﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92019</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2625ca28-1bb4-461d-bf9d-9f30cae72288.jpg</image:loc>
            <image:title>Aziz Don Manuel</image:title>
            <image:caption>Ses tonu bir harikaydı, meleksi bir sesti onunki, duyanı ağlatırdı. Büyük ayinlerde ya da törenlerde duanın giriş bölümünü okurken tüm kiliseyi titretir, dinleyen herkesin adeta içine işlerdi. Duası, yakarışı, kiliseden taşar gölün üstünde asılı kalır, dağın eteklerine konardı. Hele ki cuma ayinlerinde okunan “Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?” duasına sıra geldiğinde tüm köy halkını poyraz ayazı esmiş gibi bir titreme alırdı. Adeta nesiller boyu annelerin kederlerini dibine bıraktığı o eski çarmıhtaki heykelin içinden Efendimiz İsa Mesih’in sesi işitilir gibi olurdu.

Unamuno romanında göze çarpan ilk özellikler, Paz en la guerra [Savaşta Barış] hariç tutulursa, manzara tasvirlerinin olmaması, gelenek göreneklerden pek bahis edilmemesi, karakterler arası diyaloğunsa canlı bir şekilde yer almasıdır. Unamuno tüm gayretini, kişilerin ölümsüzlük kaygıları ve kendilerini tanıma isteğinin yol açtığı iç dünyalarında yaşadıkları dramlarını yansıtmaya vermiştir. Onun romanı, kendilerini keşfetmeye yardımcı olma niyetini taşımaktadır. Unamuno şunu ifade eder: “Çok derin konuları ele almak için konu çok da gerekli değildir aslında. Çünkü gerçek romanların finali yoktur. Yazdığım tüm romanlar bir mutlak sonuçla bitmediği için mutsuz olan okur benim okurum olmaya layık değildir. Bitmiş olan mükemmeldir, ölümdür. Ama hayat son bulmaz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92020</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b0f864c-efbe-4aa0-a3b6-6d68471c7227.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Uğruna</image:title>
            <image:caption>“Tomurcuktan çiçeğe, çiçekten meyveye ulaşan sihirli bir döngünün ortasındaydım.”
Ülkelerinin, ailelerinin hasretini göze alıp tutsaklıktan kaçan ve kaçtıkları yerde aşkın büyüsüyle tanışıp bir kez daha hayata tutunanların hikâyesi…
Farid ve Perin’in aşkları, ortak kültürlerin getirdiği acılarla yoğruluyor, dönemin Paris’inde, tüm güzelliğiyle mayalanıyordu. Ülkelerindeki darbelerden kaçıp geldikleri Paris, onlara önce yuva, sonra da koca bir belirsizlik olacaktı.
Sahi, gerçek aşk, sonunun ne olduğunu bilmesen de bir ömür boyu beklemeye değer miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92021</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7c5e708-5bbf-4bbd-9704-0c44c8eb3d30.jpg</image:loc>
            <image:title>Öze Dönüş</image:title>
            <image:caption>“Bu kitapta yer alan denemeler, Afrika’nın günümüz dünyasındaki yerine dair ortak bir endişeyi paylaşıyorlar. Kıtaya dair herhangi bir tartışma, Afrika’nın içinden çıktığı derinlikleri ve köle ticaretinden köleliğe, sömürgecilikten borç esaretine kadar pek çok konuda mücadele etmek zorunda kaldığı dünya güçlerini hesaba katmak durumundadır. Tüm imkânsızlıklara rağmen pek çok güzel şey de oldu. Bu da umut etmek için bir sebep. Öte yandan, kıtaya dair yürütülen bu türden tartışmalar, Afrika’nın yapmayı başaramadığı şeyleri ve kendi başına açtığı dertleri de ele almalıdır.”
Afrika edebiyatının en büyük isimlerinden Kenyalı yazar Ngũgĩ wa Thiong’o, Afrika’nın çelişkilerle dolu bir dünyada yerini bulmaya çalıştığından söz ediyor. Küreselleşmenin tüm hızıyla sürdüğü, bilim ve teknolojinin sunduğu tüm imkânlara rağmen yoksulluk ve hastalıkların olduğu, varsıl bir azınlığın yoksul bir çoğunluğun sırtında saltanat sürdüğü, nükleer silahların tehditi altındaki adaletsiz ve istikrarsız bir dünya bu. Yazar, muazzam bir insan gücü ve tabiat kaynaklarıyla donatılmış Afrika’nın işte böyle bir dünyada görünür hale gelmesi, hakkı olanı adil biçimde alabilmesi için Afrikalı aydınları ve liderleri göreve çağırıyor. Afrikalı aydınlardan her şeyden önce kendi dillerine sahip çıkmalarını, liderlerdense kıtayı daha güçlü kılacak olan Afrika birliğini hayata geçirmek için sorumluluk almalarını istiyor. İzlenecek yolsa, öze, iktidarın gerçek kaynağı olan halka dönüşten geçiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92022</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7467a555-4511-4252-8c43-495c3ceb7126.jpg</image:loc>
            <image:title>Alkoller</image:title>
            <image:caption>(1880-1918) Modern şiirin geçtiğimiz yüzyılın başlangıcında karşı karşıya kaldığı gerilime en güçlü yanıtlardan biri 1913’te yayımlanan Alkoller kitabıyla Apollinaire’den gelmişti. Modern yaşamın getirdiği yeni gerçeklik öğelerini sözcüğün tamamen özgürleştirildiği alışılmamış bir imge düzeninde parçalayarak şiire dönüştüren Alkoller, kendine özgü benzersiz temalara odaklanırken “yerleşik yazı düzenini” de sarstı. İlk kez Apollinaire tarafından kullanılan “gerçeküstü”nün, karanlık bilinçaltı yoluyla yaşantı ve izlenimlere müdahalesi yepyeni biçimlerin ortaya çıkmasını sağladı. An’ı zamansız kılan sürekli bir anılar akını ve sınır tanımaz çağrışımlar seliyle “gerçeklik”, kesintisiz bir eşzamanlılık imgesi olarak şiirde yeniden üretiliyordu. Geçmişin biçimlerinden yararlanmayı ihmal etmeyen üretici ve yenileyici bireşimlere açtığı kapıyla Alkoller, “yüzyılın büyük şiir sanatı”nın kaynak yapıtları arasındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92023</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/351aafde-2e61-4810-b763-7a09a77c666c.jpg</image:loc>
            <image:title>Fredric Jameson - Diyalektik Eleştiri Projesi</image:title>
            <image:caption>Marksist teoriye getirdiği farklı yaklaşım üzerinden 20. ve 21. yüzyıl edebi eleştiri yöntemlerine damga vuran Jameson’ın edebiyat, felsefe, kültür, ekonomi ve politika ekseninde ortaya koyduğu görüşler bugünün dünyasına ilişkin kapsamlı bir manzara sunar. Fredric Jameson’ın 1961 yılında kaleme aldığı Sartre: Bir Üslubun Kökenleri’nden 2014 yılında yaptığı çalışmalara dek geniş bir alanı kapsayarak bütüncül bir yaklaşım sunan bu eser, Jameson’ın tüm eserleri üzerinden kurguladığı “diyalektik eleştiri projesi”ne odaklanır. Bu proje başta Marx ve Hegel olmak üzere, Jameson üzerindeki Sartre, Lukács, Benjamin, Bloch, Adorno ve Marcuse’un etkilerini ortaya koyarken, Jameson’ın çoklu düşünme biçiminin birçok farklı düşünce birlikteliğini mümkün kılmak adına artzamanlılığı nasıl kırdığını da gözler önüne serer. Robert T. Tally Jr., “mentör”ü olarak gördüğü hocası Jameson üzerine yazdığı bu kitapla Jameson’ın düşüncelerine ayrıntılı bir biçimde yer verirken onun hakkındaki eleştirilere de yanıt verme imkânı bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92024</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/477df873-7788-4670-82eb-09a03f4c329a.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlının Zafer Sayfaları</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’nın son, Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde çeşitli arşiv kaynaklarından, kroniklerden ve yerli yabancı birçok tarihçiden beslenerek yazdığı eserlerle tanınan “Tarihi Sevdiren Adam” Ahmet Refik Altınay’ın kitapları, Timaş Tarih vasıtasıyla yeniden okurlarıyla buluşuyor.
Şanlı Osmanlı tarihi, her sayfası kahramanlıklarla süslü bir zaferler silsilesidir. Bu zaferler silsilesinde Osmanlıların gözünde tüm haşmetiyle yer alan ve Osmanlı askerî tarihini süsleyen büyük başarılar arasında yedi zafer vardır ki onlar da Kosova, Niğbolu, Varna savaşları; İstanbul’un kuşatılması ve fethi; Çaldıran ve Mohaç savaşları ve Eğri zaferidir. Bu zaferlerin siyasi ve askerî sonuçları milletler tarihinde oldukça büyük değişikliklere neden olmuştur. Kosova Savaşı ile Niğbolu ve Varna zaferleri Osmanlı’nın yüce kudretini oldukça büyük ordulara karşı ispat ettiği gibi İstanbul’un Osmanlıların yönetimine geçmesi Osmanlı saltanatının şanını arttırmış, Çaldıran Meydan Savaşı Osmanlı’nın kılıcının keskinliğini tüm dünyaya ilan etmiş, Mohaç ve Eğri meydan savaşları ise Osmanlı’nın zafer sancaklarının Macaristan ovalarında, Tays vadilerinde dalgalanmasını sağlayarak devletin şan ve şöhretini doruğa ulaştırmıştır.
Sadeleştirilmiş akıcı bir üslupla hazırlanan Osmanlı&apos;nın Zafer Sayfaları’nda; yiğitlik ve kahramanlıklarıyla dillere pelesenk olmuş Osmanlı askerlerinin tarihe altın harflerle yazdıkları zaferlerin hikâyesini bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92025</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a386ab3e-f118-4a5d-9354-f4c5c44dea79.jpg</image:loc>
            <image:title>Muharebelerle Kısa Dünya Tarihi</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlunun hikâyesi, en başından beri bir mücadele, çatışma ve muharebe öyküsüydü. Göğüs göğüse dövüşen insanları muharebe alanına getiren şey hırslarıydı belki; ama onlara zaferi getiren, liderlerinin stratejileri ve taktikleri olduğu kadar zırhları, miğferleri ve silahlarıydı. Büyük bir Mısır ordusunun başındaki II. Ramses, Asi Nehri’nin kıyısında baş düşmanı Hitit Kralı Muwatalli’yi beklerken; Pers ve Yunan filoları Salamis Adası’nın doğusunda karşı karşıya gelirken; Kartacalılarla Romalılar Akdeniz için savaşırken; Orta Asya steplerinden gelen Hunlar Çin hanedanlıklarına meydan okurken; Halifelik orduları Yermük ve Kadisiye Muharebeleri ile Bizans ve Sasani İmparatorluklarını geriletirken; Alp Arslan Malazgirt Ovası’nda “Bugün burada emreden bir sultan yoktur. Ayrılmayı tercih edenler gitsinler!” derken; Kutsal Roma Cermen İmparatoru Friedrich Barbarossa Kudüs’ü yeniden almaya giderken; Osmanlılar Kosova Ovası’na yürürken; Wallace önderliğindeki İskoçyalılar İngilizlere direnirken; Napoleon Avrupa’yı dize getirmeye çalışırken; Sedan’da, Gelibolu’da, Stalingrad’da, El-Alameyn’de, Vietnam’da, “Irak’a Özgürlük” Operasyonu’nda savaşan yine insandı; ama muharebe alanlarındaki tecrübesi sürekli arttı, kullandığı teknoloji sürekli gelişti. Ancak kararlı liderlerin, mükemmel silahların, harika planların, iyi eğitimin ve sağlam disiplinin zaferi elde etmeye yetmediği anlar da oldu; bazen donmuş bir göl, bazen yıkılan bir köprü, bazen çamura bulanmış bir arazi, muharebeye, sonucuna ve ardından gelen on yılların gidişatına hükmetti.
Muharebelerle Kısa Dünya Tarihi, MÖ 13. yüzyıldan bugüne sadece insanın değil, aynı zamanda insan aklının ürettiği strateji ve tekniklerin mücadelesini de sunuyor okurlarına. Falankslarla esnek orduların, şövalyelerle “alt sınıflardan” gelen piyadelerin, tatar yaylarının, savaş arabalarının, ateşli silahların, tankların, bombaların dünyasında insanın muharebe alanlarına neden geldiği, muharebeler sırasında nasıl savaştığı ve muharebelerden sonra nelerin değiştiği bu kitapta bir film şeridi gibi gözlerinizin önünden geçecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92026</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1871733-6512-449a-9bf3-21a7b8c24b6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruşeni Dilnüvaz</image:title>
            <image:caption>Bugüne değin neşri beklendiği halde bir türlü neşredilememiş olan Rûşen-i Dil-nüvâz tabiri câiz ise, tasavvuf düşüncesinin üç farklı yüzyılında oluşturulmuş üç ayrı metnin cem edilmiş; ancak ne yazık ki tamamlanamamış halidir. Mahmud-ı Şebüsterî (ö. 1320)&apos;nin ilhama mazhar olduğu söylenen meşhur manzum eseri Gülşen-i Râz&apos;ı kendisinden yaklaşık iki asır sonra Muhammed Lâhicî (ö. 1506) Farsça olarak yorumlamıştır. İslam dünyasında en fazla şerhi yapılan eserlerin başında gösterilen Gülşen-i Râz&apos;ın bu Farisî şerhini son dönem tasavvuf ricali arasında çok müstesna bir isim olan Harîrîzâde Mehmed Kemâleddin Efendi Türkçeye aktarmıştır. Üçüncü devre Melâmîliğine intisap eden bu velûd mutasavvıfın arkasında bıraktığı 41 eserden biri olan Rûşen-i Dil-nüvâz ne yazık ki 156 beyte kadar gelmiş olmasına rağmen yine de  çok kıymetlidir. İbnü&apos;l-Arabî&apos;nin öğretilerinin enfes bir dille işlendiği bu muhteşem şerh çevirisi &quot;aşk&quot; yolunun &quot;akıl&quot; yolu yanında üstün niteliklerini ve irfânî zenginliğini göstermektedir. Prof. Dr. Cengiz Gündoğdu emek mahsulü bu titiz çalışması ile Rûşen-i Dil-nüvâz&apos;ı yazma eserler koleksiyonundan matbuat alemine kazandırarak istifadeye sunuyor. Ayrıca, bu eserinde Harîrî-zâde Mehmed Kemâleddin Efendi&apos;ye dair çok kıymetli biyografik malumat aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92027</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/640fa87f-1941-41b7-a09c-31410c07b32d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyolojik Nazar</image:title>
            <image:caption>Sosyolojik Nazar, Besim F. Dellaloğlu’nun Gazete Duvar’da kaleme aldığı yazılarından oluşuyor. Yazar, bu derlemesinde bir sosyolog olarak gündelik kavramlar üzerinden bir Türkiye resmi çiziyor. Mevcut mahalli zihniyetlerin hangi tutumlar, hangi kavramlar
üzerinden meseleleri, nasıl yanlı/ş yorumladıklarını örnekleriyle anlatıyor. Bu kitapta sağdan, soldan, medeniyetten, kültürden, üniversiteden, akademiden, aydından, entelektüelden, televizyon dizilerinden, futboldan, hakemlerden, yürüyen merdivenlerden, pizzadan,
lahmacundan, çaydan, kahveden, rakıdan, şaraptan söz ediliyor. Ama sonuçta bütün bunlar Türkiye resmini tamamlıyorlar. Yazar, kendi hapishanelerimizden dışarıya doğru, kamuya doğru düşünce pencereleri açıyor.
Evet, hayat organiktir. Toplum ilişkiseldir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92028</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4081768a-31aa-4c72-92cb-ce43cc40e138.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Katilin Güncesi</image:title>
            <image:caption>Yetmişine basmış Byıonğsu Gim eski bir seri katildir. En son kırklı yaşlarında cinayet işleyen ve hayatına sıradan bir vatandaş olarak devam eden Byıonğsu, yaşadığı kentte bir katil birbiri ardına kadınları öldürmeye başlayınca, bu katilin kurbanlarından biri olmasından korktuğu kızı Inhi’yi korumak için fiziksel olarak hazırlanmaya başlar. Ancak hayat ona kızını koruma yolunda kötü bir sürprizle karşılık verir. Byıonğsu, Alzheimer’a yakalanmıştır ve hafızasını her geçen gün kaybetmektedir. Üstelik şüphelendiği adam, kızının evlenmeyi planladığı Cute’dir.
Güney Kore edebiyatının çağdaş yıldızlarından Kim Young-ha’nın kaleminden karanlık, keskin, parlak ve sürprizli bir roman: Bir Katilin Güncesi.
 
“Koreli yazar Kim Young-ha’nın öyküleri şimşek gibi çarparak sinirlerinizi yakacak, heyecan verici, çarpıcı metinler. Bir Katilin Güncesi, son iş olarak kızını öldürmeye kararlı bir adamı hedef alan seri katili konu alıyor. Kim’in neden Kore’deki tüm edebiyat ödüllerine layık görüldüğünü ve neslinin en iyi yazarı olarak kabul edildiğini anlamak hiç zor değil.” —NYLON
“Kim, ‘öteki’nin içindeki insanlığı, trajedinin içindeki komediyi ve görünüşte normal olanın içindeki çarpıklığı bulma konusunda uzman. Bir Katilin Güncesi, […] O. Henry düzeyindeki ironinin, Italo Calvino tarzı hümanizmle muhteşem karışımı.” —CrimeReads
“Kim Young-ha, gerçeği çarpıtmada ve gerçekliğin gerçekten ne kadar anlamsız olduğuna dair hikayeler anlatmakta son derece başarılı. Bu keskin kenarıyla gündelik sürrealizmin en iyi örneklerinden. Yazdıkları ne kadar karanlık olsa da güçlü bir ışık parlıyor içinden. İşte bu ışığa ‘yetenek’ denir, Kim Young-ha çok ünlü olmayı hak eden bir yazar.” —New York Journal of Books
“Bu saplantılı hikâye, Güney Kore’nin çok yönlü yazarlarından birinin sert, havalı ve muzip sesiyle yankılanıyor. Yükselen kaygı ve Kafkaesk mizah, aldatıcı biçimde karmaşık romanda birleşiyor... [Kim’in] eklektik sanatına canlı, büyüleyici bir davet.” —Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92029</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c4e9345-9afb-4750-8b72-660c7cddd664.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiğ Köfte Operasyonu - Uçuk Ailemle Kaçık Maceralar</image:title>
            <image:caption>Yumurta çok güzel Mesut. Dün aldım. Gezen tavuk yumurtasıymış. Biraz pahalı ama çok lezzetli.”
“Höh! Bu ne ya? Tavuğun gezi masraflarını da bizden alıyorlar! Nereden bileceğiz gezip gezmediğini hayvanın? Yumurtanın üzerinde kaç kilometre yaptığı mı yazıyor?” Merhaba arkadaşlar! Yukarıda konuşan kişi babam. Gördüğünüz gibi muhteşem(!) bir ticari zekâsı var. Şimdiye kadar el atmadığı bir tek çiğ köfte sektörü kalmıştı. Maalesef o da oldu. Ama işler öyle bir karıştı ki sormayın! Çiğ köfteden nasıl bir hikâye çıkar diye düşünüyorsanız size şu kadarını söyleyeyim; başımıza gelenleri pişmiş tavuk görse haline şükreder. O derece yani! Siz şimdi en iyisi kitabı çevirip ilk sayfadan bir ısırık alın. Tadı damağınızda kalacak, inanın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92030</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0e2fb87-2258-494b-bd68-f247d18df00a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıcak Ülkelerde Yaşayan Hayvanlar - Eğlenceli Öğretici Etkinlikler Serisi</image:title>
            <image:caption>Eğlenceli öğretici etkinlikler serisi erken öğrenmeyi destekleyen en önemli kaynaklardan biridir. Bu seride çocuğunuz renkleri, şekilleri, sayıları, zıt kavramları, sıcak ülkelerde yaşayan hayvanları tanıyıp ilginç etkinlikleri yaparak öğrenecektir.
 
Bu etkinlik serisinde çocuklar resim çizebilir, çıkartma yapıştırabilir, mantık bulmacalarını çözebilir ve labirentlerden geçerek eğlenceli öğretici aktiviteleri yapabilir.
 
Eğlenceli öğretici farklı aktiviteler yapmak çocukların dikkat ve odaklanma sürelerini arttırır. Tüm görevler, çocukların yaş özellikleri dikkate alınarak tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92031</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/053a5fbb-ad2f-4c7e-8661-8ec02c6a7b05.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayılar - Eğlenceli Öğretici Etkinlikler Serisi</image:title>
            <image:caption>Eğlenceli öğretici etkinlikler serisi erken öğrenmeyi destekleyen en önemli kaynaklardan biridir. Bu seride çocuğunuz renkleri, şekilleri, sayıları, zıt kavramları, sıcak ülkelerde yaşayan hayvanları tanıyıp ilginç etkinlikleri yaparak öğrenecektir.
 
Bu etkinlik serisinde çocuklar resim çizebilir, çıkartma yapıştırabilir, mantık bulmacalarını çözebilir ve labirentlerden geçerek eğlenceli öğretici aktiviteleri yapabilir.
 
Eğlenceli öğretici farklı aktiviteler yapmak çocukların dikkat ve odaklanma sürelerini arttırır. Tüm görevler, çocukların yaş özellikleri dikkate alınarak tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92032</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/970a696f-de80-40e2-b1ce-e38d4ba80abb.jpg</image:loc>
            <image:title>Şekiller - Eğlenceli Öğretici Etkinlikler Serisi</image:title>
            <image:caption>Eğlenceli öğretici etkinlikler serisi erken öğrenmeyi destekleyen en önemli kaynaklardan biridir. Bu seride çocuğunuz renkleri, şekilleri, sayıları, zıt kavramları, sıcak ülkelerde yaşayan hayvanları tanıyıp ilginç etkinlikleri yaparak öğrenecektir.
 
Bu etkinlik serisinde çocuklar resim çizebilir, çıkartma yapıştırabilir, mantık bulmacalarını çözebilir ve labirentlerden geçerek eğlenceli öğretici aktiviteleri yapabilir.
 
Eğlenceli öğretici farklı aktiviteler yapmak çocukların dikkat ve odaklanma sürelerini arttırır. Tüm görevler, çocukların yaş özellikleri dikkate alınarak tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92033</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95281b8d-860e-441f-a695-8bafbc260890.jpg</image:loc>
            <image:title>Zıt Kavramlar - Eğlenceli Öğretici Etkinlikler Serisi</image:title>
            <image:caption>Eğlenceli öğretici etkinlikler serisi erken öğrenmeyi destekleyen en önemli kaynaklardan biridir. Bu seride çocuğunuz renkleri, şekilleri, sayıları, zıt kavramları, sıcak ülkelerde yaşayan hayvanları tanıyıp ilginç etkinlikleri yaparak öğrenecektir.
 
Bu etkinlik serisinde çocuklar resim çizebilir, çıkartma yapıştırabilir, mantık bulmacalarını çözebilir ve labirentlerden geçerek eğlenceli öğretici aktiviteleri yapabilir.
 
Eğlenceli öğretici farklı aktiviteler yapmak çocukların dikkat ve odaklanma sürelerini arttırır. Tüm görevler, çocukların yaş özellikleri dikkate alınarak tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92034</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cec416bc-3f9f-45a7-b33a-db689201f9b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkler - Eğlenceli Öğretici Etkinlikler Serisi</image:title>
            <image:caption>Eğlenceli öğretici etkinlikler serisi erken öğrenmeyi destekleyen en önemli kaynaklardan biridir. Bu seride çocuğunuz renkleri, şekilleri, sayıları, zıt kavramları, sıcak ülkelerde yaşayan hayvanları tanıyıp ilginç etkinlikleri yaparak öğrenecektir.
 
Bu etkinlik serisinde çocuklar resim çizebilir, çıkartma yapıştırabilir, mantık bulmacalarını çözebilir ve labirentlerden geçerek eğlenceli öğretici aktiviteleri yapabilir.
 
Eğlenceli öğretici farklı aktiviteler yapmak çocukların dikkat ve odaklanma sürelerini arttırır. Tüm görevler, çocukların yaş özellikleri dikkate alınarak tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92035</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72480481-3a58-40d2-951c-6998ff3515c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimli Temalarla İngilizce İlk Kelimelerim 3 - Benim Bahçem</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun İngilizce yeni kelimeler öğrenmesine katkı sağlamak için hazırlanan ses destekli ve çıkartmalı ‘‘Resimli Temalarla İngilizce İlk Kelimelerim’’ serisi İngilizce kelimeleri kolay ve hızlı öğrenmek için bir rehber niteliği taşır. Bu kitaptaki etkinlikler çocuğunuzun merak ve keşfetme duygusunu ortaya çıkarır ve İngilizce kelimeleri eğlenerek öğrenmesine katkı sağlar. Çıkartmalarla oynayarak öğrenmek 
eğlenceli ve heyecan verici!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92037</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ea57302-d051-4bd8-a204-e388019284d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimli Temalarla İngilizce İlk Kelimelerim 5 - Sebze ve Meyveler</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun İngilizce yeni kelimeler öğrenmesine katkı sağlamak için hazırlanan ses destekli ve çıkartmalı ‘‘Resimli Temalarla İngilizce İlk Kelimelerim’’ serisi İngilizce kelimeleri kolay ve hızlı öğrenmek için bir rehber niteliği taşır. Bu kitaptaki etkinlikler çocuğunuzun merak ve keşfetme duygusunu ortaya çıkarır ve İngilizce kelimeleri eğlenerek öğrenmesine katkı sağlar. Çıkartmalarla oynayarak öğrenmek 
eğlenceli ve heyecan verici!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92038</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31e142b0-3db4-4161-ab83-3210bb263456.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimli Temalarla İngilizce İlk Kelimelerim 6 - Benim Şehrim</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun İngilizce yeni kelimeler öğrenmesine katkı sağlamak için hazırlanan ses destekli ve çıkartmalı ‘‘Resimli Temalarla İngilizce İlk Kelimelerim’’ serisi İngilizce kelimeleri kolay ve hızlı öğrenmek için bir rehber niteliği taşır. Bu kitaptaki etkinlikler çocuğunuzun merak ve keşfetme duygusunu ortaya çıkarır ve İngilizce kelimeleri eğlenerek öğrenmesine katkı sağlar. Çıkartmalarla oynayarak öğrenmek 
eğlenceli ve heyecan verici!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92039</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9afd4acd-fd5e-4e37-aa7b-39e251ba6043.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimli Temalarla İngilizce İlk Kelimelerim 7 - Mevsimler</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun İngilizce yeni kelimeler öğrenmesine katkı sağlamak için hazırlanan ses destekli ve çıkartmalı ‘‘Resimli Temalarla İngilizce İlk Kelimelerim’’ serisi İngilizce kelimeleri kolay ve hızlı öğrenmek için bir rehber niteliği taşır. Bu kitaptaki etkinlikler çocuğunuzun merak ve keşfetme duygusunu ortaya çıkarır ve İngilizce kelimeleri eğlenerek öğrenmesine katkı sağlar. Çıkartmalarla oynayarak öğrenmek 
eğlenceli ve heyecan verici!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92040</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d55653ed-14ff-48d9-859b-616e9c58a759.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimli Temalarla İngilizce İlk Kelimelerim 8 - Hayvanat Bahçesi</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun İngilizce yeni kelimeler öğrenmesine katkı sağlamak için hazırlanan ses destekli ve çıkartmalı ‘‘Resimli Temalarla İngilizce İlk Kelimelerim’’ serisi İngilizce kelimeleri kolay ve hızlı öğrenmek için bir rehber niteliği taşır. Bu kitaptaki etkinlikler çocuğunuzun merak ve keşfetme duygusunu ortaya çıkarır ve İngilizce kelimeleri eğlenerek öğrenmesine katkı sağlar. Çıkartmalarla oynayarak öğrenmek 
eğlenceli ve heyecan verici!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92041</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44f7d1f3-be15-4a04-b1a4-6d5c42fb1073.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimli Temalarla İngilizce İlk Kelimelerim 9 - Doğada</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun İngilizce yeni kelimeler öğrenmesine katkı sağlamak için hazırlanan ses destekli ve çıkartmalı ‘‘Resimli Temalarla İngilizce İlk Kelimelerim’’ serisi İngilizce kelimeleri kolay ve hızlı öğrenmek için bir rehber niteliği taşır. Bu kitaptaki etkinlikler çocuğunuzun merak ve keşfetme duygusunu ortaya çıkarır ve İngilizce kelimeleri eğlenerek öğrenmesine katkı sağlar. Çıkartmalarla oynayarak öğrenmek 
eğlenceli ve heyecan verici!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92042</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bde4ea6-cd94-4da6-9503-c96c2c4e54bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimli Temalarla İngilizce İlk Kelimelerim 10 - Orman Hayvanları</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun İngilizce yeni kelimeler öğrenmesine katkı sağlamak için hazırlanan ses destekli ve çıkartmalı ‘‘Resimli Temalarla İngilizce İlk Kelimelerim’’ serisi İngilizce kelimeleri kolay ve hızlı öğrenmek için bir rehber niteliği taşır. Bu kitaptaki etkinlikler çocuğunuzun merak ve keşfetme duygusunu ortaya çıkarır ve İngilizce kelimeleri eğlenerek öğrenmesine katkı sağlar. Çıkartmalarla oynayarak öğrenmek 
eğlenceli ve heyecan verici!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92043</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da706730-5b14-4afb-9256-811a5566ee45.jpg</image:loc>
            <image:title>Lüzumsuz Adam (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“[Sait Faik’e] geceleri sinemalarda rastlardım. Tanışmazdık. Sinemanın ön sıralarına oturur, koltuğuna iyice gömülürdü. Koyu yeşil bir pardösüsü, çok dar kenarlı, kafasının biraz üstünde kalan kahverengi bir şapkası vardı. Sinema dönüşü dalgın, Beyoğlu’nun gece yarısı kalabalığına dalar, çeker giderdi. Sinemada bulunanlar arasında bu gedikli birinci mevki müşterisinin yazısını okuyan var mıdır acaba, diye çok düşünmüşümdür. Kuşkusuz, yoktu. Sait Faik, edebiyattan hoşlanacak bir okur topluluğunu hazır bulan talihli yazarlardan değildi. Okurunu yetiştiren, eğiten, okuruyla birlikte oluşan bir yazardı. Gerçek talihinin de bu olduğu söylenemez miydi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92044</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbaa9175-e5b9-4e58-a03b-9b6ed1d0f9be.jpg</image:loc>
            <image:title>Okulun En Küçük Balığı</image:title>
            <image:caption>Küçük Balık, okulun en küçük balığıydı. Arkadaşlarına yetişemiyor ve hep geride kalıyordu. 
Bir gün mercan kayalığına giden arkadaşlarını takip eden Küçük Balık, küçük olmanın ne kadar işe yaradığını keşfetti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92045</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c5f2735-770e-4866-b8bd-17a4ccdaf7fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarçın İle En İyi Arkadaşları</image:title>
            <image:caption>Tarçın, en iyi arkadaşlarıyla birlikte deniz kenarına gidip çadır kuracaktı. Her şey yolunda gidiyordu, ancak birçok sorunla karşılaştılar. 
Dünyanın en iyi dostları çabuk pes etmediler ve bu sorunlara hemen çözüm buldular. Arkadaşlık da bunu gerektirmez mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92046</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5415fdc9-e8ff-4d9d-9851-7b02045c0ca6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavru Hayvanlar Nasıl Uyur?</image:title>
            <image:caption>Yavru kuş uyumadan önce penguenleri saydı: 1, 2, 3 
Yavru penguen uyumadan önce zebraları saydı: 1, 2, 3, 4 
Yavru zebra uyumadan önce rakunları saydı: 1, 2, 3, 4, 5 
Peki sen uyumadan önce ne sayacaksın? Çocukları uyku öncesinde gülümsetecek bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92047</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c26a72b1-540e-41be-a497-68dc18cdb387.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaya Şans Peşinde</image:title>
            <image:caption>Yaya, şanssız olduğunu düşünen babasına şans bulmak için ormanda yollara düştü. Önce Sincap Hanım’a gitti, sonra tavşanlara. Bulamayınca yoluna devam etti ve neredeyse her gördüğüne sordu. Yaya aradığı şansı nerede bulacak acaba? 
Şans bulmak için uzaklara gitmek gerekmediğini anlatan sıcacık bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92048</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20748b7f-a56f-4d65-bc2e-55d35d9e1422.jpg</image:loc>
            <image:title>Birlikteyiz Her Zaman</image:title>
            <image:caption>Defne, köpeği Pofi’yle birlikte oyun oynamayı, hoplayıp zıplamayı, doğada keşifler yapmayı ve ona sırlarını anlatmayı çok seviyordu. Defne, üzgün veya hasta olduğunda da Pofi onun yanından hiç ayrılmıyor, tüm sevgisini gösteriyordu. 
Hayvan dostlarımızın hayatımızı ne kadar güzelleştirebileceğini anlatan sıcacık bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92049</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0116774-43f2-4f6a-bf8e-bd54c47e773f.jpg</image:loc>
            <image:title>Afyon Mutfağından Dünya Mutfağına Lezzet Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Gelenekselle çağdaş mutfağı buluşturan yemek kitabı...
“Yılların birikimiyle yöresel ürünleri gerek sofralara gelecek mamul olarak, gerekse işletmelerinde yemek olarak sunmak yöre üretici ve esnafının marifeti haline gelmiş Afyonkarahisar’da. Bu kültürün gelişmesinde kentin asırlardır seyyahların buluşma noktası olmasının büyük etkisi var. Eskinin İpek Yolu kervanlarından bugünün gezginlerine Afyon kenti, bir soluklanma durağı olmuş, yöreye her seyyah heybesinden bir şeyler bırakmış ve bir şeyler almıştır.
İşte bu kitapta yüzyıllardır ayakta kalmayı başarmış, hiç sofralardan eksik olmamış, elden düşmemiş tariflere yer verdim. Damıtılarak zamana karşı büyük zaferler kazanmış bu vazgeçilmez lezzetlerin bazılarını olduğu gibi size aktarmayı, bazılarını da biraz günümüz alışkanlıklarına uyarlamayı hedefledim. Afyon’un en temel lezzetleri ve tariflerinin hepimizin sofrasını sık sık kolayca taçlandırabilmesi için kendi yorumumu katmayı uygun buldum. Kitapta vejeteryan ve vegan beslenmeye uygun onlarca özel tarif de bulabileceksiniz. İster hiç mutfağa girmemiş olun ister usta bir aşçı, bu kitapta size göre onlarca tarif bulacaksınız.”
Semen Öner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92050</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5229ff6-c549-4282-86de-32e3cb8cf614.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülü Sofra</image:title>
            <image:caption>“Önce tencerelerin karnı acıkır burada. İnsanlar susamadan sürahiler yanar susuzluktan. Tavalar sır döker tabaklara. Şişeler bardakları tutkuyla öperken kepçelerden kaşıklara arzu akar. Ekmeğin zevkini ilk sepetler çıkarır, yemeğinse çatal bıçaklar. Her gün düğün dernektir. Ne fırın yitirir hararetini, ne ocağın ateşi söner. Mutfak aşkla döndüğünden Sofra’nın tadına doyulmaz.” 
 
Burası Büyülü Sofra’ydı işte… 
Zekânın kuyusuna düşen Kleopatra, sureti haktan görünüp Allah’a cihad açan Yezid, iyileşme arzusundaki Gevher Sultan, dünyevi güce boyun eğen Ebussuud Efendi, nefsine zulmeden Drakula, gençlik hatalarını bir ömür taşıyacak olan Bayan Mao, hakikati ararken kendini yücelten Tolstoy, yeteneğinin kurbanı Camille Claudel, kaldıramayacağı ağırlıkları yüklenen Amy Winehouse ta Öteler’den gelmişlerdi adı gibi büyülü bu mekâna. Don Kişot da vicdanıyla oradaydı, ilahlık zannını eriten simyasıyla Yunus da… 
 
Nuriye Akman’dan bir denizin balıkları, yosunları, mercanları, incileri gibi muhabbette yüzen fantastik bir roman Büyülü Sofra…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92051</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fd47a9a-87c7-4c68-984b-2052f09b0bb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalan - Roman</image:title>
            <image:caption>Bir yazar için prestijli bir edebiyat ödülü almak, onun için bir dönüm noktası niteliği taşır. Romain Gary de Cennetin Kökleri eseriyle Goncourt Ödülü kazanarak dünya edebiyatında rüştünü ispat etmiş bir yazar olsa dahi bununla yetinmeyecektir. Ödülün ardından Fransız eleştirmenlerin, kendini tekrar ettiği iddiası üzerine yeni bir persona oluşturur ve Émile Ajar mahlasıyla yazmaya başlar.
Mevzuatının katılığıyla nam salmış bu ödülü mahlasla ikinci kez kazanarak edebiyat camiasını, eleştirmenleri ve okuru tarihe &quot;Ajar Olayı&quot; olarak geçecek bir aldatmacayla alt eden Gary&apos;nin, bu oyunda kendini yok ederek var edişine anbean tanıklık etmemizi sağlayan, yer yer otobiyografik bir &quot;-mış gibi yapma&quot; öyküsü ise Yalan-Roman&apos;da anlatılır.
Taklitler üzerine kurulu bir normalliğe uyum sağlamaya zorlayan düzenin ortasında sıkışıp kalmış nevrotik bir karakterin burjuva toplumdan öç alma mücadelesi, kaçılan gerçekliğin söylenen tüm yalanlardan daha çarpıcı olduğunu gözler önüne seriyor.
&quot;O oradaydı. Birisi, bir kimlik, ömür boyu tuzak, yokluğun varlığı, bir sakatlık, bir parçalanma, bir hakimiyet kuruyor, bana dönüşüyordu. Émile Ajar.
Kendimi canlandırmıştım.
Donup kalmış, yakalanmış, durdurulmuş, tutulmuş, köşeye sıkıştırılmıştım. Kısacası, vardım.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92052</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b74dcde-ffe1-4471-b9db-e950f34f7bbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Morfin</image:title>
            <image:caption>Modern Sovyet edebiyatının başyapıtlarından Usta ile Margarita&apos;nın yaratıcısı Mihail Bulgakov&apos;dan otobiyografik bir taşra panoraması: Morfin...
Taşrada zorunlu hizmetini tamamlayıp kente atanan Dr. Bomgard bir süre sonra halefi Dr. Palyakov&apos;dan bir mektup alır. Elindeki yalnızca bir mektup değil, tayga sendromuyla morfin sayesinde başa çıkmaya çalışan genç bir hekimin adım adım yıkıma sürüklenişinin çarpıcı anlatısıdır. Aynı coğrafyadaki iki meslektaşın haleti ruhiyeleri arasındaki uçurum, toplumsal birer temsile dönüşür.
Genç Bir Doktorun Anıları yapıtının günlük biçiminde el e alınan bu dokunaklı bölümü, hiciv ustası Bulgakov&apos;un eserlerini ürettiği döneme ayna tutar nitelikte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92053</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7454b21b-9e7c-445e-b8d9-439ce3ddc27f.jpg</image:loc>
            <image:title>Manşetlerden Gaipliğe: Bay-Bayan Kenan Çinili&apos;nin Evrak-ı Metrukesi</image:title>
            <image:caption>1935 yılının Nisan ayında görülmeye başlanan &quot;basit&quot; bir tehdit davası davalının cinsiyet kimliği nedeniyle ulusal basının derhal dikkatini çeker ve giderek bir skandala dönüştürülür.
Bugünün kavramlarıyla bir trans erkek ya da crossdresser olarak tanımlanabilecek davalı Kenan Çinili&apos;ye basın &quot;Erkek elbiseli kız&quot;, &quot;Erkek-Kız&quot;, &quot;Erkekleşen Kız&quot;, &quot;Bayan-Bay&quot; sıfatlarını yakıştırır, boy boy fotoğraflarını çekerek hatta şehir turu yaptırarak manşetlerden düşürmez. Kenan ise kendisi hakkında çizilmek istenen portreye giderek ayak uydurup &quot;garip&quot; bir kahramana, hatta polisiye bir hikâyenin gönüllü magazin figürüne dönüşür.
Bu yoğun ilgi sonunda nihayet çalkantılı hayatı &quot;Erkek Elbisesi Alt ında 26 Yıl&quot; başlıklı yazı dizisiyle tefrika dahi edilen, kimlik inşası ve iddiası hiçe sayılsa da yaşamını dilediğince sürdürmekten geri durmayan, lakin tefrikanın sonlanmasının ardından gazetelerde bir daha izine rastlanmayan Kenan&apos;ın anıları, basının sömürücü niteliğine dair bir ibret vesikası olarak da okunabilir.
Gölgede kalanların, unutulan ve unutturulanların peşinde tozlu sayfaları, arşivleri iğneyle kazan, &quot;öteki&quot;ler hakkında yazmayı sürdüren Serdar Soydan, Kenan Çinili&apos;nin evrak-ı metrukesini, dolayısıyla sesini 1930&apos;lardan bugüne taşıyarak ölümsüzleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92054</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1e78b70-ce3f-4fe2-b095-42c6d780aa07.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen</image:title>
            <image:caption>Zulmün ortasında, zindanın karasında, umudunu koğuşunu paylaştığı tek canlıya, çocukluk masallarıyla özdeşleştirdiği böceğe yükleyen bir mahpusun romanı: Sen.
Mehmed Uzun, geçmişi ve bugünü yalınkat bir üslupla buluşturduğu bu eserinde insanın dayanma gücünün sınırlarını zorlayan ıstırapları pastoral bir üsluba dönüştürüyor. Kürt dili, folkloru, mimarisi ve gelenekleri, hayata tutunulacak dallarda yeşeren ve Diyarbakır zindanlarının karanlığına ışık tutan kadim birer imge olarak romanda yer buluyor.
Beklenen umutlar, acı ve kederden sıyrılarak kendini gerçekleştiren kehanete evriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92055</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cea84d74-b3ae-4ed1-8c89-b534e38885df.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürt Edebiyatı Antolojisi</image:title>
            <image:caption>Yazdığı eserler kadar Kürt edebiyatının görünür kılınmasına, Kürtçenin güçlü sözlü geleneğinin yanı sıra yazılı bir dil olarak yaşamasına, gelişmesine ve ürünler vermesine yaptığı katkılarla anılan Mehmed Uzun, bu derlemeyle Türkiyeli okurlara Modern Kürt Edebiyatı&apos;nın kazandığı ivme hakkında bütünsel bir çerçeve çiziyor.
Kürt dili ve edebiyatının inşasında birliği sağlamayı hedefleyen ve onlarca entelektüelin desteğiyle derlenen Antolojiya Edebiyata Kurdî&apos;nin bu süzgeçten geçirilmiş Türkçe edisyonu Kürt kimliğine ve sosyolojik arka planına dair de yeni bir bakış açısı kazandırmayı hedefliyor.
Mehmed Uzun&apos;un binbir güçlüğü bertaraf ederek hazırladığı, şiir , öykü, roman kesitleri, piyes, denemelerden oluşan bu Kürt edebiyatı seçkisi, edebi türlere ve dönemlere merak duyanlar için bir kılavuz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92056</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ead3207-fc92-4353-ae4d-da2cb2a170b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürt Edebiyatına Giriş</image:title>
            <image:caption>Mehmed Uzun&apos;un Kürt Edebiyatına Giriş çalışması, geçmişten bugüne çeşitli politik gerekçelerle ortak bir lehçeye, hatta alfabeye kavuşamamış Kürtçeye ve gelişimi kesintiye uğramış Kürt edebiyatına dair bir başvuru kaynağı niteliğinde...
Uzun, yasaklanmış ancak yok edilememiş bir dilin sözlü kültürden yazılı edebiyata geçiş dönemine, Kürtçeye yönelik Sovyetler Birliği&apos;ndeki kurucu girişimlerden Irak, İran, Suriye ve Türkiye coğrafyasında filizlenen eserlere yolculuğunu, siyasal ve sosyopolitik bağlamlardan koparmaksızın sergilerken, Kürt dili ve edebiyatının geldiği noktayı anlayabilmek için geçmişe dair de bir projeksiyon tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92057</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fe1ff86-09fa-4263-842c-d622d2745272.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan ve Dünyası</image:title>
            <image:caption>Dünya gezegeni nasıl oluştu? Canlı yaşamın temeli nasıl atıldı? İnsan bu günkü haline hangi evrimsel süreçlerden geçerek geldi? İnsan özünde nedir? İnsan doğasına ilişkin nasıl bir bilgiye sahibiz? Dünya üzerinde hemen hemen bütün kültürlerde rastlanan “aşkınlık” ve “tanrı düşüncesinin” kaynağı nedir? Varoluş gerçeğimiz nedir? Hayatımızın bir anlamı var mı? İnsan psikolojisi varoluş gerçeği ile nasıl başa çıkıyor? Beyin nasıl çalışıyor? Zihin dünyadaki gerçekliği öznel bir gerçekliğe nasıl dönüştürüyor? Anlam denilen fenomen nedir ve zihin dünyayı nasıl anlamlandırıyor? Gerçekten sandığımız gibi özgür irademizle karar veren, seçimler yapan varlıklar mıyız? Zekâ nedir? Yapay zekâ insan zekâsından neleri ödünç alıyor? Tüm bu konuların bölüm bölüm incelendiği bu kitapta, kendinizi koca bir bilgi evreninin içinde bulacaksınız. Yaşamın başlangıcından yapay zekâya kadar uzanan bu yolculukta duyarlılığınız keskinleşecek, yeni öğrendiklerinizle hayata ve insana farklı bir bakış açısı ile bakma olanağına kavuşacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92058</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d85e93b9-75e0-446e-b8a2-fd37c2902645.jpg</image:loc>
            <image:title>İçeriden Biri</image:title>
            <image:caption>Lise yıllarından beri zihninde yarattığı illüzyon ile gerçek benliği arasında bir çıkmaza sürüklenen Deniz’in kendisiyle savaşı, gördüğü halüsinasyonlara artık dayanamayıp annesine anlatmasıyla başlamıştı. Ardından gelen psikolog seansları ve hipnoz ise ona bambaşka bir dünyanın kapılarını aralamıştı…
“Bazen kendimi iki ayrı insan sanıyorum. Birbirine karşı vaziyet almış iki ayrı insan. Birinin yaptığını öbürü bozuyor gibi geliyor bana.”
Şimdiki zamanla geçmiş arasında kurulan pamuk ipliğine bağlı bu köprüde travmatik olaylarla yaşamak, Deniz Avukat’ın hayatını nasıl etkileyecekti? Bu bilinçaltı yansımaları ve halüsinasyonlar, gerçek hayatta neye mal olacaktı? Deniz’in kendisiyle olan savaşında kazanan hangi taraf olacaktı? Kendisi mi yoksa bilinçaltının doğurduğu yeni bir “ben” mi?
Travmayı keşfetme ve çözüm sürecinde her karakterin kendi ağzından anlattığı olaylarla bambaşka bakış açıları yakalayabileceğiniz serinin bu ilk kitabında, her zaferin içinde bir yenilgi, her yenilginin içinde de bir zafer olduğunu göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92059</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51a7f221-553f-43b8-96ad-57804339d46c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dişim Gıdıklanıyor</image:title>
            <image:caption>Doktor; “Bak şimdi bu alet, dişlerindeki mikropları temizleyecek, sakın korkma!
‘Aaaaaa’ de bakalım, kocaman aç ağzını!” dedi ve “Bzzzzzzzzzt” diye ses çıkaran aletle yaklaşmaya başladı.
Ege gözlerini kapattı ve sonra gülmeye başladı. Bu şey dişini gıdıklıyordu sanki. ‘Bzzzzt, bzzzzt, bzzzzzzzt…’
“Bitti bile!” dedi doktor. Mikroplar kolayca temizlenmişti.
Sonra dişine renkli bir hamur koyacağını söyledi ve işte bu da oldu!
Ege o arada televizyondan çizgi film bile izlemişti.
Hiç de korktuğu gibi olmamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92060</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70fe60cb-1965-4a7a-b82a-af12fff65d09.jpg</image:loc>
            <image:title>Olgunluk Çağı Üçlemesi</image:title>
            <image:caption>Bir ilişkinin dinamiklerinin ve zıvanadan çıkışının bireysel tanıklıklarla anlatımı olarak başlayan (Balığın Esir Düştüğü Yer); bir ülkedeki devrim hareketinin “belgesel”ine dönüşen (Sönmemiş Kireç); yüzyıllar boyunca dünyanın kaderini yönlendirmeye çalışan bir grubun galaksilerarası mücadelesinin tutanakları şekline bürünüp sonlanan (Oyun İmparatorluğu) bir distopya: 
Olgunluk Çağı Üçlemesi. 
  Gelecek zamanda geçen ama bilimkurgu olmayan bu üçlemede Cem Akaş, mikroskobik bakıştan teleskobik bakışa bir dizi mercek değişimi kullanarak, taze bir dil ve alışılmadık bir kurguyla gergin ve karanlık bir dünya yaratıyor. İkinci binyılın sonunda yazılan Olgunluk Çağı Üçlemesi, üçüncü binyılın saplantısı haline gelecek soruyu öngörüyor: Görünen, ne kadar gerçek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92061</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3b06ba3-5998-4e41-a838-f14a983e4702.jpg</image:loc>
            <image:title>Lavinia</image:title>
            <image:caption>Aykırı, bohem, cesur, bağımsız, sosyalist ve idealist. Âşıkları; Mérimée, Musset, Chopin… Hayranları; Flaubert, Proust, Balzac… 19. yüzyıl Fransa’sının en ünlü kadın yazarı George Sand aynı zamanda büyük kitlelere hitap eden ilk kadın yazar. 
 
Lavinia ve Markiz de yine kural tanımazlığıyla, yaşadığı çağın geleneklerine karşı çıkarak kadın karakterleri hikâyesinin anlatıcısı yapan Sand’ın bu derlemedeki iki novellasının adları. Çok iyi tanıdığı Fransız toplumunu, kadınlara biçilen kısıtlayıcı rolleri, karşılaştıkları adaletsizlikleri alabildiğine yeren Sand bu kez eli daha da yükseltiyor; novellanın birinde karakterine o zamanlar fazlasıyla cüretkâr sayılan üçüncü bir seçenek sunuyor, diğerinde ise bir erkeği arzu nesnesine dönüştürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92062</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f0d1115-f97d-40d9-a10f-311eb700d9ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüya</image:title>
            <image:caption>Klasik Rus edebiyatının unutulmaz yazarı Turgenyev çağdaşlarından bütünüyle farklı bir yol izledi, yaşadığı dönemde Avrupa kültürüne ve bakış açısına daha yakın bir tavır sergiledi. Dönemin ünlü eleştirmeni Belinski’den büyük destek gören Turgenyev uluslararası üne kavuşan ilk Rus yazar oldu. 
Daha sonra kaleme alacağı büyük yapıtların habercisi olan öyküleri yazarın edebî kariyerinde çok ayrı bir öneme sahiptir. İki öyküden oluşan bu derlemenin ilk öyküsü Şçigrovsklu Hamlet siyasi haksızlıklar nedeniyle ülkeyi terk etmek zorunda kalan, yaşamları baskı altında geçen Rus soylu aydınlarının yazgısına odaklanır. Yoğun olarak mistisizm ve fantazmagori içeren ikinci öykü Rüya ise Rus edebiyatında bu türdeki ilk örneklerden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92063</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7163584-4a5a-41fd-956f-c8f309e8ca9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Öpüş</image:title>
            <image:caption>Haçdağı köyünde bir gece jandarma karakolu basıldıktan sonra civardaki bütün köylüler ikindi olur olmaz kapılarını kapamayı itiyat edinmişlerdi. Halbuki henüz kış değildi ve Akviran tepelerine soğuk yalnız kar ve tipiyle gelmez, kurt sürüleriyle beraber uğrardı. Onun için olacak ki eşkıyalarla başa çıkamayan köylüler, hiçbir yıl kışın erken geldiğini istemezken bu sefer eylül sonuna doğru Akviran’ı bir kar kıyametin kapamasını bekliyorlar, ‘Eşkıyaları ancak kurtlar temizleyebilir,’ diyorlardı. Bir sabah ağıl kapılarını örten bir kar tabakasına tesadüf ederlerse bütün bir kışı ocak başında geçirmeye razı olacaklardı. Fakat eşkıyalar aç kalıp da bu sefer Akviran’a kadar sarkarlarsa!” 
 
Öykücülüğümüzün en kendine has isimlerinden Kenan Hulusi Koray’ın uzun öyküsü Son Öpüş, kırsala, doğaya ve aşka dair çarpıcı bir metin. 
 
Kuşakları etkilemiş romanlar, ufuk açıcı öyküler, ezberlere kazınmış şiirler… Gazetelerde kalmış söyleşiler, gezi yazıları, denemeler, makaleler… Edebiyatımızın farklı dönemlerinden, iz bırakan metinler Kısa Miras’la bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92064</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbaee314-9abc-4742-a76c-338944acb5ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski İstanbul Akşamcıları</image:title>
            <image:caption>“‘Bey oğlum, niçin içtiğimi, sarhoşluktan ne bulduğumu, ne beklediğimi soruyorsunuz. Eski gençlik hatıralarımı unutmamak, daima onları gözümün önünde canlandırmak, gençlik hayatımı, hayalen olsun şimdi de yaşamak için içiyorum.’ 
‘İçince demek kendinizi hayale kaptırıyorsunuz?’ 
‘Kim kaptırmıyor ki? 
İçenlerin hepsi de kaptırır.’ 
‘Demek gözünüz gönlünüz hâlâ gençlikte?’ 
‘Kimin değil ki, içenlerin hangisinin değil ki…’” 
 
Meyhane masaları, âlemler, âlemciler, kabadayılar... 
Osman Cemal Kaygılı, geçmişte kalmış bir İstanbul&apos;un farklı yüzlerini anlatıyor. 
  Kuşakları etkilemiş romanlar, ufuk açıcı öyküler, ezberlere kazınmış şiirler… Gazetelerde kalmış söyleşiler, gezi yazıları, denemeler, makaleler… Edebiyatımızın farklı dönemlerinden, iz bırakan metinler Kısa Miras’la bir araya geliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92065</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06f33f80-5a92-4c8f-8a19-c2339fc613cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimliksiz</image:title>
            <image:caption>Kendi kurduğu krallığın içinde kimseye güvenmeden yaşamayı öğrenen Deryal Yiğit, çizdiği sınırlardan içeri başkalarını sokmayan bir adamdır. Tehlikeden korkmaktansa tehlikenin ta kendisi olmayı seçmiştir uzun zaman önce ve böyle bir hayatın içinde kimseye yer yoktur. Ancak bir gece, barından içeri giren Burcu’yla birlikte, kurallardan ördüğü duvara ilk darbenin indiğini fark eder. Burcu’nun kendisine doğru attığı her adımla, Deryal de ona yakınlaşır ve kısa bir süre sonra, kendine çizdiği o sınırların dışına çıktığını anlar. Burcu, Deryal’in, o güne kadar ihtiyaç duyduğunu bile bilmediği her şeydir. Karanlık dünyasına kabul ettiği tek ışıktır. Ancak onu yakıp kavuracak olan da yine o’dur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92066</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6ab91cb-c382-4cd8-8404-c3161d9cfdac.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbim Sende Kalmış</image:title>
            <image:caption>Birbirlerini çocukluklarından beri tanıyan iki gençtir Ali ve Arya. Babalarının sıkı dost olması, ikisinin de hayatını çözülemeyecek bir düğümle birbirine bağlamıştır. Önce zorunluluktan başlamıştır bu ilişki. Ali, kendisine emanet edilen baş belasıyla vakit geçirmekten pek memnun değildir. Arya da kendisine göz kulak olma işini fazlasıyla abartan bay ukalayla.
Sonra her şey değişir. Didişmeler arkadaşlığa, zorunluluklar vazgeçilmeze dönüşmüştür farkında olmadan. Birbirlerinin en yakın arkadaşı hatta sırdaşı olmuştur artık Ali ve Arya.
Zaman geçer, kendileri gibi duyguları da büyür. İmkânsızdır istenen ama vazgeçmek, istenenden daha da imkansızdır.
Evet, belki zordur onlar için…
ama aynı ritimle atıyorsa iki kalp, belki de her şey mümkündür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92067</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6aff9613-0dab-4c66-b0d7-7b8535a843ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Sesini Biraz Açabilir miyim?</image:title>
            <image:caption>Serbülent Şengün, çocukluğunu 1980’li yıllarda geçiren birçok yaşıtı gibi Amerika ve Sovyetler Birliği arasında iki kutba bölünmüş bir dünyada doğan, zamanla bu kutuplardan birinin ortadan kalkıp dünyanın “küreselleşmesine” tanık olan biri. Onu yaşıtlarından farklı kılan önemli bir özelliğiyse çocukluğundan lise döneminin sonuna kadar dört ülke, altı şehir, yedi okul değiştirmiş olması: Stockholm, Ankara, Tel-Aviv, İstanbul, Gümülcine, Nürnberg. Birbirinden farklı birçok kültürle ve yaşam biçimiyle hemhal olan Şengün, küreselleşme öncesindeki dünyanın hikâyesini dönemin saç modelleri, giyim kuşam modaları, film ve dizileri, kahramanları, popüler eşyaları, spor etkinlikleri ve esas olarak bir tür müzikal tanıklık üzerinden aktarıyor.
Sesini Biraz Açabilir miyim? sadece çocukluğun ve ergenliğin renkli, neşeli, yer yer hüzünlü dünyasını aktarmakla kalmıyor okuru keyifli bir dünya tarihi yolculuğuna da davet ediyor.
Üstelik karekodlar sayesinde, kitabı okurken dinleyebileceğiniz zengin bir müzikli yolculuk eşliğinde..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92068</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6066447c-add7-4207-a9e4-1441b360e44e.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşeli Etkinlikler - Eğitici-Öğretici</image:title>
            <image:caption>Neşeli Sayılar ile çocuklarınız hem eğlenecek hem de öğrenecek.
Okul öncesi temel beceriler
Çok yönlü düşünebilme
Sayıları yazma, tanıma ve okuma
Kalem kullanma becerisi
El- göz koordinasyonunu geliştirme
Görsel algı çalışmaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92069</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5f06b72-7bcc-4538-823b-15c1dd1568a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşeli Sayılar - Eğitici-Öğretici</image:title>
            <image:caption>Neşeli Sayılar ile çocuklarınız hem eğlenecek hem de öğrenecek.
Okul öncesi temel beceriler
Çok yönlü düşünebilme
Sayıları yazma, tanıma ve okuma
Kalem kullanma becerisi
El- göz koordinasyonunu geliştirme
Görsel algı çalışmaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92070</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58d918a0-9d0a-4251-901a-a3244be134a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkler-Şekiller - Süper Etkinlikler</image:title>
            <image:caption>Süper Etkinlikler ile çocuklarınız hem eğlenecek hem de etkinliklerle öğrenecek.
Renkleri tanı
Şekilleri çiz
Çizgileri birleştir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92071</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ec47e9b-faa4-4650-891a-d4dd822193ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Noktaları Birleştir - Süper Etkinlikler</image:title>
            <image:caption>Süper Etkinlikler ile çocuklarınız hem eğlenecek hem de etkinliklerle öğrenecek.
Noktaları birleştirerek resimler çizecek
Sayıları takip ederek sıralamaları çözecek
Resimleri boyayarak eğlenecek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92072</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d0ef5f0-34fb-4599-ba8b-f452c1a01d9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Cengiz Han’a Küsen Bulut</image:title>
            <image:caption>“Güç yozlaştırır, mutlak güç mutlak yozlaştırır!” Cengiz Han’a Küsen Bulut, büyük usta Cengiz Aytmatov’un olgunluk döneminin en güzel yapıtlarından biri, belki de en güzelidir. Bir yandan adaletsizliğin, totalitarizmin ve mutlak güç talebinin nihai sonuçlarını ve yarattığı emsalsiz tahribatı, bir yandan da her sonun bir başlangıç olduğunu, umudun direnmek demek olduğunu son derece edebi ve estetik bir biçimde anlatır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92073</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a344e6e5-081c-40f5-8e14-8426a308e4d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma Katolikliği ve Politik Form</image:title>
            <image:caption>Alman siyaset kuramcısı Carl Schmitt, bu eserinde, Roma Katolik Kilisesi’ni tarih üstü/tarih ötesi dinî rolü ve daveti açısından değil, Roma sonrası Avrupa tarihinde işgal ettiği siyasi kudreti itibariyle ele alıyor. Üzerinde yoğunlaştığı tarihi devir, Protestan ve Püriten fırkaların ona muhalefetini tevarüs eden seküler politik ve ekonomik aktörler lehine güç kaybettiği “modern zamanlar”dır. Bu eserin en can alıcı tespiti olarak, kapitalist ekonomi çağında sermayedar patronun ve ona muhalif proleterin ekonomi merkezli dünya tasavvurları dikkat çekiyor. Schmitt bu çalışmasında, makinenin geleneksizliğini, Protestan tüccarın yersiz-yurtsuzluğunu, hususî mülkiyeti teminat altına alan şahıs hukukunun amme hukukuna galebesini, dinî tecrübenin ve itikadın şahsileşmesiyle her şeyi hususîleştiren kapitalist hayat tarzının irtibatını; Roma Katolik Kilisesinin hâkim olmadığı bir dünyanın tezahürleri olarak meseleleştiriyor. Roma Katolikliği ve Politik Form, her ne kadar Katoliklik-Protestanlık ekseninde başlı başına bir Avrupa tarihi tartışması gibi gözükse de son devir Türkiye tarihinde birbirine zıtmış görüntüsü veren siyasî/fikrî fırkalar hakkında da bizi bir değerlendirme yapmaya sürüklüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92074</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dc16c19-bf31-401e-9ac3-3e16d7285914.jpg</image:loc>
            <image:title>Geç Osmanlı Dönemi Romanlarında Şair ve Şiir</image:title>
            <image:caption>Şairlerin karakterleri, hayat tarzları, hayal dünyaları her daim ilgi çekmiş, pek çok araştırmanın konusu olmuştur. Şairler, sadece inceleme ve araştırma kitaplarında değil; roman, hikâye gibi kurmaca eserlerde de kendisine yer edinmiştir. İşte bu kitap şaire ve şiire odaklanan romanların kitabıdır. Geç Osmanlı dönemi romanlarının tüm şair kahramanları, melankolik ya da vatanperver şairler, rind-meşrep şairler ya da geleneğe sadık Divan şairleri ve hatta romantiklerin başarısız taklitçileri, yani müteşairler bu kitapta karşınıza çıkar. Şairlerin şiiri nasıl tanımladığı, Divan, Halk ve Batı şiirine yaklaşımları, dönemlerinin poetik meseleleri, şiirlerini söyleme sancıları, bu zorlu merhalelerin delilik ve narsisizmle olan yakınlığı, bu kitapta yer bulur. Bahanur Garan Gökşen’in bu araştırma eseri, Tanzimat romanı Cezmi’den Cumhuriyet’in ilk yılında yayımlanan Karanfil ve Yasemin ile Zâniyeler’e kadar çeşitli romanlardaki şair izlerinin peşine düşüyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92075</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72ba3e2d-b459-4c7c-9729-e1f444de68da.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Altında Süslü Kostüm Geçidi</image:title>
            <image:caption>Bazen cesur olmak zordur. Bazen bir his, seni ele geçirir. Bazen sadece henüz hazır değilsindir. 
O gün gelene dek... 
Bu kitap, Alfie ve şapkası küçük kendisi büyük bir ahtapotun hikâyesini renkli ve dinamik görseller eşliğinde anlatıyor. Öyle bir hikâye ki henüz sadece duvar kâğıdındaki kovboylar biliyor. Şimdilik…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92076</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3696575d-7e50-49ec-95d4-32287316893e.jpg</image:loc>
            <image:title>Rasyonalitenin Farklı Yüzleri</image:title>
            <image:caption>Rasyonalite, düşünce ve davranışların her yerde belirli ölçütler çerçevesinde değerlendirilebileceği, iyi tanımlanmış, insana dair evrensel bir olgu mudur? Yoksa rasyonel ve irrasyonel yalnızca kültürel yapıların bir ürünü müdür? Bu çalışma söz konusu iki seçeneğe bir alternatif sunuyor. Evrenselci tez, farklı zaman ve mekânlarda örneklerini bulabileceğimiz sağlıklı insan akıl yürütmelerinin çeşitliliğini göz ardı eder. Üstelik sıklıkla Avrupa merkezci bir önyargı sergiler. Aşırı görecilik ise karşılıklı olarak anlaşılmaz evrenlerde olduğumuz sonucuna varma tehlikesiyle yüz yüzedir. Çoğunlukla antik Yunan düşüncesinden miras aldığımız bazı kavramlar, özellikle Doğa ve Kültür, düz anlam ve metaforik anlam gibi ikilikler eleştirel olarak incelenmedikçe bahsettiğimiz problemler daha da derinleşir. Felsefeden bilişsel bilimlere birçok disiplinden beslenen bu kitap, rasyonel dediğimiz şeylerin heterojenliğine dair hem kadim (özellikle Yunan ve Çin) hem de modern toplumların bizlere neler öğretebileceğini araştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92077</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9be2bbf8-e5ea-4d0b-9b74-851d4456b1fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Şemsiyesi Altında</image:title>
            <image:caption>Korktuğun şey ne olursa olsun! Yaklaş bana, canım. Burada seni her zaman güvenle sarmalarım. Asla senden uzakta değil. Çünkü sevgi şemsiyemiz var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92078</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d7faaa1-6bd2-45f9-8542-77d6df87cece.jpg</image:loc>
            <image:title>Bal Gibi Tatlı Süt Gibi Şifalı Yün Gibi Sıcacık, 3’lü Set</image:title>
            <image:caption>Bal Gibi Tatlı 
 Süt Gibi Şifalı 
 Yün Gibi Sıcacık 
3’lü Set 
Doğa, tüm görkemiyle kollarını açıp bizi kucaklamaya hazırken çocuklarımıza bu bereketli sofranın lezzetlerini sunmalıyız. Güneşin doğuşuyla başlayan bir günün tazeliğini, kaldırımların dibinde biten minik otların yaşamımızı güzelleştirip renklendirdiğini fark edebilmek, modern dünyanın minik insanlarına derin bir soluk aldıracak. Bir canlının yaradılışındaki mucizevî detaylara tanıklık etmek, minik bedenlerin ruhunu okşayarak onlara şifa pınarından damlalar sunacak. Kent yaşamının hızlı ve monoton atmosferinden sıyrılıp yüzümüzü, tabiatın bekçileri hayvanlara dönmemizin zamanı geldi de geçiyor bile… 
 
Sevgili Çocuklar, 
Bal gibi tatlı bu öyküleri okuyarak; farklı olana duyduğumuz önyargının, hayatımızı renklendirmeye engel olduğunu anlayacaksınız. 
Süt gibi şifalı bu öykülerde; erken uyanmanın yaşamımıza bolluk kattığını, açgözlülüğün ilişkilerimize zarar verdiğini anlayarak ruhunuzu keşfedeceksiniz. 
Yün gibi sıcacık bu öykülerle; korkularınızı yenebileceğinizi, cesaretin bilgelikte gizlendiğini fark edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92079</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c37edf5d-49de-4e65-bec6-86162e920a85.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Orman Masalları 5’li Set</image:title>
            <image:caption>Kahramanlarını çocukların seçtiği bu masallar, bir çocuk kalbi hassasiyetiyle yazıldı. Onların gözünden tavşan, kaplumbağa, papağan, sincap, panda, mirket gibi sevimli kahramanlarımız ayrı ayrı yeteneklerini ortaya koydular. &quot;Ürkek, korkak bir tavşandan kral mı olur?&quot; demeyin. Bakın neler yapıyor… Çünkü resmin bütününe bakan çocuk kalbi, biz yetişkinlerin fark edemediği nice güzellikleri bulup önümüze koyuverir. İşte bu bakışı, çocuğun masum dünyasını yansıtmak amacıyla yazılan Mutlu Orman Masalları, aynı zamanda yetişkinlerin de keyifle okuyabileceği bir masal demetidir. 
 
Mutlu Orman Masalları’nı Neden Okumalı, Okutmalıyız? 
· Bizi biz yapan Anadolu&apos;nun mayası değerlerimizin çocuklarımız tarafından da özümsenmesi, kolay özdeşim kurabildikleri hayvanların yaşantılarıyla sunuluyor. 
· Dürüstlük, liyakat, farklılıklara saygı, yardımlaşma ve vefa gibi kadim Anadolu kültürü Dede Korkut Hikâyeleri’nden, Keloğlan Masalları’na kadar zengin kaynaklarımızdan beslenerek sevimli kahramanlarla çocuklarımıza aktarılıyor. 
· “Her çocuk özeldir” duyarlılığı ile yazılan bu masallarda bireyin toplum içinde varlığı, vazgeçilmezliği ve doğal yaşamın kıymeti kuvvetle vurgulanıyor. 
Bu yüzden Mutlu Orman Masalları, çocuklarımıza okumayı sevdirecek şiir tadında diliyle çok farklı bir pencere açıyor önümüze... 
PEDAGOG 
PSİKOLOJİK DANIŞMAN 
REHBER ÖĞRETMEN 
ÇOCUK GELİŞİMİ UZMANI 
ONAYLI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92080</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d556f42c-f934-4bd0-b110-bec41b018b5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçan İnekler</image:title>
            <image:caption>AŞK, KONUŞMA 
VE SUSMA BİLGELİĞİDİR! 
Herkesin aşk üzerine söyleyeceği, sesli, sessiz pek çok kelimesi vardır. Yazar, bu kelimeleri dünyanın en özgün kelimeleri olarak nitelendiriyor. Tüy gibi hafif, süzüle süzüle uçuşan, kâh yere vuran kâh göğe kaçan… O kelimelerin avcısı olarak kalemi eline almış Pelin Erdoğan ve diyor ki; 
“Âşık olmak, sevdiğine koşulsuz inanmaktır. 
Aşk, sevgililerden biri diğerine ‘Gökte uçan inekler var’ dediğinde 
o iki sevgilinin de gözlerini semaya dikip uçan inekleri izlemesidir.” 
Uçan İnekler, birbirlerinin gözlerinin içine bakarak konuşanların, birbirlerine kalbinin sesini duyuranların kitabıdır. Sınırlardan, bayraklardan, kurallardan bağımsız birbirine bağlanıp hayatı eşsiz güzelliğe boyayan sevda hikâyelerinden oluşuyor. 
Her hikâye ise okuyana bir sır veriyor. “Sır, her birimizin içindeki aşktır” diyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92081</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6aa7a907-3b65-478b-a69a-69d0538cb067.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Aşk Bir Ülke Bir Gece</image:title>
            <image:caption>Benim yakama geçiyordun, yakamı ilk defa bırakıyordu yalnızlık.
İkimiz de bir önceki asrın insanı olmakla, son insanlar olmakla bu aşka layık görüldük. Birbirimizle ödüllendirildik, çağcıl oyuncaklardan uzak durduğumuz için. Sosyal medya denen çöplükte elimizi ayağımızı kirletmeyişimize hiç girmiyorum bile... Son insanlar. Konuşmak için yan yana gelen. Bir kâğıt alıp vererek bilgiyi paylaşan, toprak ve taş üzerinde, kendi ayakları üstünde buluşan. 
Bir ırmak kıyısındaydın ilk gördüğümde seni. Bir ırmak kıyısına yakışıyordu duruşun. Karşıdaydın, benim ırmağımın kıyısında, tam karşımda. Suyun üstünde yürüyen İsa gibi geçtin benim yakama, ayakların ıslanmadan. Yere basmadan hiç ayakların. Bir semahta gibiydin, çark hareketini zihnim tamamlıyordu, büyük bir devran vardı yürüyüşünde, kanın damardaki deveranını andırıyordu. Sen yürüyordun, kan yürüyordu yeryüzünün kuruyan damarlarına, kalbimin aort damarına. Benim yakama geçiyordun, yakamı ilk defa bırakıyordu yalnızlık. Düşüyordu yakamdan bin bir şüphe. Sıyırıyordum yakamı ölümcül endişelerden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92082</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78a7d824-5e19-4dfc-b4d6-dcd3bc7b42f1.jpg</image:loc>
            <image:title>SüngerBob KarePantolon Gary Nerede?</image:title>
            <image:caption>SüngerBob rakette top zıplatma yarışmasında Pasaklı Baloncuk’u yenmeye o kadar odaklanmıştı ki, evcil salyangozu Gary’yi bir hafta boyunca beslemeyi unuttu! Bu yüzden Gary, eşyalarını toplayıp kendine yeni bir ev bulma zamanının geldiğine karar verdi. 
 
Gary, tatlı Büyükanne tarafından şımartılırken, SüngerBob şehrin her yerine kayıp salyangoz afişleri asıyordu. Çok geçmeden Gary, Büyükanne’nin onun mutluluğundan daha fazlasının peşinde olduğundan şüphelenmeye başladı. SüngerBob, Gary’yi çok geç olmadan kurtarabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92084</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40cb1ebd-d4af-474c-945a-7f28f77c0605.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvercin Hırsızı</image:title>
            <image:caption>Kitabımızın kahramanı Beken, çok zor bir karar vermekle karşı karşıyadır. 
Kanunda hükmü açıkça belli olsa da ve suçluyu hiç tanımasa da yaşadığı 
ikilem onun kararını zorlaştırır. Daha yolun başındayken sanki içine 
doğmuş gibi Huysuz Çınar’a sorar: 
“Hâkim ya da savcı olursam ve sen bir suçla karşıma gelirsen ne yapmalıyım?” 
“Hiç tereddütsüz kanundaki suçun karşılığı ne ise onu vermelisin!” 
“Ama ben sana ceza veremem ki!” 
“Hayır! Vermen gerekir çünkü bir devleti yıkmak iki kurumun dokusunun 
bozulması ile meydana gelir. Birisi eğitim sistemi diğeri ise hukuk 
sistemi.” 
“Peki avukat olursam Huysuz Çınar?” 
“Avukat olursan beni savunabilirsin ama savcı ya da hâkim olduğun 
takdirde kanunda ne yazıyorsa onu uygulaman gerekecek, çünkü eğitimsizlik 
eğitimsizliği, adaletsizlik adaletsizliği doğurur.” 
“Peki bunun ikilemini yaşarsam ne olacak?” 
“O zaman yaptığın işi derhal bırakmalısın çünkü kanunu uygulayacak 
cesaretin yoksa orada olmayı da hak etmiyorsun demektir.” 
Beken’in yokluk yüzünden hayatın dışına atılmak üzereyken hatta suçlular 
kervanına katılmak üzereyken değişen hayatını okurken sanki o, 
hemen yanınızdaymış gibi hissedeceksiniz. İşte bu his, hikâyenin sonunda 
Beken’in vermekte zorlandığı kararla ilgili sizi de derin düşüncelere 
daldıracak. 
“Peki şimdi Beken ne yapmalı?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92085</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0c4b29a-024c-4161-920e-ded933c7eaba.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiçliğin Kraliçesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tacın yıkımı ve tahtın mahvolması onun elinden olacak...Yalnızca onun kanı dökülünce yüce bir hükümdar yükselecek. 
 
Jude, Periler Diyarı’nın Kraliçesi olarak faniler dünyasında sürgünde ve hiçbir gücü yok ama kaybettiği her şeyi geri kazanmaya kararlı. Hayatı tehlikede olan ikiz kardeşi Taryn sayesinde şans yüzüne güler. Periler Diyarı’na geri dönmeli ve Cardan’a olan hisleriyle yüzleşmelidir. Ama Elfhame bıraktığından çok farklıdır, savaş kapıdadır ve eski düşmanları hiç olmadığı kadar güçlüdür. 
 
Ancak karanlık bir kehanet ortaya çıktığında Jude ilk fani Yüce Kraliçe olarak Periler Diyarı’nı ve sevdiklerini kurtarmak için canı pahasına savaşmak zorundadır! 
 
Çoksatan yazar Holly Black, merakla beklenen Peri Halkı Serisi’ne son noktayı muhteşem bir şekilde koyarken Jude’u korkunç bir seçim yapmaya zorluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92086</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54a6253a-bdb4-4032-9fc7-facf95d2c92d.jpg</image:loc>
            <image:title>Komünizm Sonrası Dönemde Orta Asya&apos;da İslamcılık</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM 
1.Metodolojik, Kuramsal ve Kavramsal Çerçeve 
1.1Metodolojik Çerçeve 
1.2.Kuramsal Çerçeve 
1.3.Kavramsal Çerçeve 
İKİNCİ BÖLÜM 
2.Orta Asya’da İslam ve Orta Asya Toplumlarında Müslümanlık 
2.1.Sovyetler Birliği Döneminden Önce Orta Asya 
2.2.Bolşevik Devrimi’nden II. Dünya Savaşı’na Kadar Orta Asya’da İslami Yapı ve Dini Kurumlar 
2.3.II. Dünya Savaşı’ndan Sovyetler Birliği’nin Dağılmasına Kadar Orta Asya’da Dini Yapı 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
3.Sovyetler Birliği Sonrası Dönemde Orta Asya’da Toplum, Devlet ve Uluslararası İlişkiler Açısından İslamcı Örgütler ve İslamcılık 
3.1.Bağımsızlığın Ardından Orta Asya Cumhuriyetlerinde Yaşanan Siyasal Gelişmeler ve İslamcılığın Toplumsal Hayata ve Politikaya Etkileri 
3.2.Orta Asya’daki İslamcı Örgütler 
3.3.Komünist Rejimin Mirası ile İslami Uyanış İkileminde ve Uluslararası İlişkiler Gündemi Olarak Orta Asya’da İslamcılık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92087</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11730085-670f-46ce-ada5-fa4c98559c2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım Can Kedimin Adı Cancan</image:title>
            <image:caption>Cancan benim o güne dek aldığım en harika doğum günü armağanıydı. Adını ben koydum; CANCAN dedim ona. Bir daha da hiç ayrılmadık. İkimiz beraberce öyle ilginç maceralar yaşadık ki sizlerle de paylaşmasam olmazdı! 
 
Türk edebiyatının usta kalemi Canan Tan Benim Adım Can, Kedimin Adı Cancan ile tüm okurlarını gülümsetiyor; hayvanlarla dostluğumuza dair ölümsüz bir anlatı sunuyor. 
 
CAN ile CANCAN’ın eğlenceli dünyasına hoş geldiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92088</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a44ed0a0-39dc-44ac-a89b-507bf9ae9894.jpg</image:loc>
            <image:title>Makedonya&apos;da Uluslararası Barış ve Güvenlik: Tarihsel Kurumsalcı Bir Analiz</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM 
Kuramsal ve Kavramsal Çerçeve Olarak Tarihsel Kurumsalcılık 
1Tarihsel Kurumsalcılığın Uluslararası İlişkiler Disiplini İçerisindeki Seyri 
2.Tarihsel Kurumsalcılığı Diğer Yaklaşımlardan Ayıran Unsurlar 
3.Tarihsel Kurumsalcı Geleneğin Anahtar Kavramları 
4.Tarihsel Kurumsalcı Literatürden Örnekler 
5.Tarihsel Kurumsalcı Çalışmalarda Öne Çıkan Gündemler 
6.Tarihsel Kurumsalcılığa Göre Uluslararası Sistemin Yapısı ve Kademeli Değişim Modelleri 
İKİNCİ BÖLÜM 
Makedonya Cumhuriyeti Özelinde Uluslararası Barış ve Güvenliği Tehdit Eden Unsurlar 
1.Yunanistan ile Yaşanan İsim Sorunu 
2.Makedonya Cumhuriyeti – Sırbistan İlişkileri Ekseninde Eski Yugoslavya’dan Kalan Sorunlar 
3.Makedonya Cumhuriyeti – Bulgaristan İlişkileri Ekseninde Ortaya Çıkan Anlaşmazlıklar ve Tartışmalar 
4.Makedonya Cumhuriyeti’ndeki Arnavut Azınlığın Arnavutluk Dış Politikasına Etkisi 
5.Makedonya Cumhuriyeti’nde Arnavut Azınlık Sorunu 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
Makedonya Cumhuriyeti Özelinde Uluslararası Barış ve Güvenliği Tesis Eden Unsurlar 
1.Birleşmiş Milletler Önleyici Konuşlandırma Gücü (UNPREDEP) 
2.NATO Operasyonları 
3. Avrupa Birliği Misyonları 
4.Ohrid Çerçeve Anlaşması ve Sonrasında Gerçekleştirilen Reformlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92090</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43a8d001-e56a-42f9-aa4b-653b4b5b4396.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Komşu Ülkelerle Göç Ve Sınır Politikaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.Türkiye – Bulgaristan Göç Yöntemi ve Sınır Güvenliği 
2.Göç ve Sınır Denkleminde Türk-Ermeni İlişkileri 
3.Ülkelerin Sinir Uçları Olarak Sınırlar ve Sınırın Jeopolitik Psikolojisi: İran Örneği 
6.Kıbrıs Sorununun Avrupalılaşması ve Türkiye – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İlişkilerinde Göç ve Sınır Konularının Değerlendirilmesi 
7.Türkiye-Rusya Federasyonu: Göç, Sınırlar ve Karadeniz 
8.Türkiye – Suriye Sınır Hattının Oluşum Süreci ve Sınır Güvenliği Politikalarının Göç Yönetimine Etkisi 
9.Yunanistan’ın Mültecilere ve Sığınmacılara Yönelik Sınır ve Koruma Politikaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92091</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a04cd172-3cf1-4731-bff2-c5867df9dfe9.jpg</image:loc>
            <image:title>Boethius Şimdi Biliyorum Hastalığınızın Ana Nedenini, Siz gerçek Doğanızı Unuttunuz</image:title>
            <image:caption>“Bedeniniz zindanda olabilir, yeter ki zihniniz özgür olsun.” 
  Akıl ve inanç çatışması insanlığın binlerce yıldır sürdürdüğü tartışmalardan biri olmuştur. Boëthius, bu iki kavramı uzlaştırmak için gayret gösteren ilk skolastik filozoftur. İnsanlığın düşünce körlüğü yaşadığı bir dönemde, antik düşüncenin ortaçağa aktarılmasında bir köprü olan Boëthius, Platon ve Aristoteles’in eserlerini Latinceye çevirmiştir. Bundan 1500 yıl öncesinde, zindanda işkence görürken dahi düşünmekten ve üretmekten vazgeçmemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92092</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9cc4470-1101-4e06-b60b-d42e08d9ebc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kerbela’da</image:title>
            <image:caption>“Lakin, gece-gündüz demeden bu yolda yürüyen canların Hüseyin sevgisini hala çözemedim. Bu gidişle
çözeceğimi de sanmıyorum. Neden mi? Çünkü, Kerbela 680 yılında oldu. O günden bugüne kimse çözemediyse,
bu canların aç, susuz, yorgun, uykusuz neden ve niçin gittiklerini çözeceğimi sanmıyorum. Bu bir sırdır. Bu sırra
ereyim dersen, yürüyerek çözeceksin; oturmakla değil. Çözüm her daim sokaktadır. Hak almakta. Hak alınır,
verilmez. Almak için de haksızın üstüne üstüne gideceksin. Ölsen de yitsen de... İşte buradakilerin yüzüne bakınca
o ifadeyi anlıyorum. Burada bu canlar da o yüzden yürüyorlar... Sırrı ifşa etmemek uğruna. Ki öyle gün gelir ki,
Hüseyin davası bu sırla ancak çözülür... Üstüne üstüne gideceksin unutma!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92093</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c571e7e9-ff7f-4e29-ac38-49fe02960120.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihte Yaşanmamış Olaylar</image:title>
            <image:caption>Portekizliler, ateş saçan sopalarla yola çıkınca eski Mısır’ın piramitlerini aydınlatıyor güneş. Kızılderililer, büyüleyici düşler görürken Çin Seddi’nde uzun bir koşuya çıkıyor genç adamlar. İvan Rubinoviç çar olurken meşhur Sicilya güllerinin peşine düşüyor Romalılar. Ülkü Tamer, geçmişin gümüş perdesini aralıyor ve gözlerini uzaklarda, insanlığın şarkısını söylediği topraklarda dolaştırıyor. Karlı Geyik’in düşünde gökten çiçek yağınca, “bir gün ışığı ötede” köylerin birinde yaşayan Oogna Mbuti’nin adı unutulup gidince, Mayalar’ın ırmak yatağı çakıllı yola dönünce, Babilliler ve Mısırlılar karşı karşıya gelince, Shakespeare, “Desdemona’nın babasını getirdim!” diye bağırınca; insanlığın ve uygarlıkların binyıllardır gizli kalmış “tarihi” gün yüzüne çıkıyor. Tarihte Yaşanmamış Olaylar, bir taraftan geçmişin hikâyesini anlatırken diğer taraftan da tarihin -büyük- hikâyesini sorguluyor. “Karşılığında ne vereceksin?” diye sordu. “Aydınlık günlerimi,” dedi Ateş Salkımı. “Ben ölünceye kadar mı?” “Hayır. Sen benden önce ölürsün. Ben ölünceye kadar. “</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92094</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc7629ec-e3c3-4d93-b292-dd75019e5dac.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkek</image:title>
            <image:caption>Tüm toplumlar çocuklarını kadın olmaya ve erkek olmaya dair çeşitli kurallarla büyütür. Bu kurallar arasında erkeklere düşen daima yıkım, saldırganlık ve gücünü ezici şekilde kullanmayı öğrenmek olur. Bugün içinde yaşadığımız dünya ve sistem, hepimize öğretilen bu erkekliğin eseri. Bu kurallar, yalnızca sistemin işlemeye devam etmesine ve güçlünün daha da güçlenmesine neden oluyor. 
Osho, Erkek: Erilin Ruhunu Yeniden Keşfetmek kitabında şimdiye kadar bize öğretilenlerin dışına nasıl çıkacağımızı anlatıyor ve erkek olmanın anlamına dair fikirlerini paylaşıyor. Bu kitabı güçlü bir dönüşüm çağrısı olarak da okuyabilirsiniz. 
Benim yeni insan vizyonum bir asidir, kendi orijinal özünü, orijinal yüzünü arayan bir insandır. Tüm maskeleri, tüm gösterişi, tüm ikiyüzlülüğü bırakmaya ve dünyaya gerçekte ne olduğunu göstermeye hazır olan bir insan. 
Yalnızca farkındalığa sahip bir adam eylem yapar, farkında olmayan bir adam tepki verir. Eylem özgürleştirir. Tepkinin değil, yanıtın hayatını yaşa. 
 
“Osho, 20. yüzyılın 1000 ilahından biri...” 
The Sunday Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92095</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0fdcc4a-27f0-42ff-9f49-3d6f4efe5ed8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazi Mustafa Kemal 1881-1958</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal Atatürk’ün 1881’de başlayan hayat yolculuğu sayesinde, “Hasta Adam” yatağından kalktı, bezgin bir ulus küllerinden doğdu. Onun kurduğu genç cumhuriyet birçok alanda yeniliğe sahne olurken kendisi 1938’de aramızdan ayrıldı. 
 Ertuğrul Uluerkan, Gazi Mustafa Kemal 1881-1958 adlı romanında Halaskâr Gazi 1958’e kadar yaşasaydı Türkiye’nin yol haritası nasıl değişirdi, Gazi’nin İkinci Dünya Savaşı’nda tavrı ne olurdu, savaş sonrasındaki kutuplaşmada Stalin’in, Churchill’in, Roosevelt’in karşısında daha güçlü duran bir Türkiye ile olaylar nasıl gelişirdi sorularına yanıtlar arıyor. Peki ya eğitim reformu, toprak reformu, ekonomi, sanayileşme hamleleri nasıl ilerlerdi? 
Dönemin gerçek kişilerini ve gerçek olaylarını ele almasıyla okura bir dönem belgeseli sunan roman, aynı zamanda güçlü bilim kadını Doktor Melek Nur Galiç, Atatürk’e muhalif politikacı Ahsen Yılmaz, Ankara’daki Gestapo ajanları gibi kurmaca karakterlerle de heyecanlı bir okuma serüveni yaşatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92096</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca6869a6-f7b5-4403-8752-841e7b7d913a.jpg</image:loc>
            <image:title>İnönü Döneminde Kemalizm</image:title>
            <image:caption>İnönü dönemi iki açıdan önemli bulunmaktadır: Birincisi, İnönü’nün Atatürk’ün siyasi halefi olması nedeniyledir. Bu durum, devamlı surette Atatürk ve İnönü dönemlerinin kıyaslanmasını beraberinde getirmiştir.Diğeri ise İnönü döneminin modern Türkiye tarihinin pek çok önemli dönemecini ve dolayısıyla oldukça kritik kararların alındığı bir zaman dilimini işaret etmesidir. 
Bu açıdan bakılınca İnönü dönemi, çeşitli taraflar için, modern Türkiye’yi tartışmak ve modern Türkiye üzerine sahip olunan tezleri somutlaştırmak için görünürde tarihsel ancak esasta siyasal bir arena olmuştur. 
Dr. Seçkin Çelik, bu çalışmada İnönü döneminde resmi ideolojideki (Kemalizm) sürekliliği ve değişimi ele almakta; devrimcilikten halkçılığa, cumhuriyetçilikten milliyetçiliğe Altı Ok ilkelerinin dönemsel karşılaştırmasını politik uygulamaları üzerinden incelemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92097</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc6708b4-7668-4f1b-94f5-198affc58ac2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilmediğimiz Çin</image:title>
            <image:caption>Çin’i hem biliyor ama hem de bilmiyoruz; çünkü Çin bize Batı medyası üzerinden haberlerle tanıtılıyor daha çok. Türk basınındaki Çin haberlerinin çoğunluğu Batı ajanslarının servis ettiği haberler. Bu durum Batı’nın Çin’e karşı psikolojik savaşına maruz bırakıyor kamuoyunu. Haliyle bu da Çin’in taraflı bilgilerle öğrenilmesine ve yanlış tanınmasına, sonuç olarak da Çin’e dair hatalı değerlendirmeler yapılmasına neden oluyor. 
Uzun yıllar Çin’de gazetecilik yapan Kamil Erdoğdu, “Bildiği Çin”i ve “Bilmediğimiz Çin”i yazdı. Batı’nın servis ettiği haberlerin perde arkasını ve gerçeği tarih tarih sıraladı. Böylece dünya ve Türk kamuoyunu Çin’e karşı etkileme hedefli büyük istihbarat savaşına mercek tuttu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92098</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/346642ac-61dc-435a-83aa-a4f1c7782da5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyucaklı Yusuf</image:title>
            <image:caption>“Hayatı olduğu gibi kabul etmeli ve ona ne bir şey ilave etmeli ne de bir şey eksiltmeli... Bazı şeyler vardır, canımızı sıkar; ‘Bu neden böyle? Böyle şeyleri dünyadan kaldırmalı!’ deriz. Bazı şeyler de mevcut değildir. İçimizden, bunların olmasını ister hatta bu uğurda çalışırız. İkisi de saçma ve faydasızdır. İnsan dediğin mahluk hiçbir şeyi değiştiremez.” 
 
Sabahattin Ali, 1936-1937 tarihleri arasında Tan gazetesinde tamamıyla tefrika edilen ilk romanı Kuyucaklı Yusuf’u Aydın’da cezaevinde kalırken tanıştığı Yusuf’un yaşadıklarından yola çıkarak yazmıştı. 1985 yılında sinemaya uyarlanan, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yüz temel eser arasında sayılan bu roman, eleştirmen Berna Moran’a göre batılılaşma sorununa değil de toplumsal yapıya dair olmasıyla da öncüdür.   
 
Yusuf dokuz yaşındayken, anne babasının katledilmesiyle öksüz kalır. Bu cinayeti soruşturmak için Kuyucak’a gelen Nazilli Kaymakamı çocuğa üzülür ve onu evlatlık alır. Yusuf yıllar içerisinde kaymakamın kızı Muazzez’e âşık olacak, onun onurunu korumak için karıştığı kavga, bu sert ama içten içe nahif gencin hayatını ne yazık ki altüst edecektir. 
 
Kuyucaklı Yusuf, 1910’ların Anadolu’sunda sınıf çatışmasına, cesarete dair, her şeye rağmen direnen aşkı anlatan bir klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92099</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2bcae4d-b098-4efc-8fd9-58492e93d222.jpg</image:loc>
            <image:title>Hangi Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>“Bir ağaç çiçek açtığında karada 
Ve yayın balığı inançla sıçrayıp 
Kısmetini yakaladığında hava
Güçlü zayıfı avı yapar sen beni 
Aslan ceylanı kartal sıçanı kapar 
Saldırıya geçtiğinde hayvan 
Yaralı bırakmaz avını 
Tüyler dikilmiş, sırt sertleşmiş 
Gerilmiş ayaklardaki tüm kaslar 
Depar. Pençe. Depar. Pençe. Depar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92100</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/091ac255-f5f0-4285-be1a-2cca90bce676.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Bir Kalbi Nasıl Onarırsın</image:title>
            <image:caption>Hepimizin kalbi kırılır. Sevdiğimiz birini kaybettikten sonra ya da bir ilişkinin son bulmasının ardından yas tutarız. Çaresizce zamanın iyileştirici gücüne inanırız. Günlerce, haftalarca, aylarca acı çekeriz. Yası sonlandırmanın çarelerini ararken bazen acıya tutunuruz, bazen onu yok saymaya çalışırız. Karmaşık bir ruh haliyle yoğun bir sisin içinde kayboluruz ve çıkış yolumuzu bulamayız.
Peki bu evrensel deneyim hakkında ne kadar az şey bildiğimizin farkında mıyız? Hep söylendiği gibi, gerçekten “zamanla geçer” mi?
Dr. Guy Winch, Kırık Bir Kalbi Nasıl Onarırsın’da ruh sağlığı alanındaki son dönem araştırma sonuçları ve uygulamalarla duygusal acıdan kurtulmanın reçetesini ve umudunu sunuyor, hızlıca iyileşmenin ve devam edebilmenin yollarını anlatıyor.
Zamanın insafına kalmayın. Bu kitap size zamandan daha iyi gelecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92101</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed492719-6696-49a4-a12e-91e8964c00b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Küplerin Savaşı - Gizemli Matematik Hikayeleri 1</image:title>
            <image:caption>Matematik, binlerce yıldır evrenin bilinmeyenlerini çözmeye çalışan insanoğlunun en büyük yardımcısı olmuştur. Medeniyetler, bayrak yarışlarındaki gibi, yorulduklarında bu görevi başka medeniyetlere teslim etmiştir. 1000 yıldır uykuda olan Avrupa&apos;da ortaya çıkan iki matematikçi uzun süredir cevabı aranan denklemlerin peşine düştüler.
Küplerin Savaşı, matematik âşığı Tartaglia ve Cardano’nun üçüncü derece denklemleri çözme mücadelesi matematik tarihine büyük bir miras olarak kaldı. Sayıların İzinde serisinin yazarı Ahmet Baki Yerli’nin gerçek bir hikâyeden uyarladığı bu kitap matematiğe bakışınızı değiştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92102</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d45100a-8a53-4028-bcaa-afc2339cbc02.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ruh İki Beden</image:title>
            <image:caption>Dünya, bir kaosun içindeyken, belki de bir sona sürüklenirken doğum sancısı tuttu ve doğum başlıyor. Siz ya da eşiniz bu karmaşanın içinde doğumun olmasını ister misiniz? 
Peki, bu karmaşanın içine doğmak ister misiniz? 
Yerkürenin iki zıt ucunda doğum sancısı tutan iki kadın kararları tam tersi olsa da bu çocukları dünyaya getirdiler. Birbirinden habersiz doğan bu bebeklerin kaderlerinin, yaşamlarının birbirlerine bağlı olduğunu ve tek bir ruhu paylaştıklarını ne kendileri ne de bir başkası biliyordu. 
Ta ki bir seçim yapması gerekene dek… 
Seçimi yapacak olan kim mi? 
Peki, kimi seçecek? 
Kimin yaşayacağına karar vermek hiç de kolay olmayacak… 
 
 
Adalet, aşk, iyilik, kötülük, ihanet, aile bağları konularının iç içe geçtiği 
Bir Ruh İki Beden’i gerçek bir hikâye olduğuna yemin edecek kadar yaşayarak okuyacaksınız. Film izler gibi olayları takip ederken her karakterin hikâyesi ayrı ayrı kalbinize işleyecek, merakınız ise hep zirvede kalacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92103</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e9a3b58-30d9-4704-a8a2-f6c212eba39f.jpg</image:loc>
            <image:title>Pürdikkat: Dikkatinizi Nasıl Toplar ve Hayatınızın Kontrolünü Elinize Alırsınız?</image:title>
            <image:caption>“Hepimiz sağlıklı bir salata yerine pasta yemenin bel çevremiz için kötü olduğunu biliriz. Arkadaşlarımızla gerçek hayatta vakit geçirmenin, sosyal medyada amaçsızca dolaşmaktan daha zenginleştirici olduğu konusunda hemfikirizdir. Eğer işimizde daha üretken olmak istiyorsak, zaman kaybetmeyi bırakıp gerçekten çalışmamız gerektiğinin bilincindeyizdir. Ne yapmamız gerektiğini zaten biliyoruz. Bilmediğimiz ise dikkatimizin dağılmasına nasıl engel olacağımız.” 
Pürdikkat’te Nir Eyal, bizi dikkat dağınıklığına iten gizli psikolojiyi gözler önüne sererek, bu sorunu çözmenin neden telefonumuzdan, iPad’imizden ya da bilgisayarımızdan vazgeçmek kadar basit olmadığını açıklıyor: Kendimizi yoksun bırakmak çözüm değildir ve çoğu zaman daha fazlasını istememize neden olur. Yazar dört aşamalı, araştırma destekli modelle, hedeflediğinizi sonunda yapabilmenizin sırrını ortaya koyuyor ve teknolojinin bizden yararlanmasına izin vermeden, ondan en iyi şekilde faydalanmanın anahtarını sunuyor. 
Bu kitaptaki tekniklerle, bugünden itibaren zamanınızı, dikkatinizi kontrol etmek ve istediğiniz hayatı yaşamak için tam olarak ne yapmanız gerektiğini öğrenecek ve dikkat dağıtıcıları yönetme şeklinizi sonsuza dek değiştirecek pek çok püf noktayı keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92104</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2030f391-2535-4561-8eec-e5323f6010d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yuvamıza Düşen Ateş</image:title>
            <image:caption>Sadakatle aşkın karşıtlığında çaresizlik dolu bir burgaca sürüklenen göçmen bir ailenin yıkıcı sonuçlara gebe, yürek burkan hikâyesi. 
 
İsma sonunda özgürdür. Annelerinin ölümünün ardından yıllarca küçük kardeşlerine göz kulak olduktan sonra, Amerika’daki bir akıl hocasından gelen ve ertelenen bir rüyayı sürdürmesine olanak veren daveti kabul etmiştir. Ama Londra’daki güzel, dik başlı kız kardeşi Aneeka ya da kendi hayalinin peşinde ortadan kaybolan erkek kardeşi Parvaiz hakkında endişelenmekten kendini alamıyordur. Cihatçı babalarının karanlık mirası Parvaiz’in aklına musallat olduğunda İsma’nın en büyük korkuları doğrulanacaktır. 
İngiltere’de güçlü bir siyasi figürün oğlu hayatlarına girdiğinde, iki Müslüman ailenin de kaderi birbirine ayrılmaz bağlarla bağlanmıştır artık. Aşk için ne fedakârlıklar yapılacak, sadakat uğruna hangi kalpler onarılmaz biçimde parçalanacaktır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92105</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29eb510e-2544-4570-acd4-b0f089001c28.jpg</image:loc>
            <image:title>Mai ve Siyah</image:title>
            <image:caption>“Bak şu semaya, ne görüyorsun, mailiklerden oluşmuş bir deniz... Gözlerinle onun içine girmeye çalış; o mailikleri yırtmak için uğraş, ne görüyorsun? Mai... Daima mai... Değil mi? Sonra, bak ayağımızın altındaki toprağa, ne buluyorsun? Donmuş, simsiyah bir renk...” 
 
Halit Ziya Uşaklıgil, Türk edebiyatının ilk yetkin romanlarını üreten, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Kendisine kadar, romancı muhayyilesiyle doğmuş tek muharririmiz yoktur,” dediği, eşine rastlanmayan bir yazar. Mai ve Siyah ise edebiyatımızın ilk kaybedeni, ilk tutunamayanı Ahmet Cemil’in mai düşlerinin ve siyaha çalan umutsuz yaşamının ve bir ailenin yok oluşunun hikâyesi. 
 
İstanbul’da yaşayan ve mülkiyeyi bitirmesine bir yıl kalan Ahmet Cemil, babasını kaybettikten sonra macera romanları tercüme ederek ve haftada üç gece özel ders vererek ailesinin geçimini sağlamaya çalışır. Büyük umutlar beslediği eserini tamamlamak için verdiği çaba da bir diğer uğraşıdır. Yakın arkadaşı Hüseyin Nazmi’nin kardeşi Lamia’ya âşıktır ve onunla evlenmek niyetindedir. Tüm hayalleri ve umutlarına karşın Ahmet Cemil’in hayatı tepetaklak olmaya başlayınca tek yaptığı sessizce seyretmek ve hareketsiz kalmaktır. 
 
Türk edebiyatının ilk modern romanı olarak kabul edilen Mai ve Siyah’ta yazar, dönemin edebiyat ve sanat dünyasını ve bu dünyanın insanlarının düşlerini, 19. yüzyıl İstanbul’unda yaşanan hayatı gerçekçi bir şekilde resmediyor. 
 
Günümüz Türkçesiyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92106</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fbcd5fd-fee6-431c-bc86-8410065c26d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat</image:title>
            <image:caption>Aşağıdaki hikâyede aşk üzerine anlatılacak olanlar okuyuculara garip gelmemeli. Çünkü aşk doğanın bir yasasıdır ki, insanlığın tümünde, yani erkeğinde dişisinde, ufağında büyüğünde, çocuklukta ergenlikte, gencinde ihtiyarında, fakirinde zengininde, akıllısında aptalında, âliminde cahilinde, kentlisinde köylüsünde görülür. Herkesin gönlü aşk ile yoğrulmuştur.” 
 
Osmanlı’nın en önemli aydınlarından olan Şemsettin Sami’nin kaleme aldığı Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat (Talat ve Fitnat’ın Aşkı) iki âşığın, dönemin gelenek cenderesinde sıkışmış toplumundaki macerasını konu edinir. Ailelerince uygun görülenin değil de kendi isteklerinin peşindeki bu iki genç âşığın kavuşma çabaları, okuru İstanbul sokaklarında dolaştırıp dönemin toplumsal yapısına dair manzaralar sunar. 
 
Geleneğe başkaldırıyla mümkün olan bir evliliğin tek çocuğu olan Talat Bey ile gelenek baskısının hayatını bir nevi hapse çevirdiği Fitnat Hanım kaderin bir cilvesiyle tanışmadan birbirlerine âşık olurlar. Ancak kavuşmalarının önünde kadının aşağı görüldüğü, birey iradesinin tanınmadığı yüzlerce yıllık bir gelenek duvarı durmaktadır. Ki bu duvar aşılsa dahi kaderin oyunları bitmek bilmeyecektir. 
 
İlk Türkçe romanlardan biri olan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’ta Şemsettin Sami, aşkı toplumsal bir mesele olarak ortaya koymakla birçok ardılına ilham vermiştir. 
 
Günümüz Türkçesiyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92107</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f226fb7-da55-40c3-a150-0c09daa97d82.jpg</image:loc>
            <image:title>Atıksız Yaşam</image:title>
            <image:caption>İklim kriziyle mücadelede atıksız yaşam önemlidir. Atıksız yaşam gezegenle barışık, zararsız
ve sade yaşam pratiklerinden geçer.

Tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmek, kullan-at kültürünü terk etmek ve atık biriktirmeden
yaşamak mümkün! Bu, hep beraber yapıldığında ise daha anlamlı. Ceren Özcan Tatar,
atıksız yaşama geçişte ilk adımın önemini vurguluyor ve okurlarını dönüşüme davet ediyor.
Peki, nasıl atıksız yaşarız?

Yazar; yeniden kullanmayı, tüketimi azaltmayı, ayrıştırmayı ve dönüştürmeyi kendi
deneyimlerinden yola çıkarak okurlarıyla paylaşıyor. Kişisel bakım ürünlerinden mutfak
alışverişine, kompost yapımından plastik tüketimine kadar olan meseleler, açıklayıcı ve
detaylı bir anlatımla “atıksız yaşama rehberine” dönüşüyor.
Bu kitap, “Bir kişi tek başına neyi değiştirebilir ki?” diyenler için gerçek bir yol gösterici.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92108</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4c42d3f-5a64-4fff-b306-1bd7566aa9fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Asırlık Gece</image:title>
            <image:caption>15 Temmuz darbe girişimine ilişkin hazırlıklar kimler tarafından, nerde ve nasıl yapıldı?

FETÖ’cüler böyle bir darbe girişimine neden kalkıştı?
Darbe saati niye erkene alındı?
Darbenin ilk saatlerinde Fetullah Gülen hangi sivil imamla görüştü?
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Yıldırım darbe olduğunu öğrendiklerinde ne konuştular, ne karar aldılar?
Genelkurmay Karargâhı ve diğer karargâhlar nasıl işgal edildi?
Üst düzey komutanların başına ne geldi?
Akıncı Üs Komutanı Hakan Evrim, Fetullah Gülen’le kimi görüştürmek istedi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Marmaris’ten İstanbul’a intikali nasıl planlandı, yol boyunca neler yaşandı?
Ankara’yı bombalayan uçaklara kim talimat verdi?
TRT baskınının ve TV’deki darbe bildirisinin arka planında neler yaşandı?
Ömer Halisdemir, Semih Terzi’yi nasıl etkisiz hale getirdi?
Darbe nasıl bastırıldı, darbeciler hangi koşullarda teslim olmak zorunda kaldı?
Darbe başarılı olsaydı nasıl bir Türkiye’ye uyanacaktık?

Asırlık Gece, hazırlık safhasından bastırıldığı ana kadar darbe girişimi kapsamında gerçekleşen birçok olayı, deliller ve belgeler ışığında bütüncül bir yaklaşımla ele almakta ve aydınlatmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92109</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/933d94c3-c9de-4773-943a-0a4b8226f759.jpg</image:loc>
            <image:title>Falaka</image:title>
            <image:caption>Şimdi ben kimi hapşırırken görsem, pek küçükken yaptığım bu tuhaf muzipliği hatırlarım. Gülümserim. Kalbimde belirsiz bir acı sızlar. Benim sebebime hocalıktan kovulan, ihtimal aç kalan bu aksakallı, fakir ihtiyarın zavallı hayali karşıma dikilir. Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım.
Fakat…
Fakat bunun gibi, hayattaki her gülünç şeyin altında görünmez bir facia yok mudur?
Türk edebiyatının ölümsüz isimlerinden biri olan Ömer Seyfettin, yer yer güldüren, çokça düşündüren, her biri birbirinden önemli öyküleriyle, her yaşta ve her zamanda okunması gereken görkemli bir hazine…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92110</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eb94dfc-1b0d-45a0-b777-53b02af2bec9.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Ada</image:title>
            <image:caption>Okyanusun uzak bir köşesinde, bir zamanlar barış içinde yaşayan beş ada...
Peki, o barış dolu eski günlerine dönebilecekler mi?
Eskiden, Mada ve Teme adasının sakinleri sevgi ve barış içerisinde muhteşem bir uyum yakalamışlardı. Biri tarım diğeri balıkçılık yapar, pişirdikleri mis kokulu ekmekleri ve nefis balıkları takas ederek hayatta kalırlardı. Her şey çok güzel gidiyordu... 
Ta ki bir gün barış bozulana dek.
Teme lideri, işgalci arzularla Madalıların toprağına göz dikti.
İki ada halkı arasında savaş kaçınılmaz hale geldi. Bu savaşı ancak bir mucize durdurabilir...
O mucize, bu adaları yeniden barışa kavuşturabilecek bir çocuğun büyülü keşfi olabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92111</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a232dbf-26ec-49b9-899d-a7ce7d1a1e08.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı ve Siyah (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Henri Beyle Stendhal’ın Kırmızı ve Siyah isimli roman, yazarın en kuvvetli ve öne çıkan iki eserinden biridir. Bu iki eserden diğeri ise Parma Manastırı olarak kabul edilir. Eser, Restorasyon Fransası’nın mevcut şartlarında yükselme tutkusu içinde olan Julien Sorel’in ihtiraslarını, onun yaşadığı bunalımları, Katolik Kilisesi’ni, özgürlükçüleri ve kralcıları bir aşk hikâyesiyle harmanlayarak anlatmıştır. Esere adını veren “kırmızı ve siyah” yalnızca iki rengin ifadesi olmayıp, Julien Sorel’in seçeceği iki yolun temsilidir aslında. O, tutkuyla arzu ettiği yükseliş için ya aldığı dinî eğitimi taçlandırıp kiliseyi ya da Napolyon’a olan hayranlığının peşinden gidip askeri yolu seçecek, yani ya siyah ya kırmızı diyecektir.
 
İlk baskısı 1830’da yapılan ve André Gide’nin “Kendi zamanının ötesinde bir romandır” dediği bu eser, psikolojik bir roman özelliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92112</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f73ee1e-f53b-4bc9-a1ee-abf0a1f783ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Ailenin Adı Yok Ya Da Neden Feminist Değilim?</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de aile kurumu tehlikede mi? Geleneksel değerlerimizi kayıp mı ediyoruz? Evlilik sayısı azalırken, boşanmalar neden artıyor? Aile nereye gidiyor? Aile içindeki geleneksel rol dağılımının tarihi binlerce yıllık; bu kodların değişime uğrama tarihi ise kabaca sadece yüz yıllıksa, ne oldu da bir asırda kadın-erkek ve ebeveyn-çocuk ilişkileri bu denli dönüştü? Bu dönüşümü kategorik olarak kötülemek ne kadar doğru? Ya da dönüşümü tersine çevirmeye çabalamak çözüm mü? Feminizmin teşhis ve reçeteleri yaraya merhem mi oluyor, tuz mu basıyor? Soruları çoğaltmak mümkün. Kesin olan bu ve benzeri soruların, gündelik tartışmalarımızda kapladığı alanın her gün daha da büyüdüğüdür. Vereceğiniz cevap ne olursa olsun, ailenin toplumun temeli olduğu gerçeği ile onu koruma sorumluluğumuz değişmeyecektir.
Sosyolog-Yazar Hilâl Kaplan, uzun zamandır yapılması gereken bir tartışmanın kapılarını aralıyor. Bu kitap aslında bir “ilk söz”… Aile değerlerinin erozyona uğramasına dair özelde muhafazakâr kesim, genelde de toplumun geniş kesimleri rahatsızlıklarını uzun süredir dağınık biçimde ifade etse de henüz derli toplu biçimde ortaya konulamamıştı.
Elinizdeki kitap, dünyadaki güncel gidişatın yansımalarını sosyal teori ile harmanlayarak analiz edip “içerden ve buralı” bir reddiye ortaya koymayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92113</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c258117c-0016-448d-a945-bf0d6f74b2c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumarbaz (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Suç ve Ceza’nın ülke genelinde sağladığı büyük başarı üzerine yayınevi Dostoyevski’yle 25 günde bir roman yazmak üzere tuhaf bir anlaşma yapar. Buna göre Dostoyevski 25 gün içerisinde yazacağı bir romanı yayınevine teslim etmezse yazacağı diğer kitaplardan telif hakkı talep edemeyecektir. İşte bu sancılı 25 günün verimidir Kumarbaz romanı. Kitabın ehemmiyetli bir yanı da Dostoyevski’nin de gençliğinde aynı romanının kahramanı Aleksey İvanoviç gibi kumar bağımlılığı problemi yaşamış olmasıdır. Bu yönüyle otobiyografik bir roman olduğunu söyleyebileceğimiz Kumarbaz için yazarın hacimli bir biyografisini kaleme alan Joseph Frank şunları söylemektedir:
“Kumarbaz’ın basit bir biyografi olarak okunmaması gerekir ama Dostoyevski’nin kendi kumar bağımlılığını kendi kendisine karşı nasıl akladığıyla ilgili bir fikir edinmemize de izin verir. Bu açıdan bakınca bu yapıt hem kendini mahkûm etme hem de bir savunma olarak görülebilir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92114</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a293a7a-b713-405b-a7cf-8ac7d29519a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Teşkilat-ı Mahsusa&apos;nın Doğu Afrika Faaliyetleri</image:title>
            <image:caption>XX. yüzyıldaki paylaşım kavgasını sona erdirecek “büyük savaş” başladığında Osmanlı Devleti de artık son günlerini yaşıyordu. Ancak Birinci Dünya Savaşı’nı Osmanlı Devleti’nin tam bağımsızlığı için uygun bir fırsat olarak değerlendiren İttihadcılar; uzak cephelerde, çöllerde, dağ başlarında son bir mücadeleye atıldılar. Trablusgarp ve Balkan Savaşları’nda temeli atılan Teşkilât-ı Mahsûsa bu mücadelede öne çıkan kurumların başında geliyordu. Harbiye Nezaretine bağlı resmî bir birim olan Teşkilât-ı Mahsûsa, savaş boyunca farklı coğrafyalarda gayrinizami harp, istihbarat ve propaganda faaliyetleri yürüttü. Teşkilât-ı Mahsûsa’nın örtülü olarak faaliyet gösterdiği bölgelerden bir tanesi de Doğu Afrika’ydı. Birinci Dünya Savaşı sırasında Sudan, Habeşistan ve Somali’de yerel unsurlarla kurduğu ilişkiler sayesinde bölgedeki etki ve nüfuz mücadelesine Afrika Grupları Komutanlığı ve Habeşistan Başşehbenderliği üzerinden dahil olan Teşkilât-ı Mahsûsa, Doğu Afrika Müslümanlarını İtilâf Devletleri’ne karşı ayaklandırmaya çalışacaktı. Nitekim Enver Paşa, 5 Ekim 1915 tarihli bir nutkunda bu durumu şu şekilde dile getiriyordu: “Mısır aleyhine yapılacak bir sefer muvaffak olacak... Trablus’a bir ruh nefha edeceğiz ve böylece İtalyanların başına yeni bir Habeşistan çıkaracağız... Sudan’ı ayaklandırmak için Hartum’da görünmek kâfidir”. Bu kitapta bugüne kadar hiç anlatılmayan hikâyeleri bulacaksınız. Ülkelerini ayakta tutabilmek için mücadele eden direnişçilerin unutulduğu dört yıl süren savaş sırasında “hasta adam”ın canlı canlı mezara girmesini kabul etmeyen bu idealist kuşak, işte bu coğrafyada kurulan devletlerin de temelini atacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92115</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc8f7eba-9b87-4fb8-bcd5-9ed27a4609b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kepler62 - Yeni Dünya / Ada</image:title>
            <image:caption>Kepler62 gezegenindeki çocukların maceraları devam ediyor! 
Lisa’nın başını çektiği grup, Vallvik’in liderleri olması gerektiğine iyice ikna olmuştur. Bu da, Vallvik’in kızı Marie’nin babasının yokluğunda devreye girmesi demektir. Marie, diğerleri tarafından saygı ve hayranlıkla karşılanır ve bu ilgiden hoşlandığını şaşırarak fark eder. Hiç istemediği halde babasına mı benzemektedir? Babasının gezegenin geleceği için bir tehdit oluşturduğunu düşünen Marie, onu durdurmanın kendi sorumluluğu olduğuna inanır ve karşılaşacağı tüm tehlikelere rağmen onunla yüzleşmeye karar verir. Peki Marie’yi neler beklemektedir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92116</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebd16c8e-df1c-490d-bea6-adc1b32c75ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütahya-Eskişehir</image:title>
            <image:caption>1921 yılı Millî Mücadele dönemimiz içinde çok önemli bir yer tutar. Türk Milleti, 1921 yılında varoluş ve yok oluş arasındaki ince çizgi üzerinde adeta gidip gelmiştir. İç isyanlar, Birinci ve İkinci İnönü Muharebeleri, Aslıhanlar ve Dumlupınar Muharebeleri, Kütahya-Eskişehir Muharebeleri ve Sakarya Meydan Muharebesi hep bu yıl içerisinde cereyan etmiştir. Tüm bu muharebeler içerisinde sonucu ve etkisi bakımından en yıkıcı olanı ise Kütahya-Eskişehir Muharebeleridir. Bu muharebeler sonucunda binlerce Mehmetçik şehit olmuş, yaralanmış ve esir düşmüştür.  

Elinizdeki çalışma, Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonucunda yenilen ve Sakarya Nehri doğusuna çekilmek zorunda kalan bir ordunun Yunan çemberinden nasıl çıktığının ve mutlak bir yok oluştan nasıl kurtulduğunun öyküsünü anlatıyor.  

Milli tarihimiz açısından uzun yıllar görmezden gelinen Kütahya-Eskişehir Muharebeleri, Süleyman Duman’ın muharebe sahasını bizzat araştırması, Türk ve Yunan askeri ve sivil kaynaklarını taraması neticesinde büyük bir titizlikle yeniden kaleme alınıyor.  

Kitapta anlatılan muharebelerin yaşandığı harp sahasındaki bütün dağ ve tepeler, mevziler, pusu noktaları, geçitler ve boğazların; yazar tarafından arazide dolaşılarak fotoğraflanması okuyucuların an be an muharebelerin hissiyatını yaşamasını sağlıyor. Yine bu maksatla o dönemde Mehmetçiğin savaştığı yerler ve uzun yürüyüşlerinin güzergâhları da rota olarak çiziliyor. Çarpışmaların yaşandığı yerlerin koordinatlarının da yer aldığı bu çalışmada okuyucular muharebeleri harita üzerinden görebiliyor ve hatta araziye gittiklerinde navigasyon cihazlarına verilen koordinatları girerek ulaşacakları hedeflerde siperleri ve şehit mezarlarını görebiliyor. 

Kütahya-Eskişehir: Kurtuluş Savaşı’nın Unutulan Muharebeleri, bir milletin yeniden şahlanma yolunda cephe hattındaki mücadelesini tüm heyecanıyla anlatan bir başucu eseri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92117</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88094c25-7463-4d76-b1d8-e0c6f8c1fec1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dev Bir Benek</image:title>
            <image:caption>&quot;Rutubetli bir bodrum katının duvarında asılı olsanız da, eğer mutluysanız güneş hemen yanınızdan doğuyor ve hiç batmıyor. Ben mutluluğa Benek beni duvardan indirdiğinde kavuştum.&quot; 
Bisiklet, ustasının elinden çıktığı günden beri şehrin sokaklarıyla tanışmayı bekliyordu. Benek adında bir kıza hediye edileceğini öğrendiğinde, mutluluğu bütün aksamında hissetti. Ancak Benek bisiklete binmiyor; ona bakmaya, dokunmaya bile çekiniyordu. Benek ile annesi değişen hayatlarını yoluna koymaya çalışırken, bisiklet de onlara küskünce eşlik etti. İyileşmenin yolları, kurulacak yeni düzende ve yeni dostluklarda gizliydi. Bir ailenin hayata tutunuş öyküsünü bir bisikletin dilinden anlatan Dilek Sever, okurlarıyla birlikte eski İstanbul sokaklarında dayanışmanın, umudun ve neşenin izini sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92118</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/848bbb53-f95c-4b7e-ab21-12fe3338fe44.jpg</image:loc>
            <image:title>Nişancı</image:title>
            <image:caption>Ok kullanmadaki başarısıyla ünlenen efsanevi savaşçı Gregor MacGregor’un yetenekleri, İskoç topraklarının bağımsızlığı için çok önemli bir silahtır. İskoçya’daki en yakışıklı adam olarak kabul edilen Gregor, gizli bir görev sırasında meşhur yüzü nedeniyle ifşa olur ve ortalık durulana kadar eve dönmek zorunda kalır. Yeniden savaşa çağrılmayı beklerken başka bir mücadeleyle karşılaşır. Koruması altındaki genç kız artık büyümüştür ve Gregor, ona olan arzusunu dizginlemek zorundadır. 
 
Cesareti ve savaşa ilgisiyle yaşıtlarından oldukça farklı sayılan Cate, köyüne yapılan vahşi İngiliz baskınında annesini kaybetmiştir. Büyürken tek tesellisi, hayatını kurtaran Gregor’la evlenme arzusudur. Ancak savaş başlamıştır ve Cate’in asıl kimliği ortaya çıkmak üzeredir. Gregor bir seçim yapmak zorundadır: 

Aşk mı savaş mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92119</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/675d6a92-b616-47e9-b9fa-a29ab109c9c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe Tarihi 3 -Aostalı Anselmustan Pompona(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>XI ile XIII. yüzyıllar arasında Batıda siyasi ve toplumsal hayatta, sanat, ekonomi ve teknoloji alanlarında köklü dönüşümler göze çarpar. Felsefe de bu dönemdeki maddi ve entelektüel uyanışın bir parçasıdır.
XIII. yüzyıl ise tercüme ve yorum (translatio) hareketinin etkisini gösterdiği dönemdir. Bu hareket, Batının bir yandan Araplar ve eski Yunan karşısındaki felsefi gecikmesini telafi etme çabası, diğer yandan “skolastik” döneme bakışını değiştiren tartışmaların kaynağıdır. Tezlerin ve karşı tezlerin sunulması neticesinde bir sonuca ulaştırılan bu tartışmaların mekânı ise “üniversite”lerdir.
Ancak XIII. yüzyılın sonlarında, bir açıklama modeli olarak kabul gören Aristoteles felsefesine güven sarsılır. Özellikle teoloji ile felsefe arasındaki zorunlu bağ kopar. XIV. yüzyıla yaklaşırken, kültür hakikatlerin çoğulluğuna açılır. Avrupa bir yandan da Yüzyıl Savaşlarının ve vebanın gölgesindedir. XV. yüzyılda ise yeni bir duyarlılık şekillenir: hümanizm. Artık insanın her şeyin ölçüsü sayılacağı zamanlara gelinmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92120</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df76691f-b0c1-4a63-a0b3-8eac8a19bee7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüler Kıraathanesi</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un meşhur ve meşum bir mahallesinde, bir poker masasında son bulan sekiz hayat… Sekiz umut, sekiz el, sekiz pas, sekiz rest! 
Ölüler Kıraathanesi’nde hikayemiz bol yalanlı oyunun ve mekanın dışına çıkıyor, itimat edilmez bir ışığın aydınlattığı gecede okuru göz göz evler, acımıza bigane sokaklar, geçmiş zamanlar ve kaygılı hayatlar içinde ustalıkla gezidirip nihayetinde yeni bir günün ümitvar aydınlığına çıkarıyor… Çarpıcı kurgusu, yaşayan karakterleri ve yetkin kalemiyle lezzetli bir ilk roman. 
“Fatih Gezer’in romanı gerçekten ilginç ve özgün.” 
Zülfü Livaneli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92121</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e1f742d-3acd-41ac-9078-d0596400c0e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakkari&apos;de Bir Mevsim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>O’yu (Hakkari’de Bir Mevsim) sadece gerçekçi bir roman olarak saymak yetmez, gerçeğin inanılmaz bir düşe dönüştüğü, şaşırtıcı bir öyküdür bu. Ferit Edgü’nün gerçek bir yaşamı, bir roman yaşamına çevirmesindeki beceriye hayran oldum. Çünkü “O” gözlem gücünü, anlatı ustalığından alıyor”
- Melih Cevdet Anday</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92122</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1385c057-1778-4b53-a652-9cc3437455c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatih Sultan Mehmed ve Zamanı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu klasik biyografi, 1453’teki ünlü Konstantinopolis kuşatmasından Osmanlı İmparatorluğu’nu güvenli bir sınıra ulaştıran sayısız sefere kadar, İmparator II Mehmed’in hayatındaki olayları anlatmaktadır. 
 
“Büyüleyici. Türklerin onu padişahların en büyüğü ve askeri hünerde, devlet idaresinde, sanat ve bilim hamiliğinde dünya tarihinde benzeri olmayan bir şahsiyet olarak görmeleri şaşırtıcı değildir.” 
–Robert Kirsch, The Los Angeles Times Book Review 
 
“Babinger’in kitabı hâlâ, bir sultan üzerine Doğu ve Batı kaynaklarına dayanılarak yazılmış ve aynı zamanda kurumsal örgütlenmeler ile kültürel faaliyetleri irdeleyen tek geniş kapsamlı kitap olmayı sürdürmektedir.” –William C. Hickman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92123</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a98c2ee1-1503-4769-8841-bdd7df565fa0.jpg</image:loc>
            <image:title>İyilik Sende</image:title>
            <image:caption>“Her ne yaşarsan yaşa, dünya ne halde olursa olsun, iyiliği uzakta arama, çünkü iyilik sende...”
Bu kitap, sağlıklı yaşam önerilerinden çok daha fazlasını içeriyor.
İyilik Sende bir iyilik hareketi...
Sizin için, sevdikleriniz için ve dünyamız için taşıyor “iyi yaşam” bayrağını...
Klinik Aromaterapist ve Bütünsel Şifa Terapisti olarak çalıştığım on yılı aşkın deneyimin sonucunda geldiğim noktada ortaya çıkan İyilik Sende, kadim uygarlıkların şifa anlayışını yeni ve güçlü tondan söylemek için yola çıktı.
Hepimizin doğal yaşam hakkıdır şifada, berekette ve iyilikte olmak. Hastalıklar, kısmetsizlik ve kıtlık doğalımız değildir.
İyi olmanın, şifada, berekette ve zenginlikte olmanın, doğal yaşam hakkımız olduğunu uygulamalarla ve reçetelerle paylaştığım bu kitap, sahip olduğumuz iyilik halini nasıl geri kazanabileceğimizi anlatan bir rehberdir.
İyilik Sende, bir iyilik hali için nasıl düşünmemiz ve neye inanmamız gerektiğini çerçeveleyen bir değerler bütünüdür.
İyilik Sende’nin temel misyonu, her insanın öz keşif yolculuğunu kolaylaştırarak yeni bir yaşam tarzı sunmaktır.
Ben Ayşe Tolga... Tutkulu bir iyi yaşam elçisi olarak sizi de birer iyi yaşam elçisi olmaya davet ediyorum. Bu başlangıcı gerçekleştirmek için sizi iyiliksende.com adresinde de bekliyor olacağım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92124</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80f33563-e6de-4a1b-a40d-31550d7c2f83.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Yüzük</image:title>
            <image:caption>Hatıra ne demekti? Sevdiğimiz eşyalar kaybolunca, hatıralar da mı kayboluyordu? Hatıra denilen şeyi hatırlamak yetmiyor muydu? 
Bu hikâye, sevdiklerinle birlikte geçirdiğin vakitlerin çok kıymetli olduğunu ve bu değerli anıları hatırlamak için başka herhangi bir şeye ihtiyacın olmadığını hatırlatmak için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92125</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30d7a96c-a6d0-4f7d-bf0f-a17e2eae4ec2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Aynam</image:title>
            <image:caption>Şair değilim, haddimi bilirim 
Hak yolunda yazmak niyetim 
Haddimi aşsa da bu isteğim 
Bu yolda şehadet şerbetini içeyim 
Hak yolun doğrusu tektir 
Bu doğrunun şartları beştir 
En önce iman gerektir 
Bu yolda şehadet şerbetini içmek büyük bir nimettir. 
Yaratılmışların en güzelidir elçisi 
Kesinlikle haktan şaşmaz terazisi 
Doğruluk vazgeçilmez ilkesi 
Ümmetine bıraktı yolların en güzelini 
Herkese nasip olmaz bu nimet 
Ne güzeldir hak yolunda şehadet 
İki cihanda da namzet-i rahmet 
Büyük servet bu yolda şehadet şerbetini içmek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92126</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b05e7cc-8da5-45f4-87bb-0722bd7a21c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Romantizma</image:title>
            <image:caption>Can dostlarım benim...
Sevgili Nidam, Çiçeğim, Sitarem ve Feyzam...
Ne kadar küçüktük hayatın acı gerçekleriyle yüzleştiğimizde. Ne kadar kırıktı kanatlarımız. 
Bizim için şans olduğunu bilmeden, adı “okul” ama gerçekte bize “yuva” olan yerde birbirimizin eksik kanadı olduk. Gördük ki eksik kanatlar uçmaya engel değilmiş.
Bize kazandırılan vizyonla, sunulan sevgiyle, verilen eğitim ve öğretimle sadece uçmayı öğrenmedik, aynı zamanda sevmeyi, inandığın şeyler için mücadele etmeyi, hoşgörüyü ve birbirimizi kucaklamayı da öğrendik.

Feyzacım, tekrar başlamak için hiçbir zaman geç değildir, mantıklı olmak ne demektir?
Sitarecim, hayat bir sanattır ve gülmek en büyük sanattır...
Çiçekçim, nezaket ve zarafet, zafiyet değildir
Ve
Nidacım, bazen ses vermek, başkalarına ses olmak fedakârlık gerektirir...
Bunları sizlerle öğrendim!
Ben size ne mi öğrettim? Ona, bu kitabı okuyunca siz karar verin... 
 
Itır 
  “Kadın olmak, aile olmak olamamak, dostluk, anne baba kavramları, mezhep ayrılıkları, eş olmak, sevgili olmak ve en önemlisi iyi bir birey olmak için doğru yerde, doğru insanların elinde olmak ne demek?” diye zaman zaman kafanız mı karışıyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92127</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/276f648e-fe19-4413-89e8-b326bdb86090.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapadokya Zamanda Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Kapadokya Zamanda Yolculuk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92128</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3afa3b4-19cb-41d4-9d79-009567f3839f.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito Sayı 102 - Yurttaşlık Ne Alemde?</image:title>
            <image:caption>3 aylık düşünce dergisi cogito Yaz 2021 sayısını yurttaşlık kavramına ve Evrensel Temel Gelir uygulamasına ayırdı. “Yurttaşlık Ne Âlemde?” başlıklı dosya, toplumun ve toplumsal ilişkilerin kritik bir dönüşümden geçtiği, devletlerin kâr odaklı işletmelere, yurttaşların toplumsallıktan ve siyasal angajmandan koparılmış müşteri ve tüketicilere dönüştüğü neoliberal kriz aşamasında yurttaşlık kavramına ve onun nasıl dönüştürülebileceğine odaklanan yazılardan oluşuyor. Felaketlerin birbirini izlediği günümüzde dayanışma zemininde bir dünya yurttaşlığının nasıl hayata geçirilebileceğini, Batılı yurttaşlık anlayışının açmazlarını, cinsiyetçi ve ırkçı toplumsal sözleşmenin sol alternatiflerini, gelmekte-olan-yurttaşlığın potansiyellerini ve yurttaşlık haklarını ele alan yazılarla yurttaşlığın ne âlemde olduğu sorusuna yanıt arayan bu dosyanın Odak bölümünde Evrensel Temel Gelir uygulaması var.
 
Cogito’dan • Yurttaşlık Halleri
Yeni Pespektifler
Emre Şan • Dayanışma ve Topluluk Sorusu
Akın Karaca • Yeni Bir Tanınma Biçimi Uğruna: Uyuşmazlık
Dosya: Yurttaşlık Ne Âlemde?
Wendy Brown • Fedakâr/Kurban Yurttaşlık: Neoliberalizm, İnsan Sermayesi ve
Kemer Sıkma Politikası
Gülben Salman • Eşit Şahitlik/Özgür Tanıklık: Gelmekte-Olan-Yurttaşlık
Hannah Arendt • Örgütlü Suç ve Evrensel Sorumluluk
Zeynep Savaşçın • Kant ve Benhabib’de Kozmopolit Hak: Bir Yurttaşlık Zemini Olarak
İnsan Hakları
Carole Pateman • Kadınların Yurttaşlığını Güvenceye Almak: Kayıtsızlık ve Diğer Engeller
Engin F. Işın • Şarkiyatçılık Sonrası Yurttaşlık
Haldun Gülalp • Eşit ve Özgür Vatandaşlık Projesi Olarak Laiklik
Banu Yobaş • Dijital Yurttaşlık, Sınırlar, Algoritmalar
Odak: Evrensel Temel Gelir
Ian Gough • Evrensel Temel Hizmetler: Kuramsal ve Ahlaki Bir Çerçeve
Fikret Adaman-Ahmet İnsel
Haluk Levent • Söyleşi: “Evrensel Temel Gelir”
Tuğba Zeynep Şen • Temel gelirin kayıp temelleri: COVID-19 zamanında
temel gelir konuşmak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92129</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ad8760c-8a13-4c6a-948d-e58fc9f02c03.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkefza</image:title>
            <image:caption>Aşkefza Semra Aktunç’un beşinci öykü kitabı. Başkalarının Fotoğrafı, Öyküler Unutmaz, Yalos, Ölmek İçin Güzel Bir Gün kitaplarıyla bilinen Semra Aktunç Aşkefza’da yitip giden insanları, geçmiş zamanları, eski dostlukları, gönül bağlarını, özlemleri, gizli sızıları, taze sevinçleri öyküleştiriyor. 
“Aşksız, sevgisiz ve kimse kimseye bir şey vermeden hiçliğe doğru sürüklenerek geçecek zamanları. Bunu az da olsa fark ettiklerinde alkol tüketimleri artıyor, bir iki tatil boşalımı yaşadıktan sonra işlerine dönüyorlar, kaybetmemek için her türlü fedakârlığı yaptıkları işlerine.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92130</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03516b1a-24ed-45ba-8930-6a85575340df.jpg</image:loc>
            <image:title>Güz Her Şeyi Bilir</image:title>
            <image:caption>Hulki Aktunç’un öykü kitapları Yapı Kredi Yayınları tarafından ayrı ayrı yayımlanıyor. Her birinin kapağında Hulki Aktunç resimlerinin yer aldığı beş öykü kitabı yeni bir editörlükle okuruna ulaşıyor. 
Modern öykücülüğümüzün ustalarından Hulki Aktunç’un geçen ay çıkan dördüncü öykü kitabı Bir Yer Göstericinin Hayatı’ndan sonra bu ay da beşinci öykü kitabı Güz Her Şeyi Bilir… 
“Her yazı, önce iyi bir okuma olmak zorundadır, her okuma da iyi bir yazı” diye başlayan Güz Her Şeyi Bilir çağdaş öykünün yapısını sarsan, dil-biçim araştırmalarında uç noktaları yoklayan bir kitap. Güven Turan’a göre, Güz Her Şeyi Bilir’le Aktunç, “öyküyü meddah-halk hikâyesi-öykü çizgisinde kesiştirmiş” ve “girişi, gelişmesi olan, bir kişinin üzerine kurulmuş olan bir yapıdan, çok kişili ama kişiler arasında ayrımın olmadığı bir yapıya” ulaşmıştır. 
“Yeni bir güzden söz etmek ne saçma. 
Güz hep eskidir. 
İnsan iple çeker ilkyazı; kendisini fırlatır atar ilkyaza doğru... 
Ah, evvelbahar. 
Oysa güz, o piç sonbahar, pis güz, bir gün sessizce içine alıveriyordur seni. Oldubittileri sevmezmişsin, kimin umurunda.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92131</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e831882f-8036-4b6a-83f3-ebe59826f033.jpg</image:loc>
            <image:title>All-Star Superman</image:title>
            <image:caption>Çelik adam için yeni ve göz kamaştırıcı bir vizyon yaratmak adına bireysel yeteneklerini birleştiren çizgi romanın efsanevi hikâye anlatıcıları grant morrıson ve frank quıtely, daha önce we3 üzerinde birlikte çalıştıkları jamıe grant’i de yanlarına alarak şimdiye kadar hayal edilmiş en müthiş superman hikâyelerinden birini yarattılar. Bu cilt orijinal serinin 12 sayısını içermektedir.
Eisner ödülü, en iyi yeni seri
“All-Star Superman heyecan verici, cesur ve süper havalı… gerçek bir klasik olacak.” —Variety.com
“Manyakça ve dahice.” —The New York Times
“Morrison, Superman hakkındaki eğlenceli şeyleri biliyor: O muazzam derecede güçlü olduğundan en olağanüstü şeyleri o görüyor ve yapıyor. Üstelik bir sürü inanılmaz fiyakalı ve tamamen acayip şeye sahip…” —Time, 2007’nin En İyi Çizgi Romanları
Yazar Grant Morrison ve çizer Frank Quitely çizgi roman dünyasındaki en iyi ikili olabilir… Quitely’nin ince detaylı çizim tarzı ve Morrison’ın çarpıcı zekâsının ürünü olan nükteli hikâye anlatımı Superman’in hayatını yeniden tasavvur eden bu hikâyeyi mutlaka okunması gereken bir esere dönüştürüyor.” —Metro Toronto, 2006’nın En İyi Çizgi Roman Serisi
Son otuz yılın en zevkli ve eğlenceli Superman yorumu.” —The Onion/A.V. Club</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92132</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/157c410d-9389-4449-88aa-525ccfafa798.jpg</image:loc>
            <image:title>V.Murad’ın Oğlu Selahaddin Efendi’nin Evrak Ve Yazıları II Cilt (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şehzade Selahaddin Efendi (1861-1915), 1861-1915), 1876 yılında üç ay ve üç gün saltanat sürmüş 33. Osmanlı padişahı V. Murad’ın tek oğludur. Babasının tahttan indirilmesiyle birlikte, henüz 15 yaşındayken ailenin diğer fertleri ve hane halkıyla birlikte gözetim altında yaşamak mecburiyetinde kalmıştır. V. Murad’ın 1904’teki ölümüne kadar süren 28 yıllık bu tecrit boyunca Selahaddin Efendi, zamanının önemli bir kısmını anı, düşünce ve duygularını kaleme almaya ayırmıştır. “Sada-yı Mahpus” (Hapisteki Ses) adı altında topladığı yazı ve kayıtlarına ilaveten birkaç yıllık günlüklerini kapsayan bu yazılar, son dönem Osmanlı tarihinin en ilginç ve özgün kaynaklarından birini oluşturmaktadır. Tarihçi Prof. Dr. Edhem Eldem’in yeni harflere aktardığı, ayrıntılı açıklama ve yorumlarla yayına hazırladığı V. Murad’ın Oğlu Selahaddin Efendi’nin Evrak ve Yazıları metinlerin tıpkıbasımlarının yanı sıra, Eldem’in her cildi tarihsel ve toplumsal bağlamı içine yerleştiren giriş yazılarıyla birlikte okuyuculara sunulmaktadır. 
Dizinin ikinci cildinde, “Sada-yı Mahpus” defterlerinin yedincisinin ikinci yarısını oluşturan, Selahaddin Efendi’nin “Mukayyet” adını verdiği anı ve belgeler ele alınmaktadır. Osmanlıların genellikle “mecmua” dedikleri ve Batı’daki scrapbook geleneğini andıran bu eserde genç şehzade kâh elinde kalmış olan bazı orijinal mektup ve yazıları deftere yapıştırıp yorumlamış, kâh bazı belgelerin metnini kendi yazarak aktarmıştır. Bu malzemeyle benzerlikleri nedeniyle V. Murad’ın eşlerine yazdığı bazı mektuplar da mecmuanın ekinde verilmiştir. Bu kaynak çalışması, Selahaddin Efendi’nin eğitimi ve hocaları, babasıyla ve hane halkıyla ilişkileri ve adeta hapishaneye dönüşen saraydaki günlük yaşam ve düzen hakkında eşsiz bilgiler sunmaktadır. 
Eldem’in bu malzemeyi tanıtıp incelediği giriş yazısıyla birlikte, V. Murad’ın Oğlu Selahaddin Efendi’nin Evrak ve Yazıları’nın ikinci cildindeki belge ve metinler, V. Murad’ın ailesi ve hane halkının yaşamına ışık tuttuğu gibi, hanedan, saray ve harem düzeninin incelenip tartışılmasına imkân vermektedir. V. Murad’ın Oğlu Selahaddin Efendi’nin Evrak ve Yazıları yeni ciltlerle devam edecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92133</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa466f00-13d6-4023-8a22-190cf960fc2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirli Yastık</image:title>
            <image:caption>Şiirli yastık olur mu demeyin. Sivas Kongresi için kente gelen Mustafa Kemal Paşa’ya, Sivas Sultanisi’nin ikinci katındaki bir oda ayrılır. Yatağın üstünde, bir genç kızın çeyiz sandığından alınan, çiçek motifli ipek bir örtü vardır. Mustafa Kemal, yastıklara işlenmiş iki dizeyi okuyunca, Mazhar Müfit Bey’i yanına çağırır. Mazhar Müfit Bey telaşlı ve biraz da mahcup, yastıklardaki beyitlerin kendisi için yazılmadığını, asla böyle bir kasıtları olmadığını anlatmaya çalışırken, Mustafa Kemal açıklamanın gereksiz olduğunu ve şiirdeki uyarının herkes için doğru olduğunu söyler. Sivas Kongresi günlerinde, Mustafa Kemal’in başını koyduğu yastık kılıflarına yazılı şiirin ilk dizesi şöyledir: “Dünyanın makamıyla gururlanıp incitme insanı...”. 
Şiirli Yastık’a her bir motifi özenle, sevgiyle, dinmeyen bir merak ve araştırma hevesiyle işliyor Sunay Akın. Anadolu’nun kurtuluş mücadelesindeki yerleri eşsiz tıbbiyeli çiçeklerimizi, Nâzım’ı, Orhan Veli’yi, Deniz’i, Halet Çambel’i, cesaret ve dirençleriyle insanlığa adanmış daha pek çok yaşamı aktarıyor. Bu keşifleriyle umut oluyor bizlere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92134</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87fa1bc0-f475-4443-8519-44d0a61369e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Homeros – Gül İle Söyleşi</image:title>
            <image:caption>Homeros’u konuşalım burada, kimliğini, özelliğini kavramaya çalışalım, yapıtından da parçalar okuyalım hep birlikte. Ama bunu yaparken biraz da gezelim, eğlenelim, olmaz mı? Sizinle bir yolculuk yaparsak, Homeros’u anlamak kolay olacaktır bizim için. İşte bu geziye çağırıyorum genç okurlarımı.” İlyada ve Odysseia destanlarını A. Kadir’le birlikte Türkçeye kazandıran Azra Erhat, şimdi de Homeros’un dünyasına doğru keyifli bir yolculuğa davet ediyor. Homeros’un yaşadığı ve destanların da geçtiği Troya’yı adım adım gezerek, geçmişten günümüze uzun bir köprü kuruyor. Yüzyıllardır sorulan “Homeros kimdir? Nerelidir? Gerçekten yaşamış mıdır?” gibi soruların cevabının, nice sanatçının yetiştiği Anadolu topraklarında saklı olduğunu anlatıyor. 
Azra Erhat, ayrıca bu iki büyük destanı özetleyerek anlattığı kitabında, Yaşar Kemal ile Homeros üzerine yaptığı söyleşisine de yer veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92135</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c7536a8-9e0b-41ba-9de0-405ac15cb5f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bouvard Ile Pecuchet</image:title>
            <image:caption>Gustave Flaubert (1821-1880): İlk romanı Madame Bovary ile hayat-edebiyat ekseninde önemli tartışmalara yol açan Flaubert, ölümünden bir yıl sonra yayımlanan Bouvard ile Pécuchet’de iki yarı aydın küçük burjuva üzerinden döneminin bilimlerini ve bilim anlayışını, dine yaklaşımını, felsefesini, edebiyatını, tarih yazımını ve tarih felsefesini kıyasıya eleştirir. Roman kahramanı iki arkadaşın gülünçlüğü kendi kişilik özelliklerinden kaynaklandığı kadar yazar tarafından eleştirilen dönemin düşünsel hayatındaki tutarsızlıklar, çelişkiler ve tuhaflıklardan da ileri gelir. Flaubert sıkça söz ettiği “bir hiç üzerine roman yazma” arzusuna bu eseriyle büyük ölçüde yaklaşmıştır, Bouvard ile Pécuchet çağımızın “anti-roman” anlayışını da önceden haber vermektedir. Yazarın tamamlayamadığı kısımlara ait notlarıyla birlikte yayımlanan bu eser yarım kalmış dahi olsa dünya edebiyatının zirvelerinden birini oluşturur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92136</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/175c108a-683d-4234-aa27-3a5722381354.jpg</image:loc>
            <image:title>Lüzumsuz Adam</image:title>
            <image:caption>&quot;(Sait Faik’e) geceleri sinemalarda rastlardım. Tanışmazdık. Sinemanın ön sıralarına oturur, koltuğuna iyice gömülürdü. Koyu yeşil bir pardösüsü, çok dar kenarlı, kafasının biraz üstünde kalan kahverengi bir şapkası vardı. Sinema dönüşü dalgın, Beyoğlu’nun gece yarısı kalabalığına dalar, çeker giderdi. Sinemada bulunanlar arasında bu gedikli birinci mevki müşterisinin yazısını okuyan var mıdır acaba, diye çok düşünmüşümdür. Kuşkusuz, yoktu. Sait Faik, edebiyattan hoşlanacak bir okur topluluğunu hazır bulan talihli yazarlardan değildi. Okurunu yetiştiren, eğiten, okuruyla birlikte oluşan bir yazardı. Gerçek talihinin de bu olduğu söylenemez miydi?&quot; ￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92137</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/677d637f-c69b-4276-be97-9ea782d6f7f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülü Nisan (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kocaları tarafından belirli kalıplara sokulan, sıklıkla ihmal edilen ve içselleştirdikleri toplum baskısıyla baş etmeye çalışan Bayan Wilkins ile Bayan Arbuthnot, gazetede gördükleri “kiralık şato” ilanının verdiği ilhamla cüretkâr bir plan yaparlar: Birlikte tatile çıkacaklardır. Kasvetli ve yağmurlu bir Londra’dan ayrılıp Akdeniz kıyılarındaki bu ortaçağ şatosuna vardıklarında karşılarında denizin ve türlü türlü çiçeklerin kokusuyla sarmalanacakları bir cennet bulurlar. Kirayı güzeller güzeli Leydi Caroline ve otoriter Bayan Fisher ile bölüşeceklerdir. Günlük hayatlarının yüklerinden kaçan bu dört kadın, kendilerini yeniden keşfetmenin ve hayattan beklentilerini dönüştürmenin eşiğindedir. 
1922 yılında yayımlanan Büyülü Nisan, dönemin toplumsal ve ekonomik koşullarına ilişkin bir bakış açısı da sunar. Güçlü tasvirleri ve renkli karakterleriyle, ilk olarak 1935’te Harry Beaumont ve daha sonra 1992’de Mike Newell yönetmenliğinde beyazperdeye uyarlanan roman, nerede olursanız olun sizi San Salvatore’nin morsalkımlarına ve güneş ışığına davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92138</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28857b0e-f14d-4a7e-8509-a1ca4d64a8ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Bouvard Ile Pecuchet (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gustave Flaubert (1821-1880): İlk romanı Madame Bovary ile hayat-edebiyat ekseninde önemli tartışmalara yol açan Flaubert, ölümünden bir yıl sonra yayımlanan Bouvard ile Pécuchet’de iki yarı aydın küçük burjuva üzerinden döneminin bilimlerini ve bilim anlayışını, dine yaklaşımını, felsefesini, edebiyatını, tarih yazımını ve tarih felsefesini kıyasıya eleştirir. Roman kahramanı iki arkadaşın gülünçlüğü kendi kişilik özelliklerinden kaynaklandığı kadar yazar tarafından eleştirilen dönemin düşünsel hayatındaki tutarsızlıklar, çelişkiler ve tuhaflıklardan da ileri gelir. Flaubert sıkça söz ettiği “bir hiç üzerine roman yazma” arzusuna bu eseriyle büyük ölçüde yaklaşmıştır, Bouvard ile Pécuchet çağımızın “anti-roman” anlayışını da önceden haber vermektedir. Yazarın tamamlayamadığı kısımlara ait notlarıyla birlikte yayımlanan bu eser yarım kalmış dahi olsa dünya edebiyatının zirvelerinden birini oluşturur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92139</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/966189ae-7928-4276-9fdd-9bfae2baabf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülü Nisan</image:title>
            <image:caption>Kocaları tarafından belirli kalıplara sokulan, sıklıkla ihmal edilen ve içselleştirdikleri toplum baskısıyla baş etmeye çalışan Bayan Wilkins ile Bayan Arbuthnot, gazetede gördükleri “kiralık şato” ilanının verdiği ilhamla cüretkâr bir plan yaparlar: Birlikte tatile çıkacaklardır. Kasvetli ve yağmurlu bir Londra’dan ayrılıp Akdeniz kıyılarındaki bu ortaçağ şatosuna vardıklarında karşılarında denizin ve türlü türlü çiçeklerin kokusuyla sarmalanacakları bir cennet bulurlar. Kirayı güzeller güzeli Leydi Caroline ve otoriter Bayan Fisher ile bölüşeceklerdir. Günlük hayatlarının yüklerinden kaçan bu dört kadın, kendilerini yeniden keşfetmenin ve hayattan beklentilerini dönüştürmenin eşiğindedir. 1922 yılında yayımlanan Büyülü Nisan, dönemin toplumsal ve ekonomik koşullarına ilişkin bir bakış açısı da sunar. Güçlü tasvirleri ve renkli karakterleriyle, ilk olarak 1935’te Harry Beaumont ve daha sonra 1992’de Mike Newell yönetmenliğinde beyazperdeye uyarlanan roman, nerede olursanız olun sizi San Salvatore’nin morsalkımlarına ve güneş ışığına davet ediyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92140</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ca77227-2b00-4f35-94e5-a928bf4137ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Sadakat</image:title>
            <image:caption>Unutulmuş bir modern ustadan mücevher niteliğinde bir hikâye: Sadakat. Çok geçmeden tüm dünyaya yayılacak karanlığın sinmeye başladığı caddelerde, salonlarda ve davetlerde bir genç kuşağın masumiyetini kaybedişinin hikâyesi. Elie Wiesel’ın deyimiyle “günümüzün sorunlarını usta bir hikâyecinin tekinsiz ve muhteşem büyüsüyle anlatan” Gregor von Rezzori’nin kendi deneyimlerinden yola çıkarak yazdığı Sadakat, aileden öğrenilmiş bir faşizmin günlük hayata nasıl yerleştiğine dair bir anlatı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92141</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f9a45be-de17-450c-8fdd-d5057c46c365.jpg</image:loc>
            <image:title>Polisiye Bir Öykü</image:title>
            <image:caption>Nobel Ödüllü yazar Imre Kertész’den, baskıcı yönetimlerin adaletsizliğini zulme uyanlardan dinlemeye alışmış okurları dehşete düşürecek bir öykü. Diktatörlüğün yıkılmasıyla hapse atılmış bir işkencecinin ağzından, baba-oğul iki muhalifin rejim tarafından nasıl düşmanlaştırıldığını ve ülkenin özgürlükçü yurttaşlarının ortadan kaldırılması planının adım adım nasıl gerçekleştirildiğini kan dondurucu bir şekilde anlatan Polisiye Bir Öykü, çağımızda savrulan tüm toplumlara bir uyarı niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92143</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2992ff03-bf8f-4754-be6f-982a464c0ca2.jpg</image:loc>
            <image:title>04:00</image:title>
            <image:caption>“Ama bunlar sırf benim şeytanlarım değil, otobüste yanıma oturan adamın beynini kemiren dertler de bana bulaşıyor ya da marketteki kasiyer kız, çünkü gözlerindeki nefreti görüyorum, tuşlara basan parmaklarının nasıl öfkeyle kasıldığını görüyorum, onların şeytanları da bana da bulaşıyor ya da televizyonda tükürükler saçarak kavga eden o çok bilgili insanlar, onların öfkesi de, mutsuzluğu da, kini de, kederi de eninde sonunda beynimin kıvrımları arasına yerleşip kök salıyor...” Bizimkine benzeyen ama bazı açılardan da çok farklı bir İstanbul. Belki milyonlarca paralel evrenden birinde yer alan diğer İstanbul... Bu şehirde korku, öfke ve çaresizlik birikip patlama noktasına yaklaştıkça adeta şekil almış ve karanlık bir organizmaya dönüşmüş.
Geçmişindeki korkunç bir olay yüzünden hayattan kaçan Giray’la eski karısı –ve yeni cinayet masası baş komiseri Defne– kaybolan çocukların sırrını çözmek için yeniden bir araya gelir. Ancak Giray, gizli gücünü kullanmaya razı olacak mı? Ve tanımadığı insanlar için hayatını tehlikeye atmak onu kendi karanlığından çekip çıkarabilecek mi? 04:00, Hikmet Hükümenoğlu’nun gerilimle fanteziyi birleştirdiği, hızlı kurgusuyla etkileyen bir 21. yüzyıl romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92144</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/905e8cee-9bd7-4814-aacd-30dded42b979.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap</image:title>
            <image:caption>Hep kitaplar hakkında konuşuyoruz, biraz da &quot;kitap&quot;tan söz edelim mi?

Nedir gerçekten kitap? Neye benzer, ne yapar, ne eder? Ses çıkarır mı mesela, konuşur mu bizimle? Peki nereden gelmiştir?.. Murray McCain’in kaleme aldığı ve çizimlerin John Alcorn’a ait olduğu Kitap!, kitabın gerçekten de ne olduğunu ve içeriğinde neler yer aldığını bulmak üzere bu ve benzeri soruların peşine düşüyor.

Dışındaki cildinden kullanılan mürekkebine, içinde hangi karakterlerin ve nasıl sözcüklerin yer aldığından harflere ve noktalama işaretlerine dek bir kitap hakkında bilinmesi gereken her şey eğlenceli bir dille anlatılıyor. İlk olarak 1962&apos;de yayımlanan ve kısa sürede çok sevilerek klasik çocuk kitapları arasında gösterilen Kitap!, hiçbir dijital teknik kullanılmadan, tamamen elle çizilip renklendirilmiş büyüleyici resimleri ve yaratıcı tipografisi ile tam bir görsel şölen aynı zamanda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92145</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/364ae998-042d-4246-a241-ce572086e8a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Püf Çiçeğim</image:title>
            <image:caption>Mahalleye yeni gelen Nefes’in henüz hiç arkadaşı yoktur. Kendi kendine vakit geçirirken eğlenceli şeyler yapar. Sakinliğiyle dikkat çeker. Acaba kısa sürede iyi arkadaşları olacak mıdır?
Duygular ve dinginlikle ilgili sıcacık bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92146</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccecf93a-f7a0-4165-9c52-0c6b9a037d54.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Rengini Seç - Stresi Azaltma Sanatı</image:title>
            <image:caption>Kim demiş boyama kitapları sadece çocuklar için diye.
Yaş sınırı olmaksızın, herkesin yeteneklerini sergileyebilecekleri harika kitaplar hazırladık.
Keyifli desenlerle yapacağınız bu boyamalar odaklanmanızı artırır, sizleri olumsuz düşüncelerden uzaklaştırır, stresi azaltır.
Boyalar ve desenlerle beraber yapacağınız bu yolculuk size iyi gelecek…
Kitapta bir sayfada şahane mandalalar varken, diğer sayfayı duygu ve düşüncelerinizi yazacağınız şekilde boş bıraktık.
Hatta koparmalı hazırlanan bu sayfaları boyayıp küçük notlarla birlikte sevdiklerinize hediye edebilirsiniz.
Haydi bu renkli dünyada siz de yerinizi alın !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92147</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83af4803-f502-490d-9348-cb052e05c648.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın Renkleri - Stresi Azaltma Sanatı</image:title>
            <image:caption>Kim demiş boyama kitapları sadece çocuklar için diye.
Yaş sınırı olmaksızın, herkesin yeteneklerini sergileyebilecekleri harika kitaplar hazırladık.
Keyifli desenlerle yapacağınız bu boyamalar odaklanmanızı artırır, sizleri olumsuz düşüncelerden uzaklaştırır, stresi azaltır.
Boyalar ve desenlerle beraber yapacağınız bu yolculuk size iyi gelecek…
Kitapta bir sayfada şahane mandalalar varken, diğer sayfayı duygu ve düşüncelerinizi yazacağınız şekilde boş bıraktık.
Hatta koparmalı hazırlanan bu sayfaları boyayıp küçük notlarla birlikte sevdiklerinize hediye edebilirsiniz.
Haydi bu renkli dünyada siz de yerinizi alın !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92148</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd21fed9-c10b-4974-ae2e-eb39bff7b2a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Milattan Sonra Aşk</image:title>
            <image:caption>Ebru’nun iki hayatı vardı. Biri, gerçek dünya. Biraz acımasız olsa da kendi içinde tatlı, hep mücadeleyle geçen; diğeri ise rüyalarındaki dünya. Eşi benzeri olmayan, gönlünce koşup oynadığı, tüm hayallerini yaşadığı dünya. 

Her rüyanın bir sonu olduğunu biliyor olmanın tatlı telaşıyla yaşadılar aşklarını… “İkisi de hiç bitmesin istiyordu sanki. Havada uçuşan kelebekler gibiydiler, yere konmak istemediler, bu bir rüyaysa uyanmamalıydılar, gözleri kapalı olduğu hâlde gökkuşağını görüyorlardı. Mutluluk bu olmalıydı.” 

“Keşke başka şartlarda olsalardı o da Emin gibi olsaydı, talihsiz kaza olmasaydı, ara sıra bunlar aklından geçiyordu. Birinin bir anlık yaptığı hata başka birisinin tüm yaşamını etkiliyordu. Acımasız bir hayat, nereden baksan garipliklerle dolu, onca yaşanmışlıklar bir saniyede altüst olabiliyordu.”  Ebru aklının, kalbinin bir köşesinde hep bunları geçiriyordu. Hep bir korku vardı içinde, kendinden bile sakladığı. 

“Yersiz düşüncelerle uğraşma, sen benden, ötekinden, çoğumuzdan daha sağlıklısın. Yürüyüp de aklını boşa kullanan o kadar çok kişi var ki çevremizde, onlar şu an senin yerinde olmak için can atıyorlar, sen oturmuşsun neler düşünüyorsun. Kendine gel, kendine.” telkinlerine rağmen Ebru, içten içe hep bilmişti çekeceklerini. O güzel rüyalardaki soğuk silüet söylüyordu bunu, hiç konuşmadan hem de. 

Bazen hayatın altı üstünden daha görkemli, daha zor olsa da daha güzel olabiliyordu. Herkes ektiğini biçecekti, herkes ettiği büyük lafları ekmeksiz yemek zorunda kalacaktı. Bu hikâyenin tek kazananı ise, şüphesiz, kalbinde engeli olmayanlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92149</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0945b523-77b7-4808-abbe-6a11d11b9f92.jpg</image:loc>
            <image:title>Kişi</image:title>
            <image:caption>“Herkesin, suçunu atacağı bir günah keçisi vardır. Ve bu genelde şeytandır.” 

Biliyorum. O melun gün ile aramdaki mesafe yıllardan aylara, aylardan günlere, oradan saatlere ve dakikalara indiğinde, daha fazla dayanamayacak. Saniyelerin üzerinden atlayıp beni yere çalacak. Sımsıkı tuttuğu boğazıma dizleriyle basacak. Son nefesimi verdiğimi anlamak için yüzüme iyice eğildiğinde bir yandan da kulağıma fısıldayacak: “Yazsaydın bitmiş olurdu; yani nereden başlatırsan başlat en azından bir sonu olurdu.” Yazıyorum. Bu yüzden. Ama belki onun belki de senin yüzünden. Belki şu an bana bakarken gördüğün o yüzden. Yazıyorum. Devam edeceğim. Bak şimdi neler diyeceğim:</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92150</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6c8bf04-563b-4a51-9755-9a55b33f0c02.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürt Milliyetçiliği</image:title>
            <image:caption>“Sekülerleşmiş Kürtler mi daha milliyetçi, yoksa dindar Kürtler mi? Sol-seküler Kürt siyasi hareketinin popülerlik kazanması Kürt milliyetçiliğinde bir artış anlamına mı geliyor? Dindar Kürtler arasında da milliyetçilik artıyor mu?” 

Halime Kökce, Kürt etnik milliyetçiliği ve din-sekülerleşme ilişkisini, milliyetçilik, etnisite kavramlarını ve Kürt siyasi hareketinin tarihsel evrelerini incelediği bu çalışmasında saha analizleriyle sorulara ve sorunlara yaşayan cevaplar arıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92151</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38625119-2b00-40dc-ae98-b32c3b8f9cae.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Geldim Amerika&apos;ya?</image:title>
            <image:caption>Uzun yıllar Amerika’da gazetecilik yapan Anıl Sural, bu çalışma sayesinde ABD&apos;de yerleşik bulunan ancak hayat hikâyeleri yakın çevreleri dışında pek fazla bilinmeyen önemli isimlerin dikkat çeken hayatlarını okurla buluşturuyor. Bir anlamda Türkiye’nin kültür elçisi olan, bilim insanlarından başarılı sporculara, önemli müzisyenlerden farklı meslek erbaplarına pek çok insanın ABD’deki hayatını konu eden Sural’ın ortaya koyduğu bu eserle, hem bilinmeyen hikâyeleri öğrenecek hem de göçmenlerin dünyasıyla tanışacaksınız. Bir bakıma arşiv niteliği taşıyan bu kitap, gelecek çalışmalar için önemli bir kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92152</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc46bebf-627c-44f8-a527-9c758afc855a.jpg</image:loc>
            <image:title>Atık İnsanları</image:title>
            <image:caption>LOCUS EN İYI İLK ROMAN ÖDÜLÜ FINALISTI 
ÇİN NEBULA (XINGYUN) EN İYI ROMAN ÖDÜLÜ

Silikon Adası, binlerce göçmen işçinin çalıştığı, küresel elektronik atık geri dönüşümünün başkenti. İşçiler, zihinleri ve bedenleri mükemmel üretim dronları olmaları için siborglara dönüştürülmüştür. Kuşaklar boyunca birbiriyle çatışan yerel soy birlikleri, her yeri çöplüğe çeviren bu endüstrileri kontrol eder. Mimi, Silikon Adası’nın en düşük kastına üye olan bir atık işçisi. Onun gibi binlerce göçmen işçi, düzenli iş ve daha iyi yaşam vaadiyle bu çöp adasına gelir; hepsi, iktidardakilerin insafına kalmış durumdalar. 

Kâr peşindeki Amerikalı yatırımcılar, kimliğini arayan Çinli bir tercüman, acımasız yerel çeteleri devirmeye kararlı eko-teröristler ve bu güç çatışmasında tarafını seçmek zorunda olan atık işçileri... Mimi ve onun gibi başkaları, bu savaşta piyon olarak mı kalacaklar? Yoksa oyunun kurallarını değiştirebilecekler mi?

Kalbi ve ruhu olduğu kadar beyni de olan başarılı bir ekolojist-tekno-gerilim. Chen Qiufan, hem mevcut dünyanın hem de gelecek neslin miras alma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu geleceğin zeki bir gözlemcisidir. 
–David Mitchell, Bulut Atlası’nın yazarı 

“Şaşırtıcı derecede yeni bir şey... Ahlaki karmaşıklıklarla dolu, aksiyon dolu bir hikâye. Bu, herkesin şu anda ihtiyaç duyduğu fütürist vizyon.” 

–Charlie Jane Anders, Gökteki Tüm Kuşlar&apos;ın yazarı 

“Harika buluşlar, etkileyici karakterler ve bir hikâye girdabıyla dolu Waste Tide, acilen ihtiyaç duyulan, düşündürücü, çılgın bir roman yolculuğu. Elimden bırakamadım.” 
–Lavie Tidhar, Central Station&apos;ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92153</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0ece742-5d95-44e7-80de-a47d9bad5a87.jpg</image:loc>
            <image:title>İlişmek</image:title>
            <image:caption>“Hakan Akdoğan İlişmek romanında çözülen, sıradanlaşan hayatların izdüşümlerinden yansımaları getiriyor bu kez okurunun karşısına. Bir tür ayna tutuyor. Yaşama girdabında debelenen insanların savrulma, sıkışıp kalma durumlarına bakıyor. Öyle ki; ikili ilişkilerin sorgusu, aldanış ve aldatma, yavanlıkla geçen ânların savruntusundaki debelenişler Akdoğan anlatısının odağında yer alıyor. 

Okuruna yeni sözleri olan Hakan Akdoğan, bu kez, uzunca süre belleğinizde iz bırakacak sorgulayıcı bir anlatıyla karşınıza çıkıyor. 

Tedirginliğin, varoluş sorgusunun, uyumsuzluğun romanı İlişmek. Düşte, düşüncede, duyguda gelgitlerin bir yaşamı, ikili ilişkileri nasıl biçimlendirdiğini anlatıyor bize Akdoğan. Sanrılarıyla var olan insan… Ayaz’ın, Melek’in, Asude’nin birbirine dokunan öyküleri onların kendi olma yolculuğundaki seçimlerinde nereye nasıl evrildiğini gösteriyor bize anlatıcı. Değişimin, çürümenin, yozlaşmanın izlerini derinden gösteriyor Hakan Akdoğan İlişmek anlatısında. Birbirine ilişerek, ama ilişmemenin de felsefesini yaparak tutunmaya çalışan insanların öyküsüdür bir bakıma da anlatılan.
Feridun Andaç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92154</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fc289ff-d5f5-4df4-a7af-06848209e21c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizm, Tek Başına</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihinde ilk defa, dünya tek bir ekonomik sistem tarafından yönetiliyor. Kapitalizm, Tek Başına’da öncü iktisatçı Branko Milanovic, feodalizmin ve ardından komünizmin hâkim olduğu günlerden bugüne kadar gerçekleşen keskin ve tarihi kaymanın sebeplerini açıklıyor. Kapitalizmin çeşitlerini irdelerken; “Kapitalizm tek sistem olarak hüküm sürerken, daha adil bir dünya ihtimali ne kadar mümkün?” sorusunu soruyor. Milanovic’in çözümleri kaderci değil, aksine aydınlatıcı. Kapitalizmin birçok yanlışı var; fakat birçok doğrusu da var ve kapitalizm hep bizimle olacak. Bizim görevimiz ise onu geliştirmek.

Milanovic, kapitalizmin işlediğini, bu sebepten başarılı olduğunu vurguluyor. Kapitalizm, insanları refaha kavuşturuyor ve otonomiye yönelik arzularını tatmin ediyor. Fakat bununla birlikte, ahlaki bir de bedel ödetiyor. Nihai hedef olarak materyal başarıya erişmemiz için bizi zorluyor. Ayrıca, hiçbir istikrar da vadetmiyor. Batı’da liberal kapitalizm, eşitsizlik ve ölçüsüz kapitalizmin baskısı altında eziliyor. Bu model artık, Çin’de örneği görüldüğü üzere, politik kapitalizmle (birçoğunun daha başarılı bulduğu fakat aslında yolsuzluğa karşı daha savunmasız olan ve büyüme yavaş seyrederken toplumsal tedirginlik yaratan) bir mücadele içinde. Küresel Güney’in ekonomik sorunları için Milanovic, tartışmaya açık da olsa yaratıcı bir plan öneriyor: Geniş ölçekli göç. Geleceği tahminlerken, dünya çapında refahın hâkim olacağını ya da robotların kitleleri işsizliğe sürükleyeceğini, tek bir sonucun kaçınılmaz olacağını söyleyen peygamberleri reddediyor. Evet, kapitalizm riskli bir sistem ama insana ait bir sistem. Seçimlerimiz ve seçimleri nasıl gördüğümüz, kapitalizmin bize hizmetinin nasıl olacağını belirleyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92155</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c081790-9b85-4e2d-803b-56eac27db1e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasetinde Bir Survivor Hikayesi - AKP</image:title>
            <image:caption>Bu kitap; elit röportajlardan, parti belgelerinden, kamuya açık konuşmalardan ve Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) siyasetindeki yaşanan gelişmelerden ve değişikliklerden elde edilen kanıtları kullanarak Türk siyasetinde siyasal beka kavramının mantığını keşfetmeyi amaçlamaktadır. Bu kanıtlar, AKP’nin siyasal bekası üzerine odaklanan bağımlı değişkeni açıklayan dört bağımsız değişkeni olduğunu göstermektedir: AKP’nin muhafazakarlığının meşrulaştırılması (2002- 2007), AKP’nin Kemalist elitlerle güç mücadelesi (2007-2011), AKP’nin popülizmi ve otoriterleşmesi (2011-2014) ve Erdoğan liderliğinde İslamcılık ve milliyetçiliğin araçsallaştırılması (2014-2020). Diğer bir deyişle, bu araştırma AKP’nin dört dönemindeki dört farklı politika yaklaşımı ile AKP’nin siyasal bekası arasında bir neden-sonuç mekanizması sunmaktadır. Nitekim AKP, 18 yıllık iktidarı boyunca siyasi olarak hayatta kalmayı sağlama hususunda en başarılı siyasi parti olmuştur. Literatürde AKP iktidarının 18 yıllık iktidarını bütünsel olarak analiz eden çok az çalışma vardır. Bu kitabın literatüre olan özgün katkısı ise; AKP örneği için incelenmemiş olan siyasal beka kavramını kullanarak, 2002-2020 yılları arasında AKP iktidarını bütüncül bir yaklaşımla analiz etmesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92156</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd199f17-f511-4f4a-ada1-d3c97bd1ae95.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Babanın Eğitim Elkitabı</image:title>
            <image:caption>Annelik ve babalık zor, ciddi bir iştir.Bu zor işi başarmak için bilgili, becerikli olmak zorundayız. Annelik ve babalık görevlerinde başarısız olmak, hem bizi hem de çocuğumuzu bir ömür boyu mutsuz kılar. Bu mutsuzluğu tatmamak için ya Anne/baba olmaktan vazgeçmeliyiz ya da iyi Anne/baba olmaya karar vermeliyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92157</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/449b0070-4f57-45f5-b92d-95987ead84c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Obezite ve Beslenme Stratejileri</image:title>
            <image:caption>Laparoskopik bariatrik ve metabolik cerrahi alanında uzun yıllara dayalı deneyimleri ve yetkinliği ulusal ve uluslararası birçok ödülle takdir edilmiş olan Dr. Öğr. Üyesi Muzaffer Al tarafından kaleme alınan bu eser, obezite ile mücadelede sürekli gelişen bariatrik cerrahi ile ilgili temel bilgiler, kullanılmakta olan cerrahi yöntemler, bariatrik cerrahi sonrasında beslenme ilkeleri ve yaşam kalitesinde iyileşme konularında kapsamlı bir bilgi kılavuzu olarak literatüre katkı sağlayan önemli bir kaynak eserdir. Ayrıca obezite ve beslenme ile ilgili verdiği ayrıntılı bilgilerle obezite hastalığına karşı korunma yollarını arayan herkes için pratik bir rehber olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92158</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45f555aa-4db1-45c5-ab06-eec6598a96e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hırçın Kız</image:title>
            <image:caption>Shakespeare’in erken dönem komedilerinden Hırçın Kız, zengin tüccar Baptista&apos;nın iki kızının öyküsünü anlatır. Biri munis, uyumlu, nazik Bianca; diğeri hırçın, başına buyruk, sivri dilli Katharina. Hikâye Baptista&apos;nın asi kızını evlendirmek üzere giriştiği bir oyunla başlar. “Oyun içinde oyun” biçiminde kurgulanan Hırçın Kız, başına buyruk Katharina’nın yola getirilme çabalarını anlatır.
Shakespeare’in İtalyan halk tiyatrosu commedia dell’arte’den esinlendiği oyun, entrikalar, kelime oyunları, kılık ve kimlik değiştirme, yanlış anlamalar, terslikler gibi yazarın üstadı olduğu motifleri içermesinin yanı sıra, bir aşk hikâyesi çerçevesinde kadın erkek ilişkilerini mercek altına alır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92159</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/872a844c-c9f7-4ff2-8836-e42788cdb36a.jpg</image:loc>
            <image:title>Notalardan Şantiyelere Bir Ömür</image:title>
            <image:caption>“Ben Mustafa Alpagut… Provası olmayan, tekrarı yapılmayan “yaşam” denen bu sahneyi ben ikiye böldüm; tek sahnede iki oyun sergiledim. 
Ses oldu, söz oldu, notalara düştü; müzik doğdu… 
Fikir çıktı, cesaret geldi; içimdeki girişimci kükredi… 
Yüreğim şarkılar söyledi, ellerim fabrikalar dikti. 
Müziğe sevdalı bir uçak mühendisiyim ben… 
Kâh gitarını tıngırdatan bir müzisyenim kâh şantiyelerde koşturan bir mühendisim. 
Benim sözlerim şarkı olmuştur, dillerde dolaşmıştır. İstedim ki yaşamım da sözde kalıp uçmasın, yazı olsun bâki kalsın.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92160</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3e4200a-6435-42df-a80f-3165dccc4d8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkek Cinselliğinin Perde Arkası</image:title>
            <image:caption>ERKEK CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARINA ENTEGRATİF BİR BAKIŞ… 
Cinsel sağlık, multidisipliner bir çalışmayı gerektiren çok özel bir alandır. Çünkü konunun biyo-psiko-sosyal son derece karmaşık ve etkileşimsel bir arka planı söz konusudur. Örneğin, bir erkeğin cinsel organlarının sağlıklı olması, kendisi ve partnerine doyum sağlayacak kadar cinsel yeterliliğe sahip olabileceği anlamına asla gelmemektedir. Cinsel bilgi ve cinsel deneyimin yanında, erkeğin intrapsişik dengesi, seks sürecini yönetebilmesi, kendini cinsel hislere ve bedensel duyumlara teslim edebilme becerisi de büyük önem taşır. Dolayısıyla erkek cinsel işlev bozukluklarının tanı ve tedavisinde, erkeğin yaşadığı sorunun o erkek için anlamını keşfetmek son derece önemlidir. Çok farklı pencerelerden aynı anda bakabilmeyi gerektiren bu keşifte hem danışanlara hem de uzmanlara “Erkek Cinselliğinin Perde Arkası” güvenilir ve yetkin bir kaynak olarak rehberlik edecektir… 
Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği – CİSED


ERKKEK CİNSELLİĞİNİ KEŞFETMEYE DAİR BİR YOLCULUĞA VAR MISINIZ? “Erkek Cinselliğinin Perde Arkası”, erkek cinsel işlev sorunlarını organik, psikojenik, ilişkisel ve sosyal bağlantıları ile birlikte entegratif ve sistematik biçimde ele alan ve erkek cinselliğinin perde arkasında gerçekte yaşananları gözler önüne seren benzersiz bir eserdir. Erkeklerde boşalma sorunlarının tanı ve tedavisinin ayrıntılarıyla anlatıldığı “Kontrol Sende Güç Sende” adlı kitabımızla birlikte, eksiksiz ve kapsamlı bir kaynak seti oluşturarak hem cinsel sağlık alanında çalışan hekimler ve ruh sağlığı profesyonelleri hem de erkeklerin cinsel dünyasını anlamak isteyen herkes için yararlı olacaktır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92161</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a89c6ef9-fa1c-4568-9a69-8ecdb217cd3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Balıkçı ve Oğlu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Toplumsal konulara duyarlılığı ile tanınan edebiyatçı ve fikir adamı Zülfü Livaneli, bu kez Ege balıkçılarının ve hayal kurmaktan bile mahrum bırakılan göçmenlerin kaderine eğiliyor.Usta edebiyatçı Livaneli, Balıkçı ve Oğluile son yılların en can yakıcı ve büyük dramı “göçmenliği” balıkçı Mustafa, Mesude ve Samir bebek üzerinden anlatıyor. O güne dek sıcak evlerinde televizyondan izledikleri haberlerden aşina oldukları ölü insan bedenleri ve yarı ölü bir bebek evliliklerinin tam ortasına düşerek bir bomba etkisi yaratıyor; aile ilişkilerini bambaşka bir çehreye büründürüyor.Balıkçı ve Oğlu, Ege’nin tarihinden bugününe, balık çiftliklerine ve rant hırsıyla dağlara, kıyılara saldıran şirketlerin yarattığı ekolojik yıkıma dair çok şey söylüyor. Bunun ötesinde göçmenlerin bir bilinmeze doğru göze aldıkları yolculuğu,hayatta kalma çabalarını ya da ölümü; kısacası “deryaya yakın, dünyadan uzak” yaşamlarını odağına alıyor. Livaneli’nin belki de en şiirsel romanı olan Balıkçı ve Oğlu; aile, aşk, ebeveynlik, evlat, kadın dayanışması, dostluk, göç, doğa üzerine çağdaş bir epope.Zülfü Livaneli’nin, uzun bir aradan sonra yazdığı ve heyecanla beklenen yeni romanı Balıkçı ve Oğlu, ustalıkla seçilen tasvirlerle okurun zihninde capcanlı bir anlatı oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92162</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63243a8a-1f37-40dd-9d18-eabd90a944df.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağın Vicdanı Bediüzzaman</image:title>
            <image:caption>&quot;Bediüzzaman kadar yanlış anlaşılmış bir insana tarihte çok az rastlanır. Onun hakkında kalem oynatmak mayınlı araziye girmek gibiydi. Türkiye’mizin tarihinde ‘Psikolojik Savaş’ın kurbanı olan bu değere sahip çıkmazsak tarih bizi ayıplar diye düşündüm. Balık okyanusta doğar, büyür, yaşar ve ölür; fakat okyanusu bilemez. Bunun gibi, hakikatin kölesi olmuş hür adam Bediüzzaman’ı bilememişiz. Sahici bir insan, şefkatli bir üstad, yoksul ama kanaat zengini bir hoca, müthiş bir bellek, keskin bir zekâ, şaşırtıcı bir muhakeme gücü ile karşı karşıyaydım. Bu bilgileri okuyup kendime saklayamazdım çünkü kendimi borçlu ve sorumlu hissediyordum. Gerçekleri arayanlara vasıta ve vesile olmam gerekir, diye düşündüm.&quot;
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Çağın vicdanı Bediüzzaman, doğup büyüdüğü topraklar, İslâm dünyası ve bütünüyle dünya büyük acılar yüklü zorlu bir sınanmadan geçerken, maddî-manevî her türlü savrulma ve bunalımın yaşandığı bir dönemde, bunca kargaşa ve gürültüye rağmen vicdanının sesine kulak vererek çağın ‘vicdanî normlarını’ belirlemiştir. Onun akıl ile kalbi buluşturan düşünce sistemi ve akıldan kalbe yolculuğu içeren yaşama modeli ise, bu vicdanî değerleri herkes için yaşanabilir hale getiren bir yol haritası niteliğindedir. Çağın Vicdanı Bediüzzaman, ‘çağın vicdanı’ olabilmiş bir düşünürü, hayatı ve tefekkürüyle gündeme taşıyor. Bu çağda kelimenin tam anlamıyla ‘insan’ olmak ve ‘insan’ kalmak isteyenler için, elinizdeki kitap çok şey söylüyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92163</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdc9e848-9d0d-419d-84c5-ef3291fc46da.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözüyle Kartal Avlayan Yazar Yaşar Kemal (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çukurova’nın verimli topraklarından çıkıp, memleketinin doğasını, kokusunu; kartalını, ölmez otunu; emekçi insanını ve o insanların zulme karşı verdiği mücadelenin haklı onurunu tüm dünyaya destansı bir dille anlatan bir “edebiyat mucizesi!”Türk Edebiyatı’nın güçlü kalemi Zülfü Livaneli, gelmiş geçmiş en büyük ustasını, kırk dört yıllık dostunu, yoldaşını; “Yaşar Abi”sini anlatıyor.Yaşar Kemal kendi edebiyat kuramını ilmek ilmek oluşturup doğduğu kentten başladığı yazın hayatında dünya insanına ulaşarak varıyor zirveye. Epopelerden, Anadoluefsanelerinden, mitoslardan, ağıtlardan aldığı ilhamını kusursuz betimlemeleri, insan psikolojisinin en derinine inen sezgisi ve gerçekçi kurgusuyla taçlandırıyor. Dramı değil trajediyi yaşatıyor zihinlerde. Homeros’un, Karacaoğlan’ın, Cervantes’in, Çehov’un, Dadaloğlu’nun açtığı yollardan gidiyor. Ve Anadolu dağlarında bir ateş yakıp tüm dünyayı aydınlatıyor.“Yaşar Kemal’i düşündüğüm zaman aklımda deli deli türküler dolaşır” diyor Livaneli. Stockholm’ün karlı caddelerinde, Paris’in geniş meydanlarında veİstanbul’un belki her sokağında söyledikleri türküleri yazıyor satırlarına. Ülkenin faili meçhullerle, terörle, sansürle kuşatıldığı en karanlık dönemlerde ve hatta sürgün yıllarında bile Yaşar Kemal’in umut dolu yüreği ayakta tutuyor çevresini.Kalbi ve kalemi her zaman dostluktan, kardeşlikten, barıştan yana olan; Sait Faik’in “Türklerin en Kürdü, Kürtlerin en Türkü” dediği, “edebiyat mucizesi” Yaşar Kemal bir dost kalemiyle bir kez daha varıyor ebediyete.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92164</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f215dc1-883f-4831-b05c-15b1e97525d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Öyüklü</image:title>
            <image:caption>Matar Areyastin buyuruyorsa ; zamanı gelmiş bir ölüm, kötü olur mu hiç ?
Hepimiz ölmek için yaratıldık, zira ölüyoruz…
Ölecek nesiller büyüttükten sonra ölmektir varoluş amacımız.
Hayat ölümün bizlere verdiği bir hediyedir.
Tattım, kokladım, gördüm, dokundum, işittim, sevdim,sevildim, kıymetini bildim hediyemin,
Yaşayan insanlarla ilişkilerin kesildiği, fanilerin hakkında hiç birşey bilmediği diyara göç nedendir ? Hesaplaşmak içinse eğer, yaşarken yaptığım iyi kötü her şey, Matar Areyastin’in izin verdikleridir. Onun izin vermediği bir şeyi yapmaya gücüm yeter mi ? O halde yaşarken yaptıklarım için Matar Areyastin’in hesap sormasından neden korkayım ki ? Ölümüm başlangıcımdır.
Korkuyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92165</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5db92d74-89fe-48a8-85d8-dde12d77496b.jpg</image:loc>
            <image:title>Göçkuşağı</image:title>
            <image:caption>“Melahat İstanbul&apos;a göçüyoruz.”
Hazırlıklar tamamlandı, valizler kapıya konuldu. Eşyalar kalmaya karar verdi.
Tabii bu eşyaların kararı değildi. İhsan&apos;ın kararıydı. Hellece&apos;den İstanbul epey uzaktı ve eşyaların
gitmesi evden kazandıkları paranın en az yüzde otuzuna mal olabilirdi. İhsan, düşündükçe ferahladı.
İşe yarayan eşyalarını komşusuna satarak mal varlığına biraz daha katkı yaptı vesselam!..
Mecbur mudur her taşralı bu yola
Haydi köylüm, sana uğurlar ola!..
Göç günü geldi çattı. Gurbet yorganları ve tahta bavullar traktörün römorkuna kondu.bunların yanına taze göçebeler de bindi ve Turgut emmi bastı gaza. Zekeriya, yolun gidiş yönünden ziyade geriye doğru bakmayı yeğledi. Arkasında neler bıraktığını merak ediyordu çünkü. Bir an unuttu yanındakileri, sanki tek başına bir yolculuğa çıkıyordu. Hellece’nin bu kadar çabuk kaybolacağını ummuyordu Zekeriya. Ne de kolay karışmıştı toza toprağa? Oysa yokuşu saralı çok olmamıştı,
hiçbir şey gözükmüyordu. Sadece tekerlerin izleri görünüyordu, tıpkı bir nehir gibi...
...ve hüznü düşer ardından
Valize sığdıramadığın köy türkülerinin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92166</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/389451c1-cc28-4aab-ab90-53fe4ebc77d3.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Karası</image:title>
            <image:caption>Taksi ve Soğuk Aşk adlı iki uzun öyküden oluşan İstanbul Karası’nda Uğur Arık, daha ilk sayfalardan itibaren 1960’ların siyah beyaz polisiye filmlerini hatırlatan gerilim dolu kasvetli bir atmosfere sokuyoır bizi. Gece yarısı çalan telefonların, soğuk ve karanlık kaldırımların, izbe kenar mahalle evlerinin, bıçkın delikanlıların, yasadışı işler yapan tabancalı adamların, vızıldayan kuşların dünyasına, başka bir deyişle İstanbul’un karanlık tarafına götürüyor. Bu ürkütücü ve acımasız dünyada işlenen cinayetlerin faillerini arayan Başkomiser Cüneyt’in işi hiç de kolay değil. Her ne kadar zeki, gözüpek ve kurallara fazla kafayı takmayan biri olsa da sonuçta o da bir insan. Üstelik bu kez, hem kendisinin hem kardeşinin hayatı tehlikede.
Son ana kadar gizlenmeyi başaran katil kim?
Cinayetin sebebi ne?
Sert polisiye tarzında yazılmış, gerilim dozu oldukça yüksek İstanbul Karası’nı keyifle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92167</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/649a9155-bb3d-4484-a84c-4615863511b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Elanor&apos;un Kırmızı Beresi</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin polisiye dergisi Dedektif’in düzenlemiş olduğu 2020 yılı Zehirli Kalem Polisiye Öykü yarışmasının sonuçları Ocak 2021’de açıklandı.
Türkiye polisiye edebiyatını geliştirmek ve desteklemek amacıyla düzenlenen yarışmada Güray Işık’ın ‘Elanor’un Kırmızı Beresi’ adlı öykü, seçici kurul tarafından Zehirli Kalem Ödülü’ne layık görüldü. İkinciliği ise ‘Ramazan Atlen’in Orhan Pamuk’a Çok Benzeyen Adam’ adlı öyküsü kazandı. Üçüncülüğü Mustafa Şenocak’ın ‘Biz Bize’ adlı öyküsünün aldığı yarışmada toplam on beş öykü dereceye girdi.
Bu kitapta dereceye giren bütün öyküler yer almaktadır. Dedektif Dergi, polisiye öykü yazılmasını teşvik etmek ve edebiyatımızı nitelikli polisiye öyküler kazandırmak amacıyla, ‘Zehirli Kalem Polisiye Öykü Ödülü’ adı altında gerçekleştirdiği polisiye öykü yarışmasını her yıl düzenlemeye devam edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92168</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a94030d8-d2a1-4b70-97b6-61204e5f3e18.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandalina Kabukları</image:title>
            <image:caption>Biz insanoğlu sonucunun ne olacağını bilmeden karşımızdaki insana güvenerek yaşadığımız buhranları da paylaşırız. Yani acılarımızı hiç çekinmeden anlatırız. Anlattığımız insanlar bizi dinlerken belki kulaklarını açıyorlar belki de gönüllerini.Sonuçta bir şekilde dinleyenlerimiz fazla. Anlatırız alabildiğince. Gidebildiği yere kadar durmayız. Umudumuzu nasıl yitirdiğimizi, gözyaşlarımızın arasına sıkıştırdığımız nefesimizi derin iç çekişlerimizle nasıl birleştirdiğimizi, akabinde oflamalarımızla susup kaldığımız, sonra da anlatmaya devam ettiğimiz kederlerimizi bir bir paylaşırız. Doğru ya, teselli kaynağıydı acılarımızı paylaşmak ! Paylaştıkça rahatlar ya insan, sakın inanmayın! Rahatlamaz! Acı da keder de peşinden gelir herzaman insanın.

Anlattığın yerde kaldığını zannetsen de kederlerine ram olmuşsundur.
Artık derdinle baş başa kalırsın.
Bu sefer bir çok keşke girer hayatına…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92169</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65defeac-321b-423c-9f8e-4bba62d61861.jpg</image:loc>
            <image:title>Parçalanmış Gülüşler</image:title>
            <image:caption>Belki de içimizde olduğunu düşündüğümüz bu rüzgâr, bir meltemle başlayıp hortuma dönüşmüştü. Farkında değildik biz bazı şeylerin. Adım attığımız yerin savrulup gitmesinin sebebinin bizler olduğunu hiçbir zaman bilemedik. Bilseydik, en azından bir şeyler fısıldayabilirdik. Saçma da olsa söylerdik. Çünkü korkularımızın üzerine bir nokta atıp, pergelle defalarca çevirmiştik çevremizi. Önümüz sağımız solumuz, her yerimiz aşılmaz surlarla çevrilmişti. Yine de o surların arkasındakilere bir şeyler dedik, en azından denedik. &quot;Kan&quot; a &quot;Gül&quot; dedik. Biraz da dikenliydik. Bilmem anlatabiliyor muyum?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92170</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/372c1c39-4e67-425f-8e83-35a8fc68901f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tepedeki Yabancı</image:title>
            <image:caption>“Aklım kıraç, çıplak, vahşi şeylerden kopamıyormuş gibi, batan imparatorlukları, sürgündeki yazarların bombalanan çalışma odalarını, dünyaya dağılmış yertsiz yurtsuz insanları, ölümün on bin küsur kapısını düşündüm...” Bu güzel ve esrarengiz kitap bir yapbozun parçaları gibi birbirine kenetlenen gezi, anı ve eleştiri yazılarından oluşan bir bütün mü, yoksa gizli bir roman mı? Daha önceki düzyazı yapıtlarında okurlarını Avustralya ve Uzakdoğu’da unutulmaz yolculuklara çıkartan şair ve yazar Şavkar Altınel bu defa kendine özgü bakışını otuz yıldan uzun bir süredir yaşamakta olduğu Britanya’ya çeviriyor, kuzeydeki bu adanın hiçbir sıradan turistin bilemeyeceği köşelerine uzanıyor, Conrad ve Eliot gibi Britan-ya’ya dışarıdan gelen başka edebiyatçıların yaşadığı ve yazdığı yerlerde dolaşıyor, özel hayatından merak uyandırıcı kesitler sunuyor ve çevresine yabancı bir gözle bakarken her şeyin güzelliği kadar korkunçluğunu da görmekten kendini alamıyor. Üç büyük “Y” -Yabancılık, Yolculuk ve Yazı- çevresinde dönen bu alabildiğine değişik yapıtı okuyunca sarsılacak, düşüncelere dalacak, Britanya’yı, Altınel’i ve belki de kendinizi daha iyi tanıyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92171</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf1876b0-f955-448a-90e8-985733378e92.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgeler Çölü</image:title>
            <image:caption>‘Şiir bir patlamadır’ diyor Filis: Şiirin daha ilk dizesinde insan bir kara deliğe çekilir ve döne-dolana, uzaya-kısala ilerleyerek başka türlü bir gerçekliğe ulaşır.

Bu, düşüncenin atomlarına ayrışması, zihnin, sonsuzluğun şimdisinde yepyeni bir oluşa geçmesidir.
Kitabın arka kapağındaki Haiku, kitabı eline alan kişiyi ciddiyetle uyarıyor ve diyor ki;

Dur! İyi düşün bu kitabı açmadan önce
Bir boşluğa savurabilir seni bir düşünce
Bir dize mührünü kırabilir gerçekliğinin
Bilmenin zehri yayıldıkça hücrelerine
Lanet edebilirsin bu kitabı gördüğün güne

Ressam Aynur Durak’ın resimleriyle daha da ilginçleşiyor, William Blake tadı bırakıyor biraz insanda.
Sarsılmayı göze alabilenler için, bambaşka bir şiir yolculuğu bu kitap…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92172</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e46fec6-9178-4786-86cc-f3c93d9f5b89.jpg</image:loc>
            <image:title>Rune Sembolleri ve Tılsımlar</image:title>
            <image:caption>Eski zamanların birinde, bilgelik ve şiir tanrısı olarak tanınan ama hiçbir şeyle
tatmin olmayan bir adam yaşarmış. Huzuruna yalnızca cesur savaşçılar ve ölümlüler çıkarmış.
Mızrağında güç, omuzlarında düşünce ve hafıza…

Onun tek amacı var hayatta : Daha çok bilgiye sahip olmak ! Hayat amacına ulaşmak için mantıksız hareketler etmiş, bilgelik elde etmek için çok ciddi yollara girmiş, tek gözünü bu uğurda kaybetmiş. Dokuz gün dokuz gece olümle burun buruna gelmiş. Dokun gün ve dokuz geceden sonra Rune’leri ve onların tılsımlarını keşfederek dindirilemez susuzluğunu bir nebze olsun dindirmiş. Siz de RUNE SEMBOLLERİ ile eski gizemlerin kilidini açmak istermisiniz ?Gerçek şuki, görünmez bir dünya var. Bu sembollerin ardındaki eski efsanelere, görünmez dünyaya ve onlardan neler öğrenebileceğine bir göz atmak isterseniz bu kitap sizi İskandinav Mitolojisinin sembolizmine, tılsımına ve sonsuz olasılıklara davet ediyor. Bir kehanet aracı olarak kullanılan Rune sembollerini tarih öncesi zamanlardan alıp günümüze taşıdık. Semboller ile iç gözlem yapmayı, ileriye bakmayı ve eski bir dili okumayı öğreneceksiniz.

Unutmayın, Rune’ler kendilerini yalnızca layık olanlara gösterir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92173</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/443c8806-ed61-45a0-8134-e4d2615543dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeniden Doğuş - 7 Ölümcül Günah</image:title>
            <image:caption>İnsan, bir maymundan daha maymundur diye başlar bu öykü. Fyodor Nikokay Petrovic adındaki bir maymun, Tanrıya yalvarıp yakarması sonucu, Bir gün insana dönüşür. Daima özgürlüğe inanan Fyodor, kendini insanların kollarına atar. Ama merak ettiği asıl konu, onu insan yapan “Tanrının” kim olduğudur. Bu yüzden Tanrı’yı arayış içerisine girer. Aldığı cevaplarla peygamberliğini ilan etmesi, hem sonu ve hem başlangıcı olacaktır Fyodur’un.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92174</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/680eb07a-645c-4665-a96a-6c240828e728.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Renkleri Keşfet - Stresi Azaltma Sanatı</image:title>
            <image:caption>Kim demiş boyama kitapları sadece çocuklar için diye.
Yaş sınırı olmaksızın, herkesin yeteneklerini sergileyebilecekleri harika kitaplar hazırladık.
Keyifli desenlerle yapacağınız bu boyamalar odaklanmanızı artırır, sizleri olumsuz düşüncelerden uzaklaştırır, stresi azaltır.
Boyalar ve desenlerle beraber yapacağınız bu yolculuk size iyi gelecek…
Kitapta bir sayfada şahane mandalalar varken, diğer sayfayı duygu ve düşüncelerinizi yazacağınız şekilde boş bıraktık.
Hatta koparmalı hazırlanan bu sayfaları boyayıp küçük notlarla birlikte sevdiklerinize hediye edebilirsiniz.
Haydi bu renkli dünyada siz de yerinizi alın !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92175</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc8e23bd-afab-41e8-9e11-46b2f4ace826.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyana Renk Kat - Stresi Azaltma Sanatı</image:title>
            <image:caption>Kim demiş boyama kitapları sadece çocuklar için diye.
Yaş sınırı olmaksızın, herkesin yeteneklerini sergileyebilecekleri harika kitaplar hazırladık.
Keyifli desenlerle yapacağınız bu boyamalar odaklanmanızı artırır, sizleri olumsuz düşüncelerden uzaklaştırır, stresi azaltır.
Boyalar ve desenlerle beraber yapacağınız bu yolculuk size iyi gelecek…
Kitapta bir sayfada şahane mandalalar varken, diğer sayfayı duygu ve düşüncelerinizi yazacağınız şekilde boş bıraktık.
Hatta koparmalı hazırlanan bu sayfaları boyayıp küçük notlarla birlikte sevdiklerinize hediye edebilirsiniz.
Haydi bu renkli dünyada siz de yerinizi alın !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92176</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97dc5398-87b8-45eb-a7a4-1d597f986609.jpg</image:loc>
            <image:title>Ramayana - Bala Kanda 1. Kitap</image:title>
            <image:caption>Dünyada yazılan bütün epik destanların ilki olarak kabul edilen Ramayana, Sloka denilen iki dizelik beyitleri ilk bulan ve bu nedenle Ādi Kavi (İlk Şair) olarak anılan Srimad Valmiki tarafından yazıldı.

Kaleme alındığı yıl olarak farklı tarihler zikredilse de şiir formunda yazılmış ilk metin olma ve kendisinden sonra yazılan destanlara ki buna Mahabharata da dâhildir, örnek teşkil etmesi açısından önemlidir. Ancak bu destanı önemli kılan bir başka unsur daha vardır o da Ramayana’nın sadece destan değil aynı zamanda tarihte gerçekleşmiş bir olayı anlattığı gerçeğidir. Bu nedenle Mahabharata ile birlikte “İTİHASA” olarak kabul edilen Ramayana MÖ 4.000 yılında başladığı kabul edilen yazılı dönemi daha geriye çekerek dünya tarihini sil baştan ve daha doğru bir biçimde anlama, anlatma fırsatını bize veriyor olabilir. Bir örnek teşkil etmesi açısından

Taittiriya Brahmana ve Purana Sutralarda Sisumara Takım Yıldızının Gamma Draconis’in eksenine girmesi (evine girmesi) MÖ 11.000 yılına denk gelir ki bu dönemde hem Ramayana hem de Mahabharata da adı geçen, “evi Gök Alem olan ve bir yıldız gibi parlayan…” Kasyapa aslında Kutup Yıldızına verilen addır.

Rig Vedalarda “Satisar” olarak adlandırılan Keşmir Vadisi aslında büyük bir buzul gölüydü. Holosen dönemin sonunda eriyen gölün suları Baramulla geçidinden Madra, Sind ve Gujarat bölgesini sular altında bırakması MÖ 11.500 denk gelir ki Nilamata Purana’da Manu Peygamberin ortaya çıkışının bu olaydan sonra olduğu anlatılır. Ve hem Ramayana hem de Mahabharata da anlatılan Sarasvati ve Yamuna nehirlerinin birleşmesi yapılan Oşinografik incelemede MÖ 11.200 yılına denk gelir. Sarasvati Şatra’da anlatılan Avabhrtha Ayini bu birleşmeye atıfta bulunur.

Ve Ramayana’da Rama’nın önderliğindeki Valmiki ordusunun Lanka (Günümüzde Sri Lanka) şehrine saldırmak için denizi taşlarla doldurarak yaptığı geçit aslında M.Ö. 6.200 yılına kadar su üstünde olan ancak bu yıldan itibaren deniz suyunun 140 yılda 6,5 metre yükselerek kısmen suyun altında kalan geçide atıfta bulunur ki bu da yine Puranlara göre M.Ö. 5.677-5.577 yılarına bizi götürür çünkü tam da bu dönemde Venüs Müla Takımyıldızının evindeydi ki bu MÖ 22 Ağustos- 3 Eylül 5635 yılına denk gelir. Rama’nın Lanka’ya saldırmak için Brahma’dan bir işaret beklediği denizin kıyısında gördüğü ise M.Ö. 23 Ağustos 5.635 yılında güneş battıktan hemen sonra çıplak gözle de görülebilen Halley Kuyruklu Yıldızıydı. Hesaplamalar bu şekilde devam ettiğinde Rama Treta Yuga’nın son döneminde Satürn Gökyüzünde yükseldiğinde dünyaya gelmiştir ki bu da MÖ 3 Şubat 5674 yılına tekabül eder.

MS 1 ile 2 yy arasında yazıldığı söylenen bir destanın aslında bu kadar eski bir dönemi anlatıyor olması ve anlatılan yerlerin gerçekten de olduğu ve olayların da gerçekten meydana geldiğini kanıtlayabiliyor olmak bize öğretilen tüm bilgileri sil baştan gözden geçirme zorunluluğunu ortaya çıkartıyor.

İnsanlar yanılabilir ama zaman asla yanılmaz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92177</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98f3723a-df6d-4d06-a3b2-6d682b54b848.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikmet Deryasına Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Gerçek hikmet, sohbet sırrına erişmiş bir mana erinin gönül ve akıl süzgecinden geçirerek, ruhanî âlemden, âlemlere rahmet olmak ve Hak Teâlâ’nın zayıf kullarına bir imtihan kolaylığı sağlamak amacından ve kutlu sırrından hareketle şu fâni âleme sızdırdığı ve damlattığı sırlar ve hakikatler yurdunun bir takım kutsi incileri ve mercanlarıdır ki, her kutlu kişi kendi boyu, soyu, suyu, gayreti, aşkı ve şevki miktarınca alabilmiş, görebilmiş, tutabilmiş ve bu meyanda kendi gönül yurduna ve buna bağlı olarak kutsiyete, hakikate ve sonsuzluk özlemiyle yana yakıla koşanlara taşıyabilmiştir. 

İşte şimdi sizler de bu kitabın satırları arasında yukarıda ifade ederek hususiyetlerini dile getirmeye çalıştığımız bir sohbet deryasının damlalarına, onları nûş ederek büyüyüp gelişen biz âcizlerin zihin ve gönül dünyasına yansıyan akislere şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92178</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9ae03a4-6ce0-4427-8b84-0ea1cec32c2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Para</image:title>
            <image:caption>Para
Gelmişi, Geçmişi, Geleceği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92179</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96133289-03e3-4d69-98f8-eaca1fa44c8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Söz Harmanı</image:title>
            <image:caption>Üçüncü şiir kitabım İsmi “Söz Harmanı.” İlk kitabım, “Girdaptaki Çiçek”, ikincisi “Daha Vakit Varken” ve derken üçüncü şiir kitabımı “Söz Harmanı” ismiyle 2016 yılında yayınladım. O tarihten bugüne birkaç şiir kitabı daha çıkartmak nasip oldu. Başka Şiir, Şiir Sandalı, Şiir Denizinde Bir Sandal, Gariplerden Bir Yolcu isimli kitaplarımı 2016 yılından bu yana yayınladım. Şiir kitaplarımın yanında kişisel gelişim ve anılarımı yayınladığım kitaplarım var. Şu anda elinizdeki bu kitabım 2016 yılında çıkarttığım Söz Harmanı isimli şiir kitabımın güncelleştirilmiş (yeni şiirler eklenmiş ve bazı şiirlerimi de çıkarttığım) halidir. İnşallah, faydalı ve hayırlı olur. 

On üç yaşından beri şiir ile haşir-neşir bir hayatımız var. Bu yaştan beri hasbelkader içimize bir ilham düştüğünde yazıyoruz. Yazdıklarımızı kırk yaşından sonra kitaplaştırmaya başladık ve kısmet olduğunda yeni şiir kitapları yayınlıyoruz. 

Tüm kitaplarımla güzel gönüllü, iyi yürekli dostlarıma ulaşmayı ve kitaplarımdan istifade etmesini ve birkaç söz de olsa hoşluk duyacağı bir şeyler duymasını özellikle temenni ediyorum. Olur inşallah. 

Bu şiir kitabımı Sevgili Eşim Suhube ile Oğlum Mehmet ve Gelinim İsmet, Kızım Ebru Nur ve Damadım Serhat, Oğlum Abdurrahman Taha ile Torunum Ahmed Fuad’a armağan ediyorum. Hepinizi çok seviyorum Canlarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92180</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ebdc61c-f147-42ae-be14-ce9314b125c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarıya Çocukluktan Gidilir</image:title>
            <image:caption>Sizleri bu kitapta, çocukluğum ve gençlik yıllarımda yaşamış olduğum birtakım olaylardan etkilenerek derlediğim küçük küçük hikâyecik türü anılarımla baş başa bırakacağım. Elbette maksadım hikâye anlatmak değil, hikâyemsi dediğim anılarımla, her bölümden bir şeyler bulacağınız, ders çıkartmak mahiyetindeki yaşanmışlıkları öne çıkarmaktır. 
 
Bu anlatacaklarım, kimi vakit “helal kazancın önemi”, kimi vakit “çalışmanın mutluluğu”, kimi vakit “başarmanın huzuru”, kimi vakit “mücadelenin gerekliliği”, kimi vakit “duanın gücü”, kimi vakit “yardımlaşmanın güzelliği” ve buna benzer kıssadan hisseler şeklinde olacaktır. Kitabımda sunacağım ve üzerinde duracağım her husus, toplumumuzda özellikle yeni nesillerin sahip olması gereken değerleri esas almaktadır. Buradaki asıl niyetim yeni neslimizi ve bizden sonra geleceklere değerlerimizi hatırlatmak ve bunlara dört elle sarılmalarını tavsiye etmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92181</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/370d38c4-3572-4e7f-bf55-6882f1770201.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı Belgelerle Türk-Ermeni İlişkileri</image:title>
            <image:caption>Ermeni sorunu, son yıllarda uluslararası platformda yer alan çok önemli bir konu hale geldi. Ama konu tarihsel mecrasından çıkarıldı, giderek siyasallaştırıldı. Bu konuya siyasi olarak bakanlar, “soykırım” kavramını öne çıkardı. Konuya yansız olarak bakan tarihçiler ise belgeler üzerinde durmaktadırlar. Gürel, kitabında yer verdiği belgeler için şöyle demektedir: 
 
“Türk Devlet Arşivlerinde yaklaşık bir milyona yakın Ermeni temalı belgenin var olduğunu ve tüm araştırmacılara açık olduğunu biliyorum. Bazı yabancı araştırmacılar tarafından bu arşivlerden yeteri kadar faydalanıldığı halde, Türk-Ermeni ilişkisine katkı koyamadıklarını üzülerek görüyorum.” 
 
Bu kitapta; Milli Mücadele sırasında; Atatürk’ün Anadolu’da yaşanan Ermeni olaylarına verdiği tepkilere ait 30 belge ile yabancı kaynaklı 330 belgeye yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92182</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b28df073-bd98-4142-9a4c-2b7fd9ae856e.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya-Batı Çatışmasında Fener Rum Patrikhanesi</image:title>
            <image:caption>ABD’de Joe Biden’ın başkan olmasıyla, ABD-Rusya gerilimi, tırmanmaya başladı. Ukrayna, Belarus gibi Doğu Avrupa ve eski Sovyet ülkelerindeki çalkantılar, ABD’yle Rusya arasındaki bu çatışmanın yansımaları. 
 
Fener Patrikhanesi, 1940’lardan bu yana, ABD’nin Rusya’ya karşı yürüttüğü bu mücadelenin dini ayağını oluşturuyor. Rusya ise, Moskova Patrikhanesi’ne destek veriyor. Konu, Türkiye’yi yakından ilgilendirdiği halde, ülkemizde bu konuda yeterli araştırma, yok. 
  İşte bu kitap, Fener Patrikhanesi’nin ortaya çıkışından başlayarak, son 80 yılda ABD’yle Fener arasındaki yoğun ilişkileri, Ortodoksluğun Doğu Avrupa halklarının milli kimliğinde oynadığı rolü ve Fener’le Moskova arasındaki en büyük çatışmanın neden Ukrayna’da patlak verdiğini ortaya koymaya çalışıyor. ABD’nin Fener Patrikhanesi’ne “ekümeniklik” statüsü verilmesi konusunda Türkiye’ye neden bu kadar baskı yaptığı sorusuna da bu kitap, kapsamlı bir yanıt veriyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92183</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62cde4b9-0f08-4e0c-b3f6-afb341b697e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Melez Zaman</image:title>
            <image:caption>“Önasya’nın içiçe girmiş uygarlıklarına eğilmek,” yararlanmanın ötesinde bir anlam kazanıyor Erdoğan Özer’in şiirinde. Çünkü o, günümüzü kavramanın nesnel koşullarını, bu toprağın tarihsel yazgısında buluyor. Kısır ve yoz sapmalara karşı, halkımızın hayat süreciyle bütünleşmeye çağrıdır Erdoğan Özer’in şiiri.
Anadolu’nun kendine özgü sesini, çağdaş bir anlayışla yoğuruyor Özer. Sevinçleri, üzüntüleri, tutkularıyla bizden olan dizeler... Halk şiirinden gelen cesur ve tok söyleyişin yanında, divan geleneğinin ince duyarlığı... Ve günümüz sorunlarının slogan edebiyatına kapılmadan dile getirilişi... İmparatorluktan Cumhuriyet’e uzanan karmaşık ve çalkantılı dönemi, ardından İkinci Dünya Savaşı’nı, vesikalı, karartmalı günleri, yeni kuşağın pek az bildiği bu gerçekleri, güncel sorunlarla ilinti kurarak şiirleştiren Özer’in sanatı, nesnel karşıtlıklara dayalı bir estetiğin başarılı örneklerini vermesi açısından da yeni bir aşamadır.
Sakin fakat çarpıcı, hoşgörüyü elden bırakmayan bir inanç ve özgün bir imge evreni... Bu güngörmüş dizeler ardında gerçek bir protesto ve devrim şiiri bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92184</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de57f011-1631-4130-bf01-a58a9daf01a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavşakta</image:title>
            <image:caption>İster evlilik, sevgililik olsun isterse okul ya da asker arkadaşlığı olsun, bu ilişkilere bakanlar, onda “dış” yüzü görür yalnız, oysa her ilişkide gerçeklik onun “iç” yüzünde yaşanır. 
 
İki genç insan, örselenmiş iki ruh, birbiriyle belki de asla buluşamayacak olan ama birbirlerine sarılmak dışında çözümleri bulunmadığı için kozalarını da ancak böyle çatlatabilecek iki yaralı: Mâhinur ve İlhan. İkisi de kendi eksikliğini, iflah olmaz yalnızlığını, karşısındaki insanda tamamlamayı arzulayan birer “müzmin karamsar”. 
 
Her ikisinin de farklı kişilerle birer karakter albümü var. Mâhinur ve İlhan kendi karakterleri olan anne babalarından eşlerine, sevgililerine onlarla baş etmeye çalışırken anlaşabilecekler, birlikte bir dostluk köprüsü kurabilecekler mi? 
 
Belli mi olur? 
 
Yeter ki ilişkide taraflar ille de kendi iktidarını dayatmaya kalkmasın, o kırılgan sınırlar keskin uçlu kalemle değil suluboyayla çizilsin ki keskinliği giderilmiş olsun. Çünkü herkes, çeşitli zamanlarda yaşamına giren insanlarla bir ordu kurmuyor mu, her ilişkide komutanlığını yaptığı ordular onları savaşa sürüklemiyor mu? 
 
Sizi Kavşakta’da, içine heyecanla dalacağınız, sürprizlerle dolu bir roman labirenti bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92185</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ea1bc05-cace-43dc-99e7-18ef473e161c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Kanatlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cibran’ın 1912’de yayımlanan romanı Kırık Kanatlar, Arap dilinde yazılmış ilk romanlardan biridir aynı zamanda. Selma Karami’yle Cibran olduğu tahmin edilen genç adamın imkânsız aşkının hikâyesi, pastoral şiir tadında bir aşk itirafıdır. Cibran bu içe işleyen metinde, Arap edebiyatında ilk kez din adamlarının yozlaşması ve kadın hakları gibi toplumsal meselelere el atar. Doğulu kadının yüzyıllar boyu gelenek karşısındaki âcizliğine, eşya gibi oradan oraya sürüklenmesine yönelik eleştirel bir tavır ortaya koyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92186</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20166205-064a-4d60-bc9d-f132b10393ff.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlığın Yıldızının Yükseldiği Anlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihi boyunca gerçekten önemli ve utkulu bir ana ulaşmak için milyonlarca saatin akıp gitmesi gerekir. Zweig’a göre, “tüm zamanların en büyük şairi ve gösteri sanatçısı” olan tarihin akışı gündelik ve sıradan olaylarla doludur. Ancak tarihe yön veren, birbirini izleyen bu sıradan olayları ara sıra kesintiye uğratan olağanüstü ve unutulmaz anlardır. Yazar bu yapıtında insanlığın yazgısını değiştiren bu anlardan on dördünü resim sanatından ödünç aldığı bir biçimle, birer “minyatür” olarak gözlerimizin önüne serer. İstanbul’un fethi sırasında yetmiş geminin bir gecede vadilerden, tepelerden, bağlardan ve ormanlardan aşırılarak Haliç’e indirilmesi; Waterloo Savaşı’nın sonucunu değiştiren bir anlık hata; 74 yaşındaki Goethe’nin 19 yaşında bir genç kıza duyduğu aşkla yarattığı başyapıt; Rus devrimini başlatmak üzere Zürich’ten yola çıkıp Almanya üzerinden mühürlü bir trenle ülkesine dönen Lenin… bu kitapta anlatılan, tek tek bireyler tarafında yaşanan, ancak tarihin akışını değiştiren deneyimlerden bazılarıdır. Zweig insanı, keşfetme, yaratma ve bazen de fiziksel koşulların yol açtığı sınırları aşma kapasitesiyle olduğu kadar zaafları ve yetersizlikleriyle de her zaman geleceği belirleyen başlıca unsur olarak görür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92187</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc5245b5-2eed-4c9c-bc60-616df2248209.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarı Odanın Esrarı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sarı Odanın Esrarı, kilitli oda ya da imkânsız suç gizemi olarak anılan türün ilk örneklerinden biridir. Dedektif kurgunun bu alttürü, suçlunun hiçbir çıkışı olmayan kilitli bir odada sırra kadem bastığı; görünüşe göre imkânsız ve karmaşık bir suça işaret eder. Bu suçu soruşturanların gözle görünenin ardına bakıp muammayı çözmeleri gerekir. Leroux, 1907’de L’Illustration dergisinde tefrika edildikten sonra 1908’de yayımlanan romanında bizi acar dedektif Joseph Rouletabille ile tanıştırır. Esrarlı olayları çözme becerisiyle tanınan Rouletabille, aynı zamanda romanın anlatıcısı olan arkadaşı avukat Sainclair ile birlikte esrarengiz bir saldırıyı aydınlatmak üzere Glandier şatosuna gelir. Şato ünlü biliminsanı Profesör Stangerson’a aittir ve söz konusu saldırıya profesörün kızı Mathilde Stangerson hedef olmuştur. Leroux’nun büyük başarı kazanan Sarı Odanın Esrarı romanı sürrealistlere ilham verirken, Fransız edebiyatçı ve sinemacı Jean Cocteau’nun da övgüsünü kazanmıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92188</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d47897c1-0a9e-4143-95c1-106d01b694ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabetay Sevi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gershom Scholem (1897-1982), 20. yüzyılın en önemli Yahudi entelektüellerinden olup akademik Yahudi mistisizmi çalışmalarının kurucusudur. Modern düşünürler arasında muhayyilesinin gücü ve zenginliğiyle dikkat çeken Gershom Scholem, özellikle başyapıtı Sabetay Sevi, Mistik Mesih çalışmasıyla geniş çaplı bir üne sahiptir. Bu çalışma şimdiye dek Yahudi dünyasının tamamını derinden etkilemeyi başarmış tek mesiyanik hareketin hikâyesini canlı ve ayrıntılı bir biçimde sunar. 17. yüzyıl Türkiyesinde sıradan bir kabalacı rabbi olan Sabetay Sevi, kendini Mesih olarak ilan ettikten sonra bütün bir Yahudi âlemine yayılan ateşli bir takipçi kitlesine kavuşur. Sevi’nin zorla İslam dinine döndürülmesi sonrası hareket ağır bir darbe alsa da, gizli bir tarikat olarak varlığını sürdürmeyi başarır. Yahudi tarihyazımınında muazzam ve çığır açıcı bir çalışma olan Sabetay Sevi, hakkında hâlâ çok konuşulan bu figürün ve hareketinin kökeni, yayılışı ve ihtida sonrası tutumunu amprik ve filolojik yetkinliği tutkuyla harmanlayarak anlatmasıyla müstesnadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92189</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e647fe7c-484c-4840-8bba-da9df5870a1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabetay Sevi</image:title>
            <image:caption>Gershom Scholem (1897-1982), 
20. yüzyılın en önemli Yahudi entelektüellerinden olup akademik Yahudi mistisizmi çalışmalarının kurucusudur. Modern düşünürler arasında muhayyilesinin gücü ve zenginliğiyle dikkat çeken Gershom Scholem, özellikle başyapıtı Sabetay Sevi, Mistik Mesih çalışmasıyla geniş çaplı bir üne sahiptir. Bu çalışma şimdiye dek Yahudi dünyasının tamamını derinden etkilemeyi başarmış tek mesiyanik hareketin hikâyesini canlı ve ayrıntılı bir biçimde sunar. 17. yüzyıl Türkiyesinde sıradan bir kabalacı rabbi olan Sabetay Sevi, kendini Mesih olarak ilan ettikten sonra bütün bir Yahudi âlemine yayılan ateşli bir takipçi kitlesine kavuşur. Sevi’nin zorla İslam dinine döndürülmesi sonrası hareket ağır bir darbe alsa da, gizli bir tarikat olarak varlığını sürdürmeyi başarır. Yahudi tarihyazımınında muazzam ve çığır açıcı bir çalışma olan Sabetay Sevi, hakkında hâlâ çok konuşulan bu figürün ve hareketinin kökeni, yayılışı ve ihtida sonrası tutumunu amprik ve filolojik yetkinliği tutkuyla harmanlayarak anlatmasıyla müstesnadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92190</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e194e1bc-bc3f-405e-b4c9-20103e831bd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Silahşörler 3 - Bragelonne Vikontu</image:title>
            <image:caption>Takvimler 1660 Mayısını gösterirken Fransız ulusunun kaderi bir kez daha tehlikededir. Mazarin’in saltanatı biter ama maliyecilerinki başlar. XIV. Louis âşıktır, Athos’un oğlu Raoul de Bragelonne Fransa’ya hizmet etmeye ve Louise de la Valliere’nin kalbini kazanmaya kararlıdır. D’artagnan ise gizemli bir yabancı tarafından şaşkına çevrilmiştir ve eski yoldaşlarının çoktan kendi meşguliyetlerini bulduklarını fark eder. Athos, II. Charles’ı İngiltere tahtına çıkartmaya kararlıdır, Aramis ve Porthos ise maskeli bir tutsağı da içeren gizli bir proje peşindedir. 
 
Bragelonne Vikontu destansı bir macerayla başlıyor, Louise de la Valliere’le devam ediyor ve Demir Maskeli Adam’la zirveye ulaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92191</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75cce173-92a8-4b88-8136-5feafe845cb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzü Altındaki Huzur</image:title>
            <image:caption>1938’de Pasifik Savaşı’nın patlak vermesinden kısa bir süre sonra Seul’da yayınlanan “Gökyüzü Altındaki Huzur”, Japon sömürge işgali sırasında Koreli bir ev sahibinin hanesini konu alan hicivli bir romandır. Standart bir Koreli aile babasının geleneksel hırslarını somutlaştıran romanda, Konfüçyüs geleneklerinin, 20. yüzyılın sosyal gerçekliğiyle artan ilgisizliği karikatürize edilir. Modern Kore edebiyatının en tanınmış yazarlarından biri olan Chae ManSık, sömürgeci Seul’daki Yun ailesinin anormal yaşamlarını tasvir ederken, kapitalist modernleşme karşısında geleneksel değerlerin yıkılışının altını çizmek için kara komedi kullanır. 
 
Türkiye’de ilk defa okuyucusuyla buluşan kitapta, yeni zengin, sözde aristokrat Efendi Yun’un çöküşü, Koreli kadınların baskı altına alınmasının geleneksel temellerine ve Korelilerin Japon sömürgecilerle iş birliğinin altında yatan sebeplere dair içgörülerle harmanlanarak anlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92192</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e56154b8-cdfa-4742-834c-bbf14f2932b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzbaşının Kızı</image:title>
            <image:caption>“Hey genç! Olur da yazdıklarım eline geçerse unutma ki en iyi ve sağlam değişimler şiddetin doğurdukları değil, ahlakın gelişmesiyle ortaya çıkan değişimlerdir.” 
 
Deneyimsiz ve aceleci, genç bir asil olan Pyotr Grinyov, babasının zoruyla orduya katılmak üzere uzak bir kaleye gönderilir. Grinyov burada Komutan Mironov’un kızı Maşa’ya âşık olur. Ancak bu sıralarda acımasız Kazak Pugachov, kaleyi kuşatarak trajik olaylar trenini harekete geçirir. Grinyov’u içinde bulunduğu durumdan kurtaracak olan, kaleye yaptığı yolculuk sırasında karşılaştığı yabancılar olacaktır. 
Rus Çariçesi II. Katerina’ya karşı çıkan Pugaçov İsyanı sırasında geçen Yüzbaşının Kızı, Puşkin’in en popüler eserlerinden biri olmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92193</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fea19c8e-e78e-4437-ad11-167fa08d3105.jpg</image:loc>
            <image:title>Selfet Hanım</image:title>
            <image:caption>“Son bir şey...” dedi yine gözlerimin içine bakarak. “Zaman olur birbirimize kızarız, laf söyleriz, kavga bile edebiliriz. Ancak, koşullar ne olursa olsun, sevgimden, saygımdan ve sadakatimden asla şüphe etme.” 
Gülümsedim. Elimi uzattım.
“Hayatıma hoş geldin.
Aynı samimiyetle tuttu elimi. Gözleri gülüyor, bakışları içimi istiyordu.
“Sen de benim hayatıma hoş geldin.” 
Nevzat Kutlu, eşinin ardından kaleme aldığı kitabında, bu kez, aşkla birbirine bağlanan iki insanın bir ömür süren hikâyesini, bir roman tadında okurlarıyla paylaşıyor. Sevginin, yaşamın dalgalı denizlerinde bizi nasıl su yüzünde tuttuğunu, her şeye rağmen bize nasıl soluk olduğunu, ölümsüz bir aşkın tanıklığında bir kez daha anımsatıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92194</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d1ee7a5-a013-4713-bdb7-40f132ae961e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınır</image:title>
            <image:caption>“Sır tutmak mı daha çok acıtır, sır söylemek mi?” 
 
Feminist distopyası Dünyanın Sonundayız’la dikkatleri çeken, Ateşten Çıkan Kız romanıyla bir şiddet mağdurunun hikâyesini anlatan Lidia Yuknavitch, Sınır’daki öykülerinde yine tabuları yıkmaya devam ediyor. 
 
Toplumun belirli sınırlarının uçlarında ya da ötesinde yaşayan kahramanların kol gezdiği bu derleme, sevgiyle dolu olduğu kadar şiddet ve ıstırapla da dolu hayatlardan kesitler sunuyor. Yuknavitch bazen gerçekçi bazen de gerçeküstü bir çerçevede kurguladığı öyküleriyle, toplum tarafından susturulan ve dışlanan kahramanların sesi oluyor. 
 
Sınır, bedene, arzuya ve acıya odaklanan bir dünya hakkında acımasız ve kışkırtıcı bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92195</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fabac08d-46d9-45d5-b078-b2d16eebc655.jpg</image:loc>
            <image:title>Hegel ve Modern Toplum</image:title>
            <image:caption>“Öğrencilere ikincil kaynak olarak tavsiye edilebilecek Hegel üzerine İngilizce yazılmış en iyi kitap.”
Teaching Philosophy

Felsefe tarihine özgün katkılarıyla yirminci yüzyılın en önemli filozoflarından biri kabul edilen Charles
Taylor bu zengin çalışmasında Hegel’in toplum felsefesinin günümüz için geçerliliğini ortaya koyuyor.
Hegel’in özgürlük felsefesine yaptığı vurguyla, çağımızın en büyük sorunlarını düşünürken birey ve
toplum ilişkisini, yabancılaşma ve öznellik meselesini tarihsel bir bakışla yeniden değerlendirmemize
fırsat veriyor. Hegel düşüncesinin temellerini anlaşılır bir dille özetleyen bu çalışma Hegel’i keşfetmek
isteyen okurlar için de çok değerli bir kaynak.

“Özgür bireylerin kendi toplumsal etkinliklerini salt faydalı değil, aynı zamanda kim olduklarını dışavuran
etkinlikler olarak gördüğü Hegelci toplum tasavvuru, bugün artık kırk sene öncesine göre çok daha uzak
bir hedef gibi görünüyor ve bu nedenle, Taylor’ın çığır açan yapıtı, günümüz toplum felsefecileri
tarafından yeniden yorumlanmayı hak ediyor.”
Frederick Neuhouser</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92196</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/242af98d-b56e-4dbb-9c3f-fda84b4f212f.jpg</image:loc>
            <image:title>Marmara Denizi’nin Kirletilmesinin Yakın Tarihi</image:title>
            <image:caption>Hidrobiyolog M. Levent Artüz, daha 15 yıl önce yaptığı araştırmaların sonucunda Marmara Denizi’ndeki oksijenin sıfıra yaklaştığını belirtmiş ve şu saptamada bulunmuştu: “Bir benzetme yapmak gerekirse Marmara Denizi komada ve ölmek üzere olan bir hastaya benziyor.” İşte o hasta bugünlerde “müsilaj” ile son nefesini vermeye hazırlanıyor ne acı ki... 
Peki hastayı kaybediyor muyuz? Marmara Denizi’ni kurtaramaz mıyız? 
Elbette Marmara Denizi kurtarılabilir; ama akılla, bilimle, uzun vadeli projelerle ve kamucu anlayışla, denizci yaklaşımla... 
Bir de Marmara Denizi’ni hangi anlayışla ve hangi projelerle adım adım bu koma haline getirdiğimizi saptayarak elbette... 
İşte Hidrobiyolog M. Levent Artüz, Marmara Denizi’ni bu noktaya getiren anlayış ve projelerle hesaplaşıyor  ve denizlerimizin nasıl kurtarılacağını anlatıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92198</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/611758b4-dcc9-48c4-96dc-bb2515ddb8a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Uysal Kız</image:title>
            <image:caption>“Her zaman gururluydum, her zaman ‘ya hep ya hiç’ derdim! İşte bu yüzden de ben öyle yarım mutlulukla idare edecek biri değildim, bana mutluluğun yarısı yetmezdi, hepsini istiyordum.” 
 
Umutsuz bir adamın, birkaç saat önce intihar etmiş karısının cansız bedeni karşısındaki monoloğu olan Uysal Kız, Knut Hamsun’un dediği gibi: “Oldukça küçük bir kitap ama hepimiz için büyük, ulaşılama- yacak kadar büyük.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92199</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd70fe3f-e48e-408e-be73-53b89c9f3b23.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşeli Çizgiler - Eğitici-Öğretici</image:title>
            <image:caption>Yeni Okul Öncesi Programına uygun hazırladığımız “Eğitici-Öğretici Neşeli Çizgiler” kitabımızı 0-4 yaş arası çocuklarımız çok sevecek. Kalem kullanmaya yeni başlayan çocuklar; çizerek, boyayarak ve eğlenceli etkinlik sayfalarıyla hem eğlenip hem de öğrenecekler.
Kalem kullanmayı en doğru şekilde öğrenen çocuklar ilkokul için gereken temel becerilerin en önemlisini kazanacaklar.
Okulda ve evde keyifli vakitler geçirecek çocuklar hayata önde başlamış olacaklar. “Eğitici-Öğretici Neşeli Çizgiler” kitabımız, kendilerini tanıyan, farkındalığı oluşmuş, hoşgörü sahibi, geleceğimizi emanet ettiğimiz çocuklarımızın gelişimlerine büyük katkı sağlayacak.
Çocuklarımız, harfleri tanıma ve yazma, çizgi çalışmaları, labirent, eşleştirme gibi etkinlikleri keyifle yapacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92200</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25f5789a-4d4d-4389-9a9e-30673d71dd16.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşeli Harfler - Eğitici-Öğretici</image:title>
            <image:caption>Yeni Okul Öncesi Programına uygun hazırladığımız “Eğitici-Öğretici Neşeli Harfler” kitabımızı 0-4 yaş arası çocuklarımız çok sevecek. Kalem kullanmaya yeni başlayan çocuklar; çizerek, boyayarak ve eğlenceli etkinlik sayfalarıyla hem eğlenip hem de öğrenecekler.
Kalem kullanmayı en doğru şekilde öğrenen çocuklar ilkokul için gereken temel becerilerin en önemlisini kazanacaklar.
Okulda ve evde keyifli vakitler geçirecek çocuklar hayata önde başlamış olacaklar. “Eğitici-Öğretici Neşeli Harfler” kitabımız, kendilerini tanıyan, farkındalığı oluşmuş, hoşgörü sahibi, geleceğimizi emanet ettiğimiz çocuklarımızın gelişimlerine büyük katkı sağlayacak.
Çocuklarımız, harfleri tanıma ve yazma, çizgi çalışmaları, labirent, eşleştirme gibi etkinlikleri keyifle yapacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92201</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d823d9ba-9e29-4a0c-9faf-35ea41d07b9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşeli Matematik - Eğitici-Öğretici</image:title>
            <image:caption>Yeni Okul Öncesi Programına uygun hazırladığımız “Eğitici-Öğretici Neşeli Matematik” kitabımızı 0-4 yaş arası çocuklarımız çok sevecek. Kalem kullanmaya yeni başlayan çocuklar; çizerek, boyayarak ve eğlenceli etkinlik sayfalarıyla hem eğlenip hem de öğrenecekler.
Kalem kullanmayı en doğru şekilde öğrenen çocuklar ilkokul için gereken temel becerilerin en önemlisini kazanacaklar.
Okulda ve evde keyifli vakitler geçirecek çocuklar hayata önde başlamış olacaklar. “Eğitici-Öğretici Neşeli Matematik” kitabımız, kendilerini tanıyan, farkındalığı oluşmuş, hoşgörü sahibi, geleceğimizi emanet ettiğimiz çocuklarımızın gelişimlerine büyük katkı sağlayacak.
Çocuklarımız, harfleri tanıma ve yazma, çizgi çalışmaları, labirent, eşleştirme gibi etkinlikleri keyifle yapacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92202</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2e2310d-75da-4ca5-9980-f71d792f79a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğreten Eğlendiren 150 Aktivite</image:title>
            <image:caption>Hepsi birbirinden eğlenceli ve öğretici tam 150 etkinlik bu kitapta…
Okul öncesi dönemde öğrencilerin zekâ ve dikkat gelişimlerine katkıda bulunacak bu etkinliklerle, çocuklarımızın problem çözme becerileri gelişecek, dünyaya farklı pencerelerden bakabilecekler.
Çocuklarımız bu kitapta, harfler, sayılar, kavramlar, eşleştirme, kodlama, nokta birleştirme ve boyama gibi birçok aktiviteyi eğlenerek ve öğrenerek yapabilecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92203</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2291f10-c1ab-4204-88a7-53a743c20330.jpg</image:loc>
            <image:title>Harfleri Öğreniyorum - Sesleri Tanıyorum</image:title>
            <image:caption>Okul yaşamına adım atacak çocuklarımızın farklı etkinliklerle okula hazırlanmaları, eğitimlerini tümüyle etkileyecek kadar önemlidir. Birçok çocuk psikoloğu, çocuk doktoru, öğretmen ve eğitimci, okul öncesi yapılan etkinliklerin önemini özellikle vurgulamaktadır.
“Sesleri Tanıyorum Harfleri Öğreniyorum” kitabında çizgiler, nesneler, harfler, bulmacalar, eşleştirmeler ve birçok farklı aktivite bulunmaktadır. Bunlar ders değil, oyun niteliğinde sunulmuştur ve çocukların gelişimine katkı sağlar.
Eğlenceli etkinliklerle kâğıt, kalem, kitap, defter gibi araçlarla ve çeşitli kavramlarla tanışan çocuklarımız etkinlikleri yaptıkça mutlu olurlar ve öğrenme süreci olumlu hâle gelir. Etkinlik yapan çocukların beyinlerindeki algı merkezleri harekete geçer ve odaklanma becerileri de gelişir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92204</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39b3a453-b4b7-42cf-aa87-8db5e0179dc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Geliştiren Robotik Kodlama Aktiviteleri</image:title>
            <image:caption>Başarılı bir okul hayatının yolu sağlam temeller üzerine kurulmuş çocukluk döneminden geçer. Çocuklarla bağ kurmanın ve güzel vakit geçirmenin en kolay yolu kitaplardır. Aktivite kitapları, sağlıklı okul dönemi için ilk adımlardan biridir. “Dikkat Geliştiren Robotik Kodlama Aktiviteleri” kitabıyla çocuklarımızın dikkat yetenekleri gelişecek, hataları azalacak ve karşılarına çıkan problemleri daha rahat çözebilecekler. Odaklanma ve dikkat geliştirme, yönergeleri anlayıp uygulama becerisi kazanma, el-göz koordinasyonunu güçlendirme, motor becerileri geliştirme gibi konularda en büyük yardımcınız olacak bu kitap ile çocuklar çok eğlenecek, eğlenirken öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92205</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e53da102-979e-4887-8e4b-f08dd8b7b720.jpg</image:loc>
            <image:title>Görsel Dikkat ve Robotik Kodlama Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Başarılı bir okul hayatının yolu sağlam temeller üzerine kurulmuş çocukluk döneminden geçer. Çocuklarla bağ kurmanın ve güzel vakit geçirmenin en kolay yolu kitaplardır. Aktivite kitapları, sağlıklı okul dönemi için ilk adımlardan biridir. “Görsel Dikkat ve Robotik Kodlama Etkinlikleri” kitabıyla çocuklarımızın dikkat yetenekleri gelişecek, hataları azalacak ve karşılarına çıkan problemleri daha rahat çözebilecekler. Odaklanma ve dikkat geliştirme, yönergeleri anlayıp uygulama becerisi kazanma, el-göz koordinasyonunu güçlendirme, motor becerileri geliştirme gibi konularda en büyük yardımcınız olacak bu kitap ile çocuklar çok eğlenecek, eğlenirken öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92206</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34921fe0-0825-4ca0-80d2-652c08fa045e.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Etkinlikler - Okul Öncesi Zeka Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Yeni Okul Öncesi Programına uygun hazırladığımız “Süper Etkinlikler” okul öncesi çocuklarımız için 4 kitaptan oluşmaktadır:
Çizgiler, Harfler, Nokta Birleştir, Renkler-Şekiller.
Çizerek, boyayarak ve eğlenceli etkinlikler yaparak çocuklarımız, hem öğrenip hem de eğlenecekler.
Çocuklarımız, ilkokul için gereken temel becerilerin en önemlisi olan kalem kullanmayı en doğru şekilde öğrenecekler.
Okulda ve evde keyifli vakitler geçirecek çocuklar, ilkokul için gerekli olan temel becerileri almış olacaklar.
Çocuklarımız, bulmaca sayfaları, nokta birleştirme, sayıları tanıma, harfleri öğrenme, labirent, eşleştirme, renk-şekil kavramları gibi etkinlikleri keyifle yapacaklar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92207</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e6047da-e974-4c37-9e2a-ada1f0cc4cb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgili Neşeli 150 Aktivite</image:title>
            <image:caption>Hepsi birbirinden eğlenceli ve öğretici tam 150 etkinlik bu kitapta…
Okul öncesi dönemde öğrencilerin zekâ ve dikkat gelişimlerine katkıda bulunacak bu etkinliklerle, çocuklarımızın problem çözme becerileri gelişecek, dünyaya farklı pencerelerden bakabilecekler.
Çocuklarımız bu kitapta, harfler, sayılar, kavramlar, eşleştirme, kodlama, nokta birleştirme ve boyama gibi birçok aktiviteyi eğlenerek ve öğrenerek yapabilecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92208</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3152d72b-7e14-4024-b506-c9d4b76afd7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bingo Boyama - Bulmaca</image:title>
            <image:caption>Bingo Boyama Bulmaca ile çocuklarınız hem eğlenecek hem de etkinliklerle öğrenecek.
Görsel Okuma Becerisi
Kalem Kullanma Kolaylığı
El-Göz Koordinasyonu
Çevreye Farkındalık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92209</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/754f09a3-5daf-441a-b9a1-029e454ed127.jpg</image:loc>
            <image:title>Bonbon Boyama</image:title>
            <image:caption>Bonbon Boyama ile çocuklarınız hem eğlenecek hem de etkinliklerle öğrenecek.
Görsel Okuma Becerisi
Kalem Kullanma Kolaylığı
El-Göz Koordinasyonu
Çevreye Farkındalık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92210</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11729c73-d3ed-4d20-92ea-ef1dcaf89d73.jpg</image:loc>
            <image:title>Cancan Boyama</image:title>
            <image:caption>Cancan Boyama ile çocuklarınız hem eğlenecek hem de etkinliklerle öğrenecek.
Görsel Okuma Becerisi
Kalem Kullanma Kolaylığı
El-Göz Koordinasyonu
Çevreye Farkındalık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92211</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/561ce4f5-544c-4e99-9511-5f9426e5b144.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Boyama</image:title>
            <image:caption>Süper Boyama ile çocuklarınız hem eğlenecek hem de etkinliklerle öğrenecek.
Görsel Okuma Becerisi
Kalem Kullanma Kolaylığı
El-Göz Koordinasyonu
Çevreye Farkındalık
Nokta Birleştirme
Çizgi Çalışmaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92212</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9d80dbe-d187-45cf-8346-3f5495df7821.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Kal</image:title>
            <image:caption>Tüm çocuklarla ve çocuk kalanlarla 
Yeşil Hidayet’in meyvelerinden tadımlık değil, 
Doyumluk yemek için 
Bir köy evinde maşınganın başında oturup 
Hazal’ın üşüyen ellerini ısıtmak için 
Berk’in mücadelesine ortak olmak, 
Ege’nin hallerine gülmek için 
Ceren ile farkındalığımızı arttırmak, 
Karaşın ve Sarışın’ın başlarını okşamak için 
Ayşe’nin karanlığına aydınlık olmak, 
En sandığından çıkacak olanları görebilmek için 
Sevdiklerimize kavuşmanın mutluluğunu yaşamak, 
Ayran içip ayrı düşmemek için 
“Çocuk Kal”da buluşalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92213</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0a813d2-8e54-43d7-a410-2d7bbde59577.jpg</image:loc>
            <image:title>Yozlaşma ve Popüler Faşizm</image:title>
            <image:caption>Düşüncelerimiz bize ait değil, zevklerimiz bize ait değil, arzularımız bize ait değil. Ana akım bizi yönlendirdiği için kendimizi birilerinden nefret etmek zorunda hissediyoruz, hiç tatmadığımız lezzetlere karşı sonsuz bir istek duyuyoruz, şimdiye kadar aklımıza bile gelmemiş ilginç seksüel dürtüler uyanmaya başlıyor. Burada acaba kendimizi yeni mi keşfetmeye başladık 
yoksa birkaç kuklacının hep beraber yönettiği bir kukla haline mi geldik?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92214</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1faca5ee-4404-4544-8df2-09b313abc8e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınırdakiler</image:title>
            <image:caption>“İntikamı” ancak “vazgeçme” sınırına kadar sürdürebilirsin. 
 
Hepimizin içinde birer sadakat, vazgeçmek ve intikam öyküsü olsa da bunu satırlara taşıyabilmek, işte ancak bu kadar sınıra getirebilirdi bizleri: Sınırdakileri... 
– Uğur Batı 
 
Sadakat; zalime, öfkeye, geçmişe ya da acıya duyuluyorsa, yönü “çekene” doğrulmuş bir intikam okuna dönüşebilir. Vazgeçmek, pes etmek değil, “çektiğini” senden uzağa bırakmaktır böyle zamanlarda... Aramızdan 15 okçunun kitabıdır bu. Dilerim ki okunsun. 
– Sibel Algan 
 
Yazmak, kendini yaralama meselesidir. Kendini yaralarken, yaralanan kendin değilmişsin gibi davranma meselesidir. Bu satırlara can veren yazarlar bunu başardılar. Kendi yaralarını karakterlerinde örerek okurun karakterlerle özdeşleşmesini sağladılar. Yazarak kendilerini yaralarken başkalarının yaralarını kanırtmanın yollarını buldular. 
– Hakan Akdoğan 
 
Hayatın sınırında neler yaşanır kim bilebilir ki? O sınıra gelenler mi yoksa çok daha evvelden bu yol ayrımını sezenler mi? Sadakatin erdemi intikam duygusunu törpüler mi yoksa körükler mi? Evet, belki bazı şeyleri yaşamadan bilemeyiz ama yazmadan da anlayamayız. Ben her zaman, edebiyat anlamaktır derim. İşte bu kitaptaki öyküler, sınırdakileri o çizgiye gelmeden anlamanın etkili bir yolunu sunuyor bize... 
– Gülşah Elikbank 
 
Kendine sadakat göstermenin yegâne yolunu kendi sınırlarını zorlamakta gören cesur yazarlarımızın hikâyelerini okumak, eminim ki benim kadar sizleri de heyecanlandıracak. 
– Zuhal Gürçimen 
 
İnsanı insana, insani duygularla anlatan bir avuç insanın öyküsünü okurken kendinizden çok şey bulacaksınız. 
– Hasan Gümen 
 
Vazgeçebilme cesareti olan kişi, kendine de değerlerine de sadıktır. Ve sadakat, yeri geldiğinde en büyük intikam... Bu üç kelimenin hakkını veren arkadaşlarımı gönülden tebrik ediyorum. 
– Selda Terek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92215</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70e57222-817f-49cb-bd30-a09e8c5a0930.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıldırmadan Önce Son Çıkış 2. Sayı</image:title>
            <image:caption>Belki de sadece beynimizi kandırarak kolaya kaçıyor, zahiri kabullenebileceğimiz kadar görmeyi tercih ediyoruz. 
Söyleyemediklerimizden, itiraf edemediklerimizden başka hayatlar, başka insanlar çıkar şüphesiz. Ama unuttuğumuz şu ki o başkaları da biziz... Arka bahçelerimizde, sessizliğimizde, çekincelerimizde yaşatıyor olabilir miyiz karanlık yüzümüzü? Karanlıkta kalan tarafımız, bizi görünen yüzümüzden daha az biz yapmıyor. Bilakis pek çok zaman söyleyemediklerimizde gizli esas karakterimiz. Onlara iyi bakın, arka bahçelerinize... Çünkü ihtiyacınız olacak... 
Arka bahçeler dolusu yaşanmışlıklar, itiraf edilemeyenler, vazgeçilenler ve nicesi, sizi tam da olduğunuz insan haline getirenler... Yaptıklarınız kadar yapamadıklarınız da, söyledikleriniz kadar saklamaya çalıştıklarınız da şekillendiriyor dünyanızı. Görünmez kıldıklarınız, unutmaya çalıştıklarınız, onların var olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Dışınıza ördüğünüz kabuk, etik sancılar içinde kıvranırken bile içinizdeki meraklı, antenlerini dikmiş bakıyor, izliyor, okuyor ve besliyor kendi karanlığını. Oysa hayatın her anı kendini ifşa halinde. Bunu anlayan da çıkıyor, görmezden gelen de, anlamayan, kanan da... Pek çok zaman yaşamak yerine risk almadan izlemeyi seçiyoruz. Aynı yorulmadan koşmayı, zıplamayı, uçmayı seçtiğimiz gibi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92216</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34b06550-72b3-4127-b583-d2c45ca85b05.jpg</image:loc>
            <image:title>Sefiller</image:title>
            <image:caption>Sefilleri sefaletten kurtaran ölüm,
şimdi sevimliydi. “
“O gidiyor. Babası İngiltere’ye götürüyor. Büyük babam da bir âlem. Felakette bir değişiklik yok. Öyleyse...” Ölüm onun için daha kolay geliyordu. Şimdi aklına iki fikir geldi. Birincisi Kozete’ye ölümünden haber vermek, ikincisi de Tenardiye’nin oğlunu tehlikeden kurtarmak.
Birden kararını verdi. Cebinden çıkardığı defterden bir yaprak yırttı. Kurşun kalem ile şu satırları yazdı. “Evlenmemize imkân yok. Büyük babama müracaat ettim, reddetti. Başka imkânım yok. Evine koştum, yoktun. Ölmek üzereyim. Seni seviyorum. Kim bilir belki bunu okuduğun zaman bedenimden ayrılan ruhum senin yanında olacak ve sana gülümseyecektir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92217</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2a902f9-261d-42bb-89fc-cd7279a8cafb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kır Papatyası</image:title>
            <image:caption>İnci sevgi dolu ve hayalperest bir genç kızdı. Hayattan mutluluk, aşk ve başarı istiyordu.

Gökhan ise hayatında mutluluk ve başarıyı çoktan elde etmiş hayatını yaşıyordu.

Gece ve gündüz kadar farklı bu iki insanı geçmişin aile bağları bir araya getirmişti. Bu aile bağları Gökhan için eziyetten farksızken İnci için büyük bir umuttu.

Birbirlerinin hayatında iki yabancı iken kader onların hayatlarını çoktan birbirine bağlamıştı. İnci ve Gökhan ya bu kaderden kaçarak kendi yollarına gideceklerdi ya da kaderlerine razı olup mutluluğu bulacaklardı

“Sen yasak elmasın, papatya…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92218</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f82259e-56c7-4117-94fd-05d56f96bcd9.jpg</image:loc>
            <image:title>To Me Manques - Bende Eksiksin</image:title>
            <image:caption>Fransızcada &apos;özledim&apos; diye bir kelime yoktu. İşte bunun yerine kullanılıyordu &quot;Tu me manques.&quot; Bende eksiksin dedikten sonra özledim demenin anlamı var mıydı zaten? Peki ya yanındayken bile özlemek, yanındayken bile eksik hissetmek? Varın uzaklığını siz düşünün...

Ben kaybetmiştim. Belki de kaybetmek için savaşmıştım. Çünkü bazı kahramanlar kaybetmek için savaşırdı. Doğuştan mağlup olan kahramanlardı bunlar. Ana rahminden kovuldukları gibi kovulurlardı tüm dünyadan. Ne zaman bir şeyi sevseler o ellerinden alınırdı. Belki de bu kahramanlar hiç sevilmemiş ama sevmesini bilmiş; hem de çok güzel bilmiş kahramanlardı. Sadece bir müddet sevildiklerine inandırılmışlardı.Yok yok bu ihtimal ilkinden daha da yıkıcıydı. Belki de nazarım değiyordu tüm sevdiklerime, gözümden bile sakınarak sevdiğim için. Ben kaybetmiştim; etten ayrılmayan tırnağım gibi, dilimden düşürmediğim duam gibi, yolum gibi, inancım gibi, umudum gibi, elim kolum gibi bir şeyi kaybetmiştim. Acısı geçse bile yokluğu geçer miydi hiç? Geçmiyordu. Üstelik kimseye anlatılmıyordu. Üstelik kimse anlamıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92219</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f331f2e1-3382-44af-9fb7-bfd3c4d51a2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tünelden Önceki Beyaz Ev</image:title>
            <image:caption>Çocukluğundan beri yurt dışında yaşamını sürdüren Eren, dedesinin ölüm haberiyle birlikte İstanbul’a gelir. Cenaze işlemlerini bir an önce bitirip geri dönmeyi planlamaktadır. Ancak hiçbir şey planladığı gibi gitmez. Çünkü çocukluğunun geçtiği, içerisinde annesini kaybettiği ve dedesinden miras kalan Beyaz Ev’e yıllar sonra ilk adımını atmıştır.
Eren’i Beyaz Ev’de birçok gizemli olay beklemektedir. İlk olarak evin sınırlarındaki bir ormanda insan parçaları bulunur. Hemen ardından ise evin içerisinde doğaüstü ve açıklanamayan olaylar yaşanır. Günden güne karmaşıklaşan olaylar dizisine, 162 odalı Beyaz Ev’in lanetli olduğu ve zaman içerisinde kendiliğinden büyüdüğü dedikoduları eklenir. Üstelik Eren, soruşturmayı yürüten Komiser Emris tarafından da baş şüpheli ilan edilmiştir.
Eren ve Emris için tüm bu gizemli olayları çözmek kolay olmayacaktır. Çünkü hiçbir şey tahmin ettikleri gibi değildir ve olayların sonunda çok büyük bir sürpriz onları beklemektedir.
Korku hikâyelerinin başarılı anlatıcısı ve araştırmacısı Işıl Işık’tan, her sayfası merak ve heyecan dolu bir polisiye roman sizleri bekliyor.
Korkularınızla yüzleşmeye ve gizemli olayları çözmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92220</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cbe1e89-f803-4cbb-9d7b-3fac04ee4f11.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Üçgen - Arsen Lüpen</image:title>
            <image:caption>Çekiciliği ile kadınların başını döndüren Lüpen, gelmiş geçmiş en kibar hırsız.
Kıvrak zekası ve gözlem gücü sayesinde polisleri parmağında oynatıyor.
Kılık değiştirmede usta olan çapkın karakterimiz, okuyanları kendine hayran bırakıyor.
Kendine has yöntemleri ve farklı bakış açısıyla tüm gizemleri çözüyor.
Fransız polislerinin korkulu rüyası Arsen Lüpen’in maceralarını keyifle okuyacaksınız.
Her davranışında zeka fışkıran karakterimizin yaratıcısı Maurice Leblanc, okuyucularını heyacanlı serüvenlere dahil ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92221</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/878f20b1-e3c3-41c1-8ec0-c08950490ee5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kibar Hırsız - Arsen Lüpen</image:title>
            <image:caption>Çekiciliği ile kadınların başını döndüren Lüpen, gelmiş geçmiş en kibar hırsız.
Kıvrak zekası ve gözlem gücü sayesinde polisleri parmağında oynatıyor.
Kılık değiştirmede usta olan çapkın karakterimiz, okuyanları kendine hayran bırakıyor.
Kendine has yöntemleri ve farklı bakış açısıyla tüm gizemleri çözüyor.
Fransız polislerinin korkulu rüyası Arsen Lüpen’in maceralarını keyifle okuyacaksınız.
Her davranışında zeka fışkıran karakterimizin yaratıcısı Maurice Leblanc, okuyucularını heyacanlı serüvenlere dahil ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92222</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95ef649f-dd21-4487-8122-2758bdf6ebf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Saat Tam Sekizde - Arsen Lüpen</image:title>
            <image:caption>Çekiciliği ile kadınların başını döndüren Lüpen, gelmiş geçmiş en kibar hırsız.
Kıvrak zekası ve gözlem gücü sayesinde polisleri parmağında oynatıyor.
Kılık değiştirmede usta olan çapkın karakterimiz, okuyanları kendine hayran bırakıyor.
Kendine has yöntemleri ve farklı bakış açısıyla tüm gizemleri çözüyor.
Fransız polislerinin korkulu rüyası Arsen Lüpen’in maceralarını keyifle okuyacaksınız.
Her davranışında zeka fışkıran karakterimizin yaratıcısı Maurice Leblanc, okuyucularını heyacanlı serüvenlere dahil ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92223</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dad86ef6-8093-49de-aad5-fd3761f39228.jpg</image:loc>
            <image:title>Esrarengiz Ev - Arsen Lüpen</image:title>
            <image:caption>Çekiciliği ile kadınların başını döndüren Lüpen, gelmiş geçmiş en kibar hırsız.
Kıvrak zekası ve gözlem gücü sayesinde polisleri parmağında oynatıyor.
Kılık değiştirmede usta olan çapkın karakterimiz, okuyanları kendine hayran bırakıyor.
Kendine has yöntemleri ve farklı bakış açısıyla tüm gizemleri çözüyor.
Fransız polislerinin korkulu rüyası Arsen Lüpen’in maceralarını keyifle okuyacaksınız.
Her davranışında zeka fışkıran karakterimizin yaratıcısı Maurice Leblanc, okuyucularını heyacanlı serüvenlere dahil ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92224</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17a8229d-8907-4dbb-b59e-feb73f83f45d.jpg</image:loc>
            <image:title>Obüs Patlaması - Arsen Lüpen</image:title>
            <image:caption>Çekiciliği ile kadınların başını döndüren Lüpen, gelmiş geçmiş en kibar hırsız.
Kıvrak zekası ve gözlem gücü sayesinde polisleri parmağında oynatıyor.
Kılık değiştirmede usta olan çapkın karakterimiz, okuyanları kendine hayran bırakıyor.
Kendine has yöntemleri ve farklı bakış açısıyla tüm gizemleri çözüyor.
Fransız polislerinin korkulu rüyası Arsen Lüpen’in maceralarını keyifle okuyacaksınız.
Her davranışında zeka fışkıran karakterimizin yaratıcısı Maurice Leblanc, okuyucularını heyacanlı serüvenlere dahil ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92225</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2d4e03f-f381-4337-ae68-e5aca176ff89.jpg</image:loc>
            <image:title>Otuz Mezarlı Ada - Arsen Lüpen</image:title>
            <image:caption>Çekiciliği ile kadınların başını döndüren Lüpen, gelmiş geçmiş en kibar hırsız.
Kıvrak zekası ve gözlem gücü sayesinde polisleri parmağında oynatıyor.
Kılık değiştirmede usta olan çapkın karakterimiz, okuyanları kendine hayran bırakıyor.
Kendine has yöntemleri ve farklı bakış açısıyla tüm gizemleri çözüyor.
Fransız polislerinin korkulu rüyası Arsen Lüpen’in maceralarını keyifle okuyacaksınız.
Her davranışında zeka fışkıran karakterimizin yaratıcısı Maurice Leblanc, okuyucularını heyacanlı serüvenlere dahil ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92226</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a31661a-d328-4140-8d83-a8b58fea4868.jpg</image:loc>
            <image:title>Yiyecek Avcısı Bıdık Canavar - Canavar Kardeşler 6</image:title>
            <image:caption>İşte karşınızda yiyecek avcısı bir Bıdık canavar!
Hem kendi hem adı Bıdık onun.
Neden ya da nasıl yiyecek avcısı oldu merak mı ediyorsunuz?
Öyleyse hemen sayfaları çevirip, okumaya başlayın ve bu alerjik canavarla tanışın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92227</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d736b234-c9f3-4095-885d-090420747c6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano Sesi Nereden Geliyor</image:title>
            <image:caption>Bir enstrümanın 
çocuklarımızın dünyasına neler katabileceği üzerine yazılmış ilham verici bu hikâyeyi çocuklarınızla 
tanıştırmaya ne dersiniz? 
Bir piyano sesinin peşinden giden 
Mina’nın büyüleyici ve sıra dışı hikayesine 
sizler de davetlisiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92228</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c9a7ae7-3b09-404f-b4e7-6895bef0f085.jpg</image:loc>
            <image:title>Arap Siyaseti</image:title>
            <image:caption>Arap Siyaseti 
…Arap rejimleri değişebilir; sınırlar yeniden de çizilebilir, ancak bu dünyada petrol gereksinmesi sürdükçe Ortadoğu siyasetinde petrolün oynadığı rol hiç değişmez. Petrol, değişen siyasetlerin değişmeyen ve değişmeyecek temel öğesidir… 
Petrol ile birlikte değişmeyen siyaset, gelişmiş sanayi ülkelerinin çağdışı Arap rejimleriyle kurdukları ilişkileridir. Devirler değişir; ancak bu siyaset ve bu ilişkiler değişmez… 
…Petrol, bölgedeki emperyalist çıkarların ve bu çıkarların yönlendirdiği siyasetlerin de hep odak noktasıdır. Bu siyaset, Arap şeyhlik ve krallıklarının batılı emperyalist güçlerin oyuncağı olduklarını gösteriyor…
…Ortadoğu hep gelişmiş sanayi ülkelerince yürütülen emperyalist siyasetlerinin alanı olmuştur; Arap şeyhlikleri ve krallıkları da bu siyasetin birer aracı!..
Değişen koşullar içinde değişmeyen gerçek, Batılı devletlerin petrol üzerindeki çıkarlarıdır. Değişmeyen, bölgede birbirlerine karşı frenleyici ve caydırıcı roller oynayan iki süper güç yerine oluşan tek süper güce” dayalı siyasettir.
Cumhuriyet, 7 Eylül 1990, Arap Siyaseti) 
 
(Cumhuriyet, 07 Eylül 1990, Arap Siyaseti)  
Uğur MUMCU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92229</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ce1939c-0faa-45ac-9aaf-55bd95bd742a.jpg</image:loc>
            <image:title>Huzursuz Evi</image:title>
            <image:caption>Edebi türlere antropolojik açıdan şöyle bir nazar ederse şiirin bu edebi çeşitliliğin en üstün ırkı olduğunu söyleyebiliriz. Bu oldukça faşist ve oldukça öznel bir yargı gibi görünüyo olabilir. Oradan bakınca. Ya da bir gönül hipotezidir bu hiçbi bilimsel kalıba sığdırılamayan. Evet,
bu görüş sonsuza kadar hipotez aşamasında kalabilir ama umuyorum ki zihinlerinizin uzak diyarlarında bir yerlerde benimle hemfikirsinizdir. Şiirden roman, kardan adam gibi…

Kendini yavaş yavaş güneşe teslim eden bir adam !.. Satırların arasında
tüm ışıltıyla beliren ve usul usul eriyen mısralar !..

&quot; Huzursuz Evi &quot; eşit mühimmatla, mısralarla satırların çarpıştığı küçük çaplı ama şiddetli bir meydan muharebesidir. Tohumdur &quot; Huzursuz Evi ʺ küçük bir kızın kalbine düşen, bazen sancı veren, bazen umut olan. Gizli gizli beslenip büyütülmüş tam köklerinde çürüdü derken
yeniden flizlenmiş, küsmemiş vazgeçmemiş mavi bir karanfildir acıdıkça
kızaran ve kırmızının alev tonlarında ışıldayan.

Şimdi siz ona ister uzun bir şiir, ister kısa bir roman !..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92230</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76f9097f-2456-4cbd-8529-98ced6eb65a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Cesetler</image:title>
            <image:caption>Onlar iki emekli ihtiyardı.
Yaşlarından beklenmeyecek bir çılgınlığa girişerek azılı bir suçluyu yakalamayı planladırlar.
Ama bir şey ters gitmişti…
İki yaşlı adam birdenbire yok oldu. Arkalarından ne bir iz ne de bir ipucu bırakmışlardı. Polisler zavallı ihtiyarların bir cinayete kurban gittiklerinden kuşkulanıyordu.
Peki ama cesetler neredeydi ?
‘‘İntikam’’ ın yazarı Kerem Kaş’tan soluk soluğa okuyacağınız yepyeni bir polisiye roman !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92232</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf4308fb-0558-4f20-84a0-efe666aa3e80.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarın Kızı Emıly 1 - Emıly Yeni Ay&apos;da</image:title>
            <image:caption>Annesini hiç tanımayan ancak babasıyla vedalaşmak zorunda kalacağı on yaşına kadar yaşamının geri kalanında karşılaşacağı zorlukları aşmak için gerekli hayat dersini en güzel şekilde alan Emily, Kanada’nın büyüleyici ve şirin bir kasabasında, asırlık bir çiftlik evinde, teyzeleri ile birlikte yeni bir hayata merhaba diyecektir. 
   Yazmak tutkusuyla doğan Emily’nin, kağıdın zor bulunduğu, hikâye ve roman okuyup yazmanın günah sayıldığı, köklü aile gelenekleri ve dogmalarla çevrili bu yeni yaşamında, güçlü karakteri ve sınırsız hayal dünyası ile nasıl kışları bahara çevirdiğine, insanları iyiye ve güzele doğru dönüştürdüğüne şahit olacaksınız. 
   Emily’nin iç dünyasına yapacağınız bu seyahatte, bir yazarın ilk doğum sancılarına şahit olurken gözlerinizden akan yaşların sebebi bazen sevinç, bazen hüzün olacak. Bakalım dünyanın bir ucundaki bu cennet kasabada taşlar yerinden oynarken iyilik mi, kötülük mü kazanacak? 
   Yeşilin Kızı Anne serisi ile Türk okurunun gönlünde taht kuran Kanadalı yazar Lucy Maud Montgomery’nin kendisiyle özdeşleştirilen ve sevilen karakteri Emily’nin ilk çocukluk yıllarının anlatıldığı serinin bu ilk kitabı, bize doğanın her gün görüp de fark edemediğimiz güzelliklerini şiirsel bir dille hatırlatmakta ve kedi tutkunlarına yüz yıl öncesinden muzip bir selam çakmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92233</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/048ff199-a865-43e9-9037-340aa757708a.jpg</image:loc>
            <image:title>Space Invaders: Diktatörlüğün Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>Nona Fernández, kendi kuşağının önde gelen Latin Amerikalı yazarlarından biri. Oyunculuk ve senaryo yazarlığı da yapan Fernández, roman ve öyküleriyle unutulmaması gerekenleri hatırlatmayı görev edinmiş, Şili’nin tarihindeki karanlık sayfalara ayna tutmaya çalışan bir bellek direnişçisi. 
 
Space Invaders, bir grup çocukluk arkadaşının anıları ile rüyalarına musallat olan Estrella González’in hikâyesini anlatıyor. Çocuklar, arkadaşları Estrella’nın varlığını hissediyor, sesini duyuyor, mektuplarını okuyor ve gizemli bir şekilde ortadan kaybolan bu kızı sık sık hatırlıyorlar. O yılların en yaygın video oyunlarından biri olan Space Invaders’ın eşliğinde, bir yandan kendileri de meçhul bir oyunun taşları, bir yapbozun parçaları gibi, Pinochet rejiminin karanlığında anıdan anıya, düşten düşe süzülüyorlar. 
 
1980’li yıllarda Şili’de, diktatörlüğün gölgesinde büyüyen bir neslin hikâyesini anlatan bu roman, çocukluğun büyülü dünyası ile haber bültenlerine sıkışmış trajik hakikatleri harmanlayan, hatırlayanların unutturanlarla hesaplaştığı bir eser. 
 
“Pırlanta gibi bir kitap… İnsanın cebine atıp tekrar tekrar okuması için birebir.” –Patti Smith 
 
“Yaşadıkları berbat ülkeyi anlamaya çalışan Şilili çocukların nesli hakkında, karanlık ve oyunbaz bir roman.” 
–Alejandro Zambra</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92234</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d75f23ee-6c1e-4223-aa05-a636a741755d.jpg</image:loc>
            <image:title>Karakambur</image:title>
            <image:caption>Başka insanlar da var. Bilmediğimiz için öteki ilan edemediğimiz, yakın, uzak, büyülü, karanlık ama gerçek insanlar. Herkesinki gibi değil elbet onların hikâyeleri. Yanı başımızda vuku bulan, bize değen, işittiğimiz, tekinsiz hikâyeler bunlar. Dünü şimdiyle, şimdiyi yarınla karan, akılla savaşan, kimi akla sığan ama kimi de akıldan taşan insanların hikâyeleri. 
 
Ömer İzgeç, Karakambur’daki öykülerle yeni bir kapı açıp başka dünyalara davet ediyor okuru. Masalsı anlatımın, kadim söylencelerin elinden tutup, özenli bir dille zenginleştirerek yanımıza getiriyor. Karakambur, atmosferi ve karakterleriyle uzun süre akıldan çıkmayacak bir kitap. 
 
“Işıklar ağaçları aydınlatıyor, dev birer böcek gibi ormanın üzerinde dolaşıyordu. Dizlerimi kendime çektim, kollarımla sardım. Islak kıyafetlerimden yere su damlıyordu. Elimi cebime soktum, ufak bir odun parçası çıkarıp emmeye başladım. O sırada ilerideki tepelerde bir ışık söndü, tekrar yandı. Sanki bana göz kırpmıştı. Bazen yıldızların yaptığı gibi. Doğruldum, nişan alıp elimdeki parçayı var gücümle helikopterlere fırlattım. Tepeler yine göz kırptı. Damdan indim, ayaklarımı yere sertçe vurarak koşmaya başladım. Işıklara doğru. 
 
Pat pat pat...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92235</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4c342dc-7ca5-4d84-813d-3646fade407d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk ve Zeytin (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kayıp olan ne varsa, artık bulundu. 
 
Liv Varanakis, babasından bahsetmekten hoşlanmazdı – ya da yıllar önce onu ve annesini kayıp şehir Atlantis’i bulmak uğruna nasıl terk ettiğinden. Babasının onu bir anda Santorini’ye çağırması ve ona ihtiyacı olduğunu söylemesi ise lise dertleriyle boğuşan Liv’in duymak istediği en son şeydi. 
 
Annesinin zorlamasıyla apar topar Yunanistan’a gittiğinde, hayal dahi edemeyeceği bir masalın içine çekilmişti sanki. Adanın büyülü doğası, sımsıcak halkı, babasının bir an bile dibinden ayrılmayan karizmatik çırağı Theo… Tüm bunlar, kaldırabileceğinden çok fazlaydı. 
 
Ne kadar aksini iddia etmeye çalışsa da, Santorini gerçekten mükemmeldi. Fakat defalarca kez kırılmış kalbinin tekrar sevebilmesi için, önce üzerlerinde kara bulut gibi dolanan soruların cevaplanması gerekiyordu. 
 
“Hayattan romantik bir kaçış.” —Kirkus 
 
“Sayfalar arasına daldığınızda, beklediğinizden çok daha derin ve büyülü bir hikâye bulacaksınız.” —The Young Folks 
 
“Macera ve romantizmin kusursuz birleşimi.” —Tha Fandom</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92236</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33d92466-62c1-4b75-851a-9dc6508a6a6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çarpık Saray</image:title>
            <image:caption>Ella Harper, hayatta karşısına çıkan her zorluğu atlatabilecek kadar güçlü ve sevdiklerini korumak için kendini feda edebilecek kadar gözü karaydı. Öfkesiyle tanınan Reed Royal’ın ise her sorunu şiddet kullanarak çözmeye çalışması sonunda ayağına dolanmıştı. Fakat o gece malikânede yaşananlar ikisi için de fazlaydı. 
 
Lekeli geçmişleri onları asla rahat bırakmazken, birbirlerine zarar vereceklerini haykıran seslerin arasında yollarını bulmaya çalışıyorlardı. 
 
Çarpık Saray’ın çoktan unutulmuş sırlarını açığa çıkarmak ve kendilerine yeni bir hayat şansı tanımaktan başka seçenekleri kalmamıştı. 
 
“Bu neslin Cruel Intentions’ı.” —Jennifer L. Armentrout 
 
“Çarpık Saray, Ella ile Reed’in hikâyesi için mükemmel bir son.” —Samantha Towle 
 
“Bırakın Royal ailesi sizi de mahvetsin.” —Meghan March 
 
“Aşk, ihanet ve manipülasyonlara dair kusursuz bir hikâyenin sonuna hazır olun.” —S.L. Jennings</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92237</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ee09dd2-5470-4380-8e85-825f03308736.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozadam</image:title>
            <image:caption>Değişen sadece insan değil. Korkular da değişiyor zamanla. Yakın ya da uzak herkes seziyor bu değişimi. Hepimiz koşarak uzaklaşmak istediğimiz şeylere dönüşüyoruz. Bir ev arıyoruz, bir eşik, yeni bir yurt, taze, sıcak bir el. Kaybetmenin bir tür yeniden bulma olduğunu öğreniyoruz yine de. El yordamıyla anlıyoruz gerçeği. Sürekli kendimizle karşılaşarak, arayarak ve deşerek. 
 
Ömer İzgeç, Bozadam ile yepyeni ama ürkütücü bir dünyanın kapılarını açıyor bize. On iki yaşındaki Es’in hikâyesinde tanrı, inanç, kader, kabulleniş, umut ve aşk gibi konular üzerine düşünürken coğrafyamızda da tanık olduğumuz ayrımcılık, ikilik ve nefret tohumlarıyla yüzleşiyoruz. Roman, zaman ve mekân bilinmezliğiyle, anlattığı hikâyenin gizemli havasıyla okuru doğrudan içine alıyor. 
 
“Unutulan geçmiş yerini tedirginliğe ve kaynağını hâkimiyet ülküsünden alan hiddete bırakmıştı. Var olmanın, farklılıkları yok etmekle mümkün olacağını düşünüyorlardı. Korkmuşlardı ve korku, ötekini yok etme dürtüsünü beraberinde getiriyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92238</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e49ea7c1-09af-440d-9052-4d587f25938b.jpg</image:loc>
            <image:title>Endülüs (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Endülüs Medeniyeti tarihe ve insalığa mal oldu. 15. Yüzyıldan itibaren İspanya’da Endülüslerin nüfusu da çok azaldı. Fakat onlar bugün, insanlığa armağan ettikleri üç dev mirasla anılıyorlar ve anılacaklardır da. Bunlardan birincisi Müslümanı, Yahudisi ve Hristiyanıyla birlikte asırlar içinde ortaya koydukları toplumsal uzlaşma ve birarada yaşama kültürü convivencia’dır. İkincisi, Doğu İslam ülkesinde yükselen kültürel değerlerin üstüne kendi entelektüel ve bilimsel birikimlerini ekleyerek ortaya koydukları medeniyettir. Üçüncü dev miras ise ; kaba güçle kendilerini yenen düşmana karşı kendi kültürlerini yani hayat tarzlarını canları pahasına korumalarıdır.
Bu çalışmanın hazırlanmasındaki temel amaç, tarihte asırlarca biz Müslümanların yurdu olan Endülüs’ün ve orada inşa edilen medeniyetin her yönüyle anlaşılmasına katkı sağlamak, ayrıca « Endülüs’ten geriye bugün neler kalmıştır » sorusuna cevap verebilmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92239</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2616cf5-50db-4243-a6c2-bb1d239fc1fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Umudun Anatomisi</image:title>
            <image:caption>K­imi­ i­nsanlar çet­in ve aşılması zor sınavlarla karşı karşıya kaldığında umudunu korumayı başarırken kimisi neden bunu aşamaz? Umudunu koruyab­ilen i­nsanlardan neler öğrenebi­li­ri­z?Onların başardıklarından hareketle hayatımızı bu mi­nvalde nasıl zenginleştirebiliriz? 30 yılı aşkın sürede b­irb­ir­inden farklı binlerce vakayı ­inceleyen Dr. Jerome Groopman’ın tecrübeler­ini­n bi­r ürünü olan Umudun Anatomi­si­, yazarın çalışma hayatı boyunca yüz yüze geld­iği­ zor soruların cevaplarını içer­iyor. Henüz bi­r tıp öğrenci­si­ olduğu yıllarda, umudun hayat­ rolünden bi­haberken başlayan bu ilham veri­ci­ yolculuk, umudun biyolojisini tasv­ir ederek sonuçlanıyor.

Groopman eser­inde -i­nsan unsurunun ve bilimin de hakkını tesl­im ederek- sahte umut ­ile gerçek umudun nasıl ayırt edilebileceğini, insanın yaradılışından gelen umuda nasıl ulaşılacağını ve bu olmazsa olmaz duygunun sınırlarını anlatıyor…

“Kışkırtıcı ve muazzam… Groopman okuyucunun ilgisini çekmeye ve sayfaları çevirmesine vesile olan açık ve mütevazı bi­r dille yazıyor. Ol­iver Sacks ve Atul Gawande g­ibi­ o da uzman olmayan bi­r ki­tleye tıbbın g­izemleri­ni­ açıklamak için gerçek hastalardan örnekler­ kullanan usta b­ir öykücü... Groopman umut hakkında önemli­ bi­r öyküyü anlatmayı başarmış... Umudun Anatomi­si­, ­yer­leşme ve yaşam üzerine ele alınmış bir k­itap. Mesajı ciddi bi­r hastalığa yakalanabilecek olan herkese yönel­ikti­r.”
Boston Sunday Globe

“Bu ki­tapta b­irçok ölüm ve muci­ze görmüş, aynı zamanda ­insanların kend­i kaderi­ni­ değiştirme gücüne ve hepimizinkinden daha büyük bi­r gücün varlığına olan i­nancı ve coşkusuyla yazan bi­r adam var...”
Los Angeles T­imes</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92240</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1a0e503-6163-40ce-ac05-0cff1061cb03.jpg</image:loc>
            <image:title>Galileo Hapiste</image:title>
            <image:caption>Bilim Tarihçisi Ronald Numbers, bilim-din ili­şkisine yeni bir bakış­ açıları getirilmesi gerektiğini savunan kiş­ilere, öncelikli olarak “tarihsel gerçeklik” diye maskelenen ve yıllar içinde mite dönüş­en anlatılardan vazgeçilmesini tavsiye ediyor.

Bilim tarihindeki egemen anlatıya göre, 1970’lere kadar bilim ve din birbirleriyle savaş­ hâlindeydi ve bilim her daim muzaffer olan taraftı. Fakat yeni nesil bilim ve Kilise tarihçileri hem aktörlerin değerleriyle hem de bilgileriyle bilim ve din tarihine iliş­kin sorgulamalara baş­ladı.

Ronald Numbers öncülüğünde çok sayıda bilim insanının katkı verdiği bu eser sayesinde Galileo’nun hapse atılması, Darwin’in ölüm döşeğindeki dönü­şümü ve “Tanrı zar atmaz.” diyen Einstein’ın ki­şisel Tanrı inancı konusundaki görüş­leri gibi mite dönü­şen birçok inanç sarsılacak. Her ne kadar günümüzde bilim ve din hâlâ sava­ hâlindeymiş­ gibi gösterilse de Galileo Hapiste kitabında yer alan her bir bölümdeki mitlerin arkasındaki gerçekleri görmek bilim dünyası için çok değerli bir kazanım olacak.

Birbirinden oldukça farklı görüş­ ve inançlara sahip bilim insanlarının kaleme aldığı 25 makaleden oluş­an bu eser yayımlandığı ilk günden itibaren bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. İngilizcenin yanı sıra İspanyolca, Portekizce, Yunanca, Korece ve Fince dillerinde onlarca baskı yapan Galileo Hapiste özenli çevirisiyle Türkçe literatüre de önemli katkı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92241</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9af6d5f1-38c7-42ce-9764-d1a57583a371.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Dönem Türk Halısı - 21. Yüzyıl Sanatının Bir Müjdecisi</image:title>
            <image:caption>İnsan merkezli tasarım teorileriyle kentsel mimari, sosyoloji ve yazılım gibi birbirinden farklı alanları etkilemeyi başaran Christopher Alexander, dokuma halıları “olağanüstü yapılar” olarak tarif etmektedir. Alexander, Türk halısını ise “öğretmen” olarak niteler. Yazara göre, Türk halılarında görülen güzellik ve birlik, halı dokuma tarihinde hiçbir zaman aşılamayacaktır ve Türk halısı daima zirveyi temsil edecektir. Ona göre Türk halısı, dokuma alanında, Bach ve Mozart’ın müzik dünyasında işgal ettiği düzeye erişmiş yegâne örnektir.
Elinizde bulunan eserin yazılma sürecinde, altı aydan uzun bir süre Konya’da yaşayan, Türk halısının anlam katmanlarını keşfetmek için Anadolu’yu karış karış gezen Christopher Alexander, bu süreçte incelediği binlerce halı motifinin mimarlar için de eşsiz bir ilham kaynağı olacağını belirtmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92242</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75429e9d-d8fd-45f0-9670-789b1d7e8ff4.jpg</image:loc>
            <image:title>Fes - İslam Şehri</image:title>
            <image:caption>Titus Burckhardt, İslam kültürü ve şehir hayatıyla ilgili iki önemli kitap kaleme almıştır. Bunlardan ilki, Almanca yazılmış ve ilk baskısı 1960’ta yapılmış olan Fes, İ­slam Şehri’dir. Bu kitap, insani şehirciliğin bir modelini temsil edecek harikulade bir şehir tablosu ortaya koymak için yazılmıştır. Kitap, Fas’ın bağımsızlığını kazandıktan sonraki dönemde Burckhardt’ın oradaki kısa ya da uzun birçok ikameti sırasında toplanmış belgelerle birlikte, onun 1930’lu yılların başlarına kadar uzanan çeşitli gözlemleri ve tanık olduğu olaylarla ilgili hatıralarından oluşur. Kitapta ayrıca İbn Haldun gibi büyük düşünür ve tarihçilerden, tarikat önderlerinden, siyaset adamlarından yaptığı konuyla ilgili uzun iktibaslarla birlikte çok sayıda çizim, şema ve fotoğraf da yer alır. Kitap, şehirle ilgili birçok çalışmada gördüğümüz gibi sistematik ve analitik bir dille yazılmış bir metin olmaktan çok, bir yönüyle Burckhardt’ın biyografisine dayanan son derece sıcak bir dille yazıldığı için ihtiva ettiği görsel malzemeyle birlikte kolay, keyifle okunan bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92243</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69423925-0918-45ee-9440-09189c4ea81a.jpg</image:loc>
            <image:title>Copernicusçu İlk Astronomi Metinleri</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma Güneş-merkezli evren teorisiyle bilimsel devrimler tarihinin en önemli figürlerinden biri olan Nicolaus Copernicus’un (19 Şubat 1473 - 24 Mayıs 1543) Commentariolus ve Werner’e Karşı Mektup başlıklı metinlerinin ve onun ilk ve tek öğrencisi olan Georg Joachim Rheticus’un (16 Şubat 1514-4 Aralık 1574) Narratio Prima adlı eserinin çevirisini içermektedir. Bunlar Copernicus’un teorisini açıkladığı ana metni olan De Revolutionibus Orbium Caelestium’la (Göksel Kürelerin Devinimleri Üzerine) birlikte Copernicusçu astronominin düşünce tarihindeki ilk metinleridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92244</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56debd23-76f3-4b3a-99c9-4539fdd48bcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilye-i Hakani - Kazasker Mustafa İ­zzet Efendi Hattıyla</image:title>
            <image:caption>Hz. Peygamber’in (s.a.s.) “Yâ Ali! Hilyemi yaz ki vasıflarımı görmek beni görmek gibidir.” hadisi üzerine, Hz. Ali tarafından Efendimiz’in vasıfları kaleme alınmış, Peygamber sevdalılarının muhayyilesine bir nur gibi doğacak olan şemâil ve hilye türünde eserler bu sayede meydana getirilmiştir.
Hâkānî Mehmed Bey’in 1598-1599 yılları arasında mesnevî nazım şekliyle kaleme aldığı Hilye, Hz. Peygamber’in fizikî ve ruhi portresini anlatmak suretiyle O’na olan sevgisini, bağlılığını ortaya koyduğu bir eserdir. Türk-İslam Edebiyatı’nın şaheserlerinden biri olan Hilye-i Hâkānî’nin edebiyatımızdaki müstesna mevkii, Süleyman Çelebi’nin Mevlid’ini -Vesîletü’n-Necât’ı- anımsatır. Hâkānî de tıpkı Süleyman Çelebi gibi, başka şairleri benzer eserler vermeye özendirmiş, hat ve musiki gibi diğer sanat erbabını da ilhamlar veren eserine yoğunlaşmaya âdeta davet etmiştir.
Elinizdeki kitap, hüsn-i hat sanatımızın en önemli temsilcilerinden Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin nesih hattıyla, 1843 yılında yazdığı bir Hilye-i Hâkānî nüshası temelinde vücuda getirilmiştir. Edebiyatımızın ve hat sanatımızın iki ölümsüz değerini buluşturan bu çalışma, günümüzde hat sanatımızın ve edebiyatımızın iki değerli temsilcisi M. Uğur Derman ve İskender Pala tarafından hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92245</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/221de6d1-0d92-4586-9956-8578602f6b0d.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam&apos;ı Düşünmek</image:title>
            <image:caption>İslam Hristiyanlıktan farklı olarak nasıl bir dindir? Frank Griffel daha ziyade Batılı okurlar için kaleme aldığı bu küçük kitap ile özellikle bu soruya cevap vermeye çalışmaktadır: Yazara göre, 1500’lerden itibaren Avrupa, başka dinlerin de var olduğunun ve dinlerin Orta Çağ’dan beri aşina olunan birkaç dinden (Hristiyanlık, Yahudilik ve İslam) ibaret olmadığının farkına varmıştır. Buna karşın, bu “yabancı” dinler [Avrupalılarca] kendi dinlerinden türetilen bir kalıba göre anlaşılmaya çalışılmıştır. Avrupalılar, Avrupa dışı dinleri tasvir ettiklerinde ya müesseselere (Hristiyan Kilisesi gibi) ya da kutsal metinlere odaklanmışlardır. Hristiyanlıkla bu iki noktada ayrışan dinler çoğu zaman değersiz gösterilmeye çalışılmıştır.
Griffel, bu kitap ile okurlarını İslam’ın beklenmedik alanlarına, önce Lev Tolstoy’un kısa öyküsüne, ardından Kahire şehrine ve 1798 yazındaki Fransız işgaline, son olarak da İslam felsefe tarihine ve 1277’de Paris’teki “çifte hakikat” fikrinin yargılanmasına götürmektedir.
Yazara göre, kitapta kısaca ele alınan konular İslam hakkında yeniden düşünmeye sevk etmektedir. İslam’a dair çok şey bildiğini düşünen okurlar da bu kitapta daha önce hiç karşılaşmadıkları pek çok yeni şey bulacaktır. İslam’ı Düşünmek, İslam’daki hem bilinen hem de bilinmeyen hakkında düşünmeyi amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92246</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d16ae37a-d315-48c8-945c-76ddee79df87.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedem Korkut Der Ki</image:title>
            <image:caption>Modernite; eğitim, kamu yararı, halka hizmet gibi masum kavramları tek tek bireylerin meziyetleri gibi tanımlayıp meşrulaştırmış ve bu meziyetlerin en yüce yanlarından bir bütünlük oluşturduğunu iddia etmiştir. Bu epistemik meşrulaştırma ve yaratmış olduğu rızalar aracılığıyla belirli bir grup ya da egemen gücün emrine tüm bireyleri ve toplumsal kurumları amade kılmıştır. Aynı zamanda da iç denetim odaklarını bireyin içinden çekip çıkararak dışsallaştırmış ve onu dış denetim odaklarının insafına emanet ederek bireyi “içi boşaltılmış bir et yığını” hâline getirmiştir.
Moderniteye bu nimeti bahşeden en önemli enstrüman, geleneksel ve dijital medyadır. Dijital medya ve özellikle sosyal medya diye adlandırılan mecra, sanal bir âlemdir. Birey, kullanmakta olduğu dijital medya mecrası içinde kendisini kaybetmektedir. Gerçek arayışı onu içinden çıkılamaz bir sanal evrenin içine sürüklemektedir. Böylece kendini anlamlı kılma çabaları, çok daha anlamsız bir ortamda onu anlamdan yoksunlaşmaya sürüklemektedir. Daha da önemlisi bu mecra, egemen güç odaklarının kendisini çok büyük bir ustalıkla gizlediği bir ortamdır. İnsanlık tarihinde ilk defa iktidar tebahhur etmiş (buharlaşmış) hâldedir. Akıl sır ermez bir buyurganlık ve tahakküm söz konusu olmasına rağmen bu buyurganlığın merkezlerini ve tahakküm edicileri tespit etmek neredeyse imkânsızdır.
İşte böylesine bir ortamda Dedem Korkut Der ki kitabı destanlara dair herhangi bir incelemenin ötesine geçmektedir. Bu kitap her şeyden önce bugünün gençleri okusun kastı ile kaleme alınmıştır. Bu çerçevede, ergenlik sonrasına adım atmış 20’li, özellikle 30’lu yaşları idrak eden ve kendisini “işe yarar” birisi olarak algılamayan ya da “işe yarar” olmadığı ima ve ifadelerine maruz kalan gençlere yöneliktir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92247</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67ceff1b-a12f-4682-bc9a-8fa482ddd18e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehmet Akif’in Musiki Dünyası</image:title>
            <image:caption>Bilim, kültür ve sanat alanlarında oldukça donanımlı olan Mehmet Akif’in edebiyatçı kişiliği, aslında onun derin ve oylumlu birikiminin sadece görünen yüzüdür. Dört dilde üst düzey çeviri ve yorum yapabilecek yetkinlikteki kültürel donanımı, fikir ve düşünce adamlığı, veteriner hekimliği, sporculuğu, son derece etkileyici şiirleri ve dahası sadece kendisine nasip olan “millî şair” hüviyetinin yanı sıra Mehmet Âkif, esasen heveskârlık seviyesini fazlasıyla aşmış bir mûsikîşinastır. Mehmet Âkif’in mûsikîye olan ilgisini yakın dostu Mithat Cemal, bir iptila [tutkunluk] olarak değerlendirir ve “Halk dostluğu Âkif’in servetiydi, mûsikî de sefahati” diyerek onun dünyasında mûsikînin önemine vurgu yapar.
Elinizdeki bu eser, Mehmet Âkif’in şairliğinin yanı sıra mûsikî ile geçirdiği bir ömrün daha bilinir olmasına katkı sağlayacaktır. Çalışmada, Mehmet Âkif’in mûsikî vasıtasıyla kurulan dostluklarına; ney öğrenmek ve mûsikîde ilerlemek için gösterdiği gayretine; yaşadığı dönemde İstanbul’daki mûsikî meclislerine ve Mehmet Âkif’in bu meclislerdeki rolüne; dinlemekten ve söylemekten hoşlandığı eserlere ve dostlarıyla yaptığı mûsikî fasıllarına değinilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92248</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7ec2fc4-b51f-427d-a995-8b0427a43276.jpg</image:loc>
            <image:title>Mesnevi’den Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Masal gerçeğe bir misaldir; anlatılanlar aslında insanın tarifidir, hepimizin hâlidir. Başta Kur’an-ı Kerim olmak üzere kutsal kitapların çoğu, geçmişte yaşananların ve dinler tarihinin kıssalarıyla dolu olduğu için inanmayanlar; “eskilerin hikâyeleri” diye bu metinlerin üzerinde pek durmazlar. Hâlbuki asıl olan geçmişi anmak değil, anlatılanlardan vaktinde alınmayan ibreti hatırlatmaktır. Hz. Mevlânâ da Mesnevî’sinde dinler tarihi, ayetler, hadisler ve bizzat şahit olduklarından ibretler çıkartarak okuyana ve dinleyene, olayların gerçeğini görmeyi ve anlamayı öğretir; en derin ve en karmaşık ilahiyat sorularına cevaplar verir.

Elinizde bulunan bu çalışmada Nahîfî’nin Farsçadan Osmanlıcaya tercümesi ile Amil Çelebioğlu’nun ve Abdülbaki Gölpınarlı’nın Türkçe tercümeleri kaynak olarak kullanılmıştır. Tahir-ül Mevlevî’nin ve Ahmet Avni Konuk’un şerhlerinden de faydalanılmıştır. Hz. Mevlânâ’nın kendi sözlerini yansıtan ibretlerle her hikâyenin anlatım maksadının altı çizilmiştir.

Mevlânâ Hazretleri’nin sözleri her açılışta ve okunuşta bitmeyen bir hazinedir. Bu kitap, okuyucuda Hz. Mevlânâ’nın eserlerini okuma hevesi uyandırabilirse maksadına ulaşmış olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92249</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61731282-4e19-45e2-a01d-1fe61b57412c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinden Felsefeye</image:title>
            <image:caption>Din ve Felsefe, belki çoğu insan için iki farklı düşünce alanını çağrıştırır ve aralarında genellikle bir tür sınır savaşı olduğu düşünülür. Bununla birlikte onları, insanın dünyaya dair his ve inançlarının ifadesinin birbirini takip eden iki aşaması olarak düşünmek de mümkündür. Bu kitabın başlığı, dikkatimizin Batı zihninin tarihinde birinden diğerine geçişi işaret eden o döneme odaklanacağını ima eder.

En erken akılcı nazariyat ile onun arkasında yatan dinî temsil arasında gerçek bir süreklilik vardır; ve bu sadece unsurların popüler inancın Tanrıları ile alegorik denkliği gibi yüzeysel benzerlikler meselesi değildir. Felsefe, akılcı düşüncenin hareketlerini sınırlamaya ve onun ana yönlerini belirlemeye devam eden bazı büyük tasavvurları dinden miras almıştır. Din kendisini şiirsel simgeler ve mitsel kişilikler üzerinden ifade eder. Felsefe kuru soyutlama dilini tercih eder ve töz, neden, madde vesaireden söz eder. Fakat dışsal fark, aynı bilincin birbirini izleyen bu iki ürünü arasındaki içsel ve tözsel yakınlığı gizler. Felsefede açık bir tanım ve kesin ifadeye ulaşan düşünce biçimleri, mitolojinin akıl yürütmeyle geliştirilmemiş sezgilerinde zaten zımni olarak mevcuttu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92250</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7e303ae-65af-4110-85c2-e8df46dd1cd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanburi Cemil Bey’in Peşrev Besteleme Tekniği</image:title>
            <image:caption>Türkiye’deki müzikoloji çalışmaları, yakın geçmişle kıyaslanmayacak denli gelişmiş ve büyük ilerlemeler kaydetmiştir. Bununla birlikte elinizdeki kitap, müzikolojinin Türkiye’de henüz yeterince gelişmediği 70’li yıllara aittir. 19. asrın büyük Türk müziği icracısı ve bestecisi Tanbûrî Cemil Bey hakkındaki bu eserin, bugüne kadar Türkçeye kazandırılmamış olması kanaatimizce büyük bir eksikliktir. Eser, Tanbûrî Cemil Bey’in peşrev bestecisi olarak tanımlanması meselesine melodik analizlerle verilen ilk akademik cevaptır. Yazar Angelika Sieglin’in sadece bir araştırmacı değil, konser piyanisti derecesinde bir müzisyen olması ise eseri bir uzmanlık metni hâline getirmektedir. Türk müzikoloji camiasına yeni bir soluk getireceğinden emin olduğumuz bu özgün çalışmayı, yazarın Türkçe baskı için kaleme aldığı önsöz ile birlikte okurların beğenisine sunmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92251</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b42c96d-83f6-49ec-b716-11356d97f77e.jpg</image:loc>
            <image:title>Spinoza ve Stoacılar</image:title>
            <image:caption>Felsefeciler ve akademisyenler, uzun yıllardır Spinoza ve Stoacıların görüşleri arasındaki olağanüstü benzerliklere dair çeşitli yorumlarda bulunmuşlardır. Hatta kimileri oldukça ileri giderek, “Stoacı Spinoza”dan bahsetmiştir. Ancak bugüne kadar hiç kimse bu iki felsefi sistem arasındaki ilişkiyi irdeleyen sistematik bir çalışma ortaya koymamıştır. Jon Miller, Spinoza ve Stoacılar kitabında bu görevi üstlenmekte ve Spinozacılığın ana unsurlarından metafiziğin, epistemolojinin, felsefi psikolojinin ve etiğin Stoacılıktaki muadilleriyle ilişkisini göstermektedir.
Miller, birincil metinleri titizlikle inceleyerek ve literatürdeki hemen tüm ikincil kaynaklara başvurarak Spinoza’nın Stoacı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini ortaya koymakla kalmamakta, aynı zamanda her iki sistemin müstakil olarak nasıl anlaşılması gerektiğine dair içgörüler de sunmaktadır. Eser bu yönleriyle, antik felsefe, erken modern dönem felsefe, Spinoza ve Stoa felsefesi çalışan öğrenciler ve bu alanda araştırmalar yapan akademisyenler için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92252</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39bac4ac-3df2-46ec-8e58-1b1700e9e292.jpg</image:loc>
            <image:title>Demir Kuş</image:title>
            <image:caption>Arif Emre Gündüz, Demir Ku­ş’ta hava harp sanayiinde fırsatlar ve hayal kırıklıklarıyla dolu bir döneme ışık tutuyor. Gündüz, 1924-1949 yılları arasında havacılık endüstrisinde atılan ilk adımları, dönemin öne çıkan müteşebbislerinin cesaretini ve bürokrasinin tavrını arşiv belgeleriyle ortaya koyuyor. İmkânsızlıklara ve türlü engellemelere rağmen yaşadıkları çağın çok ötesinde işlere imza atan Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ, Selahattin Alan, Şakir Zümre ve Emrullah Ali Yıldız’ın ilham verici hikâyelerini akıcı bir dille ortaya koyan yazar, ilk kez gün yüzüne çıkan belgelerle tartışmalı konuları çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor.

Önemli tarihî şahsiyetlerin şahitliklerine de yer verilen bu eserde, hayatları pahasına gayretlerini sürdüren müteşebbislerin mücadelesini bulacaksınız. O dönem karşı karşıya kalınan haksız muameleyi, “Bizde her başarılı enerjiyi yıkmak ve parçalamak sanki teamül nev’inden bir illettir bu yurtta.” sözleriyle anlatan Vecihi Hürkuş’un bu ifadesi, elinizde bulunan kitabın tek cümlelik özeti niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92253</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d3c6442-0e7a-4bf0-977a-76b1a50b7697.jpg</image:loc>
            <image:title>Lorandolar ve Tubiniler</image:title>
            <image:caption>Osmanlı maliyesi 19. yüzyılda siyasi, sosyal ve kültürel pek çok alanda olduğu gibi gerçekleştirilen reformlardan ziyadesiyle etkilenmiştir. Bu değişim sürecinde hem devletin iç ve dış borçlanmasında etkin rol oynayan hem de para piyasalarındaki kabiliyetleri sayesinde gittikçe zenginleşen bir finans zümresi olarak Galata bankerleri ortaya çıkmıştır. Aile üyelerinin pek çoğu banker olan ve aile şirketi şeklinde iş hayatında faaliyet gösteren Lorandolar ve Tubiniler, Galata’nın önde gelen simalarından olmuşlardır. Levanten olan bu iki aile, Akdeniz’de yüzyıllardır süregelen birikimle, ticaret ve sarraflıkta mahir olan atalarının izinden giderek kredi ve bankacılık işlerinde uzmanlaşmışlardır. Bununla birlikte, tebaası oldukları veya faaliyette bulundukları devletler nezdinde sahip oldukları nüfuzla ve Katolik misyonuna ettikleri hizmetlerle isimlerinden sıkça söz ettirmişlerdir.

İşte bu çalışma, Lorandolar ve Tubiniler özelinde, Levantenlerin Osmanlı Devleti’ndeki siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel faaliyetlerini araştırmak ve Galata’nın devlet siyaseti üzerindeki etkisini ortaya koymak üzere kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92254</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eea3f339-edd4-4383-9a6b-d40e72a1cda3.jpg</image:loc>
            <image:title>Stoa Felsefesinin Kuruluş Fragmanları</image:title>
            <image:caption>Stoa felsefesi yaklaşık iki bin üç yüz senedir düşünce tarihinin gündeminde olan bir ekoldür. Stoacı filozoflar evrenin doğasını ve ondaki düzeni tanrısal akla dayandırarak evrende olup biten her şeyi, kaderci bir tutumla ve belli bir doğal nedenler silsilesi içinde birbiriyle ilişkilendirir. Bu anlayışa göre insana düşen, evrendeki tanrısal aklı keşfederek geçici bedensel yaşamı küçümsemek, başta ölüm korkusu olmak üzere zihnini baskılayan tüm kaygılardan sıyrılarak, Seneca’nın deyişiyle, insanlığının da üzerine çıkmaktır.
Stoa felsefesinin kuruluş dönemindeki filozofların eserleri günümüze ulaşmamıştır, onların yaşamlarına ve düşüncelerine dair bilgilerimiz sonraki yüzyıllarda yaşamış olan yazarların eserlerine dayanmaktadır. Stoa Felsefesinin Kuruluş Fragmanları başlıklı bu çalışma kurucu Zenon ve onun öğrencisi olan Kleanthes’le ilgili eski Yunanca ve Latince kaynaklardaki aktarımların özgün bir derlemesidir. Böylece okurlar çoğu dilde benzeri bulunmayan bu derleme sayesinde, Stoa felsefesinin kuruluş dönemini bizzat antik kaynaklardan süzülüp gelen bilgilerle öğrenme fırsatını bulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92255</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19b09799-4f20-49f9-88d0-784daf306adc.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyyahların Aynasında İstanbul</image:title>
            <image:caption>“Bana İstanbul’u anlat, nasıldı?
Şehirlerin şehrini anlat, nasıldı?”
Nazım Hikmet
İstanbul... Kuzeyde Karadeniz ve Rusya; güneyde Marmara Denizi, Akdeniz ve Afrika; batıda Balkanlar ve Avrupa; doğuda katmer katmer açılan Asya... New York kıraç bir ada, Paris çamurlu bir kasaba, Tokyo ufak bir balıkçı köyü iken İstanbul yine İstanbul&apos;du. Diplomatların, seyyahların, misyonerlerin, şairlerin, ressamların, mimarların buluştukları, tabiatla tarihin kucaklaştığı dünya başkenti. 7. yüzyıldan 12. yüzyıla İstanbul&apos;un şehir hayatındaki değişimin renkli sahnelerini keşfetmek isteyen herkesi bu eseri okumaya davet ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92256</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/806e8414-3afa-47e6-b878-275cbb7ae1d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin Yapısökümü</image:title>
            <image:caption>Bir insanın yüzündeki çizgilere bakarak neler yaşadığını çıkarabilir miyiz? Kaldı ki ortada kendisi değil de bir fotoğrafı, heykeli ya da resmi varsa, bunlar o insanın yaşadığı gerçekliği ne kadar yansıtır? Dolayısıyla çizgilere bakılarak yazılanlar ve bu yazıları okuyanların yazdıkları nasıl bir tarihtir? Geçmişi ve bir daha geri gelmeyecek hayat tecrübelerini, bıraktığı izlere bakarak aslına uygun olarak yeniden yaratmak mümkün müdür? Yani objektif ve tek bir tarih yazılabilir mi? İşte Alun Munslow Tarihin Yapısökümü’nde bu sorulara cevap arıyor.

Tarihe, özellikle kendi tarihine çok meraklı olup da tarihçi ve tarih metninin kendisi üzerinde pek durmayan bir entelektüel iklimde, bu soruların hayati önemi ortadadır. Foucault’ya göre ifade edersek, tarih geçmiş hakkında tarihçilerin modern söylemlerinden ibarettir ve bu tarih, her bilgi gibi iktidar ilişkilerinin kurulması ve sürdürülmesinde kullanılır. 

Munslow bu kitapta, pozitivist ve ampirist tarih anlayışlarının eleştirisi temelinde, postmodern tarih anlayışına bir giriş yapıyor ve sorunlarını tartışıyor: Tarih salt zihnî ya da lisani bir kendilik olmadığı gibi objektif de olamaz. Geçmişten bize kalan izler vardır. Ama bu izler kendi başlarına dilsizdir: Onları dillendiren tarihçidir. Tarihçi, fiilen var olan geçmişe açıklayıcı, ideolojik, siyasi sebeplerle hikâyeler dayatarak bir anlatı, yani tarih oluşturur. Daha doğrusu, Foucault’nun “epistem”lerinin art arda dizilişi gibi, mecazların akışıyla yaratılan bir anlatıyla gerçeklik etkisi yaratır. Dilin gerçekliği ne kadar yansıtabildiği, tarih ve tarihçinin neyi anlattığı, tarihî gerçeklerin ne kadar gerçek olduğu soruları ortadayken yine de tarih yazılabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92257</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeff750c-e1a6-406a-b804-a92755ce267f.jpg</image:loc>
            <image:title>Beklenmeyeni Yönetmek</image:title>
            <image:caption>Beklenmeyen olaylar her şeyi altüst edebilir. Beklenmeyen aksaklıkları yönetmek için öngörü ve esnekliğin kombinasyonundan oluşan “bilinçli örgütlenme” adını verdiğimiz yapıya ihtiyaç duyarız. Bu yapı, güvenilirliği yüksek örgütlere (GYÖ’ler) dair yapılan ilk çalışmalarda belirgin değildi. Çeşitli örgütler üzerinde yapılan araştırmalar, bu yapıyı belirgin kılsa da meydana gelen artış, ilgili temel süreçler hakkındaki anlayışımızı tamamıyla derinleştirmedi. Bu muhakeme, bir eleştiri sürecinden ziyade bir nişin tespitidir.

Bu eser, bankacılık, müze küratörlüğü, görünmeyen (latent) parmak izi tanıma, pilotluk ve otomobil üretimi gibi alanlarda güvenilirliği yüksek örgütlenme unsurlarını açığa çıkararak mevcut çeşitliliğe katkıda bulunuyor. Ayrıca başarısızlık, basitleştirme, işleyiş, esneklik ve uzmanlık üzerine kurulu beş prensibin karmaşıklığını da tartışıyor. Kolektif bağlılık ve yeterlilik ile beklenmeyen karşısında bu beş prensibi uygulamak, performansı sürdürme noktasında örgütlenmek için gerekli görülüyor. Beklenmeyeni yönetmek, bir çizelge takip etmek kadar basit bir iş değil; âdeta bir idare etme sanatı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92258</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/822411df-7f3c-437b-ba0b-9588116a99cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiçeklenen Girişim</image:title>
            <image:caption>Giri­şimcilik günden güne ufuk tanımaz bir hâl alıyor. Post-modern dünyanın insanları artık işletmelerin dünyaya daha az zarar vermesi gerektiğine inanıyor. Çiçeklenen Giriş­im, sürdürülebilirlik ve maneviyatı harmanlayarak insanların ve diğer canlı türlerinin çiçeklenebilmesine yönelik, yüz elli yıla dayanan bütüncül bir vizyon sunuyor. Hedef geli­şen bireyler, müreffeh örgütler, sağlıklı küresel sistem ve nihayetinde “çiçeklenen” bir gezegen…

Şiirlerle süslenen ve çoğulcu bir dil kullanılan bu kitap yönetim, psikoloji, fizik, nörobilim, fizyoloji, felsefe, sosyoloji gibi pek çok disiplindeki yeni geli­şmelerden istifade etme imkânı sunuyor. Eserde tasavvur edilen birey; tefekküre dayalı uygulamaları dünyaya değer katacak iş­letmeler vasıtasıyla ortaya çıkarıp sürdürülebilir kılmayı vadediyor. Ayrıca bu sürdürülebilirliği olumlu örgütsel davranış­, geliş­im ve değiş­im kavramları üzerinden yeniden değerlendirmeye tabi tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92259</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c1e3d92-0d8a-44df-912e-2c1bac544eca.jpg</image:loc>
            <image:title>İdareli Olma Sanatı</image:title>
            <image:caption>Kapitalizm eski dünyadaki servet anlayışını sermayeye dönüştürerek önce üretim sonra da tüketim toplumunu teşvik etti. Üretimdeki fahiş artışın getirdiği Dünya Ekonomik Bunalımı’ndan sonra sermayenin halk sathına yayılması yalnız tüketimi kışkırtmakla kalmadı, aynı zamanda kaynakların nasıl kullanılması gerektiği sorusunu da gündeme getirdi. Herkesin borçlandırıldığı bir dünyada kişi, nasıl olacaktı da ‘idareli olma’yı başarabilecekti?
İşte bu eser sizlere elinizde bulunan kaynakları nasıl verimli kullanacağınızı, yani nasıl idareli olunacağını göstermeyi hedefliyor. Yazar bu hedef doğrultusunda on yılı aşkın bir süredir yürüttüğü bilimsel çalışmalardan çıkardığı sonuçları satırlarına taşıyor. Böylece sizlerle, hem işinizde ve hem de hayatınızda, elinizde bulunan kaynakları kullanarak daha başarılı ve tatminkâr olabilmenizi sağlayacak olan bir dizi fikir ve beceriyi paylaşmış oluyor. Kitap sayesinde hem bu büyük tecrübeyi okuma fırsatı elde edecek hem de nasıl tutumlu olunacağı konusunda fikir sahibi olacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92260</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01cdd48e-70d4-4be5-b995-769582adcb0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Borcun Ötesinde</image:title>
            <image:caption>Öyküleyici bir anlatım tekniğiyle kaleme alınan bu eserde, bir antropoloğun bakış açısıyla Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’u -tıpkı kendilerine has çekim kuvvetleri bulunan Tokyo, New York ve Londra şehirleri gibi- “Müslüman dünyanın finans merkezi” olarak konumlandırma girişimleri ele alınmaktadır.

Daromir Rudnyckyj, kitapta konvansiyonel finansa alternatif olma gayesi ile ortaya çıkan ve risk paylaşımı esası çerçevesinde borç yerine öz sermayeye dayalı finansman modellerini tavsiye eden İslami finans alanındaki tartışmaları; uzunca bir zaman dilimine yayılan etnografik saha araştırmaları, katıldığı konferanslar ve bu alanda çalışan çeşitli meslek gruplarıyla yapmış olduğu görüşmeler ışığında sunmuştur. Dolayısıyla bu çalışma, özellikle 2008 küresel finans krizinin ardından İslami finansın özgünlüğü ve sunduğu alternatif yaklaşım konusunda uzman görüşlerini belgelemektedir.

Yazar ayrıca, İslami finansın konvansiyonel finansa bir alternatif oluşturup oluşturmadığı tartışmasından bağımsız olarak Kuala Lumpur’un İslami finansın uluslararası ölçekte bir merkez hâline getirilmesi için sarf edilen çabaları da mercek altına almaktadır. Bu girişimler sonucunda İslami finansın kurumsal altyapısının iyileştirilmesi için ihdas edilen kurumsal yapıların son tahlilde yeni bir “jeo-ekonomi” oluşturduğunu gözler önüne sermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92261</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/633d349d-0806-437e-af52-15299e7736ab.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam’da İş Ahlakı</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, “İslam’ın Altın Çağı” boyunca İslam düşüncesinin en seçkin yönlerini ortaya çıkarmayı ve bugünün iş hayatı için geçerli ve gerekli olan kısımlarını incelemeyi hedefleyen çeşitli araştırma projelerinin bir parçasıdır. Odak noktasında ise iş ve organizasyon ahlakının temelleri bulunmaktadır. Söz konusu ahlaki temellerin kaynakları, Kur’an-ı Kerim, Hz. Peygamber’in (s.a.s) hadis-i şerifleri ve ayrıca ilk dönem İslam âlimlerinin risale ve vaazlarıdır. Bu konuda kaleme alınmış ciltler dolusu eseri etraflıca tetkik etmek imkânsız olsa da gelenekte iş ahlakı meselesinin nasıl ele alındığının keşfi ve tanıtılması değerli bir uğraştır.

Bu çerçevede kitap, günümüz iş hayatı için neyin asli neyin tali olduğu üzerinde durarak söz konusu ahlak prensiplerini özgün bir şekilde işlemektedir. Bu yönüyle kitap, iş ahlakının toplumsal çıkarları gözetme ve gayriahlaki davranışları önlemedeki yerini konu edinmektedir. Bununla birlikte esas itibarıyla ahlaki davranışların ortaya çıkmasına zemin hazırlayan bir ahlaki çerçeve de sunmaktadır. Ayrıca piyasa aktörlerini, günaha sevk eden ve zorlu ahlaki ikilemlerin arttığı piyasa ortamında bireysel ve toplumsal sorumlulukları gözetmek konusunda ellerinden gelenin en iyisini yapmaya teşvik etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92262</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4486d9cf-f5b5-4563-8d68-bcca923ec4db.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomik Analiz</image:title>
            <image:caption>Mabid Ali Al-Jarhi, bir disiplin olarak artık üniversitelerde okutulmaya başlanan İslam iktisadını konvansiyonel iktisadın değişkenleriyle analiz etmektedir. İslam’ın iktisadi hayata bakışı ile ilgili olarak geçmişten günümüze önemli İslam âlimlerinin temel iktisadi meselelere ilişkin görüşlerine de kitapta yer vermiştir.

Al-Jarhi, eserinde özellikle “Büyük Durgunluk” olarak adlandırılan 2008 Küresel Finans Krizi ile birlikte konvansiyonel iktisat teorisine ilişkin gün yüzüne çıkan iktisadi sorunlara odaklanarak geleneksel iktisat teorisinin açmazlarını ele almaktadır. Diğer taraftan, İslami finansta günümüzde kullanılan finansal araçlar ve kökenlerine ilişkin bilgiler takdim etmekte ve İslami finansta riskten korunma (hegging) konusunu ayrıntılı bir şekilde ele alarak İslami finansın iktisadi açıdan kapsamlı bir tahlilini yapmaktadır.

Al-Jarhi’ye göre, mantıksal ve rasyonel bir temelde tesis edilecek olan İslami ekonomik sistem; güçlü bir yatırım yönelimine, kapitalizmde eksik olan öz sermaye tarafını zorunlu kılan özelliklere sahip, kamu hizmetlerinin sağlanmasında hayır faaliyetlerini ön plana çıkaran ve özellikle özel sektöre aktif bir rol veren bir piyasa ekonomisidir. Aynı zamanda yazar Müslümanların, İslam’ın en önemli sütunlarından ikisi olan aklın kullanılması ve şura konusunda yeterince zaman harcamadıklarını hatta bunları görmezden geldiklerini iddia etmektedir. Dolayısıyla elinizdeki eser, hâkim geleneksel iktisat doktrininin metodolojik ve analitik bir temelde sağlam bir eleştirisini yapmak isteyen, yazarın üçüncü nesil İslam iktisatçıları olarak adlandırdığı kişilere yönelik bir rehber kitabı mahiyetindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92263</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e2bdcfc-c856-4e45-bca3-fd1c7c61835c.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Yerinde Merhamet</image:title>
            <image:caption>Alanının en yetkin akademisyeni ve hocaların hocası Jane Dutton ile iş hayatındaki merhamet konusunda önemli araştırmaları olan ve uygulama merkezlerinin yöneticiliğini yapan Monica Worline’ın beklenen kitabı nihayet elinizde. Yıllardır süren merhamet araştırmalarının sonuçları bu kitapta kapsamlı, çok boyutlu ve derinlemesine bir biçimde okuyucu ile buluşuyor. Merhametle alakalı kavram ve kuramlar; hem bireysel hem de örgütsel düzeyde günlük hayattan örnekler, uygulamaya dönük tasarım ilkeleri, testler, kişiyi düşünmeye davet eden sorular ve planlar ile şehir ve örgütler düzeyinde açıklanıyor.

Yazarlar, bir süreç olarak merhameti inceleyerek kavrayışımızı derinleştiriyor. Kolaylıkla uygulanabilir bilgileri en temel işletme amaçlarına bağlayarak okurların merhamet yetkinlikleri ve kapasitelerini inşa etmelerini sağlayacak sosyal mimarinin ana hatlarını gösteriyor. Merhamet duygusu etrafında örülü bu çalışmada, örgütsel davranış ve yönetim alanlarının önde gelen kavramları benzeri az bulunur zenginlikte bir içerikle okuyucuya sunuluyor. Böylece kitap, işletme alanında hızla yayılan olumlu örgütsel davranış akımına bir giriş metni olma niteliği kazanıyor. Kendilerini ve örgütlerini yeni bir varoluş biçimine taşımalarında okurlarına rehberlik eden İş Yerinde Merhamet, dünyayı nasıl bulduğumuzdan daha iyi bırakabileceğimiz sorusuna, bunun ancak merhamet duygusu ile mümkün olabileceği cevabını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92264</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d69f987b-af3f-470f-99b1-ff856b677ceb.jpg</image:loc>
            <image:title>Finans ve İyi Toplum</image:title>
            <image:caption>Robert J. Shiller, finansal krizlerin ortaya çıkışlarını ve meydana getirdikleri yıkımları ele alırken insanı merkeze alan bir finansal sistem teklif etmiş ve bunun hem finansal kurumları daha etkili kılacağını hem de söz konusu sistemi toplumun refahı için çalışır hâle getirebileceğini ileri sürmüştür.

Yazara göre meydana gelen krizler, finansal sektördeki çıkar çatışmasından değil, kurumların yapısal eksikliklerinden kaynaklanmaktadır. Shiller bu tespitte bulunurken finansal yeniliğin yapısal gelişmelerle desteklenmesi gerektiğine vurgu yapmaktadır. Finansal kurumlar insani kaygıları önceleyen demokratik yapılar hâline geldiklerinde, yapılan finansal yeniliklerle küçük bir azınlığın çıkarları yerine tüm toplum yararı dikkate alınmış olur. Eğer bu durum gerçekleşirse halkın finansal kurumlara ve yöneticilerine olan tepkilerinin azalması da mümkün olacaktır.

Shiller finansal kapitalizm kavramının günümüzde olumsuz anlam ifade etmesine katılmamaktadır. Aksine finansal kapitalizm bir araç olarak kullanıldığında, finansal sistemin topluma daha faydalı hâle gelmesi ve dolayısıyla sosyal fayda doğurması mümkündür. Diğer taraftan finansal kurumların; yapısal güçlendirme, demokratikleştirme ve insanileştirme politikaları çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ve belirli bir azınlık zümreye hizmet etmek yerine, toplumun genelinin yararını önceleyen bir yapıya dönüştürülmesinin elzem olduğunu iddia etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92265</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edf14562-2ad2-4fa2-a39d-7cddf46af85a.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansın Sosyal Etkisi ve Gücü</image:title>
            <image:caption>Finansal sistem, kriz üretmeye devam ederken toplumun geniş bir kesimi bedelini ödemek zorunda kalıyor. Örneğin, 2008 krizinde küçük bir azınlığın açgözlülüğü sebebiyle toplumların neredeyse tamamının refah seviyesinin düşmesi, telafisi mümkün olmayan toplumsal sorunlara yol açtı. Bu noktada “Finansal sistem neyi amaçlamaktadır?” sorusu tekrar sorulmalıdır. Birçok karşılığı olsa da verilebilecek ilk cevap herhalde “Toplumun finansal ihtiyaçlarını karşılamak” olmalıdır. Ancak finansal sistemin bu konudaki performansının oldukça kötü olduğunu görüyoruz.
Finansın Sosyal Etkisi ve Gücü, önerdiği finansal sistemin merkezine sosyal etkiyi alarak farklı bir anlayış sunuyor. Başta insan olmak üzere finansal faaliyetlerin etkilediği tüm tarafları hesaba katan bu yaklaşım, refahı bütüncül bir şekilde ele alıyor ve etiğin finansın kalbine yerleştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu doğrultuda kitapta, finansal sisteme hizmet edeceğine inanılan İslami finans uygulamaları, farklı bir anlayışa sahip etik ve ekolojik/sosyal/şeffaf bankacılık, modern banka dışı finansal kurumlardan olan kitle fonlaması, yerel çözümlere başarılı bir örnek olan Garut Atık Bankası gibi örnekler bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92266</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36eacc20-5c10-4601-be66-a84ba0f9d10f.jpg</image:loc>
            <image:title>Nezaketle Yönetme Sanatı</image:title>
            <image:caption>Akademik çalışmaları ile 50 yılı aşkın zamandır iş hayatında kullanılan pek çok kavramı literatüre kazandıran Edgar H. Schein, kolay okunur bir dille yazdığı Nezaketle Yönetme Sanatı kitabında olumlu ilişkiler kurarak işletmeleri etkili kılmanın püf noktalarını paylaşıyor.
Gittikçe daha karmaşık, çok kültürlü ve birbirine bağımlı hâle gelen iş dünyasında alçak gönüllülük ve nezaket; lider, yönetici, takım arkadaşı, çalışan veya dost olarak güvenle, etkili iletişimle ve olumlu ilişkilerle sağlam bir sosyal ağ kurup hedeflerimize ulaşmamızı sağlayabilir. Söyleme yaklaşımını soru sorma yaklaşımı ile değiştirerek insan onurunu muhafaza eden ve insanları birbirine yaklaştıran bir iş hayatı ve toplumsal hayat inşa edip bunu sürdürmemiz mümkün. Örgütsel kültür uzmanlarından Schein bu uygulamasını kolay yaklaşımla, bir kültürü değiştirebilecek araçları günlük hayattan örneklerle ve derinlemesine analiz edilen vaka çalışmalarıyla okurlarına sunuyor.
Nezaketle Yönetme Sanatı, bizim coğrafyamıza da çeşitli kültür araçlarıyla sirayet eden Batı kültürünün sıkı bir eleştirisini yaparken çıkış yolunu da ilişkilerimizde alçak gönüllülüğü yayabilecek şekilde gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92267</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48b25d01-be03-4fa9-aaa3-46655175d2fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Fintech ve İslami Finans</image:title>
            <image:caption>Fintech, finans ve teknoloji dünyasını dönüştürmekte ve aynı zamanda bu alandaki gelişmelere öncülük etmektedir. Fintech sadece geleneksel finans sektörünü dönüştürmekle kalmamış, aynı zamanda İslami finans piyasasını da önemli ölçüde etkilemiştir. Alam, Gupta ve Zameni tarafından kaleme alınan bu eser, okuyucuya fintechlere genel bir bakış, fintechlerin finansal sektörü dönüştürmedeki rolü ve İslami finans piyasasındaki fintech uygulamalarının ayrıntılı bir içgörüsünü veren kapsamlı bir çabanın ürünüdür. Blokzinciri, kitle fonlaması, yapay zekâ, sigorta ve regülasyon teknolojileri gibi fintech kategorilerine vurgu yapılarak yenilikçi yıkımın kalkınmayı nasıl etkilediği de gösterilmiştir. Aynı zamanda bu çalışma, İslami finansta akıllı sözleşmelerin uygulanması ve İslami finansın büyük kapsamda uygulandığı ülkelerde düzenleyici yönetimlerin fintechin gelişimini nasıl şekillendirdiği konusunda kendi alanında bir ilktir.

İslami finans ve fintech alanında oldukça yetkin araştırmacı ve uygulayıcılar olan yazarlar, İslami bankaların geleneksel bankaları taklit etmek yerine bu teknoloji dönüşümünde kendi planlarını ve stratejilerini bağımsız bir şekilde sürdürmesinin gerekliliğine vurgu yapmıştır. İslami finans ve fintech alanındaki öğrenci ve hocaların, düzenleyicilerin, karar vericilerin ve bankacıların büyük çapta ilgisini çekeceği bir tarzda ele alınan bu kitap sağlam bir rehber niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92268</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27714636-4b5a-44ac-aa54-dba9f722adb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim Düşüncesinin Evrimi</image:title>
            <image:caption>Geçtiğimiz yarım asır boyunca uzmanlar, akademik bir disiplin olarak yönetimle ilgili hemen her şeyin bize miras kalan gelenekler üzerine inşa edildiğini daha iyi anlamaya başladılar. Bununla birlikte, yönetim çalışmalarının bilimselleşmesi nispeten yeni bir olgudur. Ebbinghaus’un deyimiyle, yönetim uygulamasının uzun bir geçmişi vardır, ancak bir disiplin olarak yönetim araştırmalarının geçmişi oldukça kısadır. Bu kitap, okuyucuya yönetim düşüncesinin kronolojik bir tarihini sunmaktadır. İçerik açısından ansiklopedik olmak gibi bir iddiası bulunmadığı gibi, ilerlemenin her zaman doğrusal bir çizgiyi takip ettiği iddiasında da değildir. Ancak bütün bir beşeriyet tarihi içerisinde yönetim anlayışının nasıl bir değişim geçirdiğini incelemek için kronolojik bir yapı olmazsa olmazdır. Bununla birlikte eser, tarihî seyrin yanı sıra ‘yönetim düşüncesi’nin hangi felsefi zeminde dönüştüğünü de ortaya koyarak, aynı zamanda bir düşünce tarihi olma özelliği de taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92269</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/944bf462-5aec-4d95-90a2-6d8913686f92.jpg</image:loc>
            <image:title>Yankılanan Liderlik</image:title>
            <image:caption>Değerlerle yaşayan büyük bir lider olmak mümkün mü? Peki bu liderliği sürdürülebilir kılmak nelere bağlı? Yönetim alanının önde gelen isimlerinden danışman ve yönetici koçu Richard E. Boyatzis ile Annie McKee kolları sıvayıp konuyu mercek altına alıyor.
Yankılanan Liderlik, iş hayatının yüksek talepleri ve baskıları karşısında liderlerin mücadelesini anlayan ve örgütlerdeki işleyişe liderlerin deneyimi üzerinden bakan nadir kitaplardan. Üstelik liderliği; akıl, kalp, ruh ve beden boyutlarıyla irdeleyen bütüncül bir yaklaşım ortaya koyuyor. Farklı alanlara ait kuramları, araştırma bulgularını ve felsefi akımların öğretilerini özgün bir biçimde harmanlayarak liderlere has bir stres türü olan güç stresinin üstesinden gelme yollarını açıklıyor. Bu hâliyle kitap, liderin kendisine ve etrafına yapabileceği zehirli etkilerin panzehrini sunuyor. Bu alandaki araştırmacılar, bulaşıcı duyguların ve yankılanmanın nasıl yönetilebileceğini öğrenecek, böylece güçlü ve olumlu ilişki-iş iklimi sağlayabilecekler.
Merhamet, bilinçli farkındalık ve umut vasıtasıyla stresin üstesinden gelmenin, yıpranmayı engellemenin, tükenmişliği aşmanın, kendinizi ve etrafınızı fiziksel, zihinsel, duygusal ve manevi olarak yenilemenin püf noktaları artık elinizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92270</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37979e24-e251-4956-a071-2893e3e2646e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayırseverlik ve İnsan Güvenliği</image:title>
            <image:caption>Hayırseverlik, Müslümanların sahip olduğu yardımlaşma kültürü sayesinde yüzyıllar içerisinde kurumsallaşmış olsa da Müslüman coğrafyalarda yaşayan pek çok insan hâlâ insani krizlerle ve güvenlik problemleriyle karşı karşıya kalmaktadır.
Gönüllülük, yönetişim, kentsel araştırmalar, beşerî gelişme ve İslam araştırmaları konularında uzmanlaşmış olan Samiul Hasan’ın editörlüğünü üstlendiği bu eserde, İslam’ın temel kavramlarından hayırseverliğin çoğunluğu Müslüman olan ülkelerdeki uygulamalarına ışık tutulmaktadır. Bu minvalde çalışmanın temel hedeflerinden biri, hayırseverlik kavramının İslam’daki ve çoğunluğu Müslüman olan ülkelerdeki yerini tespit etmek, bu kavramın pratikteki uygulamalarını -tarihsel tecrübeyi de göz önünde bulundurarak- incelemek ve tüm bunların insan güvenliği açısından ne anlama geldiğini saptamaktır.
Eserde, bahsi geçen ülkelerdeki sağlık, eğitim, toplumsal cinsiyet, hijyen ve suya ulaşım gibi hayati önem arz eden problemlere dair ilgi çekici tespitlere yer verilmektedir. Samiul Hasan sorunun tespiti ile yetinmeyip yaşanan insani krizlere çözüm olabilecek politikalar da önermektedir.
Okurlar, bu kitapta hayırseverlik ve insan güvenliği meselelerinin kavramsal çerçevesine dair uzman görüşlerini bulabilecekleri gibi çoğunluğu Müslüman olan 47 ülkedeki mevcut duruma ilişkin ayrıntılı bilgi sahibi de olacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92271</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d3a50b9-26c7-487d-874d-a34b12f7b40a.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Hukuku ve Finansı</image:title>
            <image:caption>İslam dünyasının hatırı sayılır bir bölümü 19. yüzyılda Batılı güçlerin kontrolüne girdiğinde bu coğrafyalardaki finans uygulamaları da Avrupa’nın sömürgeci imparatorluklarının etkisi altında kaldı. Bu dönemde birçok ülke, Batı’da üretilen bankacılık sistemleri ve iş modellerini benimsedi; akabinde de ticaretteki İslami uygulamalar birer birer terk edildi.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki dönemde Müslüman ülkeler bağımsızlıklarını tekrar kazanmak için önemli adımlar attı ve İslami finansın modern dönemi de bu şekilde başlamış oldu. Batı kontrolünün azalmasıyla birlikte Müslümanlar, modern dünya ve inançların prensipleri arasında daha büyük bir uyum arayışına girdi.

İslami bankacılık ve finans uygulamaları ise bu uyumu ticari alanda mümkün kılan unsur hâline geldi. Sömürgeciliğin bitişi ve toplumdaki dindarlık eğiliminin artmasıyla birlikte İslami finans yeniden canlandı. Petrol fiyatlarının yükselmesiyle bir birikim meydana gelmiş, bu da İslami finansın büyümesini teşvik etmişti. İslami finans, son 30 yılda İslam hukukunun en önemli ve başarılı modern uygulamalarından biri olarak dünyanın dört bir yanına yayılmış, İslam hukukunun yenilenmesine ve gelişmesine vesile olmuştu.

Elinizdeki eser, İslami finansı yeniden yorumlayarak İslami hukuk ile finansal teori ve pratikleri gün yüzüne çıkarıyor. Ayrıca bunların konvansiyonel ya da Batılı hukuk ve finans sistemlerindeki kullanım şekilleri arasında bir köprü kurarak, bireysel İslami finansal uygulamalarını inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92272</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/688dc23d-e487-4f26-a079-77cd54e57b3e.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Ticaret Hukuku</image:title>
            <image:caption>Vadeli işlemler, bugün uygulanan şekliyle İslam hukuk kurallarının meydana geldiği klasik dönemde var olmayan, modern sistemin ortaya koyduğu bir üründür. Konuya ilgi duyan araştırmacılar bu nedenle vadeli işlemlerin İslam hukukuna göre geçerli olan sözleşmelerden hangileriyle benzerlik gösterdiği ve hangi fıkhi problemleri barındırdığı sorularına cevap bulmaya çalışmışlardır. Kamali, kaleme aldığı bu kitapta vadeli işlem ve opsiyonları tüm yönleriyle ele almış, meselenin fıkhi yönünü ayrıntılı bir analize tabi tutmuştur. Bu bağlamda konuyla ilgili mevcut çalışmalar titizlikle gözden geçirilerek eserde yeni bir bakış açısı sunulmuştur.
Bu araştırmanın en dikkat çekici özelliği; şeriatın temel kaynaklarının, Müslüman toplumun ekonomik faaliyetlerinin sürdürülebilirliği için hayati önem arz eden bir konuda nasıl ele alınması gerektiğine dair cesur ama yerinde yaklaşımlar ortaya koyması ve farklı bir yorum önerisinde bulunmasıdır. Eserin bu noktada Türkçe literatüre katkı sağlayacağı ve yeni müzakere alanlarına kapı aralayacağı aşikârdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92273</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78aafc99-423a-446c-b218-3ee1b56ea897.jpg</image:loc>
            <image:title>İslami Finans Endüstrisinde Yaratıcı Şer’i Uygunluğun Analizi</image:title>
            <image:caption>Yaratıcı şer‘î uygunluk, şeriatın lafzına uyan ancak şeriatın amaçlarına uygun olmayan olarak tanımlanabilir. Alkhamees bu çalışmasında Suudi Arabistan ve Birleşik Krallık’taki düzenleyici yaklaşıma odaklanarak İslami finans sektöründeki yaratıcı şer‘î uygunluk konusunu ayrıntılı olarak incelemiştir. Ayrıca yaratıcı şer‘î uygunluğun İslam hukuku için yeni bir olgu olup olmadığını, şer‘î uygunluk tartışmalarında hîle kavramının yerini ve kullanımını tartışmıştır. Yazar, günümüzde İslami finansta en çok kullanılan uygulamalardan biri olan teverruk’u yaratıcı şer‘î uygunluk açısından analiz etmiş ve özellikle organize teverruk’un şer‘î olarak uygun ürünlerin özgünlüğü konusunda şüphe uyandırdığı gerekçesiyle ribâdan daha tehlikeli olduğunu ifade etmiştir.

Alkhamees, hukuki farklılıkların İslami finans sektöründe uygunluk için ciddi bir zorluk teşkil ettiğini savunmakta ve çeşitli İslami finans uygulamalarını sistemleştiren bir şer‘î standart oluşturmaya yönelik çaba sarf edilmesini tavsiye etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92274</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ab124ad-a6b7-4627-be65-ecb9c234e845.jpg</image:loc>
            <image:title>İslami Finansın Küresel Önderleri</image:title>
            <image:caption>İslami finans, özellikle 2007-2008 yıllarında yaşanan küresel finans krizinden sonra, ekonomik kırılganlıklara karşı gösterdiği dirençle ve yüzde 20’lere ulaşan yıllık büyüme oranlarıyla alternatif bir finansal sistem olarak ön plana çıkmıştır. Bu sayede, sadece İslam dünyasında değil Batılı ülkelerde de dikkat çeken bir finansal sistem olarak üzerinde durulmaya başlanmıştı.

İslami Finansın Küresel Önderleri, 1970’lerin başlarında İslami bankalar öncülüğünde ortaya çıkan modern İslami finans sektörünün kırk yılı aşan gelişimini, sektörün temellerini atarak ona yön veren önderlerin tecrübeleri aracılığıyla aktarıyor. Sektörün; akademi, siyaset, iş dünyası ve fıkıh alanındaki öncü isimlerini bir araya getiren kitap, yapılan röportajlar ile bu isimlerin görüşlerini ve düşüncelerini okura doğrudan yansıtmayı amaçlıyor. Kitap sektörün dünden bugüne yaşamış olduğu serüveni, gelişimi, zorlukları ve küresel finans sektörü içerisindeki yerini, yapılan araştırmalar ve sektörde kilit rol oynamış isimlerin aktardığı anekdotlar aracılığıyla sunuyor. Bunları aktarırken, eleştirel bir bakış açısına ve farklı düşüncelere başvurmayı da ihmal etmiyor.

İslami finans sektöründe çalışanlar, akademisyenler ve karar vericilerin yanı sıra sektöre ilgi duyanlar için de benzersiz bir kaynak olan bu eser, İslami finansın doğuşundan bugüne dek hangi aşamalardan geçtiğini adım adım gözler önüne seriyor ve okura birçok açıdan yol gösterici olma niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92275</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c41191cd-2c80-4f29-be96-8dfe759d97d1.jpg</image:loc>
            <image:title>İslami Finansta Finansal İnovasyon ve Mühendislik</image:title>
            <image:caption>Literatürde var olan önemli bir boşluğu doldurmak üzere Samir Alamad tarafından kaleme alınan bu çalışmanın amacı, İslami finans ve bankacılığın gelişimine katkı sunmaktır. İslami perspektifle finansal ürün geliştirme uygulamaları, süreçleri ve yapılarını ele alan eser, yazarın doktora çalışmaları sırasında elde ettiği birtakım bulgulara dayanan ayrıntılı bir araştırmanın ürünüdür.

Şer’i uyum konusunda uluslararası finans kuruluşlarının danışmanlığını yürüten Alamad, İslam hukukuna göre sıfırdan bir finansal sistem inşa etme ve Batı Avrupa’daki İslami bankalar için ürün portföyü oluşturma konularında tavsiyelerde bulunmaktadır. Kitabın asıl hedefi ise İslami finansta dinî kuralların finansal inovasyon ve mühendislik üzerindeki etkisini araştırmaktır. Bu bakımdan eser, şeriat ile uyumlu finansal inovasyonun nelerden oluştuğunu ve bu durumun inovasyon sürecini nasıl etkilediğini inceleyerek yeni kavramsallaştırma ve tanımlamalar ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92276</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fbfab7f-4444-490f-b60b-10d00e4e0069.jpg</image:loc>
            <image:title>Adil’in Renkli Kuşları</image:title>
            <image:caption>Adil, renkli kâğıtlardan origami ile kuşlar yapmayı çok sever. Onları yapmaya başladığında hiçbir ses onun dikkatini dağıtamaz. Oda kapısının yanındaki kırmızı ışığı görüp yemek zamanının geldiğini anlayana kadar origami yapmayı sürdürür. Adil’in işitme problemi olduğu yemek odasına girer girmez anlaşılır, çünkü o ailesiyle işaret diliyle ve dudak okuma yöntemiyle iletişim kurmaya başlamıştır.
Bu hikâye çocuklara işitme kaybının iletişimi engellemediğini anlatıyor. Ayrıca işitme engelli insanların normal yaşamlar sürdürebileceklerini ve çok farklı hobiler edinebileceklerini gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92277</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/595ce499-9b71-4e20-8f5e-e94b78974fa7.jpg</image:loc>
            <image:title>İslami Finansta Risk Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Piyasada daima var olan risk, İslami ilkelere uygunluğu gözeten kurumlar açısından yönetilmesi çok daha zor bir iştir. Muhammad al-Bashir, İslami Finansta Risk Yönetimi’nde İslami bankacılıkta riski azaltma hususunda muteber kaynaklara dayanarak karşılaştırmalı yöntemle alternatif çözümler öne sürmektedir. Kitapta, Müslüman alimler arasında farklı görüşlere neden olan forward, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinin İslami finansta uygulanabilirliği tartışılırken; İslam hukukunda bu türevlere alternatif olabilecek işlemler de analiz edilmektedir. Eser, Malezya’da konuya ilişkin yapılan yasal düzenlemeler çerçevesinde ele alınmıştır. Fıkıh alanında içeriği ile ön plana çıkan bu çalışmada, iktisadî kavramlar, usûl-i fıkh, ulûm-i hadîs, geleneksel hukuk tartışmaları da geniş bir şekilde ele alınmış ve böylelikle oldukça zengin multidisipliner bir çalışma ortaya çıkmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92278</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9ba7f2d-a818-4c95-b569-9a3068776d27.jpg</image:loc>
            <image:title>Afiyet Olsun Minik Fare!</image:title>
            <image:caption>Minik farenin eğlenceli ve bir o kadar da düşündürücü maceraları:
Afiyet Olsun Minik Fare!
Arkadaşım Olmak İster Misin?
Minik Farenin Büyük Sırrı
Ah! Ne Güzel Ay!
Ah! Ne Güzel Şaka!
Ah! Ne Güzel Fındık!
Senarist, illüstratör ve çizer olarak yüzden fazla sanat eserine imzasını atan Eric Battut tarafından özenle hazırlanan altı kitap minik okurlarla buluşuyor.
Açlık başa vurunca midenin nasıl konuşacağına, bir arkadaşa sahip olabilmek için neler yapılabileceğine, bir sırrın nasıl saklanabileceğine, şaka yapmanın dozuna ve bilmeden yapılan hataların telafisi için nasıl gönül alınacağına dair birbirinden eğlenceli hikâyelerle tanışmaya hazır mısın?
Minik Fare bugün çok acıktı. Bir mantar, bir parça peynir ve bir turp ona yetmiyor! Ya kedinin karnında yiyecek bir şeyler olsaydı? Hımmm… Hiç de fena fikir değil!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92279</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb031b80-8ec4-453d-8012-bbb975b2d332.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah! Ne Güzel Ay!</image:title>
            <image:caption>Minik farenin eğlenceli ve bir o kadar da düşündürücü maceraları:
Afiyet Olsun Minik Fare!
Arkadaşım Olmak İster Misin?
Minik Farenin Büyük Sırrı
Ah! Ne Güzel Ay!
Ah! Ne Güzel Şaka!
Ah! Ne Güzel Fındık!
Senarist, illüstratör ve çizer olarak yüzden fazla sanat eserine imzasını atan Eric Battut tarafından özenle hazırlanan altı kitap minik okurlarla buluşuyor.
Açlık başa vurunca midenin nasıl konuşacağına, bir arkadaşa sahip olabilmek için neler yapılabileceğine, bir sırrın nasıl saklanabileceğine, şaka yapmanın dozuna ve bilmeden yapılan hataların telafisi için nasıl gönül alınacağına dair birbirinden eğlenceli hikâyelerle tanışmaya hazır mısın?
Zifiri karanlıkta sadece parıldayan bir Ay görünmektedir. Ve aniden bir çift sarı göz belirir, sonra mavi, sonra da kırmızı... Çok geçmeden birbirinden güzel sekiz çift göz Ay’ın güzelliğini izlemeye dalar… Ama durun! Işığı açıp bu sekiz meraklının hevesini kursağında bırakan da kim! Sekiz büyük kediyi ve bir de şakacı fareyi keşfetmek ne büyük bir sürpriz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92280</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/930369f2-6cd0-4a7a-94e1-8adf80ff74c7.jpg</image:loc>
            <image:title>İslami Mikrofinans</image:title>
            <image:caption>İslami finans denildiğinde akla ilk gelen kurumlar İslami bankalar, yani ülkemizdeki adı ile katılım bankalarıydı. Ancak son yıllarda İslami finans sektöründe meydana gelen gelişmeler ile katılım bankalarının yanı sıra farklı kurumsal yapılar da gündemimize girdi. Sukuk, İslami endeksler gibi örnekler bunlardan bazıları. Kurumlardaki bu genişleme İslami finansın ulaştığı kesimlerde de değişikliğe sebep oldu. Düşük gelir grubundaki kişilerin finansal hizmetlere erişmesini ve böylece ekonomik olarak güçlendirilmelerini hedefleyen İslami mikrofinans işte bu kurumlardan bir tanesi.
Son on yılda özellikle Pakistan, Bangladeş, Endonezya gibi Müslümanların yoğunlukta yaşadığı ülkelerde büyük ilerleme kaydeden İslami mikrofinans, bünyesinde barındırdığı sosyal misyon ile birçok insanın hayatına dokunuyor. “Karz-ı hasen (güzel borç)” üzerine kurulu yapıların yanında ortaklığa dayalı yöntemlerle faaliyet gösteren İslami mikrofinans kuruluşlarının artışı da sevindirici düzeyde. Fakat Türkiye bu alandaki ilerlemeyi ne ölçüde yakalayabildi? Mevcut yapı ve konjonktür bu alanda ne gibi oluşumların kurulmasına imkân tanıyor?
İslami Mikrofinans kitabında teorik bilgiler, dünyadaki farklı uygulamalardan örnekler ve Türkiye’de İslami mikrofinansı uygulamak isteyen katılım bankaları ya da sivil toplum kuruluşları için kapsamlı modeller mevcut. Yoksulluğun azaltılmasında herkese birtakım sorumlulukların düştüğü günümüzde, çeşitli finansman yöntemlerine ve yeni İslami finans uygulamalarına ilişkin kapsamlı bilgiler veren elinizdeki kitap alanında ilklerden biri. Dünya genelinden Türkiye özeline inerek mevcut durumu ve olması gereken yapıyı sistematik bir şekilde sunan kitap, yoksullukla mücadele konusuna ilgi duyan herkes için başucu eser niteliğinde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92281</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb31b53e-a84a-4b50-8c12-9a85ef40da90.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah! Ne Güzel Fındık!</image:title>
            <image:caption>Minik farenin eğlenceli ve bir o kadar da düşündürücü maceraları:
Afiyet Olsun Minik Fare!
Arkadaşım Olmak İster Misin?
Minik Farenin Büyük Sırrı
Ah! Ne Güzel Ay!
Ah! Ne Güzel Şaka!
Ah! Ne Güzel Fındık!
Senarist, illüstratör ve çizer olarak yüzden fazla sanat eserine imzasını atan Eric Battut tarafından özenle hazırlanan altı kitap minik okurlarla buluşuyor.
Açlık başa vurunca midenin nasıl konuşacağına, bir arkadaşa sahip olabilmek için neler yapılabileceğine, bir sırrın nasıl saklanabileceğine, şaka yapmanın dozuna ve bilmeden yapılan hataların telafisi için nasıl gönül alınacağına dair birbirinden eğlenceli hikâyelerle tanışmaya hazır mısın?
Yeşil Fare iştah açıcı bir fındık görür ve onu yemeyi çok ister. Zıplar, fındığın üzerine atlar ama fındık kırılmak istemez. Yeşil Fare yardım için arkadaşlarını arar… Peki, sizce o güzel fındıkta ne saklanıyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92282</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6da0752f-079f-4cb4-9c41-e52b72f2ec68.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah! Ne Güzel Şaka!</image:title>
            <image:caption>Minik farenin eğlenceli ve bir o kadar da düşündürücü maceraları:
Afiyet Olsun Minik Fare!
Arkadaşım Olmak İster Misin?
Minik Farenin Büyük Sırrı
Ah! Ne Güzel Ay!
Ah! Ne Güzel Şaka!
Ah! Ne Güzel Fındık!
Senarist, illüstratör ve çizer olarak yüzden fazla sanat eserine imzasını atan Eric Battut tarafından özenle hazırlanan altı kitap minik okurlarla buluşuyor.
Açlık başa vurunca midenin nasıl konuşacağına, bir arkadaşa sahip olabilmek için neler yapılabileceğine, bir sırrın nasıl saklanabileceğine, şaka yapmanın dozuna ve bilmeden yapılan hataların telafisi için nasıl gönül alınacağına dair birbirinden eğlenceli hikâyelerle tanışmaya hazır mısın?
Minik gri fare arkadaşlarına şaka yapmaya karar verir. &quot;Mavi bir kurt! Mavi bir kurt gördüm!&quot; diye bağırır. Önce bir kuş gelir, heyecanlı bir şekilde. Ardından sincap ve son olarak da kaplumbağa katılır aralarına. Ve hepsi bu habere hayret eder. Mavi kurt diye bir şey yoktur! Emin misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92283</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25275004-c731-47dd-a9a1-ee864dcb8abe.jpg</image:loc>
            <image:title>Makasıdü’ş-Şeria</image:title>
            <image:caption>Sosyoekonomik gelişmeyle ilgili değişkenlerin belirlenmesi ve kavramın ölçülmesi sadece gelişmekte olan ülkelerin değil gelişmiş ülkelerin de gündemini meşgul eden bir konudur. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından her yıl yayınlanan İnsani Gelişmişlik Endeksi, bu alanda en yaygın kullanılan ölçüm metodudur. Sağlık, eğitim ve gelir değişkenlerini temel alan endeks, hayatın ve refah kavramının çok boyutlu ve karmaşık yapısını doğru bir şekilde temsil edemediği noktasında bazı eleştirilere maruz kalmaktadır. Genel kabul görülen Batı paradigmasının refah ve başarı anlayışının özellikle Müslümanlar için sınırlandırılamayacağı düşünüldüğünde, İslami bakış açısıyla ve şeriatın hedefleri doğrultusunda gelişme kavramının incelenmesinin ve ölçülmesinin zorunluluğu açık bir şekilde görülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92284</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5634f8c-d019-401d-86fe-a2e4d02fdac2.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Olmak İster Misin?</image:title>
            <image:caption>Minik farenin eğlenceli ve bir o kadar da düşündürücü maceraları:
Afiyet Olsun Minik Fare!
Arkadaşım Olmak İster Misin?
Minik Farenin Büyük Sırrı
Ah! Ne Güzel Ay!
Ah! Ne Güzel Şaka!
Ah! Ne Güzel Fındık!
Senarist, illüstratör ve çizer olarak yüzden fazla sanat eserine imzasını atan Eric Battut tarafından özenle hazırlanan altı kitap minik okurlarla buluşuyor.
Açlık başa vurunca midenin nasıl konuşacağına, bir arkadaşa sahip olabilmek için neler yapılabileceğine, bir sırrın nasıl saklanabileceğine, şaka yapmanın dozuna ve bilmeden yapılan hataların telafisi için nasıl gönül alınacağına dair birbirinden eğlenceli hikâyelerle tanışmaya hazır mısın?
Yeşil fare omzuna yaslanabileceği bir arkadaş aramak için yollara düşer. Umut dolu seyahatinde bir çekirge, bir kurbağa, bir de bukalemunla karşılaşır ama hiçbiri onunla arkadaş olmak istemez. Yeşil fare sonrasında ise kendisi gibi yeşil renkli bir fille karşılaşır. Sonunda bir arkadaş bulmuştur ama bir de ne görsün! Yeşil renkli filin rengi yavaş yavaş griye dönmektedir.
Ama ne olursa olsun ister yeşil ister gri... Onların arkadaşlığına hiçbir şey engel değildir! Kalpleri ısıtan bir dostluk hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92285</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ef5685a-fd76-4bb4-b994-ea9777bfe784.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Çağ İslam Dünyasında Ortaklık ve Kar</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma Abraham Udovitch’in Orta Çağ ve Yakın Doğu’nun iktisadi ve sosyal hayatı üzerine yaptığı akademik çalışmaların en önemli ürünlerinden biridir. Nitekim konuya dair kaleme alınan müteakip çalışmalarda Udovitch’in eserine yapılan atıflar bu kanaati destekler niteliktedir. Eser genel anlamda İslam’ın Orta Çağ’da Hanefi, Mâlikî ve Şâfiî mezhepleri bağlamında öngördüğü ortaklıkları ve yazara göre bu ortaklıklardan esinlenen ve hatta bizzat kendisi olan Avrupalı commenda akitlerini hem müstakil hem de karşılaştırmalı olarak ele almaktadır.

Udovitch eserin giriş bölümünde ortaklık ve commenda akitlerini, “Orta Çağ İslam dünyasının ticari hayatının kusursuz birer nitel bileşeni” olarak tanımlamaktadır. Mezkûr tanımlamadan anlaşılacağı üzere bu eser, ortaklık ve commenda akitlerinin nitel yönlerini ele almış, yine yazarın ifadeleri ile “kaynak ve doküman yetersizliğinden dolayı Orta Çağ ticaretinin nicel taraflarına dair araştırma yapmanın büyük ölçüde imkânsız olması” sebebiyle ortaklık ve commenda akitlerinin nicel yönlerine yer vermemiştir.

Eserde temel olarak karşılaşacağımız kavramlar mufâvaza, inân ve mudârebe ortaklıkları (İslam fıkhı bağlamında) ve commendadır. Söz konusu akitlerin Orta Çağ İslam dünyasının iktisadi ve sosyal hayatında oynadığı rolü ve Orta Çağ Avrupası ile ilişkilerini açık bir şekilde ortaya koyan Udovitch, “commendanın İslam öncesi Arap kervan ticareti bağlamında geliştirilen Arap yarımadasına özgü bir kurum olması oldukça muhtemel görünmektedir” ifadeleri ile commendanın kökenine direkt olarak işaret etmekte ve bu tezini pek çok arşiv belgesi ile desteklemektedir.

Bu çalışma günümüz faizsiz finans literatüründeki Orta Çağ iktisadi hayatına yönelik araştırmalar arasında ortaklıklara dair yapılan en kapsamlı eserlerden biri olması hasebiyle okuyucuya doyurucu bilgiler vermekte ve söz konusu akitlere, fıkıh ile ticari uygulama arasındaki uyum veya uyumsuzluk veçhelerinden bakarak okur için farklı bir bakış açısı sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92286</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e680ec1-eddf-485b-bb78-bf1a29cbfec0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazen Düşlere Mürekkep Bulaşır (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Kıvrılarak gelen dalgalar yavaş yavaş her yanımı sardı. Bir Amentü gemisi gelip beni dalgalardan kurtardı. Geminin içinde ahenkle kürek çeken yüzlerce ‘Vav’ vardı.”
Eyvah! Yazmam gereken bir de hattım vardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92287</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07c52d69-2c59-43a4-8b25-9d8aa2848f6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Fil Kadar Acıktım</image:title>
            <image:caption>Eric Battut, arkadaşlık konusunu en masum hâliyle ele alıyor.

Bayan Örümcek, savanadaki iki ağaç arasına muhteşem ağını örer. Bay Fil onu bir salıncak zanneder ve neşeyle üzerine atlar. Bayan Örümcek için ne de güzel bir av ama! Onunla mükemmel bir akşam yemeği yapmak için kolları sıvar. Bir fil kadar acıkmıştır!

Okul öncesi çağındaki çocuklar, iyi yürekli Bay Fil’in masumiyetine kıkırdayacak ve Bayan Örümcek&apos;in akşam yemeğinin beklenmedik sonucu karşısında şaşıracaklar. Ayrıca Battut’nun renkli ama çizgisel sadeliğinin de keyfine varacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92288</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d116f0de-088e-4531-99f0-50668b152b4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Sermaye ve Risk Paylaşımı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap ekonomik değişimin güçlendiricisi olan ve İslami finans sisteminin temel yapı taşı olarak hem geleneksel hem de modern bakış açılarından sosyal sermayenin önemine ve rolüne dikkat çeken bir girişim niteliği taşımaktadır. Bu açıdan, İslami finansın ayırt edici özelliklerini sosyal sermaye açısından değerlendiren özgün bir çalışmadır. Ayrıca, sosyal sermayeye dinî açıdan yaklaşımın pek yaygın olmaması nedeniyle literatürdeki boşluğu doldurmaya çalışmaktadır. Bu doğrultuda kitap genel olarak sosyal sermaye kavramını, sosyal sermayenin finansal alana etkisini ve finansal faaliyetlerin güven, sosyal sermaye ve risk paylaşımı ile ilişkisini incelemektedir.
Güvenin, etiğin ve ahlakın eksik olduğu bir dönemde bu çalışma, kurumsal temelleri ve İslami finansın gelişimini güçlendirmek adına ortak bir tema altında farklı literatürleri inceleyerek disipline katkı sağlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92289</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2c3b1e8-86b7-4d85-a9c4-10cc27cdb9a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Din ve Finans</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu eserde üç büyük İbrahimî din olan Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’ın riba ve finansal işlemlere ilişkin bakış açıları objektif bir yaklaşımla ele alınmakta; okuyucuya geçmişe dair bir anlayış, bugüne dair bir inceleme ve geleceğe yönelik bir öngörü sağlanmaya çalışılmaktadır.

Tarihî süreç içerisinde Yahudilik, “Tesniye Çifte Standardı” gibi uygulamalarla riba yasağının arkasından dolanırken; Hristiyanlık, riba yasağını aşırı faiz yasağı ile ikame etmiştir. İslam ise riba yasağına uymak için elindeki tüm enstrümanları iyi niyetli bir şekilde kullanmaya çalışsa da İslami bankacılık sektöründe olduğu gibi zaman zaman öngörülen ile realite önemli ölçüde farklılaşmıştır.

Yazarlar, riba ve finansal işlemler konusundaki bu üç dinin tavırlarının benzer başlangıç noktalarına sahip olduklarını vurgulamış, fakat finansal işlemlerde riba yasağı hususunda gelinen noktada başarısız olduklarını ifade etmişlerdir. Ayrıca, üç büyük dinin kapalı topluluklarda ortaya çıkması ve sonraki süreçte çoğulcu dünyaya geçişin bu başarısızlıkları açıklayan faktörler olabileceklerini öne sürmekle birlikte, riba yasağından çok daha fazlasını temsil ettiklerinin altını çizmektedirler. Bu nedenle, üç semavi dinin etik ve ahlaki ilkeler açısından “tepedeki ışık” görevinde bulunması ve finans piyasası aktörlerinin “ahlaki pusulalarını” bu çerçevede sıfırlamaları gerektiği, bu çalışmanın temel çıkarımı olarak okuyucuya sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92290</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff328ea3-3bbd-40c5-bc02-66aa6ba20870.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Farenin Büyük Sırrı</image:title>
            <image:caption>Minik farenin eğlenceli ve bir o kadar da düşündürücü maceraları:
Afiyet Olsun Minik Fare!
Arkadaşım Olmak İster Misin?
Minik Farenin Büyük Sırrı
Ah! Ne Güzel Ay!
Ah! Ne Güzel Şaka!
Ah! Ne Güzel Fındık!
Senarist, illüstratör ve çizer olarak yüzden fazla sanat eserine imzasını atan Eric Battut tarafından özenle hazırlanan altı kitap minik okurlarla buluşuyor.
Açlık başa vurunca midenin nasıl konuşacağına, bir arkadaşa sahip olabilmek için neler yapılabileceğine, bir sırrın nasıl saklanabileceğine, şaka yapmanın dozuna ve bilmeden yapılan hataların telafisi için nasıl gönül alınacağına dair birbirinden eğlenceli hikâyelerle tanışmaya hazır mısın?
Minik fare yerde kıpkırmızı bir elma bulur ve onu biricik sırrı yapmak için toprağın altına saklar. Arkadaşları ona ne sakladığını sorar ama ser verip sır vermez. Çünkü bu, onun sırrıdır! Ancak toprağın altındaki elma öylece durmaz. Farenin sırrı, meraklı okuyucuların parıldayan gözlerinin önünde yavaş yavaş filizlenir. Bu filiz her gün biraz daha büyür, büyür ve bir ağaca dönüşür... Ta ki güzel ve parlak kırmızı elmalarla dolu bir ağaç gibi serpilinceye dek... Eyvah! Bu, sadece minik farenin sırrıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92291</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9f51b8b-9ceb-4021-92cb-d20c13098149.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Dünya ve Yeni Finans</image:title>
            <image:caption>Finansman; tarihî süreçte dinî, sosyal ve çevresel etmenlerle birçok form değişikliği geçirmiş ve hâlen geçirmeye devam etmektedir. Değişen dünyanın, teknolojik ve dijital dönüşümün beraberinde getirdiği “işbirliği çağı”nın finansman tarafında da yansımaları olacaktır.

Ayrıca hâkim finans paradigması, enstrümanlarının ve mekanizmalarının dünyayı belli dönemlerde borç krizine sürüklediği de ortadadır.

Ömer Emeç çalışmasında, endüstri 4.0, teknolojik dönüşüm ve dijitalleşme ile gelişeceği düşünülen yeni iş modellerini, ortak kaynak kullanımını ve bu gelişmelerin finansman ayağındaki yansımalarını inceliyor. Ayrıca katılım bankalarındaki mevcut ürün ve hizmetleri ortaklık ve borç temelli olmaları bakımından değerlendirip; katılım bankalarının yeni gelişen finansmana yönelik olan yaklaşımlarını analiz ediyor. Çalışmanın sonunda ise katılım bankalarının ortaklık temelli finansmanı yaygınlaştırabilmeleri adına bir model önerisinde bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92292</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9cc5712-e79a-427a-b7b6-2d0ac31c53fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Naya&apos;nın Beyaz Halısı</image:title>
            <image:caption>Naya’nın beyaz halısı bilinen halılara benzemez. Bulutlara bakıp düşlediği halısı, annesinin eğlenceli soruları ve Naya’nın zekice cevaplarıyla birlikte ilmek ilmek dokunmuş ve süslenmiş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92293</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75d65221-ff18-44b2-b30e-409d571b8bbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansta Risk Paylaşımı</image:title>
            <image:caption>2008 küresel finans krizinin ardından, kapitalist iktisadi anlayışın ürünü olan mevcut finansal sistem daha fazla sorgulanır hâle geldi. Ağırlıklı olarak borca ve yüksek kaldıraca dayalı bu sistemin aksaklıklarının giderilmesi için akademisyen, uygulamacı ve politika yapıcıların geliştirdiği çözümler tekrar tartışılmaya başlandı.
Hâkim finansal sistemin ıslahı için önerilen reformlara bir alternatif olarak İslami yaklaşım, finansal düzeni nasıl iyileştirebilir? İslami iktisat ve finansa dair akademik ve uygulama tecrübesine sahip geniş yazar kadrosuyla bu kitap, faizin olmadığı ve risk paylaşımı esasına dayalı İslami finansın, bütüncül bir yaklaşımla daha iyi bir finansal sistemin inşası için neler sunabileceğini göstermektedir.
Elinizdeki eser, kapsamlı bir finansal reformun risk paylaşımına dayalı İslami finans alternatifine dair detayları öğrenmek isteyen tüm araştırmacı ve uygulamacılara yönelik temel bir kaynak olma özelliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92294</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0b88c71-753d-4158-aa4b-0bf64071a117.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus</image:title>
            <image:caption>Yunus maharetli elleriyle yaptığı tatlılarına sevgisini katıyordu. Gökkuşağına benzer renklerle yaptığı tatlıları yemekten zevk alan çocukların mutluluğunu hayal etmek için ilk malzemesi buydu: Bir tutam sevgi…
Yunus down sendromluydu ve bütün çocuklar onu çok farklı buluyordu. Onun farklılığı yalnızca fazladan bir kromozomdan kaynaklanıyor ve bu onun görünüşünü çok değiştiriyordu. Aslında o “Sevgi Sendromlu”ydu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92295</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e6eebe4-368c-41a2-9ab0-e1a711767c6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarmaya Mecburdum</image:title>
            <image:caption>Modern iktisat anlayışının ortaya koyduğu kurumların başında bankalar gelmektedir. Seküler bir dünya görüşünün mahsulü olan bu müesseseler, zamanla Müslüman fikir adamları tarafından tartışılmaya başlanmış ve İslami bankacılığın bu sistem içerisinde nasıl yer alabileceği düşünülmüştür. Arap dünyasında başlayan faizsiz bankacılık rüzgârı son altmış yılda Türkiye’de de revaç bulmuş ve bu yeni bankacılığın temellerine harç atanlardan birisi de Osman Akyüz olmuştur.

Bu eserde, Karadeniz’in bir dağ köyünde dünyaya gözlerini açan Akyüz’ün, 1950’lerin kıtlık yıllarındaki zorluklara rağmen ülke ekonomisine yaptığı katkının ve genç nesillere örneklik teşkil edecek başarısının hikâyesini okuyacaksınız. Cesareti, çalışkanlığı ve adanmışlığı hissedeceksiniz her satırda.

1980’lerdeki yerli ve yabancı sermayedarların Türkiye’ye yaptıkları yatırımların bir “dava” şuuruyla nasıl Müslümanların lehine bir fırsata dönüştürüldüğüne, yıllar içerisinde katılım bankalarının hangi aşamalardan geçtiğine ve ne gibi zorluklar yaşandığına şahitlik edeceksiniz.

İslami bankacılığın ülkemizde geliştirilmesini vicdani bir mesuliyet olarak telakki eden Osman Akyüz ile yapılmış olan bu nehir söyleşiyi yayımlarken, eserde anlatılanların aynı zamanda Türkiye’nin yakın tarihine de ışık tutacağını ümit etmekteyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92296</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bdeb0bc-763e-4135-bb9a-7eff9746dc41.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Kilometre</image:title>
            <image:caption>İslam’ın vazettiği İslami iktisadi hayat doktrini son üç yüz yıllık zaman zarfında “faiz” temelli finansal yapının gerisinde kalmış gözükse de özellikle son yüz yılda ekonomi piyasalarında kendine yeniden yer bulmaya başlamıştır. Bunun asıl nedeni kuşkusuz İslam’ın insanları üretime, paylaşmaya ve birlikteliğe teşvik etmesidir. Türkiye’de 1970’lerin sonunda tohumları atılan ve 1980 sonrasında kurumsallaşan İslami bankacılık ekosistemi, yabancı sermayedarların inisiyatifi ile yeşermeye başlamış görünse de bu yapıların asıl büyümesini ve gelişmesini sağlayan, yine bu toprakların yetiştirdiği idealist insanların gayretleridir. İlim insanlarımızın gayretlerinin yanı sıra bu kitapta hayat hikâyesini okuyacağınız Yunus Nacar gibi ülkemizin mali ve finansal hayatında ekol hâline gelmiş “hesap uzmanı” temelli yöneticilerin kişisel gayretleri her zaman katılım bankacılığının tarihinde yer alacaktır. Elinizdeki kitapta, Kahramanmaraş’ın bir dağ köyünde dünyaya gelen Yunus Nacar’ın önce Ankara, sonrasında İstanbul’a uzanan hikâyesine tanıklık edeceksiniz. Bu yolculukta bir yandan ülkemizin sosyoekonomik gelişimine şahitlik ederken diğer yandan İslami finans sektörünün kuruluşlarının arka planlarını göreceksiniz. Yunus Nacar, 80’li yılların başında kurulan Faysal Finans ve sonraki dönemde Kuveyt Türk, Anadolu Finans ve Family Finans birleşmesinin ardından kurulan Türkiye Finans katılım bankalarının kurucuları arasında yer alan mümtaz bir şahsiyettir. Bu kitap, söz konusu kurumların kuruluş süreçlerindeki zorlukların yanı sıra insanı merkeze alan katılım bankacılığının kısa tarihini de gözler önüne sermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92297</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c04da598-fec4-481a-b559-99d4f3dfffc4.jpg</image:loc>
            <image:title>16. Yüzyılda Osmanlı’da Paranın Değer Kaybı ve Timurtaşi’nin Nükud Risalesi</image:title>
            <image:caption>Fıkıh metinleri, Hanefî mezhebinin hukuk kurallarını benimsemiş Osmanlı’nın tarihi hakkında kıymetli bilgiler sunmaktadır. Özellikle hukuki, siyasi, iktisadi değişim veya dönüşüm zamanlarında telif edilmiş fıkıh kitapları, fetva mecmuaları ve daha özel meseleleri konu edinen risalelerde kayda değer tespit ve tahlillere rastlamak mümkündür. Fıkıh metinlerinin Osmanlı İmparatorluğu’nun hüküm sürdüğü̈ geniş coğrafya ve halkı hakkında sunduğu bilgilerin birçoğu henüz işlenmemiş hâldedir.
Osmanlı döneminin birkaç asra yayılmış olması, fıkıh eserlerinin sayıca çokluğu ve muhteva itibariyle geniş olması, henüz ismini bile duymadığımız eserlerin satır aralarında saklı nice önemli bilgiler olduğunu düşündürmektedir. Elinizdeki kitap, bu eserlerin bir örneği olarak Hanefî mezhebinin önemli isimlerinden Şemseddin Timurtâşî’nin (v.1599) kaleme aldığı bir fıkıh risalesini, döneminin iktisadi şartları ile beraber inceleyip böylesi bir okumanın hem dönemin iktisat tarihine hem de risalenin fıkhî anlamına yaptığı katkıyı tartışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92298</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86d3489f-a11e-4dac-97de-409c8b86bcbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya İktisadi Düşünce Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, iktisadi düş­üncenin uzun tarihine geniş­ kapsamlı yakla­şarak, gerçek anlamda uluslararası bir perspektif sunuyor. İktisadı, yalnız arz ve talep dengesinden ibaret bir çerçeve içerisinde anlatmayıp bu disiplinin fikrî altyapısını da değerlendirerek kuş­atıcı ve karş­ıla­ştırmalı bir üslup ortaya koyuyor. Ayrıca ulus-devletlerin kendi içlerindeki iktisat anlayı­şlarının nitelikli bir mukayesesini sunarak, dünyanın farklı bölgelerindeki iktisadi yaklaş­ımların geliş­imi konusunda uzman ­şahsiyetlerin yazılarını bir araya getiriyor. Eserde katkısı olan her bir yazar, iktisadi fikirlerin zaman içerisindeki deği­şiminde söz konusu olan küresel kalıpları saptamayı ihmal etmeden, kendi coğrafyalarındaki iktisat anlayı­şları üzerinden meseleleri izah ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92299</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8861fd72-6f25-440d-9537-631f4b87a736.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Kurumları Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Müslüman toplumu etkileyen gizli unsurları ve önemli akımları anlayabilmek için, İslami kurumları incelemek çok önemlidir. Öyleyse, bu kurumların resmî veya medeni, iktisadi, sosyal, siyasi veya kültürel türlerini araştırmak; birçok toplumsal ve fikrî hareketin iç yüzü hakkında bize fikir verecektir. Örneğin hilafet sorununu anlamadan, İslam mezheplerinin doğuşunu ve bunlardan kaynaklanan görüş ayrılıklarını anlayabilir miyiz? Maliye siyasetini ve müslümanların takip ettiği vergi sistem ve kurumlarını öğrenmeden, kendini dinî bir renge boyayan toplumsal hareketlerin çoğundaki ve mevâlînin tavırlarındaki sırrı kavrayabilir miyiz? Meslek ve sanat teşkilatlarını; Ayyârîn, Şuttâr ve Fityân hareketlerini tetkik edip kavramadan, halkın İslam tarihine etkisinin çapını hissedebilir miyiz?” diye soran Abdülaziz ed-Dûrî, bu eserinde, İslam’ın ilk dört asrında ortaya çıkan kurumların gelişim serüvenini anlatıyor. Böylelikle, kurumlar üzerine çalışma yapanlara araştırma usulüyle rehberlik ediyor. Eser, ayrıca, kurumların meydana geliş sürecinde medeniyetler-kültürler arası etkileşimin rolünü de göstererek, tüm insanlık nezdinde hayırlı bir toplum olma görevini kendi kurumları aracılığıyla yerine getirme arzusundakilere ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92300</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fbb3558-b028-420d-8600-451b3e1fd027.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam&apos;ın Erken Döneminde İktisadi Sistem</image:title>
            <image:caption>Profesör Sadr bu çalışmasıyla Arap Yarımadası’nda doğan ve kurumsallaşan İslam’ın nasıl bir iktisadi düzen ortaya koyduğunu
inceliyor. Eserde yazar İslamiyet’in gelişimini kendi tarihî şartları içerisinde değerlendirdikten sonra Hz. Peygamber’in (s.a.s) ilk Müslüman devletini hangi prensipler üzerine tesis ettiğini akıcı bir üslupla anlatıyor. Sadr, devletin tarih sahnesine çıkmasıyla birlikte hazine ve maliye konularında belirlenen kaidelerin İslam iktisadının temellerini oluşturduğunu belirtiyor. Bu noktada, bu sistemin piyasa ekonomisine dayalı bir sistem olarak nasıl ortaya çıktığını “ilk devir”deki uygulamalarla açıklıyor.


Yazar, İslam iktisadında maddi ilişkileri ahlaki davranışlar çerçevesinde ele almanın gerekliliğini vurguluyor. Kur’an-ı Kerim’de emredilen ve Hz. Peygamber (s.a.s) tarafından tatbik edilen bu kurallar Müslüman toplumunda karşılık buluyor ve bir birliktelik doğuruyor. Yazara göre bu birlikteliği sağlayan temel kavram ise adalet...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92301</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ed0ac4f-78fe-4122-8263-9d6a89939d8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Pembe Panjurlu Evler</image:title>
            <image:caption>&quot;Neden böyle bir hayat yaşıyorum? Herkes gibi mi? Bilmiyorum. Başka yerlerde başka şeylerin de beni bekleme ihtimali ağır basıyor şimdi. Hemen hemen, şimdi. Mutsuzum, peki bunun için ne yapmam gerekiyor?”
Aklının köşesinde her zaman “gitmek” olan -kimin?-, göze aldığı kaçış, onun şekillenen iç dünyası ile tanışmamızı sağlıyor. Yedi farklı şehirde geçen, tek bir karakter üzerinden dönen hikâyeler, yeni anlar, tanışılan yeni insanlar ve silinmeyecek hatıralar en önemli kazancı olur kahramanın.
Bir rüya/hayal gibi yaşanan bu yolculuk, geçmişte ve hâlihazırda yaşanan büyük acılarla yüzleşmeye sürüklüyor.
Kaçımız her şeyi geride bırakmayı göze alıp kendimizi tanımak ve tanımlamak için keşfe çıkabildik? Peki bunu yapmak için geç kalmış sayılır mıyız?
Yıldırım Beyazıd, Pembe Panjurlu Evler&apos;de insanlara var olmayı sorgulatıyor. Onları psikolojik ve felsefi bir yolculuğa tüm içtenliğiyle davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92302</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d728ec7a-6457-4399-9d72-89180ce3529c.jpg</image:loc>
            <image:title>Japon İktisadi Düşünce Tarihi</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılın başlarında Türk modernleşmesi için en çok Japon modernleşmesi örneği kullanılmıştı. Değişimi, kendi kültürlerine bağlı kalarak gerçekleştikleri düşünülen Japonların bu muazzam gelişmesi ancak “atom bombası” marifetiyle durdurulabilmişti. Zira Batı gözünde modernleşme ancak Batılılaşarak mümkündü ve Japon kültürünün müdafileri bunu asla kabul etmeyecekti.
Dolayısıyla Batı materyalizmi ve bireyciliği, Japon ulusalcıları için kendi uluslarının maneviyat ve toplumsal bütünlüğünün karşıt kutbu işlevi görmekteydi. Diğer taraftan bazı liberal Japon yazarlar ise Batı medeniyetini diğerkâmlık ve bireysel sorumluluk anlayışı ile tanımlamaktaydı. Bu vasıfları ise Japon kültürünün kendine has kusuru olarak gördükleri dar, materyalist ulusçuluğunu vurgulamak için kullandılar.
Bu kitapta, Japon iktisat düşüncesinin tamamını birbirine bağlayan bir tema yahut bir töz tanımlamak adına çaba gösterilmiş; bütün bu ön yargılı bakışlardan azade kalınarak objektif bir tablo okuyucuya sunulmaya çalışılmıştır. Japon iktisadındaki kırılma noktaları, iktisatçıların konuyu ele aldıkları ekollerle birlikte verilerek geniş bir dönemin yelpazesi gözler önüne serilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92303</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73f7f4c4-a3f7-48e0-a195-b20133357552.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitabü&apos;l-Haraç</image:title>
            <image:caption>Tercümesini sunduğumuz bu kitap, isminden de anlaşılacağı üzere bir vergi kitabı olması gerekir. Zira “haraç” bilhassa gayrimüslimlerden alınan verginin adıdır. Fakat kitabın muhtevası tetkik edildiği zaman görülecektir ki Kitâbü’l-Harâç, ünlü Abbasî Halifesi Hârûnürreşîd devrine kadar gelen İslam devletinin iktisadını ve maliyesini içine almaktadır. Kitapta hemen hemen bütün iktisadi konulara temas edilmiştir. Devlet gelirleri, beytülmal (hazine), devlet masrafları, harcamaların nasıl yapılacağı, vergi mevzusu ve çeşitleri, vergi adaleti, millî gelirin adil bir şekilde bölüşümü, vergilerin tahsil şekilleri, vergi mükellefi ile devlet arasındaki münasebetler, amme hizmetleri ve hukukuna dair bazı meseleler, sosyal güvenlik ve sosyal dayanışma, iktisat politikası, para birimleri, enflasyon, devalüasyon, fiyat istikrarı gibi bugün daha fazla açıklığa kavuşmuş olan konular, o devrin ihtiyaçları ve ilmî anlayışına göre işlenmiştir. İktisadi ve mali meselelerin ana hatları çizilmiş ve esas prensipleri vazedilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92304</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/007065aa-a86d-409f-9221-eb67af9a6c66.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitabü&apos;l-Kesb - İslam İktisadında Helal Kazanç</image:title>
            <image:caption>İslam entelektüel geleneği içinde Kitâbü’l-Kesb ve benzeri başlıklar altında çok sayıda eser yazılmıştır. Öyle ki onlar bu gelenek içinde “Kesb Literatürü” diye adlandırılabilecek ayrı bir literatür ailesi oluştururlar. Bunlar “kesb”i, yani çalışıp kazanmayı ve hemen hemen her zaman onunla birlikte “infak”ı, yani maişet için harcamayı çeşitli yönleriyle ele alan ilginç eserlerdir. Fakat “kesb”e dair en ünlü eser, Şeybânî’nin (132-189 h./ 749-804 m.) Kitâbü’l-Kesb adlı kitabıdır. Ancak hemen belirtmek gerekir ki Şeybânî’nin eseri bugün müstakil bir metin hâlinde mevcut olmayıp Serahsî’nin (400-483 h. / 1010-1091 m.) 200 küsur yıl kadar sonra onun üzerine yazdığı şerhin içine karışmış olarak varlığını sürdürmektedir. Bu durumda onun mevcut hâline Şeybânî ve Serahsî ’nin müşterek eseri gözüyle bakılabilir. Kitabü’l-Kesb, “kesb”le ilgili hemen her konuyu içerir: Çalışmanın; önemi, anlamı, fazileti, tevekkül ve dinî hayatla ilişkisi, çeşitleri veya iktisadi faaliyet dalları ve bunlardan hangisinin tercihe şayan olduğu; harcama ve tüketim, israf, gelirin yeniden bölüşümü, işsizlik, iş bölümü, ihtiyaç çeşitleri ve dereceleri, servet biriktirme, fert ve toplum ilişkileri. Özetle bu eser, “kesb”in, çalışıp kazanmanın dinî, ahlaki, hukuki ve iktisadi yönleriyle ele alınıp tartışıldığı çok yönlü bir metindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92305</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/343e0eec-f539-4704-8e5c-7809f8ee9a20.jpg</image:loc>
            <image:title>Medeniyet Analizi Metametodoloji ve Metodoloji</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmada İslam medeniyetinin ilk teşekkül sürecinden günümüzdeki mütekabili olan yeniden teşekkül veya diriliş sürecine ve onun bir alt seti veya parçası olan İslami iktisat çalışmalarına bir rehberlik çıkarılıp çıkarılamayacağı ve eğer çıkarılabilecekse bunun usulü ile sınırları tartışılmaktadır.

Bu maksatla önce İslam medeniyetinin ilk teşekkül döneminin genel bir tasvir ve tahlili yapılmakta, daha sonra onun bazı karakteristik özelliklerinden hareketle bir medeniyet modeli ve/veya metodolojisi çıkarılmaya çalışılmaktadır. Buna bir metametodoloji denemesi de denebilir. Daha sonra bu metametodolojinin, anılan dönemin günümüzdeki mütekabili olan İslam medeniyetinin yeniden teşekkül dönemi için yol gösterici bir tarafı olup olmadığı değerlendirilmektedir.

Anılan iki dönem ve onların tekabül ettiği süreçler, makro hatta mega süreçlerdir ve her birinin altında çok sayıda alt süreç yer almaktadır. Bu sebeple bu süreçlerin her biri önce tevarüs ve inşa süreçleri şeklinde bir tasnife, onların da her biri teorik ve pratik süreçler diye daha alt dereceli bir tasnife tabi tutulmaktadır. Nihayet, teorik ve pratik süreçler de hala çok geniş kapsamlı fenomenler olduklarından, konu belli bir alan, yani İslamî iktisat çalışmaları örneği üzerinden somutlaştırılmaya çalışılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92306</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f83a6f8-e061-4934-8699-23a7deff2988.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhayyel Gelecekler</image:title>
            <image:caption>Kapitalizm üzerine çalışan akademisyenler, 18. yüzyılın sonlarında başlamış olan büyük sermaye birikimini birçok faktör ve aktöre bağlarlar. Bunlar arasında; teknolojik ilerlemeler, kurumlardaki değişim, iş bölümü, ticaretin genişlemesi, ticari nesneleri dönüştürme süreçleri, rekabet, sömürü, üretim faktörlerindeki artış ve kültürel gelişmeler başı çekmektedir. Kapitalizmin tekrar tekrar karşılaştığı derin krizlerse; aşırı birikim, düzenlemelerin başarısızlığı, yatırım ve tüketim eksikliğine; hatta psikolojik faktör ve yanlış risk hesaplamalarına atfedilir.

Sistemin aktörleri ise; kâr etmek, gelirlerini iyileştirmek yahut toplumsal mevkilerini yükseltmek peşinde koşarken ulaşmayı veya kaçınmayı arzu ettikleri gelecek tahayyüllerini yaratır ve bu tahayyüller de onların kararlarını yönlendirir.

Ekonomik aktörlerin geleceğe yönelik olan zamansal eğilimleri ve bu geleceği karşıolgusal ekonomik tahayyüllerle doldurma yetenekleri kapitalizmin kendinden önceki ekonomik düzenlerden nasıl farklı hâle geldiğini anlamak için son derece önemlidir. Bu kitap, böylesi muhayyel geleceklerin kapitalizmin dinamikleri üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu soruşturmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92307</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60f01b5f-4c6a-454a-857a-b64da6c63032.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da İktisadi Düşünce Tarihi</image:title>
            <image:caption>Kapitalist olmayan bir toplumda iktisadi düşüncenin var olup olamayacağı sıklıkla tartı­şılır. Osmanlı Devleti’nde, kapitalizm öncesindeki hemen her kültürde olduğu gibi ekonomik alan, sosyal hayatın ayrılmaz bir parçası olmu­ştur ve Osmanlı iktisadi düşüncesinin birçok unsuru siyasi, sosyal ve dinî fikirlerin içinde gizlidir. Dolayısıyla Osmanlı iktisadi dü­şüncesi tek baş­ına analiz edilemez. Buna binaen, Osmanlı iktisadi düşüncesi Osmanlıların dünya görüş­ünün bir yansımasıdır, denilebilir.

Kapsamlı arş­iv çalı­şmalarına dayanan bu çığır açıcı kitap, klasik dönem Osmanlı iktisadi düşüncesini üç kavram aracılığıyla inceler: ahlât-ı erbaa, adalet dairesi ve ev idaresi. Araş­tırmasını Osmanlı elitleri ve bürokratlarının metinlerine dayandıran yazar, Osmanlı iktisadi düşüncesini kendi dinamiklerinden hareketle –modern ekonomik teori ve yaklaş­ımlarda aramanın cazibesinden kaçınarak– tetkik etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92308</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c915de3a-c872-4ba2-bd29-3e63b509b679.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadına Aşk Yakışır</image:title>
            <image:caption>Kadın demek, anne demek, yuva demek, huzur demek, emek demek, güven demek, sevgi demek, aşk demek. Kadın deyip geçmemek gerek. Kadın kocaman bir yürek demek. Kadın sığınacağın liman demek. Kadın demek, erkeğin varlığına soluk demek. Anne, kız kardeş, abla, eş, dost, arkadaş, yâr, yoldaş demek.
Gücünüze güç katar kadın. Size gölge olur, can olur, sevgili olur, yâr olur. Merhameti kadında bulursunuz, ilgiyi, alâkayı, kadında bulursunuz. Özlem de kadınadır, hasret de kadına. Sevin, çok sevin kadını. Kadına en çok aşk yakışır.
“Hayat ne getirir bilinmez, yüreğin kadarını yaşarsın.”
Kadını, seven kadını, âşık kadını okuyacaksınız bu kitapta. Dıştan görünenle içeride olanın farkını… Dışarıya gülücükler saçarken içinde savaşlar veren kadını. Hayatın mucizeleriyle yola devam ederken kötü sürprizlerine de göğüs geren kadını.
“Keşkeler hep uzun hikâyeler anlatır.” Uzun ama içinize dokunacak, keşkelerle de mucizelerle de dolu bu hikâyede kendinizi de bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92309</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e569f86b-11a9-48e3-addc-6afb0fa786ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’dan Günümüze İktisadi Meselelerimiz</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitap, içinde bulunduğumuz medeniyet coğrafyasında yaşayan ve düşünen zekâların yüz yılı aşkın bir süredir tartışageldiği iktisadi meseleleri konu edinmektedir. Fransızların 20. yüzyılda yetiştirdikleri en büyük tarihçilerden Fernand Braudel, “İktisadi ve sosyal meselelerle ilgili bir konuda hüküm verebilmek için o meseleye en az iki yüz yıl, daha iyi anlamak için üç yüz yıl, daha da iyisi için dört yüz, hatta beş yüz yıl geriden bakmak gerekir.” der. Buna karşın bu coğrafyada yetişmiş kimi düşünür, akademisyen ve tarihçilerimiz Braudel’in tarifinin aksine sosyal ve iktisadi meselelerimizi belirli ön yargılarla ve/veya hakikatten uzak bir şekilde üretilmiş bilgi ve teoriler aracılığıyla çözümleme çabalarını bugün de yer yer sürdürür.

Bu doğrultuda ülkemizde özellikle belli başlı kesimlerde kabul gören Avrupa-merkezci yaklaşıma dayanan bakış açılarının, sosyal ve iktisadi meselelerimizle ilgili doğruya ve hakikate ulaşmakta önemli bir engel teşkil ettiğinin altını çizmek gerekir. Ancak diğer yandan Osmanlı arşivlerinde yapılan çalışmalar ve kendi iç dinamiklerimizle ortaya koyulan değerlendirmelerle Avrupa-merkezci bakış açısı, yerini adım adım daha makul ve gerçeğe uygun açıklama şemalarına bırakmaktadır.

Medeniyet coğrafyamızda Osmanlı’dan günümüze süregelen değişim ve dönüşümde devamlılık arz eden konular olduğu muhakkaktır. Bunlardan belki de en önemlileri iktisadi alandaki meselelerimizdir. Prof. Dr. Mehmet Bulut’un bu çalışmasındaki ana gaye, sözü edilen konulara dair daha bütüncül ve tutarlı bir anlayış ve kavrayış geliştirilmesine katkı sağlamaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92310</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/beeaec16-8c84-4709-8071-41a49bb3d2f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Politik Ekonomi ve Modern Sosyal Teori</image:title>
            <image:caption>Sosyal bilimlerin bölümlere ayrılmasından önceki entelektüel faaliyetler, entegre olmuş bilimsel sistem biçimindeydi. Politik ekonomi; ekonomik olduğu kadar toplumsal, ahlaki ve felsefi meselelerle ilgili böylesine entegre bir bilgi temelini ifade ediyordu. Modern gelişmelerle birlikte, politik ekonominin yerini alan ekonomi bilimi, ekonomik analizi diğer bileşenlerinden ayırmış ve asıl konuların entelektüel gücünü ortadan kaldırmıştır. Kısmi bir analizle ekonomik konuları ele almıştır.
Kapitalizmin böylesine kısmi bir analizin konusu olması, neo-klasik iktisadi çerçeve gibi yaklaşımların ortaya çıkmasıyla sonuçlanmıştır. Ancak ekonomik ve sosyal sorunların büyüklüğü, çevremizde sahip olduğumuz sosyal gerçeklerin kapsamlı bir anlayışını geliştirmek için orijinal bilgeliğe, yani politik ekonomiye geri dönmemiz gerektiğini göstermektedir.
Politik ekonomi, ekonomiye onu yöneten sosyal yasaların eklemlenmesi olarak tanımlanabilir. Bu nedenle ekonomiyi bir sosyal sistem olarak anlamamıza ve tüm paydaşlara haklarını vermemize yardımcı olacaktır. Neoliberal dönüşümle empoze edilen ekonomi bilimi, özellikle Türkiye dâhil gelişmekte olan dünyada sefaletle sonuçlandığından, politik ekonominin yeniden ortaya çıkması bir zorunluluktur. Bu bağlamda her toplumda politik ekonomi yaklaşımını organik olarak geliştirmeye acil bir ihtiyaç vardır. Eminim ki Dr. Levent’in bu çalışması, adı geçen kavramlara dair anlayışımıza yeni bir ışık tutacak ve akademisyenler ile politika yapıcılar arasında konu hakkındaki merakı artıracaktır.
Prof. Dr. Mehmet Asutay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92311</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad89487e-1d2c-4013-947d-66f82a22139a.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern İş Yerinde İslam</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap, geç kapitalizm çağında İslami ahlak inşasının kilit alanı olan şirketlere dair oldukça girift bir etnografik analiz ortaya koyuyor. Malezya’da şeriatın modern iş yerindeki ‘güzergâhı ve oraya nasıl yerleştiğinin’ izini süren Sloane-White, öznellik ve maişetin yine ve yeniden inşa edildiği iş alanlarına dair okurlarına ilgi çekici bir anlatı sunuyor.”
Laura Elder, Anthropology of Work Review
Patricia Sloane-White’ın uzun ve titiz çalışmaları sonrasında ortaya çıkan bu kitap; iktidarın, ilişkilerin, birey kimliklerinin, cinsiyet rollerinin –ve muazzam finans kaynaklarının- İslam adına nasıl harekete geçirildiğini göstermek suretiyle modern İslami şirkete müstesna bir ışık tutuyor. Çalışmasında Malezya’daki Müslümanları odağına alan yazar, bölgede hâkim İslam iktisadına şekil veren şer‘î prensiplerin; giderek muhafazakârlaşan, finansal ve mali açıdan güçlü, Müslim ve gayrimüslimlerin kamusal ve özel hayatlarını kontrolü altına alan bir İslam modeli ürettiğini ileri sürüyor. Dikkat çekici ayrıntılarla dolu bu eser, modern çağda İslam siyaseti ve kültürüne ilgi duyan herkes için temel bir okuma kitabı niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92312</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a59e485-979c-41df-a5b9-f4686329f76c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeyhülislam Fetvaları Işığında Osmanlı’da İktisadi Hayat</image:title>
            <image:caption>XVIII. yüzyılda Osmanlı’nın iktisat anlayışının ve faaliyetlerinin incelendiği bu eserde Çatalcalı Ali Efendi, Feyzullah Efendi, Yenişehirli Abdullah Efendi, Dürrizâde Mehmed Ârif Efendi, Menteşzâde Abdürrahim Efendi gibi şeyhülislamların fetvaları mercek altına alınıyor. Çalışmada kimi zaman fetva mecmualarındaki fetvaların dayanaklarının bulunduğu fıkıh kitaplarına başvurulurken kimi zaman da Osmanlı dönemi kanunnamelerine atıflar yapılıyor. Bunun yanında hukukçular ve iktisat tarihçileri tarafından Osmanlı’nın iktisat anlayışına yönelik öne sürülen tezler ile fetvalar mukayese edilip söz konusu görüşler ile fetvalarda yer alan bilgiler, örtüşen ve çelişen noktalarıyla eserde sunuluyor.

Fetvalara yansıyan halleriyle Osmanlı cemiyet hayatının dinamik yönlerini ortaya koyan bu çalışmada, para vakıfları ve kredi işlemlerinin yaygınlığı, vergi sisteminin işleyişinde yaşanan problemler, esnaf teşkilatına dair bilgiler, tarım ve hayvancılık alanlarındaki durumlar, para politikası uygulamaları gibi konuların yanında; Osmanlı iç ve dış ticareti, lojistik, timar, iltizam ve malikâne sistemleri gibi kamu maliyesini ilgilendiren unsurları da bulabilirsiniz. İslam ve iktisat ilişkisi, Osmanlı iktisadi hayatının durağanlığı ya da canlılığı gibi bazı tartışmalı konular tüm bu veriler ışığında aydınlığa kavuşturulmaya çalışılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92313</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2965f37a-82cf-4f8c-9841-c06456403f52.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim ve Organizasyona Dair İslami Perspektifler</image:title>
            <image:caption>İslam’ın ilk beş yüzyılı boyunca Müslüman düşünürler, toplumsal ve ticari sorunlara yaratıcılık ve esneklikle yaklaşmışlardır. Yaklaşımlarının arkasında ise çeşitlilik ile adalet ve nezaketin, başarının temelleri olduğuna dair güçlü bir ahlaki kabul yatmaktaydı. İslam Devleti kısa bir sürede hızla yayılmış, açıklık ve kapsayıcılık ruhu sayesinde başarısızlığa uğramamıştır. Bu ruh, Müslümanların sadece çetin zorlukların üstesinden gelebilmelerini değil, aynı zamanda sürekli değişen ortama uyum sağlamalarını ve yurt dışı kaynaklı yenilikleri kolaylıkla, güvenle ve şevkle sindirmelerini de sağlamıştır. İslam ve iş organizasyona dair mevcut araştırmaların çoğu henüz başlangıç evresindedir. Bir başka deyişle, bu konuda yazılanların çoğu genel bir mahiyet ve derinlikten mahrumdur. Zira İslam’ın ortaya çıkışını takip eden ilk yüzyıllarda mevcut olan zengin kaynak ve fikirler üzerine yeterince kafa yorulmamıştır. Bu yüzden elinizdeki kitap, literatürdeki bu boşluğu doldurmak maksadıyla kaleme alınmıştır. Ayrıca yakın zamanda ortaya çıkan ve Batı ile İslam medeniyetleri arasında yoğunlaşan karmaşık ilişkiler nedeniyle, İslam Dünyası’ndaki iş organizasyonlarındaki kültürel temellerin ciddi ve derinlemesine ele alınması her zamankinden daha öncelikli bir konu hâline gelmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92314</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9a0fd6d-5e2c-4530-8d41-ec793dc1e908.jpg</image:loc>
            <image:title>Şarlman, Hz. Muhammed ve Kapitalizmin Arap Kökenleri</image:title>
            <image:caption>Gene W. Heck, uzun ve zahmetli bir çalışmanın ürünü olan bu kapsamlı eserinde, Henri Pirenne’nin ortaya attığı ana teze karşı çıkmaktadır. Ona göre İslam fetihleri Avrupa ekonomisinin, dolayısıyla da Roma Avrupası’nın çöküşüne sebebiyet vermemiş, bilakis İslam’ın yükselişi, yayılışı ve iktisadi alanda ortaya koyduğu teknikler, Avrupa’yı büyük bir yıkımdan kurtarmıştır. İslam dünyasının yükselişi sırasında kadim medeniyetlerden devraldığı miras ile geliştirdiği bilim ve metotlar, Avrupa ile olan ticari ilişkiler ve hatta Haçlı Seferleri sayesinde buraya aktarılmış ve ardından Avrupa karanlık çağlardan sıyrılarak Rönesans’ını başlatabilmiştir.
Elinizdeki kitapta yazar, Müslümanların Kur’an’ın prensipleriyle birebir uyumlu bir iktisat politikası geliştirdikleri ve bunu da Batı’ya bu şekilde aktardıkları şeklinde bir görüş ortaya koymamıştır. Müslüman Doğu, her ne kadar Kur’an’ın getirdiği emir ve yasaklara bağlı kalmaya çalışsa da asırlar boyu farklı medeniyetler içinde birçok farklı görüş, yaklaşım ve uygulama ortaya çıkartmıştır. İşte tam da bu noktada Heck ana tezini açıklamıştır: Hristiyan Batı, kilisenin gerek faiz yasağı gerekse dünyalık zenginliği yermesi sebebiyle ekonomik çıkmazlar içinde boğuşurken, Müslüman Doğu’da âlimlerin yasakların çevresinden dolaştıran yaratıcı çözümleri ile ekonomi dünyasının kapıları sonuna kadar aralanmış ve bu da kapitalizmin kökenini oluşturmuştur. Böylelikle Weber’in kapitalizmin oluşmasının temeline Hristiyanları, Sombart’ın da Yahudileri koymasına ilaveten, son derece yeni ve özgün bir tez daha literatüre kazandırılmış olmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92315</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/600533e9-732d-4c72-bb98-296e5acf39aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Çin’de İktisadi Düşünce Tarihi</image:title>
            <image:caption>Birçok teorisyenin ekonomik verilere dayanarak gözlemlediği yeni bir yükseliş var dünyada. Bu yeni yükselişin adı Çin. Ekonomik ve politik alanda, 21. yüzyılın en önemli belirleyicisi olması beklenen Çin, yayılmacı politikalarıyla da sık sık gündeme geliyor. Peki Çin’i bilhassa ekonomik alanda adım adım daha güçlü ve söz sahibi kılan temel özellikler nelerdir?
Bu kitap, Çinli uzmanlar tarafından, Çin’in iktisadi düşünce tarihi üzerine kaleme alınmış on iki makaleden oluşmaktadır. Söz konusu makalelerde uzmanlar, Çin’in iktisadi düşünce tarihinin gelişimini akıcı bir üslupla ele almaktadır. Ayrıca okurlara, antik Çin’in ekonomiye bakışını belirleyen başlıca “ekollerin” arkasındaki isimlere dair tarihî bir perspektif sunmaktadır.
Bu çalışmada, söz konusu “ekollerin” ortaya koyduğu metodoloji ve ana metinlere dair ayrıntılı ve bazen tartışmalı yorumları okuyacak; Çin ekonomik düşüncesinin uluslararası alandaki artan etkisinin kökenlerini öğreneceksiniz. Bu çerçevede, antik Çin düşüncesinin çağdaş teorisyenlere en az antik Batı düşüncesi kadar çok şey sunabileceğine şahitlik edecek ve “dünyanın yeni süper gücü”nün dayandığı iktisadi temelleri kavrayacaksınız. Ayrıca eser, Çinli iktisat tarihçilerinin kendi entelektüel miraslarını nasıl anlamaya çalıştıklarına dair bir örnek sunması açısından da eşsiz bir çalışma niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92316</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48029acf-24e4-4ba0-b40c-3f01e0062121.jpg</image:loc>
            <image:title>Feveda</image:title>
            <image:caption>“O, benim bilmediğim yerlerden gelmişti hayatıma, ansızın girmişti kalbimin engebeli yollarına…”
Böyle başlamıştı Edirne&apos;de yazılan büyük aşkın zamansız hikâyesi…
Edirne&apos;de öğrenciliğinin son senesinde olan Engin&apos;in yolu, bu şehirde ilk senesi olan Gönül Mühendisi&apos;yle bir edebiyat toplantısında kesişir.
Konuşma güçlüğü çekmesinden dolayı insanlarla iletişim kurmakta zorlanan dili, Gönül Mühendisi&apos;nin karşısında bülbül kesilir ve sevinçle geldiği bu şehre hüzünle veda ederken aşkını ilan edebilmek için tercihini, bildiği en iyi yoldan yani yazarak kullanır.
Hayatın onlara karşı oynadığı oyunlar, imkânsızı mümkün mü kılacak, yoksa mümkün olanı mı imkânsız yapacak?
“Sanki bir idam mahkûmunun hayattan ayrılmadan önceki yaşadığı son çaresizliği andırıyordu gözleri.”
Başlar başlamaz sizi içine çekecek olan ve içinde birçok duyguyu barındıran bu hikâyede, yapılan türlü fedakârlıklar sizi hayrete düşürüp ismindeki gizemiyle de kendisine hayran bıraktıracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92317</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4373faa5-dfca-4059-bbf1-798731368f49.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucize</image:title>
            <image:caption>“Sen beni zaten çok sevmiştin, benden vazgeçmeyecektin ama bana bunu o günlerde söyleyemezdin...” 
“Yalnızlığın en ağır anında, hıçkırıklara boğulmanın tam da bir adım sonrasında apansız durur ya gözyaşyaşların, birden tuhaf bir güç hissedersin ya içinde; kadimlerden gelen en soylu ruhun seslenişidir o, &apos;Ağlamak arınmaktır, susma.&apos; diyen. İşte o an &apos;Neden sevilmedim, neden gitti, neden bu acılar içindeyim?&apos; diye sorgulamayı bırakıp son bir kez, doyasıya ağla. Sonsuz sevgi şelalesi, ancak arındığında inecek üzerine, tüm haşmetiyle…” 
“Oysa aşkı bulmak öyle kolaydı ki. Beni çağırma, sen gel…” 
 “Hayatından gidenlere teşekkür et. Çünkü ancak o gittiğinde yerine yeni biri gelebilir…” 
“Mutsuz musun? &apos;Müziğin sesini neden duymuyorsun, şarkı söylemeyi ne zaman bıraktın?&apos;” “…Gerçekte, -Burcu kabul etmek istemese de- oldukça etkili ve ilkel bir duygu olarak tanımlanan korkuyu yaşıyordu. Beynin en eski ve tamamen duygular tarafından domine edilen kısmı amigdala; yeni korkularını geçmiştekilerle eşleştiriyordu. Olası durumlara karşı kendisini koruması gerektiğini ise rüya yoluyla hatırlatıyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92318</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e962e27-af5b-45ed-80a2-e14c17d4023e.jpg</image:loc>
            <image:title>Küp Kokusu</image:title>
            <image:caption>Her biri farklı bir hayat, her biri farklı bir nefes ve her bir öykü, ayrı bir kader.
Tünelin içerisinde meçhule doğru yol alan farklı vagonlar...
Ve bu vagonların tek tek ulaştığı kapılar...
Farklı dünyaların kapılarını gelin birlikte açalım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92319</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd0cf0c8-d368-43be-8b08-6e3507a54b67.jpg</image:loc>
            <image:title>Haşmet</image:title>
            <image:caption>Yaşadığımız dünyanın içerisinde herkesin kendisini anlatacağı bir hikayesi vardır muhakkak. 
Haşmet&apos;in hikayesi ise yakınları tarafından birer birer terkedilen ve varını yoğunu kaybederek yaşam mücadelesi veren bir adamın hikayesidir. 
Kimi zaman düşüneceğiniz, kimi zaman güleceğiniz, kimi zaman da acaba diyeceğiniz bu eserde, belki de kendinizden bir pay bulacaksınız. 
Haydi Haşmet&apos;i tanımaya! 
“Sen hiç Büyük Anya İmparatorluğu duydun mu?” Haşmet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92320</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54995e1a-cbf3-43e2-9547-7da95f7fe890.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaklar</image:title>
            <image:caption>“Göz kırpıyordu uzaklar, Nisanın ortalarında son trende bekliyordu. Yağmur öylece yağıyor, Bir toprak kokusu, Bir de annemin kokusuydu benimle gelen… Yüklenmişti sırtıma sıla, Sıkışmış göğsümün arasına gidiş, Kaybolmuş gözlerim, Tutulmuş dilim, Çıktım yola şimşekler çakıyor… Yağmur hüngür hüngür yağıyor, Kendine iyi bak diyordu oradan bir ses. Canım annem, Her adım attığımda uzaklaşıyordum, Annemin eşarbından, yeleğinden, fistanından. Gitme diyemedi “git” derken, Ağır yaralıydı, Sözler keskin bir bıçak misali, Dolandı ayaklarım birbirine, düşer de kalır mıyım diye geçti içimden. Arkamdan bakan o iki göz, Hiç ayrılmamıştı benden, O son tren gelene kadar, “Sakın üşütme, oralar soğuk…” diyordu aynı ses. Adeta gözlerim buz kesmiş, Bakamadım geriye, bakamadım anneme, O iki gözünü de Hiç ayırmadı arkamdan...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92321</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83dc3ecb-016c-47e8-965f-4ee3ef99a911.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayata Dair Ufak Sıkıntılar</image:title>
            <image:caption>İlk aydınlanmam o anda geldi çattı. “Kişisel gelişememe böyle oluyor demek…” dedim. Bu kadar zorlama ile zorlayıcı beni benden öte benden ziyade başka bir şeye çeviren. Toplumda kabul görmek, kabul eden güruha dahil olmak için harcanan onca cm. Cetvelin de bir sonu var, az mı çok mu bilmesem de bir baktım ki hala künklerin oradayım. Hala ayağımı bir adım öteye taşıyamadım. Aynı olmaya çalışmaktan işte o saniye vazgeçtim. Aynılaşamayanlardan mısınız? Aynılaşmayı reddedenlerden mi?
Delirmeye karar verdim, gelişmek yerine. Öyle hassasiyet göstermeyelim lütfen. Delirmek güzeldir, kirlenmenin aksine. Delirdiğim an “Oh be!” dedim. Kirlensem ne olur, yelken açsam denizlere, lağım derelerinde banyo yapsam ya da gidilmesi gereken limanlara gitsem…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92322</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff328492-6412-431f-a4f6-1230ea745711.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Adam Girdi Şehre Koşarak</image:title>
            <image:caption>“Gidelim buradan. Senin masumiyetini, bilgelik zamanlarından kalma sırları, dünyanın bütün sabahlarını yanımıza alıp da gidelim.” 
 
Tarık Tufan yüreğimize ve zihnimize dokunan kelimelerle şehirde akıp giden hayatı anlatıyor; aşka inananların, yorgun düşenlerin, geride kalanların, kırılgan ruhların hikâyelerinden söz ediyor.  
 
Acısı dinmeyen yaralara karşı iyiliğin, gökyüzünden gelen kutlu sözlerin, merhametin tesellisini hatırlatıyor.  
 
Bir romancının şehre, hayata, insanlara bakarken tuttuğu, çarpıcı ve bir o kadar da kalbe dokunan notlar.  
 
Tükenmeden ve ruhumuzu tüketmeden, kalbimizi arındıracak sözlerin peşine düşen güçlü bir anlatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92323</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91b62cba-1328-461f-a1d0-599f1fde96c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Bir Devinimdir Yaşamak</image:title>
            <image:caption>Zaman karşısında diri kalmanın yolu kendini yenilemekten, dünyaya açık gözlerle bakmaktan yani okumaktan geçiyor. Hiç şüphesiz sizin de bir okuma zamanınız vardır. Bazen ansızın hayat ağır gelmeye başlar, sanki başaramamış, sanki yenilmişsiniz  gibi gelir... 
 
Hayata küskün olmaya yaklaşmışsınızdır; aşağılara savrulduğunuz, ruhunuzun derinliklerinden size nüfuz eden bir hüzün dalgasına yakalanmışsınızdır. Böyle anlarda bir kitaba sarılırsınız; bilirsiniz ki okuyacağınız yazar kendinizi korunaklı, güvende hissetmenizi sağlayacaktır. 
 
Raşel Rakella Asal, Çılgın Bir Devinimdir Yaşamak’ta edebiyat dünyasında olağanüstü bir yolculuğa çıkarıyor bizi. Virginia Woolf ile Nezihe Meriç’in benzeşen dünyalarından insanı görünmeyen gizleriyle ortaya çıkaran Tarık Dursun K’ya; Türk öykücülüğüne yeni bir soluk getiren Bilge Karasu’dan metinlerini geleneksel malzemeden yararlanarak ören Emine Sevgi Özdamar’a; insanın insanlığını yitirişini, nesneye dönüşmesini kimsenin yapmadığı biçimde betimleyen Kafka’dan eserlerinde ebedi bir gece ve ebedi bir ışık hüküm süren Dostoyevski’ye; kişinin yerine “nesne” odaklı bir dünya yaratan Alain Robbe-Grillet’den yazarak ölüme karşı duran Marcel Proust’a; ilk gerçekçi romanı yazan Gustave Flaubert’den gerçek bir olaydan yola çıkarak insanoğlunun tarihte yaşadığı kolektif travmalara işaret eden Colum McCann’e pek çok yazarı merceğine alıyor ve edebiyatın haz vaat eden zengin dünyasına davet ediyor okuru.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92324</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/982bf433-bd5c-4540-9b84-661d762257f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Fasıl</image:title>
            <image:caption>Nedim Gürsel bu kitapta Van Gogh, Leonardo da Vinci, Rubens, Tolstoy, Rilke, Sartre, Semprun, Nâzım Hikmet gibi büyük ustaların yapıtlarını etkilemiş kentleri ve coğrafyaları anlatırken onların son yıllarına da ışık tutuyor. Son nefesini verirken “Yaşamayı öğrendiğimi sanıyordum, meğer ölmeyi öğreniyormuşum” diyen da Vinci’nin tablolarında, Van Gogh’un aklın sınırlarını zorlayan dünyasında, Tolstoy’un bir istasyonda ölümle buluşmak üzere terk ettiği Yasnaya Polyana’da, Semprun’un eşsiz üslubuyla dile getir- diği Buchenwald Toplama Kampı’nda ve Nâzım Hikmet’in sürgün yaşadığı kentlerde unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor okuru.  
 
“Beni etkilemiş yazar ve sanatçıların ‘son fasıl’larının izini bizzat yerinde sürmemin nedeni kendi ‘son faslımı’ yaşıyor olmam sanırım. Azrail zamandan çaldığı akrep ve yelkovanla kapıya dayandığında ‘Hoş geldin ama biraz bekle, vakit var daha!’ diyemem. Bundan sonrası bilinmez değil, bir bilene sormaya da gerek yok. Öncesi ardımda kaldı, sonrası önümde, yokluğa beş kala. Hepsi bu işte.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92325</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da97669b-09ae-4a1e-b037-bf2f5095c38e.jpg</image:loc>
            <image:title>Önce Sen Vardın</image:title>
            <image:caption>“Canan Tan’ın yazdıkları hepimizin başından geçen veya geçecek konulara eğiliyor. Hiç kuşkusuz bu konular arasında en önemlisi, en etkini aşk. Bu aşkların gücü insanların günlük psikolojilerini de etkiliyor ama bu psikolojilerden oluşan birikim de bir hayatı özetliyor. Kadın özgürlüğü, işlediği konulardan biri. Ama aşk gelince kadın kahramanlar kadar erkek kahramanlar da sayfalarına giriyor. Sözünü ettiğim özgürlük, kadının toplum içinde birey olarak varlığı onun ana temalarından biri. Örneğin Piraye; Yüreğim Seni Çok Sevdi… Bunları düşünürken de Ahmet Muhip Dranas’ın dizeleri aklıma düşüyor: ‘Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir kâğıtlarda yarım bırakılmış şiir.’ Ama sadece kadın kahramanlarından söz etmeyelim, Issız Erkekler Korosu’nu okuduğumuzda sadece bir cinse dair romanlar okumadığımızı görüyoruz. Kısacası Canan Tan’ın kitaplarında var olan, hayatın kendisi. Bu da bir yazarı okumak için sanıyorum ki yeterli bir nedendir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92326</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f0d919d-22f4-4826-8d7d-096ce50a72d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafes</image:title>
            <image:caption>İnsanlar konuşmayı öğrendikten sonra yalan söylemeyi öğrenirlerdi. Eğer kimse konuşamasaydı belki de yalanlar olmazdı. Çünkü gözler yalan söylemezdi. Hira, babasının aldığı evlilik kararıyla yaşamına dair şaşırtıcı, belki de yaralayıcı tesadüflerin ilkiyle karşılaşır. Bu haber, geçmişin tozlu sayfalarında kalmış ve cevaplandırılmayı beklerken unutulmuş birçok sorunun da gün yüzüne çıkmasını sağlar. Bu yeni aile ile hayatına giren kardeşlerini kabullenmek hiç de kolay olmayacaktır çünkü bu bağı kabul etmek, büyük fedakârlıklar gerektirir. İncinmiş kalplerin kabuk bağlamış yaraları, kaderin acımasızca kurguladığı kesişimlerle tekrar kanamaya başlar. Tutunmaya çalıştığı tüm dalların teker teker kırılmasının ardından, Hira için güvenli tek liman, çocukluğunda kendine ördüğü duvarların ardıdır. Ancak bu kez kaçmak, incinmemek için yeterli değildir, gerçekler kendini göstermeye çoktan karar vermiştir. Ona ulaşabilmek için okyanuslar geçmem gerekirken, boğulmadan gözlerine nasıl bakabilirim?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92327</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/003b63a8-2ae5-4b49-932b-b203eb1ee005.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Kim Öldürdü?</image:title>
            <image:caption>Bir Storytel Original sesli kitabı olarak hayata geçen polisiye roman Beni Kim Öldürdü? dinleyicilerden sonra şimdi de okurları güldürmek için geliyor! Uyum Apartmanı’nın gözde bekârı, kedi kumu sektörünün medarı iftiharı, genç kadınların yakışıklısı. İşte karşınızda Berke Beyaz, hikâyemizin parlayan yıldızı. Bildiğiniz tüm kitapları unutun, çünkü bu kez kahraman ölecek, hem de daha ilk sayfada! Sahi, kim gidip sıradan, kariyer tutkunu bir beyaz yakalıyı öldürmekle uğraşır ki? Eh, Uyum Apartmanı’ndakilerle tanışınca bu sorunun cevabını kendiniz bulacak, üstelik hiç şaşırmayacaksınız. Aşk, nefret, ihtiras, entrika, gıybet; otuz iki kısım tekmili birden bu apartmanda! Koşarken Belli Olmaz kitabıyla tanıdığımız Burcu Arman, okurlarının karşısına bu kez yine kendine has, sıradışı polisiye tarzıyla çıkıyor. Müthiş ve hiç beklenmeyen bir anda çözülen kurgusu, esprili dili ve her biri birbirinden uyumsuz karakterleriyle kendine yeniden hayran bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92328</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b06cbfa-09fd-42e5-a3e9-15f92ae3bff9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Bizi Kandırıyor Mu?</image:title>
            <image:caption>“İnsanlara doğrunun doğru olduğunu anlatmaya çalışmak, bir yalana inandırmaktan daha zor olabilir.” 
 
İnsanoğlu var olduğu günden beri bilim ve tıbba ihtiyaç duymuştur, salgınlar, ölümcül hastalıklar avcı insandan bugüne insanlığın gelişimini ve tarihini etkilemiştir. Modern dünyada pek çok şey gibi bilim de post-truth çağından payını almış, hem safsata ve hurafelerin oyuncağı olmuş hem de güç odaklarının bir aracı haline gelmiştir. Dünya kapitalizminin manipülasyonları ve bilimi dışlayanların arasında bugün bilim nerededir? Elinizdeki bu kitap, irrasyonalizme ve güdümlü bilim çağına bir tepkidir. 
Uzun yıllar bilimsel konularda makaleler yazan ve programlar yapan Prof. Dr. Mustafa Çetiner bu kitapta okurlarına bilimselliğin ve bilimdışılığın ayrımını anlatıyor. Nesnel ve kuşkucu yaklaşımıyla bilimin yapılış biçimindeki günümüz üretim ilişkilerini, medyanın rolünü tartışırken, bilimin doğasında olan ve asla tam olarak ortadan kaldırılamayan nesnellik sorununun özüne iniyor ve bilim toplumu olmak için bilimden başka çıkar bir yolun olmadığının altını çiziyor. 
 
Bilim ne kadar özgürdür? İlaçlar ve aşılar temel hak ve özgürlükleri kontrol altına alabilir mi? Bilimsel gerçekler ve yalanlar nasıl ayırt edilir? Modern tıp hep kusursuz ve masum mudur? Bilimde “ç*akal yayıncılık” nasıl yapılır? Türkiye bilimselliğin neresindedir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92332</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ad78066-ce52-496f-95df-a5e7ea203358.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefes-Ses-Hareket ve Kutsal Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>“Tanrı, kusurlu gördüğü parçaları tamir olması için dünyaya gönderir. Tamir olanlar 
ona geri döner, olmayanlar ise tamir olana dek yeniden dünyaya dönerler.” 
 
Kutsal dönüşümün temel üç unsuru ses, nefes ve hareket, belki de bugüne kadar önemini fark etmediğimiz insanoğluna bahşedilmiş en gizli hazinelerdir. Elinizde var olan gücün farkına varabilirseniz, yüksek benlikle uyumlu hale gelip titreşiminizi yükseltebilir ve kutsal dönüşüm yaşayabilirsiniz. 
Cenk Yüksel, bu kitapta evrensel bilincin kapısını açmanıza yardımcı olacak doğru ses ve nefes tekniklerini, hareketin kutsiyetiyle beraber gelen mucizeleri anlatarak kutsal dönüşüm yolunuza ışık tutuyor. Bu ışık sayesinde yüksek bir titreşim sergileyecek, başta kendinize sonra etrafınıza ışık olacak ve evrensel bütünün bir parçası olabileceksiniz. 
Bu kitapta aktarılan bilgilerden sonra neler yapabileceğiniz tamamen sizin hayal gücünüz ve yeteneklerinizle sınırlıdır. 
 
 
“Cenk Yüksel özgün görüşleri ve saptamalarıyla insanların yaşamlarında kendilerine nasıl ışık tutacağının yolunu gösteriyor. Sorunların çözümünün insanda ve doğayla uyumlanmada olduğunu, hepsinden öte iyi bir hayatın mümkün olduğunu anlatıyor bize.” 
Özen Yula/Tiyatro Yönetmeni-Yazar 
 
“Akademisyen-sanatçı Cenk Yüksel ne güzel anlatmış; ses-nefes-hareket ile çözüm bizde. Hayatın bize verdiği en büyük zenginlik nefes alma, duyma, konuşma ve hareket edebilme yetileri bu usta yazarın elinde mucizeye dönüşüyor. Kendini, hayatı yeniden keşfetmek ve ne kadar değerli olduğunu idrak etmek isteyenler için mutlaka okunması gereken bir eser.” 
Farah Yurdözü/Araştırmacı-Yazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92333</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1814af13-d2c4-4888-ac44-b46f03f65cba.jpg</image:loc>
            <image:title>Köle Devrimci Sultangaliyev</image:title>
            <image:caption>Ben sadece Ekim Devrimi sırasında kendimi özgür hissedebildim. Ben köle olamam... Bir devrimci olarak yoluma devam etmek ve böyle ölmek istiyorum. 
– Sultangaliyev 
 
Gerçekten ben kimim? 
Bir komünist, bir devrimci mi? 
Yoksa siyasi şantajcı, maceracı ve provokatör mü? 
Bir karşıdevrimci mi? 
Tüm yaşantımı kafamda canlandırıyor ve görüyorum ki ben bir devrimci, bir komünist olmuşum. Beni hayatın ta kendisi doğurmuş; kölelik, ağır zulüm ve asırlık yoksulluk doğurmuş. Ben, ezilen bir halkın ezilenlerinin oğluyum. 
Evet... Ben devrimciyim... Fakat köle bir devrimci. 
Bunu hep fark ediyordum ve hiçbir zaman kendimden memnun değildim. Fikirlerim, duygularım ve isteklerim vardı, fakat iradem her zaman yeterli değildi. 
Bu bakımdan, aşağıdaki mısraları yazmış olan eski Fars şairine benziyordum: 
 
“Hayatım boyunca özgürlüğe can attım 
Fakat hayatım boyunca da kendimi köle olarak hissettim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92334</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e0bc152-f8e3-4ee9-a56a-c43e3ac6408a.jpg</image:loc>
            <image:title>Turnagöl Yaylası</image:title>
            <image:caption>En çok çağrılısı olan Muhtar İbrahim’in davetiydi. Eksiksiz tüm köylü çağrılmıstı. Veda yemeği değil düğün yemegi, yas yemeği gibiydi. Her ikisinin de havası hissedilmekteydi. Herkeste suskunluk vardı. Yapmacık ya da gerçek...

Bu davet köydeki son veda yemeğiydi. Köyün en saygın kişisinden sonra bir başkasının yemek çağrısı yapması saygısızlık olurdu. Köylü bunun bilincindeydi. Vatandaş’ın içinde karamsar duygular yoğunlasmıştı.Dokunsalar ağlayacaktı. Durup dururken çok sevdiği köyünden sonunun ne olacağı bilinmeyen bir dava uğruna çekip gidiyordu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92335</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a81c72c3-9395-4549-bea3-f8880b158bca.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelişmekte Olan Ülkelerde Yeşil İş Potansiyelinin Değerlendirilmesi</image:title>
            <image:caption>Endüstrileşmiş ülkeler hakkında yapılan bazı çalışmalar, sürdürülebilir ve düşük karbonlu bir ekonomiye geçişin istihdamı nasıl etkileyebileceğini ele almaktadır. Bunlar genel anlamda, “normal iş” senaryolarına kıyasla toplam iş kazançlarına ulaşır. Bu çalışmaların daha ayrıntılı hali, yalnızca toplam iş sayısındaki değişimlere değinmez fakat aynı zamanda, iş hareketlerinin yanı sıra işlerin niteliğinin de altını çizer. Bu tür bir malumat, yeşil ekonomiye doğru bir biçimde geçmeye yönelik politikalar hakkında bilgi vermesi bakımından çok büyük önem taşımakla birlikte, gelişmekte olan ülkeler üzerine yapılan karşılaştırılabilir çalışma sayısı ise azdır. Bilgilerin, özellikle de hem yeşil iş istihdamı ve üretimi hem de ekonominin geri kalanıyla olan bağlantılarla ilgili verilerin yetersiz oluşu, önemli bir engel teşkil etmektedir. Bu kılavuz, ILO’nun Küresel Yeşil İşler Programı’nın bir parçası olarak, bu bilgi boşluklarının doldurulmasına yardımcı olabilecek, gelişmekte olan ülkelerin değerlendirmelerine uygun hale getirilmiş pratik çözümler sunar. Kılavuz, politika yapıcılar için, zaman ve kaynak kısıtlamalarına olduğu kadar politika önceliklerine de bağlı geniş bir seçenek yelpazesi sunan bir mönü yaklaşımı benimsemektedir. Kılavuz, özerk olması istenmekle beraber, ILO tarafından ayrı olarak yayımlanmış ve kılavuzun ne şekilde uygulanacağı konusunda ülkelere özgü ayrıntılar sağlayan ülke çalışmaları serisi için rehber işlevi de görmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92336</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b168c500-b2d2-47cd-9bd6-5627bef00bfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç İstihdamda Küresel Trendler</image:title>
            <image:caption>Genç kadın ve erkekler için en son istihdam trendlerini içeren Genç İstihdamda Küresel Trendler, genç iş gücü piyasasının içinde bulunduğu durumu dünya ölçeğinde gözler önüne sermektedir. Bu konuda bir ilerleme kaydedilen ya da kaydedilmeyen yerlere işaret etmekte, dünya ve bölge ölçeğindeki genç iş gücü piyasası göstergelerini güncellemekte ve genç nüfus, iş gücü, istihdam, işsizlik, çalışan yoksullar ve kayıt dışılık alanlarındaki orta vadeli eğilimlerin ayrıntılı çözümlemesini sunmaktadır.

2017 baskısı, genç iş gücü piyasasının başarı şansı üzerinde teknolojik değişimin olası sonuçlarını tartışmakta, sektörsel istihdam ve gençler için geçerli çalışma biçimleri üzerine odaklanmaktadır.

Elinizdeki rapor, bugün iş dünyasına girmekte olan genç kadın ve erkeklerin karşı karşıya olduğu güçlüklere karşılık vermeye dönük yenilikçi ve etkili politikaları ana hatlarıyla sunmak amacıyla ILO ve diğer kurumların son yıllarda yaptıkları kapsamlı analizler yelpazesinden yaralanmıştır. Ayrıca, yarının gençliğinin saygın işlere giriş noktaları arayışında karşısına çıkacak güçlüklerle tanışmaya yönelik ulusal politika ve programlar için gerekli doğrultuya dair de iç görüler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92337</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90bc4d99-537c-49a4-9df9-1cf65be64bfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Çankaya&apos;nın Işıkları ve Edipler</image:title>
            <image:caption>Çankaya’nın Işıkları ve Edipler / Atatürk’ün Dostları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’dan Falih Rıfkı Atay’a, Ahmet Hamdi Tanpınar’dan Yusuf Akçura’ya, Neyzen Tevfik’ten Nâzım Hikmet’e, Yahya Kemal’den Halide Edip Adıvar’a, Tevfik Fikret’ten Behçet Kemal Çağlar’a açılan yelpazede, Mustafa Kemal Atatürk’ün düşün, gönül ve sofra dostlarının portrelerini çiziyor, ilham kaynaklarını tanıtıyor, anılardan kesitler aktarıyor.
Şair, yazar ve eğitimci Cafer Yıldırım’ın çalışması, Atatürk’ün karar ve düşünce süreçlerinde yakınında bulunan şahsiyetlerin tanıklıklarını aktardığı kadar Milli Mücadele ve Cumhuriyet&apos;in ilk döneminin de tarihsel fotoğrafını veriyor, benzersiz bir “akademi” yapısının ayrıntılarına dalıyor.
Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, dönemin ünlü yazar ve şairleriyle sofra buluşmalarından, sohbetlerinden, fikir ve feyz alışverişinden çok şey öğreneceksiniz.
“Çankaya Köşkü&apos;nün, Dolmabahçe Sarayı&apos;nın ve misafir olduğu bütün evlerin pencereleri tâbesabah elektrik ışıklarıyla yanardı.”
(Yakup Kadri Karaosmanoğlu)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92338</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79b738ea-70d6-445d-82c1-d45b2c4be0cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ağaç Ol!</image:title>
            <image:caption>Dimdik dur.
Dallarını güneşe uzat.
Bir ağaç ol!
Hepimiz ağaçlar gibiyiz:
Omurgamız, gövde;
derimiz, kabuk;
kalplerimiz ise öz odunu gibi
bize güç verir ve bizi destekler.
Ağaçlar da insanlar gibi sosyal varlıklardır.
Bilgi yaymak için kendilerince “konuşurlar”;
besinleri ve kaynakları paylaşırlar.
Birbirlerine sığınak olur ve birbirlerini korurlar.
Birlikte dayanışma ile daha güçlüdürler.
Bu muhteşem ve şiirsel anlatımda, yazar Maria Gianferrari ve çizer Felicita Sala, bizi doğanın en büyük yaratımlarından biri olan ağaçlara benzetiyor. Ağaçlar, daha iyi insanlar olmamız için bize ilham veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92339</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bfc8405-b1d1-414a-aac4-ced1d890f705.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an’ı Seven Çocuklar 9’lu Set</image:title>
            <image:caption>İlk tanışmalar önemlidir. 
Orada oluşan duygular ömrümüz boyunca bize eşlik edecek kadar etkilidir. 
Çocuklarımız güzel Rabbimizin cümleleri ile ilk tanıştıklarında ne hissederlerse, yıllar boyunca Kur’an okurken benzer duyguları hissederler. 
 Severek tanışırlarsa, severek okurlar. 
Severek okurlarsa, severek yaşamaya gönüllü olurlar. 
Kur’an’ı severlerse, Kur’an’ı kendilerine gönderen Allah’ı da severler. 
 
9 kitaptan oluşan Kur’an’ı Seven Çocuklar Seti, çocuklarımızın hayat kitabımız Kur’an’la tanışıklığına sevgi tohumları ekiyor. İçeriğindeki hikâyeler, öyküler, oyunlar ve etkinliklerle çocuk dünyasının kapısını ayet ayet tıklatıyor, sure sure yeşertiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92340</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7790c85-28f9-4b5c-ae0f-2f53da8a7543.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an’ı Sevdiren Oyunlar ve Etkinlikler</image:title>
            <image:caption>Çocuğun eline veremediğiniz hiçbir şeyi aklına koyamazsınız.” der Maria Montessori. 
Bu kitap, 4-6 yaş grubundaki çocuklarımıza, kendilerinin dâhil olabilecekleri, keşfedip deneyimleyebilecekleri çok sayıda oyun ve etkinlikle Kur’an-ı Kerim sevgisi kazandırıyor, manevi değerlerimizi öğretiyor. 
Unutmayalım oyun ve etkinlik anları, çocuğumuzun dünyasında onunla hemhal olduğumuz, her an bağımızı güçlendirdiğimiz, yeniden oluşturduğumuz anlardır. Oyunlardaki eş duyum, iş birliği, empati, tensel temas yavrumuzla ilişkimizi kuvvetlendirerek bambaşka bir boyuta taşır. Çocuklarımız eğlenerek daha kolay öğrenir. 
Bu kitaptaki oyun ve etkinlikler, siz ebeveynler için Kur’an-ı Kerim’i çocuğun kalbine koymak ve yavrumuzun kalbine giden yolda onun gözüyle dünyaya eşlik edebilmek için eşsiz bir kılavuz niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92341</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a22eaf30-7e7c-4292-94c3-8e84be19ec06.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an’ı Seven Çocuk Sahabiler 5’li Set</image:title>
            <image:caption>Beş küçük sahabi. 
Bil bakalım ortak yanları ne? 
Kur’an’ı çok seviyorlar, 
Öğrenip öğretiyorlar hepsi de… 
Übeyy Bin Kâ’b 
Üseyd Bin Hudayr 
Ebu Mahzure 
Mus’ab Bin Umeyr 
ve Erkam Bin Ebul Erkam. 
Kur’an’la tanışma öyküleriyle 
Bekliyorlar seni bu setin içinde.   
Kur’an’ı Seven Çocuk Sahabiler 5’li Set’te Yer Alan Kitaplar: 
1.Kur’an’ı En Güzel Okuyan Sahabi: Übeyy Bir Kâ’b, 16 sayfa, renkli, tel dikiş 
2.Meleklerin Dinlediği Sahabi: Üseyd Bin Hudayr, 16 sayfa, renkli, tel dikiş 
3.Ezanı Çok Seven Sahabi: Ebu Mahzure, 16 sayfa, renkli, tel dikiş 
4.Kur’an’ı Herkese Öğreten Sahabi: Mus’ab Bin Umeyr, 16 sayfa, renkli, tel dikiş 
5.Evini Kur’an Okulu Yapan Sahabi: Erkam Bir Ebu’l Erkam, 16 sayfa, renkli, tel dikiş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92342</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/189c406a-7445-4b87-9861-c0632f2ba93e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Ayet Ayet Allah Sevgisi</image:title>
            <image:caption>Sana bir mektuptan bahsedeceğim. Güzel Rabbimizin bize gönderdiği çok özel bir mektuptan… Bu mektubun adı “Kur’an-ı Kerim”. 
Peki neler yazıyor bu mektupta? 
Allah’ın bizi çok sevdiği, yoktan var edip şahane bir sistemle yarattığı ve bize çeşit çeşit nimetler verdiği yazıyor. 
Hep iyi olmamızı istediği, bizimle sürekli alakadar olup yol gösterdiği, kötülüklerden koruyup hep yanımızda olduğu anlatılıyor. 
İsteklerimize cevap verdiği, hatta istediğimiz şeylerden çok daha güzelleriyle bizi sevindirdiği, bizi şefkat ve merhametiyle kuşattığı bildiriliyor bu mektupta. 
Bu mektup nasıl mı oluştu? 
Harfler yan yana geldi, ayetler oluştu, her bir ayet bu kitabın sayfalarına koştu. Okuyan çocukların kalbi ferahladı, zihni açıldı, içine bol miktarda sevinç ve neşe doldu. 
Hazırsan yelkenlerini aç bakalım! Kur’an-ı Kerim’in sayfalarında ayet denizine açılıyoruuuz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92343</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66bbdb13-ca6e-46f2-875a-26b547a7a17c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen’i Okumak</image:title>
            <image:caption>Akıp giden hayat yolculuğumuzda, heybemizdeki her şey kendi seçimlerimizin meyvesidir. Yaşamımızda olmasını istediğimiz eşyalar, kişiler biz seçtiğimiz için ordadır. Yanımıza aldığımız yol arkadaşlarımız, kapılarımızı açıp buyur ettiklerimizdir. Hayatımızda olmasından pişman olduğumuz kişileri dahi zamanında biz davet etmişizdir hayatımıza. Bazen istediğimiz, bazense hayır diyemediğimiz için kalmışlardır yanımızda. Olumlu ya da olumsuz tüm tercihlerin kaynağı, tercihi yapandır. 
Seçtiklerimiz ve seçmediklerimiz, kendimizi keşfimiz, aşmamız gerekenler, ama ille de kendimizi tanımamız, anlamamız, Sen’e tembellik etmeden, doğru tercihlerle ve korkmadan kendimize bakarak, o açıdan, o derinlikten bakabilmemiz… Sen’i okumak geçmişe takılıp kalmadan, geleceğin hayalleriyle vakit kaybetmeden, konfor alanlarımızdan çıkıp anda kalarak ve kendimizi bilerek mümkündür ancak. 
Tek engel kendimiziz. Yollara taşları kendimizden başka hiç kimse koyamaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92344</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6a510f6-c811-45c6-a8f7-a0401dc13682.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhale</image:title>
            <image:caption>Murat Arı&apos;nın ilk romanı ve yazın dünyasındaki ilk yapıtı. İlk olmanın çok ötesinde bilgi birikimini ve yazınsal deneyimini yansıtıyor. Romanın içeriği bu birikimi hemen ele veriyor. Çünkü yapılan yolculuk insanadır, yani tüm değişimlere ve gerçeğe. 

Zaman denen süreci çok iyi kavrayabilmek için düşünen insanın an&apos;lara hükmetmesi gerekir. Hükmedilen an, kimlik kazanır ve kendi coğrafyasını çizerek, o coğrafyanın tarihini oluşturmaya başlar. An&apos;larına hükmedilmeyen zaman sıradandır, herkesin zamanıdır ve sanal gerçeği koldaki saat, duvardaki takvim yapraklarıdır. Oysa hiçbir insanın zamanı sıradan değildir. Hükmedilmemiştir ve ortalığa salınarak &apos;mevlam kayıra&apos; denilmiştir. Aslında insan an&apos;larına hükmetmeyi, onun içini hem doldurmayı hem kavramayı kotarabilse, an&apos;ın değerini de saptayabilecektir. Aslında değeri saptanamamış an&apos;ların zamanını yaşıyoruz genelde. 

&quot;Merhale&quot;, kahramanlarını bilinçli olarak zamanda dolaştıran ve değerlendirmelerini zaman ve mekanı unutmadan yaptıran bir kısa roman. Birçok kahramanı tanıdık gelecek, birçok kahramanını da kendiniz sanacaksınız. İnsana yapılan bu yolculuk hem derinlemesine hem de genişlemesine akmaktadır. Burada insana yapılan algılama yürüyüşü felsefi boyutuyla da öne çıkmaktadır. Murat Arı, bu yolculuğun romanını kurarken ayrıca yarının insanı adına da ip uçları sunmaktadır. Yaşamak bir yolculuksa, hangi durakta bindiğimizi, hangi durakta ineceğimizi de öğretecektir bize.

İyi bir ilk romana edebiyatımız adına hoş geldin diyorum. 

Şair ve Yazar, Hasan Hüseyin YALVAÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92345</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/330a2136-cc73-4a28-8771-bf86f11aca21.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk İçki Geleneği</image:title>
            <image:caption>Türkolog ve dilbilimci Prof. Dr. Fuat Bozkurt, Türkçeyle ilgili Türklerin Dili, Türkiye Türkçesi, Türkçenin Abc’si, Türkçenin Gizemi, kültürümüzle ilgili Çağdaşlaşma Sürecinde Alevilik, Semahlar, Türklerin Dini gibi kitaplara, Tatarcadan Çora Batur Destanı, Kırgızcadan Manas Destanı gibi çevirilere imza attı. 
   Bozkurt, elinizdeki kitapta yaratılıştan, Türk, Yunan, Hint söylencelerinden, kutsal kitaplardan başlayarak Yahudilikte, Hıristiyanlıkta, Arap kültüründe, İslamda, Hun, Oğuz, Göktürk şölenlerinde, Dede Korkut’ta, Özbek, Tatar, Altay, Kırgız Türklerinde, Anadolu’da içkiyi, içki kültürünü ele aldığı Türk İçki Geleneği’nde içkinin serüvenini keyifli bir dille sunuyor. 
   Geniş kaynakçasıyla şarap ve kımızdan başlayarak içkinin kadehinden sürahisine, meyhane adabından ünlü içkicilere, en eski meyhanelerden başlayarak ünlü meyhanelerin özelliklerine, rakı kültürüne kadar her ayrıntıyı okuduğumuz kitapta, Osmanlı sarayının çeşitli dönemlerinde içkinin yerinin, içkiye karşı tutumların, dönem dönem yaşanan içki yasaklarının da aktarılmasıyla günümüze kadar özellikle İstanbul ve Ankara’nın ünlü meyhanelerinden anılar ve tanıklıklarla da zenginleştirilerek sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92346</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aaf7b40-f7f5-4c73-99bd-5452a863bab8.jpg</image:loc>
            <image:title>Tonguç Baba</image:title>
            <image:caption>Tonguç Baba</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92347</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32bf6193-ae39-43ab-bc3a-3bbd042e28a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kış Güneşi</image:title>
            <image:caption>Hayat hem gülmektir, hem de ağlamak! Editörlüğünü Semih Gümüş’ün üstlendiği Köprü Kitaplar koleksiyonunun 24. kitabını, çağdaş edebiyatımızın ödüllü ustalarından Sibel K. Türker yazdı. Dağılmış bir ailenin umut yaratmak uğruna ödediği bedelleri genç Ekin’in gözünden anlatan roman, zorlu bir Ankara kışında yaşananları resmediyor. Birbirini anlamanın, yüzleşmelerin ve sevginin sınırlarında gerçekçi bir hikâye anlatıyor. Sibel K. Türker, yazdığı bu ilk gençlik romanında yalın anlatımı ve zarif üslubuyla kalplere dokunuyor, büyümenin sancılı ama keşiflerle dolu sokaklarında yürüyüşe çıkarıyor. O kış Ekin için her şey zordur. Ayrılmış anne babası, kardeşi Can’ın uğruna yıllar sonra bir araya gelmiştir. Çalışan annesi zorunlu gebeliğiyle baş etmeye, yeniden eve dönen babası ise tasarım pastalar yaparak hem Can’a, hem aileye yetmeye, kendini sağaltmaya çabalar. Ekin, ebeveyninin koşullara gösterdiği uyumdan etkilense de, bir türlü kardeşini ziyarete cesaret edemez. Lise arkadaşları Gizem ve Özgür olmasa kış sanki hiç bitmeyecek gibidir… “Hemen her genç okurun ilgisini çekecek, kendi hayatından kesitler bulacağı bir hikâye. Romanın, Ekin dışında bir dizi başka karakteri de var. Yaşayan karakterler. Onların sahiciliğini, bütün hikâye içindeki yerlerini hiç bozmadan korumayı iyi biliyor Sibel K. Türker.” Semih Gümüş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92348</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d5fb7f3-c51c-4ffe-b72b-b0e818025724.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın İpuçları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Arkadaşlarım bilirler, birçok ‘Murat’ vardır muhatap oldukları; eş, baba, dayı, delikanlı, idareci/amir, sanayici, Türk vb. gibi… Hatta bunların dahi değişik tipleri vardır; cesur, atak, yerine göre vurdumduymaz, yerine göre sarkastik özellikleri olan… Sanki siz öyle değil misiniz?” 
Bu kitapta Ülker’i Yıldız Holding çatısı altında, babası Sabri Ülker’in açtığı yoldan ilerleyerek ve onun ilkelerine sadık kalarak, 4 kıtada 4 milyardan fazla tüketici nüfusunun yaşadığı alanda faaliyet gösteren ve 65 binden fazla çalışanı olan global bir şirkete dönüştüren başarılı iş insanı Murat Ülker’in, yöneticilikten kurumsal iletişim ve pazarlamaya, bilim ve teknolojiden sağlık ve beslenmeye kadar çeşitli alanlardaki görüşlerini okuyacaksınız. 
Okuduğu makale ve kitaplardan ya da katıldığı konferanslardan yola çıkarak kendi gözlem, tecrübe ve fikirleriyle zenginleştirdiği yazılarında Murat Ülker, hem başarılı olmasını sağlayan ilke ve prensiplerin ipucunu veriyor hem de geleceğe dair pek çok öngörüde bulunuyor. 
Covid-19 sürecinde yazılan bu metinlerde, salgının çalışma hayatında yarattığı radikal değişimlerle birlikte şirketlerin yapması gereken dijital ve çevreci dönüşümlerin olanakları sorgulanıyor. Yöneticilere, çalışanlara ve gençlere iş ve özel hayatın sırları veriliyor. Kitapta bunların yanı sıra Murat Ülker’in otobiyografik anlatılarını, toplumsal ve kültürel meselelerle ilgili görüşlerini ve kamuoyuna da yansıyan bazı tartışmalardaki tutumunu da göreceksiniz. Çok sık karşılaşmadığımız bir şekilde, tecrübeli ve başarılı bir iş insanının kendi bloğunda (muratulker.com) yayımladığı yazılardan derlenen bu kitabın her kesimden okuyucunun ilgisini çekeceğini düşünüyoruz. 
“İstediğiniz kadar paranız olsun, hayatı günde 24 saatten 1 salise fazla yaşamak, daha fazla zaman kazanmak mümkün değil. Bu nedenle zamanı yönetmek, yapılacakları önceliklendirmek ve planlamak zaman içinde kazandığım bir alışkanlık. Hem kişisel hem aile hem de iş hayatımı mümkün olduğunca önceden planlıyor ve ona göre yaşıyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92349</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffb79d76-7ade-4f1a-86de-1d82e4a3d7a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuğumun Beyninde Neler Oluyor?</image:title>
            <image:caption>Elma Yayınevi, Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal’ın yeni kitabı “Çocuğumun Beyninde Neler Oluyor?” adlı eseriyle
buluşuyor okurlarıyla.

“Çocuğumuzun beyninin içini görebilseydik ne olurdu acaba?” sorusunun cevabını merak ediyorsanız bu kitap
tam size göre. Yazarın bilimsel gerçeklerin ışığında yazdıkları, günlük hayatımıza uygulayabileceğimiz kadar
sade bir dilde. Kitap; içindeki örneklerle, fotoğraflarla, tablolarla tüm anne-babalar ve çocuk sahibi olmak
isteyenler için bir rehber niteliğinde.

“İşte elinizde tuttuğunuz bu kitap bizlerin sihirli gözlüğü. Bu kitabımda çocuk ve beyin konusunda yapılmış birçok
araştırmanın sonucunu derleyerek ‘Çocuklarımızın beynine bakabilmenin bir yolu var’ demek istedim. Sadece
olup bitenle ilgilenmeyip her bölümün sonuna gelişimsel önerilerimi eklemeyi de ihmal etmedim” diye başlıyor
Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal yeni kitabına.

Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92350</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6882ce96-6ddc-4c70-bc33-c9a7a6ea36a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kronik İşgören Hastalıkları Nedenleri, Sonuçları ve Çareleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      KAYTARMA 
2.      PRESENTEİZM 
3.      TÜKENMİŞLİK 
4.      ÜRETKENLİK KARŞITI DAVRANIŞLAR 
5.      ÇALIŞANLARDA EGOSANTRİK TUTUM VE DAVRANIŞLAR 
6.      ERTELEME HASTALIĞI 
7.      İŞGÖRENLERİN ÖRGÜTSEL YAŞAMDA KARŞILAŞTIKLARI SAĞLIK PROBLEMLERİ 
8.      DUYGULARI YÖNET(E)MEME 
9.      ÇALIŞAN SADAKATSİZLİĞİ 
10.  ÇALIŞAN HASTALIĞI OLARAK “YETERSİZLİK” 
11.  ÖRGÜTSEL BAĞLILIKTAN YOKSUNLUK VE YAKIN ANLAMLI KAVRAMLAR 
12.  TATMİNSİZLİK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92351</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8d2f6ca-605a-4b87-ba1c-abe6eddeff13.jpg</image:loc>
            <image:title>Teoriden Pratiğe Muhasebe Eğitimi</image:title>
            <image:caption>1.      Muhasebe Eğitiminde Güçlükler ve Öneriler 
2.      İşletme Bölümü Müfredatlarının Uluslararası Muhasebe Eğitim Standardı IES-2 Açısından İncelenmesi 
3.      Teknolojik Öğrenme ve Muhasebe 
4.      Muhasebe Eğitiminde Dijitalleşme ve Etkileri 
5.      Muhasebe Mesleğindeki Değişimin Muhasebe Eğitimine Yansımaları 
6.      Muhasebe Mesleğinde Yeni Uzmanlık Alanları ve Belgelendirmeleri 
7.      Muhasebede Kariyer 
8.      Muhasebe Eğitiminde Kalite 
9.      Sağlık Yönetimi Bölümlerinde Muhasebe Eğitimi; Öğrencilerin Muhasebe Ders Başarılarını Etkileyen Unsurlar Üzerine Bir Çalışma 
10.  Covid-19 Pandemi Döneminde Bitlis Eren Üniversitesi İİBF İşletme Bölümü Öğrencilerinin Uzaktan Muhasebe Eğitimine Yönelik Algıları Üzerine Bir Araştırma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92352</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52830908-e9e3-49c5-9bec-03f646c9e5fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Pazarlamaya Nörobilim Perspektifi EEG ve Eye-Tracking Örnekleri</image:title>
            <image:caption>1.      Yeşil Pazarlama 
1.1.   Yeşil Pazarlamanın Tanımı 
1.2.   Yeşil Pazarlamanın Önemi 
1.3.   Yeşil Pazarlamanın Tarihi Gelişimi 
1.4.   Yeşil Pazarlamanın Aşamaları 
1.5.   Yeşil Pazarlama Karması 
1.6.   Yeşil Pazarlama Stratejileri 
1.7.   Yeşil Pazarlama Alanında Yapılan Çalışmalara İlişkin Literatür Taraması 
2.      Nöropazarlama 
2.1.   Nöropazarlamanın Kavramsal ve Teorik Çerçevesi 
2.2.   Nöropazarlama Araştırmalarında Kullanılan Teknikler 
2.3.   Nöropazarlamanın Avantajları ve Dezavantajları 
2.4.   Nöropazarlama Alanında Eye-Tracking ile Yapılan Çalışmalara İlişkin Literatür Taraması 
2.5.   Nöropazarlama Alanında EEG ile Yapılan Çalışmalara İlişkin Literatür Taraması 
2.6.   EEG ve Eye-Tracking ile Tüketici Davranışı ve Beyin Aktivitesi Üzerine Yapılan Çalışmalar 
3.      İçecek Markalarına Yönelik Görsellerin Eye-Tracking (Göz İzleme) ile İncelenmesi 
4.      EEG Analiz Yöntemi ile İçecek Markası Görsellerinin İncelenmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92353</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dab196b-5c64-4125-93e1-155268f31cf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Nöroiktisat - İktisadi Karar Alma Sürecinde Beyin Aktivitelerinin EEG Analizi</image:title>
            <image:caption>1.      Klasik İktisattan Nöroiktisada 
1.1.   Neoklasik İktisat 
1.2.   İktisat ve Psikoloji İlişkisi 
1.3.   Davranışsal İktisat 
1.4.   Deneysel İktisat ve Nöroiktisat 
1.5.   Nöroiktisat Kavramı 
1.6.   Nöroiktisadın Tarihsel Gelişimi 
1.7.   Nöroiktisat ve Fayda Kuramı 
1.8.   Nöroiktisatta Kullanılan Yöntem ve Teknikler 
1.9.   Nöropazarlamada Etik 
1.10.                   Nöropazarlamanın Avantajları ve Dezavantajları 
1.11.                   Nöroiktisat Alanında Yapılan Çalışmalar 
2.      İktisadi Karar Alma Süreci 
2.1.   İktisadi Karar Almada Gizli Tuzaklar 
2.2.   Oyun Teorisi 
2.3.   Zamanlararası Seçim 
2.4.   Beklene Fayda Teorisi 
2.5.   Beklenti Teorisi 
2.6.   Nöroiktisat ve Karar Mekanizması 
3.      İktisadi Karar Alma Sürecinde Nöroiktisat: EEG ile Deneysel Bir Çalışma 
3.1.   Araştırmanın Amacı 
3.2.   Araştırmanın Önemi 
3.3.   Araştırmanın Yöntemi 
3.4.   Araştırmanın Örneklemi 
3.5.   EEG Çekimlerinin ve Ankete Verilen Cevapların Analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92354</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf6c4fb7-3824-4fc0-9a4c-514c25837c7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikososyal Açıdan Tenis</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
1. MENTAL ANTRENMANA BAŞLAMA YAŞI 
 
2. TENİSTE MENTAL ANTRENMAN NASIL YAPILIR?  
 
3. TENİS MAÇINDA ODAKLANMA NASIL SAĞLANIR? 
 
4. TENİSÇİ SAYI ARALARINDA ZİHNİNİ NASIL YÖNETMELİ? 
 
5. BU ATIŞI YA KAÇIRIRSAM? 
 
6. YAZ KURSLARI VE TENİS 
 
7. FUTBOL VARKEN TENİS 
 
8. WIMBLEDON 2010 FİNAL MAÇININ MENTAL ANALİZİ 
 
9. WIMBLEDON 2011 FİNAL MAÇININ MENTAL ANALİZİ 
 
 
10. İZMİR CUP VE MARSEL 
 
11. MENTAL DESTEK ALAN BİR İSKOÇ: ANDY MURRAY 
 
12. İZMİR CUP 2014 VE MENTAL DESTEK 
 
13. TENİS SPORUNA YAPISAL BAKIŞ 
 
14. STRES VE SPORTİF PERFORMANS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92355</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0fbf44f-564d-4b05-9f99-c3df01123efb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Rüzgar</image:title>
            <image:caption>Hindistan’da amcasıyla birlikte geçirdiği iki ayın ardından New York’taki ailesinin yanına dönmek üzere gemiyle yola çıkan Alec, eve dönüş yolculuğunun onun için tehlikelerle dolu bir maceraya dönüşeceğinden habersizdir. Gemisi fırtına yüzünden batınca Alec kendini, hayatında gördüğü en vahşi atla birlikte ıssız bir adada bulur. Küçük bir Arap limanından gemiye bindirilmiş olan bu simsiyah aygır Alec’in hayatını kurtarmıştır. Zamanla Alec’e yakınlık göstermeye, hatta sırtına binmesine izin vermeye başlayan bu muhteşem hayvan bundan böyle Alec’in hayatının ayrılmaz bir parçası olacaktır. 
 
1941 yılında yayımlandığından bu yana her yaştan okurun büyük beğenisini kazanan Kara Rüzgâr, yirmi dile çevrilmiş ve sinemaya uyarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92356</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/426755fa-d306-4d05-83d6-fd0a0d0c22c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Tüm Kanlar Karadır</image:title>
            <image:caption>Savaşın ürpertici karanlığında dökülen her kan karadır.
Mademba Diop mavi gözlü bir asker tarafından öldürüldü.
İşte Alfa Ndiaye aklını o zaman kaybetmeye başladı. Alfa Ndiaye, arkadaşının intikamını almak için her gece düşman hattına sızıp bir düşman askerini öldürüyor. Düşmanın eli ve silahıyla cepheye geri dönüyor. İlk dört ele kadar asker arkadaşları ona kahraman gibi davrandı. Yemeklerini, tütünlerini ve sohbetlerini paylaştılar onunla. Ama Alfa durmak bilmeyince kahramanlığı önce deliliğe, sonra büyücülüğe dönüştü. Savaşın sesi artık uzakta. Peki Alfa? Kendini ölümün karanlığından kurtarabilecek mi? Uluslararası Booker Ödüllü Gece Tüm Kanlar Karadır’da David Diop tarihin unutulmuş bir sayfasını tamamlıyor. “Üzüntü, öfke ve güzellik dolu sıra dışı bir roman.” – Sarah Waters “David Diop’tan Senegalli piyade erleri için unutulmaz bir anıt. Diop Birinci Dünya Savaşı’nı Afrikalıların gözünden aktarıyor, onları dinlemeye ve anlamaya çabalıyor.” – Mathias Énard, Le Monde “Sömürgeciliğe karşı acımasız bir eleştiri. Diop’un kısa romanı merhamet ve zalimliğin nasıl da bir arada olduğunu gösteriyor.” – Viet Thanh Nguyen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92357</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ce47286-7dac-44b7-97e5-c619fbab21c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Samir, Arılar ve Ben (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Her şey bir gün okulun yeni öğrencisi Samir’in sınıfa ballı kek getirmesiyle başlar. Samir, çok uzaklardaki evlerinde büyükbabasının güzel bir bahçesi olduğunu ve oradaki arıcılık maceralarını anlatır. Samir’in biraz hüzünle anlattığı hatıralar tüm sınıfa yaşadıkları kasabayı daha “arı dostu” bir yer yapma konusunda ilham verir. Kısa süre içinde kasabaya rengârenk çiçeklerle çevrili bir arı koridoru kazandırırlar.

Gittikçe daha da grileşen dünyamızı kurtarmak için atacağımız her küçük adım çok önemli. Samir, Arılar ve Ben’in iç ısıtan hikâyesi hepimizi birbirine bağlayan ortak değerleri hatırlatırken dünyayı daha güzel bir yer hâline getirmek için de ilham veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92358</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/395d5a63-3d84-4b95-8363-efb21ac318a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Beşinci Fil - Disk Dünya 24</image:title>
            <image:caption>Beşinci Fil&apos;in sırtında, karanlıktan aydınlığa koşanlar…

Efsane yazar Sör Terry Pratchett&apos;ın benzersiz yaratımı “Diskdünya” serisinin ilk kez Türkçeye çevrilen yeni kitabı Beşinci Fil, siyaset ve suç ilişkisini odağına alarak vampirler, cüceler ve kurtinsanların kıran kırana çekiştiği, karlar altında geçen bir maceraya açılıyor.

Dünya çapında 100 milyonun üzerinde satan külliyatın yirmi dördüncü halkası olan kitap, “Bekçiler” alt serisinin de beşinci serüveni.

Kültürlerarası çatışmanın kaynağını oluşturan siyasi ideolojiler ve etnik kökenler üzerinden suç kavramına toplumsal bir olgu olarak yaklaşan roman, gücün her daim ehil ellere emanet edilmesinin önemine değiniyor.

“Ben bir bekçiyim,” dedi Vimes. “Her zaman bir suç bulabilirim.”

Suçu Ankh-Morpork&apos;ta bulmak kolay tabii. Orada sokaklar var, sokaklarda suç var; suçun ardında ise bazen sefalet, bazen cehalet ama çoğu zaman da aymazlık ve gaflet var. Fakat yine de hiçbir Ankh-Morpork suçunda salt kötülük bulamazlar...

Diskdünya&apos;nın uzak diyarı Überwald&apos;de ise cüceler yeni bir kral seçiyorlar. Lâkin havada iki farklı düşünce iklimi hâkim: gelenekçiler ile... eh, daha az gelenekçiler. Elbette Ankh-Morpork da bu duruma kayıtsız kalamıyor ve “alfa kurt” Samuel Vimes ile ekibini oraya gönderiyor. Bu arada, Überwald&apos;in tehlikeli bir yer olması yetmezmiş gibi, cüceler için çok kıymetli olan ve onsuz tahta bile çıkılamayan Taş Çörek de çalınıyor. Ve tüm bu hercümercin arasında Vimes, olayın tam anlamıyla bir “Beşinci Fil” vakası olduğunu fark ediyor...

Diskdünya&apos;nın, okurlarını “görünenin altındaki hakiki şey”e yönlendirdiği yirmi dördüncü macerası Beşinci Fil, siyasetle yoğrulmuş suç dosyalarının kapağını açıyor; karanlıktan aydınlığa koşan iyi adamlar ile iktidar heveslilerinin çekişmesine tanıklık ettiriyor.  
“Yalnızca tek bir Diskdünya kitabı okunacaksa, bu kitap Beşinci Fil olmalı...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92359</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2de4d583-e79a-46cf-8b74-883093246cc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım Neşe Dolu (10 Kitap Set)</image:title>
            <image:caption>Merhaba Canım Arkadaşım! 
Şu an bu kitabı tutuyorsun elinde. Evet, sana sesleniyorum. Sana kendimden ve ailemden bahsetmek istiyorum. Bir türlü zayıflayamayan MİNE teyzeden de bahsedeceğim. Çok güleceksin. Komik arkadaşım Selim’e de çok güleceksin. En çok da kayıp kuşum ÇİKO’YU anlatacağım sana. Onu bulmama yardım eder misin? Bu arada benim adım: NEŞE DOLU Yanlış duymadın, şaka yapmıyorum. Haydi, bana katıl ve macera başlasın.   

Kazanimlar 
Saygı 
Sevgi 
Arkadaşlık 
Empati 
Yardımseverlik 
Aile 
Hayvan 
Sevgisi 
Dürüstlük 
Çalışkanlık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92360</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0567f8b-2c1e-41ac-b1be-57ac78b908c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümbür Gümbür</image:title>
            <image:caption>“Birlikte sesimizin daha gür olduğunun farkında değil misin?” 
 
 
Gümbür Gümbür, özel bir arkadaşlığın, onun getirdiği gücün ve cesaretin hikâyesi. Kimi zaman renkler solsa da kimi zaman ışık boğulsa da iki arkadaş birbirlerinin biricik farklılıklarını kucaklayarak bir arada duruyor. 
 
Suspus’ta gürültülü bir dünyada kendi yerini bulmayan çalışan içine kapanık kız, şimdi sesini duyuracağı geleceği inşa ediyor. Üstelik bu kez yalnız değil.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92361</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92733a3f-9b28-4cf9-ae4e-4d19c54bb273.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalçene&apos;den Öyküler</image:title>
            <image:caption>“Yazıların elle yazıldığı zamanlarda, hüzünlü öyküler kaleme alan bir yazar yaşardı. Öyküleri çok güzeldi, ama öylesine hüzünlüydüler ki hiçbir yayımcı onları basmak istemezdi. Matbaadaki baskı makinelerinin ağlamaya başlayıp paslanmasından korkarlardı.” 

Bu kitaba adını veren öykü işte böyle başlıyor. Ama bahse gireriz ki öyküler artık hüzünlü olmayacak, basılacaklar. Baskı makineleri gülecek, paslanmayacaklar. Hatta çocuklar da bu kitabın sayfalarını çevirdikçe gülecek, kahkahalar atacaklar. 

Gülmek ve okumak tüm pası söker atar. Bunu hiç unutma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92362</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/227da50e-07dc-49c7-a8ca-3598997d7b5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri - Zeka ve Mantık Gelişimi (+5 Yaş)</image:title>
            <image:caption>Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri- 
Zekâ ve Mantık Gelişimi- 5+ Yaş 
(MEB Okul Öncesi Programı Kazanım Sırasına Göre Hazırlanmıştır) 
 
Çocuklarımızın eğitimi ailede başlar. Okul öncesi dönemde çocuklarımızın, büyük ve küçük kasları gelişmektedir. Yapılacak çalışmalar ve etkinlikler, bu kasların en iyi şekilde gelişmesini sağlar. Günlük eğitim planında, okuma yazmaya hazırlık ve diğer etkinliklere yer verilmesi, okula hazırlanan çocuğa önemli katkılar yapar. Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Serisi; çocuklarımıza, okul için gerekli bilgi, beceri ve yeterlilikleri kazandırmayı amaçlamaktadır. Kitaptaki etkinliklere başlamadan önce makas, boya kalemi, silgi gibi eşyaları yanınıza alın. Yönergeleri okuyun ve çocuğunuza, gördüğü sayfalar hakkında ne düşündüğünü sorun. Çalışmaları birlikte yapın. Bütün kitabı bir seferde bitirmeye çalışmayın. Her gün belli sayıda etkinlik yapmak, ertesi gün için çocuğun heyecanını artıracaktır. 
Zekâ ve Mantık Gelişimi kitabında; 
• Resimdeki eksiği bulma 
• Örüntüdeki eksiği bulma 
• Kalabalık nesneler arasındaki farklı objeyi bulma 
• Verilen yapbozlardaki eksikleri bulma 
• Aynı desen ve renkte olanı bulup eşleştirme 
• Mevsimleri tanıma 
• İki resim arasındaki farkı bulma 
• Uzun-kısa kavramları 
• Geometrik şekilleri tanıma 
• Kesik çizgileri tamamlama 
• Evimizin kısımları 
• Sayılar ve toplama işlemi gibi pek çok etkinliğe yer verilmiştir. 
Eğlencenin eksik olmadığı kitaplarımızdaki etkinlikleri yaparken çocuğunuzla birlikte çok keyifli zamanlar geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92363</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1b30d5b-14db-44f6-821e-dca998908192.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkler Şekiller (+5 Yaş) - Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri- 
Renkler Şekiller- 5+ Yaş 
(MEB Okul Öncesi Programı Kazanım Sırasına Göre Hazırlanmıştır) 
 
Çocuklarımızın eğitimi ailede başlar. Okul öncesi dönemde çocuklarımızın, büyük ve küçük kasları gelişmektedir. Yapılacak çalışmalar ve etkinlikler, bu kasların en iyi şekilde gelişmesini sağlar. Günlük eğitim planında, okuma yazmaya hazırlık ve diğer etkinliklere yer verilmesi, okula hazırlanan çocuğa önemli katkılar yapar. Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Serisi; çocuklarımıza, okul için gerekli bilgi, beceri ve yeterlilikleri kazandırmayı amaçlamaktadır. Kitaptaki etkinliklere başlamadan önce makas, boya kalemi, silgi gibi eşyaları yanınıza alın. Yönergeleri okuyun ve çocuğunuza, gördüğü sayfalar hakkında ne düşündüğünü sorun. Çalışmaları birlikte yapın. Bütün kitabı bir seferde bitirmeye çalışmayın. Her gün belli sayıda etkinlik yapmak, ertesi gün için çocuğun heyecanını artıracaktır. 
Renkler Şekiller kitabında; 
• Renkleri tanıma 
• Çevremizdeki eşyaların renkleri 
• Şekilleri tanıma 
• Çevremizdeki şekillerin kullanım alanları 
• Renk deneyleri 
• Şekiller ve renklerin bir arada kullanımı 
• Sırayla verilen renkleri boyama 
• Mevsimler ve renklerin ilişkisi 
• Yönler 
• Karışık verilen şekilleri bulma gibi pek çok etkinliğe yer verilmiştir. 
Eğlencenin eksik olmadığı kitaplarımızdaki etkinlikleri yaparken çocuğunuzla birlikte çok keyifli zamanlar geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92364</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abd6bb6b-c34e-4fe3-9a20-c9b49ad389f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavramlar ve İlişki Kurma (+5 Yaş ) - Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri- 
Kavramlar ve İlişki Kurma- 5+ Yaş 
(MEB Okul Öncesi Programı Kazanım Sırasına Göre Hazırlanmıştır) 
 
Çocuklarımızın eğitimi ailede başlar. Okul öncesi dönemde çocuklarımızın, büyük ve küçük kasları gelişmektedir. Yapılacak çalışmalar ve etkinlikler, bu kasların en iyi şekilde gelişmesini sağlar. Günlük eğitim planında, okuma yazmaya hazırlık ve diğer etkinliklere yer verilmesi, okula hazırlanan çocuğa önemli katkılar yapar. Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Serisi; çocuklarımıza, okul için gerekli bilgi, beceri ve yeterlilikleri kazandırmayı amaçlamaktadır. Kitaptaki etkinliklere başlamadan önce makas, boya kalemi, silgi gibi eşyaları yanınıza alın. Yönergeleri okuyun ve çocuğunuza, gördüğü sayfalar hakkında ne düşündüğünü sorun. Çalışmaları birlikte yapın. Bütün kitabı bir seferde bitirmeye çalışmayın. Her gün belli sayıda etkinlik yapmak, ertesi gün için çocuğun heyecanını artıracaktır. 
Kavramlar ve İlişki Kurma kitabında; 
• Okulu ve görevlileri tanıma 
• Küçük-büyük kavramları 
• Önce-sonra kavramları 
• Mutfak eşyalarını tanıma 
• İnce-kalın, uzun-kısa kavramları 
• Evimizin kısımları 
• Dolu-boş kavramları 
• Meslekleri tanıma 
• Hayvanları tanıma 
• Taşıtları tanıma 
• Doğru ve yanlış davranışlar 
• Mevsimler ve kıyafetler ilişkisi gibi pek çok etkinliğe yer verilmiştir Eğlencenin eksik olmadığı kitaplarımızdaki etkinlikleri yaparken çocuğunuzla birlikte çok keyifli zamanlar geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92365</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f768d9a3-5de8-4c42-b83a-ae105a87ec14.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünme ve Hafıza Becerisi (5+ Yaş) - Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri- 
Düşünme ve Hafıza Becerisi- 5+ Yaş 
(MEB Okul Öncesi Programı Kazanım Sırasına Göre Hazırlanmıştır) 
 
Çocuklarımızın eğitimi ailede başlar. Okul öncesi dönemde çocuklarımızın, büyük ve küçük kasları gelişmektedir. Yapılacak çalışmalar ve etkinlikler, bu kasların en iyi şekilde gelişmesini sağlar. Günlük eğitim planında, okuma yazmaya hazırlık ve diğer etkinliklere yer verilmesi, okula hazırlanan çocuğa önemli katkılar yapar. Büyüyorum Öğreniyorum Okul Öncesi Etkinlikleri Serisi; çocuklarımıza, okul için gerekli bilgi, beceri ve yeterlilikleri kazandırmayı amaçlamaktadır. Kitaptaki etkinliklere başlamadan önce makas, boya kalemi, silgi gibi eşyaları yanınıza alın. Yönergeleri okuyun ve çocuğunuza, gördüğü sayfalar hakkında ne düşündüğünü sorun. Çalışmaları birlikte yapın. Bütün kitabı bir seferde bitirmeye çalışmayın. Her gün belli sayıda etkinlik yapmak, ertesi gün için çocuğun heyecanını artıracaktır. 
Düşünme ve Hafıza Becerisi kitabında; 
• Gerçek ile gölgeyi ayırt etme 
• İki resim arasındaki farkı bulma 
• Benzerlerin içinden farklıyı bulma 
• Resimdeki eksikleri tamamlama 
• Yarısı verilen nesneyi tamamlama 
• Büyüme evrelerini tanıma 
• Taşırmadan boyama yapma 
• Labirent bulma 
• İfadeleri tanıma 
• Canlı, cansız ayırımı yapma gibi pek çok etkinliğe yer verilmiştir. 
Eğlencenin eksik olmadığı kitaplarımızdaki etkinlikleri yaparken çocuğunuzla birlikte çok keyifli zamanlar geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92366</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/947b40e1-120f-4847-9338-02cfc37bbdd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaldıracaktaş</image:title>
            <image:caption>Endüstriyel toplumun oluşturduğu ‘insan’ yığınları içinde, her sınıftan kişiliklerin iç içe geçmiş ‘denetleyemedikleri’ yaşamlarından çok uzak bir dünyada “öz varlıklarını” sorgulayan ‘’beş insanın’’ yine endüstriyel bir topluma göndermek üzere hazırladıkları küçük bir çocuğun üzerinden, “olması gereken endüstriyel toplumun’’ parodisini yapmaktadırlar. 
 
Ancak bunun gerçekleşmesi mümkün müdür? Bu soru havada kalır, cevaplanamaz. Ayrıca “var olma” nedenlerini sorgulamaya başlamış kimselerin, aydınlanma ile yerinde sayma arasındaki bunalımını, “aydınlanma” çizgisine taşımayı amaçlayan bu evrensel yapıtta; “yüzeysel gelişen felsefi diyalogların ardındaki ‘şiirsel derinlik&apos;, okuyucuları roman kişileriyle değil, eserin bütünüyle özdeşleştirmesi yoluna gidiyor...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92367</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e87e3cbd-9ef8-46b7-b882-caade213da3e.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Top Dondurma</image:title>
            <image:caption>Güneş ışıkları pencerelerden içeri süzülüyordu.  Sanki, yazın gelişini müjdeliyordu. 
Tam bu sırada Gamze’nin aklına yazı anımsatan en tatlı şey, dondurma, gelmişti. 
 
Bu hikâyede yazar dondurma seven tüm çocukları ve çocuk kalanları tatlı bir anıya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92368</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b3db154-60c9-4a35-a296-a302bd6c6ac8.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Nefes Arasında</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin en genç tıp dekanından 
ilk ve son nefes arası anılar! 
 
 
İnsan hayatının başlama anı konusunda farklı görüşlere sahibiz. Kimimiz anne rahmine düşme anını veya fetüste ilk kalp atımının görüldüğü anı hayatın başladığının belirtileri gibi algılar ama bana göre hayat ilk nefesle başlar. Bebeğin kalbi anne karnında atmaya başlamakla beraber bebeğin dünyada yaşama adım atması ilk nefesle gerçekleşir. 
Bebek annesinden doğduğu anda sinir sistemi, farklı bir sıcaklık ve ortama çıktığını algılar, ilk nefesin içeri çekilmesi uyarısını beyne gönderir. İlk nefes çekildikten on saniye içinde kalp, akciğer ve bebeğin annesiyle bağlantısını sağlayan karın damarlarında çok hızlı değişiklikler olur. Akciğerlere giden damarlardaki direnç düşer ve damar kapasitesi genişler. Akciğerlerdeki su hızla emilir. Bebeğin oksijenlenen kanı, karnından anneye bağlanan damarların büzülmesini tetikler. Kan sol kalbe dönüp basıncı arttırdığında, anne karnında bebeğin kalbinde var olan deliğin kapanmasına neden olur. Ve hayat başlar… 
 
*** 
 
Bu muhteşem olay dünyada her saniyede dört kez yaşanıyor. Geçenlerde doğum hadisesinin ve ilk nefesin mucizevi süreçlerini doksan bir yaşındaki anneanneme anlattığımda o temiz kadının gözleri doldu ve tahmin edebileceğiniz tepkiyi verdi. 
Her geçen saniye doğanlardan daha az sayıda insanın nefesi durur. Hayatın kısalığını anlatmak için “iki ezan arası” ifadesi kullanılır. Aslında en doğru ifade “İki nefes arasında”. İlk ve son nefes...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92369</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d10d80c-8199-4d9b-b4fa-c4f787d8e5c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İmzanız Var</image:title>
            <image:caption>BİR İMZANIZ VAR 
 
İmza Kullanımında Altın Kurallar 
 
 
“Bu eser, insanların günlük hayatta ‘Bir imza nedir ki?’ diyerek küçümsediği imza konusunda, riskli durumlarda neler yapılması gerektiğini göstermekte ve bizlere rehber olmaktadır. Hayatımızın birçok dönüm noktası bir imzayla başlar ya da bir imzayla sona erer.” 
Prof. Dr. Şeref Ertaş 
 
“Bu kitap, bir belgeye imza atarken çok yönlü düşünmenin gerektiğini anlatıyor ve yasanın sorumlu kabul ettiği her kişiye hitap ediyor. Basit bir karalama yazısı gibi görünen imzanın önemi ve değeri yanında ağır sorumlulukları olduğunu da açık bir şekilde ortaya koyuyor.” 
Emekli Hakim - Avukat Turan Ateş 
 
“İmzanın hayatımızdaki yeri ve önemini ibret dolu yaşanmış hikâyelerle işleyen kitabı herkese tavsiye ederim. Bu kitap imzadan kaynaklanan riskler konusunda okuyucuya çelik zırh giydiriyor.” 
Yazar - Danışman Tarkan Karabel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92370</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8eddb40-ede8-45bc-b171-5f2ccf4d69b0.jpg</image:loc>
            <image:title>İkindiyle Gelen Sağlık</image:title>
            <image:caption>Günün stresinden uzaklaşmak, daha enerjik bir bedene sahip olmak, kaliteli uykuya hazırlanmak için kolay uygulanabilir öneriler!
Dantel perde pencereden gelen yaz esintisinde hafifçe salınırken, öğleden sonranın rehaveti geçmeye başlar. Mutfaktan gelen pekmezli, tereyağlı, süt kaymaklı, armutlu tartın kokusu, ıhlamurlu, karanfilli çayın kokusuyla karışır. Kavak ağacına toplaşmış serçeler coşar. Odada bir lavanta, gül kokusu… Çaylar kırmızı karanfilli porselen fincanlara konurken, bir dostla, ahbapla evin en sakin, loş yerine çekilirsiniz. Bir gün daha geride kalıp akşama hazırlanırken, kaygı, öfke bizden uzakta, bir huzur, bir sükûn parçasıdır ikindi…

İkindi, bu tadına doyulmaz romantikliğinin yanında sağlığımız açısından da büyük önem arz eder. Çünkü bedenimizin mükemmel bir ritmi vardır ve her saatin beden için anlamı ayrıdır. Bedenimizin gün içindeki 24 saatlik ritminde, özellikle kronik hastalıklar açısından kritik öneme sahip hormonlar dalgalanmalar gösterir. Bu hormonlardan biri de stres hormonu olan kortizoldür. Özellikle kronik stres durumunda böbreküstü bezinden kontrolsüz ve yüksek miktarda kortizol salınır. Ve ne yazık ki kortizol kanımızda uzun süre yüksek miktarlarda kaldığında artık bizi tehdit etmeye başlar. Kan basıncımızı yükseltir, kilo almamıza neden olur, mide ve bağırsak şikâyetlerine yol açar, cildimizin yapısını bozar, bizleri şeker hastası yapar. Kronik iltihap sürecini tetikleyerek bedenimizdeki hemen her sistemi bozar, bağışıklık sistemimizi zayıflatır… Kortizol kanımızda sabah saatlerinde en yüksek seviyelerdedir. Ve normal olarak ikindide stres hormonumuz sabah saatlerine göre azalır ve gece saatlerinde en düşük seviyelerine ulaşır.

İşte bu kitabın yazılma amacı tam da budur. O güzelim ikindi vaktine özel öneri, bitki çayı, yemek tarifleri ve aromatik yağlarla vücudun ‘normal’ ritmine yardımcı olmak, onu desteklemektir. Çünkü bu sağlandığında sizi başka güzellikler bekler:
Daha enerjik ve canlı bir bedene sahip olursunuz, konsantrasyonunuz artar.

Kas gücünüz artar, enerjiniz tazelenir, akşama yorgun girmezsiniz.
Günün o zamana kadarki stresinden uzaklaşırsınız.
Duygusal açıdan daha dingin, sakin ve huzurlu; kaliteli bir uyku için kendinizi hazır hissedersiniz.
Özetle sağlık ikindiyle geliverir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92371</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd887388-4c41-46b2-9e52-2e8a545a92c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Umudum Gökyüzü Kadar</image:title>
            <image:caption>Sabret, gökkuşağının açması an meselesi...
Sahi sevgi neydi?
Hangi yılda ya da ayda kaldı?
Beklediğimiz miydi yoksa terk ettiğimiz mi?
Geç kaldığımız mıydı, umutla beklediğimiz mi?
Belki bir şiir arasında sıkışıp kaldı, belki de kapağı tozlanmış bir kitabın arasında.
Yine de aslolan, içindeki sevgiyi gerçekten bulabilmekte ve umudunu hiç yitirmemekte saklıydı...
Unutma.
Pes etmek, vazgeçmek, umudunu yitirmek...
Bunları arkanda bırakıp, yeni güzelliklere merhaba deme vakti artık...
Çünkü hiçbir şeye yenilmeyen umudumuz gökyüzü kadar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92372</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d4a29d5-8105-4990-8e24-5e2443f61ef7.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Özlemekle Başlar Bütün Yolculuklar</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı okudukça sadece kendinizle değil, başkalarında saklı kalmış hatıralarınızla da buluşacaksınız.
“Yeniden sevebiliyor insan. Yeniden kalbini birine yuva yapabiliyor. İnsan yıpransa da tekrar ‘seviyorum’ diyebiliyor. ‘O’nun için yazdım’ derdim bu kitabı hep. Ama gerçekten ait olana, sevmeyi bilenlere yazdım. Senden daha güzel sevebilecek olana.”
Sevmek adına çıkılan yolculukta mesele yolculukla kalmak değil zamanla yola dönüşebilmektedir. Enes Çelik, Seni Özlemekle Başlar Bütün Yolculuklar’da sevginin üzerindeki örtüyü yazılarıyla kaldırıyor ve gözler önüne seriyor. Bu kitabı okudukça sadece kendinizle değil, başkalarında saklı kalmış hatıralarınızla da buluşacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92373</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/052476e6-8d24-44b2-b6a7-6acdcb94ed36.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Yarım Bırakır Sen Ellerimi Tut</image:title>
            <image:caption>Tırmanmak bize göre değil, başımızı kaldırınca gökyüzünü görmek yeter bize.
Kara geceler umudumu söküyor, yarınlara inancım ol.
Karanlığı bölen gün ışığı, gecemi sabaha bağlayan manidar vakitlerim ol.
Ben yarım kalmayı öğrendim hayattan, birlikteyken yarım olmayı öğretelim dünyaya.
Yükseklik korkuma armağan düşüşlerim ol, diplerde tutunalım.
Tırmanmak bize göre değil, başımızı kaldırınca gökyüzünü görmek yeter bize.
Azla yetinmek değil bu, çok olmaktan korkmak.
Çokluk uğramasın, yetebiliyorken biz bize.
Hayatın karmaşasıyla gelen umutsuzluklar karşısında, dupduru bir inançla duran yürekli bir kalemden, hala tertemiz sevebilmeye inanan güzel yüreklere bir armağan…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92374</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/449ecd61-634d-4035-ad3d-496ec306df88.jpg</image:loc>
            <image:title>Edom</image:title>
            <image:caption>Siyonist Yahudi’nin dünya hâkimiyet planının şifreleri bu kitapta.

Yahudiler tarihleri boyunca Türklerden gördükleri mürüvvet ve ihsanın bir benzerini, başka hiçbir milletten görmediler. 15. asrın sonundan itibaren kitleler halinde Türk yurduna iltica eden bu kavim, Osmanlı sancağı altında şahane hür yaşadı. Haham Zarfati’nin de dediği gibi Yahudiler, Osmanlı mülkünde, Hristiyan toplumlarda maruz kaldıkları mosmor ve kıpkızıl dövülmelerle muhatap olmadılar, en iyi elbiselerini giydiler, inanç ve ibadetlerini yaşamakta serbest oldular.

Buna rağmen tüm dünya Siyonist Yahudileri için Türkler, her daim yok edilmesi gereken gog ve magog yani ye’cüc ve me’cüc olarak görüldü. Onlara göre kuzeyden gelecek ve İsrailoğullarını yok edecek millet şüphesiz Türklerdir, zaman, ihsana vefa zamanı değildir. Türkler, Siyonist Yahudilerin üç aşamalı dünya hâkimiyet planının önündeki en büyük engeldir. Bu yüzden Türkiye kademeli bir şekilde işgal ve yok edilecek olan Edom ülkesidir. Elinizdeki bu eser, Siyonist Yahudi’nin dünya hâkimiyet planının şifrelerini, tarihi bir bakış açısıyla ortaya koymakta ve Müslüman Türk gencine bu manada tarih şuuru aşılamayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92375</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ae8f7b3-5f09-4b05-808e-f92d099dfbf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihe Yön Veren Bilginler (10 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Geçmiş zamanda kimler yaşadı, neler yaptılar ve neden bu kadar zaman geçmesine rağmen yine de onların isimlerini unutmuyoruz diye düşünüyor musunuz hiç?
Acaba tarihe yön veren bilginler nasıl insanlardı, neler yaşamışlardı ve kimdi onlar?
İşte bu kitaplar size geçmişimizin önemli isimlerinin hayatlarını anlatıyor. Kimler yok ki; Ahmed Yesevî’den Mevlana’ya, Yunus Emre’den Piri Reis’e…
“Tarihe Yön Veren Bilginler”le tanışmanın tam da sırası…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92376</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fea76bff-926f-46bd-80f5-058a2e42ef51.jpg</image:loc>
            <image:title>Afacanlar Macera Peşinde (10 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Burası bizim mahalle ve biz de afacan arkadaşlarız. Batuhan, Çınar, Defne ve ben yani Barış. İkiz kardeşlerimi saymıyorum bile onlarla hikâyenin içerisinde tanışacaksın zaten. Görsen çok matrak çocuklar. Gerçekten de çok acayip bir mahallemiz var. Aynı zamanda da sıcacık dostlukların olduğu, birbirini seven insanların yaşadığı yaz güneşi gibi ısıtan bir mahalle. Mahallenin afacan çocukları yani bizler birbirinden eğlenceli ve bir o kadar da heyecanlı maceralar yaşıyoruz. Seni de bu maceraya davet ediyoruz.
Haydi, ne duruyorsun! Afacanlara katılmanın tam da zamanı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92377</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbe2045e-8f47-4adc-b2f5-5d6b163f57d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşi Krallık Serisi</image:title>
            <image:caption>Savaşı kim kazanacak? İntikam mı yoksa idealler mi galip gelecek? Düşman ve müttefikin, iyi ve kötünün, ölüm ve yaşamın iç içe geçtiği, tansiyonu yüksek ve şaşırtıcı bir maceraya hazırsanız Vahşi ile Uygar sizleri bekliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92379</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1f5136b-2d28-42db-9d9a-c71a15fa47f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortaçağ&apos;da İslam Mutfağı</image:title>
            <image:caption>Islâm’ın ilk günlerinde Araplar neler yiyorlardı? Arap mutfağı Perslerden, Bizans’tan, Romalılardan, Çin’den, Hindistan’dan, Türklerden, irili ufaklı onlarca medeniyetten, toplumdan nasıl ve hangi boyutlarda etkilendi? Zengin Abbasi mutfak geleneğinden değişip dönüşerek de olsa günümüze kadar uzanan, Avrupa mutfağını da etkileyen özellikler neler olabilir? Elimize yazılı olarak ulaşan binlerce Ortaçağ tarifinin akıbeti nedir?...

Lilia Zaouali bunlar gibi soruların peşine düşerek sadece yemek tariflerinden oluşan bir kitap sunmakla kalmıyor, kapsayıcı bir tarih anlatısıyla dönemin yemek kültürü üzerine esaslı bir bilgi kaynağı da oluşturuyor. Kuzey Afrika’dan Bereketli Hilal’e ve ötelere uzanan geniş bir coğrafyada kullanılan mutfak eşyalarına, baharatlara değinen; gelenek ve göreneklerin sofra üzerindeki etkisini ele alan; gerek saraylardaki gerek evlerdeki yemek alışkanlıklarına göz atan; kültürler arasındaki yoğun etkileşimi sergileyen Zaouali ufuk açıcı ve zenginleştirici bir eser ortaya koyuyor.

Ortaçağ’da İslâm Mutfağı, karmaşık pişirme teknikleri ve geniş yemek yelpazesiyle dönemin Avrupa mutfağına göre katbekat gelişmiş Ortaçağ Arap mutfağını daha yakından tanımak, hatta belki sofralarımıza misafir etmek için eşsiz bir kaynak. “İslâm dünyası, dünyanın en zengin Ortaçağ yemek literatürüne sahiptir. 1400 öncesi Arapça yemek kitaplarının sayısı, bu ciltlerin geniş hacminden de anlaşılacağı üzere, dünyanın tüm diğer dillerindeki yemek kitaplarının toplamından fazladır.”

Charles Perry</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92380</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5576f367-9171-430b-81c1-7c9d3c7feebe.jpg</image:loc>
            <image:title>Harro ile Libertas</image:title>
            <image:caption>“Elimden geleni yaptım, son ana kadar ve kendi fikrim uğruna ölüyorum, bir başkasının fikri uğruna, bir düşmanın fikri uğruna değil. Biliyorum ki benim fikrim, bizim fikrimiz kaza- nacak, küçük öncü olarak bizler düşsek bile. (...) Alman halkı en beterinden esirgensin isterdik. Küçük grubumuz dimdik ve cesurca mücadele etti. Özgürlük için cehdettik ve korkak değildik. Hepinize teşekkür ediyorum! Son ana kadar kuvvetli olalım!” Nazi iktidarına karşı yürütülmüş bir direniş mücadelesi...

Yasa dışı bildiri dağıtarak, anti-faşist müttefik güçler için istihbarat toplayarak, hayati tehlikede olanlara yardım ederek rejime dire- nen, daha sonra “Kızıl Orkestra” diye adlandırılacak bir grup... Son derece esnek, karmakarışık bir ilişki ağı: Muhafazakârlar, milliyetçiler var, liberaller, sosyal demokratlar, komünistler var, belirli bir siyasi fikre bağlı olmayanlar var. Aristokratlar, akade- misyenler, sanatçılar, memurlar, subaylar, işçiler var. Yaşlılar var, gençler var.

Kadınerkek, yaklaşık yarı yarıya. Direniş ağının merkezinde, ikisi de milliyetçi-muhafazakâr aile ve muhitlerden gelen tutkulu bir genç adam ve tutkulu bir genç kadın yer alıyor: Kitaba adlarını veren Harro ile Libertas. Direniş hikâye- si, ikisinin aşk hikâyesiyle iç içe geçiyor. Harro ile Libertas, bu trajik hikâyeyi, geniş bir dokümantasyona dayanarak, roman gibi anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92381</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/199b5836-fd65-4865-81a2-4d73ce704832.jpg</image:loc>
            <image:title>Almanca Aile Birleşimi Ve A.1.1/A.1.2 Dil Seviyesi İçin Ders Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Aile Birleşimi ve A1 (A1.1/A1.2) Dil Seviyesi İçin Ders ve Alıştırma kitapları olmak üzere iki kitap şeklinde hazırlanmıştır. Ders kitabında Aile Birleşimi ve A1 dil seviyesi için gerekli olan bütün konular ile dilbilgisi kuralları detaylı bir biçimde ele alınmaktadır. Konularla ilgili alıştırmalar ayrı bir kitapta alıştırma kitabı şeklinde verilmektedir. Kitaptaki konular, konuların işlenişi, kapsamı, alıştırmalar, alıştırma şekilleri tamamen bu konudaki kurs ve sınavlara göre hazırlanmıştır. Dolayısıyla bu kitaplara çalışarak sınava hazırlanan adaylar sınav konularına doğrudan aşina olacaklardır. Aile birleşimi kurslarıyla aynı konular üzerinden ilerleyen ders kitabı, daha kolay ve çabuk ilerleme gösterilmesini sağlayacaktır.  
Aile Birleşimi, Almanya’da yaşayan kişilerle evlenen vatandaşlarımızın Aile Birleşimi vizesi alarak Almanya’ya eşlerinin yanına gitmesidir. Aile birleşimi yapabilmek için belli bir seviyede dil bilme şartı aranmaktadır. Aile Birleşimi vizesi almak için A1 seviyesinde Almanca bilmek gerekir. Bunun için çeşitli kuruluşlar tarafından dil kursları verilmektedir. Söz konusu dil kurslarının bazılarında Almanya’da yazılan kitap ve materyaller kullanılmaktadır. Bunun dışında özel kursların kendine özgü materyalleri de söz konusudur. Almanya’da yazılan kitaplarla Almanca öğrenirken birçok sorun ortaya çıkmaktadır. Bu kitaplar sadece Almanca yazıldığı için temel düzeyde dil öğrenen kişi zorluk çekmekte ve çoğu yeri tam olarak anlayamamakta, anlayamadığı için de gelişme gösterememektedir. Dolayısıyla bu kitap Türkçe bilenler için özel olarak hazırlanmıştır. Bu özelliği ile Aile Birleşimi kursları için yazılan ilk ve tek kitap niteliğindedir. Diğer önemli bir özelliği ise Aile Birleşimi sınavının konuları ve bütün özellikleri göz önüne alınarak hazırlanmış olmasıdır. Ders kitabı A1.1/A1.2  seviyesi için gerekli olan bütün konuları içermekte ve kitaptaki konular sınavda istenen dört dil becerisi göz önüne alınarak işlenmektedir. Kitapta yer alan konular basitten zora doğru ilerlemektedir. Her konunun başında konuyla ilgili sözcükler ve ifadeler verilmekte, konu ele alındıktan sonra gramer kısmında örneklerle konuda geçen dil bilgisi kuralları açıklanmaktadır. Alıştırma kitabında ise her konuyla ilgili çok sayıda alıştırma ve bu alıştırmaların cevapları yer almaktadır. Konular ele alınırken bütün sözcük, ifade ve cümlelerin Türkçesi de verilmektedir. Ayrıca bütün sözcük ve ifadeler kitabın sonunda da yer almaktadır. Bununla birlikte kitapta Aile Birleşimi sınavıyla ilgili bilgiler de verilmektedir. Kısacası Aile Birleşimi sınavına hazırlananlar için gerekli her şey kitapta yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92382</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f2e126a-64fc-46cb-8981-cce8632e5ee9.jpg</image:loc>
            <image:title>Almanca Aile Birleşimi ve A.1.1/A.1.2 Dil Seviyesi İçin Alıştırma Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Aile Birleşimi ve A1 (A1.1/A1.2) Dil Seviyesi İçin Ders ve Alıştırma kitapları olmak üzere iki kitap şeklinde hazırlanmıştır. Ders kitabında Aile Birleşimi ve A1 dil seviyesi için gerekli olan bütün konular ile dilbilgisi kuralları detaylı bir biçimde ele alınmaktadır. Konularla ilgili alıştırmalar ayrı bir kitapta alıştırma kitabı şeklinde verilmektedir. Kitaptaki konular, konuların işlenişi, kapsamı, alıştırmalar, alıştırma şekilleri tamamen bu konudaki kurs ve sınavlara göre hazırlanmıştır. Dolayısıyla bu kitaplara çalışarak sınava hazırlanan adaylar sınav konularına doğrudan aşina olacaklardır. Aile birleşimi kurslarıyla aynı konular üzerinden ilerleyen ders kitabı, daha kolay ve çabuk ilerleme gösterilmesini sağlayacaktır.  

Aile Birleşimi, Almanya’da yaşayan kişilerle evlenen vatandaşlarımızın Aile Birleşimi vizesi alarak Almanya’ya eşlerinin yanına gitmesidir. Aile birleşimi yapabilmek için belli bir seviyede dil bilme şartı aranmaktadır. Aile Birleşimi vizesi almak için A1 seviyesinde Almanca bilmek gerekir. Bunun için çeşitli kuruluşlar tarafından dil kursları verilmektedir. Söz konusu dil kurslarının bazılarında Almanya’da yazılan kitap ve materyaller kullanılmaktadır. Bunun dışında özel kursların kendine özgü materyalleri de söz konusudur. Almanya’da yazılan kitaplarla Almanca öğrenirken birçok sorun ortaya çıkmaktadır. Bu kitaplar sadece Almanca yazıldığı için temel düzeyde dil öğrenen kişi zorluk çekmekte ve çoğu yeri tam olarak anlayamamakta, anlayamadığı için de gelişme gösterememektedir. Dolayısıyla bu kitap Türkçe bilenler için özel olarak hazırlanmıştır. Bu özelliği ile Aile Birleşimi kursları için yazılan ilk ve tek kitap niteliğindedir. Diğer önemli bir özelliği ise Aile Birleşimi sınavının konuları ve bütün özellikleri göz önüne alınarak hazırlanmış olmasıdır. Ders kitabı A1.1/A1.2  seviyesi için gerekli olan bütün konuları içermekte ve kitaptaki konular sınavda istenen dört dil becerisi göz önüne alınarak işlenmektedir. Kitapta yer alan konular basitten zora doğru ilerlemektedir. Her konunun başında konuyla ilgili sözcükler ve ifadeler verilmekte, konu ele alındıktan sonra gramer kısmında örneklerle konuda geçen dil bilgisi kuralları açıklanmaktadır. Alıştırma kitabında ise her konuyla ilgili çok sayıda alıştırma ve bu alıştırmaların cevapları yer almaktadır. Konular ele alınırken bütün sözcük, ifade ve cümlelerin Türkçesi de verilmektedir. Ayrıca bütün sözcük ve ifadeler kitabın sonunda da yer almaktadır. Bununla birlikte kitapta Aile Birleşimi sınavıyla ilgili bilgiler de verilmektedir. Kısacası Aile Birleşimi sınavına hazırlananlar için gerekli her şey kitapta yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92383</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cce3ae64-f005-42ce-93a7-94b71c1e2650.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanetli Kral - Peri Halkı Serisi 2. Kitap (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Jude, bir fani olarak kendini Periler Diyarı’na kabul ettirmeyi sonunda başarıyor. Üstelik zalim prens Cardan’ı kral yapıp, onu kendine bağlayarak. Ancak bir yıl bir gün sürecek gölge iktidarı tehlikelerle örülü. Küçük kardeşi Oak’ı korumalı ve entrikalarla dolu taht kavgalarından sağ salim çıkmayı başarmalı. Ama bu, sandığı kadar kolay görünmüyor; bir taraftan Yüce Kral Cardan’ı ve ona karşı hissettiği karmaşık duygularını kontrol etmek, diğer taraftan sürekli değişen ittifaklara karşı uyanık olmak zorunda. Öz babasının katili General Madoc ve taht için her türlü ihaneti göze alan Balekin ile Sualtı Kraliçesi onun ufak bir hatasını bekliyor. Daha da kötüsü, nefesini ensesinde hissettiği beklenmedik ihanete karşı da hazırlıklı olmak zorunda. 
 
Bir zamanlar uzun gibi gelen bir yıl bir günlük süre artık bitmek üzere. Jude hem kendi hem sevdiklerinin hayatı için savaşmak, her zaman güçlü olmak zorunda; yorulmadan, art arda, daha güçlü vurabilmek için...  
 
Çoksatan yazar Holly Black’ten, Peri Halkı Serisi’nin ikinci kitabı Lanetli Kral... İktidar mücadeleleri ve entrikalarla dolu bir peri masalı. 
 
“Holly Black gerçek bir Periler Kraliçesi.” 
Victoria Aveyard</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92384</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dda3e471-3e3f-4eae-b41d-d625078037c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Filozof Baran</image:title>
            <image:caption>• Farklı Açılardan Değerler 
• Her bölüm için hazırlanmış 
FELSEFE ETKİNLİK DOSYASI! 
 
Filozof Baran sorduğu sorularla ve ele aldığı ikilemlerle dört evrensel değere, dört farklı bakış açısı getiriyor! Filozof Baran’ı okurken Farklılıklara Saygı, Empati, Hoşgörü, Özgürlük hakkında bilgilerini sorgulayacak, öğrendiklerine çok şaşıracak ve yeni düşünceler geliştireceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92385</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caca5839-e099-405c-bf08-947cdbb3b8bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bayan Geveze</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92386</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff7c8ac7-b0b2-4763-82bd-3cdc63d5b02d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Kocaburun</image:title>
            <image:caption>Bu küçük “Bay ve Bayanlar“ 1971’den beri 22 farklı dilde 100 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde“. Bu sevimli kitaplar başlıklarda geçen karakterlerin etrafında gelişiyor. Geçen olayların sonunda çoğu kendilerini değiştirecek bir deneyim yaşıyor ve başlarından geçenler komik bir dille anlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92387</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/122fb340-7072-40e6-8057-63af1000675a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalp Ne İsterse O Olur - 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hayatı boyunca “Çulhaların kızı” olarak tanınanŞeyda Çulha, kendisinin asla bir birey olarak yaşamını sürdüremeyeceğini düşünmektedir. İçinde beslediğibüyük öfkeyi sadece buz pateni yaparak ve Yağız’ı izleyerek atar. Bir gün Yağız karşısına dikilip onunla uzun bir seyahate çıkmasını istediğinde bir kez olsun kendi hayatını yaşayabileceğini düşünerek bu teklifi kabul eder.

O, uzaktan izlemelere doyamadığı tablosunu keşfederken ressamın son eserini hazırlamakta olduğunun farkında değildir. Gerçeklerle yüz yüze geldiğinde ise kendini sondan yeni bir başlangıç yaratmaya çalışırken bulacaktır.Fakat unutmaması gereken bir şey vardır; günün sonunda kalp ne isterse o olacaktır.

Meryem Nart’tan #Varmısın okurlarını heyecanlandıracak ve onları unutamayacakları bir serüvene çıkaracak bir kitap:Kalp Ne İsterse O Olur.

“Karanlığın arasından aydınlanan güzel bir ışık.Kalbini ısıtan güzel bir gülümseme. Ruhuna değen ela bakışlar. Ona doğru çekildiğin güzel bir ten. Gözlerimi yakan ama yine de kendine baktıran bir adam. Yağız Kahraman.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92388</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/531a85bc-6a49-4033-97b0-337a7f7e758d.jpg</image:loc>
            <image:title>Müjde, Mavi Uçurtma (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Ey Kırklar Dağı’nı kıskandıran kadın!” diye bağırdı Serhat. Bu ses etrafta yankılandığında Mızgin’in içi bir anda canlandı. Gözlerinde biriken yaşlar, uzun bir aradansonra bu kez mutluluk için akıyordu. On Gözlü Köprü, birbirine var gücüyle koşanbu iki âşık için yapılmıştı sanki. Dicle Nehri’nin yükselen suyu daha da gür akmaya başlamışken sımsıkı sarıldı Serhat, Mızgin’e. Yüzünde güller açan kadınıniri siyah gözlerine bakarak mırıldandı: “Mezarımı güldüğün yere ser.” 
Duyduğu bu cümle karşısında susamayanMızgin cevap verdi: 
“Güldüğüm yer nefes aldığın yerdir.” 
 
 
Müjde, Mavi Uçurtma’da Serhat ve Mızgin’in Mezopotamya&apos;nın altın renkli topraklarından 
başlayıp Akdeniz&apos;in mavi sularına uzanan aşklarınınhikâyesini okuyacaksınız. 
 
Mavi Uçurtma’nın birçok hayatın müjdesi olmak içinnasıl yükseldiğine şahit olacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92389</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f815df8c-62b8-4116-aeea-7d0dacd188a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Kalp Kırılır (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu yaşına dek kendi başına ayakta kalmayı başarmış olan Beyah’nın tek isteği geçmişi ardında bırakıp hayal ettiği geleceğe adım atmaktır.
Ancak beklenmedik bir olay tüm planlarını altüsteder ve Beyah yaz aylarını geçirmek üzere Teksas’ta bir yarımadada yaşayan, neredeyse hiç tanımadığı babasının yanına gitmek zorunda kalır.
Oradaki günlerine sabırla katlanıp kendi yoluna gideceği anı beklerken yeni komşuları Samson’la tanışır.
Görünürde benzer hiçbir yönleri olmayan Samsonve Beyah, birbirlerini keşfederlerken hikâyeleri yalnızca bir yaz kaçamağı olarak mı kalacaktıryoksa bunun ötesine geçecek ve yaklaşan akıntı kalplerini açıklara mı sürükleyecektir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92390</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e60de869-5e23-4367-9230-ea22a6bae734.jpg</image:loc>
            <image:title>Datça’dan İpsala’ya</image:title>
            <image:caption>Datça’nın badem kokulu havasını solumak, İstanbul’un konaklarında yaşamak, Bursa’nın tarihi dokusunu hissetmek, Birgi’nin mistik ortamından etkilenmek, Çeşme’nin altmışlı yıllarını anımsamak, Hollanda’nın tahta nalınlarıyla dolaşmak; İpsala’nın sevecen insanlarını tanımak isteyenler... Datça’dan İpsala’ya miş’li Geçmiş Zamanlar’ı okurken, kendinizi bu güzelim coğrafyaların büyülü atmosferlerinde dolaşırken bulacak; “miş’li geçmiş zamanlar”a doğru unutulmaz bir gezintiye çıkacaksınız... 
Datça’dan İpsala’ya miş’li Geçmiş Zamanlar, Zühal İzmirli ve Yücel İzmirli’nin usta anlatımlarıyla sizi bambaşka bir dünyaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92391</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54f360cb-21fd-4553-a983-8fe832cc763f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kesik Baş</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatının en şenlikli yazarlarından Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın kaleminden, “polisiye roman” türünün Türkçedeki ilk ve en başarılı örneklerinden Kesik Baş. 
Hayatta aradığını bulamayan, yaşam zorunluluklarının ağır ağır bir cendere gibi üzerindeki işkencesini artırdığı Nafiz Efendi, çareyi her akşam meyhaneye gitmekte bulur. Bir gece sarhoş halde evine dönerken, hayli derin bir kuyuya düşer. Nafiz Efendi kuyudan tek başına değil, beraberinde bezlere sarılı kesik bir başla çıkacaktır. Bu “cinai muamma”nın soruşturmasını deneyimli zabıta (polis memuru) Remzi ve yardımcısı Seyit efendiler üstlenir. Soruşturma ilerledikçe karşılarına, yeni ve daha sıkı düğümler çıkar... 
“Bu ne müthiş cinai bir muammaydı? Bir Teşrinisani tarihinde gözlerinin önünde trene binen, daha tanıdıkları bazı zatlar refakatinde Paris’e giden ve her hafta aralarında, ticaretlerinin hariçten kimsenin vâkıf olamayacağı hususiyetlerine dair mektuplar teati olunan bir adamın nasıl olur da kendisi orada sağ ve başı burada şişede bulunabilir?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92392</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0d1b828-54b2-4d0a-9f0f-44efc17b8fe1.jpg</image:loc>
            <image:title>Müşahedat</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatı çerçevesinde Esrar-ı Cinayat’la polisiyenin, Bahtiyarlık’la köy romanın ilk örneklerini veren Ahmet Midhat, Müşahedat romanında postmodern anlatıların temel tekniklerinden olan “üstkurmaca”yı kullanmıştır. Çünkü, bu romanda yazar, gazeteci, feylesof... Ahmet Midhat romanın kahramanlarından biri olarak karşımızdadır. Tıpkı çağdaşı kimi Batılı yazarların yaptığı gibi! 
Ahmet Midhat, bir bahar sabahı, Beykoz’dan Körpü’ye (Eminönü) gelirken vapurda biri yaşlı ikisi genç üç Ermeni kadına denk gelir. Genç kızlardan biri, bir ara vapurda gördüğü bir adamın yanına gidip onu tokatlamaya başlar. Olay Ahmet Midhat’ın ilgisini çeker ve gerçeklerin “peşine düşer”. 
Romanın aynı zamanda okuru da olan roman kişileri, zaman zaman kurguya müdahale ederek asıl metnin oluşmasına da doğrudan katkıda bulunurlar. Ahmet Midhat’ın “Naturalist bir roman örneği” olarak tasarladığı eseri için en önemli yargıyı Berna Moran dile getirecektir: “Dünya edebiyatında örneği görülmeyen bir teknikle yazılmıştır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92393</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d463dfd2-e164-4d43-bcf2-e617d9fa0cfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Katip Bartleby</image:title>
            <image:caption>Kâtip Bartleby, kendisine verilen görevleri yapmamayı tercih ettiğini söyleyerek çalışmanın sınırlarını pasif direnişle çizen bir öncü. İşini son derece kusursuz yapsa da günün birinde “çalışmamayı tercih eden” Bartleby’nin hikâyesi, hukuk bürosu sahibi avukatın ağzından anlatılıyor. Kafka’dan Albert Camus’ye kadar önemli yazarlara esin kaynağı olan Kâtip Bartleby, absürd edebiyatın çığır açan eserlerinden ve Amerikan edebiyatının kült yapıtlarından. 

“Bartleby paravanının arkasından kıpırdamaksızın, eşine rastlanmaz biçimde ılımlı ama gayet kendinden emin bir ses tonuyla, ‘Yapmamayı tercih ederim,’ diye yanıt verdiğinde bendeki hayreti –yok, hayır– dehşeti düşünebiliyor musunuz?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92394</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42cd3b08-1281-4068-a996-e75cd881aa88.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzeye Giden İnce Yol</image:title>
            <image:caption>Japon haiku şairlerinin en büyüğü olarak kabul edilen Matsuo Başô’nun (1644-1694) beş yolculuğunda tuttuğu notlar ve onlarla birlikte yazılan haikulardan oluşuyor Kuzeye Giden İnce Yol. Büyük usta Başô’nun yazdıklarının yanında Nobuyuki Yuasa’nın Başô ve dönemini anlatan derinlikli “sunuş”u kitabı eksiksiz hale getiriyor. Coşkun Yerli’nin ustalıklı çevirisiyle. 
“Bir Nisan’da tapınakların en kutsalını ziyaret etmek için Nikko Dağı’na çıktım. Bu dağa eskiden Niko denirmiş. Başrahip Kukai tapınağı bu dağda yaptırdığında, dağın adını Nikko, yani ‘güneşin parlak ışıkları’ olarak değiştirmiş. Kukai bin yıl sonrasını görme gücüne sahipti herhalde, bu dağ şimdi tüm tapınakların en kutsalına konak olmuş, iyiliksever kudretiyle ülkeye egemen, halkı kucaklıyor, güneşin parlak ışıkları gibi. Bu tapınak üzerine daha fazla söz etmek onun kutsallığına gölge düşürmek olur. 
İçimi bir korku sarıyor, 
güneşte parlayan 
körpe yapraklara bakarken.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92395</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71628de5-033a-4d4e-9649-e59feb023e9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Odamda Yolculuk - Odamda Gece Seferi</image:title>
            <image:caption>Xavier de Maistre (1763-1852) genç bir subayken, bir düelloya karıştığı için bir süre ev hapsinde kalır. Bu süreyi odasında eşyaları incelemekle, düşüncelere dalmakla geçirir ve bazen muzip, bazen felsefi bir dille bunları kaleme alır. Koltuğa, yatağa, çalışma masasına; tembel kahvaltılara, yalnızlığa, aylak ve kaygısız hülyaya dalışlara bir övgüdür bu. İnsanın odasından çıkmadan da başka ufuklara yelken açabileceğini okura gösterirken insanlığın yere ve zamana göre pek de değişmeyen varoluşsal dertlerine istihzayla dokunup geçer. Bu kısa metin öyle beğenilir ki, yazar yıllar sonra, bu kez mecburiyetten değil, gönüllü olarak kendisini odasına kapatıp bir de gece seferi düzenler. Bu iki yolculuğu birlikte sunuyoruz. 

“Hadi öyleyse, cesaretimizi toplayalım ve yola çıkalım.  Sizler, aşk acısıyla, dostların ihmalkârlığıyla insanların bayağılığından ve kalleşliğinden uzak evlerine kapananlar, beni takip edin.  Dünyanın tüm bedbahtları, hastaları ve can sıkıntısı çekenleri beni takip etsin! Tüm tembeller, varsın kitleler halinde ayağa kalksın! Siz, hayatının sonuna kadar dünyaya küsmüş, kendi mahrem odasına kapanmışlar, bir akşam davetinin sevimli çilekeş keşişleri, siz de gelin; yolculuğumda bana eşlik etmeye tenezzül gösterin.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92396</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/245f723e-e1e2-42e3-b375-426f1ec45750.jpg</image:loc>
            <image:title>Piramitler Ülkesinde</image:title>
            <image:caption>Piramitler... Dünyanın 7 Harikası&apos;ndan biri olan inanılmaz yapılar. Peki, piramitler nasıl yapıldı, niçin yapıldı? Bir piramidin içine girmek ister misiniz? Öyleyse, Eski Mısır&apos;a hoş geldiniz! Geçmiş zaman gezginlerimiz Doğan, Banu ve Selim, Eski Mısır&apos;a yolculuklarında yine heyecanlı bir serüvenin içinde buluyorlar kendilerini. Zaman su gibi akıp geçerken, bugüne nasıl dönecekler? Piramitler Ülkesinde, Geçmiş Zaman Gezginleri dizisinin dördüncü kitabı. 
Geçmiş Zaman Gezginleri, kahramanlarımız Doğan, Banu ve Selim&apos;in Taş Devri, Sümer Ülkesi, Dinozorlar Çağı, Eski Mısır, Buz Devri ve Orta Çağda geçen olağanüstü serüvenlerini, teknolojiden tarihe, coğrafyadan insan bilime uzanan çok geniş bir çerçeve içinde anlatıyor. 
 
&quot;Kahramanlarımız, bu yolculuklarında geçmiş zamanlar listesinden, tüm Dünya&apos;da ilgi uyandıran piramitleri seçiyorlar. Nil Nehri&apos;nin bize armağanı olan Mısır&apos;da Keops piramidinin yapımına tanık oluyorlar. Bu arada Eski 
Mısır&apos;ın gizemli dünyasında yaşadıkları maceralarla okuyucuyu bu gizemli dünyada kaybolmaya davet ediyorlar. Maceralarla dolu bu hikâye, ilköğretim öğrencilerinin tarihi eserlere farklı bir açıdan bakmalarına da yardımcı 
olacaktır.&quot; 
-      Selda Fillikçioğlu- Sosyal Bilgiler Öğretmeni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92397</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe039a60-5bb4-4a25-94e3-9b02b5e30e5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Kurşun Kalem</image:title>
            <image:caption>Kalemcik, Mert&apos;in çantasından bir parkın bankına düşmüş ve bankın tahtaları arasına sıkışıp kalmıştı. Kalemcik oradayken 50 yıl geçmiş, Dünya&apos;yı kavuran kuraklıklardan sonra bütün ağaçlar yok olmuştu. Sonra bir gün Ekin ve dedesi Kalemcik&apos;i buldular. Böylece ta Kaf Dağı&apos;na kadar giden bir serüven başladı. Şimdi 
Kalemcik, hem Dünya&apos;da kalan son kurşunkalemdi hem de Dünya&apos;ya ağaçları ve yeşil doğayı geri getirecek &quot;sihirli&quot; tohumların tek bekçisi! Çevre duyarlılığıyla hayal gücünü birleştiren, inanılmaz bir öykü... 
 
 
&quot;Artık kalemlerimiz olmasaydı dünya nasıl olurdu? 
Banu Bozdemir, bu sorunun yanıtını bizlere masalsı bir dille &apos;Son Kurşunkalem&apos;in dilinden anlatıyor. Bir kurşunkalem, elli yıl kaybolduktan sonra ortaya çıkıp tüm dünyanın yeşermesini sağlıyor. Bunu yaparken küçük arkadaşı Ekin, ona yardım ediyor. Bizce de onların bu yolculuğunu 
izlemek ve yeşilimize, dünyamıza sahip çıkmak kalıyor&quot; 
-      Seda Keçe-Türkçe Öğretmeni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92398</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/426a9cd1-f2d7-44aa-b31c-5d77882fbb48.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Kemal</image:title>
            <image:caption>Nereye gideceğim öyle mi?
 
Anadolu’ya! Senin dünkü Boğaz nöbetçilerinin, bugünkü hürriyet ve istiklâl kahramanlarının bulundukları yere!
 
Niçin gideceğim öyle mi?
 
Senin için, senin çocukların için; seni kurtarmak için, senin esîr ve mazlûm çocuklarını kurtarmak için ey İstanbul!”
Mehmed Emin Yurdakul
 
İsmini Gazi Mustafa Kemal Paşa’dan alan 1928 yılında yayımlanan bu eser Mehmed Emin’in yazı ve şiirlerinden oluşmaktadır. “Unutma ki şâirleri haykırmayan bir millet, Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir,” mısraının da müellifi olan Yurdakul, kitaba da ismini veren Mustafa Kemal şiirinde Türk milletine dönerek şu şekilde haykırmaktadır:
 
    Hayır ey milletim! Bu zelil hayat,
    Bu zincir, bu zulüm Türk için değil;
    Bu alın yazısı, bu mukadderât,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92399</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f06a5dcc-eef5-40c8-9072-0d08d2c526bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozmik Derkenar</image:title>
            <image:caption>Bu eser esasen Gürsel Dönmez’in Kozmik Mesele -Devlet ve İstihbarat Metodolojisine Giriş-  isimli, devlet felsefesi ve istihbarat üzerine yazılmış önemli eserini okurken alınan notlardan oluşuyor.
 
Gerek Kozmik Derkenâr gerekse Kozmik Mesele, modernist ve insanlık düşmanı bir dünya görüşü karşısında inşâ edilmesi mecbûriyet kesbetmiş olan “Devlet Felsefesi”nin ve “Dünya Görüşü”nün nasıl inşâ edilmesi gerektiği sorusuna verilmiş metodolojik bir cevap olarak telâkkî edilmelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92400</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8be8344d-2593-4249-99ee-d5eed6e9a86d.jpg</image:loc>
            <image:title>Boş Ders İtirafları</image:title>
            <image:caption>Buket, Ahmet, Kerem, Duru ve Mert. Aynı sınıfta olmalarına rağmen bu beş çocuk pek samimi değildir, ta ki hepsi cetvel takımlarını derse getirmeyi unutana dek. Bundan böyle onlar &quot;Cetvel Takımı&quot; olarak anılacaktır. Boş geçen bir derste birbirlerine 
başlarından geçen ilginç olayları anlatmaları, onları daha da yakınlaştıracaktır. 
Aynı anda hem güldüren hem düşündüren bu itiraflar, okul yıllarının masum endişelerine ayna tutuyor. 
 
 
&quot;Samimi, yalın ve içten satırları arasındaki neşeli hatıralarla sarıyor sizi kitap. Okurunu iyi tanıyan Renan Özdemir&apos;in bu kitabı, onlara okuma zevki ve bilinci kazandıracaktır.&quot; 
-      Merve Kılıç - Türkçe Öğretmeni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92401</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b992ced-68b4-4bc7-822f-c9940684e11a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesur Yürekli Şaşkolozlar</image:title>
            <image:caption>Güçlü, mutlu bir bekçi köpeğidir. Ancak günün birinde ansızın, sahibi Tuna tarafından yalnız bırakılır. Kendisini terk edilmiş hisseder Güçlü, işin aslı öyle olmasa da. Tuna&apos;ya küser, hatta kızar, darılır. İçinden Tuna&apos;yı aramak, onun peşinden gitmek gelse de, gururu buna engel olur ilkin. Fakat bir süre sonra, gururu kırılmadan Tuna&apos;nın izini sürebilmenin bir yolunu bulur. Ancak yalnız değildir Güçlü; köpek dostu Boncuk da yanındadır. Güçlü ve Boncuk, zaman zaman tehlikeli, zaman zaman eğlenceli anlar yaşayacakları bir yolculuğa çıkarlar; onlara bir K-9 ile bir sokak köpeği de eşlik eder. 
 
Ve macera başlar... 
 
&quot;Uzun ve sonu belli olmayan bir yolculuk... Kim için ve ne uğruna? Peki,bunu kim göze olabilir? Bu soruların yanıtlarını eskimeyen, hiç bitmeyen bir dostlukta bulacaksınız; sadık bir dostta... Güçlü de... Güçlü&apos;yü tanıdıkça Tuna&apos;nın ne kadar şanslı bir çocuk olduğunu düşünecek ve Güçlü gibi sadık bir 
dosta sahip olmak için sabırsızlanacaksınız! Dostluğun önemini ve gerçek bir dostun sıcaklığını hissedeceğiniz bir yolculuk hikâyesi için hemen okumaya koyulun!” 
-      Ayşen Beypars - Türkçe Öğretmeni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92402</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/337a1c3a-61b9-44d4-ad89-03d38287228e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıtı Pıtı Bir Kedi Olmak İstemiyorum</image:title>
            <image:caption>Ayla Hanım&apos;la Selin&apos;in kedisi Çıtı, tam bir ev kedisi hayatı 
yaşamaktadır. Yediği önünde yemediği ardındadır, rahatı 
yerindedir. Ancak Çıtı&apos;nın çok büyük kusuru vardır: Çıtı, 
kedi olduğunun bile farkında olmayacak kadar bilgisiz ve 
saftır! Ayla Hanım&apos;la Selin&apos;in, kendisinin hizmetçileri olduğunu zanneder; dışarıda bir hayat olduğunu, hatta ve hatta kendisi gibi başka kedilerin olduğunu da bilmez. Ama 
bir gün, evinin balkonuna Nit isimli bir karga konar ve Çıtı&apos;yı 
bu bilgisizliğinden kurtarır. Çıtı, daha çok şey bilmek 
isteyen bir kedidir ve dışarıdaki hayatı tanımaya kararlıdır. 
Çıtı, çıtı pıtı bir ev kedisi olduğu günleri geride bırakacaktır! 
 
 
&quot;Bir kedi olduğunuzu hayal edin. Evet, evet bir kedi; hem 
de bir ev kedisi. Korunaklı sıcak bir ev, çeşit çeşit mamalar, 
yumuşak minderler, sizi seven insanlar, kucaktan 
inmiyorsunuz.Hayattan daha ne istersiniz değil mi? 
Çalışmak yok, yorulmak yok, sorumluluklar yok. Şimdi 
tekrar düşünün lütfen. Hayat sizin için belirlenenler midir, 
yoksa sizin seçimleriniz mi oluşturur hayatı? Kedi Çıtı, 
çıtı pıtı bir kedi olmak istemiyor. Peki ya siz, siz ne olmak 
istiyorsunuz?&quot; 
-      Hafize Çınar Güner-Yaratıcı Drama Öğretmeni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92403</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3d046c5-fc9a-4402-99c8-b6362cd58ac9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağ Başında Aşk 1</image:title>
            <image:caption>&quot;Güzel seviyorsun,” dedim gözlerine bakarak. 
“Güzeli, güzel seviyorum,” dedi. 
 
İnsan yeni bir hikâyeye, biriyle tanışarak ya da yeni bir yere giderek başlarmış. Benim hikâyemde ikisi de vardı. Gittiğim yeni şehirde tanıştığım adamla hikâyem başladı. 
 
Teğmen Emre Kurt... 
 Zümrüt yeşili gözleri beni her defasında büyülüyordu. 
İçine çekildiğim derin bir kuyuydu sanki. O derin kuyu bende  keşfetme isteği uyandırıyordu. Bana doğru attığı her adım bir diğerinden daha güçlüydü ve kaçmamı imkânsız hâle getiriyordu. Sonunu göremediğim o kuyuya gözlerimi kapatıp, kendimi bırakma isteğim gün geçtikçe artıyordu. 
 
Askeriyede öğretmenlik yapmaya başladığımda, 
başıma geleceklerden bihaberdim. Abimin de görev yaptığı 
bu askeriyedeki öğretmenlik görevi, içerideki haini bulmam için 
bir araçtı.  İçimizde, kapalı kapılar ardında, ihanet eden biri vardı. Açtığım her kapı bir diğerine çıkarken; o kapılardan birinde onu bulmaktan korkuyordum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92404</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76f53290-c76b-491d-8d82-92010f985135.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Gelin</image:title>
            <image:caption>Kadının ruhu sessizliğe hapsolmuştu. Ve o, kadının sessizliğine dahi ölen, kadının ruhunu sevdasıyla iyileştiren bir adamdı. Fakat aşka giden yol dikenliydi, ayaklar kan revan içinde kalacaktı. Yol uzundu ama yürek yine de pes etmiyordu. Çocuk kalbi bir sevdaya tutulmuş ve sevdasını kendisiyle beraber büyütmüştü. Ona imkânsız gelen sevdasına bir gün kavuşacağını hiç düşünmezdi. Kaderin ördüğü ağlara bir kere takılmış ve bir daha da kurtulamamıştı. Tutulmuştu sevdanın efsununa, girmişti adamın kalbindeki zindana sonunda tutsak etmişti kendini. Adam ise bu tutsaklığa ortak oldu, ışık tuttu zindanında 
sakladığı kadına. Öptü parmak uçlarından, şifa vermek istedi dudaklarıyla. Aşk, kadının adıyla mühürlenip 
adamın dudakları arasından  kalpten bir sesle dile geldi: 
“Arya’m...” Kadının adını söylerken bile tüm aşkını haykırır gibiydi. “Sessizliğine öldüğüm kadın.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92405</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a10c9a2-e7c4-4f72-9cbc-5fcc67c729ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Annemi Çok Seviyorum</image:title>
            <image:caption>Her sabah uyandığımda, usulca giderim annemin yanına. 
Uyandırırım onu, öpücükler kondururum tatlı yanağına. Sonra birlikte harika bir gün geçiririz. 
Bize katılmak ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92406</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dde956ab-39b1-4304-820e-bc754d328d41.jpg</image:loc>
            <image:title>Boyalı Hamsi Ve Süs Balığı</image:title>
            <image:caption>Minik Hamsi, akvaryumda tek başına yaşıyor, çok sıkılıyordu. Ama günün birinde, harika bir şey oldu: Süs Balığı’yla tanıştı. Böylece sevgi dolu, tatlı mı tatlı bir dostluk başladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92407</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77a4c801-05d1-4df5-8ff5-8a3df3e724f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Harika Bir Gün</image:title>
            <image:caption>“Bugün çok işimiz var!” İki kardeş, çok heyecanlı. Çünkü Zarafet Teyze’yi ziyaret edecekler. Üstelik, geceyi orada geçirecekler. Kim bilir ne çok eğlenecekler... 
O da ne! Zarafet Teyze, yapılacak işlerin bir listesini çıkarmış. Bahçe sulama, meyve toplama, çamaşır asma... Daha neler neler. 
Ama Zarafet Teyze, en sıkıcı işleri bile eğlenceli hale getirebilen biri. Bakalım gün nasıl geçecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92408</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f1351d9-381c-45f9-aeb3-e313cce74bdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Kuşun Yeni Evi</image:title>
            <image:caption>Minik kuş, evini çok seviyor. En güzel dala konmaya, en hoşuna giden meyveyi afiyetle yemeye, dala asılı süsün çıkardığı tatlı ezgileri dinlemeye bayılıyor. 
Önündeki harika manzaraya bakıp “Evim evim, güzel evim,” diyor keyifle. 
Yakında, minik kuş ve sürüsü, uzun bir yolculuğa çıkacak. Bakalım minik kuş, yeni evine kanat çırparken neler yaşayacak? 
Yeni maceralar yaşamanın güzelliğini, değişikliklerin bambaşka mutluluklar getirebileceğini anlatan bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92409</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6534e2e3-80bc-446a-8dad-2ec4c63b5065.jpg</image:loc>
            <image:title>Canım Babacığım</image:title>
            <image:caption>Minik Ayı Puki ne zaman bir zorlukla karşılaşsa babası hep yanındadır. Puki’ye sarılır, yardım eder. Puki ve ailesi, sıra dışı bir gün geçiriyor. Önce Puki, sonra babası, ufak tefek aksiliklerle uğraşıyor. Ama Puki, ne yapması gerektiğini çok iyi biliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92410</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/836f6645-87c0-4e5e-8913-c15eda15275e.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım Pati</image:title>
            <image:caption>Benim adım Pati. Afacan bir köpeğim. Hadi, şimdi bana eşlik edin! 
Sevimli köpek Pati, çok güzel bir gün geçirdi. Oyun oynadı, ördekleri kovaladı, birbirinden lezzetli yiyeceklerin tadına baktı. Tabii ki arkadaşıyla kucaklaşmayı da unutmadı. 
Ödüllü yazar Peter Bently ve çok sevilen çizer Chris Chatterton’ın minikler için hazırladığı bu eğlenceli öyküyü çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92411</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cb6f093-64b4-4d81-be67-1f22a7c48263.jpg</image:loc>
            <image:title>İnci’nin Keyfi Yok - İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Sabah yağmurun sesiyle uyanan İnci, okula geç kaldı. Yaptığı güzel resmin üzerine su döküldü. O gün her şey ters gidiyordu sanki. İnci’nin bozulan morali nasıl düzelebilirdi? Neyse ki İnci’nin keyfini yerine getirmek için çareler çoktu… 
Çocukların gündelik hayatta karşılaştıkları önemli sorunlardan biri, sevgi dolu bir dille anlatılıyor. Ebeveyn ve öğretmenlere, keyifsizlik ve moral bozukluğuyla başa çıkma yollarını anlatan ebeveyn mektubunu da kitabın sonunda bulabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92412</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2143e9c5-21d0-44bf-8dc1-ca62715baaae.jpg</image:loc>
            <image:title>Mini Bilim - Neredesin?</image:title>
            <image:caption>Bilimle yeni tanışacak ailenin en küçük üyeleri için özel olarak hazırlanan &quot;Mini Bilim&quot; serisi çocukların gezegenimiz ve içinde bulunduğumuz evrene dair farkındalıklarını artırmak için tasarlandı.

&quot;Mini Bilim&quot; serisinin ilk kitabı Mini Bilim: Neredesin? uzay, evren, hücreler ve atomlarla ilgili merak uyandıran sorular ve yanıtlar içeriyor.

Mini Bilim: Neredesin? meraklı minikleri uzay, gezegenimiz, hücrelerimiz ve atomların dünyasına doğru müthiş bir keşif yolculuğuna davet ediyor.  Laura Ertimo’nun çocukları bilimle tanıştırmak için karmaşık konuları samimi bir dille anlattığı bu muhteşem kitaba ilgi çekici resimleriyle Sanna Peliccioni eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92413</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0edab94-be32-40ff-9a7d-43eabfa6c85f.jpg</image:loc>
            <image:title>Blacksad Cilt 1 - Gölgeler Arasında Bir Yerde</image:title>
            <image:caption>“Bazen, büroma girdiğimde, eski bir uygarlığın kalıntıları arasında yürür gibi olurum. Oraya hâkim olan dağınıklık yüzünden değil, daha ziyade bir zamanlar olduğum uygar kediden geriye kalanlara benzediği için.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92414</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/457f1ec6-4ad0-44d9-81b5-cfce3b0347b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankara Araştırmaları Dergisi - Cilt 9 Sayı 1</image:title>
            <image:caption>Derginin 17. sayısında; kentin çeşitli bölgelerinde yaşanan güncel sorunlar, yerel yönetim unsurları, kültürel bellek ve kimlik, mimarlık tarihi ve kent belleği, korunması gerekli kültür varlıkları, geleneksel kültür öğeleri, peyzaj değerleri, diplomasi tarihi gibi farklı alanlara odaklanan makaleler yer almaktadır. 
İlk makale  Saraçoğlu Mahallesi’ni bir kültür varlığı ve bellek mekânı olarak ele almakta ve konutları; literatür taramaları, gözlemler ve hayatlarının bir döneminde bu mahallede, bu konutlarda yaşamış, ulaşılabilen kişilerin tanıklıkları bağlamında incelemektedir.  Derginin ikinci makalesinde, yerel yönetimlerin hizmet alanları içerisinde yer alan kültür merkezlerinin isimlendirme tercihleri üzerinden bir çözümleme yapılmaktadır.  
Türkiye’nin en köklü mobilya merkezlerinden biri olan  Siteler mobilya üretim bölgesini ele alan bir diğer makalede, bölge için bir  ‘tasarım merkezi’ önerisi getirilmekte; dördüncü makalede  ise geleneksel kültür öğelerimizden olan kına gecesinin pek çok unsurunun gösteri ve eğlence yönünü öne çıkartacak şekilde nasıl değiştirildiği, pek çok yönünün işlevsel olarak  organizasyon firmaları aracılığıyla nasıl dönüştürüldüğünü  Hamamönü ölçeğinde incelenmektedir.   
 
Peyzaj odaklı şehirciliğin Ankara bağlamında tartışılmasını mümkün kılmak amacını taşıyan makalenin ardından yer alan çalışmada ise  İngiltere’nin,  II. Dünya Savaşı  süresince ve sonrasında İngiliz Kültür Heyeti aracılığıyla Ankara’da düzenlediği resim ve grafik, mimari, eğitim kurumları, kitap sergileri, şehircilik, mobilya, fotoğraf alanlarında  sergilerle Türkiye ile  ilişkilerini nasıl güçlendirdiği  anlatılmaktadır.   
Ulus bölgesindeki neoliberal kentsel yenileme sürecinin “makbul” kadın kurgusuna etkilerini tartışan; Haymana’daki Karahoca Köyü Camisi’nin 20. yüzyıl başlarında yapılmış olan bezemelerini inceleyen ve ve 1940-1980 arası arasında caz müziğinin Ankara’da nasıl başladığına ve geliştiğine dair tarihsel süreci inceleyen makalelerin ardından da görüş yazıları bölümünde, yazarınının Türkçe’ye çevirerek literatüre kazandırdığı çalışma ile, Sovyet edebiyatçı Lev Nikulin’in 1934 yılında Novy Mir adlı dergisinde yayımlanan, Türkiye seyahatine ilişkin notları ilk defa gün yüzüne çıkmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92415</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f94ad0c7-8b19-4f87-9f17-a4aa1c61d49f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalınayak Gen - 9 Sınırları Aşmak</image:title>
            <image:caption>Barışı sanatta arayanların elçisi: Yalınayak Gen

Ünlü manga ustası Keiji Nakazawa tarafından yaratılan ve atom bombasının etkilerine dair tarihsel bir belge niteliği taşıyan “Yalınayak Gen” serisinin, Türkiyeli okurlar tarafından uzun yıllardır merakla beklenen dokuzuncu cildi Sınırları Aşmak, tarihe tanıklık ettirmeyi sürdürüyor. 

İkinci Dünya Savaşı&apos;nda önemli bir dönüm noktası olan Hiroşima&apos;nın bombalanmasını ve atom bombası ertesinde yaşananları küçük bir çocuğun gözünden aktaran bu gerçekçi manga, otobiyografik özellikler taşımasının yanı sıra savaşın trajedisini, yaşanan acıları ve her şeye rağmen dayanışmanın önemini vurguluyor.

İnsanlığın yeni nesli için bir güç kaynağı umuduyla hayat bulan Gen&apos;in 25 dile çevrilen ve dünya çapında yankı uyandıran hüzünlü öyküsü; nükleer silahlanmaya “hayır” diyecek gücü geleceğe taşıyor, 20. yüzyılın en büyük vahşetlerinden birini unutmuyor ve unutturmuyor.

Sanat sınır tanımaz... Ben de bunu yapmak istiyorum! Dünyanın her yanından insanı etkileyecek ulusal sınırları aşacak işler!

Serinin dokuzuncu cildinde “Barış Fişeği” Gen, yine yoluna taş koyanlara karşı mücadele ediyor. Barış Anıt Kent projesi yüzünden evlerinin yıkılması ve Natsue&apos;nin ölümü, sanki Hiroşima&apos;da ve Nagazaki&apos;de yol açtığı yıkım yetmezmiş gibi, tekrar atom bombası kullanmaya hazır olan Amerika&apos;ya karşı öfke dolu bir çığlığa dönüşüyor. Bu zorlu günlerde şans eseri bir karşılaşma Gen&apos;in hayatında bir dönüm noktası oluşturuyor. Yetenekli bir sanatçı Gen&apos;i kanatları altına alarak ona resim çizmeyi öğretiyor. Sanatın sınır tanımazlığından esinlenerek yaşadıklarını sanat yoluyla ifade etmeye yönelen Gen, bir süre sonra yerel bir afiş ressamının yanında çıraklığa başlıyor. Burada, yeni patronunun ve diğer çırakların zorbalıklarıyla karşılaşan Gen, tüm baskı ve zorlamalara rağmen, hayallerinin peşinden gitmeyi seçiyor.
 
“Yalınayak Gen” efsanesinin dokuzuncu kitabı Sınırları Aşmak, sınırların olmadığı bir dünyada, bir ülkeden diğerine gökkuşağından köprüler inşa etmenin ne kadar muhteşem olacağını düşündürüyor, insanların gökkuşağından köprüleri özgürce geçip birbiriyle dostça konuştuğu savaşsız, huzur dolu bir dünya düzeni düşletiyor.
 
Gen gözlerini gökkuşağından alamıyordu...
“Gen, 20. yüzyılın en büyük vahşetlerinden birine etkili bir biçimde tanıklık eder. Kendinizi bu olağanüstü kitaba bırakın.”
Art Spiegelman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92416</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa4a5dd9-ee46-4a4a-902a-ad888d1828b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Süreç Böyle Sürüp Gidiyor</image:title>
            <image:caption>Oğlum… 
Benden aklında bir şeyler kalırsa yarına 
Sende anlatırsın beni belki evlatlarına. 
Resmimi indirirse, sakın kızma karına. 
Çünkü süreç böyle sürüp gidiyor… 
İlerde eline geçerse, bu yazdığım yazılar… 
Okuyunca belki, üzülürsün burnun sızılar… 
Koyunlar meler ama, pek aldırmaz kuzular… 
Çünkü süreç, böyle sürüp gidiyor… 
Duvarda, bir siyah resimde sana bakarım… 
Belki göz göze geliriz, için yakarım… 
Öncede böyleydim, bilirsin biraz sakarım. 
Belki de hiç bakmazsın, boynum bükerim… 
Çünkü süreç, böyle sürüp gidiyor… 
Çocuklarından biri, adım candan anarsa. 
Resmimi alıp da beni ararsa. 
Sık sık hatırlayıp sana sorarsa. 
Elinden tutup, mezarıma gelirsin. 
Sakın öldü deme, burda yatıyor dersin. 
Çocuktur etkilenir, sen de bilirsin. 
Bir de birlikte başucumda, 
Bir Fatiha okursun. Çünkü süreç, böyle sürüp gidiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92417</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84818c0b-0f91-4829-bb31-5cc7a4d6ecc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Gelen Giysiler - Mila Ve Sarp&apos;ın Matematik Öyküleri 3</image:title>
            <image:caption>Mila ve Sarp 6 yaşında çok iyi anlaşan iki arkadaş. Aynı okula gidiyorlar, aynı sokakta oturuyorlar ve okul sonrası zamanlarının çoğunu birlikte geçiriyorlar. 
 
Bu öykümüzde, Mila ve Sarp, kendilerine küçülen giysilerini ayırıyorlar. Bu iki arkadaşa, kalan giysi sayılarını bulurken yardım etmeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92418</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87352bde-c55f-4d8b-a494-96843d49c787.jpg</image:loc>
            <image:title>Viyolonsel ve Piyano için Halk Türküleri</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde Türk halk ezgilerinin, viyolonsel için piyano eşlikli düzenlemelerinin yer aldığı materyallerin sayısı oldukça azdır. Bu düşünceden yola çıkılarak hazırlanan bu kitapta, halk türkülerinin, viyolonsel eğitiminde yer alan kazanımları sağlayabilecek şekilde uyarlanması amaçlanmıştır.
 
Kitapta Mağusa Limanı, Akşam Olur Karanlığa Kalırsın, Laçin, Yağmur Yağar Taş Üstüne, Karyolamın Demiri, Ah Yalan Dünyada, Karadeniz ve Harmandalı olmak üzere toplam 8 halk türküsü yer almaktadır. Ton seçiminde halk türkülerinin geleneksel yorumları dinlenerek viyolonselde en parlak tınıyı elde edebilecek tonlar dikkate alınmıştır. Uygulamada kolaylık olması bakımından çok bemollü ve diyezli tonlara yer verilmemiştir.  Pozisyon geçişlerinde ise 1’den 9’a kadar tüm pozisyonlar kullanılmış ve tiz pozisyonların pekiştirilmesi amaçlanmıştır.
 
Kitapta yer alan 8 eserin piyano eşliklerinin bulunduğu video/ses kayıtları, kitabın adıyla açılan Youtube kanalına yüklenmiş ve her bir eserin kare kodu kitapta ilgili sayfanın başına eklenmiştir. Bu kod aracılığıyla her türlü platformdan doğrudan esere ulaşabilir/dinleyebilirsiniz.
 
Eserlerin sevilerek seslendirilmesi, çello öğrencilerine ve öğretmenlerine yararlı olması dileğiyle.Ülkemizde Türk halk ezgilerinin, viyolonsel için piyano eşlikli düzenlemelerinin yer aldığı materyallerin sayısı oldukça azdır. Bu düşünceden yola çıkılarak hazırlanan bu kitapta, halk türkülerinin, viyolonsel eğitiminde yer alan kazanımları sağlayabilecek şekilde uyarlanması amaçlanmıştır.Kitapta Mağusa Limanı, Akşam Olur Karanlığa Kalırsın, Laçin, Yağmur Yağar Taş Üstüne, Karyolamın Demiri, Ah Yalan Dünyada, Karadeniz ve Harmandalı olmak üzere toplam 8 halk türküsü yer almaktadır. Ton seçiminde halk türkülerinin geleneksel yorumları dinlenerek viyolonselde en parlak tınıyı elde edebilecek tonlar dikkate alınmıştır. Uygulamada kolaylık olması bakımından çok bemollü ve diyezli tonlara yer verilmemiştir.  Pozisyon geçişlerinde ise 1’den 9’a kadar tüm pozisyonlar kullanılmış ve tiz pozisyonların pekiştirilmesi amaçlanmıştır.Kitapta yer alan 8 eserin piyano eşliklerinin bulunduğu video/ses kayıtları, kitabın adıyla açılan Youtube kanalına yüklenmiş ve her bir eserin kare kodu kitapta ilgili sayfanın başına eklenmiştir. Bu kod aracılığıyla her türlü platformdan doğrudan esere ulaşabilir/dinleyebilirsiniz. Eserlerin sevilerek seslendirilmesi, çello öğrencilerine ve öğretmenlerine yararlı olması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92419</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59ec0326-1580-4bf0-813a-d53d27662631.jpg</image:loc>
            <image:title>Gündüz Masalları</image:title>
            <image:caption>Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; 
gündüzleri neler neler yaşanmış, masal masal içinde.  
Tarık Demirkan’ın derlediği ve her yaştan çocuğun ilgisini çekecek 
Gündüz Masalları dostluğun, sevginin önemini anlatırken çok eski zamanlardan ve farklı kültürlerden örnekler de sunuyor.  
 
Kitapta yer alan masallar: 
Çizmeli Kedi Charles Perrault 
Bağdatlı Ali Hoca’nın Hikâyesi Binbir Gece Masalları 
Çirkin Ördek Yavrusu Hans Christian Andersen 
Safdil Çocuk Grimm 
Küçük Çobanın Sihirli Kavalı Aurelio N. Espinoza 
Büyücünün Çırağı Giovanni Francesco Staparola 
Adaletli Kadı Lev Tolstoy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92420</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c88be996-6e7f-48df-9076-cc1fa4d54e4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Masalları</image:title>
            <image:caption>Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; 
geceleri neler neler yaşanmış, masal masal içinde.  
Tarık Demirkan’ın derlediği ve her yaştan çocuğun ilgisini çekecek 
Gece Masalları dostluğun, sevginin önemini anlatırken çok eski zamanlardan ve farklı kültürlerden örnekler de sunuyor.  
 
Kitapta yer alan masallar: 
 Bremen Mızıkacıları Grimm 
Yaban Kuğuları Hans Christian Andersen 
Sirke Fıçısında Yaşayan İhtiyarlar Ludwig Bechstein 
Küçük Muk Wilhelm Hauff 
Dünya Güzeli ile Canavar Jeanne Marie Leprince de Beamont 
Beyaz Yılan Grimm 
Gümüş Toynaklı Ceylan Pavel Petroviç Bazsov 
Gül ve Bülbül Oscar Wilde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92421</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3ac827f-1494-4ecb-ba2d-68d1bb54357b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonrasız Dönüş Yalnızlığı</image:title>
            <image:caption>her şey tükenir bir çocuğun gözleri hariç 
bir gece karanlık bastırırsa yalnızlık hariç 
bir aşka boyun eğerse hüzün ölüm hariç 
acının ve sevginin yurdu vurulursa çarmıha isyan hariç 
her şey tükenir kardeşlerim yaşamak hariç 
 
ey çığlık ve ey söz ve ey direnci kalbimizin 
ve ey saatlerin umutsuz vuruşu, sınırsız 
bir ülkenin atlasını gözleriyle ışıltan oğul 
ve kız. ve yine oğul oğul… yine kız kızlar 
yine de insana düşünceye emeğe inanan 
yoksunluğun kimsesiz aklı hiçkimse 
 
her şey tükenir bir çocuğun gözleri hariç! 
 
(mülteci şiirinden…)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92422</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e320257-3e19-49f4-bc0c-02bbb2e549c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Masallar Ülkesi’nde</image:title>
            <image:caption>Bir varmış, bir yokmuş... Evlerden birinde sevimli küçük bir kız ve onun masalları pek sevmeyen, dahası onları pek çocukça bulan bir ağabeyi varmış. Günlerden bir gün, şu masalı mı, yoksa bu masalı mı okuyalım derken ve sonunda Pamuk Prenses masalını okumaya başlamışken kendilerini bir anda tam o masalın içinde 
bulmasınlar mı? 
 
Sonrası mı? Sonrası Masallar Ülkesi&apos;nde süren heyecanlı bir koşuşturma...Pamuk Prenses&apos;ten Çizmeli Kediye, Külkedisi&apos;nden Keloğlan&apos;a ve Pinokyo&apos;ya kadar bütün masal kahramanlarının birbirine karıştığı bu olağanüstü macera nasıl sonlanacak ve kahramanlarımız 
evlerine nasıl dönecekler? 
 
Merak edip okumaya değmez mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92423</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dfc7973-e5d7-4e8f-a33c-d7e8d4051d6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanda Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Güneşteki fırtınalar ve küresel ısınmadan dolayı neredeyse yaşanmaz hâle gelmiş bir dünya düşünün. Bu dünyada insanlar, soğutucuların sürekli serinlettiği çirkin ve gri renkli binaların dışına çıkamaz; çünkü dışarıda ortalığı kavuran bir sıcaklık ve güneş vardır sadece. Ama Ada, küçük bir kız çocuğu olmasına 
rağmen, bu durumu değiştirmek ister, olağanüstü yolculuklara çıkar ve sonunda hayallerini gerçekleştirir. 
 
 
&quot;Zaman... Ne sihirli bir sözcük! Kahramanımız Ada, her yerin gri olduğu bir dünyada ve zamanda yaşıyor. Ada, bu griliğin sebebini öğrenmek istiyor çok sıkıldığı bu renkten kurtulmak için merakla araştırma yapıyor. Bu çalışmasında yardımcıları da var tabii ki: Büyükannesi, bir kuş, bir zaman makinesi, Oturan Boğa ve diğerleri. Ada ve arkadaş olduğu kuş, araştırmalarıyla dünyayı bu grilikten kurtarıyor, çıktığı yolculuklarla sorularının yanıtlarını buluyor. Buyolculuklarda, bir yandan eğlenmeyi keşfederken yeni şeyler öğreniyor, 
öğretiyor.&quot; 
-      Seda Keçe-Türkçe Öğretmeni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92424</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fc322dd-c213-4c8f-bca0-8f16c6f15cfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Taş Devri’nde Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir bilgisayar sizi Taş Devri&apos;ne ışınlarsa ne yaparsınız? &quot;Hayır, bu gerçek olamaz!&quot; mı dersiniz örneğin? Ya da ilerideki &quot;mamut sürüsü&quot;ne mi bakarsınız hayretle? Peki, Taş Devri insanlarıyla karşı karşıya kalınca... Lav püskürten bir yanardağın 
altındayken... Geri dönüş yolunuzu dev bir aslan kesince ne yaparsınız? Yanıtlar, Taş Devri&apos;nde Bir Gün&apos;de! Taş Devri&apos;nde Bir Gün, Geçmiş Zaman Gezginleri dizisinin birinci kitabı. 
 
Geçmiş Zaman Gezginleri, kahramanlarımız Banu, Selim ve Doğan&apos;ın Taş Devri, Sümerler, Dinozorlar Çağı, Eski Mısır ve Buz Devri&apos;nde geçen olağanüstü serüvenlerini teknolojiden tarihe, coğrafyadan insanbilime uzanan çok geniş bir çerçeve içinde anlatıyor. 
 
 
“Bu kitap, ilköğretim öğrencilerini tarih ile tanıştırırken iletişim hakkında düşünmeye de davet ediyor; çocuklar Taş Devri&apos;nde bir günü yaşarken tarihi bilgilerin hayal değil, gerçek bir hayat tecrübesi olduğunu heyecanla daldığı hikâyenin içinde anlıyor. İlköğretim öğrencilerine tarihi sevdirecek bir serinin ilk kitabı olarak tüm öğrencilere, anne babalara ve öğretmenlere öneririm.” 
-      Selda Fillikçioğlu- Sosyal Bilgiler Öğretmeni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92425</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dc86494-873b-4a38-b3b7-e4adc575a491.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkli Penguencik</image:title>
            <image:caption>Penguencik, Güney Kutbu&apos;nda, ailesi, arkadaşları, fok, martı ve balina dostlarıyla eğlenceli mi eğlenceli bir yaşam sürmektedir. Fakat bir gece gördüğü esrarengiz rüya, Penguencik&apos;in bu güzel yaşamının değişmek üzere olduğunun habercisi olacaktır. Dünya o kadar ısınmıştır ki, hayatta kalan son insanlar çaresizlikten kocaman bir gemiye atlayıp Güney Kutbu&apos;na varırlar. Gelgelelim, 
Güney Kutbu&apos;nda da tehlike çanları çalmaya başlamıştır: 
Buzullar erimektedir. 
İnsanlar ve penguenler el ele vererek bu zor durumu atlatmak zorundadır. Bu yolda, Penguencik ve sevgili arkadaşı Özgür&apos;e çok iş düşecektir. 
 
 
&quot;Penguenleri kim sevmez ki! Hele de Banu Bozdemir&apos;in Renkli Penguencik&apos;i gibi bir pengueni. Banu Bozdemir, Renkli Penguencik ile çocuklara hem hayallerin ne kadar güzel olduğunu hem de yaşadığımız dünya için endişelenmemiz gerektiğini anlatıyor. Hayalleri olan, yaşadığı yer için endişelenen renkli, minicik bir penguencik ve onun hayallerini derinden hisseden arkadaşı Özgür. Yok olan Kutuplar ve Dünya. Dünya&apos;nın kurtuluşu, Özgür ve Penguencik&apos;in hayalinin gerçekleşmesine bağlı. Acaba Özgür ve Renkli Penguencik gökkuşağının altından geçerek yepyeni bir Dünya&apos;ya ulaşabilecekler mi? Okuyalım ve görelim!&quot; 
-      Seda Keçe-Türkçe Öğretmeni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92426</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0518e182-499d-45b6-8d86-993104924385.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpük Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Herkesin mutlu olduğu, hep eğlenerek yeni yeni şeyler öğrendiği bir ülkede yaşamayı kim istemez! 
Gelin, Köpük Ülkesi&apos;ne hep beraber gidelim ve orada mutlu yaşayan, hiç kaybolmayan köpüklerle tanışalım. Köpük Kız&apos;a eşlik edip denizin güzelliklerini keşfedelim. Köpük Kız, arkadaşı Deniz Kızı ve denizdeki tüm canlılarla birlikte, dışarıdaki kirliliğin Köpük Ülkesi&apos;ne ve denizlere buluşmasına izin vermeyelim! 
 
 
&quot;Köpük Ülkesi, çocuklara çevre bilincini anlatmayı amaçlamış. Bunu yaparken de, eğlendirmeyi hiç kuşkusuz. Bu kitabı okurken denizi kirletenlere siz de kızabilir, Köpük Kız&apos;ın mücadelesine gönlünüzce destek verebilirsiniz. Ancak emin olun ki bu hikâyede her şey, istediğiniz ve istediğimiz gibi...&quot; 
-      Seda Keçe-Türkçe Öğretmeni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92427</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a491de2b-fa5e-46c9-acdb-1c3da28b2d5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafası Karışık Meloş</image:title>
            <image:caption>“Öğretmenim, bir yılda neden dört mevsim var? İki mevsim olsa daha iyi olmaz mıydı? Biri kışbahar öbürü yazbahar.” 
 
“Öğretmenim. Erkeklerin bıyığı var. Kadınların yok. Ama kedilerin hepsi bıyıklı. Neden?&quot; 
 
“Öğretmenim, uçaklar nasıl uçuyor?&quot; 
 
Meloş Hanım her gün böyle yüzlerce soru soruyor. 
Meloş Hanım kim mi? Onu tanımadığınıza göre demek ki aynı sokakta oturmuyorsunuz. Aynı okula da gitmiyorsunuz. Yoksa onu mutlaka tanırdınız. 
 
 
Şirin mi şirin, meraklı mı meraklı bir küçük kız Meloş Hanım.  Kardeşi olacağını öğrenince soruları daha da çoğalıyor. Öğretmeni, annesi, babası, babaannesi ve dedesinin yanıtları, yetersiz kalınca soluğu komşuları Şazi Teyze&apos;de alıyor. 
 
Çocukların merak duygusunu yansıtan Kafası Karışık Meloş Hanım’la hem gülecek hem öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92428</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0063531-cd8f-4f15-b86e-45c783cda76f.jpg</image:loc>
            <image:title>Koca Dev’in Koca Sebzeleri</image:title>
            <image:caption>Masal bu ya, obur mu obur, huysuz mu huysuz bir dev, evinin yakınlarındaki köyü neredeyse esir almış, kendisini doyurmazlarsa her gün içlerinden bir tanesini yiyeceğini söyleyerek köylüleri korkudan tir tir titretmiş. Ama dev o kadar oburmuş ki köylüler 
deve yemek yetiştiremiyormuş. Tam zavallı köylüler çaresiz kalmışken, kocaman bir adam çıkıvermiş ortaya. Bu koca adamın torbasındaki sihirli toz bütün meyve ve sebzeleri bir dakikada büyütüyor, koskocaman yapıyormuş. Böylece köylüler bu sihirli 
tozun büyüttüğü sebze ve meyvelerle hem devi doyurmuşlar hem kendi yiyecek ihtiyaçlarını gidermişler hem de çevre köylere sebze-meyve vermeye başlamışlar. Herkes iyiymiş hoşmuş, memnunmuş hayatından; ama sihirli tozla büyüyen sebze,meyvelerin 
hiç iyi ve hoş olmayan yanları varmış! 
 
&quot;Banu Bozdemir&apos;den güzel bir masal daha. Bencil kocaman bir devve tembel köylüler... Onların bu durumundan faydalanan yaramaz bir peri... Banu Bozdemir bize, sevimli karakterler aracılığıyla, kolay yoldan gerçekte hiçbir şeyin kazanılmayacağını anlatıyor. Ama masalın onunda, deve de perilere de köylülere de hak vermemek imkânsız. Bunu sağlayan ise Banu Bozdemir&apos;in anlatımı.&quot; 
-      Seda Keçe-Türkçe Öğretmeni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92429</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9106ee4-4e59-48e0-b82e-d7bc87b31c2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Hırsızı</image:title>
            <image:caption>&quot;Bence Anabel ve Esteban&apos;a yardım etmeliyiz, Ece. İçimden bir ses, her gece kafama doluşan ve beni uyutmayan hikâyelerle bu olayın kesinlikle bir bağlantısı olduğunu söylüyor. Yoksa bu kocaman pencere, neden başka çocukların odasında değil de bizimkinde açılmış olsun? Bu pencerenin ötesine geçmem gerek! Benimle gelmeye cesaretin var mı, Ece? 
 
&quot;Eren ve Ece,  pencereden geçtiler ve rüya gibi bir macera başladı. Bu macerada Ece, Eren, Anabel, Esteban ve Peri Gossamer, çocukların hayallerini çalan, büyükanneleri Estelle&apos;i kaçıran, kötü kalpli Bay Çatlak Kafa&apos;nın peşine düştüler! Ama Hayal Hırsızı Bay Çatlak Kafa, onları Kara Bulutlar Krallığı&apos;nda bekliyordu! 
 
Hayaller, dostluk, kardeşlik ve iyilik temalarıyla örülmüş, heyecan dolu, düşsel güzellikte bir hikâye... 
 
 
 
&quot;Öğrencilerime, okumanın gerekliliğini savunurken, bunun bir nedeni de kitap okumanın hayal gücünü geliştiriyor olmasıydı. İşte bu güzel kitapta, hayal gücü yok olan çocukların, gündelik yaşamda nasıl robotlaşacakları, yaşamın güzelliklerinden uzaklaşacakları çok sadeve maceracı bir anlatımla ele alınıyor. Okumaktan çok keyif aldığım bu kitabı, tüm ilköğretim öğrencilerine ve yaşı ne olursa olsun kitaplardan tatlı bir keyif almak isteyen tüm okumayı sevenlere öneririm.&quot; 
-      A. Çiğdem Yenal-Kütüphane Öğretmeni, 
         Seramik Sanatçısı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92430</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8238e720-e2ef-4f17-baeb-66ff4aec8be2.jpg</image:loc>
            <image:title>Satranç</image:title>
            <image:caption>Stefan Zweig’ın intihar etmeden kısa süre önce kaleme aldığı Satranç zulüm, saplantı, aklın gücü ve bu gücün yaratacağı kötülükleri ele alan ve yayımlandığından beri bütün dünyada büyük yankı uyandırmış bir klasik. Satranç tahtasının siyahı ve beyazı gibi iki kutbun –iyiyle kötünün, kibarla kabanın, insanla makinenin, akılla deliliğin, cehaletle bilginin, açgözlülükle tamahkarlığın– arasında, kendi içimizde bitmeyen bir satranç maçına devam eden bizim hikayemiz... 
New York’tan Buenos Aires’e giden bir gemide yolcular arasında Dünya Satranç Şampiyonu Mirko Czentovic de bulunmaktadır. Kaba, vurdumduymaz, cahil, açgözlü bir insan olsa da Czentovic tam bir satranç dehasıdır. Gemidekiler kendisiyle maç yapmak isterler. Genç satranççı bu isteklerini geri çevirmez ve üst üste galip gelir, ta ki bir maç sırasında ağırbaşlı, çekingen bir yabancı ortaya çıkıp oyuna müdahale edinceye kadar. Bu yabancı uzun zamandır satranç tahtasına elini sürmediğini söylese de verdiği taktikler sayesinde maç berabere biter.
Akif Kaynar’ın karakterlerin iç dünyasını yansıtan, öykünün önemli noktalarını canlandıran resimleri de Zweig’ın bu ölümsüz klasiğini bambaşka bir boyuta taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92431</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e30a11c-c024-48fd-8120-9feb6d663e2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Müslüman Dünyada Medeniyet Tartışmaları</image:title>
            <image:caption>Doğuşundan bu yana Medeniyet kavramı &quot;öteki&quot; ile karşılaşma çerçevesinde tanımlandı. Karşı kavramlar olarak vahşilik ve barbarlık ise, diğer toplumları &quot;uygarlaştırmak&quot; için şiddet uygulamanın bir gerekçesine dönüştü. Müslüman toplumlarda medeniyet, zamanla sömürgecilerin ve onların yerel muadillerinin dayattığı bir hayat tarzı olan modernleşme ile eş anlamlı hale geldi. Bununla birlikte, bu eserde vurgulandığı gibi, Batılı olmayan toplumların moderniteye direnişi veya onu kabulü homojen olmamıştır ve &quot;ötekileştirme&quot; de tek yönlü değildir. Şarkiyatçı söylem İslami Doğu&apos;yu egzotik, baştan çıkarıcı ve evcilleşmemiş bir &quot;öteki&quot; olarak tasvir etmişse de buna karşılık gelen garbiyatçılık da Batı&apos;yı ruhsuz, mekanik bir &quot;öteki&quot; olarak klişeleştirmiştir.
Avrupalı düşünürler, ötekileştirme ekseninde medeniyetin sınırlarını sürekli tahkim etmiştir. Müslüman toplumların medeniyet düşüncesiyle karşılaşması da bu karşıtlık çerçevesinde gerçekleşmiştir. Bununla birlikte Müslüman toplumlarda Batılı medeniyet kavramına karşı üç ana yaklaşım ortaya çıkmıştır: Medeniyeti tamamen reddeden tutucu yaklaşım, Batı medeniyetini sorgusuz sualsiz kabul eden modernist yaklaşım ve modernliği İslami mirasın eleştirel merceğinden geçirerek benimsemeyi amaçlayan ıslahçı yaklaşım. İslam medeniyetinin doğası, tarihi ve geleceği ile ilgili tartışmalar bu üç görüş bağlamında formüle edilmiştir. Bu bağlamda sosyal teorideki yerleşik önyargılara meydan okuyan bu kitapta, Avrupamerkezci medeniyet anlayışı sorgulanırken aynı zamanda modernleşme, küreselleşme ve medeniyet tartışmalarının geleceğine bir ışık tutulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92432</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a39fa1d-773b-414c-a6ed-6609fbd47496.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Örgütler</image:title>
            <image:caption>Uluslarararası olaylar ve örgütlerle ilgilenen bireyler için LeRoy Bennett ve James Oliver’in bu eseri temel ve klasikleşmiş başvuru kaynaklarından biridir. 
 
Orijinal eserin dördüncü edisyonundan yapılan çeviride her türden çağdaş uluslararası örgütün gelişiminin geniş kapsamlı tarihsel, kurumsal ve işlevsel/programsal analizi incelenmektedir. Bunun yanısıra çok-uluslu şirketlerin ve başlıca bölgesel örgütlerin ve sivil toplum kuruluşlarının faaliyetleri de kitabın ele aldığı diğer unsurlardır. 
 
Birleşmiş Milletler ve BM sisteminin başlıca ilkeleri, örgütsel özellikleri, işlevleri ve faaliyetlerine odaklanan bu kitap, BM’nin karşılaştığı sorunlar, soruşturmalar ve kararların derinlikli bir özetini sunar. 
 
Uluslararası Örgütler şu konuları hem geçmişe hem de geleceğe dönük şekilde inceler: 
Milletler Cemiyeti’nin kuruluşu, gelişimi ve sona erişi
Birleşmiş Milletler’in doğuşu, temel prensipleri, örgütlenmesi, yapısı ve faaliyetleri 
anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözümlenmesi 
kolektif güvenlik ve barışı koruma 
uluslararası hukuk sistemi 
silahsızlanma 
bölgeselcilik türleri ve bölgesel örgütler 
küreselleşme, ulus-ötesicilik ve uluslararası örgütlenme 
çok-uluslu şirketler, hükûmetler dışı örgütler 
ekonomik refahın artırılması 
 küresel kaynakların yönetimi 
sosyal ilerlemenin geliştirilmesi 
insan hakları ve özerklik mücadelesi 
uluslararası yönetim ve liderlik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92433</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afc77def-3f12-446c-99f1-b5e00c2edc6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihte Müslümanlar (8 Cilt Takım)</image:title>
            <image:caption>8 ciltten oluşan “Tarihte Müslümanlar”, Milattan Sonra 21 yüzyılın 10’una mühür vuran Müslüman medeniyetini ele almaktadır. “Tarihte Müslümanlar”ın yazımındaki amaç, Müslümanların tarihî tecrübesinin doğru anlaşılmasına katkı sağlayabilmektir. Bu külliyat için uzman akademisyenlerden yaklaşık on kişilik editöryal ekip oluşturuldu. Yoğun bir çalışmayla yazılacak devletler, bilim adamları, olaylar ve bilim dallarının tarihi gelişimi ile yüzyıl değerlendirmelerinin yazılış formatları, hacimleri ve örnek metinlerini hazırladı. Külliyat, kendine has içerik yapısı ile okurların en sade biçimde yararlanmaları için hazırlandı. Metinlerde selis bir üslup kullanıldı. Külliyatta, • Bugüne kadar hüküm sürmüş 160 Müslüman devlet, • Bu devletlere ve medeniyete yön vermiş 1100 ilim adamı • Kırılma noktası oluşturan 150 önemli olay • Alanında uzman yaklaşık 200 akademisyen tarafından kaleme aldı. “Tarihte Müslümanlar” külliyatı, İslam tarihinin kırılma noktalarını merak eden okuru iz sürmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92434</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/139f0209-ae86-4899-a3f7-e1d4c95b21cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset Okuryazarlığı</image:title>
            <image:caption>Siyaset okuryazarlığı, aynı cümle içindeki  iki soruya cevap arar: Yöneten birey olmak ve okullarda siyaset eğitimi mümkün mü? Siyasete ilişkin açıklayıcı ve sade bir girişten sonra; literatürün yoklandığı, siyasetin gündelik dildeki kullanımlarının tartışıldığı ve algı ile izlenimlerin ortaya konduğu bir siyaset okuryazarlığı tanımlanıyor. Siyaset okuryazarlığın başlıca becerileri olarak sunulan siyasi biliş, yönetime katılım, kamusal tartışmalara girme ve dünya sorunlarına duyarlılık geliştirme açıklanıyor. Yazar tutkuyla, her bireyin siyasi sürece dahil olarak kendi hayatlarındaki kayıtsızlığa karşı bir duyarlılık geliştirme çağrısında bulunuyor. Dahası, siyaset eğitiminin korkmadan okullara taşınarak bunun eğitim basamaklarında nasıl başlayabileceğini/olabileceğini, kısacası siyasetin pedagojisini tartışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92435</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5795089b-4d3a-4479-8827-2d49bb934e0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bustos Domecq Vakayinameler</image:title>
            <image:caption>Arjantin edebiyatının en önemli isimlerinden Jorge Luis Borges ile Adolfo Bioy Casares’in her daim edebiyatla beslenen dostluklarından doğmuş olan kurmaca yazar Honorio Bustos Domecq, okurla ilk olarak Don Isidro Parodi’ye Altı Bilmece’de imza attığı polisiye öykülerle bir araya gelmişti. Bustos Domecq Vakayinameleri ise onun bir edebiyat ve kültür muhabiri olarak, Ultima Hora gazetesi için kaleme aldığı birbirinden ilginç yazıları içeriyor. Domecq bu denemelerinde adı sanı duyulmamış sanatçıları, yazar ve şairleri okuyucuya tanıtıyor; edebiyat, tiyatro, mimari, resim, heykel ve moda gibi pek çok farklı sanat dalındaki yeni ve deneysel çalışmalardan, gelişmelerden bahsediyor. Borges ile Casares’in okura büyük bir şakası olarak nitelendirilen Bustos Domecq Vakayinameleri, bu iki yazarın yakından takip ettikleri edebiyat ve sanatta ortaya çıkan ultra modern akımlara parodiyle verdikleri zamansız bir cevaptır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92436</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c548008d-deeb-473e-b9c1-c7be8c281918.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası İlişkiler Teorileri</image:title>
            <image:caption>Teori, Uluslararası İlişkiler disiplininin ağırlık merkezidir ve dünyada olan bitenlere dair açıklamalar sunmaktadır. Oxford Üniversitesi Yayınları tarafından yayınlanan ve artık klasik bir eser haline gelmiş olan Uluslararası İlişkiler Teorileri adlı bu kitapta yer alan ve büyük bir çeşitliliği yansıtan teoriler, uluslararası ilişkiler dünyasını anlamamıza önemli bir katkı sağlamaktadır. 

Bu disiplindeki en yetkin bilim adamlarını biraraya getiren ve alanında tüm dünyada en çok satan ders kitapları arasında bulunan bu çalışma, uluslararası ilişkiler teorilerini ve argümanlarını ele alış biçimi bakımından rakipsizdir. Editörler Dunne, Kurki ve Smith, tarihsel olarak hakim gelenekler olan realizm, liberalizm ve Marksizmden başlayıp, genellikle marjinalleştirilmiş yaklaşımlar olan postkolonyalizmden yeşil teoriye kadar tüm bir teorik perspektifler ve tartışmalar yelpazesini incelemektedir. Bu yeni edisyonda kitaba ‘Küresel Uluslararası İlişkiler’ başlıklı yeni bir bölüm eklenerek öğrencilerin bu disiplinin gelişmesinin bağlamı üzerine eleştirel biçimde düşünmesi amaçlanmıştır. 

Kitabın her bir bölümü belirli bir teoriye odaklanmakta ve gerçek dünyadaki siyasî ikilemleri açıklamak için teorinin nasıl kullanılabileceğini gösteren bir vaka incelemesi yoluyla teori ile pratik arasında köprüler kurmaktadır. Bu bağlamda verilen vaka incelemesi soruları analitik düşünceyi teşvik etmekte, okuyucuya teoriyi somut siyasî sorunlara uygulamanın değerini göstermektedir. Her bölümdeki ‘Önemli Kitap’ ve ‘Önemli Makale’ metin kutuları da, öğrencileri daha ileri seviyede okuma ve araştırma yapmaya özendirmektedir. Felix Kitap olarak, küresel düzeydeki son gelişmeler dikkate alınarak gözden geçirilmiş bu değerli çalışmanın en güncel versiyonunu Türkçeye kazandırmanın ve öğrenci ve öğretim üyelerinin istifadesine sunmanın kıvancını yaşıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92437</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a342308-02c2-4be1-a745-b2add9e5ee22.jpg</image:loc>
            <image:title>Fransızca YDS, YÖKDİL, YDT Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Fransızca YDS, YÖKDİL ve YDT’ye dönük bu soru bankası, içerdiği 1000’den fazla özgün soruyla, bu sınavlara hazırlanan öğrencilerin ve adayların bazı soru kategorilerindeki soru çözüm becerilerini geliştirmek amacıyla kaleme alın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92438</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24852b2f-712c-4805-86b5-169e22d0767c.jpg</image:loc>
            <image:title>Balarısı</image:title>
            <image:caption>Balarısı Apis’in kovandan gökyüzüne uzanan yaşam yolculuğu başlıyor!
Eric Rohmann’ın doğanın görkemini yansıtan muhteşem çizimlerini ödüllü yazar Candace Fleming’in şiirsel metniyle bir araya getiren bu öykü, balarısının yaşamını bütün detaylarıyla gözler önüne seriyor.
Minik balarısı Apis petekteki tek göz odacığından çıkıp kovan hayatına adım atar. Yaşadığı topluluğu koruma ve kovanla ilgilenme güdüleriyle kreşi temizler, larvaları ve kraliçeyi besler. Peki Apis uçabilecek kadar güçlü müdür? Daha değil! Apis ürettiği balmumuyla kovanda bal deposu olarak kullanılacak petek gözleri yapar, diğer arılardan aldığı poleni depoya yerleştirir. Kovanı istilacılara karşı savunur. Ve sonunda maceraya atılacağı gün gelir çatar. 
Apis artık uçacak kadar güçlüdür. Kovanda deneyim kazanmış yüzlerce tarlacı arıyla birlikte havalanır. Kovan duvarlarının ardında onları bekleyen masmavi gökyüzüne ve nektar yüklü çiçeklere doğru uçarlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92439</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81bf9cc2-a702-4d78-9558-64f26424e721.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıbrıs Tarihine Toplu Bir Bakış</image:title>
            <image:caption>Tarihçi Hüseyin Metin’in 1958 yılında öğretmen olarak görev yaptığı dönemde kaleme aldığı Kıbrıs Tarihine Toplu Bir Bakış, uzun bir aradan sonra yeni basımıyla okurlarla buluşuyor. Kıbrıs tarihi konusunda en kapsamlı, bilimsel ve ayrıntılı çalışmalarından biri kabul edilen ve zamanla bir “klasik” niteliğine kavuşan eser, uzun tarihsel kesiti son derece rahat anlaşılan bir dille aktarıyor.
“Bu eser yeni nesil gençlerin de tarihi doğru öğrenmeleri açısından büyük önem arz etmektedir. Doğru tarihin gittikçe dejenere edildiği bu dönemde, bu eseri bizlere yeniden kazandırmak için emek veren herkese teşekkür ederim. Bu kıymetli eser Kıbrıs Türk Halkı tarafından mutlaka okunması gereken güzide eserlerden birisidir.”
(Ersin Tatar, KKTC Cumhurbaşkanı, 2021)
“Türk Gençleri Kıbrıs Tarihine Toplu Bir Bakış eserine sahip olduktan sonra, bu toprakların tarihini yabancı kaynakların Türk aleyhtarlığı kokan eserlerinden öğrenmek zorunda kalmaktan kurtulmuş olacaklardır. Kıbrıs&apos;ta şanlı Türk yönetimini, bu yönetimin yabancı unsurlara neler kazandırdığını öğrenmek fırsatını bulacaklardır.”
(Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu Başkanı Rauf Raif Denktaş, 1959)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92440</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8091b370-22e1-4713-9ba7-503ff117cfb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sindirella</image:title>
            <image:caption>Bildiğimiz Sindirella, birkaç harika dokunuşla modern bir değişime uğruyor ve bizi tatlı tatlı gülümsetiyor. İyilik perisi, üvey anne ve kız kardeşler, balo, bal kabağından araba, camdan ayakkabılar ve elbette bir prens... Hepsi yerli yerinde! Öyleyse bu hikâyede nasıl bir değişim olmuş olabilir ki? 
Sindirella yani bildiğimiz Külkedisi, bu hikâyede mutfakta ateşin başında bekleyen bir kız değildir. Kendi isteklerini dile getiren, özgürlüğünün peşine düşen bir kız bu kez karşımızdaki. Üstelik sadece kendisini değil çevresini de özgürleştiriyor; prensi, üvey kardeşlerini ve özgürleşmeye ihtiyacı olan herkesi… 
Arthur Rackam’ın zarif ve etkili silüetleriyle, Rebecca Solnit’in modern Külkedisi hikâyesi, dünyayı değiştirmek isteyen genç okuyuculara ilham olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92441</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/985b6269-5b9b-4962-b9eb-137916a102a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgar Kanatlıydılar</image:title>
            <image:caption>Hatice Aray, Rüzgâr Kanatlıydılar / Köy Enstitüleri ve Türkiye’de Düziçi Köy Enstitüsü’nü, özgürlüğün ve sorumluluğun bilinciyle yetişen iki güzel insanın yan yana yürüdüğü bir ömrün öyküsünü anlatıyor. Kitap, o yılların sosyal ve kültürel gelişmelerinin yanında siyasal çalkantılarını da içeriyor. 
Köy Enstitüleri’nin “iş içinde eğitim, eğitim içinde iş”, yani “üretim içinde eğitim, eğitim içinde üretim” ilkesinin yaşama geçirilişinin örneklerini yansıtan Rüzgâr Kanatlıydılar, 1940-1954 yılları arasındaki kısa yaşamlarında hep üretken olan, “Üretmeden tüketmek olmaz” diyen bu örnek kurumlara adanmış bir eser. 
Rüzgâr Kanatlıydılar’ı okurken, “Keşke laik cumhuriyetin o aydınlık yıllarında yaşasaydım ve bu imrenilesi Köy Enstitülerinin birinde öğrenci olsaydım” diyeceksiniz. 
 
Köy Enstitüleri, Büyük Atatürk’ün 30 Ağustos 1925’te Kastamonu’daki şu sözlerinin karşılığıdır: 
“Bir toplum, bir millet, erkek ve kadın denilen iki cins insandan meydana gelir. Mümkün müdür ki bir kitlenin bir parçasını ilerletelim, diğerini ihmal edelim de kitlenin tamamı ilerlemeye mazhar olabilsin? Mümkün müdür ki bir camianın yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça diğer kısmı semalara yükselebilsin? Şüphe yok, ilerleme adımları, dediğim gibi iki cins tarafından beraber, arkadaşça atılmak ve iş, ilerleme ve yenileşme sahasında birlikte merhaleler kat edilmek lazımdır. Böyle olursa inkılap muvaffakiyetle neticelenir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92442</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a598fd6b-112e-49c9-865e-0765a7db5f73.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset Psikolojisine Giriş</image:title>
            <image:caption>Siyaset psikolojisi, siyasal davranışın pek çok psikolojik yönünü açıklamayı olanaklı kılacak şekilde, siyaset biliminin ve psikolojinin önemli bir alanı olarak ortaya çıkmıştır. 
Siyaset Psikolojisine Giriş, okurları, geniş bir yelpaze içinde yer alan kuramlar, kavramlar ve siyasal faaliyetlerin vaka çalışmaları ile tanıştırmaktadır. Kitap, aynı zamanda, liderlik, grup davranışı, medya, toplumsal hareketler, oy verme, ırk, milliyetçilik, terörizm ve savaş gibi alanlardaki siyasal davranış kalıplarını incelemektedir. İnsanların birbirlerine karşı yaptıkları en korkunç şeylerin bazı örnekleri ile birlikte çatışmaların nasıl önleneceği, nasıl çözüme kavuşturulacağı ve nasıl atlatılabileceği ele alınmaktadır. 
Siyaset psikolojisinin merkezî sorusu, insanların siyasette neden belirli davranışları sergilediklerini anlayarak insan davranışının en kötüsünü önleyebilmenin ve en iyisini teşvik edebilmenin mümkün olup olmadığıdır. Bu kitabın yazarları, kitabın okurlarının, insan davranışının müthiş karmaşık yapısını anlayacaklarını ve insanlık halinin iyileştirilmesi için siyaset psikolojisini anlamanın ve kullanmanın önemini fark edeceklerini ummaktadır. 
Kitap boyunca anahtar terimlerin açıklamalarını içeren sözlük kutucuları; bölümlerde açıklanan kuramların, kavramların ve vakaların bölüm sonlarında bir listesi; sınıf tartışmaları için ilginç konuların yer aldığı metin kutuları ile tablolar ve açıklayıcı çizimler yer almaktadır. 
Bu kolay anlaşılır, okuyucu dostu kitap, lisans ve lisans üstü öğrencilerine olduğu kadar, politika yapıcılara ve siyaset bilimiyle ilgilenen herkese hitap edebilecek ve fayda sağlayabilecek düzeydedir. 
 
“Bu kitabın yazarları siyaset psikolojisi konusunda bu kadar geniş kapsamlı, kolay bir dili olan, anlaşılabilir ve güncel bir ders kitabı yazarak müthiş bir iş başarmışlardır. Bu dinamik ve genişleyen alan hakkında bilgi sahibi olmak isteyen herkes için ‘mutlaka okunması’ gerekli.” 
- Jim Sidanius, Harvard Üniversitesi 
 
“Hem toplumun hem de siyasî elitlerin gözünden bakabildiği için siyaset psikolojisi alanına giriş konusunda çok başarılı bir çalışma. Kitap siyasetin nasıl yapıldığını anlamak için bireylerin ve grupların önemini vurguluyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92443</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01a4d073-75b0-4564-8596-ad57a4e6f8ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihselciliğin Sefaleti</image:title>
            <image:caption>Bilim ve toplum felsefesi alanlarının büyük filozofu Karl Popper’ın Tarihselciliğin Sefaleti adlı eseri, her iki felsefe disiplininin de problemlerini kendi kavşağında buluşturan çarpıcı bir kitaptır. Filozofun gerek Açık Toplum ve Düşmanları gerekse Bilimsel Araştırmanın Mantığı adlı eserleri, daha esaslı bir probleme ışık tutmak üzere bu kitapta bir araya gelmişlerdir. 

Sosyal bilimlerin tabiat bilimlerine indirgenip indirgenmeyeceği probleminin tartışıldığı eser, daha temelde “tarihin bilimsel yöntemlerle tahmin edilebilir yasaları” olduğuna inanan toplum felsefelerinin bilimsellik iddialarını çürütmek istemektedir. 
Bilim ve sosyal bilim ilişkilerinin incelendiği kitap boyunca merkezî kavram “tarih”tir. Fakat sefaleti öne sürülen asıl fikir “tarihsel” yöntem değil, tarihin modern ve tehlikeli bir kavranışı olan “tarihselci” düşünce tavrıdır. 

Popper, tarihteki değişmez ve önceden kestirilebilir kanunların bu etkileyici eleştirisini tüm “tarihsel kaderin amansız kanunlarındaki faşist ve komünist inançların kurbanı olmuşlara” ithaf etmiştir. 

Kısa ve etkileyici şekilde yazılmış bu eser; okurlara, entelektüellere ve politika yapıcılara nesiller boyunca ilham kaynağı olmuştur. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana sosyal bilimler alanında yazılmış en önemli kitaplardan biri olarak kabul edilen Tarihselciliğin Sefaleti, bu büyük düşünürün fikirlerini anlama yolunda ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92444</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87df269d-4eb2-423b-9abc-29a00f1dd936.jpg</image:loc>
            <image:title>1000 İngilizce Türkçe Sözcük</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi çocuklar için renkli eğlenceli bir kitap... Konulara göre düzenlenmiş bu resimli kitap, çocuğunuzun İngilizce ve Türkçe sözcük dağarcığını geliştirirken, yeni sözcükler öğrenmesini de eğlenceli bir hale getirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92445</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cc81a1d-b75c-4fbe-bd5b-36f4e8bef602.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Meleğim</image:title>
            <image:caption>Ezeli iki rakip, birbirine zıt iki Serafim. Biri iyiliğin ve şefkatin temsilcisi olan Aşk Meleği Eros: Diğeri ise hırs ve öfkeyi kontrol eden Savaş Meleği Ares. Mitolojide bilinenin aksine, onlar Baş Meleklerin gözetiminde olan Yardımcı Meleklerden sadece ikisiydi. Son görevlerinde her şeyi ellerine yüzlerine bulaştırmalarıyla ne yazık ki varoluşları da bir anda altüst oluyor.
Kabrion’da toplanan Melekler Meclisi’nin kararıyla, ceza olarak yeryüzüne yollandıklarında ise başlarına geleceklerden habersizdiler. Yaşanması zor bir düzende doğaüstü güçleri kullanmadan, değişken insan topluluğuna ayak uydurabilmek, onlar için sanıldığı kadar kolay olmayacaktı. Üstelik sadece birinin geri dönebileceği bu sınava, kendi halinde genç bir kızın da dâhil olmasıyla birlikte dengeler tamamen altüst oluyor.
Üç şaşkının başlarına gelen trajik olaylar, esprili bir dilde okuyucuya aktarılırken; Fantastik örgülerle işlenmiş her sahneyi, adeta kahkahalar eşliğinde yaşayarak okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92446</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89a77c3d-9372-47f7-aa9b-32b37a29b0c8.jpg</image:loc>
            <image:title>On beş</image:title>
            <image:caption>Luna Yayınları’nın edebiyata yeni kalemler kazandırmak gayesiyle düzenlediği ve rekabetin üst düzeyde olduğu Luna Yayınları 2. Öykü ve Küçürek Öykü Yarışması’nda, 12 öykü mansiyon ödülü olmak üzere, toplamda 15 öykü dereceye girmeye hak kazandı. 

Her biri birbirinden farklı temalar içeren öyküler bu kitapta bir kültür mozaiği gibi seriliveriyor önümüze. Öykü alanında, geleceğe adını yazdıracağına inandığımız 15 yazar ve 15 öyküyü sizlere sunmaktan büyük bir gurur duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92447</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10910a54-c1da-4cc0-8c77-0125ffd3e65e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğimde Sancılar</image:title>
            <image:caption>Böyle ayrılıklar görmedim, acılarla dolu 
Ölümlerden de beter, kurşun yemiş gibi 
Böyle sevdalar görmedim, ölesiye tutkulu 
Tutsaklıktan da beter, bıçak yarası gibi 
Karanlık sevdalar, zindanlardan da beter 
Işıksız, zifiri 
Hüzün dolu geceler, dost sevgilerinden uzakta 
Vatan hasretinden de beter 
Batar yüreğime, koca koca dikenler gibi 
Izdırap dolu ayrılıklar, mızrak gibi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92448</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e3ce052-34a5-4575-9272-cbac621e44d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ey Anka</image:title>
            <image:caption>Beylik Şiir 
Hangi şiir, 
Kutsal bir kitabe gibi 
Sardı hoyratça bedeni? 
 
Hangi şiir, 
Dili çıkanlara diken; 
Raydan kaymışın dümeni? 
 
Hangi şiir, 
Acı bir feryat misali 
Senden ayırdı ki seni? 
 
1976 yılı Bulancak/GİRESUN doğumlu olan şair, ilk ve orta öğrenimini burada tamamlamış, Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesinden 1998 yılında edebiyat öğretmenliği mezuniyetini alarak meslek hayatına başlamıştır. 23 yıllık eğitimcilik hayatı boyunca çeşitli sivil toplum kuruluşu ve sendikalarda yöneticiliklerde bulunmuş, aynı zamanda Edebî İmza adlı bir edebiyat dergisinin de on sayı boyunca editörlüğünü yapmıştır. 
 
Şairin şiir ve yazıları Çeto, Kardelen, Kadran, Âb-ı Hayat, Edebî İmza gibi dergilerde ve çeşitli antolojilerde yayımlanmıştır. Şu an itibariyle bir edebiyat derneğinin başkanlığını da yürüten ALBAYRAK, aynı zamanda Türkiye Yazarlar Birliği üyesidir. 
Şair evli olup iki çocuk babasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92449</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8722a9c9-e44e-4c88-8407-955cd1e6f3f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağ Bozumu</image:title>
            <image:caption>“Kaybedişler insanı büyütürken, terk edilişler büyümesini engeller.” 
Efsa ve Asaf, Yemen&apos;de aileleriyle mutlu bir hayatları olan iki kardeştir. Bir bağ bozumu vaktinde, ailelerini acı bir olayla kaybeden bu iki kardeş, birbirlerinden de ayrı düşmek zorunda kalır ve asıl hikâye burada başlar. 
Ailesinden, doğduğu evden ve yaşadığı şehirden çok uzaklara sürüklenen Efsa, ona sunulan bambaşka hayat sayesinde başarılı bir genç kadın olur. Ailesinin intikamını almak ve bir gün kardeşini bulmak umuduyla hayata tutunan Asaf ise kendini acımasız bir oyunun içinde bulur. 
İki kardeş için bambaşka ağlar ören kader, onları tekrar bir araya getirecek miydi? 
  Acı hatıralarından yıllar geçse de sıyrılamayan Efsa&apos;nın ve yıllarını kardeşini bulma umuduyla geçiren Asaf&apos;ın Yemen&apos;den Türkiye&apos;ye uzanan bu sarsıcı romanı okurken hayatın onlara karşı acımasızlığını derinden hissedecek ve bir yandan eksildikçe diğer yandan kalabalık olmanın dayanılmaz sancısıyla yüzleşeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92450</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/595f05fa-3378-4fc0-8dd0-7d4197059c29.jpg</image:loc>
            <image:title>Günyüzü</image:title>
            <image:caption>Fırça Darbesiyle Bulutların 
Griyle Pembenin Buluşması 
Ufuklarla Birleşimi 
Ben Gibi 
Deniz Üstü Fenerden Yansıyan 
Göz Kırpmalar 
Umudumu Yanına Koy Kırmızıya Boya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92451</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d572f7f-7ba9-4746-8e92-fcb46e7379a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefes</image:title>
            <image:caption>Nefes; yaşam belirtisidir. Bize hayat veren, soluduğumuzda bizi ferahlatan ve içimize hayat soluyan bir olgudur. 
Nefes de tıpkı isminin anlamı gibi, ona sahip olan Sarp&apos;a hayat veriyordu… 
Öyle tutkulu bir aşktı onların ki; birlikteyken yaşadıklarını hissettiren…  
Ayrı kaldıklarında ise yavaş yavaş öldüren… 
Ayrı kalmak onlar için “ölüm” demekti. 
Birlikte olmak ise: “Nefes” 
 Bir solukta bitecek bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92452</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/934daa6d-fd19-4baf-b65a-f1dcd5157692.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçurum</image:title>
            <image:caption>“Hiç sevilmemiş olmak nasıl bir duyguydu bilmiyordu. Bilemezdi, sevginin en güzel halini hak ediyordu. 
Merak ettiğimi inkar etmiyordum, hatta bu merakım öyle büyüktü ki ölümden vazgeçmiştim bu merakın uğruna. Hiç sevilmeden ölmek istememiştim, ne olduğunu bilmek istemiştim. Hala da merak ediyorum. Yalnızlığın ruhumun boşluklarını doldurduğu bu acımasız dünyada gerçekten sevilmek nasıl olurdu? Sevgi zamanla tükenir miydi? Uğruna fedakarlık ister miydi? Ve en önemlisi karşılıklı olur muydu?” 
Bu bir intikam oyunu. 
Herkes tarafını seçtiğine göre 
Oyun başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92453</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/691ea035-5aa8-4d0b-a2ab-2b29a8467786.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıra Dışı Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Kütüphanede oturup sessizce kitap okuyan Toprak, kendini birdenbire zamanda yolculuk ettiği bir maceranın içinde bulur. Uçan arabalar, nano makineler, yemek kapsülleri ve daha neler neler. Heyecan dolu ve bir o kadar da tedirgin edici bu durum, Toprak gibi, yeni arkadaşı için de benzersiz bir deneyimdir.    
Çocukların hikâyelerde yaşıtlarının maceralarını okuması, onların hayal dünyasını geliştirirken, yeni dünyalara, zamanda yolculuklara katılması vizyonlarını geliştirip, farklı evrenlere kapı aramalarını sağlıyor. Kitapların açtığı kapı aynı olmasına aynı ama her çocuk için farklı bir mekâna girmesini sağlayan büyülü bir ışıltı oluyor. Fantastik edebiyatla tanışan çocukların, okumaya ve kitaplara olan ilgisi artıyor. Anne babaların yüzü gülüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92454</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/335ff14f-1f22-4fba-b0d6-3c385810eb91.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşan Tarihi</image:title>
            <image:caption>Keşan Tarihi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92455</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53c35871-eba5-4322-9d39-44deda16ab78.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne Ingleside (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Artık altı çocuklu bir anne olmaya hazırlanan Anne, günlerin ve hayatın hızına yetişmekte zorlanırken, bir de üzerine misafirlik süresini gereğinden fazla uzatan Mary Maria Teyze eklenince ne yapacağını şaşırmıştır. Öte yandan ne olursa olsun, biricik evi Ingleside dünyada onu en çok mutlu eden, huzur bulduğu tek yerdir. Ta ki Gilbert’ın sonsuz olduğunu sandığı aşkından şüphe duymaya başlayana kadar. 
Biraz yaş almış olsa da hâlâ sıra dışı güzelliğiyle ışıldayan, içindeki ele avuca sığmaz küçük kızı hiç kaybetmeyen Anne, ev halkının türlü maceraları arasında kocasının kalbini bir kez daha fethetmeye hazırdır. 
L. M. Montgomery’nin ölümsüz kaleminde hayat bulan ve Anne with an E isimli Netflix dizisine de ilham olan Yeşilin Kızı Anne, yolculuğuna kaldığı yerden serinin altıncı kitabı Yeşilin Kızı Anne Ingleside ile devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92456</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45ade1f9-c5bd-495d-9056-40719b8a2e23.jpg</image:loc>
            <image:title>Kambiri</image:title>
            <image:caption>Kambiri 
Sahibini Bekleyen Köpek Hachiko&apos;nun Yazarı Luis Prats Martinez&apos;den 
Dokuz aylık kızı Kambiri ile birlikte Afrika&apos;dan İtalya&apos;ya geçip onları bekleyen eşine ulaşmaya çalışan Alika yolda ölür. Teknedeki diğer göçmenler, Lampedusa Adası&apos;ndaki yetkililer tarafından karaya çıkarılırlar. Yaralılarla ilgilenen Doktor Salviati, Kambiri&apos;yi çok sever ve onu evlat edinir. Bir yandan Kambiri&apos;nin gerçek babasını aramaktadır... 
Gerçek bir olaydan ilham alınarak yazılan bu kitap, savaştan ve açlıktan kaçarak yeni bir yuva arayışına giren göçmenlerin zorlu yaşamına ışık tutmaktadır. Eser 2019 yılında, ünlü Katalan yazarın adıyla verilen Ramón Muntaner Ödülü&apos;ne layık görülmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92457</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/989261c1-2ead-4e98-b53c-e4ab72fbf145.jpg</image:loc>
            <image:title>Petersburg Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Tolstoy, “Temiz bir kalp, büyüklüğe özenmeyen hassas, ürkek bir zekâ ve olağanüstü büyük bir yetenek,” olarak tanımlamıştı Gogol’u. Petersburg Öyküleri adlı bu kitapta büyük Rus edebiyatçının “Neva Bulvarı”, “Burun”, “Palto”, “Portre”, “Araba” ve “Bir Delinin Notları” adlı altı önemli öyküsü yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92458</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f30ae8c-4f0e-447b-9fd0-747eff53aa68.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzbaşının Kızı</image:title>
            <image:caption>Rus edebiyatının büyük yazarlarından Puşkin, aynı zamanda çok önemli bir şair. Bir başka dev edebiyatçı Gogol, Yüzbaşının Kızı için şunları yazmış: “Kalenin mütevazı komutanı, eşi, asteğmen, sadece bir tane topu olan kalenin kendisi, zamanın karmaşası ve sıradan insanların gönül büyüklüğü… Saflık ve sadelik bu romanda öyle yüksek bir seviyeye ulaşıyor ki, en gerçekçi eser bile karşısında yapmacık, karikatürize duruyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92459</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c25d9cf7-061f-4b80-b516-d63ccbd453d9.jpg</image:loc>
            <image:title>On Üç Şehit</image:title>
            <image:caption>Bosna-Hersekli bir grup genç 1939’da, kimliklerini, inançlarını, yaşam biçimlerini koruyabilmek için Genç Müslümanlar Cemiyeti’ni kurar. 1990’ların özgür Bosna’sına ulaşacak uzun diriliş ve direniş yolunun dinamiklerini taşıyan Cemiyet üyelerini devrin Yugoslav yönetimi şiddetle sindirmek ister. 1940’la 1949 yılları arasında Genç Müslümanlar Cemiyeti’nin kurucularıyla en aktif üyelerinden bazıları şehit edilir. 1946’da Nedzib Sacirbegovic, Aliya İzzetbegovic, Esref Campara, 1947’deyse Vahid Kozaric, İbrahim Trebinjac ve İsmet Kasumagic hapse mahkûm edilir.

Kendisi de Genç Müslümanlar Cemiyeti üyelerinden olan İsmet Kasumagic, Cemiyet’in kuruluşunun 60. yılı münasebetiyle tarihe not düşmek için elinizdeki kitabı yazar. Kitapta, Özgür Bosna’nın varoluş mücadelesini başlatıp sürdüren Genç Müslümanlar Cemiyeti’nin şehit edilen on üç üyesi, onların cansiparane çabası, bazılarının Anadolu’ya uzanan soy kütükleri biyografi tarzında inceleniyor. Kasumagic, şehit edilen kahraman gençlerin kararlı mücadelesini anlatılırken Bosnalı Müslümanlara uygulanan baskı, zulüm ve şiddet hakkında da birinci ağızdan tanıklıklar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92460</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f72f8ec6-018e-4c76-bc3d-c8ce4aeef2c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Dünyanın Yaşam Şifreleri</image:title>
            <image:caption>Bildiğimiz dünyanın sonuna geldik… Şimdi “yeni dünya” hikâyesini yazma zamanı…  
 
Devam etmekte olan pandemi dönemi, “eski dünya hikâyesi”nin sona ermekte olduğunu haber veriyor. Asırlardır illüzyonların oluşturduğu sanal dünyadan çıkış zamanı geldi.  
 
Artık kolektif olarak, “tüm canlıların bir olduğu” hakikatine hizmet eden bir varoluş hikâyesini yazmamız gerekiyor. Gezegenimizin farklı bir boyuta doğru yol alması da, üzerinde yaşayan biz canlıları onunla uyum içinde olmaya zorluyor. Geçmiş hikâyemizden getirdiklerimiz, gezegenin yükselen titreşimi ve zamanın hızlı akması, bizi seçimlerimizi daha doğru yapmaya yönlendirecek.  
 
Bu kitapta, içinden geçtiğimiz eşsiz dönüşüm zamanı için bir yol haritası bulacaksınız. Yaptığım araştırmalardan, kendi kişisel deneyimlerim ve sezgilerimden elde ettiğim bilgilerin ve kitapta anlattığım, “geçiş” sürecini daha kolay yaşamanızı sağlayacak tekniklerin, pusulanız olmasını diliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92461</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb267107-d28b-432d-8d02-764593adb466.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Mutluluğu</image:title>
            <image:caption>“Sevgimin büyümesi durmuştu, bir huzursuzluk sızmaya başlamıştı ruhuma. Heyecan istiyordum; tehlikeler, hareketlilik... Huzurlu, sakin hayatımızda harcayacak yer bulamadığım çok fazla güç vardı içimde.” 
 
Taşranın korunaklı dünyasında mutlu sandığı evliliğinde bir şeyler ters gitmeye başlayınca, Maşa büyük kentlerin ışıltılı salonlarına sarılır. Geri döndüğünde ise ne Sergey’in aşkını ne de taşrayı eskisi gibi bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92463</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e335bac-7688-49a0-8f54-5d079c366de5.jpg</image:loc>
            <image:title>Montessori Çocuğu</image:title>
            <image:caption>Evinizi bir Montessori evine dönüştürün ve 
daha bilinçli, özenli ve uyumlu bir ebeveyn olun. 
 
1-3 yaşlarındaki çocuklarla ilgili düşüncelerimizi değiştirmenin zamanı geldi. Simone Davies, eğitimci Dr. Maria Montessori’nin ortaya koyduğu ilkelerden yola çıkarak, 2 yaş sendromuyla geçen dönemin hem ebeveynler hem de çocuklar için zengin ve tatmin edici bir merak, öğrenme, saygı ve keşif zamanına nasıl dönüştürülebileceğini gösteriyor. Günün her anı uygulanabilecek yüzlerce pratik fikir sunan bu kitapta çocuğunuzun merak duygusunu besleyen 5 ilke ile tanışacak; diş fırçalama, tuvalet eğitimi, kardeşlerle ilgilenme, emzikle vedalaşma gibi günlük rutinleri kolaylıkla geliştirmenin adım adım yollarını öğreneceksiniz. Ayrıca; 
 
Ø  Çocuğunuz sakin değilken bile sakinliğinizi nasıl koruyacağınızı ve ödül ya da cezaya başvurmadan sevgi ve saygıyla sınırlarınızı nasıl belirleyeceğinizi, 
Ø  Evinizi ne şekilde düzenleyeceğinizi – kaosu ortadan kaldırmanıza yardımcı olabilecek araçları, 
Ø  1-3 yaş arası çocuğunuz için en uygun Montessori aktivitelerini nasıl organize edeceğinizi, 
Ø  Etrafındaki dünyayı keşfetmeyi seven meraklı bir öğrenci yetiştirmek için takip edilecek yolları, 
Ø  Dünyayı çocuğunuzun gözlerinden nasıl görebileceğinizi – bu bakış açısının şaşırtıcı ve keyifli yönlerini, 
Ø  Nasıl çocuğunuzun rehberi olacağınızı ve her aşamayı neden takdir etmeniz gerektiğini öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92464</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f98185bb-0aa6-49cb-9ee3-967e108afcd9.jpg</image:loc>
            <image:title>İklim Felaketini Nasıl Önleriz</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, okuyan herkesi dünyanın ve doğanın geleceği için bir nefer yapacak. 
 
“İşte iklim değişikliği hakkında bilmeniz gereken iki rakam. Birincisi 51 milyar. Diğeri ise sıfır. 51 milyar, dünyanın genel anlamda her yıl atmosfere saldığı ton cinsinden sera gazı miktarı. Bu rakam yıldan yıla bir miktar aşağı veya yukarı yönde değişse de, genellikle artıyor. Bugün bulunduğumuz nokta bu. Sıfır ise emisyonda hedeflememiz gereken rakam.” 
 
Bu kitap, iklim ve çevre konusunda okuyabileceğiniz en gerçekçi ve yol gösterici kitap. Bill Gates hayal kurmak, yeryüzünde cennet ütopyaları yaratmak yerine, yıllarca bilim insanları, uzmanlar ve aktivistlerle işbirliği içerisinde edindiği deneyimi okurlarla paylaşıp dünyayı iklim felaketinden koruyacak senaryolar üzerinde durmayı yeğliyor. Gates, ancak siyasal alanın, teknolojinin ve piyasanın eşzamanlı olarak ve uyum içerisinde “yeşil”e yöneldiği bir durumda iyimser olabileceğimizi savunuyor. 
 
Bir iş insanının pratik ve akılcı bakışının sunduğu rakamlar, istatistikler ve oranlar sayesinde dünyanın içinde bulunduğu durumu bütün çıplaklığıyla yorumlayabiliyor; her evden, her sanayi tesisinden, gündelik hayattaki her faaliyetten iklim felaketine ne tür katkılar sunulduğuna dair büyük resmi görebiliyoruz. 
 
Gates, sabırla ve her şeyden önce ayakları yere basan bir umudun verdiği hevesle bütün bilgilerini paylaştığı okurlarına, rakamların kötümserliğini ve her felaketten bir çıkış yolu bulan insan iradesinin iyimserliğini bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92465</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf649e82-8bba-44f9-87ca-62f6f80f2f8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Kalbi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bulgakov Köpek Kalbi’nde sokak köpeği Şarik’in öyküsünü anlatır. Dünya çapında bir bilim insanı olan Profesör Filipoviç, evine götürüp beslediği Şarik’i ameliyat ederek, er bezlerini ve hipofiz bezini adi bir suçlununkilerle değiştirir. Köpek arsız, yüzsüz, şehvet düşkünü ve kaba saba bir insana dönüşür. Şarik insan haliyle profesörün hayatını cehenneme çevirse de, Sovyet bürokrasisinde kendine bir konum edinebilecektir. Komünistlerin küçük burjuva değerlerinin üstünde yeni bir Sovyet insanı yaratma ideallerini hicveden Köpek Kalbi, Bulgakov’un en çok tartışılan yapıtıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92466</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b42667bb-4d94-4747-a632-25491f3b335a.jpg</image:loc>
            <image:title>Boyalı Peçe (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1920’li yıllarda Londra ve Hong Kong’da geçen Boyalı Peçe, bir kadının ruhani uyanışının hikâyesidir. Kitty, annesi tarafından sosyal merdivende yükselmesini sağlayacak bir evlilik yapmak üzere yetiştirilmiştir. Ancak yaşı ilerlerken ufukta böyle bir evlilik belirmeyince panik halinde sevmediği bir adamla; Hong Kong’da bakteriyolog olarak görev yapan Walter’la evlenir. Walter’ın Kitty’nin ihanetini öğrenmesiyle başlayan süreçte, genç kadın kendi sığlığını ve insani zaaflarını fark edecek, hayatında ilk kez anlam aramaya başlayacaktır. Boyalı Peçe 1924 yılında Cosmopolitan dergisinde tefrika olarak yayımlanmaya başladığında, romandaki kişi ve olaylarla kendi hayatları arasında paralellik kuran bazı kişiler dergiye dava açmışlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92467</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9f247cf-6d55-44cd-a038-4a53f0e88b6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Kızı Maggie - Bir New York Hikayesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>New York’un soygunlara, cinayetlere, fuhuşa sahne olan, göçmenlerle yoksulların yaşadığı kesimlerinin hiç de yabancısı olmayan Stephen Crane, 1893’te Johnston Smith müstear ismiyle yayımladığı Sokak Kızı Maggie’de kendi gözlemlerinden faydalanır. İrlandalı göçmen bir ailenin üç çocuğundan biri olan, alkolik ebeveyn şiddetinin ve zorlu sokak şartlarının gölgesinde savunmasız kalan Maggie, kötü geçen çocukluğunun ardından daha iyi bir hayat düşüyle etrafına imrenerek bakan ve sevilmek isteyen bir genç kadına dönüşür. Büyük şehrin kenarda köşede kalmış insanlarının gündelik hayatını ve alışkanlıklarını anlatan Crane, bize dönemin New York’undan bir kesit sunar. Yazar 21 yaşındayken ilk kitabı Sokak Kızı Maggie’yi yayımladığında, fazlasıyla gerçekçi ve izlenimci olan eser okurların tepkisini çekmişti. Bugünse Crane’in gitgide büyüyen bir şehirde sadece insanların yaşadığı çevrenin değil, insan doğasının da değiştiğini ortaya koyan eserlerinin ilk örneği olarak kabul ediliyor ve pek çok akademik çalışmaya konu oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92468</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e3d3317-fbd2-4567-9f00-04b9e2fb2ea0.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Bahçe (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İngiltere’nin uçsuz bucaksız fundalık arazilerinden birinde yer alan Misselthwaite Malikânesi, kapısı kilitli yüz odası, geceleri duyulan tekinsiz ağlama sesleri ve duvarla çevrelenmiş bahçeleriyle birlikte değişim, kurtuluş ve arınma temalı bir hikâyeye ev sahipliği yapar. Frances Hodgson Burnett’ın Gizli Bahçe’si, Victoria döneminde tasvir edilen gelenekselleşmiş yetim çocuk imgesini başka bir noktaya taşır. Oliver Twist, Jane Eyre ya da Heidi gibi munis, utangaç ve sinik bir karakter olmayan Mary Lennox, şımarık, bencil ve kimi zaman da şiddete meyillidir. Onun kendini tanıyıp sömürgeci bir kültürde yetişmenin etkilerinden sıyrılma yolculuğu, anahtarı toprağa gömülü bir bahçe kapısının açılmasıyla başlar. Mary’nin kendisi gibi sevgisiz bir çocukluk geçiren kuzeni Colin’in onu çepeçevre saran buhrandan kurtulmasının sırrı da aynı kapının ardında gizlidir. 1911’den beri sayısız çocuğu ve yetişkini ağırlayan Gizli Bahçe, günümüzde çocuk edebiyatı kanonuna dahil edilse de ilk olarak hedef kitlesi yetişkinler olan bir dergide tefrika edilmiştir. Yazarın Britanya’nın sömürgeci politikasına, dönemin çocuk yetiştirme yöntemlerine ve biçilmiş cinsiyet rollerine yönelttiği eleştirilerin yanı sıra, holistik tıp yanlısı yaklaşımı da hâlâ güncelliğini korumaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92469</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b02d5e60-69b8-438a-b0d0-b9ad6527cce8.jpg</image:loc>
            <image:title>Orgazmın Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Orgazm basit bir mesele değildir. Biyolojik ve kültürel, bedensel ve ruhsal, duygusal ve semboliktir. Kadına ve erkeğe özgü olmasının yanı sıra derin bir şekilde insanidir. 
 
Mahnkopf, orgazmın felsefi derinliklerine inerken sanatı, bilimi, edebiyatı, filmi, müziği, entelektüel söylemi günlük deneyimle; politik olanı ise tutkulu ve tatmin edici bir mutluluk ütopyasıyla birleştiriyor. Orgazmın Felsefesi mutluluk, özgür bir toplum ve iyi yaşam üzerine düşünmek isteyenler için kapsamlı bir çalışma. 

“Kendine gelmenin, en geniş kapsamıyla kendini duyumsamanın, beden, ruh ve tin arasındaki uyumlanmanın mekânı ve zamanıdır en güzel an. Yaşamın ve ölümün eşleştiği yerdir. Kişinin kendi cinsiyetliliğinin, yaratıklığın, hayvanlığın ve dolayısıyla canlılığın derin ifadesidir. Ayrıca evrimsel bir vazifenin ifa edilişi şeklinde tezahür eden ve bütün dünyayı ilgilendiren bir işlevdir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92470</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8435187-979e-4653-8b03-3923c031f12d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yatakta Neler Yaptık? - Yatay Bir Tarih</image:title>
            <image:caption>XIV. Louis, Fransa&apos;yı yatak odasından idare etti. İkinci Dünya Savaşı sırasında Winston Churchill, İngiltere&apos;yi yatağından yönetti. Yolcular, yolculukları sırasında hiç tanımadıkları yabancılarla birlikte yattı, Sanayi Devrimi öncesi pek çok aile aynı yatağı paylaştı. Bir zamanlar yataklar pahalı objelerdi ve çoğu zaman gösteriş amaçlıydı: Tutankamon altın bir yatakla birlikte sonsuzluğa göç etti, zengin Yunanlar öbür dünyaya üzerinde yemek yemek için tasarlanan yataklarında gönderildi. 
 
Yatak; doğum, ölüm, seks, hikâye anlatımı ve sosyalliğin yanı sıra uyumak için de kullanılıyordu. Ama kimin kiminle, neden ve nasıl yattığı zamana ve yere bağlı olarak inanılmaz derecede değişiyordu. Yatak modern çağda özel ve gizli bir alana dönüşünce zengin sosyal tarihi de büyük ölçüde unutulmuş oldu. 

Brian Fagan ve Nadia Durrani, son 70 bin yılı kapsayan bu çalışmalarında, yatağın zaman içindeki sonsuz çeşitlilikteki rolüne bakıyor. Yatakta Neler Yaptık?, yatağın büyüleyici ama çoğu zaman unutulmuş geçmişi üzerindeki örtüyü kaldırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92471</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11b17d24-a6c4-4281-ad40-8b6b05ad0005.jpg</image:loc>
            <image:title>Nedret</image:title>
            <image:caption>Nedret burada birkaç defa kendi duygularına daldı. Kalbinin derin bir köşesinde, kendisine gizli gizli gülümseyen, ümide benzer bir şey vardı. Tekmil varlığını, ince ipek bir ağın cazibesi sarıyor, bunun düğümlerini ezelî bir kudretin yardımıyla bağlıyordu. Şu dakikada öksüzlük ve kimsesizlik eleminden daha acı bir mahrumiyet ıstırabı hisseden Nedret tahammülü kıran bir ruh mücadelesi içinde çırpınıyordu. Gözlerinde süzgün bir yeis vardı. Genç ve güzel çehresinin ince hatları üzerinde, geçen günlerin, ölmüş kurumuş hayallerinin gamlı ve solgun gölgeleri dolaşıyordu. 
 
Güzide Sabri’nin, en çok okunan romanı Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi’nin devamı olarak, ondan on sekiz yıl sonra yazdığı Nedret, ilk romanın talihsiz kahramanı Fikret’in kızı olan Nedret’in hikâyesinin konu edildiği, öncülü kadar sürükleyici bir roman. Genç Nedret, yüzünü bile hatırlamadığı annesinden kalan notlarla ve mazide kalmış hikâyenin kahramanı insanların hayatına girmesiyle geçmişin puslu perdesini aralamaya çalışırken kendi de annesininkine hiç de uzak olmayan yeni bir aşk hikâyesinin kahramanına dönüşmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92472</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c66138d8-0cb3-4e09-aa70-c30581007682.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi</image:title>
            <image:caption>Ah, ben bu zaafı onların yanında neden göstermiştim? Şimdi ne kadar utanıyorum! Ne söyleyeceğimi şaşırmıştım. Bunu ancak yine metanetimle tamir edebileceğimi düşündüm. Bu anda her şeyden, hatta kendimden bile iğreniyordum. Artık beyhude yorgunluk, bu faydasız didişmeden bıktım... Gözlerimden akan yaşlar, ruhumda yanan ateşle kurumuştu. 
 
“Romanlarında kırılgan aşkların duygu yüklü dünyasını aksettiren Güzide Sabri’nin en önemli romanı, ilk baskısı 1905’te yapılan Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi’dir. Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi, dönemin karasevda romanlarının tipik özelliklerini yansıtan bir roman olarak ön plana çıkar.” 
Necati Tonga 
 
 
Güzide Sabri’nin yazıldığı günden beri sevilerek okunmuş, iki defa filme alınmış kült romanı Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi, sonraki yıllarda yazılmış birçok aşk romanını da etkilemiş, öncü bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92473</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7b8de42-4560-4c7f-8264-6fbda6459ebb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahramanım Mimar Sinan</image:title>
            <image:caption>Hem meraklı…
Hem maceracı…
Üstelik araştırmacı…
Adı da Kahraman Avcısı…
Not defterini yanından hiç ayırmayan araştırmacı ve meraklı Kahraman Avcısı Kerem Çokbilir…
Kardeşinden birkaç yaş büyük olduğunu dilinden düşürmeyen ablası İrem…
Bildikleriyle, okuduklarıyla yeğenlerini tarihin derinliklerinde inanılmaz yolculuklara çıkaran kitap kurdu dayıları Bay Ne Sorsan Bilir…
Her yaptıkları olay!
Neye el atsalar gizem…
Onlar tarihin derinliklerinden özel sırlar topluyorlar. Şimdiki durakları, Kayseri’nin Ağırnas Köyü, bir adım sonrası ise Anadolu coğrafyası… Anadolu’nun her yerinde pek çok eserine rastladığımız Ustabaşı Mimar Sinan’ın yanı. Birlikte eserlerine yakından bakacaklar.
Sen de ekibin içinde olmak istemez misin? O zaman yolculuk başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92474</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37f82e51-5c40-42d1-8f47-c32b01be82a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahramanım Osman Gazi</image:title>
            <image:caption>Hem meraklı…
Hem maceracı…
Üstelik araştırmacı…
Adı da Kahraman Avcısı…
Not defterini yanından hiç ayırmayan araştırmacı ve meraklı Kahraman Avcısı Kerem Çokbilir…
Kardeşinden birkaç yaş büyük olduğunu dilinden düşürmeyen ablası İrem…
Bildikleriyle, okuduklarıyla yeğenlerini tarihin derinliklerinde inanılmaz yolculuklara çıkaran kitap kurdu dayıları Bay Ne Sorsan Bilir…
Her yaptıkları olay!
Neye el atsalar gizem…
Onlar tarihin derinliklerinden özel sırlar topluyorlar. Şimdiki durakları, Osmanlı Devleti’nin filizlendiği topraklar olan Söğüt ve Osman Gazi’nin yanı… Bir devletin kuruluşuna tanıklık edecekler ve Osman Gazi’den hikâyesini dinleyecekler.
Sen de ekibin içinde olmak istemez misin? O zaman yolculuk başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92475</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f81b8c2-56d3-4626-a7a7-dbc4e94c593d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafıza Denen Şey</image:title>
            <image:caption>Bunların hepsi, hafızanın işi!
Bir şiir ezberlemek ya da bir yabancı dil öğrenmek,
yaz tatilinin en harika zamanlarını ya da üç yaşındayken
bisikletten düşüşünü hatırlamak…
İki hafta önce ne yediğini unutman da yine hafızan yüzünden.
Hafıza anıları çözümler, düzenler ve oluşturur.
Hafızanın birçok türü olduğunu biliyor muydun?
Peki, seninle aynı zamanda büyüyüp geliştiğini?
Beyninde neler olduğunu keşfetmek ve
neden her akşam ders tekrarı yapman gerektiğini anlamak için bu kitabın içine dal!
dolu bir okuma serüvenine çağırıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92476</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a719be20-2456-410b-aea6-978bf844894f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızılelma Neresi?</image:title>
            <image:caption>Kızılelma ülküsünün peşinde bir halk, topuk seslerinin getirdiği bir düzen, yaşlı bir adamın savaşçı ruhu ve nasihatlerin paradan daha değerli olduğunu öğreten derslerle dolu bir hayattan sahneler...
Yiğitlik, dürüstlük, sevgi, akıl ve kendini bilmek gibi değerlerin bir araya gelince insanlığı kurtaracağını gösteren, sürpriz sonlarıyla okuyanları şaşırtan, zekice yazılmış öyküler...
Türkçemizin ustası Ömer Seyfettin sade, özgün ve çarpıcı öyküleriyle, kaleminin ne kadar güçlü olduğunu bizlere bir kez daha kanıtlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92477</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73d8eb92-d395-4d47-8185-96f156223ec7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrılmaz İkili Kurbağa ve Murbağa</image:title>
            <image:caption>Kurbağa ve Murbağa her zaman birlikte. Bu beş mükemmel hikâye çiçekler, kurabiyeler, cesaret, rüyalar ve hepsinden önemlisi arkadaşlık hakkında. 
 
“Kütüphanemin birbirinden ayrılmaz o muhteşem ikilisi: Kurbağa ve Murbağa. Arkadaşlık bağlarıyla çoğalan, büyüyen sevginin en güzel anlatımı onların dünyasında var. Sevginin vazgeçilmezliğine olan inancımla o ikili kütüphanemde hep yaşıyorlar. Onlar çalışmalarımda benim sağ kolum. Var olsunlar!” 
Ferhan Selçuk-Kütüphane Öğretmeni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92478</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d20400a-bd9b-4937-8418-40e87b1a7eb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişimi Tetiklemek</image:title>
            <image:caption>Herkes bir şeyleri değiştirmek istiyor. Pazarlamacılar müşterilerin düşüncesini, liderler kurumları, kimileri tüm dünyayı... Ama değişim zordur. İkna, baskı, dayatma, her yolu deneriz ama hiçbir şey yerinden kımıldamaz. Peki, insanlarda ve kurumlarda değişimi tetiklemenin daha iyi bir yolu olabilir mi?
Bu kitapta farklı bir yaklaşım bulacaksınız. Jonah Berger’e göre, işin sırrı daha çok baskı uygulamak veya daha çok istatistik sunmak yerine bir “katalizör” olmayı başarmakta. Değişimi tetikleme konusunda başarılı katalizörler “Birinin fikrini nasıl değiştirebilirim?” yerine “Neden bugüne kadar değişmediler? Onları durduran nedir?” diye sorarlar. Değişimin karşısındaki başlıca engelleri ve onların nasıl ortadan kaldırılabileceğini tespit ederler.
İşte tüm bunları nasıl yapabileceğinizi öğrenmek istiyorsanız, ihtiyacınız olan her şey bu kitabın sayfaları arasında. Amacınız ister bir insanı ve bir kurumu ister bir sektörü veya tüm dünyayı değiştirmek olsun, olağanüstü sonuçlar elde etmenizi sağlayabilecek etkili bir düşünme biçimi ve bir dizi teknik elinizin altında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92479</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cb052cb-c092-4874-98d3-96796d9e2bfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yöneticiler İçin Finans</image:title>
            <image:caption>Finansal bilginin gücü, yönetim ve sürdürülebilirlik kavramlarıyla da çok yakından ilişkilidir. Çünkü yöneticilerin daha iyi bir gelecek kurgulayabilmeleri, işletmeleri için iyi bir finansal altyapıyı oluşturmalarına bağlıdır. Bu kitap, yöneticiler için finans kavramlarının ve uygulamalarının bulunabileceği bir çalışmadır. Özellikle küresel eğilimlerin her geçen gün daha hızlandığı ve ön plana çıktığı günümüz dünyasında yöneticilerin odaklanması ve izlemesi gereken ekonomik göstergeler, faizler, yatırımlar, finansal analizler, risk yönetimi ve dünyanın geçmişten bugüne ekonomik görünümü gibi daha birçok konu, detaylı bir sorgulamayla oluşturulmaya ve açıklanmaya çalışılmıştır. Unutmayalım ki gelecek de bir gün gelecektir.


Bunun için geleceğin mimarı olacak gençlerimiz ve günümüz dünyasının başarı odaklı yöneticileri, güçlü bir teorik bakış açısıyla zenginleştirilmiş uygulamalara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Özellikle finansal altyapısı iyi oluşturulmamış projelerin, karşılaşılan ilk zorlukta kaybolduğunu gördüğümüzde hem üzülüyor hem de geleceğimizi kaybettiğimizi düşünüyoruz. Sonuçta her yöneticinin odaklanması gereken noktalardan birisi, güçlü bir finansal plan ve her olasılık için etkin bir şekilde çalışabilecek bir nakit akış sürekliliğidir. Unutulmamalıdır ki bugün ve gelecekte herkes yönetici olabilir ancak lider odaklı ve bilgiye dayalı bir anlayışla kendini geliştirenler, kurum hafızasında hatırlanan ve iz bırakanlar olacaktır. Belki bu kitapla sizler de finansal risklerinizi yönetebilir ve daha iyi bir gelecek için stratejik adımlar atabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92480</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b75af314-9726-4320-9899-1f70d9c0b93e.jpg</image:loc>
            <image:title>İhtilal-i Nizam</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin 1941’den 1980’e… Askeri Müdahaleler Tarihi: 

1941-1960: Ordudaki Gizli Örgütlenmeler ve Cuntalar 
1957: 9 Subay Olayı 
1960: 27 Mayıs Askeri Müdahalesi 
1961: SKB Cuntası ve İstanbul Protokolü 
1962: 22 Şubat Darbe Kalkışması 
1962: 11 Havacı Subay Cuntası 
1963: 21 Mayıs Darbe Kalkışması 
1971: 12 Mart Muhtırası 
1980: 12 Eylül Askeri Müdahalesi 

“ihtilal, darbe ve devrim yapılmaz; gelir…” 

Voltaıre 
(1694-1778) 

Bu kitap “GELİR”leri anlatıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92481</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf44e84a-4337-404a-8202-80c7e07a3038.jpg</image:loc>
            <image:title>Endüstri 4.0dan Toplum 5.0a Dijital Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>çine Girdiğimiz Çağı Anlamak Yetmez, Onun Organik Bir Parçası Olmak Zorundayız.
Modern Zamanlarda Bazı Ülkelerin Ve Ulusların Tarihleri Büyük Ölçüde Iskalanan Gelişmelerin Tarihidir.
Bu, Bir Bakıma, Kaçırılan Veya Değerlendirilemeyen Fırsatların, Dolayısıyla Bunun Ortaya Çıkardığı Sonuçların Sorgulanması Demektir.
Sorgulamalar Genellikle Çok Farklı, Çeşitli Bakımlardan Rakip Veya Karşıt Bakış Açıları Ve Dünya Görüşleriyle Şekillendirilir.
Sonuçta Genellikle Fırsatın Kaçırılmasına Ve Değerinin Iskalanmasına Yol Açan Faktörlerin Olgusal Değil, İdeolojik Analizine Ağırlık Verilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92482</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ef1bcfb-99bc-4697-bcce-d3c72d1e0fde.jpg</image:loc>
            <image:title>Endüstri 4.0 ve Türkiye Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>İlk olarak Hannover Endüstri Fuarı&apos;nda 2011 yılında açıkça tanımlanmış olan Endüstri 4.0; nesnelerin interneti, siber-fiziksel sistemler ve akıllı fabrikaların ana eksen olacağı yeni bir endüstriyel çağı işaret etmektedir. Endüstri 4.0 kapsamında yapay zeka, artırılmış gerçeklik, büyük veri, makineler arası etkileşim, siber güvenlik ve blokzincir gibi kavramları sıklıkla kullanmaya başladığımız bu son yıllarda, ekonomilerin bu geçiş sürecindeki performansları rekabetçi üstünlükleri açısından kritik bir unsur haline gelmiştir. Bu noktada Türkiye ekonomisinin mevcut durumu ve çağın endüstriyel devrimini yakalamak için yapılması gerekenler ise son dönemlerde gerek reel sektörde gerekse de akademide yoğun şekilde tartışılan konular olmuştur. Bu kitapta ise Endüstri 4.0 ekseninde Türkiye ekonomisinin mevcut durumu hem makroekonomik göstergeler hem de sektörel gelişmeler ışığında bir arada ele alınmakta; farklı politika boyutlarına göre yapılması gerekenler tartışılmaktadır. Her biri alanında uzman akademisyenlerin kendi perspektiflerinden değerlendirdikleri Türkiye ekonomisinin, Endüstri 4.0&apos;a adaptasyon sürecinde ne durumda olduğunu ve hızlı adaptasyonu sağlamak üzere neler yapılması gerektiğini bu kitapta bulabilirsiniz. Türkiye ekonomisinin geçmişten günümüze gelişimini ana hatlarıyla görmek istiyorsanız; Türkiye&apos;de sektörlerin Endüstri 4.0&apos;a geçişte hangi aşamalarda olduğunu merak ediyorsanız; eğitim, sağlık, sosyal güvenlik ve çevre açılarından Endüstri 4.0 bağlamında Türkiye için neler yapılması gerektiğini araştırıyorsanız bu kitap size yardımcı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92483</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6a4a006-bbb9-490b-808d-0aec074982cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Ülkelerin Tarihleri</image:title>
            <image:caption>Küresel tarihler, genellikle tek bir yazarın ve tek bir perspektifin dar açısından yazılır, bu da kaçınılmaz olarak önyargıya yol açar. Peki, dünyanın farklı ülkelerindeki yazarlar ve vatandaşlar kendi tarihlerini nasıl görmektedirler? Bakış açılarını hangi temel olaylar ve etkiler şekillendirmiştir? Yabancı yorumcuların görüşleri ne kadar doğrudur?
Ülkelerin Tarihleri, ulusal tarihleri “içeriden bir bakışla” anlatan ilk kitaptır. Yirmi sekiz ülkeden yirmi sekiz önde gelen yazar ve araştırmacı, kendi ulusal tarihinin düşünce ve araştırma ürünü, merak uyandırıcı ve çoğu zaman coşkulu bir tarihçesini sunuyor. Ülkeler, her kıtayı ve her devlet biçimini temsil edecek biçimde seçildi: büyüklü küçüklü olgun demokrasiler, dinsel otokrasiler; binlerce yıldır var olan devletler ve 20. yüzyıl gibi yakın bir tarihte doğanlar. Bu ülkelerin tamamı dünya nüfusunun üçte ikisini oluşturur. Örneğin ABD’de ulusun “tarihsiz olduğu” miti hâlâ güçlüdür; fakat Çin’de tarihin üç bin yıllık emperyal otoriteyi meşrulaştırmakta önemli rol oynadığı görülüyor. Avustralya, Rusya ve Japonya gibi birbirinden çok farklı ülkelerde, ders kitaplarının içerikleri üzerine “tarih savaşları” şiddetle sürüyor. İran ve Mısır gibi ülkeler, günümüzde hiçbir biçimde karşılık bulamayan ihtişamlı tarihleriyle kutsanmış ya da lanetlenmiştir; Almanya gibi ülkelerse yakın geçmişin ıstırabına yaklaşmanın ve onunla uzlaşmanın yollarını bulmalıdır.
Dünyamıza hem renk katan hem de onu tehlikeye atan kültürel ve siyasi farklılıkları anlamak için bu temel ulusal hikâyelerin değerini bilmeliyiz. Önemli olayları listeleyen zaman çizelgeleri ve geniş bir yelpazede, itinayla seçilmiş illüstrasyonlar çeşitli ve geniş kapsamlı açıklamaları desteklemektedir. Düşünmeye yönelten bu güvenilir ve özgün kitap Modern Çağ için elzem bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92484</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfbebac9-6fa4-4f80-a697-a0c10c7e2598.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat ve Yaşam Üzerine Düşünceler</image:title>
            <image:caption>Leonardo Da Vinci, insanlık tarihinin en yaratıcı ve yenilikçi isimlerinden biridir. Rönesans döneminde yaşamış İtalyan hezârfen başta resim olmak üzere, felsefeden astronomiye, matematikten anatomiye, botanikten mühendisliğe, mimarlıktan jeolojiye kadar pek çok alanda çalışmalar yapmış, dünyanın gördüğü en büyük sanatçılardan ve dâhilerden biri olmuştur.
Da Vinci’nin yaşamının farklı dönemlerinde günlüklere, kâğıtlara, kitapların kenarlarına yazdığı düşüncelerini, gözlemlerini ve öngörülerini derleyip bir araya getiren bu kitap, okurunu bu büyük ismin zihninde olağanüstü bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92485</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e182344-a6bd-431b-a2e8-29b5b28dea79.jpg</image:loc>
            <image:title>Liderlik Laboratuvarı - 21. Yüzyılda Liderlik</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap seçildikleri gün politikacılara hediye edilerek, liderlik yapmak isteyen herkes tarafından bir kariyer rehberi olarak kullanılmalıdır.” 
Katie Perrior, Downing Street No: 10 Eski İletişim Müdürü, 
Times yazarı, yayıncı ve Inhouse Communications Başkanı 
“Bu kitap liderlik üzerine yeniden düşünmenizi sağlayacak. Chris Lewis ve Pippa Malmgren hiyerarşik, deneyime dayalı, ‘otorite gösterisini’ temel alan bir liderlik söylemi ve bakış açısına, gurur okşayan, deneyim paylaşımına dayalı ve ‘sorumluluk gösterisini’ temel alan bir perspektifle meydan okuyorlar. Harika! Mutlaka okuyun.” 
Sir George Zambellas, Eski Birinci Deniz Lordu ve Birleşik Krallık Deniz Kuvvetleri Komutanı, Teknoloji Danışmanı 
Liderlik becerisi deyince aklımıza gelen her şey, son 25 yılda temelden değişti çünkü 21. yüzyılda, hepimiz gibi, liderler de bambaşka bir dünyadalar. Pek çok üst düzey yöneticinin uykularını kaçıran yeni bir dünya düzeni ve yepyeni küresel tartışma başlıkları var: Sarsıcı ekonomik hareketler, Brexit, enflasyon, politik iktidarlar, kripto paralar, yeni duvarlar, robotlar... 
Günümüz liderleri tüm bunlarla nasıl baş edebilir? 
Chris Lewis ve Dr. Pippa Malmgren, Liderlik Laboratuvarı’nda, bu büyük değişim çarkına nasıl ayak uydurulabileceği konusunda yol gösteriyor, ip uçları veriyor, örnekler üzerinden sorular yöneltiyorlar. Sadece eski kuralların neden artık işlemeyeceğini açıklamakla kalmıyor, aynı zamanda yeni dünya düzeninde yerleşen yeni değerleri, bu yeni düzenin nasıl bir liderlik beklediğini anlatıyorlar. 
Liderlik Laboratuvarı liderlerden, “yalnız işlerini doğru yapmalarının değil, aynı zamanda doğru işler yapmalarının beklendiği” 21. yüzyılda, güçlü, istikrarlı ve sağlam bir liderlik kurabilmenin sırlarını paylaşarak eşsiz bir vizyon sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92486</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d64a398-d339-43f6-bc00-73209263dcb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyamızı Değiştiren On İki Hastalık</image:title>
            <image:caption>“Bu kitabın mesajı basittir: Geçmiş salgınları anlamak, gelecekteki salgınlara daha iyi hazırlanmamızı sağlayabilir.” 
İnsanlık tarihi hastalıklar tarihidir de denebilir. Milyonlarca insanın hayatına mal olan pek çok hastalığa ilişkin bilgi veren sayısız yazılı kayıt mevcut. Bu kayıtlar ışığında hastalıkların yalnızca bir sağlık problemi olmadığı, önemli siyasi, sosyal ve ekonomik sonuçlar doğurduğu söylenebilir. 
Alanında dünyanın en saygın kuruluşlarından biri olan Amerikan Mikrobiyoloji Derneği (ASM) insanlık tarihini derinden etkilemiş ve halen etkilemekte olan bir düzine hastalığı Dünyamızı Değiştiren On İki Hastalık kitabında bir araya getiriyor. Kitapta kolera, sıtma, frengi, grip ve AIDS gibi hastalıkların yayılımı ve sonuçları incelenirken ortaya çıkan siyasi ve toplumsal sonuçlar ilginç anekdotlarla anlatılıyor. Aşıların geliştirilmesi, karantina uygulamalarının başlatılması gibi sağlıkla ilgili olduğu kadar köle ticaretinin yaygınlaşması, İkinci Dünya Savaşı’na giden yolun taşlarının döşenmesi ve demografik yapıları dönüştürecek denli kitlesel göç dalgalarına neden olması gibi sonuçlarıyla oldukça ilginç bir tarihle okuyucuyu buluşturuyor. 
Ayrıca geçmiş salgınlardan çıkarılması gereken dersler ve bu derslerin gelecekte salgın hastalıklarla mücadelede ne ölçüde kullanılabileceği hakkında önemli ipuçları da sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92487</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42c1fd16-730c-4d7b-bbaa-aac518d013e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap İçin 4</image:title>
            <image:caption>Başucu değil, bir başiçi kitabı! 
                                              k. İskender 
 
Selçuk Altun’un 2004’ten beri devam eden aylık yazılarının 2013-2015 dönemine ait olanları: Aforizma, Alıntı, Alkış, Anı, Bilgi, Eleştiri, Günlük, Gözlem, Haber, Kıssa, Kinaye, Nükte, Öneri, Polemik, Sor(g)u, Tepki, Yanıt... 
 
                                Selçuk Altun: Nefes aldığı “kitap içindir”. 
                                                                                         Birhan Keskin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92488</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64aae9fc-ea72-485d-a52a-09e2db3d4bce.jpg</image:loc>
            <image:title>Semaver (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Sait Faik, Burgaz çalılıklarından çekti bir kızılcık dalı kopardı, kalem gibi yonttu, ucunu yaşama batırdı ve yazmaya koyuldu. 
Türk hikâyeciliği Ömer Seyfettin’den sonra Memduh Şevket Esendal, Fahri Celalettin gibi ustaların sürdürdüğü bir türdü. Sabahattin Ali, Refik Halit’in memleket hikâyeciliğine diyalektik bir görüş katmış ve bu yeniliği ile 1940’ların tek ismi olmuştu. Sait Faik ise onların yapmadığı bir şeyi yaptı. Bir konuyu değil, yaşamın bir parçasını işliyordu. Bir tez savunmuyor, bir yaşantıyı yansıtıyordu. İnsan sevgisi dolu, doğa sevgisi dolu bir yüreği vardı. Neye baksa bu sevgi ile ısınıyor, ışıklanıyordu. Biz ancak o el attıktan sonradır ki, en önemsiz görünen insanların ve şeylerin zevkine eriştik.” 
 
                                                                                                           Haldun Taner, Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil, 1983</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92489</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aaea1ae-e7d8-451d-a7ee-49e01808f088.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedice Bir Tutku</image:title>
            <image:caption>İsyan ve Asil Dede’nin Düğünü romanlarıyla okuru iklimler, renkler, denizler, insanlar ve saf hislerle buluşturan Ege, Kedice Bir Sevda romanında kurduğu mizah ve aşk dolu hikâye evrenine, Kedice Bir Tutku&apos;da okuru bir kez daha davet ediyor.
Hayta ve nankör bir âşıkken kaybettiği sevgilisi Elif&apos;in kalbini, bir kedi olarak dünyaya yeniden geldiğinde kazanmayı başaran Tayfun&apos;un saadet günleri beklenmedik bir gelişme ve evlilik kararıyla bozulur. Geçmişin kara bulutları etrafında toplanırken, alt tarafı bir kedi olan kahramanımız sevdiği kadının mutluluğuna sahip çıkıp kararlarına saygı duymak ile onu üzmek pahasına korumak, kaybetmek pahasına olaylara pati koymak arasında bocalamaktadır.
Kedice Bir Tutku&apos;nun muzip ve oyunbaz macerasında kuyruklar birbirine dolanıyor, kimileri dört ayak üstüne düşüyor, tüyler kabarıyor ve yine “miyavvv”lar çok şey anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92490</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8de771ab-c0c1-4d53-ab4b-810f649feef8.jpg</image:loc>
            <image:title>Leonardo</image:title>
            <image:caption>Kemp, dünyanın en ünlü sanatsal dehası Leonardo da Vinci’nin yaşamını ve çalışmalarını böylesine benzersiz yapan şeyin ne olduğunun peşine düşüyor. Bu Rönesans adamının Mona Lisa ve Son Akşam Yemeği gibi başyapıtlarının ardındaki “gerçek” anlama dair olağanüstü bilgiler sunuyor. Leonardo’nun gelişimini tüm çeşitliliğiyle takip ederek, gerçekleşmemiş hayalleriyle, hamilerle ilişkileriyle ve Tanrı, insanlar ve doğa hakkındaki görüşleriyle bütüncül bir portresini sunuyor. Leonardo’nun zihninin işleyişini açıkça ortaya koyduğu, yaratıcı vizyonunu ve araştırmacı doğasını sergiledikleri için defterler, onun başarısının ve dehasının sırrının anahtarıdır. Yirmi bin sayfayı aşkın çizim ve not, insan gözünün yapısından uçan makineler ve dev arbalet tasarımlarına kadar inanılmaz keşiflerini ve icatlarını ayrıntılarıyla aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92491</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e532552-b5d5-4f29-8da2-66e8551145e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekoloji Kitabı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Neden daha büyük biyolojik çeşitlilik istenir? Ozon tabakasındaki delikler nasıl keşfedildi? Soyu tükenen başka türler olacak mı? İnsanlar tarih boyunca canlı dünyayı düzene koymaya ve işlerin nasıl yürüdüğünü anlamaya çalışıyor. Gezegen üzerindeki etkimiz gün geçtikçe artarken bu derin soruları yanıtlamak daha da önem kazanıyor.
Sade bir dille yazılan Ekoloji Kitabı 90’dan fazla önemli düşünceye ait kısa ve öz açıklamalarla dolu. Karmaşık teoriler, grafiklerle adım adım çözüme ulaşıyor; açıklayıcı alıntılar fikirleri ve keşifleri unutulmaz kılıyor; muzip çizimler bilimi kavrayışımızla oynayarak onu geliştiriyor.
Ekolojiye yabancıysanız, yaşayan dünyaya dair hevesli bir öğrenciyseniz ya da gezegenimize neler yaptığımız konusunda endişeleniyorsanız Ekoloji Kitabı bütün meraklarınızı tatmin edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92492</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3b5bdf0-27fb-4836-bb9e-ea1206a3af12.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Cinayetler - Sherlock Holmes</image:title>
            <image:caption>İmkansızı çıkardığında elinde kalan tek şey gerçeklerdir.” 
Yazar Sir Arthur Conan Doyle tarafından yaratılan hayali dedektif Sherlock Holmes, polisiye edebiyatının ilk karakterlerindn biridir. Olağanüstü bir zekaya ve sıra dışı yaklaşımlara sahip olan bu dedektif, yüzyılı aşkın bir süredir varlığını koruyarak, yazarını aşmış,adeta gerçek bir kişilikmiş gibi hafızalara kazınmıştır. Ele aldığı her davada, okuyucuyu şaşkınlığı düşüren detayları görme yeteneğine sahip olan Sherlock Holmes, bu kitapta da sizi şaşırtmaya devam ediyor..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92493</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02f8c59e-f336-4104-92f0-df5de37c529f.jpg</image:loc>
            <image:title>Wigan İskelesi Yolu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1930’larda sanayi merkezlerindeki işçi sınıfının hayat koşullarını gözlemlemek için İngiltere’nin kuzeyine gönderilen Orwell bu araştırmalarını Wigan İskelesi Yolu’nda topladı. Sosyal adaletsizlik, sıkışık varoş evleri, tehlikeli madencilik koşulları, sefalet, açlık ve artan işsizliğe dair unutulmaz betimlemeleri cesur bir dürüstlük ve öfke doludur. Çözüm olarak sunduğu sosyalizmi ise sınıf meselesi üzerinden inceleyerek tanımladı. Kendi politik fikirlerinin nasıl oluştuğunu da gösteren bu araştırma, Orwell’in en çarpıcı eserlerindendir. 
 
“Gerçek bir deha. Orwell’in bütün öfkesi ve hayal kırıklığı Wigan İskelesi Yolu’nda anlam bularak dışa vuruluyor.” –Peter Ackroyd, The Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92494</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04a2707d-446c-4726-9ec3-78ceddd58438.jpg</image:loc>
            <image:title>Adalet Peşinde - Sherlock Holmes</image:title>
            <image:caption>“İmkansızı çıkardığında elinde kalan tek şey gerçeklerdir.”
Yazar Sir Arthur Conan Doyle tarafından yaratılan hayali dedektif Sherlock Holmes, polisiye edebiyatının ilk karakterlerindn biridir. Olağanüstü bir zekaya ve sıra dışı yaklaşımlara sahip olan bu dedektif, yüzyılı aşkın bir süredir varlığını koruyarak, yazarını aşmış,adeta gerçek bir kişilikmiş gibi hafızalara kazınmıştır. Ele aldığı her davada, okuyucuyu şaşkınlığı düşüren detayları görme yeteneğine sahip olan Sherlock Holmes, bu kitapta da sizi şaşırtmaya devam ediyor..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92495</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b58e009-da91-44fd-a6df-907ba40baeea.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolu Dolu Aktivite Kitabı</image:title>
            <image:caption>5 yaş üstü çocuklarımızın gelişimini tamamlayacı aktivite kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92496</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6783fcc8-9ef4-4c87-9cd7-166e164acc3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Görev - Sherlock Holmes</image:title>
            <image:caption>“İmkansızı çıkardığında elinde kalan tek şey gerçeklerdir.”
Yazar Sir Arthur Conan Doyle tarafından yaratılan hayali dedektif Sherlock Holmes, polisiye edebiyatının ilk karakterlerindn biridir. Olağanüstü bir zekaya ve sıra dışı yaklaşımlara sahip olan bu dedektif, yüzyılı aşkın bir süredir varlığını koruyarak, yazarını aşmış,adeta gerçek bir kişilikmiş gibi hafızalara kazınmıştır. Ele aldığı her davada, okuyucuyu şaşkınlığı düşüren detayları görme yeteneğine sahip olan Sherlock Holmes, bu kitapta da sizi şaşırtmaya devam ediyor..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92497</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdc2cd4e-907a-4d33-8a24-4e0e58ee8a21.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç Şehri - Sherlock Holmes</image:title>
            <image:caption>“İmkansızı çıkardığında elinde kalan tek şey gerçeklerdir.”
Yazar Sir Arthur Conan Doyle tarafından yaratılan hayali dedektif Sherlock Holmes, polisiye edebiyatının ilk karakterlerindn biridir. Olağanüstü bir zekaya ve sıra dışı yaklaşımlara sahip olan bu dedektif, yüzyılı aşkın bir süredir varlığını koruyarak, yazarını aşmış,adeta gerçek bir kişilikmiş gibi hafızalara kazınmıştır. Ele aldığı her davada, okuyucuyu şaşkınlığı düşüren detayları görme yeteneğine sahip olan Sherlock Holmes, bu kitapta da sizi şaşırtmaya devam ediyor..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92498</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d057090d-2b68-4aa7-80c9-f331a0fc7ea1.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kenarında</image:title>
            <image:caption>Deniz Kenarında göç deneyiminin yol açtığı kimlik karmaşası, aidiyet sorunu ve kültürel etkileşim üzerine sarsıcı bir roman. Ülkesinden sahte bir pasaportla kaçıp İngiltere’ye sığınma talebinde bulunan Salih Ömer’in eski hayatıyla yeni hayatı arasındaki eşikte bir pasaport memuru durmaktadır. Bir mülteci olarak ayak bastığı yeni ülkede İngilizce bildiğini saklayarak görünmez olmayı seçen ve bir tür pasif direniş sergileyen Salih Ömer zamanla hikâyesini çevresindeki insanlara anlatmayı öğrenir. İngiltere’de tanıştığı Latif’le ilişkisi ise onu kendi geçmişiyle yüzleşmeye götürür. Aşk, ihanet, mültecilik ve yabancılık deneyimlerinin sömürgecilik çağındaki anlamlarına dair sarsıcı bir anlatı sunan Deniz Kenarında, Abdulrazak Gurnah’ın unutulmaz yapıtlarından biri. “Deniz Kenarında, Gurnah’ın çağımızın en önemli seslerinden biri olduğunu kanıtlayan zengin, etkileyici ve hakikat dolu bir roman.” Amıtav Ghosh “Deniz Kenarında, sömürgecilik sonrası Afrika’da yer değiştirme ve göç deneyiminin yarattığı travmaya dair büyüleyici bir roman.” Mustapha Kharoua</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92499</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4392ac5f-f8bd-4f6e-b7ef-156c1ed8d21d.jpg</image:loc>
            <image:title>Köken</image:title>
            <image:caption>Bosna kökenli yazar Saša Stanišić’in 2019’da Almanya’da yılın kitabı seçilen romanı, hüzünle neşeyi, yaşanmış hayatla kurmacayı hemhal etmeyi başarıyor. Vatan, vatandaşlık üzerine, bir yerde yerli olmak üzerine... Avrupa, Doğu-Batı, Balkan üzerine... Hafıza üzerine... Hıristiyan veya Müslüman diye kaydedilmek üzerine... Büyükbabalar büyükanneler anneler babalar üzerine... Büyümek üzerine... Bir hayat hikâyesi, Köken. Köken, dağılan Yugoslavya’dan, harap edilen Bosna’dan Batı’ya sığınan bir ailenin, o ailenin çocuğunun kâbuslarla, hayallerle, anlamazlıklarla, çok hızlı olgunlaşmalarla, alışamamalar ve uyumlanmalarla dolu hayat hikâyesi. Hayatta kalmalardan hayat kuran bir hayatın hikâyesi. “Muazzam bir kitap, insanın okumakla kalmayıp evlat edinmek isteyeceği türden.” Dırk Knıpphals, Tageszeıtung</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92500</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a4f8773-021a-4ecc-9aef-55ea137d50e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıfır&apos;ın Yaz Tatili</image:title>
            <image:caption>Yaz tatili başladığından beri, Ada’nın matematik defterindeki rakamlar sayfalara boncuk gibi dizilmiş, miskin bir uykuya dalmışlardı. İçlerinden biri hariç: Sıfır, arkadaşlarının sessizliğinden ve hareketsizliğinden iyice bunalmıştı. Ofluyor pufluyor, dışarı çıkıp kumsalda Ada ile oyun oynamak istiyordu. Defterden çıkmanın bir yolunu mutlaka bulmalıydı… Minik okurları matematik işlemleriyle oyunlu bir şekilde buluştururken “hem var hem yok” sıfırı yakından tanımalarını sağlayan eğlenceli bir tatil macerası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92501</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c07e137-4aae-4837-a42d-7f137cda8b37.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıkıcılık ve Ölüm Dürtüsü</image:title>
            <image:caption>İstanbul Psikanaliz Eğitim, Araştırma ve Geliştirme Derneği (Psike İstanbul) tarafından Boğaziçi Üniversitesi’nde 2019 yılının Aralık ayında 13. Psikanalitik Bakışlar Sempozyumu’nda sunulmuş tebliğlerin gözden geçirilmiş hallerinin bir araya getirildiği bu kitap, dünyamızın ve insanlık durumunun güncel manzarasını yakından ilgilendiren bir konuyu, yıkıcılık ve ölüm dürtüsünü psikanalitik incelemenin konusu haline getirmektedir. Bireysel ve kitlesel alanda yıkıcılığın ve saldırganlığın çeşitli görünümlerinin kökensel izinin sürüldüğü metinlerin yanı sıra klinik alanda ölüm dürtüsü kavramının yararlılığının tartışıldığı zengin içerikte metinler bir arada sunulmaktadır.
“Sürekli bir dürtü akışı yaşantılayan insansa pek bilemez ne yapacağını; hemen ötekinin, nesnenin, eline düşer ve ömrü boyunca dürtüleri yaşamsal amaçlara, yatırımlara kanalize etmeli, yönlendirmelidir ki hayatı korunsun. Elimizde bir kullanım kılavuzu yoktur. İnsan, kendine zarar veren tek hayvandır. Ölüm dürtüsü tüm bunları temsil eder. Sanırım bu kavramın psikanaliz camiasında kabul edilmek için bunca mücadele vermesinin sebebi, kendi ölüm ıstırabımızdır; “organizmanın ancak kendi tarzında öleceği”nin insanın kendine verdiği zararın bile libidinal doyumdan yoksun olmadığının kabul edilemezliğiyle ilgilidir.” –Rossella Valdré
“Korktuğumuz şey ölüm değildir; başkalarının ölümü bize varoluşumuzun o en korkunç hakikatini anımsatır: Kendi ölümlülüğümüzü. “Ölüm” dediğimizde kastımız sıklıkla ‘ölümlülük’tür.” –Aleksandar Dimitrijevic
“Ölüm dürtüsü kavramı hâlâ büyük karşıtlıklara neden olmaktadır ancak bu dürtüyü biyolojik terimlerle düşünmenin faydalı olup olmadığı hususunda artık daha az emin olsak da, bana kalırsa yaşama ve gelişime karşı çıkan ruhsal bir gücün varlığına dair çok önemli ampirik dayanaklar var ve bunun da bize ruhsal yaşamı idare eden derin bir ikiliğin anlaşılmasına dair ikna edici bir teorik çerçeve sunduğunu düşünüyorum. Yaşam ve ölüm dürtüleri, zihindeki kuvvetli, her daim mevcut eğilimsel güçler olarak düşünülebilir.” –David Bell
Katkıda Bulunanlar
Yücel Yılmaz, Gökhan Oral, Yeşim Korkut, Rossella Valdré, Aslı Kuruoğlu, Aslı Day, Aleksander Dimitrijevic, Sibel Mercan, Yeşim Can, Özay Özdemir, Nuray Türksoy, David Bell, Murat Gülsoy, Mine Özgüroğlu, Ayla Yazıcı, Işın Sayın Tamerk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92502</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa06f8f9-ccf8-4148-964f-6c7fde9ae18e.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimdeki Yabancı</image:title>
            <image:caption>Hayatımızdaki insanları gerçek anlamda ne kadar tanıyoruz? Karşı tarafın bize kendini anlattığı kadarını mı yoksa bizim tanımak istediğimiz kadarını mı biliyoruz? Ya emin olduğumuzu düşündüklerimiz bile, bir gün bizi yanılgıya düşürür de inandığımız tüm gerçekler yerle bir olursa inanacağımız, tutunacağımız ne kalır? Aklımız, vicdanımız, sezgilerimiz? Kim bilir belki de algımız gerçekliğini yitirerek bizi farklı dünyalara savurur. Ne de olsa ruhumuzun kaybolduğu karanlık kuyular ile içimizi çiçek açtıran bahçeler aynı yerde değil mi? Öyle ya içimizde… Peki ya içimizdeki yabancılar?
Üç farklı zaman diliminde gidip gelinen polisiye türündeki bu romanda bir yandan psikolojik olarak insanın kendisini, sevdiklerini ve seçimlerini yargılamasının acısıyla yüzleşecek, diğer yandan ne kadar ileri gidebileceğinizi sorgulayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92503</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c10570db-df1c-49de-b522-9bead60abfe9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuzluk</image:title>
            <image:caption>“Sonsuzluk, bir kitabı tam hayatımızı değiştireceği anda kenara bırakmaktır...”
Sonsuzluğu tanımlamanın kaç yolu vardır?
Güneşi ve yıldızları çalıştıran bir makine, bir bale dansçısı, ıssız bir çöl, bir ressam, Shakespeare ve daha fazlasıyla, 2018 Hans Christian Andersen Ödülü finalisti Arjantinli yazar ve illüstratör Pablo Bernasconi, bu eserinde sonsuz olasılıklarla dolu bir evren yaratıyor.
Çarpıcı görüntüleri şiirsel düşüncelerle bir araya getiren Bernasconi, çocukları ve yetişkinleri hayal güçlerini kullanarak sonsuzluk kavramı hakkında düşünmeye davet ediyor. Birçok ödül kazanan Sonsuzluk, her yaşa hitap eden, kusursuz bir eser...
“Felsefe, sanat ve matematiğin bu heyecan verici karışımı, karşı konulmaz bir konseptin kapılarını aralıyor...” –Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92504</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5edde467-b445-41dc-898c-88544b98f931.jpg</image:loc>
            <image:title>Vali Bey</image:title>
            <image:caption>İlkesi: Hak, hukuk, adalet, vicdan ve tasarruf 
 
·         Okul, tebeşir, tahta bilmedikleri köyde o gün köy bekçisi neyin müjdesini veriyordu? 
·         Ünlü bir karikatüristken niçin Yozgat’ın Sarıkaya ilçesine yerleşti? 
·         Yoğun bakım odasında niçin ihale pazarlığına girişti? 
·         İçişleri Bakanlığı’nda valiler toplantısına neden alınmadı? 
·         Tüm doktorlara gönderdiği mektupta neler istedi, sonunda neler oldu? 
·         Makam otomobiline niçin binmiyor, yolculuklarını niçin otobüsle yapıyordu? 
·         Polis minibüste kimlik kontrolü yaparken validen niçin şüphelendi? 
·         “Niğde’de yiyecek ekmeğimiz bu kadarmış” deyince neler oldu? 
·         On yılda yapılacak işi, on kuruş harcamadan nasıl bir yılda bitirdi? 
·         O, niçin bolluk içindeyken kıtlık içinde gibi yaşamayı seviyordu? 
·         “Tutumlu vali” geliştirdiği modelle nasıl işsizliği bitirdi ve modeli örnek oldu? 
 
Bu soruların cevapları Türkiye’nin “efsane vali”si Refik Arslan Öztürk’ün yaşamında gizli. 
 
Yozgat’ın Akbucak köyünde doğdu, hukuk fakültesini bitirdi; karikatüristlik, kaymakamlık yaptı. Bilecik, Niğde, Erzincan ve Manisa valiliklerinde bulundu. Her yerde halkla iç içe, halkın içinde oldu. Hep tasarruf ve kalkınmayı savundu, kendini eğitim ve çağdaşlaşmaya adadı. Bugün Refik Arslan Öztürk adı görev yaptığı illerdeki tarihi yerlerde, sanayi tesislerinde, bürokraside yarattığı ekolde ve hizmet verdiği binlerce insanın gönlünde yaşıyor. 
 
Onu birlikte çalıştığı insanlardan dinleyelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92505</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab891575-c8c4-4cf5-9dbc-e2cc53482be7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayata Dön</image:title>
            <image:caption>Herkesin kaderi güzel olmuyor.  
Marifet, kader yolları kapatsa bile o kapıya yeni bir anahtar uydurabilmekte. 
 
Kimsenin hayatı dıştan göründüğü gibi değil. İmrendiğimiz, özendiğimiz hayatlar hiç de sandığımız gibi acısız değilken çok mütevazı bir hayatın içinde mutluluğun en parlağı olabiliyor. Kitabın başkahramanı Ala’nın hayatını okurken bu zavallı çirkin kızın yaşadıklarına inanamayacak, bazen de o sayfaların bir yerlerinde kendinizle karşılaşacaksınız. Bu karşılaşma hüzünlendirse de, kendinize biraz daha yaklaşmak ruhunuza iyi gelecek.  
 
Seanslar boyunca bu suskun kızı konuşturabilmek için ona tarihten alınma pek çok hikâye anlatıldı:  
Genç firavun Tutankamon’un esrarı; aynı dönemde yaşayan birbirine çok zıt iki kişi, Hitler ve Freud’un ilginç hayat görüşleri; 18. yüzyılda adına “fısıltı sanatı” dedikleri, evli kadınların şövalyelerle yaşadığı aşklar; Çariçe Katerina’nın çamaşırcılık ve hayat kadınlığından çariçeliğe yükselen yazgısı; Eva Peron ve Prenses Süreyya’nın hüzünlü hayatları… ve daha niceleri… 
 
Psikianalizin sihirli değneğinin dokunduğu yerde yükselen bir başarı öyküsü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92506</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/601e56dc-1478-4b8e-9477-e23042420c0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın Provası Yok Filiz Akın</image:title>
            <image:caption>Film yıldızı olmak ilginç bir deneyim. Kim bilir kaç insanın hayalini süslüyorsun, kim bilir kaç bin duvarda resmin asılı, kim bilir kaç genç kız sana benzemeye çalışıyor. İşte bütün bunlara rağmen “sahici, yalın, dost bir insan” kalabilmek için Filiz Akın olmak gerekiyor.

Zülfü Livaneli 

Adını duyunca içimin titrediği Filiz; narin, duygusal, zarif kişiliğinin yanı sıra her olayı metanetle karşılayan çok güçlü bir yanı da olan arkadaşım... En umutsuz anda bile, bir umut ışığı yakalar. Hayatımda olduğu için kendimi şanslı hissediyorum. Sinemanın efsane ismi, sarışın güzeli, herkesin kalbine girmiş Filiz Akın’ım.

Türkan Şoray

Çocukken açık hava sinemasına gider gazozumuzun içine sarı leblebi atar o sihirli dünyayı seyrederdik. Sarı uzun saçları, zarafeti ve şıklığı bana hep çok farklı gelmişti. Yıllar sonra kendisini tanıdığımda sadece dış güzelliği değil ruhunun da ne kadar güzel ve gerçek olduğunu gördüm. Benim hem ablam, hem arkadaşım, hem sırdaşım oldu…

Oya Başar

Onu sözcüklerle ifade edemeyeceğim kadar çok seviyorum. Sanatına, zarafetine, asaletine, güzelliğine hayranlığım büyük. Tüm kitaplarını tekrar tekrar okurken bir yenisiyle buluşmak son günlerin en heyecan verici haberiydi. Sayfalarında kaybolmak, özlem gidermek hepimize iyi gelecek.

Ayşegül Aldinç

Eşi, benzeri olmayan efsane, hepimizin hayatına dokunan, bize ışık ve önder olan sevgili Filiz, sen sözcüklerle anlatılamazsın, sen hissedilir ve yaşanırsın... Sen alçakgönüllülüğünle ve kibarlığınla büyüleyen dostum, yine boş durmadın, bu zorlu dönemde bile yine ürettin ve bu kitabı bizlere armağan ettin, yolu açık olsun.

Tilda Tezman

Yıllardan yıllara artan bir sevgi, saygı ve tutkulu bir hayranlıkla izlediğim Filiz Akın.
En çok ve sadece Filiz Akın’ı sevdim ben. Hayatımın başrolünde hep o vardı. Tam 55 yıldır. Hiç ihanet edilmemiş koşulsuz bir sevgi bu.

Pınar Çekirge

Filiz Akın’ı daha Filiz Akın olmadan önce, bir camın arkasından görüp âşık olmuştum. Bir turizm şirketinde çalışıyordu. Camekânı bol bir işyeriydi ve biz bir sürü delikanlı bu güzel kızı görmek için öğle saatlerinde oraya giderdik. Platonik bir gençlik beğenisiydi benimkisi. Biz bunca yıl sonra beraberiz. Yani ben kırk yıl önce âşık olduğum kadınla evliyim.

Sönmez Köksal
Filiz Akın… Bana hayat veren insan. Zevkli, kaliteli, kibarlık örneği… Kanseri bile nazikçe karşılayan hayat öğretmenim. Beni hep şaşırtmayı başaran, benim en iyi arkadaşım, annem.

İlker İnanoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92507</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/450ffc30-8c11-4d41-8370-a872549a4151.jpg</image:loc>
            <image:title>Lenin&apos;den Atatürk&apos;e Mühürlü Vagon</image:title>
            <image:caption>İki büyük liderin kaderi mühürlenmiş bir vagona sığamadı. Lenin ve Atatürk bugün dünyanın bildiği ve tanıdığı iki büyük lider olarak tarihe geçti. 
 
Lenin ve Atatürk’ün Birinci Dünya Savaşı’nda ortak kaderlerinin taşındığı vagon: Mühürlü Vagon. “Mermi böyle patladı. Hem bir ülkenin hem de bir âlemin altı üstüne geldi!” cümlesiyle başlıyor kitap. Lenin, Mustafa Kemal, Mustafa Suphi, Mir Sultangaliyev ve Enver Paşa... Kitabın adı Ekim Devrimi’nin önderi Lenin’i İsviçre’den Rusya’ya taşıyan trenden geliyor. Kitabın gizemi “Mühürlü Vagon” ile başlıyor. Asıl gizem ise yukarıda adı geçen liderlerin bir tabloda toplanmasında ve ortak akıbetlerinde başlıyor. Bu liderlerin ortak gizemlerinin Türk kimliğine sahip olmasında ve küresel oligarşinin bir plan çerçevesinde suikastlarla Türkçü liderleri yok etmesinde yattığını gündeme getiriyor ve yeni bir tartışmanın fitilini ateşliyor. Farklı ideolojik kimliklere ve politik tercihlere sahip olan bu liderler, nasıl oldu da bir tablonun içine yerleşebildi? Dünyanın ve Türk dünyasının kaderi nerede birleşti ve ayrıştı? 

Bu liderlerin tamamı Stalin tarafından öldürülüyor. İngiltere yine derin akıllar ve planlarla Türk dünyasını köşeye sıkıştırıyor. Lenin ve Atatürk aynı tip suikastlarla ortadan kaldırılıyor. 

Bu liderlerin içerisinde bir tek lider, Mustafa Kemal Atatürk devlet kurma hedefine ulaşıyor. Batı Türklerinin Başbuğu unvanı ile o da İngilizler ve Stalin’in ortak tezgâhıyla öldürülüyor. Ve Türk dünyası, Türklük başsız bırakılıyor. 

Mustafa Suphi’nin Atatürk’ün emriyle değil Kâzım Karabekir’in planıyla öldürtüldüğü bu kitapta açığa çıkıyor. Bunun yanında Enver Paşa ve feci ölümünün yanında Abraham Lincoln’e kadar suikastlar dizisi bize bilmediklerimizi anlatıyor. Türk oğlu Mustafa Kemal, Türk asıllı olan Lenin’e “Kardeşim!” diye hitap ederken, Mühürlü Vagon ve içindekileri o günkü gibi yaşayacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92508</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6729b39b-5063-488b-a6a5-f7b15b661236.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan Aşığı</image:title>
            <image:caption>Âşık Sayyad&apos;ın şiirinin temel özelliği, Divan edebiyatı ve halk şiiri özelliklerini taşımasıdır. Aşık Sayyad&apos;ın şiirinde &quot;sanat sanat içindir&quot; ve &quot;sanat toplum içindir,  halk içindir&quot; anlayışı hakimdir. Dizgi vahidi olarak;  Koşma, Geraylı, Mahnı ve Bayatı&apos;larda dört dize kullanılır. Daha çok eksiksiz ve zengin kafiye kullanılır. Arapça ve Farsça kelime ve eklerle dolu süslü bir dil kullanılmıştır. Âşık Sayyad&apos;da da görüldüğü gibi her divan şairinin hüneri, belli kurallara uyularak kıssa yapmak, sanatsal söylemler ortaya koymak, içeriği yerinde kullanmak ve bu koşullarda etkili bir söylemin güzelliğini yakalamaktır. Konuya değil, konunun işleyiş biçimine önem verildiğinden, aynı konu farklı zamanlarda birçok şair tarafından işlenmiştir. Bu sebeple Leyla ile Mecnun, Yusuf ile Züleyha, Aslı ile Kerem ve... Adını taşıyan bir çok eser vardır. Divan şiiri kaçınılmaz olduğu  Sayyad&apos;ın şiirlerinde de Arap ve Fars edebiyatından tanınmış semboller bulunur.  İçerik adı verilen bu semboller değiştirilmeden kullanılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92509</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c41ea6ea-6610-4ebb-bf2e-695106024731.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an ve Diğer Dinler</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlunun tarihi incelendiğinde, hiçbir insan topluluğunun din şuurundan yoksun olmadığı görülür. Ne var ki her insan toplumu insanoğlunun kendi varlığı ile eş olan bu dini durumu zaman ve mekân ile doğup büyüdüğü çevrenin şartlarına göre değişik suretlerde ifade ve tatbik etmiştir. Bütün bu şartları göz önünde bulunduran Kur&apos;an, insanın doğruyu nasıl bulacağının yöntemini düşünsel ve eleştirel bir biçimde göstermeyi üzerine almıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92510</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7c013cb-0588-47fa-a499-363ef9e92f58.jpg</image:loc>
            <image:title>Antienflamatuar Beslenme Rehberi</image:title>
            <image:caption>“Hangi yaşta olursanız olun, bugünden başlayarak yaşadığınız hayatın sorumluluğunu alın...” 
 
Enflamasyon, vücudun herhangi bir zararlı maddeye karşı gösterdiği koruyucu bir tepkidir. Çok eski çağlardan beri bilinen enflamasyon, vücudun hasar gören bölgesindeki enfeksiyonu önlemek ve doku onarımını sağlamak için bedenin başlattığı bir süreçtir. Bedenimizde herhangi bir bölge yandığında ya da kesildiğinde başlayan ağrı, sıcaklık hissi, kızarma ve şişme gibi enflamasyon belirtilerinin hepsi tamiratı gerçekleştirmek içindir. Bu gibi akut durumlarla ilişkili enflamasyon, hayatımızı kurtaran bir tepki olduğu halde süreklilik gösterdiğinde, yani kronikleştiğinde pek çok hastalığı tetikler. 
Kronik enflamasyon; genetik, hormonal durum, beslenme, egzersiz, stres, uyku ve yaşam tarzı gibi birçok faktörden etkilenir. Özellikle yanlış beslenme, vücudumuzdaki enflamasyonun artmasının başlıca nedenlerindendir. Kronik enflamasyonu önlemek antienflamatuar beslenmeyle mümkündür. 
Dr. Hüseyin Nazlıkul, enflamasyona neden olan yanlışları, antienflamatuar beslenmenin ne olduğunu, hangi gıdaların enflamasyonda kilit rol oynadığını, sağlıklı ve uzun yaşam için neler yapmamız gerektiğini etraflıca anlatıyor bu kitapta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92511</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7d59658-9aef-4967-950a-349b2143316b.jpg</image:loc>
            <image:title>İslamda Nikahın Kadına Yüklediği Sorumluluklar</image:title>
            <image:caption>Günümüzde aile kurumu, önceki dönemlerde karşılaşılmadığı kadar yoğun bir biçimde çeşitli tehdit ve tehlikelerle karşı karşıya bulunmaktadır. Sanayi devriminden sonra değişen her kurum gibi aile kurumunun da yapısı değişmiş, ilişkilerin karmaşık olduğu bakış açılarının değiştiği bir kutum halini almıştır.  Ailelerin gittikçe küçülmesi, aile fertleri arasındaki karşılıklı sevgi ve saygı bağının ve güven duygusunun zayıflaması, çocuklara karşı ilgi ve alakanın bazen çok gevşek bazen de aşırı koruyuculuk boyutlarına ulaşmış olması, aile fertleri arasında bencillik, hırs, haset ve rahata düşkünlüklerin, lüks tüketim ve israfın artması,  kimlik ve kişilik bunalımları, karı, koca ve çocuklar arasında görev ve yetki paylaşımı konularında görülen sorunlar; aile içi şiddet, cinsiyet ayırımı ve çalışma şartları gibi hususlar bugün aileyi tehdit eden problemlerin başında gelmektedir. Bu problemlerin etkisiyle, ailelerde boşanma olayları artmakta, yeni nesiller aile kurma sorumluluğundan kaçınmakta, aile dışında meşru olmayan birtakım yaşam tarzları ortaya çıkmakta ve aile kurumu bunalım geçirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92512</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c35fb0c3-5355-4d6c-852e-31fda04c6c77.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Bile Ölür</image:title>
            <image:caption>Yaşamı ve ölümü ile dünya şiir tarihinin en çok konuşulan isimlerinden. Lorca hem İspanyolcanın hem de yeryüzünün ortak bir dili olan şiirin büyük isimlerinden. Türkçenin en yetkin kalemlerinden biri olan Ülkü Tamer çevirisi ile Yeryüzü Şiirleri dizisinde.
Elinizdeki kitap, şiirin evrensel sesinin eşsiz örneklerinden birisi. Deniz Bile Ölür’de Lorca’nın acı sesi, bir arkadaş, bir kardeş kadar yakından duyuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92513</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04f86754-b909-4870-893b-ab2a8712653c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dişi Kurdun Rüyaları</image:title>
            <image:caption>Cengiz Aytmatov, ustalık dönemi eserlerinden biri olan Dişi Kurdun Rüyaları’nda insana, yaşama ve doğaya dair etkileyici bir hikâye anlatıyor. İnsan hırsının, acımasızlığının ve açgözlülüğünün doğada ‒ve ruhlarımızda‒ yarattığı yıkımı büyük bir ustalıka okuruna sunan Aytmatov, romanında yaşamın; doğumla ölüm, sevinçle keder ve iyilikle kötülük arasındaki bitimsiz salınımını dile getiriyor.
İdeallerinin peşinden koşan Avdiy’in adanmışlığının, afyon kaçakçıları ve avcıların zalimliğinin, Issık-Göl’ün kıyısında kendilerine sade bir hayat kuran çiftçilerin ve elbette dişi kurt Akbara’nın bozkırın engin topraklarında düğümlenen serüveni bir bakıma insanın yeryüzü tecrübesinin de hikâyesi..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92515</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbf56402-78af-44ed-917e-053d79f2c56f.jpg</image:loc>
            <image:title>Babam Cemil Meriç (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cemil Meriç, 21. yüzyıl Türkiyesinde kimliğinin hangi yönü öne çıkarsa çıksın, muhakkak ki Bu Ülke’nin en sayılan isimlerinden… Görmeyen gözleriyle kaleme aldırdığı on iki cilt telif, sekiz cilt tercüme eserle okur sayısı milyonları aşan Cemil Meriç; nasıl bir öğrenciydi, nasıl bir eşti, nasıl bir hocaydı, nasıl bir babaydı, nasıl bir dosttu, tek kelimeyle, nasıl bir insandı?
İşte bu kitapta kırk yıl boyunca birbirinden hiç ayrılmayan bir baba ile kızının sevgi ve saygı dolu hayat hikâyesini okuyup dünya tarihinde eşine az rastlanan bir baba kız dostluğuna bütün samimiyetiyle şahit olacaksınız. Bir yandan da Cemil Meriç’in duygu ve düşünce dünyasını etkileyen, duygu ve düşünce dünyası Cemil Meriç tarafından etkilenen, gerek dünyadan gerek Türkiye’den birçok isimle hemhal olup mütecessis bir fikir adamının fikrî ve hissî evrenine konuk olacaksınız.
Meriçlerin dünyasına “hoş geldiniz”!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92516</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60c8d5f9-f072-40d0-b5f9-cdd7140c27cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Kitapçı</image:title>
            <image:caption>Melda her zaman gittiği kitapçıyı çok seviyor. Çünkü Mine Hanım her zaman mükemmel hikâyeler anlatıyor... Yaramaz çocuklar, uzak diyarlar, canavarlar ve birçok cesur macera... Ama bir gün Melda, kitapçının kapalı olduğunu fark etti. Mine Hanım nerede? Peki ya kitapçı artık açılmayacak mı? Kitaplar ve kitapçılar hakkında sımsıcak bir hikâye..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92517</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c242f0fd-5de1-4068-a497-5d9788573063.jpg</image:loc>
            <image:title>Conan - Cilt 2</image:title>
            <image:caption>Conan: Cilt 2 ile Conan’ın maceraları sona eriyor! 
 
Bizim dünyamızda; Atlantis’in çöküşünün sonrası ama bilinen tarihin öncesi. Birbiriyle sürekli savaş hâlinde olan devletlerin mahvettiği bir coğrafyada dünyaya geldi Conan. Kuzeyin acımasız topraklarında bir demir gibi dövüldü, sonra medeniyete ayak bastı. Bir hırsız olarak nam saldı, bir korsan olarak kayıp şehirler keşfetti, bir maceracı olarak bin bir farklı tehlikeye atıldı, bir komutan olarak büyük zaferler kazandı ve bir kral olarak devletlere hükmetti. 
 
Fantastik edebiyatın en meşhur karakterlerinden barbar Conan, ilk yayımlandığı tarihten itibaren birçok yazara ilham verdi. Popüler kültürün de büyük bir parçası hâline gelen Conan’ın filmleri, oyunları, çizgi romanları yapıldı; pek çok yazar birçok macerasını kaleme aldı. Yazılmasının üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen Conan hâlâ okurların hayal dünyasını süslemeye devam ediyor. 
 
Conan: Cilt 2’de Conan’ın maceraları kaldığı yerden devam ediyor. Bu derlemede Conan’ın maceracılık günleri ve Akilonya Kralı’yken başından geçen hadiseleri anlatan öykülere ek olarak Robert E. Howard’ın yazdığı tek Conan romanı olan Ejderhanın Saati’ni de bulabilirsiniz. 
 
“Howard’ın öykülerini en son okumamın üzerinden belki otuz sene geçmiştir ama kimi sahneler, onları daha dün okumuşum gibi aklımda. Fantastik edebiyatı seven herkesin Howard’ı okuması gerek.” –David Gemmell 
 
“Son otuz beş senede yayımlanan fantastik kitapların iki çıkış noktası bulunuyor: J.R.R. Tolkien ve Robert E. Howard. Çağdaş fantastik yazarlardan pek hazzetmeyen Tolkien de Conan öykülerinden hoşlanıyordu. Mesele dur durak bilmeyen maceralarsa kimse Howard’ın eline su dökemez. Keyifli zaman geçirmek istiyorsanız, başlangıç noktanız burası olmalı.” –Harry Turtledove 
 
“Howard, fantastik edebiyatın Thomas Wolfe’uydu.” –Stephen King 
 
“Robert E. Howard’dan daha iyi bir pulp fantastik yazarı yok.” –Fritz Leiber 
 
“Howard hakiki bir hikâye anlatıcısıydı – kahramanlık fantazisinde hem önde gelenlerden biriydi hem de muhtemelen en iyisiydi. Howard’ın öykülerini hiç okumadıysanız, size imreniyorum.” –Charles de Lint</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92518</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/352d9092-4065-4c5f-bfcc-6895b0af8fc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Gramofon Avrat</image:title>
            <image:caption>Sabahattin Ali’nin öykülerinde aşk ve ölüm yan yanadır. Sadece öykülerinde mi? Kuyucaklı Yusuf’un sonunu düşünün, Kürk Mantolu Madonna’yı ya da… Bu eserlerde aşkın çıkmaz sokaklarında ölümle karşı karşıya gelir Sabahattin Ali’nin karakterleri. Bu derlemede yer alan öykülerin ekserisinde aşk, ölüm getiriyor. Gramofon Avrat, Sabahattin Ali’nin 19271946 yılları arasında aşkı nasıl ele aldığını ortaya koymakla kalmıyor, yazarın aşka bakışının, aşkı tasvir edişinin ne denli bütün ve özgün olduğunu da kanıtlıyor. 
 
“Yakıcı, kavurucu bir aşktı bu; beni deliye çeviren, geceleri sabahlara kadar sokaklarda dolaştıran bir aşk. Fakat onu bu hâle sokan biraz da bendim. Aşkla tehlikeli bir oyuncak gibi oynamak istiyordum.” 
 
Bizim Hikâye, Osmanlı’dan günümüze edebiyatımızda öykünün izini süren, öykücülüğümüzü var etmiş, geliştirmiş yazarların eserleri arasından en güzellerini, en başarılılarını, en önemlilerini belirli bir tematik bütünlük gözeterek ortaya koyan, 1850’lerden 1950’lere kadar bir asırlık öykücülüğümüzün verimlerini bir araya getiren bir kitap dizisi. 
Bizim Hikâye dizisiyle birlikte, hem öykücülüğümüze dair bütünlüklü bir söz söylemek hem de yeni öykücüler keşfetmek üzere farklı yolculuklara yelken açıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92519</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2325af19-f67e-4219-be05-4f83221bef09.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Etek Giyelim</image:title>
            <image:caption>“denizler göğe çarpmadan yürüyorlar gördün mü?  
gece hırsız asıl, sırtımda hep ağaçların kökleri  
dehlizlerde sıçanlar, suda kir, gökte martı  
sormayın ulan artık allahı kim yarattı 
yürüyorsa ayaklarınız balıklamak üzere 
elleriniz tek seferde buluyorsa dalgayı  
köşelerden dönüyorsanız sormayın işte 
 
bulut yok ve karşıdan görünüyor şehrin ışığı  
hele gökte, hele gökte köyler vardı her gece”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92520</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e772b106-9f44-43af-bee9-6cfa8c95f9de.jpg</image:loc>
            <image:title>Dürüst Olmam Gerekirse (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dürüstlüğü onu hiç yenilgiye uğratmamıştı… Ta ki kazanamayacağı tek savaşın ortasına düşene dek. 
 
Cameron Bright, gittiği özel lisenin kraliçesiydi. Güzel, yetenekli, başarılı ve acımasızca dürüst olduğundan, kimse yoluna çıkmak istemiyordu. Ancak uzun zamandır hoşlandığı Andrew’un yanında çenesini tutamadığında, aslında o kadar da sevilesi özellikleri olmadığı ortaya çıkmıştı. 
 
Onu tekrar kazanmak adına Cameron, tıpkı Shakespeare’in Hırçın Kız’ında olduğu gibi kendini “ehlileştirmeye” karar verdi. İşe geçmişteki hatalarını telafi ederek başlayacaktı. Altıncı sınıfta berbat bir lakap taktığı Brendon’dan başlayarak, bile isteye kırdığı herkesten özür dileyecekti. Amacına ulaşması artık an meselesiydi. Fakat Cameron değişmeye başlamıştı – hem de hiç ummadığı bir biçimde. 
 
 
“Cameron acımasız olduğu kadar zeki, kendisinin farkında ve istediği mutlu sona kavuşabilmek için her şeyi göze alabilecek kadar korkusuz bir karakter.” —NPR 
 
“Karakterlere bayılacağınız feminist bir romantik komedi.” —Buzzfeed 
 
“Hatalarınızı kabullenip nasıl daha iyi bir insan olabileceğinize dair güçlü bir mesajı var.” —Washington Post 
 
“Lisede geçen Shakespeare hikâyelerini okumak çok keyifli.” —Booklist 
 
“Pişmanlığa, kendini keşfetmeye ve gerçek aşka dair umut dolu bir hikâye.” —Brightly 
 
“Kişiliğinden ödün vermeden de nazik olunabileceğine dair mesajı takdire şayan.” —Kirkus 
 
“Bu gençlik romantik komedisinde ihtiyacım olan her şey var.” —Robyn Schneider 
 
“Hem Shakespeare’e hem de romantik komedi kitaplarına yepyeni bir gözle bakacaksınız.” —Rachel Hawkins 
 
“Hırçın Kız’ın klasik anlatısına feminist bir ters köşe yapıyor.” —Joy McCullough</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92521</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba9c69a5-1caf-48d6-a426-9ac1e7d4a7e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Güz Sermalı Vecd</image:title>
            <image:caption>Gitmişti Doğan. Ayşem’i, her şeyden çok sevdiği kadını, Şanlıurfa’da bırakıp gitmişti. 
Şimdi, “Gel!” deme sırası Ayşem’deydi ama Ayşem bu adımı atacak mıydı? 
Artık beş sene önceki gibi değillerdi. Çocukluk bitmiş, o uçarı aşk yerini kara sevdaya bırakmıştı. 
Peki, bu sevda daha nelerle sınanacak ve kaç kere daha ateş altında kalacaktı? 
Ayşem’in yasemin kokusu olmadan Doğan, Doğan’ın yeşil gözlerinde kaybolmadan Ayşem, bu hayata daha ne kadar dayanabilirlerdi? 
Geleneklere başkaldıran Ayşem, Mezopotamya’da unutulmayacak bir rüzgâr estirirken, bu dillere destan aşk da son sürat devam edecekti! 
Acılara ortak olacağınız, mutlu anlarda sevinçleri paylaşacağınız, aşkın ve dostluğun had safhaya ulaştığı Güz Sarmalı Vecd, sizleri bu hikâyenin birer kahramanı yapmaya geliyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92522</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca9c5d94-ebd8-420f-99c7-4cdfc6756d53.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali’nin Rüyası</image:title>
            <image:caption>Varlıklı bir ailenin tek çocuğu olan Rüya’nın derslerle ve kurslarla dolu yoğun bir programı vardı. Bir gün yine yorgun argın okuldan çıkmış, keman dersi için çok sevdiği Suat dedesinin kullandığı arabada dalgın dalgın dışarıyı seyrederek eve dönüyordu. Trafik ışıklarından birinde yüzüne aniden püskürtülen suyla neye uğradığını şaşırdı. Karşısında onun yaşlarında, şaşkın ve korku dolu gözlerle bakan bir çocuk duruyordu. Adı Ali’ydi. Ve Rüya, Ali’nin çok özel biri olduğunu daha o anda hissetmişti… 
Günleri bir kurstan diğerine gitmekle geçen Rüya ile trafik ışıklarında arabaların camlarını silerek harçlık biriktiren, resim çizmeye bayılan, yetenekli Ali’nin tesadüfen karşılaşmalarından doğan bu eşsiz hikâye; sizi aile, dostluk, sanat ve sevgi üzerine düşündürürken kalbinize dokunacak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92523</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c41f0d4-7bea-42b7-9927-905ebbb05e15.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgiler, Carter</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlık onları hazırlıksız yakalamıştı 
Aşk da öyle 
 
Carter ve Arizona dördüncü sınıftan beri arkadaşlardı, birbirlerinden nefret ettikleri zamanlarda bile. Geçip giden yılların, ilk öpücüklerin, ilk kalp kırıklıklarının ve ilk aşkların arasında değişmeyen tek şey dostluklarıydı. 
 
Şimdi üniversitedeydiler ve Carter bir ilişkiyi altı aydan fazla sürdüremezken, Arizona risklerle olasılıkları değerlendirdiği çizelgeler oluşturarak mükemmel adamı bulmanın peşindeydi. 
 
Başarısız aşk hayatlarına yakından tanıklık eden arkadaşları ikiye ayrılmıştı: Bazıları ikisinin birlikte olma ihtimaline gülüp geçerken, diğerleri bunun hâlâ gerçekleşmemiş olmasına şaşırıyordu. 
 
Bu ayrılmaz ikili için ise durum gayet basitti – birbirlerinin tipi değillerdi. Ta ki bir gecede tüm sınırlar geçilene kadar. 
 
Aralarında bir şeyler olmadığına başkalarını ikna etmek kolaydı, peki ya kendilerini? 
 
 
“Hayatları değişirken Carter ve Arizona’nın attığı her adım hikâyeyi daha da mükemmel kılıyor. Whitney G.’nin her kitabını çıktığı gibi alacağım!” —Edgy Reviews 
 
“Whitney G., Carter ve Arizona’nın ilişkilerinin her hâlini ilgi çekici tutmakla kalmamış, aynı zamanda ikili arasındaki ateşli kimyayı harika bir şekilde yansıtmış.” —BookBinge</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92524</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85249682-4f81-426b-90db-5f55056824b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hellenistik ve Roma Dönemlerinde Anadolu: Krallar, İmparatorlar, Kent Devletleri (Küçük Boy)</image:title>
            <image:caption>Hellenistik Dönem’de Anadolu, bir yandan Hellenistik kralların öte yandan Romalıların Anadolu’daki egemenlik mücadelelerine tanık oldu. Hellenistik kralların Romalılar tarafından birer birer saf dışı bırakılmasıyla da Anadolu coğrafyasındaki kent devletleri bu kez Roma İmparatorluğu’nun egemenliğine girdi. Yeni oluşan Hellen-Roma dünyasının kültürel zenginliğinde en büyük pay hiç kuşkusuz Romalıların hoşgörülü egemenlik ideolojisinde varlıklarını sürdüren bu kent devletleriydi. 
Hellenistik ve Roma Dönemlerinde Anadolu: Krallar, İmparatorlar, Kent Devletleri, Büyük İskender’den Geç Roma İmparatorluğu Dönemi’ne değin Anadolu coğrafyasında yaşanan siyasal ve kültürel olayları, etkilerini ve sonuçlarını olabildiğince geniş bir perspektiften ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92525</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22755700-0225-479a-bebb-20773e2917ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğruluk Perisi</image:title>
            <image:caption>Şimdi her neredeyse, o gün günlerden neyse, 
Onun diyeceği bellidir, hadi dinleyin siz de. 
Nasıl ki kediler miyavlar, 
İnekler möler, 
Doğruluk Perisi de işte sadece 
Doğruları söyler. 
 
Tabii bu doğrular Doğruluk Perisi’nin başına bazı dertler açar. 
Peri istemeden de olsa ailesini ve dostlarını kırar. 
Doğruluk Perisi doğruları söylemekten asla vazgeçmez,karşısına bir trol çıksa bile fark etmez. 
Çok özel bir perinin kendini kabulleniş hikâyesini okuyacağınız bu müthiş, sürükleyici hikâyeyi Matt Haig yazdı, Chris Mould resimle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92526</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e7e84c6-23df-4ae6-b86b-5da248f22fa6.jpg</image:loc>
            <image:title>Şempanzeler Dil Öğrenemez</image:title>
            <image:caption>1970&apos;lerde, davranış psikoloğu Herbert S. Terrace, bir şempanzeye dili kullanmanın öğretilip öğretilemeyeceğini görmek için dikkate değer bir deney yaptı. Terrace’ın, teorilerine meydan okuyan ünlü dilbilimci Noam Chomsky’e gönderme yaparak “Nim Chimpsky” ismini verdiği genç bir maymun, New York&apos;ta bir aile tarafından büyütüldü ve bu süreçte Amerikan İşaret Dili eğitimi aldı. 
 
Başlangıçta Terrace, Nim&apos;in cümleler oluşturabileceğini düşünmüştü, ancak daha sonra Nim&apos;in kelimeleri bile öğrenemediğini fark ederek projesinin başarısız olduğu sonucuna vardı. Nim Projesi&apos;nin başarısızlığı, dilin nereden geldiğini anlamaya henüz yakın olmadığımızı gösteriyordu. 
 
Bu kitapta Terrace, insan dilinin kökenleri hakkında yeni bir bakış açısı sunmak için Nim Projesi&apos;ni yeniden ele alarak, Chomsky ve eleştirmenlerin aksine, dilbilgisi kadar kelimelerin de dilin temel taşları olduğunu savunuyor. İnsan evrimi ve gelişim psikolojisini gözden geçirerek, sözel olmayan etkileşimin bebeğin dil ediniminin temeli olduğunu ve bir çocuğun ilk kelimelerine yol açtığını gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92527</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a58679a-6bfc-408b-ae3f-bbb7e76a8fe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Altıncı Koğuş (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çehov bir taşra kasabasındaki akıl hastanesinde geçen bu novellasında, eğitimli bir hasta olan İvan Dmitriç ile Doktor Andrey Yefimıç arasındaki felsefi çatışmaya odaklanır. İvan Dmitriç maruz kaldıkları adaletsizliğe, içinde yaşamaya zorlandıkları berbat koşullara karşı çıkarken, Andrey Yefimıç bunları görmezden gelmekte ısrar eder ve durumu değiştirmek için kılını bile kıpırdatmaz. Doktor sonunda içine düştüğü “felsefi” yanılgının farkına vardığında ise artık iş işten geçmiştir. Altıncı Koğuş, Rusya’nın ve ülkenin sorunlarıyla ilgilenmek yerine onları uzaktan izlemeyi tercih eden elit Rus aydınının “deliliği”nin simgesidir adeta. Altıncı Koğuş, Russkaya Mısl dergisinin 1892 kasım sayısında yayımlandığında büyük ilgi görmüştü. Hatta Lenin’in de yapıtı okuduktan sonra dehşete kapıldığı, “Kendimi Altıncı Koğuş’a kapatılmış gibi hissettim” dediği rivayet edilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92528</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e4d20d6-23c8-4f07-9d56-a03a568c6f4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatım - Bir Taşralının Hikayesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çehov Hayatım’da ait olduğu soylu sınıftan ve alışılmış uğraşlarından gına getirip işçi sınıfına karışmayı seçen genç bir adamın hikâyesini anlatır. “Sermayenin ve eğitimin sağladığı ayrıcalıkları” reddeden Misail Poloznev, rızkını bedensel emek sarf ederek çıkarmaya karar verir. Onun bu “devrimci” hareketi toplumun bütün kesimleri tarafından tepkiyle karşılanır. Hatta yerleşik düzeni sarsan bu cüretkâr adım karşısında en düşük mevkideki işçi bile kendini tehdit altında hissetmektedir.
Misail’in evlenip birlikte bir köye yerleştiği, üst tabakadan gelen Maşa da toplumsal sorumluluk ve diğerkâmlıktan uzak bir tavırla, fikirlere ve moda düşünce akımlarına kısa sürelerle hayatını renklendirmek için bağlanmaktadır. Yazar ana karakterinin evliliğindeki çatışmayı toplumsal gerilimlerle iç içe geçirir. Kendi hayatından ve Taganrog’da geçen çocukluğundan izler taşıyan bu eserinde Çehov, Rus toplumunun bütün sınıflarının yozlaşma ve ikiyüzlülüğüne yönelik belki de en sert eleştirisini yöneltmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92529</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd1c044c-8f87-4c7e-bccf-2c62129439ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçış</image:title>
            <image:caption>Ne denirse densin; empati, öngörü, altıncı his… Kadınlar insanları, özellikle hemcinslerini iyi tanır, en ufak bakışından veya basit bir el hareketinden ne düşündüğünü, ne hissettiğini anlar. Genellikle de doğru anlar. Ondan dost olur mu yoksa potansiyel tehlike mi, hangisine sır anlatılır, hangisiyle dedikodu yapılır, hangisiyle 
“içerikli” konular konuşulur… Onun için, kadınların alışverişe çıkacağı, bir fincan kahve içeceği, ailesiyle tanıştıracağı veya oturup dertleşeceği kadınlar farklıdır. Kategorize 
olmuşlardır, mücadele vermişlerdir çünkü. 
Çünkü yakın çevrelerindeki erkekler; önce baba ve ağabeyler, sonra okul ve iş arkadaşları ve de kocalar ve oğullar! Hepsi de arızalı öğretmenlerdir ve onlardan ister istemez, çok şey öğrenmişlerdir. 
Yazarımız Nuray Şenol’un Boşu Boşuna‘dan sonra ikinci romanı okuyucusuyla  buluşuyor; yine akıcı, yine sürükleyici... 
Her insan zaman zaman her şeyi bırakıp bir yerlere kaçıvermek ister. Bazen de bir tehlikeden kaçmak zorunda kalır. Farklı nedenlerle kaçan iki kadının, Güzin ve Serap’ ın yolları kesiştiğinde hiç beklemedikleri bir çok şeyle yüzleşmeleri gerekecekti...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92530</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:40+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/901adfc8-5e50-40f8-80e0-ffc350777119.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Kulağını Kestin</image:title>
            <image:caption>Evinin salonundaki bordo kadife koltuğa uzanmıştı. Yerinde doğruldu ve kitabı önündeki sehpaya koyup bir sigara yaktı. 
“Sana anlatmış mıydı?” 
Kitabın ya da kapağındaki van Gogh portresinin cevap vermesini bekleyerek baktı. 
“Anlatmamıştır. Onun derdi senin kulağını neden kestiğindi. Onu bir de şimdi görmelisin. Bir gün seni ona götüreyim ister misin?” 
Sigarasından çektiği dumanı savurdu. 
“Sahi! Neden kestin kulağını?” Sigarayı tuttuğu parmaklarıyla dürttü kitabı, “Gittiği yerde Nur’un bunu düşünmeye fırsatı olmamıştır...” 
Âşık olduktan sonra bilmediği bir dünyanın içine girip kaybolan Nur, kendi çağından Vincent’la konuşurken, aile, dostluk ve arkadaşlık kavramları izleğinde “ürettiğimiz gerçeklikleri” sorgulayan ve sorgulatan nefis bir roman... 
-Bilge Fatma Akbaş</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>