﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93301</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4ff84b9-0c3d-4c4c-8e9b-94a5e0e9e5c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yok Yolcu</image:title>
            <image:caption>Kâmil Erdem öyküleri bir akarsu gibidir, bir akarsuyun gereğini yapar, öyle olması, akması gerektiği için akar. Suyun uzunluğu, derinliği, içinde mi kıyısında mı, neresinde durmak gerektiği kararını ise okur vermek durumundadır; bu sakin, sessiz, keyif çatılan bir dere kenarı da olabilir, köpürtülü, gürültülü ve tekinsiz bir çağlayan da. 


Üçüncü öykü kitabı Yok Yolcu da böyle müphem öyküler barındırıyor; sonsuz bir sonsuzluktan, derin düşüncelerden, koca bir hayat boyu yaşananlardan, çıkarımlardan, süzülenlerden, öyle kendince akanlardan ve dökülenlerden dileyen dilediği kadarını alıyor. 



Bütün caddeleri, sokakları, evleri, evlerinin içindeki insanları, insanlarının arasındaki ilişkilerin yıkıldığı ve yeniden kurulduğu, bozunuma uğradığı ve onarıldığı, duvarlar ya da sular altında kaldığı Beyoğlu&apos;na da incelikli bir ağıt yakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93302</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c8da2f3-b848-4b26-b99b-7a8a1b416671.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Köpek</image:title>
            <image:caption>Romain Gary, yirminci yüzyıla damgasını vuran 1968&apos;i; ekonomik ve politik krizler, tırmanan ırkçılık, başkaldırılar ve öğrenci ayaklanmalarının yılını, gerçekliğin yıkıcı ve soğuk gölgesinin kuytularında kurgusallaştırıyor...


Siyah ve beyazın, aşağı ve yukarı mahallenin, zenginin ve yoksulun, sağın ve solun müthiş bir kontrast yarattığı bu çalkantılı dönemde Siyahlara saldırmak üzere eğitilen ve giderek sembolikleşen &quot;ırkçı köpek&quot; Batka&apos;yı iyileştirmeye çabalayarak vahşete, nefrete ve adaletsizliğe merhem olmaya çalışıyor. Cüretkâr aktivistler, pek duyarlı Hollywood yıldızları, Kara Panterler ve diğer radikallerle dört koldan kuşatılmış olan Gary&apos;nin Batka&apos;nın gözlerinde gördüğü ihanet, korku ve kin deva olunabilecek ümitvâr bir ihtimale dönüşüyor. Tüm yaşamını artık iflah olmaz denen eski polis köpeğinin üzerine inşa ederek bir trajedi, bir mücadele alanı, bir harp, bir kitap yaratıyor.



İyiye, güzele ve aşka; isyana, kaçışlara ve umuda inançla sarılanlar; tasmalarının bağını çözmeye heves edenler için sarsıcı bir anlatı: Beyaz Köpek, ilk kez Türkçede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93303</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/504d474b-99c4-4128-8046-e4e9437bd2ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Geceyarısı Mektupları</image:title>
            <image:caption>Türkçenin civanmert denemecisi Salâh Birsel&apos;in, edebiyat camiasının ünlü simalarına hitaben kaleme aldığı mektuplar, kendisinin edebi temrinleri kadar döneminin canlı entelektüel hayatına ve gündemine de ayna tutuyor.


Behçet Necatigil, Burhan Arpad, Cevdet Kudret, Enis Batur, Günel Altıntaş, Hulki Aktunç, Memet Fuat, Nevzat Üstün, Oğuz Demiralp, Tahir Alangu, Tahsin Yücel, Talât Sait Halman ve daha nice isim için cızırdattığı kaleminden yeni edebi keşifler, dergi çevrelerinin gündemleri, okuma önerileri, keskin ve objektif eleştiriler fasetlenmemiş cevher parçaları misali ışıldıyor.



&quot;Zamanlarında, Salâh Birsel&apos;e gönderilen şataraban peşrevler&quot;den oluşan &quot;Fiyangolu Mektuplar&quot; başlıklı bölümde ise okuru, sürpriz isimlerin bu müstesna dil işçisine yazdığı yanıtlar bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93304</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5b6cc8f-daf9-4885-9bd8-8495241c740b.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha Adil Bir Dünya Mümkün</image:title>
            <image:caption>“Sadece beş ülkenin bütün dünyanın kaderini etkileyecek konularda karar vermesi ne ahlaki ne adildir. Dünya beş ülkeden büyüktür.”
Daha Adil Bir Dünya Mümkün
“Adil ve daha sürdürülebilir bir küresel barışın temini için çok kültürlülüğü ve çok kutupluluğu yansıtan bir BM’ye ihtiyaç vardır. Dünya ne tek kutuplu ne de iki kutupludur, ne hâkim bir kültürün ne de birkaç imtiyaz sahibi aktörün kültürel hegemonyası altındadır. Çok kutuplu, çok merkezli, çok kültürlü, daha kapsayıcı ve adil bir dünya inşa etmek mümkündür. Böylesi bir dünya için ilk adres BM’dir. Barışın, istikrarın, adaletin ve etkin küresel yönetişimin yolu, BM’nin reforma tabi tutulmasından geçmektedir. BM reformu ve özellikle Güvenlik Konseyi’nin yapısının yeniden oluşturulması, elbette tüm dünya ülkelerinin uzlaşmasıyla hayata geçecektir.
Biz Türkiye olarak, bu çerçevedeki teklifimizi uzun zamandır ifade ediyor ve tüm ülkelerin tartışmasına açıyoruz. çözüm önerimiz ise ‘Dünya beşten büyüktür’ ifadesinde kendini bulan, BM Güvenlik Konseyi’nin yapısının değiştirilmesini merkeze alan bir perspektifin hâkim kılınmasıdır. Konsey’in kıtaları, inançları, kökenleri ve kültürleri mümkün olan en adil şekilde temsil edecek bir yapıya kavuşturulacak şekilde yeniden yapılandırılması çözüm ve küresel barışın tesisi için devrimsel bir adım olacaktır.”
Recep Tayyip Erdoğan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93305</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4c83ebb-ff2a-4974-8df2-1c31848cd1e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kont Belisarios</image:title>
            <image:caption>Altıncı yüzyıl, Roma İmparatorluğu için pek de huzurlu bir zaman değildir. Batı Roma çökmüştür, Doğu Roma ise Vandalların, Gotların ve Perslerin tehdidi altındadır. Bu istilacılar, tek bir kişiden çekinir: Bizans İmparatoru İustinianos’un büyük generali Belisarios. İyi bir süvari, mahir bir okçu ve kılıç ustası olan Belisarios, Doğu’dan Kuzey Afrika’ya uzanan zaferleriyle halkı gururlandırırken İmparator’da kıskançlık ve şüphe uyandırır. Erdem ile yozlaşma arasındaki bitmeyen çatışma, Belisarios ile İustinianos’un ilişkisinde gözler önüne serilir. 

Robert Graves, Pers sınırında, Kuzey Afrika çöllerinde, İtalya yarımadasında geçen savaşları, din çatışmalarını, Konstantinopolis’i ikiye bölen Mavi-Yeşil takım kavgalarını ve insanlık tarihinin en yıkıcı veba salgınlarından birini, Belisarios’un eşi Antonina’nın sadık hizmetkârı hadım Eugenios’un ağzından anlatır. Bunu yaparken de Belisarios’un yazmanı Prokopios’un kaleme aldığı iki tarihçeden faydalanır; biri generalin üstün başarılarını konu edinen Savaşlar Tarihi, diğeri ise kindar dedikodularla dolu Bizans’ın Gizli Tarihi’dir. 1938 yılında yayımlanan Kont Belisarios’ta tarihten bir kesit sunan Graves’in dönemin insanlarını da canlı tasvirlerle anlatabilmesi dikkat çekicidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93306</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29699bed-cfea-4a26-814e-d2e271512ea8.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Gülleri Kurutma</image:title>
            <image:caption>Gençlik yerini olgunluğa bıraktıkça, eski hatalar telafi edilebilir mi?

Elazığ’da doğup büyüyen Nevin’in iyi niyet taşlarıyla döşeli yaşam yolu önce İstanbul’a, ardından da Ankara’ya uzanır. Yıllar yılları kovalarken Nevin’in telaşları hiç eksilmemiş, ağırlığını sürekli artırarak omuzlarına çöreklenmiştir. Beyaz güllere benzettiği o gençlik günleri çok uzaktadır artık. Onca yılını mücadele ve umutla geçirmiş Nevin, pes etmekle direnmek arasında kalır ilk kez. Beyaz gülleri kurutmadan, yılları bir nişane gibi onurla göğsünde taşıyarak yola devam etmek için ihtiyaç duyduğu gücü bulmalıdır.

 Naşide Gökbudak, Beyaz Güller Açarken adlı romanının devamı olan bu kitapta, her şey bitti zannederken yeniden ayağa kalkma gücü bulan insanların derin hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93307</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/256e4f4f-4588-49f8-a97e-b6c45bc7b725.jpg</image:loc>
            <image:title>Kont Belisarios (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Altıncı yüzyıl, Roma İmparatorluğu için pek de huzurlu bir zaman değildir. Batı Roma çökmüştür, Doğu Roma ise Vandalların, Gotların ve Perslerin tehdidi altındadır. Bu istilacılar, tek bir kişiden çekinir: Bizans İmparatoru İustinianos’un büyük generali Belisarios. İyi bir süvari, mahir bir okçu ve kılıç ustası olan Belisarios, Doğu’dan Kuzey Afrika’ya uzanan zaferleriyle halkı gururlandırırken İmparator’da kıskançlık ve şüphe uyandırır. Erdem ile yozlaşma arasındaki bitmeyen çatışma, Belisarios ile İustinianos’un ilişkisinde gözler önüne serilir. 

Robert Graves, Pers sınırında, Kuzey Afrika çöllerinde, İtalya yarımadasında geçen savaşları, din çatışmalarını, Konstantinopolis’i ikiye bölen Mavi-Yeşil takım kavgalarını ve insanlık tarihinin en yıkıcı veba salgınlarından birini, Belisarios’un eşi Antonina’nın sadık hizmetkârı hadım Eugenios’un ağzından anlatır. Bunu yaparken de Belisarios’un yazmanı Prokopios’un kaleme aldığı iki tarihçeden faydalanır; biri generalin üstün başarılarını konu edinen Savaşlar Tarihi, diğeri ise kindar dedikodularla dolu Bizans’ın Gizli Tarihi’dir. 1938 yılında yayımlanan Kont Belisarios’ta tarihten bir kesit sunan Graves’in dönemin insanlarını da canlı tasvirlerle anlatabilmesi dikkat çekicidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93308</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e32babc1-e0c0-4910-82a2-674fe39fe3cf.jpg</image:loc>
            <image:title>5. Boyut</image:title>
            <image:caption>İnsan günümüz dünyasında varlığının çok küçük bir bölümünün farkında. İnsanın yeryüzünde kurduğu ekonomik sistem, ihtiraslarına kavuşmak için birbiriyle ve doğayla giriştiği mücadele ortada. Oysa ‘İnsan Varlık’ 2012’nin sonu itibariyle başlayan ‘Geçiş’ sürecinin 5. diliminde. Gezegende her geçen gün etkisini arttıran ‘karanlık’; savaşlara, kargaşaya, terörizme, doğal afetlere, sosyal krizlere, kaosa, bitmeyen strese ve bütün İnsanlığın beraberce tanık olduğu birbirinden acı tablolara yol açıyor. Tabi ki bunların hepsi İnsan Varlık’ın ‘Öz’üne yükseliş sürecinin bir parçası...

Peki, bu sıkışık ve karanlık süreçte İnsan Varlık’a düşen ne?
İnsan Varlık bu acılı ve kaotik ortamdan nasıl çıkacak?
Karanlıkta yolunu nasıl bulacak?

Bu karanlıktan sonra O’nu neler bekliyor? İnsan Varlık Işığına sahip çıkıp, ‘Kendi’siyle nasıl buluşacak? ‘Geçiş’ esnasında ‘Perispri’ye odaklandıktan sonra 5. Boyut’a nasıl yükselecek?.. İnsan Varlığın önümüzdeki yükseliş sürecini anlatan bu kitap, tam bir ‘Geçiş’ rehberi olarak 5. Boyut Kanallığıyla alınmış ve yazıya dökülmüştür. 5.Boyut’un İnsan Varlık’a sunumudur…
Gel İnsan… Çal Kapıyı ve Gir İçeri…
—Ali Erdinç BAŞARAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93309</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2464f2d1-3061-4bfc-9d77-dbf542fe66d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Çocuk</image:title>
            <image:caption>Sıradan bir sokaktaki, sıradan bir evde, sıra dışı bir çocuk yaşıyor! Süper Çocuk! 
Süper Çocuk, güvenilir dostu Mega Köpek ile birlikte, yardıma ihtiyacı olanların yardımına koşuyor, şehri tehlikelerden koruyordu. Bir gün ağaç evden inemeyen iki kahramanı kim kurtaracak dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93310</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea539c3c-736c-4773-a079-0d9497e89967.jpg</image:loc>
            <image:title>Siber Psikoloji</image:title>
            <image:caption>Yaşamın her anında kullanılan bir araç olmaktan çıkıp kendi uzayında insanların var olduğu bir dijital döneme henüz yeni adım atıyoruz. Evet, dijital teknolojilerin sayısız faydası var ancak bu teknolojiler birçok yeni tehdit ve daha önceden tanımlayamadığımız yeni problemlere de neden oluyor. Siber uzay, artık her gün yenilerinin de eklendiği ve etkilerinin fizikî dünyaya da yansıdığı yüzlerce farklı tehdit barındırıyor. Daha da önemlisi davranışlarımızı, algımızı, kimliğimizi, benliğimizi etkiliyor, değiştiriyor ve bir dönüşüme zorluyor. Bazı değişim ve dönüşümler için iyi-kötü, doğru-yanlış noktasında göreceli durumlar söz konusu olsa da sebep olduğu bazı problemler neredeyse tartışmasız olarak bu yeni uzayda halledilmesi gereken sorunlar olarak çözüm bekliyor. İşte yeni ve yükselen bir bilim alanı olan siber psikoloji veya siber uzay psikolojisi; dijital teknolojilerin temelde insan beyni üzerinde, başta negatif olmak üzere, etkilerini inceliyor. Siber psikoloji, dijital teknolojilerin insan üzerindeki bilişsel, duygusal, fiziksel, davranışsal ve sosyal etkilerini bir bütün olarak ele alıp sorguluyor; hem siber uzayın kendi sınırları içindeki insan psikolojisini hem de siber uzay ve fizikî uzay arasında birbirini etkileyen dinamikleri anlamaya çalışıyor.   

Bu kitap; araştırmacı, psikolog, danışman, uzman ve siber psikolojiyle ilgili tüm öğrenci ve okuyuculara hem siber psikoloji bilimi hakkında iyi bir temel sunuyor hem de bilimsel araştırmalarla dijital teknolojilerden insanın A’dan Z’ye yaşamının nasıl bir değişim ve dönüşüm geçirmekte olduğunu gözler önüne seriyor. Kitabı okurken yer yer kaygılanacaksınız, daha çok sorunuz oluşacak ve araştırma merakınız daha da canlanacak. Siber psikoloji, henüz bilinmeyenlerin kuşattığı bir evrende soruların cevaplarını aramaya devam ediyor. Bu kitabı okuduğunuzda siber uzayın dinamiklerini daha iyi anlayacaksınız. İyi okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93311</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65fe6e96-71cc-4367-af4d-bf8feeedfb37.jpg</image:loc>
            <image:title>Binbir Oyun (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemde, kitabın çocukların gelişimi üzerinde tartışılmaz bir yeri vardır. Kitaplar, çocukların dil ve iletişim becerilerini geliştirmenin yanında hayal dünyalarının gelişmesine katkıda bulunurlar. Bu açıdan bir ebeveyn ve eğitimci olarak söylemeliyim ki Binbir Oyun kitabını görüp de heyecanlanmamak mümkün değil. Binbir Oyun; el çırpma, sayı ve kavramları kullanma, renkleri ayırt etme, nesneler arası ilişki kurma gibi okul öncesi eğitiminin temel taşları ile çocukların bilişsel ve psikomotor gelişimlerine destek olurken aynı zamanda onların hayal dünyalarına ışık tutacak. Bu keyifli çalışmayı tavsiye etmekten mutluluk duyuyorum.
Asuman Kılıç- Okul Öncesi Öğretmeni
Binbir Oyun&apos;un desteklediği okul öncesi kazanımları:
- Dikkat ve takip yeteneğinin gelişmesi,
- El-göz koordinasyonunun gelişmesi,
- Renkleri tanıyabilme ve eşleştirme,
- Renkleri ve şekilleri gruplandırma,
- Az-çok, büyük-küçük gibi kavramları tanıma,
- Algılananları hatırlayabilme,
- Yön bilgisi geliştirme...
2011’de “Prix Sorcières En İyi Kitap” ödülü alan Binbir Oyun Mart 2011’de ABD’de yayımlandığında 100 haftadan daha fazla süre New York Times en çok satanlar listesinde kaldı. School Library Journal, Publishers Weekly ve Kirkus Reviews’den olumlu eleştiriler alan kitap, Amazon, Kirkus Review ve Wall Street Journal tarafından 2011 yılının en iyi çocuk kitaplarından biri olarak seçildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93312</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f885e6b-c292-41e0-a0b4-cbbc14d9ffd0.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi ki Varsın Tilki Toni 3 - Bir Dilek Tut!</image:title>
            <image:caption>Deniz ile onun olağandışı, olağanüstü, harika, inanılmaz sevimli ve dünyada bir eşi benzeri olmayan arkadaşı Tilki Toni için sürprizlerle dolu bir yaz tatili başlıyor! 

Okulların tatile girmesiyle canı sıkılan Deniz’in yardımına muhteşem fikirleriyle Tilki Toni yetişiyor. Büyük Kanyon’u görmeyi kafasına koyan Deniz, bunun için pastaneden kedi pansiyonuna kadar çeşitli yerlerde çalışmayı deniyor. Ama bir dileği olan sadece Deniz değil…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93313</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9987f64c-6f9e-4a35-b263-b2cfcde8cbde.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyniniz Bir Süperstar</image:title>
            <image:caption>Beyin neden böyle çalışır? Belirli yiyecekleri yemek hafızanızı güçlendirebilir mi?
Beyninizin kullanmadığınız kısımlarını aktive edebilir misiniz? Gülümseyerek mutluluk hissi yaratabilir misiniz?
Özgür irade nedir ve ona gerçekten sahip miyiz?
Bu büyük sorular ve daha fazlası, en harika, gizemli ve yeri doldurulamaz organınızın tüm sırlarını ortaya çıkarmak için araştırılıyor. Sizi siz yapan beyninizdir, kişiliğinizin ve zekanızın köküdür. Dil öğrenir, anılar yaratır ve karmaşık kalıpları yorumlar. Ancak aynı zamanda kötü kararlarınızdan da sorumludur ve bağımlılık yapan davranışları ödüllendirir.
Nörobilimci Dr. Kaja Nordengen, Beyniniz Bir Süperstar’da büyüleyici ayrıntılara -hem nöronlar, sinapslar ve serebral korteks ile fiziksel olarak nasıl yapılandırıldığı hem de daha soyut bir düzeyde nasıl çalıştığı- girerek beynin nasıl çalıştığını, aşık olduğumuzda neler olduğundan benlik duygumuzu nerede bulduğumuza kadar her şeyi bir bir anlatıyor.
Karmaşık insan beyninin keşfedilmemiş birçok bölgesinde büyüleyici yolculuğunda Dr. Kaja Nordengen’e katılın ve beyninizin neden gerçekten bir süperstar olduğunu öğrenin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93314</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b331397c-d0ad-4400-b4ab-10ce6bbdcd8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşe</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın en büyük spiritüel ustalarından biri olan Osho, bu kitapta bizlere hem neşe hem de ıstırabı deneyimlememiz ve takdir etmemiz için ilham veriyor. Osho, şefkat ve mizahın sanatsal bir karışımıyla, bize neşenin hayatın özü olduğunu, mutsuzluğun bile neşeden kaynaklandığını gösteriyor. Mutluluk için koşullar veya talepler belirlemek yerine sahip olduğumuz her şeyde iyiyi bularak bizi neşeyi kabul etmeye teşvik ediyor. Osho’ya göre sadece var olduğumuz için bile minnettar olmalıyız ve yaşamdaki tüm zorlukları birer fırsat olarak görmeliyiz. Kişi, neşeyi kucaklayarak hakiki, huzurlu ve dengeli bir ruh haline yaklaşabilir.
Osho, bizleri hayatı tüm zenginlikleriyle yaşama kapasitemizi sınırlayan koşullu inanç sistemlerinden ve ön yargılardan kurtulmaya davet ediyor.
Kendisi, Sunday Times of London tarafından “20’nci Yüzyılın En Büyük 1000 Kurucusu” listesine dahil edilmiştir. Ve Hindistan’da yayınlanan Sunday Mid-Day, Osho’yu Hindistan’ın tarihini değiştiren 10 insanın arasında olmaya layık görmüş, onu Gandhi, Nehru ve Buda gibi şahsiyetlerin arasına yerleştirmiştir. 1990’daki ölümünden bu yana Osho’nun öğretilerinin etkisi genişlemeye devam ediyor ve dünyanın hemen her ülkesinde her yaştan arayıcıya ulaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93315</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b347af1d-3594-4a7f-9747-6ba824114889.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihninizden Uzaklaşmak</image:title>
            <image:caption>Alan Watts, sağduyumuza kavuşmamız için bazen zihnimizin dışına çıkmamız gerektiğini sıklıkla tekrar eder. Bu ünlü yazar, kendi tanımıyla spiritüel eğlendirici, bilgelik arayan sayısız insanda, Batı’daki her öğretmenden daha fazla Hindistan’ın, Çin’in ve Japonya’nın spiritüel ve felsefi hazlarının tutkusunu ateşlemiştir.
Zihninizden Uzaklaşmak ile bu efsanevi düşünürün en önemli altı öğretisine dalarak rasyonel zihnin sınırlarından nasıl kurtulacağınızı, çevrenizde oynanan büyük oyunun nasıl farkına varacağınızı ve onu takdir edeceğinizi öğrenirsiniz. Alan Watts’ın söyleşilerinden bir seçki olan Zihninizden Uzaklaşmak, bu parlak öğretmenin hakiki faaliyetlerine ışık tutan, size ilham verecek yeni bir kaynaktır.
Hem Alan Watts’ı yeni tanıyanlar hem de ona aşina olanlar için yazılmış bu kitap geleneksel farkındalığın tuzağından kurtulmak için hepimizi onun favori yollarını araştırmaya davet eder:
“Kontrollü rastlantı” sanatı – hayatınızı bu kadar ciddiye almaktan vazgeçerseniz ve tam bir samimiyetle ondan keyif almaya başlarsanız ne olur?
Nasıl “kendim” mitine, çevremizdeki dünyadan farklı, derimize hapsolmuş egolar olduğumuza inandık ve bu illüzyonu nasıl aşarız?
En derin amacımızı bulmak için neden kaosu ve boşluğu tamamen kucaklamalıyız?
Budizm’in, Hinduizm’in ve Batı felsefesinin ve çok daha fazlasının derin prensiplerine alışılmadık ve ferahlatıcı bir bakış açısı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93316</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/472053ce-a849-4a70-b97f-b20d10fab60b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümlüler İçin Zamanın Kısa Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“İnsanın savaşı mutlak sona kadar devam eder, adımladığı dünya adlı bir duvardır, bulduğu tüm çatlaklardan sızarak kendini arayacaktır elbette. Zaman bir boşluktur içinde, aslında yurtsuzdur insan ama yerini bilir. Bilir ve korkuyla ümit arasında bir yerde bekler yine de. Âdemoğlunun kulağına fısıldanan sır öyle söyler; dünya meydanında herkes yenik, mağlup olmayansa yalnızca ölümdür. Zaman eskidir, insan ölümlü.” 
 
 Kelimelerle dolu bir kuyunun ortasında, dünyada bir yerde, zamanlardan bir zamanda… 
 
Ölümlü, rotasını çizecek ve elindeki haritayla kendi yolunun izini sürecek. O büyük sırra yaklaşmak için zamanın hikâyesine kulak verecek. Çünkü çoğu zaman dinlemek, anahtarın kendisidir. Anlatanlar bunu çok iyi bilir. 
Güven Adıgüzel’in coşkun üslubundan bir işaret fişeği: Ölümlüler İçin Zamanın Kısa Hikâyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93317</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f619463b-0b8d-43a4-a036-a2efd547e231.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Defter</image:title>
            <image:caption>Suçlanmak kadar suçlamak da kurutur bahçeleri!

Gizemli ve mizah dolu kurgularıyla sevilen Gülsevin Kıral, yine polisiye tadında bir okul hikâyesi anlatıyor. Bir sınıf dolusu öğrencinin, aralarındaki &quot;suçlu&quot;yu arama serüveni, önyargı, dışlama, kuşku, güven gibi duygularla yüzleşme deneyimine evriliyor. Öğretmen ve öğrencilerinin, not sisteminin yarattığı panik bulutlarını elbirliğiyle dağıtması, mahalledeki bahçede yeşeren anılar, umut dolu bir dünya betimliyor. Polisiye tadındaki sürükleyici hikâye, doğanın sesini duyulur kılan duru ve umut dolu bir anlatımla her yaştan okurun kalbine dokunuyor. 

6A sınıfı, matematik öğretmeni Titiz Filiz&apos;in not defterinin kaybolmasıyla karışır. Defter bulunamazsa, hepsinin notu kırılacaktır. Bu sonucu hak etmediğini düşünen çocuklar defterin peşine düşerler. Kaygı dolu arayış, içlerindeki iyiyi kötüyü ortaya çıkardığı gibi, arkadaşlıklarını da gözden geçirmelerine neden olur. Bu arada, mahalledeki fırın bir grup arkadaşı güven veren kokusuyla sarmalarken, eski evin yerindeki ot bürümüş bahçe de Titiz Filiz&apos;in sakladığı unutulmaz anıları fısıldamaya başlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93318</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6ae64c1-b84f-4fec-9ed9-eb0145909931.jpg</image:loc>
            <image:title>Senden Sonrası</image:title>
            <image:caption>Senden sonrası diye bir şey hiç aklımıza gelmedi ki! Hem hangi anne babanın, hangi eşin, hangi evladın aklına gelir ki oğlum! Sen ömrümüzün sonuna kadar olacaktın. Ömrümüzün sonuna kadar “İyi ki bizimlesin, iyi ki bizim oğlumuzsun,” diye gururlanacaktık. 

Evet, yine gururumuzsun, yine bizim oğlumuz, ömrümüzün sonuna kadar yaşayacak onurumuzsun ama yalnızız ve yokluğun üşütüyor işte. 
Oğlumdan sonrası, kocamdan sonrası babamdan sonrası… Ne kadar anlamsız ve saçma cümleler değil mi? 
 
Ne kadar acı bir söz “senden sonrası…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93319</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65be3017-92ba-455b-93e6-81901461a5e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dünyasının Müzik Yıldızı Üzeyir Hacıbeyli</image:title>
            <image:caption>Azerbaycan Millî İlimler Akademisinin fahri üyesi, Azerbaycan Cumhuriyeti&apos;nin sanat emektari, 
Azerbaycan Bestekârlar Birliği ve bu birliğin yönetim kurulu üyesi, Üzeyir Hacıbeyli ve Humay adlı ödüllerin sahibi ünlü musikişinas ve âlim Prof. Dr. Zemfira Seferova, 240&apos;dan fazla makalenin ve özellikle 40&apos;ın üzerinde kitabın yazarıdır. 

Zemfira Seferova&apos;nın yaptığı araştırmalar, birçok ülkede farklı dillere çevrilerek yayımlandı. Halihazırda Zemfira Seferova, Azerbaycan Millî İlimler Akademisi Mimarlık ve Güzel Sanatlar Enstitüsü &quot;Musiki Tarihi ve Teorisi&quot; bölümünün başkanıdır. 

Azerbaycanlı Üzeyir Hacıbeyli&apos;nin sanatı, dünya medeniyet hazinesine bahşedilen en nadir incilerdendir. 

Çok derinlere inen ve binlerce köke sahip Azerbaycan toprağına bağlı olan bu musiki, gerçek bir sanat olduğu için başka halklar tarafından benimsenmiş, dünyada ün kazanmış ve sevilmiştir. 


Ünlü şair Samed Vurgun, &quot;Üzeyir&apos;in sanatı, kemale ermiş bir sanattır. Lakin insan kemalinin hududu olmadığı gibi, sanat ve yaratıcılığın da hududu yoktur.&quot; der.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93320</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83752d77-ff8c-4263-93d9-cb4dab8cefb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Japonya’nın Doğuşunda Bir Aydın - Yukichi Fukuzawa</image:title>
            <image:caption>“Uygar bir ülkenin gerçekten değerli insanları olabilmeleri için ülkemin erkek ve kadınlarının ahlâkî değerlerini yükseltmek adına çaba harcamak istiyorum.” 
Yukichi Fukuzawa 
Fukuzawa hayat hikâyesini anlatmaya Nakatsu’da geçen çocukluğuyla başlıyor. Yaşadığı toplumun Fukuzawa’nın kaleminden tasviri, bugün neredeyse hayal dahi edilemeyecek katılıktaki hiyerarşik bir düzeni en ince ayrıntılarıyla gözler önüne seriyor. Öte yandan yazarın yaşadığı dönem, Japonya’daki toplumsal düzenin, ekonomik ve siyasi boyutlarıyla çok yönlü ve köklü değişikliklerden geçtiği bir döneme tekabül ediyor. Bu nedenle Fukuzawa’nın önemi, Japonya’nın 19. yüzyıl boyunca modern dünyaya uyum sağlamak için attığı ilk adımlara şahit olmasıdır. O, bu sürecin önemli bir parçası ve modern Japonya’nın kurucu düşünürlerinden olmuştur. Japonya’nın yeni dünyayla bağlantı kurmak için ilk kez 1860’ta Amerika’ya ve 1862’de Avrupa’ya gönderdiği elçilik heyetlerinde tercüman olarak yer almış, akabinde bu seyahatlerine dair gözlemlerini özyaşamöyküsünde ve başka kitaplarında paylaşmıştır. Kendi kurduğu okulda gençlerin dil eğitimi almalarını ve güncel araştırmaları takip etmelerini çok önemseyerek halihazırdaki eğitim kurumlarına nazaran farklı bir müfredatı takip etmiştir. Bugün Fukuzawa’nın kurduğu okul Keio Üniversitesi olarak nesilleri eğitmeye devam ediyor. 
Modern Japonya’nın Doğuşunda Bir Aydın: Yukichi Fukuzawa aslında hem Fukuzawa’nın hem de bu ufak ada devletinin hızla değişen yeni dünya düzeninde, kendi yerini ve yolunu bulma mücadelesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93321</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8543cf8b-e841-42ba-959b-45ac9ea5994b.jpg</image:loc>
            <image:title>Lullabies of the Night</image:title>
            <image:caption>&quot;The bridge between madness and salvation.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93322</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/632e5fda-1ffc-4e4a-bdd2-04989acb36b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tutankhamon&apos;un Yüzükleri</image:title>
            <image:caption>Artık hiçbir şey eskisi gibi değildi. Kaderim benim için yeni bir yol çizmişti. Hayatım ev ile kitapçı dükkânım arasında geçiyordu. Bir süre komaya girmiş gibi yaşadım. Elsiz ve ayaksız gibiydim. Hırpalanmış ruhum, olmayacak mutluluklar yaşama beklentisinden çoktan vazgeç-mişti. Sabahların ve akşamların keyfini süren, aralarında şakalaşıp gülüşen insanlara gıptayla bakıyordum. Attığım her adımda Mısır’la ilgili anılarım kanıyor, tarifsiz pişmanlıklara ve kederlere gömülüyordum. Bu durumun ne bir ilacı ne de bir çaresi vardı. Nefes aldığım süre boyunca bu derdi çekecektim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93323</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05451d4d-5359-4560-9570-260800d49efa.jpg</image:loc>
            <image:title>İslami Finans ve Ekonomik Büyüme</image:title>
            <image:caption>1.      EKONOMİK BÜYÜME 
1.1.   EKONOMİK BÜYÜMENİN KAVRAMSAL VE KURAMSAL ÇERÇEVESİ 
1.2.   EKONOMİK BÜYÜME TEORİLERİ 
1.3.   EKONOMİK BÜYÜME VE FİNANSAL GELİŞME İLİŞKİSİ 
2.      İSLAMİ FİNANS 
2.1.   İSLAMİ FİNANSIN KAVRAMSAL VE KURAMSAL ÇERÇEVESİ 
2.2.   İSLAMİ FİNANS SEKTÖRÜ 
2.3.   İSLAMİ FİNANSMAN MODELLERİ 
3.      İSLAMİ FİNANS GELİŞİMİ VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ 
3.1.   İSLAMİ FİNANS GELİŞİMİ VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ: AMPİRİK LİTERATÜR 
3.2.   ARAŞTIRMANIN AMACI, VERİ SETİ VE MODELİ 
3.3.   ARAŞTIRMANIN AMPİRİK METODOLOJİSİ 
3.4.   ARAŞTIRMANIN BULGULARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93324</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62dad956-8060-4bc9-95f1-32edaa43dc93.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Medyada Pazarlamanın Gücü Kavramlar, İşleyiş ve Güncel Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM 1: SOSYAL MEDYA VE SOSYAL MEDYA PAZARLAMASI KAVRAMI 
2.      BÖLÜM 2: SOSYAL MEDYA PLATFORMLARI 
3.      BÖLÜM 3: SOSYAL MEDYADA PAZARLAMA STRATEJİSİ 
4.      BÖLÜM 4: SOSYAL MEDYADA PAZARLAMA KARMASI BİLEŞENLERİ 
5.      BÖLÜM 5: SOSYAL MEDYADA TÜKETİCİ DAVRANIŞLARI 
6.      BÖLÜM 6: SOSYAL MEDYADA REKLAM UYGULAMALARI 
7.      BÖLÜM 7: SOSYAL MEDYADA KURUMSAL İLETİŞİM ve HALKLA İLİŞKİLER 
8.      BÖLÜM 8: SOSYAL MEDYADA İÇERİK PAZARLAMASI 
9.      BÖLÜM 9: SOSYAL MEDYADA TURİZM PAZARLAMASI 
10.  BÖLÜM 10: SOSYAL MEDYADA VİRAL PAZARLAMA 
11.  BÖLÜM 11: SOSYAL MEDYADA SİYASAL PAZARLAMA 
12.  BÖLÜM 12: SOSYAL MEDYADA HATIRLI (INFLUENCER) PAZARLAMA 
13.  BÖLÜM 13: SOSYAL MEDYADA ETKİNLİK PAZARLAMASI 
14.  BÖLÜM 14: SOSYAL MEDYADA TRANSMEDYA HİKAYECİLİĞİ 
15.  BÖLÜM 15: SOSYAL MEDYADA MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ 
16.  BÖLÜM 16: SOSYAL MEDYADA PAZARLAMA ETKİNLİĞİNİN ÖLÇÜMÜ (SOSYAL MEDYADA PAZARLAMA ARAŞTIRMALARI) 
17.  BÖLÜM 17: SOSYAL MEDYADA KRİZ YÖNETİMİ 
18.  BÖLÜM 18: SOSYAL MEDYA PAZARLAMASI VE ETİK 
19.  BÖLÜM 19: COVID -19 SÜRECİNİN SOSYAL MEDYA PAZARLAMASINA ETKİSİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93325</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b98f445-6c41-47ac-849d-0b536e431d9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ağacın Altında</image:title>
            <image:caption>Selçuk Demirel’in kendine özgü görsel poetikasının beslediği, Güven Turan’ın deyişiyle “düş ağaçlar”dan oluşan bir “düş ormanı”nın farklı yönleri bu çizimler. Doğayı ve dışarıda olma hissini besleyen, zengin ayrıntıların oluşturduğu bu görsel şölen ve şiirsel patika yolun karşımıza çıkardığı bu düşler ormanının “yeşil kalabalığında”  kaybolma korkusu bir yanda, bulunma korkusu diğer yanda. Bu ormanda yolunuzu kaybederseniz şayet, ağaçlara sorun, onlar size çiçek açacaktır… 

“Selçuk Demirel’in ‘Bir Ağacın Altında’ serisinde gördüğümüz figürler, adeta sürmekte olan zamanın izdüşümleridir. Parçalanan bir zamanın içerisinden, bilinen gerçekliğin çok ötesinden çıkagelirler. Doğanın tam ortasında açılan bir yarıktan gün yüzüne çıkan figürler gibidirler.” 
                                                                                          Uras Kızıl 
 
“ …bundan daha zor olansa bir düşler ormanı yaratmaktır. Selçuk Demirel bu düş ormanını yaratmış. Yıkımını da gösteriyor bize…” 
                                                                                    Güven Turan 
 
“Bir Ağacın Altında” Selçuk Demirel’in 24 Eylül-25 Ekim 2021 tarihleri arasında Galeri Nev İstanbul’da açacağı kişisel sergisindeki çalışmalardan oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93326</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99484e40-48b7-4507-b17d-690275d6d58b.jpg</image:loc>
            <image:title>Şişe</image:title>
            <image:caption>Orhan Duru’nun beşinci öykü kitabı Şişe… 
Şişe, klasik öykünün kalıplarını bozarak başka bir anlatı dili geliştiren 1950 Kuşağı’nın ele avuca sığmaz yazarı Orhan Duru’nun ayrıksı kitaplarından biri. Orhan Duru sözü kırk parçaya bölerek düşün gerçeğini, saçmanın anlamını, umutsuzluğun neşesini yaratıyor. 

İlk baskısı 1989’da Ada Yayınları tarafından yapılan Şişe için şöyle denmişti: “Tüm deliler buraya toplanıyor ve birbirini buluyor galiba…” diye bir cümle düşen Orhan Duru’nun, yıllar boyu yazıp “şişelediği” yedi öykü yer alıyor bu kitapta. “Fantastik, humoristik ve sismik…” yedi öykü. Sözcüklerin simyasından anlayanların kahkahalar atarak, tarih meraklılarının ise gözlüklerini takarak okuyacakları son yılların azgın enflasyonundan etkilenmemiş ender, saf ve eşsiz öyküler bunlar. 
 
“Güncelin dışına çıkınca işin içine duygular karışıyor, romantikleşiyorsunuz. Soyutluyorsunuz kendinizi giderek. Niye yapayım bunu? Güncel bir gerçekçiyim ben.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93327</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd96da5d-a7e7-4092-ab1b-5b884285d2e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Beni Anla - Yusuf Duygularını İfade Ediyor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yusuf’u arkadaşları oyuna almak istemedi.
Yusuf, bu olumsuz duygularıyla nasıl baş edebildi?
Annesi ile “parmak duygu oyunu” oynayarak kendisini tekrar iyi hissetti.
Nasıl mı?
Öğrenmek istersen, beni ve sana bu kitabı okuyanı dikkatlice dinle.
Güzel okumalar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93328</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8db00d56-5324-48b5-a43f-6a89307cd930.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Müslüman Kur&apos;an ve Tarihsellik&apos;e Nasıl Bakmalı?</image:title>
            <image:caption>“Bir Müslüman Nasıl Bakmalı” serisindeki kitaplar, özellikle gençlerin samimi anlam arayışına belli konular ve meseleler etrafında bir bakış açısı sunma amacıyla hazırlanmıştır. Okuyucuları, İslami hassasiyetler üzerinden düşünmeye ve araştırmaya sevk etmek amacındadır. “Bir Müslüman bu konuya sadece bu şekilde bakmalıdır” şeklinde mutlakçı bir anlayıştan uzaktır.

Bu amaçla yayınlanmış olan Bir Müslüman Kur’an ve Tarihsellik’e Nasıl Bakmalı? isimli bu kitapta, Kur’an’ın tarih içindeki tezahürü dolayısıyla tarihselliği meselesi tartışılmaktadır. Vahiy, vahiy meleğinden tarihsel mahiyeti olan peygambere intikal edince, yeryüzünde tezahür edebilmektedir. Böylece vahyin metafiziksel boyutuna, bir de tarihsellik boyutu eklenmektedir. Vahyin tarihsel dünyada kendisiyle tezahür ettiği peygamber de bir insan, yani tarihsel bir şahsiyettir. Peygamber, bir taraftan tarihsel dünyayı temsil ederken diğer taraftan da metafiziksel dünyayı temsil etmektedir. Vahyin tarihsel boyutuna bakarak metafiziksel boyutunu göz ardı etmek yerinde bir yaklaşım olmayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93329</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f788bdb-27a7-436d-8516-1a5cfbad7036.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Benimle Kal - Yusuf Korkusunu Yeniyor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>O gün arkadaşı Can, Yusuflara geldi. Ama Yusuf, tabletindeki korkunç karakterlerden korktu ve gece yalnız başına yatmak istemedi. Ama korkusunu hayalet avcısı oyunuyla yendi. Nasıl mı? Beni ve sana bu kitabı okuyanı dikkatlice dinle. Güzel okumalar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93330</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d929b712-9947-40a9-96f9-ce183b4b0348.jpg</image:loc>
            <image:title>Maskeli Kankiler - Afili Mahalle 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Afili Mahalle’de macera biter mi arkadaşım?
Yaşadıklarımızı sana anlatmak için sabırsızlanıyorum.
Tarana ile mücadelemiz, çektiğimiz reklam filmi, ünlü oluşumuz...
Hepsi bu kitapta...
Hadi ne duruyorsun? Gelsene aramıza...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93331</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2ee549f-fa57-48fa-8bbb-c0146ab03821.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Kaşifleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Elinizde tuttuğunuz bu kitap, alışık olduğunuz türden bir kitap değil. Sayfaları arasında zor sözcüklere bulanmış karmaşık açıklamalar bulmayacaksınız. Harika infografikler sayesinde her bir bilgi kırıntısı, her bilimsel gerçek, bir bakışta kavyabileceğiniz şekilde elinizin altında olacak. Evrenin en karmaşık gizemleri, olabildiğince az sözcük ve her şeyi anlamayı kolay ve eğlenceli kılan bolca grafik ve renkli çizimle özetlenmiş olacak. 
YOLCULUĞA HAZIR MISIN? 
Şimdi rahatla, geri sayım başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93332</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fbdc570-de2c-45bd-8959-b30aebb73c6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Okulun İlk Günü</image:title>
            <image:caption>Okulun ilk günü herkes birazcık endişelenir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93333</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8bfb649-8576-4814-8f32-76a68c058ba7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağır Murat ile Akkız</image:title>
            <image:caption>Dedem, Sağır Murad&apos;ım. Babaannem Akkız&apos;ım. Sizin elinizde büyüdüm. Ne kadar az hatırlasam da ben sizi her şeyden çok seviyorum. Sarılmalara, şakalaşmalara ve sizin yanınızda o bahçeli evde olmaya gerçekten doyamıyorum. 
 
Daha ölmediniz ve hatta bu kitabı da okuyacaksınız. Ama bir gün gittiğinizde bu kitap ve sonra bunun filmi bana en güzel hediye olacak. Bunu bana verdiğiniz için kalbimin en derin yuvasından size teşekkür ediyorum. Her zaman sağ olun ve yanımızda var olun daha size ihtiyacım var. Bana babaanne elinden yemekler yapıp; dededen de çok türküler dinletmeniz lazım. 
 
Dertlerimiz çok farklı. Bir yandan birimiz koşturup kaçırıp yorulurken öbürümüz artık sadece havayı dert eder olmuş. Hayvanları dert eder olmuş. Doğayı dert eder olmuş. Bunları taklit etmemde belki biraz delilik vardır ama belki de sizleri daha çok anlayıp yaşayabilmek içindir. Belki gerçekten hiç korkmuyorum dediğim şeyden korkuyorumdur. Belki de gerçekten yaşamaktan. Çok küçüğüm daha ve hayat devam ederken onu anlarım belki diye peşinde koşturmaktan esas yaşamı kaçırıyorum. Uyurken uyku girmiyor gözüme ve en güzel yaşam için planlar yapıyorum, uygularken de planları, kendimi uyurken buluyorum. 
 
Çabayla ve zorla zevk almaya çalıştığım şu hayattan en son ne zaman durdum da izleyip görüp öylece baktım? Ağzım kapalı olsa da düşüncelerim en son ne zaman sustu? 
 
Hayatı anlamak içindi her şey, peki anlayabildim mi bari? 
 
Bunların hiçbirine gerek yoktu, onu anladım en azından. Ama hiçbirini de anlayamadım sizler olmadan. Akkız&apos;ımdan vefalı olmayı, affetmeyi, Murad&apos;ımdan da inanmayı ve cesur olup dinlemeyi öğrendim. Sağır Murat gibi bazı şeyleri duymazlıktan gelip yeri geldiğinde yakıştırmayı, Akkız&apos;dan da neşe dolu olup, gülüp hayattan zevk almayı. 

Yani ne olursa olsun hayat gelip geçiyor zaten. Yönetici olmaya çalışan her zaman yorulmuştur. Hayat bize güçlü gelir. İzleyelim de merakla görelim ne oluyor. Sonunda emin olun ki Akkız ile Murat gibi siz de gururlu bir şekilde yaşamış olursunuz bu “Bir Solukluk Ömrü…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93334</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9215089-6d3e-47b8-b941-f09fb3ebc20e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültablasından Taşanlar</image:title>
            <image:caption>Kül tablasından taşanlar: 
yaşanmışlıklar, 
metaforlar, 
aşk, 
hüzün… 
 
Okuduğunuz her satırda insanlıktan 
kendinizden bir şeyler bulacaksınız. 
 
Ucu sonu olmayan bir anlam deryasında kaybolmaya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93335</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adb0855d-66d4-4f2d-b087-086e26d5234f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kovuk Yarası</image:title>
            <image:caption>“zümrüt, 
bugün de akşam olacak. 
kehribar gözlerinin bakmadığı kıyılarıma, 
bir kenara yazıyorum, 
altını çiziyorum kalın ve ince. 
ben hep ıssız sessizliklerde kaybolurum, 
sitemlerimi yutkunurum, 
içimde yaşar köleliğim, 
verilmeyen nasiplerimle. 
ve hep diri kalır ruhum, 
zümrüt gözlerini düşündükçe.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93336</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/653355c8-ebe7-4cb3-b838-32ec9d3303ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Bence Anlaşabiliriz - Yusuf Güzelce Söylüyor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yusuf babası ile alışverişe gidiyor ve isteklerini tutturmadan güzelce söylüyor. Bakalım neler oluyor? Haydi bu kitabı sana okuyanı iyi dinlemeye başla!
Keyifli okumalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93337</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6513e7e4-00f0-4536-9b4b-eecaf2b89b53.jpg</image:loc>
            <image:title>Raskolnikov Sendromu</image:title>
            <image:caption>Üniversite yıllarından beri muzdarip olduğu Raskolnikov Sendromu&apos;nun tekrar hortlamasıyla, önce adi bir kapı zili olan, ara sıra da geçici körlükler yaşayan bir adamın, yavaş yavaş ve emin adımlarla kaçınılmaz sona doğru gidişini, trajikomik hikâyesini, kısa bölümler halinde okuyacaksınız. 

Kahramanımız, insanların hırsını, bencilliğini, kinini, nefretini, yerine göre ezikliğini ve korkaklığını anlamakta güçlük çeker. Cürmüne, kalıbına bakmadan bütün kötülüklerle kıyasıya mücadele etmek zorunda kalır. Vazifesi olmadan, olur olmadık şeylere burnunu sokar. Genellikle de arada kalır, kim vurduya gider. Kimi zaman gülünecek, kimi zaman da ağlanacak, insan ve toplum manzaralarına şahitlik edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93338</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42c3909d-8ad3-4fef-85d5-cabf8ffb24ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçilmiş Kahramanın El Kitabı 1-2 (2 Kitap Set)</image:title>
            <image:caption>Çift taraflı hareketli ve oyunlu macera kitabı! 

2. bölüme geçmek istiyorsan ters çevir ve yeni maceraya başla. 

Merhaba ben Res, Sihirli Dünya’daki çocuklar için sihirli oyunlar üretiyorum daha doğrusu üretiyordum, ta ki Karayasa köyümüze gelene kadar. O geldiğinden beri başımıza gelmeyen kalmadı. Bize yardım edersen, verilen görevleri rahatlıkla yapabiliriz. 

Bunun için birçok hareketi yapman, şifreleri çözmen, zamanı iyi kullanman ve canavarlarla mücadele etmen gerekecek. Bunu başarabilir misin? Belki de Bilge Toer’in bahsettiği seçilmiş kahraman sensindir... 

Not: Bu oyun kitabını her zaman oturarak okuyamazsın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93339</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df01f37f-7ff1-4758-ac70-7eff98cc0e21.jpg</image:loc>
            <image:title>Temel Hakları Korumak</image:title>
            <image:caption>Gerhart Baum bu kitapta, İçişleri Bakanlığı yaptığı dönemde yurttaşlık hakları terör korkusunun çarklarına takıldığında, her yurttaşın büründüğü boyun eğme ruhunu betimliyor. Polis, gizli örgütler ve ordu arasındaki sınırların yavaş yavaş nasıl ortadan kalktığını ele alan Baum, çoğu yurttaşın sivil haklar karşısındaki büyük ilgisizliğini gözler önüne seriyor. Kitap aynı zamanda insan haklarının bütün dünyada tutarlı bir şekilde uygulanması yönünde bir savunma. 
 
“Demokrasinin tehdit altında olduğu Almanya’da bizler temel hakların ancak her gün kullanılması halinde canlı kaldıklarını deneyimledik. Terör ve kriminalite ya da siyasi aşırılıklar asla temel hakların ortadan kalkmasına neden olmamalı. Ciddi bir tehdit anında sınırlandırılmaları elbette mümkün, ancak sadece geçici bir süreliğine ve çok katı kurallara bağlı olarak. Ciddi bir sorun olmadan özgürlüklerden vazgeçerek özgürlüğü savunamayız. Hele insan ve yurttaşlık haklarının siyasi görüşler baz alınarak hükümetler tarafından sınırlandırılması kesinlikle mümkün değildir. Yürürlükteki uluslararası hukuk bunu engeller.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93340</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9a593dd-a2aa-4bee-aa30-ab76b91be65a.jpg</image:loc>
            <image:title>Moğolistan ve Çin Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Türkiye’deki ilk kapsamlı Moğolistan ve Çin belgeseli 1990 yılında TRT tarafından çekilmiştir. “Altaylar” adlı 12 bölümlük belgeselin danışmanlarından Ahmet B. Ercilasun, Moğolistan’da 45, Çin’de 15 gün süren belgesel çekimleri sırasında görüp yaşadıklarını günü gününe defterine not etmiştir. Köktürk anıtları, Orhun şelalesi, Altay Dağları, Cengiz Han’ın doğduğu topraklardaki milletler arası Cengiz Han şenlikleri… Moğolistan’daki Kazak, Tuva ve Azerbaycan Türkleri… Çin Seddi, Yasak Şehir, Bin Buda mağaraları… 1990 şartlarının Moğolistan’ı. Moğol ve Çin görevlilerle, rehberlerle yaşanan gerilimler. Ülkelerin tabiatı, insanları, gelenekleri, yaşayışları… Bütün bunları ve daha fazlasını bu kitapta Ercilasun’un kaleminden okuyacaksınız. 
Bazen açık bozkırda, bazen bir çadır içinde, bazen otobüste, bazen bir otelde, bazen sandalyesiz ve masasız bir han odasında, bazen de bozkırda akan bir trenin kompartımanında tutulmuş notlar bir belgeselin arka planını da görmenizi sağlayacak. 
Binlerce kilometre uzaklıktaki soydaşlarımızla buluşmanın doğurduğu heyecanlar, binlerce yıl önce atalarımızın at sürdüğü topraklarda nefes almanın yarattığı duygulanmalar da günlüğün satırlarına sinmiş. Ercilasun’un kaleminden satırlara dökülen 30 yıl önceki bu maceranın bugün de ilgiyle izleneceğini düşünüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93341</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1fe475b-b2a7-4d62-91e0-2112aabab901.jpg</image:loc>
            <image:title>Tapınakçıların Çöküşü</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu eser XI. yy. sonu XII. yy. başı Orta Doğu ve Avrupa tarihine ayrıntılı bir bakış getirmektedir. Haçlı seferlerinden sonra Orta Doğu’da oluşan Latin-Hristiyan devletlerin içinde önemli bir rol oynamış olan dinî-askerî tarikatların başında gelen Tapınakçılar, gerek Avrupa’da gerekse Orta Doğu’da gizemli teşkilatları ve ilişkileri ile yüzyıllardır kamuoyunun hep ilgisini çekmiştir. Tapınakçıların son Büyük Üstadı Jacques de Molay’in gene sırlarla dolu hayatı içinde papalar, Fransa ve Aragon Krallığı, Venedik, Ceneviz gibi İtalyan şehir-devletlerinin aralarındaki ticarî ve siyasî çekişmeler o dönemin tarihini oluşturmaktadır. 
Bu arada Kıbrıs ile bugünkü Filistin ve İsrail topraklarının tarih boyunca jeostratejik açıdan ne kadar önemli olduğu da ortaya konmaktadır. Jacques de Molay’in ve Tapınakçıların Orta Doğu’daki macerası içinde Türk asıllı devletler olan Memlûk Sultanlığı ile İlhanlı Hanlığı’nın ve ayrıca Latin tarikatların bünyesinde yer alan Türk asıllı savaşçıların oynadıkları rolü ilgiyle okumak mümkün olacaktır. 
Eser bütünüyle tarih biliminin ve metodolojisinin gözler önüne serildiği, tarih yazımının mükemmel bir örneğini oluşturmaktadır. Bir tarihî eser ancak bu kadar tarafsız ve bilimsel bir gözle ele alınabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93342</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17b4aa38-0ae0-43cc-a266-24722b4e4bdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğanın Dönüşü - Ekolojinin Uzun Bir Tarihi Cilt 1</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap yaklaşık yirmi yıl sürmüş bir düşünsel gebeliğin ve sayısız arşivde yapılmış çalışmaların ürünü. 
Bugün, Doğanın Dönüşü,-insan toplumunun ekolojik köklerinin yeniden keşfi- sürekli bir eşitlik ve ekolojik sürdürülebilirliğe dayanan toplumsal metabolik yeniden üretimin organik sistemini kurmak gibi olmazsa olmaz görevde çok önemli bir adımdır. Hepsinin ötesinde, günümüzün ekososyalizme doğru ilerleyen küresel hareketini tarif eden de budur. Bu kitapta ele alınan düşünürler düşüncelerini ekososyalizmin tarihsel bir özgül direniş formu olarak 1980’lerde ortaya çıkışından çok daha önce geliştirmiş olsalar da, çok daha sofistike bir şekilde olsa da, ekolojik eleştiriyi geliştirmek için sosyalist kavramları, sosyalizmi geliştirmek için de ekolojik eleştiriyi kullanarak herkesin izleyeceği yolu hazırladılar. 

Burada bizim geçmişten çıkarmamız gereken şey, sadece bir tarihsel anlam değildir, elde ettiğimiz ancak unutulmuş sonuçlar bugün verdiğimiz mücadeleler bakımından çok büyük önem taşıyor. Homeros’un İlyada’sındaki trajedi, daha iyi bir kahraman olan Hector’un yenilmesiydi. Yine de bu, ölmeyecek ve tekrar tekrar geri dönecek bir geçmişi simgeliyordu. 
 
John Bellamy Foster</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93343</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd80ae66-2295-4869-a736-4c86b662e172.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Medyada Görsel Küresel Politikalar</image:title>
            <image:caption>Dijital ağların zamanı ve mekânı aşan yapısı sayesinde yeni medyadaki içerikler anlık olarak dolaşıma girmekte ve dünyanın farklı yerlerinde yaşayan yeni medya kullanıcıları tükettikleri ve/veya ürettikleri içerikler ile ortak bir paydada buluşabilmektedirler. Hareketli ve durağan görüntülerin kolayca üretilebilmesi ve tüketilebilmesiyle, söz konusu içeriklerin kullanıcıların olay, kişi ve olgulara bakış açısını şekillendirme gücü bizleri, yeni medya kullanıcılarının görsel küresel politikalar alanında bir özne mi yoksa nesne mi olduğu sorusuna götürmektedir. “Yeni Medyada Görsel Küresel Politikalar” başlıklı çalışmamızın çıkış noktası da tam olarak, yeni medyanın bu alanda yarattığı değişim ve bu değişimin mimarı olan kullanıcılardır. Etkileşimli yapısı ve multimedya özelliği ile ön plana çıkan yeni medya, durağan ve hareketli görüntüleri anlık ve hızlı bir biçimde yerel ve küresel ölçekteki kitleler ile buluşturarak küresel çapta yeni aidiyet ve ifade biçimleri yaratmakta ve görsel küresel politikaları etkilemektedir. Söz konusu aidiyet ve ifade biçimlerinin farklı alanlardaki yansımaları kitaptaki on bir yazıda detaylı şekilde ele alınmış ve güncel örnekler üzerinden tartışılmıştır. 
Gözde Kurt ve  İrem Çoban</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93344</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83ebd2c3-fbd0-4882-af33-ce9ad1b3b6dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Teknokültürel Düşler ve Kabuslar</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın amacı teknokültürün, kendine has ideolojik yapısıyla yeni bir sosyal gerçekliğin temsilcisi olduğunu ortaya koymak ve güncel bir anlatı olarak (teknokültürel ideoloji ve söylem düzenine sahip) bilim kurgu sineması üzerinden teknokültürün tematik bir çözümlemesini yapmaktır. 

Türkiye gibi, teknoloji ve bilimin üreticisi olmasa da zihinsel ve sosyal bir gerçeklik anlamında teknokültürün üreticisi ve tüketicisi konumunda olan Batı dışı toplumların teknokültürü nasıl karşıladığını ve buna bağlı ideoloji ve söylemleri nasıl inşa ettiğini anlamak, teknokültürün hâkimiyetini görünür kılmayı sağlayacaktır. Teknokültürü anlamak, bu kültürü benimseyen ve aynı zamanda bu kültüre maruz kalan toplumu kendi dinamikleri içinde kavrama, kendine özgü soruları araştırma gündemine getirme, eleştirel bir perspektifi koruma ve yeni anlayışlar geliştirebilme olanaklarını oluşturacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93345</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27c3bd68-dc6a-4d51-80c6-612dcdf4dc98.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Bin Yıllık Dünya Düzeni Toplumlar ve Hukukları</image:title>
            <image:caption>Devletin ne zaman, nasıl ve daha da önemlisi niçin ortaya çıktığı bitmeyen bir tartışma konusu. Genellikle dünya/insanlık tarihinin kronolojik olarak ele alındığı literatürde, temelleri 1819. yüzyılda atılan Avrupa/Batımerkezci paradigmanın dışına da pek çıkılamıyor. Öyle ki, bir yerden sonra radikal eleştiriler bile aslında kendi uygarlıklarının daha önce ya da daha iyi yol kat ettiğini gösterme çabasına dönüşüyor. 

Oysa “insanlık tarihi” aslında “evrensel sorunlar”a verilen “yerel” yanıtlardan ibaret. Ve her bir yanıt da yaşam ve üretim biçimine koşut geliştirilen güvenlik ve üretim araçlarının sahipliği çerçevesinde şekillenmiş. Ortak ya da benzer çıkarları olanlar iç ve dış dinamikler arası itip çekmelere göre farklı ölçek ve niteliklerde örgütlenme birim ve biçimleri kurulmuş. Yeni koşullara daha iyi adapte olanlar yükselirken, eski koşulların ürünü olanlarsa zamanla dağılmış. 

Dolayısıyla, tüm ilgili değişkenlerin birlikte şekillendirdiği biçimsel farklılıklar bir yana, özü itibariyle farklı ve dolayısıyla daha üstün ya da aşağı herhangi bir “uygarlık” olduğunu söylemek zor. Nihayetinde göçer avcıtoplayıcı, çiftçi yerleşik ve kandaş yarıgöçer gibi başlıca yaşam ve üretim biçimlerine göre şekillenip çöken tipolojik örgütlenme biçim ve birimleri söz konusu. Bu çalışmada ilksel örnekleri üzerinden ele alınacağı gibi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93346</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dbc9797-4063-40fc-8813-08a0973547e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Medya ve Toplum İmgesi</image:title>
            <image:caption>Medya, özellikle de yeni iletişim teknolojileriyle biçimlenmiş ilişki ortamı yapayalnız sosyalliğimizin üreticisi, yansıtıcısı ve yayıcısı haline geldi son birkaç yıldır. İletişimsel ilişkilerimizin toplumsal boyutunu daha da tahkim edeceği söylenen yeni teknolojiler, sonunda birbirinden kopuk anlam/empati halkalarından müteşekkil devasa boşluklar, bağlamsız ve bağlantısız zincirler yarattı. Duyumsanan gerçeklik hissine de “bir şeyler” oldu sanki bu umulmadık sonuncu gelişmeyle birlikte. Adeta, Sokrat’ın kehaneti birdenbire gerçek oluverdi. Malum, filozof çağlar öncesinden yeni bulunan yazının kullanılmasına kuşkuyla yaklaşarak şöyle diyordu: “Yazıyı kullanmaya başlayanlar hafızalarını kullanmaktan vazgeçecekler ve unutkanlaşacaklar (…) Sonuçta belki bilgili sayılacaklar ama birçok şeyin de cahili olacaklar…” (Platon, 2015: 910). Ne kadar da isabetli bir öngörü gerçekten. Bilhassa da 2000 ve sonrası doğumlular için. Zira görece olarak bir sonraki kuşakla birlikte en fazla onlar aşırı enformasyon bolluğuna koşut bir biçimde bilgi meşgulü ama anlam malulü bir uygarlığın içine doğmuş oldular. Son beş on yıldan bu yana ise, yaşam herkes için hiç olmadığı ölçüde dijitalleşti, gerçeklik de aksine bir o kadar okunaksız ve akışkan hale geldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93347</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed6664fa-d53b-4356-b7c5-c603dd31af59.jpg</image:loc>
            <image:title>Kariyer Planlama ve Geliştirme</image:title>
            <image:caption>Kariyer Planlama ve Geliştirme kitabı, son yıllarda dünyada meydana gelen hızlı değişimlere gençlerin, üniversite öğrencilerinin, çalışanların ve yetişkinlerin uyumu konusunda yardımcı olmak amacıyla yazılmıştır. Özellikle pandemi sürecinde yaşanan ekonomik krizler, yeni iş ve mesleklerin ön plana çıkması, dijitalleşme, öncelikli iş ve sektörlerin değişmesi bu alanyazında yeni ve farklı bakış açılarını gündeme getirmiştir. Kapsayıcılık, dijitalleşme, yeşil gündem ve aktif katılım daha çok ön plana çıkmaktadır. “Bireyler özellikle pandemi sürecinde ve sonrasında bu değişimlere ne kadar ayak uydurabilecek ve kariyer tercihleri ve yollarını nasıl şekillendirecek?” sorularına cevap verilmesi gerekmektedir. Bu kitap, alanında yetkin akademisyenler tarafından bu sorulara cevap vermek amacıyla kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93348</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57e21c35-5dd3-48a7-a9c9-dcdbab828ff8.jpg</image:loc>
            <image:title>Görgülü Kuşlar Gördüğün İşler</image:title>
            <image:caption>Yıllar içinde edindiği deneyimlerini, hayallerini, hayal kırıklıklarını, anılarını kaleme alan Hürriyet Kaya, hepsini “Görgülü Kuşlar Gördüğün Işler” kitabında bir araya getirdi.


Görgülü kuşlar gördüğün işler…

Bu sözün hayatım boyunca ayrı bir yeri oldu bende. Babamdan çok duyardım. Bir anne, bir öğretmen, bir insan olarak hayat felsefemi oluştururken bana hep yol gösterdi.


Herkesin birbirinden öğreneceği bir şey vardır ya şu hayatta. Bazen bir çocuktan alırsınız hayat dersini, bazen hayatın kendisinden... Bu dersler büyütür sizi her yaşta, olgunlaştırır.


İşte zaman zaman çocukluğuma, gençliğime giderken; bazen de anı yaşarken hep yanı başımdaydı “görgülü kuşlar, gördüğün işler” sözü… O nedenle deneyimlerimi, yaşanmışlıklarımı paylaşmak istedim. Denizyıldızının hikâyesi misali, birilerinin hayatında çorbada tuzum olur belki diye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93349</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e887bcdd-0ce7-43d5-8e66-8aa546f6f985.jpg</image:loc>
            <image:title>En Baştan Ebeveyn Olma Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>“Çocuk sahibi olma deneyimi, büyülü bir yolculuktur ve her ebeveynin, her bir çocuğunu büyütme yolculuğu birbirinden farklıdır. Mutlu, huzurlu, sağlıklı bir birey yetiştirmenin tek bir doğru yolu yoktur. Yolculuğunuz boyunca kimi zaman duraksayıp dinlenmeniz, kimi zaman başkalarına yol sormanız, kimi zaman geri dönüşler yaparak yeni yollar keşfetmeye çalışmanız oldukça doğaldır. Unutmayın, çocuğunuz her şeyden önce sevgiyle büyür. Sevildiğini bilen ve ebeveynlerine güvenen her çocuk, bu serüvendeki ufak tökezlemelerinize göz yumabilir ve hataların telafisine olanak tanır. Siz de bu keşif ve öğrenme yolculuğundan zevk almaya bakın.” 
 
Feriha Dildar, bu kitapla ebeveynleri ve ebeveyn adaylarını bir yolculuğa çıkarıyor. Yolculuk sırasında altta yatan, henüz dokunulmamış duygulara odaklanırken kimi zaman da zorlayıcı olabilen bu serüveni zenginleştirici bir deneyime dönüştürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93350</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfaf2bde-5107-4e1f-b899-47250f7a5794.jpg</image:loc>
            <image:title>Efes ve İon Kentleri (İngilizce)</image:title>
            <image:caption>Tarihçi Herodot’un İonia’yı “…yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzü ve en güzel ikliminde…” olan yer betimlemesine bölgeyi dolaşan her dünya gezgini tanık olur. Bir İon kenti olan Efes’in, birlik içinde yer aldığı diğer komşu İon kentleriyle ticari, askeri, politik ve kültürel yakın ilişkileri olmuştur. Bölgede meydana gelen olaylarda ortak yazgıyı paylaşmışlardır. İonia bölgesinin yakından tanınması keyifli olduğu kadar Efes’in daha iyi algılanmasını da sağlayacaktır.Efes gezisinin ardından kuzeydoğusundaki diğer İon kentleri Lebedos, Kolophon, Kolophon’a bağlı gelişen Klaros Apollon Bilicilik Merkezi, Teos, Klazomenai, Erythrai; sonradan İon kenti olan Smyrna ve en kuzeydeki İon kenti Phokaia; güney yakınında ise Priene, Milet, Myus ve Didim Tapınağı rahat gezilebilecek uzaklıktadır. İon kentlerinin yanı sıra kuzeydoğuda İon kenti Kolophon’la yakın ilişki içinde olmuş Aiol kenti Notion, Doğanbey Burnu yakınlarında Sıçan Adası’nda bulunan Myonnesos, kuzeyde Torbalı’daki Metropolis kenti, güneyde ise kazılarla gün ışığına çıkarılmış Magnesia antik yerleşimi bu güzergâh içinde rahat ulaşılacak yerler arasında olduğu için kitapta ayrıca yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93351</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/992581f9-793c-439a-aae0-c4faeac5e248.jpg</image:loc>
            <image:title>Medium Crossword Puzzles - İngilizce Kare Bulmacalar (Orta Seviye)</image:title>
            <image:caption>“İngilizce kelime öğrenmenin zevkli yolu”
Medium Crossword Puzzles İngilizce kelime bilginizi eğlenerek artırmaya yönelik hazırlanmış orta öncesi (A2) ve orta (B1) seviyede bilmeniz gereken 1000’den fazla kelimenin yer aldığı bir kitaptır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93352</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b985acc5-00be-409c-b37f-2d350caa1a72.jpg</image:loc>
            <image:title>Haklarımız ve Sorumluluklarımız</image:title>
            <image:caption>Biliyor musun, dünyanın bazı bölgelerinde çocuklar okula gidemiyorlar, beslenmek için yeterince gıda bulamıyorlar, hasta olduklarında tedavi göremiyorlar ya da farklı özelliklerinden dolayı ayrımcılığa uğrayabiliyorlar… Çocuk Hakları tam da bu nedenlerle bizleri korumak amacıyla doğdu. Ama dikkat! HAKLARIMIZ olduğu kadar SORUMLULUKLARIMIZ da var. Onları öğrenmeye ve çevrendekilerle paylaşmaya ne dersin? Küresel Öğretmen Ödülü finalisti César Bona’dan tüm çocukları, sıcak bir dil ve eğlenceli etkinlikler eşliğinde, haklarına ve sorumluluklarına dair farkındalık kazanmaya davet eden rengârenk bir çağrı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93353</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ae8a573-d77a-46c7-a0b3-229b173df1bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Mühendisi Ara</image:title>
            <image:caption>Küçük bir kız, büyük bir problemi çözmek için azmini ve zekâsını kullanır. 
 
Ara, sayıları seviyor, BÜYÜK sayıları! Gökyüzündeki bütün yıldızları saymak için insansı robotu DiDi’yi programlamak istiyor  ama nasıl yapacağını bilmiyor. Ara, bu heyecanlı macerada İnovasyon Merkezi’ni ziyaret ederek Google’ın ilham verici teknoloji öncüsü dört kadın mühendisinden yardım alıyor. Ara, yeni arkadaşlarıyla birlikte, BÜYÜK problemleri çözebileceği algoritmayı; cesareti, yaratıcılığı, programlamayı ve işbirliğini keşfediyor! &lt; Biiiiiiip! &gt; 
Gerçek hayattaki süper kahraman mühendislerle tanış!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93354</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43abc945-dae9-4dda-81ee-07db65b0a139.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne (Çizgi Roman)</image:title>
            <image:caption>“Marsden ve Thummler, Green Gables’ın büyülü güzelliklerini bize capcanlı bir hâlde sunuyorlar. Siz de Anne gibi buradan ayrılmak istemeyeceksiniz.”
-Brian Selznick, Zamanın Efendisi Hugo Cabret ve Buluşu ile Kutup Yıldızı’nın yazarı
 
L. M. Montgomery’nin klasikleşmiş hikâyesini eğlenceli ve büyüleyici çizimlerle buluşturan bu çizgi roman, hem Yeşilin Kızı Anne ile ilk defa tanışacak olanları hem de tanıdık ruhları Green Gables’a çağırıyor.
 
Matthew ve Marilla Cuthbert, çiftliklerinde onlara yardımcı olması için bir yetimi evlat edinmeye karar verdiklerinde bekledikleri çocuk kesinlikle Anne Shirley gibi ele avuca sığmaz
bir kız değildi. Zekâsı, hayal gücü ve tükenmeyen enerjisiyle Green Gables’a yeniden hayat veren Anne, kısa zamanda etrafındakileri büyüleyerek “Yeşilin Kızı” oldu. Saçlarıysa kıpkırmızıydı…
 
“Bu çizgi roman ilk resimden itibaren büyülemeye başladı beni… Müthiş bir zevkti!”
-Georgia Dunn, Breaking Cat News’un yazarı
 
“Çizimler muhteşem. Bitirdikten sonra hemen tekrar okumaya başladım.”
-Dana Simpson, Rengârenk Serüvenler: Tekboynuzum ve Ben’in yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93355</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5bdf06e-01df-4292-a647-e456d8b6e0c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Filipo&apos;nun Kitabı</image:title>
            <image:caption>“Çok da uzak olmayan bir zamanda, ben Filipo’ydum.”

La Casa de Papel dizisindeki Berlin karakteriyle dünya çapında tanınan Pedro Alonso, Filipo’nun Kitabı’nda hipnoz yoluyla yapılan bir regresyon seansıyla başka bir yaşama ve başka bir bedene yaptığı yolculuğu anlatıyor.

Bu yolculukta imparatorluk günlerinde doğuda göreve giden Romalı asker Filipo olarak reenkarne olur. Bu görev, imparatorluğun genişlemesine engel olabilecek potansiyel düşmanları tespit etmekten ve gerekirse onları ortadan kaldırmaktan ibarettir. Asi bir grubun lideri olan hayatını değiştirecek o adamla tanışır. Yilak&apos;ta beklenmedik bir şekilde kimseyi yargılamayan, dinlemek isteyene konuşan, gerçeği bulmaya, vicdanı uyandırmaya ve görünmezi görmeye çalışan bir akıl hocası keşfeder.

Filipo, benliğinin en derinlerine doğru çıktığı yolculukta keşfettiklerinin ona sunduğu öğretileri alabilecek mi? Kimin canını yakacak? Kime minnet duyacak? İnancı sayesinde her şeyin üstesinden gelecek gücü ve cesareti sonunda kendinde bulduğunda, geçmişine yaptığı bu spiritüel yolculukta solmuş tükenmiş ruhuna bir can suyu bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93357</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfb70818-6e81-481e-a010-87481cb0694f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüleri Defnetmek</image:title>
            <image:caption>Gerçeğin sallanan zemininde bocalamamak için uzun bir süre birbirimize baktık. Varlığımızı doğrulamak istercesine birbirimizin yüzüne dokunduk. Hayatta olduğumuzu ve nefes aldığımızı kanıtlamak ister gibi. Ölmek üzere olan o ülkede hâlâ hayattaydık ve birbirimize dokunabildiğimiz sürece yaşayacaktık. Korunmak için başımıza bir ağ örerken, aslında örümcek ağına hapsolmuş sinekler olduğumuzu bir an için unutacaktık.
 
Adelaida Falcón, Venezuela, Caracas&apos;ta açık bir mezarın önünde duruyor. Doğduğundan beri tanıyıp sevdiği ve “ailem” diyebildiği tek kişiyi, annesini az önce gömdü. Matemi ağır; yaşarken ölü hissettiği ilk gün, geceye varmak üzere. Yine de o hazin yerden ayrılamıyor çünkü yağmacıların, biricik annesinin mezarını soyacağından korkuyor. Bu ülkede pencerelerden ölü yağıyor ve onlar bile huzur bulamıyor... Onlar bile!
 
Adelaida, daha iyi bir yaşam arayışındaki göçmenleri kabul eden müreffeh bir Venezuela&apos;da istikrarlı bir çocukluk geçirmiş, bekâr annesiyle mütevazı bir dairede yaşamıştır. Ancak annesinin ölümüyle birlikte iyiden iyiye karanlığa gömülen ülkesinde hayatta kalmak, başlı başına büyük bir iştir artık... Sıra ona geldiğinde alacak ekmek kalmayacağını bile bile her gün başı sonu görünmeyen kuyruklara girer. Yönetimi protesto edenlere hava yerine solutulan biber gazının eve girmesini engellemek için de
pencerelerini bantlamak zorundadır. Devrimci kılığına giren yağmacıların dairesini ele geçirdiği o son noktadaysa korkularından sıyrılıp bir dizi zorlu seçim yapmaya mecbur olduğunu anlayacaktır. Bu noktada geriye kalan tek önemli şey, kendine “Ne kadar ileri gidebilirsin?” sorusunun cevabını verebilmesidir.
 
Latin Amerika&apos;nın cesur sesi Karina Sainz Borgo&apos;nun dokunaklı, heyecan verici ilk romanı Ölüleri Defnetmek, bildiğimiz dünyanın ne kadar çabuk parçalanabileceğinin tüyler ürpertici bir hatırlatıcısı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93358</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/561f0136-1166-415c-a808-2973478fa58d.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Günlüğü (Kedili)</image:title>
            <image:caption>Kedisever kitap tutkunlarının yeni okuma günlüğü...


Ziyaret ettiğiniz kitaplar sizde nasıl izler bırakıyor? Kitapların iç dünyanızdaki yansımalarını yazıya döker misiniz? Peki, bir okuma günlüğü tutmak okuma alışkanlıklarınıza neler katabilir?


Okuma Günlüğü, okuduğunuz kitaba dair unutmak istemediğiniz ayrıntıları, yorumları, anahtar sözcükleri, alıntıları ve sizde uyandırdığı çağrışımları not edip yıllar boyunca saklayabilmeniz için tasarlanan sade ve kullanışlı bir günlük.


Okuma yolculuğunuzdaki rotaları adım adım izlemek için yeni bir zemin sunan Okuma Günlüğü, sayfa aralarında Tim Parks&apos;tan Ricardo Piglia&apos;ya George Saunders&apos;tan, Terry Pratchett&apos;a farklı yazarların okuma ve yazma üzerine kaleme aldıkları kısa metinlere de yer veriyor. Böylece okumanın pasif bir eylem olmadığının bir kez daha hatırlatıldığı günlükte yol alan okurlar, etkin bir okur olabilmenin ayrıcalığını yaşıyor. Özgün tasarımı ve ciltli baskısıyla dikkat çeken Okuma Günlüğü, okurların başucundan eksik etmeyeceği ve yıllar sonra okurun seyir defteri olarak belki de kitap gibi okuyacakları bir miras aynı zamanda.


Okuma Günlüğü, İzmirli sanatçı Gülçin Günaydın&apos;ın imzasını taşıyan göz alıcı kapak tasarımıyla, kedisever kitap tutkunları için hoş bir armağan seçeneği olarak da değerlendirilebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93359</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ce6ca3f-7f10-4716-af71-8decca5fa7c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradan İnsanların Sıradışı Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Bazı insanların hayatı sıra dışıdır, olağanüstüdür. Onlar hemen her şeyin üstesinden gelebilir. Doktorlar ender görülen bir hastalık teşhisi koyar ama onlar iyileşirler. Bir kaza sonucunda, örneğin gözlerini kaybederler ama başka insanların hayatlarını güzelleştirmeye, onlara dokunmaya devam ederler. Savaşta ağır yaralanarak sakat kalırlar ama bu travmadan kurtularak savaşla, şiddetle ilgili farkındalık yaratmak için kampanya yürütürler. Bu insanlar karşılaştıkları sorunlarla zarafet ve kararlılıkla yüzleşmek ve üstesinden gelmek için ne yapıyor, nereden ve nasıl güç alıyorlar? Psikolog Jennifer Wild herhangi bir travma yaşamadan da sıradan hayatların nasıl sıra dışı olabileceğinin sırrını, formüllerini bilimsel bir yaklaşımla ortaya koyuyor. Vizyonun, odaklanmanın, kararlılığın, kendine dışarıdan bakmanın, geçmiş yerine geleceğe yönelme cesaretinin, mutlu olmayı bilmenin hayatları dönüştürmekte nasıl rol oynadığını gösteriyor. Sıra dışı bir hayat elbette mümkündür, öncelikle onu istemeniz gerekir; eğer isterseniz bu kitapta gerçek hayattan ilham verici örneklerin eşliğinde anlatılanlar size yol gösterecektir. Yoldaki engeller, zorluklar artık sizin için sorun değil fırsat olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93360</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47251783-fe02-439e-88bd-77d529f7c4e0.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi Düşünce</image:title>
            <image:caption>Yılların başvuru kaynağı şimdi roman boyu... Bu kitap, iktisadi düşünce konusunu genel olarak öğretiler, okullar ve teoriler çerçevesinde inceliyor. Prof. Gülten Kazgan salt bu çerçeveyle yetinmeyip, tüm iktisat teorilerini, değişmez doğrular olarak değil, gerektiğinde yeni teorilere de ışık tutacak bir anlayışla ele alıyor. İktisadi Düşünce, tüm ilgililerin ve öğrencilerin bir başvuru kaynağı olarak yıllardır kullanılmaktadır. Kitaptan bazı başlıklar: 
• İktisadi liberalizmin felsefesi 
• Milliyetçi koruma politikası 
• Azgelişmiş ülke kalkınması ve planlama 
• Sosyalist ekonomik öğreti 
• Asya-tipi üretim tarzı 
• Nicel iktisat ve tarihin sonu görüşü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93361</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3c87c44-bdaa-41e2-8cf9-8ec95146a18f.jpg</image:loc>
            <image:title>Polikuşka</image:title>
            <image:caption>Çarlık Rusyası kırsal yaşamından hüzünlü bir öykü ve insan manzaraları... Dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri olan Tolstoy, Polikuşka adlı uzun öyküsünde 19. yüzyıl Rusyası’nda malikâne sahibi efendilerle, burada zorlu koşullar içinde yaşayan köylülerin ilişkilerini anlatır. Polikuşka iyi niyetli ama kolayca aklı çelinen bir köylüdür. İçkiye düşkündür ve meyhanelerde içki içmek için küçük hırsızlıklar yapar. Aslında ona göre yaptığı pek de hırsızlık sayılmaz. Sadece insanların sağda solda bırakıp unuttukları şeyleri alıp saklamakta ve bunları içki almak için satmaktadır. Polikuşka, bu yaptıklarının doğru olmadığını ona anlatan hanımefendisine bir daha hırsızlık yapmama sözü verir. Ama Polikuşka’ya hanımefendisinden başka güvenen kimse kalmamıştır. Adı kötüye çıkmıştır bir kere…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93362</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2886704e-bc09-4b11-a443-59db20b551f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Kurtları İçin Kitap Değerlendirme Defteri</image:title>
            <image:caption>Çocuk kitaplarının sevilen yazarı Mavisel Yener, kitap okumayı çok seven çocuklar için
eğlenceli bir kitap günlüğü hazırladı. 

Bu kitapta neler var? 

*Okuduğunuz kitaplar ve yazarlarıyla ilgili düşüncelerinizi yazabileceğiniz sayfalar.
*Yaratıcı okuma yapabilmenize olanak sağlayan sorular.
*Okuduğunuz kitaplardaki karakterler, mekânlar ile ilgili yorumlarınızın yer alacağı satırlar.
*Mavisel Yener’in kitap sevgisi ile ilgili yazdığı şiirler.
*Kitap sevgisi ile ilgili özdeyişler.
*Okuduğunuz kitapların görsellerini yeniden tasarlayabilmeniz için hazırlanmış sayfalar. 

Bu kitap size ne kazandıracak? 

*Okuduğunuz kitapları hatırlayabilme.
*Günlük tutma alışkanlığı.
*Okuma sevgisi, yazma sevgisi.
*Yaratıcı düşünme becerileri.
*Eleştirel okuma becerileri.
*Dil bilinci.
*Şiir sevgisi.
*Mavisel Yener’in kitap günlüğü tutan öğrencilerle yaptığı Eleştirel Okuma Becerileri
Atölyesi’ne katılma olanağı. 
 
8 yaş ve üzeri için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93363</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e42bf8d-6ddf-4160-99b1-dec188d3dae5.jpg</image:loc>
            <image:title>Galaksiler - Kısa Bir Giriş</image:title>
            <image:caption>“Galaksilerin bilimsel olarak incelenmesine ancak 1920’lerde başlandı. Teleskopla bakınca görülen dağılmış ışık lekelerinin birçoğunun, bizim gökadamız (galaksimiz) Samanyolu’ndan çok uzaklarda, çok çok çok sayıda yıldızın bir araya geldiği adalar olduğu ilk o zaman anlaşıldı.” 

Bugün evrenle ilgili giderek artan bilgilerimizin büyük bir kısmını galaksiler üzerine yapılan araştırmalara borçluyuz. 20. yüzyılın başından itibaren yaşanan kuramsal ve teknolojik gelişmeler sayesinde galaksilere, dolayısıyla evrene bakış açımızda köklü değişiklikler yaşamaya devam ediyoruz. Uzayın derinliklerine bakmayı sürdürdükçe bu maceramız da devam edecek. 

Yazıları New Scientist ve Nature gibi dergilerde yayımlanmış, Bilim Tarihi ve Schrödinger’in Kedisinin Peşinde kitaplarının yazarı John Gribbin bizleri evrende bir seyahate çıkararak bu maceraya davet ediyor. Samanyolu gibi sarmal galaksilerden galaksiler arası devasa çarpışmaların kalıntılarına, aktif galaksilerden uzay-zamanın uç noktalarında güçlükle saptayabildiklerimize kadar uzanan bu yolculukta galaksileri daha yakından tanıyacak, Büyük Patlama’yla başlayan hikâyemiz nasıl ilerledi ve uzak bir gelecekte bizi nasıl bir son bekliyor gibi soruların cevaplarını bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93364</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a0288d3-7c5b-4fd9-9780-9c6eaf5c4380.jpg</image:loc>
            <image:title>Otuz Dokuz Basamak</image:title>
            <image:caption>Richard Hannay, Londra’daki hayatından çok sıkıldığı bir akşam kendini son derece tehlikeli bir durumun ve büyük sonuçları olacak bir komplonun ortasında bulur. 15 Haziran’da uluslararası dengeler temelinden sarsılacaktır ve bunu engelleyebilecek tek kişi, üst kat komşusudur. Neler olup bittiğini çözmeye çalışırken cinayet zanlısı oluveren Hannay, memleketi İskoçya’ya kaçmak zorunda kalır. 
 
Kaçış temalı gerilim polisiyelerinin arketipik örneklerinden biri olan Otuz Dokuz Basamak, ilk olarak 1915 yılında Blackwood’s Magazine dergisinde tefrika edildi, aynı yıl kitap olarak da piyasaya çıktı. Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesini konu edinen roman, yıllar boyu pek çok film ve televizyon uyarlamasına ilham verdi; Alfred Hitchcock tarafından 1935 yılında bazı köklü değişikliklerle beyazperdeye uyarlandı. Bu sürükleyici casus hikâyesi, Graham Greene ve James Bond’un yaratıcısı Ian Fleming gibi birçok yazarı da etkilemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93365</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe3f10ac-07da-475c-8de9-a3d7fcf60f4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Otuz Dokuz Basamak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Richard Hannay, Londra’daki hayatından çok sıkıldığı bir akşam kendini son derece tehlikeli bir durumun ve büyük sonuçları olacak bir komplonun ortasında bulur. 15 Haziran’da uluslararası dengeler temelinden sarsılacaktır ve bunu engelleyebilecek tek kişi, üst kat komşusudur. Neler olup bittiğini çözmeye çalışırken cinayet zanlısı oluveren Hannay, memleketi İskoçya’ya kaçmak zorunda kalır. 

Kaçış temalı gerilim polisiyelerinin arketipik örneklerinden biri olan Otuz Dokuz Basamak, ilk olarak 1915 yılında Blackwood’s Magazine dergisinde tefrika edildi, aynı yıl kitap olarak da piyasaya çıktı. Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesini konu edinen roman, yıllar boyu pek çok film ve televizyon uyarlamasına ilham verdi; Alfred Hitchcock tarafından 1935 yılında bazı köklü değişikliklerle beyazperdeye uyarlandı. Bu sürükleyici casus hikâyesi, Graham Greene ve James Bond’un yaratıcısı Ian Fleming gibi birçok yazarı da etkilemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93367</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d494088f-bfce-4ffa-8644-294e78508108.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ketum Virali</image:title>
            <image:caption>Her mektup okunacak değil ya 
İki şey söyleyip gideceğim Alfia 
Birini anlayacaksın eminim 
Ötekini belki yıllar sonra 
 
Her insan yaşayacak değil Alfia 
İki ömür vereceğim sana 
Birini tüketeceksin eminim 
Ötekini vermekten vazgeçeceğim sonra</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93368</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da00b6d2-b6f1-494b-ad3b-c8c54ae3999c.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşe Aşık Olan Adam</image:title>
            <image:caption>Onu gördüğüm andan itibaren, sonu ve amacı olmayan bir yoldayım. Yüreğimde ona karşı hissettiğim duygularla sonsuz ve onsuz bir şekilde yürüyorum. Kalp kırıklıklarım beni susatıyor ama vazgeçmiyorum. Ben Zeynep, size nasıl sevdiğimi anlatıyorum. 

Kübra Özçelik, Güneşe Âşık Olan Adam’da çağ dinlemeyen bir sevdayı, “Önemli olan yolun nereye gittiği değil, yolda olmaktır,” felsefesiyle anlatıyor. Tüm okuyucuları, yorgunluk, hastalık, kalp kırıklığı dinlemeden devam ettirilen bir aşka ve hayrete düşüren bir çabaya davet ediyor. Kimi zaman şaşkınlıkla kimi zaman da kızgınlıkla şahidi olacağınız bu aşk, yolcunun yola olan sevgisini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93369</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/708d4511-5bee-4ec3-843d-42c12d55270a.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Kafamı yavaşça salladım. Semih banktan kalktı, gitti. Onun arkasından bakarken gökyüzünde yağmur sonrası beliren gökkuşağını fark ettim. Ölüm hayatın en sarsıcı kodlarından biri olmasına rağmen, oyunun yas tutmadığını bilakis bunu sıradan bir olay olarak algılamasının ne kadar acımasızca olduğunu düşündüm. Adına hayat dediğimiz bu programı yazan parmaklar için doğmanın ve ölmenin birbirinden farkı yoktu. Denge için bu ölüm kodu gayet gerekli olan bir şeydi, hatta en önemlisiydi çünkü hepimiz ölmek için doğuyorduk. 

Genç network mühendisinin, evinde ölü bulunmadan önce yapması gereken son bir yolculuk vardır. Hayatı bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçerken yaptığı hatalarla yüzleşmek zorunda kalacaktır. 

Funda Usta, ses getiren romanı Şeffaf Tuval’den sonra şimdi de Son Yolculuk’ta, aynı hikâyenin başka pencerelerden bakıldığında nasıl da farklılaşabildiğini, insan ruhunun derinliklerine nüfuz ederek, sorgulayıcı ve okuru içine çeken bir anlatımla  ortaya seriveriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93370</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9062277-47f1-43f0-bf3f-d094400cf387.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapiland Serisi (4 kitap)</image:title>
            <image:caption>Kapiland Serisi 4 kitap Kapiland&apos;ın Kobayları
Kapiland&apos;ın Karanlık Yüzü
Kapiland&apos;ın Kıyameti
Kapiland&apos;ın Külleri Kapiland&apos;ın kirli oyunları dünyanın sonunu getirmeden bir şeyler yapmalıyız!.. Eserleriyle yüz binleri peşinden sürükleyen Miyase Sertbarut’un, kurguyla gerçeğin iç içe geçtiği bir dünyayı resmettiği Kapiland Serisi özel kutulu setiyle raflarda! Miyase Sertbarut, gerçeğin peşine düşen iki cesur gencin mücadelesini anlattığı Kapiland Serisinde, insani değerlere göndermelerde bulunurken; iyiliği, kötülüğü, hisleri, vefayı ve ahlâkı sorguluyor. Kapiland Serisi, dünyaya hükmeden güçlerin boyunduruğu altında kalan ezilenlerin direnişine ortak oluyor. Her bir cildi bağımsız olarak da okunabilen seri, sürükleyici kurgusunun satır aralarında ince ince sistemi eleştirirken, gençleri haksızlıklara karşı tek yürek olmaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93371</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f658c03f-06d7-481e-8f34-ce9488138dde.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuldaki Sır 3</image:title>
            <image:caption>Rüyaların kâbuslaraa dönüştüğü yer... Hayalet kızlar nereden geldi ve ne istiyorlar? Öğrenciler daha bunu öğrenemeden, kayıp kızlar okula girmeye başlıyor. İşte tam burada Amber, Millie’yi fark ediyor. Millie, sanki onu bir şeylere karşı uyarmaya çalışıyor. Okulun haricinde bu doğaüstü gizemi oluşturan farklı şeyler de mi var? Bu kızların geri dönme sebebini ve ölümlerine yol açan şeyi serinin son kitabında bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93372</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25c3c853-ddcc-4e85-99fc-e83f1734e622.jpg</image:loc>
            <image:title>365 Penguen</image:title>
            <image:caption>Yılın ilk günü bir kargocu kapımızı çaldı. Paketten ne çıktı dersiniz: Bir penguen! Yanında da bir not vardı: “Ben 1 Numara. Besleyin beni karnım acıktığında…”
Yılın ilk günü eve gelen bir penguenle başlayan macera her gün yeni bir penguenin eklenişiyle devam eder. Onca penguenle başa çıkmak için elbette biraz planlama, biraz hesaplama yapmak ve matematikten faydalanmak gerekir. Yılın sonunda evde tam 365 penguen vardır!
 
365 Penguen, eğlenceli kurgusuyla ve eşlik edebileceğiniz küçük hesap işlemleriyle okurları gülümsetecek bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93373</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9da4c3a-45b0-42c1-868f-67077f4d4aa4.jpg</image:loc>
            <image:title>Spartalıların Devleti - Atinalıların Devleti</image:title>
            <image:caption>Kendisi Atinalı olmasına rağmen, Spartalılara ve onların geleneklerine büyük bir hayranlık duyan Ksenophon, Spartalıların Devleti eserinde, Lykourgos’u ve onun Sparta’da kurmuş olduğu sistemi anlatır ve hayranlığını dile getirir. Sparta’nın askerî başarısının tesadüf olmadığını, çocukluk dönemlerinden yaşlılık dönemlerine kadar tüm vatandaşların nasıl bir disiplinle eğitilmiş olduklarını aktararak vurgulamaya çalışır. 

Atinalıların Devleti eseri ise Atina demokrasisinin genel bir çerçevesini çizmeye çalışır. Ksenophon’a atfedilmiş olmasına rağmen, üslubu bakımından başka bir yazar tarafından kaleme alınmış olduğu kabul edilir ve bu nedenle yazarın adı Pseudo-Ksenophon adıyla anılır. Yazar, eserin başında Atina’nın kurmuş olduğu yönetim sistemini eleştirir, ancak devamında bu sistemin iyi yönlerini anlatacağını aktarır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93374</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d90b9f7-290e-4ec0-8b69-8437cbb159da.jpg</image:loc>
            <image:title>Terapiye Başlarken</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, dinamik psikoterapiye hazırlık amacıyla yapılacak anamnez, değerlendirme, tanı, formülasyon, terapi sözleşmesi süreçleri için bir kılavuz olarak hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93375</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b04ceeb-12d1-44be-adb1-e89afe092ece.jpg</image:loc>
            <image:title>AYT Biyoloji Özet (YKS 2. Oturum)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, sınavlara yoğun ve yorucu bir tempoda hazırlananlara kolaylık sağlamak amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı müfredatı ve ÖSYM sınav soruları dikkate alınarak hazırlanmıştır. 
Konular yalın bir dille özet olarak verilmiş, gereksiz ayrıntılardan arındırılmıştır. 
Yeri geldikçe, önceki yıllarda çıkmış sorular, çözümleri ile birlikte verilmiştir. 
Sınavda çıkma ihtimali yüksek sorulardan oluşan testlerle de bilgilerin pekiştirilmesi amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93376</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b06a5ac-b9f3-498a-a025-96c0ce758843.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Para Teorisi Ve Politikası</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, “Para nedir?” sorusuyla başladı. Bu soru barındırdığı iki kelimeden çok daha fazlasını ortaya koyma potansiyeline sahip. Çünkü paranın tanımı tarihsel süreçte farklılaşırken para teorisi de değişti. Sonuç, bugünün küresel ekonomisinde modern para politikasının büründüğü oldukça karmaşık yapı ve bunun beraberinde getirdiği tartışmalar oldu. Neoliberal politikaların hız ve derinlik kattığı finansallaşma süreci parasal ekonomiyi Ortodoks bakış açısının çizdiği katı sınırların dışına çıkardı. Heterodoks yaklaşımlar önem kazanmaya başladı. Dolayısıyla bugün gelinen noktada parasal ekonomi açısından iyice belirginleşen bu ikilemi her zamankinden daha fazla tartışmak, gelişmekte olan dışa açık piyasa ekonomilerinin politika sürecinde yol açtığı soru işaretlerini ve modern para politikasının dinamik işleyiş yapısını farklı bir biçimde ortaya koymak gerekiyordu. Bu vesileyle eski bir sorudan yola çıkan, gayesi yeni bir bakış açısı sunmak olan bu kitap ortaya çıktı.

Parasallaşmış bir dünyada paranın ne olduğunu anlamak her kuşağın ilgi odağı olmuştur. İktisat teorisinde para, iki ucu keskin bıçağa benzeyen bir konudur. Bazı iktisatçılar için sadece değişim ve mübadele aracı iken, bazıları için ise ekonominin ta kendisi, sermayenin en fetiş biçimidir. Paranın toplumsal, ekonomik, politik ve ahlaki boyutu ise ayrı bir tartışma konusudur. Elinizdeki kitap genelde Ortodoks ve Heterodoks, özelde ise Yeni Uzlaşı ve Post-Keynesyen bakış açılarıyla para-değer, para-fiyat, para-zaman, para-varlık, para-faiz gibi konuları ele almaktadır. Bunun yanında para yaratımı, finans ve para politikaları da tartışılmaktadır. Kitap akademisyenler kadar, bu konuları merak eden talebeler için de faydalı olacaktır.

Prof. Dr. Cem Mehmet Baydur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93377</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fde2660-8fe5-4764-bb93-cdf033f41b36.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Yakınsama</image:title>
            <image:caption>1800’lerde, buhar gücü ve uluslararası barış, malların sınır ötesine taşınmasının maliyetlerini düşürdüğünde, küreselleşme bir sıçrama yaşadı. Bu, günümüzün zengin uluslarını hâkimiyet kurmaya iten, kendi kendini besleyen bir endüstriyel yığılmayı ve büyüme döngüsünü tetikledi. Büyük Iraksama’ydı bu. Yeni küreselleşme ise, fikirleri sınır ötesi taşımanın maliyetini kökten azaltan bilgi teknolojisi tarafından yönlendirildi. Bu, çok uluslu firmaların emek yoğun işleri, gelişmekte olan ülkelere taşımasını pratik hale getirdi. Ancak firmalar, tüm üretim sürecini senkronize tutmak için denizaşırı işleriyle birlikte pazarlama, yönetim ve teknik bilgilerini de yurt dışına gönderdi. Yüksek teknolojiyi düşük ücretlerle birleştirmenin yeni olasılığı, bir avuç gelişmekte olan ulusun hızlı sanayileşmesini, gelişmiş ulusların eşzamanlı sanayisizleşmesini ve şu an sönmekte olan bir emtia süper döngüsünü harekete geçirdi. Sonuç, bugünün Büyük Yakınsaması’dır.

Büyük Yakınsama, hikâyeler ve analizler olarak sunulan örnekler arasındaki dengeyi açık ve hevesli bir şekilde aktaran önemli bir kitap.
- Paul Collier, Oxford Üniversitesi,
Kapitalizmin Geleceği kitabının yazarı.

Bu önemli kitap, küreselleşmeyle ilgili düşüncelerimizi değiştirmeli. Son iki yüzyılda dünya, iki büyük küreselleşme patlaması yaşadı. Bunlardan ilki zengin ve fakir ülkeler arasında ıraksamaya; 1970’lerden beri süregelen ikincisi ise yakınsamaya sebep oldu. Richard Baldwin, ustaca bunun nedenlerini bize anlatıyor.
- Jeffrey G. Williams, Harvard Üniversitesi,
Unequal Gains kitabının yazarı.

Birçok kitap, küreselleşmenin çeşitli türleriyle ilgileniyor. Fakat yalnızca Baldwin’in kitabı küreselleşmenin mantığına iniyor. Küreselleşme, insanların, malların ve bilginin ülkeler arası geçişinin ucuz ve mümkün olmasıyla gerçekleşir. İlk küreselleşme malların geçişi üzerine; bugünkü ise bilgi ve kavrayış üzerine kuruldu. Bir sonraki ise insanların hareketini konu alacak. Bu kitap, küreselleşmenin geçmişini ve geleceğini anlamak isteyen herkes tarafından okunmalı.
- Branko Milanovic, New York Şehir Üniversitesi,
Küresel Eşitsizlik ve Kapitalizm, Tek Başına kitaplarının yazarı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93378</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/790be09e-5bc0-49fe-8a72-8bf57f9acf8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Maymun Muyum?</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, evrim teorisi merak uyandırıcı altı büyük soru etrafında tartışılmaktadır. Kısır bir döngü içerisine çekilen evrim tartışmaları bu döngüden çıkarılarak bilimsel yönleriyle incelenmektedir. 
Ben maymun muyum? Evrim neden bir kuram olarak ele alınır? DNA nedir ve evrim sürecine etkileri nelerdir? Bütün bilim insanları evrim kuramını kabul eder mi? Yaşam nasıl başladı? 
Tüm bu sorularla evrim kuramına dair yaptığı açıklamaları genişleten Francisco J. Ayala, kitabın son bölümünde ise hem evrime hem Tanrı’ya aynı anda inanmanın mümkün olup olmadığını ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93379</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc0381ee-1e67-4559-9163-022d46983609.jpg</image:loc>
            <image:title>Fakültelerin Çatışması</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Kant’ın hayattayken yayımladığı son eseridir. Ancak. II. Frederick William’ın baskıcı tedbirleri nedeniyle basılması kolay olmamış ve Prusya sansürünün düşmanca gözetimi altında yayımlanmıştır. 

Kitap, yalnızca bireysel akla karşı sorumlu olan Felsefe Fakültesi ile öğretileri ve uygulamaları kamuyu ilgilendiren teoloji, hukuk ve tıp fakülteleri arasındaki ebedî mücadeleyi konu alır. Burada Teoloji Fakültesi ile Felsefe Fakültesi arasında yaşanan otorite mücadelesi öne çıkar. Bu aslında, din-felsefe, vahiy-akıl çatışmasının Aydınlanma üzerinden yeniden tartışmaya açılmasıdır. 

“Aklını kullanmaya cesaret et!” diyen Kant için filozof özgür olmalıdır. Bu kitap da aklını her yönüyle çekinmeden kullanma özgürlüğüne ve üniversitelerin özgürlüğünün bunun şartı olduğuna ilişkin bir manifesto niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93380</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/484003d4-1d0f-47a4-9184-0f0f85aec163.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlama Yetisi Üzerine Yeni Denemeler</image:title>
            <image:caption>Doğuştan gelen ideler var mıdır? İnsan zihni bir ‘boş levha’ mıdır yoksa işlenmeyi bekleyen bir ‘damarlı mermer’ mi? Bilgimizin temeli deneyim ve duyular mıdır, yoksa akıl mı? 
Bu sorular İngiliz deneyci filozof John Locke ile Alman rasyonalist filozof Leibniz’i karşı karşıya getirir. Locke, İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Deneme kitabında insan zihnini boş bir levha olarak tanımlar, yani ona göre insan doğuştan hiçbir bilgiye sahip değildir.  
Bu kitap, Locke’un bu kitabına cevap niteliğindedir. Leibniz, Locke&apos;un doğuştan ideler teorisini ve her şeyin sadece duyulardan ve deneyimden geldiğini reddeder. Boş levha benzetmesine karşılık, damarlı mermer benzetmesini kullanır. Zihin, içinde Herkül&apos;ün simasını barındıran bir mermer gibidir. Ancak bu simayı belirginleştirmek için bir emek ve uğraş gereklidir. Böylece Leibniz’e göre doğuştan ideler bizde yatkınlıklar veya potansiyeller olarak bulunur. 
Tüm bunlarla beraber diyalog tarzında ve açık bir üslupla yazılan bu kitap, Leibniz’in felsefesine giriş yapmak isteyenler için kılavuz niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93381</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cb4ffc3-280a-4580-b3be-c21dcf41f17a.jpg</image:loc>
            <image:title>Salgın Halleri</image:title>
            <image:caption>COVID-19, hızlı bulaş riski, yayılma kapasitesi ve dirençli varyantları sebebiyle tüm dünyayı kısa sürede etkisi altına aldı. Bu beklenmedik ve endişe verici gelişme, küresel ticaret ve ulaşım ağlarındaki yoğunluk, siyasal öngörüsüzlük, sağlık hizmetleri ve altyapısındaki yetersizlikler gibi faktörlerin eklenmesiyle toplumsal hayatın her alanında giderek derinleşen bir krize dönüştü. Sadece dünyanın her köşesinden milyonlarca insanın yaşamını yitirmesine yol açmadı. Küresel ölçekte yaşanan istihdam kaybı, olağanüstü hâl kapsamında uygulanan sokağa çıkma yasağı, seyahat engeli gibi kısıtlamalar ve aksayan eğitim faaliyetleri milyarlarca insanın hayatına ket vurdu. Hal böyleyken, salgını kontrol altına alabilmenin yollarını araştırmak kamu sağlığı açısından ne kadar önemliyse, salgının sosyo-politik ve ekonomik alandaki tezahürlerini sorgulamak da bu süreçte ortaya çıkan ve pekişen toplumsal eşitsizlikleri anlamak açısından o kadar önemli. Salgın Halleri: COVID-19 ve Toplumsal Eşitsizlikler, salgının bir anda ve tüm çıplaklığıyla ortaya saçtığı bu çok katmanlı eşitsizlikleri mercek altına alıyor.
Risk ve Nüfus Tartışmaları Bağlamında Türkiye’de COVID-19 Pandemisi  Ebru Kayaalp JurIch ve İbrahim Burhan Işık • Mikroskobik Küresel Coğrafya: Pandemi ve Coğrafi Ölçeğin Yeniden Üretimi Mehmet Barış Kuymulu • Salgın Dil Oyunlarında Düşmanlaştırılan COVID-19 Onur Bilginer ve Bahar Aykan • COVID-19 Bağlamında Hukuksal Düzenlemeler ve Toplumsal Yaşamdaki Etkileri Hakkında Bir Değerlendirme Duygu HatIpoğlu Aydın • Tedirgin Etkileşim: Salgın Döneminde Gündelik Hayatın Dönüşümü Aksu Akçaoğlu • Farklı Çağların, Ekonomilerin ve Coğrafyaların Vebaları: COVID-19 ve HIV/AIDS İlhan Can Özen • “Yeni Normal” Hepimiz için Eşit mi? COVID-19 Salgınında Yurttaş Olanlar ve Ol(a)mayanlar Yeşim Mutlu • Küresel Salgın Dünyasında İşçi Sınıfı: Belirginleşen ve Derinleşen Eşitsizlikler  Zafer Ganioğlu • Pandeminin Örgün Eğitim Sektöründe Yarattığı Kırılganlıklar Önder Küçükural ve EtrIt ShkrelI • İktidar, Salgın ve Toplum: Yaşlı Hanelerinden Kapanma Antimonileri HAtice Yaprak Civelek • Pandemide Derinleşen Toplumsal Cinsiyet Eşit(siz)liğine Bir Bakış Gökten Doğangün • Röportaj: Salgın ve Toplumsal Cinsiyet Temelli Ayrmcılık Canan Balan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93382</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e7b6b9f-1d9c-4164-bb6d-f68dc422dbd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Sosyolojisini Güncel Kılmak</image:title>
            <image:caption>Edebiyat bizim açımızdan, hakikati keşfe değil, üretime yaslamanın anahtarıdır. Hakikati bir üretim kuralı olarak düşünürsek edebiyatın toplumsal dönüşüm süreçlerindeki rolünü ortaya koyabiliriz. Bu süreçlerin edebiyata taşınması, hakikatin güçlü bir haykırışıdır. Her toplumsal dönüşüm süreci kendi hakikatini dokurken, edebiyat yazarları yaşananları toplumsal belleğe yerleştirme noktasında ön sıralarda yer almışlardır. Edebiyat, yeri geldiğinde kötü olanı, yeri geldiğindeyse iyi olanı hanesine işleyip insanlara taşırken, toplumsal belleği her daim diri tutmasını bilmiştir.
Bu kitapta edebiyat sosyolojisine önemli katkılar sunarak yer alan çalışmalar, bize bir kez daha edebiyatın hakikat üretimiyle güçlü bir ilişkisi olduğunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93383</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d861de5b-2c87-4ab6-865d-f82951543348.jpg</image:loc>
            <image:title>TYT Biyoloji Özet (YKS 1. Oturum )</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, sınavlara yoğun ve yorucu bir tempoda hazırlananlara kolaylık sağlamak amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı müfredatı ve ÖSYM sınav soruları dikkate alınarak hazırlanmıştır. 
Konular yalın bir dille özet olarak verilmiş, gereksiz ayrıntılardan arındırılmıştır. 
Yeri geldikçe, önceki yıllarda çıkmış sorular, çözümleri ile birlikte verilmiştir. 
Sınavda çıkma ihtimali yüksek sorulardan oluşan testlerle de bilgilerin pekiştirilmesi amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93384</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7728579f-c1dc-4a39-9485-d781e5f307cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyümek İstedim</image:title>
            <image:caption>Adnan Binyazar, Öner Yağcı, Hidayet Karakuş, Bahri Karaduman ve Işık Baykurt’tan oluşan Çiğli Belediyesi 2021 Fakir Baykurt Roman Ödülü Seçici Kurulu “dilinin yetkinliği, kültürel bir ortamla ülke gerçeklerini iç içe vermesindeki sağlam kurgusu, doğal bir anlatımla yarattığı biçemle özellikle köy toplumunun kültürel havasını güçlü gözlemlerle yansıtması, alaysamalı bir söylemle yapaylığa düşmeden kör inançlara bağlı töreler karşısında halkta toplumsal bilinç yaratması, onun ardında yatan gerçeği olayların içinden görerek etkili biçimde vermesi ve Fakir Baykurt romanlarına uygun bir kurgu oluşturması” nedeniyle, 2021 yılının ödülünü oy birliği ile Ali Balkız’ın BÜYÜMEK İSTEDİM adlı eserine  verdi. 
 
Ali Balkız Büyümek İstedim adlı romanını, ele avuca sığmayan, olağanüstü meraklı ve bir an önce büyüyüp hayata atılmak/katılmak isteyen ilkokul öğrencisi Gollik Ali&apos;nin bakışından anlatıyor. Balkız, 27 Mayıs 1960&apos;ın arifesinde, siyasî çatışmaların yansımasını gördüğümüz Orta Anadolu&apos;daki biri Alevî, öteki Sünnî olan iki köydeki yaşam biçimini, sert doğa koşullarını, insanlarını, ilişkilerini imgesel betimlemelerle kaleme alıyor. 
Farklı âdet, kültür ve inanç içinde yaşasalar da hep dayanışma içinde olan bu iki komşu köy, &quot;bir değirmen kurma&quot; meselesi yüzünden –biraz da iki Ağa&apos;nın rekabetinden– birbirine giriyor; ardından da amansız bir yarış başlıyor... 
 
“... hem benim işim hem de köyün. Çünkü değirmeni ben yapacağım, benim olacak, karı zararı bana ait. Ama su ve bent hem benim, hem de köyün olacak... İki köyün arası bozulacaksa, ona da ne siz, ne de ben bir şey yapabiliriz... Dilerim ki olmasın. Ama olursa da, o zaman düşünürüz.” 
Komşular dinliyor. Dinledikçe sakinleşiyor. En azından anlıyorlardı. Zülfaar 
Ağa’nın da sesi gittikçe yükseliyordu: 
 “Şimdi ne yaptı Yasin tilkisi. Tarihten beri bent vurduğumuz, ark açtığımız 
suyumuzun üst tarafına bent kurdu. Buna cesaret etti. Bu bir meydan okumaydı. Siz 
gidip onun bentini tanımadınız. Söküp attınız. İyi yaptınız ama o yeniden yaptı. Ben 
değirmenin suyu için bentimi, onun bentinin üstüne, daha yukarıya kuracağım. Siz 
hepiniz saatlerce, heyecanla iskambil oynuyorsunuz değil mi?... Ne yapıyorsunuz?... Kozu, daha yüksek bir koz’la öldürüyorsunuz. Benim ki de o hesap. Daha üste bir bent 
ve değirmen...” 
“Eee...” dediler. Bunu düşünmemişlerdi. 
“Eeee’si o ki; suyu değirmene önce kim götürürse, kim önce değirmen taşını 
döndürürse, un kokusu önce kimin değirmeninden çıkarsa, su da onun olacak?...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93385</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aa9a95f-54b5-413b-b03e-f7c2e678a082.jpg</image:loc>
            <image:title>Operatöre Bağlanıyorsunuz</image:title>
            <image:caption>Bir telefon şakası hayatınızıen fazla ne kadar değiştirebilir? 
 
Birçok insan için önemsiz gibi görünen bir telefon şakası,Serce Sevinç&apos;in hayatını tepetaklak etmiştir. 
 
Serce bir internet sitesinin müşteri hizmetleribiriminde operatör olarak çalışmakta ve iş hayatının 
rekabetçi yanından oldukça sıkılmaktadır.Bağımlısı olduğu televizyon dizileri ve canavardan farksız 
iki kedisi ile birlikte rutin bir yaşam sürdürmektedir. 
 
Ta ki o sabaha dek! 
 
Hayatı uçan kuşla bile alay etmekle geçen Ceyhun Çapkınve arkadaşlarının hedefi bu kez o olmuştur. 
Ancak hesaba katmadıkları bir şey vardır:Serce inatçılığı, sivri dili ve rekabetçi ruhuyla 
bu tür şakalara boyun eğecek biri değildir.Ceyhun Çapkın denilen umursamaz adam, 
artık genç kızın intikam listesinin başköşesindedir. 
 
K. Kübra Berk’in yeni romanıOperatöre Bağlanıyorsunuz’da, iki çılgın gencin 
hayatlarına heyecan ve renk katanfırtınalı bir aşkta kayboluşlarınıkeyifle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93387</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5c0812a-87c9-42f6-a305-32ab12b7fdab.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Vadisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sir Arthur Conan Doyle’un akıl yürütme yeteneği çok güçlü Edinburglu bir öğretmenden esinlenerek yarattığı Sherlock Holmes karakteri ilk kez 1887’de yayımlanan Kızıl İpucu’nda boy gösterdi. İngiliz edebiyatının en canlı karakterlerinden biri olan Holmes, piposu, şapkası ve kendine özgü giysileriyle farklı bir dedektif olarak daha sonra pek çok romanda okuyucunun karşısına çıktı. Arkadaşı Dr. Watson ve düşmanı Prof. Moriarty ile birlikte birçok filmin de kahramanı olarak ün kazandı. Doyle’un yazdığı tarihi romanlar ve tiyatro oyunları Sherlock Holmes’un kazandığı ünün gölgesinde kaldı. 

Holmes’un ele aldığı karmaşık cinayetler, karşılaştığı suçlular, sahte ipuçları, çaresiz kalmış kanun adamları, yalan söyleyen tanıklar, rastlantılar, dedektifin gözlem gücü, zekâsı ve ulaştığı umulmadık çözümler zevkli bir kurgu içinde, akıcı bir üslupla edebiyatın klasikleri arasına katıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93388</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef79f86b-f885-48cd-bccd-064acba9fbf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Cehennemin Kapıları</image:title>
            <image:caption>“Evet... Korku... Size söyleyeceğim şeyin korkusu, zira o kadar korkunç bir şey ki, onu size açıklama düşüncesi bile tüylerimi diken diken ediyor ve onu işittiğinizde siz de korkudan buz keseceksiniz!”

1875-1926 yılları arasında yaşayan Fransız yazar Maurice Level’in öyküleri, korku verici oyunlarıyla ünlü Grand Guignol tiyatrosunda sahnelendi. Guy de Maupassant ve Edgar Allan Poe gibi yazarlarla birlikte anılan Level, özellikle gizemli öyküleri ve sürprizli finalleriyle dikkat çekerek karanlık ama gerçekçi bir edebiyat anlayışı sergiledi.

Level’in yirmi altı kısa öyküsünün bir araya geldiği Cehennemin Kapıları adlı eseri delilik, ölüm, intikam, suçluluk, cinayet ve intiharla dolu tekinsiz bir dünyaya ev sahipliği yapıyor.

“M. Level’e saygım sonsuz. Keşke ben de onun gibi enfes olay örgüleri yaratabilseydim.” 
-H. P. LOVECRAFT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93389</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd8f841e-f8ab-4c4a-8204-a0467eda93d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Vadi&apos;nin Korkusuz Çocukları</image:title>
            <image:caption>Karadeniz&apos;in engin yeşilliğinde bir vadi. Vadiyi yuvası bellemiş çocuklar ve her şeyi bir anda altüst eden iş makineleri. 
Demet İkinci&apos;den yöresel ayrıntılar ve tanıdık karakterlerle zenginleştirilmiş, yaşam alanlarını korumak için mücadele eden herkesin aşina olduğu bir hikâye: Yeşil Vadi&apos;nin Korkusuz Çocukları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93390</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e52c577-ae1b-4781-8b1b-41bc536308be.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzelork</image:title>
            <image:caption>Buraya pek de yakın olmayan orkların yaşadığı Orkideya şehrinde, belediye başkanı Orkeste heyecanla çok yakında doğacak ilk oğlunu bekliyor! Onu şimdiden gözünün önüne getiriyor: Babasının gururu, çirkinler çirkini bir oğul. Ve beklenen an geliyor. Peki ama bu melek yüzlü sarışın ork da kim?

Ne büyük bir talihsizlik! Uzun zamandır beklenen küçük ork fena halde güzel ve korkunç derecede tatlı. Üstelik ne sivri dişleri var ne eğri burnu ne de siğilleri. 

Güzelork’un, orklar dünyasında kendi yolunu bulabilmek için kim bilir neler yapması gerekecek! Ama belki de onu olduğu gibi kabul etmeye hazır birileri vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93391</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4f06099-c0f9-4116-b7fe-f94bca065c86.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağlamıyorum Gözüme Eğitim Kaçtı</image:title>
            <image:caption>“Eğitim, çocuğumun, öğrencimin içindeki coşkuyu, yaratıcılığı, sevgiyi, dünyaya duyduğu ilgiyi öldürmesin; çünkü insan bir sayı, hayat da bir şık değil” diyen ebeveynler, öğretmenler ve hayata dair heyecanını hiç yitirmeyenler; bu kitap sizin için. Okuyun, hep birlikte değiştirelim. 
 
“Sekiz yaşındaki bir çocuğun sabah uyanmamak umuduyla dua ederek yattığı bir ülke, hiçbirimizin hayali değil ama gerçek. Gece yatağa girerken gülümseyen, büyük hayallerini besleyerek nice umutlarla uykuya dalan çocukların hayaliyle ve bir şeyleri değiştirebilme inancıyla yazıyorum.  
23 yıldır okulda olan biri olarak değişimin başladığı yerin okul değil, evlerimizin içi olduğunun farkındayım. Tam da bu nedenle sevgili anne ve babalar, bu kitap sizler için. Biliyorum ki bu ülkenin milyonlarca çocuğu örselenmiş olarak okula başlıyor, öğretmeninden gördüğü sevgi ile yüzünde güller açıyor; işte tam da bu nedenle sevgili öğretmenler, bu kitap aynı zamanda sizler için. 
 
Bu coğrafyada kendimizden çok çocuklarımızı düşünüyor, onlar için en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Evde çocuklarımıza verdiğimiz zararın farkında olmadan, okulda alacakları eğitimle başarılı çocuk yetiştireceğimizi zannediyoruz. Okulun, çocuklarımızın hayatından çaldığının farkında olmadan koca bir yalana tutunuyor ve adına eğitim sistemi denen bu çarkon içinde çocuklarımızın umutlarının tüketilmesine müsaade ediyoruz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93392</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a0eeb79-2b52-4df9-9221-47c1f674b794.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Etkinlikler Çizgiler</image:title>
            <image:caption>Yeni Okul Öncesi Programına uygun hazırladığımız “Süper Etkinlikler” okul öncesi çocuklarımız için 4 kitaptan oluşmaktadır: 
Çizgiler, Harfler, Nokta Birleştir, Renkler-Şekiller. 
Çizerek, boyayarak ve eğlenceli etkinlikler yaparak çocuklarımız, hem öğrenip hem de eğlenecekler. 
Çocuklarımız, ilkokul için gereken temel becerilerin en önemlisi olan kalem kullanmayı en doğru şekilde öğrenecekler. 
Okulda ve evde keyifli vakitler geçirecek çocuklar, ilkokul için gerekli olan temel becerileri almış olacaklar. 
Çocuklarımız, bulmaca sayfaları, nokta birleştirme, sayıları tanıma, harfleri öğrenme, labirent, eşleştirme, renk-şekil kavramları gibi etkinlikleri keyifle yapacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93393</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/185321f1-53ba-4912-b594-ad247a53ce0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayıları Say Topla Çıkar Matematik Çok Kolay</image:title>
            <image:caption>Okul yaşamına adım atacak çocuklarımızın farklı etkinliklerle okula hazırlanmaları, eğitimlerini tümüyle etkileyecek kadar önemlidir. Birçok çocuk psikoloğu, çocuk doktoru, öğretmen ve eğitimci, okul öncesi yapılan etkinliklerin önemini özellikle vurgulamaktadır. 
“Sayıları Say Topla Çıkar Matematik Çok Kolay” kitabında çizgiler, nesneler, harfler, bulmacalar, eşleştirmeler ve birçok farklı aktivite bulunmaktadır. Bunlar ders değil, oyun niteliğinde sunulmuştur ve çocukların gelişimine katkı sağlar. Eğlenceli etkinliklerle kâğıt, kalem, kitap, defter gibi araçlarla ve çeşitli kavramlarla tanışan çocuklarımız etkinlikleri yaptıkça mutlu olurlar ve öğrenme süreci olumlu hâle gelir. Etkinlik yapan çocukların beyinlerindeki algı merkezleri harekete geçer ve odaklanma becerileri de gelişir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93394</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/323c9d5d-4b1a-4b19-84ab-ebff7653761a.jpg</image:loc>
            <image:title>Görsel Algımı ve Dikkatimi Geliştiriyorum</image:title>
            <image:caption>Okul yaşamına adım atacak çocuklarımızın farklı etkinliklerle okula hazırlanmaları, eğitimlerini tümüyle etkileyecek kadar önemlidir. Birçok çocuk psikoloğu, çocuk doktoru, öğretmen ve eğitimci, okul öncesi yapılan etkinliklerin önemini özellikle vurgulamaktadır. 
“Görsel Algımı ve Dikkatimi Geliştiriyorum” kitabında çizgiler, nesneler, harfler, bulmacalar, eşleştirmeler ve birçok farklı aktivite bulunmaktadır. Bunlar ders değil, oyun niteliğinde sunulmuştur ve çocukların gelişimine katkı sağlar. 
Eğlenceli etkinliklerle kâğıt, kalem, kitap, defter gibi araçlarla ve çeşitli kavramlarla tanışan çocuklarımız etkinlikleri yaptıkça mutlu olurlar ve öğrenme süreci olumlu hâle gelir. Etkinlik yapan çocukların beyinlerindeki algı merkezleri harekete geçer ve odaklanma becerileri de gelişir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93395</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cb2f984-07ba-429b-bba5-3d01bd82e5ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimleri Okumak</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde özellikle okumanın kültürü ve tarihine dair kitaplarıyla tanınıp sevilen Alberto Manguel yine son derece aydınlatıcı ve keyifli bir çalışmayla karşımızda. Ama bu sefer, dört bir yanımızı saran görsel dünyayı ve bu dünyayı okuma tarzımızı konu alan bir eserle. 

Sanat hakkında konuşurken kullanılan dil son zamanlarda gitgide karmaşıklaştı. Genellikle yalnızca sanatçıların ve uzmanların anlayabileceği bir jargonla doldu. Öte yandan, bugün, kaleydoskopu andıran ve gündelik hayatımızı kuşatan yepyeni bir görsellik âleminde yaşıyoruz. Ama bu yoğun görselliğin nasıl yorumlanacağı meselesinde bize yol gösterecek ipuçlarına ihtiyacımız var. 

Fotoğraflardan resimlere, binalardan heykellere, olağanüstü nitelikteki çeşitli imgeleri mercek altına alan Manguel, her imgenin bir hikâye sunduğunu anlatıyor. Resimleri Okumak: Sanata Baktığımızda Düşündüklerimiz, esasen sanat tarihi ve teorisi değil, hikâyelerin hayret verici incelikleri hakkında bir kitap. Armağan Ekici’nin usta işi çevirisiyle. 

“İnsanı meftun edecek çok şey var bu kitapta, sırf fikirlerin kapsamı bile ufuk açıyor… Bu sene okuyacağınız en hoş kitaplardan biri olabilir.” 
The Independent</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93396</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a13b84d6-25db-423f-a9af-f7f2a309bd32.jpg</image:loc>
            <image:title>Tamamlıyorum Birleştiriyorum Çizgiler Çiziyorum</image:title>
            <image:caption>Okul yaşamına adım atacak çocuklarımızın farklı etkinliklerle okula hazırlanmaları, eğitimlerini tümüyle etkileyecek kadar önemlidir. Birçok çocuk psikoloğu, çocuk doktoru, öğretmen ve eğitimci, okul öncesi yapılan etkinliklerin önemini özellikle vurgulamaktadır. 
“Tamamlıyorum Birleştiriyorum Çizgiler Çiziyorum ” kitabında çizgiler, nesneler, harfler, bulmacalar, eşleştirmeler ve birçok farklı aktivite bulunmaktadır. Bunlar ders değil, oyun niteliğinde sunulmuştur ve çocukların gelişimine katkı sağlar. 
Eğlenceli etkinliklerle kâğıt, kalem, kitap, defter gibi araçlarla ve çeşitli kavramlarla tanışan çocuklarımız etkinlikleri yaptıkça mutlu olurlar ve öğrenme süreci olumlu hâle gelir. Etkinlik yapan çocukların beyinlerindeki algı merkezleri harekete geçer ve odaklanma becerileri de gelişir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93397</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cb2f8f6-2444-4275-bbfe-a1a8530f5887.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Çocuk - Kesme ve Yapıştırma</image:title>
            <image:caption>Çıkartmalı Etkinlikler
Temel Basit Etkinlikler
Görsel Hafıza Geliştirme
Dikkat Geliştirme
“Akıllı Çocuk Gelişim Etkinlikleri”, 3 yaş ve üzeri çocukların gelişimsel düzeyleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Etkinlik sayfaları planlanırken bu yaş grubu çocuklarının ilgi ve merakları da göz önüne alınmıştır. Okul çağına gelen çocuğun birçok beceriyi kazanmış olması gerekir. Bu nedenle gelişim etkinliklerine 3 yaşından itibaren başlanması ve eğitimlerin uzun yıllara yayılması son derece önemlidir. Çocukların sıkılmadan, eğlenerek okula hazırlanmaları, kalıcı öğrenmelerin oluşumu ve beceri gelişimi açısından vazgeçilmezdir. Bu çerçeveden hareketle çocukların ilkokula ve hayata geniş bir vizyonla hazırlanabilmeleri için “Akıllı Çocuk Gelişim Etkinlikleri” kitapları hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93398</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/807a33fb-b5f3-4704-a3a4-8d8fa2973e54.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Çocuk - Matematik Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>Çıkartmalı Etkinlikler
Temel Basit Etkinlikler
Görsel Hafıza Geliştirme
Dikkat Geliştirme
“Akıllı Çocuk Gelişim Etkinlikleri”, 3 yaş ve üzeri çocukların gelişimsel düzeyleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Etkinlik sayfaları planlanırken bu yaş grubu çocuklarının ilgi ve merakları da göz önüne alınmıştır. Okul çağına gelen çocuğun birçok beceriyi kazanmış olması gerekir. Bu nedenle gelişim etkinliklerine 3 yaşından itibaren başlanması ve eğitimlerin uzun yıllara yayılması son derece önemlidir. Çocukların sıkılmadan, eğlenerek okula hazırlanmaları, kalıcı öğrenmelerin oluşumu ve beceri gelişimi açısından vazgeçilmezdir. Bu çerçeveden hareketle çocukların ilkokula ve hayata geniş bir vizyonla hazırlanabilmeleri için “Akıllı Çocuk Gelişim Etkinlikleri” kitapları hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93399</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab2c96ef-dd11-4d2b-b054-325b7dab43f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Çocuk - Dikkat ve Kavram</image:title>
            <image:caption>Çıkartmalı Etkinlikler
Temel Basit Etkinlikler
Görsel Hafıza Geliştirme
Dikkat Geliştirme
“Akıllı Çocuk Gelişim Etkinlikleri”, 3 yaş ve üzeri çocukların gelişimsel düzeyleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Etkinlik sayfaları planlanırken bu yaş grubu çocuklarının ilgi ve merakları da göz önüne alınmıştır. Okul çağına gelen çocuğun birçok beceriyi kazanmış olması gerekir. Bu nedenle gelişim etkinliklerine 3 yaşından itibaren başlanması ve eğitimlerin uzun yıllara yayılması son derece önemlidir. Çocukların sıkılmadan, eğlenerek okula hazırlanmaları, kalıcı öğrenmelerin oluşumu ve beceri gelişimi açısından vazgeçilmezdir. Bu çerçeveden hareketle çocukların ilkokula ve hayata geniş bir vizyonla hazırlanabilmeleri için “Akıllı Çocuk Gelişim Etkinlikleri” kitapları hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93400</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16411a36-28b5-474e-8ad9-03ff1eadbce0.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Çocuk - Çizgi Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>Çıkartmalı Etkinlikler
Temel Basit Etkinlikler
Görsel Hafıza Geliştirme
Dikkat Geliştirme
“Akıllı Çocuk Gelişim Etkinlikleri”, 3 yaş ve üzeri çocukların gelişimsel düzeyleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Etkinlik sayfaları planlanırken bu yaş grubu çocuklarının ilgi ve merakları da göz önüne alınmıştır. Okul çağına gelen çocuğun birçok beceriyi kazanmış olması gerekir. Bu nedenle gelişim etkinliklerine 3 yaşından itibaren başlanması ve eğitimlerin uzun yıllara yayılması son derece önemlidir. Çocukların sıkılmadan, eğlenerek okula hazırlanmaları, kalıcı öğrenmelerin oluşumu ve beceri gelişimi açısından vazgeçilmezdir. Bu çerçeveden hareketle çocukların ilkokula ve hayata geniş bir vizyonla hazırlanabilmeleri için “Akıllı Çocuk Gelişim Etkinlikleri” kitapları hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93401</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83f800c1-6a24-4927-958d-29ae017a799c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüzünlü Kalem</image:title>
            <image:caption>Değerli okurlarım, şiir yazma isteğim gençlik yıllarıma dayanıyor. Gençlik yılarımdan beri biriktirdiğim şiirleri sizlerle paylaşma heyecanı içerisindeyim. Umarım sizler de okuduğunuz bu şiirlerde kendinizden bir şeyler bulur ve zevkle okursunuz. 
 
Şiirlerimde genellikle sevgi ve dini konular hâkimdir. Hem hayatımda hem de şiirlerimde sevgi ve saygıya daima önem vermişimdir. İnsan sevgisini, insan yüreğinin güzelliklerini hep anlattım ve anlatmaya da devam edeceğim. Sevgi ve saygının olmadığı hiçbir yerde güzelliklerin olmayacağı inancındayım. Şair Yunus Emre’nin dediği gibi “Gelin tanış olalım/İşin kolayın tutalım/Sevelim sevilelim/Dünya kimseye kalmaz. Şiirlerimi yazarken Allah aşkını daima ön planda tutmuşumdur. Bizi yaradana sonsuz şükürler olsun ki böyle bir kitap çıkarmayı ve siz değerli okurlarla paylaşmayı bana nasip etti. 
 
Ayrıca şiirlerimde Karapınar’ımızın güzel değerlerini, bütün güzelliklerini yazmaya çalıştım. Bunları şiirlerimde anlatırken de yüreğim daima hüzünlüdür. 
Uzun yıllardan beri yazdığım şiirleri “HÜZÜNLÜ KALEM” adlı şiir kitabımda sizler için birleştirdim. Bu kitabın hazırlanmasında emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. 
 
Değerli okurlarım, hepinizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93402</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92b3f85a-d76c-445a-907d-dbc01cbdec5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Menekşe&apos;nin Turnası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Geleceğin çevre mühendisleri Göksu ve Kerem ile gizem dolu bir doğa keşfine çıkmaya ne dersiniz?
 
Meraklı kahramanlarımızın merceğine turnalar takılıyor. Ailelerinin doğayı ve hayvanları korumak için görevli olduğu saha çalışmasına giden Göksu ve Kerem kimseye haber vermeden çıktıkları bu sır dolu yolculukta esrarengiz bir kız ve onun en yakın dostuyla karşılaşıyor: Menekşe ve Turnası.
 
Çocuklara doğa bilincini, dostluğu ve bilimin önemini öğütleyen bu hikâyeyi elinizden düşüremeyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93403</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/396cb8b5-4d0f-4aac-9e21-22dd1017c560.jpg</image:loc>
            <image:title>Carpe Diem 1 - Düğüm</image:title>
            <image:caption>“Günü yakalamak; ânı yaşayıp ardından gülümseyebilmektir.” 
 
Simay, uzun yıllar boyunca içinde yaşatmış olduğu duyguların karşılığını alacağı günü beklerken hayal kırıklığı yaşar. Bu durumla başa çıkabilecek kadar güçlü bir kimliğe sahip olan Simay, hiç umulmadık şekilde hayatına girecek olan Burkay’ın gizemli yaşantısı yüzünden kendini bambaşka bir mücadelenin içinde bulur. 
 
Burkay, büyük bir özveri ile tırmandığı kariyerinin zirvesinden uğradığı ihanet sonucunda koparılır ve hayatını kendisinden çalınanları tekrar almaya adar. Geçmişinde yaşadığı ihanetin bilinçaltında örmüş olduğu demir parmaklıklar aşılmaz hâle gelmişken hayatına giren Simay, onun için yeni bir tehdit mi olacaktır yoksa hedefine ulaşabilmek için katılaştırdığı kalbini ısıtacak bir kıvılcım mı? 
 
Güçlü kalmayı hayatlarının temel gayesi hâline getirmiş bu iki ruh, karşı koymaya çalıştıkça birbirlerine daha çok çekileceklerdir. Hayata karşı mücadelelerini verirken, tarifsiz bir tutkuya dönüşen duyguları yüzünden kişiliklerinden taviz verecek, yürüdükleri dikenli yolu daha da tehlikeli hâle getireceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93404</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f02c6fa-0d0e-42f8-bf3d-beacf7bca878.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini Affet</image:title>
            <image:caption>Birçoğumuz için ‘kendini affetmek’ tanıdık bir kavram değildir…  
Halbuki affetmelerin ilki, kişinin kendini affetmesidir. 

Kendini affetmek; bireyin geçmişte hissettiği ve bilinçaltının derinlerinde yatan suçluluk duygularını bırakıp kötü hissetmelerden kurtulmasıdır.  

Çoğumuz yaptığımız hatalar karşısında suçluluk duygusunu ne kadar yoğun yaşarsak, affedilmeye o kadar layık olduğumuza inanırız. 

Oysa kişinin bir yanlış davranıştan vazgeçebilmesi için duygusal güçlülüğe ihtiyacı vardır… Bir yanlış davranıştan sonra kişi kendini ne kadar suçlarsa psikolojik olarak o kadar zayıflar… Ve içine düştüğü psikolojik zayıflık, onu benzer davranışları yaptıracak bir kısır döngüye sokar…  

Adem Güneş, Kendini Affet’te okuyucularını, iç sesleriyle, dirençleriyle ve zorlantılarıyla tanıştırıyor... Suçluluk duygusu uyandıran iç seslerle nasıl konuşulacağını, dirençlerden nasıl kurtulunacağını, zorlantılarla nasıl baş edileceğini uygulamalar eşliğinde anlatıyor.   

Kendini Affet suçluluk duygusunun etkilerinden kurtulup bilinçli seçimlerden oluşan bir yaşama geçişin yollarını gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93405</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bb5c6b4-9bd2-400b-8ddc-0b99a66953b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahabharata - Virata Parva (4. Kitap)</image:title>
            <image:caption>Destanlar; özellikleri itibarıyla aklımızın alamayacağı sayısız olağanüstü motiflerle süslenmiş, bir milletin karşılaşılan olaylara karşı verdiği tepkileri anlatır. Ancak bu kesinlikle uçan, kaçan, yok olan savaşçıların anlatıldığı “eğlencelik” bir yazım türü olduğu anlamına da gelmez. Destanlar kendi içlerinde sırlar barındırırlar. O dönemin toplumunun bildiği ve geleceğe aktarılması gereken sırlar.

Pisagor’dan çok önce MÖ 1.000 tarihinde yazıldığı artık kesinleşen Baudhayana Sutralar’da, 1,414215 olarak verilen ikinin karekökünün MÖ 3.150 yılındaki Kurukşetra Savaşı’nı anlatan Mahabharata’ya “Devasa Kuş Garuda” motifi ve 196 tuğladan inşa edilen “Kanatlarını açmış kartal şeklindeki sunak” ifadesi ile işlendiğini biliyor muyuz?

MÖ 500 yılında kitap hâline getirilen bir destanın içindeki bilgilerin, Baudhayana’dan çok daha önce, MÖ 3300 yılında kurulan Harappa Antik Kenti’yle başlayan İndus Vadisi Uygarlığı döneminde zaten bilindiği, yapılan kazılarda ortaya çıkartılan kanadını açmış kartal şeklindeki sunaklardan anlaşılmıştır. Ancak her zamanki gibi Batı bilimi, bu konuda suskun kalmaya ve bizi “kök yiyen” toplayıcı insan topluluklarından evrimleşmiş bir topluluk olduğumuza inandırmaya çalıyor. Pisagor’a atfedilen teoremler, ondan beş yüz yıl öncesine ait teoremler ve bugünümüzden üç bin yıl öncesine ait teoremler de aslında günümüzden beş bin üç yüz yıl öncesine ait. Biri MÖ 5.000 yılına ait (Ramayana) biri de MÖ 3.000 yılına ait (Mahabharata) destanları çevirmeye devam ettikçe yalandan örülü Batı ve Amerika eksenli tarih yerle bir olacak gibi duruyor. Yeter ki bizler, bu destanları bilimle iç içe okumaya devam edelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93406</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b91e9d9a-6c08-4b45-956f-507dfddd8426.jpg</image:loc>
            <image:title>Marie Curie - İlham Verenler 3</image:title>
            <image:caption>OKUMAK için her şeyi göze alıp cahilliğe karşı büyük bir savaş açtı. Sırf ‘kadın’ olduğu için binbir zorlukla karşılaştı. 
Önüne çıkan bütün engellere ve yaşadığı tüm haksızlıklara rağmen fizik ve kimya dalında bir değil, iki Nobel Ödülü birden almayı başardı. Nobel Ödülü kazanan ilk kadın olarak tarihe geçti. 

Muhteşem buluşları ile insanlığın kaderine etki eden ender insanlardan biri oldu. 

Zamanında, Avrupa toplumunun kadını sadece ‘ev hanımı’ olarak gören algısını yerle bir etti. 

Bütün dünyanın Madame Curie adıyla bildiği bu sıra dışı bilim insanının zorluk, tutku ve macera ile örülü, ilham veren hikâyesine ortak olmak ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93407</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cabda22-22f5-4c16-b6fc-9b1ef7e08756.jpg</image:loc>
            <image:title>En Güzel Hikayeler</image:title>
            <image:caption>“Ben her şeyden, en ehemmiyetsiz bir fıkradan, bir cümleden bir hikâye, koca bir roman çıkarabilirim. Sanat, o hikâye ve romanı çıkardığım ehemmiyetsiz şey değildir, benim o şey etrafında canlandırdığım hayattır!..” 

Ömer Seyfettin’in birbirinden güzel en iyi hikâyelerini derlediğimiz bu kitabı büyük bir beğeniyle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93408</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc0aff4c-9aec-469a-ad66-011277356472.jpg</image:loc>
            <image:title>Keskin Sirke</image:title>
            <image:caption>Öfke, hayatları yok edebilir. 
Öfke, rahatsız edici olabilir. 
Öfke, yıkılmış ilişkiler doğurabilir. 
Ne var ki öfke, bunları gerçekleştirmek zorunda değildir. Önemli olan ne kadar öfkeli olduğunuz değil, bu öfkeyi nasıl kullandığınızdır. 
Öfke, insanları sorunları çözme, sanat eseri yaratma, edebi yazılar kaleme alma gibi konularda harekete geçirebilir. 
Öfke, adaletsizlikle yüzleşmek ve anlamlı bir sosyal değişim yaratmak için ilham veren yakıt olabilir. 
 
Dr. Ryan Martin, Keskin Sirke: Öfkenizi Olumlu Bir Değişim İçin Kullanmanın Yolları ile öfkenin kötü şöhretini ortadan kaldırıyor. Öfkenin normal ve sağlıklı bir tepki olduğunu, bu tepkinin olumlu ve toplum yanlısı bir şekilde yönetilip kullanılabileceğini göstermek istiyor ve öfkenize neden olan tetikleyicileri, tahrik edildiğinizi hissettiğinizde aklınızdan geçen düşünceleri ve sinirlendiğinizde neler yaptığınızı enine boyuna anlatıyor. 
 
Kendisinin de “öfkeyle çevrili bir hayatın içinden geldiğini” ifade eden Dr. Ryan Martin’in yirmi yıllık araştırmalarının süzgecinden geçirerek kaleme aldığı bu kitap, öfke yönetimine sadece sinirlenmekten nasıl kaçınabileceğinizden veya sinirlendiğinizde nasıl gevşeyebileceğinizden daha geniş bir açıyla bakmanızı sağlayacak altın bir rehber niteliğinde. Her sayfada insanların öfke ile aralarında daha sağlıklı bir ilişki geliştirmelerine yardımcı olmayı hedefleyen Dr. Martin, sahip olunan öfkeyi adaletsizlikle yüzleşmeniz, anlamlı bir sosyal değişim yaratmanız ve ilham veren bir yakıta dönüştürmeniz için size yol gösterecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93409</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a90d4d7e-c5a5-4004-b94e-e61da6b7e80a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoğun Psikoterapinin Temel İlkeleri</image:title>
            <image:caption>Sana Gül Bahçesi Vadetmedim isimli otobiyografik eserinde akıl hastanesinde geçirdiği günleri anlatan ve dünya çapında ses getiren Joanne Greenberg ile ünlü psikanalist-düşünür Eric Fromm’un tedavilerini üstlenen psikiyatrist Frieda Fromm-Reichmann, deneyimlerinden damıttığı Yoğun Psikoterapinin Temel İlkeleri ile günümüzde ticari kaygılara yenik düşebilen psikoterapi alanını insancıl bir noktaya çekecek önerilerde bulunuyor. 
Sigmund Freud ile aynı dönemde yaşayan Frieda Fromm-Reichmann, kendini yaşamı boyunca şizofrenleri anlamaya, onlara psikoterapötik yollarla ulaşmanın yöntemlerini araştırmaya adadı. Bu çerçevede psikonevrotik ve psikotiklerle yürütülen yoğun psikoterapinin temel ilkelerini hazırladı; terapist ile hasta arasındaki ilişkinin başlangıcından tedavinin bitirilmesine kadar sürecin her noktasına titizlikle eğildi, kültürel ve etik değerlerin psikoterapinin amaçlarıyla ilişkisini irdeledi, yorumlamanın önemini vurguladı, hastanın ya da terapistin özel hayatlarının terapideki etkilerini ve sonuçlarını anlattı ve en önemlisi tedavi sürecine, sürecin içinde ortaya çıkan yaşamın mücadele edilmesi güç noktalarına hem hasta hem de terapist açısından adil bir noktadan baktı. 
Istırap içindeki kişileri iyileştirmek için temel bir eser olan Yoğun Psikoterapinin Temel İlkeleri, her daim başvuracağınız bir kaynak olacak. 
“Kitabı okurken sürekli olarak iyi bir insanın çabalarına tanık olduğunuzu fark ediyorsunuz, yüksek bir farkındalık sahibi, muazzam derecede içten, tüm insanlığın faydasına yönelik insan olma hali bu... Kendisi bu sayede bizimle psikotik olan arasındaki gediği kapatabiliyor ve böylece hastayı bir zamanlar olduğu kişiye dönüştürme sürecine vakıf oluyor.” 
—Louise E. DeRosis, MD, American Journal of Psychoanalysis</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93410</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f320f147-5235-43c2-bcd9-8ec4ff69934b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Zihnini Anlamak</image:title>
            <image:caption>“Bir çocuğun görkemli bir yaşam serüvenine giden yol, çoğunlukla ket vurduğumuz o heyecanlı merakla başlar.” 
-Cem Mumcu 
 
Küçük çocuklar düşünmeye doymayan ve kendilerine verilen her bilgiyi sünger gibi emmeye hazır bireylerdir. Yaşamın gizemlerini fark etmeye ve onları birer birer çözmeye heveslidirler. Ancak bu sadece bir başlangıçtır. Araştırmalar, buluşlar ve fikirlerle dolu bir ortamda yetişmelerinin ya da böyle bir ortamdan mahrum kalmalarının tek belirleyicisi, zihinlerindeki meşaleyi tutuşturan yetişkinlerle beraber büyümeleridir. Peki siz, çocuğunuzun böyle bir ortamda büyümesi için yeterince çaba sarf ediyor musunuz? 
 
Çok az sayıda yetişkin, çocukların aklının nelerle meşgul olduğu konusuna bilinçli olarak kafa yorar. Ancak herkesin bunu yapması gerekir. Çünkü fikirlere atılan tohumlar, ilk çocukluk yıllarına dayanır. Bu ilk düşünsel girişimler, çocukların ileriki yaşamlarında muhtemelen oluşturacakları daha güçlü ve yapılandırılmış fikirlere doğru atılan ilk adımlardır. Dahası, küçük çocukların bilgi parçalarını bir araya getirme yöntemleri, yetişkinlerin fikir geliştirme süreçlerinin öngörüsüdür. Bu nedenle çocuklarla girilen her bir etkileşim büyük önem taşır. 
 
Anne babalar ile küçük yaştaki çocukların arasında geçen en basit diyalog dahi çocukların zihninde güçlü ve uzun soluklu etkiler bırakır. Çocuklar için sorular, istedikleri yanıtları alabilmeleri konusunda benzersiz bir araçtır. Ancak bu bilgi veren etkileşimler, çocuklara aradığından çok daha fazlasını da sunabilir. Gelişim Psikolojisi Uzmanı Susan Engel, bu kitapta geleceğin yetişkini olan çocukların zihinsel yaşamına bebeklik dönemlerinden itibaren ışık tutarak, bilinçli bir ebeveyn olma konusunda sizlere de yol gösterecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93411</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e5dd9cc-a3d7-4b35-b255-33c92ed22144.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün - Beyinli Çocuk Uygulama Rehberi</image:title>
            <image:caption>Nöropsikiyatrist Daniel Siegel ve beyin temelli ebeveynlik uzmanı Tina Payne Bryson, Bütün-Beyinli Çocuk’tan yola çıkarak bütün-beyin ilkelerini uygulama konusunda yardımcı olacak bir uygulama rehberi hazırladı. Bütün-Beyinli Çocuk Uygulama Rehberi, okurların yalnızca kendi ebeveynlik yaklaşımlarını daha derinden düşünmelerini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda kitapta yer alan stratejileri hem kendileri hem de çocukları üzerinde uygulamak üzere kendilerine özel ve pratik yollar geliştirmelerine ve bu stratejileri hayata geçirmelerine olanak tanıyan benzersiz, etkileşimli bir yaklaşım sunuyor. 
 
Çözüm odaklı ve yaşa özel birçok egzersiz ve aktivitenin yer aldığı bu kitap, klinisyenler, ebeveynler, eğitimciler, büyükanne-büyükbabalar ve bakıcılar için uzun yıllar vazgeçilmez bir başucu kitabı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93412</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e11be1b1-4aa9-4af8-b04e-faf783e7578a.jpg</image:loc>
            <image:title>Öz Şefkat</image:title>
            <image:caption>Dr. Kristin Neff ve diğer uzman psikologların yıllar içerisinde yürüttüğü çok sayıda araştırma, başarısızlıkları ve kusurları karşısında kendilerine karşı şefkat gösterebilen kişilerin, kendilerini yargılayanlara göre çok daha huzur içinde yaşadıklarını ortaya koydu. Öz şefkatin sağladığı güvenlik ve özdeğer duyguları daha istikrarlıdır; aynı zamanda kişinin kendisine özsaygısının düştüğü durumlarda öz şefkat kurtarıcı bir rol üstlenir. Bu kitap öz şefkatli olmanın ve kendinize, yakın bir dostunuza vereceğiniz özeni göstermenin neden bu kadar önemli olduğunu güçlü bir şekilde açıklıyor. 
 
Bu çığır açan çalışma, hayat kalitenizi düşüren öz eleştiriyi nasıl bir kenara koyabileceğinizi ve sonunda kendinize karşı nasıl daha nazik olabileceğinizi öğretmeyi hedefliyor. Öz şefkat konusunda dünyanın önde gelen uzmanlarından Dr. Neff’in güvenilir deneysel çalışmalar, kişisel hikâyeler ve bir miktar da mizahla desteklediği ilgi çekici ve kolay okunabilir kitabının, hayatınızı değiştirme gücüne sahip olduğunu göreceksiniz. 
 
Dr. Kristin Neff, Texas Üniversitesi’nde Eğitim Psikolojisi bölümünde ders vermesinin yanı sıra, öz şefkat araştırmaları alanındaki öncülerden biridir. Üniversite mezuniyetinin ardından Budizm’e ilgi duymuş ve öz şefkati bir branş olarak kabul ettirecek akademik çalışmalar yapmıştır. Birçok farklı ülkede öz şefkat eğitimleri vermeye devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93413</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30729af0-8d5b-4eb3-ae14-c6e61956cda1.jpg</image:loc>
            <image:title>George S. Patton</image:title>
            <image:caption>OSPREY Büyük Komutanlar Serisi 8
Tarihin en büyük komutanlarının yaşam öyküleri, muharebe tecrübeleri, uyguladıkları taktikler ve stratejiler…
Dünya tarihinin en büyük komutanlarını tüm yönleriyle inceleyen OSPREY Büyük Komutanlar Serisi, George S. Patton ile devam ediyor…
II. Dünya Savaşı&apos;ndaki Amerikalı muharip komutanlar içinde en efsanevi isim, şüphesiz George S. Patton Jr.&apos;dır. Kariyerine süvari sınıfında başlamış ve 1916’da Pancho Villa’ya karşı Meksika’da yürütülen tenkil harekâtında küçük fakat ünlü bir rol oynamıştı. I. Dünya Savaşı esnasında ABD ordusunun ilk tank taburlarını yetiştirip cephede bunlara komuta etti.
Patton’ın dramatik ve pervasız karakteri Amerikan komuta kademelerinde baskın olan durağan ve bürokratik tarzla taban tabana zıttı ki bu farkıyla daha 1941’deki Pearl Harbour baskınından önce dahi kamuoyunun dikkatini çekmişti. Kasım 1942’de Fransız Kuzey Afrikası’na yapılan Meşale Harekâtı çıkarmalarında Batı Görev Gücü’nü yönetti; ancak en önemli görevini diplomat şapkasını takıp Vichy Fransız ordusunu Müttefikler safına geçmesi için ikna ederek yerine getirmiştir.
1943’teki Tunus Harekâtı’nda, Mart ayındaki El Guéttar Muharebesi’nde, Amerikalılara Wehrmacht’a karşı ilk taktik galibiyetlerini kazandırarak ABD ordusunun Şubat’ta Kasserine Geçidi’nde uğradığı bozgunun utancını sildi. Temmuz 1943’teki Sicilya Harekâtı’nda ise, başında olduğu Yedinci Ordu’nun İngiliz planlamacıların marifetiyle geri plana itilmesine mukabil, kararlı bir saldırganlıkla davranıp Amerikan birliklerini Palermo’ya sokmuş ve bu şekilde, Montgomery’nin ilerleyişi saplanıp kalmasına rağmen Müttefiklerin Messina’yı alıp seferi zaferle sonlandırmasını sağlayan şartları hazırlamıştı.
Patton en büyük katkılarını 1944-45’teki Batı Avrupa Cephesi Harekâtı’nda sunabilmiştir. Üçüncü Ordu, diğer Müttefik ordularının her birinden daha çok ilerleme kaydetmiş, daha çok düşmanı esir almış ve daha fazla toprak kurtarmıştır.
Resimler, görseller ve haritalarla desteklenen bu çalışma, Amerikan ordusunun en büyük mekanize savaş üstadı olduğu umumca kabul edilmiş bulunan Patton&apos;ın üç ayrı savaşı kapsayan renkli hayatı ile liderliğini II. Dünya Savaşı&apos;na odaklanarak mercek altına alıyor. Ne var ki, olağanüstü yeteneklerine rağmen Patton, geleneksel ve sert disiplin için ısrarından olduğu kadar basının gitgide artan gücüne boyun eğmeyişinden de ötürü sıradan askerler tarafından hiç sevilmemiş ve yerden yere vurulmuştu. Onun büyük yetenekler ile çok tartışmalı huyları birleştiren bu kişiliği, kendisini Amerikan askeri tarihindeki ilginç karakterlerden biri kılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93414</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc5e12b9-a6f9-4bfe-af6c-5355f4db4a1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Medici Ailesi</image:title>
            <image:caption>Bankacılığın ve Sanatın Büyük Patronları…
Bir asır. Beş nesil. İki ehil idareci sayesinde önce iktisadi sonra da siyasi baş döndürücü bir yükseliş. Yatalak ve asabi bir adam döneminde yaşanan duraklama. Sonra da süratle ortadan kalkacak bir servete dayalı yirmi beş senelik siyasi tırmanış. Akabinde de ani ve kesin bir çöküş. Kutsal emanetlerden merasim zırhlarına, el yazmalarından mücevherlere ve kabartmalara dek tamamı koleksiyoncu olan, dolayısıyla bankacılıkta da sanatta da derin izler bırakmış tarihi bir topluluk: Medici ailesi…
Onlar, kendilerinden sonra gelen dünyayı birçok yönden değiştirdiler. Leonardo da Vinci, Donatello, Michelangelo, Boticelli ve Galileo’nun hamileri oldular; çek kullanımı, çift defter tutma ve şube bankacılığıyla modern bankacılığın temellerini attılar; Vatikan’ın Bankası olarak anıldılar. Aile temellerinin özünü oluşturan ticaret, din ve siyaset üçlüsünde eşine zor rastlanır bir ilişki kurdular.
İngiliz romancı, çevirmen, yazar ve edebiyat profesörü Tim Parks bu çalışmasında Medici ailesinin parlayıp söndüğü 15. yüzyıldaki icraatlarına yoğunlaşıyor: bankaları; siyasi faaliyetleri, evlilikleri, köleleri ve metresleri; atlattıkları komplolar, inşa ettikleri evler ve sahip çıktıları sanatçılar. Onların hikâyesinden yola çıkarak günümüzde kültürle kredi kartları arasında var olan ilişkiyi anlamaya gayret edip uluslararası finans ve onun din ve siyasetle olan ilişkisine dair şüphelerimiz hakkında bize neler söyleyebileceğini anlatıyor.
Medici Ailesi: Rönesans Çağı’nda Bankacılık, Siyaset ve Sanat entrikaları, hırsları, başarıları, yetersizlikleri, ihtişamları ve gözden düşüşleri ile büyük bir ailenin olağanüstü hikâyesini oldukça canlı bir üslupla meraklı okurlara sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93416</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb09d12c-183a-413c-8c3b-9f9d8bbe57da.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Döngüsü</image:title>
            <image:caption>Elma Çocuk Bilim Serisi, yine renkli ve eğlenceli bir içerikle okurlarını selamlıyor. Yepyeni Su Döngüsü elimizde, bir sayfada bulutların üzerindeyiz, diğerinde ele avuca sığmayan, müjdeci, minik bir yağmur damlasıyız. Sonsuzluk hissiyle sarmaş dolaş geziyoruz güzelim evreni. Kitabın içinde bizi sabırsızlanarak bekleyen iki kişilik sürpriz oyun da cabası. 
*** 
Bir gün bir bulutta, bir gün bir okyanusta, bir gün bir gölde, bir gün de bir canlının bedeninde olabilir. Hatta aynı anda her yerde… Su, hiç bitmeyen yolculuğu boyunca Dünya’daki yaşamı, iklimleri ve yeryüzünü nasıl etkiler? Hepsi bu kitapta… 

Su okyanusları, denizleri, akarsuları, gölleri oluşturur. Buharlaşarak havaya karışır. Havadaki bu su buharı soğukla karşılaşınca su damlacıklarına ya da buz kristallerine dönüşür. Bunlar da bulutları oluşturur. Bulutlardaki su yağmur, kar, dolu gibi yağışlarla yeryüzüne düşer. Yüksek yerlerde ya da kutuplarda üst üste biriken kar katmanları da buzulları oluşturur. Sıcaklık arttığında buzullar, karlar erir. Su yeniden akarsulara, göllere, denizlere, okyanuslara ulaşır. 
*** 
BİTKİLERDE TERLEME GÖZLEMİ 
Saydam plastik bir poşet, bir bitkinin bir yeşil yaprağının çevresine geçirilir. Poşetin ağzı hava sızdırmayacak şekilde sıkıca kapatılır. Bir süre sonra poşetin içinde su damlacıkları görülür. Bu su damlacıkları, terlemeyle yapraktan dışarı verilen su buharının sıvı hâle dönüşmesi sonucunda oluşur. 
*** 
Yüksekte uçan uçakların arkalarında bıraktığı beyaz izler de bir çeşit buluttur. Hava çok soğuksa uçağın dışarı verdiği egzoz gazında bulunan su buharı yoğuşur ve çizgi hâl inde bir bulut oluşturur. 
*** 
YAĞIŞ ÖLÇER 
Basit bir yağış ölçerle yağış miktarı ölçülebilir. Bunun için atık bir plastik şişenin üst kısmı kesilir. Devrilmemesi için şişenin dibine bir miktar çakıl taşı ve taşların üzerini örtecek kadar su koyulur. Şişeye, suyun üst hizasından başlayarak birer santimetre aralıklarla küçük çizgiler çizilir. Şişenin üst kısmı ters çevrilip alt kısmının üzerine yerleştirilerek birkaç ataşla tutturulur. Yağış ölçer açık havada bir yere yerleştirilir. Her gün belirli bir saatte şişedeki suyun yüksekliğine bakılıp günlük yağış miktarları birbiriyle karşılaştırılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93417</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d2ec8de-268a-49f4-bb3f-f0a7dbe17830.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Teşkilat ve İdare Tarihi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Modern Türkiye İdaresinin Oluşumu ve Tarihi Serüveni…
&quot;Akdeniz dünyasında üç tane &apos;Roma İmparatorluğu&apos; vardı. Bu üç Roma, yeniçağların ulusçu imparatorluklarından farklı, kendilerine özgü geleneksel yapıları ve ideolojileri olan siyasal toplumsal sistemlerdi. Bu geleneksel Roma imparatorluklarının üçüncüsü ve sonuncusu Osmanlı İmparatorluğu’dur. Onun içindir ki bu imparatorluğun kurumlarını ve yapısını incelemek, Türklerin tarihini incelemenin ötesinde bir anlam taşımaktadır.&quot;
İlber Ortaylı
Modern Türkiye idaresinin oluşumu altı yüzyıllık ömrü olan Osmanlı İmparatorluğu’nun ve etrafındaki devletlerin tarihini incelemekle anlaşılabilir. Osmanlı devlet teşkilâtının yapısal özelliklerini anlamak için toprak sistemini derinlemesine analiz etmek gerekir. Osmanlı sistemi toprak rejimine dayanır. Bu rejim ise ülkenin maddî şartlarına özellikle de teknolojik düzeyine dayanan nedenlerin bir biçimlenişidir. Tarımsal teknolojinin doğurduğu üretim ve denetim faaliyetleri; ülkenin yerleşim düzenini, idarî yapısını, kentlerin yapısını ve aktivitelerini, ulaşımı, ticareti etkilemekte ve biçimlendirmektedir. Bu nedenle merkezî idare, taşra idaresi gibi kurumların yanı başında kentsel yapının da ele alınması zorunludur.
İlber Ortaylı rehber niteliğindeki çalışmasında; önce Osmanlı İmparatorluğu’nun içinde yer aldığı çağdaş dünyaya, Avrupa ve Asya’nın diğer geleneksel sistemlerini karşılaştırarak bakıyor. İslâm devletinde yönetimi inceledikten sonra Ortaçağda Akdeniz ve İtalyan denizci devletleri ile 12. ve 13. yüzyılda Anadolu’nun idari yapısını çözümlüyor. Daha sonra idari tarihimizin en önemli meseleleri olan Osmanlı toprak sistemini, merkez ve taşra örgütlerini, şehirleri, ulaştırma sistemini anlatıyor. Siyasal ve toplumsal değişme dönemini ele aldıktan sonra ise Türk modernleşme tarihini, yani Tanzimat dönemini aydınlatıyor.
“Türkiye Teşkilat ve İdare Tarihi”; Osmanlı İmparatorluğu’nun kurumlarını ve yapısını konuya ilgi duyan her okurun anlayabileceği bir dille aktarırken, Türk tarihinin en kritik konularına da ışık tutmuş oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93418</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4a4ec4b-5ef3-42e7-8efe-e9eb4586833e.jpg</image:loc>
            <image:title>Asya&apos;nın Büyük İmparatorlukları</image:title>
            <image:caption>Dünya Tarihine Damga Vuran İmparatorluklar
Pasifik’ten Balkanlar’a 5.000 mil boyunca uzanan Asya imparatorlukları, çeşitli etnik grupları, kültürleri, dinleri bir araya getiren hâkimiyet sahaları tesis ederek bin yılı aşkın zaman zarfında dünya tarihine damga vurdular. Bu imparatorluklar, dünyanın gördüğü en olağanüstü şahsiyetler tarafından kurulup yönetildiler.
Çinggis Han, göksel hâkimiyet iddiasındaki Çin imparatorları, Osmanlı sultanları ve büyük Babür İmparatoru Ekber gibi isimler, hâkimiyetlerinin müthiş doğasını vurgulamak için mimarî ve kültürel hazinelerle dolu başkentler inşa ettiler: Babür anıtları, Pekin’in Yasak Şehri, Topkapı Sarayı, Angkor’un muhteşem tapınakları ve İsfahan’ın camileri…
Elinizdeki çalışma, MS 800’den 20. yüzyılın ortalarına kadar tarihe damgasını vurmuş Moğol İmparatorluğu, Ming Hanedanlığı, Khmer İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu, Safevi İmparatorluğu, Babür İmparatorluğu ve Meiji Restorasyonu gibi yedi büyük Asya imparatorluğunu incelemek için alanında uzman geniş bir tarihçi kadrosunu bir araya getiriyor.
Asya krallıklarının küresel siyasî coğrafyaya hangi yollarla egemen olduğunu, Avrupa devletlerine her alanda nasıl meydan okuduklarını gösterirken onları şekillendiren kişilere, olaylara ve etkilere dair büyüleyici perspektifler sunuyor. Çalışmada ayrıca Asya imparatorluklarının yüzlerce yıl ekonomik, bilimsel ve kültürel olarak dünyaya nasıl liderlik ettikleri, bu kudreti nasıl kazandıkları, neden kaybettikleri ve bıraktıkları miras da inceleniyor.
“Asya’nın Büyük İmparatorlukları”, Avrupa’nın Asya’ya göre üstünlüğü hakkındaki eski mitlere kat’i bir şerh koyup günümüzün küresel uygarlığının şekillenmesinde Asya İmparatorluklarının nasıl kilit bir rol oynadığını sarsıcı bir üslupla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93419</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcf46106-df4d-4bab-9f9f-0d8fbdfbd4f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç İstanbul Romanı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yapı Kredi Yayınları’nın Delta dizisinde bir araya getirdiği Orhan Pamuk romanlarının ikinci cildi Üç İstanbul Romanı adını taşıyor. Pamuk’un Kara Kitap, Masumiyet Müzesi ve Kafamda Bir Tuhaflık romanlarını içeren cilt, dünyada &quot;İstanbul Romancısı&quot; olarak da adlandırılan Pamuk&apos;un gözünden İstanbul ve hemşerilerinin son elli yıllık hayatını aşkları, tutkuları ve değişimiyle hikaye ediyor.


YKY’nin Delta dizisinden çıkardığı ilk ciltte ise Pamuk’un Cevdet Bey ve Oğulları, Sessiz Ev ve Kırmızı Saçlı Kadın romanları bulunuyor. Babalar, Analar ve Oğullar adını taşıyan bu cilt 2018 yılında yayımlandı. 
 
“Kafamda Bir Tuhaflık bir iç göç destanıdır bence. Kara Kitap’ın “modern bir epik” ve Masumiyet Müzesi’nin de “aşk destanı” olduğunu da söyleyebilirim.” 
Orhan Pamuk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93420</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/221e0400-05d4-4dd7-b892-b0f2d7ffdfdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokuz Dünya Devi</image:title>
            <image:caption>İnsan-Makine İlişkisini Dönüştüren Güçlü Şirketler Hakkında Bir Çağrı…
Yapay zekâ hayatlarımıza girdi bile ama bu, beklediğimiz şekilde olmadı. O bize trafikte yol gösteren; yanlış yazdığımız sözcüklerde ne demek is­tediğimizi anlayan; ne satın alacağımızı, izleyeceğimizi ve dinle­yeceğimizi belirleyen görünmez bir altyapı.
Artık yapay zekânın geleceğinin yalnızca yaygın işsizlikten ve tepemizde uçan insansız silahlardan ibaret olmadığını biliyoruz.
Dokuz büyük şirket -Amazon, Google, Facebook, Tencent, Baidu, Alibaba, Microsoft, IBM ve Apple- yapay zekânın hâkimleri ve finansal kazanç elde etmek için sadece donanım ve kod oluşturmakla kalmıyor, insanlığın değerlerini yansıtan düşünen makineleri de inşa ediyorlar.
Dokuz Dünya Devi’ni mercek altına alıp yapay zekânın vaatlerine ve tehlikelerine ışık tutan Amy Webb, ileride bizi nelerin beklediğini ve yapay zekânın hepimizle ilgili olduğunu anlamamızı sağlıyor. Gelecek için kurguladığı potansiyel senaryolar üzerinden Webb, yapay zekânın mevcut ekonomilerimizi ve dünya düzenini nasıl yeniden biçimlendireceğine ve bunun ABD ile Çin arasında sebep olabileceği jeopolitik gerilime dair derin bir kavrayış sunuyor.
• Makineler düşünebilir mi? Bir makinenin düşünebilmesi ne anlama gelir?
• İnsan zekâsı ile Çin ve ABD’nin Dokuz Dünya Devi tarafından yapılan makineler arasındaki bağlantı nedir?
• Bir grup insan tarafından herkes için karar vermek üzere tasarlan­mış bir sisteme güç aktardığımızda topluma ne olur? Peki ya bu kararlar, piyasa güçlerinden veya hırslı bir siyasi partiden etkileniyorsa?
• Yapay zekâ sistemleri tam olarak hangi “biz” üzerinden modelleniyor? Kimin değerleri, idealleri ve dünya görüşleri öğretiliyor?
• Yapay zekâ, Amerika’nın üç efendisine; Washington, Silikon Vadisi ve Wall Street’e mi, yoksa daha geniş bir kitleye mi hizmet edecek?
Dokuz Dünya Devi; insan merkezli bir çağrıdan çok daha fazlası… Bizi algoritmik karar vericilerden ve güçlü şirketlerden kurtarmak ve bu süreçte insanlığın doğru yolu tutabilmesi için ayrıntılı bir plan…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93421</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3be1149f-f09d-45fc-977c-59e6c7a1420b.jpg</image:loc>
            <image:title>Marie Antoinette</image:title>
            <image:caption>Boyun Eğmeyen, Anlaşılmamış, Kuralları Çiğneyen Bir Kadın…
Tarihin en ünlü Fransa kraliçesi Marie Antoinette, ölümünün ardından 200 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen hakkında en çok yazı yazılan ve dolayısıyla her seferinde yeni baştan yaratılan bir isimdir. Ona adanmış kitapların, filmlerin, belgesellerin, resimlerin yanı sıra onu kullanarak üretilen imgelerin de sonu gelmez: tişörtler, çikolata paketleri, çay kutuları, fincanlar, parfüm şişeleri, çantalar, aynalar, yastıklar, yapbozlar… Gittikçe bir tarihi karakterden pazarlama ürününe dönüşen Marie Antoinette’i anlamak için esaslı sorular sormak gerekir:
Onun hikâyesi, bir zamanlar kraliçe olan ve otuz sekiz yaşında giyotine giden bir kadının hayatından mı ibarettir? Yalnızca bir isim midir? Modanın içi boş ve yıkıcı evreninde kendini unutan yüzeysel genç bir kadın mı? Versailles’ın bir köşesindeki beş para etmez köyünde çobancılık oynayan biri mi yoksa? Devletin kasasını boşaltacak denli savurgan bir kraliçe mi? Gittikçe daha aykırı, daha baskın bir cinselliğe, biseksüelliğe, lezbiyenliğe ve hatta enseste düşkün bir kadın mı? Giyotinden geçmiş bir beden, ensesinden kan damlayan kesik bir baş mı?
Tarihçi Cécile Berly; sapı samandan, gerçeği fanteziden, mantığı duygudan, makulü imkansızdan ustalıkla ayırdığı bu çalışmasında Marie Antoinette için yeni bir okuma sunuyor. Dönemini kaçınılmaz şekilde etkileyen bir kraliçenin, bir kadının portresini, nesnel verilerden hareketle, sezgilere ve söylentilere paye vermeksizin büyük bir özenle çiziyor.
Marie Antoinette, göründüğünden çok daha karmaşık bir tarihi figürden yola çıkarak, Fransız kraliyetinin son günlerini, Devrim’in şafağını en önemsiz, en sert ve en acıklı yanlarıyla yeniden gözler önüne seren bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93422</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88c3425a-7517-4c6f-b628-0540f328e328.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur</image:title>
            <image:caption>Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur masalların ve geleneksel anlatıların izini süren ve doğadaki senfoniyi aktararak özgün bir anlatı dili geliştiren Faruk Duman romancılığında önemli bir aşama. Okurunu büyülü bir ormanda gezdiren, aşk ve keder dolu, düşsel ve düşünsel bir roman. 
Yüksekokulu yarıda bırakıp askerliğini yaptıktan sonra, annesinin ölümü üzerine çocukluğunu geçirdiği kasabaya dönmek zorunda kalmış bir genç... Günlerini ormanda gezintiler yaparak, tüm dikkatiyle doğanın sesini dinleyerek geçirmekteyken bir görünüp bir kaybolan parsın peşine düşer ve çocukluk aşkı Ceren’e rastlar... 
Faruk Duman, ormandan hiç eksilmeyen sisin içinde, kendine has diliyle düşle gerçeği iç içe geçiriyor. İnsana, doğaya, aşka ve yaşama bir başka yerden bakıyor. 
Çağdaş bir masal Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur. 
 
“Kuş sesleri yükseliyordu topraktan. Belki taşların içinde toprak rengi kanatlar beliriyordu. Bir yürek gürültüsü, bir korku işareti. Oysa insan yeryüzünün bunca korkuyu nasıl olup da taşıyabildiğini asla anlayamaz. Elbette, bu korkunun yükselişini, böylece vücudunun bir yerinde, bir uzuv gibi aklınca yaşamaya başladığını...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93423</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecc45e83-3c41-4124-8f46-c8ba317e27da.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Harp</image:title>
            <image:caption>Tarihi Kaynaklar Eşliğinde Kafkas Cephesi’nde Yaşananlar…
1 Kasım 1914. Üç yıl sürecek amansız bir mücadelenin başladığı gün. Ortalama rakım 2000 metre. Tarifi mümkün olmayan soğuk, toprağın her yanını kaplamış kar tabakası, havaya karışmış kesif bir barut kokusu. Sonu nerede ve ne zaman biteceği bilinmeyen bir kıyamet atmosferi: Kafkas Cephesi. Osmanlı Devleti için Birinci Dünya Savaşı, Kafkas Cephesi ile başladı. Türk donanmasının Karadeniz’de yaptığı bombardıman sonrasında Rus Kafkas ordusu, Türk-Rus sınırını geçerek savaşı başlattı. Bu tarihten itibaren üç yıl boyunca Kafkas Cephesi, o güne kadar kaydedilen en kanlı mücadelelere sahne oldu.
Elinizdeki çalışma, ekonomik ve askerî gücünüz olmadan savaşamayacağınızı, Sarıkamış Harekâtı’nda şehit sayısının 90 bin olmadığını, Teşkilat-ı Mahsusa’nın bir istihbarat örgütünden ziyade gayrinizami harp örgütü olduğunu, Kafkas Cephesi’nin kaybedilen cepheler statüsünde gösterilmesine rağmen şayet açılmamış olsaydı Rusların kolaylıkla İstanbul’u işgal edebileceğini belgelere dayanarak ortaya koymaktadır.
Sarıkamış Harekâtında sancak esir düşmesin diye sancaksız şehit düşenlerin mücadelesi, Kafkasya’yı fethetmek isteyen Teşkilat-ı Mahsusa görevlilerinin operasyonları, Erzurum, Erzincan, Artvin, Rize ve Trabzon’da yaşanan mücadelelerin tamamı, salgın hastalıklar dolayısıyla yaşanan kayıplar ve savaşın en trajik sonuçlarının başında gelen göçler; Türk ve Rus kaynakları taranarak renkli krokiler eşliğinde ilk kez bu kitapta ortaya seriliyor.
Dr. Süleyman Tekir, Beyaz Harp kitabıyla askerî tarihimizdeki Birinci Dünya Savaşı’na dair büyük bir boşluğu dolduruyor, Türk ve Rus kaynaklarını karşılaştırarak cepheye yeni bir bakış açısı kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93424</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7562d3c5-ed21-41b0-aab2-3f60827094df.jpg</image:loc>
            <image:title>Afacan Hızlı’nın Büyük Serüveni</image:title>
            <image:caption>Afacan Hızlı çok meraklıydı, bir an önce büyümek, dünyayı keşfe çıkmak istiyordu. 
Merakına yenik düşen Hızlı annesinin tembihlerini de unutmuş görünüyordu! 
Afacan Hızlı’nın Büyük Serüveni’ni Berat Alanyalı yazdı, Şeyma Kılıç resimledi. 
 
TADIMLIK 
“Güneş sıcacık parlıyordu. Rengârenk çiçeklerle bezeli kır yolu onu heyecanlandırıyor, giderek uzaklara, daha uzaklara çağırıyordu. Yürüdükçe yürüdü. Çiçekleri kokladı. Annesinden öğrendiği otlardan tattı. Sonra bir şarkı uydurdu: 
Yaşasın, hop yaşasın, büyümek ne güzelmiş! 
Tek başına dolaşmak dünyalara değermiş. 
Bak, burası kır yolu, şurada da asfalt var. 
Az ötede ağaçlar, yanından ırmak akar. 
İşte dünya bu kadar! 
Bunu bilmekte ne var?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93425</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09a40bda-acf4-4dc9-9bb6-047607cc5c8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Topraklarında Kültürel Üretim Aracı Olarak Sırlı Kaplar</image:title>
            <image:caption>Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Topraklarında Kültürel Üretim Aracı Olarak Sırlı Kaplar 
 
Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Topraklarında Kültürel Üretim Aracı Olarak Sırlı Kaplar, 13. Uluslararası ANAMED Yıllık Sempozyumu’nun sonucudur ve sırlı kapları yapan ve kullanan insanların mantalite ve kimliklerini araştırma arzusundan doğmuştur. 

Seramiklerin ikonografisi ve bezeme tarzları “dekoratif motifler” anlayışından öteye giden özelliklerdir ve deşifre edilmesi gereken bir dili konuşurlar. Modern zamanlarda olduğu gibi, insanlar eskiden de muhtemelen sadece belli desenleri tanıyabiliyordu fakat yine de bezemeler hem yaratıcıların hem de kullanıcıların estetik duygularına açılan bir kapıydı; etkisi paylaşıldı ve dekore edilmiş seramiklerin ticareti yoluyla nakledildi. Aynı zamanda sofra kaplarının bir temsilcisi olarak sırlı seramikler, her zaman moda, zevk ve sosyal statünün özgün bir ifadesini taşımıştır. Olağanüstü bir sofra takımı ya da özel bir tabak takımı ile birinin zenginliği ve toplum içindeki duruşu gösterilebilirdi. Bu nedenle, özel bir yemek takımı sahibi olmak insanların her zaman ilgisini çekmiştir. Benzer ihtiyaçlar ayrıca ithal (ve böylece “egzotik”) seramiklerle de karşılanabilirdi, bu da ithal ve yerel yapılmış sırlı kapların arasındaki ilişki, etki ve etkileşim sorularını doğurur. 

Bu görsel sonuçlara ulaşan imalat ve pişirme teknikleri her zaman hamur tarifleri ile deneyleri, yeni malzemenin ithalatı ve kullanımı, sırlama tekniklerinin benimsenmesi ve değişimini içeren bilinçli bir sürecin sonucuydu. Seramik yüzeyinin muamelesi, sırlama, astar hazırlığı ve uygulama metotlarına gelince çeşitli seçenekler içermekteydi. Sabitlik ve/ya da değişim bir seramik atölyesinin etkisinin genişlemesine ve coğrafi ya da geçici sınırlar üzerinde sosyoetnik devamlılığa işaret eder. 

Bu bir takım sorularla başlayarak, bu yayın ile Doğu Akdeniz toplumlarına işlemiş karmaşık sosyoekonomik kalıpların çalışılması için Ortaçağ ve Erken Modern seramiklerinin geniş potansiyelini ortaya çıkarmayı umuyoruz. İnanıyoruz ki seramik dekorasyonu ve teknolojisindeki değişimlerin ardındaki teşvik ve motivasyonların izini sürmek yeni ihtimaller yaratabilir ve tarihi gerçeklikleri anlamak için yeni araçlar sunabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93427</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7fd73c2-be85-42bc-9597-31923ff7849d.jpg</image:loc>
            <image:title>Araf - Anahtar 3</image:title>
            <image:caption>“Araf artık benim yeni oyun alanım. İçindeki her bir kişi ise kuklam… Kırmaktan çekinmeyeceğim önemsiz tahta parçaları…”
 
Cehennemin kapısı aralandığında birçok şeyin de sonu oldu...
Kayıplar verildi.
Vedalar edildi.
 
Cennet ve cehennemde tüm taşlar yer değiştirdi.
Mara, Araf’a düşerken Alastor’a hem cehennem krallığını hem de ölümsüzlüğü hediye etmiş, bu hediye bir araya gelmelerini imkânsız hâle getirmişti; ta ki orada, Alastor’ı karşısında bulana kadar…
Ancak karşılaştığı şeytan, geride bıraktığıyla aynı değildi.
Her şey başa döndü. Dost ve düşman safları bir bir yer değiştirmeye başladığında sırlarla dolu yeni yollar çizildi.
Ve Alastor o sırların merkezindeydi.
Peki, Mara sırları çözebilecek miydi?
 
Yoksa sırların arasında, o da şeytanlığına kapılıp gidecek miydi?
 
“Şeytanlar yalan söylerdi değil mi?
Peki, melekler ne kadar dürüsttü?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93428</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d65a84f8-b2a6-421b-8276-8670b6f1208a.jpg</image:loc>
            <image:title>Nietzsche ve Jung</image:title>
            <image:caption>Nietzsche ve Jung, yirminci yüzyıldaki felsefi ve psikolojik düşüncenin iki ikon şahsiyetinin düşüncelerini ve kişiliklerini göz önünde bulundurarak, bu ikili arasındaki sıra dışı bağlantıları açığa çıkarıyor. 
Huskinson bu iki büyük düşünürün eserlerini detaylı bir biçimde inceleyerek Nietzsche’nin düşüncesindeki karmaşık alanları aydınlatıyor ve Jung’un bu teorilere bakışındaki müphemlikleri çözümlüyor. Jung’a göre bütünlüklü benlikteki karşıtların oynadığı rolün konumu ve çözümlemesi göz önünde tutuluyor ve Nietzsche’nin buradaki etkisinin derecesi açıklığa kavuşturuluyor. Jungcu teoriye ve teorinin felsefi kökenlerine yönelik Jung’un Nietzsche’nin Zerdüşt’ü üzerine verdiği seminerlerle desteklenen bu titiz ve özgün çözümleme, her ikisinin teorilerine dair yeni bir yoruma götürüyor. Nietzsche ile Jung’un zihinsel sağlık için dikkate aldıkları ölçütlere göre bu ikilinin kişilikleri değerlendirilirken, yine bu ikilinin kendilerinin bütünlüklü bir benlik sergileyip sergilemediklerini belirleme girişimi üzerinden ortak benlik modeli uygulamaya konuyor. 
Nietzsche ve Jung analitik psikolojinin felsefi kökenlerini araştırarak bu alana dair anlayışımızın nasıl zenginleştirilebileceğini gösteriyor ve bütünlüklü benliğin birey olarak bizim açımızdan gerçekçi bir olasılık olup olmadığını sorguluyor. Bu kitap Jungcu psikanalistlere olduğu kadar psikoloji, felsefe ve din üzerine çalışmalar yapanlara da etkileyici bir okuma sunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93429</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/443ebff6-3b87-4fb2-8844-e59de1d17b34.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefi Yazılar</image:title>
            <image:caption>Isaac Newton (1642-1727) düşünce tarihinin muazzam yazılarından oluşan hacimli bir miras bırakmamıştır ardında sadece; aynı zamanda bu düşünceler dünyayı temsil etmekte somut bir değere de sahiptir. Modern dönemin ilk yıllarına yaptığı eşsiz katkılara rağmen, doğa felsefesi alanındaki mektuplaşmaları, elyazmaları ve yayımladığı türlü çeşit çalışmaları bundan önce farklı edisyonlarda ayrı bir biçimde bulunuyordu. Bu kitapta, Principia ve Opticks çalışmalarından önemli kısımlar ve De Gravitatione’nin düzeltilmiş bir çevirisi de içlerinde olacak şekilde Newton’un başlıca felsefi yazıları bir araya getirilmiştir. Ayrıca erken optik çalışmalarından belli parçalar, Dünya’nın hareketi hakkında dinî yorumlara ilişkin yayımlanmamış düşünceler ve çağdaşı olan önemli figürlerle mektuplaşmaları da bu kitapta yer almaktadır. Mektuplaşmalarının muhatapları arasında din âlimi Richard Bentley, matematikçi Roger Cotes ve filozof G.W. Leibniz var. Bu kitap için seçilmiş pasajlar, Newton’un uzay, zaman, hareket ve madde kavramları hakkındaki fikirlerinin nasıl şekillendiğini ve bu gibi tartışmalı fikirlerini çağdaşlarının eleştirileri karşısında nasıl savunduğunu göstermesi bakımından önemlidir. 

Ayrıca bu eser Newton’un başarılarının insani ve felsefi yönlerini görmek açısından da eşsiz bir fırsat sunar; çünkü genel olarak okullarda öğretildiği kadarıyla çoğu kişinin zihninde Newton’a dair onun çalışmalarının ve Newtoncu mekaniğin bir karikatürü yer etmiştir. Oysa mektuplaşmalarında ve argümanlarında kırılgan ve inatçı kişiliğinin yanında onun günümüzde anladığımız anlamıyla sadece bir bilim insanı olmadığı, ayrıca bilimsel araştırmanın temellerine dair son derece detaylı görüşleri olan bir doğa filozofu olduğu da ayırt edilebilir. Bu açıdan kendisinden sonra bilim kavramının nasıl şekillendiğini ve Newton’a göre doğa felsefesinin neleri içerebileceğini görmek adına bu son derece önemlidir. Ek olarak, bu nokta Newton’un döneminde Avrupa’daki entelektüel ortamın doğasını anlamaya yönelik olarak da bir kapı aralar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93430</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32ce408a-d57c-46a8-b9b2-1c620deb0ed1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol Arkadaşım Banjo</image:title>
            <image:caption>Hakiki müzik daima ruha hitap eder. Kurabiye kutusundan gelse bile... Şapkada Eriyen Bay Karp kitabındaki muhteşem uyumlarından tanıdığımız Cary Fagan ve Selçuk Demirel, Yol Arkadaşım Banjo ile bu kez kulağımızın pasını silecek melodik bir anlatıya imza atıyor.
 
Sınırsız imkânları olan bir çocuğun, sahip olamadığı yegâne &apos;&apos;şey&apos;&apos;in peşinden gidişini ve hayallerini adım adım gerçekleştirme serüvenini sayfalarına taşıyan bu esin verici roman, kalbinin ritmine ayak uydurmayı bilenlerin can yoldaşı oluyor.
 
Yakın ilişkilerde empati ve sempati kavramlarının iletişim açısından önemine değinen kitap; azimle, sabırla ve gönülden adanmışlıkla hiç yılmadan çalışanların hep kazanacağını vurguluyor, her seferinde doğru notalara basıyor!

Küçük Jeremiah, ortaçağ kalelerini andıran devasa bir evde türlü çeşit konforun ve lüksün içinde yaşıyor. Hizmetçileri, özel öğretmenleri, hatta tenis kortunda sürekli yenebileceği robot bir rakibi bile var. Tabii, muazzam servetlerini diş ipine borçlu &apos;&apos;ısrarcı&apos;&apos; anne babasını da unutmamak lazım. Ah, keşke istemediği şeyleri yapması için bu kadar zorlamasalar onu... Ne var yani biricik oğulları dirseklerini masaya dayamadan yemek yiyemiyor ya da Rembrandt&apos;ın otoportresini kopyalamaya çalışırken gözlerini şaşı çiziyorsa? Kaçınılmaz piyano dersleri ve Beethoven&apos;ın Dokuzuncu Senfoni zulmü de cabası... Jeremiah, önünü ardını fazla hesaplamadan, gönlünce bir hayat sürmek istese de evdekiler duygularına sürekli ket vuruyor. Ta ki bir gün, adının banjo olduğunu öğrendiği ve daha önce hiç görmediği bir enstrümandan yükselen melodilerin sesine âşık olana kadar. O andan itibaren sanki damarlarında nabız yerine müziğin ritmi atmaya başlıyor. Banjo, Jeremiah için arzudan da güçlü bir şeye, hayati bir ihtiyaca dönüşüyor. Ne yapıp edip bu sazı edinmesi ve onu çalmayı öğrenmesi şart. Üstelik gizlice! Neden mi? Çünkü anne babası buna izin vermiyor...

Hayatta en çok yapmak istediklerimiz ve bu uğurda gösterdiğimiz gayret üzerine bizi düşündürmeyi başaran Yol Arkadaşım Banjo, içimizdeki notalara ses verecek ve onları ahenkli bir melodiye dönüştürecek, samimi bir anlatı sunuyor.
 
Her yasağın kendi isyancısını yaratacağı görüşüne kusursuz bir örnek olan ve tutku dolu bir kendini gerçekleştirme hikâyesine tanıklık ettiren bu müzikal roman, kırık bir sandalyeden küçük mucizeler yaratılabileceğine inandıracak kudrette bir eser...
 
Duyduğum müzik ise, tıpkı... tıpkı çimenlerde yuvarlanmak gibiydi. Hatta... Kelimelerle anlatmak öyle güç ki! N&apos;olur banjo almama izin verin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93431</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37303f55-22bf-45fe-9b22-9f6d238a888b.jpg</image:loc>
            <image:title>Florida</image:title>
            <image:caption>Granta dergisi tarafından en iyi genç Amerikalı yazarlar arasında gösterilen, kitapları New York Times çoksatanlar listesine giren, 2018’de Guggenheim edebiyat bursuna layık görülen Lauren Groff aynı yıl Ulusal Kitap Vakfı Kurgu Ödülü için finale kaldığı Florida’da okurun elinden tutup onu yabanın ve kentin birbirine karıştığı bir âleme, turistik reklamların ötesinde bir dünyaya götürüyor. 
 
Florida’daki öykülerin satırlarının arasında bir panter geziniyor, kasırga iki kız kardeşin hayaletiyle beraber geliyor, anneler çocuklarını yetiştirmeye çalışıyor, bir yazar Maupassant’ın edebiyatının peşine düşüyor, bir kadın hayatını kökünden değiştirip sokaklarda yaşamaya karar veriyor. Burada yalnız oğlanlar büyüyor, yalnız kadınlar hayatta kalmaya çalışıyorlar. Güneşli manzaralar acıyı saklamakta maharetli olabilir belki ama yaşam kendini göstermekten, şifa aramaktan vazgeçmiyor. 
 
Lauren Groff’un farklı on yıllar hatta yüzyıllarda geçen öyküleriyle Florida çaresizliğin kasırgaları kadar umudun kaçınılmazlığına dair de bir kitap.


“Lauren Groff kudretli ve zarif bir yazar, neslinin en iyilerinden.” –Jess Walter 
 
“Florida’daki yağmurların dini bir yanı var denilebilir. Semavi olanla dünyevi olanın arasındaki sınırlar düzenli biçimde bozuluyor. Florida insanlar ile –hiçbirimizin kendi tercihiyle bulunmadığı– gezegenimiz arasındaki ilişkinin, hâkimiyet ve teslimiyetin iktidar mücadelesini aştığını anlatıyor.” –The Paris Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93432</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcc4c2fe-a6e0-497e-9e28-75f48ba2863f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Av - Zaman Çarkı 2</image:title>
            <image:caption>“Zaman Çarkı döner, Çağlar gelip geçer, efsaneleşen anılar bırakır ardında. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran Çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur.”


Fantastik edebiyatın devi Robert Jordan’ın kaleminden çıkan Zaman Çarkı destanı dünya çapında milyonların hayal gücünde yer etti. Ayrıntılı dünyası, en ince detayına kadar düşünülmüş büyü sistemi, gönüllere taht kuran karakterleri Zaman Çarkı’nın okurlar tarafından bu kadar sevilmesinin sadece birkaç sebebi. Zaman Çarkı’nın etkileri, Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson, Brent Weeks gibi günümüzün en büyük fantastik yazarlarının eserlerinde görülebilir. 
 
Terkedilmişler serbestti. Valere Borusu gerçekti ve Ölüler uykularından uyanıyordu. Kehanetler gerçekleşmeye başlamıştı ama Aes Sedai’nin gerçek Yenidendoğan Ejder ilan ettiği genç çoban Rand al’Thor bu gerçekten kaçmaya çalışıyordu. 
 
Hepsi ta’veren olan Rand al’Thor, Mat Cauthon ve Perrin Aybara efsanevi Valere Borusu’nu düşmanın elinden almak için Shienar askerlerine katılırlar. Bu sırada, Egwene al’Vere, Nynaeve al’Meara ve Elayne Trakand, Aes Sedai’nin yöntemlerini öğrenmeye başlamak için Tar Valon’daki Beyaz Kule’ye giderler. Uzak bir toprakta ise tuhaf bir grup insan batı kıyısını istila etmeye başlar.  
 
Ejderha, bir kez daha zamanın rüzgârlarında havalanacak. 
 
“Zaman Çarkı, fantastik edebiyatın yeniden tanımlanmasını sağladı.” –George R. R. Martin 
 
“Robert Jordan’ın eseri, bir nesil fantastik edebiyat yazarı için ilham veren, ufuk açıcı bir etkiye sahip.” –Brent Weeks</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93433</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/897d3ee1-8a0b-426c-bb5d-799018fed5bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yenidendoğan Ejder - Zaman Çarkı 3</image:title>
            <image:caption>“Zaman Çarkı döner, Çağlar gelip geçer, efsaneleşen anılar bırakır ardında. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran Çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur.”


Fantastik edebiyatın devi Robert Jordan’ın kaleminden çıkan Zaman Çarkı destanı dünya çapında milyonların hayal gücünde yer etti. Ayrıntılı dünyası, en ince detayına kadar düşünülmüş büyü sistemi, gönüllere taht kuran karakterleri Zaman Çarkı’nın okurlar tarafından bu kadar sevilmesinin sadece birkaç sebebi. Zaman Çarkı’nın etkileri, Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson, Brent Weeks gibi günümüzün en büyük fantastik yazarlarının eserlerinde görülebilir. 
 
Rand al’Thor… uzun süredir kehanet edilen, dünyayı kurtaracak ama kurtarırken yıkım getirecek lider, namıdiğer Yenidendoğan Ejder, kaderinden kaçıyordu. Tek Güç’e dokunabilse de onu nasıl kullanacağını bilmiyordu ama Karanlık Varlık’la savaşmak zorundaydı. 
 
Perrin Aybara ise Moiraine Damodred, muhafızı Lan ve Loial’le birlikte takipteydi. Rüyalarıyla başı belada olan Perrin’in ölümcül bir sorunu daha vardı; insanlığını kaybetmekten kurtulmanın yolunu bulmalıydı. 
 
Bu sırada Egwene, Elayne ve Nynaeve, Mat’in şifa bulmak için tek umudu olan Tar Valon’a yaklaşıyordu. Gittiklerinde de, uzun zamandır bir söylenti sanılan şeyin gerçek olduğunu Amyrlin’e söylemeleri gerekecekti: Kara Ajah’ın. 
 
Ejderha, bir kez daha zamanın rüzgârlarında havalanacak. 
 
“Dünyası geniş, detayları yoğun, karakterleri ikna edici muazzam bir kahramanlık fantazyası.” –L. Sprague de Camp 
 
“Robert Jordan öyle büyük bir romancı ki ben dahil bir jenerasyonu kökünden etkiledi. Ona ne kadar teşekkür etsem az.” –Peter V. Brett</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93434</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a3be8c7-25be-4f5a-ab01-6f41098e5a5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Esmerim-Lal</image:title>
            <image:caption>Hayat bazen hiç istemediğimiz tercihler yapmaya mecbur bırakır. İnsanın vicdanı “yapma” diye bağırırken, aklı ise “başka yol yok, yapmak zorundasın” der. İşte Bergüzar’ın hikâyesi de böyle bir çıkmazda başlamıştı. 
Yalanlarla, oyunlarla, sırlarla bezeli o yolların, buz gibi bakan yeşil gözlü bir adamın sıcacık, sevgi dolu kalbine varacağını nereden bilebilirdi? 
Peki ya Alparslan, herkese kapattığı gönlüne sakladığı kırgınlıkları esmer güzeli bir kadınla iyileştireceğini bilebilir miydi? 
Bilinmezliklerle dolu o yolda birbirlerini bulup, yan yana yürüyecek, tanışacak, seveceklerdi. Alparslan’ın yüzünde gülümsemeler filizlenirken, Bergüzar ilk kez yuvasını bulacaktı. 
Ancak ne sevdayı bulmak, ne de yuvayı kurmak kolaydı. Düşman tetikte beklerken ya sevda köprüsünden geçip cennete varacak ya da oradan düşüp aşkın alevinde yanacaklardı. 
 
“Hiçbir sevda kollarını açıp, güle oynaya gelmez. 
Azıcık ağlatır, azıcık kahreder, üzer, bol bol sınar. Ama buna dayanabilene de ödül olur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93435</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65cd8d4c-fc69-45a8-b5f7-04d7b46cee40.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Yıl Harbi İçinde Timur&apos;un Anadolu Seferi ve Ankara Savaşı</image:title>
            <image:caption>Timur hayatında yalnız Anadolu Seferi ile Ankara Savaşı’nı yapmış olsaydı bile, yine büyük iş ve eseriyle siyaset ve savaş adamlarını kendine hayran bırakabilirdi. 

Çünkü bu seferin yapılışında Timur, en büyük orduları Asya ortalarından kaldırarak -üstelik şimdiki nakil araçları ve kolaylıkların hiçbiri yokken- Asya’nın batı uçlarına kadar getirmiş ve kendisine düşman olan on ülkenin orduları arasında, bunların birleşik saldırılarına imkân vermeyen düzen ve tedbirlerle ve sürekli biri diğerini kolaylaştıran savaşlar vererek düşman ordularını birer birer aradan çıkarmış ve en büyüğünü de en sonunda yenmeyi başarmıştı. O zaman yeryüzünde yaşayan milletler arasında Timur adının nasıl bir etki yarattığını anlayabilmek için, çağdaşı olan hükümet ve hükümdarların yakınlık ve iyi ilişkiler kurma yolundaki istek ve davranışları dikkatle okunmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93436</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20cf1a33-6272-448f-9d67-d4f951e742a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyünce Çocuk Olucam</image:title>
            <image:caption>Merhaba. 
 
Yarışmaya dünyadan katılıyorum. Çocukken annem “Avukat” babam “Mimar olacaksın.” dedi. Ama ben, elimden kaçıp gökyüzünde kaybolan balonumu bulmak için astronot olmayı istedim. 
 
Ortaokulda hesap makinemde leblebi yazarken, bilgisayar mühendisi olmaya karar verdim. Lisede şair, üniversitede deli, hayata atılınca da sabretmekten veli oluyordum. 
 
Bu arada gülleyle yüksek atlama 1.siyim. 
 
“Bir gün ben de mutlu olucam.” müsabakalarında tansiyon ödüllerim bulunmakta. 
 
Sabahları gözümü açınca beş saniye kadar her şeyin yoluna gireceğini sanıyorum. “Hayatta başarılar.” diyen dünyaya, aslında baş ağrılar dileyip dilemediğini soruyorum. Sıradaki tüm şarkıları Çekoslavak Cumhuriyeti’ne armağan ediyorum. Fakat nedenini hiç bilmiyorum. Hayallerimin yapımında ve yıkımında emeği geçen herkese ne kadar teşekkürüm varsa sunuyorum. Son olarak da “Aşk mı, para mı?” diye sorana, “Makarna haşlamak.” diyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93437</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0236186e-50e8-4269-a160-1daae240c6a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk&apos;a Doğru</image:title>
            <image:caption>Hac ve Umre Günlükleri 
 
 
Sevgili’ye uzun bir mektup bu yazılanlar. 
Bir çocukluk düşü, genç kız rüyası, olgunluk çağına uzanan köprü. 
Peygamber aşkının, O’nun yürüdüğü yollarda yürümeye duyulan hasretin, baktığı gökyüzüne bakma arzusunun tezahürü okuduklarınız. 
Bu yol, bu mektup, bu kavuşma bir son değil. 
O’na daha layık, daha iyi biri olarak gelinecek yolların henüz başı. 
‘Şefaat Yâ Resûlallâh!’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93438</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25d4118a-ae78-45e2-ba19-10fe4fc5c3bd.jpg</image:loc>
            <image:title>En Önemli Şey Nedir?</image:title>
            <image:caption>En önemli olan nedir? 
Her şeyde, her önemli şeyde bir değişmez EN ÖNEMLİ ŞEY VARDIR ve bu her konuda, herkes için, her zaman için aynıdır. 
 
Hiçbir zaman, hiç kimse için, hiçbir yerde değişmez ve hep tek cevabı vardır. 
 
İnsanlar bazen “ben böyleyim” diye kendilerini tanımlarlar.  Ya öyle olmakla yanlışsanız? 
 
Kaç kişi vardır ki yanılmaz bir doğru-yanlış cetveline sahip olsun, kendi doğrularını ve yanlışlarını sorgulasın, farkına varsın ve aynı zamanda, değişmek için gerekenleri göze alsın ve yapabilsin. 
 
Mümkün mü her yanlıştan sonra başa dönüp, hayatı yeniden yaşamaya başlamak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93439</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc563e55-738d-437e-bff9-115da45ccc27.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygarlığın İzinde Hititler</image:title>
            <image:caption>Bilge Kâşiflerin ayrılmaz ikilisi Kemal ile Cahide, kendilerini bu defa bambaşka bir maceranın içinde buluyor. 
Geçmişe yolculuk yapan Bilge Kâşifler Hitit ülkesini keşfediyor. 
Anadolu’ya yazı ilk defa nasıl geldi? Hititlerden önce Anadolu’da kimler yaşıyordu? Peki bin tanrılı Hititlerin gündelik hayatları nasıl geçiyordu? 
Anadolu’nun ortasında binlerce yıllık bir medeniyeti beraber incelemeye ne dersiniz? 
Haydi o zaman! 
Bilge Kâşiflere katılıp tarihin içinde eğlenceli ve bilgi dolu bir maceraya çıkalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93440</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d08b2ee-11ee-4cff-8201-0aa85c37f80e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Destandır Çanakkale</image:title>
            <image:caption>Bilge Kâşifler bu maceralarında tarihî bir yolculuğa çıkıyor. Araştırmayı, öğrenmeyi, gezip görmeyi tutku hâline getiren dostlarımız Kemal ile Cahide bu defa şanlı tarihimizin en parlak sayfalarından birinin izini sürmek için Çanakkale’ye gidiyorlar. 
Seyit Onbaşı’nın tarihi değiştiren kahramanlığından, sahra hastanelerine, Bigalı Atatürk Evi ve Müzesi’nden Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi’ne uzanan maceramıza katılıp her karışı vatan sevgisiyle dolu bu coğrafyayı birlikte keşfetmeye ne dersiniz? 
Haydi o zaman! 
Arkanıza yaslanın ve bu tarihî yolculukta Bilge Kâşiflere eşlik edin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93441</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5759a033-d4e0-4c00-995b-5112dadefc3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Düşüncesi ve Kültürü Temel Kavramları 1</image:title>
            <image:caption>Çin düşüncesi ve kültürü temel kavramları; Çin felsefesini, hümanizmini, düşünce tarzını ve değerlerini özetleyen, kelime veya söz öbeklerinden meydana gelen kalıplaşmış ideolojik ve kültürel öz ifadeler olarak tanımlanabilir. Çin milletinin kadim bilgeliğinin bir birikimi niteliğinde olan bu kavramlar, onların en yoğun manevi arayışlarını, rasyonel düşüncelerinin derinliğini ve kapsamını yansıtmaktadır. Günümüzde, Çinlilerin antik Çin felsefesi, düşünce yapısı ve değerlerindeki değişimleri ve hatta edebiyat, sanat ve tarih gibi çeşitli alanlardaki gelişmeleri kavrayabilmelerinde kilit rol oynayan bu kavramlar, diğer ülke ve milletler için de çağdaş Çin’i, Çin halkını ve farklı ülkelere yerleşmiş olan Çinlilerin düşünce dünyasını tanımanın kapılarını açan anahtarlardır. 
Bu kitapta Çin felsefesi, kültürü, edebiyatı ve tarihi gibi alanlardan 100 farklı terim ve kavramın açıklamaları ve bunları destekleyici alıntılar hem orijinal dili Çince olarak hem de Türkçe çevirileriyle yer almaktadır. 
 
“Rüzgâr esiyor şiddetle, kamçılıyor dalgaları ağaçları eğmekte. 
Yüreğim acılar içinde hayattan vazgeçmişçesine, bir nefes istesem de beyhude. 
Zaman akıp geçiyor su misali, mal mülk şan şöhret kül olup gitmekte. 
Zamane adabı yitmekte, kimdir o kahraman gelip kurtara? 
Elinde kılıcı bir ah çekiyor yiğidim, dikince gözlerini semaya bir gam çöküyor yüreğine. 
Ne gelir elden her şey beyhude, izliyor düşen yaprakları kulağında yağmurun yosunlara çarpan sesiyle.” 
Sikong Tu, “Gam ve Gazap” 
(Ön kapakta yer alan şiirin çevirisi)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93442</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77ec21e8-31ac-4034-8a6e-bdb4d384c85e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dilinin Yurtları</image:title>
            <image:caption>Renkli Kuşe Baskılı Türk Lehçeleri Haritası Ekiyle

Türk Dilinin Yurtları adlı eserde, bu coğrafi genişlik içinde, Türkçenin bugün dünyanın hangi ülkelerinde resmî dil, hangilerinde azınlık dili veya göçmen dili olarak kullanıldığı, bu ülke ve bölgelerdeki yazı ve konuşma dili olarak canlılığı araştırıldı. Buna bağlı olarak Türk dilinin yayıldığı ülke ve bölgelerde Türkçe kullanan toplulukların sayısı, Türkçenin yazılı basın veya sesli görüntülü yayın dili hâline gelip gelmediği incelendi. 

Prof. Dr. Nevzat ÖZKAN tarafından titiz ve uzun süren bir araştırma sonucunda hazırlanan Türk Dilinin Yurtları adlı bu kitap, dilimizin geniş yayılma alanı içindeki tarihî gelişimine ve bugünkü statüsüne de yer verilerek söz konusu ülke ve bölgelerdeki bugünkü Türk dil varlığının tarihî dayanakları ve Türkçe kullanımının yasal ve anayasal gerekçeleri ortaya konulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93443</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95f1b94c-a271-4149-9eaf-2d20a41db871.jpg</image:loc>
            <image:title>Arda&apos;nın Oyuncak Dünyası</image:title>
            <image:caption>Arda bir dilek tuttu: Tüm dünyanın oyuncak olması… 
Peki sonra ne mi oldu? 
Cevabı Arda’nın Oyuncak Dünyası’nda… Siz sevgili çocukları bekliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93444</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b86911d-64cb-4281-a037-9c991a20ef99.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Ten Yüzüne Çıkışı</image:title>
            <image:caption>“Dövmelerim ruhumun bir yansıması, bedenim ise evrendeki mabedim ve ben mabedimin bir sanat eseri olmasını istiyorum.” 
 
Beden, insan benliğinin görünen yansımasıdır. Onun üzerine işlenen kalıcı izler de, sözcüklerle ifade edilemeyecek olan evrensel hikâyeleri kadim insandan bugüne dek farklı bir lisanda anlatırlar. 
Dövmeler tarihsel süreçte kimi zaman koruyucu bir tılsım, kimi zaman mahkûm ve suçluların utanç lekesi, bazen bir soyluluk nişanesi ya da bir kabilenin “totemi” olarak işlenirken bazen de savaş kahramanlarının “onur simgesi” hatta maceraperest çapkın denizcilerin “bölge hatıraları” olarak görülmüştür. 
Dövme sanatçısı Billur Ergün Cengiz, RUHUN TEN YÜZÜNE ÇIKIŞI adlı bu kitapta tüm dünyanın beden coğrafyasında gezinerek, dövmenin Mısır’dan Polinezya’ya, oradan Anadolu’ya ve Avrupa’ya uzanan serüvenini günümüz bakış açısıyla yeniden keşfediyor. Yazar dövmeyi dinler, toplumsal algı, sınıf farklılıkları, kültür, antropoloji, sanat ve psikoloji gibi açılardan ele alarak dövmenin sadece dövme olmadığını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93445</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/232cf468-6b54-481d-96cf-d8e328b93faa.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkekler Hayvan mıdır?</image:title>
            <image:caption>Kadın-erkek eşitsizliğini biyoloji değil kültür açıklar. 
 
Erkekler neden “erkek gibi” davranırlar? Sebep erkek beyni midir yoksa testosteron dalgalanmaları mı? Soyunma odasındaki kaba konuşmalar, rekabet ve şiddetten erkeksi söylem ve cinsel tacize kadar toplum, erkek davranışını biyolojik yönden açıklamaya yatkındır. Ancak biyoloji yanlış erkek davranışlarını maskeler. Kadın-erkek eşitsizliğini biyoloji değil kültür açıklar. ERKEKLER HAYVAN MIDIR? kitabında önde gelen antropoloji profesörü Matthew Gutmann, küresel bir erkeklik araştırmasına girişiyor ve yırtıcı erkek davranışlarının nedenlerini açıklıyor. Gutmann, antropolojik hazine sandığından alınmış örnekler ve kişisel anekdotlarla, erkeklerin derinlerde nasıl oldukları, mantıksal olarak erkeklerden ne bekleyebileceğimiz ve erkek olarak kendimizden neler beklememiz gerektiği konusunda günlük tartışmalar için içgörüler sunuyor. Bu kitap aynı zamanda kadın düşmanlığı ve erkek şiddeti sorunlarına dünya çapında verilebilecek kültürel yanıtları derinlemesine ve aydınlatıcı bir şekilde özetliyor. Sadece erkekler için değil, hepimiz için daha iyi bir yaşama yönelik bu rehber, erkekleri sanki zamansız ve kültürsüz bir tür olarak tanımlayan “Erkek erkektir!” inanışını yerle bir ediyor. 
 
“Gutmann, erkekliğin basite indirgenmiş kavramlarını yapıbozuma uğratmaktan fazlasını yapıyor ve erkeklik ile insanlığın çatışmak yerine bir araya geldiği yeni bir gerçeklik yaratıyor.” 
Agustín Fuentes, Antropoloji Profesörü, Notre Dame Üniversitesi Edmund P. Joyce 
C.S.C. 
 
“Erkekler hayvan mıdır? Evet, ama hepimiz öyleyiz. Peki bu erkek davranışını ne kadar açıklar? Gutmann’a göre, toplumsal ve kültürel faktörlerin erkek cinselliği ve saldırganlığındaki baskın rolüyle karşılaştırıldığında çok da fazla değil.” 
Sherry Ortner, Antropoloji Profesörü, UCLA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93446</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f842143-6401-4f8f-81f3-101f8e53ac67.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaren</image:title>
            <image:caption>Kendimize bile itiraf ederken çekindiğimiz duygular vardır. Aşikâr olduğunda bütün gerçekliğini kaybedeceğini sandığımız ve hep bir boşlukta yuvarlanacağını düşündüğümüz hisler. Bir gün kendiliğinden ve aynı zamanda olması gerektiği gibi su yüzünde belireceğine inandığımız düşüncelerimiz. Hiçbir duygu, düşünce, his, anlam sahibinin aracılığı olmadan yansıyamaz. Biz birine gülümsediğimizde onu sevdiğimizi, ona zaman ayırdığımızda değer değer verdiğimizi, onun için fedakârlıklar yaptığımızda onu düşündüğümüzü anlamasını bekleriz. Ta ki onlar bunu farketmeksizin bir şekilde hayatlarımızdan çıkana dek. Ondan sonra arkalarından söylediğimiz binlerce cümle sadece yankı olarak kalır. Vaktinde söylenmemiş cümle, yerinde gösterilmeyen sevgi, geç kalınmış bir çaba insanın sadece saçını ağartır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93447</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e248b48-757c-49bf-9484-676357b503ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Haçlılar ve İstanbul</image:title>
            <image:caption>11. yüzyılın sonlarında Papalığın öncülüğünde başlayan Haçlı Seferleri, Türk-İslam dünyasını hedef almakla birlikte Bizans İmparatorluğu’nu da etkiledi. Batı’nın yüzyıllardır imparatorluğa duyduğu kıskançlık Haçlı Seferleri ile daha belirgin hale gelerek İstanbul ve imparatorluğa sahip olma düşüncesine dönüştü.

Birinci, İkinci, Üçüncü ve 1101 Yılı Haçlı Seferleri’nde bu gayelerine ulaşmak isteyen Haçlılar, 1204 yılında gerçekleşen Dördüncü Haçlı Seferi ile isteklerine kavuştu. İnsanlık tarihinin en acımasız kıyımlarından birini yaparak şehre ve imparatorluğa sahip olan Haçlılar, 57 yıl sürecek hâkimiyetlerini başlattılar. “Şehirler Kraliçesi” olarak adlandırılan İstanbul, değişik milletler tarafından defalarca kuşatılmış ancak hiç bu kadar şiddetli, acımasız ve insafsız bir muamele ile karşılaşmamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93448</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3acf2f9a-7069-450e-bb9e-66d07cd24b4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Liderlik ve Amaç</image:title>
            <image:caption>Topluma katkı sağlama düşüncesini iş modellerine entegre eden şirketler, uzun vadede daha başarılı olmaktadır. Bu kitap size, şirketinizi kendi faaliyet alanında başarılı kılarken nasıl toplumsal katkı da sağlayabileceğinize dair bilgiler, ipuçları ve araçlar sunmaktadır. Yazar, bu sürükleyici kitapta vaka çalışmalarını kullanarak liderlerin yolculuklarını, elde ettikleri başarıları, yaptıkları hataları ve bu hatalardan aldıkları dersleri anlatmaktadır.

Eser; CEO’lar, üst düzey liderler ve yöneticilerin yanı sıra resmî unvan ve makamlara sahip olmayan ancak toplumsal etki gücü yüksek kişiler de dâhil olmak üzere, birçok farklı görev ve düzeydeki lider için rehber niteliğindedir.

Bir kurumda başarı nasıl sağlanır, liderin hedefi ve amacı ne olmalıdır sorularının cevaplarını arıyorsanız, aradığınız cevapları bu kitapta bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93449</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42ffa1ea-a0fb-434f-9d1a-efaf4d2aea76.jpg</image:loc>
            <image:title>Mürekkebe Boyanan Sardunya 1</image:title>
            <image:caption>“Sevgi acıtır, öp yaralarımdan 
belki sana da bulaşır.” 
 
 
Aşk bazen bir kitabın cümlesinde, bir çiçeğin yaprağında, bir damla gözyaşında ya da ilk bakışta gizlidir. 
Mislina için de öyleydi.  Akif Selim’in mürekkep mavisigözlerine bir kez bakınca kendi kalbiyle  tanıştı 
ve o günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. 
 
Mislina Farah’ın aşkı o kitabın cümlesi,o çiçeğin yaprağı,  saf bir gözyaşı ve ilk bakışın sonuncusuna 
uzandığı bir kalp atışıydı. Penceresinin önündekisardunyalar arkadaşı, Çakır yoldaşı,  Kumru ise sırdaşıoldu. Tüm bu güzel şeyler Akif Selim’in kalbine giden 
zarif ve tehlikesiz bir yoldu. 
 
Sevginin en masum, en derin, en saf haliydi onların hikâyesi. Kırılan kalpler bile var oldukları bedenleri sevdiler çünkü gün sonunda iyileşeceklerini bildiler. Sevgi bazen acıtsa da 
ince ruhlar acıttıkları yerleri öper, iyi ederdi. Tıpkı bu iki ruhun sahibi gibi. 
 
“Sevginin uğramadığı kalplere başkasının yüreği ağır gelir. 
Sevmek yürek ister, zaman ister, hakikat ister. 
Yalan bir ruhun varlığı elbet bir gün tökezler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93450</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a170cdb6-7e66-4f20-aa92-444a895a9515.jpg</image:loc>
            <image:title>Dörtlerin Yemini (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sir Arthur Conan Doyle’un akIl yürütme yeteneği çok güçlü Edinburghlu bir öğretmenden esinlenerek yarattığı Sherlock Holmes karakteri ilk kez 1877’de yayımlanan Kızıl İpucu’nda boy gösterdi. İngiliz edebiyatının en canlı karakterlerinden biri olan Holmes, piposu, şapkası ve kendine özgü giysileriyle farklı bir dedektif olarak daha sonra pek çok romanda okuyucunun karşısına çıktı. Arkadaşı Dr. Watson ve düşmanı Prof. Moriarty ile birlikte birçok filmin de kahramanı olarak ün kazandı. Doyle’un yazdığı tarihi romanlar ve tiyatro oyunları Sherlock Holmes’un kazandığı ünün gölgesinde kaldı. 

Dörtlerin Yemini’nde hırs ve entrikanın yol açtığı bir cinayetle düğümlenen olaylar, Holmes’un rastlantıları birer delile çeviren gözlem gücü sayesinde umulmadık bir çözüme kavuşur. Doyle ilginç bir kurguyu akıcı bir ifade ile birleştirerek bir dedektif öyküsünü edebiyatın klasikleri arasına yerleştirmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93451</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f53eca30-d2ae-4fee-8351-ac6133922da5.jpg</image:loc>
            <image:title>Rahel Tanrı&apos;yla Hesaplaşıyor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Zweig’ın menkıbelerinde hikâye edilen kişiler Tanrı’yı ve kendilerini ararken hayatlarının anlamını bulacaklarına dair umutlarını her daim korurlar. Yazar Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor’da Rahel ile Yakup’un Eski Ahit ’teki hikâyelerini Kutsal Kitap’taki anlatım biçimini anıştıran bir üslupla ve elbette kendi yorumunu katarak aktarır. Üçüncü Güvercinin Hikâyesi’ni de Nuh Tufanı’ndan esinlenerek kaleme almıştır. Nuh’un tufandan sonra suların çekilip çekilmediğini anlamak için gönderdiği üçüncü güvercin geri dönmez. Ancak Zweig’ın öyküsünde güvercinin dönmeyişinin nedeni Eski Ahit ’teki gibi toprağın kuruması değil, her yerde ölüm ve felaket görmesidir. Esin kaynağı Bhagavad Gita olan Ölümsüz Kardeşin Gözleri ise Virata adlı bir savaşçıyla ilgilidir. Bir savaşta bilmeden öldürdüğü ağabeyinin gözleri Virata’yı her yerde izler. İnsanlardan uzakta, günahtan arınmış olarak yaşamını sürdürmeye çalışsa da, eylemlerinin başka insanların yaşamlarını etkilemesine engel olamayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93452</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b110d46-b741-4591-9b31-c02d2306185f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Denizinde Bir Sandal</image:title>
            <image:caption>Bu şiir kitabımı, kitap çıkartma hususunda teşvik ve katkılarını gördüğüm şiir Dostlarına, tüm Kardeşlerime, tüm Hemşehrilerime armağan ediyorum. Rabbim kendilerinden razı ve memnun olsun. 
Bu kitap, aynı isimli eserimin ikinci baskısıdır. Yeni baskıda bazı şiirler çıkartılmış, bazı yeni şiirlere yer verilmiştir. Haydi hayırlısı. 
 
ŞİİR DENİZİNDE BİR SANDAL 
Şiir Denizinde bir garip Sandal’ım. 
İlim ve hikmet tutunacak tek dalım. 
İyilik ve doğruluk olsun ahvalim. 
İşte böyle varmak isterim menzile. 
 
İmtihan için gönderildik cihana. 
Çalış-çabala, arama bahane. 
Allah’ın izniyle varırsın limana. 
Yolun açıktır, haydi git güle güle. 
 
Ufuklara ulaşmaya var mısın? 
Ta en uzaklara doğru kaçar mısın? 
İyiliği, doğruluğu sarar mısın? 
Dua et, iste, Yüce Rabbimden dile. 
 
Bedenim ölümlü, ruhuma ölüm yok. 
Hakkı görmek istersen emaresi çok. 
Kimi aç, kimi de boğazına dek tok. 
Dünya dediğin nedir, sabır ve çile. 
 
Haydi Ey Ahmet yaz, haydi Ey Sandal yüz. 
Hiç boş durma, sabah-akşam, gece-gündüz. 
Yaşın olsa da doksan dokuz ve yüz. 
Ecel günü selam verirsin Azrail’e. 
 
Yunus gibi gariplerden, Ahmet’tenim. 
Gördüğünüz gibi kemik ve ettenim. 
Bir gün toprak olur bu bedenim, tenim. 
Sevenler unutmaz, yıllar geçse bile. 
Sevenler unutmaz, yıllar geçse bile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93453</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebb01b18-b83c-4bd7-98c4-084f6aecd79b.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano İçin 19 Parça</image:title>
            <image:caption>“Piyano için 19 Parça” albümü; bestecinin 2020-2021 yıllarını kapsayan ve dünyamızı derinden etkileyen Covid-19 salgını sürecinde yaşamsal kısıtlamaların getirdiği bekleme evresinde piyano başında geçirdiği döneme ait eserleri barındırmaktadır. 
Kitapta dünya literatüründe yer alabilecek ve ülkemizde piyano eğitimi veren sanat kurumlarına katkı sağlayabilecek, çalınabilme kolaylığı bulunan; pentatonik, modal, tampere ve ton dışı ses dizinlerini içeren 19 parça bulunmaktadır. Eserlerin video/ses kayıtlarına kitabın künyesinde bulunan karekod aracılığıyla ulaşabilirsiniz. 
Bestecinin stil özelliğine uygun ve çalıcının hayal gücünü destekleyici nitelikteki bu parçalar, dinleyici için uygun duyumsamaları da barındırmaktadır. Bu albümün ülkemizin ve bütün dünya toplumlarının sanat sahasına katkı sağlaması dileğiyle...

19 Pieces for Piano: There are 19 pieces that can contribute to the art institutions that give piano education in our country, also includes pentatonic, modal, tampered and non-tonal sound sequences, which can be played in the world literature, and easily played. These are the compositions of the artist while he is in in the waiting phase-  covering the years 2020/2021 - brought by the vital restrictions in the Covid pandemic (epidemic) process, which deeply affected our world. The pieces, which are suitable for the composer&apos;s style and support the imagination of the performer, also contain appropriate sensations for the listener. You can listen video/audio records of pieces by the way of data image in tag page. With the hope that this album will contribute to our country and all the world societies in the field of art.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93454</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b2e6e46-8895-462b-9802-6210bc01e7f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzik Yetenek Sınavlarına Hazırlık</image:title>
            <image:caption>Ezgi ve ritim tekrarı günlük hayatımızın önemli bir parçası olmasına karşın müzik yetenek sınavlarına hazırlanan öğrenciler için genellikle korkulan bir durumdur. Yetenek sınavlarına hazırlanan öğrencilerin birçoğu ezgi ve ritim tekrarı sorularını cevaplarken zorlanmakta, kaygıya kapılmakta ve birçoğu sonuçta başarısız olmaktadır. İşte bu kitap yılların deneyimiyle ve başarısı test edilerek müzik yetenek sınavlarına hazırlanan öğrencilerin düzenli ve sistemli bir çalışma yapabilmeleri için hazırlanmıştır. 
 
Müzik Yetenek Sınavlarına Hazırlık kitabını diğerlerinden ayıran en önemli özelliği sadece ezgi ve ritim tekrarı konularına odaklanarak hazırlanmış olmasıdır. Kitapta yer verilen konular öğrencilerin en basit haliyle anlayacağı şekilde kurgulanmıştır. En basitten başlanarak yapılan solfej ve ritmik okuma çalışmaları hiçbir bilgisi olmayan öğrencilerin bile ilk çalışmadan itibaren nota okumasını geliştirmesine olanak sağlamaktadır. Kitap bununla birlikte çeşitli çalışma yöntemleri hakkında ipuçları da vererek öğrencilerin ezgi ve ritim tekrarı ile ilgili motivasyonunu yükseltmeyi amaçlamaktadır. Kitapta bulunan çok sayıda örneğin sınavlara öğrenci hazırlayan birçok eğitimciye de kaynak olacağı düşünülmektedir. 
Kitabın bir diğer önemli özelliği de çalışmaların videolarla desteklenmiş olmasıdır. Kullanıcılar sayfalarda bulunan “Karekod”ları cep telefonlarına okutularak her an her yerden kitaptaki ezgi ve ritim çalışmalarına ulaşabilirler. Böylelikle öğrencilerin kendi başlarına çalışmalarına da fırsat sağlanmıştır. 
 
Kitabımızın sınavlara öğrenci hazırlayan eğitimcilere ve müzik yetenek sınavlarına hazırlanan öğrencilere yararlı olması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93455</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7d90669-ce79-4950-b27f-dbf1835dcdd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hanımlara Mahsus Hikayeler - Kadınların Hafızası</image:title>
            <image:caption>1895, Türkiye’de kadın yazarlığın dönüşümünde belirleyici bir yıldı. Emine Semiye, Makbule Leman, Nigâr Hanım, P. Fahriye, Rana bint-i Safvet, İsmet ve Soğanağa Mahalleli Münire’nin de dahil olduğu kadın yazarlar kuşağı, bu yıldan itibaren Hanımlara Mahsus Gazete’yi mekân bilerek hikâyelerini yayımlamaya başladılar. Daha önceki kadın yazarların şahsi girişimleri burada bir kuşağın ortak faaliyetine dönüştü.
On dokuzuncu yüzyılın sonunda kadın yazarlar; aşkı, aileyi, tabiatı, iç âlemlerini, şehri, toplumu nasıl görüyorlardı?
Hangi dertlere nasıl çözümlerle yaklaşıyorlardı? Kadınlar arası yoldaşlığı nasıl kuruyorlardı?
Bu sorulara cevaplar sunan Hanımlara Mahsus Hikâyeler’de bir kuşağın edebî, duygusal ve sosyal dünyasıyla tanışıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93456</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91f90058-ec39-4a9d-8672-6f2effc655ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Muallime - Kadınların Hafızası</image:title>
            <image:caption>Muallime’de Caddebostan ile Bostancı arasındaki bir köşkten asır sonu Osmanlı sosyal hayatına, aile ilişkilerine, eğitim anlayışlarına doğru yola çıkıyoruz. Erdemli bir muallimenin başından geçenleri takip ederken olaylar ve ilişkiler karmaşıklaşarak çeşitleniyor. Gelenekle modernlik, hayırla şer, kurallarla ihlaller İstanbul’un farklı sınıflara ait haneleriyle Kastamonu’nun seçkinlerinin ve âlimlerinin ortamlarından geçerek bir araya geliyor. Emine Semiye, sunduğu zengin ilişkiler, kişiler ve mekânlar manzarasıyla kötülüğün değiştirilemez bir nitelik olup olmadığını, iyilik kapısının herkes için her zaman açık olup olamayacağını tartışmaya açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93457</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af9f4f2a-1123-43d3-b992-fb84341ae0a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Rabia</image:title>
            <image:caption>Ben Rabia… Aşka düştüm, bir daha da beni gören olmadı… 
“Cenneti ateşe verip cehennemi söndüren kadın dediler benim için; oysa ben Allah’ın rızasına perde olan şeyleri düşünmekten vazgeçin demiştim.” 

“Araştırmanın sonuna geldiğimde elimde birbirini doğrulayan yirmi civarında menkıbe ve kırık dökük rivayetlerden başka bir şey kalmamıştı. Ne yapacağımı nasıl değerlendireceğimi açıkçası bilmiyordum hatta vazgeçmeyi bile düşündüm... Bu ikilem ile mücadele ederken bir gece nasıl oldu bilmiyorum ama gönlümde dile geldi Rabia. Öyle tatlı bir ses tonu ile anlatmaya başladı ki bana hikâyesini, sanki yanı başımda oturmuş o anlatıyor ben de naçizane kâtiplik yapıyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93458</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f5469ae-8d99-4994-9e80-b30160666e37.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Hayatımızda Peygamberimiz</image:title>
            <image:caption>Mutluluk arayan herkesin en büyük korkusu huzurlu bir yuva kuramamak değil mi? 
            Yıkılan pek çok evliliği duymak sizi endişelendirmiyor mu? 
            Çocuklarınızla iletişimde sıkıntılar mı yaşıyorsunuz?  
            Ailenizi mutluluğa götürecek bir kitap hazırladık. 
            “Aile Hayatında Peygamberimiz” 
            Bu kitap ailevi problemlerinizin çözümüne ışık tutuyor. 
Kalpten gelen gerçek sevginin kilitli kapıları nasıl açtığını gösteriyor. 
            Peygamberimizin hikmet ve marifet dolu aile yaşamından kesitler sunuyor. 
            Çocuklarımızla iletişimde sevgi diline anlam katıyor. Küçük kalplerin büyük dünyalarına girmenin gönüllerinde en güzel yeri kapmanın yolunu tarif ediyor. 
            Okurken içiniz huzur bulacak, sevginiz coşacak, hataların olmadığı bir aile hayatının lezzetini duyacaksınız.              
Haydi öyleyse, ne duruyorsunuz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93459</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf767d4d-8689-44f9-91da-878598b5fe68.jpg</image:loc>
            <image:title>Limit - 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>Mizuki Konno sıradan bir lise son sınıf öğrencisi ve kendi yaşındaki diğer pek çokları gibi üniversiteye hazırlanmakta. Okulun en gözde kişiliklerinden biri olmasa da Mizuki’nin, arkadaşları arasında popüler ve sınıfının gıptayla bakılan öğrencilerinden biri olduğunu söylemek mümkün. 
 
Aslında kötü biri de değil Mizuki ama zaman zaman, çevresindekilere tepeden bakan tavırlarla yaklaşabiliyor. Okul başarısı açısından onunla benzer konumda bulunan ancak sosyal ilişkileri daha zayıf olanlarsa bu durum karşısında pek de memnun değiller. 
 
Mizuki ve arkadaşları, sınıfça çıktıkları bir gezi sırasında ciddi bir kaza geçirdiler ve öğrencilerden büyük kısmı öldü. Geride sadece 5 kişi kaldı ve onlar da hem yaralı hem de vahşi doğanın ortasında bir başlarına kalmış durumdalar. Ayrıca birbirlerinden de nefret ediyorlar ve bir yandan hayatta kalmaya devam ederken bir yandan da diğerleri üzerinde kendi tahakkümlerini kurma çabasındalar. 
 
Artık yeni bir düzen geçerli ve bundan böyle, eski zamanların kuralları işe yaramayacak! 
 
Limit, bir grup gencin yaşadığı zorlu hayatta kalma mücadelesinin hikâyesi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93460</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec3ba47e-c3dc-48df-a95f-1f064e0f9e35.jpg</image:loc>
            <image:title>Shaman King 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>Çoğu insan onlardan ölesiye korkuyor olsa da hayaletler Özel Şinra Lisesi öğrencilerinden Yoh Asakura’nın en yakın dostları.  Genç bir şaman olan Yoh Asakura öbür dünyayla bu dünyayı birbirine bağlayıp ruhlarla bağlantı kurabilen, olağanüstü yeteneklere sahip biri!  Diğer şamanlar gibi Yoh da ölülerin ruhlarının, vücuduna girip kendisiyle bütünleşmesine izin veriyor ve onların güçlerini, insanlara yardım etmek için kullanıyor. Ancak son zamanlarda Yoh’un sorumluluğu çok daha büyük, zira bu ruhlar ve onlarla birlikte hareket eden insanlar fazlasıyla tehlikeli olabiliyor. 

Ödüllü yazar ve çizer Hiroyuki Takei’nin yarattığı Shaman King, heyecanlı ve bir an bile düşmeyen temposuyla sizi esir alacak bir macera!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93461</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a60fa75-a2ed-4ff0-9e00-6dacb1adcb39.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne - Gökkuşağı Vadisi (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Anne Shirley, hayat yolunda biricik aşkı Gilbert Blythe ile kol kola yürürken zaman akıp geçmiş ve altı çocuk annesi olmuştur. Her biri birbirinden farklı karakterlerde olan bu ele avuca sığmaz çocuklarla hayat zaten tam bir macerayken, köye John Meredith isminde tuhaf bir rahiple çocuklarının taşınmasıyla ortalık daha da karışır. 

Kısa sürede kaynaşan Meredith ve Ingleside çocuklarını ise birbirinden zorlu görevler beklemektedir. Kaçak bir kızı yetimhaneden kurtarmak, zavallı rahibin kalp ağrısına merhem olmak ve evcil bir horozun çorba olmasını önlemek ise bunlardan sadece bazılarıdır. Elbette bu küçük afacanlar tüm bunları yaparken, kasabanın altını üstüne getirmeyi de ihmal etmeyeceklerdir! Günün sonunda huzuru ise daima kavgalarına, dostluklarına, kahkahalarına ve gözyaşlarına eşlik eden, Gökkuşağı Vadisi adını verdikleri özel toplanma yerlerinde bulacaklardır. 

L. M. Montgomery’nin ölümsüz kaleminde hayat bulan ve Anne with an E isimli Netflix dizisine de ilham olan Yeşilin Kızı Anne, yolculuğuna kaldığı yerden serinin yedinci kitabı Yeşilin Kızı Anne Gökkuşağı Vadisi ile devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93462</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/465691be-9d9c-4397-a342-3a15ab46962a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin 23 Nisan</image:title>
            <image:caption>Atatürk gibi olun çocuklar.
Çalışkan, cesur ve yurtsever.
Atatürk gibi olun çocuklar.
Yurdumuza ve yurttaşınıza hizmeti,
En yüce görev sayın.
Bilimin gösterdiği yoldan gidin.
Emeği en yüce değer sayın.
Haktan ve emekten yana olun.
Haksızlığa boyun eğmeyin.
Atatürk gibi olun.
Turan Karakaş&apos;tan çocuklar için şiirsel bir Atatürk anlatımı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93463</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3da60555-d2dd-4cf4-bd43-0720675ff163.jpg</image:loc>
            <image:title>Göçün Göbeğinde</image:title>
            <image:caption>Osmanlı&apos;nın Balkanlar’dan çekilişi, birbirinden kanlı savaşların, yılların, çekilen acıların, kayıpların sonucu, Balkan topraklarından Anadolu topraklarına doğru kaçınılmaz büyük göçün yaşanması...
Uzaktan algılanmayan güçlü bir haberleşme, dayanışma ağları içinde, Osmanlı askerlerinin Balkanlar’dan çekilişi, Mustafa Kemal&apos;in içinde olduğu birliklerle eşgüdümlü olarak, güvenlik adına da aile bağları içinde de gerçekleştiriliyor...
Asıl mucize, en çok yararlanılacaklar listesine alınmış, Mustafa Kemal&apos;in kafasında seçilmiş kişilerin, il il görevlendirilmelerinin, sonuçta Gazi Meclis&apos;in açılış günü Ankara&apos;da görev yapabilmelerini sağlayacak bir takvimi içinde çakışıyor olmasında...
Birkaç kuşağın, çaprazlama göçlerin göbeğindeki yaşamlarının belgelenmesini de getiriyor. Göçlerin gelgitlerinde, yaşamımızın noktası yok. Masalı, daha doğrusu çocukluğun içinden belgeli tanıklıkları tadında bırakmak gerek...
Şükran Soner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93464</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d7d5023-9fad-46c6-9b0e-28fcd6ecbd80.jpg</image:loc>
            <image:title>Raphael</image:title>
            <image:caption>Ölümsüz savaş her geçen gün daha fazla büyürken… 
 
Ve şimdi yeni bir melek, ışığının gücüyle karanlığa meydan okumaya başladı. 
 
Ölümsüz sonsuz savaş ve sonsuz karanlık sona erdiğinde ölümsüzlükte buluşan bu iki melek, ölümsüz aşka sahip olabilecekler miydi? 
 
Kaderlerinde yazılmış olan aşk için nelerden vazgeçebileceklerdi? Ve vazgeçtikleri anda onları neler bekliyordu? 
 
Raphael için aşk, fedakârlıktı, sevdiği için her şeyi göze almaya gönüllüydü, çünkü yolun sonunda cennetti vadeden meleği vardı. 
 
Aşkı için savaşan bir adam ne kadar ileri gidebilirdi? Peki ya sen aşkın için neleri göze alabilirsin? 
  Sizi harika bir aşk serüvenine sürükleyen bu kitapla, kendinizi kahramanların yerine koyarak aynı heyecanları yaşayacağınız, mucizevî bir aşka, kanatlarınızı ve ruhunuzu açmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93465</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3345b68e-3351-48ca-9d3c-6b6214bfe7dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Basiretli Tacir</image:title>
            <image:caption>Kendi içine dönmek, kendi hayat amacını ve ruhunun keşfedilmemiş noktalarını keşfetmek! 
 
Her insan kendi yolunu kendisi mi çizer? Yaşadıklarımız bir sonraki daha uzak bir yol için hazırlıktır. Yaşadığımız her tecrübe ise insanın öz benliğinin öğretisini oluşturur. 
 
Bu öğreti uzun ve zorluklarla doludur. Arayışımız hiçbir zaman bitmez; kendimizi her bulduğumuzda, tüm o zorlukları anlayacak ve geride bırakacak bir manevi güç gelir insana. 
 
Sonunda zafer sizindir: Bu güç artık içimizdedir. Hiçbir şeyin zarar veremeyeceği ve yok edemeyeceği, hakikate biraz daha yaklaşmış bilincinizle artık önünüze çıkan her zorluğu, acıyı, mücadeleyi kabul edersiniz. 
 
 Ve kim bilir belki bir gün siz de “Basiretli Tacir” olursunuz. 
 
Bu arada; eğer siz de “Basiretizm” ideolojisine uyacaksanız, bu hayat görüşünün kurallarını unutmamanız gerekir: 
 
“Hayatta Kal 
Hayatı Sev 
Hayattan Öğren 
 
Özde Kal 
Özü Sev Özden Öğren”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93466</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cc38b32-90a1-49f6-a3dc-fae5e8b702b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Coya</image:title>
            <image:caption>Bir insan hayatı boyunca kaç kez âşık olabilir? Ya da “gerçek” aşkı 
bulduğunu zannedebilir? 
 
Hayatın kaynağı sevgiyle akar ve aşk kendi seçimimiz değil, kendini arayışın ve kendini bulmanın bir parçasıdır. 
 
Coya kendi benliğinin ışığında gerçek aşkla yeniden doğmak için zamanın döngüsüne bırakmıştı ruhunu. 
 
Aşka olan inancını kaybetmişti ki; aşk yeniden karşısına çıktı. Hazır mıydı buna? Huzur ve mutluluğu bulmak için hayatına kabul ettiğini zannettiği aşk onu yine yaralar mıydı? 
 
Tüm bu soruları kitapta okurken, kendi hayatlarınızdan da cevaplar vereceksiniz. Coya&apos;nın gözlerinden onun yolculuğunu kendi yolculuğunuz gibi izleyecek ve onunla beraber siz de kendi arayışınızdan izler bulacaksınız. 
  Unutmayın; gerçek aşkı çok az kişi yaşar ve onu seçme hakkımız yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93467</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6870f948-f5cf-4486-a630-f03578902f77.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu ve Özel Sektörde Kurumsal Yönetim Modeli</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca savaştığımız veya hayvancılık ve de tarım işiyle ilgilendiğimiz için, genlerimizde de organizasyon yönetimi ne yazık ki yok. Dünyaya göre çok sonradan deneyimlemeye başladığımız bir alan oldu. Çok geride olduğumuz ve açığı daha çok çalışarak kapatmamız gerekirken, maalesef geriye giden bir organizasyonel yönetim anlayışı söz konusu. Bu alanda sadece teorik olarak değil, pratikte başarılı örnekler çıkartamazsak; endüstri 4.0 fırsatını kaçıracağız. Özellikle pandemi ile tüm dünyada organizasyon yönetimlerinde ciddi değişiklikler olurken, şu anda tekrar başlangıç çizgisine gelindiğini söyleyebiliriz. Yeni düzende yönetim modelleri için geç kalmadık. Henüz yolun başındayız.

Tüm dünyada sıfırlanan bir anlayış söz konusu. Özellikle kamu sektöründe bu düzeni yakalayabilirsek, devletimizin kurumsallaşması bakımından tüm dünyaya örnek oluruz. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini bu düzenin oluşması için fırsat olarak görüyorum. Özel sektör açısından da yeni yönetim düzenine uyum sağlayan şirketler olduğu sürece global markaların ülkemizden çıkmaması için hiçbir neden yok. Yeter ki bu alana önem verelim.

 Kurumlarımıza (ister özel sektör olsun isterse kamu) yönetimsel yatırımları yani beşeri yatırımları yapalım ve önemseyelim.
İşte bu kitapta, kaynağı önemli olmamakla birlikte (ister özel sektör ister kamu sektörü) organizasyonlarda nasıl etkin bir yönetim modeli oluşturabileceğinizi anlatacağım. Bu yöntem, 20 yıllık yönetim danışmanlığında binlerce şirket ve kurumda elde ettiğim deneyim ile teorik bilgilerin harmanlanması sonucu ortaya çıkan ve birçok kez başarıya ulaşmış; tamamen Türk firmalarına ve kurumlarına özgü bir model olan ‘’Kurumsal Gelişim Denge Modeli’’ nden yola çıkarak oluşturulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93468</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8513127a-8fbe-4356-bb92-f058f62cf0a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyku</image:title>
            <image:caption>Aldığı kararları yerine getiren kararlı bir insan olmak ister miyiz? 
 
İstediği hedeflere ulaşmak için azimli bir insan olmak ister miyiz? 
 
Karşılaştığı her şartta çıkarını değil, şeref gerçeğini hatırlayan ve şerefine toz kondurmadan yaşayan bir insan olmak ister miyiz? 
 
İnandığı gerçekleri kimseden korkmadan yaşayan ve düşüncelerini rahatlıkla ifade eden cesur bir insan olmak ister miyiz? 
 
Bardağın boş tarafı kadar dolu tarafını da gören, olumlu düşünen, karşılaştığı olaylarda hemen karamsar olmayan iyimser bir insan olmak ister miyiz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93469</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79a36d31-ca31-43c8-9f7c-109bc5136cd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Diyet Hakkında Her Şey</image:title>
            <image:caption>Uzman Diyetisyen Nilay Keçeci’nin tarifleriyle sevdiğiniz yemekleri yiyerek de kilo vermek mümkün! Tüm hastalıkların tedavisi aslında sağlıklı yaşam, beslenme ve diyette gizli. Günlük hayatta yemediğiniz, sevmediğiniz şeylere kilo verme uğruna katlanabilirsiniz; peki diyetten sonra fazlasıyla geri alınan kilolar ne olacak? Bu kitabın diyet listesi sevdiğiniz yemekler üzerine kurulu… Sevdiğiniz yemeklerle yaptığınız diyet sizi yormayacak ve buna bağlı olarak yasaklı şeylere büyük bir açlık beslememiş olacaksınız. Diyet bittikten sonra da sahip olduğunuz fit görünümü korumuş olacaksınız. Kilolu olarak geçirdiğim hamilelik ve emzirme dönemlerimde bu sürecin hem fizyolojik hem psikolojik zorluklarını, biz kadınların neler hissettiğini daha iyi anladım; başta bir anne sonra bir diyetisyen olarak. Şimdi hazırsanız sağlık yolculuğuna birlikte çıkalım. Sağlıklı, fit bir görünüme yasaklı listelerle değil sevdiğimiz şeyleri yiyerek kavuşalım. Okuduğunuz son diyet kitabı olması dileğiyle, fit ve sağlıklı günlere..!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93470</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72cc6137-3778-4ac7-b674-29a743032067.jpg</image:loc>
            <image:title>Scientific Brain Drain &amp; Return</image:title>
            <image:caption>1.      THE PERSPECTIVE OF THE DEVELOPING WORLD ON SKILLED IMMIGRATION: THEORETICAL BASES 
1.1.   Three Generations of High Skilled Labor Migration Literature 
1.2.   What Does the Theory Say? 
1.3.   Effects of High-Skilled Labor Immigration on the Home Country 
1.4.   What Can Pave the Way for the Reverse Brain Drain? 
2.      THE DATA: SURVEY METHODOLOGY AND PROFILE OF THE PARTICIPANTS 
2.1.   Face to Face Interviews with Turkish Scientists and Scholars 
2.2.   Profiles of the Respondents: Descriptive Analysis of Turkish Scientists/Scholars Survey Data 
3.      THE MODEL AND ESTIMATION: RETURN INTENTIONS 
3.1.   Literature Review and Theoretical Explanatory Variables 
3.2.   Explanatory Variables Arising from Face to Face Interviews 
3.3.   Interaction Variables 
3.4.   Model Selection 
3.5.   Dependent Variables of the Estimated Models 
3.6.   Estimation Methodology 
3.7.   Estimation Results 
4.      ANALYSIS OF NON-TURKISH SCHOLARS INTENTIONS TO VISIT TURKEY AS VISITING SCHOLARS 
4.1.   Assessment of Data from Online Surveys and Interviews of Non-Turkish Scholars in MA 
5.      CONCLUSIONS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93471</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e06133d9-ff05-4590-ac69-a11a7beeb57d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrımcılık Etnisite Çalışma Hayatı Sosyal Psikolojik Faktörlerin Araştırılması</image:title>
            <image:caption>1.      ÇALIŞMA HAYATINDA AYRIMCILIK VE SOSYAL PSİKOLOJİK TEMELLERİ 
1.1.   ÇALIŞMA HAYATINDA AYRIMCILIK 
1.2.   AYRIMCILIK TÜRLERİ 
1.3.   AYRIMCILIKLA MÜCADELE 
2.      ETNİSİTE VE ETNİK AYRIMCILIK 
2.1.   ETNİK KİMLİK 
2.2.   ETNİK GRUPLAR 
2.3.   ETNİSİTE KURAMLARI 
2.4.   SİYASAL SİSTEMİN ÖTEKİ’SİNDEN TOPLUMUN ÖTEKİ’SİNE VE ETNİK ÇATIŞMALAR 
2.5.   TÜRKİYE, KÜRTLER VE ETNİK AYRIMCILIK 
3.      ARAŞTIRMANIN SOSYAL PSİKOLOJİK KURAMLARI 
3.1.   SOSYAL KİMLİK KURAMI 
3.2.   SOSYAL BASKINLIK KURAMI 
4.      KAVRAM ÇALIŞMASI OLARAK ÇALIŞMA HAYATINDA EŞİTLİK VE AYRIMCILIK EDİMİ ÜZERİNDEN EMEK MUHAFIZLARI: EŞİTLİK KORUCULARI VE AYRIMCILIK KORUCULARI 
5.      ALAN ARAŞTIRMASI ve BULGULAR 
5.1.   ALAN ARAŞTIRMASI 
5.2.   BULGULAR 
6.      SONUÇ VE TARTIŞMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93473</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/809154ec-9ca6-4d72-862e-8018606631e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Contemporary Issues In Strategic Human Resource Management</image:title>
            <image:caption>1.      The Place and Importance of Diversity Management in Human Resources Practices 
2.      Inclusion and Exclusion 
3.      Old or New? Will it Go on Forever? An Evaluation of Remote Working 
4.      Remote Work as a Tool of Organizational Change 
5.      The Role of Human Resources in the Journey of Sustainability: Green Human Resources Management 
6.      The Relationship Between Human Resources Management and Corporate Reputation as a Strategic Resource 
7.      International Strategic Human Resources Practices of Multinational Enterprises: Local Adaptation or Transfer? 
8.      Psychometric Tests in Recruitment Processes 
9.      Trade-Off Between Strategic Human Resource Management (SHRM) and Unions: Does SHRM Solve The Problem? 
10.  Employer Branding as a Strategic Tool for Human Resources Management</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93474</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52290839-34f0-464f-ac33-c79980be873e.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Politika Gerektiren (Dezavantajlı) Gruplar için Hayat Boyu Rehberlik Politikaları Meslek ve Kariyer Rehberliği</image:title>
            <image:caption>1.      İŞ, MESLEK VE KARİYER DANIŞMANLIĞINDAN HAYAT BOYU REHBERLİĞE 
2.      GENÇLER İÇİN KARİYER VE MESLEK DANIŞMANLIĞI 
3.      ÇALIŞMA HAYATINDA ÇOCUK İŞÇİLİĞİ VE MESLEKİ EĞİTİMİN ÖNEMİ 
4.      BİR KADIN MÜCADELESİ: KARİYERİN CİNSİYETİ 
5.      YAŞLILARA YÖNELİK KARİYER REHBERLİĞİ VE DANIŞMANLIĞI HİZMETLERİ 
6.      GÖÇMENLERİN EMEK PİYASASINDA YAŞADIĞI ZORLUKLAR: HANGİ İŞ? HANGİ MESLEK? HANGİ KARİYER? 
7.      ESKİ HÜKÜMLÜLERİN KARİYER SORUNLARI VE SOSYAL POLİTİKA UYGULAMALARI 
8.      TÜRKİYE’DE ENGELLİ İSTİHDAMINDA DESTEKLİ İSTİHDAM MODELİ: ENGELLİ İŞ KOÇLUĞU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93475</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e6e88fe-2b71-4aef-a4d1-8ba3cc195ac4.jpg</image:loc>
            <image:title>Turizm Sektöründe Pazarlama Paradigmaları</image:title>
            <image:caption>1.      TURİZM SEKTÖRÜNDE SAĞLIK PAZARLAMASI 
2.      TURİZM SEKTÖRÜNDE SPOR PAZARLAMASI 
3.      TURİZM SEKTÖRÜNDE ŞEHİR PAZARLAMASI 
4.      TURİZM SEKTÖRÜNDE DİJİTAL PAZARLAMA 
5.      TURİZM SEKTÖRÜNDE DİJİTAL PERFORMANS ÖLÇÜMÜ 
6.      TURİZM SEKTÖRÜNDE NÖROPAZARLAMA 
7.      TURİZM SEKTÖRÜNDE PAYLAŞIM EKONOMİSİ 
8.      TURİZM SEKTÖRÜNDE BLOKZİNCİR TEKNOLOJİSİ 
9.      TURİZM SEKTÖRÜNDE PAZARLAMA ARAŞTIRMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93476</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9eeb5f47-6cb4-4323-a60b-56ad708ce4b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-19 Pandemisinde İşletme Yönetiminin Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>1.      Bölüm I: Covid-19 Dönemindeki Sağlık Çalışanlarında Alturistik Liderlik ve İşten Ayrılma Niyeti Arasındaki İlişkinin İncelenmesi 
2.      Bölüm II: Covid-19 Pandemisinde Sağlık Yöneticilerinin Karşılaştıkları Zorluklar 
3.      Bölüm III: Impact of the Covid-19 on the Economics of Health Care Systems 
4.      Bölüm IV: Covid-19 Pandemisinde Bireylerin Hükümete, Sağlık Kuruluşlarına ve Medyaya Güveni 
5.      Bölüm V: Covid-19 Döneminde Hastane Seçimi 
6.      Bölüm VI: Covid-19 Pandemisinde Neoliberal Sağlık Sistemlerinde Meydana Gelen Değişim 
7.      Bölüm VII: Covid-19 Sürecinde Tedarik Zinciri Risk Yönetimi 
8.      Bölüm VIII: İşletme Bilimi Alanındaki Covid-19 Çalışmaları: Sistematik Bir İnceleme 
9.      Bölüm IX: Pandemi Sonrası “Yeni Normal’in” Pazarlama ve Tüketici Davranışları Bağlamında Değerlendirilmesi 
10.  Bölüm X: Covid-19 Pandemisinin Pazarlama Stratejileri ve Tüketici Trendleri Üzerindeki Etkileri 
11.  Bölüm XI: Covid-19 Döneminde Gözlemlenen Olağandışı Tüketim Davranışlarına Yönelik Bir Değerlendirme 
12.  Bölüm XII: Covid-19 Sürecinde Fahiş Fiyatlandırma: Şikâyetçi Tüketici Tiplerinin İncelenmesi 
13.  Bölüm XIII: Covid-19 Döneminde Gıda Tüketim Davranışının İncelenmesine Yönelik Literatür Taraması 
14.  Bölüm XIV: Impact Of Financial Development On Technology Innovation: Before And After Covid-19 
15.  Bölüm XV: Kaygı, Stres Ve Duygusal Bağlılık: Pandemi Dönemi Çalışanları Üzerine Bir Araştırma 
16.  Bölüm XVI: Covid-19 Sonrası Çalışmanın Geleceği 
17.  Bölüm XVII: Covid-19 Pandemisinde Sektörün İnsan Kaynakları Gündemi: HRdergi* Üzerine Bir Araştırma 
18.  Bölüm XVIII: Uluslararası Ticaret Yapan İşletmelerin Covid-19 Pandemisi Deneyimleri: Stratejik Çeviklik Üzerine Bir Serimleme 
19.  Bölüm XIX: Ticaret ve Risk: Covid-19 Salgını ve Ekonomi Politikası Belirsizliğinin Taşıma Maliyetleri Üzerindeki Etkisi 
20.  Bölüm XX: Education In Protracted Covid Crise: University Teachers’ Perceptions About Emergency Remote Teaching 
21.  Bölüm XXI: Covid-19 Pandemisinin Lojistik Sektörü Üzerindeki Etkileri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93477</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c504f6a-1021-42f2-b489-13930fa8db1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Türkçesinde Karşıtlık İşlevli Söz Dizimsel Yapılar</image:title>
            <image:caption>1.      KARŞITLIK 
1.1.   KARŞITLIK NEDİR? 
1.2.   KARŞITLIK TÜRLERİ 
1.3.   KARŞITLIK OLUŞTURMAYAN TÜRLER 
2.      KARŞITLIK İŞLEVLİ SÖZ DİZİMSEL YAPILAR 
2.1.   İlgeçler ve İlgeç Öbekleri ile Kurulan Karşıtlık İşlevli Söz Dizimsel Yapılar 
2.2.   Bağlaçlar ile Kurulan Karşıtlık İşlevli Söz Dizimsel Yapılar 
2.3.   Ulaçlar ve Ulaç Öbekleri ile Kurulan Karşıtlık İşlevli Söz Dizimsel Yapılar 
2.4.   Tekrar Grupları ile Kurulan Karşıtlık İşlevli Söz Dizimsel Yapılar 
2.5.   Karşıtlık İşlevli Olmayan Söz Dizimsel Yapılar 
3.      KARŞITLIK İŞLEVLİ SÖZ DİZİMSEL YAPI ÇÖZÜMLEMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93478</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ace5124d-c50f-4a6f-984f-5c7cd1a0085f.jpg</image:loc>
            <image:title>At Atabildiğin Kadar</image:title>
            <image:caption>Felsefe kökenli yazar Serhan Kansu, çocuklar için kaleme aldığı felsefe kitabı “Pervin Teyze Nasıl Basket Oynar?”ın ardından, yaratıcılık ve yazarlık konularına eğildiği “At Atabildiğin Kadar” aracılığıyla yeniden okurlarını selamlıyor, “Genç Felsefe” buluşmaları sürüyor. Deneyimli çizer Ahmet Demirtaş’ın özenli çizgileri de bu keyifli anlara eşlik ediyor. Sohbet yine koyu, satırlar pek eğlenceli, deli dolu… 

Palamutlar trombon çalarsa köpekbalıkları tango yapar, sütlaçlarsa çook uzun yaşar... 

Bu kitap akla ilk gelenlerdense hiç gelmeyenlerin peşinde ve bir süre sonra o sana değil, sen ona yol göstereceksin. Çünkü senin içindekini sadece sen bilebilirsin. 

Bugün içindeki sanatçıyla, yazarla, yaratıcılıkla tanışma vakti. Çok yönlü düşünme, düşünme becerileriyle dans etme, aklı sağlam adımlarla yürütürken sınırsızca uçma vakti. 
Neden mi? 

Sesi duymuyor musun? Trombon sesini… Palamutlar çalıyor, köpekbalıkları tango yapıyor. Sütlaçların yaşınıysa hiç sorma… Bak tam arkanda! Domatesler dörtnala koşuyor. Kanatlanmış kol saatleri kırmızı atları tarlalardan topluyor… 

Herkesin bir evi olduğu gibi bir de hayal evreni ve uzayı var. Aklının alabildiği kadar. Ancak uzay sınırsız değil miydi? O halde niçin hayallerimizin sınırları olsun ki? 

Şimdi sen kaptansın, bu kitap ise bir gemi. Yola çıkmaya hazırsan haydi yazılsın hikâyen.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93479</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5bbc271-b6c1-4771-a42c-517d8f651f3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Alexandra</image:title>
            <image:caption>“Özgürlük genelde insanın bir yere ihtiyaç duymaması anlamına gelir. Sen kendi alanında bir bireysin, kendine göre bir geçmişin var, olmasan aranırsın. Ama buradan uzaktaki şehirler tıpkı ben gibi sağa sola savrulan yapraklarla dolu. Bu yapraklar hep aynı, kimseyi tanımazlar, hiçbir şeyleri, bir bağları bile yoktur. Böyle biri öldüğü zaman bile nereye gömüleceği mesele olur. Ev sahibi ve yemek yediği lokantanın çalışanı arkasından ağlar belki ve arkasında belki bir redingot, bir resim şövalesi, bir keman ya da her neyle geçiniyorsa işte, o eşya dışında hiçbir şey bırakmaz. Yapabildiği tek şey kirasını ödemek; şehir merkezine yakın küçücük bir dairenin olması gerekenden fazla kirasını. Ne evi ne yeri ne de memleketlisi vardır. Sokaklarda, parklarda, tiyatrolarda geçirir zamanını. Restoranlarda ve konser alanlarında oturur, kendisi gibi yüzlercesini orada görür, içi titrer.” 

Amerika Birleşik Devletleri’nin, gelmiş geçmiş en iyi yazarlarından birisi olarak kabul edilen ve Pulitzer ödüllü Willa Cather’ın, 2019 yılında yayımladığımız Antonia’sından sonra, Bereketli Topraklar üçlemesinin bir diğer kitabı olan Alexandra’yı (O Piooners!) okuyucularımızla buluştumanın gururunu yaşıyoruz. 

Cather bu eserinde; sadeliği, derinliği, ürkütücü keskinliği ve duygusal görüş açısını elinden bir an olsun bırakmıyor. Cather’in sanatının derinliklerinden kopup gelen bu eseri, okudukça büyülenecek, büyülendikçe de seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93480</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d075dda8-4504-4305-944e-182b53cf8e66.jpg</image:loc>
            <image:title>Karabasan</image:title>
            <image:caption>Taht Oyunları serisinin usta yazarı George R. R. Martin, vampir kültünü kendine has bakış tarzıyla tersyüz ediyor. 
 
Başına buyruk bir nehir gemisi kaptanı olan Abner Marsh, zengin bir aristokrat kendisine çok kârlı bir teklifle yaklaştığında bu işte bir bit yeniği olduğundan şüphelenir. Ürkütücü biçimde solgun bir tene ve sert bakışlara sahip Joshua York, ne 1857’nin buzlu kışının Marsh’ın bir tanesi dışında tüm filosunu yok etmesini ne de 10 yıl içinde yatırımını geri alabileceğini umursamaktadır. 
 
Marsh onun teklifini reddetmeye niyetlenir. Bu kadar çok gizemin beladan başka bir şey getirmeyeceğinden emindir. Ama açgözlülüğü ve kibri, York’un büyüleyici bakışlarıyla birleştiğinde tüm kararlılığı yerle bir olur. 
 
Başta York’un hareketleri ne denli tuhaf, keyfi ve kaprisli olsa da Marsh onun zorlu Mississippi’yi kat etme nedenlerini umursamaz. Ta ki yeni yandan-çarklısı Humma Rüyası’nın, ilk yolculuğunda en korkunç kâbusundan daha tekinsiz ve insanoğlunun en olanaksız hayalinden daha soylu bir göreve çıktığını fark edene kadar. 
 
“Devrimsel bir çalışma olarak Anne Rice’ın Vampirle Görüşme’sinin yanında yer alıyor.”  
Rocky Mountain News 
 
“Hem Stephen King hem de Mark Twain hayranlarını memnun edecek bir roman... karanlık bir şekilde romantik, tüyler ürpertici... gümbür gümbür bir başarı.” 
Bu Ölümsüz ve Işık Tanrısı kitaplarının yazarı Roger Zelazny</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93481</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a2a116f-a94a-4711-b84a-db630cc50760.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurumları Verimli Kılma Sanatı</image:title>
            <image:caption>Kişiler ve kuruluşlar hakkında kabul edilmiş varsayımlara bağlı kalan birçok işletme, insan potansiyelini boşa harcar. Bu eserde Robert Quinn, geleneklere nasıl meydan okunacağını ve bu şekilde insanların kendilerini nasıl daha iyi hissedebileceklerini ortaya koyuyor. Sorun şu ki birçok lider, kuruluşların katı ve hiyerarşik bir yapıda olması gerektiği ve bu kuruluşlardaki insanların esas olarak kişisel çıkar ve korku tarafından yönlendirildikleri konusunda ısrar eden olumsuz ve kısıtlayıcı bir “zihin haritası” izliyor. Buna karşın liderlik konumundakiler, insanların büyüme, öğrenme ve daha büyük bir amaca hizmet etme arzusuyla motive edildiği farklı bir zihin haritası benimseyebilirler. 
Elinizdeki kitapta Quinn, birçok örnek eşliğinde, böyle bir kurum kültürünün ortaya çıkmasını kolaylaştırmak için gerçekleştirebilecekleri eylemlerin şifrelerini veriyor. İnsanların bir amaç duygusu kazanmalarına, istişarelere katılmalarına, yeni imkânları görmelerine ve ortak yarar için fedakârlık göstermelerine yardımcı oluyor. Kitap, verimli kuruluşların tesis edilmesi için belli prensipleri ortaya koyan bir araç da içeriyor. Olumlu Kuruluş Yöneticisi adı verilen bu araç ile kuruluşunuzu daha verimli hâle getirebilir, çalışanlarınız için mutlu bir iş ortamı oluşturabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93482</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a469554-01a6-4289-9897-a852363e22d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüccar Sermayesi ve İslam</image:title>
            <image:caption>Mekke’de tüccar sermayesinin bollaşması, Mekke’nin sosyal, ekonomik, dinî ve siyasi gelişimini kaçınılmaz kılmıştır. Sermayenin artmasıyla tüccarlar etki alanlarını genişletmiş ve ana güç unsuru hâline gelmiştir. Eserin yazım sürecinde orijinal Arapça kaynakları yeniden ele alan ve modern çalışmalardan da faydalanan Mahmood İbrahim, Tüccar Sermayesi’nde kapitalizmin köklerinin izini sürerken buna paralel olarak İslam&apos;ın yükselişinin yeni bir yorumunu da sunmaktadır. 

Yazar, İslam’ın belirli kurumsal inançlara ve uygulamalara öncülük ettiğini, bu sayede tüccarların Batı Asya’da siyasi ve ekonomik hegemonya kurmalarının mümkün hâle geldiğini savunmaktadır. Mekke&apos;nin fethi ile yeni kurulan Müslüman devletin nüfuzunu Arabistan&apos;ın geri kalanına yaydığını, bu durumun önemli bir sosyal gücü harekete geçirdiğini ve daha geniş alanlara yayılmaya imkân sağladığını ileri sürmektedir. Bu sayede tüccarların üretimi artan yeni bölgelere, geniş ticaret rotalarına ve daha büyük pazarlara hâkim olduğunu savunmaktadır. 

Bu kapsamlı çalışmada; İslam tarihine, İslam toplumuna ve ilk iç savaşa dair yeni bir yorum getiren Mahmood İbrahim, bir asır boyunca Müslüman coğrafyada hâkim güç olan Emevi Halifeliği’nin doğru anlaşılmasını sağlayarak bugünkü Orta Doğu&apos;nun daha isabetli okunabilmesinin mümkün olacağını vurgulamaktadır. Tüccar Sermayesi, Orta Doğu araştırmacıları için önemli bir çalışma olmasının yanında Yakın Doğu, Kuzey Afrika, Orta Çağ Avrupası araştırmacıları için de kıymetli bir başvuru kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93483</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbd25652-5099-496b-ba5d-d3e7466495f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasetname - İslami Bir Devlet İdaresi Teorisi</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki eserde bir grup bilim adamı; Arap, Fars, Güney Asya ve Türk geleneklerindeki İslam düşüncesinin kimi kavram ve kanunlarını yeniden yorumlamaktadır. Bu bilim adamları ayrı ayrı yazdıkları makalelerinde, devlet idaresi ve teşkilatı konularında üniter bir “İslami” söylemin olmadığını ortaya koymaktadır. İslam’ın huzur ve mutabakat temelli, ancak canlı tartışmalardan müteşekkil bir ifade biçimi olduğunun da altını çizmektedirler. Zira Müslüman ilahiyatçılar, filozoflar ve edebiyatçılar arasında şu tür sorular şiddetli tartışmalara ve derin anlaşmazlıklara yol açmıştır: İslam devleti nedir? Devlet, İslam siyaset düşünce geleneğinde bağımsız bir siyasi kurum olarak görülmüş müdür? İyi işlerin önemine gereğinden fazla vurgu yapan bir dinin gerçekten güçlü bir “kamu maslahatı” nosyonuna veya sistematik bir hükûmet teorisine sahip olmaması mümkün müdür? İslam; hem modern öncesi hem de modern Müslüman yöneticiler için bir yapı, ortak bir söylem ve ideolojik bir fikir birlikteliği sağlamakta mıdır? Bu kitapta sunulan İslami geleneklerin incelikli okuması, gelecek nesil Müslümanların daha insancıl bir devlet yönetimi biçimi tasarlamalarına yardımcı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93484</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cbbfc07-da32-457e-9d77-ac198c43e1f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygulamalı Davranış Analizi</image:title>
            <image:caption>Değerli Öğretmenler,

Bu kitabı, özel gereksinimli çocuklarınızla çalışırken çabanızın asla boşa gitmemesini sağlamak ve daha az yorularak zevkle öğretmenlik yapmanız için özel eğitimde bilimsel dayanağı olanUygulamalı Davranış Analizine (UDA/ ABA) dayalı öğretim uyarlamalarını kolaylıkla planlayabilmeniz amacıyla olabildiğince uygulamaya yönelik örneklerle hazırladık.

Öğrencilerinizle öğrenme etkileşimi sırasında olumlu etkileşime dayalı davranış yönetimi yapabilmeniz ve olumlu davranışlar kazandırmanın yanı sıra yeni bilgi ve beceri öğretimini de onların düzeyine uygun hâle getirebilmeniz için sistematik analize dayalı uygulama örnekleri oluşturduk.

Benimsediğimiz Uygulamalı Davranış Analizini temel alan öğretim yöntemleriyle yaptığınız öğretim planlamasını
başarılı şekilde uygulamaya dönüştürmeniz mümkün olacaktır.

Bunu size biz değil özel gereksinimli çocukların eğitimiyle ilgili tüm alanyazın garanti ediyor.

Uygulama esnasında ikileme düşmeden inanarak uygulamalarını planlayarak uyguladığınızda öğretmen olmanın mutluluğunu duyumsayacağınızı biliyoruz.

Bir gün bile tereddüte düşerseniz auysal@anadolu.edu.tr adresine mail atarak destek isteyebilirsiniz. Kitabın yazımında emeği olan tüm arkadaşlarım sizlere severek yardımcı olacaklardır, emin olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93485</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ade91964-1c48-4428-b021-f64f2079b6a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Rumi Kehaneti Kartları</image:title>
            <image:caption>44 Kartlık Deste ve Açıklama Kitabı. 
 
Rumi, zihnimizden çok kalbimizle anladığımız kutsal bir dil konuşur. 
O, kalbin ilahi birliğe açılan kapı olduğunu biliyor ve bu hayatta potansiyelimizi kullanmamızı istiyor. O, insanlığı mutlak bir teslimiyetle kendini bırakarak ve hayatın gizemlerini kabul etmeye razı olarak yaşamaya ve sevmeye teşvik ediyor. Onun şiirlerini ister yıllardır okuyor olun, ister ona yeni yeni yakınlaşmaya başlayın, bu kehanet destesi sizi ateşli bir tutkuyla seven bu güzel ve güçlü ruhla bağınızı güçlendirecek ve aydınlatacaktır. Rumi’nin çok sevdiği dünyanın hepsini içine alabilecek kadar geniş bir kalbi vardır. Onunki bir sevgi yoludur. Onunla ilahi aşk içinde dans etmek için sadece kendi kalbinize girmeye istekli olmanız gerekiyor. Bu spiritüel kardeşimizin lütufları sizi kalbinize odaklı ilahi doğanızın saadetini yaşamaya yöneltsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93486</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d6c7200-aa45-47e3-a48c-0dfecd1f0f50.jpg</image:loc>
            <image:title>Işık Kahini Tarotu</image:title>
            <image:caption>78 Kartlık Deste ve Rehber Kitap. 
 
    78 karttan oluşan bu tarot destesi, bir şifalanma aracı ve doğamızın aydınlık ve karanlık yanlarını keşfetmemizi 
sağlayan bir rehberdir. 
 
   Geleneksel tarot arketiplerini ve sembollerini çağdaş, bohem, sezgisel bir tarzda yeniden imgeleyen Işık Kâhini Tarotu, doğamızın aydınlık ve karanlık yanlarını dile getiriyor ve bunların ikisinden de alacağımız dersleri gösteriyor. 
 
   Bu kartların içinde yaşayan canlı karakterler hikayeler anlatıyor, sorular soruyor ve yol gösteriyor. Hayatınızda -ve kendi içinizde- aydınlatılmasına en çok ihtiyaç duyduğunuz noktaları ortaya çıkartma arayışınızda bu deste sizin için 
ideal bir yoldaş olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93487</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5625563-35a3-431b-b8f3-27a3f5ea2b09.jpg</image:loc>
            <image:title>Şen Yuva</image:title>
            <image:caption>Edebî metinler salt kurgudan ibaret değillerdir.  Onlar barındırdıkları kurgunun altında toplumda meydana gelen sorunları da yer verirler. Böylelikle her roman sosyolojik bir hüviyete sahiptir esasında. 
 
İşte İnci Yılmaz Şimşek’in birbirinden nadide öykülerini barındırdığı bu kitap da bu hüviyete nail olan eserlerdendir.  Çünkü Şimşek her öyküsünde akıcı bir üslupla kadınerkek ilişkisi, benlik problemi, özentilik, görgüsüzlük gibi toplumumuzun kanayan yaralarına temas etmekte ve âdeta toplumun bir fotoğrafını çekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93488</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/799b2d11-d863-4bc2-bb58-4287731d1877.jpg</image:loc>
            <image:title>Güle Gülümse</image:title>
            <image:caption>Yazarın Somuncubaba dergisinde şiirleri yayımlanmış olup ayrıca Somuncubaba Çocuk dergisinde yine çocuk şiirleri ve öyküleri altı seneden beri aralıksız yayımlanmaktadır. Hâlen bu dergide yazmaya devam etmektedir. 
 
Çamlıca Çocuk dergisinde şiirleri, Sır dergisinde çocuk şiir ve öyküleri iki yıl aralıksız yayımlanmıştır. Mavi Fidan dergisinde ise şiirleri yer almıştır. Çocuklara yönelik şiir ve öykü kitabı çalışmalarına devam etmektedir. Yazar evli ve iki çocuk annesidir. 
 
Güle Gülümse 
 
Esir etme gönlü her an kedere 
Güneşe uzanan dala gülümse 
Ne yaşamaya küs ne de kadere 
Gelecek günlere, yıla gülümse 
 
Gün gelir kalbine umut saçılır 
Bir kapı kapansa bini açılır 
Belki mutluluktan bile uçulur 
Şimdilik savuran yele gülümse 
 
Dertler farklı farklı, belki imtihan 
Yükün sana göre, fazla değil can 
Var diyorsan şayet bende de iman 
Tevhidi söyleyen dile gülümse 
 
Yoruldum diyerek yerinde sayma 
Hakk’a yemin verdin sözünden cayma 
Gaflete dalıp da sonradan ayma 
Saçındaki beyaz tele gülümse 
...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93489</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f5502cd-67c0-498c-959a-a1dd17c28513.jpg</image:loc>
            <image:title>B&apos;aşk&apos;a Şiir</image:title>
            <image:caption>Bu kitap yüreğimdeki Hak ve Aşk noktalarından süzülegelen sözler demetidir. Adeta bir harmanda buğday başaklarından oluşan demetlerin havada, rüzgarda savurulduğu gibi ben de şiirlerimi, sözlerimi şiir dostlarının yüreklerine, bu kitaptaki sahifeler halinde savurdum. 
 
Kitabımın ismi B”aşk”a Şiir. Başka şiir, Hakk’a şiir, aşk’a şiir. Yüce Rabbim bizi Hakk’tan ve aşk’tan ayırmasın. Amin. 
 
Şiir sever dostlarımın bu kitaptan istifade etmesini ve birkaç sözle de olsa hoşluk duyacağı ve güzellik hissedeceği bir şeyler bulmasını diliyorum. Olur inşallah. 
 
*** 
 
B “AŞK”A ŞİİR 
 
İnan, başka bir şey bu, hem de çok başka. 
İnsan anlamıyor, düşmeyince Aşk’a. 
 
Düştüm ben de, kimse tutup kaldırmasın. 
Herkes yoluna gitsin, hiç aldırmasın. 
 
Düştüğüm yer, yücelerin en yücesi. 
Aşk tek bir kez yaşanır, yoktur hecesi. 
 
Çok şükür Aşk’a düştüm ben, düş’tüm Aşk’a. 
İşten bundan dolayı, bu şiir başka. 
 
Aşk’ım Allah’ın adıyladır, adıyla. 
Sonsuza dek yaşarım Aşk’ın tadıyla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93490</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1113bfcb-41a6-428b-8e4b-5805bcf2a830.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelimelerin Efendisi</image:title>
            <image:caption>“Batı’da, en çok satan kitap türlerinin başında gelen polisiyenin, bizim  yazarlarımızın ilgisinden uzun yıllar mahrum kaldığı bir gerçek. Neyse ki son yıllarda bu durumun değiştiğini görüyoruz. Polisiye edebiyatımız büyük bir canlanma içinde. 
Ancak bu canlanış, daha çok roman türünde kendisini gösteriyor.  Polisiye edebiyatın anası olan Polisiye öykü, ne yazık ki polisiye yazarlarımızın üvey evladı gibi. 
Bu döngüyü kırmak için yola çıkan Dedektif Dergi’de bir araya gelen birçok yazar, yazdıkları polisiye öykülerle okurların ilgisini romanlardan öykülere çevirmeyi başardılar. 
Polisiye öyküde yeni bir çığır açan yazarlardan biri de Yeşim Yörük. 
Özgün ve farklı öyküleriyle Yeşim Yörük’ün Kelimelerin Efendisi adlı kitabı, Türk polisiyesine yepyeni bir soluk getiriyor. 
Bazen nükteli, bazen duygulu ama her zaman kıvrak kalemiyle okurlarına bol muammalı ve beklenmedik çözümlü öyküler sunuyor. 
Yeşim Yörük’ün daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış öykülerinin de yer aldığı bu kitabı keyifle okuyacaksınız.”
- Gencoy Sümer –
“Yeşim Yörük kelimelerle dans eden bir yazar. Özgün kurgular, hayatın içinden karakterlerle hikayeleri yazmakla kalmıyor, onları okuyanlara yaşatıyor. Kelimelerin Efendisi ile bu dansa katılmaya tüm okurları da davet ediyor. Dansa var mısınız?”
– Funda Menekşe –
Başkomiser Ahmet, Komiser Feride ve Komiser Yardımcısı Selim, birbirinden farklı sekiz cinayetin ardındaki sır perdesini araladıkça, siz de kendinizi soluk soluğa bir koşuşturmacanın içinde bulacaksınız. Bazen kızacak, bazen gülümseyecek, bazen hüzünlenecek, bazen de hayatı sorgulayacaksınız. Çözülmesi zor gibi görünen muammayı, Cinayet Büro ekibiyle birlikte çözeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93491</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34e5c0af-f86e-4c6d-b6cb-2caae7a310d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kodlanmış Hayatlar Serisi 1 - İçimdeki Mezarlık</image:title>
            <image:caption>Yalanların, ihanetlerin ve tüm ölümlerimin üzerini örtmeden de yaşanıyormuş. Ben küçük yaşımda, hayatımdaki insanların en büyük ihanetlerinin görgü tanığıydım. Adalet önüne çıkarılsam, benim gibi birinci derece görgü tanıklarını koruma altına alırlardı ama en sevdiklerim tarafından ölümle tehdit edilirdim. Sakın kimseye söyleme, “Sus” yoksa ölürsün. Ben zaten ihanetlere her tanık olduğumda kurşuna dizilip öldürülmüyor muydum? Ha bir kez ölmüşüm, ha her gün, ne fark ederdi ki;

Bir şarkının dalgalarına bıraktım kendimi bugün, nasıl olur sözcükleri, sus yoksa ölürsün tehditleri, beni pervasızca geçmişe savurup duruyor. Şu anki zamandan farkı olmayan, farkı yok hiçbir şeyin, duruyorum. Bir yerde batıyorum dipten dibe, o küf kokan bataklık, beni yavaş yavaş içine alıyor. Yardım isteyeceğim ama haber salınacak kimsem yok. Göbeğime kadar bataklığa batıyorum. Beni oradan çıkarmak bahanesiyle, kurşunları ısıtıp üzerime dökün. Yüzüme bakan o sahte gözbebeklerinizi de çekip alın üzerimden, boğulur gibi oluyorum.
Semra Yalçın-Fatma Asar Solak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93492</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f4255ab-7497-44b6-9f0e-47ba2d2b0a78.jpg</image:loc>
            <image:title>Puslupusula</image:title>
            <image:caption>Cem Yenal sohbetlerinden keyif aldığım ayrıksı fakat güzel fikirleri olan bir arkadaşım. İyi şiirleriyle tanıdığım Cem&apos;i şimdi tüm hayat tecrübesiyle, okuduklarından bildikleriyle ve kendi esnek düşünce süzgecinden süzdükleriyle post punk diye niteleyebileceğimiz kaosun içindeki düzeni sezdirdiği romanında keşfediyoruz.
Yalın Tunalı (Yazar)

Cem&apos;i dostluğundan önce yazarlığına tanımak isterdim. Ancak o zaman hayran olduğum bir yazarla tanışıp onla dost olabilmenin hazzını yaşayabilirdim. En mutsuz günlerde bile mutlu olup mutlu edebilen, hayatı kolaylaştırıp aydınlatan dostluğunu bu kitapla biraz olsun tadabilirseniz ne mutlu sizlere.
Engin Furat (Eğitimci-Yazar)

Aslında birçok başarı kendini tanır. Bu eser de kendini ve yapabileceklerini tanıyan bir eser. Punk türündeki ilk roman olarak adlandırdığım bu eser bu güne kadar düşünülmüş hemen hemen her şeyin tartışılıp kimse tarafından söylenmemiş birçok şeyin ilk defa söylendiği zihin açıcı ve eğlenceli bir eserdir. 22.yüzyıldan bakan birisinin gözünden 21.yüzyıl edebiyatının ve felsefesinin dönüm noktalarından, en önemli eserlerinden biri olacağına emin olduğum bu eser belki de bu yüzyılda bulabileceğiz en özgün romandır. Fikirleriyle ve eserleriyle dünyayı değiştirmiş birçok insan daha yolun en başındayken, yazdıklarını bir kişi dahi okumuyorken yazdıklarıyla dünyayı değiştireceğine neredeyse emindi. Bu emin olmayı &quot;En iyi bildiğim şey, hiçbirşey bilmediğimdir.&quot; ile bir arada yaşayabilecek şekilde idrak etmek gerekir. Bir yandan her gün yüzlerce adım atmam gereken bir yolun başlarında olduğumu biliyorum. Bir yandan da bu yolun başından bile sonlarından görülecek izler bırakabileceğime inanıyorum. Hayat çoğu şeyi bekleyemeyecek kadar kısa. Bu romandaki olaylar da hayatın bu yönüne yönelik en tabi çözümden esinlenmiş olacak ki on binlerce sayfada yaşanacak olayları bir kaç yüz sayfada yaşatır. Güldürür, ağlatır, çoşturur, susturur, kudurtur uçurur. Bir hayattır bu kitap. Bir ömürde ne varsa yaşatır. 
Cem Yenal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93493</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5491e07e-4921-4be8-b736-3bad8bdba64d.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Sınıf Matematik Dinamik Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta;
Beceri Temelli Eğitim Modeli’ne uygun,
Yeni nesil sorularla zenginleştirilmiş,
“Bilgi”yi kullandıran,
“Beceri”yi geliştiren,
“Yeterlilik”i ölçen,
Toplam 721 soru yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93494</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbdf9b36-61f4-4ce8-b000-43b7c31f9f5c.jpg</image:loc>
            <image:title>2. Sınıf Türkçe Dinamik Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta;
Beceri Temelli Eğitim Modeli’ne uygun,
Yeni nesil sorularla zenginleştirilmiş,
“Bilgi”yi kullandıran,
“Beceri”yi geliştiren,
“Yeterlilik”i ölçen,
Toplam 639 soru yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93495</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1165ca1a-46f9-45db-aa78-e8609332aa29.jpg</image:loc>
            <image:title>4. Sınıf Sosyal Bilgiler Dinamik Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta;
Beceri Temelli Eğitim Modeli’ne uygun,
Yeni nesil sorularla zenginleştirilmiş,
“Bilgi”yi kullandıran,
“Beceri”yi geliştiren,
“Yeterlilik”i ölçen,
Toplam 623  soru yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93496</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5133736-dd6f-49ec-90b7-07eb8d6ec6be.jpg</image:loc>
            <image:title>4. Sınıf Fen Bilimleri Dinamik Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta;
Beceri Temelli Eğitim Modeli’ne uygun,
Yeni nesil sorularla zenginleştirilmiş,
“Bilgi”yi kullandıran,
“Beceri”yi geliştiren,
“Yeterlilik”i ölçen,
Toplam 540 soru yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93497</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9077457d-9a14-4375-a372-143da063be0b.jpg</image:loc>
            <image:title>ABD Yol Ayrımında (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dolar imparatorluğunun çökmekte olduğu günleri yaşıyoruz. Artık dünyada ABD&apos;nin borusu ötmüyor, Atlantik Çağının sonuna geldik ve Kamucu Asya Uygarlığı yükseliyor. ABD, bu koşullarda bir yol ayrımına geldi. 
Doğu Perinçek, bu kitabında ABD&apos;nin önündeki seçenekleri toplumsal-ekonomik süreçler zemininde ele alıyor. 
Kitap, ABD&apos;nin bundan sonraki serüvenini belirleyen iç ve dış etkenleri Atlantik sisteminin sınırlarından bağımsız olarak değerlendiriyor. 
Önümüzdeki süreçte ABD&apos;nin, Washington ve Lincoln gibi önderlerde simgeleşen devrimci tarihinin de bir sözü olacaktır. Bu kitabın temel tezine göre de son sözü işte o devrimci tarih söyleyecektir. 
 
Dolar saltanatının yükselişi ve yıkılışı… ABD’nin haraç sistemi… Şişirilen dolar balonu patladı, patlayacak… ABD hegemonyasının sonu ve sonrası… ABD’nin Türkiye çıkmazı ve iç yıkıcılık faaliyeti… Türkiye’nin Atlantik dersleri… Atlantik’ten Avrasya’ya… Gerileyen ABD, yükselen Çin… Geleceğe dönük bilimsel bakış… Tek dişi kalmış canavar: Biden… Emperyalizm ve hegemonyacılık kavramları… 
 
 
 
“…Hayatımız özetle ABD emperyalizmiyle göğüs göğüse çarpışmalarla geçti. 
Biz ABD&apos;yi ABD emperyalizmiyle savaşarak öğrendik. Biliyorduk, ABD emperyalizminin de bir sonu vardı” 
(Doğu Perinçek)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93498</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b92c9787-9070-43ac-861e-78cfa813729a.jpg</image:loc>
            <image:title>Leyla ile Mi-ro</image:title>
            <image:caption>Fıkır Fıkır Bir Kodlama Macerası
Leyla, çok uzak olmayan bir gelecekte yaşamaktadır. Leyla hariç tüm çocukların son model robotları vardır ama bu Leyla’nın hiç umrunda değildir. Ta ki okulunda “Robotlar arası Dans Yarışması” posterini görünceye kadar. O kadar heyecanlanır ki bu yarışma için, ertesi gün kendisini Robot Barınağı’nda bulur. Eski mutfak işleri robotu “Mi-Ro” böylece hayatına girer ve macera başlar. Yarışmaya çok az bir zaman kalmıştır ve Leyla’nın çilekli kek yapmak için programlanmış Mi-Ro’ya halay, horon ve damat oyunlarını öğretmesi gerekmektedir.
Kodlama dili, artık çocuklar için neredeyse alfabe öğrenmek kadar yaygın bir ihtiyaç hâline geliyor. Kodlamanın aslında hayatın da dili olduğunu anlatan Leyla ile Mi-Ro, sadece eğlenceli bir macera değil, aynı zamanda yüzünüze gülümseme kondurup içinizi sıcacık yapacak bir arkadaşlık öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93499</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b951134e-d922-4983-9f59-ecd16d26b5d1.jpg</image:loc>
            <image:title>İcat Çıkarma! 2</image:title>
            <image:caption>Çapkınlık peşindeyseniz gözlük takmayın.
Dişlerinizi fırçalayın ve kalp krizi riskini azaltın.
Sakız çiğneyin ve hafızanız güçlensin.
Uyuyakalın ve kilo verin.
Poz verirken sağ yanağınızı gösterin ve daha akıllı görünün.
Değerli eşyalarınızı çocuklarınızın odasında saklayın.
İshalden mi şikâyetçisiniz? Çikolata yiyin.
Ortada oturun ve daha akıllı görünün.
En sona kalın ve kazanma şansınız artsın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93500</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f636863f-532a-434e-ae5a-b178406b7f03.jpg</image:loc>
            <image:title>Minimalizm - Geriye Kalan Herşey</image:title>
            <image:caption>Minimalistler Tarafından Kaleme Alınmış Bir Hatırat
Geriye Kalan Her Şey, genç bir adamın her şeyden vazgeçmeye karar vererek daha incelikli bir şekilde yaşamaya başladığı zaman neler olacağına dair dokunaklı, şaşırtıcı bir hikâye. Yürek burkucu, neşeli ve derinlemesine kişisel olan bu ilgi çekici hatırat, Millburn’un yirmi küsur yıllık dostu Ryan Nicodemus’un iç görülü -ve genellikle de komik- lafa karışmalarıyla daha da lezzetli hâle geliyor.
“Daha az şeyle ‘anlamlı bir yaşam’ sürmek için cazip maaşlarını ve sahipliklerle bezeli hayat şekillerini 20’li yaşlarının sonunda isteyerek terk eden iki eski kurumsal yönetici.”
-Business Insider
“Tüketimi sınırlandırarak kontrolü tekrar ele almak ve anlamlı hayatlar yaşamak.”
-Forbes
“Ailenize ayırmak üzere daha fazla zaman yaratın ve nihai olarak hayatınızı sadeleştirin.”
-Colorado Parent Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93501</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c71b7b5e-a6c6-440b-8c4e-9838f9770c56.jpg</image:loc>
            <image:title>Pisi Pisi ve Sürpriz Hediye</image:title>
            <image:caption>Kitap pencere kenarında oturup kar tanelerini sayan pisi Pisi ve Fare Bıdık&apos;la başlar. Bunda şaşıracak ne var diye düşünebilirsiniz. Kar tanelerini saymak bir süre sonra sıkıcı olacaktır , haklısınız. Uyuyamadığımızda koyunları sayarız , kütüphaneye gitmek için acele ediyorsak attığımız adımları sayarız. Pisi Pisi ve Fare Bıdık&apos;ın kar tanelerini saymaları ise tüm bunlardan tamamen farklıdır. İki arkdaş birlikte olduğunda hiçbir şey sıkıcı değildir, saymak bile.
Bir düşünsenize iki kişi olunca neler yapabilirsiniz?
Kar tanelerinin hangisinin büyük olduğunu ya da masanın altına dökülen kırıntıların sayısını tahmin edebilirsiniz. Belki bin tane vardır! İki kişi olunca kardan adam yapabilir , karda birlikte oynayabilirsiniz. Soğuk bile hissedilmez iki kişi olunca.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93502</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37c96a8c-0e7c-4ce0-98fb-9153e5970dc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Pisi Pisi ve Harika Bitki</image:title>
            <image:caption>Pisi Pisi ve Harika Bitki. Peki, neden harika ? Bu bitki bizim korkak olmamamıza mı yardım eder ? Bizi kedi gibi dört ayağımızın üzerine mi düşürür? Bize dokuz can mı verir ? Bu resimli kitap , eğer yeterince dikkatli bakarsak tüm bu sorularımızı cevaplar. Örneğin , Pisi Pisi ile Fare Bıdık neyin peşinde ? Onlar da en za biizm kadar meraklılar!

Ama bu gizemin cevabı o kadar da önemli değildir. Önemli olan soruların kendisi ve bizim bu resimli kitabı oluşturan kelimeler ve çizmlere dikkat etmemizdi ; çünkü merak , en harika bitkidir. Sadece merak bizi sıkıcı günlerden uzaklaştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93503</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2804583-07d2-4917-9b0f-34403263b1d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Pisi Pisi ve Doğum Günü</image:title>
            <image:caption>Pisi Pisi ve Doğum Günü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93504</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3993bda-875c-4d59-9bcd-ce2a7e84460a.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkler - Küçük Tavşancık</image:title>
            <image:caption>TAVŞANCIK’LA RENKLERİ ÖĞREN! Yapıştır! El-göz koordinasyonunu sağlamanın en eğlenceli yolu. Boya! Bilek hareketlerini geliştirir ve konsantrasyonunu güçlendirir. Hadi Düşünelim! Bu kitaplar mantıksal düşünmenin gelişmesine yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93505</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7a07c3f-eea6-4dc2-a656-68513a81c165.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Edebiyat 1 - Sait Faik&apos;in Adası</image:title>
            <image:caption>Edebiyatımızın şair ve yazarlarının hayatlarını resimli hikâyelerle keşfetmeye var mısınız? Sözcüklerle balık ağları örmeye, köpeğim ve balıkçı arkadaşlarımla tanışmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93506</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e94afba-436a-44c5-ae9a-117be20b4c53.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugün Kimseyi Görmek İstemiyorum!</image:title>
            <image:caption>Bugün Kimseyi Görmek İstemiyorum!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93507</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4076a742-20c5-4197-bed2-f8498814d709.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Bir Kutu!</image:title>
            <image:caption>Muhteşem Bir Kutu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93508</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ad9ce48-15f4-499b-a91b-7895e3ca14c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlar - Eğlenceli Şekiller Hayvanat Bahçesi</image:title>
            <image:caption>Hayvanlar - Eğlenceli Şekiller Hayvanat Bahçesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93509</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57aa1ad1-3756-42f6-9d14-e4dcbb4ff746.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlar - Eğlenceli Şekiller Deniz</image:title>
            <image:caption>Hayvanlar - Eğlenceli Şekiller Deniz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93510</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18ce4020-7022-4a76-b6c7-7056f97409d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlar - Eğlenceli Şekiller Çiftlik</image:title>
            <image:caption>Hayvanlar - Eğlenceli Şekiller Çiftlik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93511</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a795852-dbe4-4afc-806f-9d567ab7f289.jpg</image:loc>
            <image:title>Brody Luckystar’ın Rekoru Ne? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir dakika!
Arka kapağı okuduğuna göre Brody Luckystar’ın rekorunu gerçekten merak etmiş olmalısın.
Senin kıvrak zekalı bir okur olduğunu tahmin ediyorum. Öğrenmezsen geceleri rüyana girecek olan rekoru arka kapakta bulamayacağını zaten biliyorsun. Öyle değil mi?
Sıradan rekor hikayelerini unut. Bu içinde Çin Duvarı, ağustos böcekleri, aniden çıkan fırtına, Tibet’in gençlik pınarı ve kabaklı bir şeylerin olduğu olağan dışı bir rekor hikayesi.
Üstelik, yeterince hızlı okursan Brody’nin hangi rekoru kırdığını öğrenmekle kalmaz belki sen de yepyeni bir rekora imza atarsın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93512</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2da805a-fc83-4dde-a26d-d3b9d717b8b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Edebiyat 2 - Bir Fakir Orhan Veli</image:title>
            <image:caption>Çocuklar İçin Edebiyat 2 - Bir Fakir Orhan Veli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93513</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a591802c-715d-490c-b319-07dff49fb6da.jpg</image:loc>
            <image:title>Konuşan Kemik</image:title>
            <image:caption>Yüz yıldan daha uzun bir süre önce, Samkad adında bir çocuk dünya hakkında her şeyi bildiğini düşünüyordu; yaşadığı dağları bilir, halkını tanırdı. Tek isteği kalkanını ve mızrağını eline alabilecek yaşa gelip, savaşçı olabilmekti. En iyi arkadaşı Luki de Samkad’la aynı şeyleri istiyordu; fakat hiçbir kız çocuğunun onların halkında savaşçı olma şansı yoktu.
Bir gün köye uzaklardan yeni bir çocuk gelir ve her şey değişir. Samkad’la arkadaş olurlar ama bu çocuk onlardan çok farklıdır. Onun gelişi köylerine savaş ve yıkım getiren ‘Amerikalıların’ habercisi olacaktır.
&quot;Harika bir roman… Etkisini uzun süre üzerimden atamayacağım.&quot; -Elizabeth Laird</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93514</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e5f26fc-96ee-4a8b-aa6b-91730c51fc93.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeşimin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“Geçmişi unut 
Koy bir kenara 
Yeni bir sayfa aç 
Kurtar benliğini dünden 
Bugünün çocuğu ol” 
Mevlânâ

Hayatın en acı yüzüyle çok küçük yaşta tanışan ve ailesiz kalan Ahmet Bey’in münzevi hayatının ortasına bir cinayet haberi düşüyor. Usta edebiyatçı Zülfü Livaneli, bir cinayetin gölgesinde kardeşlik bağı, aşk, arkadaşlık, ihanet gibi insana dair tüm duyguların ve duygusuzlukların anatomisini çıkarıyor.

Geçmişle hesaplaşmanın bambaşka bir boyut kazandığı Kardeşimin Hikâyesi, önyargıların kırılması ve başka düşünüş biçimleri sunması bakımından da edebiyatımıza önemli bir katkı. Livaneli bu romanıyla “insan soyunun en soylu duygusu” aşkın, anlamını ve biçimlerini merak unsuruyla başarılı bir şekilde harmanlarken okuyanlara muazzam bir deneyim yaşatıyor.

Edebiyatımızın güçlü kalemi Livaneli, sadece bir cinayetin tanıklarını değil, geçmişin gölgesi yüzünden bugününü yaşayamayanların hikâyesini de anlatıyor. Elinizdeki roman, unuttuklarımıza ve hatırladıklarımıza çıplak gözle bakmamızı sağlayan, hafızalardan silinmeyecek bir insanlık anlatısı…

Kardeşimin Hikâyesi akıcı üslubu ve sürükleyici kurgusunun yanı sıra tüm muhtemel sonları geride bırakan sürpriz finaliyle başucumuza yerleşiyor.

Türkçede çok sayıda baskısı ve dünya dillerine çevirisi yapılan; yayımlandığı günden itibaren çok satan ve çok okunan kitaplar listesinde zirveyi koruyan Kardeşimin Hikâyesi, Rusça çevirisiyle de okurların beğenisini kazandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93515</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a53bfce-8596-446b-93cd-a5e4f4c1bb3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ezoterik Tarot</image:title>
            <image:caption>Tarot kaderi okumaz, baştan yazar. 
Bu yüzden Tarot okuyucu değil, yazardır. 
“Tarot” yazısız bir kitaptır. 
 
Kadim öğretilerin hatta mitolojik yolculukların sembolik bir ifadesidir. Fal ya da kehanetten ibaret bir araç değildir. Batı ezoterizminin en önemli sembolik formlarından biridir. 
Bu kitap falla değil, sayısız olasılıkla dolu kaderleri okuyabilmeniz için lazım gelen alfabeyle tanıştıracak sizi. 
22+56 kart insana kim olduğunu anlaması yolunda ipucu verir. Hayatımız boyunca çeşitli deneyimlerden geçerek ilerleyişimiz gibi Tarot kartlarının içine girdikçe ve onları tanıdıkça kendimizle ilgili yeni keşiflere çıkarız. 
Bazen işyerinde sert kararlar alan bir “İmparator”, bazen evimizde duygusal bir “İmparatoriçe” oluruz, zaman zaman bir yerlerde takılırız ve “Kader Çarkı”nın döngüsünden çıkamadığımızı hissederiz. Tıpkı “Kule” kartındaki gibi dünya başımıza yıkılır ve “Güneş”in doğuşuyla yıkıntılar arasından sağlam bir bina inşa ederiz. Sonunda döngüleri tamamlayıp yeniden başlarız. 
Kısacası YOL’un başındayken kartların hepsiyizdir, YOL’un sonunda ise hiçbiri...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93516</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/934dfff6-2233-4b93-abfc-cb6cf8cc25b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ezoterik Edebiyat</image:title>
            <image:caption>“Dünyanın anlamını bilmeden dünyada yaşamak, büyük bir kütüphanede kitaplara dokunmadan dolaşmaya benzer.” 
-          Manly P. Hall 
 
Okültistlerden casuslara uzanan bilgi birikimi, James Bond romanlarındaki mistik emperyalizme hangi semboller ve kavramlar üzerinden dönüştü? 
Bedendeki tanrılardan gökyüzündeki havarilere, Dan Brown’ın Da Vinci Şifresi’ne astrolojik veya astroteolojik bir yaklaşım mümkün mü? 
Sherlock Holmes’ün yaratıcısı Arthur Conan Doyle ile tüm zamanların en gizemli figürlerinden Aleister Crowley’nin yolları gizemli cemiyetlerde nasıl kesişti? Birbirlerini neden hiç sevmediler? 
Kont Drakula efsanesinin tarihi ve edebi yönlerini öğrendik. Peki Abdülhamid’le ve mason localarıyla ilgisi neydi? 
Star Wars evreninin, ezoterizm tarihiyle ve simgeleriyle kesişim kümelerinde hangi sürprizler gizli? 
Başka bir gezegenden dünyamıza inen “üst-insan” Superman, kırmızı pelerinin altında sakladığı İbrani mitolojisiyle bize neler anlatıyor? 
Yüzüklerin Efendisi’ni ve eşsiz orta dünya fantazyalarını yaratan Tolkien’in bilinçdışından süzülenler aynı anda Nazilere, hippilere, yeni dünya dinlerine nasıl ilham verdi? 
 
Ezoterik Edebiyat, teoriler kurmaktan kaçınarak, edebiyat izleğinden kopmadan, belgelere dayanan disiplinler arası bir ezoterizm araştırması... Ezoterizmin ve dünyamızın derinliklerini ziyaret ettikçe hep daha da derinini keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93517</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fe96989-0260-457c-bc4f-cf98ed799b26.jpg</image:loc>
            <image:title>Avuçlarımda Hala Sıcaklığın Var</image:title>
            <image:caption>68 KUŞAĞI’NIN KANLA, İRFANLA YAZDIĞI, AŞKLA BEZEDİĞİ BÜYÜK DESTAN... 
 
Osman Balcıgil’in kaleminden soluk kesen bir dönem romanı. 
Tarihsel gerçeklere yüzde yüz sadık kalarak! 
1960’lı yılların sonlarında yaşanan büyük altüst oluşa kimler, hangi nedenlerle nasıl yön verdi? CIA ve MİT, son yirmi yılımıza damgasını vuran siyasal İslamcı düzenin temellerini o günlerde nasıl attı? O tarihte seccadelerini ABD gemilerine çevirip namaz kılan bugünün muktedirleri kimler? 1960 İhtilali’nden geriye dönüldüğünü düşünen 9 Martçı komutanlar, kurulan 12 Mart tuzağına göz göre göre nasıl düştüler? 
Kendinizi, hukuk öğrencisi güzeller güzeli Lale ile denizci Teğmen Fuat’ın fırtına misali aşkına ve hazin sonuna hazırlayın. 
AVUÇLARIMDA HÂLÂ SICAKLIĞIN VAR, aşkın ve hüznün romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93518</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc901214-a046-41af-9399-5351da27e0ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Defterler</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü çizgi romancımız M.K. Perker’in yıllardır ilgiyle takip edilen çizgi serisi DEFTERLER nihayet huzurlarınızda! 
Perker, yıllardır notlarını, hikâye ve illüstrasyon fikirlerini biriktirdiği gerçek defterlerinde yer alan anekdotları, anıları ve bazı tuhaf fikirleri bize çizgi roman formatında anlatıyor. Ayrıca kitabın sonunda gerçek defterlerden sayfaların yer aldığı galeri bölümüyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93519</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7f5f004-d755-406c-9647-cf90b06b24ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Sawyer&apos;ın Maceraları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mark Twain’in en sevilen yapıtlarından biri olan Tom Sawyer’ın Maceraları çocukluğun masum, güvenli ve olağanüstü maceralarla dolu evrenine bir övgüdür. Roman Mississippi Nehri kıyısındaki küçük bir kasabada, belirtilmeyen bir dönemde geçer. Ancak okur evlerde siyahi kölelerin bulunmasından hikâyenin 1830’larda ya da 1840’larda geçtiği sonucuna varabilir. Herkesin herkesi tanıdığı, yetişkinlerin çocukları eğitmek ve disipline sokmak için birlikte çalıştıkları bu küçük kasabada, herkes göründüğü gibi midir? Roman insan doğasının ikiyüzlülüğünü, bencilliğini, maddi değerlere düşkünlüğünü ve Amerikan taşrasındaki küçük kasaba ruhunu mükemmel biçimde yansıtır. 

Twain, iyi kalpli, ancak her daim haylazlık peşindeki Tom ve arkadaşlarının maceralarını gerçekçi bir dille aktarırken, alışılmış terbiyeli ve örnek çocuk imgesini de yıkar. Yapıtın kuşaklar boyu her yaştan okura hitap etmesinin sırrı, belki de çocuk aklının nasıl işlediğini bize hatırlatmasında; yetişkin dünyasından ansızın çocukluğa ışınlanmanın paha biçilmez değerinde yatar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93520</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a77156c5-402f-46b1-939e-4290060c4678.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dış Politikası</image:title>
            <image:caption>İlk edisyonundan itibaren Türk dış politikası üzerine en kıymetli eserlerden olan William Hale’in 1774’ten Günümüze Türk Dış Politikası kitabının 3. edisyonundan yapılan bu çeviri, Türklerin dünyanın geri kalanıyla ilişkilerinin en kritik aşamaya girdiği 18. Yüzyıl’ın son çeyreğinden günümüze Türk dış politikasının kapsamlı ve analitik bir incelemesi niteliğindedir. 
 
Son yıllarda Türkiye’nin uluslararası alandaki rolü, dramatik bir şekilde değişmiş ve artmıştır. 3. edisyonda bu değişiklikler ışığında bölümler ve konular yeniden ele alınmıştır. Yeni gelişen olaylar ve ortaya çıkan yeni fikirlerden faydalanan William Hale, ilk edisyonun açık ve anlaşılır anlatımını korurken önceki tarihsel anlatımda dikkatli bir şekilde değişikliğe gitmiştir. 
 
Uzun tarihsel perspektifi, en yeni gelişmelerin detaylı bir şekilde anlatımı ve analiziyle birleştiren bu kitap, Türkiye’nin modern tarihiyle ilgili literatürde açık bir şekilde gözüken bir boşluğu doldurmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93521</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b15179fc-98d4-407f-8299-e229ae444d31.jpg</image:loc>
            <image:title>Martin Eden</image:title>
            <image:caption>“He was a man without a past, whose future was the imminent grave and whose present was a bitter fever of living.” 
 
This book is a semi-autobiographical work where the main character Martin Eden is one of Jack London&apos;s most authentic and realistic characters. 
Throughout the book, Martin, a poor sailor, develops intellectually to impress a beloved Bourgois and her entourage. Despite all impossibilities, he pursues his dream of becoming a  known writer. 
The more he understands the values of the higher class, the more he realizes how meaningless those are. 
Trapped in his awareness, Martin Eden explains to the reader the difference between classes and shows the sad reality of individualism.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93522</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b273c2bc-100d-4668-88b1-eddbf5564e7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Güç ve Tercih - Siyaset Bilimine Giriş</image:title>
            <image:caption>Güç ve Tercih, siyaseti her yönüyle ele alan bir başucu kitabı. Devletin yapısından ideolojiye, rejim yapılarından demokrasinin sorunlarına, kurumlara, çıkar gruplarına, hukuk geleneklerine ve somut ekonomik sorunlara kadar geniş bir yelpazeyi ele alan kapsamlı ama aynı zamanda herkesin anlayabileceği bir dille yazılmış olan bir eser. Kitap, siyaset bilimine bakışınızı şekillendirecek türden kavramsal bir çerçeve sunan temel bilgiler içeriyor ve bu bilgileri uygulamaya dair sorun ve tartışmalarla ilişkilendiriyor. 
 
Shively’nin eseri, özellikle sistem arayışı içerisindeki Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde, insanların bu tartışmalara girmeden önce gözden geçirmeleri gereken konuları içeriyor. Siyasi tercihler, güç mücadeleleri, federalizm, başkanlık sistemi, karar alma süreçleri ve siyasetin temel varoluş nedenleri konusunda tutarlı ve yararlı bilgiler sunuyor. Siyaset bilimi, uluslararası politika ve karşılaştırmalı siyaset alanlarıyla ilgilenenlerin ellerinin altında bulundurmak isteyecekleri ve mutlaka okumaları gereken bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93523</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/880395b0-1707-4a50-b79f-31577947a4ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Şey</image:title>
            <image:caption>Dünya çapında ünlü, çok ödüllü yazar Shaun Tan’dan arayışa dair bir hikâye... 
 
Sahilde şişe kapağı koleksiyonu için kapak arayan bir çocuk, çok tuhaf görünüşlü bir yaratıkla karşılaşır. Çocuk, kimsenin fark etmediği ve önemsemediği bu “kayıp” yaratığın nereye ait olduğunu bulmaya çalışır... 
 
Shaun Tan’ın kusursuz ve benzersiz tarzının ürünü olan Kayıp Şey, okurunu şu temel soruyla baş başa bırakıyor: Biz kimiz ve bu dünyada ait olduğumuz bir yer var mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93524</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bafa3ca5-5872-4325-9953-f6e88003c32b.jpg</image:loc>
            <image:title>Adela Tann</image:title>
            <image:caption>Daha geleli kaç yıl olmuştu ki yaşamın sonuna böyle hızlı ulaşmıştı? On yedi yaşındaydı ve dört ayı kalmıştı. Yalnızca dört. Sonra yeryüzünde olmayacak, bir süre sonra da unutulacaktı. Yapabileceği en iyi şey kalan yaşamını en güzel biçimde geçirmek… Son aylarını bir günlüğe yazacaktı, belki bir iz kalırdı ardında.
Kapıda kimden geldiği belli olmayan bir paket, içinde ise bir not ve bir kitap! Anlaşılan gizemli biri kalan süresini unutulmaz kılacaktı. İyi de bu kişi onun öleceğini nereden biliyor ve neden ona Adel diye sesleniyordu? Merak… Daha önce olmadığı gibi yürekli davranacak, onu bulacak, kim olduğunu öğrenecekti. Gecenin karanlığında o adrese tek başına gitmek zorunda olsa da.

Ve gerçeği tam yakalayacakken yeniden gözleri kararmıştı. Düşle gerçek arasında bir algı savaşı başlamıştı artık. Öğrendikleri ise onu bambaşka bir yaşama sürükleyecekti.

Bazı bilinmezler bilinmediği sürece güvendesinizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93525</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/526d5175-3b61-41a1-ad9c-c9a7e868a496.jpg</image:loc>
            <image:title>Teşekkürler Öğretmenim</image:title>
            <image:caption>Trisha okula gitmek istemiyordu çünkü arkadaşları çoktan okumayı başarmışlardı, o ise hâlâ okuyamıyordu. Bir süre sonra okumaya çalışmak, Trisha için işkenceye dönüştü. 
Biliyordu işte, o bir aptaldı! Trisha disleksi yaşadığının farkında değildi... 
 
100&apos;den fazla ödülü bulunan ünlü yazar ve illüstratör Patricia Polacco&apos;dan çok ödüllü bir eser. 
 
Bu kitabın aldığı ödüllerden bazıları: 
2000- Keystone Okuma Kitabı Ödülü (İlköğretim Seviyesi) 
2000- South Carolina Çocuk Kitapları Ödülü 
2000- Emphasis on Reading (Çocukların Seçtiği Kitaplar Ödül Programı, 3-5. Sınıflar Ödülü- Alabama) 
1999- Disleksi Eğitimcileri ve Öğrenme Güçlüğü Çeken Okurlar Birliği, En İyi Kitap Ödülü 
1999- Eğitimciler için Sosyal Sorumluluk Ödülü 
1999- ABC Kitapçılar Çocuk Kitabı Seçimi Ödülü (Resimli Kitap Kategorisi, ABD) 
1999- NCTE/CLA İngiliz Dil Sanatları Dikkate Değer Çocuk Kitabı Ödülü 
1999- AISLE Ödülü (Yaşsız Kitaplar Kategorisi) 
1998- CCBC Seçimleri Ödülü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93526</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed2808bd-ed38-4e61-b191-06d7a25bd493.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütüphanede Neler Oluyor?</image:title>
            <image:caption>Güneş kütüphaneden içeri girdiğinde orada yaşanacaklardan habersizdi. Sunumu için kitap arıyordu. Bir süre sonra okuduğu kitaba dalmış, ışıkların söndüğünü, kütüphanenin kapandığını fark etmemişti. Raflardan gelen sesler duydu ve birdenbire çocuk kitaplarının kapakları hareketlendi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93527</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40960ed8-91ab-43a3-b97f-c774205a6155.jpg</image:loc>
            <image:title>Kate İşbaşında</image:title>
            <image:caption>Kuzey Kutbu’na giden trende büyük gizem! 
Özel muhabir olmak üzere kendini eğiten Kate ve fare dostu Rupert, Kate’in Kuzey Kutbu’ndaki kâşif annesini ziyaret etmek için babasıyla bir tren yolculuğuna çıkarlar. Fakat daha tren hareket eder etmez gizemli şeyler olmaya başlar... 
 
Kayıp kurabiyeler, çalınan kupalar, ortadan kaybolan el yazmaları... 
Tüm bunların ardındaki kişiyi bulup çarpıcı bir haber yapmak elbette ki Kate’in işidir! 
 
Şaşırtıcı bir karşılaşmaya dek tüm oklar, trenin en seçkin ve en aksi yolcusu Madam Maude’u işaret etmektedir. Ama sonra... 
 
Detaylı çizimleri, heyecanlı olay örgüsü ve cesur mu cesur başkarakterleriyle, bu yepyeni dedektiflik serisini çok seveceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93528</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b1b5372-f7f5-4399-9d49-34144b4b96aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Kör Bakış</image:title>
            <image:caption>İzlediğiniz tüm reklamlarda saatin 10.10’u gösterdiğini hiç fark ettiniz mi? Ya da tüm fastfood restoranlarının logolarında kırmızı veya sarı kullandığını? Bazı mağazaların da her zaman indirimde olduğunu? 

 
Bu detayların farkında olmayabilirsiniz, ancak bunlar sizi baştan beri etkiliyorlar. Her alışverişinizde, ekranı her kaydırdığınızda veya bir şeye her tıkladığınızda, pazarlamacılar davranışınızı daha doğru bir şekilde tahmin etme yeteneği kazanıyor. Bugünlerde markalar sizin hakkınızda sizden daha çok şey biliyor. 

 
Nörobilimci Matt Johnson ve pazarlama gurusu Prince Ghuman, bilime ve gerçek dünyadan ilgi çekici hikâyelere dayanarak beyin ile markalar arasındaki şaşırtıcı ilişkinin derinliklerine dalıyor ve pazarlamanın zihinsel hayatımızın her yönüne nasıl dokunduğunu gösteriyor. 

 
Kararlarımızın kontrolünün bizde olduğunu düşünmeyi severiz, ancak gerçek çok daha karmaşıktır. Kör Bakış, pazarlama söz konusu olduğunda size görülemeyeni görme yeteneği verecek, böylece kendi şartlarınıza göre tüketebilmenizin yolunu açacak. Beyninizin nasıl çalıştığını ve markaların nasıl beyninize yönelik tasarımlar yaptığını öğrenecek ve psikolojinizin nasıl etkilendiğini, bunun da tüketici davranışlarınıza nasıl yansıdığını anlayacaksınız. 
 

“Kör Bakış bize, nihayetinde daha mutlu, daha zengin ve daha sağlıklı olabilmek için akıllı kararlar veren daha akıllı tüketiciler olmayı öğretiyor.” 
—Adam Alter, Karşı Konulamaz’ın yazarı 

 
“Pazarlama profesyonellerinin okuyabileceği en iyi kitaplardan biri.” 
—The Neuromarketing Science &amp; Business Association 

 
“Kör Bakış, en iyi markaların beynimize sızıp en iyi gayrimenkulü nasıl ele geçirdiğinin titiz bir incelemesi. Nörobilimi, psikolojiyi ve eğlenceli hikâyeleri ustaca bir araya getiren bu kitabı okumak bir zevk; sizin en başından içine alacak ve bitirdiğinizde kendinizi daha akıllı hissetmenizi sağlayacak.” 
—Rich Karlgaard, Forbes 
 

“Johnson ve Ghuman, kararlarımızı ve deneyimlerimizi şekillendiren görünmez güçleri anlamamıza yardımcı olmak için bilim, iş hayatı ve hikâye anlatıcılığını ustaca bir araya getiriyor. Yol boyunca, hepimize, gerçekliğin algılanmasıyla tüketiciliğin ne kadar iç içe olduğunu ortaya koyuyorlar.” 
—Blake Sherwin, Cambridge Üniversitesi 
 

“Bilimsel çalışmalar ile günümüzün pazarlama stratejilerinin etkinliği arasında yaratıcı ve anlamlı bağlantılar kuran bu kitap, mükemmel bir mizah ve titizlik dengesine sahip. Kör Bakış, hem bir tüketici hem de bir insan olarak kendinizi daha iyi anlamanızı sağlayacak.” 
—Natalia Córdova, Yale Üniversitesi 

 
&quot;Kör Bakış, görünüşte basit olan insan sezgisi kavramının altında yatan psikoloji ve nörobilim arasındaki inanılmaz derecede karmaşık etkileşimler hakkında fikir edinmenizin yolunu açıyor.&quot; 
—James Newell, Voyager Capital Genel Müdürü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93529</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/baec0d80-539d-4869-b810-5c743fdd95bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Tatlısu</image:title>
            <image:caption>Nijeryalı bir ailenin çocuğu olan Akwaeke Emezi hem gençlere hem de yetişkinlere yönelik eserleriyle Ulusal Kitap Vakfı tarafından 35 yaş altı 5 yazar arasında gösterildi, romanları birçok saygın ödülde finale kaldı. On üç dile çevrilen, Amazon ve New York Times tarafından yayımlandığı yılın en iyi eserleri arasında sayılan Tatlısu ise Otherwise ve Ilube Nommo Ödülü’nü kazandı. 
 
Ada’nın içinde birbiriyle çatışan birden fazla ruh var. Ailesi ise çocuklarının bu durumuyla nasıl başa çıkacaklar, bilmiyorlar. Zaman geçiyor ve artık Amerika’da üniversite öğrencisi olan Ada’nın içindeki sesler, bir saldırı sonucu gittikçe güçleniyor ve onu korumaya başlıyor. Hatta öyle güçleniyorlar ki Ada geriye çekilirken onlar öne çıkıp hayatı kendileri yaşıyorlar. Daha tehlikeli, daha coşkulu ve belki de daha hakiki bir hayatı. 
 
Akwaeke Emezi’nin yaşadıklarından yola çıkarak yazdığı, tek bedendeki farklı kişiliklerin ağzından anlatılan Tatlısu kimlik ve varoluşun yılankavi izlerini takip eden yakıcı bir roman. 
 
“Bu romanı okumalarını herkese ısrarla tavsiye ediyorum.” –Sophie Mackintosh 
 
“Bu kitap bir cinsiyet disrofisi çalışması da aynı zamanda – ama tam anlamıyla yanlış cinsiyetlendirilmenin değil, fiziksel bir biçim içine mahkûm olmanın, kategorilerden kaçınabilmeni sağlayan o hayaletimsi yeteneği kaybetmenin acısını anlatıyor.” –New Yorker 
 
2019 The Otherwise Ödülü Kazananı 
2019 PEN/Hemingway Ödülü Finalisti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93530</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d3fecf0-c3c1-43d9-b33f-8efcca8ea47b.jpg</image:loc>
            <image:title>Felatun Bey ile Rakım Efendi</image:title>
            <image:caption>“Ömrümüz o kadar azdır ki bu âlemde en şiddetli ihtiyaçla muhtaç olduğumuz tecrübeleri bizzat yaşayarak onlardan edilecek istifadeyi etmeye süresi yeterli değildir. Başkalarının yaşadıkları tecrübeleri kabul edip önemsersek belki rahatça, serbestçe, namusluca yaşayabilmeyi başarabiliriz.” 
 
Osmanlı’nın en uzun ömürlü gazetelerinden Tercümanı Hakikat’ı çıkaran, bir dönem Rodos’a sürülen, yayıncı, öğretmen, yazar Ahmet Mithat Efendi’nin 1875 yılında kaleme aldığı, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “memlekette Tanzimat’la başlayan züppe ve köksüz insanla, memleket şartlarının yetiştirdiği hakiki münevver arasındaki farkı göstermek isteyen” bir roman diye tanımladığı Felâtun Bey ile Râkım Efendi edebiyatımızdaki Doğu ile Batı çatışmasını merkezine koyan temel eserlerden biri. 
 
Felâtun Bey, Batı dünyasına kolay yoldan, eğlencesiyle, giyimiyle eklemlenmeyi tercih etmiştir, Râkım Efendi ise yaşadığı coğrafyanın ayırdındadır, günlerini işinde sebat ederek geçirir. Bu “bey” ile “efendi”nin hayatları elbette yaptıkları seçimler doğrultusunda iyi veya kötü yönde gelişecektir. 
 
Ahmet Mithat Efendi’nin didaktik üslubuyla da öne çıkan Felâtun Bey ile Râkım Efendi, günümüzde de tartışmayı bırakmadığımız meseleleri konu edinen, herkese tanıdık gelebilecek iki karakterin klasik hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93531</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d5a66b5-b876-443f-a7fb-eb3498b1ed67.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsuncu Baba</image:title>
            <image:caption>“Efendi Baba, cisimden ruha girmek, ruhtan tekrar kalıba oturmak, göze görünmek, görünmemek, şeytan olmak, insan olmak böyle laflardan biz hiçbir şey ağnamayız. İnsan dayima göze görünür. Geberirse gömülür. Bir de ruh vardır diyorlarsa insan mefat olunca bu da mezarda oturur? Nereye gider? Bilmiyoruz. Fakat lafı uzatmayalım.” 
 
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın 1924 yılında kaleme aldığı Efsuncu Baba, yazarın üzerinde durmayı sevdiği temalardan batıl inancın komedisini ele alan bir başka hikâyesi. 1950 yılında, Yeşilçam’ın duayenlerinden Nubar Terziyan’ın ilk rol aldığı film olma niteliğine sahip bir sinema uyarlaması da yapılan Efsuncu Baba, Gürpınar’ın kısa eserlerinden olmasına karşın karakterleri ve macerasıyla heybetli bir hazine. 
 
Agop ile Kirkor, attığı her adıma, her hareketine kendince bazı inançlarına göre karar veren Ebulfazl Enveri Efendi ile karşılaştıklarında Binbirdirek’te iplik eğirmekte, şarkılar söylemektedirler. Daha sonra Efsuncu Baba diye hitap edecekleri bu tedirgin adam ise eline geçen gizemli bir kitaptan varlığını öğrendiği büyük bir definenin, içi ganimet dolu bir altın buzağının peşindedir. Tek ihtiyacıysa ona yardım edecek iki melektir. Yoksa aradığı yardım Agop ile Kirkor’dan mı gelecektir? 
 
Hüseyin Rahmi Gürpınar’dan Efsuncu Baba, tılsımına kapılmak isteyeceğiniz bir sergüzeşt, mavrası pek kuvvetli bir klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93532</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/869a3164-3045-4284-ac7c-d74ad7d323a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yasak Aşkın Kanıtı</image:title>
            <image:caption>Bu hikâyede kim haklı? 
 
Sevgili yabancı… 
 
Eşiyle beraber Güney Kaliforniya’da yaşayan çaresiz genç bir kadın, hiç tanımadığı bir adama bir mektup yazar ve ikisinin de hayatlarını geri dönülmez biçimde değiştirir. 
 
Çok üzgünüm David… Buna sebep olduğum için çok üzgünüm. 
 
Carrie Allsop ve David Mayer yazışmaya devam ettikçe, eşleri arasındaki yasak aşkın acı verici ayrıntılarını da öğrenirler. Her yeni mektupla beraber en derin korkularını itiraf edip ruhlarını ortaya koyarlar. İçine düştükleri bu acımasız durumda neleri kaybedeceklerini bilmeseler de hikâyenin sonunda ikisini de zorlu yüzleşmeler beklemektedir. 
 
Hiç bu kadar yalnız hissetmemiştim. Dünyada yalnız, evliliğimde yalnız. Aşkta yalnız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93534</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6884b0db-e17a-4ea4-9440-852469a4b909.jpg</image:loc>
            <image:title>Şener Büyüktürk’ün Sergüzeşti</image:title>
            <image:caption>Yusuf Kâmil Şener Divan edebiyatı uzmanı bir Türkolog ve akademisyen, Şener Büyüktürk ise onun gazetedeki yazılarında kullanmak istediği ancak patronunun fazla iddialı bulması nedeniyle uzun süre kullanamadığı mahlasıdır. Yusuf bu takma adı ilk defa romanı Ayşe ile Mihail aynı gazetede tefrika edilirken kullanır. Tıpkı mahlası gibi değindiği konu itibarıyla da oldukça sansasyona açık bu tarihsel roman, 1680’de, İstanbul’da, zina ettiği gerekçesiyle taşlanarak öldürülen bir kadının gerçek hikâyesi üzerine kuruludur. Evli bir adam olan Yusuf bu romanın yazım sürecinde öğrencisi Aleko ile aşk yaşamaya başlar. Hem romanının hem de bu ilişkinin onu sürükleyeceği atmosfer, en az memleketin toplumsal iklimi kadar çatışmalı ve çetrefil olacaktır. 
 
İhsan Çankaya ilk romanı Şener Büyüktürk’ün Sergüzeşti’nde 1950’lerin İstanbul’unu bu yasak ilişkiye dekor olmaktan öteye geçirerek ele alırken, tarihsel kişileri karakterler aracılığıyla karşımıza çıkarıyor. Hem dönemin toplumsal olaylarına tanıklık etme fırsatı, hem de nitelikli bir edebiyat okuması vadeden roman, ağır muhtevasını yazarın mizahi yetkinliğiyle dengelemeyi başarmış, iddialı bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93535</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ef9db9c-8ce3-4268-a5b1-a04e075406b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan Yahut Silistre</image:title>
            <image:caption>“Hani tahammül edecektin? Hani ağlamayacaktın? Biraz gülmez misin? Gül yüzün tebessümden ayrıldıkça, baygın gözlerinden daha mahzun duruyor. Mertçe veda buysa âşıkça olanını Allah kimseye göstermesin. Gayret… Biraz gayret edelim. Seni Allah’ın birliğine emanet ettim. Vatanın için duayı unutma. İşte… İşte… Ben gidiyorum… Ben gidiyorum… Gidiyorum. Gidiyorum. Yaşasın vatan!” 
 
Yurtseverlik ve millet gibi kavramların Türk düşünce hayatına girmesine büyük katkısı olan ve “Vatan Şairi” olarak tarihe geçen Namık Kemal, ölümsüz eseri Vatan Yahut Silistre’nin sahnelenmesinin ardından Mağusa’ya sürgüne gönderildi. Ayrıca gazetesi İbret de kapatılan yazar her ne kadar devlet tarafından mimlense de halkın sevgisini ve ilgisini arkasına alıp bu romantik tiyatro eseriyle milli bilince o güne kadar hiçbir yazarın yapmadığı kadar katkıda bulundu. 
 
İslam Bey, Ruslar tarafından kuşatılan Silistre Kalesi’nde ülkesini savunmak için gönüllü olarak harbe gider. Ancak bu kararı verirken zorlanır zira sevdiği kadın Zekiye’yi gözleri yaşlı, arkasında bırakır. Bu hasrete dayanamayacağına karar veren Zekiye de erkek kılığına girip cephenin yolunu tutar. Vatan aşkının yanında kendi aşklarına da tutunan iki genç, hem zafer hem de kaderin ne anlama geldiğini burada anlayacaklardır. 
 
Vatan Yahut Silistre, Batılılaşmaya başlayan Türk tiyatrosunun en önemli öncülerinden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93536</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50bbf5de-6b8b-42cf-9db6-a2d102296926.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı Tavşanken (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1968. Paris’in sokaklara döküldüğü yıl. Martin Luther King’in bir hayal uğruna hayatını kaybettiği yıl. 
Eleanor Maud Portman’ın doğduğu yıl. 
 
Elly’nin dünyası, dengesiz ilişkilerden dolayı her an alabora olacak gibiydi. Sevgi dolu ama çok da dikkatli olmayan anne babasının gözden kaçırdıkları, aklı kendinden büyük en yakın arkadaşının hayaller ardına gizlediği sırları, tuhaf kiracıların büyüleyici yaşamları ve çocukluğun tüm zorluklarıyla yüzleşirken tek dayanağı olan abisi Joe’nun tüm sustukları yüzünden Elly başka bir gerçekliğe inanıyordu. Tanrının tavşan olduğu bir gerçekliğe. 
 
Aradan geçen yıllarda gördükleri Elly ve Joe’yu her zamankinden daha da yakınlaştırmıştı. Ta ki bir gün dehşet verici bir olayla aralarındaki bağ kopuncaya kadar. Büyümenin, ailenin, hayatın ve ölümün gün yüzüne çıktığı o gün, sevginin hem aydınlık hem de karanlık yanlarıyla tanışacaklardı. 
 
• 2011 Boeke Ödülü 
• 2011 Ulusal Kitap Ödülleri – Yılın Yeni Yazarı 
• 2011 Edinburgh Uluslararası Kitap Festivali – İlk Kitap Ödülü 
 
“Winman’ın anlatımı, çocuklarınki gibi duru ve acımasız.&quot; —Times 
 
“Winman’ın şapkasında daha bir sürü tavşan olduğu kesin.&quot; —Library Journal 
 
“Gençliğin büyülü doğasını ve gizemlerini yakalamayı başarmış.&quot; —Elle 
 
“Sarah Winman’ın karakterleri herkese örnek olmalı.” —Waterstone’s Books Quarterly 
 
“Bazı kitaplar yüreğinizi burkar, bazılarıysa ezer geçer. Tanrı Tavşanken, ikinci kategoriye giriyor.” —Globe and Mail 
 
“Sarsılmaz bir bağları olan bir kızla abisinin sırlarla ve umutla dolu, yürek burkan hikâyesi.” —Publishers Weekly 
 
“Kardeşliğe, dostluğa, sırlara ve sevgiye dair mutsuz bir hikâye.” —Marie Claire 
 
“Soluksuz okuyacağınız cesur bir roman.” —Bookseller 
 
“Okuduğunuz için minnettar olacaksınız.” —Heat 
 
“Klişe olduğunu biliyorum ama bu kitabı okurken bir an kahkahalar atarken bir anda gözyaşlarına boğulacaksınız.” —Red 
 
“1960’ların sonu ve 2000’lerin başlarında geçen, alışılmamış bir ailenin hikâyesi.” —Kirkus 
 
“Karakterler o kadar gerçekçi ki kendinizi bu dünyanın içinde hissedeceksiniz.” —Easy Living 
 
“Her bir karakterin yolculuğunu merak etmekten kendinizi alamayacaksınız.” —Observer 
 
“Daha ilk sayfalardan herkese önereceğiniz bir kitapla çok sık karşılaşmazsınız ama Tanrı Tavşanken tam da öyle bir kitap.” —Stylist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93537</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f984d3f-cdb8-4b46-bbd6-fc8fadaa7397.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Büyük Hikayeler - Nikola Tesla</image:title>
            <image:caption>Onun Hikâyesi Okul Kitaplarının Anlattığından Kesinlikle Daha Karanlıktı…
Hayalci ve vizyoner. Nikola Tesla, üçe bölünebilen sayılarla ilgili takıntısını ya da kontrol edemediği mikrop fobisini kimseye anlatamıyordu ama yıldırım fırtınaları yaratıp geceyi gündüze çevirebiliyordu.
Teknolojik gelişmelerin ne büyük devrimler yaratacağı bilinmeyen bir dünyada moderniteyi yarattı.
Patentleri ve teorik çalışmaları bugün hepimizin gündelik hayatta kullandığı elektrik sisteminin temelini oluşturdu. Alternatif akımlı motorlar onun icadı. Ama yine de öldü ve unutuldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93538</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d54ab79-eeed-4952-be64-7c2c905f5326.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an ve Tarihsellik Yazıları</image:title>
            <image:caption>Kur’an ve tarihsellik sorununun yoğun olarak tartışıldığı 90’lı yıllardan bugüne, Türkiye’deki dinî düşüncenin çehresi de gündemi de hayli değişti. Geçen süreçte, ‘Kur’an ve tarihsellik’ sorunsalı, ‘İslam ve modernizm’ tartışmasına anlamlı bir derinlik kazandırdı. Ne var ki, tarihsellik sorunsalının, İslam ve modernizm tartışmasıyla bu kaçınılmaz refakati, tarihsel perspektifin her türlü savunusunun, modernizm savunusuyla eş anlamlı algılanmasına da yol açtı. Doğrusunu söylemek gerekirse, zaman içerisinde, bu algı yanılsaması, tarihsellik karşıtı söylemi bilemekle kalmadı; yanı sıra, kendine özgü ‘tarihselciler’ de üretti. Bu kitap, farklı vesilelerle kaleme alınan Kur’an’ı anlamlandırma çabalarının farklı düzeylerde dışavurumlarından ibarettir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93540</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57a317d0-bd2b-4352-9ce4-32194b82d6a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kant ve Metafizik Problemi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yorumlarının özünü 1927-28 güz döneminde verdiği derslerde oluşturduğu bu kitap Heidegger’in, Kant’ın önemli eseri Saf Aklın Eleştirisi’ne kendi bakış dairesinden yaptığı çözümlemeyi içeriyor. 
Varlık ve Zaman’ın soru formülasyonunun şekillendirdiği bu bakış açısı, varlık sorusuna bu kez de Kant’ın metni üzerinden uzanıyor. Heidegger, Saf Aklın Eleştirisi’nin kendisi için yalnızca bir sığınak teşkil etmediğini, aynı zamanda Kant’ı, varlık sorusu bağlamında düşünebilmesine imkân tanıdığını da söylüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93541</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0ef44ff-d68f-40c8-af04-da4c469428de.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayy bin Yakzan</image:title>
            <image:caption>Hayy bin Yakzan... Hay bin Yakzan… 
Kaç kere bu ismi tekrar etsek her seferinde büyülenmiş gibi oluruz. İbn Tufeyl sanki daha baştan bu ismi vererek hem onu ölümsüzleştirmiş hem de benzerlerinden ayrıştırmıştır. 
Benzerlerinden söz ettik ama o aslında tam bir benzersizdir. İlk olmak ve bu ilklikle sonsuza göz kırpmayı başarmıştır. Endülüs’ten doğuya ve batıya ebedi bir göz kırpıştır bu. 
Orta Çağ tam da insanlığın kendi yönünü aradığı karanlık ile aydınlık isteği arasında çırpındığı bir dönemdir. İbn Tufeyl, dönemindeki kısır tartışmaların ötesine geçerek adeta insana yeni bir başlangıç düşüncesi önerir. Felsefi içeriği tabiat ile örüldüğü kadar saf dini duyuşun izleriyle doludur. Oto-didaktik karakteri, insana kendisi olma yollarını kurgu yoluyla da gösterir. Bir yeniden ve sürekli oluş hikayesidir Hayy bin Yakzan. 
Akıl ile duygu, tecrübenin ipeğinde yepyeni bir evrensel maya kazanır. Bu öz daha sonra Batı düşüncesini de kolaylıkla etkileyecek, Spinoza, Leibniz, Rousseau gibi filozoflarda sürek kazanacaktır. 
Bu ölümsüz eser bir kez daha Arapça aslından, Mehmet Hakkı Suçin çevirisi ile bir kez daha bizi kucaklıyor. 
Hayy bin Yakzan, sonsuz seslenişine bir seviye daha katıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93542</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00d9dde6-1fe2-43ee-855e-dd81705ce37a.jpg</image:loc>
            <image:title>Rockçı Mamut</image:title>
            <image:caption>Pazartesi gününün ödevi 
Seçtiğiniz bir evcil hayvan hakkında araştırma yapın 
ve bu hayvanı sınıfın önünde tanıtım. 
 
 
Merhaba. Bugün size tanıtmak için seçtiğim evcil hayvan 
elephas primigerius 
yani mammuthus. Daha çok bilinen adıyla MAMUT. 
 
 
Ama öğretmenim, 
Louis’nin söylediği hayvan, 
evcil değil ki! 
 
 
Mamut evcil hayvan değil miymiş yani?
Louis’nin ayrıntılı sunumundan sonra evcil ve ROCKçı olduğuna 
daha fazla ikna olamazdık...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93543</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5adacc4-8152-41f8-8b5c-676ac1cbbeec.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinema Üzerine Konuşmalar</image:title>
            <image:caption>Sinema Üzerine Konuşmalar birbirine benzemez iki sinema ustasının iki ayrı buluşmadaki sohbetlerini bir araya getiriyor. Sinema tarihine damgasını vurmuş Godard ile en iyi belgesel film Oscar ödüllü Ophüls yan yana gelince; Yeni Dalga, Godard’ın kült filmleri, Marcel Ophüls’ün Godard’ın da hayranlığını kazanmış babası, yönetmen Max Ophüls’ün kendine has kamera hareketleri, sinemanın tarihle ilişkisi, prodüksiyon maliyetleri, “auteur”ün ne olduğu, birlikte çekmeyi planlayıp çekemedikleri filmler gibi konulara dair içten, hınzır, eğlenceli sohbetler ortaya çıkıyor. 
Vincent Lowy ve André Gazut’nün önsözleri ve Daniel Cohn-Bendit’in Godard’a dair sonsözüyle. 
 
“Biri, Jean-Luc Godard, Yeni Dalga’nın küresel yıldızı olarak ışıklar altında, diğeri, Marcel Ophüls ise, savaş sonrasının kurucu mitlerini dinamitleme yolunda kararlı bir çalışmayla biraz daha yeraltında.” 
(Vincent Lowy)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93544</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94ce0843-b879-40dc-85ec-b5b3537bbd03.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kadınlar Bu Adamlar Nasıl Başardılar?</image:title>
            <image:caption>Başarı ve mutluluk yolunda, her insanın içinde uyandırılmayı 
bekleyen bir dev yatar. Önemli olan şey içimizdeki bu devi 
uyandırıp coşkuyla heyecanla hedeflerimizin ve hayallerimizin 
peşinden koşturmaktır. 
 
İlgiyle merakla keyifle yüzlerce kitap okuyarak sanat, spor, 
tıp, siyaset ve iş dünyasında başarıya ulaşmış insanların sahip 
oldukları özellikleri araştırıp onları motive eden, onlara ilham 
veren şeyleri ve bana çok ilginç gelen olayları kaleme alıp, kitap 
hâline getirdim, umarım beğenirsiniz. 
Mehmet Saraçlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93545</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/172ebe4c-37d2-46fd-979a-153cd5278eda.jpg</image:loc>
            <image:title>Janus</image:title>
            <image:caption>Uzun zamandır sosyal medyada, dolgu dudaktan kalkık popoya tek tip bir güzellik seti pazarlanıyor. Sadelikte güzelliği arama ülküsü janjanlı sayfalara yenik düştü. Tek umudumuz bu biblo kadınların temsil ettiği modern güzellik anlayışının bayat tadı vermesi. O halde güzelliği yeniden tanımlamanın tam zamanı! 

Janus – Güzelliğin “Çirkin” Yüzü adlı kitabında Doç. Dr. Ebru Güzel, değişen güzellik algısından zorunlu bırakılan güzellik normlarına, güzelliğin gün geçtikçe çirkinleşen yönlerini masaya yatırıyor... 

“Biz bu kitapta, çift başlı, zıtlıkları bir eden Janus mitinden ilhamla güzelliğin çirkin yüzüne ışık tutuyoruz. Çabamız güzelliğin örüntüsel olduğunu hatırlatmak. Dudağımızdan sızan bir kahve damlasının dahi fincanda bir örüntü oluşturduğunu algıladığımızda doğada rastgeleliğe yer olmadığını fark ederiz. Sadece oran değil, harmoni, zekâ, nezaket, şefkat, empati, etik ve estetik gibi değerlerden oluşan güzelliğin bütüncül desenini yeniden örmeliyiz. İlmek ilmek... Özellikle de Ayşe Kulin’in ‘güzellik zorbalığı’, Mehmet Z. Sungur’un ‘güzelliğin bedeli’ uyarılarına cinsiyet eşitsizliği penceresinden bakarak...” 
Doç. Dr. Ebru Güzel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93546</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfdb89f4-128f-4f9e-b380-db4ffe01b7e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Krallık</image:title>
            <image:caption>Roy Opgard aile çiftliğinde tek başına yaşayıp araba tamirciliğiyle uğraşır. Kardeşi Carl ise uzun zamandır yurtdışındadır. Carl bir gün havalı Cadillac arabası ve çekici karısı Shannon’la kasabaya döner. Aile arazisinde şık bir dağ oteli yapmayı planlamıştır. Tüm kasaba ve kardeşler otel sayesinde zengin olacaktır. 
 
Ne var ki Carl’ın dönüşü geçmişin korkunç sırlarını ortaya çıkaran bir olaylar zincirini harekete geçirir. Roy’un korumaya çalıştığı her şey tehdit altındadır artık…  
 
Krallık beklenmedik sürprizlerle dolu, gerilim dozu yüksek bir aile hikâyesi.   
 
“Krallık’ı okudum ve elimden bırakamadım… Gizemli… özgün… Bu kitap her açıdan özel.” 
 
Stephen King</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93547</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/737e05f5-6a0b-4f64-88a2-32e9c3393859.jpg</image:loc>
            <image:title>Tepeden Kuyruğa Kutulu Set (4 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Tepeden Kuyruğa-Kuşlar
Sinekkuşunun gagasından tavus kuşunun kuyruğuna, kuşların bir hayli şaşırtıcı özellikleri var. Peki bunları eğlenceli bir oyun eşliğinde öğrenmeye ne dersin? Önce kuşun vücudundan bir bölümün büyütülmüş resmini göreceksin. Bunun hangi kuşa ait olduğunu tahmin etmek ise senin görevin. Tahminini yap ve hemen sayfayı çevir: Kuşun ismi, tam boy resmi ve hakkında bir sürü şahane bilgi orada seni bekliyor. İlginç bilgileri, kâğıt kesme tekniğiyle yapılmış göz alıcı çizimler ve eğlenceli bir oyunla birleştiren Tepeden Kuyruğa Kuşlar, minik kuşbilimcileri cıvıl cıvıl bir dünyaya davet ediyor.
Stacey Roderick’in kaleme aldığı, Kwanchai Moriya’nın çizimleriyle eşlik ettiği Tepeden Kuyruğa serisinin diğer üç kitabı Böcekler, Deniz Canlıları ve Dinozorlar da meraklı okurlarını bekliyor.
 
Tepeden Kuyruğa-Dinozorlar
Bir dinozorun çenesinden diğerinin ayağına, tarih öncesine ait bu muhteşem canlıların çok acayip özellikleri var. Peki bunları eğlenceli bir oyun eşliğinde öğrenmeye ne dersin? Önce dinozorun vücudundan bir bölümün büyütülmüş resmini göreceksin. Bunun hangi dinozora ait olduğunu tahmin etmek ise senin görevin. Tahminini yap ve hemen sayfayı çevir: Dinozorun ismi, tam boy resmi ve hakkında bir sürü şahane bilgi orada seni bekliyor. İlginç bilgileri, kâğıt kesme tekniğiyle yapılmış göz alıcı çizimler ve eğlenceli bir oyunla birleştiren Tepeden Kuyruğa Dinozorlar, minik paleontologları dinozorların büyüleyici dünyasına davet ediyor.
Stacey Roderick’in kaleme aldığı, Kwanchai Moriya’nın çizimleriyle eşlik ettiği Tepeden Kuyruğa serisinin diğer üç kitabı Böcekler, Kuşlar ve Deniz Canlıları da meraklı okurlarını bekliyor.

Tepeden Kuyruğa-Deniz Canlıları
Yelken balığının yüzgecinden mavi balinanın ağzına, deniz canlılarının akıllara durgunluk veren özellikleri var. Peki bunları eğlenceli bir oyun eşliğinde öğrenmeye ne dersin? Önce deniz canlısının vücudundan bir bölümün büyütülmüş resmini göreceksin. Bunun hangi canlıya ait olduğunu tahmin etmek ise senin görevin. Tahminini yap ve hemen sayfayı çevir: Deniz canlısının ismi, tam boy resmi ve hakkında bir sürü şahane bilgi orada seni bekliyor. İlginç bilgileri, kâğıt kesme tekniğiyle yapılmış göz alıcı çizimler ve eğlenceli bir oyunla birleştiren Tepeden Kuyruğa Deniz Canlıları, minik deniz biyologlarını engin suların derinliklerine çağırıyor.
Stacey Roderick’in kaleme aldığı, Kwanchai Moriya’nın çizimleriyle eşlik ettiği Tepeden Kuyruğa serisinin diğer üç kitabı Böcekler, Kuşlar ve Dinozorlar da meraklı okurlarını bekliyor.
 
Tepeden Kuyruğa-Böcekler
Ay güvesinin anteninden kral kelebeğinin kanadına, böceklerin oldukça tuhaf özellikleri var. Peki bunları eğlenceli bir oyun eşliğinde öğrenmeye ne dersin? Önce böceğin vücudundan bir bölümün büyütülmüş resmini göreceksin. Bunun hangi böceğe ait olduğunu tahmin etmek ise senin görevin. Tahminini yap ve hemen sayfayı çevir: Böceğin ismi, tam boy resmi ve hakkında bir sürü şahane bilgi orada seni bekliyor. İlginç bilgileri, kâğıt kesme tekniğiyle yapılmış göz alıcı çizimler ve eğlenceli bir oyunla birleştiren Tepeden Kuyruğa Böcekler, minik böcekbilimcileri bu büyüleyici eklembacaklıların arasında bir yolculuğa çıkarıyor.
Stacey Roderick’in kaleme aldığı, Kwanchai Moriya’nın çizimleriyle eşlik ettiği Tepeden Kuyruğa serisinin diğer üç kitabı Deniz Canlıları, Kuşlar ve Dinozorlar da meraklı okurlarını bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93548</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0dd0cbfb-ccf6-4bbb-b52e-91a1a0f58c1f.jpg</image:loc>
            <image:title>200 İngilizce Bulmaca</image:title>
            <image:caption>ÇÖZ, EZBERLE, ÖĞREN 
 
Bu kitapla; kelime hazneniz sıklıkla kullanılan kelimelerle dolacak. Konuşmak için en sık kullanılan kelimeleri en önce öğreneceksiniz. 
 
Kelimelerin anlamlarını hatırlamak ya da hafızaya iyice kaydetmek kadar önemli olan yazılışlarını da pratik edeceksiniz. 
 
Hem kelime öğrenecek hem beyin jimnastiği yapacaksınız. 
 
Kitabın sonundaki cevap anahtarında sadece cevaplar değil sorular da yer alıyor. Yani kelimeler Türkçe-İngilizce karşılıklı olarak bir arada yer alıyor. Yolun çok başında iseniz buradan ezber yapıp bulmacaları çözmeye sonra başlayabilirsiniz. Unutmayın! Tamamladığınız her bulmaca motivasyonunuzu artıracaktır ancak yapamadıklarınız için cevap anahtarı elinizin altında. Maksat bulmaca çözmek değil öğrenmek. Bu yüzden zorlandığınız yerde cevap anahtarından ezber yapıp bulmacayı sonra çözün!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93549</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a88ae5a1-d8cf-46a5-b4f1-ebf93f86fef2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an&apos;ı Anlama Çabaları</image:title>
            <image:caption>Kur&apos;an&apos;ı Anlama Çabaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93550</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b1484e1-e272-481f-bd6d-3e366c10b7b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonominin İlkeleri ve İşletme Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Ekonominin İlkeleri ve İşletme Yönetimi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93551</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ebbdd4d-cca3-41b9-ab5b-55c53e3a3de8.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzekk&apos;in-Nüfus (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kādiriler arasında Abdülkādir-i Geylânî’den sonra tarikatın ikinci pîri sayılan Eşrefoğlu Rûmî daha hayatta iken büyük bir velî kabul edilmiştir. Evliya Çelebi, Eşrefoğlu’nun içinde medfun bulunduğu İznik’teki cami ve dergâhtan da bahsederek ondan “yetmiş bin müride mâlik bir pîşvâ-yı âşıkân” diye söz etmektedir. 
Şeyh ve mutasavvıf Eşrefoğlu Rûmî’nin sade bir Türkçe ile yazdığı Müzekki&apos;n-Nüfûs, Eşrefoğlu’nun en şöhretli eseridir. Dünya muhabbetinin sebeplerini, yarar ve zararlarını anlattığı kısımda “bu kitabın Türk dilince söylenmesinin sebebi, yeni öğrenmeğe başlayanlara kolaylık olması içindir.” ifadesiyle en 
evvel mensubu olduğu milletini gözetmiştir. 
 
Bu eser, Orta Asya’dan Anadolu’ya göçüp burasını ezeli ve edebi yurt edinen Türklerin tasavvufî ahlakı öğrenip benimsemesinde asırlar boyu önemli bir rol oynamıştır. 
 
Nefis terbiyesi ve tarikat âdâbı mevzûunda kaleme alınmış bu 
eser 1448 de tamamlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93552</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b92d51d-936f-492b-b6e2-471713ef9470.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Toprağı</image:title>
            <image:caption>İnsanlar hayatlarında engebeli yollarla karşı karşıya kalırlar ve bu yolları zor da olsa aşma gayretinde bulunurlar. Ferhat da yaşadığı bir duygu karmaşası içerisinde büyük bir çıkmaza girmiş ve bir arayışa girmek zorunda kalmıştı. Bu arayışını ise kendi ruhsal yolculuğunun yanında, yıllarca sürecek olan bedensel yolculuğu ile de sürdürmek istemişti. Ferhat bu arayış içerisinde geçen yıllarının ardından Nâil Baba ile karşılaşmış, onun hayat tecrübelerinden ve öğretilerinden istifade etmişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93553</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f75b779d-dfd2-4966-9db8-f9e09e0da2c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorularla II. Dünya Savaşı Tarihi</image:title>
            <image:caption>II. Dünya Savaşı, dünyanın en kanlı ve iz bırakan savaşı olmuştur. Tüm dünyayı derinden etkileyen savaş, birçok cephede çoğu kez eş zamanlı olarak acımasızca yaşanmıştır.  
II. Dünya Savaşı öncesi dünyada yaşanan olaylardan başlayarak, Polonya’nın işgali, Atlantik Muharebeleri, Nazi Almanyası’nın Avrupa’da yayılması, İtalya’nın savaşa dahil olup cephe genişletmesi, Hitler’in Barbarossa Harekatı, Rommel’in Kuzey Afrika Cephesi’ne atanması, Pearl Harbor’un bombalanmasıyla ABD’nin savaşa dahil olması gibi konuların da cevaplarını bulabilirsiniz. 
Devletlerin siyasi, sosyal ve ekonomik anlamda arayışları, silah teknolojisi, uygulanan savaş taktikleri, savaşta kurulan kamplar, kadınların rolü, casusluk faaliyetleri gibi ilgi çeken konular kitapta verilirken önemli karakterler de tanıtılmıştır.  
Aynı zamanda kitapta -savaşın kaderini belirleyen- müttefikler tarafından yapılan toplantılar, alınan kararlar da yer almaktadır. Savaşın sonuna doğru müttefiklerin güçlenmesi, Nazi Almanyası’nın geri çekilmesi, Japonların kamikazeleri, atom bombaları ve savaş sonu kazananların adaleti; savaş suçlularının yargılanması kitabın içerikleri arasındadır.   
Elinizdeki kitapta, II. Dünya Savaşı’na dair önemli ve dikkat çekici konular okuyucuya sunulmuş, savaşın genel yapısı ortaya konmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93554</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d36f21d0-f29c-4b4c-aa18-affab5e3ae40.jpg</image:loc>
            <image:title>Balkan Harbinden Sonra Şarkta Almanya</image:title>
            <image:caption>Alman yazar ve akademisyen Dr. Ernst Jäckh, Balkan Harbinden Sonra Şarkta Almanya başlıklı bu eserde büyük ölçüde Osmanlı Devleti’ni ve Türkleri ele almaktadır. 20. yüzyılın başında Türkler hakkında uluslararası kamuoyunda maksatlı, yıpratıcı, yıkıcı politika ve propagandanın etkin olduğu bir süreçte böylesine bir eserin kaleme alınmış olması çok önemlidir. Balkan Savaşları’nda yazarın ifadesi ile “bir millet yok edilirken” büyük devletlerin buna sessiz kalması hatta haçlı bayrağı altında her türlü zulüm ve katliamı gerçekleştiren ordulara ve çetelere destek vermesi 20. yüzyıl medeniyetinin içyüzünü göstermektedir.  

Ülkemizde Balkan Savaşları hakkında çok sayıda akademik çalışma yapılmış olmasına rağmen böylesine önemli bir eserin hemen hemen hiçbir çalışmada değerlendirilmemiş olması büyük bir eksiklikti. Zira çok kıymetli vesikalara dayalı olarak hazırlanmış olan bu eser, 20. yüzyılın başında Balkan Müslümanlarına uygulanan mezalimin bir yabancı tarafından dünya kamuoyuna duyurulması açısından önemli bir anlam ifade etmektedir. 

Bununla birlikte eserde; 19. yüzyılın sonlarında Almanya’nın dünya ekonomisindeki yerine değinilerek nüfus, üretim ve siyaset açısından nasıl önemli bir güç haline geldiği dolayısıyla dengeleri ve ittifakları sarsacak bir iktisadi siyaset takip etmeye çalışması ve küresel bir aktör olan İngiltere’nin takip etmiş olduğu yayılmacı politikasının etkileri ele alınmıştır. Bu kapsamda Bağdat Demiryolu hattı üzerinde Almanya-İngiltere çekişmesi ve bu konuda yapılan askerî, siyasi ve ekonomik politikalar ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93555</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28f4b462-ac04-4ed0-830f-ef572dfa0fbf.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Ekonomistle Ekonominin Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Sermaye, yaşamak için vampir gibi iş gücünün kanını emen ölü iş gücüdür ve ne kadar çok yaşarsa o kadar çok iş gücü kanı emer.

Karl Marx 
 50 Ekonomistle Ekonominin Kısa Tarihi fikirleriyle insanlığı kökten değişime uğratmış olan Locke, Marshall, Marx ve Keynes gibi düşünürler üzerinden en önemli iktisadi hareketleri anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93556</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9d3f941-6529-477b-a5d6-a381d31aa758.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Dünyayı Oluşturan 50 Konuşma</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca, büyük konuşmalar büyük değişimler getirmiştir. Şiddete teşvik eden ve kontrol sağlamaktan, barışı tesis edip özgürlüğü güvenceye almaya kadar, hiçbir şey doğru yer ve zamanda, doğru içerik ve hitabetle verilen bir konuşmanın, saf, duygusal gücüne sahip değildir. 
 
Modern Dünya’yı Oluşturan 50 Konuşma, yaşadığımız dünyayı şekillendiren en etkili ve kışkırtıcı konuşmaları bir araya getiriyor. Geniş kapsamlı ve kronolojik şekilde dünyanın dört bir köşesinden alınan konuşmalar 1908’de Emmeline Pankhurst’un erkeklerin, kadınların hayatını geliştirmekteki başarısızlığını ısrarla sorgulayıp onları haksız bulduğu konuşmadan başlayarak Vladimir Lenin, Albert Einstein, Fidel Castro, Nikita Kruşçev, Ernesto “Che” Guevara, Malcolm X, gibi isimlerin nutuklarını içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93557</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbe41830-ad14-485f-9e06-f6a2b4e8cd82.jpg</image:loc>
            <image:title>Casusu Yakalamak</image:title>
            <image:caption>Casusu Yakalamak: Karşı İstihbarat Sanatı’nda, CIA&apos;in eski karşı istihbarat şefi James M. Olson, Amerikan halkı için bir uyandırma çağrısı niteliğinde olan ve aynı zamanda ülkesinin ulusal güvenliğini korumak için nasıl daha iyi bir iş çıkarılabileceği konusunda meslek sırlarını paylaşmaktadır. 
Olson, okuyucuyu CIA&apos;deki otuz yıllık kariyeri boyunca deneyimlediği karşı istihbaratın gizemli dünyasına götürmektedir. Çin, Rus ve Küba casus servislerinin Amerika Birleşik Devletleri&apos;ne ne yaptığına dair bir genel bakışın ardından, karşı istihbarat ilkelerinin ve yöntemlerinin esasını açıklamaktadır. 
Bu kitapta okuyucular, karşı istihbaratın çifte ajanlı operasyonları ve gözetleme gibi belirli yönleri hakkında bilgi edineceklerdir. Ayrıca kitapta, insanların neden ülkelerine karşı casusluk faaliyetleri yürüttüğünü ve bunun ardındaki ticareti açıklayarak karşı istihbaratın nerede bozulduğunu veya başarılı olduğunu göstermek için on iki gerçek vaka çalışmasını analiz etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93558</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef8da3e9-3d76-4c16-8a1b-09978b869551.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöl Panteri Baybars</image:title>
            <image:caption>üç çeşit insanla doludur; tarih yazanlar, tarih yazanları yazanlar ve tarih okuyanlar. Kadı
Muhiddin, bir vakanüvistti. Yani bir tarih yazarıydı ve ona Türk Tarihi’nin en büyük
kahramanlarından olan Sultan Rükneddin Baybars’ı ve başarılarını yazmak nasip oldu. Ercan
Yılmaz’ın kaleme aldığı bu eserde Sultan Baybars’ı, kendisi de tereddütsüz bir kahraman olan
Kadı Muhittin’in gözlerinden tanıyoruz.

Sultan Baybars, adı sadece Türk Tarihi’ne değil Dünya tarihine de geçmiş büyük bir komutan ve
hükümdardır. Dest-i Kıpçak Bozkırları’ndan koparılıp, Sivas’ta bir köle olarak satıldığında on beş
yaşlarında bir delikanlıydı. Kendini bildiğinden beri kendine verdiği bir söz vardı ve hayatı bu sözü
tutmak için mücadele etmekle geçti ve sözünü tuttu. O “Vakti geldiğinde hükümdar olacağım.”
Demişti. Ve yeryüzünün görüp göreceği en iyi hükümdarlardan biri oldu.

O, Türklerin ezeli düşmanları Moğollar ve Haçlılara karşı sayısız zaferler kazanmış ve tarihe “Çöl
Panteri” lakabıyla geçmiş büyük bir liderdir. Elinizdeki eserde, sadece bu büyük kahramanın
yaptıklarını değil, onun nasıl bu kadar büyük olduğunu okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93559</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9538ebfc-f806-4952-9783-38276a783951.jpg</image:loc>
            <image:title>Asri Rüyalar, Fetiş Rejimler</image:title>
            <image:caption>Vâlâ Nureddin ‘Vâ-Nû’, günümüzde sadece Nâzım Hikmet’in yakın dostu ve biyograficisi olarak hatırlanıyor. Oysa çok uzun yıllar “Türkiye’nin bir numaralı fıkracısı” kabul edilmiş, hem inanılmaz genişlikteki ilgi alanıyla hem de kıvrak Türkçesiyle özellikle kendinden genç birkaç kuşak aydının büyük bir zevkle takip ettiği iyi bir yazardı. Fıkracılık mesaisini, 1920’lerin ikinci yarısından 1960’ların ortalarına kadar kesintisiz olarak, belli bir dünya görüşü etrafında sürdürmüş istisnai bir kalem adamıydı. Hep şu kaygıyı gözetmişti: Yeni kurulan Cumhuriyet’in yurttaşlarını modern, seküler bir kamusal ahlak ve bu ahlakı kurumsallaştıracak bir örgütlülük geliştirmeye teşvik etmek; toplumsal kültürümüzün bu ahlakın geliştirilmesine engel olan yanlarını tatlı bir dille ama kıyasıya eleştirmek. 
 
Çok farklı türlerde “iki kamyon” dolusu metin üreten Vâ-Nû en çok fıkra yazarlığını önemsiyordu; çünkü ileriki yılların araştırmacılarının onun tanıklık ettiği olağanüstü dönemi anlamak istediklerinde mutlaka fıkra yazarlarına başvuracağını düşünüyordu. Biz de onu günümüz okurlarına tanıtmak için on binlerce yazısı arasından üç yüz kadar fıkrasını iki cilt halinde sunuyoruz. Fikir ve Sanat Âlemimize Bu Hürriyet Kâfi Değildir cildi edebiyat, dil, din ve ahlak, fikir ve sanatla ilgili yazılarından, Asri Rüyalar, Fetiş Rejimler cildi ise gündelik hayatı ve toplumsal kültürümüzü eleştiren yazılarıyla çalışma hayatı ve siyasetle ilgili yazılarından bir seçki niteliğinde. 
 
Haldun Taner, Vâ-Nû’yu şöyle anlatır: “Onun sütunu bize hocalarımızın açamadığı ne pencereler açtı. Köklü bir İstanbul terbiye ve görgüsünden gelen çelebiliği, Galatasaraylılığın verdiği ince bir esprisi, çok sevdiği Viyana’nın hayat üslubundan edindiği zarif bir Avrupalı gustosu ve nihayet Moskova günlerinin anısı bir diyalektikten örülme, kendine özgü, çok ilginç bir kültürü vardı.” 

Bu yazılar, eminiz, günümüz okurları için de yeni pencereler açacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93560</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31b78d7d-334b-4ba6-ba49-c36268fab1c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Fikir ve Sanat Alemimize Bu Hürriyet Kafi Değildir</image:title>
            <image:caption>Vâlâ Nureddin ‘Vâ-Nû’, günümüzde sadece Nâzım Hikmet’in yakın dostu ve biyograficisi olarak hatırlanıyor. Oysa çok uzun yıllar “Türkiye’nin bir numaralı fıkracısı” kabul edilmiş, hem inanılmaz genişlikteki ilgi alanıyla hem de kıvrak Türkçesiyle özellikle kendinden genç birkaç kuşak aydının büyük bir zevkle takip ettiği iyi bir yazardı. Fıkracılık mesaisini, 1920’lerin ikinci yarısından 1960’ların ortalarına kadar kesintisiz olarak, belli bir dünya görüşü etrafında sürdürmüş istisnai bir kalem adamıydı. Hep şu kaygıyı gözetmişti: Yeni kurulan Cumhuriyet’in yurttaşlarını modern, seküler bir kamusal ahlak ve bu ahlakı kurumsallaştıracak bir örgütlülük geliştirmeye teşvik etmek; toplumsal kültürümüzün bu ahlakın geliştirilmesine engel olan yanlarını tatlı bir dille ama kıyasıya eleştirmek. 
 
Çok farklı türlerde “iki kamyon” dolusu metin üreten Vâ-Nû en çok fıkra yazarlığını önemsiyordu; çünkü ileriki yılların araştırmacılarının onun tanıklık ettiği olağanüstü dönemi anlamak istediklerinde mutlaka fıkra yazarlarına başvuracağını düşünüyordu. Biz de onu günümüz okurlarına tanıtmak için on binlerce yazısı arasından üç yüz kadar fıkrasını iki cilt halinde sunuyoruz. Fikir ve Sanat Âlemimize Bu Hürriyet Kâfi Değildir cildi edebiyat, dil, din ve ahlak, fikir ve sanatla ilgili yazılarından, Asri Rüyalar, Fetiş Rejimler cildi ise gündelik hayatı ve toplumsal kültürümüzü eleştiren yazılarıyla çalışma hayatı ve siyasetle ilgili yazılarından bir seçki niteliğinde. 
 
Haldun Taner, Vâ-Nû’yu şöyle anlatır: “Onun sütunu bize hocalarımızın açamadığı ne pencereler açtı. Köklü bir İstanbul terbiye ve görgüsünden gelen çelebiliği, Galatasaraylılığın verdiği ince bir esprisi, çok sevdiği Viyana’nın hayat üslubundan edindiği zarif bir Avrupalı gustosu ve nihayet Moskova günlerinin anısı bir diyalektikten örülme, kendine özgü, çok ilginç bir kültürü vardı.” 

Bu yazılar, eminiz, günümüz okurları için de yeni pencereler açacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93561</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8612adef-0014-4958-9947-5e4accb3af4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyada Terakki ve Medeniyet-i İslamiyeyi Rüyet (Açıklamalı Orijinal Metin)</image:title>
            <image:caption>Arabalarımız Salacak İskelesi’ne doğru iniyordu. Başımı kaldırdım. Müsadif-i nazarım olan dehşetli bir köprü tüylerimi ürpertti çünkü ömrümde bu kadar azametli, bu derece dehşetli bir şey görmemiştim. Bu köprü üç kat olarak inşa edilmiş. En üst katında insanlar karıncalar gibi kaynaşıyorlardı. Şimendifer, araba, otomobil gibi vesait-i nakliye köprünün birinci ve ikinci katından gelip gidiyorlardı. 
 
“Rüyada Terakki ve Medeniyet-i İslamiyeyi Rüyet tahayyül ettiği ideal toplumu ince ve hayli ilginç ayrıntılarla betimleyen, bugünden o güne nasıl ulaşıldığını/ulaşılacağını açıklama çabası gösteren, yazıldığı dönemde görülmemiş kimi uygulamaları ayrıntılandıran ve okurlarında böyle bir toplum yaratma yönünde arzu uyandırma kaygısı güden bir eser ve bu yönleriyle döneminde yazılan benzer eserler arasında ‘en ütopik’ anlatılardan biri olarak nitelendirilebilir.” 
Engin Kılıç 
 
Yüzyıllar sonrası… Köprülerle, fabrikalarla, geniş bulvarlarla, dev binalarla dolmuş, on milyon nüfuslu bir İstanbul… Herkesin sadece daha verimli olmaya çalıştığı, tembelliğin, olumsuz düşüncelerin tamamen ortadan kalktığı bir cennet hayali. İlk olarak 1913’te basılan Rüyada Terakki ve Medeniyet-i İslamiyeyi Rüyet, edebiyatımızın ilk ütopyalarından biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93562</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/085b6709-6624-4b86-a727-5c49f81c19b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Kadın</image:title>
            <image:caption>Arzu. Bizi büyülüyor ve avucuna alıyor. Düşüncelerimizi kontrol ediyor, hayatlarımızı yönlendiriyor, bazen sadece onun için yaşıyoruz. Yine de hakkında neredeyse hiç konuşmuyoruz. Ve derinlerde yatan bir güç olarak arzu, büyük ölçüde keşfedilmeden kalıyor. 
 
Gazeteci Lisa Taddeo’nun, farklı geçmişlere ve yaşam tarzlarına sahip kadınlarla konuşmak için Amerika’yı altı kez baştan başa kat ettikten sonra kaleme aldığı Üç Kadın, kadın arzusunun kırılganlığına, karmaşıklığına ve eşitsizliğine ışık tutan, çığır açan bir kitap. Unutulmaz üç kadının deneyimlerini okudukça yalnız olmadığımızı hatırlayacağımız, büyük bir gazetecilik başarısı. 
 
Üç Kadın, karşılanmayan ihtiyaçların, dile getirilmeyen düşüncelerin, hayal kırıklıklarının, umutların ve amansız takıntıların bir kaydı. Çekici, rahatsız edici, çok katmanlı, güçlü ve güzel. 
 
“İçimize işleyen, yakıp yıkan, büyüleyen bir kitap. Bir kitap bundan fazlasını yapabilir mi emin değilim.” 
The Sunday Times 
 
“Cesur, güncel, yüz yılda bir denk gelinebilecek bir kitap. Her evde bir tane olmalı… çok geçmeden olacaktır da.” 
New Statesman 
 
“Nefes kesici, kendinden emin ve tamamen kendine has.” 
Dave Eggers</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93564</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1057ce6-6827-4c26-8b38-61fb0491df9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsalı Yeniden Toplama</image:title>
            <image:caption>Toplum nedir? “Toplumsal” kelimesi ne anlama gelir? Neden bazı faaliyetlerin “toplumsal bir boyut”u olduğu söylenir? 
 
Toplumsal olanı özel bir alan, belirli bir âlem ya da tikel bir tür şey olarak değil; yalnızca hayli kendine özgü bir yeniden ortaklık kurma ve yeniden bir araya toplama hareketi olarak tanımlayan Bruno Latour, Toplumsalı Yeniden Toplama’da “toplumsal”ın başlangıçtaki anlamına dönerek ve tekrar bağlantıları izleyebilmesini sağlayarak toplumsal nosyonunu yeniden tanımlamayı amaçlıyor. 
 
Toplumsalı Yeniden Toplama, “aktör-ağ teorisi”ni ve onun en etkili taraftarlarından Bruno Latour’un fikirlerini merak edenler için önemli bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93565</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc494896-dd5e-48e0-960a-a04c8c18214a.jpg</image:loc>
            <image:title>Trajedi</image:title>
            <image:caption>Seçkin edebiyat kuramcısı Terry Eagleton, bu büyüleyici çalışmasında Batı kültüründeki trajedinin nüanslarını araştırıyor. Trajedinin insanlık durumu üzerine bir tefekkür olarak değil, uygarlıkların kendilerini kuşatan çatışmalarla mücadele ettiği siyasal katılım anlarında ortaya çıktığını iddia eden Eagleton, trajedinin insan deneyimi ve kültürü için temel olduğunu gösteriyor. 
 
Nietzsche, Walter Benjamin ve Slavoj Žižek&apos;in yanı sıra Sophokles, Aiskhülos, Shakespeare ve Ibsen gibi pek çok önemli yazar ve düşünürün eşlik ettiği Trajedi, edebiyat ve tiyatronun yanı sıra politikaya ve felsefeye de kafa yoran okurlar için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93566</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85b89767-5f45-43df-9353-04ef08370f95.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Balonun Peşinden</image:title>
            <image:caption>Güneşin ışıl ışıl parladığı bir yaz sabahı Yıldız Hanım kaplumbağa gibi yavaş yavaş merdivenleri tırmanıp evinin çatı katına çıktı. Yıllardır dokunmadığı tozlu kutuları açtı. Varlığını bile unuttuğu, çocukluğunda elinden hiç düşürmediği atlası görünce mutluluktan uçacaktı. Atlasının içine çizdiği resim bile silinmemişti: Balonla dünyayı dolaşan bir çocuk. “Neden olmasın ki?” diye haykırdı. Kıymet Ergöçen, okuru, tıpkı bir dondurma gibi bitmesini istemeyeceği bir dünya seyahatine çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93567</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f5a086d-4e49-41af-bfe3-566245ad32c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kora ile Kelebek</image:title>
            <image:caption>Duygu tarlanda ne yetiştiğini öğrenmek ister misin?

Sözcüklere yaptığı küçük mizahi dokunuşlarla kendine has bir üslup yakalayan Hanzade Servi&apos;nin, Gülten Dayıoğlu İlkgençlik Roman Ödüllü Kora ile Kelebek&apos;i, nostaljik aile filmlerine şapka çıkartan bir anlatı...
 
Dünyaya bambaşka gözlerle bakan iki genç kızın kaderlerini sürpriz bir evlilik bağı ile kesiştiren yazar; biriyle iyi anlaşmak için illa ki birbirine benzemek gerekmediğine, farklı şeyleri aynı dilde sevmenin güzel ilişkiler kurmak için yeterli olacağına vurgu yapıyor.
 
Zamanın getirdiklerine ve götürdüklerine önyargıyla yaklaşmanın yarardan çok zarar vereceğine işaret eden eser, ilkgençlik çağında hissedilen duygusal dalgalanmaların sosyal yaşantı üzerindeki yansımalarını de ustalıkla resmediyor.  
 
“Bizim Aile filminde bile, Münir Özkul&apos;la Adile Naşit&apos;in çocukları hemen kaynaşmamıştı.”

Yurt dışında yatılı okulda büyüyen, rahatlığına düşkün Kora ile kurallara sıkı sıkıya bağlı, takıntılarla örülü bir yaşam süren Kelebek&apos;in, on üç yaşında olmaktan başka hiçbir ortak noktaları yoktur. Ta ki, anne babaları hayatlarını birleştirme kararı alana dek. Aniden kardeş olan iki gencin dünyası bir daha asla eskisi gibi dönmeyecektir. Bir yanda türlü çeşit tehdide karşı önlem almaktan kendini alıkoyamayan, düzen timsali Kelebek; öte yanda kimin ne diyeceğine hiç aldırış etmeden gönlünün her istediğini yapan, keyfine düşkün Kora... Zıt kutuplardaki karakterlerimiz için geçmişle hesaplaşama ve geleceğe bakma vaktidir. Ürkek ama emin adımlarla birbirlerine yakınlaşmaya çalışırken karşılarına çıkan umulmadık olaylar, Kora ile Kelebek&apos;i hayal bile edemeyecekleri çok özel bir dostluğa sürükler. Hem de kardeşlikten bile öte bir bağla...  

Hayatı yaşamaya değer kılan “an”lara ve “anı”lara temas ederek ruhumuzun derinlerine akan bu duygu yüklü kitap, hem aile birliğinin önemine değiniyor hem de müthiş bir kardeş dayanışması inşa ediyor.    
 
Hüzünle eğlenceyi harmanlayan hikâyesinin satır aralarında toplumun huzurunu bozan kimi sorunlara karşı farkındalık yaratmayı hedefleyen Kora ile Kelebek, okurların duygu tarlasını sevgiyle yeşertmeyi başarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93568</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a735f38b-463a-47b4-927e-2419a15c47ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitaptan Ne Zaman ve Nasıl Çıkılır ?</image:title>
            <image:caption>Bir kitabın içinden nasıl çıkarsınız? 
Kapağını kapatırsınız. İşte bu kadar kolay. 
Bazen içeri girmek, okumaya başlamak daha zordur. Ama sonunda bir kitabın içine girdiğinizde kaybolabilirsiniz. 
 İŞTE O ZAMAN DIŞARI ÇIKMAK EPEY ZORDUR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93569</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/357d1a80-59c5-49e5-bccb-640e9c6cb1b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Semra</image:title>
            <image:caption>“Serçem, sen dalamazsın sulara 
Senin kanatların ancak göğü yarabilir; 
Mavi suları değil...” 
 
Semra, kayıp giden zamanın izinde çocukluğun masumiyetini ve ilk aşkın heyecanını aramanın hikâyesi… 
 
Şiirlerin gölgesinden, okul bahçesindeki ağaçların arasından “merhaba” diyen rüzgârın ve ışığın şarkısından, Ceyhan’ın 
tozlu yollarından, boş duvarlara yazılmış sloganlardan süzülüp gelen bir sevda.... 
 
Mazlum Vesek, 1990’ların Adana’sını ve günün kaotik siyasi ortamını arkaplan edinen romanında Semra’nın bıraktığı izlerin peşine düşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93570</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9df83a65-9724-41d7-acf6-cf1b75926fe6.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Para Teorisi&apos;ne Giriş</image:title>
            <image:caption>Ekonomik ve politik tartışmalar çok uzun bir süredir ödeme gücü, kemer sıkma, kıtlık ve damlama kuramının (trickledown) dar sınırları içinde şekillendi. Sosyal güvenlik iflasa gidiyor; kamu borçları gelecek kuşakların sırtına yükleniyor; işsizlik kötü ama fiyat istikrarını sağlamak için gerekli; sosyal yardımlar zenginden çalarak finanse ediliyor; son olarak, “kamu parası gibisi yok” anlayışı, tartışmaların ve politika tercihlerinin kapsamını kısıtlaması gereken su götürmez bir gerçek olarak gösteriliyor. Bu ön kabullerin artık değişmesi gerekiyor. 
  MPT, yukarıda bahsedilen sorunlara çözüm ararken, parasal hükümranlığın önemini vurguluyor: Devletler kamu parası yaratabilirler ve yaratıyorlar; sadece bunları doğru kanallara aktarmaları gerekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93571</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f376df6-978c-4e8a-880c-42cd15ebb495.jpg</image:loc>
            <image:title>Notalar Apartmanı</image:title>
            <image:caption>Notalar Apartmanı sizleri hem sevimli bir öyküye hem de notaları öğrenmeye davet ediyor.
 
 
Her katında bir notanın yaşadığı Notalar partmanı’nın birbirinden farklı sakinleriyle tanışmaya hazır mısın?
 
Ağzında kalemiyle dolaşan Do Dede, dişleriyle övünerek “reee”leyen Re Nine, kedi ve telefon bağımlısı Mi Hanım, dağınık Fa Çocuk, yönetici Sol Teyze, hayat dolu La Kız, arılardan bunalan Si Kardeş ve Do Dede’nin kitapkurdu torunu İnce Do Kardeş…
 
Sen de tıpkı Kurabiyeci Kız gibi Notalar Apartmanı’na konuk olup birbirinden sevimli notaları tanımak ve bu renkli hikâyeye ortak olmak ister misin?
 
“Şöhret Doğruyol Sağbaş, Notalar Apartmanı’nda müzik bilgisinin alfabesi sayılan ‘Do Majör Ton Gamı’nı her kata bir ses kişiliği vererek ustalıkla kurgulamış. Minik okurlarına çok yönlü bir ufuk açacağından hiç şüphem olmayan bu seçkin eseri, tüm çocuklara tavsiye ederim.”
Prof. Dr. Mesut İKTU/Opera Sanatçısı/ Öğretim Üyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93572</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca5f0a77-8b83-4427-b98d-1ba5b926abe9.jpg</image:loc>
            <image:title>Zinde Bir Yaşlılık İçin Beyin Kuralları</image:title>
            <image:caption>Anahtarlarımı neden bulamıyorum? Neden eskisi gibi uyuyamıyorum? Arkadaşlarım aynı hikâyeleri neden tekrar tekrar anlatıyor? Beynimi canlı tutmak için ne yapabilirim? Biliminsanlarının tüm bu sorulara verecek mantıklı yanıtları var.
 
Moleküler biyolog Dr. John Medina, Zinde Bir Yaşlılık İçin Beyin Kuralları’nda yaşlanma ile ilgili gerçekleri ve iyi yaşlanma reçetesini kendine özgü ilgi çekici tarzıyla anlatıyor.
 
Medina, Zinde Bir Yaşlılık İçin Beyin Kuralları adlı kitabında bize beynimizin nasıl çalıştığını ve neden ev, işyeri, okul gibi yaşam alanlarımızı yeniden tasarlamamız gerektiğini açıklıyor. Yaşlanma sürecini verimli ve sağlıklı bir şekilde nasıl geçirebileceğimize dair püf noktalarından bahsediyor. Medina, aynı zamanda büyüleyici hikâyeleri ve mizah anlayışı sayesinde yaşlanmanın tamamen bir çöküş anlamına gelmediğini de vurguluyor.
 
Yaşlanma sürecinin hoş olmayan etkilerini yaşıyorsanız ya da sevdikleriniz için endişeleriniz varsa Zinde Bir Yaşlılık İçin Beyin Kuralları tam size göre.
 
Unutmayın, bardağın dolu tarafını görebilme yeteneğiniz yaşlandıkça artar ve stres azalır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93573</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24ada9cb-ab38-4a5b-91f0-f723c36f84af.jpg</image:loc>
            <image:title>Entegre Kurumsal Performans Değerlemesi Çoklu Sermaye Temelli Bir Model Önerisi</image:title>
            <image:caption>1.      GİRİŞ 
2.      KURUMSAL PERFORMANS, TEORİ VE DEĞER YARATMA 
3.      FİNANSAL OLMAYAN BİLGİ AÇIKLAMA VE RAPORLAMA GİRİŞİMLERİ 
4.      DEĞER YARATMA TEMELLİ BİLGİ VE ENTEGRE RAPORLAMA 
5.      ENTEGRE KURUMSAL PERFORMANS DEĞERLEMESİ: TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜ UYGULAMASI 
6.      SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93574</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a671b654-d3f9-4614-9e18-9ce37e9f081e.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbolda Maç İçerisindeki Bir Takım Performans Parametreleri İle Yüklenme Göstergelerinin Karşılaştırılması</image:title>
            <image:caption>1.      ÖZET 
2.      ABSTRACT 
3.      GİRİŞ VE AMAÇ 
4.      GENEL BİLGİLER 
4.1.   ENERJİ SİSTEMLERİ 
4.2.   ANAEROBİK EŞİK KAVRAMI 
4.3.   ANAEROBİK EŞİK BELİRLEMEK İÇİN KULLANILAN TESTLER 
4.4.   MAKSİMAL OKSİJEN TÜKETİMİ VE MAKSİMAL AEROBİK HIZ KAVRAMI 
4.5.   MAKSİMAL AEROBİK HIZIN BELİRLENMESİNDE KULLANILAN TESTLER 
4.6.   MAKSİMAL AEROBİK HIZ ANTRENMAN YÖNTEMLERİ 
4.7.   FUTBOLDA GPS KULLANIMI 
5.      GEREÇ VE YÖNTEM 
5.1.   ARAŞTIRMA TİPİ: 
5.2.   ARAŞTIRMANIN YERİ VE SÜRESİ 
5.3.   ARAŞTIRMANIN EVRENİ VE ÖRNEKLEMİ 
5.4.   ARAŞTIRMA HİPOTEZLERİ: 
5.5.   BAĞIMLI VE BAĞIMSIZ DEĞİŞKENLER 
5.6.   VERİ TOPLAMA ARAÇLARI: 
5.7.   VERİ TOPLAMA YÖNTEMİ: 
5.8.   VERİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ 
5.9.   ARAŞTIRMANIN SINIRLILIKLARI: . 
5.10.                   ARAŞTIRMANIN ETİK YÖNÜ 
6.      BULGULAR 
7.      TARTIŞMA 
8.      SONUÇ VE ÖNERİLER 
9.      KAYNAKLAR 
10.  EKLER 
11.  ÖZGEÇMİŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93575</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8103607c-2dc9-4cc0-bc92-795b8b3966fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Amin Maalouf&apos;un Penceresinden Göç ve Kimlik</image:title>
            <image:caption>1.      GÖÇ OLGUSUNUN TARİHSEL VE KURAMSAL ÇERÇEVEDE DEĞERLENDİRİLMESİ 
2.      KÜRESEL DÜNYADA GÖÇ ULAMLARI 
3.      AMIN MAALOUF’UN BAKIŞ AÇISINDAN GÖÇ OLGUSU 
4.      KİMLİK OLGUSUNUN TARİHSEL VE KURAMSAL ÇERÇEVEDE DEĞERLENDİRİLMESİ 
5.      AMIN MAALOUF’UN BAKIŞ AÇISINDAN KİMLİK OLGUSU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93576</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5da3b4dc-cf0c-46ee-8967-089b7907b9c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Okçu&apos;nun Yolu</image:title>
            <image:caption>Her okun uçuşu farklıdır. Bin ok atarsan, bini de sana farklı bir yol gösterecektir: Okçunun yolu işte budur. 
 
Ülkenin en mahir okçusu Tetsuya bir köyde mütevazı bir marangoz olarak yaşamını sürdürmekteyken bir gün uzak diyarlardan gelen bir okçu ona meydan okur... Tetsuya bu meydan okumayı kabul ederek okçuluk felsefesini hem yabancı okçuya hem de köyün delikanlılarından birine aktaracaktır. 
 
Paulo Coelho’nun Okçu’nun Yolu’nda dile getirdiği öğreti sadece okçuluğa değil hayatın her alanına uygulanabilecek, yolu nice erdemden geçen bir ilkeler bütünü. 
 
“Kaleme aldığım bu metinde yay, ok, hedef ve okçu aynı gelişim ve sınama mekanizmasının bütünleyici birer parçası.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93577</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cd1454a-6d66-4e5d-9e0b-b655f4eef59f.jpg</image:loc>
            <image:title>İç Çatışma ve Dış Müdahale Kıskacında Afganistan</image:title>
            <image:caption>Yakın dostumuz, uzaktaki komşumuz Afganistan. Kadim medeniyetlerin kavşağında emperyal güçlerin dövüş alanı. Büyük İskender&apos;den İngiliz İmparatorluğu&apos;na, SSCB&apos;den ABD&apos;ye kadar hiçbir güç buraya hakim olamamış. Ama direniş kültürünün timsali olan bu onurlu halk, savaşları kazansa da barışı hep kaybetmiş; ülkesini iç çatışmaların yıkım ve sefaletinden, şiddet ve bağnazlık sarmalından kurtaramamış. Şimdi de ABD ve müttefikleri kaçarcasına ülkelerine dönerlerken, Afgan halkı bir kez daha makisıs talihiyle baş başa bırakılıyor. Geçmişte Afganistan&apos;a kan ağlatmış Taliban örgütü ikinci kez iktidara yürüyor. Türkiye başta olmak üzere Batı ülkeleri yeni bir mülteci akınıyla karşı karşıya.

Bu eserde Afganistan&apos;ın tarihi, sosyal ve siyasal yapısı, çatışma dinamikleri, iktidar kavgaları, dış müdahaleler ve barış formülleri bilimsel olarak inceleniyor. Dr. Ali Rıza Kuğu, Afganistan&apos;da dışarıdan dayatılan hegemonik bir barış yerine, ülkenin toprak bütünlüğü ve üniter yapısı içinde, ortak kimliği güçlendiren ancak çoğulcu, güvenlik ve özgürlük dengesini tutturmuş, sivil toplumu destekleyen yerli bir barışın kalıcı olabileceğinin altını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93578</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/802a3114-508a-4e6d-856e-f0d0030b08ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Girit&apos;i Kaybetmenin Bitmeyen Acısı</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’nın 1669’da Girit’i fethetmesinin ardından Ada halkından İslamiyet’i seçenlerin bir kısmı, başlayan Yunan isyanlarının yarattığı korkunun etkisiyle zaman içinde Hıristiyanlığa geri dönmüş; Müslüman kalanlar ise Yunanlar tarafından Türk olarak görülmüştür. Göçe zorlanan Türklerin malları çok ucuza ya da zorla ellerinden alınmış, satışa yanaşmayan Türklerden bazıları köy meydanlarında çırılçıplak soyulup direklere bağlanarak yakıcı güneşin altında günlerce aç ve susuz bırakılmıştır. Mübadele ile Ada’dan ayrılanlar ise evlerinin kapılarını ‘Belki döneriz’ düşüncesiyle kapatıp anahtarları sakladılar. Ancak gemilere binip Anadolu kıyılarına yaklaştıkça, geri dönüşü olmayan yola girdikleri düşüncesi ağır basınca anahtarları denize attılar. Bu kitabı hazırlamama neden olan, uzun yıllardır tanıdığım ve kendisine “Anneanne” dediğim Girit göçmeni Nilüfer Erbil’in ailesinin yaşadıkları da diğer Giritli göçmenlerin kuşaktan kuşağa aktarılan hikâyelerinden farklı değildir.

“Gidemem Girit’ten gidemem
Ben gidemem uzaklara
Yolluyorlar beni uzaklara
Ben gidemem uzaklara…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93579</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c707c37-937f-4c3e-95cc-bcab93cbe38a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Serüveni ve Vasiyetleriyle Zeki Müren</image:title>
            <image:caption>Her ülkenin kendine özgü yaşayan ve yaşatılan sanat değerleri vardır. Zeki Müren de bu ülkenin yetiştirdiği kıymetli sanat değerlerinden biridir. Bu değerlerin yaşatılması, toplum nezdinde unutturulmamısı o ülkenin sanata verdiği değerin açık bir göstergesidir. Elinizdeki bu kitap, Türk musikisinde bir fenomen olan, Türk milletinin gönlünde taht kurmuş «Paşa» ve «Sanat Güneşi» lakaplarıyla kendisine toplum tarafından yüksek düzeyde kıymet verilen sanatkâr Zeki Müren’i anlatmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93580</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b26b2f03-e04d-4433-a274-6fa849e59c36.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızılcık Şerbeti</image:title>
            <image:caption>Kızılcık Şerbeti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93581</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/448c2458-c84f-445e-a9eb-90d38459b4f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Devletinde Bürokrasi Ve Tebaa</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devletinde Bürokrasi Ve Tebaa</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93582</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b961ea2-e50f-4749-bd57-bd075c169f77.jpg</image:loc>
            <image:title>Anksiyete Terapisi</image:title>
            <image:caption>Psikoterapide Güncel Klinik Yaklaşımları Dizisi
“Bu kitapları okumak, yaptığınız işte daha iyi olmanızı sağlayacaktır. Klinik örneklerle, somut öneriler kombine edilerek yalnızca ne yapılacağının değil, nedeninin de anlaşılmasına olanak verilmektedir. Bu dizi, psikoterapötik ve psikiyatrik teknikler üzerine yeni standartlar getirerek açık ve ustaca yazılmış klinik yazıları içermektedir.”
David Speigel, M.D.
Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi
Psikiyatri ve Davranışsal Bilimler Profesörü

Anksiyete Terapisi;
• Tanısal Değerlendirme
• Maruz Bırakma Teknikleri
• Bilişsel Terapi Teknikleri
• Progresif Relaksasyon (KADEMELİ Gevşeme)
• Otojenik Eğitim
• Psikodinamik Terapiler
• Tıbbi Tedavinin Rolü
• Agorafobinin Eşlik Ettiği Panik Bozukluğu İçin Bir Bilişsel-Davranışçı Tedavi Paketi
• Sosyal Anksiyete İçin Bir Bilişsel-Davranışçı Tedavi Paketi
başlıklarından oluşan her bir bölümüyle panik atak, agorafobi ve sosyal fobiler gibi birçok anksiyete bozukluğunun klinik tedavisine yönelik kapsamlı ve güncel bir rehberdir. Alanlarındaki uzman kişiler tarafından yazılan Anksiyete Terapisi, bir dizi etkili klinik etkinlik ve müdahale hakkında yararlı bilgiler sunmaktadır. Hem sağlık profesyonellerine hem de konuyla ilgili okuyucuya hitap eden kitapta, birçok vaka öyküsünün yanı sıra, ilacın rolü incelenmekte ve maruz kalma terapisi, bilişsel-davranışsal terapi, progresif relaksasyon ve psikodinamik psikoterapi gibi spesifik teknikler ele alınmaktadır. Yazarlar, bu tekniklerin pratikte nasıl işlediğinin açıkça anlaşılması için klinisyenlerle danışanlar arasındaki diyalog metinlerini de yazılarına dahil etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93583</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5031e5aa-6de7-447e-890f-a2b1fc078713.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinsel Terapi</image:title>
            <image:caption>Psikoterapide Güncel Klinik Yaklaşımları Dizisi
“Nihayet! İster fiziksel ister psikolojik olsun cinsel bozukluklarla ilgili sorunların hemen hemen hepsine yer veren çarpıcı bir eser. Yazarların üslubu gerçekten etkileyici ve doyurucu, çok sayıda vaka örneği yer alıyor, empati ve anlama derecesi sıra dışı, psikologların, jinekologların, aile hekimlerinin ve tecrübeli tecrübesiz tüm psikiyatrların, bu kitaptan çok yararlanacağını düşünüyorum.”
Dr. Avodah K. Offit
Seks Terapisti

Cinsel Terapi;
• Cinsellik Hakkında Konuşmak Ve Düşünmek
• Cinsel Yanıtın Fizyolojisi Konusunda Terapistin Rehberi
• Cinsel Bozuklukların Değerlendirilmesi
• Cinsel İşlevin Tıbbi Değerlendirmesi
• Tutku Ve İçtenlik
• Cinsel Bozukluklarda Çiftlerin Tedavisi
• Arzu Bozuklukları
• Uyarılma Ve Orgazm Bozukluklarının Tedavisi
• Parafililerin Tedavisi
bölümlerinden oluşan, klinik uzmanları ve hastaları için büyük bir bilgelikle ve empatiyle yazılmış bir başucu eseridir. Hem yolun başındaki klinik uzmanlara, hem de tecrübeli terapistlere hitap etmeyi başaran bu kitap, işe yararlılığı kanıtlanmış tavsiyeler ve vaka örnekleriyle doludur. Her bir bölüm, cinsel sorunların tedavisinde elde ettiği tecrübeleri sunan, deneyimli terapist yazarlar tarafından ele alınmıştır. Okuyucu, bu kitapta cinsel bozukluklara sahip hastaların tedavisi süreci boyunca rastlanılan özel sorunların ortadan kaldırılmasına yönelik terapötik yöntemlerle ilgili doyurucu bilgiler bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93584</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed2b3c2d-e995-4cd5-879b-4bedd64ab7a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ergen Terapisi</image:title>
            <image:caption>Psikoterapide Güncel Klinik Yaklaşımları Dizisi
“Ergen Terapisi, ergenliğin biyopsikososyal biyopsisini vermektedir ve insan yaşamının bu en kafa karıştırıcı gelişim aşaması sırasında meydana gelen majör psikopatolojilerin tedavisindeki önemli konuları anlatan açık ve kapsamlı bir kitaptır.”
Lawrence Stone, M.D.
Amerikan Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Akademisi Başkanı

“Ergenlikte ortaya çıkan psikopatolojiler konusunda canlı vaka örnekleri veren klinik bilgeliği damıtıp toparlayan tutkulu bir çalışma. Bu mükemmel kitap, psikiyatrik problemi olan gençlerle çalışmanın heyecanını ve meydan okuyan yanlarını da başarıyla aktarıyor.”
Gregory K. Fritz, M.D.
Brown Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Profesörü ve Direktörü

Ergen Terapisi;
• Genel Prensipler Ve Özel Problemler
• Yıkıcı (DİSTRUPTİF) Davranış Bozuklukları
• Madde Kullanımı Ve Suistimali
• Depresyon
• Anksiyete Bozuklukları
• Yeme Bozuklukları
• Klinik Hastalıklar Ve Somatizasyon
• Şizofreni Ve Psikotik Bozukluklar
• Psikiyatrik Travma Ve İlişkili Psikopatolojiler
başlıklarında ergen gelişimi üzerine özlü ve güncel bilgiler vermenin yanı sıra anksiyete bozuklukları, depresyon, yeme bozuklukları, somatizasyon, davranım bozukluğu ve psikoz gibi rahatsızlıkların etkili klinik tedavisi konusunda da adım adım rehberlik etmektedir. Yazarların her biri, ergen tedavisi konusunda uzmanlığa sahiptir ve alanlarındaki en son bilgiler ve klinik teknikleri sunmaktadırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93585</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2108af4-688e-461a-a5f5-807cd27383b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Terapisi</image:title>
            <image:caption>Psikoterapide Güncel Klinik Yaklaşımları Dizisi
“Bu kitap, tedavi masraflarını en aza indirmek için çocukların ruhsal ağrısını minimize etme modasını izlemez, bunun yerine en iyiyi başarmaları için klinisyenlere yardım eder.”
John E. Schowalter E., M.D.
Yale Üniversitesi Çocuk Psikiyatri ve Pediatrisi Profesörü

Büyük bir hassasiyet ve anlayışla yazılan Çocuk Terapisi, okula başlama yaşı ile erken ergenlik dönemi arasındaki çocuklar için etkili ve yetkin müdahaleler sunmaktadır. Uzman yazarlar, bu yaş grubuna özgü problemlerin değerlendirilmesi ve tedavi edilmesi için ön saflarda yer alan klinisyenlere ve okuyuculara;
• Genel Prensipler Ve Tedavi
• Obsesif-Kompulsif Bozukluk, Fobiler Ve
Travma
• Depresyon
• Yıkıcı Davranışsal Bozukluk
• Konversiyon Ve Somatoform Bozuklukları
• Ağrı Ve İlişkili Problemler
• Çocuk Tacizi
• Yeme Bozuklukları
başlıklarından oluşan sekiz bölümde doyurucu bilgi ve araçlar sağlamaktadır. Çocuk Terapisi, hem yaratıcılığı hem de esnekliği cesaretlendirerek; gelişimsel sorunların ve hiperaktivite, depresyon, anksiyete, obsesyon, kompulsiyonlar, fobiler, yeme bozuklukları ve travma ilişkili problemlerin tedavisi üzerine spesifik önerilerde bulanmaktadır. Elinizdeki kitap, altı-on iki yaş arasındaki çocukların tedavisindeki zorlukları çözmede çok yararlı bir rehberdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93586</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5faa1972-1265-42f8-9d03-77be86405299.jpg</image:loc>
            <image:title>Çift Terapisi</image:title>
            <image:caption>Psikoterapide Güncel Klinik Yaklaşımları Dizisi
“Çift Terapisi”, psikolog, psikiyatr, sosyal hizmetli, danışman ve din adamı gibi geniş bir profesyoneller grubu için rehber niteliğindedir. Alanlarındaki uzmanlar tarafından yazılan “Çift Terapisi”, etkili çift tedavisi konusunda daha etik, esnek ve yaratıcı yaklaşımları sergileyerek değerlendirme, hüküm verme, hipotez kurma ve test etmede paha biçilmez bir kaynak olacaktır. Bu kitabı hem profesyoneller hem de bu alana ilgi duyanlar için çok yararlı buluyorum.
Dr. Ellyn Bader
California, Menlo Park The Couples Institute
Direktör Yardımcısı
“Çift Terapisi”nde, özel terapi kılavuzları, klinik örneklerin bolca kullanıldığı somut öneriler ve ayrıntılı hasta hikâyeleri sunulmaktadır. Niyetimiz okuru etkilemek, büyülemek ya da gizli akademik tartışmalara dipnot koymak değildir. Bunun yerine;
• Çift Terapisinin Temelleri
• Çift Terapisinde Mitler
• Irklar, Etnik Gruplar Ve İnançlar Arası İlişkiler
• Homoseksüel Çiftler
• Çift Terapisinde Sağlık Konuları
• Zor Çiftler
• Ev İçi Şiddet
• Ebeveyn Çiftler
başlıklarından oluşan her bölüm, pratik içindeki klinisyene pragmatik değer taşıyan bir temel sunmak üzere tasarlanmıştır. Aslında genel editör, cilt editörleri ve bölüm yazarları olarak amacımız tektir. Hastalarımızın hayatlarına önemli, acil ve somut katkılar yapmak.
Irvin D. Yalom, M.D.
Psikiyatri Profesörü
Stanford Üniversitesi, Tıp Fakültesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93587</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2109dd8a-016e-4364-9d46-2865b423fd39.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgece Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Mutluluk, sizin isteyip de elde edebileceğiniz bir duygudur. İnsan, mutlu olmayı arzu ediyorsa bunun için girişimlerde bulunmalıdır. Rastlantısal olarak mutlu olmak da mümkündür ama planlı bir biçimde mutlu olmak, mutluluk duygusunu her zaman yaşamak için insanlara olanak tanır.

Bu kitapta okurlara, mutluluğu tesadüflerle elde etmeyi beklememeleri, mutluluğu elde etmek için birtakım çabalar içinde olmaları önerilmiştir. Bazen kolay bazen de zor bir biçimde yakalanan bu duyguyu elde etmek isteyenler hiç şüphesiz mutluluğu ellerinde tuttuklarını fark edeceklerdir. Umuyoruz ki bu kitap, mutluluk arayışında neşeli bir yol arkadaşı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93588</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/383d84c8-3a97-4536-a3ab-3c2e9624e93b.jpg</image:loc>
            <image:title>5000 Yıllık Sümer-Türkmen Bağları</image:title>
            <image:caption>Mezopotamya’nın esrarengiz tepeleri ve onların eteklerinde kalan paha biçilmez hazineler  

12. yüzyıldan başlayarak Avrupalı tüccarların ve ardından bilim adamlarının ayağını bu uçsuz bucaksız çöllere çekmiştir. Bu ilginç tepelerin uzun çağlardan beri sinesinde sakladığı geçmişi günümüze getiren yazılarının okunup sırlarının çözülmesini sağlayan Sümeroloji bilimi yüz elli yaşındadır. Şimdiye kadar çok şeyin üstü açılmış olmasına rağmen bu konuda hala kesinleşmemiş birçok sırrın var olduğu kabul edilmektedir. Örneğin Sümerler Mezopotamya’ya nereden gelmişlerdir? Onların doğdukları yerler nerelerdir? Dilleri günümüzdeki dillerin hangisi ile akrabadır? Gibi soruların cevapları hala kesin olarak verilememiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93589</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2578278f-d5d7-4e79-8b27-766b05f7d077.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Türk Part Devleti</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın konusu Part (Parlar, Parfıya, Ersaklar) devletidir,ancak Anev medeniyeti ve onun dünyanın diğer kültür merkezleri ile ilişkileri, bunun gibi de Anev medeniyeti ile İ.Ö. 2407. yılda temeli atılan Ersaklar devletinin aralığındaki dönemle kısaca tanış olmayı konumuza bir giriş hükmünde gerekli bulduk. Çünkü Part devleti ve uygarlığı boşlukta ortaya çıkmamıştır veya başka bir yerden gelme medeniyet de değildir. Tam tersine o,Türkmenistan’ın kendi ürünü ve Anev, Altıntepe ve Marı medeniyetlerinin yasal gelişme ve mükemmelleşme sürecinin parlak bir bölümü ve devamıdır. Biz Türkmenistan’ın ve Türkmen Ulusu’nun tarihini en eski çağlardan günümüze kadar bir bütünlükte ve devamlılıkta ele almalıyız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93590</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26667e9c-a857-4470-a6b5-ca5cc6685f44.jpg</image:loc>
            <image:title>Sancılı Ana/Dolu</image:title>
            <image:caption>Şiirleri, Afşin’in Sesi, Yeşil Afşin ve Elbistan’ın Sesi mahalli gazetelerde ve Çıngı, Berceste, Vesselam, Sözün Ustaları, Se­rencam, Somuncu Baba, Yarpuz, Hece Taşları gibi bir birçok dergide yayımlandı. 
 
Bir kamu kuruluşundan emekli olan şair, evli ve beş çocuk babasıdır. Afşin’de ikamet etmektedir. 
 
*** 
 
Koklayınca çiçek sandım kendimi, 
Şimdi niye kaçıyorsun bir tanem? 
Deli poyraz esintisi dindi mi? 
Engindeyim uçuyorsun bir tanem. 
 
Gün gelecek ak olurum saçında, 
Rahmetle an bu garibi göçünde, 
Boğulurken çıkmazların içinde, 
Yaşamayı seçiyorsun bir tanem. 
 
Düşündükçe kaleleri yıkarım, 
Ateş olur oylumumu yakarım, 
Kara toprak seni kokar bakarım, 
Ne hoş kucak açıyorsun bir tanem. 
 
Sular bile sen akıyor akarken, 
İncilerin demiyor mu takarken, 
Beraberdik yol yokuştu çıkarken, 
Çok kılçıktan biçiyorsun bir tanem</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93591</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f898b56-a7ab-423f-b630-7732f7e5bd5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağlar ve Aşklar</image:title>
            <image:caption>Bir çiçeğin intiharını 
Düşleyebilir misin Tanrım? 
Aklına yatıyor mu, 
Ona verdiğin toprağı reddedişi? 
Sen daha çağırmadan 
O narin gövdesiyle ölüme gidişi? 


Ölülerimiz diyorum Tanrım, 
Ölülerimiz, 
Acaba toprağın altında da şarkılar söylüyor mu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93592</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77fb59e4-a640-4486-91e8-ba0266a9a8d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Dünyanın Kişisel Defteri</image:title>
            <image:caption>Modern dünya, modern sorunları birlikte getirdi. Çözümsüzlük… Anlamsızlık… Her şeyin mümkün ama aynı zamanda ulaşılamaz olması… Hatta elde edilen kazanımların dahi sanki elde edilmemiş gibi, bizim değilmiş gibi durması… Modern dünyanın modern sorunu ne peki? Modern yaşam mı? Yoksa modern insan mı? 

Sorunları çözememek mi? Sorunları anlamamak mı? Merak ettiniz mi siz de hiç: Nasıl yeneceğiz? Ya da nasıl yenileceğiz? Yani nasıl üstesinden geleceğiz? Dünün, bugünün, yarının, kendimizin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93593</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77616d65-bf02-497f-8fe3-600a3a125e9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolaj</image:title>
            <image:caption>Önceden güneş sarısı olan saçları, şimdi siyahlar... Ona ‘mutsuz kadınlar saçlarını boyar, sen mutsuz musun?’ diye sormak istiyorum, fakat çok geçmeden vazgeçiyorum bundan. Belki de bugün işe gelmeden önce ağlamıştı. Elleriyle yüzünü saklamış, avuçlarının içine ağlamıştı. Belki de bugün her şey bitmişti onun için. Kırmızı rujlu dudaklarına sıkıştırdığı sigarasını yakacak çakmağının gazı ve koltuğunda oturduğu masanın, biraz önce çekmecesinden çıkarıp şakağına sıkı sıkıya dayayarak hiç düşünmeden tetiğini çektiği silahın mermisi bile belki... Belki de bugün ağlamıştı. Duraksız, nefes nefese ve bir çocuk gibi hıçkıra hıçkıra belki... Belki ilk kez varlığının böylesine farkındaydı. Ve kahretsin! Bu güzel değildi... 

Sonuç belliyken nedenin önemi var mıydı, bilmiyorum. Onu anlamak, düşüncesinin her kıvrımına dokunmak istiyordum. Kimse kendi hayatını yaşamıyordu ve ölümlerimiz de buna dâhildi. Bizden öncekilerin öğretileri üzerine kurulu olan dünyada, istikrardan başka şey almıyor ve yine istikrardan başka şey bırakmıyorduk. 

Dolu bir silah gibiyiz 
Mermi namluya sürülmüş 
Emniyeti açıkta 
Ve tetikte parmak 
Planlı bir intihar gibi... 
Ve mutluluğumuz elbise gibi sökük 
Yalan haberler yazan gazeteler gibiyiz... 
Yanımdasın, yatakta 
Sırtın bana dönük 
Çığlık gibi dökülüyor susuşundan 
Tüm yenilgilerim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93594</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1ccfbb2-9687-4a18-ac23-977d9b3d976c.jpg</image:loc>
            <image:title>Varoluşun Sesi</image:title>
            <image:caption>Varlığının amacını önce bir salıncakta arayan küçük Simay’ın büyüdükçe anlam arayışını devam ettirmesinin hikâyesidir yazılanlar. 

 Simay, anlamı bazen kehribar sarısı bir yaprakta, bazen gecenin sessiz çığlığındaki yakamoz esintisinde, bazen kabuğundan yeni çıkmış bir carettanın umudunda, bazen kehribar sarısı çürümüş yaprakların zaman hafızasında, bazen bir deniz kabuğunun altın rengi çizgileriyle güneşten depoladığı enerjisinde, bazen de gece sabaha varırken ortaya çıkan kızıl şeritte arar. 

Varış nedir ve nereye götürecektir onu bu yolculuk? 

Doğum, ölüm, umut, zıtlık, nefes, nefs, arınma ve varlık felsefesine dair daha nice kavram, yazarın derin ve sarsıcı bakış açısıyla okura meydan okuyor adeta. 

“Hafızamızın kodlarında diğer varlıkları da kodlamamızın nedeni, mikrokozmos olarak her şeyin, evrenin hafıza kodlarına sahip olmasından kaynaklıydı. Bütün canlılar döngünün parçasıydı. Hepsi birbirine bir şeyler öğretmenin peşindeyken, insanın bu aymazlığı niyeydi? ‘İşte bilinç!’ dedi kendi kendine.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93595</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e61d9bb3-5c37-4b1e-ac66-f02ca9ab5d7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalpten Kaleme Dökülenler</image:title>
            <image:caption>&quot;Bir çığlıktı, yüreğime bastırdığım sevgi 
Tonlarcaydı ağırlığı sinemde 
Haykırmak istiyordu dilim, 
Neydi bu hissettiklerim&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93596</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6281ea91-e116-47db-ab13-d70b0fd1149b.jpg</image:loc>
            <image:title>Altıncı Mum</image:title>
            <image:caption>Kara deliğe düşenler doğada zorlu günler geçirdi. Vahşi hayvanlar ve sert iklim koşulları ile mücadele etmek zorunda kaldılar. Tekrar boşluğa düştüklerinde yeniden kendilerini aynı gezegende buldular. 
 
Yalnız bir farkla: Başka bir çağda. 
 
Hayat ve İskender bu seyahatin ardında yatan nedenleri az çok anlamaya başlıyor. İhtiyaçlarını karşılamayı, tehlikeden korunmayı biliyorlar. Hem birbirlerini hem de kendilerini daha iyi tanıyorlar. 
 
Hedefleri daha belirgin. Hayatta kalma umutları daha büyük. Yürüyecekler, çünkü tufanın eli kulağında. Karalar bütünüyle sular altında kalacak. Eğer Nuh’un Gemisi’ni bulamazlarsa, onlar da…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93597</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac553507-36b1-43ef-822a-8b16565a27d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Parlayan (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cesaret ve kahramanlık bulaşıcıdır.

Tuba Kumaş&apos;ın sözcükleri ve Ahmet Uzun&apos;un çizgileriyle karanlığı aydınlığa kavuşturan Gece Parlayan, okuru önce göklerin hâkimi Ay&apos;ın huzuruna çıkarıyor, ardından engin bir hayal âlemine sürüklüyor. 


Ortak bir hedef uğruna sırt sırta veren iki kafadarın dayanışmasını sayfalarına taşıyan kitap; saklanmaktan ve sakınmaktan vazgeçenlerin yoluna ışık saçıyor, özgüvenlerini artırmaları için miniklere ve pek tabii ki yetişkinlere cesaret aşılıyor.


2019 Tudem Edebiyat Ödülleri&apos;nde üçüncülüğe değer görülen bu ışıltılı eser, kararlılık ve azimle her türlü engelin üstesinden gelinebileceğine inandırıyor, kendi hikâyemizin kahramanı olmak için müthiş bir motivasyon sağlıyor. Karanlıktan korkan Duman&apos;ın en büyük dayanağı, saçtığı ışıkla odasını aydınlatan Ay&apos;dır. Duman, penceresinden gökyüzünü seyrettiği puslu bir gecede, Ay&apos;ın etrafındaki bulutları kurda benzetir. Kurdun kapkara tüyleri Ay&apos;ı sardıkça Dünya zifiri karanlığa gömülür. Duman kendini karanlıktan, Ay&apos;ı da kurtlardan korumak için yola çıktığında hem en büyük korkusuyla yüzleşmiş hem de en yakın arkadaşıyla tanışmış olacaktır... Tuba Kumaş&apos;ın şiirsel üslubu ve Ahmet Uzun&apos;un göz alıcı resimleriyle daha ilk sayfalarından gönülleri çelen Gece Parlayan, Ay kadar parlak ve görkemli bir büyüme hikâyesi anlatıyor. Başarıya giden yolun kendine inanmaktan geçtiğini hatırlatan kitap, korkunun yerine cesareti koyanların rehberliğinde okurlarını karanlığa karşı adım atmaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93599</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c98a31d-55ff-4b3f-8448-bf9305ab8b62.jpg</image:loc>
            <image:title>Havada Asılı Kalan Top</image:title>
            <image:caption>“Biz çocukken dünya da çocuktu!”
Behiç Ak, çocuk edebiyatımızın köşe taşlarından sayılan roman koleksiyonunun yeni kitabında, mizahla yoğurduğu katmanlı kurgusuyla yine konuşulmayan şeylerin evreninde dolanıyor. Unutmaya şartlanmış, alışkanlıklarına bağımlı bir kasaba halkının üzerindeki gizem bulutunu, çocukların merakıyla ve yaratıcılıkla dağıtan kitap, umut ve cesaret veriyor. Çocuk oyunlarının bir tür tiyatro olduğunu, 23 Nisan’ın anlamını, doğal afetlerin toplumsal etkilerini, alışkanlıkların ürkütücü gücünü, anadilin sözcük üretme neşesini ve yetişkinlerin içinde gömülü kalan çocukluğu düşündüren roman, çocukluğa güzelleme niteliğinde.
Konusu
Sualtına sevdalı Serkan, yeni atanan kaymakamı merak eder. Kaymakam, kasaba halkının özensiz yaşam alışkanlıklarını eleştirince yetişkinler suspus olurken, çocuklar sözcük üretme ustası arkadaşları Zekiye’ye başvurmuş ve nedenlerin peşine düşmüşlerdir bile. Depremde sulara gömülmüş heykelli park, “şom ağızlı” yaftasıyla küstürülen Bal ve aile tarihçeleri ortaya çıkmaya başlar. 23 Nisan günü, görevliler makamlarını çocuklara bıraktığında, işler hepten karışır. Bir futbol maçında düğümlenen geçmişin sırları kasabayı değiştirecek gibidir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93602</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/862d848b-1edc-4e1f-8d50-2e31f689d7bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Aşkın Tarihi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Ah, sana ne söyleyeyim Necip… Saadetin hikâyesi olmaz derler, o kadar doğrudur ki…” Kitaba adını veren uzun öykü ile altı kısa öyküden oluşan Bir Aşkın Tarihi evlilik, aşk, namus gibi konuları hem toplumsal hem bireysel düzlemde ele alıyor. Mehmet Rauf her zamanki gibi kişilerin iç dünyalarına derinlemesine bakışıyla saadetin de hüsranın da hikâyesini yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93604</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11e8dbe2-fecf-47c2-9ba0-0e0b67e1308b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm ve Oğlum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Üşüyor mu deniz üstüne boşandıkça yağmur? 
Ondan mı dersin tüyleri böyle ürperiyor? 
Ben de gidersem bi gün bu biçim bi sağnakta 
Alı al moru mor bir sandal gibi acaba 
Yıllar sonra yılmayıp yine 
Çarpar mı yüreğim yurdumun sahillerine? 
 
* Baharla Ölüm Konuşmaları *Al Bir Uzun Hava *Bayramlık *Aslandan Al Haberi! *Menapoz *Cankurtaranla *Anayasası İnsanın *Epigram *Taksim Mitinginden İzlenim *Değişim *Cansuyu *Ukte *Ay! Ay! Ay! *Bi Damlacık *Küçük Kızım Su’ya *Akis *Dostum Samaripa’ya Mektup *Muhabbet *Bir Ölüm İlanı *Arkamdan Konuşmasınlar Diye *Güler Yüzümle *Ve Komiser Kolombo *Şiir-Şair-Dünya *Sonsöz *Ölüm ve Oğlum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93605</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08915619-4baa-4b77-b45e-110e3890ce18.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçiş Ayinleri - Deniz Üçlemesi 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Denizde insanın erkeklik onuru kırılır.” Geçiş Ayinleri, Golding’in Deniz Üçlemesi dizisinin ilk kitabı olup Booker Ödülü’ne layık görülmüştür. Genç bir İngiliz aristokratı olan Edmund Talbot, Avusturalya’ya giden eski bir savaş gemisinin yolcuları arasına katılır. Vaftiz babası için tuttuğu günlüklerinde gemide subaylar, sanatçılar, göçmenler ve elbette denizcilerden oluşan küçük evrenin nasıl sosyal, kültürel statüleri sarsacak şekilde evrildiği ince ince betimlenir. Golding, Sineklerin Tanrısı’ndan itibaren bütün çarpıcılığıyla işlediği temayı, insanın şiddet ve akıldışılığa yatkın doğasını bu yapıtta bir adım ileriye taşır. Geçiş Ayinleri okura bu doğanın hem gülünç hem vahşi, hem gerçekçi hem fantastik bir tablosunu sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93606</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a632249-e438-4c12-9eaa-34b628e36084.jpg</image:loc>
            <image:title>Katledilen Şair (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Guillaume Apollinaire (1880-1918): Polonyalı bir göçmenle İtalyan bir subayın oğlu olması dışında çocukluğu hakkında fazla bilgi yoktur. 20 yaşındayken geldiği Paris’te avantgarde hareketlerin ortasında bulunmuş, şiire yön vermiştir. Katledilen Şair, şiir, tiyatro gibi değişik türlerin yer yer öne çıktığı, hem biçim hem de içerik olarak Apollinaire’in yenilikçi ruhunu yansıtan öykülerden oluşur. 1910-1915 yılları arasında yazılan bu hikâyeler, şairin I. Dünya Savaşı’nda yaralanıp Paris’e getirildiği sene, 1916’da yayımlanmıştır. 
 
*Katledilen Şair *Ay-Kral *Giovanni Moroni *Gözde *Gölgenin Gidişi *Ölümden Sonraki Nişanlı *Mavi Göz *Tanrısallaşan Sakat *Azize Adorata *Geveze Anılar *Karma Kulüpte Karşılaşma *Küçük Modern Büyü Tarifleri *Kartal Avı *Arthur, Geçmişin ve Geleceğin Kralı *Dostumuz Méritarte *Maskeli Asker, Yani Dirilen Şair Vakası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93607</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64874bcc-114e-4bd3-9dd2-6cba05a84c0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Virüs Üç Aylık Kültür Sanat ve Edebiyat Ortak Kitabı Sayı - 9</image:title>
            <image:caption>VİRÜS’ün ilk sekiz sayısını ilgiyle karşılayan, sesimize ses veren herkese teşekkür ediyoruz… “VİRÜS”ün 9. sayısı aşağıdaki dostlarımızla birlikte elinizde… 
 
            Mehmet Pesen Refik Durbaş Doğan Hızlan Ergin Sander Eugenio Montale Cevat Çapan Ahmet Telli Cemil Kavukçu Gündüz Vassaf A. Ömer Türkeş Ali Cengizkan William Carlos Williams Sinan Fişek Hüseyin Ferhad Selim İleri Ayşe Sarısayın Akif Kurtuluş İsmail Mert Başat Mahmut Temizyürek Haydar Ergülen Sarojini Naidu Bora Ercan Faruk Duman Neslihan Önderoğlu Miguel Hernandez Gilabert Ayşe Nihal Akbulut Pablo Neruda Wicente Aleixandre Jorge Guillén Tozan Alkan Mevlânâ CelâleddÎn–î Rûmî Mehmet Kanar Aleksandr Yevsükov Uğur Büke Semiramis Yağcıoğlu Jean–Theodore Brutsch Kenan Sarıalioğlu Prafull Shiledar Özge Cengiz Levent Turhan Gümüş Turgut Toygar Ozan Öztepe Murat Ertel Barış Önder Mihail Arkadyeviç Svetlov Esra Erdoğan Tamer Gülbek Halil Şahan Hrisa Spiropulu Tanos Zarangelis Aydanur Saraç Serkan Türk Ayça Erdura Bircan Çelik Zehra Görgel Tunç Kurt Oğuz Demiralp Tamer Levent Evrim Altuğ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93608</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cba99ae-b02c-4ca6-a9f9-ad8d48c3d744.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür Tarihi</image:title>
            <image:caption>“İşte alandaki güncel gelişmeleri içerecek biçimde genişletilmiş akıcı bir klasik. Bütün kültür tarihi araştırmacıları için olmazsa olmaz bir kitap, bir şefin hazırladığı bir ziyafet.” (Prof. Dr. Jay Winter / Yale Üniversitesi) 
 
“Peter Burke yine yapacağını yaptı! Bu kolay anlaşılır kitap, kültür tarihini anlamak isteyen her okuru memnun edecektir.” (Prof. Dr. Natalie Zemon Davis / Toronto Üniversitesi) 
 
“Bu yeni giriş kitabı, sadece İngilizce konuşulan dünyada değil, Kıta Avrupası’nda, Asya’da, Güney Amerika’da ve başka yerlerde uygulandığı haliyle, kültür tarihinin geçmişi, şimdiki durumu ve geleceği üstüne kaynaklara erişmek için bir kılavuzdur. 
 
Burke, kültür tarihinin Jacob Burckhardt ve Johan Huizinga’nın adlarıyla çağrıştırılan ‘klasik’ dönemini ve Frederick Antal’dan Edward Thompson’a kadar, buna karşı çıkan Marksist tepkiyi tartışmakla başlıyor. Sonra, çoğu kere ‘Yeni Kültür Tarihi’ diye adlandırılan yeni kuşağın çalışmaları üstünde odaklanarak, kültür tarihinin yakın zamanlardaki yükselişinin haritasını çıkarıyor. Kültür tarihini kendi kültürel bağlamına yerleştirirken, tarihsel düşünme ve yazıma yeni yaklaşımlarla, feminizmin ortaya çıkışı, sömürgecilik–sonrası incelemeleri ve içinde kültür fikrinin gitgide daha büyük bir rol oynadığı gündelik söylem arasındaki bağlantılara dikkati çekiyor. Kültür Tarihi kültür, antropoloji ve edebiyat incelemeleri için olduğu kadar bütün tarih öğrencileri için de temel bir ders kitabıdır. 
 
Düşünce tarihinde bir ‘kitaplar’, bir de ‘kitaplar’ hakkında yazılmış kitaplar vardır. Bu ikinci tür kitaplar, ancak asıl ‘kitaplar’ın okunmasına yardımcı olarak anlam ve önem taşırlar; ama onların yerine konulmamalı, yalnız bunların okunmasıyla yetinilmemelidir. Burke’ün bu değerli çalışması, sözünü ettiğim ikinci türdendir; onun yol göstericiliğiyle, değindiği metinler okunup incelenmelidir.” (Mete Tunçay)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93609</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cdcf7e9-2367-480a-b3c7-16683c377fb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Gutenberg&apos;den Diderot&apos;ya - Bilginin Toplumsal Tarihi 1</image:title>
            <image:caption>“Peter Burke’ün araştırmacı ellerinde bilginin toplumsal tarihi kavramı, felsefi kışkırtıcılığını etrafa saçıp makul, ihtiyatlı ve tarihsel olarak zengin bir hal alıyor. Çok güzel yazılmış, herkesin okumasına uygun bir tarih sentezi.” (Prof. Dr. Steven Shapin / Kaliforniya Üniversitesi) 
 
             Peter Burke bu kitapta, matbaanın icadından Encyclopédie’nin yayımlanışına kadar geçen zamanda, Avrupa’da bilginin örgütlenmesindeki değişimleri incelemek üzere sosyokültürel bir yaklaşım benimsiyor. Mannheim’dan Foucault’ya, değişik bilgi sosyolojilerini değerlendirdikten sonra bir toplumsal grup olarak aydınları ve düşünsel yaratıyı destekleyici ya da engelleyici bir konumda olabilen toplumsal kurumları  –özellikle de üniversiteleri ve akademileri– ele alıyor. 
 
Kitapta çeşitli bölümler halinde bilgi coğrafyası, antropolojisi, siyaseti ve ekonomisi üzerinde duruluyor. Bilginin toplanmasında, sınıflandırılmasında, yayılmasında ve bazen de gizlenmesinde şehirlerin, akademilerin, devletlerin ve pazarın oynadığı roller tartışılıyor. Son olarak okuyucu, dinleyici, izleyici ya da tüketicinin bilgi karşısındaki konumu değerlendiriliyor ve bu bağlamda 17. yüzyılda hararetli tartışmalara konu olan, bilginin güvenilirliği sorunu inceleniyor. 
 
Peter Burke, bilgiyi çoğul olarak yani farklı biçimleriyle inceliyor. Özellikle basılı, diğer bir deyişle akademik bilgi üzerine yoğunlaşsa da matbaanın icadı ve Avrupa dışındaki dünyanın keşfiyle birlikte yaşanan bilgi “patlaması”nın tarihini kadın–erkek, teorik–pratik, üst–alt, Avrupalı–Avrupa dışı gibi farklı bilgiler arasında yaşanan karşılıklı bir etkileşim süreci olarak ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93610</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a36cf09-b194-441c-8919-601e8b8b02f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomi Sözlüğü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Akademide neoliberalizmin uzun sürmüş yazı rüzgârlara direnirken, mikroiktisat ve ekonometri öğrencileri “çalışma yaşamı”na daha iyi hazırlarken, dijital para reklamları sokak panolarına iniyor ve “oyuncu”larla birlikte kavramlar, terimler çeşitleniyor… 
 
Bilim olarak iktisat, ahlâk felsefesi olarak başladığı yolculuğunda fizik, biyolojiden başlayarak sosyoloji, tarih, siyaset gibi disiplinlerden bağımsızlığını kazanırken; bugün tekrar bütün bilimlerin kavram ve terimleri, ortaklaşmadan anlamsız olmaya başlıyor… 
 
Ekonomi Sözlüğü, bu kavram ve terimleri, tarihsel ve toplumsal süreç ve olgular içine yerleştirirken, biyografi, kuram ve okullarla da paralellik ve bütünselliğini göstermeye çalışan değerlendirmelerden sakınmıyor ve okura da önayak oluyor. 
 
Ekonomi Sözlüğü’nün genişletilmiş bu yeni baskısı, eleştirel, özenli ve özgün diliyle, kuşatıcı bakışıyla, şaşırtıcı kapsamıyla, derinliğiyle ve aynı zamanda da alanının temel bir başvuru kaynağı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93611</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/354da8ba-fa0e-4d25-8269-2cbf99dca1fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih ve Toplumsal Kuram</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap Peter Burke’ten beklenecek eşsiz bir sentezden çok daha fazlası.   Tarihyazımı hakkında bir anlatı olduğu kadar, toplumsal teoriye yönelik de esaslı bir katkı. Tarihsel gidişatı etkileyen toplumsal aktörleri bizzat sosyologların çoğundan daha güçlü bir biçimde bağlamına koyan bir eser. Son derece yararlı ve klasikleşecek bir başyapıt.” (Prof. Dr. John Hall / McGill Üniversitesi) 
 
“Sosyologların daha fazla tarihsel düşünmesi, tarihçilerin de daha fazla teorik düşünmesi gerek. Peter Burke iki grup için de harika bir rehber.” (Prof. Dr. Stephen Mennell / University College of Dublin) 
 
Tarih ve Toplumsal Kuram, tarih metodolojisinin kilit metinlerinden biri. Kilit, kitabın açılış cümlesindeki soruda gizli: “Toplumsal kuramın tarihçilere faydası nedir ve tarihin toplumsal kuramcılara faydası nedir?” 
 
Peter Burke’ün bu çalışması, tarih disiplinini “açmaya” bir çağrı. Tarih ile sosyal bilimlerin diğer alanları arasındaki sınırları sorgulayan; tarihi daha fazla sosyal bilimsel, sosyal bilimleri de daha fazla tarihsel olmaya davet eden bir çağrı... 
 
Tarih ve Toplumsal Kuram; her türlü teoriden, model kurma çabasından, kavramsal analizden, karşılaştırmalı tarihsel çalışmalardan kaçma eğiliminin maalesef hâlâ hüküm sürdüğü Türkiye’de gerek profesyonel tarihçiler gerekse de tarih öğrencileri için temel bir başvuru kaynağı. 
 

              Bir yandan mesleğin evrensel ölçütlerini merkeze alan, diğer yandan da disiplinlerarası bir tarihyazımının olanaklarını ve zenginliklerini gösteren bu kitapta okur; toplumsal cinsiyetten sınıfa, iktidardan hegemonya ve direnişe, zihniyetten sözlü tarihe kadar bir dizi kilit kavramın, önemli bir tarihçinin perspektifinden açımlanmasını da izleyebilecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93612</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f682cec2-a851-446a-a4f9-044af72e62a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplama ve Çıkarma Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemi çocukları yaş olarak kendilerine ne verilirse onu çabucak öğrenmeye hazırdır. Eğer bu dönemde iyi bir şekilde matematik temelleri atılmazsa, ilköğretim hayatında çocuklarımız zorluklarla karşılaşırlar. Sayı saymayı erken yaşta öğrenen çocuklar, aileleriyle birlikte zevkle yapacakları “Toplama ve Çıkarma Alıştırmaları” kitabıyla geleceğe de hazırlanmaya başlayacaklar. Toplama ve çıkarma işlemleri ile eğlenceli etkinlikler, problemler, rengârenk sayfalar, yavrularımız için hazırlandı onları bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93613</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99256531-7dbc-40f9-a671-0b8b66e93a1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayıları Tanıma ve Yazma Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımız için hazırlanmış harika bir kitap sizlerle. Çocukları erken dönemde eğitim hayatına hazırlayarak, okuldan alacağı bazı bilgileri daha hızlı bir şekilde öğrenmesine yardımcı olabilirsiniz. “Sayıları Tanıma ve Yazma Alıştırmaları” kitabı ile okul döneminde lazım olacak temel konulara erkenden başlayabilir, yapılan alıştırmalar ile eğlenceli vakit geçirerek gelişimlerine katkıda bulunabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93614</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72971a06-52e9-49d7-8600-39b38876260e.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyunlarla Okuma Yazma Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Okul ile yeni tanışan yavrularımız için harika bir kitap hazırladık. “Oyunlarla Okuma Yazma Alıştırmaları” kitabı, evde çocuklarınızla şahane etkinlikler yapacağınız ve çok güzel vakit geçireceğiniz bir kitap. Alfabetik şekilde verilen harfler ve onlarla yapılan çalışmalarla, çocuklarımız öğrendiklerini pekiştirecek ve daha başarılı bir okul hayatına adım atacaklar. Harfleri tanıyan ve okumaya yeni başlayan miniklerin, dikkat ve algılarını da geliştirecek bu etkinlikler kolaydan zora doğru sıralanmıştır. Eğlenerek öğrenmeye “Oyunlarla Okuma Yazma Alıştırmaları” kitabı ile başlayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93615</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f98a4f22-1cdb-4cb1-8d5b-2a102ca0c38c.jpg</image:loc>
            <image:title>Harfleri Tanıma Yazı Yazma Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi eğitimi alan çocukların almayanlara oranla ilköğretimin ilk yıllarında sosyal, duygusal, bilişşel, dil gelişimi ve özbakım becerileri bakımından daha başarılı olduğu bilinen bir gerçektir. O yüzden bu dönemin verimli şekilde geçirilmesi çok önemlidir. “Harfleri Tanıma Yazı Yazma Alıştırmaları” kitabı ile çocuklarımız harika bir kaynakla tanışacak. Kalem kullanma becerileri arttıkça ve harfleri düzgün yazmaya başladıkça mutlulukları artacak. Renkli ve resimli bu alıştırmaları çocuklarımız çok sevecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93616</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22c1b959-d715-4999-bbfb-b03637f19364.jpg</image:loc>
            <image:title>Hızlı Okuma Kolay Yazma Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemi çocukları yaş olarak kendilerine ne verilirse onu çabucak öğrenmeye hazırdır. Tekrarlar ve okul dışında yapılan çalışmalarla bu dönem çok verimli hâle getirilebilir. “Hızlı Okuma Kolay Yazma Alıştırmaları” kitabı tam da aradığınız kaynak. Kitapta alfabetik olarak verilen alıştırmalar ile harfler iyice pekişecek, boşluk doldurma, eşleştirme, boyama ve dikkat egzersizleriyle öğrenme çok zevkli bir hâle dönüşecek. Alıştırmalarda verilen harfler görsellerle destekleniyor, çocuklarımız öğrenmenin renkli dünyasında bir yolculuğa çıkıyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93617</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed412b52-d5c3-44c6-bffb-2a16abc3a052.jpg</image:loc>
            <image:title>Çarpma ve Bölme Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Çocukların öğrenim hayatlarını etkileyecek en önemli zaman dilimidir okul öncesi dönemi. Okula başlamadan çok daha erken yaşlarda öğrenilen sayıların pekiştirilmesi de bu dönemde olur. “Çarpma ve Bölme Alıştırmaları” kitabıyla onları sıkmadan, oyun yoluyla eğlenceli vakit geçirmelerini sağlayarak gelişimini destekleyebilir ve can sıkıntılarını da giderebilirsiniz. Burada dikkat edilmesi gereken öncelikli şey, çocuklarda baskı kurmadan sevebilecekleri yöntemlerle bir şeyler öğretmek olmalıdır. Matematiğin büyülü dünyasına adım atacakları bu rengârenk kitapları çocuklarımız çok sevecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93618</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3ae6dca-1fda-46a5-b365-6c028a760338.jpg</image:loc>
            <image:title>Geometri ve Örüntü Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemi çocukları yaş olarak kendilerine ne verilirse onu çabucak öğrenmeye hazırdır. Tekrarlar ve okul dışında yapılan çalışmalarla bu dönem çok verimli hâle getirilebilir. Merak ve ilgi içindeki çocuklarımızın bu dönemlerinde yapılacak etkinliklerle matematik dersi de eğlenceli hâle gelecek. Çocuklarımız “Geometri ve Örüntü Alıştırmaları” kitabındaki rengârenk ve resimlerle dolu sayfalar hiç bitmesin isteyecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93619</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/558f88fc-e9db-4a10-aa20-49248a822155.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Yazmaya Hazırlık Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi eğitim artık günümüzün olmazsa olmazlarından. Kaliteli bir okul öncesi eğitimi alan çocukların da ilkokulun ilk yıllarında daha başarılı oldukları da ortada. Biz de çocuklarımızın başarılarına katkıda bulunmak için “Okuma Yazmaya Hazırlık Etkinlikleri” kitabını sizlere sunuyoruz. Kitap ve kalemle yeni tanışan yavrularımız, kitapta bulacakları çizgi, boyama, tamamlama, harf ve eşleştirme çalışmalarını eğlenerek yapacak ve geleceğe daha iyi hazırlanacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93620</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a31d8dd-ecee-43d1-8a44-612a174bb434.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoş Geldin Gönlüme</image:title>
            <image:caption>Merhaba sevgili şiirsever dostlar, yahut duyguya, hissiyata, sevgiye, aşka, özleme, ayrılığa, her hisse derin bir yürekle bakan dostlar. Ben Ahu Kazan, öyle bakıyorum tüm yaşanılanlara... 
 
Gören siz, görülmeyenin içinde ben... Ruhumun ayrı bir odası var sanki kendine ait. 
Şiir benim o odaya girip, kendimle konuştuğum yer gibi. Yaşanılan ya da yaşanılmayan fark etmez. Şiir bende bir ağacın yaprağında aşkı hatırlatan ya da bir toprakta memleketi...
 
Gözlemlediğim, hissettiğim, duygulandığım her şey-den yüreğim muhakkak bir cümle kurar. Sonra kalemim konuşmaya başlar. Bazen bu derinlik ruhumu yorar bazen coşku ile uçar... Dediğim gibi kendine has, doğal, ansızın sadece kalemim yazar. 
 
Ve bu benim ilk kitabım, heyecanımın ve hislerimin buluştuğu an. Ben hayatta en çok duyguya önem vermeye çalışıyorum. Olduğu gibi kabul ediyorum geleceği... 
Hissederek yaşanılan her şeyin güzelliğe kavuştuğunu düşünüyorum. Heyecanı olan her emeğin kıymetli olduğunu bilerek ilerliyorum. 
Şu an bu satırları yazarken bile heyecanım tarifsiz... 
Kitabım naçizane yürek dilim... 

Lütfen sevgiyle kabul edin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93621</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4811b4b5-8947-4169-8a83-b51028fc3065.jpg</image:loc>
            <image:title>Püsküllü Deve</image:title>
            <image:caption>Tahran’da başıma nelerin geldiğini tümüyle anlatmaya kalksaydım, sanırım ciltler dolusu kitap olurdu ve siz o kitapları okurken yorgun düşerdiniz. Bu nedenle sadece son yirmi dört saatte yaşadıklarımı anlatacağım. Düşünüyorum da bu çok yorucu olmayacaktır. Elbette sizlere babamla Tahran’a neden geldiğimi anlatmam gerekiyor öncelikle. 
Babam birkaç aydır işsizdi. Sonunda annemi ve kardeşlerimi geride bırakarak, elimi tuttu ve beraber Tahran’a gittik. Birkaç tanıdık kişi ve hemşerilerim daha önce Tahran’a gidip iş güç sahibi olmuşlardı; biz de onları örnek alarak oraya gittik. Örneğin bir tanıdığımızın şehirde bir dükkânı vardı ve buz satardı. Bir diğeri kullanılmış kıyafetler alıp satıyordu. Bir diğeri ise portakal satmaktaydı. 
Babam da ne yapıp edip kendine bir tahta manav arabası bulmuş ve seyyar satıcılığa başlamıştı. Soğan, patates, salatalık ve daha başka sebzeler satıyordu. Ancak sadece karnımızı doyurmaya yetecek kadar para kazanabiliyor, köydeki anneme de bir şeyler gönderi- yordu. Ben bazen babamla beraber işe çıkıyor, bazen de sokaklarda tek başıma boş boş geziyor, akşam olunca da babamın yanına dönüyordum. Bazen bir liralık çiklet, hafız falı ve buna benzer şeyler sattığım da oluyordu. 
Şimdi Tahran’daki son yirmi dört saatimde neler olduğuna dönelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93622</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6203f581-2bbe-4925-affa-66edc419fbdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kara Balık</image:title>
            <image:caption>Kışın en uzun gecesinde, denizin derinliklerinde yaşayan yaşlı bir balık, çocukları ve torunlarından oluşan on iki bin balığı toplayıp onlara şu hikâyeyi anlatmaya başladı: 
“Çok eski zamanlarda, annesiyle birlikte bir dağ kıyısındaki küçük bir ırmakta yaşayan küçük bir Kara Balık varmış. Evleri, geceleri altında uyudukları, yosunlarla kaplı, siyah bir kayanın arkasındaymış. Küçük Kara Balık, ay ışığını bir kez bile olsa evlerinde görmenin özlemiyle yaşarmış. 
Anne ve Küçük Balık sabahtan akşama kadar birlikte yüzerlermiş. Bazen diğer balıklara katılır, küçük yarıklara girip çıkarlarmış. Küçük Balık annesinin bıraktığı on bin yumurtadan hayatta kalan tek yavruymuş.

Küçük Balık günlerdir çok düşünceliymiş, neredeyse hiç konuşmuyormuş. Annesinin peşine takılıp sakince yüzüyor ama diğer balıklarla hiç oynamıyormuş. Anne balık yavrusunun hasta olduğunu ve yakında iyileşe- ceğini düşünmüş ama işin aslı öyle değilmiş, Küçük Kara Balığın derdi başkaymış&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93623</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d272afd8-f598-4e55-978f-6c39284327d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Masalı</image:title>
            <image:caption>Eski zamanların birinde bir padişahla altı yedi yaşlarında bir kızı vardı. Bu kızın çok sayıda cariyesi ve hizmetçileri vardı. Koç Ali adında kendisinden biraz büyük bir de uşağı vardı. Yemek esnasında kızın peçetesi yere düşse, Koç Ali hemen alıp ona verirdi. Top oynarken top eğer uzaklara gitse, Koç Ali gidip getirirdi. Bazen kızın canı çelik çomak oynamak isterdi. Onun çelik çomağı ise altın ve gümüştendi. Kız uyuduğunda cariyelere, hizmetçiler, uşaklar gelip bir şey sormasın ve kızı rahatsız etmesin diye Koç Ali kapıda yatıp uyurdu, bekçilik ederdi. Padişah kızının bir emri olsa, Koç Ali seve seve koşardı. İşleri öyle düzenli yapardı ki kız elini bile kaldırmazdı. Ama Koç Ali padişah kızına âşık olmuştu. Tertemiz bir sevgiyle seviyordu onu. Koç Ali’ye göre her şey normaldi ve bu işte bir kusur yoktu. Sevmenin de ayıbı kusurumu olurmuş hiç? Padişah kızıyla bahçede beraberken, kız kelebek yakalarken, çelik çomak oynarken Koç Ali kendini ne kadarda çok mutlu hissederdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93624</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3a4a9b9-c3f9-4cc6-979c-315eb9ff190e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayışığı&apos;nın Gökyüzü Atlası</image:title>
            <image:caption>Gökyüzüne bakışınızı değiştirecek, keşif dolu bir anlatı...

Aslanın gücü, sonsuza dek hatırlansın diye nereye taşındı? Avcı bir prensesi büyük bir ayıya çevirme fikri kimden çıktı? Pegasus yıldızlara kadar nasıl yükseldi?

Ayışığı&apos;nın Gökyüzü Atlası takımyıldızlarının insanlığın en eski çağlarına uzanan hikâyelerini hem gözlerde hem de zihinlerde canlandırıyor.  

Her gece, yıldızları seyre dalan Ayışığı, bir gece denizin çağıran sesini duyar ve sahile gitmeye karar verir. Tam da o sırada Aydede, cebinden çıkardığı haritayla yıldızların hiç bilinmeyen hikâyesini anlatmaya hazırlanıyordur... 

Eski çağlara uzanan efsane ve söylenceleri astronomiye merak duyan bir kız çocuğunun düş dünyası üzerinden resmeden Gözen Kamaz, bu eseriyle gökyüzünün bilinmeyenlerini birer birer açığa çıkarıyor.   

Okuruyla tamamlanan bir hikâye anlatan Ayışığı&apos;nın Gökyüzü Atlası, araştırmaya sevk eden etkileşimli sayfalarıyla hem eğlendiriyor hem de Ay&apos;ın engin bilgileri ışığında benzersiz bir göksel seyir haritası çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93625</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd71bb29-7449-4fce-9de3-dac566b585d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Günümüzde örgün eğitim kurumları başta olmak üzere eğitim çevrelerinde felsefe ve eğitim felsefesi alanlarına giderek artan bir ilgi söz konusudur. Elinizdeki bu kitap da eğitim felsefesi dersi için kaynak oluşturmak amacıyla hazırlanmıştır.
Kitabın öncelikli amacı, felsefe ve eğitim alanlarındaki sıkça karşınıza çıkabilecek kavramları, ilkeleri, ekolleri vb. argümanları eğitimle ilişkilendirerek tanımlamaktır. Kitabın bir diğer amacı ise düşünürlerin eğitim ve felsefe konularındaki görüşlerini değerlendirmek ve bunların günümüz eğitim sistemlerinde uygulanabilirliğini analiz etmektir.
Kitap, altı ana bölümden ve bu bölümlere ait alt başlıklardan oluşmaktadır. Giriş niteliği taşıyan ilk bölümden sonuç niteliği taşıyan son bölüme kadar kitapta bir bakış açısı kazandırılmak istenmiş, ayrıca eğitim sistemini oluşturmada eğitim felsefesinin rollerine değinilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93626</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39aae337-7489-4116-8de7-2304e9ab82f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçecek Zaman</image:title>
            <image:caption>Mektupçuyum ben. Yaşayan ve yaşayacak olan herkese, bugüne ve gelecek zamanlara mektuplar gönderiyorum. Mektuplarımın kimlere ulaşacağını, hangi bulmacanın hangi zamanda, nerede çözüleceğini bilmiyorum. Ama birilerinin bu zarfları açmayı akıl edeceğini ve hitabını üstüne alacağını biliyorum. 
Orada olduğunu biliyorum. 
 
Mustafa Çevikdoğan, Geçecek Zaman’da huzursuz dünyalar kuruyor okurun gözü önünde: şifreli bulmacalar, bir ormanın derinliklerinde kurulmuş gizli ve tahrip gücü yüksek bir yazarlar köyü, komşu daireye dadanmış bir orman cini. Bildiğimiz dünyaya daha çok benzeyen öykülerde bile –taşrada aşk acısı çeken bir akademisyen, sahaftan alınan bir kitaba düşülmüş bir not− bu huzursuzluğun “içevurum”unu izlemek mümkün. Çevikdoğan’ın kahramanları, geçeceğini bilseler de tutsağı oldukları bu zamanın içinde nasıl var olmaları gerektiğini bulmaya çalışıyor. 

Bazı edebî tatların unutulmaya yüz tuttuğunu düşünüp üzülenler için Geçecek Zaman renkli müjdeler barındırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93627</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35e35639-4900-4756-a6e8-652974314592.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Keşiş</image:title>
            <image:caption>Çoğunlukla bir edebiyatçı olarak tanınsa da, Çehov aynı zamanda başarılı bir hekimdir. Tedavi ve ilaçların, hastalığın her zaman yegâne çözümü olmayabileceğini vurgulayan Kara Keşiş, Çehov külliyatında özel bir yere sahiptir. 
 
Müstakbel felsefe profesörü Andrey Kovrin, deha sandığının aslında bir akıl hastalığı olabileceği ihtimalini sorgulamaya başlayınca, yaşamı halüsinasyonlarla dolu bir kâbusa dönüşür. Sadece kendisine görünen siyahlar içindeki keşiş sureti, onu anlayan tek kişidir artık. Belki de söylenenin aksine bir akıl hastası değil, insanlığa büyük faydaları dokunacak bir felsefe dehasıdır… Çöküşünün sonlarına doğru nerede hata yaptığını sorgulayan Kovrin için, yazgısını değiştirecek zaman kalmamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93628</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f02c95f0-1014-4e4c-8802-69638b1b5ec9.jpg</image:loc>
            <image:title>Harold ve Mor Tebeşir</image:title>
            <image:caption>Harold bir akşam ay ışığında yürüyüşe çıkmaya karar verir. 
Yanında yalnızca mor tebeşiri olan küçük Harold, 
kendine heyecan dolu, sihirli bir macera çizer. 
 
Harold ile sadık mor tebeşiri, ormanlarda gezinir, 
denizleri aşar ve ejderhaların arasından geçer. 
 
Sürprizlerle dolu bu büyüleyici hikâye, 
hayal gücümüzün bizleri ne kadar uzağa 
götürebileceğinin en güzel örneği! 
 
Crockett Johnson’ın yazdığı ve resimlediği 
Harold ve Mor Tebeşir 
her çocuğun kitaplığında olması gereken eskimeyen bir klasik!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93629</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a9aedba-8b8a-46b4-b1fa-d43348bb4f5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Harold&apos;ın Masalı</image:title>
            <image:caption>Harold ve Mor Tebeşir’in yaratıcısı 
Crockett Johnson’dan yepyeni bir Harold macerası! 
 
Bir gece, uykuya dalmakta zorlanan Harold, 
mor tebeşirini kullanarak kaleler, periler, uçan halılar ve 
büyülü bir bahçe çizerek kendi uyku öncesi masalını yaratır. 
 
“Elinde mor tebeşiriyle yürüyüşe çıkan küçük 
bir çocuğun kendine harika maceralar çizdiği, 
ustaca ve özgün bir resimli hikâye.” 
The Horn Book</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93630</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de34c0b3-a744-488a-82d9-12946b9cb6cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Harold&apos;ın Göğe Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Harold ve Mor Tebeşir’in 
sevilen yazarı Crockett Johnson’dan sihirli bir 
Harold macerası daha: Harold’ın Göğe Yolculuğu. 
 
Harold bir gece sadık mor tebeşiriyle Mars’a bir yolculuğa çıkmaya karar verir. Gezegenlerin,yıldızların ve hatta Ay’ın yanından uçar. Peki ya Harold kahvaltı için tam zamanında Dünya’ya güvenli bir biçimde dönmeyi başarabilecek midir? 
 
“Harold yine yola koyuldu. Bu defa Mars’a doğru. 
Becerikli Harold’ın delidolu maceraları.” Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93631</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5894f4cf-c888-470b-88a0-2a739240d682.jpg</image:loc>
            <image:title>Selin Püsküllü Bela</image:title>
            <image:caption>Selin’le mutlaka karşılaşmışsındır. Okulun bahçesinde, koridorlarında, sınıfta ya da sokakta… Benzer şakalar yapmış, ortak kahkahalar atmış, oyun arkadaşı bile olmuşsundur. İşte onun başından geçenler var bu kitapta. Yok canım, onun bir hikâye kahramanı olduğunu da nereden çıkarıyorsun! Selin, bizim Selin işte...  
 
Doğan Gündüz önceki kitaplarından farklı olarak, bu kez kahramanına bir isim veriyor. Selin her hikâyede okuyucunun merak ziline muzipçe basıyor ama kaçmıyor, “Hınzırlıklarımla işte karşınızdayım,” diyor. Doğan Gündüz’ün duru bir o kadar da sürükleyici anlatımıyla bizle tanıştırdığı Selin, illüstratör Nuray Çiftçi’nin yalın ve güçlü çizgileri eşliğinde gülümsüyor hepimize. Anlatacağı yepyeni hikâyeler de cebinde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93632</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fa59ec1-ff1c-48a0-99a9-69705af7644d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetişkinler</image:title>
            <image:caption>Pek hatırda kalmayacak türden silik tipli bir teknoloji muhabiri olan Ray Morris, can sıkıcı tavırlarına karşın küçük ama sadık bir arkadaş çevresine sahiptir. Hamile karısı Garthene’le birlikte yaşayan Ray, boynundan şehvetle hiç öpülmemiş, hiç zina işlememiş –en azından bedenen–, herhangi bir ayaklanmaya karışmamış, hiç tutuklanmamış, devlet tarafından fişlenmemiş ya da herkesin nefretini kazanan bir figüre dönüşmemiş adamın tekidir. Ya da tekiydi demek daha doğru olacak. En azından 2011 yılına dek. Huzursuzluk hem sokaklarda hem de evliliğinde bir ayaklanmaya dönüşünceye kadar...
Şayet başkahramanı Ray Morris, otuz üç yaşında olduğunu bir an için unutabilseydi, Yetişkin-ler’den bir ergenlik çağı öyküsü çıkabilirdi. Yaşanan bir dizi facia süresince duygusuz anti-kahramanımız ve onun çevresindeki insanlar üzerinden insani kusurları ve zayıflıkları, modern kentsel hayatın değişimini; internet trollerini, yatırımlık mülk sahiplerini, açık evlilikleri, çarpık ilişkileri eleştiren Yetişken-ler’in asıl mucizesi, başına gelen her şeyi müstahak gördüğümüz Ray’e yine de arka çıkma isteğini hissettirmesi olsa gerek.
“Joe Dunthorne’un sayesinde, kurmacayı yeniden sevmeye başladım.”
Nick Hornby
“Modern hastalıklarımıza eğlenceli teşhisler koyan roman, bir yandan kalbimi kırarken bir yandan kahkahalara boğulmamı sağlıyor.”
Paul Murray
“Her kayıp neslin kendine özgü bir anıta ihtiyacı vardır ve nihayet bizim de Yetişkin-ler’imiz var. Üzücü ama bir o kadar da komik. Şeytani bir masumiyetle yazıldığını söylemek yalan olmayacaktır.”
Adam Thirlwell, Lurid &amp; Cute’un yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93633</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32390fdf-519a-4de1-a8fe-50a8012bd13f.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi</image:title>
            <image:caption>Ben, manevi mirasım olarak hiçbir ayet,
hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve
kalıplaşmış kural bırakmıyorum.
Benim manevi mirasım, ilim ve akıldır.
Zaman süratle ilerliyor, milletlerin,
toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor.
Böyle bir dünyada,
asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkâr etmek olur.
Benim Türk Milleti için yapmak istediklerim ve
başarmaya çalıştıklarım ortadadır.
Benden sonra, beni benimsemek isteyenler,
bu temel mihver üzerinde, akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar.

Mustafa Kemal Atatürk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93634</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42952b8e-5c8f-4c46-8045-0a94fedc1072.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıkıcı Film</image:title>
            <image:caption>“Anahtar Sözcükler, umuda esin veren kavramların neredeyse Borgesçi bir karnavalı. Bu sayfalar, en parlak ve en tutkulu düşünürlerin ve düşçülerin sahici bir toplumsal değişim aracı olarak eleştirel muhayyilenin rolünü övmek için toplandıkları bir şenlikte olmaya benziyor.” 
James Schamus, Oscar’a aday gösterilmiş senarist ve 
Profesör, Columbia Üniversitesi 
“Anahtar Sözcükler, radikal estetik ve filme dair harikulade bir sohbet sunuyor. Kitap, hem keyifli hem bilgilendirici bir entelektüel deneyimin içinde olağan coğrafi ve disipliner sınırları çaprazlamasına kesen yüzlerce aydınlatıcı kavram ve filmsel örnek üzerinden görünüşte zahmetsiz bir bilgelikle okura kılavuzluk ediyor. Yıkıcı bir üstün başarı.” 
Stephen Duncombe, Doçent Doktor, 
New York Üniversitesi 
“Bu çarpıcı kitabın heyecan verici bir şekilde geniş bakış açısı, kültürel ve tarihsel dönemi nihai hedefi tam da sanat ve sinema üzerinden büyük bir toplumsal değişim projesinin parçası olarak bir araya getiriyor.” 
Girish Shambu, sinema blog yazarı ve 
Doçent Doktor, Canisius Üniversitesi 
Yıkıcı Film – Medya Estetiğinde Anahtar Sözcükler, politik olarak adanmış sanat ve sanatsal olarak adanmış politikanın birbiriyle örtüşen alanları üzerinden etkileşimli bir yolculuk. Aynı anda hem bilimsel hem de eğlendirici olan kitap, yıkıcı estetik üzerine büyük bir anlatımı, radikal film stratejilerinin incelenişini ve kapsamlı kavramlar sözlüğünü birleştiriyor. 
ROBERT STAM 
Yazar New York Üniversitesi Sinema Çalışmaları Bölümü’nde öğretim üyesidir. Birçok kitabı arasında Tropical Multiculturism: A Comparative History of Race in Brasilian Cinema and Culture (1997), Ella Shohat ile birlikte yazdıkları ve Katherine Singer Kovocs “En İyi Sinema Kitabı Ödülü” kazanan Unthinking Eurocentrism: Multiculturalism and the Media (1994) ve Subversive Pleasures: Bakhtin, Cultural Criticism, and Film (1992) yer almaktadır. Blackwell Yayınları’ndan basılan A Companion to Film Theory (1999) ile Film and Theory: An Anthology (1999) kitaplarının da editörlüğünü Toby Miller ile birlikte üstlenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93635</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68702bcd-c866-484e-a3b5-2137221bdf8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyvah Dijital Kimliğim Çalındı</image:title>
            <image:caption>Dikkat! Dikkat! 
Şehre yeni kahramanlar geldi! 
 
Bilgisayar kurtları çetesi 
 
Aşırı zeki, her daim çevrim içi ve çok bilinçli bir çete! 
İnternetteki haksızlıklara son vermek, siber zorbaları durdurmak, 
Düzeni ve adaleti yeniden sağlamak için burada! 
 
Ya sen? 
Sen de bilinçli, dikkatil ve sorgulayan bir bilgisayar kurdu musun? 
Hikâyeyi oku ve kendini sına!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93637</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce5dba6a-a07e-4142-8469-0b1a23488010.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelime Gezgini</image:title>
            <image:caption>Kelime Gezgini bizleri sözcüklerin peşine takıp kültürlerarası bir seyahate davet ediyor. 
Bir taraftan uzayda gezegenden gezegene macera dolu heyecanlı bir yolculuk yaparken bir taraftan da metnin içine ustalıkla yerleştirilmiş kelimelerin kökenlerini öğreniyoruz. 
Macera boyunca Atatürk’ün dilimize kazandırdığı kelimelerden, gezegenlere, jelibondan köfteye kadar uzanan geniş yelpazedeki sözcüklerin etimolojik açıklaması ile baş başa kalıyoruz. 
Dertlerini uzun uzun konuşmak yerine kısaltılmış kelimeler ve emojilerle anlatan çocuklarımız ve gençlerimizin toplumla doğru bir iletişim kurabilmesi için dilimizi bilmesi çok kıymetli. Etimoloji alanına ilgi duyan çocuk ve yetişkinler için ilk kaynak sayılabilecek olan eser, aynı zamanda bir başucu ve başvuru kitabı olma özelliğine de sahip. 
Eğlendirirken öğretme yönteminin başarılı bir örneği olan Kelime Gezgini, sürükleyici bir kurgu içinde ustaca işlenmiş kelimelerin kökenleri, bulmacaları ve göz alıcı çizimleriyle ailece elinizden bırakamayacağınız bir eser. 
 
Döndü İçöz 
Çocuk Gelişim Uzmanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93638</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/660e69f2-b715-41de-8810-378a9d98f4ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitime Çözüm</image:title>
            <image:caption>Geçmişten günümüze zeki ve başarılı insanların, hayatlarını, aldıkları eğitim ile kökten değiştirdiğini bilirsiniz. Kitabı okuduktan sonra dünyanızı değiştirecek en büyük fikrin ne olacağına siz karar verin! 

İletişim çağını yaşadığımız bu zaman diliminde 19. yüzyıl eğitim anlayışımızla çağı yakalama şansını kaybediyoruz. Özü itibariyle bize ait olmayan dünyevileştirme projesiyle birlikte sıradan bir insanın dünya tasavvuru ve algısı büyük ölçüde değişti. Bu dejenerasyonun etkisiyle &quot;köşeyi dön de nasıl dönersen dön&quot; zihniyeti hâkim kılındığı için eğitimin özündeki güzel ahlaklı olabilmeyi büyük ölçüde kaybettik. 

İradenizle karar vererek yaptığınız işler beyninizi özgür sizi de mutlu kılar. Allah insanoğlunu, mutluluğu anlayabilecek kıratta yaratmıştır. Beyninizin anahtarı sizin elinizde, alacağınız &quot;mesleki eğitim&quot; ile düşünce yapınız biçimlenecektir. Çünkü olumlu veya olumsuz tercih kişinin kim olduğunu belirler. Verdiğiniz kararlar zihninizin büyüklüğünü ortaya koyar. 

Kitap içeriğinde dünyamızı güzelleştirmeye yönelik, &quot;Deryaya Bir Damla Su&quot; babında değişik fikirler var. Bilirsiniz, fikirler tohum gibidir. Her tohum her yerde yeşermez. Zaman ve zemini oluşunca da bir an için yeşermek ve tomurcuk vermek için de beklemez. Bu kitabın yayımlanmasındaki amaç da eğitim dünyasına bir nebze olsun ışık tutabilmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93639</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d7dc3c6-b091-40bf-9320-a519a299496e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;yi Gezen Mavi Balonlu Öyküler</image:title>
            <image:caption>Mavi bir uçan balon Ege Bölgesi’nden havalanıyor, başlıyor güzel ülkemizde gezmeye. Kaz Dağı’nın zeytinliklerinde, Göbeklitepe’de, Ihlara Vadisi’nde…
Gökyüzünde süzülen ipine de Türkiye’nin yedi bölgesinden yedi çocuğun öyküsü takılıyor…
Türkiye’nin pek çok şehrinde çocuklarla buluşmuş olan usta yazar Mavisel Yener okurlarını ilginç bir yolculuğa davet ediyor. Kitaptaki yedi öyküyle hem Türkiye’nin farklı yerlerinde yaşayan çocuklarla tanışabilir hem de o bölgelere özgü neler varmış keşfedebilirsiniz.
Yedi bölgenin kültürünü, coğrafi güzelliklerini, tarihi zenginliğini yansıtan ve Bige Doğu’nun resimleriyle renklenen öykülerin sonunda, hikâyenin geçtiği bölgenin haritası yer alıyor. Kitabın sonunda ise haritalar birleşiyor ve meraklı okurların, detaylarını keyifle inceleyeceği bir Türkiye haritasına dönüşüyor.
Kitabın arka kapağındaki karekodu telefon ya da tablete okutarak ulaşılabilecek olan etkinlik kitapçığı da, okuduklarını pekiştirmek isteyen okurları bekliyor.
Sınıf Seviyesi: 2. ve 3. Sınıf</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93640</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eb3b571-afe1-4210-91d5-accc4ddaebf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dava</image:title>
            <image:caption>İşinde gücünde saygın bir banka şefi olan Josef K., bir gün umulmadık bir biçimde iki muhafız tarafından tutuklanır. Bu durumun başına neden geldiğini bilmiyordur, ona bu konuda tatmin edici bir açıklama da yapılmaz ve ardından kendini dolambaçlı ve boğucu bir yargılama sürecinin içinde bulur. 
Yirminci yüzyılın edebiyat tarihine damga vuran Franz Kafka’nın en önde gelen yapıtlarından olan Dava, birçok yazara esin kaynağı olduğu gibi, sayısız yorumlama ve çözümleme çabasının da konusu olmuştur. Bürokratik ve totaliter yapılarca kuşatılan modern insana dair bu eşsiz roman, gücünü ve güncelliğini bugün daha da yakıcılıkla sürdürmektedir. 
“Ama ben suçlu değilim” dedi K., “Ortada bir yanlışlık var. Hem biri ne zaman suçlu sayılır ki? Sonuçta hepimiz insanız, birimizin ötekinden ne farkı var?” “Haklısın” dedi rahip, “Ama bütün suçlular böyle konuşur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93641</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33c1fe01-0eaf-4bb5-a044-108f2eb05bf0.jpg</image:loc>
            <image:title>39 Basamak</image:title>
            <image:caption>İskoç yazar John Buchan’ın iflah olmaz seyyah ve maceraperest Richard Hannay karakterini okurla tanıştırdığı 39 Basamak, Birinci Dünya Savaşı’na günler kala yaşanan soluk soluğa, uluslararası bir casusluk yarışını konu alıyor. Hannay, Ada’nın kuzeyine yaptığı çetin yolculuk boyunca, kendi yeteneklerini de keşfediyor. Dönemin siyasi tartışmalarını ustalıkla örülmüş polisiyeye arka plan olarak yerleştiren Buchan’ın eseri, 1935’te Alfred Hitchcock tarafından sinemaya da uyarlanmıştı... “O mayıs öğleden sonrası saat üç sularında şehirden döndüğümde hayattan oldukça bıkmıştım. Üç aydır memleketteydim ve bunalmıştım. Eğer bir yıl önce biri bana böyle hissedeceğimi söyleseydi ona gülerdim fakat hakikat buydu. Hava sinirlerimi bozuyordu, sıradan İngilizlerin konuşmaları beni hasta ediyordu, yeterince egzersiz yapamıyordum, Londra’nın eğlence hayatı da güneşin altında beklemiş soda kadar tatsızdı. ‘Richard Hannay’ deyip duruyordum kendi kendime, ‘yanlış çukura düştün dostum, kendini kurtarsan iyi edersin.’”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93642</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55645acf-95c3-4f7b-b088-3601123ce660.jpg</image:loc>
            <image:title>Bize Göre ve Bir Seyahatin Notları</image:title>
            <image:caption>26 Mart 1928’de İkdam’da “Bize Göre” başlığı altında yazılarını yayımlayan Ahmet Hâşim, 1928 yılının Eylül ayı içinde Paris’e yaptığı seyahate dair izlenimlerini de aynı gazetede “Seyahatte” başlığı altında yayımlar. Şair, bu yazılardan yaptığı bir seçkiyi 1928 yılının sonlarına doğru Bize Göre ve Bir Seyahatin Notları adıyla kitaplaştırır. İki bölümden oluşan kitabının ilk bölümü günlük meselelere eğilen yazılardan oluşurken, ikinci bölüm isminden de anlaşılacağı üzere şairin Paris’e yaptığı seyahatle ilgili izlenimlerini anlattığı yazılardan oluşur. Bu bakımdan çoğu gündelik mevzulara değgin bu yazıların satır aralarında şairin keskin zekâsı, çoğu zaman iğneli ve alaycı bir üslupla belirir. Görsellerle zenginleştirilmiş ve “eleştirel basım” olarak hazırladığımız Bize Göre ve Bir Seyahatin Notları, Hâşim’in sadece modern şiirimize yön veren kudretli bir şair değil, aynı zamanda üslup sahibi bir nesir yazarı olduğunu bir kere daha ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93643</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce978293-de60-40c5-b2aa-d7723ffbc0e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Romeo ve Juliet</image:title>
            <image:caption>Birbirine düşman iki güçlü aile olan Montagueler ve Capuletlerin çatışması dillere destan bir aşkın da zeminini hazırlayacaktır. Bu kan davası, Romeo ile Juliet’in birbirlerine derin bir tutkuyla bağlanmalarını engelleyemez. Ne var ki bağlılıkları trajik bir imtihandan geçecektir. 
Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük yazarlarından William Shakespeare’in en tanınan eserlerinden biri olan Romeo ile Juliet, aşka düşen insanın kendini içinde bulduğu açmazın akıllardan çıkmayan bir örneğidir.
Bu tiyatro klasiğini Ferit Burak Aydar’ın yeni çevirisiyle sunuyoruz. 
“Ah kavgacı aşk! Ah sevgi dolu nefret! 
Ah hiçlikten yaratılan şey! 
Ah ağır hafiflik, ciddi aptallık, 
Güzel biçimlerin doğurduğu ucube kaos, 
Tüy gibi kurşun, parlak duman, soğuk ateş, hastalıklı sağlık, 
Her zaman uyanık bir uyku; aşk ne değilse tam da o!” 
 
“Kendi idealizmi ve yoğunluğu sebebiyle mahvolan tavizsiz bir aşk vizyonu olarak Romeo ile Juliet’in dünya edebiyatında eşi benzeri yoktur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93645</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/698f8bb6-a403-41cd-a037-c54310424c15.jpg</image:loc>
            <image:title>Çay Kitabı</image:title>
            <image:caption>“Çayın tadında, onu karşı konulmaz yapan ve idealleştiren sinsi bir cazibe vardır. Onda ne şarabın kibri vardır ne kahvenin bencilliği ne de kakaonun yapmacık masumluğu.” 
 
Çay, önce ilaç olarak kullanılmaya başladı, zaman içinde içeceğe dönüştü. On sekizinci yüzyılda asaletin zarif keyiflerinden biri olarak şiirsel bir ülke olan Çin’e girdi. On beşinci yüzyılda Japonya ona “çayizm” diyerek estetik bir ibadet tarzı kazandırdı. Okakura Kakuzo, Çay Kitabı’nda “insanlığın fincanı”nı dolduran çayın doğuşunu, okullarını, Zen ve Tao felsefesiyle, mimari ve sanatla ilişkisini ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93646</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c787c5e-351b-41fd-9d40-85d3673002ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Mrs Dalloway</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyıl edebiyatının ve feminizminin öncü isimlerinden Virginia Woolf’un birçoklarınca en iyi romanı olarak görülen Mrs. Dalloway, üst sınıf bir Londralı olan Clarissa Dalloway’in tek bir gününde geçer. Mrs. Dalloway, akşam ev sahipliğini yapacağı bir davetin hazırlıkları içindedir, ama roman boyunca yakından tanık olduğumuz üzere, hatıraları ve düşünceleriyle çok daha geniş bir âlemin parçasıdır aslında. Bilhassa I. Dünya Savaşı’ndan sonra yeni insanın darmadağın gerçekliğini anlatmaya koyulan Woolf, hikâyeleri iç içe geçen karakterlerin perspektiflerine başvurmuş ve bilinç akışı tekniğini mükemmelleştirmiştir. Mrs. Dalloway’i Ferit Burak Aydar’ın bu modernist üslubun hakkını vermeye girişen çevirisiyle sunuyoruz. “O ne gailesizlik! O ne dalış! Zira ona hep öyle gelmişti, menteşelerin şimdi de işitebildiği hafif bir gıcırtısıyla Fransız pencerelerini ardına kadar açıp Bourton’da temiz havaya daldığında.” “Yirminci yüzyılın en dokunaklı, en devrimci sanat eserlerinden biri.” Michael Cunningham</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93647</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9912a29f-70bb-4f23-a36b-63f096c04c68.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazma - Kürek, Defter - Kitap</image:title>
            <image:caption>“Köy Enstitüleri’ndeki romantik milliyetçilik, ‘tabiat anayla köylü babanın’
arasının düzelmesi, aynı zamanda köyün cumhuriyet rejimini içselleştirmesi
ile doğru orantılı olmuştur. Romantik milliyetçilikteki, doğa ve tarihsellik
vurgusu cumhuriyetin ulus-devlet inşasıyla bu orantıyla bütünleşmiştir.
Toplumların eğitildikçe uluslaşması ile toprakların işlendikçe yurtlaşması,
tabiata hâkim olan ve ileri cemiyetler yaratmayı amaçlayan Köy
Enstitüleri’nin en önemli söylemi olmuştur.”
Emre Ateş, cumhuriyet tarihinin en tartışmalı konularından birinin, Köy
Enstitüleri’nin gerçekliğine taze bir bakışla eğiliyor. Hem “Enstitü nostaljisine”
kapılmadan, hem bu özgün tarihsel deneyimin hakkını vererek… Kitaba
adını veren Kazma-Kürek, Defter-Kitap beraberliği, Enstitüler’in “iş içinde
eğitim” (ve “imece”) yöntemlerine verdiği asli önemi anlatıyor. Köylünün
çalışarak öğrenmesini ve bu deneyim içinde vatandaşlaşmasını öngören
bir aydınlanma ve kalkınma projesi... Bu işlevselci yaklaşımın, “vazife
aşkı” ile “vatan aşkını” birleştirerek, ulus-devlet inşasında toplumsal
motivasyonu artıran bir tür “seküler din” oluşumunu temellendirdiğini
görüyoruz. Bu seküler din, tarihsel geçmişe reddiye, entelektüalizmle
boğuşma, köy-şehir ikiliği ve pastoral kooperativizme dayanan bir romantik
söylemle şekilleniyor. Bu söylem, yazarın Bertrand Russell’dan aktardığı,
“Aydınlanmanın rasyonalizmini, faydacıların pratikliğini, pozitivistlerin
materyalizmini ve bilimciliklerini, sosyalistlerin kolektivizmini ve ekonomik
determinizmini” yansıtan bir ufka açılıyor. Köy Enstitülüler’le yapılan
görüşmelerle de zenginleşen, titiz ve canlı bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93648</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49b03155-8599-434d-9f4f-21e1a738793f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür Politikasına Giriş</image:title>
            <image:caption>Kültür Politikasına Giriş: Kavramlar, Modeller, Tartışmalar’da Füsun Üstel, öncelikle kültür politikasının bir kamu müdahalesi olarak tarihsel süreç içinde ortaya çıkışını, gelişimini, kapsamını, belli başlı politika modellerini ve alandaki güncel tartışmaları ele alıyor. Ardından çağımızın önemli meselelerinden biri olan kültür hakkı ve kültürel hakların, ülkelerin iç hukukunda ve uluslararası insan hakları hukukundaki yerini tartışıyor. Üstel, alandaki modellerin ideal-tipik örnekleri kabul edilen Fransa, Birleşik Krallık ve Almanya’da benimsenen kültür politikalarını ayrıntılı ve çok yönlü bir biçimde ele aldığı diğer bölümlerde, bu örnekleri destekleyen kuramsal bakış açısıyla, Avrupa dışı coğrafyalarda hayata geçirilen kültür politikalarını yorumlamak için de bir genel çerçeve çiziyor. Son olarak Avrupa Birliği’nde sürdürülen, ancak kapsayıcı ve sistemli bir politikaya dönüşemeyen çabaları ve her birinin sorunlarını değerlendiriyor. Alanda önemli bir boşluğu dolduracak olan bu kitap, sadece kültür politikası öğrenmek isteyen lisans ve lisansüstü öğrencileri için değil, devlet-toplum ilişkilerini kültür ışığında incelemek isteyen tüm sosyal bilimciler için de değerli bir kaynak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93649</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee200353-49b0-4f84-9dd1-1f9a5bb14cd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültürlerarası İletişim</image:title>
            <image:caption>İletişim sürecinde kültürel karşılaşmalar özel zorluklar barındırır. Kültürlerarası iletişim de özellikle yanlış anlamalarla, anlamamalarla, çatışmalarla yüklüdür. Ancak diyalog kanallarını açmak, iki kültürel evren arasında köprüler kurmak, “öteki”nin varlığını kabul etmek her zaman mümkündür. Bu çatışmalar da, kabulleniş de kendini öncelikle dilde gösterir. Kültürlerarasılık durumunda karşı karşıya gelen iki insan değil, iki kültür, iki dil dünyasıdır. İletişimin ilk koşulu da sözcelerden söylenmeyen sözlere, yüz ifadelerinden beden hareketlerine kadar iletişimin tüm unsurlarının, iki farklı dünyanın yorumlama çerçevelerinin karşı karşıya gelişiyle biçimlendiğini anlamaktır. Kültürlerarası iletişimi dil düzeyinden başlayarak ve göstergebilimi temel alarak yorumlayan, uzlaşma kadar çatışmayı da iletişimin temeline yerleştiren Michel Bourse ve Halime Yücel, açık bir iletişimin olanaklarını ve zorluklarını ele alıyorlar. Kimliklerin çoğullaştığı, değişen bir dünyanın iletişim yöntemini yeni bir kozmopolitizmle tanımlıyorlar. 

Kültürlerarası İletişim: Kullanım Kılavuzu, iletişim bilimleri, dilbilim, kültür araştırmaları, sosyoloji, siyaset bilimi gibi pek çok sosyal bilim araştırmacısı için ufuk açıcı bir başvuru kaynağı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93651</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e167bd5-87dc-41dd-89fe-bbc5a93118f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Agroekoloji Başka Bir Tarım Mümkün</image:title>
            <image:caption>Bir bilim, uygulama ve hareket olarak 1980’lerde dünya sahnesine çıkan agroekoloji günümüzde, endüstriyelleşmiş, tek tip ürüne dayanan, doğaya zarar veren, kâr rasyonalitesini temel alan şirket tipi üretim karşısında güçlü bir alternatif haline gelmektedir.
 
Agroekoloji organik tarım, permakültür, onarıcı tarım, doğal tarım gibi değişik yaklaşımları bir araya toplar ama bunlardan daha fazlasıdır: Ayırt edici hedefleri arasında çiftçilerin girdi bağımlılığını ortadan kaldırmak, gıda üretimine bir ekonomi-politik meselesi olarak bakarak gelir dağılımının daha adil hale gelmesine çalışmak, zararlıların ve hastalıkların polikültür, doğal şeritler, doğal tarla sınırları vb. uygulamalarla kontrol altına alınması, çiftçiden çiftçiye bilgi aktarımını hayata geçirmek, tarımsal sorunların çözümü için geleneksel kadim bilgiyi günümüzün bilimsel tarım bilgisiyle bütünleştirmek, genel geçerli reçeteler yerine, yerele odaklanan bir bilgi birikimini ve paylaşımını teşvik etmektir.
 
İyi haber: Dünya çapındaki gıda şirketlerinin bütün baskılarına rağmen günümüzde gıda üretiminin %70’i hâlâ küçük çiftçilikle yapılıyor. Bunun anlamı, sağlıklı gıdalar için hâlâ çok geç değil. Bu kitapta söz alan yazarlar agroekolojinin çeşitli veçhelerini –yaygınlaşmasının önündeki engeller ve imkânlar da dahil– ele alırken bu ümidi korumaya ve geliştirmeye çalışıyorlar: Başka bir tarım mümkün, başka bir dünya mümkün.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93652</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/885b2efd-6fa5-4e22-80ae-03d4c09b1384.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah, Virginia</image:title>
            <image:caption>Virginia Woolf, Mart 1941&apos;de son kitabını yeni bitirmişti. Alman askerlerinin başka bölgelerde saldırılarına devam etmesiyse felaketin bir nefes kadar yaklaştığının işaretiydi. Üstelik Woolf’un Güney İngiltere’de bulunan kır evinin üzerinden bombardıman uçakları geçiyordu. Eşi Leonard ile birlikte bu acı günlere şahitlik eden yazar bir ırmakta hayatını sonlandırmaya karar vermişti.

Michael Kumpfmüller romanında Virginia Woolf’un bu son günlerini kaleme alarak okuyucuyla farklı anıları paylaşıyor. Kitapta ünlü yazarın önemsediği insanlara, eserlerinin seslerine, hayatını sonlandırma kararından doğan sorulara rastlayacaksınız.

Ah, Virginia, Virginia Woolf’un hayatının son on 
gününü anlatan cesur bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93653</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87c1e3b5-8d73-4325-9b45-d42bc134b670.jpg</image:loc>
            <image:title>Kim Bu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de pek de sıradan olmayan bir yaşam...
 
Türkçe ve İngilizce baskıları eşzamanlı yayımlanan Kim Bu / Lady Who, 1959&apos;da henüz yirmi iki yaşındayken Galler&apos;den ayrılıp, önce İstanbul&apos;a sonra Aydın&apos;a yerleşen Joan Kim Erkan&apos;ın Türkiye&apos;deki altmış yıllık hikâyesine odaklanıyor. 
 
Yabancı gelin olarak geldiği ve hiç tanımadığı bir ülkede büyüleyici bir hayat süren Erkan&apos;ın kişisel anılarına dayanan eser; Avrupa ve Asya&apos;nın kavşağındaki Türkiye&apos;nin geçirdiği hızlı değişimi, siyasal ve kültürel dönüm noktalarını da incelikle yansıtıyor.

Büyük bir aşkla, fedakârlıkla ve adanmışlıkla mutluluğunu sağlam temeller üzerine inşa eden Kim, sevdiği adam uğruna ailesini geride bırakıp binlerce kilometre ötedeki yeni yuvasına ulaştığında içi içine sığmayan bir çocuktan farksızdır. Hiç alışık olmadığı kültür, örf ve âdetlere hızlıca ayak uydursa da; kişiliğinden asla taviz vermeyecektir. Kendisini şefkatle bağrına basan Türkiye&apos;deki yaşantısından ziyadesiyle hoşnuttur. Oysa zaman hep de onun hayal ettiği gibi tozpembe akıp gitmeyecektir...
 
Kalbi her daim “bizimle” birlikte çarpan Galli bir kadının refah içinde geçen günleri kadar kıtlıklarla, kaos ve askerî darbelerle sarsılan zor günlerini de anlatan Kim Bu / Lady Who, anılarda yaşayan ve belleklerden hiç silinmeyen nostaljik bir Türkiye panoraması çiziyor.  

Kitap ayrıca, Erkan&apos;ın geçtiğimiz altmış yılda kültür, sanat, siyaset ve iş dünyasından tanıştığı önemli kişilerle yaşadığı anılarını samimi bir dille paylaşıyor.

 
“Yirminci yüzyılın ikinci yarısında Türkiye&apos;deki yaşamı anlatan bu kitap bir hazine değerinde. Bence eşi benzeri yok. Kitaptaki bakış açısı dışarıdan bir gözlem gibi dursa da birçok bölüm, karakter ve olay aslında içeriden birinin gözlemi olarak aktarılıyor.”
Roger Norman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93654</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca5a3b58-89b8-481f-a6bf-ca61d46def15.jpg</image:loc>
            <image:title>Lady Who (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lady Who</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93655</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fb0aea7-bb21-4d47-a7e8-4518f2358156.jpg</image:loc>
            <image:title>Moonwalk</image:title>
            <image:caption>Daha önce &quot;Koşan Ay&quot; ismiyle yayımlanan &quot;Moonwalk&quot; şimdi de İngilizce olarak yayımlanmıştır. Yazarın 1950&apos;li yıllarda yaşadığı hoş anılar öyküler şeklinde anlatılmıştır kitapta. Rojan Mevsim Özkan&apos;ın çevirisiyle İngilizce seviyesi 2&apos;den itibaren herkese uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93656</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/690291f3-1e84-4324-8040-820045f1910b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatçılar ve Düşünürler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta ele aldığım konular sanat ile felsefe arasındaki sınır aralığından devşirilmiştir. Heykel, müzik ve drama gibi oldukça değişik sanat dallarında büyüklüğünü kanıtlamış Rodin, Wagner ve Maeterlinck gibi üç sanatçıyı ve birbirlerinden oldukça farklı ve epey tipik üç düşünürü, Tolstoy, Hegel ve Nietzsche’yi seçtim. Bu insanların hepsi sanat hakkında çok şey söyledi; özel konuları irdeleyip genel kuramlar geliştirdiler. Bu kuramların çoğu hayali, dayanıksız ve acemicedir. Kayda değer düşünceler sunan kuramlara da yer verdim. Bu arada bir kuramın doğruluğuna değinip o kuramı tarihsel açıdan değerlendirebilirdim ama bu kitabın asıl meselesi bu değil.

Asıl meselemiz sanat ile felsefe arasındaki etkileşimin, sanatçıdaki düşünürün ve düşünürdeki sanatçının izini sürmektir. Bu mesele en genel hatlarıyla şöyle ortaya konulabilir: Sanatçı aslında bir düşünür, düşünür de bir sanatçı mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93657</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29922e66-437d-48ad-aa76-06fe3b591ce5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hindistan&apos;da Kabileler</image:title>
            <image:caption>Eski Hint Tarihi anlatılırken her zaman İndus Vadisi Uygarlığından ve Ārilerden başlamak genel kabul görmüş bir tutumdur. Oysaki Hindistan’ın yerlileri olan Ādivāsīler kayıt tutmuş olsalardı farklı bir Hint Tarihi ortaya çıkabilirdi. Hindistan’da birçok kabilenin başlangıcı İndus Uygarlığından bile daha eski, belirsiz zamanlara kadar geri gider. Altı yüzden fazla kabilesi olan alt kıtanın kabilelerinin toplam nüfusu, yüz milyondan daha fazla bir sayı yapar ki bu rakam dünyadaki birçok ülkenin nüfusundan fazladır. Bu kitapta Asur, Bancara, Baiga, Bhil, Gond, Munda, Naga, Oraon, Santal, Toda gibi çok bilinen belli başlı kabileler tanıtılırken, onların yaşam tarzları, gelenek-görenekleri, dilleri, inançları hakkında bilgiler verilmiş, bazılarının halk hikâyelerinden örnekler sunulmuştur. Çingenelerin kökeni Bancaralar, haklarında “Encyclopedia Mundarica” diye cilt cilt kitaplar yazılmış olan Mundalar, yok olmaktayken İndus Vadisi Uygarlığından kaçıp kurtulanların torunları olma olasılığı yüksek olan Gondlar, sütü hemen hiç bilmeyen kafatası avcısı Nagalar, sütsüz yaşayamayan ve onu kutsallaştıran Todalar, başka kabilelere şamanlık yapan Baigalar, ok atma uzmanı, savaşçı Bhiller, dilleri Türkçe gibi eklemeli olan ve kendi alfabelerini yaratmış, eğitim düşkünü Santaller, Hinduizm’dekine ters olarak Dūrgā yerine Mahishāsura’ya inanan demirci Asurlar ve daha niceleri bu kitapta anlatılmaya çalışılmıştır. Bu çalışma, Ādivāsī inançlarının Hint dinlerindeki yeri, kabile sanatı, müziği ve dansları, Birsa Munda, Rani Durgavatī, Tilka Majhi gibi özgürlük savaşçısı Hint yerlileri, Hint halk hikâyeleri ve hikâyeciliği, Gandhi kadar değerli bir isim olan Bhimrao Ambedkar, Naksalizm gibi derinlemesine incelenip işlenecek birbirinden değerli pek çok konuya da işaret etmektedir. Hindoloji, Hint Sosyal Antropolojisi, Hint Halk Bilimi gibi konularda bilgilenmek isteyenler için bir kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93658</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b88d0701-7ac0-4f1a-a777-d208795543d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilsiz&apos;in Dile Gelişi</image:title>
            <image:caption>Susmak, dile getirmeden konuşmak demektir. Konuşmak fıtriyse susmak tercihtir.
Murat Pay’ın Dilsiz’i, bu anlamda tercih edilmiş bir söze dökmeyiştir. Susmak derinleştikçe hikâye geri çekilmeye; metaforlar, simgeler, remizler öne çıkmaya başlar.
Dilsiz’in Dile Gelişi’nde, bir yandan senaryosuyla, yönetmenin film hakkında tuttuğu notlarla, söyleşileriyle Dilsiz’in mutfağı okura açılırken, diğer yandan da film üzerine yapılan çözümlemelerle dilsizlik hâli dile getirilmeye çalışıldı.
Bu kitap görsel dille yazısal dilin birbirini açma, birbirinde saklı kimi imkânları mümkün kılma gayretidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93659</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4124770-87de-4850-9ff1-b0f32ae3d4d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ticarete Giriş - Tacirler ve Ticari Mallar</image:title>
            <image:caption>Türkçede ilk defa yayınlanan Dımeşkî’nin bu klasik eseri, Orta Çağ İslam ticaret anlayışını yansıtması bakımından zengin bir içeriğe sahiptir. Eser her ne kadar dönemin Müslüman tacirleri için pratik bir el kitabı olarak düşünülmüş ve hazırlanmış olsa da Akdeniz havzasındaki ticaretin altın çağının ayrıntılı bir tasvirini sunması açısından da büyük önem taşımaktadır.
İki ana bölümden oluşan eserin ilk bölümünde tacir ve ticaret türlerinden bahsedilmekte, ikinci bölümde ise mal kavramı incelenmektedir. Tacirleri istifçi (hazzân), gezgin (rekkâz) ve ihracatçı (mücehhiz) şeklinde tasnif eden Dımeşkî, malı ucuzken alıp depolayan ve fiyatlar yükselince piyasaya süren ilk türden tacire, siyasi iktidarın muhtemel müdahaleleri veya başka sebeplerle oluşan fiyat dalgalanmaları konusunda nasihatlerde bulunmaktadır. Malın tanımı, korunması, depolanması, paketlenmesi ve piyasaya sürülmesi konularını ikinci bölümde ele alan yazar, konuya tam bir işletmeci ve pazarlamacı mantığıyla yaklaşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93661</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57d74de4-ef98-484d-9c43-d0b2b52bed0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Şey Olduğu Yok</image:title>
            <image:caption>Fang Ailesi&apos;nin Yazarından 
 
Yılın En İyi Kitabı seçkilerinde 
New York Times * Washington Post *  People * Time *  Buzzfeed 
 
Lillian ve Madison’ın yatılı okulda başlayan beklenmedik dostlukları, Lillian’ın olaylı bir şekilde okulu terk etmesiyle mektuplara kalmıştı. Ta ki yıllar sonra yine bir mektupla gelen yardım çağrısına kadar. 
Madison, Lillian’dan üvey ikizlerine bakıcılık yapmasını istiyor. Ama bir detay var: İkizler kızıp üzülünce alev alıyorlar. Gerçekten, alev alıyorlar. Kendilerine zarar vermeyen ama etraflarında ne varsa yakıp yıkan, korkutucu ve bir o kadar da göz alıcı alevler. 
Bocalamakla geçen hayatında kaybedecek pek de bir şeyi olmayan Lillian, yazı çocuklarla geçirmeyi kabul ediyor. Üçü artık birbirlerine güvenmeyi, başkalarını umursamamayı –ve Madison’ın politikacı kocasından uzak durmayı– öğrenmek zorundalar. Peki ama Lillian gece uykusunda bile onlar yüzünden yanabileceği gerçeğiyle ne yapacak? Bir an önce onlardan uzaklaşmanın yollarını mı arayacak yoksa bu tuhaf güzellikteki çocuklarla el ele verip dünyanın karşısına mı dikilecek? 
Birbirlerini anlamaya, dünyadaki küçük yerlerini bulmaya çalışan sıra dışı karakterlerin buluştuğu bu tuhaf, yumuşak ve eğlenceli roman, Kevin Wilson&apos;ın olağanüstü ile olağanı aşılamadaki muazzam becerisini bir kez daha doğruluyor. 
 
“Bu kitabın güzelliğini aklım almıyor. Her şeyiyle özgün, bir o kadar da muhteşem.” Taffy Brodesser-Akner, New York Times 
 
“Benzerini okumuştum diyeceğiniz tek bir satır yok. O kadar taze bir ses.” Entertainment Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93662</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55471678-40d4-465c-80ee-d2f3237f0f70.jpg</image:loc>
            <image:title>Papatya Köyü&apos;nde Unutulmaz Yarış</image:title>
            <image:caption>Mis gibi çiçek kokan Papatya Köyü, o bahar unutulmaz bir yarışa ev sahipliği yapacaktı. Köyün genç spor öğretmeni tazı Fişek, hepsi birbirinden yetenekli öğrencilerini sıkı antrenmanlarla koşuya hazırlamıştı. Diğer köy sakinleri de şenlikler, eğlenceler ve ziyafet için tüm eksikleri tamamlamıştı. Nihayet yarış günü gelip çattığında yaşanan kazalar ve beklenmedik şekilde gerçekleşen bir birincilik Fişek’i de diğer herkes gibi şaşırtmıştı. Bir haksızlık olduğundan şüphelenen genç spor öğretmeninin olayın peşini bırakmaya niyeti yoktu. Ancak ortaya çıkan gerçekler, pek Fişek’in düşündüğü gibi olmayacaktı. Öğrencilerinden en sessiz, en içine kapanık olanının anlattığı hikâyeyle birlikte Fişek, her şeye bambaşka bir açıdan bakmaya başlayacaktı. 
Papatya Köyü’nde Unutulmaz Yarış kitabı; masal gibi bir köyde, içten ve erdemli karakterleriyle bizleri, çeşitli hayvanlardan oluşan bir köy halkının sımsıcak hikâyesine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93663</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1ec5770-4877-4503-a148-d364982ab948.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateizm - Deizm</image:title>
            <image:caption>Bu kitap; küresel güçlerin ateizm, deizm, Türk - Kürt - Arap, Alevi - Sünni – Şii, laik – anti laik, sağsol vb. konularda ektikleri fitne tohumlarıyla; FETÖ, DAEŞ, PKK, PYD, YPG, DHKP-C gibi kurdukları terör örgütleriyle, bizi biz yapan toplumsal harcımızın çimentosu olan milli değerlerimizi yok ederek; Ülkemizi ve İslam coğrafyasını parçalama, bölme, sömürme hedeflerinin bertaraf edilmesine, mazlum coğrafyalarda akan kan ve göz yaşlarının dinmesine, barış ve huzurun tesisine, özgürlüğümüzün ve bağımsızlığımızın sembolü olan bayrağımızın vatan topraklarımız üzerinde dalgalanmasına, insanlarımızın edebiyen huzurlu ve mutlu bir hayat sürmelerine katkıda bulunması amacıyla yazılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93664</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c968394-526f-4acd-ac82-98184823981e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Solunun Kıbrıs Çıkmazı</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, 1950-1980 yılları arasında Türkiye solunun Kıbrıs sorununa bakışı konu edilmektedir. 
 
Türkçede Kıbrıs sorununu farklı perspektiflerden ele alan çalışmalar yer alsa da Türkiye’deki sol hareketlerin bu konuya yönelik tutumlarına dair derli toplu bir çalışma bulunmamaktadır. 
 
Bu anlamda elinizdeki kitap 1950’lerde Kıbrıs sorununun ortaya çıkışından itibaren Türkiye’deki sol örgüt ve hareketlerin konuya dair tutum ve yaklaşımlarını değerlendirmeye yönelik ilk çalışmadır. 
Daha önce Kıbrıs’ta Türkçe ve Yunanca olarak yayınlanan  kitap, Kıbrıs sorununun özel bir boyutuna derinlikli bir bakış sağlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93665</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94e5cb82-1b07-4213-87de-225468378e05.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah Kalbim</image:title>
            <image:caption>“Sana kötü bir haberim var benim. 
Virgüllerim bitti artık, noktasını koymaya direniyorum.” 
 
 
Gözlerim son düzlükte ilerlerken mehtabına, içindeki çocuğa kıyamadım ben. 
İsterdim ki sen de gönlümün mabedinde öylece kalakalsaydın. Sevgi sözcüklerimle ısıtırdım içini. Kalbin ısınırdı başka ellere titremeden. Sarılırdım kokunu ellere hapsetmeden. Gözlerinin içine bakardım, bilirdim sen sözcüklerle sevgini anlatamazdın, gözlerinden anlardım gurbetini. Saçlarını okşardım çölde suya hasret kalmak gibi. Kaşlarına dokunurdum, bilirdim gideceğin yolun habercisi idi. Göğsüne yaslanırdım kalbinin o muazzam ritmini yakalayabilmek için. Gülüşüne gizlenirdim mutlu ol der gibi… 
Sevgimi ellerinle nasıl itebildin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93666</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a75ee39d-ce94-4b6f-883b-4b3259d7ea66.jpg</image:loc>
            <image:title>Moskova 80 Soğuk Savaş&apos;ın Doruk Noktası</image:title>
            <image:caption>Ülkelerin sportif olduğu kadar sporun ardında gizlenen muazzam politik rekabetine de sahne olan bir organizasyon: Olimpiyat oyunları. Sporun dünya siyasetiyle iç içe geçtiği, dünyanın her gün yeni bir şokla dalgalanmaya aşina olduğu yetmişli yılların kapanışı için de 84 yıllık modern olimpiyat tarihinde komünist bir ülkede gerçekleştirilen ilk oyunlar olan 1980 Moskova Olimpiyatları’ndan daha iyi bir gösteri bulunamaz. 
 

Sovyetlerin Afganistan’a müdahalesi ve Dètente döneminin zora girmesinin gölgesinde gerçekleşen ve geniş bir boykota hedef olmanın yanında birçok ilke de vesile olan Moskova Oyunları, hem spor hem de siyaset bağlamında derin bir incelemeyi hak ediyor. Siyaset bilimi ve spor sosyolojisi üzerine araştırmalarıyla tanınan Selim Rumi Civralı, geniş bir tarihsel perspektif ve politik çözümleme üzerinden özelde Moskova Olimpiyatları’nı, daha genelde ise Sovyet rejiminin spor politikalarının etkilerini, sporsiyaset ilişkisini ve süpergüçlerin bu ilişki üzerinden yürüttükleri diplomasiyi konu ediniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93667</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/200fe1e5-e34f-409c-bc07-fabbc939be3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Yükseliyor - Zaman Çarkı 4</image:title>
            <image:caption>“Zaman Çarkı döner, Çağlar gelip geçer, efsaneleşen anılar bırakır ardında. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran Çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur.”


Fantastik edebiyat devi Robert Jordan’ın kaleminden çıkan Zaman Çarkı destanı dünya çapında milyonların hayal gücünde yer etti. Ayrıntılı dünyası, en ince detayına kadar düşünülmüş büyü sistemi, gönüllere taht kuran karakterleri, Zaman Çarkı’nın okurlar tarafından bu kadar sevilmesinin sadece birkaç sebebi. Zaman Çarkı’nın etkileri, Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson, Brent Weeks gibi günümüzün en büyük fantastik yazarlarının eserlerinde görülebilir. 
 
Tear Taşı denen efsanevi kale düşmüştü. Aiel, kehanetin çağrısıyla ortaya çıkmış ve Işık’ın yolunda yürümeye başlamıştı. Ve yalnızca Yenidendoğan Ejder’in tutabileceği kılıç Callandor, Rand’ın elindeydi. 
 
Fakat Karanlık Varlık’ın tutsak olduğu Shayol Ghul’un gücü azalıyor ve Terkedilmişler gittikçe güçleniyordu. Rand karşı koyacaksa Karanlık Varlık’ın yozlaştırdığı Gerçek Kaynak’ın eril yarısını kontrol etmeyi öğrenmeliydi… ama bu gücü kontrol edebilecek miydi? 
 
İki Nehir’in tehlikede olduğunu öğrenen Perrin ise Faile Bashere’yle köylerine geri dönecekti. Elayne, Nynaeve al’Meara, Juilin Sandar ve Thom Merrilin’in ise tehlikeli bir görevi vardı: Kara Ajah’ı avlamak.  
 
Ejderha, bir kez daha zamanın rüzgârlarında havalanacak. 
 
“Robert Jordan, kadim fantastik edebiyat geleneğinde yapılacak daha çok şey olduğunu gösteriyor.” –Orson Scott Card 
 
“Zaman Çarkı kitapları hayatımda bir dönüm noktası.” –Robin Hobb</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93668</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16b9b36e-b81e-4a06-a424-a8c317e069ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygunuşluk</image:title>
            <image:caption>bile masada su olmasa sen olsan ben olsam 
soda şişesi tütse alman birasında buzlansak 
bile alnımızdan sivilce yaralarını evlat edinsek 
huzur evlerinde gebersek 
bile samimiyetime inanmasak 
ikimiz inanmasak eski kitaplarımıza değsek 
bile tırnaklarımıza adam gibi davransak 
medeniyet törpüsünde yuvarlansak 
bile şifonyerin adını kıskansak böyle kırsak kırsak kırsak 
bunu en az üç defa daha söylesek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93670</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb7e729f-d6a9-47db-80f1-4815196866c7.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Kişilik Yaz</image:title>
            <image:caption>Sen benim sadece kötü taraflarımı gösteren aynamsın. 
 
Harper Frost, insanların onun hakkında ne düşündüğünü umursamazdı. Üzerine ne bulduysa geçirir, barlarda sabahlar ve yanlış kişilerle takılırdı. Babasının vefat etmesiyle Martha’s Vineyard’daki evi ona kalmıştı ama son kaçamağının ardından artık ne işi gücü vardı ne de adada selamını alacak bir tanıdığı. 
 
Tabitha Frost ise ikizinin tam tersiydi. Sadece kaliteli şaraplar içer ve modacı annesinin özel tasarımlarını giyerdi. Herkesin fikirlerine gereğinden fazla önem vermesine rağmen, ergenlikle boğuşan kızı Ainsley’yi yetiştirmek konusunda çok da becerikli olmadığını kabul etmek istemezdi. Annesinin ufak bir kaza geçirmesi ise hiç de sandığı gibi biri olmadığını ortaya çıkaracaktı. 
 
Onları yıllar önce ayıran ebeveynlerinin döktüklerini toparlamak ne yazık ki on yıldır konuşmayan kardeşlere kalmıştı. Adaları, hayatları, yalanları ve sırları değiş tokuş eden Harper ve Tabitha, mevsim dönmeden kinlerini bir kenara bırakıp küllerinden doğabilecek miydi? 
 
 
“Elin Hilderbrand, tatil kitaplarının kraliçesi.” —Entertainment Weekly 
 
“Karmaşık aile ilişkileri ve capcanlı mekân tasvirleri sayesinde keyifli bir okuma deneyimi yaşayacaksınız.” —Library Journal 
 
“Karakterleri o kadar sevdim ki adada onlarla kalabilmek isterdim.” —Sam Anderson 
 
“Elin Hilderbrand, yine bir oturuşta bitireceğiniz bir romana imza atmış.” —Elisabeth Egan 
 
“Yakıp kavuran bir hikâye.” —Kim Hubbard 
 
“Eğlenceli ve elinizden bırakamayacağınız bir tatil romanı.” —Brenda Janowitz 
 
“Ada yaşantısını başarıyla yansıtmış.” —Georgea Kovanis 
 
“Gerçeklerden uzaklaşmak için birebir.” —Jane Henderson 
 
“Elin Hilderbrand’ın uçsuz bucaksız bir hayal gücü var.” —Vivian Payton 
 
“Yazar bu kitapla yepyeni hayranlar kazanacak.” —Joe Meyers</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93671</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b32f4a50-5172-41ff-966f-24ccd4539090.jpg</image:loc>
            <image:title>Geri Giden Saat</image:title>
            <image:caption>“Edward Page Mitchell, Amerika’dan çıkan en büyük bilimkurgu yazarlarından biri.” –Sam Moskowitz 
 
“Bu öykülerin her biri ziyadesiyle ilgi çekici.” –Lester Del Rey 
 
“Amerikan bilimkurgusunun kayıp devi” olarak tanımlanan, yazdıklarının çoğunu New York’taki The Sun gazetesinde imzasız olarak yayımlayan Edward Page Mitchell, birçok konuda ilklerin yazarı. Geri Giden Saat ise yazarın en seçkin bilimkurgu öykülerinin bir araya getirildiği, özgün bir öykü derlemesi. 
 
Bilimkurgunun en büyük yazarlarından biri olan H.G. Wells’e de ilham olduğu düşünülen Edward Page Mitchell aynı zamanda döneminin en başarılı gazetecilerinden biridir. Öyküleri unutulmaya yüz tutmuş olsa da 1973’te bilimkurgu tarihçisi Sam Moskowitz’in titiz çalışması ve yayımladığı detaylı bir derlemeyle hak ettiği ilgiyi görmeye başlamıştır. 
 
Sevdiği kadınla evlenebilmek için matematiğin sınırlarında gezinmek zorunda kalan bir genci anlatan “Takipomp”, bilimsel bir süreç sonucu görünmez kalan bir adamın trajedisini gözler önüne seren “Kristal Adam”, bir zaman makinesini konu alan ilk öykü olan “Geri Giden Saat”, bu derlemedeki öykülerden sadece birkaçı. 
 
Zaman yolculuğu, androidler, zihin transferi, bilgisayarlar… Geri Giden Saat’in sayfalarında bilimkurgu tarihinin derinliklerinden gelen ilklere şahit olacaksınız. 
 
Geri Giden Saat, bilimkurgunun ilk kıvılcımları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93672</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be5b6a79-477b-4f2d-b91a-920bdc1e19b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Şoför Mustafa</image:title>
            <image:caption>“Bir makine adam gibi... Sabah kalkıyor, garaja… Garajdan otomobili alıyordum ve artık büyük bir çarkın bir dişi gibi oluyordum. Şehrin içinde gürültü, kalabalık, kavga ve dert içinde... Müşteriyle atışarak, trafik memurlarıyla çatışarak, yayalarla, başka şoförlerle kavga ederek... Günde en aşağı dört beş kere ölüm tehlikesi atlatarak bir tek gaye için yaşıyordum. Bu gayem benimkilerin rızkını temindi. Onu düşünüyordum.” 
 
Mustafa evli, iki çocuk babası bir şoför. Ancak karısı ve çocuklarıyla pek de mutlu olduğu söylenemez. Tatminsiz bir hayatı var. Üstelik ekmek teknesi, arabası dökülüyor. 
 
Mustafa’nın hayatındaki yegâne heyecan Kemeraltılı Zerrin. Zerrin bir seks işçisi ve ne hikmetse her seferinde kancayı şoförlere takıyor. Hatta yakın geçmişte iki şoför onun için birbirine girmiş, biri mezarı, diğeri kodesi boylamış. 
 
Mustafa, Zerrin’in kendisine olan ilgisinin farkında. Ama onun varlığından derin bir ıstırap da duyuyor. Çünkü Mustafa’nın kız kardeşi Melek de Zerrin gibi bir seks işçisi. Onun en büyük öfkesi, nefreti ve en derin utancı, vicdan azabı bu. 
 
Şoför Mustafa, Suat Derviş’in bir zanaatkâr gibi yıllar içinde ustalaştığını kanıtlayan, daha önce farklı romanlarında ele aldığı, aklını ve ruhunu kurcalayan meselelerin, çatışmaların âdeta billurlaştığı bir roman. 
 
Serdar Soydan’ın, Suat Derviş’in kariyeri boyunca tekrar tekrar ele aldığı konuları, benzer karakterleri irdelediği “Birbirinden Doğan Kadınlar ve Romanlar” başlıklı yazısıyla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93673</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/922606b2-7984-4d19-b89a-496a89850a0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mısır Masalları</image:title>
            <image:caption>Masalların işlevi, içinde doğdukları kültürel dokunun şifrelerini taşıyor olmalarındandır. Her ne kadar olağanüstü yaratıklar, canavarlar, yarı insan yarı hayvan canlılardan kurulmuş bir dünyayı anlatsalar da, sonuçta, anlatıldıkları toplumun ruhunu yansıtırlar. 

Mısır Masalları, Nil Deltasının verimli topraklarından çölün kumlarına uzanan bir coğrafyadaki sayısız tanrının, firavunun, büyücülerin dünyasına götürüyor bizi. Kâmuran Şipal’in dilimize kazandırdığı bu masallar, edebiyat meraklılarının yanı sıra, Mısır mitolojisine ilgi duyanları da mutlu edecek bir kitapta bir araya getirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93674</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc6792e4-cdf2-432f-a09a-d7a78a1ad9c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Eskimo Masalları</image:title>
            <image:caption>Masalların işlevi, içinde doğdukları kültürel dokunun şifrelerini taşıyor olmalarındandır. Her ne kadar olağanüstü yaratıklar, canavarlar, yarı insan yarı hayvan canlılardan kurulmuş bir dünyayı anlatsalar da, sonuçta, anlatıldıkları toplumun ruhunu yansıtırlar. 

Eskimo Masalları’nda, Kuzey Kutbu’nun zor koşullarıyla savaşım veren insanların yaşamları, inançları ve korkularını bulacaksınız. Bu masalları dilimize kazandıran Kâmuran Şipal, edebiyat meraklılarının yanı sıra toplumsal bilimlerle ilgilenenlerin de dikkatini çekecek bir toplam oluşturmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93675</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4be69f2-26c7-49b8-a21f-4aa35222ee7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Masalları</image:title>
            <image:caption>Masalların işlevi, içinde doğdukları kültürel dokunun şifrelerini taşıyor olmalarındandır. Her ne kadar olağanüstü yaratıklar, canavarlar, yarı insan yarı hayvan canlılardan kurulmuş bir dünyayı anlatsalar da, sonuçta, anlatıldıkları toplumun ruhunu yansıtırlar. 
Çin Masalları’nda bu zengin kültürün kökeninde yer alan halk masallarını bulacaksınız. Çin kültürüne dair ipuçları veren bu masalları Kâmuran Şipal dilimize kazandırmıştır. Bu kitabın edebiyat meraklılarının yanı sıra, toplumsal bilimlerle ilgilenenlerin de dikkatini çekeceğini umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93676</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffac9bfd-fb9e-4935-85f4-8e3a16db4e20.jpg</image:loc>
            <image:title>Moğol Masalları</image:title>
            <image:caption>Masalların işlevi, içinde doğdukları kültürel dokunun şifrelerini taşıyor olmalarındandır. Her ne kadar olağanüstü yaratıklar, canavarlar, yarı insan yarı hayvan canlılardan kurulmuş bir dünyayı anlatsalar da, sonuçta, anlatıldıkları toplumun ruhunu yansıtırlar. 
Moğol Masalları, uçsuz bucaksız Orta Asya çöllerinde yaşayan göçebelerin kültürlerine dair ipuçlarını sergilemektedir. Kâmuran Şipal’in dilimize kazandırdığı bu masallar, edebiyat meraklılarının yanı sıra toplumsal bilimlerle ilgilenenlerin de dikkatini çekecek önemdedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93677</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c89e291-bd2e-4fc2-8595-2dedc5d861c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanetli Otel</image:title>
            <image:caption>“Lanetli Otel, dramatik bir dehşet gösterisi.” –Peter Ackroyd  
 
Lord Montbarry’nin İtalya’da gizemli ve ürkütücü eşi Kontes Narona’yla balayındayken ani ölümünden bir süre sonra lordun ailesi tatil için Venedik’e gider. Orada kalacakları otel ise lordun balayında hayatını kaybettiği ve uşağının ortadan kaybolduğu eski konaktır. 
 
Otelde kalmaya başladıklarında birçoğu paranormal olaylar yaşamaya başlar. Tuhaf bir koku, uyutmayan kâbuslar ve hatta tavanda süzülen bir kafa... Lordun huzursuz ruhunun musallat olduğundan şüphelenen yakınları onun ölümünün ardındaki sır perdesini aralamak istediklerinde korkunç bir vakayla karşılaşacaklardır. 
 
Geceyi sakın 14 numaralı odada geçirme...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93678</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c175b627-7ac2-433c-8ec4-20f78abc3db2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mübarek Mahluk Efendi</image:title>
            <image:caption>Bu metni bir sahaf gezisine borçluyuz. Üsküdar’da bir sahafta küçük bir sandık içerisinde karşımıza çıkan, elyazısıyla yazılmış sayfalar, müsveddeler, not kâğıtları, defterlerden oluşan “evrak-ı metruke” ve bazı eşyalar bizi sıra dışı bir yolculuğa çıkardı... Ya genel çerçevesi iyi düşünülmüş, gerçekle hayalin iç içe geçtiği “fantastik” bir anlatıyla karşı karşıyayız ya da inanılması güç görünse de kazı yapmayı gerektirecek kadar önemli doğaüstü bir vakanın ipuçlarıyla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93679</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f124b10e-8297-4f41-8b8b-410db732598c.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Köy</image:title>
            <image:caption>“Karanlıktan korkan bir çocuğu kolaylıkla affedebiliriz; hayatın gerçek trajedisi, insanların ışıktan korkmasıdır.” 
– Platon 
 
Karadeniz’in karanlık ormanlarında, iki yüksek dağ arasında, yüzyıllar öncesinden kalma, pek bilinmeyen eski bir Rum köyü... Yaşlıların “Karanlık Köy” dedikleri, içinde uğursuz bir enerji barındırdığına inanılan ve kimselerin gitmediği, gitmekten korktukları, kendi tarihine hapsolmuş gölgeler içinde bir hayalet... Geçmişte, soğuk bir kış gecesinde nedeni anlaşılamayan bir cinnet ve çılgınlıkla birbirini öldüren köylüler... Ve tüm bu gizemi çözmek için bin bir zorlukla dağları aşıp köye ulaşan belgeselci iki maceraperest... 
Peki köyden çıkabilecekler mi? 
Gerçeklerden kaçtığımızda neler olur? Ya korkularımıza inanmaya başladığımızda? 
Oyuncu ve yazar Gürgen Öz, hayalle gerçeğin birbirine karıştığı bir zaman-mekânda geçen KARANLIK KÖY’de okurlarını insan psikolojisinin karanlık ormanlarına götürüyor. Sıkışıp kalan insan zihninin kendi kendiyle oynadığı satrançta neyin galip geleceğini ustalıkla gözler önüne seriyor. 
Gizli gerçekler, batıl inançlar ve toplumsal travmalar üzerine soluk soluğa okuyacağınız psikolojik bir gerilim... 
 
“Oraya gitmeyin abi... O köye gidip dönemeyenler var...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93680</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e12e3e6c-13a9-43a6-9a59-93a142ebaf47.jpg</image:loc>
            <image:title>Metin Kurt - Devrim Atağında Yalnız Bir Futbolcu</image:title>
            <image:caption>“Parsel parsel eylediler, oyun bile oynayacak yerin kalmadı.” 
 
Metin Kurt, yıldız bir futbolcuydu. Başını önüne eğerek sadece topuyla ilgilenseydi, efsane bir futbolcu olduğu gibi, efsane bir teknik direktör de olabilirdi pekâlâ. Ama o, futboldaki bozuk düzene başkaldırdı. Başta futbolcular olmak üzere tüm sporcular için sendikal mücadele verdi. Bu uğurda şöhretini, malını mülkünü, dostlarını kaybetti. 
Aklın üstünlüğüne haddinden fazla inanan, inatçı ve uslanmaz bir hayalperestti. İsyanıyla bir Spartaküs, düşleriyle bir Don Kişot’tu o. Ve bir Che Guevara’ydı. 
Fikir de üretti, eyleme de geçti. En aşağıdan en yukarıya, bilimsel ve özgür bir spor için hayatını harcadı. Yeşil sahalardaki devrimci ataklarında takım arkadaşları tarafından yalnız bırakılsa da yılmadı, yenilmedi. 
Tarih onu, birçok kupası olan ancak boyun eğenlerden daha çok anacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93681</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/972890ba-cf97-4afd-8e5c-be07e44944ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşın Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>Savaşı engellemenin ve verdiği zararları en aza indirebilmenin ilk yolunun onu anlamaktan geçtiğini düşünüyorum ve bu yüzden savaş üzerine çalışmalar yapılmasına yönelik önyargılara karşı durabiliyorum. Savaşla ilgili elinizde tuttuğunuz seriyi hazırlayan Prof. Dr. Erhan Büyükakıncı ve buna katkı veren kıymetli araştırmacılar savaşı açıklama ve anlatma konusunda dirayet gösteriyorlar ve durmaksızın çalışmalarına devam ediyorlar. Bir gün mutlak barışa ulaşabilirsek veya savaşları tam anlamıyla engelleyebilirsek, şüphesiz savaşı anlamak adına çalışanların buna büyük bir katkısı olacaktır. 

Sanayi Devriminin getirdiklerini yaşayan bir toplumun komutanı için savaş alanında düşman durumu, arazi ve çeşitli ihtimaller gibi faktörlerin ortaya çıktığı sonsuz değişkenli belirsizlik veya Clausewitz’in tabiriyle “Savaşın Sisi” mevcuttur. Oysa ki “yapay zeka” sistemlerini ve insansız araçları kullanacak Bilgi Devriminin ileri safhalarındaki bir toplumun komutanı için savaş alanlarında artık ne “sis” ne de “sürtünme” bulunacaktır. Dolayısıyla geleceğin savaşlarının kuramlarını oluştururken Mekanik Biliminin “sürtünme”lerini kuramına yansıtan Clausewitz yerine Bilgisayar Bilimlerinin ürettiği yazılımların ve robotların hüküm sürdüğü bir toplumun komutanı için hasım tarafa üstün gelmesini neyin sağlayabileceğini henüz bilmiyoruz. Ama bu sorunun yanıtını verme uğraşının savaş üzerine yeni bir kuram yaratacağını hissediyorum. Bu kitabın Türkçe yazında bahse konu sorunsalı çözmek adına atılan sorumlu bir adım olduğunu düşünüyorum. Hatta bunun da ötesine geçecek şekilde akademik literatürün ilerleyeceğini ve bu sayede savaşları engelleyebileceğimizi düşünüyorum. Bu kitabı okuyanların aynı düşüncede olmalarını temenni ederim. 
Prof. Dr. Haldun YALÇINKAYA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93682</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e3e4da0-1e43-447b-8ad0-f4d1b1cc5d62.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal İletişim</image:title>
            <image:caption>Medyatikleşme ve popülizmin yükselişiyle siyasetin siyaset dışı içeriklerle yürütüldüğü bir kısır döngü içinde yaşıyoruz. Bir yandan sağ popülist liderler dünyanın pek çok ülkesinde yükselişe geçmişken diğer yandan kitleler sinik bir ruh haline bürünüyor. Öte yandan yeni medya hem popülist söylemlerle mücadele olanakları yaratıyor hem de onu besleyen ve doğru bilgiye ulaşmanın zorlaştığı bir ortam yaratıyor. Tüm bu gelişmeler yaşanırken siyasal iletişim hem teorik hem pratik olarak seçim kampanyalarından ibaret görülen bir alana dönüşüyor. Siyasetin kendisinden/“politik olandan” uzak salt teknik bir uzmanlık alanı olarak görülmesi siyasetin işleyişinde hegemonik hale gelirken, alanın verili koşulları pratikte tek doğruymuş gibi siyaset alanının içindeki tüm eyleyenlere kendisini bu haliyle dayatıyor. Siyasal iletişimin teorik olarak bir tür kampanya iletişimine, üstelik de “kazandıran/başarılı” kampanyaların yollarının öğretildiği bir iletişime indirgenmesi de pratikte yaşananları destekleyen bir işlev görüyor.

İşte bu kitap, halihazırdaki bu işleyişe karşı hem teorik hem de pratik anlamda siyasal iletişim alanının farklı bir perspektifle sahiplenilerek çalışılmasına, kitabın tüm yazarlarının duyduğu ihtiyaçla ortaya çıktı. Kitap, böyle bir dertle hem alandaki teorik çalışmaların değerlendirilmesini hem de eklenmesi gereken yeni bakış açılarını, söylenmesi gereken yeni sözleri alana kazandırmak için atılmış bir adımdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93683</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81e08bae-c817-4d09-9494-f13b615cdd67.jpg</image:loc>
            <image:title>Örgütlerin Karanlık Yüzü</image:title>
            <image:caption>Yönetim ve örgütsel araştırmalar yazınında Klasik Dönemin ardından Neoklasik ve devamında gelen modern yönetim yaklaşımlarıyla birlikte beşeri sermaye ve insana önem vurgusu artmıştır. Örgütün sahip olduğu en önemli kaynağın insan olduğunun anlaşılmasıyla birlikte, bahse konu örgüt üyesi bireylerin işletme içerisinde işlerini icra ederken sergileyecekleri her türlü olumlu ve olumsuz davranış da işletmenin faaliyetlerini sürdürebilmesi ve günün sonunda rekabet üstünlüğü elde etmesinde karşılaşılan en önemli unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Bireylerin sergiledikleri olumlu ve olumsuz her tür davranışın bütüncül bir bakış açısıyla birlikte ele alınmasının gerekliliği ve insan doğası gereği sergilenen davranışların her zaman olumlu olmayacağı ve bu olumsuz tutumların da örgütleri ve örgüt üyesi diğer bireyleri farklı alanlarda etkileyeceği yadsınamaz bir olgudur. Bahse konu olumsuz tutum ve tavırlar örgütsel alanın ya da daha özelde örgütsel davranış alanının karanlık yüzünü temsil etmektedir. Örgütlerin karanlık yüzünü oluşturan bazı temel konuların ele alındığı bu kitapta, anılan davranışların öncülleri, sebepleri ve örgütsel alandaki yansımaları üzerinde durulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93684</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5b8d925-4686-40af-94da-873fa27b807f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Düşünme Zamanı</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta; strateji, liderlik ve pazarlamanın ne olduğunu ve aile şirketlerinin sağlıklı ve sürdürülebilir büyümesi için bu üçlünün tek hedefe yönelik nasıl odaklanacağını anlattım. Bu odaklanmanın aile şirketleri için yaşamsal olduğu inancındayım.
Tüfek ile ateş ederken, göz-gez-arpacığı üst üste çakıştırmanız gerekir. Başka türlü hedefi vuramazsınız. Tüfeğin birçok başka parçası da vardır ama hedefi vurmak hepsinden önce, “göz-gez-arpacıktan” geçer. Şirketin başarısında da etkili olan birçok konu vardır. Ancak bunların hiçbirisi; strateji, liderlik ve pazarlamanın üst üste aynı hedefte çakıştırılması kadar önemli değildir. Bu üçlü tek bir noktaya odaklanmazsa, hedefi vuramazsınız. Aile işletmenizi nesiller boyu büyüyen bir rotaya sokmak istiyorsanız “Strateji-Liderlik-Pazarlama” üçlüsünü bütünsel yönetip, tek bir hedefe doğrultmalısınız.
Size bu kitapta önerdiklerim az ya da çok değişmenizi gerektirir. Bu değişim size zorlayacak bir yolculuktur. Bedel ödeyeceksiniz. Değişimin ilk adımı, kendi öz disiplininizi artırmak olacaktır.
Jack Welch diyor ki, “İş-yaşam dengesi diye bir şey yoktur. İş ve yaşamda tercihler ve bu tercihlerin sonuçları vardır”. Siz de ya hakkını vererek yönetin ya da bunu yapabilecek olanlara yer açın, öğretin ve destekleyin.
Şirketlerinizin Türkiye’nin size emaneti olduğunu unutmayın. Para kazanmak işinde değilsiniz, herkesin evlatlarının yarınını kurmak işindesiniz. Bunu yapmanın karşılığı olarak bu ülke size kazandırıyor. Şirketinizin en büyük hissedarı, en önemli paydaşı Türkiye’dir.
Dr.Yusuf Soner
Yönetim Bilimleri Fakültesi
Sabancı Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93685</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa3120e4-afde-4f30-8539-2c52e8885931.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlat Dedi Hayat</image:title>
            <image:caption>Sofra hazırdı. Kocası gelmek üzereydi. Antredeki aynada kırmızı rujunu sürdü. Saçlarını düzeltti. “Boşanmakmış!” dedi kendi kendine. Kim sokuyordu bu fikirleri oğlunun aklına merak etti. Sonra gençliğine, tecrübesizliğine yordu sözcüklerini. Bugünlere kolay mı gelmişlerdi; evliliklerinin üstüne çöken nice bulutlar geçip gitmiş, nice badireler atlatmışlardı... 
 
Bazı hikâyeleri kendinize saklamak istersiniz. 
Anlat Dedi Hayat’ta Müge Arbak hayatın ona fısıldadığı bu hikayeleri keyifli, akıcı bir dille ve alabildiğine yaratıcı bir kurguyla anlatıyor. Nakış gibi ince ince işlediği sahnelerde ilişkileri, değişenleri, değişemeyenleri, umutları, geçmişte sıkışanları, geleceğe doğru hareket edenleri ve daha nicelerini kendine has üslubuyla, ustalıkla ele alıyor. 
 
Anlat Dedi Hayat, fırından çıkan sıcak bir poğaçanın yanında bir bardak soğuk üzüm hoşafını ağız tadıyla içmek gibi. Aynı renkmiş gibi görünen, oysa sıra dışı bir gün misali üçe beşe bakmadan yaşanan pek çok hayatın temsili... “Paylaşmak güzel şey” fikrinden hareketle, defterler dolusu yazılmış öyküler arasından seçildi her biri. Bazen yüzünüze kocaman bir gülümseme yayılırken bazen de “Ev gibisi yok.” diye düşünürken bulacaksınız kendinizi. Zaman zaman çıkmaz sokaklarda kovalayacaksınız delik deşik bir geçmişi. Siz karar vereceksiniz “Deli mi ne?” diyenler mi kabahatli yoksa dedirtenler mi… Yaşananlar sadece kader kısmet meselesi mi yoksa Basri Bey yaşadıklarını hak etti mi, doğru olan neydi? Sinsi dünür kendi kazdığı kuyuya düşmeli miydi? Kesin olan bir şey var ki, asla bir yabancı gibi hissetmeyeceksiniz kendinizi. Artık hazırsınız okumaya hayatın içinde görüp de anlatamadığınız o hikâyeleri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93686</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11879628-5092-4305-a7c2-77d3ea1f21f6.jpg</image:loc>
            <image:title>White Fang</image:title>
            <image:caption>Growth is life, and life is for ever destined to make for light. 
 
The journey of White Fang, a wolf-dog, shows the meaning of civilization at the end of the 19th century through his experiences with humans and wild animals. 
The loss of his family teaches him the first rule of survival - kill or to be killed. 
After having tough times with his cruel master and man- gods, he accepts that he should obey their laws.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93687</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18800b03-b442-45a5-9456-70735c626ff8.jpg</image:loc>
            <image:title>Babaya Mektup (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kafka’nın babası Hermann Kafka’ya Kasım 1919’da yazdığı bu mektup, alıcısına hiçbir zaman ulaşmadı. Yazarın yapıtlarına ve esin dolu dünyasına adım atmak için mükemmel bir giriş metni olan mektup, aynı zamanda 20. yüzyıl edebiyat tarihinin büyük itiraflarından biri sayılabilir. 
Kafka, suçlayıcı bir tonla hafif bir ironinin birbirine karıştığı mektubunda, babası tarafından kabul görme talebini dillendirir. Aslında babasıyla arasındaki yabancılaşma ve iletişimsizliği, yapıtlarının çoğunda kendine mesele edindiği daha geniş kapsamlı varoluşsal bir açmazın parçası olarak görüyordu. Yazar evliliğe ve yetişkin bir erkek olmaya hazırlanan Georg Bendemann adlı karakterinin babası tarafından ölüme mahkûm edildiği Yargı adlı öyküsünde olduğu gibi, evlenememesinden ve yetişkin olamamasından babasını sorumlu tutuyordu. 
Başarılı bir işadamı olan Hermann Kafka’nın oğluyla ilişkisinde, işlerini devam ettirecek tek erkek evladına yönelik geleneksel beklentisi belirleyici olmuştu. Bu, yeni oluşmuş ataerkil Yahudi orta sınıfının yaşadığı tipik baba-oğul çatışmasının yaygın bir örneğiydi aslında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93688</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c5a1b75-3dff-4640-8401-63dd6d089d8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Emily - Başarı Yolunda</image:title>
            <image:caption>Başarı yolunda tutku ve azimle ilerleyen bir genç kızın ilham veren hikâyesi 
 
Babasının ölümünün ardından akrabalarının yanına yerleşen Emily Starr yıllar geçse de yazma tutkusundan hiç vazgeçmez. Bu, gelip geçici bir çocukluk hevesi değildir ve yazdıkları hâlâ en iyi yoldaşıdır. Elizabeth teyzesi hiç onaylamasa da Emily, defterlerini doldurmaya devam eder. Yazdıkları yavaş yavaş kabul görmeye başlar. 
 
Diğer arkadaşları gibi eğitimine devam etmek üzere liseye gitmek isteyen Emily’nin karşısında kuralcı ve disiplinli Elizabeth teyze engeli vardır. Emily en tepeye tırmanıp o ışıltılı listeye bir kadının adını yazdırmanın hayalini kursa da başarı yolunda ilerlerken karşısına çıkan engelleri aşmak ve fırsatları değerlendirmek başlı başına bir sınavdır. Emily’nin, önünde uzanan bu yolu yürürken bazı kararlar vermesi ve aile büyüklerinin koyduğu şartlara uyması gerekecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93689</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c475ec58-727e-4637-aef5-cf538654a54c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğiyle Konuşanlar</image:title>
            <image:caption>Yüreğin dili samimiyettir. 
Herkesin yüreği yetmeyebilir. 
 
Kâinatın sırlı kapılarını açabilecek tek anahtar vardır: 
Samimiyet... 
Binlerce yıldır herkesten gizlenen o büyük sır, gözler önünde apaçık bekliyordur aslında. Samimiyet, arayıp da bulunamayan büyük sırrın tam da kendisidir. 
Kâinatın düzenini aldatamaz insan. Bu kusursuz düzenle pazarlık edemez, oyun oynayamaz. Kâinatın konuştuğu tek dil samimiyettir ki buna da ancak yüreği olanların gücü yeter. 
YÜREĞİYLE KONUŞANLAR, bir farkındalığa uyanışın rehberidir. Kâinatla aynı dili konuşan yüreklere, unuttuğu samimiyet dilini hatırlatmak içindir. 
Şikâyet halindeyken başarı peşinde koşmak, komşusu aç uyurken bereket bulmaya çalışmak, dil kötü konuşurken gerçek bir aşk yaşamayı umut etmek, sosyal medyada sahte profillerle başkalarını zalimce yargılarken, dürüst ve adil bir dünyada yaşamayı dilemek samimiyetsizlik değildir de nedir? 
Yüreğiyle konuşanlar şikâyet etmeden kazanır, komşusu doyduğunda uyur, aşka düşmek için gönlünü terbiye eder, iradesini yargıçlıktan arındırır. Çünkü bilir ki samimiyet dünyayı iyileştirmeye de yeter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93690</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/385a4b30-b84f-4a35-b12b-50464070960c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın İsterse Asla Yenilmez</image:title>
            <image:caption>KENDİNİZİ “FEDA” EDEREK “KÂR” ELDE EDEMEZSİNİZ. 
 
Bir sabah uyandım ve yapayalnız olduğumu anladım. Tıpkı suya yazılan bir yazıydı hayatım, geride ben de dahil olmak üzere hiçbir şey kalmamıştı. Hayatım altüst olmuş, her şey bir tarafa savrulmuştu. Tıpkı kuru yapraklar gibi... 

Sonra gönlüme Şems’in  sözleri düştü: “Nereden biliyorsun hayatının altının üstünden daha iyi olmayacağını?” İşte o an hayatımda oluşan boşluğun ne kadar kıymetli olduğunu fark ettim. Yeni tohumlar serpebileceğim topraklarım vardı artık, yeni insanlar, yeni bakış açıları sokabilecektim o boşluğa. O gün başka bir “ben”e  yolculuğum başladı. 

İkinci doğumum o sabah böyle gerçekleşti. Şimdi sıra sizde... 

Astrolog Nuray Sayarı bu kitapta korkularınızla nasıl yüzleşeceğinizi, karma zincirini kırma yollarını, nefsin tuzaklarından kurtulmayı, ruhsal tekâmülün aşamalarını ve ruhsal dönüşümünüzü tamamlamak için kendi hikâyenizi nasıl kabulleneceğinizi anlatıyor. Astrolojinin, ritüellerin, meditasyonların, duaların, bitkilerin ve değerli taşların rehberliğinde kendi gücünüzü keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93691</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81765e6f-f493-4b58-a67a-8a232e5aaf60.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünür Bir Yerde</image:title>
            <image:caption>Eda İşler, öykülerinde, yemek masalarında ekmek kırıntıları gibi biriken sessizliklerden, hiçbir renge bürünmeden gelip geçen günlerden, mecburi mesailerde ufalanan saatlerden, kalabalıkların bir kenarında derinden derine büyüyen öfkelerden, bir başkasına aitmişçesine yabancılanan çocukluk resimlerinden kalan tortulara dokunuyor. Kayıp bir kolun ağrılı boşluğundan, ömrün her anını kırılganlıkla işaretleyen bir kamburun ağırlığından ya da dile gelmeyen korkulu arzulardan damıtılmış anların toplamı, kılı kırk yararak dokunmuş öykülere dönüşüyor.  
 
 
“Sırtımda kemiklerimi donduran soğuğu örten bir yelek; renginden, cümbüşünden iyice karardığım, görünmezlere karıştığım yedi Mehmet’in yeleği. Ellerim, kollarım, etimin göründüğü her yerim mıncıklanmaktan, patpatlanmaktan mosmor. Annem her sabah giydiriyor, gece olunca çıkarıp başucuma koyuyor. Gün doğar doğmaz tenime yedi ayrı insan, yedi farklı renk yapışıyor, akşam olup yelekten soyununca da benden başka kimsenin görmediği bir ben, benden dışarı sızıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93692</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/246a4333-c720-442c-b32e-c43b135f4e03.jpg</image:loc>
            <image:title>Gariplerden Bir Yolcu</image:title>
            <image:caption>Belki ya da belli ki bu kitapta yazılanlar size “garip” gelebilir. Kitaptakileri okudukça “olabilir mi” diyerek soracağınız belki de onlarca yer ve bölüm olacaktır. Kitaptaki konuşmaları, olayları ya da kahramanları da “garip” bulabilirsiniz. Normaldir. Zaten kitabımın adı,  “Gariplerden Bir Yolcu.” Adı üstünde, yani, bu kitaptakilerin size “garip” gelmesi şaşırtıcı olmayacaktır. 
 
Bu yazdığım kitabım türünün hangi kapsamda sayılacağını bilmediğimi belirtmiştim. Edebi bir değer taşıyıp taşımayacağını da bilmiyorum. Esasında o husus çok da umurumda değil. Ben yalnızca bu kitapta geçen olayları, fikirleri ve mesajları niye yazdığımı ve neden böyle bir kitap çıkarttığımı çok iyi biliyorum. 
 
Maksadımız iyi ve ulvi. Netice de iyi ve ulvi olacaktır. Bundan sonsuza kadar eminim. Vesselam.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93693</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a1caec2-be86-4707-9617-29daf9610d4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dave&apos;in Mağarası</image:title>
            <image:caption>Mağara adamı Dave ile tanışın. 
Dave bir mağarada yaşıyor. 
Dave’in mağarası harika. 
Ama Dave hiç mutlu değil ve… 
Yeni bir mağara istiyor. 
Bakalım Dave yeni mağara arayışında nelerle karşılaşacak ve sonunda nereye yerleşecek? 
 
Frann Preston-Gannon’ın yazıp resimlediği Dave’in Mağarası’nı, Ayça Akın Hamarat Türkçeye çevirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93694</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9de5b8fc-78ff-4fd7-9516-f28deb666123.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkırın Renkleri</image:title>
            <image:caption>Kupkuru, renksiz bir yer midir bozkır? Yeşili olmayan, ağacı olmayan? 
Yoksa kendine özgü nice bitkiler, hayvanlar, renkler saklayan bir diyar mıdır? 
Fadik&apos;le birlikte bir yolculuğa çıkmaya, bozkırı keşfedip daha yakından tanımaya sonra da bu kitabın şarkısını söylemeye var mısın? 
 
Fadik’in bozkırı keşfetme öyküsünü Büşra Demir yazdı ve Bengi Gençer resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93695</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e57a68b6-ab9d-4dd0-b7ba-bfdabd5010fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kum Saati</image:title>
            <image:caption>Tahayyülü kasvete sarınan bir yolculukta; yarım kalan aşkların, dilin ucunda soluklanan anıların, iki yabancının beraberce tutunduğu bir başına adsız bir duygunun öyküsü…

Kum Saati, Ege açıklarında başlayıp Akropolis&apos;in yansımalarında kendini arayan “yabancılık” kavramını dostlukla sınayarak iki farklı milletten insanı güçlü bir duyguda birleştiren bir anlatı.

Her sayfada, öykünün içindeki üçüncü kişi olarak olayları dinlediğinizi hissettiren içsel bir yolculuğun ortasında, insanlığa ait duyguları, tüm ölçütleri geride bırakarak yalnızca dostluk kavramında harmanlayan güçlü bir kalemden bir denizcinin hikâyesi…

“Eleni susmuştu, yıldızlar susmuştu, Akropolis susmuştu. Sessizlik, ustura ağzı gibi keskin gelip aramıza durmuştu. Dokunsan, derin bir yara açacak ve oluk oluk kan akacak gibiydi. Ve beni kan tutuyordu. Konuyu değiştirsem bir türlü, değiştirmesem bir türlü, ne diyeceğimi bilememek ayrı bir sıkıntıydı. Yalpalıyordum ve bu yalpalardan kurtulmak zorundaydım. Kolumu kaldırdım, Eleni&apos;nin arkasından dolaştırıp omzundan tutup yavaşça kendime doğru çektim. Sanki o da o anda başını koyacak bir omuz arıyormuşçasına itiraz etmeden başını omzuma koydu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93696</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0738f99a-73c1-4df1-9a7c-71cfca1af011.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Köpekleri</image:title>
            <image:caption>“Kollarınız dövüşmek, ayaklarınız koşmak, aklınız düşünmek için yeterince kuvvetli değilse; parça parça olursunuz sizi sevenlerin (!) ellerinde...” Elinizdeki roman okuyanları yaşamın en keskin noktalarında bir gezintiye çıkarıyor. Zaman-zamansızlık, korku-cesaret, merhamet-zulüm, hatırlama-unutma ikilemleri üzerine düşündüren Gece Köpekleri, dikkat çekici bir kurguya sahip. Okurlarını aile değerlerinden ahlaki baskılara kadar bıçak sırtı pek çok konuda korkusuz bir sohbetle karşılayan yazar, kimi zaman bir sanrı kimi zaman bir haberci gibi görünen Merek ile bizleri tanıştırıyor. Levent Karakoç, yazın dünyasına giriş yaptığı romanı Gece Köpekleri ile hepimizi insan ruhunun karanlık dehlizlerine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93699</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3764778-fc22-4aab-b085-ab9aa2b00b0e.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 TYT Biyoloji Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>2022 TYT Biyoloji Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93700</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92ec13fc-30b9-4645-b51b-2202d36e28dd.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 TYT Coğrafya Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>2022 TYT Coğrafya Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93701</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee0d73a3-7254-4407-b930-a57fbba0e851.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 TYT Geometri Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>2022 TYT Geometri Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93702</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ef4002d-fd3f-44fa-8a16-af76acb2ab69.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 TYT Kimya Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>2022 TYT Kimya Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93703</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9e2e8bb-2702-4b86-8cce-0168f6750b97.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 TYT Tarih Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>2022 TYT Tarih Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93704</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa70dd8f-4231-4cbc-896a-bbadb2405a84.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 TYT Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>2022 TYT Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93705</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/925db084-a1cf-402b-8652-13c7acbb071e.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 TYT Felsefe Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>2022 TYT Felsefe Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93706</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c40e9b6-ac2d-4284-a8a4-fdb2096ecf24.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 TYT Türkçe Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>2022 TYT Türkçe Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93707</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e156b392-232a-45b0-9376-89d6eeb99437.jpg</image:loc>
            <image:title>Ama O Zaman Elma Ağacı Büyür Müydü?</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar 
Bir babayla kızı varmış 
Bir de fide varmış 
Sonrasında… Onlara ne mi olmuş? 
Ama O Zaman Elma Ağacı Büyür müydü? çocukların rengarenk resimler eşliğinde çevrenin, insanların ve bir elma ağacının değişim hikâyelerine tanık olduğu bir sessiz kitap. 
Küçük bir kızın babasıyla birlikte bir elma ağacı yetiştirmesiyle başlayan hikâye, büyüyen elma ağacının yanında insanların, yaşam tarzlarının, çevrenin ve kentin zaman içinde nasıl değişip dönüştüğünü etkileyici görüntülerle anlatıyor. Çocuklar bu sessiz kitapta görselleri takip ederek yıllar içinde gerçekleşen değişimi ve bu değişim içinde kendi yerlerini fark edebilme olanağı buluyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93708</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04133aff-8d68-4ba1-afae-905caee33619.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağ</image:title>
            <image:caption>Daha önce benzeri yapılmamış bir kitap,Dağ.Doğa yürüyüşüne çıkan iki arkadaş, yanlarından geçtikleri dağın onlara seslenmesiyle şaşırırlar. Dağ onlarla sohbet etmeye ve nasıl oluştuğunu anlatmaya başlar: Kafamızı kaldırıncakocamanağzınıgördük.Öncekorktukokocaağızdan.Amasonrahatırladık:Biz dedoğanınbirparçasıyız.Onunlauyumluyaşarsakdoğadanbizezarargelmez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93709</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08b80b68-49f0-41bf-94f6-1a766195bab2.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Meslektaşıma Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Genç Meslektaşıma Mektuplar, yazarak gitmek duygusundan yola çıkılarak biçimlendi.
Hayatını yazıya adayan birinin yazan/yazmak isteyen birilerine ulaşan sesine büründü adım adım. Bu da, gene, okurken/yazarken kendini var etti.
Bu anlamda mektup, mektup yazma duygusu anlatabilmenin, iletişim kurabilmenin bir yolu olarak ne denli önem taşıdığını da gösterdi bana.Yayımlandığı mecrada da karşılığını yoğunca bulan mektuplar yalnızca yazıya / edebiyata değil hayata, sinemaya, müziğe, felsefeye, kentlere bizi taşıyan birer yolculuk metnine dönüştü.
Yazmak uğraşında yol alanlara çağrısı olan mektupların, sesinizi sözünüzü çoğaltabileceğini düşünerek, size yazıldığını söylemek isterim.
Yaşam var oldukça, insanlık yeryüzünde nefes aldıkça yazının da var olabileceğinin bir kanıtı mektup. Mektup yazın ki, mektupsuz kalmayasınız.
- Niçin yazıyoruz?
- Nasıl yazmalıyız?
- “İyi yazar”lar iyi okurlar mıdır?
- Yazı adası kurabilmek.
- Biriktirerek yazmak.
- Dindirerek yazmak.
- Kendi sesini yakalamak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93710</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/467e017f-10fb-4c81-8d3b-a031af7623b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Mavi Kulübe</image:title>
            <image:caption>Bir kızın büyüme yolculuğunu yazlık evinin gözünden anlatan Küçük Mavi Kulübe aile alışkanlıkları, nesillerarası değerlerin aktarımı, mevsim geçişlerinin ruhsallık üzerindeki etkilerinin yanı sıra beklemek, özlem duymak, kavuşmak ve aidiyet gibi temalar üzerine bizleri düşünmeye davet ediyor. 
 
İç ve dış dünyamız arasında geçiş alanı olan evlerimiz, bebeklikten yetişkinliğe tüm değişim ve dönüşüm dönemlerimize eşlik eden “güvenli üs” gibidir. Hepimiz için bazen keyif verici, bazen de hüzünlü deneyimlerle dolu olsa da kuşkusuz en değerli anılarımızın hafızalarımıza kaydolduğu ortak yaşam alanlarıdır aynı zamanda… Ev, kapsayıcı özelliği sayesinde düş kurabilmeye olanak sağlar. Küçük bir çocukken evin içinde oynanan oyunlarla gerçek hayattaki önemli karşılaşmalara ilk hazırlıklar yapılır. Gençlik yıllarında evin duvarları arzu nesnelerinin posterleriyle kaplanır, odaların içi kimlik arayışının sesi olan şarkılarla uğuldanır ve aynalar kendini keşfetmeye çalışan gencin beden yansımalarıyla dolup taşar. Yetişkinlikte ise önemli başlangıçların provalarının yapıldığı yere, aynı zamanda aile için de kıymetli bir habitata dönüşür. 
 
Bir de yazlık evler vardır… Kışlık evlere göre içerinin daha çok dışarı taştığı, dışarının da iç mekana katıldığı bu keyif veren yerler, yeni bir okul veya iş dönemine başlamadan önceki mola alanlarıdır. Ayrılırken hüzün veren ancak her yaz yeniden kavuşmanın heyecanın da kolay yitirilmediği bu iç ısıtan sığınaklar yaşamımızı gözden geçirebilmek adına bizlere her sene yeni şans verir. Tüm bu deneyimleri şiirsel hikayesinin içine sığdıran Küçük Mavi Kulübe, evlerimizle olan karşılıklı ilişkimizin farkına varmamıza yardımcı oluyor. Bir kızın büyüme yolculuğunu yazlık evinin gözünden anlatan bu sıradışı hikaye, kızın ve koydaki evinin birbirlerinden nasıl etkilendiklerini ve birbirlerinin gelişimlerine nasıl katkı sağladıklarını konu ediniyor. Bir evin bakışı ve hisleri üzerinden aile alışkanlıkları, nesillerarası değerlerin aktarımı, mevsim geçişlerinin ruhsallık üzerindeki etkilerinin yanı sıra beklemek, özlem duymak, kavuşmak ve aidiyet gibi temalar üzerine bizleri düşünmeye davet ediyor. 
 
Petek Halman Kara’nın önsözü ve Hayriye Selen İyicil’in şiirsel çevirisiyle bu kitap, kendi güvenli alanlarımız üzerine düşünmek ve bu konuda çocuklara farkındalık yaratmak adına değerli bir kaynak olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93711</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/903a4131-b215-4710-b505-43ba354d8ede.jpg</image:loc>
            <image:title>Viyana Çevresi</image:title>
            <image:caption>Felsefe tarihinin önemli akımları, genellikle bilimsel düşüncenin önemli gelişmeleriyle birlikte yol almıştır. Platonculuk matematiğin ortaya çıkışına, Dekartçılık Galileo’nun astronomideki keşfine, Kantçılık Newton mekaniğinin sistemleştirilmesine bağlıdır. Viyana Çevresi de, 20. yüzyılın başındaki fiziğin krizi, mantığı yenileme ve matematiğin temellerini sorgulama çabalarının ortasında doğdu. 
Viyana Çevresi, Alman olan her şeye, Kant’ın a priori bilgi anlayışına, Alman dünyasında Kant sonrası ortaya çıkan Alman felsefi idealizminin metafiziğine, özellikle Hegel’in ve Heidegger’in temsil ettiği metafiziğe karşıdır. 
Bu kitap, Batı felsefesindeki en köklü dönüşümlerden birini gerçekleştiren Viyana Çevresi düşüncesine, kurucu düşünürleri Schlick, Carnap, Neurath ve Hahn’ın temel metinleri üzerinden bir giriş yapmaktadır. Çevrenin tarihi ve kökenleri, Viyana Çevresi manifesto yazıları, Wittgenstein’ın Çevre ile ilişkisi kitapta ele alınan diğer konulardandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93712</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/308adabb-2413-403e-9892-6b075f3e00eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğmak -Yeni İnsanın Başlangıcı-</image:title>
            <image:caption>Doğar, yaşar ve ölürüz. Çoğu zaman yaşama derdinden doğmayı es geçeriz. Oysa doğum, derin bir aşkınlık içerir. Yanlış doğan insan yaşam iradesini geliştirmeden ölür. 
Dışarıdan dayatılan kurallar, insanı doğal kimliğinden ve dünyadaki ikametinden uzaklaştırır. İnsan doğadan uzaklaştıkça üretilmiş bir nesneye dönüşür. Oysa plasentanın yerini alan sosyokültürel temellerden ve aileden ‘kendimiz’ olarak çıkabilmenin yolu, ‘nefesimize başvurmak’tır. 
Bu kitapta filozof ve psikanalist Luce Irigaray, dünyayı, kadın ve erkek arasındaki arzu ve sevgi ilişkisinden yeniden inşa etmeyi öneriyor. Bizleri, köklerimize dair bir arayışa davet ediyor. Aldığımız ilk nefesten itibaren yaşamı aktif bir fail olarak sürdürerek kendi doğumumuzu gerçekleştirmeye çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93713</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ec66979-1614-4701-ae45-d54a51f87aae.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokrates&apos;ten Rousseau&apos;ya Politika Felsefesi Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Klasiklerin ‘zamansız’ oldukları söylenir, işte tam da bu yüzden ‘çok zamanlı’dırlar. Bu kitabın yapmaya çalıştığı gibi,  siyasal düşünce felsefesinin doğrudan bu çok zamanlı yapıtlara dayanılarak anlatılması gerçekten çok önemli.”       
Fatmagül Berktay 
 
Bu kitap politika felsefesinin serüvenine ‘klasikler’ üzerinden giriş yapmaktadır. Klasik yapıtlar bize temel soruları sormayı öğretir. Düşünce tarihindeki bütün kırılmaların bu ‘yeni soruları sorabilme’ yeteneğiyle ortaya çıktığını hatırladığımızda, klasikleri okumanın önemi bir kez daha ortaya çıkar. 
Bu kitap, okuru, politika felsefesinin antik ve modern dönem tarihinde bir yolculuğa davet etmektedir. Sokrates ve Savunma’sında ‘yasa’ ve ‘yurttaş’ fikrinden, Platon’un Devlet’inde ‘doğruluk’ ve ‘adalet’in anlamına ve Aristoteles’in Politikası’na politik düşüncenin kurucu düşünürlerini basit bir üslupla ele almaktadır. Aynı zamanda Makyavel’in Prens’i ve Hobbes’un Leviathan’ına adım atacağımız modern politika felsefesinin bu yolculuğu, Spinoza’nın Politik İnceleme’si ve Rousseau’nun Toplum Sözleşmesi ile son bulacaktır. 
Politik düşünce tarihine giriş yapmak isteyen ve okumalarını derinleştirmek isteyen okur için bu kitap önemli bir izlek sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93714</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70dfa033-232e-4f88-b0b2-f129007ae343.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefret Söylemindeki Zarar</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap … modern hukuk felsefesi ve önde gelen davaların zarif bir sentezi olduğu kadar Ronald Dworkin, C. Edwin Maker gibi önde gelen hukuk teorisyenlerinin pozisyonlarını eleştirmektedir...” 
S. B. Lichtman, Choice 
 
“Bu kısa, anlamlı kitapta Waldron, okuyucudan –en azından– nefret söyleminin, hedef aldığı kişilerin gözünden nasıl hissedildiği üzerine düşünmelerini ister... Öyle ki bu şekilde, herkes ‘evinden çıktığında ayrımcılığa veya hakarete uğramayacağını veya terörize edilmeyeceğini bilebilsin.’” 
Kate Tuttle, The Boston Globe 
 
“Liderlerimizin nefret söylemini kullanmaktan kaçınmaları gerektiğini söylemekle birlikte nefret söylemini kullanan herkesi kınamaları gerektiğini de zarif ve ikna edici şekilde savunmaktadır...” 
 John Paul Stevens, The New York Review of Books 
 
“Waldron’un incelemesi öncelikli olarak nefret söylemi düzenlemelerinin felsefi bir savunmasıdır.” 
Daniel Townshend, The American Prospect 
 
“Bu müthiş bir kitap. Karmaşık düşünceleri ulaşılabilir ve ikna edici bir şekilde iletmektedir.” 
Katharine Gelber, Times Higher Education 
 
“Waldron’un nefret söylemi ve –kadının karalanması bakımından– pornografi arasında kurduğu benzerlik özellikle kayda değerdir.” 
Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93715</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bf00f95-54fe-4cbb-9e82-120209c42b68.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Federasyonları İl Temsilcilerinin Yönetsel ve Mali Sorunlarına İlişkin Görüşleri</image:title>
            <image:caption>1.      GİRİŞ 
2.      GENEL BİLGİLER 
2.1.   Kavramlar 
2.2.   Türk Spor Örgütlenmesi 
2.3.   Spor Federasyonları 
2.4.   İl Spor Temsilcisi 
2.5.   Yönetsel Fonksiyonlar 
2.6.   Yönetsel Sorunlar 
3.      GEREÇ VE YÖNTEM 
3.1.   Araştırmanın Modeli 
3.2.   Çalışma Grubu 
3.3.   Görüşme Formunun Oluşturulması 
3.4.   Veri Toplama Araçları 
3.5.   Geçerlilik Güvenirlik 
3.6.   Verilerin Analizi 
4.      BULGULAR 
4.1.   Federasyon İl Temsilcilerinin Karşılaştığı İdari Sorunlar 
4.2.   Federasyon İl Temsilcilerinin Karşılaştığı İdari Sorunlar 
4.3.   Federasyon İl Temsilcilerinin Karşılaştığı Mali Sorunlar 
5.      TARTIŞMA 
6.      SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93716</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b80a727d-9d78-40c5-9c28-70fa028b3def.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Milat - Covid 19 İktisadi, Finansal ve Kurumsal Yönleriyle</image:title>
            <image:caption>1.      Gelir Dağılımı ve ĠĢsizlik Temelinde COVID-19 Pandemisinin Makroekonomik Etkileri: Avrupa Birliği ve Türkiye Özelinde Salgının Ġktisadi Sonuçları 
2.      COVID-19’un Uluslararası Ticaret ve Diğer Temel Makro Göstergeler Üzerindeki Etkileri: G-20 Ülkeleri Analizi 
3.      COVID-19 Pandemi Krizinin Ekonomik ve Finansal Etkileri: G-7 ve Kırılgan BeĢli Ülkelerinin KarĢılaĢtırmalı Analizi 
4.      COVID-CDS-COVID (CCC) Döngüsü: Kalıntılarla ArtırılmıĢ (RALS) Koentegrasyon Testinden Kanıtlar 
5.      COVID-19 Pandemisinde Ülkelerin Ekonomik Özgürlükler Performansı Etkilendi Mi? Heritage Ġndeksi Üzerinden Bir KarĢılaĢtırma Denemesi 
6.      COVID-19 Sürecinin Denetim Üzerindeki Etkisi 
7.      COVID-19 AĢı GeliĢtirme ÇalıĢmalarının TMS, BOBĠ FRS ve KÜMĠ FRS Taslağı Çerçevesinde MuhasebeleĢtirilmesi 
8.      COVID-19 Pandemisi’nin Bankaların Finansal Performansına Etkisi: Türkiye Üzerine Uygulamalı Bir Analiz 
9.      Tarihsel BakıĢ Açısı ile COVID-19 Pandemisi Sürecinde Yatırım ve Kalkınma Bankacılığının Genel Durumu 
10.  COVID-19 Salgınının Demir-Çelik Sektörüne Etkileri: Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.ġ. Üzerine KarĢılaĢtırmalı Mali Analiz Örneği 
11.  COVID-19 Sürecinin Konya Ġlinde Faaliyet Gösteren Halka Açık ġirketlerin Finansal Tabloları Üzerindeki Etkilerinin Ġncelenmesi 
12.  Salgın Kontrolünde Sağlık Veri Kaynakları, Verilerin Gizliliği ve Güvenliği: COVID-19 Örneği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93717</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87048b39-5d8a-4c87-b8aa-d0ed13a209da.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal Olmayan Bilginin Raporlama Standartları ve Çerçeveleri</image:title>
            <image:caption>1.      KURUMSAL RAPORLAMA 
1.1.   Finansal Raporlama 
1.2.   Finansal Olmayan Raporlama 
2.      KURUMSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLAMASI 
2.1.   Sürdürülebilirlik ve Sürdürülebilir Kalkınma 
2.2.   Kurumsal Sürdürülebilirlik 
2.3.   Sürdürülebilirlik Raporlaması 
3.      KÜRESEL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLAMA STANDARTLARI VE ÇERÇEVELERİ VE DÜNYADA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLAMASINDAKİ YAKINSAMA ÇALIŞMALARI 
3.1.   Küresel Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları ve Çerçeveleri 
3.2.   Sürdürülebilirlik Raporlama Standartlarının Yakınsaması 
4.      FİNANSAL OLMAYAN RAPORLAMADA “ÖNEMLİLİK” İLKESİNİN GEREKLİLİĞİ 
4.1.   Finansal Raporlamada Önemlilik 
4.2.   Finansal Olmayan Raporlamada Önemlilik 
4.3.   Finansal Olmayan Raporlamadaki Standartlar ve Çerçeveler Kapsamında “Önemlilik” Yaklaşımı ve Yakınsama Çalışmaları 
5.      TÜRKİYE’DE UYGULANAN FİNANSAL OLMAYAN RAPORLAMA STANDARTLARI VE ÇERÇEVELERİNİN ANALİZİ VE DEĞERLENDİRMESİ 
5.1.   Türkiye’deki Finansal Olmayan Raporlama Kapsamında Uygulanan Standartlar ve Çerçeveler 
5.2.   Türkiye’de GRI ve SASB’nin Birlikte Uygulanması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93718</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b661376-a164-417a-83ad-f96860865d4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurumsal Değişimde Kamu Maliyesinin Rolü</image:title>
            <image:caption>1.      İKTİSADİ ANLAMDA KURUM KAVRAMI 
1.1.   Kurumsal İktisadın Ortaya Çıkışı ve Tarihsel Gelişimi 
1.2.   Kurumsal Yapının Oluşumunda ve Değişiminde Ekonomik, Hukuki, Politik ve Toplumsal Etkenler 
2.      KAMU EKONOMİ POLİTİKALARI, MAKROEKONOMİK PERFORMANS VE KURUMLAR 
2.1.   Kurumsal Yapının Kamu Politikaları İle İlişkisi 
2.2.   Makroekonomik Performans 
2.3.   Ekonomik Büyüme ve Kurumsal Yapı 
2.4.   Kamu Ekonomi Politikaları İle İlişkili Makroekonomik Göstergeler ve Kurumsal Yapı 
3.      KAMU MALİYESİ VE KURUMSAL YAPI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN AMPİRİK YÖNTEMLER İLE ANALİZİ 
3.1.   Veri ve Yöntem 
3.2.   Sistem Gmm 
3.3.   Panel Hata Düzeltme Modelleri 
3.4.   Ampirik Analizlerin Bulguları Üzerine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93719</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/997023fc-a001-4433-9be0-200fcdf79a5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sportif Organizasyonlar Sponsorluğu</image:title>
            <image:caption>1.      ÖZET 
2.      SUMMARY 
3.      GİRİŞ VE AMAÇ 
4.      GENEL BİLGİLER 
4.1.   Sponsorluk 
4.2.   Basketbol 
4.3.   Basketbol Ligleri 
5.      GEREÇ VE YÖNTEM 
6.      BULGULAR 
7. TARTIŞMA VE SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93720</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/666bb923-2387-45d7-9175-94a873469a0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Humanitarian Diplomacy a Comparative Analysis of Turkey&apos;s Approach with the USA and Germany Through AFAD Case</image:title>
            <image:caption>1.      INTRODUCTION 
2.      THE CONCEPT OF POWER IN THE STUDY OF INTERNATIONAL RELATIONS 
2.1.   Foreign Policy 
2.2.   Concept and Types of Power 
2.3.   Soft Power Phenomenon in Foreign Policy 
2.4.   Soft Power Approaches of Countries 
2.5.   Soft Power Approach of Turkey 
3.      SOFT POWER TODAY: PUBLIC DIPLOMACY 
3.1.   Soft Power, Diplomacy and Public Diplomacy 
3.2.   The Role of Public Diplomacy in International Relations 
3.3.   Turkey‘s Approach to Public Diplomacy 
4.      HUMANITARIAN DIPLOMACY 
4.1.   History of Humanitarian Diplomacy 
4.2.   Actors, Practices and Arguments of Humanitarian Diplomacy 
4.3.   The Connection of Humanitarian Diplomacy with Public Diplomacy 
4.4.   Turkey‘s Approach to Humanitarian Diplomacy 
5.      AFAD CASE 
5.1.   AFAD, Since Its Foundation 
5.2.   Humanitarian Diplomacy Approach of AFAD 
5.3.   Examination of AFAD Works 
6.      CONCLUSIONS 
6.1.   Conclusion and a Comparative Analysis</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93722</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68056dec-a532-480a-bf77-ff41e3b2273b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito 103 - Komplo Teorileri</image:title>
            <image:caption>3 aylık düşünce dergisi cogito  Güz 2021 sayısını komplo teorilerine ayırdı. Komplo teorileri dosyası, kriz ve belirsizlik zamanlarında daha çok rağbet gören, sosyal medya aracılığıyla virüs gibi yayılan komplo teorilerinin günümüzde toplum ve insan ilişkisi hakkında, bilgiyle ilişkilenme ve iktidar ilişkileri hakkında neleri açık ettiğine odaklanan yazı ve söyleşilerden oluşuyor. 
 
Cogito’dan • Komplo Teorilerini Nasıl Okumalı? 
Kathleen Stewart • Komplo Teorisinin Dünyaları 
Türkay Salim Nefes • Dünyada ve Türkiye’de Komplo Teorilerini Anlamak 
Sinan Alper – Evren Balta 
Emre Erdoğan • Söyleşi: 21. Yüzyılda Komplo Teorileri 
Kerem Karaosmanoğlu • Marjinal – Ana Akım Ekseninde Komplo Teorileri, Teorisyenleri ve Zihniyeti 
İsmet Parlak &amp; Yağız Alp Tangün • Bir Bilme Hali Olarak Komplo Teorilerinin Serencamı: 
Komplocu Motiflerin Mübadelesi ve Sorumluluk Alma Pratikleri 
Michael Richmond • “Siyah Antisemitizm” ve Irkçılık Karşıtı Dayanışma Üzerine 
Erol Sağlam • Komplo Teorilerini Ciddiye Almak: Komplo Anlatılarını Günlük Siyaset, 
Özneleşme ve Toplumsal Etkileri Ekseninde İzlemeye Bir Davet 
Didier Fassin • Entrikalar ve İnsanlar: Komplo Teorilerinin Bulgulayıcılığı 
Andrew Woods • Sağcı Bir Komplonun Amerikan Kökenleri 
Kayıhan Pala – Osman Elbek • Söyleşi: Halk Sağlığı ve Komplo Teorileri Robyn Marasco • Komplocu Aklın Bir Eleştirisine Doğru</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93723</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcdf2f8a-0567-47b2-9174-92aa2c11ca0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans Toplumunu Görünür Kılmak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Akademik yaşamı boyunca uzun yıllarını Türkiye&apos;de Bizans sanatı konusunda araştırmalarla geçirmiş olan Profesör Robert Ousterhout, yirmi beş yılı aşkın süredir Kapadokya bölgesinde çalışmaktadır. Bu bölgedeki çalışmaları, 1994-1998 yılları arasında Çanlı Kilise ve çevresinde gerçekleştirdiği kazı ve yüzey araştırmaları ile ilk meyvesini vermiş, A Byzantine Settlement in Cappadocia başlıklı kitabı 2005 yılında yayınlanmıştır. Profesör Ousterhout, Koç Üniversitesi&apos;nin sponsorluğunda 2011 yılından bu yana gerçekleştirdiği &quot;Cappadocia in Context&quot; başlıklı uluslararası yaz atölyeleri ile, özellikle son yıllarda bölgede çalışmalarını yoğunlaştırmış, kendi deyişiyle bu çalışmalara katılan akademisyen ve öğrenciler ile doğrudan alanda düşünce paylaşımı imkânını bulmuştur. Elinizde Türkçe çevirisi bulunan Visualizing Communities: Art, Material Culture, and Settlements in Byzantine Cappadocia kitabı ise, bütün bu uzun çalışmalarının bir ürünü olarak 2017 yılında yayınlanmıştır. Profesör Ousterhout bu kitabında, çoğunlukla tekil yapılar, duvar resimleri ve izole yerleşmeler olarak ele alınmış olan Kapadokya bölgesini, toplulukların maddi kültür yaratılarına odaklanarak, tarihsel, çevresel ve iklimsel süreçleri, inanç sistemlerini ve gündelik yaşantıları da göz önünde bulundurarak bütüncül bir yaklaşımla incelemekte, bölgede yaşayan toplulukları bir bakıma &quot;gözle görülebilir&quot; kılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93724</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7656e748-ff64-4c29-ba2e-faa162dde891.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgargülü ile Uçurtma</image:title>
            <image:caption>Hayat, bildiğimizi sandığımız şeyleri bize hep yeniden öğretmekle meşguldür; okuduğumuzu sandığımız şiirleri de hep yeniden okutmakla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93725</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/389c6b55-797b-442b-ae6d-599afd8ab5cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kars İli Yerli Ağzı Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Kars ili yerli ağzı eski Anadolu Türkçesini günümüze taşıyan en önemli ağızlardan biridir. Günümüz Türkçe sözlüklerinde daha çok yazılı kaynaklarda geçen sözlere yer verilmektedir. Türk dilinin söz varlığı açısından; ağızlardan derlenen sözlerin de Türkçe sözlüklerde yer alması, Türkçemizin söz varlığının zenginleşmesi açısından çok büyük bir önem arz edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93726</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61cc3bcf-aaa1-4dea-a1c9-688d669b4d3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Vay Canına Kuşlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Vay canına kuşlar 
 
Tavuk bir kuş mudur? 
Peki ya penguen? 
Kuşların kalbi kaç odacıklıdır? 
Kuşlar terler mi? 
En fazla kuş türü nerede yaşar? 
Ülkemizde kaç kuş türü bulunur? 
Kişiliksiz kuşlar var mı? Kuşlar hangi renkleri göremez? 
Kuşların kemiklerinin içinde neden hava var? 
Hangi kuşun eti yenmez? 
Kuş sütü var mıdır sahiden? 
Bu kitapta kuşlar hakkında merak ettiğiniz pek çok şeyi bulacaksınız. 
Gülmekten bayılmaya hazır olun. Macera başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93727</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8727925c-ea0c-4a33-a118-8ce0374d530c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gıcıkgiller Apartmanı 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Benim adım Yusuf Emre. Şu an çok büyük, çok gizli ve çok önemli bir görevim var. 
Kelimeleri kurtarmak. İlk olarak İNSANLIK kelimesinden başlayacağım. 
Çünkü gerçekten, insanlık çok zor bir durumda. 
Birbirine gülümsemeyen, saygı duymayan, selam vermeyen, yardım etmeyen insanların sayısı gittikçe artıyor. Merhametli kahramanlara ihtiyacı var dünyanın. 
Bu kahraman, bence sen olabilirsin. 
Elinde tuttuğun bu kitap seni hem gülmekten bayıltacak hem de düşündürecek. 
Bana katılmak ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93728</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc494dd9-e3df-485b-9557-569d3e982fd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Döner Renkler Kalır</image:title>
            <image:caption>Düşlerini ve renklerini kaybetmeyenlere... 
 
İnsanın düşlerini yitirmesinin kederi hiçbir şeye benzemez. 
 
Çanakkale’ye köprü yapılacağı söylentisiyle birlikte arsa simsarları ortalıkta fink atmaya başlayıp da orada yaşayanların bile varlığından haberdar olmadığı büyük dedelerden ve ninelerden kalan araziler ortaya çıkmaya başladığında bir ailenin de kaderi yeniden yazılacaktır... 
DÜNYA DÖNER RENKLER KALIR, aileyi, dostluğu, insanlığı, aşkı sorgularken, bir yandan bir avuç insanın doğanın katline karşı verdiği mücadelenin, bir yandan da geçmişten gelen acılar ve sırlarla nasıl baş etmeye çalıştıklarının hikâyesidir. 
*** 
“Herkes değişir, her şey değişir, geriye renkler kalır. 
Aşkın her girdiği ruhta farklı bir şekle büründüğünü anlarsın artık. 
Kendinden kaçmak isterken yolunu kaybedersin sonunda. 
Her şey ama her şey değişir, geriye sadece renkler kalır. 
Bu renkler bazen yıllardan beri çiçek açmaya devam eden bir sümbül ya da lale, bazen atadan kalan toprağın üzerindeki ağaçlar, bazen eksik kalmış bir aşk, bazen tutku, bazen sevgidir. Dünya döner renkler kalır. Her rengin kendine özgü bir anlamı vardır. Önemli olan bizden geriye hangi rengin kalacağıdır...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93729</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ca276b4-4cfe-4ebb-94ae-fd6622dcff24.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümsüz Kardeşin Gözleri (Bez Cilt)</image:title>
            <image:caption>Kralına çok sadık ve büyük bir savaşçı olan Virata, krala karşı ayaklananları bozguna uğratmak üzere düzenlenen bir savaşta yanlışlıkla ağabeyini öldürür. Kente dönerken kılıcını nehre atar ve onu bir daha eline almayacağına yemin eder. Kral, kazandıkları zafer karşısında ona komutanlık teklif etse de Virata’yı ikna edemez ancak onu yargıçların başına getirir. Adaleti sağlamakla görevli Virata altı yıla yakın bir süre sarayın eşiğinden tek bir yanlış hükmün geçmesine izin vermeden yaşar, ne var ki yedinci yılında karşısına on bir kişiyi öldürmüş bir adam çıkarıldığında onun asi bakışlarında ölmüş kardeşinin bakışlarını görür. Virata’yı bir gölge gibi izleyen bu bakışlar ona özgürlüğün gerçek anlamını sorgulatacaktır.  
 
Zweig’ın Hint soylusu Virata’nın hikâyesinden yola çıkarak kaderin işleyişi üzerine düşünmeye sevk ettiği, eylemsizliğin de bir eylem olduğuna dikkat çektiği bu çarpıcı eseri Ahmet Arpad’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93730</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bb2b439-778c-4acc-a17e-8e4e8c1b12af.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşet Ertaş</image:title>
            <image:caption>İmkânım olsaydı, ben ilk âşık olduğum kız ile evlenirdim, verselerdi ama bize vermediler. Vermezler, bize Abdal derler, Bektaşi derler, şu derler, bu derler. Vermediler, ben de başımı aldım gittim.” 
Neşet Ertaş 

Gazeteci Yunus Ülger, 1990’dan 2000’lerin başlarına kadar ünlü halk ozanı Neşet Ertaş ile Almanya’da söyleşiler yaptı. Daha önce gazetelerde yayımlanmış ve ilk kez bu kitapta okuyacağınız söyleşileri bir araya getirdi. Yunus Ülger, ozanın sanat anlayışını betimleyen ve tartışan denemeleriyle kitaba eleştirel bir nitelik de kazandırdı. Evrensel dünya görüşü, sevgi dolu yüreği ve zorluklarla geçen ömrü ile Neşet Ertaş’ı artık çok daha yakından tanıyacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93731</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6492fc1-3997-42b6-bc1a-40dfdac5da78.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekoloji - Gezegen İçin 40 Aktivist</image:title>
            <image:caption>Her bir aktivist, yazar, bilim insanı veya çiftçinin kendi yolu ve mücadele etme şekli!
 Elisabeth Combres
Isère’e yerleşmeden önceki on yılı aşkın sürede Angers, Paris, Grenoble, Toulose ve Peru’nun Lima şehrinde yaşadı. Önce bağımsız bir gazeteci olarak Fransa’da, Latin Amerika’da ve Afrika’da söyleşiler gerçekleştirdi. Buna ek olarak Humanity &amp; Inclusion (Sivil Toplum Örgütü) için 1990 - 2004 yılları arasında Magreb’de soruşturmalara katıldı. Aynı zamanda Milan Presse’in 9-14 yaş grubuna hitap eden dergilerinden Mikado’nun baş editörlüğünü üstlendi. Florence Thinard ile birlikte savaş ve bilgi üzerine birden çok eser yazdı. Bugünlerde kendini gençler için savaş ve bilgi üzerine kitaplar yazmaya adayan yazarın Ruanda soykırımından hayatta kalan çocuklar üzerine yazdığı La Mémoire Trouée (Sorunlu Bellek) adlı bir romanı bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93732</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b7075ff-7876-4720-a242-215ba41dad15.jpg</image:loc>
            <image:title>Nerfoziş</image:title>
            <image:caption>Ne çıkış sebebi ne de tedavisi üç yüz yıldan bu yana henüz bulunamayan ŞİZOFREN isimli akıl hastalığına şimdi de bir yenisi mi ekleniyor?
Yazar Samir Hamzaoğulları belki de tıp dünyasında hipotez olarak incelenecek yeni bir akıl hastalığı ihtimalinin romanını yazdı. Romandaki baş karakter Yakup öylesine acı dolu travmalara maruz kalıyor ki sonunda onun gerçekten “akılalmaz” bir hastalığa tutulduğunu düşünen Psikiyatr Prof. Dr. Nesrin Güven, bu sendromun adını NERFOZİŞ olarak kodluyor.
Aslında senarist olan yazar Samir Hamzaoğullları, bu ilk kitabının her paragrafında kurguladığı şaşırtıcı olaylar zincirini akıcı bir üslupla kaleme alıp, neredeyse okurun zihninde film kareleri oluşturmayı başarmıştır.
Kitaptan alıntı:
... “Muhtemelen size göremediğiniz şeyin, ne olduğunu söyleyene dek onu göremeyeceksiniz,” diyerek sustu Psikiyatr Prof. Dr. Nesrin Güven.
Gözlüğünü pencereye tutarak camlarını kontrol etti. Temiz olduklarından emin olunca zarif bir hareketle burnunun üzerine yerleştirdi. Öne düşen birkaç uzun saçı kulağının arkasına doğru bakımlı ve ojeli parmaklarıyla ittirdi. ̇İki taraf da birbirinden cevap beklerken sessizlik uzadı. Psikiyatr işaret parmağını tekrar gözlüğüne götürerek burnuna iyice yerleştirdikten sonra sessizliği bozdu.
“Biraz daha düşünmek ister misiniz yoksa cevabı söyleyeyim mi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93733</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e03cd25-7d93-42d0-8dc2-b3a0b9f822d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bunu Bi&apos; Düşün</image:title>
            <image:caption>Kurmacada devinim nasıl başlatılır? Muhteşem bir diyaloğun sırrı nedir? Anlatıda gerilim nasıl yaratılır ve sürdürülür? Chuck Palahniuk’in kitabevlerindeki etkinliklerde hayranlarına fırlattığı en tedirgin edici şey nedir? Yazarın “Guts” adlı hikâyesi okunurken kaç kişi baygınlık geçirmiştir? Palahniuk, anılarla sezginin iç içe geçtiği bu büyüleyici eserde, yazarlığı güçlendiren ve güçlü bir anlatıya yolu açan şeylere dair hikâyeler paylaşıp cömertçe tavsiyelerde bulunuyor. Titiz bir çalışma ve yoğun bir gözlemle geçen yıllardan aldığı güçle okura pratik tavsiyeler veriyor. Bunu yaparken de klasiklerden, kendi eserlerinden, sevilen yazarlarla sanatçılardan oluşan ve sürekli gelişen bir çevrenin bir araya geldiği “mutfak masalarında” edindiği güzel sanatlar eğitiminden yararlanıyor. Anekdotlar, yol hikâyeleri, dokunaklı methiyeler ve çok daha fazlasıyla bezeli Bunu Bi’ Düşün, Chuck Palahniuk’in hikâyelere ve hikâyecilere, kitaplara ve kitapçılara, yazarlara ve okurlara hitaben yazdığı zekâ, bilgi ve duygu yüklü bir aşk mektubu. Çetin okurlara ve çağdaş kurmacanın bıçak sırtında yazmaya dair canlı bir tefekkür sunan Bunu Bi’ Düşün, her yazarın alet çantasına ve her okurun koleksiyonuna mükemmel bir katkı aynı zamanda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93734</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23b2777c-c537-45f3-a10a-b7449879a9d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ezoterik Astroloji</image:title>
            <image:caption>ASTROLOJİ, İNSANLIĞIN KADİM BİLGİSİNİN BİR PARÇASIDIR. 
 
Astrolojiye karşı duyulan merak gün geçtikçe daha da artıyor. Astroloji artık internet sütunlarının ya da görsel medyanın bir eğlence unsuru olmaktan çıkarak büyük kitleler tarafından ciddi bir “bilim” dalı olarak ele alınıp inceleniyor. 
Yakın zamana kadar “fal” küçümsemesiyle ötelenen astroloji artık seçkin bir disiplin olarak kabul ediliyor. Kökenine olan ilgi de giderek büyüyor. Astrolojinin kökenine baktığımızda bütün gözlem ve hesaplamaların dışında büyük bir ezoterik bilgi ile karşılaşıyoruz. Astroloji hakkında az da olsa bilgisi olanların, ezoterik astrolojiye kolay bir giriş yapmaları ve temel prensipleri öğrenmeleri amacıyla yazılan bu kitapta Oğuzhan Ceyhan sizi bilgi dolu bir geziye çıkartıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93735</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9e4fa95-8d65-4362-8343-2d9134520ac5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayakta Bir Hayat</image:title>
            <image:caption>Mohammed Harbi genç yaşta Kurtuluş Savaşına katılmış, mücadele içinde olgunlaşmış, geniş vizyonlu, özyönetimi, antikapitalizmi ve enternasyonalizmi savunan bir devrimciydi. Boumedien onları durdurduğunda dünya çapında Ulusal Kurtuluş hareketleriyle yakın ilişkileri olan insanlardı. Harbi 1973’te yeniden özgürlüğüne kavuşup fikirlerini ifade etme olanağına kavuşunca yenilgiyi zafere dönüştürmeyi bilmiş, Cezayirlilere kendisinin de oyuncusu olduğu çağdaş tarihlerini bütün açıklığıyla kazandıran en büyük tarihçi olmuştur. Ben onunla 1975’te Beyrut’ta görüştüm. Lübnan’da iç savaş başlamış, başkentte yoğun siyasi tartışmaların ve askeri hazırlıkların olduğu bir yıldı. O siyasi olayların gelişimi ve siyasi çevrelerle eski ilişkileri tazeleme turu yapıyordu. Bunların içinde Filistinliler de vardı. Harbi onları iyi tanıyordu. Çünkü iktidarda iken Filistin Kurtuluş Hareketini resmen tanımışlar, Cezayir’de bir büro açma dileğini ileten Yaser Arafat’a bu olanağı vermişler, onları resmen tanıyan ilk Arap ülkesi olmuşlardı. Daha sonra bu büroyu yöneten Abu Cihad (Halil Al-Wazir) oradan dünya kurtuluş hareketleriyle, Çin’le, Küba’yla, Che Guevara ile ilişki kurmuştu. Ayrılırken Sorbonne’da ne öğrettiğini sorduğumda “büyü” demişti. Büyünün iki türü olduğunu, birinin kara, diğerinin ise beyaz olduğunu, beyaz büyünün de siyaset olduğunu söylemişti. 
Ben onu ve onları tanımaktan onur duydum. Sanırım Cezayir halkı da böylesi devrimcilere sahip olmaktan gurur duyuyordur. 
Gülten Savaşçı (Çayan) / 21 Temmuz 2021</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93736</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e162dd80-d5b0-4c8c-84e2-dad43db19ea7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Başlayanlar İçin Siyaset Teorisi</image:title>
            <image:caption>Demokrasi en iyi yönetim şekli midir? Özgür olmak ne anlama gelir? İnsanlar her anlamda eşit olmalı mıdır? Adil bir toplum yapısı nasıl ortaya çıkarılabilir? Mülkiyet hakkının doğurduğu adaletsizlik giderilebilir mi? Devlet yönetiminde etik yaklaşımlar göz ardı edilebilir mi? İnsan doğuştan iyi midir, kötü müdür? Kapitalizm, sosyalizm, faşizm nedir, kimlere hizmet eder? 

Yazar Pete Woodcock, siyaset teorisinin bu temel sorularını geçmişten günümüze dünya düşünce tarihine yön vermiş filozofların yaklaşımları çerçevesinde ele alıyor; Sokrates’i, Platon’u, John Locke’u, Thomas Hobbes’u, Jean Jacques Rousseau’yu, Nietzsche’yi ve daha nice büyük düşünürü birbirleriyle tartışmaya sokarak ve yaklaşımlarını temel unsurlarıyla aktararak bu soruların yanıtlarını ve siyasetin doğasını gözler önüne seriyor. 

Siyaset teorisini ve dünyanın bugün bulunduğu durumu anlamak ve yorumlamak açısından geçmişten günümüze temel kabul edilen siyasi öğretiler, bu kitapta sade, anlaşılır ve çarpıcı biçimde okura sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93738</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abfd39d7-352e-4cd1-928b-755eb9d63b41.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Hero Girls - Güç Kesintisi</image:title>
            <image:caption>Elektrik şebekesi ve Gotham’ın bulut bilişim teknolojisi aynı gecede çökünce Metropolis Lisesi sakinlerinin hayatı altüst oldu. Kantinde bile işler sarpa sardı. Düşünün ki yalnızca nakit para kabul eden bir kantin!? Kartlar çalışmadan yemek bile alamazsın! Üstelik bazı kızlar bu durumdan daha fazla etkilendi. Örneğin Batgirl, akıllı telefonu olmadan dersleri nasıl takip edecek? Bu arada arkadaşlarını güvende tutmayı kafaya koyan Green Lantern bunu başarabilecek mi? Sahi, Bumblebee’yi gören oldu mu, o nerelerde? Takımın yarısı “offline” olmuşken kızlar sorunun kaynağını bulabilecek mi? En önemlisi, Sweet Justice’teki tatlılar eriyip bitmeden problemi çözebilecekler mi? 

Amy Wolfram (Teen Titans, Teen Titans Go!) ve Agnes Garbowska (DC Super Hero Girls) serinin yeni macerasıyla karşımızda</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93739</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6346f13f-cfe2-4811-8198-d471825fbc65.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardinalin Gizli Misyonu</image:title>
            <image:caption>Suriye’de henüz barış hâkim. İtalya’nın Şam Büyükelçiliği’ne zeytinyağıyla dolu bir fıçı getiriliyor, fıçının içinde bir kardinalin cesedi var. Vaka komiser Barudi’ye veriliyor; Roma’dan ona yardım etmesi için gönderilen meslektaşı Mancini arkadaşı oluyor. Kardinal hangi gizli misyondaydı? Kardinal, kendisini İsa’ya dayandıran Müslüman Dağ Azizi ile nasıl bir ilişki içerisindeydi? İki komiser soruşturmalar sırasında silahlı İslamcıların eline düşüyor. Rafik Schami’nin yeni romanı inanış, aşk, batıl inanç ve cinayeti anlatırken bizi Suriye toplumunun derin çatışmalarına ve dürüst bir komiserin mesleki akıbetinin ve aşkının içine sürüklüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93741</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d2c7806-528a-4576-b5b5-627694b5e53b.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Şarkı Haiku</image:title>
            <image:caption>Siyah Sanatlar Hareketi’nin kurucuları arasında yer alan Sanchez, kişisel ve kolektif tinsel bölünmüşlüklerden sınıfsal çatışmalara, Vietnam Savaşı’ndan AIDS kurbanlarının dramına, yağmur ormanlarının katledilişinden küresel ısınmaya kadar birçok sorunu şiirlerinde, oyunlarında ve caz müzisyenleriyle gerçekleştirdiği sahne performanslarında cesurca işledi. Haiku, doğrudan sözellik, blues, balad, teatral epik gibi farklı şiirsel biçimler altında geniş okur, dinleyici ve izleyici çevrelerinin dikkatini üzerinde topladı, yeni kuşak şairleri ve müzisyenleri etkiledi. Maya Angelou’nun “Edebiyat ormanında bir aslan”, Toni Morrison’un “Bize şarkılar söylediniz, size borçluyuz” diye selamladığı Sonia Sanchez çok sayıda saygın ödülle onurlandırılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93742</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1ed47c4-a98d-4260-9008-b239e720a055.jpg</image:loc>
            <image:title>Devam Ağacı</image:title>
            <image:caption>Devam Ağacı, Murathan Mungan’ın çeşitli tarihlerde farklı mekânlarda yaptığı dokuz konuşmanın metinlerini bir araya getiriyor. Mungan’ın genel olarak hayatta ve sanatta kendine dert edindiği meselelere, temel ölçütlerine, yazı dünyasının temalarına ilişkin aydınlatıcı ipuçları taşıyan, sosyolojik bir kadraja alınmış metinler bunlar. 

Devam Ağacı metinleri okura kendi dünyasını oluşturabilmiş yaratıcı bir sanatçının yoluna devam ederkenki ısrarını gösteriyor; yıllara yayılmış hassasiyetlerin, dikkatlerin üzerinden geçiyor, bazen de bunların altını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93743</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce794e3b-deef-4b5b-a1c6-b318ec21120f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyolojiye Giriş</image:title>
            <image:caption>Çağımızın önde gelen sosyologlarından Ritzer bu kitapla, öğrencilere ve sosyoloji hakkında fikir sahibi olmak isteyen herkese, toplumsal dünyaya sosyolojik bir perspektifle bakabilme fırsatı sunmaktadır. Kavramların ve teorilerin içini boşaltmadan, herkesin rahatça anlayabileceği şekilde sadeleştirilmiş bir dille okurun rahatlıkla sosyoloji alanına “giriş” yapmasına imkân vermektedir. Kitap boyunca verilen bilgiler, okurun kişisel ve toplumsal deneyimleriyle sorgulatılarak interaktif bir öğrenme süreci yaşatmaktadır. 

Kitabın genel akışının sosyolojinin en temel konuları üzerinden ilerlemesi, geleneksel sosyoloji teorileri ve erken sosyologlar ürettiği kavramlarla, güncel meseleler ve bu meselelere yönelik üretilmiş kavram ve teorilerin bütünlüklü bir şekilde sunulmasını sağlamaktadır. Bu sayede, bir yandan toplumun ve sosyolojinin sürekli değişen doğası, öte yandan bazı değişmeyen temel yapılar, antagonizmalar ve toplumsal ilişkiler sunulmaktadır. Kitabın başlıca konuları, hem günümüz sosyolojisinin hem de günümüz bireylerinin temel ilgi alanları olan küreselleşme, tüketim ve internettir. Ancak kitap boyunca, bireyin zihninden toplumsal yapılara, hatta küresel ölçekteki örgüt, yapı ve kurumlara kadar uzanan mikro-makro sürekliliği üzerindeki neredeyse her alana değinilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93744</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94de6fb9-30d6-4c5b-8c31-3c5e320df6b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsun</image:title>
            <image:caption>Dupduru, yer yer hüzünlü, yer yer coşkulu ama hep çağıldayan, insana kendini iyi hissettiren bir anlatım… Olanca ışıltılarıyla ilginç karakterler… Acının mizahla harmanlanışı… Üç kuşak boyunca anlatılan, sonunda mutlaka kapanacak olan bir hesap… İlmek ilmek dokunmuş, sürprizlerle dolu bir olay örgüsü… Çağdaş bir aşk hikayesi olarak da nitelendirilebilecek olan Efsun, Selahattin Demirtaş’ın artık iyice demini almış edebiyatçılığının son ürünü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93746</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cff10113-aeb3-487c-a577-6b8fe74ba8f4.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Hemşehri</image:title>
            <image:caption>“Emekli öğretmen olduğumu söylemiştim. Her türlü inanç ya da inançsızlığı,hayatım boyunca ne sorun ettim ne de bunu sorguladım. Rahat olabilirsin,”  dedim. Kalkıp, oltayı kontrol etti. Geri gelip, oturdu. Bana olan ya da olabilecek  ‘güven’ sorunu, sıkıntısı yüzünden bir ikilemde kaldığını anladım. Çünkü ağzı dolu dolu olmuştu. ’Söylesem patlarım, söylemesem çatlarım,’ gibi bir git-gel yaşadığını hissediyordum. Sigarasını yakıp bir nefes aldıktan sonra “Hemşerim,  vicdanım bana yeter diyerek, dinimi de, inançlarımı da tahliye olduğum gün,  cezaevinde bıraktım.” Çok kötü günler, ay, yıl ya da yıllar geçirdiğini, hatta dini anlamda var olan inançlarını yitirecek, bunları red edecek kadar etkilendiğini anladım. Bir anda ‘Cezaevi ve Din’ ilişki ya da çelişkisi kafamda şimşek gibi çaktı.  Eğer anlatırsa, çok şey var bu Nuri’de dedim, kendi kendime.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93747</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0014f319-d315-42d2-ace3-787c19b7902b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Gezgini (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir akademisyen meslektaşını öldürerek San Quentin Hapishanesi’ne düşen eski bir profesör, burada yaşam boyu hapis cezasını çekerken maruz kaldığı korkunç işkenceden kaçmak için zihinsel taktikler geliştirir. Acı çeken bedenini terk ederek, tarihin farklı dönemlerinde, farklı coğrafyalarda geçen önceki yaşamlarına geri döndüğü yolculuklara çıkar. 

Jack London’ın korkunç San Quentin’de beş yılını geçiren arkadaşı Ed Morrell’dan esinlenerek yazdığı Yıldız Gezgini ’nin anlatıcısının her bir geçmiş yaşam deneyimi, bağımsız birer öykü olarak da okunabilir. London bu en özgün yapıtında, astral seyahat ve yeniden doğuş çevrimi üzerine kafa yorar. Ancak insanlık durumunun bu dirayetli gözlemcisinin asıl derdi, ABD’nin gaddar ve çürümüş hapishane sistemini gözler önüne sermektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93748</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c61a0cb-91bc-46e6-b2f3-3d5edadb0eea.jpg</image:loc>
            <image:title>Minikler Diyarı - Koca Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Minikler Diyarı’nda yapılacak işler, gidilecek yerler ve ziyaret edilecek arkadaşlar öyle çok ki! Miniklerin işleri ve eğlenceleri hiç bitmiyor! Bütün gün parkta, alışverişte, çiftlikte, şehirde gezmedik yer bırakmıyorlar. Ve çok yoruluyorlar! Okul öncesi çocuklar için özel olarak tasarlanmış harika bir ilk kelimeler kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93749</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c0f3191-b798-4656-9dd6-38e3e609bfa7.jpg</image:loc>
            <image:title>Minikler Diyarı - Koca Bir Yıl</image:title>
            <image:caption>İlkbahar, yaz, sonbahar, kış fark etmiyor, Minikler Diyarı’nda eğlence hiç bitmiyor! Minikler Diyarı okul öncesi çocukların değişen mevsimleri kolayca öğrenmesi için tasarlandı. Kitaptaki 100’den fazla nesneyi bulun, eğlenceye ortak olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93750</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83b9665d-967c-4c8f-a8fe-6f5736bc16c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Minikler Diyarı - Koca Bir Tur</image:title>
            <image:caption>Minikler bu kez muhteşem bir maceraya atılıyorlar! Neler mi yapacaklar? Yeni yerler keşfedecek, ilginç hayvanlar gözlemleyecek, farklı lezzetlerin tadına varacaklar. Haydi, sen de onların arasına katıl ve dünyayı keşfet! Okul öncesi çocuklar için özel olarak tasarlanmış harika bir ilk kelimeler kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93751</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b75f9b59-eed6-48f2-8350-bfc8b3a296de.jpg</image:loc>
            <image:title>Prens Burnubüyük</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı okuyanların notu 10 üzerinden 10!


Çocukların dünyaya “oyunbaz” bir mercekten bakmalarını sağlayan evrensel öyküleriyle tanınan Eva Furnari&apos;nin imzasını taşıyan Prens Burnubüyük, okurunu zamanda ve mekânda uçarı bir yolculuğa çıkaran, hem komik hem de düşündüren bir kitap.


Yarattığı nevi şahsına münhasır prens karakteri üzerinden toplumdaki yaygın düşünsel yanılgılara temas eden sanatçı, günlük hayatta sıkça karşılaşılan önyargılı fikirler ile buna bağlı olarak kendiliğinden gelişen ayrımcılığa da vurgu yapıyor.


“Uzun boylu, zayıf, sarışın, iyi giyimli, güzel kokulu ama kültürsüz, okumamış. Notu beş.”

 
Bilmişya Krallığı&apos;nın biricik prensi Burnubüyük, türlü tuhaflıklarıyla yedi düvele nam salmış. Başkalarının kusurlarını saymak ve üstüne bir de onlara not vermekle günlerini geçiren ekselanslarının tek bir arkadaşı bile yokmuş. İçi bomboş, kocaman şatosunda canı sıkıldıkça sıkılmış. Ta ki yine yalnızlıktan bunaldığı bir gün, artık yeni bir arkadaş edinme vakti geldiğine karar verene dek. Peki, koskoca krallıkta müşkülpesent prensin kıstaslarına uyacak ve ondan geçer not almayı başaracak bir talihli bulunabilmiş mi dersiniz?..


Okurlarını, dünyanın en tuhaf prensiyle tanıştıran bu renkli öykü, insanları dış görünüşlerine göre yargılamanın ve belli kalıplara koyarak sınıflandırmanın yarattığı olumsuz sonuçlara değiniyor.


Önyargı ve kibirle örülen görünmez duvarları mizahın gücüyle yerle bir eden Eva Furnari, yalnızlığın hiç kimseye uygun olmadığını ve hayatın arkadaşlarla güzelleştiğini hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93752</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac22589d-519a-4bfc-aad6-fd318355bef9.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Batı Düşünce Dergisi Sayı 70 - Kötülük Şarkıları</image:title>
            <image:caption>Giriş: Kötülük Problemi -Özlem Duva 11 Radikal Kötülük ve Sorumluluk -Berrak Coşkun 29 Levinas Etiğinde Kötülük ve Sonsuz Sorumluluk Düşüncesi Teodise Ya Da Tanrının Adaleti; -Mustafa Kaya 53 Leibniz&apos;de Kötülük Problemi ve Mümkün Dünyaların En İyisi Teodisesi -Özgür Taburoğlu 79 Kötülük ve Sapkınlık: Müslümanlıkta Teodise Olanakları -Tuğba Torun 101 Teodise Problemine Farklı Bir Pencereden Bakmak -İsmail Şimşek 113 Kötülük Problemine İki Farklı Bakış: Teist ve Ateist Yaklaşım -Bahtinur Möngü 131 Josiah Royce: Kötülük Problemine Sadakat Merkezli Bir Yaklaşım Kötülük Şarkıları; -M. Mukadder Yakupoğlu 149 Kötülüğün Metafiziği ve İntihar -Serhat Soyşekerci 157 Çarmıhtaki Acı: Acının Değiştirilişine İlişkin Kötülük Meselleri -Kadir Pektezel 183 Epistemolojik Kriz ve Tinsel Suistimalden Paradoksal İsyana -A. Onur Aktaş 217 Aynılığın Tekrarından Biricikliğin Büyüsüne: Nietzsche ve Ahlâkın Soykütüğü Kötülük Çiçekleri; -Sadık Türkoğlu 227 Baudelaire&apos;in Şiirlerinde Kötülük Üzerine -Tülin Kartal Güngör 251 Baudelaire ve Kötülük Çiçekleri Kenz -Ürün Şen Sönmez 269 Türk Romanında Kötülük (Başlangıçtan 1950&apos;ye) (Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93753</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/974c7f4c-33df-436a-80be-bda9306a5f16.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Batı Düşünce Dergisi Sayı 72 - Sinema Tutkusu 1</image:title>
            <image:caption>Doğu Batı Düşünce Dergisi Sayı 72 - Sinema Tutkusu 1</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93754</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23d98470-b18a-4c2a-a665-d802647602e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Batı Düşünce Dergisi Sayı 73 - Sinema Tutkusu 2</image:title>
            <image:caption>Özlem Oğuzhan Bilimkurgu Sineması ve İlerleme İdeali: &quot;Di Lampedusa Stratejisi&quot;ni Yeniden Düşünmek Orhun Yakın Günah, Kefaret, Kurtuluş ya da Cehennem: Abel Ferrara&apos;dan Bad Lieutenant Hatice Karakuş Sinemanın Sessiz Çocuğu: Kim Ki Duk Oğuz Adanır Dünyanın En İyi Sineması ve En Güzel Filmleri (1950-1980) Aylin Özman &amp; İmge Tuğçe Bağır İtalyan Yeni Gerçekçiliği ve Francesco Rosi&apos;nin Politik Sineması Cristo Si è Fermato A Eboli Üzerine Notlar Merve Ertene Sonsuzluğun Olumsuzlanması: Berlin Üzerindeki Gökyüzü Üzerine Bir İnceleme Erdem Çolak Das Weisse Band Üzerine Fragmanlar Barış Kılınç Haneke ile Modern Uygarlığı Tartışırken… Asuman Susam Demirkubuz Sineması: Kötülük Üzerine Çeşitlemeler Tunç Yıldırım Türk Sinema Tarihyazımı ve Türler: Yeşilçam&apos;ın Standart Türlerine Giriş Tarihi Filmler - Komediler - Polisiyeler (1948-1959) (Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93755</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5ae5d5a-5277-47e1-bb36-f6e74a88bb11.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Batı Düşünce Dergisi Sayı 74 - Sinema Tutkusu 3</image:title>
            <image:caption>-Bülent Diken Kış Uykusu- Sosyal Bir Topoloji Olarak Yokoluş -Tunç Yıldırım Türk Sinema Tarihyazımı ve Türler: Yeşilçam&apos;ın Stand Türlerine Giriş Melodramlar - Köy Filmleri (1948-1959) -Zehra Cerrahoğlu Zıraman 1990 Sonrası Türkiye Sineması ve Reha Erdem Filmleri -Pınar Ferry Kanun Namına&apos;dan Eşkıya&apos;ya Türk Sineması&apos;nda Adalet Savaşçısı -Yasin Sofuoğlu Bir Yalınlık Olarak Varoluş, Bir Duygulanım Olarak Sinema -Alkan Avcıoğlu Görsel Haz Politikası Üzerinde Oyunlar: Suç Objesi Olarak Kadınlar -Eren Yüksel Kadın Yönetmenlerin Filmlerinde Erkeklik Temsilleri ve Şiddet -Esin Berktaş Yunan Yeni Dalga Sineması: Avranas&apos;ın Şiddet Güzeli Filminde Aile İçi Cinsel İstismarın Temsili -Özge Yalçın İtalya&apos;da Bir Don Kişot Esintisi: İtalyan Yeni Gerçekçiliği -Yunus Namaz Afrika Sinemasının Sömürgecilikle İmtihanı: Senegal&apos;de Sinema ve Senegalli İlk Yönetmenlere -Yusuf Ziya Gökçek Kolonyal Hafıza&apos;dan Dekolonizasyon Öforisi&apos;ne: Afrika Sinemasını Hikâyeleştirmek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93756</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7341797-ffc2-4e78-9f0a-bec071012be7.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Batı Sayı 77 - Hınç</image:title>
            <image:caption>Doğu Batı Sayı 77 - Hınç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93757</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e846afcc-c019-4afb-8f81-117879717e04.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Batı Düşünce Dergisi Sayı 76 - Rüyalar</image:title>
            <image:caption>&quot;Yaşam bir rüyadır uyanmak bizi öldürür&quot; İnsan rüyalarıyla ikinci bir yaşamın konusudur. İlk bakışta tuhaf, anlamsız gibi duran birbirine zıt sayısız resim ve görüntünün birleşmesiyle bambaşka bir dünyanın kapıları aralanır. Uykudayken bizi hayretler içerisinde bırakan sebepler çoktur. Nasıl olur da kımıltısız bir vaziyette irademizi teslim etmişken, bu kadar çok hikâye ve konuşmayı dinler, hareketsiz bir bedenin her uzvundan masal kahramanları, düşman ve canavarlar yaratırız? Bilincin ikiye bölünmüş yerleri, görünmez bir bölgede bekleyen eğilimler, engellenen dürtüler rüyalarda hiçbir koşula bağlı kalmaksızın -bir felaketin aniden patlak vermesi ya da gelen müjdeli bir haber gibi- birden beliriverirler. Bazen kendimizden doğan bir yetersizlik veya bir mükemmeliyet halinin yansımasıdır bu. Rüyalardaki açıklık, doğruluk ve kendiliğindenlik çoğu zaman şaşırtıcı gelebilir. Zira bilinçaltının ülkesi rüyalardır. Orada her türden arzu ve hevesler serbest kalmış, engeller yok edilmiş, sınırlar silinmiştir. Fakat çoğu gece bu renkli gölgelerin oynadığı oyun unutulup gider. Rüyalar yorumlanırken, bir başkasına aktarılırken bile sıkı bir denetim uygulanır. Bazen her şeyi teslim alabilecek bir kuvvete ve duygu yoğunluğuna erişmişken, âdeta üzerimize akın eden bu duyguları, kâbusları, korkuları, mutlulukları bir filtreden geçirir, sınırlı ölçülerde anımsayabiliriz. Acaba şimdiye kadar kaç gece hangi mutsuzluk denizlerinde boğulduk, ufku, toprağı belli olmayan hangi ülkelerde yolculuğa çıktık, rüyalarımızda kaç kişiyi öldürdük ve kaç meçhul sevgiliye âşık olduk? Rüyaları anlamak, yorumlamak ve daha doğrusu mükemmelen tabir etmek isteriz. Mitolojiler, dinler, farklı psikanaliz ekolleri rüyaları çeşitli boyutlarıyla görmüşlerdir. Rüyaların geçmişe mi yaslandıkları yoksa gelecekten mi haber verdikleri, bir doğa olayı mı yoksa inancın bir parçası mı oldukları tartışılmıştır. Bilim beynin bir işlevi olarak tanımladığı rüyaları fizyolojide temellendirir. Din için rüyalar gelecekten haber getiren bir gece bekçisidir. Psikanaliz ise özneyi çözümlemenin bir yöntemi olarak faydalanır rüyalardan. Felsefenin rüya tanımındaki güçlüğüne bir örnek vermek gerekirse, bir kimse rüyaların ne tür bir anlam taşıdığına ilişkin yanıtı merak ettiğinde bu kesinlik arayışında tüm varlığının da başlı başına bir rüyanın konusu olabileceği ihtimalini göz önünde bulundurmalıdır. Nitekim Descartes&apos;taki gibi benzer bir bakış açısı, rasyonel bir sistemin gerçekliğini kanıtlamak adına rüyaları karşıt bir yerde konumlandırır. Oysa rüyaların dilinde &quot;bir rüya gördüm ve uyandım&quot; sözüyle &quot;uyandım ve her şeyin bir rüya olduğunu anladım&quot; sözü birbirine tercüme edilebilir niteliktedir. Virginia Woolf&apos;a atfen yaşamın bir rüya olduğunu ancak uyandığımızda fark ederiz. Bir rüyaya dalar ve bu âlemde her şeyin içinde bulunduğumuz gerçekliğe göre şekillenmesini isteriz. Tıpkı bir filmdeki rüya sahnesinin gerçek olay örgüsüne dönüştüğünde, o an kahramanla birlikte rahatlayıp film dışındaki tüm gerçeklikleri unutmamız gibi rüyalar da kendi dışındaki gerçeklikleri unutturmayı başarabilirler. Her halükârda tüm yaklaşımlar çok geniş bir semboller ağına takılan rüya dilini çevirmekte zorlanmışlardır. Rüya bahsinde hangi kaygılar öne çıkarsa çıksın bu karmaşık dili anlamak ve gerçeklik düzlemine aktarmak geniş bir işaretler sistemini okumakla mümkündür. Bu sayımızda da rüyalarla ilgili her biri farklı bir yaklaşımı temsil eden çalışmalara yer verdik. Genelde sıklıkla karşılaşılan yanılgı, tek bir açıklama modelinin geçerli kılınmak istenmesidir. Halbuki özneyi temsil eden ve çok yoğun sembollerle dolu bu sahada kendilik arayışı psikolojik olduğu kadar, tarihsel, kültürel ve sosyolojik birçok sebeple, kaygıyla, beklentiyle, hayalle iç içedir. Ve bunun en güzel kanıtını da kendi rüyalarımızda buluruz. -Taşkın Takış-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93758</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c63f568-57d1-4170-a124-3de65c51b82c.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefeye Giriş</image:title>
            <image:caption>Ciddi olan her eser, üzerine düşünülmeyi gerekli kılar. Hele ki bu eser felsefi geleneğin geniş külliyatını tanıtmak ve felsefi düşünmenin yollarını öğretmek amacındaysa, bu, başlı başına zor bir iştir. Columbia Üniversitesi felsefe profesörleri olan John-Herman Randall, Jr. ve Justus Buchler tarafından yazılmış olan bu eser, bu zor işi hakkıyla başaran önemli bir felsefeye giriş kitabıdır.  İlk kez 1982 yılında Ahmet Arslan’ın titiz çevirisi ile Türkçe’ye kazandırılmış olan kitap, aradan geçen 32 senenin ardından akıcılığından ve açıklayıcılığından hiçbir şey kaybetmeden yeniden okuyucusunun karşısına çıkmaktadır. 
 
Kitap üç bölümden oluşmaktadır: “Felsefi Düşüncenin İnsan Hayatındaki Rolü”, “Felsefenin Analitik İşlevi” ve “Felsefenin Kurgusal İşlevi.” Ahmet Arslan’ın da belirttiği gibi: “Her bölümde ele alınan belli başlı görüş veya kuramların, hemen arkasından gelen Eleştirel Düşünceler kısmı ilgili görüş veya kuramın başarı veya eksiklerinin daha iyi kavranmasında çok yardım edici niteliktedir. Gereken yerlerde filozofların kendi yapıtlarından yapılan alıntılar akıllıca seçilmiş olup, ölçülü ve aydınlatıcı niteliktedir. Belki bütün bunlardan daha da önemli olmak üzere yazarlar kendi görüş ve tercihlerinin nereye gittiğini açıkça belirtmekten kaçınmamakla birlikte, ele aldıkları her kuram veya görüşe aynı ciddilik, ölçülülük ve hakkaniyetle yaklaşma erdemini göstermekten geri kalmamaktadırlar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93759</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bb1165a-7507-4e7a-bd90-8fe3acd9905d.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Batı Dergisi Sayı 84 - Boş ve Batıl İnançlar</image:title>
            <image:caption>Doğu Batı Dergisi Sayı 84 - Boş ve Batıl İnançlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93760</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e48930c-38c7-4e68-8159-eb59fcc3f713.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Kalp</image:title>
            <image:caption>“Adamın biri ölmüş,” dedi Sam, “ve kendisini dünyanın en güzel alabalık nehrinin kenarında bulmuş. Gökyüzü masmaviymiş ve adamın elinde en kalitelisinden bir de olta duruyormuş. Önünde bir nehir uzanıyormuş, mükemmel bir alabalık ırmağı, kimi yerde hızlı, kimi yerde yavaş akan bir su kütlesi. Adam bütün ömrü boyunca ‘ah balık tutacak biraz vaktim olsa,’ der dururmuş meğer. Cennet’te olduğunu düşünmüş. Nehre bir bakmış, dönen bir yer var, bir balık böcek için sıçramış. Tam olması gereken yere oltayı atmış, anında su dalgalanmış, kocaman bir balık suyun yüzüne çıkmış. Sıçradıkça etrafında sular dalgalanıyormuş. Balığın kuvveti ve rengarenk görüntüsü adamı korkuyla karışık bir hayranlığa sürüklemiş. Biraz mücadeleden sonra balığı yakalamış ve yere uzatmış. Herhalde 5-6 kg. varmış! Renkleri de ne kadar canlıymış. Balığı orada bırakıp yeniden nehre dönmüş. Yine balığın biri, bir böcek için havaya sıçramış. Adam yine tam isabetli bir olta atmış. Yine çok güzel başka bir balık yakalamış. Bu bir mucizeden başka bir şey değilmiş. Adam Allah’a şükretmek için dizleri üzerine çökmüş. Lâkin gün ilerleyip de adam her girişiminin sonunda balık üstüne balık destelemeye başlayınca, bilincinin kıyıcığından bir düşünce kendini hissettirmeye başlamış. Bir defa da bilerek kötü bir olta sallamaya karar vermiş. Aynı şekilde yine bir balık sıçramış ve adamın oltasına yakalanmış. Adam balığı korkutmak için başlamış bağırmaya ve üstüne su atmaya. Hiçbir şey fark etmemiş, her olta atışı garanti bir balık getiriyormuş. O anda anlamış ki, orası Cennet falan değil.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93761</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7256c541-cce1-4602-b5cd-53da87d93a60.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgili Hikaye</image:title>
            <image:caption>Dünyaya kaybolmuş bir zebranın gözlerinden bakmaya hazır mısınız? 
 
Küçük bir zebraysanız, üstelik annenizi markette kaybetmişseniz oldukça zor bir gün geçirebilirsiniz. 
 
Dikkat edin! Yolda karşılaştığınız her çizgili anneniz olmayabilir. 
 
Küçük Zebra yollarda annesini aramaya başlar. Tek bildiği, annesine benzeyen çizgilileri takip etmesi gerektiğidir. Fakat çok geçmeden çizgili olan her şeyin zebra olmadığını fark eder. 

Ödüllü yazar ve illüstratör Kęstutis Kasparavičius’un olağanüstü çizimleri, çocukları hayvanların çizgili dünyasına davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93762</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a782f05-8aa7-4c06-972a-196f43f7e32b.jpg</image:loc>
            <image:title>48 Saat</image:title>
            <image:caption>Nar Sahne ilk basılı yayını olan, Ahmet Kuşcu’nun 1974 yılında “Kıbrıs Barış Harekatı” sırasında bir can salı içinde geçen 48 saatlik hayatta kalma mücadelesini ve kurtulduktan sonra yaşadıklarını anlattığı “48 Saat” ile okuyucusuyla buluşuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93763</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daf62aa1-3798-4a55-ae6d-a636ccf399c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Yunus Emre</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar, 
Bu kitapta Anadolu’nun “Sevgi çiçeği” Yunus Emre’mizin örnek hayatı anlatılıyor.    
Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’den alınmış derslerle “örnek bir insan” modeli hikâyeleştiriliyor.   
Sevgili Peygamberimizin hadislerinden esinlenilmiş Yunus Emre şiirleri ile güzel dinimizi öğrenme imkânı sunuluyor. 
Haydi değerli çocuklar, 
Bu güzel hikâyeyi hemen okuyalım. 
İyi okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93764</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0b0ad82-5a09-4fad-8ff8-be0d4119f600.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Adab-ı Muaşeret</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar, 
Bu öykü kitabı size, güzel bir ahlâk, karakter ve değerler eğitimi sunuyor. “Nerede, nasıl davranmalıyım?” sorusunun cevabını veriyor. 
Çünkü Sevgili Peygamberimiz, 
“Sizin en hayırlınız, ahlâken en iyi olanınızdır.” buyuruyorlar. 
Bu kitap akıcı ve şiirsi anlatımıyla, sıkılmadan bir çırpıda, severek okuyacağınız güzel bir hikâye. 
Haydi öyle ise nezaket kurallarını öğreten, ölçülü ve nazik davranışları açıklayan ve eğlenceli etkinlikleriyle de size “en iyi bir dost” olmak isteyen bu kitabı hemen okuyalım. 
Böylece bu “Cennet vatanı” çok seven, erdemli, görgülü ve ahlaklı bir çocuk olalım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93765</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d88f503-31cd-484e-8111-dd9422002ba8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaban Eriği Ağacında Gelen Aydınlanma</image:title>
            <image:caption>Yaban Eriği Ağacında Gelen Aydınlanma adlı kitabında yazarımız Shokoofeh Azar, Fars hikâye anlatıcılığının büyülü gerçekçi tarzını kullanarak, 1979’daki İran İslam Devrimi sonrasında kargaşa ve acımasızlık burgacına kapılmış kadim bir ülke ile halkının yaşadıklarına odaklanıyor. Eğitimli bir ailenin devrim sonrası başına gelenleri merkeze alan eser okuyucuyu tam da İran tarih ve kültürünün kalbine götürüyor. Mükemmel bir hikâye anlatıcı olan yazar, görkemli Fars efsanevi ve mistik yaratıklarını ete kemiğe büründürerek, karakterlerinin dünyasına derin bir bakış, neşe, umut ve bilgece bir katlanma duygusuyla yaklaşıyor. 
…. 

Shokoofeh Azar, İslam Devrimi’nin yansımalarını hikâye ederken mitleri ve büyülü gerçekçiliği günlük sevinçlerin bezediği bir dokunaklılıkla kullanıyor... mitler, ölüp gitmiş aile atalarıyla yapılan tartışmalar ve diğer büyülü unsurlar, İran kültürünün zenginliğini ve Farsi hikâye anlatımının ipuçlarını veriyor. Sonlar, başlangıçlar ve aralarda da sihir duygusu var. Aralardaki hikayeler hem devrimin dehşetini maskelemek, hem de bu dehşeti daha etkili şekilde anlatabilmek için kullanılmış. Bazı durumlarda, ortaya çıkan sonuç insanın içini dağlıyor. 
−         Callie Steven, Planet Books 
Yaban Eriği Ağacında Gelen Aydınlanma, nihayetinde arapsaçına dönmüş bir ulusal kimlik, umutsuz kişisel ıstırap ve akla hayale sığmayan bir vahşet karşısında devam eden felsefi bir yaşam kutlamasıdır. Azar, insan olmanın belirleyicisi olan ikilemler karşısındaki kendine özgü anlayışıyla, kendisini izlemeye değer bir edebi yetenek konumuna yükseltiyor. 
  Anita Baset, Right Now</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93766</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e21ec38e-bc50-4e0b-8a7e-2cf06ce41344.jpg</image:loc>
            <image:title>Böyle Bir Dünyaya Çocuk Getirmek</image:title>
            <image:caption>Böyle Bir Dünyaya Çocuk Getirmek 
Umut Nedir? 
Umutsuz muyuz? 
Umut Ne Yapabilir? 
Nasıl Daha İyi Umut Edebiliriz? 
Ne Umut Edebiliriz? 
Yetişkinlerin sık sık içine düştüğü bir ikilem vardır: “Böyle bir dünyaya çocuk getirmek istemiyorum” diyenler gerçekten haklı mıdır? Yoksa dünya tüm felaketlerine rağmen yaşanmaya değer bir yer midir?  
 
Yazar Tom Whyman’ın güncesinden satırlarla açılıyor kitap. “Bugün seni ilk kez gördüm.” Yıllar sonra evladına sunabileceği bir mektubu andıran satırları, can alıcı bir soruyla sonlanıyor: “Senin için, veyahut seninle birlikte doğanlar için, mutlu bir hayat mümkün olabilir mi?” Kolay bir soru değil bu. Zaten, tam da bu soruyla cebelleşmek için yazılan bir kitap var elinizde. Yazar bir yandan kendi içine dönerek ebeveyn olmanın ahlaki ve vicdani sorumluluklarıyla yüzleşirken; diğer yandan Immanuel Kant’tan Theodor Adorno’ya, Walter Benjamin’den Mark Fisher’a, Jean Rhys’den Kafka’ya kadar pek çok yazar ve düşünüre başvurduğu azametli bir soruşturma yürütüyor. Nihai olarak cevap aranan sorular sabit: Umut nedir? Umutsuz muyuz? Umut ne yapabilir? Nasıl daha iyi umut edebiliriz? Ne umut edebiliriz? 
 
Gelir adaletsizliğinin ve geçim sıkıntılarının eşi benzeri görülmemiş bir noktaya geldiği, iklim krizinin etkilerinin hiç olmadığı kadar hissedildiği, çekmecesinde nükleer füze fırlatma tuşu bulunan takım elbiseli boomer’ların dünya lideri olduğu bir çağda, kuşakların en çilelisi ve en anksiyetelisi olan milenyaller ve onların evlatları için umut var mı gerçekten? Günümüzde bir hayli kafa yorulan bu konu üzerine kulak mollalığından ibaret esnaf kitapları çokça yazılıyor. Ancak birinci elden, samimi ve dolu bir diyaloga denk gelmek nadiren mümkün olabiliyor. Elinizde tuttuğunuz kitap, şüphesiz onlardan biri.  
  Böyle Bir Dünyaya Çocuk Getirmek, çağın berbat hallerinin en can sıkıcı şekillerde tezahür ettiği ülkemiz sakinleri için kaçırılmaması gereken bir umut koşusu. Sadece potansiyel/yeni ebeveynlerin değil, herhangi bir genç ya da yetişkinin rahatlıkla okuyabileceği ve kendisi için bir şeyler bulabileceği bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93767</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c538beb4-d853-4cfb-a098-f8358c8f235e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, çocuk gelişim alanında teori ve güncel uygulamalar açısından iyi bir bakış açısı sunmaktadır. Kitap dili anlaşılabilirdir ve pratik örnekler, araştırma bulguları ve pratik, kullanıcı dostu örnekler arasındaki bağlantıyı yansıtmaktadır.
Joan Martlew, Strathclyde Üniversitesi
Bu kitap, çocuk gelişim alanının kapsamlı ve özlü bir anlatımıdır. Erişilebilir ve okunması kolay tüm önemli alanları kapsamaktadır.
Kathryn Nethercott, Eğitim Bilimleri, Bedfordshire Üniversitesi
Çocuk gelişiminin temel yönlerine hoş bir giriş sağlayan iyi yapılandırılmış bir metin.

Sharon Colilles, Carnegie Spor ve Eğitim Fakültesi, Leeds Beckett Üniversitesi

İlk yıllara (0-6) odaklanan bu çok satan kitabın yeni baskısı, çocuk gelişimi alanındaki araştırma, teori ve güncel uygulamalara kapsamlı bir genel bakış sunmaya devam ediyor.
Bu yeni baskı, mevcut politika mevzuatı kapsamında tamamen güncellenmiştir ve şunları içermektedir:
Her bölümde öğrencilerin teori ve pratiği birbirine bağlamasına yardımcı olan yeni “Araştırma Kutuları”,
Çocukların sosyal ve duygusal gelişimine yönelik arttırılmış kapsam,
SAGE dergi makalelerine ücretsiz erişim, açıklamalı ek okumalar, web
bağlantıları ve yararlı çevrim içi materyaller içeren yepyeni bir yardımcı web sitesi.
Bu kitap, çocuk gelişimi modülleri ve erken çocukluk eğitim kursları üzerine çalışanlar için veya çocukların ilk yıllarında nasıl öğrendikleri ve geliştikleri hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen herkes için gereklidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93768</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9df09305-28a9-4648-854f-bfa9b8afd4f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Zaman İçinde</image:title>
            <image:caption>Zaman zaman içinde. İki afacan kız kardeş ve babaanneleri de zamanın içinde. Üçü de aynı yaştalar ve bir ormanda tüm dünyayı keşfe çıktılar. Birer masal kahramanı oldular; göllerde saraylara, yeraltında şehirlere konuk oldular; rüzgârlarla denizleri, uçan halılarıyla okyanusları aştılar. Balıklarla arkadaş, kentenkelelere yoldaş oldular.
Romanlarıyla Avrupa’da birçok ödüle değer görülen Letonyalı romancı Laima Kota artık Türkiye’de yaşıyor ve eserleri arasındaki tek masal kitabı olan Zaman Zaman İçinde, aynı zamanda Türkçe’ye çevrilen ilk kitabı.
İki şirin çocuğun bu iç içe olaylarla örülmüş sırlı yolculuğunda onlara eşlik etmeye var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93769</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfe15502-7f4a-4423-8cf0-dabe9dc61fed.jpg</image:loc>
            <image:title>Kerim ya da Zalim</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki derlemeyi oluşturan metinlerin hepsine; Osmanlı devlet ve toplum yapısı tartışmalarını yeniden sorunsallaştırmanın getirdiği, bir bütün olarak 1960’ların politik bağlamını yeniden sorunsallaştırmanın ya da tam tersine bu bağlama gark olmanın kokusu sinmiştir.

Osmanlı devlet ve toplum yapısı tartışmalarını gerekli olgunluğa erişemeden kesiliveren patikalar olarak görmek gerekir. Böyle bakıldığında, tartışmalar içerisinde kaleme alınan eserler, Cumhuriyet döneminde yaşanan politik, kültürel ya da sosyal sorunların kökenini Osmanlı toplumsal yapısında arama yönelimlerinden dolayı, ülkenin tarihsel sosyoloji literatürünün ilk örnekleri haline gelirler.

Açılan patikalar bir yanıyla büyük ölçüde kapanmış olup, bir diğer yanıyla önemli vukuflar içermektedir. Dolayısıyla bu metinlerle kurulacak eleştirel bir diyalog, tarihsel sosyolojinin kendini kuramsallaştırması ve kurumsallaştırması açısından elzemdir. Bu elzem mefhuma gerekli olan naçizane katkı -eğer varsa- elinizdeki kitapta yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93770</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7cdf655-d273-4e65-9217-8470e603876d.jpg</image:loc>
            <image:title>Varoluş, Kitleler, Gerçekler</image:title>
            <image:caption>“Ne dinlerin düşmanıyım, ne de dindarların, politikacıların ve inananların. Acı, haz, keyif, huzursuzluk, mutsuzluk gibi neye inanırlarsa onlar yaşanacaklardır.  Doğru olan eylem vesilesi; insanların gözlerini açmak ve doğal yapılarını keşfetmeleri için uyandırmaktır. Kimseyi koşullamak; mevcut inancından kurtarıp yenisini aşılamak peşinde değilim. Sadece bireysel olmanın doğal olduğunu; özgün ve özgür yaşamaya çabaladığımı sergiliyorum. Katı inançlardan, koşullanmış zihinden kurtulup sorgulamayı, aydınlığa kavuşmayı; zeka ve bilinci kullanmayı dile getiriyorum.

Bilindiği üzere toplumlar borç batağı, zenginlik ve yoksulluk kutupları arasında yaşarlar. Kapitalizm, neokapitalizm, emperyalizm insanları dinler benzeri modellerle yönetirler. Toplumsal kurallarla, dinlerle, resmi yasalarla birlikte kullanır, sömürürler. Emellerine adapte ettikleri din, politika, servet, mülkiyet birlikte işlev görür. Her girişim bir pişmanlık ve hüsrana gebedir; insanlar kaygı, korku, acı yaşarlar. Dolandırılır, sömürülür, tahrik ve tehditle boyun eğmeye zorlanırlar. Engelleri algılamak ve aşmak; varoluşun parçası olduğunu algılamak güçlerini açığa çıkarır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93771</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2fd493c-7a5a-4516-886b-d9c54dbe3618.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatın Ucubeleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, sınırlarda gezinen ötekilerin peşine düşmüştür. Zira ucubelik, bütün iktidar sahiplerinin politik tahayyülünü ve söylemini inşa eder. Ulus devletler, ucubeler ile sürdürülen hegemonik mücadeleler sayesinde var olurlar. Patriyarka ve heteronormativite de “makbul” olmayanları işaret eder önce. Nihayetinde cinsiyetleri, bedenleri, cinsel yönelimleri, etnisiteleri, sınıfları, dini inançları, politik aidiyetleri vb. kimlikleri ile “meşru” normların dışında kalanlar ucube imgesi altında birleşir. Bu çalışma, egemenlerin “ucube” ilan ettiği ötekilerin; İngiliz, Amerikan ve İrlanda edebiyatındaki politik konumlanışlarıyla ilgilenmektedir. Ucubelere dair hegemonik kodları deşifre etmesi ve bu imgenin edebiyata sirayetini göstermesi çalışmayı daha da özel kılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93772</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/289e8e19-9ca2-4b87-9754-c907c4b15ebc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömer&apos;in Çocukluğu</image:title>
            <image:caption>Çocukluk, insanın kayıp cenneti gibidir. Muallim Naci için de öyle. Naci, Ömer’in Çocukluğu adlı anılarında, çocukluğunun Saraçhanebaşı Mahallesini; dergâhları, mezarlığı, okuluyla iç içe girmiş mütevekkil İstanbul halkını anlatır. Bu içli çocuğun gözünün önünden babası, annesi, kardeşi, komşuları, okulu bir film şeridi gibi geçer.
Eserde Naci, çocuk ruhunu ve dilini çok güzel yansıtmakta, devrin sosyal hayatına, aile ve komşuluk ilişkilerine, insanların giyim kuşamlarına ve bazı geleneklere dair önemli bilgiler de vermektedir.
Devrine göre Türkçe’ nin en sade ve güzel eserlerinden biri olan Ömer’in Çocukluğu, Naci’nin çocukluğu ve aile hayatına dair bilgiler içeriyor ve yaşadığı yılların çocuk ruhunu yansıtıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93773</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/646ec124-9be5-4f52-9571-ed4c0e638a68.jpg</image:loc>
            <image:title>Safeviler Devrinde İran</image:title>
            <image:caption>“İran tarihini derinden etkileyen Safevîler önce bir tarikat olarak tarih sahnesinde yer aldılar, ardından siyaset arenasında boy gösterdiler. XVI. yüzyılın hemen başında Şah İsmail önderliğinde nihaî hedeflerine ulaşarak Tebriz’de Oniki İmam Şiîliğine dayalı devletin temellerini attılar. Kızılbaş ordusunun dinamizmi sayesinde on yıl gibi kısa bir sürede büyük zaferler kazanarak neredeyse tüm İran’a egemen oldular. İran’ın mezhebî yapısını kendi lehlerine çevirdiler. Ne var ki en büyük hezimeti Çaldıran Savaşı’nda Osmanlılar karşısında yaşadılar. Şah Tahmasb zamanında büyük çalkantılar yaşamalarına rağmen devleti daha da güçlendirdiler. Şah Abbas ile siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan zirve dönemlerine ulaştılar. Afganların başkent İsfahan’ı işgaliyle siyaseten zevale erdiler. 
Dünya tarihinde derin izler bırakmış Safevîlerin sıra dışı hikâyesini bu dönemin yetkin kalemlerinden Roger Savory’nin kaleminden okuyacaksınız. Bu eser İran’da otuzdan fazla baskı yapmış, Safevîlerle ilgili kült eserlerden biri hâline gelmiştir. Kuruluştan çöküşe, siyasetten sanata, mimariden düşünce tarihine kadar mükemmel bir üslupla kaleme alınmış roman tadındaki bu eseri Özgür Kolçak’ın çevirisiyle bir solukta okuyacaksınız.” 
⎼Şefaattin Deniz / Kocaeli Üniversitesi 
Safevîler Devrinde İran, Safevî hanedanı tarihini öğrenci ve tarih meraklılarına teknik terimlere boğmadan anlatmayı amaçlamaktadır. Prof. Savory, kitapta Safevî ailesinin kökenlerini, bu aileyi iktidara taşıyan ihtilalci hareketin seyrini ve 1501’de Safevî Devleti’ni kurduktan sonra Şah İsmail’i bekleyen meseleleri ele alıyor. 16. yüzyılda İran’ın çok milletli bir topluma dönüşmesini, Şah Abbas’ın Safevî Devleti’nin gücünün ve zenginliğinin zirvesine taşıyan politikalarını, 17. yüzyılın ikinci yarısındaki gerilemeyi ve nihayet Safevîlerin çöküşünü inceliyor. Kitap, dönemin siyasî tarihini işlemenin yanında Safevîlerin ekonomik ve toplumsal yapısı, bilim ve sanat hayatı ve Avrupa’yla ilişkiler bahislerinde başlıklar da ihtiva ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93774</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14a8aa0a-b829-4536-b504-f71d715ff27d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hurafeler</image:title>
            <image:caption>“Atatürk’e Yönelik Kara Propaganda!”… çalışmaya bu başlığı vermek bizim için her ne kadar üzücü olsa da tarihî misyon, millî görev ve Ata’ya olan minnet borcumuz gereği bu propagandayı organize edenleri deşifre etmek adına elzem bir başlık olduğuna inanıyoruz. “Hurafeler” ise propagandanın sonucu ortaya çıkan efsaneler ve yalanlar yumağıdır. 

1940’lı yıllardan beri Atatürk’e karşı sistemli ve bilinçli şekilde yürütülen kara propagandanın temelinde; Ata’nın şahsiyetini, kimliğini, karakterini, ailesini, özel hayatını, inançlarını, mesleki hayatını ve ömrünü adayarak milleti için inşa ettiği Cumhuriyet’i ve Cumhuriyet devrimlerini; bilerek ve isteyerek “bel altından” vurmak suretiyle “itibarsızlaştırma, küçültme, yaşanan olayları çarpıtma, kişi ve kişileri olduğundan farklı gösterme” gayreti yatmaktadır. 

Üzücü olan şudur ki Atatürk’e yönelik algı operasyonu ve kara propaganda sonucunda üretilen efsanelere, uydurma hikâyelere, safsatalara ve hurafelere toplumun belli bir kısmı inanmaktadır. Atatürk döneminde camilerin ahır yapıldığı mevzusundan tutun Kur’an-ı Kerim okumanın yasaklandığına, Atatürk’ün İngiliz ajanı olduğundan validesi Zübeyde Hanım’a atılan iftiralara, Kurtuluş Savaşı diye bir savaş olmadığından şapka takmadığı için idam edildiği söylenen din adamlarına kadar akla, vicdana, ahlaka sığmayacak onlarca hurafe, onlarca yalan, onlarca iftira… 

Elinizdeki bu kitap, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik sistemli ve bilinçli bir şekilde sürdürülen psikolojik savaş ve kara propagandayı tek tek deşifre etmek amacıyla hazırlanmış, tamamı kaynaklara ve arşiv belgelerine dayalı bir deşifre çalışmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93775</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4ecc7f5-a834-478f-b55e-8ebabc0fb3ee.jpg</image:loc>
            <image:title>İskilipli Atıf Gerçeği</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet düşmanı odakların Atatürk ve devrimlerine saldırırken kullandığı en önemli argümanlardan birisi İskilipli Atıf’ın idamı meselesidir. Belli başlı çevreler, şehit mertebesine yükselttikleri İskilipli Atıf’ın Şapka Devrimi’ne kurban edilen masum bir din adamı olduğuna inanmakta ve bunun propagandasını yapmaktadır. Bu düşünceye göre İskilipli Atıf, Atatürk döneminin güya hocaları asmakla görevli İstiklal Mahkemeleri tarafından suçsuz yere idam edilmiş bir İslam şehididir. 

Nesilden nesile aktarılan bu hikâyenin peşine düşen Refah Partisi milletvekili Hasan Mezarcı, 1992 yılında TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonuna başvurup İskilipli Atıf&apos;ın yargılandığı mahkemenin tutanaklarını istedi. Komisyon, yapılan inceleme sonucunda arşivde bulunamayan dördüncü ve beşinci defterler eksik olmak üzere İskilipli Atıf’ın yargılandığı davaya ait toplam 13 defterden oluşan Ankara İstiklal Mahkemesi tutanaklarını Hasan Mezarcı’ya teslim etti. Tutanaklardan İskilipli Atıf’ın Şapka Devrimi’ne karşı tertip edilen isyanlarda kışkırtıcı rolü olduğu için Anayasa’yı değiştirmek suçundan idam edildiği belirtiliyordu. Teâli-i İslam Cemiyetinin başkanı olan İskilipli Atıf, işgalci Yunan ordusuyla değil Mustafa Kemal Paşa’yla savaşılması gerektiğini telkin eden kişiydi ve Kurtuluş Savaşı yıllarında Yunan uçaklarından atılan ihanet beyannamelerinden de sorumlu tutuluyordu. Tutanaklardan umduğunu bulamayan odakların propagandası sonucunca Hasan Mezarcı’ya verilmeyen eksik defterlerin nerede olduğu ve neden ortaya çıkartılmadığı tartışılmaya başlandı. Bazı çevreler, bu defterlerde İskilipli Atıf’ı aklayan bir şeyler olacağına inanıyorlardı. İskilipli Atıf gerçekten suçluysa defterler neden eksikti? Neden bir şeyleri gizleme ihtiyacı hissedilmişti? Defterlerin eksik olması bile yargılamada bir hukuksuzluk olduğunu göstermez miydi?

Bu gibi tartışmalara nihayet vermek adına kayıp olduğu söylenen dördüncü ve beşinci defterlere tarafımızca ulaşılmış ve elinizde tuttuğunuz bu kitap hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93776</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59883186-51a8-4a42-bc43-c2a9f9e7f0b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim ve Şarlatanlık</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, şarlatanlar ile dâhilerin bitmek bilmez kavgasının öyküsünü anlatıyor. Neye ‘inanmanız’ değil, neye ‘inanmamanız’ gerektiğini bilim tarihinin en ‘özel’ örnekleriyle sunuyor. 
Şarlatan kimdir? Bir bilim insanı ile şarlatanı nasıl ayırt ederiz? Peki astronomlar; ne söyleseler inanmalı mı? Mars’ta hayat var mı? Ya dünya, gerçekten de düz olamaz mı? Burçlar ya da Venüs gerçekten de kalbimize yön verebilirler mi? Paranormal olaylar gerçek olamaz mı?
 
Pasteur’den Koch’a, Eric von Daniken’den Zakkumcu Doktora; alternatif tıp şarlatanlarından çubuk ile su bulmaya elinizdeki kitap; kökleri ve omurgası ile patolojik bir bilim tarihi okuması sunmaktadır. Şüpheci yaratılışa bir adım daha yaklaşmak ve dogmatik uykularımızdan uyanmamız bu kitabın en büyük dileğidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93777</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/395c975e-bc19-4847-adfe-5b9295c33fa6.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Yunan Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Alfred William Benn bu kitabında, Antik çağdaki Batı Anadolu bilgelerinden başlayarak, Doğa düşünürlerinin, Sofistlerin ve Sokrates’in çalışmalarının ana hatlarını vermektedir. Yazar, Antik dönem felsefi düşüncesini teknik olmayan yalın bir dille sunmaktadır. 
Miletli filozoflar Anaksimandros ve Anaksimenes’in arkhe anlayışları, Pythagoras Okulunda matematik ve doğa ilişkisi, Herakleitos’un ateş, akış ve logos öğretisi, Parmenides’in varlık anlayışı bu kitapta ele alınan bazı konulardandır. 

Thales’ten Sokrates’e Erken Yunan Felsefesi öğretilerine giriş yapmak isteyen okur için bu kitap kılavuz niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93778</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0884fff-f809-4073-ad8b-e05d37302ca9.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Felsefe</image:title>
            <image:caption>Bu kitap modern felsefeye kısa bir giriş niteliğindedir. Descartes’tan Comte’a uzanan modern felsefenin serüvenini yazar, açık bir üslupla okura sunmaktadır. 
Descartes’ın kuşku yöntemi; Malebranche’ın vesilecilik öğretisi; Spinoza’nın etiği ve panteizmi; Leibniz’in monadlar öğretisi; Locke’un epistemolojisi; Berkeley’in varlık ve bilgi yorumu; Hume’un  nedensellik anlayışı; Fichte’nin ben-olmayanı; Schelling’in özdeşlik felsefesi, Hegel’in tin felsefesi ve Schopenhauer’da isteme’nin anlamı, bu kitapta kısaca ele alınan konulardandır. 
Antik Yunan ve Ortaçağ felsefesinden modern felsefeye geçiş süreci ve felsefi rönesansın öncüleri Bruno Bauch, Francis Bacon ve Thomas Hobbes’un bundaki rolü, eserde ele alınan diğer konulardandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93779</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71153e17-9657-464b-a699-268b70175069.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortaçağ Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Ortaçağ felsefesine ve Skolastik düşünceye giriş niteliğindedir. Felsefenin bin yıldan fazla bir süre ‘karanlık çağlar’ı yaşadığına, hatta Aziz Augustinus’tan Francis Bacon’a kadar, bir trans halinde olduğuna inanıldı. Oysa bugün modern zihin kendi kalıplarından çıkarak bu çağlara yaklaşmayı öğreniyor. 

Modern düşünce hafife alsa da, bütün Ortaçağ felsefesi madde ve form arasındaki ayrıma dayanır. Ortaçağ düşünceSsine yön veren töz ve ilinek ayrımı, ilk madde, yeti psikolojisi ve bireyleşme ilkesi bu kitapta tartışılan konulardandır. 

Skolastik düşüncenin kökenleri, ortak özellikleri ve çöküşünü anlamak isteyen okur için bu kitap kılavuz niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93780</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a79bfb7-8270-4e78-80f1-9b035626418b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sartre İkilemi</image:title>
            <image:caption>“Başlangıçta hiçbir şey bilmiyordunuz, inanırım; sonra şüphelendiniz. Şimdi her şeyi biliyorsunuz ama hâlâ susuyorsunuz.” 
Sartre 

Geçmişte ve günümüzde çok sayıda entelektüel, kökleri hayata bakışta yatan nedenlerle çağımızın acı gerçeklerine, idamlarına, katliamlarına, soykırımlarına göz yummakta, bunlar karşısında susmaktadır. Bu suskunluğu ise ‘mantıki’ argümanlarla izah etmekte, hatta ‘tarihî zorunluluklar’ veya kutsiyet atfettikleri yapı ve kurumları koruma adına savunmaktadırlar. Sartre da zamanının birçok emperyalist ve sömürgeci saldırısına cesaretle sesini yükselttiği hâlde, göz yumulması mümkün olmayan kimi olgular karşısında kısmen susmayı tercih etmiştir. 

Nasıl olmuştur da böyle büyük bir düşünür, Sovyet Rusya’daki toplama kampları (Gulaglar) gerçeği artık bütün dünyanın gözü önünde yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladığı hâlde susabilmiştir? Hangi argümanlar onu böyle bir suskunluğa sürükleyebilmiştir? Toplama kamplarının bir gerçek olduğunu bile bile neden buna karşı açıkça sesini yükseltmekten imtina etmiştir? 

Tüm bu sorular üzerinden Sartre-Camus tartışmasını merkezine alan bu kitap, Merleau-Ponty ve Simone de Beauvoir’nın bu ‘ikilem’deki konumlanışını tarihsel arka planı ile beraber sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93781</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7444b06-2f8b-4bb0-9d50-05ce1dfc7848.jpg</image:loc>
            <image:title>Stoacılık</image:title>
            <image:caption>Stoacılar, doğaya uygun bir yaşamı, insanın ulaşabileceği en yüksek yaşamla özdeşleştirir. Doğası gereği akıl sahibi bir canlı olan insanın yapması gereken akla uygun yaşamaktır. Doğanın yoluyla erdemin yolu ise birbirinden ayrı değildir. 

Stoacı düstur, erdemli bir yaşam sürmek, doğaya ve/veya akla uygun yaşamaktır. Aristoteles ve Platon için devletle ilgili olan mutluluk problemi, artık bireyle ilgilidir. Böylece felsefe de Stoacılar için ‘yaşama sanatı’ hâline gelir. 

Bu kitap Stoacılığa kısa bir giriş yapmaktadır. Zenon’dan Seneca’ya, Cicero’dan Epiktetus’a bu kitap, Stoacılığın etik, mantık, fizik ve retorik anlayışını ana hatlarıyla sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93782</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ff2e702-85ee-4546-b99d-8cdc6d85ccd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Borges ve Ben</image:title>
            <image:caption>“Borges’in zaten hayranı olan okurlar için bu anı-roman, lezzetli bir ziyafet. 
Henüz okumayanlar içinse pek çok kişinin edebiyata dair 
düşüncelerini değiştiren bir yazara mükemmel bir giriş kapısı.” 
NEW YORK TIMES 
 
“Harika bir kitap bu. Çok eğlenceli, zekice kotarılmış, duygulandırıcı, edebiyat sevgisiyle, manzara sevgisiyle ışıl ışıl parlıyor. Parini, Borges’i ve İskoçya’yı nefis betimlemiş, derin bir sevgiyle bakmış onlara, zaman zaman da hırçınlaşmış, ama gülünesi bir hırçınlık bu. O büyük adamın bu sayfalardan savrularak çıkıp bizi olağanüstü zeki, serbest çağrışımlı ve kurnaz felsefi konuşmaları ve edebi sohbetiyle tavlayıp büyülemesi için bir romancının bütün sanatını, gerçeği farklı gösteren bütün numaralarını kullanmış. Ya Borges’in o bitmeyen talepleri… bir solukta okudum. (Parini’nin Borges ile aynı yatakta yatmasını) gece okurken öyle güldüm ki, yanımda yatan eşim uyuyamadı. Ama sonunda, gözlerim yaşardı; kitaptaki karakterlerden ayrılmak üzdü beni. Yaşlı, kırılgan, kör bir adamda bu denli psikolojik güç, bu denli dünyevilikten uzak bir masumiyet olması anlaşılır gibi değil, başkaları üzerinde nasıl bu denli ıslah edici kontrol sahibi olduğu da; ama Jay Parini, kurmaca ile anıların üstün nitelikli, Borgesvari birleşiminde bizi buna müthiş inandırıyor.” 
IAN McEWAN 
 “Bu kitabı okumaya başlamadan önceki kişi değilsiniz artık. Bu söz herhalde bir romana yapılacak en büyük iltifattır ve bu roman bu iltifatı hak ediyor.” 
Kristeligt Dagblad / Danimarka</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93783</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/323a3e33-f9bd-4bdd-bbbe-dcebee99f37f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafkaslar&apos;da Üç Firari - Gülsenemliler</image:title>
            <image:caption>“Dedem diyor ki atalarının adlarını, kim olduklarını unutanlar, kötülük yapmaktan utanmazlarmış. Çünkü o zaman insanın nasıl biri olduğunu ne çocukları bilirmiş ne de çocuklarının çocukları…” 
 
 Cengiz Aytmatov 
 
 
İnsanların kadim köklerinin peşinden gitmesi bize aristokrasinin bıraktığı bir gelenek. Gerçi artık soyağaçlarının parşömenlerde yazılarak saklandığı dönemler geçti. Ayrıca insanlar soylu bir kana sahip olup olmadıklarını merak etmiyorlar pek. O dönemler tarihin uçsuz bucaksız geçmişinde yerini aldı. 
Atadan gelen kültür, gelenek örf ve adetlerimiz hâlâ yaşamımızın içinde önemli bir yer tutuyor coğrafyamızda. Çoğunlukla da atalarımızın, nenelerimizin yaşadığı dönemleri, ailemizin bize öğrettiği davranış kalıpları sözlü bir anlatım geleneğinden besleniyor. Kuşaktan kuşağa anlatılarak bizlere gelen soy hikâyelerimiz bazen efsanelerle ve mistik ögelerle karışsa da bugün bizi biz yapan bir temel de oluşturuyor. Gürsel Şamiloğlu da babasının anlatımlarından öğrendiği tarihi bizlere edebiyatın o güçlü diliyle aktarıyor. Hem de ne tarih! Kitapta anlatılan 1820-1920 dönemi, Çarlık Rusya’sının en hareketli yılları. Kafkasya da 150 yıl aralıksız süren bağımsızlık savaşları, Kafkas dağlarında Şeyh Şamil, ‘93 Harbi, 1. Dünya Savaşı, Allahuekber dağlarında 90 bin askerin kırdırılması, Güney Kafkasya ve Anadolu’da yaşanan göç, savaş, sürgün ve kıyımlar hep bu süreçte.  Şamiloğlu bize Karabağ’da başlayan ve tüm bu olayların arasında yolunu bulmaya çalışan ailesinin göçlerle, savaşlarla, hapishanelerle bezeli öyküsünü gerçek karakterler üzerinden şiirsel bir anlatımla sunuyor.
Üç çocuğu, karısı ve babası bir anda yok edilen Ermeni Hagop’un acısıyla, canından çok sevdiği bebeği Albine ve genç karısı Dina’yı Karadeniz’in karanlık sularına gömen Çerkez Abrek’in trajedisiyle, on beş yoldaşı ve karısı Maria ile ülkesini işgal edenlere karşı savaşmak için gelen ve pusuya düşürülen Mustafa Suphi’nin hayatlarıyla kesişen Gülsenemlilerin öyküsü bu! 
 
Hakan Tanıttıran</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93784</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3246f8c5-7ef0-4d7b-80b4-cd05d119e7b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bukalemun - Çakal Avı</image:title>
            <image:caption>Tam on bir yıldır bugüne hazırlanmıştı. A&quot;lacağı intikamın ilk adımını bugün atacaktı. Bugünden sonra geri dönüşü olmayan bir yola girecekti. Aceleyle Ağrılı’nın elini öpüp başına koydu. Arkasını dönüp avluyu geçti, kapıda kendisini bekleyen araca binmeden önce başını kaldırıp, onlarla da vedalaşırcasına etrafı çevreleyen yüksek duvarlara baktı.
….Şimdi bambaşka bir dünyaya gidiyordu. Bir daha geri gelir miydi, kimse bir şey bilmiyordu... Bildikleri tek şey vardı; ölüme gidiyordu...
&quot; Ya ölecekti…Ya ölüm olacakti…&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93785</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b346b595-f421-495c-9586-358846a400ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Geldim İstanbul</image:title>
            <image:caption>Sana Geldim İstanbul, mesleğini kendi elleriyle kurduğu bir tıp merkezinde icra etmeye devam eden bir hekimin, Muzaffer Seçim Toklu’nun ömrünün çok sesli, çok renkli odalarında bir yolculuğa davet ediyor sizi.
 
Türkiye’nin güneyindeki küçük bir köyden İstanbul’a uzanan bir yaşam. Köy Enstitülü olma ruhunu tüm hücrelerinde taşıyan ve çocuklarına aşılayan öğretmen babanın altı çocuğundan birinin, küçük yaşlarda başlayan hayat mücadelesi. Kendi emeğine inancıyla ve çalışkanlıkla ayakta durmayı öğrenen bir çocuğun “büyüme” öyküsü... İçinden pazarda satılan maydanozlar, el emeği göz nuru domatesler, asmalar, sokak sokak dolaştırılan mısırlar, simitler, “yağlı ördekler”, dere kenarında kurulan yaratıcı oyunlar geçen rengârenk bir çocukluk.
 
Yılmaz Güney’in filmlerinin peşinde, elde eski bir valizle İstanbul’la teke tek karşılaşmayla başlayan bir gençlik. Ders aralarında İstanbul Hali’ne koşturan bir tıbbiyeli, daha öğrenciyken kendini acil koridorlarında EKG teknisyeni olarak bulan hekim adayı... 1960’ların Anamur’u, Gaziantep’i, 1970’lerin Ankara’sı, İstanbul’u, 1980’lerin Çorum’u... 1990’lardan bugüne ilmek ilmek örülen bir hekimlik kariyeri, kurtarılan hayatlar, tutkuyla sahiplenilen ömürlük bir mesai... Bu memleketin yetiştirdiği bir hekimin ilham veren deneyimleri, gülümseten, hüzünlendiren anıları...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93786</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7221a09e-fa57-409d-ab67-f65e0dfca098.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesur Kızlara Yol Arkadaşları 2</image:title>
            <image:caption>Çok okunanlardan olan
CESUR KIZLARA YOL ARKADAŞLARI
serisinin ikinci kitabına hoş geldiniz.
Bu kitapta da 30 benzersiz kadın kahraman var.

HEPSİ GERÇEK.
HEPSİ TÜRKIYE’DEN ÇIKTI
VE DÜNYAYA İZLERİNİ BIRAKTI.
Sen de hayalini büyük tutar, azimle çalışır,
asla pes etmezsen bu kahramanlardan biri olabilirsin.

ONLAR YAPTIYSA SEN DE YAPABİLİRSİN!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93787</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68c5083a-2394-48ec-8149-3659840df48d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençliğin Anlam Arayışı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, dijitalleşmenin beraberinde getirdiği bilgi kaosu ve yorum anarşisinin, genelde insanlığın, özelde gençliğin anlam arayışını bir krize dönüştürdüğü gerçeğinden hareketle, din ile ilişkilerdeki zorlukları aşacak, insanı beşeriyetten ademiyete, ademiyetten insaniyete yüceltecek bir yol haritası sunmaktadır. Bilhassa gençlerimize sanal ekran uygarlığında hayâ ile nasıl hayat bulanacağına dair bir usûl önermektedir. 
 
Ayrıca bu kitap, “Batı, İslam’a neden Peygamberimiz üzerinden saldırıyor? Din ve medeniyet açısından Kudüs ve Mescid-i Aksa bizim için ne ifade ediyor? Ayasofya’nın, İslam’ın mabet hukukunda nasıl bir yeri vardır?” gibi güncel meselelere derinlikli dinî bakış açıları getirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93788</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a203675f-6ca6-4248-972c-1fc9f678417e.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam&apos;da Zor Zamanlar</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, son salgınla hayatta kalabilme kaygısına kapılan, inanç dünyası derinden sarsılan topyekûn insanlık ailesinin, sadece salgını değil, genel olarak zor zamanları İslam’ın berrak hakikatleri ışığında anlama ve anlamlandırma çabasına, katkı sunmayı hedeflemektedir. 
 
Bu amaçla “musibetleri afet olarak değil, ayet olarak telakki etme; ayetleri ise ibareler üzerinden değil, ibretler üzerinden okuma” prensibini işler kılmayı önermektedir. Zor zamanlarda hüznümüzü sevince, mahrumiyetimizi rahmete, muhasaramızı muhasebeye dönüştürmenin yollarını aramaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93789</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0e48d4e-705c-46f1-8c66-5318080357de.jpg</image:loc>
            <image:title>Hürriyet Gecesi</image:title>
            <image:caption>Ömer Seyfettin, öykücülüğümüzün kilometre taşlarından biri olarak kısa ömrüne yüz elliden fazla öykü sığdırmakla kalmaz, Türk edebiyatını halkın diliyle buluşturmanın mücadelesini de verir. Bilhassa Yeni Lisan manifestosundan sonra kaleme aldığı öykülerde, sav unduğu fikirlerin doğrultusunda bir dil anlayışı göze çarpar. “Bahar ve Kelebekler ” bu öykülerin ilkidir.

Ömer Seyfettin, döneminin tartışmalarını, çelişkilerini, yaşanan toplumsal değişimi ciddiye alır. Doğu ve Batı, alaturka ve alafranga, eski ve yeni çatışmasını kimi zaman Balkanlar’da bir askerin, kimi zaman İstanbul’da bir muharririn kimi zamansa taşrada bir memurun gözünden anlatır. Çocukluk, Balkan coğrafyasında yaşanan hadiseler, Türk kimliğinin inşası, kadın ve erkek münasebetleri, liyakatsiz tiplerin hicvedilmesi, taassup eleştirileri de Ömer Seyfettin öykülerinin izlekleri arasındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93790</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f005ea43-8e6f-4edf-8dc5-7c487477f090.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikmetü&apos;l İşrak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İşrâk felsefesinin fikrî-tarihî bağlamı şimdiye kadar tam olarak ortaya konulmuş değildir. İşrâkîlik, genelde Meşşâî ve özelde İbn Sînâ felsefesine bir tepki olarak görülmüş, kadim Farsî unsurlar içeren, mistik-sezgisel bir felsefe olarak tanımlanmıştır. Esasında bu unsurlar Sühreverdî’nin İşrâkî felsefesinde vardır, ancak bu unsurların İşrâkîliğin bütünlüğü içindeki yeri ve hakeza İşrâkîliğin genel İslâm felsefesi içindeki konumu henüz doğru şekilde tespit edilememiştir. 

İşrâk felsefesi Gazzâlî’nin felsefeye ve filozoflara yönelttiği eleştirileri itibara alan ve felsefenin fikrî, dinî ve ahlâkî yönünü ona göre reforme eden bir felsefedir. Gazzâlî’nin “yerlilik” içerikli eleştirilerine de yeterince cevap olduğu için, her ne kadar Sühreverdî’nin kendisi ilhad suçlamalarıyla dönemin Eyyûbî yönetimi tarafından öldürülmüş olsa da, felsefesi gerek açıkça ve kendi adıyla, gerek derinlerde ve başka isimler altında varlığını sürdürmüştür. 

İşrâk geleneğinde Sühreverdî’nin kendisi ve doğrudan öğrencileri birinci halkayı, Şehrezûrî ikinci halkayı, İbn Kemmûne (ö. 683/1284) üçüncü halkayı, Kutbüddîn Şîrâzî (ö. 710/1311) ise dördüncü halkayı oluşturur. Dolayısıyla Şehrezûrî, başta Hikmetü’l-İşrâk Şerhi olmak üzere yazdığı eserler aracılığıyla İşrâkî geleneği sonraki nesillere aktarmada önemli bir rol oynamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93791</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f87baa6c-4670-4c0d-8c69-b8d2f4fd34f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Üstad Dedi ki</image:title>
            <image:caption>MÖ 551 ile 479 yılları arasında yaşamış olan Konfüçyüs (Kung-fu-tzu ya da Üstad Kung) önce filozof, sonra hoca ve ayrıca toplumsal yenilenmeyi sağlayan bir devlet adamıdır. Gerek teorik düşüncelerini gerekse de tecr übelerini aktararak halka önderlik etmiştir. Halkın sevgisini kazanmış, çok sayıda öğrencisi olmuştur.

Öğrencileri tarafından Konfüçyüs’ün sohbet ve konuşmalarından derlenen Üstad Dedi ki’de filozofun gündelik hayata, devlet yönetimine, geleneklere, ahlaka, erdemlere ve bugün de toplumsal yaşamın ayrılmaz parçası olan çeşitli konulara dair düşünceleri toplanmıştır.
Filozofun açık, sade ve güzel bir üslupla aktardığı öğretisinin günümüze de ışık tutacağı kuşkusuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93792</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3a00fda-6406-49ce-8046-5f1b82063cd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Siyaset ve Kültürel Çeşitlilik</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de kültürel yapı, tarihselliğinin ürünü olarak çeşitli ve çok katmanlıdır. Cumhuriyet döneminin Kemalist siyaset anlayışı, bu çeşitliliği yansıtacak bir zemin inşa edemediği gibi, kendisine muhalif siyasal hareketlere de izledikleri yol bakımından ilham vermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93793</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ad4a0fd-3df6-42ad-a209-5cef4c0f1b40.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Kültürel Tarihi</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca, hayat tecrübemizin en soyut, geçici ve anlaşılması güç fenomenlerinden biri olan zamana bir düzen dayatıp ölçeklendirmeye yönelik karşı konulamaz bir ihtiyaç hissettik. Özellikle yeni binyılın başlangıcından itibaren, zamanın doğasına duyduğumuz hayranlık ve onu tanımlama girişimlerimiz yeni seviyelere ulaştı. Bedenlerimiz, makinelerimiz ve yıldızlarla ölçtük onu. Günümüzün modern dünyasında, doğanın algıladığı zamanı parçalara ayırdık, düz bir çizgi hâline getirdik ve anlaşılmaz bir hâl alana kadar uzattık.

Peki tüm bu çabaya rağmen takvimlerimiz ve saatlerimiz gerçekte neye hizmet ediyor? Takvimimizin antik ve “ilkel” halkların kullandıklarından ne farkı var? Bugün, yirmi birinci yüzyılda; zamanın doğallıkla atan nabzından, atalarımızın olduğundan daha mı uzaktayız?

Anthony Aveni, zamanı algılama, tanımlama ve ölçme biçimimizi; astronomiden biyolojiye, mimariden teolojiye çeşitli disiplinler çerçevesinde tarihsel bir bakış ile ele alıyor.

“Üst düzey bilim ve iyi üslubu bir araya getiren eşsiz bir eser. Hayatlarımız, hatta atalarımızın hayatları; ustalıklı takvimler tarafından düzenlendi. Yalnızca aynı zamanda antropolog ve arkeolog olan bir astronom, böyle karmaşık bir meseleyi bu derece iyi bir üslupla anlatabilirdi.”- Michael D. Coe (Antropoloji Profesörü – Yale Üniversitesi)

“Hiç kimse, bizlerin ve atalarımızın zamanın ipliğine bağladığı anlam düğümlerini çözme konusunda astronom Anthony Aveni’den daha donanımlı olamazdı. Bu kitap, tüm geçmişimizi ve akıp giden zamanın zihinlerimizde bıraktığı izi, bir kol saatinin saniyelik hareketinin ilgi uyandırıcılığı ve dijital bir okumanın netliği ile keşfediyor.” - E. C. Krupp (Griffith Gözlemevi ve Planetaryum Direktörü)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93794</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dec44e5-b580-4031-80c4-72f15daa079b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sebaste - Phrygia (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sebaste (Phrygia)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93795</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfe4dd22-7fab-494c-a2d3-ef946187a405.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkesin Şarkısı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çok yüksekteki, küçücük bir pencereden yumuşacık bir nağme duyuldu. Bir melodi, bir şarkı, çok hoş bir ses. Rüzgâra karışıp şehre indi. Bu şarkı yaşlıları genç, yalnızları mutlu hissettirdi. Tüm kasabayı neşeye boğdu, iyilik yapmak için heveslendirdi. Şarkıyı kimin söylediğini kimse bilmiyordu, ancak bildikleri şey şarkının onlara iyi geldiğiydi. Ta ki bir gün şarkı susana dek. Kasaba halkı ne yapacaktı? Bunun kararını vermek yine onlara bağlıydı... Herkesin şarkısını kurtarmanın bir yolunu bulabilecekler miydi? 
 
Bu mükemmel, şiirsel hikâyeyle ilk resimli kitabını ortaya çıkaran Lucy Morris; müziğin getirdiği neşeyi, birlik olmanın önemini ve küçük inceliklerin güzelliğini herkese tanıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93796</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4392304e-eed2-4fba-a60e-71d0cb2e65b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamaklar</image:title>
            <image:caption>“Seni bağışladım. Artık sen de benim gibi yalnızsın. 
Seni affettim. Artık ben de senin gibi yalnızım.” 
 
 
Aynı düşüncelerle aynı yöne bakıp aynı şeyleri hissederken bile yalnızlığın ağırlığından kurtulamayan Kenan ve Füsun, geçmişin kırıklarını onarıp hayatın çatlaklarını kırılgan bir inançla doldurmaya çalışırken birbirinde teselli bulamamanın çaresizliğiyle yüzleşiyor. Berikinin hikâyesinden sızan acı ötekinin ayağına dolanıyor; ötekinin ruhunu kemiren hasret berikinin kanadını kırıyor. Sevmek yetmiyor; koca dünya bir ev, iki eksik bir tamam etmiyor: Her tanrı bir gün gömülüyor. 
 
Caner Almaz, beraber yürünen yolların, bugünün ilacını geçmişte arayanların, herkesten çok kendisiyle konuşanların, hevesleri korkularında boğulanların, mağdur edildikçe zalimleşip bağışladıkça kendine kalanların hikâyesine taze bir nefes katıyor ilk romanıyla: “Nasıl oluyor bu yaşamaklar, insanlar hayatı nasıl atlatıyor?” 
  “İçim ağrıyordu, bunu kimseye anlatamazdım. İş çıkışı anneme uğradım. Yatağında bir tüy gibi, öylesine narin yatıyordu. Baş ağrılarından şikâyet etti. ‘Anne,’ dedim, ‘Füsun gitti.’ Bana uzun uzun baktı. Öyle şefkatle baktı ki ağlayasım geldi. ‘Gitmemiştir oğlum, içinde bir yerlere saklanmıştır. Öyle kolay gidilir mi?’”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93798</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e71c8e7c-fbc2-437b-8d37-155f88e63480.jpg</image:loc>
            <image:title>Tutkunun Sessiz Çığlığı</image:title>
            <image:caption>&quot;Fedolya’ya ya da bir başka kümeye ait değildi. Kendine aitti ve bu, cesaret gerektiren bir durumdu. İzole edilmiş bir yaşam layık görülmüştü ona. Dayatılmıştı da. Tespitlerini, tutkularını bir kenara bırakması istenmişti. Bunun için zorlanmıştı. Tüm bu çabalara rağmen, ne yazık ki kendinden bekleneni verememiş, kümesel yaşama ayak uyduramamıştı.&quot; 

İlk romanı Hayal Avcısı ile edebiyat dünyasına adım atan yapan Cengiz Zıypak, ikinci romanı Tutkunun Sessiz Çığlığı ile bireysel bir çırpınışın nelere mal olabileceğini, nasıl zaferle sonuçlanabileceğini, her yaştan okurun beğenisini kazanacak bir anlatım diliyle gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93799</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94036dc1-9e5b-41a8-89e0-c980482d8e3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzelleşiyorum</image:title>
            <image:caption>İnsanlık var olduğundan bu yana arayış içindedir. İnsanlık
hakikati arar ve içinde var olan bu arayış ölene dek
devam eder. Hakkı ve hakikati ararken yoldan çıkmak,
iyi ve kötünün yoldan ayrılmasına benzer. Bunu hırs ve
ve azim duygularına benzetebilirsiniz. İnsanlar azmettikleri
her şey için bir bedel öderler. Hırslarına gafil olan
hiç kimse bedel ödemez. Ödemedikleri her bedeli bir
başkası öder. Sonuçta da akıl ve ruh sağlığı, hatta birtakım
sağlıkta bozgunculuğa sebep olur.
Unutmayın, vücudunuzdaki tüm bakımları yapabilseniz
bile ruh sağlığınızdaki sıkıntıları çözebilmek için hayatı
farklı açılardan ve perspektiflerden görebilmek gerekir.
Belki de aradığınızı bulabilmek için başka yerlere
bakmanız gerekiyordur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93800</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d838975-f754-43aa-9508-3049b183c656.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözlü Edebiyat Gözlemleri</image:title>
            <image:caption>Pertev Naili Boratav (1907 Gümülcüne, Darıdere [Zlatograd-Bulgaristan]-1998 Paris) 

P. N. Boratav&apos;ın bu kitabı, “Observations préliminaires (Littérature orale)” L’Épopée et la “ḥıkāye”; Le conte et la légande; Les proverbes; Les devinettes; La poésie folklorique; La Littérature des ‘āšïq başlıklı Fransızca yazılarının çevirisidir.  Kitaba, ilk yazının başlığının adı verilmiştir. 

“Türk halklarının sözlü edebiyatı, farklı türleri ve biçimleri çerçevesinde ve tüm karakteristik özellikleriyle, sadece, hâlâ varlığını sürdüren gelenekteki çağdaş örneklerine ve en erken geçen yüzyılın başlarında itibaren filologlar ve halkbilimciler tarafından derlenmiş, yazıya dökülmüş, çevrilmiş ve çözümlenmiş metinlere bakılarak incelenebilir. Ama bu durumda bile mesele, her zaman, düşünüldüğü kadar basit değildir. Masallar, atasözleri, bilmeceler, ninniler, tören veya iş türküleri gibi sıradan insanların ağzından derlenen metinler incelenmek istendiğinde, elbette hiçbir sorun yoktur.  Bir hikâye söz konusu olduğundaysa mesele karmaşıklaşır.... Sözlü halk edebiyatı -en azından ortaya çıkışlarının bir kısmında- bu doğal belirsizliği barındırırlar; sözlü halk edebiyatının bir ayağı folklorda bir ayağı da tam anlamıyla edebiyattadır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93801</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/690acf55-e672-4a32-8695-f9a0caf48d8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Monadoloji</image:title>
            <image:caption>Doksan paragraflık küçük bir kitapçık olan Monadoloji, bize, Leibniz felsefesinin özetini sunar. Descartes’la başlayan, varolanı töze indirgeyip sonra da tözden, tözün çeşitlerinden sözeden felsefe görüşleri, yerlerini, Leibniz’de bilmenin öne çıkmasıyla birlikte, tözü artık varlıkla değil bilmeyle ilgisinde ele alan felsefe görüşlerine bırakacaklardır. Monadoloji, felsefe tarihinde, töz kavramına ilişkin bu kırılma noktasının bulunacağı kitapçıktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93802</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24228225-3f43-42f6-9feb-0fd1a9dbff7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kambriyen Patlaması</image:title>
            <image:caption>Başlangıcı günümüzden yaklaşık 540 milyon yıl öncesine uzanan Kambriyen dönemi, yeryüzündeki hayvan yaşamının olağanüstü biçimde çeşitlendiği bir zamana denk gelir. Bu dönemin başlarında gözlenen, daha önceki dönemlerdekilerle karşılaştırılmayacak denli morfolojik, anatomik yeniliklerle karakterize edilen bu olağanüstü çeşitlenme Kambriyen Patlaması olarak adlandırılmıştır. Jeolojik olarak son derece kısa bir zaman diliminde, 10-15 milyon yıllık süre zarfında gerçekleşen bu çeşitlenme ile günümüzdeki hayvan gruplarının hemen tamamının kök ataları evrimleşmiştir. 

Kambriyen Patlaması: Yaşamın Tarihindeki Büyük Devrim, gezegenimiz yaşam tarihindeki bu olağanüstü döneme odaklanıyor. Elinizdeki kitap kambriyen patlamasına ilişkin olguları özetle vermesinin yanı sıra, bu devrime ilişkin neden açıklamalarının jeoloji, paleontoloji, evrimsel gelişim genetiği ve ekoloji ile harmanlanan modern resmini de kısaca aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93803</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4db95d7a-6731-40c3-a3e0-ec41919d1e4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaten Yoktular</image:title>
            <image:caption>Yazar Oğuz İnel filozof Slavoj Žižek’in düşünce ve metinleriyle bir diyaloğa giriyor bu kurmaca söyleşide: Sorular, bağlantılar ve örneklerle hem Lacan düşüncesini hem kendi düşüncesini açmaya sevk ediliyor Žižek. İki oturum olarak tasarlanmış kitapta  ilk bölümde arzu, gerçek ve özgürlük gibi kavramlar üstünde durulurken, ikinci bölümde salgın, din, terör ve demokrasi gibi güncel ve siyasal meseleler ele alınıyor. 
 
Žižek’i okumak ve yeniden okumak isteyenler için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93804</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffeaf8a2-e551-47ad-8987-059f1cff242c.jpg</image:loc>
            <image:title>Karabibik</image:title>
            <image:caption>Karabibik yalnızca “gerçekçilik” anlayışının Türk edebiyatındaki ilk başarılı örneklerinden biri olmasıyla değil, köyün ve köylünün konu edildiği ilk yapıtlar arasındaki ayrıcalıklı yeri ile de her zaman önemini koruyacak bir kitaptır. Kitabın başında yer alan önsöz, çoğu araştırmacı tarafından, realizm ve natüralizmin edebiyatımızdaki ilk bildirisi sayılmaktadır. Nabizade Nâzım’ım bu yapıtından önce de Anadolu’ya, köye ve köylüye yönelme denemesi sayılabilecek birkaç örneğe rastlansa bile yaşantısı, kültürü, birbirleriyle ilişki ve iletişim biçimleri, düşünce ve duygu dünyaları, sorunları ve elbette diliyle köylüyü, köyü asıl anlatan kitap Karabilik’tir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93805</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1938400b-e8a6-4a60-8b18-730d5379bb2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Senfonisi - Eylül</image:title>
            <image:caption>Aşk belleğimizde yer eden, bizi derinliklere iten duyguların büyüleyici serüveni. Yaşamın renk cümbüşünde aşka biz olmayı dâhil ederek sevinç ve hüzünlerde insani duygularla kanatlanmış sözcüklerin biricik dünyasında yolculuk. Saniye Gündüz Yıldırım’ın bu sanatsal çalışmasında aşkın yanı sıra bir kadının ince ruhuyla tabiat, çocuk, anne, yalnızlık, özlem ve emeğe dair enfes şiirlerinin de duygu dünyasına girme fırsatı bulacaksınız. Sanat eğer bir arınma/arındırma ve farklı bakabilme ve hissettirebilmeyse işte bu şiirler tam sizin ruh dünyanıza göre. “Aşk Senfonisi Eylül” okuyarak, düşünerek, ve hissederek anlam katmanlarını genişletmek üzere sizi edebiyat ve sanatın kendi eşsiz ve sonsuz dünyasına davet ediyor… 
                                                                                                                               Editör’den</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93806</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17b4a24f-423a-4ac2-b2f6-635e748e4c46.jpg</image:loc>
            <image:title>İntibah</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatında Batılı roman anlayışına uygun ilk edebî eserin İntibah olduğu, edebiyat tarihçileri ve eleştirmenler tarafından kabul edilmektedir. Namık Kemal’in Magosa’da sürgünde iken, 1873-1875 yılları arasında Son Pişmanlık adıyla yazdığı bu roman, sansüre uğrayarak İntibah yahut Ali Bey’in Sergüzeşti adıyla (“Ali Bey’in sergüzeştini hâvîdir” açıklamasıyla) 1876’da yayımlanır. Roman; konusunun bir ölçüde toplumsallığı, yer ve kişi ögeleri ile betimlemelerindeki gerçekçiliği, olay örgüsünde görülen inandırıcı olma çabası, kimi zaman psikolojik çözümlemelerin öne çıkması, teknik yönden modern anlayışa uygun yanlarının bulunması gibi özellikleriyle Türk romancılığında yeni bir yolun açılmasına öncülük etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93807</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61daf05f-d0b2-42d0-8172-f7290ee8d6fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Afganistan</image:title>
            <image:caption>Afganistan denilince, savaşa, çatışmalara ve işgalcilerine odaklanmak, ülkenin halkını ve tarihini gölgede bırakıyor. Bu ülke ve halkı, repliklerini başkalarının söylediği uzun soluklu uluslararası bir dramada, belli belirsiz bir dekora dönmüş durumda. Afganlar bu dramada sürekli yerleri ikame edilen, elleri silahlı bir koro gibi rol alıyorlar. Elinizdeki bu kitap dramayı farklı kurguluyor. Ülkeyi ve ülkenin siyasi dinamiklerini anlamak için Afganlar bu kitabın başrolünü oynuyor. 18. yüzyılın ortasında siyasi bütünlüğe kavuşan bu çileli ülkede yöneticilerin siyasi meşruiyeti nasıl elde ettikleri ve ülkeye nasıl düzen getirdikleri ya da getiremedikleri sorusu irdeleniyor. Boston Üniversitesi antropoloji profesörlerinden Thomas Barfield’in Afganistan’da geçirdiği uzun yıllardan sonra kaleme aldığı bu eserde, Afganistan’ın aşiret yapıları, yabancı istilalarının sebep ve sonuçları hakkında tahliller yaptığı gibi ülkenin geleceği hakkında öngörülerde bulunmaktan da imtina etmiyor. Türkiye’de Afganistan ve Orta Asya literatüründe yeni bir saha açacak Afganistan, Politik ve Kültürel Bir Tarih, bir kadim ülkenin nasıl İngiliz, Sovyet ve nihayetinde Amerikan imparatorluklarının “mezarına” dönüştüğünü merak eden her okur için önemli ve değerli bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93808</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3e80544-cd13-432a-bcd9-26a68499120a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hanehalkı Borçlarını Silin</image:title>
            <image:caption>Johnna Montgomerie, kendinden önceki borç eleştirilerinin aksine borcu ve krediyi bizatihi kötü bir şey olarak ele almamakta fakat doğru ve yerinde kullanımla iyiye hizmet edebileceğini öne sürmektedir. Dolayısıyla bu kitaptaki önerisi, yalnızca borçla cebelleşen insanlar için değil borca batmış ekonomi için bir rahatlama ortamı yaratmak adına finansal sistemin sunduğu mekanizmaların kullanılmasıdır. Hanehalkı borçlarının silinmesi ve kredinin kamu yararına uygun kılınması, ödül ve servet kadar risk ve zararın da borçlu ve alacaklılar arasında eşitçe paylaşıldığı yeni bir ekonomi inşa edecektir. Elinizdeki kitap, hanehalkı borcunun yakıcı bir toplumsal mesele hâline geldiği bir zamanda neler yapılabilir sorusuna radikal olduğu kadar somut bir çözüm önerisi sunmaktadır. Kitap, sade ve anlaşılır üslubu ile genel okuyucu kitlesine de hitap etmekte ve bugün hemen herkesin hayatında önemli bir iz bırakan borç meselesinin kara kutusunu açmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93809</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9e39e20-7d40-454a-88f7-ed99e22526fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Pendname</image:title>
            <image:caption>Dünyada kimin itibarlı olduğunu bilir misin? Bakışı temiz olan kişi. Bu devran insana vefâlı olmaz; zulmeder, sevgiyle işi yoktur. Üzüntü gününde seninle beraber olanı sevinç gününde de sor, mutlaka. Nimet gününde biriyle alakadar olursan, dert gününde sana yardımcı olur.

Horasanlı meşhur şair ve mutasavvıf Ferîdüddîn-i Attâr’ın (ö. 1221) kaleme aldığı ve ülkemizde Pendnâme ve Pend-i Attâr adlarıyla anılan elinizdeki bu öğüt kitabı, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde büyük alaka görmüş klasik eserlerden biridir. Aslı Farsça olan Pendnâme, klasik bütün kitaplarımız gibi yüce Allah’a hamd u niyaz ve Peygamber Efendimizi övmekle başlayarak, özellikle genç yaşta öğrenilip hayat boyunca uygulanması gereken kuralları ve alışkanlıkları belirli başlıklar altında işlemektedir. Eserde olgun insan ve erdemli toplum hedefi için açıklanması gerekli görülen hususlar, dini kaynaklara ve geleneğe dayalı olarak sıralanmaktadır. Dokuz yüz kadar beyit içeren ve mesnevi nazım şekliyle kaleme alınan bu eser, aynı zamanda bir görgü kuralları kitabıdır. Bu özelliğiyle Pendnâme; nasîhatnâme, siyâsetnâme ve ahlak kitapları arasında anılmaktadır. Eser okunurken, geçmiş asırlardaki tercihler ve hayat şartları hatırda tutulmalıdır. Anadolu’dan Hindistan’a kadar İslam dünyasında asırlarca ellerde dolaşan; Türkçe başta olmak üzere Arapça, Hintçe/Urduca, Fransızca, Latince, İngilizce, Almanca ve bazı başka dillere de tercüme edilmiş olan Pendnâme, nasîhatnâmelerin İslâm kültür coğrafyasındaki en meşhur örneklerindendir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93810</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60dc66c6-c1f0-4d57-af8d-9676e2df192f.jpg</image:loc>
            <image:title>Geveze</image:title>
            <image:caption>YILIN EN İYİ KİTABI seçkilerinde 
WASHINGTON POST • BBC • USA TODAY • CNN • KIRKUS • BEHAVIORAL SCIENTIS 
 
Benzersiz bir becerimiz var: iç sesimiz. Hedeflerimize ulaşabilmemizi, yaratabilmemizi, mutlu anlarımızı zihnimizde tekrar tekrar yaşayabilmemizi ve kim olduğumuzu tanımlayabilmemizi ona borçluyuz. Ama bu bilgelik kaynağı, en çok ihtiyaç hissettiğimiz anlarda en acımasız düşmanımıza dönüşebiliyor. Acı veren duyguları aklımıza sakız yapıyor, utanç dolu anlarımızı zihnimizde tekrar tekrar canlandırıyor, bizi düşüncelerimizin kıskacından kurtarmıyor, aksine sinsi bir şeyin doğmasına yol açıyor: dırdırcı iç ses. 
 
İç sesin hem yardımsever bir süper güç hem de bizi yaralayan yıkıcı bir kriptonit olmasının yarattığı kaçınılmaz gerilim, insan zihninin en büyük bilmecelerinden biri. Peki yok mu onu dizginlemenin bir çaresi?     
 
Ödüllü nörobilimci ve psikolog Ethan Kross büyük yankı uyandıran kitabı Geveze’de sayısız vaka ve araştırmadan yararlanarak, iç sesi dizginlemek için bir dizi araca sahip olduğumuzu gösteriyor. Aslında hep gözümüzün önünde olan ama farkında olmadığımız; kullandığımız sözcüklere, anlattığımız hikâyelere, sevdiklerimizle yaptığımız konuşmalara, alışkanlıklarımıza, hatta bazen tuhaf ritüellerimize gizlenmiş araçlar. 
 
Etkileyici, sürükleyici, aynı zamanda da özgün bakış açıları ve ipuçlarıyla dolu Geveze, kendinizle yaptığınız konuşmaları sonsuza dek değiştirecek ve daha mutlu, daha üretken bir yaşam sürmenize yardımcı olacak bir kitap. 
 
&quot;Çığır açıcı.&quot; 
Susan Cain 
 
&quot;Başyapıt.&quot; 
Angela Duckworth</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93811</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eb44643-c1a3-4b6a-9387-5ba0513ca2e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yılanbalığının Yolu</image:title>
            <image:caption>34 Dile Çevrilen Uluslararası Çoksatan 
 
2019 August Ödülü * 2020 Goodreads Okur Ödülleri Adayı * 2021 Carnegie Madalyası Adayı 
 
 
Patrik Svensson yılanbalığı tutmayı küçük yaşta babasından öğrenmişti. Baba oğul saatler bazen günlerce, birlikte ama sessizlik içinde, bilinen en gizemli yaratığın peşine düştüler. 
Doğabilimlerinde anıldığı şekliyle “yılanbalığı sorusu”, Aristoteles’ten Freud’a pek çok parlak zihnin çözmeyi deneyip başarısız olduğu, yaşama dair en büyük muammalardan biri. Bugüne dek hiç kimse yılanbalıklarını çiftleşirken görmedi ve hiç kimse onların neden sadece Sargasso Denizi’nde doğduklarını ve okyanuslar aşıp binlerce kilometre yaptıktan sonra neden ölmek için yine aynı denize döndüklerini öğrenemedi. 
Peki yılanbalığının bu döngüsel yolculuğu insanın anlam arayışı hakkında ne söyleyebilir? Ne kadarını bilmek mümkün: bir yılanbalığı veya bir insan hakkında? 
Svensson yıllar sonra babasıyla anılarının izini sürmeye karar verdiğinde, aralarındaki en kuvvetli bağın peşinden gitmesi gerektiğini anlıyor. Gizem dolu yılanbalığını incelerken bir taraftan da çocukluğuna dönüyor. Bu dolambaçlı yolda yılanbalığı sorusu hayatın ta kendisine dönüşüyor: Nereden geldim? Nereye gidiyorum? Bütün bu yolculuğun anlamı ne? 
İsveç’te prestijli August Ödülü’nün kazandıktan sonra uluslararası bir yayıncılık hadisesine dönüşüp otuz dört dile çevrilen Yılanbalığının Yolu, sırlarla dolu bir hayvanın ve arayışla geçen bir yaşamın birbirlerine dolanarak oluşturdukları çarpıcı, büyüleyici bir masal. 
 
YILIN EN İYİ KİTABI seçkilerinde 
 Washington Post • Time • Amazon • Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93812</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f65c95c-101b-42c6-adcc-cf34c536f759.jpg</image:loc>
            <image:title>Neyse O</image:title>
            <image:caption>Yaşadığını ve gördüğünü tüm çıplaklığı ile şiire dönüştüren Asena Kahraman NEYSE O diyerek son noktayı koymuştur. 
 
Oldukça sade bir dille kaleme alınan şiirlerin kısa ve öz olması akıcılığı sağlamıştır. 
Kendi yorumunu fazla katmayan şaire bende katılıyorum ve NEYSE O diliyorum. 
Asena Kahraman’ın ilk denemesi olan bu kitabı zevkle okuyacağınızı umarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93813</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68aa2d16-a7dd-4d86-836f-26da15c00c60.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Mevsimde Üç Bahar</image:title>
            <image:caption>Hatıralar perde perde 
Yedi yirmi dört her yerde 
Dostlar çağırır gel der de 
Ben kayıtsız kalır mıyım 
 
Kalmadım tabii elbette 
İşi bağladım niyette 
Sıra şimdi harekette 
Ben sizlersiz olur muyum 
 
Sevgimiz bir saygımız bir 
Üzüntümüz kaygımız bir 
Düşüncemiz duygumuz bir 
Başka hava solur muyum 
 
Özledikçe gözüm seyer 
Ne çok özlemişim meğer 
Ölmez sağ çıkarsam eğer 
Bağlasalar durur muyum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93814</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ac249d6-3d16-439d-b785-174bc809b6e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Afrika Seyahatlerim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Hâlden anlamak için insanlığın hâllerine 
şahit olmak gerek. Yurt dışı yolculukları benim için, insanlık tecrübelerine şahitlik edip sorumluluklarımızı yeniden hatırlamak demek. 
 
Dünya üzerinde gidip gördüğüm her ülke, 
göz göze geldiğim her insan, bana aslında ‘öteki’yi değil, yakınlıkları anlattı. Yunus Emre’nin 
‘Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz’ diyerek tüm dünyaya miras bıraktığı öğüdün mahiyetini billurlaştırdı. 
 
Afrika seyahatlerim, benim için kapağı kapanmayacak, ömrüm vefa ettikçe yeni satırlar eklenecek bir defter. 
Bu defterin temiz sayfalarına, Afrika’ya dair huzur ve refah dolu satırların yazılmasını içtenlikle arzu ediyorum.” 

Emine Erdoğan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93815</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5acc70d5-52d0-41a7-9085-d4728cbfd001.jpg</image:loc>
            <image:title>Etik, Hukuk ve İnsan Hakları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap farklı tarihlerde ve farklı kurumlarda Hocanın öğrencisi olmuş, birçoğu onun danışmanlığında tez yazmış, kimileri bugün kendi alanlarının en iyileri arasına girmiş kişilerin yazılarından oluşuyor. Yazıların bir kısmı İoanna Kuçuradi’nin değerler, etik, sanat felsefesi ve insan haklarıyla ilgili görüşlerini inceleyen, bir kısmı onun görüşlerini başka filozofların görüşleriyle karşılaştıran, bir kısmı ise onun görüşlerinden hareketle günümüz teorik veya pratik sorunlarını ele alan özgün incelemelerdir. Hepsinde ortak olan şey ise, Hocanın felsefe yapma biçiminden veya onun görüşlerinden şu ya da bu biçimde etkilenmiş olmaları ve kendi uzmanlık alanlarında karşılaştıkları teorik veya pratik sorunların çözümünde onlardan yararlanmalarıdır. 
 
Etik, İnsan Hakları, Hukuk Felsefesi ve Sanat Felsefesi olarak dört bölümden oluşan bu kitap, Sevgi Şahintürk, Nebil Reyhani, Nazile Kalaycı, Berfin Kart, Zuhal Kişin Köseoğlu, Özge Yücel Dericiler, Elif Dilan Kara, Yunus Düger, Aris Abacı, Elif Şahin Hamidi, Gülriz Uygur, Nadire Özdemir, Zeynep İspir, Bülent Altun, Olcay Karacan, Damla Alver, Çetin Türkyılmaz, Türkân Soman Çelik ve Ozi Huntürk’ün yazılarını biraraya getirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93816</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85633334-f1b4-4793-9dda-8322117ca310.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 TYT Geometri Föy Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Sevgili Öğrenciler, 

Soru bankamız geometri konularının öğrenilmesi ve pekiştirilmesi için adım adım hazırlanan föylerden oluşturulmuştur. 
Her föy konu bazlı hazırlanmış olup içinde 4 adet test bulunmaktadır. 
Her föyde &quot;Öğreten&quot; ve &quot;Kazandıran&quot; sorulara yer verilmiştir. 
&quot;Net Artıran Testler ’de yeni nesil sorular yardımıyla bölümlerin pekiştirilmesini amaçladık. 
Ayrıca bazı föylerde &quot;Sınavda Böyle Sorulur&quot; başlıklı çözümlü sorular yardımıyla çalışmalarınıza katkı sunulmuştur. Kitabınızı yanınızda bulundurmadan istediğiniz konuyla ilgili föyü alıp, çalışma kolaylığı sağlayabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93817</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ceff2157-4944-4684-ac14-936f2ee39536.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 TYT Matematik Föy Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Sevgili Öğrenciler, 
Soru bankamız matematik konularının öğrenilmesi ve pekiştirilmesi için adım adım hazırlanan föylerden oluşturulmuştur. 
Her föy konu bazlı hazırlanmış olup içinde 4 adet test bulunmaktadır. 
Her föyde &quot;Öğreten&quot; ve &quot;Kazandıran&quot; sorulara yer verilmiştir. 
Ayrıca bazı föylerde &quot;Sınavda Böyle Sorulur&quot; başlıklı çözümlü sorular yardımıyla çalışmalarınıza katkı sunulmuştur. Kitabınızı yanınızda bulundurmadan istediğiniz konuyla ilgili föyü alıp, çalışma kolaylığı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93818</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ec41735-5bc8-448f-bd25-bc2a4f41bcf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikatin Anlamı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>William James (1842-1910): Pragmatik felsefe okulunun kurucusu olan William James, aynı zamanda bir psikolog ve eğitimciydi. Öğrenimini Avrupa’da Almanca ve Fransızca yaptı. 1869 yılında Harvard Üniversitesi’nden tıp doktoru olarak mezun oldu, ancak doktorlukla uğraşmadı. Daha sonra aynı üniversitede psikoloji dersleri vermeye başladı. Epistemoloji, eğitim, metafizik, psikoloji ve din konularıyla ilgilendi. Ders kitabı olarak yazmaya başladığı Psikolojinin İlkeleri 1890 yılında yayımlandığından beri hem psikoloji hem de felsefe alanının anıtsal eserleri arasında yer aldı. James’in kendi deyimiyle “hakikat sorunuyla doğrudan alakalı” yazılarının hepsini topladığı Hakikatin Anlamı ölümünden bir yıl önce, 1909’da yayımlandı. Hakikatin Anlamı’nda James’in Pragmatizm eserinden önce kaleme aldığı aynı konudaki dokuz makalesiyle, Pragmatizm’e yönelik eleştirilere cevap mahiyetindeki altı yazısı kronolojik sırayla yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93819</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/256380c1-5a20-4bac-b31c-426e9793053c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yan Yana - Deniz Üçlemesi 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yan Yana, Nobel ödüllü yazar William Golding’in Deniz Üçlemesi dizisinin ikinci kitabı. Genç İngiliz aristokratı Edmund Talbot artık bambaşka bir toplum haline gelmiş geminin Avustralya yolculuğunu kaydetmeyi sürdürüyor. Talbot bu kez kendisi için yazmakta ve savaş, aşk, doğa karşısındaki kırılganlığını gizlemeden ortaya koymaktadır. Herkesçe bilinen sırların inşa ettiği bu yeni toplumu dışarıdan gözleyen bir ayrıcalıklı değil, o toplumun yavaş yavaş yükselen bir üyesidir. Toplumun yaşantısı ise okyanus ortasında rastlanan beklenmedik bir komşunun gelişiyle bambaşka bir ritim kazanacaktır. Yazar Golding, denizcilik konusundaki bilgisini insanın en çetin koşullarda benimsediği stratejilerle harmanlayarak gerilimi artırıyor bu yapıtında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93820</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9249d234-fd3f-4859-bd74-8dc5b897c0e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Zavallı Çocuk (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bu eserin edebiyatımızda ve bütün hayatımızda devam edip giden neticeleriyle karşılaştığımız hissî edebiyata yol açtığını bir daha tekrarlayalım.” 
                                                                                                                                                  Ahmet Hamdi Tanpınar 
Namık Kemal’in Magosa’da sürgündeyken yazdığı Zavallı Çocuk, dönemin popüler konularından gençlerin rızaları dışında evlendirilmelerini, ailelerin çocuklarının hayatlarına müdahale etmelerinin acı neticelerini ele alır. İlk kez 1874’te Güllü Agop’un Osmanlı Tiyatrosu’nda sahnelenen Zavallı Çocuk, birbirini seven iki gencin trajik hikâyesiyle ve taşıdığı duygusal yoğunlukla sonradan yazılacak pek çok eser için de ilham kaynağı olmuştur. 

Namık Kemal (1840-1888) Gazeteciliğiyle toplumun fikirlerine yön veren, yazarlığıyla yeni edebiyatın kapılarını açan, mücadelesiyle Meşrutiyet’e ivme kazandıran fikir adamı, yazar ve en bilinen yönüyle vatan şairidir. Onda her şey hürriyet fikri ve vatan sevgisiyle başlar, neredeyse bütün uğraşları bu ikisi üstüne kurulmuş ve gelişmiştir. Erken yaşta annesini kaybedince çocukluk ve ilk gençliğini büyükbabasıyla ve onun görevi nedeniyle –Sofya’dan Kars’a– yurdun çeşitli yerlerinde geçirir. İstanbul’a geldiğinde edebiyat çevrelerinde dikkat çeker ve dönemin ünlü şairleriyle tanışır, özellikle Şinasi’nin fikirlerinden etkilenir. Tasvir-i Efkâr’la başladığı gazetecilik hayatı Hürriyet, İbret, Diyojen gibi yayınlarda devam eder. Siyasetten hukuka, felsefeden edebiyata pek çok alanda yazdığı makaleleriyle fikir dünyasına; roman, şiir, tiyatro ve tarihi biyografi türlerindeki eserleriyle yeni edebiyata öncülük eder. İstanbul’dan defalarca uzaklaştırılıp sürgüne gönderilir. Yine de yazmaya; mektuplarıyla, gazete yazılarıyla, eserleriyle çağdaşlarına yol göstermeye ve halkına ulaşmaya devam eder. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93821</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38d7265e-112c-4f4c-9682-f8864010f207.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Öğretmen Dünyayı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Arkadaşım Filiz Öğretmen, ilkokulda öğretmenlik yapıyor. Ben henüz anaokulundayım. Bugün Filiz Öğretmen’le birlikte okula gideceğiz. Tüm günü 2-A sınıfıyla geçireceğim. İlkokul hakkında sorup öğrenmek istediğim o kadar çok şey var ki! Çocuklar bu öyküde heyecan verici öğretmenlik mesleği ve ilkokulla ilgili ilk izlenimlerini edinecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93822</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9ea4f54-43db-485f-af00-62e944e93001.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Konser</image:title>
            <image:caption>Benek şarkı söylemeyi çok seviyordu. Bütün gün şarkı söylüyordu. Aslına bakarsanız, sadece uyuduğu zaman şarkı söylemiyordu! 
Benek’in arkadaşlarına şarkı söylemek için çıktığı bu eğlenceli yolculuğa sen de katıl.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93823</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2398b40-2e1c-413a-984b-baac4a4d6a99.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Kaşifler - Bitki Avcısı Lola</image:title>
            <image:caption>KEŞFE ÇIKMAYA HAZIR MISIN? 
Kutup ayısı Lola balta girmemiş ormanlarda olağanüstü bir yolculuğa çıkıyor. Gezegendeki en nadir bitkilerin peşine düşen Lola’yı hiçbir zorluk durduramayacak. 
Sen de Lola’nın serüvenine katıl ve sonra gerçek bitki avcılarının insana ilham veren yaşam öykülerini oku. 
BAKALIM BU SERÜVEN SENİ NERELERE SÜRÜKLEYECEK?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93824</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1fbab49-248c-470f-b7d8-3566b94edad9.jpg</image:loc>
            <image:title>Homurtu Tekneleri</image:title>
            <image:caption>Emma’nın suratı çok asık, homur homur homurdanıyordu. Kendisine bebek muamelesi yapılmasından hiç hoşlanmıyordu. O da ağabeyi Tom’la birlikte Korsanlar Partisi’ne gitmek istiyordu. Ama gidemedi. Hıh! Neyse ki Büyükanne, Emma’nın aksiliğini nasıl geçireceğini gayet iyi biliyor… Homurtu Tekneleri, doğanın ve büyükannelerin kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlamak konusunda ne kadar marifetli olduklarını harika bir öyküyle hatırlatıyor hepimize…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93825</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:41:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c234087-d207-470b-9997-d3a74e77cc06.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgili Zürafa</image:title>
            <image:caption>Minik Gofri’nin de küçük boynuzları var sürüdeki herkes gibi 
Burnu, uzun boynu, yelesi, kuyruğu, yerli yerinde hepsi. Fakat derisindeki şeritler karıştırıyor ortalığı, Çünkü herkes bilir zürafaların beneklidir derisi! İyi de Gofri zürafa değilse, başka ne olabilir ki? 
Yüksek sesle okunduğunda insanı çok güldüren bu sevimli ve bol resimli kitap, kendimizi olduğumuz gibi sevmenin keyfini paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>