﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92949</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a75b0218-a1fe-4d49-bca3-d880215fd7f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralasar - 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ve ben bugün biraz daha ölmüştüm fakat hiç ağlamamıştım. O, sırtıma dört kırbaç vurduğunda bile tek bir damla gözyaşı dökmemiştim. Gözlerim doluyor ama gözyaşlarım gözlerimin çukurundan akmıyordu. 
Her darbeyle gözyaşlarım kuruyup kalıyordu. Hayır, ben ağlayamıyordum. Alaz Altuğ Sipahi 
beni bu adamın insafına bıraktığı gece ben ağlamayı bırakmıştım. 
 
* 
 
Damgacının kimliği ortaya çıkmıştır. Ettiği türlü işkenceler sonucunda hayatta 
kalmayı başarabilen Yarasalar artık damgacıdan iki kere alacaklıdır. Ama kaçırılmalarının 
yaralarını sarmaya çalışırken darmadağın olmuşlardır. Peki Sedef, Naz, Kuzey ve Yiğit 
son olanlardan sonra hayatta kalmayı başarabilmiş midir? Alaz Altuğ Sipahi’nin 
hem Yarasalar hem de damgacı için yeni planları vardır. Damgacı artık köşeye 
sıkışmıştır. Ya sonsuza kadar kaçacak ya da ölüme razı olacaktır. Ancak bunun kararını 
verecek olan kendisi değildir. Yüzleşme henüz başlamamıştır ve damgacı, 
yaşayacaklarından haberdar değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92950</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00e97f85-eeff-4e11-b6ec-9d21156ba444.jpg</image:loc>
            <image:title>Geceleyin Bir Mümkün</image:title>
            <image:caption>Geceleyin Bir Mümkün, bu dünyadan ve bu dünyanın çok uzağından bize ulaşan öykülerden oluşmaktadır. Yazar, okuru kahramanlarının kaderine ortak eder ve olayların sarsıcılığıyla kuşatır.
“İnsanın en sevdiği hikâye kendi hikâyesidir” diyen Aynur Dilber, öykülerini kendi hikâyemiz gibi sevdirmeyi başarıyor. Muhit Kitap, yazarın ikinci öykü kitabını okurla buluşturmanın sevincini yaşıyor.
“İnsan kaybede kaybede tamamlanan bir varlıkmış.”
“Hiçbir eşyayı yük etmedim kendime. Kendim yeterdim bana yük olarak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92951</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdc3078d-6ee8-4d54-9d2f-9a17b2876ff1.jpg</image:loc>
            <image:title>Altıncı Koğuş</image:title>
            <image:caption>Buraya kimi kapattıysak burada o bulunur, kimi kapatmadıysak o da serbest gezer; hepsi bu. Benim doktor olup, sizin akıl hastası olmanızın ahlakla ya da mantıkla bir ilgisi yok, sadece basit bir tesadüf. 
Bir kasaba hastanesinde göreve başlayan Doktor Andrey Yefimıç, ilk zamanlarda hastanedeki koşulların düzeltilemeyecek kadar umutsuz olduğunu görüp, var olan koşulların da verdiği memnuniyetsizlikle hastaneye her gün gitmemeye karar verir. Bir gün akıl hastalarının yattığı Altıncı Koğuş’a ziyaretinde, oradaki hastalardan biri olan İvan Dimitriç’in hayata dair derinlikli konuşmaları doktorun ilgisini çeker. Bu sebeple hastaneye daha çok gidip gelmeye, Dimitriç’le sık sık sohbet etmeye başlayan Doktor Yefimıç için bu ziyaretler, kendisini dönüşü olmayan, beklenmedik gelişmelerin içinde bulmasına sebep olacaktır. 
Rusya’da ilk kez 1892 yılında yayımlandığında büyük ses getiren Altıncı Koğuş’un alt metninde, ülkedeki aydınların, halkın sorunlarına ışık tutmakta yetersiz kaldığının eleştirisi yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92952</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5b06854-2ec9-4216-84db-8447ea6c001b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İdam Mahkumunun Son Günü</image:title>
            <image:caption>Buraya yazdıklarım bir gün başkaları için faydalı olabilse, hüküm vermeye hazır yargıcı durdursa, masum ya da suçlu bahtsızları benim mahkûm olduğum ıstıraptan kurtarsa!  
İdam cezasına çarptırıldığını öğrenen bir mahkûm, infazından önce yaşadıklarını ölümsüzleştirebilmek için günlük tutmaya başlar. Bu kısa günlükte hayatının önemli anlarından sahnelere, son günlerinde başından geçenlere, hayata tutunmak için gösterdiği umutsuzca çabalara ve kendisini artık tanıyamayan küçük kızıyla son görüşmelerine de yer verir. Bir yanda halka açık infazları izlemeye gelen coşkulu kalabalığı, öte yanda tıkır tıkır işleyen adalet mekanizmasını infazını bekleyen bir mahkûmun gözünden anlatan bu eser, idam cezasına edebi bir karşı çıkıştır. 
Bir İdam Mahkûmunun Son Günü, Fransız İhtilali’nden kırk yıl sonra, 1829’da ilk kez okurla buluştu. İdam cezasını sert bir dille masaya yatırmasıyla dikkatleri üzerine çeken eser, çok geçmeden dünya klasikleri arasındaki yerini aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92953</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4418a245-8435-46ee-a6a1-8fc3cce33145.jpg</image:loc>
            <image:title>İrade Terbiyesi</image:title>
            <image:caption>İnsanlığa faydalı olacak işler acele ve koşuşturma ile değil, temkinli ve sakin bir çalışmayla vücuda getirilmiştir. Bir insan çok iyi eğitim almış, çeşitli bilgi ve becerilerle donatılmış olabilir. Peki, bütün bunlar verimli ve sistemli bir çalışma olmaksızın ne işe yarar? Şehvet, bencillik ve tembellik gibi güçlü duygu ve dürtülerin kontrolünde, kendini eğlencenin tatlı kollarına bırakan bir genç için gelecek nasıl bir hal alır? Fransız Profesör Jules Payot, dünyada pek çok dile çevrilmiş bu klasik eserinde, tembellik ve isteksizlikten kurtularak içgüdülerin ehlileştirilmesinin ve iradenin eğitilmesinin önemini anlatıyor. Bu sayede yapabileceklerimizin sınırlarını genişletmek için atılması gereken adımları gösteriyor. 
Cemil Meriç’in de disiplinli çalışma hayatını borçlu olduğu bu eser 19. yüzyılda kaleme alındı. Kişisel gelişim türünün ilk örneklerinden biri olan İrade Terbiyesi, gücünü ve güncelliğini ilk günkü gibi koruyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92954</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f7a4015-4ab6-41bc-9bcd-b30bf891bb6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Buradaydın</image:title>
            <image:caption>Altı ölümcül cesaret. 
Beş benzersiz ses. 
Unutulmaz bir hikâye. 
Jake korkusuz bir gençti. Terk edilmiş, virane binalar üzerinde akrobatik hareketler yapmak ise tek tutkusuydu. Cesareti ve gözü pekliği onu herkesten ayıran en önemli özelliği olsa da, talihsiz bir kazada bu onun sonunu getirdi.  
Jaycee için abisinin ölümüyle baş edebilmek hiç kolay olmadı; Jake’in gittiği izbe yerlerde hatırasına ait izler bulmaya çalışmak onu abisine yaklaştıran eylemlerden sadece biriydi. Nihayet haritada işaretlenmiş noktalarda bir keşif yolculuğuna çıkmak istediğinde bir grup arkadaşı onu yalnız bırakmadı. Bunlar; Jake’in ölümünden sonra görüşmediği eski en iyi arkadaşı Natalie, kalbi kırık şair Bishop, tembel Zach ve hiç konuşmadığı halde Jaycee’ye meydan okuyan, içinde hiç ummadığı duyguları harekete geçiren abisinin yakın arkadaşı Mik’ti…  
Sen Buradaydın, sizi bir akıl hastanesinin yıkıntılarından dünyanın en büyük eğlence parkını da içeren şehrin farklı yerlerindeki viranelerine götürecek unutulmaz bir kalp kırıklığı, dönüşüm ve dostluk hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92955</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba757a8d-ceb2-4647-bb04-4f715ca01306.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinemasal 04 &quot;Melodram&quot;</image:title>
            <image:caption>Oğuz Adanır
Melodramın Sırrı Üzerine Notlar
Dilek Tunalı
Moral Okült ve Melodram Sinemasında Aşk’ın Haller “Hollywood ile Yeşilçam Arasında Sınırlı Bir Karşılaştırma”
Thomas Schatz
Aile Melodramı
Fredrik Gustafsson
Bu Toprak Benimdir (This Earth is Mine, 1959) ve Melodram
Serpil Kırel
Kültürel Bir Üretim Olarak Yeşilçam Melodram Filmlerindeki Gözyaşlarının İzlerini Sürmek
Tunç Yıldırım &amp; Fehime Elem Yıldırım
Metin Erksan’ın Acı Hayat’ı Üzerine: Yeşilçam Melodramından ‘Gösterişli Melodrama’ Şiirsel, Toplumsal ve Gerçekçi Bir Geçiş mi?
Savaş Arslan
Melodram, Dizi ve Kaliteli Diziler: Türk Televizyon Tarihine Kısa Bir Bakış
M. Talha Altınkaya
Bizi Hatırla (2018) Filmi Bağlamında Melodram Bilincinin Yeniden Üretimi
Sinem Evren Yüksel
7. Koğuştaki Mucize’de Babalık Krizi ve Adalet Arayışı
Murat Akser
Şehirde Kadın ve Ahlâkçılık: Yeşilçam Melodramı ve Parodisi
Vedat Oyan
Rainer Werner Fassbinder Sinemasında Melodramın Dönüşümü: Ali: Korku Ruhu Kemirir Film Örneği
Ali Ufuk
“Madam Bovary’ye Chabrol ve Barthes’tan Bakmak”, Melodramatik Bir Karşılaştırma
Burak Bakır
Kim Ki-Duk’un Pieta Filmi Üzerine
Korhan Topcu
Anders Thomas Jensen Sinemasında Melankolik Komedi
Nick Browne
Çin Melodramının Politik Ekonomisi: Toplum ve Öznellik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92956</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb3e8427-78c3-4901-9bb2-426e38d0d043.jpg</image:loc>
            <image:title>Annelik</image:title>
            <image:caption>Ah! Gayet açık! 
Senin rahmin var, sen doğurursun, sen yaparsın, sen... 
Sen kadınsın, sen annesin! 
Burada anlaşılmayacak bir şey yok!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92957</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62ae6160-4d1f-40ca-b43b-7b33c1eab5bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Mükemmel Hatalarım</image:title>
            <image:caption>Dicle Keskinoğlu’ndan özgün, özgür ve kendin olmaya dair, 
düşündüren ve güldüren bir hikâye... 
 
Sürpriz, düzenli ve disiplinli annesiyle ablasından farklı olarak onların “hata” diye adlandırdığı şeyleri sıkça yapan bir çocuktu. İstediği zaman istediği gibi giyinmek, gönlünce oynayıp üzerini kirletmek, duygularını özgürce, açıkça yaşamak gibi özellikleri vardı. 
Bir gün okulda, daha önce kitaplarda gördüklerine hiç benzemeyen bir maymunla karşılaştı. Onun düzensiz benekli görüntüsü ve kıvırcık tüyleri Sürpriz’e birini hatırlatıyordu: kendisini. Maymun Ütüsüz’le geçirdiği zamanlar bu küçük kızda unutulmaz hatıralar yaratacak ve yaşanan olaylar benzersiz ikiliyi birbirine daha da sıkı bağlayacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92958</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/839484e8-2d57-42ee-a3ed-387ff80739a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorların Şarkısı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>T-Rex&apos;in mırıldandığı şarkıyı duyuyor musunuz?
 
Tarih öncesi yaşama melodik bir pencereden bakan Dinozorların Şarkısı; ilk örnekleri gün ışığından uzak derin denizlerde görülen, zamanla karaya ve hatta havaya uzanıp neredeyse bütün yerküreye hükmeden dinozorların evrimi hakkında hem eğlenceli hem de bilgilendirici bir anlatı sunuyor.

Yirmiden fazla dinozor türünü sayfalarına taşıyarak her birini kendi habitatı içinde ele alan kitap, yalnızca güçlülerin hayatta kalabileceği bir dünya düzeni üzerine düşündürüyor.

Türlerin devamlılığını miniklerin kolayca anlayabileceği bir dille aktaran Dinozorların Şarkısı, fosil bilime ilgi uyandırıyor, evrimleşerek gittikçe küçülen ve günümüze kadar ulaşmayı başaran dinozor türevi diğer hayvanları araştırmaya heveslendiriyor. Plateosaurus, stegosaurus, ankylosaurus, tyrannosaurus ve daha niceleri... Dinozorlar âleminden yükselen neşeli bir şarkı yeri göğü inletiyor! Çarpışıp, dövüşüp, koşturup; milyonlarca yıl sürecek bir egemenliği müjdeliyor.   Geriye sonsuza dek sürecek, “sarsıcı” bir destan bırakıyor... Gelmiş geçmiş en ürkütücü hayvan türü olarak anılan dinozorlara ve hüküm sürdükleri koca bir çağa dair akılda kalıcı detaylar paylaşan Dinozorların Şarkısı, en küçüğü on metreden büyük olan bu yırtıcı yaratıkların yaşam şekilleriyle ilgili ilginç bilgiler aktarıyor.   Asırlara sığmayan bir dönemi, kulakların pasını silecek bir şarkı eşliğinde anlatan eser; ritmik dili, etkileyici resimleri ve ciltli baskısıyla her çocuğun kütüphanesinde bulunması gereken, olmazsa olmaz kitaplardan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92959</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf352f8a-f2bb-475f-9337-53a47a504f22.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankara’nın Kördüğümü Sakarya</image:title>
            <image:caption>Sakarya Meydan Muharebesi’nin yaşandığı topraklarda uzun yıllardır bizzat araştırmalar yapan, 22 gün süren savaşın gün gün haritalandırılmasını sağlayan Kadim Koç, çalışmalarının tüm sonuçlarını bu kitapta topladı. Bu değerli eseri Sakarya Meydan Muharebesi’nin 100. yıldönümünde okurlarımıza sunuyoruz. 
Sakarya Meydan Muharebesi, Osmanlı’nın son dönemindeki sürekli gerileyişimizin durdurulduğu bir destandır ve bu özelliğiyle yakın tarihimizin en önemli savaşıdır. Bu savaş; Türk İstiklal Savaşı’nın genel zayiatı içerisinde şehitlerin %35’i, yaralıların %43,68’ni kapsamaktadır. Bu kitap; isimlerini mezar taşlarına yazamadığımız şehitlerimizin ve sahne arkasında kalan kahramanların o destansı günlerde yaşadıklarını anlatmaktadır. Belgeler, haritalar, krokiler, resimlerle zenginleştirilen içeriğiyle her zaman başvurulacak bir kaynak kitap niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92960</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a977bc97-5949-4a1e-9cea-9880c7111bdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzgunların Kumpası</image:title>
            <image:caption>Yaratıklar, büyü ve fantastik dünyalar Akbabaların Ağıdı’nın devam romanının sayfalarında kesişmeyi sürdürüyor. Sıradışı kahramanımız Nettie Lonesome, gölgelerin ardına gizlenen düşmanı alt etmek zorunda. Bunu yaparken ise kendi ruhunun gölgelerine ışık tutmaktan vazgeçmeyecek ve benliğinin derinliklerinde bir keşfe çıkıp adeta yeniden doğacak. Dünya göründüğünden farklı; Nettie de öyle. 
 
Çağdaş fantastik edebiyatın nevi şahsına münhasır serilerinden biri olan Gölge serisinin ikinci kitabı Kuzgunların Kumpası’nda “dönüşüm” kaldığı yerden devam ediyor, özgürlük arayışı sürüyor. 
 
“Farklı dünyalar, tuhaf büyüler, eşsiz karakterler görmek için fantastik kurgu okuyanlardansanız, bu kitabı okumak boynunuzun borcu.” 
-Patrick Rothfuss 
&quot;Tek kelimeyle harikulade.&quot; 
-Rachel Caine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92961</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f28575e8-6b98-416f-bee6-5689e6ebc6f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarımı Kestiler</image:title>
            <image:caption>Babaları genç yaşta ölen, altısı erkek üçü kız, dokuz kardeşli bir aile. Erkeklerin hepsi bir dönem başta Almanya’da olmak üzere Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde çalışmış bu ailenin hallerinin “okumuş” yeğenlerinin gözünden anlatımı Rüzgârımı Kestiler. Birbiriyle doğru düzgün geçinemeyen kardeşlerin memleket ziyaretlerinde yaşadıklarının renkli hikâyesi. 
Gazeteci İlhan Taşcı, Rüzgârımı Kestiler’de sulugöz taşra tuzağına düşmeden taşranın, gurbetin, memleket özleminin, kalabalık ailenin, aşkın, gidenlerin ve geride kalanların hikâyesini yazıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92962</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b43ffef-07e5-4f77-9304-3d0304d0515e.jpg</image:loc>
            <image:title>Franz Liszt’in İstanbullu Öğrencisi Faik Bey Franz Della Sudda ve Yakın Ailesi</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılın sonlarına doğru, hakkında “üstün yetenekli Türk”, “piyano virtüözleri arasında esen en yeni fırtına”, “büyük Türk piyanist”, “çağımızın en zarif ve parlak piyanisti”, “önemli bir yetenek”, “büyük virtüöz”, “hassasiyeti, ince zevki ve zarafeti ile dikkat çekiyor”, “piyanonun harika ustaları arasına yer aldığını ispatlayan üstün nitelikleri gözler önüne serdi” gibi övgü dolu sözler edilmiş; 15 Haziran 1895’te Londra’daki Princes Hall’da ilk kez sahneye çıktığında icrası “İstanbullu piyanist tartışma götürmez bir başarıya ulaştı”, “Pırıl pırıl ve mükemmel icrası ile hayranlarının gönlünü fethetti” şeklinde yorumlanan, piyano için yaptığı besteleri hakkında “çok etkili ve müziksel değeri oldukça yüksek”, “gerçek bir sanat anlayışını yansıtıyor” gibi yorumlar yapılmış bir İstanbullu piyanist vardır. 
Weimar’da büyük üstat Franz Liszt’in üç seneden fazla öğrencisi olmuş, onun şerefine dillerden düşmeyen bir ziyafet vermiş, 1882’de Wagner’in son operası Parsifal’in prömiyerinde Bayreuth’ta Richard Wagner’le kadeh tokuşturmuş bu Türk piyanist, İstanbullu ünlü eczacı aile Della Suddalardan Faik Bey Franz Della Sudda’ydı (1859-1940). 
Franz Liszt’in İstanbullu Öğrencisi Faik Bey Franz Della Sudda ve Yakın Ailesi adlı kitabında Ömer Eğecioğlu, sadece bir müzisyenin değil, İstanbullu bir ailenin hikâyesini belgelerle ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92963</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d34b66c-12e9-4946-ab6d-81c9d096696b.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya Federasyonu Ve Avrupa Birliği İle İlişkileri /1990-1999)</image:title>
            <image:caption>...Rusya’nın yaşadığı büyük değişim sonrası ekonomisinde ve uluslararası ilişkilerinde izlenen politikalar, etkileri ve sonuçları temel konu olarak alınmıştır. Ayrıca, Rusya’nın Avrupa için önemi, ilişkilerin zaman içinde gösterdiği değişim ve gelişmeler incelenerek söz konusu dönemde Rusya Federasyonu’nun durumunun belirlenmesi amaçlanmıştır. 
II. Dünya Savaşı’nın yıkımı üzerinde başlayan Soğuk Savaş süreci ve nükleer savaş tehlikesi, yarım yüzyıl boyunca dünya için özellikle de Avrupa için bir kâbus olmuştur. Dış dünya ile ilişkisi son derece sınırlı olan SSCB’nin dağılması sonrası bu tehdidin azaldığı, savaşın acılarından uzak, barış içinde yaşamak idealine yaklaşıldığı düşünülmüştür. 
1998 yılına gelindiğinde Rusya’nın içine düştüğü ekonomik kriz, Rusya’nın dünya için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır. Rusya için “batmak için çok tehlikeli” kavramı kullanılmıştır. Nükleer silah deposu olan Rusya’nın finansal problemler yüzünden iç karışıklıklara itilmesi ve yeni bir tehdit oluşturması Batı’nın en büyük korkularından...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92964</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac8e9e2f-7677-4d0a-b5b7-ced8534420ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Turna ve Gayda</image:title>
            <image:caption>Edebiyatımızın önemli isimlerinden Berat Demirci’nin kitabı, Turna ve Gayda ismiyle Muhit Kitap’tan çıktı. Unutulmaya yüz tutmuş değerlerimizi kendine has üslubu ve terimleriyle anlatan yazar okura yeni şeyler öğrenmenin sözünü veriyor. Bir mahalle oyunundan bahsederek başlayan kitap; at ve köpeklerin özelliklerinden, çeyiz geleneğinin önemli unsurlarına; iğde mevsiminden, tren istasyonlarına kadar zengin bir içeriğe uzanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92965</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c644ac5-f61d-4645-a04a-615f8cb53a23.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömer’in Çocukluğu (Kısaltılmış Klasikler)</image:title>
            <image:caption>Yaklaşık 130 yıl önce çocuk olmak nasıl bir histi acaba? İstanbul’un medreseleri, cumbalı evleri, eski taşlardan sokakları, camileri ve çeşmeleri arasından yürüyerek büyümek… 
Bu kısa ama içi dopdolu anı kitabıyla sekiz yaşındaki bir çocuğun gözünden Osmanlı’nın gündelik hayatına bakacak; çocukluğun oyunlarını, korkularını, sevinçlerini, yakınlarını kaybetmenin hüznünü, doğa ve hayvan sevgisini göreceksiniz. 
Muallim Naci, çarpıcı sadelikte ve akıcılıkta yazmış olduğu Ömer’in Çocukluğu ile her yaştan okurun evine çocukluğuyla misafir oluyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92966</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4affa52e-dd79-48b8-b6a9-155cd4c5701a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Başkan</image:title>
            <image:caption>NEW YORK TIMES, USA TODAY, WALL STREET JOURNAL ÇOKSATANI 
 
“Köpekbalıkları dört bir yanı kuşatmıştı, kan kokusunu alan burun delikleri açılıp kapanıyordu.” 
 
Amerika, daha önce eşi benzeri görülmemiş bir tehlikeyle karşı karşıya. Dünyanın kaderini değiştirebilecek bir saldırının eşiğinde olan Amerikan siyasi erkinin en tepesindeki, kısa bir süre önce eşini kaybeden Başkan Duncan ise şüphelerin odağında. Belirsizlik ve korkunun hızla yayıldığı ülkede dedikodular süratle artıyor: Bir siber terör saldırısı mı gerçekleşecek? Başkanlık makamına yakın isimlerden biri düşmana bilgi mi sızdırıyor? Ortadan kaybolan Başkan Duncan ölüm döşeğinde mi yoksa tam anlamıyla bir ruhsal çöküş mü yaşıyor? 
 
Amerika’nın yaptıkları ve yapmadıklarıyla tartışmalı başkanlarından Bill Clinton ile kitapları onlarca dile çevrilen James Patterson’dan Kayıp Başkan, her hamlesiyle milyonlarca insanın kaderine karar vermesi gereken ve rakipleri tarafından etrafı sarılmış birinin, kişisel hayatının en zor döneminde ülkesini kurtarmaya çalıştığı üç günü anlatıyor.  
 
Sadece başkanlık görevini yerine getirenlerin yaşayacağı tecrübelere ve bilgilere hâkim bir isim ile tecrübeli bir yazarın elinden çıkabilecek Kayıp Başkan krizin eşiğindeki dünyamızda bıçak sırtı bir serüven. 
 
“İktidar ve siyasetin saklı koridorlarında, karşı konulamaz, nefes kesici bir yolculuk.” –Michael Connelly 
 
“İddialı ve çılgınca ilgi çekici.” –New York Times Book Review 
 
“Olay örgüsü kusursuz… Üslubu tam kıvamında.” –Sunday Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92967</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66b50c66-4c8d-40d2-b5cd-77f936715cd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeka Denen Şey</image:title>
            <image:caption>Bunların hepsi, zekânın işi! 
 
Beynimiz hâlâ oldukça gizemli… Ancak kesin olan bir şey var: 
Zekâ denen şey binbir çeşit! 
 
Zekâ, tamamen hafıza ya da mantıkla ilgili değildir… 
 
Peki, zekâ kalıtsal mıdır? Zenginler daha mı zeki olurlar? 
Yapay zekâ denen şey de ne? 
Bir zekâ küpü olan Albert Einstein, okul yıllarında pek de 
parlak bir öğrenci değil miydi gerçekten de? 
 
Bu kitap sizi, zekâ denen sonsuz evreni 
keşfetmeye davet ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92968</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6edcbdb-8267-4f49-82c2-3fcb5b80c6e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl ve Tutku</image:title>
            <image:caption>“Jane Austen’ı sekiz yaşınızda okuduğunuzda toplumsal ayrıntıları anlamayabilirsiniz ama o titiz lisan ve hassasiyete doyarsınız, önemli olan da budur.” –Lauren Groff 
 
Jane Austen’ın ilk romanı Akıl ve Tutku, 1811’de yazarın ismini taşımayan bir kapakla, “bir hanımefendi tarafından” imzasıyla yayımlanmıştı. Austen ilk taslağında bir dizi mektup olarak kaleme alıp daha sonra nihai biçimine karar vererek tekrar yazdığı, en bilinen eserlerinden olan bu romanında 1700’lü yılların değer yargılarının gölgesindeki evliliğin, sosyal statünün, gerçek aşkın tabiatına dair, belki de asla eskimeyecek bir hikâye anlatıyor. 
 
Marianne Dashwood duygularını saklamayan biridir, kız kardeşi Elinor ise toplumsal kurallara karşı daha dikkatlidir. Dashwood’lar, eşini kaybeden anneleriyle beraber, büyüdükleri yerden taşınıp daha mütevazı bir yere, uzak akrabaları John Middleton’ın sahibi olduğu bir mülke taşınırlar. Marianne, kız kardeşinin uyarılarına rağmen Middleton’a âşık olur. Elinor’un sevdiği erkek ise bir başkasıyla evlenecektir. Kız kardeşlerden birinin uçarılığı, diğerinin ise metanetli mizacı ikisinin de mutlu bir hayata ulaşmasına yetmeyecektir. İki kadının da kalpleri ve mantıklarının ötesinde bir başka yol bulması gerekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92969</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60e320d2-5b23-46da-839d-1f985cde9b6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozadan Çıkmak</image:title>
            <image:caption>“Engelli bir çocuğun yaşam mücadelesinde, ailenin saf sevgiyle üstlendiği müthiş bir tevekkül örneği. Kitap, okuyanlara ilham vermekle kalmayıp böyle bir durumda olan  herkese umut olacak. Bir insanın sadece bedenden oluşmadığını, çok özel ve güçlü ruhsal bir varlık olduğuna dair güçlü yaşanmışlıklara tanık olacaksınız.” 
─Mert GÜLER - Yazar, Meditatif Yaşam Koçu 
 
“Uzun süredir böyle içime işleyen ve beni derinden etkileyen bir kitaba denk gelmemiştim. Bana bir kez daha kendi matematiğimle yaratıcının matematiğinin farklı olduğunu hatırlattın. Nasıl özel bir insan ve annesin sen Beyza Bulut, yaşadıkların ve mücadelen hepimize ilham verecek.” 
─Işıl Evrim Akgün - Yazar, Psikolog 
 
“Engellerin üzerine sevgiden köprü kurup sevdiklerinin ellerinden sımsıkı tutmuş bir annenin hayata güzel bakış açısını ve tüm ailelere örnek olabilecek mücadelesini anlattığı bu kitapta öğreneceğiniz, sizi yenileyecek çok şey var. 
Kozadan çıkmak sizin de kabuğunuzu kırıp sevgiyle dünyanızı sarmanızı sağlayacak. ” 
─Nazan Sultan Altun - Fizyoterapist 
 
“Bu kitapta küçücük bir ipekböceğinin yaşama ısrarla, inatla tutunma mücadelesine tanıklık ederken bir yandan da gencecik iki ebeveynin aşk, umut ve mutluluk dolu hayatına kulak veriyoruz. Gücünü sevgiden alan bu ailemiz, birçok engelli çocuk ve anne babalarının yaşadığı şaşkınlık karşısında dimdik durup, tüm olumsuzluklara ve zorluklara rağmen hiç düşünmeden amansız mücadele ve fedakârlıklarına devam ediyorlar. 
─Bahçelievler Empati Özel Eğitim Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92970</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37e2e427-8e91-468f-b521-7e299e48db78.jpg</image:loc>
            <image:title>Calder’ın Umudu</image:title>
            <image:caption>Eğer gerekirse senin için tanrılarla savaşırım 
 
Modern dünyanın göbeğinde elektriğin, tesisatın ve diğer gelişmiş sistemlerin olmadığı bir yer vardı. Hayallere, ifade özgürlüğüne, umuda izin vermeyen bir yer 
 
 Orada, bir tanrının vücuduna ve bir savaşçının kalbine sahip bir genç yaşıyordu. Calder güçlü, sadık ve onuruna düşkün olsa da, kendisinden beklenenin ötesinde şeyleri hayal etmeye cüret etmişti. 
 
Sonra bir gün, meleklerinki gibi bir yüze ve çelikten bir cesarete sahip bir kız çıkageldi. Herkesin gözünde o, itaatkârlığın vücut bulmuş hâliydi. Fakat aslında Eden’ın kalbinde bundan fazlası yatıyordu. 
 
Bağlı oldukları tarikatın lideri Hector’ın inanışına göre yakında bir tufan kopacak, insanlık yeryüzünden silinecek ve sadece gerçek inananlar cennete kavuşabilecekti. Cennet Bahçeleri’ne ulaşabilmelerinin ilk şartı, Eden’ın görevlerini yerine getirmesiydi. Ancak kaderin farklı planları vardı. Calder ve Eden’ın aralarındaki saf duygular zamanla aşka döndüğünde, sarsılmaz inançlarını sorgulamak ve yenilmez sandıkları güçlere kafa tutmak zorunda kalacaklardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92971</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d9f07ae-e133-4859-be52-f1540956981c.jpg</image:loc>
            <image:title>Liste (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>&quot;Yılın kurgusu.&quot;

―Eoin Colfer, çok satan Artemis Fowl serisinin yazarı
 
Fahrenheit 451 ve Seçilmiş Kişi genç okurlar için bir araya geliyor!
Sen artık kelime ustasısın. Meydan okumaya hazır mısın?
 
Ark şehri, Dünya’daki son güvenli yerdir. İnsanların hayatta kalması için Ark’taki herkes 500 kelimeyle sınırlı Listeye göre konuşmak zorundadır. Letta dışında herkes...
Kelime ustasının çırağı Letta, var olan bütün kelimeleri yazıp okuyabilme ayrıcalığına sahiptir. Özgürlük, müzik ve ananas gibi yasaklanmış kelimeler ona hiç bilmediği bir dünyayı anlatır.
Ustası bir gün ortadan kaybolunca Ark’ın yöneticileri Letta’ya yeni Kelime Ustası olduğunu söyleyerek ondan Listedeki kelimeleri azaltmasını isterler. Daha sonra Letta, yasaklanan tüm kelimeleri bilen bir gençle tanışır. Letta sonuçları tehlikeli olabilecek bir seçimle karşı karşıya kalır; ya hiçbir şey yapmadan durup dilin yavaşça yok olmasını seyredecektir ya da özgürlüğe, belki de sürgüne giden yolda bir yabancıyı takip edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92972</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa789edd-000f-4efc-abc2-e700bd16276b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türküler Bizi Söyler Şarkılar Bizi Özler</image:title>
            <image:caption>Yazarlık çalışmalarımda; bilimci, mantıkçı, toplumcu, toplumsal faydacı davranmaya ve evrensel geçerliliği olmasını arzu ettiğimiz öngörülerle yola çıktım. Bu uğurda okumalar, izlemeler, tespitler ve gözlemler yaptım. Edindiğimiz bilgi ve birikimleri farklı ifade sanatları ile kitaplaştırarak tüm insanlığın istifadesine sundum. Bu anlatımlarım kâğıda; deneme, özdeyiş, şiir, öykü, roman, inceleme yazıları olarak yansıdı. Bu sosyal üretim serüvenimize “sanat” dünyamızdan da bir şeyler katmaz isek, bir tuğlamız eksik kalacaktı. Multidisipliner bilimsel bir anlayışla; insanın beden, ruh ve beynine hitap edeceksek, bu çeşitlilikte, müzik ve sanat da yer almalıydı. 2004 yılında, 2 cilt olarak yayınlamış olduğum, “Türküler Bizi Söyler” adlı kitabıma, Şarkılar bölümü de ekleyerek, bir “müzik harmanı” oluşturmayı amaçladım. Zamanla ikinci cildini de hazırlayabilirim. 


Her eserin üzerine eklediğimiz karekodu ile; internete bağlı olan telefonunuzdaki kamera veya QR Kod programına okutarak ilgili eseri video olarak da izleyebileceksiniz. 
Kitabın tamamını okuduğunuzda; neşe, hüzün, tefekkür ikliminde dolaşacak, gönlünüzün ve zihin dünyanızın akordunu yeniden ayarlamış olacaksınız. 

Öncelikle türküleri/şarkıları bizlere sevdiren, gönlümüzün bam teline dokunan; söz yazarlarına (kaynak kişilere), bestekârlara, eserleri yorumlayan sanatçılara, ozanlara, şairlere, bu sanatta emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ve saygılar sunarım. 
Tüm eserlerin telif hakları altında yazan kaynak kişilere aittir. 

 Bu kitabı hazırlamaktaki amacımız, cep kitapçıklarıyla, müzik kültürünü yaşatmak, türkü/şarkı dostlarına faydalı olmak ve yeni sanat dostları kazanmaktır. 
 Türkü/şarkı sözleri hazırlanırken, yazılı kaynaklar, repertuar, antoloji, Kaset, CD, Radyo-TV’lerde yayınlanan müzik programlarından da istifade edilmiştir. Buna rağmen kaynak kişi, yöre ve sözlerde noksanlık ve yanlışlıklar olabilir. Bu durum da bizden kaynaklanmamaktadır. 

Melodilerde her insan; derdine, düşüncesine, inancına, hayattan beklentisine göre bir mesaj bulabilir. Mümkün olduğunca her yöreden her türden türkü/şarkı sözlerini 
seçerek güzel bir harmanlama yapmaya çalıştık. 

Bir de kitaplarda sıkışıp kalmış, unutulmak üzere olan mânâ yüklü türkülerden de kitabımıza ekledik. 

Günümüzde insanlar ayrı ayrı fânuslarda adeta yalnız yaşamaktadırlar. Arslanlar da gücüne güvenir yalnız yaşar ama yalnız ölerek dünyadan göçerler. 

Türküler/şarkılar bize; birlik, beraberlik, inanç, sevgi, âşk, hüzün, umut, cesaret dolu, duygulu mesajlar sunmaktadır. Herkes ihtiyacına ve kültürüne göre alması gerekeni alacaktır. Yeni cilt ve baskılarda değerlendirilmek üzere önerilerinizi bekliyoruz. 

Bu eserle ayrıca bilim, kültür, düşünce ve teknoloji dünyamızı, bir sanat molası ile taçlandırmak istiyoruz. 

Öncelikli misyonumuz; yıkılan sevgi kalesinin onarılmasına, kirlenen muhabbet pınarının arındırılmasına, bir nebze olsun katkı sağlamak. Sanata saygı ve vefamız, umarım toplumsal bir mayaya dönüşür. 

Bilim, kitap, sanat, müzik ve sevgiyle kalın. 

Hoşça kalın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92973</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fa843f0-d365-4e54-9d69-b7ab2fe4787f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilal ve Zambak</image:title>
            <image:caption>Hilal ve Zambak; Keşifler, Rönesans ve Reform ile birlikte dönüşmeye başlayan Kara Avrupası’nın ve kendini gücünün zirvesinde hisseden Osmanlı&apos;nın oluşturduğu siyasal iklimde; aile ve yurtlarından kopartılan biri Arnavut devşirmesi, diğeri Türk Kölemeni iki çocuğun yeni yurt ve yaşamlarında sivrilerek orduda yükselmelerini, Süleyman ve François ittifakının samimiyetinin tartışıldığı bir ortamda hafiye olarak görevlendirildiklerinde yollarının İspanyol Engizisyonu zindanlarında kesişmesini anlatıyor. Megamorfoz Üçlemesi kimlik ve kader kavramlarını, aşkı, intikamı, savaşı, çaresizliği ve büyük değişimleri irdeliyor. 
... “Limon sarısı kesme taş kilise, naos ve yan neflerin mermer zeminine demir kapının altı ayak üzerindeki saydam gül pencereden süzülen gün ışığı sayesinde gayet aydınlıktı. Üç adam uzunluğundaki çift kanatlı ağır kapının hemen üstündeki Aziz Dominik heykeli, takva sahibi Hıristiyanları tevazu içerisinde gülümseyerek içeri buyur ediyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92974</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/901f2b3b-6003-4dae-9daa-bb869780edbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kök</image:title>
            <image:caption>Serüven on yıl sonra Konstantiniyye’de devam ediyor. Elena’yı iyileştirmek için Piri Reis haritasının rehberliğinde dünyayı dolaşan kafadarlar insanlığın kökenini ararken Guatemala’dan, İngiltere’ye, Mısır’dan Anadolu’ya kadar savruluyor. 
... “Doğruldu masanın öbür ucuna geçip, tüy kalemini mürekkebe son kez daldırdı. Fazla mürekkebin hokkaya damlamasını sabırla bekledi. Haritada Kolomb’un ülkesi olarak anılan ama Kolomb’un hiç ayak basmadığı topraklara şunları yazdı; “Bu haritayı Kemal Reis’in erkek kardeşinin oğlu olarak tanınan Hacı Mehmet oğlu Piri Reis 1513 yılının Mart ve Nisan aylarında Gelibolu’da çizmiştir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92975</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71291798-e4ed-48ec-a791-276e6040e046.jpg</image:loc>
            <image:title>Farazya</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllardır dillendirilemeyen bir hayal gerçek oluyor. Arslan ve Andrea önderliğinde Cezayir’de kurulan Korsan Cumhuriyeti herkese hürriyet vaat ederken Muhteşem Süleyman’ın kılıcı tepelerinde sallanıyor. 
... “Hacı Reis; Renegadoların lideri… Portekiz doğumlu bu çam yarması Kudüs’e hacı olmaya giderken esir düşmüş, Müslümanlığı seçip korsanlara katılmıştı. Bir değirmen taşını andıran kıllı şişkin göbeği yüzünden önü kapanamayan kolsuz bir yelek giyiyordu. Yensiz yeleğinden fırlayan kolları göbeğiyle tezat, hayli kaslıydı. Kendi eseri olan dövmeleri neredeyse tüm vücudunu kaplıyordu. Alnının tam ortasındaki hilal dövmesi ise ustalık eseriydi. Ara sıra sarkmış kulak memelerinde dans eden iki altın halka küpe ile oynuyordu. Koyu teninin üstünde parlayan kır pala bıyığını iki yanvdan örmüş, uçlarına mavi nazar boncukları tutturmuştu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92976</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e47da09-5401-4ef9-8407-13f94cc2648e.jpg</image:loc>
            <image:title>Seraph of the End / Kıyamet Meleği 16</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir virüs dünyaya yayıldı ve 13 yaşın üzerindeki herkesin ölümüne neden oldu. Vampirler karanlık köşelerinden çıktılar ve hayatta kalan çocukları yer altının karanlığına mahkûm ettiler. Bu çocuklardan biri olan Yuiçiro vampirlerin elinden kurtulmayı başardı ve Japon İmparatorluğunun vampirlerle savaşan Ay Şeytanları Bölüğüne katıldı. Tek istediği intikam almaktı ve şimdi en ön saflarda vampirlerle savaşıyor. 
Ferid ve Krul Tepeş’i Ky Luc ve vampirlerin elinden kurtarmak için verilen savaş tüm hararetiyle devam ediyor ve zafer kazanmak da hiç kolay olmayacak. Vampirlerin beşinci sıradaki atası olan Ky Luc’u yenilgiye uğratmak ancak muazzam bir koordinasyon ve takım çalışmasıyla mümkün olabilir. Neyse ki Şinoa ve Guren’in bu zorlu görevi başarmak için bir planı var ve vampiri alt etmek için Yuiçiro’nun içindeki meleği kullanmayı düşünüyorlar. Ama acaba Yuiçiro, kendini Ky Luc’u yenmelerini mümkün kılacak bir süre boyunca kontrol etmeyi başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92978</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe3534ef-473a-431d-b3d4-b75d9a0a1626.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Elinizde</image:title>
            <image:caption>Mutluluk, sizin isteyip de elde edebileceğiniz bir duygudur. İnsan, mutlu olmayı arzu ediyorsa bunun için girişimlerde bulunmalıdır. Rastlantısal olarak mutlu olmak da mümkündür ama planlı bir biçimde mutlu olmak, mutluluk duygusunu her zaman yaşamak için insanlara olanak tanır.

Bu kitapta okurlara, mutluluğu tesadüflerle elde etmeyi beklememeleri, mutluluğu elde etmek için birtakım çabalar içinde olmaları önerilmiştir. Bazen kolay bazen de zor bir biçimde yakalanan bu duyguyu elde etmek isteyenler hiç şüphesiz mutluluğu ellerinde tuttuklarını fark edeceklerdir. Umuyoruz ki bu kitap, mutluluk arayışında neşeli bir yol arkadaşı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92979</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f695cda-fe38-4b93-8e1a-6cd7bf8d6a3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gösterge Ekonomi Politiği Hakkında Bir Eleştiri</image:title>
            <image:caption>Gösterge ekonomi politiğinin eleştirisini yapan kuramcı sayısı yok denilecek kadar azdır. Veblen ve Goblot kültürel sınıf çözümlemesinin önünü açan çok önemli isimlerdir. Bu çözümleme “diyalektik materyalizmin” yapmış olduğu üretim güçleriyle ilgili çözümlemenin ötesine geçerek gösterişe yönelik bir değerler mantığından söz etmektedir. Bu mantığa göre egemen sınıf toplum üstünde kurduğu ve kodlar aracılığıyla sürdürdüğü hâkimiyeti devam ettirebilmek amacıyla, değerleri “tözsel açıdan değişikliğe” uğratmış ve böylelikle ekonomik düzende devrimler yaparak, toplumsal ilişkilerde değişikliğe yol açılmasını engellemiştir.
Ekonomik düzende belirleyici olan, birikim ya da artı-değerin elde edilme biçimidir. Kültürel göstergeler düzeninde belirleyici olansa harcama, yani yaşamın her alanına egemen olan koda boyun eğip töz değişikliğine uğrayarak gösterge/değer biçimini alan ekonomik değişim değeridir. Egemen sınıflar (ilkel ve geleneksel toplumlar) egemenliklerini ya her zaman gösterge/değerler üstüne oturtmuş ya da (kapitalist burjuva düzeninde olduğu gibi) sahip oldukları bu ekonomik ayrıcalığı göstergeler aracılığıyla sergileyerek onlara bir aşkınlık, bir kutsallık kazandırmaya çalışmışlardır. Egemenliğin en kusursuz aşaması bu sonuncusudur. Çünkü sınıf mantığının yerini alan bu mantık, üretim araçlarının mülkiyetiyle değil, anlam üretiminin denetimiyle ilgili olup maddi üretimden çok farklı bir üretim biçiminin varlığını zorunlu kılmaktadır; zaten Marksist çözümlemenin içinden çıkamadığı nokta da budur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92980</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/698ab85d-a72f-4862-bcd7-61a3ce5bbc2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Kalbinizde</image:title>
            <image:caption>Mutluluk, sizin isteyip de elde edebileceğiniz bir duygudur. İnsan, mutlu olmayı arzu ediyorsa bunun için girişimlerde bulunmalıdır. Rastlantısal olarak mutlu olmak da mümkündür ama planlı bir biçimde mutlu olmak, mutluluk duygusunu her zaman yaşamak için insanlara olanak tanır.
Bu kitapta okurlara, mutluluğu tesadüflerle elde etmeyi beklememeleri, mutluluğu elde etmek için birtakım çabalar içinde olmaları önerilmiştir. Bazen kolay bazen de zor bir biçimde yakalanan bu duyguyu elde etmek isteyenler, hiç şüphesiz mutluluğu kalplerinde bulacaklardır. Umuyoruz ki bu kitap, mutluluk arayışında neşeli bir yol arkadaşı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92981</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dcbca73-8193-4ac8-bc27-066e60f8594e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Zihninizde</image:title>
            <image:caption>Mutluluk, sizin isteyip de elde edebileceğiniz bir duygudur. İnsan, mutlu olmayı arzu ediyorsa bunun için girişimlerde bulunmalıdır. Rastlantısal olarak mutlu olmak da mümkündür ama planlı bir biçimde mutlu olmak, mutluluk duygusunu her zaman yaşamak için insanlara olanak tanır.

Bu kitapta okurlara, mutluluğu tesadüflerle elde etmeyi beklememeleri, mutluluğu elde etmek için birtakım çabalar içinde olmaları önerilmiştir. Bazen kolay bazen de zor bir biçimde yakalanan bu duyguyu elde etmek isteyenler, hiç şüphesiz mutluluğu zihinlerinde bulacaklardır. Umuyoruz ki bu kitap, mutluluk arayışında neşeli bir yol arkadaşı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92982</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb6cb750-24d5-4832-afcf-145c63c78d22.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş ve Barış</image:title>
            <image:caption>“Eğer herkes sadece kendi inanışları için savaşsaydı, savaş olmazdı...”
Benim cesur askerlerime ve gittiğiniz her yerdeki sadık halkıma deyiniz ki hiç askerim kalmadığı anda sevgili soylularımın ve iyi kalpli köylülerimin başına bizzat kendim geçer ve imparatorluğu son kaynağına kadar harcarım. Eğer atalarımın tahtında hanedanımın oturmaması alnımıza yazılmışsa, o zaman, elimdeki bütün imkanlar bittikten sonra, sevgili vatandaşlarıma yüz karası olacak bir barış imzalamaktansa, sakalımı uzatır ve en yoksul köylülerim gibi patates yiyerek yaşarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92983</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b232026-2a3f-43ee-b298-66cd3bb3010f.jpg</image:loc>
            <image:title>Susturulmuşlar</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde her gün onlarca kadın katledilmekte, yüzlerce kadın sözlü ya da fiziksel tacize uğramaktadır. Bu kadınların kimisi susarak kaderine razı gelmekte kimisi de SUSTURULMUŞ kimseler olarak hayatlarına devam etmektedir. Peki, bizler şiddete, tacize, tecavüze uğramış kadınlarımız için bugüne kadar neler yaptık? Yalnızca üzülmekle mi yetindik, yoksa yaşadıkları korkunç hadiselerde utanması gereken tarafın karşı taraf olduğunu ifade ederek, suçluların cezasını bulmasına yardım mı ettik?

Değerli okurlar, benim bu kitabı yazmaktaki amacım mağdur olmuş ve olmaya devam eden kadınlarımıza, arkalarında olduğumu hissettirmektir. Onlara elimden geldiğince destek olup, hayatlarına bir nebze de olsun yardım eliyle dokunabilmektir. Sizlere naklettiğim bu hikâyeler belki de her gün selam verdiğiniz, gülen yüzüne aldanıp dertsiz sandığınız kadınlarımızın hikâyesidir. Unutmayalım, bu insanlık dışı suçlara sessiz kalıp birlik olmazsak, bir gün aynı şey bizim de başımıza gelebilir. SUSTURULMUŞLAR’dan olmamanız temennisi ile...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92984</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ba50547-3b9e-4245-bd3d-c3d5b0e0ada3.jpg</image:loc>
            <image:title>Viraha</image:title>
            <image:caption>Hayat öyledir işte, olmasını en çok istediğimiz şey ile sınanırız çoğu zaman.
Bir yanda mahalle kültürünün hâkim olduğu bir İstanbul semti ve birlikte büyüyen dört genç kız.
Bir ellerinde çay, diğerinde çekirdek...
Sabahlara kadar süren gece sohbetleri ve sımsıcak dostlukların gölgesinde dayanışma ile geçen gençlik yılları…
Bir çiçek gibi narin ve zarif olan Zehra ile entelektüel bir kişilik olan fakülte hocası Yusuf’un entrika dolu hikâyesidir anlatılan.
Kan bağının,  can bağına erişemediği bu günlerde örselenmiş duyguların sebep olduğu travmalardan bahsedecek size onların hikâyesi.
Kardeşin kardeşe kurduğu tuzaklara,
Hırsına yenik düşen insanların hazin sonuna şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92985</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e4e56f3-791d-47af-8220-c03f9377fc17.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygular Aklımızı Çeler mi? - Çocuklar İçin Felsefe</image:title>
            <image:caption>Felsefe kulübü öğrencileri safsataları, yani bir düşünceyi ortaya koyarken ya da anlamaya çalışırken yapılan mantık hatalarını ele alıyor. Duygu, akıl, gibi kavramlar üzerine konuşarak; tehdit etmek, acındırmak ya da övmek birer ikna yöntemi olabilir mi, duygularımızı tanıyıp düzenleyebilir miyiz gibi sorulara cevap arıyor.
Bugün odada bir gerginlik var. Zeynep ve Melis bir konuda anlaşamıyorlar.
Konuşmalarından anladığım kadarıyla Zeynep hafta sonu Melis’in onlara gelmesini istiyor. Melis ise başka bir arkadaşıyla planı olduğunu ve gelemeyeceğini söylüyor. Zeynep ısrarlı, bir türlü durumu kabul etmiyor ve, “Gelmezsen sana küserim,” diyor. Melis de ona, “Beni sevseydin böyle söylemezdin,” diye karşılık veriyor.
Felsefe eğitmeni Dr. Özge Özdemir kitaplarını, 9-12 yaş arası çocuklarla yürüttüğü “Çocuklar için Felsefe” atölyelerindeki tartışmalardan yola çıkarak kaleme alıyor. Her kitapta altı arkadaş, felsefe öğretmenleri eşliğinde düşünüyor, tartışıyor. Kitaplarda yer alan Ezgi Platin’in harf-çizimleri ise kavramlara eğlenceli bir yorum getiriyor.
4., 5. ve 6. Sınıflar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92986</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d8eb927-3aac-4c43-84c6-5fa03f30198c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözler Can Acıtır mı? - Çocuklar İçin Felsefe</image:title>
            <image:caption>Felsefe kulübü öğrencileri safsataları, yani bir düşünceyi ortaya koyarken ya da anlamaya çalışırken yapılan mantık hatalarını ele alıyor. Sözlü saldırı, hakaret, büyüklük göstermek gibi kavramlar üzerine konuşarak; sözlü saldırıya uğradığımızda nasıl karşılık veririz, haklıyken haksız duruma nasıl düşeriz, büyümekle olgunlaşmak aynı şey mi gibi sorulara cevap arıyor.
İpek Hanım sınıfa girer girmez hep bir ağızdan, “Yarışmaaa!” diyerek üzerine atıldık.
İpek Hanım: Demek haber size ulaştı. Evet, uluslararası bir yarışma var. Gördüğüm kadarıyla sizler de katılmaya isteklisiniz. Ne güzel!
Deniz: İstekliyiz ama bir o kadar da gerginiz. Ne yapacağız, nasıl hazırlanacağız, konu nedir?
İpek Hanım: Yarışmanın konusu saldırı safsataları. İki kişi bir konuyu tartışırken, tartıştıkları konudan uzaklaşıp birbirlerinin kişiliğini tartışma konusu yaparlar ya, ondan bahsediyorum.
Felsefe eğitmeni Dr. Özge Özdemir kitaplarını, 9-12 yaş arası çocuklarla yürüttüğü “Çocuklar için Felsefe” atölyelerindeki tartışmalardan yola çıkarak kaleme alıyor. Her kitapta altı arkadaş, felsefe öğretmenleri eşliğinde düşünüyor, tartışıyor. Kitaplarda yer alan Ezgi Platin’in harf-çizimleri ise kavramlara eğlenceli bir yorum getiriyor.
4., 5. ve 6. Sınıflar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92988</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27a624e0-283d-471d-9675-80b0cdf31ccc.jpg</image:loc>
            <image:title>Musa Kardeşler - Bilimin Üç Kardeşi</image:title>
            <image:caption>Muhammed, Ahmed ve Hasan tarihte Musa Kardeşler olarak bilinen üç kardeş. Birileri üç kardeşin yaptığı icatları sihir zannetse de onların yaptığı şey, karşılaştıkları sorunları bilimi kullanarak çözmektir. Bu kitapta, yaşadıkları hayatı kolaylaştıran pek çok mekanik alet icat eden Musa Kardeşlerin eğlenceli hikâyesini okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92989</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8518976d-e261-44f0-88af-6ed3841abdc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk-ı Memnu</image:title>
            <image:caption>Kalplerimizde bazı illetler vardır ki, vücudun tamamıyla dokularına nüfuz etmedikten sonra keşfolunamayan gizli hastalıklara mahsus bir nüfuz hıyanetiyle kendisini göstermeden, tahriplerini haber vermeden derunî bir yangın dumansızlığıyla yanar, yanar. Bu bir ateştir ki mahiyetini bilmeyiz, vücudundan haber almayız; o yavaş yavaş vazifesinden emin, devam eder. Nihayet bir gün birdenbire bir hiç, bir dakikacık bir vukuf gösterir ki kalbimizde bir yangın var. Nedir? Nereden doğmuştur? Bu yangın nasıl serseri bir rüzgârın kanatlarıyla düşerek orasını tutuşturmuştur? Bilmeyiz. 
Adnan Bey, ellili yaşlarında, iki çocuk babası, varlıklı bir İstanbul beyefendisidir. “Melih Bey takımı” olarak tanınan ailenin küçük kızı Bihter’e talip ol ur. Bihter, çocuklarıyla yarış hâlinde olan annesi Firdevs Hanım’a inat, kendinden yaşça büyük bu adamla evlenmeyi kabul eder. Ancak hiçbir zaman aşkı ve sevgiyi tatmamış olan genç kadın, kendisine büyük refah sağlayan bu evlilikte de mutluluğu bulamaz. Hayatındaki eksikliği, Adnan Bey’in çapkın yeğeni Behlül’le yaşadığı yasak aşk ile gidermeye çalışınca, aileyi felakete sürükleyen olaylar vuku bulur. 
Halit Ziya Uşaklıgil’in usta kaleminden Aşk-ı Memnu, sadeleştirilmiş Türkçe versiyonu ile 
sizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92990</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff7eef8b-175c-4c7e-bb31-bd302fe017c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül</image:title>
            <image:caption>Eylül! Öyle bir ay ki, geçen her güzel günü için ona minnettar olmak gerekir. Eylül, mutsuzluk ve özlem ayıdır, içine birkaç günlük kış hücumundan acı düştüğü için, insan o güzel havaların, devamlı yazın artık geçtiğini anlayıp üzülür, özlem çeker. 
Suad ve Süreyya, bağ evinde sıkıcı bir hayat süren evli bir çifttir. Süreyya’nın şikâyetlerine daha fazla dayanamayan Suad, Boğaziçi’nde bir villa kiralamak için babasından para ister. Çift, kiraladıkları villada Süreyya’nın ailesinden uzak, mutlu bir hayat sürmeye başlarlar. Suad’a büyük hayranlık besleyen arkadaşları Necib de zaman zaman onlarda kalmakta, sandal gezilerinde onlara eşlik etmektedir. Fakat Necib’in duyduğu hayranlık, zamanla içine atmak zorun da kaldığı büyük bir aşka dönüşünce, eylül ayı da acı ve ayrılık ayına dönüşecektir. 
Mehmet Rauf’un başarılı psikolojik tahlilleriyle kaleme aldığı Eylül, Türk edebiyatındaki “ilk psikolojik roman” olma özelliğiyle büyük önem taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92991</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2b8621a-09d0-4a96-8b0a-58f7969ef0d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Külüstür</image:title>
            <image:caption>Yeni Zelanda çocuk edebiyatının sevilen yazarı Joy Cowley’den, sadece çocuklar için değil; gençler, anne babalar ve eğitimciler için de etkileyici bir roman. Cowley, bu kitapta modern yaşama alışmış iki kardeşin, ıssız doğada geçirdikleri bir yaz tatiline ortak ediyor bizleri. Günümüz çocuklarının her geçen gün uzaklaştığı doğal yaşam ve aile bağları gibi pek çok önemli konuyu ustaca işlerken, eğlenceli diliyle, okuru kuşak farklılığı, hoşgörü, kardeşlik ve kırsal yaşam gibi temaları düşünmeye davet ediyor. William ve Melissa, yaz tatillerini bir tatil köyünde geçirmeyi planlar. Ancak beklenmedik bir değişiklik olur. Anne babaları iki kardeşin tatilini elektriksiz, cep telefonsuz ve tabii internetsiz bir dağ kulübesinde geçireceklerini açıklar. Üstelik iki huysuz ihtiyarla birlikte. Bu ‘ilkel’ tatil hem kendi sınırlarını keşfetmelerine, hem de büyükanne ve büyükbabalarıyla yakınlaşmalarına yol açar. Ancak beklenmedik gelişmeler tatillerini iyice sıradışı bir hale getirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92992</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b80d27bf-c946-483e-ada2-5d44a8e8b5ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Macera - Hayretix Ormanlarda</image:title>
            <image:caption>Merhaba Arkadaşlar, 
Ben Hayretix. Birlikte öyle sıra dışı bir macera yaşayacağız ki! 
Yer yerinden oynayacak. 
Biliyor musunuz? 
Ormanda gizemli hayaletler bulunuyor. Bunun yanında yürüyen orkideler, dev çiçekler, tepetaklak ağaçlar ve daha neler neler! 
Ormanların sıra dışı canlılarından yaprak kuyruklu şeytan geko, korunmak için inanılmaz numaralar yapıyor. Vücudunu düzleştirip gölge oluşumunu önlüyor, kuyruğunu bırakıyor veya korkutucu sesler çıkarıyor. 
Sumatra’nın yağmur ormanlarındaki Ceset Çiçeği, ölmüş hayvanın çürümüş eti gibi kokuyor. Muhteşem görünen bu kocaman çiçek, 3 metre boyuyla dünyanın en uzun çiçeği oluyor. 
2030 tonluk bir generalle tanışmış mıydınız hiç? Üstelik boyu da 85 metre! Gelin, kendisi ormanda bizleri bekliyor. 
İşte ormanlar, böyle birbirinden ilginç olaylara sahne oluyor. Her geçen gün, yepyeni sırlarını fısıldıyorlar bizlere. 
Seslerini duyuyor musunuz? 
MUHTEŞEM ORMANLARIN HARİKA HAZİNELERİNİ KEŞFETMEYE NE DERSİNİZ? ÖYLEYSE HAYDİ, YOLLARA DÜŞÜYORUUUUZ...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92993</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9b10d41-6d4a-4f2f-9dec-3a67828fe2f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Macera - Hayretix Kutuplarda</image:title>
            <image:caption>Merhaba Arkadaşlar, 
Ben Hayretix. Birlikte öyle sıra dışı bir macera yaşayacağız ki! 
Yer yerinden oynayacak. 
Biliyor musunuz? 
Ormanda gizemli hayaletler bulunuyor. Bunun yanında yürüyen orkideler, dev çiçekler, tepetaklak ağaçlar ve daha neler neler! 
Ormanların sıra dışı canlılarından yaprak kuyruklu şeytan geko, korunmak için inanılmaz numaralar yapıyor. Vücudunu düzleştirip gölge oluşumunu önlüyor, kuyruğunu bırakıyor veya korkutucu sesler çıkarıyor. 
Sumatra’nın yağmur ormanlarındaki Ceset Çiçeği, ölmüş hayvanın çürümüş eti gibi kokuyor. Muhteşem görünen bu kocaman çiçek, 3 metre boyuyla dünyanın en uzun çiçeği oluyor. 
2030 tonluk bir generalle tanışmış mıydınız hiç? Üstelik boyu da 85 metre! Gelin, kendisi ormanda bizleri bekliyor. 
İşte ormanlar, böyle birbirinden ilginç olaylara sahne oluyor. Her geçen gün, yepyeni sırlarını fısıldıyorlar bizlere. 
Seslerini duyuyor musunuz? 
MUHTEŞEM ORMANLARIN HARİKA HAZİNELERİNİ KEŞFETMEYE NE DERSİNİZ? ÖYLEYSE HAYDİ, YOLLARA DÜŞÜYORUUUUZ...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92994</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e5989f7-9509-4ae8-b642-083bb3626494.jpg</image:loc>
            <image:title>Dürüstlük Çağı</image:title>
            <image:caption>Size bir haberimiz var: Artık gerçeği çarpıtmak onu saklamanız için yeterli değil. Neyin yeterli olduğunu anlamak için elinizde tuttuğunuz kitabın kapağını açmanız gerek. Dürüstlük Çağı işi iletişim olan herkesin başucu kitabı olacak.
Dünya değişiyor; iletişim ve halkla ilişkiler de öyle. Büyük hikâyeleri olan büyük bir şirket olmak için önünüzde sıkı bir parkur var ve siz artık kısa mesafe değil, maraton koşacaksınız. Dünyanın bir numaralı halkla ilişkiler blogunun yarattığı bu kitap PR&apos;a harcanan paranın karşılığını nasıl alacağını anlamak isteyen iletişimciler için yazıldı. Kafanızı karıştıran sorular mı var?
SEO uyumlu içerik oluşturmak, siyah ve beyaz şapkalar, içerik kazıyıcılar, webinerlar, bloggerlar, trollerle baş etmek, skandallar, kriz anlarında itibar yönetimi, markanızın hikâyesini yaratmak, yeni basın bülteni yazma teknikleri, mailing sistemi, yeni medyada basınla ilişkiler ve dijital dünyada var olmanın yolları…
Kafanızdaki tüm soruları sırayla ve sakince cevaplayan Dürüstlük Çağı ilk mottosunu sunuyor: manipülasyon, naylon skandallar ve hileli rekabet dönemi kapanıyor. Bundan sonra markanızı ayakta tutmanın yolu trollerden, yalandan ve sansasyondan uzak durup hikâyenizle var olmaktan geçiyor. Şimdi elinizdeki kitabı yavaşça kucaklayın ve kendiniz olun. Halkla İlişkilerde bir dönem kapanıyor, Dürüstlük Çağı başlıyor.,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92995</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77550b4e-202e-4b3b-ae93-73d49a2e4d21.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dünyamız 184 / Eylül - Ekim 2021</image:title>
            <image:caption>“Sanat Dünyamız”  dergisinin 184. sayısı çıktı! 
Sanat Dünyamız dergisinin 184. sayısı yayımlandı. Dergi, bu sayısında sezonun öne çıkan sergilerinden sanat tarihinin gizli kalmış kısımlarına, popüler kültür tarihinden eleştiri yazılarına, sanatın farklı yönlerini güçlü yazılarla ele alıyor. Derginin Ajanda bölümü ise iki yeni çizimiyle birlikte Taner Ceylan’ın önerilerine emanet. 
Derginin kapağında Arter’de 16 Eylül’den itibaren sergilenecek ve Candeğer Furtun’un 60 yıllık sanat yaşamını gözler önüne serecek retrospektif sergisi yer alıyor. Gencay Altay retrospektif sergi üzerine yazısında sanatçının yaşamını ve eserlerini inceliyor. Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki “Tanzimat’tan Cumhuriyet’e: Ressam Hocaların Ressam Öğrencileri” sergisi üzerine Sezen Ünlüönen’in kaleme aldığı bir eleştiri yazısı, Volkan Aslan’ın “Sağlıcakla Kal” sergisi üzerine Elif Kamışlı’nın denemesi, 3. Autostrada Bienali üzerine Çelenk Bafra’nın bir yazısı okurları bekliyor. 
Eylül ayında kişisel sergileriyle izleyiciyle buluşmaya hazırlanan Ahmet Öğüt, Dorian Sarı, Selçuk Demirel’in ve Pera Müzesi’nde “Yüzleşme” sergisinin küratörlüğünü üstlenen Marcus Graf’ın söyleşileri de dergide yer buluyor. Beyrut’ta 2016’dan bu yana faaliyet gösteren sanat merkezi Dar El-Nimer’in eş direktörleri Lama Koubrously ve Maha Kobeissy ise Ebru Esra Satıcı’ya verdikleri söyleşide ‘sanatın hayatta kalma yolları’nı anlatıyor. 
 İlker Hepkaner yakın tarihten ‘gazinolar’ı ve eğlence kültürünün değişimini değerlendirdiği yazısıyla dergide. Derya Sayın ise Yapı Kredi Müzesi Sikke Koleksiyonu’ndan seçtiği parçalar üzerinden kadınların mitolojide ve Antik dönemdeki temsillerini sorguluyor. 
Sanatçı Huo Rf her sayı iki sanatçının bir kavram üzerine söyleşisine yer verdiği Hisler / Karşılaşmalar / Kesişmeler söyleşi serisinin dördüncüsünde Neslihan Başer ve Handan Börtüçene’yi sessizlik kavramıyla buluşturuyor. Şehri bir performans alanına çeviren Remote Istanbul üzerine Şükran Çakmak’ın izlenim yazısı ise derginin +İz bölümünde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92996</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5695b2ec-e116-44e7-9c55-59f0bf9f200a.jpg</image:loc>
            <image:title>Blacksad 2.Cilt - Arktik Irk</image:title>
            <image:caption>Blacksad dünyada ilk kez yayımlandığı 2000 yılından beri pek çok dilde yayımlandı ve ülkemizde de ilgi gördü. YKY tarafından ciltli baskıları ilk kez 2011 yılında yayımlanan bu kült polisiye dizi karton kapaklı yeni baskılarıyla yeniden raflarda yerini alıyor. 
Şehrin ileri gelenlerinden Oldsmill bir beyaz kaplandır, polis şefi Karup ise bir kutup ayısıdır. Kendileri gibi beyaz kürklü diğer hayvanlarla birlikte Beyaz Anglo-Sakson Protestan topluluğunun bir parçasıdırlar ve kara saksağandan, kızıl tilkiye, tekir kediden kahverengi marala, kürkü lekesiz olmayan bütün diğer hayvanları hor görürler. Özel dedektif Blacksad ise bu nahoş ve gergin ortamda ortadan kaybolan bir çocuğun izini sürmektedir. John bu kördüğümü çözmek için gerektiğinde pençelerini kullanmaktan çekinmeyecektir. 
Juan Díaz Canales ve Juanjo Guarnido’nun yarattığı bu müthiş çizgi roman serisi 2013’te iki dalda Eisner Ödülü kazandı ve Angoulême En İyi İllüstrasyon Ödülü de dahil olmak üzere pek çok ödül aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92997</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee7138b6-35f7-42c1-985a-7d99daf3133b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayağı Burkulan Kırkayak</image:title>
            <image:caption>Büyük Orman’da yaşayan beş iyi arkadaş vardı: Yıldız Benekli Minik Zürafa, Kırkayak Kırmızıayak, Küçük Koyu Yeşil Kurbağa, Sivri Kulaklı Kara Yarasa ve Kirpi Mirpi. 
Ayağı burkulan ve sargıya alınan Kırkayak’ı mutlu etmek için bütün arkadaşları seferber olmuştu, ama Kırkayak bir türlü mutlu olmuyordu! Kısa Boylu Zürafa, Kirpi Mirpi’nin Kaybolduğu Gün, Uykusu Kaçan Yarasa’dan sonra Ayağı Burkulan Kırkayak ile devam eden seri Yasemin Temizarabacı Yıldırmaz’ın hikâyesiyle Ece Zeber’in resimlerini buluşturuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92999</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1eb3940f-c2ed-4db3-a46d-93ff86756b08.jpg</image:loc>
            <image:title>Paralı Asker</image:title>
            <image:caption>İlk hatam bu oldu. Sahteci olmak, her şeyi başkalarından almak ve kendinden hiçbir şey vermemek demektir.
Hikâye bir polisiye gibi başlar: Sahte tablo ustası Gaspard Winckler, Paris’in eteklerinde bir stüdyodadır. Ellerinde finansörü Anatole Madera’nın kanı vardır. Cinayetin sebebiyse, Antonello da Messina’nın 1475 tarihli, kitaba adını veren Paralı Asker tablosudur. Gaspard Winckler, bu tablonun bir sahtesini yaparken Louvre’daki aslına taş çıkartacak bir ustalık sergilemiştir. Peki Winckler neden bu mesleği seçmiş, bu portreye kattığı ustalıkta ne fark etmiştir? Madera’yı öldürmeyi neden bir bağımsızlık eylemi olarak görmüştür?

Paralı Asker, Georges Perec’in 1960 yılında tamamladığı ilk kitabıydı. Yayıncılar tarafından reddedildikten sonra yıllarca çekmecede kalan bu kitap, Perec’in ölümünden otuz yıl sonra belgeleri arasında keşfedildi. Paralı Asker, Perec’in oyuncu kalemine yakışır bir şekilde yazarın ilk ve son romanı.
Perec’in yarattığı evrene yüzlerce iplikle bağlı olsa da, yazdığı başka hiçbir şeye benzemez.

DavId Bellos</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93000</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf18678a-f39c-468f-aa81-f30ce03ddeed.jpg</image:loc>
            <image:title>Harikalar Odası</image:title>
            <image:caption>Her yapıt bir başka yapıtın aynasıdır.
Zengin koleksiyoner Hermann Raffke’nin özel koleksiyonundan oluşan sergi, öngörülenin aksine, sanat dünyasında olay yaratır: İnsanlar dört bir yandan apar topar bu sergiyi görmeye koşar. Durum izdihama varınca, içeriye sınırlı sayıda ziyaretçi almaya başlanır. Fakat serginin sonlanmasına bir hafta kala işler iyice karışır, gün boyu bekleyip içeri giremediği için çileden çıkan bir ziyaretçi içeri dalar ve olan olur.
Harikalar Odası, Perec’in harika tasvirlerinin alaycı üslubuyla birleştiği, hikâye içinde hikâyelerinin tablo içinde tablolarla tamamlandığı kurmaca bir sahtecilik öyküsü.
Dünyanın en benzersiz edebî kişiliklerinden biri.
Italo Calvino</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93001</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6baeed87-23e6-4122-8a62-c8734b9d4573.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimcinin Pusulası - Yaşam ve Mücadele Anıları</image:title>
            <image:caption>Ekrem Altun, Devrimcinin Pusulası / Yaşam ve Mücadele Anıları’nda 1970’li yıllardan günümüze uzanan süreçte anlam kazanan kişisel ve bir o kadar da toplumsal süreçten izler aktarıyor.
Kitap kişisel anıların, yaşanmışlıkların, sıkıntıların, inişlerin çıkışların, coşku dolu anların olduğu kadar Türkiye yakın tarihinin de özetini içeriyor.

Tüm anlattıkları içinde Altun’u özel kılan boyut ise örgütlü yaşamdan hiç vazgeçmemesi, Halkın Sesi dergisi ve Türkiye İşçi Köylü Partisi’nden Vatan Partisi’ne uzanan kesitte “Aydınlıkçı” olma iradesinde hiçbir zayıflama göstermemesi.
Ailesiyle, akrabalarıyla, iş ortaklarıyla ve yoldaşlarıyla ilişkilerini büyük bir açık sözlülük içinde ve samimiyetle yansıtırken yaşam sevincinin ve mücadele enerjisinin anahtarını da hep elinde tutuyor Altun.
“Ne zaman bir çıkmaza girsem veya umutsuzluğa düşsem, partim, yoldaşlarım yanımda olurdu. Onlardan aldığım moral ve cesaretle ayakta durabiliyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93002</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fbd06ac-fb7d-4cb5-acfe-addc449295df.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuyu-Kunlar - Bir Türk Kabilesinin Göç Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Türkolog ve tarihçi Dr. Adalet Ergenekon’un ilk basımı 1978’de, üçüncü basımı Nisan 2021’de gerçekleşen romanı Tuyu-Kunlar bu kez Seldağ Özalp’le birlikte yazılmış tiyatro oyunu olarak okurlarla buluşuyor.
İki perdelik tarihsel drama Tuyu-Kunlar / Bir Türk Kabilesinin Göç Öyküsü, atalarımızın devletleşme sürecindeki bir yol ayrımına tarihsel ve sanatsal açıdan odaklanan, “devlet ana”nın doğum sancılarına yoğunlaşan, Türklerin İslamiyet öncesi yaşamına ve doğayla ilişkilerine bakan heyecan verici bir tiyatro eseri.
Ergenekon ve Özalp, Türk tarihinin “geçitlerinden” birini, yalın ve akıcı anlatımla, okurun kendisini bir “ön-seyirci” olarak hissedeceği bir yapı kurarak sahneye taşıyorlar.
Tuyu-Kunlar / Bir Türk Kabilesinin Göç Öyküsü, yalnızca tiyatro profesyonellerinin değil herkesin büyük heyecan duyarak okuyacağı, olayları ve karakterleri zihninde kolayca canlandırıp izleyeceği iki bin yıllık bir dünyaya giriş davetiyesi niteliğinde.
Türkolog ve tarihçi Dr. Adalet Ergenekon’un ilk basımı 1978’de, üçüncü basımıNisan 2021’de gerçekleşen romanı Tuyu-Kunlar bu kez Seldağ Özalp’le birlikte yazılmış tiyatro oyunu olarak okurlarla buluşuyor.
 
İki perdelik tarihsel drama Tuyu-Kunlar / Bir Türk Kabilesinin Göç Öyküsü, atalarımızın devletleşme sürecindeki bir yol ayrımına tarihsel ve sanatsal açıdan odaklanan, “devlet ana”nın doğum sancılarına yoğunlaşan, Türklerin İslamiyet öncesi yaşamına ve doğayla ilişkilerine bakan heyecan verici bir tiyatro eseri.
 
Ergenekon ve Özalp, Türk tarihinin “geçitlerinden” birini, yalın ve akıcı anlatımla, okurun kendisini bir “ön-seyirci” olarak hissedeceği bir yapı kurarak sahneye taşıyorlar.
 
Tuyu-Kunlar / Bir Türk Kabilesinin Göç Öyküsü, yalnızca tiyatro profesyonellerinin değil herkesin büyük heyecan duyarak okuyacağı, olayları ve karakterleri zihninde kolayca canlandırıp izleyeceği iki bin yıllık bir dünyaya giriş davetiyesi niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93003</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/839c4f9d-b6bb-4c12-9e21-e79523b3137f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ufukları Aşmak</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin yakın tarihinin belli başlı dönüm noktaları çerçevesinde bir yaşam öyküsü… 1970 yıllardaki devrimci yapılanma ve sokak çatışmaları, 12 Eylül askeri darbesi ve yarattığı tahribat, 90’lı yıllarla birlikte ivme kazanan PKK saldırıları, faili meçhul cinayetler ve hendek olayları…  
 
Sosyolog-Yazar Eyyüp Altun bütün bu olayları anlatırken soğukkanlılıkla yansız kalmayı başarıyor, süreci kendi gerçekliği içinde veriyor. 
 
Anılar sadece siyasi yaşanmışlıktan ibaret değildir; insani dram, aşk ve yaşam karmaşası da bir o kadar çalışmada yer bulmuştur. Yaklaşık yarım asırlık bir yaşanmışlığı içeren bu eseri heyecanla okurken kimi zaman nostalji yaşayacak, kimi zaman yakın tarihin karanlık sokaklarında ürkütücü bir gezintiye çıkacaksınız. 
 
“Ufukları aşamayanlar neye inanırlarsa inansınlar ve ne kadar uzun yaşarlarsa yaşasınlar gerçekte ömürleri kısa kalacaktır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93004</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f88806b6-db0e-4b71-877f-31b91f0c6c47.jpg</image:loc>
            <image:title>Emin Özdemir&apos;in Dil, Edebiyat ve Eğitim Anlayışı</image:title>
            <image:caption>Emin Özdemir, Türkçenin özleştirilmesi ve geliştirilmesi için büyük çabalar harcayan, nice öğrenciler yetiştirip nice yapıtlara imza atan, öğrencilerine sıklıkla hatırlattığı &quot;Boş çuval dik durmaz, okuyun.&quot; sözünü yaşam felsefesi olarak benimsemiş büyük bir dil ustasıdır. Yapıtlarında Türkçenin tarihi gelişimine olduğu kadar güncel sorunlarına da değinmiş, ‘sözcükler’in çok katmanlı boyutlarını irdeleyerek Türkçenin zenginliğini sergilemeye çalışmıştır. 
Prof. Dr. Sedat Sever&apos;in danışmanlığında Arzu Atılgan tarafından hazırlanan tez çalışmasının genişletilmiş biçimi olan bu kitapta Türkçenin büyük ustası Emin Özdemir&apos;in dil, edebiyat ve eğitim alanlarına ilişkin görüşlerine, yaşam öyküsüne ve ardından yazılan yazılara yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93005</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/009e5ca3-aff6-4158-8d5b-668fe20ef610.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Alevler Sarayı</image:title>
            <image:caption>Sarah J. Maas’ın milyonlarca okura ve sayısız ödüle ulaşan, benzersiz evreni Dikenler ve Güller Sarayı serisi, Feyre’nin ateşli kız kardeşi Nesta’nın yolculuğuyla devam ediyor.  
 
Nesta Archeron her zaman kibirli, çabuk öfkelenen ve yavaş affeden biriydi. Yine de Kazan’a girmeye zorlandığından ve kendi isteği dışında Ulu Peri olduğundan beri, içinde yaşadığı garip dünyada kendine bir yer bulmak için mücadele ediyor. Daha da kötüsü savaşın dehşetini ve içinde kaybettiklerini unutamıyor. Aslında onun öfkesini en hızlı ateşleyen tek bir kişi var: Cassian… Ama Cassian’ın ateşlediği tek şey öfkesi değil…  
Bu arada, son savaş sırasında Kıta’ya dönen insan kraliçeler, diyarlardaki barışı tehdit eden yeni ve tehlikeli bir ittifak peşinde. Ve onları durdurmanın anahtarı, Cassian ve Nesta’nın elinde. Savaşın kavurduğu ve belirsizlikle boğuşan bir dünyada Nesta ve Cassian hem içlerindeki hem dışarıdaki canavarlarla mücadele etmek zorundalar…  
 
“Hem tutkulu ve romantik hem de vahşi; çok güzel yazılmış bir efsane. Kesinlikle muhteşem.” 
 
Alexandra Bracken 
 
“Tutku dolu, vahşi, seksi ve cüretkâr… öyle sürükleyici ki…”  
 
USA Today 
“Gerilim, romantizm, entrika ve aksiyon. Bu kitabı sakın kaçırmayın!”  
 
HuffPost</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93006</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/480f692a-970b-4a23-b25d-572e51a0ffa4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakiki Hikayeler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Loukianos (120?-180?): MS 2. yüzyılda, Roma İmparatoru Marcus Aurelius devrinde yaşamıştır. “Komik” diyalog, hiciv ve parodi türlerinde eser vermiş olan Loukianos’un etkileri Bizans’tan, günümüzde yüksek fantastik edebiyat ve bilimkurguya kadar uzanır. Kimi eleştirmenlerce ilk bilimkurgu eser sayılan Hakiki Hikâyeler hayalî diyarlarda olağanüstü bir gezinin öyküsünü anlatırken, “hakiki” olma iddiasındaki eserleri zekice hicveder. Fakat asıl etkileyiciliği “modern”liğindedir: Parodi, anıştırma gibi yöntemlerle kurulmuş kuvvetli bir metinlerarasılığa sahiptir ve edebiyatın hakikatle ilişkisi üzerine düşünür. Loukianos’un Hakiki Hikâyeler’i, Erman Gören ve Ertuğrul İnanç’ın titiz incelemesi ve notlarıyla okurlarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93007</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f99073c-834c-4765-a866-9936d52b1ef3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yine Gel</image:title>
            <image:caption>“YUT BENİ ve MARCH ile çizgi roman dünyasının en önemli yeteneklerinden biri olduğunu kanıtlayan Nate Powell’ın bence en iyi işi YİNE GEL. Derinlemesine hareket eden, insanı içine çeken bu samimi kitabın etkisinden uzun süre kurtulamayacaksınız.” -JEFF LEMIRE (Netflix dizisi Sweet Tooth’un yaratıcısı) 
 
1970’li yılların üzerinde güneş batarken, Sevgi Kuşağı ruhu, Ozark Dağları’nın tepesindeki “küçük bir komünde” yaşayan bir grup insanın içinde yaşayamaya devam ediyordu. Peki eksik olan neydi? İnanılmaz derecede iç içe yaşayan iki aile, aşırı derecede bastırılmış sırlarla yaşamanın zorluklarıyla da boğuşuyordu... bu arada, bu Arkansas tepelerinin derinliklerinde, köydeki fısıltılarla beslenen canavarımsı bir şey dolanıp duruyordu. Tek başına çizerlik kariyerine görkemli bir dönüş yapan ve NEW YORK TIMES EN ÇOK SATANLAR listesine giren NATE POWELL, bu samimiyet, pişmanlık ve toplu hafıza kaybıyla süslenmiş kitabı sunar. 
  “Powell’ın bu eseri, karanlık ve aydınlık arasındaki kesişimde edebi ve figüratif olarak yerini almış. Tam gölgelerin içinde tamamen kaybolduğunuzu hissettiğiniz anda içeri güneş giriyor.” -JILLIAN TAMAKI.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93008</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10cece9f-277a-4659-9f1b-4d89cccbf7b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Noktaya Nasıl Geldik?</image:title>
            <image:caption>“Para; açları, umutsuzları, kırılmışları, açgözlüleri, muhtaçları baştan çıkarmaya devam ettiği sürece kardeşler arasında her zaman savaş olacaktır.” 
Kitaptaki sayfalar, insanlığın büyük bir dönüşüm yaşadığı tarihin bu tuhaf anında, bir Japon’un bakış açısıyla, Ortadoğu düzeninin içinden geçtiği dönüm noktalarını anlatmaktadır. 
Bu kitap, sürekli bir değişim halinde olan ve Covid-19 pandemisinin karanlığında değişim süreci iyice hızlanan Ortadoğu ve Doğu Asya uluslararası siyasetine ışık tutan bir projektör görevindedir. 
Satoshi Ikeuchi, Tokyo Üniversitesi İleri Bilim ve Teknoloji Araştırma Merkezi’nde (RCAST) Din ve Küresel Güvenlik Profesörü’dür. Ortadoğu siyasetinde uzmanlaşmıştır. Aynı zamanda uluslararası ve bölgesel çalışmalar üzerine araştırmaların merkezi olan RCAST Acil Stratejiler Açık Laboratuvarı’nı idare etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93009</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2da1bcad-e386-4cde-ada2-3fe338b2a288.jpg</image:loc>
            <image:title>Elealı Zenon-Hiç Olmazsa Bir Kere İtiraz Et, Başka Bir Fikir Söyle de İki Kişi Olduğumuzu Anlayayım</image:title>
            <image:caption>“Belki yığınlar hiçbir zaman filozof olmayacak. Ama toplumları mutluluğa ulaştırmak için, yönetimin bilge kişilere teslim edilmesi de mi mümkün değil?” 
Dünyanın en çok tartışılan paradokslarını ortaya atan Elealı Zenon, Antik Yunan felsefesinin en önemli temsilcilerinden biridir. O, diyalektik düşüncenin ve mantığın ilk temsilcisidir. Hocası Parmenides’in varlık ile ilgili fikirlerini temellendirmiş ve ortaya attığı fikirlerle günümüz düşünce evrenini etkilemeyi başarmıştır. 
Sadece Akhilleus ve Kaplumbağa Paradoksu ya da Duran Ok Paradoksu ile değil siyasi fikirleriyle de öne çıkmış ve kendinden sonra gelen önemli filozoflar için ilham kaynağı olmuştur. 
Elealı Zenon, bizi varlığı başka açılardan düşünmeye ve gerçeği daha iyi kavramaya davet ediyor. İçinde yaşadığınız ve etkileyip etkilendiğiniz dünyayı sorgulamaya hazır olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93010</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07392051-dea0-401e-9b16-cabb1b30ee82.jpg</image:loc>
            <image:title>Halkla İlişkilerde Temel Kavramlar</image:title>
            <image:caption>Halkla İlişkilerde Temel Kavramlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93011</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5c4e529-c2b2-4483-95bb-02ae410fe260.jpg</image:loc>
            <image:title>İrade Eğitimi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Jules Payot (1859-1940): Fransız pedagog, eğitimci, Cumhuriyet Dönemi Fransası’nın radikal düşünürlerinden. Eğitimin, bilgi sağlamanın yanı sıra akılcı bir iradenin oluşturulmasını gözetecek şekilde yenilenmesi için verdiği mücadeleyle dönemin eğitimcilerini derinden etkiledi. En ünlü eseri İrade Eğitimi yayımlandığında Fransız ve yabancı basında büyük bir ilgi uyandırdı ve kısa sürede pek çok dile çevrildi. Payot eserinde özellikle öğrencilerde, genel olarak da bütün entelektüel çalışanlardaki irade zayıflığının nedenlerini araştırır. İnsanı irade zayıflığından kurtaracak duyguları doğuracak veya güçlendirecek araçlarla, kendimize hâkim olmamızı engelleyen duyguları yok edecek veya bastıracak araçları tespit eder. Bu araçların nasıl kullanılacağını da dört yıllık inceleme ve düşünce çabasının sonucu olan İrade Eğitimi eserinde bütün öğrencilere, öğretmenlere, entelektüel çalışanlara örnekleriyle gösterir. Bilim insanının görevini “geleceğin bizim istediğimiz gibi olmasını sağlayabilecek duruma gelmek” olarak gören Payot’nun büyük bir tevazu ile eserinin önsözünde belirttiği gibi: Bu yolda daha atılacak çok adım var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93012</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/242f7972-c6e0-4543-90e5-8fb3c715b9dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kankalar - En Güzel Parti</image:title>
            <image:caption>Bu iki arkadaş her zaman çok eğleniyor . . . Aylin doğum günü partisinin harika olması için çok uğraşmıştı. Partiden önce Aykut’la birlikte bütün oyunları deneyip, yiyeceklerin tadına bakmaya karar verdiler. Her şey HARİKA görünüyordu. Kankalar daha parti başlamadan çok eğlenmişlerdi. Acaba parti provası, gerçek partiyi gölgede mi bırakacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93013</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8f005d7-867e-4af7-8b8e-1d271b02afac.jpg</image:loc>
            <image:title>Suskun Baykuş</image:title>
            <image:caption>Ormanın derinlerinde yaşayan Baykuş’un sesi çıkmaz olmuştu Hep gagası kapalı, hep suskundu. Ormandaki hayvanlar Baykuş için endişeleniyordu. Ama Baykuş’un onlara harika bir sürprizi vardı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93014</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33bba4ad-3233-4421-8263-8130bf848ffd.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Arı</image:title>
            <image:caption>Mercan, bahçedeki arıyı gördüğünde önce ne yapacağını bilemedi. Arılar ağaçtaki kovanı terk ettiği için yalnız kalan Vızvız, Mercan’a arıların neden gittiğini anlattı. Mercan hemen dedesine koşup yardım istedi. Arıların doğaya ve insanlara ne kadar faydalı olduğunu anlatan bu öyküyü merakla okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93015</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32898efb-1a81-4661-a6f7-a5e04b7884cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Balığı Aranıyor</image:title>
            <image:caption>Luna, evcil bir köpek balığına sahip olmak istiyordu. Ancak eve küçük bir süs balığıyla döndü. Ertesi sabah uyandığında Luna’yı kocaman bir sürpriz bekliyordu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93016</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2579679-055f-4e25-a426-b531b00730e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaplumbağanın Zaferi</image:title>
            <image:caption>İnsanların ormanları yakmadığı, ağaçları  kesmediği ve doğaya zarar vermediği, henüz keşfedilmemiş saklı bir orman varmış. Bu ormanda kızılçam ağaçları, ladin ağaçları, çınar ağaçları, kavak ağaçları, sarıçam ağaçları, meşe ağaçları… gibi çeşit çeşit ağaçlar yaşarmış. 
 
Bu güzel ormanın içinden suyu tertemiz, hiç kirlenmemiş pırıl pırıl bir dere akarmış. Bu dere ormandaki bütün canlılara hayat verdiği gibi sesiyle de huzur verirmiş. Orman sakinlerinin yaşam kaynağı olan bu dereyi ormandaki ağaçlar ve hayvanlar çok sever ve korurmuş. Çünkü biliyorlarmış ki suları kirlenirse veya kurursa onların yaşam kaynağı bittermiş. Bunun için sularını israf etmez, nehirlerini kirletmezlermiş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93017</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2098372-0732-4b7b-a729-4d20e15ea4cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden ve Nasıl Siyer Öğrenmeliyiz?</image:title>
            <image:caption>Hz. Peygamber&apos;in (sas) kutlu hayatı olan siyer, bir Müslüman için gerçekten çok büyük ehemmiyet arz eden bir alandır. Kulluk için yaratılan insan, bu kulluğun en ide­al halini elbette peygamberlerden ve son peygamber olan Peygamber Efendimiz&apos;den (sas) öğrenecektir. Böyle olduğu için, Kur&apos;an&apos;ın ve Nübüvvet mesajlarının ilk muhatapları olan sahabe nesli, Hz. Peygamber&apos;in (sas) dünyasına ait ne varsa, bu bilgileri çok önemsemiş, daha sonraki süreçte de bunları talebeleri ve ikinci hayırlı nesil olan Tabiin nesline aktarmış, onlar da kendilerinden sonra gelenlere bu mirası ulaştırarak, o kıymetli hazinelerin günümüze kadar ulaş­masını sağlamışlardır.
Hakikaten Hz. Peygamber&apos;in (sas) kutlu hayatına dair bil­giler, tarihte hiçbir şahıs ve dönem ile kıyaslanamayacak kadar ciddi bir müktesebata ulaşmıştır. Şu an kütüphane­lerimizde, o döneme dair binlerle, hatta yüzbinlerle ifade edilecek kadar kitap mevcuttur. Miladi VI. asır dediğimiz o döneme ait çalışmalar, sadece Hz. Peygamber&apos;in (sas) haya­tını anlatan doğrudan siyer kaynaklarından ibaret değildir. Bir şekilde Hz. Peygamber&apos;in (sas) hayatını daha doğru ve daha detaylı anlamamıza katkı sağlayacak her türlü çalış­manın siyer ile bir şekilde bağları olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93018</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95c8ea6c-1742-4198-aa3d-fb52c3a8d047.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm</image:title>
            <image:caption>Daha önce Ölümle Yüzleşmek kitabını yayımladığımız Françoise Dastur bu metinde de aynı meseleyle, ölümle uğraşıyor. Düşünür bu kez ölüm mefhumunun yanına bir felsefe terimi olarak sonluluğu ekliyor ve geleneksel felsefe terminolojisine daha çok başvuruyor. Konuyu işlemeye yine kültür, mitoloji ve efsaneler üzerinden başlayan, bu bağlamda özellikle “yas ve yas ritüelleri” durağına uğrayan Dastur sırasıyla bir Ölüm Metafiziği, Ölüm Diyalektiği ve Ölüm Fenomenolojisi imkanlarını sorguluyor. Ölümün muhtemel bir metafiziği bağlamında Aristoteles’e; diyalektiğinde elbette Hegel’e; fenomenolojisinde Husserl ve Heidegger’e odaklanıyor. Aristoteles’in kinesis ve metabole, Hegel’in Aufhebung ve moment, Heidegger’in Dasein ve Ölüme-doğru-varlık gibi kavramları düşünürün ölüm tefekküründe en çok atıf yaptığı kavramlar. İnsan tekleri ölmek için her zaman yeterince yaşlıdır zaten, çünkü başlı başına doğum bir ölüm peşrevidir, üstelik kendi başına doğum olgusu bizleri ölebilme makamına tayin eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93019</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efb389b3-18b7-4720-b0ad-416fe3ff37db.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Nasıl Yazılmalı? | Yalansever</image:title>
            <image:caption>MS 125-180 yılları arasında yaşamış olan Süryani hiciv ustası Samsatlı Loukianos’un Eski Yunanca aslından Türkçeye çevrilen bu iki metni, yazarın hem o dönemdeki bilimsel tarih yazımına bakışını hem de kurgudaki ustalığını bize gösterir. Tarih Nasıl Yazılmalı? metninde yazar günümüzde dahi şahit olduğumuz bazı problemleri dile getirir ve eleştirir. Tarihi yazarken nelere dikkat edilmesi ve nelerden uzak durulması gerektiğine dair tavsiyelerde bulunur. Onun için tarih yazımında en tehlikeli kesim, gücün arkasına sığınıp dalkavukluk yaparak hakikati saptıran tarihçilerdir. Loukianos’un ikinci metni Yalansever ise bir hasta ziyaretinde bulunan Tykhiades’in, okumuş bilge adamların ağzından çıkan yalanlara, masallara ve hurafelere olan şaşkınlığını dile getirdiği bir diyalogdur: Bir Peripatetik, bir Stoacı, bir Platoncu, bir Pythagorasçı ve bir doktorun bulunduğu eğlenceli bir sohbet ortamı ve anlatılan masallar. Loukianos bize MS 2. yüzyılın bakış açısıyla cin, peri, hayalet hikayeleri anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93020</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6a6f009-a4d2-4c9f-9d25-bcc1d14d2368.jpg</image:loc>
            <image:title>Masalları Yorumlamak</image:title>
            <image:caption>Masallar, kolektif bilinçdışının en basit ve saf ifadeleridir; bu yüzden, insan ruhunun temel kalıplarını açıkça anlamamıza imkan tanır. Her halk bu psişik gerçekliği kendi tarzında tecrübe eder; haliyle, dünya masallarını yorumlamak, insanın arketip deneyimlerini keşfederken verimli bir yöntem sunar. Masalların psikolojik açıdan yorumlanmasında belki de en büyük otorite olan Marie-Louise von Franz, masalları ayrıntısıyla analiz ederken hem kolektif hem de bireysel bilinç ve bilinçdışı arasındaki yolları da bize gösterir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93021</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d655d260-0731-40d0-944e-f1605a07dc4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüşüm (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İlk kez 1915’te Die Weissen Blaetter adlı aylık dergide yayımlanan Dönüşüm, Kafka’nın en uzun ve en tanınmış öyküsüdür ve yayımlanmasının üzerinden nerdeyse bir asır geçmesine rağmen hâlâ tüm dünyada en çok okunan kitaplar arasındadır. 17 Ekim 1912’de Felice Bauer’e gönderdiği mektupta Kafka, Amerika romanı üzerinde çalıştığını, ilerleyemediğini görünce sıkıldığını ve yataktan kalkamaz hale geldiğini, bu nedenle bir öykü yazarak ara vermek istediğini yazar. Dönüşüm işte böyle ortaya çıkar. Kumaş pazarlamacısı olan Gregor Samsa’nın uykusundan kocaman bir böceğe dönüşerek uyanmasıyla başlayan Dönüşüm, giderek gerçeklikle kurmacanın sınırlarını zorlayan müthiş bir anlatıma dönüşür</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93022</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f46c65df-ad8b-440d-b01e-c725bed76469.jpg</image:loc>
            <image:title>Dava (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dava yazılışından bir süre sonra dünya sahnesine çıkan, yurttaşlık haklarının askıya alındığı, bir sivil itaatsizlik imasının dahi zulümle karşılandığı totaliter rejimlere dair bir öngörü ve eleştiri olarak yorumlanır çoğunlukla. Nazi Almanya’sına dair bir “önsezi” barındırdığı söylenebilir belki. Erişilmez bir otorite tarafından yöneltilen ve ne olduğu hiçbir zaman açıklanmayan bir suçlamayla karşı karşıya kalan Josef K.’nın davasında; mahkemeye dinsel ya da metafizik bir otorite de atfedilebilir. 
Kafka Dava’da suçu yalnızca bir eylem olarak tanımlamayıp zanlının “kötü niyeti”yle de ilişkilendiren ve suçtan çok suçluya odaklanan absürd bir hukuk sistemi paradigması inşa eder. Kuramsal olarak ortada yasadışı bir eylem olmaksızın suçu mümkün kılan bir sistemdir bu. Ancak Kafka suç; sorumluluk ve özgürlük üzerine yazarken bir sistem ya da doktrin ortaya koymaz, çözüm önermez. Okuru ister istemez içine çeken bu karanlık dünya tasavvurunun tartışmaya açık olmayan tek bir özelliği varsa; o da müphemliğidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93023</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe5ea1fc-d407-44e7-b218-fc89a3450841.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Işığı Sokağı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Fransa’nın bir liman kentinin denizci mahallesinde gezinirken duyduğu arya söyleyen sesi izleyerek tanımadığı insanların marazi hayatlarına dalan bir gezgin; patronuna kölece bağlılığı yüzünden korkunç bir eyleme sürüklenen karanlık, itici ve yabani bir hizmetçi; 1810 yılında İspanya’daki savaşta yaralanan, düşman bir ülkede amansız bir hayatta kalma mücadelesine girişen bir Fransız albay; 1918 yılının bir yaz gecesi Leman gölünde bulunup kurtarılan, ancak sonra yüreğini kavuran yurt özlemine yenik düşen bir Rus savaş esiri; yaşıtları üniversiteye giderken hâlâ liseye devam eden avare bir gencin öğretmeninin otoritesine isyan ettikten sonra ödediği ağır bedel. Zweig bu öykülerde insanı insanlıktan çıkarıp en uç noktalara sürükleyen deneyimlerin izini sürerken, okuru da ister istemez karakterlerinin ruh çalkantılarının içine çekiyor… 
  *Ay Işığı Sokağı * Leporella * Nişan * Leman Gölü Kıyısında Olay * Avare</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93024</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4db95c81-37e2-434b-b3d4-fca16208f9e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Terapide Polivagal Teori</image:title>
            <image:caption>İki yaşındaki kızım Iris kısa süre önce boyama yapmaya başladı. Hepsi birbirine benzeyen kuşlar, balıklar ve balinalar çiziyordu. Bir sabah bir balina çizdi ve &quot;Balina üzgün&quot; dedi. Balinanın daha iyi hissetmesi için neye ihtiyacı olduğunu sordum ve &quot;Ona bakan başka bir balinaya ihtiyacı var&quot; dedi. Sonra benden balinasına bakan başka bir balina çizmemi istedi. Ona üzgün balinanın şimdi nasıl hissettiğini sordum ve &quot;Kendini daha iyi hissediyor&quot; dedi. Doğamız gereği sosyal varlıklarız, başkalarıyla etkileşim ve ilişki kurmak doğamızda var. İçgüdüsel olarak yaşamın ilk anlarından yaşamın sonuna kadar başkalarıyla uyumlu bir ilişki içinde olmaya ihtiyaç duyarız.
Bu kitapla, Deb Dana nörobiyolojik temelli Polivagal Teori’yi ustalıkla klinik uygulamaya taşıyor. Güvenlik için otonom tepkileri haritalandırma ve otonom sinir sistemini şekillendirme yollarıyla müdahalelere kapsamlı bir yaklaşım sunuyor. Sunulan fikirlerle, Polivagal Teori’yi terapide kullanmanın, travma geçmişi olan danışanlarınızla yürüttüğünüz klinik çalışmalarınızın etkinliğini nasıl arttıracağını keşfedeceksiniz. Bu süreçte hem terapi uygulamalarınız hem de dünyayı görme ve dünyada var olma şekliniz değişecek. Otonom sinir sisteminin hayatınızı şekillendirmekteki etkisini anlayıp, Polivagal Teori’yi hem günlük yaşantınıza hem de terapi uygulamalarınıza taşı..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93025</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e811d7d-fcc3-40cf-9060-a22db8d8e3dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Peri Tozu</image:title>
            <image:caption>Peri Tozu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93026</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/493b0c31-19d5-4905-85be-fc0b58123481.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyamet Aforizmaları</image:title>
            <image:caption>Kıyamet nedir sizce? 
Dünyada adaletin zenginlerin elinde olması ve sadece fakirler için uygulanması, insanlığın kıyameti değil mi! 
Çocukların en güvenli limanı annesi ve babası iken, bir babanın öz çocuğuna tecavüz etmesi ve bir annenin sevgilisi ile kendi öz çocuğunu istismar etmesi bu insanlığın kıyameti olamaz mı? 
Söyleyin bana malın, mülkün ve makamın bir insanın canından değerli olduğu bu düzen, insanlığın kıyameti olamaz mı? 
Kıyameti doğa olaylarında ve salgınlarda arayanlar! Kıyameti görmek için insanlığın yozlaştığı şu toplumlara bir bakın...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93027</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecee470a-9032-4fba-8970-efda274ea478.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebek Türküsü</image:title>
            <image:caption>&quot;Nazlı beyaz yaprağına 
esen bir yel olsam 
öperek ince boynundan 
çapkınca kaçan bir böcek olsam 
 
Papatyam 
beyaz gelinim 
senin köklerine 
toprak, su olsam 
 
Sen salınırken bozkırda 
ben de senin ardında 
coşan 
bir zeybek olsam 
Vursam dizimi 
bu anaç topraklara 
ve seni başıma taç yapan 
bir âşık olsam.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93028</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5ea7120-d7d9-4cb4-a0f2-57f522948c06.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaş</image:title>
            <image:caption>&quot;Ne var ki yaşam, birilerinin bizim için çizdiği bir oyundan çok, her adımını kendimizin atmak zorunda olduğu bir maceraya benziyor. Olasılıklar denizinin kumsalında adım atmadan geçen her an, daha da uzayıp genişleyen göz erimine bakmak, içimde büyüyen hareket korkusunu iyice belirginleştiriyor. Onca zaman onanmayı bekleyen ben -belki de &apos;gösterme hırsının&apos; egemenliğindeki insanlara tepki amacıyla onların tam karşısında- olduğum yerden kalkmayarak ömrümü heba ediyordum. Bu hareketsizlik kimi cezalandırmıştı. Ya da kimi cezalandırmasını umuyordum.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93029</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebcf8a11-59a2-45ae-948c-966588a3baf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha Da Küçükler İçin Dini Kitaplar 3 Kitap Takım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Seride üç kitap bulunmaktadır. Serinin ilkinde, Daha da Küçükler İçin Allah’ı Merak Ediyorum’da “Allah Nerede?”, “Allah’ı Neden Göremiyorum?”, “Allah Neye Benzer?”, “Allah Ne Kadar Büyük?” ve “Allah’ı Kim Yarattı?” sorularına öyküleyerek cevap veriliyor.
Serinin ikinci kitabı, Allah’ın Güzel İsimleri kitabında ise çok açık ve anlaşılır bir şekilde sade bir dille Allah’ın 99 ismi anlatılmaktadır.
Son kitap ise Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) hayatı anlatılmaktadır.
Her üç kitap da resimli, renkli ve kuşe kağıda basılarak ciltli olarak yayınlanmıştır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93030</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fb992b2-0b1a-42c3-a5fc-4a21b1f23f27.jpg</image:loc>
            <image:title>Bencileyin</image:title>
            <image:caption>Devrik bir cümle gibi hayat; ne öznesinin  yeri belli, ne yükleminin… 
Asl olan bir duaya bir ömür verebilmek, asl olan ruhun ruhunda bir dua için ölebilmek. 
Kitap, akla yağan yağmurdur; yağış almayan  bir tarlanın ürün vermesi mümkün mü? 
Gözler yalan söylemez lakin bazı  gözler için yalan söylenebilir. 
Ruhumdaki el izi kâlû belâdan kalma; bu yüzden yeminim var, sonsuza ve aşka… 
Mahşere dek sürecek olsa da orucum,  iftarım olacağını bilmek güzel. 
Can, cana karışınca gözlerin ve ruhun  yaşadığı hâlin ismi canandır..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93031</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdf69590-76ae-4514-b16b-a8f3fa4940d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırk Kristal</image:title>
            <image:caption>Bu imtihan dünyasından sıfatları: Padişah, Başkan, Kağan, Firavun, İmparator-İmparatoriçe, Kral-Kraliçe, Prens-Prenses, Vali, Kaymakam, Rektör, Profesör, Savcı, Hâkim, Amir, Öğretmen, Komutan, Müdür, Memur… olan niceleri gelip geçti. Ancak hepsinin kaşı, gözü, eti, kemiği, dili, dişi toprağa aktı. Ancak ve ancak bu imtihanın sırrına erenler; “hayrı” işlemede, yazmada, söylemede ve nakletmede emek verip göz nuru dökenler; Ahiret’te ve Cennet’i Bakiye’de “Hayat-ı Bakiye’nin” kazananı olacaklardır inşallah. 
İnanana Allah Teâlâ (c.c) yeter. 
İnanana Kur’an (Vakıa, 77-78; Furkan,1;Tevbe, 6) yeter. 
İnanana Resulümüz, En Sevgilimiz Muhammed Mustafa (s.a.s) yeter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93032</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c72da564-7e30-4a89-8c7f-e251328bcd27.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Elmas Diyarından</image:title>
            <image:caption>“Kara elmas”ın, poyrazın ve kurşuni havanın kenti Zonguldak’ta yetişen; çok sevdikleri ancak sıkıntıdan, yoksulluktan, acıdan, hastalıktan başka hiçbir karşılık görmedikleri hayattan 20’li yaşlarda ayrılan; ortak kaderi yaşayan üç sıkı dost edebiyatçı: Rüştü Onur, Muzaffer Tayyip Uslu ve Kemal Uluser. 
Elinizdeki kitap, bu üç sıkı dostun ardında bıraktığı eserlerin bir derlemesidir. Onların daha önce kitaplaşmış şiir ve yazılarının yanında, dergi/gazete arşivlerinde kalmış, ilgili çalışmalara dahil edilmemiş bazı eserlerini de bu çalışmada bulacaksınız. Böylesine bütüncül bir derlemeyle amacımız; yazgıda ve estetikte birleşen üç ismin edebi yolculuklarını bir arada sunabilmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93033</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3240a897-b22a-4ad9-a1b9-fffc89e54a1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Işıkla Resmetme Terimleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta fotoğraf ve görüntüyle ilgili terimler, etimolojik ve tarihsel süreçleriyle yer alıyor.  
Temel terimler 
Terimlerin kökeni 
Tarihsel süreç 
Görsel açıklamalar 
Belirleyici örnekler
İngilizce karşılıklar Fotoğraf ve görüntü günlük yaşamda giderek yaygınlaşıyor. Alanın terimlerini köken ve kullanım alanları bilgisiyle, Türkçe karşılıklarıyla kullanmak isteyenler için Işıkla Resmetme Terimleri bir başvuru kaynağı niteliğinde. Dr. Levend Kılıç, Fotoğraf ve Medya Estetiği alanında profesör. Görüntü Estetiği, Video Sanatı: Eleştirel Bir Bakış, Fotoğrafa Başlarken, Fotoğraf ve Sinemanın Toplumsal Tarihi, Fotoğraf Kültürü ve Fotoğraf ve Sayısal Görüntü Terimleri Sözlüğü kitaplarının yazarı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93034</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2df6a5d1-273f-4714-97bb-86916e3b6018.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitki Mitosları</image:title>
            <image:caption>Her şeyden önce ve her şeyden sonra yaşam, daima bir tür yeşerme olarak ifade bulmuştur. Doğumda ve dirimde, bollukta ve doyumda bu yeşermenin varlığı duyulur. Hayat ağacı dünyanın merkezinde, sayısız yuvayla donanmış dallarıyla, kökten göğe tohum saçar. Yeryüzünün tüm bitkileri bu tohumlardan toprağa düşer, yayılır ve yaşama karışır. İçlerinde ölümsüzlüğüne inanılan ulu gölgeli ağaçlar da vardır, zehirli, şifalı, dikenli dikensiz otlar da. Bazısı uykuya dalar, mevsimleri çevirir, ruhu bir ilahın bedenine yerleşir. Onunla uyanır bahar ve o kaybolunca esmeye başlar soğutucu rüzgârlar. Yaşam bitkilerin yanı sıra devinir. Bitkileri böylelikle duyarız, onlar hakkında bildiklerimiz milyonlarca yıllık bir birlikte yaşam deneyiminden taşınır. İnsanın anlam arayışının ve inşasının ürünü olan mitoslar, insanla ilişkide olan tüm diğer varlıklar gibi bitkilerin de çağlar boyu dönüşümünü ilk ağızdan aktarırlar. Deniz Gezgin&apos;in Bitki Mitosları adlı bu çalışmasında farklı coğrafya ve kültürlerde, bitkilerin kültür dünyasında yer buluş biçimleri aktarılıyor. Kökündeki ölümcül inatla çığlıkları duyulan adamotundan, ölmezağaç zeytine dek bitkilerin binlerce yıllık anlam yolculuğunun izi bu kitapta sürülüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93035</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec194faf-51f6-46cd-a1f2-6a4b93b5177c.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Yağmur</image:title>
            <image:caption>Kimliği hakkında çok az şey bildiğimiz, Bizans döneminden İstanbullu hemşerimiz, Mabeyinci Pavlos, özgün adıyla Paulos Silentiarios... İS altıncı yüzyılda, İustinianos’un sarayında bir tür mabeyincilik görevi üstlenen (sessizliği sağlayan kişi) Mabeyinci Pavlos’un ismi, kendisine atfedilenlerle beraber 80’in üzerinde epigramma ile iki uzun şiiriyle (biri Pythia kaplıcaları üstüne, diğeriyse Ayasofya’nın yapılışı onuruna yazılan ve kilisenin açılışında halka okunan Ayasofya’nın Betimi [Kırmızı Kedi Yayınevi 2018]) bugünlere kadar gelir. 
Mabeyinci’nin 70’in üzerinde epigramma’sını bir araya getirdiği Altın Yağmur kitabında, Samih Rifat’ın dört önemli kaynaktan, Anthologie Grecque (Pierre Waltz), Anthologie Grecque (Maurice Rat), Anthologie de la Poézie Grecque (Robert Brassilach) ve Poèmes Erotiques (Paul Le Silentiaire)  derleyip çevirdiği şiirler, yüzyıllar sonra biz okurlarını “sessizliğe” davet ediyor. 
“Daha ne kadar, ateşli bakışlarımızı saklayıp, 
kaş göz işaretleriyle yetineceğiz, söyle! 
Gel açığa vuralım sevdamızı ve karşı çıkarsa biri 
her acıyı unutturacak kavuşmamıza, bir kılıç 
çare olsun ikimiz için de: birlikte sahip olmak 
en güzeli, sonsuza dek, yaşama ya da ölüme.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93036</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ed185be-a9e6-472e-9bff-fab42c5b2ec5.jpg</image:loc>
            <image:title>Paragone- Sanatların Karşılaştırılması</image:title>
            <image:caption>Yaşamı, yapıtları ve yazdıklarıyla sanat ve tarih sayfalarında özgün yerini alan Leonardo da Vinci ardında 7000 sayfalık yazı ve çizimlerden oluşan notlar bırakmıştır. Da Vinci’nin ölümünden sonra öğrencisi Francesco Mezzi’nin, bu notlardan derlediği Resim Kitabı’nın ilk bölümü Paragone delle arti (Sanatların Karşılaştırılması) veya kısaca Paragone (Karşılaştırma) adıyla bilinmektedir. Resim sanatının temelleri üzerine notlardan oluşan bölümde Leonardo da Vinci, resim sanatını şiir, heykel ve müzikle karşılaştırır. Ressamın şair, heykelci ve müzisyen karşısındaki üstünlüğünü dile getirdikten sonra resmin bilim ve felsefeyle olan ilişkisini de ortaya koyar. Elinizdeki baskıda, özgün metinle Kemal Atakay’ın ustalıklı çevirisini karşılıklı sayfalarda okuyacaksınız. 
 “Ressam, insanın aklına gelebilecek her şeyin efendisidir, çünkü ressam onu kendinden geçiren güzellikler görmeyi arzu ederse, bu güzellikleri yaratmak elindedir; keza insanı korkutan, maskaraca ve gülünç olan ya da gerçekten acıma hissi uyandıran şeyler görmek isterse, bunların efendisi ve yaratıcısıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93037</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd648c4b-1ff7-4952-8d14-e8de917d51bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüya Analizleri</image:title>
            <image:caption>Yeni-Platoncu geleneğin, mistik teolojinin ve romantik Alman felsefesinin varisi olan Jung, psikanalizin kurucusu Freud’dan ve onun rüya teorilerinden tamamen ayrışır: Bir rüya, gizli anlamını dışa vurmak için peşin hükümlerle deşifre edilmeye ihtiyaç duymaz; aksine, bizzat kendi yorumunu içerir ve bu sayede ne kastettiğini bize söyler. Etnoloji ve antropolojinin yardımıyla rüyalardaki mitolojik ve dini motifleri ve simgesel oluşumları rüya sahibinin çağrışımlarıyla birlikte kavradığımızda o rüya zaten kendiliğinden çözülecektir. 
Yaklaşık iki yıllık (1928-1930) bir seminer dizisinin ürünü olan bu eserde Jung, bir hastasının rüyalarını analiz etmenin yanında rüya analizinin yöntemlerini ve pratiklerini de sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93038</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e421d57a-a740-44db-ac94-9a693d3d3af8.jpg</image:loc>
            <image:title>Suda Kaybolmak</image:title>
            <image:caption>Matematiği ve coğrafyayı sevdiren fantastik romanlarıyla ünlü Vladimir Tumanov, yeni kitabında günümüz dünyasının en önemli ve acil sorunu olan iklim krizine dikkati çekiyor. Yüz binlerce hayranı olan Haritada Kaybolmak romanıyla başlayan &quot;Gizemli Haritalar&quot; dizisinin, yine ilk kez Türkçe yayımlanan ikinci kitabında macera devam ediyor. Alt Kardeşler bu kez büyük bir sel felaketinde sürükleniyor, bilmeceler ve ipuçlarıyla ilerleyen soluksuz bir yolculuğa çıkıyor. Buzulların erimesi, okyanusların yükselmesi ve küresel ısınma gibi, dünyanın geleceğini belirleyecek sorunlar üzerine düşündüren romanda, bilginin, araştırma yapmanın, dayanışmanın değeri de vurgulanıyor. Alt Kardeşler Chris ve Francis, her gün hızla yaşlandıkları inanılmaz yaz macerasından sonra kendilerini, büyük bir fırtınanın ortasında bulurlar. Anne babalarını kurtarmak için şehir merkezine gitseler de, her yeri çoktan sular basmıştır. Çocuklar, terk edilmiş ofis binasında mahsur kalır. Üstelik, gizemli bilmecelerin bulunduğu yeni bir ruloyla! Neyse ki, teknelerden anlayan Mariana da onlara katılır. Yat, fıçı, gondol gibi çeşitli araçlarla selde sürüklenen üçlü, tüm dünyayı yutan suların çekilmesi için bilmeceleri çözme telaşına düşer...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93039</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ddc4a62-51c2-4ad9-b42d-c2d110d64aca.jpg</image:loc>
            <image:title>Rosewater Kurtuluş</image:title>
            <image:caption>2019 Arthur C. Clarke En İyi Roman Ödülü 
Inaugural Nommo En İyi Roman Ödülü 
John W. Campbell En İyi Bilim Kurgu Roman Ödülü finalisti 
“Daha önce okuduğum hiçbir şeye benzemeyen psişik, komplo teorileri ve uzaylı istilası hakkında garip ve sarsıcı bir hikâye.” 
Fonda Lee, Yeşim Şehri’nin ödüllü yazarı 
 
“Oldukça tuhaf ve nefes kesici biopunk bir uzaylı istilası hikâyesi olan Rosewater iddialı, zeki ve çok havalı bir kitap.” 
Tasha Suri, Empire of Sand kitabının yazarı 
 
“Karşılaştığım en yaratıcı uzaylı istilası senaryolarından biri.” 
Aliette de Bodard, Nebula ve BSFA Ödüllü Yazar 
“Rosewater size doğru olan nedir, yanlış olan nedir, nelere müsamaha gösterebilirsiniz, insan nedir gibi rahatsız edici sorular soruyor.” 
Mike Brooks 
 
Yıl, 2068. 
Yeni bağımsız şehir devleti Rosewater&apos;daki yaşam, vatandaşlarının umduğu gibi değildir. 
Belediye Başkanı Jack Jacques, ayaklanma sırasında oluşan borçların peşini bırakmadığını fark eder. Nijerya hükümeti, Rosewater&apos;ın savaşmadan ayrılmasına izin vermek istemez. Şehrin uzaylı sakinleri halkı, uğursuz amaçları için toplu katliam yapmakla tehdit etmektedir. 
Dünya dışına doğru ilerlemeyi önlemek ancak uzay-zaman, ksenosfer ve uluslararası sınırlar boyunca faaliyet gösteren küçük bir grup hacker ve suçluya bağlıdır. Bisikletçi Kız olarak bilinen firari, Kaaro ve eski amiri Femi insanlığın son savunma hattı olabilir. 
Tade Thompson’ın siber-punk, bio-punk ve Afro-fütürist bilimkurgu alt türlerini kesiştiren olağanüstü sosyo-politik serisi çarpıcı şekilde tamamlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93040</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fd1c393-5e98-4623-a032-128947520ea1.jpg</image:loc>
            <image:title>Akın</image:title>
            <image:caption>Gelecek çoktan gelmişti, ancak bu gerçeği bir avuç seçkin dışında kimse bilmiyordu! 
Fizikçi Jon Grady ve ekibi, yerçekimine hükmetmeyi sağlayan ve geleceği değiştirecek devrimci bir buluşa imza attılar. Ne var ki takdir edilmek yerine, Teknoloji Kontrol Bürosu adlı soğuk savaş kalıntısı bir kurumun gazabına uğradılar. 
Büronun görevi, büyük teknolojik yenilikleri halktan gizlemek ve keşiflerin tetikleyebileceği toplumsal kargaşaların önüne geçmekti. Ancak bilime ve ilerlemeye inanan Jon Grady, ne pahasına olursa olsun teslim olmaya niyetli değildi. 
Aynı zamanda bilgi teknolojileri danışmanı da olan yazar Daniel Suarez, teknoloji ile gerilimi ustalıkla harmanlıyor ve geleceğin zapt edilmeye çalışıldığı tüyler ürpertici bir dünyayı gözler önüne seriyor. 
 
*** 
 
“Hırslı... Bu romanı, bilgisayarların kapasitelerine dair yeni bir korkuyla bitirdim.” 
— Robin Cook, The New York Times çok satan yazarı 
 
“Bruce Sterling ve Neal Stephenson&apos;dan bu yana en iyi teknolojik kurgu yazarı.” 
— John Robb, fütürist ve Cesur Yeni Savaş&apos;ın yazarı 
 
“Muhteşem bir tekno gerilim. Dönüm noktası.” 
— William O&apos;Brien, Beyaz Saray siber güvenlik ve iletişim politikaları eski direktörü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93041</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/148216be-e69a-4a99-8f80-55ed27f4418a.jpg</image:loc>
            <image:title>İçinde Bir Sen 2 - Asreman (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
• 8 Adet Özel Tasarım Tarot Kartı
• Ayraç
İstanbul yavaş yavaş buz tutmaya başlıyordu.
Boyut değiştirip artık Varta’nın pençeleri arasında olan Mahinev’i İstanbul’da aramaya devam eden kurtlar şehirden yavaşça çekildi ama şehrin buzu çözülmedi.
Yılanların nöbet tutmaya başladığı şehirde artık hiçbir şey eskisi gibi değildi.
Nigin Bağı’yla mühürlendiği kişinin kim olduğunu anlayan Mahinev, hafızasındaki eksik parçaları tamamlamak için bir yola çıkar. Yaşanan büyük tutulmayla beraber Varta’nın kapısı tehlikeli varlıklara açılmıştır.
Mahinev, babaannesinin rüyalar yoluyla haber vererek gitmesini istediği o tapınakta elmas bir yılan bedeni bulur, bulduğu yılan bedeniyle bir bağlantısı olduğunu fark eder.
Efken’in yoldaşlığıyla sırları yavaşça çözmeye başlayan Mahinev’i hedef hâline getiren güçlü bir düşman kapıdadır. Tüm bunlar olurken Efken ile arasındaki ilişkinin çok öncelere dayandığını öğrenen Mahinev, açığa çıkan sırlarla beraber güçlerini yavaş yavaş keşfetmeye ve düşmanla savaşmaya başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93042</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58efbb6c-12ff-471b-94f2-9d34e72e76c4.jpg</image:loc>
            <image:title>İş&apos;in İçinde Değil, Üstünde Olmak</image:title>
            <image:caption>Girişimcilik konularında söz sahibi olan ve kendisini kabul ettirmiş birçok değerli uzmanın, girişimciliğin tanımına getirdikleri yaklaşım, yeni bir işe girişirken, işin yenilikle ilişkilendirildiği açıklamalarıdır. Bu genel olarak doğru ve konunun özüne inen gerekli bir yaklaşımdır. Ancak yeterli kabul edilebilmesi için, bu yaklaşıma, tamamlayıcı olan bir açıklamayı da eklemek gerekir. Bu da, girişimcinin kişilik özellikleri, fikrin orijinalliği ya da bulunabilecek finansal güçle ilgili olmayan, uygun ortamın oluşması ile ilgilidir. Buna günümüzde girişimcilik eko-sistemi denilse de, daha çok kişinin içerisinde bulunduğu mevcut ve çetin zorlu eko-sistem şartları daha uygun kaçmaktadır. 
Beğeniyle okuyacağınızı düşünüyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93043</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f9d09a3-eb24-4f4a-a935-4283ea1badd9.jpg</image:loc>
            <image:title>İçinde Bir Sen 2 - Asreman</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
• 8 Adet Özel Tasarım Tarot Kartı
• Ayraç
İstanbul yavaş yavaş buz tutmaya başlıyordu.
Boyut değiştirip artık Varta’nın pençeleri arasında olan Mahinev’i İstanbul’da aramaya devam eden kurtlar şehirden yavaşça çekildi ama şehrin buzu çözülmedi.
Yılanların nöbet tutmaya başladığı şehirde artık hiçbir şey eskisi gibi değildi.
Nigin Bağı’yla mühürlendiği kişinin kim olduğunu anlayan Mahinev, hafızasındaki eksik parçaları tamamlamak için bir yola çıkar. Yaşanan büyük tutulmayla beraber Varta’nın kapısı tehlikeli varlıklara açılmıştır.
Mahinev, babaannesinin rüyalar yoluyla haber vererek gitmesini istediği o tapınakta elmas bir yılan bedeni bulur, bulduğu yılan bedeniyle bir bağlantısı olduğunu fark eder.
Efken’in yoldaşlığıyla sırları yavaşça çözmeye başlayan Mahinev’i hedef hâline getiren güçlü bir düşman kapıdadır. Tüm bunlar olurken Efken ile arasındaki ilişkinin çok öncelere dayandığını öğrenen Mahinev, açığa çıkan sırlarla beraber güçlerini yavaş yavaş keşfetmeye ve düşmanla savaşmaya başlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93044</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ad6fc84-e8a3-4945-9e5d-b89ef1ec275b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırça Köşk</image:title>
            <image:caption>Kalbimizin kırk derece ateşe kaç gün dayanabileceğini, böbreğimizin günü birinde taş yapıp yapmayacağını nasıl bilemezsek, söylenmemesi gereken bir hakikati veya bize zorla söylettirilmek istenen bir yalanı söylememek için ne kadar tazyike tahammül edebileceğimizi de ölçemeyiz. Kimisinde bu mukavemet ölüme kadar devam eder, kimisi ilk korkunun doğurduğu heyecanla yumuşayıverip cellatlarının elinde şekilsiz bir balmumuna döner...
Kurtla Kuzu adlı öyküden
Türk edebiyatının usta öykücüsünden yıllara meydan okuyan öyküler... Herkese hitap eden ve okuru derin düşüncelere sevk eden bu kitabı bir solukta okuyacak ve hiç unutmayacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93045</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e8a2267-cb61-49ce-bc41-3bf6ca3faf16.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimden Bir Parça</image:title>
            <image:caption>Huzurunuz kalbinizde olanla onu algılayabilmeniz arasındaki mutlak farkı uygulayabilmenizin bir derecesidir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93046</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60988f47-2df8-48db-ba8d-1ad81aab38df.jpg</image:loc>
            <image:title>Onurlular, Alçaklar ve Hilekarlar</image:title>
            <image:caption>İnsanlık, seçkinlerin kirli propagandasından kurtulup dostluğun, sevginin ve neşenin hâkim olduğu yeni bir yaşam kurabilir mi?
Dünya, sanayi devrimi sonrasında ortaya çıkan bir avuç aristokratik seçkinin bencil ve kötücül hesaplarına teslim olmuş durumda.
Aristokratik seçkinler orta çağın kral ve derebeylerinden çok daha sorumsuz hareket ediyor, dünyayı kendi çıkarlarına göre yönetiyor, insanları bölüyor, savaşlar ve krizler çıkarıyor, darbeler tezgâhlıyor ve sebep oldukları kötülüklerin hesabını vermiyorlar. Dünyanın, doğanın ve insanların iyiliği onlar için bir şey ifade etmiyor. “Bu acılar keyfimizi (kârımızı) artırdığına göre, niye bizi dertlendirsin?” diyorlar.
1900’lü yılların başlarında kurulan bu sistem saç ayağına oturuyor:
1. Propaganda ile algı yönetimi
2. Aristokratik seçkinlerin örgütlü bir hukuki sorumsuzluk ve suç işleme özgürlüğü içinde hareket edebiliyor olmaları
3. Bilim ve felsefenin toplumun ortak yararına değil aristokratik seçkinlerin gayelerine hizmet eder şekilde kullanılıyor olması.
Kitabın benimsediği teze göre; bugün içinde yaşadığımız sistem, “kapitalizm” değildir. 19. yüzyılın sonlarına doğru “kapitalizm” işleyiş tarzı nedeniyle kendi kendisini bitirmiş, sınai işletmelerde mülkiyet ve yönetim birbirinden ayrışmıştır. Artık ekonomiye hâkim olanlar “kapitalistler” değil, kurdukları dolandırıcılık ve sahtekârlık sistemi ile başkalarının (halkın) parasını kendi çıkarları için kullanan bir “asalaklar zümresidir”.
Öyleyse 100 yıldır içinde yaşadığımız bu sistem, bir “anomali”den; kapitalizmin, cumhuriyetin ve demokrasinin bir tiyatrosundan başka bir şey değildir.
Kitap, içinde yaşadığımız anomalinin fark edilmemesi için bilinçli olarak çarpıtılan, sansürlenen ve bilim değildir denilerek değersizleştirilmeye çalışılan felsefeyi ve başta Amerikan tarihi olmak üzere uygarlık tarihini masaya yatırıyor. Ve “kral çıplak ve alçak” diyor… İnsanlığın 20. yüzyıl boyunca toplumdan uzak tutulmuş Spinoza’nın öğretisi ile zihinsel esaretten kurtulabileceğini ve yeni bir yaşam kurabileceğini müjdeliyor…
Öyleyse her şey bize kalmış…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93047</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57c1d80f-f887-4a65-9322-783fa175ec04.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Geleceğe Şifa Tarhana</image:title>
            <image:caption>Hazır Alma Kendin Yap kitabının yazarından!
Bu kitabı alın, evinizin başköşesine koyun ve hemen tarhana hamurunuzu yoğurmaya başlayın!
Anadolu kadınının anadan kıza, kuşaktan kuşağa aktardığı hazine değerinde tarhana tarifleri bulacaksınız içinde. Dövme ve yoğurtla yapılan ak tarhana, top tarhana, ekşi erikli, kızılcıklı, börülceli, fasulyeli, nohutlu tarhanalar, domatesli biberli pembe un tarhanaları, yaş tarhanalar… Glütensiz tarhana, siyez unlu tarhana, damla sakızlı tarhana, çerezlik tarhana, bebek tarhanası… Çorbası, mantısı, çöreği, yemeğiyle koca bir tarhana kültürü…

Bu mirası bize aktaranlar da ana kız. Hülya Duranoğlu Erol ve Işıl Erol, ninelerinden, büyüklerinden öğrendiklerini, çocuklarımız, torunlarımız da yapsın diye kayda geçirdi.

Kitaptaki onlarca tarifle, en meşgul anne bile evinin tarhanasını hazırlayabilir. Hem de yaz kış demeden… Elindeki tarhanayı daha güzel değerlendirebilir.

Tarhananın tarihçesini, besin değerini, tarhana konulu yazılı kaynakları dâhil ettikleri bu kitap araştırıcılar için de önemli bir kaynak eser niteliğinde.

Gökten üç elma düşmüş… Tarhanayı yoğuran, pişiren, yaşatanların başına…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93048</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b49b77c-d087-4aa6-879a-f4b0e06fee8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tragedyanın Kökeni</image:title>
            <image:caption>Aiskhylos ve Atina: Tragedyanın Kökeni, yalnızca Aiskhylos’un oyunlarını ve onların izleyiciler için taşıdığı anlamı inceleyen bir eser değil, Atina demokrasisinin kökenlerini, gelişimini ve dolayısıyla Batı uygarlığının ve kültürünün yapısını da irdeleyen değerli bir araştırmadır. Zira George Thomson, Aiskhylos’un oyunlarının, alışılagelmiş yazınsal eleştirinin ya da geleneksel bilgi ölçütlerinin sınırları çerçevesinde çözümlenemeyeceği görüşündedir. Aiskhylos’un tragedyaları, Atina’nın toplumsal ve siyasal yaşamının öylesine ayrılmaz bir parçasıdır ki, ancak ve ancak Atina’nın tarihsel içeriğinin tamamının sistemli olarak incelenmesiyle anlaşılabilir. Dolayısıyla, bu kitabın birincil amacı Aiskhylos’un anlaşılması olsa da, inceleme, Erken Yunan şiirinin tarihini, Yunan düşüncesindeki yaşamsal unsurların gelişimini, Yunan tragedyasının dinsel temellerini ve bütün bu kültürel gelişmelerin ilkel kabile toplumundan Yunan kent devletine geçişle ilişkisini de içeren çok daha geniş bir alanı kapsamaktadır. 
George Thomson’ın bu kapsamlı incelemesi, Eski Yunan uygarlığına tarihsel maddeciliğin ilkelerini uygulama yolunda yapılan ilk girişimdir. Yazar, daha sonra yazdığı Tarihöncesi Ege ve İlk Filozoflar adlı diğer iki kitabında da bu çalışmasını sürdürmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93049</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/939cc7d3-3bae-447a-b2b1-fc00a3690070.jpg</image:loc>
            <image:title>Sovyetler Birliği’nde Komünist Kadın Hareketi (1919-1930)</image:title>
            <image:caption>Ekim Devrimi’nden sonra kurulan Jenotdel (1919-1930), Komünist Partisi’nin işçi ve köylü kadınlar arasındaki çalışmalarını örgütleyen birimdi. Sovyetler Birliği coğrafyasında faaliyet göstermekle birlikte, hiç kuşkusuz tüm dünyadaki kadın hareketinin yıllar süren mücadelesinin bir sonucuydu. Burcu Özdemir’in Sovyet arşivlerinden de yararlanarak kaleme aldığı bu kitap, Jenotdel konusunda Türkiye’de yayınlanan ilk bağımsız ve geniş kapsamlı çalışma olma özelliğini taşıyor. 
İnessa Armand, Aleksandra Kollontay, Nadejda Krupskaya gibi isimlerin önderliğinde kurulan Jenotdel’in öncelikli hedefi, kadınların toplumun eşit birer üyesi haline getirilmesi ve politik açıdan eğitilmesiydi. Bunun için komünal tesisler (kreşler, yemekhaneler) açtı; okuma yazma kursları, mitingler, konferanslar düzenledi; dergiler çıkardı. Yanı sıra, ekonomik açıdan zor durumdaki yalnız, evsiz ve küçük çocuklu kadınlara verilen toplumsal desteği güçlendirdi. Jenotdel, partiye bağlı bir birim olmakla birlikte geniş yetkilerle donatılmış bir karar merkeziydi. 
Sovyetler Birliği’nde Komünist Kadın Hareketi, kadınları özgürleştiren devrimci reformların özellikle Doğu Cumhuriyetlerinde ne büyük tepkiler yarattığını belgelerle ortaya döküyor. Kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmesi, başlık parası, poligami ve çarşafa karşı Jenotdel’in Azerbaycan’da verdiği zorlu mücadele, bu kitabın en dikkat çekici ve ilgiyle okunacak bölümlerinden birini oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93050</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b074cb84-8216-4aa5-82ee-05009e706e08.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Kurtuluş Hareketi</image:title>
            <image:caption>Kadının kurtuluşu adına elimizde nasıl bir stratejiler bütünü, ne tip deneyimler vardır? Aydınlanma ile açılan büyük tarihsel dönemeç kadınlara neler vadetmiştir? Önceki yüzyılda Avrupa devrimlerle çalkalanırken, hak taleplerinden özgürlük arayışlarına kadınlar hangi konumda yer almıştır? Bu tabloda Paris’in komünar kadınları ne tip çözümler üretmiştir? 20. yüzyıla damgasını vuran “reel sosyalizm” deneyimleri, “kadının kurtuluşu” başlığında, ne tür vaatler, mevziler ve hayal kırıklıkları ile ayrıştırılabilir? Tüm bu tarihsel izlek ile günümüzün komünalist yaklaşımları, müşterekler perspektifi ve “feminist grev” gibi örnekleri nasıl ilişkilendirilebilir? 
Ebru Pektaş, Kadın Kurtuluş Hareketi’nde bu gibi soruların ışığında, kadınların ezilmişliği ve baskının nedenleri hakkında süren uçsuz bucaksız kuramsal arayışların dışına çıkarak “kurtuluş fikri”ni dünyevi ve gündelik olanla, somut ve yaşamsal konularla ilişkilendiriyor. Kadın ütopyalarından burjuva devrimlerine, Komün deneyiminden “reel sosyalizm” pratiklerine ve nihayet günümüzün komünalist reçetelerine uzanan bir hatta “kadının devrime hükmetmesi”nin yollarını araştırıyor. 
“Bu kitapta temel tez olarak ‘hâlâ’, kadının kurtuluşunun ön koşulunun sosyalizm olduğunu savunuyorum. Ancak bu ön koşulun, kadın mücadelesine içerilmesi gereken bir ‘iktidar perspektifi’ ile birlikte düşünülmesi zorunludur. Zira sosyalizm ön koşulunu, tüm mahiyeti ile gerçek kılacak şey, ‘kadının devrime hükmetmesi’dir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93051</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cbcf98c-9c5e-4258-be66-42dac5ccb5db.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtlar Arasında Çıplak</image:title>
            <image:caption>Kurtlar Arasında Çıplak, ölümün ve işkencenin kol gezdiği Buchenwald Toplama Kampı’ndaki bir grup tutuklunun direniş hikâyesini anlatıyor. Gerilim, küçük bir çocuğun bir bavul içinde kampa sokulmasıyla başlıyor. Kamptaki on binlerce tutukluyu kurtarmak için örgütlenmiş Uluslararası Kamp Komitesi, bir taraftan ayaklanma hazırlıklarını sürdürürken, diğer taraftan bu küçük çocuğu SS’lerden saklamaya uğraşıyor. Tüm kampın tahliye edileceği haberi de gelince gerilim son haddine varıyor ve geriye yalnız iki seçenek kalıyor: Ya özgürlük ya ölüm! 
Bruno Apitz’in kaleminden çıkan bu sarsıcı roman, yazarın sekiz yılını Buchenwald Toplama Kampı’nda geçirmesiyle bir rapor özelliği de kazanırken, böylece kurguyla gerçeğin iç içe geçtiği bir anlatı şeklini alıyor. Demokratik Almanya’da Ulusal Ödüle layık görülen eser, bir insanlık dramını gözler önüne sermesinin ötesinde, faşizme karşı direnişin bir sembolü ve cesurca söylenen bir özgürlük şarkısı oluyor. 
Bugüne kadar otuzdan fazla dile çevrilen Kurtlar Arasında Çıplak, Alaattin Bilgi’nin usta işi çevirisi ve genişletilmiş yeni basımıyla Yordam Edebiyat’ta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93052</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed1506a2-9889-43d6-ac6b-20ea8261a76e.jpg</image:loc>
            <image:title>B.Aşk.A</image:title>
            <image:caption>Gönül hep saf ve hazırdır. Marifet, aklı gönül yolundan çekebilmekte. 
 
Psikanaliz dalında duayen kabul edilen Neha Noyan, yıllar önce bir adamla yaptığı yazışmaları, kendisine hayran ve röportaj yapmak için can atan genç psikolog Altay’ın analiz 
etmesini ister. 
Bilim, edebiyat ve felsefe âşığı aynı ruh hizasında iki kişinin satranç tadındaki yazışmaları, Altay’ı dostluk, aşk, insani zayıflıklar, ilahi üstünlükler üzerinden kendiyle ilgili büyük çözümlemeler yapmaya teşvik eder. Tüm bu yazışmaların sonunda ise Altay’ı hiç ummadığı büyük bir sürpriz beklemektedir. 
Kanada’da bir, Türkiye’de ise yayımlanmış üç romanı bulunan Deniz Başıbüyük, bu kitapta aşkı anlatıyor, fakat en sıradan şekilde akıllara gelen iki kişi arasındaki aşkı bir basamak olarak kullanıp ilahi birliğe varan b.aşk.a türlü bir aşkı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93053</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c96ef236-52e4-405d-b014-eab5a398eee1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Başkadır Diplomatların Dünyası</image:title>
            <image:caption>Hariciyecilerden nefes kesici, daha önce duyulmadık hikâyeler 
 
Meslektaşlar arasında çok keyifli diplomatik hikâyeler, dedikodular anlatılır ama bunların çoğu camia dışında pek gün ışığı görmez. Bir süre sonra da kaybolur giderler. 
Kimileri yaygın “monşer” imajını güçlendirir, kimileri diplomatların ne kadar zor ve riskli görevler üstlendiğini anlatır, kimileri de sadece hoş vakit geçirtir. 
Mehmet Öğütçü ve Uğur Ergun, Hariciye’nin farklı kulvarlarında koşmuş, dünyanın girilmez köşelerine girmiş, değişik uzmanlık alanlarına yoğunlaşmış, geniş dostluk şebekeleri, zengin hikâye rezervleri ve özgün üslupları olan iki diplomat. 
Bu kitapta, kendi hikâyelerini, hatıralarını, diplomasi anlayışlarını, hayata bakışlarını birleştirerek bizlere hem okuması keyifli, hem tarihe iz bırakıcı, hem de geleceğin diplomatlarına ilham verici enfes bir okuma ziyafeti sunuyorlar. 
Çoğulcu bir yaklaşımla meslektaşlarının anlamlı diplomatik hikâyelerine de yer veriyorlar. Namık Tan, Kaya Türkmen, Şakir Fakılı, Ömer Onhon, Deniz Kılıçer, Hasan Aygün, Pulat Yüksel Tacar, Selçuk İncesu ve Ayşenur Alpaslan diplomatik hayal gücümüzü zenginleştiriyor, renklendiriyor. 
Elinizden bırakamayacağınız, aynı gün içinde okuyup bitirmek isteyeceğiniz, dostlarınıza tavsiye edeceğiniz bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93055</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea0da77b-b369-4430-91ee-66d0ef73be08.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Zeka ve Marka İlişkisi</image:title>
            <image:caption>Duygusal Zeka ve Marka İlişkisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93056</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08fbd61a-7bbd-4813-bf44-a3e0534e22f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Kalp Kırılır</image:title>
            <image:caption>Bu yaşına dek kendi başına ayakta kalmayı başarmış olan Beyah’nın tek isteği geçmişi ardında 
bırakıp hayal ettiği geleceğe adım atmaktır. 
 
Ancak beklenmedik bir olay tüm planlarını altüsteder ve Beyah yaz aylarını geçirmek üzere Teksas’ta bir yarımadada yaşayan, neredeyse hiç tanımadığı babasının yanına gitmek zorunda kalır. 
Oradaki günlerine sabırla katlanıp kendi yoluna gideceği anı beklerken yeni komşuları 
Samson’la tanışır. 
 
Görünürde benzer hiçbir yönleri olmayan Samsonve Beyah, birbirlerini keşfederlerken hikâyeleri yalnızca bir yaz kaçamağı olarak mı kalacaktıryoksa bunun ötesine geçecek ve yaklaşan akıntı kalplerini açıklara mı sürükleyecektir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93057</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22d8991a-08a0-41cc-9a56-63f4d8faa9bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakkı Nerede ?</image:title>
            <image:caption>Can ve Hakkı, birbirlerinden hiç ayrılmamış, iki çok yakın arkadaş! Hep beraberler: Parkta, tatilde, banyoda, uykuda… Ama bir gün Canlar’ın evleri boyanır ve bakın neler olur? Gerçek bir olaydan esinlenerek yazılmış bu hikâyede, Can ve Hakkı’nın ayrılma ve yeniden buluşma macerasına eşlik edeceksiniz. Kitabımızın bir de şarkısını yaptık. Kitap içindeki kare koddan rahatlıkla ulaşıp dinleyebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93058</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd8f150b-6c17-4df4-bdfd-b40e0f6c38b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hurra Aşağılara, Yokuş Aşağılara!</image:title>
            <image:caption>Hurra Aşağılara, Yokuş Aşağılara! evinden çıkıp bir hastaneye iş başvurusuna gitmek isteyen genç hemşire K’nın başından geçenleri anlatıyor. Genç kız sokakta birçok zorlukla karşılaşıyor, yolu giderek çetrefilleşerek birbirinden ilginç karakterlerle hatta tuhaf varlıklarla kesişiyor. Ne var ki güçlükler karşısında kendisi de güçleniyor, can kurtardıkça kendine can katıyor, yaşam gücü artıyor. 
Başlarda her şey günümüzde olduğu gibi, biraz karanlık, biraz nihilizan, biraz karamsar… hayatın anlamsızlığı belirip duruyor ufukta. Gelgelelim ilerledikçe bir esneklik ve kendiliğindenlik hissettiriyor kendini; direnmek ve mücadele etmek kadar yeri geldiğinde akışa bırakmak gerektiğini de hatırlatır gibi. 
Süreyyya Evren’in muzip ve felsefi lakin yaratıcı enerjiyle dolup taşan romanı bir kavram olarak “yokuş” deneyiminden yola çıkarak tam anlamıyla hayata bakışımızı tazeliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93059</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b797008-ba6f-4fb7-9502-db4784289a92.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Sonu Savaşı</image:title>
            <image:caption>On dokuzuncu yüzyıl Brezilya’sının derinliklerinde Canudos adlı bir yer vardır; dünyanın bütün lanetlilerinin; hayat kadınları, dilenciler, haydutlar ve her tür paryanın evidir burası. Tarih ve medeniyetin tamamen yok edildiği bu bölge paradan, vergiden, evlilik kurumundan, nüfus sayımından muaftır. Bu yanıyla devrimci ruhun en saf hali için bir kazan, gerçek anlamda özgürlükçü bir cennetin potansiyelini taşıyan ve Brezilya hükümetinin ne olursa olsun yok etmeye ant içtiği bir eyalettir. 
Belki de en iddialı ve trajik olan bu romanında Mario Vargas Llosa, Canudos’u gerçeklerden yola çıkarak yorumluyor. Toplum ile iktidar arasındaki sonu gelmez ve dehşet verici savaşın her iki tarafına da ışık düşürüyor. Böylece Latin Amerika’nın devrimci geçmişini; tutku, şiddet ve fanatizmle birlikte gelen yıkımı anlatan unutulmaz bir roman çıkıyor ortaya. 
 
“Büyük ölçekte bir modern trajedi… Dökülen kan gibi karanlık.” 
Salman Rushdie 
 
“Büyüleyici olmayan tek bir sayfası yok… Vargas Llosa bilhassa savaşın yarattığı kargaşayı ve kavrayış yetersizliğiyle şaşkına dönen tarafları gözler önüne serebilmiş.” 
The Sunday Telegraph</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93060</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b3a99d7-d24a-4bb0-8e4c-93e9153dc3ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazmak</image:title>
            <image:caption>Marguerite Duras’ın son metinlerinden biri olan Yazmak, ıssız evinde yaşayan bir yazarın, seçtiği mesleği devam ettirmek için ihtiyaç duyduğu yalnızlığı paylaştığı bir güz metni. 1944’te uçağı düşen genç bir İngiliz pilotundan gezdiği bir sergiye, kış aylarında donan gölün üstünde oynayan çocuklardan kilerindeki bir sineğe kayan durgun düşünceleri. Yazarın birçok eserinde olduğu gibi yine gerçekle kurguyu harmanladığı Yazmak, Duras’ın duru ve duyarlı kaleminden akan melankolik bir geç dönem sonatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93061</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ff5c06d-e4a8-42cc-b6d7-8849413b07a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Albert Nobbs</image:title>
            <image:caption>Albert Nobbs, her yerde karşılaştığımız ve ânında unuttuğumuz insanlardan biri. Dublin’in lüks otellerinden birinde yıllardır garsonluk yaparak gözlerden uzak, sade bir yaşam süren bu orta yaşlı adamın bir sırrı vardır – aslında bir kadındır. Bir gece sırrının ortaya çıkmasıyla Albert bir yandan inşa ettiği benliği korumaya çalışır, öte yandan arzularının peşinden gitmeye karar verir. George Moore’un 1918 tarihli öyküsü, cinsellik ve kimlik gibi konuları zamanının ötesinde bir içtenlikle tartışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93062</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c756835-45e1-4275-b949-3d372f7a0cd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamın Anlamı</image:title>
            <image:caption>Alman filozof Immanuel Kant, felsefe tarihine yön veren en önemli düşünürlerden biridir. Öyle ki Heine, etkisi bakımından Kant’ın yapıtlarını, Fransız Devrimi’nden daha önemli görür. Onun öğretisini kavrayan her zihinde, Schopenhauer’ın deyimiyle, manevi anlamda bir yeniden doğuş meydana gelir.
Bu kitap, Kant’ın neredeyse beş bin sayfayı bulan yapıtlarından seçildi. Kant’ın dünya görüşünü yansıtan bu seçkinin amacı, onun görüşlerini herkese kolay ve anlaşılır bir biçimde kendi sözleriyle ulaştırmaktır. Kant öğretisinin temel çizgilerinin sunulduğu bu kitap, onun derin insancıl bilgeliğinin anlaşılmasını sağlamanın yanında, insandaki iyiliğe ve hepimizin içinde yer alan yeteneklere yönelik inancı yansıtmayı hedefler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93063</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0f3f1ff-64a4-4af2-a086-80795cb64a13.jpg</image:loc>
            <image:title>Ev Sahibesi</image:title>
            <image:caption>Dostoyevski’nin daha sonra kaleme alacağı romanlarına dair ipuçları taşıyan erken dönem eserlerinden Ev Sahibesi, arka planına kalabalık 19. yüzyıl Petersburg’unu alan, karanlık, bunalımlı ve efsunlu bir aşk hikâyesi anlatıyor. 
 
Bilim tutkunu genç Ordınov, kitapların arasında kaybolarak insana yabancılaştığı günlerin telafisini şehrin kalabalık sokaklarında arar ve aradığından çok daha fazlasını bulur. İlk gördüğü andan itibaren bakışlarını mıknatıs gibi üzerlerine çeken gizemli bir çift, Ordınov’u derin bir buhrana sürükleyecektir. Ev Sahibesi, bilimin büyüyle, inancın şeytanla, yalnızlığın kalabalıkla zıtlığından doğan tuhaf bir deneyim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93064</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cacccd2-9a60-485b-8464-d0a5086d17d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Auguste Comte ve Pozitivizm</image:title>
            <image:caption>İngiliz filozof John Stuart Mill, bu kitapta, çağdaşı ve takipçisi olduğu Auguste Comte’un pozitivist düşünme tarzını, köklerini ve karakteristiklerini ortaya koymaktadır. Aynı zamanda yazar, pozitivist bilim felsefesinin temel konularından olan bilimler sınıflaması ve üç hâl yasasını; sosyolojinin ve sosyal fenomenlerin pozitivizm içerisindeki konumunu anlaşılır bir üslupla ele almaktadır.
Comte’un ve pozitivizmin bilim, felsefe ve sosyoloji anlayışını kavramak isteyen okur için bu kitap eleştirel bir giriş niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93065</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e50536aa-2c18-44f9-8385-29c83d1af9c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Anneanne ile Frieder</image:title>
            <image:caption>Almanya’nın sevilen çocuk klasiklerinden “Anneanne ile Frieder” şimdi Türkçede! 
Anneanne ile Frieder harika bir ekiptir: Anneannesi, Frieder’in bütün muzipliklerine, oyunlarına, lakırdılarına ayak uydurur, şnitzeli torununun tabağına oyuncak bir kepçe yardımıyla koyar, planladıkları pikniği yağmur yağınca tramvay durağına taşır, bahçeye bir jelibon ağacı diker ve daha neler neler... Çocuğunuzla birlikte okuması keyifli, birbirinden eğlenceli ve yaratıcı on beş hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93066</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff85e3ad-da76-4bb3-a63d-5fbe39d1b371.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin Yeniden İnşası</image:title>
            <image:caption>İnsanlık, 17. yüzyıl astronomi ve kozmolojisi, 18. yüzyıl fizik ve kimyası, 19. yüzyıl jeoloji ve biyolojisi ile yeni bir dünyaya adım attı. Bacon’dan beri bilginin güç olduğu şiarıyla yaşamışken, kucağımıza düşen atom bombaları kimin/neyin eseriydi? Felsefede yeniden inşa sorununun çıkış noktası belki de burasıdır.
Amerikalı filozof John Dewey’in elinizdeki kitabı, değişen dünya anlayışları ve beraberinde getirdiği sorunlar karşısında felsefenin yeniden inşası için bir çağrıdır. Aynı zamanda eleştirel bir uygarlık ve düşün tarihi okumasının yapıldığı eserde, bilim, mantık, siyaset ve ahlak alanlarında felsefeyi yeniden inşanın olanakları tartışılmaktadır.
Dewey’e göre devletin, sanatın, dinin, kısacası tüm toplumsal kurumların tek amacı; ırk, cinsiyet, sınıf veya ekonomik statüye bakmaksızın insanların kapasitelerini özgür kılmak ve geliştirmek olmalıdır. Demokrasi ise ancak ‘toplumun her üyesinin her yönden büyümesi’ne yaptığı katkı ile ölçülür.
Bu kitap, geçmişle hesaplaşmanın doğasını aydınlatmakla kalmıyor, geleceği şekillendirmede insan zekâsının önemini, insanın sürekli ‘yeniden inşa eden bir varlık oluşu’nun hikâyesini somutlaştırarak gözler önüne seriyor. Sizce de çağın hayati meselelerine felsefeyle bakmanın ve yeniden inşa yoluyla yeni dünyalar yaratmanın vakti gelmedi mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93067</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2062e9f-ffe7-49b4-aa84-0ea0bc3e3d6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalkınma Mücadelesi</image:title>
            <image:caption>Kapitalist toplumsal ilişkilere dayanmayan insani kalkınma biçimlerini düşünmek ve üretmek olanaklı mıdır? Bu kitap, bu hedefin mümkün olduğunu ve dahası günümüzde dünya üzerinde insani kalkınmanın alternatif biçimlerini geliştirmek için sayısız çabanın olduğunu ileri sürmektir. Ancak bu çabaları daha iyi kavrayabilmek için, kalkınmaya emekçi sınıfların perspektifinden bakmak gerekir. 
 
Sussex Üniversitesi’nden Benjamin Selwyn’in Kalkınma Mücadelesi başlıklı bu kitabı kalkınma sorunsalını emekçi sınıflar perspektifinden ele alan önemli bir yapıt niteliğinde. Bu açıdan sermaye merkezli geleneksel kalkınma yaklaşımlarından açıkça farklılaşıyor. Selwyn’in analizinin merkezinde küresel düzeyde giderek artan yoksulluk sorunu yer alıyor. Teorik açıdan bunun önemi, düşünsel temelleri “büyüme ve refah” vaadi üzerine kurgulanan geleneksel (ortodoks) kalkınma yaklaşımlarının gerçeklik tarafından açıkça yanlışlanmasıdır. 
Ahmet Haşim Köse 
 
Çalışmanın temel aksı, yerel ve uluslararası yoksulluk üzerine oturtulmakta ve kapitalizmin uluslararası üretim ve ticaret zincirleri üzerinden yoksulluğun nasıl bir seyir izlediğini deşifre etmek üzerine kurulmuştur. Kapitalist bir süreç dışında yaşanabilecek farklı bir toplumsallaşma mümkün müdür? Bu çalışma bunun mümkün olacağına dair önermeler içermektedir. 
Mehmet Türkay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93068</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1db76d82-8d33-458d-998a-b451497b956e.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefi Yöntem</image:title>
            <image:caption>Felsefi yöntem problemini merkezine alan bu kitap, İngiliz filozof R. G. Collingwood’un felsefenin doğası üzerine düşünümünün bir ürünüdür. Felsefenin felsefesi ya da metafelsefi bir çaba olarak bu düşünüm olmadan felsefe problemlerini hakkıyla çözümleyebilmek, hatta ortaya koymak dahi mümkün değildir. Çünkü felsefede yöntem sorunu, felsefenin ne olduğu, ne yapmaya çalıştığı ve en iyi nasıl yapılacağıyla doğrudan ilişkilidir. Kısacası felsefenin ne olduğu üzerine düşünmek de bizzat felsefeye dâhildir.
Bilim çağında felsefenin işlevi; felsefeyi doğa bilimlerinden ayırt eden bir araştırma alanının varlığı; felsefi kavramların ve yargıların doğası; tümdengelimsel ve tümevarımsal çıkarımın felsefi uslamlama sürecindeki yeri, felsefe-edebiyat ilişkisi bu kitapta ele alınan konulardan bazılarıdır. Tüm bu sorularla beraber yazar bu kitapta; Platon, Descartes ve Kant’tan analitik felsefe geleneğine dek felsefede yöntem problemine ilişkin sistematik ve özgün bir öneri sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93069</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ff12a43-f48b-46cc-a63b-a62ec9f55038.jpg</image:loc>
            <image:title>Teori ve Pratikte Irkçılık</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, ırkçılığa ve ırk kuramlarına bir giriş niteliğindedir. Bu kitapta, Kant, Marx, Levi-Strauss ve Fanon ile beraber, çağdaş düşünürler Foucault, Balibar ve Bernasconi’de ırk kuramlarının izi sürülmektedir.
Irkçılığın tarihsel ve ekonomik kökenleri nelerdir? Milliyetçilik ve cinsiyetçilikle ilişkisi nedir? Irkçılık kapitalizmin ürünü müdür, yoksa insanlık tarihinin bir parçası mıdır? Aristoteles‘e göre ‘barbarlar’ın kölelik için doğması ne anlama gelir? Ksenofobi, yabancı düşmanlığı veırkçılık aynı şey midir?
Tüm bu sorularla birlikte bu kitapta, Türkiye’de ırkçılığın ekonomik ve kültürel kökleri ve farklı görünümleri sorgulanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93070</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7f51d3e-d2db-46df-9bc6-7111631081b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Latin Dili Üzerine</image:title>
            <image:caption>‘Romalıların en eğitimlisi’ olan Marcus Terentius Varro bu eserde dilin doğasını incelemeye koyuluyor. Dilin kurallı bir yapı olup olmadığını tartışan Varro, inceleme sahasını her ne kadar kendi anadili olarak belirlese de her dile uygulanabilecek birçok mantık ilkesi de sunuyor. Bu metin, Antikçağ’da var olduğunu bildiğimiz ama Eski Yunan’daki filolojik izlerine ulaşamadığımız en önemli dil tartışmalarından olan benzeşim (analogia)-ayrışım (anomalia) tartışmasına dair tek derli toplu metin olma özelliğini de taşıyor. Varro eserde, tartışmanın her iki tarafına ait savları da aktarıp son olarak kendisinin bu tartışmaya dair fikirlerini örneklerle açıklıyor. 
 
Bazıları kullanım bağlamındaki doğal ereklerin kullanışlılık ve zevk amaçlı olmak üzere iki katmanlı olduğunu öne sürebilir. Zira giyinmeyi sadece soğuktan korunmak için değil, aynı zamanda soylu bir görünüme kavuşmak için isteriz. Bir ev sahibi olmayı yalnızca bir çatı altında sağ salim barınma zorunluluğundan değil, aynı zamanda dünyevi hazzı sürdürebilmek için de dileriz. Kap kacağımızın yalnızca erzakımıza yetmesini değil, aynı zamanda göze hoş gelmesini ve bir sanatçının elinden çıkmasını arzu ederiz. Çünkü biri insanı (homo), diğeri insanlığı (humanitas) tatmin eder. (Varro, Ling. viii.16)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93071</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2e54800-1c39-46b4-880e-ad36c8be7d77.jpg</image:loc>
            <image:title>Onlar Göçtü Buradan</image:title>
            <image:caption>Türkiye, son yıllarda tarihinin en büyük beyin göçü dalgasını yaşıyor. Yalnızca geçtiğimiz beş senede, çoğunluğu yükseköğrenim görmüş genç kuşaktan on binlerce kişi yurtdışına yerleşme kararı aldı. 
 
Peki, bu insanları böylesi zor bir kararı vermeye iten sebepler neler? 
 
Ya gittikten sonrası? Aradıklarını bulabildiler mi, dönmeyi düşünüyorlar mı, neleri özlediler, neleri hiç özlemediler? 
 
Evrim Kuran, Onlar Göçtü Buradan’da Türkiye’nin her köşesinden 118 ülke, 728 kente dağılmış 3.253 göçmenle görüşerek yaptığı araştırmanın sonuçlarını anlatıyor ve yorumluyor. Bunu yaparken onların sesini bize duyurmayı ihmal etmediği gibi, kendi tecrübelerini ve duygularını da aktarıyor. 
 
Hem yurtdışına yerleşmeyi aklından geçiren hem de Türkiye’nin yurtdışına verdiği göç olgusunu anlamlandırmak isteyenler için bir başvuru kitabı... 
 
Bir göçmen ve bir kuşak araştırmacısı olarak çıktığım bu yolculukta yüzlerce farklı hikâyeyi doğrudan dinleme fırsatım oldu. Bulguların göçmen dostlarıma yalnız olmadıklarını hatırlatmasını, göçmeyi düşünenleri yargılar ya da yorumlarla değil gerçeklerle buluşturmasını ve en önemlisi de kural koyucunun ülkenin kıymetlerinin ülkede kalmalarını kolaylaştırıcı tedbirler almasını sağlamasını dilerim. Çünkü onlar, o güzelim nesil, göçtü buradan. Evrim Kuran</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93072</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b0c1d4e-66d4-4f33-94d9-ac86e88c69a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Galakside İnecek Var</image:title>
            <image:caption>Yol boyunca satrancın piyon taşları gibi siper almış ağaçları saydı Kayra. Yeni bir yere taşınmanın heyecanından çok alıştığı bir yerden ayrılmanın burukluğunu yaşıyordu. Yola çıktıkları andan itibaren meraklı bakışlarla her yeri izlemeye başladı. Farklı bir duygu barındırıyordu içinde. Ne zaman böyle hissetse kendini bir maceranın ortasında buluverirdi. 
Acaba bu kasabada onu bekleyen macera neydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93073</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96721e7c-95d0-4abf-bdd6-772d9c6e6a8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İstanbul Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Hüma’nın tek isteği Bir İstanbul Hikâyesi kitabını tamamlamak ve ‘Kadim Şehri Yazanlar Kulübü’nün üyelerinden birisi olmaktı. Yaz yaz bitmez bir şehirdi burası! Onu, yaşlı adamla buluşturan da eşi benzeri bulunmayan bu şehirdi. Fakat büyük bir heyecanla gittiği Fener’deki o ev ve evin sahibi, hayatını bir karabasana çevirmişti. ‘Hayır, yılmak yok!’ diye geçirdi aklından Hüma. Byzas&apos;ın, Byzantion&apos;un,Konstantin’in, Konstantinopolis’in, Fatih Sultan Mehmed’in, İstanbul’un, sur kapılarının,  antik şehrin koruyucusu Meryem Ana’nın,  Boukoleon Sarayı&apos;nın ve diğerlerinin ona söylemek istediği her neyse, bunu mutlaka bulup öğrenecekti. Tabii Başkomiser Kemal Çuhadar’la birlikte! 

Kadim İstanbul, Hüma’nın katili bulmasına yardım edebilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93074</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31d5b190-6c83-4ecf-b272-837263e3d590.jpg</image:loc>
            <image:title>Kant ve Metafizik Problemi</image:title>
            <image:caption>Yorumlarının özünü 1927-28 güz döneminde verdiği derslerde oluşturduğu bu kitap Heidegger’in, Kant’ın önemli eseri Saf Aklın Eleştirisi’ne kendi bakış dairesinden yaptığı çözümlemeyi içeriyor.
Varlık ve Zaman’ın soru formülasyonunun şekillendirdiği bu bakış açısı, varlık sorusuna bu kez de Kant’ın metni üzerinden uzanıyor. Heidegger, Saf Aklın Eleştirisi’nin kendisi için yalnızca bir sığınak teşkil etmediğini, aynı zamanda Kant’ı, varlık sorusu bağlamında düşünebilmesine imkân tanıdığını da söylüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93075</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/153b8ed1-86a7-4bae-85cb-0738cc5af481.jpg</image:loc>
            <image:title>Yat Yemekleri - Denizdeki Mutfak</image:title>
            <image:caption>“Evlerimizde-mutfaklarımızda daha çok vakit geçirdiğimiz, tatil için daha izole alanları tercih ettiğimiz, doğada olmayı, yaşamımızı sadeleştirmeyi daha çok düşündüğümüz ve bunu gerçekleştirmeye çalıştığımız yeni yaşam düzeninde, ister teknede, ister yazlıkta, isterseniz de kendi mutfağınızda keyif katacak, sunumlarıyla iyi hissettirecek, sofralarınızı renklendirecek, minik mutfaklarda bile kolaylıkla hazırlanabilecek, kolay ulaşılabilir malzemelerle, Türk ve Dünya Mutfakları’ndan derlediğim, kendi reçetelerimden oluşan Yat Yemekleri kitabımı beğeninize sunuyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93076</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89db7c30-796f-4eb5-8b36-c0e6a4d01245.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinç Gökten Düşmedi</image:title>
            <image:caption>“Beynimiz hazır, bir şekilde gökten düşmedi. Beynimiz yaklaşık bir milyon yıl önce kendi varlığının bilincine varmaya başladığında en azından bir milyar yaşındaydı. Öznenin yaşantısında ilk kez dünyanın bir tür izdüşümü, bir tür kopyası ya da imgesi ortaya çıktığında, bu imgenin neye benzeyeceği konusundaki kararlar evrimce çoktan alınmıştı… Her halükârda bunlar biyolojik kararlardı.”
–Hoimar von Ditfurth
“Hoimar von Ditfurth, bilimsel bilgilerin içinden ilerleyerek dünyanın bütünsel bir resmini çıkartıyor karşımız. Burada bize aktarılan şey ‘bilimin ne dediği’ değil. Bilimden yararlanarak ve bilimsel bilgiden en küçük bir ödün vermeyerek dünyayı kavrayışımıza ilişkin bir öykü, hatta bir roman yazıyor Ditfurth. Bu nedenle onun kitaplarına ‘popüler bilim’ sıfatının ne kadar uyduğunu sormadan edemiyorum. Ya da acaba ‘asıl popüler bilim budur’ mu demek gerekiyor?”
–Turgay Kurultay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93077</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0426439-519d-4e49-931f-0e7e75cdee57.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessizliklerin Dokunuşu</image:title>
            <image:caption>1995 yılında Fransız bir film yapımcısı Nâzım Hikmet ile ilgili bir sinema filmi yapmamı önerdi. İspanyol roman yazarı Jorge Semprun ile senaryo çalışmalarına başladık. Bir ara Moskova’ya gidip, 2 ay kadar Nâzım Hikmet’in eşi Vera Tulyakova ile senaryo için konuşmalar yaptım. Nâzım Hikmet’in Moskova’daki Andrey Voznesenski ve diğer arkadaşlarının tanıklıklarını dinledim. Ayrıca Nâzım Hikmet’i çok yakından tanıyan Müzehher Vâ-nû, Avni Arbaş, Mehmet Ali Aybar ve Nail Çakırhan ile de görüştüm. Bazı nedenlerle bu filmi gerçekleştirmedik...
Söylemedikleri, söylediklerinden fazla olan, konuşurken kullandıkları kelimelerin arasında hep sessizlik taşıyan bu 20. yüzyıl kahramanlarının düşünceleri tozlu kasetlerde kalsın istemedim. Onlarla yaptığım konuşmalardan bu kitaptan başka sende geriye ne kaldı diye soracak olursanız şöyle derim: “SESSİZLİKLERLE DOKUNMUŞLARDI BİRBİRLERİNE.”
Ali Özgentürk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93078</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2303ab5a-57fb-4568-99f4-01bf84e70448.jpg</image:loc>
            <image:title>Yük</image:title>
            <image:caption>“Bundan yüz yıl önce bir dağ köyünde alt tabakadan bir kadının güzelliği bir nimet değil, bir lanetti. Hele bir de kadının kocası uzaklarda, İtalya dağlarında cephedeyse.”

Katharina Teutsch
“Monika Helfer bu kısacık romanda kolay kolay unutulmayacak canlılıkta portreler çiziyor. Yirminci yüzyıl başlarının son derece sert hayatını sahte bir romantizme kapılmadan resmederken, yaşanan güzel anları da gözden kaçırmıyor. Farklı zaman dilimleri arasında gidip gelirken, okurlarını ailesinin yükünü omuzlamaya davet ediyor. Harika bir kitap!”

Petra Reich
“Monika Helfer tıpkı konuştuğu gibi yazıyor. Ne bir sözcük eksik ne bir sözcük fazla. Yük gerçekten de en iyi yapıtı.”

Christina Pausackl
“Kısacık bir roman olmasına rağmen insan saatlerce elinden bırakamıyor. Çünkü her bir cümlesi tarif edilmesi zor, belli belirsiz bir güzellikte.”

Alexander Solloch</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93079</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ea784ef-9066-4d4f-bf5b-e2ec3fad3423.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydarpaşa&apos;nın Son Memuru</image:title>
            <image:caption>ilerledikçe, her şeye başladığımız o yeşil mezarlığa aşkımızı gömeceğimizi biliyordum. “Aşkımızı gömmek ve mezarlık…” Sözcüklerin, hislerin ve mekânların tuhaf denk gelişini düşündüm Aysel ile yürürken. Yanımda yürüyen bu güzel kadının, terk edilişim karşısında gösterdiğim kayıtsızlığa nasıl sinir olduğunu görüyordum.
1908 yılında hizmete açılan Haydarpaşa Garı’nın yakın zamanda geçirdiği dramatik dönüşümü, bundan böyle trensiz ve insansız bırakılacağı projeyi odağına alıyor Başar Öztürk. Haydarpaşa’nın Son Memuru romanı, İstanbul’un, Avrasya’nın tarihi binası Haydarpaşa Garı’nın ve çalışanlarının sesi soluğu oluyor.
Gara avukat olarak atanan Efes; Baba Ali, Aysel ve diğer karakterler eşliğinde hayatına yeni anlamlar, yeni ve değerli yaşantılar eklerken, gar binasının dönüşüm projesi ile zor günler yaşayacaktır. Bu değişimin kendi iç dünyasına yansıyan hüznüyle yaşadığı endişe, Efes’te tutunamama haline dönüşür. Bir yandan Aysel ile kurmayı düşledikleri yuvaları, mesleki sorumluluğu ve Haydarpaşa’ya sahip çıkabilme telaşı ama en çok da geçmişinden getirdiği içli, düşünceli yapısı ile Efes, diğer yanda da Haydarpaşa’nın ve memur-işçi ev sahiplerinin yaşadıkları hazin hikâyesi ve sendikal mücadelelerle sosyo-politik roman kimliği de kazanıyor Haydarpaşa’nın Son Memuru.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93081</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74bcd2e2-ce0f-4c00-959b-1102c4c389d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tenten ve Pikarolar - Tenten&apos;in Maceraları 23</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyıl Avrupa çizgi romanlarının en ünlüleri arasında sayılan Tenten’in Maceraları bütün dünyada bilinen ve zevkle okunan bir macera dizisi. Çizer George Remi, diğer ismiyle Hergé’nin başyapıtı sayılan bu çizgi roman heyecan, mizah ve ince ayrıntılarla dolu sayfalarıyla okurlarına dünyayı dolaştırıyor.
Belçikalı bir gazeteci olan Tenten, köpeği Milu’yla birlikte çıktığı her tehlikeli serüvende kahramanca işlere imza atar. Dünyanın her yerine, hatta Ay’a bile gider. Düştüğü tehlikeli durumlardan zekâsı ve şansıyla kurtulur. Dizinin farklı kitaplarında Tenten’e alaycı ve kaba kişiliğiyle Kaptan Haddok, icatlarıyla Profesör Turnösol ve sakar dedektifler Dupond ve Dupont eşlik eder.
Gerçek ya da kurgusal bir mekânda, mükemmel ayrıntılarla anlatılan serüvenler Hergé’nin kusursuz çizgileriyle birleşerek bir çizgi romandan fazlasını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93082</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12ec8f14-4d7e-4bab-af4d-8cb1431c1315.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavaş, Hafif, Sakin</image:title>
            <image:caption>Bedeni, kalbi ve ruhu yükler altında ezilen bir insan, telaşla koşturarak ancak kötü şansı çağırır. 
 
YAVAŞLA! 
Seni çılgınca akan hayat ırmağının bilinmezleri içinde yavaşlamaya ve mümkünse bir nefeslik durmaya davet ediyorum. 
 
HAFİFLE! 
Kendini nasıl olup da bir “tatminsizlik, kaçış ve arayış” sarmalına hapsettiğini görebilirsen yüklerini bırakmak ve hafiflemek mümkün. 
 
SAKİN OL! 
Hayat kutsal bir oyun ve tüm kâinat, senin oyuna küsüp köşene çekilmeni değil oyuna katılmanı ve ömrünün hakkını vermeni sabırsızlıkla bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93083</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a384eef4-32d0-4a36-89fb-9b8e757157d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Peşin Hükümlüler</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93084</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0a07255-4914-4f07-8eaf-a867ddf2c60f.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Bugün çağdaş Türk hikâyeciliği ve Millî Edebiyat Akımı&apos;nın kurucularından biri olarak kabul edilen Ömer Seyfettin gerek kaleme aldığı hikâyelerdeki konu ve karakter çeşitliliği, gerekse hikâyelerinde sade ve kolay anlaşılabilen bir dil ve üslup kullanmaya özen göstermesiyle çağdaşlarından sıyrılarak Türk Edebiyatı&apos;nın en fazla tanınan ve okunan kısa hikâye yazarlarından biri hâline gelmiştir. 
 
Seçme Hikâyeler adlı bu eserde yazarın Ant, Büyücü, Diyet, Efruz Bey, Falaka, Ferman, Forsa, Gizli Mabet, Kütük, Pembe İncili Kaftan, Perili Köşk, Topuz, Yalnız Efe hikâyelerine yer verilmiştir.    Ceyda Yüksel tarafından yayına hazırlanan eserin editörlüğünü ise Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde öğretim üyesi olan Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir. Eserde yer alan hikâyeler dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun, fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak çevrilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93085</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d66dddb6-dd2d-443b-9e0a-13ab398592e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayattan Sahneler - Levâyih-i Hayat</image:title>
            <image:caption>“Dünyanın neye tahammülü var Fehame? Unut! Unut! Biraz da dünyanın zevkini sürmeye çalış.” 
 
Fatma Aliye’nin, Hayattan Sahneler (Levâyih-i Hayat) adlı eseri mektup tarzında kurgulanmış olup iyi ailelerde yetişmiş, zengin, kültürlü ve üst sınıftan akraba beş kadının -Fehame, Mehabe, Sabahat, Nebahat, İtimat- birbirine gönderdiği on bir mektuptan oluşur. Kahramanların karakterlerine uygun isimlerle adlandırıldığı romanda, evlilikteki mutsuzluk ve mutluluk, eşler arasındaki uyum, gayrimeşru aşkların çirkinliği, eğitimin önemi, kocasını sevmeden kendi rızası dışında evlendirilen kadınların yaşadığı sorunlar, aşk ve muhabbet kavramları, kocanın sadakatsizliği gibi konular tartışılır. 
Hayattan Sahneler (Levâyih-i Hayat) kadın edebiyatının ilk örneklerinden ve kadın sorununun en detaylı biçimde işlendiği bir roman olması bakımından önem arz etmektedir. Tanzimat döneminde kadının iyi bir eş, iyi bir anne olmak için eğitilmesi gerektiği anlayışı, eserdeki mutsuz evlilik örnekleriyle eleştirilir. Kadın duyarlılığıyla dolu olan satırlarda kahramanların kadın sorunlarıyla ilgili görüşlerini kendi yaşamlarından yola çıkarak ortaya koymaları, esere hem toplumsal hem de bireysel bir nitelik kazandırmaktadır. 
1897-98 yılında ilk baskısı yapılan Hayattan Sahneler (Levâyih-i Hayat), Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde öğretim üyesi olan Tülay Gençtürk Demircioğlu tarafından yayına hazırlanmıştır. Eserin bu baskısı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun, fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak çevrilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93086</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd18b865-7e0b-4107-b010-8b72540d7404.jpg</image:loc>
            <image:title>Mai ve Siyah (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ahmet Cemil, Mülkiye Mektebi’ni bitireceği sırada babasını kaybeder ve bunun üzerine ailesinin geçimini sağlamak için bir taraftan roman çevirileri yapıp bir taraftan da akşamları özel dersler vererek çalışmaya başlar. Edebiyata bir hayli meraklı olan ve edebiyat dünyasına büyük bir yenilik getirecek bir eserin hayalini kuran Ahmet Cemil, hayalleriyle gerçekler arasında sıkışıp kalır. 
Mai ve Siyah, modern roman anlayışına uygun kurgusu ve hayal ile hakikat arasındaki çatışmayı gerçekçi bir şekilde vermesi açısından Türk edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Halit Ziya Uşaklıgil’in bu romanı, Mainz Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Zeynep Arıkan Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir. Eserin elinizdeki bu baskısı, dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun, fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak çevrilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93087</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac23250d-743c-4b95-ad84-0159fad61499.jpg</image:loc>
            <image:title>Tampon Ülke - Emperyalizmin Göç Stratejisi</image:title>
            <image:caption>Türkiye’yi Avrupa’nın istilasını önleyen tampon ülke haline getirdiler… Üstelik bununla da övünüyorlar! 
Başbakan Yıldırım 2016’da “Türkiye olmasa mülteciler     Avrupa’yı istila edecek” diyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan 2019’da “Avrupa’nın huzurunu, 4 milyon sığınmacıyı Türkiye’de tutmalarına” bağlıyor. Türkiye’yi, AB’yle imzaladıkları “Geri Kabul Anlaşması” ile “göçmen deposu” yaptılar. Kâbil Havalimanı bekçiliği pazarlığının bir parçası olarak da, ABD’nin işbirliği yaptığı Afganlara göç için işaret ettiği Türkiye’yi “bekleme odası” haline getiriyorlar. Sadece bu iki örnek bile, Türkiye açısından göç meselesinin sıradan bir “mazlumlara kapı açma” olayı olmadığını, “emperyalist bir göç stratejisi” ile karşı karşıya olduğumuzu göstermeye yetmektedir. 
Ancak… Türkiye’nin göç sorununun kaynağı, birincisi ABD ve AB’nin emperyalist politikalarıdır, ikincisi de o politikalarla işbirliği yapan iktidardır. Sorunun kaynağı olan ABD, AB ve AKP yerine göçmenleri suçlamak ve mazlum göçmenle emperyalizm işbirlikçisi göçmeni aynı kefeye koyarak kategorik bir göçmen karşıtlığı yapmak büyük yanlıştır.Göç sorununun çözümü, işte bu perspektifle başlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93088</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c8aeb60-71ac-4ee7-ba41-7ef38caca4f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematikle Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>İşlemi yap, 
Sonucu bul, 
Rengi öğren ve boyamaya başla! 
Matematik öğrenmek hiç bu kadar kolay olmamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93089</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f34bf13-875d-48c1-99af-72e1204eb96a.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Sözcüklü Romancık</image:title>
            <image:caption>&quot;Dünyanın Bütün Abdullahları! Rica etsem birleşir misiniz?&quot; 
Sürrealist bir gerçek. Gerçekçi bir rüya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93090</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7943ec0c-7175-40fc-8f16-fe95dce83fda.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekolojik, Sosyal ve Ekonomik Çevre Boyutlarıyla Entegre Raporlama Türkiye Ağı - ERTA</image:title>
            <image:caption>Giriş
2. Entegre Raporlama Kavramsal Çerçeve
3. Entegre Raporlamanın İçerik Öğeleri
4. Entegre Raporlamanın Sermaye Öğeleri
5. Entegre Raporlama Kılavuz İlkeleri
6. Entegre Raporlamanın Faydaları
7. Entegre Raporlama ile İlgili Uluslararası Kuruluşlar
8. Entegre Raporlama Türkiye Ağı (ERTA)
9. Entegre Raporlama ile İlgili Öncel Çalışmalar..
10. Entegre Raporun, İşletmeler, Ülke Ekonomileri, Sosyal ve Ekolojik Çevre Açısından Önemi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93091</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9af3af03-fa6c-427a-9728-3cdc70ff74c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa Birliği, Türkiye ve Dünya&apos;da Çevre Dostu Yenilenebilir Enerji Politikalarının Uygulanmasında Devletin Rolü</image:title>
            <image:caption>Avrupa Birliği, Türkiye ve Dünya&apos;da Çevre Dostu Yenilenebilir Enerji Politikalarının Uygulanmasında Devletin Rolü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93092</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cc8648c-8293-49a2-860e-954f7373558c.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid 19 Salgınının İşletmelerin Finansal Tabloları Üzerine Etkisine İlişkin Araştırma Sonuçlarının Değerlendirilmesi</image:title>
            <image:caption>Covid 19 Salgınının İşletmelerin Finansal Tabloları Üzerine Etkisine İlişkin Araştırma Sonuçlarının Değerlendirilmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93093</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63a52691-b19f-4822-9437-94262d403ac8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Basketbol Liginde Oynayan Sporcuların Bedeni Beğenme ve Algılanan Esenlik Durumlarının İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>1. ÖZET
2. ABSTRACT
3. GİRİŞ
3.1. Beden
3.2. Beden Algısı ve Tanımı
3.3. Beden Algısı ve Bedeni Beğenmeyi Etkileyen Unsurlar
3.4. Beden İmgesi
3.5. Esenlik Kavramı
3.6. Algılanan Esenlik
3.7. Kadın ve Spor
3.8. Kadın ve Bedeni Beğenme
4. GEREÇ VE YÖNTEM 5. BULGULAR 6. TARTIŞMA ve SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93094</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0ed610b-9be5-4d17-afba-dd1e8e0049ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Blok Zinciri Teknolojisinin Muhasebe ve Denetim Alanındaki Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      ELEKTRONİK VERİ VE BİLGİ 
1.1.   Veri ve Elektronik Verinin Tanımı 
1.2.   Elektronik Verinin Saklanması 
1.3.   Elektronik Veri İletişimi ve Güvenlik Sorunları 
1.4.   Elektronik Ortamda Veri İletişiminde Bilgi Güvenliğinin Unsurları 
2.      BLOK ZİNCİRİ TEKNOLOJİSİ 
2.1.   Blok Zinciri Teknolojisinin Tarihsel Gelişimi 
2.2.   Blok Zinciri Teknolojisinin Tanımı ve Çalışma Prensibi 
2.3.   Blok Zinciri Teknolojisinin Temel Kavramları 
2.4.   Blok Zincirinin Karakteristik Özellikleri 
2.5.   Blok Zinciri Ağ Çeşitleri 
2.6.   Blok Zinciri Platformları 
2.7.   Blok Zinciri Teknolojisinin Karşılaştığı Zorluklar 
2.8.   Blok Zinciri Teknolojisinin Günümüzdeki Durumu ve Geleceği 
2.9.   Blok Zinciri Teknolojisinin Uygulama Alanları 
3.      MUHASEBE VE DENETİMDE VERİ GÜVENLİĞİ VE BLOK ZİNCİRİ TEKNOLOJİSİNİN BU ALANDA KULLANIMI 
3.1.   Finansal Raporlama ve Blok Zinciri Teknolojisi 
3.2.   İç Denetim ve Blok Zinciri Teknolojisi 
3.3.   Bağımsız Denetim ve Blok Zinciri Teknolojisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93095</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/721e3000-3e7d-4208-904d-9f4c96e237cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Multidisipliner Yaklaşımla Hile Riski Farklı Teoriler, Farkındalık ve Önlem Analizleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.İŞLETMELERDE HİLE DENETİMİNİN TESPİTİNDE YENİLİKÇİ YAKLAŞIMLAR 
2.ORGANİK ÜRETİMDE PAZARLAMA UYGULAMALARI VE HİLE RİSKİ: TÜKETİCİ TERCİHLERİNE YANSIMASI 
3.HİLELERİN ORTAYA ÇIKARILMASINDA ADLİ MUHASEBECİLİK MESLEĞİNİN ROLÜ 
4.PİYASA DOLANDIRICILIĞI VE TÜRLERİ: BORSA İSTANBUL’DA ARAŞTIRMA 
5.KÜRESELLEŞME, FİNANSAL YATIRIMLAR VE FİNANSAL YATIRIM MANİPÜLASYONLARI 
6.BAĞIMSIZ DENETÇININ HILEYE KARŞI SORUMLULUĞU VE HILE DENETIMI 
7.MUHASEBE MANİPÜLASYONU YÖNTEMLERİ VE TEKNİKLERİ: SERMAYE PİYASASI KURULU’NDA 2011-2020 YILLARI ARASINDA BİR ARAŞTIRMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93096</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b755c154-51a5-457a-ae6b-41e1f8b5be21.jpg</image:loc>
            <image:title>Güncel Sosyal Politika Tartışmaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      Sosyal Bir Sorun Olarak Dünyada ve Türkiye’de Palyatif Bakım Yaklaşımları 
2.      Yaşlılığa Bağlı Bakıma Muhtaçlık Sorununa Karşı Bakım Güvence Sistemi: İsviçre Örneği 
3.      Sağlığın Sosyal Bir Belirleyicisi: Sağlık Hizmetlerine Erişim 
4.      Covid-19 Salgını Sürecinde Ailelerin Ekonomik ve Sosyal Sorunları Üzerine Nicel Bir Çalışma: Sultangazi Örneği 
5.      Covid-19 Pandemisi Sürecinde Göçmenler ve Sosyal Hizmet Uygulamaları 
6.      Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kalkmasının Önündeki Engeller: Türkiye Özelinde Bir Değerlendirme 
7.      İş Hukuku’nda Süt İznine Dair Bir İnceleme, Önemi ve Uygulama Problemleri 
8.      Engelli Bireyler ve Çalışma Hayatı 
9.      Yerel Katılım Süreçlerinde Sosyal Politika Aracı Olarak Sivil Toplum Kuruluşları 
10.  Güçlendirme Yaklaşımı Bağlamında Sosyal Dışlanma 
11.  Merkez Bankası Politika Faiz Oranlarının SosyoEkonomik Yansımaları 
12.  Maliyeti Düşen Medya Teknolojilerinin (Dijitalleşmenin) Yarattığı Devrim: Doğrudan Temsil Hakkının Demokratikleşmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93097</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da4302df-87dd-41b0-957d-c6d0e4b950b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Karınca Kardo</image:title>
            <image:caption>Meraklı ikizler Ali ve Ayşe doğanın sesine kulak verip Kardo’nun peşine takılıyorlar. Kardo kim mi? Sevimli mi sevimli, dost canlısı bir antenli: Karınca Kardo. Yer altının derinliklerinde, karınca yuvalarından örülmüş gizemli bir labirentte yolculuğa çıkan Ali ve Ayşe’ye katılmaya ne dersiniz? Arkadaşlık ve kardeşlik kavramlarını pekiştirirken, bir yandan da karıncaların yaşamları hakkındaki gizemleri keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93098</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/201cfe82-e4ec-4917-9fee-c9be00093aae.jpg</image:loc>
            <image:title>Şerif Hayvanlar Aleminde - Şekiller Kitabı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bebekler için ilk şekiller kitabım.
Pencereli kalın sayfalarla hayvanlar dünyasına eğlenceli bir yolculuk.
Hayvanların dostu Şerif’le dünyamızdaki şekilleri öğrenelim.
Selam! Hazır mısın maceraya?
Oradan oraya hoplamaya!
O zaman tanıştırayım seni oyun arkadaşım Hop Hop’la!
Neler yaptığını bir bilsen Hop Hop’un!
Beni alır Ay’a götürür sonra bir bakmışım kumsalda oynuyorum.
Sonra hooop! Denizin altına dalmışım ya da bir farenin yuvasına sığmışım.
Ne zaman canım sıkılsa oynarım Hop Hop’la, bir oradayım bir burada!
Bize katılmak, maceradan maceraya koşmak ister misin?
E hadi çekinme, başla sen de şekillere dokunmaya.
Hop hop bizi alsın götürsün maceralara.
Bu kitapla bebekler ilk temel şekilleri tanırlar.
Şekiller sayfalara kesimli olarak yerleştirilmiştir.
Kesimli pencereden gözüken resim arka sayfada başka bir görselle tamamlanmaktadır.
Bebeklerin düşünme ve zihninden tamamlama becerileni geliştirir.
Çocuklar, şekillerin hayatımızın her yerinde olduğunu keşfederler.
Her sayfasında farklı sevimli bir hayvanla tanışırlar.
Minik parmaklarıyla kalın sayfaları kendileri çevirebilirlerler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93099</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28a1d91d-c22b-4409-9538-815231781198.jpg</image:loc>
            <image:title>Jüpiterin Mirası Cilt 4</image:title>
            <image:caption>Süperkahramanlar dünyayı kontrol altına aldı. İnsanları kurtarmak ise kötülerin elinde.
Askerlerden kılpayı kurtulan Chloe, Hutch ve Jason, Amerika’yı yöneten Brandon ile Zihin Dalgası onların yerlerini öğrenince, saklanmayı bırakıp karşı saldırıya geçmeye karar vermişlerdi. Üçlü, Hutch’ın süper güçleri olan suçlu eski dostlarını bir araya toplayıp Amerika’yı eski hâline getirmek ve Ütopyacı’nın intikamını almak niyetindeydi. Yardımlarına ise sürpriz bir isim daha gelecekti. Zamanının bir kahramanı ve tarihin en çok aranan süper suçlusu, Göktilkisi.
KICK-ASS ve MARVEL/İÇ SAVAŞ’ın yaratıcısı Mark Millar’ın yazdığı ve Frank Quitely’nin (3ÜZ, ALL-STAR SUPERMAN) çizdiği Jüpiter’in Mirası Cilt 4, süperkahramanların gizli kapaklı, problemli yaşamlarına yakından bakan, Watchmen ve The Boys sevenlerin bayılacağı bir çizgi roman.
“Sapasağlam, oldukça özgün bir süperkahraman hikâyesi.” –PATRICK ROTHFUSS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93100</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/393515fd-62d0-4af0-9003-29dc21a25a97.jpg</image:loc>
            <image:title>Mecburiyetler Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Kalyope hayatı boyunca Dimos’u sevmiş, ömrünce ona ulaşmayacağını bildiği mektuplar yazmıştı. Ona gönderemeyeceği mektuplar yazmak mıydı zor olan,
yoksa bu kadar sevdiğini Dimos’un hiç bilmemesi miydi?
Dimos, Giresun’dan Yunanistan’a giderken Kalyope’yi düşünmüş müydü?
Sevildiğini bilse gider miydi?
Peki bu kadar sevildiğini hiç öğrenebilecek miydi?
Dimos ve onu ömrünce seven Kalyope...
Mecburiyetler Ülkesi’nde denk gelebilecekler miydi?
Sen yerli yerinde, eşsiz bir rüyadan uyanmaya korkan, yarım kalmasından dertli ve bir sona ulaşmasın dediğin her hikâyenin bir sonu olduğunu bilecek kadar gerçekler deryasında yol alıyorsun Dimos.
Bilirsin, hikâye bitecek bir gün.
Bitmesin diye yavaş yavaş okuduğumuz kitaplardaki gibi.
Bir sihirbazın final gösterisinde kendini sahneden yok etmesi gibi.
Dedik ya, hikâye mutlaka bitecek bir gün! Biz mecburiyetler ülkesinde rotası belli olmayan bir gemi misali kaybolup gideceğiz.
Yeni bir hikâyeye başlayacak kudrete sahipsek bitecek.
Ve biz tükeneceğiz Dimos…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93101</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccc4f97b-d708-4761-af3c-95345032da9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hava Durumu Değişince Ne Olur?</image:title>
            <image:caption>Bir yağmur damlasının şeklini hiç merak ettiniz mi? Ya da rüzgârın neden estiğini? Peki ya kar nereden gelir? Fırtına çıktığında ne olur? Gökkuşağı nasıl oluşur? Bütün bu soruların ve bunlar gibi pek çoklarının cevabını, son derece ilgi çekici bir konuyu, yani hava durumunu ele alan bu kitapta bulacaksınız. Kitap boyunca size rehberlik edecek kişiyse, çok tecrübeli bir meteorolog olan ağaç kurbağası Rozi olacak!
Eee hadi, ne bekliyorsunuz? Rozi’ye katılın da size hava durumu değişince neler olduğunu göstersin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93102</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57eef0f4-bafa-4e3a-ae33-745348eb2aef.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan, Hayvan ve Ötesi</image:title>
            <image:caption>Yaşamlar arasında hiyerarşi kurulmayan bir dünya özlemiyle 
Bu derleme Türkiye’de hayvan meselesi üzerine çalışan farklı disiplinlerden akademisyenlerin özgün metinlerini bir araya getiriyor, her geçen gün derinleşen ekolojik kriz bağlamında daha da önem kazanan politik ekoloji ve hayvan çalışmaları külliyatına bir katkı sunuyor. 
 
Yazarlar hayvan özgürlüğü, kırsal alanda ortakyaşam pratikleri, sokak köpekleri biyopolitikası, türler arası ilişkiler ve ölüm hiyerarşisi, hayvanların sinemada “kullanılması”, canlı hayvan deneyleri, kentsel esaret mekânları olarak hayvanat bahçeleri ve primatlar üzerinde yürütülen Covid-19 aşısı çalışmaları gibi hayvan meselesinin önemli ve güncel başlıklarını çoğul bir tartışma zemininde ele alırken insanmerkezci uygulama ve söylemleri sorguluyor, insanı her şeyin ölçüsü kabul eden bilimsel yaklaşımlara karşı çıkıyor ve farklı yaşam biçimleri oluşturmaya yönelik fikirlere değiniyorlar. 
 
Hayvan çalışmaları nasıl şekillenip zenginleşti? 
Canlı hayvan deneyleri nasıl gerekçelendirildi ve deney karşıtı hareket nasıl büyüdü? 
“Hayvanat bahçesi hayvanı” nedir? 
İnsanlarla hayvanların dünyaları arasındaki gedikleri keşfetme pratikleri nerelerde aranmalı? 
Yoldaş tür ilişkisi nasıl kurulur? 
Şefkat etiği nedir, neden önemlidir? 
İnsan toplumlarındaki mücadeleleri hayvan mücadelesinden ayrı sürdürmek mümkün mü?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93103</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49996748-2fa2-41b2-a2a0-c7160e1b1074.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Edebiyat</image:title>
            <image:caption>Milli Edebiyat adlı bu çalışma, 1908’de ilan edilen II. Meşrutiyet sonrasında Cumhuriyet’in ilanına kadar geçen süreçteki fikri ve edebi hareketler çevresinde oluşturulmuştur. Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük, Garpçılık gibi düşünce akımlarının edebiyata akislerinin gözlemlendiği bu dönemde yeni insan ve yeni lisan anlayışının hâkim olduğu görülür. 1908-1923 arasında on beş yıllık bir dönemde Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinde etkili olan Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin, Mehmet Emin Yurdakul, Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Aka Gündüz vb. birçok yazarın görüşleri ve eserleri etrafında dönemin kültür, sanat ve edebiyat hayatı şekillenir. Millilik kavramı etrafında hareket eden bu edipler yeni bir edebiyatın oluşmasında da doğrudan ve dolaylı yollardan katkıda bulunurlar aynı zamanda ulus devlete giden yolda yeni bir kimlik inşasına da katkıda bulunurlar. Bu bağlamda bu eser ilgili dönem içerisindeki türleri, şair ve yazarların eserlerini irdeleyen kapsamlı bir çalışma olarak hazırlanmıştır. Üniversitelerimizin edebiyat fakültelerindeki Türk Dili ve Edebiyatı bölümleri ile Eğitim Fakültelerindeki Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği ile Türkçe ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliği gibi bölümlerin müfredatları gözetilerek hazırlanan bu eser, öğrencilerimizin ihtiyaç duyacağı bilgiler gözetilerek hazırlanmıştır.
Tanzimat, Servet-i Fünûn, Fecr-i Âti gibi dönemlerle varlığını hissettiren modern edebiyat anlayışı Milli Edebiyat dönemi ile de Cumhuriyet dönemi edebiyatımıza zemin hazırlar. Bu dönemi diğer dönemlerden ayıran hususiyet ise ortak değerler etrafında bir edebiyat oluşturma gayretleridir. Bu dönemdeki şair ve yazarlar bu hassasiyet çevresinde edebi eserlerine vücut vermiş dolayısıyla bu ortak gaye milli bir edebiyatın oluşmasını sağlamıştır. İşte elinizdeki bu çalışma Milli Edebiyatın ne olduğundan başlayarak şiir, roman, hikâye, tiyatro, edebiyat tarihi gibi tür ve alanlarda bu dönemi ve bu dönemin edebiyat anlayışını sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Bu yapılırken de mümkün olduğu ölçüde gereksiz bilgilerden uzak durulmuştur. Türkiye’nin farklı üniversitelerinde Yeni Türk Edebiyatı alanında dersler veren birçok saygın akademisyenin yazılarından oluşan kitap; Milli Edebiyat dönemini bütün türler ve edebi şahsiyetler etrafında anlatması açısından bir önem arz etmektedir. Okuyucularına faydalı olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93104</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32c14a70-8e24-41e6-84ef-1c6bab20a699.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı adlı bu çalışma, Cumhuriyet’in kuruluşundan bugüne kadar edebiyat tarihimizin safhalarını, topluluklarını, türlerini, şair ve yazarların eserlerini irdeleyen derli toplu bir çalışma olarak hazırlanmıştır. Üniversitelerimizin edebiyat fakültelerindeki Türk Dili ve Edebiyatı, Çağdaş Türk Lehçeleri, Türk Halk Bilimi gibi bölümler ile Eğitim Fakültelerindeki Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği ile Türkçe ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliği gibi bölümlerin müfredatları gözetilerek hazırlanan bu eser, öğrencilerimizin gerek duyduğu bilgiler çerçevesinde oluşturulmuştur. Uzun süre varlığını sürdüren bir imparatorluğun devamında farklı bir yönetim şekli olan ulus-devlet olarak yoluna devam eden Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasi ve sosyal alanda yaşamış olduğu reformların sanat ve edebiyat alanında da yenilikleri beraberinde taşıdığı göz ardı edilemez bir gerçektir. Klasik yahut Divan Edebiyatı geleneğinin devamında Tanzimat, Servet-i Fünûn, Fecr-i Âti ve Milli Edebiyat gibi dönemlerin birikimiyle harmanlanan ve yeni eserlerle beraber yeni sanatçıların da varlığıyla zenginleşen Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı 1923’ten günümüze yaklaşık yüz yıllık bir zeminin üzerinde vücut bulur. Bu kitapta Garip, II. Yeni gibi şiir gruplarını, tarihi, popüler, modern, postmodern gibi roman türlerini, olay ve durum hikâyesi gibi hikâye biçimlerinin yanı sıra, tiyatro tarihimizin gelişimini, eleştiri türü ile hatıra mektup, deneme vb. nesir türlerinin anlatımını, temsilcilerini ve örneklerini gereksiz bilgilerden arındırılmış bir şekilde bulmanız mümkündür. Türkiye’nin farklı üniversitelerinde Yeni Türk Edebiyatı alanında dersler veren birçok saygın akademisyenin yazılarından oluşan bu özel çalışmanın okuyucularına faydalı olması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93105</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6e454dd-d4ba-4a8e-a133-02f0774c7164.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversiteler İçin Türk Dili Yazılı ve Sözlü Anlatım</image:title>
            <image:caption>Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan bir iletişim aracıdır. İnsanlar, duygu ve düşüncelerini birbirlerine dil vasıtasıyla aktarırlar. Dil, kültürün en önemli taşıyıcısıdır. Kültürün en önemli ögesi, hatta hazinesi olan dil bozulunca kültür, kültür bozulunca da millet yok olacaktır. Dil, insanın duygu, hayal ve düşünce dünyasının dış dünyaya açılan penceresidir. Bir anlamda dil, insanın iç dünyasının aynasıdır. Dil, bir milletin millet olabilmesinin en önemli şartıdır. Her milletin kendince bir anlaşma dili vardır. Milletlerin oluşturduğu devletler de kendilerine özgü anlaşma diliyle konuşur. Mesela Türkçe, Türkiye Cumhuriyeti’nin resmî dilidir. Devletin resmî dili olduğu için de devlet kurumlarında başka bir dil ile konuşulmaz, konuşulmamalıdır. Devlet, ortak bir gelecek için söz vermiş insanların bir bayrak altında oluşturdukları, sınırları olan bir kurumdur. İnsanların kendi aralarında anlaşabilmeleri için ortak bir dilin olması gerekir. Bunun olmaması, devletin olabilecek en kısa zamanda parçalanabileceğini gösterir. Çünkü devletin esası birlikte yaşama arzusuna bağlıdır. Bir toplumun veya devletin bünyesinde meydana gelen siyasi, sosyal, kültürel vb. değişimleri anlamanın en güzel, en basit yollarından biri o toplum veya devletin diline bakmaktır. Devletin kurmuş olduğu düzeni sürdürebilmesinde, toplumun biçimlenmesinde, sosyal grup ve kurumların, toplumu oluşturan insanların kendilerini ifade etmelerinde dilin çok önemli bir yeri vardır. Bir millet, ortak bir dili paylaştığı sürece bir arada huzur içinde yaşayabilir. Aksi hâlde mensubu olduğu devlet, parçalanma sürecine girmiş demektir. Dil, kültürün taşıyıcısı olduğuna göre toplumun her kademesindeki kişiler tarafından iyi öğrenilmeli ve kullanılmalıdır. Devlet ve millet hayatımızın bekası ve bütünlüğü için dilimizin inceliklerini bilmemiz düşüncesinden yola çıkarak hazırlanan bu eser, Yükseköğretim çağındaki gençlerimize ana dilimizin derinlerinde gezmek için kılavuz olma amacıyla kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93106</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20baba07-2ac4-41e9-8296-358be43777c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyü Muhafizlari</image:title>
            <image:caption>Kocaman kanatlarıyla her göreni büyüleyen bulut atlar ve büyünün kaynağı olan Sonsuzluk Ağacı. Masalların bile uslu durmadığı Thrynne diyarı, büyünün en beklenmedik anda karşınıza çıkabileceği bir yerdi. Ama zaman değişti ve büyünün geleceği artık tehlike altında. 
Yine de her şey bitmiş değil çünkü büyünün üç yeni muhafızı var. Zam, Phoebe ve Bathsheba olanaksızı başarabileceklerine inanmazlarsa büyü ve bulut atlar kaybolacak. Ve onlar, henüz ne kadar güçlü olduklarını bilmiyorlar… 
Costa ödüllü yazar Chris Riddell, nefes kesici çizimlerle süslenmiş Bulut At Günlükleri serisinin ilk kitabı Büyü Muhafızları’nda sizi eşsiz bir serüvene davet ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93107</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/105fef36-6d48-4722-9eab-c4bfe263b9f8.jpg</image:loc>
            <image:title>EMDR Terapisi ile Beyinde Değişim</image:title>
            <image:caption>EMDR Terapisi, zihnin bilgiyi işleme süreçlerine dayanan Adaptif Bilgi İşlemleme Teorisi üzerine kurulu ve günümüzde pek çok bozuklukta etkili bir psikoterapi yöntemidir. Temel varsayım sorunların ortaya çıkışında, yani psikopatolojinin oluşmasında travmatik süreçler önemli rol oynar.
Bu kitapta son araştırmalar ışığında beyinde olan bitenlerle duygu, düşünce ve davranışlar arasındaki ilişkileri ve beyinde oluşan değişimleri de gözden geçirmek mümkün olacak. Özellikle EMDR terapistleri, danışanlar ve nörobiyolojiye ilgi duyanlar için kullanışlı bir kaynak olarak kütüphanelerde bulunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93108</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d85d548-c110-444c-a37d-92567a718839.jpg</image:loc>
            <image:title>Anna Z42 - Kurbağa Margo&apos;nun Peşinde</image:title>
            <image:caption>Yarı dünyalı yarı uzaylı küçük bir kızın komik ve heyecan dolu maceraları. Anne ve babası ayrıldığından bu yana, Anna Z42 zamanının bir kısmını babasıyla Dünya’da, bir kısmını ise annesiyle Akuatiks Gezegeni’nde geçirmektedir. Günlerden bir gün, Anna yine baloncuk-arabasına atlayıp Akuatiks’e yolculuk eder ve en iyi arkadas.ı Kurbağa Margo’yla bulus.ur ve o an aklına bir fikir gelir: Sınıf arkadası Kerim’le birlikte yapacağı fen bilimleri sunumu için neden Margo’yu da Dünya’ya götürmesin ki? Yarı dünyalı yarı uzaylı, minik Anna’nın ve Kurbagˇa Margo’nun renkli maceralarına hazır olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93109</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d06a3dfe-caf3-4f6a-bbf9-9c9c30ecfe81.jpg</image:loc>
            <image:title>Komploların Yüzyılı Yüzyılın Komploları</image:title>
            <image:caption>Tarih treninin yolu komplo raylarıyla döşelidir!
Hiç şüphesiz tarih komplolardan ibaret değil. Ancak komplosuz bir tarih de mümkün değil. Bunun yanında tarihte komploların rolünü ve önemini görmezden gelenler de mevcut. Bu gibiler “komplo” kelimesine dahi dudak büküp burun kıvırırken tarihin gerçekleri onların cehaletlerini yüzlerine vuruyor.
Onlar komploları yok sayarak aslında tam da komplo organizatörlerinin arzuladıklarını yapıyorlar. Dahası bilerek veya bilmeyerek bu odakların örtbas çabalarına destek oluyorlar. Hâlen aynı kalıplaşmış sözleri sayıklamaya devam ediyorlar: “Komplo mu? Hadi canım o da ne!”
Onlar komplo olgusunu varsın yok saysınlar, tarihin “komplo çarkı” dönmeye devam ediyor. Bilhassa da “kırılma anları”nda!
İşte elinizdeki kitap, geçtiğimiz yüzyılın başından bugüne kadar cereyan etmiş önemli komploların birer dökümünü ve analizini sunuyor. Bilhassa tarihin kırılma anlarında geleceğe yön vermek için tertiplenen komplolar gerçek özellikleriyle su yüzüne çıkartılıyor.
Unutmayın: Komplosuz bir tarih ancak masallarda mümkündür!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93110</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/663de847-e873-44e3-aa21-d30bd0b1fe04.jpg</image:loc>
            <image:title>İspat</image:title>
            <image:caption>Derrick Rose, 2012 yılının başlarındayken kariyerinin zirvesindeydi.
Chicago’da doğup büyüyen Rose, hayal edilmesi güç bir çocukluk hayaline erişmişti: Şehrinin takımı Chicago Bulls, NBA draftlarında onu birinci sıradan seçmişti. Ailesinin “Pooh” lakabıyla tanıdığı oyun kurucu, Yılın Çaylağı ödülünü kazanıp tüm dünyada milyonlarca basketbolseveri heyecanlandıran bir fenomene dönüşmüştü. 2011 yılında lig tarihinin en genç En Değerli Oyuncusu (MVP&apos;si) olmuştu. O ve Bulls camiası, Michael Jordan döneminden bu yana ilk kez NBA Finalleri&apos;ni görebileceklerine inanıyordu. Şehir, kendi yetiştirdiği kahramanına kucak açarken, bizler de bir oyuncu ile taraftarlar arasında eşine ender rastlanan türden bir bağın oluşmasına tanıklık etmiştik.
Fakat Rose, bu ödülü kazanmasının üzerinden altı yıl ve dört diz ameliyatı geçtikten sonra, takas edildiği Utah Jazz tarafından henüz bir maç bile oynatılmadan serbest bırakıldı. Bir zamanlar Hall of Fame’de (Şöhretler Müzesi&apos;nde) yer almasına kesin gözüyle bakılan bir ismin kariyeri yıkımın eşiğindeydi. Pek çok kimse onun NBA günlerinin sona erdiğini düşünüyordu. Oysa D-Rose, dünyaya daha verecek çok şeyi olduğunu onlara bilfiil ispatlamaya karar vermişti.
İspat, D-Rose’un şehrin en tehlikeli mahallelerinden birinde geçen çocukluğunu, rakipleri ve takım arkadaşlarıyla ilişkilerini, kariyerinin seyrini değiştiren sakatlıklar dolayısıyla yaşadığı acıları ve maruz kaldığı tartışmaları, şöhret ve zenginlikle olan karmaşık ilişkisini, yükselişini, düşüşünü ve LeBron James’in ifade ettiği gibi, “Toparlanıp yeniden bir ‘süper kahraman’ gibi sahneye çıkışını&quot; ayrıntılı bir şekilde aktaran, bir modern zaman yıldızı hakkında yazılmış en samimi, cesur ve şaşırtıcı özyaşam öykülerinden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93111</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ab52ca1-e7e4-4360-aaed-f02861d48481.jpg</image:loc>
            <image:title>Düzenli Olmanın Yolları</image:title>
            <image:caption>Düzen, tertip konusunda doğuştan farklı eğilimlere sahip olduğumuz bir gerçek, fakat bu eğilimleri değiştiremeyeceğimizi düşünmek de bir o kadar yanlış. 
 
Yapılacak işler listeniz günün sonunda ilk halinden daha uzun mu oluyor? 
Dikkatiniz çok kolay dağılıyor ve hiçbir şeye uzun süre odaklanamıyor musunuz? 
Hayatınızın bazı alanlarına zamanınızı ve dikkatinizi gereğinden fazla harcadığınızı mı hissediyorsunuz? 
Severek yapmadığınız işleri erteleme eğiliminde misiniz? 
 
Düzenli Olmanın Yolları, etkili organizasyon becerileri geliştirmenize ve çalışma şeklinizi önemli ölçüde iyileştirmenize yardımcı olacak pratik bir rehber. Karmaşık sorunları görme, olumlu alışkanlıklar edinme, aşırı bilgi yüklemesinden kaçınma, dikkat dağıtıcıların ve ertelemeciliğin üstesinden gelme, çalışma alanını ve dosyalama sistemlerini düzenleme, teknolojiyi etkili bir şekilde kullanma ve evden çalışmanın zorluklarıyla başa çıkma konusunda önemli ipuçları içeriyor. 
  John Caunt, bu kitapta sunduğu pratik alıştırmalar, kullanışlı şablonlar ve düzenli olmanıza yardımcı olacak yöntemlerle iş yükünüzü kontrol altına almanız, stres ve yorgunluğu azaltmanız ve gerçekten önemli olan şeylere zaman ayırmanız için kapsamlı bir çalışma alanı sağlıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93112</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d1e6963-1550-46bb-961f-e0650ab098eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözün Başladığı Yer</image:title>
            <image:caption>Kelimenin yara olduğunu biliyor muydunuz? 
 
Rengin hile anlamına geldiğini; doğrusunun naif değil nahif olduğunu; birçoğumuzun yaptığı ama adını bilmediği o davranışa tefeül dendiğini… 
 
Kelimeler hiç bilmediğimiz anlamlara gelebiliyor veya zamanla değişebiliyor. Bu kitapta 333 kelimenin macerasına tanıklık edeceksiniz. Dostun gerçek anlamını, düğün, düğüm ve düğme arasındaki ilginç bağlantıyı, hüznün ve aşkın nereden geldiğini, sitârenin ne olduğunu, börüye neden kurt dendiğini öğreneceksiniz. 
 
Ayrıca temenna, perdebîrun, çerağ, hodbin ve daha nice kelimeyle tanışacak, meşhur yanlışların doğrusunu bulacaksınız. 
 
O zaman şöyle başlayalım: Önce söz vardı, kelimeler, yani yara…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93113</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3de11d23-6cec-4c0d-afc2-33e2f412809a.jpg</image:loc>
            <image:title>Frankenstein ya da Modern Prometheus</image:title>
            <image:caption>FRANKENSTEİN ya da Modern Prometheus, insanın ulaşabileceği bilginin sınırlarını zorlayan hırslı doğabilimci Victor Frankenstein’ın ve can verdiği yaratığın yüce hayaller, pişmanlık ve nefretle dolu hikâyesidir. Frankenstein’ın yaşadıklarını kendi ağzından dinleyen İngiliz kâşif Robert Walton’ın mektupları aracılığıyla okura ulaşan ama Frankenstein’ın isimsiz yaratığı dahil tüm önemli kişilerin söz aldığı anlatı kırdan kente, dağlardan denizlere farklı mekânları katettikçe ve başlangıç noktası olan İsviçre’den çeşitli Avrupa ülkelerine, oradan da Kuzey Kutup Bölgesi’ne uzandıkça Frankenstein ile yaratığının hikâyesi de mitlere özgü bir büyüleyiciliğe kavuşur. 
Mary Shelley’nin klasik romanı Frankenstein’ın yazılma hikâyesi, romanın kendisi gibi edebiyat tarihindeki yerini almıştır. Genç Mary Shelley ile şair Percy Bysshe Shelley, 1816 yazını beraber geçirmek üzere Lord Byron ve John William Polidori ile Cenevre’de bir araya gelirler; yağışlı geçen, bu yüzden de arkadaşların ateşin başında Alman hayalet hikâyeleri okuyarak geçirdikleri günlerden birinde Lord Byron herkesin bir hayalet hikâyesi yazmasını önerir. Mary Shelley o günlerde bir öykü olarak yazmaya başladığı metni daha sonra genişletecek ve 1818 yılında Frankenstein ya da Modern Prometheus adıyla, roman olarak, ama kendi adını kullanmadan yayımlayacaktır. Romanın 1823 ve 1831 yıllarında bu kez yazarın adıyla yayımlanan edisyonları kimi değişiklikler içerse de çevirisini sunduğumuz 1818 baskısı bugün standart edisyon olarak kabul edilmektedir. 
Yayımlanmasının üstünden iki yüzyılı aşkın süre geçmesine rağmen Frankenstein tazeliğini bugün de koruyor, insana ve dünyadaki yerine dair gündeme getirdiği soruların derinliği ve rahatsız ediciliğiyle şaşırtmaya, ürpertmeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93114</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32c49e68-c498-454d-879e-da2708ce60b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeniden Yaşayabilseydik</image:title>
            <image:caption>“Sadece, bu geçen hayatı, bir kere daha, ta başından itibaren yeniden yaşamak lazım. O kadar! Bugünkü tecrübelerle yeniden yaşasa… O zaman yapmış olduğu yanlışları tekrar etmez. Bütün hataları tamir eder ve bu ömrü tatlı, mesut ve yaşanmaya hakikaten layık bir ömür olarak geçirirdi. Bir kere daha aynı hayatı yaşamak… Bu mümkün olabilse… Bir kere daha aynı hayat...” 
 
Şadan kısa bir hastalığın ardından yatağa düşmüştür. Durumu ağırdır. Kıpırdayamamakta, gözlerini bile açamamakta, ancak etrafında konuşulanları duymaktadır. Doktoru, ölmek üzere olduğunu söyler. Şadan buna inanmak istememektedir. Ancak acizdir, çaresizdir... Ne yapabilir, buna nasıl engel olabilir ki?  
 
Şadan, aciz ve çaresiz, hatırlar. İlk gençliğinden o güne kadar tüm yaşadıklarını âdeta yeniden yaşar. Tüm geçmişiyle, kararları ve seçimleriyle yüzleşir ölüm döşeğinde. Vedalaşırcasına.  
 
Suat Derviş’in yetmiş yıl önce yazdığı ve bugüne kadar hiç kitaplaşmamış bu harika romanının ardından, Liz Behmoaras “Suat Derviş’i ve ‘efsane’ yaşamını anımsarken...” başlıklı yazısıyla Suat Derviş: Efsane Bir Kadın ve Dönemi adlı biyografiyi yazma sürecini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93115</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9948026c-5495-4d6a-bd1c-72dfcdc20f3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ergenliğin Yüzleri</image:title>
            <image:caption>Yeni kuşakların yinelemeleri aşarak yeni sözler söylemeleri ve yeni şeyler yapmaları tarihsel gelişimin gereği ise ve çoğu zaman böyle oluyorsa, biz erişkinlere düşen de kalan yaşamımızda onları örnek almak olmalı. Çünkü eğer benim on, on beş yıl önce yazdıklarım şimdi yazdıklarımı anlamamı sağlayıp bir yenilik duygusu uyandırıyorsa bakmam gereken yer-zaman-kişi belli: Ergenliğim. 
 
Türkiye’de psikanalizin kurumsallaşma sürecine şahitlik eden yazılarıyla tarihe kayıt düşen Talat Parman, ergenliğin sarsıcı yüzüyle ancak erişkin yaşamın kriz dönemlerinde yüzleşebildiğimize dikkat çekerken, yaşamın acı tatlı sürprizlerini sağlıklı bir şekilde anlamlandırmamızı sağlayan analiz uğraşının bunu kolaylaştıran taraflarını vurguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93116</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c3cd084-da9a-433b-99c7-fe9698cb4e71.jpg</image:loc>
            <image:title>T-Rex&apos;in İzinde</image:title>
            <image:caption>Binlerce yıllık fosillerin ve kayaların arasında, Güney Fare Okyanusu’nun bu izbe köşesinde 
ne işim olduğunu merak mı ettiniz? 
Cevabı gayet basit! 
Gizli bir görevdeyim, çok güzel ve (huysuz mu huysuz) bir T-Rex yavrusuyla burun burunayım. 
Dinozorlar Adası şaşırtıcı sırlarla ve soluk soluğa bırakan sayısız macerayla bizi bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93117</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ceba6906-a4bd-4d31-a74f-4304ebb0199b.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>Londra, 1984. 
Winston Smith bir Parti çalışanıydı ve görevi Büyük Birader’in bekasına göre geçmişi yeniden düzenlemekti. Paranoya ve baskının hüküm sürdüğü, herkesin sürekli gözlendiği dünyada Winston, Julia adlı genç bir kadına âşık olunca özgürlük ve sisteme başkaldırı hayalleri yeniden canlanacaktı. Birlikte olmaları imkânsızdı ve amaçları, Büyük Birader ile Parti’den kurtulmaktı. Ama eylemlerin ve düşüncelerin kontrol altında olduğu bir yerde bu mümkün müydü?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93118</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34e5c069-23ad-4222-a4d1-cdd29d1db438.jpg</image:loc>
            <image:title>Sofra Hazır Cancağızım</image:title>
            <image:caption>“Çocukken sevdiğim şeylerden biri, pastel boya ile yumurtalara göz ve gözlük çizmekti. Yumurtalara çizdiğim gözlerin kendi gözlerim olduğunu düşünürdüm o zamanlar hep. Kırılırlarsa kör olacağımdan korkardım. Şimdilerde bazen buzdolabında bana bakan yumurtalarla göz göze geliyor, gülümsüyorum. Onlara kaş, göz ve ağız çiziyor, sonra yine gülümsüyorum. Gözlerim, geride bıraktığım uzun yıllar nedeniyle bozulmaya başlamış olsa da buzdolabını her açışımda gördüğüm yumurtalar bana hâlâ çocukluğumu ve sevdiklerimi hatırlatıyor çünkü,” diye yazıyor B. Funda Süzer ve mutfaklarda geçen anılarını olağanüstü hikâyelere dönüştürüyor.    
Nar yemek için senede bir gün çocuklarının ruhlarını bahçeye toplayan bir kadın… Sahanda pişmiş yumurtanın sarısı gibi doğan güneş… Bir yemek kitabının sayfaları arasına dağılmak için, terziliği bırakmış olan bir annenin dikiş kutusunda bekleyen düğmeler… Freni patlamış, boş çuvallarla dolu bir kahve kamyonu gibi gelen “Çaydanlık Fırtınası...” Evde ne zaman bu Rumeli yemeği yapılsa, Bektaşi bıyıklarının kenarındaki çorba damlaları hatırlanan dayı… Gökyüzü, içinde domates kaynayan kazanın karası rengini aldığında, prova mankenine giydirilmiş gelinliğin üstüne sıçrayan domates suyu… 
“Ben annemin bir mutfak cazcısı olduğunu, yaprak sarma kokusunun iyiden iyiye, hatta sürekli özlenir hâle geldiği yaşlarda anladım,” diyen B. Funda Süzer, kurduğu sofralardaki lezzet şölenini sözcükleri de pişirerek bu kitaba taşımış. Aklınıza ve gözünüze afiyet…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93119</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c10b1a4-9b10-45aa-87c3-5a369d116ec7.jpg</image:loc>
            <image:title>Vicdan:Ahlaki Sezginin Kökeni</image:title>
            <image:caption>PEN/E.O. Wilson Bilim Yazını Ödülü finalisti olan Vicdan, tüm sosyal hayvanların neden ahlaki sistemlere sahip olduğunu ve bu sistemlerin nasıl oluştuğunu araştırıyor. Ünlü nörobilimci ve nörofelsefeci Profesör Patricia S. Churchland, beyinlerimizin nasıl bağ oluşturacak ve çocuklara özen gösterecek şekilde yapılandırıldığını aydınlattığı ve aynı zamanda ahlak dışı psikopatların neden ortaya çıkabileceğini araştırdığı bu kitabında nörobilim, genetik ve fiziksel çevrenin etkilerini bir araya getiriyor. 
 
Vicdanımızı ve ahlakımızı genel olarak nörobiyolojik terimlerle tanımlayan kitap, bu gelişmiş sosyal doğamızın bazal gangliyonlarımız ile yönetici frontal korteksimiz arasındaki karmaşık etkileşimi içerdiğini gözler önüne seriyor. Churchland ayrıca kitabın ikinci yarısında, ahlakın nesiller boyunca nasıl aktarıldığını ve neden tüm toplumların temeli haline geldiğini anlamak için felsefe tartışmalarını masaya yatırarak, Sokrates’ten Bertrand Russell’a kadar 2500 yıllık felsefe geleneğini güncel nörobilimsel bulgular ışığında gözden geçiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93121</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c104c21e-6803-4436-8a75-f4a0b3ba9c02.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtuluş Projesi</image:title>
            <image:caption>Marslı’nın yazarı Andy Weir’dan heyecan, mizah ve bilim dolu, soluk soluğa bir macera. 
 
Ryland Grace insanlığın son çaresi olarak yola çıkan bir mürettebattan hayatta kalan tek kişi... ve hedefine ulaşamazsa Dünya yok olacak. 
 
“Tehlike altındaki iki dünyası, işinin ehli bir adamı, işinin ehli bir uzaylısı, çözümlenmesi gereken bir sürü bilimsel sorunu ve meçhule giden insanlığıyla bu kitapta benim gibi eski usul bilimkurgu sevenler için her şey mevcut. Bilimkurgumda bol bol bilim olsun diyenlerdenseniz Andy Weir sizin için biçilmiş kaftan.” –GEORGE R. R. MARTIN, Buz ve Ateşin Şarkısı serisinin yazarı 
 
“Marslı’ya bayılmıştım ama bence Kurtuluş Projesi, Weir’ın en iyi eseri.” –BRANDON SANDERSON, Fırtınaışığı Arşivi serisinin yazarı 
 
“Bu kitabı okumak hayatınızda gördüğünüz en iyi fen bilgisi öğretmeniyle uzay yolculuğuna çıkmak gibi… Ödeviniz de dünyayı kurtarmak.” –ERNEST CLINE, Başlat: Ready Player One’ın yazarı 
 
“Çok ama çok uzun zamandan beri okuduğum tartışmasız en iyi kitap olan Kurtuluş Projesi’ni tarif etmek için nefes kesici dersem yanına bile yaklaşamamış olurum. Buraya yazıyorum: Bu kitap bir klasik olacak.” –BLAKE CROUCH, Sahte Bellek’in yazarı 
  “Andy Weir benzersiz bir yeteneğe sahip olduğunu yine kanıtlıyor. Kurtuluş Projesi o kadar büyüleyici</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93122</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce42ab94-05f8-4927-893f-4f2e6316175c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Hiç için (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir Genç Kız Yetişiyor Romanının Yazarından
 
“Bir araya geldiler, birbirlerini sevdiler ve evlendiler. Masumca ve ne kadar cesur olduklarını hiç düşünmeden yeni bir hayata başladılar.”
 
Brooklyn’in yoksul bir mahallesinde gözlerini dünyaya açan ve yaptığı yaramazlıklarla Maggie–Now olarak bilinen bir genç kızın umut bekleyiş, mütevazılık ve sevgi dolu hikâyesi…
 
Annesinin erken ölümünün ardından küçük elleriyle büyük bir kadının sorumluluklarını taşıyan Maggie-Now’ın içinizi ısıtacak yaşamı ve tutku dolu aşkını anlatan bu kitap; aile bağlılık, sevgi ve özgürlük hakkında çok şey anlatıyor.

 
“Kitap öyle göze batmayan bir beceriyle yazılmış ki, neredeyse hayatın kendisi kadar doğal bir şekilde akıyor… Brooklyn’deki İrlandalı göçmenlerin yaşantısı, tek başına okuyucuyu ikna edebilecek ve ilgilerini çekmeye yetecek ayrıntılarla dolu. Ve Bayan Smith bir sanatçı olduğu için bu ayrıntılar kitaba sağduyulu bir şekilde dağıtılmış, böylece Maggie-Now kentsel gecekondularla ilgili birçok roman gibi sosyal belgelerle dolup taşmıyor.”
New York Times  “Betty Smith, Bir Hiç İçin ile sağlam ve samimi bir kitap ortaya koydu. Bir Genç Kız Yetişiyor kitabında olduğu gibi, bize bir kez daha kendi hayatının zengin, yaratıcı hatıralarından ve hayallerinden oluşan güzel bir karakter ve olay derlemesi sunuyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93123</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/066d87bf-abaa-457a-94ef-fe6879e9d9e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Zorbalar Okulu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tumblewater’ın yeraltı dünyasında diğerlerinden Oldukça sıra dışı bir okul.
Tekrardan (gayet sıradan görünen) kapıya baktım ve üzerinde kötü yazısı olan birisinin tüm elini çamura batırıp yazdığı mesajı gördüm: Ridley Garnet’ın Zorbalar Okulu
Çocukların severek takip edeceği muhteşem hikâye anlatıcısı Daniel Dorey geri döndü. Kayıp kız kardeşini bulmak için zorbaların azılı ismi Hazarlı Prye’nin peşine düşüyor. Fakat bu yolculuk Londra’nın karanlık yeraltı tünellerinde hayatta kalmaya çalışan kimsesiz çocuklarla kesişiyor. Sizler de bu çocukları zorbaların dünyasına hazırlayan sıra dışı Zorbalar Okulu ile tanışmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93124</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eefc9a63-a94e-465f-b75a-5a4edf8bd23b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de İç Göç</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma Türkiye’de iç göç konusunu ele almaktadır. Bu kitapta, iç göç 
konusuna odaklanan çalışmalar bir bütünlük içinde ele alınmaktadır. Türkiye’de 
güncelliğini ve dinamizmini koruyan iç göç konusu üzerinde, ekonometrik analizler 
2008-2014 yılları arasını kapsamaktadır. Öte yandan 2008-2018 yılları arasındaki 
sosyal ve ekonomik değişkenlerin verileri de araştırmada analiz edilmektedir. 
Bu çalışmanın temel amacı, iktisadi ve iktisadi olmayan faktörlerin ne ölçüde iç 
göç hareketinde etkili olduğu ve 2000’ler sonrasında Türkiye’de, iç göç hareketinin 
tersine bir trende sahip olup olmadığının analiz edilmesidir. Bu amaç doğrultusunda 
oluşan başlıklar analiz edilerek bulgu ve sonuçlar elde edilmiş olup, bu alanda başka 
çalışmaların da yapılması elbette mümkündür. Bu çalışmanın göç ve iç göç üzerinde 
gelecekte yapılması muhtemel olan diğer çalışmalara ışık tutacağı umut edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93125</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09ee5db2-3a60-4658-9658-250ce82649b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalan Avcısı</image:title>
            <image:caption>Dr. Emrah Akçay (İletişim Doktoru) 
Yalan tespit etmek insanlık tarihi kadar eski. Bizler düşünebilen varlıklar 
olduğumuz gibi düşüncelerimizi de saklayabilen canlılarız. Bu nedenle 
karşımızdakinin aklından geçenleri okumak hepimizin arzusu. Yalanı yakalamak, 
yalan avcısı olmak elbette mümkün. Fakat şu bir gerçek ki, herkese uygulanabilecek 
ve yalanı hemen ele verecek bir “Pinokyo İşareti” elbette yok. Keşke olsaydı. Acaba 
olsaydı ilişkilerimiz nasıl yürürdü, o da ayrı bir konu. Sonuçta yok. Fakat, sözsüz 
sızıntıları doğru yakalayabilirsek, yazılı ve sözlü anlatım analizini yapabilirsek yalan 
ya da doğruluk analizi yapmamız da elbette mümkün. Üstelik bunlar inançlar ya da 
söylentiler değil, tamamen bilimsel çalışmalar. Bu kitapta bu verilerin bazılarıyla 
tanışacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93126</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/691b588f-4d27-4b7f-a3a9-febe168dc26b.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Hep Böyle Hatırla</image:title>
            <image:caption>Tarihimizin en hazin sayfalarından birisidir 6-7 Eylül Olayları. Başta İstanbul olmak üzere Türkiye’de yaşanan iki günlük mahşer! Sonrası anlatılmayan nice sır ve yarım kalan nice hikâye... 
Melike İlgün, yeni romanı Beni Hep Böyle Hatırla’da yarım kalmış bir aşkın ve yıllar sonra ortaya çıkan sırların romanını yazıyor. İstanbullu Rum Helena ile Ziya’nın herkesten sakladıkları aşkları 6-7 Eylül Olayları sonrasında yarım kalacaktır. Ziya ülkesini terk edecek ve bir daha geri dönmeyecektir! 
Ancak gerçekler on yıllar sonra olsa da ortaya çıkacaktır. Üstelik araya giren başka hikâyeler sonucunda. 
Beni Hep Böyle Hatırla bir ülkenin hâlâ hesaplaşmadığı, geçmişinden bugüne uzanan gerçekleri arasında yaşanan ölümsüz bir aşkın romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93127</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da91eb03-b76d-4895-927f-8eed312a0fa9.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbulin</image:title>
            <image:caption>Türk tarihinde Batılılaşmanın “resmi makamlar” aracılığıyla gerçekleştirilen ilk somut adımı Tanzimat Fermanı’dır. Diğer adıyla, Gülhane Hatt-ı Hümayunu, 3 Kasım 1839’da Mustafa Reşid Paşa tarafından Gülhane Parkı’nda okunur. Sonrası “imparatorluğun en uzun yüzyılı”. Batılılaşma, dönem itibariyle birçok açıdan “modernleşme” olarak görülür ve tepeden tırnağa gerek resmi kurumlar gerek sosyal ve kültürel anlamda imparatorluk topraklarında alışılmışın dışında bir dönem yaşanmaya başlar. 
Burak Dalgın İstanbulîn - Türk Modernleşmesinin Doğum Hikâyeleri adlı kitabında, fermanın okunduğu günden Âli Paşa’nın ölümüyle sürecin sona erdiği tarihe kadar bütün bir dönemi paralel hikâyeleriyle birlikte ele alıyor. Mustafa Reşid Paşa’dan Namık Kemal, Şinasi, Ali Suavi gibi dönemin aydınlarına, Napoleon’dan Kavalalı Mehmed Ali Paşa’ya, Florence Nightingale’den Kara Fatma’ya, Marx, Darwin ve Tocqueville’e kadar dönemin bütün aktörlerini, Sultan’ın Avrupa seyahatinden  Liszt’in İstanbul konserine, Robert Kolej ve Darüşşafaka’dan Osmanlı Bankası’nın açılmasına, süreç içerisinde gerçekleşen olayları bir araya getiriyor. 
İstanbulîn, başından sonuna bir roman kıvraklığıyla kaleme alınmış eksiksiz ve keyifle okunacak bir tarih kitabı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93128</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f15a292-be62-4b61-9ed9-25a84d4b1e3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayın Peşinden Git Küçük Kaplumbağa</image:title>
            <image:caption>Tüm insanların, hayvanların ve bitkilerin doğamızın içinde, sevgi ve barış dolu bir yaşam sürebilmesi dileğiyle insanlık olarak adımlar attığımız bugünlerde herkesin içini ışıtacak bir macera: Ayın Peşinden Git Küçük Kaplumbağa. 
 
İnsan yavrusu doğduğu anda ne kadar savunmasız olsa da ona bakım verenlerinin desteğiyle hayata yumuşak bir başlangıç yapar. Bazı hayvan yavruları ise bu karşılaşmayı ve beraberinde getirdiği zorlukları tek başlarına deneyimlemek durumundadırlar. Deniz kaplumbağalarının dünyaya gelişi yaşama tek başına tutunma çabasının en mucizevi örneklerindendir. Onların yolculuğu, tüm zorluklara rağmen mücadeleye devam edebilmek ve bunu yaparken de içgüdülerimizin sesini dinlemek konusunda bizlere değerli bir bakış açısı sunmaktadır. 
 
Yavru kaplumbağalar denize doğru ilerleyen, maceralarla dolu ilk yürüyüşlerinde çeşitli zorluklarla karşılaşırlar. Bunlardan en tehlikesi ise kumsalda dolaşan yırtıcı hayvanlardır. Her şeye rağmen ayın parlak ışığı, rüzgarın serin esintisi ve denizin tuzlu kokusu onların güvenli sulara ulaşmasına rehberlik eder. Bu yolculukla karşılaşma fırsatı yakalayan herkesin üzerine düşen bazı sorumluluklar vardır: Onları müdahale etmeden izlemek ve en önemlisi de yürüyüş yolları olan eşsiz güzellikteki kumsallarımızı temiz tutmaktır. 
  Hayvanlar hakkında okumak, düşünmek ve konuşmak en başta çocukların kendi içgüdülerini tanımalarına yardımcı olurken, bazen bağ kurmak bazen de ayrışmak için ortaya çıkan sevecen ve tepkisel davranışlarının kökenlerini de anlayabilmelerine yardım eder. Hayvanların ihtiyaçlarıyla empati kurabilen bir çocuk ise başta kendine, sonra da çevresine karşı daha sevecen ve duyarlı olabilir. Petek Halman Kara’nın editörlüğünü yaptığı, çevirmenliğini Selen İyicil’in üstlendiği deniz kaplumbağalarının ilk yolculuğu hakkındaki bu hikaye, yaşam döngüsünü anlamak için çocuklara çok değerli bir düşünme alanı sunmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93129</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d4af85c-84d1-4bc0-b8a8-8efb3a3accd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Tilki ve Orman Yangını</image:title>
            <image:caption>Orman yangınlarından sellere kadar iklim krizi ve insan eliyle yaratılan felaketlerle boğuştuğumuz bu dönemde çocuklarımız için bir iyileşme ve dönüşme hikayesi: Tilki ve Orman Yangını. 
 
Yeni başlangıçlar ve onlara uyum sağlama çabası içerisinde geçen hayatımız bizleri bazen heyecan verici, bazen de zorlu deneyimlerle karşı karşıya bırakabilir. Tilki ve Orman Yangını hikayesinin ana karakteri de şehirdeki evinden ormana taşındığı ilk günlerde, yeni yaşam alanına alışmakta zorlanmaktadır. Ormanın içindeki zenginlikleri görmenin çaba gerektirdiği bu uyum sürecinde, doğa tıpkı kapsayıcı bir anne gibi hikayenin kahramanı küçük çocuğu sevgiyle kucaklamakta ve ona uyumunu kolaylaştıracak güzellikleri sunmak için sabırla beklemektedir. Nitekim yeterince zaman geçtikten sonra çocuk da zorluklara odaklanan bakışını esneterek, daha önce hiç keşfetmediği güzellikleri görebilmeye başlar. Bu süreci kolaylaştıran ise tüm maceralarında ona eşlik eden yeni arkadaşı orman tilkisidir. 
 
Yaşamın iyi ve kötü arasında dalgalanan döngüsü, bu hikayede kendini orman yangını sonucu çocuğun buradaki evini ve hayvan dostlarını geride bırakarak şehre dönmesi biçiminde gösterir. Yangın bir felaket misali ormandaki habitatı olumsuz etkilese bile, yeniden inşa edilecek güzelliklerden ve doğanın kendini onarabilme özelliğinden daha güçlü değildir. 
 
Editör Petek Halman Kara’nın önsözü ve Onur Emer’in çevirisyle bu hikaye, doğanın ve ruhsal yaşantının birbiriyle olan karşılıklı ilişkisi konusunda çocuklara farkındalık kazandırmaktadır. Doğanın içinde edinilen her bir deneyim, çocuğun yaratıcılığının gelişimi için değerli katkılar sunmaktadır. Doğanın düş kurma kapasitesi üzerindeki gücünü keşfeden bir çocuk da onu korumak ve onun içinde yaşamak adına hevesli olacaktır. Tam da bu sebeple anne ve babaların küçük yaşlardan itibaren çocuklarına doğayla temas etmeleri için alan açmaları, onu koruma sorumluluğunun içten gelen bir eğilime dönüşmesine yardımcı olacaktır. 
  Yangınlar ve diğer felaketler sonucunda ne kadar yıpranırsa yıpransın, doğanın kendi kendini onarma gücü hayranlık uyandırır... Bu özelliğiyle de bazen hayat tepetaklak olsa bile, kendine güvenerek ve çabalamaya devam ederek zorlukların üstesinden gelinebileceği konusunda çocuklara model olmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93130</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1400805-b5c3-4b37-8893-49057a05f842.jpg</image:loc>
            <image:title>Aliya İzzetbegoviç’in Düşünce Dünyasından Kesitler</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap çalışması, ömrünü, bağımsız ve özgür bir Bosna ve Hersek için adayan, düşünür lider Aliya İzzetbegoviç’in düşünce dünyasından, ilgi duyanlar için giriş niteliğinde kesitler sunmaktadır. Felsefeden bilim tarihine, eğitimden sanata pek çok konuda görüşler ileri süren İzzetbegoviç’in düşünceleri, çok daha derinlikli çalışmalarla incelenebilir. 20.yüzyıl tarihinin önemli isimleri arasında yer alan İzzetbegoviç genç yaşlarda başladığı felsefe, bilim, sanat ve din okumalarını yaşamı boyunca sürdürmüştür. Çok kültürlü, çok dinli ve çok uluslu bir coğrafyada yaşamanın gereği olarak birlikte yaşama kültürü, insan hakları ve demokrasinin güçlendirilmesi için var gücüyle uğraşmıştır. 
Bu çalışmanın amacı, İzzetbegoviç’in ileri sürdüğü görüşlerin öneminin farkına varılmasını sağlamaktır. Günümüz dünyasında insanlığın içinde bulunduğu koşullar bu önemi her geçen gün daha da arttırmaktadır. Aliya İzzetbegoviç ‘in tüm yapıtlarının toplamından çıkarabileceğimiz sonucu şu yargıyla özetlemek mümkündür: Her şeyin ‘insan olmaya ve insan kalmaya bağlı olduğunu hatırlatan bir hayat vardır. Hayat, Izzetbegoviç’in Bosna’yı tanımlayan şu sözlerinde saklıdır: “Ve bizim Bosna dediğimiz şey, Balkanlar’daki bir toprak parçasından ibaret değildir. Çoğumuz için Bosna bir fikirdir. O farklı dinlere, uluslara ve kültürel geleneklere mensup insanların bir arada yaşayabileceğine dair inançtır. Bu fikir sonsuza dek gömülmüş olsaydı ya da bu bölgedeki insanlar arasındaki hoşgörü rüyası geri dönmemek üzere yitip gitmiş olsaydı, bunun suçu yalnızca Bosna’yı 30 aydır toplarıyla öldürmekte olanların değil fakat onlar kadar yardım edebilecekken bunu yapmayı reddeden birçok dünya gücünün de omuzlarında kalacaktı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93131</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1447a50c-2eeb-48ff-8a9b-5edbbd048435.jpg</image:loc>
            <image:title>Süveyda’ya Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Mehmet Nuri Parmaksız “Süveyda’ya Mektuplar” serisinde Tanzimat sonrası süreçte oldukça rağbette olan mensur şiir tarzına yeni bir şekil veriyor. Bu metinlere kurgusal olarak geleneksel anlamda ne hikâye, ne deneme, ne inceleme, ne mektup diyebiliriz. Ama bu türlerin hepsinin bir sentezi olarak bakabiliriz. Kolay okunan, yormayan, yumuşak üsluplu bu metinlerle Parmaksız, geleneksel ifade türlerinin dışında yeni bir tür denemesi ortaya koyuyor. Bunlara şimdilik herhâlde “deneysel sohbet” demek gerekir. Zira “deneysel” terimi denemeyi ve denenen bir hayatı karşılayan hikâyeyi içeriyor.” (Prof. Dr. Nurullah ÇETİN) 
Süveydam, bu mektupları yazarken sana olan aşkım bâki, sana dâir duygularım sonsuz lâkin Necip Fazıl’ın söylediği, 
“Anladım ki sanat Allah’ı aramakmış 
Gerisi hep çelik çomak oynamakmış” 
sözlerindeki gerçeği nasıl göz ardı edebilirim? Üstad, acıların ve sancıların kaynağını, 
“ben ki toz kanatlı bir kelebeğim, 
minicik gövdeme yüklü Kafdağı, 
bir zerreciğim ki, arş’a gebeyim, 
dev sancılarımın budur kaynağı!” 
diye göstermişken, gönlüme senin aşkını koyan ve bu güzelliği kuluna ihsan eden Yüce Rabbimi nasıl unutabilirim? Seni unuturum da, O’nu unutamam Süveyda. Aşkın için bir kelebek olurum da, O’nsuz sana varamam Süveyda. 
Heyhat! Kara sevdâ denilen yol ne de dardır 
Aşk bitti mi dünyâ kelebek ömrü kadardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93132</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d6b21eb-e370-426d-a4ec-210db283be69.jpg</image:loc>
            <image:title>Betimlemeli Fransızca Dilbilgisi Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Değerli okur, 
Elinizdeki yapıt şu anki biçimine, yaklaşık 3 yıllık bir süreçte kavuşmuştur. Tasarım, uygulama, düzeltme ve yeniden yazım sırası izlenerek yazılmıştır. Bu yönüyle, hem kuramsal hem de uygulayımsal bazı temellere dayanmaktadır. Aşağıda, kitapta hedeflenen öğrenici (fr. apprenant) kitlesi, düzey, yaklaşım, ders akışı ve temel ilkeler konusunda genel bilgiler sunulmaktadır. 

Kimler yararlanabilir? 
Kitabın hedef kitlesini, Fransızcayı yeni öğrenmeye başlayanlar oluşturmakla birlikte, Fransızca öğreten genç meslektaşlarımıza da yararlı olabilecek birçok yönü olduğu düşünülmektedir. Dil kurslarında, üniversitelerin Fransızca bölümlerinde, hazırlık okullarında, liselerde vb. Fransızca öğrenmekte ve öğretmekte olan herkese yardımcı bir gereç olarak yararlı olacağı kanısıyla hazırlanmıştır. Kendi kendine öğretim kitabı olarak tasarlanmamış olmakla birlikte, belli bir izlence çerçevesinde Fransızca öğrenenlere bireysel çalışma olanağı sağlayabilir. 

Hangi düzey hedeflenmiştir? 
Kitapta, Avrupa Konseyi Diller İçin Ortak Başvuru Metni (Cadre Européen Commun des Références pour les Langues, CECRL)’nde betimlenen A1 düzeyinin gerektirdiği dilsel becerileri gerçekleştirmeye olanak sağlayan dilbilgisi konuları toplam 59 konu başlığı altında ele alınmıştır. Anılan konular, Fransızca öğretmek üzere tasarlanmış ve alanda kullanılmakta olan öğretim kitaplarının 1’incilerinde yer alan konulardır. 

Nasıl bir yaklaşım benimsenmiştir? Bilindiği gibi, dilbilgisi öğretiminde genel olarak belirtik (fr. explicite) ve örtük (fr. implicite) olmak üzere iki temel yaklaşım izlenmektedir. Örtük yaklaşım, gözlem süreci sonucunda oluşturulan bütüncede (fr. corpus) yer alan hedef dilbilgisi yapılarının öğrenenlerce keşfine dayanmaktayken, belirtik veya açık dilbilgisi öğretimi yaklaşımında hedef yapılar tablolar veya fişler içerisinde sunulmakta, açıklamaların ardından alıştırmalarla pekiştirilmektedir. Biz, hedef kitlemizin kendi kendine çalışmak durumundaki kişiler olduğu düşüncesiyle, birinci yolu, diğer bir deyişle, belirtik dilbilgisi öğretimini benimsedik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93133</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/943a41b5-61ee-4fbe-9a75-7bc4809a41fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Arafat’ta Bir Çocuk (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Che Guevera’nın bir kitabından başladılar yakmaya. Kitap olduğu gibi atılsa yanmazdı. Önce kitabın kapağını yırtıyorlar, sonra beşer onar sayfa tutup, dikiş yerlerinden ayırıyorlardı. İpli olanları zor ayırdılar.” Arafat’ta Bir Çocuk 12 Mart Muhtırası’nın etkisi altında yazılan, birbirinden bağımsız sekiz hikâyeden oluşuyor. Bir kuşağın, ömrü boyunca izini taşıyacağı sürgün günlerini anlatıyor. Usta edebiyatçı Livaneli’nin kendi hayat deneyiminden damıtarak kaleme aldığı bu hikâyeler, sürgün hayata dair olağanüstü gözlem ve tasvirlerle örülüyor. Zülfü Livaneli, bu kez hayal kırıklığına uğramış, aldanmış, yalnız ve melankolik insanları anlatıyor. Karakterlerin travmaları ve iç hesaplaşmaları apaçık göz önüne seriliyor. Edebiyatın en eski temalarından olan ve hâlâ güncelliğini koruyan sınırlar, gurbet ve mültecilik konularına odaklanıyor. İsim babalığını Yaşar Kemal’in yaptığı ve ilk kez 1978 yılında yayımlanan Arafat’ta Bir Çocuk, sadece Türkiye’de değil, dünya çapında ilgi gören bir edebiyat yapıtı. Almanca ve Farsça gibi dillere çevrilen, Almanya ve İsveç’te televizyona uyarlanan bu eser yeni basımıyla okurlarla buluşuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93134</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29b75181-ad58-4e30-92f8-afa604d5cae4.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Yönüyle Fransızca Dilbilgisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Fransızca öğrenen veya öğreten herkes düşünülerek yazılmıştır. Kitapta uzun uzun açıklamalardan çok, kısa ve öz betimlemelerle, anlatılmak isteneni en güzel özetlediği düşünülen örneklere yer verilmeye  çalışılmıştır. 

Yalnız örneklemekle ya da anlatılan dilbilgisi yapısının Türkçesini vermekle kalınmamış, tablolar yardımıyla ilgili dilbilgisi yapısının Fransızcadaki ve Türkçedeki işleyiş düzeneği, bir başka deyişle yapısı sunulmaya çalışılmıştır. 

Kitabı hazırlarken bizi yönlendiren en önemli etken bu kitabın özellikle Fransızca öğrenen bir Türk tarafından kullanılacağı düşüncesi olmuştur. Dolayısıyla dilbilgisi betimlemelerinde Türk öğrencilerin sıkça sordukları sorular ve anlamakta güçlük çektikleri noktalar üzerinde özellikle durulmuş; sıkça yapılan yanlışlar ve bunların doğru biçimleri gerekçeleri belirtilerek açıklanmıştır. 

Kitap altı ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Fransızcanın sesbirimleri ve sesletim özellikleri, ikinci bölümde ad ve ada ilişkin tüm kavramlara yer verilmiştir. Eylemlere ayrılan üçüncü bölümde Fransızcadaki eylemlerin türleri ve temel özelliklerinin yanı sıra tüm zamanlar biçimsel, anlamsal ve işlevsel özellikleriyle betimlenmiştir. Dördüncü bölüm tümce türlerini içermekte olup beşinci bölüm birleşik tümceye ayrılmıştır. Altıncı bölüm gerçekte ada ilişkin bilgiler içermekle birlikte Fransızcaya özgü yönleri nedeniyle adlaştırma kavramı ayrı bir bölüm olarak ele alınmış ve ayrıntılandırılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93135</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0a9d2ec-6a3a-4532-9da8-24854e3020fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Leyla’nın Evi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Leyla’nın Evi, insanlığın en yıkıcı sorunu göç ve en temel ihtiyacı barınma konularını merceğe alan bir İstanbul romanı. Edebiyatın güçlü kalemi Zülfü Livaneli’nin gözlem yeteneği ve edebi gücüyle harmanlanan elinizdeki eser Leyla, Roxy, Yusuf ve Ali Yekta Bey’in hayatlarının birbirine karışma hikâyesini anlatıyor. Usta edebiyatçı bu kez “mülk trajedisine” odaklanıyor. Hayatın olağan akışında bir araya gelmesi mümkün olmayan karakterler üzerinden aşktan paraya, modernizmden geleneğe, birçok konu tartışmaya açılıyor. Bir yanda yalılarda büyüyen ve varlığını “unutmamak” üzerine inşa eden Leyla Hanım, diğer yanda “anın” hırsları ile çevrelenmiş insanlar… Bir yanda hayattaki tüm prangalarına, hatta ailesine ve adına dahi meydan okuyan Roxy, diğer yanda geçmişi sır olarak kalmaya mahkûm edilenler… Zülfü Livaneli’nin edebiyatımızda özel bir yer edinen romanı Leyla’nın Evi, tarihi motifleri içeren zengin arka planıyla İstanbul’un değişen çehresini merkeze alırken, okurları geçmiş ve bugün arasında sorularla dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Peki, bu yolculuk bir kuşak çatışması mı yaratacak, yoksa kuşaklar arası bir köprü mü kuracak? Leyla’nın Evi, iktidar ve güç sahibi olmanın tehlikesine karşı her satırında mücadele ve umudun şarkısını mırıldanan bir Livaneli anlatısı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93136</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81233b2b-d6ef-41b2-9032-84bcd8d51b8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Karanlık Yüzü</image:title>
            <image:caption>“Yaşamı, düşgücünün ürettiği ya da öyküleyip kaleme aldığı ve yayımladığı şeyler sayesinde zenginleşen ya da o yüzden lanetlenen ya da sadece değişen yazarların ben ne ilkiyim ne de sonuncusu olacağım.” 
 
Tüm Ruhlar romanında gerçek olan yalnızca iki şey vardı: Romanın geçtiği şehir, Oxford ve kitabın yazarı, küçük Redonda adasındaki krallığın tahtsız kralı. 
 
Ancak Tüm Ruhlar romanının okurları kurguyu gerçekle karıştırmakta ısrar edince kitabın yazarı buna dayanamayıp gerçeği kurguya dönüştürmeye karar verir. Böylece Zamanın Karanlık Yüzü’nde, belki de istemdışı bir geçmişe gitme arzusunun etkisiyle adını –Xavier– tersten, sağdan sola yazan solak bir çocuğu; ölmüş bir ağabeyi; Birinci Dünya Savaşı’ndan sağ çıkıp México’da serseri kurşuna hedef olmuş bir yazarı; ölümün hep teğet geçtiği, tek gözü kör bir savaş pilotunu ve nicelerini, “Henüz geçmemiş, yitip gitmemiş ve belki de o nedenle henüz zaman bile sayılmayan zamanın” karanlık yüzüne aktarılmış halde buluyoruz. Belki de orası, yaşayanlar ile ölülerin birlikte var olabildikleri tek yerdir. 
 
Bir anatomi uzmanı, türlerin en tuhafının –insanoğlunun– en derindeki sırlarını ortaya çıkarmak için neşterini nasıl kullanırsa, Javier Marías da dili öyle kullanıyor. 
W. G. Sebald 
 
Zamanın Karanlık Yüzü 20. yüzyılın en iyi İspanyol romanlarından biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93137</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bbecc9e-3b22-4a5e-a2b3-ac342276ce70.jpg</image:loc>
            <image:title>Martin Eden Olmak</image:title>
            <image:caption>“SENİN DE FİKİRLERİN TIPKI GİYSİLERİN GİBİ BAŞKALARI TARAFINDAN ÜRETİLMİŞ.” 
Yarı otobiyografik bir eser sayılan Martin Eden, Jack London’ın yarattığı en gerçekçi ve otantik karakterlerdendir. Martin bizden biridir; tanıdıktır, kardeştir, arkadaştır, işçidir. Ömrü mücadeleyle geçmiş, sokaklarda yani gerçeğin ta kendisinden öğrenmiş hayatı. 
Martin, âşık olduğu burjuva kadını ve onun elit çevresini etkilemek için takıntılı sayılabilecek bir azimle kendini entelektüel anlamda geliştiren ve meşhur bir yazar olma hayalinin peşinden tüm imkânsızlıklara rağmen pes etmeden koşan fakir bir denizci. 
Ait olmak istediği sınıfın ahlakını ve değerlerini anladıkça başta gördüğü güzelliğin aslında ne kadar içi boş bir dünya olduğunu fark etmeye başlar ve bu farkındalık onu içinden çıkamayacağı kadar karanlık bir kuyunun içine hapseder. 
Martin Eden karakteri sınıfsal farklılıkların temelini, bireyciliğin hazin sonunu bizlere en gerçek ve yalın haliyle gösteriyor. Bireysel devrime giden yolda ustaca kurgulanan MARTİN EDEN, aslında gerçeğin en acımasız yüzüne tanıklık ettiğimiz bir varoluş mücadelesidir. 
Onunla yeniden tanışmaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93138</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a665dace-26ff-4043-9857-8e92e13e052b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafkas Mitolojisi</image:title>
            <image:caption>Kuzey Kafkasya halklarının doğaya duydukları aşktan ilham alan kahramanlıkları, sanattan sosyal hayata, politikadan spora kadar pek çok alana damga vurmayı başarmıştır. Bugün bakıldığında Kafkas mitolojisine dair yapılan araştırmaların ve incelemelerin, diğer mitolojilere, destanlara ve öykülere oranla biraz daha ihmal edildiğini ve nispeten atıl bırakıldığını söyleyebiliriz. Değerli Nartologlar ve tarihçiler bu konuda ciddi araştırmalar yapmış olsalar da bu mitolojinin sınırları dahilinde gidilmesi gereken çok yol var. Elinizde tuttuğunuz kitap, Nartların görkemli dünyasına adım atmanız için kolayca açılabilecek bir kapı olarak değerlendirilebilir. Uzun yıllar hem Kafkas halklarına hem de çevre kültürlere ilham olmuş bu hareketli mitolojiyi keşfetmek için bundan daha parlak bir fırsat olabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93139</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bc74c57-33a3-43a9-aa3e-13b755348b2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ustalar Sınıfı</image:title>
            <image:caption>ÇABAYLA DEĞİL EYLEMLE... 
Çabayla ve mücadeleyle geçmiş bir hayat, ziyan edilmiş bir hayattır. Ustalıkla yaşanamamıştır. Hakkı teslim edilememiştir. Yaşam deneyiminde kıymetli olan çaba ve mücadele değildir, eylemdir. 
Gerçek bir usta, hayatını çabalayarak ve mücadele ederek geçirmez, her şeyi zihniyle yönetir. Ustalık, bir bilinç seviyesidir. Hayatı üst seviyede yaşamak istiyorsanız, bunun ancak usta bilinciyle mümkün olabileceğini kabul etmelisiniz. Varlıklı, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam için eğitmeniz gereken ilk ve tek alan bilinç seviyenizdir. 
Gerçek bir usta, duygularının efendisidir. Duygusal inişleri çıkışları yoktur. Başına gelenlerle ya da maruz kaldığı deneyimlerle duygudan duyguya savrulmaz. 
Gerçek bir usta para kazanmanın peşinde koşmaz, servet yönetir. 
Gerçek bir usta iyileşmek için mücadele etmez, sağlıklı yaşamasını bilir. 
Gerçek bir usta aşkta kaybetmez. 
Bu kitap, zihninde ustalaşmak isteyenler için etkili ve nitelikli bir başlangıçtır. Ustalık yolunda yapmak ve olmak gerekenlerin temel prensiplerini içeren USTALAR SINIFI kitleler için değil, hazır olanlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93140</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f4071cf-529a-482f-9e18-108c97340af3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gücüne Gelsin</image:title>
            <image:caption>Güç cesaretsiz, cesaret umutsuz, umut güçsüz var olamaz... 
Danimarkalı filozof Søren Aabye Kierkegaard’a atfedilen bir anekdot vardır. Bir tiyatroda, kuliste yangın çıkar. Kabarenin emektar palyaçosu seyircileri uyarmaya çalışır ama onlar bunun bir şaka olduğunu sanarak alkışlarlar. Palyaço uyarısını tekrarlar, bu seferki alkış ise daha da büyük olur. Kierkegaard da der ki: “Ben dünyanın sonunun işte böyle geleceğini düşünüyorum, her şeyin bir şaka olduğunu zannedenlerin alkışları arasında...” İşte bu harika anekdottaki uyarı görevi yazıdadır, kitaptadır, okumaktadır, anlamakta, muhakeme etmektedir. Ben de bu güçlü kitabın cesur yazarlarını umut dolu cümleler eşliğinde ve “iyi ki”lerle selamlıyorum. 
– Uğur Batı 
 
Edebiyata gönül vermiş yeni kalemlerin yolculuğuna tanık oluyoruz bu kitapta. Her yolculuk cesaret ister, umut barındırır. Bu yolculuğa inanmak gerekiyor. Bu pırıltıya da... Geleceğe inanmak için... 
– Mario Levi 
Yazmak “cesaret” ister. “Güç” olmadan cesaret olmaz. “Umut” ise gücün saklı olduğu odanın kapısını açar, cesaretin ortaya çıkmasını sağlar. Bu kitapta okuyacağınız yazılar cesur, güçlü, umutlu kalemlere ait. Kuşkusuz her biri bir başlangıç. Öte yandan hiçbir büyük kalem gökten zembille inmedi. 
– Osman Balcıgil 
 
Karanlık zamanlarda umuda tutunmayı, tozpembe bir nafileliğe bağlayanlara hep üzülürüm. Altına cesaretle elini koyduğu taşı, var gücüyle kaldırmaya çalışanların bulandığı kirin, pasın tozudur o pembedeki. Bu kitaptaki öyküler, taşları yerinden oynatma gücüne gelsin. 
– Sibel Algan 
 
Karanlığın sonunu yalnızca cesurlar görür. Edebiyat, insanın içindeki karanlığa keskin bir bakış atmaktır. Bu cüreti gösterenler, aydınlığa yaklaşırlar. Bu kitapta okuyacağınız öyküler işte böylesi güç bir çabanın özgün örnekleri... 
– Gülşah Elikbank 
 
Belirsizlik fırtınasının gözündeki dinginliği bulmuş yazarların öyküleri, hepimize cesaret, umut ve güç verdi. 
– Zuhal Gürçimen 
 
Bu kitapta insan doğasının en kuvvetli yönleri olan güç, umut ve cesaret üzerine hikâyeler yazıldı ve hayaller kuruldu. 
– Hasan Gümen 
 
Güç, Umut ve Cesaret, yaşamamız için bize gereken hava, su ve sevgi kadar elzem. Bu üç kelimenin hakkını veren arkadaşlarımı gönülden tebrik ediyorum. 
– Selda Terek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93141</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5af81ea-3f14-4cce-8499-ee0cc0ae6914.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanardağın Yankısı</image:title>
            <image:caption>İnsanlık ve dünya adına olağanüstü düşler kurabiliriz…
Çocuk ve gençlik yazınımızda birçok nesli etkileyen yüze yakın kitaba hayat veren Gülten Dayıoğlu’nun kaleminden Yanardağın Yankısı bizleri gezegenimiz üzerine düşünmeye yönlendiriyor, geleceğimizle ilgili merak uyandırıyor. 
Dero yaşıtlarından oldukça farklı, çok özel bir gençtir. O daha küçük bir çocukken bir gün gökyüzünde mekik şeklinde bir yarık belirir ve yarıktan rengârenk ışınlar yayılır. Dero tanık olduğu bu olayın ardından başka bir boyuta geçebildiğini fark eder. Doğduğunda başı bedenine göre fazla büyük olduğundan doğumundan beri çevresi tarafından hep dışlanmıştır. Bu durum Dero’yu içten içe üzdüğünden, tek başına Tendürek Dağı&apos;ndaki bir mağaraya yerleşip gün geçtikçe kendini evinden, arkadaşlarından, dünyadan soyutlar ama bir yandan dünyayı anlamaya çalışır. 
Bir sabah Dero güçlü bir dürtüyle uyanır ve mağaranın derinliklerine gitmek için şiddetli bir istek duyar. Mağarada keşfettikleri onun, dünyanın, uzayın, hatta kâinatın geleceğini derinden etkileyecektir. Dero gelecek için çok zorlu bir göreve başlamak üzeredir şimdi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93142</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b4d65d6-ab3d-4498-b70c-b9f15cecc08e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bereket Sende</image:title>
            <image:caption>“Bereket sizin doğal yaşam hakkınızdır. Bu kitapla bereket enerjisine kalıcı olarak uyumlanarak, yaşamınızın her alanında bolluğa kavuşacaksınız.” 
Refahın ve esenliğin sebebi akıştır. 
Evrendeki her şey enerji ve titreşimdir. Dolayısıyla akışın olduğu yerde enerji vardır ve titreşim boyutu yükseliyordur. 
Bereket ve bolluk bilinci de tamamen frekansınızla ilgilidir. 
Bu kitapta bolluk ve bereket enerjisinin ne olduğunu ve nasıl çalıştığını göreceksiniz. Uygulaması kolay etkili teknikleri kullanmaya başladığınızda sürekli olarak bereket enerjisinde kalabilmeyi öğreneceksiniz. 
BEREKET SENDE para, kariyer, aile ve özel ilişkilerde duyduğunuz eksiklikleri gidermeniz yolunda kadim çağlardan modern bilime kadar gücü ve etkisi yüzde yüz ispatlanmış metotları, teknikleri ve uygulamaları içermektedir. 
Metotlarla kolayca bütünleşebilmeniz ve bereket enerjisine çok katmanlı şekilde uyumlanabilmeniz için ihtiyaç duyacağınız videolara, kitapta yer alan QR kodlar sayesinde hemen ulaşabilirsiniz. Böylece kısmeti, şansı, zenginliği, bereketi ve bolluğu yaşamınıza her boyutta getirebilirsiniz. 
Bu kitapla birlikte hayatınızın akışını artık hayal ettiklerinizi yaşamak rotasına çevirebileceksiniz. Hedeflerinizi ve vizyonlarınızı tezahür ettirmek için kişisel enerji alanlarınızda, bilinçaltınızı engelleyen eski inançlarınıza son verebileceksiniz. 
Unutmayın, bereket dışarıda değil. 
Bereket sende... 
Ben Ayşe Tolga... Tutkulu bir iyi yaşam elçisi olarak sizi de birer iyi yaşam elçisi olmaya davet ediyorum. Bu başlangıcı gerçekleştirmek için sizi iyiliksende.com adresinde de bekliyor olacağım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93143</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da34cb3a-51aa-4a7a-8392-aa04de3287b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji Diyor ki: Özgürlük, Kendini Doğru İfade Etmeyi Başaranlarındır</image:title>
            <image:caption>“İnsanları geçimsiz yapan sevgisizliktir. Birbirine düşman eden iletişimsizliktir. Güzellikten yana ne varsa yok eden ilgisizliktir.” 
—Konfüçyüs 
“Hayır” Demenin En Sağlıklı Yolu Nedir? 
Öfkeliyken ya da Öfkeli Birisiyle Nasıl İletişim Kurulur? 
Narsis ve Zehirli İnsanlarla Nasıl Başa Çıkarız? 
İlişkilerimizi Nasıl En Sağlıklı Noktaya Getirebiliriz? 
Duygularımızı ve Düşüncelerimizi En İyi Şekilde Nasıl İfade Ederiz? 
 
Bu kitapta öğrendiklerinizden sonra “Ailem, eşim, sevgilim, iş arkadaşım, patronum beni anlamıyor, kendimi anlatamıyorum” demek yok. 
Eğer iyi bir dansçıysanız kontrolü kendi elinizde tutarsınız. İletişim de tıpkı iki kişinin dans etmesi gibidir. Eğer iyi dans edemezseniz sağa sola savrulursunuz ve kötü bir görüntü ortaya çıkar. İyi bir iletişimci her zaman kontrolü elinde tutar ve süreci istediği gibi yönlendirir. 
Duygularımızı içimize atmak yerine özgür bırakmalıyız. İçsel rahatlığın en temel bileşenlerinden birisi de duyguları paylaşmaktır. Uzman Klinik Psikolog Burak Öge çok satan DUYGULARININ KÖLESİ OLMAYAN HAYATININ EFENDİSİ OLUR kitabından sonra bu sefer de bizlere etkili iletişimin sırlarını aktarıyor. Düşüncelerinizi paylaştıkça omuzlarınızdaki yükler azalacak ve özgürlüğün tadını çıkaracaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93144</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b902acfc-ed54-458d-8270-99324a1799b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirle Gelen Sır</image:title>
            <image:caption>Kadri Yamaç’ın yeni şiir kitabı “Şiirle Gelen Sır” Kitapsaati Yayınları’ndan çıktı! 
 
“Şiir gündüz görülen bir rüya gibidir. 
Anlamını ve bağlamını aktaran şair, eseri okura devreder. 
Okurun aklında kalanlar bir rüyadan hatırlananlar gibi bölük pörçüktür, ama şiir bu akılda kalanlarla yaşar. 
Şair rüyayı görüp ortadan kaybolandır, rüyasını yazar ve gider.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93145</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/744dd792-1ac1-419f-b6b0-7acea9ccb3fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceği Anlamak İçin Yakın Tarih Dersleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Günümüzde cereyan eden birçok mesele geçen asırda da hemen hemen aynı şekilde yaşanmıştı. Başta
devlet adamlarımız olmak üzere okuma-yazma bilen her Türk’ün imparatorluğun 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın
başındaki dağılma sürecini, ayakta kalabilmek için yaptığımız mücadeleyi, izlediğimiz yanlış siyasetler ve
yaptığımız hatalar ile o dönemde Avrupa’nın bize karşı izlediği siyaseti bütün teferruatıyla okuması
gerekir.
Bu kitapta Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde yaşanan ve günümüzde de yansımaları olan ilginç
hadiseleri okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93146</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17dfd788-86c0-4cd6-ba57-1ba6e9ced819.jpg</image:loc>
            <image:title>Demir Ökçe</image:title>
            <image:caption>O çok övündüğümüz medeniyetimiz kan üzerine kurulu.
Bu kan deryasının içinde hiçbirimizin üstünün başının temiz kalması mümkün değil.
İşçi sınıfının yılmaz savunucusu Ernest Everhard’dan öğrendikleriyle hayatına yeni bir yön verip mücadelesine ortak olan eşi Avis’in yaşadıkları, kaleme alınışından yedi asır sonra, 1908 yılında, Anthony Meredith’in önsözü ve dipnotları eşliğinde nihayet elinizdeki halini alır. Bu eserde Demir Ökçe’nin ezdiği insanların hikâyelerini okuyacak, başkahramanın söylev niteliğindeki cümleleriyle sınıf çatışmasının acımasız yıkıcılığına kulak verecek, sonrasında ise kendinizi Demir Ökçe’ye karşı verilen kıran kırana sokak mücadelesinin ortasında bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93147</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d8b92f8-999b-42a6-86fc-3fdf5b894d6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüye Yatma Sanatı</image:title>
            <image:caption>Ölüm Sahtekârlığı Dünyasında Bir Yolculuk 
 
İnsanın en büyük mücadelesi, var olma savaşı. Peki ya varlığımızdan memnun değilsek? Yeni bir hayatı kendi ellerimizle inşa etmek için neler yaparız?  
 
Elizabeth Greenwood, altı haneyi bulan öğrenim borcunu ödeyemeyince kendi ölümünü kurgulayıp bütün borçlarından kurtulmayı umar. Bir dizi araştırmanın ardından bu konuda somut adımlar da atar ama hesap etmeyi unuttuğu bazı gerçekler vardır… 
 
Greenwood, Ölüye Yatma Sanatı’nda kaybolurken yok olmak istemeyenlerin hikâyesini kaleme alıyor. Baştan sona sürükleyici bubiyografik eserde ölmeden ortadan kaybolmanın yollarını görebilirsiniz. Bunca uğraşın sonunda kendinden kaçmanın mümkün olup olmadığı ise ölüye yatma sanatının inceliklerinde saklı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93148</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/423f4152-d105-422b-9110-55b303479054.jpg</image:loc>
            <image:title>Spermler Erkekten Yumurtalar Kadından</image:title>
            <image:caption>İlişkiler söz konusu olduğunda kadınlar ve erkekler birbirinden oldukça farklıdır. Özellikle de konu romantizm ve cinsellik olduğunda erkeklerin neden girişken, kadınlarınsa çekingen davrandığını anlamak için artık yorumlardan ziyade bilimsel gerçeklere ihtiyacımız var! Tüm cinsel ve sosyal davranışlarımızın, hatta fiziksel görünümümüzün bile minik üreme hücrelerimizin yaptıklarına bağlanabileceğini kim tahmin edebilirdi?  
 
Evet, Spermler Erkekten, Yumurtalar Kadından bilimsel bir kitap; ama erkeklerin bağlanmaya kadınlarınsa sekse temkinli yaklaşmalarının sebepleri, aldatmayla ilgili gerçekler, kıskançlıklarımızın ardındaki nedenler, cinsel ihtiyaçlar gibi konularda Quirk’ün sade bir dille aktardığı hakikatleri herkes rahatlıkla anlayabilir.  
 
Bu gerçeklere dayalı eğlenceli kitap, erkekler ve kadınlar arasındaki davranışları ve etkileşimleri gerçekten neyin yönlendirdiği konusuna mizahi bir bakış getiriyor! 
 
“Quirk’ün muzip, kişisel tarzı sosyobiyoloji öğrenmeyi eğlenceli kılıyor! Şoke olmaya, hayrete düşmeye, neşelenmeye ve sonunda karşı cins üyelerini biraz daha bilgece değerlendirebilir hale gelmeye hazır olun.”  
-Steve M. Potter, Georgia Teknoloji Enstitüsü Biyomedikal Mühendislik Bölümü Profesörü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93149</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32b724d9-9bb8-4c67-a721-57388219761e.jpg</image:loc>
            <image:title>İlhan, Mahir, David</image:title>
            <image:caption>Christopher Robert İstanbul’dan bir istekleri olup olmadığını sordu. Sanki her gün İstanbul’a bir
giden gelenleri varmış gibi ne İlhan’ın ne Mahir’in ne de David’in aklına bir şey geldi.
“Haliç’te Topal Aram’ın meyhanesine gidin mutlaka… Selamımızı söyleyin, iyi hizmet etsin.”
Tavsiye Mahir’den geliyordu.
En içten dilek ise, kalbi cız eden İlhan’dan gelmişti:
“Memlekete selam söyle.”
İlhan, Mahir, David…
Üç umut yolcusu…
Mutlu olabilmek için dünyanın öbür ucuna gitmek üzere yola düşen, memleketlerinden birini
unutmaya, diğerine ise alışmaya çalışan, her ikisini de tam anlamıyla başaramayan; ancak
mutluluğu ilk veya son durakta değil, hayat yolculuğunun içinde bulan, üç can dostu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93150</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0c8400e-2f42-4992-abfa-c04eaad1a44c.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şey Mümkün</image:title>
            <image:caption>“Oysa konuşsak. Aynı dili. Belki ağır. Belki mesafeli. Belki çok yakın ama yakıcı, yıkıcı. 
Olsun. Belki bağırırız da, tüm hıncımızı. Ağzımı bir açarım, deliklerimden sızan kanlar çekilir, nehir olup ağzımdan dışarı fışkırır. Bir kerede. Ne söyleyeceksem söylerim. Taş taş üstünde kalmaz. 
Olsun. Dökülen sıvalarla kendimi yamarım. Belki bir döktük mü içimizi, bir konuştuk mu, küçülüverir meseleler. 
Bu muymuş, deriz. Belki gülebiliriz halimize, kim bilir? 
Çay koyarız, girer battaniyenin altına sevişiriz. Kim bilir? 
Sonu mutlak güzel olacak. Ya öyle, ya böyle. Ya beraber, ya ayrı. Ama bir sonu olacak bu kendi zihinlerimizde tuttuğumuz nöbetlerin. Bu duvarlara çentik atmayı bırakacağız. Benim beneklerim kaybolacak; o, limonları unutacak. Vazgeçeceğiz. Ya da inadına.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93151</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b12bbaa-3987-4600-ae15-33ec796a3a53.jpg</image:loc>
            <image:title>Şekiller</image:title>
            <image:caption>Şekiller</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93152</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/536540b8-3117-4c7a-b1a6-78388f64dc7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Laya 2</image:title>
            <image:caption>Henüz kundakta bir bebek iken tanıştığımız ele avuca sığmaz, afacan kızımız Laya artık genç bir kızdır. Laya, Şenjoyların ısrarları üzerine Budabu ağacına tırmanmaya karar verir. 

Concus kâhinlerinin haber verdiği, krallarını devirebilecek olağanüstü özelliklere sahip olan, herkesin beklediği, o muhteşem kız BUDABU, Laya mıdır? 

Laya, Budabu olsun olmasın Deblos&apos;a gitmeye kesin kararlıdır. Sadece Laya değil bu yolculuğa kesin kararlı olan başkaları da vardır: 1 Concus, 3 Bigem, 3 Rami, gemi mürettebatı olarak Bigem ve Ramiler arasından seçilen 45 adam ve 1 şenjoy olarak Deblos&apos;u kurtarmak uğruna çıktıkları deniz yolculuğu sonunda kahramanlarımız Deblos sarayına girmeyi başarır. Laya ve arkadaşları artık saraylı olmuştur. 

Deblos saray hayatına uyum sağlayabilecekler mi? Düzenlenen güzellik yarışmasının kazananı kim olacak? Kraliyet balolarında neler yaşanacak? Entrika savaşlarını kim kazanacak? Tüm bunlar yaşanırken gerçek aşkı kimler kimlerde bulacak? 

Sayfaları çevirdikçe: Aşk gemisine dönen bir kadırga, öfkeli Vikingler, kocaman bir saray, balolar, şıklık yarışına giren aristokratlar, valsler, saray entrikaları, sürpriz aşklar, kıskançlıklar, ölümüne sevdalar ve çok daha fazlasını bulacaksınız,    
 
“Güç erkeğe, güzellik kadına verilir. Ama her şeyi yenen güç, yalnız güzelliğe yenilir.” Oscar Wilde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93153</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/318e6403-59b5-4fa5-8f30-02bb1ca88dd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizim Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Çizim Öğreniyorum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93154</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8222f994-d30b-4402-891f-7591dd3f3d7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Saatler</image:title>
            <image:caption>Saatler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93155</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27b7eb1f-2a37-49f2-824e-ac8c0080e548.jpg</image:loc>
            <image:title>Nokta ve Çizgi Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Nokta ve Çizgi Alıştırmaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93156</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8ffd612-adb1-4f41-8ed8-7b6c01f7a658.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayılar</image:title>
            <image:caption>Sayılar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93157</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/935bcbc3-7988-4f35-b32a-dd35e206bd66.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk İngilizce</image:title>
            <image:caption>İlk İngilizce</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93158</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22c6c2e3-bfe3-4ccc-8851-ee5c4b9d0a25.jpg</image:loc>
            <image:title>Alfabe</image:title>
            <image:caption>Alfabe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93159</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc7b1781-ee54-4d02-9194-731e58e1db02.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gün Herkes</image:title>
            <image:caption>Gizlenerek özgür olamaz insan!

Miyase Sertbarut&apos;un, görmezden gelinenler ile görünmezliğin izini sürenlerin düşlerini kesiştirdiği Bir Gün Herkes..., iyiliğin ve koşulsuz sevginin her türlü dayatmaya göğüs gerebileceğine işaret eden, umut yüklü bir roman.  

Farklı olana karşı istemsizce geliştirilen refleksleri, ayrımcı, önyargılı düşünce ve davranışları toplumsal bir “mesele” olarak ele alan yazar, eleştiri oklarını bireyin normallik algısı üzerine yönlendiriyor.  
 
Bir gün herkes 15 dakikalığına iyilik yapsa... dünyanın iyilikle dolacağına ve yeni bir cennet aramaya ihtiyaç kalmayacağına vurgu yapan kitap, yaşadıkları çevrede kabul görmeye çabalayan çekirdek bir ailenin hayatını küçük mucizelerle doldurup inanılmaz kılmayı başarıyor.
 
Eğer bir insan görünmez olmak istiyorsa kesinlikle iyi bir niyeti yoktur. Yoksa olabilir mi?

Fahir, sınıfın yenisidir. Çekingen ve ürkek kişiliğiyle etrafına karşı hep temkinlidir. Diğer çocuklarla iletişim kurmaktan çekinir. Âdeta kalabalıklar içinde sessizce dolaşan bir hayalet gibidir. Onun bu durumunu fark eden okulun rehberlik öğretmeni, sınıftan iki öğrenciyi Fahir&apos;in “iyilik perisi” ve “iyilik prensi” olarak görevlendirir! Asmin ve Ender “zoraki” arkadaşlarını gözlemeye, yavaş yavaş hayatına girmeye çalışır. Çok geçmeden de tuhaf davranışlarının ardında yatan gizemi keşfederler. Fahir görünmezliğin peşindedir. Bunun için kitaplar okumakta, deneyler yapmakta ve hatta bir formül üzerine çalışmaktadır. Peki ama 7. sınıfa giden bir çocuğa bu odaklanmayı, bu takıntıyı, bu umudu, bu azmi veren sebep nedir? Diyelim ki formülü buldu ve görünmez adam oldu, bununla ne planlayacaktır? 
 
Herkesin dünyada kendince bir iz bırakmaya hakkı olduğunu anımsatan Miyase Sertbarut, bu romanıyla toplumsal duyarlılık geliştirmemiz gereken hassas bir konuya temas ediyor, dezavantajlı grupların yüzleşmek zorunda kaldığı kimi gerçekler hakkında farkındalık kazandırıyor.
 
Sakladığı sırrı, usta işi bir dedektif kurgusuyla son sayfalara kadar açık etmeyen Bir Gün Herkes..., görünmez olmanın mı yoksa görünür olmanın mı hayatı kolaylaştıracağını sorgulatarak okurun zihnini ters köşeye yatırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93160</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8029e93e-05b6-4ddf-bdee-01280b2f76cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Beton Ada</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllardır insanlığın her şeyi ardında bırakmaya, serüvene kapılmaya ya da özgürlüğe duyduğu özlemin ütopik mekânı olan keşfedilmemiş bir ada, ayak basılmadık noktasının kalmadığı varsayılan bu modern dünyada neye tekabül eder?
Varlıklı bir mimar, arabasıyla her günkü mutat güzergâhında ilerlerken kaza yapar ve otoban kenarındaki terk edilmiş bir araziye uçar. Mahsur kaldığı bu insan yapımı &quot;ada&quot;dan kurtulma macerası birdenbire çocukluğuyla, mutsuz evliliğiyle, sevgilisiyle ve bizzat kendisiyle bir hesaplaşmaya dönüşür. 

J.G. Ballard, çağdaş Robinson anlatısı Beton Ada&apos;da, büyüsünü yitiren köhne yerküredeki ıssız bir trafik adasının, dışsal bir mekândan içsel bir mekâna dönüşürken, kişinin kendini tanıması için sağladığı bitimsiz olanaklar üzerine düşünmeye davet ediyor okuru.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93161</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91afb07c-8b21-4692-b67f-404de65d6f4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Selki</image:title>
            <image:caption>Selki bir masal ama bildiğimiz masallara benzemiyor. Biri bilincin öbürü bilinçdışının yabani diliyle konuşan iki kızkardeş anılar ve sezgilerle birbirlerine düşe kalka eşlik etmeye çalışırken yaşam, ölüm, sevgi, bağlılık, fedakârlık gibi kavramlar derinlerde kendini gösteriyor. Haberdar olduğumuz ve olmadığımız içdenizler üzerine bir dil arayışı bu. Kurduğu dille ve dokunduğu evrenle bizi bilinemeyen ama sezilenin karanlık sularına davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93162</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44dc17f9-676f-4cc0-9c1e-046aa2bd09a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çeviriyi Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Eleştirisel ve Çevirisel Yeniden-Yaratım.
Okuma ediminin başlamasıyla birlikte belli bir dil dizgesi içinde yaratılmış metni bütün düzeylerde, bütün düzeylerin bütün katmanlarında sökme, ayrıştırma, parçalama, yıkma ve yıkarak anlam üretme eylemi başlar. Bu eylem, ilginçtir, daha başlar başlamaz, hem yıkana hem de yıkılana haz verir: Yıkan bir çözümleme-yorumlama oyunu kurduğu için, yıkılan da kendisiyle çözümleme-yorumlama oyunu oynandığı için haz duyar.

Yıkma çabasıyla birlikte, çözümlenen-yorumlanan metnin gösterenleri darmadağın edilirken, metnin gösterilenleri de okuma oyununu kuranın kültür ufkuna ve yıkma becerisine göre, demir atmış oldukları derinliklerden hareket ederek yüzeye, görünüre doğru fışkırmaya başlarlar. İşte yıkmanın ve yıkılmanın karşılıklı olarak getireceği haz da tam bu noktada doruğa ulaşır: Yıkılan, beklediği &quot;okur&quot;una kendi yaratıcı gücünü gösterme fırsatı bulduğu için haz duyacak, yıkan da gördükleri, hissettikleri, duydukları, yakaladıklarıyla yorumsal gücünü sınadığı için doyuma ulaşacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93163</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/109061c4-dbf2-4b61-bfe0-1a8075f1b7a3.jpg</image:loc>
            <image:title>English 100 Numbers - İngilizce 100 Sayı</image:title>
            <image:caption>Hadi öğrenmeye! 
 
Çocuğunuzun sayıların İngilizce karşılıklarını kolayca öğrenmesini sağlayın. 
İngilizce 100 Kelime Kitabı dizisinin rengârenk ve cıvıl cıvıl kitapları öğrenmeyi basit ve eğlenceli hale getirmekle kalmıyor, aynı zamanda çocuğunuzun İngilizce kelime dağarcığını kolayca oluşturup geliştirmesini de sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93164</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e91d41a0-a4b7-40b3-a95e-432e2f3e1a77.jpg</image:loc>
            <image:title>English 100 Words - İngilizce 100 Kelime</image:title>
            <image:caption>Hadi öğrenmeye! 
 
Çocuğunuzun sık kullanılan 100 İngilizce kelimeyi kolayca öğrenmesini sağlayın. 
 
Kelimeleri tanıtın. 
Nesnelerin resimlerini parmağınızla gösterin ve resmi tanımlayan kelimeyi iki kez okuyun. 
 
Pekiştirin. 
Nesnenin adını söyleyip çocuğunuzdan kitapta bulmasını isteyin. 
 
Sözel yeteneklerin gelişimini sağlayın. 
Resimleri işaret edip çocuğunuzdan ne olduğunu söylemesini isteyin. 
 
İngilizce 100 Kelime dizisinin rengârenk ve cıvıl cıvıl kitapları öğrenmeyi basit ve eğlenceli hale getirmekle kalmıyor, aynı zamanda çocuğunuzun İngilizce kelime dağarcığını kolayca oluşturup geliştirmesini de sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93165</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b59b9fd-d9cb-4f63-83e0-eccc77b0e30b.jpg</image:loc>
            <image:title>Larousse İngilizce İlk Kelimeler</image:title>
            <image:caption>Larousse İngilizce İlk Kelimeler, İngilizce öğrenmek isteyen herkesin en büyük desteği olacak. Bu kitap sayesinde İngilizcenin en temel kelime ve kavramlarını bir arada bulacak, kitabın sunduğu zengin görsellik sayesinde kolayca öğrenmiş olacaksınız. 
  Larousse Kelime Öğreten Kitaplar dizisinde yer alan kitaplar, büyük küçük herkesin dil öğrenimini kolaylaştırmak amacıyla hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93166</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f27c17aa-3869-4177-bdab-fd4296f59bdc.jpg</image:loc>
            <image:title>En Güzel Yıldız</image:title>
            <image:caption>Salamis Çocuk Yayınları Türkiye&apos;de ve Kıbrıs&apos;ta aynı anda yayımladığı kitaplarda çocuklara doğa ve çevre bilinci kazandırmayı hedefliyor. Barış, dostluk ve kardeşlik tohumları ekmeye devam ediyoruz. 
Yeni kitabımız;  En Güzel Yıldız 
Bu kitapta minik Lao ile bir Deniz Yıldızının dostluğu var. Bir de sihirli olduğuna inanılan kaplumbağlar. 
Çocukların doğayla, denizle ve canlılarla dostluğu kitaplara sığmaz elbet. Bu kitapta da miniklerimiz bu dostluğun bir kısmını okuyacak ve birbirinden güzel çizimlerle bunu zihinlerine kazıyacak. Her şey çevre bilinci olan barış ve kardeşlik duygularıyla donanmış yeni bir nesil için!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93167</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3673f9f2-4048-4fd4-877c-2c49ee0fee63.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Küçük Sırrım 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sırlar paylaşıldıkça sır olmaktan çıkar.

Ne yazık ki paylaşılmayan ve ortaya çıkarılmayan
hiçbir sır yoktur. 

Yağmur’un hakkındaki tüm gerçekleri ortaya çıkarışının ardından arkadaşlarına
karşı mahcup olan Eylül’ü zor zamanlar bekler.Öte yandan öz babasıyla karşılaşmak,
Eylül’ün hayatının rayından tamamen çıkmasınaneden olur. İşler karmaşık bir hâl alırken Yiğit, 
şartlar ne olursa olsun Eylül’ün yanındadır. 

Bu sırada Sarp, Eylül’e karşı hislerinden kurtulmaya çalışır fakat ona olan bağlılığı sandığından 
daha kuvvetlidir. Kafası yeterince karışıkken hayatını değiştiren, kendini değerli hissetmesini sağlayan 
ve yüzünde yeniden tebessüm oluşturabilen bir kadınla tanışacaktır. Yani Duygu’yla…

Peki yeni biri, yeni sırların da doğmasına mı yol açacaktır?

“Benim için gizemlerle dolu koca bir okyanus gibisin. Seni o kadar çok seviyorum ve keşfetmeye 
öyle doyamıyorum ki dünyaya on sekiz defa gelsem,on dokuzuncusunda yine sana âşık olmak isterdim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93168</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be115d5a-bd39-4c36-94f7-2ed5f52aaea7.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Küçük Sırrım 2</image:title>
            <image:caption>Sırlar paylaşıldıkça sır olmaktan çıkar.

Ne yazık ki paylaşılmayan ve ortaya çıkarılmayan
hiçbir sır yoktur. 

Yağmur’un hakkındaki tüm gerçekleri ortaya çıkarışının ardından arkadaşlarına
karşı mahcup olan Eylül’ü zor zamanlar bekler.Öte yandan öz babasıyla karşılaşmak,
Eylül’ün hayatının rayından tamamen çıkmasınaneden olur. İşler karmaşık bir hâl alırken Yiğit, 
şartlar ne olursa olsun Eylül’ün yanındadır. 

Bu sırada Sarp, Eylül’e karşı hislerinden kurtulmaya çalışır fakat ona olan bağlılığı sandığından 
daha kuvvetlidir. Kafası yeterince karışıkken hayatını değiştiren, kendini değerli hissetmesini sağlayan 
ve yüzünde yeniden tebessüm oluşturabilen bir kadınla tanışacaktır. Yani Duygu’yla…

Peki yeni biri, yeni sırların da doğmasına mı yol açacaktır?

“Benim için gizemlerle dolu koca bir okyanus gibisin. Seni o kadar çok seviyorum ve keşfetmeye 
öyle doyamıyorum ki dünyaya on sekiz defa gelsem,on dokuzuncusunda yine sana âşık olmak isterdim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93170</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aaf40b7-74e4-4c9f-99d0-887d44d36607.jpg</image:loc>
            <image:title>100. Yılında Sakarya Savaşı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, zamanımızdan yüz yıl önce Ankara’nın hemen yakınında 22 gün ve gece süren bir meydan muharebesinde Türk ordusunun dâhi bilginlerin akıl gücünü gerektiren zorlu askeri taktik problemlerini Mustafa Kemal’in nasıl çözüme kavuşturduğunu anlatmaktadır. 
 
Aynı zamanda bu dönem işgal altında bir ülkede, beka krizinin hızla tırmandığı koşullarda genel iradeye dayalı bir mecliste “savaş demokrasisi” uygulamasının en özgün ve hiç kuşkusuz dünyadaki en başarılı örneğidir.   
 
Kahramanımız uzun muharebe günlerinde “bilgelik”, “sabır” ve “cesaret” yüklü emir ve yönlendirmeleriyle aniden beliren sorunları bir akordeon ahenginde ve her defasında cesaretle ve tam zamanında çözüme kavuşturmuş; kendisine inananları zaferle buluşturmuştur. 
 
Tarihte az sayıda kahraman kılıçlarından saçılan kıvılcımlarla zafere giden yolu önceden sezebilmiştir… 
 
Büyük kriz dönemlerinde bu kahramanların milletlerinin beka sorunlarını aşarken gösterdikleri başarılar, onların dehalarının ve önceden seziş yeteneklerinin sonucudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93171</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e085e2c-7962-4b12-93ec-388833ebc8b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ariflerin Tesbihi</image:title>
            <image:caption>Kudretin yarattığı ilk şey kalemdir. Kalemin ucunda iki dünya tek bir yazıdır. 
O, kalem değil, güzellik bahçesinde yetişmiş taze bir fidandır. 
Varlık silsilesi göz önüne alındığında fikirde ilk, fiilde sondur. 
Sûreti insandan doğmuşsa da mânâsı varlığın özüdür. 
İslâmî ilimler, tasavvuf, dil, edebiyat ve şiir sanatları alanında pek çok eser kaleme almış olan Molla Câmî, Sebk-i Hindî dönemi öncesinde yetişen, klasik Farsça şiirin son büyük şairidir. Eserleriyle şöhreti Hindistan’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyaya yayılan Câmî; gençlik, orta yaş ve yaşlılık dönemleri şiirlerini üç ayrı divanda bir araya getirmiş, ayrıca büyük mesnevi şairlerinin oluşturduğu “hamse” geleneğini geliştirerek yedi mesnevi kaleme almış ve bu mesnevi külliyatına Heft Evreng (Yedi Taht) adını vermiştir. Heft Evreng’in dördüncü mesnevisi olup amelî ahlak ve tasavvuf konularını içeren Âriflerin Tesbihi (Subhatu’l-ebrâr), Câmî’nin özellikle şekil bakımından en özgün sayabileceğimiz mesnevisidir. Zira şair bu manzumesini, diğer mesnevilerinin aksine, hiçbir şairi örnek almadan yazmıştır. Toplam 2875 beyitten oluşan ve Timurlu hükümdarı Hüseyin Baykara’ya ithaf edilen Âriflerin Tesbihi (Subhatu’l-ebrâr); tevhîd, naat, padişaha övgü ve öğüt gibi kısımlardan sonra ‘ıkd (tespih taşı) adı verilen kırk bölümden oluşmaktadır. Her bölümde dinî, ahlâkî ve tasavvufî bir konu işlenip bir hikâye ile pekiştirilmiştir. Fars şiirinin en büyük üstatlarının sonuncusu sayılan Câmî’nin üstün şairlik kabiliyeti yanında dinî, edebî ve aklî ilimlerle tasavvuftaki derin vukufunun aksettiği bu klasiği keyifle okuyacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93172</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b620e38f-e67c-469f-92e4-00e59c714059.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Aşk</image:title>
            <image:caption>Umut ettiğim onca şeyin içinden hangileri hayata geçti? Artık hayatıma akşamın gölgelerinin düşmeye başladığı yaştayım. Bende o ilkbahar sabahının göz açıp kapayıncaya kadar geçip giden fırtınasının hatırasından daha taze, daha kıymetli ne kaldı? 

19. yüzyıl Rus edebiyatının önde gelen yazarlarından Turgenyev, İlk Aşk adlı unutulmaz novellasında henüz büluğ çağındaki bir gencin kendisinden büyük bir kadına olan aşkını bir aile dramı etrafında ustaca betimliyor. Romantik edebiyatın etkileyici örneklerinden biri olan İlk Aşk, Çarlık Rusya’nın toplumsal koşulları içinde aşkın safiyane hisleriyle yeni tanışmış on altı yaşındaki Vladimir Petroviç’in güçlü duyguların girdabında nasıl sürüklendiğini tasvir ediyor. Aynı zamanda âşık olunan kadın üzerine kurulu bir baba-oğul anlatısı da sunan bu novella, akıcılığı ve sürükleyiciliğiyle okurlarına klasiklere mahsus bir edebiyat lezzeti vaat ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93174</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cf16449-689e-47a5-af17-b9fa20298942.jpg</image:loc>
            <image:title>Ethica - Etik üzerine Dersler</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Aydınlanma filozofu Immanuel Kant’ın etik üzerine verdiği derslerden oluşmaktadır. Bu kitapta, öncelikle, başta Baumgarten olmak üzere; Epikuros ve Stoacı etik anlayışlarının eleştirisi sizleri beklemektedir. Kant’a göre ne ‘mutlulukçuluk’ ne de ‘en yüksek iyi’ “Nasıl yaşamalı?” sorusunun cevabını veremez. 
Kant akla dayalı etik öğretisini tüm kapsamıyla ilk defa bu kitapta ele almış ve birçok somut örnekle öğretisini zenginleştirmiştir. Ahlak Metafiziği ve Pratik Aklın Eleştirisi kitaplarıyla birlikte Kant bu kitabında, etik anlayışının temellerini ortaya koymaktadır. Bu anlamda Kant’ın etik düşüncesinin evrimini anlamak açısından da kitap, büyük bir önem taşımaktadır. 
İnsanın kendiyle, başka insanlarla, diğer varlıklarla ve Tanrı’yla etkileşimi elbette etikle sınırlı değildir. Özellikle içsel ve dışsal yükümlülükler ve sorumluluklar tartışması, Kant’ın hukuk ve din felsefesine dair okura önemli bir izlek sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93175</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e464ae3-420c-4e6a-aca4-8027873abb0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüksek Ruhlar Serisi : Picasso</image:title>
            <image:caption>Pablo Picasso… Sadece ürettiği aykırı eserlerle değil, yaşamının farklı dönemlerinde kurduğu arkadaşlık ve aşk ilişkileriyle, entelektüel kapasitesiyle, hızlı çalışma yeteneğiyle, yaratıcı enerjisiyle ve erken yaşlarında elde ettiği müthiş zenginliğe rağmen sade bir yaşam sürüşüyle de fark yaratarak sanat dünyasının efsaneleri arasındaki yerini hakkıyla almış bir deha. 
Yüksek Ruhlar Serisi’nin bu kitabında Picasso’nun eserlerini ürettiği farklı dönemler, beslendiği insan ve mekân ilişkileri, politik görüşleri kronolojik olarak ele alınmıştır. İspanya’nın Malaga kentinde doğan, gösterişsiz bir fiziğe sahip olan ufak tefek bir çocuğun henüz yaşarken bir efsane haline gelişinin anlatıldığı bu serüveni merak edenler, sanatçının bitmek tükenmek bilmeyen bir iştahla devamlı çalışarak kendini inşa edişini görecekler. 
“Çocuklar zaten doğuştan ressamdır. Mesele, büyüyüp de hâlâ ressam kalabilmektir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93176</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/669e9b87-e27f-40a7-9d55-cba938b2c3cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Sığınak</image:title>
            <image:caption>Gerçekte birbirimize ve insanlığımıza sarılabilmemiz için kurgu evreninde kalpleri tarumar eden Sığınak; Duygu Gecü Yüzseven’in insanın iki kutuplu trajik doğasını ortaya koyduğu ve çocukluk travmalarının yıkıcı etkilerini irdelediği sarsıcı bir ilk eser…  Ürpertici itiraflarla gelişen bu romanda genç bir kadının karanlık geçmişi gün yüzüne çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93177</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfe9189d-7ffc-4b66-875c-66683f988636.jpg</image:loc>
            <image:title>Alman Oryantalizmi</image:title>
            <image:caption>Teoloji merkezli çalışmalarla başlayıp filolojiye evrilerek zamanla bir gelenek yaratan Alman oryantalizmi, 19. yüzyılın sonlarına doğru çalışma alanını giderek genişletir. Bilim insanlarının sömürge faaliyetlerinde devletlerin siyasi ajandaları için mesai harcamaları ve bu aktiviteleri bilimsel olarak temellendirme düşüncesi/girişimleri, Avrupa dışındaki diğer kültürlere ilgiyi arttırırken bir yandan da bu araştırmaları siyasallaştırmıştır. Öte yandan Doğu’nun, akademik çalışmaların bir konusu olduğu kadar dış politikanın da belirleyici bir aracına dönüşmesi, bilim insanlarının siyasetle ilişkilerini kuran en temel parametredir. Avrupa devletleri arasındaki siyasi ve ticari rekabet, eşzamanlı biçimde bilim dünyasına da sirayet etmiş ve Doğu çalışmalarının hem zenginleşmesine hem de siyasallaşıp popülerleşmesine zemin hazırlamıştır. Alman sömürgeciliğinin gelişimi ve oryantalizmle ilişkisi Carl Heinrich Becker ve Martin Hartmann’ın Alman geleneğine yeni bir form vermesine yol açmıştır. Böylelikle oryantalist dergi ve kurumların sayısında ciddi bir artış ve temel bir dönüşüm meydana gelmiştir.
Alman oryantalistlerini inceleyen bu kitap, oryantalizminin siyasallaşma sürecini ve Almanların oryantalizme eklemledikleri ideolojik boyutun sınırlarını Becker ve Hartmann örneği üzerinden Osmanlı toplum ve siyasetini bağlama alarak izah etmeye çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93178</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7db89a0e-8aeb-4ec4-9d20-5df32a975e4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dışbükey - Bir Aynada Otoportre</image:title>
            <image:caption>John Ashbery’nin şiirlerinde gündelik gerçekler bütün zenginliğiyle düşsel bir atmosfer içinde harmanlanıyor. Şairin yaşam, ölüm, sonsuzluk, sanat ve yazma sürecine dair çağrışım yüklü dizelerini okurken onun neden çağdaş Amerikan şiirinin en büyük ismi olarak anıldığını anlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93179</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1840092-1652-4828-8cb6-0fecf83195c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Pisagor&apos;un Mirası</image:title>
            <image:caption>&quot;Sayılar evreni yönetir.&quot; 
Pisagor 
Pisagor’un bu iddialı önermesi; bilim, mühendislik ve hatta felsefenin gelişimini hızlandıran birçok matematiksel keşifle kanıtlanmıştır. Kimilerince “zihin sanatı” olarak adlandırılan matematik, insanlığın yüzlerce yıllık gelişim serüvenini teşvik etmiş ve yönlendirmiştir. 
Pisagor’un Mirası’nda Marcel Danesi, matematiğin en büyük on kazanımına tarihsel bir bakış sunarken günlük hayatımız üzerindeki etkilerini de dinamik bir şekilde ortaya koyuyor. Matematik tarihindeki kilometre taşlarını müstakil olaylardan ziyade bir olaylar zinciri olarak ele alan Danesi, okurunu günümüz matematiğinin başlangıcı sayılabilecek Pisagor’dan sıfır kavramına ve modern hesaplama algoritmalarına uzanan bir yolculuğa çıkarıyor. 
Zihin açıcı pratik alıştırmalar ve bulmacalarla dolu Pisagor’un Mirası, matematik tarihine genel bir bakış olmasının yanında matematiğin günlük yaşamlarımızdaki önemini keşfetmek adına eşsiz bir fırsat!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93180</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d7d4ff4-3103-42d4-9dd3-2c6c33226129.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortaçağ Avrupa Tarihi Üzerine</image:title>
            <image:caption>Fatih Durgun, Ortaçağ tarihindeki bazı kavram ve olgular üzerinden Avrupa tarihinin klişelerini sorguluyor. Ortaçağ, Batı literatüründe bile uzunca bir süre “Karanlık” olarak tasvir edildi. Ancak son dönemde Ortaçağ’ın özgün yönleri, kavram ve olguları artık geçmişin yabancı bir ülke olduğu metaforunun öğreticiliğiyle, anakronizm tehlikesine düşmeden, sarih bir dille yeniden tanımlanmaya çalışılıyor ve bu çaba Ortaçağ’a bakışımıza yeni imkânlar sunuyor. Fatih Durgun, okuyucuyu bu yeni imkânlar üzerinde düşünmeye davet ediyor: 
• Rönesans’tan itibaren Batı literatüründe Ortaçağ kavramının olumsuz anlamıyla ve “Karanlık” metaforuyla yerleşik hale gelmesi 
• Tarihin profesyonelleşmesiyle birlikte 19. yüzyılda Ortaçağ Tarihi disiplininin doğuşu • Geç Ortaçağ kavramının doğuşu ve kullanımıyla ilgili sorunlar 
 • Ortaçağ siyaset düşüncesinde krallık otoritesinin sınırları üzerine olan tartışmaların teorik ve pratik yansımaları 
 • Feodalizmin Geç Ortaçağ İngilteresi’nde Bastard Feudalism olarak kavramsallaştırılan bir hüviyete bürünmesi 
• İslam alimlerinden etkilendiği bilinen İngiliz din adamı ve düşünür Robert Grosseteste’nin Aristotelesçiliğin din açısından sakıncalı bulduğu etkilerine karşı gelenekçiliği tahkim etme çabası • Ortaçağ Avrupa Tarih eserlerinde retorik sorunu • Kathar sapkınlığına karşı 1209-1229 yılları arasında gerçekleştirilen Haçlı Seferi’nin nedenleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93181</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cd78247-50bc-4abc-a344-f475a639c8bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür Rehberi</image:title>
            <image:caption>“Bu küçük kitapta niyetim, olabildiğince çok noktada ne düşündüğümü söylemek. Bu da, çok az kişinin söylemeyi göze alabileceği birtakım sözler söyleyeceğim anlamına geliyor.” 
Modernist şiirin kurucu isimlerinden Ezra Pound’un kültür ve uygarlık kavramlarını merkeze aldığı deneme ve eleştirilerini içeren bu kitap, Pound’un şiir evrenini anlamak için yol gösterici bir harita sunuyor. Pound bu metinde, kültürü ve ilişkili olduğu bütün alanları kapsayan aforizmalarla bezeli bir yorum denemesinde bulunuyor. Kültür ve uygarlığı ürettiği diğer ürünler; sanat, ekonomi, siyaset, mimari, edebiyat, eğitim, din, tarih ve felsefe ile beraber ele alan Pound, modern Batı uygarlığına eleştirel bir perspektiften bakarken eski Çin uygarlığına, Yunan ve Roma medeniyetlerine ve İslam kültürüne de dikkatini yöneltiyor. 
“Yüksek bir kültürü ve uygarlığı üreten enstrümanlar nelerdir? Kültür nasıl yozlaşır? Eğitim ne işe yarar? Modern ekonomik formların modern kültür ve uygarlıkla ilişkisi nedir?” gibi sorulara kışkırtıcı, düşünsel içeriği yoğun, kendi terminolojisine yaslanan cevaplar veren Pound, fragmanlar hâlinde yazdığı bu metinlerde Konfüçyüs’ten Aristoteles’e, Aziz Ambrosius’tan Frobenius’a, Velázquez’den Yeats’e, Gaudi’den Mussolini’ye pek çok farklı isme atıflarda bulunuyor. 
Kültür Rehberi, modernist estetiğin en önemli şairlerinden Ezra Pound’un zihin dünyasına geniş bir kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93182</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a0cbb68-a75d-4d91-82c8-afe4b4f03044.jpg</image:loc>
            <image:title>Oz Büyücüsü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1900 yılında yayımlanan Oz Büyücüsü, yazarı L. Frank Baum’un ifadesiyle “merak ve eğlencenin korunduğu, kederin ve kâbusların dışarıda bırakıldığı modern bir masal” olmayı amaç edinir. Amerikan edebiyatının ilk masalı olarak görülen eser, 1890’ların Amerika’sındaki ekonomik, politik ve toplumsal durumun sembolik bir alegorisi olarak değerlendirilir ve Batı’daki çiftçilerin durumunu, dönemin altın piyasasını ve İç Savaş’tan sonra çalışamayıp ekonomik sorunlar yaşayan işçileri sembolize eden unsurlar taşıdığı ileri sürülebilir. Söz konusu alegorik özelliği ve hayali öğeleriyle hem çocuklara hem de yetişkinlere hitap eden bu klasikleşmiş eser, bir kasırgaya kapılan küçük Dorothy ile köpeği Toto’nun Kansas’ın uçsuz bucaksız çayırlarından fantastik Oz Diyarı’na uzanan yolculuğunu ve bu serüvende edindikleri sıra dışı dostları anlatır. Çıktıkları zorlu ve tuhaf yolculukta Korkuluk beynini, Teneke Adam kalbini, Aslan da cesaretini ararken Dorothy’nin tek istediği Kansas’a, teyzesiyle eniştesinin çiftliğine geri dönebilmektir. Ne de olsa insanın evi gibisi yoktur…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93183</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b990d522-2157-42c7-a3ed-f7cdaf40de37.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayesi Olmayan Kitap</image:title>
            <image:caption>Kitaplarda başkalarının hikâyelerini okuruz çoğu zaman. Peki, bize hikâyeler anlatan kitapların kendi hikâyeleri nasıldır diye düşündün mü hiç?

Kitapların en büyük hayali onları okuyacak ve hikâyelerini paylaşacak birine rastlamaktır. Çünkü onlar okundukça, hikâyeleri ise paylaştıkça canlanır. Kimsenin fark etmediği Tozlu ise, kendisini okuyacak bir çocukla karşılaşmanın hayaliyle yaşıyor.

Hikâyesi Olmayan Kitap, kendi hikâyesini anlatabilmek için birini bekliyor. &quot;Herkes için doğru bir kitap vardır.&quot; fikrinden yola çıkıyor ve dünyaya alışkın olmadığımız bir yerden, kitapların gözünden bakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93184</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29ba78de-c51b-47ab-befd-d05ea8c6e2f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bak-Bul Sobe Oyuncu Zürafa</image:title>
            <image:caption>Oyun oynamayı çok seven zürafa merak ediyor...
Acaba rengarenk sayfaların arkasında kimler saklanıyor?
Bir mirket ya da bir flamingo; ipuçlarını takip edersen bulacaksın kolayca!
Oyuncu zürafa ile saklambaç oyunu başlıyor,sevdiğin hayvanlar bu kitabın içinde saklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93185</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/140e951b-cf1b-4802-ae6f-c5a1bdb2b5e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çikolataca Konuşur Musun? (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çikolatanın gücünü asla hafife almayın!
Jaz, okulun yeni öğrencisi Nadima sınıflarına geldiğinde çok sevinmişti. En sonunda bir sıra arkadaşı olacaktı. Tek sorun Nadima’nın tek kelime bile İngilizce konuşamamasıydı. Nadima Suriye göçmeniydi. Jaz kısa sürede Nadima ile iletişim kurmanın bir yolunu bulur: Çikolata!
Jaz, arkadaşları ve ailesiyle ilişkilerinde; disleksi olduğu için de bazı derslerinde zorluklar yaşayıp hatalar yapsa da bu durumu düzeltmek için daima çaba gösteriyor. Nadima ile arkadaşlıklarında onları farklı kılan değil birleştiren şeyler üzerine yöneliyor.
Ailesiyle birlikte Suriye’deki iç savaştan botlarla kaçıp İngiltere’de bombalardan ve silahlardan uzakta yeni hayatına uyum sağlamaya çalışan Nadima ve Jaz’ın çok özel dostlukları okuyucuları gülümsetirken bazen de savaş ve mültecilik gibi hassas konular üzerine düşündürecek.
Çikolataca Konuşur Musun? arkadaşlığın dilinin kelimeler değil anlamlar olduğunu ve farklı diller konuşmanın, farklı kültürlerden gelmenin arkadaşlığın önünde engel olmadığını gösteren sımsıcak bir arkadaşlık hikâyesi.
Biraz çikolatadan daha fazlası!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93186</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba93a848-c31f-4770-b0c0-35a4a93151af.jpg</image:loc>
            <image:title>Satranç Ustası Don Sandalio&apos;nun Romanı</image:title>
            <image:caption>“Benim Don Sandalio’m dernekte satranç oynayan değil, diğeri; beni ruhumun derinliklerine sokan, peşimi bırakmayan Don Sandalio; onun hayalini kuruyorum, hatta onunla birlikte acı çekiyorum.”
İnsanlara ve aptallıklarına katlanamaz hale gelen bir adam, sahil kenarında inzivaya çekilir fakat burada da insanlardan sıyrılamaz. Her gün gittiği dernekte satrancı adeta kutsal bir görevi yerine getirir gibi ustalıkla oynayan Don Sandalio’yla tanışır. Bu suskun adam, sıradan hayatının en büyük gizemi, çözmek istemediği bilmecesi haline gelir. Hangisi önemlidir: Don Sandalio’nun aslında kim olduğu mu, yoksa anlatıcının zihninde ona biçtiği kimlik mi?
20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden Miguel de Unamuno, hayatının son yıllarında yayımlanan Satranç Ustası Don Sandalio’nun Romanı’nda yaşama dair temel kaygılarını ve kendine özgü roman anlayışını incelikle ortaya koyuyor; benliğin anlamını sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93187</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eadfa52d-e7da-4746-bb70-30c07281529b.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğe Yolculuk - Pertevcan&apos;ın Akıllara Zarar Maceraları 2</image:title>
            <image:caption>Defne ağaçlarının olmadığı bir dünya…
Gökyüzünde martıların uçmadığı bir İstanbul…
2221 yılının İstanbul’unda Pertevcan’ı yine şifreli mesajlar, tuhaf olaylar ve çözülmesi gereken sırlar bekliyor.
Pertevcan ve gelecekteki arkadaşları uyandırdıkları gerçekle 100 yıllık gizli bir derneğin içinde bulacaklar kendilerini.
Peki, Ata tohumlarını kaçırmaya çalışan biyokaçakçıların oyununu bozabilecekler mi? Yoksa bu oyunun içinde çözülecek başka sırlar da mı var?
Dijital iz sürücüler, otonom araçlar, dikey çiftlikler, takip dronları, biyokorsanlar, yapay zekâ kışı, gri bulamaç... Bu dünyada Pertevcan’ın bilmediği daha pek çok şey var ama bildiği bir şey var ki, hangi yüzyıla giderse gitsin değişmeyecek.
İşte o kadim bilgi, hem dünyayı hem de insanlığı kurtarabilir mi?
Dört unsura tutunan dünya, ANKA kuşu gibi küllerinden yeniden doğar mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93188</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8d6309a-689c-495f-915f-d2061725a2c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortanca (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Waterstones 2020 Çocuk Kitapları Ödülü adayı
2020 CILIP Carnegie Madalyası adayı
The Times Haftanın Çocuk Kitapları seçkisi

On bir yaşındaki Maggie, dış dünyadan bir duvarla ayrılan Fennis Wick&apos;te yaşar. Sınırın ötesinde şiddetli sessiz savaş sürer ve kirli, tehlikeli gezginler dolanır. En büyük kardeşi Jed saygı duyulan ve özel biridir. Bir kahraman. Küçük kardeşi Trig’i herkes çok sever. Fakat Maggie yalnızca ortancadır, görünmez olan ve geride bırakılan.

Sıcak bir Eylül günü, Maggie aç, yardım çığlığı atan bir gezgin olan Una ile tanışır ve Maggie’nin bütün bildikleri altüst olur. Maggie’den ustaca ve mizahi biçimde unutulmuş ortanca olmanın, ailesi tarafından bile duyulmayan bir çocuk olmanın nasıl olduğunu dinleriz. Bu yasak arkadaşlığın, sadakatin ve ihanetin anlatıldığı kitap distopya okurları için mükemmel bir tercih.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93189</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5365c9c-307e-45f5-85e0-b24fe379f404.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyuyan Peri</image:title>
            <image:caption>“Peri’nin uykusu belki de ölümün uykusuydu.”
Cehennem Çiçekleri’nin devam kitabı Uyuyan Peri’de Başkomiser Teresa Battaglia, tüyler ürpertici bir soruşturmanın peşinde okuru nefes kesen bir yolculuğa davet ediyor.
Altmışlarının ortasında ve Alzheimer’ın ilk evresinde olan Başkomiser Teresa, yıllardır çözümlenememiş bir cinayet yeniden gündeme gelince soruşturmayı aydınlatmak için görevine döner. İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına ait “Uyuyan Peri” tablosuna yapılan DNA analizinde, tabloda kullanılan kırmızı rengin insan kalbinden doku içerdiği ortaya çıkmıştır. Ressamı hâlâ hayattadır ancak inzivaya çekilmiş, etrafındakilerle iletişimi kesmiştir. Teresa kanıtları takip ederken kendini İtalya&apos;nın el değmemiş bölgelerinden birinde, Slovenya sınırındaki Resia Vadisi’nde bulur. Bir yandan gizemli katilin kim olduğunu bulmaya çalışırken diğer yandan bölgenin trajik tarihini aydınlatarak okuru unutamayacağı bir maceraya sürükler. 
Ilaria Tuti anneliği, aidiyeti, kişisel ve kolektif belleği masaya yatırdığı Uyuyan Peri’de partizanlardan tanrıça kültlerine, sırlarla dolu Resia Vadisi’nden çarpık bir aile hikâyesine kadar her sayfada katman katman açılan sürükleyici olay örgüsüyle okura elinden bırakamayacağı bir roman vadediyor.
 
“Ürpertici ve düşündürücü…” –The Guardian
“Gösterişli buluşlara ve doğaüstü dokunuşlara meraklı okurlar için soluk soluğa bir hikâye.” –Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93190</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/236f6bd0-80fd-48ed-b49d-dd16bc176cb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Enneagram ile Öğrencini Keşfet</image:title>
            <image:caption>Öğretmen-öğrenci arasında yaşanan problemlerin ve akademik başarısızlıkların temelinde iletişim hataları vardır. Eğitimde tek tipleştirme, bu eğitim modeline uymayan mizaca sahip öğrencilerin eğitim hayatını hem ebeveynler hem eğitimciler hem de öğrenciler için içinden çıkılması güç büyük bir problem yumağına çevirebiliyor.
İsmail Acarkan, her çocuğun farklı bir mizaçla dünyaya geldiğini ve bu yüzden anne babalar için olduğu kadar eğitimciler için de öğrenciyi tanımanın, sağlıklı iletişimi ve akademik başarıyı beraberinde getireceğini özellikle vurguluyor.
9 Tip Mizaç Modeli&apos;yle ilgili Türkiye&apos;nin farklı yerlerinde seminerler veren İsmail Acarkan, bireyselleşme çağı olan 21. yüzyılda bu kadim öğretinin ne kadar ihtiyaç duyduğumuz bir anlayış olduğunun altını çizerken eğitimcilerin işlerini kolaylaştıracak bilgiler veriyor.
Enneagram ile Öğrencini Keşfet- Mizaç Farkındalığıyla Öğretmenlik Yapmak kitabı, eğitimcilere öğrencilerini tanımaları için destek olurken aynı zamanda hem psikolojik hem de akademik başarıları için onlara rehberlik etmelerine yardımcı oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93191</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d44a501-d45e-4b90-99c0-ed11bad34db4.jpg</image:loc>
            <image:title>Haçlı Seferleri</image:title>
            <image:caption>&quot;İlk Haçlı Seferleri sonucu kurulan Kudüs Haçlı Krallığı, Selahaddin Eyyübî eliyle tarihe mâl edilecektir. Bu öyle bir olaydır ki Kudüs, şehre kan ve şiddetle giren Haçlılara unutulmaz bir insanlık dersi verilerek alınacaktır.&quot;
Haçlı Seferleri Doğu ile Batı arasındaki hesaplaşmanın bitmeyen hikâyesidir. Nitekim Haçlı Seferleri hem Avrupa’nın hem de Türk-İslam medeniyetinin tarihini şekillendirirken, büyük bir hafızayı günümüze kadar taşıma görevini üstlenir. Geçmişten günümüze uzanan bağlantılarını koruyan bu mücadeleler hem tarih araştırmalarında hem de güncel mevzularda sürekli hatırlanan, hatırlatılan, merak edilen ve araştırılan bir konu olarak güncelliğini korur.
Prof. Dr. Altan Çetin, Haçlı Seferleri’nde Doğu’nun ve Batı’nın uğruna savaştığı fikirleri, idealleri, inançları ve toprakları bütün detaylarıyla anlatıyor. 1., 2., 3., 4. ,5. ,6., 7., 8. ve 9. Haçlı Seferleri’ni, Çocuk Haçlı Seferleri’ni ve 1001 yılı Haçlı Seferleri’ni tafsilatıyla anlatan eser, mücadelenin sonraki yüzyıllardaki yansımalarını da ele alıyor. Orta Çağ’da savaş ne demekti? Haçlılar kimlerdi ve saldırma sebepleri neydi? Orta Doğu’da ve Anadolu’da İslam’ın gayreti ve Türklerin azmi Haçlılar karşısında nasıl şekillendi? Uğruna savaşılan topraklar bin yılı aşkın süredir önemini nasıl muhafaza etti? Elinizdeki kitap bu ve bunun gibi pek çok soruya birincil ve ikincil kaynakların ışığında nitelikli cevaplar veriyor.
Haçlı Seferleri Orta Çağ’daki savaşların mantığına, Haçlı kavramına, din ve cihat anlayışlarına ışık tutan kapsamlı bir eser. Orta Çağ tarihine ilgi duyan ve tarihi günümüz mentalitesiyle karşılaştırmalı görmek isteyen okurlar için nitelikli ve objektif bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93192</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daa8b3e1-0813-492e-a531-dc0e4b5767e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyvar Kuşatması 1663</image:title>
            <image:caption>Hangimiz “Uyvar’da bir Türk gibi güçlü” sözünü duymadık ki? Ya da Evliya Çelebi’nin güya ta Amsterdam’a uzanan Frengistan akınını? Askerî tarih alanında yaptığı çalışmalarla tanınan Kahraman Şakul, Uyvar Kuşatması 1663 adını verdiği bu kitapta bir kuşatmanın izinde Köprülüler Devri’nden bir kesit sunuyor.
Osmanlı tarihinin askerî, kültürel ve sosyal bakımdan en ilginç devirlerinden birinde bugün Slovakya topraklarında kalan Uyvar, 1663’te kanlı bir kuşatmaya sahne oldu. Evliya Çelebi’nin Dev Ali Beşe’sinden Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Beş Şehir kitabında anlattığı Erzurumlu Abbas’a varıncaya dek nice kuşatma kahramanı imparatorluğun uzun hafızasına kazındı. Öyle ki Yahya Kemal Erzurum’da bir sokağa “Oyvareri Abbas” adının verilmesini bile önermiştir.
Bu kitapta Uyvar Kuşatması’nı tüm yönleriyle bulacaksınız. Kuşatmanın derli toplu hikâyesini okurken bol görseller, orijinal illüstrasyonlar, haritalar ve planlar ile kuşatma gözünüzde canlanacak. Hamasetten uzak bir üslupla Osmanlıların hasımlarıyla nefes kesen mücadelesini takip edeceksiniz. Yeni askerî tarihçiliğin merceği altında ordu içindeki dinî-etnik-kültürel çatışmaları, savaş uğraşının organizasyonunda yaşanan sorunları ve askerî tarihin daha nice göz ardı edilmiş konularını keyifle öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93193</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4018afe8-2216-4a59-a70e-b3e5d4c73cec.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamaniçe Kuşatması 1672</image:title>
            <image:caption>5. Mehmed’in katıldığı ilk ve son kuşatma olan Kamaniçe Kuşatması, adı çok duyulmayan bir Ukrayna seferi. O zaman Lehistan’a ait olan bu metin kalenin 10 günde fethedilmesi içeride coşkuyla, dışarıda korkuyla karşılandı. Fethi müjdeleyen edebî, süslü fetihnameler sayesinde o devrin okumuşları kale cengi hakkında teknik malumat edinirlerken Avrupa’da Osmanlı yayılmacılığına karşı uyarıcı pek çok eser yazıldı. Polonya’nın ulusal edebiyatçısı Henryk Sienkiewicz’in Bozkırdaki Yangın romanı bunların en iyi bilinenidir. Kuşatmada ölen Michal Wołodyjowski (Pan Mihal) hem romanın hem de Polonya’nın milli kahramanıdır.
1683 2. Viyana Kuşatması’nın yol açtığı manevi çöküntü Kamaniçe gibi zaferlerin unutulmasına sebep oldu. Kahraman Şakul, Kamaniçe Kuşatması 1672 adlı bu çalışmasıyla hem o devrin dillere destan Osmanlı kale cenkciliğini bize hatırlatıyor hem de Osmanlılar hakkındaki modern önyargıları çürütüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93194</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/373bb629-02bd-4ace-8918-a6a008f8861f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihi Değiştiren Savaşlar</image:title>
            <image:caption>Gemileri yaktırıp geri dönülmeyeceğinin sinyallerini veren Tarık Bin Ziyad, gözleri ve kalbi ile fethedeceği Endülüs&apos;e kilitlendiğinde,
Fatih Sultan Mehmet, Topkapı surları önünde savaş pozisyonu almış olan askerlerine seslendiğinde,
Hitler, askerlerine Stalingrad&apos;ı &apos;ne pahasına olursa olsun&apos; almalarını emrettiğinde,
Hiroşima ve Nagazaki&apos;yi haritadan silen atom bombasını atan uçağın komutanı Paul Warfield Tibbets &apos;bombayı bı8217; talimatını verdiğinde,
Amerikan Başkanı George Bush, 1991&apos;de Amerika&apos;yı, Ortadoğu&apos;nun kalbine çıkmamak üzere yerleştirecek &apos;Çöl Fırtınası Operasyonu&apos; için yeşil ışık yaktığında… akıllarında tek bir şey vardı; düşmanı mağlup edip, savaşı kazanmak…
Onlardan öncekiler de, artlarından gelenler de, benzer emirler verdi. Çok kan döküldü. Bombalar gökyüzünü yardı, kılıçlar bedenleri parçaladı. &apos;Kahramanlar&apos; ve &apos;hainler&apos;, tarihteki yerlerini aldı. Zaferler kazanıldı, hezimetler yaşandı. Ama hepsinden öte, tarih yazıldı. Verilen her bir &apos;Hücum!&apos; emri ile tarih değişti…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93195</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14cde0fc-478c-4f9d-8834-49504854eddd.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat! Dikkat! - Eğlenceli Başarı</image:title>
            <image:caption>Ders çalışırken, kitap okurken, sınavda soruları cevaplarken, sınıfta öğretmenin ders anlatırken dikkatini toplayamıyor musun?
Dikkat seviyeni artırmak mı istiyorsun? “Dikkat Dikkat” işte tam aradığın kitap!
Kitaptaki karmaşık labirentler, şifreli sorular, beyin yakan bulmacalar, resimdeki farklar gibi etkinliklerle hem eğlenecek hem de dikkat düzeyini geliştireceksin.
Haydi bakalım, dikkatini topla ve “Dikkat Dikkat” kitabının sayfaları arasında gezinmeye başla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93196</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96012f0e-0706-4ae4-b66a-7e87dee607d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin Sıfır Noktası - Anadolu ve Mezopotamya Uygarlıkları</image:title>
            <image:caption>Sümer, Babil, Asur, Hitit, Frig, Lidya, Urartu ve İyon…
Marketten çikolata alınca ödediğimiz parada, bu kitabı yazdığımız yazıda onlar var.
Doktorların göreve başlarken ettiği yeminde, Ramazan ve Kurban bayramlarını kutladığımız ay takviminde, serimizin temeli olan “tarih” biliminde onlar var.
Tarih onlarla başladı. Tarihe onlar yön verdi. İlk icatları, ilk keşifleri onlar yaptı. Bindiğimiz araba gidiyorsa, uçak iniyorsa onlar sayesinde. Saatte, dakikada, gezegen ve ay isimlerinde, bilimde, sanatta hatta oyuncaklarda ve kedilerin evcilleştirilmesinde bile onların payı var.
Günümüzden 3.000-5.000 yıl önce kurulan uygarlıklara; heyecan dolu, ilham verici, inanılmaz bir yolculuk için hazır mısınız? Anadolu ve Mezopotamya uygarlıklarını öğrenmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93197</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/337b3d50-2d39-439d-93ab-d0b6e0424ae0.jpg</image:loc>
            <image:title>Anı Hırsızları</image:title>
            <image:caption>Cyan, kendini bildi bileli kötü anıları unutturulan onlarca çocukla birlikte Başkabiryer’de yaşar. Sorgulamanın yasaklandığı bu terk edilmiş adada, geçmişinin karanlığından korunduğuna inanır. Fakat bir gün bir balina iskeletine kazınmış gizemli bir not bulur ve neyi unuttuğunu merak etmeye başlar.
Aynı gün sığınağa getirilen biri unutturma tedavisine direnç gösterir ve acı verici de olsa hatıralarına sıkıca tutunur. Görevliler, geçmişini hatırlamasını engellemek için yeni arkadaşına daha sert tedaviler uygulamaya başladığında Cyan, Başkabiryer’in sandığı gibi olmadığını anlar. Kendisi ve sığınak hakkındaki gerçekleri öğrenmek ve arkadaşlarını kurtarmak üzere tehlikeli bir göreve çıkar.
Çok sevilen Çöpçüler kitabının yazarı Darren Simpson’dan soluk soluğa bir özgürlük mücadelesi hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93198</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/000f0b82-8666-444d-acd0-ee24a4cd6f1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Alemdar Gemisi - Kurtuluşun Kahramanları 3</image:title>
            <image:caption>&quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot; destan yazmaya devam ediyor...
Yine birbirinden cesur ve gözüpek kahramanlar, yine birbirinden sürükleyici ve heyecan verici hikâyeler...
&quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot;nı tarihî romanların usta kalemi İsmail Bilgin, ilkokul 3 ve 4. sınıf öğrencileri için yazdı. Bu kitaplar sayesinde okurlar, tarihimizin kahramanlarını ve vatanımız için yapılan fedakârlıkları öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93199</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f17914ce-2fb2-400f-aa8b-35b241fe9aff.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtuluşun Kahramanları 3 Set (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>&quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot; destan yazmaya devam ediyor...
Yine birbirinden cesur ve gözüpek kahramanlar, yine birbirinden sürükleyici ve heyecan verici hikâyeler...
&quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot;nı tarihî romanların usta kalemi İsmail Bilgin, ilkokul 3 ve 4. sınıf öğrencileri için yazdı. Bu kitaplar sayesinde okurlar, tarihimizin kahramanlarını ve vatanımız için yapılan fedakârlıkları öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93200</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e84ab54f-80c6-4eb1-b189-da392320716b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökçen Efe - Kurtuluşun Kahramanları 3</image:title>
            <image:caption>Timaş Çocuk&apos;un çok sevilen &quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot; dizisi devam ediyor.
Yine birbirinden cesur, gözüpek on kişi, yine birbirinden sürükleyici, heyecan verici, kimi zaman hüzünlendirici on hikâye...
Tarihî romanların usta kalemi İsmail Bilgin&apos;den, ilköğretim 3. ve 4. sınıf öğrencileri için hazırlanmış, tarihimizin kahramanlarını ve o dönemi tanıtan bir eser. Okurlar hem dönem hakkında bilgi sahibi olacak hem tarihimizdeki kahramanların bir kısmını daha tanıyacak hem de bu vatan için yapılan fedakârlıkları öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93201</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/695c3c57-6b9c-44d3-9105-57bccf6c3f4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gördesli Makbule - Kurtuluşun Kahramanları 3</image:title>
            <image:caption>Timaş Çocuk&apos;un çok sevilen &quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot; dizisi devam ediyor.
Yine birbirinden cesur, gözüpek on kişi, yine birbirinden sürükleyici, heyecan verici, kimi zaman hüzünlendirici on hikâye...
Tarihî romanların usta kalemi İsmail Bilgin&apos;den, ilköğretim 3. ve 4. sınıf öğrencileri için hazırlanmış, tarihimizin kahramanlarını ve o dönemi tanıtan bir eser. Okurlar hem dönem hakkında bilgi sahibi olacak hem tarihimizdeki kahramanların bir kısmını daha tanıyacak hem de bu vatan için yapılan fedakârlıkları öğrenecek..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93202</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0ef385f-5668-4737-a342-f96161222159.jpg</image:loc>
            <image:title>Halide Edip - Kurtuluşun Kahramanları 3</image:title>
            <image:caption>Timaş Çocuk&apos;un çok sevilen &quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot; dizisi devam ediyor.
Yine birbirinden cesur, gözüpek on kişi, yine birbirinden sürükleyici, heyecan verici, kimi zaman hüzünlendirici on hikâye...
Tarihî romanların usta kalemi İsmail Bilgin&apos;den, ilköğretim 3. ve 4. sınıf öğrencileri için hazırlanmış, tarihimizin kahramanlarını ve o dönemi tanıtan bir eser. Okurlar hem dönem hakkında bilgi sahibi olacak hem tarihimizdeki kahramanların bir kısmını daha tanıyacak hem de bu vatan için yapılan fedakârlıkları öğrenecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93203</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcbc5bc8-30a7-48ac-8c20-abd407ebff43.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Şükriye - Kurtuluşun Kahramanları 3</image:title>
            <image:caption>Timaş Çocuk&apos;un çok sevilen &quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot; dizisi devam ediyor.
Yine birbirinden cesur, gözüpek on kişi, yine birbirinden sürükleyici, heyecan verici, kimi zaman hüzünlendirici on hikâye...
Tarihî romanların usta kalemi İsmail Bilgin&apos;den, ilköğretim 3. ve 4. sınıf öğrencileri için hazırlanmış, tarihimizin kahramanlarını ve o dönemi tanıtan bir eser. Okurlar hem dönem hakkında bilgi sahibi olacak hem tarihimizdeki kahramanların bir kısmını daha tanıyacak hem de bu vatan için yapılan fedakârlıkları öğrenecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93204</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89626780-5a38-4094-b8ec-2acc5329ca6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehmet Kamil - Kurtuluşun Kahramanları 3</image:title>
            <image:caption>Timaş Çocuk&apos;un çok sevilen &quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot; dizisi devam ediyor.
Yine birbirinden cesur, gözüpek on kişi, yine birbirinden sürükleyici, heyecan verici, kimi zaman hüzünlendirici on hikâye...
Tarihî romanların usta kalemi İsmail Bilgin&apos;den, ilköğretim 3. ve 4. sınıf öğrencileri için hazırlanmış, tarihimizin kahramanlarını ve o dönemi tanıtan bir eser. Okurlar hem dönem hakkında bilgi sahibi olacak hem tarihimizdeki kahramanların bir kısmını daha tanıyacak hem de bu vatan için yapılan fedakârlıkları öğrenecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93205</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56cb27e6-da75-46d9-aa30-9325cdc80bde.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehmet Nuri Efendi - Kurtuluşun Kahramanları 3</image:title>
            <image:caption>Timaş Çocuk&apos;un çok sevilen &quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot; dizisi devam ediyor.
Yine birbirinden cesur, gözüpek on kişi, yine birbirinden sürükleyici, heyecan verici, kimi zaman hüzünlendirici on hikâye...
Tarihî romanların usta kalemi İsmail Bilgin&apos;den, ilköğretim 3. ve 4. sınıf öğrencileri için hazırlanmış, tarihimizin kahramanlarını ve o dönemi tanıtan bir eser. Okurlar hem dönem hakkında bilgi sahibi olacak hem tarihimizdeki kahramanların bir kısmını daha tanıyacak hem de bu vatan için yapılan fedakârlıkları öğrenecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93206</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84a436e1-1f49-48e4-b457-09145cc92fa8.jpg</image:loc>
            <image:title>Onikiler - Kurtuluşun Kahramanları 3</image:title>
            <image:caption>Timaş Çocuk&apos;un çok sevilen &quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot; dizisi devam ediyor.
Yine birbirinden cesur, gözüpek on kişi, yine birbirinden sürükleyici, heyecan verici, kimi zaman hüzünlendirici on hikâye...
Tarihî romanların usta kalemi İsmail Bilgin&apos;den, ilköğretim 3. ve 4. sınıf öğrencileri için hazırlanmış, tarihimizin kahramanlarını ve o dönemi tanıtan bir eser. Okurlar hem dönem hakkında bilgi sahibi olacak hem tarihimizdeki kahramanların bir kısmını daha tanıyacak hem de bu vatan için yapılan fedakârlıkları öğrenecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93207</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ddc01cc-3846-4e67-8108-67872d0b8397.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Kurşun Atmadan - Kurtuluşun Kahramanları 3</image:title>
            <image:caption>Timaş Çocuk&apos;un çok sevilen &quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot; dizisi devam ediyor.
Yine birbirinden cesur, gözüpek on kişi, yine birbirinden sürükleyici, heyecan verici, kimi zaman hüzünlendirici on hikâye...
Tarihî romanların usta kalemi İsmail Bilgin&apos;den, ilköğretim 3. ve 4. sınıf öğrencileri için hazırlanmış, tarihimizin kahramanlarını ve o dönemi tanıtan bir eser. Okurlar hem dönem hakkında bilgi sahibi olacak hem tarihimizdeki kahramanların bir kısmını daha tanıyacak hem de bu vatan için yapılan fedakârlıkları öğrenecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93208</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b60217a1-6ac9-4442-adcc-a8f4f13fab77.jpg</image:loc>
            <image:title>Tülütabaklar - Kurtuluşun Kahramanları 3</image:title>
            <image:caption>Timaş Çocuk&apos;un çok sevilen &quot;Kurtuluşun Kahramanları&quot; dizisi devam ediyor.
Yine birbirinden cesur, gözüpek on kişi, yine birbirinden sürükleyici, heyecan verici, kimi zaman hüzünlendirici on hikâye...
Tarihî romanların usta kalemi İsmail Bilgin&apos;den, ilköğretim 3. ve 4. sınıf öğrencileri için hazırlanmış, tarihimizin kahramanlarını ve o dönemi tanıtan bir eser. Okurlar hem dönem hakkında bilgi sahibi olacak hem tarihimizdeki kahramanların bir kısmını daha tanıyacak hem de bu vatan için yapılan fedakârlıkları öğrenecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93209</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca8fe160-afe3-4ac6-a265-de2a94f511a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Dünyanın Peşime Düştüğü Gün</image:title>
            <image:caption>Dokuz yaşındaki Pete şimdiye kadarki en kötü gününü yaşıyor. Önce bir gangsteri sinirlendirdi, sonrasında aşırı sinir bozucu komşusuyla arkadaş olmak zorunda kaldı ve hepsinden de kötüsü yanlışlıkla dükkân soydu. Şimdi Pete suçsuzluğunu kanıtlamak için zamana karşı yarışıyor. Ama hiç kolay değil bu. Özellikle bütün dünya peşine düştüyse.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93210</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa64f04a-dde7-4980-9ae1-04bd1a822465.jpg</image:loc>
            <image:title>Ehl-i Beyt-i Muhammedi - Muhammedi Silsile</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü tasavvuf araştırmacısı mühtedi Michael Chodkiewicz’in kızı ve Kibrit-i Ahmerin Peşinde adlı İbn-i Arabî biyografisi ile tanıdığımız Claude Addas bu eseri ile Hz. Peygamberimizin şahs-ı manevisini ve onun “ehl-i beytini” tarif, tavsif ve tazim etmeye çalışıyor. İster avama ister havassa mahsus olsun, Müslümanların Hz. Resûlullah’a gösterdikleri muazzam muhabbet ve hürmetin çok farklı biçimlerde tezahürlerinden, onun zihinlerde ve gönüllerdeki tasvirinden yola çıkan Addas öncelikle müminlerin indindeki Hz. Muhammed temsilinin İslam’a farklı mensubiyet biçimlerine tekabül ettiğini gösteriyor.  Hz. Muhammed’in beşeriyetinden başlayarak faziletlerine, ahlâkına, âlemlere rahmet oluşuna ve tüm Yaratılış vetiresini başlatan temel sebep, muharrik kuvvet oluşuna dek Hz. Resûlullah temsilinin kapsamını, onun en büyük varislerinin eser, söz, keşf ve manevî tecrübeleri üzerinden gözler önüne seriyor.  Şurası muhakkak ki öncelikli olarak Batılı akademik okura hitap eden bu eserdeki bakış açısı Müslüman geleneğinden gelen okur için de bilhassa Hz. Peygamber’in evrensel olarak ifade ettiği değer, mevkii, faaliyet ve Hakk’a ulaştıran mükemmel timsal olma hususiyetini yeniden değerlendirmek adına önemli pencereler açıyor. Sufi Kitap bu mükemmel eseri Birol Biçer’in dile ve alana hakimiyetine ilaveten inşa gücünü gösteren özenli çevirisi ile Türk okuruna takdim etmekten onur duymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93211</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fb59f88-d2f5-4179-abdc-cc9db82c170b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tonton Tonki İle Şekiller</image:title>
            <image:caption>Tonton Tonki yine iş başında! Bu sefer şekiller kitabından çıkacak hem de sonunda harika bir sürprizi olacak! Tonki&apos;yi takip et, şekilleri keşfet! Sayfadan sayfaya koşarken Tonki&apos;nin geçtiği yerlere dikkat! Kitap bittiğinde kitabın eskisi ibi olmayacak! Şekillerle dolu bir macera,  sürpriz pencereleri açmayı unutma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93212</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a9cb25a-f734-497d-81b4-541fb5ed70c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bir Ayrıntı</image:title>
            <image:caption>Küçük Bir Ayrıntı 1949 yazında, Filistinlilerin 700.000 kişinin sürülmesine sebep olan Nakba felaketinin yasını tuttuğu ve İsraillilerin Bağımsızlık Savaşı’nı kutladığı dönemde başlıyor. İsrail askerleri bir grup bedeviyi Negev Çölü’nde öldürür ve aralarında bulunan Filistinli bir kızı esir alıp tecavüz ederler. Daha sonra da kızı katledip kuma gömerler. Senelerin ardından, günümüze yakın bir zamanda, Ramallah’ta genç bir kadın, tarihteki bu “küçük ayrıntı”nın peşine düşer ve takıntı derecesinde bu olayla uğraşmaya başlar. 
Savaş, şiddet ve bellek üzerine tüyler ürpertici bir roman olan, Uluslararası Booker, Ulusal Kitap Ödülü gibi prestijli ödüllere aday gösterilen Küçük Bir Ayrıntı, Filistinlilerin mülksüzleştirilmesi ve işgal altındaki yaşam gibi konuları ustalıkla ele alıyor. 
 
“Adania Shibli, romanındaki kilit olayı –bedevi genç bir kadına tecavüz edilmesi ve katli–, İsrailli bir psikopat ve otizm spektrumundaki Filistinli amatör bir dedektif gibi, tümüyle kendi dünyasına gömülmüş iki anlatıcı üzerinden aktararak büyük bir risk alıyor. Gelgelelim dolaylama yöntemi, romanın şok edici sonu sayesinde, hedefine ulaşıyor.” 
J. M. Coetzee 
 
“Küçük Bir Ayrıntı olağanüstü bir sanat eseri; her daim şaşırtıcı ve sürükleyici. Ahlaki zekânın, siyasi tutkuların ve biçimsel ustalığın eşine az rastlanır bir örneği.” 
Pankaj Mishra</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93213</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/515bc0ea-7378-416f-b3a1-38cefaa45173.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazının Dansı</image:title>
            <image:caption>Kaşları çatık, sıkıntıyla okuma kitabını açtı. Resimdeki çocuğa boş boş baktı. Çiçeği suluyordu kız. Canı yazlık evlerinin bahçesine gitmek istedi. Yaz ne güzeldi. Her şey serbest... Gözleri dalgınlaştı. Baktıkça, sulanan çiçeğin yanında gibi hisseti kendini. Kıza seslense, sesini duyuracaktı sanki. Bu sırada... resmin altındaki harfler, yazıldıkları yerde kımıldanıp duruyordu... 
Yazar, senarist Yasemin Yazıcı küçük okurlar için yazdığı ilk kitabında, okuma serüveninin başlangıcındaki bir çocuğun yazıyla kurduğu ilk ilişkiyi öyküleştirirken; harfler ve noktalama işaretleri, Gözde Bitir Tufan’ın resimlerinde rengârenk karakterlere dönüşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93214</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f416337c-ea5b-474d-b753-d0b2e04a9880.jpg</image:loc>
            <image:title>Tess</image:title>
            <image:caption>Kendisini bekleyen trajediye karşı yalnız ve savunmasız genç bir kadının hayatını anlatan ve bunu yaparken Victoria döneminin muhafazakâr cinsellik anlayışına mühim bir eleştiri getiren Tess, katı ahlak kurallarının hüküm sürdüğü, erdemin “iffetli olmak”la eş tutulduğu yıllarda yazılır ve toplumdaki egemen normları, sınıf sistemini, evliliği, dini, cinselliği tartışmaya açar. Derinlikli toplumsal analizlerin yanı sıra, kahramanlarının iç dünyasını da ustalıkla satırlara döken Hardy burada, bilhassa gerçekliğin dikenli yollarında tutkuları, içgüdüleri, bedeni ve ruhuyla var olmaya çalışan bir kadın resmeder. 
  İyiliğin, kötülüğü sonsuza dek yok edemediğinin bir kanıtı olan Tess, kadın ve erkeğe uygulanan çifte ahlak standardına, Hıristiyan mitosundan pagan inancına uzanan zengin sembolik dünyasıyla gerçek bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93215</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15d60d7e-d519-4b4f-a614-1526e4f28a82.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayesi Var</image:title>
            <image:caption>“Hayatımızdaki hiçbir şey, bize gerçekten bilmemiz gerekeni öğretmeden yok olmaz...” 
– Pema Chödrön 
 
Her deneyim bir basamaktır insana. İster yukarı çıkarsın ister aşağı inersin... Yol senin, seçim senin... Basamağı suçlamak boşuna. 
Hayat bazen anlamadığın kelimeleri cümle içinde kullanarak öğretir. Hikâyeler anlatır bazen sana, yeter ki öğren diye. Çünkü öğrenmeden bitmez. 
Bu kitap hakikatin cümle içindeki kullanımıdır. Tek bir kelime için yazılmıştır. Uzunca bir hikâyeye aktarılmış tek bir kelime: 
“Nasip.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93216</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10de532b-b00f-457c-97ab-5eb61974e25c.jpg</image:loc>
            <image:title>İçindeki Dağı Aş</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, zirveden manzarayı izleyen bir adamın öyküsü değil, zirveyi aklına ve kalbine inançla yerleştirmiş bir kişinin yolculuk hikâyesidir. 
 
Hayat, önümüze engeller çıkaran, pek çok defa kayboluşlar yaşatarak yoran, arayışların ve acının hiç bitmediği kötü kurgulanmış bir oyun değil, bilakis, engelleri aştıkça haz veren, terlettikçe güçlendiren, öğreten bir yol. Ona söverek, kaderci ve karamsar bir dünya kurarak, ondan vazgeçerek nefes almaya devam etmek, kendimize yapabileceğimiz en büyük kötülük. Yaşamın varmak değil, gitmek, ilerlemek, kendi yolunda yürümek, düşünce kalkmak cesareti olduğunu biliyoruz artık. O halde sıra toparlanıp ayağa kalkmakta... 
Yüzünüzü neye döndüğünüz önemli, neyi seçtiğiniz, kendinize neyi ilke edindiğiniz... Şüphesiz ki “amaç” sadece kazanmak değil, kazandığını paylaşmak, “paylaşmak” bir zorunluluk değil, insani hazların en değerlisi, “değer” öğretilerimiz doğrultusunda bizlere huzur ve tatmin hissini yaşatan önemli bir yaşam unsuru, “sevgi” yaşama sıkı sıkı tutunmanın en temel motivasyonu, “hayatı amaçları tüketmeden, paylaşarak, değerler ve ilkeler doğrultusunda sevgi ile yaşayabilmek” ise şansın ta kendisi olmalı. 
Hadi güzel kardeşim! 
Kaldır başını ve daha bir tevekkül içinde bak yaşama. Ona değer katacak sensin, unutma! 
Nasıl mı? 
Öğrenerek, üreterek, paylaşarak, destekleyerek, düşleyerek, düşünerek, affederek, barışarak, saygı duyarak ve çok severek... Ve belki de en önce, İÇİNDEKİ DAĞI AŞarak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93217</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64b78985-51d7-4e9c-9a6b-1c811e3464b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaman, Şifacı, Bilge</image:title>
            <image:caption>Nasıl şaman olunur?  
Hayvan rehberliği ne demektir? 
Kadim şamanik uygulamalar ile kendimizi şifalandırmamız mümkün mü? 
Atalarımızın kaderini yaşamak zorunda mıyız? 
Kutsal alan yaratmak ne anlama geliyor?  
 
Şamanlar, dünyayı hayal ederek var eder.  
İnkaların torunu olan And Dağları Şamanları, yüzyıllardır kullandıkları şifa tekniklerini ilk kez bir Batılı ile paylaştı ve antropolog Dr. Alberto Villoldo, yakın zamana kadar yabancılardan saklanan bu kadim bilgelik geleneğini daha yakından tanımamız, kendimizi ve başkalarını şifalandıracak araçları kullanmayı öğrenmemiz için tüm öğrendiklerini kitapları aracılığyla okurlara aktarıyor. 
Bu kitapta enerji ve şifa çalışmalarının merkezinde yer alan çakralar sistemine şamanların nasıl yaklaştığını ve çakralarda biriken ağır enerjileri nasıl temizleyebileceğinizi öğreneceksiniz. Aynı zamanda binlerce yıllık kadim bir öğretinin ritüelleri ile hayata farklı bir bakış açısı kazanacak, bir başkasına ihtiyaç duymadan kendinize şifa verebileceksiniz. 
 
“Villoldo, bir hikâye anlatıcısı ve şifacı olarak sahip olduğu yetenekler ile pratik araçları hayatımıza dahil etme becerisini bir araya getirerek, bizi şifalanmaya götüren manevi yöntemleri bulmamıza yardımcı oluyor.” 
- Sandra Ingerman, Şamanik Yolculuk, Seremoni Kitabı ve Ruhsal Dünyaya Yolculuk kitaplarının yazarı 
 
“Kendini bu alana adayan bir araştırmacı, bilgin ve öğretmen olan Villoldo, kadim toplulukların zengin mirasının, dünyanın büyük manevi gelenekleri arasında hak ettiği yeri alması için önemli çalışmalar yaptı.” 
- Rudolph Ballentine, M.D., Radical Healing’in yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93218</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/026c1f3c-2892-4df6-92a7-7feb7233d3fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid 19 Pandemi Sürecinde Çalışma Yaşamındaki Değişime Örgütsel Davranış Konuları Perspektifinden Bakış</image:title>
            <image:caption>1.      Covid 19 Pandemi Sürecinde İş Tatmini 
2.      Covid 19 Pandemi Sürecinde İşe Devamsızlık ve İşten Ayrılma Niyeti 
3.      Covid 19 Pandemi Sürecinde Çalışan Motivasyonu 
4.      Covid 19 Pandemi Sürecinde İş-Aile Çatışması ve Çalışan Performansı 
5.      Covid 19 Pandemi Sürecinde İşe Angaje Olma 
6.      Covid 19 Pandemi Sürecinde Stres Yönetimi 
7.      Covid 19 Pandemi Sürecinde Tükenmişlik ve Teknoloji Okuryazarlığı İlişkisi 
8.      Covid 19 Pandemi Sürecinde Evden Çalışma ve Koordinasyon Sorunları 
9.      Covid 19 Pandemi Sürecinde Çift Kariyerli Eşlerin Yaşadıkları Değişim ve Dönüşüm 
10.  Covid 19 Pandemi Sürecinde Psikolojik Dayanıklılık ve Örgütsel Destek 
11.  Covid 19 Pandemi Sürecinde Örgütsel Değişim ve Değişime Direnç 
12.  Covid 19 Pandemi Sürecinde Örgütsel İletişim 
13.  Covid 19 Pandemi Sürecinde Siber Zorbalık 
14.  Covid 19 Pandemi Sürecinde Liderlik 
15.  Covid 19 Pandemi Sürecinde Öz Yeterlilik ve Psikolojik İyi Oluş 
16.  Covid 19 Pandemi Sürecinde Örgütsel Güven 
17.  Covid 19 Pandemi Sürecinde Örgütsel Vatandaşlık Davranışı 
18.  Covid 19 Pandemi Sürecinde Dijital Dönüşüm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93219</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb78a23b-c175-4187-ade8-b6827f35a3b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Döngüsel Ekonomide Çevresel Mali Düzenlemeler ve Sürdürülebilir Vergilendirme</image:title>
            <image:caption>1.      DOĞRUSAL EKONOMĠ &amp; DÖNGÜSEL EKONOMĠ 
1.1.   Geleneksel Bir YaklaĢım Olarak Doğrusal Ekonomi 
1.2.   Döngüsel Ekonomi Nedir? 
1.3.   Döngüsel Ekonominin Temel BileĢenleri 
1.4.   Neden Döngüsel Ekonomi? 
2.      DÖNGÜSEL EKONOMĠDE MALĠ DÜZENLEMELER 
2.1.   Çevresel Mali Araçlar 
2.2.   Vergi Düzenlemeleri 
2.3.   Çevre Vergileri 
2.4.   Çevreye Zararlı Sübvansiyonlar 
2.5.   Pazarlanabilir Kirletme Hakları 
2.6.   Karbon Fiyatlandırması 
2.7.   Depozito Ġade Sistemleri 
3.      SÜRDÜRÜLEBĠLĠR VERGĠLENDĠRME 
3.1.   Sürdürülebilir Vergilendirmenin Boyutları 
3.2.   Vergi Türlerinin Sürdürülebilirlik Boyutları Üzerindeki Etkileri 
3.3.   Sürdürülebilir Vergilendirmenin Özellikleri 
3.4.   Sürdürülebilir Vergilendirmenin Potansiyel Etkileri 
3.5.   Sürdürülebilir Vergilendirme Göstergeleri 
3.6.   EK: Vergilendirmenin Çevresel Sürdürülebilirliğe Etkisi - Ampirik Bir Analiz 
3.7.   DeğiĢkenler ve Veri 
3.8.   Yöntem: Panel VAR ve Panel EĢbütünleĢme 
3.9.   Bulgular</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93220</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e6c226c-51b1-4a57-b501-009c4a948cf0.jpg</image:loc>
            <image:title>David&apos;in Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Güney Afrika özgürlük hareketine getirilen yasaklamalar kalkınca gerilla rolüne sahip David Dirkse’nin düşünmek için bolca zamanı olur. Kendi adının kara listede geçtiğini öğrenir ve etnik kökenlerini araştırmak için yola çıkar. İhanete uğradığının ve gözetlendiğinin farkına varması ona “ırksal olmayan” demokrasi mücadelesindeki rolünü, yan yana durduğu yoldaşlarının sadakatini ve kendi özgürlük anlayışını yeniden sorgulatır. David’in etrafını saran sesler bazen birbiriyle bağlantılı olup hikâyeyi aydınlatırken bazen de kendi içerisinde çelişkiye düşüp içinden çıkılmaz bir hal alır. Hafıza, politik bakış açısı ve hakikat ekseninde gezintiye çıkan Zoë Wicomb, Nelson Mandela’nın serbest bırakılışının ardından gelişen olayları, aktivistlerin yeraltı dünyasını, casusları ve Güney Afrika özgürlük hareketi içindeki sabotajcıları farklı mekân ve anlatılar dâhilinde yazarak tarihin kimin bakış açısından anlatıldığının ve ne derece değişken olduğunun altını çizer. 

Apartheid sonrası Güney Afrika edebiyatının nasıl olacağını görmek için yıllardır bekliyoruz. Zoë Wicomb işin hakkını veriyor. Zeki üslubu, gelişmiş tekniği, eklektik dili ve bağımsız politikasıyla David’in Hikâyesi Güney Afrika edebiyatının yapılandırılmasında büyük bir adım ve muazzam bir başarı. 

J.M. Coetzee</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93221</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4caad3df-0685-436b-8eef-524320ccac85.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Güvercin</image:title>
            <image:caption>Seni röyamda gördüm. Sonu görünmeyen bir orman yolda idim sana dogu gelyordum, sen elinle bana gel - gel diyordun .Ellerimizi bir birimize teref uzatmişdik ...İcimde bir hasret vardi, sana kovuşmak, elerinden tutmak, hec burakmamak istyordum.Böylece bir yol gedyordum .Ayaklarim çamurun icinde idi, yürümek daha zor gelyordu bana ,  sanki her ayagimdan bir taş salanmişdir .Her teref karanlık idi .Nefes alamyordum .Tek isteyim sana yaklaşmak, sicak nefesini nefesime katmak, sana sarilmak, iki bedende bir can olmak idi..Ama ne kada yürüsemde , yakinlaşa bilmyordun sana . Uzakdan durub perişan- perişam bana bakyordun ,sana kovuşmami beklyordun...An icinde sanki karanlik orman güneşin al şefeklerine büründü ve ben senin sicak elini elimde, tenini tenimde hiss etdim.Bir birimize tukunmakla anda beyaz Güvercine döndük .Böylece mavi semadan yere enmiş güneş, sanki bizi almağa gelmişdi .Güneşin al şefekleri altinda bir can olduk. Göklere ucduk... ve kayb olduk... 
 
Röyadan ayildim.. Oddada karanlik ve sensizlikle başbaşa idim ...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93222</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a37f777-147f-4d51-adba-11bf1f63f3af.jpg</image:loc>
            <image:title>Artık Bitmeli</image:title>
            <image:caption>Korkuyordu karanlıktan çünkü biliyordu artık yeni şafaklar olmayacak. Kalbi şahit oldu son güneş batımına, artık umutlar da olmayacak... 
 
Her şeye son noktayı koyarken dudaklarına taşıdığı tek cümledeki imzası vardı. &quot;Artık bitmeli.&quot;  Oysa henüz bilinmese de şafağın battığı yerde dolunayın ışığı doğuyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93223</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39384845-1350-48fa-9260-c64ad08ed859.jpg</image:loc>
            <image:title>Önsüz ve Sonsuz</image:title>
            <image:caption>Bu son kitapla da ben artık bir huzurevi sakini olarak, bir emekli öğretmen ve teftiş elemanı olarak,  hem kendi anılarımı hem de özellikle çocuklarım olan torunlarımı düşünerek şimdilik bu tür yazılarımı bitirdim. Önemlerine binaen önceki kitaplarımda yer alan bir iki makaleyi de bu kitaba aynen aktardım. 
 
Artık Evrenimizde ÖNSÜZ ve SONSUZ olan şeyin ENERJİ olduğu ispatlandığına göre bu enerjinin kütlesiz ve nesnesiz olduğunu öngören ve ispatlayan QUANTUM’un (o da bir enerjidir)  varlığına inandığımız ve tarifini gayet güzel yaptığımız TANRI olması en mantıklı ve en bilimsel sonuç değil midir? 
 
Bize lütfunu esirgemesin ve felâketleri de başımıza vermesin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93224</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04228d8e-1800-440b-9d8a-9efae4416b1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Biraz Cesaret</image:title>
            <image:caption>Belki de tek eksiğiniz azıcık CESARET!

Gülümse&apos;nin yaratıcısı Raina Telgemeier&apos;dan, kaygı ve korkularına teslim olmaktan çekinen hemen herkesin endorfin seviyesini artıracak, Eisner Ödüllü bir mutlu olma kılavuzu: Haydi Biraz Cesaret.  

Sanatçının on yaşından itibaren bilfiil yaşadığı anksiyete kaynaklı sağlık sorunlarının ve buna bağlı olarak gelişen panik atakların mizahî bir dışavurumu olan kitap; gerçek insanlardan, zorlu terapi seanslarından ve okul anılarından yola çıkarak esin verici bir kendini kabullenme öyküsü anlatıyor.
 
Psikolojinin derinlerine inerek fobi, kaygı ve korku duygularına henüz ortaokul sıralarındaki bir kız çocuğunun dünyasından bakan bu “iyileştirici” çizgi roman, benzer sıkıntılarla mücadele edenlere yalnız olmadıklarını hatırlatıp kendilerini daha iyi hissedebilmeleri için başkalarından yardım almaya çağırıyor.

BÖÖEEAAHH!
Anna, bir gece berbat bir mide bulantısıyla uyanır. Annesi de aynı rahatsızlıktan şikâyetçidir. Başlarda bunun bir mide enfeksiyonu olduğunu zannedip biraz istifra biraz da istirahatle sorunun kendiliğinden çözüleceğini düşünürler... Bir süre sonra Anna okula ve normal yaşantısına döner. Ne var ki mide bulantıları ve karın ağrıları peşini bırakmaz. Yeniden iştahla yemek yiyememekten, arkadaşlarıyla arasının bozulma ihtimalinden, derslerdeki başarı grafiğinin düşmesinden ve buna benzer daha pek çok şeyden endişelenmektedir. Karşılaştığı her stresli durumda bedeni ve özellikle de sindirim sistemi alarm verse de gerçekte Anna turp gibidir. Peki, ortada teşhisi konulabilecek bir hastalık yoksa sorun nedir?
 
Büyüme serüvenimizde ayağımıza takılan taşları, karşımıza çıkan engelleri sadece cesur adımlar atarak bertaraf edebileceğimizi gösteren Raina Telgemeier, zorluklarla mücadele ederken aslolanın kendimize güvenmek olduğunu vurguluyor.

Her fırsatta korkularıyla barışmaya heveslenip de aradığı motivasyonu bir türlü bulamayanların yoluna ışık tutan Haydi Biraz Cesaret; okurlarına, “İşte tam da benim yaşadıklarımı resmetmiş,” dedirterek Raina&apos;nın kendi çocukluğundan ilhamla hayat verdiği Anna ile bolca duygudaşlık kurduruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93225</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a089cd7-9c0b-4c5d-83b2-88d719bde991.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşün Gerçeği</image:title>
            <image:caption>Sonuçta yerelden evrensele dünyanın bin bir haline bakarken ona yeni düşler ve düşünceler ekmek kadar onu değiştirmenin de toplumsal görevlerimiz arasında olduğunu unutmamak gerekir. 
Bu bağlamda, düş ve düşüncelerimizin kirlenmesine izin vermeden, onları yeni bir dünyanın oluşumu için ayağa kaldırmak hem ütopyalarımızı gerçeğin kullanımına sunmak hem egemen sınıfların kimliğimizi ele geçirmesine izin vermemektir. 
Donanımlı, bağımsız, özgür ve yaratıcı bir kimliğin, teslim alınamayacak bir kişiliği de beraberinde getirmesi doğaldır. 
Ütopyalarımız, kendimizden dünyaya uzanan bir arayışın duyarlık penceresidir. Onu açık tutarken toplumsal sorumluluğumuzu da geliştirmeliyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93226</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/621331b8-36f7-4351-90b4-95b72bbe8ddf.jpg</image:loc>
            <image:title>Farkında</image:title>
            <image:caption>Neden herkes farklıdır? 
Çeşitlilik niçin gereklidir? 
Hoşgörü neden önemlidir? 
Birbirimizi üzersek ne olur? 
Hatalarımızı nasıl düzeltebiliriz? 
Başkalarına saygı gösterirsek ne olur? 
Okurken bunlara benzer soruları sorduran Farkında kitabı, insanların farklı olabileceğini, kültürel çeşitliliğin zenginlik olduğunu boyalar ve fırçalar üzerinden bir hikâyeyle anlatıyor. 
3+ yaş için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93227</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fb5033e-99c5-4741-9438-08a55f340cf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Macera Vakti Babişko</image:title>
            <image:caption>&quot;Haydi gel babişko. Macera vakti!&quot; 
&quot;Ama benim yapacak daha bir sürü işim var&quot; dedi babişkom. 
Küçük bir kız, babası evden ayrılmak istemezken onu bir maceraya çıkmaya nasıl ikna edebilir ki? 
&quot;Uyku Vakti Babişko&quot; ve &quot;Okul Vakti Babişko&quot; kitaplarının yaratıcısı Dave Hackett bu kez çocuklarla maceraya çıkma serüvenini tersine çeviren neşeli bir hikâyeyle karşımızda. 
3+ yaş için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93228</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79f0a46e-6a9c-452a-9f74-fa77be5dbbc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Astronot Olmak İsteyen Kedi</image:title>
            <image:caption>Minik kedi Şeker, astronot olmanın büyüsüne kapıldı. 
Sevindi, üzüldü, umutlandı, sabretti, meraklandı. 
Biraz da kaygılandı: &quot;Miyavvv... Mars&apos;a gitmek tek arzum. 
Ya sığmazsa rokete kuyruğum?&quot; 
Şeker&apos;in astronot giysileri, roketi, uzayda yiyecekleri bile hazır. 
Ama en önemli şeyi eksik. Henüz okuma yazma bilmiyor. 
Nasıl bir çözüm buldu acaba? 
İstediğin mesleği elde etmenin sırrı bu kitapta! 
 
Çocuk edebiyatının üretken kalemi Mavisel Yener&apos;den neşeli bir masal. 
3+ yaş için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93229</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1c42d6a-b46a-4535-87d7-33711a7e1c40.jpg</image:loc>
            <image:title>Gürültücü Bebek (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Kasabanın kıyısındaki küçük pembe evde, 
alışılmadık sesler çıkaran bir bebek yaşardı. 
Uzun zamandır bir manda gibi böğürebiliyor, 
bir aslan gibi kükreyebiliyor ve bir kurt gibi uluyabiliyordu.” 
 
İşte çok gürültücü bir bebeğin hikâyesi! 
 
Bu bebek garip sesler çıkarmaya bayılıyor ve gerçekten de çok gürültücü. Peki sizce kasabadaki hayvanlar kaybolduğunda, gürültücü bebek onları bulmaya yardım edebilecek mi? 
Bunun cevabını aksiyon dolu bu şamatalı ve neşeli kitapta bulabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93230</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ee3cb7d-e525-4573-b167-25b9ae9b67d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşatan ve Yok Eden Normlar</image:title>
            <image:caption>Normlar, bireylerin ve grupların belli durumlardaki davranışlarını belirleyen kurallardır. Bu kurallar, mesleklerde olduğu gibi toplumlarda da koşullara uygun olarak kendine özgü düzeni sağlar. Toplumların kaderini sahip oldukları normlar belirler. Zamanla değişen koşullar karşısında normları yenilemek hayatı sürdürmek için vazgeçilmezdir. Yakın dönemde pandemiyle ortaya çıkan gerçekler, geleceği aydınlatacak yeni normları oluşturmanın zorunluluğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bunu gerçekleştirmek, ön yargılardan arınmış ve veri temelinde düşünüp sorgulayan bir zihinle mümkündür. Bu kitap gündelik hayatımızı her yönüyle etkileyen ancak önemi üzerinde derinlemesine düşünmediğimiz normların önündeki perdeyi kaldırıyor. Bizi öznel ve nesnel normlar, ön yargı, öngörü, sezgi, alışkanlık, karar ve davranış ilişkisi üzerine düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93231</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b19f48a4-302b-48ab-95fd-923831fda4be.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalist Kıyamet - Sermaye Mi Dünya Mı?</image:title>
            <image:caption>Dünyanın sonu” ya da “kıyamet”, eski zamanlarda
İsrafil’in borusunu öttürmesiyle
başlayıp bir defada olup bitecek tekil bir olaydı.
Şimdiyse “seküler” kıyamet, yani “bizim
dünyamızın sonu”, ağır çekimde, alıştıra alıştıra
gerçekleşiyor.
Bizim kıyametimiz, dünyanın bir felaketten
bir başkasına sürüklendiği ekolojik çöküşün
distopik dünyası. Farklı biçimlere bürünen
bir çoklu krizler, çoklu felaketler zamanı. Zamana
yayılan, farklı bağlam ve koşullarda farklı
biçimlere bürünüp felaketli sonuçlar yaratan bir
“eşitsiz ve bileşik kıyamet” devri.
Sermaye yıkmadan yaratamaz, “yaşayanları da
ölüleri de öldürmeden” gelişemez, büyüyemez.
“Felaket kapitalizmi” sadece afetleri yeni bir
kâr kapısı, bir fırsat olarak değerlendirmekle
kalmaz, aynı zamanda bilfiil felaket üretir, felaketin
ekonomik değeri üzerine bina olur.
Dolayısıyla felaket, “bir başka dünya” mücadelesinin
merkezî bir alanı olmak zorunda. Bu
kıyamet çağında ismine yaraşır her komünizm
artık “felaket komünizmi” olmak durumunda.
Günümüzün komünizmi ister istemez yaşanan
yenilgilere ve daima eli kulağında olan felaketlere
dair keskin bir duyguyla yüklü olacak.
Çağımızın devrimci pratiği, felaket ile normallik
arasındaki yanıltıcı ayrıma dayanarak değil,
kapitalist felaketin içinde, ona karşı ve onu
aşmaya dönük olarak şekillenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93232</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb9589b6-175e-41b2-82f9-853810440224.jpg</image:loc>
            <image:title>Faşist Olmadan Yaşamak</image:title>
            <image:caption>“Ebedi faşizm”in en masum kisvelere bürünerek geri dönebileceğini söyleyen Umberto Eco’nun öngörüsünü tanık olduğumuz şeyler doğruluyor. Geçtiğimiz yüzyılda kalmış, geçip gitmiş bir tarihsel olay kabul edilen faşizm, yirmi birinci yüzyılda yeni maskeleriyle tekrar sahnede ve hayatımızın en korunaklı sandığımız kısımlarına kadar sızmış durumda. Bazen bireysel hak ve özgürlüklerimizi ihlal eden ve giderek yaygınlaşan otoriter devlet uygulamalarında, bazen de kâr hırsıyla doğayı talan eden ya da mahremiyetimizi ihlal ederek bizi “veri paketleri” haline getiren gözetim kapitalizminde tezahür ediyor. 
Eco aynı zamanda, “hepimizin görevinin neo-faşizmlerin maskesini düşürmek ve dünyanın her yerinde her gün ortaya çıkan yeni biçimlerinden her birine dikkat çekmek” olduğunu söylüyordu. Natasha Lennard, Esquire, New Inquiry gibi dergilerde yayımlanan siyasi analizlerinden oluşan bu kitapta tam da bunu yapıyor: Gündelik hayatımıza kadar sinmiş neo-faşizmin maskesini indiriyor! Bazen “Kişisel olan politiktir” savından yola çıkarak göç, intihar, akıl hastalığı, norm dışı cinsellik gibi deneyimlerini merkeze alarak gündelik hayatımızdaki mikro faşizmleri incelerken, bazen de –kendisinin de dahil olduğu– daha makro olayları (çevreci hareketler, Trump’ın başkan seçilme süreci ya da “Black Lives Matters” gibi ırk ayrımı karşıtı ayaklanmalar) inceliyor. Günümüzün en yakıcı toplumsal sorunlarını ele alan Lennard, şunun gibi bazı can alıcı sorular soruyor: Beyaz ırkın üstünlüğünü savunmak ifade özgürlüğü müdür? Neo-faşistlerle sadece “barışçıl” ve şiddet karşıtı protestolarla mücadele etmek mümkün mü? Medyada neden daha ziyade siyahilerin cesetlerine maruz kalırız? 
  Yeniden uyanmakta olan faşizm canavarını ciddiye almazsak ve yeteri kadar mücadele etmezsek benzeri felaketleri tekrar yaşayabiliriz. Bu yüzden, yazarın dediği gibi: “Bu kitap, daha iyi mücadele araçları için bir çağrıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93233</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1731c533-57bc-4578-9ee2-36d4a4a9e375.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamir ve Mendildeki Atasözleri</image:title>
            <image:caption>“Hiç böylesini görme­mişsinizdir Zamir Bey. Anlamı ilk anda akla gelmeyecek kelimelerle saldırıyorlar. Karşınıza çıka­bilirler. Söyledikleri manyetik etkiye benzer bir etki yaratır. Bir: Size anlamı ilk anda aklınıza gelmeyecek bir kelime söyleyip yavaşlamanıza neden olurlar. İki: Anlamını söyle­yemezseniz yavaşlattıktan sonra istediklerini yaptırabilirler. Bu şekilde kalmış, konuşamayan çok kişiyle karşılaştık. Ke­limenin açıklamasını bulamadan kurtulamıyorlardı.” 
 
Değerli öğretmen Fasıla Sineçeken’in Türkçe neferi olarak yetiştirdiği biricik oğlu Zamir, Dil Kurumuna, bir süredir kendisinden hiçbir iz bulunamayan Çedik Dağcıoğlu’nun yerine atanır. İstanbul’dan Anadolu’nun kalbine uzanan Zamir’in yolu, efsunlu mendillerin ışığıyla aydınlanır fakat bu kadim topraklarda saklı kalmış atasözlerini gün yüzüne kavuşturmayı en az Zamir kadar isteyen biri daha vardır, o da Talil’dir. Türkçenin korunması için kelimeleri bir kılıç gibi kullanan kahramanımız, dilin yozlaşmasını zararlı görmeyen bu düşmanına karşı savaşı kazanabilecek midir?  
Zamir ve Mendildeki Atasözleri; Türkçe dil yapısına ve kelimelerin kökenine dair kazandırdığı bilgilerle, merak uyandıran kurgusuyla ve günceli ele alan detaylarıyla gençler kadar yetişkinleri de okuyucusu olmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93234</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75517502-4fe8-4efc-abda-4376234c4692.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şey Sütliman</image:title>
            <image:caption>Uyumak modern zamanlara ait bir süper güç haline geldi. Hikâyeler ise eski zamanlara ait bir sihir. 
 
Uyumakta zorluk çekiyorsanız, gecenin ortasında uyanıp endişeli hissediyorsanız Kathryn Nicolai, Her Şey Sütliman&apos;da yatmadan önce zihninizi rahatlatmanın sağlıklı bir yolunu sunuyor: uyku hikâyeleri. 
ABD’de milyonlarca podcast dinleyicisinin epeydir vazgeçilmezi olan bu hikâyeler, küçük ama son derece tatlı ve neşeli rahatlama anlarını keşfediyor ve gözler önüne seriyor. Örneğin sonbaharda yerel elma şarabı fabrikasını ziyaret etmek, kışın arkadaşlarla parkta ağaç aydınlatmasını izlemek, ilkbaharda terk edilmiş bir çiftlikten gizlice leylak çalmak, yazın güverteden ateşböceklerini seyretmek, kitapçıyı gece kapatmak ve sabah fırını açmak gibi. Ayrıca, podcast’lerde daha önce hiç yer almayan on altı yeni hikâyenin yanı sıra tatlı, küçük, huzur ve neşe dolu anları açığa çıkaran ilginç illüstrasyonlar da bulacaksınız. 
Bir meditasyon ve yoga öğretmeni olarak onlarca yıllık deneyimini kullanan Kathryn Nicolai, sessizce dikkat ve öz şefkat öğreten, yıpranmış sinirleri yatıştıran ve uykuyu beslemek için sağlam alışkanlıklar geliştiren, duyusal deneyim açısından zengin bir dünya yaratıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93235</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/874cfbff-fbac-4d0c-a049-56f48c55f4d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Roman Nasıl Oluşturulur</image:title>
            <image:caption>“Bir roman nasıl oluşturulur, iyi bir soru ama roman ne için ve neden oluşturulur diye sorulması daha doğru olur. Bir roman ne için veya neden oluşturulur? Romancı olmak için. İyi de ne için romancı olunur? Okura dönüşmek, kişinin okurla bir olmasını sağlamak için. Ve kişi ancak ve ancak hem romancı hem de romanın okuru olduğunda her ikisi birden radikal yalnızlıklarından kurtulmayı başarabilir. Bir olmayı başarır başarmaz da güncellenir ve güncellenerek ebedileşirler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93237</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/778741bf-7d97-4456-9d23-1877c161e15e.jpg</image:loc>
            <image:title>Marie-Claire&apos;in Kokuları</image:title>
            <image:caption>Marie-Claire’in Kokuları bitmek bilmeyen hesaplaşmalarla dolu, tuhaflıklarıyla insanı içine çeken, gizemli bir aşk hikâyesi. Mahfut ne yapacağını bilmez halde dolaşıyor Paris’te. O yürürken, sokak lambalarının altında yalnızlıklar ve bir araya gelişler, gündelik kaygılar ve kayıtsızlıklar bir belirip bir kayboluyor. Belirsizlikleri iyice artıran ise Marie-Claire oluyor; bir gün, Mahfut ile Marie-Claire karşılaştığında hepten değişiyor hayat. İki uzak uç birbirini çektiği anda tuhaf ritüeller, şiddetli çalkantılar, sonsuz tensel arzular çıkıyor ortaya.

Habib Selmi’den iki insanın birbirine ne kadar bağlanabileceğini, daha da önemlisi, ne kadar tahammül edebileceğini gösteren sıradışı bir roman.

“Marie-Claire’in Kokuları bir aşk hikâyesi anlatıyor. İnsanın hem içine işleyen hem içini kemiren, hoş ve incelikli bir aşk bu.”
-Adrienne Nozet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93238</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60a13470-f552-429a-be09-57174be1ff8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben, Feride</image:title>
            <image:caption>“Ben Feride… 
Unutmaya çalıştıklarının romanını yazan bir kadın. 
Kendi hayatımı, ben anlatmayacağım sizlere. Omzumdaki meleğin not defterinden okuyacaksınız. Başka bir gözden görecek, başka bir ağızdan dinleyeceksiniz. Ve ben yokmuşum gibi beni yaşayacaksınız…” 
 
Bir kadının gerçek hikâyesini ancak onun yüreğinde yaşayabilirsiniz. Bu eser, Feride’nin, hikâyesini yazara aktarması sonucu kaleme alındı ve yazar tarafından hikâyesi yazılmayan tüm kadınlara ithaf edildi. Çünkü bir kez yazılan bu kitap binler tarafından yaşanıyordu, biliyordu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93239</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/755c0cb9-274d-4c3e-9b17-522138658c87.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinin İktidarı İktidarın Dini</image:title>
            <image:caption>“Din ve devletin ikiz kardeşler olması ne Kurânî bir tasvir ne de var olan gerçekliğin izahıdır. (...) Geçerliliğini ve kutsiyetini temel İslâmî kaynaklardan alan ideal devlet şekli olarak gösterilen hilafet de, aslında beşerî ve tarihsel bir müesseseden fazlası değildir. Ne temel İslâmî kaynaklar yeryüzünde tanrısal düzenin garantörü olarak hilafetten söz etmiş ne de din ile siyaset klasik İslâm yazınında sunulduğu kadar iç içe olmuştur. Siyasetin ... Müslümanların içtihadına terk edilmiş bir alan olduğu çok açıktır. Bu bakımdan, İslâm toplumlarında din-siyaset ya da din-iktidar ilişkisi, sadece teolojinin değil aynı zamanda ve hatta daha çok tarihin konusudur.”

Bir din olarak İslâm ve onun temsilcisi konumundaki ulemanın siyasete yön verme çabası ile siyasi faillerin dini kendi çıkar ve ilgilerine göre biçimlendirme çabası arasındaki mücadele ve etkileşim...

Nagihan Doğan, Dinin İktidarı İktidarın Dini kitabında, İslâm tarihinde din-siyaset ilişkisinin bu etkileşim içinde belirlenişini tarihsel bir analizle ortaya koyuyor. Dört halife dönemine uzanan dinî-siyasi ayrışmalara, Sünni-Şii hizipleşmesine ve bu hizipleşme içinde Abbasilerin Emevi geçmişini Sünni geleneğe oturtma stratejisine eğilen analiz, sonra Abbasilerin Sünni hilafet doktrinini kendi yönetimlerini meşrulaştıran bir kaynak olarak geliştirmelerine odaklanıyor. Bu vesileyle, Abbasi iktidarının kendi koyduğu “İslâmî yönetim” ölçütlerine ne kadar uydukları da inceleniyor. İktidarlarla ulema arasındaki mücadele ve din âlimlerinin maruz kaldığı baskı deneyimi, kitapta başlı başına ilgiye değer bir fasıl oluşturuyor. İslâm tarihi kadar, genel olarak devletin ve iktidarın tarihine ilgi duyanlara da yoldaşlık edecek bir kaynak kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93240</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/641ddad0-679c-4c2e-8efa-f6d11d4aab78.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bayan Sihir</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93241</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/206a8dd7-7524-42f8-b85e-0ac02ea068e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bay Ve Bayanlar - Meraklılar Kulübü Spor Yapıyor</image:title>
            <image:caption>Küçük Bay ve Bayanlar Meraklılar Kulübü, çocukları hayata meraklı gözlerle bakmaya çağırıyor. Küçük Bay ve Bayanların renkli dünyasında geçen bilgi ve neşe dolu maceralar türlü konuda çocukların merakını giderecek, onları çok eğlendirecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93242</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/380e3b43-5bea-4b55-8dd0-421ff89491e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bay Ve Bayanlar - Meraklılar Kulübü Merak Ediyor</image:title>
            <image:caption>Küçük Bay ve Bayanlar Meraklılar Kulübü, çocukları hayata meraklı gözlerle bakmaya çağırıyor. Küçük Bay ve Bayanların renkli dünyasında geçen bilgi ve neşe dolu maceralar türlü konuda çocukların merakını giderecek, onları çok eğlendirecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93243</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1aa77d45-c306-41d9-882b-fe05dda1110d.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bay Ve Bayanlar - Meraklılar Kulübü Doğayı Koruyor</image:title>
            <image:caption>Küçük Bay ve Bayanlar Meraklılar Kulübü, çocukları hayata meraklı gözlerle bakmaya çağırıyor. Küçük Bay ve Bayanların renkli dünyasında geçen bilgi ve neşe dolu maceralar türlü konuda çocukların merakını giderecek, onları çok eğlendirecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93245</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd5a79cf-3fc6-4017-9279-bd5598a357ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonun Başlangıcı</image:title>
            <image:caption>Çıkıntıyı ittirmesiyle pusulanın arkasında küçük bir bölme açıldı. Kapağın iç tarafında bir yazı vardı. Yazı her ne kadar ışığı yansıtsa da tam okunamıyordu. Ancak okuyabildiği birkaç kelime orada ne yazdığını anlamasına yetmişti. Parmaklarını yazının üstünde dolaştırmasıyla etrafındaki her şey şekil değiştirmeye başladı. Önce başının döndüğünü düşündü. Ama sonradan anladı ki ona bir şey olmuyordu. Çevresindeki her şey yok oluyordu. Boşlukta süzüldüğünü hissetti. Başına ne geldiğini bilmiyordu. Korkması gerekirdi ama korkmuyordu. Aslında hiçbir şey hissetmiyordu. O sırada gerçeklikle arasındaki tek bağ zihninde yankılanan sözlerdi: “Kurtulmak için beni bulmalısın. Zamanımız hızla daralıyor. Acele et.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93247</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db127801-e30f-4091-a2fd-b1cf3172d6a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çember</image:title>
            <image:caption>Arda Ege Aydagün, henüz 14 yaşındayken yazmaya başladığı ve üç yıl boyunca ince eleyip sık dokuyarak devam ettirdiği romanı Çember ile 17 yaşında edebiyat dünyasına giriş yapıyor. 

Genç bir yazarın ilk romanı olarak karşımıza çıkan kitap, gençliğinin baharında aşkı tatmış olan Charles&apos;ın, -Almanya&apos;nın Polonya&apos;yı işgali ile birlikte- kendini bir savaşın içinde bulmasını ve dağılan hayatını kurtarabilmek adına verdiği zorlu mücadeleyi konu alıyor. Kalp ile akıl ve yaşam ile ölüm arasında yaşadığı gelgitler, bir çemberde sıkışmış gibi, sık sık onu başladığı yere geri getiriyor. 

&quot;Yaşadıklarını zamanla daha az hatırlıyordu ama ne hissettiğini hiç unutamıyordu Charles. Her gün yeniden yaşıyordu.  Hayat belki de dönen bir çarktan ibaretti, dönüp dolaşıp hep aynı yere geliyordu.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93250</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec8a4e52-485f-42da-b09d-c711304b925d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlı Saat - Gölge Güvesi</image:title>
            <image:caption>Sihirli yeni bir dünyaya gitme zamanı geldi… 
Imogen kapıdaki yazılara baktı: 
KESİNLİKLE GİRİLMEZ! 
Neden bu kadar sert bir dille yazdıklarını anlamamıştı ama öğrenmek için can atıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93251</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6a209e3-594e-481d-9184-4384434ce570.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyelan</image:title>
            <image:caption>Bir su damlasıyım 
Bir değirmenden sızıyorum 
Bir yosun parçasıyım, 
Göçmen. 
Taşa rağmen 
Yaşa rağmen 
Öyle kayıp gidiyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93252</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e012ae7-693d-44ac-b1d4-6870e068600d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşdili&apos;nde (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mehmet Celal’in son yıllarında yazdığı Kuşdili’nde romanı, Kadıköy’ün bu çok ünlü mesire yerinde başlayan bir aşk hikâyesi ve bu hikâyeye ikinci bir kadının girmesiyle yaşanan olaylar etrafında şekillenir. Servet-i Fünun’dan mizah dergisi Kalem’e dönemin popüler mecmualarının okunduğu, Cenap’tan Muallim Naci’ye pek çok şairin şiirleriyle anıldığı eser, hem yazarın hem dönemin okuma kültürü ve beğenisi hakkında fikir vermesi açısından dikkate değerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93253</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9920d63-747d-4e5d-bb4f-6dcb1483746b.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Bir Eksik Sözdür</image:title>
            <image:caption>İçimizdeki boşluğa tutunarak umut etmeye çalışıyoruz: Bizim rüyalarımız olmadan dünya güzel olamaz Bizim şarkılarımız olmadan insan sevmeyi bilemez Bizim merhametimiz olmadan tanrı kimseyi bağışlayamaz Bizim dudaklarımız gülmeden çocuklarımız çiçek açamaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93254</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52d95601-49b7-4ba3-89cf-0b00c3fac98f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahnelenen İktidar</image:title>
            <image:caption>Ünlü sosyolog Georges Balandier Sahnelenen İktidar’da tarih boyunca her devirde ve her coğrafyada rastlanabilecek tüm iktidar ve muhalefet biçimlerinin bir tür teatrallik barındırdığını, sahneleme sanatına has tekniklere başvurarak rıza ve dayanışma ürettiğini savunuyor. Her toplumsal düzenin altında düzensizlik, her kurumun altında şiddet, her birliğin altında indirgenemez bir çokluk ve kaos yatar. Balandier Amerika yerlilerindeki tören şaklabanı karakteri, Benin’in koyu dindar düzeninde yer bulan Legba figürü, Zunilerdeki kutsal palyaçolar, Avrupa’daki saray soytarıları ve meczuplar gibi pek çok geleneksel “sıra dışı” kişiliği bu düzen-düzensizlik diyalektiği bağlamında ele alıyor. Yazara göre bu kişilerin, “toplumların yüzeyde gizlediğini ifşa etme, düzenin sakladığı kargaşayı gösterme, yapıların, kurumların ve törelerin evcilleştirme süreçlerinden kaçan hareketi drama yoluyla ortaya çıkarma işlevi” vardır. Modern toplumlarda ise “kolektif yaşamın temel sahnelerinin kendine yer bulduğu büyük sahne” medyadır. Siyasal temsil biçimleri değişmiş, laikleşmenin etkileri görülmekte olsa da iktidarın icra ve işleyişinin modern toplumlarda geleneksel toplumlardan farklı olmadığına dikkat çeken yazar kitabının sonunda oldukça güncel bir medya analizine de yer veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93255</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c873ec2d-e474-4d87-9d80-e437e5434ec1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Son Olmayan Ülke</image:title>
            <image:caption>Kedi kapısı yavaşça açıldı. Emily bir an için kapıdan yabani bir hayvan gireceğini düşündü. Ancak içeri bir sincaptan daha büyük olmayan, çamurla kaplı bir yaratık girdi. Yaratığın bir kuyruğu ve dört minik tekerleği vardı.
Ya gerçekten de hayal gücüyle çalışan bir dünya varsa? İnsanların oyuncaklarıyla birlikte yaşadığı, acayipliklerle dolu bir dünya… Peki ya maddesel dünya ile bu tuhaf dünyanın arasındaki kapı bozulmuşsa?
Ünlü yazar Kate Saunders’dan soluk soluğa okuyacağınız, duygusal bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93256</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ca125ca-43aa-4272-8997-749df115c42c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakiki Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Loukianos (120?-180?): MS 2. yüzyılda, Roma İmparatoru Marcus Aurelius devrinde yaşamıştır. “Komik” diyalog, hiciv ve parodi türlerinde eser vermiş olan Loukianos’un etkileri Bizans’tan, günümüzde yüksek fantastik edebiyat ve bilimkurguya kadar uzanır. Kimi eleştirmenlerce ilk bilimkurgu eser sayılan Hakiki Hikâyeler hayalî diyarlarda olağanüstü bir gezinin öyküsünü anlatırken, “hakiki” olma iddiasındaki eserleri zekice hicveder. Fakat asıl etkileyiciliği “modern”liğindedir: Parodi, anıştırma gibi yöntemlerle kurulmuş kuvvetli bir metinlerarasılığa sahiptir ve edebiyatın hakikatle ilişkisi üzerine düşünür. Loukianos’un Hakiki Hikâyeler’i, Erman Gören ve Ertuğrul İnanç’ın titiz incelemesi ve notlarıyla okurlarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93257</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7765fc2f-0ba0-4ea7-aae4-03768ad88d66.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Yönetişimde Sivil Toplum</image:title>
            <image:caption>1.      KAVRAMSAL ÇERÇEVE: İYİ YÖNETİŞİM 
1.1.   . İyi Yönetişim Kavramına Genel Bakış 
1.2.   İyi Yönetişim Aktörleri 
1.3.   İyi Yönetişim İlkeleri 
1.4.   İyi Yönetişim Özellikleri 
1.5.   Dünya Bankasının İyi Yönetişim İlkeleri 
1.6.   Nijerya ve Tunus’ta İyi Yönetişime Genel Bir Bakış 
2.      SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI 
2.1.   STK’ların Kavramsal Çerçevesi ve Tanımı 
2.2.   Sivil Toplum Kuruluşları Türleri 
2.3.   STK Stratejik Araçları 
2.4.   STK Politikaları 
2.5.   STK’ların Olma Şartları 
2.6.   STK’ların Amaçları 
2.7.   STK’ların Temel İlkeleri 
2.8.   STK’ların Özellikleri 
2.9.   STK’ların Topluma Faydaları 
2.10.                   STK’ların Sıkıntıları 
3.      NİJERYA VE TUNUS’TA İYİ YÖNETİŞİMİN SAĞLAMASINDA STK’LARIN ROLÜ 
3.1.   Nijerya ve Tunus’ta İyi Yönetişimin Önemli Bir Aktörü Olarak STK’lar 
4.      ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA 
4.1.   Yaklaşım 
4.2.   Yöntem 
4.3.   Araştırma Bulgularının Değerlendirilmesi 
4.4.   Karşılaştırmalı Analizi: Nijerya ve Tunus Arasında İyi Yönetişim Sağlamasında STK’ların Rolünün Benzer ve Farklı Tarafları 
5.      SONUÇ VE DEĞERLENDİRME 
5.1.   Sonuç ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93258</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b6a6220-2df4-430b-b963-b792d88d3c43.jpg</image:loc>
            <image:title>İrade Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Jules Payot (1859-1940): Fransız pedagog, eğitimci, Cumhuriyet Dönemi Fransası’nın radikal düşünürlerinden. Eğitimin, bilgi sağlamanın yanı sıra akılcı bir iradenin oluşturulmasını gözetecek şekilde yenilenmesi için verdiği mücadeleyle dönemin eğitimcilerini derinden etkiledi. En ünlü eseri İrade Eğitimi yayımlandığında Fransız ve yabancı basında büyük bir ilgi uyandırdı ve kısa sürede pek çok dile çevrildi. Payot eserinde özellikle öğrencilerde, genel olarak da bütün entelektüel çalışanlardaki irade zayıflığının nedenlerini araştırır. İnsanı irade zayıflığından kurtaracak duyguları doğuracak veya güçlendirecek araçlarla, kendimize hâkim olmamızı engelleyen duyguları yok edecek veya bastıracak araçları tespit eder. Bu araçların nasıl kullanılacağını da dört yıllık inceleme ve düşünce çabasının sonucu olan İrade Eğitimi eserinde bütün öğrencilere, öğretmenlere, entelektüel çalışanlara örnekleriyle gösterir. Bilim insanının görevini “geleceğin bizim istediğimiz gibi olmasını sağlayabilecek duruma gelmek” olarak gören Payot’nun büyük bir tevazu ile eserinin önsözünde belirttiği gibi: Bu yolda daha atılacak çok adım var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93259</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8131ecbe-5ab3-4ed0-ae95-4fa55907772e.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Ticaret ve Küresel Gelişmeler</image:title>
            <image:caption>1.      Mübadele Oyunları 
2.      Uluslararası Ticaret ve Küreselleşme: Genel Görünüm 
3.      Uluslararası Ticari Satış Sözleşmelerin Hazırlanmasında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar 
4.      Uluslararası Finansal Raporlama Standartları ve Uluslararası Sermaye Akışlarına Etkileri 
5.      Rantiye Ekonomi/Rantçı Devlet Modeli: Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın Politik Ekonomisi 
6.      Batı Balkanlarda Dış Ticaret Politikası: İç Siyaset, Avrupa Birliği Gündemi ve Alternatif Güçler 
7.      Gelişen Piyasa Ekonomilerinde Finansal Piyasa Gelişmesinin İnovasyon Üzerindeki Etkisi: Panel Veri Analizi 
8.      Banka Kredilerinin Türk İmalat Sanayi Üretimi ve İhracatı Üzerine Etkisi 
9.      Türkiye’de Baltık Kuru Yük Endeksi ile Hisse Senedi, Emtia ve Döviz Piyasaları Arasındaki Finansal Bağlantılılığın Analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93260</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea9cad96-70ed-43c3-81a6-1896a25fe571.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Vergi Sisteminde Vergi Karmaşıklığının Analizi</image:title>
            <image:caption>1.      Giriş 
2.      Vergi Karmaşıklığı: Kavramsal ve Teorik Çerçeve 
2.1.   Vergi Karmaşıklığı: Tanımı ve Mahiyeti 
2.2.   Vergi Karmaşıklığının Başlıca Nedenleri 
2.3.   Vergi Karmaşıklığının Sınıflandırılması 
2.4.   Vergi Karmaşıklığının Etkileri 
2.5.   Vergi Karmaşıklığının Ölçümü 
3.      Vergi Sisteminde Karmaşıklığını Giderilmesi (Vergi Sisteminin Basitleştirilmesi) ve Seçilmiş Ülke Uygulamaları 
3.1.   Vergi Sisteminin Basitleştirilmesi 
3.2.   Seçilmiş Ülkelerde Vergi Sistemini Basitleştirme Girişimleri 
4.      Türk Vergi Sisteminde Vergi Karmaşıklığının Analizi 
4.1.   Vergi Sistemi Karmaşıklığına İlişkin Literatür 
4.2.   Vergi Sistemi Karmaşıklık Endeksinin Geliştirilmesi ve Türk Vergi Sisteminin Karmaşıklığının Ölçülmesi 
4.3.   Türk Vergi Sisteminin Karmaşıklık Seviyesinin Ölçülmesi 
4.4.   Türk Vergi Sisteminin Basitleştirilmesine Yönelik Öneriler 
5.      Sonuç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93261</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a804f545-8c73-406e-9dee-bde82877b676.jpg</image:loc>
            <image:title>Örgütsel Demokrasi Örgütsel Demokrasi Algısı Üzerine Bir Araştırma</image:title>
            <image:caption>1.      Demokrasi ve Endüstriyel Demokrasi 
1.1.   Demokrasinin Tanımı 
1.2.   Demokrasinin Temel İlkeleri 
1.3.   Demokrasi Modelleri 
1.4.   Demokrasi Kültürü 
1.5.   Demokrasinin Tarihsel Gelişimi 
1.6.   Endüstriyel Demokrasi 
1.7.   Türkiye’de Sendikalaşmanın Gelişimi 
2.      Örgütsel Demokrasi 
2.1.   Örgütsel Demokrasi Kavramı 
2.2.   Tarihsel Gelişim Süreci İçinde Örgütsel demokrasi 
2.3.   Örgütsel Demokrasiye Yönelişin Sebepleri 
2.4.   Demokratik Örgütlerin Özellikleri 
2.5.   Demokratik Örgütler ile Demokratik Olmayan Örgütlerin Karşılaştırılması 
2.6.   Örgütsel Demokrasiyi Sağlamanın Yolları 
2.7.   Örgütsel Demokrasi ve Karar Türleri 
2.8.   İşletmelerde Demokratik Bir Yöneticinin Nitelikleri 
2.9.   Çalışanlar Açısından Demokratik Yönetimin Önemi 
2.10.                   Örgütsel Demokrasinin Örgütlere Katkıları 
2.11.                   Örgütsel Demokraside Sorunlar ve Zorluklar 
2.12.                   İşletme Yönetiminde Demokratik Yönetsel Uygulamalar 
3.      Örgütsel Demokrasi Algısı, İş Tatmini ve Örgütsel Adalet Arasındaki İlişki 
3.1.   Araştırmanın Amacı ve Yöntemi 
3.2.   Veri Toplama Aracı 
3.3.   Evren ve Örneklem 
3.4.   Araştırmanın Kısıtları 
3.5.   Araştırmanın Ölçeklerine İlişkin Geçerlilik ve Güvenirlik Çalışması 
3.6.   Araştırmanın Bulgular 
4.      Sonuç ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93262</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17554be3-8834-46dd-9f32-409f61e1005e.jpg</image:loc>
            <image:title>Katli Vacip</image:title>
            <image:caption>Katli Vacip, laiklik ile din ve vicdan özgürlüğünün iki kardeş olduğunu da gözler önüne seriyor. Çünkü laiklik, en çok dindar yurttaşlarımızın inançlarının onlara bir bıçak gibi saplanmasını engelliyor. İnançlarını, sömürüden özgürleştiriyor. Yediğine, içtiğine, adımına, hatta cinselliğine bir şeyhin karar verdiği düzendeki ölümcül bağlanmanın, aslında hür inancı ortadan kaldırdığını bir fotoğraf karesine dönüştürüyor. 
BARIŞ TERKOĞLU 

Elinizdeki kitap kendi yarattıkları çamurda boğulanlar kadar, istismar çarkına itiraz edenlerin ve irini patlatmak isteyenlerin de toprak altına atılmasını anlattı. Asıl azmettirenlerin sorgulanması için cesur bir ilk adımdı, atıldı. Şimdi, tarikatları bir sivil toplum kuruluşu gibi yutturmaya çalışanların aslında hangi suçları da örtbas ettiklerini gördünüz. Artık sır değil ve siz de biliyorsunuz. O halde bu değerli gazetecilik kitabındakileri unutmamak göreviniz. Zira, yarının adil düzeni için bir savcının masasında açılacak dosyanın ilk harflerinden birini okudunuz. 
BARIŞ PEHLİVAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93263</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d293ea6-a069-4380-83a3-cea7831e577f.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Ekonomisini Anlamak Yakın Tarihten Günümüze Dönüşüm Notları</image:title>
            <image:caption>1.      TÜRKİYE EKONOMİSİNDE İŞ GÜCÜ PİYASASININ TRANSFORMASYONU 
2.      NEOLİBERAL POLİTİKALAR EŞLİĞİNDE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE İŞ ARAMA KANALLARININ ETKİNLİĞİ ÜZERİNE UYGULAMALI BİR ÇALIŞMA 
3.      2000 SONRASI TÜRKİYE’NİN BÜYÜME MODELİNDE DÖNÜŞÜM 
4.      YATIRIMLARIN GELİRİN TEKRAR BÖLÜŞÜMÜ AÇISINDAN YAYILIM ETKİSİ: KANTİL REGRESYON YAKLAŞIMI 
5.      1980 SONRASI İHRACATA YÖNELİK SANAYİLEŞME VE DIŞ TİCARET POLİTİKALARININ ENTEGRASYONU 
6.      TÜRKİYE EKONOMİSİNİN KÜRESEL FİNANS SİSTEMİNE ENTEGRASYONU: FİNANSAL LİBERALLEŞMEDEN FİNANSALLAŞMAYA 
7.      XXI. YÜZYILDA TÜRKİYE’DE FİYAT İSTİKRARININ SAĞLANMASINDA ENFLASYON HEDEFLEMESİ DÖNÜŞÜMÜ 
8.      TÜRKİYE’DE PARA POLİTİKASI UYGULAMALARI 
9.      TÜRKİYE EKONOMİSİNİN SON 20 YILINDA MALİYE POLİTİKASININ DÖNÜŞÜMÜ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93264</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89b6bc3e-ac5d-42b1-a18b-6e64f2d42e7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşdili&apos;nde</image:title>
            <image:caption>Mehmet Celal’in son yıllarında yazdığı Kuşdili’nde romanı, Kadıköy’ün bu çok ünlü mesire yerinde başlayan bir aşk hikâyesi ve bu hikâyeye ikinci bir kadının girmesiyle yaşanan olaylar etrafında şekillenir. Servet-i Fünun’dan mizah dergisi Kalem’e dönemin popüler mecmualarının okunduğu, Cenap’tan Muallim Naci’ye pek çok şairin şiirleriyle anıldığı eser, hem yazarın hem dönemin okuma kültürü ve beğenisi hakkında fikir vermesi açısından dikkate değerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93265</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d4897cb-d81b-4aa5-87cb-7408448dcba2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bireysel Sporlarda Yaralanma</image:title>
            <image:caption>1.      Sporda Yaralanmaya İlişkin Genel Bilgiler 
1.1.   Sporun Tanimi 
1.2.   Sporun Önemi 
1.3.   Spor Branşlari İle İlgili Temel Bilgiler 
1.4.   Sporda Yaralanma 
1.5.   Sporda Yaralanmalar Neden Oluşur? 
1.6.   Yaralanma Tipleri 
1.7.   Sporda Görülen Yaralanma Türleri 
1.8.   Sporda Yaralanma Nedenleri 
1.9.   Spor Yaralanmalarini Önleme Prensipleri 
1.10.                   Sporda Yaralanma Bölgeleri 
1.11.                   Spor Yaralanmalarindaki Tedavi Yöntemler 
2.      Araştirmanin Evren, Örneklem Ve Anket İçeriğine İlişkin Bilgiler 
2.1.   Materyal Metod 
2.2.   Bulgular 
3.      Tartişma Ve Sonuç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93266</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff7fee71-c101-4edb-bb3c-55137ad49155.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağımsız Denetimde Beş Boyutlu Kalite Algısı Ölçeği</image:title>
            <image:caption>1.      BAĞIMSIZ DENETİM 
1.1.   Bağımsız Denetimin Gerekliliği 
1.2.   Bağımsız Denetim Kavramı ve Denetim Türleri 
1.3.   Denetçi ve Denetçi Türleri 
1.4.   Genel Kabul GörmüĢ Denetim Standartları 
1.5.   Bağımsız Denetim Süreci 
1.6.   Bağımsız Denetimin Faydaları 
2.      BAĞIMSIZ DENETĠMDE KALİTE 
2.1.   Bağımsız Denetimde Kalite Kavramı 
2.2.   Bağımsız Denetimde Kalitenin Önemi 
2.3.   Bağımsız Denetimde Kaliteyi Etkileyen Faktörler 
3.      BAĞIMSIZ DENETİMDE KALİTENİN BOYUTLARI 
3.1.   Denetçi Boyutu 
3.2.   . Denetim Firması Boyutu 
3.3.   Muhasebe Kalitesi (Denetlenen ĠĢletme) Boyutu 
3.4.   Standartlar Boyutu 
3.5.   Denetimin Gözetimi Boyutu 
4.      ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ 
4.1.   Araştırmanın Amacı ve Kapsamı 
4.2.   Veri Toplama Aracı 
4.3.   Analiz Teknikleri 
4.4.   Araştırmanın Bulguları 
5.      SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93267</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57b4b79f-a336-4f83-9e75-104d5e3737ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Talimatlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>RÜYALARINA GÜVEN. 
KALBİNE GÜVEN 
VE HİKÂYELERİNE GÜVEN. 
 
Çağımızın en önemli yazarlarından Neil Gaiman ile hayali dünyaların çizeri Charles Vess, bilinmezliklerle dolu bir peri masalı diyarında yolculuğa çıkmanın ve bu tuhaf topraklardan geri dönmenin zorluklarını anlattıkları Talimatlar’da, sağ salim evine varması için okura rehberlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93268</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69f3ca7d-7f10-4a87-9190-e6cb3c9e61cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkli Sokak</image:title>
            <image:caption>Birbirinden çok farklı görünen Mimi, Bibi ve Lili’nin tanışma anlarını ve duygularını anlatan bu hikâye, hayatı güzelleştiren farklılıklara dikkat çekerken, küçük-büyük herkesin yüzünde bir gülümseme bırakacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93269</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7344582-5346-4b7e-a9a5-1d2372a1bc9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Where Is Teddy?</image:title>
            <image:caption>Billy and Teddy are best friends who have never been apart. They are always together - at the park, on holiday, in the bath tub, and in bed... But, wait and see what happens one day when painters come to redecorate Billy’s house. 

In this story, based on a real life event, you will follow the adventure of Billy and Teddy’s separation and reunion. 

Bir çocuk ve ondan hiç ayrılmamış oyuncak ayısının, ayrı düşme ve beklenmedik bir şekilde yeniden kavuşma hikayesini, Sema Ateş yazdı, Serap Çimenser resimledi. “Hakkı Nerede?” ismiyle Türkçe de yayınlanan “Where Is Teddy?” öykümüzü Shona Elizabeth Arık, İngilizceye çevirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93270</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec766631-298d-4f1e-9cbd-7ccfbf474960.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Yabancı</image:title>
            <image:caption>Bir yanımız kendimize hep yabancı. 
 
Bu kitabın ismi, kitabı yazmak için işlerden güçlerden çekilip ilk satırlarını yazmaya başladığım sırada adeta kendini kulağıma fısıldadı: Kendine Yabancı. 
 
İlk kitabım Kendin Olmanın Dayanılmaz Hafifliği’nde Milan Kundera’ya bir gönderme yapmak hoşuma gitmişti, bu kitabımda ise başlığım aracılığıyla diğer bir edebi idolüm Albert Camus’ye gönderme yapmış oldum. 
 
Albert Camus’nün kült kitabının kahramanı Meursault, sadece varoluşçu romanlarda, dev absürd trajedilerle yaşamıyor. Hepimiz o yabancıyız demek bir abartı olmaz. En azından bir yanımız kendimize hep yabancı kalacak. Neye mi? Yaşadığımız dünyaya, kendimize, içinde hayatta kalmaya çalıştığımız toplumlara ve topluluklara. 
 
Kendine yabancılık, hiçbirimizin içinden çıkamayacağı bir hal. Her daim anlamakta zorlandığımız deneyimlerin içinden geçmeye devam edeceğiz. İşin özü ve bu öykülerle ortaya koymaya çalıştığım temel iddia, kendine yabancılık insan olmanın bir yanı. 
Klinik psikolog ve varoluşçu psikoterapist, yazar Ferhat Jak İçöz, Kendine Yabancı’da on kurgusal terapi öyküsü sunuyor bize. Bizi seans odasının dönüştürücü atmosferine davet ederken, o hep biraz kendine yabancı kalacak yanımızla önce tanışmanın sonra uzlaşmanın kapılarını aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93271</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c649ef42-bf7f-4b69-9df2-2151172a368d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzü Ve Küçük Puf</image:title>
            <image:caption>Şimşek çakınca endişelenen, gök gürleyince azıcık korkan bir çocuk musun? 
Yağmur nasıl yağar, gökkuşağı nasıl çıkar merak mı ediyorsun? 
Bulutlara bakıp da onları hayretle bir şeylere benzettiğin oldu mu? 
Güneş bazen nereye gider, hava neden bir anda kararır biliyor musun? 

Küçük bulut Puf’un annesiyle birlikte çıktığı gezintiye eşlik ederek, gökyüzünde aslında neler olduğunu öğrenmeye ne dersin? 

Pofuduk bir bulut yumuşaklığında biten mutlu sonuyla kalbini ısıtacak bu kitabı okuduktan sonra, gökyüzünde olan bitenlere bambaşka bir gözle bakacak, yağan her yağmurda küçük Puf’u anacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93272</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/130114c0-b905-417b-a139-4a54da8af969.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanıyoruz</image:title>
            <image:caption>Her şeyi kurtarmak için artık çok geç olsa da halen birbirimizi ve bizim dışımızda kalan pek çok canlı türünü kurtarabiliriz. El ele verip yangını söndürelim ve yerine bambaşka bir düzen inşa edelim.  
 
Dünyaca ünlü gazeteci ve yazar Naomi Klein, iklim değişikliği konusunda son yıllarda yayımlanmış yazılarını ve yaptığı konuşmaları bu kitapta bir araya getirdi. Meselenin önemini bir kez daha yüksek sesle dillendirirken, tabloda payı olan gelişmiş ülkelere, Yeşil Yeni Düzen ve benzeri anlamlı politikaları bir an önce hayata geçirmeleri için haykırıyor: 
Yanıyoruz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93273</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76f4ec72-e006-48da-b8dd-667b37857364.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Nesil İçin Liderlik</image:title>
            <image:caption>Geleneksel yönetim tarzının baskın olduğu ülkemizde, liderlik türü “güç kültürü” kodlarıyla örülü ama günümüz koşullarında özellikle yeni neslin taleplerine cevap veremiyor. Yeteneklerin kuruma çekilmesi, yaratıcılıklarının tetiklenmesi ve çevik kurum yapılarında inovasyonun artması gibi çağımızın başarı hedefleri, güçlendirme kültürüne kapı aralıyor. Koç Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Zeynep Aycan, Yeni Nesil İçin Liderlik’te güç kültüründen güçlendirme kültürüne dönüşümü gerçekleştirmek için her kurumda uygulanabilecek bir model sunuyor. Bu dönüşümle bireyler, otoriteden ve başarısızlıktan korkmaksızın, “anlam”ını bildikleri ve buna inandıkları işleri, kendilerini psikolojik olarak güvende hissettikleri, keyifli ortamlarda yaparak liderlik sorumluluğunu paylaşma fırsatını elde edecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93274</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d47cd78-c7d1-448a-abc8-d70847071dd6.jpg</image:loc>
            <image:title>İşitiyor musun Memet?</image:title>
            <image:caption>Mehmet! 
Babasının şiirinde Memet. 
Çocukluk mektuplarında Mehmet Andaç. 
Bir ara Mehmet Andaç Borzecki. 
Sonra Mehmet Ran, arada bir yerde Mehmet Hikmet. 
Ölüm haberinde Nâzım Hikmet’in oğlu. 
Sıradan bir Mehmet olamayan, buna izin verilmeyen bir Mehmet. 
Kalbinin marazı da gözlerinin mavisi de babasından bir Mehmet. 
Kiminin haini, kiminin kahramanı, dünyaca ünlü şair babasının 
cesedi başında üzerine kapanıp ağlamasın diye büyükleri tarafından omuzlarından tutulan Mehmet. 
Ama en sonunda dünyaca ünlü şair babasının ölü yanağına kondurduğu öpücükten sonra hıçkırıklarla ağlayan bir Mehmet… 
Bu acıyı kimsenin yazmadığı, düşünmediği Mehmet! 
Resimlerine imza atmayan Mehmet. 
Şiirlerini yakan Mehmet. 
Mehmet, çok Mehmet. 
“İşitiyor musun Memet!” 
 
Sibel Oral’dan, roman tadında eşsiz bir biyografi. Ülkesine ve babası Nâzım Hikmet’e hasretle büyüyen bir çocuğun, ilk kez yayınlanan mektuplarla, kartpostallarla ve tanıklıklarla birlikte, 1950’lerden günümüze, Türkiye’nin entelektüel panoramasını incelikle çizen, kırık hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93275</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90542437-e347-4cf2-a625-e22ea6e49597.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaptan Pis Fred</image:title>
            <image:caption>Kaptan Pis Fred efsanesi Türkçede! 
 
Çeşitli dillere çevrilen,  çizgi romana ve sahneye uyarlanan Kaptan Pis Fred ile tayfasının esrarengiz macerasına eşlik edin. Bu gemide sırtınızdan bıçaklanabilir, hayaletlerle karşılaşabilir veya bir gece ansızın Kaptan Fred’e rastlayabilirsiniz. 
 
Ağzıkulaklarında Jimmy’nin sır dolu mektupları bir sonuca ulaşacak mı? Mutluluk Adaları’nın gerçek hükümdarı kim? Bay Irving yeraltı dünyasının içine girebilecek mi? Tüm yanıtlar, dâhiyane biçimde örülmüş hikâyenin içinde gizli. 
 
Eserleri Macaristan sınırlarını aşan Jenő Rejtő, Kaptan Pis Fred ile okurlarını okyanusun büyülü dünyasına davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93276</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70aa6155-472b-42e9-b90e-a96805548fd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sudoku Boyama (5+ Yaş)</image:title>
            <image:caption>Süper bir zekâya sahip olmak ister misin? 
Yeni bilgiler öğrenmek, uygulamak ve  depolamak hiç bu kadar eğlenceli ve kolay olmamıştı! 
Bu kitapta yer alan 27 adet SUDOKU etkinlikleri, çocuğunuzun bir yandan eğlenmesini sağlayacak bir yandan da mantıklı düşünme becerilerini harekete geçirecektir. 
5 yaş ve üzeri çocuklar için hazırlanan bu etkinlikler 6x6 resimli karelerden oluşmaktadır. SUDOKU mantığıyla yerleştirilmiş her bir görsel aynı sütun ve satırda sadece 1 kez yer almıştır. 
Renksiz olan görseller uygun renkler ile boyanmalıdır. 
 
Değerli ebeveynler ve eğitimciler; 
Erken çocukluk döneminde çocuğun gelişimi ve öğrenmesi oldukça hızlıdır. 
Çocuklar pek çok kaynaktan bilgi toplayarak öğrenir ve gelişirler. Bu kitap setinde, çocuğunuzun keyifli vakit geçirerek gelişimine katkı sağlayacak 
etkinlikler yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93277</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e05cb6f-3dc3-484f-8c7f-de455047841c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sudoku Boyama (4+ Yaş)</image:title>
            <image:caption>Süper bir zekâya sahip olmak ister misin? 
Yeni bilgiler öğrenmek, uygulamak ve depolamak hiç bu kadar eğlenceli ve kolay olmamıştı! 
Bu kitapta yer alan 27 adet SUDOKU etkinlikleri, çocuğunuzun bir yandan eğlenmesini sağlayacak bir yandan da mantıklı düşünme becerilerini harekete geçirecektir. 
4 yaş ve üzeri çocuklar için hazırlanan bu etkinlikler 4x4 resimli karelerden oluşmaktadır. SUDOKU mantığıyla yerleştirilmiş her bir görsel aynı sütun ve satırda sadece 1 kez yer almıştır. 
Renksiz olan görseller uygun renkler ile boyanmalıdır. 
 
Değerli ebeveynler ve eğitimciler; 
Erken çocukluk döneminde çocuğun gelişimi ve öğrenmesi oldukça hızlıdır. 
Çocuklar pek çok kaynaktan bilgi toplayarak öğrenir ve gelişirler. Bu kitap setinde, çocuğunuzun keyifli vakit geçirerek gelişimine katkı sağlayacak etkinlikler yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93278</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e958cf3-0591-489d-bce3-31c321c91463.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sudoku Boyama (3+ Yaş)</image:title>
            <image:caption>Süper bir zekâya sahip olmak ister misin? 
Yeni bilgiler öğrenmek, uygulamak ve depolamak hiç bu kadar eğlenceli ve kolay olmamıştı! 
Bu kitapta yer alan 27 adet SUDOKU etkinlikleri, çocuğunuzun bir yandan eğlenmesini sağlayacak bir yandan da mantıklı düşünme becerilerini harekete geçirecektir. 
3 yaş ve üzeri çocuklar için hazırlanan bu etkinlikler 3x3 ve 4x4 resimli karelerden oluşmaktadır. SUDOKU mantığıyla yerleştirilmiş her bir görsel aynı sütun ve satırda sadece 1 kez yer almıştır. 
Renksiz olan görseller uygun renkler ile boyanmalıdır. 
 
Değerli ebeveynler ve eğitimciler; 
Erken çocukluk döneminde çocuğun gelişimi ve öğrenmesi oldukça hızlıdır. 
Çocuklar pek çok kaynaktan bilgi toplayarak öğrenir ve gelişirler. Bu kitap setinde, çocuğunuzun keyifli vakit geçirerek gelişimine katkı sağlayacak etkinlikler yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93279</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e99400e4-ce2a-4b12-94ac-f70bef1ae50e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Ve Dünyada Kadın Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>Kadın çalışmaları alanında yürünen yol, oldukça uzun ve zorludur. Kadınların küçük adımlarla yürüdüğü ama çoğu zaman toplumda yer edinen şiddetli sarsıntılara yol açan hak ve eşitlik talepleri ile bunların eksikliğinden kaynaklanan sorunları görünür hale getirmeleri, birçok zorluğun aşılmasını sağlamıştır. Toplumsal düzeyde cinsiyetler arası farklılıkların; özellikle de kadınlar aleyhine bir dengesizlik yaratacak biçimde kadınların güçsüz ve zayıf taraf olarak algılanmasının, bireyler arası ilişkilerden çok, toplumsal otorite olarak kabul edilen ve toplumsal düzeni sağlayan kurumsal yapıların yetersizliğinden kaynaklandığını söylemek yanlış olmayacaktır. Çünkü toplum ve cinsiyet konusu, toplumdaki diğer birçok sorunun temel kaynağı olmakla birlikte sıklıkla görmezden gelinen bir konu olmuştur. 

Kadınların birçok ülkede yaşadığı ortak sorunların, kadın-erkek eşitsizliği sorunu olduğu bilinmektedir. Gerek toplumsal gerekse öznel düzeyde yaşanan bu eşitsizlik, hemen hemen tüm kadın sorunlarının temelini oluşturmaktadır. Bu yüzden “kadın çalışmaları”nın doğası eleştirel bir doğaya sahiptir. Toplumsal cinsiyet rolleri ve kadın-erkek eşitliği alanında ilerlemelerin olması toplumsal gelişmeyle birlikte refahın da önemli bir anahtarıdır. 

Bugün dünyada kadın hakları bağlamında, özellikle kanuni düzenlemeler kapsamında önemli yollar kat edilmiştir. Bunun toplum sosyolojisine yansıması birçok ülkede sorunlu olsa da bu düzenlemeler kapsamında cinsiyetler arası eşitsizlikler sıklıkla gündemde tutularak kazanımlar elde edilmeye çalışılmaktadır. Ancak bu alandaki ilerlemelere rağmen sosyoekonomik yaşamda kadınlar aleyhine oluşan dengesizlik halinin giderilmesi için kat edilmesi gereken mesafenin hala çok uzun olduğu unutulmamalıdır. Bu kapsamda kadınların kısa vadeli ihtiyaçları ile yaşadıkları toplumda kadınların eşitsiz konumunu dönüştürecek uzun vadeli ihtiyaçları bir arada karşılayacak kapsamlı yasal düzenlemelere; sosyal, ekonomik ve mali politikalara ihtiyacın devam ettiği söylenebilir. 

Yaşamın pek çok alanında kadınların karşı karşıya kaldıkları sözü edilen sorunların disiplinlerarası bir perspektifle kavranmasını ve çözüm önerileri sağlamayı amaçlayan bu kitabın, konunun ilgilileri açısından bir referans kaynak olmasını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93280</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b25d11e-1dfc-41d0-93a4-02ebe4555e1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sizi Uyutabilirim</image:title>
            <image:caption>UYKU, UYKUSUZLUK VE RÜYALARA DAİR MERAK ETTİĞİNİZ TÜM SORULARIN CEVAPLARINI BU KİTAPTA BULACAKSINIZ. 
 
Vücudumuz uyku saatinin geldiğini nereden biliyor?
Erken kalkan ve geç yatan insanların kişilik özellikleri neler?
Az uyumak antikor seviyesini nasıl düşürüyor?
Dört saatten az uyku COVID-19’u nasıl tetikliyor?
Uyuyan güzel hastalığının belirtileri nelerdir?
Uykuda konuşma ve yürüme neden olur?
Rüyaları unutmak hastalık habercisi olabilir mi?
Anne karnındaki bebek rüya görür mü?
Sağlıklı bir uyku için mindfulness neden önemli?
Yeterince uyumazsanız hangi hastalıklar sizi bulabilir? 
 
Doç. Dr. Nejat Altıntaş uykuya dair merak ettiklerinizi, uzun süredir uykusuzluk kâbusu yaşayanları ve uykusuzluğun en iyi ilacı mindfulness yöntemini Sizi Uyutabilirim kitabında anlatıyor. Hamileler, bebekler, gençler, yetişkinler ve yaşlılar bu kitap sayesinde sağlıklı uykuyla tanışacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93281</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55cbcc75-ebef-4163-843b-fd06a71570b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Portekiz Tarihi</image:title>
            <image:caption>Portekiz tarihinden önce coğrafi ve iklimsel koşulların açıklanmasıyla başlayan Kısa Portekiz Tarihi, İberya Yarımadası’ndaki ilk yerleşimlerin kurulması, Roma kültürünün mirası ve islami fetihler konularına kısaca değindikten sonra Erken Modernite Döneminde Portekiz’in bir imparatorluk gücü olarak yükselmesini tüm ayrıntılarıyla işliyor. 
Black’in 19. yüzyılın krizlerini, Salazar rejiminin karakterini ve 1970’lerden günümüze kültür ve toplumun liberalleşmesini de tartıştığı bu kısa kitap gezginler için önemli ipuçları içermekle beraber aynı zamanda pandemi koşullarında seyahat edemeyenler için de birkaç saatlik mutlu bir kaçış olanağı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93282</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75ea01d4-da83-4bce-ae31-8e3aab086983.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Bir Güne Şarkı</image:title>
            <image:caption>NEBULA EN İYİ ROMAN ÖDÜLÜ KAZANANI
LOCUS EN İYİ İLK ROMAN ÖDÜLÜ ADAYI
ABD’de terör olayları ve ölümcül virüslerin sebep olduğu salgın bir anda patlak verince hükümet sokağa çıkma yasaklarıyla halkı “evde kalmaya” çağırır. Artık insanlar evlerinden sanal gerçekliğe bağlanarak yeni normallerini yaşar. Eğitim, toplantılar, konserler hatta bar buluşmaları bile “ser-âlem” adlı sanal dünyada gerçekleşir.
Luce bir rock gitaristidir ve son halka açık konseri de o verir. Bir süre kendini yeni normale alıştırmaya çalışsa da müzik ağır basar. Yasaklar nedeniyle yeraltı kulüplerinde çok az kişinin bildiği konserler düzenlenmektedir. Rosemary ise bu gizli konserleri veren grupları StageHolo isimli müzik şirketi için keşfetmekle görevlidir. Rosemary ve Luce’un yolları rock ’n’ roll ruhuna sadık bir şekilde kesişecektir.
Yeni Bir Güne Şarkı, hayatı pandemiyle altüst olan bir müzisyenin dünyayı değiştirme hikâyesi.
“Sadece bir kişi bile sesini çıkardığında neler olabileceğini gösteren muhteşem bir roman.” –Kirkus
“En karanlık günlerin ortasında dahi toplumun, müziğin ve hayatın nasıl ayakta kaldığına dair doludizgin ve umut dolu bir eser.” –Kelly Link
“Pinsker müzik, topluluk ve bizi insan yapan şeylerin yeniden keşfi üzerine muazzam bir epik yazmış.” –Charlie Jane Anders
“Bu kitap, her zaman ihtiyaç duyduğumuz o lirik protest şarkının ta kendisi.” –Ken Liu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93283</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e0ff76e-3f28-4e8a-9b96-a6221711cabc.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevki Uygarlığı</image:title>
            <image:caption>“Bilimkurgunun ortaya koyduğu en büyük komedyen.” –J.G. Ballard
“Robert Sheckley, önemli mizah yazarlarından biri.” –Douglas Adams
“EMİNİM Kİ ÇÖKÜŞE GİREN TÜM TOPLUMLAR YANILTICI ŞEKİLDE KENDİLERİNİ KALICI GÖSTERMİŞTİR.”
Elli senelik kariyerine onlarca kitap, yüzlerce öykü sığdıran, bilimkurguya absürdist bir bakış açısıyla yaklaşan Robert Sheckley, bilimkurgunun meşhur mizah yazarlarından biri. Sheckley’nin en başarılı eserlerinden biri olan Mevki Uygarlığı ise iyiliğin hor görüldüğü, suçun kanun sayıldığı etkili bir hiciv.
Ranzasında uyanan adam, kim ve nerede olduğunu bilmiyor. Kapısına gelen korumanın dediğine göre ismi 402. Sandığı gibi bir hastane odasında da değil. Sonradan öğrendiğine göre adı Will Barrent, cinayetten suçlu bulunduğu için Omega gezegenine sürgün edilmiş. Ve Dünya’dan sürülmeden önce, tüm suçlulara yapıldığı gibi hafızası silinmiş.
Suçluların kontrolü altındaki, yeni gelenlerin ortalama hayatta kalma süresinin üç yıl olduğu vahşet dolu ceza gezegeni Omega’da ölmemenin tek yolu ise öldürmekten geçiyor.
Mutlak hukukun hüküm sürdüğü ancak söz konusu kanunların alt sınıflardan gizli tutulduğu, yeni sürgünlerin hayatlarına hiyerarşinin en dibinde başladıkları bu acımasız gezegende tutunmak için Will Barrent’ın da elini kana bulamaktan başka çaresi olmayacak.
Mevki Uygarlığı, kafasını ilerlemeyle bozmuş bir Dünya’nın karanlık yansıması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93284</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce0771b6-b88c-404d-bf63-c259889fcc4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Caz Çağı Öyküleri</image:title>
            <image:caption>“Fitzgerald çok az yazarın sahip olabildiği o niteliği, tarihin içinde yaşama algısını asla kaybetmedi.” –Malcolm Cowley
Ölümünden sonra New York Times tarafından “farkında olduğundan çok daha iyiydi çünkü hem gerçekte hem de edebi anlamda bir nesli icat etmişti…” diye tanımlanan F. Scott Fitzgerald’ın 1922’de yayımlanan ikinci öykü kitabı Caz Çağı Öyküleri’nde yazarın belki de en az Muhteşem Gatsby’si kadar bilinen ve yine en az o eseri kadar Amerika ve dünya edebiyatı üzerine etkisi olan öyküleri bir araya geliyor.
“Son Uçarı Kızlar”, “Fanteziler” ve “Sınıflandırılmamış Başyapıtlar” olarak üç kısma ayrılan Caz Çağı Öyküleri’ndeki on bir öykünün arasında, bir dans çağrısıyla sınıf atlamayı ve aşkı bulmayı hayal eden Jöleli Şeker’le, Ritz-Carlton Oteli kadar büyük bir elmasla, hayata ihtiyar bir adam olarak başlayıp yaşı ilerledikçe gençleşen Benjamin Button’la karşılaşacak, Fitzgerald’ın Princeton’da öğrenciyken kaleme aldığı bir skeç senaryosu ve öyküsünü okuyabilecek, ayrıca yazarın kitaptaki tüm öykülerinin yazılışına dair notlarına danışabilme şansını da bulacaksınız.
Yaşadığı zamanı “tüm savaşların yapıldığı, insana inancın kalmadığı” sözleriyle tanımlayan F. Scott Fitzgerald’ın Caz Çağı Öyküleri, kariyerinin başlarındaki bir yazardan içinde bulunduğu kayıp nesle dair tarihi öneme sahip bir klasik.
Ülker İnce’nin çevirisi ve önsözüyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93285</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b35957c-4b30-4ec9-b026-0c70a5887e01.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Beyin: Mutluluk Nereden ve Nasıl Gelir</image:title>
            <image:caption>Mutluluk nereden geliyor ve neden ona bu kadar çok ihtiyacımız var?
Mutluluk arayışı, insan yaşamının en yaygın ve kalıcı arayışlarından biridir. Bizi bir iş bulmaya, âşık olmaya, terapiye gitmeye, şüpheli saplantılara sahip olmaya ve günün sonunda eve dönmeye iten şey budur. Peki kalıcı mutluluk mümkün mü ya da olmalı mı? Ve bunların beyinle ne ilgisi var?
Aptal Beyin’in yazarı nörobilim uzmanı Dean Burnett, Mutlu Beyin’de bu soruları araştırıyor. Beynin nasıl çalıştığına dair en son araştırmaları ve teorileri, mutluluk yaratmaya dahil olan ve yaşamın farklı alanlarından gelen çok sayıda insana ait görüşlerle birleştirerek modern nörobilimin büyüleyiciliğini gözler önüne seriyor. Mutluluğun gerçekte ne olduğunu, nereden geldiğini ve aşk, cinsellik, dostluk, zenginlik, kahkaha ile başarının beynimize gerçekte ne yaptığını anlamamızı sağlayarak, insan olmanın ne anlama geldiğine dair benzersiz ve eğlenceli bir döküm sunuyor.
&quot;Bu keyifli, motive edici ve ödüllendirici kitabı okumalısınız. Bunun için mutlu olacaksınız.&quot; ―The Guardian
&quot;Burnett&apos;in aşkın nörokimyası ve ona bağlı duygularla ilgili tanımı, kabul edilmeye değer... Bu kitap, beyinde hoş bir tur.&quot; ―Kirkus
&quot;Mutluluk üzerine mevcut araştırmalara genel bir bakış arayan okurlar, bu kitabı keyifli ve aydınlatıcı bulacaklardır.&quot; ―Library Journal
&quot;Büyüleyici… Düşündürücü ve hayli eğlenceli.&quot;
―Daily Ma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93286</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a74004f-da70-40c2-bfe1-7982fff39267.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Halife Üç Cinayet</image:title>
            <image:caption>Fetih olgusunun dayandığı temel muharrik olan cihat ülküsü ve buna bağlı olarak şehit olmak, dört halife de dâhil ashabın temenni ettiği bir şeydi. Kâfirlerle savaşarak şehit olma temennisi dört halife için gerçekleşmemiştir. Hz. Ebû Bekir hastalanarak vefat etmiş; Hz. Ömer, bir Mecusi tarafından şehit edilmiş; Hz. Osman ve Hz. Ali ise kendilerini Müslüman olarak tanımlayan ve İslam ümmeti arasından çıkan kişilerce uğradıkları suikastlarla öldürülmüşlerdir.

Bu çalışmada, dört halifenin vefatları, çeşitli yönleriyle, sebepleri, sonuçları ve etkileriyle ele alınmaya çalışılmıştır. İncelediğimiz dönemde Hz. Ebû Bekir hariç halifelerin hepsinin bir suikast neticesinde vefat etmesi, tarihin sadece iyi örnekler üzerinden anlatılmasının eksik ve yetersiz olduğunu göstermektedir. Kanaatimizce başta ilk halifeler dönemi olmak üzere tarih soğukkanlılıkla, anlaşılarak ve sindirilerek okunmalıdır. Esasında burada anlattığımız, zaaflarıyla ve güçlü yönleriyle insanın tarihidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93287</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8a8be37-a309-42f0-9bd7-519b0ca24bb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan ve Bal</image:title>
            <image:caption>NEREYE GİDERSEN GİT, SENİNLE GELİRİM
Morgane’ın hançerinden kıl payı kurtulduktan sonra kendilerini yapayalnız bulan Lou, Reid, Coco ve Ansel’in saklanacak yerleri kalmamıştı. Kilise, krallık, cadılar – herkes onlara karşıydı. Bu savaşı kazanma şansları tükenmek üzereydi.
NEREDE OLURSAN OL, YANINDA KALIRIM
Ölümcül bir kedi-fare oyununun içine çekilirken müttefiklerini en umulmadık yerlerde aramaları gerekiyordu. En kadim düşmanları olan kan cadılarını ve kurtadamları ikna etmek için çok az zamanları vardı.
İKİMİZ DE YAŞAYACAKSAK, HER ŞEYİ YAPARIM
Lou büyünün tehlikeli sınırlarında gezinirken, Reid kendi gücünü hâlâ ısrarla reddetmeye çalışıyordu. Onları sonsuza dek bağlayan yeminleri, kanla tekrar yazılmak üzereydi.
FAKAT ÖLÜM HEPİMİZİN PEŞİNDE.
“Lou sadece kendi sesini bulmakla kalmıyor, erkeklerin kadınlara olan bakış açısını da tamamen değiştiriyor. İlk kitabı sevenler, her ters köşede Kan ve Bal’a hayran olacak.” —School Library Journal
“Shelby Mahurin, insanı avucunun içine alan cesur bir devam kitabına imza atmış. Kesinlikle en sevdiğim serilerin arasına girdi.” —Adalyn Grace</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93288</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c56648fd-5461-4f15-be7a-73d3c1dcc2c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşman Kardeşler</image:title>
            <image:caption>Reklam ve pazarlama sektörünün yıllık küresel hacmi yaklaşık 2 trilyon dolar. Ve bu dev sektör çok büyük, sarsıcı bir değişim döneminden geçiyor. Dijitalleşme, sosyal medya ve küresel ekonomik krizle birlikte her şey altüst oluyor. 

Ken Auletta Düşman Kardeşler’de var olma mücadelesi veren bir sektörün öyküsünü anlatıyor. Reklam dünyasının en önemli oyuncularının odalarına giriyor, eski toprakların yanı sıra yükselişteki yeni oyuncularla ve güç simsarlarıyla bir araya geliyor. Düşman Kardeşler hem reklam ve pazarlama alanındaki müthiş değişimlerin içyüzünü anlattığı hem de bunun potansiyel sonuçlarını ortaya koyduğu için bu alanla ilgilenen herkesin okuması gereken bir kitap. Auletta, reklamcılık ve pazarlamanın bu olağanüstü dönüşümünü o fırtınanın göbeğindeki insanların hikâyeleriyle birlikte bizlere ulaştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93290</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09fac35d-d1f3-4acd-ab82-6a4f6c720af9.jpg</image:loc>
            <image:title>Atlas Set (2 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Aleksandra Mizielinska Kitap Çocuk ve Gençlik Okul Çağı 6-10 Yaş Domingo Yayınları Atlas Set - Kıtalar -Denizler - Kültürler Arası Yolculuk Rehberi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93291</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f9fe10d-2227-4ecc-9ddc-2cb4446d81de.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumdan Yürek</image:title>
            <image:caption>Kumdan Yürek, 1960’ların Zanzibarı’ndan 1990’ların Londrası’na uzanan yürek parçalayıcı bir sürgün, göç ve ihanet hikâyesi. Anne-babasının geleneksel Zanzibar toplumunda ayrı olmalarına anlam veremeyen Salim, sır ve kâbus dolu bu dünyadan amcası Amir’in yardımıyla uzaklaşıp Londra’ya yerleşir. Ama Londra, umduğu gibi bir cennet olmaktan çok uzaktır. İngiltere’de yaşadıgı acı tecrübelerle olgunlaşan Salim bir yandan da ailesinin büyük ve karanlık sırrını merak etmeyi sürdürür. Zanzibar’ı ziyaretinde babasının ona açıkladığı aile sırrı Salim’i derin bir kedere sürükler. Kumdan Yürek, Shakespeareyen bir sırrın etrafında örülmüş unutulmaz bir roman. “Kumdan Yürek, sınıf, cinsiyet ve askın iktidar iliskilerine bagımlılıgını yürek burkucu bir şekilde gösteren bir şaheser.” Kamıla Shamsıe “Kumdan Yürek, hüzünle zarafetin muazzam bir karışımı.” Suzy Keay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93292</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/930667c7-5bf2-4faa-857c-0e0bd39f671e.jpg</image:loc>
            <image:title>Veganizm</image:title>
            <image:caption>Valéry Giroux ve Renan Larue, veganizmi mercek altına alıyorlar. Vegan felsefesinin ne olduğunu, veganizmin tarihini, günümüzde geldiği noktayı araştırıyorlar. Kimi zaman alay konusu olan, çoğu zamansa sanayicileri ve hayvan sömürüsünden kâr elde edenleri kızdıran veganizmi hayvanlara eziyet etmeme çerçevesinin yanı sıra, doğaya, dünyaya, bizzat insanlara olan faydaları açısından da düşünerek bu felsefeyi daha geniş bir bağlama yerleştiriyorlar. “Görünmez ıstırabı” görünür kılmaya çalışan hayvan hakları savunucularına reva görülen muameleden, veganların kendi içlerinde birbirlerine yönelttikleri eleştirilere, konuyla ilgili devlet politikalarından hayvan hislerine ve insan psikolojisine kadar geniş bir kapsamda konuyu ele alıyorlar. Veganizm, yalnızca bir manifesto değil, hayvanların, insanların ve tüm dünyanın özgürleşmesi için bir çağrı. “Elbette çoğumuz milyarlarca canlıya reva gördüğümüz bu kaderi düşünmemeyi becerebiliyor. Ancak bu gönüllü körleşme haline kendimizi teslim etmek son yıllarda biraz zorlaştı. Zira çok sayıda kitap, makale, belgesel, radyo ve televizyon yayını, sömürdüğümüz hayvanlara uygulanan kötü muameleden bahsediyor. Bu köleleştirmenin temellerini ve meşruiyetini artık yüksek sesle sorgulamaya başlıyoruz. Gittikçe daha çok ve daha ciddi bir şekilde veganizmden konuşuyoruz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93294</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a115f97-9ffe-4197-997f-40259829f249.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Açık Şehir</image:title>
            <image:caption>Kent teorisi modernliği alışılagelmiş şekliyle şehre, belirli öznellik biçimlerinin tarihsel olarak ortaya çıkışına ve kültür, sanat ve mimarideki önemli gelişmelerin yükselişine bağlar. Bu da genellikle on dokuzuncu yüzyılda ve yirminci yüzyılın başlarında Avrupa ve Amerika’nın belli başlı metropollerindeki teknolojik, ekonomik ve toplumsal dönüşümlerin sonucu olarak değerlendirilir. Buna karşılık, modern dönemde Batılı olmayan şehirlere genellikle Batılılaşma ve gelişme merceğinden bakılır. Bu “diğer” şehirlerdeki kentsel modernliği nasıl anlamalıyız? 
 
İstanbul Açık Şehir, İstanbulluların şehirlerini tartışırken, hayal ederken, inşa ederken ve tüketirken kendilerini nasıl tanımladıklarını inceleyerek kültürel yaratıcılığı vurgulamayı amaçlıyor. Yazılı basına ve fotoğraflara, filmlere, mimari miras sergilerine ve tema parkları na odaklanan kitap ortak temsil pratikleri aracılığıyla bu popüler tasvirler arasındaki bağlantıları araştırıyor. Türeli kentsel modernliğe farklı bir bakış açısı öneren kitabı hakkında şunu söylüyor: 
 
“Şehrin geçmişinin çağrıştırılması yoluyla geleceğinin tanımlanması ve tartışılması hakkındadır bu kitap: Geçmişe ait hayal ve imgeler de, geleceğe dair tahayyüller de, esasen bugüne ait yorumlardır, bugünün endişelerine istinaden üretilirler ve bugünü anlamak için kullanılabilirler. Bu varsayımdan hareketle, bu çalışma ‘İstanbul’un hangi geçmiş(ler)i nasıl dolaşıma giriyor ve  yorumlanıyor?’ sorusunu kentin görsel temsilleri üzerinden incelemeyi amaçlıyor.” 
 
Istanbul Açık Şehir, kent araştırmacılarının ve tarihçilerinin, kültür araştırmacılarının, sanat tarihçileri ve antropologların yanı sıra planlamacıların, mimarların ve sanatçıların ilgisini çekecek özelliklere sahip. 
 
YAZAR HAKKINDA: McGill Üniversitesi Peter Guo-hua Fu Mimarlık Okulu’nda doçenttir. 2016’da mekânsal adalet ve mimarlık üzerine olan çalışmalarından dolayı Kanada Araştırma Kürsüsüne seçilmiştir. Yakın zamandaki araştırma alanları arasında düşük gelirli konutlar ve katılımcı tasarım, sivil protesto ve kentsel tasarım tarihi yer almaktadır. Kampüs tarihi üzerindeki çalışmaları Kanada Sosyal ve Beşeri Bilimler Araştırma Konseyi (SSHRC), Toplum ve Kültür Alanında Quebec Araştırma Fonu (FRQSC) ve Kanada İnovasyon Kurumu’ndan destek aldı. Kentin fotoğraf, film, sergi ve müzelerde görselleştirilmesi üzerine çok sayıda yayını bulunmaktadır. İstanbul üzerine yaptığı araştırmalar, Graham Vakfı da dahil olmak üzere çeşitli burs ve fonlarla ödüllendirildi. Yayınları arasında ortak editörlüğünü yaptığı İstanbul Nereye? (Metis, 2011) kitabı bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93295</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be4fdd29-994e-49db-a9fc-4226431e0e6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Herakleitos ile Yaşam ve Felsefe</image:title>
            <image:caption>Her şeyin sürekli bir akışta olduğunu ve değişime uğradığını savunan Yunan filozof Herakleitos, evreni oluşturan ana maddenin ne olduğunu sorgulamış, yaşamın özünde kaos olduğunu ifade etmiştir. Bunun karşılığı olarak da düzenin özü kavramını ortaya atmıştır. Değişmeyen tek şeyin değişimin kendisi olduğu felsefesiyle diğer filozofların çalışmalarına ilham olmuştur. 
 
Bu kitap, Herakleitos&apos;un felsefesinden, sözlerinden, fikirlerinden ilham alınarak yazıldı. Onu anlamak, sözlerini modern çağa göre yorumlamak ve felsefenin hayata dokunan değiştirici gücünü keşfetmek isteyenler için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93296</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b24701f6-207c-4fc4-82c0-4839f32568a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Güven Sizsiniz</image:title>
            <image:caption>GIDA MÜHENDİSİ ERDEM ÖNER GIDA GÜVENLİĞİ HAKKINDA 
MERAK EDİLEN KONULARI SİZLER İÇİN AÇIKLIYOR. 
 
En kaliteli yumurtanın kodunu biliyor musunuz? 
0 mı, 1 mi, 2 mi, 3 mü? 
   Baharatlar ne zaman kâbusa dönüşür? 
 
Zeytinyağındaki hileler neler? 
 
Konserve kavanozlarını ters çevirmek ne kadar doğru? 
 
Sirke, zeytinyağı ve turşu saklamada nelere dikkat edilmeli? 
 
Plastik kaplar nedeniyle tüketiciyi bekleyen tehlikeler neler? 
 
 Çiğ süt ne kadar süre kaynatılmalı? 
 
O şimdi çok moda! Avokado yense mi, yenmese mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93297</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aceab94-14e4-4842-92db-dbf630b40de1.jpg</image:loc>
            <image:title>2040&apos;a Ne Kaldı?</image:title>
            <image:caption>Geleceği bir tarihle ilişkilendirerek ele alan fütürizm konulu ilk kitap! 
 

Geleceğin dünyası nasıl şekillenecek? 
 
 
“Şimdiye kadar Fütürizmi anlatmak için yurtdışı kaynakları tavsiye ediyorduk. Oysa bu kitapla artık biricik ülkemizin de çok değerli 
 bir kaynağı oldu.” 
Ufuk Tarhan 
 
“Bu bilgilerin güncellenerek bir kitaba dönüşmesi tüm fütüristler ve geleceğe kafa yoranlar için bir müjdedir.” 
Birol Güven 
 
“Önemli kararlarımızı niçin gerçeklerle yüzleşmek yerine gelecek senaryolarını baz alarak veremiyoruz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93298</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37cc964a-2deb-4c28-9286-687e19aecd3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Spinoza ile Yaşam ve Felsefe</image:title>
            <image:caption>Evren ve insan hakkında modern görüşleriyle tanınan Hollandalı filozof Spinoza, varlık problemi üzerine çalışmıştır. Eserlerinde, aklı kullanarak insanlığı ulaşabileceği en üst bilgi ve seviyeye ulaştırmayı amaçlamıştır. Spinoza’nın “her şeyi tek bir temelde birleştirmek” düşüncesi 
modern felsefeye çağ atlatmıştır.

Bu kitap, Spinoza’nın felsefesinden, sözlerinden, fikirlerinden ilham alınarak yazıldı. Onu anlamak, sözlerini modern çağa göre yorumlamak ve felsefenin hayata dokunan değiştirici gücünü keşfetmek isteyenler için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93299</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e343f75-bfb4-43a9-9dda-3385e3d1eb6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kudüs&apos;te Gece Dersleri</image:title>
            <image:caption>“Schicksal ne demek biliyor musun?”
Lyuba kelimeye yabancıydı.
“Kader demek.”
Kader. Her şeyin bir nedene bağlı olarak gerçekleşmesi…



1941 yılında, Ukrayna’nın Czernowitz kentinin,  Küçük Kudüs olarak da anılan bölgesinde  İkinci Dünya Savaşı’nın tüm acılarını yaşayan bir Yahudi ailenin on altı yaşındaki genç üyesi Tholdi, sevdiklerinin hayatını kurtarmak için, sırlar ve şantajla dolu tehlikeli bir yol seçer. Ama aşkın ona yaptırabileceklerini hesaba katmamıştır. Linker ailesinin umutları, bir Çingene kızı olan Lyuba sayesinde gerçeğe dönüşür.

Küçük Kudüs’te Gece Dersleri ırkçılığın, aşağılanmanın ve ayrımcılığın insan ruhunda açtığı yaraları ustalıkla irdeleyen 
 bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93300</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f78ea450-b9e0-4e97-bbb2-48d1cc7311fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Gazeteciler 5 - Son Baskı</image:title>
            <image:caption>Yazıyorrrr... Yazıyorrrr...

Süper Gazetecilerin &apos;&apos;Son Baskı&apos;&apos; heyecanını yazıyor!

Çocuk edebiyatında 30. yılını kutlayan Aytül Akal&apos;ın, yayımlandığı günden bu yana 500 bini aşkın okura ulaşan &apos;&apos;Süper Gazeteciler&apos;&apos; serisinin 5. halkası Son Baskı, gündemin ve güncelin nabzını tutuyor, etik değerler hakkında düşündürüyor.

Kendi çabalarıyla hazırlayıp dağıttıkları Süper Gazete ile epeyce ünlenen dört kafadarı bu kez 8. sınıf sıralarında buluşturan yazar, takipçilerini yine karmaşık olaylar zinciriyle baş başa bırakıyor.

İlk gençlik çağındakilerin bireysel ve toplumsal bağlamda yaşadıkları sorunları içtenlikle ele alan roman; başarı takıntılı anne babaların yüksek beklentileri karşısında baskı hisseden öğrencilerin duygu ve düşüncelerine tercüman oluyor.  

Süper Gazeteciler Elif, Evren, Selin, Yener artık 8. sınıftadır ve eğitim hayatlarına yön verecek önemli bir sınavın eşiğindedir. Yoğun ders programı ve çözülmesi gereken testler yetmezmiş gibi bir de Süper Gazete&apos;yi tekrardan çıkarma fikri eklenir günlük koşuşturmalarına. Ergenliğin getirdiği ruhsal dalgalanmalarla mücadele ederken sürpriz sorumluluklar yüklenir omuzlarına. Tabii hiç olmadık anlarda çetrefilli sorunlar da çıkar karşılarına... Elif&apos;in uzaklardan gelen halası, Evren&apos;in evdeki kasada gördüğü test sayfaları, Selin&apos;in çizdiği resimlerin sergiden birer birer kaybolması ve Yener&apos;in annesinin son zamanlarda epeyce tuhaflaşması, dört arkadaşın önündeki geleceği belki de sınavdan çok daha fazla etkilemek üzeredir. Süper Gazeteciler için kolları sıvama vaktidir! Evde onları bekleyen yüzlerce teste inat, önlerinde acilen çözülmeyi bekleyen büyük bir problem yumağı vardır...
 
Geleceklerini şekillendirecek bir yol ayırımından hemen önce, doğruları hep birlikte bulmak adına yeniden tek yürek olan Süper Gazeteciler, &apos;&apos;Son Baskı&apos;&apos;sını yaptıkları Süper Gazete&apos;de öne çıkan haberler üzerine, çocukları düşünmeye ve tartışmaya çağırıyor.  

Yüksek temposu ve hiç dinmeyen aksiyonu ile son 20 yılın en çok okunan ve en çok tavsiye edilen macera serilerinden biri olan &apos;&apos;Süper Gazeteciler&apos;&apos; her kitabında hayata karşı bakış açılarımızı değiştirecek mühim mevzulara temas ediyor, çocuk eliyle dünyaya adalet dağıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93301</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4ff84b9-0c3d-4c4c-8e9b-94a5e0e9e5c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yok Yolcu</image:title>
            <image:caption>Kâmil Erdem öyküleri bir akarsu gibidir, bir akarsuyun gereğini yapar, öyle olması, akması gerektiği için akar. Suyun uzunluğu, derinliği, içinde mi kıyısında mı, neresinde durmak gerektiği kararını ise okur vermek durumundadır; bu sakin, sessiz, keyif çatılan bir dere kenarı da olabilir, köpürtülü, gürültülü ve tekinsiz bir çağlayan da. 


Üçüncü öykü kitabı Yok Yolcu da böyle müphem öyküler barındırıyor; sonsuz bir sonsuzluktan, derin düşüncelerden, koca bir hayat boyu yaşananlardan, çıkarımlardan, süzülenlerden, öyle kendince akanlardan ve dökülenlerden dileyen dilediği kadarını alıyor. 



Bütün caddeleri, sokakları, evleri, evlerinin içindeki insanları, insanlarının arasındaki ilişkilerin yıkıldığı ve yeniden kurulduğu, bozunuma uğradığı ve onarıldığı, duvarlar ya da sular altında kaldığı Beyoğlu&apos;na da incelikli bir ağıt yakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93302</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c8da2f3-b848-4b26-b99b-7a8a1b416671.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Köpek</image:title>
            <image:caption>Romain Gary, yirminci yüzyıla damgasını vuran 1968&apos;i; ekonomik ve politik krizler, tırmanan ırkçılık, başkaldırılar ve öğrenci ayaklanmalarının yılını, gerçekliğin yıkıcı ve soğuk gölgesinin kuytularında kurgusallaştırıyor...


Siyah ve beyazın, aşağı ve yukarı mahallenin, zenginin ve yoksulun, sağın ve solun müthiş bir kontrast yarattığı bu çalkantılı dönemde Siyahlara saldırmak üzere eğitilen ve giderek sembolikleşen &quot;ırkçı köpek&quot; Batka&apos;yı iyileştirmeye çabalayarak vahşete, nefrete ve adaletsizliğe merhem olmaya çalışıyor. Cüretkâr aktivistler, pek duyarlı Hollywood yıldızları, Kara Panterler ve diğer radikallerle dört koldan kuşatılmış olan Gary&apos;nin Batka&apos;nın gözlerinde gördüğü ihanet, korku ve kin deva olunabilecek ümitvâr bir ihtimale dönüşüyor. Tüm yaşamını artık iflah olmaz denen eski polis köpeğinin üzerine inşa ederek bir trajedi, bir mücadele alanı, bir harp, bir kitap yaratıyor.



İyiye, güzele ve aşka; isyana, kaçışlara ve umuda inançla sarılanlar; tasmalarının bağını çözmeye heves edenler için sarsıcı bir anlatı: Beyaz Köpek, ilk kez Türkçede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93303</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/504d474b-99c4-4128-8046-e4e9437bd2ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Geceyarısı Mektupları</image:title>
            <image:caption>Türkçenin civanmert denemecisi Salâh Birsel&apos;in, edebiyat camiasının ünlü simalarına hitaben kaleme aldığı mektuplar, kendisinin edebi temrinleri kadar döneminin canlı entelektüel hayatına ve gündemine de ayna tutuyor.


Behçet Necatigil, Burhan Arpad, Cevdet Kudret, Enis Batur, Günel Altıntaş, Hulki Aktunç, Memet Fuat, Nevzat Üstün, Oğuz Demiralp, Tahir Alangu, Tahsin Yücel, Talât Sait Halman ve daha nice isim için cızırdattığı kaleminden yeni edebi keşifler, dergi çevrelerinin gündemleri, okuma önerileri, keskin ve objektif eleştiriler fasetlenmemiş cevher parçaları misali ışıldıyor.



&quot;Zamanlarında, Salâh Birsel&apos;e gönderilen şataraban peşrevler&quot;den oluşan &quot;Fiyangolu Mektuplar&quot; başlıklı bölümde ise okuru, sürpriz isimlerin bu müstesna dil işçisine yazdığı yanıtlar bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93304</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5b6cc8f-daf9-4885-9bd8-8495241c740b.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha Adil Bir Dünya Mümkün</image:title>
            <image:caption>“Sadece beş ülkenin bütün dünyanın kaderini etkileyecek konularda karar vermesi ne ahlaki ne adildir. Dünya beş ülkeden büyüktür.”
Daha Adil Bir Dünya Mümkün
“Adil ve daha sürdürülebilir bir küresel barışın temini için çok kültürlülüğü ve çok kutupluluğu yansıtan bir BM’ye ihtiyaç vardır. Dünya ne tek kutuplu ne de iki kutupludur, ne hâkim bir kültürün ne de birkaç imtiyaz sahibi aktörün kültürel hegemonyası altındadır. Çok kutuplu, çok merkezli, çok kültürlü, daha kapsayıcı ve adil bir dünya inşa etmek mümkündür. Böylesi bir dünya için ilk adres BM’dir. Barışın, istikrarın, adaletin ve etkin küresel yönetişimin yolu, BM’nin reforma tabi tutulmasından geçmektedir. BM reformu ve özellikle Güvenlik Konseyi’nin yapısının yeniden oluşturulması, elbette tüm dünya ülkelerinin uzlaşmasıyla hayata geçecektir.
Biz Türkiye olarak, bu çerçevedeki teklifimizi uzun zamandır ifade ediyor ve tüm ülkelerin tartışmasına açıyoruz. çözüm önerimiz ise ‘Dünya beşten büyüktür’ ifadesinde kendini bulan, BM Güvenlik Konseyi’nin yapısının değiştirilmesini merkeze alan bir perspektifin hâkim kılınmasıdır. Konsey’in kıtaları, inançları, kökenleri ve kültürleri mümkün olan en adil şekilde temsil edecek bir yapıya kavuşturulacak şekilde yeniden yapılandırılması çözüm ve küresel barışın tesisi için devrimsel bir adım olacaktır.”
Recep Tayyip Erdoğan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93305</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4c83ebb-ff2a-4974-8df2-1c31848cd1e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kont Belisarios</image:title>
            <image:caption>Altıncı yüzyıl, Roma İmparatorluğu için pek de huzurlu bir zaman değildir. Batı Roma çökmüştür, Doğu Roma ise Vandalların, Gotların ve Perslerin tehdidi altındadır. Bu istilacılar, tek bir kişiden çekinir: Bizans İmparatoru İustinianos’un büyük generali Belisarios. İyi bir süvari, mahir bir okçu ve kılıç ustası olan Belisarios, Doğu’dan Kuzey Afrika’ya uzanan zaferleriyle halkı gururlandırırken İmparator’da kıskançlık ve şüphe uyandırır. Erdem ile yozlaşma arasındaki bitmeyen çatışma, Belisarios ile İustinianos’un ilişkisinde gözler önüne serilir. 

Robert Graves, Pers sınırında, Kuzey Afrika çöllerinde, İtalya yarımadasında geçen savaşları, din çatışmalarını, Konstantinopolis’i ikiye bölen Mavi-Yeşil takım kavgalarını ve insanlık tarihinin en yıkıcı veba salgınlarından birini, Belisarios’un eşi Antonina’nın sadık hizmetkârı hadım Eugenios’un ağzından anlatır. Bunu yaparken de Belisarios’un yazmanı Prokopios’un kaleme aldığı iki tarihçeden faydalanır; biri generalin üstün başarılarını konu edinen Savaşlar Tarihi, diğeri ise kindar dedikodularla dolu Bizans’ın Gizli Tarihi’dir. 1938 yılında yayımlanan Kont Belisarios’ta tarihten bir kesit sunan Graves’in dönemin insanlarını da canlı tasvirlerle anlatabilmesi dikkat çekicidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93306</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29699bed-cfea-4a26-814e-d2e271512ea8.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Gülleri Kurutma</image:title>
            <image:caption>Gençlik yerini olgunluğa bıraktıkça, eski hatalar telafi edilebilir mi?

Elazığ’da doğup büyüyen Nevin’in iyi niyet taşlarıyla döşeli yaşam yolu önce İstanbul’a, ardından da Ankara’ya uzanır. Yıllar yılları kovalarken Nevin’in telaşları hiç eksilmemiş, ağırlığını sürekli artırarak omuzlarına çöreklenmiştir. Beyaz güllere benzettiği o gençlik günleri çok uzaktadır artık. Onca yılını mücadele ve umutla geçirmiş Nevin, pes etmekle direnmek arasında kalır ilk kez. Beyaz gülleri kurutmadan, yılları bir nişane gibi onurla göğsünde taşıyarak yola devam etmek için ihtiyaç duyduğu gücü bulmalıdır.

 Naşide Gökbudak, Beyaz Güller Açarken adlı romanının devamı olan bu kitapta, her şey bitti zannederken yeniden ayağa kalkma gücü bulan insanların derin hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93307</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/256e4f4f-4588-49f8-a97e-b6c45bc7b725.jpg</image:loc>
            <image:title>Kont Belisarios (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Altıncı yüzyıl, Roma İmparatorluğu için pek de huzurlu bir zaman değildir. Batı Roma çökmüştür, Doğu Roma ise Vandalların, Gotların ve Perslerin tehdidi altındadır. Bu istilacılar, tek bir kişiden çekinir: Bizans İmparatoru İustinianos’un büyük generali Belisarios. İyi bir süvari, mahir bir okçu ve kılıç ustası olan Belisarios, Doğu’dan Kuzey Afrika’ya uzanan zaferleriyle halkı gururlandırırken İmparator’da kıskançlık ve şüphe uyandırır. Erdem ile yozlaşma arasındaki bitmeyen çatışma, Belisarios ile İustinianos’un ilişkisinde gözler önüne serilir. 

Robert Graves, Pers sınırında, Kuzey Afrika çöllerinde, İtalya yarımadasında geçen savaşları, din çatışmalarını, Konstantinopolis’i ikiye bölen Mavi-Yeşil takım kavgalarını ve insanlık tarihinin en yıkıcı veba salgınlarından birini, Belisarios’un eşi Antonina’nın sadık hizmetkârı hadım Eugenios’un ağzından anlatır. Bunu yaparken de Belisarios’un yazmanı Prokopios’un kaleme aldığı iki tarihçeden faydalanır; biri generalin üstün başarılarını konu edinen Savaşlar Tarihi, diğeri ise kindar dedikodularla dolu Bizans’ın Gizli Tarihi’dir. 1938 yılında yayımlanan Kont Belisarios’ta tarihten bir kesit sunan Graves’in dönemin insanlarını da canlı tasvirlerle anlatabilmesi dikkat çekicidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93308</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e32babc1-e0c0-4910-82a2-674fe39fe3cf.jpg</image:loc>
            <image:title>5. Boyut</image:title>
            <image:caption>İnsan günümüz dünyasında varlığının çok küçük bir bölümünün farkında. İnsanın yeryüzünde kurduğu ekonomik sistem, ihtiraslarına kavuşmak için birbiriyle ve doğayla giriştiği mücadele ortada. Oysa ‘İnsan Varlık’ 2012’nin sonu itibariyle başlayan ‘Geçiş’ sürecinin 5. diliminde. Gezegende her geçen gün etkisini arttıran ‘karanlık’; savaşlara, kargaşaya, terörizme, doğal afetlere, sosyal krizlere, kaosa, bitmeyen strese ve bütün İnsanlığın beraberce tanık olduğu birbirinden acı tablolara yol açıyor. Tabi ki bunların hepsi İnsan Varlık’ın ‘Öz’üne yükseliş sürecinin bir parçası...

Peki, bu sıkışık ve karanlık süreçte İnsan Varlık’a düşen ne?
İnsan Varlık bu acılı ve kaotik ortamdan nasıl çıkacak?
Karanlıkta yolunu nasıl bulacak?

Bu karanlıktan sonra O’nu neler bekliyor? İnsan Varlık Işığına sahip çıkıp, ‘Kendi’siyle nasıl buluşacak? ‘Geçiş’ esnasında ‘Perispri’ye odaklandıktan sonra 5. Boyut’a nasıl yükselecek?.. İnsan Varlığın önümüzdeki yükseliş sürecini anlatan bu kitap, tam bir ‘Geçiş’ rehberi olarak 5. Boyut Kanallığıyla alınmış ve yazıya dökülmüştür. 5.Boyut’un İnsan Varlık’a sunumudur…
Gel İnsan… Çal Kapıyı ve Gir İçeri…
—Ali Erdinç BAŞARAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93309</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2464f2d1-3061-4bfc-9d77-dbf542fe66d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Çocuk</image:title>
            <image:caption>Sıradan bir sokaktaki, sıradan bir evde, sıra dışı bir çocuk yaşıyor! Süper Çocuk! 
Süper Çocuk, güvenilir dostu Mega Köpek ile birlikte, yardıma ihtiyacı olanların yardımına koşuyor, şehri tehlikelerden koruyordu. Bir gün ağaç evden inemeyen iki kahramanı kim kurtaracak dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93310</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea539c3c-736c-4773-a079-0d9497e89967.jpg</image:loc>
            <image:title>Siber Psikoloji</image:title>
            <image:caption>Yaşamın her anında kullanılan bir araç olmaktan çıkıp kendi uzayında insanların var olduğu bir dijital döneme henüz yeni adım atıyoruz. Evet, dijital teknolojilerin sayısız faydası var ancak bu teknolojiler birçok yeni tehdit ve daha önceden tanımlayamadığımız yeni problemlere de neden oluyor. Siber uzay, artık her gün yenilerinin de eklendiği ve etkilerinin fizikî dünyaya da yansıdığı yüzlerce farklı tehdit barındırıyor. Daha da önemlisi davranışlarımızı, algımızı, kimliğimizi, benliğimizi etkiliyor, değiştiriyor ve bir dönüşüme zorluyor. Bazı değişim ve dönüşümler için iyi-kötü, doğru-yanlış noktasında göreceli durumlar söz konusu olsa da sebep olduğu bazı problemler neredeyse tartışmasız olarak bu yeni uzayda halledilmesi gereken sorunlar olarak çözüm bekliyor. İşte yeni ve yükselen bir bilim alanı olan siber psikoloji veya siber uzay psikolojisi; dijital teknolojilerin temelde insan beyni üzerinde, başta negatif olmak üzere, etkilerini inceliyor. Siber psikoloji, dijital teknolojilerin insan üzerindeki bilişsel, duygusal, fiziksel, davranışsal ve sosyal etkilerini bir bütün olarak ele alıp sorguluyor; hem siber uzayın kendi sınırları içindeki insan psikolojisini hem de siber uzay ve fizikî uzay arasında birbirini etkileyen dinamikleri anlamaya çalışıyor.   

Bu kitap; araştırmacı, psikolog, danışman, uzman ve siber psikolojiyle ilgili tüm öğrenci ve okuyuculara hem siber psikoloji bilimi hakkında iyi bir temel sunuyor hem de bilimsel araştırmalarla dijital teknolojilerden insanın A’dan Z’ye yaşamının nasıl bir değişim ve dönüşüm geçirmekte olduğunu gözler önüne seriyor. Kitabı okurken yer yer kaygılanacaksınız, daha çok sorunuz oluşacak ve araştırma merakınız daha da canlanacak. Siber psikoloji, henüz bilinmeyenlerin kuşattığı bir evrende soruların cevaplarını aramaya devam ediyor. Bu kitabı okuduğunuzda siber uzayın dinamiklerini daha iyi anlayacaksınız. İyi okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93311</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65fe6e96-71cc-4367-af4d-bf8feeedfb37.jpg</image:loc>
            <image:title>Binbir Oyun (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemde, kitabın çocukların gelişimi üzerinde tartışılmaz bir yeri vardır. Kitaplar, çocukların dil ve iletişim becerilerini geliştirmenin yanında hayal dünyalarının gelişmesine katkıda bulunurlar. Bu açıdan bir ebeveyn ve eğitimci olarak söylemeliyim ki Binbir Oyun kitabını görüp de heyecanlanmamak mümkün değil. Binbir Oyun; el çırpma, sayı ve kavramları kullanma, renkleri ayırt etme, nesneler arası ilişki kurma gibi okul öncesi eğitiminin temel taşları ile çocukların bilişsel ve psikomotor gelişimlerine destek olurken aynı zamanda onların hayal dünyalarına ışık tutacak. Bu keyifli çalışmayı tavsiye etmekten mutluluk duyuyorum.
Asuman Kılıç- Okul Öncesi Öğretmeni
Binbir Oyun&apos;un desteklediği okul öncesi kazanımları:
- Dikkat ve takip yeteneğinin gelişmesi,
- El-göz koordinasyonunun gelişmesi,
- Renkleri tanıyabilme ve eşleştirme,
- Renkleri ve şekilleri gruplandırma,
- Az-çok, büyük-küçük gibi kavramları tanıma,
- Algılananları hatırlayabilme,
- Yön bilgisi geliştirme...
2011’de “Prix Sorcières En İyi Kitap” ödülü alan Binbir Oyun Mart 2011’de ABD’de yayımlandığında 100 haftadan daha fazla süre New York Times en çok satanlar listesinde kaldı. School Library Journal, Publishers Weekly ve Kirkus Reviews’den olumlu eleştiriler alan kitap, Amazon, Kirkus Review ve Wall Street Journal tarafından 2011 yılının en iyi çocuk kitaplarından biri olarak seçildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93312</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f885e6b-c292-41e0-a0b4-cbbc14d9ffd0.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi ki Varsın Tilki Toni 3 - Bir Dilek Tut!</image:title>
            <image:caption>Deniz ile onun olağandışı, olağanüstü, harika, inanılmaz sevimli ve dünyada bir eşi benzeri olmayan arkadaşı Tilki Toni için sürprizlerle dolu bir yaz tatili başlıyor! 

Okulların tatile girmesiyle canı sıkılan Deniz’in yardımına muhteşem fikirleriyle Tilki Toni yetişiyor. Büyük Kanyon’u görmeyi kafasına koyan Deniz, bunun için pastaneden kedi pansiyonuna kadar çeşitli yerlerde çalışmayı deniyor. Ama bir dileği olan sadece Deniz değil…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93313</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9987f64c-6f9e-4a35-b263-b2cfcde8cbde.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyniniz Bir Süperstar</image:title>
            <image:caption>Beyin neden böyle çalışır? Belirli yiyecekleri yemek hafızanızı güçlendirebilir mi?
Beyninizin kullanmadığınız kısımlarını aktive edebilir misiniz? Gülümseyerek mutluluk hissi yaratabilir misiniz?
Özgür irade nedir ve ona gerçekten sahip miyiz?
Bu büyük sorular ve daha fazlası, en harika, gizemli ve yeri doldurulamaz organınızın tüm sırlarını ortaya çıkarmak için araştırılıyor. Sizi siz yapan beyninizdir, kişiliğinizin ve zekanızın köküdür. Dil öğrenir, anılar yaratır ve karmaşık kalıpları yorumlar. Ancak aynı zamanda kötü kararlarınızdan da sorumludur ve bağımlılık yapan davranışları ödüllendirir.
Nörobilimci Dr. Kaja Nordengen, Beyniniz Bir Süperstar’da büyüleyici ayrıntılara -hem nöronlar, sinapslar ve serebral korteks ile fiziksel olarak nasıl yapılandırıldığı hem de daha soyut bir düzeyde nasıl çalıştığı- girerek beynin nasıl çalıştığını, aşık olduğumuzda neler olduğundan benlik duygumuzu nerede bulduğumuza kadar her şeyi bir bir anlatıyor.
Karmaşık insan beyninin keşfedilmemiş birçok bölgesinde büyüleyici yolculuğunda Dr. Kaja Nordengen’e katılın ve beyninizin neden gerçekten bir süperstar olduğunu öğrenin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93314</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b331397c-d0ad-4400-b4ab-10ce6bbdcd8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşe</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın en büyük spiritüel ustalarından biri olan Osho, bu kitapta bizlere hem neşe hem de ıstırabı deneyimlememiz ve takdir etmemiz için ilham veriyor. Osho, şefkat ve mizahın sanatsal bir karışımıyla, bize neşenin hayatın özü olduğunu, mutsuzluğun bile neşeden kaynaklandığını gösteriyor. Mutluluk için koşullar veya talepler belirlemek yerine sahip olduğumuz her şeyde iyiyi bularak bizi neşeyi kabul etmeye teşvik ediyor. Osho’ya göre sadece var olduğumuz için bile minnettar olmalıyız ve yaşamdaki tüm zorlukları birer fırsat olarak görmeliyiz. Kişi, neşeyi kucaklayarak hakiki, huzurlu ve dengeli bir ruh haline yaklaşabilir.
Osho, bizleri hayatı tüm zenginlikleriyle yaşama kapasitemizi sınırlayan koşullu inanç sistemlerinden ve ön yargılardan kurtulmaya davet ediyor.
Kendisi, Sunday Times of London tarafından “20’nci Yüzyılın En Büyük 1000 Kurucusu” listesine dahil edilmiştir. Ve Hindistan’da yayınlanan Sunday Mid-Day, Osho’yu Hindistan’ın tarihini değiştiren 10 insanın arasında olmaya layık görmüş, onu Gandhi, Nehru ve Buda gibi şahsiyetlerin arasına yerleştirmiştir. 1990’daki ölümünden bu yana Osho’nun öğretilerinin etkisi genişlemeye devam ediyor ve dünyanın hemen her ülkesinde her yaştan arayıcıya ulaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93315</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b347af1d-3594-4a7f-9747-6ba824114889.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihninizden Uzaklaşmak</image:title>
            <image:caption>Alan Watts, sağduyumuza kavuşmamız için bazen zihnimizin dışına çıkmamız gerektiğini sıklıkla tekrar eder. Bu ünlü yazar, kendi tanımıyla spiritüel eğlendirici, bilgelik arayan sayısız insanda, Batı’daki her öğretmenden daha fazla Hindistan’ın, Çin’in ve Japonya’nın spiritüel ve felsefi hazlarının tutkusunu ateşlemiştir.
Zihninizden Uzaklaşmak ile bu efsanevi düşünürün en önemli altı öğretisine dalarak rasyonel zihnin sınırlarından nasıl kurtulacağınızı, çevrenizde oynanan büyük oyunun nasıl farkına varacağınızı ve onu takdir edeceğinizi öğrenirsiniz. Alan Watts’ın söyleşilerinden bir seçki olan Zihninizden Uzaklaşmak, bu parlak öğretmenin hakiki faaliyetlerine ışık tutan, size ilham verecek yeni bir kaynaktır.
Hem Alan Watts’ı yeni tanıyanlar hem de ona aşina olanlar için yazılmış bu kitap geleneksel farkındalığın tuzağından kurtulmak için hepimizi onun favori yollarını araştırmaya davet eder:
“Kontrollü rastlantı” sanatı – hayatınızı bu kadar ciddiye almaktan vazgeçerseniz ve tam bir samimiyetle ondan keyif almaya başlarsanız ne olur?
Nasıl “kendim” mitine, çevremizdeki dünyadan farklı, derimize hapsolmuş egolar olduğumuza inandık ve bu illüzyonu nasıl aşarız?
En derin amacımızı bulmak için neden kaosu ve boşluğu tamamen kucaklamalıyız?
Budizm’in, Hinduizm’in ve Batı felsefesinin ve çok daha fazlasının derin prensiplerine alışılmadık ve ferahlatıcı bir bakış açısı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93316</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/472053ce-a849-4a70-b97f-b20d10fab60b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümlüler İçin Zamanın Kısa Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“İnsanın savaşı mutlak sona kadar devam eder, adımladığı dünya adlı bir duvardır, bulduğu tüm çatlaklardan sızarak kendini arayacaktır elbette. Zaman bir boşluktur içinde, aslında yurtsuzdur insan ama yerini bilir. Bilir ve korkuyla ümit arasında bir yerde bekler yine de. Âdemoğlunun kulağına fısıldanan sır öyle söyler; dünya meydanında herkes yenik, mağlup olmayansa yalnızca ölümdür. Zaman eskidir, insan ölümlü.” 
 
 Kelimelerle dolu bir kuyunun ortasında, dünyada bir yerde, zamanlardan bir zamanda… 
 
Ölümlü, rotasını çizecek ve elindeki haritayla kendi yolunun izini sürecek. O büyük sırra yaklaşmak için zamanın hikâyesine kulak verecek. Çünkü çoğu zaman dinlemek, anahtarın kendisidir. Anlatanlar bunu çok iyi bilir. 
Güven Adıgüzel’in coşkun üslubundan bir işaret fişeği: Ölümlüler İçin Zamanın Kısa Hikâyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93317</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f619463b-0b8d-43a4-a036-a2efd547e231.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Defter</image:title>
            <image:caption>Suçlanmak kadar suçlamak da kurutur bahçeleri!

Gizemli ve mizah dolu kurgularıyla sevilen Gülsevin Kıral, yine polisiye tadında bir okul hikâyesi anlatıyor. Bir sınıf dolusu öğrencinin, aralarındaki &quot;suçlu&quot;yu arama serüveni, önyargı, dışlama, kuşku, güven gibi duygularla yüzleşme deneyimine evriliyor. Öğretmen ve öğrencilerinin, not sisteminin yarattığı panik bulutlarını elbirliğiyle dağıtması, mahalledeki bahçede yeşeren anılar, umut dolu bir dünya betimliyor. Polisiye tadındaki sürükleyici hikâye, doğanın sesini duyulur kılan duru ve umut dolu bir anlatımla her yaştan okurun kalbine dokunuyor. 

6A sınıfı, matematik öğretmeni Titiz Filiz&apos;in not defterinin kaybolmasıyla karışır. Defter bulunamazsa, hepsinin notu kırılacaktır. Bu sonucu hak etmediğini düşünen çocuklar defterin peşine düşerler. Kaygı dolu arayış, içlerindeki iyiyi kötüyü ortaya çıkardığı gibi, arkadaşlıklarını da gözden geçirmelerine neden olur. Bu arada, mahalledeki fırın bir grup arkadaşı güven veren kokusuyla sarmalarken, eski evin yerindeki ot bürümüş bahçe de Titiz Filiz&apos;in sakladığı unutulmaz anıları fısıldamaya başlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93318</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6ae64c1-b84f-4fec-9ed9-eb0145909931.jpg</image:loc>
            <image:title>Senden Sonrası</image:title>
            <image:caption>Senden sonrası diye bir şey hiç aklımıza gelmedi ki! Hem hangi anne babanın, hangi eşin, hangi evladın aklına gelir ki oğlum! Sen ömrümüzün sonuna kadar olacaktın. Ömrümüzün sonuna kadar “İyi ki bizimlesin, iyi ki bizim oğlumuzsun,” diye gururlanacaktık. 

Evet, yine gururumuzsun, yine bizim oğlumuz, ömrümüzün sonuna kadar yaşayacak onurumuzsun ama yalnızız ve yokluğun üşütüyor işte. 
Oğlumdan sonrası, kocamdan sonrası babamdan sonrası… Ne kadar anlamsız ve saçma cümleler değil mi? 
 
Ne kadar acı bir söz “senden sonrası…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93319</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65be3017-92ba-455b-93e6-81901461a5e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dünyasının Müzik Yıldızı Üzeyir Hacıbeyli</image:title>
            <image:caption>Azerbaycan Millî İlimler Akademisinin fahri üyesi, Azerbaycan Cumhuriyeti&apos;nin sanat emektari, 
Azerbaycan Bestekârlar Birliği ve bu birliğin yönetim kurulu üyesi, Üzeyir Hacıbeyli ve Humay adlı ödüllerin sahibi ünlü musikişinas ve âlim Prof. Dr. Zemfira Seferova, 240&apos;dan fazla makalenin ve özellikle 40&apos;ın üzerinde kitabın yazarıdır. 

Zemfira Seferova&apos;nın yaptığı araştırmalar, birçok ülkede farklı dillere çevrilerek yayımlandı. Halihazırda Zemfira Seferova, Azerbaycan Millî İlimler Akademisi Mimarlık ve Güzel Sanatlar Enstitüsü &quot;Musiki Tarihi ve Teorisi&quot; bölümünün başkanıdır. 

Azerbaycanlı Üzeyir Hacıbeyli&apos;nin sanatı, dünya medeniyet hazinesine bahşedilen en nadir incilerdendir. 

Çok derinlere inen ve binlerce köke sahip Azerbaycan toprağına bağlı olan bu musiki, gerçek bir sanat olduğu için başka halklar tarafından benimsenmiş, dünyada ün kazanmış ve sevilmiştir. 


Ünlü şair Samed Vurgun, &quot;Üzeyir&apos;in sanatı, kemale ermiş bir sanattır. Lakin insan kemalinin hududu olmadığı gibi, sanat ve yaratıcılığın da hududu yoktur.&quot; der.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93320</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83752d77-ff8c-4263-93d9-cb4dab8cefb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Japonya’nın Doğuşunda Bir Aydın - Yukichi Fukuzawa</image:title>
            <image:caption>“Uygar bir ülkenin gerçekten değerli insanları olabilmeleri için ülkemin erkek ve kadınlarının ahlâkî değerlerini yükseltmek adına çaba harcamak istiyorum.” 
Yukichi Fukuzawa 
Fukuzawa hayat hikâyesini anlatmaya Nakatsu’da geçen çocukluğuyla başlıyor. Yaşadığı toplumun Fukuzawa’nın kaleminden tasviri, bugün neredeyse hayal dahi edilemeyecek katılıktaki hiyerarşik bir düzeni en ince ayrıntılarıyla gözler önüne seriyor. Öte yandan yazarın yaşadığı dönem, Japonya’daki toplumsal düzenin, ekonomik ve siyasi boyutlarıyla çok yönlü ve köklü değişikliklerden geçtiği bir döneme tekabül ediyor. Bu nedenle Fukuzawa’nın önemi, Japonya’nın 19. yüzyıl boyunca modern dünyaya uyum sağlamak için attığı ilk adımlara şahit olmasıdır. O, bu sürecin önemli bir parçası ve modern Japonya’nın kurucu düşünürlerinden olmuştur. Japonya’nın yeni dünyayla bağlantı kurmak için ilk kez 1860’ta Amerika’ya ve 1862’de Avrupa’ya gönderdiği elçilik heyetlerinde tercüman olarak yer almış, akabinde bu seyahatlerine dair gözlemlerini özyaşamöyküsünde ve başka kitaplarında paylaşmıştır. Kendi kurduğu okulda gençlerin dil eğitimi almalarını ve güncel araştırmaları takip etmelerini çok önemseyerek halihazırdaki eğitim kurumlarına nazaran farklı bir müfredatı takip etmiştir. Bugün Fukuzawa’nın kurduğu okul Keio Üniversitesi olarak nesilleri eğitmeye devam ediyor. 
Modern Japonya’nın Doğuşunda Bir Aydın: Yukichi Fukuzawa aslında hem Fukuzawa’nın hem de bu ufak ada devletinin hızla değişen yeni dünya düzeninde, kendi yerini ve yolunu bulma mücadelesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93321</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8543cf8b-e841-42ba-959b-45ac9ea5994b.jpg</image:loc>
            <image:title>Lullabies of the Night</image:title>
            <image:caption>&quot;The bridge between madness and salvation.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93322</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/632e5fda-1ffc-4e4a-bdd2-04989acb36b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tutankhamon&apos;un Yüzükleri</image:title>
            <image:caption>Artık hiçbir şey eskisi gibi değildi. Kaderim benim için yeni bir yol çizmişti. Hayatım ev ile kitapçı dükkânım arasında geçiyordu. Bir süre komaya girmiş gibi yaşadım. Elsiz ve ayaksız gibiydim. Hırpalanmış ruhum, olmayacak mutluluklar yaşama beklentisinden çoktan vazgeç-mişti. Sabahların ve akşamların keyfini süren, aralarında şakalaşıp gülüşen insanlara gıptayla bakıyordum. Attığım her adımda Mısır’la ilgili anılarım kanıyor, tarifsiz pişmanlıklara ve kederlere gömülüyordum. Bu durumun ne bir ilacı ne de bir çaresi vardı. Nefes aldığım süre boyunca bu derdi çekecektim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93323</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05451d4d-5359-4560-9570-260800d49efa.jpg</image:loc>
            <image:title>İslami Finans ve Ekonomik Büyüme</image:title>
            <image:caption>1.      EKONOMİK BÜYÜME 
1.1.   EKONOMİK BÜYÜMENİN KAVRAMSAL VE KURAMSAL ÇERÇEVESİ 
1.2.   EKONOMİK BÜYÜME TEORİLERİ 
1.3.   EKONOMİK BÜYÜME VE FİNANSAL GELİŞME İLİŞKİSİ 
2.      İSLAMİ FİNANS 
2.1.   İSLAMİ FİNANSIN KAVRAMSAL VE KURAMSAL ÇERÇEVESİ 
2.2.   İSLAMİ FİNANS SEKTÖRÜ 
2.3.   İSLAMİ FİNANSMAN MODELLERİ 
3.      İSLAMİ FİNANS GELİŞİMİ VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ 
3.1.   İSLAMİ FİNANS GELİŞİMİ VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ: AMPİRİK LİTERATÜR 
3.2.   ARAŞTIRMANIN AMACI, VERİ SETİ VE MODELİ 
3.3.   ARAŞTIRMANIN AMPİRİK METODOLOJİSİ 
3.4.   ARAŞTIRMANIN BULGULARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93324</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62dad956-8060-4bc9-95f1-32edaa43dc93.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Medyada Pazarlamanın Gücü Kavramlar, İşleyiş ve Güncel Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM 1: SOSYAL MEDYA VE SOSYAL MEDYA PAZARLAMASI KAVRAMI 
2.      BÖLÜM 2: SOSYAL MEDYA PLATFORMLARI 
3.      BÖLÜM 3: SOSYAL MEDYADA PAZARLAMA STRATEJİSİ 
4.      BÖLÜM 4: SOSYAL MEDYADA PAZARLAMA KARMASI BİLEŞENLERİ 
5.      BÖLÜM 5: SOSYAL MEDYADA TÜKETİCİ DAVRANIŞLARI 
6.      BÖLÜM 6: SOSYAL MEDYADA REKLAM UYGULAMALARI 
7.      BÖLÜM 7: SOSYAL MEDYADA KURUMSAL İLETİŞİM ve HALKLA İLİŞKİLER 
8.      BÖLÜM 8: SOSYAL MEDYADA İÇERİK PAZARLAMASI 
9.      BÖLÜM 9: SOSYAL MEDYADA TURİZM PAZARLAMASI 
10.  BÖLÜM 10: SOSYAL MEDYADA VİRAL PAZARLAMA 
11.  BÖLÜM 11: SOSYAL MEDYADA SİYASAL PAZARLAMA 
12.  BÖLÜM 12: SOSYAL MEDYADA HATIRLI (INFLUENCER) PAZARLAMA 
13.  BÖLÜM 13: SOSYAL MEDYADA ETKİNLİK PAZARLAMASI 
14.  BÖLÜM 14: SOSYAL MEDYADA TRANSMEDYA HİKAYECİLİĞİ 
15.  BÖLÜM 15: SOSYAL MEDYADA MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ 
16.  BÖLÜM 16: SOSYAL MEDYADA PAZARLAMA ETKİNLİĞİNİN ÖLÇÜMÜ (SOSYAL MEDYADA PAZARLAMA ARAŞTIRMALARI) 
17.  BÖLÜM 17: SOSYAL MEDYADA KRİZ YÖNETİMİ 
18.  BÖLÜM 18: SOSYAL MEDYA PAZARLAMASI VE ETİK 
19.  BÖLÜM 19: COVID -19 SÜRECİNİN SOSYAL MEDYA PAZARLAMASINA ETKİSİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93325</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b98f445-6c41-47ac-849d-0b536e431d9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ağacın Altında</image:title>
            <image:caption>Selçuk Demirel’in kendine özgü görsel poetikasının beslediği, Güven Turan’ın deyişiyle “düş ağaçlar”dan oluşan bir “düş ormanı”nın farklı yönleri bu çizimler. Doğayı ve dışarıda olma hissini besleyen, zengin ayrıntıların oluşturduğu bu görsel şölen ve şiirsel patika yolun karşımıza çıkardığı bu düşler ormanının “yeşil kalabalığında”  kaybolma korkusu bir yanda, bulunma korkusu diğer yanda. Bu ormanda yolunuzu kaybederseniz şayet, ağaçlara sorun, onlar size çiçek açacaktır… 

“Selçuk Demirel’in ‘Bir Ağacın Altında’ serisinde gördüğümüz figürler, adeta sürmekte olan zamanın izdüşümleridir. Parçalanan bir zamanın içerisinden, bilinen gerçekliğin çok ötesinden çıkagelirler. Doğanın tam ortasında açılan bir yarıktan gün yüzüne çıkan figürler gibidirler.” 
                                                                                          Uras Kızıl 
 
“ …bundan daha zor olansa bir düşler ormanı yaratmaktır. Selçuk Demirel bu düş ormanını yaratmış. Yıkımını da gösteriyor bize…” 
                                                                                    Güven Turan 
 
“Bir Ağacın Altında” Selçuk Demirel’in 24 Eylül-25 Ekim 2021 tarihleri arasında Galeri Nev İstanbul’da açacağı kişisel sergisindeki çalışmalardan oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93326</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99484e40-48b7-4507-b17d-690275d6d58b.jpg</image:loc>
            <image:title>Şişe</image:title>
            <image:caption>Orhan Duru’nun beşinci öykü kitabı Şişe… 
Şişe, klasik öykünün kalıplarını bozarak başka bir anlatı dili geliştiren 1950 Kuşağı’nın ele avuca sığmaz yazarı Orhan Duru’nun ayrıksı kitaplarından biri. Orhan Duru sözü kırk parçaya bölerek düşün gerçeğini, saçmanın anlamını, umutsuzluğun neşesini yaratıyor. 

İlk baskısı 1989’da Ada Yayınları tarafından yapılan Şişe için şöyle denmişti: “Tüm deliler buraya toplanıyor ve birbirini buluyor galiba…” diye bir cümle düşen Orhan Duru’nun, yıllar boyu yazıp “şişelediği” yedi öykü yer alıyor bu kitapta. “Fantastik, humoristik ve sismik…” yedi öykü. Sözcüklerin simyasından anlayanların kahkahalar atarak, tarih meraklılarının ise gözlüklerini takarak okuyacakları son yılların azgın enflasyonundan etkilenmemiş ender, saf ve eşsiz öyküler bunlar. 
 
“Güncelin dışına çıkınca işin içine duygular karışıyor, romantikleşiyorsunuz. Soyutluyorsunuz kendinizi giderek. Niye yapayım bunu? Güncel bir gerçekçiyim ben.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93327</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd96da5d-a7e7-4092-ab1b-5b884285d2e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Beni Anla - Yusuf Duygularını İfade Ediyor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yusuf’u arkadaşları oyuna almak istemedi.
Yusuf, bu olumsuz duygularıyla nasıl baş edebildi?
Annesi ile “parmak duygu oyunu” oynayarak kendisini tekrar iyi hissetti.
Nasıl mı?
Öğrenmek istersen, beni ve sana bu kitabı okuyanı dikkatlice dinle.
Güzel okumalar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93328</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8db00d56-5324-48b5-a43f-6a89307cd930.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Müslüman Kur&apos;an ve Tarihsellik&apos;e Nasıl Bakmalı?</image:title>
            <image:caption>“Bir Müslüman Nasıl Bakmalı” serisindeki kitaplar, özellikle gençlerin samimi anlam arayışına belli konular ve meseleler etrafında bir bakış açısı sunma amacıyla hazırlanmıştır. Okuyucuları, İslami hassasiyetler üzerinden düşünmeye ve araştırmaya sevk etmek amacındadır. “Bir Müslüman bu konuya sadece bu şekilde bakmalıdır” şeklinde mutlakçı bir anlayıştan uzaktır.

Bu amaçla yayınlanmış olan Bir Müslüman Kur’an ve Tarihsellik’e Nasıl Bakmalı? isimli bu kitapta, Kur’an’ın tarih içindeki tezahürü dolayısıyla tarihselliği meselesi tartışılmaktadır. Vahiy, vahiy meleğinden tarihsel mahiyeti olan peygambere intikal edince, yeryüzünde tezahür edebilmektedir. Böylece vahyin metafiziksel boyutuna, bir de tarihsellik boyutu eklenmektedir. Vahyin tarihsel dünyada kendisiyle tezahür ettiği peygamber de bir insan, yani tarihsel bir şahsiyettir. Peygamber, bir taraftan tarihsel dünyayı temsil ederken diğer taraftan da metafiziksel dünyayı temsil etmektedir. Vahyin tarihsel boyutuna bakarak metafiziksel boyutunu göz ardı etmek yerinde bir yaklaşım olmayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93329</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f788bdb-27a7-436d-8516-1a5cfbad7036.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Benimle Kal - Yusuf Korkusunu Yeniyor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>O gün arkadaşı Can, Yusuflara geldi. Ama Yusuf, tabletindeki korkunç karakterlerden korktu ve gece yalnız başına yatmak istemedi. Ama korkusunu hayalet avcısı oyunuyla yendi. Nasıl mı? Beni ve sana bu kitabı okuyanı dikkatlice dinle. Güzel okumalar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93330</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d929b712-9947-40a9-96f9-ce183b4b0348.jpg</image:loc>
            <image:title>Maskeli Kankiler - Afili Mahalle 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Afili Mahalle’de macera biter mi arkadaşım?
Yaşadıklarımızı sana anlatmak için sabırsızlanıyorum.
Tarana ile mücadelemiz, çektiğimiz reklam filmi, ünlü oluşumuz...
Hepsi bu kitapta...
Hadi ne duruyorsun? Gelsene aramıza...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93331</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2ee549f-fa57-48fa-8bbb-c0146ab03821.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Kaşifleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Elinizde tuttuğunuz bu kitap, alışık olduğunuz türden bir kitap değil. Sayfaları arasında zor sözcüklere bulanmış karmaşık açıklamalar bulmayacaksınız. Harika infografikler sayesinde her bir bilgi kırıntısı, her bilimsel gerçek, bir bakışta kavyabileceğiniz şekilde elinizin altında olacak. Evrenin en karmaşık gizemleri, olabildiğince az sözcük ve her şeyi anlamayı kolay ve eğlenceli kılan bolca grafik ve renkli çizimle özetlenmiş olacak. 
YOLCULUĞA HAZIR MISIN? 
Şimdi rahatla, geri sayım başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93332</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fbdc570-de2c-45bd-8959-b30aebb73c6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Okulun İlk Günü</image:title>
            <image:caption>Okulun ilk günü herkes birazcık endişelenir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93333</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8bfb649-8576-4814-8f32-76a68c058ba7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağır Murat ile Akkız</image:title>
            <image:caption>Dedem, Sağır Murad&apos;ım. Babaannem Akkız&apos;ım. Sizin elinizde büyüdüm. Ne kadar az hatırlasam da ben sizi her şeyden çok seviyorum. Sarılmalara, şakalaşmalara ve sizin yanınızda o bahçeli evde olmaya gerçekten doyamıyorum. 
 
Daha ölmediniz ve hatta bu kitabı da okuyacaksınız. Ama bir gün gittiğinizde bu kitap ve sonra bunun filmi bana en güzel hediye olacak. Bunu bana verdiğiniz için kalbimin en derin yuvasından size teşekkür ediyorum. Her zaman sağ olun ve yanımızda var olun daha size ihtiyacım var. Bana babaanne elinden yemekler yapıp; dededen de çok türküler dinletmeniz lazım. 
 
Dertlerimiz çok farklı. Bir yandan birimiz koşturup kaçırıp yorulurken öbürümüz artık sadece havayı dert eder olmuş. Hayvanları dert eder olmuş. Doğayı dert eder olmuş. Bunları taklit etmemde belki biraz delilik vardır ama belki de sizleri daha çok anlayıp yaşayabilmek içindir. Belki gerçekten hiç korkmuyorum dediğim şeyden korkuyorumdur. Belki de gerçekten yaşamaktan. Çok küçüğüm daha ve hayat devam ederken onu anlarım belki diye peşinde koşturmaktan esas yaşamı kaçırıyorum. Uyurken uyku girmiyor gözüme ve en güzel yaşam için planlar yapıyorum, uygularken de planları, kendimi uyurken buluyorum. 
 
Çabayla ve zorla zevk almaya çalıştığım şu hayattan en son ne zaman durdum da izleyip görüp öylece baktım? Ağzım kapalı olsa da düşüncelerim en son ne zaman sustu? 
 
Hayatı anlamak içindi her şey, peki anlayabildim mi bari? 
 
Bunların hiçbirine gerek yoktu, onu anladım en azından. Ama hiçbirini de anlayamadım sizler olmadan. Akkız&apos;ımdan vefalı olmayı, affetmeyi, Murad&apos;ımdan da inanmayı ve cesur olup dinlemeyi öğrendim. Sağır Murat gibi bazı şeyleri duymazlıktan gelip yeri geldiğinde yakıştırmayı, Akkız&apos;dan da neşe dolu olup, gülüp hayattan zevk almayı. 

Yani ne olursa olsun hayat gelip geçiyor zaten. Yönetici olmaya çalışan her zaman yorulmuştur. Hayat bize güçlü gelir. İzleyelim de merakla görelim ne oluyor. Sonunda emin olun ki Akkız ile Murat gibi siz de gururlu bir şekilde yaşamış olursunuz bu “Bir Solukluk Ömrü…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93335</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adb0855d-66d4-4f2d-b087-086e26d5234f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kovuk Yarası</image:title>
            <image:caption>“zümrüt, 
bugün de akşam olacak. 
kehribar gözlerinin bakmadığı kıyılarıma, 
bir kenara yazıyorum, 
altını çiziyorum kalın ve ince. 
ben hep ıssız sessizliklerde kaybolurum, 
sitemlerimi yutkunurum, 
içimde yaşar köleliğim, 
verilmeyen nasiplerimle. 
ve hep diri kalır ruhum, 
zümrüt gözlerini düşündükçe.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93336</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/653355c8-ebe7-4cb3-b838-32ec9d3303ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Bence Anlaşabiliriz - Yusuf Güzelce Söylüyor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yusuf babası ile alışverişe gidiyor ve isteklerini tutturmadan güzelce söylüyor. Bakalım neler oluyor? Haydi bu kitabı sana okuyanı iyi dinlemeye başla!
Keyifli okumalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93337</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6513e7e4-00f0-4536-9b4b-eecaf2b89b53.jpg</image:loc>
            <image:title>Raskolnikov Sendromu</image:title>
            <image:caption>Üniversite yıllarından beri muzdarip olduğu Raskolnikov Sendromu&apos;nun tekrar hortlamasıyla, önce adi bir kapı zili olan, ara sıra da geçici körlükler yaşayan bir adamın, yavaş yavaş ve emin adımlarla kaçınılmaz sona doğru gidişini, trajikomik hikâyesini, kısa bölümler halinde okuyacaksınız. 

Kahramanımız, insanların hırsını, bencilliğini, kinini, nefretini, yerine göre ezikliğini ve korkaklığını anlamakta güçlük çeker. Cürmüne, kalıbına bakmadan bütün kötülüklerle kıyasıya mücadele etmek zorunda kalır. Vazifesi olmadan, olur olmadık şeylere burnunu sokar. Genellikle de arada kalır, kim vurduya gider. Kimi zaman gülünecek, kimi zaman da ağlanacak, insan ve toplum manzaralarına şahitlik edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93338</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42c3909d-8ad3-4fef-85d5-cabf8ffb24ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçilmiş Kahramanın El Kitabı 1-2 (2 Kitap Set)</image:title>
            <image:caption>Çift taraflı hareketli ve oyunlu macera kitabı! 

2. bölüme geçmek istiyorsan ters çevir ve yeni maceraya başla. 

Merhaba ben Res, Sihirli Dünya’daki çocuklar için sihirli oyunlar üretiyorum daha doğrusu üretiyordum, ta ki Karayasa köyümüze gelene kadar. O geldiğinden beri başımıza gelmeyen kalmadı. Bize yardım edersen, verilen görevleri rahatlıkla yapabiliriz. 

Bunun için birçok hareketi yapman, şifreleri çözmen, zamanı iyi kullanman ve canavarlarla mücadele etmen gerekecek. Bunu başarabilir misin? Belki de Bilge Toer’in bahsettiği seçilmiş kahraman sensindir... 

Not: Bu oyun kitabını her zaman oturarak okuyamazsın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93339</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df01f37f-7ff1-4758-ac70-7eff98cc0e21.jpg</image:loc>
            <image:title>Temel Hakları Korumak</image:title>
            <image:caption>Gerhart Baum bu kitapta, İçişleri Bakanlığı yaptığı dönemde yurttaşlık hakları terör korkusunun çarklarına takıldığında, her yurttaşın büründüğü boyun eğme ruhunu betimliyor. Polis, gizli örgütler ve ordu arasındaki sınırların yavaş yavaş nasıl ortadan kalktığını ele alan Baum, çoğu yurttaşın sivil haklar karşısındaki büyük ilgisizliğini gözler önüne seriyor. Kitap aynı zamanda insan haklarının bütün dünyada tutarlı bir şekilde uygulanması yönünde bir savunma. 
 
“Demokrasinin tehdit altında olduğu Almanya’da bizler temel hakların ancak her gün kullanılması halinde canlı kaldıklarını deneyimledik. Terör ve kriminalite ya da siyasi aşırılıklar asla temel hakların ortadan kalkmasına neden olmamalı. Ciddi bir tehdit anında sınırlandırılmaları elbette mümkün, ancak sadece geçici bir süreliğine ve çok katı kurallara bağlı olarak. Ciddi bir sorun olmadan özgürlüklerden vazgeçerek özgürlüğü savunamayız. Hele insan ve yurttaşlık haklarının siyasi görüşler baz alınarak hükümetler tarafından sınırlandırılması kesinlikle mümkün değildir. Yürürlükteki uluslararası hukuk bunu engeller.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93340</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9a593dd-a2aa-4bee-aa30-ab76b91be65a.jpg</image:loc>
            <image:title>Moğolistan ve Çin Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Türkiye’deki ilk kapsamlı Moğolistan ve Çin belgeseli 1990 yılında TRT tarafından çekilmiştir. “Altaylar” adlı 12 bölümlük belgeselin danışmanlarından Ahmet B. Ercilasun, Moğolistan’da 45, Çin’de 15 gün süren belgesel çekimleri sırasında görüp yaşadıklarını günü gününe defterine not etmiştir. Köktürk anıtları, Orhun şelalesi, Altay Dağları, Cengiz Han’ın doğduğu topraklardaki milletler arası Cengiz Han şenlikleri… Moğolistan’daki Kazak, Tuva ve Azerbaycan Türkleri… Çin Seddi, Yasak Şehir, Bin Buda mağaraları… 1990 şartlarının Moğolistan’ı. Moğol ve Çin görevlilerle, rehberlerle yaşanan gerilimler. Ülkelerin tabiatı, insanları, gelenekleri, yaşayışları… Bütün bunları ve daha fazlasını bu kitapta Ercilasun’un kaleminden okuyacaksınız. 
Bazen açık bozkırda, bazen bir çadır içinde, bazen otobüste, bazen bir otelde, bazen sandalyesiz ve masasız bir han odasında, bazen de bozkırda akan bir trenin kompartımanında tutulmuş notlar bir belgeselin arka planını da görmenizi sağlayacak. 
Binlerce kilometre uzaklıktaki soydaşlarımızla buluşmanın doğurduğu heyecanlar, binlerce yıl önce atalarımızın at sürdüğü topraklarda nefes almanın yarattığı duygulanmalar da günlüğün satırlarına sinmiş. Ercilasun’un kaleminden satırlara dökülen 30 yıl önceki bu maceranın bugün de ilgiyle izleneceğini düşünüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93341</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1fe475b-b2a7-4d62-91e0-2112aabab901.jpg</image:loc>
            <image:title>Tapınakçıların Çöküşü</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu eser XI. yy. sonu XII. yy. başı Orta Doğu ve Avrupa tarihine ayrıntılı bir bakış getirmektedir. Haçlı seferlerinden sonra Orta Doğu’da oluşan Latin-Hristiyan devletlerin içinde önemli bir rol oynamış olan dinî-askerî tarikatların başında gelen Tapınakçılar, gerek Avrupa’da gerekse Orta Doğu’da gizemli teşkilatları ve ilişkileri ile yüzyıllardır kamuoyunun hep ilgisini çekmiştir. Tapınakçıların son Büyük Üstadı Jacques de Molay’in gene sırlarla dolu hayatı içinde papalar, Fransa ve Aragon Krallığı, Venedik, Ceneviz gibi İtalyan şehir-devletlerinin aralarındaki ticarî ve siyasî çekişmeler o dönemin tarihini oluşturmaktadır. 
Bu arada Kıbrıs ile bugünkü Filistin ve İsrail topraklarının tarih boyunca jeostratejik açıdan ne kadar önemli olduğu da ortaya konmaktadır. Jacques de Molay’in ve Tapınakçıların Orta Doğu’daki macerası içinde Türk asıllı devletler olan Memlûk Sultanlığı ile İlhanlı Hanlığı’nın ve ayrıca Latin tarikatların bünyesinde yer alan Türk asıllı savaşçıların oynadıkları rolü ilgiyle okumak mümkün olacaktır. 
Eser bütünüyle tarih biliminin ve metodolojisinin gözler önüne serildiği, tarih yazımının mükemmel bir örneğini oluşturmaktadır. Bir tarihî eser ancak bu kadar tarafsız ve bilimsel bir gözle ele alınabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93342</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17b4aa38-0ae0-43cc-a266-24722b4e4bdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğanın Dönüşü - Ekolojinin Uzun Bir Tarihi Cilt 1</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap yaklaşık yirmi yıl sürmüş bir düşünsel gebeliğin ve sayısız arşivde yapılmış çalışmaların ürünü. 
Bugün, Doğanın Dönüşü,-insan toplumunun ekolojik köklerinin yeniden keşfi- sürekli bir eşitlik ve ekolojik sürdürülebilirliğe dayanan toplumsal metabolik yeniden üretimin organik sistemini kurmak gibi olmazsa olmaz görevde çok önemli bir adımdır. Hepsinin ötesinde, günümüzün ekososyalizme doğru ilerleyen küresel hareketini tarif eden de budur. Bu kitapta ele alınan düşünürler düşüncelerini ekososyalizmin tarihsel bir özgül direniş formu olarak 1980’lerde ortaya çıkışından çok daha önce geliştirmiş olsalar da, çok daha sofistike bir şekilde olsa da, ekolojik eleştiriyi geliştirmek için sosyalist kavramları, sosyalizmi geliştirmek için de ekolojik eleştiriyi kullanarak herkesin izleyeceği yolu hazırladılar. 

Burada bizim geçmişten çıkarmamız gereken şey, sadece bir tarihsel anlam değildir, elde ettiğimiz ancak unutulmuş sonuçlar bugün verdiğimiz mücadeleler bakımından çok büyük önem taşıyor. Homeros’un İlyada’sındaki trajedi, daha iyi bir kahraman olan Hector’un yenilmesiydi. Yine de bu, ölmeyecek ve tekrar tekrar geri dönecek bir geçmişi simgeliyordu. 
 
John Bellamy Foster</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93343</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd80ae66-2295-4869-a736-4c86b662e172.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Medyada Görsel Küresel Politikalar</image:title>
            <image:caption>Dijital ağların zamanı ve mekânı aşan yapısı sayesinde yeni medyadaki içerikler anlık olarak dolaşıma girmekte ve dünyanın farklı yerlerinde yaşayan yeni medya kullanıcıları tükettikleri ve/veya ürettikleri içerikler ile ortak bir paydada buluşabilmektedirler. Hareketli ve durağan görüntülerin kolayca üretilebilmesi ve tüketilebilmesiyle, söz konusu içeriklerin kullanıcıların olay, kişi ve olgulara bakış açısını şekillendirme gücü bizleri, yeni medya kullanıcılarının görsel küresel politikalar alanında bir özne mi yoksa nesne mi olduğu sorusuna götürmektedir. “Yeni Medyada Görsel Küresel Politikalar” başlıklı çalışmamızın çıkış noktası da tam olarak, yeni medyanın bu alanda yarattığı değişim ve bu değişimin mimarı olan kullanıcılardır. Etkileşimli yapısı ve multimedya özelliği ile ön plana çıkan yeni medya, durağan ve hareketli görüntüleri anlık ve hızlı bir biçimde yerel ve küresel ölçekteki kitleler ile buluşturarak küresel çapta yeni aidiyet ve ifade biçimleri yaratmakta ve görsel küresel politikaları etkilemektedir. Söz konusu aidiyet ve ifade biçimlerinin farklı alanlardaki yansımaları kitaptaki on bir yazıda detaylı şekilde ele alınmış ve güncel örnekler üzerinden tartışılmıştır. 
Gözde Kurt ve  İrem Çoban</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93344</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83ebd2c3-fbd0-4882-af33-ce9ad1b3b6dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Teknokültürel Düşler ve Kabuslar</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın amacı teknokültürün, kendine has ideolojik yapısıyla yeni bir sosyal gerçekliğin temsilcisi olduğunu ortaya koymak ve güncel bir anlatı olarak (teknokültürel ideoloji ve söylem düzenine sahip) bilim kurgu sineması üzerinden teknokültürün tematik bir çözümlemesini yapmaktır. 

Türkiye gibi, teknoloji ve bilimin üreticisi olmasa da zihinsel ve sosyal bir gerçeklik anlamında teknokültürün üreticisi ve tüketicisi konumunda olan Batı dışı toplumların teknokültürü nasıl karşıladığını ve buna bağlı ideoloji ve söylemleri nasıl inşa ettiğini anlamak, teknokültürün hâkimiyetini görünür kılmayı sağlayacaktır. Teknokültürü anlamak, bu kültürü benimseyen ve aynı zamanda bu kültüre maruz kalan toplumu kendi dinamikleri içinde kavrama, kendine özgü soruları araştırma gündemine getirme, eleştirel bir perspektifi koruma ve yeni anlayışlar geliştirebilme olanaklarını oluşturacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93345</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27c3bd68-dc6a-4d51-80c6-612dcdf4dc98.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Bin Yıllık Dünya Düzeni Toplumlar ve Hukukları</image:title>
            <image:caption>Devletin ne zaman, nasıl ve daha da önemlisi niçin ortaya çıktığı bitmeyen bir tartışma konusu. Genellikle dünya/insanlık tarihinin kronolojik olarak ele alındığı literatürde, temelleri 1819. yüzyılda atılan Avrupa/Batımerkezci paradigmanın dışına da pek çıkılamıyor. Öyle ki, bir yerden sonra radikal eleştiriler bile aslında kendi uygarlıklarının daha önce ya da daha iyi yol kat ettiğini gösterme çabasına dönüşüyor. 

Oysa “insanlık tarihi” aslında “evrensel sorunlar”a verilen “yerel” yanıtlardan ibaret. Ve her bir yanıt da yaşam ve üretim biçimine koşut geliştirilen güvenlik ve üretim araçlarının sahipliği çerçevesinde şekillenmiş. Ortak ya da benzer çıkarları olanlar iç ve dış dinamikler arası itip çekmelere göre farklı ölçek ve niteliklerde örgütlenme birim ve biçimleri kurulmuş. Yeni koşullara daha iyi adapte olanlar yükselirken, eski koşulların ürünü olanlarsa zamanla dağılmış. 

Dolayısıyla, tüm ilgili değişkenlerin birlikte şekillendirdiği biçimsel farklılıklar bir yana, özü itibariyle farklı ve dolayısıyla daha üstün ya da aşağı herhangi bir “uygarlık” olduğunu söylemek zor. Nihayetinde göçer avcıtoplayıcı, çiftçi yerleşik ve kandaş yarıgöçer gibi başlıca yaşam ve üretim biçimlerine göre şekillenip çöken tipolojik örgütlenme biçim ve birimleri söz konusu. Bu çalışmada ilksel örnekleri üzerinden ele alınacağı gibi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93346</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dbc9797-4063-40fc-8813-08a0973547e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Medya ve Toplum İmgesi</image:title>
            <image:caption>Medya, özellikle de yeni iletişim teknolojileriyle biçimlenmiş ilişki ortamı yapayalnız sosyalliğimizin üreticisi, yansıtıcısı ve yayıcısı haline geldi son birkaç yıldır. İletişimsel ilişkilerimizin toplumsal boyutunu daha da tahkim edeceği söylenen yeni teknolojiler, sonunda birbirinden kopuk anlam/empati halkalarından müteşekkil devasa boşluklar, bağlamsız ve bağlantısız zincirler yarattı. Duyumsanan gerçeklik hissine de “bir şeyler” oldu sanki bu umulmadık sonuncu gelişmeyle birlikte. Adeta, Sokrat’ın kehaneti birdenbire gerçek oluverdi. Malum, filozof çağlar öncesinden yeni bulunan yazının kullanılmasına kuşkuyla yaklaşarak şöyle diyordu: “Yazıyı kullanmaya başlayanlar hafızalarını kullanmaktan vazgeçecekler ve unutkanlaşacaklar (…) Sonuçta belki bilgili sayılacaklar ama birçok şeyin de cahili olacaklar…” (Platon, 2015: 910). Ne kadar da isabetli bir öngörü gerçekten. Bilhassa da 2000 ve sonrası doğumlular için. Zira görece olarak bir sonraki kuşakla birlikte en fazla onlar aşırı enformasyon bolluğuna koşut bir biçimde bilgi meşgulü ama anlam malulü bir uygarlığın içine doğmuş oldular. Son beş on yıldan bu yana ise, yaşam herkes için hiç olmadığı ölçüde dijitalleşti, gerçeklik de aksine bir o kadar okunaksız ve akışkan hale geldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93347</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed6664fa-d53b-4356-b7c5-c603dd31af59.jpg</image:loc>
            <image:title>Kariyer Planlama ve Geliştirme</image:title>
            <image:caption>Kariyer Planlama ve Geliştirme kitabı, son yıllarda dünyada meydana gelen hızlı değişimlere gençlerin, üniversite öğrencilerinin, çalışanların ve yetişkinlerin uyumu konusunda yardımcı olmak amacıyla yazılmıştır. Özellikle pandemi sürecinde yaşanan ekonomik krizler, yeni iş ve mesleklerin ön plana çıkması, dijitalleşme, öncelikli iş ve sektörlerin değişmesi bu alanyazında yeni ve farklı bakış açılarını gündeme getirmiştir. Kapsayıcılık, dijitalleşme, yeşil gündem ve aktif katılım daha çok ön plana çıkmaktadır. “Bireyler özellikle pandemi sürecinde ve sonrasında bu değişimlere ne kadar ayak uydurabilecek ve kariyer tercihleri ve yollarını nasıl şekillendirecek?” sorularına cevap verilmesi gerekmektedir. Bu kitap, alanında yetkin akademisyenler tarafından bu sorulara cevap vermek amacıyla kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93348</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57e21c35-5dd3-48a7-a9c9-dcdbab828ff8.jpg</image:loc>
            <image:title>Görgülü Kuşlar Gördüğün İşler</image:title>
            <image:caption>Yıllar içinde edindiği deneyimlerini, hayallerini, hayal kırıklıklarını, anılarını kaleme alan Hürriyet Kaya, hepsini “Görgülü Kuşlar Gördüğün Işler” kitabında bir araya getirdi.


Görgülü kuşlar gördüğün işler…

Bu sözün hayatım boyunca ayrı bir yeri oldu bende. Babamdan çok duyardım. Bir anne, bir öğretmen, bir insan olarak hayat felsefemi oluştururken bana hep yol gösterdi.


Herkesin birbirinden öğreneceği bir şey vardır ya şu hayatta. Bazen bir çocuktan alırsınız hayat dersini, bazen hayatın kendisinden... Bu dersler büyütür sizi her yaşta, olgunlaştırır.


İşte zaman zaman çocukluğuma, gençliğime giderken; bazen de anı yaşarken hep yanı başımdaydı “görgülü kuşlar, gördüğün işler” sözü… O nedenle deneyimlerimi, yaşanmışlıklarımı paylaşmak istedim. Denizyıldızının hikâyesi misali, birilerinin hayatında çorbada tuzum olur belki diye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93349</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e887bcdd-0ce7-43d5-8e66-8aa546f6f985.jpg</image:loc>
            <image:title>En Baştan Ebeveyn Olma Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>“Çocuk sahibi olma deneyimi, büyülü bir yolculuktur ve her ebeveynin, her bir çocuğunu büyütme yolculuğu birbirinden farklıdır. Mutlu, huzurlu, sağlıklı bir birey yetiştirmenin tek bir doğru yolu yoktur. Yolculuğunuz boyunca kimi zaman duraksayıp dinlenmeniz, kimi zaman başkalarına yol sormanız, kimi zaman geri dönüşler yaparak yeni yollar keşfetmeye çalışmanız oldukça doğaldır. Unutmayın, çocuğunuz her şeyden önce sevgiyle büyür. Sevildiğini bilen ve ebeveynlerine güvenen her çocuk, bu serüvendeki ufak tökezlemelerinize göz yumabilir ve hataların telafisine olanak tanır. Siz de bu keşif ve öğrenme yolculuğundan zevk almaya bakın.” 
 
Feriha Dildar, bu kitapla ebeveynleri ve ebeveyn adaylarını bir yolculuğa çıkarıyor. Yolculuk sırasında altta yatan, henüz dokunulmamış duygulara odaklanırken kimi zaman da zorlayıcı olabilen bu serüveni zenginleştirici bir deneyime dönüştürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93350</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfaf2bde-5107-4e1f-b899-47250f7a5794.jpg</image:loc>
            <image:title>Efes ve İon Kentleri (İngilizce)</image:title>
            <image:caption>Tarihçi Herodot’un İonia’yı “…yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzü ve en güzel ikliminde…” olan yer betimlemesine bölgeyi dolaşan her dünya gezgini tanık olur. Bir İon kenti olan Efes’in, birlik içinde yer aldığı diğer komşu İon kentleriyle ticari, askeri, politik ve kültürel yakın ilişkileri olmuştur. Bölgede meydana gelen olaylarda ortak yazgıyı paylaşmışlardır. İonia bölgesinin yakından tanınması keyifli olduğu kadar Efes’in daha iyi algılanmasını da sağlayacaktır.Efes gezisinin ardından kuzeydoğusundaki diğer İon kentleri Lebedos, Kolophon, Kolophon’a bağlı gelişen Klaros Apollon Bilicilik Merkezi, Teos, Klazomenai, Erythrai; sonradan İon kenti olan Smyrna ve en kuzeydeki İon kenti Phokaia; güney yakınında ise Priene, Milet, Myus ve Didim Tapınağı rahat gezilebilecek uzaklıktadır. İon kentlerinin yanı sıra kuzeydoğuda İon kenti Kolophon’la yakın ilişki içinde olmuş Aiol kenti Notion, Doğanbey Burnu yakınlarında Sıçan Adası’nda bulunan Myonnesos, kuzeyde Torbalı’daki Metropolis kenti, güneyde ise kazılarla gün ışığına çıkarılmış Magnesia antik yerleşimi bu güzergâh içinde rahat ulaşılacak yerler arasında olduğu için kitapta ayrıca yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93351</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/992581f9-793c-439a-aae0-c4faeac5e248.jpg</image:loc>
            <image:title>Medium Crossword Puzzles - İngilizce Kare Bulmacalar (Orta Seviye)</image:title>
            <image:caption>“İngilizce kelime öğrenmenin zevkli yolu”
Medium Crossword Puzzles İngilizce kelime bilginizi eğlenerek artırmaya yönelik hazırlanmış orta öncesi (A2) ve orta (B1) seviyede bilmeniz gereken 1000’den fazla kelimenin yer aldığı bir kitaptır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93352</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b985acc5-00be-409c-b37f-2d350caa1a72.jpg</image:loc>
            <image:title>Haklarımız ve Sorumluluklarımız</image:title>
            <image:caption>Biliyor musun, dünyanın bazı bölgelerinde çocuklar okula gidemiyorlar, beslenmek için yeterince gıda bulamıyorlar, hasta olduklarında tedavi göremiyorlar ya da farklı özelliklerinden dolayı ayrımcılığa uğrayabiliyorlar… Çocuk Hakları tam da bu nedenlerle bizleri korumak amacıyla doğdu. Ama dikkat! HAKLARIMIZ olduğu kadar SORUMLULUKLARIMIZ da var. Onları öğrenmeye ve çevrendekilerle paylaşmaya ne dersin? Küresel Öğretmen Ödülü finalisti César Bona’dan tüm çocukları, sıcak bir dil ve eğlenceli etkinlikler eşliğinde, haklarına ve sorumluluklarına dair farkındalık kazanmaya davet eden rengârenk bir çağrı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93353</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ae8a573-d77a-46c7-a0b3-229b173df1bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Mühendisi Ara</image:title>
            <image:caption>Küçük bir kız, büyük bir problemi çözmek için azmini ve zekâsını kullanır. 
 
Ara, sayıları seviyor, BÜYÜK sayıları! Gökyüzündeki bütün yıldızları saymak için insansı robotu DiDi’yi programlamak istiyor  ama nasıl yapacağını bilmiyor. Ara, bu heyecanlı macerada İnovasyon Merkezi’ni ziyaret ederek Google’ın ilham verici teknoloji öncüsü dört kadın mühendisinden yardım alıyor. Ara, yeni arkadaşlarıyla birlikte, BÜYÜK problemleri çözebileceği algoritmayı; cesareti, yaratıcılığı, programlamayı ve işbirliğini keşfediyor! &lt; Biiiiiiip! &gt; 
Gerçek hayattaki süper kahraman mühendislerle tanış!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93354</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43abc945-dae9-4dda-81ee-07db65b0a139.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne (Çizgi Roman)</image:title>
            <image:caption>“Marsden ve Thummler, Green Gables’ın büyülü güzelliklerini bize capcanlı bir hâlde sunuyorlar. Siz de Anne gibi buradan ayrılmak istemeyeceksiniz.”
-Brian Selznick, Zamanın Efendisi Hugo Cabret ve Buluşu ile Kutup Yıldızı’nın yazarı
 
L. M. Montgomery’nin klasikleşmiş hikâyesini eğlenceli ve büyüleyici çizimlerle buluşturan bu çizgi roman, hem Yeşilin Kızı Anne ile ilk defa tanışacak olanları hem de tanıdık ruhları Green Gables’a çağırıyor.
 
Matthew ve Marilla Cuthbert, çiftliklerinde onlara yardımcı olması için bir yetimi evlat edinmeye karar verdiklerinde bekledikleri çocuk kesinlikle Anne Shirley gibi ele avuca sığmaz
bir kız değildi. Zekâsı, hayal gücü ve tükenmeyen enerjisiyle Green Gables’a yeniden hayat veren Anne, kısa zamanda etrafındakileri büyüleyerek “Yeşilin Kızı” oldu. Saçlarıysa kıpkırmızıydı…
 
“Bu çizgi roman ilk resimden itibaren büyülemeye başladı beni… Müthiş bir zevkti!”
-Georgia Dunn, Breaking Cat News’un yazarı
 
“Çizimler muhteşem. Bitirdikten sonra hemen tekrar okumaya başladım.”
-Dana Simpson, Rengârenk Serüvenler: Tekboynuzum ve Ben’in yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93355</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5bdf06e-01df-4292-a647-e456d8b6e0c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Filipo&apos;nun Kitabı</image:title>
            <image:caption>“Çok da uzak olmayan bir zamanda, ben Filipo’ydum.”

La Casa de Papel dizisindeki Berlin karakteriyle dünya çapında tanınan Pedro Alonso, Filipo’nun Kitabı’nda hipnoz yoluyla yapılan bir regresyon seansıyla başka bir yaşama ve başka bir bedene yaptığı yolculuğu anlatıyor.

Bu yolculukta imparatorluk günlerinde doğuda göreve giden Romalı asker Filipo olarak reenkarne olur. Bu görev, imparatorluğun genişlemesine engel olabilecek potansiyel düşmanları tespit etmekten ve gerekirse onları ortadan kaldırmaktan ibarettir. Asi bir grubun lideri olan hayatını değiştirecek o adamla tanışır. Yilak&apos;ta beklenmedik bir şekilde kimseyi yargılamayan, dinlemek isteyene konuşan, gerçeği bulmaya, vicdanı uyandırmaya ve görünmezi görmeye çalışan bir akıl hocası keşfeder.

Filipo, benliğinin en derinlerine doğru çıktığı yolculukta keşfettiklerinin ona sunduğu öğretileri alabilecek mi? Kimin canını yakacak? Kime minnet duyacak? İnancı sayesinde her şeyin üstesinden gelecek gücü ve cesareti sonunda kendinde bulduğunda, geçmişine yaptığı bu spiritüel yolculukta solmuş tükenmiş ruhuna bir can suyu bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93357</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfb70818-6e81-481e-a010-87481cb0694f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüleri Defnetmek</image:title>
            <image:caption>Gerçeğin sallanan zemininde bocalamamak için uzun bir süre birbirimize baktık. Varlığımızı doğrulamak istercesine birbirimizin yüzüne dokunduk. Hayatta olduğumuzu ve nefes aldığımızı kanıtlamak ister gibi. Ölmek üzere olan o ülkede hâlâ hayattaydık ve birbirimize dokunabildiğimiz sürece yaşayacaktık. Korunmak için başımıza bir ağ örerken, aslında örümcek ağına hapsolmuş sinekler olduğumuzu bir an için unutacaktık.
 
Adelaida Falcón, Venezuela, Caracas&apos;ta açık bir mezarın önünde duruyor. Doğduğundan beri tanıyıp sevdiği ve “ailem” diyebildiği tek kişiyi, annesini az önce gömdü. Matemi ağır; yaşarken ölü hissettiği ilk gün, geceye varmak üzere. Yine de o hazin yerden ayrılamıyor çünkü yağmacıların, biricik annesinin mezarını soyacağından korkuyor. Bu ülkede pencerelerden ölü yağıyor ve onlar bile huzur bulamıyor... Onlar bile!
 
Adelaida, daha iyi bir yaşam arayışındaki göçmenleri kabul eden müreffeh bir Venezuela&apos;da istikrarlı bir çocukluk geçirmiş, bekâr annesiyle mütevazı bir dairede yaşamıştır. Ancak annesinin ölümüyle birlikte iyiden iyiye karanlığa gömülen ülkesinde hayatta kalmak, başlı başına büyük bir iştir artık... Sıra ona geldiğinde alacak ekmek kalmayacağını bile bile her gün başı sonu görünmeyen kuyruklara girer. Yönetimi protesto edenlere hava yerine solutulan biber gazının eve girmesini engellemek için de
pencerelerini bantlamak zorundadır. Devrimci kılığına giren yağmacıların dairesini ele geçirdiği o son noktadaysa korkularından sıyrılıp bir dizi zorlu seçim yapmaya mecbur olduğunu anlayacaktır. Bu noktada geriye kalan tek önemli şey, kendine “Ne kadar ileri gidebilirsin?” sorusunun cevabını verebilmesidir.
 
Latin Amerika&apos;nın cesur sesi Karina Sainz Borgo&apos;nun dokunaklı, heyecan verici ilk romanı Ölüleri Defnetmek, bildiğimiz dünyanın ne kadar çabuk parçalanabileceğinin tüyler ürpertici bir hatırlatıcısı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93358</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/561f0136-1166-415c-a808-2973478fa58d.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Günlüğü (Kedili)</image:title>
            <image:caption>Kedisever kitap tutkunlarının yeni okuma günlüğü...


Ziyaret ettiğiniz kitaplar sizde nasıl izler bırakıyor? Kitapların iç dünyanızdaki yansımalarını yazıya döker misiniz? Peki, bir okuma günlüğü tutmak okuma alışkanlıklarınıza neler katabilir?


Okuma Günlüğü, okuduğunuz kitaba dair unutmak istemediğiniz ayrıntıları, yorumları, anahtar sözcükleri, alıntıları ve sizde uyandırdığı çağrışımları not edip yıllar boyunca saklayabilmeniz için tasarlanan sade ve kullanışlı bir günlük.


Okuma yolculuğunuzdaki rotaları adım adım izlemek için yeni bir zemin sunan Okuma Günlüğü, sayfa aralarında Tim Parks&apos;tan Ricardo Piglia&apos;ya George Saunders&apos;tan, Terry Pratchett&apos;a farklı yazarların okuma ve yazma üzerine kaleme aldıkları kısa metinlere de yer veriyor. Böylece okumanın pasif bir eylem olmadığının bir kez daha hatırlatıldığı günlükte yol alan okurlar, etkin bir okur olabilmenin ayrıcalığını yaşıyor. Özgün tasarımı ve ciltli baskısıyla dikkat çeken Okuma Günlüğü, okurların başucundan eksik etmeyeceği ve yıllar sonra okurun seyir defteri olarak belki de kitap gibi okuyacakları bir miras aynı zamanda.


Okuma Günlüğü, İzmirli sanatçı Gülçin Günaydın&apos;ın imzasını taşıyan göz alıcı kapak tasarımıyla, kedisever kitap tutkunları için hoş bir armağan seçeneği olarak da değerlendirilebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93359</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ce6ca3f-7f10-4716-af71-8decca5fa7c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradan İnsanların Sıradışı Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Bazı insanların hayatı sıra dışıdır, olağanüstüdür. Onlar hemen her şeyin üstesinden gelebilir. Doktorlar ender görülen bir hastalık teşhisi koyar ama onlar iyileşirler. Bir kaza sonucunda, örneğin gözlerini kaybederler ama başka insanların hayatlarını güzelleştirmeye, onlara dokunmaya devam ederler. Savaşta ağır yaralanarak sakat kalırlar ama bu travmadan kurtularak savaşla, şiddetle ilgili farkındalık yaratmak için kampanya yürütürler. Bu insanlar karşılaştıkları sorunlarla zarafet ve kararlılıkla yüzleşmek ve üstesinden gelmek için ne yapıyor, nereden ve nasıl güç alıyorlar? Psikolog Jennifer Wild herhangi bir travma yaşamadan da sıradan hayatların nasıl sıra dışı olabileceğinin sırrını, formüllerini bilimsel bir yaklaşımla ortaya koyuyor. Vizyonun, odaklanmanın, kararlılığın, kendine dışarıdan bakmanın, geçmiş yerine geleceğe yönelme cesaretinin, mutlu olmayı bilmenin hayatları dönüştürmekte nasıl rol oynadığını gösteriyor. Sıra dışı bir hayat elbette mümkündür, öncelikle onu istemeniz gerekir; eğer isterseniz bu kitapta gerçek hayattan ilham verici örneklerin eşliğinde anlatılanlar size yol gösterecektir. Yoldaki engeller, zorluklar artık sizin için sorun değil fırsat olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93360</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47251783-fe02-439e-88bd-77d529f7c4e0.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi Düşünce</image:title>
            <image:caption>Yılların başvuru kaynağı şimdi roman boyu... Bu kitap, iktisadi düşünce konusunu genel olarak öğretiler, okullar ve teoriler çerçevesinde inceliyor. Prof. Gülten Kazgan salt bu çerçeveyle yetinmeyip, tüm iktisat teorilerini, değişmez doğrular olarak değil, gerektiğinde yeni teorilere de ışık tutacak bir anlayışla ele alıyor. İktisadi Düşünce, tüm ilgililerin ve öğrencilerin bir başvuru kaynağı olarak yıllardır kullanılmaktadır. Kitaptan bazı başlıklar: 
• İktisadi liberalizmin felsefesi 
• Milliyetçi koruma politikası 
• Azgelişmiş ülke kalkınması ve planlama 
• Sosyalist ekonomik öğreti 
• Asya-tipi üretim tarzı 
• Nicel iktisat ve tarihin sonu görüşü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93361</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3c87c44-bdaa-41e2-8cf9-8ec95146a18f.jpg</image:loc>
            <image:title>Polikuşka</image:title>
            <image:caption>Çarlık Rusyası kırsal yaşamından hüzünlü bir öykü ve insan manzaraları... Dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri olan Tolstoy, Polikuşka adlı uzun öyküsünde 19. yüzyıl Rusyası’nda malikâne sahibi efendilerle, burada zorlu koşullar içinde yaşayan köylülerin ilişkilerini anlatır. Polikuşka iyi niyetli ama kolayca aklı çelinen bir köylüdür. İçkiye düşkündür ve meyhanelerde içki içmek için küçük hırsızlıklar yapar. Aslında ona göre yaptığı pek de hırsızlık sayılmaz. Sadece insanların sağda solda bırakıp unuttukları şeyleri alıp saklamakta ve bunları içki almak için satmaktadır. Polikuşka, bu yaptıklarının doğru olmadığını ona anlatan hanımefendisine bir daha hırsızlık yapmama sözü verir. Ama Polikuşka’ya hanımefendisinden başka güvenen kimse kalmamıştır. Adı kötüye çıkmıştır bir kere…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93362</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2886704e-bc09-4b11-a443-59db20b551f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Kurtları İçin Kitap Değerlendirme Defteri</image:title>
            <image:caption>Çocuk kitaplarının sevilen yazarı Mavisel Yener, kitap okumayı çok seven çocuklar için
eğlenceli bir kitap günlüğü hazırladı. 

Bu kitapta neler var? 

*Okuduğunuz kitaplar ve yazarlarıyla ilgili düşüncelerinizi yazabileceğiniz sayfalar.
*Yaratıcı okuma yapabilmenize olanak sağlayan sorular.
*Okuduğunuz kitaplardaki karakterler, mekânlar ile ilgili yorumlarınızın yer alacağı satırlar.
*Mavisel Yener’in kitap sevgisi ile ilgili yazdığı şiirler.
*Kitap sevgisi ile ilgili özdeyişler.
*Okuduğunuz kitapların görsellerini yeniden tasarlayabilmeniz için hazırlanmış sayfalar. 

Bu kitap size ne kazandıracak? 

*Okuduğunuz kitapları hatırlayabilme.
*Günlük tutma alışkanlığı.
*Okuma sevgisi, yazma sevgisi.
*Yaratıcı düşünme becerileri.
*Eleştirel okuma becerileri.
*Dil bilinci.
*Şiir sevgisi.
*Mavisel Yener’in kitap günlüğü tutan öğrencilerle yaptığı Eleştirel Okuma Becerileri
Atölyesi’ne katılma olanağı. 
 
8 yaş ve üzeri için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93363</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e42bf8d-6ddf-4160-99b1-dec188d3dae5.jpg</image:loc>
            <image:title>Galaksiler - Kısa Bir Giriş</image:title>
            <image:caption>“Galaksilerin bilimsel olarak incelenmesine ancak 1920’lerde başlandı. Teleskopla bakınca görülen dağılmış ışık lekelerinin birçoğunun, bizim gökadamız (galaksimiz) Samanyolu’ndan çok uzaklarda, çok çok çok sayıda yıldızın bir araya geldiği adalar olduğu ilk o zaman anlaşıldı.” 

Bugün evrenle ilgili giderek artan bilgilerimizin büyük bir kısmını galaksiler üzerine yapılan araştırmalara borçluyuz. 20. yüzyılın başından itibaren yaşanan kuramsal ve teknolojik gelişmeler sayesinde galaksilere, dolayısıyla evrene bakış açımızda köklü değişiklikler yaşamaya devam ediyoruz. Uzayın derinliklerine bakmayı sürdürdükçe bu maceramız da devam edecek. 

Yazıları New Scientist ve Nature gibi dergilerde yayımlanmış, Bilim Tarihi ve Schrödinger’in Kedisinin Peşinde kitaplarının yazarı John Gribbin bizleri evrende bir seyahate çıkararak bu maceraya davet ediyor. Samanyolu gibi sarmal galaksilerden galaksiler arası devasa çarpışmaların kalıntılarına, aktif galaksilerden uzay-zamanın uç noktalarında güçlükle saptayabildiklerimize kadar uzanan bu yolculukta galaksileri daha yakından tanıyacak, Büyük Patlama’yla başlayan hikâyemiz nasıl ilerledi ve uzak bir gelecekte bizi nasıl bir son bekliyor gibi soruların cevaplarını bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93364</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a0288d3-7c5b-4fd9-9780-9c6eaf5c4380.jpg</image:loc>
            <image:title>Otuz Dokuz Basamak</image:title>
            <image:caption>Richard Hannay, Londra’daki hayatından çok sıkıldığı bir akşam kendini son derece tehlikeli bir durumun ve büyük sonuçları olacak bir komplonun ortasında bulur. 15 Haziran’da uluslararası dengeler temelinden sarsılacaktır ve bunu engelleyebilecek tek kişi, üst kat komşusudur. Neler olup bittiğini çözmeye çalışırken cinayet zanlısı oluveren Hannay, memleketi İskoçya’ya kaçmak zorunda kalır. 
 
Kaçış temalı gerilim polisiyelerinin arketipik örneklerinden biri olan Otuz Dokuz Basamak, ilk olarak 1915 yılında Blackwood’s Magazine dergisinde tefrika edildi, aynı yıl kitap olarak da piyasaya çıktı. Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesini konu edinen roman, yıllar boyu pek çok film ve televizyon uyarlamasına ilham verdi; Alfred Hitchcock tarafından 1935 yılında bazı köklü değişikliklerle beyazperdeye uyarlandı. Bu sürükleyici casus hikâyesi, Graham Greene ve James Bond’un yaratıcısı Ian Fleming gibi birçok yazarı da etkilemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93365</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe3f10ac-07da-475c-8de9-a3d7fcf60f4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Otuz Dokuz Basamak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Richard Hannay, Londra’daki hayatından çok sıkıldığı bir akşam kendini son derece tehlikeli bir durumun ve büyük sonuçları olacak bir komplonun ortasında bulur. 15 Haziran’da uluslararası dengeler temelinden sarsılacaktır ve bunu engelleyebilecek tek kişi, üst kat komşusudur. Neler olup bittiğini çözmeye çalışırken cinayet zanlısı oluveren Hannay, memleketi İskoçya’ya kaçmak zorunda kalır. 

Kaçış temalı gerilim polisiyelerinin arketipik örneklerinden biri olan Otuz Dokuz Basamak, ilk olarak 1915 yılında Blackwood’s Magazine dergisinde tefrika edildi, aynı yıl kitap olarak da piyasaya çıktı. Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesini konu edinen roman, yıllar boyu pek çok film ve televizyon uyarlamasına ilham verdi; Alfred Hitchcock tarafından 1935 yılında bazı köklü değişikliklerle beyazperdeye uyarlandı. Bu sürükleyici casus hikâyesi, Graham Greene ve James Bond’un yaratıcısı Ian Fleming gibi birçok yazarı da etkilemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93367</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d494088f-bfce-4ffa-8644-294e78508108.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ketum Virali</image:title>
            <image:caption>Her mektup okunacak değil ya 
İki şey söyleyip gideceğim Alfia 
Birini anlayacaksın eminim 
Ötekini belki yıllar sonra 
 
Her insan yaşayacak değil Alfia 
İki ömür vereceğim sana 
Birini tüketeceksin eminim 
Ötekini vermekten vazgeçeceğim sonra</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93368</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da00b6d2-b6f1-494b-ad3b-c8c54ae3999c.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşe Aşık Olan Adam</image:title>
            <image:caption>Onu gördüğüm andan itibaren, sonu ve amacı olmayan bir yoldayım. Yüreğimde ona karşı hissettiğim duygularla sonsuz ve onsuz bir şekilde yürüyorum. Kalp kırıklıklarım beni susatıyor ama vazgeçmiyorum. Ben Zeynep, size nasıl sevdiğimi anlatıyorum. 

Kübra Özçelik, Güneşe Âşık Olan Adam’da çağ dinlemeyen bir sevdayı, “Önemli olan yolun nereye gittiği değil, yolda olmaktır,” felsefesiyle anlatıyor. Tüm okuyucuları, yorgunluk, hastalık, kalp kırıklığı dinlemeden devam ettirilen bir aşka ve hayrete düşüren bir çabaya davet ediyor. Kimi zaman şaşkınlıkla kimi zaman da kızgınlıkla şahidi olacağınız bu aşk, yolcunun yola olan sevgisini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93369</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/708d4511-5bee-4ec3-843d-42c12d55270a.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Kafamı yavaşça salladım. Semih banktan kalktı, gitti. Onun arkasından bakarken gökyüzünde yağmur sonrası beliren gökkuşağını fark ettim. Ölüm hayatın en sarsıcı kodlarından biri olmasına rağmen, oyunun yas tutmadığını bilakis bunu sıradan bir olay olarak algılamasının ne kadar acımasızca olduğunu düşündüm. Adına hayat dediğimiz bu programı yazan parmaklar için doğmanın ve ölmenin birbirinden farkı yoktu. Denge için bu ölüm kodu gayet gerekli olan bir şeydi, hatta en önemlisiydi çünkü hepimiz ölmek için doğuyorduk. 

Genç network mühendisinin, evinde ölü bulunmadan önce yapması gereken son bir yolculuk vardır. Hayatı bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçerken yaptığı hatalarla yüzleşmek zorunda kalacaktır. 

Funda Usta, ses getiren romanı Şeffaf Tuval’den sonra şimdi de Son Yolculuk’ta, aynı hikâyenin başka pencerelerden bakıldığında nasıl da farklılaşabildiğini, insan ruhunun derinliklerine nüfuz ederek, sorgulayıcı ve okuru içine çeken bir anlatımla  ortaya seriveriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93370</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9062277-47f1-43f0-bf3f-d094400cf387.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapiland Serisi (4 kitap)</image:title>
            <image:caption>Kapiland Serisi 4 kitap Kapiland&apos;ın Kobayları
Kapiland&apos;ın Karanlık Yüzü
Kapiland&apos;ın Kıyameti
Kapiland&apos;ın Külleri Kapiland&apos;ın kirli oyunları dünyanın sonunu getirmeden bir şeyler yapmalıyız!.. Eserleriyle yüz binleri peşinden sürükleyen Miyase Sertbarut’un, kurguyla gerçeğin iç içe geçtiği bir dünyayı resmettiği Kapiland Serisi özel kutulu setiyle raflarda! Miyase Sertbarut, gerçeğin peşine düşen iki cesur gencin mücadelesini anlattığı Kapiland Serisinde, insani değerlere göndermelerde bulunurken; iyiliği, kötülüğü, hisleri, vefayı ve ahlâkı sorguluyor. Kapiland Serisi, dünyaya hükmeden güçlerin boyunduruğu altında kalan ezilenlerin direnişine ortak oluyor. Her bir cildi bağımsız olarak da okunabilen seri, sürükleyici kurgusunun satır aralarında ince ince sistemi eleştirirken, gençleri haksızlıklara karşı tek yürek olmaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93371</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f658c03f-06d7-481e-8f34-ce9488138dde.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuldaki Sır 3</image:title>
            <image:caption>Rüyaların kâbuslaraa dönüştüğü yer... Hayalet kızlar nereden geldi ve ne istiyorlar? Öğrenciler daha bunu öğrenemeden, kayıp kızlar okula girmeye başlıyor. İşte tam burada Amber, Millie’yi fark ediyor. Millie, sanki onu bir şeylere karşı uyarmaya çalışıyor. Okulun haricinde bu doğaüstü gizemi oluşturan farklı şeyler de mi var? Bu kızların geri dönme sebebini ve ölümlerine yol açan şeyi serinin son kitabında bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93372</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25c3c853-ddcc-4e85-99fc-e83f1734e622.jpg</image:loc>
            <image:title>365 Penguen</image:title>
            <image:caption>Yılın ilk günü bir kargocu kapımızı çaldı. Paketten ne çıktı dersiniz: Bir penguen! Yanında da bir not vardı: “Ben 1 Numara. Besleyin beni karnım acıktığında…”
Yılın ilk günü eve gelen bir penguenle başlayan macera her gün yeni bir penguenin eklenişiyle devam eder. Onca penguenle başa çıkmak için elbette biraz planlama, biraz hesaplama yapmak ve matematikten faydalanmak gerekir. Yılın sonunda evde tam 365 penguen vardır!
 
365 Penguen, eğlenceli kurgusuyla ve eşlik edebileceğiniz küçük hesap işlemleriyle okurları gülümsetecek bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93373</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9da4c3a-45b0-42c1-868f-67077f4d4aa4.jpg</image:loc>
            <image:title>Spartalıların Devleti - Atinalıların Devleti</image:title>
            <image:caption>Kendisi Atinalı olmasına rağmen, Spartalılara ve onların geleneklerine büyük bir hayranlık duyan Ksenophon, Spartalıların Devleti eserinde, Lykourgos’u ve onun Sparta’da kurmuş olduğu sistemi anlatır ve hayranlığını dile getirir. Sparta’nın askerî başarısının tesadüf olmadığını, çocukluk dönemlerinden yaşlılık dönemlerine kadar tüm vatandaşların nasıl bir disiplinle eğitilmiş olduklarını aktararak vurgulamaya çalışır. 

Atinalıların Devleti eseri ise Atina demokrasisinin genel bir çerçevesini çizmeye çalışır. Ksenophon’a atfedilmiş olmasına rağmen, üslubu bakımından başka bir yazar tarafından kaleme alınmış olduğu kabul edilir ve bu nedenle yazarın adı Pseudo-Ksenophon adıyla anılır. Yazar, eserin başında Atina’nın kurmuş olduğu yönetim sistemini eleştirir, ancak devamında bu sistemin iyi yönlerini anlatacağını aktarır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93374</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d90b9f7-290e-4ec0-8b69-8437cbb159da.jpg</image:loc>
            <image:title>Terapiye Başlarken</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, dinamik psikoterapiye hazırlık amacıyla yapılacak anamnez, değerlendirme, tanı, formülasyon, terapi sözleşmesi süreçleri için bir kılavuz olarak hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93375</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b04ceeb-12d1-44be-adb1-e89afe092ece.jpg</image:loc>
            <image:title>AYT Biyoloji Özet (YKS 2. Oturum)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, sınavlara yoğun ve yorucu bir tempoda hazırlananlara kolaylık sağlamak amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı müfredatı ve ÖSYM sınav soruları dikkate alınarak hazırlanmıştır. 
Konular yalın bir dille özet olarak verilmiş, gereksiz ayrıntılardan arındırılmıştır. 
Yeri geldikçe, önceki yıllarda çıkmış sorular, çözümleri ile birlikte verilmiştir. 
Sınavda çıkma ihtimali yüksek sorulardan oluşan testlerle de bilgilerin pekiştirilmesi amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93376</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b06a5ac-b9f3-498a-a025-96c0ce758843.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Para Teorisi Ve Politikası</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, “Para nedir?” sorusuyla başladı. Bu soru barındırdığı iki kelimeden çok daha fazlasını ortaya koyma potansiyeline sahip. Çünkü paranın tanımı tarihsel süreçte farklılaşırken para teorisi de değişti. Sonuç, bugünün küresel ekonomisinde modern para politikasının büründüğü oldukça karmaşık yapı ve bunun beraberinde getirdiği tartışmalar oldu. Neoliberal politikaların hız ve derinlik kattığı finansallaşma süreci parasal ekonomiyi Ortodoks bakış açısının çizdiği katı sınırların dışına çıkardı. Heterodoks yaklaşımlar önem kazanmaya başladı. Dolayısıyla bugün gelinen noktada parasal ekonomi açısından iyice belirginleşen bu ikilemi her zamankinden daha fazla tartışmak, gelişmekte olan dışa açık piyasa ekonomilerinin politika sürecinde yol açtığı soru işaretlerini ve modern para politikasının dinamik işleyiş yapısını farklı bir biçimde ortaya koymak gerekiyordu. Bu vesileyle eski bir sorudan yola çıkan, gayesi yeni bir bakış açısı sunmak olan bu kitap ortaya çıktı.

Parasallaşmış bir dünyada paranın ne olduğunu anlamak her kuşağın ilgi odağı olmuştur. İktisat teorisinde para, iki ucu keskin bıçağa benzeyen bir konudur. Bazı iktisatçılar için sadece değişim ve mübadele aracı iken, bazıları için ise ekonominin ta kendisi, sermayenin en fetiş biçimidir. Paranın toplumsal, ekonomik, politik ve ahlaki boyutu ise ayrı bir tartışma konusudur. Elinizdeki kitap genelde Ortodoks ve Heterodoks, özelde ise Yeni Uzlaşı ve Post-Keynesyen bakış açılarıyla para-değer, para-fiyat, para-zaman, para-varlık, para-faiz gibi konuları ele almaktadır. Bunun yanında para yaratımı, finans ve para politikaları da tartışılmaktadır. Kitap akademisyenler kadar, bu konuları merak eden talebeler için de faydalı olacaktır.

Prof. Dr. Cem Mehmet Baydur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93377</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fde2660-8fe5-4764-bb93-cdf033f41b36.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Yakınsama</image:title>
            <image:caption>1800’lerde, buhar gücü ve uluslararası barış, malların sınır ötesine taşınmasının maliyetlerini düşürdüğünde, küreselleşme bir sıçrama yaşadı. Bu, günümüzün zengin uluslarını hâkimiyet kurmaya iten, kendi kendini besleyen bir endüstriyel yığılmayı ve büyüme döngüsünü tetikledi. Büyük Iraksama’ydı bu. Yeni küreselleşme ise, fikirleri sınır ötesi taşımanın maliyetini kökten azaltan bilgi teknolojisi tarafından yönlendirildi. Bu, çok uluslu firmaların emek yoğun işleri, gelişmekte olan ülkelere taşımasını pratik hale getirdi. Ancak firmalar, tüm üretim sürecini senkronize tutmak için denizaşırı işleriyle birlikte pazarlama, yönetim ve teknik bilgilerini de yurt dışına gönderdi. Yüksek teknolojiyi düşük ücretlerle birleştirmenin yeni olasılığı, bir avuç gelişmekte olan ulusun hızlı sanayileşmesini, gelişmiş ulusların eşzamanlı sanayisizleşmesini ve şu an sönmekte olan bir emtia süper döngüsünü harekete geçirdi. Sonuç, bugünün Büyük Yakınsaması’dır.

Büyük Yakınsama, hikâyeler ve analizler olarak sunulan örnekler arasındaki dengeyi açık ve hevesli bir şekilde aktaran önemli bir kitap.
- Paul Collier, Oxford Üniversitesi,
Kapitalizmin Geleceği kitabının yazarı.

Bu önemli kitap, küreselleşmeyle ilgili düşüncelerimizi değiştirmeli. Son iki yüzyılda dünya, iki büyük küreselleşme patlaması yaşadı. Bunlardan ilki zengin ve fakir ülkeler arasında ıraksamaya; 1970’lerden beri süregelen ikincisi ise yakınsamaya sebep oldu. Richard Baldwin, ustaca bunun nedenlerini bize anlatıyor.
- Jeffrey G. Williams, Harvard Üniversitesi,
Unequal Gains kitabının yazarı.

Birçok kitap, küreselleşmenin çeşitli türleriyle ilgileniyor. Fakat yalnızca Baldwin’in kitabı küreselleşmenin mantığına iniyor. Küreselleşme, insanların, malların ve bilginin ülkeler arası geçişinin ucuz ve mümkün olmasıyla gerçekleşir. İlk küreselleşme malların geçişi üzerine; bugünkü ise bilgi ve kavrayış üzerine kuruldu. Bir sonraki ise insanların hareketini konu alacak. Bu kitap, küreselleşmenin geçmişini ve geleceğini anlamak isteyen herkes tarafından okunmalı.
- Branko Milanovic, New York Şehir Üniversitesi,
Küresel Eşitsizlik ve Kapitalizm, Tek Başına kitaplarının yazarı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93378</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/790be09e-5bc0-49fe-8a72-8bf57f9acf8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Maymun Muyum?</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, evrim teorisi merak uyandırıcı altı büyük soru etrafında tartışılmaktadır. Kısır bir döngü içerisine çekilen evrim tartışmaları bu döngüden çıkarılarak bilimsel yönleriyle incelenmektedir. 
Ben maymun muyum? Evrim neden bir kuram olarak ele alınır? DNA nedir ve evrim sürecine etkileri nelerdir? Bütün bilim insanları evrim kuramını kabul eder mi? Yaşam nasıl başladı? 
Tüm bu sorularla evrim kuramına dair yaptığı açıklamaları genişleten Francisco J. Ayala, kitabın son bölümünde ise hem evrime hem Tanrı’ya aynı anda inanmanın mümkün olup olmadığını ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93379</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc0381ee-1e67-4559-9163-022d46983609.jpg</image:loc>
            <image:title>Fakültelerin Çatışması</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Kant’ın hayattayken yayımladığı son eseridir. Ancak. II. Frederick William’ın baskıcı tedbirleri nedeniyle basılması kolay olmamış ve Prusya sansürünün düşmanca gözetimi altında yayımlanmıştır. 

Kitap, yalnızca bireysel akla karşı sorumlu olan Felsefe Fakültesi ile öğretileri ve uygulamaları kamuyu ilgilendiren teoloji, hukuk ve tıp fakülteleri arasındaki ebedî mücadeleyi konu alır. Burada Teoloji Fakültesi ile Felsefe Fakültesi arasında yaşanan otorite mücadelesi öne çıkar. Bu aslında, din-felsefe, vahiy-akıl çatışmasının Aydınlanma üzerinden yeniden tartışmaya açılmasıdır. 

“Aklını kullanmaya cesaret et!” diyen Kant için filozof özgür olmalıdır. Bu kitap da aklını her yönüyle çekinmeden kullanma özgürlüğüne ve üniversitelerin özgürlüğünün bunun şartı olduğuna ilişkin bir manifesto niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93381</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cb4ffc3-280a-4580-b3be-c21dcf41f17a.jpg</image:loc>
            <image:title>Salgın Halleri</image:title>
            <image:caption>COVID-19, hızlı bulaş riski, yayılma kapasitesi ve dirençli varyantları sebebiyle tüm dünyayı kısa sürede etkisi altına aldı. Bu beklenmedik ve endişe verici gelişme, küresel ticaret ve ulaşım ağlarındaki yoğunluk, siyasal öngörüsüzlük, sağlık hizmetleri ve altyapısındaki yetersizlikler gibi faktörlerin eklenmesiyle toplumsal hayatın her alanında giderek derinleşen bir krize dönüştü. Sadece dünyanın her köşesinden milyonlarca insanın yaşamını yitirmesine yol açmadı. Küresel ölçekte yaşanan istihdam kaybı, olağanüstü hâl kapsamında uygulanan sokağa çıkma yasağı, seyahat engeli gibi kısıtlamalar ve aksayan eğitim faaliyetleri milyarlarca insanın hayatına ket vurdu. Hal böyleyken, salgını kontrol altına alabilmenin yollarını araştırmak kamu sağlığı açısından ne kadar önemliyse, salgının sosyo-politik ve ekonomik alandaki tezahürlerini sorgulamak da bu süreçte ortaya çıkan ve pekişen toplumsal eşitsizlikleri anlamak açısından o kadar önemli. Salgın Halleri: COVID-19 ve Toplumsal Eşitsizlikler, salgının bir anda ve tüm çıplaklığıyla ortaya saçtığı bu çok katmanlı eşitsizlikleri mercek altına alıyor.
Risk ve Nüfus Tartışmaları Bağlamında Türkiye’de COVID-19 Pandemisi  Ebru Kayaalp JurIch ve İbrahim Burhan Işık • Mikroskobik Küresel Coğrafya: Pandemi ve Coğrafi Ölçeğin Yeniden Üretimi Mehmet Barış Kuymulu • Salgın Dil Oyunlarında Düşmanlaştırılan COVID-19 Onur Bilginer ve Bahar Aykan • COVID-19 Bağlamında Hukuksal Düzenlemeler ve Toplumsal Yaşamdaki Etkileri Hakkında Bir Değerlendirme Duygu HatIpoğlu Aydın • Tedirgin Etkileşim: Salgın Döneminde Gündelik Hayatın Dönüşümü Aksu Akçaoğlu • Farklı Çağların, Ekonomilerin ve Coğrafyaların Vebaları: COVID-19 ve HIV/AIDS İlhan Can Özen • “Yeni Normal” Hepimiz için Eşit mi? COVID-19 Salgınında Yurttaş Olanlar ve Ol(a)mayanlar Yeşim Mutlu • Küresel Salgın Dünyasında İşçi Sınıfı: Belirginleşen ve Derinleşen Eşitsizlikler  Zafer Ganioğlu • Pandeminin Örgün Eğitim Sektöründe Yarattığı Kırılganlıklar Önder Küçükural ve EtrIt ShkrelI • İktidar, Salgın ve Toplum: Yaşlı Hanelerinden Kapanma Antimonileri HAtice Yaprak Civelek • Pandemide Derinleşen Toplumsal Cinsiyet Eşit(siz)liğine Bir Bakış Gökten Doğangün • Röportaj: Salgın ve Toplumsal Cinsiyet Temelli Ayrmcılık Canan Balan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93382</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e7b6b9f-1d9c-4164-bb6d-f68dc422dbd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Sosyolojisini Güncel Kılmak</image:title>
            <image:caption>Edebiyat bizim açımızdan, hakikati keşfe değil, üretime yaslamanın anahtarıdır. Hakikati bir üretim kuralı olarak düşünürsek edebiyatın toplumsal dönüşüm süreçlerindeki rolünü ortaya koyabiliriz. Bu süreçlerin edebiyata taşınması, hakikatin güçlü bir haykırışıdır. Her toplumsal dönüşüm süreci kendi hakikatini dokurken, edebiyat yazarları yaşananları toplumsal belleğe yerleştirme noktasında ön sıralarda yer almışlardır. Edebiyat, yeri geldiğinde kötü olanı, yeri geldiğindeyse iyi olanı hanesine işleyip insanlara taşırken, toplumsal belleği her daim diri tutmasını bilmiştir.
Bu kitapta edebiyat sosyolojisine önemli katkılar sunarak yer alan çalışmalar, bize bir kez daha edebiyatın hakikat üretimiyle güçlü bir ilişkisi olduğunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93383</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d861de5b-2c87-4ab6-865d-f82951543348.jpg</image:loc>
            <image:title>TYT Biyoloji Özet (YKS 1. Oturum )</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, sınavlara yoğun ve yorucu bir tempoda hazırlananlara kolaylık sağlamak amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı müfredatı ve ÖSYM sınav soruları dikkate alınarak hazırlanmıştır. 
Konular yalın bir dille özet olarak verilmiş, gereksiz ayrıntılardan arındırılmıştır. 
Yeri geldikçe, önceki yıllarda çıkmış sorular, çözümleri ile birlikte verilmiştir. 
Sınavda çıkma ihtimali yüksek sorulardan oluşan testlerle de bilgilerin pekiştirilmesi amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93384</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7728579f-c1dc-4a39-9485-d781e5f307cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyümek İstedim</image:title>
            <image:caption>Adnan Binyazar, Öner Yağcı, Hidayet Karakuş, Bahri Karaduman ve Işık Baykurt’tan oluşan Çiğli Belediyesi 2021 Fakir Baykurt Roman Ödülü Seçici Kurulu “dilinin yetkinliği, kültürel bir ortamla ülke gerçeklerini iç içe vermesindeki sağlam kurgusu, doğal bir anlatımla yarattığı biçemle özellikle köy toplumunun kültürel havasını güçlü gözlemlerle yansıtması, alaysamalı bir söylemle yapaylığa düşmeden kör inançlara bağlı töreler karşısında halkta toplumsal bilinç yaratması, onun ardında yatan gerçeği olayların içinden görerek etkili biçimde vermesi ve Fakir Baykurt romanlarına uygun bir kurgu oluşturması” nedeniyle, 2021 yılının ödülünü oy birliği ile Ali Balkız’ın BÜYÜMEK İSTEDİM adlı eserine  verdi. 
 
Ali Balkız Büyümek İstedim adlı romanını, ele avuca sığmayan, olağanüstü meraklı ve bir an önce büyüyüp hayata atılmak/katılmak isteyen ilkokul öğrencisi Gollik Ali&apos;nin bakışından anlatıyor. Balkız, 27 Mayıs 1960&apos;ın arifesinde, siyasî çatışmaların yansımasını gördüğümüz Orta Anadolu&apos;daki biri Alevî, öteki Sünnî olan iki köydeki yaşam biçimini, sert doğa koşullarını, insanlarını, ilişkilerini imgesel betimlemelerle kaleme alıyor. 
Farklı âdet, kültür ve inanç içinde yaşasalar da hep dayanışma içinde olan bu iki komşu köy, &quot;bir değirmen kurma&quot; meselesi yüzünden –biraz da iki Ağa&apos;nın rekabetinden– birbirine giriyor; ardından da amansız bir yarış başlıyor... 
 
“... hem benim işim hem de köyün. Çünkü değirmeni ben yapacağım, benim olacak, karı zararı bana ait. Ama su ve bent hem benim, hem de köyün olacak... İki köyün arası bozulacaksa, ona da ne siz, ne de ben bir şey yapabiliriz... Dilerim ki olmasın. Ama olursa da, o zaman düşünürüz.” 
Komşular dinliyor. Dinledikçe sakinleşiyor. En azından anlıyorlardı. Zülfaar 
Ağa’nın da sesi gittikçe yükseliyordu: 
 “Şimdi ne yaptı Yasin tilkisi. Tarihten beri bent vurduğumuz, ark açtığımız 
suyumuzun üst tarafına bent kurdu. Buna cesaret etti. Bu bir meydan okumaydı. Siz 
gidip onun bentini tanımadınız. Söküp attınız. İyi yaptınız ama o yeniden yaptı. Ben 
değirmenin suyu için bentimi, onun bentinin üstüne, daha yukarıya kuracağım. Siz 
hepiniz saatlerce, heyecanla iskambil oynuyorsunuz değil mi?... Ne yapıyorsunuz?... Kozu, daha yüksek bir koz’la öldürüyorsunuz. Benim ki de o hesap. Daha üste bir bent 
ve değirmen...” 
“Eee...” dediler. Bunu düşünmemişlerdi. 
“Eeee’si o ki; suyu değirmene önce kim götürürse, kim önce değirmen taşını 
döndürürse, un kokusu önce kimin değirmeninden çıkarsa, su da onun olacak?...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93387</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5c0812a-87c9-42f6-a305-32ab12b7fdab.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Vadisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sir Arthur Conan Doyle’un akıl yürütme yeteneği çok güçlü Edinburglu bir öğretmenden esinlenerek yarattığı Sherlock Holmes karakteri ilk kez 1887’de yayımlanan Kızıl İpucu’nda boy gösterdi. İngiliz edebiyatının en canlı karakterlerinden biri olan Holmes, piposu, şapkası ve kendine özgü giysileriyle farklı bir dedektif olarak daha sonra pek çok romanda okuyucunun karşısına çıktı. Arkadaşı Dr. Watson ve düşmanı Prof. Moriarty ile birlikte birçok filmin de kahramanı olarak ün kazandı. Doyle’un yazdığı tarihi romanlar ve tiyatro oyunları Sherlock Holmes’un kazandığı ünün gölgesinde kaldı. 

Holmes’un ele aldığı karmaşık cinayetler, karşılaştığı suçlular, sahte ipuçları, çaresiz kalmış kanun adamları, yalan söyleyen tanıklar, rastlantılar, dedektifin gözlem gücü, zekâsı ve ulaştığı umulmadık çözümler zevkli bir kurgu içinde, akıcı bir üslupla edebiyatın klasikleri arasına katıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93388</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef79f86b-f885-48cd-bccd-064acba9fbf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Cehennemin Kapıları</image:title>
            <image:caption>“Evet... Korku... Size söyleyeceğim şeyin korkusu, zira o kadar korkunç bir şey ki, onu size açıklama düşüncesi bile tüylerimi diken diken ediyor ve onu işittiğinizde siz de korkudan buz keseceksiniz!”

1875-1926 yılları arasında yaşayan Fransız yazar Maurice Level’in öyküleri, korku verici oyunlarıyla ünlü Grand Guignol tiyatrosunda sahnelendi. Guy de Maupassant ve Edgar Allan Poe gibi yazarlarla birlikte anılan Level, özellikle gizemli öyküleri ve sürprizli finalleriyle dikkat çekerek karanlık ama gerçekçi bir edebiyat anlayışı sergiledi.

Level’in yirmi altı kısa öyküsünün bir araya geldiği Cehennemin Kapıları adlı eseri delilik, ölüm, intikam, suçluluk, cinayet ve intiharla dolu tekinsiz bir dünyaya ev sahipliği yapıyor.

“M. Level’e saygım sonsuz. Keşke ben de onun gibi enfes olay örgüleri yaratabilseydim.” 
-H. P. LOVECRAFT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93389</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd8f841e-f8ab-4c4a-8204-a0467eda93d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Vadi&apos;nin Korkusuz Çocukları</image:title>
            <image:caption>Karadeniz&apos;in engin yeşilliğinde bir vadi. Vadiyi yuvası bellemiş çocuklar ve her şeyi bir anda altüst eden iş makineleri. 
Demet İkinci&apos;den yöresel ayrıntılar ve tanıdık karakterlerle zenginleştirilmiş, yaşam alanlarını korumak için mücadele eden herkesin aşina olduğu bir hikâye: Yeşil Vadi&apos;nin Korkusuz Çocukları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93390</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e52c577-ae1b-4781-8b1b-41bc536308be.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzelork</image:title>
            <image:caption>Buraya pek de yakın olmayan orkların yaşadığı Orkideya şehrinde, belediye başkanı Orkeste heyecanla çok yakında doğacak ilk oğlunu bekliyor! Onu şimdiden gözünün önüne getiriyor: Babasının gururu, çirkinler çirkini bir oğul. Ve beklenen an geliyor. Peki ama bu melek yüzlü sarışın ork da kim?

Ne büyük bir talihsizlik! Uzun zamandır beklenen küçük ork fena halde güzel ve korkunç derecede tatlı. Üstelik ne sivri dişleri var ne eğri burnu ne de siğilleri. 

Güzelork’un, orklar dünyasında kendi yolunu bulabilmek için kim bilir neler yapması gerekecek! Ama belki de onu olduğu gibi kabul etmeye hazır birileri vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93391</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4f06099-c0f9-4116-b7fe-f94bca065c86.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağlamıyorum Gözüme Eğitim Kaçtı</image:title>
            <image:caption>“Eğitim, çocuğumun, öğrencimin içindeki coşkuyu, yaratıcılığı, sevgiyi, dünyaya duyduğu ilgiyi öldürmesin; çünkü insan bir sayı, hayat da bir şık değil” diyen ebeveynler, öğretmenler ve hayata dair heyecanını hiç yitirmeyenler; bu kitap sizin için. Okuyun, hep birlikte değiştirelim. 
 
“Sekiz yaşındaki bir çocuğun sabah uyanmamak umuduyla dua ederek yattığı bir ülke, hiçbirimizin hayali değil ama gerçek. Gece yatağa girerken gülümseyen, büyük hayallerini besleyerek nice umutlarla uykuya dalan çocukların hayaliyle ve bir şeyleri değiştirebilme inancıyla yazıyorum.  
23 yıldır okulda olan biri olarak değişimin başladığı yerin okul değil, evlerimizin içi olduğunun farkındayım. Tam da bu nedenle sevgili anne ve babalar, bu kitap sizler için. Biliyorum ki bu ülkenin milyonlarca çocuğu örselenmiş olarak okula başlıyor, öğretmeninden gördüğü sevgi ile yüzünde güller açıyor; işte tam da bu nedenle sevgili öğretmenler, bu kitap aynı zamanda sizler için. 
 
Bu coğrafyada kendimizden çok çocuklarımızı düşünüyor, onlar için en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Evde çocuklarımıza verdiğimiz zararın farkında olmadan, okulda alacakları eğitimle başarılı çocuk yetiştireceğimizi zannediyoruz. Okulun, çocuklarımızın hayatından çaldığının farkında olmadan koca bir yalana tutunuyor ve adına eğitim sistemi denen bu çarkon içinde çocuklarımızın umutlarının tüketilmesine müsaade ediyoruz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93392</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a0eeb79-2b52-4df9-9221-47c1f674b794.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Etkinlikler Çizgiler</image:title>
            <image:caption>Yeni Okul Öncesi Programına uygun hazırladığımız “Süper Etkinlikler” okul öncesi çocuklarımız için 4 kitaptan oluşmaktadır: 
Çizgiler, Harfler, Nokta Birleştir, Renkler-Şekiller. 
Çizerek, boyayarak ve eğlenceli etkinlikler yaparak çocuklarımız, hem öğrenip hem de eğlenecekler. 
Çocuklarımız, ilkokul için gereken temel becerilerin en önemlisi olan kalem kullanmayı en doğru şekilde öğrenecekler. 
Okulda ve evde keyifli vakitler geçirecek çocuklar, ilkokul için gerekli olan temel becerileri almış olacaklar. 
Çocuklarımız, bulmaca sayfaları, nokta birleştirme, sayıları tanıma, harfleri öğrenme, labirent, eşleştirme, renk-şekil kavramları gibi etkinlikleri keyifle yapacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93393</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/185321f1-53ba-4912-b594-ad247a53ce0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayıları Say Topla Çıkar Matematik Çok Kolay</image:title>
            <image:caption>Okul yaşamına adım atacak çocuklarımızın farklı etkinliklerle okula hazırlanmaları, eğitimlerini tümüyle etkileyecek kadar önemlidir. Birçok çocuk psikoloğu, çocuk doktoru, öğretmen ve eğitimci, okul öncesi yapılan etkinliklerin önemini özellikle vurgulamaktadır. 
“Sayıları Say Topla Çıkar Matematik Çok Kolay” kitabında çizgiler, nesneler, harfler, bulmacalar, eşleştirmeler ve birçok farklı aktivite bulunmaktadır. Bunlar ders değil, oyun niteliğinde sunulmuştur ve çocukların gelişimine katkı sağlar. Eğlenceli etkinliklerle kâğıt, kalem, kitap, defter gibi araçlarla ve çeşitli kavramlarla tanışan çocuklarımız etkinlikleri yaptıkça mutlu olurlar ve öğrenme süreci olumlu hâle gelir. Etkinlik yapan çocukların beyinlerindeki algı merkezleri harekete geçer ve odaklanma becerileri de gelişir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93394</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/323c9d5d-4b1a-4b19-84ab-ebff7653761a.jpg</image:loc>
            <image:title>Görsel Algımı ve Dikkatimi Geliştiriyorum</image:title>
            <image:caption>Okul yaşamına adım atacak çocuklarımızın farklı etkinliklerle okula hazırlanmaları, eğitimlerini tümüyle etkileyecek kadar önemlidir. Birçok çocuk psikoloğu, çocuk doktoru, öğretmen ve eğitimci, okul öncesi yapılan etkinliklerin önemini özellikle vurgulamaktadır. 
“Görsel Algımı ve Dikkatimi Geliştiriyorum” kitabında çizgiler, nesneler, harfler, bulmacalar, eşleştirmeler ve birçok farklı aktivite bulunmaktadır. Bunlar ders değil, oyun niteliğinde sunulmuştur ve çocukların gelişimine katkı sağlar. 
Eğlenceli etkinliklerle kâğıt, kalem, kitap, defter gibi araçlarla ve çeşitli kavramlarla tanışan çocuklarımız etkinlikleri yaptıkça mutlu olurlar ve öğrenme süreci olumlu hâle gelir. Etkinlik yapan çocukların beyinlerindeki algı merkezleri harekete geçer ve odaklanma becerileri de gelişir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93395</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cb2f984-07ba-429b-bba5-3d01bd82e5ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimleri Okumak</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde özellikle okumanın kültürü ve tarihine dair kitaplarıyla tanınıp sevilen Alberto Manguel yine son derece aydınlatıcı ve keyifli bir çalışmayla karşımızda. Ama bu sefer, dört bir yanımızı saran görsel dünyayı ve bu dünyayı okuma tarzımızı konu alan bir eserle. 

Sanat hakkında konuşurken kullanılan dil son zamanlarda gitgide karmaşıklaştı. Genellikle yalnızca sanatçıların ve uzmanların anlayabileceği bir jargonla doldu. Öte yandan, bugün, kaleydoskopu andıran ve gündelik hayatımızı kuşatan yepyeni bir görsellik âleminde yaşıyoruz. Ama bu yoğun görselliğin nasıl yorumlanacağı meselesinde bize yol gösterecek ipuçlarına ihtiyacımız var. 

Fotoğraflardan resimlere, binalardan heykellere, olağanüstü nitelikteki çeşitli imgeleri mercek altına alan Manguel, her imgenin bir hikâye sunduğunu anlatıyor. Resimleri Okumak: Sanata Baktığımızda Düşündüklerimiz, esasen sanat tarihi ve teorisi değil, hikâyelerin hayret verici incelikleri hakkında bir kitap. Armağan Ekici’nin usta işi çevirisiyle. 

“İnsanı meftun edecek çok şey var bu kitapta, sırf fikirlerin kapsamı bile ufuk açıyor… Bu sene okuyacağınız en hoş kitaplardan biri olabilir.” 
The Independent</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93396</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a13b84d6-25db-423f-a9af-f7f2a309bd32.jpg</image:loc>
            <image:title>Tamamlıyorum Birleştiriyorum Çizgiler Çiziyorum</image:title>
            <image:caption>Okul yaşamına adım atacak çocuklarımızın farklı etkinliklerle okula hazırlanmaları, eğitimlerini tümüyle etkileyecek kadar önemlidir. Birçok çocuk psikoloğu, çocuk doktoru, öğretmen ve eğitimci, okul öncesi yapılan etkinliklerin önemini özellikle vurgulamaktadır. 
“Tamamlıyorum Birleştiriyorum Çizgiler Çiziyorum ” kitabında çizgiler, nesneler, harfler, bulmacalar, eşleştirmeler ve birçok farklı aktivite bulunmaktadır. Bunlar ders değil, oyun niteliğinde sunulmuştur ve çocukların gelişimine katkı sağlar. 
Eğlenceli etkinliklerle kâğıt, kalem, kitap, defter gibi araçlarla ve çeşitli kavramlarla tanışan çocuklarımız etkinlikleri yaptıkça mutlu olurlar ve öğrenme süreci olumlu hâle gelir. Etkinlik yapan çocukların beyinlerindeki algı merkezleri harekete geçer ve odaklanma becerileri de gelişir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93397</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cb2f8f6-2444-4275-bbfe-a1a8530f5887.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Çocuk - Kesme ve Yapıştırma</image:title>
            <image:caption>Çıkartmalı Etkinlikler
Temel Basit Etkinlikler
Görsel Hafıza Geliştirme
Dikkat Geliştirme
“Akıllı Çocuk Gelişim Etkinlikleri”, 3 yaş ve üzeri çocukların gelişimsel düzeyleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Etkinlik sayfaları planlanırken bu yaş grubu çocuklarının ilgi ve merakları da göz önüne alınmıştır. Okul çağına gelen çocuğun birçok beceriyi kazanmış olması gerekir. Bu nedenle gelişim etkinliklerine 3 yaşından itibaren başlanması ve eğitimlerin uzun yıllara yayılması son derece önemlidir. Çocukların sıkılmadan, eğlenerek okula hazırlanmaları, kalıcı öğrenmelerin oluşumu ve beceri gelişimi açısından vazgeçilmezdir. Bu çerçeveden hareketle çocukların ilkokula ve hayata geniş bir vizyonla hazırlanabilmeleri için “Akıllı Çocuk Gelişim Etkinlikleri” kitapları hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93398</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/807a33fb-b5f3-4704-a3a4-8d8fa2973e54.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Çocuk - Matematik Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>Çıkartmalı Etkinlikler
Temel Basit Etkinlikler
Görsel Hafıza Geliştirme
Dikkat Geliştirme
“Akıllı Çocuk Gelişim Etkinlikleri”, 3 yaş ve üzeri çocukların gelişimsel düzeyleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Etkinlik sayfaları planlanırken bu yaş grubu çocuklarının ilgi ve merakları da göz önüne alınmıştır. Okul çağına gelen çocuğun birçok beceriyi kazanmış olması gerekir. Bu nedenle gelişim etkinliklerine 3 yaşından itibaren başlanması ve eğitimlerin uzun yıllara yayılması son derece önemlidir. Çocukların sıkılmadan, eğlenerek okula hazırlanmaları, kalıcı öğrenmelerin oluşumu ve beceri gelişimi açısından vazgeçilmezdir. Bu çerçeveden hareketle çocukların ilkokula ve hayata geniş bir vizyonla hazırlanabilmeleri için “Akıllı Çocuk Gelişim Etkinlikleri” kitapları hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93399</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab2c96ef-dd11-4d2b-b054-325b7dab43f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Çocuk - Dikkat ve Kavram</image:title>
            <image:caption>Çıkartmalı Etkinlikler
Temel Basit Etkinlikler
Görsel Hafıza Geliştirme
Dikkat Geliştirme
“Akıllı Çocuk Gelişim Etkinlikleri”, 3 yaş ve üzeri çocukların gelişimsel düzeyleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Etkinlik sayfaları planlanırken bu yaş grubu çocuklarının ilgi ve merakları da göz önüne alınmıştır. Okul çağına gelen çocuğun birçok beceriyi kazanmış olması gerekir. Bu nedenle gelişim etkinliklerine 3 yaşından itibaren başlanması ve eğitimlerin uzun yıllara yayılması son derece önemlidir. Çocukların sıkılmadan, eğlenerek okula hazırlanmaları, kalıcı öğrenmelerin oluşumu ve beceri gelişimi açısından vazgeçilmezdir. Bu çerçeveden hareketle çocukların ilkokula ve hayata geniş bir vizyonla hazırlanabilmeleri için “Akıllı Çocuk Gelişim Etkinlikleri” kitapları hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93400</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16411a36-28b5-474e-8ad9-03ff1eadbce0.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Çocuk - Çizgi Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>Çıkartmalı Etkinlikler
Temel Basit Etkinlikler
Görsel Hafıza Geliştirme
Dikkat Geliştirme
“Akıllı Çocuk Gelişim Etkinlikleri”, 3 yaş ve üzeri çocukların gelişimsel düzeyleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Etkinlik sayfaları planlanırken bu yaş grubu çocuklarının ilgi ve merakları da göz önüne alınmıştır. Okul çağına gelen çocuğun birçok beceriyi kazanmış olması gerekir. Bu nedenle gelişim etkinliklerine 3 yaşından itibaren başlanması ve eğitimlerin uzun yıllara yayılması son derece önemlidir. Çocukların sıkılmadan, eğlenerek okula hazırlanmaları, kalıcı öğrenmelerin oluşumu ve beceri gelişimi açısından vazgeçilmezdir. Bu çerçeveden hareketle çocukların ilkokula ve hayata geniş bir vizyonla hazırlanabilmeleri için “Akıllı Çocuk Gelişim Etkinlikleri” kitapları hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93401</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83f800c1-6a24-4927-958d-29ae017a799c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüzünlü Kalem</image:title>
            <image:caption>Değerli okurlarım, şiir yazma isteğim gençlik yıllarıma dayanıyor. Gençlik yılarımdan beri biriktirdiğim şiirleri sizlerle paylaşma heyecanı içerisindeyim. Umarım sizler de okuduğunuz bu şiirlerde kendinizden bir şeyler bulur ve zevkle okursunuz. 
 
Şiirlerimde genellikle sevgi ve dini konular hâkimdir. Hem hayatımda hem de şiirlerimde sevgi ve saygıya daima önem vermişimdir. İnsan sevgisini, insan yüreğinin güzelliklerini hep anlattım ve anlatmaya da devam edeceğim. Sevgi ve saygının olmadığı hiçbir yerde güzelliklerin olmayacağı inancındayım. Şair Yunus Emre’nin dediği gibi “Gelin tanış olalım/İşin kolayın tutalım/Sevelim sevilelim/Dünya kimseye kalmaz. Şiirlerimi yazarken Allah aşkını daima ön planda tutmuşumdur. Bizi yaradana sonsuz şükürler olsun ki böyle bir kitap çıkarmayı ve siz değerli okurlarla paylaşmayı bana nasip etti. 
 
Ayrıca şiirlerimde Karapınar’ımızın güzel değerlerini, bütün güzelliklerini yazmaya çalıştım. Bunları şiirlerimde anlatırken de yüreğim daima hüzünlüdür. 
Uzun yıllardan beri yazdığım şiirleri “HÜZÜNLÜ KALEM” adlı şiir kitabımda sizler için birleştirdim. Bu kitabın hazırlanmasında emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. 
 
Değerli okurlarım, hepinizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93402</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92b3f85a-d76c-445a-907d-dbc01cbdec5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Menekşe&apos;nin Turnası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Geleceğin çevre mühendisleri Göksu ve Kerem ile gizem dolu bir doğa keşfine çıkmaya ne dersiniz?
 
Meraklı kahramanlarımızın merceğine turnalar takılıyor. Ailelerinin doğayı ve hayvanları korumak için görevli olduğu saha çalışmasına giden Göksu ve Kerem kimseye haber vermeden çıktıkları bu sır dolu yolculukta esrarengiz bir kız ve onun en yakın dostuyla karşılaşıyor: Menekşe ve Turnası.
 
Çocuklara doğa bilincini, dostluğu ve bilimin önemini öğütleyen bu hikâyeyi elinizden düşüremeyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93403</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/396cb8b5-4d0f-4aac-9e21-22dd1017c560.jpg</image:loc>
            <image:title>Carpe Diem 1 - Düğüm</image:title>
            <image:caption>“Günü yakalamak; ânı yaşayıp ardından gülümseyebilmektir.” 
 
Simay, uzun yıllar boyunca içinde yaşatmış olduğu duyguların karşılığını alacağı günü beklerken hayal kırıklığı yaşar. Bu durumla başa çıkabilecek kadar güçlü bir kimliğe sahip olan Simay, hiç umulmadık şekilde hayatına girecek olan Burkay’ın gizemli yaşantısı yüzünden kendini bambaşka bir mücadelenin içinde bulur. 
 
Burkay, büyük bir özveri ile tırmandığı kariyerinin zirvesinden uğradığı ihanet sonucunda koparılır ve hayatını kendisinden çalınanları tekrar almaya adar. Geçmişinde yaşadığı ihanetin bilinçaltında örmüş olduğu demir parmaklıklar aşılmaz hâle gelmişken hayatına giren Simay, onun için yeni bir tehdit mi olacaktır yoksa hedefine ulaşabilmek için katılaştırdığı kalbini ısıtacak bir kıvılcım mı? 
 
Güçlü kalmayı hayatlarının temel gayesi hâline getirmiş bu iki ruh, karşı koymaya çalıştıkça birbirlerine daha çok çekileceklerdir. Hayata karşı mücadelelerini verirken, tarifsiz bir tutkuya dönüşen duyguları yüzünden kişiliklerinden taviz verecek, yürüdükleri dikenli yolu daha da tehlikeli hâle getireceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93404</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f02c6fa-0d0e-42f8-bf3d-beacf7bca878.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini Affet</image:title>
            <image:caption>Birçoğumuz için ‘kendini affetmek’ tanıdık bir kavram değildir…  
Halbuki affetmelerin ilki, kişinin kendini affetmesidir. 

Kendini affetmek; bireyin geçmişte hissettiği ve bilinçaltının derinlerinde yatan suçluluk duygularını bırakıp kötü hissetmelerden kurtulmasıdır.  

Çoğumuz yaptığımız hatalar karşısında suçluluk duygusunu ne kadar yoğun yaşarsak, affedilmeye o kadar layık olduğumuza inanırız. 

Oysa kişinin bir yanlış davranıştan vazgeçebilmesi için duygusal güçlülüğe ihtiyacı vardır… Bir yanlış davranıştan sonra kişi kendini ne kadar suçlarsa psikolojik olarak o kadar zayıflar… Ve içine düştüğü psikolojik zayıflık, onu benzer davranışları yaptıracak bir kısır döngüye sokar…  

Adem Güneş, Kendini Affet’te okuyucularını, iç sesleriyle, dirençleriyle ve zorlantılarıyla tanıştırıyor... Suçluluk duygusu uyandıran iç seslerle nasıl konuşulacağını, dirençlerden nasıl kurtulunacağını, zorlantılarla nasıl baş edileceğini uygulamalar eşliğinde anlatıyor.   

Kendini Affet suçluluk duygusunun etkilerinden kurtulup bilinçli seçimlerden oluşan bir yaşama geçişin yollarını gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93405</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bb5c6b4-9bd2-400b-8ddc-0b99a66953b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahabharata - Virata Parva (4. Kitap)</image:title>
            <image:caption>Destanlar; özellikleri itibarıyla aklımızın alamayacağı sayısız olağanüstü motiflerle süslenmiş, bir milletin karşılaşılan olaylara karşı verdiği tepkileri anlatır. Ancak bu kesinlikle uçan, kaçan, yok olan savaşçıların anlatıldığı “eğlencelik” bir yazım türü olduğu anlamına da gelmez. Destanlar kendi içlerinde sırlar barındırırlar. O dönemin toplumunun bildiği ve geleceğe aktarılması gereken sırlar.

Pisagor’dan çok önce MÖ 1.000 tarihinde yazıldığı artık kesinleşen Baudhayana Sutralar’da, 1,414215 olarak verilen ikinin karekökünün MÖ 3.150 yılındaki Kurukşetra Savaşı’nı anlatan Mahabharata’ya “Devasa Kuş Garuda” motifi ve 196 tuğladan inşa edilen “Kanatlarını açmış kartal şeklindeki sunak” ifadesi ile işlendiğini biliyor muyuz?

MÖ 500 yılında kitap hâline getirilen bir destanın içindeki bilgilerin, Baudhayana’dan çok daha önce, MÖ 3300 yılında kurulan Harappa Antik Kenti’yle başlayan İndus Vadisi Uygarlığı döneminde zaten bilindiği, yapılan kazılarda ortaya çıkartılan kanadını açmış kartal şeklindeki sunaklardan anlaşılmıştır. Ancak her zamanki gibi Batı bilimi, bu konuda suskun kalmaya ve bizi “kök yiyen” toplayıcı insan topluluklarından evrimleşmiş bir topluluk olduğumuza inandırmaya çalıyor. Pisagor’a atfedilen teoremler, ondan beş yüz yıl öncesine ait teoremler ve bugünümüzden üç bin yıl öncesine ait teoremler de aslında günümüzden beş bin üç yüz yıl öncesine ait. Biri MÖ 5.000 yılına ait (Ramayana) biri de MÖ 3.000 yılına ait (Mahabharata) destanları çevirmeye devam ettikçe yalandan örülü Batı ve Amerika eksenli tarih yerle bir olacak gibi duruyor. Yeter ki bizler, bu destanları bilimle iç içe okumaya devam edelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93406</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b91e9d9a-6c08-4b45-956f-507dfddd8426.jpg</image:loc>
            <image:title>Marie Curie - İlham Verenler 3</image:title>
            <image:caption>OKUMAK için her şeyi göze alıp cahilliğe karşı büyük bir savaş açtı. Sırf ‘kadın’ olduğu için binbir zorlukla karşılaştı. 
Önüne çıkan bütün engellere ve yaşadığı tüm haksızlıklara rağmen fizik ve kimya dalında bir değil, iki Nobel Ödülü birden almayı başardı. Nobel Ödülü kazanan ilk kadın olarak tarihe geçti. 

Muhteşem buluşları ile insanlığın kaderine etki eden ender insanlardan biri oldu. 

Zamanında, Avrupa toplumunun kadını sadece ‘ev hanımı’ olarak gören algısını yerle bir etti. 

Bütün dünyanın Madame Curie adıyla bildiği bu sıra dışı bilim insanının zorluk, tutku ve macera ile örülü, ilham veren hikâyesine ortak olmak ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93407</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cabda22-22f5-4c16-b6fc-9b1ef7e08756.jpg</image:loc>
            <image:title>En Güzel Hikayeler</image:title>
            <image:caption>“Ben her şeyden, en ehemmiyetsiz bir fıkradan, bir cümleden bir hikâye, koca bir roman çıkarabilirim. Sanat, o hikâye ve romanı çıkardığım ehemmiyetsiz şey değildir, benim o şey etrafında canlandırdığım hayattır!..” 

Ömer Seyfettin’in birbirinden güzel en iyi hikâyelerini derlediğimiz bu kitabı büyük bir beğeniyle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93408</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc0aff4c-9aec-469a-ad66-011277356472.jpg</image:loc>
            <image:title>Keskin Sirke</image:title>
            <image:caption>Öfke, hayatları yok edebilir. 
Öfke, rahatsız edici olabilir. 
Öfke, yıkılmış ilişkiler doğurabilir. 
Ne var ki öfke, bunları gerçekleştirmek zorunda değildir. Önemli olan ne kadar öfkeli olduğunuz değil, bu öfkeyi nasıl kullandığınızdır. 
Öfke, insanları sorunları çözme, sanat eseri yaratma, edebi yazılar kaleme alma gibi konularda harekete geçirebilir. 
Öfke, adaletsizlikle yüzleşmek ve anlamlı bir sosyal değişim yaratmak için ilham veren yakıt olabilir. 
 
Dr. Ryan Martin, Keskin Sirke: Öfkenizi Olumlu Bir Değişim İçin Kullanmanın Yolları ile öfkenin kötü şöhretini ortadan kaldırıyor. Öfkenin normal ve sağlıklı bir tepki olduğunu, bu tepkinin olumlu ve toplum yanlısı bir şekilde yönetilip kullanılabileceğini göstermek istiyor ve öfkenize neden olan tetikleyicileri, tahrik edildiğinizi hissettiğinizde aklınızdan geçen düşünceleri ve sinirlendiğinizde neler yaptığınızı enine boyuna anlatıyor. 
 
Kendisinin de “öfkeyle çevrili bir hayatın içinden geldiğini” ifade eden Dr. Ryan Martin’in yirmi yıllık araştırmalarının süzgecinden geçirerek kaleme aldığı bu kitap, öfke yönetimine sadece sinirlenmekten nasıl kaçınabileceğinizden veya sinirlendiğinizde nasıl gevşeyebileceğinizden daha geniş bir açıyla bakmanızı sağlayacak altın bir rehber niteliğinde. Her sayfada insanların öfke ile aralarında daha sağlıklı bir ilişki geliştirmelerine yardımcı olmayı hedefleyen Dr. Martin, sahip olunan öfkeyi adaletsizlikle yüzleşmeniz, anlamlı bir sosyal değişim yaratmanız ve ilham veren bir yakıta dönüştürmeniz için size yol gösterecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93409</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a90d4d7e-c5a5-4004-b94e-e61da6b7e80a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoğun Psikoterapinin Temel İlkeleri</image:title>
            <image:caption>Sana Gül Bahçesi Vadetmedim isimli otobiyografik eserinde akıl hastanesinde geçirdiği günleri anlatan ve dünya çapında ses getiren Joanne Greenberg ile ünlü psikanalist-düşünür Eric Fromm’un tedavilerini üstlenen psikiyatrist Frieda Fromm-Reichmann, deneyimlerinden damıttığı Yoğun Psikoterapinin Temel İlkeleri ile günümüzde ticari kaygılara yenik düşebilen psikoterapi alanını insancıl bir noktaya çekecek önerilerde bulunuyor. 
Sigmund Freud ile aynı dönemde yaşayan Frieda Fromm-Reichmann, kendini yaşamı boyunca şizofrenleri anlamaya, onlara psikoterapötik yollarla ulaşmanın yöntemlerini araştırmaya adadı. Bu çerçevede psikonevrotik ve psikotiklerle yürütülen yoğun psikoterapinin temel ilkelerini hazırladı; terapist ile hasta arasındaki ilişkinin başlangıcından tedavinin bitirilmesine kadar sürecin her noktasına titizlikle eğildi, kültürel ve etik değerlerin psikoterapinin amaçlarıyla ilişkisini irdeledi, yorumlamanın önemini vurguladı, hastanın ya da terapistin özel hayatlarının terapideki etkilerini ve sonuçlarını anlattı ve en önemlisi tedavi sürecine, sürecin içinde ortaya çıkan yaşamın mücadele edilmesi güç noktalarına hem hasta hem de terapist açısından adil bir noktadan baktı. 
Istırap içindeki kişileri iyileştirmek için temel bir eser olan Yoğun Psikoterapinin Temel İlkeleri, her daim başvuracağınız bir kaynak olacak. 
“Kitabı okurken sürekli olarak iyi bir insanın çabalarına tanık olduğunuzu fark ediyorsunuz, yüksek bir farkındalık sahibi, muazzam derecede içten, tüm insanlığın faydasına yönelik insan olma hali bu... Kendisi bu sayede bizimle psikotik olan arasındaki gediği kapatabiliyor ve böylece hastayı bir zamanlar olduğu kişiye dönüştürme sürecine vakıf oluyor.” 
—Louise E. DeRosis, MD, American Journal of Psychoanalysis</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93410</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f320f147-5235-43c2-bcd9-8ec4ff69934b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Zihnini Anlamak</image:title>
            <image:caption>“Bir çocuğun görkemli bir yaşam serüvenine giden yol, çoğunlukla ket vurduğumuz o heyecanlı merakla başlar.” 
-Cem Mumcu 
 
Küçük çocuklar düşünmeye doymayan ve kendilerine verilen her bilgiyi sünger gibi emmeye hazır bireylerdir. Yaşamın gizemlerini fark etmeye ve onları birer birer çözmeye heveslidirler. Ancak bu sadece bir başlangıçtır. Araştırmalar, buluşlar ve fikirlerle dolu bir ortamda yetişmelerinin ya da böyle bir ortamdan mahrum kalmalarının tek belirleyicisi, zihinlerindeki meşaleyi tutuşturan yetişkinlerle beraber büyümeleridir. Peki siz, çocuğunuzun böyle bir ortamda büyümesi için yeterince çaba sarf ediyor musunuz? 
 
Çok az sayıda yetişkin, çocukların aklının nelerle meşgul olduğu konusuna bilinçli olarak kafa yorar. Ancak herkesin bunu yapması gerekir. Çünkü fikirlere atılan tohumlar, ilk çocukluk yıllarına dayanır. Bu ilk düşünsel girişimler, çocukların ileriki yaşamlarında muhtemelen oluşturacakları daha güçlü ve yapılandırılmış fikirlere doğru atılan ilk adımlardır. Dahası, küçük çocukların bilgi parçalarını bir araya getirme yöntemleri, yetişkinlerin fikir geliştirme süreçlerinin öngörüsüdür. Bu nedenle çocuklarla girilen her bir etkileşim büyük önem taşır. 
 
Anne babalar ile küçük yaştaki çocukların arasında geçen en basit diyalog dahi çocukların zihninde güçlü ve uzun soluklu etkiler bırakır. Çocuklar için sorular, istedikleri yanıtları alabilmeleri konusunda benzersiz bir araçtır. Ancak bu bilgi veren etkileşimler, çocuklara aradığından çok daha fazlasını da sunabilir. Gelişim Psikolojisi Uzmanı Susan Engel, bu kitapta geleceğin yetişkini olan çocukların zihinsel yaşamına bebeklik dönemlerinden itibaren ışık tutarak, bilinçli bir ebeveyn olma konusunda sizlere de yol gösterecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93411</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e5dd9cc-a3d7-4b35-b255-33c92ed22144.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün - Beyinli Çocuk Uygulama Rehberi</image:title>
            <image:caption>Nöropsikiyatrist Daniel Siegel ve beyin temelli ebeveynlik uzmanı Tina Payne Bryson, Bütün-Beyinli Çocuk’tan yola çıkarak bütün-beyin ilkelerini uygulama konusunda yardımcı olacak bir uygulama rehberi hazırladı. Bütün-Beyinli Çocuk Uygulama Rehberi, okurların yalnızca kendi ebeveynlik yaklaşımlarını daha derinden düşünmelerini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda kitapta yer alan stratejileri hem kendileri hem de çocukları üzerinde uygulamak üzere kendilerine özel ve pratik yollar geliştirmelerine ve bu stratejileri hayata geçirmelerine olanak tanıyan benzersiz, etkileşimli bir yaklaşım sunuyor. 
 
Çözüm odaklı ve yaşa özel birçok egzersiz ve aktivitenin yer aldığı bu kitap, klinisyenler, ebeveynler, eğitimciler, büyükanne-büyükbabalar ve bakıcılar için uzun yıllar vazgeçilmez bir başucu kitabı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93412</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e11be1b1-4aa9-4af8-b04e-faf783e7578a.jpg</image:loc>
            <image:title>Öz Şefkat</image:title>
            <image:caption>Dr. Kristin Neff ve diğer uzman psikologların yıllar içerisinde yürüttüğü çok sayıda araştırma, başarısızlıkları ve kusurları karşısında kendilerine karşı şefkat gösterebilen kişilerin, kendilerini yargılayanlara göre çok daha huzur içinde yaşadıklarını ortaya koydu. Öz şefkatin sağladığı güvenlik ve özdeğer duyguları daha istikrarlıdır; aynı zamanda kişinin kendisine özsaygısının düştüğü durumlarda öz şefkat kurtarıcı bir rol üstlenir. Bu kitap öz şefkatli olmanın ve kendinize, yakın bir dostunuza vereceğiniz özeni göstermenin neden bu kadar önemli olduğunu güçlü bir şekilde açıklıyor. 
 
Bu çığır açan çalışma, hayat kalitenizi düşüren öz eleştiriyi nasıl bir kenara koyabileceğinizi ve sonunda kendinize karşı nasıl daha nazik olabileceğinizi öğretmeyi hedefliyor. Öz şefkat konusunda dünyanın önde gelen uzmanlarından Dr. Neff’in güvenilir deneysel çalışmalar, kişisel hikâyeler ve bir miktar da mizahla desteklediği ilgi çekici ve kolay okunabilir kitabının, hayatınızı değiştirme gücüne sahip olduğunu göreceksiniz. 
 
Dr. Kristin Neff, Texas Üniversitesi’nde Eğitim Psikolojisi bölümünde ders vermesinin yanı sıra, öz şefkat araştırmaları alanındaki öncülerden biridir. Üniversite mezuniyetinin ardından Budizm’e ilgi duymuş ve öz şefkati bir branş olarak kabul ettirecek akademik çalışmalar yapmıştır. Birçok farklı ülkede öz şefkat eğitimleri vermeye devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93413</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30729af0-8d5b-4eb3-ae14-c6e61956cda1.jpg</image:loc>
            <image:title>George S. Patton</image:title>
            <image:caption>OSPREY Büyük Komutanlar Serisi 8
Tarihin en büyük komutanlarının yaşam öyküleri, muharebe tecrübeleri, uyguladıkları taktikler ve stratejiler…
Dünya tarihinin en büyük komutanlarını tüm yönleriyle inceleyen OSPREY Büyük Komutanlar Serisi, George S. Patton ile devam ediyor…
II. Dünya Savaşı&apos;ndaki Amerikalı muharip komutanlar içinde en efsanevi isim, şüphesiz George S. Patton Jr.&apos;dır. Kariyerine süvari sınıfında başlamış ve 1916’da Pancho Villa’ya karşı Meksika’da yürütülen tenkil harekâtında küçük fakat ünlü bir rol oynamıştı. I. Dünya Savaşı esnasında ABD ordusunun ilk tank taburlarını yetiştirip cephede bunlara komuta etti.
Patton’ın dramatik ve pervasız karakteri Amerikan komuta kademelerinde baskın olan durağan ve bürokratik tarzla taban tabana zıttı ki bu farkıyla daha 1941’deki Pearl Harbour baskınından önce dahi kamuoyunun dikkatini çekmişti. Kasım 1942’de Fransız Kuzey Afrikası’na yapılan Meşale Harekâtı çıkarmalarında Batı Görev Gücü’nü yönetti; ancak en önemli görevini diplomat şapkasını takıp Vichy Fransız ordusunu Müttefikler safına geçmesi için ikna ederek yerine getirmiştir.
1943’teki Tunus Harekâtı’nda, Mart ayındaki El Guéttar Muharebesi’nde, Amerikalılara Wehrmacht’a karşı ilk taktik galibiyetlerini kazandırarak ABD ordusunun Şubat’ta Kasserine Geçidi’nde uğradığı bozgunun utancını sildi. Temmuz 1943’teki Sicilya Harekâtı’nda ise, başında olduğu Yedinci Ordu’nun İngiliz planlamacıların marifetiyle geri plana itilmesine mukabil, kararlı bir saldırganlıkla davranıp Amerikan birliklerini Palermo’ya sokmuş ve bu şekilde, Montgomery’nin ilerleyişi saplanıp kalmasına rağmen Müttefiklerin Messina’yı alıp seferi zaferle sonlandırmasını sağlayan şartları hazırlamıştı.
Patton en büyük katkılarını 1944-45’teki Batı Avrupa Cephesi Harekâtı’nda sunabilmiştir. Üçüncü Ordu, diğer Müttefik ordularının her birinden daha çok ilerleme kaydetmiş, daha çok düşmanı esir almış ve daha fazla toprak kurtarmıştır.
Resimler, görseller ve haritalarla desteklenen bu çalışma, Amerikan ordusunun en büyük mekanize savaş üstadı olduğu umumca kabul edilmiş bulunan Patton&apos;ın üç ayrı savaşı kapsayan renkli hayatı ile liderliğini II. Dünya Savaşı&apos;na odaklanarak mercek altına alıyor. Ne var ki, olağanüstü yeteneklerine rağmen Patton, geleneksel ve sert disiplin için ısrarından olduğu kadar basının gitgide artan gücüne boyun eğmeyişinden de ötürü sıradan askerler tarafından hiç sevilmemiş ve yerden yere vurulmuştu. Onun büyük yetenekler ile çok tartışmalı huyları birleştiren bu kişiliği, kendisini Amerikan askeri tarihindeki ilginç karakterlerden biri kılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93414</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc5e12b9-a6f9-4bfe-af6c-5355f4db4a1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Medici Ailesi</image:title>
            <image:caption>Bankacılığın ve Sanatın Büyük Patronları…
Bir asır. Beş nesil. İki ehil idareci sayesinde önce iktisadi sonra da siyasi baş döndürücü bir yükseliş. Yatalak ve asabi bir adam döneminde yaşanan duraklama. Sonra da süratle ortadan kalkacak bir servete dayalı yirmi beş senelik siyasi tırmanış. Akabinde de ani ve kesin bir çöküş. Kutsal emanetlerden merasim zırhlarına, el yazmalarından mücevherlere ve kabartmalara dek tamamı koleksiyoncu olan, dolayısıyla bankacılıkta da sanatta da derin izler bırakmış tarihi bir topluluk: Medici ailesi…
Onlar, kendilerinden sonra gelen dünyayı birçok yönden değiştirdiler. Leonardo da Vinci, Donatello, Michelangelo, Boticelli ve Galileo’nun hamileri oldular; çek kullanımı, çift defter tutma ve şube bankacılığıyla modern bankacılığın temellerini attılar; Vatikan’ın Bankası olarak anıldılar. Aile temellerinin özünü oluşturan ticaret, din ve siyaset üçlüsünde eşine zor rastlanır bir ilişki kurdular.
İngiliz romancı, çevirmen, yazar ve edebiyat profesörü Tim Parks bu çalışmasında Medici ailesinin parlayıp söndüğü 15. yüzyıldaki icraatlarına yoğunlaşıyor: bankaları; siyasi faaliyetleri, evlilikleri, köleleri ve metresleri; atlattıkları komplolar, inşa ettikleri evler ve sahip çıktıları sanatçılar. Onların hikâyesinden yola çıkarak günümüzde kültürle kredi kartları arasında var olan ilişkiyi anlamaya gayret edip uluslararası finans ve onun din ve siyasetle olan ilişkisine dair şüphelerimiz hakkında bize neler söyleyebileceğini anlatıyor.
Medici Ailesi: Rönesans Çağı’nda Bankacılık, Siyaset ve Sanat entrikaları, hırsları, başarıları, yetersizlikleri, ihtişamları ve gözden düşüşleri ile büyük bir ailenin olağanüstü hikâyesini oldukça canlı bir üslupla meraklı okurlara sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93415</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/165bf2e7-f837-40d4-a6ba-ee3fc716133f.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Türkler</image:title>
            <image:caption>Türklerin Kökeni Ve Tarihi Serüveni…
Tarih boyunca birçok kıtaya yayılan Türkler çok çeşitli felaketlere maruz kalmalarına rağmen dağılmamışlar, tarih sahnesinden kaybolmamışlardır. Birçok farklı sebepten dolayı bölünerek başka coğrafyalara göç ettikleri de görülmüştür. Tüm bu dağınıklığa rağmen kültürlerini kaybetmemişler, medeniyetlerini sürdürmeyi bilmişlerdir.
Tarihin en eski devirlerinden 21. yüzyıla kadar var­lığını sürdüren Türk kökenli toplulukları anlamanın birinci yolu Türk boylarını geçmişten günümüze incelemektir. İkinci yol ise, Avrasya tarihinin derinliklerine inip varlığından ha­berdar olunan tüm Türk boylarını takip etmektir. Güney Sibirya’nın Altay Dağları’nda gördüğümüz bir boya daha sonra Tanrı Dağları’nda veya Anadolu’da rastlayabiliriz. Avrupa’nın ortasındaki Macaristan ovalarında yaşayan Türk kökenli bir bo­yun kökenini Moğolistan’da ya da bir bölümünü Hindistan veya Mısır’da bulabiliriz. Bunlar, Türklerin coğrafyayla ve zamanla sınırlanmayan tarihine dair en önemli örneklerdir.
Ahmet Taşağıl, Orta Asya bozkırının derinliklerinden tarih sahnesine çıkan ilk ana boy grubundan başlayarak Oğuzlara ka­dar uzanan, Türk gövdesini meydana getiren boyları incelediği bu önemli çalışmasında; Türgiş, Oğuz, Kıpçak ve Karluk gibi büyük boyları ve her birinin ortaya çıkışını, tarihlerini ve siyasi-sosyal durumlarını değerlendiriyor. Bunun yanı sıra kitapta Sibirya’nın geniş alanlarında yaşamış ve sayısal olarak az olan boy­ları da ele alarak, Doğu ve Batı Oğuzlarının ortaya çıkışlarını anlatıyor, 10. yüzyıldan itibaren Macaristan ile Altay Dağları arasında dağılmış olarak yaşayan Kıpçaklara da özel bir yer ayırıyor.
“İLK TÜRKLER: Bozkırdan Dünyaya Yayılanlar”, geçmişten günümüze Türk tarihinin izini süren en güncel çalışmalardan biri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93416</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb09d12c-183a-413c-8c3b-9f9d8bbe57da.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Döngüsü</image:title>
            <image:caption>Elma Çocuk Bilim Serisi, yine renkli ve eğlenceli bir içerikle okurlarını selamlıyor. Yepyeni Su Döngüsü elimizde, bir sayfada bulutların üzerindeyiz, diğerinde ele avuca sığmayan, müjdeci, minik bir yağmur damlasıyız. Sonsuzluk hissiyle sarmaş dolaş geziyoruz güzelim evreni. Kitabın içinde bizi sabırsızlanarak bekleyen iki kişilik sürpriz oyun da cabası. 
*** 
Bir gün bir bulutta, bir gün bir okyanusta, bir gün bir gölde, bir gün de bir canlının bedeninde olabilir. Hatta aynı anda her yerde… Su, hiç bitmeyen yolculuğu boyunca Dünya’daki yaşamı, iklimleri ve yeryüzünü nasıl etkiler? Hepsi bu kitapta… 

Su okyanusları, denizleri, akarsuları, gölleri oluşturur. Buharlaşarak havaya karışır. Havadaki bu su buharı soğukla karşılaşınca su damlacıklarına ya da buz kristallerine dönüşür. Bunlar da bulutları oluşturur. Bulutlardaki su yağmur, kar, dolu gibi yağışlarla yeryüzüne düşer. Yüksek yerlerde ya da kutuplarda üst üste biriken kar katmanları da buzulları oluşturur. Sıcaklık arttığında buzullar, karlar erir. Su yeniden akarsulara, göllere, denizlere, okyanuslara ulaşır. 
*** 
BİTKİLERDE TERLEME GÖZLEMİ 
Saydam plastik bir poşet, bir bitkinin bir yeşil yaprağının çevresine geçirilir. Poşetin ağzı hava sızdırmayacak şekilde sıkıca kapatılır. Bir süre sonra poşetin içinde su damlacıkları görülür. Bu su damlacıkları, terlemeyle yapraktan dışarı verilen su buharının sıvı hâle dönüşmesi sonucunda oluşur. 
*** 
Yüksekte uçan uçakların arkalarında bıraktığı beyaz izler de bir çeşit buluttur. Hava çok soğuksa uçağın dışarı verdiği egzoz gazında bulunan su buharı yoğuşur ve çizgi hâl inde bir bulut oluşturur. 
*** 
YAĞIŞ ÖLÇER 
Basit bir yağış ölçerle yağış miktarı ölçülebilir. Bunun için atık bir plastik şişenin üst kısmı kesilir. Devrilmemesi için şişenin dibine bir miktar çakıl taşı ve taşların üzerini örtecek kadar su koyulur. Şişeye, suyun üst hizasından başlayarak birer santimetre aralıklarla küçük çizgiler çizilir. Şişenin üst kısmı ters çevrilip alt kısmının üzerine yerleştirilerek birkaç ataşla tutturulur. Yağış ölçer açık havada bir yere yerleştirilir. Her gün belirli bir saatte şişedeki suyun yüksekliğine bakılıp günlük yağış miktarları birbiriyle karşılaştırılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93417</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d2ec8de-268a-49f4-bb3f-f0a7dbe17830.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Teşkilat ve İdare Tarihi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Modern Türkiye İdaresinin Oluşumu ve Tarihi Serüveni…
&quot;Akdeniz dünyasında üç tane &apos;Roma İmparatorluğu&apos; vardı. Bu üç Roma, yeniçağların ulusçu imparatorluklarından farklı, kendilerine özgü geleneksel yapıları ve ideolojileri olan siyasal toplumsal sistemlerdi. Bu geleneksel Roma imparatorluklarının üçüncüsü ve sonuncusu Osmanlı İmparatorluğu’dur. Onun içindir ki bu imparatorluğun kurumlarını ve yapısını incelemek, Türklerin tarihini incelemenin ötesinde bir anlam taşımaktadır.&quot;
İlber Ortaylı
Modern Türkiye idaresinin oluşumu altı yüzyıllık ömrü olan Osmanlı İmparatorluğu’nun ve etrafındaki devletlerin tarihini incelemekle anlaşılabilir. Osmanlı devlet teşkilâtının yapısal özelliklerini anlamak için toprak sistemini derinlemesine analiz etmek gerekir. Osmanlı sistemi toprak rejimine dayanır. Bu rejim ise ülkenin maddî şartlarına özellikle de teknolojik düzeyine dayanan nedenlerin bir biçimlenişidir. Tarımsal teknolojinin doğurduğu üretim ve denetim faaliyetleri; ülkenin yerleşim düzenini, idarî yapısını, kentlerin yapısını ve aktivitelerini, ulaşımı, ticareti etkilemekte ve biçimlendirmektedir. Bu nedenle merkezî idare, taşra idaresi gibi kurumların yanı başında kentsel yapının da ele alınması zorunludur.
İlber Ortaylı rehber niteliğindeki çalışmasında; önce Osmanlı İmparatorluğu’nun içinde yer aldığı çağdaş dünyaya, Avrupa ve Asya’nın diğer geleneksel sistemlerini karşılaştırarak bakıyor. İslâm devletinde yönetimi inceledikten sonra Ortaçağda Akdeniz ve İtalyan denizci devletleri ile 12. ve 13. yüzyılda Anadolu’nun idari yapısını çözümlüyor. Daha sonra idari tarihimizin en önemli meseleleri olan Osmanlı toprak sistemini, merkez ve taşra örgütlerini, şehirleri, ulaştırma sistemini anlatıyor. Siyasal ve toplumsal değişme dönemini ele aldıktan sonra ise Türk modernleşme tarihini, yani Tanzimat dönemini aydınlatıyor.
“Türkiye Teşkilat ve İdare Tarihi”; Osmanlı İmparatorluğu’nun kurumlarını ve yapısını konuya ilgi duyan her okurun anlayabileceği bir dille aktarırken, Türk tarihinin en kritik konularına da ışık tutmuş oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93418</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4a4ec4b-5ef3-42e7-8efe-e9eb4586833e.jpg</image:loc>
            <image:title>Asya&apos;nın Büyük İmparatorlukları</image:title>
            <image:caption>Dünya Tarihine Damga Vuran İmparatorluklar
Pasifik’ten Balkanlar’a 5.000 mil boyunca uzanan Asya imparatorlukları, çeşitli etnik grupları, kültürleri, dinleri bir araya getiren hâkimiyet sahaları tesis ederek bin yılı aşkın zaman zarfında dünya tarihine damga vurdular. Bu imparatorluklar, dünyanın gördüğü en olağanüstü şahsiyetler tarafından kurulup yönetildiler.
Çinggis Han, göksel hâkimiyet iddiasındaki Çin imparatorları, Osmanlı sultanları ve büyük Babür İmparatoru Ekber gibi isimler, hâkimiyetlerinin müthiş doğasını vurgulamak için mimarî ve kültürel hazinelerle dolu başkentler inşa ettiler: Babür anıtları, Pekin’in Yasak Şehri, Topkapı Sarayı, Angkor’un muhteşem tapınakları ve İsfahan’ın camileri…
Elinizdeki çalışma, MS 800’den 20. yüzyılın ortalarına kadar tarihe damgasını vurmuş Moğol İmparatorluğu, Ming Hanedanlığı, Khmer İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu, Safevi İmparatorluğu, Babür İmparatorluğu ve Meiji Restorasyonu gibi yedi büyük Asya imparatorluğunu incelemek için alanında uzman geniş bir tarihçi kadrosunu bir araya getiriyor.
Asya krallıklarının küresel siyasî coğrafyaya hangi yollarla egemen olduğunu, Avrupa devletlerine her alanda nasıl meydan okuduklarını gösterirken onları şekillendiren kişilere, olaylara ve etkilere dair büyüleyici perspektifler sunuyor. Çalışmada ayrıca Asya imparatorluklarının yüzlerce yıl ekonomik, bilimsel ve kültürel olarak dünyaya nasıl liderlik ettikleri, bu kudreti nasıl kazandıkları, neden kaybettikleri ve bıraktıkları miras da inceleniyor.
“Asya’nın Büyük İmparatorlukları”, Avrupa’nın Asya’ya göre üstünlüğü hakkındaki eski mitlere kat’i bir şerh koyup günümüzün küresel uygarlığının şekillenmesinde Asya İmparatorluklarının nasıl kilit bir rol oynadığını sarsıcı bir üslupla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93419</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcf46106-df4d-4bab-9f9f-0d8fbdfbd4f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç İstanbul Romanı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yapı Kredi Yayınları’nın Delta dizisinde bir araya getirdiği Orhan Pamuk romanlarının ikinci cildi Üç İstanbul Romanı adını taşıyor. Pamuk’un Kara Kitap, Masumiyet Müzesi ve Kafamda Bir Tuhaflık romanlarını içeren cilt, dünyada &quot;İstanbul Romancısı&quot; olarak da adlandırılan Pamuk&apos;un gözünden İstanbul ve hemşerilerinin son elli yıllık hayatını aşkları, tutkuları ve değişimiyle hikaye ediyor.


YKY’nin Delta dizisinden çıkardığı ilk ciltte ise Pamuk’un Cevdet Bey ve Oğulları, Sessiz Ev ve Kırmızı Saçlı Kadın romanları bulunuyor. Babalar, Analar ve Oğullar adını taşıyan bu cilt 2018 yılında yayımlandı. 
 
“Kafamda Bir Tuhaflık bir iç göç destanıdır bence. Kara Kitap’ın “modern bir epik” ve Masumiyet Müzesi’nin de “aşk destanı” olduğunu da söyleyebilirim.” 
Orhan Pamuk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93420</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/221e0400-05d4-4dd7-b892-b0f2d7ffdfdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokuz Dünya Devi</image:title>
            <image:caption>İnsan-Makine İlişkisini Dönüştüren Güçlü Şirketler Hakkında Bir Çağrı…
Yapay zekâ hayatlarımıza girdi bile ama bu, beklediğimiz şekilde olmadı. O bize trafikte yol gösteren; yanlış yazdığımız sözcüklerde ne demek is­tediğimizi anlayan; ne satın alacağımızı, izleyeceğimizi ve dinle­yeceğimizi belirleyen görünmez bir altyapı.
Artık yapay zekânın geleceğinin yalnızca yaygın işsizlikten ve tepemizde uçan insansız silahlardan ibaret olmadığını biliyoruz.
Dokuz büyük şirket -Amazon, Google, Facebook, Tencent, Baidu, Alibaba, Microsoft, IBM ve Apple- yapay zekânın hâkimleri ve finansal kazanç elde etmek için sadece donanım ve kod oluşturmakla kalmıyor, insanlığın değerlerini yansıtan düşünen makineleri de inşa ediyorlar.
Dokuz Dünya Devi’ni mercek altına alıp yapay zekânın vaatlerine ve tehlikelerine ışık tutan Amy Webb, ileride bizi nelerin beklediğini ve yapay zekânın hepimizle ilgili olduğunu anlamamızı sağlıyor. Gelecek için kurguladığı potansiyel senaryolar üzerinden Webb, yapay zekânın mevcut ekonomilerimizi ve dünya düzenini nasıl yeniden biçimlendireceğine ve bunun ABD ile Çin arasında sebep olabileceği jeopolitik gerilime dair derin bir kavrayış sunuyor.
• Makineler düşünebilir mi? Bir makinenin düşünebilmesi ne anlama gelir?
• İnsan zekâsı ile Çin ve ABD’nin Dokuz Dünya Devi tarafından yapılan makineler arasındaki bağlantı nedir?
• Bir grup insan tarafından herkes için karar vermek üzere tasarlan­mış bir sisteme güç aktardığımızda topluma ne olur? Peki ya bu kararlar, piyasa güçlerinden veya hırslı bir siyasi partiden etkileniyorsa?
• Yapay zekâ sistemleri tam olarak hangi “biz” üzerinden modelleniyor? Kimin değerleri, idealleri ve dünya görüşleri öğretiliyor?
• Yapay zekâ, Amerika’nın üç efendisine; Washington, Silikon Vadisi ve Wall Street’e mi, yoksa daha geniş bir kitleye mi hizmet edecek?
Dokuz Dünya Devi; insan merkezli bir çağrıdan çok daha fazlası… Bizi algoritmik karar vericilerden ve güçlü şirketlerden kurtarmak ve bu süreçte insanlığın doğru yolu tutabilmesi için ayrıntılı bir plan…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93421</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3be1149f-f09d-45fc-977c-59e6c7a1420b.jpg</image:loc>
            <image:title>Marie Antoinette</image:title>
            <image:caption>Boyun Eğmeyen, Anlaşılmamış, Kuralları Çiğneyen Bir Kadın…
Tarihin en ünlü Fransa kraliçesi Marie Antoinette, ölümünün ardından 200 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen hakkında en çok yazı yazılan ve dolayısıyla her seferinde yeni baştan yaratılan bir isimdir. Ona adanmış kitapların, filmlerin, belgesellerin, resimlerin yanı sıra onu kullanarak üretilen imgelerin de sonu gelmez: tişörtler, çikolata paketleri, çay kutuları, fincanlar, parfüm şişeleri, çantalar, aynalar, yastıklar, yapbozlar… Gittikçe bir tarihi karakterden pazarlama ürününe dönüşen Marie Antoinette’i anlamak için esaslı sorular sormak gerekir:
Onun hikâyesi, bir zamanlar kraliçe olan ve otuz sekiz yaşında giyotine giden bir kadının hayatından mı ibarettir? Yalnızca bir isim midir? Modanın içi boş ve yıkıcı evreninde kendini unutan yüzeysel genç bir kadın mı? Versailles’ın bir köşesindeki beş para etmez köyünde çobancılık oynayan biri mi yoksa? Devletin kasasını boşaltacak denli savurgan bir kraliçe mi? Gittikçe daha aykırı, daha baskın bir cinselliğe, biseksüelliğe, lezbiyenliğe ve hatta enseste düşkün bir kadın mı? Giyotinden geçmiş bir beden, ensesinden kan damlayan kesik bir baş mı?
Tarihçi Cécile Berly; sapı samandan, gerçeği fanteziden, mantığı duygudan, makulü imkansızdan ustalıkla ayırdığı bu çalışmasında Marie Antoinette için yeni bir okuma sunuyor. Dönemini kaçınılmaz şekilde etkileyen bir kraliçenin, bir kadının portresini, nesnel verilerden hareketle, sezgilere ve söylentilere paye vermeksizin büyük bir özenle çiziyor.
Marie Antoinette, göründüğünden çok daha karmaşık bir tarihi figürden yola çıkarak, Fransız kraliyetinin son günlerini, Devrim’in şafağını en önemsiz, en sert ve en acıklı yanlarıyla yeniden gözler önüne seren bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93422</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88c3425a-7517-4c6f-b628-0540f328e328.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur</image:title>
            <image:caption>Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur masalların ve geleneksel anlatıların izini süren ve doğadaki senfoniyi aktararak özgün bir anlatı dili geliştiren Faruk Duman romancılığında önemli bir aşama. Okurunu büyülü bir ormanda gezdiren, aşk ve keder dolu, düşsel ve düşünsel bir roman. 
Yüksekokulu yarıda bırakıp askerliğini yaptıktan sonra, annesinin ölümü üzerine çocukluğunu geçirdiği kasabaya dönmek zorunda kalmış bir genç... Günlerini ormanda gezintiler yaparak, tüm dikkatiyle doğanın sesini dinleyerek geçirmekteyken bir görünüp bir kaybolan parsın peşine düşer ve çocukluk aşkı Ceren’e rastlar... 
Faruk Duman, ormandan hiç eksilmeyen sisin içinde, kendine has diliyle düşle gerçeği iç içe geçiriyor. İnsana, doğaya, aşka ve yaşama bir başka yerden bakıyor. 
Çağdaş bir masal Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur. 
 
“Kuş sesleri yükseliyordu topraktan. Belki taşların içinde toprak rengi kanatlar beliriyordu. Bir yürek gürültüsü, bir korku işareti. Oysa insan yeryüzünün bunca korkuyu nasıl olup da taşıyabildiğini asla anlayamaz. Elbette, bu korkunun yükselişini, böylece vücudunun bir yerinde, bir uzuv gibi aklınca yaşamaya başladığını...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93423</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecc45e83-3c41-4124-8f46-c8ba317e27da.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Harp</image:title>
            <image:caption>Tarihi Kaynaklar Eşliğinde Kafkas Cephesi’nde Yaşananlar…
1 Kasım 1914. Üç yıl sürecek amansız bir mücadelenin başladığı gün. Ortalama rakım 2000 metre. Tarifi mümkün olmayan soğuk, toprağın her yanını kaplamış kar tabakası, havaya karışmış kesif bir barut kokusu. Sonu nerede ve ne zaman biteceği bilinmeyen bir kıyamet atmosferi: Kafkas Cephesi. Osmanlı Devleti için Birinci Dünya Savaşı, Kafkas Cephesi ile başladı. Türk donanmasının Karadeniz’de yaptığı bombardıman sonrasında Rus Kafkas ordusu, Türk-Rus sınırını geçerek savaşı başlattı. Bu tarihten itibaren üç yıl boyunca Kafkas Cephesi, o güne kadar kaydedilen en kanlı mücadelelere sahne oldu.
Elinizdeki çalışma, ekonomik ve askerî gücünüz olmadan savaşamayacağınızı, Sarıkamış Harekâtı’nda şehit sayısının 90 bin olmadığını, Teşkilat-ı Mahsusa’nın bir istihbarat örgütünden ziyade gayrinizami harp örgütü olduğunu, Kafkas Cephesi’nin kaybedilen cepheler statüsünde gösterilmesine rağmen şayet açılmamış olsaydı Rusların kolaylıkla İstanbul’u işgal edebileceğini belgelere dayanarak ortaya koymaktadır.
Sarıkamış Harekâtında sancak esir düşmesin diye sancaksız şehit düşenlerin mücadelesi, Kafkasya’yı fethetmek isteyen Teşkilat-ı Mahsusa görevlilerinin operasyonları, Erzurum, Erzincan, Artvin, Rize ve Trabzon’da yaşanan mücadelelerin tamamı, salgın hastalıklar dolayısıyla yaşanan kayıplar ve savaşın en trajik sonuçlarının başında gelen göçler; Türk ve Rus kaynakları taranarak renkli krokiler eşliğinde ilk kez bu kitapta ortaya seriliyor.
Dr. Süleyman Tekir, Beyaz Harp kitabıyla askerî tarihimizdeki Birinci Dünya Savaşı’na dair büyük bir boşluğu dolduruyor, Türk ve Rus kaynaklarını karşılaştırarak cepheye yeni bir bakış açısı kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93424</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7562d3c5-ed21-41b0-aab2-3f60827094df.jpg</image:loc>
            <image:title>Afacan Hızlı’nın Büyük Serüveni</image:title>
            <image:caption>Afacan Hızlı çok meraklıydı, bir an önce büyümek, dünyayı keşfe çıkmak istiyordu. 
Merakına yenik düşen Hızlı annesinin tembihlerini de unutmuş görünüyordu! 
Afacan Hızlı’nın Büyük Serüveni’ni Berat Alanyalı yazdı, Şeyma Kılıç resimledi. 
 
TADIMLIK 
“Güneş sıcacık parlıyordu. Rengârenk çiçeklerle bezeli kır yolu onu heyecanlandırıyor, giderek uzaklara, daha uzaklara çağırıyordu. Yürüdükçe yürüdü. Çiçekleri kokladı. Annesinden öğrendiği otlardan tattı. Sonra bir şarkı uydurdu: 
Yaşasın, hop yaşasın, büyümek ne güzelmiş! 
Tek başına dolaşmak dünyalara değermiş. 
Bak, burası kır yolu, şurada da asfalt var. 
Az ötede ağaçlar, yanından ırmak akar. 
İşte dünya bu kadar! 
Bunu bilmekte ne var?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93425</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09a40bda-acf4-4dc9-9bb6-047607cc5c8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Topraklarında Kültürel Üretim Aracı Olarak Sırlı Kaplar</image:title>
            <image:caption>Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Topraklarında Kültürel Üretim Aracı Olarak Sırlı Kaplar 
 
Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Topraklarında Kültürel Üretim Aracı Olarak Sırlı Kaplar, 13. Uluslararası ANAMED Yıllık Sempozyumu’nun sonucudur ve sırlı kapları yapan ve kullanan insanların mantalite ve kimliklerini araştırma arzusundan doğmuştur. 

Seramiklerin ikonografisi ve bezeme tarzları “dekoratif motifler” anlayışından öteye giden özelliklerdir ve deşifre edilmesi gereken bir dili konuşurlar. Modern zamanlarda olduğu gibi, insanlar eskiden de muhtemelen sadece belli desenleri tanıyabiliyordu fakat yine de bezemeler hem yaratıcıların hem de kullanıcıların estetik duygularına açılan bir kapıydı; etkisi paylaşıldı ve dekore edilmiş seramiklerin ticareti yoluyla nakledildi. Aynı zamanda sofra kaplarının bir temsilcisi olarak sırlı seramikler, her zaman moda, zevk ve sosyal statünün özgün bir ifadesini taşımıştır. Olağanüstü bir sofra takımı ya da özel bir tabak takımı ile birinin zenginliği ve toplum içindeki duruşu gösterilebilirdi. Bu nedenle, özel bir yemek takımı sahibi olmak insanların her zaman ilgisini çekmiştir. Benzer ihtiyaçlar ayrıca ithal (ve böylece “egzotik”) seramiklerle de karşılanabilirdi, bu da ithal ve yerel yapılmış sırlı kapların arasındaki ilişki, etki ve etkileşim sorularını doğurur. 

Bu görsel sonuçlara ulaşan imalat ve pişirme teknikleri her zaman hamur tarifleri ile deneyleri, yeni malzemenin ithalatı ve kullanımı, sırlama tekniklerinin benimsenmesi ve değişimini içeren bilinçli bir sürecin sonucuydu. Seramik yüzeyinin muamelesi, sırlama, astar hazırlığı ve uygulama metotlarına gelince çeşitli seçenekler içermekteydi. Sabitlik ve/ya da değişim bir seramik atölyesinin etkisinin genişlemesine ve coğrafi ya da geçici sınırlar üzerinde sosyoetnik devamlılığa işaret eder. 

Bu bir takım sorularla başlayarak, bu yayın ile Doğu Akdeniz toplumlarına işlemiş karmaşık sosyoekonomik kalıpların çalışılması için Ortaçağ ve Erken Modern seramiklerinin geniş potansiyelini ortaya çıkarmayı umuyoruz. İnanıyoruz ki seramik dekorasyonu ve teknolojisindeki değişimlerin ardındaki teşvik ve motivasyonların izini sürmek yeni ihtimaller yaratabilir ve tarihi gerçeklikleri anlamak için yeni araçlar sunabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93427</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7fd73c2-be85-42bc-9597-31923ff7849d.jpg</image:loc>
            <image:title>Araf - Anahtar 3</image:title>
            <image:caption>“Araf artık benim yeni oyun alanım. İçindeki her bir kişi ise kuklam… Kırmaktan çekinmeyeceğim önemsiz tahta parçaları…”
 
Cehennemin kapısı aralandığında birçok şeyin de sonu oldu...
Kayıplar verildi.
Vedalar edildi.
 
Cennet ve cehennemde tüm taşlar yer değiştirdi.
Mara, Araf’a düşerken Alastor’a hem cehennem krallığını hem de ölümsüzlüğü hediye etmiş, bu hediye bir araya gelmelerini imkânsız hâle getirmişti; ta ki orada, Alastor’ı karşısında bulana kadar…
Ancak karşılaştığı şeytan, geride bıraktığıyla aynı değildi.
Her şey başa döndü. Dost ve düşman safları bir bir yer değiştirmeye başladığında sırlarla dolu yeni yollar çizildi.
Ve Alastor o sırların merkezindeydi.
Peki, Mara sırları çözebilecek miydi?
 
Yoksa sırların arasında, o da şeytanlığına kapılıp gidecek miydi?
 
“Şeytanlar yalan söylerdi değil mi?
Peki, melekler ne kadar dürüsttü?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93428</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d65a84f8-b2a6-421b-8276-8670b6f1208a.jpg</image:loc>
            <image:title>Nietzsche ve Jung</image:title>
            <image:caption>Nietzsche ve Jung, yirminci yüzyıldaki felsefi ve psikolojik düşüncenin iki ikon şahsiyetinin düşüncelerini ve kişiliklerini göz önünde bulundurarak, bu ikili arasındaki sıra dışı bağlantıları açığa çıkarıyor. 
Huskinson bu iki büyük düşünürün eserlerini detaylı bir biçimde inceleyerek Nietzsche’nin düşüncesindeki karmaşık alanları aydınlatıyor ve Jung’un bu teorilere bakışındaki müphemlikleri çözümlüyor. Jung’a göre bütünlüklü benlikteki karşıtların oynadığı rolün konumu ve çözümlemesi göz önünde tutuluyor ve Nietzsche’nin buradaki etkisinin derecesi açıklığa kavuşturuluyor. Jungcu teoriye ve teorinin felsefi kökenlerine yönelik Jung’un Nietzsche’nin Zerdüşt’ü üzerine verdiği seminerlerle desteklenen bu titiz ve özgün çözümleme, her ikisinin teorilerine dair yeni bir yoruma götürüyor. Nietzsche ile Jung’un zihinsel sağlık için dikkate aldıkları ölçütlere göre bu ikilinin kişilikleri değerlendirilirken, yine bu ikilinin kendilerinin bütünlüklü bir benlik sergileyip sergilemediklerini belirleme girişimi üzerinden ortak benlik modeli uygulamaya konuyor. 
Nietzsche ve Jung analitik psikolojinin felsefi kökenlerini araştırarak bu alana dair anlayışımızın nasıl zenginleştirilebileceğini gösteriyor ve bütünlüklü benliğin birey olarak bizim açımızdan gerçekçi bir olasılık olup olmadığını sorguluyor. Bu kitap Jungcu psikanalistlere olduğu kadar psikoloji, felsefe ve din üzerine çalışmalar yapanlara da etkileyici bir okuma sunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93429</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/443ebff6-3b87-4fb2-8844-e59de1d17b34.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefi Yazılar</image:title>
            <image:caption>Isaac Newton (1642-1727) düşünce tarihinin muazzam yazılarından oluşan hacimli bir miras bırakmamıştır ardında sadece; aynı zamanda bu düşünceler dünyayı temsil etmekte somut bir değere de sahiptir. Modern dönemin ilk yıllarına yaptığı eşsiz katkılara rağmen, doğa felsefesi alanındaki mektuplaşmaları, elyazmaları ve yayımladığı türlü çeşit çalışmaları bundan önce farklı edisyonlarda ayrı bir biçimde bulunuyordu. Bu kitapta, Principia ve Opticks çalışmalarından önemli kısımlar ve De Gravitatione’nin düzeltilmiş bir çevirisi de içlerinde olacak şekilde Newton’un başlıca felsefi yazıları bir araya getirilmiştir. Ayrıca erken optik çalışmalarından belli parçalar, Dünya’nın hareketi hakkında dinî yorumlara ilişkin yayımlanmamış düşünceler ve çağdaşı olan önemli figürlerle mektuplaşmaları da bu kitapta yer almaktadır. Mektuplaşmalarının muhatapları arasında din âlimi Richard Bentley, matematikçi Roger Cotes ve filozof G.W. Leibniz var. Bu kitap için seçilmiş pasajlar, Newton’un uzay, zaman, hareket ve madde kavramları hakkındaki fikirlerinin nasıl şekillendiğini ve bu gibi tartışmalı fikirlerini çağdaşlarının eleştirileri karşısında nasıl savunduğunu göstermesi bakımından önemlidir. 

Ayrıca bu eser Newton’un başarılarının insani ve felsefi yönlerini görmek açısından da eşsiz bir fırsat sunar; çünkü genel olarak okullarda öğretildiği kadarıyla çoğu kişinin zihninde Newton’a dair onun çalışmalarının ve Newtoncu mekaniğin bir karikatürü yer etmiştir. Oysa mektuplaşmalarında ve argümanlarında kırılgan ve inatçı kişiliğinin yanında onun günümüzde anladığımız anlamıyla sadece bir bilim insanı olmadığı, ayrıca bilimsel araştırmanın temellerine dair son derece detaylı görüşleri olan bir doğa filozofu olduğu da ayırt edilebilir. Bu açıdan kendisinden sonra bilim kavramının nasıl şekillendiğini ve Newton’a göre doğa felsefesinin neleri içerebileceğini görmek adına bu son derece önemlidir. Ek olarak, bu nokta Newton’un döneminde Avrupa’daki entelektüel ortamın doğasını anlamaya yönelik olarak da bir kapı aralar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93430</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32ce408a-d57c-46a8-b9b2-1c620deb0ed1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol Arkadaşım Banjo</image:title>
            <image:caption>Hakiki müzik daima ruha hitap eder. Kurabiye kutusundan gelse bile... Şapkada Eriyen Bay Karp kitabındaki muhteşem uyumlarından tanıdığımız Cary Fagan ve Selçuk Demirel, Yol Arkadaşım Banjo ile bu kez kulağımızın pasını silecek melodik bir anlatıya imza atıyor.
 
Sınırsız imkânları olan bir çocuğun, sahip olamadığı yegâne &apos;&apos;şey&apos;&apos;in peşinden gidişini ve hayallerini adım adım gerçekleştirme serüvenini sayfalarına taşıyan bu esin verici roman, kalbinin ritmine ayak uydurmayı bilenlerin can yoldaşı oluyor.
 
Yakın ilişkilerde empati ve sempati kavramlarının iletişim açısından önemine değinen kitap; azimle, sabırla ve gönülden adanmışlıkla hiç yılmadan çalışanların hep kazanacağını vurguluyor, her seferinde doğru notalara basıyor!

Küçük Jeremiah, ortaçağ kalelerini andıran devasa bir evde türlü çeşit konforun ve lüksün içinde yaşıyor. Hizmetçileri, özel öğretmenleri, hatta tenis kortunda sürekli yenebileceği robot bir rakibi bile var. Tabii, muazzam servetlerini diş ipine borçlu &apos;&apos;ısrarcı&apos;&apos; anne babasını da unutmamak lazım. Ah, keşke istemediği şeyleri yapması için bu kadar zorlamasalar onu... Ne var yani biricik oğulları dirseklerini masaya dayamadan yemek yiyemiyor ya da Rembrandt&apos;ın otoportresini kopyalamaya çalışırken gözlerini şaşı çiziyorsa? Kaçınılmaz piyano dersleri ve Beethoven&apos;ın Dokuzuncu Senfoni zulmü de cabası... Jeremiah, önünü ardını fazla hesaplamadan, gönlünce bir hayat sürmek istese de evdekiler duygularına sürekli ket vuruyor. Ta ki bir gün, adının banjo olduğunu öğrendiği ve daha önce hiç görmediği bir enstrümandan yükselen melodilerin sesine âşık olana kadar. O andan itibaren sanki damarlarında nabız yerine müziğin ritmi atmaya başlıyor. Banjo, Jeremiah için arzudan da güçlü bir şeye, hayati bir ihtiyaca dönüşüyor. Ne yapıp edip bu sazı edinmesi ve onu çalmayı öğrenmesi şart. Üstelik gizlice! Neden mi? Çünkü anne babası buna izin vermiyor...

Hayatta en çok yapmak istediklerimiz ve bu uğurda gösterdiğimiz gayret üzerine bizi düşündürmeyi başaran Yol Arkadaşım Banjo, içimizdeki notalara ses verecek ve onları ahenkli bir melodiye dönüştürecek, samimi bir anlatı sunuyor.
 
Her yasağın kendi isyancısını yaratacağı görüşüne kusursuz bir örnek olan ve tutku dolu bir kendini gerçekleştirme hikâyesine tanıklık ettiren bu müzikal roman, kırık bir sandalyeden küçük mucizeler yaratılabileceğine inandıracak kudrette bir eser...
 
Duyduğum müzik ise, tıpkı... tıpkı çimenlerde yuvarlanmak gibiydi. Hatta... Kelimelerle anlatmak öyle güç ki! N&apos;olur banjo almama izin verin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93431</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37303f55-22bf-45fe-9b22-9f6d238a888b.jpg</image:loc>
            <image:title>Florida</image:title>
            <image:caption>Granta dergisi tarafından en iyi genç Amerikalı yazarlar arasında gösterilen, kitapları New York Times çoksatanlar listesine giren, 2018’de Guggenheim edebiyat bursuna layık görülen Lauren Groff aynı yıl Ulusal Kitap Vakfı Kurgu Ödülü için finale kaldığı Florida’da okurun elinden tutup onu yabanın ve kentin birbirine karıştığı bir âleme, turistik reklamların ötesinde bir dünyaya götürüyor. 
 
Florida’daki öykülerin satırlarının arasında bir panter geziniyor, kasırga iki kız kardeşin hayaletiyle beraber geliyor, anneler çocuklarını yetiştirmeye çalışıyor, bir yazar Maupassant’ın edebiyatının peşine düşüyor, bir kadın hayatını kökünden değiştirip sokaklarda yaşamaya karar veriyor. Burada yalnız oğlanlar büyüyor, yalnız kadınlar hayatta kalmaya çalışıyorlar. Güneşli manzaralar acıyı saklamakta maharetli olabilir belki ama yaşam kendini göstermekten, şifa aramaktan vazgeçmiyor. 
 
Lauren Groff’un farklı on yıllar hatta yüzyıllarda geçen öyküleriyle Florida çaresizliğin kasırgaları kadar umudun kaçınılmazlığına dair de bir kitap.


“Lauren Groff kudretli ve zarif bir yazar, neslinin en iyilerinden.” –Jess Walter 
 
“Florida’daki yağmurların dini bir yanı var denilebilir. Semavi olanla dünyevi olanın arasındaki sınırlar düzenli biçimde bozuluyor. Florida insanlar ile –hiçbirimizin kendi tercihiyle bulunmadığı– gezegenimiz arasındaki ilişkinin, hâkimiyet ve teslimiyetin iktidar mücadelesini aştığını anlatıyor.” –The Paris Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93432</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcc4c2fe-a6e0-497e-9e28-75f48ba2863f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Av - Zaman Çarkı 2</image:title>
            <image:caption>“Zaman Çarkı döner, Çağlar gelip geçer, efsaneleşen anılar bırakır ardında. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran Çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur.”


Fantastik edebiyatın devi Robert Jordan’ın kaleminden çıkan Zaman Çarkı destanı dünya çapında milyonların hayal gücünde yer etti. Ayrıntılı dünyası, en ince detayına kadar düşünülmüş büyü sistemi, gönüllere taht kuran karakterleri Zaman Çarkı’nın okurlar tarafından bu kadar sevilmesinin sadece birkaç sebebi. Zaman Çarkı’nın etkileri, Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson, Brent Weeks gibi günümüzün en büyük fantastik yazarlarının eserlerinde görülebilir. 
 
Terkedilmişler serbestti. Valere Borusu gerçekti ve Ölüler uykularından uyanıyordu. Kehanetler gerçekleşmeye başlamıştı ama Aes Sedai’nin gerçek Yenidendoğan Ejder ilan ettiği genç çoban Rand al’Thor bu gerçekten kaçmaya çalışıyordu. 
 
Hepsi ta’veren olan Rand al’Thor, Mat Cauthon ve Perrin Aybara efsanevi Valere Borusu’nu düşmanın elinden almak için Shienar askerlerine katılırlar. Bu sırada, Egwene al’Vere, Nynaeve al’Meara ve Elayne Trakand, Aes Sedai’nin yöntemlerini öğrenmeye başlamak için Tar Valon’daki Beyaz Kule’ye giderler. Uzak bir toprakta ise tuhaf bir grup insan batı kıyısını istila etmeye başlar.  
 
Ejderha, bir kez daha zamanın rüzgârlarında havalanacak. 
 
“Zaman Çarkı, fantastik edebiyatın yeniden tanımlanmasını sağladı.” –George R. R. Martin 
 
“Robert Jordan’ın eseri, bir nesil fantastik edebiyat yazarı için ilham veren, ufuk açıcı bir etkiye sahip.” –Brent Weeks</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93434</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a3be8c7-25be-4f5a-ab01-6f41098e5a5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Esmerim-Lal</image:title>
            <image:caption>Hayat bazen hiç istemediğimiz tercihler yapmaya mecbur bırakır. İnsanın vicdanı “yapma” diye bağırırken, aklı ise “başka yol yok, yapmak zorundasın” der. İşte Bergüzar’ın hikâyesi de böyle bir çıkmazda başlamıştı. 
Yalanlarla, oyunlarla, sırlarla bezeli o yolların, buz gibi bakan yeşil gözlü bir adamın sıcacık, sevgi dolu kalbine varacağını nereden bilebilirdi? 
Peki ya Alparslan, herkese kapattığı gönlüne sakladığı kırgınlıkları esmer güzeli bir kadınla iyileştireceğini bilebilir miydi? 
Bilinmezliklerle dolu o yolda birbirlerini bulup, yan yana yürüyecek, tanışacak, seveceklerdi. Alparslan’ın yüzünde gülümsemeler filizlenirken, Bergüzar ilk kez yuvasını bulacaktı. 
Ancak ne sevdayı bulmak, ne de yuvayı kurmak kolaydı. Düşman tetikte beklerken ya sevda köprüsünden geçip cennete varacak ya da oradan düşüp aşkın alevinde yanacaklardı. 
 
“Hiçbir sevda kollarını açıp, güle oynaya gelmez. 
Azıcık ağlatır, azıcık kahreder, üzer, bol bol sınar. Ama buna dayanabilene de ödül olur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93435</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65cd8d4c-fc69-45a8-b5f7-04d7b46cee40.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Yıl Harbi İçinde Timur&apos;un Anadolu Seferi ve Ankara Savaşı</image:title>
            <image:caption>Timur hayatında yalnız Anadolu Seferi ile Ankara Savaşı’nı yapmış olsaydı bile, yine büyük iş ve eseriyle siyaset ve savaş adamlarını kendine hayran bırakabilirdi. 

Çünkü bu seferin yapılışında Timur, en büyük orduları Asya ortalarından kaldırarak -üstelik şimdiki nakil araçları ve kolaylıkların hiçbiri yokken- Asya’nın batı uçlarına kadar getirmiş ve kendisine düşman olan on ülkenin orduları arasında, bunların birleşik saldırılarına imkân vermeyen düzen ve tedbirlerle ve sürekli biri diğerini kolaylaştıran savaşlar vererek düşman ordularını birer birer aradan çıkarmış ve en büyüğünü de en sonunda yenmeyi başarmıştı. O zaman yeryüzünde yaşayan milletler arasında Timur adının nasıl bir etki yarattığını anlayabilmek için, çağdaşı olan hükümet ve hükümdarların yakınlık ve iyi ilişkiler kurma yolundaki istek ve davranışları dikkatle okunmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93436</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20cf1a33-6272-448f-9d67-d4f951e742a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyünce Çocuk Olucam</image:title>
            <image:caption>Merhaba. 
 
Yarışmaya dünyadan katılıyorum. Çocukken annem “Avukat” babam “Mimar olacaksın.” dedi. Ama ben, elimden kaçıp gökyüzünde kaybolan balonumu bulmak için astronot olmayı istedim. 
 
Ortaokulda hesap makinemde leblebi yazarken, bilgisayar mühendisi olmaya karar verdim. Lisede şair, üniversitede deli, hayata atılınca da sabretmekten veli oluyordum. 
 
Bu arada gülleyle yüksek atlama 1.siyim. 
 
“Bir gün ben de mutlu olucam.” müsabakalarında tansiyon ödüllerim bulunmakta. 
 
Sabahları gözümü açınca beş saniye kadar her şeyin yoluna gireceğini sanıyorum. “Hayatta başarılar.” diyen dünyaya, aslında baş ağrılar dileyip dilemediğini soruyorum. Sıradaki tüm şarkıları Çekoslavak Cumhuriyeti’ne armağan ediyorum. Fakat nedenini hiç bilmiyorum. Hayallerimin yapımında ve yıkımında emeği geçen herkese ne kadar teşekkürüm varsa sunuyorum. Son olarak da “Aşk mı, para mı?” diye sorana, “Makarna haşlamak.” diyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93437</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0236186e-50e8-4269-a160-1daae240c6a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk&apos;a Doğru</image:title>
            <image:caption>Hac ve Umre Günlükleri 
 
 
Sevgili’ye uzun bir mektup bu yazılanlar. 
Bir çocukluk düşü, genç kız rüyası, olgunluk çağına uzanan köprü. 
Peygamber aşkının, O’nun yürüdüğü yollarda yürümeye duyulan hasretin, baktığı gökyüzüne bakma arzusunun tezahürü okuduklarınız. 
Bu yol, bu mektup, bu kavuşma bir son değil. 
O’na daha layık, daha iyi biri olarak gelinecek yolların henüz başı. 
‘Şefaat Yâ Resûlallâh!’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93438</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25d4118a-ae78-45e2-ba19-10fe4fc5c3bd.jpg</image:loc>
            <image:title>En Önemli Şey Nedir?</image:title>
            <image:caption>En önemli olan nedir? 
Her şeyde, her önemli şeyde bir değişmez EN ÖNEMLİ ŞEY VARDIR ve bu her konuda, herkes için, her zaman için aynıdır. 
 
Hiçbir zaman, hiç kimse için, hiçbir yerde değişmez ve hep tek cevabı vardır. 
 
İnsanlar bazen “ben böyleyim” diye kendilerini tanımlarlar.  Ya öyle olmakla yanlışsanız? 
 
Kaç kişi vardır ki yanılmaz bir doğru-yanlış cetveline sahip olsun, kendi doğrularını ve yanlışlarını sorgulasın, farkına varsın ve aynı zamanda, değişmek için gerekenleri göze alsın ve yapabilsin. 
 
Mümkün mü her yanlıştan sonra başa dönüp, hayatı yeniden yaşamaya başlamak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93439</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc563e55-738d-437e-bff9-115da45ccc27.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygarlığın İzinde Hititler</image:title>
            <image:caption>Bilge Kâşiflerin ayrılmaz ikilisi Kemal ile Cahide, kendilerini bu defa bambaşka bir maceranın içinde buluyor. 
Geçmişe yolculuk yapan Bilge Kâşifler Hitit ülkesini keşfediyor. 
Anadolu’ya yazı ilk defa nasıl geldi? Hititlerden önce Anadolu’da kimler yaşıyordu? Peki bin tanrılı Hititlerin gündelik hayatları nasıl geçiyordu? 
Anadolu’nun ortasında binlerce yıllık bir medeniyeti beraber incelemeye ne dersiniz? 
Haydi o zaman! 
Bilge Kâşiflere katılıp tarihin içinde eğlenceli ve bilgi dolu bir maceraya çıkalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93440</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d08b2ee-11ee-4cff-8201-0aa85c37f80e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Destandır Çanakkale</image:title>
            <image:caption>Bilge Kâşifler bu maceralarında tarihî bir yolculuğa çıkıyor. Araştırmayı, öğrenmeyi, gezip görmeyi tutku hâline getiren dostlarımız Kemal ile Cahide bu defa şanlı tarihimizin en parlak sayfalarından birinin izini sürmek için Çanakkale’ye gidiyorlar. 
Seyit Onbaşı’nın tarihi değiştiren kahramanlığından, sahra hastanelerine, Bigalı Atatürk Evi ve Müzesi’nden Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi’ne uzanan maceramıza katılıp her karışı vatan sevgisiyle dolu bu coğrafyayı birlikte keşfetmeye ne dersiniz? 
Haydi o zaman! 
Arkanıza yaslanın ve bu tarihî yolculukta Bilge Kâşiflere eşlik edin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93441</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5759a033-d4e0-4c00-995b-5112dadefc3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Düşüncesi ve Kültürü Temel Kavramları 1</image:title>
            <image:caption>Çin düşüncesi ve kültürü temel kavramları; Çin felsefesini, hümanizmini, düşünce tarzını ve değerlerini özetleyen, kelime veya söz öbeklerinden meydana gelen kalıplaşmış ideolojik ve kültürel öz ifadeler olarak tanımlanabilir. Çin milletinin kadim bilgeliğinin bir birikimi niteliğinde olan bu kavramlar, onların en yoğun manevi arayışlarını, rasyonel düşüncelerinin derinliğini ve kapsamını yansıtmaktadır. Günümüzde, Çinlilerin antik Çin felsefesi, düşünce yapısı ve değerlerindeki değişimleri ve hatta edebiyat, sanat ve tarih gibi çeşitli alanlardaki gelişmeleri kavrayabilmelerinde kilit rol oynayan bu kavramlar, diğer ülke ve milletler için de çağdaş Çin’i, Çin halkını ve farklı ülkelere yerleşmiş olan Çinlilerin düşünce dünyasını tanımanın kapılarını açan anahtarlardır. 
Bu kitapta Çin felsefesi, kültürü, edebiyatı ve tarihi gibi alanlardan 100 farklı terim ve kavramın açıklamaları ve bunları destekleyici alıntılar hem orijinal dili Çince olarak hem de Türkçe çevirileriyle yer almaktadır. 
 
“Rüzgâr esiyor şiddetle, kamçılıyor dalgaları ağaçları eğmekte. 
Yüreğim acılar içinde hayattan vazgeçmişçesine, bir nefes istesem de beyhude. 
Zaman akıp geçiyor su misali, mal mülk şan şöhret kül olup gitmekte. 
Zamane adabı yitmekte, kimdir o kahraman gelip kurtara? 
Elinde kılıcı bir ah çekiyor yiğidim, dikince gözlerini semaya bir gam çöküyor yüreğine. 
Ne gelir elden her şey beyhude, izliyor düşen yaprakları kulağında yağmurun yosunlara çarpan sesiyle.” 
Sikong Tu, “Gam ve Gazap” 
(Ön kapakta yer alan şiirin çevirisi)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93442</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77ec21e8-31ac-4034-8a6e-bdb4d384c85e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dilinin Yurtları</image:title>
            <image:caption>Renkli Kuşe Baskılı Türk Lehçeleri Haritası Ekiyle

Türk Dilinin Yurtları adlı eserde, bu coğrafi genişlik içinde, Türkçenin bugün dünyanın hangi ülkelerinde resmî dil, hangilerinde azınlık dili veya göçmen dili olarak kullanıldığı, bu ülke ve bölgelerdeki yazı ve konuşma dili olarak canlılığı araştırıldı. Buna bağlı olarak Türk dilinin yayıldığı ülke ve bölgelerde Türkçe kullanan toplulukların sayısı, Türkçenin yazılı basın veya sesli görüntülü yayın dili hâline gelip gelmediği incelendi. 

Prof. Dr. Nevzat ÖZKAN tarafından titiz ve uzun süren bir araştırma sonucunda hazırlanan Türk Dilinin Yurtları adlı bu kitap, dilimizin geniş yayılma alanı içindeki tarihî gelişimine ve bugünkü statüsüne de yer verilerek söz konusu ülke ve bölgelerdeki bugünkü Türk dil varlığının tarihî dayanakları ve Türkçe kullanımının yasal ve anayasal gerekçeleri ortaya konulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93443</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95f1b94c-a271-4149-9eaf-2d20a41db871.jpg</image:loc>
            <image:title>Arda&apos;nın Oyuncak Dünyası</image:title>
            <image:caption>Arda bir dilek tuttu: Tüm dünyanın oyuncak olması… 
Peki sonra ne mi oldu? 
Cevabı Arda’nın Oyuncak Dünyası’nda… Siz sevgili çocukları bekliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93444</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b86911d-64cb-4281-a037-9c991a20ef99.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Ten Yüzüne Çıkışı</image:title>
            <image:caption>“Dövmelerim ruhumun bir yansıması, bedenim ise evrendeki mabedim ve ben mabedimin bir sanat eseri olmasını istiyorum.” 
 
Beden, insan benliğinin görünen yansımasıdır. Onun üzerine işlenen kalıcı izler de, sözcüklerle ifade edilemeyecek olan evrensel hikâyeleri kadim insandan bugüne dek farklı bir lisanda anlatırlar. 
Dövmeler tarihsel süreçte kimi zaman koruyucu bir tılsım, kimi zaman mahkûm ve suçluların utanç lekesi, bazen bir soyluluk nişanesi ya da bir kabilenin “totemi” olarak işlenirken bazen de savaş kahramanlarının “onur simgesi” hatta maceraperest çapkın denizcilerin “bölge hatıraları” olarak görülmüştür. 
Dövme sanatçısı Billur Ergün Cengiz, RUHUN TEN YÜZÜNE ÇIKIŞI adlı bu kitapta tüm dünyanın beden coğrafyasında gezinerek, dövmenin Mısır’dan Polinezya’ya, oradan Anadolu’ya ve Avrupa’ya uzanan serüvenini günümüz bakış açısıyla yeniden keşfediyor. Yazar dövmeyi dinler, toplumsal algı, sınıf farklılıkları, kültür, antropoloji, sanat ve psikoloji gibi açılardan ele alarak dövmenin sadece dövme olmadığını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93445</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/232cf468-6b54-481d-96cf-d8e328b93faa.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkekler Hayvan mıdır?</image:title>
            <image:caption>Kadın-erkek eşitsizliğini biyoloji değil kültür açıklar. 
 
Erkekler neden “erkek gibi” davranırlar? Sebep erkek beyni midir yoksa testosteron dalgalanmaları mı? Soyunma odasındaki kaba konuşmalar, rekabet ve şiddetten erkeksi söylem ve cinsel tacize kadar toplum, erkek davranışını biyolojik yönden açıklamaya yatkındır. Ancak biyoloji yanlış erkek davranışlarını maskeler. Kadın-erkek eşitsizliğini biyoloji değil kültür açıklar. ERKEKLER HAYVAN MIDIR? kitabında önde gelen antropoloji profesörü Matthew Gutmann, küresel bir erkeklik araştırmasına girişiyor ve yırtıcı erkek davranışlarının nedenlerini açıklıyor. Gutmann, antropolojik hazine sandığından alınmış örnekler ve kişisel anekdotlarla, erkeklerin derinlerde nasıl oldukları, mantıksal olarak erkeklerden ne bekleyebileceğimiz ve erkek olarak kendimizden neler beklememiz gerektiği konusunda günlük tartışmalar için içgörüler sunuyor. Bu kitap aynı zamanda kadın düşmanlığı ve erkek şiddeti sorunlarına dünya çapında verilebilecek kültürel yanıtları derinlemesine ve aydınlatıcı bir şekilde özetliyor. Sadece erkekler için değil, hepimiz için daha iyi bir yaşama yönelik bu rehber, erkekleri sanki zamansız ve kültürsüz bir tür olarak tanımlayan “Erkek erkektir!” inanışını yerle bir ediyor. 
 
“Gutmann, erkekliğin basite indirgenmiş kavramlarını yapıbozuma uğratmaktan fazlasını yapıyor ve erkeklik ile insanlığın çatışmak yerine bir araya geldiği yeni bir gerçeklik yaratıyor.” 
Agustín Fuentes, Antropoloji Profesörü, Notre Dame Üniversitesi Edmund P. Joyce 
C.S.C. 
 
“Erkekler hayvan mıdır? Evet, ama hepimiz öyleyiz. Peki bu erkek davranışını ne kadar açıklar? Gutmann’a göre, toplumsal ve kültürel faktörlerin erkek cinselliği ve saldırganlığındaki baskın rolüyle karşılaştırıldığında çok da fazla değil.” 
Sherry Ortner, Antropoloji Profesörü, UCLA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93446</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f842143-6401-4f8f-81f3-101f8e53ac67.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaren</image:title>
            <image:caption>Kendimize bile itiraf ederken çekindiğimiz duygular vardır. Aşikâr olduğunda bütün gerçekliğini kaybedeceğini sandığımız ve hep bir boşlukta yuvarlanacağını düşündüğümüz hisler. Bir gün kendiliğinden ve aynı zamanda olması gerektiği gibi su yüzünde belireceğine inandığımız düşüncelerimiz. Hiçbir duygu, düşünce, his, anlam sahibinin aracılığı olmadan yansıyamaz. Biz birine gülümsediğimizde onu sevdiğimizi, ona zaman ayırdığımızda değer değer verdiğimizi, onun için fedakârlıklar yaptığımızda onu düşündüğümüzü anlamasını bekleriz. Ta ki onlar bunu farketmeksizin bir şekilde hayatlarımızdan çıkana dek. Ondan sonra arkalarından söylediğimiz binlerce cümle sadece yankı olarak kalır. Vaktinde söylenmemiş cümle, yerinde gösterilmeyen sevgi, geç kalınmış bir çaba insanın sadece saçını ağartır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93447</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e248b48-757c-49bf-9484-676357b503ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Haçlılar ve İstanbul</image:title>
            <image:caption>11. yüzyılın sonlarında Papalığın öncülüğünde başlayan Haçlı Seferleri, Türk-İslam dünyasını hedef almakla birlikte Bizans İmparatorluğu’nu da etkiledi. Batı’nın yüzyıllardır imparatorluğa duyduğu kıskançlık Haçlı Seferleri ile daha belirgin hale gelerek İstanbul ve imparatorluğa sahip olma düşüncesine dönüştü.

Birinci, İkinci, Üçüncü ve 1101 Yılı Haçlı Seferleri’nde bu gayelerine ulaşmak isteyen Haçlılar, 1204 yılında gerçekleşen Dördüncü Haçlı Seferi ile isteklerine kavuştu. İnsanlık tarihinin en acımasız kıyımlarından birini yaparak şehre ve imparatorluğa sahip olan Haçlılar, 57 yıl sürecek hâkimiyetlerini başlattılar. “Şehirler Kraliçesi” olarak adlandırılan İstanbul, değişik milletler tarafından defalarca kuşatılmış ancak hiç bu kadar şiddetli, acımasız ve insafsız bir muamele ile karşılaşmamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93448</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3acf2f9a-7069-450e-bb9e-66d07cd24b4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Liderlik ve Amaç</image:title>
            <image:caption>Topluma katkı sağlama düşüncesini iş modellerine entegre eden şirketler, uzun vadede daha başarılı olmaktadır. Bu kitap size, şirketinizi kendi faaliyet alanında başarılı kılarken nasıl toplumsal katkı da sağlayabileceğinize dair bilgiler, ipuçları ve araçlar sunmaktadır. Yazar, bu sürükleyici kitapta vaka çalışmalarını kullanarak liderlerin yolculuklarını, elde ettikleri başarıları, yaptıkları hataları ve bu hatalardan aldıkları dersleri anlatmaktadır.

Eser; CEO’lar, üst düzey liderler ve yöneticilerin yanı sıra resmî unvan ve makamlara sahip olmayan ancak toplumsal etki gücü yüksek kişiler de dâhil olmak üzere, birçok farklı görev ve düzeydeki lider için rehber niteliğindedir.

Bir kurumda başarı nasıl sağlanır, liderin hedefi ve amacı ne olmalıdır sorularının cevaplarını arıyorsanız, aradığınız cevapları bu kitapta bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93449</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42ffa1ea-a0fb-434f-9d1a-efaf4d2aea76.jpg</image:loc>
            <image:title>Mürekkebe Boyanan Sardunya 1</image:title>
            <image:caption>“Sevgi acıtır, öp yaralarımdan 
belki sana da bulaşır.” 
 
 
Aşk bazen bir kitabın cümlesinde, bir çiçeğin yaprağında, bir damla gözyaşında ya da ilk bakışta gizlidir. 
Mislina için de öyleydi.  Akif Selim’in mürekkep mavisigözlerine bir kez bakınca kendi kalbiyle  tanıştı 
ve o günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. 
 
Mislina Farah’ın aşkı o kitabın cümlesi,o çiçeğin yaprağı,  saf bir gözyaşı ve ilk bakışın sonuncusuna 
uzandığı bir kalp atışıydı. Penceresinin önündekisardunyalar arkadaşı, Çakır yoldaşı,  Kumru ise sırdaşıoldu. Tüm bu güzel şeyler Akif Selim’in kalbine giden 
zarif ve tehlikesiz bir yoldu. 
 
Sevginin en masum, en derin, en saf haliydi onların hikâyesi. Kırılan kalpler bile var oldukları bedenleri sevdiler çünkü gün sonunda iyileşeceklerini bildiler. Sevgi bazen acıtsa da 
ince ruhlar acıttıkları yerleri öper, iyi ederdi. Tıpkı bu iki ruhun sahibi gibi. 
 
“Sevginin uğramadığı kalplere başkasının yüreği ağır gelir. 
Sevmek yürek ister, zaman ister, hakikat ister. 
Yalan bir ruhun varlığı elbet bir gün tökezler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93450</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a170cdb6-7e66-4f20-aa92-444a895a9515.jpg</image:loc>
            <image:title>Dörtlerin Yemini (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sir Arthur Conan Doyle’un akIl yürütme yeteneği çok güçlü Edinburghlu bir öğretmenden esinlenerek yarattığı Sherlock Holmes karakteri ilk kez 1877’de yayımlanan Kızıl İpucu’nda boy gösterdi. İngiliz edebiyatının en canlı karakterlerinden biri olan Holmes, piposu, şapkası ve kendine özgü giysileriyle farklı bir dedektif olarak daha sonra pek çok romanda okuyucunun karşısına çıktı. Arkadaşı Dr. Watson ve düşmanı Prof. Moriarty ile birlikte birçok filmin de kahramanı olarak ün kazandı. Doyle’un yazdığı tarihi romanlar ve tiyatro oyunları Sherlock Holmes’un kazandığı ünün gölgesinde kaldı. 

Dörtlerin Yemini’nde hırs ve entrikanın yol açtığı bir cinayetle düğümlenen olaylar, Holmes’un rastlantıları birer delile çeviren gözlem gücü sayesinde umulmadık bir çözüme kavuşur. Doyle ilginç bir kurguyu akıcı bir ifade ile birleştirerek bir dedektif öyküsünü edebiyatın klasikleri arasına yerleştirmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93451</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f53eca30-d2ae-4fee-8351-ac6133922da5.jpg</image:loc>
            <image:title>Rahel Tanrı&apos;yla Hesaplaşıyor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Zweig’ın menkıbelerinde hikâye edilen kişiler Tanrı’yı ve kendilerini ararken hayatlarının anlamını bulacaklarına dair umutlarını her daim korurlar. Yazar Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor’da Rahel ile Yakup’un Eski Ahit ’teki hikâyelerini Kutsal Kitap’taki anlatım biçimini anıştıran bir üslupla ve elbette kendi yorumunu katarak aktarır. Üçüncü Güvercinin Hikâyesi’ni de Nuh Tufanı’ndan esinlenerek kaleme almıştır. Nuh’un tufandan sonra suların çekilip çekilmediğini anlamak için gönderdiği üçüncü güvercin geri dönmez. Ancak Zweig’ın öyküsünde güvercinin dönmeyişinin nedeni Eski Ahit ’teki gibi toprağın kuruması değil, her yerde ölüm ve felaket görmesidir. Esin kaynağı Bhagavad Gita olan Ölümsüz Kardeşin Gözleri ise Virata adlı bir savaşçıyla ilgilidir. Bir savaşta bilmeden öldürdüğü ağabeyinin gözleri Virata’yı her yerde izler. İnsanlardan uzakta, günahtan arınmış olarak yaşamını sürdürmeye çalışsa da, eylemlerinin başka insanların yaşamlarını etkilemesine engel olamayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93452</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b110d46-b741-4591-9b31-c02d2306185f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Denizinde Bir Sandal</image:title>
            <image:caption>Bu şiir kitabımı, kitap çıkartma hususunda teşvik ve katkılarını gördüğüm şiir Dostlarına, tüm Kardeşlerime, tüm Hemşehrilerime armağan ediyorum. Rabbim kendilerinden razı ve memnun olsun. 
Bu kitap, aynı isimli eserimin ikinci baskısıdır. Yeni baskıda bazı şiirler çıkartılmış, bazı yeni şiirlere yer verilmiştir. Haydi hayırlısı. 
 
ŞİİR DENİZİNDE BİR SANDAL 
Şiir Denizinde bir garip Sandal’ım. 
İlim ve hikmet tutunacak tek dalım. 
İyilik ve doğruluk olsun ahvalim. 
İşte böyle varmak isterim menzile. 
 
İmtihan için gönderildik cihana. 
Çalış-çabala, arama bahane. 
Allah’ın izniyle varırsın limana. 
Yolun açıktır, haydi git güle güle. 
 
Ufuklara ulaşmaya var mısın? 
Ta en uzaklara doğru kaçar mısın? 
İyiliği, doğruluğu sarar mısın? 
Dua et, iste, Yüce Rabbimden dile. 
 
Bedenim ölümlü, ruhuma ölüm yok. 
Hakkı görmek istersen emaresi çok. 
Kimi aç, kimi de boğazına dek tok. 
Dünya dediğin nedir, sabır ve çile. 
 
Haydi Ey Ahmet yaz, haydi Ey Sandal yüz. 
Hiç boş durma, sabah-akşam, gece-gündüz. 
Yaşın olsa da doksan dokuz ve yüz. 
Ecel günü selam verirsin Azrail’e. 
 
Yunus gibi gariplerden, Ahmet’tenim. 
Gördüğünüz gibi kemik ve ettenim. 
Bir gün toprak olur bu bedenim, tenim. 
Sevenler unutmaz, yıllar geçse bile. 
Sevenler unutmaz, yıllar geçse bile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93453</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebb01b18-b83c-4bd7-98c4-084f6aecd79b.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano İçin 19 Parça</image:title>
            <image:caption>“Piyano için 19 Parça” albümü; bestecinin 2020-2021 yıllarını kapsayan ve dünyamızı derinden etkileyen Covid-19 salgını sürecinde yaşamsal kısıtlamaların getirdiği bekleme evresinde piyano başında geçirdiği döneme ait eserleri barındırmaktadır. 
Kitapta dünya literatüründe yer alabilecek ve ülkemizde piyano eğitimi veren sanat kurumlarına katkı sağlayabilecek, çalınabilme kolaylığı bulunan; pentatonik, modal, tampere ve ton dışı ses dizinlerini içeren 19 parça bulunmaktadır. Eserlerin video/ses kayıtlarına kitabın künyesinde bulunan karekod aracılığıyla ulaşabilirsiniz. 
Bestecinin stil özelliğine uygun ve çalıcının hayal gücünü destekleyici nitelikteki bu parçalar, dinleyici için uygun duyumsamaları da barındırmaktadır. Bu albümün ülkemizin ve bütün dünya toplumlarının sanat sahasına katkı sağlaması dileğiyle...

19 Pieces for Piano: There are 19 pieces that can contribute to the art institutions that give piano education in our country, also includes pentatonic, modal, tampered and non-tonal sound sequences, which can be played in the world literature, and easily played. These are the compositions of the artist while he is in in the waiting phase-  covering the years 2020/2021 - brought by the vital restrictions in the Covid pandemic (epidemic) process, which deeply affected our world. The pieces, which are suitable for the composer&apos;s style and support the imagination of the performer, also contain appropriate sensations for the listener. You can listen video/audio records of pieces by the way of data image in tag page. With the hope that this album will contribute to our country and all the world societies in the field of art.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93454</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b2e6e46-8895-462b-9802-6210bc01e7f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzik Yetenek Sınavlarına Hazırlık</image:title>
            <image:caption>Ezgi ve ritim tekrarı günlük hayatımızın önemli bir parçası olmasına karşın müzik yetenek sınavlarına hazırlanan öğrenciler için genellikle korkulan bir durumdur. Yetenek sınavlarına hazırlanan öğrencilerin birçoğu ezgi ve ritim tekrarı sorularını cevaplarken zorlanmakta, kaygıya kapılmakta ve birçoğu sonuçta başarısız olmaktadır. İşte bu kitap yılların deneyimiyle ve başarısı test edilerek müzik yetenek sınavlarına hazırlanan öğrencilerin düzenli ve sistemli bir çalışma yapabilmeleri için hazırlanmıştır. 
 
Müzik Yetenek Sınavlarına Hazırlık kitabını diğerlerinden ayıran en önemli özelliği sadece ezgi ve ritim tekrarı konularına odaklanarak hazırlanmış olmasıdır. Kitapta yer verilen konular öğrencilerin en basit haliyle anlayacağı şekilde kurgulanmıştır. En basitten başlanarak yapılan solfej ve ritmik okuma çalışmaları hiçbir bilgisi olmayan öğrencilerin bile ilk çalışmadan itibaren nota okumasını geliştirmesine olanak sağlamaktadır. Kitap bununla birlikte çeşitli çalışma yöntemleri hakkında ipuçları da vererek öğrencilerin ezgi ve ritim tekrarı ile ilgili motivasyonunu yükseltmeyi amaçlamaktadır. Kitapta bulunan çok sayıda örneğin sınavlara öğrenci hazırlayan birçok eğitimciye de kaynak olacağı düşünülmektedir. 
Kitabın bir diğer önemli özelliği de çalışmaların videolarla desteklenmiş olmasıdır. Kullanıcılar sayfalarda bulunan “Karekod”ları cep telefonlarına okutularak her an her yerden kitaptaki ezgi ve ritim çalışmalarına ulaşabilirler. Böylelikle öğrencilerin kendi başlarına çalışmalarına da fırsat sağlanmıştır. 
 
Kitabımızın sınavlara öğrenci hazırlayan eğitimcilere ve müzik yetenek sınavlarına hazırlanan öğrencilere yararlı olması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93455</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7d90669-ce79-4950-b27f-dbf1835dcdd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hanımlara Mahsus Hikayeler - Kadınların Hafızası</image:title>
            <image:caption>1895, Türkiye’de kadın yazarlığın dönüşümünde belirleyici bir yıldı. Emine Semiye, Makbule Leman, Nigâr Hanım, P. Fahriye, Rana bint-i Safvet, İsmet ve Soğanağa Mahalleli Münire’nin de dahil olduğu kadın yazarlar kuşağı, bu yıldan itibaren Hanımlara Mahsus Gazete’yi mekân bilerek hikâyelerini yayımlamaya başladılar. Daha önceki kadın yazarların şahsi girişimleri burada bir kuşağın ortak faaliyetine dönüştü.
On dokuzuncu yüzyılın sonunda kadın yazarlar; aşkı, aileyi, tabiatı, iç âlemlerini, şehri, toplumu nasıl görüyorlardı?
Hangi dertlere nasıl çözümlerle yaklaşıyorlardı? Kadınlar arası yoldaşlığı nasıl kuruyorlardı?
Bu sorulara cevaplar sunan Hanımlara Mahsus Hikâyeler’de bir kuşağın edebî, duygusal ve sosyal dünyasıyla tanışıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93456</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91f90058-ec39-4a9d-8672-6f2effc655ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Muallime - Kadınların Hafızası</image:title>
            <image:caption>Muallime’de Caddebostan ile Bostancı arasındaki bir köşkten asır sonu Osmanlı sosyal hayatına, aile ilişkilerine, eğitim anlayışlarına doğru yola çıkıyoruz. Erdemli bir muallimenin başından geçenleri takip ederken olaylar ve ilişkiler karmaşıklaşarak çeşitleniyor. Gelenekle modernlik, hayırla şer, kurallarla ihlaller İstanbul’un farklı sınıflara ait haneleriyle Kastamonu’nun seçkinlerinin ve âlimlerinin ortamlarından geçerek bir araya geliyor. Emine Semiye, sunduğu zengin ilişkiler, kişiler ve mekânlar manzarasıyla kötülüğün değiştirilemez bir nitelik olup olmadığını, iyilik kapısının herkes için her zaman açık olup olamayacağını tartışmaya açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93457</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af9f4f2a-1123-43d3-b992-fb84341ae0a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Rabia</image:title>
            <image:caption>Ben Rabia… Aşka düştüm, bir daha da beni gören olmadı… 
“Cenneti ateşe verip cehennemi söndüren kadın dediler benim için; oysa ben Allah’ın rızasına perde olan şeyleri düşünmekten vazgeçin demiştim.” 

“Araştırmanın sonuna geldiğimde elimde birbirini doğrulayan yirmi civarında menkıbe ve kırık dökük rivayetlerden başka bir şey kalmamıştı. Ne yapacağımı nasıl değerlendireceğimi açıkçası bilmiyordum hatta vazgeçmeyi bile düşündüm... Bu ikilem ile mücadele ederken bir gece nasıl oldu bilmiyorum ama gönlümde dile geldi Rabia. Öyle tatlı bir ses tonu ile anlatmaya başladı ki bana hikâyesini, sanki yanı başımda oturmuş o anlatıyor ben de naçizane kâtiplik yapıyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93458</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f5469ae-8d99-4994-9e80-b30160666e37.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Hayatımızda Peygamberimiz</image:title>
            <image:caption>Mutluluk arayan herkesin en büyük korkusu huzurlu bir yuva kuramamak değil mi? 
            Yıkılan pek çok evliliği duymak sizi endişelendirmiyor mu? 
            Çocuklarınızla iletişimde sıkıntılar mı yaşıyorsunuz?  
            Ailenizi mutluluğa götürecek bir kitap hazırladık. 
            “Aile Hayatında Peygamberimiz” 
            Bu kitap ailevi problemlerinizin çözümüne ışık tutuyor. 
Kalpten gelen gerçek sevginin kilitli kapıları nasıl açtığını gösteriyor. 
            Peygamberimizin hikmet ve marifet dolu aile yaşamından kesitler sunuyor. 
            Çocuklarımızla iletişimde sevgi diline anlam katıyor. Küçük kalplerin büyük dünyalarına girmenin gönüllerinde en güzel yeri kapmanın yolunu tarif ediyor. 
            Okurken içiniz huzur bulacak, sevginiz coşacak, hataların olmadığı bir aile hayatının lezzetini duyacaksınız.              
Haydi öyleyse, ne duruyorsunuz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93459</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf767d4d-8689-44f9-91da-878598b5fe68.jpg</image:loc>
            <image:title>Limit - 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>Mizuki Konno sıradan bir lise son sınıf öğrencisi ve kendi yaşındaki diğer pek çokları gibi üniversiteye hazırlanmakta. Okulun en gözde kişiliklerinden biri olmasa da Mizuki’nin, arkadaşları arasında popüler ve sınıfının gıptayla bakılan öğrencilerinden biri olduğunu söylemek mümkün. 
 
Aslında kötü biri de değil Mizuki ama zaman zaman, çevresindekilere tepeden bakan tavırlarla yaklaşabiliyor. Okul başarısı açısından onunla benzer konumda bulunan ancak sosyal ilişkileri daha zayıf olanlarsa bu durum karşısında pek de memnun değiller. 
 
Mizuki ve arkadaşları, sınıfça çıktıkları bir gezi sırasında ciddi bir kaza geçirdiler ve öğrencilerden büyük kısmı öldü. Geride sadece 5 kişi kaldı ve onlar da hem yaralı hem de vahşi doğanın ortasında bir başlarına kalmış durumdalar. Ayrıca birbirlerinden de nefret ediyorlar ve bir yandan hayatta kalmaya devam ederken bir yandan da diğerleri üzerinde kendi tahakkümlerini kurma çabasındalar. 
 
Artık yeni bir düzen geçerli ve bundan böyle, eski zamanların kuralları işe yaramayacak! 
 
Limit, bir grup gencin yaşadığı zorlu hayatta kalma mücadelesinin hikâyesi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93460</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec3ba47e-c3dc-48df-a95f-1f064e0f9e35.jpg</image:loc>
            <image:title>Shaman King 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>Çoğu insan onlardan ölesiye korkuyor olsa da hayaletler Özel Şinra Lisesi öğrencilerinden Yoh Asakura’nın en yakın dostları.  Genç bir şaman olan Yoh Asakura öbür dünyayla bu dünyayı birbirine bağlayıp ruhlarla bağlantı kurabilen, olağanüstü yeteneklere sahip biri!  Diğer şamanlar gibi Yoh da ölülerin ruhlarının, vücuduna girip kendisiyle bütünleşmesine izin veriyor ve onların güçlerini, insanlara yardım etmek için kullanıyor. Ancak son zamanlarda Yoh’un sorumluluğu çok daha büyük, zira bu ruhlar ve onlarla birlikte hareket eden insanlar fazlasıyla tehlikeli olabiliyor. 

Ödüllü yazar ve çizer Hiroyuki Takei’nin yarattığı Shaman King, heyecanlı ve bir an bile düşmeyen temposuyla sizi esir alacak bir macera!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93461</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a60fa75-a2ed-4ff0-9e00-6dacb1adcb39.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne - Gökkuşağı Vadisi (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Anne Shirley, hayat yolunda biricik aşkı Gilbert Blythe ile kol kola yürürken zaman akıp geçmiş ve altı çocuk annesi olmuştur. Her biri birbirinden farklı karakterlerde olan bu ele avuca sığmaz çocuklarla hayat zaten tam bir macerayken, köye John Meredith isminde tuhaf bir rahiple çocuklarının taşınmasıyla ortalık daha da karışır. 

Kısa sürede kaynaşan Meredith ve Ingleside çocuklarını ise birbirinden zorlu görevler beklemektedir. Kaçak bir kızı yetimhaneden kurtarmak, zavallı rahibin kalp ağrısına merhem olmak ve evcil bir horozun çorba olmasını önlemek ise bunlardan sadece bazılarıdır. Elbette bu küçük afacanlar tüm bunları yaparken, kasabanın altını üstüne getirmeyi de ihmal etmeyeceklerdir! Günün sonunda huzuru ise daima kavgalarına, dostluklarına, kahkahalarına ve gözyaşlarına eşlik eden, Gökkuşağı Vadisi adını verdikleri özel toplanma yerlerinde bulacaklardır. 

L. M. Montgomery’nin ölümsüz kaleminde hayat bulan ve Anne with an E isimli Netflix dizisine de ilham olan Yeşilin Kızı Anne, yolculuğuna kaldığı yerden serinin yedinci kitabı Yeşilin Kızı Anne Gökkuşağı Vadisi ile devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93462</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/465691be-9d9c-4397-a342-3a15ab46962a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin 23 Nisan</image:title>
            <image:caption>Atatürk gibi olun çocuklar.
Çalışkan, cesur ve yurtsever.
Atatürk gibi olun çocuklar.
Yurdumuza ve yurttaşınıza hizmeti,
En yüce görev sayın.
Bilimin gösterdiği yoldan gidin.
Emeği en yüce değer sayın.
Haktan ve emekten yana olun.
Haksızlığa boyun eğmeyin.
Atatürk gibi olun.
Turan Karakaş&apos;tan çocuklar için şiirsel bir Atatürk anlatımı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93463</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3da60555-d2dd-4cf4-bd43-0720675ff163.jpg</image:loc>
            <image:title>Göçün Göbeğinde</image:title>
            <image:caption>Osmanlı&apos;nın Balkanlar’dan çekilişi, birbirinden kanlı savaşların, yılların, çekilen acıların, kayıpların sonucu, Balkan topraklarından Anadolu topraklarına doğru kaçınılmaz büyük göçün yaşanması...
Uzaktan algılanmayan güçlü bir haberleşme, dayanışma ağları içinde, Osmanlı askerlerinin Balkanlar’dan çekilişi, Mustafa Kemal&apos;in içinde olduğu birliklerle eşgüdümlü olarak, güvenlik adına da aile bağları içinde de gerçekleştiriliyor...
Asıl mucize, en çok yararlanılacaklar listesine alınmış, Mustafa Kemal&apos;in kafasında seçilmiş kişilerin, il il görevlendirilmelerinin, sonuçta Gazi Meclis&apos;in açılış günü Ankara&apos;da görev yapabilmelerini sağlayacak bir takvimi içinde çakışıyor olmasında...
Birkaç kuşağın, çaprazlama göçlerin göbeğindeki yaşamlarının belgelenmesini de getiriyor. Göçlerin gelgitlerinde, yaşamımızın noktası yok. Masalı, daha doğrusu çocukluğun içinden belgeli tanıklıkları tadında bırakmak gerek...
Şükran Soner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93464</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d7d5023-9fad-46c6-9b0e-28fcd6ecbd80.jpg</image:loc>
            <image:title>Raphael</image:title>
            <image:caption>Ölümsüz savaş her geçen gün daha fazla büyürken… 
 
Ve şimdi yeni bir melek, ışığının gücüyle karanlığa meydan okumaya başladı. 
 
Ölümsüz sonsuz savaş ve sonsuz karanlık sona erdiğinde ölümsüzlükte buluşan bu iki melek, ölümsüz aşka sahip olabilecekler miydi? 
 
Kaderlerinde yazılmış olan aşk için nelerden vazgeçebileceklerdi? Ve vazgeçtikleri anda onları neler bekliyordu? 
 
Raphael için aşk, fedakârlıktı, sevdiği için her şeyi göze almaya gönüllüydü, çünkü yolun sonunda cennetti vadeden meleği vardı. 
 
Aşkı için savaşan bir adam ne kadar ileri gidebilirdi? Peki ya sen aşkın için neleri göze alabilirsin? 
  Sizi harika bir aşk serüvenine sürükleyen bu kitapla, kendinizi kahramanların yerine koyarak aynı heyecanları yaşayacağınız, mucizevî bir aşka, kanatlarınızı ve ruhunuzu açmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93465</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3345b68e-3351-48ca-9d3c-6b6214bfe7dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Basiretli Tacir</image:title>
            <image:caption>Kendi içine dönmek, kendi hayat amacını ve ruhunun keşfedilmemiş noktalarını keşfetmek! 
 
Her insan kendi yolunu kendisi mi çizer? Yaşadıklarımız bir sonraki daha uzak bir yol için hazırlıktır. Yaşadığımız her tecrübe ise insanın öz benliğinin öğretisini oluşturur. 
 
Bu öğreti uzun ve zorluklarla doludur. Arayışımız hiçbir zaman bitmez; kendimizi her bulduğumuzda, tüm o zorlukları anlayacak ve geride bırakacak bir manevi güç gelir insana. 
 
Sonunda zafer sizindir: Bu güç artık içimizdedir. Hiçbir şeyin zarar veremeyeceği ve yok edemeyeceği, hakikate biraz daha yaklaşmış bilincinizle artık önünüze çıkan her zorluğu, acıyı, mücadeleyi kabul edersiniz. 
 
 Ve kim bilir belki bir gün siz de “Basiretli Tacir” olursunuz. 
 
Bu arada; eğer siz de “Basiretizm” ideolojisine uyacaksanız, bu hayat görüşünün kurallarını unutmamanız gerekir: 
 
“Hayatta Kal 
Hayatı Sev 
Hayattan Öğren 
 
Özde Kal 
Özü Sev Özden Öğren”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93466</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cc38b32-90a1-49f6-a3dc-fae5e8b702b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Coya</image:title>
            <image:caption>Bir insan hayatı boyunca kaç kez âşık olabilir? Ya da “gerçek” aşkı 
bulduğunu zannedebilir? 
 
Hayatın kaynağı sevgiyle akar ve aşk kendi seçimimiz değil, kendini arayışın ve kendini bulmanın bir parçasıdır. 
 
Coya kendi benliğinin ışığında gerçek aşkla yeniden doğmak için zamanın döngüsüne bırakmıştı ruhunu. 
 
Aşka olan inancını kaybetmişti ki; aşk yeniden karşısına çıktı. Hazır mıydı buna? Huzur ve mutluluğu bulmak için hayatına kabul ettiğini zannettiği aşk onu yine yaralar mıydı? 
 
Tüm bu soruları kitapta okurken, kendi hayatlarınızdan da cevaplar vereceksiniz. Coya&apos;nın gözlerinden onun yolculuğunu kendi yolculuğunuz gibi izleyecek ve onunla beraber siz de kendi arayışınızdan izler bulacaksınız. 
  Unutmayın; gerçek aşkı çok az kişi yaşar ve onu seçme hakkımız yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93467</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6870f948-f5cf-4486-a630-f03578902f77.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu ve Özel Sektörde Kurumsal Yönetim Modeli</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca savaştığımız veya hayvancılık ve de tarım işiyle ilgilendiğimiz için, genlerimizde de organizasyon yönetimi ne yazık ki yok. Dünyaya göre çok sonradan deneyimlemeye başladığımız bir alan oldu. Çok geride olduğumuz ve açığı daha çok çalışarak kapatmamız gerekirken, maalesef geriye giden bir organizasyonel yönetim anlayışı söz konusu. Bu alanda sadece teorik olarak değil, pratikte başarılı örnekler çıkartamazsak; endüstri 4.0 fırsatını kaçıracağız. Özellikle pandemi ile tüm dünyada organizasyon yönetimlerinde ciddi değişiklikler olurken, şu anda tekrar başlangıç çizgisine gelindiğini söyleyebiliriz. Yeni düzende yönetim modelleri için geç kalmadık. Henüz yolun başındayız.

Tüm dünyada sıfırlanan bir anlayış söz konusu. Özellikle kamu sektöründe bu düzeni yakalayabilirsek, devletimizin kurumsallaşması bakımından tüm dünyaya örnek oluruz. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini bu düzenin oluşması için fırsat olarak görüyorum. Özel sektör açısından da yeni yönetim düzenine uyum sağlayan şirketler olduğu sürece global markaların ülkemizden çıkmaması için hiçbir neden yok. Yeter ki bu alana önem verelim.

 Kurumlarımıza (ister özel sektör olsun isterse kamu) yönetimsel yatırımları yani beşeri yatırımları yapalım ve önemseyelim.
İşte bu kitapta, kaynağı önemli olmamakla birlikte (ister özel sektör ister kamu sektörü) organizasyonlarda nasıl etkin bir yönetim modeli oluşturabileceğinizi anlatacağım. Bu yöntem, 20 yıllık yönetim danışmanlığında binlerce şirket ve kurumda elde ettiğim deneyim ile teorik bilgilerin harmanlanması sonucu ortaya çıkan ve birçok kez başarıya ulaşmış; tamamen Türk firmalarına ve kurumlarına özgü bir model olan ‘’Kurumsal Gelişim Denge Modeli’’ nden yola çıkarak oluşturulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93468</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8513127a-8fbe-4356-bb92-f058f62cf0a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyku</image:title>
            <image:caption>Aldığı kararları yerine getiren kararlı bir insan olmak ister miyiz? 
 
İstediği hedeflere ulaşmak için azimli bir insan olmak ister miyiz? 
 
Karşılaştığı her şartta çıkarını değil, şeref gerçeğini hatırlayan ve şerefine toz kondurmadan yaşayan bir insan olmak ister miyiz? 
 
İnandığı gerçekleri kimseden korkmadan yaşayan ve düşüncelerini rahatlıkla ifade eden cesur bir insan olmak ister miyiz? 
 
Bardağın boş tarafı kadar dolu tarafını da gören, olumlu düşünen, karşılaştığı olaylarda hemen karamsar olmayan iyimser bir insan olmak ister miyiz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93469</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79a36d31-ca31-43c8-9f7c-109bc5136cd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Diyet Hakkında Her Şey</image:title>
            <image:caption>Uzman Diyetisyen Nilay Keçeci’nin tarifleriyle sevdiğiniz yemekleri yiyerek de kilo vermek mümkün! Tüm hastalıkların tedavisi aslında sağlıklı yaşam, beslenme ve diyette gizli. Günlük hayatta yemediğiniz, sevmediğiniz şeylere kilo verme uğruna katlanabilirsiniz; peki diyetten sonra fazlasıyla geri alınan kilolar ne olacak? Bu kitabın diyet listesi sevdiğiniz yemekler üzerine kurulu… Sevdiğiniz yemeklerle yaptığınız diyet sizi yormayacak ve buna bağlı olarak yasaklı şeylere büyük bir açlık beslememiş olacaksınız. Diyet bittikten sonra da sahip olduğunuz fit görünümü korumuş olacaksınız. Kilolu olarak geçirdiğim hamilelik ve emzirme dönemlerimde bu sürecin hem fizyolojik hem psikolojik zorluklarını, biz kadınların neler hissettiğini daha iyi anladım; başta bir anne sonra bir diyetisyen olarak. Şimdi hazırsanız sağlık yolculuğuna birlikte çıkalım. Sağlıklı, fit bir görünüme yasaklı listelerle değil sevdiğimiz şeyleri yiyerek kavuşalım. Okuduğunuz son diyet kitabı olması dileğiyle, fit ve sağlıklı günlere..!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93470</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72cc6137-3778-4ac7-b674-29a743032067.jpg</image:loc>
            <image:title>Scientific Brain Drain &amp; Return</image:title>
            <image:caption>1.      THE PERSPECTIVE OF THE DEVELOPING WORLD ON SKILLED IMMIGRATION: THEORETICAL BASES 
1.1.   Three Generations of High Skilled Labor Migration Literature 
1.2.   What Does the Theory Say? 
1.3.   Effects of High-Skilled Labor Immigration on the Home Country 
1.4.   What Can Pave the Way for the Reverse Brain Drain? 
2.      THE DATA: SURVEY METHODOLOGY AND PROFILE OF THE PARTICIPANTS 
2.1.   Face to Face Interviews with Turkish Scientists and Scholars 
2.2.   Profiles of the Respondents: Descriptive Analysis of Turkish Scientists/Scholars Survey Data 
3.      THE MODEL AND ESTIMATION: RETURN INTENTIONS 
3.1.   Literature Review and Theoretical Explanatory Variables 
3.2.   Explanatory Variables Arising from Face to Face Interviews 
3.3.   Interaction Variables 
3.4.   Model Selection 
3.5.   Dependent Variables of the Estimated Models 
3.6.   Estimation Methodology 
3.7.   Estimation Results 
4.      ANALYSIS OF NON-TURKISH SCHOLARS INTENTIONS TO VISIT TURKEY AS VISITING SCHOLARS 
4.1.   Assessment of Data from Online Surveys and Interviews of Non-Turkish Scholars in MA 
5.      CONCLUSIONS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93471</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e06133d9-ff05-4590-ac69-a11a7beeb57d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrımcılık Etnisite Çalışma Hayatı Sosyal Psikolojik Faktörlerin Araştırılması</image:title>
            <image:caption>1.      ÇALIŞMA HAYATINDA AYRIMCILIK VE SOSYAL PSİKOLOJİK TEMELLERİ 
1.1.   ÇALIŞMA HAYATINDA AYRIMCILIK 
1.2.   AYRIMCILIK TÜRLERİ 
1.3.   AYRIMCILIKLA MÜCADELE 
2.      ETNİSİTE VE ETNİK AYRIMCILIK 
2.1.   ETNİK KİMLİK 
2.2.   ETNİK GRUPLAR 
2.3.   ETNİSİTE KURAMLARI 
2.4.   SİYASAL SİSTEMİN ÖTEKİ’SİNDEN TOPLUMUN ÖTEKİ’SİNE VE ETNİK ÇATIŞMALAR 
2.5.   TÜRKİYE, KÜRTLER VE ETNİK AYRIMCILIK 
3.      ARAŞTIRMANIN SOSYAL PSİKOLOJİK KURAMLARI 
3.1.   SOSYAL KİMLİK KURAMI 
3.2.   SOSYAL BASKINLIK KURAMI 
4.      KAVRAM ÇALIŞMASI OLARAK ÇALIŞMA HAYATINDA EŞİTLİK VE AYRIMCILIK EDİMİ ÜZERİNDEN EMEK MUHAFIZLARI: EŞİTLİK KORUCULARI VE AYRIMCILIK KORUCULARI 
5.      ALAN ARAŞTIRMASI ve BULGULAR 
5.1.   ALAN ARAŞTIRMASI 
5.2.   BULGULAR 
6.      SONUÇ VE TARTIŞMA</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>