﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92781</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1737d301-652c-4936-9c37-aba055319c1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Karalamalar</image:title>
            <image:caption>Hayat bazen sözlerde gizler kendini; güneşin, ayın, 
gizemli olan kapıların ardında, istemsiz gülüşlerde, yüze düşen 
gölgelerde, soğuk duvarlarda, bazen harflerin kıvrımlığında, 
kelimelerin dilsizliğinde, derin bakışlarda, düşülen yahut 
düşülmeyen yollarda, hiç beklenmedik sonlarda, anlamlı-anlamsız 
cümlelerde, işte orda bir yerde, binbir rengin oluştuğu semada, 
toprak anada, güzelliğini gizleyemeyen Şems - i Pare’de, bir karede, 
çizilen bir resimde, onu buluncaya kadar açığa çıkaran, 
çıkarılan sözlerde... 
&quot;Güneş dursun; biraz da biz dönelim, 
döndükçe yeni şeyler söyleyelim.&quot; 
Hayatın bilinenine ve bilinmezine doğru yazarın anlık 
duygu ve düşüncelerini yansıtan bu kitap; belki çoklarına ilham 
olacak, bazen içimizde bir sıcaklık bazen yüzümüzde bir tebessüm 
oluşturacak cümlemiz için bir araya gelen kelimelerden ibaret...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92782</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/226e6ada-8b7f-4260-9783-18f04fd264be.jpg</image:loc>
            <image:title>Mişmiş Neredeymiş? Okulda</image:title>
            <image:caption>Merhaba sevgili okur. Benim adım ‘Paten’. Ben de ‘Jet’. Bizler ‘Mişmişleriz’. Ortalama beş santimetre boyunda, tüylü ve renkli yaratıklarız. Sizlerle aynı okulda, aynı sınıflarda, yanı başınızda bile olsak bizi göremezsiniz. Mişmiş de ne oluyor, dediğinizi duyar gibiyiz. Her birimizin kullandığı bir nesne vardır ve isimlerimizi bu nesnelerden alırız. Benim hızlı hareket etmemi sağlayan patenlerim olduğu için Paten ismini aldım. Arkadaşım Jet ise sırtında, uçmasına yardımcı olan jet motorları olduğu için bu ismi aldı. Gördük ki, okullarda da insanların dikkatsizlikleri sonucu çeşitli kazalar meydana gelmekte. Bu yüzden Yüce Mişmiş Divanı, biz iki Mişmiş’i okullardaki kazaları gözlemlemek, engellemek ve bu konuda bir kitap yazmak için görevlendirdi. Okullarda ne tür kazalar yaşandığını görmek istiyorsanız, ne duruyorsunuz, hadi hemen kitabın sayfalarını aralayın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92783</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4df9e5e-a082-4399-a2a9-e4de01e85c40.jpg</image:loc>
            <image:title>Evlere Sığmayan Macera</image:title>
            <image:caption>Üç kişilik bir müzik grubu kuran Kerem, Emre ve Arda, harçlıklarını birleştirip bir ev kiralamaya karar verirler. Sabah akşam gürültülerinden şikayet eden anne babalardan, komşulardan uzak, gönüllerince müzik yapabilecekleri ve özgürce oyun oynayabilecekleri kendilerine ait bir yer…
Kerem’in ablası Sinem’i de gizli planlarına dahil ederler. Ancak kiralık ev hayalinin heyecanlı bir maceraya dönüşeceğini hiçbiri tahmin edememişti.
Çocuk ve gençlik edebiyatında özgün tarzı, akıcı dili ve okurunu ters köşe yapan sürprizli kurgularıyla tanınıp sevilen Aytül Akal’dan, odalara sığamayan, kendine ait bir evde gönüllerince gürültü yapmanın hayalini kuran meraklı çocuklar için sürekleyici ve eğlenceli bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92784</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a684096f-dd26-4943-b260-f9bbc910547a.jpg</image:loc>
            <image:title>İstasyon Çocukları</image:title>
            <image:caption>‘’Hepimiz gülüyorduk. Bizi görenler, dünyanın en mutlu çocukları olduğumuzu düşünebilirdi. Öyle miydik? Bilmem, belki de öyleydik. Omuzlarımızdaki ağırlığını erken yaşlarda hissettiğimiz hayata, onun bütün güçlüklerine ve sıkıntılarına, her şeye ve her şeye rağmen, çocuk gülüşlerimizle meydan okuyorduk.’’
Mustafa Hakkı Kurt’un usta kaleminden İstasyon Çocukları, arkadaşlıklarla ve aile bağlarıyla örülü, yaşamın acı tatlı tüm gerçeklerine dokunan, umut yeşerten bir 5.6.7.8 Sınıflar İçin gençlik romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92785</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73aa384d-1a86-4493-9f39-ea7c1440dc5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Peşine</image:title>
            <image:caption>Hayal ve Maja’nın internette başlayıp İstanbul’un tarihi sokaklarına, oradan da Çocuk Ülkesi’ne uzanan dostlukları Kapadokya’da devam ediyor. Çocuklar Ülkesi’nin kurtarıcıları, iki ayrı dalda açan iki güzel çiçek, kış mevsiminin sarıp sarmaladığı masalsı bir diyarda yeniden bir araya geliyor. Hayal ve Maja; Güzel Atlar Ülkesi’nde, kazandıkları yeni dostlarla bakalım kendilerini nasıl bir macera içinde bulacaklar? Haydi, peri bacalarının büyüleyici coğrafyasına doğru birlikte yol alalım! Züleyha Ersingün’ün hünerli kaleminden, düşlerinin peşini hiç bırakmamaya söz veren çocuklara…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92786</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce8b23e8-b113-4480-817c-542f529d7d01.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Şifacısı - Olympos’un Yaratıkları</image:title>
            <image:caption>Mitoloji dünyasına yolculuk yeni maceralarla devam ediyor!
Demon, Olympos Dağı’nın resmi hayvan terbiyecisi olarak her türlü hasta hayvana bakmıştır ama hiçbiri savaş tanrısı Ares’in savaş ejderhası kadar mutsuz değildir. Şimdi Demon, ejderhanın bu kadar kokmasına ve üzülmesine neyin yol açtığını bulup onu iyileştirmek zorundadır. Hem de bu sefer büyülü ecza kutusunun yardımı olmadan!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92787</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f40d5c06-1844-42e6-9fdf-460d494834bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıların Atları - Olympos’un Yaratıkları</image:title>
            <image:caption>Mitoloji dünyasına yolculuk yeni maceralarla devam ediyor!
Demon, Olympos Dağı’nda resmi hayvan bakıcısı olarak çalışmaya alışıyor, tanrılar da ona. Ne zaman ki Helios ve Poseidon birbirlerine meydan okuyorlar, o zaman Demon’ın huzuru kaçıyor. Sonunda iki tanrı kimin atları daha hızlı diye yarışmaya karar veriyor. Gözlerini hırs bürümüş tanrıların ikisi de Demon’dan yardım isteyince Demon ne yapacağını şaşırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92788</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3c81be5-cf63-4ba9-9d5e-8e1eb176f666.jpg</image:loc>
            <image:title>Katilin Özrü</image:title>
            <image:caption>2003
Hava buz gibi…
İliklerime kadar üşüyorum. Sanki sekiz yaşındayım ve sanki bugün, söndürdüğü sigaraların acısını duyuyorum ama bir farkla ; söndürdüğü yerler yanmıyor artık, aksine buz gibi. Attığı her ustura kesiğinin izleri duruyor ama artık çirkin görünmüyor gözüme. Annem bir köşeden olanları izliyor, bağırmalarımı duymuyor, sadece gözyaşı döküyor. Yoksa bir anne ; evladına ağlama demez mi, ben buradayım demez mi ? Bu katil ruhlu adamın beni hergün biraz daha ruhsuz yapışını öylece izler mi ? Evladının geleceğini karartmasına izin verir mi ?
Acaba annem, küçücük yüreğimde bu kadar nefret barınmasının tek sebebinin kendisi olduğunu bilse bir daha nefes alabilir miydi ? Canımın yanışını izlerken karşı koymamasının bedeli hiç düşünmemiş miydi ? Şimdi herşey için çok geç. Bugün ilk cinayetimi işledim. Şuan kendimi olabildiğince güçlü hissediyorum.
Artık canım yanmıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92789</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1e6ec31-f2da-4d1d-9c20-2004f82cfc9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifrelerin Peşinde Göbeklitepe - Matematik Romanı 2</image:title>
            <image:caption>Nehir, Efe ve Cafer, yüzleri olmayan insanların bulunduğu fotoğrafların sırrını çözmeye çalışırken kendilerini Göbeklitepe&apos;de buluyorlar. Fotoğraflardaki şifreleri çözüp evlerine dönebilmek için Göbeklitepe&apos;de araştırma yapmaları, birçok insanla konuşup bilgi almaları gerekiyor. 
Ve yine zaman ile yarışıyorlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92790</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4f86271-76a4-4cf7-ac98-a69daac6be24.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhsal Saat Tamircisi</image:title>
            <image:caption>Ben giderim o gider kolumda tin tin eder. Bu bilmeceyi hazırlayan tin kelimesinin ruh ile eş anlamlı olduğunu biliyor muydu sence? Saat işledikçe ruhumuzdan mı çalıyor demek istedi acaba? Yoksa yavaş yavaş öldüğümüzü mü hatırlamalıyız her saate baktığımızda? Neden mi saatlere takıntılıyım? Hayatımdan vazgeçmeden hemen önceki anı anlatayım sana. Kavga etmiştik. Hem de öyle basit bir kavga değil. O, delirdiğimi düşünüp çok korkmuştu ve beni sakinleştirmek için sıkıca sarılmıştı. Başımı göğsüne koymuştum. Kalbinin sesini dinlemiştim. Tık tık, tık tık… Kalp atışı duvardaki saatin saniyelerinin sesiyle karışmıştı. İkisi de attıkça ömrümüzden yiyordu ve geri dönüş yoktu. Ona bakmıştım, bunun son bakışım olduğunu sanmıştım, ama değildi. Ne olursa olsun bir daha asla kimsenin göğsüne yatmadım. Duvardaki saati de kaldırdım. O an karar verdim ölmeye. Biliyor musun etrafımızda dolaşan pek çok kişi ölü ve bundan haberleri bile yok.. Çünkü ölüm ruhun bedeni terk etmesi değil, sevginin kalbi terk etmesiyle olur. İşte ben de sana nasıl öldüğümü en başından anlatacağım. Ama konuşmamız boyunca adını bilmek istemiyorum. Tüm sırlarını paylaşan iki yabancı olacağız seninle. Seni “Ruhsal saat tamircisi” olarak çağıracağım. Biliyorum anlattıklarımı yazmak için delireceksin. İsmimi vermeyeceğine dair yeminler edeceksin. İnanmayacağım. O yüzden sen de bana Alef diyeceksin. Çünkü Alef, herşeyin başlangıcıdır ve hazırsan herşeyin başladığı yere dönebiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92791</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/237a05df-5530-422e-826f-60776265162f.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynadaki Deprem</image:title>
            <image:caption>Bana düşen bir kader vardı, lakin üstüne sen geldin.
Ateş mi oldu, su mu bilmem, kaderime keder geldin.
Depremler yalnızca beton yığınlarının çökmesiyle olmaz. Aynanın karşısına geçtiğinizde içiniz &quot;Cızʺ ediyorsa depremi içinizde de yaşıyorsunuz demektir. Beton yığınları sadece bedeninizi öldürür. Eğer aynada kendize baktığınızda içiniz rahat ise temelleriniz sağlam demektir. Bedenen olmasa da ruhen her zaman yaşayacaksınız.
ʺSenden affetmeni bekleyemem kızım, lakin beni affedebilir misin &quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92792</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86f0f932-581c-4352-af17-f49d1eb31824.jpg</image:loc>
            <image:title>Evden Çıktığımda (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Evlere sığmayan sessiz bir &apos;&apos;çığlık&apos;&apos; Çok yönlü ve sanatçı kişiliğiyle tanınan Burcu Yılmaz&apos;dan, dış dünyanın belirsizlikleri ve bilinmezliklerine karşı görsel bir manifesto: Evden Çıktığımda.

2019 Tudem Edebiyat Ödülleri&apos;nde ikincilik ödülüne değer görülen bu &apos;&apos;sessiz&apos;&apos; kitap, her yaştan okurunu, kendi güvenli alanının dışına çıkıp günlük yaşamın tekinsizliğiyle yüzleşmek zorunda kalan bir çocuğun gündüz düşlerine ortak ediyor.

Belirli şeylere karşı istemsizce geliştirilen endişe ve korkuların kişiye özel olmadığına ve pek çok insanın bu hislerle kuşatılabileceğine vurgu yapan eser, duygu dünyamızı olumsuz etkileyen durumlardan arınmanın yolunun empati kurabilmekten geçtiğini hatırlatıyor.

Evimiz en güvenli kalemiz, sığınağımız...
Peki ya dışarıdaki yaşam? Gökyüzünü saran bulutlar, ağaçların dallarına konan kuşlar, parkları dolduran çocuklar.
Dışarıdaki hayat evdekinden farklı akıyor; hayaller, umutlar, hevesler farklı anlamlar kazanıyor.

Burcu Yılmaz&apos;ın, tek bir sözcük dahi kullanmadan resimlerle ilmek ilmek dokuduğu Evden Çıktığımda, Grimm Kardeşler&apos;in Hansel ve Gretel&apos;ine saygı duruşunda bulunan, tekrar okumalarda bambaşka keşifler yaşatan, çok katmanlı bir görsel anlatı sunuyor. İçine kapanık, dış dünyaya karışmaktan ürken bir çocuğun duygularını çizgiler eşliğinde öyküleştiren kitap, korkularla yüzleşme ve cesaretini toplama hususlarında okurlara önemli paylaşımlarda bulunuyor. Sanatçının resimlerinde hayat bulan &apos;&apos;sessiz&apos;&apos; sözcükler, duygularının ipini çeken endişeli ama bir o kadar da özgür ruhlu bireylerin, kendilerini gerçekleştirme serüvenlerine kılavuzluk ediyor.

Evden Çıktığımda, atılması gereken cesur adımları ve deneyimlenmesi gereken gerçeklikleri dev bir düşünce bulutu altında topluyor, göğe salıyor; ruhumuzu kemiren ve adımlarımızı geri geri çeken tüm karamsarlıkları bertaraf ediyor. Hayatın getirdikleri ve götürdüklerine dair farkındalığımızı artırıyor.  

Öyleyse... bir an önce evden çıkmak için daha ne bekliyorsunuz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92793</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4298e9b3-eb45-4a8c-85f2-270ccc2f1dc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezgin Öyküler</image:title>
            <image:caption>Tiyatro ve şarap tanrısı Dionysos’un eğitmeni ve yakın dostu olarak bilinen Silenos, günün birinde, Frig Kralı Midas’a zorunlu olarak misafir olur. Kral, bilgeliği ve bir o kadar da sarhoşluğu ile ünlenmiş, geçmişi tanıyan, geleceği de gören Silenos’u büyük bir mutlulukla misafir eder. Öykülerin anlatıcısı Silenos, hem tanrı hem de insanların dünyasına aşinalığı olan mitolojik bir karakterdir. Midas, bu yaşlı bilgenin misafir kaldığı on gün içerisinde, onun tatlı diliyle anlattığı öyküleri büyük bir merakla dinler.
Silenos’un anlattığı öyküler, birer mitos olarak tanrılarla ölümlüler dünyası arasında bir oraya bir buraya savrulur ve o öykülerde anlatılan soyut kişi veya olayların ayağı yere basmaya başlar ve bir epos’a dönüşerek somutlaşır ve en sonunda bir deyişe veya bir terime evrilir, logos/logia olur.
Uzun yıllar rehber olarak Anadolu’yu yabancı misafirlere tanıtan Ünal Güven, mitoloji öykülerini tam bir hikâye anlatıcısı olarak bir araya getiriyor. Tarih meraklısı gezginlerin başucu kitabı olacak bu eser, mitolojiye bakış açınızı kökten değiştirecek.
Not: Renkli baskı resim galerisi vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92794</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ec14b7d-e20d-4bc3-bb1c-5f46887e0b80.jpg</image:loc>
            <image:title>Swann&apos;ların Tarafı</image:title>
            <image:caption>İlk kitap olan Swannların Tarafı’nda, Kayıp Zamanın İzinde’nin tümünde geçen temalar tanıtılmaktadır ve anlatıcının Paris ve Combray’de geçen çocukluğu, en unutulmaz şekliyle, annesinin iyi geceler öpücüğünün çağrışımıyla anılmaktadır. Anlatıcının Swann’ın kızı Gilberte’e olan aşkının hatıraları, Swann’ın Odette’ olan tutkusunun ve sonradan görme zenginler Verdurinlerin yükselişine bir açıklama getirmesini de gerektirir. “…… Tıpkı uyuyabilmem için gereken şeyin kendi annemin öpücüğü olması gibiydi bu. Daha sonraki yıllarda hiçbir kadının veremediği tasasız bir huzurdu bu; çünkü sevgililer içimizde onlara inansak da şüphe oluştururlar, bu yüzden sevgililerde annemin başkalarının kusur olarak gördüğü ama benim yüzünün geri kalanı gibi sevdiğim gözünün altındaki lekesiyle eğilip, çekincesiz bir şekilde kalbinden gelen bir iyi niyetle kondurduğu öpücük ile bir sevgilinin şüpheli öpücüğü aynı etkiyi hiç yaratmadı benim için”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92795</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c3c1c7e-755b-4728-83ed-66c6bcf5b08c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçülüğün Esasları</image:title>
            <image:caption>Ziya Gökalp’in milliyetçilik düşüncesinin oluşmasında Osmanlı Devleti’nin Trablusgarp, Balkan ve I. Dünya savaşlarında aldığı ağır yenilgiler neticesinde siyasi, askeri, dini ve ekonomik sorunların ortaya çıkardığı çöküş süreci yer almıştır. Bu süreç Ziya Gökalp&apos;in düşünce yapısında ve milliyetçilik anlayışında önemli bir yere sahip olmuştur. Ziya Gökalp &quot;Millet nedir?&quot; sorusuna cevap verirken bu kelimenin önce ne olmadığını ifade etmiş &quot;ırki, kavim, ümmet, halk, devlet&quot; gibi kavramları tahlil ederek milletin ırki bir birlik olmadığını, kültürel birliğe dayanan bir kavram olduğunu açıklamıştır Millet ırk ve kavim birliği değildir. Millet bir imparatorluk içindeki siyasi birlik değildir. Millet bir coğrafya birliği değildir. Millet, ferdin seçimiyle kazanılan bir kimlik değildir. Millet toplum hayatının ulaştığı son tarihi aşamadır. Yani, millet ne coğrafi, ne ırki, ne siyasi, ne de iradeye bağlı bir zümre değildir. Millet lisanca, dince, ahlakça ve güzel sanatlarca müşterek olan, yani ayni terbiyeyi almış fertlerden oluşan bir zümredir. Ziya Gökalp ilk yazılarında millet için şu tarifi yapmıştır: “Millet yüzyıllarca beraber yaşayan, zülüm ve felaketlere karşı beraber göğüs geren, beraber ağlayıp beraber sevinen, gelecekte de ortak hedeflere ulaşmak için çaba gösteren, dayanışma halindeki bireyler topluluğudur.” Ziya Gökalp millet olma bilincini çok açık bir şekilde coğrafyaya değil, kültürel bağlılıklara dayandırmıştır. Ziya Gökalp, Türklük için “ırk” birliğine lüzum görülmediğini ve milleti meydana getirmek için “aynı ırktan” şartını aramadığı belirtmiştir. Ayrıca “Türküm” diyen herkesin Türk olarak tanınacağını ancak Türklüğe ihanette bulunursa cezasının kaçınılmaz olduğu ifade etmiştir. Ziya Gökalp’in milliyetçilik anlayışı yanlış anlaşılmıştır, onun milliyetçilik anlayışı etnik temelli milliyetçilik değildir; kültürel temelli bir milliyetçiliktir. Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp’in düşüncelerini anlamak için kılavuz mahiyette bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92796</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4ef427d-29cb-4981-9016-1d584d27bd63.jpg</image:loc>
            <image:title>Araba Sevdası</image:title>
            <image:caption>Araba Sevdası, Recaizade Mahmud Ekrem’in sosyal sınıfının yaşayış ve düşüncesinin ideolojik, varoluşsal, psikolojik yönlerini başarıyla yansıtan bir romandır. Araba Sevdası Osmanlı modernleşme sürecinin edebiyata en özgün yansımalarından birisidir. Modernleşmenin insan ile eşya arasındaki ilişkiyi ideolojik düzenleme mahareti anlatılmıştır. Mahmud Ekrem, araba simgesi üzerinden Osmanlı devletinin ve İstanbul’da halkın Batı kültürünü tanımaya başlayarak çıktığı modernleşme serüvenine odaklanmaktadır. Romanın izleği, aşkın işlenişi, Bihruz ve Periveş Hanım tiplemeleri Cumhuriyet dönemi edebiyat ve sinemasında da sıklıkla yeniden üretilmiştir. Romanın sorunsalı, Ekrem’in eserini kaleme aldığı dönemden Cumhuriyet yıllarına değin “Batılılaşma” ve “Yanlış Batılılaşma” tartışmalarının dönemin global iktisadi, siyasi, felsefi vs veçhelerinden yoksun, salt kültürelci ideolojik eleştiri kalıpları haline gelmiştir. Ekrem, arabayı bir ideolojik simge, kendi kültürel, dilsel, gündelik hayat pratiğini üreten bir vasıta olarak kullanmıştır. Arabanın bu kullanım biçimi Rus edebiyatında örneğin Viktor Shklovsky’in araba ve hız üzerine vurgusunda da karşımıza çıkmaktadır. Edebiyatımızın ilk realist romanı ve bilinç akışı tekniğinin ilk kullanıldığı bu mihenk taşı eseri okurlarımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92797</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ca5d7e9-d3e0-4d58-9ecb-73302b268bc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Asılan Yedilerin Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Victor Hugo’nun Bir İdam Mahkûmunun Son Günü ya da Julius Fučik’in Darağacından Notlar’ı Türkiye’de bilinen eserlerdir. Aynı zamanda siyasal nedenlerle verilen idam cezalarının sarsıcı etkisi toplumun belleğinde ve siyasal hayatımızda hala canlıdır. 1984’e kadar infazlara devam edilmiştir. Leonid Nikolayeviç Andreyev’in Asılmış Yedilerin Öyküsü (1908) aynı zamanda yazarın güçlü ve haksızlık karşısında baş eğmez yanını göstermektedir. Çarlık Rusya’sının birçok aydını Andreyev’de adeta kampanyaya dönüşen idamlara Asılmış Yedilerin Öyküsü ile karşı çıkmıştır. Romanın konusu gerçek olay ve kişilere dayanmaktadır. 1905 Devrimi’nin bastırılmasıyla Çarlık otokrasisi Bolşevik Devrimi’ne değin süren bir karşı devrimci tedhiş dalgası sürdürmüştür. Bu tedhiş döneminin icracılarından birisi İçişleri bakanı Pyotr Nikolayeviç Durnova’dır. Durnova, 1905 Devrimi sırasında İçişleri bakanıydı. İlk iş posta ve telgraf grevini yasakladı. St. Petersburg İşçi Temsilcileri Konseyi’nin tutuklattı. Polis ve yerel idarenin yetkilerini genişletti, ceza yargılamalarını ve askeri bölge mahkemelerini tedhiş aygıtı olarak kullandı. Valilere gönderdiği telgraflardan birinde P.N. Durnovo: “Devrime karşı en sert mücadele önlemlerini alın, hiçbir şeyde geri durmayın. Unutmayın! Tüm sorumluluğu ben alıyorum.” Asılmış Yedilerin Öyküsü İçişleri Bakanı P.N. Durnova’ya 1907’de hazırlanan suikast anlatılmaktadır. Bakan Durnova Başbakan Pyotr Stolipin ile birlikte karşı devrimci tedhişin simgesidir. İdama mahkûm edilen genç kadınlardan birisi Tatyana Leontiyeva’dır. Babası Yakusty valiliği yapmış nüfuzlu ve varlıklı bir insandır. Diğer kadının ismi, Lidya Sture’dir. İdam edildiklerinde yaşları 20 ve 22’dir. Romanda gerçek adını duruşmada vermeyen Werner ise Lebedinstyev’dir. Lebedinstyev genç bir bilim insanı, matematikçi ve astronomdur. Rusya’nın ilk uzay araştırmacılarındandır. Onun öncü teorileri uzay araştırmalarında çığır açmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92798</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96a4279a-7626-4af4-8970-3e9a3706d6f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali ve Nino</image:title>
            <image:caption>Bir yanda Doğu geleneğini ruhunu tüm haşmetiyle benliğinde taşıyan Ali diğer yanda Avrupa’nın ışıltısına ve kültürüne sımsıkı bağlarla tutunan Nino... İşte bu iki genç, Birinci Dünya Savaşı yıllarında alev topu haline gelmiş Bakü’de imkânsız fakat bir o kadar da büyük bir aşk taşırlar yüreklerinde. Birbirlerine besledikleri hudutsuz sevgi, onları pembe dünyalara mı taşıyacaktır yoksa devasa bir ateşe mi hapsedecektir?
Azerbaycan’ın milli roman kabul ettiği Ali ve Nino, okuyucuya tarihi bilgiler vermenin yanı sıra masalsı aşklarla kıyaslanabilecek bir sevda romanıdır da aynı zamanda. Romeo ve Juliet, Leyla ile Mecnun, Aslı ile Krem misali destan niteliğinde yaşanan bu aşkın kahramanları, aynı zamanda iki toplum arasındaki çatışmanın ne kadar derin olduğunun en somut örnekleridir.
Her yönüyle okunmaya değer Ali ve Nino, edebiyat dünyasının en güzel eserlerinden, kahramanların arasındaki aşk ise en unutulmaz aşklardandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92799</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5b8cac6-f4b9-41e1-a35e-47c262a06acf.jpg</image:loc>
            <image:title>Uğultulu Tepeler (Tam Metin)</image:title>
            <image:caption>Emily Brontë’nin bir başyapıt olan tek romanı Uğultulu Tepeler aşk üzerine yazılmış en nadide eserlerden bir tanesidir. Yaşadığımız çağın ruhuna tezat, ölümsüz bir aşkın, olağanüstü tatlılıktaki bir sevginin, sarsıntılı bir sadakatin, insanı ölüme terk eden bir ihanetin, uzun süre planlanacak olan bir intikamın gölgesini sayfayı her çevirişinizde ürpere ürpere hissedeceksiniz.
Emily Brontë 30 yaşında ölmeseydi, kim bilir başka insanlığımızın hangi karanlık yönlerine gotik ve melodramatik öğeleri mükemmel biçimde kullanarak ışık tutacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92800</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5892d43a-bdf6-47b3-b5e8-e130403aeccd.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyükannenin Öğrettikleri</image:title>
            <image:caption>Johanna Spyri, ülkemizde daha çok, iki kitaplık ilk romanı Heidi ile bilinir. Spyri eserlerinde, manzaraları betimlemeteki başarısı ve çocukların duygularını, dünyaya nasıl baktığını anlatmaktaki ustalığı ile bilinmektedir. Büyükannenin Öğrettikleri adlı eserinde de bu anlatım ustalığı öne çıkmaktadır.
Büyükannenin Öğrettikleri adlı eserinde de bu anlatım ustalığı öne çıkmaktatır. Tüm yaşamını İsviçre’de geçiren Johanna Spyri (1827-1901), Fransa-Prusya Savaşı&apos;nın gazilerine, öksüz kalan çocuklara yardım amacıyla para kazanmak için hikâyeler yazmaya başladı. Hikâyeleri çok beğenilince bir başka öksüz çocuğun romanı Heidi’yi yazdı. Büyükannemin Öğrettikleri’nde de kahraman, öksüz Trini’dir.
Spyri&apos;nin çocukların doğal masumiyetine, iyilik ve erdemli bireylere dönüşme yeteneklerine olan inancı, çağdaşı Hans Christian Andersen ile benzerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92801</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4924df3c-358b-4f58-9a92-6c1eb5635610.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuş Kadın Harpy</image:title>
            <image:caption>Okulda öğretmenlerim neden hep o kadını çizdiğimi soruyorlardı;kanatlı, uzun saçlı, karnı şişkin kadını. “Bu bir cadı mı?”Başımı iki yana sallıyor ve herhangi bir şey anlatmayı reddediyordum.

Onu hiçbir zaman arkadaşlarımla paylaşmadım, ismini oyunlarımızda kullanmadım. Onu içimde, gözlerimin kenarında, sürekli görebileceğim bir yerde tuttum.
Lucy ve Jake, güneşin bir alev topu gibi yükselip tüm gün etrafı kavurduğu bir coğrafyada, geniş ve sıcak bir tarlanın yanındaki evde yaşamaktadır. Çocuklarına bakabilmek için kariyerinden ve hayallerinden vazgeçen Lucy, içinde yaşadığı evi bile hizmet edilmesi gereken bir canlı varlık gibi görmektedir. Jake’le evlenip çocuk sahibi olduktan sonra, kendi çocukluğundaki kötü anıları ve rol modelleri silmek istercesine, “iyi bir anne” olma kaygısıyla yaşar. Her günü, her hareketi planlı ve sonsuz bir tekrar hâline gelmişken, bir gün telefon çalar. Ahizenin diğer ucunda tereddüt dolu bir erkek vardır ve Jake’in onu aldattığını söyler.
İşte hepsi bu: O büyük kırılma ânı. Lucy’nin anlattıklarına bakılırsa, içindeki kadim ve vahşi yaratığın zincirinden kurtulduğu gün, o gündür. Sadakatsizliğine rağmen yanında kalmak isteyen kocası, bunun için bir bedel ödemeyi kabul ederken Kuş Kadın’ın yavaşça kabuğunu kırmasına yardım edeceğinden habersizdir. Ne var ki, Harpy’nin doğasında bu konudaki hüküm kesindir: Suç varsa ceza da vardır.
Kuş Kadın Harpy, hem karanlık bir peri masalı hem de son derece sarsıcı bir intikam ve yenileniş hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92802</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c626101b-b80b-446b-8f18-18e5d556ee67.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk ve Cesaret</image:title>
            <image:caption>Kapalı kapılar ardında büyüyen güzeller güzeli Davina’nın özgürlüğe ve aşka olan tutkusunun benzersiz hikâyesi...
Onu ilk gördüğü anda kendini evindeymiş gibi hissettiren bakışlarına ve gücüne hayran olduğu Highlandli adam, onu kaderi olan ölümün pençesinden kurtarabilecek miydi? İngiltere Kralı&apos;nın kızı ve vârisi Davina onu bekleyen kaderi reddedip, sevdiği adamla saraydan bağımsız bir hayata devam edebilecek miydi? Heyecan verici bir aşk hikâyesine dair merak uyandıran soruların yanıtları, aşk, sevgi ve cesaretin benzersiz hikâyesinde, Paula Quinn’in bu eşsiz romanında gizli.
“Paula Quinn, İskoçya’nın aurasını bir kez daha zekice işliyor. Karakterlerin derin duygu dünyasının incelikle işlendiği bu roman, okuyucuları büyüleyecek muhteşem bir aşk hikâyesini anlatıyor.”
- Romantic Times
“Paula Quinn&apos;in bu yakışıklı kahraman hakkındaki diğer kitaplarını sabırsızlıkla bekliyorum. Bu roman heyecan dolu!”
- Fresh Fiction</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92803</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1b1aded-527b-4553-a9b6-b97ac76ee749.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Yılan İle Güzel Zambak Masalı</image:title>
            <image:caption>Yeşil Yılan ile Güzel Zambak Masalı, Johann Wolfgang von Goethe’nin ünlü bir eseridir. 1795 yılında yayınlanan bu masal, sanatsal peri masalının ilksel örneği sayılmaktadır. Bu masal, Goethe tarafından Schiller’in Über die aesthetische Erziehung des Menschen (İnsanın Estetik Eğitimi Üzerine Mektuplar) adlı eserine yanıt olarak yazılmıştır. Bu mektuplarda insanın özgürlüğü teması tartışılmaktadır. Hem Schiller uyumlu bir sosyal yaşamın ancak özgür insan kişilikleri temelinde kurulabileceğini söylemektedirler. Herkesin içinde “ideal bir insan” vardır ve asıl zorluk dışsal yaşam deneyimlerini bu “ideal” ile uyumlu hale getirmekti. Goethe de düşüncesini bir masal ile dile getirmektedir. Hem çocukların hem de yetişkinlerin okuması gereken bu eseri yayınlamaktan kıvanç duyuyoruz. Bu eserden uyarlanan opera da 8 Das Märchen von der schönen Lilie) oldukça ünlüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92804</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf188099-bd5e-4c57-91b0-050fe20f0f9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyü Dükkanı Üçüncü Bahar</image:title>
            <image:caption>“Kâşifler tek başlarına anılır ama bu,  onlara eşlik eden onlarca, yüzlerce insana ve keşif yolculuğunda sürülen izleri bırakmış olan geçmiştekilere haksızlıktır. Kâşifler yoktan var etmezler, yalnızca var olanı keşfederler; belki de daha önce zaten keşfedilmiş, unutulmuş, gizlenmiş ya da yok edilmiş olanı... Belki de birilerinin çoktan bildiklerini...”
 
Büyü Dükkânı alışveriş geleneği, istekler ve bedellerin zorlu denklemlerinin çözülmeye çalışıldığı pazarlıklarla devam ediyor. Yaşlı bilge de onun bilge müşterileri de iç dünyalarının labirentlerinde gezinirlerken bu kez sanki daha cesur adımlarla ilerliyor, daha alt katmanlara inmeyi deniyorlar... Ve galiba artık insanın her şeyi bildiğini iddia ettiği bir dünyada, sorulması gereken şu soruyu soruyorlar bize:
 
O çok istediğiniz şey midir gerçekten istediğiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92805</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8221420c-1f9d-4df4-b592-d0aa96d60c6a.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>İlk yayımlandığı günden itibaren güncelliğini yitirmeyen Orwell’ın distopik romanı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, gündelik hayatlarındaki her şeyin düzenlendiği, denetlendiği bir toplum ve onu her anlamda baskı altında tutarak zorla şekillendiren, belleksiz bırakarak nesneleştiren iktidar aygıtı çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriliyor.
“Büyük Birader’e duyulan sevgi dışında sevgi olmayacak. Düşmanı bozguna uğrattıktan sonra atılan zafer kahkahası dışında hiçbir kahkaha olmayacak. Sanat, edebiyat ve bilim diye bir şey de olmayacak. Kadir-i mutlak olduğumuzda bilime gerek kalmayacak. Güzellik ve çirkinlik arasında hiçbir fark kalmayacak. Merak, yaşama sevinci diye bir şey olmayacak. Yaşamın tüm zevkleri yok edilecek. Ama durmadan büyüyen, gittikçe ustalaşıp yetkinleşen bir iktidar esrikliği olacak; bunu sakın unutma Winston. Zafer heyecanı, çaresiz düşmanı ezip geçmenin coşkusu her zaman, her an yaşanacak. Geleceğin resmini görmek istiyorsan, bir insan yüzüne basmış bir postal getir gözlerinin önüne, sonsuza dek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92806</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64b2502f-d0a8-47fb-add1-013d3ef0fa8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Hayvan Çiftliği, George Orwell tarafından 17 Ağustos 1945’te İngiltere’de yayımlanan alegorik bir roman. Kitap, hayvanların eşit, özgür ve mutlu olabileceği bir toplum yaratma umuduyla insan çiftçilerine isyan eden bir grup çiftlik hayvanının hikâyesini anlatıyor. Ancak nihayetinde isyan “ihanete” uğruyor ve çiftliğin, Napolyon adlı bir domuzun diktatörlüğü altında eskisi kadar kötü bir duruma düşmesi politik bir hiciv olarak sunuluyor.
Time Dergisi kitabı en iyi 100 İngilizce romandan biri olarak seçti (1923’ten 2005’e kadar); En İyi 20. Yüzyıl Romanları Modern Kütüphane Listesi’nde 31. sırada ve. BBC’in ulusun en sevilen romanını bulmak amacıyla yaptığı “The Big Read” anketinde 46. sırada yer aldı. 1996’da Hugo Ödülü kazandı ve “Great Books of the Western World” (Batı Dünyasının Büyük Kitapları) seçkisine dâhil edildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92807</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91af221a-de8b-4414-bfd9-ce125aa9ab1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mukaddes Kitap&apos;ın Yorumu</image:title>
            <image:caption>Isaac Newton (1643-1727) bilim tarihinde köşe taşı bilim insanlarından birisidir. 1687 yılında yayımlanan eseri Philosophie Naturalis Principia Mathematica (Doğa Felsefesinin Matematiksel İlkeleri) ile uçaklarımızı uçuran, arabaların ve günlük hayatta kullandığımız diğer eşyaların yapımında kullanılan klasik mekaniğin temellerini attı. Newton, evrensel çekim kanununu ve kendi adıyla anılan üç meşhur hareket yasasını keşfetmiş ve matematiksel olarak formüle etmiştir. Gezegenlerin eliptik yörüngelerde hareket etmesi gerektiğini ve Güneş’in sistemimizin merkezinde olması gerektiğini matematiksel olarak göstermiş, böylece Dünya merkezli Evren anlayışının sonunu getirmiştir. Bugün halen kullanılan aynalı teleskopu o geliştirmiş, böylece kendisinden öncekilerden daha sağlıklı gözlemler yapılmasını olanaklı kılmıştır. Newton aynı zamanda tarihin en önemli matematikçilerden biridir. Ancak Newton bir bilim insanı olmanın yanında inançlı bir insandır ve bunu oldukça önemsemektedir. Elinizdeki kitap ile Newton’un bir teolog, Din Tarihçisi olarak karşınızda durmakta, titiz ördüğü eserinde Hıristiyanlık inancının tarihsel sürecini gözler önüne sermektedir. Mirhan Kitap Sir Isaac Newton’un eserini aynı titizlikle okurlarına sunmaktan kıvanç duymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92808</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74d636b3-915f-4468-8a77-32e2360d8246.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Geceler</image:title>
            <image:caption>”Yaratıcı sanatçılığı, en az şüphelenilecek yanıdır. Çünkü Dostoyevski sanatçılık bakımından Shakespeare’in hemen yanında yer alır. “Karamazov Kardeşler” ile hiçbir roman boy ölçüşemez. Dünya edebiyatının en yetkin örneklerinden biri olan “Büyük Engizisyoncu”yu ne kadar övsek azdır. Yaratıcı sanatçı sorunu karşısında psikanalizin, silahlarını, ne yazık ki bir yana bırakması gerekiyor.”
Sigmund Freud
Bir anlık mutluluk ne uzun zamandır? Dört geceye ne sığabilir? Dört gecenin anlarından bir ömre yetecek mutluluk az bir şey midir? Bir Dostoyevski romanı okumanın ne denli çarpıcı olduğunu, insan ruhsallığını ve içsel çatışmalarının ne denli başarıyla sunulduğunu, aşkı ve güzel yanılgıyı Beyaz Geceler’de duyumsayacaksınız. Dostoyevski aslında hayalperestini sonraki eserlerinde uyarmaya devam eder: “Uzaktan hayran kaldığınız biriyle sakın tanışmayın! Ya eliniz ya kalbiniz boş kalır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92809</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e37c22fe-941d-4fc1-9569-7b524de8c4b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizimle Başladı Bizimle Bitti</image:title>
            <image:caption>“Gelecekte Bir Mucize Olur Da Kendini Yeniden Âşık Olacak Durumda Bulursan, Bana Âşık Ol.”
Ailesinden ona miras kalan öğrenilmiş çaresizliğe başkaldıran Lily’nin tüm acılara rağmen yeniden doğuşunun ümit ve sevgi dolu hikâyesi...
İçine doğdukları aileyi seçememenin yarattığı acının üstesinden beraber gelmeye çalışan Lily ile Atlas’ın hayatlarındaki ve hayallerindeki dönüşüm hayranlık uyandırıyor. İlginç tesadüflerle bezeli bu romanı okurken kendinizden bir parça bulacaksınız.
Bizimle Başladı Bizimle Bitti, asla vazgeçmeyen ve “yüzmeye devam etmek” isteyenlerin kitabı; başkaldırının ve empatinin yazıya dökülmüş hâli...
“Colleen Hoover, cesaretle, umutla ve gözyaşlarıyla inşa ettiğimiz aşkın kırılganlığını hatırlatıyor bize. Kalbi çarpan herkes bu kitabı okumalı.”
- Kami Garcia, The New York Times çoksatan yazarı
“Gerçekten muhteşem, çok dokunaklı ve etkisini her zaman hissedeceğiniz bir hikâye. Nesilden nesile, elden ele aktarılacak bir kitap.”
- USA Today
“Colleen Hoover’ın en cesur ve cüretkâr romanı. Sizi hemen içine çekecek bir hikâye.”
- New York Daily News</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92810</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0797a13e-9f53-496d-b4c6-ef1060c9c1b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Taptap ve Sevimli Dostları</image:title>
            <image:caption>BU KOCAMAN GÖZLER KİMİN? TAVŞAN TAPTAP VE SEVİMLİ DOSTLARI  

Doğum günü heyecanı yaşayan Tavşan Taptap&apos;ı ve sürprizlerle dolu arkadaşlarını eğlenceli büyük gözleri ile görmeye hazır olun! Tavşan Taptap, Hamster Huppi, Köstebek Köstek, Baykuş Puhpuh, Serçe Pino ve Zebra Zuzu... Çocuğunuz bu kitaptaki kahramanlarla tanışırken mutlu anları paylaşmanın önemini öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92811</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70b4ba38-0d78-4243-8495-ecf91d952cc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Teşkilat-I Mahsusa (Umur-I Şarkiyye Dairesi) Tarihi Cilt I II III 1918</image:title>
            <image:caption>Cihan Harbi’nin son yılında, dönemin askeri ve sivil idarecileri, “tutunma kuvvetini” güçlü kılmak için gayret gösterirler. Çok milletli Osmanlı Devleti’ne yönelik olarak, harici hasımlar ile yerli işbirlikçilerinin harp öncesindeki gibi, “tutunma kuvvetini” zayıflatıp yok etme taarruzları, şimdi daha da şiddetlenmiştir. “Umûr-ı Şarkıyye Dairesi” idareci ve mensupları, bu kuvveti ayakta tutma mücadelesini devam ettirmektedirler. 
Fas’taki görevine son verildikten sonra, İstanbul’a dönmeyen Binbaşı Tahir, Umûr-ı Şarkıyyeye Me’mûr Süvari Kumandanı Yüzbaşı Tâlibzâde Yusuf, “me’mûriyyet-i mahsusa” ile Reşt’e, Mirza Küçük Han’ın yanına gidip daha sonra Savuçbulak’a geri dönen Mülazım-ı evvel Yakup ve Umûr-ı Şarkıyye Dairesi’nin diğer idealist saklı kahramanları, 1918 yılı boyunca da bulundukları yerlerde görevlerinin icaplarını yerine getirmekten bir an geri kalmazlar. Tek gayeleri vardır; “rukûa varmış devleti, ayağa kaldırmak”. Bu uğurda mücadele edip hayatlarını anlamlı kılarken, “yaşadıkları bugünde” yarını inşa etmişlerdir. Teşkilat-ı Mahsusa Tarihi ’nin III. cildinin bu ilk kısmı Umûr-ı Şarkıyye Dairesi’nin, İspanya-Fas, Trablusgarp, İran, Hicaz ile Rumeli’deki faaliyetlerini kapsıyor ve belgelerdeki gerçekleriyle dünü aydınlatıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92812</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/287fa91e-2403-419e-8db3-7711055c3bfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrısız Gençlik</image:title>
            <image:caption>Ödön von Horváth, 1937’de yayımlanan Tanrısız Gençlik’te, faşizmin yol açtığı ahlaki çöküntüyü ergenlik çağındaki bir grup genç üzerinden anlatır. Romanın başlığı, Nazi Almanya’sının itaat etmek üzere yetiştirilmiş; ırkçılığı, nefreti ve militarizmi içselleştirmiş gençlerine atıfta bulunur. Bağımsız düşünceden, empatiden ve medeni cesaretten nasibini almamış bu ruhsuz varlıklar, savaşta şanlı zafer ve hamaset düşleri kurmaktadır. Tanrı ve hakikat ile zamanın ruhu ve barındırdığı yalanlar arasındaki tezat, romanın ana izleğini oluşturur. Karakterler iki gruba ayrılmıştır: Hıristiyanlığın ve hümanizmin değerlerinin geçerliliğini koruduğu eski düzenden yana olanlar ile Nasyonal Sosyalist yeni düzenin taraftarları. İlk grupta yer alan ve romanın anlatıcısı olan öğretmen, başlangıçta ekmeğinden olma korkusuyla ahlaki değerlerini savunmaya çekinen bir oportünisttir. Birinci Dünya Savaşı sırasında Tanrı’ya inancını yitirmiştir. Ancak zaman içinde vicdanının sesine kulak vererek hakikatin üstün gelmesi için çalışırken Tanrı’yı yeniden bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92813</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/432b2611-3886-49c2-a56d-cbf41e7c9e48.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhaba Uzay</image:title>
            <image:caption>Elif ve Efe için uzay aracına binip,çok merak ettikleri Ay&apos;a gitme vakti gelmişti. Ay&apos;da keşif aracına bindiler,taş örnekleri toplayıp çok eğlendiler.Uzay&apos;da bir uydu bile gördüler!
Bu eğlenceli ve öğretici yolculuğun sonunda Dünya&apos;ya geri dönünce ona kocaman bir &quot;Merhaba!&quot; diyen arkadaşların eğlencesine ortak ol.
Sayfalardaki cırtları yerlerine yerleştir,uzay ötesi bir maceraya sen de katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92814</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5253f31b-1220-4a9e-b7e4-6cbbd6c22442.jpg</image:loc>
            <image:title>Acaba Ne Olurdu?</image:title>
            <image:caption>Acaba Ne Olurdu?
Acaba anlaşıp aynı anda zıplasaydık yer yerinden oynar mıydı? Elimizde bir şalter olsaydı ve yer çekimini şıp diye kapatsaydık ne olurdu? Sizin aklınıza da böyle sorular geliyor mu?
“Olmaz öyle şey!” deyip geçmeyin. Bunları hayal etmek bile çok ilginç. Hem biliyor musunuz, birçok bilimsel keşif ilk başta hiç de mantıklı görünmeyen soruların açtığı maceralı yolun sonunda ortaya çıktı.
Bu kitapta, Dünya, uzay, teknoloji, yaşam ve daha birçok konuyla ilgili sorular soracak, bu soruların bilimsel ama aynı zamanda son derece şaşırtıcı yanıtlarını birlikte öğreneceğiz. Genç bilimciler, hadi iş başına!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92815</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a879e18-41cc-49cc-b7dd-9c328704611d.jpg</image:loc>
            <image:title>Volga (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lou Andreas-Salomé, kurgu yapıtlarında genç kadınları erkeklerle ilişkileri çerçevesinde, geleneğin dayattığı sınırlayıcı roller karşısında tamamlanmış ve bağımsız bir kadın kimliği oluşturma çabası içinde tasvir eder. Bugünün feminist söyleminin inşasının ilk adımları olarak görülebilecek bu yapıtlar, 20. yüzyıl başında geniş bir okur kitlesine ulaşmıştı. Yazar, kadınların hayatında hassas bir süreç olan çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemini de mercek altına almıştı. 1895 tarihli romanı Ruth’un büyük bir ilgiyle karşılanmasının ardından, yapıtlarında psikolojik ve felsefi boyutlarıyla ele aldığı kız çocuklarının ergenlik dönemi konusunda farkındalık oluşmasına katkıda bulundu. Volga, Lou Andreas-Salomé’nin 1902 yılında yayımlanan ve Eşikte: Yeniyetme Kızların İç Dünyasından Beş Öykü başlığı altında topladığı öykülerden biridir. Kozasından çıkıp dış dünyayla ve daha önce hiç hissetmediği duygularla tanışan masum Lyubov’un yüreklerimizi ısıtan öyküsü, yazıldığı dönemin ruhunu yansıtsa da büyüsünden hiçbir şey yitirmemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92816</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c59e3b9-1587-4f94-907e-c486aca7804e.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Adam</image:title>
            <image:caption>Gökyüzünden yer altına uzanan, nefes kesici bir macera…
Lagari Hasan Çelebi, hayatını uçuş çalışmalarına adamış bir bilimcidir. Yedi kollu fişeğiyle dikey uçuş denemeleri yapmış, muhteşem başarılar elde etmiştir. Gelgelelim, kötü niyetli kimselerin kışkırtmaları sonunda, evinden ve ailesinden çok uzaklara sürgün edilir.
Lagari için, o günden itibaren, İstanbul’dan Kahire’ye, on yedinci yüzyıldan binlerce yıl öncesine varan fantastik bir yolculuk başlar. Lagari’nin yeni bir hedefi vardır: Dillere destan Sarı Mumya’nın yerini tespit ederek, kendini tüm dünyaya kanıtlamak. Ama bu macera, akıl almaz gizemlerle ve umulmadık tehlikelerle doludur…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92817</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6766c785-24d5-4118-babc-315294c35cc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrendeki Son Hazine</image:title>
            <image:caption>Hayalle örülen hikayelerin içinde nice sırlar, öğütler gizlidir. Yeryüzündeki her şeyin bir hikayesi vardır. Dünyadaki hayat bile bir hikaye ile başlar. Her insanın da kendine ait bir hikayesi vardır. Bir haber çekimi için teyzesiyle birlikte havaalanına giden Eren’in hikayesi de gizemli, yaşlı bir adamla karşılaşmasıyla başlar. Yaşlı adamın anlattıkları, teyzesinin hayatını değiştirecek bir haberin kaynağıdır. Bu kaynağa ulaşmak isteyen teyzesiyle birlikte yolculuğa çıkan Eren’i farklı sürprizler beklemektedir.
Teyzesi haber peşindeyken Eren hazine peşine düşer. Aradığı şeyin evrendeki hem ilk hem son hazine olduğunun farkında değildir. Aradığını bulmasının ise tek yolu vardır: Vazgeçmemek.
Kim bu hikayenin gerçek kahramanını tanırsa tüm kalbiyle sever onu. Sevdiği zaman ona benzemek ister. Benzediğinde de evrendeki hazineyi keşfeder.
Evrendeki Son Hazine, Eren’in biraz fantastik biraz gerçek bir kurguyla Peygamber Efendimizi tanıma ve anlama yolculuğunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92818</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7ea8294-3088-4c3e-8a82-07498172ff48.jpg</image:loc>
            <image:title>Dura Mater</image:title>
            <image:caption>Elma Yayınevi uzun zamandır merakla beklenen kitabı Dura Mater’le okurlarının karşısında… 
 
“Şu an ellerinizin arasında olan Dura Mater adlı kitap, 3 kitaptan oluşan Mater Serisinin üçüncü ve sonuncu kitabıdır. O nedenle Bölüm 101’den başlamaktadır. Eğer serinin ilk iki kitabını okumadıysanız lütfen elinizdeki kitabı usulca aldığınız rafa geri koyunuz.” 
Yazar Serkan Karaismailoğlu, bu cümlelerle başlıyor Mater Serisinin 3. ve son bölümüne… İlk iki kitabın konusunu oluşturan heyecanlı serüveninin sonunu ve kahramanların yaşadıklarını okuyoruz Dura Mater’de. Her zamanki gibi bilim, bilim tarihi, macera ve heyecan dolu bir hikâye sizi bekliyor… 
Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92819</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e87bf9d5-6241-4cca-8e04-bce336aca768.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük ve Adalet Savaşçısı Aliya</image:title>
            <image:caption>Aliya küçük yaşlarında kurmaya başlar dünyayı değiştirme hayallerini. Dünyayı değiştirmek için elbette sadece hayal kurmak yetmez, çalışmak da gerekir.
Yıllar içinde gördüğü zulümler, adaletsizlikler Aliya’yı idealinden döndürmez. Dünyayı değiştiremese de halkıyla birlikte verdiği büyük savaş sonunda Bosna Hersek’in kaderini değiştirir. Bosna Hersek artık özgür bir ülkedir. Aliya da bu özgür ülkenin ilk cumhurbaşkanı olur.
Bu kitapta şartlar ne kadar zor olursa olsun adaletten ve özgürlükten hiçbir zaman vazgeçmeyen Aliya İzzetbegoviç’in mücadelesini okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92820</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ded74a9-7581-47ea-be0e-67b5732346a5.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Kalpli Cadı Çiki / Çalışmanın Mutluluğu</image:title>
            <image:caption>Cadı Çiki tüm gün temizlik yapmış, çok yorulmuştu. İşleri bir türlü bitmiyor, hep yeni bir şey çıkıyordu. O günden sonra, Kedisi Piki’nin tavsiyesi üzerine Cadı Çiki, ev işlerini sihirli değneğiyle şıp diye halletmeye karar verdi. Artık ev her zaman toplu, yemek daima hazır, kıyafet dolabıysa hep tertemiz olacaktı. 
Televizyon izlemek ve kitap okumakla geçen, birbirinin aynısı günlerin ardından bir gün Çiki’yi çok şaşırtan bir telefon geldi ve her şey değişti...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92822</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/952bca55-38ce-436e-ade4-88840aa2d66d.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırtına Pastası</image:title>
            <image:caption>Büyükannenin çiftliğinde alçak fırtına bulutları gezer, kuşlar yere yakın uçardı. Bulutlar keskin bir ışıkla parlar, kükreyen gök gürültüsü camları titretirdi. Büyükannenin torunu ise böyle zamanlarda yatağın altına saklanırdı. Ve şimdi yeni bir fırtına yaklaşıyordu. Ama büyükannenin bu kez muhteşem bir fikri vardı: Fırtına Pastası yapmak. 
 
Patricia Polacco, tehlikenin eşiğinde ve korkular içinde olmaya dair ezber bozan bir hikâye anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92823</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3d28f39-b7af-400d-9f00-408a79c80086.jpg</image:loc>
            <image:title>Beterin Beteri</image:title>
            <image:caption>Gemileri batmış̧, suyun üstünde debelenen iki denizci: Can ve Alper. Daha beterinin başlarına gelmesi mümkün mü? 
 
Muhteşem ayrıntılarla dolu resimler ve zor zamanlara dair keyifli bir ikilem. Beterin Beteri, en kötü günlerin bile neşeyle dolabileceğinin kanıtı, özellikle de arkadaşlarla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92824</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fed3fc1-fad2-4217-9b61-192917dfb44f.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl, İnanç ve Devrim</image:title>
            <image:caption>Terry Eagleton, Akıl, İnanç ve Devrim’de, bir yandan &quot;batıl inançlı&quot; Tanrı görüşünü yıkarak Hıristiyan İncil&apos;inin devrimci açıklamasını sunarken, öte yandan geleneksel Hıristiyanlığın bu devrime ihanet edişine şiddetli bir saldırı başlatıyor. Kutsal Ruh&apos;tan Ortadoğu&apos;nun yakın tarihine, Aquino’lu Tomas’tan İkiz Kuleler’e kadar uzanan anlatısında din ve siyasete ilişkin düşüncelerini dile getiren Eagleton biliminsanlarını, ilahiyatçıları, ateistleri ve Tanrı tartışmasını anlamaya hevesli okurları din ve inanca dair ezberlerini bozmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92825</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/193888a6-7f06-4267-8ea2-735511e6932e.jpg</image:loc>
            <image:title>Materyalizm</image:title>
            <image:caption>Materyalizmin felsefi tasavvuruna, çağdaş bilim ve kültürle ilişkisine harikulade bir başlangıç niteliğindeki bu ufuk açıcı eserinde Terry Eagleton, materyalizmin günümüzün önemli bilimsel, kültürel ve felsefi tartışmalarının merkezinde yer aldığına dair güçlü bir argüman ortaya koyuyor; ideoloji ve tarihten dil, etik ve estetiğe kadar geniş bir konu yelpazesi üzerine düşünüyor. Birbirinden hayli farklı üç materyalistin -Marx, Nietzsche ve Wittgenstein’ın- değer ve inançlarını farklı bir bakış açısıyla ele alan ve felsefeleri arasında çarpıcı karşılaştırmalar yapan Eagleton; aynı zamanda düşünce ve bilinci mümkün kılanın bedenlerimiz ve bedensel etkinliğimiz olduğunu ikna edici bir şekilde gösteriyor. 
  Materyalizm, kendimiz hakkında nasıl düşündüğümüzün ve dünyada nasıl yaşadığımızın derinine inen felsefi düşünce üzerine aydınlatıcı bir metin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92826</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fa9c2c2-b32f-46ca-a573-6ab4405ce1ec.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Hakları</image:title>
            <image:caption>Dünya savaşlarının yarattığı şiddete ve tahribata şahit olan H.G. Wells, toplumların yaşamında köklü bir değişime ihtiyaç olduğuna inanır. Bu devrim niteliğindeki değişim ancak “var olan bu durumun her yönüyle ve tüm olasılıklarıyla en eksiksiz ve en amansız biçimde tartışılması”yla gerçekleşebilecektir. Yazarın dünyadaki adaletsizliklere dikkat çekmeyi amaçlayarak kaleme aldığı İnsan Hakları, Birleşmiş Milletler’in kurucu metni niteliğinde olan, geçerliliğini günümüzde de yitirmemiş bir çağrı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92827</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/033a6442-f4e7-4433-a2d7-9e16f8c10795.jpg</image:loc>
            <image:title>İkiz Gezginler Yeşillikler Ülkesi&apos;nde</image:title>
            <image:caption>İkiz Gezginler&apos;le ver elini Bursa!

Arkeolog, yazar Betül Avunç&apos;un, yeni nesil okurları Anadolu topraklarının zengin ve çok kültürlü tarihiyle buluşturduğu &apos;&apos;İkiz Gezginler&apos;&apos; serisi, keşif rotasını bu kez, kuruluşu Milattan Önce 2. yüzyıla dayanan bir kente, Osmanlı Devleti&apos;nin ilk başkenti Bursa&apos;ya çeviriyor.
 
İkiz Gezginler Yeşillikler Ülkesi&apos;nde, yemyeşil doğasından ötürü &apos;Yeşil Bursa&apos; nitelemesiyle anılan bu köklü kentimizi ve çevresini arkeolojik, mitolojik, tarihsel ve kültürel yönleriyle odağına alıyor; eski çağların büyüleyici öyküleriyle sarmalanmış rengârenk bir masal dünyası nakşediyor.
 
Şifalı kaplıcaları, &apos;ulu&apos; dağı, dillere destan gölge oyunuyla her taşının altında bir efsanenin yattığı güzel Bursa&apos;mızın gönüllü tanıtım elçiliğini üstlenen İkiz Gezginler Peri ve Ege, geçmişten günümüze dimdik ayakta kalmayı başarmış bir kentin belleğine dair değerli paylaşımlarda bulunuyor.

Çekirge semtinin adı nereden geliyor?
8500 yaşındaki bir iskelet nasıl hâlen konuşabiliyor?
Su perileri neden Hilas&apos;ı özgür bırakmıyor?
Sadece çocukların girebildiği gizli hara nereye açılıyor?

İkiz Gezginler rehberliğinde hayal perdesi aralanıyor; Prusa&apos;dan Bursa&apos;ya uzanan yol boyunca, göklerin kralı Güneş&apos;ten doğa tanrıçası Kibele&apos;ye, Dev Adam Herakles&apos;ten Karagöz ve Hacivat&apos;a nice kahraman söylencelerde canlanıyor. Kentauroslardan pegasoslara ve hatta tekboynuzlara mitoloji dünyasının bütün atları engin göklerde şahlanırken, Kaplıcaların Prensesi hem ruhlarımıza hem de bedenlerimize şifa dağıtıyor. İskender kebabın tadı damaklarımızda yer ederken; Bursa&apos;nın Olimpos&apos;u yani Uludağ&apos;ın sırları açıklığa kavuşuyor. Küçük dostlarımızla el ele verip, geçmişten günümüze, efsaneler dünyasında unutulmaz bir geziye çıkıyor ve türlü serüvenler yaşamanın keyfine varıyoruz...
 
Tarih, arkeoloji, mitoloji, gezi temalarını tek bir potada eritip sürükleyici kurgularla buluşturan İkiz Gezginler&apos;in serüvenleri hem eğlendirici hem de bilgilendirici yapısıyla çocuk edebiyatımızın öncü yapıtları arasında yer almayı sürdürüyor.
 
Serinin önceki maceralarına göndermelerde bulunup okurların merak ve araştırma duygusunu tetiklemeyi ihmal etmeyen İkiz Gezginler Yeşillikler Ülkesi&apos;nde&apos;yi okurken kendinizi bir anda 700 yıllık bir Osmanlı köyünde, top kafalı ağaçlarla dolu bir terasta ya da tombul bir havuzun içinde yüzerken bulmanız işten bile değil!
 
O hâlde daha ne duruyorsunuz? Çekirge Sultan&apos;ın söylediklerine kulak verin ve Bursa&apos;ya bir de İkiz Gezginler&apos;in gözünden bakmayı deneyin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92828</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1c9c289-cc9f-45d7-b9ce-2b7e2f24649e.jpg</image:loc>
            <image:title>Nedret</image:title>
            <image:caption>“Bütün hayatının, bütün hislerinin, bütün çaresizliklerinin acısını şu dakika kendi ruhunda taşıdığı hâlde karanlık ve dikenli bir yolun ufuklarına doğru yürüyordu. Halbuki o, zavallı kadın, gözyaşlarından ibaret olan hayatını bütün izahıyla gözleri önüne dökmüş, ona bir hayatın bütün ıstıraplarıyla dolu bir kitap bırakmıştı.” 
 
Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında karasevda temalı eserler kaleme alan ilk kadın yazar Güzide Sabri, kendi hayatında tanık olduğu kasveti ve hüznü kurguya aktarmaktaki ustalığıyla da edebiyatımızın unutulmazları arasına girmiş bir isim. Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi’nin devam romanı olan Nedret ise, Güzide Sabri’nin melankolik kahramanı Fikret’in kızı Nedret’in hüzünlü hikâyesini anlatıyor. 
 
Annesinin hayatından geriye kalan parçaları bir yapboz gibi bir araya getirmeye başlayan Nedret, Kenan’la nişanlanır ve düğün tarihi giderek yaklaşır. Nedret’in önünde iki yol vardır. Biri karanlık ve ümitsiz, diğeri aydınlık ve sonsuzdur. Onun da hayatı annesininki gibi kederle mi yoğrulacaktır yoksa aşk içerisinde mesut mu olacaktır? Artık ya kalbinin sesini dinleyecek ya da çevresindeki insanlara kulak verecektir. 
 
İki kez beyazperdeye uyarlanan Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi’ndeki karasevda öyküsü, Nedret’te de aynı heyecanla devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92829</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8677d754-c2dd-4fc8-bf20-f69920d1d461.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessizlik</image:title>
            <image:caption>John Biguenet, 21. Yüzyıl’da bize daha da yabancılaşan bir kavram olan “Sessizlik” hakkında düşünürken, içerik bakımından zengin ve renkli bir kitap sunuyor. Yalnızlık ve sessizlik arasındaki ilişki; sessiz okuma sırasında neler olup bittiği; sahne sanatları, müzik ve sessizlik; cinsiyetçi ya da politik susturma; sırlar ve sessizlik: İnternet ve ifşa gibi temalar etrafında gezinen yazar, sessizliği elde etmenin pek de kolay olmadığını gözler önüne seriyor. 
 
“Günümüzde sessizlik en gözde tüketim maddelerininkine rakip fiyatlarla alınıp satılan ticari bir meta haline geldi. Jane Austen Mansfield Park’ta, ‘Sessizliğin lüksünü tadalım’ diye yazar. Maalesef bu lüksün fiyatı her geçen gün tüketicilerin çoğunun gücünü aşacak şekilde artıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92830</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e6b2eb6-428e-4658-ba74-2329965f9e1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlı Gece</image:title>
            <image:caption>Van Gogh’un resmettiği Yıldızlı Gece’nin hikâyesini bilir misiniz? 
Rivayete göre intihar ederek hayatına son veren Van Gogh’un Yıldızlı Gece eseri intihar ettiği güne aittir. 
Yakup da bir gece yarısı âşık olduğunda tüm geçmişini, çektiği acıları ve geçmişinin en büyük yarası olan kadını geride bırakmıştır. Geriye sadece saf sevgiye aç kalbi kalmıştır. 
Hazel, hayatını anneannesine adamış ve nereye giderse onun peşinden gitmiştir. Son durak olan Aydos Mahallesi ona aşkı, aileyi ve sevginin yüceliğini öğretecektir. 
Hazel ve Yakup gülümseten bir yanlışlıkla tanışıp, hem komşu olacak hem de kalplerini tanıyacaklardır. 
Yakup’un hayatı o gün, o gece Yıldızlı Gece olarak hayatına kazınmıştır. Hazel, onun Yıldızlı Gece’sidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92831</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aafc62d4-8771-45a9-9521-f788d5a52333.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci İlk İzlenimler</image:title>
            <image:caption>Çılgınlık (isim): Zihnin ya da duyguların aşırı kışkırtılması 
 
Ruthie Midona, altı yıldır çok lüks bir huzurevi tesisinde çalışıyordu. İş dışında da bir dünya olduğunu unuttuğundan, hem nesli tükenmekte olan kaplumbağalarla ilgileniyor hem de tesis sakinlerinin her ihtiyacına gece gündüz demeden koşuyordu. Çok yakın zamanda başına bela olacak bir adamın onun hakkındaki ilk izlenimlerini duyana kadar, bir sorunu olduğunun farkında bile değildi. 
 
Teddy Prescott ömrünü sağda solda sürterek ve onun ne kadar bencil, beceriksiz bir serseri olduğuna inanan herkesi haklı çıkararak geçiriyordu. Babası, onu sahibi olduğu huzurevinde çalışmaya zorlayarak dersini vermeye kararlıydı. Eğer hak etmeyi becerebilirse hayallerine kavuşup sonunda bir dövme stüdyosuna ortak olabilirdi. Ama Ruthie’nin ve tesisin en acımasız sakinlerinin onun için başka planları vardı. 
 
Teddy karşısına çıkan her zorluğu büyüleyici gülümsemesiyle karşılarken, tanıştığı herkesin ayakları yerden kesilmeye başlamıştı bile. Geçmişiyle barışması için önce tüm kalkanlarını indirmesi gereken Ruthie’nin ise vermesi gereken daha zorlu sınavlar vardı. 
 
 
“İkinci İlk İzlenimler, bu senenin en sıcak, en tatlı, en keyifli kitabı. Sally Thorne’un zihninde yaşamak istiyorum.”  —Emily Henry 
 
“Bir solukta okudum! Hemen bitmesin diye kendimi yavaşlamaya zorlamam gerekti. Bu kitap bana uzun zamandır hissetmediğim kadar huzurlu hissettirdi.”  —Beth O’Leary 
 
“Bu kitap bize her geçen ânın güzelliğini fark etmemiz gerektiğini söylüyor ve İkinci İlk İzlenimler iyi bir başlangıç noktası.” —Entertainment Weekly 
 
“Başkarakterler arasındaki her sahne mükemmel.” —Kirkus, starred review 
 
“Hayallerini gerçekleştirmeye korkan bir kadına ve dünyasını sarsan aşka dair sıcacık bir hikâye.” —Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92832</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c779dbb-d242-42e8-b75e-24ec13d0060d.jpg</image:loc>
            <image:title>Araba Sevdası</image:title>
            <image:caption>“Şehirlerde bulunduğu zaman en büyük zevki; sırmalı kıyafetler içinde, midilli veya at üzerinde, arkasında çifte çifte uşaklarla sokak sokak gezip dolaşmaktan ibaret olan bu beyin İstanbul’a geldikten sonra merakı üç şeye harcandı ki birincisi araba kullanmak; ikincisi alafranga beylerin hepsinden daha süslü gezmek; üçüncüsü de berberler, kunduracılar, terziler ve gazinolardaki ‘garson’larla Fransızca konuşmaktı.” 
 
Tanzimat dönemi şairi, tiyatro oyunu yazarı, yeni bir edebiyat anlayışının savunucusu bir öğretmen ve romancı olan Recaizade Mahmut Ekrem’in 1896 yılında Servet-i Fünûn’da tefrika hâlinde yayımlanan ve önceki eserlerine göre realist anlayışla yazdığı Araba Sevdası romanını Ahmet Hamdi Tanpınar, “bir modanın ve muayyen iktisadi şartlar etrafında hemen bir lahzada teşekkül etmiş köksüz bir kalabalığın romanıdır,” diye tanımlamıştı.  
 
Genç yaşta büyük bir mirasın üstüne konan paşa oğlu Bihruz Bey sefahat odaklı, yüzeysel bir hayat yaşarken, cakasını satmayı pek sevdiği arabasıyla gittiği Çamlıca’da Periveş’e kaptırır gönlünü ve bu geçmişi gizemli afetin peşindeyken her şey usul usul altüst olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92833</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e132a54-3fa7-4d5f-add8-8fffb9372e57.jpg</image:loc>
            <image:title>Müjdemi İsterim</image:title>
            <image:caption>Dünya yırtılmış kâğıt sesleriyle, tuhaf gıcırtılarla ve dinmek bilmeyen uğultularla dolu. Biz onda yerini arayan taş gibi yuvarlanmaya yaşamak diyoruz. Ondan kopup yine ona düşmeye, bu düşüşün hızına, aldığımız berelere razıyız. Dünyanın kulağımıza dolan sesiyle, içimizi çizen gıcırtısıyla, başımızı ağrıtan ağır uğultusuyla arkadaşız. Kâğıt bizim çünkü, gıcırtı da uğultu da bizden. Yalnız bilmiyor bulamayacağını yerini arayan taş. 
 
Mert Balaban, ikinci öykü kitabı Müjdemi İsterim ile okura yeni sesler, bambaşka insanlar ve hikâyeler kazandırıyor. Bu öykülerle sahillere, çorbacılara, atölyelere, yeni ama yabancısı olmadığımız hanelere çağırıyor bizi. 
 
“Babam olacak adam kurnazdı. Düğünden önce almış toprağı, katmış mutsuz beyliğine. Benim içimdeki kadını hesap edememiş ama. Benim içimdeki kadının, gecenin bir yarısı, yanına bir çanta bile almadan, ayağında kırk iki numara eski bir terlikle kaçıp gideceğini hesap edememiş. Övünmek gibi olmasın, bendeki yürek, şu yan masanın üzerinde duran ölü dananın yüreğinden büyüktür Bey Amca, haberin olsun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92834</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6d47307-00de-41e9-88bc-34ed4a79b25e.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki Şeytan</image:title>
            <image:caption>“Hiçbir şey istemiyorum. Hiçbir şey bana cazip görünmüyor. Günden güne miskinleştiğimi hissediyorum ve bundan memnunum. Belki bir müddet sonra can sıkıntısı bile hissedemeyecek kadar büyük bir gevşekliğe düşeceğim. İnsan bir şey yapmalı, öyle bir şey ki… Yoksa hiçbir şey yapmamalı.” 
 
Sabahattin Ali’nin önce Ulus gazetesinde tefrika edilip daha sonra 1943’te kitap hâlinde yayımlanan ikinci romanı İçimizdeki Şeytan, faşizme daha da yaklaşan 1930’lar sonrası dünyada bir tarafa iliştirilmek istenenlere dair buruk bir aşk hikâyesi ve anlatacaklarını titizlikle seçen yazarın siyasi gerilimi capcanlı olan bir diğer eseri. 
 
1940’larda İstanbul. Postanede çalışıp üniversitede okuyan, hevesli ama tereddütleri eksik kalmayan bir genç olan Ömer bir yaz günü vapurda Macide ile karşılaşır ve âşık olur. Duygusal ama olgun da bir mizaca sahip Macide ise müzik aşkıyla Balıkesir’den İstanbul’a gelmiş, konservatuarda okuyordur. Her ne kadar niyetleri temiz olsa da bu iki genç, çevrelerindeki dünyanın içine katıldıkça bakış açıları değişecek, naiflikleri eskiyecektir. 
  Sabahattin Ali’nin otuzlu yaşlarının başında kaleme aldığı İçimizdeki Şeytan, aydınmış gibi yapanların sofralarındaki savruk tartışmaları ve iki âşığın yollarını nasıl şaşırabileceğini anlatıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92835</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/405a657f-cbf8-4360-ac74-15885c9095bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahalle</image:title>
            <image:caption>“Mahalleye alışmıştı. Gözlerinin önünde sürü sürü uzayan şu evlerin hepsinin içini biliyordu. Burada her nevi insanlar vardı. Bu mahallede yüksek tabaka, orta sınıf ve halk tabakası, tıpkı birbirleriyle karıştırılmış, mahallenin muhtelif semtlerine atılmışlardı. Yüksek ve orta tabaka yan yana yaşıyordu.” 
 
Peyami Safa’nın “Ömer Seyfettin’le beraber ilk sayılı hikâyecilerimizden biriydi,” dediği Selahattin Enis, hemen hemen tüm eserlerinde Osmanlı İstanbul’unun son dönemlerini ele alan, toplumsal ve ahlaki çöküşü gerçekçi bir yaklaşımla kâğıda döken, Türk edebiyatının unutulan ustalarından biri. Savaş yorgunu, toparlanmaya çalışan halkın panoramasını bir mahallenin sakinleri üzerinden çıkaran Mahalle de mütareke dönemine dair en önemli metinlerden. 
 
Rüştü cepheden dönmüştür. Döner dönmez eski evine gidip ardında bıraktığı karısı ve oğlunu bulmaya çalışır. Ama evleri yanmış, karısı ve oğlu ortadan kaybolmuştur. Koca İstanbul’da akıbetlerini öğrenebileceği kimseyi de bulamaz. Sefil vaziyetteyken ona yardım eden polisler sayesinde Beşiktaş’ta bir mahallede gece bekçiliğine başlayıp hayata tutunmaya çalışır. Aklında sevdikleri, Rüştü bu mahallede olanlara ve insanların hayatlarına şahit olmaya başlar. Her biri yıkık bir imparatorluğun farklı sınıflarını temsil eden mahalleli, mütareke dönemi İstanbul’unu ete kemiğe büründürür. 
 
Selahattin Enis’in kaleme aldığı son eser olan Mahalle, Servet-i Fünûn’da da yazıldığı üzere “edebiyatımızda realizmin bir şaheseri olarak daima yaşayacaktır.” 
 
Serdar Soydan’ın önsözüyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92836</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56f7d338-669e-44ff-a344-489c8e7b66b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülerin Dili</image:title>
            <image:caption>“Bazen, bugün bile, büyü varlığını hissettiriyor.” 
Grisha, insanların onu görmeyi unuttuğu bir dünyada yaşayan bir ejderhaydı. Maggie ise, tamamen sıradan olduğunu düşünen sıra dışı bir çocuk... Ve sihir, Viyana’daki en karanlık gizemi çözmek için bu benzersiz ikiliyi seçti. Yıllar önce, 
2. Dünya Savaşı çıktığında, Viyana’daki tüm ejderhaların özgür bırakılamayacak kadar kalabalık olduklarına karar verildi ve pek çoğu kısa süre sonra ortadan kayboldu. Bu olayın izini sürmeye karar veren Grisha ve Maggie, sonunda herkesin unuttuğu soruyu sormuştu: Kayıp ejderhalar neredeydi? 
Ve onları kurtarmanın bir yolu var mıydı? 
Aynı anda hem son derece büyülü ve dokunaklı hem de tarihsel yönü kuvvetli olan Büyülerin Dili; eski hikâyeleri hatırlamak, yenilerini oluşturmak ve arkadaşlığın dönüştürücü gücü hakkında sizleri macera dolu bir yolculuğa çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92837</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6de0c4a-2274-4416-a964-25d7eefc9318.jpg</image:loc>
            <image:title>Bi Bilene Danışalım</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Katılım Bülteni Haber Platformu’na ait Youtube kanalında yayınlanan ve tüm konsepti faizsiz finans kurumlarında çalışmak isteyen öğrencilere yönelik olarak hazırlanan “Bi’ Bilene Danışalım” isimli programa konuk olan sektörden yöneticilerle, akademisyenlerle ve öğrencilerle yapılan söyleşilerin yazıya dökülmesiyle ortaya çıkan bir çalışmadır. 

Programın sunucusu R. Levent Işık’ın editörlüğünde hazırlanan çalışmanın, faizsiz finans alanında kariyer yapmak isteyen tüm gençler için bir başucu kitabı olabilme potansiyelinden ötürü büyük ilgi görmesi beklenmektedir... 

“Faizsiz Finans’ın felsefesini, prensiplerini, ortaya çıkışını, dünyadaki konumunu, ülkemizdeki yolculuğunu ve geleceğe yönelik yol haritasını paylaşan etkileyici bir eser.” 
İlhan Albayrak 
Vakıf Katılım Bankası A.Ş – Yönetim Kurulu Üyesi 

“Katılım Bankacılığı’nı tanımak, dinamiklerini anlamak ve ruhunu keşfetmek için hazırlanmış çok kıymetli bir kitap.” 
Mehmet Uludağ 
Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş. – Ombudsmanlık Direktörü 

“Katılım ekonomisi ve bankacılığını bilim insanları ile sektör temsilcilerinin gözünden öğrenmek isteyenler için ideal ve samimi bir çalışma.” 
Prof. Dr. İbrahim Güran Yumuşak 
İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi – İYBF Dekanı 

1)Katılım Bankalarında 30 Yıl / Cihat Baba 
2)Teverruk Nedir? / Doç. Dr. Necmeddin Güney 
3)Katılım Bankaları ile Konvansiyonel Bankaların Farkları / Doç. Dr. Yusuf Dinç 
4)Katılım Bankalarında Müfettişlik / Mustafa Gül 
5)Elbirliği Sistemi ve Tasarrufa Dayalı Finansman/Dr. Murat Ergüven 
6)Katılım Ekonomisi Nedir? / Temel Hazıroğlu 
7)Dünyada İslami Bankacılık / Doç. Dr. Zeynep Hafsa Orhan 
8)Elbirliği Sistemi’nde Personel Eğitimi ve Kariyer Süreci / Elif Berber 
9)İslam Ekonomisi ve Finansı Lisans Öğrencisi Olmak / Esma Gökmen 
10)İslam Ekonomisi ve Finansı Yüksek Lisans Öğrencisi Olmak / Bedirhan Yıldız 
11)Uygulamacılarının Gözünden Katılım Bankacılığının Farkları / Hasan Altundağ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92838</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36c30277-a7fa-4859-9400-67940cf06f60.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuza Uzanan Hayatlar</image:title>
            <image:caption>Deseler ki sevgi nedir? 
Tek bir kelime söylerim: 
Özgürlük. 
Sevgi nasıl devam eder, tek kelime ile anlat deseler, derim ki: 
Güvenmektir. 
Güvenmediğin kadının gözlerine bile bakmak en büyük ihanettir aslında… 
Sevmek iki kişinin kendi elleri ile kendi cennetlerini kurmasıdır. 
Cenneti tarif ederken orada konuşmak yok derler. 
Anlarsan eğer anlaşılırsın. 
Birbirini anlayan iki insanın konuşmasına gerek yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92839</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ee29489-5417-4069-b16a-8b1aa253279d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgili Serseri Kedim</image:title>
            <image:caption>Toti Noti, Emirgan Mahallesi’nde yaşayan sıra dışı bir ev kedisi. Sahiplerin gözünde iyi bir ev kedisi olmaya çalışırken aslında sadece en uslu tarafını onlara gösteriyor. Çünkü gece yarıları komşu evlere izinsiz girmek gibi sahiplerini utandıracak bazı huylara sahip. Gelgelelim, bir gece yarısı zor duruma düşen bir komşuya yardımcı olmasının altında da bu huylar yatıyor. Macera merakı yüzünden başına öyle şeyler geliyor ki, sahiplerini utandırmak şöyle dursun, en sonunda mahalle parkına heykeli dikilen &quot;kahraman&quot; bir kediye dönüşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92840</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d1ef385-4c10-4199-a797-718809ee2286.jpg</image:loc>
            <image:title>En İyi Arkadaşım</image:title>
            <image:caption>“En İyi Arkadaşım” size önemli günleri hatırlatmada yardımcı olacaktır. Etkinlik sayfaları ile yoğun geçen ders programlarının arasında size keyifli vakitler geçirtecektir. 
Eğlenerek öğrenme ve hayal dünyamızı geliştirebileceğimiz en iyi arkadaşımız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92841</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e149c140-595e-420c-a81c-b399c7a36328.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalim Beton Karıştırıcısı Olmak</image:title>
            <image:caption>Doğasına meydan okuyan sevimli kahramanımız Yıkantop’un heyecan verici hikayesini öğrenmeye hazır mısınız?
Hayali yıkıcı değil yapıcı olmak olan kahramanımız Yıkantop, üzüldüğünde veya sinirlendiğinde çevresine zarar vermekte ve bu durum onu çok üzmektedir. Her ne kadar doğası gereği büyük güllesiyle binaları yıkması gerekse de onun hayali, beton karıştırıcısı olmaktır. Sizce kahramanımız Yıkantop, kendi becerileriyle yapıcı olmanın bir yolunu bulabilecek mi? Kendi doğamıza aykırı davranmak mümkün müdür? Bu soruların cevabını, Yıkantop’un hikayesinde bulabilirsiniz…
Her canlının kendine özgü bir doğası vardır. Ağaçlar oksijen üretir, arılar bal yapar… Her ne kadar kendine özgü bir doğası olsa da insanlar, kendilerini geliştirerek farklı beceriler edinebilirler. Bu noktada önemli olan, kahramanımız Yıkantop gibi ne istediğimizi bilmek ve bunu gerçekleştirmek için çalışmaktır. Bu nedenle küçük yaştan itibaren çocuklarımızı doğru yönlendirmemiz ve ne yapmak istediklerini dinlememiz büyük bir önem arz etmektedir.
4-8 yaş arası çocuklar için hazırlanmış kitabımız, göz alıcı çizimleriyle çocukların hayal dünyasına katkıda bulunmakla birlikte, aynı zamanda hayal etmenin de önemini vurgulamaktadır. Hayallerimize yalnızca bir adım uzaktayız. Tek yapmamız gereken, pes etmeden çalışmak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92842</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0241d124-3ad9-469d-bfab-2c05364b8fd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahtapot Fırtınası</image:title>
            <image:caption>Küçük Malo, bir sürü kolu olan çok hareketli bir ahtapottur. Boş oturmaya tahammülü olmayan Malo, birçok farklı şeyi aynı anda yapabilmektedir. Enerjik ahtapotumuz ne kadar tatlı ve sevimli olsa da öğretmenine zor anlar yaşatır. Ancak günün sonunda okul müdürü hem Malo’yu hem de öğretmeni Bay Sardalya’yı mutlu edecek bir çözüm bulacaktır. Peki sizce bu çözüm nedir? Gelin birlikte öğrenelim…
Bir kıyaslama yapıldığında bazı çocuklar çok daha aktif veya enerjik olabilir ve bu da anne babaların veya öğretmenlerin zor anlar yaşamalarına neden olabilir. Peki böyle bir durumda ne yapılmalı? Bunun çözümü, çocuğu susturmaya çalışmak veya uslu durmasını söylemek midir? Elbette hayır! Çocukların doğru bir yönlendirmeye ihtiyacı vardır. Bu noktada büyüklere çok iş düşmektedir. Küçük ahtapotumuz Malo’nun müdürü gibi siz de kendi çocuğunuz için en doğru çözümü bulabilirsiniz.
4-8 yaş arası çocuklar için hazırlanmış Ahtapot Fırtınası kitabımız, hiperaktif çocukların doğru yönlendirmeyle daha başarılı olabileceğini göstermektedir. Gelin çocuklarımıza kızmak yerine onların dünyasını anlamaya çalışalım ve enerjisini doğru şekilde atabilmesine yardımcı olalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92843</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5c0f792-632a-4f74-8484-4b0aadf7e7a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Koruma Altındaki Hayvanlar - Şampiyon Kartlarım</image:title>
            <image:caption>Şampiyon Kartlarım
Öğrenmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!.. Dünyadaki ülkelerden dinozorlara, soyu tükenmekte olan hayvanlardan insan vücuduna kadar, birbirinden ilginç 10 farklı temada oyun kartları setleri. Her bir sette 50 kart ve seviyeye göre toplamda 150 soru ve cevap bulunuyor. Çocuklar arkadaşlarıyla, aileleriyle hatta kendi kendilerine oynayabilir, oynarken öğrenir. Oyunun sonunda ise kimin “şampiyon” olduğu ortaya çıkar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92844</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8407857f-b42b-49b2-82dd-61e12f7c6eb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayı Duyusu</image:title>
            <image:caption>Sayılar ve Beyin Hakkında Bilmek İsteyeceğiniz Her Şey, Stanislas Dehaene’ın Kıvrak ve Merak Uyandırıcı Beyninden Süzülmüş Halde…
İnsan beyninin matematik işlemleri nasıl gerçekleştirdiğine ilişkin anlayışımız henüz eksiksiz olmaktan çok uzak olsa da son yıllarda dünyanın her köşesinden bilim insanları tarafından heyecan verici birçok önemli buluşa imza atıldı. Şimdi, Sayı Duyusu kitabında Stanislas Dehaene bu yeni araştırmalara matematiksel zihnin aydınlatıcı keşiflerinin içinden bir bakış sunuyor. Dehaene; sıçan, güvercin, şempanze gibi hayvanların basit matematik işlemleri yapabildiği ve insan bebeklerinin de nüve halinde bir sayı duyusuna sahip olduğu gibi ufuk açıcı bir keşifle başlıyor. Dehaene bu sayı duyusunun, beynimizin dünyayı kavraması için renk ya da uzay algısı kadar temel olduğunu ve aynı onlar gibi beyinde yapılandığını öne sürüyor. Kitap aynı zamanda aptal dehaların ve hesap dâhilerinin benzersiz yeteneklerini önümüze seriyor, bizi ufak bir beyin hasarı sonucu matematiksel yeteneklerini kullanılamaz hale gelen insanlarla tanıştırıyor. Tek tek nöronların sayıyı nasıl kodladığı ve hesap yaparken hangi beyin bölgelerinin aktive olduğu gibi en yeni bilgileri de kapsayan Sayı Duyusu; öğrenmeyle, matematikle ya da zihinle ilgilenen herkesi içine çekecek, kışkırtıcı sonuçlara varıyor.
“Bir haz” - Ian Stewart, New Scientist
- Sayıların çivi yazısıyla gösteriminden, Jean Piaget’nin çocuk eğitiminde aşamalar kuramının neden yanlış olduğuna değin birçok farklı konuya ilişkin zengin bir kavrayışla tanışmak ve sayı duyusunda rol alan beyin bölgelerini keşfetmek için Sayı Duyusu’nu okuyun. -The New York Times Book Review
-Dehaene, son teknik araştırmaları son derece berrak ve sürükleyici bir incelemeyle dokuyor. - Booklist
-Stanislas Dehaene, College de France’ta ders vermektedir ve INSERM’de Bilişsel Nörogörüntüleme Araştırma Birimi’nin direktörüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92845</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64de9fe1-471e-4b80-ab18-d5319b2f70af.jpg</image:loc>
            <image:title>Zehirli Eller - Hikaye Anahtarcısı 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hikaye Anahtarcısı senin için üç hikayenin kapsını açıyor.

Her kapıyı açan bir anahtar vardır. Hikayelerin kapısını da hikaye anahtarcıları açar. Sen daha önce bir hikaye anahtarcısıyla karşılaştın mı? Baştan söyleyelim her hikaye anahtarcısı biraz çılgın görünür. Eğer öyle olmasaydı hikayelerin kapısınHikaye Anahtarcısı senin için üç hikayenin kapsını açıyor.

Her kapıyı açan bir anahtar vardır. Hikayelerin kapısını da hikaye anahtarcıları açar. Sen daha önce bir hikaye anahtarcısıyla karşılaştın mı? Baştan söyleyelim her hikaye anahtarcısı biraz çılgın görünür. Eğer öyle olmasaydı hikayelerin kapısını hiç kimse merak edip aralamazdı değil mi?

Hikaye Anahtarcısı’nın rehberliğinde bambaşka diyarlara ve bambaşka zamanlara yolculuk yapmaya hazır mısın?
Şaban hangi bitkiye dokunursa onu zehirler. Kahramanımız ne yapacağını bilemezken Hikaye Anahtarcısı onu bambaşka bir dünyaya gönderir. Burada kölelerle beraber yaşayan Şaban sadece bilime inanan Melezlerle, dev böceklerle, teknolojik yaratıklarla ve yılan ormanla mücadele etmek zorunda kalır. Bu mücadelesinde ona Hz. Davut’un Calut’la yaptığı savaş rehber olur.ı hiç kimse merak edip aralamazdı değil mi?

Hikaye Anahtarcısı’nın rehberliğinde bambaşka diyarlara ve bambaşka zamanlara yolculuk yapmaya hazır mısın?
Şaban hangi bitkiye dokunursa onu zehirler. Kahramanımız ne yapacağını bilemezken Hikaye Anahtarcısı onu bambaşka bir dünyaya gönderir. Burada kölelerle beraber yaşayan Şaban sadece bilime inanan Melezlerle, dev böceklerle, teknolojik yaratıklarla ve yılan ormanla mücadele etmek zorunda kalır. Bu mücadelesinde ona Hz. Davut’un Calut’la yaptığı savaş rehber olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92846</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ee0028c-0c28-4633-aac0-e1ddef164a11.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderhalar Zamanı - Hikaye Anahtarcısı 2</image:title>
            <image:caption>Hikaye Anahtarcısı senin için üç hikayenin kapsını açıyor.

Her kapıyı açan bir anahtar vardır. Hikayelerin kapısını da hikaye anahtarcıları açar. Sen daha önce bir hikaye anahtarcısıyla karşılaştın mı? Baştan söyleyelim her hikaye anahtarcısı biraz çılgın görünür. Eğer öyle olmasaydı hikâyelerin kapısını hiç kimse merak edip aralamazdı değil mi?

Hikaye Anahtarcısı’nın rehberliğinde bambaşka diyarlara ve bambaşka zamanlara yolculuk yapmaya hazır mısın?
Şaban, okul gezisi için müzeye gittiğinde Hikaye Anahtarcısı ile karşılaşmayı umarak adımlar atar. Ve bir anda zaman durur. Hikaye Anahtarcısı bu sefer bir hırsız kılığında görünür ona. Üstelik yanında da bir at getirmiştir. Yolculuk çoook eskileredir. Kürşad Destanı’nın başkahramanı Kürşad’ın yanına gidecektir Şaban. Çinli askerlerle, yılanlarla ve ejderhalarla mücadele ederken ona güç veren ise Hikaye Anahtarcısı’nın heybesine koyduğu özel kitaptır. Hz. Ali’yi anlatan bu kitap ona zorlu yolculuğunda ışık tutar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92847</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea866185-6062-465f-b807-40f622d62ea8.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşif Yılları</image:title>
            <image:caption>Bebeklikten çocukluğa geçiş, gelişimsel alanların her birinde atakların yaşandığı, çocuğun becerileri kadar ihtiyaçlarının da gözetilmesinin elzem olduğu çalkantılı bir süreçtir. Çocuğunuzun duygular denizine yelken açtığı bu ilk yolculuğunda güvenli liman sizsiniz; aranızdaki bağı inşa edip kendini güvende hissettirecek ve onunla birlikte yürüyecek olan, sizsiniz. 
 
Anne Baba Sihri ve Hoş Geldin - İlk İki Yaşın Sihri ile ülkemizde de önemli bir okur kitlesi edinen ünlü psikolog ve aile terapisti Hedvig Montgomery, Keşif Yılları’nda 2-6 yaş dönemini kapsayan kreş ve anaokulu yıllarına odaklanıyor. Montgomery bu kitabında, çocuğun öğrenme sürecine eşlik etme, teknolojik alet kullanımı, dönemsel krizler, kardeş ve akran ilişkileri, inatlaşma, çocuğun duygularını görme, sınır koyma ve rehberlik etme gibi zorlayıcı pek çok alanda ebeveynlere ışık tutacak önerilerini yalın ve içten bir dille sunuyor. Keşif Yılları, zorlandığımız konu ne olursa olsun, bağ kurmaktan daha kolay ve şefkatli bir yolun olmadığını fark etmemiz için harika bir yol gösterici.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92849</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4ff960c-e27b-429a-9776-b89522363524.jpg</image:loc>
            <image:title>Çürük Vişne 5- Veda</image:title>
            <image:caption>&quot;Kalbinin atışını duyuyorum ve bu şarkının benim için çaldığını
biliyorum. Mutluyum Asrın.”
 
Birbirlerini buldukları gece değişmeye başlayan hayatları,
Asrın’ın Esila’ya sorduğu soruyla yol ayrımına sürüklenmişti.
Sahip oldukları o derin aşkın ışığında geçen günler, bilinmezliğe doğru evrildiğinde ise hayat son kozunu oynamak için hazırlanmıştı.
 
Kurtulmak istediklerinde bile yakalarını bırakmayan anıları
peşlerinden gelip ardı ardına felaketler yaşanmasına sebep
olunca, kaçınılmaz son gerçekleşti; yaşanması hiç de sürpriz
olmayan acılar sonrasında ödenen bedellere rağmen ruhlarında
sönmeyen aşkın ateşiyle bir karar vermek zorunda kaldılar.
 
Ya onları rahatsız eden hayaletlere mahkûm olacaklar ya da
sahip oldukları en değerli duyguların izinden giderek, kendi dünyalarında, kendi elleriyle ektikleri papatyalarla yaşayacaklardı.
 
“Bu şarkı senin sevgilim, dans et.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92850</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f960e8c-f1b6-4b79-968b-a12c4ddbc85b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatırda Kalanlar</image:title>
            <image:caption>Karaciğer nakli ameliyatının gelişimine katkıları nedeniyle ABD’nin yayın dergisi LIFE’a dergisine kapak olan ünlü cerrah, renkli ve heyecanlı hayatını anlatıyor…
Bugün seksenini geçen yaşında, mesleği ve ülkesinin gurur kaynağı olan Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, Türkiye’de modern tıbbın kurucularıyla kesişen yolunu;
Türk siyasi hayatının karmaşa dönemlerinde geçen gençlik yıllarını;
Ankara, New York, Pittsburgh, Madison, İstanbul arasında geçen yaratıcı ve üretken meslek hayatını;
eşi ve çocuklarıyla, dostlarıyla olan özel hayatını yazdı.
Bir hayata sığdığına inanmanın güç olduğu dolu dolu anılar, yaşanmışlıklar ve deneyim, Hatırda Kalanlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92851</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13ebfde8-ac94-4f60-a025-f446ff69f1f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehir Yaşamı</image:title>
            <image:caption>Gezegenin için harekete geçmeye hazır mısın?
Keşfet, anla, deneyimle ve öğren!
Gezegenini korumak içinyapabileceklerin çok basit...
Çalıma hayatı, mağazalar, sinemalar, beton yığınları, kirlilikler... Şehir bize tüm bunları bir arada sunuyor.
Bu yüzyılın sonuna doğru neredeyse tüm İnsanlar şehirlerde yaşamaya başlayacak ve şehirlerin sorunları günden güne çoğalacak...
Şehrrindeki tarihin izlerini sür, yaşadağın yerdeki hayat tarzı hakkında araştırmalar yap, sağlıklı yaşam kollarını keşfet. Tabii ki oyunlar, araştırmalar ve şehrin bilinmeyen yüzünü keşfetmenin eğlencesi ile birlikte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92852</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a2701d1-604f-4d88-bac5-a9a78bbbf4de.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Diliyle Yüce Allah&apos;ın En Güzel İsimleri ve Kur&apos;an&apos;dan Yansımalar</image:title>
            <image:caption>Herkes anlaşılmak için yazar ve konuşurken bu kuralın Kur’an için istisna edilmesi akla ziyan olur. “Kur’an; okumakla sevap, anlamakla hayat kazanma kitabıdır.” Rabbimiz emirlerini bize, peygamberleri aracılığı ve onların diliyle göndermiştir. Hepsi de Allah’ın tek dini İslam’ı anlatır. Kutsal kitaplar, indirildiği dillerin kalıpları, kuralları ve kavramları ile insanlığa aktarılmıştır. Ve elbette peygamberler de yaşayış, davranış ve sözleriyle anlama, kavrama ve uygulama konusunda muhatap olduğu toplumlar için en iyi modeller olmuştur. 

Peygamberler dışında, Rabbimizin sözlerini anlamlandırma eksikliği ve endişesi bu işle iştigal eden her insanda vardır. Hatta tarihte bazı insanların Kur’an’ı başka dillere çevirme ve şerh etme çalışmalarını, yanlış yapma korkusuyla, yarıda kestiği bilgileri de mevcuttur. Rahman ve Rahim olan Rabbimize sığınarak Yesevi, Mevlana gibi manevi büyüklerin de yaptıklarından cesaret alarak, kendi dilimizin nazım kurallarıyla, meallerden aldığım anlamlar çerçevesinde, Kur’an’ın özüne sadık kalmaya gayret ederek bu çalışmayı yaptım.

Dileğim şiir diliyle, Kur’an’la okuyucunun akıl ve gönül irtibatı kurmasında ilgi uyandırmaktır. Niyazım ise, bu niyet doğrultusunda Rabbimizin rızasına talip olmaktır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92853</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dea1bbb1-039c-4523-8118-b67da09cc617.jpg</image:loc>
            <image:title>Sükut Gümüş Söz Altın</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitapta, naçizane yüreğimden, düşüncelerimden dilime ve kalemime düşen sözlerde; yaşadığımız olaylar, ertelediğimiz sevgiler, onaylamadığımız kavgalar, ötelediğimiz düşünceler, örselediğimiz insanlar, kaybettiğimiz geçmiş, değerlendiremediğimiz bugün ve özlediğimiz gelecekle ilgili kırıntılar bulacaksınız. 

Saydığım amaçlarla ve samimiyetle paylaşma ihtiyacı duyduğum sözlerimi, hayatınızın bir anında ve bir nebze bile olsa, dimağınızda bir tat bırakır mı, karanlıkta bir mum ışığı olur mu, bir gönüle dokunur mu diye siz değerli insanlara armağan ediyorum. 

En kalbi sevgi, saygı, selam ve muhabbetlerimle… 

Prof. Dr. Abdulkadir GÜLLÜ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92854</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10c4b132-e099-4e28-a8dd-6a1b4944affa.jpg</image:loc>
            <image:title>Medeniyet Sineması</image:title>
            <image:caption>Filmin dilini var eden kaynakları kuramadığımız sürece sinema yapamayız. Sinema önce, sinemadan başka bir şeydir. 

Bu, bütün alanlara uyarlanabilecek bir ilkedir. 

Dünyada sinema dilini geliştirmiş ve yeni bir dil kurmuş ülkelerle aradaki makası kapatmak çok da zor değil. Çünkü donanımlı sinemacı sayısı hiç de az değil ve çok da kaliteli. Küçük bir fırça darbesi gerekiyor.
Sinemada da reaksiyoner değil, aksiyoner olduğumuz zaman bazı şeylerin kendiliğinden değiştiği görülecektir.
Çünkü, dünyaya söyleyecek sözümüz var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92855</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd2165e3-9f7e-4fa0-aaa8-202650602d31.jpg</image:loc>
            <image:title>Enerjide Dışa Bağımlılık</image:title>
            <image:caption>İnsanların daha iyi yaşam koşullarına sahip olabilmeleri, ekonomik faaliyetlerin hız kazanmasına ve yaratılan gelirden daha fazla pay alabilmelerine bağlıdır. Ekonomik faaliyetlerin hız kazanması ise daha fazla enerji kullanımını gerektirir. Teknik alanda önemli ilerlemeler kaydedilmesine rağmen; günümüzde enerji ihtiyacı ağırlıklı olarak kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtlar ile karşılanmaktadır. Söz konusu kaynakların bir taraftan kıt miktarda olması diğer taraftan da dengesiz bir dağılım sergilemesi; iktisadi, toplumsal ve jeopolitik açıdan önemli sonuçlar ortaya koymaktadır. Enerji kaynaklarına sahip olabilmek ve/veya kontrol altına alabilmek için geçmişten günümüze verilen mücadeleler, bölgesel ve küresel güvenlik sorunları ortaya çıkarmaktadır. Bu sorunların yoğunlaştığı merkezlerden biri de Orta Doğu coğrafyasıdır.
Zengin hidrokarbon kaynaklarına sahip bazı Orta Doğu ülkeleri ile komşu olan Türkiye, enerji arz güvenliği açısından önemli bir avantaja sahiptir. Bu avantajın kalkınma hedefi doğrultusunda kullanılması, kesintisiz ve düşük maliyet ile üretim yapılmasına olanak tanımaktadır. Ancak artan üretim ve tüketim faaliyetleri, enerjide dışa bağımlılık problemi yaratarak elde edilen gelir ve servetin önemli bir bölümünün başka ülkelere transferine yol açmaktadır. Türkiye ekonomisi ise daralma dönemleri hariç genellikle cari işlemler açığı vermektedir. Cari işlemler açığının temel makroekonomik göstergeler üzerindeki etkileri dikkate alındığında; yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının harekete geçirilmesi, zenginliğin dışa aktarımını belli ölçüde engelleyecektir. Ayrıca fosil yakıt rezervleri sınırlı olduğu için ileride gerçekleştirilmesi gereken dönüşüm de başlatılmış olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92856</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17cc25b7-b0d8-49a4-b783-dbaeb5fd3c76.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Zambaklar Ülkesinde</image:title>
            <image:caption>Beyaz Zambaklar Ülkesi, bataklıklar ve kayalıklar ülkesi olarak adlandırılan ve sadece fiziksel koşullarıyla değil; eğitimden politikaya, askeri alandan spora, bürokrasiden dine, ekonomiden kültüre kadar hemen her alanda çürümüş ve yozlaşmış bir ülke olan Finlandiya’nın yeniden inşası sürecini anlatan bir çalışmadır. 

Aslen bir din adamı olan Petrov’un romansı bir kurguyla kaleme aldığı bu çalışma, aynı ideale sahip insanların adeta bir bataklık olan yaşadıkları yeri modern düzeyde bir ülkeye çevirebilmelerinin nasıl mümkün olabileceğini göstermesi bakımından önemlidir. 

Yazıldığı günden bu yana popülerliğini koruyan bu çalışma, fiziksel ve kültürle olarak bataklık haline gelen tüm ülkelerin bir beyaz zambaklar ülkesi haline dönüşeceği güne kadar da güncelliğini korumaya devam edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92857</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbea9e24-1481-4e3c-b98b-a1d96de565ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Ait Bir Oda</image:title>
            <image:caption>Woolf’un 1928 yılında, Newnham ve Girton kolejlerinde verdiği iki konferans metnine dayanarak yazdığı bu kitap; kadının edebiyattaki yerini, toplumsal-sınıfsal statülerini inceleyerek açıklamaya çalışır. 
Kendine Ait Bir Oda, erkeklerin, kadınlardan düşünsel anlamda daha üstün oldukları savunusuna manifesto niteliğinde bir yanıttır. 
İngiltere’de kadınların seçme ve seçilme hakkından bir yıl sonra yayınlanan bu çalışma, bugün de geçerliğini ve düşünsel anlamda bir kaynak olma özelliğin korumaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92858</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acf0fe20-967e-42a0-bad3-e353ccbf6c49.jpg</image:loc>
            <image:title>Antigone</image:title>
            <image:caption>Oidipus’un ardından oğulları Polyneikes ve Eteokles taht kavgasına girişmiş ve çıkan savaşta her iki kardeş de ölmüştür. Tahta çıkan Kreon, ölen kardeşlerden Eteokles’in törenle gömülmesini ve onun için yas tutulmasını emreder. Ölen diğer kardeş Polyneikes’in ise ruhunun sonsuza kadar acı çekmesi için gömülmemesini, cesedinin kurda kuşa yem olması için açıkta bırakılmasını emrederek yas tutulmasını yasaklar. Aksini yapmanın cezası ölümdür. Fakat Antigone bu duruma karşı çıkar, kardeşinin cesedini gömmeye çalışırken yakalanır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92859</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29b38e05-24a6-48f1-85ea-ae1c06f05389.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyamet Mahşeri Yapılanma (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hayalle gerçek ayrı şeydir. Birilerini bir an için, belirli bir zaman için aldatabilirsin ama bu sürekli olmaz. Sürekli hayalle yaşanmaz. Onun için biz bu âlemde hayalle yaşıyoruz. Bu âlemde yaşıyoruz ama bu ilelebet olmaz. Hayal ettiğimizi bir gün biz yaşayacağız. Cenneti hayal ediyoruz, mahşeri hayal ediyoruz. Görmediklerimizi hayal ediyoruz. Görüyormuşsun gibi, hayal ediyoruz. Rabbimize kulluğumuzu onu görüyormuşuz gibi yapıyoruz. İşte bu âlem gibi âlemdir, ötesi yok. Ama bir gün gelecek görüyor olacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92861</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8c37066-075f-4530-ae28-8eae63948602.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha Adil Bir Dünya Mümkün (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Sadece beş ülkenin bütün dünyanın kaderini etkileyecek konularda karar vermesi ne ahlaki ne adildir. Dünya beş ülkeden büyüktür.”
“Adil ve daha sürdürülebilir bir küresel barışın temini için çok kültürlülüğü ve çok kutupluluğu yansıtan bir BM’ye ihtiyaç vardır. Dünya ne tek kutuplu ne de iki kutupludur, ne hâkim bir kültürün ne de birkaç imtiyaz sahibi aktörün kültürel hegemonyası altındadır. Çok kutuplu, çok merkezli, çok kültürlü, daha kapsayıcı ve adil bir dünya inşa etmek mümkündür. Böylesi bir dünya için ilk adres BM’dir. Barışın, istikrarın, adaletin ve etkin küresel yönetişimin yolu, BM’nin reforma tabi tutulmasından geçmektedir. BM reformu ve özellikle Güvenlik Konseyi’nin yapısının yeniden oluşturulması, elbette tüm dünya ülkelerinin uzlaşmasıyla hayata geçecektir.
Biz Türkiye olarak, bu çerçevedeki teklifimizi uzun zamandır ifade ediyor ve tüm ülkelerin tartışmasına açıyoruz. çözüm önerimiz ise ‘Dünya beşten büyüktür’ ifadesinde kendini bulan, BM Güvenlik Konseyi’nin yapısının değiştirilmesini merkeze alan bir perspektifin hâkim kılınmasıdır. Konsey’in kıtaları, inançları, kökenleri ve kültürleri mümkün olan en adil şekilde temsil edecek bir yapıya kavuşturulacak şekilde yeniden yapılandırılması çözüm ve küresel barışın tesisi için devrimsel bir adım olacaktır.”
Recep Tayyip Erdoğan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92862</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87be8760-f2d4-4d9a-a533-66e683da202b.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklılıkları Yönetme Kültürü: Göç Yönetimi Alanı ve Türkiye’ye Göç Eden Suriyeliler</image:title>
            <image:caption>Farklılıkları Yönetme Kültürü: Göç Yönetimi Alanı ve Türkiye’ye Göç Eden Suriyeliler Michelle S. DROMGOLD-SERMEN Michelle Dromgold-Sermen Kuzey Karolina Üniversitesi, Sosyoloji Bölümünde doktora yapmakta olup uzmanlık alanı uluslararası göç, göçmen toplumsal bütünleşmesi ve sığınmacıların iskânı konuları üzerinde yoğunlaşmaktadır. Yüksek lisansını 2015 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Orta Doğu Çalışmaları programında, Dr. Besim Can Zırh’ın danışmanlığında tamamlamıştır.
2011’den bu yana çok sayıda Suriyeli ülkelerinde devam eden iç savaştan kaçarak, coğrafi yakınlık, ailevi bağlar, dini ve kültürel benzerlikler ve Türkiye’nin çatışmaların erken dönemlerinden itibaren uyguladığı açık-kapı politikaları nedeniyle Türkiye’ye sığınmışlardır.
Suriyeliler ilk olarak Türkiye’ye gelmeye başladıklarında, Türkiye Avrupa Birliği ile uyum çerçevesinde göçmen politikalarını 2014’te yürürlüğe soktuğu Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununu uygulayarak değiştirmeye başlıyordu. Bu kitap Türkiye’de göç politikaları ve göçmenlerin yapısı değişiyorken, kamu kurum ve kuruluşları ve sivil toplum örgütleri ile 2015 yılında yapılan röportaj ve araştırmalardan yararlanarak, Türkiye’de devlet ve sivil toplum örgütlerinin göç yönetimine yaklaşımını ve bu yaklaşımın Suriyeliler ile Türk toplumu üzerindeki etkisine ışık tutmaya çalışmaktadır. 2015 yılındaki göç yönetimini anlamak, Türkiye’de bugün siyasallaştırılan Suriyeli krizi ve sığınmacıları tanımlayan temel yapı taşlarını ve mekanizmaları anlamaya yönelik çabalar için önemli ipuçları sağlayacaktır.
Bu çalışma Devlet Planlama Teşkilatı tarafından desteklenmiştir.
Hibe Numarası: BAP-07-03-2015-00.Michelle S. Dromgold’un Dr. Besim Can Zırh danışmanlığında yürütülen 2015 tarihli “A Culture of Managing Difference: The Field of Migration Management and Syrian Movers to Turkey” başlıklı yüksek lisans tezi, “Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü 2016-17 Eğitim ve Öğretim Yılı En İyi Tez Ödülü” ve “ODTÜ 2016 Yılın Yüksek Lisans Tezi Çiğdem Barçan Tansel Yayın Ödülü” olmak üzere iki ayrı ödüle layık görüşmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92863</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e638738-3e91-4d32-b849-9b31f3c953a6.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Boyamalarım - Ev</image:title>
            <image:caption>Taşırmadan boyamak için ışıltılı kabartmayla çizilmiş 11 adet ev temalı desen.
1 yaş üzeri çocuklar için hazırlanmış birbirinden eğlenceli, her biri farklı bir temayı işleyen 7 adet renkli boyama kitabı. Çocuklara özel basit çizimleriyle değişik boyama modelleri bulunan kitaplar, küçük boyutları sayesinde her yere kolayca taşınabilir ve çocuklarınız istediği her yerde boyama yapabilir. Kitaplarda ayrıca, boyarken taşırmayı önlemek amacıyla her çizimin ana hatları simli kabartma vernik ile belirgin hale getirilmiştir.
Çocuklar ilk boyamalarını yaparken hem eğlenecek hem de farklı temalarla verilen nesneleri tanıyacaklar.
İlk Boyamalarım setinde yer alan temalar:
Çiftlik
Doğum Günü
Ev
Hayvanlar
Renkler
Meyveler
Kış</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92864</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/582ad45f-8da9-47b3-ac6a-1d17bbd30f56.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sihirli Boyamalarım - Kış</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun ilerlemesini takip edebileceğiniz 5 zorluk seviyesine göre hazırlanmış, ışıltılı kabartmayla çizilmiş, 34 adet kış temalı sihirli boyama deseni.
1 yaş üzeri çocuklar için hazırlanmış birbirinden eğlenceli, her biri farklı bir temayı işleyen 7 adet renkli boyama kitabı. Çocuklara özel basit çizimleriyle değişik boyama modelleri bulunan kitaplar, küçük boyutları sayesinde her yere kolayca taşınabilir ve çocuklarınız istediği her yerde boyama yapabilir. Kitaplarda ayrıca, boyarken taşırmayı önlemek amacıyla her çizimin ana hatları simli kabartma vernik ile belirgin hale getirilmiştir.
Çocuklar ilk boyamalarını yaparken hem eğlenecek hem de farklı temalarla verilen nesneleri tanıyacaklar.
İlk Boyamalarım setinde yer alan temalar:
Çiftlik
Doğum Günü
Ev
Hayvanlar
Renkler
Meyveler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92865</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f31d36f-9168-4ae3-9126-c12fda06bf56.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Boyamalarım - Doğum Günü</image:title>
            <image:caption>Taşırmadan boyamak için ışıltılı kabartmayla çizilmiş 11 adet doğum günü temalı desen.
1 yaş üzeri çocuklar için hazırlanmış birbirinden eğlenceli, her biri farklı bir temayı işleyen 7 adet renkli boyama kitabı. Çocuklara özel basit çizimleriyle değişik boyama modelleri bulunan kitaplar, küçük boyutları sayesinde her yere kolayca taşınabilir ve çocuklarınız istediği her yerde boyama yapabilir. Kitaplarda ayrıca, boyarken taşırmayı önlemek amacıyla her çizimin ana hatları simli kabartma vernik ile belirgin hale getirilmiştir. 
Çocuklar ilk boyamalarını yaparken hem eğlenecek hem de farklı temalarla verilen nesneleri tanıyacaklar.
İlk Boyamalarım setinde yer alan temalar:
Çiftlik
Doğum Günü
Ev
Hayvanlar
Renkler
Meyveler
Kış</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92866</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69b24a8c-0b59-4ae2-8942-351714747f1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Kırağı</image:title>
            <image:caption>Ruhuna ben bulaştım.
Artık kurtulamazsın...
 
 
Şu an tam olarak neredesiniz?
Yirmi numaralı otobüsün üçüncü koltuğunda mı? Evde, okulda ya da işyerindesiniz. Kısa bir mola verdiniz ve pencere kenarında bir fincan kahve içiyorsunuz. Belki de bir arkadaşınızla buluşmak için yola çıktınız. Ne kadar da sıradan bir gün, değil mi? Her şey son derece normal! Hiç düşündünüz mü, ya her şey bir anda altüst olursa? Örneğin, buluşmak üzere yola çıktığınız arkadaşınızın sizinle ilgili gizli bir planı varsa! Ya da bindiğiniz otobüsün en arka koltuğunda, sizi hayatınızın dönüm noktasına götürecek kişi oturuyorsa! Siz her şey akışında gidiyor zannederken, ya kaderiniz üstünüze yağacak buz kırağı için en uygun şartları hazırlıyorsa...
 
Bütün bunlar bir yana, peki ya hayatınızın altı, üstünden çok daha güzelse!
 
Baran Demiroğlu: Sıradan bir gün yaşadığını zannederken kendini cayır cayır yanan bir evin önünde buldu. Alevlerin arasında canının parçaları vardı ama o hiçbir şey hatırlamıyordu. Üstelik önünde de bir benzin bidonu vardı. Hayatı bir anda altüst oldu...
 
Bahar Saygın: İstanbul’un en başarılı adli psikiyatrının kliniğinde staja başladığında her şey son derece normaldi. Ama bir gün kliniğe ailesini diri diri yakmakla suçlanan bir hasta getirildi. Hayatı bir anda altüst oldu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92867</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6be24633-0c7e-40d5-b46d-085f81e6a276.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkeolojik Verilerin Işığında Ortaçağ Komana’sı: Çok Disiplinli Bir Yaklaşım</image:title>
            <image:caption>Arkeolojik Verilerin Işığında Ortaçağ Komana’sı: Çok Disiplinli Bir Yaklaşım
Mustafa Nuri Tatbul Mustafa Nuri Tatbul 1978 yılında Devrek’te doğmuştur. Lisans öğrenimini 2004 yılında Ankara Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’nda tamamladıktan sonra 2005 yılında Pennsylvania Üniversitesi, Klasik Filoloji Bölümü’nün Post-Baccalaureate Programında lisans sonrası eğitimine devam etmiştir. Tatbul, 2007 yılında Leiden Üniversitesi, Arkeoloji Bölümü’nde Yüksek Lisans derecesi almaya hak kazanmıştır. 2010 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yerleşim Arkeolojisi Doktora Programı’na kabul edilmiş, 2011-2016 tarihleri arasında aynı zamanda Araştırma Görevlisi olarak görev aldığı Yerleşim Arkeolojisi Anabilim Dalı’nda 2017 yılında doktorasını tamamlamıştır.
Mustafa Nuri Tatbul doktora öğrenimi sırasında Doç. Dr. Evangelia Ioannidou-Pişkin’in kurucusu ve yöneticisi olduğu ODTÜ Yerleşim Arkeolojisi Çevresel Arkeoloji Araştırma Birimi’nde Laboratuvar Asistanlığı görevini üstlenmiş, arkeozooloji ve arkeobotani alanlarında eğitim almıştır. Tatbul, 2010 yılından bu yana Komana Arkeolojik Araştırma Projesi’nde ekip üyesi olarak görev almaktadır.
Tatbul, Doktora Programı’ndan mezun olduktan sonra “Changing Dynamics in the Middle Byzantine Komana Pontica, Central Black Sea, Turkey” başlıklı projesiyle, 2017-2018 ANAMED-GABAM (Koç University, Research Center for Anatolian Civilizations ve Stavros Niarchos Center for Late Antique and Byzantine Studies) doktora sonrası bursuna hak kazanarak Koç Üniversitesi, Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde bir akademik yıl boyunca çalışmalarını sürdürmüştür. Tatbul, 2017-2018 George Maxim Anossov Hanfmann (ARIT) (The American Research Institute in Turkey-Türk-Amerikan İlmi Araştırmalar Derneği) doktora sonrası bursu ile Dumbarton Oaks, Washington DC’de aynı konuda araştırmalarına devam etmiştir.
2018 yılında “Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2017 Yılı Doktora Tez Ödülü”nü ve “ODTÜ 2017 Yılın Doktora Tezi Kalbiye Tansel Yayın Ödülü”nü almaya hak kazanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92868</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24af1a74-bd01-4d5d-aab4-e04dd298151c.jpg</image:loc>
            <image:title>Topoloji</image:title>
            <image:caption>Akademik kitaplar dizimizin yeni kitabı : ‘Topoloji’… Matematikte topolojinin, cebirsel topoloji, geometrik topoloji, küme-teorik topoloji (genel topoloji, noktasal topoloji) gibi dalları vardır. Bunların ortak temel noktalarının olmasına karşın, içerik ve yöntemleri farklılıklar gösterir. Bu kitabımızın konusu ise küme-teorik topolojidir ve bu topolojinin temel amacı, süreklilik kavramını teknik bir biçimde inşa etmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92869</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f557392c-6a49-47ae-bec0-b1e988475f93.jpg</image:loc>
            <image:title>Müslümanın Takvimi - Arabi Aylar ve Mübarek Zamanlar</image:title>
            <image:caption>Çocukluğunda saray terbiyesi almış, Nazıme Sultan&apos;ın bir ara vekilharçlığını yapmış ve genç yaşında 1001 gün Yenikapı Mevlevihanesi&apos;nde çile doldurarak &quot;dede&quot; olmuş bir koca Mevlevî... Esad Dede&apos;den Mesnevî okumuş ve mesnevihanlık icazeti almış, maişetini vakıf gelirinden ya da tekke tahsisatından değil elinin emeğiyle çıkarmak için matbuat dünyasına atılmış bir kalem ehli... İslamın temel ilimlerini ve tarihini asıl kaynaklarından okumuş bir İslam âlimi... II. Abdülhamid devrinden  cumhuriyete çok zor zamanlar yaşamış bir çilekeş... Sadece yayımladığı eserlerle değil hem mekteplerde hem de cami kürsülerinde halka olan talim ve irşat görevini ifa etmiş bir dava insanı... Kitaplarla ve kütüphane ile geçen bereketli bir ömür... Son devrin en büyük mesnevihânlarından Tahirü&apos;l-Mevlevî&apos;nin Mahfil dergisinde kaleme aldığı kamerî ve İslamî aylar sadece bu ayların lügat ve ıstılah manalarını içermiyor, aynı zamanda son dönem Osmanlı coğrafyasında bu aylara dair sosyal, kültürel ve gündelik yaşantıyı da tasvir ediyor. İbadet ve zikir açısından mübarek günler, geceler, kandiller İslam tarihinin zengin örnekleri ile izah ediliyor. Hele Ramazan-ı Şerif&apos;e dair kaleme aldığı yazılar baştan aşağı zengin bir arşiv niteliğinde. Yaklaşık bir asır önce bize böyle büyük bir hazine bırakan Üstad Tahirü&apos;l-Mevlevî&apos;nin bu emek mahsulü yazılarını Tuba İşçimen yeni yazıya aktarmakla kalmadı, bugün unutulmaya yüz tutmuş kavramları ve kelimeleri de üstadın üslubuna zarar vermeyecek şekilde metin içerisinde gösterdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92870</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74552f4d-4b3e-48b4-815b-173e913969bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Venüs Projesi</image:title>
            <image:caption>Yıl 2045, dünyanın bildiğimiz gibi olmadığı zamanlar… Yeryüzünde yalnızca Venüs Topluluğu var. Önceki dünyadan seçilen yüz bin kadın, yapay zekâ Quantus tarafından yönetilen toplulukta uyum içinde yaşarken bir yandan da büyük felaketten sonra hayatta kalanları arıyor. Quantus’un raporlarına göre henüz kimseye rastlanmasa da gerçek bundan ibaret olabilir mi?

Felaketten önce dondurulan babasını hayata döndürmek için çalışan kriyojeni mühendisi Derin, zamanının ötesinde hayalleri olan bilgisayar mühendisi Demir, karanlık iş adamı Nihat, şehir hayatını terk edip kendi düzenini kuran Mert…

Kahramanlarımızın yolu robot istilası ve insan dondurma projelerinin tam ortasında kesişirken birbirlerine görünmez iplerle bağlı bu insanlar dünyanın geleceği için savaşacaklar.

Peki kazanan kim olacak?

İlker Korkutlar&apos;ın sürükleyici anlatımıyla Venüs Projesi, fütürist Jacque Fresco&apos;nun gelecek dünya hayalinden ilhamla kurgulanmış bir roman; kıtlık, salgın hastalıklar, yapay zekâ ve uzaydaki diğer canlılarla dünyalılar arasında kurulan bağlantılarla katman katman açılan çok karakterli bir anlatı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92871</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c3023c6-edde-4e59-99ca-3101a22ce07b.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>Sene 1984… Savaş ve devrimle tanınmaz hale gelen dünya, sürekli birbiriyle savaşan üç totaliter polis devletin egemenliği altındadır. Büyük Birader liderliğindeki Parti tarafından yönetilen Britanya’da halk, propaganda ve beyin yıkama yöntemiyle manipüle edilerek gözetim altında tutulmaktadır.

Birey olmanın imkânsız hale geldiği, kelimelerin ve düşüncelerin kontrol altında tutulduğu, insanın robotlaştığı belleksiz ve muhalefetsiz bir toplumda Gerçek Bakanlığı’nda çalışan Winston Smith, tarihi titizlikle yeniden yazarken özgürlüğü ve isyanı düşlemektedir.
1984, çeşitliliğin baskılandığı, korkuyla şekillenmiş bir dünyada gerçekçiliği arttıkça ürkütücü hale gelen fütürist bir araf. Dünya edebiyatının en önemli yazarlarından George Orwell tarafından İkinci Dünya Savaşı’nın ardından kaleme alınan, bilimkurgu edebiyatına yön veren bir klasik.
 
“Doğu rüzgârı gibi okurun içinden geçiyor... Özgünlüğü, gerilimi, ritmi ve öfkesi öyle güçlü ki kitabı elinizden bırakmanız imkânsız.” –V.S. Pritchett
“Derin, ürkütücü ve büyüleyici bir roman… Orwell, güç teorisini kusursuzca detaylandırıyor.” –New Yorker
“1984 dikkate değer bir kitap, adeta bir edebî performans… Türünün diğer örnekleriyle kıyaslandığında nadiren bulunan bir parlaklığa sahip...” –New York Herald Tribune
“Orwell&apos;ın romanı sessiz, doğrudan ve dramatik bir şekilde gelecekte yaşayabileceğimiz kadere eşlik ediyor ve bu kan dondurucu bir deneyim.&quot; –Saturday Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92872</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a994f2d-64c0-4782-8d92-0e329cbd19cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz Beş Kişiyiz</image:title>
            <image:caption>Biz Beş Kişiyiz’in kahramanı Tormod, çılgın gençlik yıllarının ardından güvenilir bir aile babasına ve kendini bilim adamı olarak gören yetenekli bir marangoza dönüşür. Tormod ve karısı Siv’in iki çocuğu vardır, ancak Tormod aileyi genişletmek istediğinde Siv üçüncü çocuğa karşı çıkar. Ailenin sevgili köpeği Snusken de ortadan kaybolunca, geride doldurulması gereken kocaman bir boşluk kalır. İçine kapanan Tormod, kırmızı Norveç kiliyle deneyler yaptığı atölyesinde giderek daha fazla zaman harcar, yarattığı balçık yeni oyuncağıdır artık. Ne var ki Tormod’un geçmişinden canlanıp gelen hayaletleri bu denklemin dinamiklerini altüst eder: Ailenin beşinci üyesi olan balçık, artık hayatlarını tehlikeye atan bir canavar mıdır? Matias Faldbakken, Biz Beş Kişiyiz’de korku ve bilimkurguyu ham ve kırsal bir gerçekçilikle harmanlıyor ve kontrolümüz dışındaki güçlerle boğuştuğumuzda neler olabileceği hakkında son derece orijinal, inanılmaz derecede komik, ama aynı zamanda ürkütücü bir roman ortaya koyuyor.   “Kırsal roman ve psikolojik gerilimi karıştırıp Mary Shelley’nin Frankenstein romanıyla birleştirin. Şaşırtıcı derece muhteşem bir sonuç.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92873</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7711af7-d84e-4842-8d7a-7426f78ac160.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Doktorun Kurtuluş Savaşı Hatıraları</image:title>
            <image:caption>“İngilizlerin şedid sansürüne binaen İstanbul gazetelerine Anadolu ve Rusya hakkında havadisler yazdırılmıyor, Anadolu ise havâdis ihtiyacını Sivas’ta bırakılmış küçük bir telsiz telefon ajansıyla teskin ediyordu. Sivas telsiz ajansı Ankara’ya heyetiyle birlikte naklolunduğu zamanlara kadar Bolşevik ileri harekâtı Mısır, Hind, İrlanda ihtilalleri Arabistan’daki birtakım imamların İngilizlere hücum ettiği haberleriyle vazifesini ifâya devam ediyordu.” İstiklal Savaşı, Türk milletinin binlerce yıllık tarihinin en karanlık günlerini içeren mütareke döneminde Anadolu&apos;nun bağrında filizlenen bir bağımsızlık ateşidir. Bir Doktorun Kurtuluş Savaşı Hatıraları adlı bu eser, Türk ordusunun bir ferdi olan Doktor Muzaffer Alatur&apos;un gözünden bu dönemi tüm detaylarıyla önümüze seriyor. Ayrıca Millî Mücadele döneminde Türk milletinin içine düştüğü girdabı, işgaller karşısındaki tutumunu, Kuva-yı Milliye&apos;nin teşkilatlanma sürecini, bu süreçte yaşanan sıkıntıları, düzenli ordunun kurulmasını ve Yunan ordusuna karşı adım adım verilen mücadeleyi ele alıyor. 26 Ağustos 1922 sabahı topçu birliklerinin ateşiyle kopan Türk fırtınasının, son Yunan askerinin 9 Eylül&apos;de Anadolu topraklarını terk etmesiyle dinmesine kadar geçen süreci tanığının gözünden anlatan bu çalışma, modern Türkiye tarihine çok önemli bir katkı sağlıyor. Bir doktorun arşivde saklı kalmış defterinin izinde, Kurtuluş Savaşı’nın aradan 100 yıl geçse de eskimeyen hikâyesine tanıklık edeceksiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92874</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5367f8b8-ddf6-4f21-a228-ab02eec275e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Barbaros - Denizlerin Hakimi</image:title>
            <image:caption>Barbaros Hayreddin Paşa…
Akdeniz’i bir Türk gölü haline getiren, düşmanlarının bile büyük saygı duyduğu denizcilik tarihinin belki de en büyük denizcisi.
Çocukluğundan itibaren cesareti ve iradesiyle hep en önde olan Barbaros, Türklerin denizlere hâkim olmadığı sürece fitnenin bitmeyeceğine inanıyordu...
Denizler ise acımasızdı, en yakınlarını, sevdiklerini kaybetti hırçın dalgalarda...
Akdeniz’in kalbinde zehirli hançer gibi saplı Rodos Şövalyeleri, Endülüs’e zulüm eden İspanyollar, Müslümanlara zarar veren korsanlar, Habsburglar, Papalık, Venedik, Ceneviz, Malta, Portekiz ve diğerleri... Türkleri denizlerden atmak için bütün gayretleriyle çabalıyorlardı.
Denizlerin hâkimi olmak bu Haçlı ittifakı karşısında zordu, fakat Barbaros da yalnız değildi. Leventleri, hocası Kemal Reis, Piri Reis gibi dostları ve Devleti Aliyye bütün imkânlarıyla Barbaros’un yanındaydı.
Eserleri altı dile çevrilen, Türkiye’nin en çok okunan tarihî romanlarının yazarı, okurları tarafından “Günümüzün Peyami Safa’sı” olarak anılan Okay Tiryakioğlu’nun kaleminden sürükleyici, heyecanlı ve derinlikli bir Barbaros romanı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92875</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58844b2f-01ad-49c1-8473-ea71723410e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mücadele Hatıraları</image:title>
            <image:caption>“Hepimiz bu fani dünyadan bir gün göçeceğiz. Yakın tarihin aydınlatılması işinden çekinmek, vatana faydalı değildir. İbret almak, dertleri gösterip devasını aramak vatandaşlık icabıdır. Meçhul hakikatler üzerindeki esrarlı [gizli] perdeleri tarihin tenviri için yavaş yavaş kaldırmak, tarihin hakkını tarihe vermek zamanı gelmiştir.” Ali İhsan Sâbis Türk milletinin sadece hasımlarını değil, “makûs talihini” de yendiği Millî Mücadele dönemini ele alan anı-hatıra türü eserler arasında belki de en fazla dikkat çekeni Ali İhsan Sâbis’in yazdıklarıdır. Zira gerek o dönemdeki askerî konumu gerekse özgün bir karaktere sahip olması Sâbis’in yazdıklarını emsallerine göre farklı kılar. Önce Topçu Harbiyesini, ardından ise Erkân-ı Harbiye Mektebini birincilikle bitirerek askerî kariyerine başlayan Ali İhsan Sâbis; sert disiplinli, özgüveni yüksek ve atılgan bir kumandan olarak tanınmış, emrindeki askerler tarafından büyük saygı görmüştür. Birinci Dünya Harbi’nde gösterdiği üstün liyakat sayesinde rütbesi genç yaşında paşalığa terfi ettirilen Sâbis, harp boyunca aksaklık tespit ettiği yerlerde, ilgili makamlara açık ve sert eleştirilerde bulunmaktan çekinmemiştir. Ne var ki bu tavrı Millî Mücadele’nin kritik günlerinde de devam edince üst komuta kademesinin tepkisini çekmiş ve görevden alınmasını beraberinde getirmiştir. “Sakıncalı” kişiliğinden ötürü Cumhuriyet yıllarında iyice gözden düşen ve deyim yerindeyse “kenara itilen” Sâbis, bu dönemde münzevi sayılabilecek bir hayat yaşamıştır. Böyle bir atmosferde kırgınlık ve sitem duygularıyla kaleme aldığı hatıraları, yayınlandığı ilk andan itibaren büyük yankı uyandırmıştır. Nutuk da dâhil olmak üzere, pek çok mecradan kendisine yöneltilen eleştirilere karşılık verirken karakterine uygun sertlikteki bir üslubu tercih etmiştir. Bu anlamda Sâbis, taraf olduğu birçok resmî yazışmanın kopyalarını da kullanarak, şahsına yöneltilen iddia ve ithamlara verdiği cevapların altını doldurmaya çalışmıştır. Millî Mücadele yıllarında “Ordu Kumandanı” sıfatıyla o dönemin parçası olan bir askerin şahıslara ve olaylara ilişkin hatıralarını eleştirel bir üslupla kaleme alması, bu metni öne çıkaran oldukça önemli bir noktadır. Bütün bu yönleriyle Ali İhsan Sâbis’in Millî Mücadele Hatıraları, Millî Mücadele’ye farklı bir pencereden bakılmasını sağlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92876</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9e7a8bd-5017-480a-92af-d50dfe0e5bd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Sığınak Aile</image:title>
            <image:caption>Aşk, evlilik, eş, aile, ev hanımlığı, sevgi, akrabalar, aldatma, şiddet, boşanma, annelik- babalık, mutlu bir ailenin sırları ve daha fazlası...
Aile kurumunun yıkılmaya yüz tutması, aile bireyleri arasındaki bağların zayıflaması ve modern dünyanın getirdiği sorunlar aile üzerinde yeni baştan durulması gerektiğini gösteriyor.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan&apos;ın kaleminden Son Sığınak Aile, aileye ilk adım olan evliliğin biyolojik, psikolojik, sosyal ve kültürel temellerini irdeliyor. Yaşanmış örneklerin ve ‘evlilik niyet sözleşmesi’nin desteğiyle aile üyelerinin ve evliliğe hazırlık sürecinde olanların yollarını aydınlatıyor. &quot;Aileyi&quot; bütün yönleriyle anlatırken aileleri, karşılaşılan sorunları ve olguları bilimsel bir bakış açısıyla ele alıyor.
Bu kitap, her ailenin ve aile olma yolunda ilerleyenlerin mutlaka kitaplığında bulunması gereken, mutlu aileler için rehber niteliğinde bir başvuru kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92877</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf0f6f0f-f6d9-480b-a041-4bb6e8f24821.jpg</image:loc>
            <image:title>Sur Halkı Kralı</image:title>
            <image:caption>“Bu muhteşem medeniyet şimdi yeniden diriliş hamlesinde.  Adeta yer hizasından gövdesi kesilen azametli bir çınar gibi,  etrafından filizler vermekte ve yeşermekte. Bu uyanışa emek vermek, bütün insanlığa sahip çıkmak demek… Çünkü insanlık,  eşi görülmemiş bir manevi bataklıkta debelenmekte… Bu acınası felaketi de medeniyet sanmakta. İşte evrensel dehşeti görüp ben de varım diyerek karınca kararınca meydana çıkanlar var. Ya da bir serçe yavrusu gibi ağzındaki bir damla su ile imdada koşanlar… İşte onlardan biri Devran Sinanoğlu… Gönlünü ve gözünü önümüze dikmiş… Yatırı çok ama hakiki yazarı az olan ülkemizde, irfan kültürümüze eğilmiş. Neticesiişte elinizde… Gönlüne bereket. Başarısının devamını dilerim” 
 
Eğitimci &amp; Yazar Vehbi Vakkasoğlu 
 
“Şehirlerin zenginliğinden yararlanarak, ortaya yepyeni zengin anlatımlar çıkarma başarısını edebiyatçı yazarlar göstermişlerdir. Genç edebiyatçılarımızdan Devran Sinanoğlu’nun “Sur Halkı Kralı” adlı kitabında ortaya konulan, işte bu başarının yeni ve güzel bir örneğidir. Sinanoğlu, yazılı tarih ve halk söylencelerinden yola çıkarak güzel öykü örneklemeleri ortaya koyarken, oldukça takdire değer bir anlatım dili de geliştirmiş, ilginç öykü tipleri çizmiş; bu çarpıcı anlatımını güzel bir Türkçeyle, özenle seçtiği sözcüklerle süsleyebilmiştir.  Sinanoğlu, böylece edebiyatımıza güzel ve yararlı yeni bir eser kazandırmıştır. Yürekten kutluyorum, yolun açık olsun Devran Sinanoğlu” 
 
Yazar &amp; Şair İhsan Işık 
 
“Hayatta dair anlamlı, yaşanmış ya da unutulmuş tarihi hikayelerin en çarpıcı detaylarını güçlü edebi yönüyle vurgulamakla kalmamış bir manzume tadında sonuçlarıyla bizleri hayretler içerisinde bırakan ders niteliğinde, düşünceleri şekillendiren ve bir o kadar da pratik zekanın devreye girdiği ve birçok soruna dair cevapların da verildiği örnekleri içeren,  özgün hikayeci anlatımıyla oldukça etkileyici bir eser. Devran Sinanoğlu kalemine sağlık.” 
 
Eğitimci &amp; Yazar Filiz Aküzüm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92878</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46d15de9-2b63-4fe1-b8ea-b7e6ff018f82.jpg</image:loc>
            <image:title>Anılar-Anlar Şiirler</image:title>
            <image:caption>Bu şiirlerin satır aralarında; 
Kendinizi, 
Duygularınızı, 
Özlemlerinizi, 
Kendi anılarınızı, 
Doğayı sevmeyi, 
Hatta aile büyüklerinize duyduğunuz sevgiyi hissedebilir ve 
yaşadığınız anları tekrar-tekrar yaşayabilirsiniz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92879</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4371ce3f-8a74-4fb4-9302-60087efa4bfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarıgelin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar, insanımızın kaderine yazılmış bin bir türlü çilesi vardı; bir de başkalarının yaşadığı her sıkıntıyı kendine dert edinen sanatçılarımız... Her bir musibetin ardından sıcağı sıcağına acının türküsü yakılır, ıstırabın hikâyesi düzülürdü. Türküler çalınır çığrılır, meclislerde hikâyeler anlatılırdı.
Yıllar geçer, acılarla birlikte hikâyeler de unutulur; türküler, hep dillerde kalırdı.
Çünkü uzun söz, zamanın yıpratıcı etkilerine fazla dayanamaz, unutulur gider. İnsan hafızası, acıyı unutmak zorundadır zaten.
Halbuki özlü söz, dayanıklıdır; hele bir de sazın teline bağlandıysa tatlanır, doyulmaz olur. Çalınıp söylendikçe hafızalara kazınır, ezberlenir. Bazen de eski bir defterin sararmış bir köşesine yazılır, orada vaktin saatin gelmesini bekler durur. Yıllar yıllar sonra dile gelir, geçmişte yaşananları özetler, anlatır, hatırlatır, yaşatır. Bu gerçeklik, bizde henüz tam anlamıyla yerleşmemiş bir alışkanlık olsa da, yazının zaferidir.
Sangelin Türküsü de yaşanmış bir acının hüzünlü türküsüdür...
İki dörtlük var, elimizde; bugüne ulaşmayı başarmış. İki mani dörtlüğü: la edri, sahipsiz yani anonim...
Bir Erzurum türküsü. Yalnızca iki dörtlük. İlki, &quot;Erzurum çarşı pazar&quot; diye başlayan, ikincisi de &quot;Palandöken uca dağ&quot; diye başlayıp &quot;Neçe ki bu canım sağ&quot; diye biten yedili ölçüyle söylenmiş iki dörtlük. Türkü dostu olup da bilmeyen yoktur elbet.
Bu türkü, Erzurumlu âşık bir delikanlının ağzından, belki de dillere destan bir aşkın hikâyesini bizlere fısıldIyor. Ancak hacim itibariyle öylesine küçük ve yetersiz ki yüzyıllardır anlatılan hüzünlü bir aşkın üzerine âdeta ağır ve gizemli bir örtü atarak olayın ayrıntılarını dinleyenlerden gizliyor, bize pek fazla bir şey söylemiyor ama birçok şeyi de çok merak ettiriyor.
Biz, bu hissettirilip anlatılmayan aşkı, işte bu sırlarla dolu dörtlüklerin esaretinden kurtarıp Sarıgelin türküsünü ete kemiğe büründürerek bir halk hikâyesi lezzetinde okuyucunun beğenisine sunduk. Yani biz, türkünün yıllardır söylermiş gibi yapıp da bir türlü açık etmediği, anlatmadığı, üstelik hep merak edilen, nasıl bir sonla nihayete erecek diye heyecanla beklenen hikâyeyi özgürlüğüne kavuşturduk. Türküyü dinlerken hüzünlenen insanların merakını gidermeye çalıştık.
Öyle ki hikâyemizi okuduğunuzda, Erzurumlu yiğit bir delikanlıyla Tiflisli vefakâr sevgilisinin aşkları uğruna verdikleri mücadeleyi ve katlandıkları sıkıntıları türkü dörtlüklerindeki temaya bağlı kalmaya özen göstererek anlattığımıza, hikâyenin bütün kahramanlarıyla birlikte yaşayarak şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92880</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84ce1084-1406-4c50-8139-f26c8ba0850a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah’lı Geçmiş</image:title>
            <image:caption>Ayakta uyutulmuş olmanın yorgunluğu çöktü üzerime. Tuvaletin mermerine uzandım. Aynalar üzerime saçıldı az önce, neden hatırlamıyorum. Çirkinmişim, sevilince güzelleştim sanıyordum. Aşksızlıkla, sevgisizlikle erittiler beni. Uzun, ince kalıplara döktüler. Malzemelerimi çaldılar hep. Çaldıklarını kendilerine kattılar. Ben eksilirken onlar tamamlandı. Nasıl güzellerdir şimdi, nasıl da tamdırlar. Kahkahaları Japon bahçesindeki kuş sesleri gibi. Nefesleri denizden esen tatlı meltem. Gözyaşları bile güzeldir onların, mutludur gözyaşları...  
 
Ah’lı Geçmiş sahici, bıçak gibi keskin bir metin. Aşk, aldatılmak, yalnızlık, öteki üzerinden kendini anlama çabalarımız hakkında eşsiz ve sıra dışı bir kitap. Yıldız Ertan bu kitapla sadece aşka, ilişkilere, kendin olma haline yakın mercekle bakmakla kalmıyor, zıpır bir mizahla yüzümüze gülümsemeler kondurmayı da başarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92881</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84d7f0e8-d820-4bf4-95fe-92625e74a257.jpg</image:loc>
            <image:title>Yörünge</image:title>
            <image:caption>NASA’nın görevlendirdiği Doktor Emma Watson hayatının macerasını yaşamak üzere Uluslararası Uzay İstasyonu’na çıkmıştır. Büyük bir heyecanla beklediği bu görev, yerçekimsiz ortamda tekhücreli bir organizma kültürünün kontrolden çıkmasıyla kâbusa dönüşür. Deney hayvanlarında görülen korkunç bir hastalık astronotlara da bulaşınca mekik ekibi dünyadan yardım istemek zorunda kalır. Ancak ABD ordusu duruma el koyar ve mekikle her türlü irtibat kesilir. Dev bir karantina merkezine dönüşen mekikte ölüm kalım mücadelesi başlamıştır artık. 
 
Meraklandırıcı ve inandırıcı bir genetik facia hikâyesi… Tüyleriniz diken diken olacak…  
-Publishers Weekly 
 
Tess Gerritsen’ın ne kadar iyi olduğunu görmek ürkütücü… 
-Harlan Coben</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92882</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b96c262-93c0-41b4-9382-0e22172936d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrım Orada Mısın? Benim, Margaret</image:title>
            <image:caption>New York’un merkezinden New Jersey’in dışında bir mahalleye taşınan Simon ailesinin on iki yaşındaki üyesi Margaret’ın ağzından yazılmış, klasikleşmiş bir ilkgençlik romanı. 
 
Kitapta, yeni bir semte taşınan, yeni bir okula başlayan ve yeni arkadaşlıklar edinen Margaret’ın, ailesi ve arkadaşlarıyla güven ve sevgiye dayalı ilişkiler kurmasına, ergenlikle bedenindeki değişimleri yaşarken hissettiği heyecan ve kaygılarına tanık oluyoruz. En önemlisi de kendi dinsel inancına karar verme sürecine; bu süreçteki iç sesine, aklını kurcalayan meselelerle ilgili Tanrıyla konuşmasına. 
 
Çocuk ve gençlik kitapları onlarca ülkede yayımlanan Judy Blume’un 2021’de sinemaya uyarlanan bu hikâyesi ilk yayımlandığı 1970’ten bu yana tüm dünyada her yaştan okurun zevkle okuduğu bir klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92883</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cee6227c-3ab2-4258-bbfc-ed370f077d54.jpg</image:loc>
            <image:title>Girişimci Devlet</image:title>
            <image:caption>Girişimci Devlet&apos;in çıkış noktasında, küresel dezeyde yaşanan 2008 finans krizi yer alıyor. Krizin ardından, büyümeyi yeniden başlatmak için atılması gereken tek adımın kamu harcamalarında kesinti olduğuna dair görüşe tepki olarak kaleme alınmıştır. 
Devletin küçülmesi gerektiğini savunanların aksine, dünyanın en etkili ekonomistlerinden biri kabul edilen Mariana Mazzucato&apos;ya göre, muazzam boyuttaki stratejik kamu yatırımları olmasıydı, bugün internetten GPS&apos;e ve SIRI&apos;ye kadar akıllı ürünlerden hiçbirini üretemezdik. Bilişim teknolojisindeki yeniliklerin yanı sıra, yeşil devrimi yaratabilecek yenilebilir enerji çözümlerini ya daa hastalıkları iliştirecek yeni radikal ilaçların çoğunu da geliştiremezdik.
Girişimci Devlet&apos;e Mazzucato, devletin ekonomideki rolüne ilişkin tartışmayı ideolojiden uzak bir yaklaşımla yeni bir çerçeveye oturtmayı ve kamu kurumların toplumsal ve ekonomik değişime öncülük etme rolü üzerine dinamik bir müzakere başlatmayı amaçlıyor.
Mazzucato&apos;nun kapsamlı değerlendirmesi masallarla gizlenen bir gerçeği önümüze seriyor: Size ne anlatılırsa anlatılsın, İPhone&apos;den Google arama motoruna kadar dünyanın en popüler ürünlerini özel şirketlerin değil, vergi mükelleflerin finanse ettiğini unutmayın.
Mariana Mazzucato, Unuversty College LondonDa, Yenilik ve Kamu Değeri Ekonomisi Bölümü&apos;nde derse veriyor; aynı zamanda Yenilik ve Kamu Amacı Enstitüsü&apos;nün de kurusu. Ekonomi alanında çok sayıda önemli ödülün sahibi olan Mazzucato, New Republic dergisi tarafından &quot;yenilik alanında çalışan en önemli üç düşünür&quot; arasında gösterildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92884</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fc7566f-44ad-4b3a-bbaf-5934f632e9e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Nuh&apos;un Lezzet Gemisi</image:title>
            <image:caption>Tüm imkânsızlıklara rağmen ve her koşulda cesaret göstererek dünyayı değiştirmek mümkün mü? Önce kendi dünyamızı değiştirerek evrene örnek olmak nasıl olurdu?
Esra ve arkadaşları koronavirüs salgını tüm dünyada sürerken, açık denizde Şahin ve mürettebatının, eğlenceli oyunlarla bin bir maceraya atılarak hakkından geliyor. Bir gemi kazası sonucu bilmedikleri bir kara parçasına ulaşan çocuklar ellerindeki imkânları kullanarak, çok çalışma ve beraber başarma duygusuyla ileride dünyanın örnek alacağı harika bir ekolojik köy kuruyorlar: Meyve ve sebzelerin çeşit çeşit olduğu, okullarından uzak olsalar da öğrenmeye devam ettikleri; herkesin kendi yeteneklerince görevlendirildiği, tabii kahkahaların ve eğlencenin de hiç eksik olmadığı bir köy. Bu ıssız kara parçasında buldukları gizemli bir mektup ise onları ailelerine kavuşturmanın yolunu açıyor.
Özellikle salgın şartlarında en çok ihtiyaç duyduğumuz değerleri ekolojik bir kazanımla taçlandıran bu eser çocuklarımıza örnek, her şartta içlerinde var olan gücü ortaya çıkarmada onlara öncü olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92885</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4ea1087-07ab-4e09-b0fb-0ecbe87428e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Nathalie’nin Mutfak Hikayeleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1975 yılında, İstanbul Kadıköy’de doğduğumda, ailenin dördüncü kuşağı babam Dimitri Stoyanof, bugün hâlâ hizmet veren Kadıköy Beyaz Fırın’ı yönetiyordu. 
 
Beyaz Fırın aile işletmesi olduğu için küçük yaşlardan itibaren hep oradaydım. Beş yaşımdan beri babamın beni Kadıköy Beyaz Fırın’a götürdüğünü, o yaşımda gözüme kocaman görünen pastanede sık sık ürünlerin tadına baktığımı hatırlarım. 
 
İlkokuldan sonra Saint Benoit Fransız Lisesi’ne gittim. Burada gördüğüm eğitim sayesinde günümüzde hâlâ pastacılık sektörüne yön veren Fransız kültürüyle erken yaşta tanıştım. Bunlarla eş zamanlı olarak çocukluğumdan itibaren yaz tatillerimi önce Yeşilköy’de oturan anneannemin evinde, ileriki yıllarda ise San Francisco’da Stoyanof’s Restaurant’ı işleten dedem, babaannem ve amcamın yanında, bilfiil çalışarak geçirdim. 
 
Liseden sonra, Koç Üniversitesi’nde işletme okudum. Üniversitedeyken tatillerde hep Beyaz Fırın’ın mutfağında çalıştım. 1993 yılında Beyaz Fırın’ın Çiftehavuzlar mağazasını açtığımız dönemde ise artık pastacı olacağımı ve bu alanda ilerleyeceğimi biliyordum. 
Üniversiteden sonra Le Cordon Bleu Paris’te pastacılık eğitimi almaya başladım. O güne kadar alaylı bir eğitimden geçmiştim ama 2000 yılında mezun olduğumda artık mutfakta neyin nasıl yapılması gerektiğini biliyordum. Profesyonel olarak çalışmaya başladım. Evlendim, kızlarım 
Talya ve Liya doğdular. 
 
Çok şanslıyım ki işim her zaman hobim ve dolayısıyla motivasyon kaynağım oldu. Aynı zamanda aile hayatını hep çok sevdim. Dostlarım ve ailemle birlikte sofrada geçirdiğimiz anlar benim için çok kıymetli. Ailece akşam yemeklerine misafir çağırmayı, geniş aile ve arkadaşlarımızla birlikte olmayı seviyoruz. 
 
Makedonya’da başlayan, anneannem ve komşularıyla filizlenip annemle perçinlenen İstanbul mutfağının ve dedem ile amcamın Stoyanof’s Restaurant’ının lezzet hafızamda oluşturduğu etkileri, Beyaz Fırın’ın mutfağındaki deneyimlerle harmanlayıp büyüttüm. Tüm bu deneyimlerimi ailem, dostlarım ve arkadaşlarımla paylaştığım gibi sizlerle de paylaşmak istedim. Samimiyetle hazırladığım ve içinde ‘yeni normal beslenme’ anlayışına yer verdiğim bu kitabın size lezzetli ve keyifli sofralar sunacağını umuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92887</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1da29c72-d610-457b-8b70-abe05c9c54f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Atomlardan oluşan bir dünyada yaşıyoruz diyebilirsiniz, ama aslında kuantumlardan oluşan bir evrende yaşıyoruz demeniz daha doğrudur. Pek çok şey atomlardan yapılmamıştır: ışık, radyo dalgaları, elektrik akımı, manyetik alanlar, kütleçekimi alanları. Nötron yıldızları, kara delikler, karanlık enerji, karanlık madde gibi tuhaf şeyleri saymaya bile gerek yok. Ama atomlar dahil her şey, fazlasıyla birleşik ya da “yapışık” halde bulunan, “kuantumlar” dediğimiz enerji demetlerinden yapılmıştır. Kuantumlar da başka her şey gibi belli kurallara boyun eğer. Bu kurallara “Kuantum Fiziği” denir. Bu kitap kuantumları konu alıyor ve onların beklenmedik, belki de kimilerinin diyeceği gibi, tuhaf davranışlarına ilişkin öyküleri içeriyor. 
Kuantum Öyküleri kuantumların tuhaf alışkanlıklarını matematiğe başvurmadan, gündelik dille açıklıyor. Kuantum fiziğiyle ilgili diğer popüler bilim kitapları konuyu tarihsel süreç içinde ele alırken, bu kitap dalga-parçacık ikiliği, temel rastgelelik, kuantum halleri, süperpozisyonlar, dolaşıklık, yerbilmezlik, Schrödinger’in kedisi ve kuantum sıçraması gibi fenomenler üzerinden ilerliyor.  Konuyla ilgili genel bilgi sahibi olmak, en son fikirleri ve bulguları öğrenmek isteyenler için ideal bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92889</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2e82db0-e1eb-4d38-90a4-244eb0c51e4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Islak Menü</image:title>
            <image:caption>Bir Türk Kadın Şefin Seyahatnamesi ve Yemek Tarifleri 
Deniz Kurt Görsev 
 
“Denizlere kadın eli değince, yemek yapma bir başka sanata dönüşüyor. Mutfağı yüzen bir müze. Menüyü ise Piri Reis haritasına dönüştüren bir şef. Karşınızda açık deniz şefi, Deniz Kurt Görsev.” 
-Ertuğrul Özkök 
 
Hiç bulunmadığınız, görme şansına erişemediğiniz, yalnızca fotoğraflarına bakarak bir gün orada olacağınızın hayallerini kurduğunuz yerlerde neler yendiğini hiç merak ettiniz mi? Yöresel ürünlerin tarihten kopup gelen hikayelerini, bu ürünlerle oluşturulan tariflerin çıkış noktalarını, damakta kalan lezzetin kültürel bir şölene nasıl dönüştüğünü düşündünüz mü? Peki, tüm bunları okyanusaşırı bir yolculukla hayal ettiniz mi? Cevabınız hayırsa, açık deniz şefi Deniz Kurt Görsev’in Islak Menü’sü ile hem yola çıkma hem de mutfağa girme zamanı! 
 
Türkiye’den yola çıkıp Yunan Adaları’na yelken açacak, Poseidon’un evinden Tanrılar Kenti Atina’ya uzanacak, insan yapımı en dar kanallardan biri olan Korint Kanalı’ndan geçerek İtalya kıyılarına yanaşacak, Sicilya ve Sardinya’nın ardından pizza şehri Napoli’ye ve dillere destan Capri’ye varacak, Ponza’dan Korsika’ya ve Portofino’ya geçeceksiniz. Bitti mi? Hayır! Fransa’nın meşhur kıyıları Côte d’Azur, Balear Denizi’nin incileri Mallorca ve İbiza’yı görecek, Akdeniz ve Atlantik Okyanusu akıntılarının çarpıştığı yerde dalgalarla boğuşarak Cebelitarık’tan çıkacak ve meşhur Atlantik geçişini yapmadan önce Tanrı’nın evi kuzeylere çıkacaksınız: Karlar kraliçesi Norveç fiyortlarına. Karayip Korsanları’na selamı çaktıktan sonra Panama Kanalı ve ver elini Galàpagos! Darwin’in evrim teorisini keşfettiği adalarda son bulan bir dünya turu atacaksınız. 
 
“Deniz’in kitabını okurken ne hissettiğimi hemen söyleyeyim: Güzel, beyaz bir yelkenliyle denize açılmışız ama teknenin bir özelliği de aynı zamanda zaman makinası olmasıymış. O yüzden hem zamanda hem mekanda bir yolculuğa çıkıyoruz. Tabii bizi bekleyen türlü maceralar, hikayeler, anılar ve çok farklı ülkelerin, adaların, kentlerin yemekleriyle…” 
-Kürşat Başar 
 
 
Kendisini en yakın hissettiği yerin ismi gibi denizler olduğunu söyleyen ve hiçbir yere değil, her yere ait olduğunu vurgulayan Deniz Kurt Görsev’in Islak Menü’sü ile hem açık denizlerin her haline şahit olacak hem kültürlerin nasıl iç içe geçtiğine şahit olacak hem de birbirinden lezzetli yemek tarifleriyle sofralarınızı şenlendireceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92890</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a3d4c2f-3407-4955-af67-18823a26fd54.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhban</image:title>
            <image:caption>Mitoloji insanın doğa ile olan ilişkisi üzerine kurulu. 
Ancak bu çağ geride kaldı. Bilgisi eskidi. Algımız değişti, 
insan değişti. Artık bir sonraki çağın içinde olduğumuzu biliyoruz. İnsanın evren ile ilişkisini sorguluyoruz. Hem de gerçekler apaçık ortadayken. 
Mücadelemiz doğa ile değil. Hiç olmamıştı. Mücadelemiz evrenin kendisiyle. 
Ona karşı tek bir şansımız var, onu anlamak. 
Umarım beni anlarsın. 
Umarım sevgi konusunda anlaşabiliriz.
Umarım sıkı bir macera romanı okumaya hazırsın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92891</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fcb4175-2b00-4130-a0c1-e47776386bf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Üstün Yetenekliler Eğitiminin Tarihi Süreci</image:title>
            <image:caption>Üstün yetenekli bireylerin toplum içerisindeki yüzdeleri ile anlaşılabilme ve toplumun yardımına,desteğine ulaşma durumları pozitif bir korelasyona sahiptir. Üstün yetenekli bireyler genel nüfusun çok azını oluşturmaktadır. Yeterince anlaşılamama durumu üstün yetenekli bireylerin hakettikleri ideal eğitime erişememe durumunu ortaya koymaktadır. Bu çalışmamızda Türkiye’de Üstün Yetenekliler macerası irdelenmeye çalışılmıştır.
Bütün geçmiş günlerin geleceği aydınlatan fenerler olduğu gerçeğiyle üstün yetenekliler eğitimindeki uygulamaların gelecekte yapılacak çalışmalara kaynaklık etmesi amaçlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92892</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ee36560-4d5f-42df-8a8c-4d6c9641ec04.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötülük Cezasız Kalmaz</image:title>
            <image:caption>Kötülük Cezasız Kalmaz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92893</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d7f4793-1d2a-4d09-a04f-389beb218692.jpg</image:loc>
            <image:title>Biyoçeşitlilik</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın başında iki binden fazla armut çeşidi yetiştirilirken, bugün manav tezgahlarındaki armutların %96’sını yalnızca iki çeşit oluşturuyor. Tıpkı binden fazla çeşide sahip patatesin yerini dört tanesinin alması gibi. 
 
Süt makinası olarak algılanan Hollandalı Friesian ineğini yetiştirmek için kurban edilen diğer tüm inekler de armut ve patateslerle aynı akıbeti paylaşıyor. 
 
“Verimlilik” adı verilen düşünce biçimi, gıda üretiminde odaklanılan biricik kavram olmaya devam ederse domates, mısır, çilek ve daha nicesi aynı kaderi paylaşmaya mahkûm olacak, hatta çoktan oldu bile. 
 
Bitkiler üzerine yaptığı olağanüstü çalışmalarla adını duyuran botanikçi bilim insanı Mancuso ile “Slow Food” ve “Terra Madre” oluşumlarının fikir babası, gazeteci-yazar ve aktivist Petrini, iki İtalyan, biyoçeşitliliği iki farklı bakış açısından ve olağanüstü bir sezgiyle gündeme taşıyorlar. 
 
Yoksullaşıyoruz. Dünya’nın kaderini kendine dert edinmiş insanların zihinlerini harekete geçiren Mancuso ile Petrini artık gelecekte değil gündelik hayatımızda karşı karşıya kaldığımız yoksulluğu tersine çevirmeye çabalıyorlar. Okuru, bir ilham kaynağı olarak doğaya bakmaya davet ediyorlar. Bitkilerin kapasitesine açık zihinle ve sevgi dolu bir yürekle bakmayı becerebilirsek, insanlığın önüne yeni bir yaşam biçimi serilebilir. 
Biyoçeşitlilik bitkisinden hayvanına, gezegenin yeniden kazanmak zorunda olduğu bir zenginlik… Yeter ki insanlık, gerçek zenginliğin bu olduğuna ikna olsun. 
 
Carlo Petrini 
 
Slow Food Derneğinin ve akımının kurucusu, yazar, gastronom, sosyolog ve aktivist. Roma’da bir McDonalds’ın açılışına tepki olarak başlayan Slow Food akımının hâlihazırda 80 binden fazla destekçisi bulunuyor. Türkçeye de çevrilen Terra Madre adlı eserin yazarı olan Petrini, tarımsal gıda endüstrisine karşı sade, sürdürülebilir ve ekolojik tarım uygulamalarını destekler. İngiliz Guardian gazetesi onu gezegeni kurtaracak olan 50 kişi arasında gösteriyor. 
 
Stefano Mancuso 
 
Botanikçi, akademisyen ve deneme yazarı. 2001’den bu yana Floransa Üniversitesinde profesör olarak görev alan Mancuso; ağaç yetiştiriciliği, bitki etolojisi ve nörobiyolojisi alanında çalışmalar yapıyor. Floransa’daki Uluslararası Bitki Nörobiyolojisi Laboratuvarının (LINV) yöneticisi ve Uluslararası Bitki Sinyalizasyon ve Davranış Topluluğu’nun kurucusudur. Kaleme aldığı Bitki Zekası ve Bitki Devrimi kitapları, çeşitli dillere çevrilmiş ve yayınlandığı ülkelerde ses getirmiştir. La Repubblica gazetesi onu hayatlarımızı değiştirecek yirmi kişi arasında gösteriyor. 
 
Fatmagül Ezici 
 
1985’te Adana’da doğdu. Tarsus Amerikan Koleji, Kaliforniya Rio Mesa High School ve Bilkent Üniversitesi Mütercim-Tercümanlık Bölümünden mezun oldu. İstanbul’da çok uluslu şirketlerde ve farklı projelerde İngilizce, İspanyolca, Fransızca ve İtalyanca dillerinde çevirmen olarak çalıştı. Farklı dillerden toplamda 23 eser çevirmiş, bunlardan birini İngilizce diline kazandırmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92894</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ad731a3-4dbc-4c11-8b03-cd2141ec0fde.jpg</image:loc>
            <image:title>On Birinci Takas</image:title>
            <image:caption>Sami’yle tanışın! On iki yaşında Afganistanlı bir mülteci olan Sami, yeni evinde arkadaşlığı, barışı ve büyükbabasının en önemli hazinesini arıyor.Taliban’ın düzenlediği bir saldırıda ailesini kaybeden Sami ve büyükbabası Amerika’ya mülteci olarak yerleşirler. Afganistan’da ünlü bir müzisyen olan baba, artık geleneksel Afgan çalgısı rebabı Boston’daki tren istasyonunda çalarak para kazanmaktadır. Ramazanın ilk günü rebabın çalınmasıyla Sami ve büyükbabası yıkılırlar çünkü evlerini hatırlatan tek şey ellerinden alınmıştır. Sami rebabı bulmaya ve Ramazan Bayramı&apos;nda büyükbabasına hediye etmeye kararlıdır. Bir müzik aletleri dükkânında rebabın 700 dolara satıldığını gören Sami, o parayı kazanabilmek için sahip olduğu az sayıdaki eşyayı takas etmeye başlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92895</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65c5ecad-90d2-4b4e-b8fa-1b09f71e970e.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Türk Demokrasisi - Garp Membalarına Göre</image:title>
            <image:caption>“Demokrasi denilen şey bir Türk icadıdır ve bundan beş bin sene evvel tatbik edilmiştir. Hem bunu Türklüğün yalnız Sümer koluna münhasır zannetmemelidir. Bu bir ırkî hususiyet olduğu için, yukarıda da söylediğimiz gibi İslamiyet’ten evvel Orta Asya’da kurulmuş göçebe Türk devletlerinde bile muhtelif tezâhürleri vardır. Mesela Hakan, bir millet mümessilinden başka bir şey değildir.
 
… Demokraside devlet reisliği başka, hükümet başkadır. Devleti idare eden devlet reisi değil, hükümettir; eski Türkiye’de de bu vaziyet aynen böyledir.”
İsmail Hami Danişmend

 
Türk tarihçiliğinin önde gelenlerinden olan İsmail Hami Danişmend’in, Türklerde demokrasi anlayışının eski dönemlerden bu yana mevcut olduğunu Batılı kaynaklara dayanarak kanıtlamaya çalıştığı bu eseri, fikir çeşitliliğimize renk katacak bir eser olması hasebiyle dikkate değerdir. Türk tarihçiliğinin en popüler isimlerinden olan İsmail Hami Danişmend’in Batılı kaynakları referans olarak kullandığı eserler serisinin kıymetli bir parçası olan Garp Membalarına Göre Eski Türk Demokrasisi İsmail Hami Danişmend kitaplığının nadide parçalarından biri olarak okurların dikkatine sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92896</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a5ff693-126b-4cd8-be94-2771c01f78c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Yılan</image:title>
            <image:caption>Bir sabah hafif bir sarsıntıyla uyanan küçük bir çocuk, yastığının altında bir yılanın kuyruğunun ucunu gördü. Kıvrımları koridora kadar takip edince yılanın devasa bedeniyle karşılaştı. O kadar hareketsizdi ki uyuyormuş gibi görünüyordu. Onu kuvvetlice çimdikledi. O anda uzaklardan derin bir çığlık duydu. Korkusunu yenmek, merakını gidermek için bu uzun, kıvrımlı bedeni bahçede, şehrin sokaklarında, ormanda ve mağarada takip etmeye karar verdi.
Ödüllü çizer Adrien Parlange’ın yazdığı ve resimlediği Büyük Yılan, birbirinden tamamen farklı, birbirini seçen ve bağ kurmaya karar veren iki varlığın dostça ve sıra dışı karşılaşmasını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92897</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6ac6b87-f6d6-4566-814c-0cfc91e109da.jpg</image:loc>
            <image:title>Susuz Çağın Çocukları</image:title>
            <image:caption>Önce su azaldı.
Sonra iklimler değişti.
Susuzluk, kıtlık ve kaynakların giderek azalması dünyayı kaosa sürükledi. İnsanlar, azalan kaynakları paylaşamıyordu. Herkes yeni bir dünya düzeninin kurulması gerektiğinin farkındaydı. Böylece dünya, kalan son su kaynaklarına göre beş̧ parçaya bölündü ve bölgelerin etrafına dev duvarlar örüldü. Susuz Çağ Medeniyetleri işte böyle kuruldu...
İki yüzyıldır birbirinden haber almadan yaşayan beş bölgenin yolu, ormanda bir anda beliren bir çiçekle yeniden kesişiyor. Fırat’ın ormanda tesadüfen keşfettiği beyaz çiçekle heyecan dolu bir macera başlıyor. Üstelik Fırat yalnız değil. Çiçek diğer bölgelerde yaşayan Meriç, Göksu, Aras ve Dicle’nin de karşısına çıkıyor. Beş çocuk bir araya gelip büyük gizemi çözmek üzere kolları sıvıyor: Bu çiçek neden bir anda beliriverdi, ne anlatmak istiyor? Peki çiçeği takip ederek susuzluğun damga vurduğu bu çağı sonra erdirebilecekler mi?
İklim değişikliği, su krizi gibi küresel sorunları odağına alan Susuz Çağın Çocukları, ekolojik bir distopya ile okurları heyecan dolu bir maceraya ortak ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92898</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f009db71-83d4-48e9-98f8-4cc9b484e6fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Değiştirebilirsin</image:title>
            <image:caption>Üzerinde yaşadığımız gezegen Dünya, her geçen gün daha da kirleniyor. Üstelik bu kirlenme Dünyamız üzerinde dönüşü olmayacak etkiler bırakıyor. Neyse ki gezegenimiz için yapabileceğimiz bir şeyler hâlâ var. Bu kitapta iklim değişikliği, sürdürülebilir moda, hayvan hakları gibi konular üzerine pek çok bilgi bulacaksın. Üstelik bu konularda neler yapabileceğine dair ipuçları da seni bekliyor. İstediğin konudan başlamak serbest, keyifli okumalar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92899</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f61fbd68-98b9-4fa5-be4a-11b2949cd466.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk</image:title>
            <image:caption>Mutluluk ne geçmiştedir ne de gelecekte. Mutluluk şimdi sizinledir... Şiirsel bir dil ve etkileyici illüstrasyonlarla hazırlanan bu kitap çocuğunuzla huzurlu bir farkındalık yolculuğuna çıkmanızı sağlayacak. Endişe, kaygı, korku gibi olumsuz duygularla baş edebilmesi için çocuklara rehberlik edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92900</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e5554ad-23e9-442e-b847-cb63b916ec65.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma Devlet Kabartmalarında Propaganda Ve Sanat</image:title>
            <image:caption>“Roma Devlet Kabartmalarında Propaganda ve ‘Sanat’’’ başlığını taşıyan bu kitapta, yapıldıkları dönemdeki orijinal halleri ile bize ulaşan kabartmalar üzerinden Roma devletinin propaganda gücü ele alınır. İdeolojik algı yönetimi; düşman (‘barbar’), düşmanın savaşlarda alt edilmesi ve zafer kavramları üzerinden kurgulanır ve böylelikle imparatorlar varlıklarını meşrulaştırır. Roma tarihsel kabartmalarıyla esas amaçlanan halk ile ‘iletişim kurmak’ ve propaganda yapmak olsa da tanrıları onurlandırmak önemli bir diğer hedefi oluşturur. İmparatorların tanrılar ile aynı sahnede bulunması, halkın gözünde onların da güvenilirliklerini ve saygınlıklarını arttırır. Böylelikle Romalılar’da ulus bilinci gelişir ve kazanılan savaşların, ele geçirilen toprakların ve tutsakların Roma ulusunu yücelttiği kanısı kendiliğinden oluşur. 

Bu kitap imparator Augustus’tan (İÖ 27-İS 14) Erken Hıristiyanlık Dönemi içinde yer alan I. Theodosius (İS 379-395) zamanının sonuna kadar olan dönemi kapsar. Ele alınan kabartmalarda imparatorların savaşları, zafer alayları, aileleri ve tanrılar ile birlikte geçitlerde veya kurban ritüellerinde yer almaları, halka seslenişleri, fakirlere yardım etmeleri gibi sahneler kronolojik bir sıralama dahilinde değerlendirilmektedir. Aynı zamanda bu sahnelerin izleyici üzerinde bıraktığı etkinin ve amaçlanan propagandanın yerini bulup bulmadığı irdelenir. Roma kabartmalarının en güçlü yanı, olayların heyecanını izleyiciye geçirebiliyor olmasında gizlidir. Anlatıma, doğru ışık-gölge etkileri ile perspektif (derinlik hissi) katmak suretiyle bir de boya eklendiğinde, kabartmaların o günkü izleyicisi gibi bu kitabın okuyucusu da adeta olayları birlikte yaşayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92901</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed711019-51cf-4e33-892f-ed8e742f02fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Ev</image:title>
            <image:caption>Geçmişten mutlu bir âna sığınacak olsanız hangisini seçerdiniz?

İspanyol sanatçı Paco Roca, 2020 Eisner Ödüllü grafik romanı Ev&apos;de çizgilerini bu kez aile ilişkileri üzerine konuşturuyor; babalarının ölümünün ardından yeniden bir araya gelen üç kardeşin geçmişle hesaplaşmalarını odağına alıyor.    
 
Sıradan bir ailenin pek de sıradan olmayan tarihini, yürekleri titretecek bir hikâye eşliğinde sunan kitap; zamanın ve yaşam koşullarının savurduğu hayatlara ayna tutuyor, insana dair “tanıdık” söylemlerde bulunuyor.
 
Sepya tonlardaki resimleriyle film tadında bir anlatı sergileyen Roca; geçmişin gölgelerine takılı kalan üç kardeşin hatıralarını canlandırıyor, dünyevî koşturmacalar yüzünden dünü unutup bugünü kaçıranların yitirdikleri hakkında düşündürüyor.   Bir ev asla yalnızca bir “ev” değildir. Evi yuva yapan, ailedir; sevgidir, emektir, birlikteliktir. Kendini bildi bileli çalışan Antonio için yaz tatillerini geçirdikleri o ev hiçbir zaman alelade bir çatı olmamıştır. Her taşının altında emeği bulunan, büyük özveriyle yoktan var ettiği evi, gelecek düşlerinin ve ebedî huzurunun en büyük teminatıdır. Evi, yeni kökler salmak için farklı yerlere göçen çocuklarını tekrardan bir araya toplayabilmek için yegâne dayanağıdır. Antonio hayata gözlerini yumana kadar da ev varlık nedenini sürdürür. Babalarının yasını dahi tutamayan José, Carla ve Vicente, bir yılın ardından satılığa çıkarma düşüncesiyle eve geri döner. Arkalarında bıraktıkları hayatlarına belki de ilk kez çocukluklarının gözünden bakma fırsatı bulan kardeşler için karar ânıdır. Oysa onları yıllar sonra buluşturan ev, belki de anne babalarının hayattayken kendilerine hissettirmeyi başaramadığı değerli bir duyguyu, aile olmanın önemini yeniden hatırlamalarını sağlayacaktır.   Ebeveyn kaybı, yas, anı, hafıza gibi konulara temas ederek aile ilişkilerindeki çıkmazlara eğilen Ev; acı tatlı kırgınlıkların ve anlaşmazlıkların yumağındaki üç kardeşin gözünden, tüyleri diken diken eden, gerçekçi bir anlatıya dönüşüyor. Kırışıklıklar&apos;dan tanıdığımız Paco Roca, dünya çapında övgü toplayan bu ödüllü grafik romanıyla yaşamlarımız boyunca unutamadığımız mutlu anılarımıza nostaljik bir selam gönderiyor; duvarları neyden örülürse örülsün adına ev denen yapının kişisel tarihimiz üzerinde oynadığı önemli rolü gözler önüne seriyor.   “Bugüne dek hep ileriye baktım. Bugünlerde ise ilk kez durup arkama bakıyorum. Kariyer peşinde koşturmaca, bana bir şekilde utandığım köklerimden bir kaçış gibi geliyor. Anlıyor musun?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92902</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10658b7f-a9b6-40c1-a932-f2e5c7246eaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı Ze - Akıntıdaki Yapraklar</image:title>
            <image:caption>Ayı Ze’nin başı sonbahar yapraklarıyla dertte! Mutfağında, kitaplarının arasında, caddelerde en çok da kafasının içinde... Her yerde yapraklar var. Peki, Ayı Ze bu yapraklardan nasıl kurtulacak?
Çocuklara kaygıyla ve olumsuz duygu durumlarıyla nasıl başa çıkabileceklerini anlatabileceğiniz sıcacık bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92903</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8bbaa40-5e63-43cc-8672-60bd2414f736.jpg</image:loc>
            <image:title>Che Guevara’nın Yaşam Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Marx’ın Avrupa’da dolaşan komünizm hayaleti gibi, Latin Amerika’nın ardından bütün dünyada ikonik bir hayalet dolaşıyor: Che Guevara hayaleti.
Che Guevara üzerine çalışan ve hem Guevara’nın kendi kitaplarını hem de hakkında yazılan kitapları çeviren Arjantinli yazar Lucía Álvarez de Toledo’nun titiz bir arşiv çalışması yaparak kaleme aldığı bu eser, Ernesto “Che” Guevara de la Serna’nın 39 yıllık yaşamını okurlarla buluşturuyor. Che Guevara’nın sermayenin emperyalizm ve kolonyalizm bağlamındaki tarihsel biçimi ile bu tarihsel sömürü biçimlerinin nasıl yeniden üretildiğine ilişkin düşünceleri, ABD emperyalizmi düşmanlığı, bürokratizm karşıtlığı ve bu sebepten ötürü Sovyetler Birliği ile yaşadığı anlaşmazlık, Çin ile Küba arasında oynadığı rol de yine ayrıntılarıyla dikkat çekilen hususlardan bazıları. Elinizdeki kitap, Che Guevara hakkında yazılmış en kapsamlı çalışmalardan biri olmakla kalmıyor, Latin Amerika’daki mücadele tarihine ilgi duyan okurlara da detaylı bir kaynakça sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92905</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dd4d1ca-1443-4e00-b4f6-a2947314cabb.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçmasına İzin Ver</image:title>
            <image:caption>Taliban&apos;ın suikast girişiminden kurtulan, günümüzün en etkili kadın aktivistlerinden Nobel Barış Ödüllü Malala’nın babası tarafından yazılmış samimi bir aile portresi
“Bana yalnızca bir kişiye yardım etsem bile bunun küçük bir katkı olduğunu düşünmemem gerektiğini öğretti. (...) Bana bir gelecek verdi, sesimi verdi ve uçmama izin verdi!”
• Malala Yusufzay
Uçmasına İzin Ver, Ziyaüddin Yusufzay’ın Şangla
şehrinde yaşayan küçük bir oğlandan gelenekleri bozan ve feminizmin birçok yönü olduğunu kanıtlayan bir babaya dönüşümünün ilham verici hikâyesi.
Yıllar sonra geçmişine eleştirel bir gözle bakan Ziyaüddin
Yusufzay, Mingora’nın Talibanlaşmasından önceki hayatı
detaylarıyla gözler önüne seriyor. Oğulları Huşal ve Atal Han’ın özgürce uçurtma uçurduğu zamanlardan Birleşik Krallık’ta her şeye yeniden başlamak zorunda kaldıkları günlere kadar tüm yaşadıklarını mizahi ve samimi bir dille anlatıyor.
Okudukça Ziyaüddin ve eşi Tor Pakai’nin, çocuklarını güçlü bireyler hâline getirmeyi uman ebeveynler için benzersiz birer örnek olduğunu fark edeceksiniz. Ziyaüddin Yusufzay’ın çocuklarından öğrendiklerini tüm dünyaya yaymayı umarak kaleme aldığı Uçmasına İzin Ver, çocuk yetiştiren herkesin yüreğine dokunacak bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92906</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a534bd0d-6f81-4640-b834-e6aac3ee06d4.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Şekiller Çıkartma Kitabım</image:title>
            <image:caption>İlk Şekiller Çıkartma Kitabım 
  İçinde 250’den fazla çıkartma bulunan bu harika kitapla şekilleri öğrenmek çok kolay!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92907</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/764545b6-f1dd-41e9-a7f0-8a4588cae9ab.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Renkler Çıkartma Kitabım</image:title>
            <image:caption>İlk Renkler Çıkartma Kitabım 
  İçinde 250’den fazla çıkartma bulunan bu harika kitapla renkleri öğrenmek çok kolay!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92908</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeed5b83-c24f-4975-be2b-e9184664461a.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgar, Bulut ve Kızılkuyruk 3</image:title>
            <image:caption>“Rüzgâr ve Bulut” kitabıyla başlayan Rüzgâr’ın hayatı keşfetme macerası devam ediyor. Rüzgâr bir yandan çevre köylerle yapılacak bir basketbol turnuvası düzenliyor bir yandan da Bulut’la birlikte kurt yavrusu Kızılkuyruk’u hayatta tutmaya çalışıyor. Rüzgâr’ın hayatı keşfetmeye dair sorularına cevap arayışları bu kitapta da devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92909</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3a452f4-cc68-43f9-bfc2-02606b202475.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrılık Üzüntülerin Annesidir</image:title>
            <image:caption>“Gönlünle bakarsan, her yanında ayrılığın hüznünü görürüsün, hüzünden yapılmıştır yeryüzü...”
Dünyaya düştüğü günden beri gözünün yaşı durmaz insanın. Ayrılık, dünyada başımıza gelmiş gelecek diğer tüm üzüntülerin mayasını çalan bir anneye benzer... Bu kitap; kalp atışlarının arasında, öykülerin loş ve buğulu girintilerinden, ayrılık-ölüm-anlam ufuklarına bakarken gözleri kamaşan kelimelerle yazıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92910</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af699ecd-927f-4da5-bc25-b2c20d25803c.jpg</image:loc>
            <image:title>Fotoğrafın Ötesi</image:title>
            <image:caption>İnsan zamanla ve mekânla sınırlıdır. Bunun farkında olduğu için de aklı / kalbi / ruhu ile sonsuzlaşmaya, zamanı ve mekânı aşmaya çalışır. Aslında onun telaşı, içinde yaşadığı dünyada kalıcı olmak isteyişinde değil, bir an önce içinde bulunduğu geçicilikten kurtulma telaşıdır. Ancak bu durumu ölümsüzlük arayışı olarak niteleyip bu dünyayla muallel kılmaya çalışanlar da yok değildir. İnsan geçiciliği ve sonsuzluğu evvela kendinde bilir. Bundan dolayı da dünyadaki ameli bu geçicilik ve sonsuzluk arasında gider gelir. Geçiciliği unuttuğunda sonsuzluğu dünyaya taşımak isterken, sonsuzluğu unuttuğunda da geçiciliği sonsuzluk yapmaya çalışır. İnsan kendi yaşadığı zaman dilimini mutlaklaştırmaya meyillidir. Kendinden öncesi ve sonrası yokmuş gibi yaşar. Sonsuzluk ve geçicilikle ilgili açmazı da buradan kaynaklanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92911</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86da2236-ea66-4400-b96a-a38f8054a72d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelimelerin Seyir Defteri</image:title>
            <image:caption>Büyük ve zengin muhtevalı sözlükleri kamus, okyanus olarak adlandıran bir geleneğe sahibiz. İki kelime de eş mânalı, yani “sinonim”. Okyanus “büyük deniz”, “dünya karasını çevreleyen su kütlesi” demek; muhit ve kamus da aynı anlamda. Sözlükler böyle adlandırılınca kelimeleri de bu uçsuz bucaksız denizde seyreden gemilere benzetmek yanlış olmaz. Kelimeler, dilin engin denizinde sürekli hareket hâlindeler. Bazıları bir zaman bir limana demirlese de bir gün hiç beklenmedik bir şekilde sefere çıkabilir. Unutulmuş sanılan bir kelime birden hayat bulur ve belki de bu ikinci veya kaçıncı olduğunu bilmediğimiz yeni seyrinde daha yaygın bir kullanılışla dile mal olur...
Dille, sözlüklerle, kelimelerle uğraşanlar kelimelerin tarih içindeki seyri konusunda az çok fikir sahibi olurlar. Diller de denizler gibi durağan değildir. Sürekli bir dalgalanma, hareket denizlerin belki de mümeyyiz vasfıdır / belirtici özelliğidir. Durgun sanılan denizin bile hareket hâlinde olduğunu söylemek yanlış olmaz. Ve deniz habire yeni su kaynaklarıyla beslenir.
Kelimelerin engin dil denizindeki seyri elbette merak konusudur. Bugünün insanı günlük hayatta kullanılan bir kelimenin tarih içinde farklı anlamları olabileceğini pek düşünmez. İşte bu değişik anlamları merak etmeye başladığımız andan itibaren o durgun denizin hareket hâlinde olduğunu fark ederiz. Kelimelerin takip ettiği seyir aslında bizim kültür tarihimizin, medeniyet tarihimizin değişimini ve gelişimini anlamamıza, açıklamamıza yardımcı olur.
Uzun yıllar dil üzerine yoğunlaşan, tâbiri caizse ömrünü dil dâvasına adayan, yaptığı çalışmalarla bu hayati konuya sürekli dikkat çeken D. Mehmet Doğan, Kelimelerin Seyir Defteri’nde hepimizi dilimiz üzerinde düşünmeye dâvet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92912</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a90f17eb-01e4-4dc4-b7e2-f1cfcbbd847e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kılıcın ve Kalemin Sultanları</image:title>
            <image:caption>Londra’da icra edilen The Turks (Türkler) adlı bir sergi olmuştu. Serginin hazırlıkları için gelen İngiliz yöneticiye bir akşam yemeği verdik. İngiliz yönetici benim akademisyen kökenli oluşuma vurguyla; sultan şairlerle ilgili bir çalışmanız olduğunu okudum, bunu tam anlayamadım izah eder misiniz, dedi. Ben de, Osmanlı hanedanının güzel sanatlara ilgisini, özellikle de şiire yönelik eserlerini anlattım. Anlayamadı. Benim tekrarım üzerine; ne yani siz şimdi bana Kanuni Sultan Süleyman’ın kendi döneminde işi sadece şairlik olan kişilerle yarışacak düzeyde şiirler yazdığını ve bunların bir kitap olabilecek çapta olduğunu mu söylüyorsunuz, dedi. Ben de; evet, durum tam da böyledir, dedim. Sonrasında toplantı boyunca sadece bu konu konuşuldu ve bunu niye dünya bilmiyor sorusuna tekrar tekrar maruz kaldım.”
Elinizdeki kitap birer şair olan padişahların, şehzadelerin, hanım sultanların fetihlerini, isyanlarını, acılarını, sevgilerini, kaderlerini ve kederlerini yansıtıyor. Önce biz bilelim ki, dünyaya da anlatabilelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92913</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa5bbaa5-e7b2-4df2-a23b-1ec4694be9eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Halk Müziğinin Seyyar Radyosu Aşık Veysel</image:title>
            <image:caption>Âşık Veysel “iki kapılı handa”, “bir dakka miktarınca” yaşadığı ömrünü sazıyla ve sesiyle ebedileştirmiş müstesna bir ozandır. O, Şarkışla’dan dünyaya yükselen bir çığlıktır. Türkü seven ve türkü dinleyen herkesin kulağına bu çığlık mutlaka çalınmıştır. Veysel’in hayatın içinden devşirdiği sade ve gösterişsiz türküler, onun aşk ve merhamet kokan buğulu sesiyle havalanmıştır. Veysel’in şiirlerinde dile getirdiği düşünceler ve sazına aktardığı duygular, Türkiye ortalamasıdır dense yeridir. Bu bakımdan şimdiye kadar farklı meşrep ve eğilimlerden onlarca araştırmacı Veysel hakkında çok şey yazmış, söylemiştir. Veysel hakkında söz söyleyen herkes, bir eksik söylemiş. Bazen eğri söyleyenler de olmuş. Doğrusu Veysel’i anlatmanın ve yazmanın bir sınırı yok. En iyisi, Halk Müziğinin Seyyar Radyosu Âşık Veysel’i herkesin ondan dinlemesidir.
Âşık Veysel’i daha yakından tanımak isteyenler için bu kitap bir kılavuz niteliğindedir.
Prof. Dr. Muhsin Macit</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92914</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe36cce9-0dfb-4590-a4dc-0427670c41e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Erzurumlu Emrah</image:title>
            <image:caption>Erzurumlu Emrah, sanatıyla bu çağı da etkilemiş en önemli ozanlarımızdan biridir. Çıraklar yetiştirmiş; sesi, sözü ve sazıyla kendine has üslubunu günümüze kadar ulaştırmış; aynı zamanda kendi adıyla anılan bir ekolün, Emrah kolunun kurucusu olmuştur. Erzurumlu Emrah, tarikat şairi olduğu kadar yüksek zümre edebiyatının da şairidir. Halk şiirinin Âşıklık geleneği içinde yer alan Emrah, bu özelliğinin yanına Klasik şiir geleneğini de ekleyerek divan tertip edecek seviyede bu şiiri de özümsemiş ender şairlerimizden biridir. Kısaca, sesi sesimiz, sözü sözümüz, türküsü türkümüzdür. Elinizdeki kitapta, bu seçkin şairin; hayatı, eserleri ve sanatı günümüz okuruyla buluşturulmakta; okur, Erzurumlu Emrah’ın anlam dünyasına doğru bir yolculuğa çıkarılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92915</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/930a27a6-316a-4390-829e-4b5bb5699c75.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kuzey Macerası(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Jack London’ın 1900 yılında yayımladığı Kurdun Oğlu adlı derlemenin içinde yer alan Bir Kuzey Macerası,  Homeros’un Odysseia destanını  andıran, zorlu engellerle dolu, çetin ve “dönüştürücü” bir yolculuğun hikâyesidir. Aleut adalarındaki Akatan’da yaşayan kabile reisi Naass, evlendiği gün karısı Unga’yı denizden çıkıp gelen sarı saçlıbeyaz bir adama kaptırır. İki metreyi aşan boyuyla bir devi andıran, “tanrıların dünyanın ilk dönemlerindeki erkekleri örnek alarak kalıba döktükleri” bu adam, Unga’yı sırtına vurduğu gibi gemisine atlayıp oradan uzaklaşmıştır. Naass intikamını almak üzere azılı düşmanının peşinden yollara düşer. Dünyayı dolaşıp bilgi ve görgüsünü artıracağı, macera dolu yıllar  beklemektedir onu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92916</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/208b9788-291e-4f89-83c4-49b2a6f76298.jpg</image:loc>
            <image:title>Mecburiyet(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Savaş karşıtı görüşleriyle tanınan Zweig I. Dünya Savaşı boyunca bu görüşlerini yaymayı kendine misyon edinmişti. Avrupalı ve “dünya vatandaşı” kimliğine büyük değer veren yazar, yapıtlarında savaşın yıkıma uğrattığı “eski dünya”nın değerlerinin kayboluşunu büyük ölçüde dert edinmiştir. Mecburiyet ’in ana karakteri ressam Ferdinand da savaş sırasında askere alınmamak için İsviçre’ye kaçmıştır. Bir gün askerliğe elverişliliğinin tespiti için konsolosluğa davet edildiğinde, karısının şiddet karşıtı duruşuna ihanet etmemesi yolundaki telkinlerine karşın kendini gitmek zorunda hisseder. Görev duygusu, savaş karşıtı düşünceleri ve karısına duyduğu sevgi arasında sıkışıp kalmıştır. Ferdinand her ne kadar “insanlığın ötesinde bir vatanı” olmasa da, “yirmi milyon insanı boğan o zinciri” kıramayacağını düşünür...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92917</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6463e60a-0783-498d-b19b-acd22e7161e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk-ı Memnu(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Aşk-ı Memnu yirminci yüzyıl başında İstanbul’da, Batılı yaşam tarzını benimsemiş bir toplum katında geçen gönül macerasını konu edinir. Her bir karakterin özel bir hayat yaşaması romanın başlıca özelliği sayılır. Öte yandan bunlar tarihimizde bir dönüm noktası olan Batı’ya açılışın insanlarıdır, ama ne kadar Chopin çalsalar, Alexandre Dumas okusalar, redingot giyseler de düşünce ve duyarlıklarıyla bizim insanlarımızdır. 
Halit Ziya Uşaklıgil (1867-1945) Tanınmış Uşakizade Ailesinin üyesi olarak çocukluğu İstanbul’da, ilk gençliği İzmir’de geçti. Eski tarzda Arapça ve Farsça öğrenim gördü. Aydın görüşlü babası Hacı Halil Efendi’nin elinden düşürmediği Hafız-ı Şirazî’nin Divan’ı ile Mevlânâ’nın Mesnevi’siyle yetişti. İstanbul’da yaşadığı yıllarda, Gedikpaşa’da Güllü Agop’un oyunlarını izleme fırsatı buldu. Özel Fransızca dersleri aldı. Yazı hayatı Avusturyalı Katolik rahiplerin yönettiği Mechitariste’de okurken başladı. On beşinde ilk yazısı yayımlandı. İzmir’de tanınan, Fransız edebiyatçı Auguste de Jaba onu Mechitariste’ye hazırlarken bir de roman çevirtti. Okuldan ayrıldığında ilk işi şair Tevfik Nevzat’la Nevruz adlı bir dergi çıkarmak oldu (1884). Ardından Hizmet gazetesini yayımladı. İzmir Rüştiyesi’nde Fransızca öğretmenliği, Osmanlı Bankası’nda çevirmenlik yaptı. 1893’te İstanbul’daki Reji İdaresi’nde başkâtipliğe ve II. Meşrutiyet’in ilanıyla reji komiserliğine getirildi. 1909’da İttihat ve Terakki’nin önerisiyle V. Mehmed’in mabeyn başkâtipliğine atandı. Darülfünun’da Batı edebiyatı ve estetik dersleri verdi. Siyasal görevlerle Fransa, Almanya ve Romanya’ya gitti. Bu yoğun çalışma hayatının içinde yazarlığını da ilerletti. 1896’da Edebiyat-ı Cedide topluluğuna katılıp Servet-i Fünun’da kendisine büyük ün kazandıran romanlarını tefrika etmeye başladı. İlk büyük romanı Mai ve Siyah yayımlandığında büyük ses getirdi. Aşk-ı Memnu, Kırık Hayatlar ve pek çok hikâyesi peş peşe geldi. 1901’de yazarlığı bıraktığını duyursa da II. Meşrutiyet’ten sonra yazmaya devam etti, ancak bu dönem yazdıklarını 1923’e kadar ortaya çıkarmadı. İlk romancılarımız Namık Kemal ve Ahmet Mithat olarak anılsa da edebiyatımız Halit Ziya ile çağdaş romanın gerçek örneklerine kavuşur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92918</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/978a46d5-8f16-47c6-bbc1-b13196a32c58.jpg</image:loc>
            <image:title>Amok Koşucusu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Amok Koşucusu doktor olarak yardıma ihtiyaç duyan bir insana el uzatmanın vicdani yükümlülüğüyle kendi karmaşık duyguları arasında sıkışıp kalan bir adamın hikâyesidir. Hollanda Doğu Hint Adaları’nda görev yapan bir doktor, dara düşüp kendisine başvuran çok zengin bir kadının “yardım” talebini geri çevirir. Zira kadının mağrur ve hesapçı tavrı karşısında büyük bir öfkeye kapılmış, gururuna yenik düşmüştür. Ancak söz konusu olan insan hayatıdır. Kısa süre içinde pişmanlığın pençesine düşer. Kadına yardım etmeyi saplantı haline getiren doktor, Malezya halkında rastlanan bir nevi öldürücü delilik olan hummanın, amokun etkisi altına girer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92919</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d6bd419-36e1-4e93-9f21-930171d52196.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşli Perçem</image:title>
            <image:caption>Muhit Kitap kütüphanesi gün geçtikçe büyüyor.
Mehmet Aycı, yeni kitabında şiirinin duru lirizmini sürdürüyor. Güneşli Perçem kimi yerde hayatın saklı güzelliklerine işaret ederken bazense bize hayatın yalnız acı çekerek anlaşılabileceğini söylüyor.
Üzülünce iyileşen yaralar vardır
Sonra anlarsın bunu, şimdilik büyü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92920</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21c0fd43-fd2b-4039-bdba-365d5c8efa7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Birey Sorunsalından Solun Melankolisine Psikanalizin Marksizmle Yoldaşlığı</image:title>
            <image:caption>&apos;Ve­ri­li kendi ile başı hoş ol­ma­ya­nın hoş­nut­suz­lu­ğu­nu so­run­sal­laş­tı­rıp ken­di­ni kuran ha­ki­ka­te doğru yol alma ça­ba­sı&apos; ola­rak ta­nım­la­mış­tım, psi­ka­na­li­zi -Fre­ud&apos;un Psi­ka­na­li­zi&apos;ni ka­pa­tır­ken. Mev­cu­da iz dü­şü­ren na­mev­cu­dun, bir­ta­kım ema­re­ler­le ken­di­ni gös­te­ren o ha­ya­le­tin, bi­lin­ce mu­sal­lat olan te­kin­si­zin pe­şi­ne dü­şü­len; ku­ru­lu­şun &apos;maddi ta­rih­sel­li­ği&apos; için­den yol alıp şim­di­nin -&quot;va­ro­luş­sal özerk­lik&quot;e hür­met ve he­ves­le- ye­ni­den inşa edil­di­ği bir ya­ra­tı­cı edim ola­rak. Bu ki­tap­ta ise, kav­ruk otlar mi­sa­li tu­tu­şan sev­da­mız­dan, kı­rı­lan ha­yal­le­ri­miz­den, ya­şa­nan­da uç veren me­lan­ko­li­miz­den ha­re­ket­le te­kin­siz(liğ)in pe­şi­ne düşüp ku­ru­cu ha­ki­ka­ti­mi­ze doğru yol al­ma­ya ça­lış­tım. &quot;Ko­mü­nist arzu&quot;nun -bir an­lam­da, &apos;Genç Marx&apos;ın&apos;- ne­re­de/nasıl bas­tı­rıl­dı­ğı­nı an­la­ma­ya. Ma­lu­li­ye­ti­miz­le tımar olup ko­mü­nist ar­zu­yu ayak­lan­dır­ma­ya. De­mok­ra­tik, eşit­lik­çi ve özgür yeni bir dün­ya­nın ku­ru­lu­şu umu­du­nu; inanç, iç­ten­lik ve tut­kuy­la ken­di­ni ger­çek­leş­tir­me ce­sa­re­ti­ni can­lan­dır­ma­ya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92921</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72a268ee-0e15-4559-a247-0980fed5a6fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayın On Dördü Gibi</image:title>
            <image:caption>“Önce bakışınızı değiştirmelisiniz; eğri büğrü, çirkin ve sevimsiz şeyleri güzel görmeyi öğrenmelisiniz.”

İnsanlar her şeyi görmek istedikleri gibi mi görürler? Kusur sandığımız özellikler aslında bizi “biz” yapan şeyler midir? Bakmak ile görmek arasındaki fark nedir?“Güzellik” nedir?

Dış görünüşün bir saplantı haline geldiği günümüzde, insanı “güzel” kılan etkenleri yeniden sorguluyor “Ayın On Dördü Gibi”.

İran’ın dünyaca ünlü yazarı Houshang Moradi Kermani, çocuklara ve gençlere güzelliğin gerçek anlamını etkileyici bir öyküyle anlatıyor. Çevremizdeki olaylara, insanlara, nesnelere bakış açımızın ne kadar önemli olduğunu karikatürlerle vurguluyor.

Çocuk ve genç edebiyatının ödüllü ismi Kermani güzelliğe, hoşgörüye, umuda “bakış”ımızı değiştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92922</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00ca52ac-fbe0-4ce3-80d8-5a1ed0631d95.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunan Dini Düşüncesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın amacı Homeros’tan Aristoteles’e kadar Yunanların dünya, tanrılar, tanrıların insanla ilişkileri, ruhun doğası ve kaderi ve insan yaşamının önemine dair ne düşündüklerini okurun kendi gözleriyle görmesini sağlamaktır. Kitap Yunan yazarlardan mümkün olduğunca önyargısız bir şekilde seçilmiş ve bir çevirinin sahip olabileceği kadar sadakatle çevrilmiş alıntıların bir derlemesidir. Böylece Yunanların o dönemdeki gerçek düşüncesini daha sonraki çağlarda ona atfedilen tüm yorumlardan tecrit etme erdemine sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92923</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdffd8c3-56da-4f14-aea5-12bcb836f8c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Silahşörler</image:title>
            <image:caption>Dartanyan, bir silahşör olabilmek için köyünden ayrılıp Paris&apos;e gider. Fakat şövalyelerin başı olan Mösyö Treville ona şövalye olmak için henüz hazır olmadığını, bunun için önce koruma birliğinde iki yıl çalışması gerektiğini söyler. Dartanyan diğer şövalyelerin maharetlerini görünce Mösyö Treville&apos;e hak verir ve bir şövalye olabilmek için her fırsatta yiğitlik sergilemeye çalışır. 

Bu uğurda hiçbir mücadeleden kaçınmaz ve maceradan maceraya atılır. Fakat hiçbir zaman yalnız değildir, zira kendine kısa sürede Atos, Portos ve Aramis adında, üçü de gözü pek birer silahşör olan, üç can dostu edinmiştir.       Dartanyan ve üç silahşörler, kendilerini kirli saray entrikalarının şekillendirdiği bir dizi maceranın içinde bulurlar. Fakat dostlukları, sadakatleri ve azimleri sayesinde her zorluğun üstesinden gelmeyi başarırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92924</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d7c1689-9764-498c-9c52-89de607d62ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzellik ve Aşkın Şairi Şeyh Galip</image:title>
            <image:caption>Şeyh Galip için, “Klasik şiirin doruğu, modern şiirimizin başlangıcı” denir. Geleneksel şiirimizin onunla zirveye ulaştığını söylemek de mümkün. Şeyh Galip; eskimeyen yeni, yeninin de ilkidir. Gerek irfan düzeyinde gerek estetik düzeyde zirveden ilham almak isteyenler onun şiirine müracaat etmektedir. Divan şiiri onunla yenilenmiş, onun oluşturduğu yeni, sonraki bütün yenilerin kaynağı olmuştur.
Nazım Hikmet’in tercüme ettiği Şeyh Galip şiirini defalarca dinleyen Mayakovski, “Bizim ulaşmak için çırpınıp durduğumuz şiir idealine meğer sizin eski şairleriniz çoktan ermişler.” demekten kendini alamaz.
Böylesine içli bir sesin hayatını, şiirlerini ve zirve eseri Hüsn ü Aşk’ı günümüz okuru için kaleme alan Doç. Dr. Recep Demir şairin dünyasını bugünle, bugünü de şairin dünyasıyla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92925</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7ef8bfa-f876-44ef-8946-09bdcec62ca1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dönemin Tanığı</image:title>
            <image:caption>“… Sabaha karşı gizlice eşeği ahırdan çıkartarak takılmıştı kasabaya giden bir-iki köylünün arkasına. Ailesi okumasını istemiyordu. Sınav yola çıktığı günün ertesi günüydü. Her elini kolunu sallayanın gelince sınava girebileceğini sanacak kadar çocuk yaştaydı. Hafik kazasına vardıklarında bir dizi sürpriz beklemekteydi onu. Başvuru dönemi geçmişti. Nüfus cüzdanını sordular; yoktu. Hafik ilköğretim Müdürü Gaffar Beyin yanına gitti. Gaffar Bey başvuru döneminin geçtiğini ama babasının gelmesi halinde ona bir şans verebileceğini söylemişti. Dilinin vardığınca derdini anlattı Gaffar Beye. Çocuğun çaresizliği ve tutku derecesindeki okuma isteği Gaffar Beyi derinden etkilemişti. Bir not yazıp Aziz’i Hafik Kaymakamına gönderdi. Hafik kaymakamı konuya vakıf olunca, nüfus cüzdanını çıkarttırması için nüfus memuruna gönderdi Aziz’i. Nüfus memuru yanından velisi olmadığı gerekçesiyle onu geri çevirmişti. Aziz vaz geçmek niyetinde değildi. Tekrar Kaymakama çıktı. Kaymakam Aziz’in yanına bir görevli vererek tekrar onu nüfus memuruna göndermişti. Beraber, köyden birlikte geldikleri köylülerden birini kasabadan bulup, şahit olarak yanlarına alarak nüfus memurunu ikna etmiş ve nüfus cüzdanını çıkarttırtmışlardı. Nüfus cüzdanı tamamdı artık. Ertesi gün büyük bir heyecanla yazılı sınava girmiş ve başarıyla Pamukpınar Köy Enstitüsünde oluma hakkını kazanmıştı …”
Bu kitap köy enstitüleri uygulaması sayesinde okuyabilen ve üst düzey bürokraside görevler üstlenen bir köy çocuğunun hayatı üzerinden yakın dönem Cumhuriyet Tarihine ışık tutmak amacıyla kaleme alınmıştır.
Gülen Elmas Arslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92926</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd3f6819-6749-4ec2-8816-6c7c9f3c05a3.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam&apos;ın Doğuşunda Muhammed ve İnananlar</image:title>
            <image:caption>Bu eserde İslam dininin oluşum süreci, yaygın olarak kabul görmüş olan geleneksel indirgemeci ve idealleştirici anlatılara meydan okuyan bir tarzda ele alınmaktadır. Burada yer verilen tezlerde, Hz. Muhammed apayrı ve özgün bir dinin kurucusu olarak değil, tevhit inancına bağlı herkesi bir araya getiren ekümenik, kapsayıcı bir hareketin, “İnananlar Hareketi”nin lideri olarak sunulurken dışlayıcı bir kimlik olarak Müslümanlığın, tarihsel süreç içinde nasıl şekillendiğine dair kayda değer bir perspektif ileri sürülür. Fred M. Donner, bu çalışmasında, İslam’ın oluşum dönemindeki birçok tarihsel veriyi teolojik kaygılara dayanan veya maddi koşullara aşırı önem atfederek manevi motivasyonu göz ardı eden yaklaşımlarla anlamlandırmak yerine, başlıca tarihsel kaynak olarak her şeyden önce Kur’an’a başvurmakta ve klasik döneme ait kaynakları da eleştiriye tâbi tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92927</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15312705-e85c-4c4a-9756-5c8ab82f6f50.jpg</image:loc>
            <image:title>İşletmecilikte Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>Çevrenin ve teknolojinin hızla değiştiği günümüzde, işletmeler bu dönüşüme ayak uydurabilmek için kendilerini dönüştürmekte ve hızla dijitalleştirmektedir. Geleneksel iş yapma usulleri ve bakış açıları yerini yeni dünya düzeni ve kurallarına uygun yeni yöntemlere bırakmıştır. Baş döndürücü teknolojik gelişmeler, bireylerin, yöneticilerin ve işletme sahiplerinin bakış açılarını, işletmelerin işleyişlerini ve piyasa yapılarını da değiştirmiştir. Bu doğrultuda, elinizdeki kitabın amacı, öğrenci, yönetici, girişimci, akademisyen ve konuyla ilgilenenlerin, işletmecilikteki bu dönüşümü anlayabilmesi ve farklı bakış açıları geliştirebilmesine yardımcı olmaktadır. Kitap, finansman, üretim yönetimi, muhasebe, denetim, pazarlama, yönetim ve organizasyon gibi işlemecilik alanındaki güncel bölümlerden oluşmaktadır. Çalışmada emeği geçen tüm akademisyenlere teşekkür ederiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92928</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/213d2994-d0fb-4cff-a089-53e168959c55.jpg</image:loc>
            <image:title>Soğuk Savaş Dönemi Türkiye&apos;sinde Antikomünizm ve Antiemperyalizm Algısı</image:title>
            <image:caption>Soğuk Savaş, İkinci Dünya Savaşından sonra ABD ve SSCB arasında başladı. Her ne kadar İkinci Dünya Savaşında aynı blokta yer alsalar da aslında kapitalist ABD ile komünist SSCB’nin politik ve ekonomik sistemleri birbirine zıttı. Dünya Hâkimiyeti için kendilerine müttefik bulmak isteyen bu iki farklı ideoloji, silahlardan ziyade daha çok siyasi ve ekonomik yönden propagandayla nüfuzlarını arttırmayı tercih etti. Kapitalist bir devletin özellikleri arasında serbest pazar ekonomisi ve parlamenter demokrasi vardı. Hükümetler serbest ve açık seçimlerle, ”demokratik” olarak seçilme imkânına sahipti. Genellikle ifade özgürlüğüne değer verilirken, ekonomi büyük ölçüde devlet kontrolünden uzaktı. Buna karşılık, bir “komünist” devlet olan SSCB merkezden yönetilirken; ekonominin ve toplumun kontrolü kesinlikle Komünist Parti önderliğindeki Hükümetin elindeydi. Yani en azından dönem boyunca yapılan propagandalar bu şekildeydi. Peki, iki farklı özelliğe sahip devletin başı seçtiği ve neredeyse dünyadaki hiçbir devletin kaçınamadığı bu süreçte Türkiye’nin seçimlerine etki eden unsur neydi: ekonomi mi politika mı güvenlik mi yoksa kültür mü? Türkiye’de Soğuk Savaş boyunca yaşanan tartışmaları ya da seçimleri ne derecede gerçekten ideolojiler belirledi? Elinizdeki kitap bu sorulara yanıt vermek için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92929</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8206b82d-682c-4043-b9b0-2dc8d7cbfd51.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Pan</image:title>
            <image:caption>Dadılarının bir anlık ihmalkârlığı sonucunda bebek arabalarından düşen çocuklara ne olur? Eğer bulunamazlarsa onları Peter Pan alır ve Var Olmayan Ülke&apos;ye götürür. Bu adada tüm çocukların hayal ettiği her şey vardır; Kızılderililer, korsanlar, periler, deniz- kızları ve daha neler neler. Kayıp Alanların lideri ve koruyucusu olan Peter Pan, adada kalan her çocuğun istediği her şeyi sağlar ama tek bir eksiklikleri vardır, anneleri yoktur ve çocukların en büyük hayali onlara annelik yapacak bir kızın adaya gelmesidir. Bir aksam Peter Pan, Wendy ve kardeşleri John ve Michael&apos;ın kaldığı odaya gelir ve hiçbir zaman büyümeyen ve büyümek istemeyen Peter, üç kardeşi alıp Var Olmayan Ülke&apos;ye uçarak gideceklerini söyler ve tüm macera işte bundan sonra başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92930</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9461c76f-512f-40c1-b4a5-6c1751e1a452.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne 6 – Ingleside</image:title>
            <image:caption>“Şükürler olsun ki hayallerimizde ekonomik olmamıza gerek yok.” 
 
Kimsenin  gelişini çılgınca bir sevinçle karşılamadığı Gilbert’ın halası Mary Maria,  Anne ve Gilbert’in beş çocuklu ve oldukça koşuşturmalı hayatına misafir olur. “Hoş geldiniz efendim!” 
Çocukların büyüme yolculuğunda, Anne’in anlayışlı ve sevecen yardımcısı Susan sayesinde atlattığı annelik stresine bir de sivri dilli Mary Maria da eklenince işler hiç de kolaylaşmayacaktır. Üstelik, Anne’in bir derdi daha vardır: Büyük aşkı Gilbert’ın onu eskisi kadar sevmediğinden şüpheniyordur! Evet biraz daha yaşlı olabilir ama yine de ilk günkü heyecanını, hayalperestliğini ve güzelliğini koruyan Anne, sevgili kocasını kendisine yeniden âşık etmeye hazırdır! Anne’in kalabalık ailesi, burnu havada misafiri ve kafasına konuşlanan endişeleriyle Ingleside’da işler iyice karışıyor! 
Uçuk, kaçık ve bir o kadar hayalperest Blythe ailesinin; neşe ve macera dolu hayatının çatlak bir misafirle taçlandığı Yeşilin Kızı Anne serisinin altıncı kitabı Ingleside’a  konuk olup bu maceraya siz de ortak olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92931</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ede7b04-0e3a-4ef1-96c9-d1b16baedfac.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne 8 – Rilla</image:title>
            <image:caption>Bir an bile şüphe duyma, Rilla. Çünkü sadece yaşayanlar değil, ölüler de bizimle savaşıyor. 
 Böyle bir ordu yenilemez.” 
 
Yeşilin Kızı Anne serisi sona eriyor! Anne ve Gilbert’ın çocukları büyümüş ve küçük kızları Rilla artık gençliğe adım atmıştır. Genç ve yakışıklı Kenneth Ford’da ilk aşkı henüz tatmaya başlayan Rilla için işler sarpa sarar. Neşe ve huzurun eksik olmadığı kasabalarına uğrayan I. Dünya Savaşı Blythe ailesini özellikle de Rilla’yı zorlu bir sürecin eşiğine getirir. Anne ve Gilbert’ı zor günler beklemektedir. Kasabadaki tüm gençlerin, Rilla’nın kardeşlerinin ve ilk aşkının savaşa gitmesiyle geride kalanlar, cephedekilere yardım etmek için çok çalışırlar. Savaşın getirdiği mücadele ve ailenin bir arada kalma mücadelesinin yanı sıra ilk gençliğinin en güzel zamanlarında savaşın  getirdiği derin hüzünle baş başa bırakılanların hikâyesini okuyacaksınız. Adını Anne’in biricik Marilla’sından alan Rilla’nın hikâyesi bu:Buruk ve bir o kadar neşeli… 
Yeşilin Kızı Anne serisine veda ederken savaşın ortasında kalan Rilla Blythe’ın büyüme yolculuğuna tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92932</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0246709-12d3-4b7d-9053-270af40ef9b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne 7 – Gökkuşağı Vadisi</image:title>
            <image:caption>“Hayatımızın bittiğini düşünmek asla doğru değildir. Hikâyemizi bitirdiğimizi sandığımız anda kader yeni bir sayfa çevirebilir ve bize başka bir bölüm daha gösterebilir.” 
 
Evliliklerinde on beş yılı deviren Anne ve Gilbert Blythe, Avonlea’da büyükanneleri Marilla tarafından şımartılan altı haşarı çocuğuyla St. Glen Mary kasabasına döndüklerinde kendilerini bekleyen büyük bir sürpriz vardır. Kasabanın yeni sakini Rahip John Knox Meredith ve beraberinde getirdiği çocukları Una, Jerry, Faith ve Carl! Babalarının dalgınlığından faydalanan bu afacanlar kasabanın diğer çocuklarıyla da birleşerek el birliğiyle St. Glen Mary’de büyük olayların fitilini ateşleyecek ve kasabanın altını üstüne getireceklerdir. 
Büyük olayların ve maceraların karargâhı konumunda olan Gökkuşağı Vadisi, bir grup çocuğun kasaba halkına yaşattığı komik bir o kadar da eğlenceli hikâyenin yetimhanede yaşayan Mary ismindeki kızla tanışmalarıyla hüzünlü bir havaya bürünür. Böylelikle Gökkuşağı Vadisi büyük dostlukların filizlendiği bir yer hâline gelir. 
Afacan, hesapsız ve bir o kadar uçarı Meredith ve Blythe ailesinin çocukları, Mary’i yetimhaneden kaçırma planlarıyla Gökkuşağı Vadisi’ni epey hareketlendirecek gibi duruyor, ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92933</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eaab596d-86d1-421b-8f7b-040ba6cb7a35.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkırın Atları Yaman Ölür</image:title>
            <image:caption>Zeki Bulduk, Bozkırın Atları Yaman Ölür adlı kitabında okuru at üstünde bir gezintiye çıkarıyor. Anadolu’nun köyleri arasında yaptığı gezintide bu toprakların dertlerini, sıkıntılarını ve tanış olduğumuz hikâyelerini kaleme alıyor. Farklı öyküler arasında ortak anlam bütünlüğü de kuran yazar, yolculuğun sonunda tesirini sürdürmektedir. Muhit Kitap, bu yolculuğa tüm okurları davet ediyor.
“Yaralar mı kabuk bağlar yoksa üst üste yenilgiler mi insana acılarını unutturur”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92934</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0094ac31-5a4d-4f6f-914f-4b3239e5266a.jpg</image:loc>
            <image:title>Endülüs: Direniş Ve Soykırım</image:title>
            <image:caption>Ulu İslam ülkesi Endülüs, acı bir soykırıma maruz kaldı. Bu soykırım daha ilk anlarda mersiyelerle yüreklere kazındı. Annelerle çocukların arası, ruhlarla bedenlerin ayrılışı gibi açıldı. Muhteşem medeniyet, ince ve zarif üslup Haçlılar tarafından yok edildi. Bütün soykırımları unutturan bir büyük soykırım yaşandı, kutlu Endülüs’te. İstanbul, onlar için ümidin ve kurtuluşun şehriydi. Sultanlara ulaştılar, sultanlar da devrin şartlarında deniz yoluyla onların imdadına koştu. Bu kitap; Endülüs’ün başına gelen ve halen yürekleri sızlatan felaketin siyasi, iktisadi, dinî ve kültür boyutunu etraflı bir şekilde açıklıyor. İspanya ile Osmanlı arasındaki ilişkiler ortaya konuluyor. İspanya’nın arkasındaki Haçlı ittifakına işaret ediliyor; Yahudilerin ve Hristiyanların durumu da ele alınıyor. Endülüs; ilmiyle, irfanıyla, şiiriyle, mimarisiyle, adaletiyle, diğer dinlere gösterdiği güleryüzüyle bir İslam ve insanlık medeniyetiydi; işte bunu yok etmek istediler. Sahanın önde gelen akademisyenlerinden Prof. Dr. Lütfi Şeyban, bu kıymetli eserinde devrin kaynaklarından hareketle, Endülüs’ün başına gelen katliamın bütün boyutlarını ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92935</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/577ad8f5-1952-4e5e-9539-ba4f981f21a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydınlanma Nedir?</image:title>
            <image:caption>Aydınlanma sorusu Kant’ın sorduğu ve cevap aradığı bir konudur. Michel Foucault derslerinde ve birçok yerde yaptığı konuşmalarda Kant’ın sorusuna değinmektedir. Burada ele alınan “Aydınlanma nedir?” sorusu bu çerçeve içinde oluşmuştur. Bir yandan disiplin toplumu üzerine düşünmekte, diğer yandan ise “doğruyu söyleme” cesaretini birlikte ele almaktadır. Foucault bunu “hakikat oyunları” olarak adlandırmaktaydı. Bu adlandırma Foucault’nun kavramsallaştırdığı bu bakıştır. Bir bakıma, içinde yaşadığımız toplumların ana sorunlarından biri haline gelmektedir: Adalet ile hukuk ve gerçek arasındaki ilişkinin ve sıkı bağın, bugünkü toplumda çözülmeye başladığını izlemek bir mesele olarak karşımızda durmaktadır. Foucault’nun henüz 1980’li yılların ilk yarısında düşündüğü bu durum, bir yandan “kendini tanıma” diğer yandan ise “kendiliğin endişesi” olarak birbirlerinden ayrılmaktadır. Foucault, Sokratesçi “kendini tanıma” düşüncesinden Eski Yunan ve Roma toplumlarında gitgide yeni bir bakış olarak “kendiliğin endişesinin” oluşmaya başladığını birçok kez vurgulamıştır. Bu geçiş, aynı zamanda, toplumsal olarak politika ile profesyonel alana ait bir politika arasındaki ayırımda görünürlük kazanmaktadır. Kant’ın sorusu, “Aydınlanma nedir?”, hem egemenlik hem de cesaret ile buluştuğunda parrhesia ile birleşmektedir: Doğruyu söylemek veya başka türlü bir şekilde formüle edersek, doğru bildiğini söylemek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92936</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d038cc21-7f78-4034-833a-124e37737234.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul&apos;da Rock Hayatı</image:title>
            <image:caption>90’lı yıllarda İstanbul’da, bir dönemin ruhu ve heyecanı, farklı yaşam biçimi ve kültürüyle belleklerde iz bırakmıştır. Kadıköy (Akmar Pasajı), Beyoğlu ve Bakırköy’de “yeni sosyallik” arayışının gözde mekânlarında kümelenen gençler, aykırı sayılabilecek bir “duygu dünyası”nı temsil ediyorlardı. Giyimleri, beğenileri ve tercihleri genel kalıpların dışındaydı ve aileleri tarafından her zaman kabul görmüyorlardı. Ancak onlar için kendi ikonlarının, sembollerin ve isimlerin peşinden gitmek daha önemliydi; müzik gruplarının son kasetleri, posterler, siyah kıyafetler, dar jeanler ve t-shirt’ler ilk sırada geliyordu. Ve tüm kısıtlı imkânlara rağmen bunları edinebiliyorlardı. Rock, Punk, Heavy Metal, Thrash, Death, Grunge vb. gruplara dâhil olan bu gençler, katı bir sistemin içinde kendi ütopyalarını ve yaşam alanlarını yaratmışlardı. Stüdyo İmge, Rock Dünyası, Rock Kazanı, Laneth, Çalıntı, Garaj vb. çıkardıkları dergilerde, bu altkültürün zengin ve marjinal yansımaları fazlasıyla görülür. İstanbul’daki gençler, kendilerine özgü muhalif bir tarz oluştururken aynı zamanda parçalı bir toplumda, kendi etik ve estetik değerlerini de ortaya koymuşlardı. Kitap bir dönemi okumak adına bu alanda yapılmış ilk sosyolojik çalışma özelliğinin yanında içeriden bir bakışla ve “gençlerle” yapılan sansürsüz söyleşilerle 90’lı yılların rüzgârını doğrudan günümüze taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92937</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d80e8c00-b2bc-47ce-8d53-a5c6ceda21f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizm Ve Pop Kültür</image:title>
            <image:caption>Kapitalizm ve Pop Kültür adlı çalışma yazarın Armağan ve Minör Politika kitaplarının bir devamı niteliğinde. Armağan kapitalizmin işsizlik krizine yeni çıkış yollarını gösterirken, Minör Politika ise, bu noktadan itibaren meselenin toplumsal yönüne politik bir bakış açısı sunmaktaydı. Bu kitap ise, toplumlardaki ekonomik çelişkileri sergilerken, kapitalizmin kültürel açıdan popüler kültür alanına yaslandığını iddia ediyor. Kapitalizmin işleyişi bakımından Pop Art’ın modernliği ile Rönesans’ın geç dönemi arasında paralellik kuruyor. Kültürel alanının belirleyiciliğini irdeleyerek, devlet ve savaş makinesi arasındaki ilişki üzerinde duruyor. Batı kapitalizminin Doğu’yu ekonomik ve kültürel olarak tahakküm altına aldığı 19. yüzyıldan 20. yüzyıla batılı, doğulu veya güneyli toplumlardaki sosyal ilişkilerin direnme modellerini sorguluyor, aralarındaki yakınlıklar üzerine eğiliyor. 
Kapitalizm ve Pop Kültür Fourrier’den Proudhon’a ve Marx’a onların yeni bir okumasını yapan ve günümüz toplumsallığını ele alan Derrida, Deleuze, Guattari, Hardt ve Negri gibi isimlerle birlikte Said sonrası postkolonyal söylemi de tartışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92938</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5425bd2b-3b9d-438a-bf89-3fb2b50c38cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavgam</image:title>
            <image:caption>“Eğer Kavgam’ı ciddiye alıp okusaydık, 
II. Dünya Savaşı’nın çıkmasına engel olurduk!” 
Winston Churcill 
İngiltere Başbakanı 
 
Adolf Hitler, Doğu’nun sosyalizmine, Batı’nın kapitalizmine karşı kendi politik sistemi olan “Nasyonel Sosyalizm”i öne sürmüş ve kendi politik kuramlarını bu kitapta en ince ayrıntılarına kadar anlatmıştır. 
Bir süre cezaevinde kalan Hitler, kendi düşüncelerini yaymanın ve etrafında kitleler toplamanın en basit yolunun bir kitap yazmakla olacağını düşünmüş ve dört buçuk yılda kitabını tamamlayarak diktatörlüğü yolunda en büyük adımını atmıştır. 
Ona göre I. Dünya Savaşı’nın kaybedilmesinin en büyük nedeni propaganda eksikliği idi. “Kavgam” bu eksiklikten bahsederken aslında, Adolf Hitler’in en büyük propagandasını yapıyordu. 
“Tam metin” olarak sizlere sunulmuş bu kitap; bir zamanlar milyonlarca insanın hayatına mal olan bir diktatörün doğuş hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92939</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc382aca-30c0-4274-abfe-c5a057e2be3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağu Tasındaki Bal</image:title>
            <image:caption>“Kitabın, göz açıcı eleştirinin, kılavuzluğu makbul takdirin, okuma, öğrenme ve paylaşma sevgisinin yer aldığı yirmi yazı var bu kitapta. Bazısı epeyce ağırbaşlı, bazısı fazlasıyla muzip. Kimisinde hatıra, kimisinde sohbet edası baskın. Tarihin farklı burçlarından selam çakanlar da var, güncelin pazarındaki çığırtkan esnafa el ense çekenler de. Hepsinin emirberi, samimiyet elbette. Yirmi mevzunun mayasına saklanmış, yirmi damla bal. Bulduysak, kovanımız yağma olsun.”
Şiirleri ve tarihî romanlarıyla dikkati çeken Ali Emre, Ağu Tasındaki Bal’da içten ve canlı bir anlatımla ördüğü denemeleriyle selamlıyor okuru.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92940</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e7fcf21-9639-4d61-82f4-bc9a7cbbe272.jpg</image:loc>
            <image:title>Tabut</image:title>
            <image:caption>Yaklaşık 36 gün, 17 saat, 38 dakika, 46 saniyedir hıçkırmıyorum. Bu beklediğim girdabın belirtisi, belki de gösterişli bir başlangıcı olabilir. Zaten çoğu insan da böyle ölürmüş, hıçkırık yetmezliği… Öyle söylerdi Bıçakçı Cemil, alay mı ederdi yoksa sahi mi söylerdi hiç bilinmezdi. Fakat büyük bir maharetle “zır zır” diye bilerdi boydan boya bıçakları. Nereden bilsin Bıçakçı Cemil, bilediği 24 düzine bıçağın arasından birisi, kalkıp da karısını delik deşik etsin. Şimdi bıçakçı Cemil olsaydı çiçekçi Cemil, yüzlerce gül arasından birisi mi öldürecekti kadını? Bu aralar köşeme çekilip daha sık sorgulamaya başladım ihanetleri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92941</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edcba01b-97f6-424e-a82b-b9da26a1bf01.jpg</image:loc>
            <image:title>Işıltı 3 - Perde</image:title>
            <image:caption>Işıltı serisinde savaş kızışıyor... Aksiyonun dozu artıyor. 
Luce Reynolds’un zihnini görebiliyordu ve çok şaşırdı. Kusmak istedi. İğrençti! En az annesi kadar iğrençti. 
 
“O benim kız kardeşim. İkimiz de Edward Grayson’ın çocuklarıyız!” dedi Reynolds. 
 
Hepsi çok şaşırmıştı. Özellikle de Lucinda şok olmuştu. Bir kardeşi olabileceğini hiç düşünmemişti. Tekrar kurduğu kalkanını paramparça ederek zihnine daldı ve darmadağın ederek her şeyi gördü. İğrençti! Zihnindeki her şey iğrençti! Herkese aktarıyordu gördüklerini. Takıntılı bir sapıktı ve annesi olacak psikopat, onu kendi kardeşiyle evlenmesi gerektiğine ikna etmişti. Herkes onu iki milyon parçaya ayırmak isteyecek kadar tiksinmişti gördükleri yüzünden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92942</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/695080a1-1d81-410b-bca6-3518d75c6578.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Çizgileri</image:title>
            <image:caption>Düşünmeye cesaret etmek ve düşünmeye zahmet etmek... Cesarette sorun yok, sorun zahmette! Bu kitap bir çağrı; gerçek âlemden sanal âleme kadar her yerde ve her anda düşünceye çağrı, düşünmeye çağrı… Düşünmeye cesaret etmenin ötesinde, ezberleri tekrar eden zihinsel konfor ekosistemini terk edip düşünsel zahmete, gayrete çağrı. Bu bağlamda, Zihin Çizgileri felsefî, hikemî, irfânî hatlar çizerek ilerledi. Zihnin rahat döşeğinden kalkarak varlık felsefesinden şehir felsefesine kadar gelişen bir yelpazede zihin ufuklarını taramaya çalıştı. Ahlâktan adalete, özgürlükten demokrasiye, jeopolitikten teopolitiğe kadar pek çok kavramın anlam evrenini dolaştı ve elinizdeki bu eser ortaya çıktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92943</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc141ebd-3f20-4a74-9ffd-4c1df0446caf.jpg</image:loc>
            <image:title>Şekillerin Oyunu</image:title>
            <image:caption>Hippo, yeni eğitim öğretim dönemini çocuklar için geometriyi eğlenceli bir hale getiren bir kitapla karşılıyor. 
Birbirine hiç benzemeyen ama birbirinden hiç ayrılmayan dört arkadaş: Karel, Dükdörtgen, Güçgen ve Zaire. Günleri türlü oyunlar oynayarak geçiren bu dört arkadaş bir gün yepyeni bir şey yapmaya karar verdi. Yeni oyunlarını, oyunun kurallarını kendileri belirleyecekti. Her birinin biricikliği bu yeni oyuna farklı bir boyut katacaktı. 
Oyunu birlikte oynayınca herkesin hem eğleneceğine hem de kazanacağına değinen Şekillerin Oyunu, tecrübeli kalem Raşel Maseri’nin sözcükleri ve Eda Çağıl Çağlarırmak’ın yenilikçi çizgileriyle renk buluyor. Kitap 6 yaş üstü çocuklara hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92944</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31632e4b-f512-46c8-a6bd-cd9556a1b6cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Roman Kahramanları</image:title>
            <image:caption>Kadın Roman Kahramanları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92945</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce79312a-7728-44f3-b524-4bbda1634874.jpg</image:loc>
            <image:title>Petrol Arama ve Üretim Sektöründe Finansal Konular</image:title>
            <image:caption>1.Petrol Arama Ve Üretim Faaliyetleri Ve Anlaşma Yapilari 
1.1.Petrol Sektöründe Faaliyetler 
1.2.Dünyada Ve Türkiye’de Petrol Faaliyetleri 
1.3.Petrol Sektöründe Şirket Yapılanmaları 
1.4.Uluslararası Petrol Arama Ve Üretim Faaliyetlerinde Anlaşma Yapıları 
2.Petrol Arama Ve Üretim Faaliyetlerinde Giderler, Muhasebe Ve Vergi 
2.1.Petrol Arama Ve Üretim Sektöründe Giderlerin Sınıflandırılması 
2.2.Petrol Arama Ve Üretim Faaliyetlerinin Muhasebe Yapısı 
2.3.Petrol Hakkı Sahipliğinin Devri Ve Muhasebesi 
2.4.Petrol Arama Ve Üretim Firmalarının Finansal Tablo Dipnotları 
2.5.Petrol Arama Ve Üretim Sektörü İçin Türkiye’de Vergi 
3.Petrol Arama Ve Üretim Faaliyetlerinde Sermaye Yapisi, Petrol Fiyat Riskinden Korunma Ve Borçlanma Alternatifleri 
3.1.Petrol Arama Ve Üretim Faaliyetlerinde Sermaye Yapısı Ve Sermaye Yapısını Etkileyen Faktörler 
3.2.Petrol Fiyat Riskinden Korunma 
3.3.Borçlanma Alternatifleri 
4.Petrol Arama Ve Üretim Faaliyetlerinde Sermaye Bütçelemesi 
4.1Yatırım Kararlarında Sermaye Bütçelemesi 
4.2.Petrol Arama Ve Üretim İşletmelerinde Örnek Sermaye Bütçelemesi (Geleneksel Yöntem Ve Monte Carlo Simülasyonu Ile Ms Excel Crystal Ball Programı Kullanılarak Kapsamlı Duyarlılık Analizi) 
4.3.Örnek Sermaye Bütçelemesi (Ms Excelde Kısıtlı Duyarlılık Analizi)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92946</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61eb495c-928e-44f5-92f7-566bd4917c54.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyada Türk Dizileri - Ulusal Kimlik Tartışmaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.Bulgar Ulusal Kimliği Versus Türk Televizyon Diziler 
2.Gürcistan‟da Türk Dizileri 
3.Popüler Kültür ve Ulusal Kimlik: Bosna Hersek‟li Üniversite Öğrencileri Üzerinde Muhteşem Yüzyıl Dizisine Yönelik Bir AraĢtırma 
4.Gelenek ve Modernite Bağlamında Türk Dizilerinin Fas‟taki Etkileri: Kadın Ġzleyiciler Üzerine Bir AraĢtırma 
5.Afgansitan‟da Kurtlar Vadisi Dizisi ve Modern Halk Masalı Kahramanı Olarak Polat Alemdar 
6.Kültürel Diplomasi ve Diziler: Türk Dizilerinin Yabancıların Türkçe Öğrenimine Katkısı 
7.Milliyetçi-Muhafazakâr Muhayyilede Kanuni: „Muhteşem Yüzyıl‟a Yönelik Tepkilere Dair Bir Okuma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92947</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71c3f1c0-cd89-464e-8674-694fdc2d3cd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekstil Firmalarının Mali Başarı Durumları Açısından Tüketicilerin Pazarlama Faaliyetlerine İlişkin Algıları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.Mali Başarisizlik Tahmininin Önemi, Mali Başarisizliğin Ölçülmesi Ve Türk Tekstil Sektörüne Genel Bakiş 
1.1.Mali Başarısızlık Tanımları 
1.2.Mali Başarısızlığın Ölçülmesi Için Yapılan Çalışmalar 
1.3.Türk Tekstil Sektörüne Genel Bakış 
1.4.Mali Başarısızlık Tahminlerinin Türk Tekstil Sektörü Için Önemi 
2.Mali Başarisizlik Ile Pazarlama Faaliyetleri Ilişkisi 
2.1.Pazarlama Karması Tanımı Ve Elemanları 
2.2.Ürün Kararları Ve Mali Başarısızlık Ilişkisi 
2.3.Fiyat Kararları Ve Mali Başarısızlık Ilişkisi 
2.4.Dağıtım Kararları Ve Mali Başarısızlık Ilişkisi 
2.5.Tutundurma Kararları Ve Mali Başarısızlık Ilişkisi 
3.Tekstil Firmalarinin Mali Başari Durumlari Açisindan Tüketicilerin Pazarlama Faaliyetlerine Ilişkin Algilari</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92948</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65783a43-8970-48d7-9d2a-548affe9abf7.jpg</image:loc>
            <image:title>İmalat Sektöründe Finansal Performans ve Etkinlik Değerlemesi - BIST 50 Endeksi Uygulaması</image:title>
            <image:caption>1.Performans Ve Finansal Analizin Kavramsal Çerçevesi 
1.1.Performans Kavrami 
1.2.Performans Ölçme Ve Gerekliliği 
1.3.Performans Ölçümünün Rolü 
1.4.Performans Değerlendirmesi Ve Önemi 
1.5.Performans Değerlendirme Sistemi 
1.6.Performans Değerlendirme Süreci 
1.7.Performans Değerlendirmenin Faydalari 
1.8.Performans Yönetimi 
1.9.Performans Denetimi 
1.10.Performans Ölçütleri/Göstergeleri 
1.11.Finansal Performans Analizleri Için Gereksinim Duyulan Veriler 
1.1.Finansal Analiz Kavramı
1.13.Finansal Analizin Amacı
1.14.Finansal Analiz Türleri 
1.15.Finansal Analiz Teknikleri 
2.Verimlilik Ve Etkinliğin Kavramsal Çerçevesi 
2.1. Üretim Siniri (Üretim Fonksiyonu) 
2.2. Verimlilik Kavrami 
2.3. Verimliliği Etkileyen Faktörler 
2.4. Verimliliğin Bağli Olduğu Değişkenler 
2.5. Verimlilik Türleri Ve Verimliliğin Farkli Açilardan Değerlendirilmesi 
2.6. Verimlilik Ölçümü 
2.7. Verimlilik Göstergeleri 
2.8.Etkililik Kavrami 
2.9.Etkinlik Kavrami 
2.10.Etkinlik Türleri 
2.11.Etkinlik Ve Verimlilik Ilişkisi 
2.12.Etkinlik Ölçme Yöntemleri 
3.Bulanik Topsis Ve Bulanik Veri Zarflama Analizi Yöntemleri Ile Bist’te Faaliyet Gösteren Işletmeler Üzerine Performans Ve Etkinlik Değerlemesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92949</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a75b0218-a1fe-4d49-bca3-d880215fd7f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralasar - 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ve ben bugün biraz daha ölmüştüm fakat hiç ağlamamıştım. O, sırtıma dört kırbaç vurduğunda bile tek bir damla gözyaşı dökmemiştim. Gözlerim doluyor ama gözyaşlarım gözlerimin çukurundan akmıyordu. 
Her darbeyle gözyaşlarım kuruyup kalıyordu. Hayır, ben ağlayamıyordum. Alaz Altuğ Sipahi 
beni bu adamın insafına bıraktığı gece ben ağlamayı bırakmıştım. 
 
* 
 
Damgacının kimliği ortaya çıkmıştır. Ettiği türlü işkenceler sonucunda hayatta 
kalmayı başarabilen Yarasalar artık damgacıdan iki kere alacaklıdır. Ama kaçırılmalarının 
yaralarını sarmaya çalışırken darmadağın olmuşlardır. Peki Sedef, Naz, Kuzey ve Yiğit 
son olanlardan sonra hayatta kalmayı başarabilmiş midir? Alaz Altuğ Sipahi’nin 
hem Yarasalar hem de damgacı için yeni planları vardır. Damgacı artık köşeye 
sıkışmıştır. Ya sonsuza kadar kaçacak ya da ölüme razı olacaktır. Ancak bunun kararını 
verecek olan kendisi değildir. Yüzleşme henüz başlamamıştır ve damgacı, 
yaşayacaklarından haberdar değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92950</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00e97f85-eeff-4e11-b6ec-9d21156ba444.jpg</image:loc>
            <image:title>Geceleyin Bir Mümkün</image:title>
            <image:caption>Geceleyin Bir Mümkün, bu dünyadan ve bu dünyanın çok uzağından bize ulaşan öykülerden oluşmaktadır. Yazar, okuru kahramanlarının kaderine ortak eder ve olayların sarsıcılığıyla kuşatır.
“İnsanın en sevdiği hikâye kendi hikâyesidir” diyen Aynur Dilber, öykülerini kendi hikâyemiz gibi sevdirmeyi başarıyor. Muhit Kitap, yazarın ikinci öykü kitabını okurla buluşturmanın sevincini yaşıyor.
“İnsan kaybede kaybede tamamlanan bir varlıkmış.”
“Hiçbir eşyayı yük etmedim kendime. Kendim yeterdim bana yük olarak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92951</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdc3078d-6ee8-4d54-9d2f-9a17b2876ff1.jpg</image:loc>
            <image:title>Altıncı Koğuş</image:title>
            <image:caption>Buraya kimi kapattıysak burada o bulunur, kimi kapatmadıysak o da serbest gezer; hepsi bu. Benim doktor olup, sizin akıl hastası olmanızın ahlakla ya da mantıkla bir ilgisi yok, sadece basit bir tesadüf. 
Bir kasaba hastanesinde göreve başlayan Doktor Andrey Yefimıç, ilk zamanlarda hastanedeki koşulların düzeltilemeyecek kadar umutsuz olduğunu görüp, var olan koşulların da verdiği memnuniyetsizlikle hastaneye her gün gitmemeye karar verir. Bir gün akıl hastalarının yattığı Altıncı Koğuş’a ziyaretinde, oradaki hastalardan biri olan İvan Dimitriç’in hayata dair derinlikli konuşmaları doktorun ilgisini çeker. Bu sebeple hastaneye daha çok gidip gelmeye, Dimitriç’le sık sık sohbet etmeye başlayan Doktor Yefimıç için bu ziyaretler, kendisini dönüşü olmayan, beklenmedik gelişmelerin içinde bulmasına sebep olacaktır. 
Rusya’da ilk kez 1892 yılında yayımlandığında büyük ses getiren Altıncı Koğuş’un alt metninde, ülkedeki aydınların, halkın sorunlarına ışık tutmakta yetersiz kaldığının eleştirisi yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92952</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5b06854-2ec9-4216-84db-8447ea6c001b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İdam Mahkumunun Son Günü</image:title>
            <image:caption>Buraya yazdıklarım bir gün başkaları için faydalı olabilse, hüküm vermeye hazır yargıcı durdursa, masum ya da suçlu bahtsızları benim mahkûm olduğum ıstıraptan kurtarsa!  
İdam cezasına çarptırıldığını öğrenen bir mahkûm, infazından önce yaşadıklarını ölümsüzleştirebilmek için günlük tutmaya başlar. Bu kısa günlükte hayatının önemli anlarından sahnelere, son günlerinde başından geçenlere, hayata tutunmak için gösterdiği umutsuzca çabalara ve kendisini artık tanıyamayan küçük kızıyla son görüşmelerine de yer verir. Bir yanda halka açık infazları izlemeye gelen coşkulu kalabalığı, öte yanda tıkır tıkır işleyen adalet mekanizmasını infazını bekleyen bir mahkûmun gözünden anlatan bu eser, idam cezasına edebi bir karşı çıkıştır. 
Bir İdam Mahkûmunun Son Günü, Fransız İhtilali’nden kırk yıl sonra, 1829’da ilk kez okurla buluştu. İdam cezasını sert bir dille masaya yatırmasıyla dikkatleri üzerine çeken eser, çok geçmeden dünya klasikleri arasındaki yerini aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92953</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4418a245-8435-46ee-a6a1-8fc3cce33145.jpg</image:loc>
            <image:title>İrade Terbiyesi</image:title>
            <image:caption>İnsanlığa faydalı olacak işler acele ve koşuşturma ile değil, temkinli ve sakin bir çalışmayla vücuda getirilmiştir. Bir insan çok iyi eğitim almış, çeşitli bilgi ve becerilerle donatılmış olabilir. Peki, bütün bunlar verimli ve sistemli bir çalışma olmaksızın ne işe yarar? Şehvet, bencillik ve tembellik gibi güçlü duygu ve dürtülerin kontrolünde, kendini eğlencenin tatlı kollarına bırakan bir genç için gelecek nasıl bir hal alır? Fransız Profesör Jules Payot, dünyada pek çok dile çevrilmiş bu klasik eserinde, tembellik ve isteksizlikten kurtularak içgüdülerin ehlileştirilmesinin ve iradenin eğitilmesinin önemini anlatıyor. Bu sayede yapabileceklerimizin sınırlarını genişletmek için atılması gereken adımları gösteriyor. 
Cemil Meriç’in de disiplinli çalışma hayatını borçlu olduğu bu eser 19. yüzyılda kaleme alındı. Kişisel gelişim türünün ilk örneklerinden biri olan İrade Terbiyesi, gücünü ve güncelliğini ilk günkü gibi koruyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92954</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f7a4015-4ab6-41bc-9bcd-b30bf891bb6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Buradaydın</image:title>
            <image:caption>Altı ölümcül cesaret. 
Beş benzersiz ses. 
Unutulmaz bir hikâye. 
Jake korkusuz bir gençti. Terk edilmiş, virane binalar üzerinde akrobatik hareketler yapmak ise tek tutkusuydu. Cesareti ve gözü pekliği onu herkesten ayıran en önemli özelliği olsa da, talihsiz bir kazada bu onun sonunu getirdi.  
Jaycee için abisinin ölümüyle baş edebilmek hiç kolay olmadı; Jake’in gittiği izbe yerlerde hatırasına ait izler bulmaya çalışmak onu abisine yaklaştıran eylemlerden sadece biriydi. Nihayet haritada işaretlenmiş noktalarda bir keşif yolculuğuna çıkmak istediğinde bir grup arkadaşı onu yalnız bırakmadı. Bunlar; Jake’in ölümünden sonra görüşmediği eski en iyi arkadaşı Natalie, kalbi kırık şair Bishop, tembel Zach ve hiç konuşmadığı halde Jaycee’ye meydan okuyan, içinde hiç ummadığı duyguları harekete geçiren abisinin yakın arkadaşı Mik’ti…  
Sen Buradaydın, sizi bir akıl hastanesinin yıkıntılarından dünyanın en büyük eğlence parkını da içeren şehrin farklı yerlerindeki viranelerine götürecek unutulmaz bir kalp kırıklığı, dönüşüm ve dostluk hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92955</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba757a8d-ceb2-4647-bb04-4f715ca01306.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinemasal 04 &quot;Melodram&quot;</image:title>
            <image:caption>Oğuz Adanır
Melodramın Sırrı Üzerine Notlar
Dilek Tunalı
Moral Okült ve Melodram Sinemasında Aşk’ın Haller “Hollywood ile Yeşilçam Arasında Sınırlı Bir Karşılaştırma”
Thomas Schatz
Aile Melodramı
Fredrik Gustafsson
Bu Toprak Benimdir (This Earth is Mine, 1959) ve Melodram
Serpil Kırel
Kültürel Bir Üretim Olarak Yeşilçam Melodram Filmlerindeki Gözyaşlarının İzlerini Sürmek
Tunç Yıldırım &amp; Fehime Elem Yıldırım
Metin Erksan’ın Acı Hayat’ı Üzerine: Yeşilçam Melodramından ‘Gösterişli Melodrama’ Şiirsel, Toplumsal ve Gerçekçi Bir Geçiş mi?
Savaş Arslan
Melodram, Dizi ve Kaliteli Diziler: Türk Televizyon Tarihine Kısa Bir Bakış
M. Talha Altınkaya
Bizi Hatırla (2018) Filmi Bağlamında Melodram Bilincinin Yeniden Üretimi
Sinem Evren Yüksel
7. Koğuştaki Mucize’de Babalık Krizi ve Adalet Arayışı
Murat Akser
Şehirde Kadın ve Ahlâkçılık: Yeşilçam Melodramı ve Parodisi
Vedat Oyan
Rainer Werner Fassbinder Sinemasında Melodramın Dönüşümü: Ali: Korku Ruhu Kemirir Film Örneği
Ali Ufuk
“Madam Bovary’ye Chabrol ve Barthes’tan Bakmak”, Melodramatik Bir Karşılaştırma
Burak Bakır
Kim Ki-Duk’un Pieta Filmi Üzerine
Korhan Topcu
Anders Thomas Jensen Sinemasında Melankolik Komedi
Nick Browne
Çin Melodramının Politik Ekonomisi: Toplum ve Öznellik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92956</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb3e8427-78c3-4901-9bb2-426e38d0d043.jpg</image:loc>
            <image:title>Annelik</image:title>
            <image:caption>Ah! Gayet açık! 
Senin rahmin var, sen doğurursun, sen yaparsın, sen... 
Sen kadınsın, sen annesin! 
Burada anlaşılmayacak bir şey yok!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92957</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62ae6160-4d1f-40ca-b43b-7b33c1eab5bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Mükemmel Hatalarım</image:title>
            <image:caption>Dicle Keskinoğlu’ndan özgün, özgür ve kendin olmaya dair, 
düşündüren ve güldüren bir hikâye... 
 
Sürpriz, düzenli ve disiplinli annesiyle ablasından farklı olarak onların “hata” diye adlandırdığı şeyleri sıkça yapan bir çocuktu. İstediği zaman istediği gibi giyinmek, gönlünce oynayıp üzerini kirletmek, duygularını özgürce, açıkça yaşamak gibi özellikleri vardı. 
Bir gün okulda, daha önce kitaplarda gördüklerine hiç benzemeyen bir maymunla karşılaştı. Onun düzensiz benekli görüntüsü ve kıvırcık tüyleri Sürpriz’e birini hatırlatıyordu: kendisini. Maymun Ütüsüz’le geçirdiği zamanlar bu küçük kızda unutulmaz hatıralar yaratacak ve yaşanan olaylar benzersiz ikiliyi birbirine daha da sıkı bağlayacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92958</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/839484e8-2d57-42ee-a3ed-387ff80739a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorların Şarkısı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>T-Rex&apos;in mırıldandığı şarkıyı duyuyor musunuz?
 
Tarih öncesi yaşama melodik bir pencereden bakan Dinozorların Şarkısı; ilk örnekleri gün ışığından uzak derin denizlerde görülen, zamanla karaya ve hatta havaya uzanıp neredeyse bütün yerküreye hükmeden dinozorların evrimi hakkında hem eğlenceli hem de bilgilendirici bir anlatı sunuyor.

Yirmiden fazla dinozor türünü sayfalarına taşıyarak her birini kendi habitatı içinde ele alan kitap, yalnızca güçlülerin hayatta kalabileceği bir dünya düzeni üzerine düşündürüyor.

Türlerin devamlılığını miniklerin kolayca anlayabileceği bir dille aktaran Dinozorların Şarkısı, fosil bilime ilgi uyandırıyor, evrimleşerek gittikçe küçülen ve günümüze kadar ulaşmayı başaran dinozor türevi diğer hayvanları araştırmaya heveslendiriyor. Plateosaurus, stegosaurus, ankylosaurus, tyrannosaurus ve daha niceleri... Dinozorlar âleminden yükselen neşeli bir şarkı yeri göğü inletiyor! Çarpışıp, dövüşüp, koşturup; milyonlarca yıl sürecek bir egemenliği müjdeliyor.   Geriye sonsuza dek sürecek, “sarsıcı” bir destan bırakıyor... Gelmiş geçmiş en ürkütücü hayvan türü olarak anılan dinozorlara ve hüküm sürdükleri koca bir çağa dair akılda kalıcı detaylar paylaşan Dinozorların Şarkısı, en küçüğü on metreden büyük olan bu yırtıcı yaratıkların yaşam şekilleriyle ilgili ilginç bilgiler aktarıyor.   Asırlara sığmayan bir dönemi, kulakların pasını silecek bir şarkı eşliğinde anlatan eser; ritmik dili, etkileyici resimleri ve ciltli baskısıyla her çocuğun kütüphanesinde bulunması gereken, olmazsa olmaz kitaplardan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92959</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf352f8a-f2bb-475f-9337-53a47a504f22.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankara’nın Kördüğümü Sakarya</image:title>
            <image:caption>Sakarya Meydan Muharebesi’nin yaşandığı topraklarda uzun yıllardır bizzat araştırmalar yapan, 22 gün süren savaşın gün gün haritalandırılmasını sağlayan Kadim Koç, çalışmalarının tüm sonuçlarını bu kitapta topladı. Bu değerli eseri Sakarya Meydan Muharebesi’nin 100. yıldönümünde okurlarımıza sunuyoruz. 
Sakarya Meydan Muharebesi, Osmanlı’nın son dönemindeki sürekli gerileyişimizin durdurulduğu bir destandır ve bu özelliğiyle yakın tarihimizin en önemli savaşıdır. Bu savaş; Türk İstiklal Savaşı’nın genel zayiatı içerisinde şehitlerin %35’i, yaralıların %43,68’ni kapsamaktadır. Bu kitap; isimlerini mezar taşlarına yazamadığımız şehitlerimizin ve sahne arkasında kalan kahramanların o destansı günlerde yaşadıklarını anlatmaktadır. Belgeler, haritalar, krokiler, resimlerle zenginleştirilen içeriğiyle her zaman başvurulacak bir kaynak kitap niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92960</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a977bc97-5949-4a1e-9cea-9880c7111bdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzgunların Kumpası</image:title>
            <image:caption>Yaratıklar, büyü ve fantastik dünyalar Akbabaların Ağıdı’nın devam romanının sayfalarında kesişmeyi sürdürüyor. Sıradışı kahramanımız Nettie Lonesome, gölgelerin ardına gizlenen düşmanı alt etmek zorunda. Bunu yaparken ise kendi ruhunun gölgelerine ışık tutmaktan vazgeçmeyecek ve benliğinin derinliklerinde bir keşfe çıkıp adeta yeniden doğacak. Dünya göründüğünden farklı; Nettie de öyle. 
 
Çağdaş fantastik edebiyatın nevi şahsına münhasır serilerinden biri olan Gölge serisinin ikinci kitabı Kuzgunların Kumpası’nda “dönüşüm” kaldığı yerden devam ediyor, özgürlük arayışı sürüyor. 
 
“Farklı dünyalar, tuhaf büyüler, eşsiz karakterler görmek için fantastik kurgu okuyanlardansanız, bu kitabı okumak boynunuzun borcu.” 
-Patrick Rothfuss 
&quot;Tek kelimeyle harikulade.&quot; 
-Rachel Caine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92961</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f28575e8-6b98-416f-bee6-5689e6ebc6f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarımı Kestiler</image:title>
            <image:caption>Babaları genç yaşta ölen, altısı erkek üçü kız, dokuz kardeşli bir aile. Erkeklerin hepsi bir dönem başta Almanya’da olmak üzere Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde çalışmış bu ailenin hallerinin “okumuş” yeğenlerinin gözünden anlatımı Rüzgârımı Kestiler. Birbiriyle doğru düzgün geçinemeyen kardeşlerin memleket ziyaretlerinde yaşadıklarının renkli hikâyesi. 
Gazeteci İlhan Taşcı, Rüzgârımı Kestiler’de sulugöz taşra tuzağına düşmeden taşranın, gurbetin, memleket özleminin, kalabalık ailenin, aşkın, gidenlerin ve geride kalanların hikâyesini yazıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92962</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b43ffef-07e5-4f77-9304-3d0304d0515e.jpg</image:loc>
            <image:title>Franz Liszt’in İstanbullu Öğrencisi Faik Bey Franz Della Sudda ve Yakın Ailesi</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılın sonlarına doğru, hakkında “üstün yetenekli Türk”, “piyano virtüözleri arasında esen en yeni fırtına”, “büyük Türk piyanist”, “çağımızın en zarif ve parlak piyanisti”, “önemli bir yetenek”, “büyük virtüöz”, “hassasiyeti, ince zevki ve zarafeti ile dikkat çekiyor”, “piyanonun harika ustaları arasına yer aldığını ispatlayan üstün nitelikleri gözler önüne serdi” gibi övgü dolu sözler edilmiş; 15 Haziran 1895’te Londra’daki Princes Hall’da ilk kez sahneye çıktığında icrası “İstanbullu piyanist tartışma götürmez bir başarıya ulaştı”, “Pırıl pırıl ve mükemmel icrası ile hayranlarının gönlünü fethetti” şeklinde yorumlanan, piyano için yaptığı besteleri hakkında “çok etkili ve müziksel değeri oldukça yüksek”, “gerçek bir sanat anlayışını yansıtıyor” gibi yorumlar yapılmış bir İstanbullu piyanist vardır. 
Weimar’da büyük üstat Franz Liszt’in üç seneden fazla öğrencisi olmuş, onun şerefine dillerden düşmeyen bir ziyafet vermiş, 1882’de Wagner’in son operası Parsifal’in prömiyerinde Bayreuth’ta Richard Wagner’le kadeh tokuşturmuş bu Türk piyanist, İstanbullu ünlü eczacı aile Della Suddalardan Faik Bey Franz Della Sudda’ydı (1859-1940). 
Franz Liszt’in İstanbullu Öğrencisi Faik Bey Franz Della Sudda ve Yakın Ailesi adlı kitabında Ömer Eğecioğlu, sadece bir müzisyenin değil, İstanbullu bir ailenin hikâyesini belgelerle ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92963</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d34b66c-12e9-4946-ab6d-81c9d096696b.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya Federasyonu Ve Avrupa Birliği İle İlişkileri /1990-1999)</image:title>
            <image:caption>...Rusya’nın yaşadığı büyük değişim sonrası ekonomisinde ve uluslararası ilişkilerinde izlenen politikalar, etkileri ve sonuçları temel konu olarak alınmıştır. Ayrıca, Rusya’nın Avrupa için önemi, ilişkilerin zaman içinde gösterdiği değişim ve gelişmeler incelenerek söz konusu dönemde Rusya Federasyonu’nun durumunun belirlenmesi amaçlanmıştır. 
II. Dünya Savaşı’nın yıkımı üzerinde başlayan Soğuk Savaş süreci ve nükleer savaş tehlikesi, yarım yüzyıl boyunca dünya için özellikle de Avrupa için bir kâbus olmuştur. Dış dünya ile ilişkisi son derece sınırlı olan SSCB’nin dağılması sonrası bu tehdidin azaldığı, savaşın acılarından uzak, barış içinde yaşamak idealine yaklaşıldığı düşünülmüştür. 
1998 yılına gelindiğinde Rusya’nın içine düştüğü ekonomik kriz, Rusya’nın dünya için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır. Rusya için “batmak için çok tehlikeli” kavramı kullanılmıştır. Nükleer silah deposu olan Rusya’nın finansal problemler yüzünden iç karışıklıklara itilmesi ve yeni bir tehdit oluşturması Batı’nın en büyük korkularından...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92964</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac8e9e2f-7677-4d0a-b5b7-ced8534420ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Turna ve Gayda</image:title>
            <image:caption>Edebiyatımızın önemli isimlerinden Berat Demirci’nin kitabı, Turna ve Gayda ismiyle Muhit Kitap’tan çıktı. Unutulmaya yüz tutmuş değerlerimizi kendine has üslubu ve terimleriyle anlatan yazar okura yeni şeyler öğrenmenin sözünü veriyor. Bir mahalle oyunundan bahsederek başlayan kitap; at ve köpeklerin özelliklerinden, çeyiz geleneğinin önemli unsurlarına; iğde mevsiminden, tren istasyonlarına kadar zengin bir içeriğe uzanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92965</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c644ac5-f61d-4645-a04a-615f8cb53a23.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömer’in Çocukluğu (Kısaltılmış Klasikler)</image:title>
            <image:caption>Yaklaşık 130 yıl önce çocuk olmak nasıl bir histi acaba? İstanbul’un medreseleri, cumbalı evleri, eski taşlardan sokakları, camileri ve çeşmeleri arasından yürüyerek büyümek… 
Bu kısa ama içi dopdolu anı kitabıyla sekiz yaşındaki bir çocuğun gözünden Osmanlı’nın gündelik hayatına bakacak; çocukluğun oyunlarını, korkularını, sevinçlerini, yakınlarını kaybetmenin hüznünü, doğa ve hayvan sevgisini göreceksiniz. 
Muallim Naci, çarpıcı sadelikte ve akıcılıkta yazmış olduğu Ömer’in Çocukluğu ile her yaştan okurun evine çocukluğuyla misafir oluyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92966</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4affa52e-dd79-48b8-b6a9-155cd4c5701a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Başkan</image:title>
            <image:caption>NEW YORK TIMES, USA TODAY, WALL STREET JOURNAL ÇOKSATANI 
 
“Köpekbalıkları dört bir yanı kuşatmıştı, kan kokusunu alan burun delikleri açılıp kapanıyordu.” 
 
Amerika, daha önce eşi benzeri görülmemiş bir tehlikeyle karşı karşıya. Dünyanın kaderini değiştirebilecek bir saldırının eşiğinde olan Amerikan siyasi erkinin en tepesindeki, kısa bir süre önce eşini kaybeden Başkan Duncan ise şüphelerin odağında. Belirsizlik ve korkunun hızla yayıldığı ülkede dedikodular süratle artıyor: Bir siber terör saldırısı mı gerçekleşecek? Başkanlık makamına yakın isimlerden biri düşmana bilgi mi sızdırıyor? Ortadan kaybolan Başkan Duncan ölüm döşeğinde mi yoksa tam anlamıyla bir ruhsal çöküş mü yaşıyor? 
 
Amerika’nın yaptıkları ve yapmadıklarıyla tartışmalı başkanlarından Bill Clinton ile kitapları onlarca dile çevrilen James Patterson’dan Kayıp Başkan, her hamlesiyle milyonlarca insanın kaderine karar vermesi gereken ve rakipleri tarafından etrafı sarılmış birinin, kişisel hayatının en zor döneminde ülkesini kurtarmaya çalıştığı üç günü anlatıyor.  
 
Sadece başkanlık görevini yerine getirenlerin yaşayacağı tecrübelere ve bilgilere hâkim bir isim ile tecrübeli bir yazarın elinden çıkabilecek Kayıp Başkan krizin eşiğindeki dünyamızda bıçak sırtı bir serüven. 
 
“İktidar ve siyasetin saklı koridorlarında, karşı konulamaz, nefes kesici bir yolculuk.” –Michael Connelly 
 
“İddialı ve çılgınca ilgi çekici.” –New York Times Book Review 
 
“Olay örgüsü kusursuz… Üslubu tam kıvamında.” –Sunday Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92967</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66b50c66-4c8d-40d2-b5cd-77f936715cd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeka Denen Şey</image:title>
            <image:caption>Bunların hepsi, zekânın işi! 
 
Beynimiz hâlâ oldukça gizemli… Ancak kesin olan bir şey var: 
Zekâ denen şey binbir çeşit! 
 
Zekâ, tamamen hafıza ya da mantıkla ilgili değildir… 
 
Peki, zekâ kalıtsal mıdır? Zenginler daha mı zeki olurlar? 
Yapay zekâ denen şey de ne? 
Bir zekâ küpü olan Albert Einstein, okul yıllarında pek de 
parlak bir öğrenci değil miydi gerçekten de? 
 
Bu kitap sizi, zekâ denen sonsuz evreni 
keşfetmeye davet ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92968</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6edcbdb-8267-4f49-82c2-3fcb5b80c6e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl ve Tutku</image:title>
            <image:caption>“Jane Austen’ı sekiz yaşınızda okuduğunuzda toplumsal ayrıntıları anlamayabilirsiniz ama o titiz lisan ve hassasiyete doyarsınız, önemli olan da budur.” –Lauren Groff 
 
Jane Austen’ın ilk romanı Akıl ve Tutku, 1811’de yazarın ismini taşımayan bir kapakla, “bir hanımefendi tarafından” imzasıyla yayımlanmıştı. Austen ilk taslağında bir dizi mektup olarak kaleme alıp daha sonra nihai biçimine karar vererek tekrar yazdığı, en bilinen eserlerinden olan bu romanında 1700’lü yılların değer yargılarının gölgesindeki evliliğin, sosyal statünün, gerçek aşkın tabiatına dair, belki de asla eskimeyecek bir hikâye anlatıyor. 
 
Marianne Dashwood duygularını saklamayan biridir, kız kardeşi Elinor ise toplumsal kurallara karşı daha dikkatlidir. Dashwood’lar, eşini kaybeden anneleriyle beraber, büyüdükleri yerden taşınıp daha mütevazı bir yere, uzak akrabaları John Middleton’ın sahibi olduğu bir mülke taşınırlar. Marianne, kız kardeşinin uyarılarına rağmen Middleton’a âşık olur. Elinor’un sevdiği erkek ise bir başkasıyla evlenecektir. Kız kardeşlerden birinin uçarılığı, diğerinin ise metanetli mizacı ikisinin de mutlu bir hayata ulaşmasına yetmeyecektir. İki kadının da kalpleri ve mantıklarının ötesinde bir başka yol bulması gerekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92969</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60e320d2-5b23-46da-839d-1f985cde9b6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozadan Çıkmak</image:title>
            <image:caption>“Engelli bir çocuğun yaşam mücadelesinde, ailenin saf sevgiyle üstlendiği müthiş bir tevekkül örneği. Kitap, okuyanlara ilham vermekle kalmayıp böyle bir durumda olan  herkese umut olacak. Bir insanın sadece bedenden oluşmadığını, çok özel ve güçlü ruhsal bir varlık olduğuna dair güçlü yaşanmışlıklara tanık olacaksınız.” 
─Mert GÜLER - Yazar, Meditatif Yaşam Koçu 
 
“Uzun süredir böyle içime işleyen ve beni derinden etkileyen bir kitaba denk gelmemiştim. Bana bir kez daha kendi matematiğimle yaratıcının matematiğinin farklı olduğunu hatırlattın. Nasıl özel bir insan ve annesin sen Beyza Bulut, yaşadıkların ve mücadelen hepimize ilham verecek.” 
─Işıl Evrim Akgün - Yazar, Psikolog 
 
“Engellerin üzerine sevgiden köprü kurup sevdiklerinin ellerinden sımsıkı tutmuş bir annenin hayata güzel bakış açısını ve tüm ailelere örnek olabilecek mücadelesini anlattığı bu kitapta öğreneceğiniz, sizi yenileyecek çok şey var. 
Kozadan çıkmak sizin de kabuğunuzu kırıp sevgiyle dünyanızı sarmanızı sağlayacak. ” 
─Nazan Sultan Altun - Fizyoterapist 
 
“Bu kitapta küçücük bir ipekböceğinin yaşama ısrarla, inatla tutunma mücadelesine tanıklık ederken bir yandan da gencecik iki ebeveynin aşk, umut ve mutluluk dolu hayatına kulak veriyoruz. Gücünü sevgiden alan bu ailemiz, birçok engelli çocuk ve anne babalarının yaşadığı şaşkınlık karşısında dimdik durup, tüm olumsuzluklara ve zorluklara rağmen hiç düşünmeden amansız mücadele ve fedakârlıklarına devam ediyorlar. 
─Bahçelievler Empati Özel Eğitim Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92970</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37e2e427-8e91-468f-b521-7e299e48db78.jpg</image:loc>
            <image:title>Calder’ın Umudu</image:title>
            <image:caption>Eğer gerekirse senin için tanrılarla savaşırım 
 
Modern dünyanın göbeğinde elektriğin, tesisatın ve diğer gelişmiş sistemlerin olmadığı bir yer vardı. Hayallere, ifade özgürlüğüne, umuda izin vermeyen bir yer 
 
 Orada, bir tanrının vücuduna ve bir savaşçının kalbine sahip bir genç yaşıyordu. Calder güçlü, sadık ve onuruna düşkün olsa da, kendisinden beklenenin ötesinde şeyleri hayal etmeye cüret etmişti. 
 
Sonra bir gün, meleklerinki gibi bir yüze ve çelikten bir cesarete sahip bir kız çıkageldi. Herkesin gözünde o, itaatkârlığın vücut bulmuş hâliydi. Fakat aslında Eden’ın kalbinde bundan fazlası yatıyordu. 
 
Bağlı oldukları tarikatın lideri Hector’ın inanışına göre yakında bir tufan kopacak, insanlık yeryüzünden silinecek ve sadece gerçek inananlar cennete kavuşabilecekti. Cennet Bahçeleri’ne ulaşabilmelerinin ilk şartı, Eden’ın görevlerini yerine getirmesiydi. Ancak kaderin farklı planları vardı. Calder ve Eden’ın aralarındaki saf duygular zamanla aşka döndüğünde, sarsılmaz inançlarını sorgulamak ve yenilmez sandıkları güçlere kafa tutmak zorunda kalacaklardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92971</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d9f07ae-e133-4859-be52-f1540956981c.jpg</image:loc>
            <image:title>Liste (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>&quot;Yılın kurgusu.&quot;

―Eoin Colfer, çok satan Artemis Fowl serisinin yazarı
 
Fahrenheit 451 ve Seçilmiş Kişi genç okurlar için bir araya geliyor!
Sen artık kelime ustasısın. Meydan okumaya hazır mısın?
 
Ark şehri, Dünya’daki son güvenli yerdir. İnsanların hayatta kalması için Ark’taki herkes 500 kelimeyle sınırlı Listeye göre konuşmak zorundadır. Letta dışında herkes...
Kelime ustasının çırağı Letta, var olan bütün kelimeleri yazıp okuyabilme ayrıcalığına sahiptir. Özgürlük, müzik ve ananas gibi yasaklanmış kelimeler ona hiç bilmediği bir dünyayı anlatır.
Ustası bir gün ortadan kaybolunca Ark’ın yöneticileri Letta’ya yeni Kelime Ustası olduğunu söyleyerek ondan Listedeki kelimeleri azaltmasını isterler. Daha sonra Letta, yasaklanan tüm kelimeleri bilen bir gençle tanışır. Letta sonuçları tehlikeli olabilecek bir seçimle karşı karşıya kalır; ya hiçbir şey yapmadan durup dilin yavaşça yok olmasını seyredecektir ya da özgürlüğe, belki de sürgüne giden yolda bir yabancıyı takip edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92972</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa789edd-000f-4efc-abc2-e700bd16276b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türküler Bizi Söyler Şarkılar Bizi Özler</image:title>
            <image:caption>Yazarlık çalışmalarımda; bilimci, mantıkçı, toplumcu, toplumsal faydacı davranmaya ve evrensel geçerliliği olmasını arzu ettiğimiz öngörülerle yola çıktım. Bu uğurda okumalar, izlemeler, tespitler ve gözlemler yaptım. Edindiğimiz bilgi ve birikimleri farklı ifade sanatları ile kitaplaştırarak tüm insanlığın istifadesine sundum. Bu anlatımlarım kâğıda; deneme, özdeyiş, şiir, öykü, roman, inceleme yazıları olarak yansıdı. Bu sosyal üretim serüvenimize “sanat” dünyamızdan da bir şeyler katmaz isek, bir tuğlamız eksik kalacaktı. Multidisipliner bilimsel bir anlayışla; insanın beden, ruh ve beynine hitap edeceksek, bu çeşitlilikte, müzik ve sanat da yer almalıydı. 2004 yılında, 2 cilt olarak yayınlamış olduğum, “Türküler Bizi Söyler” adlı kitabıma, Şarkılar bölümü de ekleyerek, bir “müzik harmanı” oluşturmayı amaçladım. Zamanla ikinci cildini de hazırlayabilirim. 


Her eserin üzerine eklediğimiz karekodu ile; internete bağlı olan telefonunuzdaki kamera veya QR Kod programına okutarak ilgili eseri video olarak da izleyebileceksiniz. 
Kitabın tamamını okuduğunuzda; neşe, hüzün, tefekkür ikliminde dolaşacak, gönlünüzün ve zihin dünyanızın akordunu yeniden ayarlamış olacaksınız. 

Öncelikle türküleri/şarkıları bizlere sevdiren, gönlümüzün bam teline dokunan; söz yazarlarına (kaynak kişilere), bestekârlara, eserleri yorumlayan sanatçılara, ozanlara, şairlere, bu sanatta emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ve saygılar sunarım. 
Tüm eserlerin telif hakları altında yazan kaynak kişilere aittir. 

 Bu kitabı hazırlamaktaki amacımız, cep kitapçıklarıyla, müzik kültürünü yaşatmak, türkü/şarkı dostlarına faydalı olmak ve yeni sanat dostları kazanmaktır. 
 Türkü/şarkı sözleri hazırlanırken, yazılı kaynaklar, repertuar, antoloji, Kaset, CD, Radyo-TV’lerde yayınlanan müzik programlarından da istifade edilmiştir. Buna rağmen kaynak kişi, yöre ve sözlerde noksanlık ve yanlışlıklar olabilir. Bu durum da bizden kaynaklanmamaktadır. 

Melodilerde her insan; derdine, düşüncesine, inancına, hayattan beklentisine göre bir mesaj bulabilir. Mümkün olduğunca her yöreden her türden türkü/şarkı sözlerini 
seçerek güzel bir harmanlama yapmaya çalıştık. 

Bir de kitaplarda sıkışıp kalmış, unutulmak üzere olan mânâ yüklü türkülerden de kitabımıza ekledik. 

Günümüzde insanlar ayrı ayrı fânuslarda adeta yalnız yaşamaktadırlar. Arslanlar da gücüne güvenir yalnız yaşar ama yalnız ölerek dünyadan göçerler. 

Türküler/şarkılar bize; birlik, beraberlik, inanç, sevgi, âşk, hüzün, umut, cesaret dolu, duygulu mesajlar sunmaktadır. Herkes ihtiyacına ve kültürüne göre alması gerekeni alacaktır. Yeni cilt ve baskılarda değerlendirilmek üzere önerilerinizi bekliyoruz. 

Bu eserle ayrıca bilim, kültür, düşünce ve teknoloji dünyamızı, bir sanat molası ile taçlandırmak istiyoruz. 

Öncelikli misyonumuz; yıkılan sevgi kalesinin onarılmasına, kirlenen muhabbet pınarının arındırılmasına, bir nebze olsun katkı sağlamak. Sanata saygı ve vefamız, umarım toplumsal bir mayaya dönüşür. 

Bilim, kitap, sanat, müzik ve sevgiyle kalın. 

Hoşça kalın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92973</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fa843f0-d365-4e54-9d69-b7ab2fe4787f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilal ve Zambak</image:title>
            <image:caption>Hilal ve Zambak; Keşifler, Rönesans ve Reform ile birlikte dönüşmeye başlayan Kara Avrupası’nın ve kendini gücünün zirvesinde hisseden Osmanlı&apos;nın oluşturduğu siyasal iklimde; aile ve yurtlarından kopartılan biri Arnavut devşirmesi, diğeri Türk Kölemeni iki çocuğun yeni yurt ve yaşamlarında sivrilerek orduda yükselmelerini, Süleyman ve François ittifakının samimiyetinin tartışıldığı bir ortamda hafiye olarak görevlendirildiklerinde yollarının İspanyol Engizisyonu zindanlarında kesişmesini anlatıyor. Megamorfoz Üçlemesi kimlik ve kader kavramlarını, aşkı, intikamı, savaşı, çaresizliği ve büyük değişimleri irdeliyor. 
... “Limon sarısı kesme taş kilise, naos ve yan neflerin mermer zeminine demir kapının altı ayak üzerindeki saydam gül pencereden süzülen gün ışığı sayesinde gayet aydınlıktı. Üç adam uzunluğundaki çift kanatlı ağır kapının hemen üstündeki Aziz Dominik heykeli, takva sahibi Hıristiyanları tevazu içerisinde gülümseyerek içeri buyur ediyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92974</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/901f2b3b-6003-4dae-9daa-bb869780edbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kök</image:title>
            <image:caption>Serüven on yıl sonra Konstantiniyye’de devam ediyor. Elena’yı iyileştirmek için Piri Reis haritasının rehberliğinde dünyayı dolaşan kafadarlar insanlığın kökenini ararken Guatemala’dan, İngiltere’ye, Mısır’dan Anadolu’ya kadar savruluyor. 
... “Doğruldu masanın öbür ucuna geçip, tüy kalemini mürekkebe son kez daldırdı. Fazla mürekkebin hokkaya damlamasını sabırla bekledi. Haritada Kolomb’un ülkesi olarak anılan ama Kolomb’un hiç ayak basmadığı topraklara şunları yazdı; “Bu haritayı Kemal Reis’in erkek kardeşinin oğlu olarak tanınan Hacı Mehmet oğlu Piri Reis 1513 yılının Mart ve Nisan aylarında Gelibolu’da çizmiştir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92975</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71291798-e4ed-48ec-a791-276e6040e046.jpg</image:loc>
            <image:title>Farazya</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllardır dillendirilemeyen bir hayal gerçek oluyor. Arslan ve Andrea önderliğinde Cezayir’de kurulan Korsan Cumhuriyeti herkese hürriyet vaat ederken Muhteşem Süleyman’ın kılıcı tepelerinde sallanıyor. 
... “Hacı Reis; Renegadoların lideri… Portekiz doğumlu bu çam yarması Kudüs’e hacı olmaya giderken esir düşmüş, Müslümanlığı seçip korsanlara katılmıştı. Bir değirmen taşını andıran kıllı şişkin göbeği yüzünden önü kapanamayan kolsuz bir yelek giyiyordu. Yensiz yeleğinden fırlayan kolları göbeğiyle tezat, hayli kaslıydı. Kendi eseri olan dövmeleri neredeyse tüm vücudunu kaplıyordu. Alnının tam ortasındaki hilal dövmesi ise ustalık eseriydi. Ara sıra sarkmış kulak memelerinde dans eden iki altın halka küpe ile oynuyordu. Koyu teninin üstünde parlayan kır pala bıyığını iki yanvdan örmüş, uçlarına mavi nazar boncukları tutturmuştu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92976</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e47da09-5401-4ef9-8407-13f94cc2648e.jpg</image:loc>
            <image:title>Seraph of the End / Kıyamet Meleği 16</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir virüs dünyaya yayıldı ve 13 yaşın üzerindeki herkesin ölümüne neden oldu. Vampirler karanlık köşelerinden çıktılar ve hayatta kalan çocukları yer altının karanlığına mahkûm ettiler. Bu çocuklardan biri olan Yuiçiro vampirlerin elinden kurtulmayı başardı ve Japon İmparatorluğunun vampirlerle savaşan Ay Şeytanları Bölüğüne katıldı. Tek istediği intikam almaktı ve şimdi en ön saflarda vampirlerle savaşıyor. 
Ferid ve Krul Tepeş’i Ky Luc ve vampirlerin elinden kurtarmak için verilen savaş tüm hararetiyle devam ediyor ve zafer kazanmak da hiç kolay olmayacak. Vampirlerin beşinci sıradaki atası olan Ky Luc’u yenilgiye uğratmak ancak muazzam bir koordinasyon ve takım çalışmasıyla mümkün olabilir. Neyse ki Şinoa ve Guren’in bu zorlu görevi başarmak için bir planı var ve vampiri alt etmek için Yuiçiro’nun içindeki meleği kullanmayı düşünüyorlar. Ama acaba Yuiçiro, kendini Ky Luc’u yenmelerini mümkün kılacak bir süre boyunca kontrol etmeyi başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92978</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe3534ef-473a-431d-b3d4-b75d9a0a1626.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Elinizde</image:title>
            <image:caption>Mutluluk, sizin isteyip de elde edebileceğiniz bir duygudur. İnsan, mutlu olmayı arzu ediyorsa bunun için girişimlerde bulunmalıdır. Rastlantısal olarak mutlu olmak da mümkündür ama planlı bir biçimde mutlu olmak, mutluluk duygusunu her zaman yaşamak için insanlara olanak tanır.

Bu kitapta okurlara, mutluluğu tesadüflerle elde etmeyi beklememeleri, mutluluğu elde etmek için birtakım çabalar içinde olmaları önerilmiştir. Bazen kolay bazen de zor bir biçimde yakalanan bu duyguyu elde etmek isteyenler hiç şüphesiz mutluluğu ellerinde tuttuklarını fark edeceklerdir. Umuyoruz ki bu kitap, mutluluk arayışında neşeli bir yol arkadaşı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92979</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f695cda-fe38-4b93-8e1a-6cd7bf8d6a3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gösterge Ekonomi Politiği Hakkında Bir Eleştiri</image:title>
            <image:caption>Gösterge ekonomi politiğinin eleştirisini yapan kuramcı sayısı yok denilecek kadar azdır. Veblen ve Goblot kültürel sınıf çözümlemesinin önünü açan çok önemli isimlerdir. Bu çözümleme “diyalektik materyalizmin” yapmış olduğu üretim güçleriyle ilgili çözümlemenin ötesine geçerek gösterişe yönelik bir değerler mantığından söz etmektedir. Bu mantığa göre egemen sınıf toplum üstünde kurduğu ve kodlar aracılığıyla sürdürdüğü hâkimiyeti devam ettirebilmek amacıyla, değerleri “tözsel açıdan değişikliğe” uğratmış ve böylelikle ekonomik düzende devrimler yaparak, toplumsal ilişkilerde değişikliğe yol açılmasını engellemiştir.
Ekonomik düzende belirleyici olan, birikim ya da artı-değerin elde edilme biçimidir. Kültürel göstergeler düzeninde belirleyici olansa harcama, yani yaşamın her alanına egemen olan koda boyun eğip töz değişikliğine uğrayarak gösterge/değer biçimini alan ekonomik değişim değeridir. Egemen sınıflar (ilkel ve geleneksel toplumlar) egemenliklerini ya her zaman gösterge/değerler üstüne oturtmuş ya da (kapitalist burjuva düzeninde olduğu gibi) sahip oldukları bu ekonomik ayrıcalığı göstergeler aracılığıyla sergileyerek onlara bir aşkınlık, bir kutsallık kazandırmaya çalışmışlardır. Egemenliğin en kusursuz aşaması bu sonuncusudur. Çünkü sınıf mantığının yerini alan bu mantık, üretim araçlarının mülkiyetiyle değil, anlam üretiminin denetimiyle ilgili olup maddi üretimden çok farklı bir üretim biçiminin varlığını zorunlu kılmaktadır; zaten Marksist çözümlemenin içinden çıkamadığı nokta da budur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92980</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/698ab85d-a72f-4862-bcd7-61a3ce5bbc2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Kalbinizde</image:title>
            <image:caption>Mutluluk, sizin isteyip de elde edebileceğiniz bir duygudur. İnsan, mutlu olmayı arzu ediyorsa bunun için girişimlerde bulunmalıdır. Rastlantısal olarak mutlu olmak da mümkündür ama planlı bir biçimde mutlu olmak, mutluluk duygusunu her zaman yaşamak için insanlara olanak tanır.
Bu kitapta okurlara, mutluluğu tesadüflerle elde etmeyi beklememeleri, mutluluğu elde etmek için birtakım çabalar içinde olmaları önerilmiştir. Bazen kolay bazen de zor bir biçimde yakalanan bu duyguyu elde etmek isteyenler, hiç şüphesiz mutluluğu kalplerinde bulacaklardır. Umuyoruz ki bu kitap, mutluluk arayışında neşeli bir yol arkadaşı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92981</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dcbca73-8193-4ac8-bc27-066e60f8594e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Zihninizde</image:title>
            <image:caption>Mutluluk, sizin isteyip de elde edebileceğiniz bir duygudur. İnsan, mutlu olmayı arzu ediyorsa bunun için girişimlerde bulunmalıdır. Rastlantısal olarak mutlu olmak da mümkündür ama planlı bir biçimde mutlu olmak, mutluluk duygusunu her zaman yaşamak için insanlara olanak tanır.

Bu kitapta okurlara, mutluluğu tesadüflerle elde etmeyi beklememeleri, mutluluğu elde etmek için birtakım çabalar içinde olmaları önerilmiştir. Bazen kolay bazen de zor bir biçimde yakalanan bu duyguyu elde etmek isteyenler, hiç şüphesiz mutluluğu zihinlerinde bulacaklardır. Umuyoruz ki bu kitap, mutluluk arayışında neşeli bir yol arkadaşı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92982</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb6cb750-24d5-4832-afcf-145c63c78d22.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş ve Barış</image:title>
            <image:caption>“Eğer herkes sadece kendi inanışları için savaşsaydı, savaş olmazdı...”
Benim cesur askerlerime ve gittiğiniz her yerdeki sadık halkıma deyiniz ki hiç askerim kalmadığı anda sevgili soylularımın ve iyi kalpli köylülerimin başına bizzat kendim geçer ve imparatorluğu son kaynağına kadar harcarım. Eğer atalarımın tahtında hanedanımın oturmaması alnımıza yazılmışsa, o zaman, elimdeki bütün imkanlar bittikten sonra, sevgili vatandaşlarıma yüz karası olacak bir barış imzalamaktansa, sakalımı uzatır ve en yoksul köylülerim gibi patates yiyerek yaşarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92983</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b232026-2a3f-43ee-b298-66cd3bb3010f.jpg</image:loc>
            <image:title>Susturulmuşlar</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde her gün onlarca kadın katledilmekte, yüzlerce kadın sözlü ya da fiziksel tacize uğramaktadır. Bu kadınların kimisi susarak kaderine razı gelmekte kimisi de SUSTURULMUŞ kimseler olarak hayatlarına devam etmektedir. Peki, bizler şiddete, tacize, tecavüze uğramış kadınlarımız için bugüne kadar neler yaptık? Yalnızca üzülmekle mi yetindik, yoksa yaşadıkları korkunç hadiselerde utanması gereken tarafın karşı taraf olduğunu ifade ederek, suçluların cezasını bulmasına yardım mı ettik?

Değerli okurlar, benim bu kitabı yazmaktaki amacım mağdur olmuş ve olmaya devam eden kadınlarımıza, arkalarında olduğumu hissettirmektir. Onlara elimden geldiğince destek olup, hayatlarına bir nebze de olsun yardım eliyle dokunabilmektir. Sizlere naklettiğim bu hikâyeler belki de her gün selam verdiğiniz, gülen yüzüne aldanıp dertsiz sandığınız kadınlarımızın hikâyesidir. Unutmayalım, bu insanlık dışı suçlara sessiz kalıp birlik olmazsak, bir gün aynı şey bizim de başımıza gelebilir. SUSTURULMUŞLAR’dan olmamanız temennisi ile...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92984</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ba50547-3b9e-4245-bd3d-c3d5b0e0ada3.jpg</image:loc>
            <image:title>Viraha</image:title>
            <image:caption>Hayat öyledir işte, olmasını en çok istediğimiz şey ile sınanırız çoğu zaman.
Bir yanda mahalle kültürünün hâkim olduğu bir İstanbul semti ve birlikte büyüyen dört genç kız.
Bir ellerinde çay, diğerinde çekirdek...
Sabahlara kadar süren gece sohbetleri ve sımsıcak dostlukların gölgesinde dayanışma ile geçen gençlik yılları…
Bir çiçek gibi narin ve zarif olan Zehra ile entelektüel bir kişilik olan fakülte hocası Yusuf’un entrika dolu hikâyesidir anlatılan.
Kan bağının,  can bağına erişemediği bu günlerde örselenmiş duyguların sebep olduğu travmalardan bahsedecek size onların hikâyesi.
Kardeşin kardeşe kurduğu tuzaklara,
Hırsına yenik düşen insanların hazin sonuna şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92985</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e4e56f3-791d-47af-8220-c03f9377fc17.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygular Aklımızı Çeler mi? - Çocuklar İçin Felsefe</image:title>
            <image:caption>Felsefe kulübü öğrencileri safsataları, yani bir düşünceyi ortaya koyarken ya da anlamaya çalışırken yapılan mantık hatalarını ele alıyor. Duygu, akıl, gibi kavramlar üzerine konuşarak; tehdit etmek, acındırmak ya da övmek birer ikna yöntemi olabilir mi, duygularımızı tanıyıp düzenleyebilir miyiz gibi sorulara cevap arıyor.
Bugün odada bir gerginlik var. Zeynep ve Melis bir konuda anlaşamıyorlar.
Konuşmalarından anladığım kadarıyla Zeynep hafta sonu Melis’in onlara gelmesini istiyor. Melis ise başka bir arkadaşıyla planı olduğunu ve gelemeyeceğini söylüyor. Zeynep ısrarlı, bir türlü durumu kabul etmiyor ve, “Gelmezsen sana küserim,” diyor. Melis de ona, “Beni sevseydin böyle söylemezdin,” diye karşılık veriyor.
Felsefe eğitmeni Dr. Özge Özdemir kitaplarını, 9-12 yaş arası çocuklarla yürüttüğü “Çocuklar için Felsefe” atölyelerindeki tartışmalardan yola çıkarak kaleme alıyor. Her kitapta altı arkadaş, felsefe öğretmenleri eşliğinde düşünüyor, tartışıyor. Kitaplarda yer alan Ezgi Platin’in harf-çizimleri ise kavramlara eğlenceli bir yorum getiriyor.
4., 5. ve 6. Sınıflar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92986</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d8eb927-3aac-4c43-84c6-5fa03f30198c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözler Can Acıtır mı? - Çocuklar İçin Felsefe</image:title>
            <image:caption>Felsefe kulübü öğrencileri safsataları, yani bir düşünceyi ortaya koyarken ya da anlamaya çalışırken yapılan mantık hatalarını ele alıyor. Sözlü saldırı, hakaret, büyüklük göstermek gibi kavramlar üzerine konuşarak; sözlü saldırıya uğradığımızda nasıl karşılık veririz, haklıyken haksız duruma nasıl düşeriz, büyümekle olgunlaşmak aynı şey mi gibi sorulara cevap arıyor.
İpek Hanım sınıfa girer girmez hep bir ağızdan, “Yarışmaaa!” diyerek üzerine atıldık.
İpek Hanım: Demek haber size ulaştı. Evet, uluslararası bir yarışma var. Gördüğüm kadarıyla sizler de katılmaya isteklisiniz. Ne güzel!
Deniz: İstekliyiz ama bir o kadar da gerginiz. Ne yapacağız, nasıl hazırlanacağız, konu nedir?
İpek Hanım: Yarışmanın konusu saldırı safsataları. İki kişi bir konuyu tartışırken, tartıştıkları konudan uzaklaşıp birbirlerinin kişiliğini tartışma konusu yaparlar ya, ondan bahsediyorum.
Felsefe eğitmeni Dr. Özge Özdemir kitaplarını, 9-12 yaş arası çocuklarla yürüttüğü “Çocuklar için Felsefe” atölyelerindeki tartışmalardan yola çıkarak kaleme alıyor. Her kitapta altı arkadaş, felsefe öğretmenleri eşliğinde düşünüyor, tartışıyor. Kitaplarda yer alan Ezgi Platin’in harf-çizimleri ise kavramlara eğlenceli bir yorum getiriyor.
4., 5. ve 6. Sınıflar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92987</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8544bc4-6f28-41e5-b3cf-705cae4d4183.jpg</image:loc>
            <image:title>Karl Marx - Felsefe ve Devrim</image:title>
            <image:caption>Karl Marx: Felsefe ve Devrim, modern düşünceye yaptığı entelektüel katkılarla Karl Marx’ın yaşamının yeni bir keşfini sunuyor. 
Filozof, tarihçi, sosyolog, iktisatçı, güncel olaylar gazetecisi ve editör olarak Karl Marx (1818-1883) modern tarihin en etkili ve devrimci düşünürlerinden biriydi; ne var ki kendisi nadiren Yahudi bir düşünür olarak ele alınır ve onun Yahudi düşünürü arka planı ya gözden kaçırılır ya da yanlış tanıtılır. Bu kitapta seçkin bilim insanı Shlomo Avineri, Marx’ın Yahudi kökenlerinin onun çalışmaları üzerinde önemli izler bıraktığını savunuyor. Marx, o zamanlar Prusya’nın bir parçası olan Trier’de doğdu ve ailesi, bölgenin daha önceki Fransız egemenliği ve kontrolü altında eşit haklara ve özgürlüğe sahipti. Ama sonra Prusya’ya ilhakı, Yahudi nüfusunu eşit haklardan mahrum etti. Bu gelişmeler Marx’ın babasının isteksizce din değiştirmesine yol açtı ve benzer sıkıntılar, o zamanın Yahudi kökenli birçok genç entelektüelini radikalleştirdi. 
Daha önce Hegel ve Marx üzerine literatüre geçmiş iki önemli kitabı olan Avineri, Marx’ın Yahudi geçmişini uygun ve dengeli bir perspektife oturtuyor ve Marx’ın entelektüel gelişimini, içinde yaşadığı tarihsel, entelektüel ve politik bağlamların ışığında takip ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92988</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27a624e0-283d-471d-9675-80b0cdf31ccc.jpg</image:loc>
            <image:title>Musa Kardeşler - Bilimin Üç Kardeşi</image:title>
            <image:caption>Muhammed, Ahmed ve Hasan tarihte Musa Kardeşler olarak bilinen üç kardeş. Birileri üç kardeşin yaptığı icatları sihir zannetse de onların yaptığı şey, karşılaştıkları sorunları bilimi kullanarak çözmektir. Bu kitapta, yaşadıkları hayatı kolaylaştıran pek çok mekanik alet icat eden Musa Kardeşlerin eğlenceli hikâyesini okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92989</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8518976d-e261-44f0-88af-6ed3841abdc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk-ı Memnu</image:title>
            <image:caption>Kalplerimizde bazı illetler vardır ki, vücudun tamamıyla dokularına nüfuz etmedikten sonra keşfolunamayan gizli hastalıklara mahsus bir nüfuz hıyanetiyle kendisini göstermeden, tahriplerini haber vermeden derunî bir yangın dumansızlığıyla yanar, yanar. Bu bir ateştir ki mahiyetini bilmeyiz, vücudundan haber almayız; o yavaş yavaş vazifesinden emin, devam eder. Nihayet bir gün birdenbire bir hiç, bir dakikacık bir vukuf gösterir ki kalbimizde bir yangın var. Nedir? Nereden doğmuştur? Bu yangın nasıl serseri bir rüzgârın kanatlarıyla düşerek orasını tutuşturmuştur? Bilmeyiz. 
Adnan Bey, ellili yaşlarında, iki çocuk babası, varlıklı bir İstanbul beyefendisidir. “Melih Bey takımı” olarak tanınan ailenin küçük kızı Bihter’e talip ol ur. Bihter, çocuklarıyla yarış hâlinde olan annesi Firdevs Hanım’a inat, kendinden yaşça büyük bu adamla evlenmeyi kabul eder. Ancak hiçbir zaman aşkı ve sevgiyi tatmamış olan genç kadın, kendisine büyük refah sağlayan bu evlilikte de mutluluğu bulamaz. Hayatındaki eksikliği, Adnan Bey’in çapkın yeğeni Behlül’le yaşadığı yasak aşk ile gidermeye çalışınca, aileyi felakete sürükleyen olaylar vuku bulur. 
Halit Ziya Uşaklıgil’in usta kaleminden Aşk-ı Memnu, sadeleştirilmiş Türkçe versiyonu ile 
sizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92990</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff7eef8b-175c-4c7e-bb31-bd302fe017c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül</image:title>
            <image:caption>Eylül! Öyle bir ay ki, geçen her güzel günü için ona minnettar olmak gerekir. Eylül, mutsuzluk ve özlem ayıdır, içine birkaç günlük kış hücumundan acı düştüğü için, insan o güzel havaların, devamlı yazın artık geçtiğini anlayıp üzülür, özlem çeker. 
Suad ve Süreyya, bağ evinde sıkıcı bir hayat süren evli bir çifttir. Süreyya’nın şikâyetlerine daha fazla dayanamayan Suad, Boğaziçi’nde bir villa kiralamak için babasından para ister. Çift, kiraladıkları villada Süreyya’nın ailesinden uzak, mutlu bir hayat sürmeye başlarlar. Suad’a büyük hayranlık besleyen arkadaşları Necib de zaman zaman onlarda kalmakta, sandal gezilerinde onlara eşlik etmektedir. Fakat Necib’in duyduğu hayranlık, zamanla içine atmak zorun da kaldığı büyük bir aşka dönüşünce, eylül ayı da acı ve ayrılık ayına dönüşecektir. 
Mehmet Rauf’un başarılı psikolojik tahlilleriyle kaleme aldığı Eylül, Türk edebiyatındaki “ilk psikolojik roman” olma özelliğiyle büyük önem taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92991</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2b8621a-09d0-4a96-8b0a-58f7969ef0d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Külüstür</image:title>
            <image:caption>Yeni Zelanda çocuk edebiyatının sevilen yazarı Joy Cowley’den, sadece çocuklar için değil; gençler, anne babalar ve eğitimciler için de etkileyici bir roman. Cowley, bu kitapta modern yaşama alışmış iki kardeşin, ıssız doğada geçirdikleri bir yaz tatiline ortak ediyor bizleri. Günümüz çocuklarının her geçen gün uzaklaştığı doğal yaşam ve aile bağları gibi pek çok önemli konuyu ustaca işlerken, eğlenceli diliyle, okuru kuşak farklılığı, hoşgörü, kardeşlik ve kırsal yaşam gibi temaları düşünmeye davet ediyor. William ve Melissa, yaz tatillerini bir tatil köyünde geçirmeyi planlar. Ancak beklenmedik bir değişiklik olur. Anne babaları iki kardeşin tatilini elektriksiz, cep telefonsuz ve tabii internetsiz bir dağ kulübesinde geçireceklerini açıklar. Üstelik iki huysuz ihtiyarla birlikte. Bu ‘ilkel’ tatil hem kendi sınırlarını keşfetmelerine, hem de büyükanne ve büyükbabalarıyla yakınlaşmalarına yol açar. Ancak beklenmedik gelişmeler tatillerini iyice sıradışı bir hale getirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92994</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e5989f7-9509-4ae8-b642-083bb3626494.jpg</image:loc>
            <image:title>Dürüstlük Çağı</image:title>
            <image:caption>Size bir haberimiz var: Artık gerçeği çarpıtmak onu saklamanız için yeterli değil. Neyin yeterli olduğunu anlamak için elinizde tuttuğunuz kitabın kapağını açmanız gerek. Dürüstlük Çağı işi iletişim olan herkesin başucu kitabı olacak.
Dünya değişiyor; iletişim ve halkla ilişkiler de öyle. Büyük hikâyeleri olan büyük bir şirket olmak için önünüzde sıkı bir parkur var ve siz artık kısa mesafe değil, maraton koşacaksınız. Dünyanın bir numaralı halkla ilişkiler blogunun yarattığı bu kitap PR&apos;a harcanan paranın karşılığını nasıl alacağını anlamak isteyen iletişimciler için yazıldı. Kafanızı karıştıran sorular mı var?
SEO uyumlu içerik oluşturmak, siyah ve beyaz şapkalar, içerik kazıyıcılar, webinerlar, bloggerlar, trollerle baş etmek, skandallar, kriz anlarında itibar yönetimi, markanızın hikâyesini yaratmak, yeni basın bülteni yazma teknikleri, mailing sistemi, yeni medyada basınla ilişkiler ve dijital dünyada var olmanın yolları…
Kafanızdaki tüm soruları sırayla ve sakince cevaplayan Dürüstlük Çağı ilk mottosunu sunuyor: manipülasyon, naylon skandallar ve hileli rekabet dönemi kapanıyor. Bundan sonra markanızı ayakta tutmanın yolu trollerden, yalandan ve sansasyondan uzak durup hikâyenizle var olmaktan geçiyor. Şimdi elinizdeki kitabı yavaşça kucaklayın ve kendiniz olun. Halkla İlişkilerde bir dönem kapanıyor, Dürüstlük Çağı başlıyor.,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92995</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77550b4e-202e-4b3b-ae93-73d49a2e4d21.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dünyamız 184 / Eylül - Ekim 2021</image:title>
            <image:caption>“Sanat Dünyamız”  dergisinin 184. sayısı çıktı! 
Sanat Dünyamız dergisinin 184. sayısı yayımlandı. Dergi, bu sayısında sezonun öne çıkan sergilerinden sanat tarihinin gizli kalmış kısımlarına, popüler kültür tarihinden eleştiri yazılarına, sanatın farklı yönlerini güçlü yazılarla ele alıyor. Derginin Ajanda bölümü ise iki yeni çizimiyle birlikte Taner Ceylan’ın önerilerine emanet. 
Derginin kapağında Arter’de 16 Eylül’den itibaren sergilenecek ve Candeğer Furtun’un 60 yıllık sanat yaşamını gözler önüne serecek retrospektif sergisi yer alıyor. Gencay Altay retrospektif sergi üzerine yazısında sanatçının yaşamını ve eserlerini inceliyor. Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki “Tanzimat’tan Cumhuriyet’e: Ressam Hocaların Ressam Öğrencileri” sergisi üzerine Sezen Ünlüönen’in kaleme aldığı bir eleştiri yazısı, Volkan Aslan’ın “Sağlıcakla Kal” sergisi üzerine Elif Kamışlı’nın denemesi, 3. Autostrada Bienali üzerine Çelenk Bafra’nın bir yazısı okurları bekliyor. 
Eylül ayında kişisel sergileriyle izleyiciyle buluşmaya hazırlanan Ahmet Öğüt, Dorian Sarı, Selçuk Demirel’in ve Pera Müzesi’nde “Yüzleşme” sergisinin küratörlüğünü üstlenen Marcus Graf’ın söyleşileri de dergide yer buluyor. Beyrut’ta 2016’dan bu yana faaliyet gösteren sanat merkezi Dar El-Nimer’in eş direktörleri Lama Koubrously ve Maha Kobeissy ise Ebru Esra Satıcı’ya verdikleri söyleşide ‘sanatın hayatta kalma yolları’nı anlatıyor. 
 İlker Hepkaner yakın tarihten ‘gazinolar’ı ve eğlence kültürünün değişimini değerlendirdiği yazısıyla dergide. Derya Sayın ise Yapı Kredi Müzesi Sikke Koleksiyonu’ndan seçtiği parçalar üzerinden kadınların mitolojide ve Antik dönemdeki temsillerini sorguluyor. 
Sanatçı Huo Rf her sayı iki sanatçının bir kavram üzerine söyleşisine yer verdiği Hisler / Karşılaşmalar / Kesişmeler söyleşi serisinin dördüncüsünde Neslihan Başer ve Handan Börtüçene’yi sessizlik kavramıyla buluşturuyor. Şehri bir performans alanına çeviren Remote Istanbul üzerine Şükran Çakmak’ın izlenim yazısı ise derginin +İz bölümünde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92996</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5695b2ec-e116-44e7-9c55-59f0bf9f200a.jpg</image:loc>
            <image:title>Blacksad 2.Cilt - Arktik Irk</image:title>
            <image:caption>Blacksad dünyada ilk kez yayımlandığı 2000 yılından beri pek çok dilde yayımlandı ve ülkemizde de ilgi gördü. YKY tarafından ciltli baskıları ilk kez 2011 yılında yayımlanan bu kült polisiye dizi karton kapaklı yeni baskılarıyla yeniden raflarda yerini alıyor. 
Şehrin ileri gelenlerinden Oldsmill bir beyaz kaplandır, polis şefi Karup ise bir kutup ayısıdır. Kendileri gibi beyaz kürklü diğer hayvanlarla birlikte Beyaz Anglo-Sakson Protestan topluluğunun bir parçasıdırlar ve kara saksağandan, kızıl tilkiye, tekir kediden kahverengi marala, kürkü lekesiz olmayan bütün diğer hayvanları hor görürler. Özel dedektif Blacksad ise bu nahoş ve gergin ortamda ortadan kaybolan bir çocuğun izini sürmektedir. John bu kördüğümü çözmek için gerektiğinde pençelerini kullanmaktan çekinmeyecektir. 
Juan Díaz Canales ve Juanjo Guarnido’nun yarattığı bu müthiş çizgi roman serisi 2013’te iki dalda Eisner Ödülü kazandı ve Angoulême En İyi İllüstrasyon Ödülü de dahil olmak üzere pek çok ödül aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92997</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee7138b6-35f7-42c1-985a-7d99daf3133b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayağı Burkulan Kırkayak</image:title>
            <image:caption>Büyük Orman’da yaşayan beş iyi arkadaş vardı: Yıldız Benekli Minik Zürafa, Kırkayak Kırmızıayak, Küçük Koyu Yeşil Kurbağa, Sivri Kulaklı Kara Yarasa ve Kirpi Mirpi. 
Ayağı burkulan ve sargıya alınan Kırkayak’ı mutlu etmek için bütün arkadaşları seferber olmuştu, ama Kırkayak bir türlü mutlu olmuyordu! Kısa Boylu Zürafa, Kirpi Mirpi’nin Kaybolduğu Gün, Uykusu Kaçan Yarasa’dan sonra Ayağı Burkulan Kırkayak ile devam eden seri Yasemin Temizarabacı Yıldırmaz’ın hikâyesiyle Ece Zeber’in resimlerini buluşturuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92998</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6a3f25c-bb15-423e-a23f-b7a6d7f40c96.jpg</image:loc>
            <image:title>Domates Dolması Meryem!</image:title>
            <image:caption>Utangaçlık ne zor şey! 
Meryem adını duyduğunda bile kıpkırmızı oluyor. 
Sınıfta ya da pastanede ağzından tek kelime çıkmıyor. 
Keşke o da diğer arkadaşları gibi eğlenebilse, seksek oynayıp derse kalkabilse… 
Metni ve resimleri Laure Monloubou’ya ait olan Domates Dolması Meryem! utangaçlık üzerine sadelikle kaleme alınmış müthiş etkileyici bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92999</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1eb3940f-c2ed-4db3-a46d-93ff86756b08.jpg</image:loc>
            <image:title>Paralı Asker</image:title>
            <image:caption>İlk hatam bu oldu. Sahteci olmak, her şeyi başkalarından almak ve kendinden hiçbir şey vermemek demektir.
Hikâye bir polisiye gibi başlar: Sahte tablo ustası Gaspard Winckler, Paris’in eteklerinde bir stüdyodadır. Ellerinde finansörü Anatole Madera’nın kanı vardır. Cinayetin sebebiyse, Antonello da Messina’nın 1475 tarihli, kitaba adını veren Paralı Asker tablosudur. Gaspard Winckler, bu tablonun bir sahtesini yaparken Louvre’daki aslına taş çıkartacak bir ustalık sergilemiştir. Peki Winckler neden bu mesleği seçmiş, bu portreye kattığı ustalıkta ne fark etmiştir? Madera’yı öldürmeyi neden bir bağımsızlık eylemi olarak görmüştür?

Paralı Asker, Georges Perec’in 1960 yılında tamamladığı ilk kitabıydı. Yayıncılar tarafından reddedildikten sonra yıllarca çekmecede kalan bu kitap, Perec’in ölümünden otuz yıl sonra belgeleri arasında keşfedildi. Paralı Asker, Perec’in oyuncu kalemine yakışır bir şekilde yazarın ilk ve son romanı.
Perec’in yarattığı evrene yüzlerce iplikle bağlı olsa da, yazdığı başka hiçbir şeye benzemez.

DavId Bellos</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93000</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf18678a-f39c-468f-aa81-f30ce03ddeed.jpg</image:loc>
            <image:title>Harikalar Odası</image:title>
            <image:caption>Her yapıt bir başka yapıtın aynasıdır.
Zengin koleksiyoner Hermann Raffke’nin özel koleksiyonundan oluşan sergi, öngörülenin aksine, sanat dünyasında olay yaratır: İnsanlar dört bir yandan apar topar bu sergiyi görmeye koşar. Durum izdihama varınca, içeriye sınırlı sayıda ziyaretçi almaya başlanır. Fakat serginin sonlanmasına bir hafta kala işler iyice karışır, gün boyu bekleyip içeri giremediği için çileden çıkan bir ziyaretçi içeri dalar ve olan olur.
Harikalar Odası, Perec’in harika tasvirlerinin alaycı üslubuyla birleştiği, hikâye içinde hikâyelerinin tablo içinde tablolarla tamamlandığı kurmaca bir sahtecilik öyküsü.
Dünyanın en benzersiz edebî kişiliklerinden biri.
Italo Calvino</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93001</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6baeed87-23e6-4122-8a62-c8734b9d4573.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimcinin Pusulası - Yaşam ve Mücadele Anıları</image:title>
            <image:caption>Ekrem Altun, Devrimcinin Pusulası / Yaşam ve Mücadele Anıları’nda 1970’li yıllardan günümüze uzanan süreçte anlam kazanan kişisel ve bir o kadar da toplumsal süreçten izler aktarıyor.
Kitap kişisel anıların, yaşanmışlıkların, sıkıntıların, inişlerin çıkışların, coşku dolu anların olduğu kadar Türkiye yakın tarihinin de özetini içeriyor.

Tüm anlattıkları içinde Altun’u özel kılan boyut ise örgütlü yaşamdan hiç vazgeçmemesi, Halkın Sesi dergisi ve Türkiye İşçi Köylü Partisi’nden Vatan Partisi’ne uzanan kesitte “Aydınlıkçı” olma iradesinde hiçbir zayıflama göstermemesi.
Ailesiyle, akrabalarıyla, iş ortaklarıyla ve yoldaşlarıyla ilişkilerini büyük bir açık sözlülük içinde ve samimiyetle yansıtırken yaşam sevincinin ve mücadele enerjisinin anahtarını da hep elinde tutuyor Altun.
“Ne zaman bir çıkmaza girsem veya umutsuzluğa düşsem, partim, yoldaşlarım yanımda olurdu. Onlardan aldığım moral ve cesaretle ayakta durabiliyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93002</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fbd06ac-fb7d-4cb5-acfe-addc449295df.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuyu-Kunlar - Bir Türk Kabilesinin Göç Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Türkolog ve tarihçi Dr. Adalet Ergenekon’un ilk basımı 1978’de, üçüncü basımı Nisan 2021’de gerçekleşen romanı Tuyu-Kunlar bu kez Seldağ Özalp’le birlikte yazılmış tiyatro oyunu olarak okurlarla buluşuyor.
İki perdelik tarihsel drama Tuyu-Kunlar / Bir Türk Kabilesinin Göç Öyküsü, atalarımızın devletleşme sürecindeki bir yol ayrımına tarihsel ve sanatsal açıdan odaklanan, “devlet ana”nın doğum sancılarına yoğunlaşan, Türklerin İslamiyet öncesi yaşamına ve doğayla ilişkilerine bakan heyecan verici bir tiyatro eseri.
Ergenekon ve Özalp, Türk tarihinin “geçitlerinden” birini, yalın ve akıcı anlatımla, okurun kendisini bir “ön-seyirci” olarak hissedeceği bir yapı kurarak sahneye taşıyorlar.
Tuyu-Kunlar / Bir Türk Kabilesinin Göç Öyküsü, yalnızca tiyatro profesyonellerinin değil herkesin büyük heyecan duyarak okuyacağı, olayları ve karakterleri zihninde kolayca canlandırıp izleyeceği iki bin yıllık bir dünyaya giriş davetiyesi niteliğinde.
Türkolog ve tarihçi Dr. Adalet Ergenekon’un ilk basımı 1978’de, üçüncü basımıNisan 2021’de gerçekleşen romanı Tuyu-Kunlar bu kez Seldağ Özalp’le birlikte yazılmış tiyatro oyunu olarak okurlarla buluşuyor.
 
İki perdelik tarihsel drama Tuyu-Kunlar / Bir Türk Kabilesinin Göç Öyküsü, atalarımızın devletleşme sürecindeki bir yol ayrımına tarihsel ve sanatsal açıdan odaklanan, “devlet ana”nın doğum sancılarına yoğunlaşan, Türklerin İslamiyet öncesi yaşamına ve doğayla ilişkilerine bakan heyecan verici bir tiyatro eseri.
 
Ergenekon ve Özalp, Türk tarihinin “geçitlerinden” birini, yalın ve akıcı anlatımla, okurun kendisini bir “ön-seyirci” olarak hissedeceği bir yapı kurarak sahneye taşıyorlar.
 
Tuyu-Kunlar / Bir Türk Kabilesinin Göç Öyküsü, yalnızca tiyatro profesyonellerinin değil herkesin büyük heyecan duyarak okuyacağı, olayları ve karakterleri zihninde kolayca canlandırıp izleyeceği iki bin yıllık bir dünyaya giriş davetiyesi niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93003</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/839c4f9d-b6bb-4c12-9e21-e79523b3137f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ufukları Aşmak</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin yakın tarihinin belli başlı dönüm noktaları çerçevesinde bir yaşam öyküsü… 1970 yıllardaki devrimci yapılanma ve sokak çatışmaları, 12 Eylül askeri darbesi ve yarattığı tahribat, 90’lı yıllarla birlikte ivme kazanan PKK saldırıları, faili meçhul cinayetler ve hendek olayları…  
 
Sosyolog-Yazar Eyyüp Altun bütün bu olayları anlatırken soğukkanlılıkla yansız kalmayı başarıyor, süreci kendi gerçekliği içinde veriyor. 
 
Anılar sadece siyasi yaşanmışlıktan ibaret değildir; insani dram, aşk ve yaşam karmaşası da bir o kadar çalışmada yer bulmuştur. Yaklaşık yarım asırlık bir yaşanmışlığı içeren bu eseri heyecanla okurken kimi zaman nostalji yaşayacak, kimi zaman yakın tarihin karanlık sokaklarında ürkütücü bir gezintiye çıkacaksınız. 
 
“Ufukları aşamayanlar neye inanırlarsa inansınlar ve ne kadar uzun yaşarlarsa yaşasınlar gerçekte ömürleri kısa kalacaktır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93004</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f88806b6-db0e-4b71-877f-31b91f0c6c47.jpg</image:loc>
            <image:title>Emin Özdemir&apos;in Dil, Edebiyat ve Eğitim Anlayışı</image:title>
            <image:caption>Emin Özdemir, Türkçenin özleştirilmesi ve geliştirilmesi için büyük çabalar harcayan, nice öğrenciler yetiştirip nice yapıtlara imza atan, öğrencilerine sıklıkla hatırlattığı &quot;Boş çuval dik durmaz, okuyun.&quot; sözünü yaşam felsefesi olarak benimsemiş büyük bir dil ustasıdır. Yapıtlarında Türkçenin tarihi gelişimine olduğu kadar güncel sorunlarına da değinmiş, ‘sözcükler’in çok katmanlı boyutlarını irdeleyerek Türkçenin zenginliğini sergilemeye çalışmıştır. 
Prof. Dr. Sedat Sever&apos;in danışmanlığında Arzu Atılgan tarafından hazırlanan tez çalışmasının genişletilmiş biçimi olan bu kitapta Türkçenin büyük ustası Emin Özdemir&apos;in dil, edebiyat ve eğitim alanlarına ilişkin görüşlerine, yaşam öyküsüne ve ardından yazılan yazılara yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93005</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/009e5ca3-aff6-4158-8d5b-668fe20ef610.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Alevler Sarayı</image:title>
            <image:caption>Sarah J. Maas’ın milyonlarca okura ve sayısız ödüle ulaşan, benzersiz evreni Dikenler ve Güller Sarayı serisi, Feyre’nin ateşli kız kardeşi Nesta’nın yolculuğuyla devam ediyor.  
 
Nesta Archeron her zaman kibirli, çabuk öfkelenen ve yavaş affeden biriydi. Yine de Kazan’a girmeye zorlandığından ve kendi isteği dışında Ulu Peri olduğundan beri, içinde yaşadığı garip dünyada kendine bir yer bulmak için mücadele ediyor. Daha da kötüsü savaşın dehşetini ve içinde kaybettiklerini unutamıyor. Aslında onun öfkesini en hızlı ateşleyen tek bir kişi var: Cassian… Ama Cassian’ın ateşlediği tek şey öfkesi değil…  
Bu arada, son savaş sırasında Kıta’ya dönen insan kraliçeler, diyarlardaki barışı tehdit eden yeni ve tehlikeli bir ittifak peşinde. Ve onları durdurmanın anahtarı, Cassian ve Nesta’nın elinde. Savaşın kavurduğu ve belirsizlikle boğuşan bir dünyada Nesta ve Cassian hem içlerindeki hem dışarıdaki canavarlarla mücadele etmek zorundalar…  
 
“Hem tutkulu ve romantik hem de vahşi; çok güzel yazılmış bir efsane. Kesinlikle muhteşem.” 
 
Alexandra Bracken 
 
“Tutku dolu, vahşi, seksi ve cüretkâr… öyle sürükleyici ki…”  
 
USA Today 
“Gerilim, romantizm, entrika ve aksiyon. Bu kitabı sakın kaçırmayın!”  
 
HuffPost</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93006</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/480f692a-970b-4a23-b25d-572e51a0ffa4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakiki Hikayeler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Loukianos (120?-180?): MS 2. yüzyılda, Roma İmparatoru Marcus Aurelius devrinde yaşamıştır. “Komik” diyalog, hiciv ve parodi türlerinde eser vermiş olan Loukianos’un etkileri Bizans’tan, günümüzde yüksek fantastik edebiyat ve bilimkurguya kadar uzanır. Kimi eleştirmenlerce ilk bilimkurgu eser sayılan Hakiki Hikâyeler hayalî diyarlarda olağanüstü bir gezinin öyküsünü anlatırken, “hakiki” olma iddiasındaki eserleri zekice hicveder. Fakat asıl etkileyiciliği “modern”liğindedir: Parodi, anıştırma gibi yöntemlerle kurulmuş kuvvetli bir metinlerarasılığa sahiptir ve edebiyatın hakikatle ilişkisi üzerine düşünür. Loukianos’un Hakiki Hikâyeler’i, Erman Gören ve Ertuğrul İnanç’ın titiz incelemesi ve notlarıyla okurlarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93007</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f99073c-834c-4765-a866-9936d52b1ef3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yine Gel</image:title>
            <image:caption>“YUT BENİ ve MARCH ile çizgi roman dünyasının en önemli yeteneklerinden biri olduğunu kanıtlayan Nate Powell’ın bence en iyi işi YİNE GEL. Derinlemesine hareket eden, insanı içine çeken bu samimi kitabın etkisinden uzun süre kurtulamayacaksınız.” -JEFF LEMIRE (Netflix dizisi Sweet Tooth’un yaratıcısı) 
 
1970’li yılların üzerinde güneş batarken, Sevgi Kuşağı ruhu, Ozark Dağları’nın tepesindeki “küçük bir komünde” yaşayan bir grup insanın içinde yaşayamaya devam ediyordu. Peki eksik olan neydi? İnanılmaz derecede iç içe yaşayan iki aile, aşırı derecede bastırılmış sırlarla yaşamanın zorluklarıyla da boğuşuyordu... bu arada, bu Arkansas tepelerinin derinliklerinde, köydeki fısıltılarla beslenen canavarımsı bir şey dolanıp duruyordu. Tek başına çizerlik kariyerine görkemli bir dönüş yapan ve NEW YORK TIMES EN ÇOK SATANLAR listesine giren NATE POWELL, bu samimiyet, pişmanlık ve toplu hafıza kaybıyla süslenmiş kitabı sunar. 
  “Powell’ın bu eseri, karanlık ve aydınlık arasındaki kesişimde edebi ve figüratif olarak yerini almış. Tam gölgelerin içinde tamamen kaybolduğunuzu hissettiğiniz anda içeri güneş giriyor.” -JILLIAN TAMAKI.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93008</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10cece9f-277a-4659-9f1b-4d89cccbf7b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Noktaya Nasıl Geldik?</image:title>
            <image:caption>“Para; açları, umutsuzları, kırılmışları, açgözlüleri, muhtaçları baştan çıkarmaya devam ettiği sürece kardeşler arasında her zaman savaş olacaktır.” 
Kitaptaki sayfalar, insanlığın büyük bir dönüşüm yaşadığı tarihin bu tuhaf anında, bir Japon’un bakış açısıyla, Ortadoğu düzeninin içinden geçtiği dönüm noktalarını anlatmaktadır. 
Bu kitap, sürekli bir değişim halinde olan ve Covid-19 pandemisinin karanlığında değişim süreci iyice hızlanan Ortadoğu ve Doğu Asya uluslararası siyasetine ışık tutan bir projektör görevindedir. 
Satoshi Ikeuchi, Tokyo Üniversitesi İleri Bilim ve Teknoloji Araştırma Merkezi’nde (RCAST) Din ve Küresel Güvenlik Profesörü’dür. Ortadoğu siyasetinde uzmanlaşmıştır. Aynı zamanda uluslararası ve bölgesel çalışmalar üzerine araştırmaların merkezi olan RCAST Acil Stratejiler Açık Laboratuvarı’nı idare etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93009</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2da1bcad-e386-4cde-ada2-3fe338b2a288.jpg</image:loc>
            <image:title>Elealı Zenon-Hiç Olmazsa Bir Kere İtiraz Et, Başka Bir Fikir Söyle de İki Kişi Olduğumuzu Anlayayım</image:title>
            <image:caption>“Belki yığınlar hiçbir zaman filozof olmayacak. Ama toplumları mutluluğa ulaştırmak için, yönetimin bilge kişilere teslim edilmesi de mi mümkün değil?” 
Dünyanın en çok tartışılan paradokslarını ortaya atan Elealı Zenon, Antik Yunan felsefesinin en önemli temsilcilerinden biridir. O, diyalektik düşüncenin ve mantığın ilk temsilcisidir. Hocası Parmenides’in varlık ile ilgili fikirlerini temellendirmiş ve ortaya attığı fikirlerle günümüz düşünce evrenini etkilemeyi başarmıştır. 
Sadece Akhilleus ve Kaplumbağa Paradoksu ya da Duran Ok Paradoksu ile değil siyasi fikirleriyle de öne çıkmış ve kendinden sonra gelen önemli filozoflar için ilham kaynağı olmuştur. 
Elealı Zenon, bizi varlığı başka açılardan düşünmeye ve gerçeği daha iyi kavramaya davet ediyor. İçinde yaşadığınız ve etkileyip etkilendiğiniz dünyayı sorgulamaya hazır olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93010</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07392051-dea0-401e-9b16-cabb1b30ee82.jpg</image:loc>
            <image:title>Halkla İlişkilerde Temel Kavramlar</image:title>
            <image:caption>Halkla İlişkilerde Temel Kavramlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93011</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5c4e529-c2b2-4483-95bb-02ae410fe260.jpg</image:loc>
            <image:title>İrade Eğitimi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Jules Payot (1859-1940): Fransız pedagog, eğitimci, Cumhuriyet Dönemi Fransası’nın radikal düşünürlerinden. Eğitimin, bilgi sağlamanın yanı sıra akılcı bir iradenin oluşturulmasını gözetecek şekilde yenilenmesi için verdiği mücadeleyle dönemin eğitimcilerini derinden etkiledi. En ünlü eseri İrade Eğitimi yayımlandığında Fransız ve yabancı basında büyük bir ilgi uyandırdı ve kısa sürede pek çok dile çevrildi. Payot eserinde özellikle öğrencilerde, genel olarak da bütün entelektüel çalışanlardaki irade zayıflığının nedenlerini araştırır. İnsanı irade zayıflığından kurtaracak duyguları doğuracak veya güçlendirecek araçlarla, kendimize hâkim olmamızı engelleyen duyguları yok edecek veya bastıracak araçları tespit eder. Bu araçların nasıl kullanılacağını da dört yıllık inceleme ve düşünce çabasının sonucu olan İrade Eğitimi eserinde bütün öğrencilere, öğretmenlere, entelektüel çalışanlara örnekleriyle gösterir. Bilim insanının görevini “geleceğin bizim istediğimiz gibi olmasını sağlayabilecek duruma gelmek” olarak gören Payot’nun büyük bir tevazu ile eserinin önsözünde belirttiği gibi: Bu yolda daha atılacak çok adım var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93012</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/242f7972-c6e0-4543-90e5-8fb3c715b9dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kankalar - En Güzel Parti</image:title>
            <image:caption>Bu iki arkadaş her zaman çok eğleniyor . . . Aylin doğum günü partisinin harika olması için çok uğraşmıştı. Partiden önce Aykut’la birlikte bütün oyunları deneyip, yiyeceklerin tadına bakmaya karar verdiler. Her şey HARİKA görünüyordu. Kankalar daha parti başlamadan çok eğlenmişlerdi. Acaba parti provası, gerçek partiyi gölgede mi bırakacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93013</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8f005d7-867e-4af7-8b8e-1d271b02afac.jpg</image:loc>
            <image:title>Suskun Baykuş</image:title>
            <image:caption>Ormanın derinlerinde yaşayan Baykuş’un sesi çıkmaz olmuştu Hep gagası kapalı, hep suskundu. Ormandaki hayvanlar Baykuş için endişeleniyordu. Ama Baykuş’un onlara harika bir sürprizi vardı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93014</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33bba4ad-3233-4421-8263-8130bf848ffd.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Arı</image:title>
            <image:caption>Mercan, bahçedeki arıyı gördüğünde önce ne yapacağını bilemedi. Arılar ağaçtaki kovanı terk ettiği için yalnız kalan Vızvız, Mercan’a arıların neden gittiğini anlattı. Mercan hemen dedesine koşup yardım istedi. Arıların doğaya ve insanlara ne kadar faydalı olduğunu anlatan bu öyküyü merakla okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93015</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32898efb-1a81-4661-a6f7-a5e04b7884cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Balığı Aranıyor</image:title>
            <image:caption>Luna, evcil bir köpek balığına sahip olmak istiyordu. Ancak eve küçük bir süs balığıyla döndü. Ertesi sabah uyandığında Luna’yı kocaman bir sürpriz bekliyordu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93016</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2579679-055f-4e25-a426-b531b00730e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaplumbağanın Zaferi</image:title>
            <image:caption>İnsanların ormanları yakmadığı, ağaçları  kesmediği ve doğaya zarar vermediği, henüz keşfedilmemiş saklı bir orman varmış. Bu ormanda kızılçam ağaçları, ladin ağaçları, çınar ağaçları, kavak ağaçları, sarıçam ağaçları, meşe ağaçları… gibi çeşit çeşit ağaçlar yaşarmış. 
 
Bu güzel ormanın içinden suyu tertemiz, hiç kirlenmemiş pırıl pırıl bir dere akarmış. Bu dere ormandaki bütün canlılara hayat verdiği gibi sesiyle de huzur verirmiş. Orman sakinlerinin yaşam kaynağı olan bu dereyi ormandaki ağaçlar ve hayvanlar çok sever ve korurmuş. Çünkü biliyorlarmış ki suları kirlenirse veya kurursa onların yaşam kaynağı bittermiş. Bunun için sularını israf etmez, nehirlerini kirletmezlermiş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93017</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2098372-0732-4b7b-a729-4d20e15ea4cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden ve Nasıl Siyer Öğrenmeliyiz?</image:title>
            <image:caption>Hz. Peygamber&apos;in (sas) kutlu hayatı olan siyer, bir Müslüman için gerçekten çok büyük ehemmiyet arz eden bir alandır. Kulluk için yaratılan insan, bu kulluğun en ide­al halini elbette peygamberlerden ve son peygamber olan Peygamber Efendimiz&apos;den (sas) öğrenecektir. Böyle olduğu için, Kur&apos;an&apos;ın ve Nübüvvet mesajlarının ilk muhatapları olan sahabe nesli, Hz. Peygamber&apos;in (sas) dünyasına ait ne varsa, bu bilgileri çok önemsemiş, daha sonraki süreçte de bunları talebeleri ve ikinci hayırlı nesil olan Tabiin nesline aktarmış, onlar da kendilerinden sonra gelenlere bu mirası ulaştırarak, o kıymetli hazinelerin günümüze kadar ulaş­masını sağlamışlardır.
Hakikaten Hz. Peygamber&apos;in (sas) kutlu hayatına dair bil­giler, tarihte hiçbir şahıs ve dönem ile kıyaslanamayacak kadar ciddi bir müktesebata ulaşmıştır. Şu an kütüphane­lerimizde, o döneme dair binlerle, hatta yüzbinlerle ifade edilecek kadar kitap mevcuttur. Miladi VI. asır dediğimiz o döneme ait çalışmalar, sadece Hz. Peygamber&apos;in (sas) haya­tını anlatan doğrudan siyer kaynaklarından ibaret değildir. Bir şekilde Hz. Peygamber&apos;in (sas) hayatını daha doğru ve daha detaylı anlamamıza katkı sağlayacak her türlü çalış­manın siyer ile bir şekilde bağları olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93018</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95c8ea6c-1742-4198-aa3d-fb52c3a8d047.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm</image:title>
            <image:caption>Daha önce Ölümle Yüzleşmek kitabını yayımladığımız Françoise Dastur bu metinde de aynı meseleyle, ölümle uğraşıyor. Düşünür bu kez ölüm mefhumunun yanına bir felsefe terimi olarak sonluluğu ekliyor ve geleneksel felsefe terminolojisine daha çok başvuruyor. Konuyu işlemeye yine kültür, mitoloji ve efsaneler üzerinden başlayan, bu bağlamda özellikle “yas ve yas ritüelleri” durağına uğrayan Dastur sırasıyla bir Ölüm Metafiziği, Ölüm Diyalektiği ve Ölüm Fenomenolojisi imkanlarını sorguluyor. Ölümün muhtemel bir metafiziği bağlamında Aristoteles’e; diyalektiğinde elbette Hegel’e; fenomenolojisinde Husserl ve Heidegger’e odaklanıyor. Aristoteles’in kinesis ve metabole, Hegel’in Aufhebung ve moment, Heidegger’in Dasein ve Ölüme-doğru-varlık gibi kavramları düşünürün ölüm tefekküründe en çok atıf yaptığı kavramlar. İnsan tekleri ölmek için her zaman yeterince yaşlıdır zaten, çünkü başlı başına doğum bir ölüm peşrevidir, üstelik kendi başına doğum olgusu bizleri ölebilme makamına tayin eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93019</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efb389b3-18b7-4720-b0ad-416fe3ff37db.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Nasıl Yazılmalı? | Yalansever</image:title>
            <image:caption>MS 125-180 yılları arasında yaşamış olan Süryani hiciv ustası Samsatlı Loukianos’un Eski Yunanca aslından Türkçeye çevrilen bu iki metni, yazarın hem o dönemdeki bilimsel tarih yazımına bakışını hem de kurgudaki ustalığını bize gösterir. Tarih Nasıl Yazılmalı? metninde yazar günümüzde dahi şahit olduğumuz bazı problemleri dile getirir ve eleştirir. Tarihi yazarken nelere dikkat edilmesi ve nelerden uzak durulması gerektiğine dair tavsiyelerde bulunur. Onun için tarih yazımında en tehlikeli kesim, gücün arkasına sığınıp dalkavukluk yaparak hakikati saptıran tarihçilerdir. Loukianos’un ikinci metni Yalansever ise bir hasta ziyaretinde bulunan Tykhiades’in, okumuş bilge adamların ağzından çıkan yalanlara, masallara ve hurafelere olan şaşkınlığını dile getirdiği bir diyalogdur: Bir Peripatetik, bir Stoacı, bir Platoncu, bir Pythagorasçı ve bir doktorun bulunduğu eğlenceli bir sohbet ortamı ve anlatılan masallar. Loukianos bize MS 2. yüzyılın bakış açısıyla cin, peri, hayalet hikayeleri anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93020</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6a6f009-a4d2-4c9f-9d25-bcc1d14d2368.jpg</image:loc>
            <image:title>Masalları Yorumlamak</image:title>
            <image:caption>Masallar, kolektif bilinçdışının en basit ve saf ifadeleridir; bu yüzden, insan ruhunun temel kalıplarını açıkça anlamamıza imkan tanır. Her halk bu psişik gerçekliği kendi tarzında tecrübe eder; haliyle, dünya masallarını yorumlamak, insanın arketip deneyimlerini keşfederken verimli bir yöntem sunar. Masalların psikolojik açıdan yorumlanmasında belki de en büyük otorite olan Marie-Louise von Franz, masalları ayrıntısıyla analiz ederken hem kolektif hem de bireysel bilinç ve bilinçdışı arasındaki yolları da bize gösterir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93021</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d655d260-0731-40d0-944e-f1605a07dc4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüşüm (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İlk kez 1915’te Die Weissen Blaetter adlı aylık dergide yayımlanan Dönüşüm, Kafka’nın en uzun ve en tanınmış öyküsüdür ve yayımlanmasının üzerinden nerdeyse bir asır geçmesine rağmen hâlâ tüm dünyada en çok okunan kitaplar arasındadır. 17 Ekim 1912’de Felice Bauer’e gönderdiği mektupta Kafka, Amerika romanı üzerinde çalıştığını, ilerleyemediğini görünce sıkıldığını ve yataktan kalkamaz hale geldiğini, bu nedenle bir öykü yazarak ara vermek istediğini yazar. Dönüşüm işte böyle ortaya çıkar. Kumaş pazarlamacısı olan Gregor Samsa’nın uykusundan kocaman bir böceğe dönüşerek uyanmasıyla başlayan Dönüşüm, giderek gerçeklikle kurmacanın sınırlarını zorlayan müthiş bir anlatıma dönüşür</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93022</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f46c65df-ad8b-440d-b01e-c725bed76469.jpg</image:loc>
            <image:title>Dava (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dava yazılışından bir süre sonra dünya sahnesine çıkan, yurttaşlık haklarının askıya alındığı, bir sivil itaatsizlik imasının dahi zulümle karşılandığı totaliter rejimlere dair bir öngörü ve eleştiri olarak yorumlanır çoğunlukla. Nazi Almanya’sına dair bir “önsezi” barındırdığı söylenebilir belki. Erişilmez bir otorite tarafından yöneltilen ve ne olduğu hiçbir zaman açıklanmayan bir suçlamayla karşı karşıya kalan Josef K.’nın davasında; mahkemeye dinsel ya da metafizik bir otorite de atfedilebilir. 
Kafka Dava’da suçu yalnızca bir eylem olarak tanımlamayıp zanlının “kötü niyeti”yle de ilişkilendiren ve suçtan çok suçluya odaklanan absürd bir hukuk sistemi paradigması inşa eder. Kuramsal olarak ortada yasadışı bir eylem olmaksızın suçu mümkün kılan bir sistemdir bu. Ancak Kafka suç; sorumluluk ve özgürlük üzerine yazarken bir sistem ya da doktrin ortaya koymaz, çözüm önermez. Okuru ister istemez içine çeken bu karanlık dünya tasavvurunun tartışmaya açık olmayan tek bir özelliği varsa; o da müphemliğidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93023</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe5ea1fc-d407-44e7-b218-fc89a3450841.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Işığı Sokağı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Fransa’nın bir liman kentinin denizci mahallesinde gezinirken duyduğu arya söyleyen sesi izleyerek tanımadığı insanların marazi hayatlarına dalan bir gezgin; patronuna kölece bağlılığı yüzünden korkunç bir eyleme sürüklenen karanlık, itici ve yabani bir hizmetçi; 1810 yılında İspanya’daki savaşta yaralanan, düşman bir ülkede amansız bir hayatta kalma mücadelesine girişen bir Fransız albay; 1918 yılının bir yaz gecesi Leman gölünde bulunup kurtarılan, ancak sonra yüreğini kavuran yurt özlemine yenik düşen bir Rus savaş esiri; yaşıtları üniversiteye giderken hâlâ liseye devam eden avare bir gencin öğretmeninin otoritesine isyan ettikten sonra ödediği ağır bedel. Zweig bu öykülerde insanı insanlıktan çıkarıp en uç noktalara sürükleyen deneyimlerin izini sürerken, okuru da ister istemez karakterlerinin ruh çalkantılarının içine çekiyor… 
  *Ay Işığı Sokağı * Leporella * Nişan * Leman Gölü Kıyısında Olay * Avare</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93024</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4db95c81-37e2-434b-b3d4-fca16208f9e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Terapide Polivagal Teori</image:title>
            <image:caption>İki yaşındaki kızım Iris kısa süre önce boyama yapmaya başladı. Hepsi birbirine benzeyen kuşlar, balıklar ve balinalar çiziyordu. Bir sabah bir balina çizdi ve &quot;Balina üzgün&quot; dedi. Balinanın daha iyi hissetmesi için neye ihtiyacı olduğunu sordum ve &quot;Ona bakan başka bir balinaya ihtiyacı var&quot; dedi. Sonra benden balinasına bakan başka bir balina çizmemi istedi. Ona üzgün balinanın şimdi nasıl hissettiğini sordum ve &quot;Kendini daha iyi hissediyor&quot; dedi. Doğamız gereği sosyal varlıklarız, başkalarıyla etkileşim ve ilişki kurmak doğamızda var. İçgüdüsel olarak yaşamın ilk anlarından yaşamın sonuna kadar başkalarıyla uyumlu bir ilişki içinde olmaya ihtiyaç duyarız.
Bu kitapla, Deb Dana nörobiyolojik temelli Polivagal Teori’yi ustalıkla klinik uygulamaya taşıyor. Güvenlik için otonom tepkileri haritalandırma ve otonom sinir sistemini şekillendirme yollarıyla müdahalelere kapsamlı bir yaklaşım sunuyor. Sunulan fikirlerle, Polivagal Teori’yi terapide kullanmanın, travma geçmişi olan danışanlarınızla yürüttüğünüz klinik çalışmalarınızın etkinliğini nasıl arttıracağını keşfedeceksiniz. Bu süreçte hem terapi uygulamalarınız hem de dünyayı görme ve dünyada var olma şekliniz değişecek. Otonom sinir sisteminin hayatınızı şekillendirmekteki etkisini anlayıp, Polivagal Teori’yi hem günlük yaşantınıza hem de terapi uygulamalarınıza taşı..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93025</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e811d7d-fcc3-40cf-9060-a22db8d8e3dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Peri Tozu</image:title>
            <image:caption>Peri Tozu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93026</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/493b0c31-19d5-4905-85be-fc0b58123481.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyamet Aforizmaları</image:title>
            <image:caption>Kıyamet nedir sizce? 
Dünyada adaletin zenginlerin elinde olması ve sadece fakirler için uygulanması, insanlığın kıyameti değil mi! 
Çocukların en güvenli limanı annesi ve babası iken, bir babanın öz çocuğuna tecavüz etmesi ve bir annenin sevgilisi ile kendi öz çocuğunu istismar etmesi bu insanlığın kıyameti olamaz mı? 
Söyleyin bana malın, mülkün ve makamın bir insanın canından değerli olduğu bu düzen, insanlığın kıyameti olamaz mı? 
Kıyameti doğa olaylarında ve salgınlarda arayanlar! Kıyameti görmek için insanlığın yozlaştığı şu toplumlara bir bakın...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93027</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecee470a-9032-4fba-8970-efda274ea478.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebek Türküsü</image:title>
            <image:caption>&quot;Nazlı beyaz yaprağına 
esen bir yel olsam 
öperek ince boynundan 
çapkınca kaçan bir böcek olsam 
 
Papatyam 
beyaz gelinim 
senin köklerine 
toprak, su olsam 
 
Sen salınırken bozkırda 
ben de senin ardında 
coşan 
bir zeybek olsam 
Vursam dizimi 
bu anaç topraklara 
ve seni başıma taç yapan 
bir âşık olsam.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93028</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5ea7120-d7d9-4cb4-a0f2-57f522948c06.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaş</image:title>
            <image:caption>&quot;Ne var ki yaşam, birilerinin bizim için çizdiği bir oyundan çok, her adımını kendimizin atmak zorunda olduğu bir maceraya benziyor. Olasılıklar denizinin kumsalında adım atmadan geçen her an, daha da uzayıp genişleyen göz erimine bakmak, içimde büyüyen hareket korkusunu iyice belirginleştiriyor. Onca zaman onanmayı bekleyen ben -belki de &apos;gösterme hırsının&apos; egemenliğindeki insanlara tepki amacıyla onların tam karşısında- olduğum yerden kalkmayarak ömrümü heba ediyordum. Bu hareketsizlik kimi cezalandırmıştı. Ya da kimi cezalandırmasını umuyordum.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93029</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebcf8a11-59a2-45ae-948c-966588a3baf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha Da Küçükler İçin Dini Kitaplar 3 Kitap Takım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Seride üç kitap bulunmaktadır. Serinin ilkinde, Daha da Küçükler İçin Allah’ı Merak Ediyorum’da “Allah Nerede?”, “Allah’ı Neden Göremiyorum?”, “Allah Neye Benzer?”, “Allah Ne Kadar Büyük?” ve “Allah’ı Kim Yarattı?” sorularına öyküleyerek cevap veriliyor.
Serinin ikinci kitabı, Allah’ın Güzel İsimleri kitabında ise çok açık ve anlaşılır bir şekilde sade bir dille Allah’ın 99 ismi anlatılmaktadır.
Son kitap ise Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) hayatı anlatılmaktadır.
Her üç kitap da resimli, renkli ve kuşe kağıda basılarak ciltli olarak yayınlanmıştır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93030</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fb992b2-0b1a-42c3-a5fc-4a21b1f23f27.jpg</image:loc>
            <image:title>Bencileyin</image:title>
            <image:caption>Devrik bir cümle gibi hayat; ne öznesinin  yeri belli, ne yükleminin… 
Asl olan bir duaya bir ömür verebilmek, asl olan ruhun ruhunda bir dua için ölebilmek. 
Kitap, akla yağan yağmurdur; yağış almayan  bir tarlanın ürün vermesi mümkün mü? 
Gözler yalan söylemez lakin bazı  gözler için yalan söylenebilir. 
Ruhumdaki el izi kâlû belâdan kalma; bu yüzden yeminim var, sonsuza ve aşka… 
Mahşere dek sürecek olsa da orucum,  iftarım olacağını bilmek güzel. 
Can, cana karışınca gözlerin ve ruhun  yaşadığı hâlin ismi canandır..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93031</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdf69590-76ae-4514-b16b-a8f3fa4940d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırk Kristal</image:title>
            <image:caption>Bu imtihan dünyasından sıfatları: Padişah, Başkan, Kağan, Firavun, İmparator-İmparatoriçe, Kral-Kraliçe, Prens-Prenses, Vali, Kaymakam, Rektör, Profesör, Savcı, Hâkim, Amir, Öğretmen, Komutan, Müdür, Memur… olan niceleri gelip geçti. Ancak hepsinin kaşı, gözü, eti, kemiği, dili, dişi toprağa aktı. Ancak ve ancak bu imtihanın sırrına erenler; “hayrı” işlemede, yazmada, söylemede ve nakletmede emek verip göz nuru dökenler; Ahiret’te ve Cennet’i Bakiye’de “Hayat-ı Bakiye’nin” kazananı olacaklardır inşallah. 
İnanana Allah Teâlâ (c.c) yeter. 
İnanana Kur’an (Vakıa, 77-78; Furkan,1;Tevbe, 6) yeter. 
İnanana Resulümüz, En Sevgilimiz Muhammed Mustafa (s.a.s) yeter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93032</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c72da564-7e30-4a89-8c7f-e251328bcd27.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Elmas Diyarından</image:title>
            <image:caption>“Kara elmas”ın, poyrazın ve kurşuni havanın kenti Zonguldak’ta yetişen; çok sevdikleri ancak sıkıntıdan, yoksulluktan, acıdan, hastalıktan başka hiçbir karşılık görmedikleri hayattan 20’li yaşlarda ayrılan; ortak kaderi yaşayan üç sıkı dost edebiyatçı: Rüştü Onur, Muzaffer Tayyip Uslu ve Kemal Uluser. 
Elinizdeki kitap, bu üç sıkı dostun ardında bıraktığı eserlerin bir derlemesidir. Onların daha önce kitaplaşmış şiir ve yazılarının yanında, dergi/gazete arşivlerinde kalmış, ilgili çalışmalara dahil edilmemiş bazı eserlerini de bu çalışmada bulacaksınız. Böylesine bütüncül bir derlemeyle amacımız; yazgıda ve estetikte birleşen üç ismin edebi yolculuklarını bir arada sunabilmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93033</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3240a897-b22a-4ad9-a1b9-fffc89e54a1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Işıkla Resmetme Terimleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta fotoğraf ve görüntüyle ilgili terimler, etimolojik ve tarihsel süreçleriyle yer alıyor.  
Temel terimler 
Terimlerin kökeni 
Tarihsel süreç 
Görsel açıklamalar 
Belirleyici örnekler
İngilizce karşılıklar Fotoğraf ve görüntü günlük yaşamda giderek yaygınlaşıyor. Alanın terimlerini köken ve kullanım alanları bilgisiyle, Türkçe karşılıklarıyla kullanmak isteyenler için Işıkla Resmetme Terimleri bir başvuru kaynağı niteliğinde. Dr. Levend Kılıç, Fotoğraf ve Medya Estetiği alanında profesör. Görüntü Estetiği, Video Sanatı: Eleştirel Bir Bakış, Fotoğrafa Başlarken, Fotoğraf ve Sinemanın Toplumsal Tarihi, Fotoğraf Kültürü ve Fotoğraf ve Sayısal Görüntü Terimleri Sözlüğü kitaplarının yazarı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93034</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2df6a5d1-273f-4714-97bb-86916e3b6018.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitki Mitosları</image:title>
            <image:caption>Her şeyden önce ve her şeyden sonra yaşam, daima bir tür yeşerme olarak ifade bulmuştur. Doğumda ve dirimde, bollukta ve doyumda bu yeşermenin varlığı duyulur. Hayat ağacı dünyanın merkezinde, sayısız yuvayla donanmış dallarıyla, kökten göğe tohum saçar. Yeryüzünün tüm bitkileri bu tohumlardan toprağa düşer, yayılır ve yaşama karışır. İçlerinde ölümsüzlüğüne inanılan ulu gölgeli ağaçlar da vardır, zehirli, şifalı, dikenli dikensiz otlar da. Bazısı uykuya dalar, mevsimleri çevirir, ruhu bir ilahın bedenine yerleşir. Onunla uyanır bahar ve o kaybolunca esmeye başlar soğutucu rüzgârlar. Yaşam bitkilerin yanı sıra devinir. Bitkileri böylelikle duyarız, onlar hakkında bildiklerimiz milyonlarca yıllık bir birlikte yaşam deneyiminden taşınır. İnsanın anlam arayışının ve inşasının ürünü olan mitoslar, insanla ilişkide olan tüm diğer varlıklar gibi bitkilerin de çağlar boyu dönüşümünü ilk ağızdan aktarırlar. Deniz Gezgin&apos;in Bitki Mitosları adlı bu çalışmasında farklı coğrafya ve kültürlerde, bitkilerin kültür dünyasında yer buluş biçimleri aktarılıyor. Kökündeki ölümcül inatla çığlıkları duyulan adamotundan, ölmezağaç zeytine dek bitkilerin binlerce yıllık anlam yolculuğunun izi bu kitapta sürülüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93035</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec194faf-51f6-46cd-a1f2-6a4b93b5177c.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Yağmur</image:title>
            <image:caption>Kimliği hakkında çok az şey bildiğimiz, Bizans döneminden İstanbullu hemşerimiz, Mabeyinci Pavlos, özgün adıyla Paulos Silentiarios... İS altıncı yüzyılda, İustinianos’un sarayında bir tür mabeyincilik görevi üstlenen (sessizliği sağlayan kişi) Mabeyinci Pavlos’un ismi, kendisine atfedilenlerle beraber 80’in üzerinde epigramma ile iki uzun şiiriyle (biri Pythia kaplıcaları üstüne, diğeriyse Ayasofya’nın yapılışı onuruna yazılan ve kilisenin açılışında halka okunan Ayasofya’nın Betimi [Kırmızı Kedi Yayınevi 2018]) bugünlere kadar gelir. 
Mabeyinci’nin 70’in üzerinde epigramma’sını bir araya getirdiği Altın Yağmur kitabında, Samih Rifat’ın dört önemli kaynaktan, Anthologie Grecque (Pierre Waltz), Anthologie Grecque (Maurice Rat), Anthologie de la Poézie Grecque (Robert Brassilach) ve Poèmes Erotiques (Paul Le Silentiaire)  derleyip çevirdiği şiirler, yüzyıllar sonra biz okurlarını “sessizliğe” davet ediyor. 
“Daha ne kadar, ateşli bakışlarımızı saklayıp, 
kaş göz işaretleriyle yetineceğiz, söyle! 
Gel açığa vuralım sevdamızı ve karşı çıkarsa biri 
her acıyı unutturacak kavuşmamıza, bir kılıç 
çare olsun ikimiz için de: birlikte sahip olmak 
en güzeli, sonsuza dek, yaşama ya da ölüme.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93036</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ed185be-a9e6-472e-9bff-fab42c5b2ec5.jpg</image:loc>
            <image:title>Paragone- Sanatların Karşılaştırılması</image:title>
            <image:caption>Yaşamı, yapıtları ve yazdıklarıyla sanat ve tarih sayfalarında özgün yerini alan Leonardo da Vinci ardında 7000 sayfalık yazı ve çizimlerden oluşan notlar bırakmıştır. Da Vinci’nin ölümünden sonra öğrencisi Francesco Mezzi’nin, bu notlardan derlediği Resim Kitabı’nın ilk bölümü Paragone delle arti (Sanatların Karşılaştırılması) veya kısaca Paragone (Karşılaştırma) adıyla bilinmektedir. Resim sanatının temelleri üzerine notlardan oluşan bölümde Leonardo da Vinci, resim sanatını şiir, heykel ve müzikle karşılaştırır. Ressamın şair, heykelci ve müzisyen karşısındaki üstünlüğünü dile getirdikten sonra resmin bilim ve felsefeyle olan ilişkisini de ortaya koyar. Elinizdeki baskıda, özgün metinle Kemal Atakay’ın ustalıklı çevirisini karşılıklı sayfalarda okuyacaksınız. 
 “Ressam, insanın aklına gelebilecek her şeyin efendisidir, çünkü ressam onu kendinden geçiren güzellikler görmeyi arzu ederse, bu güzellikleri yaratmak elindedir; keza insanı korkutan, maskaraca ve gülünç olan ya da gerçekten acıma hissi uyandıran şeyler görmek isterse, bunların efendisi ve yaratıcısıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93037</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd648c4b-1ff7-4952-8d14-e8de917d51bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüya Analizleri</image:title>
            <image:caption>Yeni-Platoncu geleneğin, mistik teolojinin ve romantik Alman felsefesinin varisi olan Jung, psikanalizin kurucusu Freud’dan ve onun rüya teorilerinden tamamen ayrışır: Bir rüya, gizli anlamını dışa vurmak için peşin hükümlerle deşifre edilmeye ihtiyaç duymaz; aksine, bizzat kendi yorumunu içerir ve bu sayede ne kastettiğini bize söyler. Etnoloji ve antropolojinin yardımıyla rüyalardaki mitolojik ve dini motifleri ve simgesel oluşumları rüya sahibinin çağrışımlarıyla birlikte kavradığımızda o rüya zaten kendiliğinden çözülecektir. 
Yaklaşık iki yıllık (1928-1930) bir seminer dizisinin ürünü olan bu eserde Jung, bir hastasının rüyalarını analiz etmenin yanında rüya analizinin yöntemlerini ve pratiklerini de sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93038</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e421d57a-a740-44db-ac94-9a693d3d3af8.jpg</image:loc>
            <image:title>Suda Kaybolmak</image:title>
            <image:caption>Matematiği ve coğrafyayı sevdiren fantastik romanlarıyla ünlü Vladimir Tumanov, yeni kitabında günümüz dünyasının en önemli ve acil sorunu olan iklim krizine dikkati çekiyor. Yüz binlerce hayranı olan Haritada Kaybolmak romanıyla başlayan &quot;Gizemli Haritalar&quot; dizisinin, yine ilk kez Türkçe yayımlanan ikinci kitabında macera devam ediyor. Alt Kardeşler bu kez büyük bir sel felaketinde sürükleniyor, bilmeceler ve ipuçlarıyla ilerleyen soluksuz bir yolculuğa çıkıyor. Buzulların erimesi, okyanusların yükselmesi ve küresel ısınma gibi, dünyanın geleceğini belirleyecek sorunlar üzerine düşündüren romanda, bilginin, araştırma yapmanın, dayanışmanın değeri de vurgulanıyor. Alt Kardeşler Chris ve Francis, her gün hızla yaşlandıkları inanılmaz yaz macerasından sonra kendilerini, büyük bir fırtınanın ortasında bulurlar. Anne babalarını kurtarmak için şehir merkezine gitseler de, her yeri çoktan sular basmıştır. Çocuklar, terk edilmiş ofis binasında mahsur kalır. Üstelik, gizemli bilmecelerin bulunduğu yeni bir ruloyla! Neyse ki, teknelerden anlayan Mariana da onlara katılır. Yat, fıçı, gondol gibi çeşitli araçlarla selde sürüklenen üçlü, tüm dünyayı yutan suların çekilmesi için bilmeceleri çözme telaşına düşer...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93039</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ddc4a62-51c2-4ad9-b42d-c2d110d64aca.jpg</image:loc>
            <image:title>Rosewater Kurtuluş</image:title>
            <image:caption>2019 Arthur C. Clarke En İyi Roman Ödülü 
Inaugural Nommo En İyi Roman Ödülü 
John W. Campbell En İyi Bilim Kurgu Roman Ödülü finalisti 
“Daha önce okuduğum hiçbir şeye benzemeyen psişik, komplo teorileri ve uzaylı istilası hakkında garip ve sarsıcı bir hikâye.” 
Fonda Lee, Yeşim Şehri’nin ödüllü yazarı 
 
“Oldukça tuhaf ve nefes kesici biopunk bir uzaylı istilası hikâyesi olan Rosewater iddialı, zeki ve çok havalı bir kitap.” 
Tasha Suri, Empire of Sand kitabının yazarı 
 
“Karşılaştığım en yaratıcı uzaylı istilası senaryolarından biri.” 
Aliette de Bodard, Nebula ve BSFA Ödüllü Yazar 
“Rosewater size doğru olan nedir, yanlış olan nedir, nelere müsamaha gösterebilirsiniz, insan nedir gibi rahatsız edici sorular soruyor.” 
Mike Brooks 
 
Yıl, 2068. 
Yeni bağımsız şehir devleti Rosewater&apos;daki yaşam, vatandaşlarının umduğu gibi değildir. 
Belediye Başkanı Jack Jacques, ayaklanma sırasında oluşan borçların peşini bırakmadığını fark eder. Nijerya hükümeti, Rosewater&apos;ın savaşmadan ayrılmasına izin vermek istemez. Şehrin uzaylı sakinleri halkı, uğursuz amaçları için toplu katliam yapmakla tehdit etmektedir. 
Dünya dışına doğru ilerlemeyi önlemek ancak uzay-zaman, ksenosfer ve uluslararası sınırlar boyunca faaliyet gösteren küçük bir grup hacker ve suçluya bağlıdır. Bisikletçi Kız olarak bilinen firari, Kaaro ve eski amiri Femi insanlığın son savunma hattı olabilir. 
Tade Thompson’ın siber-punk, bio-punk ve Afro-fütürist bilimkurgu alt türlerini kesiştiren olağanüstü sosyo-politik serisi çarpıcı şekilde tamamlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93040</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fd1c393-5e98-4623-a032-128947520ea1.jpg</image:loc>
            <image:title>Akın</image:title>
            <image:caption>Gelecek çoktan gelmişti, ancak bu gerçeği bir avuç seçkin dışında kimse bilmiyordu! 
Fizikçi Jon Grady ve ekibi, yerçekimine hükmetmeyi sağlayan ve geleceği değiştirecek devrimci bir buluşa imza attılar. Ne var ki takdir edilmek yerine, Teknoloji Kontrol Bürosu adlı soğuk savaş kalıntısı bir kurumun gazabına uğradılar. 
Büronun görevi, büyük teknolojik yenilikleri halktan gizlemek ve keşiflerin tetikleyebileceği toplumsal kargaşaların önüne geçmekti. Ancak bilime ve ilerlemeye inanan Jon Grady, ne pahasına olursa olsun teslim olmaya niyetli değildi. 
Aynı zamanda bilgi teknolojileri danışmanı da olan yazar Daniel Suarez, teknoloji ile gerilimi ustalıkla harmanlıyor ve geleceğin zapt edilmeye çalışıldığı tüyler ürpertici bir dünyayı gözler önüne seriyor. 
 
*** 
 
“Hırslı... Bu romanı, bilgisayarların kapasitelerine dair yeni bir korkuyla bitirdim.” 
— Robin Cook, The New York Times çok satan yazarı 
 
“Bruce Sterling ve Neal Stephenson&apos;dan bu yana en iyi teknolojik kurgu yazarı.” 
— John Robb, fütürist ve Cesur Yeni Savaş&apos;ın yazarı 
 
“Muhteşem bir tekno gerilim. Dönüm noktası.” 
— William O&apos;Brien, Beyaz Saray siber güvenlik ve iletişim politikaları eski direktörü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93041</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/148216be-e69a-4a99-8f80-55ed27f4418a.jpg</image:loc>
            <image:title>İçinde Bir Sen 2 - Asreman (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
• 8 Adet Özel Tasarım Tarot Kartı
• Ayraç
İstanbul yavaş yavaş buz tutmaya başlıyordu.
Boyut değiştirip artık Varta’nın pençeleri arasında olan Mahinev’i İstanbul’da aramaya devam eden kurtlar şehirden yavaşça çekildi ama şehrin buzu çözülmedi.
Yılanların nöbet tutmaya başladığı şehirde artık hiçbir şey eskisi gibi değildi.
Nigin Bağı’yla mühürlendiği kişinin kim olduğunu anlayan Mahinev, hafızasındaki eksik parçaları tamamlamak için bir yola çıkar. Yaşanan büyük tutulmayla beraber Varta’nın kapısı tehlikeli varlıklara açılmıştır.
Mahinev, babaannesinin rüyalar yoluyla haber vererek gitmesini istediği o tapınakta elmas bir yılan bedeni bulur, bulduğu yılan bedeniyle bir bağlantısı olduğunu fark eder.
Efken’in yoldaşlığıyla sırları yavaşça çözmeye başlayan Mahinev’i hedef hâline getiren güçlü bir düşman kapıdadır. Tüm bunlar olurken Efken ile arasındaki ilişkinin çok öncelere dayandığını öğrenen Mahinev, açığa çıkan sırlarla beraber güçlerini yavaş yavaş keşfetmeye ve düşmanla savaşmaya başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93042</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58efbb6c-12ff-471b-94f2-9d34e72e76c4.jpg</image:loc>
            <image:title>İş&apos;in İçinde Değil, Üstünde Olmak</image:title>
            <image:caption>Girişimcilik konularında söz sahibi olan ve kendisini kabul ettirmiş birçok değerli uzmanın, girişimciliğin tanımına getirdikleri yaklaşım, yeni bir işe girişirken, işin yenilikle ilişkilendirildiği açıklamalarıdır. Bu genel olarak doğru ve konunun özüne inen gerekli bir yaklaşımdır. Ancak yeterli kabul edilebilmesi için, bu yaklaşıma, tamamlayıcı olan bir açıklamayı da eklemek gerekir. Bu da, girişimcinin kişilik özellikleri, fikrin orijinalliği ya da bulunabilecek finansal güçle ilgili olmayan, uygun ortamın oluşması ile ilgilidir. Buna günümüzde girişimcilik eko-sistemi denilse de, daha çok kişinin içerisinde bulunduğu mevcut ve çetin zorlu eko-sistem şartları daha uygun kaçmaktadır. 
Beğeniyle okuyacağınızı düşünüyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93043</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f9d09a3-eb24-4f4a-a935-4283ea1badd9.jpg</image:loc>
            <image:title>İçinde Bir Sen 2 - Asreman</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
• 8 Adet Özel Tasarım Tarot Kartı
• Ayraç
İstanbul yavaş yavaş buz tutmaya başlıyordu.
Boyut değiştirip artık Varta’nın pençeleri arasında olan Mahinev’i İstanbul’da aramaya devam eden kurtlar şehirden yavaşça çekildi ama şehrin buzu çözülmedi.
Yılanların nöbet tutmaya başladığı şehirde artık hiçbir şey eskisi gibi değildi.
Nigin Bağı’yla mühürlendiği kişinin kim olduğunu anlayan Mahinev, hafızasındaki eksik parçaları tamamlamak için bir yola çıkar. Yaşanan büyük tutulmayla beraber Varta’nın kapısı tehlikeli varlıklara açılmıştır.
Mahinev, babaannesinin rüyalar yoluyla haber vererek gitmesini istediği o tapınakta elmas bir yılan bedeni bulur, bulduğu yılan bedeniyle bir bağlantısı olduğunu fark eder.
Efken’in yoldaşlığıyla sırları yavaşça çözmeye başlayan Mahinev’i hedef hâline getiren güçlü bir düşman kapıdadır. Tüm bunlar olurken Efken ile arasındaki ilişkinin çok öncelere dayandığını öğrenen Mahinev, açığa çıkan sırlarla beraber güçlerini yavaş yavaş keşfetmeye ve düşmanla savaşmaya başlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93044</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ad6fc84-e8a3-4945-9e5d-b89ef1ec275b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırça Köşk</image:title>
            <image:caption>Kalbimizin kırk derece ateşe kaç gün dayanabileceğini, böbreğimizin günü birinde taş yapıp yapmayacağını nasıl bilemezsek, söylenmemesi gereken bir hakikati veya bize zorla söylettirilmek istenen bir yalanı söylememek için ne kadar tazyike tahammül edebileceğimizi de ölçemeyiz. Kimisinde bu mukavemet ölüme kadar devam eder, kimisi ilk korkunun doğurduğu heyecanla yumuşayıverip cellatlarının elinde şekilsiz bir balmumuna döner...
Kurtla Kuzu adlı öyküden
Türk edebiyatının usta öykücüsünden yıllara meydan okuyan öyküler... Herkese hitap eden ve okuru derin düşüncelere sevk eden bu kitabı bir solukta okuyacak ve hiç unutmayacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93045</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e8a2267-cb61-49ce-bc41-3bf6ca3faf16.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimden Bir Parça</image:title>
            <image:caption>Huzurunuz kalbinizde olanla onu algılayabilmeniz arasındaki mutlak farkı uygulayabilmenizin bir derecesidir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93046</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60988f47-2df8-48db-ba8d-1ad81aab38df.jpg</image:loc>
            <image:title>Onurlular, Alçaklar ve Hilekarlar</image:title>
            <image:caption>İnsanlık, seçkinlerin kirli propagandasından kurtulup dostluğun, sevginin ve neşenin hâkim olduğu yeni bir yaşam kurabilir mi?
Dünya, sanayi devrimi sonrasında ortaya çıkan bir avuç aristokratik seçkinin bencil ve kötücül hesaplarına teslim olmuş durumda.
Aristokratik seçkinler orta çağın kral ve derebeylerinden çok daha sorumsuz hareket ediyor, dünyayı kendi çıkarlarına göre yönetiyor, insanları bölüyor, savaşlar ve krizler çıkarıyor, darbeler tezgâhlıyor ve sebep oldukları kötülüklerin hesabını vermiyorlar. Dünyanın, doğanın ve insanların iyiliği onlar için bir şey ifade etmiyor. “Bu acılar keyfimizi (kârımızı) artırdığına göre, niye bizi dertlendirsin?” diyorlar.
1900’lü yılların başlarında kurulan bu sistem saç ayağına oturuyor:
1. Propaganda ile algı yönetimi
2. Aristokratik seçkinlerin örgütlü bir hukuki sorumsuzluk ve suç işleme özgürlüğü içinde hareket edebiliyor olmaları
3. Bilim ve felsefenin toplumun ortak yararına değil aristokratik seçkinlerin gayelerine hizmet eder şekilde kullanılıyor olması.
Kitabın benimsediği teze göre; bugün içinde yaşadığımız sistem, “kapitalizm” değildir. 19. yüzyılın sonlarına doğru “kapitalizm” işleyiş tarzı nedeniyle kendi kendisini bitirmiş, sınai işletmelerde mülkiyet ve yönetim birbirinden ayrışmıştır. Artık ekonomiye hâkim olanlar “kapitalistler” değil, kurdukları dolandırıcılık ve sahtekârlık sistemi ile başkalarının (halkın) parasını kendi çıkarları için kullanan bir “asalaklar zümresidir”.
Öyleyse 100 yıldır içinde yaşadığımız bu sistem, bir “anomali”den; kapitalizmin, cumhuriyetin ve demokrasinin bir tiyatrosundan başka bir şey değildir.
Kitap, içinde yaşadığımız anomalinin fark edilmemesi için bilinçli olarak çarpıtılan, sansürlenen ve bilim değildir denilerek değersizleştirilmeye çalışılan felsefeyi ve başta Amerikan tarihi olmak üzere uygarlık tarihini masaya yatırıyor. Ve “kral çıplak ve alçak” diyor… İnsanlığın 20. yüzyıl boyunca toplumdan uzak tutulmuş Spinoza’nın öğretisi ile zihinsel esaretten kurtulabileceğini ve yeni bir yaşam kurabileceğini müjdeliyor…
Öyleyse her şey bize kalmış…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93047</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57c1d80f-f887-4a65-9322-783fa175ec04.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Geleceğe Şifa Tarhana</image:title>
            <image:caption>Hazır Alma Kendin Yap kitabının yazarından!
Bu kitabı alın, evinizin başköşesine koyun ve hemen tarhana hamurunuzu yoğurmaya başlayın!
Anadolu kadınının anadan kıza, kuşaktan kuşağa aktardığı hazine değerinde tarhana tarifleri bulacaksınız içinde. Dövme ve yoğurtla yapılan ak tarhana, top tarhana, ekşi erikli, kızılcıklı, börülceli, fasulyeli, nohutlu tarhanalar, domatesli biberli pembe un tarhanaları, yaş tarhanalar… Glütensiz tarhana, siyez unlu tarhana, damla sakızlı tarhana, çerezlik tarhana, bebek tarhanası… Çorbası, mantısı, çöreği, yemeğiyle koca bir tarhana kültürü…

Bu mirası bize aktaranlar da ana kız. Hülya Duranoğlu Erol ve Işıl Erol, ninelerinden, büyüklerinden öğrendiklerini, çocuklarımız, torunlarımız da yapsın diye kayda geçirdi.

Kitaptaki onlarca tarifle, en meşgul anne bile evinin tarhanasını hazırlayabilir. Hem de yaz kış demeden… Elindeki tarhanayı daha güzel değerlendirebilir.

Tarhananın tarihçesini, besin değerini, tarhana konulu yazılı kaynakları dâhil ettikleri bu kitap araştırıcılar için de önemli bir kaynak eser niteliğinde.

Gökten üç elma düşmüş… Tarhanayı yoğuran, pişiren, yaşatanların başına…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93048</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b49b77c-d087-4aa6-879a-f4b0e06fee8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tragedyanın Kökeni</image:title>
            <image:caption>Aiskhylos ve Atina: Tragedyanın Kökeni, yalnızca Aiskhylos’un oyunlarını ve onların izleyiciler için taşıdığı anlamı inceleyen bir eser değil, Atina demokrasisinin kökenlerini, gelişimini ve dolayısıyla Batı uygarlığının ve kültürünün yapısını da irdeleyen değerli bir araştırmadır. Zira George Thomson, Aiskhylos’un oyunlarının, alışılagelmiş yazınsal eleştirinin ya da geleneksel bilgi ölçütlerinin sınırları çerçevesinde çözümlenemeyeceği görüşündedir. Aiskhylos’un tragedyaları, Atina’nın toplumsal ve siyasal yaşamının öylesine ayrılmaz bir parçasıdır ki, ancak ve ancak Atina’nın tarihsel içeriğinin tamamının sistemli olarak incelenmesiyle anlaşılabilir. Dolayısıyla, bu kitabın birincil amacı Aiskhylos’un anlaşılması olsa da, inceleme, Erken Yunan şiirinin tarihini, Yunan düşüncesindeki yaşamsal unsurların gelişimini, Yunan tragedyasının dinsel temellerini ve bütün bu kültürel gelişmelerin ilkel kabile toplumundan Yunan kent devletine geçişle ilişkisini de içeren çok daha geniş bir alanı kapsamaktadır. 
George Thomson’ın bu kapsamlı incelemesi, Eski Yunan uygarlığına tarihsel maddeciliğin ilkelerini uygulama yolunda yapılan ilk girişimdir. Yazar, daha sonra yazdığı Tarihöncesi Ege ve İlk Filozoflar adlı diğer iki kitabında da bu çalışmasını sürdürmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93049</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/939cc7d3-3bae-447a-b2b1-fc00a3690070.jpg</image:loc>
            <image:title>Sovyetler Birliği’nde Komünist Kadın Hareketi (1919-1930)</image:title>
            <image:caption>Ekim Devrimi’nden sonra kurulan Jenotdel (1919-1930), Komünist Partisi’nin işçi ve köylü kadınlar arasındaki çalışmalarını örgütleyen birimdi. Sovyetler Birliği coğrafyasında faaliyet göstermekle birlikte, hiç kuşkusuz tüm dünyadaki kadın hareketinin yıllar süren mücadelesinin bir sonucuydu. Burcu Özdemir’in Sovyet arşivlerinden de yararlanarak kaleme aldığı bu kitap, Jenotdel konusunda Türkiye’de yayınlanan ilk bağımsız ve geniş kapsamlı çalışma olma özelliğini taşıyor. 
İnessa Armand, Aleksandra Kollontay, Nadejda Krupskaya gibi isimlerin önderliğinde kurulan Jenotdel’in öncelikli hedefi, kadınların toplumun eşit birer üyesi haline getirilmesi ve politik açıdan eğitilmesiydi. Bunun için komünal tesisler (kreşler, yemekhaneler) açtı; okuma yazma kursları, mitingler, konferanslar düzenledi; dergiler çıkardı. Yanı sıra, ekonomik açıdan zor durumdaki yalnız, evsiz ve küçük çocuklu kadınlara verilen toplumsal desteği güçlendirdi. Jenotdel, partiye bağlı bir birim olmakla birlikte geniş yetkilerle donatılmış bir karar merkeziydi. 
Sovyetler Birliği’nde Komünist Kadın Hareketi, kadınları özgürleştiren devrimci reformların özellikle Doğu Cumhuriyetlerinde ne büyük tepkiler yarattığını belgelerle ortaya döküyor. Kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmesi, başlık parası, poligami ve çarşafa karşı Jenotdel’in Azerbaycan’da verdiği zorlu mücadele, bu kitabın en dikkat çekici ve ilgiyle okunacak bölümlerinden birini oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93050</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b074cb84-8216-4aa5-82ee-05009e706e08.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Kurtuluş Hareketi</image:title>
            <image:caption>Kadının kurtuluşu adına elimizde nasıl bir stratejiler bütünü, ne tip deneyimler vardır? Aydınlanma ile açılan büyük tarihsel dönemeç kadınlara neler vadetmiştir? Önceki yüzyılda Avrupa devrimlerle çalkalanırken, hak taleplerinden özgürlük arayışlarına kadınlar hangi konumda yer almıştır? Bu tabloda Paris’in komünar kadınları ne tip çözümler üretmiştir? 20. yüzyıla damgasını vuran “reel sosyalizm” deneyimleri, “kadının kurtuluşu” başlığında, ne tür vaatler, mevziler ve hayal kırıklıkları ile ayrıştırılabilir? Tüm bu tarihsel izlek ile günümüzün komünalist yaklaşımları, müşterekler perspektifi ve “feminist grev” gibi örnekleri nasıl ilişkilendirilebilir? 
Ebru Pektaş, Kadın Kurtuluş Hareketi’nde bu gibi soruların ışığında, kadınların ezilmişliği ve baskının nedenleri hakkında süren uçsuz bucaksız kuramsal arayışların dışına çıkarak “kurtuluş fikri”ni dünyevi ve gündelik olanla, somut ve yaşamsal konularla ilişkilendiriyor. Kadın ütopyalarından burjuva devrimlerine, Komün deneyiminden “reel sosyalizm” pratiklerine ve nihayet günümüzün komünalist reçetelerine uzanan bir hatta “kadının devrime hükmetmesi”nin yollarını araştırıyor. 
“Bu kitapta temel tez olarak ‘hâlâ’, kadının kurtuluşunun ön koşulunun sosyalizm olduğunu savunuyorum. Ancak bu ön koşulun, kadın mücadelesine içerilmesi gereken bir ‘iktidar perspektifi’ ile birlikte düşünülmesi zorunludur. Zira sosyalizm ön koşulunu, tüm mahiyeti ile gerçek kılacak şey, ‘kadının devrime hükmetmesi’dir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93051</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cbcf98c-9c5e-4258-be66-42dac5ccb5db.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtlar Arasında Çıplak</image:title>
            <image:caption>Kurtlar Arasında Çıplak, ölümün ve işkencenin kol gezdiği Buchenwald Toplama Kampı’ndaki bir grup tutuklunun direniş hikâyesini anlatıyor. Gerilim, küçük bir çocuğun bir bavul içinde kampa sokulmasıyla başlıyor. Kamptaki on binlerce tutukluyu kurtarmak için örgütlenmiş Uluslararası Kamp Komitesi, bir taraftan ayaklanma hazırlıklarını sürdürürken, diğer taraftan bu küçük çocuğu SS’lerden saklamaya uğraşıyor. Tüm kampın tahliye edileceği haberi de gelince gerilim son haddine varıyor ve geriye yalnız iki seçenek kalıyor: Ya özgürlük ya ölüm! 
Bruno Apitz’in kaleminden çıkan bu sarsıcı roman, yazarın sekiz yılını Buchenwald Toplama Kampı’nda geçirmesiyle bir rapor özelliği de kazanırken, böylece kurguyla gerçeğin iç içe geçtiği bir anlatı şeklini alıyor. Demokratik Almanya’da Ulusal Ödüle layık görülen eser, bir insanlık dramını gözler önüne sermesinin ötesinde, faşizme karşı direnişin bir sembolü ve cesurca söylenen bir özgürlük şarkısı oluyor. 
Bugüne kadar otuzdan fazla dile çevrilen Kurtlar Arasında Çıplak, Alaattin Bilgi’nin usta işi çevirisi ve genişletilmiş yeni basımıyla Yordam Edebiyat’ta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93052</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed1506a2-9889-43d6-ac6b-20ea8261a76e.jpg</image:loc>
            <image:title>B.Aşk.A</image:title>
            <image:caption>Gönül hep saf ve hazırdır. Marifet, aklı gönül yolundan çekebilmekte. 
 
Psikanaliz dalında duayen kabul edilen Neha Noyan, yıllar önce bir adamla yaptığı yazışmaları, kendisine hayran ve röportaj yapmak için can atan genç psikolog Altay’ın analiz 
etmesini ister. 
Bilim, edebiyat ve felsefe âşığı aynı ruh hizasında iki kişinin satranç tadındaki yazışmaları, Altay’ı dostluk, aşk, insani zayıflıklar, ilahi üstünlükler üzerinden kendiyle ilgili büyük çözümlemeler yapmaya teşvik eder. Tüm bu yazışmaların sonunda ise Altay’ı hiç ummadığı büyük bir sürpriz beklemektedir. 
Kanada’da bir, Türkiye’de ise yayımlanmış üç romanı bulunan Deniz Başıbüyük, bu kitapta aşkı anlatıyor, fakat en sıradan şekilde akıllara gelen iki kişi arasındaki aşkı bir basamak olarak kullanıp ilahi birliğe varan b.aşk.a türlü bir aşkı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93053</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c96ef236-52e4-405d-b014-eab5a398eee1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Başkadır Diplomatların Dünyası</image:title>
            <image:caption>Hariciyecilerden nefes kesici, daha önce duyulmadık hikâyeler 
 
Meslektaşlar arasında çok keyifli diplomatik hikâyeler, dedikodular anlatılır ama bunların çoğu camia dışında pek gün ışığı görmez. Bir süre sonra da kaybolur giderler. 
Kimileri yaygın “monşer” imajını güçlendirir, kimileri diplomatların ne kadar zor ve riskli görevler üstlendiğini anlatır, kimileri de sadece hoş vakit geçirtir. 
Mehmet Öğütçü ve Uğur Ergun, Hariciye’nin farklı kulvarlarında koşmuş, dünyanın girilmez köşelerine girmiş, değişik uzmanlık alanlarına yoğunlaşmış, geniş dostluk şebekeleri, zengin hikâye rezervleri ve özgün üslupları olan iki diplomat. 
Bu kitapta, kendi hikâyelerini, hatıralarını, diplomasi anlayışlarını, hayata bakışlarını birleştirerek bizlere hem okuması keyifli, hem tarihe iz bırakıcı, hem de geleceğin diplomatlarına ilham verici enfes bir okuma ziyafeti sunuyorlar. 
Çoğulcu bir yaklaşımla meslektaşlarının anlamlı diplomatik hikâyelerine de yer veriyorlar. Namık Tan, Kaya Türkmen, Şakir Fakılı, Ömer Onhon, Deniz Kılıçer, Hasan Aygün, Pulat Yüksel Tacar, Selçuk İncesu ve Ayşenur Alpaslan diplomatik hayal gücümüzü zenginleştiriyor, renklendiriyor. 
Elinizden bırakamayacağınız, aynı gün içinde okuyup bitirmek isteyeceğiniz, dostlarınıza tavsiye edeceğiniz bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93054</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee4b66d4-dc00-4c6a-8126-485f515d7b93.jpg</image:loc>
            <image:title>Ustalıkla Pişer Hayat</image:title>
            <image:caption>Çırağı Olmadığın İşin Ustası Olamazsın 
 
“Bedri Usta’yım ben... Adım Bedri ama herkes bana Bedri Usta der. Kebabın yanındaki közlenmiş biber gibi seviyorum Bedri’nin yanında duran ustalık sıfatını... Ama ustalığım sadece kebabı değil hayatı pişirmekte de olsun istedim. Her ateşin üstüne et atanın usta olamaması gibi iyi kötü bir ömür yaşayan da ustası olamıyor hayatın. Sıfırdan bir hayat yaratmış, zaman zaman hayatını sıfırlamış biriyim ben. Başka hiçbir şeyde bu kadar iddialı değilimdir ama kebap işi benden sorulur ve mangala atılan şey etten ibaret değildir. Hayatı da ustalıkla pişirmek gerekir...” 
 
Mardin’in Midyat ilçesinde yokluk içinde başlayıp oradan Adana’ya, sonrasında taşı toprağı altın şehir İstanbul’a uzanan bir hikâye onunki... 
 
Yedi yaşındayken gurbete çıkan, ayakkabılarını yastık yapıp köprü altında uyuyan küçük bir çocuğun bir yandan azimle ve umutla nasıl hayata tutunduğunun izlerini sürerken bir yandan da dünyaca ünlü bir markaya dönüşen işletmesini nasıl kurduğunu bazen kahkahalarla bazen gözleriniz dolarak okuyacaksınız. 
 
Esnaflığın incelikleri, ustalığın sırları, baba olmak, ailenin önemi, yemek kültürü ve Anka kuşu misali sürekli yeniden kurulan ve içine doğduğu kalıpları kırarak, kendini bilgelikle yeniden inşa eden bir yaşama dair derinlikli ve ilham verici bu hikâye sizi tesadüfler ve kader üzerine düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93055</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea0da77b-b369-4430-91ee-66d0ef73be08.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Zeka ve Marka İlişkisi</image:title>
            <image:caption>Duygusal Zeka ve Marka İlişkisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93056</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08fbd61a-7bbd-4813-bf44-a3e0534e22f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Kalp Kırılır</image:title>
            <image:caption>Bu yaşına dek kendi başına ayakta kalmayı başarmış olan Beyah’nın tek isteği geçmişi ardında 
bırakıp hayal ettiği geleceğe adım atmaktır. 
 
Ancak beklenmedik bir olay tüm planlarını altüsteder ve Beyah yaz aylarını geçirmek üzere Teksas’ta bir yarımadada yaşayan, neredeyse hiç tanımadığı babasının yanına gitmek zorunda kalır. 
Oradaki günlerine sabırla katlanıp kendi yoluna gideceği anı beklerken yeni komşuları 
Samson’la tanışır. 
 
Görünürde benzer hiçbir yönleri olmayan Samsonve Beyah, birbirlerini keşfederlerken hikâyeleri yalnızca bir yaz kaçamağı olarak mı kalacaktıryoksa bunun ötesine geçecek ve yaklaşan akıntı kalplerini açıklara mı sürükleyecektir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93057</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22d8991a-08a0-41cc-9a56-63f4d8faa9bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakkı Nerede ?</image:title>
            <image:caption>Can ve Hakkı, birbirlerinden hiç ayrılmamış, iki çok yakın arkadaş! Hep beraberler: Parkta, tatilde, banyoda, uykuda… Ama bir gün Canlar’ın evleri boyanır ve bakın neler olur? Gerçek bir olaydan esinlenerek yazılmış bu hikâyede, Can ve Hakkı’nın ayrılma ve yeniden buluşma macerasına eşlik edeceksiniz. Kitabımızın bir de şarkısını yaptık. Kitap içindeki kare koddan rahatlıkla ulaşıp dinleyebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93059</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b797008-ba6f-4fb7-9502-db4784289a92.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Sonu Savaşı</image:title>
            <image:caption>On dokuzuncu yüzyıl Brezilya’sının derinliklerinde Canudos adlı bir yer vardır; dünyanın bütün lanetlilerinin; hayat kadınları, dilenciler, haydutlar ve her tür paryanın evidir burası. Tarih ve medeniyetin tamamen yok edildiği bu bölge paradan, vergiden, evlilik kurumundan, nüfus sayımından muaftır. Bu yanıyla devrimci ruhun en saf hali için bir kazan, gerçek anlamda özgürlükçü bir cennetin potansiyelini taşıyan ve Brezilya hükümetinin ne olursa olsun yok etmeye ant içtiği bir eyalettir. 
Belki de en iddialı ve trajik olan bu romanında Mario Vargas Llosa, Canudos’u gerçeklerden yola çıkarak yorumluyor. Toplum ile iktidar arasındaki sonu gelmez ve dehşet verici savaşın her iki tarafına da ışık düşürüyor. Böylece Latin Amerika’nın devrimci geçmişini; tutku, şiddet ve fanatizmle birlikte gelen yıkımı anlatan unutulmaz bir roman çıkıyor ortaya. 
 
“Büyük ölçekte bir modern trajedi… Dökülen kan gibi karanlık.” 
Salman Rushdie 
 
“Büyüleyici olmayan tek bir sayfası yok… Vargas Llosa bilhassa savaşın yarattığı kargaşayı ve kavrayış yetersizliğiyle şaşkına dönen tarafları gözler önüne serebilmiş.” 
The Sunday Telegraph</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93060</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b3a99d7-d24a-4bb0-8e4c-93e9153dc3ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazmak</image:title>
            <image:caption>Marguerite Duras’ın son metinlerinden biri olan Yazmak, ıssız evinde yaşayan bir yazarın, seçtiği mesleği devam ettirmek için ihtiyaç duyduğu yalnızlığı paylaştığı bir güz metni. 1944’te uçağı düşen genç bir İngiliz pilotundan gezdiği bir sergiye, kış aylarında donan gölün üstünde oynayan çocuklardan kilerindeki bir sineğe kayan durgun düşünceleri. Yazarın birçok eserinde olduğu gibi yine gerçekle kurguyu harmanladığı Yazmak, Duras’ın duru ve duyarlı kaleminden akan melankolik bir geç dönem sonatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93061</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ff5c06d-e4a8-42cc-b6d7-8849413b07a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Albert Nobbs</image:title>
            <image:caption>Albert Nobbs, her yerde karşılaştığımız ve ânında unuttuğumuz insanlardan biri. Dublin’in lüks otellerinden birinde yıllardır garsonluk yaparak gözlerden uzak, sade bir yaşam süren bu orta yaşlı adamın bir sırrı vardır – aslında bir kadındır. Bir gece sırrının ortaya çıkmasıyla Albert bir yandan inşa ettiği benliği korumaya çalışır, öte yandan arzularının peşinden gitmeye karar verir. George Moore’un 1918 tarihli öyküsü, cinsellik ve kimlik gibi konuları zamanının ötesinde bir içtenlikle tartışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93062</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c756835-45e1-4275-b949-3d372f7a0cd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamın Anlamı</image:title>
            <image:caption>Alman filozof Immanuel Kant, felsefe tarihine yön veren en önemli düşünürlerden biridir. Öyle ki Heine, etkisi bakımından Kant’ın yapıtlarını, Fransız Devrimi’nden daha önemli görür. Onun öğretisini kavrayan her zihinde, Schopenhauer’ın deyimiyle, manevi anlamda bir yeniden doğuş meydana gelir.
Bu kitap, Kant’ın neredeyse beş bin sayfayı bulan yapıtlarından seçildi. Kant’ın dünya görüşünü yansıtan bu seçkinin amacı, onun görüşlerini herkese kolay ve anlaşılır bir biçimde kendi sözleriyle ulaştırmaktır. Kant öğretisinin temel çizgilerinin sunulduğu bu kitap, onun derin insancıl bilgeliğinin anlaşılmasını sağlamanın yanında, insandaki iyiliğe ve hepimizin içinde yer alan yeteneklere yönelik inancı yansıtmayı hedefler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93063</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0f3f1ff-64a4-4af2-a086-80795cb64a13.jpg</image:loc>
            <image:title>Ev Sahibesi</image:title>
            <image:caption>Dostoyevski’nin daha sonra kaleme alacağı romanlarına dair ipuçları taşıyan erken dönem eserlerinden Ev Sahibesi, arka planına kalabalık 19. yüzyıl Petersburg’unu alan, karanlık, bunalımlı ve efsunlu bir aşk hikâyesi anlatıyor. 
 
Bilim tutkunu genç Ordınov, kitapların arasında kaybolarak insana yabancılaştığı günlerin telafisini şehrin kalabalık sokaklarında arar ve aradığından çok daha fazlasını bulur. İlk gördüğü andan itibaren bakışlarını mıknatıs gibi üzerlerine çeken gizemli bir çift, Ordınov’u derin bir buhrana sürükleyecektir. Ev Sahibesi, bilimin büyüyle, inancın şeytanla, yalnızlığın kalabalıkla zıtlığından doğan tuhaf bir deneyim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93064</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cacccd2-9a60-485b-8464-d0a5086d17d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Auguste Comte ve Pozitivizm</image:title>
            <image:caption>İngiliz filozof John Stuart Mill, bu kitapta, çağdaşı ve takipçisi olduğu Auguste Comte’un pozitivist düşünme tarzını, köklerini ve karakteristiklerini ortaya koymaktadır. Aynı zamanda yazar, pozitivist bilim felsefesinin temel konularından olan bilimler sınıflaması ve üç hâl yasasını; sosyolojinin ve sosyal fenomenlerin pozitivizm içerisindeki konumunu anlaşılır bir üslupla ele almaktadır.
Comte’un ve pozitivizmin bilim, felsefe ve sosyoloji anlayışını kavramak isteyen okur için bu kitap eleştirel bir giriş niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93065</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e50536aa-2c18-44f9-8385-29c83d1af9c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Anneanne ile Frieder</image:title>
            <image:caption>Almanya’nın sevilen çocuk klasiklerinden “Anneanne ile Frieder” şimdi Türkçede! 
Anneanne ile Frieder harika bir ekiptir: Anneannesi, Frieder’in bütün muzipliklerine, oyunlarına, lakırdılarına ayak uydurur, şnitzeli torununun tabağına oyuncak bir kepçe yardımıyla koyar, planladıkları pikniği yağmur yağınca tramvay durağına taşır, bahçeye bir jelibon ağacı diker ve daha neler neler... Çocuğunuzla birlikte okuması keyifli, birbirinden eğlenceli ve yaratıcı on beş hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93066</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff85e3ad-da76-4bb3-a63d-5fbe39d1b371.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin Yeniden İnşası</image:title>
            <image:caption>İnsanlık, 17. yüzyıl astronomi ve kozmolojisi, 18. yüzyıl fizik ve kimyası, 19. yüzyıl jeoloji ve biyolojisi ile yeni bir dünyaya adım attı. Bacon’dan beri bilginin güç olduğu şiarıyla yaşamışken, kucağımıza düşen atom bombaları kimin/neyin eseriydi? Felsefede yeniden inşa sorununun çıkış noktası belki de burasıdır.
Amerikalı filozof John Dewey’in elinizdeki kitabı, değişen dünya anlayışları ve beraberinde getirdiği sorunlar karşısında felsefenin yeniden inşası için bir çağrıdır. Aynı zamanda eleştirel bir uygarlık ve düşün tarihi okumasının yapıldığı eserde, bilim, mantık, siyaset ve ahlak alanlarında felsefeyi yeniden inşanın olanakları tartışılmaktadır.
Dewey’e göre devletin, sanatın, dinin, kısacası tüm toplumsal kurumların tek amacı; ırk, cinsiyet, sınıf veya ekonomik statüye bakmaksızın insanların kapasitelerini özgür kılmak ve geliştirmek olmalıdır. Demokrasi ise ancak ‘toplumun her üyesinin her yönden büyümesi’ne yaptığı katkı ile ölçülür.
Bu kitap, geçmişle hesaplaşmanın doğasını aydınlatmakla kalmıyor, geleceği şekillendirmede insan zekâsının önemini, insanın sürekli ‘yeniden inşa eden bir varlık oluşu’nun hikâyesini somutlaştırarak gözler önüne seriyor. Sizce de çağın hayati meselelerine felsefeyle bakmanın ve yeniden inşa yoluyla yeni dünyalar yaratmanın vakti gelmedi mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93067</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2062e9f-ffe7-49b4-aa84-0ea0bc3e3d6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalkınma Mücadelesi</image:title>
            <image:caption>Kapitalist toplumsal ilişkilere dayanmayan insani kalkınma biçimlerini düşünmek ve üretmek olanaklı mıdır? Bu kitap, bu hedefin mümkün olduğunu ve dahası günümüzde dünya üzerinde insani kalkınmanın alternatif biçimlerini geliştirmek için sayısız çabanın olduğunu ileri sürmektir. Ancak bu çabaları daha iyi kavrayabilmek için, kalkınmaya emekçi sınıfların perspektifinden bakmak gerekir. 
 
Sussex Üniversitesi’nden Benjamin Selwyn’in Kalkınma Mücadelesi başlıklı bu kitabı kalkınma sorunsalını emekçi sınıflar perspektifinden ele alan önemli bir yapıt niteliğinde. Bu açıdan sermaye merkezli geleneksel kalkınma yaklaşımlarından açıkça farklılaşıyor. Selwyn’in analizinin merkezinde küresel düzeyde giderek artan yoksulluk sorunu yer alıyor. Teorik açıdan bunun önemi, düşünsel temelleri “büyüme ve refah” vaadi üzerine kurgulanan geleneksel (ortodoks) kalkınma yaklaşımlarının gerçeklik tarafından açıkça yanlışlanmasıdır. 
Ahmet Haşim Köse 
 
Çalışmanın temel aksı, yerel ve uluslararası yoksulluk üzerine oturtulmakta ve kapitalizmin uluslararası üretim ve ticaret zincirleri üzerinden yoksulluğun nasıl bir seyir izlediğini deşifre etmek üzerine kurulmuştur. Kapitalist bir süreç dışında yaşanabilecek farklı bir toplumsallaşma mümkün müdür? Bu çalışma bunun mümkün olacağına dair önermeler içermektedir. 
Mehmet Türkay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93068</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1db76d82-8d33-458d-998a-b451497b956e.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefi Yöntem</image:title>
            <image:caption>Felsefi yöntem problemini merkezine alan bu kitap, İngiliz filozof R. G. Collingwood’un felsefenin doğası üzerine düşünümünün bir ürünüdür. Felsefenin felsefesi ya da metafelsefi bir çaba olarak bu düşünüm olmadan felsefe problemlerini hakkıyla çözümleyebilmek, hatta ortaya koymak dahi mümkün değildir. Çünkü felsefede yöntem sorunu, felsefenin ne olduğu, ne yapmaya çalıştığı ve en iyi nasıl yapılacağıyla doğrudan ilişkilidir. Kısacası felsefenin ne olduğu üzerine düşünmek de bizzat felsefeye dâhildir.
Bilim çağında felsefenin işlevi; felsefeyi doğa bilimlerinden ayırt eden bir araştırma alanının varlığı; felsefi kavramların ve yargıların doğası; tümdengelimsel ve tümevarımsal çıkarımın felsefi uslamlama sürecindeki yeri, felsefe-edebiyat ilişkisi bu kitapta ele alınan konulardan bazılarıdır. Tüm bu sorularla beraber yazar bu kitapta; Platon, Descartes ve Kant’tan analitik felsefe geleneğine dek felsefede yöntem problemine ilişkin sistematik ve özgün bir öneri sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93069</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ff12a43-f48b-46cc-a63b-a62ec9f55038.jpg</image:loc>
            <image:title>Teori ve Pratikte Irkçılık</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, ırkçılığa ve ırk kuramlarına bir giriş niteliğindedir. Bu kitapta, Kant, Marx, Levi-Strauss ve Fanon ile beraber, çağdaş düşünürler Foucault, Balibar ve Bernasconi’de ırk kuramlarının izi sürülmektedir.
Irkçılığın tarihsel ve ekonomik kökenleri nelerdir? Milliyetçilik ve cinsiyetçilikle ilişkisi nedir? Irkçılık kapitalizmin ürünü müdür, yoksa insanlık tarihinin bir parçası mıdır? Aristoteles‘e göre ‘barbarlar’ın kölelik için doğması ne anlama gelir? Ksenofobi, yabancı düşmanlığı veırkçılık aynı şey midir?
Tüm bu sorularla birlikte bu kitapta, Türkiye’de ırkçılığın ekonomik ve kültürel kökleri ve farklı görünümleri sorgulanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93070</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7f51d3e-d2db-46df-9bc6-7111631081b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Latin Dili Üzerine</image:title>
            <image:caption>‘Romalıların en eğitimlisi’ olan Marcus Terentius Varro bu eserde dilin doğasını incelemeye koyuluyor. Dilin kurallı bir yapı olup olmadığını tartışan Varro, inceleme sahasını her ne kadar kendi anadili olarak belirlese de her dile uygulanabilecek birçok mantık ilkesi de sunuyor. Bu metin, Antikçağ’da var olduğunu bildiğimiz ama Eski Yunan’daki filolojik izlerine ulaşamadığımız en önemli dil tartışmalarından olan benzeşim (analogia)-ayrışım (anomalia) tartışmasına dair tek derli toplu metin olma özelliğini de taşıyor. Varro eserde, tartışmanın her iki tarafına ait savları da aktarıp son olarak kendisinin bu tartışmaya dair fikirlerini örneklerle açıklıyor. 
 
Bazıları kullanım bağlamındaki doğal ereklerin kullanışlılık ve zevk amaçlı olmak üzere iki katmanlı olduğunu öne sürebilir. Zira giyinmeyi sadece soğuktan korunmak için değil, aynı zamanda soylu bir görünüme kavuşmak için isteriz. Bir ev sahibi olmayı yalnızca bir çatı altında sağ salim barınma zorunluluğundan değil, aynı zamanda dünyevi hazzı sürdürebilmek için de dileriz. Kap kacağımızın yalnızca erzakımıza yetmesini değil, aynı zamanda göze hoş gelmesini ve bir sanatçının elinden çıkmasını arzu ederiz. Çünkü biri insanı (homo), diğeri insanlığı (humanitas) tatmin eder. (Varro, Ling. viii.16)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93071</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2e54800-1c39-46b4-880e-ad36c8be7d77.jpg</image:loc>
            <image:title>Onlar Göçtü Buradan</image:title>
            <image:caption>Türkiye, son yıllarda tarihinin en büyük beyin göçü dalgasını yaşıyor. Yalnızca geçtiğimiz beş senede, çoğunluğu yükseköğrenim görmüş genç kuşaktan on binlerce kişi yurtdışına yerleşme kararı aldı. 
 
Peki, bu insanları böylesi zor bir kararı vermeye iten sebepler neler? 
 
Ya gittikten sonrası? Aradıklarını bulabildiler mi, dönmeyi düşünüyorlar mı, neleri özlediler, neleri hiç özlemediler? 
 
Evrim Kuran, Onlar Göçtü Buradan’da Türkiye’nin her köşesinden 118 ülke, 728 kente dağılmış 3.253 göçmenle görüşerek yaptığı araştırmanın sonuçlarını anlatıyor ve yorumluyor. Bunu yaparken onların sesini bize duyurmayı ihmal etmediği gibi, kendi tecrübelerini ve duygularını da aktarıyor. 
 
Hem yurtdışına yerleşmeyi aklından geçiren hem de Türkiye’nin yurtdışına verdiği göç olgusunu anlamlandırmak isteyenler için bir başvuru kitabı... 
 
Bir göçmen ve bir kuşak araştırmacısı olarak çıktığım bu yolculukta yüzlerce farklı hikâyeyi doğrudan dinleme fırsatım oldu. Bulguların göçmen dostlarıma yalnız olmadıklarını hatırlatmasını, göçmeyi düşünenleri yargılar ya da yorumlarla değil gerçeklerle buluşturmasını ve en önemlisi de kural koyucunun ülkenin kıymetlerinin ülkede kalmalarını kolaylaştırıcı tedbirler almasını sağlamasını dilerim. Çünkü onlar, o güzelim nesil, göçtü buradan. Evrim Kuran</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93072</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b0c1d4e-66d4-4f33-94d9-ac86e88c69a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Galakside İnecek Var</image:title>
            <image:caption>Yol boyunca satrancın piyon taşları gibi siper almış ağaçları saydı Kayra. Yeni bir yere taşınmanın heyecanından çok alıştığı bir yerden ayrılmanın burukluğunu yaşıyordu. Yola çıktıkları andan itibaren meraklı bakışlarla her yeri izlemeye başladı. Farklı bir duygu barındırıyordu içinde. Ne zaman böyle hissetse kendini bir maceranın ortasında buluverirdi. 
Acaba bu kasabada onu bekleyen macera neydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93073</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96721e7c-95d0-4abf-bdd6-772d9c6e6a8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İstanbul Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Hüma’nın tek isteği Bir İstanbul Hikâyesi kitabını tamamlamak ve ‘Kadim Şehri Yazanlar Kulübü’nün üyelerinden birisi olmaktı. Yaz yaz bitmez bir şehirdi burası! Onu, yaşlı adamla buluşturan da eşi benzeri bulunmayan bu şehirdi. Fakat büyük bir heyecanla gittiği Fener’deki o ev ve evin sahibi, hayatını bir karabasana çevirmişti. ‘Hayır, yılmak yok!’ diye geçirdi aklından Hüma. Byzas&apos;ın, Byzantion&apos;un,Konstantin’in, Konstantinopolis’in, Fatih Sultan Mehmed’in, İstanbul’un, sur kapılarının,  antik şehrin koruyucusu Meryem Ana’nın,  Boukoleon Sarayı&apos;nın ve diğerlerinin ona söylemek istediği her neyse, bunu mutlaka bulup öğrenecekti. Tabii Başkomiser Kemal Çuhadar’la birlikte! 

Kadim İstanbul, Hüma’nın katili bulmasına yardım edebilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93074</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31d5b190-6c83-4ecf-b272-837263e3d590.jpg</image:loc>
            <image:title>Kant ve Metafizik Problemi</image:title>
            <image:caption>Yorumlarının özünü 1927-28 güz döneminde verdiği derslerde oluşturduğu bu kitap Heidegger’in, Kant’ın önemli eseri Saf Aklın Eleştirisi’ne kendi bakış dairesinden yaptığı çözümlemeyi içeriyor.
Varlık ve Zaman’ın soru formülasyonunun şekillendirdiği bu bakış açısı, varlık sorusuna bu kez de Kant’ın metni üzerinden uzanıyor. Heidegger, Saf Aklın Eleştirisi’nin kendisi için yalnızca bir sığınak teşkil etmediğini, aynı zamanda Kant’ı, varlık sorusu bağlamında düşünebilmesine imkân tanıdığını da söylüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93075</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/153b8ed1-86a7-4bae-85cb-0738cc5af481.jpg</image:loc>
            <image:title>Yat Yemekleri - Denizdeki Mutfak</image:title>
            <image:caption>“Evlerimizde-mutfaklarımızda daha çok vakit geçirdiğimiz, tatil için daha izole alanları tercih ettiğimiz, doğada olmayı, yaşamımızı sadeleştirmeyi daha çok düşündüğümüz ve bunu gerçekleştirmeye çalıştığımız yeni yaşam düzeninde, ister teknede, ister yazlıkta, isterseniz de kendi mutfağınızda keyif katacak, sunumlarıyla iyi hissettirecek, sofralarınızı renklendirecek, minik mutfaklarda bile kolaylıkla hazırlanabilecek, kolay ulaşılabilir malzemelerle, Türk ve Dünya Mutfakları’ndan derlediğim, kendi reçetelerimden oluşan Yat Yemekleri kitabımı beğeninize sunuyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93076</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89db7c30-796f-4eb5-8b36-c0e6a4d01245.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinç Gökten Düşmedi</image:title>
            <image:caption>“Beynimiz hazır, bir şekilde gökten düşmedi. Beynimiz yaklaşık bir milyon yıl önce kendi varlığının bilincine varmaya başladığında en azından bir milyar yaşındaydı. Öznenin yaşantısında ilk kez dünyanın bir tür izdüşümü, bir tür kopyası ya da imgesi ortaya çıktığında, bu imgenin neye benzeyeceği konusundaki kararlar evrimce çoktan alınmıştı… Her halükârda bunlar biyolojik kararlardı.”
–Hoimar von Ditfurth
“Hoimar von Ditfurth, bilimsel bilgilerin içinden ilerleyerek dünyanın bütünsel bir resmini çıkartıyor karşımız. Burada bize aktarılan şey ‘bilimin ne dediği’ değil. Bilimden yararlanarak ve bilimsel bilgiden en küçük bir ödün vermeyerek dünyayı kavrayışımıza ilişkin bir öykü, hatta bir roman yazıyor Ditfurth. Bu nedenle onun kitaplarına ‘popüler bilim’ sıfatının ne kadar uyduğunu sormadan edemiyorum. Ya da acaba ‘asıl popüler bilim budur’ mu demek gerekiyor?”
–Turgay Kurultay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93077</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0426439-519d-4e49-931f-0e7e75cdee57.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessizliklerin Dokunuşu</image:title>
            <image:caption>1995 yılında Fransız bir film yapımcısı Nâzım Hikmet ile ilgili bir sinema filmi yapmamı önerdi. İspanyol roman yazarı Jorge Semprun ile senaryo çalışmalarına başladık. Bir ara Moskova’ya gidip, 2 ay kadar Nâzım Hikmet’in eşi Vera Tulyakova ile senaryo için konuşmalar yaptım. Nâzım Hikmet’in Moskova’daki Andrey Voznesenski ve diğer arkadaşlarının tanıklıklarını dinledim. Ayrıca Nâzım Hikmet’i çok yakından tanıyan Müzehher Vâ-nû, Avni Arbaş, Mehmet Ali Aybar ve Nail Çakırhan ile de görüştüm. Bazı nedenlerle bu filmi gerçekleştirmedik...
Söylemedikleri, söylediklerinden fazla olan, konuşurken kullandıkları kelimelerin arasında hep sessizlik taşıyan bu 20. yüzyıl kahramanlarının düşünceleri tozlu kasetlerde kalsın istemedim. Onlarla yaptığım konuşmalardan bu kitaptan başka sende geriye ne kaldı diye soracak olursanız şöyle derim: “SESSİZLİKLERLE DOKUNMUŞLARDI BİRBİRLERİNE.”
Ali Özgentürk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93078</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2303ab5a-57fb-4568-99f4-01bf84e70448.jpg</image:loc>
            <image:title>Yük</image:title>
            <image:caption>“Bundan yüz yıl önce bir dağ köyünde alt tabakadan bir kadının güzelliği bir nimet değil, bir lanetti. Hele bir de kadının kocası uzaklarda, İtalya dağlarında cephedeyse.”

Katharina Teutsch
“Monika Helfer bu kısacık romanda kolay kolay unutulmayacak canlılıkta portreler çiziyor. Yirminci yüzyıl başlarının son derece sert hayatını sahte bir romantizme kapılmadan resmederken, yaşanan güzel anları da gözden kaçırmıyor. Farklı zaman dilimleri arasında gidip gelirken, okurlarını ailesinin yükünü omuzlamaya davet ediyor. Harika bir kitap!”

Petra Reich
“Monika Helfer tıpkı konuştuğu gibi yazıyor. Ne bir sözcük eksik ne bir sözcük fazla. Yük gerçekten de en iyi yapıtı.”

Christina Pausackl
“Kısacık bir roman olmasına rağmen insan saatlerce elinden bırakamıyor. Çünkü her bir cümlesi tarif edilmesi zor, belli belirsiz bir güzellikte.”

Alexander Solloch</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93079</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ea784ef-9066-4d4f-bf5b-e2ec3fad3423.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydarpaşa&apos;nın Son Memuru</image:title>
            <image:caption>ilerledikçe, her şeye başladığımız o yeşil mezarlığa aşkımızı gömeceğimizi biliyordum. “Aşkımızı gömmek ve mezarlık…” Sözcüklerin, hislerin ve mekânların tuhaf denk gelişini düşündüm Aysel ile yürürken. Yanımda yürüyen bu güzel kadının, terk edilişim karşısında gösterdiğim kayıtsızlığa nasıl sinir olduğunu görüyordum.
1908 yılında hizmete açılan Haydarpaşa Garı’nın yakın zamanda geçirdiği dramatik dönüşümü, bundan böyle trensiz ve insansız bırakılacağı projeyi odağına alıyor Başar Öztürk. Haydarpaşa’nın Son Memuru romanı, İstanbul’un, Avrasya’nın tarihi binası Haydarpaşa Garı’nın ve çalışanlarının sesi soluğu oluyor.
Gara avukat olarak atanan Efes; Baba Ali, Aysel ve diğer karakterler eşliğinde hayatına yeni anlamlar, yeni ve değerli yaşantılar eklerken, gar binasının dönüşüm projesi ile zor günler yaşayacaktır. Bu değişimin kendi iç dünyasına yansıyan hüznüyle yaşadığı endişe, Efes’te tutunamama haline dönüşür. Bir yandan Aysel ile kurmayı düşledikleri yuvaları, mesleki sorumluluğu ve Haydarpaşa’ya sahip çıkabilme telaşı ama en çok da geçmişinden getirdiği içli, düşünceli yapısı ile Efes, diğer yanda da Haydarpaşa’nın ve memur-işçi ev sahiplerinin yaşadıkları hazin hikâyesi ve sendikal mücadelelerle sosyo-politik roman kimliği de kazanıyor Haydarpaşa’nın Son Memuru.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93080</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84ca0b1a-0a33-48f9-87ea-1d91763db866.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleştirel Bilinç İçin Eğitim</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta Freire’nin biri Ezilenlerin Pedagojisi’nden önce diğeri sonra yazdığı iki makalesi yer alıyor: “Özgürlük Pratiği Olarak Eğitim” ile “Verme mi İletişim mi?” İlk makalede Freire, eğitim denmeyi hak eden bir eğitimin, evcilleştirmeye, kitleleştirmeye nasıl karşıt olduğunu Brezilya ve Şili’deki deneyimlerinden örneklerle ortaya koyuyor. Bu sadece pratikten örneklerle desteklenmiş teorik bir açıklama değil. Tam tersine, Brezilya tarihinde sınıfların ve diğer eşitsizliklerin şekillenişi zemininde, “demokratik deneyimsizliğin” nasıl “kapalı toplum”ların temel bir özelliği olduğunu, ve eğer demokratik deneyim sağlayacak bir faaliyet olarak tasarlanabilirse, eğitimin nasıl devrimci, dönüştürücü bir güce dönüşebileceğini gösteriyor.  Brezilya’nın bazı bölgelerinde yaptıkları çalışmalarda ortaya çıkardıkları eğitim faaliyetinin materyallerini tanıtarak, konuyu son derece başarılı bir biçimde somutlaştırıyor. Ve benzer bir faaliyet örgütlemek isteyebilecek olanlar için gayet ilham verici bir materyal seti sunmuş oluyor.  Fakat bunların sadece örnek olduğunun da altı çizilmeli: Freire’ye göre, her bir yerelde, her bir spesifik durumda oraya özgü “üretken/doğurgan konuların” ortaya çıkarılması için çalışma yürütülmelidir ve eğitim materyali bu doğurgan konulara göre biçimlendirilmelidir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93081</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74bcd2e2-ce0f-4c00-959b-1102c4c389d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tenten ve Pikarolar - Tenten&apos;in Maceraları 23</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyıl Avrupa çizgi romanlarının en ünlüleri arasında sayılan Tenten’in Maceraları bütün dünyada bilinen ve zevkle okunan bir macera dizisi. Çizer George Remi, diğer ismiyle Hergé’nin başyapıtı sayılan bu çizgi roman heyecan, mizah ve ince ayrıntılarla dolu sayfalarıyla okurlarına dünyayı dolaştırıyor.
Belçikalı bir gazeteci olan Tenten, köpeği Milu’yla birlikte çıktığı her tehlikeli serüvende kahramanca işlere imza atar. Dünyanın her yerine, hatta Ay’a bile gider. Düştüğü tehlikeli durumlardan zekâsı ve şansıyla kurtulur. Dizinin farklı kitaplarında Tenten’e alaycı ve kaba kişiliğiyle Kaptan Haddok, icatlarıyla Profesör Turnösol ve sakar dedektifler Dupond ve Dupont eşlik eder.
Gerçek ya da kurgusal bir mekânda, mükemmel ayrıntılarla anlatılan serüvenler Hergé’nin kusursuz çizgileriyle birleşerek bir çizgi romandan fazlasını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93082</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12ec8f14-4d7e-4bab-af4d-8cb1431c1315.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavaş, Hafif, Sakin</image:title>
            <image:caption>Bedeni, kalbi ve ruhu yükler altında ezilen bir insan, telaşla koşturarak ancak kötü şansı çağırır. 
 
YAVAŞLA! 
Seni çılgınca akan hayat ırmağının bilinmezleri içinde yavaşlamaya ve mümkünse bir nefeslik durmaya davet ediyorum. 
 
HAFİFLE! 
Kendini nasıl olup da bir “tatminsizlik, kaçış ve arayış” sarmalına hapsettiğini görebilirsen yüklerini bırakmak ve hafiflemek mümkün. 
 
SAKİN OL! 
Hayat kutsal bir oyun ve tüm kâinat, senin oyuna küsüp köşene çekilmeni değil oyuna katılmanı ve ömrünün hakkını vermeni sabırsızlıkla bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93083</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a384eef4-32d0-4a36-89fb-9b8e757157d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Peşin Hükümlüler</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93084</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0a07255-4914-4f07-8eaf-a867ddf2c60f.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Bugün çağdaş Türk hikâyeciliği ve Millî Edebiyat Akımı&apos;nın kurucularından biri olarak kabul edilen Ömer Seyfettin gerek kaleme aldığı hikâyelerdeki konu ve karakter çeşitliliği, gerekse hikâyelerinde sade ve kolay anlaşılabilen bir dil ve üslup kullanmaya özen göstermesiyle çağdaşlarından sıyrılarak Türk Edebiyatı&apos;nın en fazla tanınan ve okunan kısa hikâye yazarlarından biri hâline gelmiştir. 
 
Seçme Hikâyeler adlı bu eserde yazarın Ant, Büyücü, Diyet, Efruz Bey, Falaka, Ferman, Forsa, Gizli Mabet, Kütük, Pembe İncili Kaftan, Perili Köşk, Topuz, Yalnız Efe hikâyelerine yer verilmiştir.    Ceyda Yüksel tarafından yayına hazırlanan eserin editörlüğünü ise Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde öğretim üyesi olan Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir. Eserde yer alan hikâyeler dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun, fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak çevrilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93085</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d66dddb6-dd2d-443b-9e0a-13ab398592e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayattan Sahneler - Levâyih-i Hayat</image:title>
            <image:caption>“Dünyanın neye tahammülü var Fehame? Unut! Unut! Biraz da dünyanın zevkini sürmeye çalış.” 
 
Fatma Aliye’nin, Hayattan Sahneler (Levâyih-i Hayat) adlı eseri mektup tarzında kurgulanmış olup iyi ailelerde yetişmiş, zengin, kültürlü ve üst sınıftan akraba beş kadının -Fehame, Mehabe, Sabahat, Nebahat, İtimat- birbirine gönderdiği on bir mektuptan oluşur. Kahramanların karakterlerine uygun isimlerle adlandırıldığı romanda, evlilikteki mutsuzluk ve mutluluk, eşler arasındaki uyum, gayrimeşru aşkların çirkinliği, eğitimin önemi, kocasını sevmeden kendi rızası dışında evlendirilen kadınların yaşadığı sorunlar, aşk ve muhabbet kavramları, kocanın sadakatsizliği gibi konular tartışılır. 
Hayattan Sahneler (Levâyih-i Hayat) kadın edebiyatının ilk örneklerinden ve kadın sorununun en detaylı biçimde işlendiği bir roman olması bakımından önem arz etmektedir. Tanzimat döneminde kadının iyi bir eş, iyi bir anne olmak için eğitilmesi gerektiği anlayışı, eserdeki mutsuz evlilik örnekleriyle eleştirilir. Kadın duyarlılığıyla dolu olan satırlarda kahramanların kadın sorunlarıyla ilgili görüşlerini kendi yaşamlarından yola çıkarak ortaya koymaları, esere hem toplumsal hem de bireysel bir nitelik kazandırmaktadır. 
1897-98 yılında ilk baskısı yapılan Hayattan Sahneler (Levâyih-i Hayat), Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde öğretim üyesi olan Tülay Gençtürk Demircioğlu tarafından yayına hazırlanmıştır. Eserin bu baskısı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun, fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak çevrilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93086</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd18b865-7e0b-4107-b010-8b72540d7404.jpg</image:loc>
            <image:title>Mai ve Siyah (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ahmet Cemil, Mülkiye Mektebi’ni bitireceği sırada babasını kaybeder ve bunun üzerine ailesinin geçimini sağlamak için bir taraftan roman çevirileri yapıp bir taraftan da akşamları özel dersler vererek çalışmaya başlar. Edebiyata bir hayli meraklı olan ve edebiyat dünyasına büyük bir yenilik getirecek bir eserin hayalini kuran Ahmet Cemil, hayalleriyle gerçekler arasında sıkışıp kalır. 
Mai ve Siyah, modern roman anlayışına uygun kurgusu ve hayal ile hakikat arasındaki çatışmayı gerçekçi bir şekilde vermesi açısından Türk edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Halit Ziya Uşaklıgil’in bu romanı, Mainz Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Zeynep Arıkan Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir. Eserin elinizdeki bu baskısı, dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun, fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak çevrilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93087</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac23250d-743c-4b95-ad84-0159fad61499.jpg</image:loc>
            <image:title>Tampon Ülke - Emperyalizmin Göç Stratejisi</image:title>
            <image:caption>Türkiye’yi Avrupa’nın istilasını önleyen tampon ülke haline getirdiler… Üstelik bununla da övünüyorlar! 
Başbakan Yıldırım 2016’da “Türkiye olmasa mülteciler     Avrupa’yı istila edecek” diyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan 2019’da “Avrupa’nın huzurunu, 4 milyon sığınmacıyı Türkiye’de tutmalarına” bağlıyor. Türkiye’yi, AB’yle imzaladıkları “Geri Kabul Anlaşması” ile “göçmen deposu” yaptılar. Kâbil Havalimanı bekçiliği pazarlığının bir parçası olarak da, ABD’nin işbirliği yaptığı Afganlara göç için işaret ettiği Türkiye’yi “bekleme odası” haline getiriyorlar. Sadece bu iki örnek bile, Türkiye açısından göç meselesinin sıradan bir “mazlumlara kapı açma” olayı olmadığını, “emperyalist bir göç stratejisi” ile karşı karşıya olduğumuzu göstermeye yetmektedir. 
Ancak… Türkiye’nin göç sorununun kaynağı, birincisi ABD ve AB’nin emperyalist politikalarıdır, ikincisi de o politikalarla işbirliği yapan iktidardır. Sorunun kaynağı olan ABD, AB ve AKP yerine göçmenleri suçlamak ve mazlum göçmenle emperyalizm işbirlikçisi göçmeni aynı kefeye koyarak kategorik bir göçmen karşıtlığı yapmak büyük yanlıştır.Göç sorununun çözümü, işte bu perspektifle başlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93088</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c8aeb60-71ac-4ee7-ba41-7ef38caca4f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematikle Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>İşlemi yap, 
Sonucu bul, 
Rengi öğren ve boyamaya başla! 
Matematik öğrenmek hiç bu kadar kolay olmamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93089</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f34bf13-875d-48c1-99af-72e1204eb96a.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Sözcüklü Romancık</image:title>
            <image:caption>&quot;Dünyanın Bütün Abdullahları! Rica etsem birleşir misiniz?&quot; 
Sürrealist bir gerçek. Gerçekçi bir rüya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93090</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7943ec0c-7175-40fc-8f16-fe95dce83fda.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekolojik, Sosyal ve Ekonomik Çevre Boyutlarıyla Entegre Raporlama Türkiye Ağı - ERTA</image:title>
            <image:caption>Giriş
2. Entegre Raporlama Kavramsal Çerçeve
3. Entegre Raporlamanın İçerik Öğeleri
4. Entegre Raporlamanın Sermaye Öğeleri
5. Entegre Raporlama Kılavuz İlkeleri
6. Entegre Raporlamanın Faydaları
7. Entegre Raporlama ile İlgili Uluslararası Kuruluşlar
8. Entegre Raporlama Türkiye Ağı (ERTA)
9. Entegre Raporlama ile İlgili Öncel Çalışmalar..
10. Entegre Raporun, İşletmeler, Ülke Ekonomileri, Sosyal ve Ekolojik Çevre Açısından Önemi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93091</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9af3af03-fa6c-427a-9728-3cdc70ff74c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa Birliği, Türkiye ve Dünya&apos;da Çevre Dostu Yenilenebilir Enerji Politikalarının Uygulanmasında Devletin Rolü</image:title>
            <image:caption>Avrupa Birliği, Türkiye ve Dünya&apos;da Çevre Dostu Yenilenebilir Enerji Politikalarının Uygulanmasında Devletin Rolü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93092</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cc8648c-8293-49a2-860e-954f7373558c.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid 19 Salgınının İşletmelerin Finansal Tabloları Üzerine Etkisine İlişkin Araştırma Sonuçlarının Değerlendirilmesi</image:title>
            <image:caption>Covid 19 Salgınının İşletmelerin Finansal Tabloları Üzerine Etkisine İlişkin Araştırma Sonuçlarının Değerlendirilmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93093</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63a52691-b19f-4822-9437-94262d403ac8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Basketbol Liginde Oynayan Sporcuların Bedeni Beğenme ve Algılanan Esenlik Durumlarının İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>1. ÖZET
2. ABSTRACT
3. GİRİŞ
3.1. Beden
3.2. Beden Algısı ve Tanımı
3.3. Beden Algısı ve Bedeni Beğenmeyi Etkileyen Unsurlar
3.4. Beden İmgesi
3.5. Esenlik Kavramı
3.6. Algılanan Esenlik
3.7. Kadın ve Spor
3.8. Kadın ve Bedeni Beğenme
4. GEREÇ VE YÖNTEM 5. BULGULAR 6. TARTIŞMA ve SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93094</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0ed610b-9be5-4d17-afba-dd1e8e0049ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Blok Zinciri Teknolojisinin Muhasebe ve Denetim Alanındaki Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      ELEKTRONİK VERİ VE BİLGİ 
1.1.   Veri ve Elektronik Verinin Tanımı 
1.2.   Elektronik Verinin Saklanması 
1.3.   Elektronik Veri İletişimi ve Güvenlik Sorunları 
1.4.   Elektronik Ortamda Veri İletişiminde Bilgi Güvenliğinin Unsurları 
2.      BLOK ZİNCİRİ TEKNOLOJİSİ 
2.1.   Blok Zinciri Teknolojisinin Tarihsel Gelişimi 
2.2.   Blok Zinciri Teknolojisinin Tanımı ve Çalışma Prensibi 
2.3.   Blok Zinciri Teknolojisinin Temel Kavramları 
2.4.   Blok Zincirinin Karakteristik Özellikleri 
2.5.   Blok Zinciri Ağ Çeşitleri 
2.6.   Blok Zinciri Platformları 
2.7.   Blok Zinciri Teknolojisinin Karşılaştığı Zorluklar 
2.8.   Blok Zinciri Teknolojisinin Günümüzdeki Durumu ve Geleceği 
2.9.   Blok Zinciri Teknolojisinin Uygulama Alanları 
3.      MUHASEBE VE DENETİMDE VERİ GÜVENLİĞİ VE BLOK ZİNCİRİ TEKNOLOJİSİNİN BU ALANDA KULLANIMI 
3.1.   Finansal Raporlama ve Blok Zinciri Teknolojisi 
3.2.   İç Denetim ve Blok Zinciri Teknolojisi 
3.3.   Bağımsız Denetim ve Blok Zinciri Teknolojisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93095</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/721e3000-3e7d-4208-904d-9f4c96e237cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Multidisipliner Yaklaşımla Hile Riski Farklı Teoriler, Farkındalık ve Önlem Analizleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.İŞLETMELERDE HİLE DENETİMİNİN TESPİTİNDE YENİLİKÇİ YAKLAŞIMLAR 
2.ORGANİK ÜRETİMDE PAZARLAMA UYGULAMALARI VE HİLE RİSKİ: TÜKETİCİ TERCİHLERİNE YANSIMASI 
3.HİLELERİN ORTAYA ÇIKARILMASINDA ADLİ MUHASEBECİLİK MESLEĞİNİN ROLÜ 
4.PİYASA DOLANDIRICILIĞI VE TÜRLERİ: BORSA İSTANBUL’DA ARAŞTIRMA 
5.KÜRESELLEŞME, FİNANSAL YATIRIMLAR VE FİNANSAL YATIRIM MANİPÜLASYONLARI 
6.BAĞIMSIZ DENETÇININ HILEYE KARŞI SORUMLULUĞU VE HILE DENETIMI 
7.MUHASEBE MANİPÜLASYONU YÖNTEMLERİ VE TEKNİKLERİ: SERMAYE PİYASASI KURULU’NDA 2011-2020 YILLARI ARASINDA BİR ARAŞTIRMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93096</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b755c154-51a5-457a-ae6b-41e1f8b5be21.jpg</image:loc>
            <image:title>Güncel Sosyal Politika Tartışmaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      Sosyal Bir Sorun Olarak Dünyada ve Türkiye’de Palyatif Bakım Yaklaşımları 
2.      Yaşlılığa Bağlı Bakıma Muhtaçlık Sorununa Karşı Bakım Güvence Sistemi: İsviçre Örneği 
3.      Sağlığın Sosyal Bir Belirleyicisi: Sağlık Hizmetlerine Erişim 
4.      Covid-19 Salgını Sürecinde Ailelerin Ekonomik ve Sosyal Sorunları Üzerine Nicel Bir Çalışma: Sultangazi Örneği 
5.      Covid-19 Pandemisi Sürecinde Göçmenler ve Sosyal Hizmet Uygulamaları 
6.      Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kalkmasının Önündeki Engeller: Türkiye Özelinde Bir Değerlendirme 
7.      İş Hukuku’nda Süt İznine Dair Bir İnceleme, Önemi ve Uygulama Problemleri 
8.      Engelli Bireyler ve Çalışma Hayatı 
9.      Yerel Katılım Süreçlerinde Sosyal Politika Aracı Olarak Sivil Toplum Kuruluşları 
10.  Güçlendirme Yaklaşımı Bağlamında Sosyal Dışlanma 
11.  Merkez Bankası Politika Faiz Oranlarının SosyoEkonomik Yansımaları 
12.  Maliyeti Düşen Medya Teknolojilerinin (Dijitalleşmenin) Yarattığı Devrim: Doğrudan Temsil Hakkının Demokratikleşmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93097</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da4302df-87dd-41b0-957d-c6d0e4b950b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Karınca Kardo</image:title>
            <image:caption>Meraklı ikizler Ali ve Ayşe doğanın sesine kulak verip Kardo’nun peşine takılıyorlar. Kardo kim mi? Sevimli mi sevimli, dost canlısı bir antenli: Karınca Kardo. Yer altının derinliklerinde, karınca yuvalarından örülmüş gizemli bir labirentte yolculuğa çıkan Ali ve Ayşe’ye katılmaya ne dersiniz? Arkadaşlık ve kardeşlik kavramlarını pekiştirirken, bir yandan da karıncaların yaşamları hakkındaki gizemleri keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93098</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/201cfe82-e4ec-4917-9fee-c9be00093aae.jpg</image:loc>
            <image:title>Şerif Hayvanlar Aleminde - Şekiller Kitabı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bebekler için ilk şekiller kitabım.
Pencereli kalın sayfalarla hayvanlar dünyasına eğlenceli bir yolculuk.
Hayvanların dostu Şerif’le dünyamızdaki şekilleri öğrenelim.
Selam! Hazır mısın maceraya?
Oradan oraya hoplamaya!
O zaman tanıştırayım seni oyun arkadaşım Hop Hop’la!
Neler yaptığını bir bilsen Hop Hop’un!
Beni alır Ay’a götürür sonra bir bakmışım kumsalda oynuyorum.
Sonra hooop! Denizin altına dalmışım ya da bir farenin yuvasına sığmışım.
Ne zaman canım sıkılsa oynarım Hop Hop’la, bir oradayım bir burada!
Bize katılmak, maceradan maceraya koşmak ister misin?
E hadi çekinme, başla sen de şekillere dokunmaya.
Hop hop bizi alsın götürsün maceralara.
Bu kitapla bebekler ilk temel şekilleri tanırlar.
Şekiller sayfalara kesimli olarak yerleştirilmiştir.
Kesimli pencereden gözüken resim arka sayfada başka bir görselle tamamlanmaktadır.
Bebeklerin düşünme ve zihninden tamamlama becerileni geliştirir.
Çocuklar, şekillerin hayatımızın her yerinde olduğunu keşfederler.
Her sayfasında farklı sevimli bir hayvanla tanışırlar.
Minik parmaklarıyla kalın sayfaları kendileri çevirebilirlerler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93099</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28a1d91d-c22b-4409-9538-815231781198.jpg</image:loc>
            <image:title>Jüpiterin Mirası Cilt 4</image:title>
            <image:caption>Süperkahramanlar dünyayı kontrol altına aldı. İnsanları kurtarmak ise kötülerin elinde.
Askerlerden kılpayı kurtulan Chloe, Hutch ve Jason, Amerika’yı yöneten Brandon ile Zihin Dalgası onların yerlerini öğrenince, saklanmayı bırakıp karşı saldırıya geçmeye karar vermişlerdi. Üçlü, Hutch’ın süper güçleri olan suçlu eski dostlarını bir araya toplayıp Amerika’yı eski hâline getirmek ve Ütopyacı’nın intikamını almak niyetindeydi. Yardımlarına ise sürpriz bir isim daha gelecekti. Zamanının bir kahramanı ve tarihin en çok aranan süper suçlusu, Göktilkisi.
KICK-ASS ve MARVEL/İÇ SAVAŞ’ın yaratıcısı Mark Millar’ın yazdığı ve Frank Quitely’nin (3ÜZ, ALL-STAR SUPERMAN) çizdiği Jüpiter’in Mirası Cilt 4, süperkahramanların gizli kapaklı, problemli yaşamlarına yakından bakan, Watchmen ve The Boys sevenlerin bayılacağı bir çizgi roman.
“Sapasağlam, oldukça özgün bir süperkahraman hikâyesi.” –PATRICK ROTHFUSS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93100</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/393515fd-62d0-4af0-9003-29dc21a25a97.jpg</image:loc>
            <image:title>Mecburiyetler Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Kalyope hayatı boyunca Dimos’u sevmiş, ömrünce ona ulaşmayacağını bildiği mektuplar yazmıştı. Ona gönderemeyeceği mektuplar yazmak mıydı zor olan,
yoksa bu kadar sevdiğini Dimos’un hiç bilmemesi miydi?
Dimos, Giresun’dan Yunanistan’a giderken Kalyope’yi düşünmüş müydü?
Sevildiğini bilse gider miydi?
Peki bu kadar sevildiğini hiç öğrenebilecek miydi?
Dimos ve onu ömrünce seven Kalyope...
Mecburiyetler Ülkesi’nde denk gelebilecekler miydi?
Sen yerli yerinde, eşsiz bir rüyadan uyanmaya korkan, yarım kalmasından dertli ve bir sona ulaşmasın dediğin her hikâyenin bir sonu olduğunu bilecek kadar gerçekler deryasında yol alıyorsun Dimos.
Bilirsin, hikâye bitecek bir gün.
Bitmesin diye yavaş yavaş okuduğumuz kitaplardaki gibi.
Bir sihirbazın final gösterisinde kendini sahneden yok etmesi gibi.
Dedik ya, hikâye mutlaka bitecek bir gün! Biz mecburiyetler ülkesinde rotası belli olmayan bir gemi misali kaybolup gideceğiz.
Yeni bir hikâyeye başlayacak kudrete sahipsek bitecek.
Ve biz tükeneceğiz Dimos…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93101</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccc4f97b-d708-4761-af3c-95345032da9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hava Durumu Değişince Ne Olur?</image:title>
            <image:caption>Bir yağmur damlasının şeklini hiç merak ettiniz mi? Ya da rüzgârın neden estiğini? Peki ya kar nereden gelir? Fırtına çıktığında ne olur? Gökkuşağı nasıl oluşur? Bütün bu soruların ve bunlar gibi pek çoklarının cevabını, son derece ilgi çekici bir konuyu, yani hava durumunu ele alan bu kitapta bulacaksınız. Kitap boyunca size rehberlik edecek kişiyse, çok tecrübeli bir meteorolog olan ağaç kurbağası Rozi olacak!
Eee hadi, ne bekliyorsunuz? Rozi’ye katılın da size hava durumu değişince neler olduğunu göstersin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93102</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57eef0f4-bafa-4e3a-ae33-745348eb2aef.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan, Hayvan ve Ötesi</image:title>
            <image:caption>Yaşamlar arasında hiyerarşi kurulmayan bir dünya özlemiyle 
Bu derleme Türkiye’de hayvan meselesi üzerine çalışan farklı disiplinlerden akademisyenlerin özgün metinlerini bir araya getiriyor, her geçen gün derinleşen ekolojik kriz bağlamında daha da önem kazanan politik ekoloji ve hayvan çalışmaları külliyatına bir katkı sunuyor. 
 
Yazarlar hayvan özgürlüğü, kırsal alanda ortakyaşam pratikleri, sokak köpekleri biyopolitikası, türler arası ilişkiler ve ölüm hiyerarşisi, hayvanların sinemada “kullanılması”, canlı hayvan deneyleri, kentsel esaret mekânları olarak hayvanat bahçeleri ve primatlar üzerinde yürütülen Covid-19 aşısı çalışmaları gibi hayvan meselesinin önemli ve güncel başlıklarını çoğul bir tartışma zemininde ele alırken insanmerkezci uygulama ve söylemleri sorguluyor, insanı her şeyin ölçüsü kabul eden bilimsel yaklaşımlara karşı çıkıyor ve farklı yaşam biçimleri oluşturmaya yönelik fikirlere değiniyorlar. 
 
Hayvan çalışmaları nasıl şekillenip zenginleşti? 
Canlı hayvan deneyleri nasıl gerekçelendirildi ve deney karşıtı hareket nasıl büyüdü? 
“Hayvanat bahçesi hayvanı” nedir? 
İnsanlarla hayvanların dünyaları arasındaki gedikleri keşfetme pratikleri nerelerde aranmalı? 
Yoldaş tür ilişkisi nasıl kurulur? 
Şefkat etiği nedir, neden önemlidir? 
İnsan toplumlarındaki mücadeleleri hayvan mücadelesinden ayrı sürdürmek mümkün mü?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93103</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49996748-2fa2-41b2-a2a0-c7160e1b1074.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Edebiyat</image:title>
            <image:caption>Milli Edebiyat adlı bu çalışma, 1908’de ilan edilen II. Meşrutiyet sonrasında Cumhuriyet’in ilanına kadar geçen süreçteki fikri ve edebi hareketler çevresinde oluşturulmuştur. Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük, Garpçılık gibi düşünce akımlarının edebiyata akislerinin gözlemlendiği bu dönemde yeni insan ve yeni lisan anlayışının hâkim olduğu görülür. 1908-1923 arasında on beş yıllık bir dönemde Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinde etkili olan Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin, Mehmet Emin Yurdakul, Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Aka Gündüz vb. birçok yazarın görüşleri ve eserleri etrafında dönemin kültür, sanat ve edebiyat hayatı şekillenir. Millilik kavramı etrafında hareket eden bu edipler yeni bir edebiyatın oluşmasında da doğrudan ve dolaylı yollardan katkıda bulunurlar aynı zamanda ulus devlete giden yolda yeni bir kimlik inşasına da katkıda bulunurlar. Bu bağlamda bu eser ilgili dönem içerisindeki türleri, şair ve yazarların eserlerini irdeleyen kapsamlı bir çalışma olarak hazırlanmıştır. Üniversitelerimizin edebiyat fakültelerindeki Türk Dili ve Edebiyatı bölümleri ile Eğitim Fakültelerindeki Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği ile Türkçe ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliği gibi bölümlerin müfredatları gözetilerek hazırlanan bu eser, öğrencilerimizin ihtiyaç duyacağı bilgiler gözetilerek hazırlanmıştır.
Tanzimat, Servet-i Fünûn, Fecr-i Âti gibi dönemlerle varlığını hissettiren modern edebiyat anlayışı Milli Edebiyat dönemi ile de Cumhuriyet dönemi edebiyatımıza zemin hazırlar. Bu dönemi diğer dönemlerden ayıran hususiyet ise ortak değerler etrafında bir edebiyat oluşturma gayretleridir. Bu dönemdeki şair ve yazarlar bu hassasiyet çevresinde edebi eserlerine vücut vermiş dolayısıyla bu ortak gaye milli bir edebiyatın oluşmasını sağlamıştır. İşte elinizdeki bu çalışma Milli Edebiyatın ne olduğundan başlayarak şiir, roman, hikâye, tiyatro, edebiyat tarihi gibi tür ve alanlarda bu dönemi ve bu dönemin edebiyat anlayışını sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Bu yapılırken de mümkün olduğu ölçüde gereksiz bilgilerden uzak durulmuştur. Türkiye’nin farklı üniversitelerinde Yeni Türk Edebiyatı alanında dersler veren birçok saygın akademisyenin yazılarından oluşan kitap; Milli Edebiyat dönemini bütün türler ve edebi şahsiyetler etrafında anlatması açısından bir önem arz etmektedir. Okuyucularına faydalı olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93104</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32c14a70-8e24-41e6-84ef-1c6bab20a699.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı adlı bu çalışma, Cumhuriyet’in kuruluşundan bugüne kadar edebiyat tarihimizin safhalarını, topluluklarını, türlerini, şair ve yazarların eserlerini irdeleyen derli toplu bir çalışma olarak hazırlanmıştır. Üniversitelerimizin edebiyat fakültelerindeki Türk Dili ve Edebiyatı, Çağdaş Türk Lehçeleri, Türk Halk Bilimi gibi bölümler ile Eğitim Fakültelerindeki Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği ile Türkçe ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliği gibi bölümlerin müfredatları gözetilerek hazırlanan bu eser, öğrencilerimizin gerek duyduğu bilgiler çerçevesinde oluşturulmuştur. Uzun süre varlığını sürdüren bir imparatorluğun devamında farklı bir yönetim şekli olan ulus-devlet olarak yoluna devam eden Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasi ve sosyal alanda yaşamış olduğu reformların sanat ve edebiyat alanında da yenilikleri beraberinde taşıdığı göz ardı edilemez bir gerçektir. Klasik yahut Divan Edebiyatı geleneğinin devamında Tanzimat, Servet-i Fünûn, Fecr-i Âti ve Milli Edebiyat gibi dönemlerin birikimiyle harmanlanan ve yeni eserlerle beraber yeni sanatçıların da varlığıyla zenginleşen Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı 1923’ten günümüze yaklaşık yüz yıllık bir zeminin üzerinde vücut bulur. Bu kitapta Garip, II. Yeni gibi şiir gruplarını, tarihi, popüler, modern, postmodern gibi roman türlerini, olay ve durum hikâyesi gibi hikâye biçimlerinin yanı sıra, tiyatro tarihimizin gelişimini, eleştiri türü ile hatıra mektup, deneme vb. nesir türlerinin anlatımını, temsilcilerini ve örneklerini gereksiz bilgilerden arındırılmış bir şekilde bulmanız mümkündür. Türkiye’nin farklı üniversitelerinde Yeni Türk Edebiyatı alanında dersler veren birçok saygın akademisyenin yazılarından oluşan bu özel çalışmanın okuyucularına faydalı olması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93105</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6e454dd-d4ba-4a8e-a133-02f0774c7164.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversiteler İçin Türk Dili Yazılı ve Sözlü Anlatım</image:title>
            <image:caption>Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan bir iletişim aracıdır. İnsanlar, duygu ve düşüncelerini birbirlerine dil vasıtasıyla aktarırlar. Dil, kültürün en önemli taşıyıcısıdır. Kültürün en önemli ögesi, hatta hazinesi olan dil bozulunca kültür, kültür bozulunca da millet yok olacaktır. Dil, insanın duygu, hayal ve düşünce dünyasının dış dünyaya açılan penceresidir. Bir anlamda dil, insanın iç dünyasının aynasıdır. Dil, bir milletin millet olabilmesinin en önemli şartıdır. Her milletin kendince bir anlaşma dili vardır. Milletlerin oluşturduğu devletler de kendilerine özgü anlaşma diliyle konuşur. Mesela Türkçe, Türkiye Cumhuriyeti’nin resmî dilidir. Devletin resmî dili olduğu için de devlet kurumlarında başka bir dil ile konuşulmaz, konuşulmamalıdır. Devlet, ortak bir gelecek için söz vermiş insanların bir bayrak altında oluşturdukları, sınırları olan bir kurumdur. İnsanların kendi aralarında anlaşabilmeleri için ortak bir dilin olması gerekir. Bunun olmaması, devletin olabilecek en kısa zamanda parçalanabileceğini gösterir. Çünkü devletin esası birlikte yaşama arzusuna bağlıdır. Bir toplumun veya devletin bünyesinde meydana gelen siyasi, sosyal, kültürel vb. değişimleri anlamanın en güzel, en basit yollarından biri o toplum veya devletin diline bakmaktır. Devletin kurmuş olduğu düzeni sürdürebilmesinde, toplumun biçimlenmesinde, sosyal grup ve kurumların, toplumu oluşturan insanların kendilerini ifade etmelerinde dilin çok önemli bir yeri vardır. Bir millet, ortak bir dili paylaştığı sürece bir arada huzur içinde yaşayabilir. Aksi hâlde mensubu olduğu devlet, parçalanma sürecine girmiş demektir. Dil, kültürün taşıyıcısı olduğuna göre toplumun her kademesindeki kişiler tarafından iyi öğrenilmeli ve kullanılmalıdır. Devlet ve millet hayatımızın bekası ve bütünlüğü için dilimizin inceliklerini bilmemiz düşüncesinden yola çıkarak hazırlanan bu eser, Yükseköğretim çağındaki gençlerimize ana dilimizin derinlerinde gezmek için kılavuz olma amacıyla kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93107</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/105fef36-6d48-4722-9eab-c4bfe263b9f8.jpg</image:loc>
            <image:title>EMDR Terapisi ile Beyinde Değişim</image:title>
            <image:caption>EMDR Terapisi, zihnin bilgiyi işleme süreçlerine dayanan Adaptif Bilgi İşlemleme Teorisi üzerine kurulu ve günümüzde pek çok bozuklukta etkili bir psikoterapi yöntemidir. Temel varsayım sorunların ortaya çıkışında, yani psikopatolojinin oluşmasında travmatik süreçler önemli rol oynar.
Bu kitapta son araştırmalar ışığında beyinde olan bitenlerle duygu, düşünce ve davranışlar arasındaki ilişkileri ve beyinde oluşan değişimleri de gözden geçirmek mümkün olacak. Özellikle EMDR terapistleri, danışanlar ve nörobiyolojiye ilgi duyanlar için kullanışlı bir kaynak olarak kütüphanelerde bulunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93108</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d85d548-c110-444c-a37d-92567a718839.jpg</image:loc>
            <image:title>Anna Z42 - Kurbağa Margo&apos;nun Peşinde</image:title>
            <image:caption>Yarı dünyalı yarı uzaylı küçük bir kızın komik ve heyecan dolu maceraları. Anne ve babası ayrıldığından bu yana, Anna Z42 zamanının bir kısmını babasıyla Dünya’da, bir kısmını ise annesiyle Akuatiks Gezegeni’nde geçirmektedir. Günlerden bir gün, Anna yine baloncuk-arabasına atlayıp Akuatiks’e yolculuk eder ve en iyi arkadas.ı Kurbağa Margo’yla bulus.ur ve o an aklına bir fikir gelir: Sınıf arkadası Kerim’le birlikte yapacağı fen bilimleri sunumu için neden Margo’yu da Dünya’ya götürmesin ki? Yarı dünyalı yarı uzaylı, minik Anna’nın ve Kurbagˇa Margo’nun renkli maceralarına hazır olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93109</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d06a3dfe-caf3-4f6a-bbf9-9c9c30ecfe81.jpg</image:loc>
            <image:title>Komploların Yüzyılı Yüzyılın Komploları</image:title>
            <image:caption>Tarih treninin yolu komplo raylarıyla döşelidir!
Hiç şüphesiz tarih komplolardan ibaret değil. Ancak komplosuz bir tarih de mümkün değil. Bunun yanında tarihte komploların rolünü ve önemini görmezden gelenler de mevcut. Bu gibiler “komplo” kelimesine dahi dudak büküp burun kıvırırken tarihin gerçekleri onların cehaletlerini yüzlerine vuruyor.
Onlar komploları yok sayarak aslında tam da komplo organizatörlerinin arzuladıklarını yapıyorlar. Dahası bilerek veya bilmeyerek bu odakların örtbas çabalarına destek oluyorlar. Hâlen aynı kalıplaşmış sözleri sayıklamaya devam ediyorlar: “Komplo mu? Hadi canım o da ne!”
Onlar komplo olgusunu varsın yok saysınlar, tarihin “komplo çarkı” dönmeye devam ediyor. Bilhassa da “kırılma anları”nda!
İşte elinizdeki kitap, geçtiğimiz yüzyılın başından bugüne kadar cereyan etmiş önemli komploların birer dökümünü ve analizini sunuyor. Bilhassa tarihin kırılma anlarında geleceğe yön vermek için tertiplenen komplolar gerçek özellikleriyle su yüzüne çıkartılıyor.
Unutmayın: Komplosuz bir tarih ancak masallarda mümkündür!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93110</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/663de847-e873-44e3-aa21-d30bd0b1fe04.jpg</image:loc>
            <image:title>İspat</image:title>
            <image:caption>Derrick Rose, 2012 yılının başlarındayken kariyerinin zirvesindeydi.
Chicago’da doğup büyüyen Rose, hayal edilmesi güç bir çocukluk hayaline erişmişti: Şehrinin takımı Chicago Bulls, NBA draftlarında onu birinci sıradan seçmişti. Ailesinin “Pooh” lakabıyla tanıdığı oyun kurucu, Yılın Çaylağı ödülünü kazanıp tüm dünyada milyonlarca basketbolseveri heyecanlandıran bir fenomene dönüşmüştü. 2011 yılında lig tarihinin en genç En Değerli Oyuncusu (MVP&apos;si) olmuştu. O ve Bulls camiası, Michael Jordan döneminden bu yana ilk kez NBA Finalleri&apos;ni görebileceklerine inanıyordu. Şehir, kendi yetiştirdiği kahramanına kucak açarken, bizler de bir oyuncu ile taraftarlar arasında eşine ender rastlanan türden bir bağın oluşmasına tanıklık etmiştik.
Fakat Rose, bu ödülü kazanmasının üzerinden altı yıl ve dört diz ameliyatı geçtikten sonra, takas edildiği Utah Jazz tarafından henüz bir maç bile oynatılmadan serbest bırakıldı. Bir zamanlar Hall of Fame’de (Şöhretler Müzesi&apos;nde) yer almasına kesin gözüyle bakılan bir ismin kariyeri yıkımın eşiğindeydi. Pek çok kimse onun NBA günlerinin sona erdiğini düşünüyordu. Oysa D-Rose, dünyaya daha verecek çok şeyi olduğunu onlara bilfiil ispatlamaya karar vermişti.
İspat, D-Rose’un şehrin en tehlikeli mahallelerinden birinde geçen çocukluğunu, rakipleri ve takım arkadaşlarıyla ilişkilerini, kariyerinin seyrini değiştiren sakatlıklar dolayısıyla yaşadığı acıları ve maruz kaldığı tartışmaları, şöhret ve zenginlikle olan karmaşık ilişkisini, yükselişini, düşüşünü ve LeBron James’in ifade ettiği gibi, “Toparlanıp yeniden bir ‘süper kahraman’ gibi sahneye çıkışını&quot; ayrıntılı bir şekilde aktaran, bir modern zaman yıldızı hakkında yazılmış en samimi, cesur ve şaşırtıcı özyaşam öykülerinden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93111</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ab52ca1-e7e4-4360-aaed-f02861d48481.jpg</image:loc>
            <image:title>Düzenli Olmanın Yolları</image:title>
            <image:caption>Düzen, tertip konusunda doğuştan farklı eğilimlere sahip olduğumuz bir gerçek, fakat bu eğilimleri değiştiremeyeceğimizi düşünmek de bir o kadar yanlış. 
 
Yapılacak işler listeniz günün sonunda ilk halinden daha uzun mu oluyor? 
Dikkatiniz çok kolay dağılıyor ve hiçbir şeye uzun süre odaklanamıyor musunuz? 
Hayatınızın bazı alanlarına zamanınızı ve dikkatinizi gereğinden fazla harcadığınızı mı hissediyorsunuz? 
Severek yapmadığınız işleri erteleme eğiliminde misiniz? 
 
Düzenli Olmanın Yolları, etkili organizasyon becerileri geliştirmenize ve çalışma şeklinizi önemli ölçüde iyileştirmenize yardımcı olacak pratik bir rehber. Karmaşık sorunları görme, olumlu alışkanlıklar edinme, aşırı bilgi yüklemesinden kaçınma, dikkat dağıtıcıların ve ertelemeciliğin üstesinden gelme, çalışma alanını ve dosyalama sistemlerini düzenleme, teknolojiyi etkili bir şekilde kullanma ve evden çalışmanın zorluklarıyla başa çıkma konusunda önemli ipuçları içeriyor. 
  John Caunt, bu kitapta sunduğu pratik alıştırmalar, kullanışlı şablonlar ve düzenli olmanıza yardımcı olacak yöntemlerle iş yükünüzü kontrol altına almanız, stres ve yorgunluğu azaltmanız ve gerçekten önemli olan şeylere zaman ayırmanız için kapsamlı bir çalışma alanı sağlıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93112</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d1e6963-1550-46bb-961f-e0650ab098eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözün Başladığı Yer</image:title>
            <image:caption>Kelimenin yara olduğunu biliyor muydunuz? 
 
Rengin hile anlamına geldiğini; doğrusunun naif değil nahif olduğunu; birçoğumuzun yaptığı ama adını bilmediği o davranışa tefeül dendiğini… 
 
Kelimeler hiç bilmediğimiz anlamlara gelebiliyor veya zamanla değişebiliyor. Bu kitapta 333 kelimenin macerasına tanıklık edeceksiniz. Dostun gerçek anlamını, düğün, düğüm ve düğme arasındaki ilginç bağlantıyı, hüznün ve aşkın nereden geldiğini, sitârenin ne olduğunu, börüye neden kurt dendiğini öğreneceksiniz. 
 
Ayrıca temenna, perdebîrun, çerağ, hodbin ve daha nice kelimeyle tanışacak, meşhur yanlışların doğrusunu bulacaksınız. 
 
O zaman şöyle başlayalım: Önce söz vardı, kelimeler, yani yara…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93113</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3de11d23-6cec-4c0d-afc2-33e2f412809a.jpg</image:loc>
            <image:title>Frankenstein ya da Modern Prometheus</image:title>
            <image:caption>FRANKENSTEİN ya da Modern Prometheus, insanın ulaşabileceği bilginin sınırlarını zorlayan hırslı doğabilimci Victor Frankenstein’ın ve can verdiği yaratığın yüce hayaller, pişmanlık ve nefretle dolu hikâyesidir. Frankenstein’ın yaşadıklarını kendi ağzından dinleyen İngiliz kâşif Robert Walton’ın mektupları aracılığıyla okura ulaşan ama Frankenstein’ın isimsiz yaratığı dahil tüm önemli kişilerin söz aldığı anlatı kırdan kente, dağlardan denizlere farklı mekânları katettikçe ve başlangıç noktası olan İsviçre’den çeşitli Avrupa ülkelerine, oradan da Kuzey Kutup Bölgesi’ne uzandıkça Frankenstein ile yaratığının hikâyesi de mitlere özgü bir büyüleyiciliğe kavuşur. 
Mary Shelley’nin klasik romanı Frankenstein’ın yazılma hikâyesi, romanın kendisi gibi edebiyat tarihindeki yerini almıştır. Genç Mary Shelley ile şair Percy Bysshe Shelley, 1816 yazını beraber geçirmek üzere Lord Byron ve John William Polidori ile Cenevre’de bir araya gelirler; yağışlı geçen, bu yüzden de arkadaşların ateşin başında Alman hayalet hikâyeleri okuyarak geçirdikleri günlerden birinde Lord Byron herkesin bir hayalet hikâyesi yazmasını önerir. Mary Shelley o günlerde bir öykü olarak yazmaya başladığı metni daha sonra genişletecek ve 1818 yılında Frankenstein ya da Modern Prometheus adıyla, roman olarak, ama kendi adını kullanmadan yayımlayacaktır. Romanın 1823 ve 1831 yıllarında bu kez yazarın adıyla yayımlanan edisyonları kimi değişiklikler içerse de çevirisini sunduğumuz 1818 baskısı bugün standart edisyon olarak kabul edilmektedir. 
Yayımlanmasının üstünden iki yüzyılı aşkın süre geçmesine rağmen Frankenstein tazeliğini bugün de koruyor, insana ve dünyadaki yerine dair gündeme getirdiği soruların derinliği ve rahatsız ediciliğiyle şaşırtmaya, ürpertmeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93114</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32c49e68-c498-454d-879e-da2708ce60b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeniden Yaşayabilseydik</image:title>
            <image:caption>“Sadece, bu geçen hayatı, bir kere daha, ta başından itibaren yeniden yaşamak lazım. O kadar! Bugünkü tecrübelerle yeniden yaşasa… O zaman yapmış olduğu yanlışları tekrar etmez. Bütün hataları tamir eder ve bu ömrü tatlı, mesut ve yaşanmaya hakikaten layık bir ömür olarak geçirirdi. Bir kere daha aynı hayatı yaşamak… Bu mümkün olabilse… Bir kere daha aynı hayat...” 
 
Şadan kısa bir hastalığın ardından yatağa düşmüştür. Durumu ağırdır. Kıpırdayamamakta, gözlerini bile açamamakta, ancak etrafında konuşulanları duymaktadır. Doktoru, ölmek üzere olduğunu söyler. Şadan buna inanmak istememektedir. Ancak acizdir, çaresizdir... Ne yapabilir, buna nasıl engel olabilir ki?  
 
Şadan, aciz ve çaresiz, hatırlar. İlk gençliğinden o güne kadar tüm yaşadıklarını âdeta yeniden yaşar. Tüm geçmişiyle, kararları ve seçimleriyle yüzleşir ölüm döşeğinde. Vedalaşırcasına.  
 
Suat Derviş’in yetmiş yıl önce yazdığı ve bugüne kadar hiç kitaplaşmamış bu harika romanının ardından, Liz Behmoaras “Suat Derviş’i ve ‘efsane’ yaşamını anımsarken...” başlıklı yazısıyla Suat Derviş: Efsane Bir Kadın ve Dönemi adlı biyografiyi yazma sürecini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93115</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9948026c-5495-4d6a-bd1c-72dfcdc20f3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ergenliğin Yüzleri</image:title>
            <image:caption>Yeni kuşakların yinelemeleri aşarak yeni sözler söylemeleri ve yeni şeyler yapmaları tarihsel gelişimin gereği ise ve çoğu zaman böyle oluyorsa, biz erişkinlere düşen de kalan yaşamımızda onları örnek almak olmalı. Çünkü eğer benim on, on beş yıl önce yazdıklarım şimdi yazdıklarımı anlamamı sağlayıp bir yenilik duygusu uyandırıyorsa bakmam gereken yer-zaman-kişi belli: Ergenliğim. 
 
Türkiye’de psikanalizin kurumsallaşma sürecine şahitlik eden yazılarıyla tarihe kayıt düşen Talat Parman, ergenliğin sarsıcı yüzüyle ancak erişkin yaşamın kriz dönemlerinde yüzleşebildiğimize dikkat çekerken, yaşamın acı tatlı sürprizlerini sağlıklı bir şekilde anlamlandırmamızı sağlayan analiz uğraşının bunu kolaylaştıran taraflarını vurguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93116</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c3cd084-da9a-433b-99c7-fe9698cb4e71.jpg</image:loc>
            <image:title>T-Rex&apos;in İzinde</image:title>
            <image:caption>Binlerce yıllık fosillerin ve kayaların arasında, Güney Fare Okyanusu’nun bu izbe köşesinde 
ne işim olduğunu merak mı ettiniz? 
Cevabı gayet basit! 
Gizli bir görevdeyim, çok güzel ve (huysuz mu huysuz) bir T-Rex yavrusuyla burun burunayım. 
Dinozorlar Adası şaşırtıcı sırlarla ve soluk soluğa bırakan sayısız macerayla bizi bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93117</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ceba6906-a4bd-4d31-a74f-4304ebb0199b.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>Londra, 1984. 
Winston Smith bir Parti çalışanıydı ve görevi Büyük Birader’in bekasına göre geçmişi yeniden düzenlemekti. Paranoya ve baskının hüküm sürdüğü, herkesin sürekli gözlendiği dünyada Winston, Julia adlı genç bir kadına âşık olunca özgürlük ve sisteme başkaldırı hayalleri yeniden canlanacaktı. Birlikte olmaları imkânsızdı ve amaçları, Büyük Birader ile Parti’den kurtulmaktı. Ama eylemlerin ve düşüncelerin kontrol altında olduğu bir yerde bu mümkün müydü?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93118</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34e5c069-23ad-4222-a4d1-cdd29d1db438.jpg</image:loc>
            <image:title>Sofra Hazır Cancağızım</image:title>
            <image:caption>“Çocukken sevdiğim şeylerden biri, pastel boya ile yumurtalara göz ve gözlük çizmekti. Yumurtalara çizdiğim gözlerin kendi gözlerim olduğunu düşünürdüm o zamanlar hep. Kırılırlarsa kör olacağımdan korkardım. Şimdilerde bazen buzdolabında bana bakan yumurtalarla göz göze geliyor, gülümsüyorum. Onlara kaş, göz ve ağız çiziyor, sonra yine gülümsüyorum. Gözlerim, geride bıraktığım uzun yıllar nedeniyle bozulmaya başlamış olsa da buzdolabını her açışımda gördüğüm yumurtalar bana hâlâ çocukluğumu ve sevdiklerimi hatırlatıyor çünkü,” diye yazıyor B. Funda Süzer ve mutfaklarda geçen anılarını olağanüstü hikâyelere dönüştürüyor.    
Nar yemek için senede bir gün çocuklarının ruhlarını bahçeye toplayan bir kadın… Sahanda pişmiş yumurtanın sarısı gibi doğan güneş… Bir yemek kitabının sayfaları arasına dağılmak için, terziliği bırakmış olan bir annenin dikiş kutusunda bekleyen düğmeler… Freni patlamış, boş çuvallarla dolu bir kahve kamyonu gibi gelen “Çaydanlık Fırtınası...” Evde ne zaman bu Rumeli yemeği yapılsa, Bektaşi bıyıklarının kenarındaki çorba damlaları hatırlanan dayı… Gökyüzü, içinde domates kaynayan kazanın karası rengini aldığında, prova mankenine giydirilmiş gelinliğin üstüne sıçrayan domates suyu… 
“Ben annemin bir mutfak cazcısı olduğunu, yaprak sarma kokusunun iyiden iyiye, hatta sürekli özlenir hâle geldiği yaşlarda anladım,” diyen B. Funda Süzer, kurduğu sofralardaki lezzet şölenini sözcükleri de pişirerek bu kitaba taşımış. Aklınıza ve gözünüze afiyet…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93119</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c10b1a4-9b10-45aa-87c3-5a369d116ec7.jpg</image:loc>
            <image:title>Vicdan:Ahlaki Sezginin Kökeni</image:title>
            <image:caption>PEN/E.O. Wilson Bilim Yazını Ödülü finalisti olan Vicdan, tüm sosyal hayvanların neden ahlaki sistemlere sahip olduğunu ve bu sistemlerin nasıl oluştuğunu araştırıyor. Ünlü nörobilimci ve nörofelsefeci Profesör Patricia S. Churchland, beyinlerimizin nasıl bağ oluşturacak ve çocuklara özen gösterecek şekilde yapılandırıldığını aydınlattığı ve aynı zamanda ahlak dışı psikopatların neden ortaya çıkabileceğini araştırdığı bu kitabında nörobilim, genetik ve fiziksel çevrenin etkilerini bir araya getiriyor. 
 
Vicdanımızı ve ahlakımızı genel olarak nörobiyolojik terimlerle tanımlayan kitap, bu gelişmiş sosyal doğamızın bazal gangliyonlarımız ile yönetici frontal korteksimiz arasındaki karmaşık etkileşimi içerdiğini gözler önüne seriyor. Churchland ayrıca kitabın ikinci yarısında, ahlakın nesiller boyunca nasıl aktarıldığını ve neden tüm toplumların temeli haline geldiğini anlamak için felsefe tartışmalarını masaya yatırarak, Sokrates’ten Bertrand Russell’a kadar 2500 yıllık felsefe geleneğini güncel nörobilimsel bulgular ışığında gözden geçiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93121</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c104c21e-6803-4436-8a75-f4a0b3ba9c02.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtuluş Projesi</image:title>
            <image:caption>Marslı’nın yazarı Andy Weir’dan heyecan, mizah ve bilim dolu, soluk soluğa bir macera. 
 
Ryland Grace insanlığın son çaresi olarak yola çıkan bir mürettebattan hayatta kalan tek kişi... ve hedefine ulaşamazsa Dünya yok olacak. 
 
“Tehlike altındaki iki dünyası, işinin ehli bir adamı, işinin ehli bir uzaylısı, çözümlenmesi gereken bir sürü bilimsel sorunu ve meçhule giden insanlığıyla bu kitapta benim gibi eski usul bilimkurgu sevenler için her şey mevcut. Bilimkurgumda bol bol bilim olsun diyenlerdenseniz Andy Weir sizin için biçilmiş kaftan.” –GEORGE R. R. MARTIN, Buz ve Ateşin Şarkısı serisinin yazarı 
 
“Marslı’ya bayılmıştım ama bence Kurtuluş Projesi, Weir’ın en iyi eseri.” –BRANDON SANDERSON, Fırtınaışığı Arşivi serisinin yazarı 
 
“Bu kitabı okumak hayatınızda gördüğünüz en iyi fen bilgisi öğretmeniyle uzay yolculuğuna çıkmak gibi… Ödeviniz de dünyayı kurtarmak.” –ERNEST CLINE, Başlat: Ready Player One’ın yazarı 
 
“Çok ama çok uzun zamandan beri okuduğum tartışmasız en iyi kitap olan Kurtuluş Projesi’ni tarif etmek için nefes kesici dersem yanına bile yaklaşamamış olurum. Buraya yazıyorum: Bu kitap bir klasik olacak.” –BLAKE CROUCH, Sahte Bellek’in yazarı 
  “Andy Weir benzersiz bir yeteneğe sahip olduğunu yine kanıtlıyor. Kurtuluş Projesi o kadar büyüleyici</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93122</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce42ab94-05f8-4927-893f-4f2e6316175c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Hiç için (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir Genç Kız Yetişiyor Romanının Yazarından
 
“Bir araya geldiler, birbirlerini sevdiler ve evlendiler. Masumca ve ne kadar cesur olduklarını hiç düşünmeden yeni bir hayata başladılar.”
 
Brooklyn’in yoksul bir mahallesinde gözlerini dünyaya açan ve yaptığı yaramazlıklarla Maggie–Now olarak bilinen bir genç kızın umut bekleyiş, mütevazılık ve sevgi dolu hikâyesi…
 
Annesinin erken ölümünün ardından küçük elleriyle büyük bir kadının sorumluluklarını taşıyan Maggie-Now’ın içinizi ısıtacak yaşamı ve tutku dolu aşkını anlatan bu kitap; aile bağlılık, sevgi ve özgürlük hakkında çok şey anlatıyor.

 
“Kitap öyle göze batmayan bir beceriyle yazılmış ki, neredeyse hayatın kendisi kadar doğal bir şekilde akıyor… Brooklyn’deki İrlandalı göçmenlerin yaşantısı, tek başına okuyucuyu ikna edebilecek ve ilgilerini çekmeye yetecek ayrıntılarla dolu. Ve Bayan Smith bir sanatçı olduğu için bu ayrıntılar kitaba sağduyulu bir şekilde dağıtılmış, böylece Maggie-Now kentsel gecekondularla ilgili birçok roman gibi sosyal belgelerle dolup taşmıyor.”
New York Times  “Betty Smith, Bir Hiç İçin ile sağlam ve samimi bir kitap ortaya koydu. Bir Genç Kız Yetişiyor kitabında olduğu gibi, bize bir kez daha kendi hayatının zengin, yaratıcı hatıralarından ve hayallerinden oluşan güzel bir karakter ve olay derlemesi sunuyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93123</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/066d87bf-abaa-457a-94ef-fe6879e9d9e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Zorbalar Okulu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tumblewater’ın yeraltı dünyasında diğerlerinden Oldukça sıra dışı bir okul.
Tekrardan (gayet sıradan görünen) kapıya baktım ve üzerinde kötü yazısı olan birisinin tüm elini çamura batırıp yazdığı mesajı gördüm: Ridley Garnet’ın Zorbalar Okulu
Çocukların severek takip edeceği muhteşem hikâye anlatıcısı Daniel Dorey geri döndü. Kayıp kız kardeşini bulmak için zorbaların azılı ismi Hazarlı Prye’nin peşine düşüyor. Fakat bu yolculuk Londra’nın karanlık yeraltı tünellerinde hayatta kalmaya çalışan kimsesiz çocuklarla kesişiyor. Sizler de bu çocukları zorbaların dünyasına hazırlayan sıra dışı Zorbalar Okulu ile tanışmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93124</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eefc9a63-a94e-465f-b75a-5a4edf8bd23b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de İç Göç</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma Türkiye’de iç göç konusunu ele almaktadır. Bu kitapta, iç göç 
konusuna odaklanan çalışmalar bir bütünlük içinde ele alınmaktadır. Türkiye’de 
güncelliğini ve dinamizmini koruyan iç göç konusu üzerinde, ekonometrik analizler 
2008-2014 yılları arasını kapsamaktadır. Öte yandan 2008-2018 yılları arasındaki 
sosyal ve ekonomik değişkenlerin verileri de araştırmada analiz edilmektedir. 
Bu çalışmanın temel amacı, iktisadi ve iktisadi olmayan faktörlerin ne ölçüde iç 
göç hareketinde etkili olduğu ve 2000’ler sonrasında Türkiye’de, iç göç hareketinin 
tersine bir trende sahip olup olmadığının analiz edilmesidir. Bu amaç doğrultusunda 
oluşan başlıklar analiz edilerek bulgu ve sonuçlar elde edilmiş olup, bu alanda başka 
çalışmaların da yapılması elbette mümkündür. Bu çalışmanın göç ve iç göç üzerinde 
gelecekte yapılması muhtemel olan diğer çalışmalara ışık tutacağı umut edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93125</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09ee5db2-3a60-4658-9658-250ce82649b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalan Avcısı</image:title>
            <image:caption>Dr. Emrah Akçay (İletişim Doktoru) 
Yalan tespit etmek insanlık tarihi kadar eski. Bizler düşünebilen varlıklar 
olduğumuz gibi düşüncelerimizi de saklayabilen canlılarız. Bu nedenle 
karşımızdakinin aklından geçenleri okumak hepimizin arzusu. Yalanı yakalamak, 
yalan avcısı olmak elbette mümkün. Fakat şu bir gerçek ki, herkese uygulanabilecek 
ve yalanı hemen ele verecek bir “Pinokyo İşareti” elbette yok. Keşke olsaydı. Acaba 
olsaydı ilişkilerimiz nasıl yürürdü, o da ayrı bir konu. Sonuçta yok. Fakat, sözsüz 
sızıntıları doğru yakalayabilirsek, yazılı ve sözlü anlatım analizini yapabilirsek yalan 
ya da doğruluk analizi yapmamız da elbette mümkün. Üstelik bunlar inançlar ya da 
söylentiler değil, tamamen bilimsel çalışmalar. Bu kitapta bu verilerin bazılarıyla 
tanışacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93126</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/691b588f-4d27-4b7f-a3a9-febe168dc26b.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Hep Böyle Hatırla</image:title>
            <image:caption>Tarihimizin en hazin sayfalarından birisidir 6-7 Eylül Olayları. Başta İstanbul olmak üzere Türkiye’de yaşanan iki günlük mahşer! Sonrası anlatılmayan nice sır ve yarım kalan nice hikâye... 
Melike İlgün, yeni romanı Beni Hep Böyle Hatırla’da yarım kalmış bir aşkın ve yıllar sonra ortaya çıkan sırların romanını yazıyor. İstanbullu Rum Helena ile Ziya’nın herkesten sakladıkları aşkları 6-7 Eylül Olayları sonrasında yarım kalacaktır. Ziya ülkesini terk edecek ve bir daha geri dönmeyecektir! 
Ancak gerçekler on yıllar sonra olsa da ortaya çıkacaktır. Üstelik araya giren başka hikâyeler sonucunda. 
Beni Hep Böyle Hatırla bir ülkenin hâlâ hesaplaşmadığı, geçmişinden bugüne uzanan gerçekleri arasında yaşanan ölümsüz bir aşkın romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93127</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da91eb03-b76d-4895-927f-8eed312a0fa9.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbulin</image:title>
            <image:caption>Türk tarihinde Batılılaşmanın “resmi makamlar” aracılığıyla gerçekleştirilen ilk somut adımı Tanzimat Fermanı’dır. Diğer adıyla, Gülhane Hatt-ı Hümayunu, 3 Kasım 1839’da Mustafa Reşid Paşa tarafından Gülhane Parkı’nda okunur. Sonrası “imparatorluğun en uzun yüzyılı”. Batılılaşma, dönem itibariyle birçok açıdan “modernleşme” olarak görülür ve tepeden tırnağa gerek resmi kurumlar gerek sosyal ve kültürel anlamda imparatorluk topraklarında alışılmışın dışında bir dönem yaşanmaya başlar. 
Burak Dalgın İstanbulîn - Türk Modernleşmesinin Doğum Hikâyeleri adlı kitabında, fermanın okunduğu günden Âli Paşa’nın ölümüyle sürecin sona erdiği tarihe kadar bütün bir dönemi paralel hikâyeleriyle birlikte ele alıyor. Mustafa Reşid Paşa’dan Namık Kemal, Şinasi, Ali Suavi gibi dönemin aydınlarına, Napoleon’dan Kavalalı Mehmed Ali Paşa’ya, Florence Nightingale’den Kara Fatma’ya, Marx, Darwin ve Tocqueville’e kadar dönemin bütün aktörlerini, Sultan’ın Avrupa seyahatinden  Liszt’in İstanbul konserine, Robert Kolej ve Darüşşafaka’dan Osmanlı Bankası’nın açılmasına, süreç içerisinde gerçekleşen olayları bir araya getiriyor. 
İstanbulîn, başından sonuna bir roman kıvraklığıyla kaleme alınmış eksiksiz ve keyifle okunacak bir tarih kitabı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93128</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f15a292-be62-4b61-9ed9-25a84d4b1e3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayın Peşinden Git Küçük Kaplumbağa</image:title>
            <image:caption>Tüm insanların, hayvanların ve bitkilerin doğamızın içinde, sevgi ve barış dolu bir yaşam sürebilmesi dileğiyle insanlık olarak adımlar attığımız bugünlerde herkesin içini ışıtacak bir macera: Ayın Peşinden Git Küçük Kaplumbağa. 
 
İnsan yavrusu doğduğu anda ne kadar savunmasız olsa da ona bakım verenlerinin desteğiyle hayata yumuşak bir başlangıç yapar. Bazı hayvan yavruları ise bu karşılaşmayı ve beraberinde getirdiği zorlukları tek başlarına deneyimlemek durumundadırlar. Deniz kaplumbağalarının dünyaya gelişi yaşama tek başına tutunma çabasının en mucizevi örneklerindendir. Onların yolculuğu, tüm zorluklara rağmen mücadeleye devam edebilmek ve bunu yaparken de içgüdülerimizin sesini dinlemek konusunda bizlere değerli bir bakış açısı sunmaktadır. 
 
Yavru kaplumbağalar denize doğru ilerleyen, maceralarla dolu ilk yürüyüşlerinde çeşitli zorluklarla karşılaşırlar. Bunlardan en tehlikesi ise kumsalda dolaşan yırtıcı hayvanlardır. Her şeye rağmen ayın parlak ışığı, rüzgarın serin esintisi ve denizin tuzlu kokusu onların güvenli sulara ulaşmasına rehberlik eder. Bu yolculukla karşılaşma fırsatı yakalayan herkesin üzerine düşen bazı sorumluluklar vardır: Onları müdahale etmeden izlemek ve en önemlisi de yürüyüş yolları olan eşsiz güzellikteki kumsallarımızı temiz tutmaktır. 
  Hayvanlar hakkında okumak, düşünmek ve konuşmak en başta çocukların kendi içgüdülerini tanımalarına yardımcı olurken, bazen bağ kurmak bazen de ayrışmak için ortaya çıkan sevecen ve tepkisel davranışlarının kökenlerini de anlayabilmelerine yardım eder. Hayvanların ihtiyaçlarıyla empati kurabilen bir çocuk ise başta kendine, sonra da çevresine karşı daha sevecen ve duyarlı olabilir. Petek Halman Kara’nın editörlüğünü yaptığı, çevirmenliğini Selen İyicil’in üstlendiği deniz kaplumbağalarının ilk yolculuğu hakkındaki bu hikaye, yaşam döngüsünü anlamak için çocuklara çok değerli bir düşünme alanı sunmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93129</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d4af85c-84d1-4bc0-b8a8-8efb3a3accd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Tilki ve Orman Yangını</image:title>
            <image:caption>Orman yangınlarından sellere kadar iklim krizi ve insan eliyle yaratılan felaketlerle boğuştuğumuz bu dönemde çocuklarımız için bir iyileşme ve dönüşme hikayesi: Tilki ve Orman Yangını. 
 
Yeni başlangıçlar ve onlara uyum sağlama çabası içerisinde geçen hayatımız bizleri bazen heyecan verici, bazen de zorlu deneyimlerle karşı karşıya bırakabilir. Tilki ve Orman Yangını hikayesinin ana karakteri de şehirdeki evinden ormana taşındığı ilk günlerde, yeni yaşam alanına alışmakta zorlanmaktadır. Ormanın içindeki zenginlikleri görmenin çaba gerektirdiği bu uyum sürecinde, doğa tıpkı kapsayıcı bir anne gibi hikayenin kahramanı küçük çocuğu sevgiyle kucaklamakta ve ona uyumunu kolaylaştıracak güzellikleri sunmak için sabırla beklemektedir. Nitekim yeterince zaman geçtikten sonra çocuk da zorluklara odaklanan bakışını esneterek, daha önce hiç keşfetmediği güzellikleri görebilmeye başlar. Bu süreci kolaylaştıran ise tüm maceralarında ona eşlik eden yeni arkadaşı orman tilkisidir. 
 
Yaşamın iyi ve kötü arasında dalgalanan döngüsü, bu hikayede kendini orman yangını sonucu çocuğun buradaki evini ve hayvan dostlarını geride bırakarak şehre dönmesi biçiminde gösterir. Yangın bir felaket misali ormandaki habitatı olumsuz etkilese bile, yeniden inşa edilecek güzelliklerden ve doğanın kendini onarabilme özelliğinden daha güçlü değildir. 
 
Editör Petek Halman Kara’nın önsözü ve Onur Emer’in çevirisyle bu hikaye, doğanın ve ruhsal yaşantının birbiriyle olan karşılıklı ilişkisi konusunda çocuklara farkındalık kazandırmaktadır. Doğanın içinde edinilen her bir deneyim, çocuğun yaratıcılığının gelişimi için değerli katkılar sunmaktadır. Doğanın düş kurma kapasitesi üzerindeki gücünü keşfeden bir çocuk da onu korumak ve onun içinde yaşamak adına hevesli olacaktır. Tam da bu sebeple anne ve babaların küçük yaşlardan itibaren çocuklarına doğayla temas etmeleri için alan açmaları, onu koruma sorumluluğunun içten gelen bir eğilime dönüşmesine yardımcı olacaktır. 
  Yangınlar ve diğer felaketler sonucunda ne kadar yıpranırsa yıpransın, doğanın kendi kendini onarma gücü hayranlık uyandırır... Bu özelliğiyle de bazen hayat tepetaklak olsa bile, kendine güvenerek ve çabalamaya devam ederek zorlukların üstesinden gelinebileceği konusunda çocuklara model olmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93130</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1400805-b5c3-4b37-8893-49057a05f842.jpg</image:loc>
            <image:title>Aliya İzzetbegoviç’in Düşünce Dünyasından Kesitler</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap çalışması, ömrünü, bağımsız ve özgür bir Bosna ve Hersek için adayan, düşünür lider Aliya İzzetbegoviç’in düşünce dünyasından, ilgi duyanlar için giriş niteliğinde kesitler sunmaktadır. Felsefeden bilim tarihine, eğitimden sanata pek çok konuda görüşler ileri süren İzzetbegoviç’in düşünceleri, çok daha derinlikli çalışmalarla incelenebilir. 20.yüzyıl tarihinin önemli isimleri arasında yer alan İzzetbegoviç genç yaşlarda başladığı felsefe, bilim, sanat ve din okumalarını yaşamı boyunca sürdürmüştür. Çok kültürlü, çok dinli ve çok uluslu bir coğrafyada yaşamanın gereği olarak birlikte yaşama kültürü, insan hakları ve demokrasinin güçlendirilmesi için var gücüyle uğraşmıştır. 
Bu çalışmanın amacı, İzzetbegoviç’in ileri sürdüğü görüşlerin öneminin farkına varılmasını sağlamaktır. Günümüz dünyasında insanlığın içinde bulunduğu koşullar bu önemi her geçen gün daha da arttırmaktadır. Aliya İzzetbegoviç ‘in tüm yapıtlarının toplamından çıkarabileceğimiz sonucu şu yargıyla özetlemek mümkündür: Her şeyin ‘insan olmaya ve insan kalmaya bağlı olduğunu hatırlatan bir hayat vardır. Hayat, Izzetbegoviç’in Bosna’yı tanımlayan şu sözlerinde saklıdır: “Ve bizim Bosna dediğimiz şey, Balkanlar’daki bir toprak parçasından ibaret değildir. Çoğumuz için Bosna bir fikirdir. O farklı dinlere, uluslara ve kültürel geleneklere mensup insanların bir arada yaşayabileceğine dair inançtır. Bu fikir sonsuza dek gömülmüş olsaydı ya da bu bölgedeki insanlar arasındaki hoşgörü rüyası geri dönmemek üzere yitip gitmiş olsaydı, bunun suçu yalnızca Bosna’yı 30 aydır toplarıyla öldürmekte olanların değil fakat onlar kadar yardım edebilecekken bunu yapmayı reddeden birçok dünya gücünün de omuzlarında kalacaktı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93131</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1447a50c-2eeb-48ff-8a9b-5edbbd048435.jpg</image:loc>
            <image:title>Süveyda’ya Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Mehmet Nuri Parmaksız “Süveyda’ya Mektuplar” serisinde Tanzimat sonrası süreçte oldukça rağbette olan mensur şiir tarzına yeni bir şekil veriyor. Bu metinlere kurgusal olarak geleneksel anlamda ne hikâye, ne deneme, ne inceleme, ne mektup diyebiliriz. Ama bu türlerin hepsinin bir sentezi olarak bakabiliriz. Kolay okunan, yormayan, yumuşak üsluplu bu metinlerle Parmaksız, geleneksel ifade türlerinin dışında yeni bir tür denemesi ortaya koyuyor. Bunlara şimdilik herhâlde “deneysel sohbet” demek gerekir. Zira “deneysel” terimi denemeyi ve denenen bir hayatı karşılayan hikâyeyi içeriyor.” (Prof. Dr. Nurullah ÇETİN) 
Süveydam, bu mektupları yazarken sana olan aşkım bâki, sana dâir duygularım sonsuz lâkin Necip Fazıl’ın söylediği, 
“Anladım ki sanat Allah’ı aramakmış 
Gerisi hep çelik çomak oynamakmış” 
sözlerindeki gerçeği nasıl göz ardı edebilirim? Üstad, acıların ve sancıların kaynağını, 
“ben ki toz kanatlı bir kelebeğim, 
minicik gövdeme yüklü Kafdağı, 
bir zerreciğim ki, arş’a gebeyim, 
dev sancılarımın budur kaynağı!” 
diye göstermişken, gönlüme senin aşkını koyan ve bu güzelliği kuluna ihsan eden Yüce Rabbimi nasıl unutabilirim? Seni unuturum da, O’nu unutamam Süveyda. Aşkın için bir kelebek olurum da, O’nsuz sana varamam Süveyda. 
Heyhat! Kara sevdâ denilen yol ne de dardır 
Aşk bitti mi dünyâ kelebek ömrü kadardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93132</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d6b21eb-e370-426d-a4ec-210db283be69.jpg</image:loc>
            <image:title>Betimlemeli Fransızca Dilbilgisi Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Değerli okur, 
Elinizdeki yapıt şu anki biçimine, yaklaşık 3 yıllık bir süreçte kavuşmuştur. Tasarım, uygulama, düzeltme ve yeniden yazım sırası izlenerek yazılmıştır. Bu yönüyle, hem kuramsal hem de uygulayımsal bazı temellere dayanmaktadır. Aşağıda, kitapta hedeflenen öğrenici (fr. apprenant) kitlesi, düzey, yaklaşım, ders akışı ve temel ilkeler konusunda genel bilgiler sunulmaktadır. 

Kimler yararlanabilir? 
Kitabın hedef kitlesini, Fransızcayı yeni öğrenmeye başlayanlar oluşturmakla birlikte, Fransızca öğreten genç meslektaşlarımıza da yararlı olabilecek birçok yönü olduğu düşünülmektedir. Dil kurslarında, üniversitelerin Fransızca bölümlerinde, hazırlık okullarında, liselerde vb. Fransızca öğrenmekte ve öğretmekte olan herkese yardımcı bir gereç olarak yararlı olacağı kanısıyla hazırlanmıştır. Kendi kendine öğretim kitabı olarak tasarlanmamış olmakla birlikte, belli bir izlence çerçevesinde Fransızca öğrenenlere bireysel çalışma olanağı sağlayabilir. 

Hangi düzey hedeflenmiştir? 
Kitapta, Avrupa Konseyi Diller İçin Ortak Başvuru Metni (Cadre Européen Commun des Références pour les Langues, CECRL)’nde betimlenen A1 düzeyinin gerektirdiği dilsel becerileri gerçekleştirmeye olanak sağlayan dilbilgisi konuları toplam 59 konu başlığı altında ele alınmıştır. Anılan konular, Fransızca öğretmek üzere tasarlanmış ve alanda kullanılmakta olan öğretim kitaplarının 1’incilerinde yer alan konulardır. 

Nasıl bir yaklaşım benimsenmiştir? Bilindiği gibi, dilbilgisi öğretiminde genel olarak belirtik (fr. explicite) ve örtük (fr. implicite) olmak üzere iki temel yaklaşım izlenmektedir. Örtük yaklaşım, gözlem süreci sonucunda oluşturulan bütüncede (fr. corpus) yer alan hedef dilbilgisi yapılarının öğrenenlerce keşfine dayanmaktayken, belirtik veya açık dilbilgisi öğretimi yaklaşımında hedef yapılar tablolar veya fişler içerisinde sunulmakta, açıklamaların ardından alıştırmalarla pekiştirilmektedir. Biz, hedef kitlemizin kendi kendine çalışmak durumundaki kişiler olduğu düşüncesiyle, birinci yolu, diğer bir deyişle, belirtik dilbilgisi öğretimini benimsedik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93133</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/943a41b5-61ee-4fbe-9a75-7bc4809a41fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Arafat’ta Bir Çocuk (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Che Guevera’nın bir kitabından başladılar yakmaya. Kitap olduğu gibi atılsa yanmazdı. Önce kitabın kapağını yırtıyorlar, sonra beşer onar sayfa tutup, dikiş yerlerinden ayırıyorlardı. İpli olanları zor ayırdılar.” Arafat’ta Bir Çocuk 12 Mart Muhtırası’nın etkisi altında yazılan, birbirinden bağımsız sekiz hikâyeden oluşuyor. Bir kuşağın, ömrü boyunca izini taşıyacağı sürgün günlerini anlatıyor. Usta edebiyatçı Livaneli’nin kendi hayat deneyiminden damıtarak kaleme aldığı bu hikâyeler, sürgün hayata dair olağanüstü gözlem ve tasvirlerle örülüyor. Zülfü Livaneli, bu kez hayal kırıklığına uğramış, aldanmış, yalnız ve melankolik insanları anlatıyor. Karakterlerin travmaları ve iç hesaplaşmaları apaçık göz önüne seriliyor. Edebiyatın en eski temalarından olan ve hâlâ güncelliğini koruyan sınırlar, gurbet ve mültecilik konularına odaklanıyor. İsim babalığını Yaşar Kemal’in yaptığı ve ilk kez 1978 yılında yayımlanan Arafat’ta Bir Çocuk, sadece Türkiye’de değil, dünya çapında ilgi gören bir edebiyat yapıtı. Almanca ve Farsça gibi dillere çevrilen, Almanya ve İsveç’te televizyona uyarlanan bu eser yeni basımıyla okurlarla buluşuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93134</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29b75181-ad58-4e30-92f8-afa604d5cae4.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Yönüyle Fransızca Dilbilgisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Fransızca öğrenen veya öğreten herkes düşünülerek yazılmıştır. Kitapta uzun uzun açıklamalardan çok, kısa ve öz betimlemelerle, anlatılmak isteneni en güzel özetlediği düşünülen örneklere yer verilmeye  çalışılmıştır. 

Yalnız örneklemekle ya da anlatılan dilbilgisi yapısının Türkçesini vermekle kalınmamış, tablolar yardımıyla ilgili dilbilgisi yapısının Fransızcadaki ve Türkçedeki işleyiş düzeneği, bir başka deyişle yapısı sunulmaya çalışılmıştır. 

Kitabı hazırlarken bizi yönlendiren en önemli etken bu kitabın özellikle Fransızca öğrenen bir Türk tarafından kullanılacağı düşüncesi olmuştur. Dolayısıyla dilbilgisi betimlemelerinde Türk öğrencilerin sıkça sordukları sorular ve anlamakta güçlük çektikleri noktalar üzerinde özellikle durulmuş; sıkça yapılan yanlışlar ve bunların doğru biçimleri gerekçeleri belirtilerek açıklanmıştır. 

Kitap altı ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Fransızcanın sesbirimleri ve sesletim özellikleri, ikinci bölümde ad ve ada ilişkin tüm kavramlara yer verilmiştir. Eylemlere ayrılan üçüncü bölümde Fransızcadaki eylemlerin türleri ve temel özelliklerinin yanı sıra tüm zamanlar biçimsel, anlamsal ve işlevsel özellikleriyle betimlenmiştir. Dördüncü bölüm tümce türlerini içermekte olup beşinci bölüm birleşik tümceye ayrılmıştır. Altıncı bölüm gerçekte ada ilişkin bilgiler içermekle birlikte Fransızcaya özgü yönleri nedeniyle adlaştırma kavramı ayrı bir bölüm olarak ele alınmış ve ayrıntılandırılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93135</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0a9d2ec-6a3a-4532-9da8-24854e3020fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Leyla’nın Evi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Leyla’nın Evi, insanlığın en yıkıcı sorunu göç ve en temel ihtiyacı barınma konularını merceğe alan bir İstanbul romanı. Edebiyatın güçlü kalemi Zülfü Livaneli’nin gözlem yeteneği ve edebi gücüyle harmanlanan elinizdeki eser Leyla, Roxy, Yusuf ve Ali Yekta Bey’in hayatlarının birbirine karışma hikâyesini anlatıyor. Usta edebiyatçı bu kez “mülk trajedisine” odaklanıyor. Hayatın olağan akışında bir araya gelmesi mümkün olmayan karakterler üzerinden aşktan paraya, modernizmden geleneğe, birçok konu tartışmaya açılıyor. Bir yanda yalılarda büyüyen ve varlığını “unutmamak” üzerine inşa eden Leyla Hanım, diğer yanda “anın” hırsları ile çevrelenmiş insanlar… Bir yanda hayattaki tüm prangalarına, hatta ailesine ve adına dahi meydan okuyan Roxy, diğer yanda geçmişi sır olarak kalmaya mahkûm edilenler… Zülfü Livaneli’nin edebiyatımızda özel bir yer edinen romanı Leyla’nın Evi, tarihi motifleri içeren zengin arka planıyla İstanbul’un değişen çehresini merkeze alırken, okurları geçmiş ve bugün arasında sorularla dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Peki, bu yolculuk bir kuşak çatışması mı yaratacak, yoksa kuşaklar arası bir köprü mü kuracak? Leyla’nın Evi, iktidar ve güç sahibi olmanın tehlikesine karşı her satırında mücadele ve umudun şarkısını mırıldanan bir Livaneli anlatısı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93136</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81233b2b-d6ef-41b2-9032-84bcd8d51b8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Karanlık Yüzü</image:title>
            <image:caption>“Yaşamı, düşgücünün ürettiği ya da öyküleyip kaleme aldığı ve yayımladığı şeyler sayesinde zenginleşen ya da o yüzden lanetlenen ya da sadece değişen yazarların ben ne ilkiyim ne de sonuncusu olacağım.” 
 
Tüm Ruhlar romanında gerçek olan yalnızca iki şey vardı: Romanın geçtiği şehir, Oxford ve kitabın yazarı, küçük Redonda adasındaki krallığın tahtsız kralı. 
 
Ancak Tüm Ruhlar romanının okurları kurguyu gerçekle karıştırmakta ısrar edince kitabın yazarı buna dayanamayıp gerçeği kurguya dönüştürmeye karar verir. Böylece Zamanın Karanlık Yüzü’nde, belki de istemdışı bir geçmişe gitme arzusunun etkisiyle adını –Xavier– tersten, sağdan sola yazan solak bir çocuğu; ölmüş bir ağabeyi; Birinci Dünya Savaşı’ndan sağ çıkıp México’da serseri kurşuna hedef olmuş bir yazarı; ölümün hep teğet geçtiği, tek gözü kör bir savaş pilotunu ve nicelerini, “Henüz geçmemiş, yitip gitmemiş ve belki de o nedenle henüz zaman bile sayılmayan zamanın” karanlık yüzüne aktarılmış halde buluyoruz. Belki de orası, yaşayanlar ile ölülerin birlikte var olabildikleri tek yerdir. 
 
Bir anatomi uzmanı, türlerin en tuhafının –insanoğlunun– en derindeki sırlarını ortaya çıkarmak için neşterini nasıl kullanırsa, Javier Marías da dili öyle kullanıyor. 
W. G. Sebald 
 
Zamanın Karanlık Yüzü 20. yüzyılın en iyi İspanyol romanlarından biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93137</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bbecc9e-3b22-4a5e-a2b3-ac342276ce70.jpg</image:loc>
            <image:title>Martin Eden Olmak</image:title>
            <image:caption>“SENİN DE FİKİRLERİN TIPKI GİYSİLERİN GİBİ BAŞKALARI TARAFINDAN ÜRETİLMİŞ.” 
Yarı otobiyografik bir eser sayılan Martin Eden, Jack London’ın yarattığı en gerçekçi ve otantik karakterlerdendir. Martin bizden biridir; tanıdıktır, kardeştir, arkadaştır, işçidir. Ömrü mücadeleyle geçmiş, sokaklarda yani gerçeğin ta kendisinden öğrenmiş hayatı. 
Martin, âşık olduğu burjuva kadını ve onun elit çevresini etkilemek için takıntılı sayılabilecek bir azimle kendini entelektüel anlamda geliştiren ve meşhur bir yazar olma hayalinin peşinden tüm imkânsızlıklara rağmen pes etmeden koşan fakir bir denizci. 
Ait olmak istediği sınıfın ahlakını ve değerlerini anladıkça başta gördüğü güzelliğin aslında ne kadar içi boş bir dünya olduğunu fark etmeye başlar ve bu farkındalık onu içinden çıkamayacağı kadar karanlık bir kuyunun içine hapseder. 
Martin Eden karakteri sınıfsal farklılıkların temelini, bireyciliğin hazin sonunu bizlere en gerçek ve yalın haliyle gösteriyor. Bireysel devrime giden yolda ustaca kurgulanan MARTİN EDEN, aslında gerçeğin en acımasız yüzüne tanıklık ettiğimiz bir varoluş mücadelesidir. 
Onunla yeniden tanışmaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93138</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a665dace-26ff-4043-9857-8e92e13e052b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafkas Mitolojisi</image:title>
            <image:caption>Kuzey Kafkasya halklarının doğaya duydukları aşktan ilham alan kahramanlıkları, sanattan sosyal hayata, politikadan spora kadar pek çok alana damga vurmayı başarmıştır. Bugün bakıldığında Kafkas mitolojisine dair yapılan araştırmaların ve incelemelerin, diğer mitolojilere, destanlara ve öykülere oranla biraz daha ihmal edildiğini ve nispeten atıl bırakıldığını söyleyebiliriz. Değerli Nartologlar ve tarihçiler bu konuda ciddi araştırmalar yapmış olsalar da bu mitolojinin sınırları dahilinde gidilmesi gereken çok yol var. Elinizde tuttuğunuz kitap, Nartların görkemli dünyasına adım atmanız için kolayca açılabilecek bir kapı olarak değerlendirilebilir. Uzun yıllar hem Kafkas halklarına hem de çevre kültürlere ilham olmuş bu hareketli mitolojiyi keşfetmek için bundan daha parlak bir fırsat olabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93140</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f4071cf-529a-482f-9e18-108c97340af3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gücüne Gelsin</image:title>
            <image:caption>Güç cesaretsiz, cesaret umutsuz, umut güçsüz var olamaz... 
Danimarkalı filozof Søren Aabye Kierkegaard’a atfedilen bir anekdot vardır. Bir tiyatroda, kuliste yangın çıkar. Kabarenin emektar palyaçosu seyircileri uyarmaya çalışır ama onlar bunun bir şaka olduğunu sanarak alkışlarlar. Palyaço uyarısını tekrarlar, bu seferki alkış ise daha da büyük olur. Kierkegaard da der ki: “Ben dünyanın sonunun işte böyle geleceğini düşünüyorum, her şeyin bir şaka olduğunu zannedenlerin alkışları arasında...” İşte bu harika anekdottaki uyarı görevi yazıdadır, kitaptadır, okumaktadır, anlamakta, muhakeme etmektedir. Ben de bu güçlü kitabın cesur yazarlarını umut dolu cümleler eşliğinde ve “iyi ki”lerle selamlıyorum. 
– Uğur Batı 
 
Edebiyata gönül vermiş yeni kalemlerin yolculuğuna tanık oluyoruz bu kitapta. Her yolculuk cesaret ister, umut barındırır. Bu yolculuğa inanmak gerekiyor. Bu pırıltıya da... Geleceğe inanmak için... 
– Mario Levi 
Yazmak “cesaret” ister. “Güç” olmadan cesaret olmaz. “Umut” ise gücün saklı olduğu odanın kapısını açar, cesaretin ortaya çıkmasını sağlar. Bu kitapta okuyacağınız yazılar cesur, güçlü, umutlu kalemlere ait. Kuşkusuz her biri bir başlangıç. Öte yandan hiçbir büyük kalem gökten zembille inmedi. 
– Osman Balcıgil 
 
Karanlık zamanlarda umuda tutunmayı, tozpembe bir nafileliğe bağlayanlara hep üzülürüm. Altına cesaretle elini koyduğu taşı, var gücüyle kaldırmaya çalışanların bulandığı kirin, pasın tozudur o pembedeki. Bu kitaptaki öyküler, taşları yerinden oynatma gücüne gelsin. 
– Sibel Algan 
 
Karanlığın sonunu yalnızca cesurlar görür. Edebiyat, insanın içindeki karanlığa keskin bir bakış atmaktır. Bu cüreti gösterenler, aydınlığa yaklaşırlar. Bu kitapta okuyacağınız öyküler işte böylesi güç bir çabanın özgün örnekleri... 
– Gülşah Elikbank 
 
Belirsizlik fırtınasının gözündeki dinginliği bulmuş yazarların öyküleri, hepimize cesaret, umut ve güç verdi. 
– Zuhal Gürçimen 
 
Bu kitapta insan doğasının en kuvvetli yönleri olan güç, umut ve cesaret üzerine hikâyeler yazıldı ve hayaller kuruldu. 
– Hasan Gümen 
 
Güç, Umut ve Cesaret, yaşamamız için bize gereken hava, su ve sevgi kadar elzem. Bu üç kelimenin hakkını veren arkadaşlarımı gönülden tebrik ediyorum. 
– Selda Terek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93141</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5af81ea-3f14-4cce-8499-ee0cc0ae6914.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanardağın Yankısı</image:title>
            <image:caption>İnsanlık ve dünya adına olağanüstü düşler kurabiliriz…
Çocuk ve gençlik yazınımızda birçok nesli etkileyen yüze yakın kitaba hayat veren Gülten Dayıoğlu’nun kaleminden Yanardağın Yankısı bizleri gezegenimiz üzerine düşünmeye yönlendiriyor, geleceğimizle ilgili merak uyandırıyor. 
Dero yaşıtlarından oldukça farklı, çok özel bir gençtir. O daha küçük bir çocukken bir gün gökyüzünde mekik şeklinde bir yarık belirir ve yarıktan rengârenk ışınlar yayılır. Dero tanık olduğu bu olayın ardından başka bir boyuta geçebildiğini fark eder. Doğduğunda başı bedenine göre fazla büyük olduğundan doğumundan beri çevresi tarafından hep dışlanmıştır. Bu durum Dero’yu içten içe üzdüğünden, tek başına Tendürek Dağı&apos;ndaki bir mağaraya yerleşip gün geçtikçe kendini evinden, arkadaşlarından, dünyadan soyutlar ama bir yandan dünyayı anlamaya çalışır. 
Bir sabah Dero güçlü bir dürtüyle uyanır ve mağaranın derinliklerine gitmek için şiddetli bir istek duyar. Mağarada keşfettikleri onun, dünyanın, uzayın, hatta kâinatın geleceğini derinden etkileyecektir. Dero gelecek için çok zorlu bir göreve başlamak üzeredir şimdi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93142</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b4d65d6-ab3d-4498-b70c-b9f15cecc08e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bereket Sende</image:title>
            <image:caption>“Bereket sizin doğal yaşam hakkınızdır. Bu kitapla bereket enerjisine kalıcı olarak uyumlanarak, yaşamınızın her alanında bolluğa kavuşacaksınız.” 
Refahın ve esenliğin sebebi akıştır. 
Evrendeki her şey enerji ve titreşimdir. Dolayısıyla akışın olduğu yerde enerji vardır ve titreşim boyutu yükseliyordur. 
Bereket ve bolluk bilinci de tamamen frekansınızla ilgilidir. 
Bu kitapta bolluk ve bereket enerjisinin ne olduğunu ve nasıl çalıştığını göreceksiniz. Uygulaması kolay etkili teknikleri kullanmaya başladığınızda sürekli olarak bereket enerjisinde kalabilmeyi öğreneceksiniz. 
BEREKET SENDE para, kariyer, aile ve özel ilişkilerde duyduğunuz eksiklikleri gidermeniz yolunda kadim çağlardan modern bilime kadar gücü ve etkisi yüzde yüz ispatlanmış metotları, teknikleri ve uygulamaları içermektedir. 
Metotlarla kolayca bütünleşebilmeniz ve bereket enerjisine çok katmanlı şekilde uyumlanabilmeniz için ihtiyaç duyacağınız videolara, kitapta yer alan QR kodlar sayesinde hemen ulaşabilirsiniz. Böylece kısmeti, şansı, zenginliği, bereketi ve bolluğu yaşamınıza her boyutta getirebilirsiniz. 
Bu kitapla birlikte hayatınızın akışını artık hayal ettiklerinizi yaşamak rotasına çevirebileceksiniz. Hedeflerinizi ve vizyonlarınızı tezahür ettirmek için kişisel enerji alanlarınızda, bilinçaltınızı engelleyen eski inançlarınıza son verebileceksiniz. 
Unutmayın, bereket dışarıda değil. 
Bereket sende... 
Ben Ayşe Tolga... Tutkulu bir iyi yaşam elçisi olarak sizi de birer iyi yaşam elçisi olmaya davet ediyorum. Bu başlangıcı gerçekleştirmek için sizi iyiliksende.com adresinde de bekliyor olacağım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93143</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da34cb3a-51aa-4a7a-8392-aa04de3287b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji Diyor ki: Özgürlük, Kendini Doğru İfade Etmeyi Başaranlarındır</image:title>
            <image:caption>“İnsanları geçimsiz yapan sevgisizliktir. Birbirine düşman eden iletişimsizliktir. Güzellikten yana ne varsa yok eden ilgisizliktir.” 
—Konfüçyüs 
“Hayır” Demenin En Sağlıklı Yolu Nedir? 
Öfkeliyken ya da Öfkeli Birisiyle Nasıl İletişim Kurulur? 
Narsis ve Zehirli İnsanlarla Nasıl Başa Çıkarız? 
İlişkilerimizi Nasıl En Sağlıklı Noktaya Getirebiliriz? 
Duygularımızı ve Düşüncelerimizi En İyi Şekilde Nasıl İfade Ederiz? 
 
Bu kitapta öğrendiklerinizden sonra “Ailem, eşim, sevgilim, iş arkadaşım, patronum beni anlamıyor, kendimi anlatamıyorum” demek yok. 
Eğer iyi bir dansçıysanız kontrolü kendi elinizde tutarsınız. İletişim de tıpkı iki kişinin dans etmesi gibidir. Eğer iyi dans edemezseniz sağa sola savrulursunuz ve kötü bir görüntü ortaya çıkar. İyi bir iletişimci her zaman kontrolü elinde tutar ve süreci istediği gibi yönlendirir. 
Duygularımızı içimize atmak yerine özgür bırakmalıyız. İçsel rahatlığın en temel bileşenlerinden birisi de duyguları paylaşmaktır. Uzman Klinik Psikolog Burak Öge çok satan DUYGULARININ KÖLESİ OLMAYAN HAYATININ EFENDİSİ OLUR kitabından sonra bu sefer de bizlere etkili iletişimin sırlarını aktarıyor. Düşüncelerinizi paylaştıkça omuzlarınızdaki yükler azalacak ve özgürlüğün tadını çıkaracaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93144</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b902acfc-ed54-458d-8270-99324a1799b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirle Gelen Sır</image:title>
            <image:caption>Kadri Yamaç’ın yeni şiir kitabı “Şiirle Gelen Sır” Kitapsaati Yayınları’ndan çıktı! 
 
“Şiir gündüz görülen bir rüya gibidir. 
Anlamını ve bağlamını aktaran şair, eseri okura devreder. 
Okurun aklında kalanlar bir rüyadan hatırlananlar gibi bölük pörçüktür, ama şiir bu akılda kalanlarla yaşar. 
Şair rüyayı görüp ortadan kaybolandır, rüyasını yazar ve gider.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93145</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/744dd792-1ac1-419f-b6b0-7acea9ccb3fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceği Anlamak İçin Yakın Tarih Dersleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Günümüzde cereyan eden birçok mesele geçen asırda da hemen hemen aynı şekilde yaşanmıştı. Başta
devlet adamlarımız olmak üzere okuma-yazma bilen her Türk’ün imparatorluğun 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın
başındaki dağılma sürecini, ayakta kalabilmek için yaptığımız mücadeleyi, izlediğimiz yanlış siyasetler ve
yaptığımız hatalar ile o dönemde Avrupa’nın bize karşı izlediği siyaseti bütün teferruatıyla okuması
gerekir.
Bu kitapta Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde yaşanan ve günümüzde de yansımaları olan ilginç
hadiseleri okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93146</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17dfd788-86c0-4cd6-ba57-1ba6e9ced819.jpg</image:loc>
            <image:title>Demir Ökçe</image:title>
            <image:caption>O çok övündüğümüz medeniyetimiz kan üzerine kurulu.
Bu kan deryasının içinde hiçbirimizin üstünün başının temiz kalması mümkün değil.
İşçi sınıfının yılmaz savunucusu Ernest Everhard’dan öğrendikleriyle hayatına yeni bir yön verip mücadelesine ortak olan eşi Avis’in yaşadıkları, kaleme alınışından yedi asır sonra, 1908 yılında, Anthony Meredith’in önsözü ve dipnotları eşliğinde nihayet elinizdeki halini alır. Bu eserde Demir Ökçe’nin ezdiği insanların hikâyelerini okuyacak, başkahramanın söylev niteliğindeki cümleleriyle sınıf çatışmasının acımasız yıkıcılığına kulak verecek, sonrasında ise kendinizi Demir Ökçe’ye karşı verilen kıran kırana sokak mücadelesinin ortasında bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93147</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d8b92f8-999b-42a6-86fc-3fdf5b894d6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüye Yatma Sanatı</image:title>
            <image:caption>Ölüm Sahtekârlığı Dünyasında Bir Yolculuk 
 
İnsanın en büyük mücadelesi, var olma savaşı. Peki ya varlığımızdan memnun değilsek? Yeni bir hayatı kendi ellerimizle inşa etmek için neler yaparız?  
 
Elizabeth Greenwood, altı haneyi bulan öğrenim borcunu ödeyemeyince kendi ölümünü kurgulayıp bütün borçlarından kurtulmayı umar. Bir dizi araştırmanın ardından bu konuda somut adımlar da atar ama hesap etmeyi unuttuğu bazı gerçekler vardır… 
 
Greenwood, Ölüye Yatma Sanatı’nda kaybolurken yok olmak istemeyenlerin hikâyesini kaleme alıyor. Baştan sona sürükleyici bubiyografik eserde ölmeden ortadan kaybolmanın yollarını görebilirsiniz. Bunca uğraşın sonunda kendinden kaçmanın mümkün olup olmadığı ise ölüye yatma sanatının inceliklerinde saklı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93148</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/423f4152-d105-422b-9110-55b303479054.jpg</image:loc>
            <image:title>Spermler Erkekten Yumurtalar Kadından</image:title>
            <image:caption>İlişkiler söz konusu olduğunda kadınlar ve erkekler birbirinden oldukça farklıdır. Özellikle de konu romantizm ve cinsellik olduğunda erkeklerin neden girişken, kadınlarınsa çekingen davrandığını anlamak için artık yorumlardan ziyade bilimsel gerçeklere ihtiyacımız var! Tüm cinsel ve sosyal davranışlarımızın, hatta fiziksel görünümümüzün bile minik üreme hücrelerimizin yaptıklarına bağlanabileceğini kim tahmin edebilirdi?  
 
Evet, Spermler Erkekten, Yumurtalar Kadından bilimsel bir kitap; ama erkeklerin bağlanmaya kadınlarınsa sekse temkinli yaklaşmalarının sebepleri, aldatmayla ilgili gerçekler, kıskançlıklarımızın ardındaki nedenler, cinsel ihtiyaçlar gibi konularda Quirk’ün sade bir dille aktardığı hakikatleri herkes rahatlıkla anlayabilir.  
 
Bu gerçeklere dayalı eğlenceli kitap, erkekler ve kadınlar arasındaki davranışları ve etkileşimleri gerçekten neyin yönlendirdiği konusuna mizahi bir bakış getiriyor! 
 
“Quirk’ün muzip, kişisel tarzı sosyobiyoloji öğrenmeyi eğlenceli kılıyor! Şoke olmaya, hayrete düşmeye, neşelenmeye ve sonunda karşı cins üyelerini biraz daha bilgece değerlendirebilir hale gelmeye hazır olun.”  
-Steve M. Potter, Georgia Teknoloji Enstitüsü Biyomedikal Mühendislik Bölümü Profesörü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93149</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32b724d9-9bb8-4c67-a721-57388219761e.jpg</image:loc>
            <image:title>İlhan, Mahir, David</image:title>
            <image:caption>Christopher Robert İstanbul’dan bir istekleri olup olmadığını sordu. Sanki her gün İstanbul’a bir
giden gelenleri varmış gibi ne İlhan’ın ne Mahir’in ne de David’in aklına bir şey geldi.
“Haliç’te Topal Aram’ın meyhanesine gidin mutlaka… Selamımızı söyleyin, iyi hizmet etsin.”
Tavsiye Mahir’den geliyordu.
En içten dilek ise, kalbi cız eden İlhan’dan gelmişti:
“Memlekete selam söyle.”
İlhan, Mahir, David…
Üç umut yolcusu…
Mutlu olabilmek için dünyanın öbür ucuna gitmek üzere yola düşen, memleketlerinden birini
unutmaya, diğerine ise alışmaya çalışan, her ikisini de tam anlamıyla başaramayan; ancak
mutluluğu ilk veya son durakta değil, hayat yolculuğunun içinde bulan, üç can dostu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93150</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0c8400e-2f42-4992-abfa-c04eaad1a44c.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şey Mümkün</image:title>
            <image:caption>“Oysa konuşsak. Aynı dili. Belki ağır. Belki mesafeli. Belki çok yakın ama yakıcı, yıkıcı. 
Olsun. Belki bağırırız da, tüm hıncımızı. Ağzımı bir açarım, deliklerimden sızan kanlar çekilir, nehir olup ağzımdan dışarı fışkırır. Bir kerede. Ne söyleyeceksem söylerim. Taş taş üstünde kalmaz. 
Olsun. Dökülen sıvalarla kendimi yamarım. Belki bir döktük mü içimizi, bir konuştuk mu, küçülüverir meseleler. 
Bu muymuş, deriz. Belki gülebiliriz halimize, kim bilir? 
Çay koyarız, girer battaniyenin altına sevişiriz. Kim bilir? 
Sonu mutlak güzel olacak. Ya öyle, ya böyle. Ya beraber, ya ayrı. Ama bir sonu olacak bu kendi zihinlerimizde tuttuğumuz nöbetlerin. Bu duvarlara çentik atmayı bırakacağız. Benim beneklerim kaybolacak; o, limonları unutacak. Vazgeçeceğiz. Ya da inadına.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93151</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b12bbaa-3987-4600-ae15-33ec796a3a53.jpg</image:loc>
            <image:title>Şekiller</image:title>
            <image:caption>Şekiller</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93152</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/536540b8-3117-4c7a-b1a6-78388f64dc7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Laya 2</image:title>
            <image:caption>Henüz kundakta bir bebek iken tanıştığımız ele avuca sığmaz, afacan kızımız Laya artık genç bir kızdır. Laya, Şenjoyların ısrarları üzerine Budabu ağacına tırmanmaya karar verir. 

Concus kâhinlerinin haber verdiği, krallarını devirebilecek olağanüstü özelliklere sahip olan, herkesin beklediği, o muhteşem kız BUDABU, Laya mıdır? 

Laya, Budabu olsun olmasın Deblos&apos;a gitmeye kesin kararlıdır. Sadece Laya değil bu yolculuğa kesin kararlı olan başkaları da vardır: 1 Concus, 3 Bigem, 3 Rami, gemi mürettebatı olarak Bigem ve Ramiler arasından seçilen 45 adam ve 1 şenjoy olarak Deblos&apos;u kurtarmak uğruna çıktıkları deniz yolculuğu sonunda kahramanlarımız Deblos sarayına girmeyi başarır. Laya ve arkadaşları artık saraylı olmuştur. 

Deblos saray hayatına uyum sağlayabilecekler mi? Düzenlenen güzellik yarışmasının kazananı kim olacak? Kraliyet balolarında neler yaşanacak? Entrika savaşlarını kim kazanacak? Tüm bunlar yaşanırken gerçek aşkı kimler kimlerde bulacak? 

Sayfaları çevirdikçe: Aşk gemisine dönen bir kadırga, öfkeli Vikingler, kocaman bir saray, balolar, şıklık yarışına giren aristokratlar, valsler, saray entrikaları, sürpriz aşklar, kıskançlıklar, ölümüne sevdalar ve çok daha fazlasını bulacaksınız,    
 
“Güç erkeğe, güzellik kadına verilir. Ama her şeyi yenen güç, yalnız güzelliğe yenilir.” Oscar Wilde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93153</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/318e6403-59b5-4fa5-8f30-02bb1ca88dd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizim Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Çizim Öğreniyorum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93154</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8222f994-d30b-4402-891f-7591dd3f3d7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Saatler</image:title>
            <image:caption>Saatler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93155</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27b7eb1f-2a37-49f2-824e-ac8c0080e548.jpg</image:loc>
            <image:title>Nokta ve Çizgi Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Nokta ve Çizgi Alıştırmaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93156</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8ffd612-adb1-4f41-8ed8-7b6c01f7a658.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayılar</image:title>
            <image:caption>Sayılar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93157</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/935bcbc3-7988-4f35-b32a-dd35e206bd66.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk İngilizce</image:title>
            <image:caption>İlk İngilizce</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93158</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22c6c2e3-bfe3-4ccc-8851-ee5c4b9d0a25.jpg</image:loc>
            <image:title>Alfabe</image:title>
            <image:caption>Alfabe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93159</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc7b1781-ee54-4d02-9194-731e58e1db02.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gün Herkes</image:title>
            <image:caption>Gizlenerek özgür olamaz insan!

Miyase Sertbarut&apos;un, görmezden gelinenler ile görünmezliğin izini sürenlerin düşlerini kesiştirdiği Bir Gün Herkes..., iyiliğin ve koşulsuz sevginin her türlü dayatmaya göğüs gerebileceğine işaret eden, umut yüklü bir roman.  

Farklı olana karşı istemsizce geliştirilen refleksleri, ayrımcı, önyargılı düşünce ve davranışları toplumsal bir “mesele” olarak ele alan yazar, eleştiri oklarını bireyin normallik algısı üzerine yönlendiriyor.  
 
Bir gün herkes 15 dakikalığına iyilik yapsa... dünyanın iyilikle dolacağına ve yeni bir cennet aramaya ihtiyaç kalmayacağına vurgu yapan kitap, yaşadıkları çevrede kabul görmeye çabalayan çekirdek bir ailenin hayatını küçük mucizelerle doldurup inanılmaz kılmayı başarıyor.
 
Eğer bir insan görünmez olmak istiyorsa kesinlikle iyi bir niyeti yoktur. Yoksa olabilir mi?

Fahir, sınıfın yenisidir. Çekingen ve ürkek kişiliğiyle etrafına karşı hep temkinlidir. Diğer çocuklarla iletişim kurmaktan çekinir. Âdeta kalabalıklar içinde sessizce dolaşan bir hayalet gibidir. Onun bu durumunu fark eden okulun rehberlik öğretmeni, sınıftan iki öğrenciyi Fahir&apos;in “iyilik perisi” ve “iyilik prensi” olarak görevlendirir! Asmin ve Ender “zoraki” arkadaşlarını gözlemeye, yavaş yavaş hayatına girmeye çalışır. Çok geçmeden de tuhaf davranışlarının ardında yatan gizemi keşfederler. Fahir görünmezliğin peşindedir. Bunun için kitaplar okumakta, deneyler yapmakta ve hatta bir formül üzerine çalışmaktadır. Peki ama 7. sınıfa giden bir çocuğa bu odaklanmayı, bu takıntıyı, bu umudu, bu azmi veren sebep nedir? Diyelim ki formülü buldu ve görünmez adam oldu, bununla ne planlayacaktır? 
 
Herkesin dünyada kendince bir iz bırakmaya hakkı olduğunu anımsatan Miyase Sertbarut, bu romanıyla toplumsal duyarlılık geliştirmemiz gereken hassas bir konuya temas ediyor, dezavantajlı grupların yüzleşmek zorunda kaldığı kimi gerçekler hakkında farkındalık kazandırıyor.
 
Sakladığı sırrı, usta işi bir dedektif kurgusuyla son sayfalara kadar açık etmeyen Bir Gün Herkes..., görünmez olmanın mı yoksa görünür olmanın mı hayatı kolaylaştıracağını sorgulatarak okurun zihnini ters köşeye yatırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93160</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8029e93e-05b6-4ddf-bdee-01280b2f76cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Beton Ada</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllardır insanlığın her şeyi ardında bırakmaya, serüvene kapılmaya ya da özgürlüğe duyduğu özlemin ütopik mekânı olan keşfedilmemiş bir ada, ayak basılmadık noktasının kalmadığı varsayılan bu modern dünyada neye tekabül eder?
Varlıklı bir mimar, arabasıyla her günkü mutat güzergâhında ilerlerken kaza yapar ve otoban kenarındaki terk edilmiş bir araziye uçar. Mahsur kaldığı bu insan yapımı &quot;ada&quot;dan kurtulma macerası birdenbire çocukluğuyla, mutsuz evliliğiyle, sevgilisiyle ve bizzat kendisiyle bir hesaplaşmaya dönüşür. 

J.G. Ballard, çağdaş Robinson anlatısı Beton Ada&apos;da, büyüsünü yitiren köhne yerküredeki ıssız bir trafik adasının, dışsal bir mekândan içsel bir mekâna dönüşürken, kişinin kendini tanıması için sağladığı bitimsiz olanaklar üzerine düşünmeye davet ediyor okuru.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93161</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91afb07c-8b21-4692-b67f-404de65d6f4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Selki</image:title>
            <image:caption>Selki bir masal ama bildiğimiz masallara benzemiyor. Biri bilincin öbürü bilinçdışının yabani diliyle konuşan iki kızkardeş anılar ve sezgilerle birbirlerine düşe kalka eşlik etmeye çalışırken yaşam, ölüm, sevgi, bağlılık, fedakârlık gibi kavramlar derinlerde kendini gösteriyor. Haberdar olduğumuz ve olmadığımız içdenizler üzerine bir dil arayışı bu. Kurduğu dille ve dokunduğu evrenle bizi bilinemeyen ama sezilenin karanlık sularına davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93162</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44dc17f9-676f-4cc0-9c1e-046aa2bd09a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çeviriyi Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Eleştirisel ve Çevirisel Yeniden-Yaratım.
Okuma ediminin başlamasıyla birlikte belli bir dil dizgesi içinde yaratılmış metni bütün düzeylerde, bütün düzeylerin bütün katmanlarında sökme, ayrıştırma, parçalama, yıkma ve yıkarak anlam üretme eylemi başlar. Bu eylem, ilginçtir, daha başlar başlamaz, hem yıkana hem de yıkılana haz verir: Yıkan bir çözümleme-yorumlama oyunu kurduğu için, yıkılan da kendisiyle çözümleme-yorumlama oyunu oynandığı için haz duyar.

Yıkma çabasıyla birlikte, çözümlenen-yorumlanan metnin gösterenleri darmadağın edilirken, metnin gösterilenleri de okuma oyununu kuranın kültür ufkuna ve yıkma becerisine göre, demir atmış oldukları derinliklerden hareket ederek yüzeye, görünüre doğru fışkırmaya başlarlar. İşte yıkmanın ve yıkılmanın karşılıklı olarak getireceği haz da tam bu noktada doruğa ulaşır: Yıkılan, beklediği &quot;okur&quot;una kendi yaratıcı gücünü gösterme fırsatı bulduğu için haz duyacak, yıkan da gördükleri, hissettikleri, duydukları, yakaladıklarıyla yorumsal gücünü sınadığı için doyuma ulaşacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93163</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/109061c4-dbf2-4b61-bfe0-1a8075f1b7a3.jpg</image:loc>
            <image:title>English 100 Numbers - İngilizce 100 Sayı</image:title>
            <image:caption>Hadi öğrenmeye! 
 
Çocuğunuzun sayıların İngilizce karşılıklarını kolayca öğrenmesini sağlayın. 
İngilizce 100 Kelime Kitabı dizisinin rengârenk ve cıvıl cıvıl kitapları öğrenmeyi basit ve eğlenceli hale getirmekle kalmıyor, aynı zamanda çocuğunuzun İngilizce kelime dağarcığını kolayca oluşturup geliştirmesini de sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93164</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e91d41a0-a4b7-40b3-a95e-432e2f3e1a77.jpg</image:loc>
            <image:title>English 100 Words - İngilizce 100 Kelime</image:title>
            <image:caption>Hadi öğrenmeye! 
 
Çocuğunuzun sık kullanılan 100 İngilizce kelimeyi kolayca öğrenmesini sağlayın. 
 
Kelimeleri tanıtın. 
Nesnelerin resimlerini parmağınızla gösterin ve resmi tanımlayan kelimeyi iki kez okuyun. 
 
Pekiştirin. 
Nesnenin adını söyleyip çocuğunuzdan kitapta bulmasını isteyin. 
 
Sözel yeteneklerin gelişimini sağlayın. 
Resimleri işaret edip çocuğunuzdan ne olduğunu söylemesini isteyin. 
 
İngilizce 100 Kelime dizisinin rengârenk ve cıvıl cıvıl kitapları öğrenmeyi basit ve eğlenceli hale getirmekle kalmıyor, aynı zamanda çocuğunuzun İngilizce kelime dağarcığını kolayca oluşturup geliştirmesini de sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93165</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b59b9fd-d9cb-4f63-83e0-eccc77b0e30b.jpg</image:loc>
            <image:title>Larousse İngilizce İlk Kelimeler</image:title>
            <image:caption>Larousse İngilizce İlk Kelimeler, İngilizce öğrenmek isteyen herkesin en büyük desteği olacak. Bu kitap sayesinde İngilizcenin en temel kelime ve kavramlarını bir arada bulacak, kitabın sunduğu zengin görsellik sayesinde kolayca öğrenmiş olacaksınız. 
  Larousse Kelime Öğreten Kitaplar dizisinde yer alan kitaplar, büyük küçük herkesin dil öğrenimini kolaylaştırmak amacıyla hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93166</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f27c17aa-3869-4177-bdab-fd4296f59bdc.jpg</image:loc>
            <image:title>En Güzel Yıldız</image:title>
            <image:caption>Salamis Çocuk Yayınları Türkiye&apos;de ve Kıbrıs&apos;ta aynı anda yayımladığı kitaplarda çocuklara doğa ve çevre bilinci kazandırmayı hedefliyor. Barış, dostluk ve kardeşlik tohumları ekmeye devam ediyoruz. 
Yeni kitabımız;  En Güzel Yıldız 
Bu kitapta minik Lao ile bir Deniz Yıldızının dostluğu var. Bir de sihirli olduğuna inanılan kaplumbağlar. 
Çocukların doğayla, denizle ve canlılarla dostluğu kitaplara sığmaz elbet. Bu kitapta da miniklerimiz bu dostluğun bir kısmını okuyacak ve birbirinden güzel çizimlerle bunu zihinlerine kazıyacak. Her şey çevre bilinci olan barış ve kardeşlik duygularıyla donanmış yeni bir nesil için!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93167</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3673f9f2-4048-4fd4-877c-2c49ee0fee63.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Küçük Sırrım 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sırlar paylaşıldıkça sır olmaktan çıkar.

Ne yazık ki paylaşılmayan ve ortaya çıkarılmayan
hiçbir sır yoktur. 

Yağmur’un hakkındaki tüm gerçekleri ortaya çıkarışının ardından arkadaşlarına
karşı mahcup olan Eylül’ü zor zamanlar bekler.Öte yandan öz babasıyla karşılaşmak,
Eylül’ün hayatının rayından tamamen çıkmasınaneden olur. İşler karmaşık bir hâl alırken Yiğit, 
şartlar ne olursa olsun Eylül’ün yanındadır. 

Bu sırada Sarp, Eylül’e karşı hislerinden kurtulmaya çalışır fakat ona olan bağlılığı sandığından 
daha kuvvetlidir. Kafası yeterince karışıkken hayatını değiştiren, kendini değerli hissetmesini sağlayan 
ve yüzünde yeniden tebessüm oluşturabilen bir kadınla tanışacaktır. Yani Duygu’yla…

Peki yeni biri, yeni sırların da doğmasına mı yol açacaktır?

“Benim için gizemlerle dolu koca bir okyanus gibisin. Seni o kadar çok seviyorum ve keşfetmeye 
öyle doyamıyorum ki dünyaya on sekiz defa gelsem,on dokuzuncusunda yine sana âşık olmak isterdim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93168</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be115d5a-bd39-4c36-94f7-2ed5f52aaea7.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Küçük Sırrım 2</image:title>
            <image:caption>Sırlar paylaşıldıkça sır olmaktan çıkar.

Ne yazık ki paylaşılmayan ve ortaya çıkarılmayan
hiçbir sır yoktur. 

Yağmur’un hakkındaki tüm gerçekleri ortaya çıkarışının ardından arkadaşlarına
karşı mahcup olan Eylül’ü zor zamanlar bekler.Öte yandan öz babasıyla karşılaşmak,
Eylül’ün hayatının rayından tamamen çıkmasınaneden olur. İşler karmaşık bir hâl alırken Yiğit, 
şartlar ne olursa olsun Eylül’ün yanındadır. 

Bu sırada Sarp, Eylül’e karşı hislerinden kurtulmaya çalışır fakat ona olan bağlılığı sandığından 
daha kuvvetlidir. Kafası yeterince karışıkken hayatını değiştiren, kendini değerli hissetmesini sağlayan 
ve yüzünde yeniden tebessüm oluşturabilen bir kadınla tanışacaktır. Yani Duygu’yla…

Peki yeni biri, yeni sırların da doğmasına mı yol açacaktır?

“Benim için gizemlerle dolu koca bir okyanus gibisin. Seni o kadar çok seviyorum ve keşfetmeye 
öyle doyamıyorum ki dünyaya on sekiz defa gelsem,on dokuzuncusunda yine sana âşık olmak isterdim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93170</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aaf40b7-74e4-4c9f-99d0-887d44d36607.jpg</image:loc>
            <image:title>100. Yılında Sakarya Savaşı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, zamanımızdan yüz yıl önce Ankara’nın hemen yakınında 22 gün ve gece süren bir meydan muharebesinde Türk ordusunun dâhi bilginlerin akıl gücünü gerektiren zorlu askeri taktik problemlerini Mustafa Kemal’in nasıl çözüme kavuşturduğunu anlatmaktadır. 
 
Aynı zamanda bu dönem işgal altında bir ülkede, beka krizinin hızla tırmandığı koşullarda genel iradeye dayalı bir mecliste “savaş demokrasisi” uygulamasının en özgün ve hiç kuşkusuz dünyadaki en başarılı örneğidir.   
 
Kahramanımız uzun muharebe günlerinde “bilgelik”, “sabır” ve “cesaret” yüklü emir ve yönlendirmeleriyle aniden beliren sorunları bir akordeon ahenginde ve her defasında cesaretle ve tam zamanında çözüme kavuşturmuş; kendisine inananları zaferle buluşturmuştur. 
 
Tarihte az sayıda kahraman kılıçlarından saçılan kıvılcımlarla zafere giden yolu önceden sezebilmiştir… 
 
Büyük kriz dönemlerinde bu kahramanların milletlerinin beka sorunlarını aşarken gösterdikleri başarılar, onların dehalarının ve önceden seziş yeteneklerinin sonucudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93171</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e085e2c-7962-4b12-93ec-388833ebc8b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ariflerin Tesbihi</image:title>
            <image:caption>Kudretin yarattığı ilk şey kalemdir. Kalemin ucunda iki dünya tek bir yazıdır. 
O, kalem değil, güzellik bahçesinde yetişmiş taze bir fidandır. 
Varlık silsilesi göz önüne alındığında fikirde ilk, fiilde sondur. 
Sûreti insandan doğmuşsa da mânâsı varlığın özüdür. 
İslâmî ilimler, tasavvuf, dil, edebiyat ve şiir sanatları alanında pek çok eser kaleme almış olan Molla Câmî, Sebk-i Hindî dönemi öncesinde yetişen, klasik Farsça şiirin son büyük şairidir. Eserleriyle şöhreti Hindistan’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyaya yayılan Câmî; gençlik, orta yaş ve yaşlılık dönemleri şiirlerini üç ayrı divanda bir araya getirmiş, ayrıca büyük mesnevi şairlerinin oluşturduğu “hamse” geleneğini geliştirerek yedi mesnevi kaleme almış ve bu mesnevi külliyatına Heft Evreng (Yedi Taht) adını vermiştir. Heft Evreng’in dördüncü mesnevisi olup amelî ahlak ve tasavvuf konularını içeren Âriflerin Tesbihi (Subhatu’l-ebrâr), Câmî’nin özellikle şekil bakımından en özgün sayabileceğimiz mesnevisidir. Zira şair bu manzumesini, diğer mesnevilerinin aksine, hiçbir şairi örnek almadan yazmıştır. Toplam 2875 beyitten oluşan ve Timurlu hükümdarı Hüseyin Baykara’ya ithaf edilen Âriflerin Tesbihi (Subhatu’l-ebrâr); tevhîd, naat, padişaha övgü ve öğüt gibi kısımlardan sonra ‘ıkd (tespih taşı) adı verilen kırk bölümden oluşmaktadır. Her bölümde dinî, ahlâkî ve tasavvufî bir konu işlenip bir hikâye ile pekiştirilmiştir. Fars şiirinin en büyük üstatlarının sonuncusu sayılan Câmî’nin üstün şairlik kabiliyeti yanında dinî, edebî ve aklî ilimlerle tasavvuftaki derin vukufunun aksettiği bu klasiği keyifle okuyacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93172</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b620e38f-e67c-469f-92e4-00e59c714059.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Aşk</image:title>
            <image:caption>Umut ettiğim onca şeyin içinden hangileri hayata geçti? Artık hayatıma akşamın gölgelerinin düşmeye başladığı yaştayım. Bende o ilkbahar sabahının göz açıp kapayıncaya kadar geçip giden fırtınasının hatırasından daha taze, daha kıymetli ne kaldı? 

19. yüzyıl Rus edebiyatının önde gelen yazarlarından Turgenyev, İlk Aşk adlı unutulmaz novellasında henüz büluğ çağındaki bir gencin kendisinden büyük bir kadına olan aşkını bir aile dramı etrafında ustaca betimliyor. Romantik edebiyatın etkileyici örneklerinden biri olan İlk Aşk, Çarlık Rusya’nın toplumsal koşulları içinde aşkın safiyane hisleriyle yeni tanışmış on altı yaşındaki Vladimir Petroviç’in güçlü duyguların girdabında nasıl sürüklendiğini tasvir ediyor. Aynı zamanda âşık olunan kadın üzerine kurulu bir baba-oğul anlatısı da sunan bu novella, akıcılığı ve sürükleyiciliğiyle okurlarına klasiklere mahsus bir edebiyat lezzeti vaat ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93173</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8796b07f-eeff-4fb5-847a-3903c0d3bea7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hissettiğin Her Şeye İnanma</image:title>
            <image:caption>Psikoloji biliminin duygu ve düşüncelerle ilgili geldiği son noktayı merak ediyor musun? Bu kitaptaki bilgilendirici her bölümde uygulayabileceğin birçok alıştırma var ve hepsi de nokta atışı! 
Zor zamanlardan geçerken kendimizle kalmamız gerektiğinde şunu fark ettik: Hayat her zaman planladığımız gibi gitmeyebilir. Bazen çok uzak görünen bir olasılık gerçekleşebilir ve hayatımız alt üst olabilir. Ancak, acıyı yok etmek için yaptıklarımız acının ızdıraba dönmesine yol açabilir. Belki de insan olmanın temel koşullarından biri acı ve ızdıraba tabi olmaktır. Bu kulağa garip mi geliyor? Okumaya devam et. En sevdiğin filmlerde sadece kahkaha ve keyifli anlar mı var? Peki senin hayatın bir film olsaydı sadece keyifli anları mı oynatırdın? Cevabın hayırsa, hayal kırıklığı, utanç, öfke, yalnızlık, üzüntü gibi olumsuz gördüğümüz duyguların aslında bize ne söylemek istediğini öğrenmeye hazırsın demektir. Bu duygulardan kurtulmaya çalışmak yerine onları kabullenmeye ve onaylamaya ne dersin? Belki de hayatın hem keyif hem acıyla dolu olduğunu seziyor ancak bu zıtlıkları nasıl kucaklayabileceğini tam olarak bilemiyor olabilirsin! 
O halde bu kitapta duygularla ilgili ufkunu genişletecek bilgileri öğrenmenin yanı sıra duygular hakkında düşünme şeklini geliştirmek için birçok alıştırmayı yaparak duygularınla baş etmeye çalışmak yerine kendi duygusal stilini keşfedebilirsin. Duygusal ve düşünsel dünyanın zengin katmanlarına bir rehber eşliğinde dokunabilmen için geliştirilen bu alıştırmalar, kendin için yapacağın bu yolculukta sana yol gösterecek! Bu yolculuk sonunda dalgalarla boğuşmak yerine onların içinden geçmeyi öğreneceksin. 
Zihnini ve kalbini 21. yüzyıla göre güncellemek isteyenler için harika bir kendine yardım kitabı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93174</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cf16449-689e-47a5-af17-b9fa20298942.jpg</image:loc>
            <image:title>Ethica - Etik üzerine Dersler</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Aydınlanma filozofu Immanuel Kant’ın etik üzerine verdiği derslerden oluşmaktadır. Bu kitapta, öncelikle, başta Baumgarten olmak üzere; Epikuros ve Stoacı etik anlayışlarının eleştirisi sizleri beklemektedir. Kant’a göre ne ‘mutlulukçuluk’ ne de ‘en yüksek iyi’ “Nasıl yaşamalı?” sorusunun cevabını veremez. 
Kant akla dayalı etik öğretisini tüm kapsamıyla ilk defa bu kitapta ele almış ve birçok somut örnekle öğretisini zenginleştirmiştir. Ahlak Metafiziği ve Pratik Aklın Eleştirisi kitaplarıyla birlikte Kant bu kitabında, etik anlayışının temellerini ortaya koymaktadır. Bu anlamda Kant’ın etik düşüncesinin evrimini anlamak açısından da kitap, büyük bir önem taşımaktadır. 
İnsanın kendiyle, başka insanlarla, diğer varlıklarla ve Tanrı’yla etkileşimi elbette etikle sınırlı değildir. Özellikle içsel ve dışsal yükümlülükler ve sorumluluklar tartışması, Kant’ın hukuk ve din felsefesine dair okura önemli bir izlek sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93175</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e464ae3-420c-4e6a-aca4-8027873abb0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüksek Ruhlar Serisi : Picasso</image:title>
            <image:caption>Pablo Picasso… Sadece ürettiği aykırı eserlerle değil, yaşamının farklı dönemlerinde kurduğu arkadaşlık ve aşk ilişkileriyle, entelektüel kapasitesiyle, hızlı çalışma yeteneğiyle, yaratıcı enerjisiyle ve erken yaşlarında elde ettiği müthiş zenginliğe rağmen sade bir yaşam sürüşüyle de fark yaratarak sanat dünyasının efsaneleri arasındaki yerini hakkıyla almış bir deha. 
Yüksek Ruhlar Serisi’nin bu kitabında Picasso’nun eserlerini ürettiği farklı dönemler, beslendiği insan ve mekân ilişkileri, politik görüşleri kronolojik olarak ele alınmıştır. İspanya’nın Malaga kentinde doğan, gösterişsiz bir fiziğe sahip olan ufak tefek bir çocuğun henüz yaşarken bir efsane haline gelişinin anlatıldığı bu serüveni merak edenler, sanatçının bitmek tükenmek bilmeyen bir iştahla devamlı çalışarak kendini inşa edişini görecekler. 
“Çocuklar zaten doğuştan ressamdır. Mesele, büyüyüp de hâlâ ressam kalabilmektir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93176</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/669e9b87-e27f-40a7-9d55-cba938b2c3cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Sığınak</image:title>
            <image:caption>Gerçekte birbirimize ve insanlığımıza sarılabilmemiz için kurgu evreninde kalpleri tarumar eden Sığınak; Duygu Gecü Yüzseven’in insanın iki kutuplu trajik doğasını ortaya koyduğu ve çocukluk travmalarının yıkıcı etkilerini irdelediği sarsıcı bir ilk eser…  Ürpertici itiraflarla gelişen bu romanda genç bir kadının karanlık geçmişi gün yüzüne çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93177</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfe9189d-7ffc-4b66-875c-66683f988636.jpg</image:loc>
            <image:title>Alman Oryantalizmi</image:title>
            <image:caption>Teoloji merkezli çalışmalarla başlayıp filolojiye evrilerek zamanla bir gelenek yaratan Alman oryantalizmi, 19. yüzyılın sonlarına doğru çalışma alanını giderek genişletir. Bilim insanlarının sömürge faaliyetlerinde devletlerin siyasi ajandaları için mesai harcamaları ve bu aktiviteleri bilimsel olarak temellendirme düşüncesi/girişimleri, Avrupa dışındaki diğer kültürlere ilgiyi arttırırken bir yandan da bu araştırmaları siyasallaştırmıştır. Öte yandan Doğu’nun, akademik çalışmaların bir konusu olduğu kadar dış politikanın da belirleyici bir aracına dönüşmesi, bilim insanlarının siyasetle ilişkilerini kuran en temel parametredir. Avrupa devletleri arasındaki siyasi ve ticari rekabet, eşzamanlı biçimde bilim dünyasına da sirayet etmiş ve Doğu çalışmalarının hem zenginleşmesine hem de siyasallaşıp popülerleşmesine zemin hazırlamıştır. Alman sömürgeciliğinin gelişimi ve oryantalizmle ilişkisi Carl Heinrich Becker ve Martin Hartmann’ın Alman geleneğine yeni bir form vermesine yol açmıştır. Böylelikle oryantalist dergi ve kurumların sayısında ciddi bir artış ve temel bir dönüşüm meydana gelmiştir.
Alman oryantalistlerini inceleyen bu kitap, oryantalizminin siyasallaşma sürecini ve Almanların oryantalizme eklemledikleri ideolojik boyutun sınırlarını Becker ve Hartmann örneği üzerinden Osmanlı toplum ve siyasetini bağlama alarak izah etmeye çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93178</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7db89a0e-8aeb-4ec4-9d20-5df32a975e4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dışbükey - Bir Aynada Otoportre</image:title>
            <image:caption>John Ashbery’nin şiirlerinde gündelik gerçekler bütün zenginliğiyle düşsel bir atmosfer içinde harmanlanıyor. Şairin yaşam, ölüm, sonsuzluk, sanat ve yazma sürecine dair çağrışım yüklü dizelerini okurken onun neden çağdaş Amerikan şiirinin en büyük ismi olarak anıldığını anlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93179</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1840092-1652-4828-8cb6-0fecf83195c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Pisagor&apos;un Mirası</image:title>
            <image:caption>&quot;Sayılar evreni yönetir.&quot; 
Pisagor 
Pisagor’un bu iddialı önermesi; bilim, mühendislik ve hatta felsefenin gelişimini hızlandıran birçok matematiksel keşifle kanıtlanmıştır. Kimilerince “zihin sanatı” olarak adlandırılan matematik, insanlığın yüzlerce yıllık gelişim serüvenini teşvik etmiş ve yönlendirmiştir. 
Pisagor’un Mirası’nda Marcel Danesi, matematiğin en büyük on kazanımına tarihsel bir bakış sunarken günlük hayatımız üzerindeki etkilerini de dinamik bir şekilde ortaya koyuyor. Matematik tarihindeki kilometre taşlarını müstakil olaylardan ziyade bir olaylar zinciri olarak ele alan Danesi, okurunu günümüz matematiğinin başlangıcı sayılabilecek Pisagor’dan sıfır kavramına ve modern hesaplama algoritmalarına uzanan bir yolculuğa çıkarıyor. 
Zihin açıcı pratik alıştırmalar ve bulmacalarla dolu Pisagor’un Mirası, matematik tarihine genel bir bakış olmasının yanında matematiğin günlük yaşamlarımızdaki önemini keşfetmek adına eşsiz bir fırsat!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93180</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d7d4ff4-3103-42d4-9dd3-2c6c33226129.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortaçağ Avrupa Tarihi Üzerine</image:title>
            <image:caption>Fatih Durgun, Ortaçağ tarihindeki bazı kavram ve olgular üzerinden Avrupa tarihinin klişelerini sorguluyor. Ortaçağ, Batı literatüründe bile uzunca bir süre “Karanlık” olarak tasvir edildi. Ancak son dönemde Ortaçağ’ın özgün yönleri, kavram ve olguları artık geçmişin yabancı bir ülke olduğu metaforunun öğreticiliğiyle, anakronizm tehlikesine düşmeden, sarih bir dille yeniden tanımlanmaya çalışılıyor ve bu çaba Ortaçağ’a bakışımıza yeni imkânlar sunuyor. Fatih Durgun, okuyucuyu bu yeni imkânlar üzerinde düşünmeye davet ediyor: 
• Rönesans’tan itibaren Batı literatüründe Ortaçağ kavramının olumsuz anlamıyla ve “Karanlık” metaforuyla yerleşik hale gelmesi 
• Tarihin profesyonelleşmesiyle birlikte 19. yüzyılda Ortaçağ Tarihi disiplininin doğuşu • Geç Ortaçağ kavramının doğuşu ve kullanımıyla ilgili sorunlar 
 • Ortaçağ siyaset düşüncesinde krallık otoritesinin sınırları üzerine olan tartışmaların teorik ve pratik yansımaları 
 • Feodalizmin Geç Ortaçağ İngilteresi’nde Bastard Feudalism olarak kavramsallaştırılan bir hüviyete bürünmesi 
• İslam alimlerinden etkilendiği bilinen İngiliz din adamı ve düşünür Robert Grosseteste’nin Aristotelesçiliğin din açısından sakıncalı bulduğu etkilerine karşı gelenekçiliği tahkim etme çabası • Ortaçağ Avrupa Tarih eserlerinde retorik sorunu • Kathar sapkınlığına karşı 1209-1229 yılları arasında gerçekleştirilen Haçlı Seferi’nin nedenleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93181</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cd78247-50bc-4abc-a344-f475a639c8bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür Rehberi</image:title>
            <image:caption>“Bu küçük kitapta niyetim, olabildiğince çok noktada ne düşündüğümü söylemek. Bu da, çok az kişinin söylemeyi göze alabileceği birtakım sözler söyleyeceğim anlamına geliyor.” 
Modernist şiirin kurucu isimlerinden Ezra Pound’un kültür ve uygarlık kavramlarını merkeze aldığı deneme ve eleştirilerini içeren bu kitap, Pound’un şiir evrenini anlamak için yol gösterici bir harita sunuyor. Pound bu metinde, kültürü ve ilişkili olduğu bütün alanları kapsayan aforizmalarla bezeli bir yorum denemesinde bulunuyor. Kültür ve uygarlığı ürettiği diğer ürünler; sanat, ekonomi, siyaset, mimari, edebiyat, eğitim, din, tarih ve felsefe ile beraber ele alan Pound, modern Batı uygarlığına eleştirel bir perspektiften bakarken eski Çin uygarlığına, Yunan ve Roma medeniyetlerine ve İslam kültürüne de dikkatini yöneltiyor. 
“Yüksek bir kültürü ve uygarlığı üreten enstrümanlar nelerdir? Kültür nasıl yozlaşır? Eğitim ne işe yarar? Modern ekonomik formların modern kültür ve uygarlıkla ilişkisi nedir?” gibi sorulara kışkırtıcı, düşünsel içeriği yoğun, kendi terminolojisine yaslanan cevaplar veren Pound, fragmanlar hâlinde yazdığı bu metinlerde Konfüçyüs’ten Aristoteles’e, Aziz Ambrosius’tan Frobenius’a, Velázquez’den Yeats’e, Gaudi’den Mussolini’ye pek çok farklı isme atıflarda bulunuyor. 
Kültür Rehberi, modernist estetiğin en önemli şairlerinden Ezra Pound’un zihin dünyasına geniş bir kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93182</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a0cbb68-a75d-4d91-82c8-afe4b4f03044.jpg</image:loc>
            <image:title>Oz Büyücüsü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1900 yılında yayımlanan Oz Büyücüsü, yazarı L. Frank Baum’un ifadesiyle “merak ve eğlencenin korunduğu, kederin ve kâbusların dışarıda bırakıldığı modern bir masal” olmayı amaç edinir. Amerikan edebiyatının ilk masalı olarak görülen eser, 1890’ların Amerika’sındaki ekonomik, politik ve toplumsal durumun sembolik bir alegorisi olarak değerlendirilir ve Batı’daki çiftçilerin durumunu, dönemin altın piyasasını ve İç Savaş’tan sonra çalışamayıp ekonomik sorunlar yaşayan işçileri sembolize eden unsurlar taşıdığı ileri sürülebilir. Söz konusu alegorik özelliği ve hayali öğeleriyle hem çocuklara hem de yetişkinlere hitap eden bu klasikleşmiş eser, bir kasırgaya kapılan küçük Dorothy ile köpeği Toto’nun Kansas’ın uçsuz bucaksız çayırlarından fantastik Oz Diyarı’na uzanan yolculuğunu ve bu serüvende edindikleri sıra dışı dostları anlatır. Çıktıkları zorlu ve tuhaf yolculukta Korkuluk beynini, Teneke Adam kalbini, Aslan da cesaretini ararken Dorothy’nin tek istediği Kansas’a, teyzesiyle eniştesinin çiftliğine geri dönebilmektir. Ne de olsa insanın evi gibisi yoktur…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93183</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b990d522-2157-42c7-a3ed-f7cdaf40de37.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayesi Olmayan Kitap</image:title>
            <image:caption>Kitaplarda başkalarının hikâyelerini okuruz çoğu zaman. Peki, bize hikâyeler anlatan kitapların kendi hikâyeleri nasıldır diye düşündün mü hiç?

Kitapların en büyük hayali onları okuyacak ve hikâyelerini paylaşacak birine rastlamaktır. Çünkü onlar okundukça, hikâyeleri ise paylaştıkça canlanır. Kimsenin fark etmediği Tozlu ise, kendisini okuyacak bir çocukla karşılaşmanın hayaliyle yaşıyor.

Hikâyesi Olmayan Kitap, kendi hikâyesini anlatabilmek için birini bekliyor. &quot;Herkes için doğru bir kitap vardır.&quot; fikrinden yola çıkıyor ve dünyaya alışkın olmadığımız bir yerden, kitapların gözünden bakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93184</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29ba78de-c51b-47ab-befd-d05ea8c6e2f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bak-Bul Sobe Oyuncu Zürafa</image:title>
            <image:caption>Oyun oynamayı çok seven zürafa merak ediyor...
Acaba rengarenk sayfaların arkasında kimler saklanıyor?
Bir mirket ya da bir flamingo; ipuçlarını takip edersen bulacaksın kolayca!
Oyuncu zürafa ile saklambaç oyunu başlıyor,sevdiğin hayvanlar bu kitabın içinde saklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93185</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/140e951b-cf1b-4802-ae6f-c5a1bdb2b5e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çikolataca Konuşur Musun? (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çikolatanın gücünü asla hafife almayın!
Jaz, okulun yeni öğrencisi Nadima sınıflarına geldiğinde çok sevinmişti. En sonunda bir sıra arkadaşı olacaktı. Tek sorun Nadima’nın tek kelime bile İngilizce konuşamamasıydı. Nadima Suriye göçmeniydi. Jaz kısa sürede Nadima ile iletişim kurmanın bir yolunu bulur: Çikolata!
Jaz, arkadaşları ve ailesiyle ilişkilerinde; disleksi olduğu için de bazı derslerinde zorluklar yaşayıp hatalar yapsa da bu durumu düzeltmek için daima çaba gösteriyor. Nadima ile arkadaşlıklarında onları farklı kılan değil birleştiren şeyler üzerine yöneliyor.
Ailesiyle birlikte Suriye’deki iç savaştan botlarla kaçıp İngiltere’de bombalardan ve silahlardan uzakta yeni hayatına uyum sağlamaya çalışan Nadima ve Jaz’ın çok özel dostlukları okuyucuları gülümsetirken bazen de savaş ve mültecilik gibi hassas konular üzerine düşündürecek.
Çikolataca Konuşur Musun? arkadaşlığın dilinin kelimeler değil anlamlar olduğunu ve farklı diller konuşmanın, farklı kültürlerden gelmenin arkadaşlığın önünde engel olmadığını gösteren sımsıcak bir arkadaşlık hikâyesi.
Biraz çikolatadan daha fazlası!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93186</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba93a848-c31f-4770-b0c0-35a4a93151af.jpg</image:loc>
            <image:title>Satranç Ustası Don Sandalio&apos;nun Romanı</image:title>
            <image:caption>“Benim Don Sandalio’m dernekte satranç oynayan değil, diğeri; beni ruhumun derinliklerine sokan, peşimi bırakmayan Don Sandalio; onun hayalini kuruyorum, hatta onunla birlikte acı çekiyorum.”
İnsanlara ve aptallıklarına katlanamaz hale gelen bir adam, sahil kenarında inzivaya çekilir fakat burada da insanlardan sıyrılamaz. Her gün gittiği dernekte satrancı adeta kutsal bir görevi yerine getirir gibi ustalıkla oynayan Don Sandalio’yla tanışır. Bu suskun adam, sıradan hayatının en büyük gizemi, çözmek istemediği bilmecesi haline gelir. Hangisi önemlidir: Don Sandalio’nun aslında kim olduğu mu, yoksa anlatıcının zihninde ona biçtiği kimlik mi?
20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden Miguel de Unamuno, hayatının son yıllarında yayımlanan Satranç Ustası Don Sandalio’nun Romanı’nda yaşama dair temel kaygılarını ve kendine özgü roman anlayışını incelikle ortaya koyuyor; benliğin anlamını sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93187</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eadfa52d-e7da-4746-bb70-30c07281529b.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğe Yolculuk - Pertevcan&apos;ın Akıllara Zarar Maceraları 2</image:title>
            <image:caption>Defne ağaçlarının olmadığı bir dünya…
Gökyüzünde martıların uçmadığı bir İstanbul…
2221 yılının İstanbul’unda Pertevcan’ı yine şifreli mesajlar, tuhaf olaylar ve çözülmesi gereken sırlar bekliyor.
Pertevcan ve gelecekteki arkadaşları uyandırdıkları gerçekle 100 yıllık gizli bir derneğin içinde bulacaklar kendilerini.
Peki, Ata tohumlarını kaçırmaya çalışan biyokaçakçıların oyununu bozabilecekler mi? Yoksa bu oyunun içinde çözülecek başka sırlar da mı var?
Dijital iz sürücüler, otonom araçlar, dikey çiftlikler, takip dronları, biyokorsanlar, yapay zekâ kışı, gri bulamaç... Bu dünyada Pertevcan’ın bilmediği daha pek çok şey var ama bildiği bir şey var ki, hangi yüzyıla giderse gitsin değişmeyecek.
İşte o kadim bilgi, hem dünyayı hem de insanlığı kurtarabilir mi?
Dört unsura tutunan dünya, ANKA kuşu gibi küllerinden yeniden doğar mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93188</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8d6309a-689c-495f-915f-d2061725a2c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortanca (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Waterstones 2020 Çocuk Kitapları Ödülü adayı
2020 CILIP Carnegie Madalyası adayı
The Times Haftanın Çocuk Kitapları seçkisi

On bir yaşındaki Maggie, dış dünyadan bir duvarla ayrılan Fennis Wick&apos;te yaşar. Sınırın ötesinde şiddetli sessiz savaş sürer ve kirli, tehlikeli gezginler dolanır. En büyük kardeşi Jed saygı duyulan ve özel biridir. Bir kahraman. Küçük kardeşi Trig’i herkes çok sever. Fakat Maggie yalnızca ortancadır, görünmez olan ve geride bırakılan.

Sıcak bir Eylül günü, Maggie aç, yardım çığlığı atan bir gezgin olan Una ile tanışır ve Maggie’nin bütün bildikleri altüst olur. Maggie’den ustaca ve mizahi biçimde unutulmuş ortanca olmanın, ailesi tarafından bile duyulmayan bir çocuk olmanın nasıl olduğunu dinleriz. Bu yasak arkadaşlığın, sadakatin ve ihanetin anlatıldığı kitap distopya okurları için mükemmel bir tercih.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93189</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5365c9c-307e-45f5-85e0-b24fe379f404.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyuyan Peri</image:title>
            <image:caption>“Peri’nin uykusu belki de ölümün uykusuydu.”
Cehennem Çiçekleri’nin devam kitabı Uyuyan Peri’de Başkomiser Teresa Battaglia, tüyler ürpertici bir soruşturmanın peşinde okuru nefes kesen bir yolculuğa davet ediyor.
Altmışlarının ortasında ve Alzheimer’ın ilk evresinde olan Başkomiser Teresa, yıllardır çözümlenememiş bir cinayet yeniden gündeme gelince soruşturmayı aydınlatmak için görevine döner. İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına ait “Uyuyan Peri” tablosuna yapılan DNA analizinde, tabloda kullanılan kırmızı rengin insan kalbinden doku içerdiği ortaya çıkmıştır. Ressamı hâlâ hayattadır ancak inzivaya çekilmiş, etrafındakilerle iletişimi kesmiştir. Teresa kanıtları takip ederken kendini İtalya&apos;nın el değmemiş bölgelerinden birinde, Slovenya sınırındaki Resia Vadisi’nde bulur. Bir yandan gizemli katilin kim olduğunu bulmaya çalışırken diğer yandan bölgenin trajik tarihini aydınlatarak okuru unutamayacağı bir maceraya sürükler. 
Ilaria Tuti anneliği, aidiyeti, kişisel ve kolektif belleği masaya yatırdığı Uyuyan Peri’de partizanlardan tanrıça kültlerine, sırlarla dolu Resia Vadisi’nden çarpık bir aile hikâyesine kadar her sayfada katman katman açılan sürükleyici olay örgüsüyle okura elinden bırakamayacağı bir roman vadediyor.
 
“Ürpertici ve düşündürücü…” –The Guardian
“Gösterişli buluşlara ve doğaüstü dokunuşlara meraklı okurlar için soluk soluğa bir hikâye.” –Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93190</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/236f6bd0-80fd-48ed-b49d-dd16bc176cb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Enneagram ile Öğrencini Keşfet</image:title>
            <image:caption>Öğretmen-öğrenci arasında yaşanan problemlerin ve akademik başarısızlıkların temelinde iletişim hataları vardır. Eğitimde tek tipleştirme, bu eğitim modeline uymayan mizaca sahip öğrencilerin eğitim hayatını hem ebeveynler hem eğitimciler hem de öğrenciler için içinden çıkılması güç büyük bir problem yumağına çevirebiliyor.
İsmail Acarkan, her çocuğun farklı bir mizaçla dünyaya geldiğini ve bu yüzden anne babalar için olduğu kadar eğitimciler için de öğrenciyi tanımanın, sağlıklı iletişimi ve akademik başarıyı beraberinde getireceğini özellikle vurguluyor.
9 Tip Mizaç Modeli&apos;yle ilgili Türkiye&apos;nin farklı yerlerinde seminerler veren İsmail Acarkan, bireyselleşme çağı olan 21. yüzyılda bu kadim öğretinin ne kadar ihtiyaç duyduğumuz bir anlayış olduğunun altını çizerken eğitimcilerin işlerini kolaylaştıracak bilgiler veriyor.
Enneagram ile Öğrencini Keşfet- Mizaç Farkındalığıyla Öğretmenlik Yapmak kitabı, eğitimcilere öğrencilerini tanımaları için destek olurken aynı zamanda hem psikolojik hem de akademik başarıları için onlara rehberlik etmelerine yardımcı oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93191</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d44a501-d45e-4b90-99c0-ed11bad34db4.jpg</image:loc>
            <image:title>Haçlı Seferleri</image:title>
            <image:caption>&quot;İlk Haçlı Seferleri sonucu kurulan Kudüs Haçlı Krallığı, Selahaddin Eyyübî eliyle tarihe mâl edilecektir. Bu öyle bir olaydır ki Kudüs, şehre kan ve şiddetle giren Haçlılara unutulmaz bir insanlık dersi verilerek alınacaktır.&quot;
Haçlı Seferleri Doğu ile Batı arasındaki hesaplaşmanın bitmeyen hikâyesidir. Nitekim Haçlı Seferleri hem Avrupa’nın hem de Türk-İslam medeniyetinin tarihini şekillendirirken, büyük bir hafızayı günümüze kadar taşıma görevini üstlenir. Geçmişten günümüze uzanan bağlantılarını koruyan bu mücadeleler hem tarih araştırmalarında hem de güncel mevzularda sürekli hatırlanan, hatırlatılan, merak edilen ve araştırılan bir konu olarak güncelliğini korur.
Prof. Dr. Altan Çetin, Haçlı Seferleri’nde Doğu’nun ve Batı’nın uğruna savaştığı fikirleri, idealleri, inançları ve toprakları bütün detaylarıyla anlatıyor. 1., 2., 3., 4. ,5. ,6., 7., 8. ve 9. Haçlı Seferleri’ni, Çocuk Haçlı Seferleri’ni ve 1001 yılı Haçlı Seferleri’ni tafsilatıyla anlatan eser, mücadelenin sonraki yüzyıllardaki yansımalarını da ele alıyor. Orta Çağ’da savaş ne demekti? Haçlılar kimlerdi ve saldırma sebepleri neydi? Orta Doğu’da ve Anadolu’da İslam’ın gayreti ve Türklerin azmi Haçlılar karşısında nasıl şekillendi? Uğruna savaşılan topraklar bin yılı aşkın süredir önemini nasıl muhafaza etti? Elinizdeki kitap bu ve bunun gibi pek çok soruya birincil ve ikincil kaynakların ışığında nitelikli cevaplar veriyor.
Haçlı Seferleri Orta Çağ’daki savaşların mantığına, Haçlı kavramına, din ve cihat anlayışlarına ışık tutan kapsamlı bir eser. Orta Çağ tarihine ilgi duyan ve tarihi günümüz mentalitesiyle karşılaştırmalı görmek isteyen okurlar için nitelikli ve objektif bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93192</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daa8b3e1-0813-492e-a531-dc0e4b5767e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyvar Kuşatması 1663</image:title>
            <image:caption>Hangimiz “Uyvar’da bir Türk gibi güçlü” sözünü duymadık ki? Ya da Evliya Çelebi’nin güya ta Amsterdam’a uzanan Frengistan akınını? Askerî tarih alanında yaptığı çalışmalarla tanınan Kahraman Şakul, Uyvar Kuşatması 1663 adını verdiği bu kitapta bir kuşatmanın izinde Köprülüler Devri’nden bir kesit sunuyor.
Osmanlı tarihinin askerî, kültürel ve sosyal bakımdan en ilginç devirlerinden birinde bugün Slovakya topraklarında kalan Uyvar, 1663’te kanlı bir kuşatmaya sahne oldu. Evliya Çelebi’nin Dev Ali Beşe’sinden Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Beş Şehir kitabında anlattığı Erzurumlu Abbas’a varıncaya dek nice kuşatma kahramanı imparatorluğun uzun hafızasına kazındı. Öyle ki Yahya Kemal Erzurum’da bir sokağa “Oyvareri Abbas” adının verilmesini bile önermiştir.
Bu kitapta Uyvar Kuşatması’nı tüm yönleriyle bulacaksınız. Kuşatmanın derli toplu hikâyesini okurken bol görseller, orijinal illüstrasyonlar, haritalar ve planlar ile kuşatma gözünüzde canlanacak. Hamasetten uzak bir üslupla Osmanlıların hasımlarıyla nefes kesen mücadelesini takip edeceksiniz. Yeni askerî tarihçiliğin merceği altında ordu içindeki dinî-etnik-kültürel çatışmaları, savaş uğraşının organizasyonunda yaşanan sorunları ve askerî tarihin daha nice göz ardı edilmiş konularını keyifle öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93193</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4018afe8-2216-4a59-a70e-b3e5d4c73cec.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamaniçe Kuşatması 1672</image:title>
            <image:caption>5. Mehmed’in katıldığı ilk ve son kuşatma olan Kamaniçe Kuşatması, adı çok duyulmayan bir Ukrayna seferi. O zaman Lehistan’a ait olan bu metin kalenin 10 günde fethedilmesi içeride coşkuyla, dışarıda korkuyla karşılandı. Fethi müjdeleyen edebî, süslü fetihnameler sayesinde o devrin okumuşları kale cengi hakkında teknik malumat edinirlerken Avrupa’da Osmanlı yayılmacılığına karşı uyarıcı pek çok eser yazıldı. Polonya’nın ulusal edebiyatçısı Henryk Sienkiewicz’in Bozkırdaki Yangın romanı bunların en iyi bilinenidir. Kuşatmada ölen Michal Wołodyjowski (Pan Mihal) hem romanın hem de Polonya’nın milli kahramanıdır.
1683 2. Viyana Kuşatması’nın yol açtığı manevi çöküntü Kamaniçe gibi zaferlerin unutulmasına sebep oldu. Kahraman Şakul, Kamaniçe Kuşatması 1672 adlı bu çalışmasıyla hem o devrin dillere destan Osmanlı kale cenkciliğini bize hatırlatıyor hem de Osmanlılar hakkındaki modern önyargıları çürütüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93194</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/373bb629-02bd-4ace-8918-a6a008f8861f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihi Değiştiren Savaşlar</image:title>
            <image:caption>Gemileri yaktırıp geri dönülmeyeceğinin sinyallerini veren Tarık Bin Ziyad, gözleri ve kalbi ile fethedeceği Endülüs&apos;e kilitlendiğinde,
Fatih Sultan Mehmet, Topkapı surları önünde savaş pozisyonu almış olan askerlerine seslendiğinde,
Hitler, askerlerine Stalingrad&apos;ı &apos;ne pahasına olursa olsun&apos; almalarını emrettiğinde,
Hiroşima ve Nagazaki&apos;yi haritadan silen atom bombasını atan uçağın komutanı Paul Warfield Tibbets &apos;bombayı bı8217; talimatını verdiğinde,
Amerikan Başkanı George Bush, 1991&apos;de Amerika&apos;yı, Ortadoğu&apos;nun kalbine çıkmamak üzere yerleştirecek &apos;Çöl Fırtınası Operasyonu&apos; için yeşil ışık yaktığında… akıllarında tek bir şey vardı; düşmanı mağlup edip, savaşı kazanmak…
Onlardan öncekiler de, artlarından gelenler de, benzer emirler verdi. Çok kan döküldü. Bombalar gökyüzünü yardı, kılıçlar bedenleri parçaladı. &apos;Kahramanlar&apos; ve &apos;hainler&apos;, tarihteki yerlerini aldı. Zaferler kazanıldı, hezimetler yaşandı. Ama hepsinden öte, tarih yazıldı. Verilen her bir &apos;Hücum!&apos; emri ile tarih değişti…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93195</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14cde0fc-478c-4f9d-8834-49504854eddd.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat! Dikkat! - Eğlenceli Başarı</image:title>
            <image:caption>Ders çalışırken, kitap okurken, sınavda soruları cevaplarken, sınıfta öğretmenin ders anlatırken dikkatini toplayamıyor musun?
Dikkat seviyeni artırmak mı istiyorsun? “Dikkat Dikkat” işte tam aradığın kitap!
Kitaptaki karmaşık labirentler, şifreli sorular, beyin yakan bulmacalar, resimdeki farklar gibi etkinliklerle hem eğlenecek hem de dikkat düzeyini geliştireceksin.
Haydi bakalım, dikkatini topla ve “Dikkat Dikkat” kitabının sayfaları arasında gezinmeye başla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93196</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96012f0e-0706-4ae4-b66a-7e87dee607d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin Sıfır Noktası - Anadolu ve Mezopotamya Uygarlıkları</image:title>
            <image:caption>Sümer, Babil, Asur, Hitit, Frig, Lidya, Urartu ve İyon…
Marketten çikolata alınca ödediğimiz parada, bu kitabı yazdığımız yazıda onlar var.
Doktorların göreve başlarken ettiği yeminde, Ramazan ve Kurban bayramlarını kutladığımız ay takviminde, serimizin temeli olan “tarih” biliminde onlar var.
Tarih onlarla başladı. Tarihe onlar yön verdi. İlk icatları, ilk keşifleri onlar yaptı. Bindiğimiz araba gidiyorsa, uçak iniyorsa onlar sayesinde. Saatte, dakikada, gezegen ve ay isimlerinde, bilimde, sanatta hatta oyuncaklarda ve kedilerin evcilleştirilmesinde bile onların payı var.
Günümüzden 3.000-5.000 yıl önce kurulan uygarlıklara; heyecan dolu, ilham verici, inanılmaz bir yolculuk için hazır mısınız? Anadolu ve Mezopotamya uygarlıklarını öğrenmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93197</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/337b3d50-2d39-439d-93ab-d0b6e0424ae0.jpg</image:loc>
            <image:title>Anı Hırsızları</image:title>
            <image:caption>Cyan, kendini bildi bileli kötü anıları unutturulan onlarca çocukla birlikte Başkabiryer’de yaşar. Sorgulamanın yasaklandığı bu terk edilmiş adada, geçmişinin karanlığından korunduğuna inanır. Fakat bir gün bir balina iskeletine kazınmış gizemli bir not bulur ve neyi unuttuğunu merak etmeye başlar.
Aynı gün sığınağa getirilen biri unutturma tedavisine direnç gösterir ve acı verici de olsa hatıralarına sıkıca tutunur. Görevliler, geçmişini hatırlamasını engellemek için yeni arkadaşına daha sert tedaviler uygulamaya başladığında Cyan, Başkabiryer’in sandığı gibi olmadığını anlar. Kendisi ve sığınak hakkındaki gerçekleri öğrenmek ve arkadaşlarını kurtarmak üzere tehlikeli bir göreve çıkar.
Çok sevilen Çöpçüler kitabının yazarı Darren Simpson’dan soluk soluğa bir özgürlük mücadelesi hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93198</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/000f0b82-8666-444d-acd0-ee24a4cd6f1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Alemdar Gemisi - Kurtuluşun Kahramanları 3</image:title>
            <image:caption>&quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot; destan yazmaya devam ediyor...
Yine birbirinden cesur ve gözüpek kahramanlar, yine birbirinden sürükleyici ve heyecan verici hikâyeler...
&quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot;nı tarihî romanların usta kalemi İsmail Bilgin, ilkokul 3 ve 4. sınıf öğrencileri için yazdı. Bu kitaplar sayesinde okurlar, tarihimizin kahramanlarını ve vatanımız için yapılan fedakârlıkları öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93199</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f17914ce-2fb2-400f-aa8b-35b241fe9aff.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtuluşun Kahramanları 3 Set (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>&quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot; destan yazmaya devam ediyor...
Yine birbirinden cesur ve gözüpek kahramanlar, yine birbirinden sürükleyici ve heyecan verici hikâyeler...
&quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot;nı tarihî romanların usta kalemi İsmail Bilgin, ilkokul 3 ve 4. sınıf öğrencileri için yazdı. Bu kitaplar sayesinde okurlar, tarihimizin kahramanlarını ve vatanımız için yapılan fedakârlıkları öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93200</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e84ab54f-80c6-4eb1-b189-da392320716b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökçen Efe - Kurtuluşun Kahramanları 3</image:title>
            <image:caption>Timaş Çocuk&apos;un çok sevilen &quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot; dizisi devam ediyor.
Yine birbirinden cesur, gözüpek on kişi, yine birbirinden sürükleyici, heyecan verici, kimi zaman hüzünlendirici on hikâye...
Tarihî romanların usta kalemi İsmail Bilgin&apos;den, ilköğretim 3. ve 4. sınıf öğrencileri için hazırlanmış, tarihimizin kahramanlarını ve o dönemi tanıtan bir eser. Okurlar hem dönem hakkında bilgi sahibi olacak hem tarihimizdeki kahramanların bir kısmını daha tanıyacak hem de bu vatan için yapılan fedakârlıkları öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93201</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/695c3c57-6b9c-44d3-9105-57bccf6c3f4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gördesli Makbule - Kurtuluşun Kahramanları 3</image:title>
            <image:caption>Timaş Çocuk&apos;un çok sevilen &quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot; dizisi devam ediyor.
Yine birbirinden cesur, gözüpek on kişi, yine birbirinden sürükleyici, heyecan verici, kimi zaman hüzünlendirici on hikâye...
Tarihî romanların usta kalemi İsmail Bilgin&apos;den, ilköğretim 3. ve 4. sınıf öğrencileri için hazırlanmış, tarihimizin kahramanlarını ve o dönemi tanıtan bir eser. Okurlar hem dönem hakkında bilgi sahibi olacak hem tarihimizdeki kahramanların bir kısmını daha tanıyacak hem de bu vatan için yapılan fedakârlıkları öğrenecek..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93202</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0ef385f-5668-4737-a342-f96161222159.jpg</image:loc>
            <image:title>Halide Edip - Kurtuluşun Kahramanları 3</image:title>
            <image:caption>Timaş Çocuk&apos;un çok sevilen &quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot; dizisi devam ediyor.
Yine birbirinden cesur, gözüpek on kişi, yine birbirinden sürükleyici, heyecan verici, kimi zaman hüzünlendirici on hikâye...
Tarihî romanların usta kalemi İsmail Bilgin&apos;den, ilköğretim 3. ve 4. sınıf öğrencileri için hazırlanmış, tarihimizin kahramanlarını ve o dönemi tanıtan bir eser. Okurlar hem dönem hakkında bilgi sahibi olacak hem tarihimizdeki kahramanların bir kısmını daha tanıyacak hem de bu vatan için yapılan fedakârlıkları öğrenecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93203</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcbc5bc8-30a7-48ac-8c20-abd407ebff43.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Şükriye - Kurtuluşun Kahramanları 3</image:title>
            <image:caption>Timaş Çocuk&apos;un çok sevilen &quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot; dizisi devam ediyor.
Yine birbirinden cesur, gözüpek on kişi, yine birbirinden sürükleyici, heyecan verici, kimi zaman hüzünlendirici on hikâye...
Tarihî romanların usta kalemi İsmail Bilgin&apos;den, ilköğretim 3. ve 4. sınıf öğrencileri için hazırlanmış, tarihimizin kahramanlarını ve o dönemi tanıtan bir eser. Okurlar hem dönem hakkında bilgi sahibi olacak hem tarihimizdeki kahramanların bir kısmını daha tanıyacak hem de bu vatan için yapılan fedakârlıkları öğrenecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93204</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89626780-5a38-4094-b8ec-2acc5329ca6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehmet Kamil - Kurtuluşun Kahramanları 3</image:title>
            <image:caption>Timaş Çocuk&apos;un çok sevilen &quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot; dizisi devam ediyor.
Yine birbirinden cesur, gözüpek on kişi, yine birbirinden sürükleyici, heyecan verici, kimi zaman hüzünlendirici on hikâye...
Tarihî romanların usta kalemi İsmail Bilgin&apos;den, ilköğretim 3. ve 4. sınıf öğrencileri için hazırlanmış, tarihimizin kahramanlarını ve o dönemi tanıtan bir eser. Okurlar hem dönem hakkında bilgi sahibi olacak hem tarihimizdeki kahramanların bir kısmını daha tanıyacak hem de bu vatan için yapılan fedakârlıkları öğrenecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93205</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56cb27e6-da75-46d9-aa30-9325cdc80bde.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehmet Nuri Efendi - Kurtuluşun Kahramanları 3</image:title>
            <image:caption>Timaş Çocuk&apos;un çok sevilen &quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot; dizisi devam ediyor.
Yine birbirinden cesur, gözüpek on kişi, yine birbirinden sürükleyici, heyecan verici, kimi zaman hüzünlendirici on hikâye...
Tarihî romanların usta kalemi İsmail Bilgin&apos;den, ilköğretim 3. ve 4. sınıf öğrencileri için hazırlanmış, tarihimizin kahramanlarını ve o dönemi tanıtan bir eser. Okurlar hem dönem hakkında bilgi sahibi olacak hem tarihimizdeki kahramanların bir kısmını daha tanıyacak hem de bu vatan için yapılan fedakârlıkları öğrenecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93206</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84a436e1-1f49-48e4-b457-09145cc92fa8.jpg</image:loc>
            <image:title>Onikiler - Kurtuluşun Kahramanları 3</image:title>
            <image:caption>Timaş Çocuk&apos;un çok sevilen &quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot; dizisi devam ediyor.
Yine birbirinden cesur, gözüpek on kişi, yine birbirinden sürükleyici, heyecan verici, kimi zaman hüzünlendirici on hikâye...
Tarihî romanların usta kalemi İsmail Bilgin&apos;den, ilköğretim 3. ve 4. sınıf öğrencileri için hazırlanmış, tarihimizin kahramanlarını ve o dönemi tanıtan bir eser. Okurlar hem dönem hakkında bilgi sahibi olacak hem tarihimizdeki kahramanların bir kısmını daha tanıyacak hem de bu vatan için yapılan fedakârlıkları öğrenecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93207</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ddc01cc-3846-4e67-8108-67872d0b8397.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Kurşun Atmadan - Kurtuluşun Kahramanları 3</image:title>
            <image:caption>Timaş Çocuk&apos;un çok sevilen &quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot; dizisi devam ediyor.
Yine birbirinden cesur, gözüpek on kişi, yine birbirinden sürükleyici, heyecan verici, kimi zaman hüzünlendirici on hikâye...
Tarihî romanların usta kalemi İsmail Bilgin&apos;den, ilköğretim 3. ve 4. sınıf öğrencileri için hazırlanmış, tarihimizin kahramanlarını ve o dönemi tanıtan bir eser. Okurlar hem dönem hakkında bilgi sahibi olacak hem tarihimizdeki kahramanların bir kısmını daha tanıyacak hem de bu vatan için yapılan fedakârlıkları öğrenecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93208</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b60217a1-6ac9-4442-adcc-a8f4f13fab77.jpg</image:loc>
            <image:title>Tülütabaklar - Kurtuluşun Kahramanları 3</image:title>
            <image:caption>Timaş Çocuk&apos;un çok sevilen &quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot; dizisi devam ediyor.
Yine birbirinden cesur, gözüpek on kişi, yine birbirinden sürükleyici, heyecan verici, kimi zaman hüzünlendirici on hikâye...
Tarihî romanların usta kalemi İsmail Bilgin&apos;den, ilköğretim 3. ve 4. sınıf öğrencileri için hazırlanmış, tarihimizin kahramanlarını ve o dönemi tanıtan bir eser. Okurlar hem dönem hakkında bilgi sahibi olacak hem tarihimizdeki kahramanların bir kısmını daha tanıyacak hem de bu vatan için yapılan fedakârlıkları öğrenecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93209</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca8fe160-afe3-4ac6-a265-de2a94f511a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Dünyanın Peşime Düştüğü Gün</image:title>
            <image:caption>Dokuz yaşındaki Pete şimdiye kadarki en kötü gününü yaşıyor. Önce bir gangsteri sinirlendirdi, sonrasında aşırı sinir bozucu komşusuyla arkadaş olmak zorunda kaldı ve hepsinden de kötüsü yanlışlıkla dükkân soydu. Şimdi Pete suçsuzluğunu kanıtlamak için zamana karşı yarışıyor. Ama hiç kolay değil bu. Özellikle bütün dünya peşine düştüyse.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93210</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa64f04a-dde7-4980-9ae1-04bd1a822465.jpg</image:loc>
            <image:title>Ehl-i Beyt-i Muhammedi - Muhammedi Silsile</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü tasavvuf araştırmacısı mühtedi Michael Chodkiewicz’in kızı ve Kibrit-i Ahmerin Peşinde adlı İbn-i Arabî biyografisi ile tanıdığımız Claude Addas bu eseri ile Hz. Peygamberimizin şahs-ı manevisini ve onun “ehl-i beytini” tarif, tavsif ve tazim etmeye çalışıyor. İster avama ister havassa mahsus olsun, Müslümanların Hz. Resûlullah’a gösterdikleri muazzam muhabbet ve hürmetin çok farklı biçimlerde tezahürlerinden, onun zihinlerde ve gönüllerdeki tasvirinden yola çıkan Addas öncelikle müminlerin indindeki Hz. Muhammed temsilinin İslam’a farklı mensubiyet biçimlerine tekabül ettiğini gösteriyor.  Hz. Muhammed’in beşeriyetinden başlayarak faziletlerine, ahlâkına, âlemlere rahmet oluşuna ve tüm Yaratılış vetiresini başlatan temel sebep, muharrik kuvvet oluşuna dek Hz. Resûlullah temsilinin kapsamını, onun en büyük varislerinin eser, söz, keşf ve manevî tecrübeleri üzerinden gözler önüne seriyor.  Şurası muhakkak ki öncelikli olarak Batılı akademik okura hitap eden bu eserdeki bakış açısı Müslüman geleneğinden gelen okur için de bilhassa Hz. Peygamber’in evrensel olarak ifade ettiği değer, mevkii, faaliyet ve Hakk’a ulaştıran mükemmel timsal olma hususiyetini yeniden değerlendirmek adına önemli pencereler açıyor. Sufi Kitap bu mükemmel eseri Birol Biçer’in dile ve alana hakimiyetine ilaveten inşa gücünü gösteren özenli çevirisi ile Türk okuruna takdim etmekten onur duymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93211</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fb59f88-d2f5-4179-abdc-cc9db82c170b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tonton Tonki İle Şekiller</image:title>
            <image:caption>Tonton Tonki yine iş başında! Bu sefer şekiller kitabından çıkacak hem de sonunda harika bir sürprizi olacak! Tonki&apos;yi takip et, şekilleri keşfet! Sayfadan sayfaya koşarken Tonki&apos;nin geçtiği yerlere dikkat! Kitap bittiğinde kitabın eskisi ibi olmayacak! Şekillerle dolu bir macera,  sürpriz pencereleri açmayı unutma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93212</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a9cb25a-f734-497d-81b4-541fb5ed70c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bir Ayrıntı</image:title>
            <image:caption>Küçük Bir Ayrıntı 1949 yazında, Filistinlilerin 700.000 kişinin sürülmesine sebep olan Nakba felaketinin yasını tuttuğu ve İsraillilerin Bağımsızlık Savaşı’nı kutladığı dönemde başlıyor. İsrail askerleri bir grup bedeviyi Negev Çölü’nde öldürür ve aralarında bulunan Filistinli bir kızı esir alıp tecavüz ederler. Daha sonra da kızı katledip kuma gömerler. Senelerin ardından, günümüze yakın bir zamanda, Ramallah’ta genç bir kadın, tarihteki bu “küçük ayrıntı”nın peşine düşer ve takıntı derecesinde bu olayla uğraşmaya başlar. 
Savaş, şiddet ve bellek üzerine tüyler ürpertici bir roman olan, Uluslararası Booker, Ulusal Kitap Ödülü gibi prestijli ödüllere aday gösterilen Küçük Bir Ayrıntı, Filistinlilerin mülksüzleştirilmesi ve işgal altındaki yaşam gibi konuları ustalıkla ele alıyor. 
 
“Adania Shibli, romanındaki kilit olayı –bedevi genç bir kadına tecavüz edilmesi ve katli–, İsrailli bir psikopat ve otizm spektrumundaki Filistinli amatör bir dedektif gibi, tümüyle kendi dünyasına gömülmüş iki anlatıcı üzerinden aktararak büyük bir risk alıyor. Gelgelelim dolaylama yöntemi, romanın şok edici sonu sayesinde, hedefine ulaşıyor.” 
J. M. Coetzee 
 
“Küçük Bir Ayrıntı olağanüstü bir sanat eseri; her daim şaşırtıcı ve sürükleyici. Ahlaki zekânın, siyasi tutkuların ve biçimsel ustalığın eşine az rastlanır bir örneği.” 
Pankaj Mishra</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93213</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/515bc0ea-7378-416f-b3a1-38cefaa45173.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazının Dansı</image:title>
            <image:caption>Kaşları çatık, sıkıntıyla okuma kitabını açtı. Resimdeki çocuğa boş boş baktı. Çiçeği suluyordu kız. Canı yazlık evlerinin bahçesine gitmek istedi. Yaz ne güzeldi. Her şey serbest... Gözleri dalgınlaştı. Baktıkça, sulanan çiçeğin yanında gibi hisseti kendini. Kıza seslense, sesini duyuracaktı sanki. Bu sırada... resmin altındaki harfler, yazıldıkları yerde kımıldanıp duruyordu... 
Yazar, senarist Yasemin Yazıcı küçük okurlar için yazdığı ilk kitabında, okuma serüveninin başlangıcındaki bir çocuğun yazıyla kurduğu ilk ilişkiyi öyküleştirirken; harfler ve noktalama işaretleri, Gözde Bitir Tufan’ın resimlerinde rengârenk karakterlere dönüşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93214</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f416337c-ea5b-474d-b753-d0b2e04a9880.jpg</image:loc>
            <image:title>Tess</image:title>
            <image:caption>Kendisini bekleyen trajediye karşı yalnız ve savunmasız genç bir kadının hayatını anlatan ve bunu yaparken Victoria döneminin muhafazakâr cinsellik anlayışına mühim bir eleştiri getiren Tess, katı ahlak kurallarının hüküm sürdüğü, erdemin “iffetli olmak”la eş tutulduğu yıllarda yazılır ve toplumdaki egemen normları, sınıf sistemini, evliliği, dini, cinselliği tartışmaya açar. Derinlikli toplumsal analizlerin yanı sıra, kahramanlarının iç dünyasını da ustalıkla satırlara döken Hardy burada, bilhassa gerçekliğin dikenli yollarında tutkuları, içgüdüleri, bedeni ve ruhuyla var olmaya çalışan bir kadın resmeder. 
  İyiliğin, kötülüğü sonsuza dek yok edemediğinin bir kanıtı olan Tess, kadın ve erkeğe uygulanan çifte ahlak standardına, Hıristiyan mitosundan pagan inancına uzanan zengin sembolik dünyasıyla gerçek bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93215</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15d60d7e-d519-4b4f-a614-1526e4f28a82.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayesi Var</image:title>
            <image:caption>“Hayatımızdaki hiçbir şey, bize gerçekten bilmemiz gerekeni öğretmeden yok olmaz...” 
– Pema Chödrön 
 
Her deneyim bir basamaktır insana. İster yukarı çıkarsın ister aşağı inersin... Yol senin, seçim senin... Basamağı suçlamak boşuna. 
Hayat bazen anlamadığın kelimeleri cümle içinde kullanarak öğretir. Hikâyeler anlatır bazen sana, yeter ki öğren diye. Çünkü öğrenmeden bitmez. 
Bu kitap hakikatin cümle içindeki kullanımıdır. Tek bir kelime için yazılmıştır. Uzunca bir hikâyeye aktarılmış tek bir kelime: 
“Nasip.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93216</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10de532b-b00f-457c-97ab-5eb61974e25c.jpg</image:loc>
            <image:title>İçindeki Dağı Aş</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, zirveden manzarayı izleyen bir adamın öyküsü değil, zirveyi aklına ve kalbine inançla yerleştirmiş bir kişinin yolculuk hikâyesidir. 
 
Hayat, önümüze engeller çıkaran, pek çok defa kayboluşlar yaşatarak yoran, arayışların ve acının hiç bitmediği kötü kurgulanmış bir oyun değil, bilakis, engelleri aştıkça haz veren, terlettikçe güçlendiren, öğreten bir yol. Ona söverek, kaderci ve karamsar bir dünya kurarak, ondan vazgeçerek nefes almaya devam etmek, kendimize yapabileceğimiz en büyük kötülük. Yaşamın varmak değil, gitmek, ilerlemek, kendi yolunda yürümek, düşünce kalkmak cesareti olduğunu biliyoruz artık. O halde sıra toparlanıp ayağa kalkmakta... 
Yüzünüzü neye döndüğünüz önemli, neyi seçtiğiniz, kendinize neyi ilke edindiğiniz... Şüphesiz ki “amaç” sadece kazanmak değil, kazandığını paylaşmak, “paylaşmak” bir zorunluluk değil, insani hazların en değerlisi, “değer” öğretilerimiz doğrultusunda bizlere huzur ve tatmin hissini yaşatan önemli bir yaşam unsuru, “sevgi” yaşama sıkı sıkı tutunmanın en temel motivasyonu, “hayatı amaçları tüketmeden, paylaşarak, değerler ve ilkeler doğrultusunda sevgi ile yaşayabilmek” ise şansın ta kendisi olmalı. 
Hadi güzel kardeşim! 
Kaldır başını ve daha bir tevekkül içinde bak yaşama. Ona değer katacak sensin, unutma! 
Nasıl mı? 
Öğrenerek, üreterek, paylaşarak, destekleyerek, düşleyerek, düşünerek, affederek, barışarak, saygı duyarak ve çok severek... Ve belki de en önce, İÇİNDEKİ DAĞI AŞarak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93217</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64b78985-51d7-4e9c-9a6b-1c811e3464b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaman, Şifacı, Bilge</image:title>
            <image:caption>Nasıl şaman olunur?  
Hayvan rehberliği ne demektir? 
Kadim şamanik uygulamalar ile kendimizi şifalandırmamız mümkün mü? 
Atalarımızın kaderini yaşamak zorunda mıyız? 
Kutsal alan yaratmak ne anlama geliyor?  
 
Şamanlar, dünyayı hayal ederek var eder.  
İnkaların torunu olan And Dağları Şamanları, yüzyıllardır kullandıkları şifa tekniklerini ilk kez bir Batılı ile paylaştı ve antropolog Dr. Alberto Villoldo, yakın zamana kadar yabancılardan saklanan bu kadim bilgelik geleneğini daha yakından tanımamız, kendimizi ve başkalarını şifalandıracak araçları kullanmayı öğrenmemiz için tüm öğrendiklerini kitapları aracılığyla okurlara aktarıyor. 
Bu kitapta enerji ve şifa çalışmalarının merkezinde yer alan çakralar sistemine şamanların nasıl yaklaştığını ve çakralarda biriken ağır enerjileri nasıl temizleyebileceğinizi öğreneceksiniz. Aynı zamanda binlerce yıllık kadim bir öğretinin ritüelleri ile hayata farklı bir bakış açısı kazanacak, bir başkasına ihtiyaç duymadan kendinize şifa verebileceksiniz. 
 
“Villoldo, bir hikâye anlatıcısı ve şifacı olarak sahip olduğu yetenekler ile pratik araçları hayatımıza dahil etme becerisini bir araya getirerek, bizi şifalanmaya götüren manevi yöntemleri bulmamıza yardımcı oluyor.” 
- Sandra Ingerman, Şamanik Yolculuk, Seremoni Kitabı ve Ruhsal Dünyaya Yolculuk kitaplarının yazarı 
 
“Kendini bu alana adayan bir araştırmacı, bilgin ve öğretmen olan Villoldo, kadim toplulukların zengin mirasının, dünyanın büyük manevi gelenekleri arasında hak ettiği yeri alması için önemli çalışmalar yaptı.” 
- Rudolph Ballentine, M.D., Radical Healing’in yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93218</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/026c1f3c-2892-4df6-92a7-7feb7233d3fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid 19 Pandemi Sürecinde Çalışma Yaşamındaki Değişime Örgütsel Davranış Konuları Perspektifinden Bakış</image:title>
            <image:caption>1.      Covid 19 Pandemi Sürecinde İş Tatmini 
2.      Covid 19 Pandemi Sürecinde İşe Devamsızlık ve İşten Ayrılma Niyeti 
3.      Covid 19 Pandemi Sürecinde Çalışan Motivasyonu 
4.      Covid 19 Pandemi Sürecinde İş-Aile Çatışması ve Çalışan Performansı 
5.      Covid 19 Pandemi Sürecinde İşe Angaje Olma 
6.      Covid 19 Pandemi Sürecinde Stres Yönetimi 
7.      Covid 19 Pandemi Sürecinde Tükenmişlik ve Teknoloji Okuryazarlığı İlişkisi 
8.      Covid 19 Pandemi Sürecinde Evden Çalışma ve Koordinasyon Sorunları 
9.      Covid 19 Pandemi Sürecinde Çift Kariyerli Eşlerin Yaşadıkları Değişim ve Dönüşüm 
10.  Covid 19 Pandemi Sürecinde Psikolojik Dayanıklılık ve Örgütsel Destek 
11.  Covid 19 Pandemi Sürecinde Örgütsel Değişim ve Değişime Direnç 
12.  Covid 19 Pandemi Sürecinde Örgütsel İletişim 
13.  Covid 19 Pandemi Sürecinde Siber Zorbalık 
14.  Covid 19 Pandemi Sürecinde Liderlik 
15.  Covid 19 Pandemi Sürecinde Öz Yeterlilik ve Psikolojik İyi Oluş 
16.  Covid 19 Pandemi Sürecinde Örgütsel Güven 
17.  Covid 19 Pandemi Sürecinde Örgütsel Vatandaşlık Davranışı 
18.  Covid 19 Pandemi Sürecinde Dijital Dönüşüm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93219</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb78a23b-c175-4187-ade8-b6827f35a3b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Döngüsel Ekonomide Çevresel Mali Düzenlemeler ve Sürdürülebilir Vergilendirme</image:title>
            <image:caption>1.      DOĞRUSAL EKONOMĠ &amp; DÖNGÜSEL EKONOMĠ 
1.1.   Geleneksel Bir YaklaĢım Olarak Doğrusal Ekonomi 
1.2.   Döngüsel Ekonomi Nedir? 
1.3.   Döngüsel Ekonominin Temel BileĢenleri 
1.4.   Neden Döngüsel Ekonomi? 
2.      DÖNGÜSEL EKONOMĠDE MALĠ DÜZENLEMELER 
2.1.   Çevresel Mali Araçlar 
2.2.   Vergi Düzenlemeleri 
2.3.   Çevre Vergileri 
2.4.   Çevreye Zararlı Sübvansiyonlar 
2.5.   Pazarlanabilir Kirletme Hakları 
2.6.   Karbon Fiyatlandırması 
2.7.   Depozito Ġade Sistemleri 
3.      SÜRDÜRÜLEBĠLĠR VERGĠLENDĠRME 
3.1.   Sürdürülebilir Vergilendirmenin Boyutları 
3.2.   Vergi Türlerinin Sürdürülebilirlik Boyutları Üzerindeki Etkileri 
3.3.   Sürdürülebilir Vergilendirmenin Özellikleri 
3.4.   Sürdürülebilir Vergilendirmenin Potansiyel Etkileri 
3.5.   Sürdürülebilir Vergilendirme Göstergeleri 
3.6.   EK: Vergilendirmenin Çevresel Sürdürülebilirliğe Etkisi - Ampirik Bir Analiz 
3.7.   DeğiĢkenler ve Veri 
3.8.   Yöntem: Panel VAR ve Panel EĢbütünleĢme 
3.9.   Bulgular</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93220</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e6c226c-51b1-4a57-b501-009c4a948cf0.jpg</image:loc>
            <image:title>David&apos;in Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Güney Afrika özgürlük hareketine getirilen yasaklamalar kalkınca gerilla rolüne sahip David Dirkse’nin düşünmek için bolca zamanı olur. Kendi adının kara listede geçtiğini öğrenir ve etnik kökenlerini araştırmak için yola çıkar. İhanete uğradığının ve gözetlendiğinin farkına varması ona “ırksal olmayan” demokrasi mücadelesindeki rolünü, yan yana durduğu yoldaşlarının sadakatini ve kendi özgürlük anlayışını yeniden sorgulatır. David’in etrafını saran sesler bazen birbiriyle bağlantılı olup hikâyeyi aydınlatırken bazen de kendi içerisinde çelişkiye düşüp içinden çıkılmaz bir hal alır. Hafıza, politik bakış açısı ve hakikat ekseninde gezintiye çıkan Zoë Wicomb, Nelson Mandela’nın serbest bırakılışının ardından gelişen olayları, aktivistlerin yeraltı dünyasını, casusları ve Güney Afrika özgürlük hareketi içindeki sabotajcıları farklı mekân ve anlatılar dâhilinde yazarak tarihin kimin bakış açısından anlatıldığının ve ne derece değişken olduğunun altını çizer. 

Apartheid sonrası Güney Afrika edebiyatının nasıl olacağını görmek için yıllardır bekliyoruz. Zoë Wicomb işin hakkını veriyor. Zeki üslubu, gelişmiş tekniği, eklektik dili ve bağımsız politikasıyla David’in Hikâyesi Güney Afrika edebiyatının yapılandırılmasında büyük bir adım ve muazzam bir başarı. 

J.M. Coetzee</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93221</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4caad3df-0685-436b-8eef-524320ccac85.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Güvercin</image:title>
            <image:caption>Seni röyamda gördüm. Sonu görünmeyen bir orman yolda idim sana dogu gelyordum, sen elinle bana gel - gel diyordun .Ellerimizi bir birimize teref uzatmişdik ...İcimde bir hasret vardi, sana kovuşmak, elerinden tutmak, hec burakmamak istyordum.Böylece bir yol gedyordum .Ayaklarim çamurun icinde idi, yürümek daha zor gelyordu bana ,  sanki her ayagimdan bir taş salanmişdir .Her teref karanlık idi .Nefes alamyordum .Tek isteyim sana yaklaşmak, sicak nefesini nefesime katmak, sana sarilmak, iki bedende bir can olmak idi..Ama ne kada yürüsemde , yakinlaşa bilmyordun sana . Uzakdan durub perişan- perişam bana bakyordun ,sana kovuşmami beklyordun...An icinde sanki karanlik orman güneşin al şefeklerine büründü ve ben senin sicak elini elimde, tenini tenimde hiss etdim.Bir birimize tukunmakla anda beyaz Güvercine döndük .Böylece mavi semadan yere enmiş güneş, sanki bizi almağa gelmişdi .Güneşin al şefekleri altinda bir can olduk. Göklere ucduk... ve kayb olduk... 
 
Röyadan ayildim.. Oddada karanlik ve sensizlikle başbaşa idim ...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93222</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a37f777-147f-4d51-adba-11bf1f63f3af.jpg</image:loc>
            <image:title>Artık Bitmeli</image:title>
            <image:caption>Korkuyordu karanlıktan çünkü biliyordu artık yeni şafaklar olmayacak. Kalbi şahit oldu son güneş batımına, artık umutlar da olmayacak... 
 
Her şeye son noktayı koyarken dudaklarına taşıdığı tek cümledeki imzası vardı. &quot;Artık bitmeli.&quot;  Oysa henüz bilinmese de şafağın battığı yerde dolunayın ışığı doğuyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93223</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39384845-1350-48fa-9260-c64ad08ed859.jpg</image:loc>
            <image:title>Önsüz ve Sonsuz</image:title>
            <image:caption>Bu son kitapla da ben artık bir huzurevi sakini olarak, bir emekli öğretmen ve teftiş elemanı olarak,  hem kendi anılarımı hem de özellikle çocuklarım olan torunlarımı düşünerek şimdilik bu tür yazılarımı bitirdim. Önemlerine binaen önceki kitaplarımda yer alan bir iki makaleyi de bu kitaba aynen aktardım. 
 
Artık Evrenimizde ÖNSÜZ ve SONSUZ olan şeyin ENERJİ olduğu ispatlandığına göre bu enerjinin kütlesiz ve nesnesiz olduğunu öngören ve ispatlayan QUANTUM’un (o da bir enerjidir)  varlığına inandığımız ve tarifini gayet güzel yaptığımız TANRI olması en mantıklı ve en bilimsel sonuç değil midir? 
 
Bize lütfunu esirgemesin ve felâketleri de başımıza vermesin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93224</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04228d8e-1800-440b-9d8a-9efae4416b1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Biraz Cesaret</image:title>
            <image:caption>Belki de tek eksiğiniz azıcık CESARET!

Gülümse&apos;nin yaratıcısı Raina Telgemeier&apos;dan, kaygı ve korkularına teslim olmaktan çekinen hemen herkesin endorfin seviyesini artıracak, Eisner Ödüllü bir mutlu olma kılavuzu: Haydi Biraz Cesaret.  

Sanatçının on yaşından itibaren bilfiil yaşadığı anksiyete kaynaklı sağlık sorunlarının ve buna bağlı olarak gelişen panik atakların mizahî bir dışavurumu olan kitap; gerçek insanlardan, zorlu terapi seanslarından ve okul anılarından yola çıkarak esin verici bir kendini kabullenme öyküsü anlatıyor.
 
Psikolojinin derinlerine inerek fobi, kaygı ve korku duygularına henüz ortaokul sıralarındaki bir kız çocuğunun dünyasından bakan bu “iyileştirici” çizgi roman, benzer sıkıntılarla mücadele edenlere yalnız olmadıklarını hatırlatıp kendilerini daha iyi hissedebilmeleri için başkalarından yardım almaya çağırıyor.

BÖÖEEAAHH!
Anna, bir gece berbat bir mide bulantısıyla uyanır. Annesi de aynı rahatsızlıktan şikâyetçidir. Başlarda bunun bir mide enfeksiyonu olduğunu zannedip biraz istifra biraz da istirahatle sorunun kendiliğinden çözüleceğini düşünürler... Bir süre sonra Anna okula ve normal yaşantısına döner. Ne var ki mide bulantıları ve karın ağrıları peşini bırakmaz. Yeniden iştahla yemek yiyememekten, arkadaşlarıyla arasının bozulma ihtimalinden, derslerdeki başarı grafiğinin düşmesinden ve buna benzer daha pek çok şeyden endişelenmektedir. Karşılaştığı her stresli durumda bedeni ve özellikle de sindirim sistemi alarm verse de gerçekte Anna turp gibidir. Peki, ortada teşhisi konulabilecek bir hastalık yoksa sorun nedir?
 
Büyüme serüvenimizde ayağımıza takılan taşları, karşımıza çıkan engelleri sadece cesur adımlar atarak bertaraf edebileceğimizi gösteren Raina Telgemeier, zorluklarla mücadele ederken aslolanın kendimize güvenmek olduğunu vurguluyor.

Her fırsatta korkularıyla barışmaya heveslenip de aradığı motivasyonu bir türlü bulamayanların yoluna ışık tutan Haydi Biraz Cesaret; okurlarına, “İşte tam da benim yaşadıklarımı resmetmiş,” dedirterek Raina&apos;nın kendi çocukluğundan ilhamla hayat verdiği Anna ile bolca duygudaşlık kurduruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93225</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a089cd7-9c0b-4c5d-83b2-88d719bde991.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşün Gerçeği</image:title>
            <image:caption>Sonuçta yerelden evrensele dünyanın bin bir haline bakarken ona yeni düşler ve düşünceler ekmek kadar onu değiştirmenin de toplumsal görevlerimiz arasında olduğunu unutmamak gerekir. 
Bu bağlamda, düş ve düşüncelerimizin kirlenmesine izin vermeden, onları yeni bir dünyanın oluşumu için ayağa kaldırmak hem ütopyalarımızı gerçeğin kullanımına sunmak hem egemen sınıfların kimliğimizi ele geçirmesine izin vermemektir. 
Donanımlı, bağımsız, özgür ve yaratıcı bir kimliğin, teslim alınamayacak bir kişiliği de beraberinde getirmesi doğaldır. 
Ütopyalarımız, kendimizden dünyaya uzanan bir arayışın duyarlık penceresidir. Onu açık tutarken toplumsal sorumluluğumuzu da geliştirmeliyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93226</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/621331b8-36f7-4351-90b4-95b72bbe8ddf.jpg</image:loc>
            <image:title>Farkında</image:title>
            <image:caption>Neden herkes farklıdır? 
Çeşitlilik niçin gereklidir? 
Hoşgörü neden önemlidir? 
Birbirimizi üzersek ne olur? 
Hatalarımızı nasıl düzeltebiliriz? 
Başkalarına saygı gösterirsek ne olur? 
Okurken bunlara benzer soruları sorduran Farkında kitabı, insanların farklı olabileceğini, kültürel çeşitliliğin zenginlik olduğunu boyalar ve fırçalar üzerinden bir hikâyeyle anlatıyor. 
3+ yaş için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93227</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fb5033e-99c5-4741-9438-08a55f340cf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Macera Vakti Babişko</image:title>
            <image:caption>&quot;Haydi gel babişko. Macera vakti!&quot; 
&quot;Ama benim yapacak daha bir sürü işim var&quot; dedi babişkom. 
Küçük bir kız, babası evden ayrılmak istemezken onu bir maceraya çıkmaya nasıl ikna edebilir ki? 
&quot;Uyku Vakti Babişko&quot; ve &quot;Okul Vakti Babişko&quot; kitaplarının yaratıcısı Dave Hackett bu kez çocuklarla maceraya çıkma serüvenini tersine çeviren neşeli bir hikâyeyle karşımızda. 
3+ yaş için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93228</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79f0a46e-6a9c-452a-9f74-fa77be5dbbc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Astronot Olmak İsteyen Kedi</image:title>
            <image:caption>Minik kedi Şeker, astronot olmanın büyüsüne kapıldı. 
Sevindi, üzüldü, umutlandı, sabretti, meraklandı. 
Biraz da kaygılandı: &quot;Miyavvv... Mars&apos;a gitmek tek arzum. 
Ya sığmazsa rokete kuyruğum?&quot; 
Şeker&apos;in astronot giysileri, roketi, uzayda yiyecekleri bile hazır. 
Ama en önemli şeyi eksik. Henüz okuma yazma bilmiyor. 
Nasıl bir çözüm buldu acaba? 
İstediğin mesleği elde etmenin sırrı bu kitapta! 
 
Çocuk edebiyatının üretken kalemi Mavisel Yener&apos;den neşeli bir masal. 
3+ yaş için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93229</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1c42d6a-b46a-4535-87d7-33711a7e1c40.jpg</image:loc>
            <image:title>Gürültücü Bebek (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Kasabanın kıyısındaki küçük pembe evde, 
alışılmadık sesler çıkaran bir bebek yaşardı. 
Uzun zamandır bir manda gibi böğürebiliyor, 
bir aslan gibi kükreyebiliyor ve bir kurt gibi uluyabiliyordu.” 
 
İşte çok gürültücü bir bebeğin hikâyesi! 
 
Bu bebek garip sesler çıkarmaya bayılıyor ve gerçekten de çok gürültücü. Peki sizce kasabadaki hayvanlar kaybolduğunda, gürültücü bebek onları bulmaya yardım edebilecek mi? 
Bunun cevabını aksiyon dolu bu şamatalı ve neşeli kitapta bulabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93230</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ee3cb7d-e525-4573-b167-25b9ae9b67d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşatan ve Yok Eden Normlar</image:title>
            <image:caption>Normlar, bireylerin ve grupların belli durumlardaki davranışlarını belirleyen kurallardır. Bu kurallar, mesleklerde olduğu gibi toplumlarda da koşullara uygun olarak kendine özgü düzeni sağlar. Toplumların kaderini sahip oldukları normlar belirler. Zamanla değişen koşullar karşısında normları yenilemek hayatı sürdürmek için vazgeçilmezdir. Yakın dönemde pandemiyle ortaya çıkan gerçekler, geleceği aydınlatacak yeni normları oluşturmanın zorunluluğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bunu gerçekleştirmek, ön yargılardan arınmış ve veri temelinde düşünüp sorgulayan bir zihinle mümkündür. Bu kitap gündelik hayatımızı her yönüyle etkileyen ancak önemi üzerinde derinlemesine düşünmediğimiz normların önündeki perdeyi kaldırıyor. Bizi öznel ve nesnel normlar, ön yargı, öngörü, sezgi, alışkanlık, karar ve davranış ilişkisi üzerine düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93231</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b19f48a4-302b-48ab-95fd-923831fda4be.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalist Kıyamet - Sermaye Mi Dünya Mı?</image:title>
            <image:caption>Dünyanın sonu” ya da “kıyamet”, eski zamanlarda
İsrafil’in borusunu öttürmesiyle
başlayıp bir defada olup bitecek tekil bir olaydı.
Şimdiyse “seküler” kıyamet, yani “bizim
dünyamızın sonu”, ağır çekimde, alıştıra alıştıra
gerçekleşiyor.
Bizim kıyametimiz, dünyanın bir felaketten
bir başkasına sürüklendiği ekolojik çöküşün
distopik dünyası. Farklı biçimlere bürünen
bir çoklu krizler, çoklu felaketler zamanı. Zamana
yayılan, farklı bağlam ve koşullarda farklı
biçimlere bürünüp felaketli sonuçlar yaratan bir
“eşitsiz ve bileşik kıyamet” devri.
Sermaye yıkmadan yaratamaz, “yaşayanları da
ölüleri de öldürmeden” gelişemez, büyüyemez.
“Felaket kapitalizmi” sadece afetleri yeni bir
kâr kapısı, bir fırsat olarak değerlendirmekle
kalmaz, aynı zamanda bilfiil felaket üretir, felaketin
ekonomik değeri üzerine bina olur.
Dolayısıyla felaket, “bir başka dünya” mücadelesinin
merkezî bir alanı olmak zorunda. Bu
kıyamet çağında ismine yaraşır her komünizm
artık “felaket komünizmi” olmak durumunda.
Günümüzün komünizmi ister istemez yaşanan
yenilgilere ve daima eli kulağında olan felaketlere
dair keskin bir duyguyla yüklü olacak.
Çağımızın devrimci pratiği, felaket ile normallik
arasındaki yanıltıcı ayrıma dayanarak değil,
kapitalist felaketin içinde, ona karşı ve onu
aşmaya dönük olarak şekillenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93232</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb9589b6-175e-41b2-82f9-853810440224.jpg</image:loc>
            <image:title>Faşist Olmadan Yaşamak</image:title>
            <image:caption>“Ebedi faşizm”in en masum kisvelere bürünerek geri dönebileceğini söyleyen Umberto Eco’nun öngörüsünü tanık olduğumuz şeyler doğruluyor. Geçtiğimiz yüzyılda kalmış, geçip gitmiş bir tarihsel olay kabul edilen faşizm, yirmi birinci yüzyılda yeni maskeleriyle tekrar sahnede ve hayatımızın en korunaklı sandığımız kısımlarına kadar sızmış durumda. Bazen bireysel hak ve özgürlüklerimizi ihlal eden ve giderek yaygınlaşan otoriter devlet uygulamalarında, bazen de kâr hırsıyla doğayı talan eden ya da mahremiyetimizi ihlal ederek bizi “veri paketleri” haline getiren gözetim kapitalizminde tezahür ediyor. 
Eco aynı zamanda, “hepimizin görevinin neo-faşizmlerin maskesini düşürmek ve dünyanın her yerinde her gün ortaya çıkan yeni biçimlerinden her birine dikkat çekmek” olduğunu söylüyordu. Natasha Lennard, Esquire, New Inquiry gibi dergilerde yayımlanan siyasi analizlerinden oluşan bu kitapta tam da bunu yapıyor: Gündelik hayatımıza kadar sinmiş neo-faşizmin maskesini indiriyor! Bazen “Kişisel olan politiktir” savından yola çıkarak göç, intihar, akıl hastalığı, norm dışı cinsellik gibi deneyimlerini merkeze alarak gündelik hayatımızdaki mikro faşizmleri incelerken, bazen de –kendisinin de dahil olduğu– daha makro olayları (çevreci hareketler, Trump’ın başkan seçilme süreci ya da “Black Lives Matters” gibi ırk ayrımı karşıtı ayaklanmalar) inceliyor. Günümüzün en yakıcı toplumsal sorunlarını ele alan Lennard, şunun gibi bazı can alıcı sorular soruyor: Beyaz ırkın üstünlüğünü savunmak ifade özgürlüğü müdür? Neo-faşistlerle sadece “barışçıl” ve şiddet karşıtı protestolarla mücadele etmek mümkün mü? Medyada neden daha ziyade siyahilerin cesetlerine maruz kalırız? 
  Yeniden uyanmakta olan faşizm canavarını ciddiye almazsak ve yeteri kadar mücadele etmezsek benzeri felaketleri tekrar yaşayabiliriz. Bu yüzden, yazarın dediği gibi: “Bu kitap, daha iyi mücadele araçları için bir çağrıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93233</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1731c533-57bc-4578-9ee2-36d4a4a9e375.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamir ve Mendildeki Atasözleri</image:title>
            <image:caption>“Hiç böylesini görme­mişsinizdir Zamir Bey. Anlamı ilk anda akla gelmeyecek kelimelerle saldırıyorlar. Karşınıza çıka­bilirler. Söyledikleri manyetik etkiye benzer bir etki yaratır. Bir: Size anlamı ilk anda aklınıza gelmeyecek bir kelime söyleyip yavaşlamanıza neden olurlar. İki: Anlamını söyle­yemezseniz yavaşlattıktan sonra istediklerini yaptırabilirler. Bu şekilde kalmış, konuşamayan çok kişiyle karşılaştık. Ke­limenin açıklamasını bulamadan kurtulamıyorlardı.” 
 
Değerli öğretmen Fasıla Sineçeken’in Türkçe neferi olarak yetiştirdiği biricik oğlu Zamir, Dil Kurumuna, bir süredir kendisinden hiçbir iz bulunamayan Çedik Dağcıoğlu’nun yerine atanır. İstanbul’dan Anadolu’nun kalbine uzanan Zamir’in yolu, efsunlu mendillerin ışığıyla aydınlanır fakat bu kadim topraklarda saklı kalmış atasözlerini gün yüzüne kavuşturmayı en az Zamir kadar isteyen biri daha vardır, o da Talil’dir. Türkçenin korunması için kelimeleri bir kılıç gibi kullanan kahramanımız, dilin yozlaşmasını zararlı görmeyen bu düşmanına karşı savaşı kazanabilecek midir?  
Zamir ve Mendildeki Atasözleri; Türkçe dil yapısına ve kelimelerin kökenine dair kazandırdığı bilgilerle, merak uyandıran kurgusuyla ve günceli ele alan detaylarıyla gençler kadar yetişkinleri de okuyucusu olmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93234</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75517502-4fe8-4efc-abda-4376234c4692.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şey Sütliman</image:title>
            <image:caption>Uyumak modern zamanlara ait bir süper güç haline geldi. Hikâyeler ise eski zamanlara ait bir sihir. 
 
Uyumakta zorluk çekiyorsanız, gecenin ortasında uyanıp endişeli hissediyorsanız Kathryn Nicolai, Her Şey Sütliman&apos;da yatmadan önce zihninizi rahatlatmanın sağlıklı bir yolunu sunuyor: uyku hikâyeleri. 
ABD’de milyonlarca podcast dinleyicisinin epeydir vazgeçilmezi olan bu hikâyeler, küçük ama son derece tatlı ve neşeli rahatlama anlarını keşfediyor ve gözler önüne seriyor. Örneğin sonbaharda yerel elma şarabı fabrikasını ziyaret etmek, kışın arkadaşlarla parkta ağaç aydınlatmasını izlemek, ilkbaharda terk edilmiş bir çiftlikten gizlice leylak çalmak, yazın güverteden ateşböceklerini seyretmek, kitapçıyı gece kapatmak ve sabah fırını açmak gibi. Ayrıca, podcast’lerde daha önce hiç yer almayan on altı yeni hikâyenin yanı sıra tatlı, küçük, huzur ve neşe dolu anları açığa çıkaran ilginç illüstrasyonlar da bulacaksınız. 
Bir meditasyon ve yoga öğretmeni olarak onlarca yıllık deneyimini kullanan Kathryn Nicolai, sessizce dikkat ve öz şefkat öğreten, yıpranmış sinirleri yatıştıran ve uykuyu beslemek için sağlam alışkanlıklar geliştiren, duyusal deneyim açısından zengin bir dünya yaratıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93235</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/874cfbff-fbac-4d0c-a049-56f48c55f4d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Roman Nasıl Oluşturulur</image:title>
            <image:caption>“Bir roman nasıl oluşturulur, iyi bir soru ama roman ne için ve neden oluşturulur diye sorulması daha doğru olur. Bir roman ne için veya neden oluşturulur? Romancı olmak için. İyi de ne için romancı olunur? Okura dönüşmek, kişinin okurla bir olmasını sağlamak için. Ve kişi ancak ve ancak hem romancı hem de romanın okuru olduğunda her ikisi birden radikal yalnızlıklarından kurtulmayı başarabilir. Bir olmayı başarır başarmaz da güncellenir ve güncellenerek ebedileşirler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93237</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/778741bf-7d97-4456-9d23-1877c161e15e.jpg</image:loc>
            <image:title>Marie-Claire&apos;in Kokuları</image:title>
            <image:caption>Marie-Claire’in Kokuları bitmek bilmeyen hesaplaşmalarla dolu, tuhaflıklarıyla insanı içine çeken, gizemli bir aşk hikâyesi. Mahfut ne yapacağını bilmez halde dolaşıyor Paris’te. O yürürken, sokak lambalarının altında yalnızlıklar ve bir araya gelişler, gündelik kaygılar ve kayıtsızlıklar bir belirip bir kayboluyor. Belirsizlikleri iyice artıran ise Marie-Claire oluyor; bir gün, Mahfut ile Marie-Claire karşılaştığında hepten değişiyor hayat. İki uzak uç birbirini çektiği anda tuhaf ritüeller, şiddetli çalkantılar, sonsuz tensel arzular çıkıyor ortaya.

Habib Selmi’den iki insanın birbirine ne kadar bağlanabileceğini, daha da önemlisi, ne kadar tahammül edebileceğini gösteren sıradışı bir roman.

“Marie-Claire’in Kokuları bir aşk hikâyesi anlatıyor. İnsanın hem içine işleyen hem içini kemiren, hoş ve incelikli bir aşk bu.”
-Adrienne Nozet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93238</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60a13470-f552-429a-be09-57174be1ff8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben, Feride</image:title>
            <image:caption>“Ben Feride… 
Unutmaya çalıştıklarının romanını yazan bir kadın. 
Kendi hayatımı, ben anlatmayacağım sizlere. Omzumdaki meleğin not defterinden okuyacaksınız. Başka bir gözden görecek, başka bir ağızdan dinleyeceksiniz. Ve ben yokmuşum gibi beni yaşayacaksınız…” 
 
Bir kadının gerçek hikâyesini ancak onun yüreğinde yaşayabilirsiniz. Bu eser, Feride’nin, hikâyesini yazara aktarması sonucu kaleme alındı ve yazar tarafından hikâyesi yazılmayan tüm kadınlara ithaf edildi. Çünkü bir kez yazılan bu kitap binler tarafından yaşanıyordu, biliyordu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93239</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/755c0cb9-274d-4c3e-9b17-522138658c87.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinin İktidarı İktidarın Dini</image:title>
            <image:caption>“Din ve devletin ikiz kardeşler olması ne Kurânî bir tasvir ne de var olan gerçekliğin izahıdır. (...) Geçerliliğini ve kutsiyetini temel İslâmî kaynaklardan alan ideal devlet şekli olarak gösterilen hilafet de, aslında beşerî ve tarihsel bir müesseseden fazlası değildir. Ne temel İslâmî kaynaklar yeryüzünde tanrısal düzenin garantörü olarak hilafetten söz etmiş ne de din ile siyaset klasik İslâm yazınında sunulduğu kadar iç içe olmuştur. Siyasetin ... Müslümanların içtihadına terk edilmiş bir alan olduğu çok açıktır. Bu bakımdan, İslâm toplumlarında din-siyaset ya da din-iktidar ilişkisi, sadece teolojinin değil aynı zamanda ve hatta daha çok tarihin konusudur.”

Bir din olarak İslâm ve onun temsilcisi konumundaki ulemanın siyasete yön verme çabası ile siyasi faillerin dini kendi çıkar ve ilgilerine göre biçimlendirme çabası arasındaki mücadele ve etkileşim...

Nagihan Doğan, Dinin İktidarı İktidarın Dini kitabında, İslâm tarihinde din-siyaset ilişkisinin bu etkileşim içinde belirlenişini tarihsel bir analizle ortaya koyuyor. Dört halife dönemine uzanan dinî-siyasi ayrışmalara, Sünni-Şii hizipleşmesine ve bu hizipleşme içinde Abbasilerin Emevi geçmişini Sünni geleneğe oturtma stratejisine eğilen analiz, sonra Abbasilerin Sünni hilafet doktrinini kendi yönetimlerini meşrulaştıran bir kaynak olarak geliştirmelerine odaklanıyor. Bu vesileyle, Abbasi iktidarının kendi koyduğu “İslâmî yönetim” ölçütlerine ne kadar uydukları da inceleniyor. İktidarlarla ulema arasındaki mücadele ve din âlimlerinin maruz kaldığı baskı deneyimi, kitapta başlı başına ilgiye değer bir fasıl oluşturuyor. İslâm tarihi kadar, genel olarak devletin ve iktidarın tarihine ilgi duyanlara da yoldaşlık edecek bir kaynak kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93240</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/641ddad0-679c-4c2e-8efa-f6d11d4aab78.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bayan Sihir</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93241</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/206a8dd7-7524-42f8-b85e-0ac02ea068e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bay Ve Bayanlar - Meraklılar Kulübü Spor Yapıyor</image:title>
            <image:caption>Küçük Bay ve Bayanlar Meraklılar Kulübü, çocukları hayata meraklı gözlerle bakmaya çağırıyor. Küçük Bay ve Bayanların renkli dünyasında geçen bilgi ve neşe dolu maceralar türlü konuda çocukların merakını giderecek, onları çok eğlendirecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93242</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/380e3b43-5bea-4b55-8dd0-421ff89491e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bay Ve Bayanlar - Meraklılar Kulübü Merak Ediyor</image:title>
            <image:caption>Küçük Bay ve Bayanlar Meraklılar Kulübü, çocukları hayata meraklı gözlerle bakmaya çağırıyor. Küçük Bay ve Bayanların renkli dünyasında geçen bilgi ve neşe dolu maceralar türlü konuda çocukların merakını giderecek, onları çok eğlendirecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93243</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1aa77d45-c306-41d9-882b-fe05dda1110d.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bay Ve Bayanlar - Meraklılar Kulübü Doğayı Koruyor</image:title>
            <image:caption>Küçük Bay ve Bayanlar Meraklılar Kulübü, çocukları hayata meraklı gözlerle bakmaya çağırıyor. Küçük Bay ve Bayanların renkli dünyasında geçen bilgi ve neşe dolu maceralar türlü konuda çocukların merakını giderecek, onları çok eğlendirecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93244</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03e625c3-85b2-4839-9250-73f7d33b660e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Tamircisi</image:title>
            <image:caption>Kitap Hastalıkları Hastanesi’nden emekli olan Muhsin Dede&apos;ye bir gün fena hâlde dağılmış el yazması bir kitap getirirler. Kitabı tamir ettikçe birbirinden özel öykülerle, haritalarla ve geçmişe ait notlarla karşılaşan yaşlı tamirci, kendini bir anda kitapla konuşurken bulur. Kitabı tamir ettikçe de eşilen dağların, kurutulan derelerin, kesilen ağaçların, kirlenen denizlerin, betonlaşan şehirlerin de iyileşeceğine inanmaya başlar. 
“Biliyor musun? Şimdiki şehirler de tıpkı senin gibi darmadağın. Her yerde soğuk yüzlü binalar var. Ağaçları, hayvanları, hatta insanları bile görebilmek çok güç artık. Şehirler büyüdükçe insanlar küçüldü.” 
Ömür Kurt bu kitapta gerçekle masalı buluştururken, Türkçenin zenginliğinden yararlanıyor, edebiyatımıza yeni bir soluk getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93245</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd5a79cf-3fc6-4017-9279-bd5598a357ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonun Başlangıcı</image:title>
            <image:caption>Çıkıntıyı ittirmesiyle pusulanın arkasında küçük bir bölme açıldı. Kapağın iç tarafında bir yazı vardı. Yazı her ne kadar ışığı yansıtsa da tam okunamıyordu. Ancak okuyabildiği birkaç kelime orada ne yazdığını anlamasına yetmişti. Parmaklarını yazının üstünde dolaştırmasıyla etrafındaki her şey şekil değiştirmeye başladı. Önce başının döndüğünü düşündü. Ama sonradan anladı ki ona bir şey olmuyordu. Çevresindeki her şey yok oluyordu. Boşlukta süzüldüğünü hissetti. Başına ne geldiğini bilmiyordu. Korkması gerekirdi ama korkmuyordu. Aslında hiçbir şey hissetmiyordu. O sırada gerçeklikle arasındaki tek bağ zihninde yankılanan sözlerdi: “Kurtulmak için beni bulmalısın. Zamanımız hızla daralıyor. Acele et.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93247</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db127801-e30f-4091-a2fd-b1cf3172d6a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çember</image:title>
            <image:caption>Arda Ege Aydagün, henüz 14 yaşındayken yazmaya başladığı ve üç yıl boyunca ince eleyip sık dokuyarak devam ettirdiği romanı Çember ile 17 yaşında edebiyat dünyasına giriş yapıyor. 

Genç bir yazarın ilk romanı olarak karşımıza çıkan kitap, gençliğinin baharında aşkı tatmış olan Charles&apos;ın, -Almanya&apos;nın Polonya&apos;yı işgali ile birlikte- kendini bir savaşın içinde bulmasını ve dağılan hayatını kurtarabilmek adına verdiği zorlu mücadeleyi konu alıyor. Kalp ile akıl ve yaşam ile ölüm arasında yaşadığı gelgitler, bir çemberde sıkışmış gibi, sık sık onu başladığı yere geri getiriyor. 

&quot;Yaşadıklarını zamanla daha az hatırlıyordu ama ne hissettiğini hiç unutamıyordu Charles. Her gün yeniden yaşıyordu.  Hayat belki de dönen bir çarktan ibaretti, dönüp dolaşıp hep aynı yere geliyordu.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93250</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec8a4e52-485f-42da-b09d-c711304b925d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlı Saat - Gölge Güvesi</image:title>
            <image:caption>Sihirli yeni bir dünyaya gitme zamanı geldi… 
Imogen kapıdaki yazılara baktı: 
KESİNLİKLE GİRİLMEZ! 
Neden bu kadar sert bir dille yazdıklarını anlamamıştı ama öğrenmek için can atıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93251</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6a209e3-594e-481d-9184-4384434ce570.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyelan</image:title>
            <image:caption>Bir su damlasıyım 
Bir değirmenden sızıyorum 
Bir yosun parçasıyım, 
Göçmen. 
Taşa rağmen 
Yaşa rağmen 
Öyle kayıp gidiyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93252</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e012ae7-693d-44ac-b1d4-6870e068600d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşdili&apos;nde (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mehmet Celal’in son yıllarında yazdığı Kuşdili’nde romanı, Kadıköy’ün bu çok ünlü mesire yerinde başlayan bir aşk hikâyesi ve bu hikâyeye ikinci bir kadının girmesiyle yaşanan olaylar etrafında şekillenir. Servet-i Fünun’dan mizah dergisi Kalem’e dönemin popüler mecmualarının okunduğu, Cenap’tan Muallim Naci’ye pek çok şairin şiirleriyle anıldığı eser, hem yazarın hem dönemin okuma kültürü ve beğenisi hakkında fikir vermesi açısından dikkate değerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93253</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9920d63-747d-4e5d-bb4f-6dcb1483746b.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Bir Eksik Sözdür</image:title>
            <image:caption>İçimizdeki boşluğa tutunarak umut etmeye çalışıyoruz: Bizim rüyalarımız olmadan dünya güzel olamaz Bizim şarkılarımız olmadan insan sevmeyi bilemez Bizim merhametimiz olmadan tanrı kimseyi bağışlayamaz Bizim dudaklarımız gülmeden çocuklarımız çiçek açamaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93254</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52d95601-49b7-4ba3-89cf-0b00c3fac98f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahnelenen İktidar</image:title>
            <image:caption>Ünlü sosyolog Georges Balandier Sahnelenen İktidar’da tarih boyunca her devirde ve her coğrafyada rastlanabilecek tüm iktidar ve muhalefet biçimlerinin bir tür teatrallik barındırdığını, sahneleme sanatına has tekniklere başvurarak rıza ve dayanışma ürettiğini savunuyor. Her toplumsal düzenin altında düzensizlik, her kurumun altında şiddet, her birliğin altında indirgenemez bir çokluk ve kaos yatar. Balandier Amerika yerlilerindeki tören şaklabanı karakteri, Benin’in koyu dindar düzeninde yer bulan Legba figürü, Zunilerdeki kutsal palyaçolar, Avrupa’daki saray soytarıları ve meczuplar gibi pek çok geleneksel “sıra dışı” kişiliği bu düzen-düzensizlik diyalektiği bağlamında ele alıyor. Yazara göre bu kişilerin, “toplumların yüzeyde gizlediğini ifşa etme, düzenin sakladığı kargaşayı gösterme, yapıların, kurumların ve törelerin evcilleştirme süreçlerinden kaçan hareketi drama yoluyla ortaya çıkarma işlevi” vardır. Modern toplumlarda ise “kolektif yaşamın temel sahnelerinin kendine yer bulduğu büyük sahne” medyadır. Siyasal temsil biçimleri değişmiş, laikleşmenin etkileri görülmekte olsa da iktidarın icra ve işleyişinin modern toplumlarda geleneksel toplumlardan farklı olmadığına dikkat çeken yazar kitabının sonunda oldukça güncel bir medya analizine de yer veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93255</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c873ec2d-e474-4d87-9d80-e437e5434ec1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Son Olmayan Ülke</image:title>
            <image:caption>Kedi kapısı yavaşça açıldı. Emily bir an için kapıdan yabani bir hayvan gireceğini düşündü. Ancak içeri bir sincaptan daha büyük olmayan, çamurla kaplı bir yaratık girdi. Yaratığın bir kuyruğu ve dört minik tekerleği vardı.
Ya gerçekten de hayal gücüyle çalışan bir dünya varsa? İnsanların oyuncaklarıyla birlikte yaşadığı, acayipliklerle dolu bir dünya… Peki ya maddesel dünya ile bu tuhaf dünyanın arasındaki kapı bozulmuşsa?
Ünlü yazar Kate Saunders’dan soluk soluğa okuyacağınız, duygusal bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93256</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ca125ca-43aa-4272-8997-749df115c42c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakiki Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Loukianos (120?-180?): MS 2. yüzyılda, Roma İmparatoru Marcus Aurelius devrinde yaşamıştır. “Komik” diyalog, hiciv ve parodi türlerinde eser vermiş olan Loukianos’un etkileri Bizans’tan, günümüzde yüksek fantastik edebiyat ve bilimkurguya kadar uzanır. Kimi eleştirmenlerce ilk bilimkurgu eser sayılan Hakiki Hikâyeler hayalî diyarlarda olağanüstü bir gezinin öyküsünü anlatırken, “hakiki” olma iddiasındaki eserleri zekice hicveder. Fakat asıl etkileyiciliği “modern”liğindedir: Parodi, anıştırma gibi yöntemlerle kurulmuş kuvvetli bir metinlerarasılığa sahiptir ve edebiyatın hakikatle ilişkisi üzerine düşünür. Loukianos’un Hakiki Hikâyeler’i, Erman Gören ve Ertuğrul İnanç’ın titiz incelemesi ve notlarıyla okurlarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93257</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7765fc2f-0ba0-4ea7-aae4-03768ad88d66.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Yönetişimde Sivil Toplum</image:title>
            <image:caption>1.      KAVRAMSAL ÇERÇEVE: İYİ YÖNETİŞİM 
1.1.   . İyi Yönetişim Kavramına Genel Bakış 
1.2.   İyi Yönetişim Aktörleri 
1.3.   İyi Yönetişim İlkeleri 
1.4.   İyi Yönetişim Özellikleri 
1.5.   Dünya Bankasının İyi Yönetişim İlkeleri 
1.6.   Nijerya ve Tunus’ta İyi Yönetişime Genel Bir Bakış 
2.      SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI 
2.1.   STK’ların Kavramsal Çerçevesi ve Tanımı 
2.2.   Sivil Toplum Kuruluşları Türleri 
2.3.   STK Stratejik Araçları 
2.4.   STK Politikaları 
2.5.   STK’ların Olma Şartları 
2.6.   STK’ların Amaçları 
2.7.   STK’ların Temel İlkeleri 
2.8.   STK’ların Özellikleri 
2.9.   STK’ların Topluma Faydaları 
2.10.                   STK’ların Sıkıntıları 
3.      NİJERYA VE TUNUS’TA İYİ YÖNETİŞİMİN SAĞLAMASINDA STK’LARIN ROLÜ 
3.1.   Nijerya ve Tunus’ta İyi Yönetişimin Önemli Bir Aktörü Olarak STK’lar 
4.      ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA 
4.1.   Yaklaşım 
4.2.   Yöntem 
4.3.   Araştırma Bulgularının Değerlendirilmesi 
4.4.   Karşılaştırmalı Analizi: Nijerya ve Tunus Arasında İyi Yönetişim Sağlamasında STK’ların Rolünün Benzer ve Farklı Tarafları 
5.      SONUÇ VE DEĞERLENDİRME 
5.1.   Sonuç ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93258</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b6a6220-2df4-430b-b963-b792d88d3c43.jpg</image:loc>
            <image:title>İrade Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Jules Payot (1859-1940): Fransız pedagog, eğitimci, Cumhuriyet Dönemi Fransası’nın radikal düşünürlerinden. Eğitimin, bilgi sağlamanın yanı sıra akılcı bir iradenin oluşturulmasını gözetecek şekilde yenilenmesi için verdiği mücadeleyle dönemin eğitimcilerini derinden etkiledi. En ünlü eseri İrade Eğitimi yayımlandığında Fransız ve yabancı basında büyük bir ilgi uyandırdı ve kısa sürede pek çok dile çevrildi. Payot eserinde özellikle öğrencilerde, genel olarak da bütün entelektüel çalışanlardaki irade zayıflığının nedenlerini araştırır. İnsanı irade zayıflığından kurtaracak duyguları doğuracak veya güçlendirecek araçlarla, kendimize hâkim olmamızı engelleyen duyguları yok edecek veya bastıracak araçları tespit eder. Bu araçların nasıl kullanılacağını da dört yıllık inceleme ve düşünce çabasının sonucu olan İrade Eğitimi eserinde bütün öğrencilere, öğretmenlere, entelektüel çalışanlara örnekleriyle gösterir. Bilim insanının görevini “geleceğin bizim istediğimiz gibi olmasını sağlayabilecek duruma gelmek” olarak gören Payot’nun büyük bir tevazu ile eserinin önsözünde belirttiği gibi: Bu yolda daha atılacak çok adım var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93259</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8131ecbe-5ab3-4ed0-ae95-4fa55907772e.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Ticaret ve Küresel Gelişmeler</image:title>
            <image:caption>1.      Mübadele Oyunları 
2.      Uluslararası Ticaret ve Küreselleşme: Genel Görünüm 
3.      Uluslararası Ticari Satış Sözleşmelerin Hazırlanmasında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar 
4.      Uluslararası Finansal Raporlama Standartları ve Uluslararası Sermaye Akışlarına Etkileri 
5.      Rantiye Ekonomi/Rantçı Devlet Modeli: Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın Politik Ekonomisi 
6.      Batı Balkanlarda Dış Ticaret Politikası: İç Siyaset, Avrupa Birliği Gündemi ve Alternatif Güçler 
7.      Gelişen Piyasa Ekonomilerinde Finansal Piyasa Gelişmesinin İnovasyon Üzerindeki Etkisi: Panel Veri Analizi 
8.      Banka Kredilerinin Türk İmalat Sanayi Üretimi ve İhracatı Üzerine Etkisi 
9.      Türkiye’de Baltık Kuru Yük Endeksi ile Hisse Senedi, Emtia ve Döviz Piyasaları Arasındaki Finansal Bağlantılılığın Analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93260</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea9cad96-70ed-43c3-81a6-1896a25fe571.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Vergi Sisteminde Vergi Karmaşıklığının Analizi</image:title>
            <image:caption>1.      Giriş 
2.      Vergi Karmaşıklığı: Kavramsal ve Teorik Çerçeve 
2.1.   Vergi Karmaşıklığı: Tanımı ve Mahiyeti 
2.2.   Vergi Karmaşıklığının Başlıca Nedenleri 
2.3.   Vergi Karmaşıklığının Sınıflandırılması 
2.4.   Vergi Karmaşıklığının Etkileri 
2.5.   Vergi Karmaşıklığının Ölçümü 
3.      Vergi Sisteminde Karmaşıklığını Giderilmesi (Vergi Sisteminin Basitleştirilmesi) ve Seçilmiş Ülke Uygulamaları 
3.1.   Vergi Sisteminin Basitleştirilmesi 
3.2.   Seçilmiş Ülkelerde Vergi Sistemini Basitleştirme Girişimleri 
4.      Türk Vergi Sisteminde Vergi Karmaşıklığının Analizi 
4.1.   Vergi Sistemi Karmaşıklığına İlişkin Literatür 
4.2.   Vergi Sistemi Karmaşıklık Endeksinin Geliştirilmesi ve Türk Vergi Sisteminin Karmaşıklığının Ölçülmesi 
4.3.   Türk Vergi Sisteminin Karmaşıklık Seviyesinin Ölçülmesi 
4.4.   Türk Vergi Sisteminin Basitleştirilmesine Yönelik Öneriler 
5.      Sonuç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93261</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a804f545-8c73-406e-9dee-bde82877b676.jpg</image:loc>
            <image:title>Örgütsel Demokrasi Örgütsel Demokrasi Algısı Üzerine Bir Araştırma</image:title>
            <image:caption>1.      Demokrasi ve Endüstriyel Demokrasi 
1.1.   Demokrasinin Tanımı 
1.2.   Demokrasinin Temel İlkeleri 
1.3.   Demokrasi Modelleri 
1.4.   Demokrasi Kültürü 
1.5.   Demokrasinin Tarihsel Gelişimi 
1.6.   Endüstriyel Demokrasi 
1.7.   Türkiye’de Sendikalaşmanın Gelişimi 
2.      Örgütsel Demokrasi 
2.1.   Örgütsel Demokrasi Kavramı 
2.2.   Tarihsel Gelişim Süreci İçinde Örgütsel demokrasi 
2.3.   Örgütsel Demokrasiye Yönelişin Sebepleri 
2.4.   Demokratik Örgütlerin Özellikleri 
2.5.   Demokratik Örgütler ile Demokratik Olmayan Örgütlerin Karşılaştırılması 
2.6.   Örgütsel Demokrasiyi Sağlamanın Yolları 
2.7.   Örgütsel Demokrasi ve Karar Türleri 
2.8.   İşletmelerde Demokratik Bir Yöneticinin Nitelikleri 
2.9.   Çalışanlar Açısından Demokratik Yönetimin Önemi 
2.10.                   Örgütsel Demokrasinin Örgütlere Katkıları 
2.11.                   Örgütsel Demokraside Sorunlar ve Zorluklar 
2.12.                   İşletme Yönetiminde Demokratik Yönetsel Uygulamalar 
3.      Örgütsel Demokrasi Algısı, İş Tatmini ve Örgütsel Adalet Arasındaki İlişki 
3.1.   Araştırmanın Amacı ve Yöntemi 
3.2.   Veri Toplama Aracı 
3.3.   Evren ve Örneklem 
3.4.   Araştırmanın Kısıtları 
3.5.   Araştırmanın Ölçeklerine İlişkin Geçerlilik ve Güvenirlik Çalışması 
3.6.   Araştırmanın Bulgular 
4.      Sonuç ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93262</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17554be3-8834-46dd-9f32-409f61e1005e.jpg</image:loc>
            <image:title>Katli Vacip</image:title>
            <image:caption>Katli Vacip, laiklik ile din ve vicdan özgürlüğünün iki kardeş olduğunu da gözler önüne seriyor. Çünkü laiklik, en çok dindar yurttaşlarımızın inançlarının onlara bir bıçak gibi saplanmasını engelliyor. İnançlarını, sömürüden özgürleştiriyor. Yediğine, içtiğine, adımına, hatta cinselliğine bir şeyhin karar verdiği düzendeki ölümcül bağlanmanın, aslında hür inancı ortadan kaldırdığını bir fotoğraf karesine dönüştürüyor. 
BARIŞ TERKOĞLU 

Elinizdeki kitap kendi yarattıkları çamurda boğulanlar kadar, istismar çarkına itiraz edenlerin ve irini patlatmak isteyenlerin de toprak altına atılmasını anlattı. Asıl azmettirenlerin sorgulanması için cesur bir ilk adımdı, atıldı. Şimdi, tarikatları bir sivil toplum kuruluşu gibi yutturmaya çalışanların aslında hangi suçları da örtbas ettiklerini gördünüz. Artık sır değil ve siz de biliyorsunuz. O halde bu değerli gazetecilik kitabındakileri unutmamak göreviniz. Zira, yarının adil düzeni için bir savcının masasında açılacak dosyanın ilk harflerinden birini okudunuz. 
BARIŞ PEHLİVAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93263</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d293ea6-a069-4380-83a3-cea7831e577f.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Ekonomisini Anlamak Yakın Tarihten Günümüze Dönüşüm Notları</image:title>
            <image:caption>1.      TÜRKİYE EKONOMİSİNDE İŞ GÜCÜ PİYASASININ TRANSFORMASYONU 
2.      NEOLİBERAL POLİTİKALAR EŞLİĞİNDE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE İŞ ARAMA KANALLARININ ETKİNLİĞİ ÜZERİNE UYGULAMALI BİR ÇALIŞMA 
3.      2000 SONRASI TÜRKİYE’NİN BÜYÜME MODELİNDE DÖNÜŞÜM 
4.      YATIRIMLARIN GELİRİN TEKRAR BÖLÜŞÜMÜ AÇISINDAN YAYILIM ETKİSİ: KANTİL REGRESYON YAKLAŞIMI 
5.      1980 SONRASI İHRACATA YÖNELİK SANAYİLEŞME VE DIŞ TİCARET POLİTİKALARININ ENTEGRASYONU 
6.      TÜRKİYE EKONOMİSİNİN KÜRESEL FİNANS SİSTEMİNE ENTEGRASYONU: FİNANSAL LİBERALLEŞMEDEN FİNANSALLAŞMAYA 
7.      XXI. YÜZYILDA TÜRKİYE’DE FİYAT İSTİKRARININ SAĞLANMASINDA ENFLASYON HEDEFLEMESİ DÖNÜŞÜMÜ 
8.      TÜRKİYE’DE PARA POLİTİKASI UYGULAMALARI 
9.      TÜRKİYE EKONOMİSİNİN SON 20 YILINDA MALİYE POLİTİKASININ DÖNÜŞÜMÜ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93264</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89b6bc3e-ac5d-42b1-a18b-6e64f2d42e7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşdili&apos;nde</image:title>
            <image:caption>Mehmet Celal’in son yıllarında yazdığı Kuşdili’nde romanı, Kadıköy’ün bu çok ünlü mesire yerinde başlayan bir aşk hikâyesi ve bu hikâyeye ikinci bir kadının girmesiyle yaşanan olaylar etrafında şekillenir. Servet-i Fünun’dan mizah dergisi Kalem’e dönemin popüler mecmualarının okunduğu, Cenap’tan Muallim Naci’ye pek çok şairin şiirleriyle anıldığı eser, hem yazarın hem dönemin okuma kültürü ve beğenisi hakkında fikir vermesi açısından dikkate değerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93265</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d4897cb-d81b-4aa5-87cb-7408448dcba2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bireysel Sporlarda Yaralanma</image:title>
            <image:caption>1.      Sporda Yaralanmaya İlişkin Genel Bilgiler 
1.1.   Sporun Tanimi 
1.2.   Sporun Önemi 
1.3.   Spor Branşlari İle İlgili Temel Bilgiler 
1.4.   Sporda Yaralanma 
1.5.   Sporda Yaralanmalar Neden Oluşur? 
1.6.   Yaralanma Tipleri 
1.7.   Sporda Görülen Yaralanma Türleri 
1.8.   Sporda Yaralanma Nedenleri 
1.9.   Spor Yaralanmalarini Önleme Prensipleri 
1.10.                   Sporda Yaralanma Bölgeleri 
1.11.                   Spor Yaralanmalarindaki Tedavi Yöntemler 
2.      Araştirmanin Evren, Örneklem Ve Anket İçeriğine İlişkin Bilgiler 
2.1.   Materyal Metod 
2.2.   Bulgular 
3.      Tartişma Ve Sonuç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93266</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff7fee71-c101-4edb-bb3c-55137ad49155.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağımsız Denetimde Beş Boyutlu Kalite Algısı Ölçeği</image:title>
            <image:caption>1.      BAĞIMSIZ DENETİM 
1.1.   Bağımsız Denetimin Gerekliliği 
1.2.   Bağımsız Denetim Kavramı ve Denetim Türleri 
1.3.   Denetçi ve Denetçi Türleri 
1.4.   Genel Kabul GörmüĢ Denetim Standartları 
1.5.   Bağımsız Denetim Süreci 
1.6.   Bağımsız Denetimin Faydaları 
2.      BAĞIMSIZ DENETĠMDE KALİTE 
2.1.   Bağımsız Denetimde Kalite Kavramı 
2.2.   Bağımsız Denetimde Kalitenin Önemi 
2.3.   Bağımsız Denetimde Kaliteyi Etkileyen Faktörler 
3.      BAĞIMSIZ DENETİMDE KALİTENİN BOYUTLARI 
3.1.   Denetçi Boyutu 
3.2.   . Denetim Firması Boyutu 
3.3.   Muhasebe Kalitesi (Denetlenen ĠĢletme) Boyutu 
3.4.   Standartlar Boyutu 
3.5.   Denetimin Gözetimi Boyutu 
4.      ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ 
4.1.   Araştırmanın Amacı ve Kapsamı 
4.2.   Veri Toplama Aracı 
4.3.   Analiz Teknikleri 
4.4.   Araştırmanın Bulguları 
5.      SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93267</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57b4b79f-a336-4f83-9e75-104d5e3737ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Talimatlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>RÜYALARINA GÜVEN. 
KALBİNE GÜVEN 
VE HİKÂYELERİNE GÜVEN. 
 
Çağımızın en önemli yazarlarından Neil Gaiman ile hayali dünyaların çizeri Charles Vess, bilinmezliklerle dolu bir peri masalı diyarında yolculuğa çıkmanın ve bu tuhaf topraklardan geri dönmenin zorluklarını anlattıkları Talimatlar’da, sağ salim evine varması için okura rehberlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93268</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69f3ca7d-7f10-4a87-9190-e6cb3c9e61cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkli Sokak</image:title>
            <image:caption>Birbirinden çok farklı görünen Mimi, Bibi ve Lili’nin tanışma anlarını ve duygularını anlatan bu hikâye, hayatı güzelleştiren farklılıklara dikkat çekerken, küçük-büyük herkesin yüzünde bir gülümseme bırakacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93269</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7344582-5346-4b7e-a9a5-1d2372a1bc9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Where Is Teddy?</image:title>
            <image:caption>Billy and Teddy are best friends who have never been apart. They are always together - at the park, on holiday, in the bath tub, and in bed... But, wait and see what happens one day when painters come to redecorate Billy’s house. 

In this story, based on a real life event, you will follow the adventure of Billy and Teddy’s separation and reunion. 

Bir çocuk ve ondan hiç ayrılmamış oyuncak ayısının, ayrı düşme ve beklenmedik bir şekilde yeniden kavuşma hikayesini, Sema Ateş yazdı, Serap Çimenser resimledi. “Hakkı Nerede?” ismiyle Türkçe de yayınlanan “Where Is Teddy?” öykümüzü Shona Elizabeth Arık, İngilizceye çevirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93270</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec766631-298d-4f1e-9cbd-7ccfbf474960.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Yabancı</image:title>
            <image:caption>Bir yanımız kendimize hep yabancı. 
 
Bu kitabın ismi, kitabı yazmak için işlerden güçlerden çekilip ilk satırlarını yazmaya başladığım sırada adeta kendini kulağıma fısıldadı: Kendine Yabancı. 
 
İlk kitabım Kendin Olmanın Dayanılmaz Hafifliği’nde Milan Kundera’ya bir gönderme yapmak hoşuma gitmişti, bu kitabımda ise başlığım aracılığıyla diğer bir edebi idolüm Albert Camus’ye gönderme yapmış oldum. 
 
Albert Camus’nün kült kitabının kahramanı Meursault, sadece varoluşçu romanlarda, dev absürd trajedilerle yaşamıyor. Hepimiz o yabancıyız demek bir abartı olmaz. En azından bir yanımız kendimize hep yabancı kalacak. Neye mi? Yaşadığımız dünyaya, kendimize, içinde hayatta kalmaya çalıştığımız toplumlara ve topluluklara. 
 
Kendine yabancılık, hiçbirimizin içinden çıkamayacağı bir hal. Her daim anlamakta zorlandığımız deneyimlerin içinden geçmeye devam edeceğiz. İşin özü ve bu öykülerle ortaya koymaya çalıştığım temel iddia, kendine yabancılık insan olmanın bir yanı. 
Klinik psikolog ve varoluşçu psikoterapist, yazar Ferhat Jak İçöz, Kendine Yabancı’da on kurgusal terapi öyküsü sunuyor bize. Bizi seans odasının dönüştürücü atmosferine davet ederken, o hep biraz kendine yabancı kalacak yanımızla önce tanışmanın sonra uzlaşmanın kapılarını aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93271</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c649ef42-bf7f-4b69-9df2-2151172a368d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzü Ve Küçük Puf</image:title>
            <image:caption>Şimşek çakınca endişelenen, gök gürleyince azıcık korkan bir çocuk musun? 
Yağmur nasıl yağar, gökkuşağı nasıl çıkar merak mı ediyorsun? 
Bulutlara bakıp da onları hayretle bir şeylere benzettiğin oldu mu? 
Güneş bazen nereye gider, hava neden bir anda kararır biliyor musun? 

Küçük bulut Puf’un annesiyle birlikte çıktığı gezintiye eşlik ederek, gökyüzünde aslında neler olduğunu öğrenmeye ne dersin? 

Pofuduk bir bulut yumuşaklığında biten mutlu sonuyla kalbini ısıtacak bu kitabı okuduktan sonra, gökyüzünde olan bitenlere bambaşka bir gözle bakacak, yağan her yağmurda küçük Puf’u anacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93272</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/130114c0-b905-417b-a139-4a54da8af969.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanıyoruz</image:title>
            <image:caption>Her şeyi kurtarmak için artık çok geç olsa da halen birbirimizi ve bizim dışımızda kalan pek çok canlı türünü kurtarabiliriz. El ele verip yangını söndürelim ve yerine bambaşka bir düzen inşa edelim.  
 
Dünyaca ünlü gazeteci ve yazar Naomi Klein, iklim değişikliği konusunda son yıllarda yayımlanmış yazılarını ve yaptığı konuşmaları bu kitapta bir araya getirdi. Meselenin önemini bir kez daha yüksek sesle dillendirirken, tabloda payı olan gelişmiş ülkelere, Yeşil Yeni Düzen ve benzeri anlamlı politikaları bir an önce hayata geçirmeleri için haykırıyor: 
Yanıyoruz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93273</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76f4ec72-e006-48da-b8dd-667b37857364.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Nesil İçin Liderlik</image:title>
            <image:caption>Geleneksel yönetim tarzının baskın olduğu ülkemizde, liderlik türü “güç kültürü” kodlarıyla örülü ama günümüz koşullarında özellikle yeni neslin taleplerine cevap veremiyor. Yeteneklerin kuruma çekilmesi, yaratıcılıklarının tetiklenmesi ve çevik kurum yapılarında inovasyonun artması gibi çağımızın başarı hedefleri, güçlendirme kültürüne kapı aralıyor. Koç Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Zeynep Aycan, Yeni Nesil İçin Liderlik’te güç kültüründen güçlendirme kültürüne dönüşümü gerçekleştirmek için her kurumda uygulanabilecek bir model sunuyor. Bu dönüşümle bireyler, otoriteden ve başarısızlıktan korkmaksızın, “anlam”ını bildikleri ve buna inandıkları işleri, kendilerini psikolojik olarak güvende hissettikleri, keyifli ortamlarda yaparak liderlik sorumluluğunu paylaşma fırsatını elde edecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93274</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d47cd78-c7d1-448a-abc8-d70847071dd6.jpg</image:loc>
            <image:title>İşitiyor musun Memet?</image:title>
            <image:caption>Mehmet! 
Babasının şiirinde Memet. 
Çocukluk mektuplarında Mehmet Andaç. 
Bir ara Mehmet Andaç Borzecki. 
Sonra Mehmet Ran, arada bir yerde Mehmet Hikmet. 
Ölüm haberinde Nâzım Hikmet’in oğlu. 
Sıradan bir Mehmet olamayan, buna izin verilmeyen bir Mehmet. 
Kalbinin marazı da gözlerinin mavisi de babasından bir Mehmet. 
Kiminin haini, kiminin kahramanı, dünyaca ünlü şair babasının 
cesedi başında üzerine kapanıp ağlamasın diye büyükleri tarafından omuzlarından tutulan Mehmet. 
Ama en sonunda dünyaca ünlü şair babasının ölü yanağına kondurduğu öpücükten sonra hıçkırıklarla ağlayan bir Mehmet… 
Bu acıyı kimsenin yazmadığı, düşünmediği Mehmet! 
Resimlerine imza atmayan Mehmet. 
Şiirlerini yakan Mehmet. 
Mehmet, çok Mehmet. 
“İşitiyor musun Memet!” 
 
Sibel Oral’dan, roman tadında eşsiz bir biyografi. Ülkesine ve babası Nâzım Hikmet’e hasretle büyüyen bir çocuğun, ilk kez yayınlanan mektuplarla, kartpostallarla ve tanıklıklarla birlikte, 1950’lerden günümüze, Türkiye’nin entelektüel panoramasını incelikle çizen, kırık hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93275</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90542437-e347-4cf2-a625-e22ea6e49597.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaptan Pis Fred</image:title>
            <image:caption>Kaptan Pis Fred efsanesi Türkçede! 
 
Çeşitli dillere çevrilen,  çizgi romana ve sahneye uyarlanan Kaptan Pis Fred ile tayfasının esrarengiz macerasına eşlik edin. Bu gemide sırtınızdan bıçaklanabilir, hayaletlerle karşılaşabilir veya bir gece ansızın Kaptan Fred’e rastlayabilirsiniz. 
 
Ağzıkulaklarında Jimmy’nin sır dolu mektupları bir sonuca ulaşacak mı? Mutluluk Adaları’nın gerçek hükümdarı kim? Bay Irving yeraltı dünyasının içine girebilecek mi? Tüm yanıtlar, dâhiyane biçimde örülmüş hikâyenin içinde gizli. 
 
Eserleri Macaristan sınırlarını aşan Jenő Rejtő, Kaptan Pis Fred ile okurlarını okyanusun büyülü dünyasına davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93276</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70aa6155-472b-42e9-b90e-a96805548fd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sudoku Boyama (5+ Yaş)</image:title>
            <image:caption>Süper bir zekâya sahip olmak ister misin? 
Yeni bilgiler öğrenmek, uygulamak ve  depolamak hiç bu kadar eğlenceli ve kolay olmamıştı! 
Bu kitapta yer alan 27 adet SUDOKU etkinlikleri, çocuğunuzun bir yandan eğlenmesini sağlayacak bir yandan da mantıklı düşünme becerilerini harekete geçirecektir. 
5 yaş ve üzeri çocuklar için hazırlanan bu etkinlikler 6x6 resimli karelerden oluşmaktadır. SUDOKU mantığıyla yerleştirilmiş her bir görsel aynı sütun ve satırda sadece 1 kez yer almıştır. 
Renksiz olan görseller uygun renkler ile boyanmalıdır. 
 
Değerli ebeveynler ve eğitimciler; 
Erken çocukluk döneminde çocuğun gelişimi ve öğrenmesi oldukça hızlıdır. 
Çocuklar pek çok kaynaktan bilgi toplayarak öğrenir ve gelişirler. Bu kitap setinde, çocuğunuzun keyifli vakit geçirerek gelişimine katkı sağlayacak 
etkinlikler yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93277</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e05cb6f-3dc3-484f-8c7f-de455047841c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sudoku Boyama (4+ Yaş)</image:title>
            <image:caption>Süper bir zekâya sahip olmak ister misin? 
Yeni bilgiler öğrenmek, uygulamak ve depolamak hiç bu kadar eğlenceli ve kolay olmamıştı! 
Bu kitapta yer alan 27 adet SUDOKU etkinlikleri, çocuğunuzun bir yandan eğlenmesini sağlayacak bir yandan da mantıklı düşünme becerilerini harekete geçirecektir. 
4 yaş ve üzeri çocuklar için hazırlanan bu etkinlikler 4x4 resimli karelerden oluşmaktadır. SUDOKU mantığıyla yerleştirilmiş her bir görsel aynı sütun ve satırda sadece 1 kez yer almıştır. 
Renksiz olan görseller uygun renkler ile boyanmalıdır. 
 
Değerli ebeveynler ve eğitimciler; 
Erken çocukluk döneminde çocuğun gelişimi ve öğrenmesi oldukça hızlıdır. 
Çocuklar pek çok kaynaktan bilgi toplayarak öğrenir ve gelişirler. Bu kitap setinde, çocuğunuzun keyifli vakit geçirerek gelişimine katkı sağlayacak etkinlikler yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93278</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e958cf3-0591-489d-bce3-31c321c91463.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sudoku Boyama (3+ Yaş)</image:title>
            <image:caption>Süper bir zekâya sahip olmak ister misin? 
Yeni bilgiler öğrenmek, uygulamak ve depolamak hiç bu kadar eğlenceli ve kolay olmamıştı! 
Bu kitapta yer alan 27 adet SUDOKU etkinlikleri, çocuğunuzun bir yandan eğlenmesini sağlayacak bir yandan da mantıklı düşünme becerilerini harekete geçirecektir. 
3 yaş ve üzeri çocuklar için hazırlanan bu etkinlikler 3x3 ve 4x4 resimli karelerden oluşmaktadır. SUDOKU mantığıyla yerleştirilmiş her bir görsel aynı sütun ve satırda sadece 1 kez yer almıştır. 
Renksiz olan görseller uygun renkler ile boyanmalıdır. 
 
Değerli ebeveynler ve eğitimciler; 
Erken çocukluk döneminde çocuğun gelişimi ve öğrenmesi oldukça hızlıdır. 
Çocuklar pek çok kaynaktan bilgi toplayarak öğrenir ve gelişirler. Bu kitap setinde, çocuğunuzun keyifli vakit geçirerek gelişimine katkı sağlayacak etkinlikler yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93279</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e99400e4-ce2a-4b12-94ac-f70bef1ae50e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Ve Dünyada Kadın Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>Kadın çalışmaları alanında yürünen yol, oldukça uzun ve zorludur. Kadınların küçük adımlarla yürüdüğü ama çoğu zaman toplumda yer edinen şiddetli sarsıntılara yol açan hak ve eşitlik talepleri ile bunların eksikliğinden kaynaklanan sorunları görünür hale getirmeleri, birçok zorluğun aşılmasını sağlamıştır. Toplumsal düzeyde cinsiyetler arası farklılıkların; özellikle de kadınlar aleyhine bir dengesizlik yaratacak biçimde kadınların güçsüz ve zayıf taraf olarak algılanmasının, bireyler arası ilişkilerden çok, toplumsal otorite olarak kabul edilen ve toplumsal düzeni sağlayan kurumsal yapıların yetersizliğinden kaynaklandığını söylemek yanlış olmayacaktır. Çünkü toplum ve cinsiyet konusu, toplumdaki diğer birçok sorunun temel kaynağı olmakla birlikte sıklıkla görmezden gelinen bir konu olmuştur. 

Kadınların birçok ülkede yaşadığı ortak sorunların, kadın-erkek eşitsizliği sorunu olduğu bilinmektedir. Gerek toplumsal gerekse öznel düzeyde yaşanan bu eşitsizlik, hemen hemen tüm kadın sorunlarının temelini oluşturmaktadır. Bu yüzden “kadın çalışmaları”nın doğası eleştirel bir doğaya sahiptir. Toplumsal cinsiyet rolleri ve kadın-erkek eşitliği alanında ilerlemelerin olması toplumsal gelişmeyle birlikte refahın da önemli bir anahtarıdır. 

Bugün dünyada kadın hakları bağlamında, özellikle kanuni düzenlemeler kapsamında önemli yollar kat edilmiştir. Bunun toplum sosyolojisine yansıması birçok ülkede sorunlu olsa da bu düzenlemeler kapsamında cinsiyetler arası eşitsizlikler sıklıkla gündemde tutularak kazanımlar elde edilmeye çalışılmaktadır. Ancak bu alandaki ilerlemelere rağmen sosyoekonomik yaşamda kadınlar aleyhine oluşan dengesizlik halinin giderilmesi için kat edilmesi gereken mesafenin hala çok uzun olduğu unutulmamalıdır. Bu kapsamda kadınların kısa vadeli ihtiyaçları ile yaşadıkları toplumda kadınların eşitsiz konumunu dönüştürecek uzun vadeli ihtiyaçları bir arada karşılayacak kapsamlı yasal düzenlemelere; sosyal, ekonomik ve mali politikalara ihtiyacın devam ettiği söylenebilir. 

Yaşamın pek çok alanında kadınların karşı karşıya kaldıkları sözü edilen sorunların disiplinlerarası bir perspektifle kavranmasını ve çözüm önerileri sağlamayı amaçlayan bu kitabın, konunun ilgilileri açısından bir referans kaynak olmasını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93280</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b25d11e-1dfc-41d0-93a4-02ebe4555e1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sizi Uyutabilirim</image:title>
            <image:caption>UYKU, UYKUSUZLUK VE RÜYALARA DAİR MERAK ETTİĞİNİZ TÜM SORULARIN CEVAPLARINI BU KİTAPTA BULACAKSINIZ. 
 
Vücudumuz uyku saatinin geldiğini nereden biliyor?
Erken kalkan ve geç yatan insanların kişilik özellikleri neler?
Az uyumak antikor seviyesini nasıl düşürüyor?
Dört saatten az uyku COVID-19’u nasıl tetikliyor?
Uyuyan güzel hastalığının belirtileri nelerdir?
Uykuda konuşma ve yürüme neden olur?
Rüyaları unutmak hastalık habercisi olabilir mi?
Anne karnındaki bebek rüya görür mü?
Sağlıklı bir uyku için mindfulness neden önemli?
Yeterince uyumazsanız hangi hastalıklar sizi bulabilir? 
 
Doç. Dr. Nejat Altıntaş uykuya dair merak ettiklerinizi, uzun süredir uykusuzluk kâbusu yaşayanları ve uykusuzluğun en iyi ilacı mindfulness yöntemini Sizi Uyutabilirim kitabında anlatıyor. Hamileler, bebekler, gençler, yetişkinler ve yaşlılar bu kitap sayesinde sağlıklı uykuyla tanışacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93281</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55cbcc75-ebef-4163-843b-fd06a71570b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Portekiz Tarihi</image:title>
            <image:caption>Portekiz tarihinden önce coğrafi ve iklimsel koşulların açıklanmasıyla başlayan Kısa Portekiz Tarihi, İberya Yarımadası’ndaki ilk yerleşimlerin kurulması, Roma kültürünün mirası ve islami fetihler konularına kısaca değindikten sonra Erken Modernite Döneminde Portekiz’in bir imparatorluk gücü olarak yükselmesini tüm ayrıntılarıyla işliyor. 
Black’in 19. yüzyılın krizlerini, Salazar rejiminin karakterini ve 1970’lerden günümüze kültür ve toplumun liberalleşmesini de tartıştığı bu kısa kitap gezginler için önemli ipuçları içermekle beraber aynı zamanda pandemi koşullarında seyahat edemeyenler için de birkaç saatlik mutlu bir kaçış olanağı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93282</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75ea01d4-da83-4bce-ae31-8e3aab086983.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Bir Güne Şarkı</image:title>
            <image:caption>NEBULA EN İYİ ROMAN ÖDÜLÜ KAZANANI
LOCUS EN İYİ İLK ROMAN ÖDÜLÜ ADAYI
ABD’de terör olayları ve ölümcül virüslerin sebep olduğu salgın bir anda patlak verince hükümet sokağa çıkma yasaklarıyla halkı “evde kalmaya” çağırır. Artık insanlar evlerinden sanal gerçekliğe bağlanarak yeni normallerini yaşar. Eğitim, toplantılar, konserler hatta bar buluşmaları bile “ser-âlem” adlı sanal dünyada gerçekleşir.
Luce bir rock gitaristidir ve son halka açık konseri de o verir. Bir süre kendini yeni normale alıştırmaya çalışsa da müzik ağır basar. Yasaklar nedeniyle yeraltı kulüplerinde çok az kişinin bildiği konserler düzenlenmektedir. Rosemary ise bu gizli konserleri veren grupları StageHolo isimli müzik şirketi için keşfetmekle görevlidir. Rosemary ve Luce’un yolları rock ’n’ roll ruhuna sadık bir şekilde kesişecektir.
Yeni Bir Güne Şarkı, hayatı pandemiyle altüst olan bir müzisyenin dünyayı değiştirme hikâyesi.
“Sadece bir kişi bile sesini çıkardığında neler olabileceğini gösteren muhteşem bir roman.” –Kirkus
“En karanlık günlerin ortasında dahi toplumun, müziğin ve hayatın nasıl ayakta kaldığına dair doludizgin ve umut dolu bir eser.” –Kelly Link
“Pinsker müzik, topluluk ve bizi insan yapan şeylerin yeniden keşfi üzerine muazzam bir epik yazmış.” –Charlie Jane Anders
“Bu kitap, her zaman ihtiyaç duyduğumuz o lirik protest şarkının ta kendisi.” –Ken Liu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93283</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e0ff76e-3f28-4e8a-9b96-a6221711cabc.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevki Uygarlığı</image:title>
            <image:caption>“Bilimkurgunun ortaya koyduğu en büyük komedyen.” –J.G. Ballard
“Robert Sheckley, önemli mizah yazarlarından biri.” –Douglas Adams
“EMİNİM Kİ ÇÖKÜŞE GİREN TÜM TOPLUMLAR YANILTICI ŞEKİLDE KENDİLERİNİ KALICI GÖSTERMİŞTİR.”
Elli senelik kariyerine onlarca kitap, yüzlerce öykü sığdıran, bilimkurguya absürdist bir bakış açısıyla yaklaşan Robert Sheckley, bilimkurgunun meşhur mizah yazarlarından biri. Sheckley’nin en başarılı eserlerinden biri olan Mevki Uygarlığı ise iyiliğin hor görüldüğü, suçun kanun sayıldığı etkili bir hiciv.
Ranzasında uyanan adam, kim ve nerede olduğunu bilmiyor. Kapısına gelen korumanın dediğine göre ismi 402. Sandığı gibi bir hastane odasında da değil. Sonradan öğrendiğine göre adı Will Barrent, cinayetten suçlu bulunduğu için Omega gezegenine sürgün edilmiş. Ve Dünya’dan sürülmeden önce, tüm suçlulara yapıldığı gibi hafızası silinmiş.
Suçluların kontrolü altındaki, yeni gelenlerin ortalama hayatta kalma süresinin üç yıl olduğu vahşet dolu ceza gezegeni Omega’da ölmemenin tek yolu ise öldürmekten geçiyor.
Mutlak hukukun hüküm sürdüğü ancak söz konusu kanunların alt sınıflardan gizli tutulduğu, yeni sürgünlerin hayatlarına hiyerarşinin en dibinde başladıkları bu acımasız gezegende tutunmak için Will Barrent’ın da elini kana bulamaktan başka çaresi olmayacak.
Mevki Uygarlığı, kafasını ilerlemeyle bozmuş bir Dünya’nın karanlık yansıması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93284</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce0771b6-b88c-404d-bf63-c259889fcc4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Caz Çağı Öyküleri</image:title>
            <image:caption>“Fitzgerald çok az yazarın sahip olabildiği o niteliği, tarihin içinde yaşama algısını asla kaybetmedi.” –Malcolm Cowley
Ölümünden sonra New York Times tarafından “farkında olduğundan çok daha iyiydi çünkü hem gerçekte hem de edebi anlamda bir nesli icat etmişti…” diye tanımlanan F. Scott Fitzgerald’ın 1922’de yayımlanan ikinci öykü kitabı Caz Çağı Öyküleri’nde yazarın belki de en az Muhteşem Gatsby’si kadar bilinen ve yine en az o eseri kadar Amerika ve dünya edebiyatı üzerine etkisi olan öyküleri bir araya geliyor.
“Son Uçarı Kızlar”, “Fanteziler” ve “Sınıflandırılmamış Başyapıtlar” olarak üç kısma ayrılan Caz Çağı Öyküleri’ndeki on bir öykünün arasında, bir dans çağrısıyla sınıf atlamayı ve aşkı bulmayı hayal eden Jöleli Şeker’le, Ritz-Carlton Oteli kadar büyük bir elmasla, hayata ihtiyar bir adam olarak başlayıp yaşı ilerledikçe gençleşen Benjamin Button’la karşılaşacak, Fitzgerald’ın Princeton’da öğrenciyken kaleme aldığı bir skeç senaryosu ve öyküsünü okuyabilecek, ayrıca yazarın kitaptaki tüm öykülerinin yazılışına dair notlarına danışabilme şansını da bulacaksınız.
Yaşadığı zamanı “tüm savaşların yapıldığı, insana inancın kalmadığı” sözleriyle tanımlayan F. Scott Fitzgerald’ın Caz Çağı Öyküleri, kariyerinin başlarındaki bir yazardan içinde bulunduğu kayıp nesle dair tarihi öneme sahip bir klasik.
Ülker İnce’nin çevirisi ve önsözüyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93285</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b35957c-4b30-4ec9-b026-0c70a5887e01.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Beyin: Mutluluk Nereden ve Nasıl Gelir</image:title>
            <image:caption>Mutluluk nereden geliyor ve neden ona bu kadar çok ihtiyacımız var?
Mutluluk arayışı, insan yaşamının en yaygın ve kalıcı arayışlarından biridir. Bizi bir iş bulmaya, âşık olmaya, terapiye gitmeye, şüpheli saplantılara sahip olmaya ve günün sonunda eve dönmeye iten şey budur. Peki kalıcı mutluluk mümkün mü ya da olmalı mı? Ve bunların beyinle ne ilgisi var?
Aptal Beyin’in yazarı nörobilim uzmanı Dean Burnett, Mutlu Beyin’de bu soruları araştırıyor. Beynin nasıl çalıştığına dair en son araştırmaları ve teorileri, mutluluk yaratmaya dahil olan ve yaşamın farklı alanlarından gelen çok sayıda insana ait görüşlerle birleştirerek modern nörobilimin büyüleyiciliğini gözler önüne seriyor. Mutluluğun gerçekte ne olduğunu, nereden geldiğini ve aşk, cinsellik, dostluk, zenginlik, kahkaha ile başarının beynimize gerçekte ne yaptığını anlamamızı sağlayarak, insan olmanın ne anlama geldiğine dair benzersiz ve eğlenceli bir döküm sunuyor.
&quot;Bu keyifli, motive edici ve ödüllendirici kitabı okumalısınız. Bunun için mutlu olacaksınız.&quot; ―The Guardian
&quot;Burnett&apos;in aşkın nörokimyası ve ona bağlı duygularla ilgili tanımı, kabul edilmeye değer... Bu kitap, beyinde hoş bir tur.&quot; ―Kirkus
&quot;Mutluluk üzerine mevcut araştırmalara genel bir bakış arayan okurlar, bu kitabı keyifli ve aydınlatıcı bulacaklardır.&quot; ―Library Journal
&quot;Büyüleyici… Düşündürücü ve hayli eğlenceli.&quot;
―Daily Ma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93286</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a74004f-da70-40c2-bfe1-7982fff39267.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Halife Üç Cinayet</image:title>
            <image:caption>Fetih olgusunun dayandığı temel muharrik olan cihat ülküsü ve buna bağlı olarak şehit olmak, dört halife de dâhil ashabın temenni ettiği bir şeydi. Kâfirlerle savaşarak şehit olma temennisi dört halife için gerçekleşmemiştir. Hz. Ebû Bekir hastalanarak vefat etmiş; Hz. Ömer, bir Mecusi tarafından şehit edilmiş; Hz. Osman ve Hz. Ali ise kendilerini Müslüman olarak tanımlayan ve İslam ümmeti arasından çıkan kişilerce uğradıkları suikastlarla öldürülmüşlerdir.

Bu çalışmada, dört halifenin vefatları, çeşitli yönleriyle, sebepleri, sonuçları ve etkileriyle ele alınmaya çalışılmıştır. İncelediğimiz dönemde Hz. Ebû Bekir hariç halifelerin hepsinin bir suikast neticesinde vefat etmesi, tarihin sadece iyi örnekler üzerinden anlatılmasının eksik ve yetersiz olduğunu göstermektedir. Kanaatimizce başta ilk halifeler dönemi olmak üzere tarih soğukkanlılıkla, anlaşılarak ve sindirilerek okunmalıdır. Esasında burada anlattığımız, zaaflarıyla ve güçlü yönleriyle insanın tarihidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93287</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8a8be37-a309-42f0-9bd7-519b0ca24bb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan ve Bal</image:title>
            <image:caption>NEREYE GİDERSEN GİT, SENİNLE GELİRİM
Morgane’ın hançerinden kıl payı kurtulduktan sonra kendilerini yapayalnız bulan Lou, Reid, Coco ve Ansel’in saklanacak yerleri kalmamıştı. Kilise, krallık, cadılar – herkes onlara karşıydı. Bu savaşı kazanma şansları tükenmek üzereydi.
NEREDE OLURSAN OL, YANINDA KALIRIM
Ölümcül bir kedi-fare oyununun içine çekilirken müttefiklerini en umulmadık yerlerde aramaları gerekiyordu. En kadim düşmanları olan kan cadılarını ve kurtadamları ikna etmek için çok az zamanları vardı.
İKİMİZ DE YAŞAYACAKSAK, HER ŞEYİ YAPARIM
Lou büyünün tehlikeli sınırlarında gezinirken, Reid kendi gücünü hâlâ ısrarla reddetmeye çalışıyordu. Onları sonsuza dek bağlayan yeminleri, kanla tekrar yazılmak üzereydi.
FAKAT ÖLÜM HEPİMİZİN PEŞİNDE.
“Lou sadece kendi sesini bulmakla kalmıyor, erkeklerin kadınlara olan bakış açısını da tamamen değiştiriyor. İlk kitabı sevenler, her ters köşede Kan ve Bal’a hayran olacak.” —School Library Journal
“Shelby Mahurin, insanı avucunun içine alan cesur bir devam kitabına imza atmış. Kesinlikle en sevdiğim serilerin arasına girdi.” —Adalyn Grace</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93288</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c56648fd-5461-4f15-be7a-73d3c1dcc2c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşman Kardeşler</image:title>
            <image:caption>Reklam ve pazarlama sektörünün yıllık küresel hacmi yaklaşık 2 trilyon dolar. Ve bu dev sektör çok büyük, sarsıcı bir değişim döneminden geçiyor. Dijitalleşme, sosyal medya ve küresel ekonomik krizle birlikte her şey altüst oluyor. 

Ken Auletta Düşman Kardeşler’de var olma mücadelesi veren bir sektörün öyküsünü anlatıyor. Reklam dünyasının en önemli oyuncularının odalarına giriyor, eski toprakların yanı sıra yükselişteki yeni oyuncularla ve güç simsarlarıyla bir araya geliyor. Düşman Kardeşler hem reklam ve pazarlama alanındaki müthiş değişimlerin içyüzünü anlattığı hem de bunun potansiyel sonuçlarını ortaya koyduğu için bu alanla ilgilenen herkesin okuması gereken bir kitap. Auletta, reklamcılık ve pazarlamanın bu olağanüstü dönüşümünü o fırtınanın göbeğindeki insanların hikâyeleriyle birlikte bizlere ulaştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93290</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09fac35d-d1f3-4acd-ab82-6a4f6c720af9.jpg</image:loc>
            <image:title>Atlas Set (2 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Aleksandra Mizielinska Kitap Çocuk ve Gençlik Okul Çağı 6-10 Yaş Domingo Yayınları Atlas Set - Kıtalar -Denizler - Kültürler Arası Yolculuk Rehberi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93291</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f9fe10d-2227-4ecc-9ddc-2cb4446d81de.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumdan Yürek</image:title>
            <image:caption>Kumdan Yürek, 1960’ların Zanzibarı’ndan 1990’ların Londrası’na uzanan yürek parçalayıcı bir sürgün, göç ve ihanet hikâyesi. Anne-babasının geleneksel Zanzibar toplumunda ayrı olmalarına anlam veremeyen Salim, sır ve kâbus dolu bu dünyadan amcası Amir’in yardımıyla uzaklaşıp Londra’ya yerleşir. Ama Londra, umduğu gibi bir cennet olmaktan çok uzaktır. İngiltere’de yaşadıgı acı tecrübelerle olgunlaşan Salim bir yandan da ailesinin büyük ve karanlık sırrını merak etmeyi sürdürür. Zanzibar’ı ziyaretinde babasının ona açıkladığı aile sırrı Salim’i derin bir kedere sürükler. Kumdan Yürek, Shakespeareyen bir sırrın etrafında örülmüş unutulmaz bir roman. “Kumdan Yürek, sınıf, cinsiyet ve askın iktidar iliskilerine bagımlılıgını yürek burkucu bir şekilde gösteren bir şaheser.” Kamıla Shamsıe “Kumdan Yürek, hüzünle zarafetin muazzam bir karışımı.” Suzy Keay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93292</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/930667c7-5bf2-4faa-857c-0e0bd39f671e.jpg</image:loc>
            <image:title>Veganizm</image:title>
            <image:caption>Valéry Giroux ve Renan Larue, veganizmi mercek altına alıyorlar. Vegan felsefesinin ne olduğunu, veganizmin tarihini, günümüzde geldiği noktayı araştırıyorlar. Kimi zaman alay konusu olan, çoğu zamansa sanayicileri ve hayvan sömürüsünden kâr elde edenleri kızdıran veganizmi hayvanlara eziyet etmeme çerçevesinin yanı sıra, doğaya, dünyaya, bizzat insanlara olan faydaları açısından da düşünerek bu felsefeyi daha geniş bir bağlama yerleştiriyorlar. “Görünmez ıstırabı” görünür kılmaya çalışan hayvan hakları savunucularına reva görülen muameleden, veganların kendi içlerinde birbirlerine yönelttikleri eleştirilere, konuyla ilgili devlet politikalarından hayvan hislerine ve insan psikolojisine kadar geniş bir kapsamda konuyu ele alıyorlar. Veganizm, yalnızca bir manifesto değil, hayvanların, insanların ve tüm dünyanın özgürleşmesi için bir çağrı. “Elbette çoğumuz milyarlarca canlıya reva gördüğümüz bu kaderi düşünmemeyi becerebiliyor. Ancak bu gönüllü körleşme haline kendimizi teslim etmek son yıllarda biraz zorlaştı. Zira çok sayıda kitap, makale, belgesel, radyo ve televizyon yayını, sömürdüğümüz hayvanlara uygulanan kötü muameleden bahsediyor. Bu köleleştirmenin temellerini ve meşruiyetini artık yüksek sesle sorgulamaya başlıyoruz. Gittikçe daha çok ve daha ciddi bir şekilde veganizmden konuşuyoruz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93294</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a115f97-9ffe-4197-997f-40259829f249.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Açık Şehir</image:title>
            <image:caption>Kent teorisi modernliği alışılagelmiş şekliyle şehre, belirli öznellik biçimlerinin tarihsel olarak ortaya çıkışına ve kültür, sanat ve mimarideki önemli gelişmelerin yükselişine bağlar. Bu da genellikle on dokuzuncu yüzyılda ve yirminci yüzyılın başlarında Avrupa ve Amerika’nın belli başlı metropollerindeki teknolojik, ekonomik ve toplumsal dönüşümlerin sonucu olarak değerlendirilir. Buna karşılık, modern dönemde Batılı olmayan şehirlere genellikle Batılılaşma ve gelişme merceğinden bakılır. Bu “diğer” şehirlerdeki kentsel modernliği nasıl anlamalıyız? 
 
İstanbul Açık Şehir, İstanbulluların şehirlerini tartışırken, hayal ederken, inşa ederken ve tüketirken kendilerini nasıl tanımladıklarını inceleyerek kültürel yaratıcılığı vurgulamayı amaçlıyor. Yazılı basına ve fotoğraflara, filmlere, mimari miras sergilerine ve tema parkları na odaklanan kitap ortak temsil pratikleri aracılığıyla bu popüler tasvirler arasındaki bağlantıları araştırıyor. Türeli kentsel modernliğe farklı bir bakış açısı öneren kitabı hakkında şunu söylüyor: 
 
“Şehrin geçmişinin çağrıştırılması yoluyla geleceğinin tanımlanması ve tartışılması hakkındadır bu kitap: Geçmişe ait hayal ve imgeler de, geleceğe dair tahayyüller de, esasen bugüne ait yorumlardır, bugünün endişelerine istinaden üretilirler ve bugünü anlamak için kullanılabilirler. Bu varsayımdan hareketle, bu çalışma ‘İstanbul’un hangi geçmiş(ler)i nasıl dolaşıma giriyor ve  yorumlanıyor?’ sorusunu kentin görsel temsilleri üzerinden incelemeyi amaçlıyor.” 
 
Istanbul Açık Şehir, kent araştırmacılarının ve tarihçilerinin, kültür araştırmacılarının, sanat tarihçileri ve antropologların yanı sıra planlamacıların, mimarların ve sanatçıların ilgisini çekecek özelliklere sahip. 
 
YAZAR HAKKINDA: McGill Üniversitesi Peter Guo-hua Fu Mimarlık Okulu’nda doçenttir. 2016’da mekânsal adalet ve mimarlık üzerine olan çalışmalarından dolayı Kanada Araştırma Kürsüsüne seçilmiştir. Yakın zamandaki araştırma alanları arasında düşük gelirli konutlar ve katılımcı tasarım, sivil protesto ve kentsel tasarım tarihi yer almaktadır. Kampüs tarihi üzerindeki çalışmaları Kanada Sosyal ve Beşeri Bilimler Araştırma Konseyi (SSHRC), Toplum ve Kültür Alanında Quebec Araştırma Fonu (FRQSC) ve Kanada İnovasyon Kurumu’ndan destek aldı. Kentin fotoğraf, film, sergi ve müzelerde görselleştirilmesi üzerine çok sayıda yayını bulunmaktadır. İstanbul üzerine yaptığı araştırmalar, Graham Vakfı da dahil olmak üzere çeşitli burs ve fonlarla ödüllendirildi. Yayınları arasında ortak editörlüğünü yaptığı İstanbul Nereye? (Metis, 2011) kitabı bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93295</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be4fdd29-994e-49db-a9fc-4226431e0e6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Herakleitos ile Yaşam ve Felsefe</image:title>
            <image:caption>Her şeyin sürekli bir akışta olduğunu ve değişime uğradığını savunan Yunan filozof Herakleitos, evreni oluşturan ana maddenin ne olduğunu sorgulamış, yaşamın özünde kaos olduğunu ifade etmiştir. Bunun karşılığı olarak da düzenin özü kavramını ortaya atmıştır. Değişmeyen tek şeyin değişimin kendisi olduğu felsefesiyle diğer filozofların çalışmalarına ilham olmuştur. 
 
Bu kitap, Herakleitos&apos;un felsefesinden, sözlerinden, fikirlerinden ilham alınarak yazıldı. Onu anlamak, sözlerini modern çağa göre yorumlamak ve felsefenin hayata dokunan değiştirici gücünü keşfetmek isteyenler için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93296</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b24701f6-207c-4fc4-82c0-4839f32568a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Güven Sizsiniz</image:title>
            <image:caption>GIDA MÜHENDİSİ ERDEM ÖNER GIDA GÜVENLİĞİ HAKKINDA 
MERAK EDİLEN KONULARI SİZLER İÇİN AÇIKLIYOR. 
 
En kaliteli yumurtanın kodunu biliyor musunuz? 
0 mı, 1 mi, 2 mi, 3 mü? 
   Baharatlar ne zaman kâbusa dönüşür? 
 
Zeytinyağındaki hileler neler? 
 
Konserve kavanozlarını ters çevirmek ne kadar doğru? 
 
Sirke, zeytinyağı ve turşu saklamada nelere dikkat edilmeli? 
 
Plastik kaplar nedeniyle tüketiciyi bekleyen tehlikeler neler? 
 
 Çiğ süt ne kadar süre kaynatılmalı? 
 
O şimdi çok moda! Avokado yense mi, yenmese mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93297</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aceab94-14e4-4842-92db-dbf630b40de1.jpg</image:loc>
            <image:title>2040&apos;a Ne Kaldı?</image:title>
            <image:caption>Geleceği bir tarihle ilişkilendirerek ele alan fütürizm konulu ilk kitap! 
 

Geleceğin dünyası nasıl şekillenecek? 
 
 
“Şimdiye kadar Fütürizmi anlatmak için yurtdışı kaynakları tavsiye ediyorduk. Oysa bu kitapla artık biricik ülkemizin de çok değerli 
 bir kaynağı oldu.” 
Ufuk Tarhan 
 
“Bu bilgilerin güncellenerek bir kitaba dönüşmesi tüm fütüristler ve geleceğe kafa yoranlar için bir müjdedir.” 
Birol Güven 
 
“Önemli kararlarımızı niçin gerçeklerle yüzleşmek yerine gelecek senaryolarını baz alarak veremiyoruz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93298</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37cc964a-2deb-4c28-9286-687e19aecd3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Spinoza ile Yaşam ve Felsefe</image:title>
            <image:caption>Evren ve insan hakkında modern görüşleriyle tanınan Hollandalı filozof Spinoza, varlık problemi üzerine çalışmıştır. Eserlerinde, aklı kullanarak insanlığı ulaşabileceği en üst bilgi ve seviyeye ulaştırmayı amaçlamıştır. Spinoza’nın “her şeyi tek bir temelde birleştirmek” düşüncesi 
modern felsefeye çağ atlatmıştır.

Bu kitap, Spinoza’nın felsefesinden, sözlerinden, fikirlerinden ilham alınarak yazıldı. Onu anlamak, sözlerini modern çağa göre yorumlamak ve felsefenin hayata dokunan değiştirici gücünü keşfetmek isteyenler için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93299</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e343f75-bfb4-43a9-9dda-3385e3d1eb6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kudüs&apos;te Gece Dersleri</image:title>
            <image:caption>“Schicksal ne demek biliyor musun?”
Lyuba kelimeye yabancıydı.
“Kader demek.”
Kader. Her şeyin bir nedene bağlı olarak gerçekleşmesi…



1941 yılında, Ukrayna’nın Czernowitz kentinin,  Küçük Kudüs olarak da anılan bölgesinde  İkinci Dünya Savaşı’nın tüm acılarını yaşayan bir Yahudi ailenin on altı yaşındaki genç üyesi Tholdi, sevdiklerinin hayatını kurtarmak için, sırlar ve şantajla dolu tehlikeli bir yol seçer. Ama aşkın ona yaptırabileceklerini hesaba katmamıştır. Linker ailesinin umutları, bir Çingene kızı olan Lyuba sayesinde gerçeğe dönüşür.

Küçük Kudüs’te Gece Dersleri ırkçılığın, aşağılanmanın ve ayrımcılığın insan ruhunda açtığı yaraları ustalıkla irdeleyen 
 bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93300</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f78ea450-b9e0-4e97-bbb2-48d1cc7311fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Gazeteciler 5 - Son Baskı</image:title>
            <image:caption>Yazıyorrrr... Yazıyorrrr...

Süper Gazetecilerin &apos;&apos;Son Baskı&apos;&apos; heyecanını yazıyor!

Çocuk edebiyatında 30. yılını kutlayan Aytül Akal&apos;ın, yayımlandığı günden bu yana 500 bini aşkın okura ulaşan &apos;&apos;Süper Gazeteciler&apos;&apos; serisinin 5. halkası Son Baskı, gündemin ve güncelin nabzını tutuyor, etik değerler hakkında düşündürüyor.

Kendi çabalarıyla hazırlayıp dağıttıkları Süper Gazete ile epeyce ünlenen dört kafadarı bu kez 8. sınıf sıralarında buluşturan yazar, takipçilerini yine karmaşık olaylar zinciriyle baş başa bırakıyor.

İlk gençlik çağındakilerin bireysel ve toplumsal bağlamda yaşadıkları sorunları içtenlikle ele alan roman; başarı takıntılı anne babaların yüksek beklentileri karşısında baskı hisseden öğrencilerin duygu ve düşüncelerine tercüman oluyor.  

Süper Gazeteciler Elif, Evren, Selin, Yener artık 8. sınıftadır ve eğitim hayatlarına yön verecek önemli bir sınavın eşiğindedir. Yoğun ders programı ve çözülmesi gereken testler yetmezmiş gibi bir de Süper Gazete&apos;yi tekrardan çıkarma fikri eklenir günlük koşuşturmalarına. Ergenliğin getirdiği ruhsal dalgalanmalarla mücadele ederken sürpriz sorumluluklar yüklenir omuzlarına. Tabii hiç olmadık anlarda çetrefilli sorunlar da çıkar karşılarına... Elif&apos;in uzaklardan gelen halası, Evren&apos;in evdeki kasada gördüğü test sayfaları, Selin&apos;in çizdiği resimlerin sergiden birer birer kaybolması ve Yener&apos;in annesinin son zamanlarda epeyce tuhaflaşması, dört arkadaşın önündeki geleceği belki de sınavdan çok daha fazla etkilemek üzeredir. Süper Gazeteciler için kolları sıvama vaktidir! Evde onları bekleyen yüzlerce teste inat, önlerinde acilen çözülmeyi bekleyen büyük bir problem yumağı vardır...
 
Geleceklerini şekillendirecek bir yol ayırımından hemen önce, doğruları hep birlikte bulmak adına yeniden tek yürek olan Süper Gazeteciler, &apos;&apos;Son Baskı&apos;&apos;sını yaptıkları Süper Gazete&apos;de öne çıkan haberler üzerine, çocukları düşünmeye ve tartışmaya çağırıyor.  

Yüksek temposu ve hiç dinmeyen aksiyonu ile son 20 yılın en çok okunan ve en çok tavsiye edilen macera serilerinden biri olan &apos;&apos;Süper Gazeteciler&apos;&apos; her kitabında hayata karşı bakış açılarımızı değiştirecek mühim mevzulara temas ediyor, çocuk eliyle dünyaya adalet dağıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>