﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92531</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50e2e7ad-4efb-4dad-8997-e52577416d38.jpg</image:loc>
            <image:title>Serap</image:title>
            <image:caption>“O zaman boynunu bükerek bütün bu parlak hülyaları, bütün muhteşem emelleri doğuran gençliğin sırf bir yalandan ibaret olduğunu tasdik ediyordu: serap, serap... Bütün gençlik emellerinin güzellikleri, bütün vaat edilmiş ve beklenilen imtiyazlar seraptan başka bir şey miydi? Hem feci hem kanlı bir seraptan başka bir şey miydi? Ve hayat, miskin kollarında en parlak ömürleri, en müthiş kaderleri bile nasıl tembellik ve alçaklığa alıştırarak mahvediyor, nasıl herkesi en sefillikte en ulvilerle birleşip yığılarak doldurdukları o büyük işkence çukuruna sevk ediyor, sürüklüyor, merhametsiz, ayırmaksızın nasıl hepsini birden o bayağılık çukuruna tekmeliyor, böylece, itiyor, atıyordu.” 
 
Unutulmaz romanlarının yanında öykücülüğüyle de öne çıkan Mehmet Rauf’tan hayata ve gençliğe dair hüzün yüklü bir uzun öykü. 
 
Kuşakları etkilemiş romanlar, ufuk açıcı öyküler, ezberlere kazınmış şiirler… Gazetelerde kalmış söyleşiler, gezi yazıları, denemeler, makaleler… Edebiyatımızın farklı dönemlerinden, iz bırakan metinler Kısa Miras’la bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92532</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e3c27cf-447c-4080-94d1-c6916effef6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Astrolojik Arketipler</image:title>
            <image:caption>Masalların ve mitosların esrarlı bahçesine açılan kapı aralandığında, burçlara özgü gizemlerin saklı ama bir o kadar da heyecan verici yüzleri ortaya çıkar. 
Her bir kahraman, insanlığın ortak mirası arketiplerin ürünüdür. Ve her burç arketipsel bir karşılık bulur.  
Kırmızı Başlıklı Kız, Akrep’in tutkusunu, Harikalar Diyarı’nı keşfe çıkan Alice, Yay’ın maceracı ruhunu anlatır. Prometheus, Zeus’a nasıl kafa tuttuysa Kova da öyle isyankândır. Külkedisi, Balık’ın kırılganlığını ve duyarlılığını taşır. Uzayan burnuyla Pinokyo ise İkizler’den başkası değildir. 
 
Psikolojik astroloji eğitmeni ve danışmanı Gülden Bulut, masalların ve mitlerin izinde bizi Zodyak’ın bambaşka yönlerini keşfetmeye davet ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92533</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1088c09c-a453-426f-a7cd-869f79b7707a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Et Beni (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Juliette mi? 
Ella mı? 
Hangisi daha gerçek? 
Artık cevabı bildiğimize göre, işler daha da karışacak! 
Yeniden Kuruluş için hesap verme günü gelecek! 
Tarafını seç! 
 
New York Times ve USA Today&apos;in en çok satanlar listesinden hiç düşmeyen Bana Dokunma serisi bomba gibi bir finalle son buluyor. Altıncı kitap Hayal Et Beni hafızanızdan silinmeyecek! 
 
Aşkı hayal ediyorum, rüzgârı hayal ediyorum, altın sarısı saçlar, yeşil gözler, fısıltılar ve gülmeler hayal ediyorum.Kendimi hayal ediyorum…Ayakta kalmayı başararak kendini şaşırtan kızı, kendini sevmeyi öğrenen kızı, kendi tenine saygı duyan kızı, kendi değerini bilen kızı, kendini gücünü bilen kızı güçlü, daha güçlü, en güçlü…kendi evrenimin efendisi olduğumu hayal ediyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92534</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ee8251c-194a-4cb4-94e9-725acd235e49.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçiş</image:title>
            <image:caption>Reenkarnasyon binlerce yıllık bir inanç sistemidir ve her dönemde bu kavrama inananlar ile inanmayanları, adeta ideolojik bir tartışma içinde karşı karşıya getirmiştir. Bu tartışmanın her iki cephesinde bulunanlar da kendi savlarını kanıtlamak üzere, her inanç sisteminden veriler toplamışlar, yazmışlar, anlatmışlar, bitip tükenmek bilmeyen araştırmalara girişmişlerdir. 
 
Kendi kişisel bakışım çerçevesinde &apos;&apos;inananlar&apos;&apos; tarafında bulunmama karşın, sadece &apos;&apos;inanç&apos;&apos; olgusunun tatminsizliği içinde, reenkarnasyon meselesini, Türk ve yabancılardan oluşan bir grupla bilinçaltı çalışması yaparak içselleştirmek, sorularının yanıtlarını doğrudan bulabilmek hedefiyle yola çıktım. Bu araştırma, her şeyden önce benim kişisel yolculuğum ve kendimi bir şekilde ikna etme çabasıydı.  
 
Bu kitaptaki geçmiş yaşam öykülerinin, bu yolda daha geniş farkındalığa ulaşma çabası içinde olanlara katkı sağlamasını umut ediyorum. 
 
Dilek Karakuş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92535</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98b70e02-6366-4cd6-91c4-90cf54c6731e.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimin Denklemleri</image:title>
            <image:caption>Cennet, cehennemin içindedir; düzen ve uyum kaosun içinde. Ütopya, gerçeğin içindedir; gelecek geleneğin, ilericilik tutuculuğun içinde. Başka hiçbir yerde değil… Altın tepsiyle sunulacak bir cennet yoktur; cennet söke söke elde edilir. 

Buna Curie yöntemi de diyebiliriz: Bir ton balçık içindeki bir gram radyumu ayrıştırmak. Emek yöntemi. Çoğumuz o balçığa baktığımızda, doğal olarak kocaman bir çamur yığını görürüz. Ama Curie’ler o bir ton balçığa baktıklarında bir gram radyumu görebilmişlerdi. 

Ve radyum başka hiçbir yerde değildir. 

Halk da böyle bir şeydir; tonlarca balçık. İçinde birkaç gram radyum var. Devrimci, Curie yöntemiyle o bir gram radyumu ayrıştırır ve aslında bu ayrıştırma işlemidir devrim. “Ayrıştırma” derken, samanlıkta iğne aramak gibi bir eylemden söz etmiyoruz. Fiziksel değil kimyasal bir işlemdir kastımız; “damıtma” işlemi. Curie’nin radyumu, tonlarca çamurun bir yerinde saklı değildi; öyle olsaydı işler kolay olurdu. Curie radyumu damıttı, bir ton çamuru bir gram radyuma dönüştürdü. Devrim budur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92536</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a74de09-4cba-460b-abff-6e8630a9238a.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Kalbi</image:title>
            <image:caption>“Bilin ki korkunç olan, artık onda köpek değil, insan kalbi olmasıdır. Hem de doğada bulunan en berbatından!” 
 
Şarik, bir sokak köpeğidir. Bir gün yaralanınca onu bulan cerrah evine götürür ve iyileştirir. Ancak ameliyat ederken ona bir insanın hipofiz bezini ve bir erkeğin testislerini de nakleder. Bu deneyin sonucunda Şarik yavaş yavaş insanlaşmaya başlar. Hatta zaman içerisinde Sovyet devletinde iş bile bulur, ideal sosyalist bir vatandaşa dönüşür. 
 
Bu komik ve grotesk Frankenstein öyküsü Bolşevizmi ve Sovyet toplumunu eleştirdiği gibi, insanın temeldeki bencilliğini de gözler önüne seriyor. Bulgakov’un 1925’te yazdığı ancak 1987’ye kadar Rusçada yayımlanamayan romanı Köpek Kalbi, yazarın hiciv ve kara mizah yeteneğini en iyi şekilde gösterdiği eserlerinden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92537</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b424fe5-fce4-43e2-9061-8cbc005c3fcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Şeyler</image:title>
            <image:caption>“‘Hanım! En son cevabını isterim. Ya ben ya kediler!’ 
 
‘Kediler!’ 
 
Bir kocanın umutsuzluğu, bir kadının kararsız hevesleri, sevginin mutluluk bahçesi üzerine temellerini gül fidanından; tutarsız, aşk artıran rüzgârlara karşı camlarını ışıktan; evin eşyalarını tülden inşa ettiği ve donattığı evlilik sarayının yıkılışı hep bu birkaç kelimeden ibaret olan konuşmada saklıydı. 
 
Kediler! Öyle mi? Demek ki otuz üç senelik yekvücut süren bir beraberliğin neticesi, evlilik denen muamma kelimenin bitişi bu cevap oluyor!” 
 
Öykücülüğümüzün ilk metinlerinden olan Küçük Şeyler, sonraki yıllarda yazılan büyük öykülerin ne kadar sağlam bir temel üzerinde yükseldiğini gösteriyor. 
 
Kuşakları etkilemiş romanlar, ufuk açıcı öyküler, ezberlere kazınmış şiirler… Gazetelerde kalmış söyleşiler, gezi yazıları, denemeler, makaleler… Edebiyatımızın farklı dönemlerinden, iz bırakan metinler Kısa Miras’la bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92538</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc4670a4-202a-46bd-8e09-5918f7270f45.jpg</image:loc>
            <image:title>Define Adası</image:title>
            <image:caption>Define Adası’nın bugün dünya edebiyatının en “klasik” klasiklerinden biri olmasının temelinde, olağandışı bir macera öyküsü anlatmasının ötesinde, insan davranışlarının ardında yatan çelişkili yönleri, insan ruhunun çapraşıklığını olanca derinliğiyle gözler önüne serişi yatar. 
 
Dr. Jekyll ve Mr. Hyde Robert Louis Stevenson’ın gece düşlerinin, karabasanlarının bir ürünü ise, Define Adası da gündüz düşlerinin yaratısıdır. Üvey oğlu Lloyd’la aralarında bir oyun olarak doğan bu serüven romanı o gün bugündür yediden yetmişe tüm okurları büyülemeye devam ediyor. Pek çok okur da imgelemindeki “korsan imgesi”ni Stevenson’ın bu romanındaki karakterlere, özellikle de omzundaki papağanı ve tahta bacağıyla Kaptan Silver&apos;a borçludur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92539</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/875db2ff-46b5-44de-8f57-720b36af461e.jpg</image:loc>
            <image:title>Örs - Nesnelerin Dili</image:title>
            <image:caption>&quot;...Nesnelere gösterdiğimiz vefa, özellikle, hatıra nesneler ya da yadigârlar söz konusu ise daha farklı bir anlam kazanıyor. Benim de vefa gösterdiğim yadigâr nesnelerim var. Bunlardan biri, babamın ölmeden önce bana ‘oğlum, hiç değilse bazen kendi ayakkabılarını tamir edersin’ diyerek armağan ettiği demir bir örs. Ama ben, zamana taştan da dayanıklı o demir örsü aldım, kitaplığımın üstüne koydum, bir tek ayakkabı bile tamir etmeden. Nesneye vefa göstereyim derken babama vefasızlık mı ettim yoksa?...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92540</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e245d547-9021-4cdb-99c3-13ff96c36c5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzellilik Gazeteciler</image:title>
            <image:caption>Yeni Türkiye Devleti iki cephede savaş yürütmüştür. İlk mücadelesini, ülkesini işgal edip onu boyunduruk altına almaya çalışan İtilaf Devletlerinin ve onların yerli işbirlikçilerinin toplu, tüfekli, mermili savaşına karşı, cephelerde vermiştir. İkinci mücadelesi daha çetindir. Düşünseldir. İttihatçı kiniyle yoğrulmuş, bağımsız yaşama inancını yitirmiş, kendi benliğine ve milletine güvenmek yerine kurtuluşu başka devletlerde arar olmuş dimağlar bulmuştur karşısında.
Bu kitap; kalemlerini ülkesi ve milleti için değil bireysel çıkarlarının kesiştiği emperyalistler için kullanan yirmi iki gazetecinin yaşamöyküsünü konu almıştır. Tarihimize Yüzellilikler olarak geçen listede yer alan bu isimlerin on üçü Millî Mücadele yıllarında aktif olarak “gazetecilik” yapmış, arkalarına bile bakmadan ülkelerini terk ettiklerinde de bu mesleği sürdürmüştür. Dokuzu ise Millî Mücadele zaferle sonuçlandırıldıktan sonra kaçtıkları ülkede “gazetecilik” mesleğine atılmıştır. 1927 yılında vatandaşlıktan çıkarılan, 1938 yılında affedilerek ülkelerinin kapıları yeniden kendilerine açılan bu isimlerin bir kısmı tüm yaşamları boyunca Kemalist olarak adlandırdıkları Türkiye’yi yıkmak, hilafeti, saltanatı geri getirmek için çabalamıştır. Amaçlarına ulaşmak için Ermeni ile, Kürtçü ile, Yunan, İngiliz, Fransız ile birlik olmuşlar, silahlı, örgütlü mücadelenin yanı sıra kalemlerini de kullanmışlar, sanki Türkiye’ye ve Mustafa Kemal’e hangi hakaretleri yapacaklarına dair ellerine basılı birer kâğıt verilmiş gibi birbirlerinden binlerce kilometre ötede aynı nakaratı yüzlerce kez yineleyip durmuşlardır. Her af haberi yayıldığında kalemlerini köreltmişler, Mustafa Kemal Paşa’ya mektuplarla ulaşıp en büyük övgüleri yapmışlar, Türk’ün devrimini ona tapulamışlar, af çıkmayınca, elleriyle verdikleri tapuya itiraz etmişlerdir. Kimileri Türkiye’ye muhbirlik yaparak kendi arkadaşlarını gammazlamış, kimileri de çift taraflı oynayarak muhbirliği geçim kapısı yapmaya çalışmıştır. Türkiye onları affetmeye hazır değilken onları affeden de yine Atatürk olmuştur. Kimileri aftan önce yaşamdan ayrılmıştır. Aftan sonra ise Türkiye; hemen dönenleri, biraz düşünüp sonra dönenleri ve hiç dönmeyip kinlerini büyütenleri görmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92541</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dadbc36-62b2-4b15-ab27-d483bcb3a45b.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişen Tüketiciyi Anlamak Güncel Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>&quot;Değişen ve küreselleşen dünyanın hızına, pazarlama alan yazını da değişerek ve güncellenerek yetişmeye çalışmaktadır. Tüketici kültür teorisinde değişimler, hedonik tüketim trendleri, zenosentrizm, fenomen pazarlama, gönüllü sadelik, mobil pazarlama, deneyimsel pazarlama, sugrofobi, insan kaynaklarında pazarlama ve pandemi sonrası değişen tüketici davranışları konuları üzerine 10 bölümün yer aldığı bu kitabın, tüketici odaklı güncel çalışmaları okumak ve değişen tüketiciyi anlamak isteyen herkese faydalı olması beklenmektedir.&quot;,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92542</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36dbe46b-5e24-430e-8ba8-a8873fdb4675.jpg</image:loc>
            <image:title>10-11 Yaş Dikkat - Zeka - Bilişsel ve Düşünsel Beceriler - On Dakikalık Testler Uzaysal ve Mekansal Beceriler 6. Kitap</image:title>
            <image:caption>Son yıllarda giriş sınavlarında bilgi sorularından çok dikkat, odaklanma, görsel algı, uzamsal düşünme, problem çözme, planlama ve analiz yapabilme gibi temel becerilere dayanan soru türlerinin yoğunluğu dikkat çekmektedir. Özellikle uzamsal ilişkileri kavrayabilme, tablo-grafik yorumlayabilme, sayısal verileri kullanabilme, örüntü tamamlayabilme ve problem çözme gibi temel akıl yürütme becerilerinin düzeyini belirlemek ve bu becerilerin gelişimine katkıda bulunmak bu kitabın temel hedefidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92543</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bf3f8ea-956f-4c5c-a0fe-5f9a4719c035.jpg</image:loc>
            <image:title>Zigguratlar Ülkesinde</image:title>
            <image:caption>Roman kahramanları (Doğan, Banu, Selim) 7. sınıfta okuyan üç arkadaştır. Roman, Selim&apos;in el bilgisayarının onları, Zigguratlar Ülkesine götürmesiyle başlar. Sümer kültürüne canlı olarak tanık olurlar. &quot;Sümer şehirlerinden birine gelen kahramanlarımız, okuyucularına bilimin öncülerinden olan Sümerlilerin yaşamlarını yakından tanıma fırsatı sunarken, müthiş bir hayal dünyasının da kapısını aralıyor. İlköğretim öğrencilerini maceradan maceraya koştururken öğreten; öğretmenlere, anne babalara eğitim için destek olacak bir hikâye.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92544</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b25a2a93-1825-4197-9d72-82e37ab12ab9.jpg</image:loc>
            <image:title>Baharın Ettikleri</image:title>
            <image:caption>Orhan Veli öyküleri ilk kez 1947-1950 yılları arasında, yazar hayattayken Tanin gazetesi ile Seçilmiş Hikâyeler ve Yaprak dergilerinde, William Saroyan’dan “serbest” olarak çevirdiği bir öykü ise ölümünden sonra 1952 yılında Vatan gazetesinde yayımlanmıştır. Toplam yedi öyküyü kısa ömrüne sığdırmış olan Orhan Veli, ömrü vefa etseydi belki öykücülüğü ile de bir ekol olabilirdi. 
Orhan Veli’nin öykülerini yayına hazırlarken en çok öykücülüğüne gereken değeri teslim etmeyi ve şairliği gibi öykücülüğünün de Türk edebiyatında hak ettiği yeri bulmasını arzu ettik. Ancak bizler, Orhan Veli’yi eserlerinden ve onun hakkında anlatılanlardan tanıyanlar olarak ne kadar çabalasak da onu dostları kadar iyi tanıyamaz ve anlatamayız. O nedenle bu kitapta, öykülerden sonra yazarın hayattayken yirmi yedi sayı çıkarmış olduğu  “Yaprak” dergisine atfen, ölümünden sonra dostları tarafından son kez yayımlanan “Son Yaprak” dergisine yer vermeyi ve bu kıymetli dergiyi daha geniş okur kitlelerine ulaştırmayı hedefledik. 
Orhan Veli Kanık ölümünün üzerinden geçen yıllarda hâlâ Türk edebiyatında köşe taşı olma özelliğini taşıyor. Şiirleriyle tanınan ve sevilen yazarın öykücülüğünün de hak ettiği yeri bulması dileğiyle, anısına saygı ve özlemle…   Gonca Atalay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92545</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/978323df-8e77-497b-a853-d0f3a6297e63.jpg</image:loc>
            <image:title>10-11 Yaş Dikkat - Zeka - Bilişsel ve Düşünsel Beceriler - Hız Kazandırma 3. Kitap10-11 Yaş Dikkat - Zeka - Bilişsel ve Düşünsel</image:title>
            <image:caption>Hız Kazandırma kitabı ile çocuklara dikkat, görsel algı, odaklanma, problem çözme, planlama ve akıl yürütme becerileri kazandırmaya çalışılmıştır. Kitaptaki konu testleri benzerlikler, analojiler, örüntüler, simetri, tablolar, şifreler, küpler, şekilleri birleştirme ve şekillerin özelliklerini (boyut, biçim, konum, açı, sayı, desen) fark etme olarak sınıflandırılmıştır. Bu sayede çocukların geliştirilmesi gereken becerilerinin belirlenmesi, test kitapçığının sonunda bulunan Gelişim Tablosu ile de çocuğun bilişsel gelişiminin takip edilmesi amaçlanmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92546</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8260fca-8e9f-4758-b18d-85f32447716c.jpg</image:loc>
            <image:title>10-11 Yaş Dikkat - Zeka - Bilişsel ve Düşünsel Beceriler - Zihin Açma ve Pekiştirme 5. Kitap</image:title>
            <image:caption>Oxford kitaplarının Zihin Açma ve Pekiştirme serisi Geliştirme ve Değerlendirme Etkinliklerinin ilavesi olarak hazırlanmıştır. Testler pratiği artırır, öğrenmeyi pekiştirir. Kitap sonundaki Gelişim Tablosu, konu testi ve karma test sonuçlarını takip eder. Çocuklar farklı soru tipleriyle karşılaşarak gelişimlerini pekiştirirler. Gelişim tablosunu düzenli takip etmek çocukların doğru verdikleri cevaplarla gelişimlerini gözlemlemeye yardımcı olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92547</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f44edd5-ab16-48c6-bc47-419986e74ee3.jpg</image:loc>
            <image:title>10-11 Yaş Dikkat - Zeka - Bilişsel ve Düşünsel Beceriler - 10 Dakikalık Testler 4. Kitap</image:title>
            <image:caption>10 Dakikalık Testler ile çocukların dikkat, görsel algı, odaklanma, problem çözme, planlama ve akıl yürütme becerilerinin düzeyi on dakika gibi kısa bir sürede belirlenir ve yetersiz olduğu becerilerinin geliştirilmesi için öğretmen ve ebeveynlere önerilerde bulunulur. Farklı olan şekli bulma, ardışık şekilleri tamamlama ve şeklin simetriğini bulma etkinlikleri ile çocukların geliştirilmesi gereken beceriler belirlenir, test kitapçığının sonunda bulunan Gelişim Tablosu ile çocuğun bilişsel gelişimi takip edilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92548</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47187907-7abc-4203-b681-13db8ae8b60e.jpg</image:loc>
            <image:title>Cingo</image:title>
            <image:caption>Sana, “Cingo yaramaz bir köpektir,” diyecekler. Sana, “Cingo iflah olmaz bir serseridir,” diyecekler. Sana, “Cingo kuyruklu bir beladır,” diyecekler... İNANMA! Çekemiyorlar beni, hepsi bu. İnsanlar beni kıskanıyor yaaa, çok kıskanıyorlar. Bütün gün “Cingoooooo yapmaaaa!” diye bağırmalarının asıl sebebi bu. Hepsinin benim yerimde gözü var. Biliyorum. Benim gibi silkelenerek kendilerini kurutamadıkları, benim gibi ulu orta salamadıkları, benim gibi kendi kuyruğunu yakalama oyunu oynayamadıkları için arıza çıkarıyorlar. O yüzden yaptığım her şey sorun oluyor. Oku da gör, nasıl abarttıklarını... Oku da gör, nasıl haklıyım... Oku da gör, ben insan mıyım, değil miyim?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92549</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b525ef2f-c027-4d3c-9093-64c797f1e58a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Konseyi&apos;nden (Türk Keneşi)</image:title>
            <image:caption>Türk Konseyi”Nden (Türk Keneşi) 
“Türk Devletleri Örgütü”Ne Oradan 
“Türk Birleşik Devletleri”Ne Uzanan Yol</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92550</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee6b647a-9ce4-49e3-a1ec-190db3ce5447.jpg</image:loc>
            <image:title>Unuttuğumuz Türkler</image:title>
            <image:caption>Unuttuğumuz Türkler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92551</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a5b68bf-7e57-48e5-98b0-1c5017b98202.jpg</image:loc>
            <image:title>28 Şubat Davası</image:title>
            <image:caption>28 Şubat Davası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92552</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68b8fae8-0b5f-41ce-aa87-140f44e86c15.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanda Yolculuk Uzay Ve Zaman</image:title>
            <image:caption>Zamanda Yolculuk Uzay Ve Zaman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92553</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6453bb79-a82b-421d-8a96-edd8c0be43ac.jpg</image:loc>
            <image:title>5-6 Yaş Dikkat - Zeka Bilişsel ve Düşünsel Beceriler</image:title>
            <image:caption>Oxford kitapları gelişim ve değerlendirme etkinliklerinde temel becerilerdeki güçlü ve zayıf yönleri ortaya çıkarır. Kısa derslerle düzenli sistemli bir çalışma programı oluşturur. Bireysel gereksinimleri belirler. Görsel akıl yürütme uygulamaları yapılır. Kısa süreli testler uygular. Ev ödevleri olarak çalışma imkânı sunar. Bu kitap görsel okul öncesi çocukların görsel algı çalışmalarına yardımcı olmak için hazırlanmıştır. Hazırlanan soru türleri akıl yürütmenin temelini oluşturur.


Düzenli uygulanan görsel akıl yürütme çalışmaları temel dikkat ve odaklanma becerilerinde güçlü ve zayıf yanları belirler. Çocukların bireysel ihtiyaçları belirlenerek geliştirmeleri sağlanır. Oxford kitapları hazırlanırken dikkat ve zekâ etkinliklerinin esnek olmasına özen gösterilmiştir. Öğretmenler, eğitimciler, ebeveynler tarafından rahatlıkla tercih edilen seri olmuştur. Çocukların gösterdikleri performansa yönelik program düzenlenmesi önemsenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92554</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b72bf2e2-98c9-4d62-9c65-4b6457a4ccdc.jpg</image:loc>
            <image:title>8-9 Yaş Dikkat - Zeka Bilişsel ve Düşünsel Beceriler 4. Kitap - Zihin Açma ve Pekiştirme</image:title>
            <image:caption>Oxford kitaplarının Zihin Açma ve Pekiştirme serisi Geliştirme ve Değerlendirme Etkinliklerinin ilavesi olarak hazırlanmıştır. Testler pratiği artırır, öğrenmeyi pekiştirir. Kitap sonundaki Gelişim Tablosu, konu testi ve karma test sonuçlarını takip eder. Çocuklar farklı soru tipleryle karşılaşarak gelişimlerini pekiştirirler. Gelişim tablosunu düzenli takip etmek çocukların doğru verdikleri cevaplarla gelişimlerini gözlemlemeye yardımcı olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92555</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/797ea3c9-65d3-46af-9945-de18b05039de.jpg</image:loc>
            <image:title>6-7 Yaş Dikkat - Zeka Bilişsel ve Düşünsel Beceriler</image:title>
            <image:caption>Oxford gelişim ve değerlendirme etkinlikleri kitapları çocukları cesaretlendirir. Kitap sonunda hazırlanan grafiğin çocukların kendilerinin doldurması önerilir. Bu şekilde çocukların performanslarının gelişimleriyle ilgili fikir edinilir. Oxford kitaplarının bu serisi görsel akıl yürütme için hazırlanmış dikkat zekâ etkinlikleri çalışmalarının bir parçasıdır.

İlkokula başlayan çocukların bu çalışmaları hem günlük hayatta hem okul hayatında fayda sağlayacaktır. Bilsem hazırlıkta kapasitelerini en üst düzeyde kullanmalarına yardımcı olmak için hazırlanmıştır. Bu kitap puanlama sistemi düzenlenerek hazırlanmıştır. İlkokula başlayan çocukların puanlamalarını kaydederek ilerlemeleri motive edicidir. Başarı tablosu çocukların nasıl ilerleme kaydettiğinin görsel olarak bir sunumudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92556</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1197b29c-7725-40eb-aec8-75eddba1c7ae.jpg</image:loc>
            <image:title>9-10 Yaş Dikkat - Zeka Bilişsel ve Düşünsel Beceriler 3. Kitap - Hız Kazandırma</image:title>
            <image:caption>Hız Kazandırma kitabı ile çocuklara dikkat, görsel algı, odaklanma, problem çözme, planlama ve akıl yürütme becerileri kazandırmaya çalışılmıştır. Kitaptaki konu testleri benzerlikler, analojiler, örüntüler, simetri, tablolar, şifreler, küpler, şekilleri birleştirme ve şekillerin özelliklerini (boyut, biçim, konum, açı, sayı, desen) fark etme olarak sınıflandırılmıştır. Bu sayede çocukların geliştirilmesi gereken becerilerinin belirlenmesi, test kitapçığının sonunda bulunan Gelişim Tablosu ile de çocuğun bilişsel gelişiminin takip edilmesi amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92557</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a80ef0e6-6e21-4287-8ed1-5d2def6f25fc.jpg</image:loc>
            <image:title>9-10 Yaş Dikkat - Zeka Bilişsel ve Düşünsel Beceriler 5. Kitap - Zihin Açma ve Pekiştirme</image:title>
            <image:caption>Zihin Açma ve Pekiştirme, Değerlendirme ve Geliştirme kitabının konu testlerinde bu tipteki soruların nasıl çözüleceğine ilişkin ipuçları verilmiş ve soruların zorluk seviyeleri bu tarz sorulara aşina olmayan çocuklara göre, nispeten kolay olarak hazırlanmıştır. Bu kitap, serinin diğer kitaplarındaki soruları zor bulan çocukları desteklemek ve bu çocukların soru çözme tekniklerini geliştirmek için önerilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92558</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92c66ef4-c292-4e08-a585-b8a003e31e59.jpg</image:loc>
            <image:title>8-12 Yaş Dikkat - Zeka Bilişsel ve Düşünsel Beceriler - Yeni Nesil Problemler ve Bulmacalar</image:title>
            <image:caption>Yeni Nesil Problemler ve Bulmacalar, serinin diğer kitaplarına zaman zaman ara verip, eğlenceli vakit geçirmek isteyen çocuklar için tasarlanmıştır.
Dikkat, odaklanma, problem çözme, analiz, görsel algı, uzamsal düşünme becerileri ve sayısal yetenekleri geliştiren bu etkinlikler birbirinden farklı zihin egzersizlerini uygulama imkanını sunmaktadır.

Yapbozlar, bulmacalar, örüntüler, sudoku, mantık oyunları, matematik oyunları ve daha birçok eğlenceli etkinlikler bulacağınız bu kitabı çocuklarınız bırakmak istemeyecekler.

Görsel Akıl Yürütme Soru Pratiği Dört kategoriye ayrılmıştır: Şekilleri Tanıma, Eksik Şekiller, Dönen Şekiller, Kodlanmış Şekiller ve Mantık. Ayrıca hepsini içeren bir deneme sınavı bulunmaktadır.

Ebeveyn İpuçları, anlamayı ve kavramayı geliştirmek için çocuğunuzla yapacağınız pratik aktiviteleri içerir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92559</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e969b11-cfce-4baa-bf3c-2ceb3af64544.jpg</image:loc>
            <image:title>8-9 Yaş Dikkat - Zeka Bilişsel ve Düşünsel Beceriler 3. Kitap - 10 Dakikalık Testler</image:title>
            <image:caption>10 Dakikalık Testler ile çocukların dikkat, görsel algı, odaklanma, problem çözme, planlama ve akıl yürütme becerilerinin düzeyi on dakika gibi kısa bir sürede belirlenir ve yetersiz olduğu becerilerinin geliştirilmesi için öğretmen ve ebeveynlere önerilerde bulunulur. Farklı olan şekli bulma, ardışık şekilleri tamamlama ve şeklin simetriğini bulma etkinlikleri ile çocukların geliştirilmesi gereken beceriler belirlenir, test kitapçığının sonunda bulunan Gelişim Tablosu ile çocuğun bilişsel gelişimi takip edilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92560</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/685e7d32-4eed-4cea-a5dd-f8e0a353f543.jpg</image:loc>
            <image:title>7-8 Yaş Dikkat - Zeka Bilişsel ve Düşünsel Beceriler</image:title>
            <image:caption>Oxford gelişim ve değerlendirme etkinlikleri kitapları çocukları cesaretlendirir. Kitap sonunda hazırlanan grafiğin çocukların kendilerinin doldurması önerilir. Bu şekilde çocukların performanslarının gelişimleriyle ilgili fikir edinilir. Oxford kitaplarının bu serisi görsel akıl yürütme için hazırlanmış dikkat zekâ etkinlikleri çalışmalarının bir parçasıdır.

İlkokula başlayan çocukların bu çalışmaları hem günlük hayatta hem okul hayatında fayda sağlayacaktır. Bilsem hazırlıkta kapasitelerini en üst düzeyde kullanmalarına yardımcı olmak için hazırlanmıştır. Bu kitap puanlama sistemi düzenlenerek hazırlanmıştır. İlkokula başlayan çocukların puanlamalarını kaydederek ilerlemeleri motive edicidir. Başarı tablosu çocukların nasıl ilerleme kaydettiğinin görsel olarak bir sunumudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92561</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08b5143e-66e5-4dc9-8b14-6171d377136f.jpg</image:loc>
            <image:title>9-10 Yaş Dikkat - Zeka Bilişsel ve Düşünsel Beceriler 4. Kitap - 10 Dakikalık Testler</image:title>
            <image:caption>10 Dakikalık Testler ile çocukların dikkat, görsel algı, odaklanma, problem çözme, planlama ve akıl yürütme becerilerinin düzeyi on dakika gibi kısa bir sürede belirlenir ve yetersiz olduğu becerilerinin geliştirilmesi için öğretmen ve ebeveynlere önerilerde bulunulur. Farklı olan şekli bulma, ardışık şekilleri tamamlama ve şeklin simetriğini bulma etkinlikleri ile çocukların geliştirilmesi gereken beceriler belirlenir, test kitapçığının sonunda bulunan Gelişim Tablosu ile çocuğun bilişsel gelişimi takip edilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92562</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b5c3896-51ca-49c9-b2e3-dbaa691721c3.jpg</image:loc>
            <image:title>7-8 Yaş Dikkat - Zeka Bilişsel ve Düşünsel Beceriler</image:title>
            <image:caption>10 Dakikalık Testler ile çocukların dikkat, görsel algı, odaklanma, problem çözme, planlama ve akıl yürütme becerilerinin düzeyi on dakika gibi kısa bir sürede belirlenir ve yetersiz olduğu becerilerinin geliştirilmesi için öğretmen ve ebeveynlere önerilerde bulunulur. Farklı olan şekli bulma, ardışık şekilleri tamamlama ve şeklin simetriğini bulma etkinlikleri ile çocukların geliştirilmesi gereken beceriler belirlenir, test kitapçığının sonunda bulunan Gelişim Tablosu ile çocuğun bilişsel gelişimi takip edilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92563</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5853362-de8c-49f8-8e27-919f5239f422.jpg</image:loc>
            <image:title>9-10 Yaş Dikkat - Zeka Bilişsel ve Düşünsel Beceriler 6. Kitap - On Dakikalık Testler Matematik ve Görsel Zeka</image:title>
            <image:caption>Son yıllarda giriş sınavlarında bilgi sorularından çok dikkat, odaklanma, görsel algı, uzamsal düşünme, problem çözme, planlama ve analiz yapabilme gibi temel becerilere dayanan soru türlerinin yoğunluğu dikkat çekmektedir. Özellikle uzamsal ilişkileri kavrayabilme, tablo-grafik yorumlayabilme, sayısal verileri kullanabilme, örüntü tamamlayabilme ve problem çözme gibi temel akıl yürütme becerilerinin düzeyini belirlemek ve bu becerilerin gelişimine katkıda bulunmak bu kitabın temel hedefidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92564</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4cf1a87-7f94-40a0-b0de-600baf4c9cc7.jpg</image:loc>
            <image:title>8-9 Yaş Dikkat - Zeka Bilişsel ve Düşünsel Beceriler 1.Kitap - Değerlendirme ve Geliştirme</image:title>
            <image:caption>Oxford kitapları gelişim ve değerlendirme etkinliklerinde temel becerilerdeki güçlü ve zayıf yönleri ortaya çıkarır. Kısa derslerle düzenli sistemli bir çalışma programı oluşturur. Bireysel gereksinimleri belirler. Görsel akıl yürütme uygulamaları yapılır. Kısa süreli testler uygular. Ev ödevleri olarak çalışma imkânı sunar. Bu kitap görsel okul öncesi çocukların görsel algı çalışmalarına yardımcı olmak için hazırlanmıştır. Hazırlanan soru türleri akıl yürütmenin temelini oluşturur. Düzenli uygulanan görsel akıl yürütme çalışmaları temel dikkat ve odaklanma becerilerinde güçlü ve zayıf yanları belirler. Çocukların bireysel ihtiyaçları belirlenerek geliştirmeleri sağlanır. Oxford kitapları hazırlanırken dikkat ve zekâ etkinliklerinin esnek olmasına özen gösterilmiştir. Öğretmenler, eğitimciler, ebeveynler tarafından rahatlıkla tercih edilen seri olmuştur. Çocukların gösterdikleri performansa yönelik program düzenlenmesi önemsenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92565</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc5bed54-3519-4e00-8baf-646adefa440c.jpg</image:loc>
            <image:title>8-9 Yaş Dikkat - Zeka Bilişsel ve Düşünsel Beceriler 2. Kitap - Hız Kazandırma</image:title>
            <image:caption>Hız Kazandırma kitabı ile çocuklara dikkat, görsel algı, odaklanma, problem çözme, planlama ve akıl yürütme becerileri kazandırmaya çalışılmıştır. Kitaptaki konu testleri benzerlikler, analojiler, örüntüler, simetri, tablolar, şifreler, küpler, şekilleri birleştirme ve şekillerin özelliklerini (boyut, biçim, konum, açı, sayı, desen) fark etme olarak sınıflandırılmıştır. Bu sayede çocukların geliştirilmesi gereken becerilerinin belirlenmesi, test kitapçığının sonunda bulunan Gelişim Tablosu ile de çocuğun bilişsel gelişiminin takipedilmesi amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92566</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5daa39d6-397e-4088-a7e8-e30ab01f0204.jpg</image:loc>
            <image:title>11-12 Yaş Dikkat - Zeka Bilişsel ve Düşünsel Beceriler 3. Kitap - 10 Dakikalık Testler</image:title>
            <image:caption>10 Dakikalık Testler ile çocukların dikkat, görsel algı, odaklanma, problem çözme, planlama ve akıl yürütme becerilerinin düzeyi on dakika gibi kısa bir sürede belirlenir ve yetersiz olduğu becerilerinin geliştirilmesi için öğretmen ve ebeveynlere önerilerde bulunulur. Farklı olan şekli bulma, ardışık şekilleri tamamlama ve şeklin simetriğini bulma etkinlikleri ile çocukların geliştirilmesi gereken beceriler belirlenir, test kitapçığının sonunda bulunan Gelişim Tablosu ile çocuğun bilişsel gelişimi takip edilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92567</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69ac740f-aef8-4e25-b892-6a67ac5f953f.jpg</image:loc>
            <image:title>9-10 Yaş Dikkat - Zeka Bilişsel ve Düşünsel Beceriler 1. Kitap - Değerlendirme ve Geliştirme / A</image:title>
            <image:caption>Oxford kitapları gelişim ve değerlendirme etkinliklerinde temel becerilerdeki güçlü ve zayıf yönleri ortaya çıkarır. Kısa derslerle düzenli sistemli bir çalışma programı oluşturur. Bireysel gereksinimleri belirler. Görsel akıl yürütme uygulamaları yapılır. Kısa süreli testler uygular. Ev ödevleri olarak çalışma imkânı sunar. Bu kitap görsel okul öncesi çocukların görsel algı çalışmalarına yardımcı olmak için hazırlanmıştır. Hazırlanan soru türleri akıl yürütmenin temelini oluşturur. Düzenli uygulanan görsel akıl yürütme çalışmaları temel dikkat ve odaklanma becerilerinde güçlü ve zayıf yanları belirler. Çocukların bireysel ihtiyaçları belirlenerek geliştirmeleri sağlanır. Oxford kitapları hazırlanırken dikkat ve zekâ etkinliklerinin esnek olmasına özen gösterilmiştir. Öğretmenler, eğitimciler, ebeveynler tarafından rahatlıkla tercih edilen seri olmuştur. Çocukların gösterdikleri performansa yönelik program düzenlenmesi önemsenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92568</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d38bf3e-7538-4503-936a-e3469d82687a.jpg</image:loc>
            <image:title>9-10 Yaş Dikkat - Zeka Bilişsel ve Düşünsel Beceriler 2. Kitap - Değerlendirme ve Geliştirme B</image:title>
            <image:caption>Oxford kitapları gelişim ve değerlendirme etkinliklerinde temel becerilerdeki güçlü ve zayıf yönleri ortaya çıkarır. Kısa derslerle düzenli sistemli bir çalışma programı oluşturur. Bireysel gereksinimleri belirler. Görsel akıl yürütme uygulamaları yapılır. Kısa süreli testler uygular. Ev ödevleri olarak çalışma imkânı sunar. Bu kitap görsel okul öncesi çocukların görsel algı çalışmalarına yardımcı olmak için hazırlanmıştır. Hazırlanan soru türleri akıl yürütmenin temelini oluşturur. Düzenli uygulanan görsel akıl yürütme çalışmaları temel dikkat ve odaklanma becerilerinde güçlü ve zayıf yanları belirler. Çocukların bireysel ihtiyaçları belirlenerek geliştirmeleri sağlanır. Oxford kitapları hazırlanırken dikkat ve zekâ etkinliklerinin esnek olmasına özen gösterilmiştir. Öğretmenler, eğitimciler, ebeveynler tarafından rahatlıkla tercih edilen seri olmuştur. Çocukların gösterdikleri performansa yönelik program düzenlenmesi önemsenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92569</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c2719c1-58d9-4272-93e4-a458db6d5461.jpg</image:loc>
            <image:title>8-9 Yaş Dikkat - Zeka Bilişsel ve Düşünsel Beceriler 5. Kitap - 10 Dakikalık Testler Matematik ve Görsel Zeka</image:title>
            <image:caption>Yeni Nesil Problemler ve Bulmacalar, serinin diğer kitaplarına zaman zaman ara verip, eğlenceli vakit geçirmek isteyen çocuklar için tasarlanmıştır.
Dikkat, odaklanma, problem çözme, analiz, görsel algı, uzamsal düşünme becerileri ve sayısal yetenekleri geliştiren bu etkinlikler birbirinden farklı zihin egzersizlerini uygulama imkanını sunmaktadır.

Yapbozlar, bulmacalar, örüntüler, sudoku, mantık oyunları, matematik oyunları ve daha birçok eğlenceli etkinlikler bulacağınız bu kitabı çocuklarınız bırakmak istemeyecekler.

Görsel Akıl Yürütme Soru Pratiği Dört kategoriye ayrılmıştır: Şekilleri Tanıma, Eksik Şekiller, Dönen Şekiller, Kodlanmış Şekiller ve Mantık. Ayrıca hepsini içeren bir deneme sınavı bulunmaktadır.

Ebeveyn İpuçları, anlamayı ve kavramayı geliştirmek için çocuğunuzla yapacağınız pratik aktiviteleri içerir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92570</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3d6348f-4ff9-49d4-bce6-3697026d7fc1.jpg</image:loc>
            <image:title>7-12 Yaş Dikkat - Zeka Bilişsel ve Düşünsel Beceriler - Nasıl Çözülür? Yeni Nesil Problemler İçin Etkin Çözüm Teknikleri</image:title>
            <image:caption>Bu setler, çocukların dikkat ve zekâ gelişimine yardımcı olan etkinliklerin bir numaralı sağlayıcısıdır.
Nasıl Çözülür Kitabı, çocuklar tarafından kullanılmak üzere tasarlanmıştır. Ebeveynler için zengin bilgiler içeren pratik bir kılavuzdur.
Her soru türü için çözülmüş örneklerle ve her bölümdeki ilerlemeyi kontrol etmek için alıştırma sorularıyla doludur.
Kitap, dikkat ve zekâyla ilgili başarı için uzman tavsiyeleri ve adım adım stratejiler içerir.

Sözel Olmayan Akıl Yürütme Soru Pratiği Dört kategoriye ayrılmıştır: Şekilleri Tanıma, Eksik Şekiller, Dönen Şekiller, Kodlanmış Şekiller ve Mantık. Ayrıca hepsini içeren bir deneme sınavı bulunmaktadır.

Ebeveyn İpuçları, anlamayı ve kavramayı geliştirmek için çocuğunuzla yapacağınız pratik
aktiviteleri içerir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92571</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffaaef33-709e-4226-97e8-8ef0e297ce1b.jpg</image:loc>
            <image:title>10-11 Yaş Dikkat-Zeka - Bilişsel ve Düşünsel Beceriler - Değerlendirme ve Geliştirme - A 1. Kitap</image:title>
            <image:caption>Oxford kitapları gelişim ve değerlendirme etkinliklerinde temel becerilerdeki güçlü ve zayıf yönleri ortaya çıkarır. Kısa derslerle düzenli sistemli bir çalışma programı oluşturur. Bireysel gereksinimleri belirler. Görsel akıl yürütme uygulamaları yapılır. Kısa süreli testler uygular. Ev ödevleri olarak çalışma imkânı sunar. Bu kitap görsel okul öncesi çocukların görsel algı çalışmalarına yardımcı olmak için hazırlanmıştır. Hazırlanan soru türleri akıl yürütmenin temelini oluşturur. Düzenli uygulanan görsel akıl yürütme çalışmaları temel dikkat ve odaklanma becerilerinde güçlü ve zayıf yanları belirler. Çocukların bireysel ihtiyaçları belirlenerek geliştirmeleri sağlanır. Oxford kitapları hazırlanırken dikkat ve zekâ etkinliklerinin esnek olmasına özen gösterilmiştir. Öğretmenler, eğitimciler, ebeveynler tarafından rahatlıkla tercih edilen seri olmuştur. Çocukların gösterdikleri performansa yönelik program düzenlenmesi önemsenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92572</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e36b41f-241e-4d87-9167-22c38350026f.jpg</image:loc>
            <image:title>11-12 Yaş Dikkat - Zeka Bilişsel ve Düşünsel Beceriler 1. Kitap - Değerlendirme ve Geliştirme / A</image:title>
            <image:caption>Oxford kitapları gelişim ve değerlendirme etkinliklerinde temel becerilerdeki güçlü ve zayıf yönleri ortaya çıkarır. Kısa derslerle düzenli sistemli bir çalışma programı oluşturur. Bireysel gereksinimleri belirler. Görsel akıl yürütme uygulamaları yapılır. Kısa süreli testler uygular. Ev ödevleri olarak çalışma imkânı sunar. Bu kitap görsel okul öncesi çocukların görsel algı çalışmalarına yardımcı olmak için hazırlanmıştır. Hazırlanan soru türleri akıl yürütmenin temelini oluşturur. Düzenli uygulanan görsel akıl yürütme çalışmaları temel dikkat ve odaklanma becerilerinde güçlü ve zayıf yanları belirler. Çocukların bireysel ihtiyaçları belirlenerek geliştirmeleri sağlanır. Oxford kitapları hazırlanırken dikkat ve zekâ etkinliklerinin esnek olmasına özen gösterilmiştir. Öğretmenler, eğitimciler, ebeveynler tarafından rahatlıkla tercih edilen seri olmuştur. Çocukların gösterdikleri performansa yönelik program düzenlenmesi önemsenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92573</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea22c804-c8d9-42ba-a9fc-b448023d4ced.jpg</image:loc>
            <image:title>11-12 Yaş Dikkat - Zeka Bilişsel ve Düşünsel Beceriler 2. Kitap - Değerlendirme ve Geliştirme B</image:title>
            <image:caption>Oxford kitapları gelişim ve değerlendirme etkinliklerinde temel becerilerdeki güçlü ve zayıf yönleri ortaya çıkarır. Kısa derslerle düzenli sistemli bir çalışma programı oluşturur. Bireysel gereksinimleri belirler. Görsel akıl yürütme uygulamaları yapılır. Kısa süreli testler uygular. Ev ödevleri olarak çalışma imkânı sunar. Bu kitap görsel okul öncesi çocukların görsel algı çalışmalarına yardımcı olmak için hazırlanmıştır. Hazırlanan soru türleri akıl yürütmenin temelini oluşturur. Düzenli uygulanan görsel akıl yürütme çalışmaları temel dikkat ve odaklanma becerilerinde güçlü ve zayıf yanları belirler. Çocukların bireysel ihtiyaçları belirlenerek geliştirmeleri sağlanır. Oxford kitapları hazırlanırken dikkat ve zekâ etkinliklerinin esnek olmasına özen gösterilmiştir. Öğretmenler, eğitimciler, ebeveynler tarafından rahatlıkla tercih edilen seri olmuştur. Çocukların gösterdikleri performansa yönelik program düzenlenmesi önemsenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92574</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/008cd953-570c-4912-92a4-4d41b1a6661f.jpg</image:loc>
            <image:title>10-11 Yaş Dikkat - Zeka - Bilişsel ve Düşünsel Beceriler - Değerlendirme ve Geliştirme - B 2. Kitap</image:title>
            <image:caption>Oxford kitapları gelişim ve değerlendirme etkinliklerinde temel becerilerdeki güçlü ve zayıf yönleri ortaya çıkarır. Kısa derslerle düzenli sistemli bir çalışma programı oluşturur. Bireysel gereksinimleri belirler. Görsel akıl yürütme uygulamaları yapılır. Kısa süreli testler uygular. Ev ödevleri olarak çalışma imkânı sunar. Bu kitap görsel okul öncesi çocukların görsel algı çalışmalarına yardımcı olmak için hazırlanmıştır. Hazırlanan soru türleri akıl yürütmenin temelini oluşturur. Düzenli uygulanan görsel akıl yürütme çalışmaları temel dikkat ve odaklanma becerilerinde güçlü ve zayıf yanları belirler. Çocukların bireysel ihtiyaçları belirlenerek geliştirmeleri sağlanır. Oxford kitapları hazırlanırken dikkat ve zekâ etkinliklerinin esnek olmasına özen gösterilmiştir. Öğretmenler, eğitimciler, ebeveynler tarafından rahatlıkla tercih edilen seri olmuştur. Çocukların gösterdikleri performansa yönelik program düzenlenmesi önemsenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92575</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a330e951-5e45-4cd1-a9c2-a2ff9a7e70af.jpg</image:loc>
            <image:title>Adını Söylemeye Cesaret Eden Bir Sol</image:title>
            <image:caption>Çağımızın en çok takip edilen ve tartışma yaratan düşünürlerinden biri olan Slavoj Zǐzěk, Adını Söylemeye Cesaret Eden Bir Sol’da ününe yakışır bir biçimde yakın dönemin en önemli konu başlıklarını sıra dışı bir üslupla ele alıyor. Küresel ekonomik kriz dalgasının yarattığı kaostan cinsel özgürlük mücadelesine, sağ ve sol popülizmlerin yükselişinden siyaseten doğruculuğa, Trump dönemi ABD’sinden Çin’de sürmekte olan gerilimlere dek açılan geniş bir yelpazede politik gündeme müdahil oluyor. Bir yanda Katalonya meselesinden hareketle Avrupa’nın “sonunu” tartışırken bir diğer yanda Ortadoğu coğrafyasına, Latin Amerika’ya, Uzakdoğu’ya uzanıyor. Kâh iklim krizini tetikleyen unsurlarla kâh seksbotların gündeme getirdiği etik sorunlarla boğuşuyor. Her bir bölümde sarsıcı önermeler sunmaktan çekinmiyor, çağdaşlarıyla sık sık polemiğe giriyor. 
“Komünist müdahalelere ihtiyaç vardır; çünkü kaderimiz, bir seçeneğimiz var şeklindeki basit anlamda değil ama bir kimsenin kendi kaderini seçebileceği şeklindeki daha radikal anlamda, hâlâ belirlenmemiştir” diyen Zǐzěk bugünün dünyasının doğru bir biçimde ancak komünist bakış açısıyla anlamlandırılabileceğini ısrarlı bir biçimde savunuyor. 
Elinizdeki kitap Zǐzěk’in bugüne dair sorduğu sorulara, tartışmaya davet ettiği konu başlıklara dair kapsamlı bir koleksiyon. 21. yüzyılda neden ve nasıl bir komünizm sorusuna verilen etkileyici bir yanıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92576</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27f62b75-fee4-45df-9984-603d020e73bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Köpek Benek Guevara</image:title>
            <image:caption>Bu hikâye, hiç niyeti olmadığı halde kahraman olan bir köpeğin hikâyesidir. Benek Guevara’nın macera dolu hayatı sefalet içinde dünyaya gelmesiyle başlar. Kardeşleriyle koyun koyuna mutlu bir hayat yaşarken bir anda dünyası tepetaklak olur. Barınağa götürülen annesinin peşine düşer ve başına gelmedik iş kalmaz. 
Benek Guevara’nın yürek hoplatan sevgi dolu hikâyesini kendi dilinden okuyabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92577</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caae3634-b3e4-4108-84ba-41c04883067a.jpg</image:loc>
            <image:title>Umudun Mahremleştirilmesi</image:title>
            <image:caption>Nietszche’nin tüm kesinlikleri ve dogmaları parçalama kararlılığıyla kendisini eli çekiçli bir filozof olarak gördüğü yerde, Bloch sınırları aşma ama aynı zamanda yaratma kararlılığına sahip orak çekiçli bir filozof olup çıkıverir muhtemelen.
Peter Thompson
20. yüzyılın başlarından itibaren, kendine özgü düşünsel ve yazınsal tavırla ayrışmaya başlayan “Batı Marksizmi” içinde bile ayrı duran bir filozof Ernst Bloch. Kuşkusuz onun bu ayrıksılığında birçok etkenden söz edilebilir: en başta yazım tarzı, dine ve dinsel duyuşa ilgisi, umut ve ütopya gibi yasak kavramlardan bahsetmesi... İşte bu derleme, Ernst Bloch’un en çok uğraştığı ve bel bağladığı kavram olan “umut” etrafında dönüyor; tam da onda yer aldığı şekliyle, toplumsal alandan sürgün edilmiş ve mahremleştirilmiş/özelleştirilmiş umudun neredeyse tüm veçhelerini ele alıyor. Slavoj Žižek ve Peter Thompson’ın editörlüğünü üstlendiği bu derlemede on üç makale yer alıyor. Makaleler, genel olarak Bloch’un düşüncesini, özel olarak onun umut ve ütopya anlayışını felsefi yöntem, hümanizm ve anti-hümanizm, antropoloji, din, metafizik, eskatoloji ve mitoloji, edebiyat ve müzik gibi birçok boyut üzerinden tartışıyor. Ayrıca derlemede Bloch’un düşüncesini çağdaş feminist yaklaşımlar ve spekülatif materyalist anlayışlarla ilişkisi bakımından değerlendiren makaleler de var. Öte yandan, bunca farklı alanlara dağılmış tüm yazıların ortak kaygısı şu: Bu umutsuzluk çağında Blochçu umut ve ütopya bize ne söyler?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92578</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f481244-608c-4216-a9c4-67e356c90014.jpg</image:loc>
            <image:title>Fransa’da Okumak, Fransa’yı Okumak</image:title>
            <image:caption>“Doktora için gittiğim Paris’te doğrudan deneyimler yaşayarak çok daha derin bir okuma ve öğrenme sürecinde bilgimi geliştirmem mümkün olmuştur. Fransa’ya dair okumamı gerektiren çok şey vardı ama aynı zamanda Fransa’da okuyacaktım. Kısacası, Fransa’da Okumak ve Fransa’yı Okumak yaşantımı önce biçimlendiren, sonra önemli ölçüde yönlendiren bir etmen olmuştur. Kimi zaman zorluklarla dolu ama aynı zamanda keyifli bir süreçti. Umarım bu incelemeyi okuyacaklar da Fransa’yı siyasette farklı kılan temel bir öğe var mı sorusunun yanıtını arayan, içeriden gözlem ve tanıklıklara da dayanan değerlendirmelerimi paylaşırlar.” A. Raşit Kaya bu eserinde siyaset bilimi alanında yaptığı çalışmalara büyük etkisi olan Fransa’da okuma deneyimi ile Fransa’nın siyasi tarihini kapsamlı bir şekilde ele alma çabasını aynı kitapta birleştiriyor. Dilimizden düşmeyen siyasi kavramların pek çoğunun icat edildiği ülkenin siyasi evrimi de gözler önüne seriliyor. Yazar bir taraftan 1968 hareketinin rüzgârının hâlâ estiği Paris’te Türkiye’den gelmiş bir öğrencinin yaşadıklarını anlatırken diğer taraftan Batılı demokrasiler denince akla ilk gelen ülkelerden olan Fransa’nın siyasi tarihini de masaya yatırıyor. Bir taraftan Barış Manço, Zülfü Livaneli, Rahmi Saltuk gibi sanat dünyasından insanlarla karşılaşıp şaşıracağınız; diğer taraftan Fransa siyasetine yön vermiş aktörlerin politik yolculuklarını takip edebileceğiniz bir kitap bu. Anılar ve bilimsel bilginin birbirinden rol çalmadan aktarıldığı eserin satırları arasında gezerken anfide en sevdiğiniz hocadan ders dinliyormuş gibi hissedeceksiniz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92579</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a48e1993-b52b-4192-b5a0-b5dfe9d0d8cf.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkel Sanat</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap ilkel sanatın temel özelliklerinin analizini sunmaya yönelik bir girişimdir. İnsanlık mağara duvarlarına ellerinin silüetlerini ve av sahnelerini resmettiği ilk andan itibaren çevresini ve sahip oldukları şeyleri güzelleştirmek için çaba harcamıştır. Dolayısıyla elimizdeki bulgulara dayanarak, bizim uygar toplumumuzda olduğu gibi ilkel insanların da güzele yönelik bir beğeni duyduklarını söylememiz mümkündür. 
Bir antropoloğun tam olarak ne yaptığını düşünecek olursak vereceğimiz cevap, bu soruyla karşılaştığımız döneme göre farklılık gösterecektir. Hem göçmen hem de Yahudi olarak, Amerika’nın 19. yüzyılın sonlarındaki beyaz ırkı daha üstün gören evrimci antropoloji çevresinde çalışmalarını yürüten Franz Boas’a göre antropologlar ilkel insanların yaşantılarının ve isteklerinin ne olduğuna dair genel bir resim ortaya koyarlar. Ancak yeni kültürlere erişilen bu dönemde antropoloji için ilkel topluluklar yalnızca basit bir çalışma konusudur. İlk olarak Franz Boas’ın çalışmalarında gördüğümüz emik yaklaşım da böyle bir ortamın sonucu olarak ortaya çıkar. Çünkü Boas’a göre, ilkel insanlarla beraber yaşayan birisi ilkel toplum içindeki her bir kişinin, bizim olduğumuz kadar birey olduğunu görecektir. Dolayısıyla başka bir kültürü tanıyabilmek için onlara kendi kategorilerimizi dayatmamamız gerekir. Aksi halde birbirlerine ait olmayan biçimler bir araya getirilmiş olunur. Çünkü toplumlar evrimci yaklaşımın öne sürdüğü gibi benzer süreçlerden geçerek ilerlememektedir; Franz Boas’ın ortaya koyduğu yaklaşımlardan birisi de bu şekilde açıklayabileceğimiz kültürel göreliliktir. 
Boas uygar ve ilkel topluluklar arasındaki farkıysa en çarpıcı şekilde düşünüş biçimleri üzerinden anlatmaktadır. Ona göre ilkel insanların zihinleri söylenegeldiği gibi sihirsel bir şekilde çalışmamaktadır. Ancak bu farklılığı anlamamız mümkün değildir. Çünkü geleneksel düşünceler bizim medeniyetimiz üzerinde, ilkel toplumlarda olmadığı kadar sınırlayıcı olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92580</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99329621-cec5-46a2-ad75-a6041d37bcce.jpg</image:loc>
            <image:title>Buhari’nin Kaynakları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Buhârî’nin Sahîh’ini ciddi tedkik etmeden verilen birçok yaygın ve yanlış kanaati düzeltmektedir.
Bu yanlış kanaatlerden biri; Buhârî’nin Sahîh’ini oluştururken İslam ülkesinin muhtelif yerlerini bir bir dolaşarak hadis rivayetlerini şifahi olarak topladığıdır. Ancak bu eser, Buhârî’nin faydalandığı muhtemel birkaç yazılı kaynağı ortaya koymaktadır.
Diğeri ise Buhârî’nin isnadı ilk defa ilim hâline getiren kişi olduğu yönündedir.
Hâlbuki rivayetler zincirini bertaraf edip hadis ve haberleri çeşitli tabirlerle kitabına geniş ölçüde alan Buhârî, rivayetler zincirini Peygamber’e kadar yükselten musned bir hadis kitabı meydana getirmek şeklindeki prensibe sadık kalmamış, ciddi bir şekilde isnadın otoritesini sarsan ilk kimse olmuştur.
Bu eser, bir literatürün adım adım nasıl değerlendirilebileceğinin metodunu sergilemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92581</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9202f82b-0547-4e84-a892-85e5b63b8725.jpg</image:loc>
            <image:title>Alem-İ Hab</image:title>
            <image:caption>Şimdi gizemli çocuğun çaresizliğinin sesi, sessiz ve karanlık mağarada çınlarken varoluşunun yarım kalmış hikayesi,  nihayet kendisini duyan ve görenler olunca tamamlanacaktı.  Oysa ki karanlığın içinden aydınlığa çıkabilmesinin mümkün olamayacağını zannediyordu. Görünmeyen varlığı ile herkesin her şeyini görürken, onu kimsenin görememesi ne kadar da acı vericiydi. 
 
Mağaranın içinden çıkarak ana rahmine tekrar dönüşün yolculuk serüveni başlayacaktı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92582</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3db0f89-d4f0-4ee7-b415-37f92b85a4bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünürde Hiçbir Şey Yok</image:title>
            <image:caption>Yıl 1943. Orta Atlantik’te sürüklenen bir şişme botta, savaş alanındaki çarpışmadan hayatta kalan iki asker: Batan Alman denizaltısının deniz eri “Öteki” ile düşen Amerikan askeri uçağının pilotu “Tek Kollu”. Az öncesine dek düşman olan bu iki adam okyanusun ortasında kader ortağına dönüşür. Ağır yaralı pilot üçüncü günde ölür; Alman deniz eri susuzluktan ölmek üzeredir.

Jens Rehn’in Türkçeye çevrilen ilk kitabı Görünürde Hiçbir Şey Yok (1954) ana konusu çerçevesinde, Beckett’in Godot&apos;yu Beklerken (1952) oyunu ve Hemingway’in Yaşlı Adam ve Deniz (1952) romanıyla ortak yazınsal-felsefi çağrışımlar içeren; anlatı, dil ve biçem açısından varoluşsal deneyimle kendi rotasını çizen, sarsıcı bir ilk roman. Duygusallıktan ve yalancı coşkudan arındırılmış, nesnel bir yazını ve yalınlığı pusula edinen Gruppe der Zwölf’ün (On İkiler Grubu) ilkelerine bağlı kalarak “buz gibi” bir gerçekçiliğe ulaşan bu varoluşçu mesel, Jens Rehn’in II. Dünya Savaşı’nda denizaltı subayı olarak yaşadığı olayı merkezine alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92583</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f8f2070-917c-45f7-9d43-1bb3bb32db27.jpg</image:loc>
            <image:title>O Yazın Tanrısı</image:title>
            <image:caption>1945 kışı. On iki yaşındaki Luisa ailesiyle birlikte bir Nazi subayı olan eniştesinin çiftliğinde, görece korunmalı koşullarda sona yaklaşan savaşın bitmesini beklemekte, günlerini kitap okuyarak, hayvanlarla ilgilenerek, çevresini gözlemleyerek ve sorgulayarak geçirmektedir. Bu özgürlük ortamında çiftlikte çalışanlardan birine âşık bile olur. Gelgelelim, bombalanan şehirlerin, yollara düşmüş bitkin göçmenlerin, yaklaşan müttefik ordularının ve apar topar cepheye çağrılan gençlerin iyice görünür kıldığı ve artık hiç kimsenin kaçınamadığı dehşet, çaresizlik ve belirsizlikten o da payını alacak, hızla “büyümek” zorunda kalacaktır. 

Rothmann daha önce yayımladığımız Baharda Ölmek adlı romanıyla diyalog halindeki bu romanında, bir ulusu yönetenlerin körlük ve inkârının, savaşın akıldışılığının sıradan insanların ilişkilerine ve hayatlarına verdiği hasarı bir kez daha sarsıcı bir anlatımla, ustaca ve incelikle ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92584</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32229456-3763-4be2-acd3-a8fedee4ef18.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazı Başkanının Karavanası</image:title>
            <image:caption>Türkiye arkeoloji tarihinin en önemli isimlerinden A. Muhibbe Darga’nın bu yemek yahut yemek anıları ki­tabı, tariflerdeki lezzet kadar anılardaki heyecanla da unutulmaz tatlar bırakıyor. 
 
Kazı anıları arasında, arkeolojik bulguların heye­canına lezzeti karışan, yaşama sevincine eşlik eden yemekler hatırlıyor A. Muhibbe Darga. Sadece kazı karavanası değil, İstanbul’da kurulan sofraları, bir zamanlar Fenerbahçe’den tutulan balıkları, çocukluk­tan hatırası kalan beyaz pilavı anıyor... Reçellerse hep başrolde, tarifi kimden alındıysa onun hakkı verilerek aktarılıyor. 
 
“Bizim hayatımızda serüvenler hiç bitmedi, bitmesin de... 
Bu bir yemek kitabı mı? Bir omlet bana neler hatırlat­tı! Şimdi aklıma daha neler geliyor...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92585</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57148ac2-1421-4ad0-890d-f115091fcdb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuş Bakışı - Bütün Şiirleri (1969-2018)</image:title>
            <image:caption>İzzet Yasar’ın bütün şiirleri tek ciltte toplandı 
Kuş Bakışı – Bütün Şiirleri (1969-2018) 
 
2018 yılında aramızdan ayrılan İzzet Yasar’ın tüm şiir kitapları ile dergi sayfalarında ve çekmecesinde kalmış şiirleri Kuş Bakışı adı altında toplandı. Kuş Bakışı, şairin 1969-2018 yılları arasında yayımladığı Kanama (1974), Yeni Kuş Bakışı (1979), Ölü Kitap (1982), Dil Oyunları (2002), Asla Yazamayacaksın O Şiiri (2007), Başka Akıl Peşinde (2010), Şifa ile Taburcu (2018) kitaplarının yanı sıra daktiloya çekilip yayımlanmamış ya da çıktığı dergilerde kalmış şiirlerinden oluşuyor. 
Çağdaş şiirimizin son elli yılında özel ve ayrıksı bir yeri olan İzzet Yasar eleştirel, aykırı, alaycı tutumunu büyük bir ustalıkla şiirleştiriyor. “Büyük meseleler” onun şiirinde dilin ücra köşelerine taşınarak yeniden tanımlanıyor. 

Ece Ayhan’dan İlhan Berk’e Murat Belge’den Orhan Koçak’a pek çok şair ve eleştirmen İzzet Yasar şiirini değerlendirmiştir. 

İLHAN BERK: Bugün İzzet Yasar bir başına kapalı, çetin, lanetli bir şiiri sürdürüyor. Neredeyse, anlaşılmak, paylaşılmak istemiyor gibidir. Ya gerçek mi? Onun için şiirde asıl gerçek, gerçek olmamakta yatar çünkü. 

MURAT BELGE: İzzet Yasar’ın ta başından beri değişmeyen bir özelliği, sesi hem bir uyum hem de Joyce’u akla getiren “akustik çağrışımlar” yapmak için kullanmasıdır. “Ne ulu uyanış ve ne kutlu unutuştu” derken birinci işlev, “Korkma bu erkek erk seni asla etmeyecek terk” derken daha çok ikinci işlevi ve henüz söylemediğim üçüncü işlevi öne çıkıyor: Bu üçüncüsü de gene çok yanlı mizahını ürettiği araçlardan biri. 

ORHAN KOÇAK: Baba’nın Rejimi, Baba’nın Yasasıdır Yasar’ın hep didiştiği, kısaca Yasa. Bu durumda kendi soyadının yarattığı ironiyi fark etmemiş olamazdı; bolca yararlanmıştır bu uyuşmazlıktan, şiirini bu “yasamayan yasarlık” konumuna çekilerek yaratmıştır – ş’leri de unutmadan. 

İZZET YASAR: Ben “yargılayan” durumunda olmak istemiyorum. Şiirimizin yakın tarihi üstüne fikir beyan etmek istemiyorum. Behçet Necatigil’in dediği gibi, biz işimize bakalım. Mızmız ya da hırçın, iyi şiir yazmaya çalışalım. Yargıyı zaman verir. Eninde sonunda iyi şiir kötü şiiri kovar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92586</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdb2fbd9-c915-4e6c-9c89-1e5f464cf9f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Robot Programlama</image:title>
            <image:caption>Eserin içeriği, programlama ve robotik konusunda hiçbir ön bilgiye sahip olmadığı halde derslerinde robotik etkinliklere yer vermek isteyen öğretmenler ve öğretmen adayları, programlama-robot programlama konularında çalışmak isteyen öğrenciler temel alınarak oluşturulmuştur. Robotlar ve robot programlama eğitim alanında oldukça ilgi duyulan ve güncel bir konu olarak ön plana çıkmaktadır. Robotik etkinlikler öğrenciler tarafından eğlenceli bulunmakta, eğitimciler çeşitli bilimsel yayınlarla ortaya koyulan eğitsel faydaları nedeni ile derslerinde robotik etkinliklere yer vermek istemektedir. Robotik gibi yeni teknolojilerin eğitim alanında kullanımında yapılan en büyük hata teknolojinin kullanımına çok fazla odaklanılması ve pedagojinin arka planda bırakılmasıdır. Bu hatanın tekrarlanmaması için kitabın içeriğinde öncelikle eğitim alanında hangi robotik teknolojilerin bulunduğu incelenmiş ve eğitimde farklı durumlarda uygulanabilecek doğru ve etkin robotik uygulamaları tavsiye edilmiştir. Bu açıdan kitabın içeriği sadece robotik teknolojisinin uygulanmasına odaklanan kitaplardan farklılaşmaktadır.
 
Uygulama bölümünde ise Scratch tabanlı bir blok tabanlı programlama aracı olan Mblock 5 kullanılarak programlamanın temel kavramları anlatılmıştır. Mblock 5 ile birçok robotik bileşen kontrol edilebilmektedir. Bu nedenle kitaptaki robotik uygulamalar farklı robotik kitler ve kontrol kartları ile gerçekleştirilebilmektedir. Kitabın içeriğinde robot programlama uygulamaları için okullarda yaygın şekilde kullanılan Mbot eğitsel robot kiti tercih edilmiştir. Eğitsel robot kitleri kullanım kolaylığı sunması nedeni ile eğitimde birçok alanda kolay bir şekilde uygulanabilmektedir. Son olarak robotik alanında güncel bir konu olan ve Mblock 5 ile birlikte gelen yapay zeka uygulamalarına yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92587</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62086203-df86-4113-8f60-fe9d8ffcd2aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikanalitik Denemeler</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de psikanalizin kurumsallaşmasının ilk yıllarına tanıklık eden yazılarıyla tarihe kayıt düşmeye devam eden Talat Parman, bu derlemede, bir psikanalist olarak hem uygulamada hem de kuramsal alanda özellikle ilgi duyduğu ergenlik, aile ve annebabalıkla ilgili konuları merkeze alıyor; mimariden, sinemadan ve güzel sanatlardan beslenen zengin örneklerle deneme türü ile psikanaliz arasında sağlam bir köprü kuruyor. 
 
Çoğu kişi için psikanaliz divanının yarattığı en büyük kaygı değişimle ilgilidir. (...) “Divanda dağıldı” diye özetlenebilecek kent efsanesinin etkisiyle daha beter olmaktan korkulur. Oysa psikanalitik sürecin bireye sunduğu en önemli öneri “yineleme zorlantısından” çıkabilme olanağıdır. Öyleyse değişimin olumlu olarak nitelenebilmesi içerdiği yeniliklerle doğru orantılıdır; yeni ilişkiler, yeni ilgiler ve elbette yeni tepkiler. (...) Bu iyidir! Bir yinelemenin sonucu olmayan gerçek yeni daima iyidir. Çünkü yineleme ve yenileme birbirinin tersidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92588</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8569bf13-ebf1-4f98-9fd8-c8d9df8ffb37.jpg</image:loc>
            <image:title>Lal Umutlar</image:title>
            <image:caption>Bazen tünelin ucunda ışık yoktur. Bazen sadece kayıplardan ibaretsindir. Bazen umutlar bile lal olur… Çünkü konuşsalar da kimse duyamaz seslerini. Cemre Erdem; konuşma engelli, şiddet mağduru ama yine de umut etmekten hiç vazgeçmeyen, her yeni günü hayallerini gerçekleştirmek için bir adım olarak gören genç bir kadındır. Sessizlik onun tek sığınağıdır, soğuk ondan bir parçadır. Hayatına giren Kuvars Demirhan, bu sessiz kadının müziğine âşık olur. “Sessizliğe sığınan bir kadın ile onun müziğine âşık bir adamın hikâyesi.” Cemre, mücadelesini yalnız başına verirken kendi ayakları üzerinde durup ailesinden gördüğü şiddetten kurtulmaya, geçmiş yıllarını telafi edip üniversiteyi kazanarak doktor olmak için elinden gelen her şeyi yapmaya ant içer. Bir gün kurduğu hayallerin gerçeğe dönüşmesi için çabalarken umut ettikçe özgürleşir. Belki de geçmişimizdeki tüm acılara bizi olduğumuz kişi hâline getirdiği için şükretmeliyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92589</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0fc1568-b11a-49a8-a82b-aa9a7f64b660.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğretmenim</image:title>
            <image:caption>&quot;Adım Hira. Adımın anlamının güzelliğini biliyordum ancak bu adın anlamı kadar güzel bir hayat yaşamıyordum. Sırf bunun için hayatımı kurmak bana düşüyordu. Zaten böyle değil miydi? İnsan yaşamak istediği hayatı kendi kurardı. Kimisi şanslı olurdu, kimisi şanssız. Ben o şanssız taraftandım. Ama bu şanssızlığımı şansa çevirmek için çabalıyordum, çabalamaya devam edecektim.” Lise son sınıfta okuyan Hira hayalini kurduğu hayata kavuşmak için üniversiteyi kazanıp iyi bir iş sahibi olması gerektiğini düşünürken, babası Hamit onu zengin patronu Ekrem ile evlendirmek ister. Hira bu durumdan kurtulmak için çabalarken, yolu okula yeni atanan edebiyat öğretmeni Kuzey ile kesişir ve bir anda daha önce hiç tatmadığı duyguların esiri olur. Artık onun için yaşadıklarının pek bir önemi kalmamıştır. İçinden bir ses onun, düşlediği hayata kavuşmasına çok az kaldığını fısıldamaktadır. Aşk bilmece gibiydi, aklı değil kalbi yeten severdi. Bu bilmece iki kişilikti... Bir öğrenci, bir öğretmen... Bir genç kız, bir genç adam... Birbirleri için delicesine çarpan iki kalp... Bu yaşananlar ne hata, ne yalan, ne ayıp, ne günahtı. Bunun adı sadece “AŞK”tı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92590</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bf0cbb5-c00e-434b-b832-96fe7aebeaa6.jpg</image:loc>
            <image:title>Burası Bizim Evimizmiş Şimdi!</image:title>
            <image:caption>Ayça, Selin, Gökçe ve Can… Komşu dört arkadaş, apartmanın bahçesinde evcilik oynarlar. Yemeği kimin yapacağı, işe kimin gideceği, hasta çocuğa kimin bakacağı, çorbaya konacak kurbağayı kimin yakalayacağı gibi önemli görevleri bölüşmeleri gerekir. Naciye Teyze’nin çiğbörekleriyse oyunun en lezzetli bölümüdür. Gökçe, hasta anneannesi, ters dönüp duran yavru kaplumbağalarla ilgili anısını anlatınca, “Ne istersem yapabilirim hayatta!” diye düşünür. Çocukluğun neşesi balkonlardan, bahçelerden taşar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92591</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5627907d-c371-440b-8a4b-ecb0827e5aba.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Parkı</image:title>
            <image:caption>“Genç bir kadının, kendine umut etme iznini bile vermediği bir aşkın sözünü almasının ona neler hissettirmiş olabileceğini kimse tahmin edemez.” 
Kız kardeşlerinin, zamanında uygun bir evlilik yapamamış olduğunu düşünen Leydi Bertram ve Bayan Norris, onun dokuz çocuğundan birinin bakımını üstlenmeye karar verirler. Bu çocuk, dokuz yaşındaki sessiz, akıllı ve güzel Fanny Price’tır. Mansfield Park köşkünün sahibi Sir Thomas, eşi Leydi Bertram’ın yeğenini yanına aldırır ve onun, kızlarıyla birlikte iyi bir eğitim görmesi için elinden geleni yapar. Ancak Fanny, Mansfield Park papazının eşi olan Norris teyzesi ve Leydi Bertram’ın ayak işlerini yapmaktan kurtulamaz ve evde diğer kuzenlerinden hep bir adım geride tutulur. En yakın dostu, eve geldiği ilk günden itibaren onu koruyup kollayan kuzeni Edmund’dur. Ne var ki çok geçmeden, Mansfield Park civarındaki Grant ailesinin evine misafir olan Crawford kardeşlerle olan ilişkileri ve bunu izleyen olaylar silsilesi, Fanny’nin gerçek değerini ortaya koyacaktır. 1814 yılında basılmış olan Umut Parkı, Jane Austen’ın üçüncü romanıdır ve değindiği konuların ciddiyeti bakımından en eleştirel eseri olarak nitelendirilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92592</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb11bf77-9b91-4e83-b716-5696bdd82619.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat Ve Toplum Dergisi Sayı: 130 İstihdamın Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>İktisat Ve Toplum Dergisi  Sayı: 130 İstihdamın Dönüşümü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92593</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a77db8f-3865-4197-8fea-4c1563b6b288.jpg</image:loc>
            <image:title>Turizm Sektöründe Firmaların Fiyatlama Davranışları Kapadokya Sıcak Hava Balon Firmaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.Turizmde Fiyatlandirma Davranişi 
1.1.Fiyat Kavrami Ve Turizm Sektöründe Fiyatin Rolü 
1.2.Fiyatlandirma Stratejileri 
1.3.Turizmde Fiyata Etki Eden Unsurlar 
1.4.Turizmde Fiyatlandirma Stratejileri Ve Politikalari 
2.Dünyada Ve Türkiye’de Sicak Hava Balon Turizmi 
2.1.Global Perspektifte Turizm Endüstrisinde Son Durum 
2.2Türkiye Perspektifinde Turizm Sektörünün Son Durumu 
2.3.Dünyada Sicak Hava Balon Turizmi 
2.4.Türkiye’de Sicak Hava Balon Turizmi 
3.Sicak Hava Balon Firmalarinin Fiyatlama Davranişinin Analizi 
3.1.Amaç Ve Kapsam 
3.2.Kapadokya Sicak Hava Balon Firmalari 
3.3.Kapadokya Sicak Hava Balon Firmalarinin Fiyatlama Davranişi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92594</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6786719b-aa77-42c1-a864-ebfa0ead1e09.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürdürülebilirlik Muhasebesi ve Raporlaması</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE KURUMSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK 
1.1.Sürdürülebilirliğin Tarihsel Gelişimi 
1.2.Sürdürülebilirliğin Tanımlamaları 
1.3.Sürdürülebilirliğin Boyutları 
1.4.Kurumsal Sürdürülebilirlik 
2.SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK MUHASEBESİ VE RAPORLAMASI 
2.1.Sürdürülebilirlik Muhasebesi 
2.2.Çevre Muhasebesi- Yeşil Muhasebe 
2.3.Yeşil Finans 
2.4.Sürdürülebilirlik Ortamında Denetim 
2.5.Sürdürülebilirlik Raporlaması 
2.6.Dünya‟da Sürdürülebilirlik Raporları 
2.7.Türkiye‟de Sürdürülebilirlik Raporları 
2.8.Borsa Ġstanbul (BĠST) Sürdürülebilirlik Endeksi 
3.BİST SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ENDEKSİ’NDE ARAŞTIRMA 
3.1.Araştırmanın Amacı ve Önemi 
3.2.Araştırmanın Anakütlesi ve Örneklemi 
3.3.Araştırmanın Sınırları 
3.4.Araştırmanın Yöntemi 
3.5.Araştırmanın Bulguları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92595</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/953734f0-b2f2-46a5-91cd-e8ffb332113b.jpg</image:loc>
            <image:title>Pazarlamada Vampir Etkisi Potansiyel Pazarlama Vampirleri ve Vampir Savar Stratejiler</image:title>
            <image:caption>1.Pazarlama Açisindan Vampir Nedir? 
2. Potansiyel Pazarlama Vampirleri 
2.1.Görsel Potansiyel Vampirler 
2.2.Işitsel Potansiyel Vampirler 
2.3.Reklamın Uygulanış Biçimiyle Ilgili Potansiyel Vampirler 
3.Vampir Savar Pazarlama Stratejileri 
3.1.Beşeri Görsel Unsurlarda Vampir Savar Olabilecek Özellikler 
3.2.Beşeri Olmayan Görsel Unsurlarda Vampir Savar Olabilecek Özellikler 
3.3.Işitsel Unsurlarda Vampir Savar Olabilecek Özellikler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92596</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5c1ffd6-9098-4fb4-a658-64ab82b802bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyükanne Lola</image:title>
            <image:caption>Siz hiç kış mevsiminin yaz olduğu bir ülkeye gitmiş miydiniz?
İşte, Büyükanne Lola tam da böyle bir ülkede yaşıyor. 
Orada kışlar tahmin ettiğinizden çok daha eğlenceli geçiyor. Gelin hep birlikte Büyükanne Lola’nın ülkesine gidelim ve onu ziyarete gelen torunuyla birlikte kış tatilini nasıl geçiriyorlarmış görelim..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92597</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00b394b4-bf6d-46b8-828c-d3a32fd7916f.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçme Hikayeler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta Sait Faik’in deniz kokusuyla, çocuk sesleriyle, balıkçı sohbetleriyle, martılarla, türlü türlü balıklarla donattığı sıcacık hikâyeleri bir araya getirildi.
Seçme Hikâyeler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilköğretim öğrencileri için belirlediği 100 Temel Eser’de yer almaktadır.

* Stelyanos Hrisopulos Gemisi * Zemberek * Çamaşır İpleri ve Don Gömlek Hayaletleri * Ben Ne Yapayım ? * Havuz Başı * Uzun Ömer * Kraliçenin Evinde * Açık Hava Oteli * Diş ve Diş Ağrısı Nedir Bilmeyen Adam * Bir İlkbahar Hikâyesi * Fındık * Eftalikus’un Kahvesi *Sinağrit Baba * Son Kuşlar * Sivriada Geceleri * Sivriada Sabahı * Haritada Bir Nokta * Bir Kaya Parçası Gibi * Hişt, Hişt !.. * Dülger Balığının Ölümü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92598</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11620b05-0366-487d-a25a-92f13d146da1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorularla Nors Mitolojisi</image:title>
            <image:caption>“Eğer hâlâ kafanızda birtakım sorular varsa bunun kaynağını bilmem mümkün değil. Çünkü daha önce hiç kimsenin dünyanın hikâyesiyle ilgili bu kadar detay verdiğini okumadım. Sizin için kaleme alınan bu kaynaktan kana kana için.”
Snorri Sturluson / Nesir Edda
Bilge Mitos dizisi içerisinde yer alan Sorularla Nors Mitolojisi Mahir Şanlı’nın titiz çalışması, kapsayıcı içeriği ile mitoloji ilgililerinden bu alanda akademik çalışma yapan akademisyenlere uzanan geniş bir okur kitlesi için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92599</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08d7b570-6093-48be-a541-59ea79935ae8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorularla İran Mitolojisi</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en büyük, eski ve köklü uygarlıklarından biri olan İran’ın binlerce yıllık geçmişe sahip mitolojisi bu kitapta yüz soruyla tanıtılmaya çalışılmıştır. Yaratılıştan dünyanın sonuna kadar geniş bir içeriğe sahip olan bu eser sorular üzerinden İran mitolojisini özetler nitelikte hazırlanmıştır. Eski İran dini rivayetlerindeki tanrılar ve kahramanlar ile çeşitli mitolojik tanımların günümüzdeki kullanımları, bu kavramların İslam kültürü ve Fars mitolojisindeki karşılıkları gibi merak uyandıran soruların cevapları mitolojiye alaka duyan Türk okurunun beğenisine sunulmuştur. Bilge Mitos dizisi içerisinde yer alan Sorularla İran Mitolojisi Prof. Dr. Nimet Yıldırım’ın titiz çalışması, kapsayıcı içeriği ile mitoloji ilgililerinden bu alanda akademik çalışma yapan akademisyenlere uzanan geniş bir okur kitlesi için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92600</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2591c044-f245-491a-a435-829020a3fae7.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrik Sevdalar</image:title>
            <image:caption>Yüreğimin rahminde yetişip sustuğum için doğmamış 
Henüz dilimin ucuna bile gelmeden düşük yapmış 
Susmak zorunda kaldığım 
Kaç kelimeyi kürtaj ettim biliyor musun? 
Kangren olan kaç duyguyu 
Yüreğimden kesip attım haberin var mı? 
Sen hiç yüreğinden gelen sessiz çığlıklara sağır oldun mu? 
Acıyla sarıp sarmalayıp 
Yara bandıyla yapıştırdın mı gönül defterini? 
Devrik sevdalarını yansıtan 
Devrik cümleler kurdun mu o defterde? 
Ya da boş ver bunları gitsin 
Sen hiç aymadan uyandığın sabahlarında 
Kendini kandırıp umutsuzca günaydın hayat dedin mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92601</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a492f378-b960-4e1d-b401-898ea0d53baf.jpg</image:loc>
            <image:title>Haddizal</image:title>
            <image:caption>&quot;Kendidir ne de olsa karların

İstifasını sundu aydınsızlık

Yüzü yok, göründü gecenin astarı


Dökülmek, sadece tanelere mi has

Aldan sen de yumuşak, sessiz yağdığına

O karların
Sözü yok, bekler yeryüzünde buzları&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92602</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d878bab1-7340-4880-8420-5f031b043547.jpg</image:loc>
            <image:title>Hokus Pokus Buz</image:title>
            <image:caption>&quot;Yol arkadaşına güvenirsen yolun yarısını yürüdün demektir. Yorulduğun an sırtına uzanan o el, ya da pati işte…” 
“Ve dostlar aynı eylül akşamının serinliğini birlikte hissetmiyorlarsa, sıcağa kaçanın dostluğundan şüphe et!” 
O sabah kendisini parkta terkedilmiş olarak buldu kedi Pokus. Yalnızlıktan umuda uzanan bir yolculukta, yolunun kimlerle kesişeceğini henüz o da bilmiyordu. Ardıç ağacının altında bekliyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92603</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b01e5c65-9ebd-4b1b-b2f7-891128676765.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasuhzade Ali Paşa ve Rum İsyanı</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılda sanayileşmede ivme kazanan Avrupa devletleri denizlerde tahakküm kurarken Osmanlı bahriyesi bir yandan denizlerini savunmaya, diğer yandan milliyetçilik ateşiyle yanan imparatorluk tebaasını kontrol altına almaya çalışıyordu. İmparatorluğun en uzun yüzyılının başlarında, 1821 yılında Rum İsyanı patlak verince Akdeniz ve Adalar Denizi büyük bir savaş meydanı hâline geldi. II. Mahmud’un kaptanıderyası Nasuhzâde Ali Paşa, bu isyanın denizlere yansıyan alevleri arasında can vermişti. Nasuhzâde Ali Paşa ve Rum İsyanı, Karadeniz’de gazi, Akdeniz’de şehit olan bu mahir denizcinin hayat hikâyesini ve Rum İsyanına karşı verdiği mücadeleyi Osmanlı Arşiv belgeleri ile devrin ana kaynakları ve Avrupa gazeteleri üzerinden incelemektedir. Osmanlı modernleşmesi hakkındaki çalışmalarıyla maruf tarihçi Zekeriya Kurşun, bir Osmanlı kumandanının sıra dışı hayat hikâyesini, dönemin siyasi hesapları, paşalar arası rekabeti ve uluslararası siyasetini göz önünde bulundurarak akademik bir titizlik ve akıcı bir üslupla okura sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92604</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44086a8d-f542-4dfe-abd8-71bf10b71b4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Munkiz Tercümesi</image:title>
            <image:caption>…tarîk-i taklîdde bulunmanın bir şartı da âdem kendinin mukallid olduğunu bilmemektir. Eğer insan mukallid olduğunu anlarsa mukallidliği ol saat mahvolur. Çünkü o bir şîşedir ki kırıldığı gibi bir daha ta‘mîr götürmez, meğerki tekrar eritilip de yeniden başka bir kalıba döküle. Gazzâlî’nin kendi hakikat soruşturmasını anlattığı el-Munkiz mine’d-dalâl (Dalaletten Kurtarıcı), yüzyıllar boyunca ilgi ile okunmuş, tartışılmış ve çeşitli dillere çevrilmiştir. Günümüzde eserin birçok Türkçe çevirisi bulunmaktadır. Elinizdeki kitap yazılışından yaklaşık sekiz asır sonra Mehmed Zihni Efendi’nin, Emiroğlu Mehmed Said ile birlikte hazırladıkları Munkiz Tercümesi’dir. Çalışma, eserin tercümesi ile mütercimlerin gerekli gördükleri bölümlere yazdıkları şerhlerden oluşmaktadır. el-Milel ve’n-Nihal, Mukaddime, Şerhu’l-Mevâkıf, Keşfü’z-zunûn gibi eserlerin kullanıldığı şerh kısımları yalnız kitabın daha iyi anlaşılmasına katkısı bakımından değil son dönem Osmanlı aydınının dikkatlerini göstermesi bakımından da önemlidir. Munkiz Tercümesi felsefi düşüncenin ana hedefi olan “kesinlik” ve dini düşüncenin merkezinde yer alan “iman” ve “bilgi” üzerine Mehmed Zihni’nin Türkçesiyle düşünmenin imkânlarını hatırlamak isteyenler için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92605</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65b5b345-2a92-431d-ab38-12d4e60bf4df.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalancılar ve Yabancılar</image:title>
            <image:caption>Her insan bir yalancıdır.  Her insan bir yabancı... Bize öğretileni yapar, bir yalanı yaşarız hayat boyu.  Vakti geldiğinde ise yalan hayatlarımıza yabancılaşırız. İsteyerek ya da zorunda kalarak... Biz zorunda bırakıldık ve her şey o gün başladı. Hayatlarımıza yalan o gün bulaştı.  Ya da biz öyle sanıyorduk. 
 
Biz kim miyiz? 
Bizler yabancıyız. 
Belki biraz da yalancı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92606</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a40dc4d5-93bf-4897-9c2f-436b0b4c9610.jpg</image:loc>
            <image:title>Mercan Adası</image:title>
            <image:caption>İskoç yazar Robert Michael Ballantyne&apos;ın tropik macerası Mercan Adası, Mehmet Atilla&apos;nın sözcükleriyle, orijinal hikâyesine sadık bir anlatımla yeniden hayat buluyor.

Ahmet Uzun&apos;un film tadındaki resimleri eşliğinde &apos;&apos;SEN de OKU Klasikler&apos;&apos; koleksiyonundaki yerini alan bu hiç eskimeyen roman, köpürmüş dalgaların arasında yaşam savaşı veren üç delikanlıyı heyecanın hiç dinmediği sürükleyici bir serüvende buluşturuyor.
 
Geçmişten günümüze uzanarak pek çok ıssız ada filmine ve kitabına esin kaynağı olan Mercan Adası, uzak denizlerin tehlike dolu suları hakkında bilinmeyenleri açığa çıkarıyor, vahşilerin arasında eşsiz bir yaban hayatı panoraması çiziyor.   Engin denizlerin altını üstüne getiren korkunç fırtınalar, amansız korsanlar, nesli tükenmekte olan kabileler, olağanüstü yaratıklar ve göz alıcı okyanus canlıları... Denizci bir aileye doğan Ralph gerçek bir deniz âşığıdır. En büyük hayali ise bir gün mutlaka mercan adalarını görebilmektir. 15 yaşına gelince ailesini güçlükle ikna edip bir ticaret gemisinde miçoluk yapmaya başlar. Yolculuğun sorunsuz geçen ilk günlerinin ardından görev aldığı gemi ansızın dehşet bir fırtınanın içine çekilir. Beş gün boyunca okyanusta sürüklendikten sonra, altıncı günün sabahında Ralph, gemideki arkadaşları Jack ve Peterkin ile birlikte bir mercan adasının önünde uyanır. Böylelikle, kader birliği yapmış üç kafadarın ıssız ada maceraları da başlamış olur. Kâh köpekbalıklarıyla savaşıp kâh vahşilerle kıran kırana mücadeleye girişen delikanlıların öncelikli amaçları hayatta kalmaktır. Ralph ve dostları acaba bir gün İngiltere&apos;ye geri dönmeyi başarabilecek midir? Mercan Adası, zorlu koşullarda hayatta kalma konusunda paylaştığı teknik bilgiler, egzotik yerleri incelikli olarak tanıtmadaki ustalığı ve arkadaşlığın, birliğin, dayanışmanın önemini perçinleyen güçlü hikâyesiyle belleklerde yer ediyor. Mehmet Atilla&apos;nın özgün bir yorumla bugünün çocukları için tekrardan gün yüzüne çıkardığı bu eşsiz klasik, katıksız maceranın salt dijital mecralarda yaşanabileceği ve yaşatılabileceğine inananları, kelimelerin büyülü dünyasında gerçek bir maceraya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92607</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c43bad0-43a1-410a-885a-5cb0bbcdc2d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hermes’in İzinde</image:title>
            <image:caption>İskenderiye’nin kumlarından, Medicilerin Rönesans saraylarından günümüze kadar uzanan bu spritüel macera öyküsü, yüzyıllar boyunca adı antik dünyanın en ünlüleri arasında yer alan –sık sık anıldığı gibi “Üç Kere Yüce” olan– Hermes Trismegistus’un batılı zihin üzerindeki derin etkisinin izini sürüyor.
Bazıları tarafından Musa’nın çağdaşı ve İsa’nın öncüsü olarak kabul edilen bu neredeyse efsanevi figür, MÖ 4. yüzyılda İskenderiye’de Mısır tanrısı Thoth ve Yunan tanrısı Hermes’in sentezlenmesi sonucu ortaya çıktı. Maji, yazı, bilim ve felsefenin ustası olan Hermes’in tanrılarla birlikte yürüdüğü ve zamanın başlangıcında insana bahşedilen ilahi bilgeliğin kaynağı olduğu düşünülüyor.
Pek çok ezoterik tarih ve biyografi kitabının yazarı olan Gary Lachman, Hermes’in İzinde kitabında, onu çevreleyen birçok teori ve hikâyeyi açığa çıkarırken, modern dünya için öğretilerini yeniden canlandırarak bu büyük manevi rehberin gizemli karakterine hayat veriyor.
Yüzyıllarca süren savaşlara, fetihlere ve dini zulümlere rağmen, Hermes Trismegistus’un öğretilerinin kırılgan sayfaları, günümüze kadar hayatta kalmayı başardı. Bu kitap, kaybolan bilgiyi kurtarmak ve insan bilincinde bir değişim uyandırmak isteyen tüm düşünürler ve araştıranlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92608</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90f35639-dfb9-4528-9dc3-178f83e46b8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevlana Dede’den Masallar - Dünyanın İlk Masalcı Dedesi</image:title>
            <image:caption>Mevlâna Dede’yi tanır mısınız?
Hani şu, çocukla çocuk olmayı seven, etrafındaki çocuklarla türlü oyunlar oynayıp yüzlerinde gülücükler açtıran, kendisi de masallarla büyümüş bir çocuk olan Mevlâna Dede... Sevgi ve barışın sesi, dünyanın kendisine hayran kaldığı, dualar okuduğu, türbesini ziyaret ettiği Mevlâna Dede...
Mevlâna Dede’nin neşe ve macera dolu masallarına kulak verelim şimdi hep birlikte. Çocuklarımızın zihin ve kalplerini iyilikle, sevgiyle kuşatacak, onlara değerlerimizi öğretecek hikmetli masallar…
İyilik yapmanın verdiği mutlu tadı taze bir ekmek kokusu gibi içlerine çeker masal çocukları.
Güzel düşünmenin, güzel yaşamanın koca
kapıları masallarla açılır çocuk kalplerde.
Masallar çocuklarla güzelleşir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92609</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/312714de-0e74-4083-8981-8b04f4024f20.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostlarımız Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>“En çıkarsız ve en güzel dostluk çocuklarla hayvanlar arasında kurulan o masum, o merhamet dolu dostluktur.” Sevimli dostlarımız hayvanları daha yakından tanımaya ne dersiniz? Peki, hayvanlarla konuşan hikâye kahramanlarımıza hep birlikte eşlik etmek nasıl fikir? Ormanların taçsız kralı aslanların, dişlek tavşanların, tonton ineklerin, balık avcısı martıların, saklambaç ebesi devekuşlarının, paytak yürüyen penguenlerin dünyasını öğrenmek ister misiniz? Dostlarımız hayvanların kendi dilinden hikâyeler dinleyeceğiniz, her birinden türlü türlü bilgiler edinip çeşit çeşit dersler çıkaracağınız bu heyecanlı yola kitabın kapağını aralayarak hemen başlayabilirsiniz! Hikâyelerin arasına saklanmış, arkadaşlarınızla paylaşmak için sabırsızlanacağınız ilginç bilgiler sizleri bekliyor. Sevgi dolu okumalar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92610</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2dce445-fb63-458c-b409-62a59ccb3343.jpg</image:loc>
            <image:title>Minima Poetika</image:title>
            <image:caption>“Özgünlük deneyimdedir. Şeytan ayrıntıda gizli; şair de şeytanla karşılaşmaya en teşne insan. Öyleyse karşılaşmalıdır.”
Çağdaş Türk şiirinin hararetli tartışma ortamına, 2000&apos;li yıllarda öne çıkan önemli konu başlıklarını özgün bir yaklaşımla inceleyerek dahil olan Ersun Çıplak, yakın geçmişten günümüze uzanan bir çizgide, yazarı şaire, yazıyı şiire dönüştüren nüansın izini sürüyor Minima Poetika&apos;da: &quot;Şiirin Sesi&quot; ve &quot;Şairin Gölgesi&quot; başlıkları altında, hem şiirin hem de şairin kırmızı çizgilerini adımlayarak gelenekle deney, klasikle modern, teknikle sanat, ustayla çırak arasındaki paradoksal ilişkiden yükselen &quot;gürültüyü&quot; paradigma temelli bir tartışmaya dönüştürüyor.
&quot;Temsil&quot; ile &quot;poz&quot; arasında gidip gelirken geleneğin yankısıyla hesaplaşan, Garip&apos;in hayaletiyle savaşan ve İkinci Yeni&apos;yi eskitmeye çalışan &quot;modern&quot; şiirin yeni bin yılın başlarında dolandığı keskin köşeleri &quot;geleneği de deneyi de fetiş haline getirmeyen&quot; bir nesnellikle tartışmaya açan Çıplak, yepyeni sorularla çağdaş Türk şiirinin geleceğine el veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92611</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/689bc2fe-bcd1-4d77-956d-e608faeb4c17.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakıcı Sır (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kısa bir tatil için Avusturya Alplerine giden bir baron, zamanını zararsız bir flörtle renklendirmenin yollarını aramaktadır. Kendine fazlasıyla güvenen ve gönül maceralarına her zaman açık olan bu müzmin kadın avcısı, kısa sürede kendisine bir av bulmakta hiç zorlanmayacaktır. Tanışıp yakınlaşmak istediği kadının on iki yaşındaki oğluyla ahbaplık kurarak işe koyulur. Yakıcı Sır annesini elde etmek isteyen bu narsist çapkın tarafından kullanılan bir çocuğun hikâyesidir aslında. Ne var ki, yetişkin dünyası bazen masum çocuklara büyüklere göründüğünden çok daha berrak görünmektedir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92612</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64656205-2c94-4af6-af28-796e604dd174.jpg</image:loc>
            <image:title>Lunapark Kapandı</image:title>
            <image:caption>Hayalleri, masalları ve yenilgileri olmayan insan, yaşadığını söyleyebilir mi? Ya o tutku ilişkileri? Bizi bir yerlere götüreceğine hep inanmak istediğimiz, o aşklar, o sevgililer? İlişkilerimizde duvarlar ören ve bunu bize hissettiren kimdir aslında? Kendini kazanmanın bedeli, birilerini kaybetmeyi göze almak mı?

O hayalleri yolun neresinde yitiriyoruz?

Lunapark Kapandı, bu sorulara yanıtlar arayanların, diğer yandan da gidenlerin, gitmeyi bilenlerin ve hep aynı yerde kalanların, kendilerini bir odaya tutsak edenlerin hikâyesi... Geriye, bir düzen kurduklarına inananların, oyunlarına sığınanların hayatın neresinde olduklarını sormak kalıyor...
Ve roman bir gerçeği gösteriyor; bu yalanlarımızla o kadar kalabalığız ki aslında...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92613</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc849e86-78ab-4de8-8f61-b207cf821bc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayna</image:title>
            <image:caption>Aynı şehirde aşka yelken açan üç kız arkadaşın şaşırtan, tutku dolu ve benzersiz aşkları! Aşkın adresi Paris!
Esra Kalkavan, etkileyici kurgusuyla okurlarını Seine Nehri’ne, Eyfel Kulesi’ne, Ritz Paris’e götürüyor. Kendinizi şehrin sokaklarında dolaşır gibi hissedeceğiniz romanda, yakalanan aşklar, kaybedilen aşklar kadar tutkulu!
“Verandanın tahta sütunlarında bulunan Hint esintili süslemedeki kırık aynalardan yansıyan güneş birden gözünü aldı. Sütuna iyice yaklaştı, süslemedeki aynalar ancak gözbebeğini görebileceği kadar büyüktü. Çocukluğundan gelen alışkanlıkla gözbebeğine odaklandı ve orada bulduğu Tanrı’ya teşekkür etti. Her seferinde olduğu gibi içi umut dolmuştu, umutla birlikte güven hissi gelişiyor ve Müge değiştiğini hissediyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92614</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/321c08df-91f2-4bba-bc89-442bebd75e49.jpg</image:loc>
            <image:title>Anahtar</image:title>
            <image:caption>Kazanılması imkânsız gibi görünen bir savaşı göze almaya sizi ne ikna edebilir? Ailenizin güvenliği, inançlarınız, intikam duygusu ya da özgürlüğünüz… Peki, bunların tamamının tehdit altında olduğu bir durumla karşılaşırsanız, köşenize çekilip nefes almaktan ibaret bir yaşama razı olur musunuz?
Tüm dünyayı ele geçirmek adına yüzyıllardır aralıksız bir şekilde çaba harcayan kadim bir organizasyonun karşısında durmaya çalışan bir grup insan, yüzleşmek durumunda kaldıkları zorluklara ve yaşadıkları kayıplara rağmen, mücadelenin dengelerini değiştirebilecek bilgiler edinmeye başlamışlardır. Şimdi sorun, ellerindeki silahları nasıl kullanmaları gerektiğidir.
“Kilit” ile başlayan heyecanın dozu, serinin ikinci kitabı olan “Anahtar” ile artarak devam ederken, ele alınan öykü bir yandan da modern hayatta şahit olunan önemli bölgesel ve küresel gelişmeleri anlamak adına; okuyucularına, olaylara farklı pencerelerden bakabilme fırsatı sunuyor.
Anahtar’da bahsi geçen kişi ve olaylar hayal ürünü olmakla beraber bir kez daha hatırlatmak gerekir ki; var olan her şey gibi hayal gücünün de bir sınırı vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92615</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7a55447-84b0-42a0-b27a-ffca178c039a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bugüne kadar, Türkler için bir Bizans Tarihi yazılamamıştır. Burada, bunun sebeplerini tartışmak istemiyoruz. Mevcut toplu Bizans İmparatorluğu Tarihleri, Türklerin Bizans ile olan çok sıkı ve sürekli ilişkilerini ortaya çıkarmaktan uzaktır. Önce, gayeleri Bizans-Türk münasebetlerini aydınlatmak değildir. Zira bütün milletler her şeyden önce kendi tarihlerini araştırırlar. Mesela, Bizans İmparatorluğu tarihleri arasında en iyilerinden biri bulunan Vasiliev &apos;in eseri, Rus-Türk (Peçenek-Kuman) devri hadiselerini çok etraflı olarak ortaya koyduğu halde, Osmanlı-Bizans münasebetleri hakkında çok yetersizdir. Ostrogorsky için de durum aynıdır. Sonra, bu bir ihtisas meselesidir. Bilindiği üzere, her araştırıcıdan bütün problemleri aydınlatması beklenemez. Zira formasyonu buna müsait değildir. Bin yıldan fazla süren Bizans İmparatorluğu tarihinin her devresi üzerinde aynı derecede ihtisaslaşmak da mümkün değildir. 
Diğer taraftan, bir Bizans tarihi yazmanın da çok kolay yollan vardır. Bizde, çoğu zaman yapıldığı gibi, mevcut araştırmalardan gerekli alıntılarla yeni bir eser de meydana getirilebilir. Lakin hem Türk-Bizans münasebetlerini çok iyi aydınlatmak hem de modem olmak, yani en yeni araştırmalardan faydalanmak istendiği zaman, burada her şeyden önce ihtisasa ve aynı zamanda geniş bir tarih kültürüne ihtiyaç vardır. Biz, bu sonuncu ve hiç de kolay olmayan yolu seçtiğimizden işi ciddiye aldık ve Voltaire&apos;in dediği gibi, Tarih yapmış, fakat tarihini yazmayı ihmal etmiş olan aziz milletimizin boş bıraktığı bu çok mühim sahada biraz yardımcı olmayı düşündük. Bunu yaparken en iyi rehberimiz, merhum hocam Macar âlimi Gyula Moravcsik&apos;in Byzantinoturcica adındaki iki ciltlik eseridir. Fakat araştırmalarımızda karşılaştığınız en büyük güçlük, bu saha (Bizantinoloji) araştırmaları bakımından ülkemizde 
(kaynaklar, dergiler, yeni yayımlar) gerekli malzemenin son derece yetersiz olmasıdır. Bu yüzden, Budapeşte, Viyana, Münih, Washington arasında dolaşmak zorunda kaldık. 
Kitabın öğrenciler ve araştırmacılar için kaynak eser olmasının yanında konunun meraklılarının da ilgisini çekeceği kanaatindeyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92616</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43de9fd3-4997-4392-916b-68f36c0ddd59.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinem: Deyimler Prensesi</image:title>
            <image:caption>Sinem&apos;in başı dertte. Neden mi? Çünkü ne kadar uğraşırsa uğraşsın deyimlerin anlamlarını karıştırıyor. Şu büyükler düşündüklerini deyimlerle süslemeden doğrudan söyleseler ne olurdu sanki? Etekler zil çalar mı hiç? Göz boyanabilir mi? Ağzımızla kuş tutabilir miyiz? Bu durum onun canını çok sıkıyor. Peki Sinem bu sorunu nasıl çözdü? 
Bu kitabı okurken Sinem&apos;in sınıf arkadaşlarının ve öğretmeninin desteğiyle deyimler prensesine dönüşme macerasına tanık olacaksınız. 
Haydi! Türkçemizin derinliklerine doğru keyifli bir yolculuk yapalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92617</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cac3d1a-e335-4000-be56-3fcdac2b75a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşın Kenti Mardin</image:title>
            <image:caption>Bilge Kâşif olmak kolay mı? 
Çok okumanız, araştırmanız, merak etmeniz ve macera tutkunu olmanız gerek. Dostlarımız Kemal ve Cahide de bu durumun farkında. Yeni yerler keşfedip yeni insanlar tanımayı çok seven bu iki dostun yolu Mardin&apos;e düşüyor. 
Sonrası bol eğlence bol macera ... 
Kalabalık rengârenk çarşılardan, camilere, binlerce yıllık kiliselerden, kalelere uzanan bu keyifli yolculukta dostlarımız Cahide ve Kemal&apos;e eşlik edip Bilge Kâşiflerin bir üyesi olmaya ne dersiniz? 
Hadi o zaman! 
Bilge Kâşiflerle birlikte medeniyetlerin beşiği, &quot;Güneş Ülkesi&quot; Mardin&apos;de adım atmadık yer bırakmayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92618</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6f3beb4-e7fa-4218-83ff-fd17c8d52e3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Görme Engelli Öğrencilere Sosyal Bilgiler Öğretimine Yönelik Kavram Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Görme Engelli Öğrencilere
Sosyal Bilgiler Öğretimine Yönelik Kavram Öğretimi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92619</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c82ccfc-0a43-44cd-a63b-2dc0dde665f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an’ın Bilime Aykırılığı İddiası Ve İlmi İ’caz</image:title>
            <image:caption>Kur’an’ın Bilime Aykırılığı İddiası Ve İlmi İ’caz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92620</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d1e0378-efd9-4e05-9acc-e84bc5925b06.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralasar -3</image:title>
            <image:caption>Ve ben bugün biraz daha ölmüştüm fakat hiç ağlamamıştım. O, sırtıma dört kırbaç vurduğunda bile tek bir damla gözyaşı dökmemiştim. Gözlerim doluyor ama gözyaşlarım gözlerimin çukurundan akmıyordu. Her darbeyle gözyaşlarım kuruyup kalıyordu. Hayır, ben ağlayamıyordum. Alaz Altuğ Sipahi beni bu adamın insafına bıraktığı gece ben ağlamayı bırakmıştım.
Damgacının kimliği ortaya çıkmıştır. Ettiği türlü işkenceler sonucunda hayatta kalmayı başarabilen Yarasalar artık damgacıdan iki kere alacaklıdır. Ama kaçırılmalarının yaralarını sarmaya çalışırken darmadağın olmuşlardır. Peki Sedef, Naz, Kuzey ve Yiğit son olanlardan sonra hayatta kalmayı başarabilmiş midir? Alaz Altuğ Sipahi’nin hem Yarasalar hem de damgacı için yeni planları vardır. Damgacı artık köşeye sıkışmıştır. Ya sonsuza kadar kaçacak ya da ölüme razı olacaktır. Ancak bunun kararını verecek olan kendisi değildir. Yüzleşme henüz başlamamıştır ve damgacı, yaşayacaklarından haberdar değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92621</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/035082e0-61ee-44ce-a7d6-bd93c0203325.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahramanın El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Üçüncü jeolojik dönemde, kıtalar büyük depremlerle yer değiştirirken Gerçek Ayna Vadisi’ni çevreleyen Efsane Dağları’nın içine sıkışmış bir yer vardı. Efsaneye göre insan, ateşi ilk olarak burada, ejderhanın ağzından çıkarken gördü ve ejderha ilk bilgiyi öğretti. Ejderhanın ateşi, insanların içindeki merakı ve öğrenme isteğini de ateşledi. Böylece ejderha, ilk öğrencileriyle Düşünce Okulu’nu kurmuş oldu. Çoğumuz hikâyelerin uydurma olduğunu düşünürüz. Kerem de öyle düşünüyordu. Ta ki Kahramanın El Kitabını okuyana dek. İşte o zaman hikâyelerin içindeki gerçekleri görmeye başladı. Böylece Kerem’in Düşünce Okulu macerası da başlamış oldu. Kerem’in yolculuğuna katılıp, heyecanlı 
bir keşfe çıkmaya hazır mısın? Haydi KAHRAMAN sayfaları çevir ve sen de kendi maceranı başlat!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92622</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f6991c9-1ef1-41a7-96a6-e1a98c799b28.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevir Oku Serisi 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“İlk Okuma serisi – Çevir Oku”, okumayı öğrenme sürecindeki çocukların hem sözcük hem de hayal dünyasına bilgi ve neşe katıyor. Her masalda merhametli olmak, hatasını anlamak, emaneti korumak, çalışkan olmak, olumlu düşünmek gibi bir değer eğitimi yer alıyor. Çocukların hem kendileri hem de ebeveynleriyle birlikte okuyacağı eğlenceli, öğretici bir seri: “İlk Okuma serisi – Çevir Oku”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92623</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45319380-8bee-4318-b6cc-fdc67ccd5222.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevir Oku Serisi 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“İlk Okuma serisi – Çevir Oku”, okumayı öğrenme sürecindeki çocukların hem sözcük hem de hayal dünyasına bilgi ve neşe katıyor. Her masalda merhametli olmak, hatasını anlamak, emaneti korumak, çalışkan olmak, olumlu düşünmek gibi bir değer eğitimi yer alıyor. Çocukların hem kendileri hem de ebeveynleriyle birlikte okuyacağı eğlenceli, öğretici bir seri: “İlk Okuma serisi – Çevir Oku”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92624</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/551512c6-a706-4bca-b39f-3afd768885c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevir Oku Serisi 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“İlk Okuma serisi – Çevir Oku”, okumayı öğrenme sürecindeki çocukların hem sözcük hem de hayal dünyasına bilgi ve neşe katıyor. Her masalda merhametli olmak, hatasını anlamak, emaneti korumak, çalışkan olmak, olumlu düşünmek gibi bir değer eğitimi yer alıyor. Çocukların hem kendileri hem de ebeveynleriyle birlikte okuyacağı eğlenceli, öğretici bir seri: “İlk Okuma serisi – Çevir Oku”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92625</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30e6cb65-96fe-480b-b223-07603473d4eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevir Oku Serisi 4 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“İlk Okuma serisi – Çevir Oku”, okumayı öğrenme sürecindeki çocukların hem sözcük hem de hayal dünyasına bilgi ve neşe katıyor. Her masalda merhametli olmak, hatasını anlamak, emaneti korumak, çalışkan olmak, olumlu düşünmek gibi bir değer eğitimi yer alıyor. Çocukların hem kendileri hem de ebeveynleriyle birlikte okuyacağı eğlenceli, öğretici bir seri: “İlk Okuma serisi – Çevir Oku”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92626</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbd718b1-fd70-45fa-b0b1-89d311554650.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadının Değişen Dünyası</image:title>
            <image:caption>II. MEŞRUTİYET’TE KADINLARIN 
DEĞİŞEN TOPLUMSAL KONUMU… 
“Bu kitap, feminist tarih yazımının, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde belirleyici önemi olan ve gerçekten değişimin ve değişime karşı direnmenin bir laboratuvarını oluşturan bu döneme ilişkin kurduğu teorik çerçeveyi doğruluyor. Ama bunu yaparken birincil kaynaklara, arşivlere dayanarak o çerçevenin içini yeni ve değerli bilgilerle zenginleştiriyor.” 
Fatmagül Berktay 
II. Meşrutiyet döneminin en önemli özelliği kadın ve aile yaşamında yol açtığı dönüşümdür. 1908 Devrimi’ni gerçekleştiren Genç Türklerin şiarı olan “hürriyet, müsavat, adalet, uhuvvet” ilkeleri, 19. yüzyılın sonundan itibaren Osmanlı kadınlarının gündeminde olan “müsavat-ı tamme” hayalini gündeme getirmiş ve dönemin siyasal, ekonomik koşullarıyla birleşerek sınırlı da olsa bu alanda önemli adımların atılmasına yol açmıştır. Genç Osmanlılar, siyasal devrimin toplumsal devrimle tamamlanması gerektiği düşüncesindeydiler ve “toplumsal devrim”in merkezinde kadının konumunun iyileştirilmesi ve ailenin dönüştürülmesi yer alıyordu. 
Alanının yetkin isimlerinin yazdığı makalelerden oluşan elinizdeki kitap; II. Meşrutiyet döneminde kadının değişen toplumsal konumunu, geleneksel yaşamdan modern yaşama geçişte kadının dönüşüm sürecini, Moralızade Vassâf Kadri’nin Kadınlar Komitesi romanını, kadın hapishanelerinin fiziki koşullarını ve mahkumların yaşam şartlarını, kadın işçileri, felsefe ile kadınlar arasındaki ilişkiyi, Batılı kadınların Osmanlı hemcinslerine yaklaşımlarını ve sanatçı kadınları yeniden gündeme taşıyor.  “Kadının Değişen Dünyası: Osmanlı Sosyal ve Kültürel Yaşamından İzler (1908-1918)”, tarihimizin tansiyonu çok yüksek bir dönemine mercek tutuyor ve II. Meşrutiyet kadınlarının izini sürüyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92627</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f12ab606-8834-4a17-a906-a3b2099b1696.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrısız Gençlik (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ödön von Horváth, 1937’de yayımlanan Tanrısız Gençlik’te, faşizmin yol açtığı ahlaki çöküntüyü ergenlik çağındaki bir grup genç üzerinden anlatır. Romanın başlığı, Nazi Almanya’sının itaat etmek üzere yetiştirilmiş; ırkçılığı, nefreti ve militarizmi içselleştirmiş gençlerine atıfta bulunur. Bağımsız düşünceden, empatiden ve medeni cesaretten nasibini almamış bu ruhsuz varlıklar, savaşta şanlı zafer ve hamaset düşleri kurmaktadır. Tanrı ve hakikat ile zamanın ruhu ve barındırdığı yalanlar arasındaki tezat, romanın ana izleğini oluşturur. Karakterler iki gruba ayrılmıştır: Hıristiyanlığın ve hümanizmin değerlerinin geçerliliğini koruduğu eski düzenden yana olanlar ile Nasyonal Sosyalist yeni düzenin taraftarları. İlk grupta yer alan ve romanın anlatıcısı olan öğretmen, başlangıçta ekmeğinden olma korkusuyla ahlaki değerlerini savunmaya çekinen bir oportünisttir. Birinci Dünya Savaşı sırasında Tanrı’ya inancını yitirmiştir. Ancak zaman içinde vicdanının sesine kulak vererek hakikatin üstün gelmesi için çalışırken Tanrı’yı yeniden bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92628</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f490caa6-b392-46a5-917f-6d95aafe8f55.jpg</image:loc>
            <image:title>Volga</image:title>
            <image:caption>Lou Andreas-Salomé, kurgu yapıtlarında genç kadınları erkeklerle ilişkileri çerçevesinde, geleneğin dayattığı sınırlayıcı roller karşısında tamamlanmış ve bağımsız bir kadın kimliği oluşturma çabası içinde tasvir eder. Bugünün feminist söyleminin inşasının ilk adımları olarak görülebilecek bu yapıtlar, 20. yüzyıl başında geniş bir okur kitlesine ulaşmıştı. Yazar, kadınların hayatında hassas bir süreç olan çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemini de mercek altına almıştı. 1895 tarihli romanı Ruth’un büyük bir ilgiyle karşılanmasının ardından, yapıtlarında psikolojik ve felsefi boyutlarıyla ele aldığı kız çocuklarının ergenlik dönemi konusunda farkındalık oluşmasına katkıda bulundu. Volga, Lou Andreas-Salomé’nin 1902 yılında yayımlanan ve Eşikte: Yeniyetme Kızların İç Dünyasından Beş Öykü başlığı altında topladığı öykülerden biridir. Kozasından çıkıp dış dünyayla ve daha önce hiç hissetmediği duygularla tanışan masum Lyubov’un yüreklerimizi ısıtan öyküsü, yazıldığı dönemin ruhunu yansıtsa da büyüsünden hiçbir şey yitirmemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92629</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70a1fdb2-896f-412b-8b7c-d9c143fbd0d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Lübeyna</image:title>
            <image:caption>Lübeyna; Savaş meydanında, üzerinde adının yazılı olduğu gümüş bir madalyon, Diyarbakır’da, bir fincan mırra kahvesinin boğazda bıraktığı acı tortu, Artvin’de, görkemli bir kayın ağacının dallarından kopup, sert dağ meltemlerinin yamaç boylarına sürüklediği bir yeşil yaprak; alabildiğine özgür, alabildiğine uçarı... Paris’te bir Edit h Piaff şansonu, Zürich’te bir Lili Marleen türküsü, İstanbul’da ise Doğu ve Batı’yı birbirinden ayıran Boğaz misali, iki yakası asla bir araya gelemeyen bir bela paratoneriydi. Aynı zamanda bir mağaza tezgâhtarı, becerikli bir terzi ve hatta bir tarihi e ser kaçakçısıydı. Ancak hepsinden önemlisi, o bir anneydi. Çocukları için gözünü kırpmadan canını verebilecek, onlar uğruna bu dünyada her türlü zorluğa ve güçlüğe katlanabilecek fedakâr, vefakâr ve cefakâr bir anne... İşte bu onun hikâyesi. Tıpkı Arapçada “sır” anlamına gelen isminin çağrıştırdığı gibi yıllarca karanlıkta kalmış, sırlarla kaplı hayatının gizemli hikâyesi. İçindeki fırtınalar kopan denizin dingin kalma çabaları gemileri süt liman sularda tutmaya yetmediği zaman, kalbinden taşıp dudaklarınd an dökülerek hayat bulan hikâyesi. Sıra dışı bir kadının inanılmaz olaylarla dolu yaşam öyküsü... İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde geçen 1940’lı yıllardan 2000’lere uzanan altmış yılı aşkın bir ömrün acıklı anatomisi... Oradan oraya savrularak geçen sürgün gibi bir çocukluğun ardından aşkla, dostluklarla ve mutluluklarla olduğu kadar; acılarla, zorluklarla ve kalp kırıklıklarıyla dolu bir yaşam... Dolu dolu geçen bir yaşam...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92630</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eaf6ea54-9382-4ce6-842d-e0a83d1cfea9.jpg</image:loc>
            <image:title>Konfüçyüs</image:title>
            <image:caption>Konfüçyüs, yaşamının son anına kadar insanlar arasında akıl, erdem ve adaletin hâkim olması için çalışmış bir “güzel ahlak” filozofudur. Sadece içinde yaşadığı Çin toplumu için değil, insanlığın mutluluğu için büyük bir özveriyle düşünceler üretmiş ve iyiliği yaymak için çaba göstermiş büyük bir bilgedir. Yaşadığı dönemden bugüne kadar geçen yirmi beş asır boyunca şöhretinden hiçbir şey yitirmemiştir. Çinli bilgenin yaşamı boyunca toplumda hâkim kılmak için çaba verdiği ahlak prensipleri ve sayısını çoğaltmaya çalıştığı erdemli “üstün insan” profili, özellikle de günümüzdeki insanlık değerlerinin halini görünce daha da kıymetli hale gelmektedir. Yüksek Ruhlar Serisi’nin bu kitabında Uzak Doğu’nun büyük bilgesi Konfüçyüs&apos;ün hayat hikâyesi, insanlık âlemine hediye ettiği düşünceleri ve Konfüçyüsçülük öğretisinin gelişimi satırlara dökülüyor. “On beş yaşında kendimi öğrenmeye verdim, otuz yaşında irademe sahip oldum, kırk yaşında şüphelerden uzaklaştım, elli yaşında göğün emrini öğrendim, altmış yaşında sezgi yoluyla her şeyi kavradım, yetmiş yaşında doğru olan şeylere zarar vermeden kalbimin isteklerini yerine getirebildim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92631</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/628aafc4-f11a-423b-ad00-0f5ee95fe434.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktor Olacağım</image:title>
            <image:caption>Doktor Olmak İstiyorsun Bunun İçin Gereken Bilgi Ve Beceriye Sahip Misin?
Kısa ama öz bilgilerle dolu bu kitap, harika insan vücuduyla ve ona nasıl bakılabileceğiyle ilgili merak ettiğin her şeyi öğrenmeni sağlayacak.
Basit görevleri yerine getir ve gerçek bir doktor olup insanların sağlıklı kalmasına yardım etmek için neler gerektiğini keşfederken, pratik deneyim kazan.
Bu seri, çocukların STEAM konularına ve onlarla bağlantılı muhteşem mesleklere ilgi duymalarını sağlamayı amaçlamaktadır. Çocuklar bu seri ile doktorluktan mühendisliğe birçok muhteşem meslek için gerekli bilgi ve beceriler hakkında fikir sahibi olacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92632</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa902928-cdf4-47db-b31c-39fa7e0901c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Küçük bir çocuk, boyadığı balık görünümlü taşı yanlışlıkla suya düşürünce, gözlerine inanamaz…
“Aniden bir ışık çaktı, su fokurdamaya başladı ve akvaryumun içinde kabarcıklar oluştu! Kerem geriye sıçradı ve akvaryumun içinde yeni, renkli bir balığın yüzdüğünü gördü. Kerem’in boyadığı taş canlanmıştı!”
Cherie Zamazing’in göz alıcı illüstrasyonları, küçük bir çocuğun rüyalarında bile göremeyeceği mucizeler karşısındaki şaşkınlığını kusursuzca yansıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92633</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7250360-6abb-4f8c-a6f0-f250427433e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiku</image:title>
            <image:caption>Önemli aile ziyaretinden kaçan sevimli penguen Hiku’ya katıl! Hiku, aileyle birlikte olmak yerine yalnız kalmanın o kadar da eğlenceli olmadığını anlayacak mı? Çocuklar, kalp şeklindeki karnıyla her sayfada dikkat çeken Hiku’yu bulurken çok eğlenecekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92634</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ba2fa6c-dcda-43d9-ae82-a770db7a0b55.jpg</image:loc>
            <image:title>Mükemmel Hediye</image:title>
            <image:caption>Bir gün, Milo uyanır ve çok, ÇOK önemli bir şey unuttuğunu fark eder. Arkadaşı Mia’nın doğum günüdür ve ona hediye almamıştır! Milo telaşla ormanı aramaya başlar, acaba mükemmel doğum günü hediyesini bulabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92635</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5666f36-8675-4fe0-a428-91486b7aba78.jpg</image:loc>
            <image:title>Gofret’in Hurdalığı</image:title>
            <image:caption>Gofret geri dönüşümü seviyor. Eşyaları çöpe atmaktan hoşlanmıyor. Gofret, eski arabaların ve çöpe atılan ıvır zıvırların olduğu hurdalığında, kimsenin istemediği şeylerden pırıl pırıl, mükemmel bir şey yapıyor. Sence ne olabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92636</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94b8e357-da97-4214-8eaa-c1fa32dde78a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Buz</image:title>
            <image:caption>“Karanlıkta kulağınızın dibinden geçen bir alkış sesi de olabilirdi,  bir mermi vızıltısı da… Tamamen rastlantı. Burası Los Angeles’tı.” 
 
Edgar, Anthony ve CWA Diamond Dagger dahil birçok ödülün sahibi Michael Connelly’den temposu hiç düşmeyen bir kovalamaca. 
 
Her şey Noel gecesi, cebinde intihar notuyla otel odasında bulunan bir cesetle başlar. Adalet ve bürokrasi kıskacından sıyrılmaya çalışan dedektif Harry Bosch; sadece ipuçlarını değil, onları birleştiren sebepleri de sorgular. Bir aziz mi, yoksa bir günahkâr mı olduğunu bilmediği narkotik polisi Calexico Moore’un sırlarının peşine düşüp geçmişe bakarken, geleceği de görür. 
 
Kara Buz, akıcı dili ve soluksuz temposuyla okuru, 
Los Angeles’tan Meksika karteline uzanan bir yolculuğa çıkarıp beklenmedik bir durakta bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92637</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbc82489-782a-45cb-88f1-4ac53ac5e283.jpg</image:loc>
            <image:title>Panayırda Bir Gün</image:title>
            <image:caption>“Gördün mü Pamuk? Yine mükemmel bir yumurta yumurtladı Dora denen bu güzel tavuk.” Dede ve Küçük Pamuk, Dora’yı panayırdaki yarışmaya sokmak istiyorlar Onun büyük ödülü kazanacağını düşünüyorlar.
Eğlence dolu, rengârenk panayıra yapılan bir aile yolculuğu. Atlıkarıncalar, dönme dolaplar, fırıl fırıl dönen fincanlar, birçok hayvan ve heyecanlı yarışmalar…
Aile Boyu Maceralar, Panayırın Sihirli Dünyası Ve Minik Çarpışan Arabaların Tadına Doyulmaz Keyfİ!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92638</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e93e2c80-a6c8-4bd2-872f-080b279dbfbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Elmanın İki Yarısı</image:title>
            <image:caption>Naomi Westfield’ın mükemmel bir nişanlısı var: Nicholas Rose ona kapıları açıyor, sevdiği yemekleri hatırlıyor ve her gelinin hayalini kuracağı sosyetik bir aileden geliyor. Asla kavga etmiyorlar ve her şey yolunda. Naomi’nin nişanlısından nefret etmesi sayılmazsa tabii… 
Nicholas’ın da mutluluk numarası yaptığı ortaya çıkınca işler değişiyor. Nişanı bitiren kişi düğün faturasını ödemek hatta evi terk etmek zorunda. Böylece eşek şakaları ve sabotajla dolu duygusal bir savaş başlıyor. Fakat her hamleden sonra nefretlerinin sarsıldığını fark ediyorlar. Çünkü rol yapmak zorunda değiller ve sonunda gerçek kimliklerine bürünebiliyorlar. 


Yılın düğününe çok az kaldı!
Sizce çiftimiz sonsuz aşka ulaşabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92639</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1535699-2149-4844-af12-80276179639d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Nedir ?</image:title>
            <image:caption>Mutluluk nedir? Bir arkadaşla el ele dolaşmak, salıncakta sallanmak, yumuşacık bir kucakta ısınmak... 
Mutluluk paylaşınca çoğalır. Gelin, birlikte mutlu olalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92640</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6318eb8-2d55-46a9-a522-c2c88d8a7f20.jpg</image:loc>
            <image:title>Ece’nin Mükemmel Çantası</image:title>
            <image:caption>Ece çantalara bayılıyor. Doğruyu söylemek gerekirse Ece’ye çanta dendi mi akan sular duruyor. El çantası, sırt çantası, para çantası, her boyda, her renkte, her şekilde çantaları var. Ama sınıf arkadaşı okula yeni bir çantayla gelince, haliyle Ece’nin de yeni bir çanta alması gerekiyor! 
Bakalım annesiyle birlikte bu işe bir çözüm bulabilecekler mi? Ece yeni çantasına kavuşabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92641</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7464fdfd-0a36-485c-924f-c4dbc1a6112a.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşık Erkekler Kitap Kulübü</image:title>
            <image:caption>Kİtap kulübünün İlk kuralı: 
Kİtap kulübünden kİmseye söz etme. 
Yıldız beyzbol oyuncusu Gavin Scott’ın evliliği büyük çıkmazdadır. Karısı Thea’yla ettiği büyük bir kavganın ardından kendini kaybeder. Bu, zaten sorunlu olan evliliklerinde bardağı taşıran son damladır. Thea boşanmak isteyince gözleri açılan Gavin, gururu ile korkusuna yenik düştüğünü fark eder. 
Âşık Erkekler Kİtap Kulübü’ne hoş geldİnİz. 
Çaresizce evden ayrılmak zorunda kalan Gavin, yardımı hiç beklemediği bir yerde bulur: Şehrin önde gelen erkeklerinin toplanıp aşk romanları okuduğu gizli bir kitap kulübü. Genç adam kulübün seçtiği Kontesin Âşığı kitabının ve arkadaşlarının yardımıyla evliliğini kurtarma yolunda ilk adımı atar. Fakat bu bahtsız Romeo’nun, içindeki kahramanı ortaya çıkarıp karısının güvenini yeniden kazanabilmesi için süslü sözcükler ve jestlerden çok daha fazlasına ihtiyacı olacaktır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92642</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47d092d4-e2a0-4c0b-ae1c-3681743ff675.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Değiştirmenin 101 Kolay Yolu</image:title>
            <image:caption>“Dünyayı değiştirmek” kulağa iddialı gelse de aslında sadece bir kişinin farklı düşünmesi ve davranmasıyla bile mümkün. Bu iddialı görevi yerine getiren kişi sen olabilirsin! Dünyayı küçücük adımlarla ve üstelik eğlenerek değiştirebilirsin! Nasıl mı? Bu aşırı önemli görev için tam 101 tane kolay önerimiz var. Dünyayı Değiştirmenin 101 Kolay Yolu’nda senin için küçük dünya için büyük adımları atmanı sağlayacak pratik ve sürdürülebilir tavsiyeler var. Evdeki gündelik rutinlerinden sosyal ilişkilerine; okul, seyahat, alışveriş alışkanlıklarından çevrende olan bitene verdiğin reaksiyonlara kadar, dünyayı değiştirmenin bir sürü yolu var! İster karton kutulardan oyunlar tasarla, ister eski oyuncaklarını satıp bağışla! Yetmezse kendi bahçeni düzenle. Paylaş, oku, anlat, sev, ye veya sadece koş! Yapacakların, sokaktaki küçük dostlarımızdan bahçedeki ağaçlara, minik bir fideden uçsuz bucaksız denizlere kadar gezegenin tüm sakinlerinin hayatını kurtaracak. Hadi, ilk adımı sen at, işe kendi dünyandan başla! Göreceksin, dünya hızla değişecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92643</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d54a675a-a601-41bb-a311-6767bcfde4f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Müşterek Düşünceler</image:title>
            <image:caption>50 binden fazla satan ve kurgudışı alana yepyeni bir soluk getiren SADE’nin ardından Begüm Başoğlu ve Ege Erim Müşterek Düşünceler’le farkında olmak, değişebilmek ve bitimli bir yaşamda var olmak üzerine bir kapı açıyor.
İçinde daha az eşya, daha fazla deneyim olan, daha hafif, sınırlarını kendinizin belirlediği dolu dolu bir yaşam sadedir diyerek yola çıkan ve binlerce insanın sade yaşamın mucizesini keşfetmesini sağlayan Begüm Başoğlu ve Ege Erim, Müşterek Düşünceler ile sizi derin bir yolculuğa çıkarıyor. Yıllar içinde büyüyen ve büyüdükçe müşterek hislerin yoğunlaşmasına vesile olan bu keşif, Begüm ve Ege’nin samimi diliyle hafifletici bir deneyime dönüşüyor. Değişmenin nasıl mümkün olduğunu merak ediyor, kendinize yetip yetmeyeceğiniz konusunda kaygı duyuyor, mutluluğun neye benzediğini sorgulamıyor, en önemlisi de kendinizi nasıl bildiğinizi bilmiyorsanız farkında olmanız, değişebilmeniz ve bitimli bir yaşamı daha anlamlı ve keyifli deneyimleyebilmeniz için rehberiniz yanınızda…
“Sadeleşmeyi seçtiğimiz zaman yaşam zaten kusursuz bir sadelik değil, farkındalık üzerine kuruluyor. Bu yolculukta en çok bunu kabullenmek gerekiyor hatta. Sadeleşmenin tam da bir son durak değil, bir yolculuk olduğunu anlamak. Dünü çok dikkatsiz, çok meşgul veya çok gergin bir şekilde geçirmiş olabiliriz. Bugün yeni bir gün. Kendimizin farkına vardığımız her an, değişmek için sil baştan bir imkan.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92644</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e79f8a1-d3f0-4c2f-9a1e-00eca907d3b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Meftun Duygular</image:title>
            <image:caption>Sevgili okuyucularımız! 
 
Uzun zamandır yazdığımız; Bayrak, Vatan, Millet, Atatürk, Aşk temalı şiirleri, ağabeyim Bilal Yeşilyurt ile birlikte harmanlayıp, siz değerli okuyucuların beğenisine sunduk. 
Yediden yetmiş yediye herkesin beğeniyle okuyacağı bir kitap hazırladık. Herkesin, bu kitapta beğeniyle okuyacağı bir şiirin olduğunu düşünüyoruz. 
 
Okuyan gözlerinize, beğenen kalbinize nurlar yağsın. Aydınlık yarınlar sizlerin olsun. 
Selam ve sevgilerimizi sunuyoruz… 
 
Nebi YEŞİLYURT 
 
Bilal YEŞİLYURT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92645</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/434400ff-1abf-4fdf-811c-dd3e33e51879.jpg</image:loc>
            <image:title>10 Adımda Girişimcilik</image:title>
            <image:caption>“Girişim” ile “Girişimci” ifadelerinin çok karıştırıldığı bir çalışma hayatı temposunda, aslında kelimelerin de fazla anlamı kalmıyor! Çünkü her girişimin artık bir girişimcilik kabul edildiği bir zamanı yaşıyoruz. Her ne kadar, girişimcilik ile “genç” çok iyi uyuşsa da, gönlü genç, nice girişim sahipleri de yok değil! Zaten kavramın birleşmesinin, çıkış noktası da burasıdır. Türkiye İstatistik Kurumu da buradan yola çıkarak, bütün işletmeleri,  sınıfına bakmadan, “girişim” olarak kabul etmektedir… 
 
Unutmayalım ki; bir girişimci, detaylı bir maliyet analizi, ürünün pazar araştırması, teknik tasarım, proje hazırlanması, rakiplerin araştırılması, teknik analiz, ürünün deneyleri veya denenmesi gibi konularda, dört dörtlük bir bilgiye sahip olamaz. Olsa da bu bir istisna olur. Bu yüzden, girişimcilerin, daha işin başında ya da projeleri sürerken, desteklenmeleri gerekir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92646</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/903d12e2-e3d3-4f37-b5b8-70de7e97546c.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşi Ev</image:title>
            <image:caption>Her Ev Sıradan 
Değildir. Bazı Evler 
Vahşidir Ve Yerlerinde Duramazlar. 
 
Tomtom’un Babası Gizemli Milyoner Van Böök’ün Villası Hışırtı Hisar’da Yönetici Olarak Çalışmaya Başlar. 
Tomtom’un Ve Ailesinin Hayatı Bir Anda Değişir. 
Ama Asıl Büyük Değişiklik Villa Aniden Ayaklanıp Yollara Düştükten Sonra Olur. Hışırtı Hisar’ın Çocuk Sakinleri Ayaklanan Villanın Gizemini Çözmeye Karar Verirler. 
Tomtom Tıpkı Hışırtı Hisar Gibi, Sakinlerinin De 
Gizemlerle Dolu Olduğunu Fark Eder. 
 
Finli Yazar Siri Kolu’nun Vahşi Ev Üçlemesi, 
Okurları Macera Dolu Bir Yolculuğa Çıkarıyor. 
 
Kullanılan Reklam Mecraları: Sosyal Medya Ve Gazete/Dergiler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92647</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a7750a3-7350-434e-8784-4fc82cbbbacd.jpg</image:loc>
            <image:title>Evlilik Kader, Mutluluk Tercihtir</image:title>
            <image:caption>Günümüzde birçok evlilik, yetişkin görünümlü çocukların oynadığı bir evcilik oyunu’nu andırıyor. Bu evcilik oyunu, eşleri eşlik vazifesinden uzaklaştırmış vaziyette sürdürülmeye çalışılıyor belki de. Öyle ki ikili ilişkilerde sorunların ortaya çıkmasına neden olan bu çocuksu tutumlar, ne yazık ki eşler arasında bir çözüm de oluşturamıyor. Bu nedenle de pek çok evlilik çözülebilir sorunlardan dolayı yıkılıp gidiyor. Olan iki arada bir derede kalan çocuklara oluyor çoğu kez…
Pekala, neden böyle oluyor?
Evlilik, gerçekten bir evcilik oyunu mu?
Büyümenin ve bir yetişkin gibi davranıp evliliğin ömürlük bir yolculuk olduğunun idrakine erişmenin vakti gelmedi mi hala?
Sizce de hayatın, evliliğin, eş olmanın ve çocuk sahibi olmanın getirdiği sorumlulukları almanın zamanı gelip de geçmiyor mu artık?
İşte elinizdeki kitap, bu gibi pek çok sorunun cevabını veriyor. Yalın ve rahat anlaşılır diliyle, evli çiftlerin ve eş adaylarının evlilik denildiğinde akıllarına takılan tüm sorularını yanıtlayarak, onlara önemli ipuçları da aktarıyor her bir satırında.
Yetişkin olma yoluna girmeye ve evlilik müessesesinin mahiyetini anlayıp önemli bir adım atmaya niyet edenler için çok şeyler söylüyor kitap…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92648</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5e23c33-d21c-4b07-82bb-47718fea49b0.jpg</image:loc>
            <image:title>İntibah</image:title>
            <image:caption>“İnsan her adımını mezardan uzaklaşmak için atar, yine her adımda mezara bir adım daha yaklaşır! (Nitekim her nefesini hayatını uzatmak için alır. Yine her nefeste hayatından bir nefeslik zaman azalır!) İşte Ali Bey de bu türden olarak Çamlıca’dan uzak kalmak arzusuyla yol değiştirmeye başladı fakat her yol değiştirdikçe Çamlıca’ya daha kestirme ulaşan bir sokağa girerdi.” 
 
Yurtseverlik ve millet gibi kavramların Türk düşünce hayatına girmesine büyük katkısı olan ve “Vatan Şairi” olarak tarihe geçen Namık Kemal, ölümsüz eseri Vatan Yahut Silistre’nin sahnelenmesinin ardından Mağusa’ya sürgüne gönderildi. İlk romanı İntibah’ı bu sürgünde kaleme alan Kemal, hem Türk halk edebiyatından hem de Romantizm akımından etkilenerek ortaya toplumsal ve psikolojik tahlillerle dolu unutulmaz bir eser çıkardı. 
 
Zengin bir ailenin çocuğu olan Ali Bey, Çamlıca’da Mehpeyker adlı bir kadınla tanışır. Mehpeyker’in hayat tarzı nedeniyle Ali Bey’in annesi, oğlunu böyle bir kadından uzak tutmak ister ve Ali Bey’in aklını çelmek için evlerine Dilaşub adında bir kız getirir. Mehpeyker, yaşadıkları tatsızlıkların ardından Dilaşub’la ilgilenmeye başlayan Ali Bey’in karşısına tekrar çıkacak ve hem kendisinin hem de Dilaşub ile Ali Bey’in hayatı ölümcül bir şekilde altüst olacaktır. 
 
İntibah, Türk edebiyatının ilk edebi romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92649</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f56109a-1b86-4cc6-a1cc-1631d399eafe.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarsıcı İkinci Dünya Savaşı</image:title>
            <image:caption>Dünya tarihinin en dehşetli savaşlarından olan İkinci Dünya Savaşı&apos;nın atmosferini koklamaya ne dersin? Cevabın &apos;evet&apos; ise korkunç gerçeklerle yüzleşmeye hazır ol ve siperdeki yerini al! En vahşi savaş taktikleri, dehşet verici hikâyeler, korkudan yorganın altına saklanacağın olaylar... Ancak yorganın altından kafanı çıkarabileceğin eğlendirici resimler de seni heyecanlandıracak, güldürecek. Keyifli bilgi kutularıyla işte Sarsıcı İkinci Dünya Savaşı! Tarih hiç bu kadar eğlenceli anlatılmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92650</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ca37c11-776e-4722-baee-937d6e2f98f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gel de İnanma Şaşırtıcı Osmanlı Gerçekleri - Eğlenceli Tarih</image:title>
            <image:caption>Gel de inanma! Neye mi? Tabii ki, Osmanlı’nın en tartışmalı konularının aydınlatıldığı bu kitapta yazılanlara! Kafanızdaki soru işaretleriyle ziyaret edeceğiniz sayfalarda muhteşem gerçekleri öğreneceksiniz. Bazen çok şaşıracak, bazen de şimdiye kadar zihninizde kabullendiğiniz bilgilerin doğruluğuyla karşılaşıp gururlanacaksınız.
“Gel De İnanma” ezberleri bozacak, 600 yılı aşkın Osmanlı tarihine yeni bir bakış açısı kazandıracak.
Şimdi bu kitapta yazılanlara gel de inanma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92651</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c5f5114-8b91-4608-820c-8bc4dbfdea6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirin Masallar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Masallar, çocukları eğlendirirken eğitir. Masallar sayesinde çocukların kelime hazinesi, hayal gücü, düşünme yeteneği, neden-sonuç ilişkisi kurma becerisi gelişir. Küçük yaşlardan itibaren kendilerine masal okunan çocukların okuma alışkanlığını daha kolay kazandığı bilinmektedir. Bu bilgiler ışığında hazırlanan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92652</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d114f3b-b1d2-4a47-acaa-a703221d9434.jpg</image:loc>
            <image:title>Evvel Zaman İçinde (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Masallar, çocukları eğlendirirken eğitir. Masallar sayesinde çocukların kelime hazinesi, hayal gücü, düşünme yeteneği, neden-sonuç ilişkisi kurma becerisi gelişir. Küçük yaşlardan itibaren kendilerine masal okunan çocukların okuma alışkanlığını daha kolay kazandığı bilinmektedir. Bu bilgiler ışığında hazırlanan eserimizle çocuğunuz eğlenirken güzel karakter özellikleri de kazanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92653</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b79dc0cd-b17b-4659-bbba-83d3386f5324.jpg</image:loc>
            <image:title>Heinz Guderian</image:title>
            <image:caption>HEINZ GUDERIAN 
OSPREY Büyük Komutanlar Serisi 7
Tarihin en büyük komutanlarının yaşam öyküleri, muharebe tecrübeleri, uyguladıkları taktikler ve stratejiler… 
Dünya tarihinin en büyük komutanlarını tüm yönleriyle inceleyen OSPREY Büyük Komutanlar 
Serisi, Heinz Guderian ile devam ediyor… 
Genç Heinz, 13 yaşında subay olmaya karar verdiğinde İkinci Dünya Savaşı’nın en şöhretli tank komutanlarından biri olacağını tahmin edemezdi elbette. 
Asker bir babanın oğlu olarak dünyaya gelen Heinz Guderian’ın orduya katılması sürpriz olmadı. Birinci Dünya Savaşı sürecinde muhabere ve telsiz iletişimi konusunda kendini yetiştiren ve dört başı mamur bir karargâh subayı olma azmiyle didinen Guderian, iki savaş arası dönemde zırhlı birlik savaşının gelişimi üzerine derinlemesine çalıştı. İkinci Dünya Savaşı’nın başında ise önce Polonya’da, ardından da Fransa’da kıtaları başarıyla sevk ve idare etti. Guderian savaşın bu döneminde sergilediği performansla yalnızca becerikli bir kurmay subay değil aynı zamanda yırtıcı bir arazi komutanı olduğunu da kanıtladı. Bunun üzerine emrindeki birlikler gelmiş geçmiş en büyük işgal girişimi olan Barbarossa Harekâtı’ndan önce Panzergruppe seviyesine yükseltildi. Harekâtın başlamasıyla birlikte Guderian’ın zincirlerini salıverdiği Alman tankları âdeta aç kurtlar gibi Rusya’nın engin topraklarına atıldı ancak 1941’in sonlarına doğru savaşın başından beri sürdürülen taarruz ivmesi yavaşlama emareleri gösteriyordu. Guderian’ın askerlerini yitirmek istemediği için Hitler’in emirlerini dinlemeyip geri çekilmesi ve bu yüzden Hitler tarafından görevden alınması da bu döneme denk gelir. Ancak Guderian için belki de henüz her şey yeni başlıyordu. İşlerin zora girdiği Mart 1943’te Zırhlı Birlikler Genel Müfettişi olarak görevlendirilen kurt generalden çok hayati bir talepte bulunuldu: Çorak Rus topraklarında hırpalanıp bitap düşen Alman panzerlerini eski görkemine kavuşturmak. Bu hedef uğuruna çok büyük yetkilerle donatılan Guderian derhal kolları sıvayıp işe koyuldu fakat geçen dört yılda pek az şey eskisi gibi kalmıştı. Temmuz 1944’te Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı’na da atanan Guderian o dönemde Almanya’nın en güçlü kişilerinden biri haline geldi ancak görkemli “Panzer Generali”nin bile Almanya’yı bekleyen karanlık akıbeti engellemek için yapabileceği çok az şey vardı. Bu çalışma Guderian’ın askerî yaşamına derinlemesine nüfuz etmekle birlikte onun gençliğine, başarılarının ardında yatan kişisel özelliklere, Erwin Rommel gibi “yıldız” komutanlardan ayrıştığı noktalara, Hitler ve Nasyonal Sosyalizm ile ilişkisine ve “Panzer birliklerinin babası” olduğu yönündeki efsanenin perde arkasına odaklanıyor. Guderian gerçekten de Alman zırhlı birliklerini inşa eden yegâne isim miydi? Bir Naziperver mi yoksa dönemin şartlarını kendi çıkarına göre kullanan bir fırsatçı mıydı? Savaşın ardından yayımlanıp yüksek satış rakamlarına ulaşan hatıralarında neleri itiraf edip neleri anlatmayı “gerekli görmedi?” Resimler, görseller ve detaylı haritalarla desteklenen bu çalışma okura belgesel havasında bir yolculuk sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92654</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/273f9c54-9593-4b15-9847-16ad5ea6ecfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İnsan Yetiştirmek</image:title>
            <image:caption>Tipik Ebeveynlik Yaklaşımlarını
Yeniden Düşünmek İçin Güçlü Bir Gerekçe 
Ebeveynlerin önemli bir görevi vardır: Çocuklarının kim olduğunu -becerileri, tercihleri, inançları, değerleri, karakterleri ve hedefleri- keşfetmek, bunu kabullenmek ve sonra buna göre bir hayat sürdürmelerine yardımcı olmak. Yine de konu nereden başlamak gerektiğine gelince bugünlerde pek çok ebeveyn bocalıyor. 
Çocuklarının bağımsız olmasını istiyorlar, ancak kötü seçimler yapacaklarsa değil. Aşırı baskıcı olmaktan kaçınmak istiyorlar; ancak sonucunda kural tanımaz, saygısız bir çocukları olacaksa değil. Çocuklarıyla iyi bir ilişkileri olsun istiyorlar, ancak otoritelerini kaybetmelerine sebep olacaksa değil. Gerçekten duyulmak istiyorlar, ancak çığlık atarak değil. 
Görevinizin, bir kil öbeğini (çocuğunuzu) öngördüğünüz biçime sokmak olmadığını fark edin: O bir kil öbeği değil ve sizin de bu tür bir gücünüz yok. 
Bir ebeveyn olarak en çok istediğiniz şey etkilemektir, kontrol etmek değil. Bu etkiyi yapmanın da birden fazla yolu var. Bir yol güç ve baskıdan geçer ama başka bir yol daha var; iletişimi artıran, ilişkileri iyileştiren ve Gerçek Dünya’da karşılarına çıkacak şeylere çocukları daha iyi hazırlayan bir yol. 
Tanınmış çocuk psikoloğu ve New York Times çok satan yazarı Ross W. Greene, daha iyi bir ebeveyn-çocuk ilişkisinin nasıl geliştirileceğini açıklarken aynı zamanda empati, dürüstlük, dayanıklılık ve bağımsızlık gibi duyguları besliyor. Sorunları işbirliği içinde çözme modeli sayesinde her iki tarafa da gelişmek için alan tanıyan, bir gün kanatlarını açıp uçması için çocuğunuza sağlam bir temel kazandıracak yönergeler ve ilham verici tavsiyeler sunuyor. 
Bir İnsan Yetiştirmek; ebeveynler, öğretmenler ve diğer bakımverenler için oyunun kuralını değiştirecek. Çocuğunuzla daha iyi bir ilişki kurmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92655</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/423e3edb-ad9a-4197-a82c-406459f9b3e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Güldür Bizi Nasrettin Hoca (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Adını duyduğumuzda bile suratımıza kocaman gülümsemeler yayılır. Hoca, engin tecrübesi, sağlam düşünce gücü, keskin zekâlı oluşu ve hazırcevaplılığıyla herkesi kolayca etkisi altına alabilmektedir. Nasrettin Hoca&apos;nın değeri, yaşadığı olaylarla değil, gerek kendisinin gerek halkın onun ağzından söylediği gülmecelerdeki anlam, yergi ve alay ögelerinin inceliğiyle ölçülür. Kültürümüzün önemli değerlerinden olan Nasrettin Hoca, bizlerin dudaklarında her zaman tebessümle anılacak. Hoca Nasrettin&apos;in gülmecelerinin unutulmaması ve yeni nesillerin de bunları tanıması amacıyla hazırladığımız bu kitapta, eğlence dolu vakitler siz okuyucularımızı bekliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92656</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db1dbbcf-5dac-4c49-8780-1b71ec5f60d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Masal İçinde (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Masallar, çocukları eğlendirirken eğitir. Masallar sayesinde çocukların kelime hazinesi, hayal gücü, düşünme yeteneği, neden-sonuç ilişkisi kurma becerisi gelişir. Küçük yaşlardan itibaren kendilerine masal okunan çocukların okuma alışkanlığını daha kolay kazandığı bilinmektedir. Bu bilgiler ışığında hazırlanan eserimizle çocuğumuz eğlenirken güzel karakter özellikleri de kazanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92657</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aae80ec4-c2c8-4171-a249-64fca4a78219.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Kahramanları Yarışıyor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sevgili Çocuklar, En çok sevdiğiniz masal kahramanları güzel bir partide bir araya geliyor. Onlarla tanışmak ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92658</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac46075b-ca21-4698-826a-601363f25f43.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamber Çocuk ve Dua (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dua, Allah (CC) ile insanlar arasındaki bir bağlantı yoludur. Allah ile bağlantı kurma ihtiyacı ise insanın fıtratında yani yaratılışında vardır. Rabbimiz&apos;in kullarına çok büyük bir lütfu olan dua, insanın tek dost ve veli olarak Allah&apos;a teslim olduğunu gösteren önemli bir ibadettir. Duanın en önemli unsurlarından biri ise Allah&apos;a ve O&apos;nun dualara icabet edeceğine kesin olarak iman etmektir. Peygamber Efendimiz (SAV) hadislerinde müminlere dua hakkındaki bu önemli konuyu şöyle hatırlatmıştır: Allah&apos;a kabul edileceğini kesinkes bilerek dua edin. Kişi, Müslümansa kardeşine arkasından dua ederse, melekler: &apos;Amin! Aynısı sana da olsun!&apos; derler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92659</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abe4c808-c691-47c9-bcff-2645fb3c1558.jpg</image:loc>
            <image:title>Dualı Esma&apos;ül Hüsna (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Allah&apos;ın birbirinden güzel isimleri vardır. Bunlardan 99&apos;u çok bilinmekte ve zikredilmektedir. Bu güzel isimler onun birliğini, büyüklüğünü, mükemmelliğini, kudretini, ihsanını, affediciliğini ve daha pek çok sıfatını ifade etmektedir. Allah&apos;ın bütün isimleri birdir. Ve hepsi güzeldir. Biz Rabbimize dilediğimiz ismiyle dua edebiliriz. Peygamber Efendimiz (sav) Allah&apos;a (CC) şöyle dua etmiştir: Allah&apos;ım! Senin kendine isim verdiğin, yarattıklarından birine öğrettiğin veya ilim hazinende gizlediğin isimlerinin her biriyle Sana dua ediyorum. Allah&apos;ın isimlerinin anlamlarını bilerek söylemek O&apos;na bağlılığımızı gösterir. Bu güzel isimleri saymak zikirdir ve en güzel dua yerine geçer. O&apos;na şükrümüzü ifade etmenin en güzel yolu budur. Bu kitapta sizler; gönlünüze zikir, kalplerinize şükür ve dillerinize dua olsun diye Esma&apos;ül Hüsna pınarından doyasıya içeceksiniz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92660</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5eba0f86-21d6-40fc-96db-fd12bc6272aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçılacak Yer Olunca</image:title>
            <image:caption>Yazar Selçuk Özyurt “Kaçılacak Yer Olunca”  isimli kitabında, hayatın her kesitinden fotoğraflar sunuyor bize… 
Köy, köyden kente göç ve şehir… 
Kaçılacak Yer Olunca’da yazarın gözlem gücüyle yakaladığı özgün fotoğraflar var. 
Yazar kadrajından taşan öykülerle, insanın derinliğine çağırıyor bizi. Bu öykülerle sıradan sandığımız insanların hiç de sıradan olmadığını anlıyoruz. 
Belki de bize bu duyguyu veren, anlatılardaki yaşanmışlık… Anılar nerede bitiyor, öykü nerede başlıyor bilemiyoruz… 
Bir solukta okunan öyküler, okurun gündelik yaşama yeni gözlerle bakmasını sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92661</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd1058e4-1b97-4c84-b518-6d9674719670.jpg</image:loc>
            <image:title>İradenin Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Eğitimci Jules Payot’tan zamanının çok ötesine seslenen güncel bir metin! 
Payot, özellikle gençlere hitap ettiği İradenin Eğitimi isimli kitabında başarılı, tatminkâr ve en önemlisi entelektüel bir ilerlemenin yolunu kesecek, bu amacı baltalayacak tüm tembellik türlerini detaylıca anlatıyor. Böylelikle küçük ve önemsiz gibi gözüken bazı gündelik işlerin, sefil tutkuların, hatta duygu ve fikirlerimizin de irademiz üzerinde olumsuz bir etkisi olabileceğini gözler önüne seriyor. Beş bölüme ayrılmış olan bu kitap boyunca, derinleşebilen düşünme alışkanlığının önemini pekiştireceksiniz ve tembellikten arındırılmış sağlam bir zihni nasıl yaratabileceğinize dair sunulan kalıcı çözüm önerileri göreceksiniz.
 &quot;Okudukça içimde o âna kadar okumamış olmanın üzüntüsü ve pişmanlıkla karışık belirsiz bir acı duymaya başladım. Kendi kendime, ah bu kitap on sekiz yirmi yaşlarımdayken elime geçmeliydi diyor ve geciktiğim için üzülüyordum.”
– Ord. Prof. Dr. Ali Fuat Başgil</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92662</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a86459be-eb40-4799-b2eb-333c6eafaf05.jpg</image:loc>
            <image:title>Melekler Bile Sorar</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Melekler, “A!.. Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz” dediler. Rabbin, “Ben şüphesiz sizin bilmediklerinizi bilirim” buyurdu.   Amerikalı matematik profesörü Jeffrey Lang, 80’lerin başında Müslüman oldu. Onun hikâyesi düşünme ve sorgulama ile başladı. Lang’e göre Kur’an, onu iman etmeye mecbur bırakmıştı. Ancak rasyonel, entelektüel ve manevi açıdan tatmin edici bulabildiği bir dine inanabilirdi ve o dinin İslam olduğuna kanaat getirdi. İslam: düşünen insanın dini.   Jeffrey Lang bu kitabında, kendi deneyiminden yola çıkarak Amerika’da Müslüman olmayı, secde ettiği ilk ânı, İslam’ın Batı’da yayılmasının önündeki engelleri, bu dinin genç kuşağa nasıl aktarılması gerektiğini, din ve gelenek ilişkisini ele alarak okuyucuyu, Kur’an’ın “sarp yokuş” olarak tanımladığı iman yolculuğuna davet ediyor. Yazarın, okuyucusundan istediği bir şey var: sormaktan ve sorgulamaktan kaçmaması. Çünkü bir kanaati dogmalaştırmak, hakikatin önünün kesilmesidir. Ve Allah’a son derece yakın olan melekler bile sorar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92663</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b3d63fd-4bf5-40f1-959d-03e4f621febd.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Üzerine</image:title>
            <image:caption>İnsan olarak insani şeyleri, ölümlü olarak ölümlü şeyleri düşünmemizi salık verenlere kulak asmamalı, fakat elimizden geldiğince kendimizi ölümsüzleştirmeli ve içimizdeki en iyi, en yüce şeyle uyum içinde yaşamak için her şeyi yapmalıyız.”
Aristoteles
İnsan, eksik bir varlıktır. İnsanın hayvanlara kıyasla çıplak, zayıf, korunmasız olduğu ve bu eksikliği gidermek için “teknik”i bulup geliştirdiği söylenmektedir. Teknik bu eksikliği gidermiş midir? Yoksa giderilmesi gereken bir başka ve daha esaslı bir eksiklik mi vardır?
İnsanın bu eksikliği özüyle ilgilidir ve tamamlanma uğraşı, yaşadığı hayatın tümünü baştan sona içine alır; insan ancak bu sayede sonunda “kemal”e erişir.
Grek düşüncesinin en büyük simalarından birinin, “eğitim”in bu tamamlanma sürecinin neresinde yer aldığını öğrenmek isteyenler için bulunmaz bir kaynak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92664</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bc75336-4882-4918-a0d0-4d40b05eeb78.jpg</image:loc>
            <image:title>Şedaraban</image:title>
            <image:caption>Şedaraban
insanın boşluğuna gelip onu sarsan
çünkü tam da o boşluğu anlatan
kurgusu ve içeriği ile ustalıkla yazılmış
çok etkileyici bir roman.
Bir ölüm kalım meselesi hakkında,
bir ölüm kalım meselesi gibi kaleme alınmış olan.
Şedaraban bir mektup aslında
verdiği ilk haberle gözleri açan:
Her hayatın bir kör noktası var.
Ve insana çarpacak her şey orada yaşar.

Hakan Günday 



İmkânsız bir aşk, uluslararası suç örgütleri, istihbarat teşkilatları, yakın dönem siyasi tarihimizden yansımalar ve hepsini birbirine bağlayan Tanburi Cemil Bey’in Şedaraban Saz Semaisi… 
 
Şedaraban, Nedret Kılıç’ın farklı edebi türleri iç içe kullanarak ulaştığı bir kalem zirvesini temsil ediyor. Yazar, dinmeyen aksiyonun gölgesinde zaman ve mekân algılarını zorlayan bir kalem ustalığıyla okuru şaşırtıcı bir kurguya davet ediyor. 
Kahramanlarının gizli ve karanlık hayatlarını kâğıda dökerken okura ürpertici ve bütünlüklü bir eser sunan yazar, ince ince kurgulanmış metnini söylemek kadar susmakla da tamamlıyor. Şedaraban, harcındaki musikiden güç alan taptaze bir dil vaat ediyor. 
Şedaraban, dinamik vaka örgüsü kadar modern anlatı tekniklerinden yararlanan üslubuyla da daima hatırlanacak bir roman; usta işi bir edebiyat şöleni…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92665</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/096c7c05-bfe9-42dd-968e-45e87cb7a2f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıtlık Sonrası Anarşizm</image:title>
            <image:caption>Birbiriyle ilişkili olan makaleler dizisini kapsayan bu kitapta Murray Bookchin “kıtlık sonrası” dönemin sunduğu imkanlarla kendi ekolojik ve anarşist vizyonunu tartar. Marksist politik ekonominin —maddi kıtlık çağından kaynaklanmış ve geleceğin kökten değişimlerini ön göremeyen— kısıtlarını aşan Bookchin, karmaşık sanayi toplumunun özyönetimi için gerekli olan araçların çoktan gelişmiş olduğunu ve devrimci çehremizi büyük oranda değiştirdiğini öne sürer. Yirminci yüzyılda gerçekleşen teknolojik ilerlemeler, üretimi büyük oranda genişletmiş olmakla birlikte, bunu şirketlerin kârı lehine ve insan ihtiyaçları, işçi denetimi ve ekolojik sürdürülebilirlik pahasına gerçekleştirmiştir. Sanayinin doğrudan kontrolü ve topluma yönelik ekolojik ve ütopyacı bir vizyonu bir arada ele alan işçi sınıfı, özgürlük mücadelesi için devletin, hiyerarşik toplumsal ilişkilerin ve (öncü) politik partilerin gerekli olduğuna dair miti bertaraf edebilir. Güncel toplumun gerçekliklerine dayanan Bookchin’in analizi, pragmatik tazeliğini hala korumaktadır. Muhtemelen Bookchin’in en etkili makalelerini (meşhur “Dinle, Marksist!” ve “Ekoloji ve Devrimci Düşünce” dahil) bir araya getiren bu üçüncü baskıya yazarın yeni bir önsözü de eşlik etmektedir.

“Anarşizmin dinamik bir şekilde ortaya çıkışıyla birlikte, güncele yönelik bir kavrayış için Bookchin’in Kıtlık Sonrası Anarşizm kitabından daha iyi bir klasik yoktur. Hatta, makalelerden oluşan bu derleme “yeni anarşizm” için bir mihenk taşıdır. Günümüz anti-kapitalist hareketlerindeki en mücbir meseleler —yakınlık grupları ve doğrudan eylem, ekoloji ve çeşitlilik içinde birlik, hiyerarşinin eleştirisi— kırk yıl öncesinin Kıtlık Sonrası Anarşizm kitabında bulunmaktadır. Bookchin’e referans vererek söylemek gerekirse, Kıtlık Sonrası Anarşizm özgürlüğün doğrudan demokratik biçimleri için ütopik talepleriyle —günümüzün küresel deneyimlerinde yüksek sesle yankılanmakta olan— “vaat hissi” sunmaya devam etmektedir.”
—Cindy Milstein (Anarşist Çalışmalar Enstitüsü kurul üyesi)
“Murray Bookchin daha önce bir kaç kitap yayınlamış olsa bile, Kıtlık Sonrası Anarşizm 1971 yılında kendi adıyla yayınladığı ilk kitabıdır. Kitapta yer alan göz kamaştırıcı metinler, büyük bir anarşist düşünürün, hatta Kropotkin’den beri en özgün düşünürün gelişini bildirmektedir.
— David Goodway (For Worker’s Power: The Selected Writings of Maurice Brinton ve Talking Anarchy —Colin Ward’la birlikte— kitaplarının editörü)
“Bookchin modern toplumun keskin bir analizini yapmakta, ekolojik krize yönelik isabetli, provokatif bir tartışma sunmaktadır.”
— Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92666</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/552576c5-d9ef-4304-a5e5-35b8309f1d46.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyadan Geriye Kalan</image:title>
            <image:caption>“Devrim bir hayaldir” derler. 
 
Fakat bugün tamı tamına bir ihtiyaç oldu. 
Süreyya Su, Dünyadan Geriye Kalan’da, devrimi hayal etmenin, dünyayı değiştirmek için inatla mücadele etmenin ve sebatla çalışmanın gerekliliği üzerine bizi bir kez daha düşünmeye çağırıyor. 
Çalışma bir anlamda, devrimi hayal etmek için okuru meditasyona çağırıyor. 
Kitap, öncelikle başka bir dünyayı hayal edebilmek için başka türlü düşünebilmenin gerekli olduğundan hareket ederek kuramsal bir çerçeve çizen yazıları bir araya geliyor. 
Yazar burada bir anlamda, dünyayı yorumlamak/anlamak ve değiştirmek için gerekli olabilecek alet edevatı kutuya koyuyor. 
Sonra bu alet edevatla bazı olay ve olguları yorumlamaya ve anlamaya girişiyor. 
Yazara göre, dünyayı değiştirmek için önce çözümlemek ve yorumlamak gerekir ve böylece dünyada meydana gelen bazı olayları teorik bakışla çözümlüyor ve yorumluyor. 
Su, çalışmasının devamında da, dünyadan geriye kalanlara; yani krizlere, şiddete, adaletsizliğe, güvencesizliğe, umutsuzluğa, utanmazlığa, çer-çöpe, kötülüğe, ölüme eleştirel teorik bir perspektifle bakıyor. 
 
Dünyadan Geriye Kalan, büyüyen çölleşmeye karşı dünyayı değiştirme ve başka bir dünya kurma iradesini, başka dünyaları hayal etme ve tasarlamayı, başka dünyaların olanakları üzerine düşünmeyi koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92667</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bda8434b-9e22-481f-bdad-216e6b1df67f.jpg</image:loc>
            <image:title>Adem ile Havva&apos;nın Güncesi (Kısa Klasikler)</image:title>
            <image:caption>Kadın erkek ilişkileri hep böylesine karmaşık mıydı? Mark Twain soruyu yanıtlamak için bilinen en eski âşıklara çevirir gözlerini ve Amerikan edebiyatının en samimi aşk hikâyelerinden biri başlar. 
 
Âdem ile Havva kendilerini yeryüzünde bulurlar. Bu yabancı dünyadaki yaşamı ve tuhaf varlıkları tanımaya çalışırken bir de aşk çıkar başlarına. Günümüz gündelik yaşantısının sıkıntılarına pek benzemese de, hayatta kalmak için türlü mücadeleler vermek zorundadırlar. Fakat karşı cinsi anlamak ve birlikteliği sürdürmeye çalışmak onlar için doğada var olmaktan çok daha zorlayıcıdır. Kimi zaman sevdiğinin gönlünü almak, doğada ateş yakmaktan daha uğraştırıcı olabilir. 
 
Twain’in yaşam mücadelesinin başkahramanlarının güncelerinden oluşturduğu öykü, zamanla büyük değişimlere uğrasa da aşkın özünün hâlâ korunduğunun mizahi bir ifadesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92668</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df113695-b089-42c3-aa7c-99a7dcccb7dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevut Hüküm</image:title>
            <image:caption>Sanatının, ilminin vezaifini her şeyden mukaddes bilen Kasım! Şimdi aşk ve merhametin karşısında, hiçbir insanın aşkı için hususi bir aleti olamayacağına iman ettiği büyük sanatını Sara’yı kazanmak için bir vasıta yapıvermişti. Hem de nasıl bir şey için yemin etmişti! İlmi, kitapları, hocaları, laboratuvarları, o kadar fedakârlıkla elde ettiği sanatı, semadan muazzam simalarla başı üzerine eğilmiş, onu telin ediyorlar gibi geldi. O da Sara’nın elleri üstünde, ömründe ilk defa olarak ağlamanın harikulade hüzün ve lezzetini hissederek ağladı, ağladı.

Mevut Hüküm, Halide Edib’in ilk dönem romanlarındaki arzu ve delilik matrisinin içinde konumlanır. Aklın, arzunun kıyısında olan kadınlar, o sınırı aşsalar da aşmasalar da tehdit olarak algılanırlar ve toplumun eril simgesel düzlemini her an istikrarsızlaştırdıkları için bu dünyada onlara yer yoktur.
Fatih Altuğ
Kaleme aldığı her metinle yeniden tartışılan Halide Edib’in bütün eserleri, gözden geçirilmiş baskılarıyla Can Yayınları’nda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92669</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e7acfdf-1165-4c01-b595-197291f53d56.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Bu Kadar Akıllıyım? (Kısa Klasikler)</image:title>
            <image:caption>Neden Bu Kadar Akıllıyım? Alman filozof Friedrich Nietzsche’nin otobiyografik nitelikte kurguladığı Ecce Homo’dan bir kesittir. Nietzsche’nin Ekim 1888’den buhran geçirdiği Aralık 1889’a dek üzerinde çalıştığı bu metin, filozofun kendisiyle ve eserlerine konu olan düşünce biçimiyle hesaplaşmasına dayanır. Bu kitapta yer verdiğimiz “Neden Bu Kadar Akıllıyım?”, “Neden Bu Kadar Bilgeyim?” ve “Neden Bu Kadar İyi Kitaplar Yazıyorum?” başlıkları, bir soru olmanın ötesinde, Nietzsche’nin kendini prototip insan olarak sunduğu eserinin belkemiğini oluşturur. Hıristiyanlık ve değer kavramlarının sorgulandığı; ahlak, özgür irade, Tanrı gibi anlam alanı sabitlenmiş kavramların tartışmaya açıldığı Neden Bu Kadar Akıllıyım?, Nietzsche’nin zihinsel yetilerini yitirmeden önce giriştiği son hesaplaşmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92670</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/963affea-f8ca-427d-ae30-ef3b0196e4db.jpg</image:loc>
            <image:title>Hanife Hanım’ın İstanbul Maceraları</image:title>
            <image:caption>1930’ların başlarında Yeni Gün gazetesinde yayımlanan bu yazılarda İstanbul’un ve sosyal hayatımızın geçirdiği hızlı dönüşüm, Fatih Çarşambalı Hanife Hanım’ın şahitliğiyle anlatılıyor. Mahmut Yesari’yi yanına katarak sinemalardan futbol, boks maçlarına, yılbaşı partilerinden Güzel Sanatlar Akademisi’ne İstanbul’u semt semt, mekân mekân gezen insancıl Hanife Hanım, karşılaştığı tiplerle son derece eğlenceli sohbetler yapıyor. Devrin türedi zenginlerinden matbuat emekçilerine, İbrahim Çallı, Neyzen Tevfik, Şükûfe Nihal, Osman Cemal gibi ünlülerine kadar sanatçı, gazeteci, siyasetçi birçok ismin dahil olduğu bu karşılaşmalar, bize zengin bir modern Türkiye haritası sunuyor. 
 
“[Mahmut Yesari’nin] asıl kıymeti hayatında kavranmış değildir, ölümünden ve nesillerden sonra değeri artacak ediplerdendir.” 
Refik Halid Karay 
 
“Mahmut Yesari, kendisinde ve benzerlerinin şahsında zürriyeti kurumaya yüz tutmuş bir bohem neslinin son mümessillerindendi. (…) Mahmut Yesari’nin ölümü, Türk edebiyatını ve gazeteciliğini benzeri az bulunur bir rikkat ve fazilet örneğinden mahrum bıraktı.” 
Peyami Safa</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92671</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd3bacf7-4717-4fb7-90fe-950e2392e60c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutabıkız</image:title>
            <image:caption>Okuyacağınız bu kitap onurlu mücadele süreçlerini akıcı bir dille anlatıyor. Rengin Gürdeniz bir eş, bir anne, bir anneanne ve en önemlisi bir Türk kadını olarak Amiral Cem Gürdeniz’le kurduğu huzurlu ve mutlu bir hayatın üst üste yaşanılan haksızlıklara rağmen hepimize ve özellikle gençlerimize örnek olacak şekilde nasıl da dimdik ayakta kaldığını haykırıyor. 
 Rengin, iyi ki seni ve eşin Cem’i tanıdım. İyi ki herkesin beklediği Cem ile yarattığınız hikâyenizi anlatan bu kitabı yazdın. İyi ki Atatürk’ün hayalindeki Türk kadınının bugünkü sembol isimlerinden birisi oldun. 
ŞULE NAZLIOĞLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92672</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbe2237d-0936-4c6a-9400-2b115ce0151e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kiralık Depo</image:title>
            <image:caption>Yürüyen Ölüler Serisinin Yazarından Soluklusuz Okunacak Yeni Bir Başyapıt
Cehenneme hoş geldiniz…
Yalnız, bir çocuklu ve boşanmış bir adam Johnny Fitzgerald… Kötü bir uyuşturucu bağımlılığıyla boğuşan, çok yetenekli bir çizer… Johnny ve altı yaşındaki oğlu korkunç bir deneyim yaşayacakları bir hikâyeye giriş yapıyorlar…
Johnny ve oğlu kiralık depolarında, hiç kimsenin ortalıkta olmadığı bir Noel arifesinde mahsur kalırlar. Günlerce sürecek bu korkunç deneyimde insani ihtiyaçlarının yanı sıra Johnny’nin savaşması gereken daha önemli şeyler vardır. Babalık duygusu ve uyuşturucu bağımlılığıyla verdiği mücadele hayali ve gerçek şeytanlarla olan mücadelesine karışınca korku dolu saatler bitmek bilmeyecektir…
New York Times çoksatanı THE WALKING DEAD serisinin yazarı Jay Bonansinga, Chuck Palahniuk’un Dövüş Kulübü’nün acımasız gerçeküstücülüğünü ve Clive Barker’ın karanlık dünyasını harmanlıyor. Kiralık Depo, sizi acımasız sonuna ulaştıktan günler sonra bile etkilemeye devam edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92673</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68daa083-39ac-4d43-a139-977465cc7584.jpg</image:loc>
            <image:title>Anında Görüntü</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un taşlı yollarında delikanlılar, kafalarını güzelliğe, özgürlüğe ve başkaldırıya çevirirken ülkedeki gerginlik aşağıdan yukarıya yukarıdan aşağıya artmakta ve herkes kaderlerinin biçileceği bu zaman için yerlerini almaktaydı. İşte bu köşe kapma oyunu sırasında sokaklardan meyhanelere kadar olan biten her şey Muzaffer Buyrukçu’nun özenli kaleminden bir kamera gerçekliğiyle kaydedilmişti, deklanşöre basmış her ne oluyorsa anında görüntülenmişti. 
Muzaffer Buyrukçu, 1968’den 1986’ya uzanan günlüklerini bir araya getirdiği Anında Görüntü’de, edebiyat camiasının ve dönemin aktüel çevresinin adeta bir fotoğrafını çekerek kalbinde ve zihninde saklı kalan anıları ölümsüz kılıyor. Edip Cansever’den Cevap Çapan’a, Yannis Ritsos’tan, René Gaudy’e kadar ulusal ve uluslararası birçok sanatçının mahfillerde dönem edebiyatı ve çağın sanat anlayışına dair fikirleri Buyrukçu’nun günlüklerinden sonsuzluğa uzanan bir yolculuğa çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92674</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c94be83-c47f-4096-91c8-2e22b9458e8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Kadar Bir Çiçek</image:title>
            <image:caption>Adımız bahçenin köşelerinde saklı 
Yeminimiz sözümüz sevgimiz 
Bu sarı kâğıtta katlı 
 
Güneş işte orda bayram yeri 
Sularda ilk cemre 
Gökte bir leylek buluyorum 
 
Nedir beni dalgınlığa götüren 
Şehirden dönünce onu bulamamak mı 
Yoksa bu yaşta ölümden mi korkuyorum 
 
Bahçenin içinden annemin kahkahası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92675</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cbe40c1-13bc-4c9d-ac49-d6c5d582162e.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes Gitmiş, Hepsi Bir Arada</image:title>
            <image:caption>hangi yokla yıksam hayatımı 
hangisi yıkar beni 
kim temizler ruhumdaki lekeyi 
inkârımı yüzüme vurabilecek biri belki 
 
samsun asfaltı’na dağılan 
tespih tanelerinde eksik 
çifti kaybolmuş ayakkabı tekiyim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92676</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/714ea652-24ec-44e3-a8bb-47c2a074eead.jpg</image:loc>
            <image:title>Histerik</image:title>
            <image:caption>Tokatlı Şeref Düzyatanlar’ın 1900’lerin başında Viyana’da ne işi vardı? 
Şeref, Nebi, Latif ve Papaz Dimitri, Sigmund Freud’la nasıl bir araya geldiler? 
Psikanalizin kurucu ismine en büyük yardımı Şeref ve yol arkadaşları yapmış olabilir mi? 
HİSTERİK 
Bir Sigmund Freud ve Şeref Düzyatanlar Hikâyesi 
 
“Şeref Düzyatanlar ile aramdaki gizli bağı nihayet bu kitapta keşfettim. Her ikimizi de büyüleyen üstün dâhi, Avusturyalı Sigmund Freud’muş meğerse. Şeref bu kitabında belki de bilmeden ‘Freudian-Slip’ icra ediyor. Tam çevirisi olmasa da Türkçesiyle ‘dil sürçmesi’… 
Yani, hepimizin günlük hayatında başına gelen bir olgu! Konuşmalarımızda, sözlerimizin yanında davranışlarımız da, bazen anlam veremediğimiz bir şekilde ‘sürçüyor’! 
Meğerse Freud Baba’ya göre bunun bilinçaltı ile bağlantısı varmış. Tıpkı rüyalarımız gibi… 
Şeref’in bu muazzam romanı acaba bir ‘Freudian Slip’ mi? Analizini siz yapın gari…” 
 Ayhan Sicimoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92677</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0d14bf9-c4d6-43fa-a5f3-539b63759ff1.jpg</image:loc>
            <image:title>İstek Canavarları</image:title>
            <image:caption>Ve Hayatımın Kontrolünü Elime Almamım Öyküsü
“Herkesin bir istek canavarı vardır ve bu canavarların tek isteği insanları mutlu etmektir. Ancak onlara karşı yine de çok dikkatli olmalısın. Çünkü istek canavarın ihtiyacından fazla büyürse, başını derde sokabilir!” 
 
Çocuk veya yetişkin hepimiz, bizlere haz veren deneyimlerin içinde sonsuza kadar kalmayı dileyebiliriz. Harika lezzetli bir yemeği yerken, dostlarımızla müthiş eğlenceli bir gün geçirirken, tüm gözlerin övgüyle üzerimize toplandığı veya bizi tüm dert ve kederlerden uzaklaştıran anların bitmemesini istemek kadar evrensel ve doğal bir duygu yoktur. 
 
Yazar Chelo Manchego’nun yarattığı, kitabın kahramanını zorlayan istek canavarı Oskar, hiçbir zaman doymuyor. Bir kere başladı mı saatlerce oyun oynamak istiyor, bir dilim pastayla asla yetinmiyor, kim ilgi odağı olursa hemen onun yerine geçmeyi istiyor. Kim istemez ki? 
 
Bazen bu haz dolu anlara kendimizi fazlaca kaptırdığımızda, keyif veren hislerin üzerine sıkıntılı bir sis perdesi düşebilir. İşte böyle zamanlarda karşılaştığımız zorlukların da sonuçlarıyla yüzleşmek pek kolay değildir. Tıpkı hikayemizin “süper mizahi” başkahramanının, kendi davranışlarının aşırılıklarından istek canavarı Oskar’ı sorumlu tuttuğu gibi, bizler de aşırılıklarımızı dış faktörlere yansıtmayı tercih edebiliriz. Bu hayaller ve gerçekler, başka bir deyişle, arzular ve sınırlar arasındaki çatışmanın iç dünyamızda yarattığı gerilimle baş etmenin en kolay yoludur. Zorlayıcı isteklerimizin sebebi küçük bir çocukken istek canavarı, büyüdüğümüzde ise bu istekleri harekete geçiren her neyse ise o olabilir. Çünkü davranışlarımızın sonucunu kabul etmek ve en önemlisi de başımızı derde sokan eylemlerimizi üstlenmek pek de kolay değildir. Fakat küçük bir çocuğu büyümeye ve yetişkinlerin de içindeki küçük çocuğu olgunlaşmaya götüren yol, bu eylemlerin sorumluluğunu alabilmekten geçmektedir. 
Sağlıklı bir ruhsallık için dürtüleri tanımak ve onların taleplerinin farkına varmak gerektiğinin altını çizen İstek Canavarları, Petek Halman Kara’nın bilgilendirici önsözü ve Hayriye Selen İyicil’in kıvrak çevirisiyle çocuklara hazzı erteleyebilmeyi öğretiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92678</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7aa58e5b-8223-431e-bf34-8a6ae7aea2a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Çay</image:title>
            <image:caption>Bazen hayatına şehirler girer, dost çıkar 
Bazense hayatına şiir girer, aşk çıkar 
Girenine çıkanına kafa yorduk da 
Şu hayatta 
Üzüldük de hani 
“Ne Çay” şiir kitabı çıktı. 
Kitapta masumane bir aşkın her hâli, imgeleri, kültürü, nostaljisi, beklentisi, sitemleri vardı hayata dair. 
Hani bir söz vardır şiirlerde; “Şairin insanı görülmez” diye, onlar okuyucunun hayal dünyasında var olur da anlık girip çıkarlar... 
“Ne Çay” da bunun örneğini sizlere sunuyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92679</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bd76b8c-70fe-4820-b957-25287ccb2f3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Fenerli Evler</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin temelleri, tanınmış ya da tanınmamış onlarca kahraman sayesinde atıldı. Bağımsızlık mücadelesi için cephede göğsünü siper edenlerin yanı sıra halk da varını yoğunu ortaya koydu. 
Eğitimci Zühal İzmirli ve Yücel İzmirli, bu kez halk kahramanlarının fedakârlık öykülerini çocuklar için derledi. Tek geçim kaynağı öküzünü askere veren Satı Kadın&apos;dan Yıldırım Kemal&apos;in vatan sevgisine, kırmızı elbiselerin hikâyesinden Fahrettin Altay&apos;ın biraz tuz, biraz karabiber anısına toplam altı tarihi hikâye, geçmişi unutmamak için bir araya geldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92680</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b45a0d0-d551-4501-b7d5-dab5bc58948e.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Zambaklar Ülkesinde</image:title>
            <image:caption>Acımasız doğa koşullarının hâkimiyeti altında, toprakları verimsiz, kaynakları yetersiz bir ülke… 
Türlü yokluklar ve imkânsızlıklar içerisinde kıvranıp duran, hastalıkların pençesinde inleyen, eğitimsiz ve âdeta yaşamdan bezmiş bir halk… 
Bütün bunlara rağmen, bir grup aydın ve toplumun her kesimden vatanseverlerin öncülüğüyle Avrupa’nın refah seviyesi en yüksek ülkelerinden biri hâline gelen Finlandiya. Ders alınması ve büyük bir dikkatle incelenmesi gereken bir başarı hikâyesi! 
Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Finlandiya’nın şu an bulunduğu konuma gelmesini mümkün kılan seferberliğin ilk adımlarının hangi felsefe doğrultusunda atıldığını, bu atılımların hangi düşünceler ışığında gerçekleştirildiğini anlatıyor. 
Bu kitabın sayfalarını çevirdikçe Mustafa Kemal Atatürk’ün bu kitabın okullarda okutulmasını neden istediğini anlayacak, bu minik İskandinav ülkesinin hikâyesinin bizler için neden büyük dersler içerdiğini göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92681</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1aef0ba4-af2d-41f5-8b32-b453ca26a58b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokuz Huzursuzla Fütürizm</image:title>
            <image:caption>Patates fırlatacağınıza bir fikir ortaya atın, aptallar! 
Carlo Carra 
 
Eskiye ait hiçbir şey yok! 
Ağdalı, bol aforizmalı, naftalin kokan her şey yerle bir edildi. 
Fütüristler geleceği modernitede arıyorlar. Bunun için elbette eskiye dair her şeyi reddediyorlar. 
Kaldır başını telefonundan. 
Çoktan bir algoritmaya dönüştüğün bu yüzyıldan, geçtiğin yüzyıla el salla. 
Resimler tarifsiz, müzik gürültülü, edebiyat sınırları zorluyor. 
Sanatın da adrenaline ihtiyacı var tabii... 
Bu kitap, sanatın sınırlarını zorlayan dokuz fütüristin, sanata attığı sarsıcı ve cüretkâr tokadın hikâyesidir. Evet onlara “deli” demiş olabilirler ama onlar deliliği hakaret olarak değil, bir övgü olarak kabul edip devam ettiler yollarına. Onlar yüzünü geleceğe dönmüş insanlar. Tarihleri yok, sanat yapmak için kuralları yok. Ancak eskiyi yıkmak için cesaretleri çok.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92683</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afbd85fe-d181-47c1-be6c-d08168a852c3.jpg</image:loc>
            <image:title>1. Lig Ampute Futbol Takımlarında Bacak ve El Kavrama Kuvvetinin Sportif Performansa Etkisi</image:title>
            <image:caption>1.GİRİŞ 
2.GENEL BİLGİLER 
2.1.Engellilik 
2.2. Engel ÇeĢitleri 
2.3. Engelliler ve Spor 
2.4. Bedensel Engellilerde Spor 
2.5. Sporda Temel Motorik Özellikler 
2.6. Ampute Futbol 
2.7. Ampute Futbolun Dünyadaki ve Ülkemizdeki GeliĢimi 
2.8. Ampute Futbolda Bacak ve El Kavrama Kuvvetinin Önemi 
2.9.Sportif Performans 
3. MATERYAL VE METOT 
3.1.Çalışma Evreni ve Örneklem 
3.2.Veri Toplama Araçları 
3.3. Verilerin Analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92684</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5a459b2-67fb-4b1a-ab0f-89185ce72e34.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerel Siyasete Katılımda Toplumsal Cinsiyetin Rolü Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Örneği</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1. Toplumsal Cinsiyet 
1.1Toplumsal Cinsiyet Kavramı ve Biyolojik Cinsiyetten Ayrılışı 
1.2.Toplumsal Cinsiyet ile İlgili Kuramlar 
1.3.Toplumsal Cinsiyet Kalıp Yargıları (Stereo-Tipleri) ve Cinsiyet Rollerinin Türkiye’den Örnekleri 
1.4. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği 
1.5. Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği ve Verilerle Türkiye’nin Durum Analizi 
1.6. Bölüm Sonucu 
2. Yerel Siyaset 
2.1 Yerel Siyaset 
2.2. Bölüm Sonucu 
3.Yerel Siyasete Katılımda Toplumsal Cinsiyetin Rolü: Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Örneği 
3.1 Eskişehir Hakkında Güncel Bilgiler 
3.2 Yerel Siyasete Katılımda Toplumsal Cinsiyetin Rolü: Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Alan Araştırma Sonuçları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92685</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24ac1fe8-a550-4133-a8da-1f41bad7bb90.jpg</image:loc>
            <image:title>Ampirik Yöntemlerle İktisadi, Mali ve Finansal Uygulamalar</image:title>
            <image:caption>1.Türkiye’de Turizm - Büyüme İlişkisi: Asimetrik Kantil Regresyon Analizi 
2.Türkiye’de Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları ile Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişkinin Fourier Yaklaşımı ile Analizi 
3.Sağlık Harcamalarının Ekonomik Büyüme Üzerindeki Etkisi: Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkelere Yönelik Karşılaştırmalı Ekonometrik Bir Analiz 
4.Ekonomik Büyüme Üzerinde Ticaretin Yaygın ve Yoğun Marjlarının Etkilerinin Ampirik İncelemesi 
5.Altyapı Rekabet Gücünün Ekonomik Büyüme Üzerindeki Etkileri 
6.Mevduat Bankaları ve Finansman Şirketlerinin Ekonomik Büyümeye Etkisi: Türkiye Üzerine Bir İnceleme 
7.Türkiye’de Ödemeler Bilançosunda Net Hata ve Noksan Kalemine Etki Eden Makroekonomik Faktörler Üzerine Bir İnceleme Türkiye İmalat Sanayi Firmalarında İnovasyon ve İhracat İlişkisi: Mikroekonomik Bir 1.      Yaklaşım 
2.Potansiyel Çıktı Histerisi: Türkiye Üzerine Ampirik Bir Araştırma 
3.Doğrudan Yabancı Yatırımların Çevre Kirliliği Üzerine Etkisinin Kirlilik Sığınağı Hipotezi Bağlamında Analizi 
4.Uluslararası Göç ve İnsani Gelişmişlik Endeksi Nedensellik Analizi 
5.Euro Bölgesi Merkez ve Çevre Ülkelerinde Okun Yasası’nın Nedensellik Analizi 
6.İmalat Sanayi İhracatı ve Döviz Kuru Arasındaki Nedensellik İlişkisi: Türkiye Örneği 
7.Seçilmiş Bazı OECD Ülkelerinde Döviz Kuru ve Makroekonomik Değişkenler Arasındaki İlişkinin Analizi 
8.Kamu Sağlık Harcamaları Sosyal Refahı Etkiler mi? Seçilmiş Ülke Grupları Üzerinden Panel Veri Analizi 
9.Maliye Politikası ile Konjonktür Dalgalanmaları İlişkisi 
10.Mükelleflerin Vergi Ödeme Nedenlerini Belirleyen Demografik Faktörler: Bakü Örneklemi ile Lojistik Regresyon Analizi 
11Kurumsal Kalite ve Vergi Uyumu: Ülkelerarası Bir İnceleme 
12.Vergiden Kaçınma ve Kurumsal Sosyal Sorumluluk İlişkisi 
13.Siyasal İstikrar ile Vergi Gelirleri Arasındaki İlişki 
14.Politik Konjonktür Dalgalanmaları ve Demokrasi Düzeyi İlişkisi: Çok Partili Dönem Türkiye Örnekleminde Bir Uygulama 
15.Sukûk İşlem Hacminin Arttırılma İmkânları ve Ekonomiye Etkisi 
16.Türkiye’de Şirket Birleşme ve Satın Alımlarının Anatomisi 
17.Yapay Sinir Ağı Modelleriyle Sanayi Sektöründeki Şirketlerin Salgın Dönemindeki Finansal Başarısızlık Risklerinin Analizi 
18.Mobil Bankacılık Müşterilerinin Covid-19 Pandemisine Göre Deneyim ve Davranışı: Y Kuşağı Örneği 
19.Covid-19 Nedeniyle Üniversitelerde Gerçekleştirilen Uzaktan Eğitimin Şehir Ekonomisine Yansımaları: Rize Örneği 
20.Covid-19 Döneminde Likidite ve Borç Yönetim Performansı: Türk, Alman ve Fransız Otomotiv Ana ve Yan Sanayi Şirketleri’nden Ampirik Kanıt 
21.Covid-19’un Borsa İstanbul’da İşlem Gören Turizm Şirketleri Üzerindeki Etkisinin TOPSIS Yöntemi ile Analizi: Lokanta ve Oteller Üzerine Bir Araştırma 
22.Davranışsal Finans Kavramı ve BIST30’da Ocak Ayı Anomalisi Üzerine Bir Uygulama 
23.Nakit Akışlarının Sağlandığı Faaliyetler Yöntemi ile Nakit Akışlarının Analizi: Katılım 30 Örneği 
24.Finansal Kriz Dönemlerinde Çalışma Sermayesi Yönetimin İşletmelerin Finansal Performansları Üzerindeki Etkileri: BİST’te Bir Uygulama 
25.Yabancı Yatırımcı Payının BİST 100 Endeksi Getiri Oynaklığı Üzerindeki Etkisinin Analizi 
26.Gamma Dağılım Ailesi ve Kullanım Alanları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92686</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/718b4706-daa1-4891-8356-8930ea3e03b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Turizm Pazarlamasında Dijital Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>1  Dijital Pazarlama 
2.Turizm İşletmelerinde Arama Motoru Optimizasyonu 
3. Arama Motoru Pazarlamasi 
4. Gelen Kutusu Savaşlari: Turizm Sektöründe E-Posta Pazarlamasi 
5. Turizm Sektöründe Mobil Pazarlama 
6. Turizm Sektöründe Sosyal Medya Pazarlamasi 
7. İçerik Pazarlamasi 
8. Fijital Pazarlama 
9. Turizm Sektöründe Büyük Veri 
10.  Turizm Sektöründe Dijital Finans Teknolojileri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92687</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e956f49-450c-4626-8cc8-a4720fd698c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanı Tutamadım</image:title>
            <image:caption>Şiir kitabımda özellikle; hızla geçen yaşanmışlıklar, umutlar, anılar, temenniler, tecrübeler, hayata sitem, şehrimin, mahallemin güzellikleri ve insanları ön planda yer almaktadır. Hal böyle olunca, kitabımın ismini ‘ZAMANI TUTAMADIM’ olarak belirlemeyi uygun gördüm. 
 İsterim ki, sihirli bir gözlük olsun 
Benim gördüklerimi 
Görünmeyenlerin arkasındaki gerçekleri 
Herkes görsün isterim 
Yakınları takınca bu günü göstersin 
Eski gözlükleri taktığında maziyi 
Uzakları takınca geleceğe gitsin 
Kırık camlı gözlük olmasın 
Kırıklar içimizi acıtmasın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92688</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ae42a6c-996a-467f-8a26-f55c0e5fddc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Daha Yaşanmaması Gereken Günler</image:title>
            <image:caption>Necip Türk Milleti’ne karşı düzenlenen emperyalist saldırılarından biri olan 15 Temmuz Darbe Girişimi, Allah’ın yardımı ve asil milletimizin şanlı direnişi ile defedilmiş ve Türk’ün Şanlı tarihine altın harflerle yazılmıştır. 

15 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye’de Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kurucusu terörist başının emir ve talimatlarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde yuvalanmış terör örgütü mensupları ve onlara katılan hain emperyalist unsurlarca silahlı bir darbeye teşebbüs edilmiş, halkımızı bombalamış, tanklarla insanlarımızı ezerek katletmişler ve halka ateş açmışlardır. 

O gece adeta ölümü yok sayarak, korkusuzca sokakları, meydanları dolduran milyonlarca Türk insanının içinden, şehitlik ve gazilik şerefine nail olanlar, isimlerini tarihe altın harflerle yazdırdılar. 

Kıymetli insan, büyük dava adamı muhterem Erol Dok’un 15 Temmuz gecesi yaşananları dile getirdiği, bizimde içinde bulunduğumuz mücadele ortamını anlattığı bu metin tarihe ışık tutan en önemli belgelerden biridir.
Allah inananların yardımcısıdır. Zafer Allah’a inananlarındır. 

Dr. Hamdi Vefa ALOĞLU 
Gönüllerde Birlik Vakfı Eski Genel Başkanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92689</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6982a2e5-4005-49ab-9cda-0fe692e6530b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ber</image:title>
            <image:caption>Ber, Esmaü’l-Hüsna’dandır; ’’iyilik sahibi’’ demektir. O’nun isimleri iyilik hazineleri ile doludur. Ayet-i kerimede ’’En güzel isimler Allah’ındır. O’na bunlarla dua edin.’’ buyrulmaktadır. 
Bu ayetin bize şunları anlattığı söylenebilir: 
.O’nun isimlerinin her biri güzeldir. 
.O’nu, isimleri ile tanımaya çalışmalıdır. 
.Dualarımıza icabet edilmesine en önemli bir vesile, isimlerini anarak O’na yönelmektir. 
.Dualarımızı işiten, arzularımızı yerine getiren; ihsa-nı bol, merhameti geniş bir Rabbimiz var. 
.Her bir ismin kendine ait bir alanı var çünkü ‘’O’na bunlarla dua edin’’ buyruluyor. 
.Dua önemli bir ibadettir ve Rabbimiz katında ‘’O’na isimlerini anarak dua etmek’’ çok değerlidir. 
.O’na isimleri ile dua etmek bizi en güzel neticelere ulaştırır. ‘’En güzel isimler’’ denilmesiyle buna işaret edilmiş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92690</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fc8f7ae-2ef0-4164-b573-94e64533c5cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendime Notlar</image:title>
            <image:caption>Rahatsız edici bir kadın olmaktan korkuyorum. Ve yeterince rahatsızlık vermemekten. Korkuyorum. Ama yine de yapıyorum.” 
Emilie Pine bu baş döndürücü ilk kitabında hayatında iz bırakan olaylarla konuşuyor; toplum olarak konuşacak dili yeterince geliştiremediğimiz, acı tatlı, gizli kapaklı, aynı zamanda sıradan olaylar bunlar. Kısırlık, alkolik bir ebeveynle ilgilenmek, kadınların bedenleri ve acıları çevresindeki tabular, cinsel şiddet ve kendine şiddet gibi dile getirilmez konuları radikal dürüstlüğüyle anlatıyor, kadınların sessizliğini tercih eden topluma cesaretle isyan ediyor. Bir kadının hikâyesi bu, aynı zamanda tüm kadınların hikâyesi. Kahredici, dokunaklı, bilgelik ve sevinç dolu bir kitap Kendime Notlar. 
“Emilie Pine’ın keskin sesi hassas noktalara dokunuyor; hikâyesi tamamen özgün ama elimin tersi gibi tanıdık. Kendime Notlar bu yıl okuduğum en iyi anı kitabı.” Glennon Doyle
“İnsanın kalbini hem kırıyor hem tamir ediyor; açık ve dürüst.” RTÉ 
“Herkesin içinde okumayın çünkü ağlayacaksınız.” Anne Enright 
“@emiliepine, benliğinin bu bölümlerine sahip çıktığın için teşekkürler. Bunu yapmakla bana da kendi benliğimin benzer bölümlerine ulaşıp onlara sahip çıkma gücü verdin. Sen ve ben aynıyız.” Gillian Anderson 
“Acı verici, uzlaşmaz, çok parlak. . . Hemen her kadının keşke duymazdan gelebilseydim diyeceği o ısrarcı içsesin duyuluşu.” Financial Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92691</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5eb83f9-6cb3-411f-90b4-63cc7b6abf38.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Dünya (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sabahattin Ali Yeni Dünya’da 1936-1942 yılları arasında çeşitli dergilerde yayımlanan hikâyelerini bir araya getirir. O her bir karakterini arayıp bulmuş, sanatında gerçeği esas almış ve kimi zaman gerçeğin kurgudan daha çıldırtıcı olabileceğini bizlere göstermiştir. Bunun en inandırıcı örneklerinden biri “Yeni Dünya” öyküsüdür. Taşra eğlencelerinin eskimiş, artık yüzüne bakılmayan bir çengisidir Yeni Dünya ve bu isme ancak bir Sabahattin Ali öyküsünde rastlanabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92692</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/527e4c56-07a2-4af9-94cd-d422bc931f8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ezo ve Samba - Yaz Tatili</image:title>
            <image:caption>Kumdan kale yapmak ne kadar zor olabilir ki? Ezo ve Samba kumsalda büyük bir kale yapmak istediler. Ama bu iş o kadar da basit gözükmüyor. Dev dalgalar onları bir türlü rahat bırakmayacak galiba…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92693</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba898f9e-4955-4daf-a27d-ebc5869fd019.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğum Günü - Ezo ve Samba</image:title>
            <image:caption>Samba çok heyecanlıydı ve en erken o uyanmıştı. Ne zamandır bugünü bekliyordu. Acaba ailesi, bu özel gününü hatırlayacak mıydı? En mutlu gününde arkadaşları da onunla olacaklar mıydı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92694</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7099595-8269-45ed-a3c9-24c991909b28.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkler - Ezo ve Samba</image:title>
            <image:caption>Ezo ve köpeği Samba parka gitmeyi çok severdi. O gün de Ezo resim yapmak, Samba ise top oynamak istiyordu. Ezo çizmeye başladı, Samba da top oynamaya… Derken işler değişti, ikisi de renklerin içinde buldu kendini.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92695</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21e1645b-1e92-4eda-ae8b-1a6c244086c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin’de On Beş Sohbet</image:title>
            <image:caption>Fransız dilinin yaşayan en büyük yazarlarından kabul edilen, Nobel ödüllü J.M.G. Le Clézio’nun 2011-2017 yılları arasında, kültürüne hayranlık duyduğu Çin’in çeşitli yerlerinde verdiği konferansları bir araya getiren bu kitap, edebiyatın ve kitabın hayatımızdaki yeri, kültürlerarasılığın zenginleştiriciliği, edebiyatın evrenselliği, yazarın ahlaki sorumluluğu, başka kültürleri tanımanın getirdiği içsel keşif gibi temaların etrafında şekilleniyor. 
Yazar, kendi kişisel hikâyesi ve edebiyat mecerasından yola çıkan bu içten, kibirden uzak ve bir o kadar derinlikli sohbetlerde, Mo Yan’dan Proust’a, Cervantes’ten Céline’e, Binbir Gece Masalları’ndan Mahabharata’ya, Maldoror’un Şarkıları’ndan Donkişot’a, Konfüçyüs’ten Platon’a birçok yazar ve eser hakkında tespitlerde bulunuyor. 
“Edebiyatı bir okyanus gibi düşünmekten hoşlanıyorum, her kitap, ister yayınlansın ister yayınlanmasın, denize fırlatılmış, kaderi rüzgârlara ve akıntılara bağlı, mesajını bazen dünyanın öbür ucuna veya zamanın öbür ucuna ileten bir şişe gibi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92696</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/804df39a-13e1-4a6b-9a11-0b86ddf9b14f.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimci Meclis – II. TBMM (1923-1927)</image:title>
            <image:caption>İkinci TBMM yeni siyasal ve toplumsal hayatın temellerinin atıldığı bir “devrim meclisi” özelliği göstermektedir. Bu yeni devlet kuruculuğunda temel alınan felsefi bakış, genel olarak modernleşme diye tanımlanabilir. Ancak burada ifade edilen modernleşme olgusu Osmanlı yenilikçiliğinin ötesinde, salt dinsel-geleneksel yapıdan kopuş, ayrılış olarak değil, gerçekte tam bir “merkezileşme” olarak betimlenmelidir. 
Merkezileşmede ilk adım; siyasal merkezle buna bağlı yönetsel çevrenin yeniden kurulmasıdır. Bu yapılanma gerçekte devletin merkez teşkilatı ile yerinden yönetim teşkilatlarının yeniden biçimlenişinin de ifadesidir. Bu kapsamda öncelikle devlet başkanlığına ilişkin boşluk ortadan kaldırılarak hükümet şekli Cumhuriyet olarak değiştirilmiş, İstanbul’daki iktidar alternatifi halifenin yönetimdeki olası ortaklık tehlikesi önlenmiştir. 1924 yılı mart ayında halifeliğin kaldırılması ile zaten siyasal alandan uzaklaştırılmış olan halifenin yeniden iktidar olma ihtimali tümden sonlandırılmıştır. Buna paralel olarak aynı zamanda yürütme organı içindeki din referanslı yapılanmaların da kaldırılması sağlanmıştır. Rejime ve yönetime ilişkin en belirgin sonuç; geleneksel-dinsel kodlardan kopuşun gerçekleşmiş olmasıdır. Siyasal alandaki bu dönüşümün toplum geneline yaygınlaşan formu ise “hukuk devrimi” ile sağlanmış, Medeni Kanun’la laiklik ve eşitlik temelindeki kişi hakları köklü bir zihniyet değişimine kaynaklık etmiştir. 
Dönüşümde devlet ve hukukun devrimin aracı olarak kullanıldığı söylenmelidir. Bu etkinlikte pozitif bilimle yetişmiş kurucu kuşağın etkisi büyüktür ve İkinci Meclis eliyle hukuk ve devlet aygıtı kullanılmak yoluyla “inkılabın tamamlanması” sağlanabilmiştir. İkinci TBMM, kendini oluşturan kurucu kuşağın etkinliğinde gerçek bir “kuruculuk”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92697</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47cdecb6-801a-4f52-b24f-12ad4b46617f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuza Uçan Kuşlar</image:title>
            <image:caption>Bir zamanların sakin, herkesin birbirini tanıdığı bir sahil kasabası. Aradan geçen zamanda bambaşka bir hale bürünmüş bu kasabada yaşanmış, yıllar öncesinden kalma yarım bir aşk hikâyesi... 
40’larının sonunda, evliliğinde sorunlu günler geçiren bir adam ve böylesi bir zamanda karşısına çıkan gizemli, genç bir kadın! Üstelik bu kadın, adamın kavuşamadığı gençlik aşkının kızıdır. Gün geçtikçe ikilinin samimiyetleri artacak ve “eski defterler” açılacaktır. Yıllar önce yaşanamayan bir aşk, buna karşın yeni bir aşk ihtimali ve eski defterlerde kalmış romandan satırlar... O romana artık yeni sayfalar eklenecektir. 
İlk öykü kitabı Saat Kulesi ile 2006 Sait Faik Hikâye Armağanı’na değer görülen Refik Algan, ilk romanı Sonsuza Uçan Kuşlar’da aşk, sevgi ve güzellik kavramları üzerine zarif bir anlatı inşa ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92698</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d41b1cc3-36be-4603-8bf8-4d69bda40dc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Argonautlar</image:title>
            <image:caption>Yunan mitolojisinde tanrılardan insanlara uzanan, etki alanı en geniş söylencelerden birisidir Altın Post. Özetle; İason’un hakkı olan iktidarın kendisine verilmemesi ve bunun uzak diyarlarda olduğu söylenen bir altın postu getirmesi koşuluna bağlanmasıyla çıktığı zorlu yolculukta başından geçenlerin hikâyesidir bu. İason birbirinden ünlü kahramanlardan oluşan 50 kişilik mürettebatıyla Yunanistan’dan tekneyle yola çıkarak Çanakkale ve İstanbul boğazlarını geçer, Karadeniz’i kat eder, bugünkü Gürcistan’da bulunan bir krallıkta saklanmakta olan altın postu alır ve ülkesine döner… 
MÖ 1200’lerde gerçekleşen bu yolculuğu 1984 yılında, İngiliz araştırmacı ve yazar Tim Severin tamamen geleneksel-antik yöntemlerle ve hiç metal çivi kullanılmadan inşa ettirdiği “modern Argo” ile yeniden gerçekleştirmişti. 14 kişilik İngiliz ve İrlandalılardan oluşan çekirdek ekibe daha sonra Yunan, Türk ve Rus gönüllüler de dahil oldular. Bahsi geçen Türk gönüllülerden Ali Uygun, Modern Argonautlar (Altın Post’un İzinde) adlı kitabında binlerce yıl sonra gerçekleştirilen yolculuğun seyir defterini aktarıyor… 
“Bu kitap binlerce yıllık bir söylencenin günümüzde ete kemiğe büründürülmesinin serüvenini anlatmaktadır. Bu, ‘Altın Post’ söylencesidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92699</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/340ee60f-8fa4-4998-87ae-55d459e818b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Liya Lu</image:title>
            <image:caption>Liya Lu, Pelin Özer’in 2004-2021 yılları arasında yazdığı şiirlerden geniş bir kesiti dört bölüm halinde buluşturuyor. “En eski masal”a, aşka, başlayana ve bitene, lekesi aya vurduğunda kendini ele veren yalnızlığa yazılmış, büyük uzay çiçeğinin ten hamurundan doğacağına inanan bir şiir. Liya Lu’da Pelin Özer, göklerin sır yurduna, “hiç kimseye ait olmayan yere”, dağ sularının ıslığını bilen kuşların hafızasından geçerek varılacağını fısıldıyor bir kez daha. Liya Lu, harflerin taşlara denk olduğu “Tanrı yazı”nda zamanın çıtırtısını, seslerin şarkılı akışını duymuş bir yazıya götürüyor bizi. Şiir: Aşinası olduğumuz acının mürekkebi; kabuk bağlasa da bağlamasa da!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92700</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4e7a47b-5a89-407e-bdbf-29cea6591765.jpg</image:loc>
            <image:title>Alaycı Kuş</image:title>
            <image:caption>Vezir Gambiti ve Dünya’ya Düşen Adam’ın yazarı Walter Tevis’ten Fahrenheit 451, Cesur Yeni Dünya ve 1984 geleneğinde, çarpıcı bir distopya!
Nebula En İyi Roman Ödülü Adayı
“Alaycı Kuş, merkezine aldığı konu ve okumanın yeniden keşfine verdiği önemle, Fahrenheit 451’in gayri resmi bir devam kitabı gibi.” –San Francisco Chronicle
“Bilgisayarlaşmanın tehlikesine dair pek çok kitap okudum ama hiçbiri Alaycı Kuş kadar beni sarsmadı. İnsanların okuma yetisini, daha da kötüsü okuma hevesini kaybetme olasılığı fazlasıyla muhtemel. Çok iyi yazılmış, çok iyi bir kitap!” –Anne McCaffrey
“NEW York Âdeta Bir Mezarlık. Empıre State Binası Da Onun Mezar Taşı.”
Walter Tevis, bilimkurgunun özünü çok iyi kavramış, çağının hem en asi hem de en yumuşak başlı yazarlarından biri. Yazarın Dünya’ya Düşen Adam ile birlikte en iyi bilimkurgu romanı olarak görülen Alaycı Kuş ise istikrar, düzen, mutluluk gibi maskelerin altına saklanmayan, dehşetli ve melankolik bir distopya.
Gelecek, insan nüfusunun fazlasıyla azaldığı, var olan insanların da ilaçlar sayesinde intihardan uzak durduğu, robotların ve teknolojinin hegemonyasında, kasvetli, postapokaliptik bir yer. Bu dünyada ne sanat, ne kitap ne de yeni doğan çocuklar var. Öyle bir dünya ki insanlar yaşamaktansa diri diri yanmayı yeğliyor.
Ancak üç kişi sayesinde bir umut ışığı belirecekti: ölmek isteyen ama yazılımı gereği kendini öldüremeyen, dünyanın hâkimi, yaratılan en kusursuz makine, robot Spofforth; kendi kendine okumayı öğrenerek büyük bir suç işleyen Paul; düzenin dayattığı ilaçlardan kaçan Mary Lou.
İnsanlığın kederinin en karanlık kuytularında, sevginin mümkün olmadığı bir dünyada umut etme cesareti gösteren Mary Lou ile Paul’ün yolları, Spofforth’ın ikilemleri yüzünden hiç ummadıkları bir biçimde çatallanacak ve insanlığın kaderini değiştirecekti.
Alaycı Kuş, kaçınılmaz sonuyla uzlaşan insanlığın ağıtı.
Jonathan Lethem’ın önsözüyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92701</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b25eab61-8164-492e-9c37-457cb35a851a.jpg</image:loc>
            <image:title>Loki’nin Sözü</image:title>
            <image:caption>Ragnarök… Hayatım boyunca pek çok kötü şey gördüm; açıkçası birkaçını da ben yaptım. Thor’un çekiç sallayabileceğinden daha fazla kez Ölüm’ün suratına güldüğüm oldu. Ama bu öyle değildi.
Odin bana en başından güvenseydi işler farklı gelişebilirdi. Fakat o, Kâhin’e güvendi. Lanet olasıca onun kanına girdi ve bizi felakete sürükledi. Böylece Asgard’ı kaybettik ve herkes öldü; Thor, Tyr hatta Odin’in kendisi. Tabii beni de unutmamak lazım: Oyunbaz Loki.
Ama işte ben yine buradayım. Meğerse o olay Dünyaların Sonu değilmiş. Sadece bizim egemenliğimizin sonuymuş. Tanrıların pek çoğu kendi krallıkları çöktüğü zaman her şeyin sona ereceğini farz eder. Ancak Dünyalar gelgit gibidir, öte yandan tanrılar dalgaların altındaki kumlar gibi oradan oraya savrulur. Biz de bunun istisnası değildik. Yine de her son yeni bir başlangıçtır. Bu kez o başlangıç benim.
Loki’nin Müjdesi’nin devam cildi Loki’nin Sözü’nde Joanne M. Harris, tarihin en oyunbaz tanrısının Dünyaların Sonu’ndan nasıl kaçmayı başardığını, bizim dünyamıza nasıl geldiğini, genç bir kızın bedeninde nasıl hayatta kaldığını ve nasıl hem bu çılgın yeni dünyaya uyum sağlamaya hem de Asgard’ı yeniden var etmeye çalıştığını esprili bir dille, bizzat Loki’nin ağzından anlatıyor. Ve hiçbir şey Loki’nin planladığı gibi gitmiyor – her zamanki gibi. 
“Neil Gaiman’ın hayranları bu seriye bayılacak.” –The Metro
“Oldukça eğlenceli bir devam kitabı. Üçüncü kitabı iple çekmeye neden oluyor!” –Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92702</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20092e76-74e3-4cc1-9e60-593bf8e619e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbol Savaşı</image:title>
            <image:caption>Polonyalı gazeteci Ryszard Kapuściński&apos;nin meslekî deneyim ve gözlemlerine dayanarak üçüncü dünyadan haberlerin ötesindeki insan manzaraları aktardığı Futbol Savaşı, Delidolu&apos;nun &apos;&apos;Dünyayı Okumak&apos;&apos; temalı kurmaca dışı eserler koleksiyonunda yerini alıyor.
 
Afrika&apos;dan Latin Amerika ve Orta Doğu&apos;ya uzanan bir coğrafyada, 1960&apos;lı yılların dünya düzeni ve toplumsal değişimine sömürgeci olmayan Batılı bir yazarın gözünden bakan eser, 20. yüzyıl sonunda yaşanan savaşların ve zulmün gayriresmî bir kronolojisini sunuyor.
 
Kapuściński&apos;nin, henüz genç bir gazeteciyken ayak bastığı topraklarda karşılaştığı tuhaf, alışılmışın dışında ve hatta yer yer absürt sayılabilecek olayları klasik haber dilinin dışına çıkarak hikâyeleştirdiği tanıklıklarından oluşan bu belgesel kitap, yaklaşık yirmi yıllık bir savaş, darbe ve devrim dönemine ayna tutuyor.   Deneyimli gazetecinin, üçüncü dünya ülkelerini duyarlıkla gözlemleyip evrensel çıkarımlarda bulunduğu yazılarını bir araya getiren Futbol Savaşı, sosyo-politik dinamikleri küçücük bir kıvılcımdan nasibini alabilecek toprakların panoramasını çiziyor. Kitaba da adını veren Futbol Savaşı, Honduras ile El Salvador millî takımlarının Dünya Kupası elemelerindeki karşılaşmalarının ardından patlak veren savaşa odaklanıyor; kitaptaki diğer yazılar Latin Amerika, Orta Doğu ülkeleri ve hatta Kıbrıs&apos;a eğiliyor; Kongo, Kenya, Nijerya gibi çatışmaların, darbe ve devrimlerin hiç eksik olmadığı Afrika ülkelerini kalemine doluyor. Eserdeki bazı bölümler ise gazetecinin yazmayı planladığı &apos;&apos;olası&apos;&apos; kitapların taslaklarını oluşturuyor.    Kapuściński gözlemlerini, yaşananların arka planındaki hikâyeleri, savaşın gölgesindeki yaşamın korkutucu, tuhaf ve gülünç derecede saçma yönlerini kendine özgü diliyle anlatırken okurun zihnini soru balonlarıyla istila etmeyi de ihmal etmiyor. &apos;&apos;Üçüncü dünya ülkeleri, dördüncü dünya ülkeleri ve dünyadaki diğer tüm fakir ülkeler sadece kan dökmeye karar verdiklerinde ilgi uyandırmaya başlıyor. Ne kadar acı olsa da, gerçek bu.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92703</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b000e71-5d0c-4a3a-b8a8-51aef5e8e2ac.jpg</image:loc>
            <image:title>R. U. R. - Rossum’un Uluslararası Robotları</image:title>
            <image:caption>“Harikulade, berrak, muteber, hüzünlü biçimde komik ve kehanet dolu bir sesle günümüze hitap eden muhteşem bir yazar.” –Kurt Vonnegut
“Karel Čapek benzersiz bir yazar. Onun eserlerini okumak büyük bir zevk.” –Arthur Miller
“Dünyadakİ Tüm Robotlar! İnsanin Bİzİm Düşmanimiz Ve Evrenİn Musİbetİ Olduğunu Bildiririz.”
Karel Čapek, henüz bilimkurgu ayrı bir tür değilken bu alanda vizyoner eserler üretmiş ve “robot” kelimesini dünya dillerine kazandırmış, hem Çek hem de Avrupa edebiyatının en kıymetli yazarlarından biri. R.U.R. ise yapay zekânın ve robotiğin modern yazın ve sanatta ilk kez anlamlıca yer bulduğu, öngörülü bir oyun.
Rossum’un Uluslararası Robotları’nın ürettiği yüz binlerce işçi robot tüm dünyaya satılıyordu. Robotlar toplumun ihtiyaçlarının çoğunu üretecek, insanları çalışmaktan kurtaracak ve insanlık için altın çağı getireceklerdi. Savaşın, açlığın ve fakirliğin olmadığı bir dünya hayal değildi artık.
Robot fabrikasında çalışan mühendisler, İnsanlık Birliği üyesi ve müdürün eşi Helena Gloryová’nın girişimleriyle ürettikleri robotları bir makineden ziyade bir insana yakın tasarlamaya başladıklarında ise, hem kendilerinin hem de insanlığın kaderini yapay ellere teslim edeceklerdi.
Her şeyi hafızalarına kaydeden ama yeni bir fikir üretmekten aciz olan robotların sağladığı bu ütopya, insanların üremeyi bırakmasıyla anlamını da yitirecekti. Ve yeni dünyanın temelleri bir isyanla atılacaktı.
R.U.R., insanın kendi eliyle yarattığı kıyameti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92704</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1a91a9c-14a3-4ee5-9132-60491b9bfd6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Paris’te Bir Kurtadam</image:title>
            <image:caption>“Nasıl oldu da idrak edemeyeceğimiz karanlık dürtülerimizin oyuncağı hâline geldik, işte Endore bunun üzerinde duruyor.” –Michael Dirda
Doğaüstü vakalara ve Fransa tarihine merakıyla tanınan Amerikalı yazar Guy Endore, aynı zamanda komünist görüşleri nedeniyle kara listeye alınan başarılı Hollywood senaristlerindendi. En ünlü eseri Paris’te Bir Kurtadam ise 1933’te yayımlandığında kısa sürede çoksatan bir romana dönüştü ve hem akıcılığıyla hem de derinlikli tarihsel ve siyasi yorumuyla kurtadam edebiyatının mihenk taşı olarak kabul edildi.
Akademik çalışmalarını Paris’te sürdüren bir adamın karşısına çöplerin arasında tuhaf bir elyazması çıkar. “Galliez Raporu” adlı bu evrak 1871 yılında yargılanan Astsubay Bertrand lehine yapılmış olan savunmayı içerir. Aymar Galliez’e ait bu raporda Pitaval ve Pitamont ailelerinin arasındaki lanetli kan davasından başlayıp 1871’deki Paris Komünü günlerine kadar uzanan ve merkezinde karanlık arzularıyla baş etmeye çalışan bir kurtadamın yer aldığı, hem ölüm ve şehvet hem de hüzün ve sefalet yüklü bir öykü anlatılır.
İçindeki kurt sessiz, ama şimdilik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92706</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fdbe6c4-d186-4527-af63-b80744a21afc.jpg</image:loc>
            <image:title>Merkürde Karşılaşma</image:title>
            <image:caption>Güneş Sistemi’ndeki en küçük ve Güneş’e en yakın gezegeni daha yakından görmek ister misin?
Uzay kâşifi Ece, bilim insanlarının hakkında sınırlı bilgiye sahip olduğu Merkür’de sıra dışı bir olayı fark eder. Merkür’ün yüzeyindeki parlamalar, Güneş’te gerçekleşecek tehlikeli bir olayın da habercisidir. Gezgin Perde bu kez Merkür’deki keşif araçlarını kurtarmak için yola çıkar. Uzayın derinliklerinde hem Güneş’in yakıcı sıcaklığından kurtulmak hem de Merkür’deki gizemli patlamaların sebebini bulmak hiç kolay olmayacaktır.
Merkür’de Karşılaşma, sizi hem keşfe hem de çılgın bir maceraya çağırıyor! Sakın ha bu keşif yolculuğunda Merkür’ün Güneş ışığının erişemediği kraterleri içindeki su buzunun büyüsüne kapılmayın. Yüzyıllardır gizemini koruyan bu gezegenden kurtulmayı başarabilir misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92707</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2dd26cd-9ede-4b7f-b356-eff5d743a0a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Robit 2 - Paslı Bir Macera</image:title>
            <image:caption>Selam! Ben Robit (Ben Bir Robotum.)
Robit, hurdalıkta yalnızca iki buçuk kusurlu anısıyla uyandığından beri uzun bir yol kat etmiştir. Robot arkadaşlarıyla birlikte bir eğlence merkezinde yaşar ve gerçek mutluluğun ne olduğunu keşfeder.
Robit ve arkadaşları, bir gün Gerry için yeni bir burun ararken kendilerini paslı bir maceranın tam ortasında bulur. Test Laboratuvarlarının arkasında unutulmuş eski bir robot olan Paslı&apos;yla karşılaştıklarında onu kurtarmak için harekete geçmeleri gerekir. Paslı, özel bir robottur. Robit ve arkadaşları, bu eski robotu kurtarıp hayattaki amacını bulmasında ona yardım edebilecekler mi?
Eğlence, dostluk ve zıplayan oyuncaklarla kaplı bir depoyla dolu bu heyecanlı macerada ROBİT&apos;e katılın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92708</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66cf8fde-13de-426e-a51c-59487527694c.jpg</image:loc>
            <image:title>Anarşizm ve Arzuları</image:title>
            <image:caption>Cindy Milstein’ın çalışması, insanlığın her tür tahakküm ve hiyerarşiden azade bir dünyaya duyduğu dirençli ümidin ifadesi olarak, herhangi bir örgütlenmenin ötesinde var olabilen türde bir anarşizmin açık ve tutkulu bir ifadesi. Kitap aynı zamanda Provo’dan radikal ekolojiye ve Zapatismo’ya anarşizmin kat ettiği pek çok toplumsal ve kültürel hareket için de bir yol haritası ve anarşizmin radikal imgelemi cezbetme konusundaki süregelen becerisine bir tanıklık da sunuyor. En önemlisi de, bu kitabın, devrimi şimdi yaşamaya, anarşizmin hedeflediği gibi gündelik hayatlarımızı eşitlikçi ve müşterek etiğin bir modeli haline getirmek için bir çağrı yapıyor oluşu.
Silvia Federici, Caliban ve Cadı’nın yazarı
Pek çok zorluk, karmaşa, çelişki ve ironi ile dolu çılgın dünyamızda tökezlememek hiç de kolay değildir. Eğer yapacağınız tahlilleri sağlam bir yere bağlama arayışındaysanız, bu kitap harikulade bir başlangıç noktası. Cindy Milstein’ın kitabı, üzerinde incelikle düşünülmüş, enerjik ve öngörülü ve size üzerinde kafa yoracağınız tonlarca şey söylüyor. Anarşist siyasetin temel ilkeleri için muhteşem bir başlangıç kitabı.
Matt Hern, Common Ground in a Liquid City kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92709</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dd882b3-7b97-48ae-8044-016be0f6eb27.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Mezopotamya - Var Olmamış Cennet</image:title>
            <image:caption>Kitap, Mezopotamya’nın alüvyal ovalarındaki ilk devletlerin ve kentsel toplumların milattan önce 5000 ile 2100 tarihleri arasındaki yaklaşık üç bin yıllık süreç boyunca ortaya çıkışlarını ve bunların öncüllerini detaylı olarak ele almaktadır. Açıkça antropolojik bir yöntem benimseyen Susan Pollock, antik Mezopotamya’nın geçmişine dair anlayışımızı zenginleştirmek için çağdaş kuramsal bakış açılarından da faydalanmaktadır.
Çalışma, farklı toplumsal cinsiyet ve sınıflardan insanların siyasal, ekonomik ve ideolojik alanlardaki değişimlere ne tür katkılarda bulunduğunu ve tepkiler geliştirdiğini incelemektedir. Kitaptaki yorumlar bölgesel yerleşim örüntüleri, hayvan varlığı (direy) kalıntıları, yapıt dağılımı ve etkinlik şekillenmeleri, resimyazı, metinler ve definler üzerine çalışmalara dayanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/507d82e1-60e1-4f03-94a7-468fd21b3c9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilginin Belirsizlikleri</image:title>
            <image:caption>Sosyal bilimlerin tarihi biçimini nasıl önceki toplumsal mücadeleler belirlenmişse, bunların kazanacağı biçimi de gelecekteki toplumsal mücadelelerin sonuçlarını belirleyecektir.
Yirmi birinci yüzyıldaki sosyal bilimler hakkında söylenebilecek tek şey, onun entelektüel açıdan heyecan verici, toplumsal açıdan önemli ve su götürmez biçimde çekişmeli bir alan olacağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/269e1ec1-587c-43f1-bfd2-c403e43220df.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekolojik Bir Topluma Doğru</image:title>
            <image:caption>Bu kitaptaki makaleler, özetle, bugün yüz yüze olduğumuz ekolojik sorunların özünü yakalama çabasıdır; Yani, toplumsal ilişkilerde tahakküm ve ekonomik ilişkilerde rekabet. Alman Yeşilleri ve dünyanın birçok yerinde politik olarak, nahif çevreciler bir yana, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri&apos;nde ki bir çok sosyalistten bile duymakta olduğumuz, kapitalizm ve serbest rekabetin erdemleri hakkında ki mevcut çığırtkanlık yüzünden, tüm bu makalelerde ki anti-hiyerarşik ve anti-kapitalist yönelim, her tür &quot;Sol&quot; un hiç olmazsa modern kapitalizme karşı bir zeminde buluştuğu yirmi yıl öncesine oranlar bugün çok daha önemlidir.
Öyleyse, bu kitapta öne çıkan, toplumsal ekoloji, kentleşme, rasyonel bir toplum için yeni teknolojiler, Marksizm ve yeni bir politika gibi, görünüşte ayrı duran konuları birleştiren nedir? Tüm bu makaleler tek bir temaya farklı ifadeler kazandırmıştır: Tutarlı, özgürlükçü ve diyalektik bir bakış açısına duyulan ihtiyaç. Eğer tek bir suçum varsa, o da, tutarlı bir biçimde ve dogmatizme ya da sekterliğe kapılmaksızın, devrimci bir geleneği savunmaya ve bugün, ona kapitalizmin son dönem gelişmelerinde tam anlatımını bulan bir esneklik kazandırmaya çalışmam olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6da968dd-087a-4d51-b227-1269f995ca6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Coğrafyanın Anarşist Kökleri</image:title>
            <image:caption>Coğrafyanın Anarşist Kökleri, özgürlük arayışlarını ve günlük deneyimleri ayaklanma coğrafyalarıyla bağ kurarak tartıştırmaya çalışıyor.
Anarşist coğrafyalar, özerk varlıklar arasında hiyerarşik olmayan bağlantılara izin veren kaleydoskopik mekanlar olarak, yeni bir politik hayal gücü kurar.
“… uzayda deney yapmak, insanlığın gezegendeki yerinin öyküsüdür ve şu anda devam eden organize edici deneylerin yerine geçen durağanlık ve kontrol, hayatta kalmamızın bir sonucudur. Bir şeyi yapmanın belirli bir yolunu destekleyen tekil ontolojik modlar, mekânsallığı geçici olarak birbirine bağlı olan sürekli bir değişmez topluluk olarak anlayamadıkları için coğrafyayı reddederler. Daha da kötüsü, bu tür durgun fikirler genellikle elit bir azınlığın dar görüşlü çıkarlarına uymaktadır ve dolayısıyla kolektif geri dönüşümüzü tehdit etmektedir. İhtiyaç duyulan şey, dünyamızla ve birbirimizle önemli ölçüde yeni ilişkilerin gelişmesidir.”
Son derece ikna edici, sağlam ve orijinal olan Coğrafyanın Anarşist Kökleri&apos;ni görmezden gelmek imkansızdır. Artık bizi devletçiliğe, kapitalizme, toplumsal cinsiyet egemenliğine, ırksal baskıya ve emperyalizme zincirleyen hiyerarşinin çürüyen, arkaik coğrafyalarını kabul edemeyiz.
Bu kitap kışkırtıcı ve kışkırtmaya ihtiyaç duyanları kışkırtacak; çünkü kriz zamanında gerçekten radikal olmanın ne olacağıyla ilgili temel varsayımları kökten değiştiriyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3406814d-419b-4c3a-814b-62d89ca9cfd5.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Göz Ağrım</image:title>
            <image:caption>şiirin gizemi 
 
şiir… 
bir ırmak misali; 
yüreğimize gürül gürül akan… 
sevgimizi saflığıyla ıslatandır. 
şiir… 
sevincimizi uzaklara ulaştıran… 
duygularımızı coşturandır. 
 şiir… 
hayal kurarken, anılarımızı seyre daldıran. 
ayrımızı… 
gayrımızı… 
bir film şeridi gibi gözlerimizde canlandırandır. 
şiir… 
ben demek, 
biz demek, 
hepimiz demektir. 
şiirdaşlarım! 
dilimiz yüreğimizle bütünleşince… 
dudaklarımızdan sözler dökülüverir… 
duygularımız sözlerin 
derinliklerine inince; 
sihirli bir değneğin dokunuşu gibi, 
sözlerimiz büyüleniverir… 
işte o zaman… 
içimiz içimize sığmaz… 
ortaya güzel bir şiir… 
güzel bir şair… 
doğuverir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20abc76c-4827-41c9-ad1c-4c6c58cc51bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Atın Süvarisi</image:title>
            <image:caption>“Dizlerimin feri, gözlerimin nuru hatunum, narçiçeğikızımız Ayperi büyümüş.” 
“Ferace giydirelim, rüştüne erdi.” 
Benginaz Hatun, kaç zamandır bugünlerin telaşındaydı,  kocasının duymayan tarafında söylendi: 
“Hey benim ağam, kızımız büyümesine büyüdü de biz büyüyemedik. Hani kızın ipek feracesi? Ulu kervan yollarının üstüne konduk diye pek yiğitleniyordun, ne oldu? Hani nerede kaldı senin ipek kervanları? İpek kervanı da ne ki, kaç yarınlar dün oldu, dirliğimize yolunu şaşırmış bir bezirgân uğramadı. Bu gidişle, ipek ferace şöyle dursun, kızın çeyizine el kadar ipek mendil koyamayız. Sahipsiz yurdun gönüllü muhafızı avanak Türkmen, bu akılla sen daha çok ipek kervanı beklersin…” 
Mustan Bey, kadının zihninden geçenleri gözlerinden 
okudu: 
“Sen hep mor renklisini istiyordun ya, ak çadırdaki balyayı aç, feraceler yazma bohçanın içinde, beğendiğini giyinsin kızımız, biri de senin.” 
“Ne zaman geldi Mustan, dünkü misafirler mi getirdi?” 
“Ben hatunumu üzer miyim, kuşların kanadında getirttim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ed5e3c2-7648-4cc9-a415-3d1a9134afae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kentsiz Kentleşme</image:title>
            <image:caption>Bugün, insan ilişkilerinin ayrışmaya başladığı bir dünyada yaşıyoruz. Akıl bedenin, düşünce maddenin, birey topluluğun, kent kuşaklan kentlerin, kentler kırsal kesimin, insanlık ise &apos;vahşi ve yola getirilmesi güç&apos; olarak görülen doğanın karşısında yer alıyor. Böylesi &apos;yoksun&apos; bir noktaya evirilmemizde en büyük pay sahibi olan ulus-devlet ise artık totaliter bir karaktere bürünmüş durumda. Politika, kentsel ve katılımcı özünden kopartılıp &apos;devlet&apos;e indirgenmiş, yurttaşlar vergi mükellefi birer &apos;seçmen&apos;e dönüştürülerek etkisizleştirilmiştir. Toplumsal sorunlarda söz sahibi olan bir zamanların aktif yurttaşı, giderek eylemsizleşmiş, düşünsel becerileri azalmış, umursamazlığı artmış; bütün etkinliğini alışveriş, moda, dış görünüş ve kariyer gibi alanlarda göstermeye başlamıştır. Ne devletin ne de onun doğrudan uzantısı olan politik partilerin halkla &apos;doğrudan&apos; bağı vardır artık. Demokrasi kavramının doğuşu ve gelişimine sahne olan kentler, ulus devletin yarattığı &apos;kentleşme&apos; denen süreçte homojen, mekanik ve kâr hırsının her şeyin önüne geçtiği bir pazar haline gelmiştir. Halk kültürü sentetikleşmiş; insan ilişkilerinde evlilik bir &apos;yatırım&apos;a, çocuk yetiştirme &apos;iş&apos;e, hayat bir &apos;bilanço&apos;ya, idealler &apos;satın alınabilir şeyler&apos;e, yerleşimler ise &apos;işletme&apos;ye dönüşmüştür.
Doğal hayatı ve insani toplulukları yok ederek ulus-devleti güçlendiren kentleşme anlayışlarına karşı bir yerel yönetim programını tartışmaya açıyor. Yerel yönetim kurumlarını birbirleriyle uyum içinde çalışabilecek biçimde yeniden yapılandırmaktan; insan ilişkilerinde dayanışmayı içeren yaratıcılıktan; ulus devletin yerine politik açıdan konfederasyon sistemine dayanan yerel yönetimlerden; insanlık ile doğa arasında katılımcı, hiyerarşik olmayan yeni bir ilişki kurmaktan; kentin yeni bir tür etik birlik, bireyin insani bir ölçek içinde güçlendirildiği, katılımcı ve ekolojik bir karar sistemi ile yurttaşlık kültürünün tek kaynağı olarak yeniden kurgulanmasmdan... söz ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c2e0fde-7b23-496e-bc9c-40f1ebbf5701.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Kriz</image:title>
            <image:caption>Tarihte birbirimizle ve doğal dünyayla ilişkilermizde bu dneli muazzam bir krizle karşı karşıya kalacak kadar yanlışı nerede yaptık ?
Eğer ideal olanı reel olanla birleştirecek ve &quot; realizm &quot; gibi sözcüklere olduklarından daha zengin , daha rasyonel bir anlam kazandıracak bir etiğe umutsuzca ihtiyaç duyuyorsak , o halde karşımızda geleceksel bir ikilem duruyor demektir. İyi ile kötü , doğru ile yanlış ...
Bu acıtan modern kriz , yerinden ettiği şeyleri , yerine oturtmaya çalışan birçok ideolojik hareketin kendi içindeki ciddi bir krizini de beraberinde getirmiştir.
Ya bu değerlendirmeler ışığında , radikal toplumsal teorinin ve analizin acımasız bir yeniden kuruluşu işini sırtlanacağız ya da çoktan geçip gitmiş ve şimdi toplumsal bilinçte tamamen yanıltıcı , aslında gerici rol oynayan bir çağdan bize miraz kalmış dogmaların akılsız kurbanları olarak kalacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92717</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d61e093d-b301-49b4-ac98-0a4b913a2649.jpg</image:loc>
            <image:title>Politik Ekoloji - İklim Krizi ve Yeni Toplumsal Gündem</image:title>
            <image:caption>Politik Ekoloji, çevre politikasının tarihi ve gelecekte alabileceği şekiller üzerine yazılmış ve şimdi klasikleşmiş olan bir yapıttır. Bu klasik yapıt, Aralık 2015 tarihinde gerçekleşen Birleşmiş Milletler Paris İklim Konferansı’nın detaylı bir anlatımı ile buradan çıkan perspektifleri de içeren en güncel ve genişletilmiş edisyonundan Türkçeye çevrilmiştir.
Politik Ekoloji, çevrenin devlet tarafından yönetiminin tarihiyle açılmakta, ardından ekolojik kriz karşısında halktan gelen ve geniş bir yelpazeye dağılan yanıtları gözden geçirmekte ve nihayetinde ekoloji hareketi tarafından önerilen temel politik eğilimlerin bir tartışmasını açmaktadır.
Roussopoulos, ekolojist aktivistlerin çevreyi korumaktan ziyade yeni topluluklar, yeni yaşam biçimleri ve yeni bir politika yapma biçimi hedeflediklerini savunur. Son bölümler, çevreciliğin arzularının bu türden politik alternatiflere nasıl yönlendirilebileceğini araştırmakta ve bu çerçevede toplumsal ekolojinin ilham verdiği Montreal ve Rojova gibi başarılı örnekleri serimlemektedir.
Dimitri Roussopoulos, yazar, editör, yayıncı, bir topluluk organizatörü ve konuşmacısıdır. 1950’lerin sonlarından bu yana barış inisiyatiflerinde, kent ekolojisi projelerinde ve kooperatif hareketlerinde aktif biçimde yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92718</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90af3fd3-13f1-40e5-98bc-a4eb768ec7c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Ekoloji ve Komünalizm</image:title>
            <image:caption>Toplumsal ekoloji, sadece ahlakın yeniden canlandırıllması için değil, aynı zamanda  ve her şeyden önemlisi toplumun ekolojik bir temelde yeniden inşa edilmesi için de talepte bulunur. Toplumsal ekoloji, kör piyasa güçlerine ve acımasiz bir rekabete dayanan iktidar odaklarından etik taleplerde bulunmanın, kendi başına ele alındığında, kesinlikle sonuçsuz kalacağını vurgular. Kendi başına ele alındığında böylesi bir talep, ekolojik bir topluma ulaşmayı sadece bireysel tutumların degişmesi, tinsel bir yenilenme ya da yari dinsel bir arınma ile ilgili bir mesele haline getirerek günümüzde hüküm süren asıl iktidar ilişkilerini gözlerden saklar. Yeni bir etik bakışın taşıdığı önemin her zaman farkında olsa da toplumsal ekoloji, öncelikli olarak, birinci dogayı hakimiyet altına alma gibi fikirlerin hem yapısal hem de öznel kaynaklarına inerek günümüz toplumunun dogal dünya üzerindeki ekolojik sömürüsünü sona erdirmeyi amaçlar. Kısacası, bütün bir tahakküm sistemine (onun ekonomisine, teknigi kötüye kullanımına, idari aygıtına, siyasi hayatın itibarini zedelemesine, kültürel gelişmenin merkezi olan şehri yerle bir etmesine, tüm o ahlakı iki yüzlülüklerine ve insan ruhunu kirletmesine) meydan okuyarak, kendilerini insanlığa dayatan ve insan dışı doğa ile insanı doğa arasındaki ilişkiyi tanımlayan hiyerarşik ve sınıf temelli değer yargısı sistemlerini ortadan kaldırmayı amaçlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa9228e9-5315-4994-bc25-a62a776709fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Ekolojinin Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Doğa nedir? İnsanlığın doğadaki yeri nedir? Toplumun doğal dünya ile ilişkisi nedir?
Bir ekolojik çöküntü çağında bu soruları yanıtlamak gündelik yaşamlarımız açısından ve bizimle birlikte diğer
yaşam biçimlerinin yüz yüze geleceği gelecek açısından büyük önem taşımaktadır. Bunlar metafizik düşünceye
ait uzak, hayali bir dünya ile ilişkilendirilmesi gereken soyut felsefi sorular değildir. Bu soruları şiirsel
eğretilemelerle veya düşüncesiz, sıradan tepkilerle, rast gele bir tarzda da yanıtlayamayız. Bunları yanıtlarken
kullanacağımız tanımlar ve etik standartlar, sonuçta insan toplumunun doğal evrimi yaratıcı şekilde
destekleyeceğini mi, yoksa, kendimiz de dahil olmak üzere, bütün kompleks yaşam-biçimleri açısından
gezegenimizi yaşanmaz hale mi getireceğine, karar verebilir.
Bu kitaba Toplumsal Ekolojinin Felsefesi adını verdim, çünkü diyalektik doğalcılığın toplumsal ekolojinin en
temel iletisinin desteklerini oluşturduğuna inanıyorum.
Gerçekten de “Ekolojik Açıdan Düşünmek” felsefi ve etik olandan, toplumsal ve vizyoner olana doğrudan bir
geçişi oluşturur. Ekolojik sorunlar ve fikirler üzerinde onlarca yıl düşünmek, bana, felsefenin özellikle de bir
diyalektik doğalcılığın toplumsal kurama ve ekolojik sorunlara ilişkin anlayış gücümüzü engellemediğini
öğretmiştir. Aksine, bizlere bu sorunları tutarlı bir bütün içinde bir araya getirmek için ussal araçlar sağlar ve bu
bütünü daha doğurgan ve yenilikçi yönlere doğru genişletmek için bir çerçeve oluşturur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a82d8d55-4354-4db8-91b0-71d7125018da.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprak ve Özgürlük</image:title>
            <image:caption>Vergara-Camus bu kitabında, 21. yüzyılın toplumsal mücadelelerinde farklı mücadele biçimleriyle gündeme gelen Zapatista ve MST hareketlerini karşılaştırarak, geçmişin köylü hareketlerinin hem farklı hem de beslendiği yönlerini ele alıyor. Bu iki hareketin beslendiği toplumsal kimliklerin devrimci, dönüştürücü gücüyle neoliberalizme karşı geliştirdiği mücadelelerini irdeliyor.

Chiapas Zapatistaları ve Brezilya&apos;nın Topraksız İşçi Hareketi (MST), neoliberalizme karşı küresel mücadelede önemli başarılar kazandı. Bu iki hareketin yirmi yılı aşkın bir sürede gerçekleştirdikleri nedir ve bu başarılardan nasıl bir alternatif toplumsal model ortaya çıkabilir? Chiapas Zapatistaları sadece neoliberalizmin topraksızlaştırmasına karşı değil, aynı zamanda Meksika’nın yerlisi olan ve topraklarından zorla sürülen halkın dil, kültür ve yaşamlarını güvence altına almak için de mücadele ediyor. Özerk bölgeler biçimindeki örgütlenme, kendini yönetme deneyimiyle de öne çıkıyor.
Brezilya&apos;nın Topraksız İşçi Hareketi (MST), daha değişken bir toplumsal kesim üzerinde yükseliyor. Hem topraksızlaştırılan köylülere hem işsizleştirilen işçilere hem de toprakları ellerinden alınmaya çalışılan köylülere dayanıyor. Mücadelelerinin en belirgin yönü toprakları “işgal” etme ve yerleşme.
Her iki ülkedeki neoliberal model tarıma dayalı üretimi yok eden ve piyasaya dayalı ekonomik modellerin dayatarak toprağa dayalı toplumsal kesimleri tasfiye edip büyük bir yıkıma yol açıyor. Toprağın insana yaşamı fısıldayışının uyarıcılığı ve kendisine çekişini dile getiriyor Toprak ve Özgürlük. Neoliberalizmin toprağı ve insani ilişkilerin yok edici politikalarına karşı, toplumcu üretim, ekonomi ve ilişki biçiminin nasıl örgütlendiğini ortaya koyuyor.
Toprak ve Özgürlük kitabı ilk kez Zapatista ve MST hareketlerini karşılaştırıyor. Küreselleşen piyasa güçlerine karşı direnişlerine ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e78a72aa-a3b2-4683-b790-9c2e501c4b17.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Üzerine</image:title>
            <image:caption>Marx’ın “Türkiye Üzerine” kitabı, bundan 164 yıl önce « New York Tribune » gazetesine yazdığı makalelerden oluşuyor. Dönemin Osmanlı, Rusya ve Avrupa (Avrupa dediğimiz özellikle İngiltere) ilişkileri üzerinde toplumsal yapı, siyasal yaklaşımlar, çıkarlar ve bunun üzerine şekillenen diplomasiyi irdeleyerek günümüze dek uzanan ilişki yumağını sorgulayarak ele alıyor. Devletlerarası sorunların nedenlerini oluşturan çelişkiler ortadan kalkmadığı için zamansal değişimin geride bıraktığı mekânsal sorunların aşılamayacağını çok çarpıcı bir biçimde ortaya koymaktadır. Kitap, Osmanlı İmparatorluğu’nun 19. yüzyılındaki sorunlarını, açmazlarını, “hasta adam” tanımlanmalarının ortaya çıkardığı ilişkileri, günümüzün Türkiye devlet yapısının yaşadığı sorunlara mercek tutuyor.
Bir solukta okunacak olan bu kitap, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye devlet yapısına uzanan “stratejik konum” macerasının Rusya, Avrupa ve özellikle İngiltere arasındaki çelişkilerin güzergâhında, nasıl boğuntuya uğradığına ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fd6a9b7-ab97-4422-ae80-9e1fe971745a.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem Beni Görsün</image:title>
            <image:caption>“Gerçekten yaşamışsın. Gülmüş, eğlenmiş, acı çekmiş, başarısız olmuş, terfi almış, sevişmiş, terk edilmiş, aldatmış, güzel yemekler yemiş, içmiş, ağlamış, havalara uçmuş... Evlenmiş, boşanmış, kitaplar yazmış, kaybetmiş, kazanmış, süslenmiş, kirlenmiş, kırılmış, affetmiş, uykusuz kalmış, sarhoş olmuş... Hepsi gerçek hepsi yaşanmış. Gücümüzü tam da bu ‘gerçek’ten alıyoruz. Hiçbir kuvvet bunu değiştirmiyor. Ölüm bile.” 
 
Bu roman, görmek ve görülmek üzerine… 
Zeynep başkalarını ve kendisini yazının aynasında görmek için romanlar yazıyor. Yaptığı portakal reçellerinin kokusu onu anne şefkatinin bahçesine, kaygısız günlerine götürüyor. 
Kıyısına yanaştığı her erkekte bir baba ve her aşkta ölüme galebe çalan bir yan var. 
 
Alp annesinin, çocukluğun sisli yurdunda kaybettiği bakışlarını bir kadında arıyor, bütün çabası görülmek... İlk görüşte âşık olduğu Zeynep onu annesine götürecek, varoluşun ilk kaynağına. Aşk en çok da görmek ve görülmek değil midir zaten? 
 
Filiz Aygündüz üçüncü romanında modern hayatın “aşksız ilişkiler”i içerisinde birbirine tutunan iki insanın öyküsünü anlatıyor. ,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92d2d5b4-23a0-4035-ab10-5cedc9951aaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Vanya Dayı</image:title>
            <image:caption>“Boş bir yaşam temiz olamaz.” 
Profesör Serebryakov ve karısı Yelena ile birlikte Rus taşrasına eşsiz bir güzelliğin verdiği temaşa arzusu ve aydın yaşamının bilge aylaklığı gelmiştir. Oysa taşradakilerin; Sonya, Doktor Astrov ve Vanya Dayı’nın, önlerinde uzanan sonsuz tekdüzeliği unutmak için çalışmaya, üretmeye ihtiyaçları vardır.  
Çehov’dan eşsiz bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a32ef252-473e-41e1-a8fe-5de0a382bb01.jpg</image:loc>
            <image:title>Martı</image:title>
            <image:caption>“Bir gün hayatım gerekirse sana, gel al onu!” 
 
Anton Çehov’un dört büyük tiyatro eserinden ilki olan Martı, talihsizliklere ve mutsuzluklara dayanan bir aşk, taşra yaşamından kaçış, aynı zamanda sanatsal çatışmalar hakkında acı-tatlı bir komedi.  
 
Aşk ve dostluğun karmaşıklığının en yüce edebi incelemelerinden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f919251-6b2f-45fd-a8b6-72af4f2638fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağışıklığı Beslemek</image:title>
            <image:caption>Küresel Bağışıklık Krizinde Doğru Beslenme 
Bağışıklığı Beslemek 
 
Küresel bir bağışıklık krizi yaşıyoruz ve ben de bu krizden etkilenen biriyim. COVID-19 enfeksiyonuna yakalandığımda doktorum hastaneye yattığım birkaç gün sonrasında bana şöyle dedi: “İyi ki sağlıklı beslenmiş ve iyi ki düzenli egzersiz yapmışsınız. Aksi takdirde çok daha zor bir yolculuk olabilirdi.” 
 
Bu kitabı yazmamdaki etken doktorumun bu cümleleri oldu. Sağlıklı beslenme, tedbirleri almazsanız COVID-19 ya da diğer hiçbir enfeksiyondan sizi korumaz. Ancak, sağlıklı beslenmenin desteklediği sağlıklı bir bağışıklık sistemi ile bu hastalıkları daha kolay ve daha az yan etkiyle atlatabilirsiniz. 
 
Pandemi bir gün bitse de, bağışıklığınıza olan ihtiyacınız bir ömür devam edecek... 
Prof. Dr. Murat Baş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7753ca1e-ea31-4f1f-a313-c7225c84b9f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Maliye Alanında Ulusal ve Küresel Değerlendirmeler : Teori, Politika ve Hukuk</image:title>
            <image:caption>1.Sürdürülebilir İktisadi Büyüme Ve Kalkınmaya Yönelik Yeşil Maliye Politikası Uygulamaları: Türkiye Örneği 
2.Türkiye’de Bütçe Harcama Esnekliği Ve Mali Demokrasi Seviyesinin Gelişimi 
3.Türkiye’de Dijital Hizmet Vergisi Uygulamasının Değerlendirilmesi 
4.2006-2020 Dönemi Türkiye’de Çevre Temizlik Vergisi 
5.Covıd-19 Salgını Ve Yeşil Vergi Politikası 
6.Devletin Ve Mükelleflerin Borçlanma Maliyetleri Çerçevesinde Gecikme Faizi/Zammı Oranlarının Değerlendirilmesi 
7.Kalkınma Planlarında Belediyelerin Mali Yapılarına İlişkin Politika Ve Hedeflerin Analizi 
8.5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi Ve Kontrol Kanunu’nda Hesap Verilebilirlik Ve İç Kontrol Sisteminin Etkinliği 
9.Mali Denetim Bağlamında Türkiye Varlık Fonu Üzerine Bir İnceleme 
10.Türkiye’de Metropoliten Alan Yönetiminin Değişimi Ve Mali Yerelleşme: Topsıs Yöntemi İle Büyükşehir Belediyeleri Bütçe Giderlerinin Karşılaştırmalı Analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92727</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae9aeef0-559e-4aaa-ba76-4cca8ef70a64.jpg</image:loc>
            <image:title>Teorik ve Politik Yönleriyle İktisat Biliminde Yaşanan Gelişmeler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.İktisadi Düşüncede Rasyonelleşme Sürecinin İktisadi Sonuçları 
2.Rezervlerin Optimal Miktarının Belirlenmesinde Güncel Yaklaşımlar: Türkiye için Rezerv Yeterlik Düzeyi ve Rezerv Tutma Maliyetlerine İlişkin Tespitler 
3.Uluslararası Para Fonu’nun Sermaye Kontrollerine İlişkin Kurumsal Görüşü Çerçevesinde Politika Tartışmaları 
4.Küreselleşmenin Gelişimi, Yaklaşımları ve Ekonomik Etkileri 
5. ABD-Çin Ticaret Savaşının Marksizm Perspektifinden İncelenmesi 
6.Ticarette Yükselen Trend: Elektronik Ticaret ve Mobil Ticaret 
7.Vişegrad Dörtlüsü’nün Dijital Ekonomi Göstergeleri Kapsamında Değerlendirilmesi 
8. Postmodern Dünyanın Dijital Çağında Sosyal Sermaye-Kalkınma İlişkisi 
9.Türkiye’de 1923’ten Günümüze Para Politikası Uygulamalarının Tarihsel Gelişimi 
10.Ekonomik ve Siyasal Gelişmelerle Türkiye Tarihine Bakış (1920-2020) 
11.Enerji Bağımlılığı Cari Açık İlişkisi: Panel Nedensellik Analizi 
12.İktisat Teorisinde Çevresel Kirlilik ve Gelir Eşitsizliği Arasındaki Farklı Teorik Yaklaşımlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdd8677e-4e22-4d6a-92d8-4b519effe6eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim - Strateji - Organizasyon Teoride ve Uygulamada (Cilt 2)</image:title>
            <image:caption>1Organizational Change and Development 
2.Human Resources Development Climate and Employee Engagement: Mediating Role of Organizational Commitment 
3.Leadership and Leadership Qualities in Chaos Management 
4.Digital Transformation Adaptation Proposal: Digital Leadership 
5.Post-Modern Dönemde Liderlik 
6.Liderliğin Karanlık Yüzü: Yıkıcı Liderlik Üzerine Bir Değerlendirme 
7.Kontrol Odağı ve Duygusal Zekânın Liderlik Etme Motivasyonuna Etkisinin İncelenmesi 
8.Sanal Takım Yönetimi İçin Öz Liderlik Stratejilerini Anlamak: Birey ve Takım Düzeyinde Bir İnceleme 
9.Yöneticilerin Stratejik Liderlik Davranışlarının Örgütsel Özdeşleşme Üzerine Etkisinde Kurumsal Sosyal Sorumluluğun (KSS) Rolü 
10.Stratejik Bir Dönüşüm: Mavi Okyanus 
11.Stratejik Yetenek Yönetimi 
12.Bir Stratejik Yönetim Aracı Olarak Oyun Teorisi 
13.Profesyonel Futbol Kulüplerinin Stratejik Yönetimi 
14.Ağırlama Endüstrisinde Stratejik Yönetim: Uluslararası Otel Zincirinde Bir Araştırma 
15.Örgütlerde Karar Alma 
16.Örgütlerde İşe Gömülmüşlük 
17.Örgütsel Duyarsızlaşma Sarmalı: Kuramsal Bir Model 
18.Örgütlerde Çatışma Yönetimi ve Çözüm Yolları 
19.Örgütsel Çatışmanın Polis Örgütündeki İzdüşümleri: Üç Yer-Üç Örgüt 
20.Yönetim, Strateji ve Örgütsel Davranış Bağlamında Metafor Kavramlar: Örgütsel Sağlık ve Örgütsel Hastalıklar 
21.Kariyer Yönetimi ve Güncel Kariyer Sorunları 
22.Organizasyonlarda Yeni Nesil Radikal Bir Yönetim Sistemi: Holakrasi ve Yöneticisiz Yönetim 
23.Türk Gümrük İdarelerinde Risk Yönetimi ve İdeal İstihbarat Uygulamaları 
24.Toplam Kalite Yönetimi ve Altı Sigma Uygulamalarında Kritik Başarı Faktörlerinin Karşılaştırılması 
25.Sağlık Endüstrisinde Dijital Tedarik Zinciri Yönetimi 
26.Hizmetkar Kurumlar ve Hizmetkar Yönetim Kurulu Üyeleri Tanımlamasının Kurumsal Yönetim İlkelerine Göre Değerlendirilmesi 
27.İşletme Yönetiminin Covid-19 Salgını ile Etkileşiminde Uzaktan Çalışmanın İncelenmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b76e17f5-55b8-4cbf-ab29-1cdbb1003d9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim - Strateji - Organizasyon Teoride ve Uygulamada (Cilt 1)</image:title>
            <image:caption>1.A Mobbing Agent: Illegitimate Tasks 
2.The Effects of Outsourcing on Performance in Construction Enterprises 
3.A Global Look at The Cycle of Deprivation, Corruption and Poverty 
4.Examining Corporate Social Responsibility Studies in Theoretical Background 
5.Hizmet Sabotajı 
6.İşyerinde Oyunlaştırma 
7.İşyeri ve Maneviyat 
8.İş Tutkusu Kavramı: İkili Tutku Modeli 
9.İş Görüşmelerinde Beden Dilinin Önemi 
10.İş Yükü, İş Stresi, Duygusal Tükenme, İşten Ayrılma Niyeti ve Meslekten Ayrılma Niyeti Arasındaki İlişkiler: İş Güvenliği Uzmanları Üzerine Bir İnceleme 
11.İşe Alım Sürecinde Yapay Zeka Yöntemlerinin Kullanımı 
12.Çeşitli Ülkelerde Yapay Zeka Teknolojisinin Kamu Sektörüne Yansımaları 
13.Stratejik İnsan Kaynakları Yönetiminde Personel Temini ve Eğitimi 
14.Dijitalleşmenin Kamuda İnsan Kaynakları Yönetimine Etkileri: Covid-19 Süreci Üzerinden Bir Değerlendirme 
15.Kurumsallaşmada Entelektüel Sermayenin ve İnovasyonun Rolü 
16.Endüstri 4.0 ve İnovasyon Paradigması: Fırsatlar ve Zorluklar 
17.Endüstri 4.0 Sürecinin Otomotiv Sektörü Üzerindeki Etkileri: Ford Otosan Örneği 
18.Yeni Medya Unsurlarından Sosyal Medya Kullanımı ile Davranışsal Finans Eğilimlerinin Etkileşimi Üzerine bir Araştırma 
19.Sanal Kaytarma (Cyberloafing) Kavramı ve Sanal Kaytarma Kavramını Açıklamakta Kullanılan Teoriler 
20.Paydaş Teorisi Kapsamında Kurumsal Sosyal Sorumluluk: BIST100 Endeksinde İşlem Gören İşletmelerin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi 
21.Yeni Kurumsalcılık, Uluslararası Kurumsal Düzenlemeler ve Ulusal Bir Alanın Örgütlenişi: Türkiye’de Kamu Alımları 
22.Denetçilerdeki Kişilik ve Öz Yeterlilik Algısı Hakkında Bir Araştırma 
23.Türkiye’de Fuarcılık Sektörü ve Fuar Şirketlerinde Kurumsallaşma: Bir Firma Araştırması 
24.Anadolu’da Hitit Dönemi Esnaf Teşkilatı ile Ahilik Arasındaki Benzerlik ve Farklılıklar 
25.Üniversite Öğrencilerinin Yenilikçi Davranışları ile Pandemi Sürecinde Eğitsel Açıdan İnternet Kullanım Öz Yeterlikleri Arasındaki İlişki 
26.Z Kuşağının İş Yaşamına Olan Tutumu ve Kurumsal Firmalardaki Staj Programlarına Bakış Açısı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a212ed3-557f-4d00-b1d9-6adea6857178.jpg</image:loc>
            <image:title>Emma (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Emma Woodhouse hem akıllı hem zengin hem de güzel bir hanımefendidir. Bu kadar olumlu özelliğinin yanında başkalarının gönül işlerine burnunu sokmak gibi kötü bir huyu da vardır. Mürebbiyesi onun sayesinde evlenip yanlarından ayrılınca kendini iyice çöpçatanlık işine kaptırır ve yeni tanıştığı, genç ve naif Harriet’e uygun bir eş bulma girişiminde bulunur. Titizlikle yaptığı planlara rağmen başına umulmadık işler açacak, aşk hakkında aslında hiçbir şey bilmediğini fark edecektir.
İngiltere’deki sınıfsal ayrımları, sosyal ilişkileri, zenginlik ve yoksulluk olgularını nükteli bir d
ille irdeleyen, Jane Austen’ın ölmeden önce yazdığı son romanı olan bu eseri Çiğdem Öztekin’in özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4fe5a04-ae36-437d-a5ed-1835766de196.jpg</image:loc>
            <image:title>Erika Ewald’ın Aşkı (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sıradan ve silik bir hayat süren genç piyanist Erika Ewald, birlikte konser verecekleri kemancıya provalar esnasında âşık olur. Başlangıçta bu platonik bir aşk olsa da ilişkileri sohbetler ve gezintilerle ilerledikçe Erika’nın arzuları yavaş yavaş uyanır ve duygularını genç adama itiraf etmekten çekinmez ancak son adımı atmak üzereyken henüz hazır olmadığının farkına vararak ondan uzaklaşır. 
 
Bir süre birbirlerini görmezler; günler, haftalar beklemekle geçer. Masumane duyguları kemancının beklenmedik bir arzusuyla paramparça olan Erika tutkusu, kimliği ve gururu arasında kalacaktır. 
 
Stefan Zweig’ın Sigmund Freud ile dostluk yıllarında yazdığı ve başkahramanın iç hesaplaşmalarını psikolojik bir derinlikle ele aldığı bu öyküsünü Ahmet Arpad’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92732</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc0a77dc-b694-46a4-96ef-13719e71f07e.jpg</image:loc>
            <image:title>Frankenstein (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Frankenstein – Bir Modern Prometheus Hikâyesi
Parlak bir tıp öğrencisi olan Victor Frankenstein laboratuvar ortamında ölüyü diriltmeyi başarırsa ölümü engelleyebileceğine ve yeni bir insan ırkı yaratabileceğine inanmaktadır. Çeşitli mezar ve mahzenlerden topladığı ceset parçalarını birleştirerek iki buçuk metrelik bir dev yaratır fakat sonuçtan memnun olmayarak dehşet içinde onu kaderine terk eder. Sadece dünyaya gelmekle yetinmeyen yaratık; sevgi, kimlik ve güvenlik de talep etmektedir. Bunları elde edemeyince yaratıcısının peşine düşüp onunla hesaplaşmak ister.
Mary Shelley’nin 18 yaşında yazmaya başladığı, 20’sinde isimsiz yayımlamak zorunda bırakıldığı, imzasını ancak 23 yaşındaki baskıya koyabildiği ölümsüz romanı Frankenstein iki asırdır dünya edebiyatını etkilemeye devam ediyor. Tanrı, insan ve bilim ilişkisini sorgulayan, gotik edebiyatın başyapıtlarından olan bu çarpıcı eseri Barış Cezar’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92733</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae88e631-59c4-42bb-ae58-3e84326e6fb8.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Eşler (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Her biri kendi hayatlarını kendi bildikleri gibi yaşamaya kararlı March kardeşlerin hikâyesi, Küçük Kadınlar’ın devamı olan ve üç yıl sonrasına odaklanan bu kitapla devam ediyor. Düğün hazırlıkları yapan Meg, edebî kariyerine adım atan Jo, eski sağlıklı günlerine dönmek için çabalayan Beth ve halasının peşinde dünyayı gezmeye hevesli Amy. Fakat kızlar ve hayalleri arasındaki birtakım engeller, onları tahminlerinin de ötesinde hayal kırıklıklarıyla yüzleştirir.
İyi Eşler 1868’de, Küçük Kadınlar’dan iki yıl sonra yazıldı. Birinci kitapta tanıştığımız güçlü küçük kadınların daha güçlü kadınlara dönüştüğü bu eseri Çiğdem Öztekin’in özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92734</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed34ac63-5392-4d5e-b904-65c561beb73b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dark Polisiye - Birinci Kitap</image:title>
            <image:caption>“Yürümekten korktuğunuz o karanlık sokakların lambalarını patlatan bizdik.”
Bebek katilini tersten bakarak çözen kadın Komiser, tacize uğrayan evlatlığın öcünü alan gizemli milis, kusursuz cinayet peşindeki zampara kocanın ters giden planı, kilitli odada yakışıklı psikopatın pençesine düşen hemşire, seri katili kendine usta yaparak çocukluk travmasını iyileştirmeye kalkışan akıl hastası, roman mahallesindeki sıradan bir ölümün planlı sırlarını kendi yöntemleriyle keşfedip katili kıstıran cinayet masası memuru, tetikçilere madik atmaya kalkışan berduş hırsızın trajik sonunu çöp konteynırından izleyen dilenci çocuk, genç ve güzel öğrencisinin kendisine olan tutkulu aşkını ölümcül bir deneyle savuşturan dilbilim profesörü, tuhaf bakışlı hayali berberin gizemini çözmeye çalışırken belasını bulan meczup, konaktaki yaşlı kadının çocuk yaştaki hizmetçisine kurulan acayipkumpasçözülemeyen seri cinayet dosyalarının beklenmedik faili, kâbus mu gerçek mi olduğunu bilmeden distopik İstanbul’un korkunç atmosferinde çözüm arayan emekli polis, her türlü talihsizliğin ve hastalığın kurbanı bir ucubeye dönüşüp yetimhaneden kaçarak kendini çocuk tecavüzcülerinin yok edilmesine adayan yetim, gelecekteki kadın-egemen İstanbul’da, dölmakinesi damızlık aygırın güvenli bölgeye iltica macerası…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92735</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fbffc20-e9cf-4459-9bf0-4f4222e38c5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakın Korkma!</image:title>
            <image:caption>Dünyadaki en eski dört duygudan biri olan korkunun izini süren Sakın Korkma!, matrak çizimleri, bilgi ve farkındalığı artırmaya yönelik içeriği, etkileşimli etkinlik sayfaları ve göz alıcı tasarımı ile tarih boyunca insanların peşini &apos;&apos;bir türlü&apos;&apos; bırakmayan korku hissine dair ne varsa açıklığa kavuşturuyor.
 
Ürkek kalplere sahip miniklerin (ve pek tabii ki büyüklerin) kütüphanesinde bulunması gereken bu çok özel koleksiyon kitabı, on iki ayrı bölümde, korkunun kaynağından vücut üzerindeki olumlu-olumsuz etkilerine; korkunun hangi şekillere büründüğünden yerel kültürlerde ve hatta hayvanların dünyasında nasıl karşılık bulduğuna değiniyor, korkuyla baş etmenin yolları hakkında hap bilgiler veriyor.  
 
Korku türlerini çeşitli örnekler eşliğinde anlatıp okurun zihnini ve duygu dünyasını düşünce balonlarından arındıran Sakın Korkma!, pek çokları tarafından korkunun karşıtı olarak gösterilen cesaret üzerine de soru okları fırlatıyor.   Filler farelerden ürker.
Ruslar burunlarının donup düşmesinden endişe duyar. 
İnsanlar her çağda fırtınalardan ve ayılardan korkar. Evet, yalnız değilsiniz. Çünkü dünyadaki tüm canlılar bir şeylerden korkuyor. Kimisi böcekten kimisi gök gürültüsünden. Ama çok önemli bir ayrıntı var atladığınız: korkunun aslında dostunuz olduğu gerçeği... Sakın Korkma! işte bu pek bilinmeyen iddiayı kanıtlamak için hazırlandı. Ve emin olun; korkudan korkmamanız gerektiğini fark ettiğinizde çok şaşıracaksınız!   Bu kitapta hangi sorulara yanıt aranıyor? Korku nereden gelir ve en yakın dostları kimlerdir? DNA&apos;mızın korkularımızla ne tür bir yakınlığı olabilir? Doğuştan gelen korku ile öğrenilen korku arasındaki fark nedir? Korktuğumuzda vücudumuzda hangi tuhaf şeyler gerçekleşir? Küçük çocuklar neden korkuyla yüzleşme konusunda daha cesurdur? Korkular, yerel kültüre göre nasıl çeşitlilik gösterir?  Hayvanlar da korkar mı? Mesela aslanlar? Hiçbir şeyden korkmayan insanlar var mı? Korkudan keyif almak mümkün mü? BÖÖ! Evet, itiraf edin ki KORKTUNUZ! Şu bir gerçek ki hepimiz farklı zamanlarda farklı şeylerden korkarız. Önemli olan bunun kaynağını araştırıp korkularımızla yüzleşme cesaretini kendimizde bulabilmekte. Sakın Korkma!, kabullenemediğimiz ve üstesinden gelmekte zorlandığımız korku duygusunun geçmişi ve geleceği üzerine gerçekçi tespitlerde bulunan; hem eğlenceli hem de bilgilendirici bir kaynak eser.   Eğer bu kitap olmasaydı, çoğu insanın neden palyaçolardan korktuğunu ya da köpekbalıklarının yunusları görünce niçin endişeli davrandığını nereden öğrenecektik? O hâlde, bundan böyle korkudan korkmak YOK!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92736</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee9713c1-e97c-4d58-91a2-dfc33490fd79.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Zürafam Uçabilir</image:title>
            <image:caption>Herkes zürafa resmi çizebilir. Siz de çizebilirsiniz!
Moni, resim derslerini çok severdi. İlginç şekiller çizmeye ve renklerle oynamaya bayılırdı. Fakat bir gün tuhaf bir şey oldu. Moni resim çizemedi.
Hem de zürafa resmini… Öğretmeni, Moni’yi hayal ettiği her zürafayı çizebileceği konusunda cesaretlendirmeye çalışsa da o ikna olmuyordu.
Ancak öğretmeninin pes etmeye niyeti yoktu. Tabii Moni’nin de… Peki Moni, zürafa resmi çizebildi mi?
Hayal etmenin, kendine inanmanın, azim ve cesaretin önemini vurgulayan “Benim Zürafam Uçabilir”, kendini keşfetmek ve özgürce hayal etmek isteyen herkesi büyüleyici dünyasına ortak olmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92737</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7801fe5d-efc8-4046-b2d4-1cd314918997.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlambilimde Güncel Çalışmalar</image:title>
            <image:caption>Anlambilimin, dilbilimin diğer kuramsal ve uygulamalı alanları ile olan yakın ilişkisine vurgu yapmak, güncel konuları ve arakesitleri bir araya getirmek amacıyla planlanan bu kitap, anlambilim üzerine farklı kaynaklar ve araştırma teknikleri çerçevesinde kaleme alınan ve biçimsel anlambilim, bilişsel anlambilim, derlem anlambilim ve uygulamalı anlambilim başlıkları altında bir araya gelen çalışmalardan oluşmaktadır. Kitap, alandaki eksikliği giderecek kaynak kitaplardan birisidir ve bu alanda ileride yayınlanacak kitaplara yol gösterici olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92738</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ef799dd-460e-4e31-b351-da5f5f42be98.jpg</image:loc>
            <image:title>Masallarla Kalbe Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Gökkuşağından üç elma düşmüş. Biri anlatana, biri dinleyenlere biri de gökkuşağının altından geçenlere. Afiyet olsun herkese.&quot; 
 
Masalların büyülü dünyasına açılan kapının anahtarı zencefilli bir kurabiye olabilir mi? Ya da sizi alıp bambaşka diyarlara götürecek mandolin mi? 
Biz ikisi de diyoruz! 
Mis gibi kokan zencefilli kurabiyeleriniz hazırsa; Zehra Nine’nin mandolininden ezgiler duymaya başladıysanız ve Poni sizi kapıda heyecanla karşılıyorsa, artık masalların dünyasına gitmeye hazırsınız demektir! İyi Yolculuklar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92739</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a263e54-024a-4496-85b4-9602104e5251.jpg</image:loc>
            <image:title>Aradığınız Meleğe Şu Anda Ulaşılamıyor</image:title>
            <image:caption>Ankara&apos;da beyaz yakalı bir çalışan olan sözde evli, mutlu, çocuklu Canan&apos;ın sürükleyici ve ibretlik hikayesi... 
Meleklerin hep arkadaşı Dilek&apos;ten yana olduğunu düşünen Canan&apos;ın kendi meleklerini içten içe çağırırken başına gelenler adeta Canan&apos;a içinde bulunduğu hayatı sorgulatır. 
Aşkla evlenip hayat arkadaşım dediği adamın onun arkasından çevirdiği işlerle ve hissettirdiği değersizliklerle darmadağın olan Canan&apos;ın ne kendine güveni kalmıştır ne de eşine... 
Yöneticisi ve aynı zamanda yakın arkadaşı olan Dilek&apos;in içten pazarlıklı halinin açığa çıkmasıyla Canan bu yapbozun parçalarını birleştirerek nasıl bir sonuca ulaşacak, nasıl bir intikam alacak? Ellerinden kayıp giden evliliği karşısında yaralarını yoksa Şahvelet mi saracak? 
Bay Bilge&apos;nin yardımıyla taşları yerine bir bir oturtan Canan davetine zamanında icabet etmeyen meleğinin de nihayet ortaya çıkışıyla hayatına yeni bir yön verecektir. 
  “İlaçlar şikayetinizi bir süreliğine dindirebilir ama sorunun kökenine inip hastalığı ortadan kaldırmaz. Kendi derdimizin şifası ancak kendi içimizdedir. Kendimizle yüzleşip şifayı seçmek kendimize karşı en büyük sorumluluğumuzdur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92740</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13d59abe-ccdb-4478-8644-d518d7d64c6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklından Sevmeyi Geçirme</image:title>
            <image:caption>Dört insan, dört hikâye… Fatih, Ece, Zeynep ve Ahmet 
Aşk, dostluk, cinayet…Yollar bir noktada kesişiyor… 
Kader ağlarını kurmuş bekliyor, kahramanlarımız kaderlerine boyun mu eğecek yoksa ona dur mu diyecek? 
Kimi zaman hüzün, kimi zaman neşe dolacak içinize… Bu hikâyelere yolculuk yapmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92741</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f887154-fd7a-4542-971f-51df94463fa5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dmitri Mihayloviç Orlov</image:title>
            <image:caption>Oysa, ona demek istediğim, söylemek istediğim ne anılar birikmişti. Sarılmak, karşılıklı sigara içip dertleşmek, hatta mevzilerde göğüs göğse harp etmek, bu kadar hızlı olmamalıydı. Güçlü gözükmek dünyanın en zor işi böyle bir durumda, savaşın, harbin ortasında askerken, ordudayken, cephedeyken. Çok zor! Gözyaşlarımı yuvalarına hapsetmek için gözümü dahi kırpmadan bekliyordum öyle. Ayaklarımın altından yer çekilmişti sanki. Bunun tarifi yok yoldaş, bunun tarifi yok. Beni bırakıp gitmemeliydi. Bu kadar çabuk gitmemeliydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92742</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea2e81f6-f5f8-4c69-93ad-4ab5aec83946.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüya Gibi Geçti</image:title>
            <image:caption>“Rüya Gibi Geçti / Bahar Bizim İçimizdeydi”  altmış iki yıl süren birlikteliklerinde mutluluğun sırrına ermiş bir çiftin, umut ve ilham veren gerçek yaşam hikâyesi... 
Sevdiğiyle birlikte yaşam mücadelesi içinde olmanın, yaşamı paylaşmanın, anılar biriktirmenin,  güzelliklerin tadını çıkarmanın, aile olmanın verdiği hazzın anlam kattığı yaşam yolculuğunda, birlikte geçirilen 62 yılın sonunda kaybedilen sevgilinin ardından hissedilen tarifsiz bir hüznün içinde, geçmişin bir film şeridi gibi gözden geçirilmesi üzerine kurulu bir hikâye anlatılan… 

50’li yılların İstanbul’unda karşılaşan,  nişanlılık dönemlerinde birlikte geçirebildikleri kısa zaman sürecinde ve daha sonra araya mesafeler girince de, birbirlerine yazdıkları şiirler, duygusal tanımlamalar ve betimlemelerle süslenmiş mektuplarla yakınlaşarak kendilerini, edebi dokunuşlar taşıyan satırlarla pekişen bir duygu yoğunluğu içinde bulan bir çift, hikâyenin kahramanları... 
Altmış küsur yıl boyunca âdeta bir hazine değerinde saklanan ve kitapta paylaşılmak üzere ortaya çıkarılan,  kitabın en büyük zenginliğini oluşturan sevdaya dair mektupların yanı sıra, geçmişten günümüze uzanan bir fotoğraf albümü ile de desteklenen hikâye, aşkın yalnızca genç ve heyecanlı yüreklerin kıpırtısı olmakla sınırlandırılamayacağının ve değerini bilen yüreklere ömürlük de yerleşebileceğinin güzel bir örneği… 

Anı/Yaşantı türündeki bu kitabın kadın kahramanın ruh hâlini tasvirle başlayan hikâyesi, uzun yılları aşk ve mutlulukla paylaşmış, yaşamdan birlikte zevk almayı başarmış bir çiftin,  ülkenin farklı bölgelerinden gelen aile bireylerinin geçmişlerinin,  kendi yetişme dönemlerinin, yolları kesiştikten sonra yarım asırdan fazla korumayı başardıkları heyecan ve duygularla sürdürdükleri evliliklerinin, anılar silsilesi eşliğinde anlatımı olarak özetlenebilir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92743</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b50c9532-feb6-4efe-bb5f-909493c0cc51.jpg</image:loc>
            <image:title>99 Esma-İ Hüsna Allah&apos;ın Güzel İsimleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şimdi ben sana bu kitapta Allah’ın, Peygamber Efendimiz’in (selamların en güzeli ona olsun) bize öğrettiği 99 isminin ne anlama geldiğini anlatmaya çalışacağım. Bunu yaparken, yeryüzünde gözümüzün gördüğü pek çok şeyden mesela kelebeklerden, arılardan, ağaçlardan, dağlardan, yıldızlardan, serin, tatlı suları neşe ile akan derelerden, uçsuz bucaksız okyanuslardan ve o okyanuslarda özgürce yüzen balıklardan, ormanlarda koşuşan güzel gözlü ceylanlardan, kanatlarını aça kapata uçan kuşlardan, süzülüp geçen bulutlardan, kar ve yağmur tanelerinden misaller vereceğim. Böylece biz, seninle beraber ikimiz, bu kitabın sonuna geldiğimizde, Rabbimizi çok daha iyi tanıyor olacağız. Ve birgün bize, “Rabbin kim?” diye sorduklarında, melekleri bile şaşırtacak ve mutlu edecek muhteşem cevaplar vereceğiz. “Benim Rabbim!” diyeceğiz mesela... “Yarattığı her şeylere güzel şekiller veren, çiçekleri, kuşları, arı ve kelebekleri hiçbir mecburiyeti olmadığı halde, böyle güzel yaratan MUSAVVİR’dir!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92744</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce6de396-18eb-4dee-9b46-dc205c63c644.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruh Hayvanları Kehanet Kartları</image:title>
            <image:caption>68 Kartlık Deste ve Rehber Kitap. 
Doğal dünyadaki ruhların paylaşacak çok şeyi var ve onların bu unutulmuş dilinin sırlarına Ruh Hayvanları Kehanet Kartları aracılığıyla ulaşabilirsiniz. Onlar bizi temel gerçeğimize – hepimizin ortak bir bilinç içinde yeryüzündeki her canlıyla bağlantı halinde Kutsal Ruhta bir olduğu gerçeğine- yeniden sahip çıkmaya teşvik ediyorlar. Siz de bir kart çekerek bu bilgeliğe katılabilir ve hayatınızı algıladığınız sınırların engellerini aşarak ve sonsuz potansiyelinizle bağlantı kurarak daha iyi yönetebilirsiniz. 
Çok güzel resmedilmiş olan bu kehanet destesindeki 68 kartta değişik hayvanların, böceklerin, balıkların ve kuşların Yüce Ruhları temsil ediliyor. Her hayvanın aşkın bir arketip sembolizmi, derin, ebedi gerçeğe dair bir mesaj içeren evrensel bir anlamı var. Sezgileriyle çalışan bir kehanet uzmanı olan Colette Baron-Reid’in rehberliğinde dünyaya hizmet etmek adına kendi gerçekliğinizi yeniden yaratmak için Kutsal Ruhla ortaklığınızın bilincine varabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92745</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ec1beb1-712a-439e-b6a1-e5753a32a4b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Tohumu Kehanet Kartları</image:title>
            <image:caption>53 Kartlık Deste ve Rehber Kitap.
Neresi olduğunu bilmeseniz de her zaman bir yuva özlemi duydunuz mu? Ya da bir şeyleri ruhunuzun derinliklerinde bildiğinizi hissettiğiniz oldu mu? Eğer öyleyse siz bir Yıldız Tohumu –yeryüzünde geçirdiğiniz bu zamandan önce başka bir yerde bedenlenmiş biri– olabilirsiniz.
Bu kitapta Yıldız Tohumu Kehanet Kartları’nıza uyumlanmanızı ve onları içinizdeki rehberle ve gerçek kozmik doğanızla bağ kurmak için kullanmanızı sağlayacak talimatlar bulacaksınız. Her kartın yorumunun sonunda ruhunuzun armağanlarını ortaya çıkartmanıza, ruhunuzun misyonuyla bağlantı kurmanıza, yıldız soylarınızı bulmanıza ve buraya kim olmaya geldiğinizi hatırlamanıza yardım edecek bir Yıldız Tohumu eylem çağrısı yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92746</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edf9ca09-28f9-4e2a-9a63-9bb14a0e3b65.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın Anlamı Kitabı</image:title>
            <image:caption>Hepimizin bir çağrısı var. Eğer buradaysanız ve nefes alıp veriyorsanız, insanlığa bir katkıda bulunmak zorundasınız. Hayattaki temel uğraşınız, görevinizin –bütünün bir parçası olarak görevinizin– ne olduğunu keşfetmek ve bunu olabildiğince yerine getirmektir.
Oprah Winfrey
Alain de Botton’dan Elizabeth Gilbert’a, Patti Smith’ten Mallika Chopra’ya ve Michael Cunningham’a Oprah Magazine yazarlarından hayatın anlamını bulmak üzerine elinizden bırakamayacağınız bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92747</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccc69475-50ed-452a-8dbe-67bae5978417.jpg</image:loc>
            <image:title>Ezber Bozan Kadınlar 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünyanın dört bir yanından 24 kadının ilham verici yaşamlarını okumaya hazır mısınız? Hatice Özdemir Tülün, Ezber Bozan Kadınlar 2 ile bilimde, sporda, sanatta ve daha birçok alanda fark yaratan kadınların hikâyelerini anlatmaya devam ediyor. Bu kitapta da kendilerine “yakıştırılmayan”, başaracaklarına “inanılmayan” işleri sırtlanan kadınların azim dolu hikâyelerini okuyacaksınız.
Bir kadının hikâyesi, kaç kişiye ilham verebilir? Onlar, “olmaz” denilen durumlardan, “şimdi değil” denilen zamanlardan çıkıp “imkânsız” sayılan hayallerine sarıldılar, ellerinin değdiği her yerde ümit çiçekleri açtırdılar. Aşçı, pilot, öğretmen, doktor, matematikçi, bilim insanı, asker, aktivist, müzisyen, yönetici, boksör oldular. Herhangi bir ülkede, herhangi bir şehirde, herhangi bir mahallede, herhangi bir evde başladı hikâyeleri... Tıpkı, onlardan güç alarak yoluna devam eden sayısız kadın gibi. Büyük bir okur kitlesine ulaşan Ezber Bozan Kadınlar, ikinci kitabıyla elinizde. Dünyanın farklı yerlerinden 24 kadının ezber bozan hikâyesi, idealleri ve hayallerinin peşinden gidenlere yol arkadaşı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92748</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94e14507-a032-4a6b-b8fe-37c88f40c803.jpg</image:loc>
            <image:title>Çilli Çirpi 2 - Güçlü Kanatların Olsun İster Misin?</image:title>
            <image:caption>Heyyyy!.. 
Biliyor musun, Çilli Çirpi artık köye tamamen alıştı. Ekrem dede ve Dudu nine ile zaman geçirmekten öyle mutlu ki görmelisin. Neler neler yapıyorlar bir bilsen! Üstelik Şengül, Elmas, Ceyhun, Cumaali ve Zeynep adında beş tane de şahane arkadaşı oldu. Ekrem dede onları domalan toplamaya giden ekibe dâhil etti. Bütün ekibin kaybolup açlıktan bitkin düşerek bir mağaraya sığındıklarını ve oradan nasıl kurtulduklarını okumaya hazır mısın? Bu arada sen kaybolunca yolunu ne şekilde bulacağını biliyor musun? Çilli Çirpi ve arkadaşları bu serüvenden sonra öğrendi. 
Çilli Çirpi “Hayvan Pusulası” adını verdiği defterine şimdi de kuşları yazdı. Öyle ilginç kuşlar var ki şaşkına dönmeye hazır ol! Mesela hangi kuş tehlike anında ağzından ve burnundan sıvı püskürtür, hangi kuşun sesinde 24 ezgi var, hangi kuş yönünü bulmak için manyetik alanlardan yararlanır, tuzlu suyu içerken filtreleyip temizleyen kuş hangisidir? 
Ooooo, bu kitapta daha bir sürü sürpriz seni bekliyor! En iyisi hiç vakit kaybetmeden onlara katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92749</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/203d0569-e798-4df4-9c1d-c267677c3ec1.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Balığı Saldırısı - Mission Survival</image:title>
            <image:caption>Beck Granger, amcasının yakın dostu Steven ile birlikte tropikal sularda bir gemi seyahatine çıkar. Fakat bir gece, gemi beklenmedik bir şekilde batar ve Beck, ağır yaralı Steven, geminin umutsuz kaptanı, yeni arkadaşı Jamie ve onun annesiyle birlikte açık okyanusta kalakalır. Yardım gelene dek hayatta kalmaları gerekir. Fakat köpek balıkları ve güven vermeyen yol arkadaşlarıyla bu pek de mümkün değildir!    Daha önce çöllerde, buzullarda ve ormanda hayatta kalmayı başaran Beck’in becerileri onu okyanustan da kurtarabilecek mi? Evinde hissettiği doğada edindiği tecrübeler teknolojiye karşı da işine yarayacak mı?   Tüyler ürperten buz gibi sularda geçen enfes bir hayatta kalma hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92750</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8a995ea-11a8-482f-ba54-3450d641ca7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşi Doğanın Kalbinde</image:title>
            <image:caption>Bir teknede yaşayan Cara ve kardeşleri, bir gün kanalın dibinde gizemli bir kasa bulur. İçinde bir hazine olduğunu düşündükleri kasa şifreyle korunur. Kasayı açtıklarında bütün hayallerinin gerçekleşeceğine inanırlar. Fakat hazinenin peşinde başka biri daha olduğu ortaya çıkar, tehlikeli ve hazineye ulaşmak için her şeyi göze almış biri... Cara ve kardeşleri, hazineyi korumak için kaçarken ormanlık alanda yolunu kaybeder. Giderek yaklaşan kar fırtınası karşısında annelerinin öğrettiği ipuçları, cesaretleri ve vefalı köpekleri onları kurtarmaya yetecek mi? Bütün zorlukları aşıp özlediklerine ve “ev”lerine kavuşabilecekler mi? Yaşadığı yerlerden ilham alan Jess Butterworth’ten doğanın büyüleyici güzellikleriyle ve sürprizleriyle dolu, heyecanlı bir macera romanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92751</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b7b7b27-0bad-4d10-96f4-78ad3e7e5356.jpg</image:loc>
            <image:title>Çilli Çirpi 1 - Tabiat Kaşifliği Şimdi Başlıyor</image:title>
            <image:caption>Hişşşşşttt!..
Sana anlatacaklarım var. Çilli Çirpi, karnesinde kırık bir notu olduğundan biraz üzgün. Hayır, hayır; endişelenme! Bu her zaman kötü bir şey değil. Çünkü öğretmeni ona bir keşif ödevi verdi. Hem köyü hem de hayvanları yakından tanımak kulağa nasıl geliyor? Sen hiç apartman hayatında kısılıp kaldığını düşünerek sıkıldın mı? Şöyle güzel mi güzel bir köy macerasına katılmak için daha iyi bir fırsatın olamaz. Ekrem dedenin hazine odasına girmek, folluktan yumurta toplayıp bir korkuluğa yüz dikmek de bunlara dâhil. Bu kitap bittiğinde kemirgen hayvanları daha yakından tanıyacaksın. Mesela sincabın kuyruğunu battaniye olarak kullandığını, kunduzun doğal bir mimar olduğunu biliyor muydun?
Kitap bitince macera bitmiyor. Sonuna minik sürprizler de sakladık.
Çilli Çirpi sana sesleniyor: “Hadi sen de bu keşfe katıl!”
Not: Resfebeli Kitap</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92752</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/607fb498-6932-43fb-b178-e00c045b8727.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Meleği</image:title>
            <image:caption>SIRADAN BİR KADININ TARİHİN EN ÖLÜMCÜL SAVAŞINDA OLAĞANÜSTÜ BİR KAHRAMANA DÖNÜŞME HİKÂYESİ… 
Lyudmila Pavliçenko İkinci Dünya Savaşı’nın en şiddetli, Nazi Almanyası’nın yenilmezlik imajının en güçlü olduğu yıllarda bir kadın olarak cephede çarpışmıştır. Sovyetler Birliği’nin ileri mevzilerinde, hatta düşman hatlarında Nazi savaş makinesine karşı sonu gelmez bir mücadele vermiştir. Almanların Sovyetler Birliği’ne taarruzuyla, Rusların deyişiyle, Büyük Vatan Savaşı patlak verir vermez Pavliçenko gönüllü olarak askere yazılmış, keskin nişancılığa yetenekli vatansever bir Sovyet kadınından; dünya tarihinde en fazla düşman askeri öldürmüş keskin nişancılardan birine, Sovyet halkı için büyük bir ilham kaynağına dönüşmüştür. 
Savaşa 26 Haziran 1941’de Kızıl Ordu saflarında katılan Pavliçenko ilk olarak Odessa, iki ay sonra ise Sivastopol savunmalarında görev yapmıştır. Önce Rumen ardından Alman işgalcilere karşı gözü pek bir mücadele içerisinde bulunan Pavliçenko kitap boyunca aldığı eğitimi, bulunduğu koşulları, yürüttüğü operasyonları, omuz omuza çarpıştığı yoldaşlarını bütün açıklığıyla aktarıyor. Kitabın çekirdeğini ise Pavliçenko’nun cephede yasak olmasına rağmen gizlice tuttuğu günlüğe zaman zaman yazdığı notlar oluşturuyor. 
1942 Ağustos’unda bizzat Stalin’in emriyle cepheden alınarak Ulusal Öğrenci Kongresi için ABD’ye gönderilen Lyudmila Pavliçenko burada ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt ile görüşmüş, eşi Elanor Roosevelt ile arkadaşlık kurmuştur. ABD’de Sovyetlerin cephede verdikleri çetin mücadeleyi çeşitli mecralarda anlatmış ve ardından bu görevine İngiltere’de devam etmiştir. Cepheden binlerce kilometre ötede vatanını savunmaya devam eden Pavliçenko Sovyetler Birliği’ne döndükten sonra da keskin nişancı okulunda eğitmen olarak orduda hizmet vermeyi sürdürmüştür. 
Ölüm Meleği keskin nişancı tüfeğiyle 309 düşman askerini öldürerek dünya savaş tarihine geçen Pavliçenko’nun (Lady Death) yaşadıklarını canlı bir şekilde sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92753</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7867f59-ae02-41d6-8dff-8ded5fdb5bb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehit Yarbay Hüseyin Avni Bey</image:title>
            <image:caption>Şanlı Bir Alayın Kahraman Komutanı:
ŞEHİT YARBAY HÜSEYİN AVNİ BEY…

“Arıburnu muzafferiyetinin ilk ve metin temel taşı olan 57. Alay’ın temiz kalpli, inançlı, seçkin komutanı Şehit Yarbay Avni’yi özel bir hürmetle anarım.”
- Mustafa Kemal Atatürk

57. Piyade Alayı, hem 25 Nisan 1915 günü Arıburnu sahilinde Anzakları durduran iki alaydan biri olması hem de 19. Piyade Tümeni Komutanı Yarbay Mustafa Kemal Bey ile özdeşleşmesiyle Çanakkale Muharebeleri’nin unutulmaz bir efsanesi olarak hatıralardadır. 57. Alay, Arıburnu’nda gösterdiği kahramanlıkla tarihe “Şehitler Alayı” olarak geçmiştir. Mustafa Kemal’in “Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum” sözleri sonrasında tüm askerler memleket sevdasına canlarından vazgeçip mücadele etmiş, binlercesi şehit olmuştur. Bu şanlı alayın kumandanı ise muharebeler sırasında şehit olan Yarbay Hüseyin Avni Bey’dir. O, taburlarının başında, elinde kılıç askerlerini süngü hücumuna kaldıracak kadar cesur, inançlı ve düşmanla çetin mücadeleden kaçınmayan gözü kara birisidir.

Yarbay Hüseyin Avni Bey’in torunu Hüseyin Avni Tanman ile Çanakkale Muharebeleri’ne dair araştırmalarıyla tanınan Ahmet Yurttakal’ın elinizdeki çalışması, ilk kez yayınlanacak belgelerle birlikte 57. Alay’ın ve onun efsane komutanının muharebeler esnasındaki faaliyetlerini, mücadele sahnesindeki tarihi önemini tüm detaylarıyla günümüze taşıyor.

Şanlı 57. Alay’ın Cesur Komutanı: Şehit Yarbay Hüseyin Avni Bey, müstesna bir Türk subayının savaş meydanındaki kumandanlığını, bilgelikle ve cesaretle donanmış şahsiyetini, ailesini, hayatını aktararak minnettarlıkla anılan bir komutanın portresini sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92754</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/774ee93c-4601-49ec-923c-55dd1a5711fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Lala&apos;nın Kelimeleri</image:title>
            <image:caption>Bak! Bu Lala. Elinde bir kova su, çatlaklarında yabani otların filizlendiği beton bir duvara su taşıyor. &quot;Merhaba dostlarım, merhaba...&quot; diye selamlıyor onları ve her gün suluyor daha güçlü olmaları, boy atmaları için. Ama aslında bitkileri büyüten kavurucu güneşin altında taşıdığı su değil, Lala&apos;nın her gün sevgiyle fısıldadığı güzel sözler.
Küçük bir kız, &quot;yabani&quot; doğası ve küçük dostlarına duyduğu derin bağlılıkla; kelimelerin gücünü ve kendin olabilme cesaretini gösteriyor herkese. 
Lala&apos;nın Kelimeleri; güzel sözlerle filizlenen ve her yeni sayfada biraz daha yeşeren bir iyilik hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6f8843a-b1a8-4767-8d10-31d297358083.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Rüzgar</image:title>
            <image:caption>Arkadaşım Rüzgâr, hiç yerinde durmazdı. Dağlardan ormanlara, bahçelerden sokaklara eser dururdu. Bir gün, doğum günü pastasındaki mumları söndüremeyen Çınar’ın evine girdi açık pencereden. Bir esişte söndürdü bütün mumları, çıktı gitti pervazdan. Çınar merak etti Rüzgâr’ı. Gidebileceği her yerde aradı, taradı… Peki, bulabildi mi Rüzgâr’ı? 
Arkadaşım Rüzgâr, doğaya ve doğa olaylarına karşı çocuklarda farkındalık oluşturan meraklandırıcı ve sıcacık bir öykü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44c3c4fd-f4bd-49a2-ade3-f9ade7e62d15.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Ağacı - Mavinin Kızı Emily 4</image:title>
            <image:caption>“Bugün benim doğum günüm. Artık on dört yaşındayım. Bugün on dört yaşındaki benden, yirmi dört yaşımdaki bene bir mektup yazdım. Zarfa koydum ve yirmi dördüncü doğum günümde açmak üzere dolaba kaldırdım. Mektubumda bazı tahminlerde bulundum. Zarfı açtığımda tahminlerimin gerçekleşmiş olup olmayacağını çok merak ediyorum.”
Emily lise eğitimini Shrewsbury’de görmek için en büyük hayali olan yazmaya ara vermekle karşı karşıya kalır. Bir yandan kalbine söz 
geçirmeye çalışırken diğer yandan hayatıyla ilgili ciddi kararlar almak için adım atacaktır. Hiç ummadığı anda kendini korkunç bir kâbusun içinde bulan Emily gecenin sonunda beklemedik bir sürprizle karşılaşacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d36cb47-9550-41d3-b774-86409fac05c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Dokumacısı - Mavinin Kızı Emily 3</image:title>
            <image:caption>“Teddy, bu dünyaya doğmadan önce iki güneşin olduğu başka bir yerde yaşadığını söyledi bize. Orada günler kırmızı, geceler maviymiş. Bu fikre nereden kapıldığını bilmiyorum ama bana ilginç geldi. Orada derelerden su yerine bal aktığını söylüyor. Ve insanlar hiç susamıyorlarmış. Ama ben sanırım susamak isterdim. Çünkü eğer susamasaydım, soğuk suyun o muhteşem tadını nasıl alabilirdim? Ben Ay’da yaşamak isterdim. Tamamen gümüş renkli, çok güzel bir yer olmalı orası.”
En büyük hayali olan yazarlık yolunda kararlı bir şekilde ilerleyen Emily, hayal dünyasının derinlerine dalıyor. Gizem dolu karakterlerin, perili evlerin, mistik düşlerin içinden geçerek kendi yolunu bulmaya çalışıyor. Ilse’nin annesi ile ilgili büyük sırrı da sonunda çözmeyi başaran Emily’yi zorlu bir macera ve yeni bir arkadaşlık da bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5224b1d0-bfb2-4869-bbfc-bee4748ba218.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Cennet - Mavinin Kızı Emily 2</image:title>
            <image:caption>“Dünyaya yazmak için gelmiş bazı insanlar vardır. Yazmak, onlar için alın yazısıdır. Daha doğdukları gün, parmaklarının ucunda bir karıncalanma oluşur. İşte, ben de o insanlardan biriyim. Yazmak, benim kaderim…”
Çocukluktan genç kızlığa adım attığı bir dönemde yeni bir hayata başlamak zorunda kalan ve yaşadığı tüm zorluklara rağmen hayata sevgiyle tutunan Emily’nin hikâyesi, okuyan herkesi derinden etkileyecek! Arkadaşlık ve sadakat konusunda bir sınama yaşayan Emily hayatın anlamını ve değerini yeniden keşfedeceği ilginç bir deneyim de yaşayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a68498a5-7ecf-43f2-8223-7a10d47dec34.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Ay - Mavinin Kızı Emily 1</image:title>
            <image:caption>“Dünyada beni seven kimse yok artık… Ama ağlamayacağım! Dünyanın ne kadar da büyük ve boş… Artık hiçbir şey bana ilgi çekici gelmiyor. Bahçedeki küçük elma ağacının çiçeklenip kar güzelliğine dönüşmesi bile... Ama babama cesur olacağıma dair söz verdim. Ve öyle yapacağım! Onlardan korktuğumu düşünmelerine izin vermeyeceğim. Karşılarında dimdik duracağım!
”Dört yaşındayken annesini, on bir yaşında da çok sevdiği babasını kaybeden ve Prens Edward Adası&apos;ndaki New Moon Çiftliği’nde iki teyzesi ve onların kuzenleriyle birlikte yaşamaya başlayan Emily’nin merak ve hayranlık uyandıran hayat hikâyesi… Son derece disiplinli ve katı bir mizaca sahip Elizabeth Teyze… Bir o kadar şefkatli ve sevecen Laura Teyze… Çiftliğin tüm işlerini idare eden eğlenceli Kuzen Jimmy… Arkadaşlık, aile bağları, sevgi, umut ve hayaller… Kesinlikle okunmaya değer bir eser!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8b995a4-13ee-4d8b-bcfe-6e53970b5434.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuru Su</image:title>
            <image:caption>“Nehir tanrılarının çoktan terk ettiği kupkuru dere yatağında çırılçıplak bir kadın koşuyordu...”
Son damlasına kadar canı çekilmiş bir nehir, Dünya&apos;nın suyuna siper olanların mücadelesine bedeniyle el veren sıra dışı bir anti-kahraman, umudun bir ucundan tutunca sandığı kadar yalnız olmadığını anlayan genç bir avukat... Yüzlerce yıl önce bu topraklardan geçmiş Amazonların sıcak nefesini, günümüzün ekolojik yıkımlarla sarsılan dünyasına taşıyor Hande Aydın: Kurutulan nehirlerin, bir bir yok edilen yaşam anlanlarının ve geleceksizliğin yasını tutmak yerine henüz her şey bitmemişken elini taşın altına koyanların direnişine, incelikli bir dayanışma öyküsüyle can suyu veriyor. Yeryüzünü savunanların romanı Kuru Su; nehirler göllere ulaşabilsin diye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fa10b87-984b-4d75-89bd-ece7c699df45.jpg</image:loc>
            <image:title>Ezber Bozan Kadınlar 2</image:title>
            <image:caption>Dünyanın dört bir yanından 24 kadının ilham verici yaşamlarını okumaya hazır mısınız? Hatice Özdemir Tülün, Ezber Bozan Kadınlar 2 ile bilimde, sporda, sanatta ve daha birçok alanda fark yaratan kadınların hikâyelerini anlatmaya devam ediyor. Bu kitapta da kendilerine “yakıştırılmayan”, başaracaklarına “inanılmayan” işleri sırtlanan kadınların azim dolu hikâyelerini okuyacaksınız.
Bir kadının hikâyesi, kaç kişiye ilham verebilir? Onlar, “olmaz” denilen durumlardan, “şimdi değil” denilen zamanlardan çıkıp “imkânsız” sayılan hayallerine sarıldılar, ellerinin değdiği her yerde ümit çiçekleri açtırdılar. Aşçı, pilot, öğretmen, doktor, matematikçi, bilim insanı, asker, aktivist, müzisyen, yönetici, boksör oldular. Herhangi bir ülkede, herhangi bir şehirde, herhangi bir mahallede, herhangi bir evde başladı hikâyeleri... Tıpkı, onlardan güç alarak yoluna devam eden sayısız kadın gibi. Büyük bir okur kitlesine ulaşan Ezber Bozan Kadınlar, ikinci kitabıyla elinizde. Dünyanın farklı yerlerinden 24 kadının ezber bozan hikâyesi, idealleri ve hayallerinin peşinden gidenlere yol arkadaşı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54151fbf-3c2c-4d79-a5bf-dc541121277a.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyin Nasıl Çalışır (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Görsellerle dolu bu rehber beyni anlamanın en basit yolu! 
 
Erkeklerle kadınların beyni gerçekten farklı mı? Ergenler neden sabırsız ve isyankâr? Ve yakında Bulut bağlantısı aracılığıyla beyinlerimizi birbirine bağlamak mümkün olacak mı? 
 
Son araştırmalardan yola çıkan bu kitap, motor korteksi ile ayna nöronları arasındaki farkı  öğretecek. Hafıza ve kişilikten başlayarak duygulara ve iletişime dek tam bir rehber olacak. 
 
Açık, rahat anlaşılır görsellerle ve şaşırtıcı gerçeklerle dolu Beyin Nasıl Çalışır insan beyninin karmaşık süreçlerinin gizemini çözüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f91b9fb-1992-4d15-bdbf-99a66ac03512.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Altında Yanardağ</image:title>
            <image:caption>Bunlar benim sultan yıllarım 
burcum böyle buyuruyor 
 
Yanıltmaya burcumu 
çapraşık yollara dalıyorum kaybolmaya 
bir anda 
bulvarlara çıkıyorum. 
Silah çekiyorum gözü kapalı 
ilk atışta 
on ikiden vuruyorum. 
Yanıltmaya burcumu 
ne denli yanlışa koşsam 
doğrulara kavuşuyor. 
 
Bunlar benim sultan yıllarım 
burcum böyle buyuruyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92764</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c26c382-f0d4-4cfa-bc2c-82d498aaa63b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cama Vuran Roket - Fikri Bol Fikri 6</image:title>
            <image:caption>Nuri’nin babası, küçük bakkalını süpermarkete dönüştürür. Nuri de markete müdür olur. Nuri’nin müdürlüğü marketin geleceğini nasıl etkileyecek?
Fikri, ilginç malzemeler kullanarak roket yapmaya karar verir. O roket yapmaya çalışken diğer çocuklar da masal tiyatrosu sergilemek için hazırlanır. Fikri’nin roketinin ve masal tiyatrosunun sonu ne olacak?
Yine teyzeler buluşması, yine alınan bir karar! Alınan karar ne olabilir?
Fikri ile Fahri’nin, Osman ile Nuri’nin araları bozuk. Arkadaşların arası nasıl düzelecek?
Fikri ile Fahri’nin yeni maceraları bu kitapta da devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8c24671-c7e4-4622-b0e4-34c495b3d4e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl İpleri</image:title>
            <image:caption>Hikâye Anahtarcısı senin için yeni maceraların kapsını açıyor.
Her kapıyı açan bir anahtar vardır. Hikâyelerin kapısını da hikâye anahtarcıları açar. Sen daha önce bir hikâye anahtarcısıyla karşılaştın mı? Baştan söyleyelim her hikâye anahtarcısı biraz çılgın görünür. Eğer öyle olmasaydı hikâyelerin kapısını hiç kimse merak edip aralamazdı değil mi?
Hikâye Anahtarcısı’nın rehberliğinde bambaşka diyarlara ve bambaşka zamanlara yolculuk yapmaya hazır mısın?
Her şey beyaz bir cipin Şaban’ın okulunun duvarına çarpması ile başlar. Sürücüsü olmayan cipin içinde Hikâye Anahtarcısı’nın kaybolduğunu bildiren bir mesaj vardır. Şaban, Hikâye Anahtarcısı’nı bulmak için yola çıkar, Cunlar ülkesine gider. Hikâye Anahtarcısı oradadır ama kaybolan bedeni değil, zihnidir. Şaban’ı yine zorlu bir macera beklemektedir, yardımcısı küçükcük bir yapraktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92766</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72a64391-5d30-4edf-9b67-9bfbf7001075.jpg</image:loc>
            <image:title>Ezber Bozan Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Onlar, yaşadığımız coğrafyanın kadınları.
Yönetici, pilot, korsan, stratejist, sanatçı, araştırmacı, matematikçi, gazeteci, yazar, astronom, doktor, çevirmen, şair, asker, girişimci, komutan…
Karşılaştıkları zorluklar bize tanıdık!
Ama onlar, her şeye rağmen başardı!
Onlar, her şeye rağmen ezberi bozdu!
Bazıları aramızda, bazılarının cesaret rüzgârı, yüzyıllardır kadınların kalbinde esiyor.
“Dünyada, fırsat eşitliği olmadığını biliyorum. Dünyada, kadın ve çocuk hakları konusunda eksikler olduğunu biliyorum. Dünyada bilimde, sanatta, teknolojide kadınların hep arka plana itildiğini biliyorum. Ve Müslüman kadınların, tüm bunların yanında bir de hem dünyanın hem de kendi ülkelerinin “Müslüman bir kadın ne yapabilir ki?” diyen ön yargısı ile baş etmek zorunda olduğunu biliyorum.” diyen Hatice Özdemir Tülün, 24 kadının ilham veren öyküsünü, rol model arayan tüm kadınlarla buluşturuyor.
“Kadınların masalları birbirlerininkine benzer.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92767</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15b1c439-2abe-4ef0-9e78-6bea558383d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Rotası</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin rotası gerek içeride gerekse dışarıda başka bir istikamete çevrilmeye çalışılmakta, ideolojik bir hedefe yöneltilmek istenmektedir. Dış politikalarda da tercihler, içeride olduğu gibi ideolojik etnikçi ve mezhepçi yaklaşımla tespit edilmektedir.
Fakat bu tercih Türkiye’yi dünyada, Müslüman devletler de dâhil yalnızlaştırmış; Türkiye içinde de keskin ayrılıklara sebep olmuştur.
Türk milletinin, 17’nci yüzyılın sonunda başlayan ve 13 Eylül 1921’de Sakarya Irmağı kenarında durdurulmuş olan geri çekilmesi 
tekrar başlamış durumdadır. 21’inci yüzyılda nüksettirilen hastalık ya daha da ağırlaşacak veya iyileşme yoluna girecektir.
Bu çekilmenin sebebi olan menzil yolculuğu, bu kitabın her yazısında anlatılmaya çalışılmıştır. Bu yolculukta en önemli çalışma Türk kimliği üzerinedir. Kimlik üzerindeki bu ağır baskı, algılama çerçevesinde de olsa, Türk milletinin rotasında sapmalara yol açmış ancak daha nihaî sonuca ulaşmamıştır. Bana göre ulaşması da mümkün değildir. Türk milleti, kimliğine sahip çıkacaktı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7aed430-dcb4-4d24-9c44-1ce905c13f7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatıraları Saklama Sandığı</image:title>
            <image:caption>Dedem bize taşındı. Ta Almanya’dan. Babam da ona bir sandık yaptı. Hatıraları saklama sandığıymış. Parlak kulpları var. İçi mis kokuyor. Kayın ağacındanmış. Dedem çok beğendi sandığını. Sağına soluna dokundukça yüzü gülüyor. Beni çağırdı, “Gel kızım, valizleri açalım,” dedi. “Ninenden kalanları ‘hatıraları saklama sandığımıza’ yerleştirelim.” İkimiz de öyle heyecanlıydık ki... Usta sanatçı Can Göknil yazıp resimlediği bu öyküsünde, bir çocuğun çevresinde ve bugününde olan bitene, hayatına, ailesine dair sorularına eşlik ederken, sanatın yaşamdaki iyileştirici ve destekleyici gücüne dikkat çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55c2ded8-8f38-42df-b09d-4a396e2fdaf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Erkekler ve Bazı İhtimaller</image:title>
            <image:caption>Kadın erkek  ilişkiler hiç böyle anlatılmadı. 
Kadınlar, Erkekler ve Bazı İhtimaller okuru; kadın erkek ilişkilerine, aşka, hayata, sıradan bir güne ve hiç sıradan olmayan bazı günlere dair samimi, bir o kadar da derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. 
Serhan Kansu, içinde bulunduğumuz asrın ilişkiler pratiğini, özgünlüğünün yanı sıra yalın bir dil ve felsefi bir bakışla masaya yatırıyor. Kitap boyunca; Platon, Simone de Beauvoir, Spinoza, Lou Salome, Nietzsche gibi önemli düşünürlerin fikirlerine de rastlanırken bazı anlarda mahalle filozofu Utku; iğneli ve muzip diliyle söze dahil oluyor. Utku’nun samimiyetten öte çıkışları hayatın içindeki en toy davranışlarımıza ayna tutuyor. 
 Kadınlar, Erkekler ve Bazı İhtimaller, insanlık hallerini; içlenmeyi, empatiyi ve beraberinde eğlenmeyi unutmamak kaydıyla yeniden okuma deneyimi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acb90e64-5f81-4e94-9c72-481b4f938843.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi, Mali ve Finansal Konulara Teorik Bakış Açıları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
1. Döviz Kuru Geçişkenliğini Etkileyen Faktörler
2. Döviz Kuru Riskine Teorik Bir Bakış: Riskin Ölçülmesi ve Korunma Yöntemleri
3. Yeni Nesil Yatırım ve Tasarruf Aracı Olarak Kripto Paralar
4. Para Politikası ve Gelir Eşitsizliği
5. Kayıt Dışı Ekonomi Üzerine Notlar
6. Dış Ticaret Dengesi ve Dış Ticaret Haddi Arasındaki İlişki Üzerine Teorik Bir Yaklaşım: J Eğrisi
7. Türkiye’nin Dış Ticaret Performansının Doğrudan Yabancı Yatırımlar ile İlişkisi: NARDL Yönteminden Kanıtlar
8. Türkiye’de Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları ve İnovasyon İlişkisi Üzerine Teorik Bir İnceleme
9. Tanzimattan Günümüze Doğrudan Yabancı Sermaye Hareketleri
10. Enflasyonla Mücadelede Neo-Fisher ve Neo-Keynesyen Paradigma
11. Kamusal Malları Yeniden Düşünmek: Çin’in Vatandaşlık Puanı Sistemi
12. Mültecilerin (Göçmenlerin) Korunmasının Küresel Kamusal Mal Olarak Değerlendirilmesi
13. Sağlık Hizmetlerinde Piyasa Başarısızlığı ve Devletin Müdahale Nedenleri
14. Dijitalleşme Sürecinde İslâmi Finans İçin Model Önerisi: “Çok Ortaklı Girişimci Fonu”
15. Sukuk’un Katılım Bankacılığı Sektöründeki Yeri ve Gelişimi
16. Uluslararası Finansal Raporlama Standartları’nın Yaratıcı Muhasebe Uygulamaları Üzerine Etkisi
17. Tahmini Değerler ve Muhasebe Politikaları Kapsamında İşletmelerin Finansal Tablolarının Karşılaştırılabilirliği
18. Şirket Değerlemesinde Teorik Çerçeve ve Türkiye’de Yapılan Şirket Değerlemesi Çalışmalarının Analizi
19. Covid-19 Pandemisinin Üretim Planlama Süreçlerine Etkisi
20. Covid-19 Pandemisinin Hisse Senedi Piyasaları Üzerindeki Etkisine Yönelik Literatür Taraması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f6207c3-122f-466e-80d0-f69def1b7aa8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağı Yerinden Oynatmak</image:title>
            <image:caption>Charlotte Perkins Gilman 19. yüzyıl sonları 20. yüzyıl başlarında yaşamış, feminist edebiyata önemli katkılarda bulunmuş Amerikalı bir sosyolog ve yazardır. Aynı zamanda döneminin önde gelen hümanistlerinden ve kadın hakları savunucularındandır. Dağı Yerinden Oynatmak adlı eserinde, feminist bakış açısıyla ve ironilerle bezeli üslubuyla bambaşka bir dünya yaratmıştır okurlarına. 
John Robertson, Himalayalara yaptığı bir keşif gezisi sırasında kayalıklardan düşer ve hafızasını yitirir. Otuz yıl sonra kız kardeşi tarafından bulunduğunda artık bambaşka bir adamdır. Ancak bu süre zarfında dünya da bambaşka bir yer olmuştur. Uzun eve dönüş yolculukları boyunca bu farklı dünyayı tanımaya çalışan John, ülkesine döndüğünde yeniliklere ayak uydurmakta zorlanacaktır. Neden sonra anlayacaktır ki bütün bu değişimin temelinde aslında tek bir şey yatmaktadır: Zihniyet değişimi. “Kadınların uyanışları” diye dile getirir bunu Perkins kurduğu ütopyada, nihayetinde bu dünyayı değiştiren insanların bakış açısıdır ve bunu sağlayan da kadınlardır. 
Kadınlar Ülkesi Üçlemesi’nin ilk kitabı Dağı Yerinden Oynatmak, Türkçeye ilk defa Cem Yayınevi tarafından çevrilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa2967b7-3b8f-41ca-bf7d-52016a77eeaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Faktör Analizi Modellerinin Belirlenebilirliği</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
1. Literatür Özeti
2. Faktör Analizi Modelinde Temel Kavramlar Ve Faktör Bulma Yöntemleri
2.1. Faktör Analizi Modelinde Temel Kavramlar
2.2. Faktör Analizinin Verilere Uygulanması
2.3. Faktör Analizi Yaparken Elde Edeceğimiz Matris Türleri
2.4. Çözüm Yöntemleri
2.5. Veri Kümesinin Analizindeki Sorunlar
2.6. Faktör Analizi İçin Verilerin Uygunluğunun Test Edilmesi (ÖRNEKLEM Büyüküğünün Yeterliliği)
2.7. Faktör Sayısını Belirleyen Kurallar
2.8. Faktör Bulma Yöntemleri
3. Faktör Analizi Modelinde Dönme
3.1. Faktör Döndürmesi
4. Uygulama
4.1. Uygulamada Kullanılan Veri
4.2. Uygulamada Kullanılan Analiz Yöntemleri
4.3. Uygulamanın Konusu Ve Amacı
4.4. Faktör Analizi Uygularken Dikkat Edilecek Noktalar
4.5. Faktör Analizi İle Türkiye Genelinde En Çok Tüketilen Gıda Fiyatlarının “Temel Bileşenler Analizi (TBA)” Ve “VARİMAX” Yöntemi Kullanılarak İllere Göre Sıralanması
4.6. Faktör Analizi İle Türkiye Genelinde En Çok Tüketilen Gıda Fiyatlarının “Maksimum Likelihood Yöntemi (ML)” Ve “VARİMAX” Yöntemi Kullanılarak İllere Göre Sıralanması
4.7. Faktör Analizi İle Türkiye Genelinde En Çok Tüketilen Gıda Fiyatlarının “AĞIRLIKLANDIRILMAMIŞ En Küçük Kareler (AEKK)” Ve “VARİMAX” Yöntemi Kullanılarak İllere Göre Sıralanması
4.8. Faktör Analizi İle Türkiye Genelinde En Çok Tüketilen Gıda Fiyatlarının “GENELLEŞTİRİLMİŞ En Küçük Kareler (GEKK)” Ve Varimax Yöntemi Kullanılarak İllere Göre Sıralanması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fc40a2a-2ce8-49d5-9c49-53ef56eab450.jpg</image:loc>
            <image:title>Pazarlama ve Organizasyon Perspektifinden Kuramlar ve Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
1. Assessing Strategic Positioning of E-Commerce Sites: Analysis of Turkish Retail Market
2. Parallel Import and Gray Marketing Differentiation: A Review on Consumer Preferences
3. Pazarlama Odaklı Yaklaşım ile Karar Verme Teorilerine Kavramsal Bakış
4. Atfetme Teorisi: Pazarlama Literatürü Açısından Bir İnceleme
5. Geri Kazanıma Pazarlama Bakışı
6. Yeşil Pazarlama Örnekleri ve Yeşil Aklama Stratejileri
7. Aşırı Tüketime Karşı Bir Yaşam Biçimi Olarak “Freeganizm”
8. Tüketicilerin Kompulsif Satın Alma Davranışına İlişkin Kavramsal Bir Çalışma
9. Referans Grupların Tüketici Davranışları Üzerine Etkisi: Kişiye Özel Tüketilen ve Sosyal Olarak Tüketilen Ürünlerin Karşılaştırılmasına Yönelik Bir Uygulama
10. Sosyal Karşılaştırmanın Tüketicilerin Yeniden Satın Alma Davranışlarına Etkisinin Kültür Bağlamında İncelenmesi
11. Türk Kahvesi ve Üçüncü Nesil Kahvelerde Ürüne Karşı İlgilenim
12. Tedarik Zinciri Yönetiminin Tarihsel Gelişimi, Amaçları ve İş Süreçleri
13. Otel İşletmelerinde Marka Deneyimi, Marka İmajı ve Ürün Özelliklerinin Marka Sadakati Üzerindeki Etkilerinin İncelenmesi
14. Sosyal Bilimlerde Evrimci Yaklaşımların Örgüt Kuramlarındaki Yansıması: Örgütsel Popülasyon Ekolojisi Kuramı
15. Mağaza Atmosferi Faktörlerinin Kurum İtibarına Etkisi ve Bir Araştırma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c5e2f5a-d0d3-4dce-a4b4-db81319bac0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyunlarla İngilizce</image:title>
            <image:caption>Oyunlarla İngilizce</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/781dd3c6-7a4e-46a8-9f0e-d5fab70a6b4f.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>Avrupa’da avarelik, Asya’daki İngiliz sömürgelerinde polislik, İspanya İç Savaşı’nda gönüllü çarpışma, bir keskin nişancının hedefi olup ölümden dönme… George Orwell, yaşamı da yapıtları denli ilgi çekici bir yazardı. Gözüpek bir eleştirmen, sıkı bir hicivci olarak çok sayıda başarılı kitap yazmıştı. Pek çok eseri arasında, 1984 ayrıksı bir yere sahiptir. 
George Orwell 1984’ü yayınladığında, yıl 1948’di. 2. Dünya Savaşı’nın izleri taze, 1984 yılı henüz çok uzaktı. Fakat 1984 yılına çabuk ulaştık, tıpkı Orwell’in romanında çizdiği dünyaya sandığımızdan çabuk ulaştığımız gibi. Kâhince bir öngörüyle yazılan 1984, Büyük Birader mefhumunu yaşamımıza sokan roman olarak tarihe geçmeyi hak etmiştir. Sadece edebiyat tarihi açısından değil, 1984 sosyal bilimlerin her alanında özel incelenmesi gereken bir eserdir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/759e50e7-24b7-4a61-a8cf-575cfc4ac04f.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Ve Ilk Insanlar</image:title>
            <image:caption>Olaf Stapledon, bilimkurgu dünyasının büyük saygı duyduğu ama nedense o dünya haricinde çok az tanınan bir yazardır. 2014’de Bilimkurgu ve Fantezi Onur Listesi’ne alınan Stapledon, Arthur C. Clark’tan Stanislaw Lem’e pek çok bilimkurgu ustasını etkilemiş bir öncüdür. 
 Bireysel akılların bileşkesi bir Üstün Akıl yaratılır ama o bile evrenin gizemini çözemez. İşte tam Stapledon’a has bir durum. Son ve İlk İnsanlar, Stapledon’un dünyasına ilişkin benzeri anahtarları bulabileceğiniz bir ilk roman. Topluluk ülküsü ve insan varoluşuna anlam kazandıran ruhsal yaşantıyı milyonlarca yıl boyunca takip eden Stapledon, sizi düşünsel bir meditasyona sokacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92777</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bd02ce1-472b-45f2-a37f-fd5729ba940a.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarın Kızı Emily II - Emily Tırmanıyor</image:title>
            <image:caption>Emily’nin yaşam yolculuğu, serinin ikinci kitabı Emily Tırmanıyor ile kaldığı yerden devam etmekte.  Artık çocukluk çağlarının geride kaldığı gerçeği ile yüzleşmek zorunda olan Emily, gençlik günlerinin karmaşasından yine sınırsız hayal dünyasına sığınarak ve güçlü kişiliğine tutunarak kurtulmaya çalışmaktadır.  Hayatın zaman zaman Emily’yi güvenli bir liman olarak gördüğü Yeni Ay’dan ayırmaya ve yeni çevrelere girmeye zorladığı bu dönemde, Emily’nin karşılaştığı zorluklara nevi şahsına münhasır karakteri ve olağandışı bakış açısı ile bulduğu sıra dışı çözümlere gülümseyerek şahit olacaksınız. 
Hayata adeta yazmak için gönderilmiş Emily’nin tüm imkânsızlıklara rağmen yazmaya devam ettiği ve başarısızlıklardan yılmadan başarılardan şımarmadan yazma tutkusunun ruhuna perçinlenerek Emily için nasıl bir yaşam şekline dönüştüğü gerçeğini sayfalarda bulacaksınız. Usta yazar Montgomery’nin, ruhunu çelikten bir kalıba döktüğü ve kişiliğini büyük acılar, küçük sevinçlerle satırlarında ilmek ilmek işlediği Emily’yi, önce hayatın en tehlikeli sularına nasıl daldırdığını ve sonra huzur dolu sahillere nasıl ulaştırdığını nefesinizi tutarak ve kalbinizin çarpma sesini duyarak okuyacaksınız. 
Emily’nin hayat felsefesini yansıtan şu satırlara gözünüz iliştiğinde, bu şekilde yaşamanın belki mutluluğun anahtarı olduğuna siz de hak vereceksiniz; “Sonuç olarak söyleyeceğim şu ki, başka insanları mutlu etmek için yaşamanın hiçbir anlamı yok. Yapılmaya değer tek şey, istediğin gibi yaşamak. Her şeye rağmen ben kendime inanıyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a5998ad-845e-45d1-afca-22bd9380a207.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanat Koparmaca</image:title>
            <image:caption>“Yükselen genç bir edebiyatçı olarak Zekiye Yaldız ismini daha çok duyacaksınız; çok ihtiyaç duyduğumuz samimiyetine ve sıcacık, arzulu, coşkun kelimelerine bayılacaksınız. Satır satır, paragraf paragraf, sayfa sayfa akıntıya kapılıp sürükleneceksiniz. Kelimelerin derinliğine ve yüksekliğine; şiirsel, düşsel diline kapılıp bata çıka harika bir yolculuğa çıkacaksınız, şaşırmayın!”
Nihat Genç
“Zaman dostum, zaman insanı allak bullak eden kızıllığını soyunup ışıltılı karanlığını sırtına geçiriyor ve mor saten çarşaflara uzanıp insana şöyle gülümsüyor: Seçiyorsun. Eşini, işini, bakla sofa evini, bir kere bile başını çevirip şu mor çarşaflar serilmiş gökyüzüne bakmadan oturacağın koltuklarını, o koltuklarda oturup izleyerek yaşlanacağın TV dizilerini seçiyorsun. Bu seçim Alev’in seçimiydi. Bense salkım saçak göz kırpan yıldızları birlikte izleyebileceğim ve bana o yıldızların altında Attila İlhan’dan, Didem Madak’tan şiirler okuyanı seçmiştim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ad0c318-1bd1-4094-9acb-20090b82e5f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Salıncağı</image:title>
            <image:caption>Başlar eğik, uzandı kollar 
Getirip, bir yere bıraktılar 
Toplandı herkes etrafıma 
Beyaz sarıklı bir adam 
Bir şeyler söyledi kalabalığa 
Sonra, hep birden döndüler benim tarafa 
El kol hareketleri sonra 
Yine aldılar eller üstüne 
Getirdiler bir çukurun başına 
Mezar diyorlar buna 
Bir kişi, iki kişi indi 
Beni de indirdiler çukura 
Yere yatırıp, tahtaları dizdiler 
Her tahtayla, ışığımı çaldılar 
Son tahtada karanlığa bıraktılar 
Sesler başladı, toprak sesleri 
Kürekler çalışıyor, ağırlık artıyor, 
Ve kesildi sesler 
Ve anladım, ben ölüyüm 
Hiçbir şey hissetmedim 
Sadece yüreğim sızlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92781</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1737d301-652c-4936-9c37-aba055319c1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Karalamalar</image:title>
            <image:caption>Hayat bazen sözlerde gizler kendini; güneşin, ayın, 
gizemli olan kapıların ardında, istemsiz gülüşlerde, yüze düşen 
gölgelerde, soğuk duvarlarda, bazen harflerin kıvrımlığında, 
kelimelerin dilsizliğinde, derin bakışlarda, düşülen yahut 
düşülmeyen yollarda, hiç beklenmedik sonlarda, anlamlı-anlamsız 
cümlelerde, işte orda bir yerde, binbir rengin oluştuğu semada, 
toprak anada, güzelliğini gizleyemeyen Şems - i Pare’de, bir karede, 
çizilen bir resimde, onu buluncaya kadar açığa çıkaran, 
çıkarılan sözlerde... 
&quot;Güneş dursun; biraz da biz dönelim, 
döndükçe yeni şeyler söyleyelim.&quot; 
Hayatın bilinenine ve bilinmezine doğru yazarın anlık 
duygu ve düşüncelerini yansıtan bu kitap; belki çoklarına ilham 
olacak, bazen içimizde bir sıcaklık bazen yüzümüzde bir tebessüm 
oluşturacak cümlemiz için bir araya gelen kelimelerden ibaret...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92782</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/226e6ada-8b7f-4260-9783-18f04fd264be.jpg</image:loc>
            <image:title>Mişmiş Neredeymiş? Okulda</image:title>
            <image:caption>Merhaba sevgili okur. Benim adım ‘Paten’. Ben de ‘Jet’. Bizler ‘Mişmişleriz’. Ortalama beş santimetre boyunda, tüylü ve renkli yaratıklarız. Sizlerle aynı okulda, aynı sınıflarda, yanı başınızda bile olsak bizi göremezsiniz. Mişmiş de ne oluyor, dediğinizi duyar gibiyiz. Her birimizin kullandığı bir nesne vardır ve isimlerimizi bu nesnelerden alırız. Benim hızlı hareket etmemi sağlayan patenlerim olduğu için Paten ismini aldım. Arkadaşım Jet ise sırtında, uçmasına yardımcı olan jet motorları olduğu için bu ismi aldı. Gördük ki, okullarda da insanların dikkatsizlikleri sonucu çeşitli kazalar meydana gelmekte. Bu yüzden Yüce Mişmiş Divanı, biz iki Mişmiş’i okullardaki kazaları gözlemlemek, engellemek ve bu konuda bir kitap yazmak için görevlendirdi. Okullarda ne tür kazalar yaşandığını görmek istiyorsanız, ne duruyorsunuz, hadi hemen kitabın sayfalarını aralayın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4df9e5e-a082-4399-a2a9-e4de01e85c40.jpg</image:loc>
            <image:title>Evlere Sığmayan Macera</image:title>
            <image:caption>Üç kişilik bir müzik grubu kuran Kerem, Emre ve Arda, harçlıklarını birleştirip bir ev kiralamaya karar verirler. Sabah akşam gürültülerinden şikayet eden anne babalardan, komşulardan uzak, gönüllerince müzik yapabilecekleri ve özgürce oyun oynayabilecekleri kendilerine ait bir yer…
Kerem’in ablası Sinem’i de gizli planlarına dahil ederler. Ancak kiralık ev hayalinin heyecanlı bir maceraya dönüşeceğini hiçbiri tahmin edememişti.
Çocuk ve gençlik edebiyatında özgün tarzı, akıcı dili ve okurunu ters köşe yapan sürprizli kurgularıyla tanınıp sevilen Aytül Akal’dan, odalara sığamayan, kendine ait bir evde gönüllerince gürültü yapmanın hayalini kuran meraklı çocuklar için sürekleyici ve eğlenceli bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92784</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a684096f-dd26-4943-b260-f9bbc910547a.jpg</image:loc>
            <image:title>İstasyon Çocukları</image:title>
            <image:caption>‘’Hepimiz gülüyorduk. Bizi görenler, dünyanın en mutlu çocukları olduğumuzu düşünebilirdi. Öyle miydik? Bilmem, belki de öyleydik. Omuzlarımızdaki ağırlığını erken yaşlarda hissettiğimiz hayata, onun bütün güçlüklerine ve sıkıntılarına, her şeye ve her şeye rağmen, çocuk gülüşlerimizle meydan okuyorduk.’’
Mustafa Hakkı Kurt’un usta kaleminden İstasyon Çocukları, arkadaşlıklarla ve aile bağlarıyla örülü, yaşamın acı tatlı tüm gerçeklerine dokunan, umut yeşerten bir 5.6.7.8 Sınıflar İçin gençlik romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73aa384d-1a86-4493-9f39-ea7c1440dc5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Peşine</image:title>
            <image:caption>Hayal ve Maja’nın internette başlayıp İstanbul’un tarihi sokaklarına, oradan da Çocuk Ülkesi’ne uzanan dostlukları Kapadokya’da devam ediyor. Çocuklar Ülkesi’nin kurtarıcıları, iki ayrı dalda açan iki güzel çiçek, kış mevsiminin sarıp sarmaladığı masalsı bir diyarda yeniden bir araya geliyor. Hayal ve Maja; Güzel Atlar Ülkesi’nde, kazandıkları yeni dostlarla bakalım kendilerini nasıl bir macera içinde bulacaklar? Haydi, peri bacalarının büyüleyici coğrafyasına doğru birlikte yol alalım! Züleyha Ersingün’ün hünerli kaleminden, düşlerinin peşini hiç bırakmamaya söz veren çocuklara…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce8b23e8-b113-4480-817c-542f529d7d01.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Şifacısı - Olympos’un Yaratıkları</image:title>
            <image:caption>Mitoloji dünyasına yolculuk yeni maceralarla devam ediyor!
Demon, Olympos Dağı’nın resmi hayvan terbiyecisi olarak her türlü hasta hayvana bakmıştır ama hiçbiri savaş tanrısı Ares’in savaş ejderhası kadar mutsuz değildir. Şimdi Demon, ejderhanın bu kadar kokmasına ve üzülmesine neyin yol açtığını bulup onu iyileştirmek zorundadır. Hem de bu sefer büyülü ecza kutusunun yardımı olmadan!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f40d5c06-1844-42e6-9fdf-460d494834bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıların Atları - Olympos’un Yaratıkları</image:title>
            <image:caption>Mitoloji dünyasına yolculuk yeni maceralarla devam ediyor!
Demon, Olympos Dağı’nda resmi hayvan bakıcısı olarak çalışmaya alışıyor, tanrılar da ona. Ne zaman ki Helios ve Poseidon birbirlerine meydan okuyorlar, o zaman Demon’ın huzuru kaçıyor. Sonunda iki tanrı kimin atları daha hızlı diye yarışmaya karar veriyor. Gözlerini hırs bürümüş tanrıların ikisi de Demon’dan yardım isteyince Demon ne yapacağını şaşırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92788</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3c81be5-cf63-4ba9-9d5e-8e1eb176f666.jpg</image:loc>
            <image:title>Katilin Özrü</image:title>
            <image:caption>2003
Hava buz gibi…
İliklerime kadar üşüyorum. Sanki sekiz yaşındayım ve sanki bugün, söndürdüğü sigaraların acısını duyuyorum ama bir farkla ; söndürdüğü yerler yanmıyor artık, aksine buz gibi. Attığı her ustura kesiğinin izleri duruyor ama artık çirkin görünmüyor gözüme. Annem bir köşeden olanları izliyor, bağırmalarımı duymuyor, sadece gözyaşı döküyor. Yoksa bir anne ; evladına ağlama demez mi, ben buradayım demez mi ? Bu katil ruhlu adamın beni hergün biraz daha ruhsuz yapışını öylece izler mi ? Evladının geleceğini karartmasına izin verir mi ?
Acaba annem, küçücük yüreğimde bu kadar nefret barınmasının tek sebebinin kendisi olduğunu bilse bir daha nefes alabilir miydi ? Canımın yanışını izlerken karşı koymamasının bedeli hiç düşünmemiş miydi ? Şimdi herşey için çok geç. Bugün ilk cinayetimi işledim. Şuan kendimi olabildiğince güçlü hissediyorum.
Artık canım yanmıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92789</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1e6ec31-f2da-4d1d-9c20-2004f82cfc9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifrelerin Peşinde Göbeklitepe - Matematik Romanı 2</image:title>
            <image:caption>Nehir, Efe ve Cafer, yüzleri olmayan insanların bulunduğu fotoğrafların sırrını çözmeye çalışırken kendilerini Göbeklitepe&apos;de buluyorlar. Fotoğraflardaki şifreleri çözüp evlerine dönebilmek için Göbeklitepe&apos;de araştırma yapmaları, birçok insanla konuşup bilgi almaları gerekiyor. 
Ve yine zaman ile yarışıyorlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4f86271-76a4-4cf7-ac98-a69daac6be24.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhsal Saat Tamircisi</image:title>
            <image:caption>Ben giderim o gider kolumda tin tin eder. Bu bilmeceyi hazırlayan tin kelimesinin ruh ile eş anlamlı olduğunu biliyor muydu sence? Saat işledikçe ruhumuzdan mı çalıyor demek istedi acaba? Yoksa yavaş yavaş öldüğümüzü mü hatırlamalıyız her saate baktığımızda? Neden mi saatlere takıntılıyım? Hayatımdan vazgeçmeden hemen önceki anı anlatayım sana. Kavga etmiştik. Hem de öyle basit bir kavga değil. O, delirdiğimi düşünüp çok korkmuştu ve beni sakinleştirmek için sıkıca sarılmıştı. Başımı göğsüne koymuştum. Kalbinin sesini dinlemiştim. Tık tık, tık tık… Kalp atışı duvardaki saatin saniyelerinin sesiyle karışmıştı. İkisi de attıkça ömrümüzden yiyordu ve geri dönüş yoktu. Ona bakmıştım, bunun son bakışım olduğunu sanmıştım, ama değildi. Ne olursa olsun bir daha asla kimsenin göğsüne yatmadım. Duvardaki saati de kaldırdım. O an karar verdim ölmeye. Biliyor musun etrafımızda dolaşan pek çok kişi ölü ve bundan haberleri bile yok.. Çünkü ölüm ruhun bedeni terk etmesi değil, sevginin kalbi terk etmesiyle olur. İşte ben de sana nasıl öldüğümü en başından anlatacağım. Ama konuşmamız boyunca adını bilmek istemiyorum. Tüm sırlarını paylaşan iki yabancı olacağız seninle. Seni “Ruhsal saat tamircisi” olarak çağıracağım. Biliyorum anlattıklarımı yazmak için delireceksin. İsmimi vermeyeceğine dair yeminler edeceksin. İnanmayacağım. O yüzden sen de bana Alef diyeceksin. Çünkü Alef, herşeyin başlangıcıdır ve hazırsan herşeyin başladığı yere dönebiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/237a05df-5530-422e-826f-60776265162f.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynadaki Deprem</image:title>
            <image:caption>Bana düşen bir kader vardı, lakin üstüne sen geldin.
Ateş mi oldu, su mu bilmem, kaderime keder geldin.
Depremler yalnızca beton yığınlarının çökmesiyle olmaz. Aynanın karşısına geçtiğinizde içiniz &quot;Cızʺ ediyorsa depremi içinizde de yaşıyorsunuz demektir. Beton yığınları sadece bedeninizi öldürür. Eğer aynada kendize baktığınızda içiniz rahat ise temelleriniz sağlam demektir. Bedenen olmasa da ruhen her zaman yaşayacaksınız.
ʺSenden affetmeni bekleyemem kızım, lakin beni affedebilir misin &quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92792</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86f0f932-581c-4352-af17-f49d1eb31824.jpg</image:loc>
            <image:title>Evden Çıktığımda (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Evlere sığmayan sessiz bir &apos;&apos;çığlık&apos;&apos; Çok yönlü ve sanatçı kişiliğiyle tanınan Burcu Yılmaz&apos;dan, dış dünyanın belirsizlikleri ve bilinmezliklerine karşı görsel bir manifesto: Evden Çıktığımda.

2019 Tudem Edebiyat Ödülleri&apos;nde ikincilik ödülüne değer görülen bu &apos;&apos;sessiz&apos;&apos; kitap, her yaştan okurunu, kendi güvenli alanının dışına çıkıp günlük yaşamın tekinsizliğiyle yüzleşmek zorunda kalan bir çocuğun gündüz düşlerine ortak ediyor.

Belirli şeylere karşı istemsizce geliştirilen endişe ve korkuların kişiye özel olmadığına ve pek çok insanın bu hislerle kuşatılabileceğine vurgu yapan eser, duygu dünyamızı olumsuz etkileyen durumlardan arınmanın yolunun empati kurabilmekten geçtiğini hatırlatıyor.

Evimiz en güvenli kalemiz, sığınağımız...
Peki ya dışarıdaki yaşam? Gökyüzünü saran bulutlar, ağaçların dallarına konan kuşlar, parkları dolduran çocuklar.
Dışarıdaki hayat evdekinden farklı akıyor; hayaller, umutlar, hevesler farklı anlamlar kazanıyor.

Burcu Yılmaz&apos;ın, tek bir sözcük dahi kullanmadan resimlerle ilmek ilmek dokuduğu Evden Çıktığımda, Grimm Kardeşler&apos;in Hansel ve Gretel&apos;ine saygı duruşunda bulunan, tekrar okumalarda bambaşka keşifler yaşatan, çok katmanlı bir görsel anlatı sunuyor. İçine kapanık, dış dünyaya karışmaktan ürken bir çocuğun duygularını çizgiler eşliğinde öyküleştiren kitap, korkularla yüzleşme ve cesaretini toplama hususlarında okurlara önemli paylaşımlarda bulunuyor. Sanatçının resimlerinde hayat bulan &apos;&apos;sessiz&apos;&apos; sözcükler, duygularının ipini çeken endişeli ama bir o kadar da özgür ruhlu bireylerin, kendilerini gerçekleştirme serüvenlerine kılavuzluk ediyor.

Evden Çıktığımda, atılması gereken cesur adımları ve deneyimlenmesi gereken gerçeklikleri dev bir düşünce bulutu altında topluyor, göğe salıyor; ruhumuzu kemiren ve adımlarımızı geri geri çeken tüm karamsarlıkları bertaraf ediyor. Hayatın getirdikleri ve götürdüklerine dair farkındalığımızı artırıyor.  

Öyleyse... bir an önce evden çıkmak için daha ne bekliyorsunuz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4298e9b3-eb45-4a8c-85f2-270ccc2f1dc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezgin Öyküler</image:title>
            <image:caption>Tiyatro ve şarap tanrısı Dionysos’un eğitmeni ve yakın dostu olarak bilinen Silenos, günün birinde, Frig Kralı Midas’a zorunlu olarak misafir olur. Kral, bilgeliği ve bir o kadar da sarhoşluğu ile ünlenmiş, geçmişi tanıyan, geleceği de gören Silenos’u büyük bir mutlulukla misafir eder. Öykülerin anlatıcısı Silenos, hem tanrı hem de insanların dünyasına aşinalığı olan mitolojik bir karakterdir. Midas, bu yaşlı bilgenin misafir kaldığı on gün içerisinde, onun tatlı diliyle anlattığı öyküleri büyük bir merakla dinler.
Silenos’un anlattığı öyküler, birer mitos olarak tanrılarla ölümlüler dünyası arasında bir oraya bir buraya savrulur ve o öykülerde anlatılan soyut kişi veya olayların ayağı yere basmaya başlar ve bir epos’a dönüşerek somutlaşır ve en sonunda bir deyişe veya bir terime evrilir, logos/logia olur.
Uzun yıllar rehber olarak Anadolu’yu yabancı misafirlere tanıtan Ünal Güven, mitoloji öykülerini tam bir hikâye anlatıcısı olarak bir araya getiriyor. Tarih meraklısı gezginlerin başucu kitabı olacak bu eser, mitolojiye bakış açınızı kökten değiştirecek.
Not: Renkli baskı resim galerisi vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92794</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ec14b7d-e20d-4bc3-bb1c-5f46887e0b80.jpg</image:loc>
            <image:title>Swann&apos;ların Tarafı</image:title>
            <image:caption>İlk kitap olan Swannların Tarafı’nda, Kayıp Zamanın İzinde’nin tümünde geçen temalar tanıtılmaktadır ve anlatıcının Paris ve Combray’de geçen çocukluğu, en unutulmaz şekliyle, annesinin iyi geceler öpücüğünün çağrışımıyla anılmaktadır. Anlatıcının Swann’ın kızı Gilberte’e olan aşkının hatıraları, Swann’ın Odette’ olan tutkusunun ve sonradan görme zenginler Verdurinlerin yükselişine bir açıklama getirmesini de gerektirir. “…… Tıpkı uyuyabilmem için gereken şeyin kendi annemin öpücüğü olması gibiydi bu. Daha sonraki yıllarda hiçbir kadının veremediği tasasız bir huzurdu bu; çünkü sevgililer içimizde onlara inansak da şüphe oluştururlar, bu yüzden sevgililerde annemin başkalarının kusur olarak gördüğü ama benim yüzünün geri kalanı gibi sevdiğim gözünün altındaki lekesiyle eğilip, çekincesiz bir şekilde kalbinden gelen bir iyi niyetle kondurduğu öpücük ile bir sevgilinin şüpheli öpücüğü aynı etkiyi hiç yaratmadı benim için”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92795</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c3c1c7e-755b-4728-83ed-66c6bcf5b08c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçülüğün Esasları</image:title>
            <image:caption>Ziya Gökalp’in milliyetçilik düşüncesinin oluşmasında Osmanlı Devleti’nin Trablusgarp, Balkan ve I. Dünya savaşlarında aldığı ağır yenilgiler neticesinde siyasi, askeri, dini ve ekonomik sorunların ortaya çıkardığı çöküş süreci yer almıştır. Bu süreç Ziya Gökalp&apos;in düşünce yapısında ve milliyetçilik anlayışında önemli bir yere sahip olmuştur. Ziya Gökalp &quot;Millet nedir?&quot; sorusuna cevap verirken bu kelimenin önce ne olmadığını ifade etmiş &quot;ırki, kavim, ümmet, halk, devlet&quot; gibi kavramları tahlil ederek milletin ırki bir birlik olmadığını, kültürel birliğe dayanan bir kavram olduğunu açıklamıştır Millet ırk ve kavim birliği değildir. Millet bir imparatorluk içindeki siyasi birlik değildir. Millet bir coğrafya birliği değildir. Millet, ferdin seçimiyle kazanılan bir kimlik değildir. Millet toplum hayatının ulaştığı son tarihi aşamadır. Yani, millet ne coğrafi, ne ırki, ne siyasi, ne de iradeye bağlı bir zümre değildir. Millet lisanca, dince, ahlakça ve güzel sanatlarca müşterek olan, yani ayni terbiyeyi almış fertlerden oluşan bir zümredir. Ziya Gökalp ilk yazılarında millet için şu tarifi yapmıştır: “Millet yüzyıllarca beraber yaşayan, zülüm ve felaketlere karşı beraber göğüs geren, beraber ağlayıp beraber sevinen, gelecekte de ortak hedeflere ulaşmak için çaba gösteren, dayanışma halindeki bireyler topluluğudur.” Ziya Gökalp millet olma bilincini çok açık bir şekilde coğrafyaya değil, kültürel bağlılıklara dayandırmıştır. Ziya Gökalp, Türklük için “ırk” birliğine lüzum görülmediğini ve milleti meydana getirmek için “aynı ırktan” şartını aramadığı belirtmiştir. Ayrıca “Türküm” diyen herkesin Türk olarak tanınacağını ancak Türklüğe ihanette bulunursa cezasının kaçınılmaz olduğu ifade etmiştir. Ziya Gökalp’in milliyetçilik anlayışı yanlış anlaşılmıştır, onun milliyetçilik anlayışı etnik temelli milliyetçilik değildir; kültürel temelli bir milliyetçiliktir. Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp’in düşüncelerini anlamak için kılavuz mahiyette bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92796</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4ef427d-29cb-4981-9016-1d584d27bd63.jpg</image:loc>
            <image:title>Araba Sevdası</image:title>
            <image:caption>Araba Sevdası, Recaizade Mahmud Ekrem’in sosyal sınıfının yaşayış ve düşüncesinin ideolojik, varoluşsal, psikolojik yönlerini başarıyla yansıtan bir romandır. Araba Sevdası Osmanlı modernleşme sürecinin edebiyata en özgün yansımalarından birisidir. Modernleşmenin insan ile eşya arasındaki ilişkiyi ideolojik düzenleme mahareti anlatılmıştır. Mahmud Ekrem, araba simgesi üzerinden Osmanlı devletinin ve İstanbul’da halkın Batı kültürünü tanımaya başlayarak çıktığı modernleşme serüvenine odaklanmaktadır. Romanın izleği, aşkın işlenişi, Bihruz ve Periveş Hanım tiplemeleri Cumhuriyet dönemi edebiyat ve sinemasında da sıklıkla yeniden üretilmiştir. Romanın sorunsalı, Ekrem’in eserini kaleme aldığı dönemden Cumhuriyet yıllarına değin “Batılılaşma” ve “Yanlış Batılılaşma” tartışmalarının dönemin global iktisadi, siyasi, felsefi vs veçhelerinden yoksun, salt kültürelci ideolojik eleştiri kalıpları haline gelmiştir. Ekrem, arabayı bir ideolojik simge, kendi kültürel, dilsel, gündelik hayat pratiğini üreten bir vasıta olarak kullanmıştır. Arabanın bu kullanım biçimi Rus edebiyatında örneğin Viktor Shklovsky’in araba ve hız üzerine vurgusunda da karşımıza çıkmaktadır. Edebiyatımızın ilk realist romanı ve bilinç akışı tekniğinin ilk kullanıldığı bu mihenk taşı eseri okurlarımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92797</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ca5d7e9-d3e0-4d58-9ecb-73302b268bc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Asılan Yedilerin Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Victor Hugo’nun Bir İdam Mahkûmunun Son Günü ya da Julius Fučik’in Darağacından Notlar’ı Türkiye’de bilinen eserlerdir. Aynı zamanda siyasal nedenlerle verilen idam cezalarının sarsıcı etkisi toplumun belleğinde ve siyasal hayatımızda hala canlıdır. 1984’e kadar infazlara devam edilmiştir. Leonid Nikolayeviç Andreyev’in Asılmış Yedilerin Öyküsü (1908) aynı zamanda yazarın güçlü ve haksızlık karşısında baş eğmez yanını göstermektedir. Çarlık Rusya’sının birçok aydını Andreyev’de adeta kampanyaya dönüşen idamlara Asılmış Yedilerin Öyküsü ile karşı çıkmıştır. Romanın konusu gerçek olay ve kişilere dayanmaktadır. 1905 Devrimi’nin bastırılmasıyla Çarlık otokrasisi Bolşevik Devrimi’ne değin süren bir karşı devrimci tedhiş dalgası sürdürmüştür. Bu tedhiş döneminin icracılarından birisi İçişleri bakanı Pyotr Nikolayeviç Durnova’dır. Durnova, 1905 Devrimi sırasında İçişleri bakanıydı. İlk iş posta ve telgraf grevini yasakladı. St. Petersburg İşçi Temsilcileri Konseyi’nin tutuklattı. Polis ve yerel idarenin yetkilerini genişletti, ceza yargılamalarını ve askeri bölge mahkemelerini tedhiş aygıtı olarak kullandı. Valilere gönderdiği telgraflardan birinde P.N. Durnovo: “Devrime karşı en sert mücadele önlemlerini alın, hiçbir şeyde geri durmayın. Unutmayın! Tüm sorumluluğu ben alıyorum.” Asılmış Yedilerin Öyküsü İçişleri Bakanı P.N. Durnova’ya 1907’de hazırlanan suikast anlatılmaktadır. Bakan Durnova Başbakan Pyotr Stolipin ile birlikte karşı devrimci tedhişin simgesidir. İdama mahkûm edilen genç kadınlardan birisi Tatyana Leontiyeva’dır. Babası Yakusty valiliği yapmış nüfuzlu ve varlıklı bir insandır. Diğer kadının ismi, Lidya Sture’dir. İdam edildiklerinde yaşları 20 ve 22’dir. Romanda gerçek adını duruşmada vermeyen Werner ise Lebedinstyev’dir. Lebedinstyev genç bir bilim insanı, matematikçi ve astronomdur. Rusya’nın ilk uzay araştırmacılarındandır. Onun öncü teorileri uzay araştırmalarında çığır açmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92798</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96a4279a-7626-4af4-8970-3e9a3706d6f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali ve Nino</image:title>
            <image:caption>Bir yanda Doğu geleneğini ruhunu tüm haşmetiyle benliğinde taşıyan Ali diğer yanda Avrupa’nın ışıltısına ve kültürüne sımsıkı bağlarla tutunan Nino... İşte bu iki genç, Birinci Dünya Savaşı yıllarında alev topu haline gelmiş Bakü’de imkânsız fakat bir o kadar da büyük bir aşk taşırlar yüreklerinde. Birbirlerine besledikleri hudutsuz sevgi, onları pembe dünyalara mı taşıyacaktır yoksa devasa bir ateşe mi hapsedecektir?
Azerbaycan’ın milli roman kabul ettiği Ali ve Nino, okuyucuya tarihi bilgiler vermenin yanı sıra masalsı aşklarla kıyaslanabilecek bir sevda romanıdır da aynı zamanda. Romeo ve Juliet, Leyla ile Mecnun, Aslı ile Krem misali destan niteliğinde yaşanan bu aşkın kahramanları, aynı zamanda iki toplum arasındaki çatışmanın ne kadar derin olduğunun en somut örnekleridir.
Her yönüyle okunmaya değer Ali ve Nino, edebiyat dünyasının en güzel eserlerinden, kahramanların arasındaki aşk ise en unutulmaz aşklardandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92799</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5b8cac6-f4b9-41e1-a35e-47c262a06acf.jpg</image:loc>
            <image:title>Uğultulu Tepeler (Tam Metin)</image:title>
            <image:caption>Emily Brontë’nin bir başyapıt olan tek romanı Uğultulu Tepeler aşk üzerine yazılmış en nadide eserlerden bir tanesidir. Yaşadığımız çağın ruhuna tezat, ölümsüz bir aşkın, olağanüstü tatlılıktaki bir sevginin, sarsıntılı bir sadakatin, insanı ölüme terk eden bir ihanetin, uzun süre planlanacak olan bir intikamın gölgesini sayfayı her çevirişinizde ürpere ürpere hissedeceksiniz.
Emily Brontë 30 yaşında ölmeseydi, kim bilir başka insanlığımızın hangi karanlık yönlerine gotik ve melodramatik öğeleri mükemmel biçimde kullanarak ışık tutacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92800</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5892d43a-bdf6-47b3-b5e8-e130403aeccd.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyükannenin Öğrettikleri</image:title>
            <image:caption>Johanna Spyri, ülkemizde daha çok, iki kitaplık ilk romanı Heidi ile bilinir. Spyri eserlerinde, manzaraları betimlemeteki başarısı ve çocukların duygularını, dünyaya nasıl baktığını anlatmaktaki ustalığı ile bilinmektedir. Büyükannenin Öğrettikleri adlı eserinde de bu anlatım ustalığı öne çıkmaktadır.
Büyükannenin Öğrettikleri adlı eserinde de bu anlatım ustalığı öne çıkmaktatır. Tüm yaşamını İsviçre’de geçiren Johanna Spyri (1827-1901), Fransa-Prusya Savaşı&apos;nın gazilerine, öksüz kalan çocuklara yardım amacıyla para kazanmak için hikâyeler yazmaya başladı. Hikâyeleri çok beğenilince bir başka öksüz çocuğun romanı Heidi’yi yazdı. Büyükannemin Öğrettikleri’nde de kahraman, öksüz Trini’dir.
Spyri&apos;nin çocukların doğal masumiyetine, iyilik ve erdemli bireylere dönüşme yeteneklerine olan inancı, çağdaşı Hans Christian Andersen ile benzerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92801</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4924df3c-358b-4f58-9a92-6c1eb5635610.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuş Kadın Harpy</image:title>
            <image:caption>Okulda öğretmenlerim neden hep o kadını çizdiğimi soruyorlardı;kanatlı, uzun saçlı, karnı şişkin kadını. “Bu bir cadı mı?”Başımı iki yana sallıyor ve herhangi bir şey anlatmayı reddediyordum.

Onu hiçbir zaman arkadaşlarımla paylaşmadım, ismini oyunlarımızda kullanmadım. Onu içimde, gözlerimin kenarında, sürekli görebileceğim bir yerde tuttum.
Lucy ve Jake, güneşin bir alev topu gibi yükselip tüm gün etrafı kavurduğu bir coğrafyada, geniş ve sıcak bir tarlanın yanındaki evde yaşamaktadır. Çocuklarına bakabilmek için kariyerinden ve hayallerinden vazgeçen Lucy, içinde yaşadığı evi bile hizmet edilmesi gereken bir canlı varlık gibi görmektedir. Jake’le evlenip çocuk sahibi olduktan sonra, kendi çocukluğundaki kötü anıları ve rol modelleri silmek istercesine, “iyi bir anne” olma kaygısıyla yaşar. Her günü, her hareketi planlı ve sonsuz bir tekrar hâline gelmişken, bir gün telefon çalar. Ahizenin diğer ucunda tereddüt dolu bir erkek vardır ve Jake’in onu aldattığını söyler.
İşte hepsi bu: O büyük kırılma ânı. Lucy’nin anlattıklarına bakılırsa, içindeki kadim ve vahşi yaratığın zincirinden kurtulduğu gün, o gündür. Sadakatsizliğine rağmen yanında kalmak isteyen kocası, bunun için bir bedel ödemeyi kabul ederken Kuş Kadın’ın yavaşça kabuğunu kırmasına yardım edeceğinden habersizdir. Ne var ki, Harpy’nin doğasında bu konudaki hüküm kesindir: Suç varsa ceza da vardır.
Kuş Kadın Harpy, hem karanlık bir peri masalı hem de son derece sarsıcı bir intikam ve yenileniş hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92802</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c626101b-b80b-446b-8f18-18e5d556ee67.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk ve Cesaret</image:title>
            <image:caption>Kapalı kapılar ardında büyüyen güzeller güzeli Davina’nın özgürlüğe ve aşka olan tutkusunun benzersiz hikâyesi...
Onu ilk gördüğü anda kendini evindeymiş gibi hissettiren bakışlarına ve gücüne hayran olduğu Highlandli adam, onu kaderi olan ölümün pençesinden kurtarabilecek miydi? İngiltere Kralı&apos;nın kızı ve vârisi Davina onu bekleyen kaderi reddedip, sevdiği adamla saraydan bağımsız bir hayata devam edebilecek miydi? Heyecan verici bir aşk hikâyesine dair merak uyandıran soruların yanıtları, aşk, sevgi ve cesaretin benzersiz hikâyesinde, Paula Quinn’in bu eşsiz romanında gizli.
“Paula Quinn, İskoçya’nın aurasını bir kez daha zekice işliyor. Karakterlerin derin duygu dünyasının incelikle işlendiği bu roman, okuyucuları büyüleyecek muhteşem bir aşk hikâyesini anlatıyor.”
- Romantic Times
“Paula Quinn&apos;in bu yakışıklı kahraman hakkındaki diğer kitaplarını sabırsızlıkla bekliyorum. Bu roman heyecan dolu!”
- Fresh Fiction</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92803</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1b1aded-527b-4553-a9b6-b97ac76ee749.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Yılan İle Güzel Zambak Masalı</image:title>
            <image:caption>Yeşil Yılan ile Güzel Zambak Masalı, Johann Wolfgang von Goethe’nin ünlü bir eseridir. 1795 yılında yayınlanan bu masal, sanatsal peri masalının ilksel örneği sayılmaktadır. Bu masal, Goethe tarafından Schiller’in Über die aesthetische Erziehung des Menschen (İnsanın Estetik Eğitimi Üzerine Mektuplar) adlı eserine yanıt olarak yazılmıştır. Bu mektuplarda insanın özgürlüğü teması tartışılmaktadır. Hem Schiller uyumlu bir sosyal yaşamın ancak özgür insan kişilikleri temelinde kurulabileceğini söylemektedirler. Herkesin içinde “ideal bir insan” vardır ve asıl zorluk dışsal yaşam deneyimlerini bu “ideal” ile uyumlu hale getirmekti. Goethe de düşüncesini bir masal ile dile getirmektedir. Hem çocukların hem de yetişkinlerin okuması gereken bu eseri yayınlamaktan kıvanç duyuyoruz. Bu eserden uyarlanan opera da 8 Das Märchen von der schönen Lilie) oldukça ünlüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92805</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8221420c-1f9d-4df4-b592-d0aa96d60c6a.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>İlk yayımlandığı günden itibaren güncelliğini yitirmeyen Orwell’ın distopik romanı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, gündelik hayatlarındaki her şeyin düzenlendiği, denetlendiği bir toplum ve onu her anlamda baskı altında tutarak zorla şekillendiren, belleksiz bırakarak nesneleştiren iktidar aygıtı çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriliyor.
“Büyük Birader’e duyulan sevgi dışında sevgi olmayacak. Düşmanı bozguna uğrattıktan sonra atılan zafer kahkahası dışında hiçbir kahkaha olmayacak. Sanat, edebiyat ve bilim diye bir şey de olmayacak. Kadir-i mutlak olduğumuzda bilime gerek kalmayacak. Güzellik ve çirkinlik arasında hiçbir fark kalmayacak. Merak, yaşama sevinci diye bir şey olmayacak. Yaşamın tüm zevkleri yok edilecek. Ama durmadan büyüyen, gittikçe ustalaşıp yetkinleşen bir iktidar esrikliği olacak; bunu sakın unutma Winston. Zafer heyecanı, çaresiz düşmanı ezip geçmenin coşkusu her zaman, her an yaşanacak. Geleceğin resmini görmek istiyorsan, bir insan yüzüne basmış bir postal getir gözlerinin önüne, sonsuza dek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92806</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64b2502f-d0a8-47fb-add1-013d3ef0fa8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Hayvan Çiftliği, George Orwell tarafından 17 Ağustos 1945’te İngiltere’de yayımlanan alegorik bir roman. Kitap, hayvanların eşit, özgür ve mutlu olabileceği bir toplum yaratma umuduyla insan çiftçilerine isyan eden bir grup çiftlik hayvanının hikâyesini anlatıyor. Ancak nihayetinde isyan “ihanete” uğruyor ve çiftliğin, Napolyon adlı bir domuzun diktatörlüğü altında eskisi kadar kötü bir duruma düşmesi politik bir hiciv olarak sunuluyor.
Time Dergisi kitabı en iyi 100 İngilizce romandan biri olarak seçti (1923’ten 2005’e kadar); En İyi 20. Yüzyıl Romanları Modern Kütüphane Listesi’nde 31. sırada ve. BBC’in ulusun en sevilen romanını bulmak amacıyla yaptığı “The Big Read” anketinde 46. sırada yer aldı. 1996’da Hugo Ödülü kazandı ve “Great Books of the Western World” (Batı Dünyasının Büyük Kitapları) seçkisine dâhil edildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92807</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91af221a-de8b-4414-bfd9-ce125aa9ab1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mukaddes Kitap&apos;ın Yorumu</image:title>
            <image:caption>Isaac Newton (1643-1727) bilim tarihinde köşe taşı bilim insanlarından birisidir. 1687 yılında yayımlanan eseri Philosophie Naturalis Principia Mathematica (Doğa Felsefesinin Matematiksel İlkeleri) ile uçaklarımızı uçuran, arabaların ve günlük hayatta kullandığımız diğer eşyaların yapımında kullanılan klasik mekaniğin temellerini attı. Newton, evrensel çekim kanununu ve kendi adıyla anılan üç meşhur hareket yasasını keşfetmiş ve matematiksel olarak formüle etmiştir. Gezegenlerin eliptik yörüngelerde hareket etmesi gerektiğini ve Güneş’in sistemimizin merkezinde olması gerektiğini matematiksel olarak göstermiş, böylece Dünya merkezli Evren anlayışının sonunu getirmiştir. Bugün halen kullanılan aynalı teleskopu o geliştirmiş, böylece kendisinden öncekilerden daha sağlıklı gözlemler yapılmasını olanaklı kılmıştır. Newton aynı zamanda tarihin en önemli matematikçilerden biridir. Ancak Newton bir bilim insanı olmanın yanında inançlı bir insandır ve bunu oldukça önemsemektedir. Elinizdeki kitap ile Newton’un bir teolog, Din Tarihçisi olarak karşınızda durmakta, titiz ördüğü eserinde Hıristiyanlık inancının tarihsel sürecini gözler önüne sermektedir. Mirhan Kitap Sir Isaac Newton’un eserini aynı titizlikle okurlarına sunmaktan kıvanç duymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92808</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74d636b3-915f-4468-8a77-32e2360d8246.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Geceler</image:title>
            <image:caption>”Yaratıcı sanatçılığı, en az şüphelenilecek yanıdır. Çünkü Dostoyevski sanatçılık bakımından Shakespeare’in hemen yanında yer alır. “Karamazov Kardeşler” ile hiçbir roman boy ölçüşemez. Dünya edebiyatının en yetkin örneklerinden biri olan “Büyük Engizisyoncu”yu ne kadar övsek azdır. Yaratıcı sanatçı sorunu karşısında psikanalizin, silahlarını, ne yazık ki bir yana bırakması gerekiyor.”
Sigmund Freud
Bir anlık mutluluk ne uzun zamandır? Dört geceye ne sığabilir? Dört gecenin anlarından bir ömre yetecek mutluluk az bir şey midir? Bir Dostoyevski romanı okumanın ne denli çarpıcı olduğunu, insan ruhsallığını ve içsel çatışmalarının ne denli başarıyla sunulduğunu, aşkı ve güzel yanılgıyı Beyaz Geceler’de duyumsayacaksınız. Dostoyevski aslında hayalperestini sonraki eserlerinde uyarmaya devam eder: “Uzaktan hayran kaldığınız biriyle sakın tanışmayın! Ya eliniz ya kalbiniz boş kalır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92809</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e37c22fe-941d-4fc1-9569-7b524de8c4b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizimle Başladı Bizimle Bitti</image:title>
            <image:caption>“Gelecekte Bir Mucize Olur Da Kendini Yeniden Âşık Olacak Durumda Bulursan, Bana Âşık Ol.”
Ailesinden ona miras kalan öğrenilmiş çaresizliğe başkaldıran Lily’nin tüm acılara rağmen yeniden doğuşunun ümit ve sevgi dolu hikâyesi...
İçine doğdukları aileyi seçememenin yarattığı acının üstesinden beraber gelmeye çalışan Lily ile Atlas’ın hayatlarındaki ve hayallerindeki dönüşüm hayranlık uyandırıyor. İlginç tesadüflerle bezeli bu romanı okurken kendinizden bir parça bulacaksınız.
Bizimle Başladı Bizimle Bitti, asla vazgeçmeyen ve “yüzmeye devam etmek” isteyenlerin kitabı; başkaldırının ve empatinin yazıya dökülmüş hâli...
“Colleen Hoover, cesaretle, umutla ve gözyaşlarıyla inşa ettiğimiz aşkın kırılganlığını hatırlatıyor bize. Kalbi çarpan herkes bu kitabı okumalı.”
- Kami Garcia, The New York Times çoksatan yazarı
“Gerçekten muhteşem, çok dokunaklı ve etkisini her zaman hissedeceğiniz bir hikâye. Nesilden nesile, elden ele aktarılacak bir kitap.”
- USA Today
“Colleen Hoover’ın en cesur ve cüretkâr romanı. Sizi hemen içine çekecek bir hikâye.”
- New York Daily News</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92810</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0797a13e-9f53-496d-b4c6-ef1060c9c1b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Taptap ve Sevimli Dostları</image:title>
            <image:caption>BU KOCAMAN GÖZLER KİMİN? TAVŞAN TAPTAP VE SEVİMLİ DOSTLARI  

Doğum günü heyecanı yaşayan Tavşan Taptap&apos;ı ve sürprizlerle dolu arkadaşlarını eğlenceli büyük gözleri ile görmeye hazır olun! Tavşan Taptap, Hamster Huppi, Köstebek Köstek, Baykuş Puhpuh, Serçe Pino ve Zebra Zuzu... Çocuğunuz bu kitaptaki kahramanlarla tanışırken mutlu anları paylaşmanın önemini öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92811</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70b4ba38-0d78-4243-8495-ecf91d952cc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Teşkilat-I Mahsusa (Umur-I Şarkiyye Dairesi) Tarihi Cilt I II III 1918</image:title>
            <image:caption>Cihan Harbi’nin son yılında, dönemin askeri ve sivil idarecileri, “tutunma kuvvetini” güçlü kılmak için gayret gösterirler. Çok milletli Osmanlı Devleti’ne yönelik olarak, harici hasımlar ile yerli işbirlikçilerinin harp öncesindeki gibi, “tutunma kuvvetini” zayıflatıp yok etme taarruzları, şimdi daha da şiddetlenmiştir. “Umûr-ı Şarkıyye Dairesi” idareci ve mensupları, bu kuvveti ayakta tutma mücadelesini devam ettirmektedirler. 
Fas’taki görevine son verildikten sonra, İstanbul’a dönmeyen Binbaşı Tahir, Umûr-ı Şarkıyyeye Me’mûr Süvari Kumandanı Yüzbaşı Tâlibzâde Yusuf, “me’mûriyyet-i mahsusa” ile Reşt’e, Mirza Küçük Han’ın yanına gidip daha sonra Savuçbulak’a geri dönen Mülazım-ı evvel Yakup ve Umûr-ı Şarkıyye Dairesi’nin diğer idealist saklı kahramanları, 1918 yılı boyunca da bulundukları yerlerde görevlerinin icaplarını yerine getirmekten bir an geri kalmazlar. Tek gayeleri vardır; “rukûa varmış devleti, ayağa kaldırmak”. Bu uğurda mücadele edip hayatlarını anlamlı kılarken, “yaşadıkları bugünde” yarını inşa etmişlerdir. Teşkilat-ı Mahsusa Tarihi ’nin III. cildinin bu ilk kısmı Umûr-ı Şarkıyye Dairesi’nin, İspanya-Fas, Trablusgarp, İran, Hicaz ile Rumeli’deki faaliyetlerini kapsıyor ve belgelerdeki gerçekleriyle dünü aydınlatıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92812</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/287fa91e-2403-419e-8db3-7711055c3bfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrısız Gençlik</image:title>
            <image:caption>Ödön von Horváth, 1937’de yayımlanan Tanrısız Gençlik’te, faşizmin yol açtığı ahlaki çöküntüyü ergenlik çağındaki bir grup genç üzerinden anlatır. Romanın başlığı, Nazi Almanya’sının itaat etmek üzere yetiştirilmiş; ırkçılığı, nefreti ve militarizmi içselleştirmiş gençlerine atıfta bulunur. Bağımsız düşünceden, empatiden ve medeni cesaretten nasibini almamış bu ruhsuz varlıklar, savaşta şanlı zafer ve hamaset düşleri kurmaktadır. Tanrı ve hakikat ile zamanın ruhu ve barındırdığı yalanlar arasındaki tezat, romanın ana izleğini oluşturur. Karakterler iki gruba ayrılmıştır: Hıristiyanlığın ve hümanizmin değerlerinin geçerliliğini koruduğu eski düzenden yana olanlar ile Nasyonal Sosyalist yeni düzenin taraftarları. İlk grupta yer alan ve romanın anlatıcısı olan öğretmen, başlangıçta ekmeğinden olma korkusuyla ahlaki değerlerini savunmaya çekinen bir oportünisttir. Birinci Dünya Savaşı sırasında Tanrı’ya inancını yitirmiştir. Ancak zaman içinde vicdanının sesine kulak vererek hakikatin üstün gelmesi için çalışırken Tanrı’yı yeniden bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92813</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/432b2611-3886-49c2-a56d-cbf41e7c9e48.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhaba Uzay</image:title>
            <image:caption>Elif ve Efe için uzay aracına binip,çok merak ettikleri Ay&apos;a gitme vakti gelmişti. Ay&apos;da keşif aracına bindiler,taş örnekleri toplayıp çok eğlendiler.Uzay&apos;da bir uydu bile gördüler!
Bu eğlenceli ve öğretici yolculuğun sonunda Dünya&apos;ya geri dönünce ona kocaman bir &quot;Merhaba!&quot; diyen arkadaşların eğlencesine ortak ol.
Sayfalardaki cırtları yerlerine yerleştir,uzay ötesi bir maceraya sen de katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92814</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5253f31b-1220-4a9e-b7e4-6cbbd6c22442.jpg</image:loc>
            <image:title>Acaba Ne Olurdu?</image:title>
            <image:caption>Acaba Ne Olurdu?
Acaba anlaşıp aynı anda zıplasaydık yer yerinden oynar mıydı? Elimizde bir şalter olsaydı ve yer çekimini şıp diye kapatsaydık ne olurdu? Sizin aklınıza da böyle sorular geliyor mu?
“Olmaz öyle şey!” deyip geçmeyin. Bunları hayal etmek bile çok ilginç. Hem biliyor musunuz, birçok bilimsel keşif ilk başta hiç de mantıklı görünmeyen soruların açtığı maceralı yolun sonunda ortaya çıktı.
Bu kitapta, Dünya, uzay, teknoloji, yaşam ve daha birçok konuyla ilgili sorular soracak, bu soruların bilimsel ama aynı zamanda son derece şaşırtıcı yanıtlarını birlikte öğreneceğiz. Genç bilimciler, hadi iş başına!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92815</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a879e18-41cc-49cc-b7dd-9c328704611d.jpg</image:loc>
            <image:title>Volga (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lou Andreas-Salomé, kurgu yapıtlarında genç kadınları erkeklerle ilişkileri çerçevesinde, geleneğin dayattığı sınırlayıcı roller karşısında tamamlanmış ve bağımsız bir kadın kimliği oluşturma çabası içinde tasvir eder. Bugünün feminist söyleminin inşasının ilk adımları olarak görülebilecek bu yapıtlar, 20. yüzyıl başında geniş bir okur kitlesine ulaşmıştı. Yazar, kadınların hayatında hassas bir süreç olan çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemini de mercek altına almıştı. 1895 tarihli romanı Ruth’un büyük bir ilgiyle karşılanmasının ardından, yapıtlarında psikolojik ve felsefi boyutlarıyla ele aldığı kız çocuklarının ergenlik dönemi konusunda farkındalık oluşmasına katkıda bulundu. Volga, Lou Andreas-Salomé’nin 1902 yılında yayımlanan ve Eşikte: Yeniyetme Kızların İç Dünyasından Beş Öykü başlığı altında topladığı öykülerden biridir. Kozasından çıkıp dış dünyayla ve daha önce hiç hissetmediği duygularla tanışan masum Lyubov’un yüreklerimizi ısıtan öyküsü, yazıldığı dönemin ruhunu yansıtsa da büyüsünden hiçbir şey yitirmemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92816</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c59e3b9-1587-4f94-907e-c486aca7804e.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Adam</image:title>
            <image:caption>Gökyüzünden yer altına uzanan, nefes kesici bir macera…
Lagari Hasan Çelebi, hayatını uçuş çalışmalarına adamış bir bilimcidir. Yedi kollu fişeğiyle dikey uçuş denemeleri yapmış, muhteşem başarılar elde etmiştir. Gelgelelim, kötü niyetli kimselerin kışkırtmaları sonunda, evinden ve ailesinden çok uzaklara sürgün edilir.
Lagari için, o günden itibaren, İstanbul’dan Kahire’ye, on yedinci yüzyıldan binlerce yıl öncesine varan fantastik bir yolculuk başlar. Lagari’nin yeni bir hedefi vardır: Dillere destan Sarı Mumya’nın yerini tespit ederek, kendini tüm dünyaya kanıtlamak. Ama bu macera, akıl almaz gizemlerle ve umulmadık tehlikelerle doludur…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92817</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6766c785-24d5-4118-babc-315294c35cc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrendeki Son Hazine</image:title>
            <image:caption>Hayalle örülen hikayelerin içinde nice sırlar, öğütler gizlidir. Yeryüzündeki her şeyin bir hikayesi vardır. Dünyadaki hayat bile bir hikaye ile başlar. Her insanın da kendine ait bir hikayesi vardır. Bir haber çekimi için teyzesiyle birlikte havaalanına giden Eren’in hikayesi de gizemli, yaşlı bir adamla karşılaşmasıyla başlar. Yaşlı adamın anlattıkları, teyzesinin hayatını değiştirecek bir haberin kaynağıdır. Bu kaynağa ulaşmak isteyen teyzesiyle birlikte yolculuğa çıkan Eren’i farklı sürprizler beklemektedir.
Teyzesi haber peşindeyken Eren hazine peşine düşer. Aradığı şeyin evrendeki hem ilk hem son hazine olduğunun farkında değildir. Aradığını bulmasının ise tek yolu vardır: Vazgeçmemek.
Kim bu hikayenin gerçek kahramanını tanırsa tüm kalbiyle sever onu. Sevdiği zaman ona benzemek ister. Benzediğinde de evrendeki hazineyi keşfeder.
Evrendeki Son Hazine, Eren’in biraz fantastik biraz gerçek bir kurguyla Peygamber Efendimizi tanıma ve anlama yolculuğunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92818</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7ea8294-3088-4c3e-8a82-07498172ff48.jpg</image:loc>
            <image:title>Dura Mater</image:title>
            <image:caption>Elma Yayınevi uzun zamandır merakla beklenen kitabı Dura Mater’le okurlarının karşısında… 
 
“Şu an ellerinizin arasında olan Dura Mater adlı kitap, 3 kitaptan oluşan Mater Serisinin üçüncü ve sonuncu kitabıdır. O nedenle Bölüm 101’den başlamaktadır. Eğer serinin ilk iki kitabını okumadıysanız lütfen elinizdeki kitabı usulca aldığınız rafa geri koyunuz.” 
Yazar Serkan Karaismailoğlu, bu cümlelerle başlıyor Mater Serisinin 3. ve son bölümüne… İlk iki kitabın konusunu oluşturan heyecanlı serüveninin sonunu ve kahramanların yaşadıklarını okuyoruz Dura Mater’de. Her zamanki gibi bilim, bilim tarihi, macera ve heyecan dolu bir hikâye sizi bekliyor… 
Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92819</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e87bf9d5-6241-4cca-8e04-bce336aca768.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük ve Adalet Savaşçısı Aliya</image:title>
            <image:caption>Aliya küçük yaşlarında kurmaya başlar dünyayı değiştirme hayallerini. Dünyayı değiştirmek için elbette sadece hayal kurmak yetmez, çalışmak da gerekir.
Yıllar içinde gördüğü zulümler, adaletsizlikler Aliya’yı idealinden döndürmez. Dünyayı değiştiremese de halkıyla birlikte verdiği büyük savaş sonunda Bosna Hersek’in kaderini değiştirir. Bosna Hersek artık özgür bir ülkedir. Aliya da bu özgür ülkenin ilk cumhurbaşkanı olur.
Bu kitapta şartlar ne kadar zor olursa olsun adaletten ve özgürlükten hiçbir zaman vazgeçmeyen Aliya İzzetbegoviç’in mücadelesini okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92820</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ded74a9-7581-47ea-be0e-67b5732346a5.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Kalpli Cadı Çiki / Çalışmanın Mutluluğu</image:title>
            <image:caption>Cadı Çiki tüm gün temizlik yapmış, çok yorulmuştu. İşleri bir türlü bitmiyor, hep yeni bir şey çıkıyordu. O günden sonra, Kedisi Piki’nin tavsiyesi üzerine Cadı Çiki, ev işlerini sihirli değneğiyle şıp diye halletmeye karar verdi. Artık ev her zaman toplu, yemek daima hazır, kıyafet dolabıysa hep tertemiz olacaktı. 
Televizyon izlemek ve kitap okumakla geçen, birbirinin aynısı günlerin ardından bir gün Çiki’yi çok şaşırtan bir telefon geldi ve her şey değişti...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92821</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de45ccc9-960b-47ae-8b04-bcf3cd0ce51f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahramanların Türküleri Marşlarımız - CD</image:title>
            <image:caption>Türk milletinin tarihinde savaşlar, zaferler ve nicelerinin ilmek ilmek dokunarak günümüze geldiği bu kutlu eser, Türk tarihini notalara, ezgilere ve seslere dökmüştür. 
Ülkü Ocakları olarak marşlarımızın Türk milletimiz için yerini ve önemini bilerek hazırladığımız bu çalışma sizlerin beğenisine sunulmuştur. İyi dinlemeler dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92822</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/952bca55-38ce-436e-ade4-88840aa2d66d.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırtına Pastası</image:title>
            <image:caption>Büyükannenin çiftliğinde alçak fırtına bulutları gezer, kuşlar yere yakın uçardı. Bulutlar keskin bir ışıkla parlar, kükreyen gök gürültüsü camları titretirdi. Büyükannenin torunu ise böyle zamanlarda yatağın altına saklanırdı. Ve şimdi yeni bir fırtına yaklaşıyordu. Ama büyükannenin bu kez muhteşem bir fikri vardı: Fırtına Pastası yapmak. 
 
Patricia Polacco, tehlikenin eşiğinde ve korkular içinde olmaya dair ezber bozan bir hikâye anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92823</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3d28f39-b7af-400d-9f00-408a79c80086.jpg</image:loc>
            <image:title>Beterin Beteri</image:title>
            <image:caption>Gemileri batmış̧, suyun üstünde debelenen iki denizci: Can ve Alper. Daha beterinin başlarına gelmesi mümkün mü? 
 
Muhteşem ayrıntılarla dolu resimler ve zor zamanlara dair keyifli bir ikilem. Beterin Beteri, en kötü günlerin bile neşeyle dolabileceğinin kanıtı, özellikle de arkadaşlarla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92824</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fed3fc1-fad2-4217-9b61-192917dfb44f.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl, İnanç ve Devrim</image:title>
            <image:caption>Terry Eagleton, Akıl, İnanç ve Devrim’de, bir yandan &quot;batıl inançlı&quot; Tanrı görüşünü yıkarak Hıristiyan İncil&apos;inin devrimci açıklamasını sunarken, öte yandan geleneksel Hıristiyanlığın bu devrime ihanet edişine şiddetli bir saldırı başlatıyor. Kutsal Ruh&apos;tan Ortadoğu&apos;nun yakın tarihine, Aquino’lu Tomas’tan İkiz Kuleler’e kadar uzanan anlatısında din ve siyasete ilişkin düşüncelerini dile getiren Eagleton biliminsanlarını, ilahiyatçıları, ateistleri ve Tanrı tartışmasını anlamaya hevesli okurları din ve inanca dair ezberlerini bozmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92825</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/193888a6-7f06-4267-8ea2-735511e6932e.jpg</image:loc>
            <image:title>Materyalizm</image:title>
            <image:caption>Materyalizmin felsefi tasavvuruna, çağdaş bilim ve kültürle ilişkisine harikulade bir başlangıç niteliğindeki bu ufuk açıcı eserinde Terry Eagleton, materyalizmin günümüzün önemli bilimsel, kültürel ve felsefi tartışmalarının merkezinde yer aldığına dair güçlü bir argüman ortaya koyuyor; ideoloji ve tarihten dil, etik ve estetiğe kadar geniş bir konu yelpazesi üzerine düşünüyor. Birbirinden hayli farklı üç materyalistin -Marx, Nietzsche ve Wittgenstein’ın- değer ve inançlarını farklı bir bakış açısıyla ele alan ve felsefeleri arasında çarpıcı karşılaştırmalar yapan Eagleton; aynı zamanda düşünce ve bilinci mümkün kılanın bedenlerimiz ve bedensel etkinliğimiz olduğunu ikna edici bir şekilde gösteriyor. 
  Materyalizm, kendimiz hakkında nasıl düşündüğümüzün ve dünyada nasıl yaşadığımızın derinine inen felsefi düşünce üzerine aydınlatıcı bir metin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92826</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fa9c2c2-b32f-46ca-a573-6ab4405ce1ec.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Hakları</image:title>
            <image:caption>Dünya savaşlarının yarattığı şiddete ve tahribata şahit olan H.G. Wells, toplumların yaşamında köklü bir değişime ihtiyaç olduğuna inanır. Bu devrim niteliğindeki değişim ancak “var olan bu durumun her yönüyle ve tüm olasılıklarıyla en eksiksiz ve en amansız biçimde tartışılması”yla gerçekleşebilecektir. Yazarın dünyadaki adaletsizliklere dikkat çekmeyi amaçlayarak kaleme aldığı İnsan Hakları, Birleşmiş Milletler’in kurucu metni niteliğinde olan, geçerliliğini günümüzde de yitirmemiş bir çağrı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92827</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/033a6442-f4e7-4433-a2d7-9e16f8c10795.jpg</image:loc>
            <image:title>İkiz Gezginler Yeşillikler Ülkesi&apos;nde</image:title>
            <image:caption>İkiz Gezginler&apos;le ver elini Bursa!

Arkeolog, yazar Betül Avunç&apos;un, yeni nesil okurları Anadolu topraklarının zengin ve çok kültürlü tarihiyle buluşturduğu &apos;&apos;İkiz Gezginler&apos;&apos; serisi, keşif rotasını bu kez, kuruluşu Milattan Önce 2. yüzyıla dayanan bir kente, Osmanlı Devleti&apos;nin ilk başkenti Bursa&apos;ya çeviriyor.
 
İkiz Gezginler Yeşillikler Ülkesi&apos;nde, yemyeşil doğasından ötürü &apos;Yeşil Bursa&apos; nitelemesiyle anılan bu köklü kentimizi ve çevresini arkeolojik, mitolojik, tarihsel ve kültürel yönleriyle odağına alıyor; eski çağların büyüleyici öyküleriyle sarmalanmış rengârenk bir masal dünyası nakşediyor.
 
Şifalı kaplıcaları, &apos;ulu&apos; dağı, dillere destan gölge oyunuyla her taşının altında bir efsanenin yattığı güzel Bursa&apos;mızın gönüllü tanıtım elçiliğini üstlenen İkiz Gezginler Peri ve Ege, geçmişten günümüze dimdik ayakta kalmayı başarmış bir kentin belleğine dair değerli paylaşımlarda bulunuyor.

Çekirge semtinin adı nereden geliyor?
8500 yaşındaki bir iskelet nasıl hâlen konuşabiliyor?
Su perileri neden Hilas&apos;ı özgür bırakmıyor?
Sadece çocukların girebildiği gizli hara nereye açılıyor?

İkiz Gezginler rehberliğinde hayal perdesi aralanıyor; Prusa&apos;dan Bursa&apos;ya uzanan yol boyunca, göklerin kralı Güneş&apos;ten doğa tanrıçası Kibele&apos;ye, Dev Adam Herakles&apos;ten Karagöz ve Hacivat&apos;a nice kahraman söylencelerde canlanıyor. Kentauroslardan pegasoslara ve hatta tekboynuzlara mitoloji dünyasının bütün atları engin göklerde şahlanırken, Kaplıcaların Prensesi hem ruhlarımıza hem de bedenlerimize şifa dağıtıyor. İskender kebabın tadı damaklarımızda yer ederken; Bursa&apos;nın Olimpos&apos;u yani Uludağ&apos;ın sırları açıklığa kavuşuyor. Küçük dostlarımızla el ele verip, geçmişten günümüze, efsaneler dünyasında unutulmaz bir geziye çıkıyor ve türlü serüvenler yaşamanın keyfine varıyoruz...
 
Tarih, arkeoloji, mitoloji, gezi temalarını tek bir potada eritip sürükleyici kurgularla buluşturan İkiz Gezginler&apos;in serüvenleri hem eğlendirici hem de bilgilendirici yapısıyla çocuk edebiyatımızın öncü yapıtları arasında yer almayı sürdürüyor.
 
Serinin önceki maceralarına göndermelerde bulunup okurların merak ve araştırma duygusunu tetiklemeyi ihmal etmeyen İkiz Gezginler Yeşillikler Ülkesi&apos;nde&apos;yi okurken kendinizi bir anda 700 yıllık bir Osmanlı köyünde, top kafalı ağaçlarla dolu bir terasta ya da tombul bir havuzun içinde yüzerken bulmanız işten bile değil!
 
O hâlde daha ne duruyorsunuz? Çekirge Sultan&apos;ın söylediklerine kulak verin ve Bursa&apos;ya bir de İkiz Gezginler&apos;in gözünden bakmayı deneyin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92828</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1c9c289-cc9f-45d7-b9ce-2b7e2f24649e.jpg</image:loc>
            <image:title>Nedret</image:title>
            <image:caption>“Bütün hayatının, bütün hislerinin, bütün çaresizliklerinin acısını şu dakika kendi ruhunda taşıdığı hâlde karanlık ve dikenli bir yolun ufuklarına doğru yürüyordu. Halbuki o, zavallı kadın, gözyaşlarından ibaret olan hayatını bütün izahıyla gözleri önüne dökmüş, ona bir hayatın bütün ıstıraplarıyla dolu bir kitap bırakmıştı.” 
 
Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında karasevda temalı eserler kaleme alan ilk kadın yazar Güzide Sabri, kendi hayatında tanık olduğu kasveti ve hüznü kurguya aktarmaktaki ustalığıyla da edebiyatımızın unutulmazları arasına girmiş bir isim. Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi’nin devam romanı olan Nedret ise, Güzide Sabri’nin melankolik kahramanı Fikret’in kızı Nedret’in hüzünlü hikâyesini anlatıyor. 
 
Annesinin hayatından geriye kalan parçaları bir yapboz gibi bir araya getirmeye başlayan Nedret, Kenan’la nişanlanır ve düğün tarihi giderek yaklaşır. Nedret’in önünde iki yol vardır. Biri karanlık ve ümitsiz, diğeri aydınlık ve sonsuzdur. Onun da hayatı annesininki gibi kederle mi yoğrulacaktır yoksa aşk içerisinde mesut mu olacaktır? Artık ya kalbinin sesini dinleyecek ya da çevresindeki insanlara kulak verecektir. 
 
İki kez beyazperdeye uyarlanan Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi’ndeki karasevda öyküsü, Nedret’te de aynı heyecanla devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92829</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8677d754-c2dd-4fc8-bf20-f69920d1d461.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessizlik</image:title>
            <image:caption>John Biguenet, 21. Yüzyıl’da bize daha da yabancılaşan bir kavram olan “Sessizlik” hakkında düşünürken, içerik bakımından zengin ve renkli bir kitap sunuyor. Yalnızlık ve sessizlik arasındaki ilişki; sessiz okuma sırasında neler olup bittiği; sahne sanatları, müzik ve sessizlik; cinsiyetçi ya da politik susturma; sırlar ve sessizlik: İnternet ve ifşa gibi temalar etrafında gezinen yazar, sessizliği elde etmenin pek de kolay olmadığını gözler önüne seriyor. 
 
“Günümüzde sessizlik en gözde tüketim maddelerininkine rakip fiyatlarla alınıp satılan ticari bir meta haline geldi. Jane Austen Mansfield Park’ta, ‘Sessizliğin lüksünü tadalım’ diye yazar. Maalesef bu lüksün fiyatı her geçen gün tüketicilerin çoğunun gücünü aşacak şekilde artıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92830</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e6b2eb6-428e-4658-ba74-2329965f9e1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlı Gece</image:title>
            <image:caption>Van Gogh’un resmettiği Yıldızlı Gece’nin hikâyesini bilir misiniz? 
Rivayete göre intihar ederek hayatına son veren Van Gogh’un Yıldızlı Gece eseri intihar ettiği güne aittir. 
Yakup da bir gece yarısı âşık olduğunda tüm geçmişini, çektiği acıları ve geçmişinin en büyük yarası olan kadını geride bırakmıştır. Geriye sadece saf sevgiye aç kalbi kalmıştır. 
Hazel, hayatını anneannesine adamış ve nereye giderse onun peşinden gitmiştir. Son durak olan Aydos Mahallesi ona aşkı, aileyi ve sevginin yüceliğini öğretecektir. 
Hazel ve Yakup gülümseten bir yanlışlıkla tanışıp, hem komşu olacak hem de kalplerini tanıyacaklardır. 
Yakup’un hayatı o gün, o gece Yıldızlı Gece olarak hayatına kazınmıştır. Hazel, onun Yıldızlı Gece’sidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92831</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aafc62d4-8771-45a9-9521-f788d5a52333.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci İlk İzlenimler</image:title>
            <image:caption>Çılgınlık (isim): Zihnin ya da duyguların aşırı kışkırtılması 
 
Ruthie Midona, altı yıldır çok lüks bir huzurevi tesisinde çalışıyordu. İş dışında da bir dünya olduğunu unuttuğundan, hem nesli tükenmekte olan kaplumbağalarla ilgileniyor hem de tesis sakinlerinin her ihtiyacına gece gündüz demeden koşuyordu. Çok yakın zamanda başına bela olacak bir adamın onun hakkındaki ilk izlenimlerini duyana kadar, bir sorunu olduğunun farkında bile değildi. 
 
Teddy Prescott ömrünü sağda solda sürterek ve onun ne kadar bencil, beceriksiz bir serseri olduğuna inanan herkesi haklı çıkararak geçiriyordu. Babası, onu sahibi olduğu huzurevinde çalışmaya zorlayarak dersini vermeye kararlıydı. Eğer hak etmeyi becerebilirse hayallerine kavuşup sonunda bir dövme stüdyosuna ortak olabilirdi. Ama Ruthie’nin ve tesisin en acımasız sakinlerinin onun için başka planları vardı. 
 
Teddy karşısına çıkan her zorluğu büyüleyici gülümsemesiyle karşılarken, tanıştığı herkesin ayakları yerden kesilmeye başlamıştı bile. Geçmişiyle barışması için önce tüm kalkanlarını indirmesi gereken Ruthie’nin ise vermesi gereken daha zorlu sınavlar vardı. 
 
 
“İkinci İlk İzlenimler, bu senenin en sıcak, en tatlı, en keyifli kitabı. Sally Thorne’un zihninde yaşamak istiyorum.”  —Emily Henry 
 
“Bir solukta okudum! Hemen bitmesin diye kendimi yavaşlamaya zorlamam gerekti. Bu kitap bana uzun zamandır hissetmediğim kadar huzurlu hissettirdi.”  —Beth O’Leary 
 
“Bu kitap bize her geçen ânın güzelliğini fark etmemiz gerektiğini söylüyor ve İkinci İlk İzlenimler iyi bir başlangıç noktası.” —Entertainment Weekly 
 
“Başkarakterler arasındaki her sahne mükemmel.” —Kirkus, starred review 
 
“Hayallerini gerçekleştirmeye korkan bir kadına ve dünyasını sarsan aşka dair sıcacık bir hikâye.” —Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92832</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c779dbb-d242-42e8-b75e-24ec13d0060d.jpg</image:loc>
            <image:title>Araba Sevdası</image:title>
            <image:caption>“Şehirlerde bulunduğu zaman en büyük zevki; sırmalı kıyafetler içinde, midilli veya at üzerinde, arkasında çifte çifte uşaklarla sokak sokak gezip dolaşmaktan ibaret olan bu beyin İstanbul’a geldikten sonra merakı üç şeye harcandı ki birincisi araba kullanmak; ikincisi alafranga beylerin hepsinden daha süslü gezmek; üçüncüsü de berberler, kunduracılar, terziler ve gazinolardaki ‘garson’larla Fransızca konuşmaktı.” 
 
Tanzimat dönemi şairi, tiyatro oyunu yazarı, yeni bir edebiyat anlayışının savunucusu bir öğretmen ve romancı olan Recaizade Mahmut Ekrem’in 1896 yılında Servet-i Fünûn’da tefrika hâlinde yayımlanan ve önceki eserlerine göre realist anlayışla yazdığı Araba Sevdası romanını Ahmet Hamdi Tanpınar, “bir modanın ve muayyen iktisadi şartlar etrafında hemen bir lahzada teşekkül etmiş köksüz bir kalabalığın romanıdır,” diye tanımlamıştı.  
 
Genç yaşta büyük bir mirasın üstüne konan paşa oğlu Bihruz Bey sefahat odaklı, yüzeysel bir hayat yaşarken, cakasını satmayı pek sevdiği arabasıyla gittiği Çamlıca’da Periveş’e kaptırır gönlünü ve bu geçmişi gizemli afetin peşindeyken her şey usul usul altüst olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92833</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e132a54-3fa7-4d5f-add8-8fffb9372e57.jpg</image:loc>
            <image:title>Müjdemi İsterim</image:title>
            <image:caption>Dünya yırtılmış kâğıt sesleriyle, tuhaf gıcırtılarla ve dinmek bilmeyen uğultularla dolu. Biz onda yerini arayan taş gibi yuvarlanmaya yaşamak diyoruz. Ondan kopup yine ona düşmeye, bu düşüşün hızına, aldığımız berelere razıyız. Dünyanın kulağımıza dolan sesiyle, içimizi çizen gıcırtısıyla, başımızı ağrıtan ağır uğultusuyla arkadaşız. Kâğıt bizim çünkü, gıcırtı da uğultu da bizden. Yalnız bilmiyor bulamayacağını yerini arayan taş. 
 
Mert Balaban, ikinci öykü kitabı Müjdemi İsterim ile okura yeni sesler, bambaşka insanlar ve hikâyeler kazandırıyor. Bu öykülerle sahillere, çorbacılara, atölyelere, yeni ama yabancısı olmadığımız hanelere çağırıyor bizi. 
 
“Babam olacak adam kurnazdı. Düğünden önce almış toprağı, katmış mutsuz beyliğine. Benim içimdeki kadını hesap edememiş ama. Benim içimdeki kadının, gecenin bir yarısı, yanına bir çanta bile almadan, ayağında kırk iki numara eski bir terlikle kaçıp gideceğini hesap edememiş. Övünmek gibi olmasın, bendeki yürek, şu yan masanın üzerinde duran ölü dananın yüreğinden büyüktür Bey Amca, haberin olsun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92834</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6d47307-00de-41e9-88bc-34ed4a79b25e.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki Şeytan</image:title>
            <image:caption>“Hiçbir şey istemiyorum. Hiçbir şey bana cazip görünmüyor. Günden güne miskinleştiğimi hissediyorum ve bundan memnunum. Belki bir müddet sonra can sıkıntısı bile hissedemeyecek kadar büyük bir gevşekliğe düşeceğim. İnsan bir şey yapmalı, öyle bir şey ki… Yoksa hiçbir şey yapmamalı.” 
 
Sabahattin Ali’nin önce Ulus gazetesinde tefrika edilip daha sonra 1943’te kitap hâlinde yayımlanan ikinci romanı İçimizdeki Şeytan, faşizme daha da yaklaşan 1930’lar sonrası dünyada bir tarafa iliştirilmek istenenlere dair buruk bir aşk hikâyesi ve anlatacaklarını titizlikle seçen yazarın siyasi gerilimi capcanlı olan bir diğer eseri. 
 
1940’larda İstanbul. Postanede çalışıp üniversitede okuyan, hevesli ama tereddütleri eksik kalmayan bir genç olan Ömer bir yaz günü vapurda Macide ile karşılaşır ve âşık olur. Duygusal ama olgun da bir mizaca sahip Macide ise müzik aşkıyla Balıkesir’den İstanbul’a gelmiş, konservatuarda okuyordur. Her ne kadar niyetleri temiz olsa da bu iki genç, çevrelerindeki dünyanın içine katıldıkça bakış açıları değişecek, naiflikleri eskiyecektir. 
  Sabahattin Ali’nin otuzlu yaşlarının başında kaleme aldığı İçimizdeki Şeytan, aydınmış gibi yapanların sofralarındaki savruk tartışmaları ve iki âşığın yollarını nasıl şaşırabileceğini anlatıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92835</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/405a657f-cbf8-4360-ac74-15885c9095bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahalle</image:title>
            <image:caption>“Mahalleye alışmıştı. Gözlerinin önünde sürü sürü uzayan şu evlerin hepsinin içini biliyordu. Burada her nevi insanlar vardı. Bu mahallede yüksek tabaka, orta sınıf ve halk tabakası, tıpkı birbirleriyle karıştırılmış, mahallenin muhtelif semtlerine atılmışlardı. Yüksek ve orta tabaka yan yana yaşıyordu.” 
 
Peyami Safa’nın “Ömer Seyfettin’le beraber ilk sayılı hikâyecilerimizden biriydi,” dediği Selahattin Enis, hemen hemen tüm eserlerinde Osmanlı İstanbul’unun son dönemlerini ele alan, toplumsal ve ahlaki çöküşü gerçekçi bir yaklaşımla kâğıda döken, Türk edebiyatının unutulan ustalarından biri. Savaş yorgunu, toparlanmaya çalışan halkın panoramasını bir mahallenin sakinleri üzerinden çıkaran Mahalle de mütareke dönemine dair en önemli metinlerden. 
 
Rüştü cepheden dönmüştür. Döner dönmez eski evine gidip ardında bıraktığı karısı ve oğlunu bulmaya çalışır. Ama evleri yanmış, karısı ve oğlu ortadan kaybolmuştur. Koca İstanbul’da akıbetlerini öğrenebileceği kimseyi de bulamaz. Sefil vaziyetteyken ona yardım eden polisler sayesinde Beşiktaş’ta bir mahallede gece bekçiliğine başlayıp hayata tutunmaya çalışır. Aklında sevdikleri, Rüştü bu mahallede olanlara ve insanların hayatlarına şahit olmaya başlar. Her biri yıkık bir imparatorluğun farklı sınıflarını temsil eden mahalleli, mütareke dönemi İstanbul’unu ete kemiğe büründürür. 
 
Selahattin Enis’in kaleme aldığı son eser olan Mahalle, Servet-i Fünûn’da da yazıldığı üzere “edebiyatımızda realizmin bir şaheseri olarak daima yaşayacaktır.” 
 
Serdar Soydan’ın önsözüyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92836</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56f7d338-669e-44ff-a344-489c8e7b66b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülerin Dili</image:title>
            <image:caption>“Bazen, bugün bile, büyü varlığını hissettiriyor.” 
Grisha, insanların onu görmeyi unuttuğu bir dünyada yaşayan bir ejderhaydı. Maggie ise, tamamen sıradan olduğunu düşünen sıra dışı bir çocuk... Ve sihir, Viyana’daki en karanlık gizemi çözmek için bu benzersiz ikiliyi seçti. Yıllar önce, 
2. Dünya Savaşı çıktığında, Viyana’daki tüm ejderhaların özgür bırakılamayacak kadar kalabalık olduklarına karar verildi ve pek çoğu kısa süre sonra ortadan kayboldu. Bu olayın izini sürmeye karar veren Grisha ve Maggie, sonunda herkesin unuttuğu soruyu sormuştu: Kayıp ejderhalar neredeydi? 
Ve onları kurtarmanın bir yolu var mıydı? 
Aynı anda hem son derece büyülü ve dokunaklı hem de tarihsel yönü kuvvetli olan Büyülerin Dili; eski hikâyeleri hatırlamak, yenilerini oluşturmak ve arkadaşlığın dönüştürücü gücü hakkında sizleri macera dolu bir yolculuğa çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92837</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6de0c4a-2274-4416-a964-25d7eefc9318.jpg</image:loc>
            <image:title>Bi Bilene Danışalım</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Katılım Bülteni Haber Platformu’na ait Youtube kanalında yayınlanan ve tüm konsepti faizsiz finans kurumlarında çalışmak isteyen öğrencilere yönelik olarak hazırlanan “Bi’ Bilene Danışalım” isimli programa konuk olan sektörden yöneticilerle, akademisyenlerle ve öğrencilerle yapılan söyleşilerin yazıya dökülmesiyle ortaya çıkan bir çalışmadır. 

Programın sunucusu R. Levent Işık’ın editörlüğünde hazırlanan çalışmanın, faizsiz finans alanında kariyer yapmak isteyen tüm gençler için bir başucu kitabı olabilme potansiyelinden ötürü büyük ilgi görmesi beklenmektedir... 

“Faizsiz Finans’ın felsefesini, prensiplerini, ortaya çıkışını, dünyadaki konumunu, ülkemizdeki yolculuğunu ve geleceğe yönelik yol haritasını paylaşan etkileyici bir eser.” 
İlhan Albayrak 
Vakıf Katılım Bankası A.Ş – Yönetim Kurulu Üyesi 

“Katılım Bankacılığı’nı tanımak, dinamiklerini anlamak ve ruhunu keşfetmek için hazırlanmış çok kıymetli bir kitap.” 
Mehmet Uludağ 
Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş. – Ombudsmanlık Direktörü 

“Katılım ekonomisi ve bankacılığını bilim insanları ile sektör temsilcilerinin gözünden öğrenmek isteyenler için ideal ve samimi bir çalışma.” 
Prof. Dr. İbrahim Güran Yumuşak 
İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi – İYBF Dekanı 

1)Katılım Bankalarında 30 Yıl / Cihat Baba 
2)Teverruk Nedir? / Doç. Dr. Necmeddin Güney 
3)Katılım Bankaları ile Konvansiyonel Bankaların Farkları / Doç. Dr. Yusuf Dinç 
4)Katılım Bankalarında Müfettişlik / Mustafa Gül 
5)Elbirliği Sistemi ve Tasarrufa Dayalı Finansman/Dr. Murat Ergüven 
6)Katılım Ekonomisi Nedir? / Temel Hazıroğlu 
7)Dünyada İslami Bankacılık / Doç. Dr. Zeynep Hafsa Orhan 
8)Elbirliği Sistemi’nde Personel Eğitimi ve Kariyer Süreci / Elif Berber 
9)İslam Ekonomisi ve Finansı Lisans Öğrencisi Olmak / Esma Gökmen 
10)İslam Ekonomisi ve Finansı Yüksek Lisans Öğrencisi Olmak / Bedirhan Yıldız 
11)Uygulamacılarının Gözünden Katılım Bankacılığının Farkları / Hasan Altundağ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92838</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36c30277-a7fa-4859-9400-67940cf06f60.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuza Uzanan Hayatlar</image:title>
            <image:caption>Deseler ki sevgi nedir? 
Tek bir kelime söylerim: 
Özgürlük. 
Sevgi nasıl devam eder, tek kelime ile anlat deseler, derim ki: 
Güvenmektir. 
Güvenmediğin kadının gözlerine bile bakmak en büyük ihanettir aslında… 
Sevmek iki kişinin kendi elleri ile kendi cennetlerini kurmasıdır. 
Cenneti tarif ederken orada konuşmak yok derler. 
Anlarsan eğer anlaşılırsın. 
Birbirini anlayan iki insanın konuşmasına gerek yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92839</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ee29489-5417-4069-b16a-8b1aa253279d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgili Serseri Kedim</image:title>
            <image:caption>Toti Noti, Emirgan Mahallesi’nde yaşayan sıra dışı bir ev kedisi. Sahiplerin gözünde iyi bir ev kedisi olmaya çalışırken aslında sadece en uslu tarafını onlara gösteriyor. Çünkü gece yarıları komşu evlere izinsiz girmek gibi sahiplerini utandıracak bazı huylara sahip. Gelgelelim, bir gece yarısı zor duruma düşen bir komşuya yardımcı olmasının altında da bu huylar yatıyor. Macera merakı yüzünden başına öyle şeyler geliyor ki, sahiplerini utandırmak şöyle dursun, en sonunda mahalle parkına heykeli dikilen &quot;kahraman&quot; bir kediye dönüşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92840</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d1ef385-4c10-4199-a797-718809ee2286.jpg</image:loc>
            <image:title>En İyi Arkadaşım</image:title>
            <image:caption>“En İyi Arkadaşım” size önemli günleri hatırlatmada yardımcı olacaktır. Etkinlik sayfaları ile yoğun geçen ders programlarının arasında size keyifli vakitler geçirtecektir. 
Eğlenerek öğrenme ve hayal dünyamızı geliştirebileceğimiz en iyi arkadaşımız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92841</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e149c140-595e-420c-a81c-b399c7a36328.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalim Beton Karıştırıcısı Olmak</image:title>
            <image:caption>Doğasına meydan okuyan sevimli kahramanımız Yıkantop’un heyecan verici hikayesini öğrenmeye hazır mısınız?
Hayali yıkıcı değil yapıcı olmak olan kahramanımız Yıkantop, üzüldüğünde veya sinirlendiğinde çevresine zarar vermekte ve bu durum onu çok üzmektedir. Her ne kadar doğası gereği büyük güllesiyle binaları yıkması gerekse de onun hayali, beton karıştırıcısı olmaktır. Sizce kahramanımız Yıkantop, kendi becerileriyle yapıcı olmanın bir yolunu bulabilecek mi? Kendi doğamıza aykırı davranmak mümkün müdür? Bu soruların cevabını, Yıkantop’un hikayesinde bulabilirsiniz…
Her canlının kendine özgü bir doğası vardır. Ağaçlar oksijen üretir, arılar bal yapar… Her ne kadar kendine özgü bir doğası olsa da insanlar, kendilerini geliştirerek farklı beceriler edinebilirler. Bu noktada önemli olan, kahramanımız Yıkantop gibi ne istediğimizi bilmek ve bunu gerçekleştirmek için çalışmaktır. Bu nedenle küçük yaştan itibaren çocuklarımızı doğru yönlendirmemiz ve ne yapmak istediklerini dinlememiz büyük bir önem arz etmektedir.
4-8 yaş arası çocuklar için hazırlanmış kitabımız, göz alıcı çizimleriyle çocukların hayal dünyasına katkıda bulunmakla birlikte, aynı zamanda hayal etmenin de önemini vurgulamaktadır. Hayallerimize yalnızca bir adım uzaktayız. Tek yapmamız gereken, pes etmeden çalışmak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92842</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0241d124-3ad9-469d-bfab-2c05364b8fd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahtapot Fırtınası</image:title>
            <image:caption>Küçük Malo, bir sürü kolu olan çok hareketli bir ahtapottur. Boş oturmaya tahammülü olmayan Malo, birçok farklı şeyi aynı anda yapabilmektedir. Enerjik ahtapotumuz ne kadar tatlı ve sevimli olsa da öğretmenine zor anlar yaşatır. Ancak günün sonunda okul müdürü hem Malo’yu hem de öğretmeni Bay Sardalya’yı mutlu edecek bir çözüm bulacaktır. Peki sizce bu çözüm nedir? Gelin birlikte öğrenelim…
Bir kıyaslama yapıldığında bazı çocuklar çok daha aktif veya enerjik olabilir ve bu da anne babaların veya öğretmenlerin zor anlar yaşamalarına neden olabilir. Peki böyle bir durumda ne yapılmalı? Bunun çözümü, çocuğu susturmaya çalışmak veya uslu durmasını söylemek midir? Elbette hayır! Çocukların doğru bir yönlendirmeye ihtiyacı vardır. Bu noktada büyüklere çok iş düşmektedir. Küçük ahtapotumuz Malo’nun müdürü gibi siz de kendi çocuğunuz için en doğru çözümü bulabilirsiniz.
4-8 yaş arası çocuklar için hazırlanmış Ahtapot Fırtınası kitabımız, hiperaktif çocukların doğru yönlendirmeyle daha başarılı olabileceğini göstermektedir. Gelin çocuklarımıza kızmak yerine onların dünyasını anlamaya çalışalım ve enerjisini doğru şekilde atabilmesine yardımcı olalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92843</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5c0f792-632a-4f74-8484-4b0aadf7e7a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Koruma Altındaki Hayvanlar - Şampiyon Kartlarım</image:title>
            <image:caption>Şampiyon Kartlarım
Öğrenmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!.. Dünyadaki ülkelerden dinozorlara, soyu tükenmekte olan hayvanlardan insan vücuduna kadar, birbirinden ilginç 10 farklı temada oyun kartları setleri. Her bir sette 50 kart ve seviyeye göre toplamda 150 soru ve cevap bulunuyor. Çocuklar arkadaşlarıyla, aileleriyle hatta kendi kendilerine oynayabilir, oynarken öğrenir. Oyunun sonunda ise kimin “şampiyon” olduğu ortaya çıkar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92844</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8407857f-b42b-49b2-82dd-61e12f7c6eb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayı Duyusu</image:title>
            <image:caption>Sayılar ve Beyin Hakkında Bilmek İsteyeceğiniz Her Şey, Stanislas Dehaene’ın Kıvrak ve Merak Uyandırıcı Beyninden Süzülmüş Halde…
İnsan beyninin matematik işlemleri nasıl gerçekleştirdiğine ilişkin anlayışımız henüz eksiksiz olmaktan çok uzak olsa da son yıllarda dünyanın her köşesinden bilim insanları tarafından heyecan verici birçok önemli buluşa imza atıldı. Şimdi, Sayı Duyusu kitabında Stanislas Dehaene bu yeni araştırmalara matematiksel zihnin aydınlatıcı keşiflerinin içinden bir bakış sunuyor. Dehaene; sıçan, güvercin, şempanze gibi hayvanların basit matematik işlemleri yapabildiği ve insan bebeklerinin de nüve halinde bir sayı duyusuna sahip olduğu gibi ufuk açıcı bir keşifle başlıyor. Dehaene bu sayı duyusunun, beynimizin dünyayı kavraması için renk ya da uzay algısı kadar temel olduğunu ve aynı onlar gibi beyinde yapılandığını öne sürüyor. Kitap aynı zamanda aptal dehaların ve hesap dâhilerinin benzersiz yeteneklerini önümüze seriyor, bizi ufak bir beyin hasarı sonucu matematiksel yeteneklerini kullanılamaz hale gelen insanlarla tanıştırıyor. Tek tek nöronların sayıyı nasıl kodladığı ve hesap yaparken hangi beyin bölgelerinin aktive olduğu gibi en yeni bilgileri de kapsayan Sayı Duyusu; öğrenmeyle, matematikle ya da zihinle ilgilenen herkesi içine çekecek, kışkırtıcı sonuçlara varıyor.
“Bir haz” - Ian Stewart, New Scientist
- Sayıların çivi yazısıyla gösteriminden, Jean Piaget’nin çocuk eğitiminde aşamalar kuramının neden yanlış olduğuna değin birçok farklı konuya ilişkin zengin bir kavrayışla tanışmak ve sayı duyusunda rol alan beyin bölgelerini keşfetmek için Sayı Duyusu’nu okuyun. -The New York Times Book Review
-Dehaene, son teknik araştırmaları son derece berrak ve sürükleyici bir incelemeyle dokuyor. - Booklist
-Stanislas Dehaene, College de France’ta ders vermektedir ve INSERM’de Bilişsel Nörogörüntüleme Araştırma Birimi’nin direktörüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92845</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64de9fe1-471e-4b80-ab18-d5319b2f70af.jpg</image:loc>
            <image:title>Zehirli Eller - Hikaye Anahtarcısı 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hikaye Anahtarcısı senin için üç hikayenin kapsını açıyor.

Her kapıyı açan bir anahtar vardır. Hikayelerin kapısını da hikaye anahtarcıları açar. Sen daha önce bir hikaye anahtarcısıyla karşılaştın mı? Baştan söyleyelim her hikaye anahtarcısı biraz çılgın görünür. Eğer öyle olmasaydı hikayelerin kapısınHikaye Anahtarcısı senin için üç hikayenin kapsını açıyor.

Her kapıyı açan bir anahtar vardır. Hikayelerin kapısını da hikaye anahtarcıları açar. Sen daha önce bir hikaye anahtarcısıyla karşılaştın mı? Baştan söyleyelim her hikaye anahtarcısı biraz çılgın görünür. Eğer öyle olmasaydı hikayelerin kapısını hiç kimse merak edip aralamazdı değil mi?

Hikaye Anahtarcısı’nın rehberliğinde bambaşka diyarlara ve bambaşka zamanlara yolculuk yapmaya hazır mısın?
Şaban hangi bitkiye dokunursa onu zehirler. Kahramanımız ne yapacağını bilemezken Hikaye Anahtarcısı onu bambaşka bir dünyaya gönderir. Burada kölelerle beraber yaşayan Şaban sadece bilime inanan Melezlerle, dev böceklerle, teknolojik yaratıklarla ve yılan ormanla mücadele etmek zorunda kalır. Bu mücadelesinde ona Hz. Davut’un Calut’la yaptığı savaş rehber olur.ı hiç kimse merak edip aralamazdı değil mi?

Hikaye Anahtarcısı’nın rehberliğinde bambaşka diyarlara ve bambaşka zamanlara yolculuk yapmaya hazır mısın?
Şaban hangi bitkiye dokunursa onu zehirler. Kahramanımız ne yapacağını bilemezken Hikaye Anahtarcısı onu bambaşka bir dünyaya gönderir. Burada kölelerle beraber yaşayan Şaban sadece bilime inanan Melezlerle, dev böceklerle, teknolojik yaratıklarla ve yılan ormanla mücadele etmek zorunda kalır. Bu mücadelesinde ona Hz. Davut’un Calut’la yaptığı savaş rehber olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92846</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ee0028c-0c28-4633-aac0-e1ddef164a11.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderhalar Zamanı - Hikaye Anahtarcısı 2</image:title>
            <image:caption>Hikaye Anahtarcısı senin için üç hikayenin kapsını açıyor.

Her kapıyı açan bir anahtar vardır. Hikayelerin kapısını da hikaye anahtarcıları açar. Sen daha önce bir hikaye anahtarcısıyla karşılaştın mı? Baştan söyleyelim her hikaye anahtarcısı biraz çılgın görünür. Eğer öyle olmasaydı hikâyelerin kapısını hiç kimse merak edip aralamazdı değil mi?

Hikaye Anahtarcısı’nın rehberliğinde bambaşka diyarlara ve bambaşka zamanlara yolculuk yapmaya hazır mısın?
Şaban, okul gezisi için müzeye gittiğinde Hikaye Anahtarcısı ile karşılaşmayı umarak adımlar atar. Ve bir anda zaman durur. Hikaye Anahtarcısı bu sefer bir hırsız kılığında görünür ona. Üstelik yanında da bir at getirmiştir. Yolculuk çoook eskileredir. Kürşad Destanı’nın başkahramanı Kürşad’ın yanına gidecektir Şaban. Çinli askerlerle, yılanlarla ve ejderhalarla mücadele ederken ona güç veren ise Hikaye Anahtarcısı’nın heybesine koyduğu özel kitaptır. Hz. Ali’yi anlatan bu kitap ona zorlu yolculuğunda ışık tutar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92847</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea866185-6062-465f-b807-40f622d62ea8.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşif Yılları</image:title>
            <image:caption>Bebeklikten çocukluğa geçiş, gelişimsel alanların her birinde atakların yaşandığı, çocuğun becerileri kadar ihtiyaçlarının da gözetilmesinin elzem olduğu çalkantılı bir süreçtir. Çocuğunuzun duygular denizine yelken açtığı bu ilk yolculuğunda güvenli liman sizsiniz; aranızdaki bağı inşa edip kendini güvende hissettirecek ve onunla birlikte yürüyecek olan, sizsiniz. 
 
Anne Baba Sihri ve Hoş Geldin - İlk İki Yaşın Sihri ile ülkemizde de önemli bir okur kitlesi edinen ünlü psikolog ve aile terapisti Hedvig Montgomery, Keşif Yılları’nda 2-6 yaş dönemini kapsayan kreş ve anaokulu yıllarına odaklanıyor. Montgomery bu kitabında, çocuğun öğrenme sürecine eşlik etme, teknolojik alet kullanımı, dönemsel krizler, kardeş ve akran ilişkileri, inatlaşma, çocuğun duygularını görme, sınır koyma ve rehberlik etme gibi zorlayıcı pek çok alanda ebeveynlere ışık tutacak önerilerini yalın ve içten bir dille sunuyor. Keşif Yılları, zorlandığımız konu ne olursa olsun, bağ kurmaktan daha kolay ve şefkatli bir yolun olmadığını fark etmemiz için harika bir yol gösterici.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92848</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dc60bb4-5689-4650-bbee-0419af7abc95.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil Ve Lal</image:title>
            <image:caption>Kanıyorum –zifirim 
Uzun uzadıya 
uzantı tüm barikatlarda 
Aynalara gömülüyor rüzgâr 
Parmaklarımda çatırdıyor 
Vakt-i rahın –param parça 
Savruluyorum biçimsiz 
Kentin bulvarlarına 
Kavgaya giderken 
Aşkını zırhtan muska yapmışım 
Takıyorum işte şurama 
Usuma yüreğime –yokluğun 
Yokluğunda her kelimem 
Neşterle sınanıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92849</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4ff960c-e27b-429a-9776-b89522363524.jpg</image:loc>
            <image:title>Çürük Vişne 5- Veda</image:title>
            <image:caption>&quot;Kalbinin atışını duyuyorum ve bu şarkının benim için çaldığını
biliyorum. Mutluyum Asrın.”
 
Birbirlerini buldukları gece değişmeye başlayan hayatları,
Asrın’ın Esila’ya sorduğu soruyla yol ayrımına sürüklenmişti.
Sahip oldukları o derin aşkın ışığında geçen günler, bilinmezliğe doğru evrildiğinde ise hayat son kozunu oynamak için hazırlanmıştı.
 
Kurtulmak istediklerinde bile yakalarını bırakmayan anıları
peşlerinden gelip ardı ardına felaketler yaşanmasına sebep
olunca, kaçınılmaz son gerçekleşti; yaşanması hiç de sürpriz
olmayan acılar sonrasında ödenen bedellere rağmen ruhlarında
sönmeyen aşkın ateşiyle bir karar vermek zorunda kaldılar.
 
Ya onları rahatsız eden hayaletlere mahkûm olacaklar ya da
sahip oldukları en değerli duyguların izinden giderek, kendi dünyalarında, kendi elleriyle ektikleri papatyalarla yaşayacaklardı.
 
“Bu şarkı senin sevgilim, dans et.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92850</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f960e8c-f1b6-4b79-968b-a12c4ddbc85b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatırda Kalanlar</image:title>
            <image:caption>Karaciğer nakli ameliyatının gelişimine katkıları nedeniyle ABD’nin yayın dergisi LIFE’a dergisine kapak olan ünlü cerrah, renkli ve heyecanlı hayatını anlatıyor…
Bugün seksenini geçen yaşında, mesleği ve ülkesinin gurur kaynağı olan Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, Türkiye’de modern tıbbın kurucularıyla kesişen yolunu;
Türk siyasi hayatının karmaşa dönemlerinde geçen gençlik yıllarını;
Ankara, New York, Pittsburgh, Madison, İstanbul arasında geçen yaratıcı ve üretken meslek hayatını;
eşi ve çocuklarıyla, dostlarıyla olan özel hayatını yazdı.
Bir hayata sığdığına inanmanın güç olduğu dolu dolu anılar, yaşanmışlıklar ve deneyim, Hatırda Kalanlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92851</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13ebfde8-ac94-4f60-a025-f446ff69f1f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehir Yaşamı</image:title>
            <image:caption>Gezegenin için harekete geçmeye hazır mısın?
Keşfet, anla, deneyimle ve öğren!
Gezegenini korumak içinyapabileceklerin çok basit...
Çalıma hayatı, mağazalar, sinemalar, beton yığınları, kirlilikler... Şehir bize tüm bunları bir arada sunuyor.
Bu yüzyılın sonuna doğru neredeyse tüm İnsanlar şehirlerde yaşamaya başlayacak ve şehirlerin sorunları günden güne çoğalacak...
Şehrrindeki tarihin izlerini sür, yaşadağın yerdeki hayat tarzı hakkında araştırmalar yap, sağlıklı yaşam kollarını keşfet. Tabii ki oyunlar, araştırmalar ve şehrin bilinmeyen yüzünü keşfetmenin eğlencesi ile birlikte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92852</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a2701d1-604f-4d88-bac5-a9a78bbbf4de.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Diliyle Yüce Allah&apos;ın En Güzel İsimleri ve Kur&apos;an&apos;dan Yansımalar</image:title>
            <image:caption>Herkes anlaşılmak için yazar ve konuşurken bu kuralın Kur’an için istisna edilmesi akla ziyan olur. “Kur’an; okumakla sevap, anlamakla hayat kazanma kitabıdır.” Rabbimiz emirlerini bize, peygamberleri aracılığı ve onların diliyle göndermiştir. Hepsi de Allah’ın tek dini İslam’ı anlatır. Kutsal kitaplar, indirildiği dillerin kalıpları, kuralları ve kavramları ile insanlığa aktarılmıştır. Ve elbette peygamberler de yaşayış, davranış ve sözleriyle anlama, kavrama ve uygulama konusunda muhatap olduğu toplumlar için en iyi modeller olmuştur. 

Peygamberler dışında, Rabbimizin sözlerini anlamlandırma eksikliği ve endişesi bu işle iştigal eden her insanda vardır. Hatta tarihte bazı insanların Kur’an’ı başka dillere çevirme ve şerh etme çalışmalarını, yanlış yapma korkusuyla, yarıda kestiği bilgileri de mevcuttur. Rahman ve Rahim olan Rabbimize sığınarak Yesevi, Mevlana gibi manevi büyüklerin de yaptıklarından cesaret alarak, kendi dilimizin nazım kurallarıyla, meallerden aldığım anlamlar çerçevesinde, Kur’an’ın özüne sadık kalmaya gayret ederek bu çalışmayı yaptım.

Dileğim şiir diliyle, Kur’an’la okuyucunun akıl ve gönül irtibatı kurmasında ilgi uyandırmaktır. Niyazım ise, bu niyet doğrultusunda Rabbimizin rızasına talip olmaktır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92853</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dea1bbb1-039c-4523-8118-b67da09cc617.jpg</image:loc>
            <image:title>Sükut Gümüş Söz Altın</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitapta, naçizane yüreğimden, düşüncelerimden dilime ve kalemime düşen sözlerde; yaşadığımız olaylar, ertelediğimiz sevgiler, onaylamadığımız kavgalar, ötelediğimiz düşünceler, örselediğimiz insanlar, kaybettiğimiz geçmiş, değerlendiremediğimiz bugün ve özlediğimiz gelecekle ilgili kırıntılar bulacaksınız. 

Saydığım amaçlarla ve samimiyetle paylaşma ihtiyacı duyduğum sözlerimi, hayatınızın bir anında ve bir nebze bile olsa, dimağınızda bir tat bırakır mı, karanlıkta bir mum ışığı olur mu, bir gönüle dokunur mu diye siz değerli insanlara armağan ediyorum. 

En kalbi sevgi, saygı, selam ve muhabbetlerimle… 

Prof. Dr. Abdulkadir GÜLLÜ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92854</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10c4b132-e099-4e28-a8dd-6a1b4944affa.jpg</image:loc>
            <image:title>Medeniyet Sineması</image:title>
            <image:caption>Filmin dilini var eden kaynakları kuramadığımız sürece sinema yapamayız. Sinema önce, sinemadan başka bir şeydir. 

Bu, bütün alanlara uyarlanabilecek bir ilkedir. 

Dünyada sinema dilini geliştirmiş ve yeni bir dil kurmuş ülkelerle aradaki makası kapatmak çok da zor değil. Çünkü donanımlı sinemacı sayısı hiç de az değil ve çok da kaliteli. Küçük bir fırça darbesi gerekiyor.
Sinemada da reaksiyoner değil, aksiyoner olduğumuz zaman bazı şeylerin kendiliğinden değiştiği görülecektir.
Çünkü, dünyaya söyleyecek sözümüz var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92855</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd2165e3-9f7e-4fa0-aaa8-202650602d31.jpg</image:loc>
            <image:title>Enerjide Dışa Bağımlılık</image:title>
            <image:caption>İnsanların daha iyi yaşam koşullarına sahip olabilmeleri, ekonomik faaliyetlerin hız kazanmasına ve yaratılan gelirden daha fazla pay alabilmelerine bağlıdır. Ekonomik faaliyetlerin hız kazanması ise daha fazla enerji kullanımını gerektirir. Teknik alanda önemli ilerlemeler kaydedilmesine rağmen; günümüzde enerji ihtiyacı ağırlıklı olarak kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtlar ile karşılanmaktadır. Söz konusu kaynakların bir taraftan kıt miktarda olması diğer taraftan da dengesiz bir dağılım sergilemesi; iktisadi, toplumsal ve jeopolitik açıdan önemli sonuçlar ortaya koymaktadır. Enerji kaynaklarına sahip olabilmek ve/veya kontrol altına alabilmek için geçmişten günümüze verilen mücadeleler, bölgesel ve küresel güvenlik sorunları ortaya çıkarmaktadır. Bu sorunların yoğunlaştığı merkezlerden biri de Orta Doğu coğrafyasıdır.
Zengin hidrokarbon kaynaklarına sahip bazı Orta Doğu ülkeleri ile komşu olan Türkiye, enerji arz güvenliği açısından önemli bir avantaja sahiptir. Bu avantajın kalkınma hedefi doğrultusunda kullanılması, kesintisiz ve düşük maliyet ile üretim yapılmasına olanak tanımaktadır. Ancak artan üretim ve tüketim faaliyetleri, enerjide dışa bağımlılık problemi yaratarak elde edilen gelir ve servetin önemli bir bölümünün başka ülkelere transferine yol açmaktadır. Türkiye ekonomisi ise daralma dönemleri hariç genellikle cari işlemler açığı vermektedir. Cari işlemler açığının temel makroekonomik göstergeler üzerindeki etkileri dikkate alındığında; yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının harekete geçirilmesi, zenginliğin dışa aktarımını belli ölçüde engelleyecektir. Ayrıca fosil yakıt rezervleri sınırlı olduğu için ileride gerçekleştirilmesi gereken dönüşüm de başlatılmış olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92856</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17cc25b7-b0d8-49a4-b783-dbaeb5fd3c76.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Zambaklar Ülkesinde</image:title>
            <image:caption>Beyaz Zambaklar Ülkesi, bataklıklar ve kayalıklar ülkesi olarak adlandırılan ve sadece fiziksel koşullarıyla değil; eğitimden politikaya, askeri alandan spora, bürokrasiden dine, ekonomiden kültüre kadar hemen her alanda çürümüş ve yozlaşmış bir ülke olan Finlandiya’nın yeniden inşası sürecini anlatan bir çalışmadır. 

Aslen bir din adamı olan Petrov’un romansı bir kurguyla kaleme aldığı bu çalışma, aynı ideale sahip insanların adeta bir bataklık olan yaşadıkları yeri modern düzeyde bir ülkeye çevirebilmelerinin nasıl mümkün olabileceğini göstermesi bakımından önemlidir. 

Yazıldığı günden bu yana popülerliğini koruyan bu çalışma, fiziksel ve kültürle olarak bataklık haline gelen tüm ülkelerin bir beyaz zambaklar ülkesi haline dönüşeceği güne kadar da güncelliğini korumaya devam edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92857</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbea9e24-1481-4e3c-b98b-a1d96de565ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Ait Bir Oda</image:title>
            <image:caption>Woolf’un 1928 yılında, Newnham ve Girton kolejlerinde verdiği iki konferans metnine dayanarak yazdığı bu kitap; kadının edebiyattaki yerini, toplumsal-sınıfsal statülerini inceleyerek açıklamaya çalışır. 
Kendine Ait Bir Oda, erkeklerin, kadınlardan düşünsel anlamda daha üstün oldukları savunusuna manifesto niteliğinde bir yanıttır. 
İngiltere’de kadınların seçme ve seçilme hakkından bir yıl sonra yayınlanan bu çalışma, bugün de geçerliğini ve düşünsel anlamda bir kaynak olma özelliğin korumaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92858</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acf0fe20-967e-42a0-bad3-e353ccbf6c49.jpg</image:loc>
            <image:title>Antigone</image:title>
            <image:caption>Oidipus’un ardından oğulları Polyneikes ve Eteokles taht kavgasına girişmiş ve çıkan savaşta her iki kardeş de ölmüştür. Tahta çıkan Kreon, ölen kardeşlerden Eteokles’in törenle gömülmesini ve onun için yas tutulmasını emreder. Ölen diğer kardeş Polyneikes’in ise ruhunun sonsuza kadar acı çekmesi için gömülmemesini, cesedinin kurda kuşa yem olması için açıkta bırakılmasını emrederek yas tutulmasını yasaklar. Aksini yapmanın cezası ölümdür. Fakat Antigone bu duruma karşı çıkar, kardeşinin cesedini gömmeye çalışırken yakalanır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92859</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29b38e05-24a6-48f1-85ea-ae1c06f05389.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyamet Mahşeri Yapılanma (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hayalle gerçek ayrı şeydir. Birilerini bir an için, belirli bir zaman için aldatabilirsin ama bu sürekli olmaz. Sürekli hayalle yaşanmaz. Onun için biz bu âlemde hayalle yaşıyoruz. Bu âlemde yaşıyoruz ama bu ilelebet olmaz. Hayal ettiğimizi bir gün biz yaşayacağız. Cenneti hayal ediyoruz, mahşeri hayal ediyoruz. Görmediklerimizi hayal ediyoruz. Görüyormuşsun gibi, hayal ediyoruz. Rabbimize kulluğumuzu onu görüyormuşuz gibi yapıyoruz. İşte bu âlem gibi âlemdir, ötesi yok. Ama bir gün gelecek görüyor olacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92861</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8c37066-075f-4530-ae28-8eae63948602.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha Adil Bir Dünya Mümkün (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Sadece beş ülkenin bütün dünyanın kaderini etkileyecek konularda karar vermesi ne ahlaki ne adildir. Dünya beş ülkeden büyüktür.”
“Adil ve daha sürdürülebilir bir küresel barışın temini için çok kültürlülüğü ve çok kutupluluğu yansıtan bir BM’ye ihtiyaç vardır. Dünya ne tek kutuplu ne de iki kutupludur, ne hâkim bir kültürün ne de birkaç imtiyaz sahibi aktörün kültürel hegemonyası altındadır. Çok kutuplu, çok merkezli, çok kültürlü, daha kapsayıcı ve adil bir dünya inşa etmek mümkündür. Böylesi bir dünya için ilk adres BM’dir. Barışın, istikrarın, adaletin ve etkin küresel yönetişimin yolu, BM’nin reforma tabi tutulmasından geçmektedir. BM reformu ve özellikle Güvenlik Konseyi’nin yapısının yeniden oluşturulması, elbette tüm dünya ülkelerinin uzlaşmasıyla hayata geçecektir.
Biz Türkiye olarak, bu çerçevedeki teklifimizi uzun zamandır ifade ediyor ve tüm ülkelerin tartışmasına açıyoruz. çözüm önerimiz ise ‘Dünya beşten büyüktür’ ifadesinde kendini bulan, BM Güvenlik Konseyi’nin yapısının değiştirilmesini merkeze alan bir perspektifin hâkim kılınmasıdır. Konsey’in kıtaları, inançları, kökenleri ve kültürleri mümkün olan en adil şekilde temsil edecek bir yapıya kavuşturulacak şekilde yeniden yapılandırılması çözüm ve küresel barışın tesisi için devrimsel bir adım olacaktır.”
Recep Tayyip Erdoğan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92862</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87be8760-f2d4-4d9a-a533-66e683da202b.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklılıkları Yönetme Kültürü: Göç Yönetimi Alanı ve Türkiye’ye Göç Eden Suriyeliler</image:title>
            <image:caption>Farklılıkları Yönetme Kültürü: Göç Yönetimi Alanı ve Türkiye’ye Göç Eden Suriyeliler Michelle S. DROMGOLD-SERMEN Michelle Dromgold-Sermen Kuzey Karolina Üniversitesi, Sosyoloji Bölümünde doktora yapmakta olup uzmanlık alanı uluslararası göç, göçmen toplumsal bütünleşmesi ve sığınmacıların iskânı konuları üzerinde yoğunlaşmaktadır. Yüksek lisansını 2015 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Orta Doğu Çalışmaları programında, Dr. Besim Can Zırh’ın danışmanlığında tamamlamıştır.
2011’den bu yana çok sayıda Suriyeli ülkelerinde devam eden iç savaştan kaçarak, coğrafi yakınlık, ailevi bağlar, dini ve kültürel benzerlikler ve Türkiye’nin çatışmaların erken dönemlerinden itibaren uyguladığı açık-kapı politikaları nedeniyle Türkiye’ye sığınmışlardır.
Suriyeliler ilk olarak Türkiye’ye gelmeye başladıklarında, Türkiye Avrupa Birliği ile uyum çerçevesinde göçmen politikalarını 2014’te yürürlüğe soktuğu Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununu uygulayarak değiştirmeye başlıyordu. Bu kitap Türkiye’de göç politikaları ve göçmenlerin yapısı değişiyorken, kamu kurum ve kuruluşları ve sivil toplum örgütleri ile 2015 yılında yapılan röportaj ve araştırmalardan yararlanarak, Türkiye’de devlet ve sivil toplum örgütlerinin göç yönetimine yaklaşımını ve bu yaklaşımın Suriyeliler ile Türk toplumu üzerindeki etkisine ışık tutmaya çalışmaktadır. 2015 yılındaki göç yönetimini anlamak, Türkiye’de bugün siyasallaştırılan Suriyeli krizi ve sığınmacıları tanımlayan temel yapı taşlarını ve mekanizmaları anlamaya yönelik çabalar için önemli ipuçları sağlayacaktır.
Bu çalışma Devlet Planlama Teşkilatı tarafından desteklenmiştir.
Hibe Numarası: BAP-07-03-2015-00.Michelle S. Dromgold’un Dr. Besim Can Zırh danışmanlığında yürütülen 2015 tarihli “A Culture of Managing Difference: The Field of Migration Management and Syrian Movers to Turkey” başlıklı yüksek lisans tezi, “Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü 2016-17 Eğitim ve Öğretim Yılı En İyi Tez Ödülü” ve “ODTÜ 2016 Yılın Yüksek Lisans Tezi Çiğdem Barçan Tansel Yayın Ödülü” olmak üzere iki ayrı ödüle layık görüşmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92863</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e638738-3e91-4d32-b849-9b31f3c953a6.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Boyamalarım - Ev</image:title>
            <image:caption>Taşırmadan boyamak için ışıltılı kabartmayla çizilmiş 11 adet ev temalı desen.
1 yaş üzeri çocuklar için hazırlanmış birbirinden eğlenceli, her biri farklı bir temayı işleyen 7 adet renkli boyama kitabı. Çocuklara özel basit çizimleriyle değişik boyama modelleri bulunan kitaplar, küçük boyutları sayesinde her yere kolayca taşınabilir ve çocuklarınız istediği her yerde boyama yapabilir. Kitaplarda ayrıca, boyarken taşırmayı önlemek amacıyla her çizimin ana hatları simli kabartma vernik ile belirgin hale getirilmiştir.
Çocuklar ilk boyamalarını yaparken hem eğlenecek hem de farklı temalarla verilen nesneleri tanıyacaklar.
İlk Boyamalarım setinde yer alan temalar:
Çiftlik
Doğum Günü
Ev
Hayvanlar
Renkler
Meyveler
Kış</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92864</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/582ad45f-8da9-47b3-ac6a-1d17bbd30f56.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sihirli Boyamalarım - Kış</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun ilerlemesini takip edebileceğiniz 5 zorluk seviyesine göre hazırlanmış, ışıltılı kabartmayla çizilmiş, 34 adet kış temalı sihirli boyama deseni.
1 yaş üzeri çocuklar için hazırlanmış birbirinden eğlenceli, her biri farklı bir temayı işleyen 7 adet renkli boyama kitabı. Çocuklara özel basit çizimleriyle değişik boyama modelleri bulunan kitaplar, küçük boyutları sayesinde her yere kolayca taşınabilir ve çocuklarınız istediği her yerde boyama yapabilir. Kitaplarda ayrıca, boyarken taşırmayı önlemek amacıyla her çizimin ana hatları simli kabartma vernik ile belirgin hale getirilmiştir.
Çocuklar ilk boyamalarını yaparken hem eğlenecek hem de farklı temalarla verilen nesneleri tanıyacaklar.
İlk Boyamalarım setinde yer alan temalar:
Çiftlik
Doğum Günü
Ev
Hayvanlar
Renkler
Meyveler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92865</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f31d36f-9168-4ae3-9126-c12fda06bf56.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Boyamalarım - Doğum Günü</image:title>
            <image:caption>Taşırmadan boyamak için ışıltılı kabartmayla çizilmiş 11 adet doğum günü temalı desen.
1 yaş üzeri çocuklar için hazırlanmış birbirinden eğlenceli, her biri farklı bir temayı işleyen 7 adet renkli boyama kitabı. Çocuklara özel basit çizimleriyle değişik boyama modelleri bulunan kitaplar, küçük boyutları sayesinde her yere kolayca taşınabilir ve çocuklarınız istediği her yerde boyama yapabilir. Kitaplarda ayrıca, boyarken taşırmayı önlemek amacıyla her çizimin ana hatları simli kabartma vernik ile belirgin hale getirilmiştir. 
Çocuklar ilk boyamalarını yaparken hem eğlenecek hem de farklı temalarla verilen nesneleri tanıyacaklar.
İlk Boyamalarım setinde yer alan temalar:
Çiftlik
Doğum Günü
Ev
Hayvanlar
Renkler
Meyveler
Kış</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92866</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69b24a8c-0b59-4ae2-8942-351714747f1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Kırağı</image:title>
            <image:caption>Ruhuna ben bulaştım.
Artık kurtulamazsın...
 
 
Şu an tam olarak neredesiniz?
Yirmi numaralı otobüsün üçüncü koltuğunda mı? Evde, okulda ya da işyerindesiniz. Kısa bir mola verdiniz ve pencere kenarında bir fincan kahve içiyorsunuz. Belki de bir arkadaşınızla buluşmak için yola çıktınız. Ne kadar da sıradan bir gün, değil mi? Her şey son derece normal! Hiç düşündünüz mü, ya her şey bir anda altüst olursa? Örneğin, buluşmak üzere yola çıktığınız arkadaşınızın sizinle ilgili gizli bir planı varsa! Ya da bindiğiniz otobüsün en arka koltuğunda, sizi hayatınızın dönüm noktasına götürecek kişi oturuyorsa! Siz her şey akışında gidiyor zannederken, ya kaderiniz üstünüze yağacak buz kırağı için en uygun şartları hazırlıyorsa...
 
Bütün bunlar bir yana, peki ya hayatınızın altı, üstünden çok daha güzelse!
 
Baran Demiroğlu: Sıradan bir gün yaşadığını zannederken kendini cayır cayır yanan bir evin önünde buldu. Alevlerin arasında canının parçaları vardı ama o hiçbir şey hatırlamıyordu. Üstelik önünde de bir benzin bidonu vardı. Hayatı bir anda altüst oldu...
 
Bahar Saygın: İstanbul’un en başarılı adli psikiyatrının kliniğinde staja başladığında her şey son derece normaldi. Ama bir gün kliniğe ailesini diri diri yakmakla suçlanan bir hasta getirildi. Hayatı bir anda altüst oldu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92867</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6be24633-0c7e-40d5-b46d-085f81e6a276.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkeolojik Verilerin Işığında Ortaçağ Komana’sı: Çok Disiplinli Bir Yaklaşım</image:title>
            <image:caption>Arkeolojik Verilerin Işığında Ortaçağ Komana’sı: Çok Disiplinli Bir Yaklaşım
Mustafa Nuri Tatbul Mustafa Nuri Tatbul 1978 yılında Devrek’te doğmuştur. Lisans öğrenimini 2004 yılında Ankara Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’nda tamamladıktan sonra 2005 yılında Pennsylvania Üniversitesi, Klasik Filoloji Bölümü’nün Post-Baccalaureate Programında lisans sonrası eğitimine devam etmiştir. Tatbul, 2007 yılında Leiden Üniversitesi, Arkeoloji Bölümü’nde Yüksek Lisans derecesi almaya hak kazanmıştır. 2010 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yerleşim Arkeolojisi Doktora Programı’na kabul edilmiş, 2011-2016 tarihleri arasında aynı zamanda Araştırma Görevlisi olarak görev aldığı Yerleşim Arkeolojisi Anabilim Dalı’nda 2017 yılında doktorasını tamamlamıştır.
Mustafa Nuri Tatbul doktora öğrenimi sırasında Doç. Dr. Evangelia Ioannidou-Pişkin’in kurucusu ve yöneticisi olduğu ODTÜ Yerleşim Arkeolojisi Çevresel Arkeoloji Araştırma Birimi’nde Laboratuvar Asistanlığı görevini üstlenmiş, arkeozooloji ve arkeobotani alanlarında eğitim almıştır. Tatbul, 2010 yılından bu yana Komana Arkeolojik Araştırma Projesi’nde ekip üyesi olarak görev almaktadır.
Tatbul, Doktora Programı’ndan mezun olduktan sonra “Changing Dynamics in the Middle Byzantine Komana Pontica, Central Black Sea, Turkey” başlıklı projesiyle, 2017-2018 ANAMED-GABAM (Koç University, Research Center for Anatolian Civilizations ve Stavros Niarchos Center for Late Antique and Byzantine Studies) doktora sonrası bursuna hak kazanarak Koç Üniversitesi, Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde bir akademik yıl boyunca çalışmalarını sürdürmüştür. Tatbul, 2017-2018 George Maxim Anossov Hanfmann (ARIT) (The American Research Institute in Turkey-Türk-Amerikan İlmi Araştırmalar Derneği) doktora sonrası bursu ile Dumbarton Oaks, Washington DC’de aynı konuda araştırmalarına devam etmiştir.
2018 yılında “Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2017 Yılı Doktora Tez Ödülü”nü ve “ODTÜ 2017 Yılın Doktora Tezi Kalbiye Tansel Yayın Ödülü”nü almaya hak kazanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92868</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24af1a74-bd01-4d5d-aab4-e04dd298151c.jpg</image:loc>
            <image:title>Topoloji</image:title>
            <image:caption>Akademik kitaplar dizimizin yeni kitabı : ‘Topoloji’… Matematikte topolojinin, cebirsel topoloji, geometrik topoloji, küme-teorik topoloji (genel topoloji, noktasal topoloji) gibi dalları vardır. Bunların ortak temel noktalarının olmasına karşın, içerik ve yöntemleri farklılıklar gösterir. Bu kitabımızın konusu ise küme-teorik topolojidir ve bu topolojinin temel amacı, süreklilik kavramını teknik bir biçimde inşa etmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92869</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f557392c-6a49-47ae-bec0-b1e988475f93.jpg</image:loc>
            <image:title>Müslümanın Takvimi - Arabi Aylar ve Mübarek Zamanlar</image:title>
            <image:caption>Çocukluğunda saray terbiyesi almış, Nazıme Sultan&apos;ın bir ara vekilharçlığını yapmış ve genç yaşında 1001 gün Yenikapı Mevlevihanesi&apos;nde çile doldurarak &quot;dede&quot; olmuş bir koca Mevlevî... Esad Dede&apos;den Mesnevî okumuş ve mesnevihanlık icazeti almış, maişetini vakıf gelirinden ya da tekke tahsisatından değil elinin emeğiyle çıkarmak için matbuat dünyasına atılmış bir kalem ehli... İslamın temel ilimlerini ve tarihini asıl kaynaklarından okumuş bir İslam âlimi... II. Abdülhamid devrinden  cumhuriyete çok zor zamanlar yaşamış bir çilekeş... Sadece yayımladığı eserlerle değil hem mekteplerde hem de cami kürsülerinde halka olan talim ve irşat görevini ifa etmiş bir dava insanı... Kitaplarla ve kütüphane ile geçen bereketli bir ömür... Son devrin en büyük mesnevihânlarından Tahirü&apos;l-Mevlevî&apos;nin Mahfil dergisinde kaleme aldığı kamerî ve İslamî aylar sadece bu ayların lügat ve ıstılah manalarını içermiyor, aynı zamanda son dönem Osmanlı coğrafyasında bu aylara dair sosyal, kültürel ve gündelik yaşantıyı da tasvir ediyor. İbadet ve zikir açısından mübarek günler, geceler, kandiller İslam tarihinin zengin örnekleri ile izah ediliyor. Hele Ramazan-ı Şerif&apos;e dair kaleme aldığı yazılar baştan aşağı zengin bir arşiv niteliğinde. Yaklaşık bir asır önce bize böyle büyük bir hazine bırakan Üstad Tahirü&apos;l-Mevlevî&apos;nin bu emek mahsulü yazılarını Tuba İşçimen yeni yazıya aktarmakla kalmadı, bugün unutulmaya yüz tutmuş kavramları ve kelimeleri de üstadın üslubuna zarar vermeyecek şekilde metin içerisinde gösterdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92870</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74552f4d-4b3e-48b4-815b-173e913969bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Venüs Projesi</image:title>
            <image:caption>Yıl 2045, dünyanın bildiğimiz gibi olmadığı zamanlar… Yeryüzünde yalnızca Venüs Topluluğu var. Önceki dünyadan seçilen yüz bin kadın, yapay zekâ Quantus tarafından yönetilen toplulukta uyum içinde yaşarken bir yandan da büyük felaketten sonra hayatta kalanları arıyor. Quantus’un raporlarına göre henüz kimseye rastlanmasa da gerçek bundan ibaret olabilir mi?

Felaketten önce dondurulan babasını hayata döndürmek için çalışan kriyojeni mühendisi Derin, zamanının ötesinde hayalleri olan bilgisayar mühendisi Demir, karanlık iş adamı Nihat, şehir hayatını terk edip kendi düzenini kuran Mert…

Kahramanlarımızın yolu robot istilası ve insan dondurma projelerinin tam ortasında kesişirken birbirlerine görünmez iplerle bağlı bu insanlar dünyanın geleceği için savaşacaklar.

Peki kazanan kim olacak?

İlker Korkutlar&apos;ın sürükleyici anlatımıyla Venüs Projesi, fütürist Jacque Fresco&apos;nun gelecek dünya hayalinden ilhamla kurgulanmış bir roman; kıtlık, salgın hastalıklar, yapay zekâ ve uzaydaki diğer canlılarla dünyalılar arasında kurulan bağlantılarla katman katman açılan çok karakterli bir anlatı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92871</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c3023c6-edde-4e59-99ca-3101a22ce07b.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>Sene 1984… Savaş ve devrimle tanınmaz hale gelen dünya, sürekli birbiriyle savaşan üç totaliter polis devletin egemenliği altındadır. Büyük Birader liderliğindeki Parti tarafından yönetilen Britanya’da halk, propaganda ve beyin yıkama yöntemiyle manipüle edilerek gözetim altında tutulmaktadır.

Birey olmanın imkânsız hale geldiği, kelimelerin ve düşüncelerin kontrol altında tutulduğu, insanın robotlaştığı belleksiz ve muhalefetsiz bir toplumda Gerçek Bakanlığı’nda çalışan Winston Smith, tarihi titizlikle yeniden yazarken özgürlüğü ve isyanı düşlemektedir.
1984, çeşitliliğin baskılandığı, korkuyla şekillenmiş bir dünyada gerçekçiliği arttıkça ürkütücü hale gelen fütürist bir araf. Dünya edebiyatının en önemli yazarlarından George Orwell tarafından İkinci Dünya Savaşı’nın ardından kaleme alınan, bilimkurgu edebiyatına yön veren bir klasik.
 
“Doğu rüzgârı gibi okurun içinden geçiyor... Özgünlüğü, gerilimi, ritmi ve öfkesi öyle güçlü ki kitabı elinizden bırakmanız imkânsız.” –V.S. Pritchett
“Derin, ürkütücü ve büyüleyici bir roman… Orwell, güç teorisini kusursuzca detaylandırıyor.” –New Yorker
“1984 dikkate değer bir kitap, adeta bir edebî performans… Türünün diğer örnekleriyle kıyaslandığında nadiren bulunan bir parlaklığa sahip...” –New York Herald Tribune
“Orwell&apos;ın romanı sessiz, doğrudan ve dramatik bir şekilde gelecekte yaşayabileceğimiz kadere eşlik ediyor ve bu kan dondurucu bir deneyim.&quot; –Saturday Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92872</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a994f2d-64c0-4782-8d92-0e329cbd19cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz Beş Kişiyiz</image:title>
            <image:caption>Biz Beş Kişiyiz’in kahramanı Tormod, çılgın gençlik yıllarının ardından güvenilir bir aile babasına ve kendini bilim adamı olarak gören yetenekli bir marangoza dönüşür. Tormod ve karısı Siv’in iki çocuğu vardır, ancak Tormod aileyi genişletmek istediğinde Siv üçüncü çocuğa karşı çıkar. Ailenin sevgili köpeği Snusken de ortadan kaybolunca, geride doldurulması gereken kocaman bir boşluk kalır. İçine kapanan Tormod, kırmızı Norveç kiliyle deneyler yaptığı atölyesinde giderek daha fazla zaman harcar, yarattığı balçık yeni oyuncağıdır artık. Ne var ki Tormod’un geçmişinden canlanıp gelen hayaletleri bu denklemin dinamiklerini altüst eder: Ailenin beşinci üyesi olan balçık, artık hayatlarını tehlikeye atan bir canavar mıdır? Matias Faldbakken, Biz Beş Kişiyiz’de korku ve bilimkurguyu ham ve kırsal bir gerçekçilikle harmanlıyor ve kontrolümüz dışındaki güçlerle boğuştuğumuzda neler olabileceği hakkında son derece orijinal, inanılmaz derecede komik, ama aynı zamanda ürkütücü bir roman ortaya koyuyor.   “Kırsal roman ve psikolojik gerilimi karıştırıp Mary Shelley’nin Frankenstein romanıyla birleştirin. Şaşırtıcı derece muhteşem bir sonuç.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92873</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7711af7-d84e-4842-8d7a-7426f78ac160.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Doktorun Kurtuluş Savaşı Hatıraları</image:title>
            <image:caption>“İngilizlerin şedid sansürüne binaen İstanbul gazetelerine Anadolu ve Rusya hakkında havadisler yazdırılmıyor, Anadolu ise havâdis ihtiyacını Sivas’ta bırakılmış küçük bir telsiz telefon ajansıyla teskin ediyordu. Sivas telsiz ajansı Ankara’ya heyetiyle birlikte naklolunduğu zamanlara kadar Bolşevik ileri harekâtı Mısır, Hind, İrlanda ihtilalleri Arabistan’daki birtakım imamların İngilizlere hücum ettiği haberleriyle vazifesini ifâya devam ediyordu.” İstiklal Savaşı, Türk milletinin binlerce yıllık tarihinin en karanlık günlerini içeren mütareke döneminde Anadolu&apos;nun bağrında filizlenen bir bağımsızlık ateşidir. Bir Doktorun Kurtuluş Savaşı Hatıraları adlı bu eser, Türk ordusunun bir ferdi olan Doktor Muzaffer Alatur&apos;un gözünden bu dönemi tüm detaylarıyla önümüze seriyor. Ayrıca Millî Mücadele döneminde Türk milletinin içine düştüğü girdabı, işgaller karşısındaki tutumunu, Kuva-yı Milliye&apos;nin teşkilatlanma sürecini, bu süreçte yaşanan sıkıntıları, düzenli ordunun kurulmasını ve Yunan ordusuna karşı adım adım verilen mücadeleyi ele alıyor. 26 Ağustos 1922 sabahı topçu birliklerinin ateşiyle kopan Türk fırtınasının, son Yunan askerinin 9 Eylül&apos;de Anadolu topraklarını terk etmesiyle dinmesine kadar geçen süreci tanığının gözünden anlatan bu çalışma, modern Türkiye tarihine çok önemli bir katkı sağlıyor. Bir doktorun arşivde saklı kalmış defterinin izinde, Kurtuluş Savaşı’nın aradan 100 yıl geçse de eskimeyen hikâyesine tanıklık edeceksiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92874</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5367f8b8-ddf6-4f21-a228-ab02eec275e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Barbaros - Denizlerin Hakimi</image:title>
            <image:caption>Barbaros Hayreddin Paşa…
Akdeniz’i bir Türk gölü haline getiren, düşmanlarının bile büyük saygı duyduğu denizcilik tarihinin belki de en büyük denizcisi.
Çocukluğundan itibaren cesareti ve iradesiyle hep en önde olan Barbaros, Türklerin denizlere hâkim olmadığı sürece fitnenin bitmeyeceğine inanıyordu...
Denizler ise acımasızdı, en yakınlarını, sevdiklerini kaybetti hırçın dalgalarda...
Akdeniz’in kalbinde zehirli hançer gibi saplı Rodos Şövalyeleri, Endülüs’e zulüm eden İspanyollar, Müslümanlara zarar veren korsanlar, Habsburglar, Papalık, Venedik, Ceneviz, Malta, Portekiz ve diğerleri... Türkleri denizlerden atmak için bütün gayretleriyle çabalıyorlardı.
Denizlerin hâkimi olmak bu Haçlı ittifakı karşısında zordu, fakat Barbaros da yalnız değildi. Leventleri, hocası Kemal Reis, Piri Reis gibi dostları ve Devleti Aliyye bütün imkânlarıyla Barbaros’un yanındaydı.
Eserleri altı dile çevrilen, Türkiye’nin en çok okunan tarihî romanlarının yazarı, okurları tarafından “Günümüzün Peyami Safa’sı” olarak anılan Okay Tiryakioğlu’nun kaleminden sürükleyici, heyecanlı ve derinlikli bir Barbaros romanı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92875</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58844b2f-01ad-49c1-8473-ea71723410e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mücadele Hatıraları</image:title>
            <image:caption>“Hepimiz bu fani dünyadan bir gün göçeceğiz. Yakın tarihin aydınlatılması işinden çekinmek, vatana faydalı değildir. İbret almak, dertleri gösterip devasını aramak vatandaşlık icabıdır. Meçhul hakikatler üzerindeki esrarlı [gizli] perdeleri tarihin tenviri için yavaş yavaş kaldırmak, tarihin hakkını tarihe vermek zamanı gelmiştir.” Ali İhsan Sâbis Türk milletinin sadece hasımlarını değil, “makûs talihini” de yendiği Millî Mücadele dönemini ele alan anı-hatıra türü eserler arasında belki de en fazla dikkat çekeni Ali İhsan Sâbis’in yazdıklarıdır. Zira gerek o dönemdeki askerî konumu gerekse özgün bir karaktere sahip olması Sâbis’in yazdıklarını emsallerine göre farklı kılar. Önce Topçu Harbiyesini, ardından ise Erkân-ı Harbiye Mektebini birincilikle bitirerek askerî kariyerine başlayan Ali İhsan Sâbis; sert disiplinli, özgüveni yüksek ve atılgan bir kumandan olarak tanınmış, emrindeki askerler tarafından büyük saygı görmüştür. Birinci Dünya Harbi’nde gösterdiği üstün liyakat sayesinde rütbesi genç yaşında paşalığa terfi ettirilen Sâbis, harp boyunca aksaklık tespit ettiği yerlerde, ilgili makamlara açık ve sert eleştirilerde bulunmaktan çekinmemiştir. Ne var ki bu tavrı Millî Mücadele’nin kritik günlerinde de devam edince üst komuta kademesinin tepkisini çekmiş ve görevden alınmasını beraberinde getirmiştir. “Sakıncalı” kişiliğinden ötürü Cumhuriyet yıllarında iyice gözden düşen ve deyim yerindeyse “kenara itilen” Sâbis, bu dönemde münzevi sayılabilecek bir hayat yaşamıştır. Böyle bir atmosferde kırgınlık ve sitem duygularıyla kaleme aldığı hatıraları, yayınlandığı ilk andan itibaren büyük yankı uyandırmıştır. Nutuk da dâhil olmak üzere, pek çok mecradan kendisine yöneltilen eleştirilere karşılık verirken karakterine uygun sertlikteki bir üslubu tercih etmiştir. Bu anlamda Sâbis, taraf olduğu birçok resmî yazışmanın kopyalarını da kullanarak, şahsına yöneltilen iddia ve ithamlara verdiği cevapların altını doldurmaya çalışmıştır. Millî Mücadele yıllarında “Ordu Kumandanı” sıfatıyla o dönemin parçası olan bir askerin şahıslara ve olaylara ilişkin hatıralarını eleştirel bir üslupla kaleme alması, bu metni öne çıkaran oldukça önemli bir noktadır. Bütün bu yönleriyle Ali İhsan Sâbis’in Millî Mücadele Hatıraları, Millî Mücadele’ye farklı bir pencereden bakılmasını sağlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92876</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9e7a8bd-5017-480a-92af-d50dfe0e5bd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Sığınak Aile</image:title>
            <image:caption>Aşk, evlilik, eş, aile, ev hanımlığı, sevgi, akrabalar, aldatma, şiddet, boşanma, annelik- babalık, mutlu bir ailenin sırları ve daha fazlası...
Aile kurumunun yıkılmaya yüz tutması, aile bireyleri arasındaki bağların zayıflaması ve modern dünyanın getirdiği sorunlar aile üzerinde yeni baştan durulması gerektiğini gösteriyor.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan&apos;ın kaleminden Son Sığınak Aile, aileye ilk adım olan evliliğin biyolojik, psikolojik, sosyal ve kültürel temellerini irdeliyor. Yaşanmış örneklerin ve ‘evlilik niyet sözleşmesi’nin desteğiyle aile üyelerinin ve evliliğe hazırlık sürecinde olanların yollarını aydınlatıyor. &quot;Aileyi&quot; bütün yönleriyle anlatırken aileleri, karşılaşılan sorunları ve olguları bilimsel bir bakış açısıyla ele alıyor.
Bu kitap, her ailenin ve aile olma yolunda ilerleyenlerin mutlaka kitaplığında bulunması gereken, mutlu aileler için rehber niteliğinde bir başvuru kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92877</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf0f6f0f-f6d9-480b-a041-4bb6e8f24821.jpg</image:loc>
            <image:title>Sur Halkı Kralı</image:title>
            <image:caption>“Bu muhteşem medeniyet şimdi yeniden diriliş hamlesinde.  Adeta yer hizasından gövdesi kesilen azametli bir çınar gibi,  etrafından filizler vermekte ve yeşermekte. Bu uyanışa emek vermek, bütün insanlığa sahip çıkmak demek… Çünkü insanlık,  eşi görülmemiş bir manevi bataklıkta debelenmekte… Bu acınası felaketi de medeniyet sanmakta. İşte evrensel dehşeti görüp ben de varım diyerek karınca kararınca meydana çıkanlar var. Ya da bir serçe yavrusu gibi ağzındaki bir damla su ile imdada koşanlar… İşte onlardan biri Devran Sinanoğlu… Gönlünü ve gözünü önümüze dikmiş… Yatırı çok ama hakiki yazarı az olan ülkemizde, irfan kültürümüze eğilmiş. Neticesiişte elinizde… Gönlüne bereket. Başarısının devamını dilerim” 
 
Eğitimci &amp; Yazar Vehbi Vakkasoğlu 
 
“Şehirlerin zenginliğinden yararlanarak, ortaya yepyeni zengin anlatımlar çıkarma başarısını edebiyatçı yazarlar göstermişlerdir. Genç edebiyatçılarımızdan Devran Sinanoğlu’nun “Sur Halkı Kralı” adlı kitabında ortaya konulan, işte bu başarının yeni ve güzel bir örneğidir. Sinanoğlu, yazılı tarih ve halk söylencelerinden yola çıkarak güzel öykü örneklemeleri ortaya koyarken, oldukça takdire değer bir anlatım dili de geliştirmiş, ilginç öykü tipleri çizmiş; bu çarpıcı anlatımını güzel bir Türkçeyle, özenle seçtiği sözcüklerle süsleyebilmiştir.  Sinanoğlu, böylece edebiyatımıza güzel ve yararlı yeni bir eser kazandırmıştır. Yürekten kutluyorum, yolun açık olsun Devran Sinanoğlu” 
 
Yazar &amp; Şair İhsan Işık 
 
“Hayatta dair anlamlı, yaşanmış ya da unutulmuş tarihi hikayelerin en çarpıcı detaylarını güçlü edebi yönüyle vurgulamakla kalmamış bir manzume tadında sonuçlarıyla bizleri hayretler içerisinde bırakan ders niteliğinde, düşünceleri şekillendiren ve bir o kadar da pratik zekanın devreye girdiği ve birçok soruna dair cevapların da verildiği örnekleri içeren,  özgün hikayeci anlatımıyla oldukça etkileyici bir eser. Devran Sinanoğlu kalemine sağlık.” 
 
Eğitimci &amp; Yazar Filiz Aküzüm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92878</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46d15de9-2b63-4fe1-b8ea-b7e6ff018f82.jpg</image:loc>
            <image:title>Anılar-Anlar Şiirler</image:title>
            <image:caption>Bu şiirlerin satır aralarında; 
Kendinizi, 
Duygularınızı, 
Özlemlerinizi, 
Kendi anılarınızı, 
Doğayı sevmeyi, 
Hatta aile büyüklerinize duyduğunuz sevgiyi hissedebilir ve 
yaşadığınız anları tekrar-tekrar yaşayabilirsiniz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92879</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4371ce3f-8a74-4fb4-9302-60087efa4bfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarıgelin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar, insanımızın kaderine yazılmış bin bir türlü çilesi vardı; bir de başkalarının yaşadığı her sıkıntıyı kendine dert edinen sanatçılarımız... Her bir musibetin ardından sıcağı sıcağına acının türküsü yakılır, ıstırabın hikâyesi düzülürdü. Türküler çalınır çığrılır, meclislerde hikâyeler anlatılırdı.
Yıllar geçer, acılarla birlikte hikâyeler de unutulur; türküler, hep dillerde kalırdı.
Çünkü uzun söz, zamanın yıpratıcı etkilerine fazla dayanamaz, unutulur gider. İnsan hafızası, acıyı unutmak zorundadır zaten.
Halbuki özlü söz, dayanıklıdır; hele bir de sazın teline bağlandıysa tatlanır, doyulmaz olur. Çalınıp söylendikçe hafızalara kazınır, ezberlenir. Bazen de eski bir defterin sararmış bir köşesine yazılır, orada vaktin saatin gelmesini bekler durur. Yıllar yıllar sonra dile gelir, geçmişte yaşananları özetler, anlatır, hatırlatır, yaşatır. Bu gerçeklik, bizde henüz tam anlamıyla yerleşmemiş bir alışkanlık olsa da, yazının zaferidir.
Sangelin Türküsü de yaşanmış bir acının hüzünlü türküsüdür...
İki dörtlük var, elimizde; bugüne ulaşmayı başarmış. İki mani dörtlüğü: la edri, sahipsiz yani anonim...
Bir Erzurum türküsü. Yalnızca iki dörtlük. İlki, &quot;Erzurum çarşı pazar&quot; diye başlayan, ikincisi de &quot;Palandöken uca dağ&quot; diye başlayıp &quot;Neçe ki bu canım sağ&quot; diye biten yedili ölçüyle söylenmiş iki dörtlük. Türkü dostu olup da bilmeyen yoktur elbet.
Bu türkü, Erzurumlu âşık bir delikanlının ağzından, belki de dillere destan bir aşkın hikâyesini bizlere fısıldIyor. Ancak hacim itibariyle öylesine küçük ve yetersiz ki yüzyıllardır anlatılan hüzünlü bir aşkın üzerine âdeta ağır ve gizemli bir örtü atarak olayın ayrıntılarını dinleyenlerden gizliyor, bize pek fazla bir şey söylemiyor ama birçok şeyi de çok merak ettiriyor.
Biz, bu hissettirilip anlatılmayan aşkı, işte bu sırlarla dolu dörtlüklerin esaretinden kurtarıp Sarıgelin türküsünü ete kemiğe büründürerek bir halk hikâyesi lezzetinde okuyucunun beğenisine sunduk. Yani biz, türkünün yıllardır söylermiş gibi yapıp da bir türlü açık etmediği, anlatmadığı, üstelik hep merak edilen, nasıl bir sonla nihayete erecek diye heyecanla beklenen hikâyeyi özgürlüğüne kavuşturduk. Türküyü dinlerken hüzünlenen insanların merakını gidermeye çalıştık.
Öyle ki hikâyemizi okuduğunuzda, Erzurumlu yiğit bir delikanlıyla Tiflisli vefakâr sevgilisinin aşkları uğruna verdikleri mücadeleyi ve katlandıkları sıkıntıları türkü dörtlüklerindeki temaya bağlı kalmaya özen göstererek anlattığımıza, hikâyenin bütün kahramanlarıyla birlikte yaşayarak şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92880</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84ce1084-1406-4c50-8139-f26c8ba0850a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah’lı Geçmiş</image:title>
            <image:caption>Ayakta uyutulmuş olmanın yorgunluğu çöktü üzerime. Tuvaletin mermerine uzandım. Aynalar üzerime saçıldı az önce, neden hatırlamıyorum. Çirkinmişim, sevilince güzelleştim sanıyordum. Aşksızlıkla, sevgisizlikle erittiler beni. Uzun, ince kalıplara döktüler. Malzemelerimi çaldılar hep. Çaldıklarını kendilerine kattılar. Ben eksilirken onlar tamamlandı. Nasıl güzellerdir şimdi, nasıl da tamdırlar. Kahkahaları Japon bahçesindeki kuş sesleri gibi. Nefesleri denizden esen tatlı meltem. Gözyaşları bile güzeldir onların, mutludur gözyaşları...  
 
Ah’lı Geçmiş sahici, bıçak gibi keskin bir metin. Aşk, aldatılmak, yalnızlık, öteki üzerinden kendini anlama çabalarımız hakkında eşsiz ve sıra dışı bir kitap. Yıldız Ertan bu kitapla sadece aşka, ilişkilere, kendin olma haline yakın mercekle bakmakla kalmıyor, zıpır bir mizahla yüzümüze gülümsemeler kondurmayı da başarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92881</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84d7f0e8-d820-4bf4-95fe-92625e74a257.jpg</image:loc>
            <image:title>Yörünge</image:title>
            <image:caption>NASA’nın görevlendirdiği Doktor Emma Watson hayatının macerasını yaşamak üzere Uluslararası Uzay İstasyonu’na çıkmıştır. Büyük bir heyecanla beklediği bu görev, yerçekimsiz ortamda tekhücreli bir organizma kültürünün kontrolden çıkmasıyla kâbusa dönüşür. Deney hayvanlarında görülen korkunç bir hastalık astronotlara da bulaşınca mekik ekibi dünyadan yardım istemek zorunda kalır. Ancak ABD ordusu duruma el koyar ve mekikle her türlü irtibat kesilir. Dev bir karantina merkezine dönüşen mekikte ölüm kalım mücadelesi başlamıştır artık. 
 
Meraklandırıcı ve inandırıcı bir genetik facia hikâyesi… Tüyleriniz diken diken olacak…  
-Publishers Weekly 
 
Tess Gerritsen’ın ne kadar iyi olduğunu görmek ürkütücü… 
-Harlan Coben</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92882</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b96c262-93c0-41b4-9382-0e22172936d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrım Orada Mısın? Benim, Margaret</image:title>
            <image:caption>New York’un merkezinden New Jersey’in dışında bir mahalleye taşınan Simon ailesinin on iki yaşındaki üyesi Margaret’ın ağzından yazılmış, klasikleşmiş bir ilkgençlik romanı. 
 
Kitapta, yeni bir semte taşınan, yeni bir okula başlayan ve yeni arkadaşlıklar edinen Margaret’ın, ailesi ve arkadaşlarıyla güven ve sevgiye dayalı ilişkiler kurmasına, ergenlikle bedenindeki değişimleri yaşarken hissettiği heyecan ve kaygılarına tanık oluyoruz. En önemlisi de kendi dinsel inancına karar verme sürecine; bu süreçteki iç sesine, aklını kurcalayan meselelerle ilgili Tanrıyla konuşmasına. 
 
Çocuk ve gençlik kitapları onlarca ülkede yayımlanan Judy Blume’un 2021’de sinemaya uyarlanan bu hikâyesi ilk yayımlandığı 1970’ten bu yana tüm dünyada her yaştan okurun zevkle okuduğu bir klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92883</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cee6227c-3ab2-4258-bbfc-ed370f077d54.jpg</image:loc>
            <image:title>Girişimci Devlet</image:title>
            <image:caption>Girişimci Devlet&apos;in çıkış noktasında, küresel dezeyde yaşanan 2008 finans krizi yer alıyor. Krizin ardından, büyümeyi yeniden başlatmak için atılması gereken tek adımın kamu harcamalarında kesinti olduğuna dair görüşe tepki olarak kaleme alınmıştır. 
Devletin küçülmesi gerektiğini savunanların aksine, dünyanın en etkili ekonomistlerinden biri kabul edilen Mariana Mazzucato&apos;ya göre, muazzam boyuttaki stratejik kamu yatırımları olmasıydı, bugün internetten GPS&apos;e ve SIRI&apos;ye kadar akıllı ürünlerden hiçbirini üretemezdik. Bilişim teknolojisindeki yeniliklerin yanı sıra, yeşil devrimi yaratabilecek yenilebilir enerji çözümlerini ya daa hastalıkları iliştirecek yeni radikal ilaçların çoğunu da geliştiremezdik.
Girişimci Devlet&apos;e Mazzucato, devletin ekonomideki rolüne ilişkin tartışmayı ideolojiden uzak bir yaklaşımla yeni bir çerçeveye oturtmayı ve kamu kurumların toplumsal ve ekonomik değişime öncülük etme rolü üzerine dinamik bir müzakere başlatmayı amaçlıyor.
Mazzucato&apos;nun kapsamlı değerlendirmesi masallarla gizlenen bir gerçeği önümüze seriyor: Size ne anlatılırsa anlatılsın, İPhone&apos;den Google arama motoruna kadar dünyanın en popüler ürünlerini özel şirketlerin değil, vergi mükelleflerin finanse ettiğini unutmayın.
Mariana Mazzucato, Unuversty College LondonDa, Yenilik ve Kamu Değeri Ekonomisi Bölümü&apos;nde derse veriyor; aynı zamanda Yenilik ve Kamu Amacı Enstitüsü&apos;nün de kurusu. Ekonomi alanında çok sayıda önemli ödülün sahibi olan Mazzucato, New Republic dergisi tarafından &quot;yenilik alanında çalışan en önemli üç düşünür&quot; arasında gösterildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92884</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fc7566f-44ad-4b3a-bbaf-5934f632e9e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Nuh&apos;un Lezzet Gemisi</image:title>
            <image:caption>Tüm imkânsızlıklara rağmen ve her koşulda cesaret göstererek dünyayı değiştirmek mümkün mü? Önce kendi dünyamızı değiştirerek evrene örnek olmak nasıl olurdu?
Esra ve arkadaşları koronavirüs salgını tüm dünyada sürerken, açık denizde Şahin ve mürettebatının, eğlenceli oyunlarla bin bir maceraya atılarak hakkından geliyor. Bir gemi kazası sonucu bilmedikleri bir kara parçasına ulaşan çocuklar ellerindeki imkânları kullanarak, çok çalışma ve beraber başarma duygusuyla ileride dünyanın örnek alacağı harika bir ekolojik köy kuruyorlar: Meyve ve sebzelerin çeşit çeşit olduğu, okullarından uzak olsalar da öğrenmeye devam ettikleri; herkesin kendi yeteneklerince görevlendirildiği, tabii kahkahaların ve eğlencenin de hiç eksik olmadığı bir köy. Bu ıssız kara parçasında buldukları gizemli bir mektup ise onları ailelerine kavuşturmanın yolunu açıyor.
Özellikle salgın şartlarında en çok ihtiyaç duyduğumuz değerleri ekolojik bir kazanımla taçlandıran bu eser çocuklarımıza örnek, her şartta içlerinde var olan gücü ortaya çıkarmada onlara öncü olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92885</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4ea1087-07ab-4e09-b0fb-0ecbe87428e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Nathalie’nin Mutfak Hikayeleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1975 yılında, İstanbul Kadıköy’de doğduğumda, ailenin dördüncü kuşağı babam Dimitri Stoyanof, bugün hâlâ hizmet veren Kadıköy Beyaz Fırın’ı yönetiyordu. 
 
Beyaz Fırın aile işletmesi olduğu için küçük yaşlardan itibaren hep oradaydım. Beş yaşımdan beri babamın beni Kadıköy Beyaz Fırın’a götürdüğünü, o yaşımda gözüme kocaman görünen pastanede sık sık ürünlerin tadına baktığımı hatırlarım. 
 
İlkokuldan sonra Saint Benoit Fransız Lisesi’ne gittim. Burada gördüğüm eğitim sayesinde günümüzde hâlâ pastacılık sektörüne yön veren Fransız kültürüyle erken yaşta tanıştım. Bunlarla eş zamanlı olarak çocukluğumdan itibaren yaz tatillerimi önce Yeşilköy’de oturan anneannemin evinde, ileriki yıllarda ise San Francisco’da Stoyanof’s Restaurant’ı işleten dedem, babaannem ve amcamın yanında, bilfiil çalışarak geçirdim. 
 
Liseden sonra, Koç Üniversitesi’nde işletme okudum. Üniversitedeyken tatillerde hep Beyaz Fırın’ın mutfağında çalıştım. 1993 yılında Beyaz Fırın’ın Çiftehavuzlar mağazasını açtığımız dönemde ise artık pastacı olacağımı ve bu alanda ilerleyeceğimi biliyordum. 
Üniversiteden sonra Le Cordon Bleu Paris’te pastacılık eğitimi almaya başladım. O güne kadar alaylı bir eğitimden geçmiştim ama 2000 yılında mezun olduğumda artık mutfakta neyin nasıl yapılması gerektiğini biliyordum. Profesyonel olarak çalışmaya başladım. Evlendim, kızlarım 
Talya ve Liya doğdular. 
 
Çok şanslıyım ki işim her zaman hobim ve dolayısıyla motivasyon kaynağım oldu. Aynı zamanda aile hayatını hep çok sevdim. Dostlarım ve ailemle birlikte sofrada geçirdiğimiz anlar benim için çok kıymetli. Ailece akşam yemeklerine misafir çağırmayı, geniş aile ve arkadaşlarımızla birlikte olmayı seviyoruz. 
 
Makedonya’da başlayan, anneannem ve komşularıyla filizlenip annemle perçinlenen İstanbul mutfağının ve dedem ile amcamın Stoyanof’s Restaurant’ının lezzet hafızamda oluşturduğu etkileri, Beyaz Fırın’ın mutfağındaki deneyimlerle harmanlayıp büyüttüm. Tüm bu deneyimlerimi ailem, dostlarım ve arkadaşlarımla paylaştığım gibi sizlerle de paylaşmak istedim. Samimiyetle hazırladığım ve içinde ‘yeni normal beslenme’ anlayışına yer verdiğim bu kitabın size lezzetli ve keyifli sofralar sunacağını umuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92886</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ee4ce82-cc71-4296-a15b-15e6402fca5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Afrika Tarihi</image:title>
            <image:caption>Charles Darwin, 1871 yılında kaleme aldığı insanın Türeyişi adlı kitabında Afrika’nın “insanlığın beşiği” olduğunu söylediğinde Avrupa’da yer yerinden oynadı. Avrupalıların “üstün olma” söylemlerine gölge düşüren bu iddia 1950’lerden sonra yapılan araştırmalarla doğrulandı. Dünya üzerindeki kara alanının beşte birinden daha büyük bir alanı kaplayan, elli dört egemen devletiyle şaşırtıcı bollukta farklı insan, etnik yapı, toplum ve din sergileyen Afrika aynı zamanda, bu şanslı yapısına rağmen tarih boyunca dünyada en fazla acı, açlık, hastalık ve ölümün yaşandığı kıta oldu. 
Kısa Afrika Tarihi, tarihöncesi Afrika’da insanlığın doğuşundan 2011’deki Arap Baharı’na kadar bu muazzam kıtanın tarihine öz bir giriş sunuyor. İnsan ırkının kökenlerinden yola çıkıp taş devri sürecini ana başlıklar altında topluyor, Arap varlığının ve Müslüman devletlerin Sahra ötesi ticaretinin önemini vurguluyor ve Avrupalılar kıtaya akın etmeden önceki ulus devletlerin ve krallıkların tarihini ele alıyor. Köle ticareti, Sahra altı Afrika’nın Avrupalılar tarafından iﬂgal edilip sömürgeleştirilmesi, “Afrika Talan›” ve nihayetinde bu sömürge düzeninden kurtulmak için verilen acı ve zorlu mücadeleleri ustalıkla anlatan Kerr kitabın sonunda yirmi birinci yüzyıl Afrika’sı için bir değerlendirmede bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92887</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1da29c72-d610-457b-8b70-abe05c9c54f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Atomlardan oluşan bir dünyada yaşıyoruz diyebilirsiniz, ama aslında kuantumlardan oluşan bir evrende yaşıyoruz demeniz daha doğrudur. Pek çok şey atomlardan yapılmamıştır: ışık, radyo dalgaları, elektrik akımı, manyetik alanlar, kütleçekimi alanları. Nötron yıldızları, kara delikler, karanlık enerji, karanlık madde gibi tuhaf şeyleri saymaya bile gerek yok. Ama atomlar dahil her şey, fazlasıyla birleşik ya da “yapışık” halde bulunan, “kuantumlar” dediğimiz enerji demetlerinden yapılmıştır. Kuantumlar da başka her şey gibi belli kurallara boyun eğer. Bu kurallara “Kuantum Fiziği” denir. Bu kitap kuantumları konu alıyor ve onların beklenmedik, belki de kimilerinin diyeceği gibi, tuhaf davranışlarına ilişkin öyküleri içeriyor. 
Kuantum Öyküleri kuantumların tuhaf alışkanlıklarını matematiğe başvurmadan, gündelik dille açıklıyor. Kuantum fiziğiyle ilgili diğer popüler bilim kitapları konuyu tarihsel süreç içinde ele alırken, bu kitap dalga-parçacık ikiliği, temel rastgelelik, kuantum halleri, süperpozisyonlar, dolaşıklık, yerbilmezlik, Schrödinger’in kedisi ve kuantum sıçraması gibi fenomenler üzerinden ilerliyor.  Konuyla ilgili genel bilgi sahibi olmak, en son fikirleri ve bulguları öğrenmek isteyenler için ideal bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92888</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5260562c-773d-475b-b777-9c6c3d60a657.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Çin Tarihi</image:title>
            <image:caption>Aynı zamanda uygarlığın dünya üzerindeki birkaç bağımsız doğum yerinden biri olan Çin, tarihöncesinden kalan insanlık mirasını temel alarak antikçağdan itibaren mülki ve askeri örgütlenme, bilim, teknoloji, sanat ve düﬂünce alanlarında kaydettiği bağlarla tüm insanlığın imgeleminde kalıcı bir iz bırakmıştır. Çin seddi, Yasak Şehir ve Toprak Askerler gibi anıtsal nitelikteki eserleri bilmeyen, hayran kalmayan yoktur.   
Kaydettiği bağlar kadar büyük felaketlere, işgallere uğramış, isyanlarla, salgınlarla boğulmuş, iniş ve çıkışlar yaşamış Çin’in yıldızı 21. yüzyılda tekrar parlamaya başlamış, siyasal, askeri, ekonomik ve teknolojik bakımdan Batı ittifak sistemine rakip bir kuvvet merkezi haline gelmiştir.  
Dünyanın en büyük nüfuslu ülkesi olan Çin’in heyecanlı ve uzun öyküsü, insanlık tarihinin kısa bir kitaba sığdırılması en güç seksiyonlarından biri olsa gerek; ama Gordon Kerr bunu ustalıkla yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92889</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2e82db0-e1eb-4d38-90a4-244eb0c51e4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Islak Menü</image:title>
            <image:caption>Bir Türk Kadın Şefin Seyahatnamesi ve Yemek Tarifleri 
Deniz Kurt Görsev 
 
“Denizlere kadın eli değince, yemek yapma bir başka sanata dönüşüyor. Mutfağı yüzen bir müze. Menüyü ise Piri Reis haritasına dönüştüren bir şef. Karşınızda açık deniz şefi, Deniz Kurt Görsev.” 
-Ertuğrul Özkök 
 
Hiç bulunmadığınız, görme şansına erişemediğiniz, yalnızca fotoğraflarına bakarak bir gün orada olacağınızın hayallerini kurduğunuz yerlerde neler yendiğini hiç merak ettiniz mi? Yöresel ürünlerin tarihten kopup gelen hikayelerini, bu ürünlerle oluşturulan tariflerin çıkış noktalarını, damakta kalan lezzetin kültürel bir şölene nasıl dönüştüğünü düşündünüz mü? Peki, tüm bunları okyanusaşırı bir yolculukla hayal ettiniz mi? Cevabınız hayırsa, açık deniz şefi Deniz Kurt Görsev’in Islak Menü’sü ile hem yola çıkma hem de mutfağa girme zamanı! 
 
Türkiye’den yola çıkıp Yunan Adaları’na yelken açacak, Poseidon’un evinden Tanrılar Kenti Atina’ya uzanacak, insan yapımı en dar kanallardan biri olan Korint Kanalı’ndan geçerek İtalya kıyılarına yanaşacak, Sicilya ve Sardinya’nın ardından pizza şehri Napoli’ye ve dillere destan Capri’ye varacak, Ponza’dan Korsika’ya ve Portofino’ya geçeceksiniz. Bitti mi? Hayır! Fransa’nın meşhur kıyıları Côte d’Azur, Balear Denizi’nin incileri Mallorca ve İbiza’yı görecek, Akdeniz ve Atlantik Okyanusu akıntılarının çarpıştığı yerde dalgalarla boğuşarak Cebelitarık’tan çıkacak ve meşhur Atlantik geçişini yapmadan önce Tanrı’nın evi kuzeylere çıkacaksınız: Karlar kraliçesi Norveç fiyortlarına. Karayip Korsanları’na selamı çaktıktan sonra Panama Kanalı ve ver elini Galàpagos! Darwin’in evrim teorisini keşfettiği adalarda son bulan bir dünya turu atacaksınız. 
 
“Deniz’in kitabını okurken ne hissettiğimi hemen söyleyeyim: Güzel, beyaz bir yelkenliyle denize açılmışız ama teknenin bir özelliği de aynı zamanda zaman makinası olmasıymış. O yüzden hem zamanda hem mekanda bir yolculuğa çıkıyoruz. Tabii bizi bekleyen türlü maceralar, hikayeler, anılar ve çok farklı ülkelerin, adaların, kentlerin yemekleriyle…” 
-Kürşat Başar 
 
 
Kendisini en yakın hissettiği yerin ismi gibi denizler olduğunu söyleyen ve hiçbir yere değil, her yere ait olduğunu vurgulayan Deniz Kurt Görsev’in Islak Menü’sü ile hem açık denizlerin her haline şahit olacak hem kültürlerin nasıl iç içe geçtiğine şahit olacak hem de birbirinden lezzetli yemek tarifleriyle sofralarınızı şenlendireceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92890</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a3d4c2f-3407-4955-af67-18823a26fd54.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhban</image:title>
            <image:caption>Mitoloji insanın doğa ile olan ilişkisi üzerine kurulu. 
Ancak bu çağ geride kaldı. Bilgisi eskidi. Algımız değişti, 
insan değişti. Artık bir sonraki çağın içinde olduğumuzu biliyoruz. İnsanın evren ile ilişkisini sorguluyoruz. Hem de gerçekler apaçık ortadayken. 
Mücadelemiz doğa ile değil. Hiç olmamıştı. Mücadelemiz evrenin kendisiyle. 
Ona karşı tek bir şansımız var, onu anlamak. 
Umarım beni anlarsın. 
Umarım sevgi konusunda anlaşabiliriz.
Umarım sıkı bir macera romanı okumaya hazırsın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92891</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fcb4175-2b00-4130-a0c1-e47776386bf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Üstün Yetenekliler Eğitiminin Tarihi Süreci</image:title>
            <image:caption>Üstün yetenekli bireylerin toplum içerisindeki yüzdeleri ile anlaşılabilme ve toplumun yardımına,desteğine ulaşma durumları pozitif bir korelasyona sahiptir. Üstün yetenekli bireyler genel nüfusun çok azını oluşturmaktadır. Yeterince anlaşılamama durumu üstün yetenekli bireylerin hakettikleri ideal eğitime erişememe durumunu ortaya koymaktadır. Bu çalışmamızda Türkiye’de Üstün Yetenekliler macerası irdelenmeye çalışılmıştır.
Bütün geçmiş günlerin geleceği aydınlatan fenerler olduğu gerçeğiyle üstün yetenekliler eğitimindeki uygulamaların gelecekte yapılacak çalışmalara kaynaklık etmesi amaçlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92892</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ee36560-4d5f-42df-8a8c-4d6c9641ec04.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötülük Cezasız Kalmaz</image:title>
            <image:caption>Kötülük Cezasız Kalmaz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92893</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d7f4793-1d2a-4d09-a04f-389beb218692.jpg</image:loc>
            <image:title>Biyoçeşitlilik</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın başında iki binden fazla armut çeşidi yetiştirilirken, bugün manav tezgahlarındaki armutların %96’sını yalnızca iki çeşit oluşturuyor. Tıpkı binden fazla çeşide sahip patatesin yerini dört tanesinin alması gibi. 
 
Süt makinası olarak algılanan Hollandalı Friesian ineğini yetiştirmek için kurban edilen diğer tüm inekler de armut ve patateslerle aynı akıbeti paylaşıyor. 
 
“Verimlilik” adı verilen düşünce biçimi, gıda üretiminde odaklanılan biricik kavram olmaya devam ederse domates, mısır, çilek ve daha nicesi aynı kaderi paylaşmaya mahkûm olacak, hatta çoktan oldu bile. 
 
Bitkiler üzerine yaptığı olağanüstü çalışmalarla adını duyuran botanikçi bilim insanı Mancuso ile “Slow Food” ve “Terra Madre” oluşumlarının fikir babası, gazeteci-yazar ve aktivist Petrini, iki İtalyan, biyoçeşitliliği iki farklı bakış açısından ve olağanüstü bir sezgiyle gündeme taşıyorlar. 
 
Yoksullaşıyoruz. Dünya’nın kaderini kendine dert edinmiş insanların zihinlerini harekete geçiren Mancuso ile Petrini artık gelecekte değil gündelik hayatımızda karşı karşıya kaldığımız yoksulluğu tersine çevirmeye çabalıyorlar. Okuru, bir ilham kaynağı olarak doğaya bakmaya davet ediyorlar. Bitkilerin kapasitesine açık zihinle ve sevgi dolu bir yürekle bakmayı becerebilirsek, insanlığın önüne yeni bir yaşam biçimi serilebilir. 
Biyoçeşitlilik bitkisinden hayvanına, gezegenin yeniden kazanmak zorunda olduğu bir zenginlik… Yeter ki insanlık, gerçek zenginliğin bu olduğuna ikna olsun. 
 
Carlo Petrini 
 
Slow Food Derneğinin ve akımının kurucusu, yazar, gastronom, sosyolog ve aktivist. Roma’da bir McDonalds’ın açılışına tepki olarak başlayan Slow Food akımının hâlihazırda 80 binden fazla destekçisi bulunuyor. Türkçeye de çevrilen Terra Madre adlı eserin yazarı olan Petrini, tarımsal gıda endüstrisine karşı sade, sürdürülebilir ve ekolojik tarım uygulamalarını destekler. İngiliz Guardian gazetesi onu gezegeni kurtaracak olan 50 kişi arasında gösteriyor. 
 
Stefano Mancuso 
 
Botanikçi, akademisyen ve deneme yazarı. 2001’den bu yana Floransa Üniversitesinde profesör olarak görev alan Mancuso; ağaç yetiştiriciliği, bitki etolojisi ve nörobiyolojisi alanında çalışmalar yapıyor. Floransa’daki Uluslararası Bitki Nörobiyolojisi Laboratuvarının (LINV) yöneticisi ve Uluslararası Bitki Sinyalizasyon ve Davranış Topluluğu’nun kurucusudur. Kaleme aldığı Bitki Zekası ve Bitki Devrimi kitapları, çeşitli dillere çevrilmiş ve yayınlandığı ülkelerde ses getirmiştir. La Repubblica gazetesi onu hayatlarımızı değiştirecek yirmi kişi arasında gösteriyor. 
 
Fatmagül Ezici 
 
1985’te Adana’da doğdu. Tarsus Amerikan Koleji, Kaliforniya Rio Mesa High School ve Bilkent Üniversitesi Mütercim-Tercümanlık Bölümünden mezun oldu. İstanbul’da çok uluslu şirketlerde ve farklı projelerde İngilizce, İspanyolca, Fransızca ve İtalyanca dillerinde çevirmen olarak çalıştı. Farklı dillerden toplamda 23 eser çevirmiş, bunlardan birini İngilizce diline kazandırmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92894</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ad731a3-4dbc-4c11-8b03-cd2141ec0fde.jpg</image:loc>
            <image:title>On Birinci Takas</image:title>
            <image:caption>Sami’yle tanışın! On iki yaşında Afganistanlı bir mülteci olan Sami, yeni evinde arkadaşlığı, barışı ve büyükbabasının en önemli hazinesini arıyor.Taliban’ın düzenlediği bir saldırıda ailesini kaybeden Sami ve büyükbabası Amerika’ya mülteci olarak yerleşirler. Afganistan’da ünlü bir müzisyen olan baba, artık geleneksel Afgan çalgısı rebabı Boston’daki tren istasyonunda çalarak para kazanmaktadır. Ramazanın ilk günü rebabın çalınmasıyla Sami ve büyükbabası yıkılırlar çünkü evlerini hatırlatan tek şey ellerinden alınmıştır. Sami rebabı bulmaya ve Ramazan Bayramı&apos;nda büyükbabasına hediye etmeye kararlıdır. Bir müzik aletleri dükkânında rebabın 700 dolara satıldığını gören Sami, o parayı kazanabilmek için sahip olduğu az sayıdaki eşyayı takas etmeye başlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92895</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65c5ecad-90d2-4b4e-b8fa-1b09f71e970e.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Türk Demokrasisi - Garp Membalarına Göre</image:title>
            <image:caption>“Demokrasi denilen şey bir Türk icadıdır ve bundan beş bin sene evvel tatbik edilmiştir. Hem bunu Türklüğün yalnız Sümer koluna münhasır zannetmemelidir. Bu bir ırkî hususiyet olduğu için, yukarıda da söylediğimiz gibi İslamiyet’ten evvel Orta Asya’da kurulmuş göçebe Türk devletlerinde bile muhtelif tezâhürleri vardır. Mesela Hakan, bir millet mümessilinden başka bir şey değildir.
 
… Demokraside devlet reisliği başka, hükümet başkadır. Devleti idare eden devlet reisi değil, hükümettir; eski Türkiye’de de bu vaziyet aynen böyledir.”
İsmail Hami Danişmend

 
Türk tarihçiliğinin önde gelenlerinden olan İsmail Hami Danişmend’in, Türklerde demokrasi anlayışının eski dönemlerden bu yana mevcut olduğunu Batılı kaynaklara dayanarak kanıtlamaya çalıştığı bu eseri, fikir çeşitliliğimize renk katacak bir eser olması hasebiyle dikkate değerdir. Türk tarihçiliğinin en popüler isimlerinden olan İsmail Hami Danişmend’in Batılı kaynakları referans olarak kullandığı eserler serisinin kıymetli bir parçası olan Garp Membalarına Göre Eski Türk Demokrasisi İsmail Hami Danişmend kitaplığının nadide parçalarından biri olarak okurların dikkatine sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92896</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a5ff693-126b-4cd8-be94-2771c01f78c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Yılan</image:title>
            <image:caption>Bir sabah hafif bir sarsıntıyla uyanan küçük bir çocuk, yastığının altında bir yılanın kuyruğunun ucunu gördü. Kıvrımları koridora kadar takip edince yılanın devasa bedeniyle karşılaştı. O kadar hareketsizdi ki uyuyormuş gibi görünüyordu. Onu kuvvetlice çimdikledi. O anda uzaklardan derin bir çığlık duydu. Korkusunu yenmek, merakını gidermek için bu uzun, kıvrımlı bedeni bahçede, şehrin sokaklarında, ormanda ve mağarada takip etmeye karar verdi.
Ödüllü çizer Adrien Parlange’ın yazdığı ve resimlediği Büyük Yılan, birbirinden tamamen farklı, birbirini seçen ve bağ kurmaya karar veren iki varlığın dostça ve sıra dışı karşılaşmasını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92897</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6ac6b87-f6d6-4566-814c-0cfc91e109da.jpg</image:loc>
            <image:title>Susuz Çağın Çocukları</image:title>
            <image:caption>Önce su azaldı.
Sonra iklimler değişti.
Susuzluk, kıtlık ve kaynakların giderek azalması dünyayı kaosa sürükledi. İnsanlar, azalan kaynakları paylaşamıyordu. Herkes yeni bir dünya düzeninin kurulması gerektiğinin farkındaydı. Böylece dünya, kalan son su kaynaklarına göre beş̧ parçaya bölündü ve bölgelerin etrafına dev duvarlar örüldü. Susuz Çağ Medeniyetleri işte böyle kuruldu...
İki yüzyıldır birbirinden haber almadan yaşayan beş bölgenin yolu, ormanda bir anda beliren bir çiçekle yeniden kesişiyor. Fırat’ın ormanda tesadüfen keşfettiği beyaz çiçekle heyecan dolu bir macera başlıyor. Üstelik Fırat yalnız değil. Çiçek diğer bölgelerde yaşayan Meriç, Göksu, Aras ve Dicle’nin de karşısına çıkıyor. Beş çocuk bir araya gelip büyük gizemi çözmek üzere kolları sıvıyor: Bu çiçek neden bir anda beliriverdi, ne anlatmak istiyor? Peki çiçeği takip ederek susuzluğun damga vurduğu bu çağı sonra erdirebilecekler mi?
İklim değişikliği, su krizi gibi küresel sorunları odağına alan Susuz Çağın Çocukları, ekolojik bir distopya ile okurları heyecan dolu bir maceraya ortak ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92898</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f009db71-83d4-48e9-98f8-4cc9b484e6fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Değiştirebilirsin</image:title>
            <image:caption>Üzerinde yaşadığımız gezegen Dünya, her geçen gün daha da kirleniyor. Üstelik bu kirlenme Dünyamız üzerinde dönüşü olmayacak etkiler bırakıyor. Neyse ki gezegenimiz için yapabileceğimiz bir şeyler hâlâ var. Bu kitapta iklim değişikliği, sürdürülebilir moda, hayvan hakları gibi konular üzerine pek çok bilgi bulacaksın. Üstelik bu konularda neler yapabileceğine dair ipuçları da seni bekliyor. İstediğin konudan başlamak serbest, keyifli okumalar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92899</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f61fbd68-98b9-4fa5-be4a-11b2949cd466.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk</image:title>
            <image:caption>Mutluluk ne geçmiştedir ne de gelecekte. Mutluluk şimdi sizinledir... Şiirsel bir dil ve etkileyici illüstrasyonlarla hazırlanan bu kitap çocuğunuzla huzurlu bir farkındalık yolculuğuna çıkmanızı sağlayacak. Endişe, kaygı, korku gibi olumsuz duygularla baş edebilmesi için çocuklara rehberlik edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92900</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e5554ad-23e9-442e-b847-cb63b916ec65.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma Devlet Kabartmalarında Propaganda Ve Sanat</image:title>
            <image:caption>“Roma Devlet Kabartmalarında Propaganda ve ‘Sanat’’’ başlığını taşıyan bu kitapta, yapıldıkları dönemdeki orijinal halleri ile bize ulaşan kabartmalar üzerinden Roma devletinin propaganda gücü ele alınır. İdeolojik algı yönetimi; düşman (‘barbar’), düşmanın savaşlarda alt edilmesi ve zafer kavramları üzerinden kurgulanır ve böylelikle imparatorlar varlıklarını meşrulaştırır. Roma tarihsel kabartmalarıyla esas amaçlanan halk ile ‘iletişim kurmak’ ve propaganda yapmak olsa da tanrıları onurlandırmak önemli bir diğer hedefi oluşturur. İmparatorların tanrılar ile aynı sahnede bulunması, halkın gözünde onların da güvenilirliklerini ve saygınlıklarını arttırır. Böylelikle Romalılar’da ulus bilinci gelişir ve kazanılan savaşların, ele geçirilen toprakların ve tutsakların Roma ulusunu yücelttiği kanısı kendiliğinden oluşur. 

Bu kitap imparator Augustus’tan (İÖ 27-İS 14) Erken Hıristiyanlık Dönemi içinde yer alan I. Theodosius (İS 379-395) zamanının sonuna kadar olan dönemi kapsar. Ele alınan kabartmalarda imparatorların savaşları, zafer alayları, aileleri ve tanrılar ile birlikte geçitlerde veya kurban ritüellerinde yer almaları, halka seslenişleri, fakirlere yardım etmeleri gibi sahneler kronolojik bir sıralama dahilinde değerlendirilmektedir. Aynı zamanda bu sahnelerin izleyici üzerinde bıraktığı etkinin ve amaçlanan propagandanın yerini bulup bulmadığı irdelenir. Roma kabartmalarının en güçlü yanı, olayların heyecanını izleyiciye geçirebiliyor olmasında gizlidir. Anlatıma, doğru ışık-gölge etkileri ile perspektif (derinlik hissi) katmak suretiyle bir de boya eklendiğinde, kabartmaların o günkü izleyicisi gibi bu kitabın okuyucusu da adeta olayları birlikte yaşayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92901</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed711019-51cf-4e33-892f-ed8e742f02fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Ev</image:title>
            <image:caption>Geçmişten mutlu bir âna sığınacak olsanız hangisini seçerdiniz?

İspanyol sanatçı Paco Roca, 2020 Eisner Ödüllü grafik romanı Ev&apos;de çizgilerini bu kez aile ilişkileri üzerine konuşturuyor; babalarının ölümünün ardından yeniden bir araya gelen üç kardeşin geçmişle hesaplaşmalarını odağına alıyor.    
 
Sıradan bir ailenin pek de sıradan olmayan tarihini, yürekleri titretecek bir hikâye eşliğinde sunan kitap; zamanın ve yaşam koşullarının savurduğu hayatlara ayna tutuyor, insana dair “tanıdık” söylemlerde bulunuyor.
 
Sepya tonlardaki resimleriyle film tadında bir anlatı sergileyen Roca; geçmişin gölgelerine takılı kalan üç kardeşin hatıralarını canlandırıyor, dünyevî koşturmacalar yüzünden dünü unutup bugünü kaçıranların yitirdikleri hakkında düşündürüyor.   Bir ev asla yalnızca bir “ev” değildir. Evi yuva yapan, ailedir; sevgidir, emektir, birlikteliktir. Kendini bildi bileli çalışan Antonio için yaz tatillerini geçirdikleri o ev hiçbir zaman alelade bir çatı olmamıştır. Her taşının altında emeği bulunan, büyük özveriyle yoktan var ettiği evi, gelecek düşlerinin ve ebedî huzurunun en büyük teminatıdır. Evi, yeni kökler salmak için farklı yerlere göçen çocuklarını tekrardan bir araya toplayabilmek için yegâne dayanağıdır. Antonio hayata gözlerini yumana kadar da ev varlık nedenini sürdürür. Babalarının yasını dahi tutamayan José, Carla ve Vicente, bir yılın ardından satılığa çıkarma düşüncesiyle eve geri döner. Arkalarında bıraktıkları hayatlarına belki de ilk kez çocukluklarının gözünden bakma fırsatı bulan kardeşler için karar ânıdır. Oysa onları yıllar sonra buluşturan ev, belki de anne babalarının hayattayken kendilerine hissettirmeyi başaramadığı değerli bir duyguyu, aile olmanın önemini yeniden hatırlamalarını sağlayacaktır.   Ebeveyn kaybı, yas, anı, hafıza gibi konulara temas ederek aile ilişkilerindeki çıkmazlara eğilen Ev; acı tatlı kırgınlıkların ve anlaşmazlıkların yumağındaki üç kardeşin gözünden, tüyleri diken diken eden, gerçekçi bir anlatıya dönüşüyor. Kırışıklıklar&apos;dan tanıdığımız Paco Roca, dünya çapında övgü toplayan bu ödüllü grafik romanıyla yaşamlarımız boyunca unutamadığımız mutlu anılarımıza nostaljik bir selam gönderiyor; duvarları neyden örülürse örülsün adına ev denen yapının kişisel tarihimiz üzerinde oynadığı önemli rolü gözler önüne seriyor.   “Bugüne dek hep ileriye baktım. Bugünlerde ise ilk kez durup arkama bakıyorum. Kariyer peşinde koşturmaca, bana bir şekilde utandığım köklerimden bir kaçış gibi geliyor. Anlıyor musun?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92902</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10658b7f-a9b6-40c1-a932-f2e5c7246eaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı Ze - Akıntıdaki Yapraklar</image:title>
            <image:caption>Ayı Ze’nin başı sonbahar yapraklarıyla dertte! Mutfağında, kitaplarının arasında, caddelerde en çok da kafasının içinde... Her yerde yapraklar var. Peki, Ayı Ze bu yapraklardan nasıl kurtulacak?
Çocuklara kaygıyla ve olumsuz duygu durumlarıyla nasıl başa çıkabileceklerini anlatabileceğiniz sıcacık bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92903</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8bbaa40-5e63-43cc-8672-60bd2414f736.jpg</image:loc>
            <image:title>Che Guevara’nın Yaşam Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Marx’ın Avrupa’da dolaşan komünizm hayaleti gibi, Latin Amerika’nın ardından bütün dünyada ikonik bir hayalet dolaşıyor: Che Guevara hayaleti.
Che Guevara üzerine çalışan ve hem Guevara’nın kendi kitaplarını hem de hakkında yazılan kitapları çeviren Arjantinli yazar Lucía Álvarez de Toledo’nun titiz bir arşiv çalışması yaparak kaleme aldığı bu eser, Ernesto “Che” Guevara de la Serna’nın 39 yıllık yaşamını okurlarla buluşturuyor. Che Guevara’nın sermayenin emperyalizm ve kolonyalizm bağlamındaki tarihsel biçimi ile bu tarihsel sömürü biçimlerinin nasıl yeniden üretildiğine ilişkin düşünceleri, ABD emperyalizmi düşmanlığı, bürokratizm karşıtlığı ve bu sebepten ötürü Sovyetler Birliği ile yaşadığı anlaşmazlık, Çin ile Küba arasında oynadığı rol de yine ayrıntılarıyla dikkat çekilen hususlardan bazıları. Elinizdeki kitap, Che Guevara hakkında yazılmış en kapsamlı çalışmalardan biri olmakla kalmıyor, Latin Amerika’daki mücadele tarihine ilgi duyan okurlara da detaylı bir kaynakça sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92904</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea2e0287-54d4-46cf-84b3-7f1fbf6eaa73.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk İngilizce Sözcükler Çıkartma Kitabım</image:title>
            <image:caption>İlk İngilizce Sözcükler Çıkartma Kitabım 
İçinde 250’den fazla çıkartma bulunan bu harika kitapla İngilizce öğrenmek çok kolay!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92905</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dd4d1ca-1443-4e00-b4f6-a2947314cabb.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçmasına İzin Ver</image:title>
            <image:caption>Taliban&apos;ın suikast girişiminden kurtulan, günümüzün en etkili kadın aktivistlerinden Nobel Barış Ödüllü Malala’nın babası tarafından yazılmış samimi bir aile portresi
“Bana yalnızca bir kişiye yardım etsem bile bunun küçük bir katkı olduğunu düşünmemem gerektiğini öğretti. (...) Bana bir gelecek verdi, sesimi verdi ve uçmama izin verdi!”
• Malala Yusufzay
Uçmasına İzin Ver, Ziyaüddin Yusufzay’ın Şangla
şehrinde yaşayan küçük bir oğlandan gelenekleri bozan ve feminizmin birçok yönü olduğunu kanıtlayan bir babaya dönüşümünün ilham verici hikâyesi.
Yıllar sonra geçmişine eleştirel bir gözle bakan Ziyaüddin
Yusufzay, Mingora’nın Talibanlaşmasından önceki hayatı
detaylarıyla gözler önüne seriyor. Oğulları Huşal ve Atal Han’ın özgürce uçurtma uçurduğu zamanlardan Birleşik Krallık’ta her şeye yeniden başlamak zorunda kaldıkları günlere kadar tüm yaşadıklarını mizahi ve samimi bir dille anlatıyor.
Okudukça Ziyaüddin ve eşi Tor Pakai’nin, çocuklarını güçlü bireyler hâline getirmeyi uman ebeveynler için benzersiz birer örnek olduğunu fark edeceksiniz. Ziyaüddin Yusufzay’ın çocuklarından öğrendiklerini tüm dünyaya yaymayı umarak kaleme aldığı Uçmasına İzin Ver, çocuk yetiştiren herkesin yüreğine dokunacak bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92907</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/764545b6-f1dd-41e9-a7f0-8a4588cae9ab.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Renkler Çıkartma Kitabım</image:title>
            <image:caption>İlk Renkler Çıkartma Kitabım 
  İçinde 250’den fazla çıkartma bulunan bu harika kitapla renkleri öğrenmek çok kolay!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92908</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeed5b83-c24f-4975-be2b-e9184664461a.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgar, Bulut ve Kızılkuyruk 3</image:title>
            <image:caption>“Rüzgâr ve Bulut” kitabıyla başlayan Rüzgâr’ın hayatı keşfetme macerası devam ediyor. Rüzgâr bir yandan çevre köylerle yapılacak bir basketbol turnuvası düzenliyor bir yandan da Bulut’la birlikte kurt yavrusu Kızılkuyruk’u hayatta tutmaya çalışıyor. Rüzgâr’ın hayatı keşfetmeye dair sorularına cevap arayışları bu kitapta da devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92909</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3a452f4-cc68-43f9-bfc2-02606b202475.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrılık Üzüntülerin Annesidir</image:title>
            <image:caption>“Gönlünle bakarsan, her yanında ayrılığın hüznünü görürüsün, hüzünden yapılmıştır yeryüzü...”
Dünyaya düştüğü günden beri gözünün yaşı durmaz insanın. Ayrılık, dünyada başımıza gelmiş gelecek diğer tüm üzüntülerin mayasını çalan bir anneye benzer... Bu kitap; kalp atışlarının arasında, öykülerin loş ve buğulu girintilerinden, ayrılık-ölüm-anlam ufuklarına bakarken gözleri kamaşan kelimelerle yazıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92910</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af699ecd-927f-4da5-bc25-b2c20d25803c.jpg</image:loc>
            <image:title>Fotoğrafın Ötesi</image:title>
            <image:caption>İnsan zamanla ve mekânla sınırlıdır. Bunun farkında olduğu için de aklı / kalbi / ruhu ile sonsuzlaşmaya, zamanı ve mekânı aşmaya çalışır. Aslında onun telaşı, içinde yaşadığı dünyada kalıcı olmak isteyişinde değil, bir an önce içinde bulunduğu geçicilikten kurtulma telaşıdır. Ancak bu durumu ölümsüzlük arayışı olarak niteleyip bu dünyayla muallel kılmaya çalışanlar da yok değildir. İnsan geçiciliği ve sonsuzluğu evvela kendinde bilir. Bundan dolayı da dünyadaki ameli bu geçicilik ve sonsuzluk arasında gider gelir. Geçiciliği unuttuğunda sonsuzluğu dünyaya taşımak isterken, sonsuzluğu unuttuğunda da geçiciliği sonsuzluk yapmaya çalışır. İnsan kendi yaşadığı zaman dilimini mutlaklaştırmaya meyillidir. Kendinden öncesi ve sonrası yokmuş gibi yaşar. Sonsuzluk ve geçicilikle ilgili açmazı da buradan kaynaklanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92911</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86da2236-ea66-4400-b96a-a38f8054a72d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelimelerin Seyir Defteri</image:title>
            <image:caption>Büyük ve zengin muhtevalı sözlükleri kamus, okyanus olarak adlandıran bir geleneğe sahibiz. İki kelime de eş mânalı, yani “sinonim”. Okyanus “büyük deniz”, “dünya karasını çevreleyen su kütlesi” demek; muhit ve kamus da aynı anlamda. Sözlükler böyle adlandırılınca kelimeleri de bu uçsuz bucaksız denizde seyreden gemilere benzetmek yanlış olmaz. Kelimeler, dilin engin denizinde sürekli hareket hâlindeler. Bazıları bir zaman bir limana demirlese de bir gün hiç beklenmedik bir şekilde sefere çıkabilir. Unutulmuş sanılan bir kelime birden hayat bulur ve belki de bu ikinci veya kaçıncı olduğunu bilmediğimiz yeni seyrinde daha yaygın bir kullanılışla dile mal olur...
Dille, sözlüklerle, kelimelerle uğraşanlar kelimelerin tarih içindeki seyri konusunda az çok fikir sahibi olurlar. Diller de denizler gibi durağan değildir. Sürekli bir dalgalanma, hareket denizlerin belki de mümeyyiz vasfıdır / belirtici özelliğidir. Durgun sanılan denizin bile hareket hâlinde olduğunu söylemek yanlış olmaz. Ve deniz habire yeni su kaynaklarıyla beslenir.
Kelimelerin engin dil denizindeki seyri elbette merak konusudur. Bugünün insanı günlük hayatta kullanılan bir kelimenin tarih içinde farklı anlamları olabileceğini pek düşünmez. İşte bu değişik anlamları merak etmeye başladığımız andan itibaren o durgun denizin hareket hâlinde olduğunu fark ederiz. Kelimelerin takip ettiği seyir aslında bizim kültür tarihimizin, medeniyet tarihimizin değişimini ve gelişimini anlamamıza, açıklamamıza yardımcı olur.
Uzun yıllar dil üzerine yoğunlaşan, tâbiri caizse ömrünü dil dâvasına adayan, yaptığı çalışmalarla bu hayati konuya sürekli dikkat çeken D. Mehmet Doğan, Kelimelerin Seyir Defteri’nde hepimizi dilimiz üzerinde düşünmeye dâvet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92912</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a90f17eb-01e4-4dc4-b7e2-f1cfcbbd847e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kılıcın ve Kalemin Sultanları</image:title>
            <image:caption>Londra’da icra edilen The Turks (Türkler) adlı bir sergi olmuştu. Serginin hazırlıkları için gelen İngiliz yöneticiye bir akşam yemeği verdik. İngiliz yönetici benim akademisyen kökenli oluşuma vurguyla; sultan şairlerle ilgili bir çalışmanız olduğunu okudum, bunu tam anlayamadım izah eder misiniz, dedi. Ben de, Osmanlı hanedanının güzel sanatlara ilgisini, özellikle de şiire yönelik eserlerini anlattım. Anlayamadı. Benim tekrarım üzerine; ne yani siz şimdi bana Kanuni Sultan Süleyman’ın kendi döneminde işi sadece şairlik olan kişilerle yarışacak düzeyde şiirler yazdığını ve bunların bir kitap olabilecek çapta olduğunu mu söylüyorsunuz, dedi. Ben de; evet, durum tam da böyledir, dedim. Sonrasında toplantı boyunca sadece bu konu konuşuldu ve bunu niye dünya bilmiyor sorusuna tekrar tekrar maruz kaldım.”
Elinizdeki kitap birer şair olan padişahların, şehzadelerin, hanım sultanların fetihlerini, isyanlarını, acılarını, sevgilerini, kaderlerini ve kederlerini yansıtıyor. Önce biz bilelim ki, dünyaya da anlatabilelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92913</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa5bbaa5-e7b2-4df2-a23b-1ec4694be9eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Halk Müziğinin Seyyar Radyosu Aşık Veysel</image:title>
            <image:caption>Âşık Veysel “iki kapılı handa”, “bir dakka miktarınca” yaşadığı ömrünü sazıyla ve sesiyle ebedileştirmiş müstesna bir ozandır. O, Şarkışla’dan dünyaya yükselen bir çığlıktır. Türkü seven ve türkü dinleyen herkesin kulağına bu çığlık mutlaka çalınmıştır. Veysel’in hayatın içinden devşirdiği sade ve gösterişsiz türküler, onun aşk ve merhamet kokan buğulu sesiyle havalanmıştır. Veysel’in şiirlerinde dile getirdiği düşünceler ve sazına aktardığı duygular, Türkiye ortalamasıdır dense yeridir. Bu bakımdan şimdiye kadar farklı meşrep ve eğilimlerden onlarca araştırmacı Veysel hakkında çok şey yazmış, söylemiştir. Veysel hakkında söz söyleyen herkes, bir eksik söylemiş. Bazen eğri söyleyenler de olmuş. Doğrusu Veysel’i anlatmanın ve yazmanın bir sınırı yok. En iyisi, Halk Müziğinin Seyyar Radyosu Âşık Veysel’i herkesin ondan dinlemesidir.
Âşık Veysel’i daha yakından tanımak isteyenler için bu kitap bir kılavuz niteliğindedir.
Prof. Dr. Muhsin Macit</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92914</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe36cce9-0dfb-4590-a4dc-0427670c41e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Erzurumlu Emrah</image:title>
            <image:caption>Erzurumlu Emrah, sanatıyla bu çağı da etkilemiş en önemli ozanlarımızdan biridir. Çıraklar yetiştirmiş; sesi, sözü ve sazıyla kendine has üslubunu günümüze kadar ulaştırmış; aynı zamanda kendi adıyla anılan bir ekolün, Emrah kolunun kurucusu olmuştur. Erzurumlu Emrah, tarikat şairi olduğu kadar yüksek zümre edebiyatının da şairidir. Halk şiirinin Âşıklık geleneği içinde yer alan Emrah, bu özelliğinin yanına Klasik şiir geleneğini de ekleyerek divan tertip edecek seviyede bu şiiri de özümsemiş ender şairlerimizden biridir. Kısaca, sesi sesimiz, sözü sözümüz, türküsü türkümüzdür. Elinizdeki kitapta, bu seçkin şairin; hayatı, eserleri ve sanatı günümüz okuruyla buluşturulmakta; okur, Erzurumlu Emrah’ın anlam dünyasına doğru bir yolculuğa çıkarılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92915</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/930a27a6-316a-4390-829e-4b5bb5699c75.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kuzey Macerası(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Jack London’ın 1900 yılında yayımladığı Kurdun Oğlu adlı derlemenin içinde yer alan Bir Kuzey Macerası,  Homeros’un Odysseia destanını  andıran, zorlu engellerle dolu, çetin ve “dönüştürücü” bir yolculuğun hikâyesidir. Aleut adalarındaki Akatan’da yaşayan kabile reisi Naass, evlendiği gün karısı Unga’yı denizden çıkıp gelen sarı saçlıbeyaz bir adama kaptırır. İki metreyi aşan boyuyla bir devi andıran, “tanrıların dünyanın ilk dönemlerindeki erkekleri örnek alarak kalıba döktükleri” bu adam, Unga’yı sırtına vurduğu gibi gemisine atlayıp oradan uzaklaşmıştır. Naass intikamını almak üzere azılı düşmanının peşinden yollara düşer. Dünyayı dolaşıp bilgi ve görgüsünü artıracağı, macera dolu yıllar  beklemektedir onu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92916</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/208b9788-291e-4f89-83c4-49b2a6f76298.jpg</image:loc>
            <image:title>Mecburiyet(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Savaş karşıtı görüşleriyle tanınan Zweig I. Dünya Savaşı boyunca bu görüşlerini yaymayı kendine misyon edinmişti. Avrupalı ve “dünya vatandaşı” kimliğine büyük değer veren yazar, yapıtlarında savaşın yıkıma uğrattığı “eski dünya”nın değerlerinin kayboluşunu büyük ölçüde dert edinmiştir. Mecburiyet ’in ana karakteri ressam Ferdinand da savaş sırasında askere alınmamak için İsviçre’ye kaçmıştır. Bir gün askerliğe elverişliliğinin tespiti için konsolosluğa davet edildiğinde, karısının şiddet karşıtı duruşuna ihanet etmemesi yolundaki telkinlerine karşın kendini gitmek zorunda hisseder. Görev duygusu, savaş karşıtı düşünceleri ve karısına duyduğu sevgi arasında sıkışıp kalmıştır. Ferdinand her ne kadar “insanlığın ötesinde bir vatanı” olmasa da, “yirmi milyon insanı boğan o zinciri” kıramayacağını düşünür...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92917</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6463e60a-0783-498d-b19b-acd22e7161e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk-ı Memnu(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Aşk-ı Memnu yirminci yüzyıl başında İstanbul’da, Batılı yaşam tarzını benimsemiş bir toplum katında geçen gönül macerasını konu edinir. Her bir karakterin özel bir hayat yaşaması romanın başlıca özelliği sayılır. Öte yandan bunlar tarihimizde bir dönüm noktası olan Batı’ya açılışın insanlarıdır, ama ne kadar Chopin çalsalar, Alexandre Dumas okusalar, redingot giyseler de düşünce ve duyarlıklarıyla bizim insanlarımızdır. 
Halit Ziya Uşaklıgil (1867-1945) Tanınmış Uşakizade Ailesinin üyesi olarak çocukluğu İstanbul’da, ilk gençliği İzmir’de geçti. Eski tarzda Arapça ve Farsça öğrenim gördü. Aydın görüşlü babası Hacı Halil Efendi’nin elinden düşürmediği Hafız-ı Şirazî’nin Divan’ı ile Mevlânâ’nın Mesnevi’siyle yetişti. İstanbul’da yaşadığı yıllarda, Gedikpaşa’da Güllü Agop’un oyunlarını izleme fırsatı buldu. Özel Fransızca dersleri aldı. Yazı hayatı Avusturyalı Katolik rahiplerin yönettiği Mechitariste’de okurken başladı. On beşinde ilk yazısı yayımlandı. İzmir’de tanınan, Fransız edebiyatçı Auguste de Jaba onu Mechitariste’ye hazırlarken bir de roman çevirtti. Okuldan ayrıldığında ilk işi şair Tevfik Nevzat’la Nevruz adlı bir dergi çıkarmak oldu (1884). Ardından Hizmet gazetesini yayımladı. İzmir Rüştiyesi’nde Fransızca öğretmenliği, Osmanlı Bankası’nda çevirmenlik yaptı. 1893’te İstanbul’daki Reji İdaresi’nde başkâtipliğe ve II. Meşrutiyet’in ilanıyla reji komiserliğine getirildi. 1909’da İttihat ve Terakki’nin önerisiyle V. Mehmed’in mabeyn başkâtipliğine atandı. Darülfünun’da Batı edebiyatı ve estetik dersleri verdi. Siyasal görevlerle Fransa, Almanya ve Romanya’ya gitti. Bu yoğun çalışma hayatının içinde yazarlığını da ilerletti. 1896’da Edebiyat-ı Cedide topluluğuna katılıp Servet-i Fünun’da kendisine büyük ün kazandıran romanlarını tefrika etmeye başladı. İlk büyük romanı Mai ve Siyah yayımlandığında büyük ses getirdi. Aşk-ı Memnu, Kırık Hayatlar ve pek çok hikâyesi peş peşe geldi. 1901’de yazarlığı bıraktığını duyursa da II. Meşrutiyet’ten sonra yazmaya devam etti, ancak bu dönem yazdıklarını 1923’e kadar ortaya çıkarmadı. İlk romancılarımız Namık Kemal ve Ahmet Mithat olarak anılsa da edebiyatımız Halit Ziya ile çağdaş romanın gerçek örneklerine kavuşur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92918</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/978a46d5-8f16-47c6-bbc1-b13196a32c58.jpg</image:loc>
            <image:title>Amok Koşucusu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Amok Koşucusu doktor olarak yardıma ihtiyaç duyan bir insana el uzatmanın vicdani yükümlülüğüyle kendi karmaşık duyguları arasında sıkışıp kalan bir adamın hikâyesidir. Hollanda Doğu Hint Adaları’nda görev yapan bir doktor, dara düşüp kendisine başvuran çok zengin bir kadının “yardım” talebini geri çevirir. Zira kadının mağrur ve hesapçı tavrı karşısında büyük bir öfkeye kapılmış, gururuna yenik düşmüştür. Ancak söz konusu olan insan hayatıdır. Kısa süre içinde pişmanlığın pençesine düşer. Kadına yardım etmeyi saplantı haline getiren doktor, Malezya halkında rastlanan bir nevi öldürücü delilik olan hummanın, amokun etkisi altına girer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92919</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d6bd419-36e1-4e93-9f21-930171d52196.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşli Perçem</image:title>
            <image:caption>Muhit Kitap kütüphanesi gün geçtikçe büyüyor.
Mehmet Aycı, yeni kitabında şiirinin duru lirizmini sürdürüyor. Güneşli Perçem kimi yerde hayatın saklı güzelliklerine işaret ederken bazense bize hayatın yalnız acı çekerek anlaşılabileceğini söylüyor.
Üzülünce iyileşen yaralar vardır
Sonra anlarsın bunu, şimdilik büyü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92920</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21c0fd43-fd2b-4039-bdba-365d5c8efa7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Birey Sorunsalından Solun Melankolisine Psikanalizin Marksizmle Yoldaşlığı</image:title>
            <image:caption>&apos;Ve­ri­li kendi ile başı hoş ol­ma­ya­nın hoş­nut­suz­lu­ğu­nu so­run­sal­laş­tı­rıp ken­di­ni kuran ha­ki­ka­te doğru yol alma ça­ba­sı&apos; ola­rak ta­nım­la­mış­tım, psi­ka­na­li­zi -Fre­ud&apos;un Psi­ka­na­li­zi&apos;ni ka­pa­tır­ken. Mev­cu­da iz dü­şü­ren na­mev­cu­dun, bir­ta­kım ema­re­ler­le ken­di­ni gös­te­ren o ha­ya­le­tin, bi­lin­ce mu­sal­lat olan te­kin­si­zin pe­şi­ne dü­şü­len; ku­ru­lu­şun &apos;maddi ta­rih­sel­li­ği&apos; için­den yol alıp şim­di­nin -&quot;va­ro­luş­sal özerk­lik&quot;e hür­met ve he­ves­le- ye­ni­den inşa edil­di­ği bir ya­ra­tı­cı edim ola­rak. Bu ki­tap­ta ise, kav­ruk otlar mi­sa­li tu­tu­şan sev­da­mız­dan, kı­rı­lan ha­yal­le­ri­miz­den, ya­şa­nan­da uç veren me­lan­ko­li­miz­den ha­re­ket­le te­kin­siz(liğ)in pe­şi­ne düşüp ku­ru­cu ha­ki­ka­ti­mi­ze doğru yol al­ma­ya ça­lış­tım. &quot;Ko­mü­nist arzu&quot;nun -bir an­lam­da, &apos;Genç Marx&apos;ın&apos;- ne­re­de/nasıl bas­tı­rıl­dı­ğı­nı an­la­ma­ya. Ma­lu­li­ye­ti­miz­le tımar olup ko­mü­nist ar­zu­yu ayak­lan­dır­ma­ya. De­mok­ra­tik, eşit­lik­çi ve özgür yeni bir dün­ya­nın ku­ru­lu­şu umu­du­nu; inanç, iç­ten­lik ve tut­kuy­la ken­di­ni ger­çek­leş­tir­me ce­sa­re­ti­ni can­lan­dır­ma­ya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92921</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72a268ee-0e15-4559-a247-0980fed5a6fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayın On Dördü Gibi</image:title>
            <image:caption>“Önce bakışınızı değiştirmelisiniz; eğri büğrü, çirkin ve sevimsiz şeyleri güzel görmeyi öğrenmelisiniz.”

İnsanlar her şeyi görmek istedikleri gibi mi görürler? Kusur sandığımız özellikler aslında bizi “biz” yapan şeyler midir? Bakmak ile görmek arasındaki fark nedir?“Güzellik” nedir?

Dış görünüşün bir saplantı haline geldiği günümüzde, insanı “güzel” kılan etkenleri yeniden sorguluyor “Ayın On Dördü Gibi”.

İran’ın dünyaca ünlü yazarı Houshang Moradi Kermani, çocuklara ve gençlere güzelliğin gerçek anlamını etkileyici bir öyküyle anlatıyor. Çevremizdeki olaylara, insanlara, nesnelere bakış açımızın ne kadar önemli olduğunu karikatürlerle vurguluyor.

Çocuk ve genç edebiyatının ödüllü ismi Kermani güzelliğe, hoşgörüye, umuda “bakış”ımızı değiştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92922</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00ca52ac-fbe0-4ce3-80d8-5a1ed0631d95.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunan Dini Düşüncesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın amacı Homeros’tan Aristoteles’e kadar Yunanların dünya, tanrılar, tanrıların insanla ilişkileri, ruhun doğası ve kaderi ve insan yaşamının önemine dair ne düşündüklerini okurun kendi gözleriyle görmesini sağlamaktır. Kitap Yunan yazarlardan mümkün olduğunca önyargısız bir şekilde seçilmiş ve bir çevirinin sahip olabileceği kadar sadakatle çevrilmiş alıntıların bir derlemesidir. Böylece Yunanların o dönemdeki gerçek düşüncesini daha sonraki çağlarda ona atfedilen tüm yorumlardan tecrit etme erdemine sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92923</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdffd8c3-56da-4f14-aea5-12bcb836f8c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Silahşörler</image:title>
            <image:caption>Dartanyan, bir silahşör olabilmek için köyünden ayrılıp Paris&apos;e gider. Fakat şövalyelerin başı olan Mösyö Treville ona şövalye olmak için henüz hazır olmadığını, bunun için önce koruma birliğinde iki yıl çalışması gerektiğini söyler. Dartanyan diğer şövalyelerin maharetlerini görünce Mösyö Treville&apos;e hak verir ve bir şövalye olabilmek için her fırsatta yiğitlik sergilemeye çalışır. 

Bu uğurda hiçbir mücadeleden kaçınmaz ve maceradan maceraya atılır. Fakat hiçbir zaman yalnız değildir, zira kendine kısa sürede Atos, Portos ve Aramis adında, üçü de gözü pek birer silahşör olan, üç can dostu edinmiştir.       Dartanyan ve üç silahşörler, kendilerini kirli saray entrikalarının şekillendirdiği bir dizi maceranın içinde bulurlar. Fakat dostlukları, sadakatleri ve azimleri sayesinde her zorluğun üstesinden gelmeyi başarırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92924</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d7c1689-9764-498c-9c52-89de607d62ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzellik ve Aşkın Şairi Şeyh Galip</image:title>
            <image:caption>Şeyh Galip için, “Klasik şiirin doruğu, modern şiirimizin başlangıcı” denir. Geleneksel şiirimizin onunla zirveye ulaştığını söylemek de mümkün. Şeyh Galip; eskimeyen yeni, yeninin de ilkidir. Gerek irfan düzeyinde gerek estetik düzeyde zirveden ilham almak isteyenler onun şiirine müracaat etmektedir. Divan şiiri onunla yenilenmiş, onun oluşturduğu yeni, sonraki bütün yenilerin kaynağı olmuştur.
Nazım Hikmet’in tercüme ettiği Şeyh Galip şiirini defalarca dinleyen Mayakovski, “Bizim ulaşmak için çırpınıp durduğumuz şiir idealine meğer sizin eski şairleriniz çoktan ermişler.” demekten kendini alamaz.
Böylesine içli bir sesin hayatını, şiirlerini ve zirve eseri Hüsn ü Aşk’ı günümüz okuru için kaleme alan Doç. Dr. Recep Demir şairin dünyasını bugünle, bugünü de şairin dünyasıyla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92925</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7ef8bfa-f876-44ef-8946-09bdcec62ca1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dönemin Tanığı</image:title>
            <image:caption>“… Sabaha karşı gizlice eşeği ahırdan çıkartarak takılmıştı kasabaya giden bir-iki köylünün arkasına. Ailesi okumasını istemiyordu. Sınav yola çıktığı günün ertesi günüydü. Her elini kolunu sallayanın gelince sınava girebileceğini sanacak kadar çocuk yaştaydı. Hafik kazasına vardıklarında bir dizi sürpriz beklemekteydi onu. Başvuru dönemi geçmişti. Nüfus cüzdanını sordular; yoktu. Hafik ilköğretim Müdürü Gaffar Beyin yanına gitti. Gaffar Bey başvuru döneminin geçtiğini ama babasının gelmesi halinde ona bir şans verebileceğini söylemişti. Dilinin vardığınca derdini anlattı Gaffar Beye. Çocuğun çaresizliği ve tutku derecesindeki okuma isteği Gaffar Beyi derinden etkilemişti. Bir not yazıp Aziz’i Hafik Kaymakamına gönderdi. Hafik kaymakamı konuya vakıf olunca, nüfus cüzdanını çıkarttırması için nüfus memuruna gönderdi Aziz’i. Nüfus memuru yanından velisi olmadığı gerekçesiyle onu geri çevirmişti. Aziz vaz geçmek niyetinde değildi. Tekrar Kaymakama çıktı. Kaymakam Aziz’in yanına bir görevli vererek tekrar onu nüfus memuruna göndermişti. Beraber, köyden birlikte geldikleri köylülerden birini kasabadan bulup, şahit olarak yanlarına alarak nüfus memurunu ikna etmiş ve nüfus cüzdanını çıkarttırtmışlardı. Nüfus cüzdanı tamamdı artık. Ertesi gün büyük bir heyecanla yazılı sınava girmiş ve başarıyla Pamukpınar Köy Enstitüsünde oluma hakkını kazanmıştı …”
Bu kitap köy enstitüleri uygulaması sayesinde okuyabilen ve üst düzey bürokraside görevler üstlenen bir köy çocuğunun hayatı üzerinden yakın dönem Cumhuriyet Tarihine ışık tutmak amacıyla kaleme alınmıştır.
Gülen Elmas Arslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92926</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd3f6819-6749-4ec2-8816-6c7c9f3c05a3.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam&apos;ın Doğuşunda Muhammed ve İnananlar</image:title>
            <image:caption>Bu eserde İslam dininin oluşum süreci, yaygın olarak kabul görmüş olan geleneksel indirgemeci ve idealleştirici anlatılara meydan okuyan bir tarzda ele alınmaktadır. Burada yer verilen tezlerde, Hz. Muhammed apayrı ve özgün bir dinin kurucusu olarak değil, tevhit inancına bağlı herkesi bir araya getiren ekümenik, kapsayıcı bir hareketin, “İnananlar Hareketi”nin lideri olarak sunulurken dışlayıcı bir kimlik olarak Müslümanlığın, tarihsel süreç içinde nasıl şekillendiğine dair kayda değer bir perspektif ileri sürülür. Fred M. Donner, bu çalışmasında, İslam’ın oluşum dönemindeki birçok tarihsel veriyi teolojik kaygılara dayanan veya maddi koşullara aşırı önem atfederek manevi motivasyonu göz ardı eden yaklaşımlarla anlamlandırmak yerine, başlıca tarihsel kaynak olarak her şeyden önce Kur’an’a başvurmakta ve klasik döneme ait kaynakları da eleştiriye tâbi tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92927</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15312705-e85c-4c4a-9756-5c8ab82f6f50.jpg</image:loc>
            <image:title>İşletmecilikte Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>Çevrenin ve teknolojinin hızla değiştiği günümüzde, işletmeler bu dönüşüme ayak uydurabilmek için kendilerini dönüştürmekte ve hızla dijitalleştirmektedir. Geleneksel iş yapma usulleri ve bakış açıları yerini yeni dünya düzeni ve kurallarına uygun yeni yöntemlere bırakmıştır. Baş döndürücü teknolojik gelişmeler, bireylerin, yöneticilerin ve işletme sahiplerinin bakış açılarını, işletmelerin işleyişlerini ve piyasa yapılarını da değiştirmiştir. Bu doğrultuda, elinizdeki kitabın amacı, öğrenci, yönetici, girişimci, akademisyen ve konuyla ilgilenenlerin, işletmecilikteki bu dönüşümü anlayabilmesi ve farklı bakış açıları geliştirebilmesine yardımcı olmaktadır. Kitap, finansman, üretim yönetimi, muhasebe, denetim, pazarlama, yönetim ve organizasyon gibi işlemecilik alanındaki güncel bölümlerden oluşmaktadır. Çalışmada emeği geçen tüm akademisyenlere teşekkür ederiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92928</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/213d2994-d0fb-4cff-a089-53e168959c55.jpg</image:loc>
            <image:title>Soğuk Savaş Dönemi Türkiye&apos;sinde Antikomünizm ve Antiemperyalizm Algısı</image:title>
            <image:caption>Soğuk Savaş, İkinci Dünya Savaşından sonra ABD ve SSCB arasında başladı. Her ne kadar İkinci Dünya Savaşında aynı blokta yer alsalar da aslında kapitalist ABD ile komünist SSCB’nin politik ve ekonomik sistemleri birbirine zıttı. Dünya Hâkimiyeti için kendilerine müttefik bulmak isteyen bu iki farklı ideoloji, silahlardan ziyade daha çok siyasi ve ekonomik yönden propagandayla nüfuzlarını arttırmayı tercih etti. Kapitalist bir devletin özellikleri arasında serbest pazar ekonomisi ve parlamenter demokrasi vardı. Hükümetler serbest ve açık seçimlerle, ”demokratik” olarak seçilme imkânına sahipti. Genellikle ifade özgürlüğüne değer verilirken, ekonomi büyük ölçüde devlet kontrolünden uzaktı. Buna karşılık, bir “komünist” devlet olan SSCB merkezden yönetilirken; ekonominin ve toplumun kontrolü kesinlikle Komünist Parti önderliğindeki Hükümetin elindeydi. Yani en azından dönem boyunca yapılan propagandalar bu şekildeydi. Peki, iki farklı özelliğe sahip devletin başı seçtiği ve neredeyse dünyadaki hiçbir devletin kaçınamadığı bu süreçte Türkiye’nin seçimlerine etki eden unsur neydi: ekonomi mi politika mı güvenlik mi yoksa kültür mü? Türkiye’de Soğuk Savaş boyunca yaşanan tartışmaları ya da seçimleri ne derecede gerçekten ideolojiler belirledi? Elinizdeki kitap bu sorulara yanıt vermek için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92929</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8206b82d-682c-4043-b9b0-2dc8d7cbfd51.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Pan</image:title>
            <image:caption>Dadılarının bir anlık ihmalkârlığı sonucunda bebek arabalarından düşen çocuklara ne olur? Eğer bulunamazlarsa onları Peter Pan alır ve Var Olmayan Ülke&apos;ye götürür. Bu adada tüm çocukların hayal ettiği her şey vardır; Kızılderililer, korsanlar, periler, deniz- kızları ve daha neler neler. Kayıp Alanların lideri ve koruyucusu olan Peter Pan, adada kalan her çocuğun istediği her şeyi sağlar ama tek bir eksiklikleri vardır, anneleri yoktur ve çocukların en büyük hayali onlara annelik yapacak bir kızın adaya gelmesidir. Bir aksam Peter Pan, Wendy ve kardeşleri John ve Michael&apos;ın kaldığı odaya gelir ve hiçbir zaman büyümeyen ve büyümek istemeyen Peter, üç kardeşi alıp Var Olmayan Ülke&apos;ye uçarak gideceklerini söyler ve tüm macera işte bundan sonra başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92930</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9461c76f-512f-40c1-b4a5-6c1751e1a452.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne 6 – Ingleside</image:title>
            <image:caption>“Şükürler olsun ki hayallerimizde ekonomik olmamıza gerek yok.” 
 
Kimsenin  gelişini çılgınca bir sevinçle karşılamadığı Gilbert’ın halası Mary Maria,  Anne ve Gilbert’in beş çocuklu ve oldukça koşuşturmalı hayatına misafir olur. “Hoş geldiniz efendim!” 
Çocukların büyüme yolculuğunda, Anne’in anlayışlı ve sevecen yardımcısı Susan sayesinde atlattığı annelik stresine bir de sivri dilli Mary Maria da eklenince işler hiç de kolaylaşmayacaktır. Üstelik, Anne’in bir derdi daha vardır: Büyük aşkı Gilbert’ın onu eskisi kadar sevmediğinden şüpheniyordur! Evet biraz daha yaşlı olabilir ama yine de ilk günkü heyecanını, hayalperestliğini ve güzelliğini koruyan Anne, sevgili kocasını kendisine yeniden âşık etmeye hazırdır! Anne’in kalabalık ailesi, burnu havada misafiri ve kafasına konuşlanan endişeleriyle Ingleside’da işler iyice karışıyor! 
Uçuk, kaçık ve bir o kadar hayalperest Blythe ailesinin; neşe ve macera dolu hayatının çatlak bir misafirle taçlandığı Yeşilin Kızı Anne serisinin altıncı kitabı Ingleside’a  konuk olup bu maceraya siz de ortak olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92931</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ede7b04-0e3a-4ef1-96c9-d1b16baedfac.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne 8 – Rilla</image:title>
            <image:caption>Bir an bile şüphe duyma, Rilla. Çünkü sadece yaşayanlar değil, ölüler de bizimle savaşıyor. 
 Böyle bir ordu yenilemez.” 
 
Yeşilin Kızı Anne serisi sona eriyor! Anne ve Gilbert’ın çocukları büyümüş ve küçük kızları Rilla artık gençliğe adım atmıştır. Genç ve yakışıklı Kenneth Ford’da ilk aşkı henüz tatmaya başlayan Rilla için işler sarpa sarar. Neşe ve huzurun eksik olmadığı kasabalarına uğrayan I. Dünya Savaşı Blythe ailesini özellikle de Rilla’yı zorlu bir sürecin eşiğine getirir. Anne ve Gilbert’ı zor günler beklemektedir. Kasabadaki tüm gençlerin, Rilla’nın kardeşlerinin ve ilk aşkının savaşa gitmesiyle geride kalanlar, cephedekilere yardım etmek için çok çalışırlar. Savaşın getirdiği mücadele ve ailenin bir arada kalma mücadelesinin yanı sıra ilk gençliğinin en güzel zamanlarında savaşın  getirdiği derin hüzünle baş başa bırakılanların hikâyesini okuyacaksınız. Adını Anne’in biricik Marilla’sından alan Rilla’nın hikâyesi bu:Buruk ve bir o kadar neşeli… 
Yeşilin Kızı Anne serisine veda ederken savaşın ortasında kalan Rilla Blythe’ın büyüme yolculuğuna tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92932</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0246709-12d3-4b7d-9053-270af40ef9b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne 7 – Gökkuşağı Vadisi</image:title>
            <image:caption>“Hayatımızın bittiğini düşünmek asla doğru değildir. Hikâyemizi bitirdiğimizi sandığımız anda kader yeni bir sayfa çevirebilir ve bize başka bir bölüm daha gösterebilir.” 
 
Evliliklerinde on beş yılı deviren Anne ve Gilbert Blythe, Avonlea’da büyükanneleri Marilla tarafından şımartılan altı haşarı çocuğuyla St. Glen Mary kasabasına döndüklerinde kendilerini bekleyen büyük bir sürpriz vardır. Kasabanın yeni sakini Rahip John Knox Meredith ve beraberinde getirdiği çocukları Una, Jerry, Faith ve Carl! Babalarının dalgınlığından faydalanan bu afacanlar kasabanın diğer çocuklarıyla da birleşerek el birliğiyle St. Glen Mary’de büyük olayların fitilini ateşleyecek ve kasabanın altını üstüne getireceklerdir. 
Büyük olayların ve maceraların karargâhı konumunda olan Gökkuşağı Vadisi, bir grup çocuğun kasaba halkına yaşattığı komik bir o kadar da eğlenceli hikâyenin yetimhanede yaşayan Mary ismindeki kızla tanışmalarıyla hüzünlü bir havaya bürünür. Böylelikle Gökkuşağı Vadisi büyük dostlukların filizlendiği bir yer hâline gelir. 
Afacan, hesapsız ve bir o kadar uçarı Meredith ve Blythe ailesinin çocukları, Mary’i yetimhaneden kaçırma planlarıyla Gökkuşağı Vadisi’ni epey hareketlendirecek gibi duruyor, ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92933</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eaab596d-86d1-421b-8f7b-040ba6cb7a35.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkırın Atları Yaman Ölür</image:title>
            <image:caption>Zeki Bulduk, Bozkırın Atları Yaman Ölür adlı kitabında okuru at üstünde bir gezintiye çıkarıyor. Anadolu’nun köyleri arasında yaptığı gezintide bu toprakların dertlerini, sıkıntılarını ve tanış olduğumuz hikâyelerini kaleme alıyor. Farklı öyküler arasında ortak anlam bütünlüğü de kuran yazar, yolculuğun sonunda tesirini sürdürmektedir. Muhit Kitap, bu yolculuğa tüm okurları davet ediyor.
“Yaralar mı kabuk bağlar yoksa üst üste yenilgiler mi insana acılarını unutturur”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92934</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0094ac31-5a4d-4f6f-914f-4b3239e5266a.jpg</image:loc>
            <image:title>Endülüs: Direniş Ve Soykırım</image:title>
            <image:caption>Ulu İslam ülkesi Endülüs, acı bir soykırıma maruz kaldı. Bu soykırım daha ilk anlarda mersiyelerle yüreklere kazındı. Annelerle çocukların arası, ruhlarla bedenlerin ayrılışı gibi açıldı. Muhteşem medeniyet, ince ve zarif üslup Haçlılar tarafından yok edildi. Bütün soykırımları unutturan bir büyük soykırım yaşandı, kutlu Endülüs’te. İstanbul, onlar için ümidin ve kurtuluşun şehriydi. Sultanlara ulaştılar, sultanlar da devrin şartlarında deniz yoluyla onların imdadına koştu. Bu kitap; Endülüs’ün başına gelen ve halen yürekleri sızlatan felaketin siyasi, iktisadi, dinî ve kültür boyutunu etraflı bir şekilde açıklıyor. İspanya ile Osmanlı arasındaki ilişkiler ortaya konuluyor. İspanya’nın arkasındaki Haçlı ittifakına işaret ediliyor; Yahudilerin ve Hristiyanların durumu da ele alınıyor. Endülüs; ilmiyle, irfanıyla, şiiriyle, mimarisiyle, adaletiyle, diğer dinlere gösterdiği güleryüzüyle bir İslam ve insanlık medeniyetiydi; işte bunu yok etmek istediler. Sahanın önde gelen akademisyenlerinden Prof. Dr. Lütfi Şeyban, bu kıymetli eserinde devrin kaynaklarından hareketle, Endülüs’ün başına gelen katliamın bütün boyutlarını ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92935</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/577ad8f5-1952-4e5e-9539-ba4f981f21a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydınlanma Nedir?</image:title>
            <image:caption>Aydınlanma sorusu Kant’ın sorduğu ve cevap aradığı bir konudur. Michel Foucault derslerinde ve birçok yerde yaptığı konuşmalarda Kant’ın sorusuna değinmektedir. Burada ele alınan “Aydınlanma nedir?” sorusu bu çerçeve içinde oluşmuştur. Bir yandan disiplin toplumu üzerine düşünmekte, diğer yandan ise “doğruyu söyleme” cesaretini birlikte ele almaktadır. Foucault bunu “hakikat oyunları” olarak adlandırmaktaydı. Bu adlandırma Foucault’nun kavramsallaştırdığı bu bakıştır. Bir bakıma, içinde yaşadığımız toplumların ana sorunlarından biri haline gelmektedir: Adalet ile hukuk ve gerçek arasındaki ilişkinin ve sıkı bağın, bugünkü toplumda çözülmeye başladığını izlemek bir mesele olarak karşımızda durmaktadır. Foucault’nun henüz 1980’li yılların ilk yarısında düşündüğü bu durum, bir yandan “kendini tanıma” diğer yandan ise “kendiliğin endişesi” olarak birbirlerinden ayrılmaktadır. Foucault, Sokratesçi “kendini tanıma” düşüncesinden Eski Yunan ve Roma toplumlarında gitgide yeni bir bakış olarak “kendiliğin endişesinin” oluşmaya başladığını birçok kez vurgulamıştır. Bu geçiş, aynı zamanda, toplumsal olarak politika ile profesyonel alana ait bir politika arasındaki ayırımda görünürlük kazanmaktadır. Kant’ın sorusu, “Aydınlanma nedir?”, hem egemenlik hem de cesaret ile buluştuğunda parrhesia ile birleşmektedir: Doğruyu söylemek veya başka türlü bir şekilde formüle edersek, doğru bildiğini söylemek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92936</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d038cc21-7f78-4034-833a-124e37737234.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul&apos;da Rock Hayatı</image:title>
            <image:caption>90’lı yıllarda İstanbul’da, bir dönemin ruhu ve heyecanı, farklı yaşam biçimi ve kültürüyle belleklerde iz bırakmıştır. Kadıköy (Akmar Pasajı), Beyoğlu ve Bakırköy’de “yeni sosyallik” arayışının gözde mekânlarında kümelenen gençler, aykırı sayılabilecek bir “duygu dünyası”nı temsil ediyorlardı. Giyimleri, beğenileri ve tercihleri genel kalıpların dışındaydı ve aileleri tarafından her zaman kabul görmüyorlardı. Ancak onlar için kendi ikonlarının, sembollerin ve isimlerin peşinden gitmek daha önemliydi; müzik gruplarının son kasetleri, posterler, siyah kıyafetler, dar jeanler ve t-shirt’ler ilk sırada geliyordu. Ve tüm kısıtlı imkânlara rağmen bunları edinebiliyorlardı. Rock, Punk, Heavy Metal, Thrash, Death, Grunge vb. gruplara dâhil olan bu gençler, katı bir sistemin içinde kendi ütopyalarını ve yaşam alanlarını yaratmışlardı. Stüdyo İmge, Rock Dünyası, Rock Kazanı, Laneth, Çalıntı, Garaj vb. çıkardıkları dergilerde, bu altkültürün zengin ve marjinal yansımaları fazlasıyla görülür. İstanbul’daki gençler, kendilerine özgü muhalif bir tarz oluştururken aynı zamanda parçalı bir toplumda, kendi etik ve estetik değerlerini de ortaya koymuşlardı. Kitap bir dönemi okumak adına bu alanda yapılmış ilk sosyolojik çalışma özelliğinin yanında içeriden bir bakışla ve “gençlerle” yapılan sansürsüz söyleşilerle 90’lı yılların rüzgârını doğrudan günümüze taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92937</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d80e8c00-b2bc-47ce-8d53-a5c6ceda21f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizm Ve Pop Kültür</image:title>
            <image:caption>Kapitalizm ve Pop Kültür adlı çalışma yazarın Armağan ve Minör Politika kitaplarının bir devamı niteliğinde. Armağan kapitalizmin işsizlik krizine yeni çıkış yollarını gösterirken, Minör Politika ise, bu noktadan itibaren meselenin toplumsal yönüne politik bir bakış açısı sunmaktaydı. Bu kitap ise, toplumlardaki ekonomik çelişkileri sergilerken, kapitalizmin kültürel açıdan popüler kültür alanına yaslandığını iddia ediyor. Kapitalizmin işleyişi bakımından Pop Art’ın modernliği ile Rönesans’ın geç dönemi arasında paralellik kuruyor. Kültürel alanının belirleyiciliğini irdeleyerek, devlet ve savaş makinesi arasındaki ilişki üzerinde duruyor. Batı kapitalizminin Doğu’yu ekonomik ve kültürel olarak tahakküm altına aldığı 19. yüzyıldan 20. yüzyıla batılı, doğulu veya güneyli toplumlardaki sosyal ilişkilerin direnme modellerini sorguluyor, aralarındaki yakınlıklar üzerine eğiliyor. 
Kapitalizm ve Pop Kültür Fourrier’den Proudhon’a ve Marx’a onların yeni bir okumasını yapan ve günümüz toplumsallığını ele alan Derrida, Deleuze, Guattari, Hardt ve Negri gibi isimlerle birlikte Said sonrası postkolonyal söylemi de tartışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92938</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5425bd2b-3b9d-438a-bf89-3fb2b50c38cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavgam</image:title>
            <image:caption>“Eğer Kavgam’ı ciddiye alıp okusaydık, 
II. Dünya Savaşı’nın çıkmasına engel olurduk!” 
Winston Churcill 
İngiltere Başbakanı 
 
Adolf Hitler, Doğu’nun sosyalizmine, Batı’nın kapitalizmine karşı kendi politik sistemi olan “Nasyonel Sosyalizm”i öne sürmüş ve kendi politik kuramlarını bu kitapta en ince ayrıntılarına kadar anlatmıştır. 
Bir süre cezaevinde kalan Hitler, kendi düşüncelerini yaymanın ve etrafında kitleler toplamanın en basit yolunun bir kitap yazmakla olacağını düşünmüş ve dört buçuk yılda kitabını tamamlayarak diktatörlüğü yolunda en büyük adımını atmıştır. 
Ona göre I. Dünya Savaşı’nın kaybedilmesinin en büyük nedeni propaganda eksikliği idi. “Kavgam” bu eksiklikten bahsederken aslında, Adolf Hitler’in en büyük propagandasını yapıyordu. 
“Tam metin” olarak sizlere sunulmuş bu kitap; bir zamanlar milyonlarca insanın hayatına mal olan bir diktatörün doğuş hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92939</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc382aca-30c0-4274-abfe-c5a057e2be3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağu Tasındaki Bal</image:title>
            <image:caption>“Kitabın, göz açıcı eleştirinin, kılavuzluğu makbul takdirin, okuma, öğrenme ve paylaşma sevgisinin yer aldığı yirmi yazı var bu kitapta. Bazısı epeyce ağırbaşlı, bazısı fazlasıyla muzip. Kimisinde hatıra, kimisinde sohbet edası baskın. Tarihin farklı burçlarından selam çakanlar da var, güncelin pazarındaki çığırtkan esnafa el ense çekenler de. Hepsinin emirberi, samimiyet elbette. Yirmi mevzunun mayasına saklanmış, yirmi damla bal. Bulduysak, kovanımız yağma olsun.”
Şiirleri ve tarihî romanlarıyla dikkati çeken Ali Emre, Ağu Tasındaki Bal’da içten ve canlı bir anlatımla ördüğü denemeleriyle selamlıyor okuru.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92940</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e7fcf21-9639-4d61-82f4-bc9a7cbbe272.jpg</image:loc>
            <image:title>Tabut</image:title>
            <image:caption>Yaklaşık 36 gün, 17 saat, 38 dakika, 46 saniyedir hıçkırmıyorum. Bu beklediğim girdabın belirtisi, belki de gösterişli bir başlangıcı olabilir. Zaten çoğu insan da böyle ölürmüş, hıçkırık yetmezliği… Öyle söylerdi Bıçakçı Cemil, alay mı ederdi yoksa sahi mi söylerdi hiç bilinmezdi. Fakat büyük bir maharetle “zır zır” diye bilerdi boydan boya bıçakları. Nereden bilsin Bıçakçı Cemil, bilediği 24 düzine bıçağın arasından birisi, kalkıp da karısını delik deşik etsin. Şimdi bıçakçı Cemil olsaydı çiçekçi Cemil, yüzlerce gül arasından birisi mi öldürecekti kadını? Bu aralar köşeme çekilip daha sık sorgulamaya başladım ihanetleri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92941</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edcba01b-97f6-424e-a82b-b9da26a1bf01.jpg</image:loc>
            <image:title>Işıltı 3 - Perde</image:title>
            <image:caption>Işıltı serisinde savaş kızışıyor... Aksiyonun dozu artıyor. 
Luce Reynolds’un zihnini görebiliyordu ve çok şaşırdı. Kusmak istedi. İğrençti! En az annesi kadar iğrençti. 
 
“O benim kız kardeşim. İkimiz de Edward Grayson’ın çocuklarıyız!” dedi Reynolds. 
 
Hepsi çok şaşırmıştı. Özellikle de Lucinda şok olmuştu. Bir kardeşi olabileceğini hiç düşünmemişti. Tekrar kurduğu kalkanını paramparça ederek zihnine daldı ve darmadağın ederek her şeyi gördü. İğrençti! Zihnindeki her şey iğrençti! Herkese aktarıyordu gördüklerini. Takıntılı bir sapıktı ve annesi olacak psikopat, onu kendi kardeşiyle evlenmesi gerektiğine ikna etmişti. Herkes onu iki milyon parçaya ayırmak isteyecek kadar tiksinmişti gördükleri yüzünden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92942</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/695080a1-1d81-410b-bca6-3518d75c6578.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Çizgileri</image:title>
            <image:caption>Düşünmeye cesaret etmek ve düşünmeye zahmet etmek... Cesarette sorun yok, sorun zahmette! Bu kitap bir çağrı; gerçek âlemden sanal âleme kadar her yerde ve her anda düşünceye çağrı, düşünmeye çağrı… Düşünmeye cesaret etmenin ötesinde, ezberleri tekrar eden zihinsel konfor ekosistemini terk edip düşünsel zahmete, gayrete çağrı. Bu bağlamda, Zihin Çizgileri felsefî, hikemî, irfânî hatlar çizerek ilerledi. Zihnin rahat döşeğinden kalkarak varlık felsefesinden şehir felsefesine kadar gelişen bir yelpazede zihin ufuklarını taramaya çalıştı. Ahlâktan adalete, özgürlükten demokrasiye, jeopolitikten teopolitiğe kadar pek çok kavramın anlam evrenini dolaştı ve elinizdeki bu eser ortaya çıktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92943</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc141ebd-3f20-4a74-9ffd-4c1df0446caf.jpg</image:loc>
            <image:title>Şekillerin Oyunu</image:title>
            <image:caption>Hippo, yeni eğitim öğretim dönemini çocuklar için geometriyi eğlenceli bir hale getiren bir kitapla karşılıyor. 
Birbirine hiç benzemeyen ama birbirinden hiç ayrılmayan dört arkadaş: Karel, Dükdörtgen, Güçgen ve Zaire. Günleri türlü oyunlar oynayarak geçiren bu dört arkadaş bir gün yepyeni bir şey yapmaya karar verdi. Yeni oyunlarını, oyunun kurallarını kendileri belirleyecekti. Her birinin biricikliği bu yeni oyuna farklı bir boyut katacaktı. 
Oyunu birlikte oynayınca herkesin hem eğleneceğine hem de kazanacağına değinen Şekillerin Oyunu, tecrübeli kalem Raşel Maseri’nin sözcükleri ve Eda Çağıl Çağlarırmak’ın yenilikçi çizgileriyle renk buluyor. Kitap 6 yaş üstü çocuklara hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92944</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31632e4b-f512-46c8-a6bd-cd9556a1b6cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Roman Kahramanları</image:title>
            <image:caption>Kadın Roman Kahramanları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92945</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce79312a-7728-44f3-b524-4bbda1634874.jpg</image:loc>
            <image:title>Petrol Arama ve Üretim Sektöründe Finansal Konular</image:title>
            <image:caption>1.Petrol Arama Ve Üretim Faaliyetleri Ve Anlaşma Yapilari 
1.1.Petrol Sektöründe Faaliyetler 
1.2.Dünyada Ve Türkiye’de Petrol Faaliyetleri 
1.3.Petrol Sektöründe Şirket Yapılanmaları 
1.4.Uluslararası Petrol Arama Ve Üretim Faaliyetlerinde Anlaşma Yapıları 
2.Petrol Arama Ve Üretim Faaliyetlerinde Giderler, Muhasebe Ve Vergi 
2.1.Petrol Arama Ve Üretim Sektöründe Giderlerin Sınıflandırılması 
2.2.Petrol Arama Ve Üretim Faaliyetlerinin Muhasebe Yapısı 
2.3.Petrol Hakkı Sahipliğinin Devri Ve Muhasebesi 
2.4.Petrol Arama Ve Üretim Firmalarının Finansal Tablo Dipnotları 
2.5.Petrol Arama Ve Üretim Sektörü İçin Türkiye’de Vergi 
3.Petrol Arama Ve Üretim Faaliyetlerinde Sermaye Yapisi, Petrol Fiyat Riskinden Korunma Ve Borçlanma Alternatifleri 
3.1.Petrol Arama Ve Üretim Faaliyetlerinde Sermaye Yapısı Ve Sermaye Yapısını Etkileyen Faktörler 
3.2.Petrol Fiyat Riskinden Korunma 
3.3.Borçlanma Alternatifleri 
4.Petrol Arama Ve Üretim Faaliyetlerinde Sermaye Bütçelemesi 
4.1Yatırım Kararlarında Sermaye Bütçelemesi 
4.2.Petrol Arama Ve Üretim İşletmelerinde Örnek Sermaye Bütçelemesi (Geleneksel Yöntem Ve Monte Carlo Simülasyonu Ile Ms Excel Crystal Ball Programı Kullanılarak Kapsamlı Duyarlılık Analizi) 
4.3.Örnek Sermaye Bütçelemesi (Ms Excelde Kısıtlı Duyarlılık Analizi)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92946</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61eb495c-928e-44f5-92f7-566bd4917c54.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyada Türk Dizileri - Ulusal Kimlik Tartışmaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.Bulgar Ulusal Kimliği Versus Türk Televizyon Diziler 
2.Gürcistan‟da Türk Dizileri 
3.Popüler Kültür ve Ulusal Kimlik: Bosna Hersek‟li Üniversite Öğrencileri Üzerinde Muhteşem Yüzyıl Dizisine Yönelik Bir AraĢtırma 
4.Gelenek ve Modernite Bağlamında Türk Dizilerinin Fas‟taki Etkileri: Kadın Ġzleyiciler Üzerine Bir AraĢtırma 
5.Afgansitan‟da Kurtlar Vadisi Dizisi ve Modern Halk Masalı Kahramanı Olarak Polat Alemdar 
6.Kültürel Diplomasi ve Diziler: Türk Dizilerinin Yabancıların Türkçe Öğrenimine Katkısı 
7.Milliyetçi-Muhafazakâr Muhayyilede Kanuni: „Muhteşem Yüzyıl‟a Yönelik Tepkilere Dair Bir Okuma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92947</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71c3f1c0-cd89-464e-8674-694fdc2d3cd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekstil Firmalarının Mali Başarı Durumları Açısından Tüketicilerin Pazarlama Faaliyetlerine İlişkin Algıları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.Mali Başarisizlik Tahmininin Önemi, Mali Başarisizliğin Ölçülmesi Ve Türk Tekstil Sektörüne Genel Bakiş 
1.1.Mali Başarısızlık Tanımları 
1.2.Mali Başarısızlığın Ölçülmesi Için Yapılan Çalışmalar 
1.3.Türk Tekstil Sektörüne Genel Bakış 
1.4.Mali Başarısızlık Tahminlerinin Türk Tekstil Sektörü Için Önemi 
2.Mali Başarisizlik Ile Pazarlama Faaliyetleri Ilişkisi 
2.1.Pazarlama Karması Tanımı Ve Elemanları 
2.2.Ürün Kararları Ve Mali Başarısızlık Ilişkisi 
2.3.Fiyat Kararları Ve Mali Başarısızlık Ilişkisi 
2.4.Dağıtım Kararları Ve Mali Başarısızlık Ilişkisi 
2.5.Tutundurma Kararları Ve Mali Başarısızlık Ilişkisi 
3.Tekstil Firmalarinin Mali Başari Durumlari Açisindan Tüketicilerin Pazarlama Faaliyetlerine Ilişkin Algilari</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92948</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65783a43-8970-48d7-9d2a-548affe9abf7.jpg</image:loc>
            <image:title>İmalat Sektöründe Finansal Performans ve Etkinlik Değerlemesi - BIST 50 Endeksi Uygulaması</image:title>
            <image:caption>1.Performans Ve Finansal Analizin Kavramsal Çerçevesi 
1.1.Performans Kavrami 
1.2.Performans Ölçme Ve Gerekliliği 
1.3.Performans Ölçümünün Rolü 
1.4.Performans Değerlendirmesi Ve Önemi 
1.5.Performans Değerlendirme Sistemi 
1.6.Performans Değerlendirme Süreci 
1.7.Performans Değerlendirmenin Faydalari 
1.8.Performans Yönetimi 
1.9.Performans Denetimi 
1.10.Performans Ölçütleri/Göstergeleri 
1.11.Finansal Performans Analizleri Için Gereksinim Duyulan Veriler 
1.1.Finansal Analiz Kavramı
1.13.Finansal Analizin Amacı
1.14.Finansal Analiz Türleri 
1.15.Finansal Analiz Teknikleri 
2.Verimlilik Ve Etkinliğin Kavramsal Çerçevesi 
2.1. Üretim Siniri (Üretim Fonksiyonu) 
2.2. Verimlilik Kavrami 
2.3. Verimliliği Etkileyen Faktörler 
2.4. Verimliliğin Bağli Olduğu Değişkenler 
2.5. Verimlilik Türleri Ve Verimliliğin Farkli Açilardan Değerlendirilmesi 
2.6. Verimlilik Ölçümü 
2.7. Verimlilik Göstergeleri 
2.8.Etkililik Kavrami 
2.9.Etkinlik Kavrami 
2.10.Etkinlik Türleri 
2.11.Etkinlik Ve Verimlilik Ilişkisi 
2.12.Etkinlik Ölçme Yöntemleri 
3.Bulanik Topsis Ve Bulanik Veri Zarflama Analizi Yöntemleri Ile Bist’te Faaliyet Gösteren Işletmeler Üzerine Performans Ve Etkinlik Değerlemesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92950</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00e97f85-eeff-4e11-b6ec-9d21156ba444.jpg</image:loc>
            <image:title>Geceleyin Bir Mümkün</image:title>
            <image:caption>Geceleyin Bir Mümkün, bu dünyadan ve bu dünyanın çok uzağından bize ulaşan öykülerden oluşmaktadır. Yazar, okuru kahramanlarının kaderine ortak eder ve olayların sarsıcılığıyla kuşatır.
“İnsanın en sevdiği hikâye kendi hikâyesidir” diyen Aynur Dilber, öykülerini kendi hikâyemiz gibi sevdirmeyi başarıyor. Muhit Kitap, yazarın ikinci öykü kitabını okurla buluşturmanın sevincini yaşıyor.
“İnsan kaybede kaybede tamamlanan bir varlıkmış.”
“Hiçbir eşyayı yük etmedim kendime. Kendim yeterdim bana yük olarak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92951</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdc3078d-6ee8-4d54-9d2f-9a17b2876ff1.jpg</image:loc>
            <image:title>Altıncı Koğuş</image:title>
            <image:caption>Buraya kimi kapattıysak burada o bulunur, kimi kapatmadıysak o da serbest gezer; hepsi bu. Benim doktor olup, sizin akıl hastası olmanızın ahlakla ya da mantıkla bir ilgisi yok, sadece basit bir tesadüf. 
Bir kasaba hastanesinde göreve başlayan Doktor Andrey Yefimıç, ilk zamanlarda hastanedeki koşulların düzeltilemeyecek kadar umutsuz olduğunu görüp, var olan koşulların da verdiği memnuniyetsizlikle hastaneye her gün gitmemeye karar verir. Bir gün akıl hastalarının yattığı Altıncı Koğuş’a ziyaretinde, oradaki hastalardan biri olan İvan Dimitriç’in hayata dair derinlikli konuşmaları doktorun ilgisini çeker. Bu sebeple hastaneye daha çok gidip gelmeye, Dimitriç’le sık sık sohbet etmeye başlayan Doktor Yefimıç için bu ziyaretler, kendisini dönüşü olmayan, beklenmedik gelişmelerin içinde bulmasına sebep olacaktır. 
Rusya’da ilk kez 1892 yılında yayımlandığında büyük ses getiren Altıncı Koğuş’un alt metninde, ülkedeki aydınların, halkın sorunlarına ışık tutmakta yetersiz kaldığının eleştirisi yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92952</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5b06854-2ec9-4216-84db-8447ea6c001b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İdam Mahkumunun Son Günü</image:title>
            <image:caption>Buraya yazdıklarım bir gün başkaları için faydalı olabilse, hüküm vermeye hazır yargıcı durdursa, masum ya da suçlu bahtsızları benim mahkûm olduğum ıstıraptan kurtarsa!  
İdam cezasına çarptırıldığını öğrenen bir mahkûm, infazından önce yaşadıklarını ölümsüzleştirebilmek için günlük tutmaya başlar. Bu kısa günlükte hayatının önemli anlarından sahnelere, son günlerinde başından geçenlere, hayata tutunmak için gösterdiği umutsuzca çabalara ve kendisini artık tanıyamayan küçük kızıyla son görüşmelerine de yer verir. Bir yanda halka açık infazları izlemeye gelen coşkulu kalabalığı, öte yanda tıkır tıkır işleyen adalet mekanizmasını infazını bekleyen bir mahkûmun gözünden anlatan bu eser, idam cezasına edebi bir karşı çıkıştır. 
Bir İdam Mahkûmunun Son Günü, Fransız İhtilali’nden kırk yıl sonra, 1829’da ilk kez okurla buluştu. İdam cezasını sert bir dille masaya yatırmasıyla dikkatleri üzerine çeken eser, çok geçmeden dünya klasikleri arasındaki yerini aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92953</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4418a245-8435-46ee-a6a1-8fc3cce33145.jpg</image:loc>
            <image:title>İrade Terbiyesi</image:title>
            <image:caption>İnsanlığa faydalı olacak işler acele ve koşuşturma ile değil, temkinli ve sakin bir çalışmayla vücuda getirilmiştir. Bir insan çok iyi eğitim almış, çeşitli bilgi ve becerilerle donatılmış olabilir. Peki, bütün bunlar verimli ve sistemli bir çalışma olmaksızın ne işe yarar? Şehvet, bencillik ve tembellik gibi güçlü duygu ve dürtülerin kontrolünde, kendini eğlencenin tatlı kollarına bırakan bir genç için gelecek nasıl bir hal alır? Fransız Profesör Jules Payot, dünyada pek çok dile çevrilmiş bu klasik eserinde, tembellik ve isteksizlikten kurtularak içgüdülerin ehlileştirilmesinin ve iradenin eğitilmesinin önemini anlatıyor. Bu sayede yapabileceklerimizin sınırlarını genişletmek için atılması gereken adımları gösteriyor. 
Cemil Meriç’in de disiplinli çalışma hayatını borçlu olduğu bu eser 19. yüzyılda kaleme alındı. Kişisel gelişim türünün ilk örneklerinden biri olan İrade Terbiyesi, gücünü ve güncelliğini ilk günkü gibi koruyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92954</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f7a4015-4ab6-41bc-9bcd-b30bf891bb6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Buradaydın</image:title>
            <image:caption>Altı ölümcül cesaret. 
Beş benzersiz ses. 
Unutulmaz bir hikâye. 
Jake korkusuz bir gençti. Terk edilmiş, virane binalar üzerinde akrobatik hareketler yapmak ise tek tutkusuydu. Cesareti ve gözü pekliği onu herkesten ayıran en önemli özelliği olsa da, talihsiz bir kazada bu onun sonunu getirdi.  
Jaycee için abisinin ölümüyle baş edebilmek hiç kolay olmadı; Jake’in gittiği izbe yerlerde hatırasına ait izler bulmaya çalışmak onu abisine yaklaştıran eylemlerden sadece biriydi. Nihayet haritada işaretlenmiş noktalarda bir keşif yolculuğuna çıkmak istediğinde bir grup arkadaşı onu yalnız bırakmadı. Bunlar; Jake’in ölümünden sonra görüşmediği eski en iyi arkadaşı Natalie, kalbi kırık şair Bishop, tembel Zach ve hiç konuşmadığı halde Jaycee’ye meydan okuyan, içinde hiç ummadığı duyguları harekete geçiren abisinin yakın arkadaşı Mik’ti…  
Sen Buradaydın, sizi bir akıl hastanesinin yıkıntılarından dünyanın en büyük eğlence parkını da içeren şehrin farklı yerlerindeki viranelerine götürecek unutulmaz bir kalp kırıklığı, dönüşüm ve dostluk hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92955</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba757a8d-ceb2-4647-bb04-4f715ca01306.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinemasal 04 &quot;Melodram&quot;</image:title>
            <image:caption>Oğuz Adanır
Melodramın Sırrı Üzerine Notlar
Dilek Tunalı
Moral Okült ve Melodram Sinemasında Aşk’ın Haller “Hollywood ile Yeşilçam Arasında Sınırlı Bir Karşılaştırma”
Thomas Schatz
Aile Melodramı
Fredrik Gustafsson
Bu Toprak Benimdir (This Earth is Mine, 1959) ve Melodram
Serpil Kırel
Kültürel Bir Üretim Olarak Yeşilçam Melodram Filmlerindeki Gözyaşlarının İzlerini Sürmek
Tunç Yıldırım &amp; Fehime Elem Yıldırım
Metin Erksan’ın Acı Hayat’ı Üzerine: Yeşilçam Melodramından ‘Gösterişli Melodrama’ Şiirsel, Toplumsal ve Gerçekçi Bir Geçiş mi?
Savaş Arslan
Melodram, Dizi ve Kaliteli Diziler: Türk Televizyon Tarihine Kısa Bir Bakış
M. Talha Altınkaya
Bizi Hatırla (2018) Filmi Bağlamında Melodram Bilincinin Yeniden Üretimi
Sinem Evren Yüksel
7. Koğuştaki Mucize’de Babalık Krizi ve Adalet Arayışı
Murat Akser
Şehirde Kadın ve Ahlâkçılık: Yeşilçam Melodramı ve Parodisi
Vedat Oyan
Rainer Werner Fassbinder Sinemasında Melodramın Dönüşümü: Ali: Korku Ruhu Kemirir Film Örneği
Ali Ufuk
“Madam Bovary’ye Chabrol ve Barthes’tan Bakmak”, Melodramatik Bir Karşılaştırma
Burak Bakır
Kim Ki-Duk’un Pieta Filmi Üzerine
Korhan Topcu
Anders Thomas Jensen Sinemasında Melankolik Komedi
Nick Browne
Çin Melodramının Politik Ekonomisi: Toplum ve Öznellik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92956</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb3e8427-78c3-4901-9bb2-426e38d0d043.jpg</image:loc>
            <image:title>Annelik</image:title>
            <image:caption>Ah! Gayet açık! 
Senin rahmin var, sen doğurursun, sen yaparsın, sen... 
Sen kadınsın, sen annesin! 
Burada anlaşılmayacak bir şey yok!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92957</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62ae6160-4d1f-40ca-b43b-7b33c1eab5bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Mükemmel Hatalarım</image:title>
            <image:caption>Dicle Keskinoğlu’ndan özgün, özgür ve kendin olmaya dair, 
düşündüren ve güldüren bir hikâye... 
 
Sürpriz, düzenli ve disiplinli annesiyle ablasından farklı olarak onların “hata” diye adlandırdığı şeyleri sıkça yapan bir çocuktu. İstediği zaman istediği gibi giyinmek, gönlünce oynayıp üzerini kirletmek, duygularını özgürce, açıkça yaşamak gibi özellikleri vardı. 
Bir gün okulda, daha önce kitaplarda gördüklerine hiç benzemeyen bir maymunla karşılaştı. Onun düzensiz benekli görüntüsü ve kıvırcık tüyleri Sürpriz’e birini hatırlatıyordu: kendisini. Maymun Ütüsüz’le geçirdiği zamanlar bu küçük kızda unutulmaz hatıralar yaratacak ve yaşanan olaylar benzersiz ikiliyi birbirine daha da sıkı bağlayacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92958</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/839484e8-2d57-42ee-a3ed-387ff80739a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorların Şarkısı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>T-Rex&apos;in mırıldandığı şarkıyı duyuyor musunuz?
 
Tarih öncesi yaşama melodik bir pencereden bakan Dinozorların Şarkısı; ilk örnekleri gün ışığından uzak derin denizlerde görülen, zamanla karaya ve hatta havaya uzanıp neredeyse bütün yerküreye hükmeden dinozorların evrimi hakkında hem eğlenceli hem de bilgilendirici bir anlatı sunuyor.

Yirmiden fazla dinozor türünü sayfalarına taşıyarak her birini kendi habitatı içinde ele alan kitap, yalnızca güçlülerin hayatta kalabileceği bir dünya düzeni üzerine düşündürüyor.

Türlerin devamlılığını miniklerin kolayca anlayabileceği bir dille aktaran Dinozorların Şarkısı, fosil bilime ilgi uyandırıyor, evrimleşerek gittikçe küçülen ve günümüze kadar ulaşmayı başaran dinozor türevi diğer hayvanları araştırmaya heveslendiriyor. Plateosaurus, stegosaurus, ankylosaurus, tyrannosaurus ve daha niceleri... Dinozorlar âleminden yükselen neşeli bir şarkı yeri göğü inletiyor! Çarpışıp, dövüşüp, koşturup; milyonlarca yıl sürecek bir egemenliği müjdeliyor.   Geriye sonsuza dek sürecek, “sarsıcı” bir destan bırakıyor... Gelmiş geçmiş en ürkütücü hayvan türü olarak anılan dinozorlara ve hüküm sürdükleri koca bir çağa dair akılda kalıcı detaylar paylaşan Dinozorların Şarkısı, en küçüğü on metreden büyük olan bu yırtıcı yaratıkların yaşam şekilleriyle ilgili ilginç bilgiler aktarıyor.   Asırlara sığmayan bir dönemi, kulakların pasını silecek bir şarkı eşliğinde anlatan eser; ritmik dili, etkileyici resimleri ve ciltli baskısıyla her çocuğun kütüphanesinde bulunması gereken, olmazsa olmaz kitaplardan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92959</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf352f8a-f2bb-475f-9337-53a47a504f22.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankara’nın Kördüğümü Sakarya</image:title>
            <image:caption>Sakarya Meydan Muharebesi’nin yaşandığı topraklarda uzun yıllardır bizzat araştırmalar yapan, 22 gün süren savaşın gün gün haritalandırılmasını sağlayan Kadim Koç, çalışmalarının tüm sonuçlarını bu kitapta topladı. Bu değerli eseri Sakarya Meydan Muharebesi’nin 100. yıldönümünde okurlarımıza sunuyoruz. 
Sakarya Meydan Muharebesi, Osmanlı’nın son dönemindeki sürekli gerileyişimizin durdurulduğu bir destandır ve bu özelliğiyle yakın tarihimizin en önemli savaşıdır. Bu savaş; Türk İstiklal Savaşı’nın genel zayiatı içerisinde şehitlerin %35’i, yaralıların %43,68’ni kapsamaktadır. Bu kitap; isimlerini mezar taşlarına yazamadığımız şehitlerimizin ve sahne arkasında kalan kahramanların o destansı günlerde yaşadıklarını anlatmaktadır. Belgeler, haritalar, krokiler, resimlerle zenginleştirilen içeriğiyle her zaman başvurulacak bir kaynak kitap niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92960</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a977bc97-5949-4a1e-9cea-9880c7111bdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzgunların Kumpası</image:title>
            <image:caption>Yaratıklar, büyü ve fantastik dünyalar Akbabaların Ağıdı’nın devam romanının sayfalarında kesişmeyi sürdürüyor. Sıradışı kahramanımız Nettie Lonesome, gölgelerin ardına gizlenen düşmanı alt etmek zorunda. Bunu yaparken ise kendi ruhunun gölgelerine ışık tutmaktan vazgeçmeyecek ve benliğinin derinliklerinde bir keşfe çıkıp adeta yeniden doğacak. Dünya göründüğünden farklı; Nettie de öyle. 
 
Çağdaş fantastik edebiyatın nevi şahsına münhasır serilerinden biri olan Gölge serisinin ikinci kitabı Kuzgunların Kumpası’nda “dönüşüm” kaldığı yerden devam ediyor, özgürlük arayışı sürüyor. 
 
“Farklı dünyalar, tuhaf büyüler, eşsiz karakterler görmek için fantastik kurgu okuyanlardansanız, bu kitabı okumak boynunuzun borcu.” 
-Patrick Rothfuss 
&quot;Tek kelimeyle harikulade.&quot; 
-Rachel Caine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92961</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f28575e8-6b98-416f-bee6-5689e6ebc6f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarımı Kestiler</image:title>
            <image:caption>Babaları genç yaşta ölen, altısı erkek üçü kız, dokuz kardeşli bir aile. Erkeklerin hepsi bir dönem başta Almanya’da olmak üzere Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde çalışmış bu ailenin hallerinin “okumuş” yeğenlerinin gözünden anlatımı Rüzgârımı Kestiler. Birbiriyle doğru düzgün geçinemeyen kardeşlerin memleket ziyaretlerinde yaşadıklarının renkli hikâyesi. 
Gazeteci İlhan Taşcı, Rüzgârımı Kestiler’de sulugöz taşra tuzağına düşmeden taşranın, gurbetin, memleket özleminin, kalabalık ailenin, aşkın, gidenlerin ve geride kalanların hikâyesini yazıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92962</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b43ffef-07e5-4f77-9304-3d0304d0515e.jpg</image:loc>
            <image:title>Franz Liszt’in İstanbullu Öğrencisi Faik Bey Franz Della Sudda ve Yakın Ailesi</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılın sonlarına doğru, hakkında “üstün yetenekli Türk”, “piyano virtüözleri arasında esen en yeni fırtına”, “büyük Türk piyanist”, “çağımızın en zarif ve parlak piyanisti”, “önemli bir yetenek”, “büyük virtüöz”, “hassasiyeti, ince zevki ve zarafeti ile dikkat çekiyor”, “piyanonun harika ustaları arasına yer aldığını ispatlayan üstün nitelikleri gözler önüne serdi” gibi övgü dolu sözler edilmiş; 15 Haziran 1895’te Londra’daki Princes Hall’da ilk kez sahneye çıktığında icrası “İstanbullu piyanist tartışma götürmez bir başarıya ulaştı”, “Pırıl pırıl ve mükemmel icrası ile hayranlarının gönlünü fethetti” şeklinde yorumlanan, piyano için yaptığı besteleri hakkında “çok etkili ve müziksel değeri oldukça yüksek”, “gerçek bir sanat anlayışını yansıtıyor” gibi yorumlar yapılmış bir İstanbullu piyanist vardır. 
Weimar’da büyük üstat Franz Liszt’in üç seneden fazla öğrencisi olmuş, onun şerefine dillerden düşmeyen bir ziyafet vermiş, 1882’de Wagner’in son operası Parsifal’in prömiyerinde Bayreuth’ta Richard Wagner’le kadeh tokuşturmuş bu Türk piyanist, İstanbullu ünlü eczacı aile Della Suddalardan Faik Bey Franz Della Sudda’ydı (1859-1940). 
Franz Liszt’in İstanbullu Öğrencisi Faik Bey Franz Della Sudda ve Yakın Ailesi adlı kitabında Ömer Eğecioğlu, sadece bir müzisyenin değil, İstanbullu bir ailenin hikâyesini belgelerle ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92963</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d34b66c-12e9-4946-ab6d-81c9d096696b.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya Federasyonu Ve Avrupa Birliği İle İlişkileri /1990-1999)</image:title>
            <image:caption>...Rusya’nın yaşadığı büyük değişim sonrası ekonomisinde ve uluslararası ilişkilerinde izlenen politikalar, etkileri ve sonuçları temel konu olarak alınmıştır. Ayrıca, Rusya’nın Avrupa için önemi, ilişkilerin zaman içinde gösterdiği değişim ve gelişmeler incelenerek söz konusu dönemde Rusya Federasyonu’nun durumunun belirlenmesi amaçlanmıştır. 
II. Dünya Savaşı’nın yıkımı üzerinde başlayan Soğuk Savaş süreci ve nükleer savaş tehlikesi, yarım yüzyıl boyunca dünya için özellikle de Avrupa için bir kâbus olmuştur. Dış dünya ile ilişkisi son derece sınırlı olan SSCB’nin dağılması sonrası bu tehdidin azaldığı, savaşın acılarından uzak, barış içinde yaşamak idealine yaklaşıldığı düşünülmüştür. 
1998 yılına gelindiğinde Rusya’nın içine düştüğü ekonomik kriz, Rusya’nın dünya için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır. Rusya için “batmak için çok tehlikeli” kavramı kullanılmıştır. Nükleer silah deposu olan Rusya’nın finansal problemler yüzünden iç karışıklıklara itilmesi ve yeni bir tehdit oluşturması Batı’nın en büyük korkularından...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92964</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac8e9e2f-7677-4d0a-b5b7-ced8534420ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Turna ve Gayda</image:title>
            <image:caption>Edebiyatımızın önemli isimlerinden Berat Demirci’nin kitabı, Turna ve Gayda ismiyle Muhit Kitap’tan çıktı. Unutulmaya yüz tutmuş değerlerimizi kendine has üslubu ve terimleriyle anlatan yazar okura yeni şeyler öğrenmenin sözünü veriyor. Bir mahalle oyunundan bahsederek başlayan kitap; at ve köpeklerin özelliklerinden, çeyiz geleneğinin önemli unsurlarına; iğde mevsiminden, tren istasyonlarına kadar zengin bir içeriğe uzanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92965</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c644ac5-f61d-4645-a04a-615f8cb53a23.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömer’in Çocukluğu (Kısaltılmış Klasikler)</image:title>
            <image:caption>Yaklaşık 130 yıl önce çocuk olmak nasıl bir histi acaba? İstanbul’un medreseleri, cumbalı evleri, eski taşlardan sokakları, camileri ve çeşmeleri arasından yürüyerek büyümek… 
Bu kısa ama içi dopdolu anı kitabıyla sekiz yaşındaki bir çocuğun gözünden Osmanlı’nın gündelik hayatına bakacak; çocukluğun oyunlarını, korkularını, sevinçlerini, yakınlarını kaybetmenin hüznünü, doğa ve hayvan sevgisini göreceksiniz. 
Muallim Naci, çarpıcı sadelikte ve akıcılıkta yazmış olduğu Ömer’in Çocukluğu ile her yaştan okurun evine çocukluğuyla misafir oluyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92966</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4affa52e-dd79-48b8-b6a9-155cd4c5701a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Başkan</image:title>
            <image:caption>NEW YORK TIMES, USA TODAY, WALL STREET JOURNAL ÇOKSATANI 
 
“Köpekbalıkları dört bir yanı kuşatmıştı, kan kokusunu alan burun delikleri açılıp kapanıyordu.” 
 
Amerika, daha önce eşi benzeri görülmemiş bir tehlikeyle karşı karşıya. Dünyanın kaderini değiştirebilecek bir saldırının eşiğinde olan Amerikan siyasi erkinin en tepesindeki, kısa bir süre önce eşini kaybeden Başkan Duncan ise şüphelerin odağında. Belirsizlik ve korkunun hızla yayıldığı ülkede dedikodular süratle artıyor: Bir siber terör saldırısı mı gerçekleşecek? Başkanlık makamına yakın isimlerden biri düşmana bilgi mi sızdırıyor? Ortadan kaybolan Başkan Duncan ölüm döşeğinde mi yoksa tam anlamıyla bir ruhsal çöküş mü yaşıyor? 
 
Amerika’nın yaptıkları ve yapmadıklarıyla tartışmalı başkanlarından Bill Clinton ile kitapları onlarca dile çevrilen James Patterson’dan Kayıp Başkan, her hamlesiyle milyonlarca insanın kaderine karar vermesi gereken ve rakipleri tarafından etrafı sarılmış birinin, kişisel hayatının en zor döneminde ülkesini kurtarmaya çalıştığı üç günü anlatıyor.  
 
Sadece başkanlık görevini yerine getirenlerin yaşayacağı tecrübelere ve bilgilere hâkim bir isim ile tecrübeli bir yazarın elinden çıkabilecek Kayıp Başkan krizin eşiğindeki dünyamızda bıçak sırtı bir serüven. 
 
“İktidar ve siyasetin saklı koridorlarında, karşı konulamaz, nefes kesici bir yolculuk.” –Michael Connelly 
 
“İddialı ve çılgınca ilgi çekici.” –New York Times Book Review 
 
“Olay örgüsü kusursuz… Üslubu tam kıvamında.” –Sunday Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92967</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66b50c66-4c8d-40d2-b5cd-77f936715cd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeka Denen Şey</image:title>
            <image:caption>Bunların hepsi, zekânın işi! 
 
Beynimiz hâlâ oldukça gizemli… Ancak kesin olan bir şey var: 
Zekâ denen şey binbir çeşit! 
 
Zekâ, tamamen hafıza ya da mantıkla ilgili değildir… 
 
Peki, zekâ kalıtsal mıdır? Zenginler daha mı zeki olurlar? 
Yapay zekâ denen şey de ne? 
Bir zekâ küpü olan Albert Einstein, okul yıllarında pek de 
parlak bir öğrenci değil miydi gerçekten de? 
 
Bu kitap sizi, zekâ denen sonsuz evreni 
keşfetmeye davet ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92968</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6edcbdb-8267-4f49-82c2-3fcb5b80c6e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl ve Tutku</image:title>
            <image:caption>“Jane Austen’ı sekiz yaşınızda okuduğunuzda toplumsal ayrıntıları anlamayabilirsiniz ama o titiz lisan ve hassasiyete doyarsınız, önemli olan da budur.” –Lauren Groff 
 
Jane Austen’ın ilk romanı Akıl ve Tutku, 1811’de yazarın ismini taşımayan bir kapakla, “bir hanımefendi tarafından” imzasıyla yayımlanmıştı. Austen ilk taslağında bir dizi mektup olarak kaleme alıp daha sonra nihai biçimine karar vererek tekrar yazdığı, en bilinen eserlerinden olan bu romanında 1700’lü yılların değer yargılarının gölgesindeki evliliğin, sosyal statünün, gerçek aşkın tabiatına dair, belki de asla eskimeyecek bir hikâye anlatıyor. 
 
Marianne Dashwood duygularını saklamayan biridir, kız kardeşi Elinor ise toplumsal kurallara karşı daha dikkatlidir. Dashwood’lar, eşini kaybeden anneleriyle beraber, büyüdükleri yerden taşınıp daha mütevazı bir yere, uzak akrabaları John Middleton’ın sahibi olduğu bir mülke taşınırlar. Marianne, kız kardeşinin uyarılarına rağmen Middleton’a âşık olur. Elinor’un sevdiği erkek ise bir başkasıyla evlenecektir. Kız kardeşlerden birinin uçarılığı, diğerinin ise metanetli mizacı ikisinin de mutlu bir hayata ulaşmasına yetmeyecektir. İki kadının da kalpleri ve mantıklarının ötesinde bir başka yol bulması gerekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92969</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60e320d2-5b23-46da-839d-1f985cde9b6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozadan Çıkmak</image:title>
            <image:caption>“Engelli bir çocuğun yaşam mücadelesinde, ailenin saf sevgiyle üstlendiği müthiş bir tevekkül örneği. Kitap, okuyanlara ilham vermekle kalmayıp böyle bir durumda olan  herkese umut olacak. Bir insanın sadece bedenden oluşmadığını, çok özel ve güçlü ruhsal bir varlık olduğuna dair güçlü yaşanmışlıklara tanık olacaksınız.” 
─Mert GÜLER - Yazar, Meditatif Yaşam Koçu 
 
“Uzun süredir böyle içime işleyen ve beni derinden etkileyen bir kitaba denk gelmemiştim. Bana bir kez daha kendi matematiğimle yaratıcının matematiğinin farklı olduğunu hatırlattın. Nasıl özel bir insan ve annesin sen Beyza Bulut, yaşadıkların ve mücadelen hepimize ilham verecek.” 
─Işıl Evrim Akgün - Yazar, Psikolog 
 
“Engellerin üzerine sevgiden köprü kurup sevdiklerinin ellerinden sımsıkı tutmuş bir annenin hayata güzel bakış açısını ve tüm ailelere örnek olabilecek mücadelesini anlattığı bu kitapta öğreneceğiniz, sizi yenileyecek çok şey var. 
Kozadan çıkmak sizin de kabuğunuzu kırıp sevgiyle dünyanızı sarmanızı sağlayacak. ” 
─Nazan Sultan Altun - Fizyoterapist 
 
“Bu kitapta küçücük bir ipekböceğinin yaşama ısrarla, inatla tutunma mücadelesine tanıklık ederken bir yandan da gencecik iki ebeveynin aşk, umut ve mutluluk dolu hayatına kulak veriyoruz. Gücünü sevgiden alan bu ailemiz, birçok engelli çocuk ve anne babalarının yaşadığı şaşkınlık karşısında dimdik durup, tüm olumsuzluklara ve zorluklara rağmen hiç düşünmeden amansız mücadele ve fedakârlıklarına devam ediyorlar. 
─Bahçelievler Empati Özel Eğitim Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92970</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37e2e427-8e91-468f-b521-7e299e48db78.jpg</image:loc>
            <image:title>Calder’ın Umudu</image:title>
            <image:caption>Eğer gerekirse senin için tanrılarla savaşırım 
 
Modern dünyanın göbeğinde elektriğin, tesisatın ve diğer gelişmiş sistemlerin olmadığı bir yer vardı. Hayallere, ifade özgürlüğüne, umuda izin vermeyen bir yer 
 
 Orada, bir tanrının vücuduna ve bir savaşçının kalbine sahip bir genç yaşıyordu. Calder güçlü, sadık ve onuruna düşkün olsa da, kendisinden beklenenin ötesinde şeyleri hayal etmeye cüret etmişti. 
 
Sonra bir gün, meleklerinki gibi bir yüze ve çelikten bir cesarete sahip bir kız çıkageldi. Herkesin gözünde o, itaatkârlığın vücut bulmuş hâliydi. Fakat aslında Eden’ın kalbinde bundan fazlası yatıyordu. 
 
Bağlı oldukları tarikatın lideri Hector’ın inanışına göre yakında bir tufan kopacak, insanlık yeryüzünden silinecek ve sadece gerçek inananlar cennete kavuşabilecekti. Cennet Bahçeleri’ne ulaşabilmelerinin ilk şartı, Eden’ın görevlerini yerine getirmesiydi. Ancak kaderin farklı planları vardı. Calder ve Eden’ın aralarındaki saf duygular zamanla aşka döndüğünde, sarsılmaz inançlarını sorgulamak ve yenilmez sandıkları güçlere kafa tutmak zorunda kalacaklardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92971</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d9f07ae-e133-4859-be52-f1540956981c.jpg</image:loc>
            <image:title>Liste (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>&quot;Yılın kurgusu.&quot;

―Eoin Colfer, çok satan Artemis Fowl serisinin yazarı
 
Fahrenheit 451 ve Seçilmiş Kişi genç okurlar için bir araya geliyor!
Sen artık kelime ustasısın. Meydan okumaya hazır mısın?
 
Ark şehri, Dünya’daki son güvenli yerdir. İnsanların hayatta kalması için Ark’taki herkes 500 kelimeyle sınırlı Listeye göre konuşmak zorundadır. Letta dışında herkes...
Kelime ustasının çırağı Letta, var olan bütün kelimeleri yazıp okuyabilme ayrıcalığına sahiptir. Özgürlük, müzik ve ananas gibi yasaklanmış kelimeler ona hiç bilmediği bir dünyayı anlatır.
Ustası bir gün ortadan kaybolunca Ark’ın yöneticileri Letta’ya yeni Kelime Ustası olduğunu söyleyerek ondan Listedeki kelimeleri azaltmasını isterler. Daha sonra Letta, yasaklanan tüm kelimeleri bilen bir gençle tanışır. Letta sonuçları tehlikeli olabilecek bir seçimle karşı karşıya kalır; ya hiçbir şey yapmadan durup dilin yavaşça yok olmasını seyredecektir ya da özgürlüğe, belki de sürgüne giden yolda bir yabancıyı takip edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92972</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa789edd-000f-4efc-abc2-e700bd16276b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türküler Bizi Söyler Şarkılar Bizi Özler</image:title>
            <image:caption>Yazarlık çalışmalarımda; bilimci, mantıkçı, toplumcu, toplumsal faydacı davranmaya ve evrensel geçerliliği olmasını arzu ettiğimiz öngörülerle yola çıktım. Bu uğurda okumalar, izlemeler, tespitler ve gözlemler yaptım. Edindiğimiz bilgi ve birikimleri farklı ifade sanatları ile kitaplaştırarak tüm insanlığın istifadesine sundum. Bu anlatımlarım kâğıda; deneme, özdeyiş, şiir, öykü, roman, inceleme yazıları olarak yansıdı. Bu sosyal üretim serüvenimize “sanat” dünyamızdan da bir şeyler katmaz isek, bir tuğlamız eksik kalacaktı. Multidisipliner bilimsel bir anlayışla; insanın beden, ruh ve beynine hitap edeceksek, bu çeşitlilikte, müzik ve sanat da yer almalıydı. 2004 yılında, 2 cilt olarak yayınlamış olduğum, “Türküler Bizi Söyler” adlı kitabıma, Şarkılar bölümü de ekleyerek, bir “müzik harmanı” oluşturmayı amaçladım. Zamanla ikinci cildini de hazırlayabilirim. 


Her eserin üzerine eklediğimiz karekodu ile; internete bağlı olan telefonunuzdaki kamera veya QR Kod programına okutarak ilgili eseri video olarak da izleyebileceksiniz. 
Kitabın tamamını okuduğunuzda; neşe, hüzün, tefekkür ikliminde dolaşacak, gönlünüzün ve zihin dünyanızın akordunu yeniden ayarlamış olacaksınız. 

Öncelikle türküleri/şarkıları bizlere sevdiren, gönlümüzün bam teline dokunan; söz yazarlarına (kaynak kişilere), bestekârlara, eserleri yorumlayan sanatçılara, ozanlara, şairlere, bu sanatta emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ve saygılar sunarım. 
Tüm eserlerin telif hakları altında yazan kaynak kişilere aittir. 

 Bu kitabı hazırlamaktaki amacımız, cep kitapçıklarıyla, müzik kültürünü yaşatmak, türkü/şarkı dostlarına faydalı olmak ve yeni sanat dostları kazanmaktır. 
 Türkü/şarkı sözleri hazırlanırken, yazılı kaynaklar, repertuar, antoloji, Kaset, CD, Radyo-TV’lerde yayınlanan müzik programlarından da istifade edilmiştir. Buna rağmen kaynak kişi, yöre ve sözlerde noksanlık ve yanlışlıklar olabilir. Bu durum da bizden kaynaklanmamaktadır. 

Melodilerde her insan; derdine, düşüncesine, inancına, hayattan beklentisine göre bir mesaj bulabilir. Mümkün olduğunca her yöreden her türden türkü/şarkı sözlerini 
seçerek güzel bir harmanlama yapmaya çalıştık. 

Bir de kitaplarda sıkışıp kalmış, unutulmak üzere olan mânâ yüklü türkülerden de kitabımıza ekledik. 

Günümüzde insanlar ayrı ayrı fânuslarda adeta yalnız yaşamaktadırlar. Arslanlar da gücüne güvenir yalnız yaşar ama yalnız ölerek dünyadan göçerler. 

Türküler/şarkılar bize; birlik, beraberlik, inanç, sevgi, âşk, hüzün, umut, cesaret dolu, duygulu mesajlar sunmaktadır. Herkes ihtiyacına ve kültürüne göre alması gerekeni alacaktır. Yeni cilt ve baskılarda değerlendirilmek üzere önerilerinizi bekliyoruz. 

Bu eserle ayrıca bilim, kültür, düşünce ve teknoloji dünyamızı, bir sanat molası ile taçlandırmak istiyoruz. 

Öncelikli misyonumuz; yıkılan sevgi kalesinin onarılmasına, kirlenen muhabbet pınarının arındırılmasına, bir nebze olsun katkı sağlamak. Sanata saygı ve vefamız, umarım toplumsal bir mayaya dönüşür. 

Bilim, kitap, sanat, müzik ve sevgiyle kalın. 

Hoşça kalın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92973</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fa843f0-d365-4e54-9d69-b7ab2fe4787f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilal ve Zambak</image:title>
            <image:caption>Hilal ve Zambak; Keşifler, Rönesans ve Reform ile birlikte dönüşmeye başlayan Kara Avrupası’nın ve kendini gücünün zirvesinde hisseden Osmanlı&apos;nın oluşturduğu siyasal iklimde; aile ve yurtlarından kopartılan biri Arnavut devşirmesi, diğeri Türk Kölemeni iki çocuğun yeni yurt ve yaşamlarında sivrilerek orduda yükselmelerini, Süleyman ve François ittifakının samimiyetinin tartışıldığı bir ortamda hafiye olarak görevlendirildiklerinde yollarının İspanyol Engizisyonu zindanlarında kesişmesini anlatıyor. Megamorfoz Üçlemesi kimlik ve kader kavramlarını, aşkı, intikamı, savaşı, çaresizliği ve büyük değişimleri irdeliyor. 
... “Limon sarısı kesme taş kilise, naos ve yan neflerin mermer zeminine demir kapının altı ayak üzerindeki saydam gül pencereden süzülen gün ışığı sayesinde gayet aydınlıktı. Üç adam uzunluğundaki çift kanatlı ağır kapının hemen üstündeki Aziz Dominik heykeli, takva sahibi Hıristiyanları tevazu içerisinde gülümseyerek içeri buyur ediyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92974</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/901f2b3b-6003-4dae-9daa-bb869780edbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kök</image:title>
            <image:caption>Serüven on yıl sonra Konstantiniyye’de devam ediyor. Elena’yı iyileştirmek için Piri Reis haritasının rehberliğinde dünyayı dolaşan kafadarlar insanlığın kökenini ararken Guatemala’dan, İngiltere’ye, Mısır’dan Anadolu’ya kadar savruluyor. 
... “Doğruldu masanın öbür ucuna geçip, tüy kalemini mürekkebe son kez daldırdı. Fazla mürekkebin hokkaya damlamasını sabırla bekledi. Haritada Kolomb’un ülkesi olarak anılan ama Kolomb’un hiç ayak basmadığı topraklara şunları yazdı; “Bu haritayı Kemal Reis’in erkek kardeşinin oğlu olarak tanınan Hacı Mehmet oğlu Piri Reis 1513 yılının Mart ve Nisan aylarında Gelibolu’da çizmiştir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92975</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71291798-e4ed-48ec-a791-276e6040e046.jpg</image:loc>
            <image:title>Farazya</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllardır dillendirilemeyen bir hayal gerçek oluyor. Arslan ve Andrea önderliğinde Cezayir’de kurulan Korsan Cumhuriyeti herkese hürriyet vaat ederken Muhteşem Süleyman’ın kılıcı tepelerinde sallanıyor. 
... “Hacı Reis; Renegadoların lideri… Portekiz doğumlu bu çam yarması Kudüs’e hacı olmaya giderken esir düşmüş, Müslümanlığı seçip korsanlara katılmıştı. Bir değirmen taşını andıran kıllı şişkin göbeği yüzünden önü kapanamayan kolsuz bir yelek giyiyordu. Yensiz yeleğinden fırlayan kolları göbeğiyle tezat, hayli kaslıydı. Kendi eseri olan dövmeleri neredeyse tüm vücudunu kaplıyordu. Alnının tam ortasındaki hilal dövmesi ise ustalık eseriydi. Ara sıra sarkmış kulak memelerinde dans eden iki altın halka küpe ile oynuyordu. Koyu teninin üstünde parlayan kır pala bıyığını iki yanvdan örmüş, uçlarına mavi nazar boncukları tutturmuştu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92976</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e47da09-5401-4ef9-8407-13f94cc2648e.jpg</image:loc>
            <image:title>Seraph of the End / Kıyamet Meleği 16</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir virüs dünyaya yayıldı ve 13 yaşın üzerindeki herkesin ölümüne neden oldu. Vampirler karanlık köşelerinden çıktılar ve hayatta kalan çocukları yer altının karanlığına mahkûm ettiler. Bu çocuklardan biri olan Yuiçiro vampirlerin elinden kurtulmayı başardı ve Japon İmparatorluğunun vampirlerle savaşan Ay Şeytanları Bölüğüne katıldı. Tek istediği intikam almaktı ve şimdi en ön saflarda vampirlerle savaşıyor. 
Ferid ve Krul Tepeş’i Ky Luc ve vampirlerin elinden kurtarmak için verilen savaş tüm hararetiyle devam ediyor ve zafer kazanmak da hiç kolay olmayacak. Vampirlerin beşinci sıradaki atası olan Ky Luc’u yenilgiye uğratmak ancak muazzam bir koordinasyon ve takım çalışmasıyla mümkün olabilir. Neyse ki Şinoa ve Guren’in bu zorlu görevi başarmak için bir planı var ve vampiri alt etmek için Yuiçiro’nun içindeki meleği kullanmayı düşünüyorlar. Ama acaba Yuiçiro, kendini Ky Luc’u yenmelerini mümkün kılacak bir süre boyunca kontrol etmeyi başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92977</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2022c9e5-07ee-400c-9340-2dc8bea1ebf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Simgesel Değiş Tokuş ve Ölüm</image:title>
            <image:caption>Modern toplumsal örgütlenme biçimi, ilkel toplumlarınki gibi, simgesel değiş tokuş üzerine oturmamaktadır. Modern toplumlar belki de bu yüzden, değer yasasının beklentilerine yanıt vermeyen bu simgesel düzenden, ölümden korkarcasına kaçmaktadırlar.
Marx’tan bu yana belli bir devrimci düşüncenin, değer yasasından sıyrılmaya çalışmış olduğundan kuşku duyulamaz; ne var ki, bu uzun bir süre önce kitabına uydurulmuş bir devrim düşüncesidir. Hiç kuşkusuz psikanaliz de bir saplantı haline getirdiği bu simgesel düzenden, onu, bireysel bir bilinçaltı içine tıkıp, Baba Yasası, iğdiş edilme ve gösterilene indirgeyerek, kaçmaya çalışmaktadır. Simgesel düzene hep bir Yasayla karşı konulmaktadır.
Bu kitap emek, moda, vücut, ölüm, şiir dili gibi çeşitli alanlardan yola çıkarak oluşturdukları bu tabloyu çözümlemeye çalışmaktadır. Bu metin, günümüzde halen yerleşik disiplinler olarak kabul edilen bu alanları birer simülasyon modeli olarak değerlendirmekte ve çözümlemektedir. Hangisi doğrudur: gerçekliğe ayna tutmak mı, yoksa kuramsal bir meydan okuma mı?
Verileni fazlasıyla iade etme uygulamasıyla süreci tersine döndürmek, değiş tokuşu kurban etme uygulamasıyla tersine çevirebilmek; zamanın döngüsellik, üretimin yok etme, yaşamın ölüm tarafından tersine çevrilmesi; anagramın her dilsel terim ve değeri tersine çevirmesi; sonuç itibarıyla bütün bu alanlara egemen olan zaman, dil, ekonomik değiş tokuşlarla, birikim üstüne oturan çizgisel bir iktidar anlayışına son veren biçimin adı, tersine çevirmedir. Tersine çevirme bizim açımızdan ölmek ve yok edilmek anlamına gelmektedir. Simgesel olan, yok edici ve öldürücü bir biçimdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92978</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe3534ef-473a-431d-b3d4-b75d9a0a1626.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Elinizde</image:title>
            <image:caption>Mutluluk, sizin isteyip de elde edebileceğiniz bir duygudur. İnsan, mutlu olmayı arzu ediyorsa bunun için girişimlerde bulunmalıdır. Rastlantısal olarak mutlu olmak da mümkündür ama planlı bir biçimde mutlu olmak, mutluluk duygusunu her zaman yaşamak için insanlara olanak tanır.

Bu kitapta okurlara, mutluluğu tesadüflerle elde etmeyi beklememeleri, mutluluğu elde etmek için birtakım çabalar içinde olmaları önerilmiştir. Bazen kolay bazen de zor bir biçimde yakalanan bu duyguyu elde etmek isteyenler hiç şüphesiz mutluluğu ellerinde tuttuklarını fark edeceklerdir. Umuyoruz ki bu kitap, mutluluk arayışında neşeli bir yol arkadaşı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92979</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f695cda-fe38-4b93-8e1a-6cd7bf8d6a3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gösterge Ekonomi Politiği Hakkında Bir Eleştiri</image:title>
            <image:caption>Gösterge ekonomi politiğinin eleştirisini yapan kuramcı sayısı yok denilecek kadar azdır. Veblen ve Goblot kültürel sınıf çözümlemesinin önünü açan çok önemli isimlerdir. Bu çözümleme “diyalektik materyalizmin” yapmış olduğu üretim güçleriyle ilgili çözümlemenin ötesine geçerek gösterişe yönelik bir değerler mantığından söz etmektedir. Bu mantığa göre egemen sınıf toplum üstünde kurduğu ve kodlar aracılığıyla sürdürdüğü hâkimiyeti devam ettirebilmek amacıyla, değerleri “tözsel açıdan değişikliğe” uğratmış ve böylelikle ekonomik düzende devrimler yaparak, toplumsal ilişkilerde değişikliğe yol açılmasını engellemiştir.
Ekonomik düzende belirleyici olan, birikim ya da artı-değerin elde edilme biçimidir. Kültürel göstergeler düzeninde belirleyici olansa harcama, yani yaşamın her alanına egemen olan koda boyun eğip töz değişikliğine uğrayarak gösterge/değer biçimini alan ekonomik değişim değeridir. Egemen sınıflar (ilkel ve geleneksel toplumlar) egemenliklerini ya her zaman gösterge/değerler üstüne oturtmuş ya da (kapitalist burjuva düzeninde olduğu gibi) sahip oldukları bu ekonomik ayrıcalığı göstergeler aracılığıyla sergileyerek onlara bir aşkınlık, bir kutsallık kazandırmaya çalışmışlardır. Egemenliğin en kusursuz aşaması bu sonuncusudur. Çünkü sınıf mantığının yerini alan bu mantık, üretim araçlarının mülkiyetiyle değil, anlam üretiminin denetimiyle ilgili olup maddi üretimden çok farklı bir üretim biçiminin varlığını zorunlu kılmaktadır; zaten Marksist çözümlemenin içinden çıkamadığı nokta da budur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92980</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/698ab85d-a72f-4862-bcd7-61a3ce5bbc2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Kalbinizde</image:title>
            <image:caption>Mutluluk, sizin isteyip de elde edebileceğiniz bir duygudur. İnsan, mutlu olmayı arzu ediyorsa bunun için girişimlerde bulunmalıdır. Rastlantısal olarak mutlu olmak da mümkündür ama planlı bir biçimde mutlu olmak, mutluluk duygusunu her zaman yaşamak için insanlara olanak tanır.
Bu kitapta okurlara, mutluluğu tesadüflerle elde etmeyi beklememeleri, mutluluğu elde etmek için birtakım çabalar içinde olmaları önerilmiştir. Bazen kolay bazen de zor bir biçimde yakalanan bu duyguyu elde etmek isteyenler, hiç şüphesiz mutluluğu kalplerinde bulacaklardır. Umuyoruz ki bu kitap, mutluluk arayışında neşeli bir yol arkadaşı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92981</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dcbca73-8193-4ac8-bc27-066e60f8594e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Zihninizde</image:title>
            <image:caption>Mutluluk, sizin isteyip de elde edebileceğiniz bir duygudur. İnsan, mutlu olmayı arzu ediyorsa bunun için girişimlerde bulunmalıdır. Rastlantısal olarak mutlu olmak da mümkündür ama planlı bir biçimde mutlu olmak, mutluluk duygusunu her zaman yaşamak için insanlara olanak tanır.

Bu kitapta okurlara, mutluluğu tesadüflerle elde etmeyi beklememeleri, mutluluğu elde etmek için birtakım çabalar içinde olmaları önerilmiştir. Bazen kolay bazen de zor bir biçimde yakalanan bu duyguyu elde etmek isteyenler, hiç şüphesiz mutluluğu zihinlerinde bulacaklardır. Umuyoruz ki bu kitap, mutluluk arayışında neşeli bir yol arkadaşı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92982</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb6cb750-24d5-4832-afcf-145c63c78d22.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş ve Barış</image:title>
            <image:caption>“Eğer herkes sadece kendi inanışları için savaşsaydı, savaş olmazdı...”
Benim cesur askerlerime ve gittiğiniz her yerdeki sadık halkıma deyiniz ki hiç askerim kalmadığı anda sevgili soylularımın ve iyi kalpli köylülerimin başına bizzat kendim geçer ve imparatorluğu son kaynağına kadar harcarım. Eğer atalarımın tahtında hanedanımın oturmaması alnımıza yazılmışsa, o zaman, elimdeki bütün imkanlar bittikten sonra, sevgili vatandaşlarıma yüz karası olacak bir barış imzalamaktansa, sakalımı uzatır ve en yoksul köylülerim gibi patates yiyerek yaşarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92983</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b232026-2a3f-43ee-b298-66cd3bb3010f.jpg</image:loc>
            <image:title>Susturulmuşlar</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde her gün onlarca kadın katledilmekte, yüzlerce kadın sözlü ya da fiziksel tacize uğramaktadır. Bu kadınların kimisi susarak kaderine razı gelmekte kimisi de SUSTURULMUŞ kimseler olarak hayatlarına devam etmektedir. Peki, bizler şiddete, tacize, tecavüze uğramış kadınlarımız için bugüne kadar neler yaptık? Yalnızca üzülmekle mi yetindik, yoksa yaşadıkları korkunç hadiselerde utanması gereken tarafın karşı taraf olduğunu ifade ederek, suçluların cezasını bulmasına yardım mı ettik?

Değerli okurlar, benim bu kitabı yazmaktaki amacım mağdur olmuş ve olmaya devam eden kadınlarımıza, arkalarında olduğumu hissettirmektir. Onlara elimden geldiğince destek olup, hayatlarına bir nebze de olsun yardım eliyle dokunabilmektir. Sizlere naklettiğim bu hikâyeler belki de her gün selam verdiğiniz, gülen yüzüne aldanıp dertsiz sandığınız kadınlarımızın hikâyesidir. Unutmayalım, bu insanlık dışı suçlara sessiz kalıp birlik olmazsak, bir gün aynı şey bizim de başımıza gelebilir. SUSTURULMUŞLAR’dan olmamanız temennisi ile...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92984</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ba50547-3b9e-4245-bd3d-c3d5b0e0ada3.jpg</image:loc>
            <image:title>Viraha</image:title>
            <image:caption>Hayat öyledir işte, olmasını en çok istediğimiz şey ile sınanırız çoğu zaman.
Bir yanda mahalle kültürünün hâkim olduğu bir İstanbul semti ve birlikte büyüyen dört genç kız.
Bir ellerinde çay, diğerinde çekirdek...
Sabahlara kadar süren gece sohbetleri ve sımsıcak dostlukların gölgesinde dayanışma ile geçen gençlik yılları…
Bir çiçek gibi narin ve zarif olan Zehra ile entelektüel bir kişilik olan fakülte hocası Yusuf’un entrika dolu hikâyesidir anlatılan.
Kan bağının,  can bağına erişemediği bu günlerde örselenmiş duyguların sebep olduğu travmalardan bahsedecek size onların hikâyesi.
Kardeşin kardeşe kurduğu tuzaklara,
Hırsına yenik düşen insanların hazin sonuna şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92985</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e4e56f3-791d-47af-8220-c03f9377fc17.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygular Aklımızı Çeler mi? - Çocuklar İçin Felsefe</image:title>
            <image:caption>Felsefe kulübü öğrencileri safsataları, yani bir düşünceyi ortaya koyarken ya da anlamaya çalışırken yapılan mantık hatalarını ele alıyor. Duygu, akıl, gibi kavramlar üzerine konuşarak; tehdit etmek, acındırmak ya da övmek birer ikna yöntemi olabilir mi, duygularımızı tanıyıp düzenleyebilir miyiz gibi sorulara cevap arıyor.
Bugün odada bir gerginlik var. Zeynep ve Melis bir konuda anlaşamıyorlar.
Konuşmalarından anladığım kadarıyla Zeynep hafta sonu Melis’in onlara gelmesini istiyor. Melis ise başka bir arkadaşıyla planı olduğunu ve gelemeyeceğini söylüyor. Zeynep ısrarlı, bir türlü durumu kabul etmiyor ve, “Gelmezsen sana küserim,” diyor. Melis de ona, “Beni sevseydin böyle söylemezdin,” diye karşılık veriyor.
Felsefe eğitmeni Dr. Özge Özdemir kitaplarını, 9-12 yaş arası çocuklarla yürüttüğü “Çocuklar için Felsefe” atölyelerindeki tartışmalardan yola çıkarak kaleme alıyor. Her kitapta altı arkadaş, felsefe öğretmenleri eşliğinde düşünüyor, tartışıyor. Kitaplarda yer alan Ezgi Platin’in harf-çizimleri ise kavramlara eğlenceli bir yorum getiriyor.
4., 5. ve 6. Sınıflar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92986</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d8eb927-3aac-4c43-84c6-5fa03f30198c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözler Can Acıtır mı? - Çocuklar İçin Felsefe</image:title>
            <image:caption>Felsefe kulübü öğrencileri safsataları, yani bir düşünceyi ortaya koyarken ya da anlamaya çalışırken yapılan mantık hatalarını ele alıyor. Sözlü saldırı, hakaret, büyüklük göstermek gibi kavramlar üzerine konuşarak; sözlü saldırıya uğradığımızda nasıl karşılık veririz, haklıyken haksız duruma nasıl düşeriz, büyümekle olgunlaşmak aynı şey mi gibi sorulara cevap arıyor.
İpek Hanım sınıfa girer girmez hep bir ağızdan, “Yarışmaaa!” diyerek üzerine atıldık.
İpek Hanım: Demek haber size ulaştı. Evet, uluslararası bir yarışma var. Gördüğüm kadarıyla sizler de katılmaya isteklisiniz. Ne güzel!
Deniz: İstekliyiz ama bir o kadar da gerginiz. Ne yapacağız, nasıl hazırlanacağız, konu nedir?
İpek Hanım: Yarışmanın konusu saldırı safsataları. İki kişi bir konuyu tartışırken, tartıştıkları konudan uzaklaşıp birbirlerinin kişiliğini tartışma konusu yaparlar ya, ondan bahsediyorum.
Felsefe eğitmeni Dr. Özge Özdemir kitaplarını, 9-12 yaş arası çocuklarla yürüttüğü “Çocuklar için Felsefe” atölyelerindeki tartışmalardan yola çıkarak kaleme alıyor. Her kitapta altı arkadaş, felsefe öğretmenleri eşliğinde düşünüyor, tartışıyor. Kitaplarda yer alan Ezgi Platin’in harf-çizimleri ise kavramlara eğlenceli bir yorum getiriyor.
4., 5. ve 6. Sınıflar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92987</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8544bc4-6f28-41e5-b3cf-705cae4d4183.jpg</image:loc>
            <image:title>Karl Marx - Felsefe ve Devrim</image:title>
            <image:caption>Karl Marx: Felsefe ve Devrim, modern düşünceye yaptığı entelektüel katkılarla Karl Marx’ın yaşamının yeni bir keşfini sunuyor. 
Filozof, tarihçi, sosyolog, iktisatçı, güncel olaylar gazetecisi ve editör olarak Karl Marx (1818-1883) modern tarihin en etkili ve devrimci düşünürlerinden biriydi; ne var ki kendisi nadiren Yahudi bir düşünür olarak ele alınır ve onun Yahudi düşünürü arka planı ya gözden kaçırılır ya da yanlış tanıtılır. Bu kitapta seçkin bilim insanı Shlomo Avineri, Marx’ın Yahudi kökenlerinin onun çalışmaları üzerinde önemli izler bıraktığını savunuyor. Marx, o zamanlar Prusya’nın bir parçası olan Trier’de doğdu ve ailesi, bölgenin daha önceki Fransız egemenliği ve kontrolü altında eşit haklara ve özgürlüğe sahipti. Ama sonra Prusya’ya ilhakı, Yahudi nüfusunu eşit haklardan mahrum etti. Bu gelişmeler Marx’ın babasının isteksizce din değiştirmesine yol açtı ve benzer sıkıntılar, o zamanın Yahudi kökenli birçok genç entelektüelini radikalleştirdi. 
Daha önce Hegel ve Marx üzerine literatüre geçmiş iki önemli kitabı olan Avineri, Marx’ın Yahudi geçmişini uygun ve dengeli bir perspektife oturtuyor ve Marx’ın entelektüel gelişimini, içinde yaşadığı tarihsel, entelektüel ve politik bağlamların ışığında takip ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92988</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27a624e0-283d-471d-9675-80b0cdf31ccc.jpg</image:loc>
            <image:title>Musa Kardeşler - Bilimin Üç Kardeşi</image:title>
            <image:caption>Muhammed, Ahmed ve Hasan tarihte Musa Kardeşler olarak bilinen üç kardeş. Birileri üç kardeşin yaptığı icatları sihir zannetse de onların yaptığı şey, karşılaştıkları sorunları bilimi kullanarak çözmektir. Bu kitapta, yaşadıkları hayatı kolaylaştıran pek çok mekanik alet icat eden Musa Kardeşlerin eğlenceli hikâyesini okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92989</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8518976d-e261-44f0-88af-6ed3841abdc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk-ı Memnu</image:title>
            <image:caption>Kalplerimizde bazı illetler vardır ki, vücudun tamamıyla dokularına nüfuz etmedikten sonra keşfolunamayan gizli hastalıklara mahsus bir nüfuz hıyanetiyle kendisini göstermeden, tahriplerini haber vermeden derunî bir yangın dumansızlığıyla yanar, yanar. Bu bir ateştir ki mahiyetini bilmeyiz, vücudundan haber almayız; o yavaş yavaş vazifesinden emin, devam eder. Nihayet bir gün birdenbire bir hiç, bir dakikacık bir vukuf gösterir ki kalbimizde bir yangın var. Nedir? Nereden doğmuştur? Bu yangın nasıl serseri bir rüzgârın kanatlarıyla düşerek orasını tutuşturmuştur? Bilmeyiz. 
Adnan Bey, ellili yaşlarında, iki çocuk babası, varlıklı bir İstanbul beyefendisidir. “Melih Bey takımı” olarak tanınan ailenin küçük kızı Bihter’e talip ol ur. Bihter, çocuklarıyla yarış hâlinde olan annesi Firdevs Hanım’a inat, kendinden yaşça büyük bu adamla evlenmeyi kabul eder. Ancak hiçbir zaman aşkı ve sevgiyi tatmamış olan genç kadın, kendisine büyük refah sağlayan bu evlilikte de mutluluğu bulamaz. Hayatındaki eksikliği, Adnan Bey’in çapkın yeğeni Behlül’le yaşadığı yasak aşk ile gidermeye çalışınca, aileyi felakete sürükleyen olaylar vuku bulur. 
Halit Ziya Uşaklıgil’in usta kaleminden Aşk-ı Memnu, sadeleştirilmiş Türkçe versiyonu ile 
sizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92990</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff7eef8b-175c-4c7e-bb31-bd302fe017c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül</image:title>
            <image:caption>Eylül! Öyle bir ay ki, geçen her güzel günü için ona minnettar olmak gerekir. Eylül, mutsuzluk ve özlem ayıdır, içine birkaç günlük kış hücumundan acı düştüğü için, insan o güzel havaların, devamlı yazın artık geçtiğini anlayıp üzülür, özlem çeker. 
Suad ve Süreyya, bağ evinde sıkıcı bir hayat süren evli bir çifttir. Süreyya’nın şikâyetlerine daha fazla dayanamayan Suad, Boğaziçi’nde bir villa kiralamak için babasından para ister. Çift, kiraladıkları villada Süreyya’nın ailesinden uzak, mutlu bir hayat sürmeye başlarlar. Suad’a büyük hayranlık besleyen arkadaşları Necib de zaman zaman onlarda kalmakta, sandal gezilerinde onlara eşlik etmektedir. Fakat Necib’in duyduğu hayranlık, zamanla içine atmak zorun da kaldığı büyük bir aşka dönüşünce, eylül ayı da acı ve ayrılık ayına dönüşecektir. 
Mehmet Rauf’un başarılı psikolojik tahlilleriyle kaleme aldığı Eylül, Türk edebiyatındaki “ilk psikolojik roman” olma özelliğiyle büyük önem taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92991</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2b8621a-09d0-4a96-8b0a-58f7969ef0d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Külüstür</image:title>
            <image:caption>Yeni Zelanda çocuk edebiyatının sevilen yazarı Joy Cowley’den, sadece çocuklar için değil; gençler, anne babalar ve eğitimciler için de etkileyici bir roman. Cowley, bu kitapta modern yaşama alışmış iki kardeşin, ıssız doğada geçirdikleri bir yaz tatiline ortak ediyor bizleri. Günümüz çocuklarının her geçen gün uzaklaştığı doğal yaşam ve aile bağları gibi pek çok önemli konuyu ustaca işlerken, eğlenceli diliyle, okuru kuşak farklılığı, hoşgörü, kardeşlik ve kırsal yaşam gibi temaları düşünmeye davet ediyor. William ve Melissa, yaz tatillerini bir tatil köyünde geçirmeyi planlar. Ancak beklenmedik bir değişiklik olur. Anne babaları iki kardeşin tatilini elektriksiz, cep telefonsuz ve tabii internetsiz bir dağ kulübesinde geçireceklerini açıklar. Üstelik iki huysuz ihtiyarla birlikte. Bu ‘ilkel’ tatil hem kendi sınırlarını keşfetmelerine, hem de büyükanne ve büyükbabalarıyla yakınlaşmalarına yol açar. Ancak beklenmedik gelişmeler tatillerini iyice sıradışı bir hale getirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92992</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b80d27bf-c946-483e-ada2-5d44a8e8b5ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Macera - Hayretix Ormanlarda</image:title>
            <image:caption>Merhaba Arkadaşlar, 
Ben Hayretix. Birlikte öyle sıra dışı bir macera yaşayacağız ki! 
Yer yerinden oynayacak. 
Biliyor musunuz? 
Ormanda gizemli hayaletler bulunuyor. Bunun yanında yürüyen orkideler, dev çiçekler, tepetaklak ağaçlar ve daha neler neler! 
Ormanların sıra dışı canlılarından yaprak kuyruklu şeytan geko, korunmak için inanılmaz numaralar yapıyor. Vücudunu düzleştirip gölge oluşumunu önlüyor, kuyruğunu bırakıyor veya korkutucu sesler çıkarıyor. 
Sumatra’nın yağmur ormanlarındaki Ceset Çiçeği, ölmüş hayvanın çürümüş eti gibi kokuyor. Muhteşem görünen bu kocaman çiçek, 3 metre boyuyla dünyanın en uzun çiçeği oluyor. 
2030 tonluk bir generalle tanışmış mıydınız hiç? Üstelik boyu da 85 metre! Gelin, kendisi ormanda bizleri bekliyor. 
İşte ormanlar, böyle birbirinden ilginç olaylara sahne oluyor. Her geçen gün, yepyeni sırlarını fısıldıyorlar bizlere. 
Seslerini duyuyor musunuz? 
MUHTEŞEM ORMANLARIN HARİKA HAZİNELERİNİ KEŞFETMEYE NE DERSİNİZ? ÖYLEYSE HAYDİ, YOLLARA DÜŞÜYORUUUUZ...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92993</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9b10d41-6d4a-4f2f-9dec-3a67828fe2f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Macera - Hayretix Kutuplarda</image:title>
            <image:caption>Merhaba Arkadaşlar, 
Ben Hayretix. Birlikte öyle sıra dışı bir macera yaşayacağız ki! 
Yer yerinden oynayacak. 
Biliyor musunuz? 
Ormanda gizemli hayaletler bulunuyor. Bunun yanında yürüyen orkideler, dev çiçekler, tepetaklak ağaçlar ve daha neler neler! 
Ormanların sıra dışı canlılarından yaprak kuyruklu şeytan geko, korunmak için inanılmaz numaralar yapıyor. Vücudunu düzleştirip gölge oluşumunu önlüyor, kuyruğunu bırakıyor veya korkutucu sesler çıkarıyor. 
Sumatra’nın yağmur ormanlarındaki Ceset Çiçeği, ölmüş hayvanın çürümüş eti gibi kokuyor. Muhteşem görünen bu kocaman çiçek, 3 metre boyuyla dünyanın en uzun çiçeği oluyor. 
2030 tonluk bir generalle tanışmış mıydınız hiç? Üstelik boyu da 85 metre! Gelin, kendisi ormanda bizleri bekliyor. 
İşte ormanlar, böyle birbirinden ilginç olaylara sahne oluyor. Her geçen gün, yepyeni sırlarını fısıldıyorlar bizlere. 
Seslerini duyuyor musunuz? 
MUHTEŞEM ORMANLARIN HARİKA HAZİNELERİNİ KEŞFETMEYE NE DERSİNİZ? ÖYLEYSE HAYDİ, YOLLARA DÜŞÜYORUUUUZ...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92994</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e5989f7-9509-4ae8-b642-083bb3626494.jpg</image:loc>
            <image:title>Dürüstlük Çağı</image:title>
            <image:caption>Size bir haberimiz var: Artık gerçeği çarpıtmak onu saklamanız için yeterli değil. Neyin yeterli olduğunu anlamak için elinizde tuttuğunuz kitabın kapağını açmanız gerek. Dürüstlük Çağı işi iletişim olan herkesin başucu kitabı olacak.
Dünya değişiyor; iletişim ve halkla ilişkiler de öyle. Büyük hikâyeleri olan büyük bir şirket olmak için önünüzde sıkı bir parkur var ve siz artık kısa mesafe değil, maraton koşacaksınız. Dünyanın bir numaralı halkla ilişkiler blogunun yarattığı bu kitap PR&apos;a harcanan paranın karşılığını nasıl alacağını anlamak isteyen iletişimciler için yazıldı. Kafanızı karıştıran sorular mı var?
SEO uyumlu içerik oluşturmak, siyah ve beyaz şapkalar, içerik kazıyıcılar, webinerlar, bloggerlar, trollerle baş etmek, skandallar, kriz anlarında itibar yönetimi, markanızın hikâyesini yaratmak, yeni basın bülteni yazma teknikleri, mailing sistemi, yeni medyada basınla ilişkiler ve dijital dünyada var olmanın yolları…
Kafanızdaki tüm soruları sırayla ve sakince cevaplayan Dürüstlük Çağı ilk mottosunu sunuyor: manipülasyon, naylon skandallar ve hileli rekabet dönemi kapanıyor. Bundan sonra markanızı ayakta tutmanın yolu trollerden, yalandan ve sansasyondan uzak durup hikâyenizle var olmaktan geçiyor. Şimdi elinizdeki kitabı yavaşça kucaklayın ve kendiniz olun. Halkla İlişkilerde bir dönem kapanıyor, Dürüstlük Çağı başlıyor.,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92995</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77550b4e-202e-4b3b-ae93-73d49a2e4d21.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dünyamız 184 / Eylül - Ekim 2021</image:title>
            <image:caption>“Sanat Dünyamız”  dergisinin 184. sayısı çıktı! 
Sanat Dünyamız dergisinin 184. sayısı yayımlandı. Dergi, bu sayısında sezonun öne çıkan sergilerinden sanat tarihinin gizli kalmış kısımlarına, popüler kültür tarihinden eleştiri yazılarına, sanatın farklı yönlerini güçlü yazılarla ele alıyor. Derginin Ajanda bölümü ise iki yeni çizimiyle birlikte Taner Ceylan’ın önerilerine emanet. 
Derginin kapağında Arter’de 16 Eylül’den itibaren sergilenecek ve Candeğer Furtun’un 60 yıllık sanat yaşamını gözler önüne serecek retrospektif sergisi yer alıyor. Gencay Altay retrospektif sergi üzerine yazısında sanatçının yaşamını ve eserlerini inceliyor. Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki “Tanzimat’tan Cumhuriyet’e: Ressam Hocaların Ressam Öğrencileri” sergisi üzerine Sezen Ünlüönen’in kaleme aldığı bir eleştiri yazısı, Volkan Aslan’ın “Sağlıcakla Kal” sergisi üzerine Elif Kamışlı’nın denemesi, 3. Autostrada Bienali üzerine Çelenk Bafra’nın bir yazısı okurları bekliyor. 
Eylül ayında kişisel sergileriyle izleyiciyle buluşmaya hazırlanan Ahmet Öğüt, Dorian Sarı, Selçuk Demirel’in ve Pera Müzesi’nde “Yüzleşme” sergisinin küratörlüğünü üstlenen Marcus Graf’ın söyleşileri de dergide yer buluyor. Beyrut’ta 2016’dan bu yana faaliyet gösteren sanat merkezi Dar El-Nimer’in eş direktörleri Lama Koubrously ve Maha Kobeissy ise Ebru Esra Satıcı’ya verdikleri söyleşide ‘sanatın hayatta kalma yolları’nı anlatıyor. 
 İlker Hepkaner yakın tarihten ‘gazinolar’ı ve eğlence kültürünün değişimini değerlendirdiği yazısıyla dergide. Derya Sayın ise Yapı Kredi Müzesi Sikke Koleksiyonu’ndan seçtiği parçalar üzerinden kadınların mitolojide ve Antik dönemdeki temsillerini sorguluyor. 
Sanatçı Huo Rf her sayı iki sanatçının bir kavram üzerine söyleşisine yer verdiği Hisler / Karşılaşmalar / Kesişmeler söyleşi serisinin dördüncüsünde Neslihan Başer ve Handan Börtüçene’yi sessizlik kavramıyla buluşturuyor. Şehri bir performans alanına çeviren Remote Istanbul üzerine Şükran Çakmak’ın izlenim yazısı ise derginin +İz bölümünde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92996</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5695b2ec-e116-44e7-9c55-59f0bf9f200a.jpg</image:loc>
            <image:title>Blacksad 2.Cilt - Arktik Irk</image:title>
            <image:caption>Blacksad dünyada ilk kez yayımlandığı 2000 yılından beri pek çok dilde yayımlandı ve ülkemizde de ilgi gördü. YKY tarafından ciltli baskıları ilk kez 2011 yılında yayımlanan bu kült polisiye dizi karton kapaklı yeni baskılarıyla yeniden raflarda yerini alıyor. 
Şehrin ileri gelenlerinden Oldsmill bir beyaz kaplandır, polis şefi Karup ise bir kutup ayısıdır. Kendileri gibi beyaz kürklü diğer hayvanlarla birlikte Beyaz Anglo-Sakson Protestan topluluğunun bir parçasıdırlar ve kara saksağandan, kızıl tilkiye, tekir kediden kahverengi marala, kürkü lekesiz olmayan bütün diğer hayvanları hor görürler. Özel dedektif Blacksad ise bu nahoş ve gergin ortamda ortadan kaybolan bir çocuğun izini sürmektedir. John bu kördüğümü çözmek için gerektiğinde pençelerini kullanmaktan çekinmeyecektir. 
Juan Díaz Canales ve Juanjo Guarnido’nun yarattığı bu müthiş çizgi roman serisi 2013’te iki dalda Eisner Ödülü kazandı ve Angoulême En İyi İllüstrasyon Ödülü de dahil olmak üzere pek çok ödül aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92997</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee7138b6-35f7-42c1-985a-7d99daf3133b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayağı Burkulan Kırkayak</image:title>
            <image:caption>Büyük Orman’da yaşayan beş iyi arkadaş vardı: Yıldız Benekli Minik Zürafa, Kırkayak Kırmızıayak, Küçük Koyu Yeşil Kurbağa, Sivri Kulaklı Kara Yarasa ve Kirpi Mirpi. 
Ayağı burkulan ve sargıya alınan Kırkayak’ı mutlu etmek için bütün arkadaşları seferber olmuştu, ama Kırkayak bir türlü mutlu olmuyordu! Kısa Boylu Zürafa, Kirpi Mirpi’nin Kaybolduğu Gün, Uykusu Kaçan Yarasa’dan sonra Ayağı Burkulan Kırkayak ile devam eden seri Yasemin Temizarabacı Yıldırmaz’ın hikâyesiyle Ece Zeber’in resimlerini buluşturuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92998</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6a3f25c-bb15-423e-a23f-b7a6d7f40c96.jpg</image:loc>
            <image:title>Domates Dolması Meryem!</image:title>
            <image:caption>Utangaçlık ne zor şey! 
Meryem adını duyduğunda bile kıpkırmızı oluyor. 
Sınıfta ya da pastanede ağzından tek kelime çıkmıyor. 
Keşke o da diğer arkadaşları gibi eğlenebilse, seksek oynayıp derse kalkabilse… 
Metni ve resimleri Laure Monloubou’ya ait olan Domates Dolması Meryem! utangaçlık üzerine sadelikle kaleme alınmış müthiş etkileyici bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=92999</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1eb3940f-c2ed-4db3-a46d-93ff86756b08.jpg</image:loc>
            <image:title>Paralı Asker</image:title>
            <image:caption>İlk hatam bu oldu. Sahteci olmak, her şeyi başkalarından almak ve kendinden hiçbir şey vermemek demektir.
Hikâye bir polisiye gibi başlar: Sahte tablo ustası Gaspard Winckler, Paris’in eteklerinde bir stüdyodadır. Ellerinde finansörü Anatole Madera’nın kanı vardır. Cinayetin sebebiyse, Antonello da Messina’nın 1475 tarihli, kitaba adını veren Paralı Asker tablosudur. Gaspard Winckler, bu tablonun bir sahtesini yaparken Louvre’daki aslına taş çıkartacak bir ustalık sergilemiştir. Peki Winckler neden bu mesleği seçmiş, bu portreye kattığı ustalıkta ne fark etmiştir? Madera’yı öldürmeyi neden bir bağımsızlık eylemi olarak görmüştür?

Paralı Asker, Georges Perec’in 1960 yılında tamamladığı ilk kitabıydı. Yayıncılar tarafından reddedildikten sonra yıllarca çekmecede kalan bu kitap, Perec’in ölümünden otuz yıl sonra belgeleri arasında keşfedildi. Paralı Asker, Perec’in oyuncu kalemine yakışır bir şekilde yazarın ilk ve son romanı.
Perec’in yarattığı evrene yüzlerce iplikle bağlı olsa da, yazdığı başka hiçbir şeye benzemez.

DavId Bellos</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93000</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf18678a-f39c-468f-aa81-f30ce03ddeed.jpg</image:loc>
            <image:title>Harikalar Odası</image:title>
            <image:caption>Her yapıt bir başka yapıtın aynasıdır.
Zengin koleksiyoner Hermann Raffke’nin özel koleksiyonundan oluşan sergi, öngörülenin aksine, sanat dünyasında olay yaratır: İnsanlar dört bir yandan apar topar bu sergiyi görmeye koşar. Durum izdihama varınca, içeriye sınırlı sayıda ziyaretçi almaya başlanır. Fakat serginin sonlanmasına bir hafta kala işler iyice karışır, gün boyu bekleyip içeri giremediği için çileden çıkan bir ziyaretçi içeri dalar ve olan olur.
Harikalar Odası, Perec’in harika tasvirlerinin alaycı üslubuyla birleştiği, hikâye içinde hikâyelerinin tablo içinde tablolarla tamamlandığı kurmaca bir sahtecilik öyküsü.
Dünyanın en benzersiz edebî kişiliklerinden biri.
Italo Calvino</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93001</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6baeed87-23e6-4122-8a62-c8734b9d4573.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimcinin Pusulası - Yaşam ve Mücadele Anıları</image:title>
            <image:caption>Ekrem Altun, Devrimcinin Pusulası / Yaşam ve Mücadele Anıları’nda 1970’li yıllardan günümüze uzanan süreçte anlam kazanan kişisel ve bir o kadar da toplumsal süreçten izler aktarıyor.
Kitap kişisel anıların, yaşanmışlıkların, sıkıntıların, inişlerin çıkışların, coşku dolu anların olduğu kadar Türkiye yakın tarihinin de özetini içeriyor.

Tüm anlattıkları içinde Altun’u özel kılan boyut ise örgütlü yaşamdan hiç vazgeçmemesi, Halkın Sesi dergisi ve Türkiye İşçi Köylü Partisi’nden Vatan Partisi’ne uzanan kesitte “Aydınlıkçı” olma iradesinde hiçbir zayıflama göstermemesi.
Ailesiyle, akrabalarıyla, iş ortaklarıyla ve yoldaşlarıyla ilişkilerini büyük bir açık sözlülük içinde ve samimiyetle yansıtırken yaşam sevincinin ve mücadele enerjisinin anahtarını da hep elinde tutuyor Altun.
“Ne zaman bir çıkmaza girsem veya umutsuzluğa düşsem, partim, yoldaşlarım yanımda olurdu. Onlardan aldığım moral ve cesaretle ayakta durabiliyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93002</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fbd06ac-fb7d-4cb5-acfe-addc449295df.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuyu-Kunlar - Bir Türk Kabilesinin Göç Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Türkolog ve tarihçi Dr. Adalet Ergenekon’un ilk basımı 1978’de, üçüncü basımı Nisan 2021’de gerçekleşen romanı Tuyu-Kunlar bu kez Seldağ Özalp’le birlikte yazılmış tiyatro oyunu olarak okurlarla buluşuyor.
İki perdelik tarihsel drama Tuyu-Kunlar / Bir Türk Kabilesinin Göç Öyküsü, atalarımızın devletleşme sürecindeki bir yol ayrımına tarihsel ve sanatsal açıdan odaklanan, “devlet ana”nın doğum sancılarına yoğunlaşan, Türklerin İslamiyet öncesi yaşamına ve doğayla ilişkilerine bakan heyecan verici bir tiyatro eseri.
Ergenekon ve Özalp, Türk tarihinin “geçitlerinden” birini, yalın ve akıcı anlatımla, okurun kendisini bir “ön-seyirci” olarak hissedeceği bir yapı kurarak sahneye taşıyorlar.
Tuyu-Kunlar / Bir Türk Kabilesinin Göç Öyküsü, yalnızca tiyatro profesyonellerinin değil herkesin büyük heyecan duyarak okuyacağı, olayları ve karakterleri zihninde kolayca canlandırıp izleyeceği iki bin yıllık bir dünyaya giriş davetiyesi niteliğinde.
Türkolog ve tarihçi Dr. Adalet Ergenekon’un ilk basımı 1978’de, üçüncü basımıNisan 2021’de gerçekleşen romanı Tuyu-Kunlar bu kez Seldağ Özalp’le birlikte yazılmış tiyatro oyunu olarak okurlarla buluşuyor.
 
İki perdelik tarihsel drama Tuyu-Kunlar / Bir Türk Kabilesinin Göç Öyküsü, atalarımızın devletleşme sürecindeki bir yol ayrımına tarihsel ve sanatsal açıdan odaklanan, “devlet ana”nın doğum sancılarına yoğunlaşan, Türklerin İslamiyet öncesi yaşamına ve doğayla ilişkilerine bakan heyecan verici bir tiyatro eseri.
 
Ergenekon ve Özalp, Türk tarihinin “geçitlerinden” birini, yalın ve akıcı anlatımla, okurun kendisini bir “ön-seyirci” olarak hissedeceği bir yapı kurarak sahneye taşıyorlar.
 
Tuyu-Kunlar / Bir Türk Kabilesinin Göç Öyküsü, yalnızca tiyatro profesyonellerinin değil herkesin büyük heyecan duyarak okuyacağı, olayları ve karakterleri zihninde kolayca canlandırıp izleyeceği iki bin yıllık bir dünyaya giriş davetiyesi niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93003</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/839c4f9d-b6bb-4c12-9e21-e79523b3137f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ufukları Aşmak</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin yakın tarihinin belli başlı dönüm noktaları çerçevesinde bir yaşam öyküsü… 1970 yıllardaki devrimci yapılanma ve sokak çatışmaları, 12 Eylül askeri darbesi ve yarattığı tahribat, 90’lı yıllarla birlikte ivme kazanan PKK saldırıları, faili meçhul cinayetler ve hendek olayları…  
 
Sosyolog-Yazar Eyyüp Altun bütün bu olayları anlatırken soğukkanlılıkla yansız kalmayı başarıyor, süreci kendi gerçekliği içinde veriyor. 
 
Anılar sadece siyasi yaşanmışlıktan ibaret değildir; insani dram, aşk ve yaşam karmaşası da bir o kadar çalışmada yer bulmuştur. Yaklaşık yarım asırlık bir yaşanmışlığı içeren bu eseri heyecanla okurken kimi zaman nostalji yaşayacak, kimi zaman yakın tarihin karanlık sokaklarında ürkütücü bir gezintiye çıkacaksınız. 
 
“Ufukları aşamayanlar neye inanırlarsa inansınlar ve ne kadar uzun yaşarlarsa yaşasınlar gerçekte ömürleri kısa kalacaktır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93004</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f88806b6-db0e-4b71-877f-31b91f0c6c47.jpg</image:loc>
            <image:title>Emin Özdemir&apos;in Dil, Edebiyat ve Eğitim Anlayışı</image:title>
            <image:caption>Emin Özdemir, Türkçenin özleştirilmesi ve geliştirilmesi için büyük çabalar harcayan, nice öğrenciler yetiştirip nice yapıtlara imza atan, öğrencilerine sıklıkla hatırlattığı &quot;Boş çuval dik durmaz, okuyun.&quot; sözünü yaşam felsefesi olarak benimsemiş büyük bir dil ustasıdır. Yapıtlarında Türkçenin tarihi gelişimine olduğu kadar güncel sorunlarına da değinmiş, ‘sözcükler’in çok katmanlı boyutlarını irdeleyerek Türkçenin zenginliğini sergilemeye çalışmıştır. 
Prof. Dr. Sedat Sever&apos;in danışmanlığında Arzu Atılgan tarafından hazırlanan tez çalışmasının genişletilmiş biçimi olan bu kitapta Türkçenin büyük ustası Emin Özdemir&apos;in dil, edebiyat ve eğitim alanlarına ilişkin görüşlerine, yaşam öyküsüne ve ardından yazılan yazılara yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93005</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/009e5ca3-aff6-4158-8d5b-668fe20ef610.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Alevler Sarayı</image:title>
            <image:caption>Sarah J. Maas’ın milyonlarca okura ve sayısız ödüle ulaşan, benzersiz evreni Dikenler ve Güller Sarayı serisi, Feyre’nin ateşli kız kardeşi Nesta’nın yolculuğuyla devam ediyor.  
 
Nesta Archeron her zaman kibirli, çabuk öfkelenen ve yavaş affeden biriydi. Yine de Kazan’a girmeye zorlandığından ve kendi isteği dışında Ulu Peri olduğundan beri, içinde yaşadığı garip dünyada kendine bir yer bulmak için mücadele ediyor. Daha da kötüsü savaşın dehşetini ve içinde kaybettiklerini unutamıyor. Aslında onun öfkesini en hızlı ateşleyen tek bir kişi var: Cassian… Ama Cassian’ın ateşlediği tek şey öfkesi değil…  
Bu arada, son savaş sırasında Kıta’ya dönen insan kraliçeler, diyarlardaki barışı tehdit eden yeni ve tehlikeli bir ittifak peşinde. Ve onları durdurmanın anahtarı, Cassian ve Nesta’nın elinde. Savaşın kavurduğu ve belirsizlikle boğuşan bir dünyada Nesta ve Cassian hem içlerindeki hem dışarıdaki canavarlarla mücadele etmek zorundalar…  
 
“Hem tutkulu ve romantik hem de vahşi; çok güzel yazılmış bir efsane. Kesinlikle muhteşem.” 
 
Alexandra Bracken 
 
“Tutku dolu, vahşi, seksi ve cüretkâr… öyle sürükleyici ki…”  
 
USA Today 
“Gerilim, romantizm, entrika ve aksiyon. Bu kitabı sakın kaçırmayın!”  
 
HuffPost</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93006</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/480f692a-970b-4a23-b25d-572e51a0ffa4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakiki Hikayeler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Loukianos (120?-180?): MS 2. yüzyılda, Roma İmparatoru Marcus Aurelius devrinde yaşamıştır. “Komik” diyalog, hiciv ve parodi türlerinde eser vermiş olan Loukianos’un etkileri Bizans’tan, günümüzde yüksek fantastik edebiyat ve bilimkurguya kadar uzanır. Kimi eleştirmenlerce ilk bilimkurgu eser sayılan Hakiki Hikâyeler hayalî diyarlarda olağanüstü bir gezinin öyküsünü anlatırken, “hakiki” olma iddiasındaki eserleri zekice hicveder. Fakat asıl etkileyiciliği “modern”liğindedir: Parodi, anıştırma gibi yöntemlerle kurulmuş kuvvetli bir metinlerarasılığa sahiptir ve edebiyatın hakikatle ilişkisi üzerine düşünür. Loukianos’un Hakiki Hikâyeler’i, Erman Gören ve Ertuğrul İnanç’ın titiz incelemesi ve notlarıyla okurlarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93007</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f99073c-834c-4765-a866-9936d52b1ef3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yine Gel</image:title>
            <image:caption>“YUT BENİ ve MARCH ile çizgi roman dünyasının en önemli yeteneklerinden biri olduğunu kanıtlayan Nate Powell’ın bence en iyi işi YİNE GEL. Derinlemesine hareket eden, insanı içine çeken bu samimi kitabın etkisinden uzun süre kurtulamayacaksınız.” -JEFF LEMIRE (Netflix dizisi Sweet Tooth’un yaratıcısı) 
 
1970’li yılların üzerinde güneş batarken, Sevgi Kuşağı ruhu, Ozark Dağları’nın tepesindeki “küçük bir komünde” yaşayan bir grup insanın içinde yaşayamaya devam ediyordu. Peki eksik olan neydi? İnanılmaz derecede iç içe yaşayan iki aile, aşırı derecede bastırılmış sırlarla yaşamanın zorluklarıyla da boğuşuyordu... bu arada, bu Arkansas tepelerinin derinliklerinde, köydeki fısıltılarla beslenen canavarımsı bir şey dolanıp duruyordu. Tek başına çizerlik kariyerine görkemli bir dönüş yapan ve NEW YORK TIMES EN ÇOK SATANLAR listesine giren NATE POWELL, bu samimiyet, pişmanlık ve toplu hafıza kaybıyla süslenmiş kitabı sunar. 
  “Powell’ın bu eseri, karanlık ve aydınlık arasındaki kesişimde edebi ve figüratif olarak yerini almış. Tam gölgelerin içinde tamamen kaybolduğunuzu hissettiğiniz anda içeri güneş giriyor.” -JILLIAN TAMAKI.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93008</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10cece9f-277a-4659-9f1b-4d89cccbf7b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Noktaya Nasıl Geldik?</image:title>
            <image:caption>“Para; açları, umutsuzları, kırılmışları, açgözlüleri, muhtaçları baştan çıkarmaya devam ettiği sürece kardeşler arasında her zaman savaş olacaktır.” 
Kitaptaki sayfalar, insanlığın büyük bir dönüşüm yaşadığı tarihin bu tuhaf anında, bir Japon’un bakış açısıyla, Ortadoğu düzeninin içinden geçtiği dönüm noktalarını anlatmaktadır. 
Bu kitap, sürekli bir değişim halinde olan ve Covid-19 pandemisinin karanlığında değişim süreci iyice hızlanan Ortadoğu ve Doğu Asya uluslararası siyasetine ışık tutan bir projektör görevindedir. 
Satoshi Ikeuchi, Tokyo Üniversitesi İleri Bilim ve Teknoloji Araştırma Merkezi’nde (RCAST) Din ve Küresel Güvenlik Profesörü’dür. Ortadoğu siyasetinde uzmanlaşmıştır. Aynı zamanda uluslararası ve bölgesel çalışmalar üzerine araştırmaların merkezi olan RCAST Acil Stratejiler Açık Laboratuvarı’nı idare etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93009</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2da1bcad-e386-4cde-ada2-3fe338b2a288.jpg</image:loc>
            <image:title>Elealı Zenon-Hiç Olmazsa Bir Kere İtiraz Et, Başka Bir Fikir Söyle de İki Kişi Olduğumuzu Anlayayım</image:title>
            <image:caption>“Belki yığınlar hiçbir zaman filozof olmayacak. Ama toplumları mutluluğa ulaştırmak için, yönetimin bilge kişilere teslim edilmesi de mi mümkün değil?” 
Dünyanın en çok tartışılan paradokslarını ortaya atan Elealı Zenon, Antik Yunan felsefesinin en önemli temsilcilerinden biridir. O, diyalektik düşüncenin ve mantığın ilk temsilcisidir. Hocası Parmenides’in varlık ile ilgili fikirlerini temellendirmiş ve ortaya attığı fikirlerle günümüz düşünce evrenini etkilemeyi başarmıştır. 
Sadece Akhilleus ve Kaplumbağa Paradoksu ya da Duran Ok Paradoksu ile değil siyasi fikirleriyle de öne çıkmış ve kendinden sonra gelen önemli filozoflar için ilham kaynağı olmuştur. 
Elealı Zenon, bizi varlığı başka açılardan düşünmeye ve gerçeği daha iyi kavramaya davet ediyor. İçinde yaşadığınız ve etkileyip etkilendiğiniz dünyayı sorgulamaya hazır olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93010</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07392051-dea0-401e-9b16-cabb1b30ee82.jpg</image:loc>
            <image:title>Halkla İlişkilerde Temel Kavramlar</image:title>
            <image:caption>Halkla İlişkilerde Temel Kavramlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93011</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5c4e529-c2b2-4483-95bb-02ae410fe260.jpg</image:loc>
            <image:title>İrade Eğitimi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Jules Payot (1859-1940): Fransız pedagog, eğitimci, Cumhuriyet Dönemi Fransası’nın radikal düşünürlerinden. Eğitimin, bilgi sağlamanın yanı sıra akılcı bir iradenin oluşturulmasını gözetecek şekilde yenilenmesi için verdiği mücadeleyle dönemin eğitimcilerini derinden etkiledi. En ünlü eseri İrade Eğitimi yayımlandığında Fransız ve yabancı basında büyük bir ilgi uyandırdı ve kısa sürede pek çok dile çevrildi. Payot eserinde özellikle öğrencilerde, genel olarak da bütün entelektüel çalışanlardaki irade zayıflığının nedenlerini araştırır. İnsanı irade zayıflığından kurtaracak duyguları doğuracak veya güçlendirecek araçlarla, kendimize hâkim olmamızı engelleyen duyguları yok edecek veya bastıracak araçları tespit eder. Bu araçların nasıl kullanılacağını da dört yıllık inceleme ve düşünce çabasının sonucu olan İrade Eğitimi eserinde bütün öğrencilere, öğretmenlere, entelektüel çalışanlara örnekleriyle gösterir. Bilim insanının görevini “geleceğin bizim istediğimiz gibi olmasını sağlayabilecek duruma gelmek” olarak gören Payot’nun büyük bir tevazu ile eserinin önsözünde belirttiği gibi: Bu yolda daha atılacak çok adım var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93012</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/242f7972-c6e0-4543-90e5-8fb3c715b9dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kankalar - En Güzel Parti</image:title>
            <image:caption>Bu iki arkadaş her zaman çok eğleniyor . . . Aylin doğum günü partisinin harika olması için çok uğraşmıştı. Partiden önce Aykut’la birlikte bütün oyunları deneyip, yiyeceklerin tadına bakmaya karar verdiler. Her şey HARİKA görünüyordu. Kankalar daha parti başlamadan çok eğlenmişlerdi. Acaba parti provası, gerçek partiyi gölgede mi bırakacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93013</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8f005d7-867e-4af7-8b8e-1d271b02afac.jpg</image:loc>
            <image:title>Suskun Baykuş</image:title>
            <image:caption>Ormanın derinlerinde yaşayan Baykuş’un sesi çıkmaz olmuştu Hep gagası kapalı, hep suskundu. Ormandaki hayvanlar Baykuş için endişeleniyordu. Ama Baykuş’un onlara harika bir sürprizi vardı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93014</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33bba4ad-3233-4421-8263-8130bf848ffd.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Arı</image:title>
            <image:caption>Mercan, bahçedeki arıyı gördüğünde önce ne yapacağını bilemedi. Arılar ağaçtaki kovanı terk ettiği için yalnız kalan Vızvız, Mercan’a arıların neden gittiğini anlattı. Mercan hemen dedesine koşup yardım istedi. Arıların doğaya ve insanlara ne kadar faydalı olduğunu anlatan bu öyküyü merakla okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93015</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32898efb-1a81-4661-a6f7-a5e04b7884cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Balığı Aranıyor</image:title>
            <image:caption>Luna, evcil bir köpek balığına sahip olmak istiyordu. Ancak eve küçük bir süs balığıyla döndü. Ertesi sabah uyandığında Luna’yı kocaman bir sürpriz bekliyordu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93016</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2579679-055f-4e25-a426-b531b00730e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaplumbağanın Zaferi</image:title>
            <image:caption>İnsanların ormanları yakmadığı, ağaçları  kesmediği ve doğaya zarar vermediği, henüz keşfedilmemiş saklı bir orman varmış. Bu ormanda kızılçam ağaçları, ladin ağaçları, çınar ağaçları, kavak ağaçları, sarıçam ağaçları, meşe ağaçları… gibi çeşit çeşit ağaçlar yaşarmış. 
 
Bu güzel ormanın içinden suyu tertemiz, hiç kirlenmemiş pırıl pırıl bir dere akarmış. Bu dere ormandaki bütün canlılara hayat verdiği gibi sesiyle de huzur verirmiş. Orman sakinlerinin yaşam kaynağı olan bu dereyi ormandaki ağaçlar ve hayvanlar çok sever ve korurmuş. Çünkü biliyorlarmış ki suları kirlenirse veya kurursa onların yaşam kaynağı bittermiş. Bunun için sularını israf etmez, nehirlerini kirletmezlermiş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93017</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2098372-0732-4b7b-a729-4d20e15ea4cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden ve Nasıl Siyer Öğrenmeliyiz?</image:title>
            <image:caption>Hz. Peygamber&apos;in (sas) kutlu hayatı olan siyer, bir Müslüman için gerçekten çok büyük ehemmiyet arz eden bir alandır. Kulluk için yaratılan insan, bu kulluğun en ide­al halini elbette peygamberlerden ve son peygamber olan Peygamber Efendimiz&apos;den (sas) öğrenecektir. Böyle olduğu için, Kur&apos;an&apos;ın ve Nübüvvet mesajlarının ilk muhatapları olan sahabe nesli, Hz. Peygamber&apos;in (sas) dünyasına ait ne varsa, bu bilgileri çok önemsemiş, daha sonraki süreçte de bunları talebeleri ve ikinci hayırlı nesil olan Tabiin nesline aktarmış, onlar da kendilerinden sonra gelenlere bu mirası ulaştırarak, o kıymetli hazinelerin günümüze kadar ulaş­masını sağlamışlardır.
Hakikaten Hz. Peygamber&apos;in (sas) kutlu hayatına dair bil­giler, tarihte hiçbir şahıs ve dönem ile kıyaslanamayacak kadar ciddi bir müktesebata ulaşmıştır. Şu an kütüphane­lerimizde, o döneme dair binlerle, hatta yüzbinlerle ifade edilecek kadar kitap mevcuttur. Miladi VI. asır dediğimiz o döneme ait çalışmalar, sadece Hz. Peygamber&apos;in (sas) haya­tını anlatan doğrudan siyer kaynaklarından ibaret değildir. Bir şekilde Hz. Peygamber&apos;in (sas) hayatını daha doğru ve daha detaylı anlamamıza katkı sağlayacak her türlü çalış­manın siyer ile bir şekilde bağları olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93018</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95c8ea6c-1742-4198-aa3d-fb52c3a8d047.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm</image:title>
            <image:caption>Daha önce Ölümle Yüzleşmek kitabını yayımladığımız Françoise Dastur bu metinde de aynı meseleyle, ölümle uğraşıyor. Düşünür bu kez ölüm mefhumunun yanına bir felsefe terimi olarak sonluluğu ekliyor ve geleneksel felsefe terminolojisine daha çok başvuruyor. Konuyu işlemeye yine kültür, mitoloji ve efsaneler üzerinden başlayan, bu bağlamda özellikle “yas ve yas ritüelleri” durağına uğrayan Dastur sırasıyla bir Ölüm Metafiziği, Ölüm Diyalektiği ve Ölüm Fenomenolojisi imkanlarını sorguluyor. Ölümün muhtemel bir metafiziği bağlamında Aristoteles’e; diyalektiğinde elbette Hegel’e; fenomenolojisinde Husserl ve Heidegger’e odaklanıyor. Aristoteles’in kinesis ve metabole, Hegel’in Aufhebung ve moment, Heidegger’in Dasein ve Ölüme-doğru-varlık gibi kavramları düşünürün ölüm tefekküründe en çok atıf yaptığı kavramlar. İnsan tekleri ölmek için her zaman yeterince yaşlıdır zaten, çünkü başlı başına doğum bir ölüm peşrevidir, üstelik kendi başına doğum olgusu bizleri ölebilme makamına tayin eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93019</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efb389b3-18b7-4720-b0ad-416fe3ff37db.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Nasıl Yazılmalı? | Yalansever</image:title>
            <image:caption>MS 125-180 yılları arasında yaşamış olan Süryani hiciv ustası Samsatlı Loukianos’un Eski Yunanca aslından Türkçeye çevrilen bu iki metni, yazarın hem o dönemdeki bilimsel tarih yazımına bakışını hem de kurgudaki ustalığını bize gösterir. Tarih Nasıl Yazılmalı? metninde yazar günümüzde dahi şahit olduğumuz bazı problemleri dile getirir ve eleştirir. Tarihi yazarken nelere dikkat edilmesi ve nelerden uzak durulması gerektiğine dair tavsiyelerde bulunur. Onun için tarih yazımında en tehlikeli kesim, gücün arkasına sığınıp dalkavukluk yaparak hakikati saptıran tarihçilerdir. Loukianos’un ikinci metni Yalansever ise bir hasta ziyaretinde bulunan Tykhiades’in, okumuş bilge adamların ağzından çıkan yalanlara, masallara ve hurafelere olan şaşkınlığını dile getirdiği bir diyalogdur: Bir Peripatetik, bir Stoacı, bir Platoncu, bir Pythagorasçı ve bir doktorun bulunduğu eğlenceli bir sohbet ortamı ve anlatılan masallar. Loukianos bize MS 2. yüzyılın bakış açısıyla cin, peri, hayalet hikayeleri anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93020</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6a6f009-a4d2-4c9f-9d25-bcc1d14d2368.jpg</image:loc>
            <image:title>Masalları Yorumlamak</image:title>
            <image:caption>Masallar, kolektif bilinçdışının en basit ve saf ifadeleridir; bu yüzden, insan ruhunun temel kalıplarını açıkça anlamamıza imkan tanır. Her halk bu psişik gerçekliği kendi tarzında tecrübe eder; haliyle, dünya masallarını yorumlamak, insanın arketip deneyimlerini keşfederken verimli bir yöntem sunar. Masalların psikolojik açıdan yorumlanmasında belki de en büyük otorite olan Marie-Louise von Franz, masalları ayrıntısıyla analiz ederken hem kolektif hem de bireysel bilinç ve bilinçdışı arasındaki yolları da bize gösterir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93021</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d655d260-0731-40d0-944e-f1605a07dc4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüşüm (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İlk kez 1915’te Die Weissen Blaetter adlı aylık dergide yayımlanan Dönüşüm, Kafka’nın en uzun ve en tanınmış öyküsüdür ve yayımlanmasının üzerinden nerdeyse bir asır geçmesine rağmen hâlâ tüm dünyada en çok okunan kitaplar arasındadır. 17 Ekim 1912’de Felice Bauer’e gönderdiği mektupta Kafka, Amerika romanı üzerinde çalıştığını, ilerleyemediğini görünce sıkıldığını ve yataktan kalkamaz hale geldiğini, bu nedenle bir öykü yazarak ara vermek istediğini yazar. Dönüşüm işte böyle ortaya çıkar. Kumaş pazarlamacısı olan Gregor Samsa’nın uykusundan kocaman bir böceğe dönüşerek uyanmasıyla başlayan Dönüşüm, giderek gerçeklikle kurmacanın sınırlarını zorlayan müthiş bir anlatıma dönüşür</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93022</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f46c65df-ad8b-440d-b01e-c725bed76469.jpg</image:loc>
            <image:title>Dava (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dava yazılışından bir süre sonra dünya sahnesine çıkan, yurttaşlık haklarının askıya alındığı, bir sivil itaatsizlik imasının dahi zulümle karşılandığı totaliter rejimlere dair bir öngörü ve eleştiri olarak yorumlanır çoğunlukla. Nazi Almanya’sına dair bir “önsezi” barındırdığı söylenebilir belki. Erişilmez bir otorite tarafından yöneltilen ve ne olduğu hiçbir zaman açıklanmayan bir suçlamayla karşı karşıya kalan Josef K.’nın davasında; mahkemeye dinsel ya da metafizik bir otorite de atfedilebilir. 
Kafka Dava’da suçu yalnızca bir eylem olarak tanımlamayıp zanlının “kötü niyeti”yle de ilişkilendiren ve suçtan çok suçluya odaklanan absürd bir hukuk sistemi paradigması inşa eder. Kuramsal olarak ortada yasadışı bir eylem olmaksızın suçu mümkün kılan bir sistemdir bu. Ancak Kafka suç; sorumluluk ve özgürlük üzerine yazarken bir sistem ya da doktrin ortaya koymaz, çözüm önermez. Okuru ister istemez içine çeken bu karanlık dünya tasavvurunun tartışmaya açık olmayan tek bir özelliği varsa; o da müphemliğidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93023</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe5ea1fc-d407-44e7-b218-fc89a3450841.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Işığı Sokağı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Fransa’nın bir liman kentinin denizci mahallesinde gezinirken duyduğu arya söyleyen sesi izleyerek tanımadığı insanların marazi hayatlarına dalan bir gezgin; patronuna kölece bağlılığı yüzünden korkunç bir eyleme sürüklenen karanlık, itici ve yabani bir hizmetçi; 1810 yılında İspanya’daki savaşta yaralanan, düşman bir ülkede amansız bir hayatta kalma mücadelesine girişen bir Fransız albay; 1918 yılının bir yaz gecesi Leman gölünde bulunup kurtarılan, ancak sonra yüreğini kavuran yurt özlemine yenik düşen bir Rus savaş esiri; yaşıtları üniversiteye giderken hâlâ liseye devam eden avare bir gencin öğretmeninin otoritesine isyan ettikten sonra ödediği ağır bedel. Zweig bu öykülerde insanı insanlıktan çıkarıp en uç noktalara sürükleyen deneyimlerin izini sürerken, okuru da ister istemez karakterlerinin ruh çalkantılarının içine çekiyor… 
  *Ay Işığı Sokağı * Leporella * Nişan * Leman Gölü Kıyısında Olay * Avare</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93024</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4db95c81-37e2-434b-b3d4-fca16208f9e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Terapide Polivagal Teori</image:title>
            <image:caption>İki yaşındaki kızım Iris kısa süre önce boyama yapmaya başladı. Hepsi birbirine benzeyen kuşlar, balıklar ve balinalar çiziyordu. Bir sabah bir balina çizdi ve &quot;Balina üzgün&quot; dedi. Balinanın daha iyi hissetmesi için neye ihtiyacı olduğunu sordum ve &quot;Ona bakan başka bir balinaya ihtiyacı var&quot; dedi. Sonra benden balinasına bakan başka bir balina çizmemi istedi. Ona üzgün balinanın şimdi nasıl hissettiğini sordum ve &quot;Kendini daha iyi hissediyor&quot; dedi. Doğamız gereği sosyal varlıklarız, başkalarıyla etkileşim ve ilişki kurmak doğamızda var. İçgüdüsel olarak yaşamın ilk anlarından yaşamın sonuna kadar başkalarıyla uyumlu bir ilişki içinde olmaya ihtiyaç duyarız.
Bu kitapla, Deb Dana nörobiyolojik temelli Polivagal Teori’yi ustalıkla klinik uygulamaya taşıyor. Güvenlik için otonom tepkileri haritalandırma ve otonom sinir sistemini şekillendirme yollarıyla müdahalelere kapsamlı bir yaklaşım sunuyor. Sunulan fikirlerle, Polivagal Teori’yi terapide kullanmanın, travma geçmişi olan danışanlarınızla yürüttüğünüz klinik çalışmalarınızın etkinliğini nasıl arttıracağını keşfedeceksiniz. Bu süreçte hem terapi uygulamalarınız hem de dünyayı görme ve dünyada var olma şekliniz değişecek. Otonom sinir sisteminin hayatınızı şekillendirmekteki etkisini anlayıp, Polivagal Teori’yi hem günlük yaşantınıza hem de terapi uygulamalarınıza taşı..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93025</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e811d7d-fcc3-40cf-9060-a22db8d8e3dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Peri Tozu</image:title>
            <image:caption>Peri Tozu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93026</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/493b0c31-19d5-4905-85be-fc0b58123481.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyamet Aforizmaları</image:title>
            <image:caption>Kıyamet nedir sizce? 
Dünyada adaletin zenginlerin elinde olması ve sadece fakirler için uygulanması, insanlığın kıyameti değil mi! 
Çocukların en güvenli limanı annesi ve babası iken, bir babanın öz çocuğuna tecavüz etmesi ve bir annenin sevgilisi ile kendi öz çocuğunu istismar etmesi bu insanlığın kıyameti olamaz mı? 
Söyleyin bana malın, mülkün ve makamın bir insanın canından değerli olduğu bu düzen, insanlığın kıyameti olamaz mı? 
Kıyameti doğa olaylarında ve salgınlarda arayanlar! Kıyameti görmek için insanlığın yozlaştığı şu toplumlara bir bakın...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93027</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecee470a-9032-4fba-8970-efda274ea478.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebek Türküsü</image:title>
            <image:caption>&quot;Nazlı beyaz yaprağına 
esen bir yel olsam 
öperek ince boynundan 
çapkınca kaçan bir böcek olsam 
 
Papatyam 
beyaz gelinim 
senin köklerine 
toprak, su olsam 
 
Sen salınırken bozkırda 
ben de senin ardında 
coşan 
bir zeybek olsam 
Vursam dizimi 
bu anaç topraklara 
ve seni başıma taç yapan 
bir âşık olsam.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93028</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5ea7120-d7d9-4cb4-a0f2-57f522948c06.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaş</image:title>
            <image:caption>&quot;Ne var ki yaşam, birilerinin bizim için çizdiği bir oyundan çok, her adımını kendimizin atmak zorunda olduğu bir maceraya benziyor. Olasılıklar denizinin kumsalında adım atmadan geçen her an, daha da uzayıp genişleyen göz erimine bakmak, içimde büyüyen hareket korkusunu iyice belirginleştiriyor. Onca zaman onanmayı bekleyen ben -belki de &apos;gösterme hırsının&apos; egemenliğindeki insanlara tepki amacıyla onların tam karşısında- olduğum yerden kalkmayarak ömrümü heba ediyordum. Bu hareketsizlik kimi cezalandırmıştı. Ya da kimi cezalandırmasını umuyordum.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93029</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebcf8a11-59a2-45ae-948c-966588a3baf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha Da Küçükler İçin Dini Kitaplar 3 Kitap Takım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Seride üç kitap bulunmaktadır. Serinin ilkinde, Daha da Küçükler İçin Allah’ı Merak Ediyorum’da “Allah Nerede?”, “Allah’ı Neden Göremiyorum?”, “Allah Neye Benzer?”, “Allah Ne Kadar Büyük?” ve “Allah’ı Kim Yarattı?” sorularına öyküleyerek cevap veriliyor.
Serinin ikinci kitabı, Allah’ın Güzel İsimleri kitabında ise çok açık ve anlaşılır bir şekilde sade bir dille Allah’ın 99 ismi anlatılmaktadır.
Son kitap ise Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) hayatı anlatılmaktadır.
Her üç kitap da resimli, renkli ve kuşe kağıda basılarak ciltli olarak yayınlanmıştır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93030</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fb992b2-0b1a-42c3-a5fc-4a21b1f23f27.jpg</image:loc>
            <image:title>Bencileyin</image:title>
            <image:caption>Devrik bir cümle gibi hayat; ne öznesinin  yeri belli, ne yükleminin… 
Asl olan bir duaya bir ömür verebilmek, asl olan ruhun ruhunda bir dua için ölebilmek. 
Kitap, akla yağan yağmurdur; yağış almayan  bir tarlanın ürün vermesi mümkün mü? 
Gözler yalan söylemez lakin bazı  gözler için yalan söylenebilir. 
Ruhumdaki el izi kâlû belâdan kalma; bu yüzden yeminim var, sonsuza ve aşka… 
Mahşere dek sürecek olsa da orucum,  iftarım olacağını bilmek güzel. 
Can, cana karışınca gözlerin ve ruhun  yaşadığı hâlin ismi canandır..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93031</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdf69590-76ae-4514-b16b-a8f3fa4940d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırk Kristal</image:title>
            <image:caption>Bu imtihan dünyasından sıfatları: Padişah, Başkan, Kağan, Firavun, İmparator-İmparatoriçe, Kral-Kraliçe, Prens-Prenses, Vali, Kaymakam, Rektör, Profesör, Savcı, Hâkim, Amir, Öğretmen, Komutan, Müdür, Memur… olan niceleri gelip geçti. Ancak hepsinin kaşı, gözü, eti, kemiği, dili, dişi toprağa aktı. Ancak ve ancak bu imtihanın sırrına erenler; “hayrı” işlemede, yazmada, söylemede ve nakletmede emek verip göz nuru dökenler; Ahiret’te ve Cennet’i Bakiye’de “Hayat-ı Bakiye’nin” kazananı olacaklardır inşallah. 
İnanana Allah Teâlâ (c.c) yeter. 
İnanana Kur’an (Vakıa, 77-78; Furkan,1;Tevbe, 6) yeter. 
İnanana Resulümüz, En Sevgilimiz Muhammed Mustafa (s.a.s) yeter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93032</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c72da564-7e30-4a89-8c7f-e251328bcd27.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Elmas Diyarından</image:title>
            <image:caption>“Kara elmas”ın, poyrazın ve kurşuni havanın kenti Zonguldak’ta yetişen; çok sevdikleri ancak sıkıntıdan, yoksulluktan, acıdan, hastalıktan başka hiçbir karşılık görmedikleri hayattan 20’li yaşlarda ayrılan; ortak kaderi yaşayan üç sıkı dost edebiyatçı: Rüştü Onur, Muzaffer Tayyip Uslu ve Kemal Uluser. 
Elinizdeki kitap, bu üç sıkı dostun ardında bıraktığı eserlerin bir derlemesidir. Onların daha önce kitaplaşmış şiir ve yazılarının yanında, dergi/gazete arşivlerinde kalmış, ilgili çalışmalara dahil edilmemiş bazı eserlerini de bu çalışmada bulacaksınız. Böylesine bütüncül bir derlemeyle amacımız; yazgıda ve estetikte birleşen üç ismin edebi yolculuklarını bir arada sunabilmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93033</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3240a897-b22a-4ad9-a1b9-fffc89e54a1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Işıkla Resmetme Terimleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta fotoğraf ve görüntüyle ilgili terimler, etimolojik ve tarihsel süreçleriyle yer alıyor.  
Temel terimler 
Terimlerin kökeni 
Tarihsel süreç 
Görsel açıklamalar 
Belirleyici örnekler
İngilizce karşılıklar Fotoğraf ve görüntü günlük yaşamda giderek yaygınlaşıyor. Alanın terimlerini köken ve kullanım alanları bilgisiyle, Türkçe karşılıklarıyla kullanmak isteyenler için Işıkla Resmetme Terimleri bir başvuru kaynağı niteliğinde. Dr. Levend Kılıç, Fotoğraf ve Medya Estetiği alanında profesör. Görüntü Estetiği, Video Sanatı: Eleştirel Bir Bakış, Fotoğrafa Başlarken, Fotoğraf ve Sinemanın Toplumsal Tarihi, Fotoğraf Kültürü ve Fotoğraf ve Sayısal Görüntü Terimleri Sözlüğü kitaplarının yazarı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93034</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2df6a5d1-273f-4714-97bb-86916e3b6018.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitki Mitosları</image:title>
            <image:caption>Her şeyden önce ve her şeyden sonra yaşam, daima bir tür yeşerme olarak ifade bulmuştur. Doğumda ve dirimde, bollukta ve doyumda bu yeşermenin varlığı duyulur. Hayat ağacı dünyanın merkezinde, sayısız yuvayla donanmış dallarıyla, kökten göğe tohum saçar. Yeryüzünün tüm bitkileri bu tohumlardan toprağa düşer, yayılır ve yaşama karışır. İçlerinde ölümsüzlüğüne inanılan ulu gölgeli ağaçlar da vardır, zehirli, şifalı, dikenli dikensiz otlar da. Bazısı uykuya dalar, mevsimleri çevirir, ruhu bir ilahın bedenine yerleşir. Onunla uyanır bahar ve o kaybolunca esmeye başlar soğutucu rüzgârlar. Yaşam bitkilerin yanı sıra devinir. Bitkileri böylelikle duyarız, onlar hakkında bildiklerimiz milyonlarca yıllık bir birlikte yaşam deneyiminden taşınır. İnsanın anlam arayışının ve inşasının ürünü olan mitoslar, insanla ilişkide olan tüm diğer varlıklar gibi bitkilerin de çağlar boyu dönüşümünü ilk ağızdan aktarırlar. Deniz Gezgin&apos;in Bitki Mitosları adlı bu çalışmasında farklı coğrafya ve kültürlerde, bitkilerin kültür dünyasında yer buluş biçimleri aktarılıyor. Kökündeki ölümcül inatla çığlıkları duyulan adamotundan, ölmezağaç zeytine dek bitkilerin binlerce yıllık anlam yolculuğunun izi bu kitapta sürülüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93035</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec194faf-51f6-46cd-a1f2-6a4b93b5177c.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Yağmur</image:title>
            <image:caption>Kimliği hakkında çok az şey bildiğimiz, Bizans döneminden İstanbullu hemşerimiz, Mabeyinci Pavlos, özgün adıyla Paulos Silentiarios... İS altıncı yüzyılda, İustinianos’un sarayında bir tür mabeyincilik görevi üstlenen (sessizliği sağlayan kişi) Mabeyinci Pavlos’un ismi, kendisine atfedilenlerle beraber 80’in üzerinde epigramma ile iki uzun şiiriyle (biri Pythia kaplıcaları üstüne, diğeriyse Ayasofya’nın yapılışı onuruna yazılan ve kilisenin açılışında halka okunan Ayasofya’nın Betimi [Kırmızı Kedi Yayınevi 2018]) bugünlere kadar gelir. 
Mabeyinci’nin 70’in üzerinde epigramma’sını bir araya getirdiği Altın Yağmur kitabında, Samih Rifat’ın dört önemli kaynaktan, Anthologie Grecque (Pierre Waltz), Anthologie Grecque (Maurice Rat), Anthologie de la Poézie Grecque (Robert Brassilach) ve Poèmes Erotiques (Paul Le Silentiaire)  derleyip çevirdiği şiirler, yüzyıllar sonra biz okurlarını “sessizliğe” davet ediyor. 
“Daha ne kadar, ateşli bakışlarımızı saklayıp, 
kaş göz işaretleriyle yetineceğiz, söyle! 
Gel açığa vuralım sevdamızı ve karşı çıkarsa biri 
her acıyı unutturacak kavuşmamıza, bir kılıç 
çare olsun ikimiz için de: birlikte sahip olmak 
en güzeli, sonsuza dek, yaşama ya da ölüme.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93036</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ed185be-a9e6-472e-9bff-fab42c5b2ec5.jpg</image:loc>
            <image:title>Paragone- Sanatların Karşılaştırılması</image:title>
            <image:caption>Yaşamı, yapıtları ve yazdıklarıyla sanat ve tarih sayfalarında özgün yerini alan Leonardo da Vinci ardında 7000 sayfalık yazı ve çizimlerden oluşan notlar bırakmıştır. Da Vinci’nin ölümünden sonra öğrencisi Francesco Mezzi’nin, bu notlardan derlediği Resim Kitabı’nın ilk bölümü Paragone delle arti (Sanatların Karşılaştırılması) veya kısaca Paragone (Karşılaştırma) adıyla bilinmektedir. Resim sanatının temelleri üzerine notlardan oluşan bölümde Leonardo da Vinci, resim sanatını şiir, heykel ve müzikle karşılaştırır. Ressamın şair, heykelci ve müzisyen karşısındaki üstünlüğünü dile getirdikten sonra resmin bilim ve felsefeyle olan ilişkisini de ortaya koyar. Elinizdeki baskıda, özgün metinle Kemal Atakay’ın ustalıklı çevirisini karşılıklı sayfalarda okuyacaksınız. 
 “Ressam, insanın aklına gelebilecek her şeyin efendisidir, çünkü ressam onu kendinden geçiren güzellikler görmeyi arzu ederse, bu güzellikleri yaratmak elindedir; keza insanı korkutan, maskaraca ve gülünç olan ya da gerçekten acıma hissi uyandıran şeyler görmek isterse, bunların efendisi ve yaratıcısıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93037</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:10:39+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd648c4b-1ff7-4952-8d14-e8de917d51bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüya Analizleri</image:title>
            <image:caption>Yeni-Platoncu geleneğin, mistik teolojinin ve romantik Alman felsefesinin varisi olan Jung, psikanalizin kurucusu Freud’dan ve onun rüya teorilerinden tamamen ayrışır: Bir rüya, gizli anlamını dışa vurmak için peşin hükümlerle deşifre edilmeye ihtiyaç duymaz; aksine, bizzat kendi yorumunu içerir ve bu sayede ne kastettiğini bize söyler. Etnoloji ve antropolojinin yardımıyla rüyalardaki mitolojik ve dini motifleri ve simgesel oluşumları rüya sahibinin çağrışımlarıyla birlikte kavradığımızda o rüya zaten kendiliğinden çözülecektir. 
Yaklaşık iki yıllık (1928-1930) bir seminer dizisinin ürünü olan bu eserde Jung, bir hastasının rüyalarını analiz etmenin yanında rüya analizinin yöntemlerini ve pratiklerini de sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>