            <image:title>Umutsuzlar Parkı</image:title>
            <image:caption>Edip Cansever’den karşı şiirler Umutsuzlar Parkı 
 
Edip Cansever şiirinde toplum eleştirisinin belirginleştiği, dönemin muhalif duyarlığının yargılayıcı bir dile kavuştuğu kitabı Umutsuzlar Parkı’nın yeni baskısı Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı. 
Türk şiirinin büyük ustalarının belli başlı kitaplarının ilk baskılarına göre hazırlanmış yeni basımları sürüyor. Edip Cansever’in, ilk baskısı 1958 yılında Yeditepe Yayınları tarafından yapılan ve Sonrası Kalır I: Bütün Şiirleri içinde yer alan Umutsuzlar Parkı da yeni, ayrı bir basımla şiir okurlarının beğenisine sunuluyor. 
Sonra en büyük denizler olur 
İşte o en büyük denizler sonra 
Denizin bittiği yerde başlar 
Bu yol insana çıkar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83011</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bf7b431-fa09-4a5d-a76e-2b88df1ea2c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Justice - Adalet</image:title>
            <image:caption>Herkes İçin Adalet Mi? 
 
Onlar Dünya’nın En Büyük Süper Kahramanları. Ama efsanevi Justice League’in üyeleri ortak bir amaç uğruna bir araya gelebilen tek ekibin kendileri olmadığını öğrenmek üzere. Zamanımızın en acımasız suç dehaları beraber hareket ediyor gibi görünüyor üstelik gündemlerinde Justice League’in şimdiye dek gerçekleştiremediği kadar büyük bir iyilik var! Fakat hainlerin gizli bir gündemleri de var... 
Justice League üyeleri gerçek ortaya çıkana kadar hayatta kalabilecekler mi? 
 
Büyük bir hayran kitlesine sahip çizer Alex Ross (WORLD’S GREATEST SUPER-HEROES, KINGDOM COME) ve yazar Jim Krueger (Earth X, Universe X) DC’nin en büyük kahramanlarına yeni bir soluk getiriyor ve Doug Braithwaite’in karakalemi üzerine Ross’un resimleriyle hayat bulan bu çok satan dev seriyi sizlere sunuyor! 
 
“Justıce, Alex Ross’un bugüne kadarki en çarpıcı çizimlerini içeriyor.” 
— Boston Herald</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83012</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23c14fd2-38d4-4ed3-9a61-dde457ec29da.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüm Ruhlar</image:title>
            <image:caption>Tüm Ruhlar anlatıcının, dünyanın ve zamanın dışındaki bir şehirde, Oxford Üniversitesi’nde geçirdiği sislerle kaplı, tuhaf iki yılın hikâyesidir. 

Bu romanın büyüleyici kahramanları da dünyanın ve zamanın dışında yaşar: Bütün hayatı boyunca, şahit olduğu ama hatırlayamadığı bir olayın etkisinde kalan, anlatıcının evli aşkı, esrarengiz Clare Bayes. Anlatıcının dostu Cromer-Blake. Tek başına geçireceğini öngördüğü yaşlılık günleri için yoğun deneyimler biriktiren, alaycı eşcinsel. Emekli olmuş bilge profesör Toby Rylands. Hepimizin sahip olduğu “korkunç eş” hakkındaki bilgisi ve üç ayaklı köpeğiyle berduş Alan Marriott... Ve diğerlerinin yanında, başka bir zamandan gelmiş, gizemli yazar John Gawsworth. 

Muammalarla ve entrikalarla, resmi törenlerle ve çılgın akşam yemekleriyle, gizli geçmişlerle ve hastalıklı şimdiki zamanlarla dolu bir dünyada anlatıcı, kendi “çılgınlığı”nı ve kendi hikâyesini “naftalinde saklanmış” bu şehrin sakinlerinkiyle örmeye koyulur ve sonunda, Hindistan’da bir nehrin üzerinden geçen bir demiryolu köprüsü, birtakım talihsiz sevdalı çift, ajanlık kariyeri ya da minik Redonda adası gibi birbirleriyle alakasız görünen birçok şeyin hayatının bir parçasını oluşturacağını keşfeder: Öyle bir hayat ki tüm ruhlar arasındaki bu umulmadık aşk ve dostluk ilişkilerinin izini sonsuza kadar taşıyacaktır. 

“Baş döndürücü... Javier Marías zarafetle, kıvrak bir zekâyla yazarken okuru meraklandırma sanatındaki ustalığını da sergiliyor... 

The Times Literary Supplement</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83013</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/768d72d9-51ac-44fe-984b-8d35601ff834.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Salı ve Her Salı - Şişli</image:title>
            <image:caption>Türk Edebiyatı’nın usta ismi Mario Levi, yedi kitaplık İstanbul serisi Gördüklerimiz Göremediklerimiz’in Bir Cuma Rüzgârı Kadıköy’den sonraki kitabı Bu Salı ve Her Salı’da bu kez bizi bir salı günü Şişli’de yürüyüşe çıkarıyor.Yine birbirinden ilginç ve renkli kahramanlarıyla…

Yaşanmış ve yaşanamamış aşklarıyla… Kokuları, tatları ve artık kaybolmuş mekanlarıyla…  Sırlarıyla… Yazarın çektiği fotoğraflar da onlara eşlik ediyor.

Bu Salı ve Her Salı, melankoli, hüzün, aşk ve özlem dolu bir Şişli yolculuğu… Bu kitabı okurken geçmişten günümüze bir zaman tünelinden geçmenin büyüsünü yaşayacaksınız. Bugünü daha iyi hissetmek için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83015</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/270830f5-b263-4ba4-a149-7637657906b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Selçuklularında Meslekler</image:title>
            <image:caption>Bu araştırmada Türkiye Selçukluları devrinde serbest meslek sahipleriyle ilgili olarak 250’ye yakın unvan tespit edilmiştir. Türkiye Selçukluları devrinde bu kadar meslek unvanının tespit edilmesi, o dönemde Anadolu’daki esnaf, zanaatkâr ve sanatkâr sınıfının toplum hayatında zirvede olduğunun bir işaretidir. 

Çalışmamız genelde Orta Anadolu’ya ait söz gelişi, Konya, Kayseri, Kırşehir, Erzincan ve Sivas gibi şehirlerle kısıtlı kalmasına rağmen, bugün organize sanayi bölgeleri dediğimiz yerlerin daha o zamanda öncülerinin meydana geldiğini, aynı cins meslek gruplarının bir arada çarşılar (sūk) meydana getirerek çalıştıklarını görüyoruz. Yine o dönemdeki hanlar ise bugünkü iş merkezlerinin öncüleriydi. Ayrıca bunlardan bir kısmı tarihî çarşılar olarak hâlen eski işlerliğini korumaktadır. Bir kısmı yok olmasına rağmen semt pazarları insanların her türlü ihtiyaçlarını gidermek için başvurdukları önemli alışveriş merkezleridir. 

Meslek unvanlarından Farsça olan bazılarının sonuna Türkçede meslek yapmak eki cı-çi ilâve edilmiş olup, bunlar bugün de varlıklarını sürdürmektedirler. 

Zaman zaman özellikle yabancıların yaptıkları araştırmalarda Anadolu’da yaşayan zanaatkâr ve ticaret erbabının çoğunlukla gayr-i Müslimlerden oluştuğu ileri sürülmektedir. Ancak bu çalışmamız sırasında, yazılanların aksine özellikle XIII. yüzyılda Anadolu’da Türk-İslâm toplumunun iş hayatında artık çoğunluğa sahip olduğu anlaşılmaktadır. 

Selçuklu dönemindeki meslekler bugün için değişmiş midir? Selçuklu döneminde tespit ettiğimiz mesleklere bakarsak, bugün için büyük bir kısmı seri imalata geçmeleri veya fabrikasyon çalışmalarına rağmen meslek unvanlarını korumuşlar, bir kısmı da meslek unvanlarını değiştirerek varlıklarını sürdürmüşlerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83016</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67db8197-7be8-4695-aad7-dc4f3c7f3665.jpg</image:loc>
            <image:title>Bize Göre (Günümüz Türkçesiyle)</image:title>
            <image:caption>Ahmet Haşim’in yazılarından alınacak estetik haz elbette her devirde son derece yüksektir ancak bu yazılar bize aynı zamanda erken Cumhuriyet döneminin güncel meselelerini öğrenme, o yılların şehir hayatı hakkında fikir sahibi olma, entelektüel tartışmaların içine hızla ve büyük bir kolaylıkla katılma fırsatı da sunar. Dahası, Ahmet Haşim’in ele aldığı ve pek çoğu ufak değişikliklerle bugün de gündemimizi işgal etmeyi sürdüren bu konular, yazarın zamanı aşan, evrensel düşünüşünü bize göstermektedir. Bir başka deyişle, Ahmet Haşim’in yazıları, günümüzün okuruna da hâlâ yeni bir şeyler öğretmeyi fazlasıyla vaat etmektedir. 

Erkan Irmak 

Türk şiirinin dev ismi Ahmet Haşim’in ilk defa 1928’de basılan Bize Göre ve Gurebahane-i Laklakan kitapları ile 1933’te basılan Frankfurt Seyahatnamesi, titizlikle hazırlanmış bir baskıyla bir araya getirildi. Bugünün okurunun da rahatlıkla anlayabilmesi için yazarın diline olabildiğince az müdahale edilerek günümüz Türkçesine uyarlanan bu yazılarda şairin, dönemini –belki tüm dönemleri– etkilemiş gelişmelere dair ilginç fikirlerini keyifle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83017</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d4b6501-b671-4f9f-86ae-02fb5416a311.jpg</image:loc>
            <image:title>Giysiler Ne Anlatır</image:title>
            <image:caption>“Giysiler Ne Anlatır? sadece bir moda kitabı değil. Seda&apos;nın tecrübeleriyle koşut olarak yakın moda tarihini aktarırken irdelediği pek çok konu var. Geçtiğimiz yüzyıllara ait korse, mini etek, smokin ceket gibi anahtar objeler, 80’lerdeki marka ve logo diktatörlüğü, 90’lardaki süpermodellerin imaj yüklemesi, blogger’larla editörlerin tartışması, feminizmin geçirdiği evreler ve modaya yavaş yavaş hükmetmesi, Batı’nın güzellik kavramındaki değişimlerin Türkiye’ye ayarlanmış merceklerle incelenmesi, modayla ilgili değerlerin nasıl dönüştüğü, kısıtlı basılı materyallerin dolaştığı zamanlardan, Instagram’ın egemen olduğu günümüz dünyasına geçiş gibi birçok meseleyi aktarırken izlediği kişisel yol, onun herkesten ayrılmasına sebep oluyor. Bence yazarın en önemli özelliği, neyi anlattığından çok, nasıl anlattığıyla ilgili. 
 
Türkiye’ye özgü yaşamın ani sıçrayışlarının sokaktaki insana olan etkisini ve modanın Türk insanı için değişen anlamlarını, biraz gülümseyerek, biraz burkularak ama hep başınızla onaylayarak okuyor ve yavaş yavaş sindiriyorsunuz. Giysiler Ne Anlatır? moda tarihinin buğulu atmosferini okura öylesine etkileyici bir biçimde yansıtıyor ki, kendi gerçekliklerinizden apayrı, nostaljik bir yolculuk içinde, yazarla el ele yürüyormuş gibi hissediyorsunuz. 
 
Seda Yılmaz’ı şimdiye kadar tanımadıysanız, bu kitapla onu sadece tanımakla kalmayacak, aynı zamanda yeni bir dostla, kahve ve lokum eşliğinde, içinizi ısıtan, öğreten sıcacık bir sohbet etmiş olacaksınız.” 
Bora AKSU, Moda Tasarımcısı 
 
“Bir çırpıda okudum, tadı damağımda kaldı. Moda sadece moda değildir, zaten ‘sadece moda’ diye bir şey de yoktur.” 
AKSU Bora, Yazar ve Akademisyen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83018</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/792c970a-4c62-4b38-aebe-276581f231c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bize Göre (Orjinal Metin)</image:title>
            <image:caption>Ahmet Haşim’in yazılarından alınacak estetik haz elbette her devirde son derece yüksektir ancak bu yazılar bize aynı zamanda erken Cumhuriyet döneminin güncel meselelerini öğrenme, o yılların şehir hayatı hakkında fikir sahibi olma, entelektüel tartışmaların içine hızla ve büyük bir kolaylıkla katılma fırsatı da sunar. Dahası, Ahmet Haşim’in ele aldığı ve pek çoğu ufak değişikliklerle bugün de gündemimizi işgal etmeyi sürdüren bu konular, yazarın zamanı aşan, evrensel düşünüşünü bize göstermektedir. Bir başka deyişle, Ahmet Haşim’in yazıları, günümüzün okuruna da hâlâ yeni bir şeyler öğretmeyi fazlasıyla vaat etmektedir. 

Erkan Irmak 

Türk şiirinin dev ismi Ahmet Haşim’in ilk defa 1928’de basılan Bize Göre ve Gurebahane-i Laklakan kitapları ile 1933’te basılan Frankfurt Seyahatnamesi, titizlikle hazırlanmış bir baskıyla bir araya getirildi. Yazarın diline müdahale edilmeden hazırlanan bu yazılarda şairin, dönemini –belki tüm dönemleri– etkilemiş gelişmelere dair ilginç fikirlerini keyifle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83019</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/040fc0af-645c-4f42-978b-4f50292399a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Olsun</image:title>
            <image:caption>Aşk Olsun’da, İÖ 3000 dolaylarından İS 17. yüzyıla uzanan çok geniş bir zaman kesitinde yazılmış şiirler bir araya geldi. Bambaşka çağlar, farklı ülkeler, apayrı uygarlıklardan ozanların kendi dillerinde söyledikleri, yazdıkları şiirler. Ama bu ozanların ortak bir dili de var: “Aşk”ın dili. Bu kitaptaki şiirlerde, hangi dilde yazılmış olursa olsun, “Aşk”ın ortak dilini bulacaksınız. Hiçbir çağ, hiçbir uygarlık yok ki, “Aşk”sız bir dönem yaşanmış olsun. 

Hiçbir çağ, hiçbir uygarlık yok ki, “Şiir”siz bir dönem yaşanmış olsun. “Aşk”a ve “Şiir”e kimse yasa koyamamış, “Aşk”ın da “Şiir”in de en yüce yasası kendisi olmuş...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83020</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d0287fb-83c4-4139-ba6a-29fd5e434ca7.jpg</image:loc>
            <image:title>Karmaşık Duygular</image:title>
            <image:caption>Yüreğin hissedip aklın reddettiği duygular, usul usul uyanıp beklenmedik tutkulara dönüşen arzular, Stefan ZweIg’ın karakterlerinin iç dünyalarına ışık tutar.

Duygusal çalkantılarda boğulan kahramanlar, Zweig’ın benzersiz tasvirlerinde can bulurlar.  Shakespeare uzmanı karizmatik edebiyat profesörü ile öğrencisi arasında filizlenen yakınlaşmaya eğilen Karmaşık Duygular, bu açıdan ele alındığında Zweig’ın eserleri arasında özel bir yer tutar. İkili arasında kurulan bağ, taraflar açısından duygusal sarsıntıya yol açarken profesörün hayatındaki temel gerçeği de açığa çıkarır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83021</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39acc510-9690-4c0f-8c7f-e9c9f9ad988b.jpg</image:loc>
            <image:title>19</image:title>
            <image:caption>Küçük ruhluydu. 

Ruhu iyi bir ruhtu belki, oldukça temiz kullanılmıştı, kendi sınırları içinde sağlam, işe yarar bir ruhtu, ama yetmiyordu; kalkıştığı işi başarabilmek, bu ruhun harcı değildi. 

M, ruhundan intikam almanın yollarını aramaya başladı. 

M, vahiy bekleyen peygamber tedirginliğiyle, “Gerçek’ten daha edebi, Edebiyat’tan daha gerçek” romanını yazmak için ilham bekliyor. Kendi içine, sokaklara, geceye, taşraya, kaya kiliselerine yöneliyor ama bir türlü yazamıyor. Sonra önünde bir aşk ve bir kapı açılıyor – o kapıdan geçmeyi seçince geliyor yıkım; M öyle bir dağılıyor ve dağıtıyor ki, onun nasıl bir insan olduğunu ve ilahi adaletin ona nasıl bir son hazırladığını merak etmeye başlıyor okur. 

Kuran’ın sure yapısı üzerine kurulu olan 19, bu asal sayının katlarına dayanıyor. 

19x11=114 bölüm 
19x50=950 cümle 
19x1353=25707 sözcük 
19x8456=160664 karakter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83022</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e7e4069-fccb-42bd-91ef-0e6a0b192b3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gitmeyecekler İçin Urbino</image:title>
            <image:caption>Marx’ın doktora tezinde mealen dediği gibi, bazı şeyleri bilmek istemeyişimizin iyi nedenleri olabilir, insan doğası kendini korumaya güdümlüdür, yine de bu, istemediğimiz bazı şeyleri müthiş bir kesinlikle bildiğimiz ve bu bilgi karşısında tümüyle güçsüz kaldığımız gerçeğini değiştirmez… 

Ortaçağ Avrupa’sının kültür başkentlerinden, bugünün kültür turizmi merkezlerinden Urbino, bir gecede kan gölüne dönüyor – nereden çıktığı belli olmayan iki genç kadın, nedeni ancak kitabın yapbozu tamamlandığında anlaşılan bir katliama imza atıyor. 

Gitmeyecekler İçin Urbino, bu katliamı bizzat düzenleyicilerinin ağzından aktarıyor, katliamdan sağ çıkanların tanıklıklarına başvuruyor, son olarak da en az yarısı uydurma bir şehir rehberiyle daireyi tamamlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83023</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddea35c8-6e00-4629-a203-e3efb3f46551.jpg</image:loc>
            <image:title>7 (Yedi)</image:title>
            <image:caption>... yaşam anlamlı ya da anlamsız değildir yaşam yalnızca vardır o kadar dolayısıyla siz insansınız kafanız çalışıyor gelişiyor(muş)sunuz ilerliyor(muş)sunuz günün birinde büyük harfle adam olmayı umuyorsunuz diye diyelim ki kendi ağırlığının bilmem kaç katını taşıyan karıncadan ya da boyunun şu kadar katı zıplayabilen pireden daha anlamlı yaşamlar yaşadığınızı sanmanız ile bulutlu bir bahar sabahı kırmızı turp bulmuş gibi bu sanıya sarılmanız pek eğlenceli… 

27 yaşındaki fizik asistanı Hakan, bir sahaf dükkanı sahibi olan Yağmur&apos;la tanışıyor, sevgili oluyorlar. Yağmur, yeraltında örgütlenen Kronk dininin ikinci kişisi. Bunu Hakan&apos;a söylemiyor, fakat Hakan&apos;ın beklenen ikinci peygamber olduğunu söylüyor. İlk peygamber ortada yok. Hakan önce bu peygamberlik işini eğlenceli buluyor fakat sonra saçma olduğuna karar verip istifa etmeye kalkıyor. O işlerin öyle kolay olmadığını öğreniyor. Hakan&apos;ın arkadaşı Cem işin içine giriyor. Biraz Cem Akaş’a benziyor Cem. Yağmur, Kronk&apos;un peygamberini tanımıyor (kimse tanımıyor) ama Cem olmasından şüpheleniyor. 

Aşk-tutku-iktidar eğrileri üzerinden ilerleyen, yükselen ve çöken hikayesiyle 7, kimilerine göre yazarın kült yapıtı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83024</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2052bcf3-67e3-48ea-8e5c-b71796a081d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kış Ortasında</image:title>
            <image:caption>Ölüm aşılması gereken bir eşiktir.  

Tıpkı doğum gibi... 

Gizleyecek ya da rol yapacak hiçbir şeyi olmadan kabul edilmeyi istiyordu; karşısındakini ruhunun derinliklerine kadar tanımak ve onu aynı şekilde kabul etmek istiyordu. Pazar sabahını yatakta birlikte gazeteleri okuyarak geçireceği, sinemada elini tutacağı, aptalca şeylere birlikte güleceği ve farklı fikirler üzerine tartışabileceği birini istiyordu. Kaçamak maceralara duyduğu hevesi geride bırakmıştı. 

New York’ta şiddetli bir kar fırtınasının ortasında, görünüşte önemsiz bir araba kazası sonucunda yaşamları değişen üç insan; Guatemala, Şili ve Brezilya’da trajedilerle yoğrulmuş geçmişler, göç etmek, hayatta kalmak ve kendini yuvada hissetmek… 

Isabel Allende bu romanında, kış ortasında içlerindeki yenilmez yazı keşfedenlerin beklenmedik ve dokunaklı aşkını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83025</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2f0333c-6d31-4ab8-8c65-fed9fa54bb35.jpg</image:loc>
            <image:title>Altınçayır Vadisi’nin Çocukları</image:title>
            <image:caption>“Semocum, hayalciler cesur olmak zorunda mı? Bilge olmamız gerekiyor mu?” 
 
Altınçayır Vadisi’nin menekşe boyalı evinde annesi, babası, büyükannesi ve kedisiyle yaşayan Asinaz, can dostu Semagül’ün özlemiyle doludur. Babasının yıllar önce kaza geçirmesine neden olan altın madeni yeniden açılmış, pek çok aile vadiden taşınmak zorunda kalmıştır. Vadinin çocuk grupları Hayalciler, Bilimciler, Kuşçular ve Altıncılar oyunlarını sürdürür, yetişkinler maden konusunda ne yapacaklarını düşünürken, Asinaz’ın aklı Semagül’de ve günden güne suskunlaşan annesindedir. Aradığı cevapların onu zamanda bir yolculuğa çıkaracağından ise henüz habersizdir… 
 
Dil ustası Latife Tekin çocuklar için yazdığı ilk romanında, doğayı ve insanı masalsı bir anlatımda buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83026</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc6ae7c6-7522-4b38-a095-b8e373ae55dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Yaşasın Cumhuriyet</image:title>
            <image:caption>Bir dünya liderinin çocukluktan kahramanlığa uzanan destansı öyküsü. Büyük önder Atatürk’ü çok seven ve merak eden Kemal’in, sevgili dedesinden bir isteği var: “Dedeciğim, bana Atatürk’ü anlatır mısın?” Kemal dedesini dinlerken Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsız ve çağdaş bir ülke kurma hayalini gerçekleştirmek için attığı adımları ve Türk milletinin kaderini değiştiren cumhuriyeti nasıl ilan ettiğini öğrenecek.

Bu kitapta Atatürk’ün aile ve vatan sevgisiyle dolu yüreğinin sıcaklığını hissedecek, çalışkanlığı ve lider karakteriyle bir ulusa nasıl öncülük ettiğini okuyacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83027</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/461a6531-037a-4e65-a9ed-33fe948f0e51.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada İle Efe Serviste Güvende</image:title>
            <image:caption>Ada için önemli bir gün! Duygu Öğretmen tüm sınıfa bir sürpriz yapıyor: Öğrencileri bir “güvenlik yolculuğuna” çıkarıyor. Bu yolculukta Ada servise binerken, serviste yolculuk ederken ve servisten inerken neler yapması gerektiğini öğrenecek. Taşıtlarla her gün yaptığımız yolculuklar sırasında nasıl güvende olacağımızı öğrenmenin ta m zamanı! Bu kitapta yer alan güvenlik kurallarını gündelik hayatta uygulamayı, onları ailen ve arkadaşlarınla paylaşmayı ve Serviste Güvenlik Anketi’ni doldurmayı unutma! Ada ile Efe serisi uzman yazar Osman Öztürk ta rafından güvenli bir yaşam için edinilebilecek temel davranış kalıplarını öğretmek ve farkındalığı artırmak üzere hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83028</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7c3b39e-9af3-409c-a69a-20acb904b633.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Asker Oluyor</image:title>
            <image:caption>Bir dünya liderinin çocukluktan kahramanlığa uzanan destansı öyküsü. Büyük önder Atatürk’ü çok seven ve merak eden Kemal’in, sevgili dedesinden bir isteği var: “Dedeciğim, bana Atatürk’ü anlatır mısın?” Kemal dedesini dinlerken Mustafa Kemal Atatürk’ün okumayı, araştırmayı, öğrenmeyi ne çok sevdiğini; vatanına hizmet etmek için okulda derslerine dört elle sarıldığını öğrenecek ve onu kendine örnek alacak. Bu kitapta Atatürk’ün aile ve vatan sevgisiyle dolu yüreğinin sıcaklığını hissedecek, çalışkanlığı ve lider karakteriyle bir ulusa nasıl öncülük ettiğini okuyacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83029</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5120944f-ff63-40c4-bada-4bc8a27495ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Boylu Zürafa</image:title>
            <image:caption>Minik Zürafa yapraklara yetişebilecek mi? 
 
Yıldız Benekli Minik Zürafa ağaçların en altındaki yapraklara bile zor yetişiyordu. Ailesi ve arkadaşları arasındaki en kısa zürafaydı o. Gerçekten çok minikti ve bu durumdan hiç hoşlanmıyordu. 
Bir an önce uzamak istediğinden her gün boyunu ölçmeye karar verdi. Günler geçiyor, ne var ki minik zürafanın boyu ağaçta ilk işaretlediği yeri geçmiyordu. 
 
Minik Zürafa’nın tanıdık hikâyesi çabucak büyümek için can atan bütün çocuklar için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83030</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3615dc3c-433c-42fb-b581-d1013fb1c61f.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Fikir Bulma Sanatı</image:title>
            <image:caption>Bugün yaratıcılık, eskiden sanıldığı gibi belli başlı alanlar ve meslekler için değil, hayatın her alanında, her anında, tüm mesleklerde ve uğraşlarda hatta bireysel başarı ve mutlulukta da anahtar kelime.
Peki yaratıcılık sadece belli insanlarda bulunan bir yetenek mi?
Yoksa hepimizde zaten var olan bir güç mü?

James L. Adams, beynin yapısından başlayarak çalışma sistemine, genetik mirastan çevresel faktörlere uzanan bir yolculuğa çıkarıyor bizi ve yaratıcılığın hepimizde var olduğunu ancak aramıza bir dizi engelin girdiğini hatta bu engelleri bazen farkında olmadan bizzat bizim yarattığımızı gösteriyor. Üstelik tek bir alana sınırlı kalmadan disiplinler arası örnekler, birbirinden eğlenceli ve verimli egzersizlerle yapıyor bunu.

Yaratıcılık dünyasının klasikleri arasında yer alan bu kitap, yayımlanışından otuz yıl sonra, yazarı tarafından günceli yakalamak adına yeni bilgiler ve içeriklerle zenginleştirildi. Bireysel yaratıcılıktan ekip yaratıcılığına, iş hayatından sanatsal üretime, her alanda, zihnimizle aramızdaki engelleri ortadan nasıl kaldıracağımızı anlatıyor İyi Fikir Bulma Sanatı.

Yaratıcı, problem çözücü, yeni yollar açıcı cevherimizle aramıza giren blokları kaldırmanın, yeni bir düşünce biçimi geliştirmenin yolları bu kitapta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83031</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85145cbb-6c48-49bf-86f3-f8ef77e0b969.jpg</image:loc>
            <image:title>Memleket ve Gül - Bütün Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Esin kaynaklarını ilk gençlik yıllarından itibaren içinde yer aldığı toplumsal mücadeleden derleyen İbrahim Karaca’nın şiirleri 1985 Akademi Kitabevi Şiir Başarı Ödülü, 1986 Yeni Türkü Şiir Ödülü ve 1989 İHD Denizli Şiir Ödülü’ne değer görüldü.

Çok sayıda şiiri Grup Yorum başta olmak üzere farklı sanatçılarca bestelendi, on binlerin katıldığı konserlerde seslendirildi. İnsanlığın eşitlikçi ve sömürüsüz bir gelecek yolunda yaşadığı serüvenin belleğe geçirilmesini dert edinen Karaca, hatıraya, hatıranın çağrıştırdıklarına hep bağlı kaldı.

Günlük yaşamın acılarını, “yarasından orman damlayanların” sorunlarını şiirinin ana gereci olarak sahiplenirken, bu soylu dert uğruna “pimi çekilmiş yürekle” karanlığın üzerine yürüyenleri hiç unutmadı. Toplumsal mücadeleye emek vermiş her bir devrimciyi yoldaşı gören Karaca, “iç cebinde bitmemiş bir şiirle toprağa düşenler” adına söz almayı yaşamıyla ve şiiriyle bugün de sürdürüyor.

Memleket ve Gül, Karaca’nın okura ulaşmış dört kitabının yanı sıra, daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış şiirlerini bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83032</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a471f4c-cf83-41fa-ab6b-a02413622dbf.jpg</image:loc>
            <image:title>En Güzel Günlerini Demek Bensiz Yaşadın</image:title>
            <image:caption>Vasiyetimi okumaya başlasam bırakır mısınız kavgayı? Odamda, yatağımın yanındaki çekmecede. Şarkıyı falan bırakıp, getireyim, okuyayım mı? Keyfinizi kaçırayım, yemekleri çöpe atayım mı? Ne kadar yazık ediyoruz zamana. Bir daha niye gelesiniz bu eve? Buradayız, evimizde. Hep birlikteyiz. Koza bile burada. Eskisi gibi. Daha da kalabalığız. Ne güzel. Ne gerçek. Aile dediğin kalabalık bir sofradır. Daha ne?

En Güzel Günlerini Demek Bensiz Yaşadın, içinden sanat, müzik, tarih, İstanbul ve en çok da tüm halleriyle insanın geçtiği Can Gürses romanlarının ilkidir. Yazıldıktan üç yıl sonra 2014’te yayımlanan, usta işi ilk romanı En Güzel Günlerini Demek Bensiz Yaşadın sadece Deryadil ailesini değil, hepimizin ailesini anlatır. Dupduru Türkçesi, derin bir anlatım yordamı ve kalıp yargıları kıran nevi şahsına münhasır tekniğiyle yazar, 2007’nin güneşli bir Ocak gününde Deryadil ailesini, Edibe’nin hazırladığı sofra başında toplar. Edibe, 12 Eylül’de yurtdışına kaçan kızı Koza’nın 27 yıl sonra ülkesine dönmesiyle aileyi nihayet biraraya getirmiştir. Sofra başındaki herkes, birbirlerini diğerinin sevmediği yemek üzerinden anlatır. Aile tarihini bir de ailenin yıllanmış yakın tanıkları olan eşyalar dile getirir. 

Uçlardaki ve diplerdeki duygularla dolu geçen bu akşam yemeğiyle yazar, esasında “ben ve ötekinin, biz ve onların tohumunun atıldığı yer” olarak gördüğü aileyi ve okuru ertesi gün alacakları habere hazırlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83033</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/313e37d9-d76d-47e9-9187-3a43e7a51b66.jpg</image:loc>
            <image:title>Articles On The Path Of Science</image:title>
            <image:caption>Preface

In terms of subject and area, all articles in this book are primarily directed to foreign languages departments, but will also be useful for other majors and readers. In particular, this book is planned to be an important course material for students majoring in the departments of foreign languages, especially of German language, in Turkey. But it is also expected to serve this purpose outside the borders of Turkey.

Önsöz
Bilim, insanın bilme ve araştırma yoluyla bilgi elde etme arzusuna dayanmaktadır. Üniversiteler bilim ve bilginin merkezidir. Bilim insanları da üniversitelerde yetişmektedir. Bu bağlamda, tüm dünyada üniversitelerde bilim insanlarını bilgi paylaşımı için bir araya getiren çeşitli disiplinlere ait etkinlikler düzenlenmektedir. Bu kitap, uluslararası nitelik taşıyan bilimsel makalelerden oluşmaktadır. Kitap ile amaç, okurlara bilim yolunda eşlik etmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83034</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e19b9cf0-4617-4fba-a025-3095c8cce9c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Görülmeyen Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Hepsini tanıyoruz.

Hepsi annemiz, kardeşimiz, kuzenimiz, arkadaşımız, dostumuz, komşumuz… Hepsi biz.

Ruhları, bedenleri, hissiyatları ve varlıkları görmezden gelinen, hikâyeleri halının altına süpürülmüş kadınlar… 

Şimdi bahar temizliği zamanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83035</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea7dd5b0-3962-4bf6-b04c-eee553094d31.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilge Çiçek</image:title>
            <image:caption>Bir iş için doğru zaman ne zamandır? Neden bazen erken davranır, bazen geç kalırız?
Doğruyu bulmak için kısa yollara başvurursak ne olur? Hak etmeden kazanmak istersek ne olur?
Küçük şeyler büyük dersler verebilir mi? Bir çiçek bize erdemli olmayı öğretebilir mi?
Sabırlı olmak neden zordur? Sabırlı insanları ne bekler?
Umudumuzu yitirdiğimizde vazgeçmeli miyiz? Yoksa eksikleri araştırıp onları gidermeli miyiz?
Kendi işini kendi yapan insanları ne bekler?
Erdem kimleri seçer?
Bu sorulardan bazılarının yanıtını merak ediyorsanız Bilge Çiçek onu okumanızı bekliyor.
Filozof Meşe, Samanadam, Muz Cenneti gibi sevilen çocuk kitaplarımızın yazarı, Samed Behrengi kitaplarımızın çevirmeni Anooshirvan Miandji&apos;den yine çocukların çok seveceği bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83037</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f30946a3-b325-4ef3-88d6-c32c4345ab09.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Annem... Evrenin En Harika Annesi</image:title>
            <image:caption>Herkesin annesi en harika annedir ve her anne-çocuk ilişkisi özeldir. Çocuklar bu kitabı okurken kitabın içinde kendilerine ayrılan yerleri doldurarak kitabı tamamlıyor ve anneleriyle ilişkilerini anlatan en güzel kitap ortaya çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83038</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6e1c5a2-ab91-49ac-9c89-9254548a7f6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Alakanlar Medeniyeti</image:title>
            <image:caption>“… ve burada eşsiz Alakan Medeniyetini kurmuşlar hem de çok kısa bir sürede. Buna bizler de ilkin çok şaşırdık. Sonra bizlere ‘Şu eşsiz kâinat, yer, gök ve arasındaki tüm canlılar Allah tarafından 6 günde yaratıldığına göre, O’nun eşsiz yaratışının yanında hiçbir şey olan bu medeniyeti bu kadar kısa sürede kurmuş olmamız mı şaşırtıyor sizi!?’ diye cevap verdiler” Hayatın Yorduğu Ruhlar Bir Araya Gelebilir Mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83039</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb1989ef-5250-4e7e-86fb-83c12d1aba7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişken Kainat Teorisi</image:title>
            <image:caption>Kurayla belirlenen devlet başkanları…

Hayvan hakları uğruna ayaklanan robotlar…

Hapishanelerin başka gezegenlere inşa edilebildiği bir dünya…

“Her sene, yılbaşından önceki son perşembe gününde ülkede “Başbakan Çekilişi” yapılırdı. Demokrasinin ve genel seçimlerin çıkmazlarının toplumca farkına varılmıştı. Genel seçimler kaldırılmıştı. İnsanoğlunun iktidarı ele geçirmek için çoğunluğu elde etme çabasıyla yaptığı her türlü çirkeflikler ve dolandırıcılıklar da bir nevi önlenmiş oluyordu böylece. Politikacıların yalan söylemesine, siyasetin malzemesi olan gerçek dışı vaatlere ihtiyaç kalmamıştı artık.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83040</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2c54186-73df-4920-8aa1-c6470ed2bb52.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğan Bir Işıktım Karanlıkta</image:title>
            <image:caption>Bir gencin bir yaz macerası olarak okuyacağınız bu kitapta hayatta bazen planlamadığımız şeylerin bizi bambaşka yerlere götürebileceğini ve aslında bize iyi gelen şeyin bu olacağını göreceğiz.

Hayat çoğu zaman bizim umduğumuzdan fazlasıdır. Bazen yazdığımız şiirler bazen hiç ummadığımız bir kavgada başrol… Bazen en yakınımızla imtihan oluruz, bazen kendi içimizde hapsoluruz, kendini ararken kaybolmayı göze almış gençlerin kitabı olarak “Doğan bir ışıktım karanlıkta” karşınızda…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83041</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba4a6113-cea2-4d64-bf37-038d0a8ec6de.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’dan Notlar</image:title>
            <image:caption>Kitap 13 başlıktan ibaret olup genel olarak Osmanlı’nın hukuk mekanizmasını, eski devir insanının hayatı, merakı ve sultanların hayatına dair bilgileri içermektedir. Osmanlı’nın cinsel hayatına dair bahislere de rastlayacağınız kitapta Osmanlı insanının sorunlar karşısında başvurduğu metotlar da incelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83042</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49805a5a-a628-40f3-a5ac-1bd373bed07d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkar 2</image:title>
            <image:caption>Her aşk kendi cehennemini yaratan bir destandır!
Mardin… bazısına mezopotamya’nın masal diyarı…
Bazısına ise gözyaşlarının saklı ülkesi…
Alev için ise gecenin suskun sureti, yalnızlıklar şehriydi. İstanbul’da başlayıp Mardin’e uzanan bir hikâyenin taraflarıydı Alev ile Baran. Alev hancısıydı bu hikâyenin Baran ise yolcusu. Ailesini karşısına alarak evlendiği adam sandığı kişiden çok uzaktı. Yıldızlarla dolu bir dam altında yaşadığını sanırken gördüğü rüyadan çabuk uyanmış, uyandırılmıştı. Herkesin Baran gibi olduğunu düşündüğü bir dünyadan sıyrılmasına ise bambaşka bir adam vesile oldu.

Mardin toprağına gelen kimseyi geri çevirmezdi bu yüzden Alev’e borçlu olduğu aşkı geri verdi.
Mıhlı aşiretinin merhametli adamı Derman, düşmanı dostundan çok derler her zaman
Bu yüzden toprağına çokça yaş damlar yanağına ise kan…
Gözlerinin burcundadır daima sevda denilen meret ve bekler inatla ilelebet
Oysa bilmezler mi ki yiğit düşmanıyla anılır
Ve satılanların dünyasında pes etmeyenler daima kazanır…
“Ben onun kapanına sıkışmış bir aslandım o ise zümrüdüankaydı küllerinden yeniden doğan. Öylesine büyülü bir havası vardı ki çoktan ele geçirilmişti kalbim ve ben bunu anladığımda her şey için çok geçti. En büyük düşmanım artık kalbimdeydi!”
Küllerin arasından doğan imkânsız bir aşkın hikâyesiydi onlarınki…
Biri yeminliydi diğeri ise yaşamaya tövbeli…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83043</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b3c9bcc-2f4b-487f-9949-87f8347988a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Saftirik Hayalet ve Diğer Öyküler</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en çok okunan yazarlarından biri olan yazar ve şair Oscar Wilde (16 Ekim 1854, Dublin - 30 Kasım 1900, Paris), masallarında çocuklara insan yaşamında güzellikle çirkinliğin, sevgiyle bencilliğin, iyilikle kötülüğün bir savaşını sunar. Wilde, bu masallarda güzellik, iyilik ve sevgi uğruna mücadele etmenin değerini gösterir.

Masallarında devlerden, prenslerden ve cadılardan yola çıkan Oscar Wilde, kendine özgü bir sesle söyler söyleyeceklerini. Bu kitapta, bencil bir devin sevgiyi keşfedişinden yüreği iyilikle dolu bir prens heykeline, kendini beğenmiş bir havai fişeğin yükselişi ve düşüşünden sımsıcak dostluklara, iyilikten kötülüğe masallar bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83044</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8518c84-3c80-42c8-a7e0-ca2b340a7017.jpg</image:loc>
            <image:title>Şairin Şehrinden</image:title>
            <image:caption>Alışılmışlıklara ket vuran şairiniz bendeniz ile gönül bahçemde doğa serenatları eşliğinde bir fincan kahve içmeye, dertleşmeye ve rayihalar eşliğinde yudumladığınız her kahvede sevgiyi, sadakati ve anlayışı baz alarak huzura ulaşmaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83045</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d09f4d0-acab-49c5-9feb-77df34d28b7e.jpg</image:loc>
            <image:title>3, 2, 1 Fırlat!</image:title>
            <image:caption>Uzayı keşfetmeye hazır mısınız?
Astronot kıyafeti?
Giyildi.
Roketin kapısı?
Kapatıldı.
5, 4, 3, 2, 1 Fırlat!
Bu kitapla çocuklar güneş sistemindeki bütün gezegenleri tek tek dolaştıkları ve onlarla ilgili kısa bilgiler öğrendikleri eğlenceli bir yolculuğa çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83046</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65bd160b-ddbb-43f7-a1ee-8c7d752fdec1.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli Kadının Papatya Satırları</image:title>
            <image:caption>İçimde acı varken ben susuyorum 
Kalbimi boğuyorum 
Acıyan bedenimdeki morluklar değil 
Kalbimdeki umut 
Gözlerimdeki öfke 
Artık aklım deliriyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83047</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/487645bc-a928-4e58-85b6-26064d4f5026.jpg</image:loc>
            <image:title>Altı Numara</image:title>
            <image:caption>“Unutma! Kimseye Güvenemezsin.”

2022 yılında dünya nereden geldiği anlaşılamayan bir virüsün pençesine düşer. Virüsün başkalarına bulaşması için fiziksel temas yetmektedir. İnsanlar kaosa sürüklenir, hükümetler düşer. Herkes kendi başının çaresine bakmak zorunda kalır. Tüm bu kaosun içinde virüsten arındırılmış, insanların refah içinde yaşamlarını sürdürebildiği bir yer olduğu yayılır kulaktan kulağa: Beyaz Ada. Beyaz Ada’ya nereden ve nasıl gidileceği ise bilinmemektedir.

Bir mucize gerçekleşir ve çocukluğunu çeşitli zorbalıklara maruz kalarak geçiren albinizm hastası Kaan Kutay virüs kapan bir kimseyle fiziksel temasta bulunmasına rağmen yaratığa dönüşmez. İnsan ırkını kurtarmak için çeşitli araştırmalar yapan ve virüsü yok etmeye çalışan bilim insanlarının hemen dikkatini çeker Kaan’ın bu özel durumu. Kaan kendisini aslında hiç de istemediği, bedellerinin çok ağır olduğu garip bir oyunun içinde bulur.

Bir tesadüf sonucu Kaan yalnız olmadığını, kendisi gibi başka insanlar da olduğunu öğrenir. Görevi bellidir, bir an önce yeteneklerini keşfedip kendisi gibi albino olan diğer insanları bulmalıdır. Yoksa Buta Deneyleri sonucu yaratılmaya çalışılan üstün ırk dünyanın sonunu getirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83048</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87bf30b3-2b6a-4d02-8b78-60204234eb6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens</image:title>
            <image:caption>“Gezegenlerin birinde yaşayan kırmızı yüzlü bir adam biliyorum.
Hiçbir çiçeği koklamamış, hiç yıldızlara bakmamış, asla kimseyi sevmemiş ve hayatı boyunca rakamlar haricinde hiçbir şeyle uğraşmamış. 
Her gün sizin gibi defalarca “Önemli işlerle meşgulüm!” diyor ve bu onu gururlandırıyor. 
Fakat o bir insan değil… 
O bir mantar!”
Çocuk Kalbi yine de uzun yıllar çocukların severek okuduğu bir roman olma özelliği koruyacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83049</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4ec014a-4210-46f2-9da9-141c46691f99.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Yıllar Paspal Köpek</image:title>
            <image:caption>Paspal Köpek ve Şaplapla’nın çöp tenekesinde yeni yıl heyecanı vardı. İki arkadaş bu yıl yeni yıla bir evde girmeye kararlıydı ama yılbaşı gecesi kim evinde paspal bir köpek ve bir sokak kedisi isterdi ki?

Harika bir çöp tenekesi hikâyesi okurları bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83050</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a49ca177-b0fe-4462-838e-3216ead78de7.jpg</image:loc>
            <image:title>Alfabe Sirki - Laf Cambazı</image:title>
            <image:caption>Burası Alfabe Sirki, tüm oyunlar harflerle ilgili, bu sirkin jonglörü de sensin akrobatı da!

Haydi hopla, zıpla, çevir harfleri, Eğlenceye katıl, tamamla etkinlikleri!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83051</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2979e973-b178-4308-b580-74306ede4411.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Eşiğinde</image:title>
            <image:caption>Dünle yarın arasında hayat süren insanoğlu varlığını zamanın üstüne çıkarma endişesi taşır. Zamanın üstüne çıkmak, geçmişi bilmek ve böylece geleceğe uzanmak şuuru şeklinde tezahür eder. Bugünkü varlığımız asırların mirasıdır, bu mirası yok sayarak gerçek anlamda var olmak mümkün değildir. 

Büyük bir kültür ve medeniyet birikiminin vârisiyiz. Miras hepimizin, kavgamız paylaşma kavgası değil, reddimiras kavgası. Reddimirasın yol açtığı ağır tahribatı görmezden gelerek de yolumuza devam edebiliriz, bu yollardan biridir. Bu, kimliksizliği seçme veya yeni ve yapma bir kimlik edinme demektir. İkinci yol mirasla kavgadır, yani onu çatışma konusu yapmaktır. Türkiye reddimirasla yetinmemiş mirasını çatışma konusu yapmıştır. Bin yıllık kültürel birikim ve medenî miras, şurasından burasından didiklenerek önemsizleştirilmiş ve böylece geçmişiyle kavgalı bir kimlik yapısı oluşturulmuştur. 

Mustafa Atikebaş, bu konular üzerinde ciddi olarak düşünen ve kültürel mirasımızı doğru kavrayarak değerlendirmeler yapan sorumlu bir aydınımız. Bu kitapta yer alan yazılar onun ağır hasara uğramış zihnimizi sağlığına kavuşturma cehdinin sonucu. Bu konular üzerinde hakkını vererek duran kalem sahibi çok fazla değil. 

Zamanın Eşiğinde kitabı yazarın eşikten aşma yolunda güçlü bir adımı olarak görülmeli. 

                                                                                        ⎼D. Mehmet Doğan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83052</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e11aba18-bc7f-4427-b6dc-cd40457a9849.jpg</image:loc>
            <image:title>Satuk Buğra Han Ve Oğulları (921-1212)</image:title>
            <image:caption>Kazânlı Tatar ıslahatçı ve tarihçi Şehâbeddin Mercânî (ö. 1889), Türklerin ilk Müslüman hakanı Satuk Buğra Han ve Oğullarının tarihini 1864’te Gurfetü&apos;l-Hevâkîn li Urfeti’l-Havâkîn adıyla kaleme almıştır. Arapça ve Farsça kaynaklara vâkıf olmanın yanında nümizmatik biliminden de yararlanmıştır. Orijinal bilgiler ihtiva eden ve bu sahada ilk müstakil çalışma olan eser, araştırmacılara ana materyal teşkil ettiği kadar Türklerin nasıl Müslüman olduğunu merak edenlere de pek çok şey anlatmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83053</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac5a7169-c583-48dc-8105-063c9e4b7f35.jpg</image:loc>
            <image:title>15. Yüzyıl Osmanlı Kronikleri</image:title>
            <image:caption>Cihanşümul bir devlet kurdu Osmanoğulları. Bu devletin, ilk 215 yılına dair temel kaynaklarımız 15. yüzyıl Osmanlı kronikleridir. Osmanlı imparatorluk tarihinin idari, siyasi, askerî, mali, hukuki, sosyal vesair konularına dair ilk bilgiler, âdeta ‘ilk iki asrın yaşayan hafızası’ olan bu eserlerde saklıdır. Tarihçi, edebiyatçı veya tarih meraklısı birinin ilk müracaat edeceği tarih malzemesi bu kaynaklardır. Ne var ki, kroniklerde bazı tarihî olayların anlatımında gerçek ile gerçek dışı, tarih ile efsane tam anlamıyla iç içe geçmiş; mesele, çözülmesi imkânsız bir kördüğüm hâlini almıştır. 

Bu eserde, Osmanlı tarihine dair az veya yanlış bilinen şu hususlar inceleme konusu yapılmıştır: 

“Ertuğrul Gazi’nin Tarihî Kimliği” / “Rumeli’ye Geçiş Hikâyesi (Gerçek ile efsane iç içe)” / “Sultan Orhan Adına Rumeli’de İlk Hutbe” / “Yıldırım Bayezid’in Vefatı Meselesi” / “Yer Adlarının Veriliş Hikâyesi” / “15. Yüzyıl Osmanlı Kronikleri (İlk iki asrın yaşayan hafızası): Devlet İdaresi ve Teşkilatı; Sosyal Hayat” / “Kuruluş Dönemi Osmanlı Padişahları (şiir)”. 

Birbirinden ilginç bu konuların işlendiği elinizdeki eserin tarih meraklılarına faydalı olması temennisiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83054</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cfb91a8-80b7-45ac-b3c7-22f5de65493b.jpg</image:loc>
            <image:title>Asya Hun İmparatorluğu</image:title>
            <image:caption>Askerî meziyetleri yüksek ve muzaffer bir Türk devleti olan Asya Hun İmparatorluğu’nun (MÖ 209 - MS 216) kuruluşundan yıkılışına kadar siyasi tarihinin anlatıldığı elinizdeki eserde; yürüttüğü iç ve dış siyaseti, diplomatik ve ticari faaliyetleri, alabildiğince geniş topraklarında hassasiyetle işlettiği güvenlik ağı, liderlik, sadakat ve liyakate verdiği değer gibi özelliklerine de vurgu yapılmıştır. 

Ayrıca bu çalışmada Motun’un en iyi Çin yemeklerini bile “pis kokulu ve iğrenç” diye nitelendirerek halkının Çin kültürüne ilgi duymasına engel olmaya çalışması, Wu-wei Ch’an-yü’nün kendisine hakaret eden Çin elçisinin değil, onu iyi incelemeden huzuruna çıkartan görevlinin başını alması, Çin İmparatoru Wu-ti’nin Hunlar karşısındaki yenilgilerini yapılan büyülere bağlaması gibi ilginç olaylar, devletin parçalanma ve yıkılma sebepleri, Geç Dönem Hun devletlerindeki Buddhizm çalışmaları görülecek, Hun kurganlarında bulunan olağanüstü eserler ile de zamanda yolculuk yapılarak üstün Hun medeniyetine şahit olunacaktır..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83055</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15a34b73-4e26-44f4-b1b6-8edf62e5607a.jpg</image:loc>
            <image:title>ÖABT 2021 Beden Eğitimi Öğretmenliği Konu Anlatımlı Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM  BEDEN EĞİTİMİ VE SPORUN TEMELLERİ 
İKİNCİ BÖLÜM  İNSAN ANATOMİSİ VE KİNESİYOLOJİ 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM  SAĞLIK BİLGİSİ VE İLK YARDIM 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM  EGZERSİZ FİZYOLOJİSİ 
BEŞİNCİ BÖLÜM ANTRENMAN BİLGİSİ 
ALTINCI BÖLÜM FİZİKSEL UYGUNLUK 
YEDİNCİ BÖLÜM EGZERSİZ VE BESLENME 
SEKİZİNCİ BÖLÜM  ENGELLİLER İÇİN BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR 
DOKUZUNCU BÖLÜM  PSİKOMOTOR GELİŞİM 
ONUNCU BÖLÜM BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR YÖNETİMİ 
ON BİRİNCİ BÖLÜM  BECERİ ÖĞRENİM 
ON İKİNCİ BÖLÜM  ATLETİZM 
ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM  TAKIM SPORLARI 
ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜM  RİTİM EĞİTİMİ VE DANS - HALK OYUNLARI 
ON BEŞİNCİ BÖLÜM MATERYAL GELİŞİM VE DİĞERLERİ 
ON ALTINCI BÖLÜM  EĞİTSEL OYUNLAR 
ON YEDİNCİ BÖLÜM  CİMNASTİK 
ON SEKİZİNCİ BÖLÜM BEDEN EĞİTİM VE SPORDA ÖZEL ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83056</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2884adca-a7bb-4666-9db9-12cab25112de.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Dolu Anadolu</image:title>
            <image:caption>Anadolu&apos;nun belleğinden geleceğe miras masallar…

Koray Avcı Çakman&apos;ın yazıp, Elif Deneç&apos;in resimlediği Masal Dolu Anadolu, yurdumuzun zengin sözlü anlatı geleneğini şiir diliyle harmanlıyor; Kaf Dağı&apos;nın ardındaki nice masal kahramanını gün yüzüne çıkararak, çocuklarla tanıştırıyor.

Geçmişten aldığı ilhamı geleceğe nakşetme hevesiyle dört başı mamur bir anlatıcıya dönüşen Koray Avcı Çakman, Anadolu&apos;nun bağrında şekillenen masallara yenilerini ekleyerek insanlığın en kadim düşlerinden kırkyama masallar örüyor. Düş dünyasında gezinmekten hoşlanan her yaştan okura tadına doyulmaz bir masal ziyafeti yaşatıyor.

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal, pireler berber iken; sözleri gökteki yıldızlardan kayan, düşleri çağlayan pınarlardan taşan bir yazar yaşarmış. Az gitmiş uz gitmiş, derelerden sel gibi, tepelerden yel gibi geçerek soluğu Kaf Dağı&apos;nda almış. Var var imiş, yok yok imiş geçip gittiği yollarda. Kim demiş, ne demişse katmış yanına, o hâlde varsın anlatsın bakalım hangi masalları katmış efsunlu masal çuvalına?

İbiş ile Değirmenci Memiş&apos;in, Karga ile Bülbül&apos;ün başından geçenlere yeni anlamlar kazandıran, Dilsiz Dilli Kilim&apos;in ve Zümrüdü Anka Kuşu&apos;nun seslerine kulak vermeye çağıran yazar, devlerin cirit attığı bir dünyada Keloğlan&apos;a türlü kaderler biçmekten kendini alıkoyamıyor. Anadolu masal geleneğini var eden eşsiz değerleri yepyeni anlatılarda günümüz çocuklarıyla buluşturan Masal Dolu Anadolu, okurlarının üzerine kahkaha otu serpiştirip onları kısa süreliğine dahi olsa gerçek dünyadan uzaklaştırmayı başarıyor.

Masal türünün edebiyatımızdaki yeri ve önemini bir kez daha hatırlatan Koray Avcı Çakman ritmik ve oyunbaz kalemiyle gökten üç elma düşürüyor; onları da kitabının, okurlarının ve masallara can veren kahramanların başına taç ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83057</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e80e6be4-fb0b-4928-b7ff-b9a659525b21.jpg</image:loc>
            <image:title>Yücel Teşkilatı</image:title>
            <image:caption>Yugoslavya Türklüğünün selameti için kurulan Yücel Teşkilatı (1945) hiç şüphesiz Makedonya’daki kuruluşlar arasında önemli bir sivil toplum örgütü olma özelliğine sahipti. Diğer yandan Yücel Teşkilatı, II. Dünya Savaşı döneminde Bulgaristan ve Yugoslavya tarafından Makedonya Türklerine karşı yapılan sistemli baskılara karşı direniş göstermiştir.

19 ilâ 25 Ocak 1948 tarihleri arasında Yücel mensupları bir takım mesnetsiz iddialarla hâkim önüne çıkarılarak yargılanmışlar ve içlerinden dördü idama, diğerleri ise çeşitli hapis ve sürgün cezalarına çarptırılmışlardır. Bu çalışmada Yücel Teşkilatı söz konusu dönemde Yugoslavya’da kurulmuş diğer direniş örgütleriyle karşılaştırmalı bir yöntemle analiz edilmektedir. Elinizde tutmuş olduğunuz bu kitap özellikle Yücel mensuplarının tutuldukları hapishaneler hakkında yeni bilgiler ortaya koymaktadır. Ayrıca Üsküp Bölge Mahkemesi’nde 1945 ilâ 1960 yılları arasında yargılanan 164 Türkün isimleri ilk kez bu çalışmayla gün yüzüne çıkarılmaktadır. Yücel bir bakıma Kuzey Kıbrıs Türklüğünün varlığı tehdit altına girdiği vakit adada Türkler tarafından hayata geçirilmiş olan Türk Mukavemet Teşkilatını hatırlatmaktadır.

Gerçek manada bir direniş öyküsünün anlatıldığı bu eser yoğun bir mesainin sonucunda hazırlanmış ve siz değerli okuyucularımızın istifadesine sunulmuştur. Bilim dünyasın-da ufuklar açması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83058</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17311d19-609c-43f1-b4b8-4eb65a602fc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Shakespeare&apos;in Soneleri</image:title>
            <image:caption>Tam bir Rönesans sanatçısı olan Shakespeare yanlızca İngiltere’nin değil, aynı zamanda dünya tarihinin en büyük oyun yazarı olarak geniş çevreler tarafından değerlendirilir. 1564-1616 yılları arasında yaşayan William Shakespeare, dönemin İngiltere kraliçesi 1. Elizabeth’in de parasal desteğiyle kırka yakın tarihi, komedi, trajedi ve romantik oyunlar yazmıştır. Shakespeare oyunlarıyla öne çıkan bir sanatçı olsa da, yaşamı boyunca 154 adet sone yazmıştır. Sone de ka iyeli 14 dizeden oluşan batı edebiyatı şiir biçimidir. William Shakespeare’in soneleri ise çoğunlukla “abab cdcd efef gg” ka iye düzeniyle yazılmış, konuları da insan, yaşam, ölüm, kıskançlık, karşılıksız aşk, zorunlu sevgi ve doğa gibi temalar içerir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83059</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93e624bb-a997-444d-9c78-87353fb24169.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluğumun Sabahı</image:title>
            <image:caption>2001 Elazığ doğumluyum. Liseyi yeni bitirdim.  Şu an 19 yaşındayım. Ve daha yolun başındayım.  İlk kitabım olan ‘’Mutluluğumun Sabahı’’ eserimden sizlere içimden geçen duyguları aktarmak istedim. Umarım yazmış olduğum şiirlerimi beğenirsiniz.  Hayatımda değer verdiğim insanlar oldu. Bazen bir insanın içtiği sigaraya,  bazen kahvesini içtiği bardağa,  bazen attığı adıma ve daha başka özeliklerine… Değer verdiğin insanın bazı halleri ve davranışları insanı aşık eder. Bu duygular ile yazılmış şiir demetlerinden bir kesit okuyacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83060</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e33e4847-4659-4f99-bfc7-3fbeee66c1ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk- ı Memnu (Günümüz Türkçesiyle)</image:title>
            <image:caption>Aşk-ı Memnu yirminci yüzyıl başında İstanbul’da, Batılı yaşam tarzını benimsemiş bir toplum katında geçen gönül macerasını konu edinir. Her bir karakterin özel bir hayat yaşaması romanın başlıca özelliği sayılır. Öte yandan bunlar tarihimizde bir dönüm noktası olan Batı’ya açılışın insanlarıdır, ama ne kadar Chopin çalsalar, Alexandre Dumas okusalar, redingot giyseler de düşünce ve duyarlıklarıyla bizim insanlarımızdır. Halit Ziya Uşaklıgil (1867-1945) Tanınmış Uşakizade Ailesinin üyesi olarak çocukluğu İstanbul’da, ilk gençliği İzmir’de geçti. Eski tarzda Arapça ve Farsça öğrenim gördü. Aydın görüşlü babası Hacı Halil Efendi’nin elinden düşürmediği Hafız-ı Şirazî’nin Divan’ı ile Mevlânâ’nın Mesnevi’siyle yetişti. İstanbul’da yaşadığı yıllarda, Gedikpaşa’da Güllü Agop’un oyunlarını izleme fırsatı buldu. Özel Fransızca dersleri aldı. Yazı hayatı Avusturyalı Katolik rahiplerin yönettiği Mechitariste’de okurken başladı. On beşinde ilk yazısı yayımlandı. İzmir’de tanınan, Fransız edebiyatçı Auguste de Jaba onu Mechitariste’ye hazırlarken bir de roman çevirtti. 

Okuldan ayrıldığında ilk işi şair Tevfik Nevzat’la Nevruz adlı bir dergi çıkarmak oldu (1884). Ardından Hizmet gazetesini yayımladı. İzmir Rüştiyesi’nde Fransızca öğretmenliği, Osmanlı Bankası’nda çevirmenlik yaptı. 1893’te İstanbul’daki Reji İdaresi’nde başkâtipliğe ve II. Meşrutiyet’in ilanıyla reji komiserliğine getirildi. 1909’da İttihat ve Terakki’nin önerisiyle V. Mehmed’in mabeyn başkâtipliğine atandı. Darülfünun’da Batı edebiyatı ve estetik dersleri verdi. Siyasal görevlerle Fransa, Almanya ve Romanya’ya gitti. Bu yoğun çalışma hayatının içinde yazarlığını da ilerletti. 1896’da Edebiyat-ı Cedide topluluğuna katılıp Servet-i Fünun’da kendisine büyük ün kazandıran romanlarını tefrika etmeye başladı. İlk büyük romanı Mai ve Siyah yayımlandığında büyük ses getirdi. Aşk-ı Memnu, Kırık Hayatlar ve pek çok hikâyesi peş peşe geldi. 1901’de yazarlığı bıraktığını duyursa da II. Meşrutiyet’ten sonra yazmaya devam etti, ancak bu dönem yazdıklarını 1923’e kadar ortaya çıkarmadı. İlk romancılarımız Namık Kemal ve Ahmet Mithat olarak anılsa da edebiyatımız Halit Ziya ile çağdaş romanın gerçek örneklerine kavuşur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83061</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f494492-3b91-47a8-88a3-cddc1ccb1f08.jpg</image:loc>
            <image:title>Shinrin Yoku – Orman Banyosu</image:title>
            <image:caption>IKIGAI’nin yazarlarından 
 
Doğanın Gücünü Farket! 
 
İnsanlık geçmişten bugüne dek kendisine yiyecek, barınak ve manevi huzur sağlayan ormanlarla bağlantılıydı. Köklerinden kopup şehir hayatına karıştıktan sonra doğayla bağı gittikçe zayıfladığında çok sayıda problemle yüz yüze geldi. Bu kitap gösteriyor ki birçok problemimizin ilacı doğayla bağımızı tekrar kurmakta saklı. Merak etmeyin, bunun için ormana taşınmak gibi köklü değişiklikler yapmamıza gerek yok.  
 
Japonların uzun ve mutlu yaşamlarına dair sır perdelerini aralayan Ikigai’den sonra onların kadim kültürünü keşfetmeye devam eden Héctor García ve Francesc Miralles, Shinrin-Yoku’da “orman banyosu” pratiğini detaylı bir araştırma neticesinde okurlarıyla paylaşıyor. İşte bu çalışma, shinrin-yoku’nun sayısız faydası sayesinde ormanın şifalı gücünden gerek bizzat ormana giderek gerek ormanı evimize taşıyarak nasıl faydalanabileceğimiz, ek olarak bu pratiklerin kan basıncını dengelemekten stres seviyesini düşürmeye uzanan faydaları konusunda bilgi edinmek için eşsiz bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83062</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5840898-9dbb-448f-a5ac-903e733349b6.jpg</image:loc>
            <image:title>7 Farklı Ses</image:title>
            <image:caption>Yedi farklı öykücünün çalışmalarından derlenen bu küçük kitabı, yayına hazırlayan Ferhat Uludere şöyle anlatıyor: ‘Kitabın sayfaları arasında birbirinden farklı yedi öykü yer alıyor. Her biri farklı tarzda ve farklı bir teknikle yazıldı… Elinizde tuttuğunuz kitap küçük bir kitap olabilir ama her bir öykünün hayatla bir derdi var.

Kitapta yer alan öyküler İstanbul Müjdat Gezen Sanat Merkezi ve İzmir Yazı Çizi Çeki Atölyesi’nin ortaklaşa gerçekleştirdiği Yaratıcı Yazarlık Atölyelerinin ürünleri. Nerdeyse bir yıla yakın bir süre, üzerinde çalışılmış metotların kağıda dökülmüş halleri. Türk öykücülüğünün yeni seslerini tanımak için güzel bir derleme olduğunu düşünüyoruz, keyifli okumalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83063</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93fa15ed-ec9c-42eb-9204-1b4cf0fe312a.jpg</image:loc>
            <image:title>Marx Bu İşe Ne Derdi?</image:title>
            <image:caption>Sosyal medyaya olan bu bağımlılığınızı görse acaba Kant ne derdi, diye düşündünüz mü hiç? Yahut televizyonda neyin seyredileceği tartışmalarını Platon gelse çözer miydi, diye? Peki ya Hobbes, tatile çıktığınızda hamsterınızı beslemeye razı olur muydu sizce? 

Gündelik sorulardan ve sorunlardan 40 tanesinin, çağımızın belli başlı siyasi meselelerine dalıp araştırmak için bir sıçrama tahtası niyetine kullanıldığı bu kitap sizlere, siyaset teorisi üzerine hızlandırılmış bir kurs ve gelmiş geçmiş en değerli siyaset düşünürlerinin kuramları ve fikirleri üzerine bir giriş sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83064</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e552a1e-5ef7-4888-bae0-b6d527e1f0d5.jpg</image:loc>
            <image:title>En Hakiki Mürşit Gülleyla’ya Anılar</image:title>
            <image:caption>“Koğuşta yazdığım yazılarda kendi yaşamımı anlatmıştım, ama yalnız içimi dökmek, tutuklulukla savaşımda özbenliğimi yitirmemek için mi, yoksa özel durumumun dışında herkesçe okunup benimsenebilecek bir söz söylemek, bir bildiride bulunmak için mi? Kısacası bir yazın değeri var mıydı bu yazıların? Koğuşta bunu hiç düşünmedim, içimden geldiği gibi yazdım.” 

12 Mart 1971. Hümanizim anlayışının Türkiye’de yaygınlaşmasına öncülük etmiş yazar ve çevirmen Azra Erhat, o dönem pek çok aydın gibi tutuklanır ve dört ay Maltepe Askeri Cezaevi’nde kalır. Yaşamöyküsünü kaleme almaya da o günlerde başlar. Yeğeni Gülleylâ’ya öyküler anlatır gibi yazdığı anılarında çocukluk ve ilkgençlik yılları vardır. Gülleylâ’ya Anılar, “En Hakiki Mürşit” adıyla ve dört bölüm olarak yayımlamayı planladığı anılarının ilkidir. Cezaevinden çıktıktan beş yıl sonra yazmayı sürdürdüğü yaşamöyküsünün “Koğuştan Sevgi’ye” adlı ikinci bölümünü tamamlayamadan aramızdan ayrılır Azra Erhat. Burada anlatılanlar, onun kırılmaz aydın duruşunun en canlı örneğidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83065</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23e1a61f-011f-446c-b792-ec255602fcab.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağımlılık Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>Bir bağımlının düşünce yapısına nasıl nüfuz edebiliriz? Ailemizdeki ya da yakın çevremizdeki bağımlılara yardımcı olabilir miyiz? Peki ya yardım etmek isterken daha kötü sonuçların doğmasına sebep olabilir miyiz?

Bağımlıların düşünme şekli, etraflarındaki herkesi aynı kıskaca alacak şekilde işler: Bahaneler üretmekte ustadırlar, başlarına gelenler neredeyse tamamen dış etmenlere bağlıdır ve her zaman çaba gösterdiklerini iddia ederler.

İşte Abraham Twerski, bu döngüden nasıl çıkılacağını bu kısa ama etkili kitapta ele alıyor. Kendini ve başkalarını kandırmanın özsaygı duygusunun altını nasıl kazdığını ve bağımlılıkla mücadele edenlerin çabalarını nasıl tehdit ettiğini açıklıyor. Bağımlıların ve onların yakınlarının geçtikleri yolu, uzun kariyeri boyunca karşılaştığı ilgi çekici vakalarla örnekliyor. Bağımlılık Psikolojisi, bağımlı düşüncelerden kurtulup sağlıklı bir yaşam sürdürmek isteyenler için ideal bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83066</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b783c614-8c9e-4ac7-8f80-20854b57fda0.jpg</image:loc>
            <image:title>Levayih-i Hayat</image:title>
            <image:caption>Fatma Aliye’nin yazarı olduğu Hanımlara Mahsus Gazete’de tefrika edilip kitaplaşan Levâyih-i Hayat –Hayattan Sahneler- adlı mektup romanı, Osmanlı kadınlarının gözünden aşk ve evlilik sorunsalına ışık tutar. Fatma Aliye, farklı kadınlıkları ve erkeklikleri ele alarak evlilik kurumunu, aile içi şiddeti sorgular; kadınların insanca yaşamalarının yolunun ekonomik özgürlük ve eğitimden geçtiğine vurgu yaparken aşk üzerine de felsefi bir tartışma yürütür. Fatma Aliye (1862-1936) 1889’da “Bir Kadın” imzasıyla çevirdiği, George Ohnet’den Meram romanıyla edebiyat dünyasına ilk adımını atar. 1891’de yayımlanan ikinci yapıtı Hayal ve Hakikat’i Ahmet Mithat’la yazar. Çok geçmeden sırasıyla Muhadarat, Refet, Levayih-i Hayat, Udi ve Enin romanları kendi adıyla yayımlanır. Refet ve Udi Türk edebiyatının çalışıp ayakları üzerinde duran ilk kadın karakterlerini anlatır. Romanlarındaki başkarakterlerin hepsi mücadeleci ve güçlü kadınlardır. Yapıtları yurtdışında ilgi görür. 

Udi romanı 1899’da Gustave Séon tarafından Fransızcaya çevrilir. Ev ziyaretleri yapan Avrupalı kadın gezginlerin Osmanlı kadını hakkındaki yanlış izlenimlerini değiştirmek için kaleme aldığı Nisvan-ı İslam 1894’te Rus şarkiyatçısı Olga de Lebedef ve Nazimé Roukié tarafından Fransızcaya ve Beyrut’ta tefrika edilmek üzere Arapçaya çevrilir. 1893 Chicago Kitap Fuarı için hazırlanan The Woman’s Library of The World’s Fair kataloğunda biyografisi ve kitapları yer alır. Filozofların biyografilerinden oluşan Teracim-i Ahval-i Felasife adlı yapıtıyla felsefi bir deneme olan Tedkik-i Ecsam Türkiye’de bir kadın kaleminden çıkan ilk felsefe yapıtlarıdır. Kosova Zaferi ve Ankara Hezimeti ile yarım kalan Ahmet Cevdet Paşa ve Zamanı bir kadın yazara ait ilk tarih yapıtlarıdır. İslam’ın ilk zamanlarında yaşamış kadınların biyografilerini yazdığı Nâmdârân-ı Zenân-ı İslâmiyân çalışması ise bugün yeni yeni oluşmaya başlayan feminist tarih bilincinin erken örneğidir. Kadınlara ait en uzun süreli yayın olan Hanımlara Mahsus Gazete’nin ilk günden itibaren etkin bir kalemi olan Fatma Aliye, makalelerinde İslam’ı ataerkil yorumlarından sıyırarak yorumlamayı önerir ve çokeşliliği, evlilik ve örtünmeyi bu yaklaşımla ele alır. Fatma Aliye, döneminde büyük bir cesaret, inat ve direniş sergileyerek kalemi elinden bırakmamış, kendinden sonra gelen kadın edebiyatçıları da yazılarıyla desteklemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83067</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67b8dc3a-6ac5-4e5d-ab01-ea626ed42a0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Maya’nın Okuldaki İlk Günü</image:title>
            <image:caption>Bugün Maya’nın okuldaki ilk günü ama o, okula gitmek istemiyor. Çünkü bazı endişeleri var.,

Peki Gül ve İnci Öğretmen’in yardımıyla Maya, bugüne hazır olabilecek mi dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83068</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e9d3f84-cfbe-484f-8303-d39a0b666a5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dayının Casusları</image:title>
            <image:caption>Çok fazla kişi vardı. Birbirlerini tanımaları istenmiyordu…
Malikanenin içerisinde de eşi ile kalmadı...
Bahçede bulunan küçük müştemilatta dört gece geçirdiler... Malikaneye giderken yol üstünde eşyalarını görevliye bıraktılar.
Kendilerine bir de kod isim verilmişti.
Ve orada ilk kez şunu duydu: “Dayının akrabaları geldi, haber verin!”
Kim bu dayı?
O gün ilk defa sabah beş civarında uyanır...
Heyecanlıdır...
Elindeki mektubu kriminal şubeye götürecek ve “kim” olduğuna ulaşacaktır...
Eşini öper, çocuklarına sarılır ve... Hayal kırıklığı yaşar...
Çünkü parmak izi tespit edilememiştir...
Bir dostu pasaport şubeye gitmesini söyler ve gider...
Artık ilk parmak izi tespit edilmiştir!
Türkiye’nin tarihi yeniden yazılacaktır...
Kim bu hayalet?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83069</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b18efbde-143c-445a-bb0b-851c1373d7a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Neo - Kolonyalizm (Yeni Sömürgecilik) Aracı Olarak Kitle Turizmi</image:title>
            <image:caption>21. yüzyıla gelindiğinde klasik anlamda kolonyalizm sona erse de batının eski sömürgeleri üzerinde egemenlik kurma gayretleri sona ermemiştir. Eski sömürgeci ülkeler aynı amaçlarını çoğunlukla farklı yöntemlerle devam ettirme gayretindedir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan ve neo-kolonyalizm olarak adlandırılan bu dönemde modern kitle turizminin de neo-kolonyalizm aracı olarak kullanıldığı özellikle uluslararası alanyazında sık sık dile getirilmektedir. Kitle turizminin neo-kolonyalist etkileri ile Türkiye’de mücedele etmek zorunda bırakılmışsa da ulusal alanyazında kitle turizmi ve neo-kolonyalizm ilişkisini ortaya koyan, bu doğrultuda kitle turizmine farklı bir bakış açısı getirerek inceleyen bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu nedenle alanyazındaki önemli bir boşluğu doldurmak amacıyla kitle turizmi ve neo-kolonyalizm ilişkisini ele alan bir çalışmanın yapılmasına gereksinim duyulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83070</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18fa76a6-c8a8-466f-9aef-a247b1fe7bdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Yanı ve Her Şeyiyle 18. Yüzyıl İstanbul’u</image:title>
            <image:caption>18. yüzyılda yaşayan bir Yeniçeri’nin, Emir Mustafa’nın, İstanbul’a dair yazdığı bu ayrıntılı manzum eser, gündelik hayatın neredeyse her detayının ele alındığı tam anlamıyla bir İstanbul Ansiklopedisi. Yeniçeri ozanı Emir Mustafa’nın, I. Mahmud (1730-1754), III. Osman (1754-1757) ve III. Mustafa (1757-1774) dönemlerini içine alan en az 45 yıllık bir süre boyunca büyük gözlem yeteneğiyle yazdığı dörtlüklerden oluşan eserde İstanbul’un 18. yüzyılı için, başta tarih, coğrafya ve mimarlık olmak üzere, çok daha çeşitli alanları ilgilendiren bilgiler yanında, günlük yaşamı yansıtan insan merkezli çok zengin folklorik malzeme de yer almaktadır. Sadece ilgilileri için değil, zamanda yolculuğa çıkıp 18. yüzyıl İstanbul’unun sokaklarında dolaşmak isteyen herkes için bir zaman tünelinin kapısını aralıyor bu eser. 

Hocaların hocası Prof. Dr. Mertol Tulum’un büyük bir titizlikle hazırladığı bu İstanbul Ansiklopedisi, her şeyden önce İstanbul eksenli kültür tarihi çalışmalarımız için büyük katkılar sunacaktır. Ketebe Yayınları olarak bu devasa eseri kültür hayatımıza kazandırmaktan dolayı iftihar ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83071</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e91bb0d2-d8de-4c05-929d-0e47eeef2c7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Yazıları</image:title>
            <image:caption>Olumlu Düşünen İnsan Olmak

Gittiği her yere barış götürebilen, bölücü değil bağdaştırıcı olabilen, nefret olan yere sevgi, yaralanma olan yere affedicilik, kuşku olan yere inanç, ümitsizlik olan yere ümit, karanlık olan yere aydınlık ve üzüntü olan yere sevinç paylaştıran bir insan…

Kusurları görenlerden değil kusurları örtenlerden, teselli arayanlardan değil teselli edenlerden, anlayış bekleyenlerden değil anlayış gösterenlerden, yalnız sevilmeyi isteyenlerden değil sevenlerden olabilen bir insan…

Yağmur gibi hiçbir şey ayırmadan aktığı her yere canlılık bahşeden, güneş gibi hiçbir şey ayırt etmeyip ışığı ile tüm varlıkları aydınlatan, toprak gibi her şeyin üzerine basıldığı halde hiçbir şeyini esirgemeyip nimetlerini verebilecek bir insan…

Alan değil veren ellerin, affedici olduğu için affedenlerin ve sonsuz yaşamda yeniden doğanlara sevgi katabilecek bir insan olmak…

Murat Ertan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83072</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59686c07-e681-478f-96ee-b69f3f23606e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Kasabası - Haklarımızı Öğrenelim</image:title>
            <image:caption>&quot; Gözlerimi kapatıp hayal kurmaya başlardım. Gökyüzünden çağırdığım kuş beni alır ve bulutlara çıkarırdı. Bir buluttan diğerine atlar, Güneş&apos;i kucaklardım.

Bulutların üstünde bütün Dünya&apos;yı dolaşırdım. Köylerin, kasabaların, şehirlerin üstünden geçerken Oyun oynayan çocuklara el sallardım. Ve şarkı söylerdim.&quot;

Bu kitap Türkiye&apos;nin de imzaladığı Çocuk hakları Sözleşmesi&apos;ne göre kurgulandı.
&quot; İstemediğiniz sürece hiç kimse size dokunamaz. &quot; Böyle bir durumla karşılaştığınızda mahallenizin muhtarına, öğretmeninize, polise veya jandarmaya bildirmelisiniz. ALO 183&apos;ü arayabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83073</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/583a44dc-ba0d-43a0-b4b3-4d0b08558cd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin İçin Küçüğüm - Nutuk</image:title>
            <image:caption>Çocukluğuma, gençliğime, hayatıma damga vuran ulu önderimizin en büyük eseri olan &quot;Nutuk&quot; u annemin evindeki büfenin kitaplığında buldum. İzmir&apos;i seyredip itinayla tekrar sayfalarına dönmeye başladım. Büyüklere yazmış olduğu bu büyük esere bakalım istedim.

&quot;Yaşadığımız sürece defalarca okumalıyız! Çocuklarımıza okutmalıyız!&quot; düşüncesiyle öykü tadında geleceğin aydınlık yüzlerine armağan ettik. Birlikte okumak ve okutturmak niyetiyle...

Okuyun ve okutturun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83074</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32b5034b-2b1d-491b-b045-281a2a773c51.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı</image:title>
            <image:caption>Oğlan şimdi arkasında bıraktığı yılların hesabını yapıyor. Kendi kendisini sorguluyor, tarihiyle yüzleşmek istiyordu. Ne umduğunu, ne bulduğunu bilmek istiyordu. Aklındakini yazıya döküp düşüncelerine görsellik kazandırmak istiyordu. Dante’nin belirlediği yolun yarısını şimdi çoktan geçmiş biri olarak, geçmişinin muhasebesini yaparken anılara sığınmanın ayakta kalabilmenin başat koşullarından biri olduğunu söylüyordu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83075</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/398a9ada-f183-4edb-bb2e-0c7df2db8a5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalsiz İnsan</image:title>
            <image:caption>“Anlaşılan zamanı gelmiş evlat.” diyerek çekmecesinden kâğıdı silgiyi ve kalemi çıkardı. İlk önce kâğıdı koyarak üstüne de silgiyi ve kalemi koydu. Berkan tereddüt etmeden kalemi eline aldı. 
“En son silgiyi seçmiştin şimdi neden kalem?” 
 “Ben geçmişi silip de geleceğime ihanet edemem. Nehir ve Caner bana hayatı öğretenlerdir. Eğer silgiyi seçersem onlara ihanet etmiş olurum.  Kaderimi kendim yazacağım. Kendim oynayacağım bu hayat oyununu. Kimsenin hayatıma karışmasına izin vermeden devam edeceğim.” 
 
“Nehir, yıllar önce verdiğin karar için sana teşekkür ederim. Eğer o zaman söylemiş olsaydın olaylar çok farklı olurdu. Şuan ise her şey istediğim gibi.  İkinci kitabımı da yayınladım.  Fazla para kazanamıyorum ama olsun. Karnım yarı aç yarı tok. Bilirsin ben alışkınım böyle yaşamaya.
Sonuçta kalıcı eserler bırakma çabası içindeyim. Nehir, sana olan sevgim hiç azalmadı. Şunu bilmelisin ki ben seni gün geçtikçe daha çok seviyorum. Sana yeni kitabımın son sayfasını okuyacağım. Sende söz verdiğin gibi sessiz sedasız ve soluk almadan dinleyeceksin.” 

Kitaptan Alıntılar… 
 
“Bir hayale sahip olmak istiyorsanız bedelini mutlaka ödemelisiniz.&quot; 
-Emre Balta</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83076</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/623daf87-a218-42e0-9eb9-9c52016638e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Unutkan</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83077</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19eb3aaa-cf51-4cd8-bb9a-4bcfea015566.jpg</image:loc>
            <image:title>Örgütsel Davranış</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm Örgütsel Ustalık 
İkinci Bölüm Örgütsel Özdeşleşme 
Üçüncü Bölüm Örgütlerde Karanlık Unsurlar: Narsisizm-Makyavelizm-Psikopati 
Dördüncü Bölüm Örgütlerde Dünyanın En Eski Medya Pratiği : Dedikodu Ve Söylenti 
Beşinci Bölüm Atalet
Altıncı Bölüm Sanal Kaytarma 
Yedinci Bölüm Presenteeısm ( İşte Var Olamama Sorunu ) 
Sekizinci Bölüm Nepotizm 
Dokuzuncu Bölüm Örgütsel Dışlanma 
Onuncu Bölüm Yabancılaşma 
On Birinci Bölüm İş Stresi Ve Tükenmişlik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83078</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f6381c2-363d-4735-b547-e38b6851f747.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağımsızlık Sonrası Kazakistan’ın Uluslararası Terörizmle Mücadeledeki Tutumu - Hukuki Bir Bakış</image:title>
            <image:caption>Terörizm, gittikçe ürkütücü boyutlar kazanan, zamanımızın en tehlikeli ve karmaşık olgularından biri olarak ortaya çıkmıştır. Dünyada terör eylemlerinin sayısının artması, yalnızca terörizmle ve onun sonuçlarıyla mücadele etmekle kalmayıp, aynı zamanda bu eylemlerin işlenmesini önlemeyi de mümkün kılacak bir hukuki temelin oluşturulmasını gerektirmektedir. Bu çerçevede, sorunu yakından araştırmak için uluslararası terörizmle mücadeleye yönelik kabul edilmiş uluslararası düzenlemelerin ve Kazakistan’ın mevcut mevzuatının gelişimini bu çalışma kapsamında incelemeye çalıştık. Bunun yanı sıra, çalışmamız boyunca ortaya çıkan hukuki zemin çerçevesinde, Kazakistan’ın terörizmle mücadeledeki tutumunu da ele aldık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83079</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1358dcc-d0a4-4667-8cef-3a9ec3dbec06.jpg</image:loc>
            <image:title>Amcam Bir Robot</image:title>
            <image:caption>Robotların günümüz çocuklarıyla imtihanı...

Amcam Bir Robot, &apos;&apos;Küçük Yıldızlar - İlk Okuma Kitaplığı&apos;&apos; serisindeki yerini alıyor.

&apos;&apos;Okuma Seviyesi 3&apos;&apos; olarak sınıflandırılan bu heyecan verici öykü, 7 yaş ve üzerindeki öğrencileri, bilimin ışığında, hem eğlenceli hem de öğretici bir okuma serüvenine davet ediyor.

Bilgi çağındaki çocukların, mekanikleşmeye yüz tutan günlük hayatlarından renkli bir kesit sunan Amcam Bir Robot, evle okul arasında günlerini geçiren kâşif ruhlu iki arkadaşın, bilimi ve teknolojiyi nasıl kendi hedeflerine göre şekillendirebileceklerini sevimli bir hikâye aracılığıyla anlatıyor.

Akıldan hesap vakti! Cem!

234 artı 126 kaç eder? 20 saniyen var! DÜDÜÜT!

Cem&apos;in matematikle başı &apos;&apos;azıcık&apos;&apos; dertte! Tamam tamam, fena hâlde dertte! Hatta sınıfta kalabilecek kadar! Hele ki, soruları soran kişi eski bedenci Dehşet Demir ise ve yanıtı da saniyeler içinde bekliyorsa… Akıldan hesap yapmak zor, bunu saniyelerle yarışırken yapmak daha da zor! Cem robot değil ya! Gerçi, evde ve okulda neyi ne zaman yapması gerektiğine dair sürekli &apos;&apos;komutvari&apos;&apos; yönergeler aldığı için biraz robotlaşmış gibi hissetse de, o yine de kendi bildiğini okumaya kararlı. Off, keşke hakiki bir robot olsa da hayatını kolaylaştırsa! Durun bir dakika! Arkadaşı Mert&apos;in bu konuda dâhiyane bir buluşu var. Ve işte huzurlarınızda, her şeyi şıp diye bilen, matematik yeteneği ile Dehşet Demir&apos;i bile birkaç işlemde yenebilen, insan kılığında bir android: Bay Robi!..

Yetişkinlerin çocukların omzuna yüklediği &apos;&apos;ağır&apos;&apos; sorumlulukları tatlı tatlı eleştiren kitap; başarıya giden yolun önce inanmaktan geçtiğini hatırlatıyor, küçükleri kendilerini daha yakından tanımaya ve potansiyellerinin farkına varmaya çağırıyor.

Amcam Bir Robot, son bölümünde yer verdiği sözlük ve soru sayfalarıyla, okurlarının kelime dağarcığını zenginleştiriyor, okuduklarını daha iyi anlamalarına ve pekiştirmelerine olanak sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83080</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/390188e2-60cf-4bca-9e3a-cde23d47f03e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kule Saatindeki Kuzgun</image:title>
            <image:caption>“Bir daha tesadüfen bile karşılaşmayalım; bu mektup benden size son söz olsun! Benim için dünyada en sevgili varlık olan aşkımız adına rica ediyor ve ricamı tutacağınızı biliyorum. Ben zaten sadece sizi hatırlamakla yaşayacağım ve yeniden buluşabilmemiz için yılların geçmesini bekleyeceğim… Bundan başka ne olursa olsun, bana göre hepsi bir… Ben buna razı olacak, günlük hayatın renksiz ıssızlığına dalacağım. Allah’a ısmarladık! Rüyalarımı güzelleştirdiğin için sana teşekkür ederim; çünkü aklım erdiği günden beri hep seni hayal ettim.”

Kule Saatindeki Kuzgun, Macar Edebiyatı’nın usta kalemi Kálmán Csathó’nun şüphesiz ki en iyi romanıdır. 19.yy. Macar Edebiyatı’nın en büyük romancılarından biri kabul edilen Kálmán Mikszáth’ın izinde yürüyen Csathó, akıcı ve nükteli bir dile sahip olup, kendisinin de içinde bulunduğu Macar asil sınıfını çok iyi kavramış ve resmedebilmiştir.  Modernleşme süreciyle birlikte toprağından olan bu sınıf geleneksel yaşam ve düşünce tarzını değiştirmek ve modernitenin getirdiği yeni koşullara uyum sağlamak zorunda kalmıştır.

 Roman kahramanlarından biri olan ve can alıcı cazibesiyle etrafındaki herkesi kendine hayran bırakan Laszlo Sivany de aristokratik tavır ve gururundan vazgeçmeyen bir Don Juan’dır. Lenke ise Sivany’i bütün ömrü boyunca büyük bir aşk ve hayranlıkla sevmiş genç bir kadındır. Ancak Lenke’nin büyük aşkına aşılmaz engeller, geçilmez hudutlar mânidir. Sevdiğiniz insana kavuşmak için neler yapabilir, aşkınız için ne kadar ileri gidebilirsiniz? Macar asil sınıfının tarihsel dönüşümünü arka planına alan bu sürükleyici roman sayesinde kendinize bu soruları soracaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83081</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78af8ea9-bffc-4ee5-916e-46ab84fb3576.jpg</image:loc>
            <image:title>Rump - Rumpelstiltskin&apos;in Gerçek Hayat Hikayesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Adının kaderin olduğu sihirli bir krallıkta, 12 yaşındaki Rump, herkesin alay konusudur. Ancak eski bir çıkrık bulduğunda şansı dönüyor gibi görünüyor. Rump, samanı altına eğirmek konusunda bir yeteneği olduğunu keşfeder. En iyi arkadaşı Kırmızı Başlıklı Kız Red, sihrin tehlikeli olduğu konusunda onu uyarır ve haklıdır da. Eğirdiği her iplikle birlikte Rump, başına derin bir lanet örüyordur. 

Büyüyü kırmak için Rump, tehlikeli bir arayışa girmeli; periler, troller, zehirli elmalar ve kötü aptal bir kraliçeyle savaşmalıdır. Olasılıklar ona karşıdır ama cesaret, dostluk ve bir parça küstah mizah duygusu ile Rump, sonunda zafer kazanabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83083</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df4888e2-f949-4170-86ed-630153d77ab6.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatta Kadın ve Eğitim</image:title>
            <image:caption>Edebiyatta Kadın ve Eğitim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83084</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/665e450d-86a1-475c-a119-57629957b048.jpg</image:loc>
            <image:title>Varoluşçuluk Fenomenoloji Ontoloji</image:title>
            <image:caption>“Varoluşçuluk, fenomenoloji ve ontoloji üç önemli yönelimsellik düşünce ve eylem için. Kitapta yer alan metinlerde bunun aşikâr olduğu yerler var, bazense amaç örtük. Düşünmenin ya da felsefenin kurumsallığı dendiğinde eklektik gibi kaçabiliyor. Gelgelelim, düşünmenin kurumsallığı, felsefenin kendini daha rahat hissedebildiği bir yerin mevcudiyeti arayışı, düşüncenin ontolojik-tarihsel zeminine dair bize bir şeyler söylüyor. Bu yüzden, üç temel çağdaş felsefe akımını ele alırken, onlara zemin olan ve günümüzde onları buluşturan problemli alanı da heybemize katmak istedik.”
Güçlü Ateşoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83085</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bc82e89-aca2-4505-876d-4cb5641b86fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Katalanlar - Avrupa’da Ayrılıkçılık</image:title>
            <image:caption>Modern İspanya siyasi tarihinde Katalan bölgesel talepleri hep kritik önemde oldu. Katalan bölgeciliği 1930’ların sonundan 1970’lerin ortasına kadar İspanya’da siyasi rejimin en önemli hedeflerinden, yani Komünistler, Masonlar gibi en önemli düşmanlarından biri olarak kabul edildi. Franco rejimi İspanya’yı bölünmeden kurtarmak için bölgesel kimlikleri ve siyasi talepleri bastırmakta tereddüt etmedi. Milli devlet içinde merkezileşmeye karşı mücadele tarihinden gelen Katalanlar milli devletin yeni bir bağlamda şekillendiği Avrupa bütünleşmesi içerisinde kendilerine yeni bir siyasal kimlik siyaseti belirlemek durumunda kaldılar. Katalan örneği bize sosyal ve kültürel sınırların ne kadar karmaşık ve akışkan olduğunu net bir şekilde göstermektedir.

Kıvanç Ulusoy elinizdeki kitapta 20. yüzyılda siyasal ve toplumsal çalkantılarla altüst olan ama her durumda krizlerden çıkan ve demokrasiye doğru kararlı adımlar atan eşsiz bir ülkeye, İspanya’ya odaklanıyor. İspanya’daki en köklü sorunlarından biri olan Katalan bölgeciliği ise çalışmanın esas meselesi: ayrılık istekleri, özerklik siyasetleri, referandumlar, dil talepleri, barışçıl protestolar, anayasal hak mücadeleleri ve maruz kalınan baskılarla bir halkın demokratik dünyaya girişinin sancılı ve uzun tarihi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83086</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/098ba2f8-3a67-489e-b939-5006449df057.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Cephesi</image:title>
            <image:caption>Hayal gücümün derinliklerinde keşfettiklerim tehlikeliydi. Dickensvari gecekondular, ancak gerçekte mükemmel derecede saygın sayılan çalışan kesimin semtleri vardı. Duvarlarda, demiryolu köprülerinde ve kaldırımlarda tuhaf bir duvar yazısıyla karşılaştım, üstünden çapraz çubuk geçen ters çevrilmiş bir “Y” harfi, çocukça ve basitçe oluşturulmuş, bu sebeple de anında fark edilen bir insan biçimi. Arada sırada beş köşeli bir yıldız iliştirilmiş, çoğu zaman da kargacık burgacık çizilmiş bir orakla çekiç eşliğindeydi.

“İnsan Cephesi, büyük bir hikâyeden isteyebileceğiniz hemen her şeye sahip: karakter, sezgi, olay örgüsü. Duygu, his, olay ya da manzarayı ileten tasvirin ve açığa çıkışının kalitesi. Maddeye dönüşmesi. Zihninizi sersemletip çalıştıracak bir şey.”
Iain M. Banks

“İnsan Cephesi tam anlamıyla insanı nakavt ediyor… zarif, nazik ve kahkahalarla güldürecek kadar komik. Bu son nitelik bile okuru kendi başına tuhaf bir yolculuğa çıkmaya davet ediyor...”
Rick Kleffe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83087</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c78b9f9-181a-49e5-966f-d358e895cabf.jpg</image:loc>
            <image:title>Nü</image:title>
            <image:caption>Richard Leppert, geçmişten günümüze sanatta nü’nün izini sürerken çıplaklığı, toplumsal hayat ve kültürel bağlam çerçevesinde değerlendiriyor. Sınıf, cinsiyet, yaş ve ırk ayrımlarının, insanın varoluşu açısından doğurduğu sorularla beraber bize sanattaki nü’yü okumanın, inceliklerini fark etmenin, mesajlarını algılamanın yollarını gösteriyor. İnsana ait temel özellikleri mutluluk, arzu, korku, kaygı ve utanç gibi temel duygularla ölçerken Batı modernitesinde insan bedeni’nin bizlere ne söylemeye çalıştığını gözler önüne seriyor. Sanatta nü’nün yalnızca çıplaklık olmadığını, üzerine Batı dünyasının tarihçesinin yazıldığı bir anıt olduğunu anlamamızı sağlıyor Richard Leppert. Nü, yalnızca sanat alanının profesyonellerine ve öğrencilerine değil, aynı zamanda sanat eserlerini değerlendirebilmeyi ve yorumlamayı isteyen herkese yol gösteriyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83088</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51377ab4-67b0-494f-a8c4-e9b1d423d0b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözsüz Sızıntı 1</image:title>
            <image:caption>Bu kitap yalnız polisler ve gizli servis elemanları için değil ister öğrenci ister akademisyen ya da sadece tesadüfen ilgilenen herhangi birisi olsun, herkes için çok değerlidir. Sözsüz iletişime dair her gün büyüyen sözsüz iletişim çalışmalarına büyük bir katkıdır ve benim bakış açıma göre okuma ve değerlendirme için çok değerlidir.
Joe Navarro

Bu kitap, daha kolay okunması ve konu bütünlüğü sağlanması için iki kitap haline getirildi. Bu kitaplardan birincisi, sözsüz iletişim ve onun alt başlığı olan beden dili kavramını derinlemesine inceliyor. İkinci kitap ise bu ilk kitabın temelleri üzerinde, aldatma ve yalana dair geniş bir incelemeyi içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83089</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e0595e7-84b8-4295-8707-5f0243feac4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Terörizm ve Hükümetler</image:title>
            <image:caption>ANARŞİSTLER, EŞİTLİKÇİLER, GELENEKÇİLER, ÇOĞULCULAR, BÖLÜCÜLER VE REFORMİSTLER KİM VE NEDEN BAŞKALDIRIP HÜKÜMETLERE KARŞI SİLAHLI MÜCADELEYE GİRİYORLAR? 
 
TARİHE BAKILDIĞINDA, BU GRUPLARIN HANGİSİ BAŞARILI OLMUŞ VE SİYASİ AMAÇLARINA ULAŞABİLMİŞTİR? 
 
BUNLARIN YURTİÇİ VE YURTDIŞI DESTEK SİSTEMLERİ NASIL ÇALIŞIYOR VE MÜCADELE ALANI OLARAK NERELERİ SEÇİYORLAR? 
 
TERÖRİZM HEMEN ÖNLENEMEZ VE EYLEMLER GİDEREK ARTARSA, HANGİ DURUMLARLA KARŞI KARŞIYA KALINIR? 
 
GAYRİNİZAMİ SAVAŞLA YÜZ YÜZE GELEN HÜKÜMETLER VE ORDULARI BEKLEYEN SORUNLAR NELERDİR? 
 
KONTRGERİLLA NEDİR, NASIL BİR GÜCE VE TEŞKİLATA SAHİPTİR? 
 
KONTRGERİLLA; İSTİHBARAT, PSİKOLOJİK VE ASKERİ OPERASYONLARI NASIL YÜRÜTÜYOR? 
 
KONTRGERİLLA, HÜKÜMET VE REJİME AİT FAALİYETLERİN DE İÇİNDE Mİ? 
 
EMPERYALİZM KURDU SAĞLAM ELMADA BULUNMAZ.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83090</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3021a1c4-31f2-49c7-bbe9-9579f5d237d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Şebeke</image:title>
            <image:caption>Anadolu’da bir Osmanlı sancağında iki cinayet işlenmiştir. Aynı usulle işlenen bu cinayetlerin maktulleri kilitli odalarda bulunur.
İşlenmesi imkânsız görünen bu cinayetleri Sultan tarafından İstanbul’dan görevlendirilen Eşrefzade İdris Bey çözecektir. Gizemli aile üyelerinden iş ortaklarına, evdeki hizmetliden mahalle esnafına kadar herkes şüpheliler listesinde... 

    İdris Bey, somut delilleri toplamakta usta olmasının yanı sıra akıl yürütme becerisi sayesinde pek çok kişinin göremediği detayları görmektedir. Adım adım iz sürerek katilin peşine düşer fakat kendini Devlet-i Âli’nin dahi içine sızmış bir ihanet ağının ortasında bulur. Mesele tahmin ettiğinden çok daha büyüktür.
Yardımcıları Zabit Musa Bey ve afacan sokak çocuğu Ali Cengiz ile hainlerin peşine düşen İdris Bey’in maceraları Kızıl Şebeke ile başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83091</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e5700fa-109a-4673-8b0a-c3deb5a678ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay ışığım</image:title>
            <image:caption>“Bu dünyaya sıkıştırıldık biz. Ya öncesinde daha mutluysak? Ölünce nereye gidecek bu ruh dediğimiz. Böcekler kemirirken o bakmalara doyulmayan yüzünü, ne hissedeceksin Eşref? Hiçbir şey ha, nereden biliyorsun? Ya burası başka türlü bir yerse? Hiç düşünmediğimiz ve düşünmek bile istemeyeceğimiz bir yerse. Doğumla ölüm arasına sıkıştırılmış kendi cehennemini yaşayan zavallılarsak. Acı için, ıstırap için gönderildiysek buraya? Altmış-yetmiş senelik bir ömür için çok değil mi bu kadar eziyet. Ve yaşlılık ne çabuk gelip ne uzun sürüyor da, gençlik ne kısa. Böyle olmaz Eşref. Peki, ben bir daha gelecek miyim bu dünyaya? Ona da yok dersiniz siz değil mi?” 
 
     Özlem Binel, saflığın gölgesinde aşkı ve tutkuyu anlatırken Kurtuluş Savaşı mücadelesini de romanının arka planına koyuyor. Binel, Ay Işığım romanıyla aşkın ve mücadelenin büyüttüğü hayatlara dokunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83092</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89393165-e4c6-4716-9c39-04daab6c5359.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözsüz Sıkıntı 2</image:title>
            <image:caption>Yalan ne yalnızca kullanılan kelimelerden ne de söze dökülmemiş davranışlardan anlaşılabilir. Yetişkin insanları yalan söylerken, küçük çocuklardan ayıran en önemli özellik, onların tüm vücutlarını ve gayretlerini kullanarak yalan söyledikleridir. Bu nedenle yalan yakalamak zahmetli ve bir o kadar zorlayıcı bir çabadır. 

Sözsüz Sızıntı 2’nin tamamı yalan yakalamaya yararlı ipuçları taşır. İnsanların yalanını yakalamaya çalışmaktan önce, onları tanımaya çalışın. Gerisi kendiliğinden gelecektir. Bu kitap, kendinizi ve başkalarını tanımanın el kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83093</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86f17258-9eb1-4d65-9eac-abbc050fc82c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafada Kalmasın - Schopenhauer&apos;ın Askerleriyiz!</image:title>
            <image:caption>Cemil abi kıytırık bavulunu çekiştirip kapının ağzına geldi, daha bir hafta evvel sevdiği kadınla beraber bin bir pazarlık ile aldığı ayakkabıları geçirdi ayağına, “Tolstoy’ da seksen küsur yaşındaydı evini bırakıp gittiğinde” dedi, belli belirsiz… Yeşil gözlü kadın güldü, “O arkasında Savaş ve Barış’ı bıraktı sen, elektrik faturasını…” 
 
---
 
Can Yılmaz, Klişe Hayatlar Matbaası, Yap Bi Babalık, Bilinmeyen Numaralar ve Hayatım Roman kitaplarının ardından, KAFA’da Kalmasın serisine “Schopenhauer’ın Askerleriyiz” kitabıyla devam ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83094</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3a61913-1906-4e1a-9528-6dd930676c92.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkırların İlk İmparatorluğu - Hunlar</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihi M.Ö. 3 binlerde aydınlanmaya başladığında dünyanın farklı bölgelerinde bazı toplulukların varlığından haberdar oluruz. Bunların  Ön Asya&apos;da Mısır&apos;da Akdeniz etrafında, Hint ve Çin&apos;de bulunduğu kabul edilir ve böyle yazılır. Aynı devirlerde Orta Asya&apos;nın derinliklerinde de insanlar yaşıyordu. Nitekim komşuları Çinliler ilk efsanevi metinlerinde onlara yer veriyordu. Bu toplulukların uçsuz bucaksız bozkırlarda boy ya da boy grupları halinde yaşadıkları bildirilmektedir.

Aradan yüzyıllar geçer, tarih daha belirgin hale geldiğinde biz onları Hunlar olarak tanırız. Ancak, onlar çok önemli bir aşamaya yükselirler. Bir siyasi birlik  örgütlenmesi gerçekleştirerek bozkırların ilk devlet modelini, hatta ilk imparatorluğunu meydana getirirler. Biz bu siyasi yapılanmaya tarihçiliğimizde çok doğru bir şekilde Asya Hun İmparatorluğu adını veriyoruz.

M.Ö.221&apos;den M.S.439&apos;a kadar uzanan çok açık bir Hun tarihi söz konusu olsa da atalarını M.Ö. 2255&apos;lere   kadar götürebiliriz. Her devletin  yaşadığı kader gibi Hunlar da yükselmişler, sonra duraklamış, bölünmüş ve yıkılmışlardır. Bozkırların ağır iklim şartlarının, özellikle aşırı soğuktan kaynaklanan kıtlıkların onların zayıflamasında büyük rol oynadığı  gerçektir. Yaşadıkları bütün zorluklara rağmen Hunlar sağlam bir devlet geleneği oluşturmuşlar ve bu gelenek Avrasya tarihinde hiç kesilmeden 20. yüzyıla kadar devam etmiştir.

Ahmet Taşağıl, bu çalışmasında kaynakların verdiği bilgilere dayanarak derli toplu bir şekilde Asya Hunlarının  tarihini ve kültürünü anlatmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83095</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92b846f0-d2b2-4783-8eff-eba90d1a893a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık ve Bilinç Topraktan Başlar</image:title>
            <image:caption>İnsan, doğadaki en tahrip edici canlıdır; hep ihtiyacından fazlasını tüketir, talepleri bitmez. Her zaman sınırlarının ötesine geçme arayışı içindedir; geçer de, fakat bu gelişmenin doğada ve kendisinde yaratacak olumsuz etkilerini hesap etmez, doğanın kıymetini bilmez.

Yaşam güvencemiz doğayı aşırı hırslarımızdan dolayı yok ederken bir yandan da doğa tarafından cezalandırılıyoruz; aşırı sıcaklıkla, orman yangınlarıyla, suların azalmasıyla… Fakat insanlık hâlâ bunun farkında değil. Hâlbuki bugün geldiğimiz nokta insan eylemlerinin bir sonucu. 

Tarım ve Çevre Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’de zararlı böcek öldürücü (pestisit) tarım ilacı kullanımı 2014 yılından itibaren 2018 yılına kadar ki beş yıl içinde yüzde elli arttı. Bu göremediğimiz acı gerçek bize elimizle kendimizi, toprağımızı, canlıları her geçen gün daha çok zehirlediğimizi gösteriyor. Sürdürülebilir bir yaşam için toplumun her kesimin çevre konusunda bilinçlenmesi yeni bir çevre ve tarım politikaları oluşturulması gerekmektedir. 

Bu kitap, toprak başta olmak üzere doğanın daha iyi tanınması ve korunmasına yardımcı olmaya çalışırken belli bir bilince erişip ekolojik okur yazarlığımızı arttırarak yaşanabilir bir gelecek inşa edilebilme şansımızın hâlâ var olduğunu anlatmaya çalışıyor. 

Eğer balçıktan yapılmışsam

Bütün dünya yurdumdur benim

Bütün mahluklar da (canlılar) yakınlarım 

XI. yüzyılda İspanya&apos;da yaşamış Arap kökenli kadı, tarihçi, matematikçi ve astronomi bilgini Said Ümeyye el-Endelüsi (1029-1070)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83096</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5eb10e0b-05f4-4ae9-b9df-af6d17fe1b71.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Farklı Bu Kelebekler?</image:title>
            <image:caption>Tüm kelebekler aynı renk olsa dedim. 
Bunun resmini çizdim. 
Narkuş gördü, başladı anlatmaya. 
Dedi ki, 
“Aslında her farklı renk, 
Başka bir kelebek hikâyesi demek…” 
 
Işın Nur Cicerali tarafından yazılan ve resimlenen bu hikâyede, kırmızı kuş Narkuş aracılığıyla, kelebeklerin farklı renklerinin ne anlama geldiği sıcak bir dille anlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83097</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/342998aa-933c-48b8-bfc6-51ccd061ac78.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaptan Nero - Sezer ve Tozar 4</image:title>
            <image:caption>Sezer ve Tozar, dizinin son macerası “Kaptan Nero” ile geri dönüyor! 
 
Körfez Pansiyonu, denizin açıklarında korkunç ve gizemli şeyler olduğu haberiyle çalkalanır.  Pansiyonun yeni konuklarından Bayan Sırküpü karamsar ve gergindir, dünyanın sonunun  yaklaştığına inanmaktadır. Bu arada  ormandaki hayvanların denizde ışık saçan,  devasa bir göz gördükleri söylentisi kulaktan  kulağa yayılır. 

  Deniz fenerinin bekçisi Toraman, bir akşam can havliyle kürek çekerek yanlarına geldiğinde, Körfez Pansiyonu sakinleri, yolunda gitmeyen bir şeyler olduğuna iyice ikna olur. Sezer, Tozar, Bandi ve Kurumlugil’den oluşan küçük bir araştırma ekibi kurarlar. Araştırma ekibi, herkesi bu kadar korkutan şeyin ne olduğunu bulmakta kararlıdır. Ne var ki hiç ummadıkları kadar tehlikeli ve sürprizlerle dolu bir maceraya sürüklenirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83098</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fd82fba-87e6-4b20-b07c-06548d2f11aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Moda Lila&apos;dan Sorulur - Güzel, Açıkgöz, Cesur Kızlar</image:title>
            <image:caption>Tıpkı sana benzeyen muhteşem kızların hikâyeleri… 
 
Lila’nın annesi, onu bir oyuncak bebek gibi giydirmeye bayılıyordu. Oysa Lila’nın kıyafetler konusunda büsbütün farklı zevkleri vardı. Lila yetenekli bakıcısı İda sayesinde tüm o fiyonk ve dantellerden nihayet kurtulacak, annesine modanın sade ama yine de güzel olabileceğini kanıtlayacaktı. 

  Ödüllü yazar Beatrice Masini’nin sevilen serisi, son kitabıyla da akıllı ve cesur kız çocuklarını yüreklendiriyor, onlara kendi yeteneklerini keşfetme konusunda ilham veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83099</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/053ad073-55aa-4a8d-9ca4-73dbade21e39.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüm Kapıları Kilitle</image:title>
            <image:caption>NEW YORK TIMES ÇOKSATANI 
“Kenara çekil Rosemary’nin Bebeği, şehir paranoyasının yeni bir gotik adresi var.” 
—Ruth Ware 
 
Mükemmel bir teklif, şeytani bir karanlığı ne kadar saklayabilir? 
 
İşten kovulduğun gün sevgilinin seni aldattığını öğreniyorsun, artık bir evin yok, banka hesabında da beş yüz dolardan az para var. Jules Larsen hayatının krizlerden krizlere koşan böyle bir döneminde mükemmel bir teklif sunan gizemli bir ilanla karşılaştı. İş başvurusuna gidince New York’un en havalı binası olan Bartholomew’daki bir dairenin üç ay boyunca bakıcısı olursa karşılığında ayda dört binden, toplamda on iki bin dolar alacağını öğrendi. Yalnız bazı kurallar vardı: Ziyaretçi yasaktı. Dairede geçirmediği bir gece bile olmayacaktı. Binada yaşayan diğer insanları asla rahatsız etmeyecekti. Sonuçta Bartholomew’da ya ünlüler ya da çok zenginler yaşıyordu hatta Jules’un en sevdiği romanın yazarı da buradaydı. 
 
Jules her ne kadar binanın ihtişamına kapılsa da burada tuhaf bir şeyler olduğunu kısa sürede hissedecekti, bir daireye onun gibi bakıcılık yapan Ingrid aniden ortadan kaybolunca da ipler kopacaktı. Bartholomew’nun günümüzdeki haliyle kan dondurucu geçmişinin hiçbir alakası yok muydu gerçekten? 
 
Tüm Kapıları Kilitle’yi okurken dışarıdan tertemiz görünen hayatların sakladığı kopkoyu korkulara gömülecek, gözlerinizi sayfadan ayırmanıza izin vermeyecek, sinir bozucu bir maceraya sürükleneceksiniz. 
 
“Kapıları kilitlemek için artık çok geç – korku içeri girdi bile. Bu yılın en sevdiğim gerilim romanı!” 
—R. L. Stine, Goosebumps’ın yazarı 
 
“Sager tekinsiz, elinizden bırakamayacağınız bir psikolojik gerilim romanı yazmış… Sevilesi karakterler, müthiş bir anlatım, ters köşeler ve Rosemary’nin Bebeği’ni andıran havasıyla, Stephen King ile Gillian Flynn hayranları için vazgeçilmez bir kitap.” 
—Library Journal 
 
“Tüm Kapıları Kilitle nadide bir mücevher. Riley Sager’ın şimdiye kadarki en iyi romanı!” 
—Kate Moretti, Kaybolduğum Yıl’ın yazarı 
 
“Bir Manhattan peri masalına gizlenmiş, kâbuslardan çıkma bir gerilim hikâyesi.”
—BookPage 
 
“Sager’ın severleri ve yeni okurlar, ekonomik endişeleri çok daha karanlık şeylerle zekice harmanlayan bu gerilim romanına bayılacaklar. Korkuyu içeride, hemen yanınızdaysa, tüm kapıları kilitleseniz bile onu uzakta tutamazsınız.”
—New York Journal of Books 
 
“Riley Sager okurlarını bir lunapark trenine bindiriyor, karşılaşacağınız ters köşeler yüzünden nefes almaya vaktiniz kalmayacak.”
—Bookreporter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83100</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a206033-2bf0-44d8-9c21-1412e5c9fd41.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitmemiş Öyküler</image:title>
            <image:caption>Bitmemiş Öyküler, Tolkien’in Orta Dünya efsanesinin çok önemli bir parçasıdır. Özellikle Yüzüklerin Efendisi, Silmarillion ve Hobbit kitaplarını okuyan Tolkien hayranlarının dikkatini çekecek bu kapsamlı çalışma, yazarın yaşarken tamamlayamadığı ama oğlu Christopher Tolkien’in kendi notlarıyla sunduğu bir eser.  
 
Bitmemiş Öyküler, Orta Dünya’nın Birinci Çağı ile Yüzük Savaşı’nın sona erişi arasındaki zamana ait öyküleri kapsıyor. Çöküşü öncesindeki uzun çağlardan Númenor hakkında günümüze kalan tek öykünün yanı sıra, Palantíri ve Amroth Efsanesi de yine Bitmemiş Öyküler arasında anlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83101</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b7cd512-300e-4f8a-ab89-eaf033716d87.jpg</image:loc>
            <image:title>Vaiz 5 - Zıvanadan Çıkmış</image:title>
            <image:caption>“Garth Ennis VAİZ’le birlikte Alan Moore, Neil Gaiman gibi efsanelerin arasına katılıyor. Steve Dillon’ın çizimleri de bu macerayı bir üst seviyeye taşıyor. Sinemaya gitmekten çok daha keyifli.” 
– Kevin Smith 
 
“Çizgi romanlar kitap haline dönmeye başladığından beri yazılmış en iyi şey.” 
– WASHINGTON POST 
 
“Tür içerisinde yazılmış en iyi eser.” 
– GUARDIAN 
 
VAİZ efsanesinin beşinci cildinde Jesse, çılgın kız arkadaşı Tulip ve İrlandali alkolik dostları Cassidy, Kâse’nin kuvvetlerinden yakalarını sıyırmak için güneye doğru yol alacaklardı. Fakat biraz kafa dinlemeyi planladıkları bu sürede Jesse, ondan babasının intikamını almak için yollara düşen Götsurat’la yüzleşmek zorunda kalacaktı. Tulip ise Cassidy’nin daha önce hiç görmediği bir yanıyla karşılaşacaktı. 
 
Bonus olarak, bu ciltteki CASSIDY: KAN VE VİSKİ adlı bölümde Cassidy’nin bir vampir dostuyla yaşadığı ilk ve tek maceraya tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83102</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b146c44-c930-4313-9bf3-ea54787fb1dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykusu Kaçan Orman</image:title>
            <image:caption>Uykusu Kaçan Orman, içindeki her bir masalla bambaşka renklerin kapısını aralayan sıra dışı bir kitap. Bu masallarda periler, cadılar, hatta sihir bile yok. Ama her birinde yaşam, varoluşun takdiri, dikkatin ve bakmanın sihri var. Okurken esen fantastik dünyanın rüzgârı Tolkien’e, Le Guin’e bir hazırlık gibi. 
 
Uykusu Kaçan Orman; sakin heyecana, rögar kapaklarını saymaya, karıncaların ayak izlerini yakalamaya, kaç kafamız olduğunu yeniden düşünmeye bir çağrı. 
 
Eğitim Psikoloğu Dr. Eylem Cengiz Türk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83103</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9453f031-03d8-4c5c-a01b-a317d9a02c90.jpg</image:loc>
            <image:title>Tembel Hayvanın Hızlı Macerası</image:title>
            <image:caption>Ormanın sakladıkları bir bir açığa çıkıyor...

Tembel Hayvanın Hızlı Macerası, &apos;&apos;Küçük Yıldızlar - İlk Okuma Kitaplığı&apos;&apos; serisindeki yerini alıyor.

&apos;&apos;Okuma Seviyesi 3&apos;&apos; olarak sınıflandırılan bu merak uyandırıcı öykü, 7 yaş ve üzerindeki öğrencileri, doğanın kucağında, hem gizemli hem de bilgilendirici bir okuma serüvenine davet ediyor.

Doğal yaşamdan uzakta büyüyen kentli çocukları, dünyanın en büyük yağmur ormanlarında geçen heyecan verici bir kurtarma operasyonuna ortak eden Tembel Hayvanın Hızlı Macerası, farklı kültürlerden gelen iki gözü pek çocuğun hızla gelişen dostluğunu ve dayanışmasını gözler önüne seriyor, sorunlara karşı sağduyulu ve çözüm odaklı davranmanın önemine vurgu yapıyor.        

Sekiz yaşındaki Ekin, yaz tatilini tembel hayvanlar üzerine araştırma yapan babasının yanında, Amazon ormanlarında geçirecektir. Göğü delen görkemli ağaçları, doğal yaşamın dengesini korumaya yardımcı olan irili ufaklı hayvanlarıyla dünya oksijeninin yüzde 20&apos;sini karşılayan bu bereketli ormanlar aynı zamanda pek çok farklı kabilenin de yuvasıdır. Ekin, Güney Amerika&apos;ya doğru çıktığı bu yolculukta en çok tembel hayvanları yakından görme fırsatına erişeceği için sevinse de, kalbinde nice gizemli sır saklayan bu devasa yağmur ormanlarının ona vadettiği benzersiz keşifler için de ayrıca çok heyecanlıdır. Tatil boyunca, her sabah yeni bir maceraya uyanan Ekin, Amami Kabilesi üyelerinden olan arkadaşı Hioto ile sık sık ormanın farklı bir köşesini keşfe dalar. Bu gezintilerden birinde şüpheli bir durumla karşılaşan iki arkadaş, çok geçmeden tehlikeli bir sarmalın içine çekilirler...   Yaban hayvan avcılığını sayfalarına taşıyan ilginç öyküsüyle, tabiatın dengesini yitirmemek adına doğayı ve doğal olanı korumanın gerekliliğine değinen bu serüven dolu kitap, bitkileri ve hayvanları kendi habitatlarından koparmanın yaratacağı olumsuzluklara yönelik farkındalık kazandırıyor. Tembel Hayvanın Hızlı Macerası, son bölümünde yer verdiği sözlük ve soru sayfalarıyla, okurlarının kelime dağarcığını zenginleştiriyor, okuduklarını daha iyi anlamalarına ve pekiştirmelerine olanak sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83104</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e2ef427-8b69-4738-b636-67d84cc4d984.jpg</image:loc>
            <image:title>Liseli Harriet’ın Günlüğü - Kanserle Nasıl Savaştı?</image:title>
            <image:caption>Hat olarak tanınan Harriet Rowland, dizinde başlayan ve nadir görülen bir kanser türü olan osteosarkom tanısı konduğunda 17 yaşındaydı. O sırada Wellington, Yeni Zelanda’daki Queen Margaret College’de öğrenciydi.

Tedavi sürecinde çoğunlukla yalnızdı; arkadaşları ona destek olsalar da bazen Hat’in yeni hayatını anlayamıyorlardı. Ta ki John Green’in romanı The Fault in Our Stars’ta kanserle yaşamak hakkında dürüstçe ve açıkça konuşan bir kız olan Hazel Grace karakterine âşık olana kadar. Onun gibi, Hat de hayatın hem iyi hem de kötü yönde değiştiğini fark etti: Aşık olmak ve hastanede kalmak gibi. Hayatta hâlâ keşfedilmeyi bekleyen ne kadar çok mutluluk olduğuna şaşırmıştı.

Hat, yolculuğu boyunca My Experience of Walking the Dog (Köpek Gezdirme Deneyimlerim) adlı bir blog tuttu ve oradaki yazılarının yazarla birlikte düzenlenip bir araya getirilmesiyle bu kitap ortaya çıktı. Peki, blogun ismi nereden geliyordu? Ailesi, kanserin bir köpek gibi olduğunu söylemişti: Kendi bahçesinde durduğu sürece sorun yoktu ama Hat’in köpeği dışarı çıkmıştı. İşte bu, onun beklenmedik hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83105</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91967168-173f-482e-b4ed-c793049e4fbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Edgar ve Allan Poe’nun Gizemli Serüvenleri (3 Kitap Set)</image:title>
            <image:caption>Edgar ve Allan Poe’nun Gizemli Serüvenleri 1: Hikâye Başlıyor 
 
Birbirinin eşi iki kişi, hem dışları bir, hem içleri,
Okuyabilirler birbirlerinin zihinlerini, 
Zalim eşek şakalarıyla efsane ikili. 
Adamın biri ikizlerin anne babasının peşindeydi, 
Aynı kişi onları takip ediyor şimdi. 
 
Mizah, gizem, kuantum, komik kurabiye falları, şifreli mesajlarla dolu Edgar ve Allan Poe&apos;nun Gizemli Serüvenleri&apos;ne Hoş Geldiniz 
 
Poe ikizleri, çok sevdikleri kedileri Roderick Usher kaçırılıp evden uzaklara götürülünce, amca ve yengeleriyle birlikte yollara düşerler. Yolculukları sırasında karmaşanın, gizemin ve pek tabii ki soruların ardı arkası kesilmez: İkizler birbirlerinin akıllarını nasıl okuyor? Onlara yol gösteren tuhaf mesajları kim gönderiyor? Öbür Dünya’dan onlarla iletişime geçen Edgar Allan Poe’nun ta kendisi mi?  Neden çılgın bir bilimci Poe ailesini yıllardır izliyor? 
 
Edgar ve Allan Poe’nun Gizemli Serüvenleri  2: Tüyler Ürperten Bir Gece Yarısı 
 
Birbirinin eşi iki kişi, hem dışları bir, hem içleri, 
Okuyabilirler birbirlerinin zihinlerini... 
 
Edgar ve Allan Poe kardeşlerin mizah, gizem, kuantum, komik kurabiye falları, şifreli mesajlarla dolu 
yepyeni serüvenine hoş geldiniz! 
 
 
Edgar ve Allan, kendilerini çılgın bir deney için kullanmak isteyen baş düşmanları Profesör Perry’i zekice planlarıyla alt ettikten sonra bütün ülkede ünlü olurlar. Büyük-büyük-büyük-büyük amcaları Edgar Allan Poe’nun hayatı üzerine çekilecek filmde kedileri Roderick Usher ile birlikte rol almak üzere New Orleans’a giderler. Ancak orada da hayatları tehlikededir, çünkü şimdi başka birileri peşlerindedir. Acaba Poe Kardeşler filmdeki rol arkadaşları Em ve Milly Dickinson ikizleri, öbür dünyada yaşayan ataları ve yeni tanıştıkları hayaletlerin yardımlarıyla yeni düşmanlarını yenebilecekler midir? 
 
Edgar ve Allan Poe’nun Gizemli Serüvenleri  3: Kedi ve Sarkaç 
 
Birbirinin eşi iki kişi, hem dışları bir, hem içleri, 
Okuyabilirler birbirlerinin zihinlerini... 
 
Mizah, gizem, kuantum, komik kurabiye falları, şifreli mesajlarla dolu Edgar ve Allan Poe&apos;nun Gizemli Serüvenleri heyecanlı ve eğlenceli bir macerayla sona eriyor! 
 
Perry ailesinin kötü kalpli üyelerini alt edip işleri yoluna koyan afacan ikizlerimiz Edgar ve Allan, hiç beklemedikleri bir düşmanın tuzağına düşerler. Hayatları büyük tehlike altındadır. Acaba ortak işleyen keskin zekaları, Öbür Dünya’da yaşayan amcaları, kedileri Roderick ve arkadaşları sayesinde bu hain plandan sağ salim kurtulabilecekler midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83106</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd3ec0f3-bd24-48d3-be32-8ef755a45f4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Derin Rusya</image:title>
            <image:caption>Rusya’nın derin şifreleri

Prensler, aristokratlar, devlet elitleri, yabancı güç odakları ve kilise ekseninde Rusya’nın iç dinamiklerini deşifre etmek için referans bir eser.

Romanovlar öncesinde Rus devletinin yabancı devletlerin müdahalesi ile yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalması, bizzat çarların aracılığıyla bir derin devlet oluşturulmasını zorunlu kıldı. Her çar, iç dinamikleri kontrol altına almak, isyanları önlemek ve devletin devamlılığını sağlamak adına kendi istihbarat örgütlerini kurdu. Bu gelenek KGB’ye kadar gelişerek devam etti. Derin Rusya, Rusya’nın devlet erkanının bile üzerinde bir yetkiyi elinde bulunduran gizli teşkilatlarıyla, güç dengeleriyle, kültürel ve dini kodlarıyla birlikte iç dinamiklerini deşifre ediyor. Çarlar, yalancı çarlar, çariçeler, knezler, boyarlar, darbeci örgütler, dekabristler, masonlar, serfler, Bolşevikler, sosyalist tiranlığın yeni çarları ve küllerinden yeniden doğan bugünkü Putin Rusya’sı… Patlama enerjisiyle eyleme geçen Rusların var olmakla bir dünya gücü olmak arasındaki zikzaklı mücadelesi ateşli bir aşk romanı gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83107</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09b54943-42e2-45a8-8d94-e39b8ab32ab9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Liberal Devlette Güç ve Adalet Problemi</image:title>
            <image:caption>Siyaset ve hukuk felsefeleri ile sosyolojilerinden başka, dil, bilim, din ve tarih felsefelerinden de psikoloji, siyasî tarih, iktisat, fizik ve dinî bilimler gibi disiplinlerden de konuyla ilgili yeterli bilgiler bulunan bu kitapta, Batı modernitesinin sosyo-politik değerleriyle hesaplaşılmaktadır. Girişte, “adalet” kavramı üzerinde antik dönemdeki tartışmalara yer verilirken, ilk bölümden itibaren liberalizmin başlangıcından günümüze kadarki gelişimi, Batı’daki tepkilerden, öteki ideolojilerden ve tabiat bilimlerindeki teorilerden etkilenmesiyle birlikte konu edilmektedir. Özellikle fizik ve biyolojiden adalet teorileri üretilmiş olması çok ilginçtir. Klasik Liberalizmdeki bireysel hürriyetçiliğin sadece kapitalist bireyin ekonomideki faaliyetleri için düşünüldüğü, toplumun bir gerçek olarak kabullenilmediği, devlete, demokrasiye ve dine alabildiğine müdahale edildiği; Sosyal Liberalizmde ise topluma, devlete ve Hristiyanlığa daha olumlu bakıldığı, hatta sisteme “Hristiyan ahlakı” katmak istendiği fakat genellikle İslamiyet’e muhalif olunduğu, buna karşılık incelemiş olanlarca farklıların birlikte yaşamasına yegâne örneğin İslam devletlerinden verildiği gösterilmektedir. Bu yüzden Hristiyanlıkla İslamiyet’in adalet anlayışları da karşılaştırılmaktadır. Yazar, bütün bunları yaparken, ideolojilerden kiminin devlete kiminin bireye kiminin bir sınıfa kiminin bir topluma üstünlük verdiği için adil bir denge tutturamadığını gösterip, felsefî gerekçeleriyle birlikte birçok önemli teklifte de bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83108</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/828e0f54-26cc-4938-a345-f21d6cb6ba84.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorların Son Günü</image:title>
            <image:caption>Dünya sandığımız kadar büyük mü? Zaman gerçekten doğrusal mı akıyor? Peki Hacırahmanlı köyüyle Hobbitköy’ün arası sanıldığı kadar uzak mı? Ali Yağan, “bütün doğu, bütün batı, bütün kuzey ve bütün güney ilahi bir heyecanla yeniden doğacaktı,” derken Pessoa’yla Karacaoğlan’ın, Borges’le Sait Faik’in karşılıklı birer kahve içme ihtimalinden mi bahsediyor? Habba, Siranuş, Azizlili Mehmet Efendi, Şeref… Ali Yağan’ın “mazisi üç beş dakikalık” karakterleri, “tınısı İsrafil kış masalları içinde” bazen kaçıp bazen ileri atılıyor; incinseler de yaralarıyla, yükleriyle, omuzladıklarıyla kendilerini aramaya devam ediyorlar. Onun öykülerinin omurgasını işte bu gözüpek arayış ve yeryüzünün bütün hikâyelerine duyulan tutkulu merak oluşturuyor.

“Aynalardan geçip gelmiştik buraya. Öyle olduğunu sanıyordum. Kapılardan, salonlardan geçtim. Az gittim, uz gittim. Dere tepe düz gittim. Durdum. Baktım. Onun bıraktığı yerdeydim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83109</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b702afd4-f462-4468-86e9-d389ed6aca67.jpg</image:loc>
            <image:title>Aded ile Mikdar</image:title>
            <image:caption>Talîmî felsefenin sûret/form araştırmasının en temel iki kavramı olarak aded ve mikdârın İslam felsefe-bilim geleneğinde mâ-cerâsı nedir? Talîmî felsefe, Harizmî tarafından hisâbî yöntemin inşasıyla hem hâricî hem de zihnî sayılabilirlerin (mahdûd), ölçülebilirlerin (memsûh) ve bilinmeyenlerin (mecbûr) ilişkilerini araştıran, hisâb el-hindî/ zihnî/sittînî, hisâb el-misâha ve hisâb el-cebr ve el-mukâbele yöntemlerine nasıl dönüşmüştür? Üç ciltlik bu çalışma, tüm bu dönüşümlerin, İslam felsefe-bilim tarihinde hisâb el-ma&apos;lûm ve hisâb el-mechûl olarak ortaya çıkan bütüncül hikâyesini küçük anlatılar eşliğinde incelemeye çalışan bir giriş olarak görülebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83110</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a89f50b2-4005-47f0-acde-bada7dea4ed2.jpg</image:loc>
            <image:title>Acar Süvari Tutuk Arbalet</image:title>
            <image:caption>Acar Süvari Tutuk Arbalet, şiirdeki hikâyenin izinin sürüldüğü yazılardan oluşuyor. Birer şiir çözümlemesi olarak da okunabilecek incelemelerde Mehmed Âkif, Kemalettin Kamu, Nâzım Hikmet, Melih Cevdet Anday, Attilâ İlhan, Turgut Uyar, Sezai Karakoç, Edip Cansever, Refik Durbaş ve İbrahim Tenekeci’den hareketle şiirimizin son yüzyılına dair genel bir fotoğrafa da ulaşılıyor.

Ali Emre, hikâyenin temel ögelerini gözeterek derinleştirdiği bu incelemelerde, şiirlerin yazıldıklara döneme, şairin kişisel hikâyesine ve poetikasına atıflar yapmayı da ihmal etmiyor. Yeri geldiğinde başka şiirlere ve şairlere de değinerek yol alıyor. Yoksulluk, acıma, isyan, işkence, bunalma, direniş, gurbet, ölüm gibi merkezî bir kavram yahut temanın öne çıktığı yazılar “bir şiirden, bir şaire” uzanan tespit ve yorumlarla zenginlik kazanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83111</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/605f0fca-ff06-4362-ab1f-69d40ec69dca.jpg</image:loc>
            <image:title>Ludwig Wittgenstein</image:title>
            <image:caption>Felsefe tarihinin en farklı, en önemli filozoflarından Wittgenstein’ı yaratan şartlar, ortam ve olaylar nelerdi?  Edward Kanterian, Ludwig Wittgenstein üzerine daha önce yazılmış güvenilir biyografilerden, filozofun kendi günlüğü ve mektuplarından, çağdaşlarının onun hakkında söylediklerinden ve daha pek çok kaynaktan yararlanarak bu büyük fakat tuhaf adamın hayatını, felsefesini, iç dünyasını, deyiş yerindeyse ruh ve hayat dökümünü sunuyor.
Avrupa’nın sayılı sanayi zenginlerinden birinin oğlu olmasına rağmen Tolstoy’u okuya okuya sade, özgeci bir yaşamı tercih eden; zaman zaman çevresindekiler tarafından “aziz” sanılsa da kendisi şahsiyetinden -öyle ki “itiraf krizleri geçirecek kadar”- hiç hoşnut olmayan, en büyük eserini Birinci Dünya Savaşı’nın en hararetli günlerinde cephede kaleme alan, sıra dışı aşklar yaşayıp sıra dışı seyahatlere çıkan, ömrünce yaşamın ortasında olmasına rağmen intiharın kıyısında gezinen bir hayat Ludwig’inki… Kanterian, akademik titizliği göz dolduran Ludwig Wittgenstein ile akıcı bir roman gibi heyecanla okunabilecek, biyografi türünün en iyi örnekleri arasına girmesi kaçınılmaz bir çalışma ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83112</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd32e65f-9784-4784-9bbe-ad1c0f7897fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyuyana Kar Yağar</image:title>
            <image:caption>Böyle etimle ilgili bir derdim vardı diyemedim 

oturdum tırnağımın kenarlarını soydum sıkıntıdan sıkıntıdan 

saçımda saç olmayan yerler olmuştu bir zaman 

sıkıldığımı bile anlayamayacak yaştaydım 

halılara baktım, desenleri çözdüm, külü yedirdim 

bunu herkes böyle yapardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83113</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/886a5f0d-a187-4ce3-8542-11f0a31f39b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalu Bela’dan Sonraki Günler</image:title>
            <image:caption>Bunları diyorum ama 
kafamda başlayıp ayak parmakuçlarımda bitiyorum 
sizler de öyle 
bir bilgi patlamış kan yok böğrümde 
bir kavrayışın ortasında elimi bana uzatmışlar 
elimi kırmışım, kahve uzatmışlar içmişim 
artık taşını taş olarak anlamışım İstanbul’un 
savaş esnasında insanlar nasıl yaşarlarmış 
merak etmişim bu yavaş savaşta esnasız olduğumuzun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83114</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7682d0a-bd54-41b7-9300-82ead16c1d43.jpg</image:loc>
            <image:title>Tematik Selçuklu Tarihi</image:title>
            <image:caption>Yiğitlerin, kahramanların, şehitlerin, gazilerin er meydanına macera dolu bir davet. Selçukluları kısa bir zamanda büyük bir devlet haline getiren sultanlar, devlet adamları, önemli kahramanlar ve Türk-İslam dünyasının önemli şahsiyetleri ile bir efsanenin doğuşuna ve yükselişine tanık olacaksınız.
- Çağrı ve Tuğrul Bey ile Selçukluların Doğuşu
- Alp Arslan ve Malazgirt Zaferi
- Pasinler Savaşı
- Selçukluların Kanuni’si Melikşah ve Hasan Sabbah ile Mücadelesi
- Türk Denizciliğinin Atası: Çaka Bey
- Selçuklu Şehidi: Emir Mevdûd
- Haçlıların Korkulu Rüyası Emir Belek Gazi
- Anadolu’nun Unutulan Fatihi: Danişmendli Emir Gazi
- Hezârfen’den Evvel Uçmayı Deneyen Türk
- Kudüs’ün Yolunu Açan Nureddin Zengî
- Selçuklu Tahtına Göz Diken Vezir: Sadeddin Köpek
- Bir Kölenin Oğlu: Gazneli Mahmud
- Selâhaddin Eyyûbî ve Liderlik Sırları
- Büyük Kumandan: Esedüddin Şîrkûh
- Bozkırın Korkusuz Atlılarının Savaş Taktikleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83115</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64a6473c-41f3-4445-be07-b778a5e5369b.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids - İnanılmaz Sürüngenler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şimdiye Kadar Hazırlamış En Kapsamlı Sürüngen Kitabı İnanılmaz Sürüngenler! 
 
Engereklerden zebra kuyruklu kertenkelelere kadar, İnanılmaz Sürüngenler kitabı sürüngenler hakkında bilmek istediğiniz her şeyi içeren bir kaynak. 
Kertenkeleler, yılanlar, solucan kertenkeleleri, tuataralar ve timsahların hepsi bu kitapta bir araya geliyor. Her sayfa onların bilimsel isimlerini, yaşam alanlarını, ne yediklerini, davranışlarını ve en son bilimsel keşifleri içeriyor. Dikenler, pullar ve dişler hakkındaki eğlenceli bilgileri ve tamamı renkli fotoğraflarıyla İnanılmaz Sürüngenler dünyamızda yaşayan en kaygan ve pullu hayvanlarla dolu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83116</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee8ecd46-eac5-456a-9f3f-32daf2db25ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocuklukta Öz - Düzenleme Doğası ve Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap sekiz yaşına kadar olan çocukların duygularını ve davranışlarını nasıl kontrol edeceklerini, diğerleriyle nasıl olumlu ilişkiler kuracaklarını ve nasıl bağımsız öğrenen bireyler olabilecekleri konusunda öğretmenlere, eğiticilere ve ailelere destek niteliğine sahiptir. İki bölümden oluşan kitabın ilk bölümü duygusal, sosyal, motivasyonel ve bilişsel alanlarda kendini kontrol etme ve yönlendirmenin gelişimini açıklayan kuram ve araştırmalardan oluşmaktadır. Bunun yanında beyinde öz-düzenleme becerilerini kontrol eden mekanizmalar ile ilgili bilgiler yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83117</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5440ba9c-ec5a-4529-9532-fdf6985760fd.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Aşk İlk Günah</image:title>
            <image:caption>Üç yakın arkadaşın hikâyesi bu:

Biri öldü, biri hapiste, diğeri de yıllardır gerçeğin peşinde.

Okulunun en popüler kızlarından biri olan Angela Wong on altı yaşındayken ardında hiçbir iz bırakmadan kaybolmuştu. Kimse, şimdilerde büyük bir firmanın yükselen yıldızı ve yöneticisi olan en yakın arkadaşı Geo’nun bir şekilde bu işe bulaşmış olacağından şüphelenmemişti.

Ama on dört yıl sonra, Angela’nın kalıntıları Geo’nun çocukluk evinin yakınındaki ağaçlıkta bulunduğunda, hayatındaki en önemli iki kişiyi o gece kaybeden Kaiser nihayet her şeyi öğrenmişti: Angela, Calvin James’in kurbanıydı. Yıllar önce Geo’nun sevgilisi ve yakalanana kadar en az üç kadını daha öldürmüş olan adamın.

Herkes, gerçeğin nihayet gün yüzüne çıktığını düşünse de derinlere gömülmüş daha karanlık sırlar da vardı. O uğursuz gece yaşananlar herkesin bildiğinden çok daha karmaşık ve kan dondurucuydu. Angela ile aynı şekilde öldürülen yeni cesetler ortaya çıkmaya başladıkça takıntılı geçmiş, ölümcül şimdiyle iç içe geçecekti.

“Fırtınalı bir gece kadar karanlık ve sinir bozucu bir kitap. İlk Aşk İlk Günah sayfaları yutarcasına çeviren okurların soluğunu kesecek. Merak uyandırıcı, cesur ve kesinlikle unutulmaz.&quot;
- Riley Sager

&quot;Suç ve ceza, suçluluk ve umut üzerine sürükleyici bir hikâye.&quot;
- Caroline Kepnes

&quot;İlk Aşk İlk Günah büyüleyici karakterler ve katmanlı hikâyesiyle iyi yazılmış bir roman. İnsana acı veren bir yoğunluğu var. &quot;
- Chevy Stevens

&quot;Şiddet dolu bir suçun uzun süren yankıları, kolay kolay unutamayacağınız bir ana karakter üzerinden anlatılıyor.&quot;
- Joseph Finder

&quot;İlk sayfadan bağlandım. Yazarın ustalıklı anlatımı ve zorlayıcı sesi beni gittikçe daha derine çekti. Her yeni olayla birlikte boğazımdaki el daha da sıkılaştı ve hareket edemez hâle geldim. Sürprizlerle dolu, zeki, keskin bir gerilim. Kemerlerinizi bağlayın.”
- Lisa Unger

&quot;Bu göze çarpan gerilimde merak uyandıran karakterler, kan dondurucu detaylar ve soluk kesen şaşırtmacalar öyle iyi harmanlanmış ki o bomba sona varana dek çılgınca okumak isteyeceksiniz.”
- Lisa Gardner

&quot;Bu roman sizi avucunun içine alacak.”
- Publishers Weekly

&quot;Sayfalar boyu süren bomba gibi bir gerilim-korku örgüsü sizi bekliyor. Hillier okura her şeyin gerçek olduğunu hissettirerek dehşete düşürme konusunda müthiş bir yeteneğe sahip.&quot;
- Booklist

“İlk Aşk İlk Günah modern bir Kuzuların Sessizliği.”
- Aspen Daily News

&quot;Düğümler çözülürken, en tecrübeli gerilim okurlarının bile nefesi kesilecek.&quot;
- Cleveland Plain Dealer

&quot;Rahat bir koltuk seçin çünkü son sayfaya dek yerinizden kıpırdamak istemeyeceksiniz.&quot;
- Milwaukee Journal-Sentinel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83118</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf0b772d-c6a2-4263-a3af-3cfa88a8533b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazıyı Bulan Çocuk</image:title>
            <image:caption>&quot;Ben Beyaz Bulut! Hiç alçak gönüllülük etmeyeceğim; bugün elinizdeki bu kitabı okuyabiliyorsanız, bunda benim büyük bir payım var. Çünkü insanlık tarihinde yazıyı bulan ve kullanan ilk kişi benim. Bu kitapta yazanlarsa işte benim hikâyem. Bir geyik böceğinin peşinde başıma gelenler.&quot; 

Sinan Yaşar, Yazıyı Bulan Çocuk&apos;la bizleri Sümerler&apos;in yaşadığı döneme, ilk şehir devletlerine, gündelik hayatın henüz doğadan kopmadığı, büyük keşiflerin yapıldığı çağlara götürüyor ve tarih, bu sürükleyici macerayla Sümer&apos;de başlıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83119</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c526a473-d826-4ff8-8f1f-263d44194310.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslan - Kalemtıraş Kumbarası</image:title>
            <image:caption>Hayal etmeden duramayan Aslan ve arkadaşları için her sorun, yepyeni bir heyecan. Küçük mucitler Aslan, Mehmet, Zeynep ve Eren öğrendiklerinden yola çıkarak günlük yaşamda rahatlıkla bulunabilecek malzemelerden yepyeni icatlar geliştiriyor.
Düşünmek, merak etmek ve öğrenmek üzerine kurulu her macera eğlenceli olduğu kadar doğa, bilim ve mühendislik gibi kavramlarla ilgili temel bilgiler de paylaşıyor.

Bu hikâyede Zeynep’in bir türlü açılmayan kumbarası ve Mehmet’in sakarlığı sayesinde Aslan’ın aklına harika bir fikir gelir. Aslan’ın yeni buluşu sayesinde hem daha hızlı resim yapabilecekler hem de ortalığı kirletmeyecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83120</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2db65e33-2d22-4989-be91-c5ffb5977895.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslan - Korkuluk</image:title>
            <image:caption>Hayal etmeden duramayan Aslan ve arkadaşları için her sorun, yepyeni bir heyecan. Küçük mucitler Aslan, Mehmet, Zeynep ve Eren öğrendiklerinden yola çıkarak günlük yaşamda rahatlıkla bulunabilecek malzemelerden yepyeni icatlar geliştiriyor.
Düşünmek, merak etmek ve öğrenmek üzerine kurulu her macera eğlenceli olduğu kadar doğa, bilim ve mühendislik gibi kavramlarla ilgili temel bilgiler de paylaşıyor.

Bahçedeki cevizler gizemli bir şekilde kaybolmaktadır. Çok geçmeden bunun sebebini anlayan ekip, evdeki malzemelerden bir korkuluk tasarlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83122</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52b48dae-fbe0-400b-88c2-cbf664719d26.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardak - Denize Bakma Denizden Bak</image:title>
            <image:caption>25 Aralık 1995 günü, Ege Denizi’nde bir gemi kazası meydana gelir. Başlangıçta basit bir deniz kazası olarak algılansa da kısa sürede diplomatik bir krize dönüşür. Bu geminin kurtarılış hikâyesi ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla uluslararası bir kimlik kazanır ve her şeyden önemlisi bizi Ege Denizi gibi dar ve sıkışık bir denizde farkında bile olmadığımız temel bir sorunla, yani “egemenlik” ve “paylaşım” sorunuyla tanıştırır. Yunan mitolojisinde, deniz tanrısı Poseidon’un hem bütün denizlere hükmettiğine hem de üç dişli yabasıyla karalardan kopardığı kara parçalarını denize fırlatarak adaları meydana getirdiğine inanılır.

Aynı zamanda, enginlere açılmış bir geminin kaderi de Poseidon’un ellerindedir. Poseidon’un Anadolu’dan koparıp denize fırlatmak suretiyle yarattığı ada, adacık ve kayalıktan “Kardak Kayalıkları” 25 Aralık 1995’te Figen Akat’ın kaderi olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83123</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5f7de5b-f8cd-49b5-9806-bcb3adbec3f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur Fena, Burada Kal</image:title>
            <image:caption>Çiçek Pasajı ile Balık Pazarı’nı birleştiren sokağı hayal edin, Yağmur Fena, Burada Kal’daki öyküler tam da o sokağın içinden geçiyor.
Dünyanın en renkli ve işlek caddelerinden birine ve bu kadar merkezde olduğu halde o kadar “kenarda” bir arka sokağa çıkıyor yolun iki ucu.
Dumanaltı, içki kokan, kalabalık, bağır çağır, gözüyaşlı, cıvıltılı, kahkahalar atan, kan akıtan, can acıtan ve tebessüm ettiren.
Zeynep Gülçin, öyküde yerini ve sesini bulmuş bir imza...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83124</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3675fce5-6080-4e79-b840-c24a4cf83713.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarmal</image:title>
            <image:caption>1950’li yıllardan itibaren önce ABD destekli sonra Suudi Arabistan sermayesinin katkılarıyla bir “siyasal İslam” organizasyonu kuruldu. 

Bu örgüt/organizasyon gelişti, büyüdü, çeşitli kollarıyla ağ gibi ülkemizi sarmaladı. Kadrolar yetiştirdi, kurumlara sızdı, bürokrasiye yerleşti, parça parça devleti ele geçirdi ve en sonunda “tam iktidar” oldu. Uzun yıllardır da Türkiye Cumhuriyeti devletini yönetiyor. 

Şimdi ise onların çocukları, tıpkı 1950’li ve 60’lı yıllarda babalarının dedelerinden devraldığı gibi, bu organizasyonu babalarından devralmaya hazırlanıyor. 

Birinci kuşak oluşturdu, ikinci kuşak büyüttü, üçüncü kuşak ise günümüz Rabıta’sını kurarak hanedanlaşmaya hazırlanıyor. 

Kısacası MTTB’den TÜRGEV’e uzanan bu “Sarmal”, cumhuriyetimizi dönüştürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83125</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1983a8b6-01a5-4ac6-b208-2d74a93f7095.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Akdeniz’in Paylaşım Mücadelesi ve Türkiye</image:title>
            <image:caption>Zengin doğalgaz ve petrol rezervlerinin tespit edilmesinden sonra dünyanın en sıcak bölgelerinden biri haline gelen Doğu Akdeniz, Türkiye’nin geleceği açısından da hayati bir öneme sahip.

Dr. Cihat Yaycı, bu kitabında Doğu Akdeniz’de ortaya çıkan yeraltı kaynaklarının paylaşımı mücadelesinde Türkiye’nin izlemesi gereken doğru stratejiyi kamuoyu ile paylaşıyor.

Yazara ait telif gelirlerinin tamamının İstanbul Deniz Müzesi Komutanlığı’na bağışlanacağı “Doğu Akdeniz’in Paylaşım Mücadelesi ve Türkiye” kitabı, arkasına küresel güçleri alan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan’ın bu bölgede izlediği uluslararası hukuka aykırı politikaları da gün yüzüne çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83126</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b824969b-871a-493b-af0d-d46d4cb6a6ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Giyinmenin Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Çıplak insan neden giyinme ihtiyacı duydu?

İlk atalarımız Âdem ile Havva cennet bahçesinde çıplaktı. Ancak bu ilk iki insan, neşe içinde gülüp oynayarak, çoğu zaman kaygısızca cennette dolaşırken Tanrı’nın emrine karşı geldiler ve masumiyetleri bir anda sona erdi. İşte o günden bu yana semavi dinlerde ve pek çok gelenekte çıplaklık günah sayılır oldu.

İnsanın kapanma süreci, büyük ölçüde, başkalarına karşı duyduğu güvensizlik ve korkular tarafından belirlenmiş.

İnsanoğlu dünyaya çıplak geldiği halde neden ve nasıl örtünür oldu?

İnsanlık neden gitgide karmaşık bir ahlak ağının giyim kurallarıyla sınırlandı?

Konuyla ilgili sorular çok ama cevapları da hayli ilginç...

Giyinmenin Kısa Tarihi, insanlığın çıplaklıkla meşgul olmasının hikâyesiyle birlikte çok değişken çıplaklık tanımları hakkında devam eden çeşitli tartışmaları ve bedenin hangi bölümlerinin toplumsal alanda kapatılması gerektiğini dayatan kuralların nedenlerini anlatıyor.

Bedenin görünürlüğünün sınırlarını haritalayan bu kitap, tarih boyunca, insan tenine yönelik giderek farklılaşan bakış açılarını, öngörülemeyen etkileriyle birlikte keşfetme imkânı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83127</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14b00a25-6439-4c73-8fc4-cea59f68ab49.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeryüzü Misafiri</image:title>
            <image:caption>Ey insan. Misafirsin. Kıymetini bil zamanının, her şeyin. 
Çok sev, âşık ol; öğren okumayı kâinat kitabını. 
 
Tanrı’nın Yaşam Kılavuzu kitabıyla bizi gölgemiz gibi takip eden kaderimizle ilişkimizi güzelleştirmeye davet eden Ünal Ersözlü, bu kez yeryüzünde bir misafir olan insanı kendine dönmeye çağırıyor. Şeyh Galip’in “Kendine iyi bak çünkü âlemin özüsün sen” sözleriyle açılan Yeryüzü Misafiri, âlemin özü olan insanın kendini bilmekle neler yapabileceğine dair bir kitap. İnsan, hayatın gelip geçiciliğinde bir mana bulmak hem de bu yeryüzü misafirliğini en dolu şekilde yaşamak için ne yapmalı? Ünal Ersözlü tarihten filozofların, sufilerin, sanatçıların ve bilgelerin anlatılarından aldığı rüzgârı insanın yaşamını daha iyi yapma çabası için kullanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83128</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfb438c0-913e-4a65-957b-4503ac84b9b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Cesurlara Torpil Geçer</image:title>
            <image:caption>Hayat sadece yola çıkmayı göze alanları kahramanlaştırır... 
 
Yıldırım aynı yere iki kere düşer mi? 
Düşer... 
İki kere de düşer, üç kere de. 
Yeter ki yağmurun altında durmaya cesaret et. 
Öfkeyle, rekabetle, küçümsemeyle, eleştiriyle ve yargıyla dolu konforlu alanını terk edebilmeyi başardığında hazır olduğun seni bulur. 
Unutma ki, aradığın da seni arıyor. 
Yaşamının dümeni kendi ellerinde... 
Kalbinin rehberliğini kimsenin karanlık kuyularında yitirme. 
Uçurumlar, dümeni kıracağın rotayı verirler sana. 
İhtiyacın olan tek şey cesaret... 
Yola çıkmaya, yağmurda ıslanmaya, kahraman olmaya cesaret et...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83129</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eceaf68d-c768-494b-8764-2bcbd44f9886.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüler, Diriler ve Deliler</image:title>
            <image:caption>İnsan derindir, korkuları ise daha derin…

Ölüler, Diriler ve Deliler: Gotik Öyküler; Aydınlanma Çağı&apos;nın göz ardı ettiği doğaüstü, akıldışı ve acayiple yeniden bağ kuran Gotik edebiyatın en çarpıcı örneklerini bir araya getiriyor. Mary Wollstonecraft Shelley, Charles Dickens, Nathaniel Hawthorne ve Elizabeth Gaskell gibi efsaneleşmiş isimlerin yanı sıra gölgede kalmış kimi yazarlardan titizlikle seçilmiş on dört öykünün yer aldığı kitap; 1773&apos;ten 1911&apos;e, yüzyılları aşan korkunun panoramasını sunuyor.

&apos;&apos;Birazdan okuyacağınız öykü o kadar sıradışı ki, olayın geçtiği yörede yaşayan saygıdeğer birinden dinlemiş olmasaydım şairin teki laf olsun diye uydurmuştur, deyip geçmem gerekirdi.&apos;&apos;

Gotik, bilinemeyenin, tedirgin eden şeyin, bir anda yürekleri kaplayan korkunun ve iç titreten dehşetin sanat ve edebiyattaki izdüşümüdür. Bu türde verilen eserler, insan ve doğanın hesaplanabilir nesneler değil; derin, karanlık ve tahmin edilemez yönleri olan varlıklar olduğunu hatırlatır. Ölüm, cinayet, kayıp, aile gizemi, delilik gibi Gotik temaların işlendiği, hem edebi değeri hem de temposu yüksek bu öyküler; türün meraklılarını sisli ve karanlık bir atmosferin içine çekerek ruhlarını gafil avlayabilir. Ele avuca sığmayanın, kapatıldığı zindanlardan daha da güçlenerek geri dönenin, musallat olan geçmişin hikâyesidir çünkü Gotik.

Ödüllü çevirmen Zeynep Avcı&apos;nın özenli çevirisiyle, Gotik geleneğin üzeri zamanın toprağıyla örtülmüş başlıca eserlerini gömüldükleri karanlıktan çıkaran bu özel seçki, edebiyatın tekinsiz çocuğu olan Gotik ruhu yeniden çağırıyor...

&apos;&apos;Ölüm saçan kadın şimdi uzun, sessiz adımlarla yatağıma yaklaşınca yüreğim buz kesmiş gibi oldu; boşta olan sol eli yastığın üstündeydi, onu usulca başıma doğru kaydırdı ve o el bir anda, şimşek hızıyla saçımı kavrarken öteki eliyle usturayı gırtlağıma dayadı.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83130</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e83fb8b-d5e2-4267-b1c5-a68e7b14c003.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğüt - Türk Edebiyatı Dergisi Sayı 01 Ocak - Şubat 2020</image:title>
            <image:caption>İlk Söğüt’ten Bugüne / Nevzat Kösoğlu 
Söğüt Yeniden Çıkarken / Ahmet İyioldu 
Saz Göğsüne Yaslananda / Mehmet Ali Kalkan 
Bir Serüven Olarak Okuma Kalemin Yazdığı Ve Kaderin Yazdığı / Tekin Şener 
Lisana Hükmedebilmek / Berna Güzey 
Belki / Necdet Subaşı 
Sabır / Hüseyin Kaya 
İstanbul’u Bulmak / Elif Sabır 
Bir Tutam Bahârât / Ayşe Sâmiha 
Soylama 2 
Prof. Dr. Metin Ekici İle Dede Korkut Kitabı Üzerine / Cengizhan Orakçı 
Dedem Korkut’u Camekândan Kurtarmak / Cengizhan Orakçı 
Ejderhayı Öldürmek Üzerine / Süleyman Çobanoğlu 
Yeni Gelişmeler Işığında Dede Korkut Kitabı / Necati Demir 
Dedem Korkut / Mustafa Ruhi Şirin 
Dede Korkut Kitabı 
Böyle Böyle Sebepsiz / Bahtiyar Aslan 
Bu Bir Yaradır / Sema Bayar 
Bir Kuş Uçumu / Emine Altınkaynak 
Acı Lokma / Misli Baydoğan 
Gıybet Meclisleri / Caner Çaylak 
Elbruz’a Veda / Asuman Güzelce 
Sana Dair / Süheyla Ağan 
Eski Bir Radyo / Leyla Şerif Emin 
Hicaz’a Giden Kimdi? / Sinan Terzi 
Baharın Sırına Arttırılmış Sone / Ali Günvar 
Zamirler Manzumesi / Berat Demirci 
Eylül Öksüz / Mehmet S. Fidancı 
Dedim Dedi / Hâfız-I Şîrâzî 
Sessiz Harpler / Hüseyin Akın 
Ece Nazire / Selami Mete 
Seyir Esnasında Zapta Geçirilen / Cengizhan Orakçı 
Kâşgarlı Bir Rüzgârın Elleri / Fatih Akça 
Devletlü Dertlere Abece / Anıl İbrahim Bakırcı 
Pardus / İsmail Orhan Sönmez 
Uçurtma Dilerim / Ayyüce Güloğlu 
Kuyudan / Maide Öztosun 
Gümüş Tezhipli Fahriye / Birdal Akar 
Kim Unudur, Unutsun Meni / Celil Cavanşir 
Hoşundu / İbrahim Daş 
Kutadgu Bilig / İsmail Atakan Çetiner 
Güz Telaşı / Fatma Aksu 
“Salkım/Salkımlı” Söğüt Ağacı / Mehmet Aycı 
Tarihöncesi Aklın Köklerle Birlikteliği / Metin Savaş 
Avrupa Türkleri Ve Edebiyatı / Alaattin Diker 
Öğretmen / Orhan Aras 
İsmail Bey Gaspıralı’nın Hikâyelerinde Bilinçli Anne Rolü / Özge Aydın 
Sıdkî Baba / Muaz Ergü 
Otizm Üzerine Otobiyografik Bir Roman: Dört Ayaklı Mucize / Funda Özsoy E. 
Sergüzeşt-İ İran: Acem Diyârına Gecikmiş Bir Seyahat / Sevgi Kübra Akdemirel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83131</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e103c99-be73-4007-b041-104bc575bbfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Fotoğrafta Çirkin Çıkan</image:title>
            <image:caption>Fotoğrafa aldanmayın a dostlar 
Ben aslında güzelim 
Ama nedense çirkin çıkıyor bütün pozlarım 

O çok güzel poz verenler var ya 
Hep fotoğraf hilesi onlarınki 
Biraz da makyaj 
Yoksa onlar da benim gibi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83132</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a003e36d-9977-4250-a19c-cad4b6de8cab.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut Destanı&apos;nın Türkmenistan Boyları</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, daha önceki yıllarda Türkmenistan’da derlenmiş Dede Korkut Destanı’nın 14 boyunu içermektedir. Bunlardan 7 tanesi Dresden nüshasında yer alan boyların Türkmenistan’da anlatılan varyantıdır. Diğer 7 boy ise tamamen yeni boylardır. Dolayısıyla bahsedilen 7 boy daha önce Türk dünyasında bilinmediğine göre, bu yayın, Dede Korkut Destanı konusuna çok önemli bir katkı olacaktır. 

Prof. Dr. Necati Demir, Dede Korkut Destanı’nın Türkmen Türkçesi ile kaleme alınmış metinlerini çeşitli kaynaklardan derleyip toparlamış, sonra da aslına sadık kalarak Türkiye Türkçesine aktarmıştır.

Çalışma, “Giriş” ve “Dede Korkut Destanı’nın Türkmenistan Boyları” olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır.

Giriş bölümünde Dede Korkut Destanı’nın Türkmenistan’da derlenen ve yazıya geçirilen boyları; konu, şahıs kadrosu, coğrafya ve Oğuz boyları bakımından değerlendirilmiştir. “Dede Korkut Destanı’nın Türkmenistan Boyları” bölümü ise Türkmenistan’da derlenip yazıya geçen ve çeşitli yayın organlarında yayımlanan metinleri içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83133</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe0b66e6-4664-46c3-9761-fe2d6f437168.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşi Robot Kaçıyor</image:title>
            <image:caption>Vahşi robot, doğaya mı yoksa uygar yaşama mı ait?

Robot Roz, yaşamının ilk yılını bir adada vahşi hayvanlarla geçirmiş bir de evlatlık edinmişti. Robot geçmişi peşini bırakmamış, üreticileri onu yakalayıp ait olduğunu düşündükleri yer olan uygar dünyaya getirmişti. Tamir edilen Roz, şimdi insanlar için çalışıyor, çiftçi bir aileye yardım ediyordu. İşlerini yaparken aklında tek bir şey vardı oğluna kavuşup adasına dönmek… Roz bunu başaracak mı dersiniz?

New York Times En İyi Resimli Kitap Ödülü dahil olmak üzere birçok ödülün sahibi olan ve kitapları New York Times Bestseller Listesi’nde defalarca yer alan Peter Brown’un kitabı Vahşi Robot Kaçıyor, 9 yaş üstü okurlara hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83134</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/317a613a-7d8f-41d1-a8d3-64de7af31e0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Nutuk</image:title>
            <image:caption>“Ey Türk gençliği! 
Birinci görevin, Türk bağımsızlığını ve cumhuriyetini 
sonsuza kadar korumak ve savunmaktır... 
...Zorla ve hileyle aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, 
bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin 
her köşesi işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şartlardan daha acı ve tehlikeli olarak memlekette iktidarda bulunanlar aymazlık, sapkınlık hatta ihanet içinde olabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, kişisel çıkarlarını işgalcilerin siyasi amaçlarıyla birleştirebilirler. 
Millet fakirlik ve çaresizlik içinde yorgun ve bitkin düşmüş olabilir. 
Ey Türk geleceğinin evladı! 
İşte bu durum ve şartlar içinde bile görevin 
Türk bağımsızlığını ve cumhuriyetini kurtarmaktır. 
İhtiyaç duyacağın güç, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!” 
Mustafa Kemal Atatürk 
 
Nutuk, Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkemizin bağımsızlığı uğruna yaşadıklarını, her tür zorluğa rağmen verdiği büyük mücadeleyi anlatan önemli bir eser. Kurtuluş Savaşı, Milli Mücadele, Cumhuriyet’in ilanı, Atatürk İlkeleri gibi tarihin seyrini değiştiren konuları kapsayan bu kitap, sadeleştirilmiş diliyle geleceğin güvencesi olan siz çocuklara ve gençlere, ülkemize her koşulda sahip çıkmanız için ilham kaynağı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83135</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2082b4b-983a-4207-889a-02763a09efda.jpg</image:loc>
            <image:title>YouTuber Berk’in Gizli Dünyası</image:title>
            <image:caption>On iki yaşındaki Berk yaz tatilinde annesi babasıyla gezmeyi hayal eder. Tam seyahate çıkacaklarını düşünürken tatilini amcasıyla geçireceğini öğrenir.
Sıkıcı amcasıyla koca bir yaz geçirmek bir yana Berk’in YouTuber olma hayalleri de suya mı düşecek yoksa?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83136</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a77a3b2-c156-4b5a-9d8d-958d7fe20820.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepsi Taşıt</image:title>
            <image:caption>Bebeğinizi kitapların dünyasına sokmaya hazır mısınız? 
 
Bu kitapla bebeğinizi taşıt kavramıyla tanıştıracak
ve ileride edineceği kitap okuma alışkanlığının
ilk tohumlarını atmış olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83137</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b6d5265-df5e-4b97-bbe3-22af67a7126a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dut Ağacındaki Hayalet</image:title>
            <image:caption>Işık demeti parçalara ayrılıyor, yükseliyor,
tekrar birleşiyordu. İçimizde en küçüğümüz olan Ali,
o korkunç ışığın yanına gidip
ne olduğunu öğrenmekte kararlıydı.
Çok korkuyordum ama
yine de Ali’nin yanına koşup elini tuttum.
Elleri titriyordu. Benim de öyle.
Birbirimizden güç alarak dut ağacına
doğru yavaşça yürümeye başladık.
Bizi neyin beklediğini merak ediyorduk…



Cesaretin kaynağı nedir? Küçük bir çocuk
ne kadar büyük bir değişim yaratabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83138</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9da5f4ed-c587-4078-8710-6f1310bfc611.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Nefeste Türk Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bir Nefeste Türk Tarihi Hun İmparatorluğu’ndan Selçuklulara, Osmanlı Devleti’nden Cumhuriyet’in ilanına kadar Türk tarihinin dönüm noktalarını küçük tarihçiler için anlatıyor. 
Birbirinden renkli anekdotlar ve
karikatürlerle tarihi çok daha eğlenceli
bir hale getiriyor.

Türklerin Anadolu’da karşılaştığı en büyük iki tehdit neydi?
IV. Murat nasıl biriydi?
Belgrad Ormanı’nın adı nereden geliyor?
İngilizler hindiye neden Turkey diyor?
Mustafa Kemal’i Samsun’a kim göndermişti?

Hepsi ve çok daha fazlası bu kitapta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83139</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b26a1473-86b6-4128-b222-10701bea3640.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Hıristiyan Değilim?</image:title>
            <image:caption>Çalışmalarının üzerinden neredeyse 100 yıl geçti, ama Bertrand Russel hâlâ gündemde, hâlâ okunuyor. Sebebi çok basit: Aydınlanmacıların ilerlemeyi savundukları dönemde bile din ve ahlak konularında en eleştirel ilerici düşünürdü. Margaret Thatcher’ın icat edip Ronald Reagan’ın küreselleştirdiği yeni muhafazakârlık rüzgârıyla savrulan modern aydınların bile Aydınlanmayı göz ardı edip ilerlemeyi sorguladığı günümüzde, ilerlemenin kıymetini bilenlerin Russell’ı hâlâ onca eleştirel düşünür arasından bulup çıkararak ısrarla okumasına şaşmamak gerek. Geleceği onlar inşa edecekler… Düşünerek, sorgulayarak, eleştirerek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83140</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0495be8d-1def-4a00-b984-77e5eac1c98c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepsi Mutlu</image:title>
            <image:caption>Bebeğinizi kitapların dünyasına sokmaya hazır mısınız? 
 
Bu kitapla bebeğinizi mutluluk kavramıyla tanıştıracak
ve ileride edineceği kitap okuma alışkanlığının
ilk tohumlarını atmış olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83141</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67177e3b-c651-424e-a3a1-bc2ec41690cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaos (Çizgi Bilim)</image:title>
            <image:caption>Brezilya’da bir kelebeğin kanat çırpışı Teksas’ta bir kasırgaya neden olabilir mi?

Kaos teorisi, bir kelebeğin kanat çırpışıyla başlayan ve cevaplanması zor pek çok soruya yanıt arayan, kapsamlı bir teoridir. Bu teori, öngörülebilir fizik sistemlerinde rastlantısallığın keşfiyle evrenin düşündüğümüzden çok daha öngörülemez olduğunu gözler önüne seren bir bilim dalına dönüştü.

Kaos, hayvan nüfusundaki değişimlerden borsa hareketlerine, teorinin ortaya çıkışından modern matematik ve fizikteki yerine, Edward Lorenz’den James Gleick’e, kaosun kökenlerini ve tarihini araştırıyor. Hava tahminlerinden kültürel kodlardaki etkisine, insan bedeninden mimari yapılanmaya, kaosun günlük hayattaki etkileri üzerine aydınlatıcı bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83142</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e336f2ae-db01-4ec5-bd04-94a519b5d15a.jpg</image:loc>
            <image:title>His ve Ceza</image:title>
            <image:caption>Mutluluğu Yakalamanın ve Mutlu Kalmanın İpuçları 
 
İnsanoğlunun yüzyıllardır aradığı mutluluk; felsefe, edebiyat ve bilim gibi farklı disiplinler tarafından araştırılıyor. Her ne kadar mutluluğun “size verilmesi gereken” bir şey olduğunu düşünmek konforlu olsa da gerçekçi değildir. Mutluluğu elle tutulur, gözle görülür bir hale büründürmeye çalışıyoruz, oysa mutluluk öncelikle hissedilmelidir ve hissetmek için kolay formüller aramanıza gerek yok. Mutluluk, siz onu ne zannediyorsanız odur. 
 
Nasıl mutlu olurum? Mutluluğun formülü nedir? Sevdiklerimi nasıl mutlu edebilirim? Mutluluğun bir hapı var mı? gibi soruların cevaplarını Psikolog Şeyda Betül Kılıç’ın bu başucu kitabında bulacaksınız. 
 
“Sevgili çalışkan öğrencim Şeyda Betül Kılıç’ın kendi yaşam acılarında anlam bulduğu kesitleri de cesurca sergilediği bu kitabın, mutluluk arayışı içindeki okuyuculara kılavuzluk edeceğini umuyor ve yolunun açık olmasını diliyorum.” 
–Prof. Dr. Mehmet Zihni Sungur 
 
“Mutluluk öyle çok parçadan oluşur ki birkaç parçası mutlaka eksiktir. Lakin onu aramaktansa hayatın peşinde koşmak gerekir... İşte Şeyda Betül iyi bir yol sunuyor bize; reçeteler değil yaklaşımlar, teknikler değil bakış açıları.” 
–Prof. Dr. Uğur Batı 
 
“Büyük emek ve heyecanla yazılan bu kitabın da insanların mutlu ve anlamlı bir yaşam sürmelerine katkı sağlayacağına inanıyorum.” 
–Doç. Dr. Tayfun Doğan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83143</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/289d0227-718e-46cd-8212-1045e276cfad.jpg</image:loc>
            <image:title>Cihan – Bir Türk Masalı</image:title>
            <image:caption>CİHAN – IŞILCA 
 
Aşk görünmez bir düşmanmış boşa savaştığım. 
 
Bir Yıldız’a tutuldu Cihan… 
Gölgesinde demlendi, ışığında huzura kavuştu. 
Gün geldi öfkesiyle kavruldu, gün geldi yokluğuyla yüreği buz tuttu. 
Amansız bir karanlığın yörüngesinde kâh ona tutundu, 
kâh boşluğunda savruldu. 
 
Karanlık bir gece hançer gibi delip geçti Cihan’ın mevsimlerini. 
Umut, Yıldız’ını da alıp aşılmaz uzaklarda kayboldu. 
Ve acı, zamana yenildi. 
 
Zaman en acımasız düşmanken, acılarını unutturan en büyük ilaç oldu. 
Ve karanlıkta kaybolmuş bir dua tekrar ışığı buldu: 
İyiyim… İyiyiz… Biz hep iyi oluruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83144</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/352b0a4a-4069-4480-abf1-0aca314eddd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Firiştegan</image:title>
            <image:caption>Onlar, henüz 8-9 haftalık hamileyken bebekleri rahimlerinden sökülüp alınan ve bir daha bebek sahibi olma şansları kalmayan kadınlar… 25 yıl önce Melek Katili’nin bıraktığı izler yüzünden analığını, umudunu, yaşama sevincini kaybeden kadınlar… 
 
Ve 25 yıl sonra katilin geri dönmesiyle korku yeniden başlar. 
 
Esrarengiz cinayetlerle tekrar ortaya çıkan Melek Katili, bebek sevinci yaşayan masum anneleri yavrularından ayırmaya devam eder. Çok izlenen bir televizyon programında seri katilin peşine düşen emekli polis Âlim Güntekin, yıllar sonra yeniden başlayan cinayetlerin sırrını çözmek ve bebek acısı yaşayan ailelerin intikamını almak için tehlikeli bir kovalamacanın içine girer. Ne yazık ki bu kovalamaca sandığı kadar kolay olmayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83145</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1e75410-439d-4db9-85a0-edf1380401ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans Düşerken</image:title>
            <image:caption>29 Mayıs 1453. Bu, Bizans İmparatorluğu’nun çöktüğü gündür. Sultan Mehmet Bizans’ı kuşatmıştır; şehrin alın yazısı artık bellidir. Bu kaçınılmaz tehlike karşısında kahramanlığa yükselen İmparator Konstantin az sayıda fakat sadık yabancı paralı askeriyle bütün gücünü harcayarak kuşatıcılara karşı koymakta, onun milleti ve Bizanslı askerleri ise korkak bir kayıtsızlık içinde başlarına geleceği beklemektedir; devletin ileri gelenleri İmparatorun kahramanlık taslayışı ile alay ederler; onlar artık daha ziyade sultandan yanadırlar ve her şeyi ondan beklerler. Bütün bunlardan İmparatorun haberi yoktur.

Sultanın elçileri İmparatora ve onunla gitmek isteyen herkese izin vereceklerini bildirir. Ancak sadece iki kişi İmparatora bağlılığını beyan eder. Konstantin dehşet içinde gerçekle yüz yüze gelir ve işte o an Bizans’ı ölüme mahkûm eder: “Biz, Tanrı’nın izniyle, Bizans’ın son İmparatoru Konstantin, dünyaya bildiririz ki milletimizi mahkemeye çektik ve adalet adına Bizans’ı cellât satırıyla ölüme mahkûm eyledik. Edirneli Mehmet cellâdımız olsun. Mezar taşıma şu sözler yazılsın: Bizans’ın son İmparatoru burada yatıyor. Kör olduğu müddetçe yaşadı. Bir gün gözleri açılınca duyduğu tiksinti onu öldürdü.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83146</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a15b59e1-e324-4f5d-82a1-8477fcf51b6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinliklerle Eğlenerek Öğreniyorum (6&apos;lı Set)</image:title>
            <image:caption>Merak ve Azmetme Motivasyonu Kazandıran, 
Bilişsel-Sosyal-Duygusal Gelişimi Destekleyen 
  Eğlenceli Etkinlikler 
Ö        PEDAGOG 
Ö        PSİKOLOJİK DANIŞMAN 
Ö        REHBER ÖĞRETMEN 
Ö        ÇOCUK GELİŞİMİ UZMANI 
     ONAYLI 
Çocukların kazanımları: 

* Okuma-yazmaya fiziksel ve ruhsal hazırlık.          * Küçük kas gelişimi 
* Kalem tutma ve el becerilerinin gelişimi               * Yönerge dinleme-kavrama 

* El-göz koordinasyonu geliştirme                        * İşitsel-Görsel algı çalışmaları 

* Çözüm odaklı analitik düşünme becerileri             * Örüntü mantığını kavrama

* Dikkat ve odaklanma süresi-kalitesi artırımı.         * Aile ile kaliteli, eğlenceli vakit geliştirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83148</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51b960a4-be2d-4c7e-beb3-f6327021a2fa.jpg</image:loc>
            <image:title>İnci&apos;nin Kısmeti</image:title>
            <image:caption>“İnci artık on sekiz yaşına geliyordu. Bünyesi bakımından da olgun ve güçlü bir kızdı. Basri Bey, Hayri Bey’in yanındaki mutfakta çalıştırılan kızla bu genç kız arasında bir benzerlik göremiyordu. İnci inanılmaz bir hızla büyümüş, Basri Bey’in anlattığına göre ölmüş olan annesine benzemişti. Üniversiteyi kazanıp doktor olmak isteyen İnci, pazar günleri de Huriye Hanım’la birlikte araba gezmeleri yapıyor ve tenha yollarda direksiyona geçerek ehliyet almaya hazırlanıyordu.&quot; 
 
Kemalettin Tuğcu İnci&apos;nin Kısmeti kitabında; babası tarafından büyük şehre okumaya gönderilen öksüz bir kızın, kimsesizliği yüzünden gördüğü muameleyi, fırsat verildiğinde neler yapabildiğini anlatıyor ve dönemin özentili zenginlik hâllerini vurguluyor. Her kitabın arkasındaki sözlük ile yazarın kurduğu dünyayı bozmadan okurlara sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83149</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0095241e-0143-440f-b511-c99758c7d213.jpg</image:loc>
            <image:title>Eskici Baba</image:title>
            <image:caption>&quot;Çocuk, ihtiyar adamın iri ve nasırlı elini küçücük elleriyle tutarak öptü. İhtiyarın gözleri dopdolu oldu. Şimdi bu ana kuzusu ailesinin yanında olsa kim bilir nasıl süslenir, nasıl kuş gibi cıvıldardı. Anacığı babacığı kim bilir şimdi onun yokluğundan nasıl bir azap duyuyorlardı. Ona ne yapmalı, nasıl bir hediye vererek gönlünü almalıydı? İhtiyar adamın içi kuş gibi çırpınıyordu. Gözlerini etrafında dolaştırıyordu. Sonra aklına bir şey geldi.&quot; 

Kemalettin Tuğcu Eskici Baba kitabında; mahalleli tarafından yalnızlığa itilen yaşlıca bir adamın, küçücük bir çocuğun varlığıyla hayata tutunmasını ve onun sayesinde ilişkileri zayıflamış ailelerin yeniden birbirlerine bağlanmasını anlatıyor. Her kitabın arkasındaki sözlük ile yazarın kurduğu dünyayı bozmadan okurlara sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83150</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64efea5b-6ae9-49af-94d5-3bfa5649e9e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Mirasyedi</image:title>
            <image:caption>&quot;İkinci teneke yarım olduğu sırada caddeden bir çocuk koşarak sokağa daldı. Bu bir oğlandı. Koşarken nefes nefese kalmıştı. O kadar telaşlı ve kendisini paralarcasına koşuyordu ki çeşmenin yakınlarında ayağına bir şey takıldı, yuvarlandı. Tekrar kalktı. Nefesi boğazından ıslık gibi çıkıyordu. Göğsü küçük bir körük gibi inip kalkıyordu. Karanlıkta bile yüzünün kireç gibi bembeyaz olduğu anlaşılıyordu.&quot; 

Kemalettin Tuğcu Küçük Mirasyedi kitabında; aile olmak için kan bağının şart olmadığını, para hırsının insana neler yaptırabileceğini ve çevrede yaşananlara duyarlı olmanın güzelliğini anlatıyor. Her kitabın arkasındaki sözlük ile yazarın kurduğu dünyayı bozmadan okurlara sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83151</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef9deea0-a46e-48ea-a02d-c5156c14c4fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişi Bırakmak</image:title>
            <image:caption>Ev yalnızca yuva değil bir özettir... Edwina Spinner&apos;a elli yılı aşkın bir süredir içinde yaşamakta olduğu ev fazla büyük ve kasvetli gelmektedir. Cıvıl cıvıl seslerin, sevgi ve mutluluk dolu anların, beklenmedik karanlık sırların ve trajedilerin yaşandığı bu evde Edwina artık yapayalnızdır.

Yaşlı kadın evi satmak ve uzun bir yolculuğa çıkmak istediği için bir emlakçıyla anlaşır. Genç emlakçı evi gezerken, Edwina ile sohbeti sırasında adeta geçmişe doğru bir yolculuğa çıkar. Adam karşısındaki kadını tanıdıkça onun bu eve ve anılara hapsolmuş kırılgan biri değil, hayatla mücadele edebilen olağanüstü güçlü ve sevgi dolu bir kadın olduğunu anlar. Ama aklını kurcalayan sorular vardır. Nasıl olur da böyle bir kadın yapayalnız kalır? Ve yıllar önce kadının ailesine ne olmuştur?

Geçmişi Bırakmak sürükleyici kurgusu, derin karakterleri ve yer yer yüzümüzü güldüren mizahıyla tam bir Jenny Eclair romanı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83152</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/369a0576-98cb-4354-b648-11c181d13546.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Kanatlarla Uçmak</image:title>
            <image:caption>On iki yaşındaki Willem Edward Smith’in bunları yapabilmesi için aşması gereken zorluklar vardır. En başta da onu sürekli hırpalayan, sorun çıkaran Finn ve çetesi… Willem, yaşamını kâbusa çeviren tüm bu kargaşaya sessizce katlanır, ta ki Sasha Barton, kendisine yardım etmeye karar verinceye kadar. Bir süre sonra Willem ve Sasha’nın arasında benzeri görülmemiş bir arkadaşlık başlar. Çünkü iki çocuğu da birbirine bağlayan büyük bir hayalleri vardır; uçmak. Onlara bu hayali gerçekleştirme ve tüm komşu çocuklarına hayatlarını sonsuza kadar değiştirme cesareti veren kişi ise Archie’dir. Archie o müthiş hikâyelerinde imkânsız hayallerin bile gerçekleşebileceğini anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83153</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6446d84e-ac6f-4e51-9a59-f6372e97d2b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito Sayı: 4 Aşk</image:title>
            <image:caption>Cogito Sayı: 4 Aşk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83154</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d12a894-a393-4e52-a751-0d0db9054e04.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito Sayı 67 - Sivil İtaatsizlik</image:title>
            <image:caption>Cogito Sayı 67 - Sivil İtaatsizlik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83155</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e986dd5d-a477-4828-b7dd-70ba5440548e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sünnet ve Hadisi Anlama Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Hz. Peygamber’in beyan ve tatbiki ile gösterdiği yolun yani sünnetin ve sünnet nizamını bize taşıyan sözlü haberlerin yani hadisin doğru anlaşılması ve yorumlanmasına dair kılavuz bir kitaptır. Kitap, bilhassa fakih ve usûlcülerin görüşleri esas alınarak sünnette örneklik, hadiste bütünlük ilkeleri üzerinden risalet-i Muhammediyye’yi hiçbir rivayete feda etmeyen bir sünnet ve hadis usûlüne giriş mahiyetindedir. Bu kitap, Türkiye’de ve İslam dünyasında ifrat ve tefrit noktalarında seyreden sünnet ve hadis tartışmalarının doğru ve mutedil bir zemine taşınmasına katkı sunmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83156</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/baee6cff-9d56-4d6c-9d94-020a09a08406.jpg</image:loc>
            <image:title>Geceye Uyananlar</image:title>
            <image:caption>Bir aileyi aile yapan nedir? Cahide Birgül, ikinci romanı Geceye Uyananlar’da semboller, çatışmalar ve gerilimle kurgulanmış bir olay örgüsü çerçevesinde bu soruyu sorarken, suç mahalli olarak evi, suç ortaklığı olarak da aileyi mercek altına alıyor. 
 
Suçluluk duygusuna esir düşmüş, sevgisizliğini, bastırılmış hislerini, iktidar arzusunu yönetmeye çalışan “teşkilat” mensubu Haluk; ağabeyinin kriminal hayatının gölgesinde kendini bulmaya çabalayan, kuşatılmış kız kardeşi Nilüfer ve tüm ailenin gizlerinin, ayıplarının cisimleştiği zihinsel engelli kardeşleri Memo… Şiddet, cinsellik ve siyasi tarih ekseninde gelişen olaylar, birlikte yaşayan ancak herhangi bir kesişim kümesi bulunmayan bu üç kardeşin hayatını şekillendirirken her birini yavaşça uçuruma doğru sürükler ve gecenin sonsuz karanlığına hapseder. Hikâye, 90’ları karakterize eden kötücül, kirli ve “derin” ilişkilerin çekirdek aileden topluma akışının neden ve sonuçlarını çarpıcı bir şekilde ele alırken faili meçhulleri, Cumartesi Anneleri’ni ve kayıpları hem failin hem de mağdurun gözünden aktarır. 
 
Cahide Birgül suçların, organize kötülüğün en masumane ve en kabul edilebilir olandan filizlenmesini, aile yadigârı nesne ve sembollerin psikanalitik dökümünü soluksuz bir akış içinde verirken, aslında hiç yabancısı olmadığımız halde, ürkütücülüğünün ayırdına mesafe koymadan varamadığımız meseleleri karanlıklardan, gölgelerden ve uykulardan çekip çıkararak gözler önüne seriyor. 
 
Geceye Uyananlar, Meltem Gürle’nin değerli sunuş yazısıyla, yeniden okurlarıyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83157</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c41e797d-5444-4b6c-bd91-5ad02e9f4829.jpg</image:loc>
            <image:title>Her An Yeniden</image:title>
            <image:caption>“Seni görüyorum. Seni, her an yeniden, ilk kez, görüyorum.”
R. Berin Tuncel Her An Yeniden’de duygular, ilişkiler, kadın olmak ve kendini bulmak üzerinden modern insanın yaralarına şefkatle dokunuyor.

Yaralı çocuklukların, olgun yetişkin olma sancılarına… Anne babadan alınamayanları kitaplarla, terapilerle telafi etme çabamıza… Gerçek ve tam bir sevgi ve kabulü, nerede bulursak oradan alabilme telaşlarımıza merhametle bakan bir göz olarak bize insan olma hallerini gösteriyor.

Selen, Adem, Ebru Hanım, Çetin, Berrak ve Merve’nin birbiriyle kesişen, iç içe geçen hikâyeleriyle kurduğu küçük bir evrende ilişkilerle yaralanan, ilişkilerle iyileşen insanın yolculuğuna şahit kılıyor okuru.

Ve adeta Yunus’un “Her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası” deyişindeki gibi varoluşun her an yeniden doğmaya ayarlı yapısını keşfetmenin hissettirdiği ılık ümidi taşıyor satır aralarında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83158</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eae907a6-3998-4736-8f1c-be1033adb284.jpg</image:loc>
            <image:title>Enneagram ile Çocuğunu Keşfet</image:title>
            <image:caption>Ben kimim?
En doğal halimde sahip olduğum değer, erdem ve yetenekler neler?
Hayal ettiğim değişiklikleri hayatıma nasıl uygulayabilirim?
Kendini tanıma modelleri arasında belki de en kadim yöntem olan Enneagram-9 Tip Kişilik Modeli, hemen hemen her kültürde kişiler arası ilişkileri düzenlemek ve kişinin hayatını iyileştirmek için kullanılıyor ama yeterince bilinmiyor.
İsmail Acarkan&apos;ın Enneagram ile Kendini Keşfet kitabı, kişiye kendini tanıması için rehberlik ediyor. 9 farklı kişilik tipini farklı yönlerden ele alan Acarkan; ebeveynlerin, eşlerin, öğretmenlerin ve yöneticilerin muhataplarıyla doğru iletişim kurabilmeleri için sırlar veriyor. 
Kişi neden kendini engeller? 
Zayıf noktalarını nasıl fark eder? 
İlişkilerinden beklentileri ne yöndedir? 
Güçlü olduğu tarafları nasıl kullanabilir? 
Zaaflarıyla nasıl başa çıkabilir?
Bunun gibi pek çok soruya yanıt veren Enneagram ile Kendini Keşfet, yolda olanlara kendilerini tanımaları ve böylece işleri rayına koymaları için bir fırsat sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83159</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de0c2465-2af8-4082-a7b0-5f121db12eb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah Aşkı</image:title>
            <image:caption>Ünlü bir sûfî bizlere şu müjdeyi verir: “Eğer insanlar, nasıl bir Allah’ın kulu olduklarını bir bilselerdi, sevinçten uçarlardı!”
Elinizdeki eser, işte o bilgiye ermiş, yani “nasıl bir Allah’ın kulu olduklarının” farkına varmış, seçkin insanların Allah’a olan sonsuz muhabbetlerini, onların tarifsiz Allah aşklarını dillendiriyor.
Gerçek Sevgili’nin O olduğunu, O’nun ve Elçisi’nin dışındaki sevgililerin geçici, yanıltıcı ve boş olduğunu, bu kitabın sayfaları arasında gezinirken sizler yakinen göreceksiniz.
Var olan o Allah sevginizi, bu eserde anlatılanlar daha bir perçinleyecek ve daha bir alevlendirecek… Böylece gerçek bir gönül huzuruna ve ruh dinginliğine kavuşacaksınız.
Kitapta sözü edilen ve Allah aşkıyla yanıp tutuşan o büyük sûfîlerin sözlerinden işte bir örnek: “Ben Rabbimi sonsuz bir aşkla seviyorum! Eğer benim cehenneme atılmamı emretse, O’na olan sevgimden dolayı cehennemin alevini hissetmem! Beni cennete koymalarını ferman etse, O’nun sevgisinden dolayı oradan da bir haz almam! Çünkü O’nun sevgisi bende her şeye baskın!”
Rukıyye Hanım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83160</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a31fb0aa-be89-497f-b6c1-f6e280b215b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruh Diyeti</image:title>
            <image:caption>Klimalı seminer salonlarında hayata olumlu bakmak kolay. Ezberlersin rolünü, çıkar oynarsın. Ama ölüm döşeğinde ezberlediğini değil, ancak yaşadığını oynayabilirsin.

Birinde rol biter, perde kapanır. Diğerinde rol biter, perde açılır. Ve bu gerçek, yaşadığın dakikaları okuduğun kelimelerin efendisi kılar.

Okuduklarınla yaşadıkların uyuşmuyorsa eğer, ancak bir su birikintisindeki gökyüzü kadar derin olabilirsin.

Bana kaç yıl yaşadığını, ne kadar çok şey bildiğini anlatma sakın!

En nihayetinde sen, aldığın son nefes ve kurduğun son cümlesin.

 
Salih Uyan Ruh Diyeti’nde “Bir telaş, bir koşturma. Nereye gidiyoruz böyle?” diye sorduruyor okurlara. Modern hayatın mutluluk reçetelerine, trend olan yaşam biçimlerine ters köşeden bakıp yaşadığımız kültürel değişimlerle fark etmeden kaybettiklerimize dikkat çekiyor. Kof özgüven yerine tevazua, malumatfuruşluk yerine hakiki bilgiye kulak vermeye davet ediyor.

Ve diyor ki, “An gelir, nefesler tutulur. Kelimeler tükenir, bilgi kendinden utanır. İşte o zaman ruhu dinlendirmek gerekir.”

Ruhunuza iyi bakın, biraz dinlenmesi için Ruh Diyeti’ne başlayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83161</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a101e68-1ce9-48c0-b6e8-0e485d487b72.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Medeniyetinin İnsanlığa Katkısı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Roger Garaudy’nin hayatını borçlu olduğu Cezayirli Müslüman askerlere, dolayısıyla da Müslümanlığa, yazar tarafından minnet ve şükranla sunulmuş bir armağan kitaptır.

Müslüman askerler, İkinci Dünya Savaşı sırasında, komutanlarının kesin emrine karşı çıkarak ve kırbaçlamasına aldırmayarak, Garaudy’ye ateş etmediler ve onu kurşuna dizilmekten kurtardılar. 

Garaudy, hürriyetine kavuşur kavuşmaz, Cezayirli o Müslüman askerlere teşekkür etmek için İslâm dinini araştırdı ve İkinci Dünya Savaşının hemen ertesi yılında, 1946’da, bu kitabını yayımladı.

Cezayir 1960 yılında Fransız sömürgesi olmaktan kurtulunca, kitabını daha da genişleterek kurtuluş savaşı vermiş olan Cezayirlilere ithaf etti.

Garaudy’nin komünistken yazdığı bu eser, daha sonra İslâm hakkında yazacağı diğer kitaplarının çekirdeğini oluşturmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83162</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/211a4ab3-3617-499f-9306-2ba319ea3c68.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıplak Kral - Gerçek Prenses</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en sevilen masallarını çocuklarımız için bir araya getirdik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83163</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e5307e6-f859-4b3b-ab3d-be5fd051fb60.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Başlıklı Kız - Kurbağa Prens</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en sevilen masallarını çocuklarımız için bir araya getirdik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83164</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/699a55dd-7f07-44dc-a415-fb5acd41cf38.jpg</image:loc>
            <image:title>Satış Noktaları Sherlock Holmes 9- Trendeki Ceset</image:title>
            <image:caption>Baker Sokağı’ndaki 221 B numaralı evindeki ünlü kiracı Sherlock Holmes…

Zekâsı, karizması ve çokça huysuzluğuyla bilinen, çözülemeyen tüm olayların içinden alnının akıyla çıkan başarılı dedektifin aksiyon, eğlence ve heyecan dolu maceraları yeniden okurlarla buluşuyor!

Yeraltı dünyasını onun kontrol ettiğini sadece Sherlock Holmes’ün bildiği Profesör Moriarty masum bir adamın cinayetine karışıyor. Holmes ve Doktor Watson Scotland Yard tarafından cinayeti çözmekle görevlendiriliyorlar. Cinayetin kurbanı John Douglas’ın geçmişini keşfederken Profesör Moriarty’yi de alt etmeye çalışan Holmes’ü zorlu bir vaka bekliyor.

Sherlock Holmes ve biricik ortağı Doktor Watson’ın maceraları, kaldığı yerden devam ediyor.

Polisiye tarihine damgasını vuran Sir Arthur Conan Doyle’un kaleminden...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83165</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43d266f7-12c6-4119-906d-eb528e236338.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes 10- Mezarlığın Sırrı</image:title>
            <image:caption>Baker Sokağı’ndaki 221 B numaralı evindeki ünlü kiracı Sherlock Holmes

Zekâsı, karizması ve çokça huysuzluğuyla bilinen, çözülemeyen tüm olayların içinden alnının akıyla çıkan başarılı dedektifin aksiyon, eğlence ve heyecan dolu maceraları yeniden okurlarla buluşuyor!

Ünlü d*landırıcı Charles Milverton, Sherlock Holmes&apos;ü neden ziyaret ediyor? Londra&apos;daki Napolyon büstleri neden kırılıyor? Öldüğü gece Bayan Gibson&apos;la buluşan Bayan Dunbar gerçekten katil mi? On yaşındaki Lord Saltire ve öğretmeni neden ortadan kayboldu? Kızıl Çember&apos;in ünlü katili Londra&apos;da ne yapıyor? Üçüncü Garrideb&apos;i arayan Nathan Garrideb&apos;in asıl amacı ne?

Sherlock Holmes ve biricik ortağı Doktor Watson&apos;ın maceraları, kaldığı yerden devam ediyor.

Polisiye tarihine damgasını vuran Sir Arthur Conan Doyle&apos;un kaleminden...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83166</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f72f7a7-53ff-41e3-a1f8-c4d851a60039.jpg</image:loc>
            <image:title>Perinin Hediyesi - Sihirli Cüceler</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en sevilen masallarını çocuklarımız için bir araya getirdik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83167</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68231b6f-c929-4da9-8079-5484563e127a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes 11- Son Macera</image:title>
            <image:caption>Baker Sokağı’ndaki 221 B numaralı evindeki ünlü kiracı Sherlock Holmes…

Zekâsı, karizması ve çokça huysuzluğuyla bilinen, çözülemeyen tüm olayların içinden alnının akıyla çıkan başarılı dedektifin aksiyon, eğlence ve heyecan dolu maceraları yeniden okurlarla buluşuyor!

Lady Frances Carfax neden kayboldu? Profesör Presbury neden sekreterine yabancı biriymiş gibi davranmaya başladı? Sherlock Holmes’ü Harrow davasından uzak durması için uyaran adamın sırrı ne? Birlikte dövüştüğü arkadaşını bulamayan James Dodd’a Sherlock Holmes yardım edebilecek mi?Holmes’ün arkadaşı Profesör McPherson’a saldıran neydi?

Sherlock Holmes ve biricik ortağı Doktor Watson son maceralarına atılıyorlar.

Polisiye tarihine damgasını vuran Sir Arthur Conan Doyle’un kaleminden…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83168</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/138ab186-e2a4-4a1d-a2c9-085b8603acc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bremen Mızıkacıları - Cesur Terzi</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en sevilen masallarını çocuklarımız için bir araya getirdik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83169</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd26768c-3958-484b-9472-c6ebd124f0cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Çağ&apos;da İslam&apos;ın Kılıcı ve Hristiyanlığın Çekici: Selçuklular - Franklar</image:title>
            <image:caption>Toplumların zaman içerisinde yaşadıkları din değiştirmeler ile oluşturdukları siyasi ve askerî teşekküller, tarihin akışını değiştiren olayların tetikleyicisi olmuştur. Batı’da Frankların yaşadığı bu deneyimi Doğu’da da Selçuklular tecrübe etmiştir. Öncesinde çeşitli sebeplerle Müslüman olan pek çok Türk topluluğu olmasına rağmen Selçukluların yeni geldikleri coğrafyada din değiştirerek temellerini attıkları devlet uzun yıllar Sünni İslam dünyasının bayraktarlığını yapmıştır. Aynı durum Franklar için de geçerlidir. Yeni yerleştikleri coğrafya, yeni seçtikleri din ve kurdukları yeni devlet… Bu yönüyle Hristiyanlık geldikleri topraklarda Frankların, İslam da Selçukluların dünyalarını fethetmiş, kısa bir süre sonra her iki topluluk da kendi medeniyetlerinin sancaktarlığını yapmaya başlamıştır.

Dr. Murat Tural’ın uzun yıllar üzerinde çalıştığı bu eser, Orta Çağ’da iktidar ve istikrarı yakalamış olan iki devlet üzerine bina edilmesine rağmen, aynı zamanda Hristiyan ve Türk-İslam dünyasının binli yıllara kadar karşılaştırmalı bir panoramasını da gözler önüne sermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83170</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e024f32-f9db-4cba-85b7-9ba1242fb964.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Sağırım Efendim</image:title>
            <image:caption>Hz. Mevlânâ&apos;nın &quot;birlik dükkânı&quot; olarak tanımladığı, içinde birbirinden hikmetli hikâyelerin, kıssaların, mesellerin ve beyitlerin bulunduğu Mesnevî-i Şerîf&apos;in günümüze kadar birçok tercümesi ve şerhi yapıldı. Mesnevî&apos;deki bazı uzun hikâyeler de birçok dilde muhtelif girişimlerle derlenerek yayımlandı.

Fakat Ben Sağırım Efendim: Mesnevî&apos;den Hikmetli Hikâyeler, Fars dünyasının yerel ve hikemî eserler ile edebiyat alanındaki en itibarlı isimlerinden biri olup bu alanda hatırı sayılır bir ağırlığı bulunan, yıllarını özellikle gençleri ve çocukları kadim hikmete yönlendirmeye adamış Mehdi Azer Yezdî tarafından yayına hazırlanmış olması hasebiyle oldukça önem arz ediyor. Bu çalışmadaki hikâyeler, günümüzde unutulmaya yüz tutmuş kıssadan hisse ve mesel geleneği ile tekniğini belirli bağlamlar içinde, en gencinden en olgununa geniş bir okur kitlesine sunuyor.

Fars dilinin özgünlüğü ehli tarafından korunarak hazırlanmış olan bu eser, geçmiş ile gelecek arasında, başta Hz. Mevlânâ&apos;nın zamansız ve çağlar aşan dili ile bir köprü kuruyor. Çalışma, aynı zamanda barındırdığı seçkinin özgünlüğü ile de bir başucu kitabı olma niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83171</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3492287e-ef34-4762-8035-d3a3f24207c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu&apos;nun ve Batı&apos;nın Büyük Sultanı Alparslan</image:title>
            <image:caption>İslâm âleminin tıkanmışlık hali yaşadığı bir dönemde ortaya çıkan Selçuklularla birlikte İslâm dünyası siyasî birliğini temin etmiş, Sünnî İslâm anlayışı toplumsal hayatın merkezini oluşturmaya başlamış ve bir sonraki aşamada Türklerin kudretli eliyle Hristiyan dünyasına galebe çalmıştır.
Selçukluların tarihî rolü, Malazgirt’te kazandıkları zaferle zirve noktasına erişmiş, Türk-İslâm tarihindeki belirleyici konumları bir anlamda mühür gibi tarihe kazınmıştır. Bu noktada, Stefan Zweig’ın ifadesiyle “insanlığın yıldızının parladığı an”da tarih sahnesine çıkan Sultan Alparslan’a müstakil bir parantez açılmalıdır. Bizans’ı dize getirip Anadolu’nun kapılarını Türklere açan Sultan Alparslan, aynı zamanda İslâm tarihindeki tıkanmanın önünü de açan isimdir. Dokuz yıllık kısa saltanat döneminde, izlerini dokuz yüzyıl boyunca takip edebildiğimiz muazzam bir eser ortaya koyan Sultan Alparslan, tarihin kilidini açmış, “Gordion’un Düğümü”nü kesmiştir.
Selçuklu tarihi alanında yaptığı dikkat çekici çalışmalarla bilinen Mustafa Alican, Doğu’nun ve Batı’nın Büyük Sultanı Alparslan adını verdiği çalışmasında, akademik bir altyapıya dayanarak tarihin gördüğü en büyük hükümdarlardan birinin baş döndürücü hayat hikâyesini tek solukta okunacak roman tadında bir üslupla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83172</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d80eed1-c111-4d94-b053-dee8c9441f19.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazdıklarıyla Yaşananlar 2</image:title>
            <image:caption>Kendi hayatına uğramayan o mutlu sonları yakalayıp hikâyelerine bağışlayan Jane Austen… Kadınların yazdığı kitaba itibar edilmeyeceğini bildiklerinden erkek isimleriyle edebiyat dünyasına girmek zorunda kalan Bronte Kardeşler… Yazıyı, köyüne gelen bir çerçiden öğrenen büyük yazar Yaşar Kemal… Dünyayı vatanına hasretle terk eden Nazım Hikmet…

Yazdıklarıyla Yaşayanlar 2, ruhunuza dokunan büyük yazarların eserleriyle iç içe geçmiş hayatlarını anlatıyor. Hasan Saraç, okuma serüveninde yazarlarla kurduğu dostluğa okurlarını bir kere daha dahil ediyor.

Altını çizdiğiniz cümlelerin sahiplerini yakından tanımak, hikâyelerinin hikâyelerini dinlemeye devam etmek ve büyük yazarların hayatlarına şahit olmak için Yazdıklarıyla Yaşayanlar 2 doğru bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83173</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00df16e4-fcad-49a7-914c-3651fdb7a1e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkanın Gözleri: CIA</image:title>
            <image:caption>Gizli servisler, ajanlar, casuslar…
Karşılaştığımızda zihnimizde kıvılcımlar çaktıran ve komplo çarklarını döndürmeye başlayan bu üç kavram edebiyat, sinema ve popüler kültürün yanı sıra tarihin de baş aktörü oldu. Persler tarafından “Kralın gözleri ve kulakları” olarak adlandırılan ve iktidar için tehdit olabilecek olası tehlikelere karşı gözlerini dört açan görevlilerden bu yana istihbarat, yaşamın önemli bir parçasına dönüştü.

Çinli bilge Sun Tzu, MÖ 5. yüzyılda “Düşmanını bilen, kendini bilir.” diyerek istihbaratın fikir babalığına soyunmuş olsa da gizli bilgi toplama işi, 19. yüzyıla kadar amatörler tarafından ve acemice yürütüldü. Birinci Dünya Savaşı’nda saha kenarında ufak ufak ısınmaya başlayan istihbaratçılar, İkinci Dünya Savaşı’yla birlikte tam kadro sahaya indi ve onu izleyen Soğuk Savaş’tan itibaren de şampiyonluk için kıyasıya bir mücadeleye giriştiler. 20. yüzyılda istihbarat savaşlarına damgasını vuran CIA, bitmek tükenmek bilmeyen bu mücadelenin en önemli aktörlerinden biri olmayı sürdürüyor.

Ali Çimen’in Başkanın Gözleri / CIA adını verdiği bu çalışmasıyla CIA’in önce hangi şartlarda ve niçin kurulduğunu görecek, kurucu aktörlerini tanıyacak ve emekleme aşamasına şahit olacaksınız. Akabinde Soğuk Savaş’la birlikte nasıl hızla serpildiğini izleyecek, kendisine “insan hakları ve demokrasiyi savunmak ve yaygınlaştırmak” gibi bir misyon biçen ABD adına Güney Amerika’dan Himalayalar’a, Ortadoğu’dan Uzak Doğu’ya yayılan bir coğrafyada şekillenen heyecan verici hikayesini okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83174</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d23c88e-a67f-4189-869a-0f3046dfb391.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Üniversiterim (Beyaz Kapak)</image:title>
            <image:caption>Benim Üniversitelerim’de, Aleksey Peşkov, üniversitede okumak üzere Kazan şehrine gelir. Fakat zorluklarla geçen hayatında bu büyük hayalini gerçekleştirmesi kolay olmayacaktır. Bir yandan ekmeğini kazanmaya diğer yandan eğitimini sürdürmeye çalışan genç, Rusya’da çarlık yönetiminin ve eskimiş dünya görüşünün çalkantılı ortamında bütün hayatın bir üniversiteye dönüştüğünü görür.
Karşısına benzersiz kişilikleri olan, Rusya’nın kaderini değiştirecek kişiler çıkacaktır. Rusya gürül gürül geleceğini tartışmaktadır.
Çocukluğum ve İnsanlar Arasında’nın ardından Benim Üniversitelerim’le birlikte, edebiyat tarihine eşsiz bir gerçekçilik anlayışı getiren Maksim Gorki’nin kendi hayatından yola çıkarak yazdığı üçleme tamamlanmış olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83175</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11bc0101-0eeb-4a39-8252-5957a9e3a14b.jpg</image:loc>
            <image:title>Platon’dan Mao’ya Siyaset Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, sizi, siyaset felsefesinin geniş alanı üzerinde büyük bir gezintiye çağırıyor. Bu yolculuğa, her bölümün öncesine konmuş zaman çizelgeleri, her kuramı kendi teknik ve toplumsal bağlamı içerisine yerleştiren haritalarımız kılavuzluk edecek. 

Yol boyunca, bir uygarlık tarihi oluşturduğu iddia edilebilecek kapsamlı bir güzergâh takip edeceğiz. Uzak Doğu’dan Çin İmparatorluğu ile başlayıp ardından Antik Yunanın şehir devletlerini inceleyeceğiz. Tiren Denizi’ni aşıp Machiavelli’nin İtalyası’na geçecek, dümeni kuzeye kırarak iç savaşla paramparça olmuş Hobbes’un Leviathan’ının ve Locke’un yurttaş haklarının İngilteresi’ne gideceğiz. En sonunda da Fransa, Almanya ve Rusya üzerinden geçip 20. yüzyılda Başkan Mao’nun küçük Kırmızı Kitap’ıyla yolculuğu tamamlayacağız. Ancak bu sırada rastgele fotoğraflar çeken sıradan siyaset gezginleri olmayacağız. Bulduğumuz şeyi eksiksizce keşfetmeyi ve yakından incelemeyi amaçlayacağız. Metinlerin ana özelliklerini tanımakla yetinmeyecek, ne amaçla ve nasıl oluşturulduklarını anlamak için büyütecimizi çıkarıp bunları ayrıntılı biçimde inceleyeceğiz. 

Bu öykü, ne evrimsel ne teknolojik ne de ekonomik ilerlemenin öyküsüdür; yalnızca siyasal toplumun öyküsüdür. Bin yıllardır ortalarda olan ama değişik kılıklarla karşımıza çıkan güçlü düşüncenin öyküsüdür. Yalnızca bir avuç yazarın sözleriyle, siyaset felsefesi dilinde anlatılmış bir öyküdür. 
Bu değerli çalışmayı, Hamdi Bravo’nun çevirisi ve Martin Cohen’in Türkçe basıma özel Sonsöz’üyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83176</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05ac948e-9ea3-4a5f-966c-bc272b8b6fb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde</image:title>
            <image:caption>Janina, uzak bir Polonya köyünde, karanlık kış günlerini astroloji çalışarak, yıldız haritalarını inceleyerek, William Blake’in şiirlerini tercüme ederek ve varlıklı Varşova sakinlerinin yazlık evlerine göz kulak olarak geçirir. İnsanlar yerine hayvanlarla vakit geçirmeyi tercih eder, fazlasıyla tuhaf ve münzevi tavırları kimilerine göre “kaçık”lıktır. Bir gün komşusu Koca Ayak gizemli bir şekilde ölü bulunur. Gelecek günler daha da tuhaf ölümleri beraberinde getirir. Şüpheler ve soru işaretleri yükselirken Janina, tuhaf teorileriyle kendini soruşturmanın göbeğine yerleştirir. Birileri ona kulak verseydi her şey böyle mi olurdu oysa…

Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde tuhaf bir gerilim masalı, bir kara komedi, her şeyiyle kendine özgü bir hikâye. Akıl sağlığı ve çılgınlık, suç ve adalet, doğa ve insan arasındaki karanlık sınırların kışkırtıcı bir keşfi. Çağdaş Polonya edebiyatının en güçlü sesi, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Olga Tokarczuk’tan baş döndürücü bir roman.

“Muhteşem bir yazar.”
– Svetlana Alexievich

“Bu kitap yalnızca bir ‘katil kim’ romanı değil: Yaşam ve ölüm hakkında, sırlarla dolu, felsefi bir masal. Kulağınızı yere yaklaştırırsanız, iliklerinizde hissedeceğiniz sırlar.” 
– New York Times Book Review

“Baş döndürücü, yaratıcı, türüne meydan okuyan bir hikâye. Kısmen bir polisiye, kısmen bir masal, –Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde, bazı canlıların diğerlerinden üstün olma biçimleri üzerine heyecan verici bir felsefi sorgulama.” 
– Time

“Yılın en keyifli romanlarından biri.” 
– The Guardian

“Olga Tokarczuk geçen çeyrek yüzyılın sayılı Avrupalı romancısından biri. Bu romansa alaycı mizahı ve karanlık sürprizleriyle pastoral bir kara komedi.” 
– The Economist

“‘Kontrollü psikoz’un tartışılmaz başyapıtı… Eninde sonunda olağanüstü bir kurguyla bir araya gelen ipuçları etkileyici bir başarıya dönüşüyor.” 
– Publishers Weekly

“Doğa için bir coşkulu bir şarkı… William Blake’e bir methiye… [ve] bir tür ağıt. Tokarczuk Blake’i aşar mı? Tartışılabilir –belki.” 
– NPR

“Bir cinayet romanı yapısını açıkça benimsese de, Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde ürkütücü mizahı ve marazi felsefi müdahaleleriyle özgün bir roman… Ve mükemmel bir final. Tokarczuk, şüphesiz üstün yetenekli, orijinal bir yazar.” 
– The Wall Street Journal

“Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde, şiddetli, heyecan verici ve özel, neredeyse tarifsiz; uzun zamandır okuduğum varoluşçu romanlardan en yenilikçisi.” 
– The New Yorker

“Bazen bir birinci şahıs anlatısının açılış cümlesi, anlatıcının kişiliğini öyle iyi yansıtır ki, tüm zamanınızı onunla geçirmek istersiniz. Bu roman için de bu böyle… Hoyrat güce meydan okumak için ne gerektiğine dair dikenli ve yıkıcı bir hikâye.” 
– Boston Globe

“Olga Tokarczuk olağanüstü yeteneği, zekâsı, ‘derin romanları’yla ekolojik ve politik meselelere odaklanıyor, mücadeleyi bırakmıyor. Bahisler daima yüksek, Tokarczuk tekrar tekrar anlatıyor ve cepheyi terk etmiyor.” – HuffPost</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83177</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ad1c19e-8bd3-460d-948b-4b96d4e0a761.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokrates - İroni, İnfaz ve Etik</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, felsefe tarihinin büyük düşünürü Sokrates’in hayatına ve felsefesine kısa bir giriş yapma niyetindedir. Sokrates gibi büyük bir şahsiyetin düşünsel gelişimini izlemek güç bir iş ve Taylor, bu güç işe girişiyor. Yazar, Sokrates’in üç tarihî kaynağından, Platon, Aristofanes ve Ksenofon’dan beslenen entelektüel bir biyografi ortaya koyuyor. 
Sokrates’in Atina’sında dönemin atmosferini, Anaksagoras’la ve Archelaus’la bağını, yaşamının dönüm noktalarında Orfizm ve Delfi Kehanetinin yerini sergiliyor. Genç Sokrates’in ’işaret’ ve ‘daimî ironi’sinin, Olgun Sokrates’e ‘demokrasi’ eliyle ‘infaz’ olarak dönüşünün öyküsünü anlatıyor. 
Kuşkusuz yalnızca bir felsefe şehidi değildi Sokrates. Onun ‘ruh’ öğretisi ve ‘idealar’ teorisi, bugün dahi zihinlerimizi şekillendirmekte; ‘iyi’ ve ‘erdem’ anlayışı bizimle yaşamaktadır. Onun Savunma’sı, 2500 yıldır felsefe tarihinin ilk sayfalarını oluşturmakta; hakikatin filozofla ayrılamazlığını hatırlatmaktadır. 
İngiliz felsefeci ve Antikçağ uzmanı Alfred Edward Taylor’ın bu değerli çalışmasını Mukadder Erkan çevirisi ile sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83178</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bec32a8-f1df-475e-8639-2db3924aa7ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Platon - Bilgi, Ruh ve Devlet</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Batı felsefesinin kurucu düşünürlerinden Platon’un hayatı ve felsefesine kısa bir giriş yapma niyetindedir.  
Platon, İÖ. 427 yılında, büyük Peloponnesos Savaşının başlarında doğdu.  81 yıllık ömrüne bugün dahi felsefe tarihinin şah eserleri sayılan Diyaloglar’ını miras bıraktı. 
Platon’un, hocası Sokrates’le ilişkisi ve çevresi, idealar teorisi, Syrakusa deneyimi; bilgi kuramı ve diyalektik anlayışı; psikoloji ve kozmolojisi eserde ele alınan konulardandır. 
Antikçağ ve Platon uzmanı, İngiliz felsefeci Alfred Edward Taylor’ın bu değerli çalışmasını, Cengiz İskender Özkan’ın çevirisi ile sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83179</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9035a0fc-4436-4805-af84-d93a2b8e5098.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkan Hanım’ın Ölümü</image:title>
            <image:caption>“Antikalarımın tozlanmalarına nasıl izin vermezsem, ölümlerimi de unutuşun küllerine terk edemem. Bütün ölümleri belleğimde, oldukları gibi taptaze saklarım.”

Bahanur Garan Gökşen tarafından hazırlanan kitap, Selçuk Baran’ın Kış Yolculuğu kitabının ilk öyküsü olan “Türkân Hanım’ın Ölümü”nden yola çıkarak yazdığı üç perdelik oyun. “Türkân Hanım” adıyla Ankara Devlet Tiyatrosu Şinasi Sahnesi’nde 1990-91 sezonunda sahneye konulan bu oyun ilk kez okurun gözü önüne çıkıyor.

Dramaturgi Arşivi’nde bulunan yazarın metniyle kitabındaki öykü karşılaştırıldığında birinin öbürünü tamamladığı görülüyor. Öyküde kendine kıyarak hayatına son vermiş Türkân Hanım’ın ardından yaşananlar ve hakkında söylenenler aktarılıyor. Oyunda ise Türkân Hanım’ın günlük hayatı, çevresindeki kişiler, onu intihara sürükleyen duygular, evliliği ve hayal kırıklığıyla biten aşkı anlatılıyor.

Oyunla öykü bir arada okunduğunda Türkân Hanım karakterini yaratan Selçuk Baran’ın inceliklerle dolu dünyasının perdeleri sonuna dek açılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83180</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d04ef13-c682-4643-b143-f95da401ff05.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahilde</image:title>
            <image:caption>1962 yılı. Dorset kıyılarına balayına gelmiş iki genç: Florence ve Edward. Biri seçkin bir aileden bir müzisyen; diğeri daha mütevazı bir aileden, tarih bölümü mezunu bir genç. Cinsel tabuların henüz yıkılmadığı yıllarda büyümüş, farklı sınıflardan iki insan. Evliliklerinin ilk gecesi onlar için hem heyecan hem korku. Bazen tiksinti, bazen tutku.

Çağdaş İngiliz edebiyatının önemli isimlerinden Ian McEwan, bir akşam yemeğinde başlayıp sabahın ilk saatlerinde biten romanında, deneyimsiz iki gencin evliliğinin tutku ve trajedi arasında gidip gelen ilk saatlerini öyle iyi anlatıyor ki bu kısa roman bir anda dönemin gençlerinin ilişkilerinin ayrıntılı bir analizine dönüşüyor.

“Olağanüstü yazılmış bir roman… Yürek parçalayıcı, komik, dâhice... McEwan karakterlerine karşı çok merhametli ama kalp kırıklığı karşısında da bir o kadar acımasız.”
- The Boston Globe

“Fevkalade, sürükleyici, merak uyandırıcı... Keyifli, eşine az rastlanır türden, olağanüstü bir roman.”
- San Francisco Chronicle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83181</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee98d82c-b783-4367-98a6-85faba447659.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ağaç Gölgesi Gibi Geldi Geçti</image:title>
            <image:caption>&quot;Akıp gitmesin bir ömür&quot; diye…

“Tanıyan herkesin bildiği gibi temiz yürekli, sporcu; doğaya, sanata, kültüre ve bütün canlılara saygı duyan; yalnız saygıyla da yetinmeyip kişiliğinden taşan bir coşku ve sevgiyle hepsine sahip çıkan, eşine zor rastlanır bir insandı.”
- Zülfü Livaneli

Bir Ağaç Gölgesi Gibi Geldi Geçti, eğitimci, sporcu, siyasetçi Fikret Ünlü’nün vefat etmeden önce kaleme aldığı anılarından oluşuyor. Fikret ünlü çocukluğundan öğretmenlik yıllarına, bürokrasi ve siyaset yıllarından emekliliğine uzanan yaklaşık yetmiş yıllık uzun bir yolculuğu coşkuyla, kendine has üslubu ve özeniyle anlatıyor… Hayatı boyunca insandan, doğadan yana olan Fikret Ünlü, mesleki ve siyasi hayatında da olaylara doğadan aldığı bilgelikle yaklaştı. Bu yüzden de Zülfü Livaneli’nin deyimiyle, “siyasete onurlu girdi, onurlu çıktı; Ankara bu Toros çocuğunun temiz ruhunu kirletemedi”.  Bu kitap, tamamlanmamış bir hikâye olmakla birlikte Torosların bilge evladına bir saygı duruşu aynı zamanda…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83182</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ad77058-1969-419b-ad1f-589540cecc72.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Işığında Gökkuşağı</image:title>
            <image:caption>Deniz kızını gördüm dedim gülüp geçtiniz 
Ay Işığında Gökkuşağı dedim
Olur mu hiç dediniz

Korkuyorum
Tımarhaneye atacaksınız beni
Diğer gördüklerimi söylesem
Anlayamazsınız beni diyorum
Susuyorum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83183</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a158b286-c2da-4e9a-baca-2c529ff19276.jpg</image:loc>
            <image:title>Teneke Adam (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Neredeyse bir aşk hikâyesiydi 
ama hiçbir şey göründüğü kadar basit değildi 
 
Aslında her şey, erkeklerin de zarif ve nazik olabileceklerine inanan bir kadının, hayatında ilk kez kendisi için bir şey yapıp Van Gogh’un Ayçiçekleri tablosunu duvara asmasıyla başlamıştı. 
 
Ellis ve Michael ise tanıştıklarında henüz on iki yaşında ve kendi küçük dünyalarında yapayalnızlardı. Ayrılmaz hâle gelen ikili, Oxford’un caddelerinde bisiklet sürmüş, şiirin büyülü dünyasını keşfetmiş ve şiddet dolu dünyaya birlikte karşı koymuşlardı. 
 
Fakat bir gün hayatlarına Annie girdi ve bu hiçbir şeyi değiştirmedi. 
 
Oysa her şey çoktan değişmişti. 

Bustle’a göre 2018 yılının En İyi Kurgu Kitaplarından Biri 
Costa Kitap Ödülleri En İyi Roman adayı 
 
“Aynı anda hem kalbinizi kıracak hem de içinizi ısıtacak bir hikâye.” —Matt Haig 
 
“Sarah Winman küçük bir mucizeye imza atmış.” —New York Times 
 
“Sizi kendi gerçekliğinizden çekip alacak ve bambaşka birinin yolculuğuna ortak edecek.” —PopSugar 
 
“Sevgi, kayıp ve kırılganlık üzerine yıllardır okuduğum en iyi roman.” —A Cup of Jo 
 
“Kalbinizi paramparça edecek bir aşk hikâyesi.” —HelloGiggles 
 
“Winman bizi üç kişilik ve duygusal olarak çok yoğun bir yolculuğa çıkarıyor” —Bookpage 
 
“Aşk ve dostluk üzerine, yürek burkan bir roman.” —Publishers Weekly, starred review 
 
“Güçlü karakterler, incelikle düşünülmüş bir kurgu ve yoğun bir atmosfer.” —Booklist 
 
“Romanın her cümlesi bir fırça darbesi kadar hassas ve birleştiklerinde hayat dolu, duygusal ve büyüleyici bir tablo oluşturuyorlar.” —Steven Rowley</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83184</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51f90386-2c91-4e58-9318-46befcf98bab.jpg</image:loc>
            <image:title>Toz</image:title>
            <image:caption>Yayımlandığı andan itibaren fenomen olan, son yılların en başarılı ve en çok satan eserlerinden bilimkurgu-distopya serisi Wool’un üçüncü kitabı Toz ile macera sona eriyor. 
 
Silo 18’de Juliette, atalarının siloları neden yaptığını ve onların planlarını öğrenmişti. İnsanları böyle bir hayata mahkûm edenlerin kimler olduğunu biliyordu ve bu hayatı değiştirmek için elinden geleni yapacaktı. O artık Silo 18’in başkanıydı. Ve dışarı çıkmaya hazırlanıyordu. 
 
Silo 1’de Donald, diğer tüm siloların kontrolüne sahipti. Hem kimliğini gizlemeye hem de Juliette ve arkadaşlarına yardım etmeye çalışıyordu. Fakat elindeki tüm imkânlara rağmen öngöremediği birçok problem çıkacaktı karşısına. 
 
Silo 17’de Jimmy ise Juliette ve arkadaşlarının Silo 17’ye ulaşması ve iki silonun birleşmesi için elinden gelen her şeyi yapacaktı. 
 
Toz’da bütün parçalar yerine oturuyor ve efsanevi WOOL serisi etkileyici bir biçimde son buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83185</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bb6a058-305e-46bd-a460-ac49506ab902.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Ararken Aldatılmak</image:title>
            <image:caption>Farkında mısınız? Sağlık ve özellikle de beslenme alanında bir yüzeysellik ve tutarsızlık rüzgârı esiyor. Kavramların, bilgilerin, oturmuş düzenlerin içini boşaltmaya çalışan bir rüzgâr bu. Çıkarcı ve hatta küstah. Bu rüzgâr sadece dış görünüşe ve algı oluşturmaya dayalı bir düşünce yapısını sürekli olarak bize taşıyor. Yalnızca kabuktan veya bir isimden oluşmuş sağlık mucizesi vaatleri rüzgârla havada uçuşuyor. Son on yılda yaşamınıza kaç tane beslenme trendi girdi? Ya da adlarını duydunuz, “Acaba yapsam mı?” diye düşündünüz. Kaç kez gıda katkıları aldınız? Sonra bıraktınız... Bunların sonucunda ne elde ettiniz? Ne kaybettiniz? “Hiçbir şey kaybetmedim. Denedim sadece” diyorsanız bir kez daha düşünmenizi salık veririm. Buna zamanın ruhu diyenler olabilir. Toplumsal bir dönüşüm yani. Toplumsal dönüşümler engellenemez. Ancak bu durum bizim birey olarak rüzgârda sürüklenen yapraklar gibi oradan oraya savrulmamızı da gerektirmez. Kendimizi korumalıyız! Ayakkabıların veya giysilerin modası olabilir ama sağlığın ve beslenmenin olmaz! Olmamalı. Bu kitabın sizi çepeçevre sarmış olan sahte bilim ve işe yaramaz ürünleri mucize diye satan “yılan yağı&quot; satıcılarını fark etmenize yardımcı olmasını dilerim.  Ülkemizin en yetkin, alanının en önemli hekimlerinden Prof. Dr. Taner Damcı’dan genel geçer sağlık ve beslenme trendlerinin ipliğini pazara çıkaran, sahte ve gerçek bilim arasındaki ayrımı ortaya koyan ve adeta bir “takıntı”ya dönüşmüş sağlık meselesinde gerçek bilgiyle kaygılarımızı yatıştıran bir kitap...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83186</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eab80f9-56dc-40b4-a895-d4706189c7c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Başlangıç Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Evrenin hiç yazılmamış hikâyesi 
 
Tüm insanlık için ortak bir tarih yazılabilir mi? Yeni bir başlangıç hikâyesi oluşturulabilir mi? Dünya tarihi, evrenin oluşumundan bugüne; dinlere, hükümdarlara, milletlere, rejimlere ya da savaşlara indirgenmeden anlatılabilir mi? Büyük Tarih; eşiklere, başlıca dönüşümlere ve kökenlerimiz hakkında derin sorulara odaklanan, gezegenlerin oluşumundan evrime, tarımın doğuşundan küreselleşmeye her şeyin tarihini ele alan, farklı disiplinlerden beslenen bütüncül bir yaklaşım. Bu ekolün önde gelen isimlerinden David Christian, Büyük Patlama’dan günümüze dek süren, hatta uzak geleceğe uzanan bir hikâye anlatıyor. Nereden geldiğimizi, nerede olduğumuzu ve nereye yol aldığımızı düşündürecek heyecan verici bakış açısıyla Başlangıç Hikâyesi, okurları on üç milyar yıl süren müthiş bir serüvene çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83187</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7d5d78f-74f6-45e0-a056-58850147cc5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kahraman Gibi Yaşa</image:title>
            <image:caption>Sen, ey kahraman okur, bil ki, şu yeryüzünde sonuç yaratan bir kişisin. Yaptıkların ve yapmadıklarınla böylesin. Bunu bilirsen kahraman olduğunu da bilirsin. Yaşadığın dünyayı küçültme. Yolu kısaltmak kendine giden yolu uzaklaştırabilir. Hızlı gitmek, kendine giden yolu geciktirebilir. Zaten dışarıda çıktığımız her yol, hep kendimize gitmez mi? En iyisi, eski Romalıların deyimiyle yavaşça acele et. Olması gereken yavaşlık ve olması gereken hızlılıkta yaşa, âşık olmak gibi. Konuşmayı yeni öğrenen bir çocuk gibi gerçeğin etekliğini çekiştir ve sor: Neden? Sormak gücü sarsar. Kahraman koca bir sorunun yanıtını arar gibi çıkar sokağa ve sorar: Neden? Çünkü sormak duvarı yıkar, kendi önünü açar. Masal düşünürü, gezgin, kültür kâşifi, macera gazetecisi ve fotoğrafçısı Özcan Yüksek, çeyrek yüzyılı aşkın süredir insanı anlamanın peşinde yolda... Kutuplara, insan eli değmemiş ormanlara, ilk insanın temsili eşitlikçi toplumların diyarlarına yaptığı yolculuklar ve masalların kadim doğası üzerine çalışmalarının ürünü olan bu kitapta bize bir anlamda “kahramanın sonsuz yolculuğu”nu anlatıyor. Aslında her birimizin bu dünyaya “kahraman” olmak için geldiğimizi hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83188</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adf432cb-588d-48af-8a83-6362041b4f32.jpg</image:loc>
            <image:title>Onlar Da Kahramandı</image:title>
            <image:caption>Güce boyun eğmediler. 
 
İtaatin adeta kutsandığı bir kültürde medeni cesaret gösterip “hayır” diyebilenler de elbette kahramandır! 
 
Kültürümüzde itaat kavramı çok güçlüdür. Üstelik ilkelerden ziyade “baş” kabul edilen kişilere itaat adeta bağımlılık düzeyindedir. Siyasi tarihimize damgasını vuran davranış kalıbı kayıtsız şartsız itaattir. 
 
Emir demiri keser, sürüden ayrılanı kurt kapar… Ama tarihimizde güce boyun eğmeyen ilkeli davranış örnekleri de az değildir. 
 
Taha Akyol bu kitapta tarihimizde yüksek otorite karşısında hukuku üstün tutan, yanlışa boyun eğmeyen yargıçlardan ilçe ve il belediye başkanlarına, devletin zirvelerine, milletvekillerine kadar, insanların itaat ile hürriyet, menfaat ile fazilet arasında sınandığı kritik makamlarda bulunmuş onurlu, prensipli, şahsiyetli kahramanları anlatıyor. 
 
Onlar da Kahramandı, bağımsız birey olma şuurunun, hürriyet fikrinin ve eleştirel düşüncenin gelişmesine bir katkı olması amacıyla kaleme alındı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83189</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c56a79c6-76fb-45ed-9d0f-3f31eb19b84e.jpg</image:loc>
            <image:title>Jumanji</image:title>
            <image:caption>UYARI: KURALLARI DİKKATLİ OKUYUN. OYUNCULARDAN BİRİ, ALTIN ŞEHRE ULAŞANA KADAR JUMANJI OYUNU BİTMEZ. 
 
Amerikan Ulusal  
Kitap Ödülü Finalisti  
 
New York Times  
Yılın En İyi Resimli Kitabı  
 
Boston Globe-Horn  
Book Onur Ödülü  
 
School Library Journal,  
Yılın En İyi Kitapları Ödülü 
 
Peter ve Judy, bir ağacın altında Jumanji’yi bulduklarında onun sıradan bir oyun olduğunu düşünmüşlerdi. Ancak bu normal masa oyununun canlanacağını ve kendilerini rüyalarında bile göremeyecekleri kadar olağanüstü ve tuhaf maceraların tam ortasında bulacaklarını bilmiyorlardı.  
 
“Olağanüstü derecede gerçekçi çizimlerle inanılmaz bir bütünlük sergileyen, ince bir zekâyla yazılmış sade ve muhteşem bir hikâye.”  —John Gardner, New York Times Book Review 
 
“Okudukça sizi içine çeken güçlü bir görsel şölene tanık oluyoruz.”  —Booklist 
 
“Gerçeküstü bu macera öylesine gerçekçi ve detaylı çizilmiş ki resimlerin hareket ettiğini görebiliyor, nefes aldığını hissedebiliyor ve hatta seslerini duyabiliyorsunuz.” —Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83190</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8256ec34-93a9-446a-8dac-650c620d7e12.jpg</image:loc>
            <image:title>Biat - Bir Turgut Reis Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“Fatıma’m!

İzin ver, sana biat edeyim.

Kalbim yanıyor, şu aşkı zor kaldırıyorum. Kabul et beni gönlüne. Birlikte biat edelim aşka. Paylaşalım çilesini.
Son âna kadar olsun akdimiz, Fatıma’m.”

Tüm hayatı denizlerde geçen, İspanyol ve Venedik donanmalarına karşı büyük zaferler kazanarak Avrupalı denizcileri titreten ve Akdeniz’in bir Türk gölü olması için yıllarca mücadele eden büyük bir denizci:
Turgut Reis, nam-ı diğer Dragut. Osmanlı İmparatorluğu’nun üç kıtaya hükmettiği bir dönemde, ticaret yolları üzerinde bulunan denizler ondan sorulurdu. Turgut Reis, 22 parelik donanması ve ona gönülden bağlı cevval leventleriyle birlikte tüm Akdeniz’de İslam’ın bayrağını dalgalandırdı. Bu büyük denizci hiç kimseye, hatta Osmanlı İmparatorluğu’nun en kudretli padişahlarından Kanunî’ye bile biat etmedi. Ta ki Fatıma ile karşılaşana dek...

Zamane dervişi Mim Kemâl Öke, “kahramanım” dediği Turgut Reis’e vefa borcunu Biat’la ödüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83191</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b83e9d4-e89b-45f2-8e2a-89e3f65d1c2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Coğrafya Kederleri</image:title>
            <image:caption>“ Coğrafya Kederleri, elinizin altında bulunması gereken bir yaşam atlası...

Bu atlasta Ferrari’sini bağışlayan bilgelerle Âşık Garip, Nefî ile Pessoa, Neşet Ertaş ile Rilke, Akif İnan ile Meral Maruf, Hölderlin ile Yunus Emre, Rimbaud ile Sezai Karakoç yan yana.

Şiir, öykü ve denemeleriyle tanıdığımız Mustafa Akar, Coğrafya Kederleri kitabında sinemadan televizyon dizilerine, sıkışıp kaldığımız apartmanlardan düşsel topraklara,Raskolnikov’dan Emma Bovary’ye uzanan geniş bir çerçeve çiziyor okurlarına...

Yalnızca kendi coğrafyamızın kederli yanlarını anlatmakla kalmıyor Akar, okurlarına kuvvet şurubu gibi sorular soruyor: Melankoli batılı, hüzün doğulu mudur? Âşık Garip Coğrafyası hangi şehirleri kapsar? Rüyaların yapıldığı madde nedir? Türkiye niye muhacirlerin vatanıdır? Neden bazı kitaplar bazı mevsimleri bekler? Gelenek neyimiz olur?

Tabiatın içine, kendi tabiatınızın içine yürümeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83192</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9d64e42-87f1-4dcc-9dbe-00b52175912c.jpg</image:loc>
            <image:title>Arınma Ve Korunma</image:title>
            <image:caption>Arinma ve Korunma
Sihirli Mucizeler
Zafer ALTINTAŞ
Her şey denge içerisindedir. Karanlık var olmadan, ışık var olmaz. İkisi Yin-Yang gibidir.
Yaşadığımız olumsuzlukların her biri eşsiz deneyimlerdir. Bizler yaşadığımız deneyimlerden almamız gereken dersleri aldığımızda, yaşadığımız kısır döngüler de ortadan kalkar.
Bu kitabın amacı, hayatımızdaki en küçük ayrıntının bile bizleri ne kadar etkilediğini ve yapacağımız küçük değişimlerin, hayatımızda ne kadar büyük değişimlere yelken açtıracağının farkına varmaktır.
Elinizdeki bu kitap, Yazar Zafer Altıntaş’ın uzun yıllardır yapmış olduğu araştırmalar ve eğitimlerde almış olduğu bilgilerden oluşmuştur.
Tam anlamıyle, korunma ve arınma ile ilgili en temel ve pratik bilgilerden oluşan bu çalışmanın, sizlerin başucu kitabı olacağına inanıyoruz.
O halde kitabın sayfalarını açmaya başlayabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83193</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66fb87ce-8daf-4ec4-b975-b7ba0ec711d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Fizik Bedenim, Cinsel Enerjim ve Parasal Kazancımla Dengede miyim Ben?</image:title>
            <image:caption>Kâinatta her şey zıddıyla var olmuştur. Siyaha karşılık beyaz vardır, yere karşı gök… Ancak her biri bir bütünü oluşturan parçalardan farklı bir şey değildir. Esas üzerinde durulması gereken konu ise her zaman “denge”. Sağlık yaklaşımlarında daima önde tutulan fizik beden ile enerji bedenin ahengini izleyeceksiniz bu kitapta.

Sağaltma yöntemlerinde fiziksel ve manevi tedaviyi eşzamanlı sürdürme tekniği kitabımızın da bel kemiğini oluşturmaktadır. Öyle ya, bel kemiğinizi düzeltmeniz fiziksel anlamda kendinizi tedavi etmenizi sağlarken, kavuştuğunuz fizik beden dengesi, enerji bedeninizde dengeye kavuşmanızın da önünü açacaktır.

Uygulayacağınız egzersizler ve farkındalık çalışmalarıyla beraber cinsel enerjinizi de aktive ederek “oluşturma gücünüzü” harekete geçireceksiniz. Oluşturma gücünüzü aktifleştirdikten sonra bunun parasal kaynaklarınıza yansımaması işten bile değil. Her şeyin temeli olan dişil-eril prensipler arasında denge sağladığınızda yaşamınızdaki bereketin ve huzurun arttığını keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83194</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4c36444-f8dd-4b8e-b457-274764e617de.jpg</image:loc>
            <image:title>Tecrübenin Işığında Genç Aydınlıkçılar</image:title>
            <image:caption>“Toplumlar, büyük kararlara en önde gençliğiyle yürür. Hele Türk milleti! Genç Türk kavramı, dünya ölçeğindedir.
Genç Türkler, ön cephedir, Türk milletinin fedailer müfrezesidir.
Bugün Vatan Partisi Öncü Gençlik, Türkiye gençliğinin önderidir ve milletin umududur.
Gençliğin ayağa kalkışı, Türkiye’nin çağ değişikliğinin işaretidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83195</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b56c5cb-34d7-4bd7-8160-eb4bd0289fba.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah Beni Seviyor mu?</image:title>
            <image:caption>Hz. Adem&apos;in yaratıldığı andan itibaren insanoğlunun en büyük ihtiyacı sevmek ve sevilmektir. Ancak değerleri bir çırpıda tüketen insanoğlu maalesef ki sevmeyi-sevilmeyi de öğütmüş durumda. Bu sorunsalı aşmak için doğru sevmek lazım, dürüst sevmek lazım. İnsan nasıl doğru-dürüst sever? Sevdiğini dilden kalbe indirmekle, başka bir deyişle sevgiyi dil ile ifade etmekten sıyrılıp kalbe indirerek sevdiğinin istediği yaşam biçimini yaşamına yansıtarak…

Seven sevdiğinde yer edinmek için sevdiğinden gelenleri can kulağıyla dinleyip yapmaz mı? Yapar! Hem de sevinç ile razı olarak yapar. İşte bu kitap da Allah sevgisini dilden kalbe taşıyarak, yaşamına yansıtmak isteyenler için. &apos;Allah kimleri sever?&apos; sorusuna cevap niteliği taşıyan bu kitap, sevginin dilden hale yansıtılması adına önemli bir adım teşkil etmektedir.

İçeriğinin yanı sıra sade ve akıcı üslubuyla her kütüphanede bulunması gereken bir eserdir. Her daim elinizin altın-da olmasını isteyeceğiniz ve her okuyuşunuzda size kazandıracak bir kitap…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83196</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0166dc74-1332-42a3-80c7-dc1744bb08d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Paris Komünü&apos;nden Sarı Yeleklilere</image:title>
            <image:caption>Ali Rıza Taşdelen, son 40 yılın yarısında Fransa&apos;yı yöneten Sosyalist Parti ve sosyal demokrasi anlayışının 150 yıllık serüvenini anlatıyor. Sosyal demokrasinin ortaya çıkışını ve geçirdiği evreleri Fransa bağlamında ele alan Taşdelen, ülke tarihini siyasi, askeri ve ekonomik açılardan da değerlendiriyor.

Taşdelen çalışmasında Fransız sosyalistlerinin Paris Komünü&apos;nden itibaren örgütlenme sürecini aktarırken Sosyalist Parti&apos;nin Birinci Dünya Savaşı&apos;yla birlikte, bilimsel sosyalizmle bağlarını tamamen kopararak emperyalizmin sol ayağı niteliğine bürünmesini ve karşı devrimci bir partiye dönüşmesini gözler önüne seriyor.

Sömürgelerdeki bağımsızlık savaşlarına karşı tutumdan küreselleşme ve neoliberalizme, ABD emperyalizmiyle ilişkilerden Soğuk Savaş ve NATO&apos;ya, Mitterand&apos;dan Macron&apos;a, Paris Komünü&apos;nden Sarı Yeleklilere açılan yelpazede ibretlik bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83197</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfefa5c9-9d28-431d-b70e-1b259939e47a.jpg</image:loc>
            <image:title>21. Yüzyıl Eğitiminde 6C Modeli</image:title>
            <image:caption>21. yüzyıl hayatımıza sirayet etiği pek çok yenilikle, değişim ve dönüşüm çağı olarak nitelendirilmektedir.

Bu dönüşüm sürecinin baş aktörlerinden biri hiç şüphesiz bilgi-iletişim teknolojilerindeki gelişmeler olmuştur. Bu durum 21. Yüzyıl içerisinde gelişmiş ülkeler arasında üretim, buluş yapma ve teknolojik gelişme alanlarındaki yarış iyice hızlanmıştır. Gelişen teknolojiyle 21.YY gelindiğinde bilgiye ulaşmak daha kolaylaşmış Bilişim Çağı ortaya çıkmıştır. Uzağı yakın, bilinmeyenleri bir tuşla bilinebilir kılan bu değişim alanı, bireylerin günlük yaşamı üzerinde olduğu kadar bireyin çevresi ile arasındaki ilişkileri de derinden etkilemiştir. Bu kapsamda, bir yandan birey kendisini keşfederek geliştirmesi diğer yandan da çevresine uyum göstermesi elzemdir.

Bu kitap, 21. Yüzyılda erken çocukluk eğitim modellerinden 6C’yi güncel gelişme ve tartışmalar çerçevesinde ele almayı ve detaylı bir okuma çerçevesi sunmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83198</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/369e3882-aa6f-4084-8de8-5f4b79e1fabe.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre Eğitimi</image:title>
            <image:caption>YÖK tarafından 2018-2019 öğretim yılından itibaren ülkemizde öğretmen yetiştiren eğitim fakültelerinin güncellenen programlarında Çevre Eğitimi ile ilgili derslere, çeşitli bölümlerin ve farklı dönemlerinde yer verilmiştir.
Bu ihtiyaçtan yola çıkılarak hazırlanan kitapta, Tarihi Süreçte Türklerde Çevre Bilinci, Sürdürülebilir
Çevre Eğitimi, Ekoloji İle İlgili Temel Kavramlar, Ekosistemlerin Genel Özellikleri, Karasal-Sucul
Ekosistemler ve Madde Döngüleri, Biyoçeşitlilik, Çevre Sorunları – Çevre Problemleri, Sürdürülebilir
Çevre Eğitimi Açısından İlkokul ve Okul Öncesi Öğretim Programın Değerlendirilmesi, Çevre Etiği,
Okul Öncesi ve İlkokul Öğrencileri İçin Çevre Etkinlikler” konularını yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83199</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0b42428-68a7-4dc8-97da-145d615ead6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları - İlk Yardım</image:title>
            <image:caption>Bu kitap çocuk sağlığı alanına gönül vermiş çok sayıda uzmanın katkıları ile ortaya çıkmıştır. Amacımız, çocuk sağlığı ile ilgili olarak her basamakta ya da alanda görev yapan meslek elemanlarının başvurabilecekleri bir kaynak oluşturmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83200</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24bfff8d-c817-4728-9153-b96637baafbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocukluktan Erişkinliğe Otizm Spektrum Bozukluğu</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, otizmli bir çocuk veya yetişkin ile bire bir temas halinde olan aile hekimleri, öğretmenler, psikologlar ve aile bireylerinin bu bozukluğu daha iyi anlayabilmeleri ve son bilimsel veriler ışığında akıllarındaki soruları cevaplayabilmeleri için hazırlanmıştır. Kitapta otizmin tanımı, nedenleri, klinik özellikleri, tanı ve tedavisi ile ilgili güncel bilgilerin yanı sıra otizm alanında geri planda kalan erişkenlik dönemine de özellikle eğilim sağlanmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83201</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4765fde-45c0-474c-8d29-17190b76b623.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuramdan Uygulamaya Sınıf Öğretmenliği Seti -Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Tuvalet eğitimi, özbakım becerileri içinde yer alır. Özbakım becerileri çocuğun özerklik, yaşamları boyunca çeşitli gereksinimler konusunda yeterlilik kazanması ve ebeveynlerden bağımsızlığın göstergesi olarak da önemlidir.

Çocukların çiş ve kakalarının geldiğini fark edip, tutarak tuvalete kadar ulaşmaları için belirli bir nörolojik ve duygusal gelişime ulaşmış olmaları gerekir. Bu yüzden yayınevimizce yayınlanan, “Tuvalet Eğitimi; Merhaba bezsiz hayat, Merhaba bezsiz mutlu çocuk!” adlı kitabın en temel tavsiyesi tuvalet eğitimine çocuk hazır olduğunda başlanılmasıdır. Çocukların hazır olma seviyeleri değişkenlik gösterdiği ve ailelerin dinamikleri farklı olduğu için tek bir doğru öneriler seti de yoktur. Tuvalet eğitimi sırasında ebeveynlerin farklı tutum ve davranışları da tuvalet eğitiminin başarısını etkileyebilmektedir. Elinizdeki kitap, ebeveyn tutumlarının olası çıktıları, tuvalet eğitimine başlamak için doğru zaman ve eğitimin aşamaları, karşılaşılan sorunlar hakkında kılavuz olma gereksinimini karşılamaya yöneliktir.

Çocuğunuz mutlaka başaracaktır. Anne baba olarak, yaklaşık 4300-4500 arası bez değiştirdikten sonra çocuğunuzun kazandığı diğer gelişimsel beceriler gibi tuvalet eğitimi becerilerini de kazanacağına olan inancınızı koruyun: Merhaba bezsiz hayat, Merhaba bezsiz mutlu çocuk!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83202</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82f32569-bb76-47d9-9e66-1db2882af745.jpg</image:loc>
            <image:title>Kesinlikle Ben - Clarice Bean</image:title>
            <image:caption>Clarice Bean, dedektif ve gizem çözücü Ruby Redfort’un maceralarını okumaya bayılır. Ruby Redfort türlü serüvenler yaşarken Clarice’in en fazla yapabildiği kendi başına mahallenin marketine gitmektir.

Fakat Clarice Bean ve en iyi arkadaşı Betty Moody, okullarındaki sergide Ruby Redfort kitaplarını kullanmaya karar verdiklerinde, etraflarında pek çok gizemli durum yaşandığını fark ederler. Örneğin askılıklardaki paltoların yerleri neden değişti? Clarice’in dedesi nereye kayboldu? Peki ya bahçedeki kulübede neler oluyor?

Üç kitaplık serinin ilk macerası Kesinlikle Ben, Clarice Bean bize ‘kesinlikle’ eğlenceli bir okuma vaat ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83203</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d4b68fe-2a5d-48df-bce8-a5abdeb22fcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Çaktırma - Clarice Bean</image:title>
            <image:caption>Hakkında kaygılanmayı hiç düşünmediğiniz kaygı, sizi en çok kaygılandırması gereken kaygıdır. En azından Clarice Bean öyle olduğunu düşünüyor.

Clarice kaygıları için bir defter tutuyor. Örneğin “Kaygı no. 1: sonsuzluk” ya da “Kaygı no. 3: değişim”.

Şanssızlığına bakın ki tam da kaygılandığı gibi Clarice’in en iyi arkadaşı ansızın başka bir ülkeye taşınıyor. Artık o çok sevdiği dedektif Ruby Redfort kitaplarından uyarlanan filmin ilk gösterimine bileti olmasının hiç önemi kalmadı. Ta ki beklenmedik bir durum her şeyi değiştirene kadar…

Serinin son kitabı Clarice Bean, Çaktırma gizem ve eğlence dolu bir macera!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83204</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98aee5dc-68b0-4b0c-9416-4c6db40806d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Başı Dertte - Clarice Bean</image:title>
            <image:caption>Hayatta açıklanamayan pek çok şey var. Örneğin neden Anane deyip de Anneanne yazıyoruz? Ve neden ağzımızı açmak başımızı büyük derde sokabiliyor?
Son zamanlarda Clarice Bean’in başı sürekli derde giriyor. Hem de neredeyse okulun en yaramazı Karl Wrenbury kadar. Oysa Clarice’in tek istediği okul piyesinde başrolü oynamak ve sözcükleri doğru yazma konusundaki yeteneğiyle öğretmenini etkileyebilmek…
Üç kitaplık serinin ikinci macerası Clarice Bean, Başı Dertte elinizden düşüremeyeceğiniz kadar eğlenceli!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83205</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0235b27f-98ed-4abb-a768-cb4644201d97.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Tuvalet eğitimi, özbakım becerileri içinde yer alır. Özbakım becerileri çocuğun özerklik, yaşamları boyunca çeşitli gereksinimler konusunda yeterlilik kazanması ve ebeveynlerden bağımsızlığın göstergesi olarak da önemlidir.

Çocukların çiş ve kakalarının geldiğini fark edip, tutarak tuvalete kadar ulaşmaları için belirli bir nörolojik ve duygusal gelişime ulaşmış olmaları gerekir. Bu yüzden yayınevimizce yayınlanan, “Tuvalet Eğitimi; Merhaba bezsiz hayat, Merhaba bezsiz mutlu çocuk!” adlı kitabın en temel tavsiyesi tuvalet eğitimine çocuk hazır olduğunda başlanılmasıdır. Çocukların hazır olma seviyeleri değişkenlik gösterdiği ve ailelerin dinamikleri farklı olduğu için tek bir doğru öneriler seti de yoktur. Tuvalet eğitimi sırasında ebeveynlerin farklı tutum ve davranışları da tuvalet eğitiminin başarısını etkileyebilmektedir. Elinizdeki kitap, ebeveyn tutumlarının olası çıktıları, tuvalet eğitimine başlamak için doğru zaman ve eğitimin aşamaları, karşılaşılan sorunlar hakkında kılavuz olma gereksinimini karşılamaya yöneliktir.

Çocuğunuz mutlaka başaracaktır. Anne baba olarak, yaklaşık 4300-4500 arası bez değiştirdikten sonra çocuğunuzun kazandığı diğer gelişimsel beceriler gibi tuvalet eğitimi becerilerini de kazanacağına olan inancınızı koruyun: Merhaba bezsiz hayat, Merhaba bezsiz mutlu çocuk!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83206</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ce4fc58-5315-4657-a65c-63a5e88ec6fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Öğrenme Yaklaşımları</image:title>
            <image:caption>Erken çocukluk dönemi, yaşamın keşfetme ve öğrenmeye açık en önemli zaman dilimidir. Bu zaman diliminde verimli bir öğrenme ve öğretme ortamının oluşturulmasında öğrenme yaklaşımlarının bilinmesi büyük bir önem taşımaktadır. Bu doğrultuda Erken Çocukluk Döneminde Öğrenme Yaklaşımları kitabı, erken çocukluk döneminde öğrenme ortamları, eğitimsel süreç, eğitim programları, farklı öğrenme yaklaşımları içeriği ve uygulamalarıyla okuyucuya sunulmuştur. öğrenme ortamları, eğitim programları, farklı öğrenme
yaklaşımlarının içeriği ve uygulamalarıyla zenginleştirilerek okuyucuya sunulmuştur.

Kitabın oluşum serüveni, bize iham veren çocuklarımız ve onlara en iyi eğitimi sağlamaya çalışan birçok değerli eğitimcinin katkılarıyla ortaya çıkmıştır. Amacımız erken çocukluk döneminde öğrenme yaklaşımlarını en iyi ve uygulanabilir şekilde alan yazına kazandırmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83207</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e2b3b34-014e-41ea-9d46-883754dd26ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Fen Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapla öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının erken çocukluk döneminde fen eğitimine yönelik uygulamalarında rehber olmak amaçlanmaktadır. Birinci bölümde fen eğitiminin önemi, amaçları; ikinci bölümde fen eğitiminde yöntemler; üçüncü bölümde fen eğitiminde drama; dördüncü bölümde yaratıcılık ve geliştirilmesi konuları anlatılmaktadır. Beşinci bölümde ise çeşitli konularda deney, drama, oyun, bilmece, bulmaca, tekerleme, kavram haritası, anoloji gibi farklı etkinlikleri fen eğitimine yönelik örnekler verilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83208</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19e885d5-415d-43a8-a903-9af11bdc8311.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocuklukta Davranış Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Birey doğduğu andan itibaren birçok davranışta bulunur. Bu davranışlarımızdan refleks davranışlarımız hariç birçoğu öğrenilmiş davranışlardır. Davranışlarımızın öğrenilmesi sürecinde çevre, aile, öğretmenler, okul, arkadaşlar, yaşanılan ortam ve sağlık durumu gibi bireyin yaşamında olan herşey etkilidir. Davranışlarımızın temelleri özellikle çocukluk yaşantımızda şekillenmektedir. Bunun içindir ki, çocukluk yaşantısında çocukla ilişkili olan herşeyin ve herkesin çocukların davranışlarını kazanma sürecinde önemli rolü vardır. Çocuklarımızın davranışları kazanma süreci, davranışları devam ettirme ve yönetme süreçleri iyi bilinmesi gereken bir konudur.

Çocukların davranışlarına olumlu katkı sağlamak için çocukla ilgili herkesin bilgilenmeye ve bilinçlendirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Bu kitapta davranışın tanınması, değerlendirilmesi, davranışın kazanılması süreçleri, olumlu davranışın kazanılması ve sürdürülmesi, olumsuz davranışların azaltılması süreçleri, davranışın yönetilmesi, iletişimin nasıl olması gerektiği ve bir öğretmenin sınıf içinde davranışları
nasıl yönetmesi ile ilgili önemli konulara yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83209</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59f482c8-e528-4473-a7c4-b93bdfdfe33d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuramdan Uygulamaya Sınıf Öğretmenliği Seti - Görsel Sanatlar Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Umarım size yazacağımız tüm satırlar sanatı anlamanız, anlatmanız, sorgulamanız ve sanatın eğitim boyutunda sizin de yerinizi almanız için bir fırsat olacaktır.

Sanatı tanımlamak ne kadar güçse bir sanat eğitimi kitabını tanımlamak da o kadar güç gözükmekte. Burada kaleme alınanlar bir buz dağının sadece küçük bir bölümü olarak algılanabilir. Çünkü sanatı ve sanat eğitimi bir kitaba sığdırmak hali hazırda çok da mümkün değildir. Bu noktadan hareketle elinizdeki kaynağı özellikle öğretmen ve öğretmen adayları için bir ders kitabın hatta baş ucu kaynağı olarak kütüphanelerde yerini alacağı düşüncesindeyim. İçinde yer alan kuramsal ve uygulamaya dair bilgiler sanat öğretimi noktasında pratik bir şekilde yardımınıza koşacaktır. Bunun yanında sanata ilgi duyan ve bir başlangıç kitabı arayanlar için de elinizde tuttuğunuz kitap bir ışık olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83210</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0feff4d6-4847-4c57-9dc3-e0ff0f7473f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Yaklaşım, Yöntem ve Teknikler Işığında Etkinliklerle Çevre Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Kitap 16 bölüm halinde sunulmuştur. Kitapta; çevre eğitiminde probleme dayalı öğrenme, proje tabanlı öğrenme, okul dışı öğrenme, argümantasyon odaklı öğrenme, otantik öğrenme, STEM yaklaşımı, çoklu zekâ kuramı, disiplinler arası yaklaşım, teknoloji entegrasyonu, kavram karikatürleri, zihin haritaları, yaratıcı drama, rol oynama etkinlikleri, beyin fırtınası, kanıt temelli öğrenme, istasyon tekniği bölümleri içerisinde etkinlik örneklerine yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83211</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c220430c-ff20-4570-a6f4-5709acfe4b09.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Bilgisi ve Sosyal Bilgiler Derslerinde Uygulamalı Değer Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki çalışmanın amacı, hayat bilgisi ve sosyal bilgiler öğretiminde değer öğretimi için uygulama örneklerini sunmaktır. Son yıllarda değer eğitimi ve değer öğretimine yönelik araştırma ve çalışmaların sayısı artsa da bu eser, hayat bilgisi ve sosyal bilgiler dersleri öğretim programlarında yer alan değerlere yönelik örnek ders planları sunması bakımından kapsamlı tek çalışmadır denilebilir. Bundan dolayı kitabın iki ana okuyucu grubu için önemli olduğuna inanılmaktadır. İlki, değer eğitimi ve değer öğretimi üzerine çalışan araştırmacılar, diğeri ise hizmet içindeki sınıf öğretmenleri ile hizmet öncesi eğitime devam eden sınıf eğitimi öğretmen adaylarıdır. Bu eserin özellikle ikinci grubun uygulamalı değer öğretimi adına önemli kaynak ihtiyacına cevap vereceği umulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83212</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b52fa2dc-81b1-4b3c-9cdb-d91acc5b5d13.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuramdan Uygulamaya Sınıf Öğretmenliği Seti - İlkokulda Matematik Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Matematik çocuklar için korkulan derslerin başında gelmektedir. Oysaki matematik korkulan bir dersten öte hayatı anlamaya yarayan, eğlenceli ve yaratıcı bir süreçtir. Bu durumun ortaya çıkmasında en önemli etken matematiğin günlük hayattan kopuk sadece kural ve prosedürlerden oluştuğu algısıdır. Bu algının kırılabilmesi için matematik öğretiminin sürecinin anlamlı ve eğlenceli bir hale getirilmelidir. Bu kitap ülkemizdeki yenilik ve gelişmelere bağlı olarak yenilenen 2018 matematik öğretim programı dikkate alınarak hazırlanmıştır. Bu kitabın temel amacı güncel öğrenme ve öğretme kuramlarını dikkate alarak öğrencilerin daha aktif olduğu, matematiksel kavram ve genellemeleri ezberlemek yerine içselleştirdiği ve matematik öğrenim sürecinden haz alabileceği etkinlik örnekleri sunabilmektir. Bu amacımızın en önemli temel göstergesi Skemp’in ortaya attığı “bir çocuk hoşlandığı işi yapar ve yaptığı için gelişir” düşüncesidir. Bu nedenledir ki hazırladığımız etkinliklerde öğrencilerin eğlenceli bir süreçten geçirerek çok yönlü gelişmesini hedefledik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83213</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b164dd76-893c-43b9-89d9-7c5118b00dd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Studies on the Armenian Question</image:title>
            <image:caption>The Armenian Question is part of a larger problem, formulated under the name &quot;The Question of the Orient”, which has been brought up in different forms at different times and places. Throughout history, it is part of the games that have been played countless times against the Turkish people and state. Again, this problem constitutes a different face of the imperialist politics applied by the great states throughout the Balkans, the Caucasus, the Middle East and Anatolia throughout history. Although those who direct the issue of &quot;relocation” have acted individually or collectively, the target has always been the Turkish people and state. This valuable work of Kemal Çiçek seeks an answer to this question. It is an extremely rigorous and, most importantly, an impartial study. In addition, this book provides sound information not only for scholars, but also for the general reader who is interested in this problem.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83214</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7082c5cc-41b4-4e8f-b90b-17ba2a73b187.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuramdan Uygulamaya Sınıf Öğretmenliği Seti - İlkokulda Yabancı Dil Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Yenilenen ilkokul ve ortaokul yabancı dil programlarının verimli ve etkili uygulanabilmesi belirlenen yabancı dili öğretecek öğretmenlerin iyi yetiştirilmesine bağlıdır. Özellikle ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıflarda öğrencilerin iletişimsel yaklaşımla destekleyerek dil öğretimine yönlendirilmesi yaşamsal öneme sahiptir. Ders içeriklerinin şarkı, öykü ve oyun gibi etkinliklerle desteklenmesi bu programın başarısı açışından önemlidir. İlkokul İngilizce programı, dinleme ve konuşma becerilerini önceleyerek diğer dil becerilerinin de bunlara paralel olarak gelişmesini ön gören bir programdır. Öğrencilerin öğrenme sürecine etkin katılımı yeni programın olmazsa olmazlarındandır.

Elinizdeki kitap, bu gelişmeler göz önüne alınarak ilkokul düzeyinde ders veren İngilizce öğretmenlerimize yardımcı olabilmesi amacıyla hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83215</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/753aa968-f001-42fe-8c45-fd7318e0f4f8.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Edebinden Bir Demet</image:title>
            <image:caption>İslam tarihinde birbirinden güzel edep, ahlak ve terbiye örnekleri mevcuttur. 

Cemiyet hayatı içinde pek çok kardeşimiz, bu güzelliklerden ya habersiz ya da sahip oldukları bilgileri eksik veya çarpık. Merhum Abdulfettâh Ebû Gudde, bu bilgileri bir araya toplayarak kardeşlerimizin hizmetine sundu. 

Bu ahlâk kurallarını hayata aksettirmek için ihmalkâr davranmamak gerekir. Bu kurallar basite alınmamalıdır. Aile ve kardeşler arasında bu tür kurallara gerek yok anlayışı edep ve ahlak zaafiyetine sebebiyet verecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83216</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4889cd5e-c533-41bd-a214-62d57ca13939.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadis UsUlü</image:title>
            <image:caption>Geçen asırda Hindistan’da, kendilerini ehl-i hadis diye isimlendiren bir ses yükseldi. Bu grup birçok meselede hadisi şeriflere muhalefet ediyordu. Ayrıca, mezhep imamlarını taklit etmeyi reddedip, Hanefi fıkhının yanında İmam Ebû Hanîfe’ye de dil uzatıyorlardı. 

Dönemin önde gelen âlimleri bu sahte iddiaları reddetmek için harekete geçtiler ve bu iddiaları birçok eserle çürüttüler. 

Bu amaçla telif edilmiş kitapların en güzeli, ilim talebelerine el kitabı olarak hazırlanan elinizdeki kitaptır. 

Müellif, ulaşabildiği bütün hadis kitaplarını dikkatlice inceleyerek unutulan ve dağınık kalan kâideleri bulup düzenlemiş ve istifademize sunmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83217</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/810299d8-934f-43fe-995d-75c2b0de7b77.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanal Alemin De Bir Hukuku Var!</image:title>
            <image:caption>- Suç ile ifade özgürlüğü arasındaki sınır nasıl belirlenir?
- Kimlerin ağır eleştirilere katlanma yükümlülüğü var?
- Basın özgürlüğü sosyal medya faaliyeti kapsamında da geçerli mi?
- Suç içerikli bir paylaşımı yeniden paylaşmak ya da beğenmek suç mu?
- Başkasına ait olan sanatsal veya düşünsel bir ürünün kaynağı belirtilmeksizin sosyal medyada yayımlanması suç mu?
- Sosyal medyada işlenen suçlar nasıl soruşturulur?
- Hangi sosyal medya alışkanlıkları hukuki sorun  doğurabilir?
- Kimliği belirsiz kullanıcılarla etkileşimin hukuki sakıncası var mı?
- Sosyal medya profiline paylaşımların sorumluluk doğurmayacağına dair uyarı yazısı koymanın hukuki önemi var mı?
- Sosyal medyada sıklıkla işlenen suçların unsurları nelerdir?
- Sosyal medya faaliyetinden ötürü soruşturulan kişinin hak ve yükümlülükleri nelerdir?

Bunlar ve daha birçok sorunun doğru cevabı bu kitapta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83218</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3af5b5be-4f93-4ddd-95fe-1d6ce4a5cba4.jpg</image:loc>
            <image:title>Panik Ataktan Kurtul</image:title>
            <image:caption>“İlk panik atağımı yaşadığımda on dokuz yaşındaydım. Bir pazar günü ikindisinde, bulutsuz bir gökyüzünde çakan şimşek gibi çarpmıştı beni. Kafamın aniden ağır bir hastalığın etkisi altında kaldığını düşünmüştüm, öyle ki o an öleceğimi sanmıştım. 
O günden sonra bu korku yaklaşık otuz yıl beni hiç bırakmadı, neredeyse her gün ensemdeydi ve bağırarak duyamadığım bir şey söylüyordu. Bu zaman içinde korku benimle beraber yaşadı ve hayatımda attığım her adımın olağanüstü eziyetli olması için elinden geleni yaptı.” 
 
Monika Tuğutlu yaşadığı otuz yıllık panik atağı böyle anlatıyor ve nasıl özgürleşeceğinin sorularını da kendine sormayı ihmal etmiyor… 
Önündeki şu otuz yılı nasıl geçirmek istiyorsun? Hayatın boyunca hep ikinci kemancı olarak mı kalacaksın? Başkalarının dikte ettiklerini mi tekrar edeceksin bundan sonra? Senin içinde ukde kalmış bir şey yok mu hiç? Hayat kesinlikle burada donup kalmış olamaz, değil mi? 
“Yıllarca çocuklarıma, iş arkadaşlarıma ve hayat arkadaşıma dayanak olmuştum. Onların istinat duvarıydım ben… Peki, ben kime yaslanmıştım bunca yıl boyunca? Bu zorlu hayatı yaşamak için gücü ve cesareti nereden almalıydım?” 
 
Monika Tuğutlu yıllarca panik atakla yaşadı. Korkularına direndi, üstüne gitti ve sonunda yendi… Bu kitap panik atakla yaşayanların el kitabı olacak. Tuğutlu’nun kendi deneyiminden yola çıkarak panik atağı nasıl yendiğini, korkularıyla nasıl mücadele ettiğini okuyacaksınız. Herkesin bir çıkış yolu vardır, “Panik Ataktan Kurtul” bu çıkış yoluna adım attığınızın bir işareti… Korkularınızı geride bırakıp özgürleşmek istiyorsanız kendi çıkış yolunuzu bulmaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83219</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ee31a25-bb90-4fac-9a6c-a3f3e74c7501.jpg</image:loc>
            <image:title>Matthew&apos;un Rüyası</image:title>
            <image:caption>“Bir gün Matthew’u ve sınıf arkadaşlarını müzeye götürdüler. Müzeye ilk gidişleriydi.

Gördükleri karşısında şaşırdılar. Kral IV. Fare’nin komutan giysisiyle dev bir resmi vardı. Onun yanında ise Matthew’un ağzını sulandıran bir peynir resmi… Bir de havada uçan kanatlı fareler ile boynuzlu, iri kuyruklu fareler, dağlar, gürül gürül akan ırmaklar ve rüzgâra boyun eğen dallar… Dünya bütünüyle burada, diye düşündü Matthew.”

Sanatın tanımı zor ama siz bir de Lionni’den dinleyin. O, çocukların da sanata ihtiyaç duyduğunu biliyor, bize sanatı ve hayatımıza yansıyan tatlı etkilerini tüm yalınlığıyla anlatıyor. Bu kez, ailesi doktor olmasını umarken gönlünü renklere kaptıran Matthew’un hikâyesi bekliyor okurları. Küçük farenin ressam olma yolundaki kararlı adımları, bizim de yollarımızı aydınlatıp renklendirecek şüphesiz.
 
“Dünya bütünüyle burada.”
 
Tozlu tavan arasında yaşayan fare Matthew’ın ailesi doktor olmasını ister, o ise dünyayı görmeyi. Bir gün arkadaşlarıyla müzeye gider. Bu harika günün ardından kendisini bambaşka bir dünyanın içinde bulur. Artık her şeyi farklı görür, rüyaları bile renklenmiş ve biçim değiştirmiştir. Öyle mutludur ki! İşte şimdi dünya tam da fırçasının ucundadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83220</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/273174bc-a0ef-4627-ae1d-d1eb1a48600a.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya Tarihi</image:title>
            <image:caption>Rusya tarihi, Sovyetler Birliği ve Rusya Federasyonu’nun kurulmasından en az bin yıl önce, –tarımla uğraşan, yerleşik bir topluluk olan– Slav kabileleri ile Fin ve Baltık komşularının bir Nors savaşçı grubunu derebeyleri olarak tanımasıyla başlar. 
 
Bu kitapta bir dizi Rus devletinde yaşamış olan halkların sert çevresel koşullarda zorluklara göğüs gererek hayatta kalma çabaları, toplumsal ve politik örgütlenme süreçleri, topraklarını genişletip savunma girişimleri, işgal ve siyasi çöküş dönemlerinden sonra güçlerini geri kazanıp yeniden yapılanma çabaları aktarılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83221</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93b8a83a-c664-4be4-ace8-3c6dfccf844a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözlük 3 - Üç Nokta</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Kendimizi sürüklemesine izin verdiğimiz melankoli rüzgârı, sabahları hep iç çekerek uyanmamıza neden oluyor.&apos;&apos;

Zaman akıp giderken zihin olgunlaşmak, kalp ise geçmişe dönmek istiyordu. Her şeyin başladığı o yere, kamp alanına...

Ege, bu kez şansın kendi tarafında olduğunu düşünüyordu. Geçmişe dönecek ve tüm hikâyeyi kendi istediği gibi yeniden yazacaktı. Ama bilmediği bir şey vardı; yanında olan, kötü şansın ta kendisiydi.

Ortaya çıkmak istemeyen bir sırrı vardı alev soluyan ejderhanın. Ve bu alevler ya Ege&apos;yi yakacaktı ya da Heiley17&apos;nin yorgun kalbine düşüp kavuracaktı onu. Doğru kararı almak ise gitmek ile kalmak arasındaki çaresizlikten başka bir şey değildi. O, sonsuz sevgiye inandı ama hayal kırıklığı cellatları da peşini bir türlü bırakmadı. Ege&apos;nin kamp alanına yeniden taşınan macerası boyunca öğrendiği sır ve yetişkin olma çabası Heiley17 ile onu bir arada tutan ipin kopmasına mı neden olacaktı yoksa kaderleri çok daha öncesinden belirlenmiş miydi?

Geleceği düşünen bir zihin, daha ne kadar Üç Nokta koyabilirdi kurduğu cümlelerin sonuna?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83222</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2405af0-0e03-4bed-aa37-5d4be7672cc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mizah Atölyesi</image:title>
            <image:caption>Hazır cevap olmak mı önemli yoksa cevap hazırlama yeteneğimi? Elbette cevap hazırlama yeteneği daha önemlidir. hazır cevap stoklarımız tükenebilir, yetersiz olabilir. Hazır cevabınız duruma uygun olmayıp sizi gülünç duruma düşürebilir. İşte bu kitap size nükteli cevap hazırlama yollarını gösteriyor,  gülerek öğrenme serüvenine hazırsanız, bu kitap tam size göre.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83223</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/993b7578-e6a7-4aad-b7da-3e1e851c4dd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Soğuk Savaş</image:title>
            <image:caption>Bazen aşk amansız bir çatışmanın ortasında filizlenir. 
 
Otuzuncu yaş gününde, çalıştığı bankada müdürlüğe terfi eden Munise’nin hayatında her şey yolundadır. Tabii aşk hayatını saymazsak… O seneler önce erkek arkadaşı tarafından terk edildikten sonra aşka tövbe etmiştir. Artık hayatında yalnızca, çok sevdiği arkadaş grubu, ailesi ve her şeyden önemlisi kariyeri vardır.

Ancak çalıştığı bankaya genç müdire olarak ayak bastığı ilk gün büyük bir sürprizle karşılaşır. Yeni asistanı çok tanıdık biridir: Yıllar önce onu terk edip aşk defterini kapamasına sebep olan Ezel!

Şimdi Munise için intikam alma vaktidir.
Kolları sıvar, planını hazırlar. Fakat bilmediği
bir şey vardır: Söz konusu aşk olduğunda
yapılan planlar sarpa sarabilir ve intikam
her zaman en çok kişinin kendisine zarar verir.

Peki bu soğuk savaşın kazananı kim olacak?
İntikam ateşiyle yanıp tutuşan Munise mi,
yoksa hayatı altüst olan Ezel mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83224</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2c2592b-0bc3-4b33-a64b-07223725997d.jpg</image:loc>
            <image:title>İyiden daha iyi olmak</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmada, maddi ve manevi karşılıkları kişiden kişiye değişen değer yargılarımızdan olan ve yoruma çok açık olan  &quot;iyi&quot; kavramı ile ilgili bilgiler, bir de &quot;neye göre&quot; sorgusuna karşılık gelen değerlendirmeler okuyacaksınız.  Son on yılımı çalışma hayatı ile ilgili sosyal konulara ağırlık vererek geçiren ve çeşitli yazılar, makaleler ve kitaplar yazan birisi olarak ve üstelik bir  &quot;sosyal girişimcilik&quot; eğitmeni olarak, insanlarla bire-bir ilişkilerden de fazlasıyla etkilenmiş bulunmaktayım. Bu etkileşim beni ister istemez bir sosyal sorumluluk içerisine çekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83225</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d70fb1e7-111a-432f-99c5-5db6942160d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Tarihçiliğinde Tezler - Teoriler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, Türk Tarih Tezi’nden, teritoryal temelli tarih görüşüne, Marksist bir tarih yaklaşımı olarak Asya Tipi Üretim Tarzı’ndan, geri kalmışlığın ya da az gelişmişliğin tarihine, Türk-İslam Sentezi’nden Garbiyatçılık’a kadar pek çok tez ve teori ilk defa derinlemesine tartışmaya açılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83226</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87a8ec87-2c58-4426-8d96-a9bc2c3948c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Çocuk</image:title>
            <image:caption>Altın renkli küçük bir ejderha bulsanız ve eğer onun tatlı mı tatlı minicik yeşil patileri varsa ne de sevinirsiniz değil mi? Mumiş de bir ejderha bulduğunda havalara uçmuştu. Ama sevinci biraz kursağında kalmıştı. Şimdiye kadar bir isme sahip olmamış, bunun eksikliğiyle yaşamış bir yaratık sizden kendisine bir isim koymanızı istese, bir de bu konuda bıktırıcı derecede ısrarcı olsa ne yaparsınız? Peki ya bir gün bir arkadaşınız yanında görünmez bir çocukla gelse ve sizden onu iyileştirmenizi istese nasıl bir çare önerirsiniz? 

Bütün bu sıra dışı şeyler Mumi Vadisi’nde oluyor. Ama kimse bu sıra dışı şeylere şaşırmıyor, bir yolunu bulup yaşamına devam ediyor. Görünmez Çocuk’taki dokuz ayrı hikâyede, Mumi Vadisi sakinlerini biraz daha yakından tanıyoruz. Filijonk, Hemul, Hatifnatlar, Mumrik, Mumiş… Bu Vadi sakinlerini buluşturan şeyse, üzerinde sessizce anlaşmaya varılmış ve bütün Tove Jansson kitaplarında karşımıza çıkan sevgi ve arkadaşlık değerleri… Belki de yaşamdaki zorluklarla ve korkularıyla başa çıkmalarının yolu budur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83227</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb087341-7f3c-4bd1-854e-c08956616b68.jpg</image:loc>
            <image:title>Ars Moriendi - Kül Kabından Deyişler</image:title>
            <image:caption>Anlam katmanları yoğun, metinlerarası atıflarla örülü, kendini kolay ele vermeyen bir yapıt Ars Moriendi: Anlatıcı-ben, okuru yıkmak, onu kaygının avuçlarına çekebilmek için her yazıda kendini yeniden kuruyor adeta. Bir yazıya bir Çin kıssasının anlatıcısı ile başlıyor; bir diğerini bir söylen kahramanına söylettiği sözlerle bitiriyor. Ve dile yönelik özgün tasarruflarıyla, son dönemde epidemik bir hâl alan şiirsel teraneleri şiir sanma hastalığına savaş açarak, bütün bu pespayeliğin karşısına ancak dil erbábının anlayacağı, inceliklerle dolu bir üslupla çıkıyor. Kendine kaygılı bir ‘yeryüzü duruşu’ seçen, otobiyografik teferruatların köşelerinden sızan birçok insan, kaygı ile örülmüş şiirler yazan birçok şair ve yazardan alıntılar/bahisler var Ars Moriendi’de. Kitabın “Dasein İçin Kaygılık” başlığını taşıyan ilk yazısında alıntıladığı, Rilke’nin “Ben Ölürsem”i ile Cem Yavuz yalnızca şiiri çevirmekle kalmıyor; bütün müzmin kaygılıların hâlet-i ruhiyesini de tercüme etmiş oluyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83228</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc20f7a2-e407-46ce-a597-fbc3f9fa1594.jpg</image:loc>
            <image:title>Münevver</image:title>
            <image:caption>&quot;Bakın, söylüyorum: Tehlikeli olarak değerlendiriliyorsunuz.&quot; Vurguladığı sözcük irkiltiyor beni. &quot;Tehlikeli mi Tehlikede mi?&quot; diyorum; &quot;diliniz sürçmüş olmasın? İkisi çok ayrı şeyler.&quot; &quot;Aynı kapıya çıkar,&quot; diyor; &quot;tehlikeli olan tehlikededir.&quot; 

Amerika&apos;nın önayak olduğu Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı tam da ayrılıkçıların çizdiği Kürdistan haritasının sınırını oluşturacak biçimde geçiyor topraklarımızdan. İçimden; &quot;Ama bu kadarı da olamaz! Olabilir mi?,&quot; derken telefonun sesiyle irkiliyorum… Çok büyük bir oyunun için-de yuvarlanıyor Türkiye…&quot; 

&quot;Ben şunu bilir şunu söylerim hep,&quot; diyor yüzüme bakmadan; &quot;siyasi tavırlı yazarlar, şu ya da bu biçimde arkalarını bir güce dayarlar. Bugün devlet katında, ne ordu, ne hükümet, ne istihbarat sizinle aynı görüşte. Ne tavanda yandaşınız kaldı, ne tabanda! Dünyada bile sırtınızı dayayabileceğiz güç kalmıyor gitgide. &apos;Küresel E-fendi&apos; dedikleriniz ulus devletlerin gırtlağına öyle bir çöktü ki, devletler, halklarını alıştıra alıştıra, kendi kendilerini tasfiye etmeye başladılar artık. Yahu siz böyle ulus devlet diye atıp tutarken, neyinize güveniyorsunuz Allah aşkına?&quot; &quot;Allah&apos;a!&quot; diyorum; &quot;en güçlü istihbarat örgütleri, CIA&apos;lar Mossad&apos;lar solda sıfır kalır Allah&apos;ın yanında.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83229</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62fdf0b9-98dd-4c93-a151-b53417f0557d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Siyasi İntiharı Yeni - Osmanlı Tuzağı</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;nin Siyasi İntiharı Yeni - Osmanlı Tuzağı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83230</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b296dfd-d8a6-4d34-96a7-bcbb41b5b51d.jpg</image:loc>
            <image:title>4 Günde Sigarayı Kafanda Bitir</image:title>
            <image:caption>Sigara bırakmakla uğraşacak zamanınız mı yok?
Ya da daha önce bırakıp bırakıp, sigaraya kafanızda nasıl bitireceğinizi bilmediğiniz için hep geri mi döndünüz?
O zaman bu kitap tam sizin için!
“4 Günde Sigarayı Kafanda Bitir” kitabı, dünyaca ünlü Allen Carr-Sigarayı Bırakmanın Kolay Yolu yönteminin, devrimsel nitelikte ve kısa, net yeni versiyonudur. Öğretici ve güçlü bölümler halinde, en az çabayla, güven verici ve hızlı bir şekilde kafanızda sigarayı nasıl bitirebileceğinizi öğrenin. Hayatınızı değiştirmeniz sadece 4 gün sürecek.
Bu kitabı 4 günde okumanızı tavsiye ediyoruz (ama daha kısa sürede bitirmeyi tercih edebilirsiniz).
Başlama tarihinizi seçin ve 4 gün sonra özgür olabilirsiniz. Bu kadar basit.
“4 Günde sigarayı kafanda bitir” bakış açınızı değiştirecek, sigara, esigara, ya da nikotinin herhangi bir formunu kolayca ve anında bırakmanızı sağlayacak.
Allen Carr-Kolay Yol hakkında söylenenlerden bazıları:
“Sigara içmek çok karmaşık bir labirentin içinde kaybolmak gibi. Ama Allen Carr bu labirentin çıkışını gösteren planını bulmuş. Anında bağımlılığımdan kurtuldum ve özgürüm.”
- Sir Antony Hopkins
“Yöntemi gerçekten de özgün. Sigara içmeye devam ederken sigaraya olan bağımlılığınızı ortadan kaldırıyor. Çalışanlarımın ve dostlarımın çoğunda işe yaradığını söylemekten memnuniyet duyuyorum.”
- Sir Richard Branson
“Ben Emre’ye Sigara Bıraktıran Adam diyorum, Emre’nin katkılarıyla Allen Carr’ın bu kitabını her sigara içen mutlaka okumalı.”
- Ayşe Arman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83231</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7df79913-f96b-470a-89c4-a71c56cef330.jpg</image:loc>
            <image:title>Yangın Mavisi Set</image:title>
            <image:caption>Kırmızı iplik, beyaz masanın üzerinden yuvarlanarak düştü, yerde yuvarlanmaya devam etti; yuvarlandıkça iplik açıldı, uzadı, durmadı. Döndü, döndü, döndü… Genç kadının ayak ucuna çarparak durdu, genç kadının mavi gözleri kırmızı ipliğin ucuna takıldı; aynı anda, kırmızı ipliğin metrelerce uzağındaki ucunu izleyen mavi gözler ise bir adama aitti. 
Romanın sayfası yeniden açıldı. 

-

Kalbimin atışları, ritmini koruyup hayatta kalabilmek için mücadele ediyordu. Karanlık her yerimi sarmıştı. 
Karanlık beni kucaklamış, ışığın girebileceği tüm delikleri acının kabuklarıyla tıkamıştı. İçime doldurduğum 
nefes değildi, yabancı sesten akan kelimeleri doldurup saplamıştım ciğerime. Parçalamıştı.
Parçalanmıştım. Boynumdaki ateş kolyesi birden koparak gerdanımdan düşüp intihar etti. 
 
-

Akıtamadığı gözyaşları, yangının dibinde titreyen kıvılcımın üzerine
tıpkı bir benzin gibi yavaşça damlıyor, ateşi körüklüyordu.
Yağmur ne kadar hızlanırsa hızlansın, tutuşan orman çoktan alev almış,
kaçınılmaz yangın tam şu anda başlamıştı. Orman cayır cayır yanıyordu. 
 
-

Yangında yanıp tanınmaz hale gelen kalpler kömür değil, kordur. 
Hadi durma, avuçla yanan kalbimi. Avuçlayabilecek misin? O avuçlamaya çalıştığın
yalnızca bir kor parçası değil, bir kalbin yanık cesedidir.
Dudaklarım yukarı yavaşça kıvrılırken, gözlerim korun külleşen yanık cesedine kaydı.
Kül oluyorduk… 
 
-
 
 Bırak bir kıvılcım çaksın kaderinin üstünde. Ateş yansın kalbinin içinde. 
Yangın büyüsün anılarınla harlanarak. Kor dökülsün avuçlarına. Kül ol ve durma, uç gökyüzüne</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83232</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d5e247c-b82f-42d5-8636-6ea2c2e8203b.jpg</image:loc>
            <image:title>The House of the Seven Gables CD’siz (Stage 4)</image:title>
            <image:caption>Colonel Pyncheon wants to build a house on land that belongs to Matthew Maule. When Matthew Maule is executed for witchcraft, Pyncheon takes the land. He builds a house, which he calls the House of the Seven Gables. However, unexpected events occur and the House of the Seven Gables becomes a haunted house. The sins of the past follow the Pyncheon family for many decades; until the arrival of a young woman from the country brings cheer to cheerless lives in the family and to the rooms of the house. Will the curse of the family come to an end?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83233</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4376f64f-d670-4cbe-ae55-048bfdc532c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Three Men in a Boat CD’li (Stage 4)</image:title>
            <image:caption>This is a story about three young men, J, Harris, and George who decide to take a boat trip up the River Thames. The men cannot sail well and they have some problems on their trip. They enjoy telling each other stories about boat trips they took in the past. It is a funny, simple story about three young men having fun. What cities do they visit? Do they meet interesting people? How do they return home?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83234</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b02e1bf0-3210-470f-a186-78c42859b001.jpg</image:loc>
            <image:title>The Railway Children CD’siz (Stage 3)</image:title>
            <image:caption>This is the story of an English family with three children―Roberta, Peter and Phyllis―during the Victorian era. They live in a beautiful house with their loving mother and father. But one day their lives turn upside down by a horrible event and they have to live with their mother in the country without their father. The children create themselves a warm, friendly new life in their new home near a railway line. The kindness of their hearts solves many problems and the story follows their adventures.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83235</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f31f1add-e694-4338-bef0-be6e591eb2c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Three Men in a Boat CD’siz (Stage 4)</image:title>
            <image:caption>This is a story about three young men, J, Harris, and George who decide to take a boat trip up the River Thames. The men cannot sail well and they have some problems on their trip. They enjoy telling each other stories about boat trips they took in the past. It is a funny, simple story about three young men having fun. What cities do they visit? Do they meet interesting people? How do they return home?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83236</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76aa3778-f04d-4ec6-bf37-ba4cc8f3bccc.jpg</image:loc>
            <image:title>The House of the Seven Gables CD’li (Stage 4)</image:title>
            <image:caption>Colonel Pyncheon wants to build a house on land that belongs to Matthew Maule. When Matthew Maule is executed for witchcraft, Pyncheon takes the land. He builds a house, which he calls the House of the Seven Gables. However, unexpected events occur and the House of the Seven Gables becomes a haunted house. The sins of the past follow the Pyncheon family for many decades; until the arrival of a young woman from the country brings cheer to cheerless lives in the family and to the rooms of the house. Will the curse of the family come to an end?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83237</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e1e44eb-631d-450c-9e52-325d0fa544dc.jpg</image:loc>
            <image:title>The Children of the New Forest CD’siz (Stage 2)</image:title>
            <image:caption>The story begins in 1647, the time of the English Civil War. The King of England is in prison. He escapes and goes to the New Forest. Cromwell’s soldiers are searching for him in the forest. They go to the house of Colonel Beverley in Arnwood. He died while fighting for the King. His wife died after him. They had four children. Cromwell’s soldiers decide to burn the house. Jacob Armitage, the forester, saves the kids and brings them to the forest. From then on, the noble children of Colonel Beverley become Jacob Armitage’s grandchildren. They must learn to live in the forest and not to say they are the children of Beverley.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83238</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd466676-572a-42a1-bbaf-9e2aeabb772e.jpg</image:loc>
            <image:title>The Children of the New Forest CD’li (Stage 2)</image:title>
            <image:caption>The story begins in 1647, the time of the English Civil War. The King of England is in prison. He escapes and goes to the New Forest. Cromwell’s soldiers are searching for him in the forest. They go to the house of Colonel Beverley in Arnwood. He died while fighting for the King. His wife died after him. They had four children. Cromwell’s soldiers decide to burn the house. Jacob Armitage, the forester, saves the kids and brings them to the forest. From then on, the noble children of Colonel Beverley become Jacob Armitage’s grandchildren. They must learn to live in the forest and not to say they are the children of Beverley.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83239</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78de44b4-8dd6-4209-9de5-3b07778d73a0.jpg</image:loc>
            <image:title>The Canterville Ghost CD’li (Stage 2)</image:title>
            <image:caption>Lord Canterville has a house. There is a ghost in this house. The house is haunted. Mr Hiram Otis buys the house but the Canterville ghost lives there. He frightens many people in this house. Some of them die, some of them escape and some of them go mad. For three hundred years, the situation is the same. However, the Canterville ghost has new rivals now. They are the Otis Family. This family doesn’t care about supernatural things. Bad days are awaiting the Canterville ghost.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83240</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3efeaec3-34fd-41c0-a7e0-1d96c7a91a8d.jpg</image:loc>
            <image:title>The Adventures of Pinocchio CD’li (Stage 1)</image:title>
            <image:caption>Geppetto is a carpenter. He makes wooden toys for children. He makes a wooden puppet. The puppet is Pinocchio. He wants to be a real boy. He is naughty. He dislikes school. He likes to play. He runs away to the Land of Toys. He meets the Fox and the Cat. The Terrible Shark swallows Geppetto and Pinocchio. The Blue Fairy helps Pinocchio. Can Pinocchio be a real boy?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83241</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a24c9d0f-fa51-431c-8f84-bbaec4e8682b.jpg</image:loc>
            <image:title>Primatlar Banyo Sırasında(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Çocuğum, bu ne sırası?

Neden toplanmış sıcakta bizim takımın yarısı?&apos;&apos;

&apos;&apos;Banyo sırası, teyzeciğim, banyo sırası!
İstemez misin sen de yıkanmak, kirinden ve pasından arınmak?&apos;&apos;

En önde Babun, elinde terlik, havlu, bir de sabun; birer metre arayla Dril, Mandril, Goril, Cüce İpek Maymun, Beyaz Yüzlü Saki ve hatta Mangabey. Derken kirden kapkara göbeği ile Japon Şebeği ve pek tabii ki diğerleri…

Hava da güneşli mi güneşli! Primatlar banyo yapmak için sıraya giriyor ve şenlik başlıyor…

İnsan ırkı olarak nasıl da &apos;&apos;egzotik&apos;&apos; bir cümbüşün parçası olduğumuzu gözler önüne seren bu şenlikli kitap, doğadaki canlıların çeşitliliğine değiniyor, yeryüzünü paylaşmanın önemine vurgu yapıyor.

Tekerlemeleri andıran şiirsel anlatımıyla Madagaskar&apos;dan Brezilya&apos;ya dünya üzerindeki pek çok primatın yaşamına göz kırpan Primatlar Banyo Sırasında, tekrar tekrar okunacak hikâyesiyle, hem bilgilendiriyor hem de eğlendiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83242</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd377d56-b542-405e-ac9e-f01802fbccc0.jpg</image:loc>
            <image:title>The Canterville Ghost CD’siz (Stage 2)</image:title>
            <image:caption>Lord Canterville has a house. There is a ghost in this house. The house is haunted. Mr Hiram Otis buys the house but the Canterville ghost lives there. He frightens many people in this house. Some of them die, some of them escape and some of them go mad. For three hundred years, the situation is the same. However, the Canterville ghost has new rivals now. They are the Otis Family. This family doesn’t care about supernatural things. Bad days are awaiting the Canterville ghost.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83243</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00f59453-5903-4e81-bbf6-2d0cd7473fdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Little Lord Fauntleroy CD’li (Stage 1)</image:title>
            <image:caption>Cedric spends his days playing with his friends and he has a simple life. He easily makes friends with everyone everywhere. He also gets along with older people. His two best friends’ names are Hobbs and Dick. When his father dies, he becomes his good-hearted mother’s best friend too. However, one day, his grandfather, who is an earl in England, sends him a message to come and live with him and become a lord. This unexpected news changes many lives, but especially the grandfather’s. The kindness of Cedric’s little but powerful heart teaches adults many lessons.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83244</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f85d8cc-0606-4905-8378-af664acb74b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Tuzak</image:title>
            <image:caption>“Houston, sizinle irtibatımızın kesildiğinden bu yana tam on dokuz gün geçti.
Yerküre üzerinden hiçbir frekans yakalayama­dığımız gibi mesajlarımızın ulaştığından bile emin değiliz.
Kaldı ki bunun sebebini anlayabilmemiz için pencereden Dünya’ya bakmamız yeterli. Gıda ve teçhizat takviyesi için dokuz gün evvel gelmesi gereken Soyuz’dan da hiç eser yok.
Daha önceki mesajlarımızda da ifade ettiğimiz gibi, mürettebatın hayatlarını idame ettirecek yaşam malzemesi ve teçhizat eksiklikleri nede­niyle dört saat içinde görevlerimizi sonlandırarak istasyondaki iki adet Soyuz ile yerküreye dönmeyi planlıyoruz.
Tabii eğer aşağıda bir yerküre kaldıysa.” 
- Astronot Brianne Bennet Uluslararası Uzay İstasyonu Ko­mutanı
Kaptan Vitaly ile sadık mürettebatı Küresel astrofiziksel bir felaket sonrasında sulara gömülmüş bir Dünya’da savaş kruvazörü Efthelia-II ile karayı bulmaya çalışır.
Uluslararası Uzay İstasyonu’nun altı kişilik mürettebatı ise bu sonsuz maviliğe geri dönmeye karar verir.
İki ekibin yolları kesişir ve bu küresel felaketin kaynağına ulaşmak için savaşmaktan başka çareleri kalmaz.
Ancak sonunda dehşet verici bir kıyamet projesinin bulunduğu bir adaya varırlar. Ada yaşayan bir laboratuvardır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83245</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe1ef0c1-0fb6-469b-979d-b8c21d9bda81.jpg</image:loc>
            <image:title>Little Lord Fauntleroy CD’siz (Stage 1)</image:title>
            <image:caption>Cedric spends his days playing with his friends and he has a simple life. He easily makes friends with everyone everywhere. He also gets along with older people. His two best friends’ names are Hobbs and Dick. When his father dies, he becomes his good-hearted mother’s best friend too. However, one day, his grandfather, who is an earl in England, sends him a message to come and live with him and become a lord. This unexpected news changes many lives, but especially the grandfather’s. The kindness of Cedric’s little but powerful heart teaches adults many lessons.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83246</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dc29666-4f91-4dd7-a5b5-09fb2d37cdea.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Konsolos</image:title>
            <image:caption>Okyanusların ötesinde adaların çok olduğu bir coğrafyada, artık hiçbir yerde olmayan bir ülke. Bir zamanlar gerçek olmuş bir düş, bir “Yokya!” O hayali devletin, Akdeniz’de, bize çok tanıdık gelecek ama adı sanı ağza alınmayan, yaşlı Prens Albert’in her seferinde uğradığı bir sahil kasabasındaki diplomatik anlamı bilinmeyen tuhaf elçiliği. 

Bu ilginç diplomatik görevini kırk yıldır yürüten Bay Konsolos. Sadece elçiliğin değil tüm kasabanın Bay Konsolos’udur o: Yerini kimsenin bilmediği, gidip gelmediği, varlığı yokluğu sorgulanmayan bir “mandalina cumhuriyeti”nin diplomatı, kasaba sahnesinin başrol oyuncusu. Kimsenin yadırgamadığı gerçek, herkesin toplu olarak gördüğü bir düştür bu sahne. 

Bay Konsolos siyaset ve diplomasi dünyasındaki her gelişme için devlet liderleri ve kurumlarına yazdığı mektuplarda; verdiği davetlerde kasabadan sıkı dostlarına söylevlerinde kullandığı diplomatik ve felsefi dili elçilik çalışanlarından, postacıdan, trafik polisinden hatta komşu binadaki dondurmacının oğlundan bile esirgemez. Karşılık da görür: İster bir boyacı olsun isterse belediye başkanı, kasabadaki hemen herkes bu düşsel dünyanın gerçek tiratlarının yaratıcılarıdır ―Bay Konsolos’tan azıcık esinlenmiş olsalar bile. 

İnsan kaçakçılarının eseri bir mülteci krizine Bay Konsolos’un yaptığı diplomatik müdahale sonrası düş biter, gerçek belirir. Sadece o değil tüm kasaba sahnenin dışındadır artık. Ama beliren gerçeğin kendisi de bir düştür. Öyle bir düş ki geçmişe ait bir anda “yarın” yapmış olduklarını anlatan bir adamın düşü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83247</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/250106f0-3fcd-4726-bfb0-2a65cfb26306.jpg</image:loc>
            <image:title>Silas Marner CD’siz (Stage 4)</image:title>
            <image:caption>This novel tells the story of a weaver named Silas Marner. He lives a quiet life without any friends. He comes to Raveloe after he is accused of stealing money from an old man. Silas’s best friend betrays him and marries his fiancée. In Raveloe, someone steals Silas’s gold coins, making Silas even more lonely. One New Year’s Eve, a woman dies near his cottage, leaving a small girl, an orphan. Silas decides to take care of the girl and names her Eppie. No one knows that the girl’s father is Godfrey Cass, the son of Squire Cass. Years pass and Godfrey comes to claim his daughter. Who steals Silas’s coins? Will Eppie go to live with her real father?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83248</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a4df002-dac6-456c-8f2e-1ce70c4b6400.jpg</image:loc>
            <image:title>Silas Marner CD’li (Stage 4)</image:title>
            <image:caption>This novel tells the story of a weaver named Silas Marner. He lives a quiet life without any friends. He comes to Raveloe after he is accused of stealing money from an old man. Silas’s best friend betrays him and marries his fiancée. In Raveloe, someone steals Silas’s gold coins, making Silas even more lonely. One New Year’s Eve, a woman dies near his cottage, leaving a small girl, an orphan. Silas decides to take care of the girl and names her Eppie. No one knows that the girl’s father is Godfrey Cass, the son of Squire Cass. Years pass and Godfrey comes to claim his daughter. Who steals Silas’s coins? Will Eppie go to live with her real father?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83249</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6a86d28-3aba-41fb-aab5-ef5c30b8acc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Out on the Pampas CD’li (Stage 2)</image:title>
            <image:caption>Mr and Mrs Hardy live in England. Life is hard for them. They decide to move to Argentina. They have two sons and two daughters. Rosario is a small village in Argentina. Land is cheap. Mr Hardy buys land there. However, they have a terrible problem. Indian attacks are very common in that area. One day, Mr Hardy and his family face the same problem. The story tells us about the Indian attacks and the Hardys’ adventures in Argentina.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83250</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3f98437-9b9d-4809-91fa-16c648c03535.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygulamalı Set ve Kamera Önü Oyunculuğu</image:title>
            <image:caption>Kamera önü oyunculuk yapanların yanı sıra film &amp; dizi vb. gibi sektörlerde çalışan herkese yol gösterecek bu kitapta;
Metin ve Karakter Analizi
Role Hazırlık
Karakterin Kendisi Olabilme Egzersizleri ve Doğaçlama Teknikleri
Kamera ile Doğru İlişki Kurmak
Kamera Karşısında Bedenini Doğru Kullanmak, Doğallığı Yakalayabilmek
Çekim Öncesi Rol Üzerine Yoğunlaşmak
Yönetmenin Çekim Tarzını Kavramak
Kamera Karşısında Rahat Olabilmek
Fiziğinizdeki Artı ve Eksi Yönlerin Farkına Varmak
Sesinizi Kullanmayı Öğrenmek
Sette Kullanılan Terimleri Öğrenmek
Konsantrasyon
Sette Doğru Davranış Biçimi Önerileri
Set Disiplini
Audition Hazırlığı
Heyecanı Bastırma Yöntemleri
Showreel gibi pek çok başlık altında başka kaynaklarda yazılmamış bilgilerle karşılaşacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83251</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2e01aaf-be19-44a0-87f2-9dd4490e77ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Black Beauty CD’siz (Stage 4)</image:title>
            <image:caption>This story is about a horse called Black Beauty. The story follows the life of Black Beauty from birth to old age. It is not only a story about one horse, but also a story about how cruel people were to horses in the past. Horses were forced to pull heavy carriages and carts. After this novel was published, people became aware of the brutality done to horses. Many organizations were founded and eventually cruelty to horses and other animals became a crime. Living conditions for horses improved. The novel Black Beauty is a favourite story for readers of all ages.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83252</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24bbe218-4006-4934-8b14-1212f434a633.jpg</image:loc>
            <image:title>İnanç</image:title>
            <image:caption>“Beni okuyanların şunları da bilmelerini isterim: Ben hiçbir ortaklıkta hisseli değilim. Hiçbir bankanın, fabrikanın, şirketin, gazetenin kazancı ile ilgili değilim. 1917&apos;den beri Rusya’ya birkaç defa gidip gelerek ve Moskova’da oturarak, daha sonra onun örnekliği ile türemiş olanları görerek ve Batı sosyalizminin bu derslere göre nasıl kendi kendini gözden geçirmekte olduğuna bakarak edindiğim inançları yaymaya çalışıyorum. Elli şu kadar yıldan beri de savaşlarımın tek dayanağı, inancım olmuştur.” diyor. İnanç; Falih Rıfkı Atay’ın, dünyaya yön veren ideolojilerin, politikaların ve kişilerin toplumlar üzerindeki etkisini anlatan ve döneminin Türkiye’sine ışık tutan değerlendirmelerini onun ‘inanç’ perspektifinden okumak isteyenler için eşsiz bir eser niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83253</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/916d76b4-b812-434b-9142-8571d92cd686.jpg</image:loc>
            <image:title>Black Beauty CD’li (Stage 4)</image:title>
            <image:caption>This story is about a horse called Black Beauty. The story follows the life of Black Beauty from birth to old age. It is not only a story about one horse, but also a story about how cruel people were to horses in the past. Horses were forced to pull heavy carriages and carts. After this novel was published, people became aware of the brutality done to horses. Many organizations were founded and eventually cruelty to horses and other animals became a crime. Living conditions for horses improved. The novel Black Beauty is a favourite story for readers of all ages.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83254</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ac73fad-589a-4b1a-b0ef-df84ec4e1d0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yol Bin İhtimal</image:title>
            <image:caption>“Yol, herkeste heyecan yaratır, ister iş için olsun ister tatil. Ama benim amacım 
 ikisi de değil. Ne iş için seyahat ediyorum, ne de kısa bir tatil için. 
 Yirmi beş yaşına kadar cevaplayamadığım sorulara yanıt 
bulmak üzere yola çıkıyorum.

Daha önce kimi zaman bir aylık, kimi zaman üç aylık seyahatlere çıkarak cevapları bulmaya çalıştım. Bu sefer çok daha büyük bir adım atıyorum, bunu sadece yola ait
olarak deneyeceğim.

Bu yüzden elimde tek yön bir bilet var. Biliyorum, çok cesur bir karar bu. Belki yapamayacağım, belki bir ayda geri döneceğim, belki de hayatım tamamen değişecek. Küçük bir ihtimale şans verdim ve bu riski göze aldım. Yapamasam da olmadı der ve denemiş olmanın huzurunu yaşarım. Şimdiye kadar hayatta ne istemediğimi anladım, ne istediğimi ise hâlâ bilmiyorum. Bütün sınırlarımı kaldırıp merak ettiğim her şeyi yolda deneyimleyerek kendimi bulmaya çalışacağım.

 Bir Yol Bin İhtimal, kendisiyle yolda tanışan ve hayata olan tutkusunu seyahatle yeniden yakalayan genç bir kadının yolculuğunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83255</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2a93f19-7cec-41f8-87c7-f42e482931ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gurmenin Kapitalizm Rehberi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, kapitalist gıda sistemine dikkat çekerek sistemin oluşumundan, gıdanın metalaştırılmasına uzanan tarihsel aşınmayı ele alıyor.
Tarımsal kapitalizmle meydana gelen gıda güvensizliği ve beslenmeye bağlı oluşan hastalıkları aşmak adına herkesi üzerine düşen görevi yapmaya çağırıyor. 
Kitap, gıda sisteminin değişiminin gerçekleşebilmesi için ilk olarak ekonomik sistemin değişmesi gereğine vurgu yapıyor.
Kamu, özel ve ortak mülkiyetin gıda sistemlerinin yapımında oynadığı birbiriyle ilişkili rolü inceliyor.
Beyaz olmayan, kadın ve yoksulların sömürülmesinin ortak kökenlerini analiz ederek, ataerkillik, ırkçılık ve sınıfçılığın gıda sistemindeki politik ekonomik geçmişine bakıyor.
Bir Gurmenin Kapitalizm Rehberi, gıda sistemimiz hakkındaki gerçekleri gözler önüne seriyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83256</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e090adba-2e7f-4ca9-8a1c-c85248bb4e7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehirdeki Küçük (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Büyük şehirde yaşayan küçük bir çocuksanız insanlar sizi görmez, sesler sizi korkutabilir ve ne yapacağınızı bilmek bazen zordur. 

2018 Kate Greenaway Medal ödüllü çizer Sydney Smith, kayıp kedisini arayan bir çocuğun bakış açısından şehrin karmaşasını anlatıp sığınakları tarif ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83257</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba3cef02-75e9-43aa-a485-6d7dd8caa330.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyku Tanrısının Evi</image:title>
            <image:caption>“Modern yazarların en gizemlilerinden biri olan  
Anna Kavan, eşsiz büyüleyicilikte bir kurmaca 
dünya yarattı. Onun görüş gücünün yoğunluğuyla  
çok az çağdaş romancı boy ölçüşebilir.” 
J. G. BALLARD 

Çocukluğun uzak gezegeni belli belirsiz hatıralar eşliğinde sökün ediyor. Gece ve gündüz, karanlık ve gün ışığı, anne ve baba… Hafızanın iki yarımküresi daima işliyor. Parçalar art arda geldiğinde kaplanların, gölgelerin, uykuların ve rüyaların işgal ettiği müstakil bir not defterini okuyor, bu deftere sığmayanların silik izlerini de sürüyoruz. 
 
Uyku Tanrısının Evi bir periferi anlatı. Görüntülerin akışında gözler sık sık aralanıp kapanıyor.  
 
 
“Kavan, bizlere kadın sanatçı evreninin şiirsel anlatımını 
vermeyi amaç edinen o büyük öznel-kadınsı geleneğe 
(Woolf, Barnes, Nin) aittir.” 
LAWRENCE DURRELL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83258</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4a24a36-54f1-472b-9afa-5b985a8a2214.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarı Hazinesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sevgili Öğrenciler,
Bu kitap, eğitimde başarı için hepinize büyük bir hazine kıymetindedir.
Başarı Hazinesi, çağdaş eğitimcilerin öğrenmede büyük önem verdikleri “5N1K’’ kuralı ile bağdaştırılarak sizin için yazıldı.
“5N1K’’ yani “Ne, Ne zaman, Nasıl, Neden, Kim’’ sorularına verilen mükemmel cevaplarla düşünmenizi ve kendinizi keşfetmenizi sağlayıp hayatınızdaki başarılarınızın artması hedeflenmiştir.
Kitapta işlenen konular kolay anlaşılır bir üslupla, yaşanmış örnekler verilerek anlatılıyor.
İçeriğindeki etkinliklerle de kitap, zevkle okunur ve uygulanabilir bir eser hâline geliyor.
Eğitim hayatınızda elde edeceğiniz büyük başarılar için rehber niteliğinde olan bu güzel kitap ile sizleri baş başa bırakıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83259</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc69b486-a262-4fe2-9838-b46579a69e33.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematiği Sevenler Ülkesi</image:title>
            <image:caption>– Herkes niye matematiği seviyor burada?
– Niye sevmesinler ki
– Çünkü matematik çok zor!
– Evet, buraya ilk kez geldiklerinde hep öyle söyler çocuklar.
– Ya sonra?
– Sonra düşündükleri gibi olmadığını anlıyorlar.
– Nasıl yani?
– Yani, artık matematiğin kolay ve eğlenceli olduğunu düşünüyorlar.
Bu kitapla karmaşık gibi görünen matematiğin aslında ne kadar kolay olduğunu ve hayatın içinde çokça yer aldığını göreceksiniz.
Kitabın içindeki bulmacaları çözüp ipuçlarını yakalayacak, eğlenerek öğrenmenin tadına varacaksınız.
Böylece, siz de matematiği sevenlerden olacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83260</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fac2a061-804a-4bbb-a35d-017fa7085237.jpg</image:loc>
            <image:title>Kentler ve İzler</image:title>
            <image:caption>“A. Celal Binzet, “Kentler ve İzler”de büyük oranda Ankara özelinde, kurucu adımların ardından, ileri ve geri yönetimlerin kent alanı üzerindeki estetiksel izlerini okurlarla paylaşıyor. 
Öte yandan bu tanıklık, okurları gündelik yaşamda, politika ve kültürel alanda karşı karşıya kaldığı geri gidişin, her an içinde yaşadığı kentlerdeki bir başka izdüşümü üzerine düşünmeye itiyor. 
“Başından beri izlendiğinde kent (kentler) üzerinde sürekli bir değişkenliğin gerçekleştiği dikkatlerden kaçmamıştır. Her gün artan insanlarla birlikte genişleyen konut sayısı kentsel alanları da genişletmekten geri durmaz. Açılan sokak ve caddeler yanında alanlara konulan heykeller ya da doğrudan binaların yapısını toplumsal bir röntgen altında incelediğimizde ortaya çıkan görüntü çok yönlü bir tablodan farksız olur. Hareketliliğin gerisinde politik seçenekler olduğu denli ekonomik göstergelerin de bulunduğunu göz ardı edemeyiz. Sonuçta bir oyun alanıdır kent. Kimi kez oradaki bazılarının yaşamında onulmaz izler bırakır. Bir dönemin kalıcı söylemlerini somutlaştırdığı da görülür. Daha da ilginci burada dillendirilmeye çalışılan hareketlerin sosyo-kültürel analizi yapıldığında üzerinde yaşayanlarla ilgili çarpıcı sonuçlara ulaşmamız işten bile değildir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83261</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e618873d-c5fa-45d0-89a7-7fa82c1bca92.jpg</image:loc>
            <image:title>Uğur Mumcu’dan Mektup Var</image:title>
            <image:caption>Çocukluk arkadaşı Önder Pekcan, anılarında hem Uğur Mumcu’nun kişiliğine dair ayrıntılar hem de düşünsel gelişiminden izler aktarıyor. 
Ümit Aslanbay’ın yayına hazırladığı bu çalışmada, Mumcu’nun daha önce yayımlanmamış mektuplarını da okuyacaksınız. 
“1967 Haziran’ında kapanan Yön’de yazan Uğur Mumcu’nun, Temmuz 1967 tarihli mektubunda Ant’a atfettiği sıkıştırılmış gibi duran sözcüğün gerekli ve bir o kadar önemli açılımı ‘kısaca’ budur. 
‘CHP ve TİP, gerisi hikâyedir.’ Sonraki paragrafta bir cümle daha vardır; o da öylesine söylenmiş gibi durur. Fraksiyonlar üstüdür... Net bir saptamayı içerir: 
‘Stratejimiz şu: TİP ile CHP’nin ortak noktalarını savunmak. Kurtuluş burada, öbür tarafı hikâye.’ 
Türkiye solunun o günlerde ‘Diyalektiğin gereği!’ saydığı ve sandığı bölünmenin gerçek hayat pratiğinde ortaya çıkardığı; parçalanma, kutuplaşma ve güç kaybıdır. Mumcu’nun, ‘Anamız ağlıyor... Sindirme devri başladı. Sanırım biraz sonra da faşist cunta gelecek. Devrimciler, sosyalistler hâlâ birbirlerine Lenin’i, Marks’ı, Engels’i anlatıyorlar. Türkiye hiç böyle günler yaşamadı’ diye Önder Pekcan’a yazacağı günlere az kalmıştır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83262</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f051cd93-4a90-4904-b2ac-c8580305c492.jpg</image:loc>
            <image:title>Super Sons - Kitap Kutup Kalkanı Projesi 1</image:title>
            <image:caption>“Nefesleri kesen aksiyon geliştikçe, gizemler artıyor ve her sayfada yeni bir tehlike var. Tam benlik bir hikâye! 
Daha, daha, DAHA fazlasını görmek istiyorum!” 
– R.L. Stine, Goosebumps and Fear Street‘İN YAZARI 
 
“Süper eğlenceli, süper heyecanlı ve her şeyden öte süper bir hikâye!” 
– Peter J. Tomasi, Super Sons, Batman: Detective Comics, SupeRMAN’İN YAZARI 
 
Jon Kent ve Ian Wayne her anlamıyla birbirlerinin zıttıdır, tek bir konu hariç. Dünya’nın en büyük kahramanlarının oğulları, Superman ve Batman’in! Küresel bir komployu ortaya çıkarmak için bu beklenmedik ikili birbirlerine güvenmeyi ve dünyayı kurtarmak için birlikte çalışmayı öğrenmelidir. Fakat kim bu gizemli Candace? Gizli tuttuğu sırları ne ve olan bitenle ne ilgisi var? 

New York Times’ın en çok satanlar listesinde bulunan yazar Ridley Pearson ve illüstratör Ile Gonzales’ten Superman ve Batman’in oğulları olan Super Sons’ın destansı maceraları! Super Sons, kişisel keşiflerinin yanı sıra hızla değişen dünyaya da ayak uydurmalıdırlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83263</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0793831-e915-4ac3-9264-742f00631ca5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ensar ve Türgev’in Bilinmeyen Kardeşi Türken-Usa</image:title>
            <image:caption>“Yıl 2014. 
 Ensar ve Türgev (Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet) vakıfları ABD’ye açılma kararı alıyor. 
Bir tür vakıf evliliği. 
Birleşmeden Türken Vakfı (TURKEN USA) doğuyor. 
Türkiye’de vakıf denince akla AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ailesi ve yakınlarının yöneticiliğini yaptığı kuruluşlar gelir. 
Ensar ve Türgev vakıfları da bunlar arasındadır.” 
* 
“Bu kitapta milyonlarca dolarlık kuruluşların yöneticilerinin eş, dost, akraba ilişkilerini ve ABD’de yaptıkları milyonlarca dolarlık harcamaları resmi belgeli şekilde bulacaksınız.” 
* 
Deneyimli gazeteci Yılmaz Polat, AKP’nin vakıf zincirinin ABD’deki halkası Türken Vakfı’nın izini sürüyor ve milyonlarca dolarlık ilişkiler ağını ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83264</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a4c712c-795e-4a0c-8f65-919f14f692da.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Adımlar - Çocuk Hakları Öyküleri 1</image:title>
            <image:caption>Küçük küçük başlıyoruz hayata, adım adım... Biz büyüyene kadar kendimizi güvende hissetmek için de bizi koruyan bazı kuralların olması gerekiyor. İşte bu kuralların bazıları bu kapağın altındaki minik hikâyelerin içinde saklı. Kitabın kapağını açtığın anda, içinden çıkacak ışıklı ve umutlu hikâyeler büyüme yolculuğumuzu daha keyifli hale getirecek. Ama okuduktan sonra başkalarına anlatmayı sakın unutma, özellikle büyüklere...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83265</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7b1330e-bec0-4b10-b3e2-a6337fe51202.jpg</image:loc>
            <image:title>Tehlikeli Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Bazen yuvaya giden yol, çok tuhaf bir serüvenden geçebilir... 
“Hemen eve dönüyorum” diye bağırdı, “hem de koşarak!” 
“Ama bir yandan da kal diyor gönlüm. 
Kendini maceraya bırak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83266</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dc322ea-e140-4149-94e4-e04411b74d3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihe Not - Akılda Kalanlar (1976-1980)</image:title>
            <image:caption>Umut ve mücadelenin 10 yılı…

1970’li yıllar, Türkiye tarihinde istisnaidir.

1970’ler dünya gelişmeleri ile bağlantılarını atlamadan… Çok tartışılması, çok kurcalanması gerekir. Son zamanlarda, o dönemi ele alan eserler, romanlar, anı kitapları arttı. Bu iyi bir gelişmedir. Yarım anlayan yarım eyler! Doğru anlamadan olmaz! Herkesin, her kesimin sorumluluğudur kayda geçmek. Tarihe Not düşmek! O zaman mümkün entelektüel olgunluk. O zaman mümkün her zaviyeden gerçeğe yolculuk. Tek bir yolun taşlarıyla olmaz, gökyüzünün kuşlarından da bilmek gerekir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83267</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7f422b5-a3b6-45e6-a208-94a47e31bd85.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Tanrılar - Gerdekkaya II</image:title>
            <image:caption>Hattililerin aşı derttedir ve yeryüzünde yaşayan küçük dostlarımızdan yardım istemek zorunda kalırlar. Çağımızda yaşayan bir arkeolog olan Tarık, Hattilerin gereçlerini ele geçirmiş, dört bin yıl öncesine giderek orada kendisini “Tanrı Tarok” olarak kabul ettirmiştir. Amacı kendisini o dönemin efendisi ilan etmektir. Bu olay Hattilerin atalarını tehdit etmektedir. Bu tehlike ortadan kaldırılmazsa çağımızdaki Hattiler de yok olacaktır. Dostlarımız kolları sıvar, ancak dört bin yıl öncesinin insanı, dostlarımızı “Genç Tanrılar” olarak kabul eder. Böylece Hattilerin ölüm kalım mücadelesi başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83268</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/049125de-4b5d-48fb-9109-4e498de37e3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Vur Patlasın Çal Oynasın Orkestrası</image:title>
            <image:caption>Yenilen değil, vazgeçen kaybeder!

Dursun Ege Göçmen&apos;in, 2018 Tudem Edebiyat Ödülleri&apos;nde üçüncülüğe değer görülen eseri Vur Patlasın Çal Oynasın Orkestrası, çeşitli nedenlerle ötekileştirilmiş, çevreleri tarafından dışlanmış çocukların büyüme ve kendileriyle barışma öykülerini hareketli bir kurguyla sayfalarına taşıyan, sazlı sözlü bir roman.

Akran zorbalığının yansımalarına değinerek farkındalık yaratan bu duyarlı kitap, yenmek-yenilmek, pes etmek-vazgeçmemek, iyilik-kötülük gibi kavramlar üzerine düşündürmeyi de ihmal etmiyor.

Adından ötürü akranlarının sürekli alay ettiği Şahap&apos;ın okul yaşamı bir hayli sancılıdır. Çocukluktan ilk gençliğe evrilmenin ruhunda kopardığı fırtınalar yetmezmiş gibi, bir de sürekli &apos;&apos;ezik&apos;&apos; olarak anılmak dayanılır şey değildir. Neyse ki, sınıfa yeni gelen İpek&apos;le kurduğu dostluk kısa zamanda hayata bakış açısını değiştirir; üzüntünün yerini neşe, hayal kırıklığının yerini ise umut alır. Zorbaların dünyasında mücadele ederlerken orkestra seçmelerinde elenen Şahap ve İpek bir seçim yapmak zorundadırlar. Ya bir köşeye çekilip kaderlerine boyun eğecek ya da hayallerini gerçekleştirmek için çok çalışacaklardır. Eğer onları orkestraya almıyorlarsa, onlar da kendi orkestralarını kuracaklardır…

Ruhumuzun derinliklerine işleyen kimi yaraların sadece sevgi ve dayanışma yoluyla iyileşebileceğini anımsatan bu naif kitap, zorluklara göğüs gerebilmek için daima ileriye bakarak mücadele etmenin altını çiziyor.

Vur Patlasın Çal Oynasın Orkestrası, karşılaştıkları engellemelere rağmen hayallerine sımsıkı sarılan ve müziğin birleştirici gücüne sığınan Şahap, İpek ve diğer tüm çocuklar için neşe dolu bir umut hikâyesi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83269</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03532bdd-adc9-4676-8483-34dd262fe9c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gulyabani</image:title>
            <image:caption>Hüseyin Rahmi Gürpınar’dan mizah yüklü bir klasik... 

Sözlü edebiyat geleneğimizde yer alan kimi hurafeler, umacılar, cinler, periler zaman içinde yazılı edebiyatımıza, roman ve hikâyelere de konu olmuştur. 

Bunlardan en önemlisi ve en ünlüsü Gulyabani’dir. Hüseyin Rahmi Gürpınar bu romanda, ürküntü veren korkutmacaları kişisel çıkarlarına alet eden bir köşk sahibinin hikâyesini anlatmaktadır. Yazar, halkın kör inançlara kapılıp nasıl kolayca kandırılabildiğini gerçekçi bir anlayışla yansıtır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83270</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f211bcf-2dfd-45f9-ad6c-e437803bda86.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişe Takılanın Geleceği Olmaz</image:title>
            <image:caption>İş Hayatının Kılavuz Değerleri: 
Ümidin kadar genç, karamsarlığın kadar yaşlısın. 
İş piyasasındaki rüzgârlara sözümüz geçmez. Ancak bu okyanusun rüzgârlarını tanıyıp, yelkenleri ayarlama becerisine sahip olan işletmeler hedeflerine doğru yol alır. Yönü belirleyen, rüzgârın kendisinden çok yelkenleri nasıl ayarladığımızdır. Rotamızı belirlemek bizim sorumluluğumuz. 
 
Anlayışımızı geliştirip rotamızı dikkatle belirlediğimiz, gereken tedbirleri aldığımız ölçüde, fırtınalı havalarda olsak bile daha huzurlu olmayı hak edebiliriz. 

Bu kitapta sadece teorik olarak kılavuz değerler ele alınmıyor. Yarım asra yaklaşan iş hayatına dair bazı gözlem ve tecrübeler paylaşılıyor. 

Kılavuz değerlerimizin sağlamlığı ölçüsünde engeller daha kolay aşılır. 
Yoksa eğikliğiyle ünlü Pisa kulesinde olduğu gibi, işletmenin yüksekliğini artırmak, çöküşünü hızlandırmaktan başka bir anlama gelmez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83271</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27534e23-8d6f-436f-add9-724b9fc7d076.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki İnsanlar</image:title>
            <image:caption>“Ah keşke şu pencerede kuş olsam da neler konuşuluyor bir duysam…” 

Terapi odası sadece iç dökme yeri değildir. Danışanın neyi bilemediğini, göremediğini veya hissedemediğini keşfettiği yerdir. Keşfettikten sonra anlamlandırma mekânıdır. Samimi, içten, farklı duygularını paylaştığı bir ortamdır… Son aşamada da karar verip bu kararı cesaretle uygulayabilmek için destek aldığı yerdir. Terapist ise her danışanla farklı bir role bürünür, farklı ilişkiler kurar, her hikâyede farklı beceriler sergiler. 

Bu kitapta yaşamlarından kesitler aktarılan dokuz kişinin hikâyesi yer alıyor. Her biri hem yetişkin, hem çocuk, hem cahil hem de bilge aynı zamanda… Bilinçaltları aracılığıyla konuşmayı tercih ettiler. Terapist, regresyon tekniğini farklı terapi ekolleriyle harmanlayıp onları dinledi… Son derece şaşırtıcı, heyecanlı, sevgi dolu, bazen kırılgan, bazen hüzünlü ancak kesinlikle dönüştürücü hikâyeler canlandı psikoterapi odasında…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83272</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00f3a65b-7a1f-4bb3-918b-aec4e8b627a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıktaki Kız</image:title>
            <image:caption>İmkânsız hayatlar yaşayanlar, 
 tek bir umut kırıntısı için bile sabretmeyi bilir. 
 
“Çölde ölmek üzere bir yolcu nasıl hâlâ onu kurtarabilecek bir damla suyun parıltısını görebilmeyi bekliyorsa, ben de tek bir ışık zerresinin bile olmadığı bir yerin umuduyla yanıp tutuşuyorum. Sanki zamanın içinde gizli bir kapı açıp kendimi karanlık bir geçitte bulmuşum ve şimdi de çıkışı bulamıyorum.” 
 
Karanlıktaki kız tıpkı senin gibi, sadece o, üzerine bir ev giymek zorunda. Peki, bu evin içinde yaşayan nedir? Sessizce hareket eden, bunalan ve arada bir odadan odaya gezen, güzelim dış kapıyı sonuna kadar açık gördüğünde ya da ışıkların neşeyle oynaştığını fark ettiğinde dehşetle kaçan bir insan. 
 
En verimli çağında, bir toplu iğne başı kadar ışığın bile sızmadığı bir odada yaşamak zorunda olduğunu öğrendi. Kendine ya karanlıkta bir dünya kuracaktı ya da karanlığa yenilecek, yaşamaktan vazgeçecekti. Hastalıklar, sıradan gaddarlıklarıyla bize irademizin sınırlarını hatırlatır ve eninde sonunda, tek bir seçim yapmanız gerekir: Istırap çekerken iyi olmak ya da kötü olmak. 
 
İmkânsız hayatlar yaşayanlar, tek bir umut kırıntısı için bile sabretmeyi bilir. 
 
Gerçek bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83273</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/235e57af-b04f-4f77-a58e-b5b04a851e56.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlam Kalp Sıfır Stres</image:title>
            <image:caption>Stresten ve Kalp Damar Sistemine Zararlı Faktörlerden Korunma Yolları 

Stres, çağımızın en büyük problemlerinden! Bu problem, sağlığımızın dengesini bozuyor, özellikle kalbimizi yoruyor ve risk faktörlerini artırıyor. Ama pek çoğumuz kalp hastalıklarında stresin payını yeterince önemsemiyor. Kimimiz ilaçlara çok güveniyor, kimimiz ilaçların herkeste ve her koşulda aynı etkiyi göstereceğine inanıyor. 
 
Oysa araştırmalar, kalp hastalıklarının oluşum sürecinin ve ilaç tedavisinin fiziksel etkilerinin stres ile bire bir ilişkili olduğunu gösteriyor. Stres yalnızca kalp dokusunu değil birçok hastalığı da olumsuz etkiliyor. Duygusal veya fiziksel olsun, farklı stres uyarıları kalp ve damar sisteminde tahribat yaratıyor. 
 
Prof. Dr. Fatih Yalçın, dünyada literatüre girmiş birçok bilimsel yayını olan, Kardiyoloji ve Hipertansiyon Uzmanı bir hekim. Yalçın’ın 2009 yılında, International Journal of Cardiology’de yayınlanan Stressed Heart Morphology yani Stres Altında Kalp Yapısı tanımı tıp literatürüne geçti. Dünyada ilk kez hipertansif kalp hastalığının bölgesel geometrik ve fonksiyonel ilerleyişini gösteren çalışması ise ‘Fulbright Programı’ tarafından desteklendi ve Journal Applied Physiology dergisinde 2019 yılında yayınlandı. 
 
Prof. Yalçın, uzun yıllar içinde edindiği birikimini süzgeçten geçirerek Sağlam Kalp Sıfır Stres kitabında sizlerle paylaşıyor. Stresin kalp ve damar sistemini hangi mekanizmayla etkilediğini, neden-sonuç-risk ilişkisini ve alınması gereken önlemleri ele alıyor. Uzman bir hekim olarak nefes egzersizlerinin önemine dikkat çekiyor. Tıbbın gerçek ve olması gereken amacına, hastalıkların erken teşhisine, erken önlem ve tedavisine yönelik çalışmaları anlatıyor. 
 
Bu kitapta, profesyonel hekim gerektirmeyen, bireysel olarak yapılabilecek stres kontrolüne yönelik tavsiyeler sunuluyor. Sağlık problemi olanlar ve özellikle tedavi alanlar için ilave yarar sağlayabilecek pratik bir rehber niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83274</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/016cc34b-9be4-4677-8090-29595e0a8d5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cornelius Masalı</image:title>
            <image:caption>“Küçük timsahlar yumurtalarından çıkınca, sürünerek nehir kıyısına gittiler. Cornelius ise dik yürüyordu.
Boyu uzayıp güçlendikçe dört ayağı üzerinde pek yürümez oldu. Daha önce hiçbir timsahın görmediği şeyleri görüyordu.
‘Çalıların çok ötesini görebiliyorum’ diyordu.
Ama diğerleri, ‘Ne var bunda?’ diyorlardı.
‘Balıkları yukarıdan görebiliyorum’ diyordu Cornelius.
‘Ne olmuş öyleyse?’ diyordu diğerleri, canları sıkkın.
Böylece bir gün, Cornelius öfkelendi ve gitmeye karar verdi.”

Caldecott’lu Leo Lionni özgüven, duygular ve kıskançlık konularına eğilen bu muzip kitabıyla bizi nehir kenarına götürüyor. Yaşananları okurken “İnsanlar doğuştan getirdikleri özellikleriyle övünmeli midir?”, “Sözlerimiz her zaman duygularımızı yansıtır mı?”, “Duygularımızı nasıl gösteririz?” gibi sorularla haşır neşir olup derin konular üzerine sohbet etme imkânı bulacağız. Bir kez daha teşekkürler Lionni.
 
Cornelius’un diğer timsahlardan farklı özellikleri vardır. Ama anlattığında kimseyi etkileyemez bir türlü. “İki ayağımın üzerinde yürüyebiliyorum” dediğinde “Eee, ne olmuş yani?” yanıtını alır. Umduğu güzel cümleleri hiç duyamaz. Günler böyle geçip giderken, bir maymundan yeni numaralar öğrenir ve timsahlara göstermek ister. Sonuç yine değişmez. Derken öyle bir şey olur ki…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83275</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e622412-c215-4ad8-9171-c96c25bcdc2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Orda Bir Ev Var, Uzakta</image:title>
            <image:caption>&apos;Sadık yârin toprak&apos; olduğunu unutan insanoğlu, daha çok para kazanmak sevdasına kapılmış, Hakk’ın hazinesi&apos;nin saklı bulunduğu toprağı âdeta talan ederek apartman üstüne apartman diker olmuştu. Çünkü onlar için daha çok apartman, daha çok daire, daha çok daire de daha çok para demekti. Acaba &apos;Her şey para&apos; denildiği için mi toprak betona esir, insan da betona mahkûm hâle getiriliyordu ? Değer miydi  hiç ? Oysa toprak olmadan, salt parayla karın doyurabildiği nerede görülmüştü ? 
Bilim ve teknolojinin baş döndürücü bir hızla ilerlediği bu dönemde, yakın zaman içinde yapılacak binaların hem toprağın hem de insanların   nefes alacağı şekilde inşa edilmesi, hatta hayat bahşeden bir duruşla birer &apos;Yuva&apos;ya dönüşebilmesi, bu hayhuy içinde pek de mümkün görünmüyordu….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83276</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a05f3c6-a806-450e-87a0-5b211e2756f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Karaova</image:title>
            <image:caption>Cehalete ve zulme karşı onurlu bir direniş... 
 
Keman çalıp berberlik yaparak hayatını kazanan Kerimoğlu Ali’nin, uğradığı bir iftira yüzünden dağa çıkması, ağalık sistemi altında ezilen köylüyü hak aramak yolunda harekete geçirir. Düzenden yana şikâyeti olanlar birer birer katılırlar Kerimoğlu’na. 
Ezilenin yanında duran Kerimoğlu Ali, bir zaman sonra adaletin temsilcisine dönüşür. Garibanı ezenin düşmanıdır artık o... Namı günden güne yayılan bir efedir. Mücadelesi sırasında üst üste yaşadığı acı kayıplar, Kerimoğlu Ali’yi derin bir içsel sorgulamaya da sürükler. Birkaç kez hapse bile girip çıktığı halde içindeki mahkeme sonlanmak nedir bilmez. Sonunda kendini bile isteye Fizan’a bile sürdürür. Amacı, kendi itibarını yerle bir ederek peşinden sürüklenip gelen halkı kendinden uzaklaştırmaktır. 
Kerimoğlu Ali’nin insani zaafları yüzünden yaptığı hatalarla bambaşka bir seyir kazanan hayatı bilinmeze doğru sürüklenirken, sevdiği kadının katili olarak tutuklanan torunu Memed’in acıklı hikâyesi de romanın paralel kurgusunda akar. 
Çağlar Çetok’un tarihin unutulmaz iki efesinin gerçek hayat hikâyelerinden kurgulayarak kaleme aldığı Karaova hem bir dönemin siyasi ve toplumsal panoramasını gözler önüne seriyor hem de derinlikli psikolojik tahlilleriyle iki efenin mücadelesi üzerinden iyilikle kötülük meselesini tarafsızca sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83277</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb30008c-8a82-4b9d-acd6-e235645caa29.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehit Ömer Halisdemir Davası</image:title>
            <image:caption>Durumun ciddiyetini bilen Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı, en güvendiği asker olan Ömer Halisdemır’i aradı ve gözünü kan bürümüş vatan haini Semih Terzi’yi öldürmesini emretti. Sonunda şehit olabileceğini söyledi ve şu sözlerle hakkını helal etmesini istedi:
“Sana, vatanımız ve milletimiz adına tarihi bir görev veriyorum. Tuğgeneral Terzi, vatan hainidir, isyancıdır. Onu, karargâha girmeden öldür! Bunun sonunda şahadet var. Biliyorsun seninle 20 yıllık beraberliğimiz var. Hakkını helal et!”
Ömer Halisdemır’in bu emri hiç sorgulamadığı gibi mevzu vatan olduğu için bizatihi canı gönülden hareket ettiği ve hedefe kilitlendiği anlaşılmaktadır. Üstelik bunun kanıtı da var. Bir zamamanlar Afganistan’da birlikte görev yaptığı hain Semih Terzi’nin kafasına sıkmak için harekete geçtiği anları kaydeden videoda Ömer Halisdemir’in sağ yumruğunu sıkarak yürüdüğü görülüyor. Hiç şüphe yok ki o an kafasında sadece ve sadece Semih Terzi denen vatan haininin canını cehenneme göndermek var.
Kahraman Ömer Halisdemır, 16 Temmuz günü 02.16 sularında, Özel Kuvvetler Komutanlığı girişinde 20 askerin arasından sıyrıldı. İşgalci Semih Terzi’yi alnının ortasından vurdu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83278</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dc65c14-d684-415b-988f-7b82452493f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Sövünce Güzel</image:title>
            <image:caption>“Eğlenceli ve merak uyandırıcı… Lanet olsun ki Byrne’nin bu konuya duyduğu heyecan bulaşıcı.”
Melissa Dahl-New York Times Book Review
 
Psikologlar, sosyologlar ve diğer araştırmacılar tarafından yapılan son araştırmalara göre, akıllıca kullanıldığında küfürler şaşırtıcı faydalar sağlamaktadır. Bu araştırmalar sonucunda, insanlar iletişim kurmaya başladığından beri küfrün kullanıldığı ve bu tarz kelimelerin fiziksel acıyı, kaygıyı azalttığı; fiziksel şiddeti önlediği ortaya çıkmıştır. Ayrıca insan işbirliğini teşvik etme özellikleri de vardır.

Emma Byrne, Hayat Sövünce Güzeldir’de küfrün her yönünü ve neden küfretme ihtiyacı hissettiğimizi eğlenceli bir dille açıklıyor. Küfretmeyi savunan yazar bilimsel deneyler, tarihi vaka çalışmaları hem insanlarda hem de diğer primatlarda dil konusunda yapılan son araştırmaları inceleyerek okuru bir tura çıkarıyor. Farklı kültürler, tabular ve değerler hakkında ilgi çekici açıklamalar yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83279</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b050c1f-ec29-4a51-adca-44906796b651.jpg</image:loc>
            <image:title>40 Santim</image:title>
            <image:caption>Hepimiz telaşlardayız. Neredeyse gölgemiz bile bizi takip edemeyecek. O kadar yani! Üstelik çetele tutar gibi yaşıyoruz. Kaç yere gittik, ne kadar çok şey yaptık, kaç kişi tanıyoruz, ne kadar çok şeye sahibiz, ne kadar kazanıyoruz? Ardı arkası kesilmeyen bir “KAÇ”lar silsilesi içerisindeyiz. Oysa tam da bunu yaparken hayatın kendisini “KAÇ”ırıyoruz…

Hayatla rekabet halinde sürdürülen bir yaşamda ne kadar yol kat edersek edelim, gidebildiğimiz mesafenin topu topu 40 santim olduğunu unutuyoruz: Beynimizden kalbimize kadar olan mesafe, sadece 40 santim…
 
Mucizeden bahsedenleri belli belirsiz, bıyık altından gülümseyerek dinliyoruz. Oysa bilmiyor muyuz ki bizler birer mucizeyiz. Öyle geniş bir ufuk ve öyle sonsuz olasılıklar var ki aklımızın alabileceği “KAÇ”lardan değiller. 
Aysim Altay’ın yeni kitabı 40 Santim… Elma Yayınevinden yepyeni bir kitap daha… Keyifli Okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83280</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/593773bc-7a7d-45fe-b85c-d9c61e9be86b.jpg</image:loc>
            <image:title>EMDR ve Çocuklarla Psikoterapi Sanatı</image:title>
            <image:caption>Travmatik olaylar, çocukların sağlıklı nörolojik ve ruhsal gelişimlerini, ayrıca hayatlarındaki tüm gelecek deneyimleri olumsuz etkileyebilen önemli yaşam olaylarıdır. Bu tür olaylarda birey, yaşantısına düğümlenmiş bir bilişsel materyalle devam eder. Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) terapisi, bireyin işlevsiz biçimde depolanmış bu materyaline yönelik sekiz aşamalı bir tedavi sunarak onun sağlıklı haline geri dönmesini sağlar. EMDR terapisi, çocuklarda da kanıta dayalı bir uygulama olarak kabul edilir. Ancak terapi aşamaları, çocuğun gelişimsel ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde ayarlanmalıdır. 
 
Bu kitap, Türkçeye kazandırılmış ilk çocukla EMDR kitabı olma özelliğindedir. EMDR ve Çocuklarla Psikoterapi Sanatı ile uygulayıcılar, EMDR terapisinin sekiz aşamasını bebekler, oyun çağı çocukları, okulöncesi çocuklar, okul çağı çocukları, önergenler ve ergenler için gelişimsel bir bakış açısıyla nasıl kullanacaklarını öğreneceklerdir. Kitapta, çocuklara özel, yaş gruplarına uygun dilde hazırlanmış talimatlar, ayrıntılı yönergeler, gerçek vaka örnekleri ve senaryolara yer verilmiş, ayrıca terapinin ayrılmaz bir parçası olan ebeveynleri/bakım verenleri yönlendirmek için bir çalışma modeli sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83281</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8187d1a6-98b2-4a05-b482-4a992e9edf6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Abimin İlginç Deneyleri - Kıkırtılı Hikayeler (3. Sınıf)</image:title>
            <image:caption>Yağız benim en yakın arkadaşımdır. Onunla beraberken çok eğleniyoruz.
Can sıkıntısından bunaldığım bir günde ailece bize geleceklerini öğrendim. Üstelik iki gün kalacaklardı. Daha mutlu bir haber, herhâlde alamazdım. Annemle hazırlıklara hemen başladık. Tabi aklımda da türlü oyun planları kurdum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83282</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9f7a577-3847-4b78-b3b2-8f717d1a0623.jpg</image:loc>
            <image:title>Har-Name (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kanuni Sultan Süleyman’a sunulmak üzere kaleme alınan Har-nâme, adından da anlaşılacağı üzere eşek hikâyelerinden oluşan bir latifeler bütünüdür. Eserin en önemli ve özgün tarafı Çingene kültürüne ilişkin ayrıntılı bilgiler vermesinin yanı sıra özellikle 16. yüzyılda İstanbul’daki Çingenelerin gündelik hayatını bütün detaylarıyla ele almasıdır. Edebiyatımızın, güldüren ama incitmeden ilişen, acı duyurmadan iğneleyen letâif türündeki belki de en değerli eseriyle karşı karşıyayız. 16. yüzyılda, İstanbul’un bugün artık olmayan bir yöresinde, Kavaklı’da yaşayan Çingene Karaca katunasına bağlı Çingenelerin günlük yaşamları ile kültürlerini konu alan eser, gerçek kimliğini saklamış bir yazarın, kendisinin de farklı kimliklerle yer aldığı, insan ve hayvan oyuncuların katıldığı sembolik anlatımlı bir oyundur.

Yazarın, “arkadaşlarım” diye tanıttığı eşeklerle temsil edilen, üstü kapalı bir dille cehaletle suçladığı devrinin ilim adamlarından başkası değildir. Har-nâme, edebiyat tarihimiz açısından, içinde yer bulan beş hikâyeyle Nasreddin Hoca hikâyelerinin en eski üçüncü yazılı kaynağı olmasının yanı sıra içerdiği gözlemlerle sosyal tarih araştırmaları için de olağanüstü zengin bir kaynaktır. Başta dönem Çingeneleri olmak üzere çeşitli yöre insanlarının konuşma dillerindeki farklılıklara dair barındırdığı zengin malzemeyle dil alanı çalışmalarına sağladığı katkı açısından Harnâme, bilinen tek yazma nüshasıyla benzeri olmayan bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83283</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07c97aa0-4543-44b4-9f4d-90ee6a6b1418.jpg</image:loc>
            <image:title>Silsile</image:title>
            <image:caption>Anne babası aktif siyasi mücadele içinde yer alan Elâ, hayat çizgisini 12 Eylül darbesinin belirlediği kuşaktandır. Ani bir kararla Ankara’daki hayatını, evini ve ülkesini terk edip çok uzaklara, Amerika’ya gider. Okyanus ötesinde kuracağı yeni dünyaya dair planları vardır. Ancak kocasının ona yollayacağı bir paket her şeyi değiştirir… Elâ paketten çıkan mektupların ve şiirlerin peşinde Amerika’dan Viyana’ya, oradan Mardin’e doğru çıkacağı yolculukta sadece gelecek günlerin değil geçmişin de sürprizlerle dolu olduğunu öğrenecektir. 
 
İlk romanıyla Yunus Nadi Roman Ödülü’ne değer görülen Eren Aysan, yeni romanı Silsile’de darbenin savurduğu hayatları anlatıyor. 
Silsile, saklı gerçeklerin mutlaka ortaya çıkacağına dair sarsıcı bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83284</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa26665c-ae6d-4e7a-84e8-204494f6c59e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Sana Teşekkür Ederim</image:title>
            <image:caption>Daha ilk şiirlerinden itibaren kendi sesini bulmuş şairlerden biridir Ülkü Tamer. 
“Baştan itibaren İkinci Yeni’nin önemli gelişme halkalarından biri de o oldu... En soyut atılımını bile çok yalın bir dille yapan bir şairdir o... Kısa şiirlerinin çoğu karnaval bileti gibidir, sevinçle doludur; uzunları ise hemen hemen her zaman trajik öğelerle çalışır,” diyordu Cemal Süreya, Ülkü Tamer ve şiirini anlatırken… 
“Şiir her gün yeniden başlar” diyen Tamer’in kendi seçtiği şiirlerden oluşan Ben Sana Teşekkür Ederim bir taraftan Cemal Süreya’nın sözlerini ispatlarken bir taraftan şairin poetikasını yansıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83285</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6c0901f-fccb-4395-9338-643be2cbea81.jpg</image:loc>
            <image:title>Enno ya da Asfalttaki Karahindiba</image:title>
            <image:caption>Isıtma sisteminin çatırtısı, arkadaşının burun hırıltısı, kalorifer peteğindeki suyun şırıltısı dikkatini dağıtıyor. Sofra kurmak, kazağını düz giymek gibi basit şeyleri bazen yapamıyor; şiddet içerikli filmleri sevmiyor, rekabetçi oyunlardan da hoşlanmıyor. Ama yaşıtlarının aksine binlerce küçük şeyi derinden algılıyor, her canlının duygusunu hissediyor, başka gezegenlerde geçen hikâyeler düşlüyor. Olduğu gibi sevilmek ya da sıradan olmak istese de o başka, herkesten başka, onun adı: Enno Bambaşka. 

Alman çocuk edebiyatının ödüllü yazarı Astrid Frank, hassas bir çocuğun toplum içinde yaşadığı zorlukları yaratıcı ve eğlenceli bir dille anlatıyor. 2017 Zürih Çocuk Kitabı Ödülü’ne değer görülen roman, empati, özsaygı, duyarlılık, sezgiler ve farklılıklar konusunda çocuklardan yana taraf oluyor. Regina Kehn’in illüstrasyonlarıysa kitaba ayrı bir derinlik katıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83286</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa6acf9f-1252-4683-bdbf-b0ba37337b08.jpg</image:loc>
            <image:title>Bellek - Odamdan Sızanlar</image:title>
            <image:caption>Duruşmalar başladı. 
Marmaris&apos;e Cumhurbaşkanı Erdoğan&apos;ı almaya giden grubun başındaki eski general 25 Mayıs 2017’de mahkemede konuştu. 
Sanık, Cesur Yürek filmine atıfta bulunarak şu ifadeleri kullandı: &quot;Kendimi o filmin kahramanına benzetiyorum. Hani final sahnesinde, filmin kahramanı maskeli bir İngilizle vuruşurken İngiliz&apos;in maskesi düşüyor ve kahraman vuruştuğu İngiliz&apos;in aslında adına savaştığı İskoç Kralı olduğunu anlıyor ya, bizim durumumuz tam buna benziyor.&quot; 
Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, &quot;Sizin kralınız kim?&quot; diye sordu. 
Sanık, &quot;Bunu Akıncılar Davası’ndaki duruşmalara bırakalım&quot; dedi. 
Sonuç mu? 
Sonraki hiçbir duruşmada kralı açıklamadılar. 
Sahi kimdi bu kral? 
Sanıklar neden krallarını açıklamadılar? 
Sonrasında neler yaşandı? 
15 Temmuz&apos;da çekirdek çitleyenler, korkudan kafasını dışarı çıkaramayanlar, &quot;Dur bakalım ne olacak&quot; diyenler ve hatta kripto FE*TÖ’cüler kahramanlık hikayeleri yazıp terfi ederken, o gece canlarını ortaya koyanlara ne oldu? 
Hendek operasyonlarından 15 Temmuz&apos;a, şûralardaki tasfiyelerden TSK&apos;nın yapısına, darbe davalarında kanlı çuvala atılanlardan savaşta sıvışanlara… 
Son beş yılda ülkemizin nereye evrildiğini okumaya, belleğinizi tazelemeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83287</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a68f3f3-1cad-4730-ad19-9d33b489b5af.jpg</image:loc>
            <image:title>Benden Bize - Kafası Karışıklar 1</image:title>
            <image:caption>Tartışmak özgürleştirir! 

Gençliğin nabzını tutan eserleriyle okuru kalbinden yakalayan Seran Demiral&apos;ın yazdığı Benden Bize, büyüme, kişilik oluşturma ve kendini keşfetme sürecinde sorularına yanıt arayanların düşünsel yolculuklarına rehberlik eden &apos;&apos;Kafası Karışıklar&apos;&apos; serisinin ilk halkası.
 
Kendi tartışma ortamlarını yaratarak, zihinlerinde uçuşup duran soru balonlarını teker teker patlatan Kafası Karışıklar, hayatı yeni baştan keşfe çağırıyor. Yaşama, özgürlüğe, evrene ve insana dair eteğindeki bütün taşları döküyor.
 
Okurlarını, gündelik hayatın seyrine etki eden ciddi meseleler üzerine &apos;&apos;felsefe yapmaya&apos;&apos; çağıran bu merak uyandırıcı kitap, yüksek temposuyla gençler için felsefe alanında kaleme alınmış bütün eserlerden ayrışıyor.
 
Ece, sınıflarına yeni gelen Sevim&apos;den pek hoşlanmıyor. Yakın arkadaşı Kaan ile kafa kafaya verip Sevim&apos;e bir oyun oynamaya hazırlanırken, beklenmedik bir gelişme yaşanıyor. Kendilerini keşfetme sürecindeki beş arkadaş bir kulüp kuruyor. &apos;&apos;Tartışmacılar Kulübü&apos;&apos; adını verdikleri bu yeni oluşumda hayatı her yönüyle tartışmaya ve sorgulamaya açan gençler, birbirlerini anlayarak bakış açılarının ne denli farklılaşabileceğini ve zenginleşebileceğini keşfediyor.   
 
İki kitaptan oluşan serinin ilkinde Ece, &apos;&apos;Peki ben kimim?&apos;&apos; sorusuyla kendini tanıma çabasını arkadaşlarıyla ilişkileri üzerinden &apos;&apos;benden bize&apos;&apos; doğru genişletiyor. Kaan ise, &apos;&apos;Nerede olmak isterim?&apos;&apos; diyerek zamanı, mekânı, dünyadaki varoluşunu sorgulamaya başlıyor.

Akıllarında milyonlarca soruyla etrafımızda dolaşan bütün gençleri Tartışmacılar Kulübünün bir parçası olmaya davet eden Seran Demiral, bu kitabıyla, konuşarak paylaşmanın insan ruhunu nasıl da iyileştirebileceğini gözler önüne seriyor.

O hâlde el ele verip, felsefenin sorgulayan dünyasına adım atmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83288</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39e21352-5a12-45b3-a4fe-6a28d9a086c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Eugenie Grandet</image:title>
            <image:caption>Eugénie Grandet, “İnsanlık Komedyası” başlığı altında tasarlanmış dev romanlar dizisinin en tanınmış, en sevilen bölümlerinden biri. Klasik Fransız edebiyatının büyük yazarı Honoré de Balzac, ilk kez 1833’te yayımlanan bu romanında taşra insanlarını ve onların özellikle parayla ilişkilerini kendine özgü gerçekçiliğiyle anlatır. Temel olarak cimriliği ve aşkı birlikte ele aldığı bu önemli romanında Balzac, romanın kahramanlarından birinin, Grandet Baba’nın büyük mal varlığının çalışmakla elde edilemeyeceğini gözler önüne serer. Fırsatçılıkla, Fransız Devrimi sonrasındaki karışıklıkta türlü aldatmacalarla elde edilmiş bu servetin içinde alın terinin payı, denizde bir damla gibidir. Dürüst, erdemli Eugénie Grandet’nin tertemiz aşkının ve yüce gönüllülüğünün bütün bu pisliklerin yanında yeri nedir? Balzac’ın romanı, tüm kuşaklar için güncelliğini ve değerini koruyor.

“Roman kahramanları yaratmak demek doğru görebilmek, yo­ğun­laşmak ve şiddetleştirmek, maksimuma ulaşmak, her tutkunun içindeki acıyı ortaya koymak, her gücün içindeki zayıflığı görebilmek, gizli kalmış güçleri dışarı çıkarmak demektir. Eugénie Grandet, bu yoldaki ilk adımdır; bu basit, inançlı kızdaki kendini teslim etme duygusu o denli bir artış gösterir ki, neredeyse dindar olacaktır, yaşlı Grandet’nin cimriliği de tıpkı yaşlı çirkin hizmetçi kızın sadakati gibi şeytanlaşır.”
Stefan Zweig</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83289</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/599307a4-12e9-4846-9183-290fc1493d5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlaşıldı, Tamam</image:title>
            <image:caption>Sıra dışının krallığına hoş geldiniz! 
 
Casus, savaş pilotu, çikolata tarihçisi ve tıbbi buluşlar yapan bir mucit. Roald Dahl, yazdığı kitaplar kadar renkli bir yazar. Charlie’nin Çikolata Fabrikası ve diğer çocuk kitaplarıyla tanınan Dahl’ın yetişkinlere anlattığı hikâyeler de bir o kadar sihirli. 
 
Düşen uçaklar, silah arkadaşlarının yolunu gözleyen askerler, savaşın akıl almaz cinnet hali... İkinci Dünya Savaşı’nda pilot olarak görev yapan Dahl, Anlaşıldı, Tamam’da savaş pilotlarının tuhaf hayatlarını ve deneyimlerini, havada her an ölümle burun buruna nasıl yaşadıklarını dehşetli ve karanlık, heyecan ve mizah dolu öykülerde resmediyor. 
 
Anlaşıldı, Tamam, dünyayı kuşbakışı seyreden deneyimli bir pilotun gözünden, insanların içindeki iyiliğin ve kötülüğün savaşta ne şekillerde ortaya çıktığına dair sürükleyici ve çarpıcı bir derleme. Kemerlerinizi bağlayın! 
  #modernöykü #pilot #havacılık #havasavaşı #ikincidünyasavaşı #uçuş #korku #mizah</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83290</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad9091b9-4aee-4c55-85ff-6c78b6994013.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağım Solum Önüm Arkam</image:title>
            <image:caption>Sağım Solum Önüm Arkam geniş bir karakter kadrosuyla yakın tarihimizi, geçtiğimiz kırk yılı kat eden bir roman. İki ailenin, Selen ile Ceren ve Eylem ile Devrim adlı kız kardeşlerin hikâyesine yoğunlaşıyor. Küçük bir Ege kasabasında yaşayan genç kızlar sağ sol saflaşmasına, mahalle çocuklarının çekişmesine tanık olurlar. Gelgelelim hiçbiri sadece seyircisi değil bizzat faili de oldukları bu gelişmelerden yara almadan kurtulamaz; günbegün şiddetin gemi azıya aldığı bir ortamda katledilen gençliği, darbe dönemini ve baskıyı yaşarlar. 
 
Günümüzü de anlatan bu roman, başkarakterlerin büyükşehre göçlerini, kuşak çatışmasını, kardeş rekabetini, aile kurma çabaları ve aşklarını gözler önüne seriyor. Tacizlere, baskıya, haksızlıklara karşın hayata tutunan kadınlar bir yandan da hâkim eril kültürle hesaplaşıyorlar. Özellikle de tükenmeyen arayışları ve adalet duygusuyla gazeteci Selen… Ne var ki bu nitelikleri onu yıllar önce işlenen siyasi bir cinayetin ardındaki sır perdesini aralamaya, daha da ötesi, gerçeklerle duyguları arasında bir seçim yapmaya zorluyor. 
 
İlk öykü kitabı Filedelfiya Hikayeleri’yle dikkatleri üzerine çeken Yeşim Erdem, bu ülkenin yakın tarihine ve gerçeklerine sakınmasız bir gözle baktığı Sağım Solum Önüm Arkam’la okurlara dolu dolu bir roman veriyor. 
  #seksendarbesi #sağsolçatışması #gençlik #faşizm #göç #devrim #kadın #aşk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83291</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8c23a7d-ac58-48fa-a100-9c30071ca013.jpg</image:loc>
            <image:title>Uysal Kız</image:title>
            <image:caption>Fyodor Dostoyevski’nin Uysal Kız adlı bu öyküsü bir gazete haberinden, gerçek bir olaydan yola çıkmakla birlikte yazarın da belirttiği gibi tümüyle düşsel boyutlara uzanıyor. 20. yüzyılın sadece romanını değil düşünce yaşamını da derinden etkileyen yazar, bir karakterin düşünceleri arasında gezinerek benzersiz bir öykü yaratmış. Karısının cansız bedeniyle karşı karşıya kalan ana karakterin vicdan azabı içinde, çaresizce neler olup bittiğini sorgulamasıyla başlayan Uysal Kız, yaklaşmakta olan bir felaketin gerilimini ve karakterlerin ruhsal derinliğini kusursuzca yansıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83292</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de3c7f4b-d1a4-42c8-ab55-00a08d1c0d38.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Varsın Gecede - Çeviri Şiirleri 1</image:title>
            <image:caption>Modern şiirimizin öncülerinden Cemal Süreya, Guillaume Apollinaire’den Paul Valéry’ye, Arthur Rimbaud’dan Paul Verlaine’e birçok şairi dilimize kazandırmıştır. “Çağdaş dünyanın, insandaki yeni bir bilincin karşılığı olan” bu avangard şiir de, hayatını şiire adayan Süreya’nın kalemini, duyarlılığını beslemiştir. 
 
Gerçeküstücülük, sembolizm, romantizm ve kübizm gibi akımları Cemal Süreya’nın özenli çevirileriyle bir araya getiren Sen Varsın Gecede, şiirsel estetiğin ve ifadenin en büyük değişim geçirdiği yıllardan derlenmiş kişisel bir antoloji.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83293</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5aed80b7-fac6-4313-8d6b-82452649889a.jpg</image:loc>
            <image:title>Nyarlathotep</image:title>
            <image:caption>Korku ve gizem dolu öyküleriyle tanınan Howard Phillips Love- craft’ın altı öyküden oluşan Nyarlathotep adlı seçkisi yazarın üslubunun ve hayal gücünün çok iyi örneklerini içeriyor: Tekinsiz, tarihsel gerçeklerle kurmacanın birbirine karıştığı “Evdeki Resim”, beklenmedik sonuyla okuru irkilten “Korkunç Yaşlı Adam”, yazarın külliyatı içinde mizah duygusuyla öne çıkan “Yüzyılı Sonlandıran Dövüş”, ürpertici bir mezarlık öyküsü olan “Mahzende”, şiirsel rüya anlatısı “Nyarlathotep” ve karanlık bir zihnin derinliklerine dalan kısa ama çarpıcı “Hafıza”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83294</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/272b59b2-93c9-4dc7-9140-d6880ad488cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada İle Efe Şehirde Güvende</image:title>
            <image:caption>Ada ile Efe için heyecanlı bir gün! 
Duygu Öğretmen tüm sınıfı okulun düzenlediği bir geziyle arkeoloji müzesine götürüyor. Ada ile Efe müze ortamını ve sergilenen sanat eserlerini tanıyacak; geçmişi, bugünü ve geleceği anlamlı bir biçimde ilişkilendirmeyi öğrenecekler. Fakat müze gezisi sırasında Efe ağlayan bir çocuğa rastlıyor. 
Kaybolmuş çocuğa yardım etmek isteyen Ada ile Efe neler yapacaklar? Güvenli bir yaşam konusunda bilgilenmenin ve yabancı bir mekânda yolunu kaybettiğinde neler yapmak gerektiğini öğrenmenin ta m zamanı! 
 
Ada ile Efe serisi uzman yazar Osman Öztürk ta rafından güvenli bir yaşam için edinilebilecek temel davranış kalıplarını öğretmek ve farkındalığı artırmak üzere hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83295</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c0bb672-4fff-41d4-bfed-5f7770ee6691.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Astronominin Kurucusu Ali Kuşçu - Bilimin Öncüleri</image:title>
            <image:caption>Ali, Ay’ın kuyudaki yansımasıyla çok küçükken tanıştı. Ona seslendi “Arkadaş olalım mı?” Ay: “Olur, ama benim dostluğuma giden yol çok zahmetlidir.” dedi. “Olsun.” dedi Ali.

Ali gezegenimiz Dünya’nın verdiği ipuçları yardımıyla Ay’a, Güneş’e ve yıldızlara giden yolları keşfetmek için bir ömür harcadı. Bu yolculuğunda ona yol gösteren öğretmenlerinin dizinin dibinde çok çalıştı. Sonunda o da kendinden sonra gelen bilginlere yol gösteren bir yıldız oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83296</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/279eb499-922f-4d8e-9d76-78117fe6d38a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mühürdar - Harita Koruyucuları</image:title>
            <image:caption>Alemler arası geçişi sağlayan haritalar... Hem zamanlar arası internet bağlantısını sağlayan hem de haritalardaki geçişlerin yerini saptayan pusulalar... Biri 16. yüzyılda, üçü 21. Yüzyılda yaşayan dört harita koruyucusu ve onları bekleyen birbirinden heyecanlı, maceralı görevler...

Harita koruyucularının bu seferki görevi, Kudüs ele geçirilmeden Hz. Süleyman’ın mührünü güvenli bir zamana ve mekâna götürmek. Mahir; kendisine yardımcı olmaları için Erdem, Yusuf ve Nil’i almak üzere 16. yüzyıldan 21. yüzyıla gelir. Dört harita koruyucusu, harita ve pusula yardımıyla 20. yüzyıla gider. Onları yine zorlu bir macera beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83297</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a49621d-324a-454a-9445-ea8c98da00bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Curtus Lupus Kurdun İzinde</image:title>
            <image:caption>BİR ETRÜSK ROMANI… 

Nadir Doğan’ın ezberleri bozan usta kaleminden, polisiye lezzetinde müthiş bir tarihi macera… 

Edebiyatın, gerçek tarihle buluştuğu ve birlikte gelişen iki kurgunun, insanı soluk soluğa bıraktığı Etrüsk çılgınlığına katılmaya, hazır mısınız? 

Herodot’un anlattığı gizemli Etrüsklerin gerçek kökenleri nedir? 
İzmir’den Tarkan’ın liderliğinde denize açılan gemiler, nereye gittiler? 
Etrüskler, Roma’yı neden kurdular?  
Ordo-Rasenna örgütü neyin peşinde? 
Vatikan Papalık Devleti, karanlık mahzenlerinde neleri saklıyor? 
Papa suikastinin, herkesden gizlenen gerçek amacı nedir? Eğer bu soruların yanıtlarını merak ediyorsanız buyrun, nefes kesen bir okuma şenliği, sizleri bekliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83298</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a67b7bde-0fb3-40f8-a9e1-e355e7b406bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçülüğün Esasları</image:title>
            <image:caption>&quot;Türkler, maddi silahların manevi güçleri hükümsüz bıraktığı son yüzyıla gelinceye kadar Asya’da, Avrupa’da, Afrika’da bütün milletleri yenmişler, egemenlikleri altına almışlardı. Demek ki Türk felsefesi, bu milletlere ait felsefelerin hepsinden daha yüksekti. Bugün de öyledir. Yalnız şu var ki bugün maddi medeniyet bakımından ve maddi silahlar dolayısıyla Avrupalı milletlerden gerideyiz. Medeniyetçe onlara eşit olduğumuz gün, hiç şüphesiz dünya egemenliği yine bize geçecektir. Mondros’ta esir bulunduğumuz zaman, orada kamp kumandanı olan bir İngiliz şu sözleri söylemişti: “Türkler, gelecekte, yine cihangir olacaklardır.” 

Görülüyor ki Türklerde yüksek felsefe (disipliner anlamda) ilerlememiş olmakla birlikte, halk felsefesi oldukça yüksektir. İşte felsefede Türkçülük, Türk halkındaki bu millî felsefeyi arayıp meydana çıkarmaktır. 

Ey, bugünün Türk genci! Bütün bu işlerin yapılması, yüzyıllardan beri seni bekliyor.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83299</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e613357-3d90-4dcb-acfa-7cf97ca65908.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Peşinde 61 - Krallığın Kaderi</image:title>
            <image:caption>Tom’u yeni ve çok tehlikeli bir düşman, yeni Canavarlar ve yeni bir krallık bekliyor.
Dev bir deniz Canavarı olan Ölümcül Elko, dalgaların içinden yükselirken
Tom ve Elenna, Henkrall Krallığı’nı koruyabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83300</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8abf76ff-5169-415d-a5ff-5cf6d1650365.jpg</image:loc>
            <image:title>Ertelenmiş Kıyamet</image:title>
            <image:caption>Umberto Eco’nun 60’lı ve 80’li yıllar arasında kitle kültürü üzerine yazdığı makalelerden oluşan Ertelenmiş Kıyamet, kitle kültürüne tamamen karşı çıkanlarla (kıyametçiler), farkında olmaksızın bu kültüre hizmet edip onun bir parçası olan zamane entelektüellerinin (bütünleşmişler) yaklaşımlarını karşı karşıya getiriyor ve çizgi roman, televizyon, müzik gibi popüler kültürün bir parçası olan birçok öğeyi değerlendiriyor.

“…Belki de bu kitabı okunur kılacak olan şey, birçok eleştirmeni benim kıyametçi mi yoksa bütünleşmiş mi olduğumu sorgulamaya iten şeydir. Bunun nedeni muğlak mı, tartışmalı mı, yoksa diyalektik olmam mı hâlâ bilmiyorum. Veya belki de onlar bunların hiçbiriydi ve kesin cevaplara ihtiyaçları vardı: ya siyah ya beyaz, ya evet ya hayır, ya doğru ya yanlış…
Sanki kitle kültürü onlara da bulaşmıştı...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83301</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87dd2b6d-54b6-49e6-8e6b-6d73c636392c.jpg</image:loc>
            <image:title>Galata’da Macera - Tarihin İzinde</image:title>
            <image:caption>Tarihin İzinde İle Siz De Galata’da Macera Yaşayın!

Merhaba arkadaşlar,
Ben Eren. Yakın arkadaşlarım Zeynep ve Cüneyt’le yine öyle maceralara atıldık ki sormayın. Her şey çok sevdiğimiz arkeolog Hasan Abi’nin bizi Galata’da sema törenine götürmesiyle başladı. Kendimizi yine bir anda maceranın tam ortasında bulmuştuk.

Galata’daki sergide gördüğümüz kötü adamların gerçek niyeti neydi?

Sınıfça gittiğimiz İznik gezisinde başımıza neler gelecekti?

Üsküdar’dan Galata’ya, Galata’dan İznik’e uzanan tarih ve heyecan dolu bu macerada bize katılmaya ne dersiniz?

Haydi öyleyse sayfaları çevirin ve hemen okumaya başlayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83302</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ac61ec4-e1cd-4a18-ad30-a88825cd2fc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ak Şeytan</image:title>
            <image:caption>Ak Şeytan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83303</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b02cf92-05a6-4cf6-9cbd-fc618b977358.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Takım Elbiseli Adam</image:title>
            <image:caption>Anlatı ustası Stephen King, Siyah Takım Elbiseli Adam&apos;da izi silinmeyen korkunç bir çocukluk anısının öyküsünü anlatıyor: Yaşlı bir adamın son günlerine kadar peşini bırakmayan bir anının, uğursuz bir karşılaşmanın, bir hayatta kalma mücadelesinin, bir kâbusun öyküsü... 1996 yılında O. Henry Ödülüne layık görülen öykü, okuru ölümle burun buruna getiren, King&apos;in eşsiz yeteneğini ustalıkla birleştirdiği, çarpıcı bir anlatı. 
 
Siyah Takım Elbiseli Adam&apos;a, Stephen King&apos;in &quot;bir Amerikalı tarafından yazılmış en iyi on öyküden biri&quot; olarak gösterdiği ve öyküsüne ilham kaynağı olan Nathaniel Hawthorne&apos;un 1835 tarihli Genç Goodman Brown adlı öyküsü eşlik ediyor. Amerikan edebiyatının en önemli metinlerinden biri olarak kabul edilen öykü, dindarlık maskesi altında yaşayan insanları, çıkar odaklı ilişkileri, yozlaşmış iktidar sahiplerini resmederken, dönemine ve bugüne ışık tutuyor. 
 
“O günlerde her yerde hayaletler vardı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83304</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a414b8d6-681c-408f-b34b-9fa3c426d291.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Yolum Benim Oyunum</image:title>
            <image:caption>Luigi Datome’den farklı bir başarı öyküsü...

Ünlü İtalyan basketbolcu Luigi –Gigi– Datome, amatör basketbol liginden İtalya milli takımına, NBA’e ve sonunda Fenerbahçe’ye uzanan hikâyesini onu tüm dünyada ünlü yapan kendine has özellikleriyle ortaya koyuyor.

Basketbol oynama şekli, yaşam tarzı, hobileri, anıları ve Gigi’yi bir insan olarak görmemizi sağlayan birçok ayrıntı, onun için önemli olan eşyaların etrafında şekillenip bir araya geliyor ve ortaya Gigi’nin kendisi gibi sıradışı bir biyografi çıkıyor. Minyatür bir EuroLeague kupası, çok sevdiği gitarı ya da uğuruna inandığı sarı ayakkabıları onun tanımayı isteyeceğiniz ilginç yanlarını keşfetmenizi sağlıyor.

Benim Yolum Benim Oyunum bir basketbolcunun spor kariyerinden çok daha fazlası... Başarıyı da başarısızlığı da tatmanın, öğrenmenin, zorlukları aşmanın ya da bazen sadece kabullenmenin, hayatta nefes alacak alanlar açmanın önemini vurgulayan bir hayat hikâyesi. Sadece basketbol meraklıları için değil,
yediden yetmişe herkes için ilham verici bir okuma deneyimi.

Zeljko Obradovic’in önsözüyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83305</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0adbe2a8-e847-446c-8b79-b7fcd89a2213.jpg</image:loc>
            <image:title>Pierre ya da Belirsizlikler</image:title>
            <image:caption>Pierre ya da Belirsizlikler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83306</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3764db0-ba08-4eb3-8a82-7f4285cf2da1.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarın Kızı</image:title>
            <image:caption>Başarıların şımartmadığı Kübra ile okulun prensesi Sudenaz’ın yolları hiç beklemedikleri bir şekilde kesişir. Varoşların madalyalı gelecek vaat eden sporcusu ile sosyetik dünyanın el bebek gül bebek büyüyen kızı arasındaki hesaplaşma babalarına kadar uzanır.

Kübra’nın azminin ve iyi niyetinin hayatta onu nasıl gerçek ‘galip’ yaptığının, kıskançlık ve kendini beğenmişliğin ise Sudenaz’ı nasıl mağlubiyetin eşiğine getirdiğinin ibret dolu gençlik hikâyesini okumaya davetlisiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83307</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bc6b087-394a-441a-9662-cc90dd5b00a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Top Sende</image:title>
            <image:caption>“Babam evimizin samanlığında benim için bir atölye yapmadan çok önce orada pinpon masası vardı. Birlikte oynamayı çok severdik. Ben ergendim, o altmışlarındaydı. Aşağı yukarı denk oyunculardık; bazı günler ben kazanırdım, bazı günler de o. Ama maçın sonucunun bir önemi yoktu, bizi oynamaya sevk eden başka bir şeydi: Esas arzumuz şansı ne kadar zorlayabileceğimizi görmek ve alıp verme oyununu bir lütufa çevirmekti. Elbette nadiren böyle oluyordu ama ara sıra oluyordu ve o zamanlarda her şey yerli yerine oturuyordu. Ritim, hareket ve jestler, zamanlama, hepsi tek bir edimin birliğinde toplanıyordu. 
 
“İkimiz de çizimleri pinpon oynadığımızdaki aynı sevinçle ve umutla karşılardık.”  —Yves Berger</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83308</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c71cadc9-4f4b-4add-83b4-a8a03a2dd9a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünden Bugüne Ortadoğu</image:title>
            <image:caption>Dünden Bugüne Ortadoğu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83309</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b58576a2-369d-4ef5-962c-9fa3bc72aafd.jpg</image:loc>
            <image:title>Hermann Lauscher</image:title>
            <image:caption>Hesse’nin henüz yirmi yaşında kaleme aldığı Hermann Lauscher (Hermann Lauscher’den Kalan Yazılar ve Şiirler) bir tür “kendini arayış” olarak değerlendirilebilir. Hesse, sonrasında “gençlik günahı” diye nitelediği kitabının ilk baskısına (1900 sonu) yazdığı Önsöz’de Hermann Lauscher’de yer alan metinlerin gizemini şu sözlerle açıklar: “Hermann Lauscher ismi bu kitapla ilk kez kamuoyu önüne çıkıyor. Lauscher’in yabancı bir isimle basılan yazıları, fazla geniş sayılmayacak belli bir okur kitlesince çok iyi bilinmektedir. Ne yazık ki bu dünyadan göçüp gitmiş yazar, sırrını açıklamamı ve ölümünden önce basılmış yazılarını kendisine mal etmemi yasaklamış bulunuyor.”

“Acı kavrayış, kavrayışsızlıktan iyidir ve kim bir kez kendini gözlemleme ve itiraf etmenin tehlikeli yoluna girmişse, beklenmedik ve üzücü de olsa, sonuçlarına katlanmalıdır.”

Yıllar içinde Lauscher’e ne zaman bir göz atayım desem, çıkarıp atmak ya da değiştirmek istediğim pasajlarla karşılaştım, örneğin Günlük’ün başındaki Tolstoy üzerine kaleme alınmış, gençliğe özgü, kibirli, aptalca sözler... Ne var ki gençlik portremde geçmişe dönük tahrifat yapma hakkına sahip olduğumu sanmıyorum...

Hermann Hesse, 1933</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83310</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04222167-7bec-48ba-ac20-38455963f625.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül</image:title>
            <image:caption>Mehmet Rauf, modern Türk romanının köklerinin oluştuğu Servet-i Fünûn döneminde dilinin sadeliğiyle öne çıkmış yazarlardandır. Ustası Halit Ziya’nın izinden giderek kaleme aldığı, edebiyatımızda “ilk psikolojik roman” kabul edilen Eylül ’de platonik bir yasak aşkın kahramanları Necib ile Suad’ın tutkularını, çalkantılı iç dünyalarını anlatır.

Eylül, günümüz okuru için, yalılarda, köşklerde yaşamış Batılılaşma etkisindeki İstanbulluların aile yapısı; kadınların duygu dünyası; müzik, yeme içme, giyim kuşam, eğlence kültürü gibi gündelik yaşam odaklı da okunabilecek klasik bir roman.

“Ben seni ne kadar sevdiğimi başka kadınları gördüğüm zaman anlıyorum. Bazen rast gelip hatta senden güzel bulduğum kadınlara bakıyorum da kendi kendime hiçbirisini senin kadar, senin gibi sevemeyeceğime yemin ediyorum. Sende bir şey var, öyle bir şey ki hiçbirinde rast gelmiyorum... Öyle bir şey ki işte bütün endişelerim senin yanında mahvoluyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83311</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/258c10a9-ac26-41d9-94c0-75b185e97285.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsanevi Yaratıklar</image:title>
            <image:caption>Okumanın Tarihi, Geceleyin Kütüphane ve Hayali Yerler Sözlüğü gibi kitaplarıyla tanıdığımız Alberto Manguel, yeni kitabı Efsanevi Yaratıklar’da okurlarını mitolojiden, dinler tarihinden, edebiyattan ve popüler kültürden karakterlerle dolu bir gezintiye çıkarıyor. Bu kişisel koleksiyonda Drakula ile Kırmızı Başlıklı Kız, Şeytan ile Superman, Sinbad ile Kaptan Nemo, Karagöz ve Hacivat ile Quasimodo yan yana geliyor. Ortak insanlık mirasımızın en kıymetli parçalarından birinin, hikâyelerin coğrafyasında ikamet eden onlarca “efsanevi yaratık”ın, can buldukları kitap ve efsanelerden dışarıya taşıp başka kılıklarda yaşamayı nasıl sürdürdüklerini, dünya hakkında her çağda yeni şeyler söylemeyi nasıl başardıklarını Manguel’in kılı kırk yaran, yaratıcı, oyunbaz yorumları ve eğlenceli çizimleri eşliğinde keşfetmek kitapseverler için gerçek bir ayrıcalık.

“Bir kitap âşığından, unutamadığı karakterlere kelimeler ve resimler yoluyla bir saygı duruşu.”
- New York Times

“Efsanevi Yaratıklar’da Alberto Manguel, hayali kişilerin bizim hayatlarımızı resmettiğini iddia ediyor. Evet, diyoruz, biz böyleyiz, birbirimize böyle davranıyoruz, bunların hepsi doğru. Edebiyatın insana belki de en çok bu şekilde yardımı dokunabilir.”
- Salman Rushdie</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83312</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fd4d368-7ac4-4c3c-8c29-005099bca823.jpg</image:loc>
            <image:title>Beton Bahçe - İlk Aşk, Son Ayin</image:title>
            <image:caption>Çağdaş İngiliz edebiyatının başarılı isimlerinden, Man Booker Ödüllü Ian McEwan’dan bir roman ile bir hikâye derlemesi: Beton Bahçe ve İlk Aşk, Son Ayin.
McEwan Beton Bahçe’de annelerini kaybeden kardeşlerin daha dışarıdaki dünyaya bile hazır değilken nasıl kendi dünyalarına çekildiklerini anlatıyor. Dört kardeşi kuşatan bir ölümün ve yıkımın izlerini okura aktarırken huzursuzluğun ne boyutlara varabileceğini gösteriyor.
Kısa, etkileyici, kimi zaman korkutucu hikâyelerden oluşan İlk Aşk, Son Ayin derlemesinde ise insanların gözünü kapamak istediği acı gerçeklere dikkat çekiyor. Can sıkıntısının insanı cinayete sürükleyebileceğini, gençlik meraklarının ne sonuçlar doğurabileceğini, dayanılmaz yalnızlıkların insanın en kötü dürtülerini nasıl uyandırabileceğini gözler önüne seriyor.
“McEwan öyle bir yeteneğe sahip ki aynı anda hem tuhaf hem olağanüstü olabiliyor.”
- Boston Sunday Globe

“McEwan, olağanüstü bir korku sihirbazı.”
- Village Voice Edebiyat Eki

“Beton Bahçe özgüvenli, ustalıklı bir teknikle yazılmış, merak uyandıran bir eser.”
– Observer

“Beton Bahçe gizemli ve etkileyici… Gerçek bir kurgu dehası dokunuşu.”
- The Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83313</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/988d9a28-eaab-4356-bbc5-b84a5960b3c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Edebiyatının Ekolojisi</image:title>
            <image:caption>Bir edebiyatı neler oluşturur? Ulusal edebiyat nedir? Farklı ülkelerin, toplulukların edebiyatları birbiriyle nasıl etkileşime girer? Dünya edebiyatına yönelik okumalar daha çok modern Batı’dan ve Batılı olmayanın Batı modernitesine reaksiyonundan çıkan literatüre odaklanırken Alexander Beecroft, modern öncesi ya da Batılı olmayan (ya da her ikisi) metinlerin nasıl dolaştığını ve anlaşıldığını keşfetmeye dair bir okuma sunuyor. Herhangi bir edebiyatı, yalnızca kapsadığı metinlerin analiziyle anlamanın imkânsız olduğunu savunan Beecroft, bir edebiyatın siyasi, ekonomik, sosyokültürel ve dini çerçevede, aynı zamanda etkileşimde olduğu diğer diller ve edebiyatlarla ilişkisi içerisinde anlaşılabileceğini öne sürüyor.

Beecroft, Dünya Edebiyatının Ekolojisi’nde çeşitli boyutlardaki edebi ekolojiler ile edebi metinlerin üretildiği ve dolaşıma girdiği çevreler arasında gezinerek disiplinlerarası okumaları teşvik etmeyi; böylece antik, modern, Batılı veya Batılı olmayan edebiyatları çalışan kuramcıların bilimsel bir diyaloğa girmesini amaçlıyor.

Alexander Beecroft, South Carolina Üniversitesi Diller, Edebiyatlar ve Kültürler Bölümü’nde öğretim üyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83314</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb883c9c-515b-48dc-a7c6-5367eb65f02a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın Değeri Uzun Yaşanmasında Değil İyi Yaşanmasındadır</image:title>
            <image:caption>“Hayat kendiliğinden ne iyi ne de kötüdür. 
Ona iyiliği ya da kötülüğü katan yine sizsiniz.” 
 
Hayat nasıl yaşanmalı? 
Hayatın amacı nedir? 
Eylemlerimiz hayatımız üzerinde ne kadar etkilidir? 
16. yüzyılın Fransa’sında dünyaya gelen ünlü deneme yazarı Montaigne, yüzyıllar sonrasını dahi berraklıkla görebilen güçlü bir vizyona ve öngörüye sahip ender düşünürlerden biri... “Hayat nasıl yaşanmalı?” fikri üzerinde duran Montaigne, sosyal yaşamın zihinsel, duygusal ve tepkisel olarak nasıl yaşanması gerektiği yolunda önemli bir düşünüş biçimi koymuştur ortaya... 

“Bir şeyin ne kadar büyük ya da küçük olduğu değil, hayat üstünde ne kadar etkili olduğu önemlidir...” diye düşünen ünlü yazar, hayat üzerinde etkili olan her şeyin daima öncelikli olduğunun da altını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83315</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/045e82d6-e711-4e2d-bc42-a98412be8a9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma Bilgeliği</image:title>
            <image:caption>Binlerce yıldır eskimeyen bir tarihtir Roma... 
 
Antik tarih söz konusu olduğunda, Yunan ve Roma tarihi birlikte anlatılır her zaman. Oysa Roma kendine özgü ve kıyas kabul etmeyen farklı bir kültür geliştirmiş, Yunan düşüncesinden tamamen ayrı bir zihniyetle çok geniş bir dünya coğrafyasına hâkim olmuştur. Küçücük bir köyden kocaman bir imparatorluğun doğmasına önayak olan Roma halkının da kendine özgü bir yaşam tarzı ve felsefesi vardı kuşkusuz. İşte bu yaşam anlayışı Roma’yı dünyaya hükmeden bir ülke haline getirmiştir. Günümüzde bile hâlâ Roma hukuku okutulmakta, Roma edebiyatı bütün canlılığını korumaktadır. 

Roma felsefesi, düşünce biçimi ve kültürünün, daha kaliteli bir yaşamın yollarını inşa etmek üzerine kurulu eski ve köklü bilgiler içeren, üstelik günümüz insanına hiç de yabancı olmayan bir bilgeliğin de temeli olduğunu ortaya koyan bu kitap, binlerce yıllık bu bilgeliği yeniden insanlığın rehberliğine açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83316</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d93bfda3-f5b6-4b5b-9930-49620d5d5d00.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürleşebilmek</image:title>
            <image:caption>İnsan ancak kendinden başka kimseye benzemek istemediğine karar verdiğinde özgürleşir... 
 
Özgürlük, özgünlüktür... 
Kendi gibi olabilme cesareti gösterebilen korkusuzların parmak izidir... 
Dilediğini yapabilmek değil, ne dilediğinin farkında olmaktır. 
“Başkası ne der?” kaygısıyla yaşamak yerine, başkası için yaşamaktan, vazgeçebilmektir. 
Kaybetme korkusundan arınmak değil, kaybetme ihtimaline rağmen cesaret göstermektir. 
Göze almak değil, gözden çıkarabilmektir özgürlük... 
Ve özgürlük, doğuştan kazanılmış bir haktır. 
Hiç kimse özgürlük hakkını sonradan öğrendiği korkulara, kaygılara, şüphelere ve değersizliğe feda etmemelidir. 
 
Uluslararası çok satanlar listesinde haftalarca bir numara olan, Türkiye’de de yüz binlerce okura ulaşmayı başaran VAZGEÇEBİLMEK ve SEVEBİLMEK kitaplarının yazarı Guy Finley’den özgür olabilme cesareti üzerine korkulara meydan okuyan eşsiz bir manifesto...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83318</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd95a910-eb15-4899-ac1b-5203f9ae1fcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Atamızın İzinde</image:title>
            <image:caption>Atamızın İzinde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83319</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53873866-f5ba-4de7-8b91-6ad9212da4ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Av</image:title>
            <image:caption>KARA ORMAN’DA SON AV BAŞLADI… ARDINDA HİÇBİR İZ BIRAKMAYAN AVCI KİM? 
 
Komiser Niémans, yardımcısı Ivana Bogdović’le Alsace bölgesinde işlenen vahşi bir cinayeti çözmeye gider. Kendi karanlık geçmişlerini de yanlarında götüren iki polis, Kara Orman’da saklanan bir sırrın peşine düşerler. Kızıl Nehirler’in başkahramanı Niémans’ın dönüşünü müjdeleyen Son Av, kökeni Nazi Almanyası’na kadar giden sürprizlerle dolu bir gerilim…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83320</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/237c5324-5c79-4409-8a51-b6bf9b02cd1b.jpg</image:loc>
            <image:title>1. Dünya Hava Oyunları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap; 1997 yılında Uluslararası Havacılık Federasyonu ve Türk Hava Kurumu&apos;nun dünyada ilk kez Türkiye&apos;de olimpiyat konseptinde gerçekleştirilen Birinici Dünya Hava Oyunlarının nasıl gerçekleştiğini anlatan bir belgesel kitaptır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83321</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36488d86-a707-47e2-8190-f60b62567613.jpg</image:loc>
            <image:title>Gördes İlçesi&apos;nin Coğrafyası</image:title>
            <image:caption>Ege Bölgesi’nin İç Batı Anadolu Bölümü sınırları içerisinde yer alan Gördes
İlçesi’nin doğal, beşeri ve ekonomik özellikleri, coğrafya biliminin ilkeler,
araştırma yöntemleri ve düşünce sistematiğine bağlı kalınarak doktora tez
çalışması olarak hazırlanmıştır.

Gördes İlçesinin coğrafi özelliklerinin ortaya çıkarılmasının amaçlandığı bu
çalışmanın, ilçeye geleceğe yönelik yapılacak olan yatırımlar ve planlamalar için
yararlı olacağı düşüncesini taşıdığımız için &quot;Gördes İlçesinin Coğrafyası”
doktora tez konusu olarak belirlenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83322</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e56ef175-22d4-4adf-8fed-388eeaf2aea9.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Yolcuları</image:title>
            <image:caption>Günümüzde yaşayan, her biri farklı aile öykülerine ve kişilik özelliklerine sahip yedi çocuk bir gün uykuya daldılar. Uykularında hepsi aynı rüyayı gördü ve kendilerini Mucizeler Ormanı’nda buldular. Bildikleri hiçbir ormana benzemeyen bu masal diyarında onları bekleyen en büyük sürpriz Dede Korkut’tu. 

Mucizeler Ormanı’nı avucunun içi gibi bilen Dede Korkut, çocuklara çok önemli bir görev verecekti: Asırlar önce kaybolmuş olan Yağmur Taşı’nı bulmak. Çocuklar artık bu görevi yerine getirebilmek için her gece uykuya dalmayı ve Rüya Ülkesi’ne gitmeyi dört gözle bekleyeceklerdi. Çocuklar zamanda geriye doğru gittikçe, kendilerini çok ünlü destanların içinde ve çok uzak ülkelerin topraklarında türlü maceraların içinde buldukça birbirlerini daha yakından tanıyacak, dostluğun, güvenin ve cesaretin önemini öğreneceklerdi. Acaba rüyalarında böylesine büyümeleri ve değişmeleri, gerçek dünyadaki sorunlarını çözmeye de yardımcı olacak mıydı? 

Uzun yıllar çocuk psikoloğu olarak görev yapan Misli Baydoğan, Zaman Yolcuları’nı sahip olduğumuz kültüre ve tarihe, tıpkı kendisi gibi çocukların da sevgiyle bakabilmelerine yardımcı olmak için kurguladı. Çocukların okurken macera duygusuyla hem öğreneceklerini hem de eğleneceklerini düşündü. Elbette anne ve babaları da unutmadı. 

Dünya Çocuk Edebiyatı’ndaki benzerleri gibi erişkinlerin de zevkle okuyacaklarını düşündüğümüz Zaman Yolcuları, çocuklarla daha etkili iletişim kurmak ve günümüzde sık karşılaşılan aile içi bazı iletişim sorunlarına farklı gözlerle bakabilmek için erişkinlere de ışık tutacak özellikte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83323</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/baeb1ad9-2723-4492-a5c9-6cc113ef0710.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal Okuryazarlık Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>Finansal okuryazarlık son on yılda tüm dünya ekonomilerinin gündeminde olan bir konu. Bu konuyu bu kadar popüler yapan temel unsur, karmaşıklaşan finansal piyasalara karşı kazancını sağlıklı bir şekilde koruyamayan insanların artmasıdır. Diğer yandan gelir adaletsizliğinin artması, bilgiye herkesin aynı kolaylıkla ve ücretsiz ulaşamaması sonucu özellikle enflasyon ortamında bireyin finansal kaybı gibi hususlar da finansal okuryazarlığın önemini arttırdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83324</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72a58270-3715-48bb-b74a-b87b5c1388fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomi Perspektifinden Sosyal Bilimlerde Güncel Çalışmalar</image:title>
            <image:caption>1. Tedarik Zinciri Yönetimi ve İşbirlikleri
2. Çağdaş Göç Teorileri Çerçevesinde Küresel Göçlerin Ekonomik Belirleyicileri
3. Hazır Giyim İşletmlerinde İşveren Markası Algısı
4. Türkiye’de Engelli İhtihdamı Yükümlülüğü ve Teşvik Uygularının Değerlendirilmesi
5. Türkiye’de Çok Partili Hayata Geçişin Ekonomik Nedenleri
6. Ekonomi ve Siyasal Tercih İlişkisi : İstanbul İli Örneği
7. Yardım Kuruluşlarında Pazarlama İletişiminin Yeni Yüzü : Fiziksel İhtiyaçlar Yerine Duygusal İhtiyaçlara Odaklanmak
8. Aile İşletmelerinde Aidiyet ve Adalet Algısı İlişkisi
9. Aile İşletmelerinde Finansal Olmayan Hedefler, Sebepleri ve Sonuçları Üzerine Bir Değerlendirme
10. Küresel Finasal Kriz ve Gelişmekte Olan Ülkelere Doğrudan Yabancı Yatırım Hareketleri
11. Türk Bankacılık Sektöründe Risk Türleri ve Yönetimi
12. Etkinlik Ölçümünde Çevresel Faktörlerin Analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83325</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de6fa006-2072-4f04-9e26-c139cff103dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirler Çağla</image:title>
            <image:caption>Süleyman Çobanoğlu bu kitapta da yer alan şiiri “Lamba”yı 1990’da Dergâh dergisinde yayınladığı zaman, getirdiği ses ve yenilikle, ısrarla sürdürdüğü şiirsel tutumla dikkatleri çekti. 1995’te ilk baskısı yapılan Şiirler Çağla, beraberinde çağdaş Türk Şiiri’nin son büyük tartışmasını da getirdi. Henüz doğuşunu tamamlamadan yok sayılan, son dönem şairleri nezdinde aceleyle gömülen yeni hece şiiri, Şiirler Çağla ile birlikte, beklenmedik bir dönemde umulmadık atılımını yaptı. Eğer, Büyük Türk Şiiri’nin ulusal ölçüsü bugünün şairleri için bir biçim ve tavır seçeneği olarak meydandaysa, günümüz şiiri bunu elinizde tuttuğunuz kitaba borçlu.

Şair, 2009’da yayınladığı Hudayinabit ve 2019’da çıkardığı Tamgalar ile şiirini söylemeyi sürdürdü. Daima inandı ki, gerçekten yürekten sızan tek bir dize, yüz yıllık şiir dedikodusundan yeğdir ve gerçekten inandı ki, her Türk şairi, yeryüzünde işitilen ilk Türkçe sözcükten başlayarak bugüne, Büyük Türk Şiiri’ne karşı sorumludur.

Çobanoğlu, bu bilincin şiirini yazmayı sürdürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83326</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f89ad944-4753-41b3-a554-e0044bd87e48.jpg</image:loc>
            <image:title>Hudayinabit</image:title>
            <image:caption>Süleyman Çobanoğlu, ilk kitabı Şiirler Çağla (1995) ile hem yoğun tartışmalara yol açmış hem de takındığı şiirsel tutumu sürdürüp sürdüremeyeceği konusunda merak uyandırmıştı. 14 yıl sonra, 2009’da gelen Hudayinabit, hem bu spekülasyonlara esaslı bir cevap verdi, hem de şairinin Türk Şiiri’nde açtığı alanı genişletip pekiştirdi.
Hudayinabit, özü itibarıyla çağdaş Türk Şiiri’nin ilk dönemine bir saygı ifadesidir: Şair, Türkçe konusunda duyarlı ve kıskanç, yazdığı ve yayınladığı her bir dizeye karşı titiz ve sorumlu o büyük şairler kuşağına Hudayinabit ile bir yankı vermeyi amaçladı. Döneminde çoğu ilk kez yayınlanmış şiirlerden oluşan bu hacimli kitap, işte bu çabanın ürünüydü.
Öte yandan Hudayinabit, ya şairinin kaprisli bilinçaltı sayıklamalarına ya ideolojik homurdanmalara ya da bağıra çağıra iman tazelemelere hapsedilmeye çalışılan Türk Şiiri’ne bir soluk aldırma girişimi, Türk Şiiri’ni yeniden Türk Aşkı’na çağıran bir mektup oldu.
Hudayinabit, yeni şiirimizin en önemli kitaplarından biri. Çobanoğlu’nun Şiirler Çağla’dan (1995) Tamgalar’a (2019) uzanan yolculuğu için bir köprü.
Ve elbette, Büyük Türk Şiiri’nin görkemli varlığına yaraşır bir övgü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83327</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aed5caf4-132d-4880-9902-3c98264ecf90.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu Erenlerinin Kaynağı Horasan</image:title>
            <image:caption>Hacı Bektaş-ı Veli, Mevlâna Celaleddin-i Rumî, Baba İlyas-ı Horasanî ve daha pek çokları gibi on üçüncü yüzyılda Anadolu’nun Türkleşmesinde önemli rol oynamış büyük Türk düşünürlerinin doğup yetiştikleri yer olan Horasan’ın Moğol istilâsından önceki tarihî, coğrafî, iktisadî, edebî ve kültürel durumunu anlatmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83328</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50839b59-d4b7-4369-b1cb-0ca05fbc024e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk’efşan</image:title>
            <image:caption>Aşk’efşan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83329</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18e7aeb5-7542-41e7-82b5-cb982accc6e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Mezopotamya Tarihi</image:title>
            <image:caption>Mezopotamya, insanlık tarihinin en eski, çağının en yüksek uygarlıklarına ev sahipliği yapmış, modern hayatımızın son derece karmaşık ilişkileri içinde çoğu zaman neden ve nasıl ortaya çıktıklarını sorgulamadan varlıklarını kanıksadığımız birçok olgunun en yalın haliyle ilk kez ortaya konulmuş olduğu yerdir. Anadolu&apos;nun doğusundan kaynaklarını alan ve geçtikleri yerlerden bünyelerine kattıkları akarsularla güçlenerek yollarına birbirlerinin önünü kesmeden devam eden Fırat ve Dicle, işte bu ilkleri ortaya koyan uygarlıkların doğmasına ortam hazırlayan, Mezopotamya&apos;yı biçimlendiren, ona yüksek uygarlıkların beşiği olma niteliklerini kazandıran, bunların ötesinde isminin de belirlenmesine neden olan iki büyük nehirdir. Fırat ve Dicle&apos;nin sularıyla sulanan Mezopotamya&apos;nın bereketli toprakları uygarlıkların filizlenmesinde temel rolü oynasa da her yerde aynı özelliği göstermeyen arazi yapısı bu uygarlıkların çeşitlenmesi ve gelişmesinde doğrudan ve dolaylı olarak önemli etkiye sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83330</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc008b91-aff4-419c-ad2c-dda6de420aae.jpg</image:loc>
            <image:title>Tokat Müzesi Bronz Eserleri</image:title>
            <image:caption>Tokat Müzesi Bronz Eserleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83331</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb6a6bc8-da22-4f0b-91ef-e64f3e94bf06.jpg</image:loc>
            <image:title>İmam Maturidi</image:title>
            <image:caption>Büyük Türk bilgini İmam Maturidi, milletimizin inanç sisteminin şekillenmesine öncülük etmiş önemli şahsiyetlerden birisidir. 

Maturidi, tefekkür tarihimizin kültür havzalarında ortaya çıkan farklı İslâmî yorumlar arasında temelleri İmam-ı Azam Ebu Hanife tarafından atılan Ehl-i Sünnet inanç sisteminin temel ilkelerini belirleyerek aklın ışığında yorumlamış, yıkıcı-ayrılıkçı fikirlere karşı savunmuş ve özgün düşünceler ortaya koymayı başarmıştır. 

İmam Maturidi, İslam dünyasında inançla ilgili fikrî savrulmaların yaşandığı bir dönemde akıl-vahiy dengesini kurarak dinî problemlere kalıcı çözümler üretmiş, aynı zamanda toplumun değerleriyle bütünleşen bir inanç sistemi kurarak Türk-İslam medeniyetinin oluşmasına öncülük etmiştir. Yaratılışın merkezine hikmeti yerleştiren ve onu “her şeyi yerli yerine koymak” şeklinde tanımlayan İmam Maturidi’nin iyi anlaşılmasının, yaşadığı döneme olduğu gibi günümüz dünyasının sorunlarına da hayati katkılar sunacağı muhakkaktır. 

O’nun iman-amel ayrımı, inançta eşitlik, imanda şüpheye yer olmaması, bilgi nazariyesi, hikmet-adalet ve ahlakı düşünce yapısının merkezine yerleştirmesi, akıl-vahiy dengesi ve benzeri gibi çağları aşan fikirleri günümüzde mezhep çatışmaları ve terörden arınmış sağlam bir din anlayışının oluşmasına, İslam’ın evrenselliğinin pekişmesine ve belki de en önemlisi mazlum coğrafyalarda barış ve kardeşliğin yeniden tesisine çok önemli katkılar sunacaktır. 

Bu romanı okurken İmam Maturidi ile tanışacak, güneş ışıklarının biteviye yıkadığı kadim Türk şehirlerimizden olan Semerkant’ın gizemli caddelerinde dolaşacak ve muzdarip bir Türk bilgininin gençliğinden itibaren çektiği tefekkür çilelerine şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83332</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fea994f-546d-41a3-9ed0-854de0c0ad4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgi Ahlaktan Ayrıldığında</image:title>
            <image:caption>Yapıcı-eleştirel yaklaşımıyla ümit verici ve yenilikçi düşünceye başlangıç yapan Taha Abdurrahman, entelektüel bütünlüğüyle kayda değer bir külliyat ortaya koymuştur. Bilgi Ahlaktan Ayrıldığında, Taha Abdurrahman’la yapılmış söyleşilerden oluşuyor. Kitap düşünürün, düşünce, modernlik, gelenek, ahlak, modern okumalar, felsefi miras, ifade hürriyeti gibi çağdaş tartışmalar konusundaki olağanüstü birikimini yansıtıyor. Tam da bundan ötürü Taha Abdurrahman’ın temel tezlerinin ve kavramlarının değişik bağlamlarda nasıl anlaşıldığı ve yorumlandığı konusunda da okura fikir veriyor. Söyleşinin verimini gözler önüne seren Bilgi Ahlaktan Ayrıldığında, Taha Abdurrahman’ın düşüncesiyle yeni tanışanlar için olduğu kadar bu konuda derinleşmek isteyenler için de anahtar niteliğinde. Taha Abdurrahman’ın düşüncelerinin gelişim seyrini gözler önüne seren bu söyleşiler, sadece çağdaş İslâm düşüncesiyle değil kültürle, düşünce tarihiyle, felsefe geleneği ile ilgilenenlerin de dikkatini çekecek derinlikte tartışmalar barındırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83333</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4d7c116-85f8-496b-ba07-7909609180d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Başıma İş Açmakta Ustayım - Gülücük 5</image:title>
            <image:caption>Evde tek başıma kalayım derken herkesi nasıl başıma topladım?
Düğünde havaya atılan paralar nasıl yakalanır?
Deprem tatbikatı nasıl örümcek tatbikatına dönüştü?
Gezginler de benim gibi kaybolurlar mı?
“Damlaya damlaya göl olur” atasözündeki göl şimdi nerededir?
Hepsi ve daha fazlası bu kitapta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83334</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b013d3a-ac1c-49b8-a72a-f5d3f7d822b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahallenin Oyun Kurucusu - Gülücük 4</image:title>
            <image:caption>Saklambaç oynarken neden polis amcalar geldi?
“Elim sende” oynarsan, elin nerede kalır?
Atom bulunmuş olabilir belki ama ben de matomu bulmak istiyorum. Olamaz mı?
Bilgisayar, arkadaşımı çalmış olabilir mi?
İstemeden kahraman olursanız ne yaparsınız?
Hepsi ve daha fazlası bu kitapta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83335</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2eef6615-3b54-4191-886f-78223f2a72e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yemek Dediğin Tam Bir Macera - Gülücük 3</image:title>
            <image:caption>Enginar, taze fasulye ve pırasa akraba olabilirler mi?
Anne Radar Sistemi’ne yakalanmamak için ne yapmalı?
Kahvaltılıklar nereye kaybolmuş olabilir?
Bir gün sakarlık yapmadan sofradan kalkabilecek miyim?
“Gülücük’ün Rüyası” isimli efsane salatamdan tatmak ister miydiniz?
Hepsi ve daha fazlası bu kitapta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83336</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/075552fa-70bb-48c7-8b32-308dcf01ab83.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Evin Komik Halleri - Gülücük 2</image:title>
            <image:caption>Evde temizlik yapılırken temizlik kovasına düşmek nasıl bir şey?
Babalar, çocuklarla yalnız kalınca neden mutlu olmazlar?
Alışveriş, annenin eşya alması, babanın geri vermesi midir?
Babamın arabasının direksiyonu nasıl elinde kaldı?
Şofbenin hortumu neden babama saldırdı?
Hepsi ve daha fazlası bu kitapta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83337</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e49a1cd-d286-4dd9-a152-d775a8cb6f9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Yolculuklar Beni Delirtecek - Gülücük 1</image:title>
            <image:caption>Otobüsteki amcanın gazetesini neden yedim?
Martılara simit atılır ama neden ayran atılmaz?
Arkadaşlarım ekmek almaya bile bisikletle giderken ben niye yürümek zorundayım?
Uçağın üzerinde yolculuk yapmama neden izin yok?
Servis ücretim neden beş katına çıkmış olabilir?
Hepsi ve daha fazlası bu kitapta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83338</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ee8f285-fa07-4221-aa2c-b5605308c0c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülücük Dizisi (5 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Hayatım bir harika, süper, süper ötesi, süper ötesinin ötesinin ötesiiiii!
Annem, babam, kardeşlerim Kâmil ve Saltuk’la birlikte yuvarlanıp gidiyoruz. Yuvarlanmak bizim işimiz!
Mahalledeki esnafla da aram süper ötesi. Hepsi beni görünce, “Kapalı” tabelasını asıp dükkânlarını kapatıyorlar.
Okulda ise tanınan bir simayım. Müdür amca, öğretmenler, arkadaşlarım beni görünce bayılıyorlar. Bayıltıcı sprey gibiyim.
Tepe üstü, tek ayak üstü, çaprazlamasına maceralar yaşıyorum. Kısacası, macera benim işim. Gülüyorum, hıçkırıyorum, hopluyorum, zıplıyorum, şaşırıyorum, bayıltıyorum…
Bana “Maceracı, Şaşırtıcı, Bayıltıcı Gülücük” diyebilirsiniz. Ya da kısaca &quot;Gülücüüüüüüük!&quot; de diyebilirsiniz. Hatta maceralarımı Gülücük TV Youtube kanalından izleyebilirsiniz.
Allah&apos;ım ne kadar ünlüyüm!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83339</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ac11636-9179-44cc-8eb6-231c030f2efb.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah’ın Güzel İsimleri - 2 (5 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Allah’ın Güzel İsimleri, okul öncesi ve okumaya yeni başlamış 4-8 yaş aralığındaki minik okurlarımız için hazırlandı.
Dizinin her bir kitabında, bir esma konu edinilmekte ve bu esma, oyun hamuru kıvamında şeker gibi tatlı resimlerle birlikte anlatılmaktadır.
Merak Ediyorum Dizisi ve Daha da Küçükler İçin Allah’ı Merak Ediyorum kitaplarının da yazarı olan Özkan Öze tarafından kaleme alınan dizi, özellikle çocuk kitapları için yaptığı çalışmalarla öne çıkan ve sevilen illüstratör Onur Ayboğa tarafından resimlendi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83340</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b22b9b3-6764-48f1-bdd9-724a9d65b654.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah’ın Güzel İsimleri 6 - Fettah Allah</image:title>
            <image:caption>Allah’ın Güzel İsimleri, okul öncesi ve okumaya yeni başlamış 4-8 yaş aralığındaki minik okurlarımız için hazırlandı. Dizinin her bir kitabında, bir esma konu edinilmekte ve bu esma, oyun hamuru kıvamında şeker gibi tatlı resimlerle birlikte anlatılmaktadır.
Merak Ediyorum Dizisi ve Daha da Küçükler İçin Allah’ı Merak Ediyorum kitaplarının da yazarı olan Özkan Öze tarafından kaleme alınan dizi, özellikle çocuk kitapları için yaptığı çalışmalarla öne çıkan ve sevilen illüstratör Onur Ayboğa tarafından resimlendi.
İlk sette olduğu gibi her biri 12 sayfalık tamamı renkli resimli 2. Set de yine beş kitaptan oluşmaktadır. Bu mini dizi, her bir kitabında sırası ile Fettah, Muhsi, Bari, Musavvir ve Kayyum isimlerini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83341</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/321dbe0e-0197-4302-9e76-c044404a6508.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah’ın Güzel İsimleri 7 - Muhsi Allah</image:title>
            <image:caption>Allah’ın Güzel İsimleri, okul öncesi ve okumaya yeni başlamış 4-8 yaş aralığındaki minik okurlarımız için hazırlandı.
Dizinin her bir kitabında, bir esma konu edinilmekte ve bu esma, oyun hamuru kıvamında şeker gibi tatlı resimlerle birlikte anlatılmaktadır.
Merak Ediyorum Dizisi ve Daha da Küçükler İçin Allah’ı Merak Ediyorum kitaplarının da yazarı olan Özkan Öze tarafından kaleme alınan dizi, özellikle çocuk kitapları için yaptığı çalışmalarla öne çıkan ve sevilen illüstratör  Onur Ayboğa tarafından resimlendi.
İlk sette olduğu gibi her biri 12 sayfalık tamamı renkli resimli 2. Set de yine beş kitaptan oluşmaktadır. Bu mini dizi, her bir kitabında sırası ile Fettah, Muhsi, Bari, Musavvir ve Kayyum isimlerini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83342</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca4ddaf7-abf4-4805-9cdb-10b999285ced.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah’ın Güzel İsimleri 8 - Bari Allah</image:title>
            <image:caption>Allah’ın Güzel İsimleri, okul öncesi ve okumaya yeni başlamış 4-8 yaş aralığındaki minik okurlarımız için hazırlandı. Dizinin her bir kitabında, bir esma konu edinilmekte ve bu esma, oyun hamuru kıvamında şeker gibi tatlı resimlerle birlikte anlatılmaktadır.
Merak Ediyorum Dizisi ve Daha da Küçükler İçin Allah’ı Merak Ediyorum kitaplarının da yazarı olan Özkan Öze tarafından kaleme alınan dizi, özellikle çocuk kitapları için yaptığı çalışmalarla öne çıkan ve sevilen illüstratör Onur Ayboğa tarafından resimlendi.
İlk sette olduğu gibi her biri 12 sayfalık tamamı renkli resimli 2. Set de yine beş kitaptan oluşmaktadır. Bu mini dizi, her bir kitabında sırası ile Fettah, Muhsi, Bari, Musavvir ve Kayyum isimlerini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83343</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ebd4488-5397-4ecb-b491-3b905dd24144.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah’ın Güzel İsimleri 9 - Musavvir Allah</image:title>
            <image:caption>Allah’ın Güzel İsimleri, okul öncesi ve okumaya yeni başlamış 4-8 yaş aralığındaki minik okurlarımız için hazırlandı. Dizinin her bir kitabında, bir esma konu edinilmekte ve bu esma, oyun hamuru kıvamında şeker gibi tatlı resimlerle birlikte anlatılmaktadır.
Merak Ediyorum Dizisi ve Daha da Küçükler İçin Allah’ı Merak Ediyorum kitaplarının da yazarı olan Özkan Öze tarafından kaleme alınan dizi, özellikle çocuk kitapları için yaptığı çalışmalarla öne çıkan ve sevilen illüstratör Onur Ayboğa tarafından resimlendi.
İlk sette olduğu gibi her biri 12 sayfalık tamamı renkli resimli 2. Set de yine beş kitaptan oluşmaktadır. Bu mini dizi, her bir kitabında sırası ile Fettah, Muhsi, Bari, Musavvir ve Kayyum isimlerini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83344</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddb989cc-5566-4e0d-9c9c-54b9ab6bd0ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah’ın Güzel İsimleri 10 - Kayyum Allah</image:title>
            <image:caption>Allah’ın Güzel İsimleri, okul öncesi ve okumaya yeni başlamış 4-8 yaş aralığındaki minik okurlarımız için hazırlandı. Dizinin her bir kitabında, bir esma konu edinilmekte ve bu esma, oyun hamuru kıvamında şeker gibi tatlı resimlerle birlikte anlatılmaktadır.
Merak Ediyorum Dizisi ve Daha da Küçükler İçin Allah’ı Merak Ediyorum kitaplarının da yazarı olan Özkan Öze tarafından kaleme alınan dizi, özellikle çocuk kitapları için yaptığı çalışmalarla öne çıkan ve sevilen illüstratör Onur Ayboğa tarafından resimlendi.
İlk sette olduğu gibi her biri 12 sayfalık tamamı renkli resimli 2. Set de yine beş kitaptan oluşmaktadır. Bu mini dizi, her bir kitabında sırası ile Fettah, Muhsi, Bari, Musavvir ve Kayyum isimlerini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83345</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aadbfe7c-6c01-4d14-9887-78a7f590ba1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkut Ata</image:title>
            <image:caption>Türk kültürünün en çok araştırılan konularından biri olan Korkut Ata ve adına bağlanan Oğuznamelere olan merak eksilmeden devam etmektedir. Ününe ün, sözüne söz çatmayan Korkut Ata, Türk ulusunun vilayet ıssı olmasından dolayı kutsanmış, ozanlığı, tabibliği, kısmen şamanlığı kısmen de savaşçılığı kutsal merkez etrafında işlevselleşmiştir. Korkut Ata, Altay’dan Balkanlar’a kadar tanınan ve önünde baş eğilen kişiliğiyle Türk ulusunu birleştirmek ve çekişmeleri gidermek için çaba harcamıştır. Kopuzuyla ölüme meydan okuması, Yelmayası ile ölümden kaçması ile Korkut Ata, tarih öncesi şuurumuzu tarihle birleştirmiş, mitolijik kurgu aracılığıyla ontolojik varlığını günümüze taşımıştır. Korkut Ata, denizden denize büyük devletler kuran konar-göçer Türklerin kahramanlık çağlarını yaşatan ve bizlere ulaştıran ozan, Türk dünyasındaki ilk şaman, Tanrı’nın gönlüne ilham ettiği ilk velâyet sahibi , Hak Teâlâ’nın emanetini boynuna asan hüccet ve bilge ve başbilenliği ile milletin gönlünde taht kuran bir kahramandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83346</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86228135-61e9-4921-ad5a-6f024c7e7a11.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gün</image:title>
            <image:caption>&quot;Bu Kitaptaki öykülerin bazıları dış etkenlerin henüz çok güçlü olduğu zamanlara yazıldı. Bilinçaltımın ve bilincimin hızlı, tepkisel patlamalarından oluştu. Kars&apos;ta bir heykel yıkıldı, içimdeki direnç çöktü. Eski tren yayları söküldü, çevrelerindeki bahçeler gibi sessiz ıssız kaldım. Gezi Parkı&apos;nda dostlukla birleşmiş insanlara saldırıldı, tüm resimli roman kahramanlarım canlandı. Bir sarhoş , yavru bir köpeği denize attı, ben sarhoşu atamadım. Gecenin geç bir vakinde kapımın önüne sığınmış kediye bi*ber gazı sıkıldı, ben o sıkanı bulamadım. Bu kadar dış etken fazla gelmiş ki bilinçaltımın yanardağı patladı, bilincim akan lavlara yalnızca yol gösterdi denize doğru, serinlemeye...&quot;

Mehmet Zaman Saçlıoğlu, öncekilerde olduğu gibi bu kitabıyla da gerçeklere büyülü gözlüklerle baktırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83347</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c077121-fdd2-4d3c-b317-63af17321da8.jpg</image:loc>
            <image:title>Demirciler ve Simyacılar</image:title>
            <image:caption>Dinler tarihine dair eserleriyle tanınan Mircea Eliade tüm yaşamı boyunca simyayla âdeta büyülenmiştir. Bu kitap da buna tanıklık etmektedir: Eliade, simyanın ortaçağda kimyanın habercisi olan ve tarihin karanlıklarına açılan bir olgu değil, müspet ve dikkate değer kültürel bir olgu olduğunu gösteriyor. 
 
Simya, minerallerin kutsal bir niteliğe büründüğü geleneksel toplumların inançlarında kök salar. Cevherler, tıpkı embriyolar gibi, Toprağın karnında “çoğalırlar;” meteroitlerden çıkan demirin büyüsel bir yanı vardır, çünkü göklerden gelir… Cevheri işleyen demirci, tıpkı simyacı gibi, Doğanın gizli amaçlarına hizmet eder: Evrenin gizli anlamını açığa vuran bir âyin icra eder. 
 
Afrika, Yunan, Hint ve Çin efsanelerini araştıran Eliade, kutsala dair deneyimi insanlık için evrensel ve insanı şekillendiren en önemli unsur olarak görür; bu deneyim, dünyaya anlamını veren şeydir. Bu açıdan bakıldığında, Demirciler ve Simyacılar bu büyük bilginin düşüncesi ve eserleri için kusursuz bir giriş niteliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83348</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41e37b72-8c78-4ceb-a9b4-fd97c9c393bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Barnesta&apos;taki Mezarlık</image:title>
            <image:caption>İngilizce edebiyatın yenilikçi yazarı Gabriel Josipovici, Barnes’taki Mezarlık romanında, eşinin ölümünden sonra Londra’dan Paris’e ve oradan da bir Galler kentine taşınan bir çevirmenin şehir değiştirdikçe dönüşüme uğrayan hayatına odaklanıyor. Üç farklı mekânın anlatıları yapboz parçaları gibi bir araya geliyor. Shakespeare ve Du Bellay’nin şiirleri ile Monteverdi’nin ünlü opera eseri Orfeo’nun izinde bir hafıza yolculuğu başlıyor böylece; dün ile bugün kavuşuyor. Kitap sayfalarından sokaklara, müzik notalarından mezarlıklara sızan bir öykü çıkıyor karşımıza. 
2018’de Goldsmiths Ödülü finalisti seçilen Barnes’taki Mezarlık edebiyat, aşk, ölüm ve arzunun alacakaranlık dünyası hakkında, muammalarla örülü bir roman. 
 
“Josipovici’nin zekâsı ile yeteneğinin daimi hayranıyım.” -Muriel Spark 
“Josipovici, İngiltere’nin en cüretkâr ve seçkin yazarlarından biri.” -Deborah Levy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83349</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96744040-7653-49cb-b5d8-9b7f626efd34.jpg</image:loc>
            <image:title>Amon Ra</image:title>
            <image:caption>Amon RA: kimdir? Hz Mehdi İle bağlantısı nedir? Armageddon savaşı ve yenidünya düzeninin perde arkası ve hiç kimsenin dile getirmediği gizlenen gerçekler Hz Mehdi, Hz Mesih hakkında tüm detaylarıyla  Kur’an ışığında bilgilere sahip olacaksınız. 

Bazı vereceğim bilgiler birilerini Siyonizm, Mason, İlluminati ve  bunlara hizmet eden Siyasi Örgütleri  rahatsız edebilir. Çünkü verilen bilgiler belge içermektedir. Gizli saklı planlarla dünyamızı kaosa sokacak tuzakları ve Hz Mehdi, Hz Mesih, savaşlarının yaklaştığını ve düşmanların kim olduğunu Hz Mehdi, Hz Mesih kim nasıl tanıyacaksınız nerede zuhur edecek şuan ki isimleri Kur’an ışığında öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83350</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5111ab4f-e759-4b09-b20b-b7dd8da166c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hangi Doğru</image:title>
            <image:caption>“Duyanların yanlış anladığı bir doğrudan daha kötü bir yalan yoktur.”  
 
Doğruları kendi emellerine hizmet edecek şekilde evirip çevirmekte uzman politikacılar, sırf tık alsın diye manşette doğruyu eğip büken gazeteciler, iş-lerine yarayacak doğruları, daha büyük bir doğruyu yanlış sunmak pahasına cımbızlayan aktivistler...  

Hepsi basit bir gerçekten faydalanıyor: Hemen her konuda birden fazla doğru var ve bizler dünyaya seçtiğimiz doğruların merceğinden bakıyoruz. İnternet bilgi mi yayıyor, nefret mi; et tüketmek iyi mi, kötü mü; Amazon, kitapçıları yok eden bir canavar mı yoksa daha fazla okumaya teşvik eden bir dost mu? Cevap, hangi doğruya öncelik verdiğinize göre değişiyor. Ve özünde tarafsız olması gereken rakip doğrular, maharetli ellerde yalandan bile yanıltıcı bir ikna aracına dönüşebiliyor.   

Hector MacDonald politika, iş dünyası, medya ve gündelik hayattan alınmış ilginç –hatta kimi zaman dehşete düşüren– çok sayıda vakayı inceleyerek doğ-runun, gerçeklikten neden ve nasıl koparılabildiğini ortaya koyuyor. Hangi Doğru, düşüncelerimiz ve eylemlerimizin bize sunulan seçilmiş doğrularla nasıl derinden şekillendiğini anlatan ayıltıcı ve yol gösterici bir kitap. 
 
“MacDonald doğrunun kaypaklığına nişan alıyor.” New York Times 
 
 “Nefis.” Matt Ridley</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83351</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a2e824e-d550-405a-91f1-10830ee95af0.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğaya Fısıldayan Çocuklar</image:title>
            <image:caption>Doğayla çocukluğun ortak dilinden unutulmaz bir yaz... 

İtalyan Andersen ödüllü romanı Parlak Fikir Pastası ile çok sevilen Luigi Ballerini, bu kez her yaştan okuru çocukluğun unutulmaz yaz tatillerine, iz bırakan arkadaşlıklara götürüyor. Çok farklı iki çocuğun yürekleri ısıtan öyküsünü, doğayla harmanlayan yazar, büyülü gerçekçi kurgusuyla pastoral bir dünya resmediyor. Mutluluğun, keşiflerin ve hayal gücünün sınırlarında dolaşırken, kaygıları ve önyargıları yıkıyor, naif ve samimi bir değişimi fısıldıyor. Arkadaşlığın ve çiçeklerin iyileştirici gücünü duyumsatan roman, çocukluk enerjisiyle dolu sıcacık bir okuma deneyimi sunuyor. 

Çiftlikte, kalabalıktan uzakta yaşayan Andrea, disleksik olduğunu öğrenmesi dışında, sıradan bir yaz geçireceğini sanır. Oysa tatil kiracıları Nico ve ailesinin çıkagelmesiyle günleri ummadığı kadar renklenir. İki arkadaş kırlarda koşuşturur, keşifler yaparlar. Bir gün Nico ona, çiçeklerle ilgili kimseye anlatmadığı bir sırrını açınca, gizemli bir arayışa girerler. Doğanın diliyle konuşmak ve mutluluk arasında gerçekten bir bağ var mıdır?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83352</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6829071-f2c7-4bc4-b580-d403c08dee3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Entropi</image:title>
            <image:caption>Uzayın gerçekliği geceleri somuttur 
Ve biz oraya aitiz 
Elini ayağını çektiğinde gölgeler 
Yeryüzüne ineceğiz 
 
Yeryüzüne indiğimizde 
Buz tutmuş olacak evimiz 
Andan ve mekândan bağımsız 
Olan biteni izleyeceğiz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83353</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aee11fd9-82d5-45e0-947f-59fd96f43328.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayata Bir Mola</image:title>
            <image:caption>Yüreğinizin ışığı yolunuzu her daim aydınlatsın! 
 
Kendi ışığınızla ilerleyin; başkalarının yolunuza tuttuğu ışıkla ilerlerseniz tökezlersiniz. Yüreğinizdeki ışığı takip edin! Yanlış bir yolda yürüseniz bile ışığınız sizi doğru yola çıkaracaktır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83354</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88bb6fb1-590e-4637-b21a-914880b5ca73.jpg</image:loc>
            <image:title>Kübra</image:title>
            <image:caption>&quot;Bu vücudun, bu varlığın bir özelliği olmalı.
Ben dediğim şeyin ben olmasının bir anlamı olmalı.&quot;
Gökhan Şahinoğlu bir imalat atölyesinde çalışıyor. 
Sıkı çalışıyor. Ustasının gözbebeği. 
Kalan zamanını halı saha maçları ile bir küsüp bir barıştığı kız arkadaşı arasında paylaştırıyor. 
Mahallesinde saygılı, inançlı ve olgun bir genç olarak biliniyor. 
Bir gün telefonuna bir süredir parçası olduğu sanal arkadaşlık grubundan 
Kübra adlı kullanıcının mesajı düşüyor. 
“Sen farklısın.”
Gökhan başta anlam veremiyor. Pek de önemsemiyor. 
Ama mesajların sayısı arttıkça Gökhan&apos;ın merakı da artıyor. 
Zira Kübra, Gökhan ve çevresindeki herkes hakkında haddinden fazla şey biliyor.
Ödüllü ilk roman Sıcak Kafa&apos;nın yazarı Afşin Kum&apos;dan, insana ve makineye, akla ve vicdana, inanca ve iktidara dair keskin ve hızlı bir macera daha. 
Kübra.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83355</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e2fa53b-05c9-4631-928e-4f49d108638a.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikofelsefe</image:title>
            <image:caption>“Antik Yunan’dan günümüze pratik felsefe ile psikoterapiler arasındaki ortak noktalardan hareketle, yaşam krizleri ile baş etmede psikofelsefenin olanaklarını araştırma çalışmaların ürünü olan elinizdeki bu kitap, başlangıçta Antik Yunan’dan günümüze filozofların “ölüm kaygısı” ve “hayatın anlamı” üzerine düşüncelerini özetlemekle yetinirken, zamanla aynı konularla uğraşan hümanistik psikologlar ve varoluşçu terapistler olmak üzere, “filozof-terapistler” demeyi uygun bulduğum düşünürlerin görüşleri ile bütünleşti. Teknik çağda yeni bir hümanizma arayışına dair görüşlerimi de eklemenin uygun olacağını düşünerek felsefe ve psikoterapiler arasında çağdaş bir köprü kurmanın olanağına dair düşüncelerimi okurla paylaşmayı uygun buldum.” Prof. Dr. Cengiz Güleç

Felsefe Ruha Şİfa Olabilir mi?

Prof. Dr. Cengiz Güleç’in ruha şifa sunma araçları olarak felsefe ve terapilerin işlevi ve değeri hakkında engin deneyimlerinin ışığındaki görüşlerini sunduğu“Psikofelsefe”, psikoloji ile felsefe arasında köprü kurmaya yönelik çabalarıyla ünlü filozof-terapistlerin düşüncelerinden hareketle, “Yaşamın anlamı ve değeri nedir?”, “Özgür ve sevinç dolu yaşamı engelleyen sorunlarla nasıl baş edilir?”, “Ruhsal acılarımızın kökenleri ve bunları aşmanın akılcı yolları nelerdir?”, “Yaşam krizlerimizin üstesinden nasıl gelebiliriz?” gibi ontik soruların yanıtlarını irdeleyen ve modernitenin bilimsel bilgiyi kutsayarak yücelttiği çağımızda, felsefe-psikoloji ayrışmasını aşmanın yararlarını gözler önüne seren benzersiz bir eser… Psikoterapi ve Psikoterapistler Derneği (PSİKODER)

İinsanın Anlam Anlayışına Psikofelsefik Bir Bakış

Prof. Dr. Cengiz Güleç, gerek psikoloji gerekse felsefe alanındaki yetkin görüş ve deneyimlerinin eşsiz bir ürünü olan “Psikofelsefe” adlı eserinde, ölümsüz ölüme kadim bir bakış sunarken, psikoloji ve felsefe bilimlerinin “Nasıl yaşamalıyım?” sorusuna verdiği yanıtları, iyi yaşamın nasıl ve nelerle sağlanacağına dair filozofların bilgelik ve erdem üstüne geliştirdikleri görüşler ve psikologların zihin sağlığı hakkındaki bulgularıyla aktarıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83356</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88d4b349-5f6d-43be-bbad-2d93d2e7a074.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Günümüze Haşhaşi Tarikatı</image:title>
            <image:caption>Şiî ve Sünnî mezheplerin doğuşu, 
Şiî mezhep içinden çıkan İsmâiliyye kolu, 
İsmâiliyyelerin kurduğu Fâtımî Devleti, 
İsmâililer içindeki taht kavgaları ve Hasan Sabbâh’ın ortaya çıkışı, 
Hasan Sabbâh’ın Mısır’dan kovuluşu ve Alamut Kalesi’ni ele geçirmesi, 
Hasan Sabbâh’ın örgütü, inanç sistemi ve Haşhaşîfedâîleri, 
Fedâîlerin haşhaş çekip cennet bahçelerine gitmek için çırpındıkları iddiaları, 
Hasan Sabbâh, Nizamülmülk ve Ömer Hayyam’ın arkadaş olduklarına dair iddialar, 
Haşhaşîlerin üstü örtülmüş yalanı ve aslı olmayan hikâyesi, 
Sultan Melikşah’ınbaşveziriNizamülmülk’ünHaşhaşîler tarafından katledilmesi, 
Haşhaşîlerin Selçuklu İmparatorluğu’na sızmaları, 
Birçok halife, vezir, din adamını katletmeleri, 
Haşhaşîlerin; Haçlılar, Tapınak Şövalyeleri ve Yahudiler ile ilişkisi, 
Hasan Sabbâh sonrası Haşhaşîler, 
Haşhaşîlerin bugünkü takipçileri, 
Konuları incelenmiş olup, her satırda okuyucuyu düşünmeye sevk eden olaylar bilimsel kaynaklara atıfta bulunarak sade bir dille sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83357</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d79b279-fefe-4b2b-a360-1aac335333eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ispanağa Bayılırım - Tuna&apos;nın Öyküleri 3</image:title>
            <image:caption>Sağlıklı beslenmek ne demek? İnanın Tuna da bu konuda hiçbir şey bilmiyordu. Sebze yemeklerinden hoşlanmıyor, meyve yerine çikolatayı tercih diyordu. Anlayacağınız sağlıksız besleniyordu. Fakat öğretmeninin çabaları sayesinde alışkanlıklarını değiştirmeyi başardı. Nasıl yaptığı kitabın içinde saklı. 

  Nehir Yarar’ın yazdığı,  Sinem Özen Türkiş’in resimlediği Tuna’nın Öyküleri serisinin 3. kitabı olan Ispanağa Bayılırım, akıcı dili ve sıcak çizimleriyle yeni okumaya başlayan öğrenciler için keyifli bir seçenek sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83358</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0090b06-a5c0-4fdc-812d-38253b439a8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çastara&apos;nın Mevsimleri</image:title>
            <image:caption>İlk hikâyesinde 3’ü arayan Çastara, bu hikâyede, annesiyle birlikte mevsimler arasında bir tren yolculuğuna çıkıyor. İlkbahardan yaza, sonbahardan kışa uzanan bu keyifli maceraya ortak olmak ister misiniz? Hadi o zaman atlayın vagonlardan birinin içine, düşün ardı sıra maceranın peşine! 
 
Senem Dicle Özler tarafından yazılan ve Erhan Günem tarafından resimlenen bu hikâyede, Çastara annesiyle birlikte mevsimler arasında bir yolculuğa çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83359</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c04a385-daa6-40dd-b3f5-7bb18ce5ba4a.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimdeki Renkli Balonlar</image:title>
            <image:caption>Annesi, balonları çocuğun eline vermiş ve “Bu renkli balonları içinde saklamanı, sonsuza dek söndürmeden ve patlatmadan korumanı istiyorum,” demiş. 
Çocuk şaşırmış. “Nasıl yani? Ben bu kadar çok balonu içimde nasıl saklayabilirim ki?” derken öylece bakakalmış. 
Rengârenk balonları içinde nasıl saklayacağını öğrenmek için kitabın sayfalarını çevirmeye başlayabilirsin… 
 
Gülden Görgülü’nün yazdığı, Bengi Gençer’in resimlediği İçimdeki Renkli Balonlar, çocuklara duygularıyla ilgili farkındalık kazandırmayı amaçlayan sıcak bir öykü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83360</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba921567-71e9-43a3-b179-b4935c2471b2.jpg</image:loc>
            <image:title>TYT Kimya 40 Deneme</image:title>
            <image:caption>TYT sınavına hazırlık amacıyla bugüne kadar edindiğiniz kazanımları sınavda en üst düzeyde yansıtabilmeniz için, tamamı ÖSYM tarzında ve yeni nesil sorulardan oluşan 40 deneme hazırladık. 

Sınav sorularının dağılımını ve içeriğini görmeniz için de denemelerin soru sayısını, TYT sınavıyla uyumlu şekilde belirledik. 

Bu 40 deneme, hem kendinizi sınamanıza hem de TYT konularını baştan itibaren tekrarlayarak eksik kalan kazanımları görüp tamamlamanıza fırsat verecektir. 
Özgün ve yeni nesil sorularla hazırlanan bu 40 denemeyle rakiplerinize fark atacağınıza inanıyoruz.    

Gireceğiniz tüm sınavlarda başarılar dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83361</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9049afe-8ee8-4e30-b98b-6dbf1e0f02d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sol Sinyal</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın içeriğinde gezinen öykü, kimilerinin sandığı gibi klasik bir otobiyografi çiziktirmesi değildir.
Yaşam parçacıklarını duygusal bağlarla [kendiliğinden] birbirine bağlayarak yakın ve uzak geçmişimize uzanan bir yolculuk… Doğu ve Batı arasına sıkışmış ortak kültür mirasımıza ait siyaset-bireysellik-felsefe-yaşama-[tutku] ve coşkusunun oluşturduğu ağır-aksak süregelen bir hayat meşgalesinin öyküsüdür.
Dörtyüz küsur sayfaya ulaşmış kalabalık yükü ile bu kitabı okuyan-okumayan herkese karşı yapılmış bir sorgulama çağrısıdır.
Doç. Dr. Sevim Serdiner
“Sol” Sinyal” düşüncelerini yol etmiş, yollara düşünceler, sorular ekmiş bir serüven…
Faruk Haksal, Oğuz Atay’ın kendisine söylediği gibi bir “yaşam milyoneri”… Hiç durmamış hayatı boyunca, hayat bohçasına kendi emeğiyle var ettiği yaşantıları doldura doldura gelmiş bugüne kadar. İşte o yüzden de kitabından yaşantılar, düşünceler, tartışmalar, sorular sızıyor.
Dr. Selçuk Atalay
Kahramanımız Kerem’in; “ölümün kıyısında kurulmuş bir diktatörlük” olarak nitelendirdiği standart yaşam biçimine karşı alternatif gördüğü ve içinde canla başla uğraş verdiği 68’li yılların devrimci mücadelesi hayal kırıklıkları ve tutarsızlıklarla [da] doludur. İçinde bulunduğumuz ortam açısından uyarıcı nitelikte bir sonuca ulaşır Kerem: “…her türlü kişisel mesele devrim sonrası kurulacak düzene ciro edilemezdi… Tam bağımsız bir ülkeyi ancak birey olarak kendi bağımsız kişiliklerini inşa etmiş insanlar kurabilirdi.”
Yapıtın sürükleyiciliğini sağlayan diğer bir etken de; seçkin sözcükler, renkli espriler ve sürükleyici bir kurgunun oluşturduğu anlatım zenginliğidir. Gerçekte bu kusursuz anlatım bir sihrin eseri değil, yazarın “benim hayatımı zehreden sabıkalı kişiler” olarak nitelendirdiği birçok yazar, düşünür ve filozofun yükünün sırtlanıldığı yoğun bir felsefe ve edebiyat birikiminin sonucudur.
Gündüz Murgul</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83362</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/294fcdf1-73a7-4260-ab39-2f8977b72c63.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçekliğin Ölümlü Kurabiyesi</image:title>
            <image:caption>“Dünya, içinde sinek olan bir tabak yemekten çok daha korkunç bir yer. Hatta bir dolu kurtçuğun kemirdiği, çürüyen bir yer burası. Ama buna rağmen her sabah kalkıyoruz ve güneşin doğuşunda ya da batışında romantik anlamlar bulup mutlu olmaya çalışıyoruz. Çimenlerin kokusunu, yeni açmış çiçekleri ya da bir çocuk gülüşünü bahane ederek hayatın güzelliklerinden bahsetmeye cüret ediyoruz. Hâlbuki olup biten ortada. Dünyanın güzel olduğunun, hayatın yaşanılabilir olduğunun söylendiği her dakikaya karşılık başka yerlerde bir zulüm gerçekleşiyor. Bunu görmüyor ya da duymuyor oluşumuz onu yok etmiyor. Diyeceğim şu ki: dünyada yalnızca tek bir kötülük dahi olsa ve ben onu görmüyor bile olsam ama yine de varlığından haberdarsam, o dünya güzel değildir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83363</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1efeae6-bcee-43e4-adc4-c37c2cbbe8ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Serbest Ticaret ve Zenginliğe Giden Yol</image:title>
            <image:caption>İnternetin gelişmesiyle beraber, ekonomik işbirliği sistemlerimiz daha önce hiç olmadığı kadar verimli bir hal aldı. Ancak son zamanlarda küresel ölçekte yükselen korumacılık eğilimleri serbest ticaretin faydalarının yeniden vurgulanmasını zorunlu kılmaktadır.

Serbest Ticaret ve Zenginliğe Giden Yol başlıklı bu çalışma, en temel bilgilerle ticaretin ilkelerini anlatmakta, istihdam düzeylerine etkisi etrafındaki mitleri çürütmekte ve tüm dünyadaki insanların iyiliğinin ve zenginliğinin artışının asıl teminatının serbest ticaret olduğunu ortaya koymaktadır.    

Ekonomi profesörü Donald J. Boudreaux ticaretin, başka başka ülkelerde yaşıyor olması fark etmeksizin tarafı olan herkesi, ticaretten mahrum kalmanın sonuçlarına kıyasla daha iyi bir duruma getirdiğini vurgulamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83364</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5082dea-3280-49e9-ad99-50fd82af613a.jpg</image:loc>
            <image:title>İslami Perspektiften İktisadi Paradigmalar</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, islam ekonomisi ekseninde birçok konuya; farklılıkları birleştiren, özlü ve bütüncül bir yöntem ile analiz ve çözümlemeler sunma, hem İslam ekonomisi ve hem de kamu yönetimi disiplinler-ini birlikte ele alma gayreti gösterilmiştir.
Özellikle İslam’da iktisat politikası ve kamu maliyesi ulusal ve yerel ölçekte politika, strateji ve planlama yaklaşımının da dikkate alınmasını gerektirmektedir. Ekonomik aktörler ve tüketici terci-hleri kadar devlet idarecilerinin ve politika yapıcılarının da dünya hayatı ile ahiret işlerine yaklaşım ve kabulleri Türkiye’de ve benzer ülkelerde büyük önem arz etmektedir. 

Bu alanda yazılmış eserlerin hulasasının tevhid nokta-i nazarıyla yeniden yorumlamasını içeren bu çalışmamız, on sekiz ana bölüm-den müteşekkildir. Her bir bölüm bir araştırma yaklaşımıyla tespit edici, betimleyici, karşılaştırıcı ve çözümleyici bir yöntemle ortaya konulmaktadır. İslam ekonomisinin bilimsel disiplin olarak ilişkili olduğu alanlar gösterilmektedir. Bu, İslam ekonomisinin bilimsel disiplin olarak kabul edilebilirliği ve diğer alanlarla ne derecede ilişkili olduğunun ortaya konulması açısından önem arz etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83365</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37389451-d457-496e-b8a8-ee2a1b3bb4b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Uslu Çocuk (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çocukluğunu yaşamak isteyen bütün &apos;&apos;uslu&apos;&apos; çocukların hikâyesi! Fran Pintadera&apos;nın yazıp Gómez&apos;in resimlediği Uslu Çocuk, &apos;&apos;mutlu aile&apos;&apos; ve &apos;&apos;iyi evlat&apos;&apos; kavramlarını odağına alan incelikli hikâyesiyle, ebeveyn tutumlarının çocukların davranış yönetimindeki rolü üzerine düşündürüyor.
 
&apos;&apos;Çocuk olma&apos;&apos; hakkına işaret eden bu duyarlı kitap, farklılıklarıyla gurur duyan ve kendi gibi olmayı tercih eden bütün ufaklıklara ilham kaynağı oluyor.
 
Günümüzün &apos;&apos;proje çocuk&apos;&apos; olgusuna atıfta bulunan Uslu Çocuk, her çocuğun gerçekte bir birey olduğunu hatırlatıyor ve ebeveynlerin, çocuklarının hayatına yerli yersiz müdahalede bulunmamaları gerektiğinin altını çiziyor.

&apos;&apos;Bağırma Can!&apos;&apos;, &apos;&apos;Top oynama Can!&apos;&apos;, &apos;&apos;Öyle söyleme Can!&apos;&apos;, &apos;&apos;Can&apos;lık yapma Can!..&apos;&apos;

Yere göğe sığdırılamayan üstün başarıları, duvarları ve rafları süsleyen birincilik ödülleriyle mükemmel bir kariyere sahip olan Bay ve Bayan Uysal, biricik oğulları Can hususunda azıcık (aslında epeyce) endişeli görünüyor. Tutum ve davranışlarıyla ebeveynlerine pek benzemeyen Can, bütün çabalarına rağmen bir türlü Uysal ailesinin &apos;&apos;şanına&apos;&apos; yakışır şekilde hareket edemiyor. Anne babasının bitmek bilmez tenkitlerinden ve uyarılarından usanan ufaklık, son zamanlarda kendini HİÇBİR ŞEY yapamayacak gibi hissediyor. Ta ki anne babasının hayallerindeki o pek harika &apos;&apos;Uslu Çocuk&apos;&apos;a dönüşeceği sabaha uyanana kadar...
 
Afacan çocuk Can&apos;ın, anne babasının istekleri ve hayalleri doğrultusunda nasıl da uslu bir çocuğa evrildiğini gözler önüne seren bu düşündürücü kitap, müdahaleci ebeveynler ile onların boyunduruğu altında kalan ufaklıkların ilişkisini konu ediniyor.
 
Yoruma açık sürpriz sonuyla her yaştan kitapseverin farklı tatlar ve duygularla okuyacağı Uslu Çocuk, yetişkinlerin gözünden çocukların; çocukların gözünden ise yetişkinlerin dünyasını anlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83366</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca45de5d-dbae-4b47-966f-65551f3c2978.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilek Ağacının Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>Ayrılığın yüreklerde yaktığı ateş ne zaman söner? Hasretin dikenli bir tel gibi sardığı kalbin acısı ne zaman diner? Peki, ya ne olursa olsun söz vermişsek bir kez kavuşmaya, ne kadar ileri gidebiliriz verdiğimiz söz uğruna? 

Bu sorular, Naziler ailelerini tutukladıktan hemen sonra arkadaşı Brigitte ile birlikte güçlükle kaçmayı başardıkları o günden beri Daniel Knight’ın peşini bırakmamıştır. 

İki çocuk olarak başladıkları, Almanya’dan İngiltere’ye uzanan o zorlu umut yolculuklarında bir yerlerde Daniel, Brigitte’ten, hayatta ona kalan tek şeyden vazgeçmek zorunda kalır. Ancak gitmeden ona bir söz verir. Aradan yıllar geçse, zaman saçlarına aklar, yüzüne kırışıklar düşürse bile ardından gideceği bir söz: Ne olursa olsun dönecek ve Brigitte’i bulacaktır.

Öte yandan aradan geçen yetmiş küsur yıla rağmen Daniel sözünü tutmayı başaramaz. Son umudu, İkinci Dünya Savaşı’ndaki casusluk vakalarına ve kaybolan çocuklara özel bir ilgisi olan gazeteci Quenby Vaughn’dur. Bu genç kadının, kendi geçmişinde gizli acılarından ve başarılı avukat Lucas Hough ile yapacağı ittifaktan güç alarak yıllardır çözülemeyen bu düğümü çözeceğine emindir. Peki, akıl almaz fedakârlıklarla, yalanlarla ve acıyla dolu geçmişi deşmenin bedeli ne olacaktır? 

Dilek Ağacının Gölgesinde, aşkın, inancın ve kimi zaman unutsak da aslında kalbimizin derinliklerinde hep var olan o gücün, savaşa ve yıkıma bile meydan okuyabileceğini gösteren, büyüleyici bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83367</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/838668ff-bfd1-496c-9bcb-a595fb5aa85d.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlıdan Cumhuriyete İktisadi Düşüncenin Gelişimi</image:title>
            <image:caption>1. Kavramsal Ve Kuramsal Çerçeve: Karl Polanyı’nin İktisadın İki Tanımı Ve Piyasa Ekonomisinin Doğuşu
1.1. Polanyi’nin Büyük Dönüşüm Adlı Eserinin İçeriği 
1.2. Büyük Dönüşüm Adlı Eserin Metodolojik Dayanakları 
1.3. Polanyi Ve Büyük Dönüşüm’ün Günümüze Yansımaları
1.4. Polanyi’ye Göre Ekonominin Tanımları
1.5. Büyük Dönüşüm: Piyasa Ekonomisinin Sistematiği
1.6. Piyasa Ekonomisi – Devlet Politikaları 
1.7. Hayali Metaların Ortaya Çıkması: Emek-Toprak-Para
1.8. Osmanlı İktisat Düşüncesini Açıklamaya Yönelik Diğer Metodolojik
Yaklaşımlar
1.9. Değerlendirme
2. Osmanlı İktisat Düzeninin Evrimi
2.1. Anadolu’ya Yerleşmeden Önceki Türk Medeniyeti Ve İktisadi Yapı 
2.2. Büyük Selçuklu Devleti Ve Sosyo-Ekonomik Yapısı 
2.3. Erken Dönem Osmanlı İktisadi Düzeni
2.4. Devletin Toplumsal Yapısı
2.5. Klasik Dönem Osmanlı Sosyo-Ekonomik Düzeninin Değerlendirilmesi
2.6. Klasik Dönem Osmanlı Devleti’nin Ekonomik Geleneğinin Temelleri Ve
İktisadi Zihniyeti
2.7. Osmanlı Klasik Düzeninin Bozulması Ve Nedenler
2.8. Bozulma Sürecinde Kurumların Durumu 
2.9. Avrupa’nın Osmanlı Karşısındaki Farklılığının Belirginleşmesi: Dışsal
Nedenler
2.10. Tanzimat’a Hazırlık Dönemi 
2.11. Tanzimat
3. Osmanlı İktisadi Düşüncesinin Evrimi.
3.1. Xıx. Yüzyıla Genel Bir Bakış 
3.2. Osmanlı Modernleşmesinin İktisadi Ve Düşünsel Temelleri
3.3. İlm-İ Tedb</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83368</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39f88864-98df-4678-8ee9-d6e6f2865c8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kod Adı - İnsan</image:title>
            <image:caption>Birçok kişi yaşamını her şeye “evet” diyerek kolaylaştırdığını zanneder. Ancak, sizin için gerekli olan durumlarda ve zamanlarda “hayır” demeyi öğrendiğinizde yaşamın çok daha kolaylaştığını göreceksiniz. Yaşamı bazen farkında olmadan bizler zorlaştırıyoruz. Ya da yaşamı daha çok kolaylaştırmak adına yaptığımız birçok şey yaşamımızı daha da zorlaştırabiliyor. 

 Bugüne kadar yaşamınızda “hayır” demekte çok zorlandıysanız ya da bir şeyleri kaybetmemek adına “hayır” demekten hep kaçındıysanız artık “hayır” demeyi öğrenmenin tam zamanı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83369</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/001674d1-421c-48b1-877e-2e45d5b96c76.jpg</image:loc>
            <image:title>Kod Adı - Aşk Ve Aldatmak</image:title>
            <image:caption>Kadın ile erkeğin aşkı yaşama şekilleri, aşktan anladıkları ve algıladıkları şeyler çok farklıdır. Bir kadın aşk konusunda erkeğin duygularından ne kadar emin olsa da bazı şeyleri duymak ister. Örneğin, erkeğinin ona “Seni seviyorum” demesini ister... Ona çok büyük bir güven bile verse, “aldatmayacağını” kelimelere dökmesini ister... Bu şekilde belki de kendine olan özgüveni tazeler. 

Weodrow Wyatt’ın sözü de erkek ile kadının aşkı algılayışındaki farkı oldukça keskin bir şekilde özetliyor: “Erkek, gözleri ile âşık olur, kadın ise kulakları ile...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83370</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84f5306f-442c-4664-8523-a399d7072cd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kod Adı - Para</image:title>
            <image:caption>Tarihteki ilk madeni para olma özelliğini taşıyan Lidya parası, darp suretiyle basılmıştır. Sabit bir alt kalıp üzerine konan madeni pula hareketli bir üst kalıp yerleştirerek, bir çekiçle vurma suretiyle darp gerçekleştirilmiştir. 

Peki, insanlar, o tarihlerde “yaşamı kolaylaştırmak’’ ve ticaretteki karmaşıklıkları ortadan kaldırmak amacıyla icat ettikleri paranın, günümüzde yol açacağı karmaşaları bilebilirler miydi? Çoğu zaman insan yaşamını daha da karmaşık hale getiren para, acaba nasıl oldu da insanlığı bu kadar esir aldı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83371</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbf307bb-949b-40a5-9e3f-774c7da1d9d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Umut Yeter</image:title>
            <image:caption>Tüm aşkların başlangıcı aynıdır. İki kişi birbirlerini görür ve hikâye başlar. İşte bu öykümüz de onlardan biri… Lakin biri umut yüklüyse yaşamlar tahminlerin üstünde değişir.

“Yolculuk, insanlarda farklı duygular yaratır. Çoğu kişi sevmez çünkü oturmak sadece zaman öldürmektir. Bazı insanlar içinse farklı yerlere gitmektir. Bu sadece gidecekleri yeri ifade etmez, yolculuk esnasında geçirdikleri zamanı da ifade eder. Gazete okuyan insanlar yaşanmış gerçekleri görürler; kitap okuyanlar, yaşama farklı bir açıdan bakarlar. Müzik dinleyen kişiler ise farklı âlemler içerisinde gezinirler. Umutlarına kavuşma hayali kuranlar bazen duygulanır ve yüzlerinden mutlu veya mutsuz oldukları alenen belli olur. Bir de bir an önce gitmek istedikleri yere yaklaştıkları her an yolculuğun bitmesini istemeyen kişiler vardır. O kadar insan içinde onlar parmakla seçilirler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>